Giriş
(6)

C3 AC arabama 4 mevsim lastik

housedaki topal doktor
C3 Aircross arabama 4 mevsim lastik alma niyetim var ama hangi marka alsam bilemedim. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler
C3 Aircross arabama 4 mevsim lastik alma niyetim var ama hangi marka alsam bilemedim. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler
0
housedaki topal doktor
(14.07.26)
bridgestone turanza 6,
continental premium contact 7,
0
designer
(14.07.26)
4 mevsim dediğin lastik eğer kar amblemli ama yazın da gidebilecek bir lastik ise Continental AllSeasonContact 2 iyidir.

mevcut insignia b'mizde takılı şu an.

designer'ın dedikleri ne yazık ki bildiğin yaz lastiği aslında.
0
rain when i die
(14.07.26)
lastiğin kralı michelin ancak çok çabuk yıpranıyor. para problemi yoksa continental, pirelli. uzun ömür dersen goodyear,bridgestone. biraz daha uygun dersen hankook. ortalam üzmez dersen falken,kumho.
0
mikahakkinen
(14.07.26)
Ben de 4 mevsimleri epeyce bi araştırdım.

Bu kar sembollü premium 4 mevsimler istanbul için epey mantıklı geldi ve sonunda Michelin CrossClimate aldım. Henüz kar görmedim ama özellikle uzun yolda memnunum diyebilirim.
0
msb
(14.07.26)
kar amblemli al +1
continental derim.
0
cooperr
(15.07.26)
Crossclimate al
0
jackyr
(15.07.26)
(14)

saygi duydugunuz meslekler

Purple life
neler?extra özel bir saygidan bahsediyorum.
neler?

extra özel bir saygidan bahsediyorum.
-1
Purple life
(14.07.26)
Ogretmenler. Kendilerini hic sevmem, ne bilim teknik okuyan fizik öğretmeni kaldi, ne edebiyat dergisine abone olan edb ogretmeni. Tarih ogretmeni dediğin history channel gibi olmali ama bunlar tugrali yuzukle geziyor. Kisisel gelisime onem verem ogretmen 20 senedir gormedim.

Neyse konu o değildi, bu devirde bu dallama ogrenci kitlesi ile kapali ortamda günde 8 saat kaldiklari için saygi duyuyorum. Ben bir tanesine katlanamam.
+6
duster
(14.07.26)
doktor, baska da yok.
+4
lemmiwinks
(14.07.26)
doktor ama spesifik olarak cerrahlar benim gözümde başka seviye. ya diş ağrısından aklını kaybeder insan, onun çekilmesi bile inanılmaz geliyor bana. veya düşünsene sabah poğaça yiyip meyve suyu içiyosun sonra ALTI SAAT beyin ameliyatı yapıyosun. hayatın, rutinin bu. sorumluluğu, ağırlığı, üstüne üstlük direkt olarak insan hayatına önemi filan bence korkunç bi şey. kasap gibi insan kesip biçiyosun ve ölüyolar, iyileşiyolar, etrafında sürekli hastalar ve yakınları... hem müthiş bi şey hem de manevi yükü çok ağırdır diye düşünüyorum. bana milyonlar versinler ben 3-5 sene sonra "yeter lan böyle hayat mı yaşanır" diye bırakıp kaçarım herhalde naled olsun ameliyatına da profesörlüğüne de deyip.
+4
der meister
(14.07.26)
Tozlu, pis, gurultulu, cok sicak, cok soguk vs zor ortamlarda calisan, calismak zorunda kalan emekciler, agir kaldiranlar, uzun sure ayakta duranlar vs
+2
freedonia
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var. üniversite sınavında tıp yazdı diye saygıyı hak etmez kimse.
+9
co2s2
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var +1

işine saygısı olan, kaytarmayan, işini olması gerektiği gibi yapan herkese saygım var. meslek ayırmıyorum. ayırmayı doğru bulmuyorum
+3
abelardo
(14.07.26)
Acı bir deneyim oldu benim için bu duyuru. Ağzımın ucuna kadar gelse de ne "doktor" diyebildim, ne "asker". Ne " imam" diyebildim, ne "öğretmen"...

Sanırım, kaybolmaya yüz tutmuş zanaatleri inatla icra edenlere ekstra saygı duyuyorum. Bir de milli savunma sanayiinde çalışan yetenekli ve özverili teknik personele...
0
yadigar
(14.07.26)
ben sadece doktorlara saygı duyuyorum. burada sabah akşam kendini öven beyaz yaka tayfaya ise antipati duyuyorum.
+2
nothing in my way
(14.07.26)
Günümüzde itfaiye att hariç genelleme yapmak zor.
0
topkapiaksaray
(14.07.26)
doktor ama kesip bicen tayfa, oyle aile hekimi falan kurtarmaz. dalak bobrek dalanlara hayranim, arada acip ameliyat izlerim..

mansiyon olarak muhendisler derim, uc kurus paraya ciddi olarak kendini adayip her sabah daha iyi seyler yapmak icin uyanan onlarca muhendis taniyorum. tok evin ac kedileri.
-1
cooperr
(15.07.26)
Öğretmenler, birine bir şey öğretebilmenin çok zor olduğunu düşünüyorum bu yüzden bunu yapabilenlere ekstra bir saygım var.
0
mutekebbir
(15.07.26)
Çöpçüler + doktorlar + öğretmenler ve de ilaç geliştirmede çalışanlar
0
gadlemler
(15.07.26)
Öğretmenler. Millet çok sövüyor da çoluk çocuk ve ebeveynleriyle uğraşmak yapılacak iş değil.
+2
halitkin
(15.07.26)
Cerrahlar +1

Abim cerrah. Çocuklarla ilgili bir alanda.
Hepimiz gün sonunda iş nasıldı neler yaptın diye ailecek konuşuyoruz. Kimse abimi dinlemek istemiyor lütfen sen anlatma diyoruz. Bizim duymak istemediğimiz detayları her gün yaşıyorlar. Kutsalın da kutsalı.
0
yenibirgüzelnick
(16.07.26)
(8)

çiftçi biri için yurtdışı

subcomponent
Bi çiftçilerin gitmediği kalmıştı, evet.Hem aileden hem kendi başına da çiftçilik yapan genç bir arkadaş var (üniversite de okumuş, ayrıca mesleği de var), depremde maddi/manevi kaybı çok oldu. Ama büyük montanlı tarım yapabilir miyim başka bir yerde gibi bir hayali var. Bu işin oluru var mı? Bunun
Bi çiftçilerin gitmediği kalmıştı, evet.
Hem aileden hem kendi başına da çiftçilik yapan genç bir arkadaş var (üniversite de okumuş, ayrıca mesleği de var), depremde maddi/manevi kaybı çok oldu. Ama büyük montanlı tarım yapabilir miyim başka bir yerde gibi bir hayali var. Bu işin oluru var mı? Bunun vizesi için şans ne kadardır? Ne yapılır? Kanada depremden sonra böyle bir alım yapmış ama onu kaçırmış.
0
subcomponent
(13.07.26)
Merhaba,

Portekiz'de topraksız tarım ile yaban mersini üretmek amacıyla yerleşmeye calısıyorum. Evimizi satabilirsek yakında zamanda gideceğiz.

Geleneksel yöntemler ile yapılacak tarım ile benzer sekilde gidebilmek zor olabilir. Ayrıca gideceğiniz ülkede iletişim kurabilmeniz için dil gerekmekte.

Avrupada ve gelişmiş ulkelerde tarım ve havyancılık ile ilgili girişimde bulunarak gidebilirsiniz.

Fakat dediğim gibi iletişim kurabilecek dil bilmeniz gerekmekte.
Portekiz ve AB içerisindeki ülkeler konusunda bildiklerimi paylaşabilirim. Bana ulaşırsanız yardımcı olmaya calısırım.
0
kaiserr76
(13.07.26)
Avusturalya düşünür mü? Bildiğim kadarıyla şimdi başka sektörde çalışıyor ama zamanında kuzenim tarım için gitmişti. Özellikle aradıkları alanlar oluyor mesela madencilik gibi, tarım da onlardan biri sanırsam.
0
peki madem
(13.07.26)
Avustralya da düşündüğü ülkelerden birisi (en azından dil ve büyüklük nedeniyle), kuzeniniz nasıl gitmişti?
0
🌸subcomponent
(13.07.26)
Çok detaylı bilmiyorum ama tarımda böceklerin kullanımı ile ilgili bir projesi vardı.
0
peki madem
(13.07.26)
Selam.İrlanda için şu arkadaşın videolarını izlemiştim.Belki size fikir verebilir.
youtu.be
0
arenas
(13.07.26)
Bir çiftçilerin gitmediği kalmıştı yanlış bir düşünce.büyük montanlı düşünüyorsa önce doğru planlama yapması lazım.gidip tarla yatırımına girip mi yapacak,kiralama mı istiyor.birde yurtdışına gideceğim diyenlerin hep hayali avrupa,amerika.afrika uyar mı mesela ona.benim tanıdığım afrikada çok büyük arazilerde çeltik,susam ekimi yapan türkler var.çok büyük yapanların ona göre makine parkları,ilaçlama uçakları,dronları vs var.

Avrupa da tarım yapmak istediğinde çok büyük teşvikler var.çekya bohemia da 6000 dönüm tarım işletmesine sahip bir aile tanıyorum,ibb gibi garajları var adamların,kendi tarım müzeleri var.ukraynada,moldovada çiftçilik yapan çok sayıda buradan giden insan var.

