Giriş
(34)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-2
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+7
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-2
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+4
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-4
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
0
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-2
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
0
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+4
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
0
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+1
playing star again
(10.08.26)
Kız anladığım kadarıyla her şeyi annesine anlatıyor. Bağımsız olmaması kötü olsa da annesine güvenmesi iyi bir şey. Henüz anne sizi çok iyi tanımadığı için kızını üzünce böyle tepki vermesi normal. Şu an kızını koruyor. Evlenirseniz, anne sizi iyice tanıyınca belki sizin tarafınızı da tutabilir ama şu an elin oğlusunuz.

İşler ciddileştikçe büyük sürtüşmeler olabilir. Aileler de çoğunlukla dahil olur (olmaması lazım vb. bizim toplum için boş laflar). Bunları aşabilirseniz evlenirsiniz. Önemli konularda anlaşamıyorsanız evlenmemelisiniz (ama genelde elalem ne der, çok emek verdim, bu yaşta sonra başkasını bulamam gibi düşüncelerle evleniliyor).

Tartışmanın büyüklüğüne, sebebine göre yapmanız gerekenleri düşünürsünüz. Gerekirse tekrar konuşursunuz.
0
cosmicstring
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(23 saat)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(22 saat)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(20 saat)
(17)

ailenizden ırsi olarak size geçen rahatsızlıklar neler?

turk kelekom
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda. - hemorroid - zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler - miyop- Hashimoto tiroidi - saç dökülmesi İlk aklıma gelenler. Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor. sizde durumlar nasıl?
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda.

- hemorroid
- zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler
- miyop
- Hashimoto tiroidi
- saç dökülmesi

İlk aklıma gelenler.

Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor.

sizde durumlar nasıl?
0
turk kelekom
(04.08.26)
annem, babam, dayım, dayımın kızı ve halam kanserden öldü. teyzem ve halamın çocuğu da şu an kanser. ben sadece sıramı bekliyorum.
0
omer460
(04.08.26)
parkinson’s ihtimalini biraz arttiran 1 varyant tespit edildi gba genimde.
0
eileengray
(04.08.26)
@eileengray :

Testi nerede yaptırdınız acaba?

@omer460

hepsi farklı tipte kanserler miydi? başınız sağolsun, çok zor durummuş.
+1
🌸turk kelekom
(04.08.26)
babam dayım küçük hücreli akciğer kanseri. annem, halamın oğlu, dayımın kızı adeno akciğer kanseri., halam ve teyzem bağırsak kanseri.
0
omer460
(04.08.26)
Miyop/astigmat
Mitral kapak prolapsusu

Alzheimer da var ailede, umarım geçmez artık ne diyeyim :/
0
kullanicadi
(04.08.26)
Sedef hastalığı

Dedemde varmış. Babamda baya var, oradan bana sekti. Abimde yok misal. Kuzenimde varmış, gitmiş sanırım.
0
put it in your appropriate place
(04.08.26)
Ailecek dişlerimiz kötü
Saçların erken beyazlaşması
0
Hallegadola
(04.08.26)
hepsi cidden genlerle mi geçti bilmem ama anne babamda olup bende de olanlar:

miyop
mitral kapak prolapsusu
gastrit
reflü
kolesterol (bu kesin genetikmiş, ben vejetaryenim)
romatizma
diş bozuklukları
çift çene geriliği
deviasyon
hemoroid

bu arada babam genç yaşta, ben çocukken, kalp krizinden vefat etti. onun babası da öyle babam çocukken vefat etmiş. ben de bu kalp hastalığıyla onları geçip 45'i görür müyüm bilmem :)
0
art cat chocolate
(04.08.26)
Yazdiklarinizin ilk ikisi anne tarafindan bende de var,
Ayrica baba tarafindan sekere yatkinlik,
Anne tarafindan tansiyona yatkinlik oldugunu gozlemliyorum kendimde.

O sebeple, dislerime ekstra ozen gosteriyorum. Kilo, beslenme takibi, hareketli yaşam da seker ve tansiyona karsi temel onlemlerim.
0
narod
(04.08.26)
Baba tarafı kanser.
Halam, halamın oğlu, amcamın kızı beyin tümörü (biri beyin kanamasi ) vefat etti.
Amcamın eşi yengem aynı zamanda akrabalık var (kızı kanserden vefat eden) onun biraz karışık beyninde tümör vardı lenf kanseri de vardı vefat etti.
Babam kemik iliği kanserinden vefat etti.
Yine amcamda başka kanser var (durumu iyi çok şükür diğer türlere göre korkutucu sayılmaz)

Anne tarafimda ise dayi teyze kuzenler vs hiçbir ciddi hastslik ve vefat olmadı. Anneannem sağ 95 yaşında.

Ama ben fiziksel olarak baba tarafiyim.
0
egerbiryolcu
(04.08.26)
baba tarafi - obeziteye meyil, bel fitigi
anne tarafi - norolojik sikintilar, romatizma
0
cooperr
(04.08.26)
Akraba evliliğinin bir ürünüyüm. Geniz eti ameliyatıyla başlayan sorunlar çene problemi ve bozuk diş yapısıyla hayata başladım. 40 yaşına kadar 2 öçl kopartıp 3 kez diz ameliyatı olduktan sonra bir de kasık fıtığı yırtığı ameliyatıyla akraba evliliğinin tüm etkilerini yaşadım. Bu arada 1.5 miyop 0.50 astigmat mevcut. Dedem ve halam alzhemir. Kbb problemi genetik.
0
mikahakkinen
(05.08.26)
Delilik(tam olmasa da meyi varl)
0
denizciman
(05.08.26)
okuyunca halime şükrettim. babamdan huysuz bacak ve böbrek taşı, annemden lipödem, insomnia ve saç beyazlaması devraldım.
babam midem kanserinden vefat etti, geçen hafta mide rahatsızlıkların tavan yapınca korkuyla endoskopi yaptırdım ama çok şükür temiz çıktı.
-1
halanne
(05.08.26)
migren.. babalar gibi migren ve tüm hayatımın içine edip bana kalıcı hasarlar bırakan 6 yaşımdan beri çektiğim migren..ve saç beyazlaması..babamdan ise borçlar ile birlikte sinir.
0
iwillsee
(05.08.26)
metabolik hastalıklar ve kanser genellikle ırsi olarak geçmekle birlikte ergenlik döneminden önceki hayat şartları bu tablonun esas belirleyicisi durumunda kesinlikle.

çocukluk dönemindeki (3-8 yaşlar arası) beslenme kalitesi, ortam şartları, fiziksel egzersizler, aile içi sevgi saygı durumu bile ilerleyen yaşları çok büyük ölçüde etkiliyor. eğer bu dönem kötü geçirildiyse bahsedilen hastalıklara yatkınlık çok daha fazla oluyor. ilerleyen yaşlarda her ne kadar hayat kalitesi yüksek te olsa çocukluk döneminin yerini doldurmuyor maalesef.
+3
joooper
(05.08.26)
Kafada saç yok ama vücutta kıl çok. Genetik mi bilmiyorum skolyoz, kifoz hepsi var. Marfan sendromundan şüpheleniyorum, genetiğe gittim önce kardiyolojiye git dedi.
0
inheritance
(06.08.26)
(10)

Eve halıfleks döşenir mi?

xephyr
Selamlar,Yeni bir ev aldım, 16 yaşında. İçine de bayağı ıslak zemin ve parka yaptırdım.Fakat bizim zıpırlar sürekli aşağıya ses yapıyorlar. Ben de biraz gerildim artık.Giriş holü, mutfak, çocuk odası, oturma odası için zemin üstü geçe 7-10 mm üstüne halıfleks yaptırmak istiyorum. Bayağı keser sesi d
Selamlar,

Yeni bir ev aldım, 16 yaşında. İçine de bayağı ıslak zemin ve parka yaptırdım.

Fakat bizim zıpırlar sürekli aşağıya ses yapıyorlar. Ben de biraz gerildim artık.

Giriş holü, mutfak, çocuk odası, oturma odası için zemin üstü geçe 7-10 mm üstüne halıfleks yaptırmak istiyorum. Bayağı keser sesi dediler.

Fakat dezavantajı ne olabilir? Yıkatmak? Toz? Kirlilik? Görüntü?

Teşekkür ederim
0
xephyr
(04.08.26)
Bir zamanlar Türkiye'de zenginlik göstergesiydi. Çok modaydı. Evler baştan aşağı halıfleks kaplandı.
Temizlenme zorluğu, bir şey döküldüğünde lekelenmesi ve lekelerin çıkmaması, alerjilerde patlama falan derken herkes pes etti ve sıradan söktürüldü.
Birkaç evde sökülmesi anına şahit olmuş, sökülürken bulut halinde yükselen tozu ve ek yerleri ve kenar altlarında öbeklenmiş tozu görünce 'İnsan olan bunu kendine yapmaz.' demiştim.

Tatami minder kapla bence.
+5
Mirket
(04.08.26)
toz tutacağından alerji veya astım gelişebilir sizde veya çocuklarda. iyi temizlenmez.

küçükken bizim evimizde de vardı. kardeşim ütüyle yaktı halıyı. bir sürü şey de döktük falan ve çıkmadı. kiradaydık bir de sonra ne oldu bilmem :)

görüntüsü de hoş değil. kirli gibi gözüküyor hep. kadınların saçları da zor süpürülür ondan. takılır kalır.

en iyisi çocukları her gün parka çıkarın enerjilerini atsınlar :d
0
art cat chocolate
(04.08.26)
Pişmanlık dostum.
+1
duster
(04.08.26)
pislikten baska birsey degil, 80lerde yasandi bitti. bulasma.
+1
cooperr
(04.08.26)
selamlar, bu evin default olan hali halıfleksti. hiç bir şekilde sese faydası yok. özellikle sizin çocukların koşma sesi darbe sesi olarak geçiyor. bunu halıfleksin kesmesi imkansız. hiç bir zaman tozu toprağı tüyü de bitmiyor.

öte yandan hep üzerimde haylaz çocuklu insanlar oturdu hep paldırtı güldürtü oldu, bi kere de rahatsız olmadım.

parke olan yerlerin altına bir malzeme döşerseniz sesi kesebilirsiniz ama bu da parkelerin sökülmesi. sökülürken hasar görebilmesi , ekstra işçilik ve malzeme parası demek.

zemin altına döşenen çok güzel yalıtım malzemeleri var ama fiyatları oldukça pahalıdır.

alttaki arkadaşın dediği sistemi bilmiyorum. belki cidden güzel ürünler çıkmıştır.
0
omer460
(04.08.26)
Yeni halıfleksler var çokta güzel olur, 30x30 gibi geçmeli tasarlanmış ve hiç belli olmuyor ama arada bir çıkarıp parçaları sırayla yıkayıp yıllarca tertemiz kullanılıyor, bir halıfleks hastası olarak tavsiye ederim, her kalınlık ve acayip yeni teknoloji modeller var bir bakın
0
Teran
(04.08.26)
otuz sene önce evin zemini kaplanirken ne seviniyorduk ne..,
süpürmesi dert..
0
designer
(05.08.26)
halıflex için tum eşyaları kaldıracaksan onun yerine laminant parke varsa altına bir köpük seriyorlar standardın üstü ses geçirmez özellikte olanlar var kalın sesi baya engelliyor onu da düşünebilirsiniz gerçekten sesi azaltıyor, halıflex çok zor kullanımı çocuk varsa dökülme durumları için üzerine tekrar halı atıp kullanıbilirsiniz ama alerjikse bünye çocuklara zor olur, iyi çekişli süpürge şart olur maytları çekip toplayanlardan.
0
eja
(05.08.26)
Artık halı bile kullanmıyor çoğu insan. Çünkü ev iyi ısınıyor genellikle. Çocuklar büyüyene kadar kullanılabilir tabii. Ya da sadece bir odaya yaptırıp deneyin.
0
santimantal
(06.08.26)
halıflesksin altına köpük (strafor) koyuyordu ailem biz çocukken. sesi kesmesi için değil, soğuğu kesmesi içindi o ama sese de etkisi olur belki. en azından çocuklar koşuştururken topukları yere vurduğunda oluşan sesler engellenir.

halıfleks'leri severdim ben. temizlemesi dert, üzerinde eşyalar olduğu için kaydırması sürüklemesi, kaldırıp tamamen yıkaması gibi çok ayrı dertleri var. toz tuttuğu için alerji de yapıyordu. neden tek parça yapılıyormuş eskiden bilmiyorum. öyle bir şey nasıl oldu da herkesin evine girdi onu da anlamıyorum.

eminim günümüzde daha modern, temiz ve modüler halıfleksler vardır. köpük + halıfleks ile ayak sesleri kesilebilir.
0
biseysorcaktim
(06.08.26)
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-2
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
0
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
-1
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
0
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(14)

o paraya corolla mi alinir?

ghilleinthemist
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi. neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlam
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi.

neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlamiyorum o paraya atiyorum audi var da ben corolla alayim demiyorum ki? ya da 2 milyonluk aracin alternatifi 3.5 milyonluk bir otomobil degil ki? neyse sonuc olarak, o butceye alinabilecek sedan ya da b-suv ne onerirsiniz?
+1
ghilleinthemist
(04.08.26)
cunku corolla ve civic daha cok sifir alacak parasi olmayanlarin ikinci el alirken sigindiklari guvenli liman. sifir alacaksan toyotaya gerek yok, zaten aracin 3-4 sene garantisi olacak. mantik bu.

ha sen araci sadece a'dan b'ye gitmek icin kullaniyorsan, aracin gidisi, tasarimi, vs cok da onemli degilse, yani bir petrolhead degilsen, basimi agritmasin beni sanayiden uzak tutsun yeter alacam 15 sene binecem diyorsan, al gitsin.

honda'ya da bakmani tavsiye ederim. fiyat konusunda hiccc fikrim yok.
0
cooperr
(04.08.26)
Kia sportage
Nissan kaşkayi
Honda HRV
Ford KUGA
VW T-Roc

Suv seviyorsan elindeki bütçeye göre daha gösterişli araçlar mevcut
+1
HellKeePer
(04.08.26)
Corolla;
Otomatik olarak hiçbir şekilde sorunu olmayacak (dizayn sebebiyle)
Hybrid motoru bilmem kaç yıldır var ve dünyadaki en iyi hybrid platform
Araçlarına teknolojiyi ilk sokmuyor, biraz oturduktan sonra sokuyor

Arabadan istediğin bu arabanın verdiğinden ne kadar fazla bilmiyorum. Sonuç olarak 140 beygir araba.

Toyota Türkiye'de ne kadar piyasa var bilmiyorum tabi. Bence önemli kısmı o.
Bir de sana "Toyota mi alinir" hikayesi anlatayim. Bundan iki sene önce aynı durumda arkadaşım aynı şekilde 1 kasa BMW aldı. O dönemden beri sanayi ile arkadaş oldu. Şu an tek dediği "bunu satıp toyota alıyorum, bıktım".
Bir de unutma; sana pahali araba önerenlerin aklina;
Kol gibi sigorta ve kasko
Kol gibi servis maliyeti
Bunların hiçbiri gelmiyor. Yani arabayi satin almak ile yürütmek farklı.
Bana göre dünyanın en mantıklı arabalarından biridir corolla hybrid, ondan önce elektrikli araç gelir.

Ps: Türkiye'de yalniz altı yüksek araç gereği var. Ben misal hiç sevmem suv vs ama Türkiye'de yollar kötü, her yerde tümsek var, kasisler mantıksız. Haliyle altı yüksek araç daha iyi olabilir.
+1
logisticsmanager
(04.08.26)
Bir de internetin yüzde 99'u iki tip insandan oluşuyor;
Corolla, civic ve lexus dışında arabaların hepsini sıkıntılı bulanlar (bu reddit north amerika tayfasi)
Ne araba söylersen söyle "o fiyata o mu alınır" diyip giriş fiyatı daha pahalı, yürütmesi daha pahalı, daha riskli araç söyleyenler (türk sosyal medyası)

Bu adamlara kalsa benim ford Fiesta şu ana kadar patlamaliydi. Polo almalıydim ya da yaris almaliydim falan filan.
0
logisticsmanager
(04.08.26)
cuma günü corollayı 1.8'e aldılar sen neden 2.5'a alıyorsun? corolla suvsa al.
artık araçlar birbirine çok yakın. senin beklentine bağlı bir süreç.
eğer sıkıntısızlık ve standart istiyorsan toyota honda. daha az fiyata konfro diyorsan psa grup ve koreliler önde. kalite arıyorsan almanlara yönelmen gerekiyor.
@logicmaster +1 suv sevmem ama türkiye için mantıklı. yollar kötü.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
Ben olsam elektrikli dışında bakmazdım. Eğer elektrikli size uyuyorsa (ucuzdan pahalıya) güzel alternatifler var; 1.5-2 milyon aralığında e-c3, frontera ya da e-2008 alınabilir. Hatta e-208 ya da corsa bile alınabilir. Özellikle bunların 1-2 yaşında ikinci elleri inanılmaz kelepir. Paranız cebinizde kalır.
0
orient blue
(04.08.26)
BMW'ye gecersin, ocagina incir agaci diker.
sundan bir kurtulayim gidecem corolla/civic alacam dersin.
bir sekilde kurtulursun, gidersin toyota'ya. bir tane az kullanilmis cakayim bitsin bu eziyet kafasindasindir, bir tane araba verirler test surusu icin, cikarsin anayola.
110 gibi kaput meksika dalgasi yapmaya baslar.
120 ye dayanirsin, yan aynalar titresimden koptu gidecek.
130 a cikinca zaten yol ve ruzgar sesinden dandik hoparlorlerden gelen muzik sesini duyamazsin.
araci geri goturursun, ben yine almanlara bakayim diyip yeni bir incir agaci arayisina baslarsin. :D

bir kere almana bulasinca pek donus yok malesef.
japon tatmin etmez, lexus/infiniti dahil.
0
cooperr
(04.08.26)
elektrikli, elektrikli, elektrikli...

cereyanlı araba alın.
lütfen.
ofisteki dizelleri satıp kia ev3 aldık, neden daha önce elektrikli araç almadık diye kafamızı yerlere vuruyoruz.
aralıktan beri 9.500Km yol yaptık, bakım - sanayi vs hiç derdi yok.

ancak...
elektriklilerde de sağlam markaları seçin.
+1
MtKrt
(04.08.26)
0 ioniq6'nın 2.5 civarına çıkma ihtimali var. çıkarsa kesinlikle tercih o (elektrikli)

çıkmazsa

0 qashqai 2.2 civarına bayiden alınabiliyor şuan.

hayırlı olsun.
0
a darkness coming
(04.08.26)
corolla'nın seneye kasası değişecek. 2,5 milyon bütçeniz varsa skoda kamiq, vw t-roc veya illa toyota suv tarzı bir şey arıyorsanız yeni kasa ch-r tavsiye ederim. toyota gerçekten satarken üzmüyor, 5-6 yıl sonra aracınızı yenilemek isterseniz satması daha kolay.

arkadaşlar çok elektrikli demiş ama benim özellikle türkiye'de hala bir önyargım var. uzun yolda şarjı bitti bitecek diye düşünmek istemediğimden dolayı böyle belki bilemiyorum.
0
elektr10
(04.08.26)
kroniklere bakmadan almayın. e-c3 yokuş çıkamıyor örneğin.

ben corolla yerine ioniq 5 almak isterdim sanırım. 2.5 corolla için çok çok fazla geliyor kulağa.
0
gurur
(05.08.26)
Benzinli corolla 1.8-2 civarinda pakete gore ama hybrid icin 2.5 gerekiyor yine :/
0
🌸ghilleinthemist
(05.08.26)
2.300'e sıfır togg almak varken, maceraya girmeyin.

evden şarjla kilometrede 1 lira yakıyor. dışarıdan şarj ederseniz kilometrede 2 lira yakıyor. gayet güzel araba. mis gibi.
0
babilfish
(08.08.26)
bmw, audi, mercedes, gibi araçları kullanmanın yazılı olmayan bir kuralı vardır. sıfır alırsın ve garantisi biteceği zaman veya 90 bin kmye gelmeden satarsın.

bu araçlar pişmanlıktır. bunların en iyisini almayacak olduktan sonra bmwye, audiye, mercedese biniyorum demenin de hiç mantığı yok. renault motorlu mercedes mi olur? pejo ile aynı motoru kullanan bmw mi olur? olmaz.
0
omer460
(08.08.26)
(8)

Geri dönüşüme insanlar çuval çuval pet şişeyi nasıl topluyor?

Cesario
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olm
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.

Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?

DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olmuş. geri dönüşümden sonra zam yaptılar muhabbeti doğru mu yoksa enflasyon, üretim arzından vs mi?
0
Cesario
(03.08.26)
Restoran, kafe gibi yerlerin şişeleridir o çuval çuval olanlar bence.
0
rock n roll
(03.08.26)
evet çöpten topluyorlar. sahilde elinde eldiven çöpleri karıştıran düzgün giyimli kadınlı erkekli tipler topluyor.
0
my fault
(03.08.26)
Suya zam konusu geri dönüşüm meselesinden sonra gerçekleşti.

Bu serbest piyasa isteyen istediğini yapar diyenlerin varsa işletmesinin muhasebe kayıtlarını derinden ele almak lazım ki işletmesinin de içinde bulunduğu devlete vergi olarak ne katkısı var herkes bilmeli.
Öyle ya daha çok kazanan daha çok vermeli
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
makineler çalışmıyor ki... çalışınca da çok kısa sürede doluyor ve düzenli boşaltılmıyor.
ben defalarca kez gittim cam haznesi boşken ağırlık uygun değil diye hata veriyor kabul etmiyor ki farklı farklı bir çok şişe denedim.

gözümün önünde boşaltıldı, önümde 2 kişi biraz pet şişe attı toplasan 100-120 tane anca vardır, ben 80 küsür tane pet atabildim doldu diye hata verdi kalanı atamadım. önümdekiler genelde büyük şişe attı ama benim hepsi 500ml idi. bir tane bile cam atılmamıştı makineye ben de atamadım :D

sistem başladığından beri ilk kez pet şişe atabildiğim boşaltıldığı sırada kuyruğa girdiğim gün oldu işte daha cam atamadım... birikti ev çöplüğe döndü rahat 1000 taneyi geçik şişe olmuştur. araba bagajında 200 cam şişeyle geziyorum bi gün oralardan geçerken boş ve çalışır denk gelirse bari o kadarını atayım diye. özellikle o iş için kalkıp gitmiyorum çünkü açık görünse de çalışmayabiliyor. çalışsa da dolabilir sıra olabilir vs. her şey tamam olsa yaktığım yakıta yine yazık. arada açık görününce bisikletle pet şişe taşıyorum sırt çantasına da biraz cam alıyorum o kadar.

toplam attığım daha 1 günlük hak tanınan adede bile ulaşamadı ama makine düzgün çalışsa ben de çuvalla gidebilirim :D öyle o günün çöpü değil yani.

3+1 evde tek yaşamasam çekilecek dert değil çöpe atardım muhtemelen. yerim var da biraz sabrediyorum biriktirebiliyorum. belki birkaç makine daha konur biraz daha düzenli boşaltılır ileride diye.
0
konetsu
(03.08.26)
@konetsu

Toplu teslim olacak merkezi yerlere diye haberler çıktı daha ucuz fiyata ama. Onu araştırın, makine ile boşuna uğraşmayın derim.
0
🌸Cesario
(04.08.26)
yaw turkiye plastik copunun cok yogun oldugu bir ulke, nemrut'un zirvesine cik, orda da bol miktarda plastik teneke vs bulacagina eminim.

bu kanun cikinca aha cingeneler simdi zengin oldu dedim.
oldukca da secindim artik millet saga sola ya atmayacak, ya da atarsa birileri toplayip nakite cevirecek, yurtdisinda oldugu gibi.
0
cooperr
(04.08.26)
gözlemlediğim çoğu kiş 1.5 veya 5lt litrelik su tüketiyor evde, apartmanda bizim katta damacana kullanan yok bende haftada en az 12 şişe 1.5 lt tüketiyorum sadece evde, ayda 50 tane kafadan şişe biriktirebilirim istesem..
0
eja
(04.08.26)
"0.5 litre sular 20 tl olmuş." nerede oyle olmus? Benzinlikler mi? Neyse merak edip baktim Migros'da 6,95 TL, yalan olmasin en fazla gecen seneye kadar 3,75 TL dip fiyatti marketlerde, bu artis depozito isiyle ayni anda mi bilmiyorum.
0
mbond
(04.08.26)
(24)

Sevgilinin yurtdışına taşınması

selenophile
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor. Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok. İstanbul’da a
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

İstanbul’da aileniz, güzel bir işiniz, çok iyi arkadaş ortamınız var.

edit: Öncelikle ben değil bir arkadaş, gerçekten :) Gidecek olan erkek tarafı evlenip gidelim dememiş hiç ama ilişkinin başlarından beri evleniriz biz diyorlar ara ara.. Yurtdışı iş başvurularının da yapıldığını biliyor kız ama gerçekleşmesine çok ihtimal de vermemiş.. Normal şartlarda konforunu bozmak istemiyor, illa yurtdışına taşınayım demeyen birisi..

- Dil okulu falan ayarlayıp, buradaki bütün düzeni bırakıp risk alma pahasına yine de gider misiniz?
- Evlenelim bari öyle gidelim mi dersiniz? En azından bütün düzeni bozacaksam da kendimi garantiye alırım gibi..
- Uzak mesafe ilişkisi hiç benlik değil ya da yurtdışı istemiyorum diyip şimdiden ayrılır mısınız?
📊 Sevgili yurtdışına yerleşiyorsa
0
selenophile
(03.08.26)
Uzun mesafe ilişkisi ile olacağını sanmam, gidiyorsam giderim yoksa ayrılırım
Bu durumda gitmezdim
0
kisa
(03.08.26)
Evlenip gitmek seçeneğini işaretledim ama orada iş bulma imkanı olmayan biri için inanılmaz bir psikolojik zorluk bu. Direkt kendi işi olmasa bile çalışabileceği başka işler var ise çok sorun olmaz. Ama aksi durumda her iki kişi için de büyük zorluk.
0
himmet dayi
(03.08.26)
4-5 sene sevgili olunmaz.
-3
gobekliraki
(03.08.26)
bu konuda büyük konuşmak zor. normal şartlarda gitme ihtimalin yoksa ya da onun ilerde dönme ihtimali yoksa mecbur ayrıl derdim.

ama 2 arkadaşım evlendi böyle. birinde kız türkiyeye geldi evlendikten sonra. bi süre uzaktan devam etti ama.

diğerinde uzaktan olmasına rağmen evlendiler. tabii avrupa o daha yakın bi tık. gidip geliyolar ara ara.

ama kanada uzak şıp diye gidemezsin. hem zaman hem maliyet falan. dediğim gibi gitme şansın sıfırsa veya ilerde onun dönmeye niyeti yoksa ayrılmaktan başka çare yok gibi.
+1
jelly bear
(03.08.26)
Evet Türkiye’ye geri dönmeyi hiç düşünmüyor, o kesin.
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Benim bu konuda merak ettiğim şey Kanada'dan iş teklifi alan sevgilinin bu konuya yaklaşımı nedir? "Seçeneklerimiz bunlar, birini seç" gibi mi yaklaşıyor? Eğer böyle ise zaten evlenmeye pek niyeti de yok gibi duruyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
orada hali hazirda isi varsa evlenip giderim. kanada'yi bilemiyorum ama calisan kisinin esi olarak yasadigim yerde bulunmak kesinlikle inanilmaz avantajli. is bulma kurumu seninle ilgileniyor, dil kurslari gibi egitimleri devlet karsiliyor, sigortan esin üstünden cok uygun fiyata halloluyor. diger türlü sen is bulmalisin zaten, yoksa oturum alamazsin, ama ona da pek ihtimal yok demissin.

4-5 senelik sevgili diyorsunuz. SENELIK. ayrilmak o kadar kolay mi? ayrilirim diyenler emimin asla bu yollardan gecmemislerdir. 5 SENELIK sevgiliyi 5 aylik sevgili gibi düsünüyorlar. Nah ayrilirsiniz asfdfg.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
@himmet dayi; yurtdışına gidecek taraf, sevgilisine sen de gel bir dil okulu bulalım diyor.Hemen evlenip beraber gidelim demiyor.
@el cevap; İngilizce biliyor ama orta seviye. İş durumu da evet bir beyaz yaka pozisyon bi şekilde hemen olmasa da arayabilir. Ama her türlü buradaki rahatının yanından geçmeyeceği kesin.
Kendini garantiye almak evet hoş bir tabir gibi olmadı ama durum bu. Düzeninden rahatından vazgeçip her şeyi riske atıp gidiyorsun sonunda.. Sevgiliyken canı sıkılınca pat diye terkedilmek de var dünyanın bi ucuna bile gitmişken.. Evliyken en azından bi sorumluluk alıyorsun, anlaşmazlıklar çıksa da evliliği bitirmek o kadar kolay değil, daha çok çaba ve emek harcıyorsun kurtarmak için..
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Hali hazırda evli olsam giderim, ama sevgililik dönemi için çok riskli. Girdiğiniz risk yetmiyor bir de olası bir ayrılık durumu da eklenince (çünkü çok kaotik bir süreç olacaktır bir süre) risk katlanıyor. Onun zaten bir işi olacak ama siz orada iş arayacaksınız. Dil kursu falan diyorsunuz, buradan iş bulma aşamasının hiç de kolay olmayacağı da belli. Ayrıca iş bulsanız bile kendi alanınızda iş bulma olasılığınız düşükse sosyal uyuşmazlık oranının artma olasılığı ve ayrılık ihtimali de kuvvetleniyor uzun vadede.

Evli olsam giderdim dedim ama evli değilsem şu aşamada evlenmek istemem çünkü yukarda saydığım şeyler yüzünden çok fazla şey değişecek ve işlerin yoluna girip girmeyeceğinden emin olmak isterdim.

Benim gitmemin tek yolu o orda hayatını yoluna koymaya çalışırken iş bulup gitmek olurdu. Ama iş bulmadan gitmezdim.
+1
akhenaten
(03.08.26)
Yurt disinda yasamak istiyorsam evlenip giderdim.
Para kazanmak illa okudugun bölümde is yaparak olmuyor.

Yasmaak istemiyorsam ayrilirdim. Insanin kendi istedigi hayati yasamasi cok önemli. Sevgi zamanla yerini ince bir siziya birakir. Hatiralar zamanla bulaniklasir. Sevmedigim bir yerde sevdigin insanla mutlu olmak zor.

Ama su da olabilir. O bir gitsin bakalim. Sonucta gitmek istedigi yer kanada. Bir kis gecirsin bakalim hala orada yasamak istiyor mu. Karari kesinse ayrilmak daha mantikli olabilir.

Kanada da yasanir mi ya. Orali degilsen cok sacma. Maaslar falan da düsükmüs abdye göre. Hem uzak hem soguk.
-1
Purple life
(03.08.26)
işimde çok iyiysem ve iyi maaşlı bir işim varsa gitmem ve ayrılırım.

şu an çok da bi gelirim yoksa ve sevgilimin maaşı bana da yetecekse evlenir giderim.

işimi uzaktan yapabileceksem giderim.

başka bir kariyere yönelebileceksem giderim.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Bacim seni cagiriyor mu cagirmiyor mu yazdigindan belli olmuyor bile. Konuyu bizle ya da kendi basina degil onla birlikte konusmaniz lazim. Gelecek planini beraber yapiyor musunuz yapmiyor musunuz? Oylesine ya da bir ara konusmalik bir durum degil bu.
+2
osssy
(03.08.26)
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

1 evleniriz bi ara falan ikinizin de bu ilişkiyi çok da sallamadığı yönünde bir izlenim bıraktı bende. ikincisi madem evleneceksiniz ve ciddi bir ilişkiniz var; böyle bir kararı alırken sana niye sormadı? sallamadığı için mi yoksa 'ben gidersem o da gelir' deyip senin adına da mı karar verdi?


bak yazdığın ilk paragrafta herşey ortada. bu sorunun cevabını sen de bizim kadar biliyorsun.
0
omer460
(03.08.26)
Her şeyi bırakıp peşinden giderim
0
Hallegadola
(03.08.26)
Evlenmek isteyen zaten açıkça evlenelim, sen de gel der. Bir teklif falan yoksa bence otur oturduğun yerde. Türklerin dil okulu fantazisi 30 bin dolar ve birkaç yıla mal oluyor.

Bir diğer teknik konu da evlenseniz de sana çalışma izni olmayabilir. Kanada'da PR yani oturumu olmayanın evlilikle oturum ve çalışma izni sağlama imkanı yok.
+1
michael harddd
(03.08.26)
purple life +1

bir de ekliyim, kanada'dan is teklifi gelmesi de pek inandirici degil, ya teklif isi yalan, ya da cocugu kandiriyorlar.

ulkede ciddi issizlik var, daha icerdekileri doyuramiyor disariya teklif yollamasi icin adamin bulunmaz hint kumasi olmasi lazim. oyle bir adami da kanada'ya cekmen imkansiza yakin, amerika varken.
0
cooperr
(04.08.26)
cooperr'a tamamen katılıyorum. Önüne gelen kanada'ya okulla girip PR ve iş kovalıyor. Yıllarca geçici işler yapıp ülkesine dönen binlerce insan var. Bunu da geçtim iş bulup şartlardan memnun olan bile çok az.
0
michael harddd
(04.08.26)
"Sana dil okulu bulalım, sen de gel."

Gördüğüm en romantik teklif olabilir.

Gittikten 3 ay sonra ayrılır sizden. Sanki okeye dördüncü çağırıyor.
+2
himmet dayi
(04.08.26)
Adam aslinda dil okuluna gidiyor olmasin?! Ancak boyle bir durumda uzun sureli sevgilisine “hadi sen de dil okuluna gel” demesi mantikli olurdu. Diger durumdaysa kadin icin evli gitmek vize durumlari acisindan daha kolay ve ucuz olur gibi geliyor.
+1
eileengray
(04.08.26)
bence en önemli şıkkı koymamışsın.
f şıkkı: bıçaklarım.

4 yılımı verip evlilik planı yapıcam sonra 'adaya veda ediyorum' oldu canım. ayrıca kanada bk gibi yer.
-1
buenosdias
(05.08.26)
4-5 yıldır sevgili oldugum adam 10000 km ötede iş bulup bana da evlenip gidelim demek yerine "sana da bi dil okulu bulalım" derse asıl sorun bu olur. yaşlar çok mu küçük?
+2
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
Yaşlar 40 aslında, küçük de değil.

Güncel durumu bildireyim;
“Ben gidiyorum, sana da bir dil kursu buluruz, sen de gelirsin” cümlesi
“ Dil kursu bulamazsak/öğrenci vizesi çıkmazsa, ben bir süre orada kalıp düzen kurduktan sonra Türkiye’de evlenip gideriz”
e evrildi.

Yani bence de en mantıklısı; ne kadar dönmemeye emin olsa da bi süre kalıp orada yaşamaktan memnun kalırsa öyle gidilmesi. Hatta kadın tarafının da bi süre orada yaşayıp “evet ya ben bu adamla burada yaşamak istiyorum” dedikten sonra evlenmeleri..

Yaşlar 40 olunca öyle koşa koşa hadi her şeyi bırakıp beraber gidelim ne olacaksa yaşayıp görelim denilemiyor sanırım, mantık da devreye giriyor..
Bunu diyebilmek de ayrı tatlı olurdu ama beee, hey gidi gençlik :) Diyenler o yoğun hissi hissediyorsa, o güzel çılgınlığı da yaşamak istiyorsa koşsun yaşasın hepimiz için de:D
(Sonra olacaklara ben karışmam yalnız:)

Bu arada cidden ben değil, bir arkadaş.
Ve evet iş teklifi ciddi, spesifik bi alanda çalıştığı için çok da zor olmadı.
Ve evet bence de Kanada’da yaşanır mı ya:(
0
🌸selenophile
(06.08.26)
erkek kişisi iş bulup gidiyor. ama işi yaban ellerde.

sen gitmek ve orada yaşamak istiyor musun? zaman geçiyor. gelmişsiniz 40'a. allah mutlu huzurlu ömürler versin. bir insan kaç sene yaşıyor ki? sağlıklı 30 yıl daha yaşarsanız bunun 10 yılını orada yabancının ülkesine uyum sağlamakla harcamak iyi bir karar olmaz.

bence erkeğe yol ver gitsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.08.26)
Mantık devreye girer tabi ve 4-5 senelik ilişkin varsa bu kişiyle evlenmek isteyip istemediğini bilirsin bu yaşta. "Evleniriz bi ara" kaçak bi söylem. Evliliğe inanmayıp evlenmemeye varım ama bu çok öyle değil gibi. Özellikle böyle bi dönüm noktasında eğer birlikte bir gelecek hayal ediliyorsa doğru adım evlenmek. Hem vize süreçleri için hem de kopmamak için. Orda yaşamaktan memnun olup olmayacaklarını da birlikte görebilirler. Olmazsa birlikte dönerler. Hani durum şöyle olsa, iş teklifi alan taraf tereddütlü gidiyor olsa, orda kalıp kalmama niyeti 50/50 olsa, iş teklifi almayan taraf boşuna düzenini bozmasın bu ihtimal için deniyorsa ok. Ama bi aksilik çıkmazsa yerleşmek üzere gidiyor giden. Bu durumda içten ve makul bir "sen de gel" teklifi yoksa üzgünüm ama hayatına yalnız devam etmek istiyor.

Bu arada iş teklifi söylemine takılanlar, iş teklifi tam düşündüğünüz gibi bi şey olmayabilir. Kanadayı bilmiyorum da abd'deki gibiyse sen bi işe başvurursun, görüşmelerden geçersin, sonra işyeri seni isterse sana yazılı bi teklifle gelir bu da "iş teklifi aldım" diye ifade edilir, kabul edildim ve sözleşme aşamasındayım anlamında. İllaki dünyanın öbür ucundan şanını duymuş ve nolur bize gel diye iletişime geçmiş anlamında değil.
0
mezzosprite
(09.08.26)
(7)

Low anketimsi - en severek kullandiginiz atasozu/deyim

üğpoıuy
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?Benimki "kurdun dişine kan değdi"
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?

Benimki "kurdun dişine kan değdi"
0
üğpoıuy
(03.08.26)
"Karıncayı sikiceksin ama belini incitmeyeceksin"

Kullandığımdan değil ama düşününce o ince sahtekârlığı, işi bilmeyi ifade eden bu deyimde bir zarafet de görmüyor değilim doğrusu...
0
burka
(03.08.26)
Alışmadık götte don durmaz.

Bu hem huylu huyundan vazgeçmezi kapsıyor hem de katran, şeker ve cinsin cinse çekmesi hadisesini kapsıyor.

Yani bir insan alışık olmadığı, kendine uygun olmayan bir şeyi sürdüremez, kalıcılık olmaz (huylu huyundan vazgeçmez). Hem de bunu yaptırmaya çalışırsanız veya kendisi sürdürmeye çalışırsa eğreti durur yani orjinali neyse odur. (Katran ve şeker hadisesi).
+1
akhenaten
(03.08.26)
cok severek kullandigim birkac söz var.
ilk aklima gelen, kicima yilan kacmis cikaracak leylek ariyorum.
ayda bir falan kullanirim.

bir digeri, lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee.

yeri gelince gene hic kacirmadan sarf ettigim:
cingeneye beylik vermisler önce babasini asmis ve katrani kaynatsan olur mu seker, cinsine sictigim cinsine ceker.
hic kacirmam. tahsin sütcüoglu bir, ben iki.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
"lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee. " +1

kullanmadığım ama hakkıyla kullanacak insanları tanıdığım için
www.instagram.com
+1
kisa
(03.08.26)
fakire simit vermişler yamuk demiş.

aslında bunun doğrusu "fakire hıyar vermişler bu eğri demiş" olacak ama simitli versiyonu kullanırım.
+2
himmet dayi
(03.08.26)
Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.
+1
selenophile
(03.08.26)
kiyakciligin sonu ayakciliktir.
kurt yedigi ayazi unutmaz.

yabanci olarak:
fortune favors the bold
+1
cooperr
(04.08.26)
(13)

Bir erkeğin dikkatini nasıl çekersiniz?

Kahvedesu
Sıfır kontakt mı? Nasıl?
Sıfır kontakt mı? Nasıl?
0
Kahvedesu
(03.08.26)
küçük fiziksel temaslar olabilir.

ya da dikkatini çektin ama hoşuna gitmemiş de olabilir.
0
kisa
(03.08.26)
sıfır kontakt ile nasıl dikkat çekiliyor, beynim yandı. kadınların yazacağı duyuruya erkekler yazmış olacak ama erkek gözünden bakılırsa, kararında bakışmalar çok önemli.
+6
gabe h coud
(03.08.26)
hoşlandıysan direkt belli ederim. hep bir bahaneyle sohbet ederim. hep yanına giderim. hep mal bir sırıtışla gezerim saklayamam. :d onun ilgisini çeken bir şeyle ilgilenirim.

temasta bulunmam.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Naif naif peşinde dolanırım, sempatikçe belli eder kendimi bir şekilde kahve içmeye davet ettiririm. İşe yarıyor: evlendik :)
0
cccbehzatccc
(03.08.26)
telepatik iletisim kuramiyorsak sifir kontakt diye bir sey olamaz.
ilgisini cekmek icin bakisirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
Belgesellerdeki gibi koku bırakabilirsin:

www.youtube.com
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Gerek var mı ki, dişi sinek geçse çoğu erkek dikkat ediyor zaten."bir" erkek size bakmıyorsa bunun anlamı...
0
denizciman
(03.08.26)
içimizde göğüs dekoltesine düşmeyecek yok, o erdemli adamlar o güzel atlara binip gittiler.
+4
galahad reloaded
(03.08.26)
İş yerinizdeyse? Hiç bulaşmamak daha mı iyi?
0
🌸Kahvedesu
(03.08.26)
ortada hiçbir şey yokken küçük temaslar taciz olmuyor mu ya?
+1
ercu cozer
(03.08.26)
Aman deyim, iş yerinde bulaşmamak daha iyi elbette. Ayrılamayacağın ilişkiye başlama felsefesiyle yaşıyorum.
+2
gabe h coud
(04.08.26)
bence dekolteye falan gerek yok.
demet evgar dansi yapacaksin, buna dunya uzerinde dusmeyecek adam olacagini sanmiyorum, yine de dusmuyorsa adamda tibbi bir sikinti olabilir.
youtube.com
+1
cooperr
(04.08.26)
bu sıfır kontak davranışını sanırım çok hoşlanan kadınlar istemsizce yapıyor ve sonuç olarak kocaman bir sıfır alıyorlar.

ilgilendiğinizi bir şekilde belli edip bir arada denk geldiğiniz anların süresini uzatmaya çalışın. karşı taraf bu durumdan rahatsız mı oluyor yoksa hoşuna mı gidiyor anlarsınız zaten.
+1
joooper
(04.08.26)
(7)

Üniversite hocaları nasıl oluyor

substituent
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…Manyak öz geçmişleri var. Merak ettiğim
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…

Manyak öz geçmişleri var.

Merak ettiğim iki şey var.

1-Lisans ortalamaları sizce kaçtır? Alayının rahat 3.5+ var mıdır?

2-yurt dışında lisansüstü eğitim, ek bir maddi kaynağa ihtiyaç olmadan mümkün olan bir şey mi? Elbet 4 ortalama sağlam referans ile mümkündür de, ortalamaya vurduğumuzda sonuç ne olur?
0
substituent
(02.08.26)
Lisans ortalamaları yüksektir. Yüksek olmasa zaten o dediğin üniversitelerde yükseköğrenim yapamazlar.

Ek maddi kaynağa çoğu zaman ihtiyaç olmuyor. İyi üniversiteler (ABD'de) doktora öğrencilerine 5-6bin dolara kadar maaş + her türlü imkanı veriyor zaten.

Ama senden çok büyük beklentileri oluyor (Türkiye'deki çok iyi üniversiteler de öyle). Haftada 600-700 sayfa makale/kitap okumanı, bunları tartışmanı, ders alıp derslerin proje ve ödevlerini yapmanı, projelere ve konuşmalara katılmanı istiyorlar (en azından bizim bölümde öyle; 3,90 ortalamam olduğunu da şuralara bir yerlere iliştireyim). E bunları yapan 3,50+ ortalamayı rahat tutturuyor zaten. Yapamadığın takdirde ödeneği kesiyorlar ve şutlanıyorsun.
+2
lesmiserables
(02.08.26)
bi tane tanidik var bogazicinde hoca.
beyaz turk'un dibidir, atadan ultra zengindir. soforle gezer.
80lerde ilk kez mikrodalga firini onlarin evinde gormustum. ev dedigim de iste anadolu yakasinda komple mustakil binaydi.
bende hicbir zaman "cok akilli" intibasi birakmadi.
cash is king ya, bu dunyada paran varsa bir yolu bulunur.
ismini verdigin okullarin hepsine olmasada bazilarina zaten zengin degilsen almazlar ya, sira var derler red yersin. ortalama falan bunlar normal nufus icin gecerli seyler, bunlara islemez. buna yurtdisinda bizzat sahit olmuslugum da var.
+2
cooperr
(03.08.26)
Bazı şeylerde , ünvan veya kadroya alımlarında ortalamaya bakılmaz. İlgili ortam ile maddi olarak güçlü ve onlarla aynı zihniyette olmak yeterlidir.
Öz geçmiş konusu da yerine göre hikaye. O sayfaya prosedür olarak yazılacak bir şeyler lazım sadece.
İç işlerinde serbest olan yerlerde pek öyle adalet , şeffaflık olmaz.

Köyden sonra akrabaların en fazla görüldüğü yer neresidir diye sorulsa
bu tür yerler denebilir sanırım.
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
1 o dönemki gpa ile şimdikini karşılaştırmak doğru olmaz. Çoğunun 3 bile yoktur.
2 maddi destek tabii ki lazım. bir kısmı başarılı doğulu otantik öğrenci kontenjanını kullanıyordu eskiden. şimdi bizden daha otantik milletlerden de akıllı çocuklar oralara erişebiliyor, kendin fonlamazsan daha zor.
-1
klassno
(03.08.26)
Benim eski patron bahsettiginiz kisilerden biriydi. Anlatilan hikayeye gore butun sulale varini yogunu ortaya koymus ABD'ye gonderebilmek icin, o da muhtemelen parayi bulunca onlari gormustur. Not ortalamasini bilmiyorum ama muhtemelen yuksektir.
0
mbond
(03.08.26)
iyte makina'da doktor öğretim görevlisi birini dönemimden tanıyorum.
3+ ortalaması kesin vardır lisansta.
Dr. Araş. Gör. olan birini daha tanıyorum yine lisans ve yüksek lisanstan.
lisans ortalaması düşük bence fakat yüksek lisans / doktorada beraber çalıştığı insanların desteğini çok aldı.
0
rain when i die
(03.08.26)
Boğaziçi'nin eski hocaları böyledi, şimdikilerde cv koyamayanlar var. Neyse soruya cevap, hepsinin ortalaması çok yüksek olmak zorunda değil. Genelde eğitime yatırım yapan ailelerden geliyorlar, sadece parası değil, vizyonu da olan aile lazım. Sosyal etkinlikleri, başvuru için gereken sınavlarda aldıkları notlar, özellikle bazı branşlarda çalışılan konular, niyet mektubu, referans gibi birçok şey etkili. Maddi durumu iyi olmayan birinin buralara erişmesi çok daha zor ama birebir tanıdığım ve bunu başarmış insanlar da var.
0
asteriks
(03.08.26)
(49)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bugüne kadar bütçeleri ayrı mıymış?
+2
hacirotti
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+2
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(12)

buz kirici

osssy
Evde buz kirmak icin ne kullaniyorsunuz? Tesekkurler.
Evde buz kirmak icin ne kullaniyorsunuz? Tesekkurler.
0
osssy
(31.07.26)
Evde buz kırmıyoruz biz
+5
yenibirgüzelnick
(31.07.26)
Buz dolu poşeti havluya sarıp kafasına gözüne vuruyorum ben.
+2
orient blue
(31.07.26)
braun buz kırıcı blender kullanıyoruz, memnunuz.
0
sinematikcrop
(31.07.26)
Evde doğrayıcı, blender falan varsa onun buz kırma bıçağı oluyor:

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
himmet dayi
(31.07.26)
mermerin kenarına vuruyorum dan dun diye
0
neira
(31.07.26)
musluktan akan suyun altına tutup havan et döveceği en olmadı çekiç gibi bişiyle vurusanı zçok kolay parçalanıyor
0
iwillsee
(31.07.26)
Mermerin kenarı iyi iş görüyor
0
hakmut
(31.07.26)
evde buz yapmiyorum buzdolabindan ne kadar koku varsa cekiyor.
0
cooperr
(31.07.26)
buz kırıcı deyince amerikan cinayet filmleri geliyor aklıma. bir sahnede gözükürse kesinlikle cinayet aleti oluyor.
0
renegade
(01.08.26)
hangi ölçülerdeki buzu hangi ölçülere kırmak istiyorsunuz?
0
killerbee
(01.08.26)
sağlam telefonun varsa onunla kır:)
0
nothing in my way
(02.08.26)
Kirinti buz elde etmek icin soruyorum.
0
🌸osssy
(02.08.26)
(17)

10 ya da 20 yıl geriye alsak zamanı....

Lh12
Avrupa ya göç etme çabasına girer miydin? Yoksa iyi ki cennet vatanımda kaldım mı diyorsun?
Avrupa ya göç etme çabasına girer miydin? Yoksa iyi ki cennet vatanımda kaldım mı diyorsun?
-3
Lh12
(30.07.26)
Ağa sen yapay zeka olabilir misin ne zaman şuraya girsem senin kafa açıcı duyurularına denk geliyorum.