Oturup dersini iyice çalışırsa olur.en iyi neyi biliyorsa onun üzerinden yürüsün.
0
duptıs
(13.07.26)
kanada deprem vizesiyle gelenlerin malesef vizelerini yenilemedi, statu degisikligine de gitmiyor. cogunluk geri donuyor, gecenlerde birkac tanidigim cocuk dondu. buralara gelmemesi iyi olmus, kacirdigi birsey yok.

diger ulkeler icin, yabanci dili yoksa ben bulasmasi taraftari degilim.
-1
cooperr
(13.07.26)
Portekiz'de çiftçilik mi? Portekiz'de en son yapılacak şey çiftçilik. Herkesin bağı bahçesi var. Kendileri ekip, kendileri biçerler.
0
Kahvedesu
(13.07.26)
(4)

Araba Kiralarken Sigorta Sorusu

askingforafriend
Merhabalar,Arabadan, araba kiralamadan anlamayan biriyim. Almanya'da kiralayıp Fransa'ya gideceğiz, git - gel toplam 600 km ve Fransa'da da günlük max 50 km gidilecek. Az miktarda köy yolu gibi (asfalt olmayan) bir yol mevcut ve her gün az miktarda bu yol kullanılacak. Aracı kız arkadaşım kullanacak
Merhabalar,

Arabadan, araba kiralamadan anlamayan biriyim. Almanya'da kiralayıp Fransa'ya gideceğiz, git - gel toplam 600 km ve Fransa'da da günlük max 50 km gidilecek. Az miktarda köy yolu gibi (asfalt olmayan) bir yol mevcut ve her gün az miktarda bu yol kullanılacak. Aracı kız arkadaşım kullanacak, tecrübesiz ve çok iyi olmayan bir şoför, sadece mini araba sınıfı araçları rahatça kullanabiliyor.

En uygun fiyatı (ve uygun arabayı) enterprise'da bulduk. sigorta ile ilgili tavsiyenize ihtiyacım var. "Excess Protection" satın almalı mıyım sizce? "Damage Waiver" zorunlu olarak dahil. Excess Protection istersem günlük 25 Eur tutuyor. Aşağıda detayları yazıyorum, sizce Excess Protection almalı mıyım?

Damage Waiver
Details
The Damage Waiver (DW) reduces the renter's liability in the event of damage or theft of the vehicle when no responsible third party is identified. If DW is not included in the reservation, the renter has full liability for the vehicle. DW is available for purchase and reduces the applicable excess on all vehicles to zero. If purchasing DW at Munich Airport, the excess is reduced down to the following levels.

If DW is included in the reservation (or DW is purchased at MUC), all Car and SUV categories of the sizes Mini, Economy and Compact have a 1,200.00 EUR excess. Intermediate, Standard, Small Passenger Vans and Small Cargo Vans have a 1,400.00 EUR excess. For Full-size and Premium vehicles, Large Passenger Vans, Large SUVs, Luxury Elite Electric vehicles and Luton Cargo Vans, the excess is 1,700.00 EUR. For all Medium and Large Cargo Vans, an excess of 1,500.00 EUR applies. Excess will be charged for each separate incident of damage.

Before purchasing DW, it is advisable to determine if the renter's personal coverage is adequate to cover damage, theft, loss of revenue, administration fees, diminishment of value, and any towing, storage or impound fees. If DW is declined, the renter will be required to pay these charges and to seek compensation through their carrier of personal coverage. DW is not insurance.


Excess Protection
Details
Excess Protection (EP) is an optional coverage which reduces the applicable Damage Waiver excess amount to zero for all vehicles.
If EP is not included in the reservation, it is available for purchase.
Before purchasing EP, it is advisable to determine if the renter's personal coverage is adequate to cover damage, theft, loss of revenue, administration fees, diminishment of value, and any towing, storage or impound fees. If EP is declined, the renter will be required to pay these charges up to the Damage Waiver excess amount and seek compensation through their carrier of personal coverage. Excess Protection (EP) is not insurance.
0
askingforafriend
(13.07.26)
Selam, yakın zamanda Kopenhag’a bir tatile gittik ve ilk defa direkt firmadan değil de aracı bir site kullanarak Europcar’dan araç kiraladık. Site şu: www.autoeurope.eu

Direkt kiralamalarda enterprise ya da europcar gibi firmalar sigorta ücretlerini çok şişiriyorlar. Ama yine de full sigorta yaptırmak faydalı. Zira bizim gezimizde İsveç’e geçtiğimizde arabanın arka küçük camını kırıp bir şeyler almaya çalışmışlar. Arabada bir şey yoktu ancak Europcar 600 euro kadar bir masraf çıkarttı. Biz bunu cebimizden ödedik daha sonra autoeurope’tan bu miktarı talep ettik. Tamamını bize geri ödediler. Sigorta için 4 günlük 12 euro ödemiştim sadece. Yaptırmasaydım 600 euro cebimden çıkmış olacaktı. Sigorta sayesinde böyle bir olaya rağmen hiçbir ekstra ödememiş olduk.
+2
but that was just a dream
(13.07.26)
farklı ülkeye geçicekseniz onu belirtmeniz gerekiyor sanırım.

bir de ben yaptırıyorum genelde kapsamlı sigorta, jantta çizikten falan 500 euro çıkarmasınlar diye. yapan kurumsal firmalar bile duymuştum. kurumsallık oradaki adamın insiyatifinde. en ucuz şirket - fiyat, en iyi sigorta prensibim.
+1
kveldulv
(13.07.26)
Sigorta yaptirin bence. Kafaniz rahat kullanin. Ben butun kiralamalarimda yaptiririm. Oyle olunca teslim alirken dogru durust incelemiyorlar bile. Cunku kucuk hasarlari sigorta karsiliyor
0
narod
(13.07.26)
excess dedigi diyelim ki arabada 5000 avroluk bir hasar olustu, bunun ilk 1200 avrosunu sigorta karsilamiyor. 3800 oduyor, gerisini sana yikiyorlar. o excess'i de hemen senin karta kitlerler bu arada, arabayi teslim eder etmez cekerler kartindan.

bazi kredi kartlarinda sigorta var ama onlarin da excess'i olabiliyor, bir de aracin degerine gore belli degeri gectikten sonra karsilamayabilirler, o detaylara bakmak lazim.

abicim kafamiz agrimasin biz bunlarla ugramayiz diyorsaniz, excess sigortasi yaptirin gecin. full sigorta varsa araci benzin dokup yaksanda senden 1 kurus alamazlar, anahtari birakir cikarsin.
+1
cooperr
(14.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(3)

istanbul avrupa yakası mekan önerisi

art cat chocolate
selamlar yine ben mekan sormaya geldim :d1 yaşında bir adet bebek ve 6 arkadaş olarak takılabileceğimiz, fazla kalabalık olmayan mekan önerileriniz var mı? kahve-tatlı, hafif yemek tarzında olabilir.teşekkürlerr
selamlar yine ben mekan sormaya geldim :d

1 yaşında bir adet bebek ve 6 arkadaş olarak takılabileceğimiz, fazla kalabalık olmayan mekan önerileriniz var mı? kahve-tatlı, hafif yemek tarzında olabilir.

teşekkürlerr
0
art cat chocolate
(11.07.26)
Flam yeniköy
0
ırene adler
(11.07.26)
yesilkoy dilim pizza
tatli olarak suflesi cok iyidir.
0
cooperr
(11.07.26)
Cihangir Kahve6
Cihangir Journey
0
mavipenguen
(11.07.26)
(4)

Lise Alan Tercihi - Mesleki Teknik Anadolu Lisesi

mate soul
Yeğenim LGS'de 420 puan aldı ve Eskişehir'de ikamet ediyor. Puanı, Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yetiyor. Okulda üç farklı alan var:- Uçak Bakım Alanı- Havacılık ve Uzay Teknolojisi Alanı- Bilişim Teknolojileri AlanıHangisinin uzun vadede daha doğru bir tercih olabileceğini değer
Yeğenim LGS'de 420 puan aldı ve Eskişehir'de ikamet ediyor. Puanı, Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yetiyor. Okulda üç farklı alan var:

- Uçak Bakım Alanı
- Havacılık ve Uzay Teknolojisi Alanı
- Bilişim Teknolojileri Alanı

Hangisinin uzun vadede daha doğru bir tercih olabileceğini değerlendirmeye çalışıyorum.

Yeğenimin analitik ve soyut düşünme becerisi oldukça güçlü. LGS sonucu beklentimizin altında kaldı -kapasitesine kıyasla iyi çalışmadı. Buna karşılık el becerisinin çok güçlü olduğunu söyleyemem.

Bu alanlarda çalışan, okuyan ya da bu bölümler hakkında tecrübesi olanlar varsa, iş imkanları, hangi öğrencinin hangi alanda daha başarılı olabileceği konusunda görüşlerini paylaşırsa çok sevinirim.
0
mate soul
(11.07.26)
Uçak bakım. Teknisyen olur. İyi maaş alır. Ama zor iş. Fiziksel çalışma olacak.
-4
arbre
(11.07.26)
Analitik düşünme soyut beceri çok yüksek potansiyel… geçiniz bunları.

Ben Maltepe de meslek lisesine gitmiştim. 9. sınıfta matematik 1 ve 2. sınav puanlarım 25 ve 27 idi.

9. sınıf sonrası üniversite hayalleri kurmaya başlayınca manyak ders çalışmaya başladım. Uzun ve yorucu bir süreç sonunda Boğaziçi makineye okudum. Lisansda 3.5+ ortalama yapıp bursla kuzey ülkesinde erasmusa gittim.

Ben bilişim teknolojileri okumuştum. Bize basit c# öğrettiler. Elektrik dersi, Photoshop, sql aldığımı hatırlıyorum. Ama bunlar çok basit şeyler, hiç bilmeyen ama “analitik” düşünen birisi, 1 haftada bunların hepsini öğrenir. Zaten ai devrinde hiçbir zorluğu/önemi kalmadı.

Uçak bakım onarım okursa, Türk teknik de teknisyen olabilir. Ama tt herkesi almıyor, ingilizce sınavı, kendi yetenek testleri var. Bunlar hariç referansla girebilir bi. Rekabet bayağı yüksek

Bilişim teknolojileri, elektrik vs. okursa, devlette memur olarak rahat atanabilir. Mesela bizim okul, meslek lisesinden bilişim alanından mezun ilan açmıştı.

Anlayacağınız lisenin çok önemi yok. Yüksek üniversiteler hedefliyorsa, meslek dersleri geri çeker. Atp programında bile olsa bir sürü ders kaçıracak. Mesela bizde 11. sınıfta biyoloji yoktu, atp de olmama rağmen. Üstüne stajlar derken yazları heba olacak.

Ama üniversiteye güvenemeyiz derseniz, bu üçü arasında uçak bakım en önü açık görünüyor.
+1
klardtt
(11.07.26)
ucak bakim derdim ama el becerisi iyi degil demen sikinti.
0
cooperr
(11.07.26)
Etrafımda uçak bakım teknisyenleri var.
İngilizce bilgisinin çok iyi olması gerekiyor prosedürleri okuyup anlamak için. Ayrıca aşırı dikkat isteyen tehlikeli bir bölüm. Varıyalı çalışmaya uygun olmak gerek tabii.
Şartlar makul geliyorsa güzel kazandıracak alaylının rakip olamayacağı bir meslek.
0
cilekli pasta
(12.07.26)
(33)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(34)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(8)

Yarın şöyle bir yere iş görüşmesine gidiyorum (yalnızca önyargılı cevaplar)

sekizdokuzon
Mekanın girişi şu şekilde: https://ibb.co/gb6bXWJsGörüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :pTeşekkürler.
Mekanın girişi şu şekilde: ibb.co

Görüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :p

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(06.07.26)
Sen iş arıyormuşsun gibi değilde, onlar seni ısrarla istiyormuş gibi gideceksin. Özgüvenli olacaksın. İşi kapıp geleceksin.
Bu fotodan bunu anladım ben
0
etna
(06.07.26)
konsoldaki objelere bakılırsa, duvarda hat levha olduğunu tahmin ediyorum. patronun odasında oymalı, saçaklı dore perdeler de varsa, bu iş tamam inşallah diyorum :m
+5
lil siztah
(06.07.26)
Kanepenin rengi işi bozuyor (yanlış hatırlamıyorsam.). Yine de temkinli olun. :D
+4
auroraaurora
(06.07.26)
En sağda duran o siyah kap bildiğiniz urne. Ya dekorasyon gelişigüzel yapılmış ya da patronun babaannesinin külleri orada duruyor. İki türlü de pek olumlu bir durum değil.
0
akhenaten
(06.07.26)
ofis mobilyaları bilindik bir markanın.
demek ki ucuza kaçılmamış, kurumda kalite farkındalığı var.
+1
duyuruuser
(06.07.26)
mulakatin ortasinda "simdi ingilizce devam edelim" denecek gibi.
-1
cooperr
(06.07.26)
nasıl geçti?
+1
duster
(07.07.26)
Onlar beni beğendi ama ben onları beğenmedim. Umarım orada çalışmak zorunda kalmam.
-1
🌸sekizdokuzon
(07.07.26)
(4)

Ekşi sözlük reklam ve uçurulma olayları

egerbiryolcu
Birkaç yıl önce biraz cehaletten bir iki tane reklam entrsi girip uçurulmuştum. Ama dikkatimi çeken şey gırla, şarkıcılar ve bazı şahsiyetler için hatta spesifik magazin olayları için gayet reklam entrileri giriliyor. Bazı hesapları özellikle kontrol ettim belli yani sadece sanatçı övmüş mesela. Yan
Birkaç yıl önce biraz cehaletten bir iki tane reklam entrsi girip uçurulmuştum. Ama dikkatimi çeken şey gırla, şarkıcılar ve bazı şahsiyetler için hatta spesifik magazin olayları için gayet reklam entrileri giriliyor. Bazı hesapları özellikle kontrol ettim belli yani sadece sanatçı övmüş mesela. Yani bu kadar reklamciya neden bir şey olmuyor da on on beş yılda bir tane reklam giren ben ucuruldum.
0
egerbiryolcu
(05.07.26)
Örnek link verebilir misin?
0
mikro patlama
(05.07.26)
daha önce bu durum dikkatimi çekmişti ve mesela örnek veriyorum Zeynep bastık ile ilgili başlıklarda bir yazar dikkatimi çekmişti ama ucurulmamisti gayet hesabı duruyordu. Sürekli onun içeriklerine entry girmişti. Bu spesifik örneğe daha önce denk gelmiştim o yüzden tekrar araştırmam gerekecek hangi yazardı vs ama kastettigim bu tarz entrler çok fazla yok mu zaten Zeynep bastık bir örnek sadece.
-1
🌸egerbiryolcu
(05.07.26)
Sözlükte akp tayfa muhalif kim varsa yemleyip ardından şikayet ediyordu.

Şimdi alenen liste verip ucuruyorlar
0
topkapiaksaray
(05.07.26)
durumcuye arpasini verirsen ucurmaz herhalde.
mevzu buyuk ihtimal pastadan bir pay alabilmek. vergini vereceksin..
0
cooperr
(05.07.26)
(17)

Kutsalınız ne kadar kırılgansa, o kadar putperestsiniz!

banach
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...Kaynak: https://x.com/tfnkymz/status/2071201944840917256
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...

Kaynak: x.com
0
banach
(03.07.26)
Kafirun Suresinin Anlamı
-Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1- De ki: Ey kâfirler.

2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam.

3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.

4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz.

6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.

Hümeze Suresi anlamı
1-2 - Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!

3- O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.

4- Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır.

5- Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?

6-7 - O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.

8-9 - Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları hâlde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.

Kalem Suresi 7-15 ayetleri anlamı:

7- Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
-12
dilemma of subscribtionability
(03.07.26)
@dilemma of subscribtionability; cok guzel. butun bu kirilganliklara cevap kitapta varmis iste: لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ

gunun kitabi: ali seriati - dine karsi din.
0
🌸banach
(03.07.26)
@banach
Selam
0
yadigar
(03.07.26)
@yadigar, ve aleykumselam!

gunun siiri: asaf halet celebi - ibrahim

"ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim"
+1
🌸banach
(03.07.26)
gunun put kiricisi: ebu zer el-gıfari
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun ezgisi: bir sabah gelecek kardan aydinlik

link: www.youtube.com
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun kitabi (malum gun dondu): daryush shayegan - yarali bilinc: geleneksel toplumlarda kulturel sizofreni

link: www.amazon.com
0
🌸banach
(04.07.26)
valla din isi yalan ama hayat da komple kolpa olamaz teorisini takip eden birisi olarak benim icin dusunce ozgurlugu, baskasi "senin tavrin beni uzuyor, canimi sikiyor" dediginde sinira ulasmis oluyor.

yani adam Muhammed'i cizme, bu benim canimi sikiyor kardesim, beni gucendiriyor, uzuyor diyorsa ustune gitmeyeceksin. yok ben bunlari dinlemem putlari yikacam kafasindaysan da basina birsey gelince sikayet etmemen lazim.

falan filan..
-1
cooperr
(04.07.26)
gunun tez konusu: islamcilarda oportünizm, guc ve para hirsi
+2
🌸banach
(04.07.26)
gunun siyonisti: malum dalyarak
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun sozu: "din; ölümden önce bir işe yaramayacaksa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır"
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun buyukelcisi: bakara, makara
+2
🌸banach
(04.07.26)
bunu illa islam’a indirgememek lazım, başkalarının dinine saygılı olacaksın işte, ateistse de saygılı olacaksın yahudiyse de. birbirine saldırıp duran insanlar düşük zekalı.
+1
deartheodosia
(04.07.26)
gunun putu: din, kitap, para, bayrak, vatan, ata, dede, ana, baci... herkesin putu kendine.
0
🌸banach
(04.07.26)
baskalarinin dinine saygili olacaksin soylemi basta guzel dursa da pratikte karsiligi olan bir sey degil. cunku dinler toplumsal yasami sekillendirme islevine sahip olduklarindan kendilerine yonelik goruslere karsi bu sekilde notr bakmiyorlar. bir ateistin islama inanmamasi, ya da inancsizligini acikca ifade etmesi bile bir dindar acisindan dinine hakaret olabiliyor. cok da garip degil esasinda, ateist olmak nihayetinde muhammed'in gercek olmadigini ya da yalanci/hasta oldugunu iddia etmek temelinde.

bu yuzden ifade ozgurlugunun sinirini dine saygili olmak gibi hakim dinlerin rahatca egip bukebilecegi bir yerden cekmek cok tehlikeli. kutsallarla da, dinlerle de dalga gecilebilir, saka yapilabilir, ve dahi hakaret edilebilir. buna benzer olcude tepki vermek de normaldir. ama devletin mudahil olmasi gereken bir sey degil.
+1
ghilleinthemist
(04.07.26)
katılmıyorum.
0
gurur
(04.07.26)
katılıyorum.

benim anlayışıma göre, bir inancın, dünya görüşünün değeri, mutlakiyeti, kabul edilebilirliği; bu görüşlere karşı kimi "sataşmalar" karşısında onlara inananlarının takındığı tavırda gizlidir.

onlarla alakalı en ufak bir eleştiride ya da espiride, müritlerinin öfkeden deliye döndüğü ve eldeki imkanları, olanakları nispetinde söz konusu eleştiriyi yahut şakayı yapan zatları cezalandırma yolunu seçen inanç değerlerini benimsemem.

Hakikate böylesi inanç sistemleriyle ulaşılamayacağını düşünürüm.

Çevremizdeki tüm aynaları kırarsak, en sonunda neye benzediğimizi unuturuz diye düşünüyorum.
0
pangea
(05.07.26)
(4)

ik neden cuma 16.50’de arar?

substituent
Yaygın bir şey mi? 3 kere başıma geldi. Bir anlamı var mı? İş başvurusu kısmında.
Yaygın bir şey mi? 3 kere başıma geldi. Bir anlamı var mı? İş başvurusu kısmında.
0
substituent
(03.07.26)
Önümüzdeki haftanın programı için son dakika aramaları diye yorumladım.
0
gabe h coud
(03.07.26)
"min. x kisiyi geri aramalisin" gibi bir kotasi varsa kota dolduruyordur diye yorumladim.
+1
cooperr
(03.07.26)
Beceriksiz olduklari icin.

Bence sen bir yolunu bul ve yurt disina cik. Belli ki sende köle postu yok. Trde zorlanirsin.