Yurtdışı demek sadece kaçtım kurtuldum demek olmuyor. Türkiye’de suriyeli neyse başka memlekette de o oluyor. CEO bile gitsen kendi kültürünü ararsın, kendi dilini kullanmak istersin. İklimi bile çok şeyi değiştirir ki Avrupa bu konuda sınıfta kalıyor. Yani yok öyle gittim kurtuldum artık cennetteyim.
Duyuruya cevabım:

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Fırsat vardı uk ye gitmedim. Yıllar gecti kafamı duvarlara vuruyorum.
-1
🌸Lh12
(30.07.26)
Uk kaldırmış gocmen bekliyor zaten kendi insanlarıyla olmayacsgini anladı. Şimdi de zorlasan gidersin
-1
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Çocuğun okulundan evin kredilerine, iş güç kıl tüy ... 4 koldan yakalandım, çakılıp kaldım.
0
🌸Lh12
(30.07.26)
Ne dovunuyorsun o zaman aga evlenmiş çocuk yapmışsın şimdi uka gidecektim. Bu ne pehriz bu ne lahana ikramlığı. Kariyi boşarsın da çocukla zor
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Merak ettim 20li yaşlardaki nesil hangi kafada? Bu tür düşünceler/planlar var mı? Yoksa pes te kariyer ya da dudak dolgusu peşindeler mi diye.
0
🌸Lh12
(30.07.26)
15 sene geriye alma imkanim olsa zamani pasaportu aldigim gun geri donerim.
ayni gune bilet keserdim hic tereddut etmeden.
yurtdisi iyi bir deneyim ama bokunu cikartmamak lazim.
gocmenlik denen nane cocuk oyuncagi degil
0
cooperr
(30.07.26)
Gidebilirdim
0
cccbehzatccc
(30.07.26)
duranı sevsinler. koşarak giderdim.
+1
mikahakkinen
(30.07.26)
Hayatımda aldığım en iyi karar Türkiye'de daha euro dolar 2 falanken kesinlikle daha kötüye gideceğini görüp hanımla taşınmak.
9 sene olacak, bir saniye bile Türkiye'de yaşama fikri aklıma gelmiyor.
Bu işin doğrusu yanlışı yok, sonuçta Amerika'dan Avrupa'ya göçen ya da Avrupa'dan Amerika'ya göçen de var. Herkese uygun bir hayat değil doğduğun ülkeden başka yerde yaşamak da Türkiye'de yaşamak da herkese göre değil. Tatilde güzel o kadar benim için.
0
logisticsmanager
(30.07.26)
Maalesef on yıl önce gitmem derdim salaktım, şimdi akıllandım giderim.
0
ekimoloji
(30.07.26)
6.5 yıl önce tam da covid zamanı yurt dışına taşındım, hem de 28 yaşında.
şimdiki aklım olsa lisansı bile yurt dışında okurdum.
çoktan vatandaşlık almıştım.
bence yurt dışına taşınma olayını 2020'den önce halletmiş olanların durumu daha iyi.
ne kadar geç yaparsan o kadar çok sıkıntılı sürecin oluyor bence.
0
rain when i die
(30.07.26)
10 yil önce almanyaya tasinmayi istiyordum. 6 sene önce tasindim. Hayatimda verdigim en iyi karar.
Maddiyat ve kafa olarak bambaska bir yere gittim. Trde bunlari yapacak hustle kafam yoktu.keyfine düskün rahat biriyim, depresyona girebilirdim. Burasi icin yetiyor.
0
Purple life
(30.07.26)
10 yıl ya da 20 yıl önce hiç göçme gibi bi istediğim olmadı, hala da yok. Sanırım siyasi ve ekonomik durumlar haricinde kendi hayatınla, ailenle, sevdiklerinle, işinde gücünde, oturduğun yerde mutluysan öyle bir arayışa çok da girmiyorsun.
0
su olsam ates olsam
(30.07.26)
İngiltere, Riyadh, Dubai, Katar, Münih'e göçme şansım oldu. Gitmezdim.
0
gabe h coud
(31.07.26)
10 yil once gitmekte istekliydim ama daha eski donemlerde ne dusunuyordum pek hatirlamiyorum. 2021 sonlarinda Hollanda'ya tasindim, iyi hos ama omur gecer mi burada bilmiyorum. Turkiye'yi veya baska bir az gelismis ulkeyi denemeye niyetliyiz. Sonra olmazsa gene geri doneriz tabii. Soruda bahsi gecmese de ekonomik anlamda soylenenlere pek katilmiyorum. Maddi olarak neredeyse surekli bir darbogaz halindeyim.
0
mbond
(31.07.26)
20 li yaşlarımda cok istemiştim ama 40 ima yaklaştım iyi ki gitmemişim diyorum. Eşim dostum yanımda haftada 2-3 görüşüyoruz, yat kat alamasam da durumum fena değil.
+1
mirty
(01.08.26)
(7)

Türkiye'de ingilizce mülakatta şov yaparlar mı :)

klardtt
Merhaba,Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade e
Merhaba,

Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade edebiliyorsanız yetiyordu, kimse de çok zorlamıyordu.

Hatta bir kere kore firmada girmiştim, ik bana sadece ingilizce kendini tanıtır mısın dedi. Kendisi hiç konuşmadı/soru sormadı. ik'da öyle çok değil sanırım ama genel olarak ingilizce kullanabiliyor mu ona bakıyorlar.

Şimdi abd merkezli bir firmanın Türkiye firma kısmında mülakata gireceğim. Yine ik kendimi ingilizce tanıtmamı istedi, biraz konuştuktan sonra kendisi ingilizceyle şov yaptı :) (ik türk, en azından ismi.) Manyak ingilizcesi vardı, telaffuzu akıcılığı... adını görmesem yabacı zannederdim. üniversitem de bu kadar iyi ingilizce konuşan hoca hatırlamıyorum neredeyse.

Şimdi teknik ekiple teknik mülakata gireceğim. ilk kendimi anlatan ingilizce sunum yapacakmışım. Sonrası teknik mülakat olacakmış, bundan sonrasının ingilizce ya da türkçe olması mülakatı yapan kişilere kalmış.

Şahsen çok gerildim, oradaki mühendislerin (onlar da Türk) de öyle ingilizcesi var mıdır? Yoksa ik'da yapısı gereği öyle kişiler mi çalışıyordur? Herkesin İngilizcesi öyleyse rezil olurum valla
0
klardtt
(30.07.26)
bence herkesin öyle değildir. bu firma global ve kurumsal bir firmaysa zaten bu tip şeylere takmaz. ingilizcenizin mükemmel aksanlı olmasına gerek yok. gerçekten de derdinizi anlatmanız, onları doğru anlamanız yeterli olacaktır. hiç gerilmenize gerek yok. bol şans.

bir ekleme daha yapayım. mülakatı yapan ik bu tip görüşmeleri belki de 100 kere yaptı. zaten bu case'lere çoktan çalışmış, defalarca tecrübe edinmiş biri. elbette makyajını yapacak yeterli zamanı da olmuştur :)
+3
elektr10
(30.07.26)
Muhtemelen yurtdışında yaşamış birisidir o İK yoksa trde çok zor öyle insana rastlamak. Ayrıca ingilizce ogretmeni olmayacaksın işini gördüğü kadar bildiğini göstermen yeter
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Bence de hepsi oyle degildir. Bugune kadar Turkiye'de yasadigi halde, organik bir sebebi olmayip bu sekil ingilizce konusan sanirim sadece 1 kisi tanidim.
0
mbond
(30.07.26)
malesef turkler bu konuda asagilik kompleksine giriyor. baska bir dili ogrenmek ve baska bir kisiyle o dilde iletisim kurmak cok degerli bir olay. ben de bu konularda hep ayni ornegi veriyorum; hindistanlilar. kime sorarsan sor bu elemanlarin konusmasinin cok zor anlasildigini soyler, fakat isler bir sekilde zor da olsa yuruyor. bir ingiliz aksanina ihtiyacin yok, karsidaki seni anliyor sen onu anliyorsan bir mimikle bile iletisime devam edebilirsin. zaten yeni mezunsun kimseye rezil olmazsin merak etme. yani 40 yasinda olsan da rezil olmazsin burasi tamamen ayri bir konu. :)) mesela ben daha cok yazisma kismindan ilerledigim icin ingilizce konusurken en basit bir kelimeyi unuttugum bile oluyor, fakat dedigim gibi bir sekilde akista ilerliyor her sey.
0
arakaali
(30.07.26)
uzundur yurtdisinda muhendislik ekosistemindeyim.

teknik elemanlarin cok iyi ingilizce konusmasina pek gerek yok, evet/hayir/gunaydin disinda konus(a)mayan cok asyali gordum.

IK baska, ingilizcesi kotu olani IK'ye almazlar zaten ki soyle bir dusundum, pek gocmen IKci gordugumu bile hatirlamiyorum, cogu zaten edebiyat mezunu falan oluyor.
0
cooperr
(30.07.26)
türkiye'de doğru düzgün ingilizce mülakat yapan tek kurum kuruluş gördüm.
o da whirlpool manisa fabrikasıydı.
ik'ları bilkent mütercim tercümanlık mezunuydu.
şimdi zaten ingiltere beko global hr'da.
mülakatı yapan da doğrudan abd'liydi.
2017 aralık civarı.
(not: makina mühendisiyim)
0
rain when i die
(30.07.26)
tüm İK'cıları karşıma almak pahasına bir yorum yapıyorum.

İK'cıların işi genel olarak şov yapmaktır. her fırsat bulduklarında şova başlarlar. teknik personelden beklenen karşısındaki doğru anlamak, kendini de akıcı bir şekilde doğru anlamaktır. kimse gramere, aksana bakmaz.
+1
co2s2
(31.07.26)
(10)

Neden iş yerlerinde kendini öne atanlar kazanıyor?

Kahvedesu
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülke
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülkelerdeki göndericilerden eori numarası istediler, vermediler diye malları taşımadılar haha.

Aynı birimden olduğumuz işe benden sonra başlayan eleman, daha ilk günden ben yaparım ben ederim havasında, toplantıları o düzenliyor. Neredeyse benim şefim oldu ama her şeyi bana sorup kendi fikri gibi anlatıyor. İstememesi gereken dökümanları istiyor, gönderilerinin neredeyse hepsi gümrükte takıldı, gönderici ceza ödedi. Birkaç gönderi değil, hepsi takıldı, benimse hiçbiri takılmadan gidiyor ama işi çok iyi yapan oymuş.

Göndericilerin haberi yok ama onlar adına yanlış beyanname açılıyor, ileride yüklü ceza ödeyecekler. Elimde direkt bakanlıktan aldığım resmi yazı var, ücretsiz gönderebilecekleri şeyler için yüklü masraf yapıyorlarlar sırf bu çocuğun mallığından ve sözleşmesi yenilenmeyecek olan benim. Hayatımda daha saçma bir iş yeri görmedim. Böyle bir firma nasıl ayakta kalıyor?
0
Kahvedesu
(29.07.26)
kurumsal hayatta ekibin geri kalanına kıyasla görünür olmak elbette artısı olacaktır. sonuçta sürecin sonunda terfi için akla gelen ilk isim olmak istenir.

bunun haricinde iyi bir ekip sorumlusu tamamlanan işin niceliği yerine niteliğini gözetmesi, liyakatı esas alması gerekir ama sanıyorum çalıştığımız firmanızın pek bundan haberi yok gibi.
0
kurmalifare
(30.07.26)
kendini one atan kazanir ozel sektorde ama sordugun soru ile verdigin detaylar arasinda kopukluk var.

anlattigin mevzuda mudurun isi bilmemesinden sikayetcisin de mudurluk yapan kisinin senin yaptigin herseyi icli disli bilmesine pek de gerek yok.

ekip yonetmek bambaska bir olay. benim yonettigim ekipler 10 kisi civari oluyor, cogunlugun yaptigi islerin detayi konusunda pek bilgim yok. benim gorevim islerin zamaninda teslimini saglamak, butce ayarlamak, karlilik, yeni eleman alimi, curuk elmalarin ayiklanmasi, verimliligi arttirmak, yeni is getirmek falan gibi konular.

amelelik baska, amele cavuslugu baska. yukseldikce is yapilis detaylarindan koparsin, baska islerle ugrasirsin. velkam tu hard kapitalizm.
+3
cooperr
(30.07.26)
cooperr +1

Ekip yönetmek başka bir iş. Benim çalıştığım şirketteki üilke içi yöneticime yaptığım işi anlattım, şoka girdi. Yaptığım işle ilgili en ufak fikri yoktu ben anlatana kadar. Ama iyi yönetici mi? Evet. Bir yöneticiden operasyonel işleri bilmesini bekleme bence.

Senin şirket içindeki geleceğinle alakalı olarak da şunu söyleyebilirim. İşi bilmek/yapmak başka şey, pazarlayabilmek başka şey. İşi en iyi yapan sen olsan da bunu pazarlayamıyorsan kimse senin en iyi olduğunu anlamaz. Eğer yöneticin oturup tek tek kimin gönderisi gümrüğe takılmış, kimin gönderisi sorunsuz gitmiş ve takılanlar niye takılmış diye analiz yapmıyorsa kim bilecek yeni gelen elemanın işi bilmediğini?

Yalan dolana ya da başkasının bilgisini kendi bilginmiş gibi pazarlamana bile gerek yok. Ekip toplantısında "arkadaşlar şu gönderileri şöyle gönderirseniz gümrüğe takılmaz, müşteri de ek masrafa katlanmaz" gibi bir cümle kurarsın, işi kimin bildiği belli olur.
+1
himmet dayi
(30.07.26)
kendini one atmayan nasil one ciksin Kahvedesu?

sen isini yaparsin yaptigini bilmezler. kendini pazarlamak onemli
0
aguen
(30.07.26)
kendini one attigi icin iste.
0
Sour
(30.07.26)
Her türlü yalaka gördüm ama bir işi beceremeyip bunu da süreci iyi yöneten biri gibi kendini anlatan birini ilk defa görüyorum.

Kimin kargosunun takıldığı belli oluyor, bildirim geliyor. Benim hiç gelmiyor. Her gün sorunlu kargolar hakkında konuşuluyor, toplantı yapılıyor, hepsini de bunun kargosu ama süreci iyi yönetir gibi anlatıyor. Ben mesela toplantı hiç konuşamıyorum çünkü takılan kargom yok.

Gibi sahnesi gibi herkesin hiçbir şey bilmediği bir ortamda herkesin her şeyi bilmesi durumu.
0
🌸Kahvedesu
(30.07.26)
yaw alfa misin degil misin? bunun kararini bir vermen lazim once. sonra konusuruz.

alfaysan kovulmadan falan korkmadan kelle koltukta ilerleyeceksin, kimseye eyvallahin olmayacak, yanlis gordugunu cikip soyleyeceksin, vs.

7-8 sene once bir mulakata girdim, baya yonetici pozisyonuydu, 7-8 sene deneyimi olan birini ariyorlardi. ama gorevleri bir siralamislar saniki sirketin sahibi aradiklari kisi olacak. neyse, girdim mulakata, konustuk vs. yaw dedim bu pozisyon icin 7-8 sene tecrube az degil mi? adam da bana biz zaten kumas ariyoruz, o kumasa biz sekil verecegiz. sende yoneticilik potansiyeli varsa zaten ilk 10 senede o noktaya gelirsin, ama gelemezsen zaten senden bir yonetici falan olmayacak demektir demisti.

totosuna guvenen borazancibasi o yuzden. risk alman lazim. en kotu kovulursun.
kovulmak da o kadar korkutucu bisey degil yaw, hatta iyi bir deneyim.
saldir.
0
cooperr
(31.07.26)
Çünkü maalesef ki aslolan işi eksiksiz yapmak değil, kayıpsız yapmak değil, en iyi şekilde yapmak hatta beklenmeyen performanslar göstermek değil. aslolan boş yapmak, laf kalabalığı yapmak, senin üstün nasıl senin ve ekibin diğer üyelerinin yaptığı işleri bilmiyorsa tam olarak, üstünün üstü de benzer şekilde bilmiyor bu işleri. sonuç olarak bazı kabuller yapılıyor ve bu kabuller susup işini yapan insanlardan etkilenerek değil aksine kendini ve işi satmayı bilen insanlardan etkilenerek yapılıyor. çünkü iş ile ilgili bilgin azsa ve ekibi birebir takip etmiyorsan ya da performans ölçen bir sistemin yoksa iyi çalışan. kaybedenler işini en iyi şekilde yapsa da susanlar olur. performans değerlemede insan faktörü ön planda olan şirketler için konuşuyorum. Bazı şirketler ne kadar kötü iş yapsalarda bağlanan işlerin büyüklüğü, yaptıkları işlerin hacimleri o kadar büyük oluyor ki çaplarını aşıyor zaten ekibin yeteneği dolayısıyla değil daha üst noktada ve laf ebeliğiyle bağlanan işlere bel bağlıyorlardır. 1000 müşteri bağlamak 100 tanesini eline yüzüne bulaştırmak mı? 100 müşteri bağlamak 100'ünü de hiç eksiksiz yerine getirmek mi? dersen mesela ilki derim.
0
Jazz
(31.07.26)
@cooper, alfa olmakla alakası ne. Kovulmaktan korkmuyorum zaten kovulcam:) Bu hafta da çok sevdiğim bir arkadaşımı çıkardı kadın sırf sevmediğinden.

@jazz, yalnız burada önemli olan 1000 müşteri bağlamak değil. Gümrüğe takılan gönderiler nedeniyle şirket red line a girecek:) yani 1000 i geçti 100 tanesi takıldı, ne olacak canım gibi bir durum söz konusu değil.
0
🌸Kahvedesu
(01.08.26)
Mesela bugün benim hiç kargolarla ilgili ihbarım olmadığından benim işi yapmadığımı düşündüklerini söylediler:)) hahaha İşi doğru yapan benim ama eleştirilen yine benim.
0
🌸Kahvedesu
(07.08.26)
(2)

boncuk gibi yusyuvarlak ve rengarenk taşların olduğu bir plaj

fildirfildir
Türkiye’de nerede var böyle bir plaj, rastlayan var mı?
Türkiye’de nerede var böyle bir plaj, rastlayan var mı?
0
fildirfildir
(29.07.26)
Fethiye
0
mikahakkinen
(29.07.26)
aklimda kalan gocek kleopatra plaji.
boncuk gibi yuvarlak taslardan olusan beyaz kum, rengarenk degil. ustunde yururken garip bir hissiyati var hamur ustunde yuruyorsun gibi.
plajdan kum cikartmak yasak.
0
cooperr
(29.07.26)
(6)

arabada spotify vs tidal?

cooperr
tidal FLAC kullaniyor, spotify 320kps. ozellikle araba icin soruyorum, spotify'dan tidal'a gecip aracta ciddi fark hisseden var mi?
tidal FLAC kullaniyor, spotify 320kps.
ozellikle araba icin soruyorum, spotify'dan tidal'a gecip aracta ciddi fark hisseden var mi?
0
cooperr
(29.07.26)
Abi araba var araba var. Herhalde farkı hissetmek için rolls royce’dan inip tata’ya binmek lazım. Abarttım farkındayım ama bunun farkını evde bile anlamak için kulak ve ekipman gerekiyor. Hatta ne dinlediğiniz bile fark eder.

Ha tabii söylendiği gibi zaten Bluetooth limitindesiniz.

Bence kaynaktan ziyade örneğin arabanın elektrikli olup çok çok daha sessiz olması daha büyük fark yaratır.
+1
orient blue
(29.07.26)
Bluetooth baglantisinda max 320kbps alacaksın zaten
0
Sattva
(29.07.26)
Arabadaki dac in hoparlörün yol gürültüsü de varken fark yaratabikecegini sanmıyorum(qoubuz spor)
+2
kisa
(29.07.26)
arac elektrikli, 20 hoparlor akg sistem koymuslar.
camlar cift kat lamine, ici asiri sessiz.
ayrica aracta wifi var, spotify app olarak aracta yuklu vaziyette bluetooth ile isimiz yok.
0
🌸cooperr
(29.07.26)
Denemek zor bir şey değil ama dış sesi halletse bile kullandığı dac çok etkili olacaktır.
Bunu araştırıp bulmak yerine loseless bir app denemek çok daha kolay olacaktır
+1
kisa
(29.07.26)
O zaman bence fark olur. Ama bu biraz kulağınıza ve içeriğe bağlı. Gece gündüz gibi bir fark olacağını, üstüne kafa yormaya değeceğini düşünmüyorum. Spotify gömülü ise kullanın gitsin. Her halükarda içten yanmalı standart bir ses sistemine sahip arabadan iyi olur, Bluetooth olsa bile.
0
orient blue
(29.07.26)
(12)

Araba kullanmayi nasil ogrendiniz

Kittie
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ? Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ?
Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?
*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim. Ornegin bizim apartmanda yasli bir teyze var, rahatsizlandi, oglunu aradim, biz hastaneye gidiyoruz taksi cagiirdim dedim, anahtar evde al arabayi dedi. :)) aslinda cok onemli yani araba surmeyi bilmek. Ne yapsam, nasil ogrensem? Bir de iyi bir ikinci el kac paradan baslar onu da sorayim. Su bir bana bir devlete olayi olmasa sifir da alirim cogu insan gibi ama mumkun degil ulkede araba almak :(
0
Kittie
(28.07.26)
öğrenirsiniz ama motor bir beceriye dönüşmesi için erişebildiğiniz bir araba olması lazım yoksa bildiğiniz uçar gider. bisiklete binmek gibi değil. :(
+1
anon1m
(28.07.26)
Araba kullanmayı öğrenmek için araba sahibi olmanız şart değil, elbette kolaylaştırırdı ama olmasa da olur. Hem sizin beklentiniz acil bir şey olduğunda el altındaki herhangi bir arabayı sürebilmekmiş. Günlük kullanım için tercih etmiyorsanız (en azından şu an) sürüşünüzü iyileştirmek için araba sahibi olmayı beklemeyin bence.

Ben bir aile büyüğümden öğrendim, onun arabasında her gün düzenli pratik yaptık. Önce tenha yollar, sonra sokaklar, sonra caddeler, sonra uzun yollar derken ehliyet kursuna yazıldığımda biliyordum zaten kullanmayı. Otomatik viteste öğrendim, kursta da manueli öğrenmiş oldum ehliyeti de öyle aldım.

Çok uzun süre değil ama kısa aralıklarla sürekli pratik yani çözüm. Güvendiğiniz ve size güvenecek biri varsa eş dost, arabası olan, onunla birlikte sürüşlere çıkabilirsiniz.
0
starbuck
(28.07.26)
valla tam adamına denk geldiniz. ben özel dersler hariç başka kimseden öğrenmedim. ehliyet sınavından önce farklı eğitmenlerden özel dersler aldım ve sorun benim için eğitmenlerin kalitesizliği, aşırı panik yaptırmalarıydı. illa araba olmasına gerek yok. merak ettiğim şeyleri de youtubedan da baktım. benim de araba kullanmak için motivasyonum vardı, sürekli toplu taşıma çok sıkmıştı vs gibi özel sebepler. ayrıca özgürlük hissi de hoşuma gidiyordu. fiyatlar olarak çok öneri veremeyeceğim ama, ehliyeti aldıktan sonra baktım kimse öğretmeyecek, kendim direksiyonun başına geçip güzel müzik açıp şehir içi kullanmaya başladım. hatalarınızla da öğrenebiliyorsunuz ama başlangıçta iyi bir hoca, sonrasında ise kendinizi motive edip 2. el arabayla dışarı çıkmak en iyisi. şu anlık park konusunda sorun yaşıyorum ama genel olarak iyi ki yapmışım diyorum
+2
momomsu
(28.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır. pratik yapmadan öğrenmek mümkün değil. başkasının arabası-kiralık araç veya eğitimde o tedirginlikte öğrenme süreci tamamlanamıyor malesef.
0
orpheus
(28.07.26)
bir tane eski honda/toyota al, 20-25 yasinda. kara duzen bir arac olsun.
sakin bir yerde yazlik falan varsa araci oraya birak, her gittiginde orda pratik yap.
sonra yavas yavas cemberi genislet, sehre git gel, alismadan uzun yola cikma.
direksiyonu gelistirdikten sonra araci yenile, eskisini sat gitsin.
0
cooperr
(29.07.26)
Özel ders aldım ve almaya devam ediyorum sürücü kursundan. Sevdiğim bir hocam var kadın. Arkadaş gibi olduk. Ders arasında kafeye gidiyoruz. O samimiyet olunca daha doğal oluyor her şey. Sağ olsun iyileştirdim. Biraz para harcamak gerekiyor.
-4
arbre
(29.07.26)
şimdi arabayı kullanmayı öğrenmek derken teorik olarak biliyordum oyunlardan izlediklerimden vs. ama ilk kez sürücü kursunda araç sürdüm.
orada öğrendim denebilir mi bilemiyorum bu yüzden, adam sadece sözlü olarak anlattı ilk turlamada tüm sınav güzergahını sorunsuz tamamladım, sınav olsaydı geçerdim :D adam da şaşırdı daha önce hiç araç kullanmamış olduğuma. sonraki süreçte kurs bitene kadar eğitim güzergahı dışında da sürdürdü ana caddede de sürdüm eşini işten filan da aldık benim için de daha iyi oldu normal eğitimde verilenden fazlasını pratik etmiş oldum.

aradan bayağı zaman geçti hiç araç kullanmadım bu süreçte, benim araba almam gündeme gelince gidip almak için kendime güvenemedim haliyle :D kursta yanımda deneyimli biri vardı işi o ve acil durum olsa müdahale edebilir onda da pedallar var vs. ben sürerken hiç müdahalesi olmamıştı ama güven veriyor o durum. şehirler arası uzun yol da daha önce yapmadım. eski sahibi 100 küsür km yoldan gelip aracı bıraktı bana.

eve yakın bölgede turladım bi süre, biraz pratik yaptım aktif trafiğe çıkmadan. yine trafiğe kapalı özel alan değil tabi ama yoğun trafik de yok burada. sonra yeter bu kadar pratik diyince normal kullanmaya başladım. mecbur bi yerde çıkılacak trafiğe sonuçta :D

iyi araba biraz göreceli bi kavram :D benim araba 235k, bence iyi. bi yandan tabi keşke otomatik olsa daha rahat ederdim diyorum ama 16 yaşında araçta da bu fiyatlardaki araçta da fazla riskli gibi geliyor. onun dışında eksikliğini hissettiğim şusu kötü busu kötü dediğim pek bi durum yok. daha küçük hatchback bişey olsa park sıkıntısı daha az olurdu belki ama sedanın da avantajları var tam negatif veya pozitif bi tutumum yok o konuda.

bi tanıdığım 90k'ya aldı arabasını mesela memnun o da. hayır yıllar önce değil, 2026 yılında :D şaşırdım duyunca ama denk gelmiş bi şekilde şansına.
-1
konetsu
(29.07.26)
kadın bir hocadan kurs alın. erkek hocalar ne kadar iyi sürücü olurlarsa olsunlar, kadın hocalar benim gördüğüm kadarı ile işi daha öğretiyorlar. zamanında hem erkek hem kadın hocalardan ders almış biri olarak kadın hocanın çok daha iyi öğrettiğini gördüm ben.

bunun dışında gerekli kursları aldıktan sonra kendi aracınız olsa dahi kurumsal firmalardan araç kiralayıp şehir içinde trafikte kullanın bir süre (kiralarken de her türlü sigortayı alın). ufak çarpmalar, sürtmeler vs. olursa başınız ağrımaz ve nerede ne yapmanız gerektiğini daha doğru öğrenirsiniz.
0
shadowfollower
(29.07.26)
ehliyet kursunda öğrendim.
0
duyuruuser
(29.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır.


bu asla doğru değil. max 500 km. hadi 1000 olsun. ben ilk tek başıma çıktığımda toplamda 50 km araba sürmemişimdir muhtemelen.
0
jelly bear
(29.07.26)
trafikte. ise gitmem gerekiyordu ve manuel eski bir arabamiz vardi. gide gele ogrendim.
0
antikadimag
(29.07.26)
Benim arabalara hiç merakım yoktu ama etrafımdakiler beni çok ciddi anlamda zorladı -ki iyi ki yapmışlar-
Bayağı zorbalanarak kursa gönderildim; kursta öğrendim başta sonra hemen 2. El araba alıp ilk trafiğe 1 ay iş arkadaşımla çıktım. Ben çok rahattım ama onlar stresli tutunmaktan her yerleri tutulmuş XD
Şaka bir yana sizin yakınınızda böyle nazınızı çekecek birileri varsa şanslısınız sonra çok rahat geçti süreç uzun süredir de kullanıyorum, ufak tefek sürtmeler de yaşandı elbette. Yani denize dalar gibi suya dalmanız lazım yoksa beklemeyle olmuyor.
0
titanic kemancısı
(29.07.26)
(3)

Hayatımda ilk defa şarkı sözü yazdım, nasıl olmuş?

sekizdokuzon
Suno'da da şarkı haline getirdim. https://www.instagram.com/reel/DbWQ3PeTEWn/?igsh=MWk5MDIzeHZsdDliZA==Nasıl olmuş?Teşekkürler.
Suno'da da şarkı haline getirdim. www.instagram.com

Nasıl olmuş?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(28.07.26)
Aranjör değilim ama solist söylerken bazı çalgı sesleri biraz daha arkaplanda kalabilirdi . ft. yapan zenciler biraz daha hareketlilik kazandırmış parçaya . Yabancı dilim de yeterli olmadığından sözler için bir şey diyemeyeceğim .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
güzel olmuş eline sağlık. yapılmış yapılmıştır. ilki kötü olur ikincisi daha güzel olur. önemli olan uğraş vermek çabalamak. ben de kendi bestelerimi yapıp kaydediyorum evde ama henüz söz yazım olayına başlamadım.
0
omer460
(28.07.26)
fena degil de neden ilk sarkini ingilizce yazdin ki?
bizim gibi ESL tayfanin bu tarz islere girmesi bence biraz egreti duruyor, sozler fena degil de vibratolar falan ortadogu, gereksiz bir kafiye arayisi.
everyway that i cannnn :D
0
cooperr
(30.07.26)
(8)

Direksiyonda ama araba kullanmazken alkollü yakalanmak

kibritsuyu
Merak ettiğim bir durum var.Diyelim arabayla bir mekana gittim, yasak olmayan bir yere park ettim, gittim yoğun promil içtim, sarhoşum.Araba kullanacak durumda değilim, zaten yasal sınırın da üstündeyim. Lakin arabayı bırakmak, taksiye binip eve gitmek, ertesi gün geri gelmek istemiyorum.Arabanın di
Merak ettiğim bir durum var.

Diyelim arabayla bir mekana gittim, yasak olmayan bir yere park ettim, gittim yoğun promil içtim, sarhoşum.

Araba kullanacak durumda değilim, zaten yasal sınırın da üstündeyim. Lakin arabayı bırakmak, taksiye binip eve gitmek, ertesi gün geri gelmek istemiyorum.

Arabanın direksiyonuna oturdum, motor kapalı, araç park halinde, kapıları kilitledim, içinde uyuyacağım, sabah da ayılıp promil düşünce çalıştırıp gideceğim.

Gece vakti ben sarhoş halde park halindeki arabamın direksiyonunda uyurken polis gelip ceza yazabilir mi?
0
kibritsuyu
(28.07.26)
Kanuna bakamayacağım şimdi ama aklımda kaldığı şekliyle alkollü olarak sürücü koltuğuna oturmak suç. Yani evet.
Edit: gemini ile konuştum, sevk ve idare diyor ancak kontak açık gibi bir durumda sürüş hazırlığında olduğunu düşünerek ceza yazabikirmis ama uyumak suç değilmiş.
vatandaş tecrübesi, yazarsa kime anlatırsın derdini bilemiyorum
+1
kisa
(28.07.26)
Polis istedikten sonra her turlu ceza yazar, size de "gerekli yerlere itiraz edin" der.

Riski dusurmek icin yolcu koltugunda ya da arka koltukta uyuyun.
+1
sertac akin
(28.07.26)
Çok ince yorumlamalara açık aleyhte olacabilecek durumlardan da kaçınmak gerek.
Her türlü o noktaya alkollü olarak geldiğin veya az sonra içinde bulunduğun aracı süreceğin düşünülür.
Arafta kalmamak lazım .
+1
diyecevaplandı
(28.07.26)
teorik olarak yazamaz pratikte de trafik polisi sokak sokak gezip araçları kontrol etmez. bu ceza vs işleri çevirmelerde olur.
+1
orpheus
(28.07.26)
tr'deki kanuna bakmak lazim ama tahminim benzerdir, bir arkadas ayni sekilde yurtdisinda ehliyetini kaptirdi.

polis aracin icinde uyurken bunu uyandiriyor, neden aracta uyuyorsun diyorlar o da alkolluyum sabahi bekliyorum diyor, alip gotiuruyorlar karakolda ufletiyorlar.

kanun "alkollu sekilde aracin icinde olman yasak" diyormus.
+1
cooperr
(28.07.26)
Yazamaz.
+1
HellKeePer
(29.07.26)
Kanun sadece alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmayı yasaklıyor, kontağı kapalı park halindeki araç için bir yaptırım yok, ha polis denk gelirse ve yazmak isterse yazar mı yazar o ayrı ama o da mahkemeden döner.
+1
kizil karga
(29.07.26)
Yazamaz değil yazmaz ama madem öyle neden sürücü koltuğundasın, yana veya arkaya geçsen daha rahat zaten.
+1
gabe h coud
(29.07.26)
(10)

günde kaç saat gerçekten çalışıyorsunuz

xportant
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
0
xportant
(28.07.26)
Gerçekten kepazelik seviyesinde 1-2 saat ortalama. Yeterli iş olmaması ana sebebi ama varken de zar zor yapıyorum, geniş alana yayıyorum işi, hiç hoşlanmasam da bu durumdan motivasyon yerle bir olmuş durumda.
0
mbond
(28.07.26)
değişiyor. müşterilerin işleri için ortalama 2 saati geçmiyor. kalanı ve çoğu hep kendi projelerime. uzaktan full time bir işte çalışsam da max 4 saat olurdu bakacağım. fazlası fazlasına
0
kortizon
(28.07.26)
verimli çalıştığım anlar günde iki saati geçmezdi ama benim işim daha çok sipariş, yükleme ve gümrük vs. ile ilgili olduğundan iş takibi ve sorun çözme üzerineydi. sorun çıktığı gün rahat nefes aldığım anlar iki saati geçmezdi. şimdi emekliyim.
0
lazpalle
(28.07.26)
değişiyor. dün 7 saatti. üç ayda bir 4-5 gün boyunca 15 saat olduğu da oluyor. en az çalıştığım 4 saatten az değildir.
0
gabe h coud
(28.07.26)
haftada 2 toplantı var onlarda max 30dk
onun dışında 2 tane de leadership toplantıları var onda da 10dk konuşuyorum

1 saat 20dk'yı geçmiyor galiba mailler ve raporlar ekipte zaten

beyaz yakalıların %70'inin böyle olduğunu düşünüyorum
0
croswell
(28.07.26)
valla ben çok saldım işi. günde 2 saat anca. iş yoğun olursa mecbur çok çalışıyorum. 5-6 saati bulabiliyor kesintisiz.
haziranın maaşı bana 26.07'de ödendi. onlar beni sallamadıkça ben de onları sallamıyorum. diğer firmalarından tazminat alacağım var 400k. onu alınca çıkacağım işten ama şu an o parayı almadan gidemem yoksa alamam.
0
matilda
(28.07.26)
Milletteki bitmek bilmeyen toplantı sevdasını çıkarırsak, yoğun bir günse 7-10 saat arası. Hafifse ~ 5 saat full konsantre çalışabiliyorum tuvalet hariç hiç ara vermeden. Kahvemi evde hazırlayıp bi tek sabah içiyorum, öğlen evden getirdiğim bi küçük sandviç yetiyor, çalışırken yiyiyorum. Yoğun günlerde 7-10 saat sandviç için de zaman kalmıyor, iş bitince yiyebiliyorum anca.
0
truf
(28.07.26)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(28.07.26)
eskiden 2-3 saatti ki cok guzeldi. ama layofflar oldu, takim degisikligi oldu. simdi gunde full 8 saat, bazen 10 saat calisiyorum. bu yuzden takim degistirmeye ugrasiyorum.
+1
antikadimag
(29.07.26)
Şahsen verimli olarak çalışma sürem 5 saati buluyor. Yıllardır bir çok firmada yöneticilik yaptım, gözlem ve yaptığımız ölçümlerde özellikle beyaz yaka için ortalama 4 saati geçmediğini gördüm. Bir üretim hattına veya sürekli akan işe bağlı çalışanlarda bu süre artıyor ama onlar da çok kısa molalarla mesai süresini kısaltıyor ister istemez. Kendi sektörümde mesai süresi içinde bir çalışan aktif ve verimli olarak 4 saatin üzerinde çalışıyorsa ben iyi bir çalışan olduğunu düşünüyorum o nedenle de hep mesai saatlerinin kısaltılması gerektiğini düşünürüm.
Bu arada hemen eklemek lazım 10 dakikada yapılacak işi 1 saatte yapanlar sorulduğunda 1 saat çalıştım diyor o yüzden ölçüm yapmak oldukça zor.
0
creepy
(29.07.26)
(4)

Yunan Adasından hediye ne alınır ve uzo nasıl saklanır?

put it in your appropriate place
Kuzenim evlenecek Ağustos ayında. Düğünden bir ay sonra ben Yunan Adasına gideceğim. Zaten balayı, yerleşme ve evliliğe alışma derken zaman geçmiş olur.Uzo alırım hediye olarak ama başka ne alabilirim? Bardak filan hoş olur mu? Birde he gidemem muhtemelen. En az bir hafta geçer diye düşünüyorum, hal
Kuzenim evlenecek Ağustos ayında. Düğünden bir ay sonra ben Yunan Adasına gideceğim. Zaten balayı, yerleşme ve evliliğe alışma derken zaman geçmiş olur.

Uzo alırım hediye olarak ama başka ne alabilirim? Bardak filan hoş olur mu?

Birde he gidemem muhtemelen. En az bir hafta geçer diye düşünüyorum, haliyle Uzo'yu saklamam lazım. Odamda güneş görmeyen bir yerde açıkta dursa olur mu?
0
put it in your appropriate place
(27.07.26)
Her yerde her şekilde durur, hiçbir şey olmaz.
+1
Mirket
(27.07.26)
Rahat ol hocam, damitilmis ickiler oyle kolay kolay bozulmazlar. Acilmis olsalar bile yine de sarap, bira gibi iceceklere gore cok daha uzun dayanirlar. Yani bir haftadan hic bisey olmaz.

Yine de cok da sicakliga maruz kalmazlarsa tat ve kalite icin daha iyi olur.
0
j r r tolkien hayrani
(27.07.26)
illa icki olacaksa sakiz likoru derim.
%40-45lik alkol olan bir icecek bozulmaz, hic rakinin bozuldugunu duydun mu?
0
cooperr
(28.07.26)
Pisagor kupası
0
etna
(28.07.26)
(24)

İnsan sigaraya neden başlar?

Lh12
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?Rahat mı batıyor millete?
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...

Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?
Rahat mı batıyor millete?
+2
Lh12
(27.07.26)
birçok sebebi var.
gençlerde arkadaş topluluğu arasında kabul görme. tadı berbat olmasına rağmen içemeyince veya öksürünce arkadaşlar tarafından alay edilme durumu var. Allen Carr da böyle açıklıyordu. sırf bebe gibi görünmemek için kendini zorluyorsun. gençlikte büyüdük adam olduk havası var çünkü.

diğer yandan açıktan veya subliminal bir sürü mesaj veriliyor. sigara zor zamanlarda tutunulacak dal, karizmatik gösteren bir şeymiş gibi. hiç sigara içmeyen insanlar bile en acılı anlarımızda içilmesini gayet doğal kabul ediyor.

sonuçta vücut nikotine alışınca işler başka safhaya varıyor. nikotinsizlik huzursuz ediyor sigara içince insanın rahatladığı yanılgısı oluşuyor.
0
lazpalle
(27.07.26)
nasıl bir duygusal zayıflık seviyesidir anlamadım. bol travmalı ve özgüvensiz bir çocuk olarak sigaraya başlama gereği duymamıştım. babam ölmüş ve evde şiddet hala devam ediyorken yine de bu derece zayıf ve ezik hissetmemiştim ve sigarayı denememiştim bile. cool da gelmemişti. kendi burnum var milletin lafına göre neden beğenmediğim şeyi içecektim ki?

bu sigarayla anladım ki özgüvenli geçinenlerin çoğu benden beter haldeymiş.

sigara gerçekten iğrenç bir şey. hem içene hem çevresindekilere zararlı. çevrelerine zarar verdiklerini de asla kabul etmiyorlar. acayip bir akıl tutulması içinde ısrarla savunuyorlar.

bence tamamen özentilik ya. o kadar özgüvensizler ki, sigara içmezlerse arkadaşsız kalacaklarından korkuyorlar.

liseden beri 3 arkadaş hiç sigara içmedik. üniversitede de 6 kişilik hiç sigara içmeyen arkadaş grubuyuz. ofiste de 6 kişilik grubuz.

şirketler sigara molası yasağı veya kısıtı getirse memleketin havası değişir valla.
0
art cat chocolate
(27.07.26)
Sigara molasina cikip daha az calismak icin
-4
baldur2
(27.07.26)
sigara en ucuz en ulaşılabilir antidepresandır. ben bir psikolog olarak başlayanın hiç bir zaman tamamen bırakmasını önermedim.
0
mikahakkinen
(27.07.26)
sigaraya bulaşmamak detaylarda gizli ya da şans işi bilemedim.
ebeveynlerim ve arkadaş çevremin hepsi sigara içerdi hatta anne tarafı kuzenler bile. yalnız baba tarafı kuzenlerin hiçbirisi içmezdi. belki de onların daha çok etkisinde kaldım. o yüzden erken yaşlarda başlamadım ama mal gibi 27 yaşında tiryaki oldum. son 6-7 senedir de içmiyorum. benim ilacım Allen Carr bu arada.
0
lazpalle
(27.07.26)
Babası, amcası, abisi, ablası sigara içen çocuk, 'Büyükler sigara içer.' şartlanmasıyla büyüyor. 'Ben artık büyüdüm.' diyebilmek için de başlıyor.
+2
Mirket
(27.07.26)
ben sigara içmeye çook çabalamış ama içememiş bi insanım. bence çok cool bir şey. bir de sigara içilen ortamda bulunduğunuzda kokuyor. ama eğer siz de içerseniz kokuyu almıyorsunuz. o yüzden sigara içilen ortamda bi paket sigara bile içerim böylece kokuyu almam. ama normalda 'aa bi sigara olsa da içsem' diye asla aklıma gelmez. maşallah diyeyeyim kendime.

no: içime çekemiyorum. sigara içmeyi bilmiyorum aslında
-4
euteamo
(27.07.26)
bence başlayanların büyük bir kısmı da yakın çevreden etkilenerek başlıyor. Örneğin ev arkadaşın, iş arkadaşın sigara içiyordur, senin de tatsız bir zamanındır. o içerken kahvenin yanında bir iki tane ben de içeyim diye diye başlarsın. hemen her gün görüştüğün arkadaşın, sevgilin güzel eğlenceli ortamlarda, yemeğin üzerine falan içiyordur bir iki tane ben de yakayım derken alışkanlığa dönüşebilir. sigaraya başlayayım diye karar verip değil de keyif için derken başlanıyordur yani
0
dfn4
(27.07.26)
Gamı kederi somut bir cisime aktarma ihtiyacından bence
0
emirdoruk
(27.07.26)
merak, ortam, stres ya da bir şeye tutunma ihtiyacıyla başlıyo biçok kişi. ilk başta kahve yanında, arkadaş arasında, dertliyken falan masum gibi geliyo sonra alışkanlık ve nikotin devreye girince bırakması zorlaşıyo. en tehlikelisi de ben bağımlı olmam kafası bence, çünkü çoğu kişi zaten öyle başlayıp devam ediyor.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
buna arkadaşlık ortamı aile ortamı demeyin. üniversite yıllarında bizde en leş ortamlara girdik çıktık. hiç bir zaman bir kere deneyeyim, bir fırt çekeyim demek aklımızın ucundan geçmedi.
birde bunların bahanesi hep aynı yok stresmiş yok merakmış yok tramvaymış..
sigara içen insan zayıftır, iradesizdir, bencildir.
+1
my fault
(27.07.26)
Ben sigaraya basladim ve biraktim.

Benim özelimde etrafimda icen bircok insan vardi. Ve cok egleniyorduk.
20 yasinda biraktim sanirim. On and off arada ictigim oldu o da iste yine tatildeyken alkolle falan.
-1
Purple life
(27.07.26)
sigara içmiyorum ama gözlemlediğim sigara bir stres azaltıcı, ayıltıcı, sıkılma giderici ve nikotin ihtiyacının bileşimi gibi görünüyor. sadece topluma-kötü arkadaşlara bağlayamayız insanlar 300 yıl önce de bozkırda tütün çigniyordu. gerçekten rahatlatıcı bir etkisi olmalı.

bağımlılık konusu ise genetik yatkınlık. yani kişinin iradesi ve bilinci daha düşük bir etken. yıllarca alkol içilen ortamlarda bulunup yerine göre ben de içtim. arkadaşlarımın bir çoğu bir tane daha içeyim derken ben yeter artık diyebiliyordum. bu bilinçli yaptığım bir seçim değil zaten sarhoşum kafam onu ayıracak durumda da değil sadece onların aksine canım istemiyordu. başka hiçbir zaman da alkole-sigaraya karşı kendimi kontrol etme/sınırlama ihtiyacı duymadım. bu da iradem çok güçlü olduğu için değil genetik olarak o insanlar kadar keyif almadığım ya da aynı rahatlamayı vs. bana vermediği için.
0
orpheus
(27.07.26)
30 yaşımda başladım. eskiden çok nadir arkadaş ortamında birer tane falan içerdim. şu an neden içiyorum bilmiyorum. çok bağımlı değilim çünkü atıyorum ailemin evine gittiğimde içtiğimi bilmelerine rağmen orada içmiyorum. çok aklıma da gelmiyo. yani içmezsem çıldırırım gibi olmuyorum. o yüzden can sıkıntısı sanırım benimki
0
chanandler bong
(27.07.26)
Hiç içmedim, içilen ortamlarda tabi bulunuyorum. Ama şunu diyeyim. Ben bile sigarayı yakıp ilk dumanı çekip üfleyen birini görünce bi tuhaf oluyorum bazen,bir rahatlama geliyor sanki.hertürlü bağımlılık yapıcı çok tehlikeli bişey.
0
denizciman
(27.07.26)
Twin Peaks den özendim ben. Oradaki sigara içen kadınlar aşırı çekici görünüyordu. Öyle başladı, yirmi senedir devam ediyor. Önermiyorum dememe gerek yok sanırım, zararları herkesin malumu.
-1
sekizdokuzon
(27.07.26)
özenmek, özellikle lise çağlarında çevreden arkadaşlardan özeniyorlar. ben büyüdüm, her şeyi biliyorum şeklinde düşünüyorlar galiba. hatta artık lise değil daha küçük yaşta bebeler görüyorum sigara içen. kişiden kişiye değişir ama çoğunluk bu şekilde başlıyor.
0
exlibris
(27.07.26)
kendine zarar vermenin baska türü,
kollarina faca atmiyorsunda,
organlarini harap ediyorsun.
0
designer
(28.07.26)
90larda buyumenin gostergesiydi, su anda durum nasil bilmiyorum.
ben herkesin yaptigi populer seyleri itici buldugum icin hep uzak durdum, hic icmedim.
0
cooperr
(28.07.26)
@art cat chocolate Herkesin yasami, deneyimi farkli. Sizin bol travmali bir hayatinizin olmasi ve sigaraya baslamamis olmaniz o sureci saglikli atlatmis oldugunuzu gostermez. Belki baska sorunlariniz vardir, hatta daha kotu savunma mekanizmalariyla bu sorunlarinizi cozmussunuzdur (veya hala devam ediyordur sorunlariniz). Sadece sigaraya baslamak, sagliksiz olmakla birlikte, da bu surecin kotu atladildiginin gostergesi degil. Ornegin burada yaptiginiz yorumlardan sunu soyleyebiliriz, belki sigara icmiyorsunuz ama empati kuramiyorsunuz (ki zaten belirtmissiniz anlayamadiginizi), belki iletisiminiz iyi degil, insan iliskileriniz zayif, belki baska seyler yapiyorsunuz, ne bileyim dis sikma, tirnak yeme, sac yolma vs. Hatta en kotusu ve sizin soyeldiginiz bir miktar buna isaret ediyor, travmaya hicbir tepki vermemek. O oldu, bu oldu, ben cok gucluydum, ezik hissetmedim, beni hic etkilemedi (direk dememissiniz ama cizdiginiz imaj bu).
+1
Sour
(28.07.26)
Bu sorunun sadece tek bir cevabı var, o da özentilik. Başka hiç bir şey değil, insan özentilkten başlar sigaraya ve sonra tiryakisi olur. Kimisi anne babasına, kimisi arkadaşına, kimisi kuzenine.