Ben de bu sacma davranislardan ötürü yurt disina is aramaya baslamistim yeni mezun oldugumda.
-3
Purple life
(03.07.26)
İk yoğun bir birim
Yoğunluk arasında işini bitirip fırsat bulunca aramış. 16.50 mesai saati gayet normal bir saat

Bir de ik dan haber beklemek haftasonu in araya girmesi yorucu süreç ben tercih ederdim cuma akşam dahi olsa beni aramasini
+2
aloneinthedark
(03.07.26)
(13)

cocugunun fotograflarini sosyal medyada acik olarak paylasmak

birkibirkibirkibirkiuc
merhabalar,su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs. hatta yan bilgi olarak söyle bir se
merhabalar,

su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs.

hatta yan bilgi olarak söyle bir sey vereyim. gecenlerde bana o gün bulundugu yerde cekildigi fotograflari begenmedigini ve bana özel attigi bir selfie'yi instagram'da paylasip paylasamayacagini sordu. ben bazi seylerin aramizda özel kalmasini tercih edecegimi, ama gercekten "paylasmasi gerekiyorsa" paylasabilecegini söyledim ve paylasti. garipsedigim bir durumdu.

acikcasi genel olarak acik bir profile sahip olmanin, orada bu tarz selfie'ler paylasmanin biraz ilgi budalaligi oldugunu düsünsem de, en bastan beri böyle bir hesabi oldugu icin bu konuda fikir belirtme hakkimin olmadigini düsünüyorum. benim kendi hesabim kapali ve sadece tanidiklarimin görebilecegi sekilde paylasim yapiyorum.

her neyse, gecen günkü bir konusmada ileride cocugu(muz) olursa onun videolarini ve fotograflarini acik hesapta paylasacagini bunun normal bir sey oldugunu söyledi. ben de siddetli bir sekilde buna karsi oldugumu, cocuguma ait icerigin herkesin önüne atilmasindan rahatsizlik duyacagimi söyledim. kendisi hakkinda ne isterse paylasabilecegini, ama cocuk üzerinden prim yapmasinin bana ters oldugunu dile getirdim. "anlasamadigimiz bir konu" diye bitirdik konusmayi. muhtemelen "ben böyle bir sey olursa her türlü ikna ederim nasilsa" deyip uzatmadi konuyu.

bu konu hakkinda ne düsünüyorsunuz?
+1
birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
grimavi
(03.07.26)
Tartisacak konu mu kalmadi?
Sizin cocugunuz bile yok. Tamamen hayal ürünü bir seyden bahsediyorsunuz.

Beni ikna edecegini düsündü falan demen? Aman siz cocuk falan yapmayin
-7
Purple life
(03.07.26)
@grimavi: cok güzel bir icerik, cuk oturmus. cok tesekkürler.

@Purple life: sizin aksinize bu konulari konusma ve tartismanin diger tarafin hayata karsi nasil baktigiyla ilgili güzel ipuclari verdigi kanaatindeyim. belki de bircok ailedeki sorunun kaynagi sizin gibi bu hassas konulara "kervan yolda düzülür" seklindeki yaklasanlardir, ne dersiniz?
+9
🌸birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
Doğmamış çocuğa don biçmişsiniz ancak sizin de dediğiniz gibi ilgi budalası biri. Böyle biriyle tek derdiniz çocuk fotoğrafı paylaşması mı olur? Belli bir yaştaki insanların sosyal medyada beğeni kovalaması gülünç geliyor.
+2
ekimoloji
(03.07.26)
5k takipçi ve açık profil. iş baştan ofsayt zaten. böyle bir insanla evlilik hatta çocuk planı yapmak çılgınlık.
-5
televole0
(03.07.26)
kesinlikle baştan konuşmanın gerekli olduğu konular, zaten evlilikleri cehenneme çeviren şey biraz bu "kervan yolda düzülür" mantığı. ilişkinin başında duyulan heyecan bazı şeyleri göz ardı etmemize sebep olabiliyor, "yaa hallederiz", "yaa önemli değil", "bunun için ilişki mi bitirilir" gibi şeyler söylüyoruz ama sular durulunca bunlar gerçekten sorun haline geliyor. ve o heyecan geçmiş olsa da ya da aşk bitmiş olsa da bu kez ilişkiye verilmiş olan emek devreye giriyor, bitirmek giderek daha da zorlaşıyor (bkz. rusbult'ın yatırım modeli)
+5
mezzosprite
(03.07.26)
hocam hayata bakış açılarınız farklı. sakın evlenmek gibi bir hata yapmayın. karşınızdaki ya çok ciddi düşünmüyor, ya da sizin dediğiniz gibi nasıl olsa ikna ederim kafasında. siz bu şekilde açık paylaşım sevmeyen bir insansanız, ilişkiniz ciddileştiğinde karşı tarafın şahsi hesabı bile sizi rahatsız etmeye başlayacaktır. bu yüzden de "geleceği olmayan ilişki" gözüyle bakıp, gelecek için endişe etmeden bugün mutlu olmaya çalışın.
+3
shadowfollower
(03.07.26)
Çocuk olursa ayrılması daha zor olur. Dünya görüşünün uymadığı biriyle evlenip çocuk yapmak evliliği ızdıraba çevirir.
+4
mikahakkinen
(03.07.26)
eğer bu paylaşımlardan iyi bir gelir elde edip bu yine çocuk için kullanılacaksa ben okeyim, ama sırf beğeni toplamak için yapılacaksa koşarak kaçarım.
iyi gelirden kastım gerçekten iyi bi gelir.
-8
duyuruuser
(03.07.26)
Her türlü ikna eder de. Siz de haklı öfkenizle hayata devam edersiniz gibi geldi bana
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.07.26)
Çocuğunun yüzünü apaçık gösteren profilleri asla anlamıyorum bu çocuklar büyüyünce neler yaşıyor bu düpedüz istismardır

Gizli hesabımdan bile yüzünü gösterecek şekilde paylaşmayı düşünmüyorum şu an
0
Hallegadola
(03.07.26)
boyle birkac okul arkadasim var, alayi problemli tiplerdi o yuzden sosyal medyadaki halleri sasirtmiyor.

bence ciddi red flag, buz daginin gorunen kismi.
+1
cooperr
(04.07.26)
Profilim kapalı, çocuğumu paylaşıyorum. Açık profilden paylaşılmasını anormal bulmuyorum. Ama sürekli çocuk üzerinden paylaşım yapılmasını garip buluyorum. Yani nasıl anlatsam… kadın kendi hayatını paylaşıyordur çocuk da bunun bir parçası olduğu için paylaşımlarda yer alıyordur. Bu tamam. Ama profilin sadece çocuğa yönelik olması saçma geliyor. Aklıma Fatih selimmmm diye carlayan youtuber geldi evlerden ırak. Yemeğe gidiyor çocuğu çekiyor, tatile gidiyor çocuğu çekiyor, yetmiyor sürekli konuşuyor vs yani eşime bu kadınla evli olduğunu düşünsene demiştim hatta bir keresinde. Çünkü sürekli çocuğu videoya çekip kendisi aralıksız konuşuyor. Korkunç bir durum yani.

Ama sonuç olarak herkesin sınırları farklı. Bana normal gelen size anormal gelmiş. E aynı noktaya değilseniz ileride de sorun yaşarsınız.

Çocuk konusu harici de sosyal medya ile aşırı haşır neşir olan biriyle birlikte olmak istemezdim sanırım. Sonuçta sizi de paylaşmak isteyecek bence bir noktada.
-2
elorelia
(06.07.26)
(11)

Araba Önerisi

itsonlyhumannature
Merhaba,Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroe
Merhaba,

Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.
Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroen C3 Aircross, Dacia Sandero tipi araçlar bakıyoruz. Sizin önerebileceğiniz, şunu al gözün arkada kalmaz ya da manyak mısın bu araç alınmaz diyebileceğiniz varsa önerilerinizi beklerim.

Gözümüzde öyle çok büyük bir konfor yok. Aşırı hız yapma hevesi vs de yok. 130-140'ı gördüğünde araba acı çekmesin yeter.

teşekkürler.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
Hocam bu arabalar B segment ufacık arabaların yerden 5-6 cm yükseltilmiş halleri. Bunlar aşırı ufak. İlla SUV olacak diyorsanız bile C-SUV'lara bakmanız lazım. Bu arabalar 2 kişi için bile ufak.
+1
himmet dayi
(02.07.26)
Bu saydığım araçlardan sadece 500L'yi inceleme fırsatım oldu. Onun genişliği yeter bize. Bir de dediğim gibi 1.1m bütçem var. c-suv nedir bilmiyorum ama internetten şimdi baktım da onların kazasız, görece düşük km'lileri için en az 1.5m falan bütçeye ihtiyaç var sanırım
0
🌸itsonlyhumannature
(02.07.26)
500L boyut olarak hepsinden ciddi anlamda daha büyük. hele hele c3'ten, sandero'yla karşılaştırılmaz bile. ecosport'un bagajının yana doğru açılması saçmalığını sevmemiştim.

500L boyut olarak size yeterli gelecektir.
0
co2s2
(02.07.26)
crossland nası ufak ya. her binen ne kadar büyük bu diyor.
0
jelly bear
(02.07.26)
Artık ticari araçlarda kalite arttı. Psa grubunun ürettiği opel combo citroen berlingo pejo rifter partner hatta toyota procity aynı fabrikadan çıkıyor. Gayet konforlu araçlar. Citroen berlingo bence bu grubun en hoş olanı. Düşük kmde bulabilirsiniz.
Ford ecosport kronik sıkıntılı bir araç yanaşmayın.
0
mikahakkinen
(02.07.26)
verdigin listede bence en zayif halka 500L, ben olsam bulasmam.
arabalardan anlamiyorsaniz japon almanizi oneririm. honda/toyota, bonus mazda.
-1
cooperr
(03.07.26)
model ve yıl önerir misiniz
0
🌸itsonlyhumannature
(03.07.26)
2023 sonrası 2. El citroen berlingolara bakabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
vitara, sx4, s-cross.

tercihen hibrid olmayan 1.4 turbo 140'lıklara bakın.

aisin 6 ileri otomatik şanzıman var.

combo, rifter vesaire sakın almayın (k9 platformu diye geçer). hepsi aynı araba. elektronik problemler + adblue + dpf problemleri.

c3 aircross ile crossland aynı araba. opel'İn ürettiği en kötü arabalardandır. yine geçin.
0
rain when i die
(03.07.26)
biri bonus mazda yazmış :) türkiyeden çekildi ona göre. yapay zekadan fikir alsanız daha iyi olur diye düşündüm yorumlara bakınca :D

c-suv bakın demişler ama maalesef bütçeniz c-suvda aradığınız yılı vermez. kadjar c-suvda bakabileceğiniz en uygun araçtır ama 1.1 milyona en iyi ihtimalle 2016-2017 bulursunuz.
-1
ofelia
(03.07.26)
mazdayi "biri" degil ben yazdim.
piyasadan cekilmis olmasinin cok onemi yok zira arkadas ikinci el arac bakiyor. :D
500L alacagima piyasadan kalkmis mazda'yi alirim.
bonuslara bu kadar takilma delugaaanli, aklinizi da surekli yapay zekaya emanet etmeyiniz..
0
cooperr
(04.07.26)
(13)

ofiste yaşadığınız tuhaf olaylar

lil siztah
s.b.
s.b.
+4
lil siztah
(30.06.26)
ben başlıyorum.
yıllar önce küçük bir ofiste 4 kız çalışıyoruz. kızlardan biri çok sessiz sakin, kendi halinde, eğlencesiz bir tip.

bir projenin yetişmesi için haftalardır sabahladığımız günlerden birinde, arkadaşlardan biri oturduğu sandalyede fenalaşıp bayıldı (zaten düşük tansiyonlu zayıf bünyeli bir kızdı; çok panik olmadık açıkçası). ofis merkezi bir yerdeydi, patronumuz hemen kızı kucaklayıp arabasına attı ve acile götürdü. diğer iki arkadaş da onlarla gitti. ben ofiste tek kaldım; sen bilgisayarları, ofisi falan kapatıp gelirsin dediler (her akşam en son çıkanın, pencere-kapı ve elektrikli herşeyi kapatıp, alarmı kurduğu bir düzenimiz vardı).

proje yetiştiriyor olduğumuz için her dakikamız önemli; herkesin bilgisayarında ne çizim varsa, save etmiş mi bakıp kapatıyorum. bu sırada, bu sessiz kızın bilgisayarına bakayım dedim; açık tarayıcıda "lotus pozisyonu nedir, nasıl yapılır" temalı bir sayfa çarşaf gibi açıktı! :) işin ilginç tarafı, ofiste masalarımız duvara dayalı, hayvani boyuttaki çizim ekranlarımızın ortaya baktığı bir düzenimiz vardı. o kızın böyle bir şeye açıktan bakmasına şaşırmakla birlikte, şimdi bu kız olayın heyecanı geçtikten sonra bilgisayarında açık olan şeyi hatırladığında çok utanacak; ne yapsam? diye, aldı beni bir düşünce :D

neyse, hastane tayfası kısa sürede geri geldi, ben de kızların bişey demesine fırsat vermeden, "ayy çok panik olunca dosyaları save etmeye falan uğraşamadım; hızlıca hepinizin power kablosunu çektim, kusura bakmayın kızlarrr :s" dedim. kimse tepki vermedi ama bence çok akıllıcaydı yaa 8)
+5
🌸lil siztah
(30.06.26)
Simdi girip lotus pozisyonu nedir ve nasil yapilir diye araticam
+7
üğpoıuy
(30.06.26)
ofisi iş yeri olarak genişletirsek bir hikayem var.

Tren işletmeciliği yapan firmada staj yapıyordum. O sırada da yeni trenler tırlarla getirilip raylara indiriliyordu. Haftada bir vagon geliyordu. Normalde olduğum ekipteki mühendisin raylara indirilme sürecinde sürecin başında olması gerek ama o kadar standarda bağlamış ki çok uğraşmıyordu artık.

Yine ofiste oturuyorum öyle, bi vagon geldi. Söz konusu mühendis, bana; sen git izle ben sonra gelirim, dedi. Ben de bi heyecanla gittim. Staj defteri için fotoğraf çekiyordum falan. Derkeeen bir anda, treni, tıra bağlayan halat koptu ve tren yokuş aşağı kontrolsüz şekilde hareketlendi. Rayların sonunda başka bir trene çarpıp durdu. Devasa bir gürültü çıkmıştı hiç unutmam. Ben de o sürede video çekmiştim.

Bunlara ek, Oraya bakan güvenlik kamerası, başka bir tır yüzünden engelleniyordu. Böylelikle olaya ait tek video bende oldu :)

bir anda firmada beni tanımayan kalmadı, trenin üreticisi olan koreliler bile adımı anar olmuştu :)
+5
substituent
(30.06.26)
Staj yaptığım şirket büyük ama nihayetinde aile şirketiydi. Patronların İşsiz ve okumadığı için ortalarda takılan kız yeğenleri vardı, ben haftada üç gün ofise gittiğim için gelmediğim zamanlarda masama o kız oturuyordu. Neyse bilgisayarda bir şeyler ararken o zamanlar MSN olduğu için kayıtların kaydedildiğini farkedip silmek için girince kızın birden fazla erkekle cinsel içerikli yazıştığını görmüştüm :)
Kayıtları silip kimseye bahsetmedim ama kızın tarzını düşündükçe özellikle ofiste o şekilde yazışması çok garibime gitmişti.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@üğpoıuy, o sıra inan ben de bilmiyordum; şekillere biraz baktım, yalan yok :D
18 civarındaydım; kız çok utanacak şimdi diye bir de triplere girdim :) şimdi olsa meh meh der, ekran koruyucuyu kapatırım :P
0
🌸lil siztah
(30.06.26)
başlık tutmamış gibi, bi tane daha yazıyorum :)

anlattığımdan bir önceki firmada, fuar stand tasarım işinde çalışıyorum. modüler bir sistemimiz var; genelde onunla basit tasarımlar yapıp geçiyoruz. ancak büyük müşteri gelirse ve özel bir tasarım yapılacaksa, serbest çalışan bir mimarla anlaşmamız var; o gelip tasarımı yapıyor. ama modelleme vs bilmediği için, ofisin en çözmezi olan benim yanıma oturuyor; eskizini bilgisayara aktarıyoruz. tabi o bir şey istiyor, benim modellemem 5-10 dk sürüyor; o da o sıra harıl harıl bişeyler yazıyor masanın ucunda. biz ayda bi kaç kez, bir kaç gün birlikte çalışır olduk.

neyse, bi gün bu abi bana yine "şuraya şöyle bi eleman gelecek" diyip, ben çizerken kalkıp ofisin başka bi odasına gitti. ben de bi noktada takıldım; dedim eskize bakayım.. kağıtları elime bir aldım, neye uğradığımı şaşırdım :s adam meğer bana komut vermekten boş kalan vakitlerde erotik hikaye yazıyormuş! :D yani aklımda kalan bi cümle var ama, sansürlemeden koyabileceğim bir kelimesi dahi yok :D bayaa hard core :F
bu abi, aynı zamanda leman'ın kadrolu çizerlerindendi ve bu hususta bir ansiklopedi de çıkardı sonra (anlayanlar anladı :)
edit: puhaha şimdi sözlüğe baktım; ansiklopediyi meb toplatmış! :D
+7
🌸lil siztah
(30.06.26)
atm üzerinde çalışan bir yazılım yapıyoruz. ofiste bir test atmsi var. kasa anahtarları kayboldu, kasasını açamıyoruz (içinde gerçek para yok, test parası var). çilingir gelip, matkapla kasayı delip açmıştı. sonra yeni kilit taktı.
0
inheritance
(30.06.26)
Eski yöneticim projenin bitmesine son 2 ay kala baska bir şehirdeki ofise geçiyordu. Ekipte o hariç herkesin projesi bitiyordu onun başında bulunduğu baska bir proje daha vardı. Son gününde ekibe bu öglen yemeğe birlikte gidelim bendensiniz dedi. Zaten onun disi da ekipte 4 kişiyiz 2si yoktu o gün. Ben ve baska bir arkadaş e iyi olur tamam dedik. Gittiğimiz ocakbasinda menüye bakip burasi cok pahalıymış hadi baska bir yere gidelim dedi(orası daha once de baska vedalar icin yemek yediğimiz bir ocakbasiydi, yani fiyatları biliyordu). Diğer arkadaşla biraz garipseyerek e iyi madem gözlemeciye gidelim dedik. Arkadaşın arabasına atladık gozlemeciye gidecekken ya benim canim hamburger istiyor şu butik burgerciye gidelim mi dedi. Tamam dedik burgerciye gittik. Herkes ayni şeyi istedi, hesabı istediğimizde yöneticimiz "ya herkes yediğini ödese olur mu dedi" tamam olur dedik ama bu adam aylik 5k eur maaşı olan biriydi. Garipti. Ödemeyeceksen ben ödeyeceğim deme bari.
+9
Amaranta ursula
(30.06.26)
baska bir firmanin tavsiyesi ile ise bir cizim elemani aldim, baya iri yari bir hatun.
isinde cok iyiydi, baya utangac bir tipti falan. 50li yaslarda.

birgun beni aradi, seninle konusmam lazim bir ruya gordum falan dedi.
hayirdir ya dedim. sana benim durumumdan beni tavsiye eden sirket bahsetti mi diye sordu, hayir dedim.

ben seneler once cinsiyet degistirdim dedi. ruyamda sen bunu ogrenince beni kovdun falan dedi. ben de zerre anlamamistim, herhalde abi cok eski translardan biriydi, sesi ince, utangac, gogusler falan yapilmis, adem elmasini falan aldirmis herhalde. bir tek iri yari.

benim icin hic sikinti yok dedim, guldum gectim.
2 sene kadar beraber calistik, sonra toplu bir isten cikartma oldu ikimizi de sepetlediler hahah.
+5
cooperr
(30.06.26)
Bir tane daha yazayım hayatımdaki en nefret ettiğim patronum sıfatını kaybetmeyecek avukat, ofiste Türk kahvesi içilmesini yasaklamıştı neymiş önceki çalışanlar fal bakıyormuş.