Bir tek ilk sigarayı bulan dayıyı çözemiyorum :)
+1
bobinhoo
(28.07.26)
milyarlarca tiryaki işi reklamlarda gizli. marlboro man var, bir de doktorların da içtiği Lucky Strike vs. Türkiye'de zaten tütün çiğneme geleneği vardır. yine bizde marlboro ile yayıldı. sigara yurtdışından gelmiş (tayin veya seyahat) kişilerin misafirlere sunduğu bir ikramdı. hatta bir kutuya konulurdu. düğmeye basınca bir tanesi kutunun üzerine çıkardı. prestij olduğu için de kokusu rahatsız etse bile kolay kolay müdahale edilmezdi.

uçaklarda, uzun - kısa otobüs seyahatlerinde içilirdi. annemin kankası gayet rahat çıkarır yakardı ve o perdeler ertesi gün yıkanırdı. içme şükran teyze desek de gülerek yakardı sigaralarını.

benim ve yaşıtlarım böyle ortamlarda büyüdük. o yüzden bize kokusu pis gelse bile yanlış değildi.

gençler için de yine bir şekilde prestij durumu gözlemliyorum.

ben de içtim bu arada sosyal olarak. iş yerinde görev gereği siyanür tankının yanında sigara içenleri disipline vermiş olsam da büyük konuşmuş oldum ve içtim.

sonra bu tütün ve arkasındaki olayları öğrenince sigara içenlerle sosyalleşmiyorum bile.

ilk tütün ve kızılderililer hikayesini isterseniz anlatırım.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
@Sour sigara içenleri de anlayalım diyorsun yani :d ben travmaya tepki verdim. benim için de kolay olmadı ancak sigara gibi bağımlılık yaratan herhangi bir maddeye başlayıp kendime ve çevremdekilere zarar vermedim. ben de ağladım, üzüldüm, mutsuz oldum tabii. haksızlık diye düşündüm, isyan ettim. sonra da alıştım. herkes alışıyor. o dediğiniz davranışların hiçbirini yapmadım. empati kurabiliyorum :) bencillerle empati kuramıyorum sadece. sigara denen zıkkımın dumanı olmasa ve izmaritlerini yere atmasa içenler, hiç umrumda olmazdı ne yaptıkları. gerçekten çok saçma geliyor sigara içenlerin çevrelerine zarar vermediklerini düşünmeleri. bunu anlayamıyorum. sigara içenlerin verdikleri zararı anlayamamalarını anlayamıyorum yani. çevremdeki sigara içen insanlar yüzünden, mecburen soluduğum o dumanlar yüzünden astım hastası oldum ben. bunu duyan sigara içen birkaç kişi "ben de astımım ya ama içiyorum bir şey olmaz :D" diyip eblek eblek sırıtıyorlar. bu kafa yapısını anlayamıyorum.

travmalarımın patlak verdiği noktada profesyonel yardım aldım. kısa sürdü ve yine kimseye zarar vermedim. sigara içenlerin derdim var ayağına millete zehir solutmaları normal değil. derdi olan sigara başlayıp 30 yıl sigara parası vereceğine, dah az parayla 1 yıl terapi alsın normale dönsün. kimseye de zarar vermesin.
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
yazılıma başladım 6 ay önce sigaraya da başladım aynı anda. normalde aklıma gelmiyor gün içinde ama yazılım mimarisi geliştirirken pc başında dopamin gerekiyor sanırım. odaklanmayı arttırıyor bende fark edilir düzeyde. katran ciğerlerde çok hissediliyor 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum o yüzden. temizlenince tekrar 2 ay. projeler yavaş ilerliyor o 1 ay arada.
0
architects creed
(02.08.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(18)

türk erkekleri neden böyle

Purple life
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum. ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim. redditte de senelerdir almanca yaziyorum.
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum.
ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim.
redditte de senelerdir almanca yaziyorum. kimse yürümek icin mesaj atmamistir.

en son redditte 10 tane entryim falan türkce. en sonuncusunda sadece kadin oldugum bariz bir yorumum var. pat hemen mesaj. daha önce de mesajlastigim bir cok insan oldu ama bu bahsettigim bariz olta atmak yürümek icin falan yani.

bu taciz neden gercekten? ya da insanlar interneti ne saniyor?
erkekler istedigi gibi cinsiyetini ön plana cikaran yazilar yazabiliyor. kadin olunca neden bir seyler yaziliyor?

imza: hababam sinifi hürrem hoca :D
-21
Purple life
(26.07.26)
Türk erkeklerine özgü olduğunu düşünmüyorum. Gerçi diğer sosyal medya hesaplarını bilmesem de Reddit’de kadın olduğunuzu belli eden bir paylaşımda her ülke her subda mesajlar alınıyor(muş). Redditde kadınlar da bundan çok yakınıyor. Özellikle görsel paylaşımında ciddi etkileşim oluyor.
+1
substituent
(26.07.26)
Dick pic falan atılmıyorsa neden taciz sayılıyor acaba,neticede istemezsen cevap vermezsin,ya da ilgilenmiyorum dersin.gayet anlaşılır bir tavır böylesi.

Ben de mesela aksine,cevap vermeyen kadınları anlamıyorum. "Evlenilecek eş arayanlar " gibi bir başlığa açık açık yazmış mesela bir hanım,bir de şikayetlenmiş. Erkekler lafı hemen +18 e getiriyormuş da,hiç kültür sanat konuşan yokmuş da,vs ... Ben de buna uygun bir mesaj yazdım.bir cevap verdi,gerisi yok. Onda da nickimin kökenini sordu o kadar zaten.
+3
denizciman
(26.07.26)
Bu bence türklere özgü bir durum değil, tüm dünyadaki erkek gruplarında vardır. Türk toplumu hemşericiliği sevdiği için böyle yapıyor.
0
mikahakkinen
(26.07.26)
1- Cinsel açlığın afrikasıdır türkiye.
2- İstisnalar var, ben de üfff kesin yavsiyo suan..s.s.s.s.s dedirtmek istemediğim için özellikle dikkat ediyorum. Ben de türk kadınlarının o huyundan nefret ediyorum. Hemcinslerim sağ olsun totoları çok kalkık türk kadınlarının.
İstisnalar vardır...
-2
ananiyimioguz
(26.07.26)
Millet aaç aç ablacım
-1
boreas
(27.07.26)
cunku musluman ulkelerde seks bir tabu, karsi cins ile iliskiler zayif.
almanlar ise sehrin ortasinda nu sekilde guneslenebiliyor, adamlar bu konuda bizden temiz 75 sene falan ilerde.
senin de, eger 18-19 yasinda falan degilsen ya da trollemiyorsan, bunu cozememis olman garip.
0
cooperr
(27.07.26)
aynen bacım en çok sana yürüyorlar. rahatsız oluyorsan mesaj kutunu kapatabilirsin.
+2
messina123
(27.07.26)
Ben genellemelerinizden çok sıkıldım. Türkiyede şuan nüfusa kayıtlı 43 milyon 59 bin erkek var. Ne yani 43 milyon erkek mi size yazıyor?

Yazmıyorsa neden tüm tüm erkekleri böyle diyorsunuz? Hayret ya.
+2
drako
(27.07.26)
@drako, it is not all the men, but always a turkish man.
-8
🌸Purple life
(27.07.26)
Ne yazdığın ile ilgili bir durum bence. Eksiye “çok iyi sevişen kadınım” yazarsan yazarlar tabi.
+2
benaslindayohum
(27.07.26)
cinsel açlıktan dolayı. bir de insanlar kadınların vereceği tepkiden dolayı kadınlarla normal sosyal hayatta konuşamıyorlar. bu biriken cinsel enerji de kendine internette yol buluyor. o yüzden gerçek hayatta o kadar ilgi görmemenize rağmen internette her gün mesaj kutunuz doluyor.

bu şey gibi. gerçek hayatta insanlar, göreceği tepkiden dolayı bir insana kötü söz söylemeye çekinir. ama internetteki adama ana bacı saydırabiliyorlar. aynı mantık. karşıdakinin vereceği tepkiyi görmediğin zaman daha cesur olabiliyorsun.
0
nickini degistiren yazar
(27.07.26)
Linçlemişler ama doğru söylüyorsun, inanmayan fake kadın profili açsın denemesi bedava.
Burada fotoğraf yok bir şey yok burada bile saçma sapan mesajlar atıyorlar. Instagram keza eşimle fotoğrafım var, profil gizli dm kapalı ancak sürekli erkekler istek gönderiyor.
-2
ekimoloji
(27.07.26)
Çünkü "How it is going" le bir muhabbet başlatarak telefon alıp hemen aynı gece seks yapabiliyorlar. Almanyadaysan bunları görüyor olabilmen lazım. Belki de Almanya'da fazla mülteci var diye temkinli yaklaşıyor da olabilirler. Müslüman ülkeden gelen kadın büyük yük, çalışmaz etmez falan.

Türkiye'de beyaz yaka, top okul, lüks araba, ev ...gibi şeylerin sahibi olacaksın da kadına ulaşacaksın. Benim yaşadığım yerde erkek kendi parasını kazanıyorsa ve kadın onu fiziksel olarak beğenmişse olay tamamdır.
-1
michael harddd
(27.07.26)
@michael harddd internette olan bir seyden bahsediyorum. karsidakinin nasil oldugunu göremezsin ki.
-1
🌸Purple life
(27.07.26)
Zaten bilmediği için olabilir mi? Adam atlayacak diyelim kadın afgan çıktı. Sonra? Yazmandan falan yabancı olduğunu anlıyorlardır.
0
michael harddd
(27.07.26)
alakasiz. hadi yabanci oldugumu anladilar neden direkt afgan falan desin. kaldi ki onun da piyasasi vardir.
-2
🌸Purple life
(27.07.26)
Tam olarak cooper. Memurlar nette fotosuz bir profilim vardı. Adım da kadın adı değildi, ama cinsiyetimi yanlışlıkla kadın yazmıştım. Sınavlarla ilgili soru soruyordum. Mesaj kutum tanışalım mı mesajlarlarıyla doluyordu.
+2
Kahvedesu
(27.07.26)
bunu gençlikte mirc'de denemiştik. kullanıcı adımı banu24 bir şey yapmıştım. 10 dakikada 60 kusür mesaj gelmişti.

kullandığım nick aardvark'tı o zamanlar.

bu ülkede reddedilme korkusu var. bu korku online ortamlarda diğerleri görüp bilmediği için pek etkili olmuyor. üstünü kapatabiliyor o duygunun. klavye delikanlılığı. bir de gerçekten açlar. hani hep kadınlar için diyorlar ya "sevişse rahatlayacak" diye.

yapamayanın diline vuruyor. burada sana yapılan yorumlardan da kimin ne yaptığını, yapamadığını anlayabilirsin.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(12)

Alet Takımı - Sıfırdan

osssy
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
0
osssy
(25.07.26)
1. Akülü hiçbir şey alma. Akü sürekli olarak şarj-deşarj olduğu taktirde uzun ömürlüdür. Atıl kalması kısa sürede ölmesine neden olur. Bir gün lazım olduğunda aküsü ölmüş matkabın olsun istemiyorsan bir uzatma kablosu edin.

2. Sadece bir parçasını kullandığın, diğer parçalara elini bile sürmediğin yer işgalcisi ıvır zıvıra para saçmamak için hiçbir şeyi takım olarak alma.

3. Kırk yılda bir gerekecek şeylere para saçmamak ve gerekince komşudan istemek, hem ekonomiktir hem de insanı sosyalleştirir.
+1
Mirket
(25.07.26)
sıfırdan başlayacak olsam bir tane darbeli somun sıkma alırdım. beton delme, kırma işleri haricinde birçok iyi yapabilirsin. özellikle ev işlerinden en çok ihtiyaç duyulan paslı veya sıkışmış vida ve civatalarda çok iyine yarar. bosch gdr 12v-105 veya gdr 12v-110 güzel modeller. uygun uçları da toplarsan uzun süre başka bir şeye masraf etmezsin diye düşünüyorum.
0
bravoteam
(25.07.26)
Izeltaş ürünlerinden al. Tornavida, pense vs. Elta da alabilirsin. Izeltaşın yan ürünü.
0
jackyr
(25.07.26)
akülü hiçbir şey almamak çok geçerli bir öneri değil.
mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürünlerden uzak durmak lazım ama. mesela annemin philips süpürgesi gömülü batarya bir kez garantiden batarya değişti tekrar batarya ölünce sıkıntı olacak. akülü tip ürünlerde yeni akü alıp düşük maliyetle kullanmaya devam edebiliyorsun. her aletin aynı aküyü kullanınca birkaç yıl sonra bi akü aldığında hepsinin aküsü yenilenmiş oluyor.

elektrik olmadan da kullanman gerektiği olabiliyor kablonun engel olacağı durumlar da dışarıda kullanmak da gerekebiliyor. ek olarak akülü matkaplarda tetiği bıraktığın an durması, tork sınırlama ayarı olması, boyutu vs. gibi özellikler vidalama işleri için de çok daha kullanışlı hale getiriyor. darbeli somun sıkma evet çok kullanışlı alet ve vidalama için de kullanılabilir ama onlarla yanlışlıkla çok fazla sıkma ihtimaliniz yüksek. tork sınırladığınız bir matkapla vidayı yalama yapmaz veya vidaladığınız şeyi çatlatıp kırmaz, ezmezsiniz. vidalama için darbeli somun sıkma kullanırken daha dikkatli olmak gerekli.

önemli olan aküsünü kolayca bulabileceğin ve fiyatı çok yüksek olmayan bir marka tercih etmek ve o aküleri düzenli kullanmak. uzun süre kullanılmayacaksa aküyü tam dolu veya tam boş bırakmamak, özellikle boş bırakmamak daha kritik.

ortak aynı aküyü kullanan aletler olması önemli. atıyorum matkap daha sık kullanılır dekupajı daha az kullanırsın, aynı aküyü paylaştıklarında dekupajın aküsü de kullanılmadan yatmamış olur.

einhell bu açıdan en mantıklı marka. ben de einhellden alıyorum gerekenleri. hatta aküleri aktif kullanmayı garantileyeceğinden dikey süpürgesini de aldım.

bosch da benzer şekilde süpürge ve diğer birçok şeyde aynı bataryayı kullanma imkanı sunuyor ve bataryası bulunabiliyor. ama bataryaları daha pahalı ve her üründe aynı bataryayı kullanmıyor. yeşil seri ve mavi seri aküleri farklı. bu sebeple ben tercih etmedim. daha az kullanacağım ürünleri daha uygun fiyatlı şeylerden alıp sık gerekebilecek veya güçlü olmasını istediğim şeyleri profesyonel seriden alabiliyorum.
bosch olsa az gereken ürünleri de pahalı modellerden almam gerekecekti bu akü avantajını sağlamasını istersem.
0
konetsu
(25.07.26)
izeltaşın gargaburunu, pensesi, yan keskisini al.
0
mikahakkinen
(25.07.26)
elimde aklına gelen hemen hemen herşey var. eskiden hep elektrikli makita bosch prof kullanırdım sonra şarjlıya geçtim. şarjlıya da einhell ile geçtim. şarjlı ve einhell olarak, freze, avuç taşlama, tilki kuyruğu, delme vidalama, darbeli somun sıkma ve daire testere var.

daire testere 1 saat içinde bozuldu çünkü en ucuz olanı almıştım. buna rağmen özellikle freze ve şarjlı 4 5 binlira seviyesindeydi. tilki kuyruğu da ucuz. ağır şartlarda kullandım ama bir sorun yok. avuç taşlama da en ucuzlarından birisi o da öyle.

einhell'in üst seviye modellerini alırsan inan pişman olmazsın. yani delme vidalama mesela 120 nm tork var. duvar da deliyorum. günde 200 tane vida attığım da oluyor. bunun bosch olan emsali 18bin + benim einhell olanı 4800 + pil.

şarjlı freze mesela bosch 9300 + pil benim einhell 4300 + pil. çok da memnunum.

izeltaştan tek bir takım bile alma. kısa açık ağzılı anahtar takımı aldım. 17 anahtar 17 somuna olmuyor. 19 anahtar 19 civataya olmuyor. gittim perçin pensesi aldım. 10 tane perçin atamadan bozuldu. dandik marka aldım 1000 tane perçin attım hala bişey olmadı.

izeltaş eski izeltaş değil. ceta form ve beta izeltaştan 10 kat kalitelidir. ha pense grubunda da knipex iyidir ama pahalı.

bana sorarsan tamirci dükkanı işletmeyeceksen beta izeltaş, knipex falan böyle şeylere ihtiyacın yok. normal ucuz takımlar da çok rahat işini görecektir.

son olarak şarjlı aletler için 4 amperden küçük batarya alma. tam güçte çalışmıyorlar 4 amper altında. bir de bunların elektrikliler kadar güçlü olduğunda düşünme.

bir alete 30 40 verip dewalt makita almak var. bir de 3 4 lira verip einhell almak var. tabii ki 30 40 binlira verdiklerin iyi olacak. bunu da göz önünde bulundur.

10 binliraya 9 parça set olayını kesinlikle düşünme. alacağın en kötü marka einhell olsun. onun da en ucuzu olmasın
0
omer460
(25.07.26)
einhell ler çin malı ve problemli diye biliyorum.

bosch yeşiller amatör için iyi. black decker de iyi.

param var dersniz bosch pro, stanley falan takılırsınız.

ama bu dörtlü genel olarak iyi. fazla şaşmamak lazım.
0
gurur
(26.07.26)
@gurur einhell alman markası merkezi ve tasarım vs. kısmı orada ama üretim çinde evet. bugün bakınca çinde üretim yaptıran birçok amerikan veya avrupalı marka var bu da onlardan biri. mantıklı olan bu çünkü. maliyeti ya kaliteden kısarak düşürürsün ya işçilik maliyeti düşük yerde ürettirirsin.

çin üretimi kötüdür algısına sahip biri değilim arabam bile çin malı geely :) ve memnunum. einhell ürünlerinden de memnunum. expert plus ve professional serileri yeşil boschla kıyaslanamayacak kadar iyi. ki bugün bosch da alman üretimi filan değil, onlar da üretim maliyeti düşük yerleri tercih ediyor maviler bile macaristan malezya üretimi vs. çinin üretim konusundaki deneyimi macaristandan iyidir benim gözümde. hangi kalitede ürün istersen üretebilecek kapasitede bir ülke çin.

millet impact driver, impact wrench gibi ürünlerde yalpa var diye şikayet ediyor :D sanki bunlarla hassas delme işi yapacaklarmış gibi... matkapta mandrenin dış kısmına bakıp çok salgı var ya diyorlar, şikayet ettikleri videoların çoğunda matkap uçları salgısız dönüyor aslında.

kaliteli çin mallarını severim ben, o fiyat aralığında rakiplerinin üzerinde kalite ve özellik sunar genelde. bi iki segment daha üstün ürünü alırsın. no-name dibin dibi ürünler de çinden çıkma bunlar çöp evet. einhell bunlardan biri değil.
0
konetsu
(26.07.26)
@konetsu çin var çin var...

yorumlarına bakınca einhell iyi değil. muhakkak problem çıkmış ve destek yok dye hatırlıyorum.

bosch da almanya'da üretilmiyor nihayetinde o da çin. ama dediğim gibi çin var çin var.

yoksa tek batarya ile tümü kullanılıyordu einhell'de sanırım. müthiş olay. ancak dediğim problemler beni vazgeçirdi. ki hobi olarak makine alırım :)
0
gurur
(26.07.26)
@gurur benim yorumlarda gördüğüm sorunlar bahsettiğim gibi özellikle yalpa/salgı olayı ki matkap olmayan cihazlar için bu problem değil matkaplarda da genelde mandrenin içinde ucu etkileyen bi yalpa olmuyor. dış taraftaki yalpalamaya takılıyorlar tamamen etkisiz bir durum bu.

çok fazla geri gönderdim değişim yapıldı şeklinde yorum da gördüm özellikle bu yalpa konusuyla ilgili. değişim/onarım konusunda çok sıkıntı çıkarıyor destek vermiyor gibi bir izlenim oluşturmadı.

sözlükte güncel yorumlarının ve garanti ile ilgili yorumların büyük kısmı olumlu.
eksisozluk.com
şikayet edende de kırılan parçayla alakalı konu, fiziksel hasar hiçbir markada garanti kapsamına girmez?

bosch'un garanti/servis süreçleri de çok daha iyi görünmüyor. şikayetvar'da einhell'in puanı biraz daha düşük evet ama bosch da düşük www.sikayetvar.com

3 yıl kadar önce mercedes f1'a da sponsor oldu ve birçok aleti takım tarafından kullanılıyor www.einhell.com.tr

c serisi yani classic serisi ürünleri genelde daha düşük kalitede gibi görünüyor bunlar yine no-name ürünlerden iyi olsa da çok çok az kullanmayacaksanız tercih etmemek daha doğru olabilir. expert serisi ve üzeri benim aldığım tüm ürünler.

bir diğer gördüğüm ve benim de birkaç kez başıma gelen problem matkapta cihaz duruyor tetiği bırakıp tekrar bassan da çalışmıyor bataryayı söküp takmak gerekiyor zorlanınca.

bu ürünün kendisinden değil de bataryadan gibi, 60nm matkapta 2ah aküyle bunu bazen yaparken 4ah aküyle yapmıyor mesela. 2ah akü de yeni şarj etmişken tam doluyken yapmadı sanırım hiç. aşırı akıma karşı bataryadaki koruma sistemiyle alakalı olabilir ama gücü kesince direkt kendini resetlemek yerine sök tak gerektirmesi can sıkıyor biraz.

çok zorlanmadıkça 2ah ile de bu problem olmuyor. şehir dışına çıkarken yanıma sadece 2ah aküyü almıştım metal ucuyla 3 tane bayağı sağlam çelik vida deldik hem tek küçük bataryanın gücü ve şarjı yetti hem bu problemi çıkarmadı. daha çok vidalama sırasında olabiliyor bu olay. başta yalama vida sökmek için olan şu speedout tarzı şeylerden denedik ama vidalar sertleştirilmiş çelik olduğundan yalama vida sökme şeyleri yalama oldu :D mecbur matkapla patlattık.

matkap dekupaj süpürge kompresör ve üfleyici var birkaç güne de darbeli somun sıkma almayı düşünüyorum.

bu arada sanayide kullanılmaz/profesyonel kullanılmaz deniyor da ben sanayide assur ve benzeri dibin dibi ürünlerden kullanan "usta" bile gördüm :D einhell her türlü kullanılır gibi. işçiliğini beğendiğim şu arkadaş da birkaç einhell ürünü kullanıyor mesela www.youtube.com birkaç başka youtube'da video paylaşan ustada gördüm. sponsorluk vardır yoktur bilmiyorum artık. ama işlerini görüyor.
0
konetsu
(26.07.26)
aldım :) i.imgur.com
TP-CW 18/350-C Li BL - Solo 3800'e geldi.
www.einhell.com.tr
0
konetsu
(30.07.26)
kalite olarak Einhell ile ilgili bir bilgim yok, kuzey amerika'da kullanilmiyor.
ama yakin zamanda elektrikli herseyi sattim komple pilli sisteme gectim.
simdiye kadar aldiklarim:
1 tane impact driver
2 tane daire testere, biri tahta kesmek icin digeri metal.
3 tane pil, 2 tane sarj aleti.
bendeki piller 2.0Ah, cabuk bitiyor. tavsiyem 4.0Ah olur pil olarak. Daha cok kapasiteye bence girmemek lazim cunku bu sefer pil buyuyor ve alet agirlasiyor.
0
cooperr
(30.07.26)
(22)

Bu teklifi kabul eder misiniz?

bobinhoo
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.Kendisi batum'daki
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.

Kendisi batum'daki casinoların bazılarında bir oyun bulmuş ve bunun doğru oyun ve strateji ile yenilebileceğini farketmiş (şu 21 filmindekine benzer şekilde). Arkasındaki matematiği kendim doğrulamadım ama bu konuda hata yapacak biri değil kolay kolay.

Yani "bu kupon kesin tutar yeğenim" diyen dayılarla aynı kefeye koymayın diye anlatıyorum.

Size teklifi şu, gel sana oyunu ve stratejiyi güzelce öğreteyim, benim adıma oyna diyor. Tüm parayı o koyacak ortaya, kar da onun, zarar da tamamen onun. Size oynadığınız süre boyunca sabit bir miktar verecek kar da olsa zarar da olsa (oynadığınız saat başına 100 dolar mesela). Kar olması durumda da %1 pay.

Tüm ulaşım, konaklama masrafları da ona ait, yani sizin aldığınız hiç bir risk yok maddi olarak; maaşlı eleman gibi.

Ha tabi akla ilk gelen soru "kendisi niye oynamıyor?" olacaktır. Zaten uzun süre oynamış ve casinolar belli bir yerden sonra bunun o oyunda kaybetmediğini fark edip, onu o oyundan blacklist etmişler. Oyuna oturmaya çalıştığında oradaki çalışanlar gelip, bu oyunu oynamanızı istemiyoruz diyorlar kibarca.

Belli bir yerden sonra siz de blacklist olacaksınız muhtemelen, ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.

Malum kumar insanları en çok korkutan kötü alışkanlıklardan biri son zamanlarda, sırf işin içinde kumar var diye çekinip kabul etmez misiniz? Yoksa bu şartları baba oğluna sunmaz deyip kabul eder misiniz?
📊 Teklifi kabul eder misiniz?

Bu anket sona erdi. 66 oy kullanıldı.

-1
bobinhoo
(24.07.26)
Kabul etmem, bu yaştan sonra oturup ders çalışır gibi kafama bir şeyler dolduramam.
Birisi için de kendimi blackliste aldırmak istemem.
Sadece masraflarımı değil kardan da pay verecek olsa biraz daha düşünürdüm üzerine ama değmez.
0
mutekebbir
(24.07.26)
hocam bu şekilde kolay yoldan para kazanmanın tadını alırsanız, maaşlı işle para kazanmak zor gelir size. kolay yoldan para kazanma peşine düşüp kumar/sanal kumar bağımlılığına düşebilirsiniz. bence hiç bulaşmayın, zira bir noktada psikolojiniz bozulabilir.
+7
shadowfollower
(24.07.26)
"ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun."