Bir de aynı adam katip arkadaş yanında kaşeyi götürdü diye telefondan kulağını çekip ahizeye avazı çıktığı kadar bağırarak hakaret etmişti. Karşımda o deli halini görünce sinirden burnum kanamıştı.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@lil siztah
Lotus pozisyonunda ne var ki? Ben mi anlamadım? Yoga için bir hareket değil mi? Neden utansın ki?
+5
benaslindayohum
(30.06.26)
Lotus pozisyonunda ne var utanılacak anlamadım ben de domalma pozisyonu veya kegel egzersizi tarzı bir şey mi dedim bi an ama yok yani anlamadım.

Ben de anlatayım 5 sene önce falandı o zamanlar ofisten çalışıyoruz.

Ben ya stajyerim ya da 1 yıllık junior yazılımcıyım. Ekibin hepsi benden 5-10 yaş büyük.

O zamanlar onedio testleri meşhurdu toplanıp çözüyorlardı. Bir boşlukta haylaz bir abimiz şey testi açmış "ne kadar yürüyen cinselliksiniz" tarzında. Oturmuş 5 kişi onu çözüyorlar ama çoğu da muhafazakar veya ona yakın yani. Ben de neye bakıyor bunlar diye yanlarına gittim arkadan bakıyorum ekrana. Genelde doğru ilerliyorlar :3

Bir soru geldi, tam net hatırlamıyorum ama "erkeklerin g noktası anüstedir, erkeklerin anüste zevk alacak bir noktası vardır" tarzında bir soru, altında da doğru yanlış seçeneği var.

Bunlar hep bir ağızdan dedi ki yok la olur mu öyle şey HAYIR tabii ki..... diğer soruya geçtiler. Çoğu da sivaslıydı bu arada.

Ben de yarışma heyacanıyla arkadan boş bulundum, hayır ya doğru olacak bilmiyor musunuz dedim hepsi bi döndü bana baktı ben kaldım öyle derin bi sessizlik oldu. Ama çok takmadan diğer sorulara geçip bitirdiler.

Sonra benim dediğim sorunun aslında doğru olduğunu görünce tekrar bi döndüler kardeş sen hayırdır diye sdfjsgdjsh ne var abi genel kültür bunlar falan dedim mutfağa gittim artık arkamdan ne demişlerdir bilmiyorum sdfsdgjsh kesin vurduruyordur falan demişlerdir de o zaman düzenli ilişkimiz vardı seks hayatımız geniş olabilir ne olmuş yani
0
ananiyimioguz
(01.07.26)
Arkadaşlar dün mü doğdunuz? Hikayedeki detaylardan da mı anlaşılmıyor? Kamasutra’daki lotus’un görsel eşliğinde anlatımından söz ediyorum..
-1
🌸lil siztah
(01.07.26)
(3)

bu nato hazirliklari 2004’te de olmus muydu

voltairem
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
0
voltairem
(30.06.26)
96 habitat zirvesi ve 2004 nato zirvelerini çok net hatırlıyorum hepsinde de aynı goygoy vardı habitat zirvesi ilk uluslararası zirvelerdendi herhalde şehre baştan aşağı bakım yapılmıştı.

nato zirvesi öncesinde de çok büyük terör eylemleri olmuştu o yüzden boğaz köprüsü yollar her yer kapatılmıştı
0
croswell
(30.06.26)
@croswell +1
"habitat kaldırımı" diye bir tabir oluştu bu sebeple hatta.
0
lil siztah
(30.06.26)
96 habitati ben de hatirliyorum, hep ayni tiyatro.
dallamanin teki kosacak diye park duzenlemesi yapmak, fiskiyeleri yenilemek yeni ama, baya yaratici. :D
0
cooperr
(30.06.26)
(5)

citroen araçların yeni amblemini nasıl buluyorsunuz?

solo
Sorun bende mi bilmiyorum, son zamanlarda bir citroen aracın arkasında yol alırken o devasa boyuttaki biçimsiz amblemi görünce bir tiksinti geliyor, amblem zaten zevksiz, modernlikten uzak koca bir buzdolabı magneti gibi bir de tutup bunu arka bagaj kapağının çeyreğini kaplayacak kadar büyük yapmışl
Sorun bende mi bilmiyorum, son zamanlarda bir citroen aracın arkasında yol alırken o devasa boyuttaki biçimsiz amblemi görünce bir tiksinti geliyor, amblem zaten zevksiz, modernlikten uzak koca bir buzdolabı magneti gibi bir de tutup bunu arka bagaj kapağının çeyreğini kaplayacak kadar büyük yapmışlar. Bir ben mi rahatsız oluyorum bu tasarımdan ? sizin düşünceniz nedir merak ettim
+2
solo
(29.06.26)
Çin arabası görür gibi oluyorum.
0
HellKeePer
(29.06.26)
Herkesin eleştirdiği çoğu yeni araba logosunu ben beğeniyorum ama bu Citroen'inkini ben de pek sevmiyorum. Arabalardan pek anlamam ama Citroenler hep tasarım olarak hoşuma giden arabalardı yani tasarım dili de iyi bir firma. Bu logo hiç olmamış
+1
nundu
(29.06.26)
Renoda aynen büyüttü. Bence de çok abes duruyor. Küçük minimal logolar daha güzel.
+1
mikahakkinen
(29.06.26)
logolari buyutup icine sensor kamera falan gizliyorlar artik.
citroen'in 80lerdeki kirmizili logosu guzeldi ama artik logolarin hepsi renksizlesti.
notr vaziyetteyim.
0
cooperr
(29.06.26)
psa grubunun kayiş problemi bir yana,
birde motor parcalarinin hatali montajindan kaynakli,
motor yangini çikmakta bilginize.
0
designer
(01.07.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
-1
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(6)

bir kadinin kalbini kirarsam bana zarari olur mu?

huseyin3
kadin benim onu tam sevmedigimi sezdi, araya mesafe koydu.gercekten seviyorsan mesafeyi aş yoksa uzak dur diyor.ben mesafeyi asacam, yalan soylemeyecem ama o evlilik beklerken ben onu terk edecem. o benim kalbimi kirdi. ben de onunkini kircambana bir zarari olur mu?kadinin bana verebilecegini alip g
kadin benim onu tam sevmedigimi sezdi, araya mesafe koydu.
gercekten seviyorsan mesafeyi aş yoksa uzak dur diyor.
ben mesafeyi asacam, yalan soylemeyecem ama o evlilik beklerken ben onu terk edecem. o benim kalbimi kirdi. ben de onunkini kircam

bana bir zarari olur mu?

kadinin bana verebilecegini alip gidicem. kadini sevecem. yani ben kadini sevmezsem onun bana verdigi sevgi ne isime yarayacak. ama yine de gidicem. kadinin gecmisi ve yasi ve vucudunun softlugu bana tam uygun degil.
-23
huseyin3
(27.06.26)
kaç yaşındasın?
0
biseysorucam
(27.06.26)
biyolojik yas = x
yasanmislik acisindan yas = x-10 belki
-9
🌸huseyin3
(27.06.26)
Ya huseyin sagdan git artik abicim sal şurayı.

Bu duyuruyu yazarken satranç oynadığını sanmışsın ama tavla zarı atmışsın.
+3
duster
(27.06.26)
niye soruma kimse cevap vermiyor?
-15
🌸huseyin3
(27.06.26)
cunku psikolog degiliz..
sal bizi huso.
+3
cooperr
(28.06.26)
Muhtemelen ablayı bu kırgınlık üstüne bir güzel yalamışlardır kardo.
+1
apocalipy
(28.06.26)
(4)

Kulağa su girmesi ile başlayan ağrı

fildirfildir
Merhabalar, Arkadaşım rafting yaparken kulağına su çarpmış tatilden ağrıyla döndü, birkaç gün bekledi geçer diye sonra geçmeyince KBB’ye gitti, KBB bir antibiyotik verdi bir ağrı kesici verdi. Ertesi hafta ağrı hala geçmedi tekrar KBB’ye ve bir de dişçiye gidildi, KBB bu sefer damla verdi antibiyoti
Merhabalar,
Arkadaşım rafting yaparken kulağına su çarpmış tatilden ağrıyla döndü, birkaç gün bekledi geçer diye sonra geçmeyince KBB’ye gitti, KBB bir antibiyotik verdi bir ağrı kesici verdi. Ertesi hafta ağrı hala geçmedi tekrar KBB’ye ve bir de dişçiye gidildi, KBB bu sefer damla verdi antibiyotikle birlikte, Dişçi bir tane Çürük dişi çek çekti, ağrı bu hafta da geçmedi. On üzerinden yedi ağrısı var sürekli. İşitme testi yapıldı bir şey yok kulak incelendi Ağrının açıklananabileceği bir su yok, orta kulak iltihabî yok. Şakağından başlayarak çenesine ne kadar ağrısı var. Diş sıkmaktan olabilir demişler. Stresli bir dönemden geçtik sınavımız ve mülakatımız vardı. Neredeyse üç haftadır ağrısı devam ediyor. Diş sıkması için henüz plak ve botoks önermiyorum demiş. Sakinleşince geçer denmiş. Bir öneriniz var mı?
0
fildirfildir
(25.06.26)
Konuyla ilgili olabilecek birim olarak Nöroloji kalmış.
Bir de Nöroloğa gitmeli bence.
0
Mirket
(25.06.26)
Diş hekimi bazen ağrının kaynağını göremeyebiliyor, eğer düzenli diş muayenesi alışkanlığı yoksa, asıl ağrıyı yapan ikinci bir çürük olabilir. Ya da çekim sonrası enfeksiyon olduysa antibiyotik kullanılması gerekebiliyor. Bence bir kez daha diş hekimini görsün.
0
mikro patlama
(25.06.26)
aynısı yıllardır başımda.
benim de su kaçması ile başladı, ağrısı geçmiyor.
KBB-Dişçi arası gittim geldim, her seferinde bir şey yok dediler. Kimisi çok ısrar ettiğim için ilaç verdiğini söyledi(damla vb kulladım) çözüm olan olmadı. kulak-gırtlak arasında bir sıkıntım var, ciddi rahatsız oluyorum. mr - pet scan tarzı bir şey ile baksalar çözerler diye düşünmekteyim ama deli muamelesi görüyorum.
0
late viper
(25.06.26)
ortakulak iltahabi sonrasi senelerce akinti, agri, tikaniklik cektim, doktor doktor dolastim, isitme testlerine girdim vs kimse birsey bulamadi.

en sonunda doktorun biri kulak zarin cokmus dedi, basincla 2 dk'da yerine yerlestirdi, mevzu gecti.

kulak zari cokmesi olabilir.
gecmis olsun.
+2
cooperr
(25.06.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(7)

Almanya’da cidden klima yok mu?

messina123
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru mu?
0
messina123
(22.06.26)
Kolpa.
0
enteg
(22.06.26)
gecen yaz 1 hafta berlin'deydim. hava baya sicakti. klima sikintisi yoktu.
otosubler falan gayet serindi.
atmasyon.
0
cooperr
(22.06.26)
Kaynak: x.com
0
🌸messina123
(22.06.26)
Hava uzun süre sicak kalmiyor.
2-3 hafta senede belki klima kullanacak kadar sicak oluyordur.

Klima cogu yerde yok. Bizim sirkette yok mesela. Yeni bina 2020 yapimi falan. Trenlerin yarisinda var yarisinda yok.

Sikayet edilecek bir durum bence yok.

Perdeyi cami acmadigin sürece evin icin iyi mesela su an. Cünkü izolasyon iyi. Gündüz erkenden hava soguk bile yani ceket giysen olur. Kaldi ki su an heatwave var. Ben gecen hafta kazak giyiyordum.
-4
Purple life
(23.06.26)
Evet yok. Çok yeni yapılmış binalarda olabiliyor. Bizim enstitüde de yok, bir tek enstitü direktörlerinin ofislerinde var. Otobüs ve tramlarda eski tip değilse var ama çoğu dışarısı 37c bile olsa camları açıyor.

Daha önce sıcak hava dalgası vurup 2-3 gün tavan yapıp duruluyordu ama şu an 2 haftadır bitmek bilmeyen bi 35C+ sorunsalı var. Benim ev çatı katında ve gece dışarısı 23Clere de düşse evin içi hala 30C gösteriyor. Ben şahsen kendi adıma baygınlık geçirmek üzereyim ve bu konuda yalnız olmadığımı düşünüyorum :D
+2
truf
(23.06.26)
truf +1
ben de eski bina+cati kati kombosundayim. evin ici sogumadigindan dolayi hep sicak. ve evet nadir yeni binalar disinda pek klima yok. olsa da bizdeki gibi usutecek kadar calistirilmiyor (en azindan benim deneyimim bu sekilde)
tramvay ve trenlerin bazilarinda klima var, ama cogu hafiften ufuruyor ya da bir tarafi calisiyorsa diger tarafi calismiyor. oyle trene bindim ohh serinledim olayi yok.
dun tramvayda nefes alinmiyordu sicaktan ve kalabaliktan mesela.

bulundugunuz yere gore de degisiyor sicaklik. hessen bu hafta 38 derece, berlin icin ortalama 35 diyor, hamburg 30-32 arasi. yani hamburgdaki birinin iyi ya abartilacak bir sey yok demesi benim icin bir mana ifade etmiyor :)
+1
65 derece
(23.06.26)
Almanyada evimde de isyerimde de klima yok ancak bence sadece cati alti daireler sorun yaratiyor.En sicak gunlerde bile alt katlar yeterince serin olduyor bence.
ALmanyada cati alti daire kesinlikle tavsiye edilmez.Yazin sogumaz, kisin isinmaz
-2
turkuaz
(23.06.26)
(17)

Mutsuzluğunuzun temel sebebi nedir

sekizdokuzon
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.Sizinki nedir?Teşekkürler.
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.

Sizinki nedir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(22.06.26)
Şu an kız arkadaşımı çok özledim

Normalde mutsuzluk sebebim Toyota fiyatları
+1
baldan kaymak
(22.06.26)
butun tuslara basmama ragmen bazi seylerin bir turlu istedigim gibi gitmemesi, normalde kolaylikla olmasi gereken seylerin bir turlu olmamasi.

etrafimda kimse mukemmel degil, hatta vasat. ama herkes benden mukemmel ve hatasiz olmami bekliyor. cok garip.
+1
cooperr
(22.06.26)
Akp.

Ekonomik durum, güvensizlik, korkularım, fırsatsızlık, belirsizlik, gelecek kaygısı…

Temele inince aynı noktaya varıyorum.
+8
mutekebbir
(22.06.26)
kiminin ekmegi yok,
kiminin pastası küçük,
ama sabah erkenden disari cikip ,
aydinligin serinliginde havayi tenefüs etmek mutlu ediyor.
+2
designer
(22.06.26)
Uzun ve anlamsız gelen çalışma saatlerim
0
kendimefotograflarim
(22.06.26)
işsizlik
geleceğimin belli olmaması
bir de flört bile yok be

ilkini çözsem, gerisi gelir bence.
0
rain when i die
(22.06.26)
Beni belirsizlikler mutsuz ediyor.

Gecmisten gelen kötü olaylar travmalar da mutsuz ediyor. Ama su sira düsünmüyorum. Az biraz zaman önce her gece uyumadan agliyordum. O yönümü hiç sevmiyorum.
-1
Purple life
(23.06.26)
kendim
0
Rondak
(23.06.26)
Belirsizlik, mesleğimi yapamamak.
0
ekimoloji
(23.06.26)
Haksızlık. En büyük sebebi bu benim için.
0
truf
(23.06.26)
çalışacağım yer ve bölüm belli olmasına rağmen göreve çağırılmamak.
0
suicmeyenadam
(23.06.26)
Mutluluğu kovalayan bir insan değilim. Fakat benim adıma sevinemeyen, mutlu olduğum anları (tatlılıkla süsleyerek de olsa) sitem etme fırsatı olarak gören insanlarla görüşmeye devam etmek mutsuzluk kabulu olur.
0
sadegazoz
(23.06.26)
Kendim, kendimi demoralize etmekte üstüme yok.
Ve nezaket yoksunu, bencil, kötü niyetli insanlar, maalesef özellikle iş hayatında sürekli maruz kalıyoruz kabalığa.
0
umutt
(23.06.26)
olaysız geçmeyen ömrüm ve maddi zorluklar.
0
art cat chocolate
(23.06.26)
eşim ocak ayında işten çıkartıldı ve çok iyi cvsi olmasına rağmen iş bulamadı.
aylardır bu bizi çok üzüyor.
onun dışında fena değiliz.
-1
matilda
(23.06.26)
yazılanları tekrar etmiş olacağım ama belirsizlik, adaletsizlik duygusu, gelecek kaygısı
+2
deartheodosia
(23.06.26)
Son zamanlarda insanlardan midem bulanmaya başladı. Bir anda etiğe önem vermeyen hatta direkt ahlaksız insanlara çok maruz kaldım. Yakın çevremden hem de. Hayat bu, böyle insanlar var diyip kabullenemeyip hala buna şaşırdığım için de kendime yükleniyorum. Diğerleri mutsuz ediyor beni. Ya da diğerlerinin etkisine bu kadar açık olduğum için kendi kendimi mutsuz ediyorum
-1
denizkenarısandalye
(23.06.26)
(8)

Duyuru fazla mı zengin adam dolu

gobekliraki
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
-7
gobekliraki
(22.06.26)
duyuruda zengin değilde akıllı adam çok. akıllı adamda iyi para kazanıyor. yani emeğiyle para kazanan, iyi para kazanan insanlar var. baba parası yiyenler buralara girmez.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
Algıda seçicilik olmalı sanırım.
Bizde ne yoksa onun hayali daha cazip.
Burada fatura , çek, dekont, banka uygulamasından bir screenshot gördüğümüz yok. Birilerinin hayali de olsa yatırım tavsiyesi veriyorum bazen .

Paranın gelmesinden ayrı olarak, nereye gittiği de önemli. Haliyle kötü para kötü yollara gidiyor .
0
diyecevaplandı
(22.06.26)
O konular açılınca o insanlar ortaya cikiyor, bende para yok mesela, boyle ornekler de var sadece cok vurgulamiyorum yerli yersiz.
+1
mbond
(22.06.26)
duyuruda gercek zengin oldugunu sanmiyorum, birkac wannabe var gibi.
0
cooperr
(22.06.26)
neye zengin dediginize gore degisir, duyuruda cok fazla 35 yas ustu insan var, bu yaslarda 20-30 bin dolara yada 200-300 gram altina sahip olmalari cok normal. yani algi meselesi, sizde olandan cok her zaman zengin gorunur. ben daha bir kac milyon dolar net varligi yada nakit parasi olana rastlamadim.
+2
cairo
(23.06.26)
Duyurudaki adamların alayı eski ekşi sözlük kadrosu, eski moderetörler vb, alayı 40'ını devirmiş aklı başında adamlar, bir çoğu dünyalığını yapmış, kıytırık işlerden elini eteğini çekmiş, sözlükteki trol ordusuyla uğraşmak istemediği için ya da zamanında sözlük yönetimine küsmüş olduğundan entry girmeyen, tek amacı insanlara fayda sağlamak olan bir güruh, bundan olsa gerek. Zengin ama gönlü zengin diyelim.
+5
solo
(23.06.26)
@solo özetlemiş. 27 sene önce kuruldu sözlük. o zamanlar üniye yeni başlamış ve liselilerden oluşuyordu. o zamanlar en yaşlı yazar hukukçu justinianus diye biriydi ve galiba 50 yaş üstüydü. şimdi ise o ve sonraki nesillerin hepsi 40 üzeri. benim gibi 50 üstü de epey var. şimdi bunlar on yıllarca ortalamanın üzerinde eğitimli oldukları için para kazandılar, biriktirdiler, evlenip eşleri ile de birikim yaptılar. keza bir çoğunun anne babası öldü miras falan da kaldı. ister istemez ortada devasa olmasa da bir maddi güce sahip oldular. kaldı ki ezici çoğunluk muhalif kanattan ve kendi çabaları ile bir yerlere gelmiş insanlar var burada. son olarak yutddışında yaşayan yaşamasa bile yurtdışından para kazanan insanları da koyarsanız durum daha da net anlaşılır.
+2
ground
(23.06.26)
İlaveten şunu söyleyeyim:
Sözlük yazarlarından ilk dört nesilde olup da aileden çok zengin olan da gayet vardı. Zirvelerde, mail gruplarında ve birebir tanışmalarda bunu görebiliyorduk.