Bunlar hiçbir şeyin garantisi değil. Tam tersine böyle insanlar kendi zekalarının her şeye uzandığını zannedip egolarına yenik düşerek çok pis tornaya gelebiliyorlar.
+8
peki madem
(24.07.26)
beyin her daim üşengeç ve kolaycı bir organdır. büyük paraları kolay yolla kazanır ve buna alışırsanız. ekonomik zorlukta kaldığınızda mantıksız hareket eder ve hata yaparsınız. bağımlılıkla ilgili yapılan çalışmalarda bağımlılığın tamamen sönümlenmediği ve yok olmadığı belirtiliyor. bağımlılık konusunda yani 1 kereden bir şey olmaz denilen söylem yanlış bir söylem. eğer bağımlılıkla ilgili bir gen var ve sizdeki bu gen bağımlılığa yatkın değilse bu teklifi değerlendirin.
0
mikahakkinen
(24.07.26)
'İlerde kumar bağımlısı olacağım ama o zamana kadar iyi para kazanacağım bir fırsat geçti elime.' diyorsunuz yani?

Bir de;
'ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.' demişsiniz de, bu kesin bilgiden nasıl emin oldunuz öyle? Adamlar eninde sonunda uyanınacaklar ve finalde dayakla kurtarabilir misiniz acaba?
+3
Mirket
(24.07.26)
Madem bu kadar garanti bir yol bulmus Batum'da degil dunyanin geri kalanindaki casinolarda da geze geze ayni taktigi uygulayabilir. Ya da arada kucuk kucuk kaybedip en sonda buyuk kazanip gider taktik farkedilmesin diye.

Bir casino mudurunun videosu vardi, kendini en zeki zannedip sistemi yenebilecegi dusunenler egolari sebebiyle en cok kaybedenlerdir diye.
+6
sertac akin
(24.07.26)
Eğer ortada cidden çözülmüş bir algoritma varsa bu kumar olmuyor ki zaten? Ancak kumar olmadığı için iyi bir durum da oluşmuyor çünkü yapılan iş çok büyük ihtimalle legal değildir. Tutup da Gürcistan'ın casino mevzuatını bilemem tabi ancak tarif ettiğiniz şey en hafif tanımıyla gri bir alanda kalıyor. Çünkü o makinalar şans oyunu amaçlı tasarlandı, siz bunun etrafından dolaşırsanız ve risksiz fayda sağlarsanız bu objektif şekilde "hortumlama" oluyor. Elbet bir yasal yaptırımı vardır eğer yaptığınız ispatlanabilirse.

Ben düz adamım, tutup "ya bir şey olmaz olum ya" düsturuyla sırf başkasına bir şey olmadı diye bir kumarhanenin sistemindeki açıktan faydalanmak üzere yurt dışına çıkmam :D Çok fantastik bir şey bu.

Bu seçimimde "kumar kötü bir şey" gibi genel geçer bir ahlaki tutumun zerre alakası yok. Çünkü zaten ortada kumar yok. Mesele bundan çok da riskli bir şey.
+1
akhenaten
(24.07.26)
ben oynarım arkadaşınıza iletebilirsiniz 2009 öss sıralamam 10907
0
rajkoothrapali
(24.07.26)
arkadaşınız sizin ulaşım, konaklama, yeme içme gibi masraflarınızı karşılayacak. maaş verecek. kar ederseniz pay verecek. dayak yeme şansınız da yok.

kabul etmemek için ne sebebiniz var ki?
-1
co2s2
(24.07.26)
Arkadaşlar benzer işi binlerce insan Blackjack oyununda ABD'de yapıyor zaten, dayak mayak gibi şeyler söz konusu değil. Ortada yasal olmayan da bir şey yok (hile vb.). Zaten random sokaktan çevirdiğiniz herkesin yapabileceği bir şey de değil, biraz sayısal zeka ve bol bol pratik gerektiriyor. Bu yüzden adam herkese teklif edemiyor bu işi, altından kalkabileceğine inandığı ve güvendiği insanlara ediyor.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
Eee Yap o zaman. Bize ne sordun?
0
Mirket
(24.07.26)
@Mirket

Sorunun neresine bana böyle bir teklif geldi, lütfen akıl verin arkadaşlar dedim acaba?
Bu konuya çevremdeki insanların tepkilerinden sonra random başka insanlar böyle bir teklife nasıl bakar diye kamuoyu araştırması yapıyorum sadece.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
bir kaç haftalığına yapılabilecek bir şey, zaten sürekli kazanırsanız çok uzun ömürlü olmayacaktır oyununuz. kendinizde kumar bağımlısı olma potansiyeli görmüyor, rasyonel düşünebiliyorsanız güzel teklif, ben kabul ederdim.
0
atom karincanin torunu
(24.07.26)
Yeterli vaktim varsa yapardım muhtemelen.
0
kumandanim
(24.07.26)
macera arıyorsanız ne duruyorsunuz?

ama biz çok makine çözen adamlar gördük. dikkat edin size kredi çektirmesin orada. para hazır göndereceğim paranın çözülmesini bekliyorum diye :)
0
Jazz
(24.07.26)
Bitik durumda ve beni gözüne kestirdi diye düşünürüm. Kumar bağımlılığı zeki insanları daha çok içine çekiyor. Karakterini de değiştirdiği malum olduğuna göre amaç beni bir şekilde Romanya'ya çekmek ve bir planın içinde yok etmek olabilir.

Kumara alıştırmak, kumarhaneden komisyon koparmak, orada tanıştığı kişilere yem etmek dahil herşey aklıma gelirdi. Terslerdim
+1
hebanon
(24.07.26)
Valla açıkcası kumar ile ilgili hiçbir şeyi kabul etmem, olanları görüyoruz işte tekrar açıklamaya gerek yok. Ama gene de sorunuza bir yanıt verecek olursam bunu detaylandırayım:

1. Güvenilir arkadaş kısmı çok önemli. Sizin anlattığınızdan da kendisinin zeki biri olduğu izlenimini alıyoruz. Bu arkadaşınızın mevcut ekonomik, iş/kariyer, ailevi durumunu iyice bir gözden geçirin. Hiç ummayacağınız şeyler ile karşılaşmamak adına ilk test bu, insanların zamanla nasıl değiştiğini bilemeyiz.

2. Arkadaşınız paraya, servete önem veren birisi mi? Ne kadar büyük kazançlardan, paralardan söz ediyoruz ki kendisi bu dümeni sürdürmek istiyor? Neden daha fazlasının peşinde olduğunu iyice bir anlamaya çalışın, olasılıkları tartın. Belli ki daha önce hiç bilmediğiniz bir dünya bu kumarhane dünyası, karar vermeden önce 2 kere düşünün.

3. Size sunulan teklif "Gerçek olamayacak kadar güzel". Tüm masraflar arkadaşınıza ait, zararı da o üsteleniyor. Üstüne size maaş ödüyor ve kazançtan da % veriyor. Burada ya para çok tatlı ya da başka riskler var. Ayrıca arkadaşlığınızın içine para, hele de böyle bir ortaklık ilişkisi girerse istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bunu göze alabilecek misiniz onun da yanıtını vermelisiniz. Bir de; sizin bu paraya ihtiyacınız var mı bu da önemli. Çok sıkıntıda olan bir insan için eğer gerçek ise büyük bir fırsat olabilir. Öte yandan işin bir de kumar bağımlılığı, hayatın alt üst olma olasılığı var. Her şey bir yana; riske atılacak şey çok büyük.

Ben "Duruma göre değişir" diye yanıtladım ama kuvvetle muhtemel bu teklifi kabul etmezdim.
+2
burka
(24.07.26)
Kafası zehir gibi olan biri kumarla kafayı zehirlemiş görünüyor .
Güç zehirlenmesi de böyle bir şey .
Hiç bu işlere girmeyin .
+1
diyecevaplandı
(24.07.26)
kendim kumara meyilli oldugum icin kabul etmezdim, cunku harbiden dogru cikarsa - ki bence dogru cikma olasiligi, 6/49 tutturmandan daha dusuk- isi gucu birakip butun mesaiyi kara listeye girene kadar ona harcarim.

ama yok kumar bana cekici gelmiyor diyorsan, bir de macera pesinde isen, denenebilir.

bir oneri, baslamak icin kesinlikle retainer alirim, yani hesaba bir $5000 attiririm, ordan harcarim. diyelim ki $500 kaldi ve pek kazanamadiniz, bir $5000 daha koymadan devam etmem, donerim. eksiye dusmem hicbir sekilde.

bir de %1 bence komik bir komisyon. ilk etapta saat ucreti OK ama harbiden kazanma durumu varsa komple komisyona ceviririm, 50/50 gibi.
0
cooperr
(24.07.26)
Hayatta kabul etmezdim. Bu teklif sonrasında da direkt uzaklaşır ve görüşmezdim sözde arkadaşımla.
0
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
Oyunda büyük bir tasarım hatası yoksa ya da arkadaşınız Laplace'ın Şeytanı falan değilse en iyi ihtimalle ağır kolpa sıkıyor ya da daha kötü bir niyeti var. Bedava peynir fare kapanında olur
0
fatihdr
(25.07.26)
Kibarca(şüpheli).
Adamlar bir şekilde aranızda bağlantı kurarsa sıkıntı olur. Neticede kumarhane,kasa kazanır.bir oyun kaybettirmeye başlarsa adamlar bunu inceler bence.dertsiz başıjıza dert almayın
0
denizciman
(25.07.26)
(8)

Marmaray'dan Bakırköy durağında inip biraz gezeceğiz. Orada gezilip görülecek yer ve yemek yenecek yer tavsiyelerinizi kısa bir açıklama ile yazar mısınız?

santimantal
Özellikle sessiz sakin yerleri seviyoruz.
Özellikle sessiz sakin yerleri seviyoruz.
0
santimantal
(19.07.26)
İnmeyin:)
+1
kendimefotograflarim
(19.07.26)
@kendimefotograflarim,
Neden?

Bu arada, Bakırköy'de çalışmayı düşünüyorum. Anadolu yakasından gidip geleceğim Marmaray ile. Önerir misiniz bu ilçeyi?
0
🌸santimantal
(19.07.26)
Bakırköy çok merkezi ve ulaşımın kolay olduğu bir bölge Avrupa yakasında, hep popülerdi. O yüzden genelde kalabalıktır. Çevre ilçelerden özellikle günlük olarak iş eğitim vb sebeplerleinsan çeker. Yeme içme konusunda fiyat performans seçeneği bol olur çeşitlilik açısından da zengindir. Kalabalığı seviyorsanız sorun yok:) özellikle meydan bölgesi için pek sakin diyemem. Kartaltepe mahallesi yaşamak için sakin ve merkeze yakın bir bölge ama kira-emlak fiyatları görece yüksek olabilir.
0
kendimefotograflarim
(19.07.26)
(bkz: asiller kebap)
0
dilemma of subscribtionability
(20.07.26)
Bakırköy deyince aklıma hep güzel pizzacilar geliyor, isimleri yok ama bakırköy pizza filan aratın çıkar kesin. Ama böyle mahalle aralarında olanlar vardı bı apartmanın altında mesela. Öyle caddede filan değil. Kendi halinde. Ama yersin kalkarsın sağında solunda bir şey yok.
Sakin bir yeri var mı düşündüm bilemedim. meydanı filan kalabalık oluyor.
Üç dört ay önce bu pizzacilardan birine gidelim dedik lanet ettik trafikte sıkıştık kaldık. Sahil tarafı da yol kenarı orda da bir şey yok.
0
a perfect lie
(20.07.26)
biraz ilerde yeşilköy.

yürüyerek ataköy marina ana caddeden.

pazarı da meşhur.

güzel yer bakirköy yaşanır.
0
kveldulv
(20.07.26)
bakırköy durağında inince çarşıya çok yakın , oralar çok sevimli geliyor bana . alışveriş yeme içme seçenekleri çok fazla . bir de eski bir avm var yakında carusel adı
0
devilone
(20.07.26)
sessiz sakin yerleri seviyorsan bakirkoy'de pek isin yok..
yesilkoy +1
0
cooperr
(20.07.26)
(2)

Ek iş ne yapabilirim?

bakur basur rojava rojhilat
Haftasonu istediğim zaman yapabileceğim bana ek gelir sağlayacak ne iş yapabilirim? Konum: İstanbul. Teşekkürler :)
Haftasonu istediğim zaman yapabileceğim bana ek gelir sağlayacak ne iş yapabilirim? Konum: İstanbul. Teşekkürler :)
+1
bakur basur rojava rojhilat
(19.07.26)
Taksicilik veya marti olabilir.
-1
Purple life
(19.07.26)
emlakcilik
0
cooperr
(19.07.26)
(16)

40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?

mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.

Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.

Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.

Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.

Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.

Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.

istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?

hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.

ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.

hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.

onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?

o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında.
Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil.
Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.

Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.

Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var.
50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs.
adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis.
ucak fobisi var, ucaga binemiyor.
ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor.
ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.

ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok.
baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.

37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.

Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”

Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş.
"Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi)
Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz.
İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
+1
redlinetheturk
(20.07.26)
Anahtar soru; mutlu musunuz?
+1
kumandanim
(20.07.26)
(5)

dna testleri yaptıran var mı?

semaforo de medianoche
bu dna testi işine bakasım var. ancestrydna, 23andme, myheritage gibi seçenekler var bildiğim kadarıyla. yaptıran var mı bunlardan? varsa hangisini tavsiye edersiniz?bir de şu gümrük kısıtlamaları sıkıntı yaratıyor mu o kısıtlamalardan sonra yaptırabilen oldu mu?
bu dna testi işine bakasım var. ancestrydna, 23andme, myheritage gibi seçenekler var bildiğim kadarıyla. yaptıran var mı bunlardan? varsa hangisini tavsiye edersiniz?

bir de şu gümrük kısıtlamaları sıkıntı yaratıyor mu o kısıtlamalardan sonra yaptırabilen oldu mu?
-1
semaforo de medianoche
(18.07.26)
Her kisi de yahudilere ait kurumlar . Araştırdığında dna ve sağlık hususlarında neden bu kadar çalışma yürütttükleri incelenmesi gereken bir husus.
Kişi DNAsına göre etki eden silahlardan eskiden de bahsediliyordu. Şu anda öyle
Kendi ellerimizle kendimize ait biyolojik şifrelerimizi veriyoruz. Ne uğruna ?
Konu sadece,
% bilmem kaç Avrupalı
% bilmem kaç asyalı olmak la mı sınırlı ?
İngiltere'de genlerle ilgili yürütülmeye başlanan yeni bir uygulamaya ayrıca bakmak lazım .
İnsanlardan istedikleri güven, gizlik etiketleri ile Tam olarak alınabilirse insanlıkla ilgili değişikliğe de gidilebilir.

Kendimizi şimdiden her gün reklamlarına maruz kaldığımız çok uluslu şirketlerin kollarına " güvenilir "diye bıraktık .
Daha ötesini anlamak için bela aramaya gerek var mı ?
-4
diyecevaplandı
(18.07.26)
yetişkin bir insan olarak ben istiyorum hocam siz istemiyorsanız göndermezsiniz sorun bu değil. suç işlersem hızlı bulurlar işte beni ne güzel onun dışında bir sıkıntı yok.
0
🌸semaforo de medianoche
(18.07.26)
evet gümrük yasalarindan etkilendi diye duymustum. söyle bir fb grubu var orada daha fazla bilgi edinebilirsiniz: www.facebook.com

eger yurtdisinda arkadasiniz varsa ondan rica edip öyle halletseniz daha kolay olur. ve bu testler arasinda familytreedna en iyisi taranan dna kapsami olarak (en azindan 23andme'den daha fazla oldugunu biliyorum). indirim zamanlari oluyor, öyle yaparsaniz ucuza gelir.
0
arkadakiadam
(18.07.26)
bizim icin 23andMe daha uygun dedikleri icin ondan yaptirdim.
sahte isim kullandim.
millete tukuruyor portekiz, arnavutluk falan cikiyor.
ben tukurdum, malatya merkez cikti.
+1
cooperr
(18.07.26)
ben kendim yaptırdım ama yurtdışında yaşıyorum MyHeritage kullandım bütün sülaleye kimlik karmaşası yaşattık ufak çaplı, herkes nefret ettiği ırktan çıktı hahahaha. türkiye'deki arkadaşlarım için yanımda getirdim testlerini yaptırdım sonra valize koyup yurtdışına götürdüm ordan yolladım şirkete.
0
nahtoderfahrung
(24.07.26)
(14)

Bel Fıtığı Ameliyatı için Beyin Cerrahı Önerisi

mavipenguen
49 yaşındaki arkadaşımın belindeki fıtık patlamış. Taksim İlkyardım'a gitmiş. Acil ameliyat olman lazım ama en yakın sıra 6 ay sonraya gelir demişler. Oradaki doktor kartını vermiş. Özelde de ameliyat yapıyorum fiyatı 300.000 TL'den başlıyor hemen 3 gün içinde haber vermen lazım demiş.Ben de diyorum
49 yaşındaki arkadaşımın belindeki fıtık patlamış. Taksim İlkyardım'a gitmiş. Acil ameliyat olman lazım ama en yakın sıra 6 ay sonraya gelir demişler. Oradaki doktor kartını vermiş. Özelde de ameliyat yapıyorum fiyatı 300.000 TL'den başlıyor hemen 3 gün içinde haber vermen lazım demiş.
Ben de diyorum ki MR sonuçlarını alıp bir başka doktora da gitse ve referanslı güvenilir bir doktorla iyi bir hastanede ameliyat olsa.
Fiyatlar her yerde hemen hemen böyle değil midir hiç bilemiyorum.
Bu dönemde pek çok şeye de güvenemez olduk orası da malum.
Hatta İstanbula yakın başka bir şehre bile gidebilir belki hemen gün alabiliyorsa. Şehir hastanesi eğitim hastanesi vs her neyse.
Çünkü arkadaşımın maddi gücü hiç yok. Yıllarca yatalak annesine baktı çalışmadı. Bankadan kredi çekmeye çalışabilir o da verilir mi emin değil.

Önerilerinizi yorumlarınızı bekliyorum.
0
mavipenguen
(16.07.26)
Haklisiniz aynen dediginiz gibi yapmasi lazim. 300 bin TL'nin soz konusu oldugu ortamda kimseye guven olmaz. Bilmiyorum mumkun mudur arkadasinizin senaryosunda ama istanbul disinda memleketi varsa oralara ikamet alarak(belki almadan da oluyordur) hizmet almayi deneyebilir. Ozel saglik sigortasi falan olsa harika olurdu.
0
mbond
(16.07.26)
Ben çok acil ameliyat olman lazım denilen ama ameliyat olmadan düzelen ve fıtık gerçeğiyle yaşamayı öğrenen insan gördüm. Kesinlikle ameliyat olmadan iyileşebilme durumunu mutlaka değerlendirsin. ameliyat olduktan sonra yepyeni bir insan olarak çıkılmıyor maalesef insan. yine fıtığa çok dikkat etmesi ve hayat tarzını buna göre düzenlesi gerekiyor. Kesinlikle fıtığa baskı yapmamak için ağırlık kaldırmadan (burası çok önemli) alternatif tedavi yöntemlerini fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına muayene olarak değerlendirsin. Beyin cerrahları bu konuda çok katı ben fıtığı olana ameliyat olmana gerek yok diyen beyin cerrahı tanımıyorum. Çünkü onlar sebebi ortadan kaldırmak istiyorlar doğal olarak onları da anlıyorum ama ameliyatsız iyileşmek ve fıtıkla yaşamak riskli fakat mümkün.

Bu söylediklerim kesinlikle iyi bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına danışma şartıyla söylüyorum. 300k vermeden önce 3-5k vererek bir uzman görüşü almaktan zarar gelmez diye düşünüyorum. Durduk yere travmaya sebep olup sakat bırakmasın tabi kendini uzmana görünmeyip de kendi kendine geçmesini bekleyerek.
+2
Jazz
(16.07.26)
@jazz doktor demiş ki fıtığın sol 5'te patlamış dışarı taşmış. ameliyat olmazsan uyuşan ve ağrıyan sol bacağında %30 kas kaybı yaşamaya başlarsın. mikro cerrahi ile ameliyat yapacağım 16 saat sonra hayatına kaldığın yerden hiçbir şey olmamış gibi devam edeceksin. Acıbadem Hastanesi vb yerlerde 1milyonlara çıkan bütçesi var bu ameliyatın ama 3 gün içinde bana hemen haber verirsen yaparım ameliyatını 300.000e. Taksim İlkyardım'da 6 ay sıra var demiş.
Arkadaşım da benim öyle bir bütçem yok deyince yüzünü büküp o zaman yapabileceğim başka bir şey yok deyip kartını vermiş. Fikrin değişirse buradayım demiş.
Kadın bu arada 1 haftadır ağrıdan uyuyamıyor. Ağrı kesici iğneler vs işe yaramıyor.
Ben de önce devlet hastanesinde başka doktorlara da gitmeyi dene dedim, yarın seyrantepe devlet hastanesinde boş randevu bulmuş.
allah kimseyi hastanelik duruma getirmesin diyorum.
0
🌸mavipenguen
(16.07.26)
Ağrı kesiciler sadece semptom giderici ve "ağrım azaldı oh normale dönüyorum galiba" diye omurga sağlığı konusundan bir haber olan hastalar için hiç iyi bir şey değil. Burada hastanın bilinçli olması çok önemli. Zor süreç ne yazık ki. hem iyileşme hem öğrenme hem de eldeki bilgilerle ne yapacağına karar verme gibi birbirinden zor noktaları aynı zamanda yapması gerekecek. Önerimi yineliyorum; iyi bir fizik tedavi rehabilitasyon uzmanına görünsün en acil şekilde ve beyin cerrahından önce görünsün. aynı gün 2'sine de randevu alsın mesela önce ftr sonra bc. mr çekilmiştir zaten sanıyorum. hızlıca görüş alır zaten.
0
Jazz
(16.07.26)
bu ne biçim tüccar doktormuş yahu. yuh yani.
yılların bel fıtığı hastasıyım üçüncü evre patlak var. son evre kopma oluyor zaten.
bir öneride bulunmak haddim değil ama farklı doktorlara da görünsün.
normalde ayak düşüklüğü veya idrar tutamama noktasına gelmişse zaten 8 saat içinde ameliyat edilmesi şart diye biliyorum.
onun haricinde bir takım egzersizlerle düzeltilebiliyor.
uzun lafın kısası başka doktorlardan da görüş alsın. büyük ihtimalle ameliyatsız halledilebilecek bir durumdur.
0
lazpalle
(16.07.26)
fitik bizim ailede var, babam cift ameliyatli hatta kemik ekleme falan yapildi beline.
tavsiyem 3 operator doktordan fikir alsin. eger hepsi ameliyat derse yapacak birsey yok. eger fitik patlamissa 6 ay dayanabilir mi bilmiyorum zira agri kesici falan bir ise yaramaz.

doktor oner(e)miyorum cunku 300 butcesi yok ise benim onerecegim adamlar pahali gelir, 300e yapacaklarini sanmiyorum.
0
cooperr
(16.07.26)
işi zor,
istikamet şehir hastanesi görünüyor.
+1
designer
(16.07.26)
Anlattıklarından tüccar terziye denk geldiğini,durumun abartıldığını düşünüyorum.başka bir devlet hastanesine daha gidip yeniden muayene olsun,hatta bir kaç yere gitsin.
0
duptıs
(16.07.26)
Niye Beyin Cerrahı?
FTR uzmanı mı yönlendirmiş? Bence önce FTR uzmanına görünsün.
0
Mirket
(16.07.26)
arkadaşlar; patlamamış ama o haliyle sinire baskı yapan fıtıklar için evet bazı tüccar doktorlar hemen ameliyat diyorlar ama fizik tedavi ile şişen fıtığın düzeltilmesi mümkün. bu çok anlaşılmaz tıbbi bir mevzu değil, basit fizik.

omurga dediğin streç filme sarılmış patlıcan kebabı gibi bir şey.

i.ytimg.com

bunu alttan üstten sıkıştırınca aradaki köfteler şişiyor. ilk aşamada belde ağrı, sinire baskı yaparsa bacaklarda güç ve his kaybı oluyor. ama fizik tedaviyle o alttan üstten baskıyı kaldırıp şişen köfteyi yerine sokup siniri rahatlatabiliyorsun.

ama o streç film yırtılıp köfte dışarı aktıysa artık o yırtıktan geri sokup düzeltemiyorsun. illa açıp o dışarı akan köfteyi temizleyip sinirdeki baskıyı kaldırmak gerekiyor.

fıtığın ne aşamada olduğu mr'da kabak gibi görünüyor. yani şüpheye mahal bırakmayacak kadar açık. ama işte sadece şişik bile olsa açıp düzeltmek isteyenler de oluyor.

bacakta his kaybı, güç kaybı falan varsa ve "acil ameliyat, olmazsan kayıp yaşarsın" denilenler genellikle patlak ve düzeltilemeyecek fıtıklar. bunun ileri aşaması da çişini tutamamak. üstelik o saatten sonra ameliyat bile olsan yıpranan sinir onarılmıyor. ben mal gibi doktora güvenmeyip ameliyatı 3 hafta geciktirdiğim için sol ayağımın bilekten yukarı kaldırma hareketi sakat kaldı, ayrıca sol dizimin üst tarafı da ömür boyu uyuşuk kaldı.

doktor ameliyat diyorsa kırkkilit otunun suyuyla ovup alabalık sarayım falan diye oyalanmayın.
+3
kibritsuyu
(16.07.26)
Herhangi bir eğitim araştırma hastanesine veyahutta üniversite hastanesine acilden giriş yapıp şansını denesin ayrıca doktoru da şikayet etsin.
-1
apocalipy
(16.07.26)
@ kibritsuyu haklı.
Ama 'patlamış' diyen adam, 'ameliyat' diyen adam doktor mu, esnaf mı konusunda tereddüt oluştu da biraz. :)
0
Mirket
(16.07.26)
@kibrit suyu çok büyük geçmiş olsun. değerli yorumunuz için de çok teşekkürler
0
🌸mavipenguen
(16.07.26)
ben bel fitigi ameliyati oldum. cok agrim vardi ama duzgun yurudugum icin doktor filmi gordukten sonra sasirmisti, 1 haftaya yuruyemezsin dedi, oyle de oldu. iki buklum oldum, dogrulamadim.
bir-iki doktora daha gorunsun, ameliyati korkulacak birsey degil. bel fitigi hakkinda cok sacma oneriler donecektir etrafinda onlara aldirmasin.
+1
Coma
(17.07.26)
(15)

İyi bi insan olduğuna inanıyor musun?

Lh12
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.İşte o insana ne kadar yakınsın?
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.

İşte o insana ne kadar yakınsın?
-1
Lh12
(16.07.26)
Gayet iyi biriyim ve kimseyle kıyas etmiyorum. Benden iyisi şu anda cennette hurilerle ceviz kiriyor tabi cennet varsa.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(16.07.26)
İyi de değilim kötü de değilim ortalama bir insanım.
Kimseye kötülük yapamam, kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına da yapmam ancak biri canımı yakarsa ondan daha kötü olurum yoksa içim soğumaz.
0
ekimoloji
(16.07.26)
Ben iyi bir insan olduğuma inanıyorum.
Hatta bence gereğinden fazla iyi biriyim; bu da beni salt "iyi insan" olmaktan alıkoyuyor.
0
mutekebbir
(16.07.26)
iyi insan çok muğlak bir tanım.
asıl önemli olan kendi içinde tutarlı ve ilkeli olabilmek. kendi doğruların bazılarına yanlış gelebilir.
0
my fault
(16.07.26)
Deniz Göktaş'ın tanımını yaptığı "Kötü bir insan olmadığı için iyi olduğunu varsayan" insanlara daha yakınım gibi. Kimseye pek kötülüğüm olmaz ama süper kahraman tadında başkalarının iyiliği için kendimden ödün veren biri de pek olmadım dürüst olmak gerekirse.
0
nundu
(16.07.26)
Saf salak olmak iyi bir insan olmakla eşdeğer mi, kafam ali cengiz oyunlarına bassa o yeteneklerimi kullanır mıydım? Kimse kendine kötü demez kolay kolay, herkesin bir bahanesi var. Bayağı çetrefilli soru, bilemiyorum.
-2
sekizdokuzon
(16.07.26)
son 1 haftada 3 kisiden cok iyi bir insansin iltifati aldim.

otobuste biri basini yaslasa ses etmem, biri uzerime kussa insanlik hali derim. bu demek degildir dogustan pasif veya sunepeyim. gereken yerde aslan gibi kukrerim. sadece empati, nezaket, karsiliksiz sevgi konularinda iyiyim.
-2
buenosdias
(16.07.26)
Eh işte...
+1
burka
(16.07.26)
böyle değer yargıları olmayan ve bunu savunan bir insanım ama ben iyi biriyim diyenlerden daha iyi insan olduğuma yüzde yüz eminim.

bence iyi veya kötü insan diye kalıplamalar yanlış.
0
Hallegadola
(16.07.26)
Bu insan benim esim.

Heart of gold. Cok merhametli, affedici, iyi yürekli biri.
-1
Purple life
(16.07.26)
insanlar default kotu bence. iyilik ogrenilen birsey.

iyi olmaya calisiyorum, ne kadar iyi oldugumu ben degil cevrem bilir, ama benden net daha iyilerini gordum. babam mesela bende daha iyi biridir, ben onun kadar merhametli degilimdir.
0
cooperr
(16.07.26)
O kişi benim :) ve kimseye yakın değilim. Öyleleri yaş aldıkça herkeslerden uzaklaşıyor
0
gadlemler
(16.07.26)
gayet iyi bir insanımdır.

kendime de yakınım.

etrafımda da iyi insan çok.
0
gurur
(16.07.26)
kesinlikle o pozitif, iyi kalpli insanlardan degilim. hep en kotu ihtimali dusunup ona gore hesap yaparim. iyi insanlar mahallelerinde iyi, oyle de kaliyorlar. dunya iyilerin kazandigi bir yer degil maalesef. iyi olup koyumde kalacagima, chaotic neutral olup dunyaya bas kaldiririm.
0
antikadimag
(18.07.26)
Evet, inanıyorum.
0
umutt
(18.07.26)
(6)

C3 AC arabama 4 mevsim lastik

housedaki topal doktor
C3 Aircross arabama 4 mevsim lastik alma niyetim var ama hangi marka alsam bilemedim. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler
C3 Aircross arabama 4 mevsim lastik alma niyetim var ama hangi marka alsam bilemedim. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler
0
housedaki topal doktor
(14.07.26)
bridgestone turanza 6,
continental premium contact 7,
0
designer
(14.07.26)
4 mevsim dediğin lastik eğer kar amblemli ama yazın da gidebilecek bir lastik ise Continental AllSeasonContact 2 iyidir.

mevcut insignia b'mizde takılı şu an.

designer'ın dedikleri ne yazık ki bildiğin yaz lastiği aslında.
0
rain when i die
(14.07.26)
lastiğin kralı michelin ancak çok çabuk yıpranıyor. para problemi yoksa continental, pirelli. uzun ömür dersen goodyear,bridgestone. biraz daha uygun dersen hankook. ortalam üzmez dersen falken,kumho.
0
mikahakkinen
(14.07.26)
Ben de 4 mevsimleri epeyce bi araştırdım.

Bu kar sembollü premium 4 mevsimler istanbul için epey mantıklı geldi ve sonunda Michelin CrossClimate aldım. Henüz kar görmedim ama özellikle uzun yolda memnunum diyebilirim.
0
msb
(14.07.26)
kar amblemli al +1
continental derim.
0
cooperr
(15.07.26)
Crossclimate al
0
jackyr
(15.07.26)
(14)

saygi duydugunuz meslekler

Purple life
neler?extra özel bir saygidan bahsediyorum.
neler?

extra özel bir saygidan bahsediyorum.
-1
Purple life
(14.07.26)
Ogretmenler. Kendilerini hic sevmem, ne bilim teknik okuyan fizik öğretmeni kaldi, ne edebiyat dergisine abone olan edb ogretmeni. Tarih ogretmeni dediğin history channel gibi olmali ama bunlar tugrali yuzukle geziyor. Kisisel gelisime onem verem ogretmen 20 senedir gormedim.

Neyse konu o değildi, bu devirde bu dallama ogrenci kitlesi ile kapali ortamda günde 8 saat kaldiklari için saygi duyuyorum. Ben bir tanesine katlanamam.
+6
duster
(14.07.26)
doktor, baska da yok.
+4
lemmiwinks
(14.07.26)
doktor ama spesifik olarak cerrahlar benim gözümde başka seviye. ya diş ağrısından aklını kaybeder insan, onun çekilmesi bile inanılmaz geliyor bana. veya düşünsene sabah poğaça yiyip meyve suyu içiyosun sonra ALTI SAAT beyin ameliyatı yapıyosun. hayatın, rutinin bu. sorumluluğu, ağırlığı, üstüne üstlük direkt olarak insan hayatına önemi filan bence korkunç bi şey. kasap gibi insan kesip biçiyosun ve ölüyolar, iyileşiyolar, etrafında sürekli hastalar ve yakınları... hem müthiş bi şey hem de manevi yükü çok ağırdır diye düşünüyorum. bana milyonlar versinler ben 3-5 sene sonra "yeter lan böyle hayat mı yaşanır" diye bırakıp kaçarım herhalde naled olsun ameliyatına da profesörlüğüne de deyip.
+4
der meister
(14.07.26)
Tozlu, pis, gurultulu, cok sicak, cok soguk vs zor ortamlarda calisan, calismak zorunda kalan emekciler, agir kaldiranlar, uzun sure ayakta duranlar vs
+2
freedonia
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var. üniversite sınavında tıp yazdı diye saygıyı hak etmez kimse.
+9
co2s2
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var +1

işine saygısı olan, kaytarmayan, işini olması gerektiği gibi yapan herkese saygım var. meslek ayırmıyorum. ayırmayı doğru bulmuyorum
+3
abelardo
(14.07.26)
Acı bir deneyim oldu benim için bu duyuru. Ağzımın ucuna kadar gelse de ne "doktor" diyebildim, ne "asker". Ne " imam" diyebildim, ne "öğretmen"...

Sanırım, kaybolmaya yüz tutmuş zanaatleri inatla icra edenlere ekstra saygı duyuyorum. Bir de milli savunma sanayiinde çalışan yetenekli ve özverili teknik personele...
0
yadigar
(14.07.26)
ben sadece doktorlara saygı duyuyorum. burada sabah akşam kendini öven beyaz yaka tayfaya ise antipati duyuyorum.
+2
nothing in my way
(14.07.26)
Günümüzde itfaiye att hariç genelleme yapmak zor.
0
topkapiaksaray
(14.07.26)
doktor ama kesip bicen tayfa, oyle aile hekimi falan kurtarmaz. dalak bobrek dalanlara hayranim, arada acip ameliyat izlerim..

mansiyon olarak muhendisler derim, uc kurus paraya ciddi olarak kendini adayip her sabah daha iyi seyler yapmak icin uyanan onlarca muhendis taniyorum. tok evin ac kedileri.
-1
cooperr
(15.07.26)
Öğretmenler, birine bir şey öğretebilmenin çok zor olduğunu düşünüyorum bu yüzden bunu yapabilenlere ekstra bir saygım var.
0
mutekebbir
(15.07.26)
Çöpçüler + doktorlar + öğretmenler ve de ilaç geliştirmede çalışanlar
0
gadlemler
(15.07.26)
Öğretmenler. Millet çok sövüyor da çoluk çocuk ve ebeveynleriyle uğraşmak yapılacak iş değil.
+2
halitkin
(15.07.26)
Cerrahlar +1

Abim cerrah. Çocuklarla ilgili bir alanda.
Hepimiz gün sonunda iş nasıldı neler yaptın diye ailecek konuşuyoruz. Kimse abimi dinlemek istemiyor lütfen sen anlatma diyoruz. Bizim duymak istemediğimiz detayları her gün yaşıyorlar. Kutsalın da kutsalı.
0
yenibirgüzelnick
(16.07.26)
(8)

çiftçi biri için yurtdışı

subcomponent
Bi çiftçilerin gitmediği kalmıştı, evet.Hem aileden hem kendi başına da çiftçilik yapan genç bir arkadaş var (üniversite de okumuş, ayrıca mesleği de var), depremde maddi/manevi kaybı çok oldu. Ama büyük montanlı tarım yapabilir miyim başka bir yerde gibi bir hayali var. Bu işin oluru var mı? Bunun
Bi çiftçilerin gitmediği kalmıştı, evet.
Hem aileden hem kendi başına da çiftçilik yapan genç bir arkadaş var (üniversite de okumuş, ayrıca mesleği de var), depremde maddi/manevi kaybı çok oldu. Ama büyük montanlı tarım yapabilir miyim başka bir yerde gibi bir hayali var. Bu işin oluru var mı? Bunun vizesi için şans ne kadardır? Ne yapılır? Kanada depremden sonra böyle bir alım yapmış ama onu kaçırmış.
0
subcomponent
(13.07.26)
Merhaba,

Portekiz'de topraksız tarım ile yaban mersini üretmek amacıyla yerleşmeye calısıyorum. Evimizi satabilirsek yakında zamanda gideceğiz.

Geleneksel yöntemler ile yapılacak tarım ile benzer sekilde gidebilmek zor olabilir. Ayrıca gideceğiniz ülkede iletişim kurabilmeniz için dil gerekmekte.

Avrupada ve gelişmiş ulkelerde tarım ve havyancılık ile ilgili girişimde bulunarak gidebilirsiniz.

Fakat dediğim gibi iletişim kurabilecek dil bilmeniz gerekmekte.
Portekiz ve AB içerisindeki ülkeler konusunda bildiklerimi paylaşabilirim. Bana ulaşırsanız yardımcı olmaya calısırım.
0
kaiserr76
(13.07.26)
Avusturalya düşünür mü? Bildiğim kadarıyla şimdi başka sektörde çalışıyor ama zamanında kuzenim tarım için gitmişti. Özellikle aradıkları alanlar oluyor mesela madencilik gibi, tarım da onlardan biri sanırsam.
0
peki madem
(13.07.26)
Avustralya da düşündüğü ülkelerden birisi (en azından dil ve büyüklük nedeniyle), kuzeniniz nasıl gitmişti?
0
🌸subcomponent
(13.07.26)
Çok detaylı bilmiyorum ama tarımda böceklerin kullanımı ile ilgili bir projesi vardı.
0
peki madem
(13.07.26)
Selam.İrlanda için şu arkadaşın videolarını izlemiştim.Belki size fikir verebilir.
youtu.be
0
arenas
(13.07.26)
Bir çiftçilerin gitmediği kalmıştı yanlış bir düşünce.büyük montanlı düşünüyorsa önce doğru planlama yapması lazım.gidip tarla yatırımına girip mi yapacak,kiralama mı istiyor.birde yurtdışına gideceğim diyenlerin hep hayali avrupa,amerika.afrika uyar mı mesela ona.benim tanıdığım afrikada çok büyük arazilerde çeltik,susam ekimi yapan türkler var.çok büyük yapanların ona göre makine parkları,ilaçlama uçakları,dronları vs var.

Avrupa da tarım yapmak istediğinde çok büyük teşvikler var.çekya bohemia da 6000 dönüm tarım işletmesine sahip bir aile tanıyorum,ibb gibi garajları var adamların,kendi tarım müzeleri var.ukraynada,moldovada çiftçilik yapan çok sayıda buradan giden insan var.

Oturup dersini iyice çalışırsa olur.en iyi neyi biliyorsa onun üzerinden yürüsün.
0
duptıs
(13.07.26)
kanada deprem vizesiyle gelenlerin malesef vizelerini yenilemedi, statu degisikligine de gitmiyor. cogunluk geri donuyor, gecenlerde birkac tanidigim cocuk dondu. buralara gelmemesi iyi olmus, kacirdigi birsey yok.

diger ulkeler icin, yabanci dili yoksa ben bulasmasi taraftari degilim.
-1
cooperr
(13.07.26)
Portekiz'de çiftçilik mi? Portekiz'de en son yapılacak şey çiftçilik. Herkesin bağı bahçesi var. Kendileri ekip, kendileri biçerler.
0
Kahvedesu
(13.07.26)
(4)

Araba Kiralarken Sigorta Sorusu

askingforafriend
Merhabalar,Arabadan, araba kiralamadan anlamayan biriyim. Almanya'da kiralayıp Fransa'ya gideceğiz, git - gel toplam 600 km ve Fransa'da da günlük max 50 km gidilecek. Az miktarda köy yolu gibi (asfalt olmayan) bir yol mevcut ve her gün az miktarda bu yol kullanılacak. Aracı kız arkadaşım kullanacak
Merhabalar,

Arabadan, araba kiralamadan anlamayan biriyim. Almanya'da kiralayıp Fransa'ya gideceğiz, git - gel toplam 600 km ve Fransa'da da günlük max 50 km gidilecek. Az miktarda köy yolu gibi (asfalt olmayan) bir yol mevcut ve her gün az miktarda bu yol kullanılacak. Aracı kız arkadaşım kullanacak, tecrübesiz ve çok iyi olmayan bir şoför, sadece mini araba sınıfı araçları rahatça kullanabiliyor.

En uygun fiyatı (ve uygun arabayı) enterprise'da bulduk. sigorta ile ilgili tavsiyenize ihtiyacım var. "Excess Protection" satın almalı mıyım sizce? "Damage Waiver" zorunlu olarak dahil. Excess Protection istersem günlük 25 Eur tutuyor. Aşağıda detayları yazıyorum, sizce Excess Protection almalı mıyım?

Damage Waiver
Details
The Damage Waiver (DW) reduces the renter's liability in the event of damage or theft of the vehicle when no responsible third party is identified. If DW is not included in the reservation, the renter has full liability for the vehicle. DW is available for purchase and reduces the applicable excess on all vehicles to zero. If purchasing DW at Munich Airport, the excess is reduced down to the following levels.

If DW is included in the reservation (or DW is purchased at MUC), all Car and SUV categories of the sizes Mini, Economy and Compact have a 1,200.00 EUR excess. Intermediate, Standard, Small Passenger Vans and Small Cargo Vans have a 1,400.00 EUR excess. For Full-size and Premium vehicles, Large Passenger Vans, Large SUVs, Luxury Elite Electric vehicles and Luton Cargo Vans, the excess is 1,700.00 EUR. For all Medium and Large Cargo Vans, an excess of 1,500.00 EUR applies. Excess will be charged for each separate incident of damage.

Before purchasing DW, it is advisable to determine if the renter's personal coverage is adequate to cover damage, theft, loss of revenue, administration fees, diminishment of value, and any towing, storage or impound fees. If DW is declined, the renter will be required to pay these charges and to seek compensation through their carrier of personal coverage. DW is not insurance.


Excess Protection
Details
Excess Protection (EP) is an optional coverage which reduces the applicable Damage Waiver excess amount to zero for all vehicles.
If EP is not included in the reservation, it is available for purchase.
Before purchasing EP, it is advisable to determine if the renter's personal coverage is adequate to cover damage, theft, loss of revenue, administration fees, diminishment of value, and any towing, storage or impound fees. If EP is declined, the renter will be required to pay these charges up to the Damage Waiver excess amount and seek compensation through their carrier of personal coverage. Excess Protection (EP) is not insurance.
0
askingforafriend
(13.07.26)
Selam, yakın zamanda Kopenhag’a bir tatile gittik ve ilk defa direkt firmadan değil de aracı bir site kullanarak Europcar’dan araç kiraladık. Site şu: www.autoeurope.eu

Direkt kiralamalarda enterprise ya da europcar gibi firmalar sigorta ücretlerini çok şişiriyorlar. Ama yine de full sigorta yaptırmak faydalı. Zira bizim gezimizde İsveç’e geçtiğimizde arabanın arka küçük camını kırıp bir şeyler almaya çalışmışlar. Arabada bir şey yoktu ancak Europcar 600 euro kadar bir masraf çıkarttı. Biz bunu cebimizden ödedik daha sonra autoeurope’tan bu miktarı talep ettik. Tamamını bize geri ödediler. Sigorta için 4 günlük 12 euro ödemiştim sadece. Yaptırmasaydım 600 euro cebimden çıkmış olacaktı. Sigorta sayesinde böyle bir olaya rağmen hiçbir ekstra ödememiş olduk.
+2
but that was just a dream
(13.07.26)
farklı ülkeye geçicekseniz onu belirtmeniz gerekiyor sanırım.

bir de ben yaptırıyorum genelde kapsamlı sigorta, jantta çizikten falan 500 euro çıkarmasınlar diye. yapan kurumsal firmalar bile duymuştum. kurumsallık oradaki adamın insiyatifinde. en ucuz şirket - fiyat, en iyi sigorta prensibim.
+1
kveldulv
(13.07.26)
Sigorta yaptirin bence. Kafaniz rahat kullanin. Ben butun kiralamalarimda yaptiririm. Oyle olunca teslim alirken dogru durust incelemiyorlar bile. Cunku kucuk hasarlari sigorta karsiliyor
0
narod
(13.07.26)
excess dedigi diyelim ki arabada 5000 avroluk bir hasar olustu, bunun ilk 1200 avrosunu sigorta karsilamiyor. 3800 oduyor, gerisini sana yikiyorlar. o excess'i de hemen senin karta kitlerler bu arada, arabayi teslim eder etmez cekerler kartindan.

bazi kredi kartlarinda sigorta var ama onlarin da excess'i olabiliyor, bir de aracin degerine gore belli degeri gectikten sonra karsilamayabilirler, o detaylara bakmak lazim.

abicim kafamiz agrimasin biz bunlarla ugramayiz diyorsaniz, excess sigortasi yaptirin gecin. full sigorta varsa araci benzin dokup yaksanda senden 1 kurus alamazlar, anahtari birakir cikarsin.
+1
cooperr
(14.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(7)

son 1 yilda turkiye nasil sizce?

dokunmakalbime
1 yil once yurtdisina tasindim. sosyal medya, basin vs.. ulkeden uzak kaldim biraz. gecen yil ile bu yil arasinda. ekonomi, siyaset, guzel haberler, kotu haberler vs.. karsilastiririp asagidaki ankete cevap verirmisiniz?
1 yil once yurtdisina tasindim. sosyal medya, basin vs.. ulkeden uzak kaldim biraz. gecen yil ile bu yil arasinda. ekonomi, siyaset, guzel haberler, kotu haberler vs.. karsilastiririp asagidaki ankete cevap verirmisiniz?
📊 son 1 yilda turkiye nasil?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

-2
dokunmakalbime
(12.07.26)
Son iki seçenek arasında nasıl bir fark var?

Şu konuda Nato ülkeleri ikincisi, sanırım Dünyada da beşinci olmuşuz. Şahlanıyoruz yani.
www.instagram.com
Dedem de bugün bahsetmiş biraz 22:29'dan itibaren
www.youtube.com
-2
Mirket
(12.07.26)
Çevremiz biribirini yiyor . Türkiye'ye olumlu yansımaları var . Daha da olacak .
NATO toplantısı da önemli bu hususta.
-3
diyecevaplandı
(12.07.26)
oylar ve yorumlar icin tesekkurler.

@mirket: yukaridan asagi siddet daha da artiyor gibi dusunebilirsiniz. ornek:

kotuye gidis normal seyrinde: ekonomi, siyaset vs.. alistik bu ulkede artik.
hersey cok daha kotu: son 1 yilda olanlar iyice beni tuketti.

bu arada dipnot: ilk ikiye oy verenlerin troll olmadigini anlamak icin. o 2 tanesine oy verenler kararlarini etkileyen dinamikleri paylasirsa sevinirim. satasma, saygisizlik, bagnazlik olmadigi surece tikler garantidir:)
0
🌸dokunmakalbime
(12.07.26)
dün gece ani bir karar ile plastikten, oto yedek parçasına, elektronik cihazlardan, oyuncaklara kadar tüm gümrük vergilerine %20-30 arası zam geldi. sence ?
+1
orpheus
(12.07.26)
türkiye fasit bir daire..
0
anon1m
(12.07.26)
bence "kotuye gidis normal seyrinde" ama bu benim karamsarlığımdan dolayı. Ben 2017'den beri ülkenin sürekli batacağını düşünen biriyim, bence benim düşündüğüm kadar kötüleşmedi Türkiye. (:D) Yani her şey kesinlikle daha kötü, ama başkanlık sistemi ve 2023 seçimleriyle halkın yarısı tercihini yaptı zaten ve sistemden dolayı herkes onun sonuçlarını yaşıyor.

Mesela hukuk adalet falan geriye gitti ama çoğu insan sadece ekonomi olarak bakıyor. Öyleyse, benim beyaz yakalı çevrem hiç kazanmadığı kadar yüksek dolar karşılığı TL kazanıyor şu an. Yani 3 yıl önce 1000 dolar maaş alan şu an 2 bin küsur dolar alıyor Avrupa'da tatile gidiyor. Fakat eskiden o 1000 dolarla Türkiyede daha rahat yaşarken şimdi 2000 dolar yetmiyor o yüzden Avrupa tatili daha ucuz geliyor. Böyle aşırı saçma durumlar var.
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
80 darbesinden sonra kotuye gidis hic durmadi ki normal seyrinde devam ediyor.
0
cooperr
(13.07.26)
(3)

istanbul avrupa yakası mekan önerisi

art cat chocolate
selamlar yine ben mekan sormaya geldim :d1 yaşında bir adet bebek ve 6 arkadaş olarak takılabileceğimiz, fazla kalabalık olmayan mekan önerileriniz var mı? kahve-tatlı, hafif yemek tarzında olabilir.teşekkürlerr
selamlar yine ben mekan sormaya geldim :d

1 yaşında bir adet bebek ve 6 arkadaş olarak takılabileceğimiz, fazla kalabalık olmayan mekan önerileriniz var mı? kahve-tatlı, hafif yemek tarzında olabilir.

teşekkürlerr
0
art cat chocolate
(11.07.26)
Flam yeniköy
0
ırene adler
(11.07.26)
yesilkoy dilim pizza
tatli olarak suflesi cok iyidir.
0
cooperr
(11.07.26)
Cihangir Kahve6
Cihangir Journey
0
mavipenguen
(11.07.26)
(4)

Lise Alan Tercihi - Mesleki Teknik Anadolu Lisesi

mate soul
Yeğenim LGS'de 420 puan aldı ve Eskişehir'de ikamet ediyor. Puanı, Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yetiyor. Okulda üç farklı alan var:- Uçak Bakım Alanı- Havacılık ve Uzay Teknolojisi Alanı- Bilişim Teknolojileri AlanıHangisinin uzun vadede daha doğru bir tercih olabileceğini değer
Yeğenim LGS'de 420 puan aldı ve Eskişehir'de ikamet ediyor. Puanı, Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yetiyor. Okulda üç farklı alan var:

- Uçak Bakım Alanı
- Havacılık ve Uzay Teknolojisi Alanı
- Bilişim Teknolojileri Alanı

Hangisinin uzun vadede daha doğru bir tercih olabileceğini değerlendirmeye çalışıyorum.

Yeğenimin analitik ve soyut düşünme becerisi oldukça güçlü. LGS sonucu beklentimizin altında kaldı -kapasitesine kıyasla iyi çalışmadı. Buna karşılık el becerisinin çok güçlü olduğunu söyleyemem.

Bu alanlarda çalışan, okuyan ya da bu bölümler hakkında tecrübesi olanlar varsa, iş imkanları, hangi öğrencinin hangi alanda daha başarılı olabileceği konusunda görüşlerini paylaşırsa çok sevinirim.
0
mate soul
(11.07.26)
Uçak bakım. Teknisyen olur. İyi maaş alır. Ama zor iş. Fiziksel çalışma olacak.
-4
arbre
(11.07.26)
Analitik düşünme soyut beceri çok yüksek potansiyel… geçiniz bunları.

Ben Maltepe de meslek lisesine gitmiştim. 9. sınıfta matematik 1 ve 2. sınav puanlarım 25 ve 27 idi.

9. sınıf sonrası üniversite hayalleri kurmaya başlayınca manyak ders çalışmaya başladım. Uzun ve yorucu bir süreç sonunda Boğaziçi makineye okudum. Lisansda 3.5+ ortalama yapıp bursla kuzey ülkesinde erasmusa gittim.

Ben bilişim teknolojileri okumuştum. Bize basit c# öğrettiler. Elektrik dersi, Photoshop, sql aldığımı hatırlıyorum. Ama bunlar çok basit şeyler, hiç bilmeyen ama “analitik” düşünen birisi, 1 haftada bunların hepsini öğrenir. Zaten ai devrinde hiçbir zorluğu/önemi kalmadı.

Uçak bakım onarım okursa, Türk teknik de teknisyen olabilir. Ama tt herkesi almıyor, ingilizce sınavı, kendi yetenek testleri var. Bunlar hariç referansla girebilir bi. Rekabet bayağı yüksek

Bilişim teknolojileri, elektrik vs. okursa, devlette memur olarak rahat atanabilir. Mesela bizim okul, meslek lisesinden bilişim alanından mezun ilan açmıştı.

Anlayacağınız lisenin çok önemi yok. Yüksek üniversiteler hedefliyorsa, meslek dersleri geri çeker. Atp programında bile olsa bir sürü ders kaçıracak. Mesela bizde 11. sınıfta biyoloji yoktu, atp de olmama rağmen. Üstüne stajlar derken yazları heba olacak.

Ama üniversiteye güvenemeyiz derseniz, bu üçü arasında uçak bakım en önü açık görünüyor.
+1
klardtt
(11.07.26)
ucak bakim derdim ama el becerisi iyi degil demen sikinti.
0
cooperr
(11.07.26)
Etrafımda uçak bakım teknisyenleri var.
İngilizce bilgisinin çok iyi olması gerekiyor prosedürleri okuyup anlamak için. Ayrıca aşırı dikkat isteyen tehlikeli bir bölüm. Varıyalı çalışmaya uygun olmak gerek tabii.
Şartlar makul geliyorsa güzel kazandıracak alaylının rakip olamayacağı bir meslek.
0
cilekli pasta
(12.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-5
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(5)

Hastalık sıklığı

wild honey suckle
Selams.2 yaşında çocuk. Okula henüz gitmiyor ancak oyun grubu, park falan derken aktif. 2 ayda bir hasta oluyor. Artık gittiğimiz hastanede deskteki kadın tanıdı bizi. Bir de çok enteresan hastalıklar. Sabah iyi diyelim akşam 40,5 derece ateşle acile koşuyoruz. Daha poliklinik görmek nasip olmadı sü
Selams.

2 yaşında çocuk. Okula henüz gitmiyor ancak oyun grubu, park falan derken aktif. 2 ayda bir hasta oluyor. Artık gittiğimiz hastanede deskteki kadın tanıdı bizi. Bir de çok enteresan hastalıklar. Sabah iyi diyelim akşam 40,5 derece ateşle acile koşuyoruz. Daha poliklinik görmek nasip olmadı sürekli gece kötüleşiyor. 2-3 gün ateş sonra sonsuz öksürük buruk akıntısı sonra bitiyor. Ama 2 ay sonra gene böyleyiz. Enabzına baktım sürekli üsye üsye üsye üsye yani cidden şaka gibi. Çok iyi beslenen sağlıklı bir çocuk. Hijyenine ya da giyimine olabildiğince dikkat ediyoruz.
Bu cidden erken doğdu ve anne sütü almadığı için mi böyle yoksa tüm çocuklarda bu böyle yaşanıyor mu? Okula başladıktan sonra ne yapacağız haftada bire mi düşecek bu sıklık?
0
wild honey suckle
(10.07.26)
Çocuk immünoloji ve alerji bölümüne götürebilirsiniz. Son bir yılda 4 kere antibiyotik aldı mı diye sormuşlardı bir yakınıma.
+2
iustitia omnibus
(10.07.26)
alerji +1 eskiden tıp bu kadar iyi değilken doktorum bulamamış alerji olduğumu sürekli hastalık ateşten penisilin vuruluyormuşum, doktor değiştirip alerji ilaçlarına başlayınca hastalıklarım geçmiş. bu zamanda alerji çıkarsa çocuk o doktorunuzu kesinlikle değiştirin. çok geçmiş olsun.
+1
eja
(10.07.26)
rinolit olabilir mi acaba bi araştırır mısınız? geçenlerde genç bir kadının videosunu izlemiştim. çok nadir görülen ve genellikle çocukken burna yabancı bir cisim kaçması nedeniyle olan bir şeymiş ama kadın çocukluğundan beri sürekli nezle gibi gezdiğini ve bir doktor sayesinde bu durumun fark edilip kurtulduğunu söylemişti. belki sizinki de benzer bir durumdur. geçmiş olsun.
0
matilda
(10.07.26)
2.5 yaşında okula başlayan kızım ilk sene 9 kere, 3.5 da 6 kere, 4.5ta 4 kere hastaneye uğradık. okul zaten biyolojik hastalık çukur gibi ama bağışıklık böyle oluşuyor. 7 yaşından sonra bağışıklık kuvvetleniyor. bizim kız 4 yaşına kadar katkılı bir şey yemedi. 3 yaşına kadarda antibiyotik almadı. ama geçmeyen 2 haftalık ateşe artık antibiyotiğide kullandık. her çocuk böyle bu bir süreç, ben de sürekli buralara yazdım sürekli hastalık mı diye ama normal. çocuklar tertemiz apartman dairelerinden mikrop dolu alanlara girince hasta oluyorlar. aslında doğalı toprakta sokakta büyümesi ancak günümüz yaşamı izole olmalarını gerektiriyor. okula başladığınızda ilk sene sık hasta olabilir.
0
mikahakkinen
(10.07.26)
panik yok bizimki de oyleydi. erken dogum degil ama anne sutu eksikligi vardi, 6 ay emzirebildi. 4 yasina kadar surundu diyebilirim, 2 haftada bir mutlaka hastaydi ve her seferinde agir geciriyordu, 2-3 gun kafayi kaldirmadan yatiyordu.
sonra yavas yavas iyilesmeye basladi. su anda sikinti yok.
biraz sabirli olmaniz lazim, bazi cocuklar boyle.
0
cooperr
(10.07.26)
(35)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
Başkalarında zaman zaman beğendiğim dövmeler oluyor ama kendim yaptıramam. Yeri geliyor 1 2 sene önceki tercihlerimi beğenmiyorum, birkaç sene sonra yaptırdığım dövmeden pişman olmam çok olası
0
kullanicadi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(8)

Yarın şöyle bir yere iş görüşmesine gidiyorum (yalnızca önyargılı cevaplar)

sekizdokuzon
Mekanın girişi şu şekilde: https://ibb.co/gb6bXWJsGörüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :pTeşekkürler.
Mekanın girişi şu şekilde: ibb.co

Görüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :p

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(06.07.26)
Sen iş arıyormuşsun gibi değilde, onlar seni ısrarla istiyormuş gibi gideceksin. Özgüvenli olacaksın. İşi kapıp geleceksin.
Bu fotodan bunu anladım ben
0
etna
(06.07.26)
konsoldaki objelere bakılırsa, duvarda hat levha olduğunu tahmin ediyorum. patronun odasında oymalı, saçaklı dore perdeler de varsa, bu iş tamam inşallah diyorum :m
+5
lil siztah
(06.07.26)
Kanepenin rengi işi bozuyor (yanlış hatırlamıyorsam.). Yine de temkinli olun. :D
+4
auroraaurora
(06.07.26)
En sağda duran o siyah kap bildiğiniz urne. Ya dekorasyon gelişigüzel yapılmış ya da patronun babaannesinin külleri orada duruyor. İki türlü de pek olumlu bir durum değil.
0
akhenaten
(06.07.26)
ofis mobilyaları bilindik bir markanın.
demek ki ucuza kaçılmamış, kurumda kalite farkındalığı var.
+1
duyuruuser
(06.07.26)
mulakatin ortasinda "simdi ingilizce devam edelim" denecek gibi.
-1
cooperr
(06.07.26)
nasıl geçti?
+1
duster
(07.07.26)
Onlar beni beğendi ama ben onları beğenmedim. Umarım orada çalışmak zorunda kalmam.
-1
🌸sekizdokuzon
(07.07.26)
(4)

Ekşi sözlük reklam ve uçurulma olayları

egerbiryolcu
Birkaç yıl önce biraz cehaletten bir iki tane reklam entrsi girip uçurulmuştum. Ama dikkatimi çeken şey gırla, şarkıcılar ve bazı şahsiyetler için hatta spesifik magazin olayları için gayet reklam entrileri giriliyor. Bazı hesapları özellikle kontrol ettim belli yani sadece sanatçı övmüş mesela. Yan
Birkaç yıl önce biraz cehaletten bir iki tane reklam entrsi girip uçurulmuştum. Ama dikkatimi çeken şey gırla, şarkıcılar ve bazı şahsiyetler için hatta spesifik magazin olayları için gayet reklam entrileri giriliyor. Bazı hesapları özellikle kontrol ettim belli yani sadece sanatçı övmüş mesela. Yani bu kadar reklamciya neden bir şey olmuyor da on on beş yılda bir tane reklam giren ben ucuruldum.
0
egerbiryolcu
(05.07.26)
Örnek link verebilir misin?
0
mikro patlama
(05.07.26)
daha önce bu durum dikkatimi çekmişti ve mesela örnek veriyorum Zeynep bastık ile ilgili başlıklarda bir yazar dikkatimi çekmişti ama ucurulmamisti gayet hesabı duruyordu. Sürekli onun içeriklerine entry girmişti. Bu spesifik örneğe daha önce denk gelmiştim o yüzden tekrar araştırmam gerekecek hangi yazardı vs ama kastettigim bu tarz entrler çok fazla yok mu zaten Zeynep bastık bir örnek sadece.
-1
🌸egerbiryolcu
(05.07.26)
Sözlükte akp tayfa muhalif kim varsa yemleyip ardından şikayet ediyordu.

Şimdi alenen liste verip ucuruyorlar
0
topkapiaksaray
(05.07.26)
durumcuye arpasini verirsen ucurmaz herhalde.
mevzu buyuk ihtimal pastadan bir pay alabilmek. vergini vereceksin..
0
cooperr
(05.07.26)
(17)

Kutsalınız ne kadar kırılgansa, o kadar putperestsiniz!

banach
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...Kaynak: https://x.com/tfnkymz/status/2071201944840917256
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...

Kaynak: x.com
0
banach
(03.07.26)
Kafirun Suresinin Anlamı
-Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1- De ki: Ey kâfirler.

2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam.

3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.

4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz.

6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.

Hümeze Suresi anlamı
1-2 - Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!

3- O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.

4- Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır.

5- Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?

6-7 - O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.

8-9 - Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları hâlde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.

Kalem Suresi 7-15 ayetleri anlamı:

7- Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
-12
dilemma of subscribtionability
(03.07.26)
@dilemma of subscribtionability; cok guzel. butun bu kirilganliklara cevap kitapta varmis iste: لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ

gunun kitabi: ali seriati - dine karsi din.
0
🌸banach
(03.07.26)
@banach
Selam
0
yadigar
(03.07.26)
@yadigar, ve aleykumselam!

gunun siiri: asaf halet celebi - ibrahim

"ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim"
+1
🌸banach
(03.07.26)
gunun put kiricisi: ebu zer el-gıfari
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun ezgisi: bir sabah gelecek kardan aydinlik

link: www.youtube.com
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun kitabi (malum gun dondu): daryush shayegan - yarali bilinc: geleneksel toplumlarda kulturel sizofreni

link: www.amazon.com
0
🌸banach
(04.07.26)
valla din isi yalan ama hayat da komple kolpa olamaz teorisini takip eden birisi olarak benim icin dusunce ozgurlugu, baskasi "senin tavrin beni uzuyor, canimi sikiyor" dediginde sinira ulasmis oluyor.

yani adam Muhammed'i cizme, bu benim canimi sikiyor kardesim, beni gucendiriyor, uzuyor diyorsa ustune gitmeyeceksin. yok ben bunlari dinlemem putlari yikacam kafasindaysan da basina birsey gelince sikayet etmemen lazim.

falan filan..
-1
cooperr
(04.07.26)
gunun tez konusu: islamcilarda oportünizm, guc ve para hirsi
+2
🌸banach
(04.07.26)
gunun siyonisti: malum dalyarak
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun sozu: "din; ölümden önce bir işe yaramayacaksa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır"
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun buyukelcisi: bakara, makara
+2
🌸banach
(04.07.26)
bunu illa islam’a indirgememek lazım, başkalarının dinine saygılı olacaksın işte, ateistse de saygılı olacaksın yahudiyse de. birbirine saldırıp duran insanlar düşük zekalı.
+1
deartheodosia
(04.07.26)
gunun putu: din, kitap, para, bayrak, vatan, ata, dede, ana, baci... herkesin putu kendine.
0
🌸banach
(04.07.26)
baskalarinin dinine saygili olacaksin soylemi basta guzel dursa da pratikte karsiligi olan bir sey degil. cunku dinler toplumsal yasami sekillendirme islevine sahip olduklarindan kendilerine yonelik goruslere karsi bu sekilde notr bakmiyorlar. bir ateistin islama inanmamasi, ya da inancsizligini acikca ifade etmesi bile bir dindar acisindan dinine hakaret olabiliyor. cok da garip degil esasinda, ateist olmak nihayetinde muhammed'in gercek olmadigini ya da yalanci/hasta oldugunu iddia etmek temelinde.

bu yuzden ifade ozgurlugunun sinirini dine saygili olmak gibi hakim dinlerin rahatca egip bukebilecegi bir yerden cekmek cok tehlikeli. kutsallarla da, dinlerle de dalga gecilebilir, saka yapilabilir, ve dahi hakaret edilebilir. buna benzer olcude tepki vermek de normaldir. ama devletin mudahil olmasi gereken bir sey degil.
+1
ghilleinthemist
(04.07.26)
katılmıyorum.
0
gurur
(04.07.26)
katılıyorum.

benim anlayışıma göre, bir inancın, dünya görüşünün değeri, mutlakiyeti, kabul edilebilirliği; bu görüşlere karşı kimi "sataşmalar" karşısında onlara inananlarının takındığı tavırda gizlidir.

onlarla alakalı en ufak bir eleştiride ya da espiride, müritlerinin öfkeden deliye döndüğü ve eldeki imkanları, olanakları nispetinde söz konusu eleştiriyi yahut şakayı yapan zatları cezalandırma yolunu seçen inanç değerlerini benimsemem.

Hakikate böylesi inanç sistemleriyle ulaşılamayacağını düşünürüm.

Çevremizdeki tüm aynaları kırarsak, en sonunda neye benzediğimizi unuturuz diye düşünüyorum.
0
pangea
(05.07.26)
(4)

ik neden cuma 16.50’de arar?

substituent
Yaygın bir şey mi? 3 kere başıma geldi. Bir anlamı var mı? İş başvurusu kısmında.
Yaygın bir şey mi? 3 kere başıma geldi. Bir anlamı var mı? İş başvurusu kısmında.
0
substituent
(03.07.26)
Önümüzdeki haftanın programı için son dakika aramaları diye yorumladım.
0
gabe h coud
(03.07.26)
"min. x kisiyi geri aramalisin" gibi bir kotasi varsa kota dolduruyordur diye yorumladim.
+1
cooperr
(03.07.26)
Beceriksiz olduklari icin.

Bence sen bir yolunu bul ve yurt disina cik. Belli ki sende köle postu yok. Trde zorlanirsin.

Ben de bu sacma davranislardan ötürü yurt disina is aramaya baslamistim yeni mezun oldugumda.
-3
Purple life
(03.07.26)
İk yoğun bir birim
Yoğunluk arasında işini bitirip fırsat bulunca aramış. 16.50 mesai saati gayet normal bir saat

Bir de ik dan haber beklemek haftasonu in araya girmesi yorucu süreç ben tercih ederdim cuma akşam dahi olsa beni aramasini
+2
aloneinthedark
(03.07.26)
(13)

cocugunun fotograflarini sosyal medyada acik olarak paylasmak

birkibirkibirkibirkiuc
merhabalar,su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs. hatta yan bilgi olarak söyle bir se
merhabalar,

su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs.

hatta yan bilgi olarak söyle bir sey vereyim. gecenlerde bana o gün bulundugu yerde cekildigi fotograflari begenmedigini ve bana özel attigi bir selfie'yi instagram'da paylasip paylasamayacagini sordu. ben bazi seylerin aramizda özel kalmasini tercih edecegimi, ama gercekten "paylasmasi gerekiyorsa" paylasabilecegini söyledim ve paylasti. garipsedigim bir durumdu.

acikcasi genel olarak acik bir profile sahip olmanin, orada bu tarz selfie'ler paylasmanin biraz ilgi budalaligi oldugunu düsünsem de, en bastan beri böyle bir hesabi oldugu icin bu konuda fikir belirtme hakkimin olmadigini düsünüyorum. benim kendi hesabim kapali ve sadece tanidiklarimin görebilecegi sekilde paylasim yapiyorum.

her neyse, gecen günkü bir konusmada ileride cocugu(muz) olursa onun videolarini ve fotograflarini acik hesapta paylasacagini bunun normal bir sey oldugunu söyledi. ben de siddetli bir sekilde buna karsi oldugumu, cocuguma ait icerigin herkesin önüne atilmasindan rahatsizlik duyacagimi söyledim. kendisi hakkinda ne isterse paylasabilecegini, ama cocuk üzerinden prim yapmasinin bana ters oldugunu dile getirdim. "anlasamadigimiz bir konu" diye bitirdik konusmayi. muhtemelen "ben böyle bir sey olursa her türlü ikna ederim nasilsa" deyip uzatmadi konuyu.

bu konu hakkinda ne düsünüyorsunuz?
+1
birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
grimavi
(03.07.26)
Tartisacak konu mu kalmadi?
Sizin cocugunuz bile yok. Tamamen hayal ürünü bir seyden bahsediyorsunuz.

Beni ikna edecegini düsündü falan demen? Aman siz cocuk falan yapmayin
-7
Purple life
(03.07.26)
@grimavi: cok güzel bir icerik, cuk oturmus. cok tesekkürler.

@Purple life: sizin aksinize bu konulari konusma ve tartismanin diger tarafin hayata karsi nasil baktigiyla ilgili güzel ipuclari verdigi kanaatindeyim. belki de bircok ailedeki sorunun kaynagi sizin gibi bu hassas konulara "kervan yolda düzülür" seklindeki yaklasanlardir, ne dersiniz?
+9
🌸birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
Doğmamış çocuğa don biçmişsiniz ancak sizin de dediğiniz gibi ilgi budalası biri. Böyle biriyle tek derdiniz çocuk fotoğrafı paylaşması mı olur? Belli bir yaştaki insanların sosyal medyada beğeni kovalaması gülünç geliyor.
+2
ekimoloji
(03.07.26)
5k takipçi ve açık profil. iş baştan ofsayt zaten. böyle bir insanla evlilik hatta çocuk planı yapmak çılgınlık.
-4
televole0
(03.07.26)
kesinlikle baştan konuşmanın gerekli olduğu konular, zaten evlilikleri cehenneme çeviren şey biraz bu "kervan yolda düzülür" mantığı. ilişkinin başında duyulan heyecan bazı şeyleri göz ardı etmemize sebep olabiliyor, "yaa hallederiz", "yaa önemli değil", "bunun için ilişki mi bitirilir" gibi şeyler söylüyoruz ama sular durulunca bunlar gerçekten sorun haline geliyor. ve o heyecan geçmiş olsa da ya da aşk bitmiş olsa da bu kez ilişkiye verilmiş olan emek devreye giriyor, bitirmek giderek daha da zorlaşıyor (bkz. rusbult'ın yatırım modeli)
+5
mezzosprite
(03.07.26)
hocam hayata bakış açılarınız farklı. sakın evlenmek gibi bir hata yapmayın. karşınızdaki ya çok ciddi düşünmüyor, ya da sizin dediğiniz gibi nasıl olsa ikna ederim kafasında. siz bu şekilde açık paylaşım sevmeyen bir insansanız, ilişkiniz ciddileştiğinde karşı tarafın şahsi hesabı bile sizi rahatsız etmeye başlayacaktır. bu yüzden de "geleceği olmayan ilişki" gözüyle bakıp, gelecek için endişe etmeden bugün mutlu olmaya çalışın.
+3
shadowfollower
(03.07.26)
Çocuk olursa ayrılması daha zor olur. Dünya görüşünün uymadığı biriyle evlenip çocuk yapmak evliliği ızdıraba çevirir.
+4
mikahakkinen
(03.07.26)
eğer bu paylaşımlardan iyi bir gelir elde edip bu yine çocuk için kullanılacaksa ben okeyim, ama sırf beğeni toplamak için yapılacaksa koşarak kaçarım.
iyi gelirden kastım gerçekten iyi bi gelir.
-8
duyuruuser
(03.07.26)
Her türlü ikna eder de. Siz de haklı öfkenizle hayata devam edersiniz gibi geldi bana
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.07.26)
Çocuğunun yüzünü apaçık gösteren profilleri asla anlamıyorum bu çocuklar büyüyünce neler yaşıyor bu düpedüz istismardır

Gizli hesabımdan bile yüzünü gösterecek şekilde paylaşmayı düşünmüyorum şu an
0
Hallegadola
(03.07.26)
boyle birkac okul arkadasim var, alayi problemli tiplerdi o yuzden sosyal medyadaki halleri sasirtmiyor.

bence ciddi red flag, buz daginin gorunen kismi.
+1
cooperr
(04.07.26)
Profilim kapalı, çocuğumu paylaşıyorum. Açık profilden paylaşılmasını anormal bulmuyorum. Ama sürekli çocuk üzerinden paylaşım yapılmasını garip buluyorum. Yani nasıl anlatsam… kadın kendi hayatını paylaşıyordur çocuk da bunun bir parçası olduğu için paylaşımlarda yer alıyordur. Bu tamam. Ama profilin sadece çocuğa yönelik olması saçma geliyor. Aklıma Fatih selimmmm diye carlayan youtuber geldi evlerden ırak. Yemeğe gidiyor çocuğu çekiyor, tatile gidiyor çocuğu çekiyor, yetmiyor sürekli konuşuyor vs yani eşime bu kadınla evli olduğunu düşünsene demiştim hatta bir keresinde. Çünkü sürekli çocuğu videoya çekip kendisi aralıksız konuşuyor. Korkunç bir durum yani.

Ama sonuç olarak herkesin sınırları farklı. Bana normal gelen size anormal gelmiş. E aynı noktaya değilseniz ileride de sorun yaşarsınız.

Çocuk konusu harici de sosyal medya ile aşırı haşır neşir olan biriyle birlikte olmak istemezdim sanırım. Sonuçta sizi de paylaşmak isteyecek bence bir noktada.
-2
elorelia
(06.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.