Bence duyuruda maddi anlamda en iyi durumda olanları, aksine, bu tarz konularda ağızlarını açmayanlar içinde.
+1
yadigar
(23.06.26)
(8)

Saçları beyazlayan erkekler boyatıyor musunuz?

adivar
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli. Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli.
Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
0
adivar
(22.06.26)
3 ay önce boyamaya başladım. şıvarzkof 70 numara kullanıyorum. hemen hemen saçımın doğal rengi.
0
yurtsuz john
(22.06.26)
erkek adam modifiye yapmaz. sakallar ve saçlarda yer yer beyaz bölgeler var. boyatmam.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
bol beyaz var, 50/50 yi gectim hatta galiba.
boyatmadim, boyatmam. kellik baslarsa ektiririm.
beyaz sacin ekmegini yedim, sikinti yok.
0
cooperr
(22.06.26)
kendine bakmak iyi birsey lakin boyatmayi hiç düşünmedim,
gerçi boyayacak kadarda kırlaşmadik daha.
0
designer
(22.06.26)
Saç dökülmesi daha büyük tehlikeli. Beyazlama sorun değil.
0
HellKeePer
(22.06.26)
ilk beyazı 23 yaşında askerden sonra gördüm, sevindim.

çok artmadı 35 yaşına gelsem de.

ama sakalda geçmişte turuncu olan her yer beyaz oluyor artık.

yine de boyatmam, devam.

saç olsun da isterse pembe olsun kendiliğinden.
0
rain when i die
(22.06.26)
şuan etrafımdaki çoğu erkek saç kesimine gittiğinde boyatıyorda ama transparan boya gibi aşırı boya boya durmuyor, akınca doğal duruyor.. bıyık sakalda boyatan var..60 yaşındakide 30 yaşındakide boyatıyor. ekonomik durum çoğunda orta-üst
0
eja
(23.06.26)
boyamıyorum. ortamlarda richard gear gibi geziyorum.
0
ground
(23.06.26)
(10)

insanlar neden istanbul'da bu maaşlara çalışmayı seçiyor?

runaway
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur. bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur.

bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
-1
runaway
(22.06.26)
iş bulabilmek önemli,
bütün etkinliklerin merkezi istanbul,
hısım, akraba ,ana,baba hepsi oradadir,
tercih.
-1
designer
(22.06.26)
"bütün etkinliklerin merkezi istanbul"

28k maaşla kaç etkinliğe katılıyor hesaplayamadım
+2
🌸runaway
(22.06.26)
gecen sebnem ferah konseri vardi,
vatandaş konser yerinin yakinindaki parkta idi sanki
0
designer
(22.06.26)
"Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim"

insanlar istanbul'da bir şeyler yapabildiği için değil, yapma ihtimalleri olduğu için yaşıyorlar.
+5
art cat chocolate
(22.06.26)
yapabilme ihtimali +1.

her şey orada. başka yerde iş bulmak zor, hele kendi memleketin veya bolca tanıdığın yoksa her şey daha zor. istanbul'da hiç değilse işim olur, imkanım olur, belki köşeyi dönerim umudu var.

aşırı yığılmadan dolayı başka yerde imkan olsa bile bazıları istanbul'u isteyebiliyor. yaşadığı yerde iyi kazansa bile sıkılıyor veya kariyerinin yerinde sayacağını düşünüyor. paranın önemini reddetmiyorum ama kişi halihazırda aç gezmiyorsa her şey de değil. istanbul'da zor geçinmeyi yozgat'ta kral olmaya tercih edecek çok kişi var. küçük şehir gençsen ayrı, yakının yoksa ilerleyen yaşta ayrı dert çünkü. istanbul gibi yerlerde 10 milyon sürünür ama kimse kendini yalnız hissetmez, büyük şehrin enerjisi ve temposu farklı olur.

ben bunları eskiden istanbul'da yaşamış, istanbul'da yaşama fikrinden nefret eden, büyük konuşmayayım ama hiçbir koşulda orada yaşamayı ve çalışmayı düşünmeyen birisi olarak söylüyorum bu arada. günübirlik gezerken bile boğuyor.

amma çoğu insan için istanbul tercihten ziyade zorunluluk yani. orada sefil gibi bile olsa bir şeyin ucundan tutup bir yola girebilirsin. öyle bi ihtimal var. diğer yerlerde daha ucuz da olsa yine kira vermen gerekir ama para kazanmak aynı ölçüde kolay değil. hadi paran olsa sosyal imkanlar falan uzar gider.
0
der meister
(22.06.26)
stockholm sendromu, celladina asik olmak.
newyork, londra, paris, toronto vs butun belli basli metropollerde ayni mevzu var.
+1
cooperr
(22.06.26)
Çünkü iş bulabiliyorlar. Kuzenim aynı durumda yani bir mesleği yok fakat tüm haklarını alarak çalışabiliyor. Hiçbir işe bağımlı değil çünkü o işten çıksa yenisini çok rahat bulabiliyor.

Ben kendi memleketimde günde 18 saat, %50 asgari ücrete çalıştığımı bilirim. Sigorta vs tabi ki yok. Bu şartlarda kim küçük yerde iş koşturur ki? O rezil işten çıksan yenisini bulamayabilirsin öyle düşün. Sigorta yapan yerler premium sayılıyor küçük yerlerde.
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
büyüme ihtimali var diye herhalde. bugün 50 yarın 100. sivas'ta olsa hep 50. yolun sonunda istanbul'da ömrü 50 ile geçecek de olsa o ihtimal diri tutuyor olabilir :)
+1
gabe h coud
(22.06.26)
İstanbul yarı narsist yarı toksik ama bağımlı olduğumuz biraz da alttan alta sevdiğimiz ve bu yüzden bırakamadığımız evlilik gibi. Çocuk da varsa öyle düşünün. Böyle ilişkilerde bırakıp gitmek zordur. Memnuniyet yer yer düşer ama o ilişki de birşekilde devam eder.
+1
mahmuttt
(22.06.26)
İş olanakları zaten söylenmiş, onu geçeyim o yüzden.

Bir kesim ise zihnen küçük şehir hayatına adapte olamıyor. İstanbul'da maddi olanaksızlık nedeniyle imkanlar kısıtlanabilir, ancak kimse kimseyi tanımaz, bilmez. kalabalıktaki herhangi birisinizdir. Birçok insan bu durumu kötüler, ama birçok insan da bunu seviyor. Küçük şehre taşınmak isteyen birçok insan genelde bu tarz şeylerden şikayet ettiği için aksini sevenlerin zevkleri daha az dillendiriliyor ama böyle bir şey var.

Taşrada zengin olacağına şehirde ay sonunu zor getirmeyi gözü kapalı tercih edecek çok insan var, ama bu mevcut durumdan şikayetçi olmanın önünde engel değil. sadece "küçük şehre taşınmak" bir çözüm olarak görülmüyor. Küçük şehre gidince sorunları çözülmüş olmayacak bu insanların.
0
akhenaten
(22.06.26)
(4)

Buğunlerde nişan masraflarını kizın snne babası mi karşilıyor?

sonhakan
Yoksa çiftler kendileri mi? Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
Yoksa çiftler kendileri mi?
Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
0
sonhakan
(21.06.26)
Kim karşılıyor bilmiyorum ama benden bunu okuyanlara bir ağabey tavsiyesi, bu tip masrafların ailelerden herhangi bir tarafa ihale edilmesi gerektiğine inanan kişilerle bu yola girmeyin. X tarafı y tarafı farketmez.

Ha bence bu işi aileye yıkacaksanız hiç bulaşmayın, ekonomik gücü olan, ailesinin ağzının içine bakmayan bireyler olamadan evlilik şu bu neyinize? Hadi ama hadi elzem bir durum var diyelim o zaman her kalem, her masraf eşit derecede karşılanmalı kardeşim. Bu işin o tarafı bu tarafı olur mu ya, gelenek görenek adı altında et pazarlama bunun adı. Kaba etimin geleneği, bir de bizim orda adet bu derler ya, sanki masai-mara kabilesi aw, tüm hayatı ritüeller çerçevesinde ilerliyor da bunu da geleneksiz yapamıyor.

Hayat müşterekse en başından müşterek olmalı. Anadolu orklarının mabadından uydurduğu saçma salak dayatmalar yüzünden evlilikler daha başlamadan feci derecede yıpranıyor. Sonra boşanmalar neden arttı, neden arttı acaba?
+8
fatihdr
(21.06.26)
Son durumlara uzağım. Eskiden kızın evinde yakın akrabalarla sade, mütevazı bir tören olurdu. Çok özel bir hazırlık olmazdı. Sade ve güzel giyinilir, sohbet edilir, bir aile büyüğü yüzükleri takar, pasta yenir, belki biraz hafif müzik çalınırdı.
Son yıllardaki abartılı, gereksiz aktivitelere üzüldüğüm için yazdım.
Nostaljik bir duygu ile.
Damattan şu kadar gram altın, şu kadar mehir lafları dönüyor, hayretle bakıyorum.
Nasıl dönüşmüş bu toplum, akıl almıyor.
+1
pro9it9is9
(22.06.26)
nisani kizin ailesi yapti, bir yere gittik yemek yedik vs.
dugunu biz yaptik.
0
cooperr
(22.06.26)
nişanı kız tarafı yapar evet. geleneksel olarak böyle. ama anne baba durumu yoksa büyük nişan yapılmak zorunda değil. evde de yapılabilir.
0
elorelia
(22.06.26)
(4)

Kılıçdaroğlunun Sözcü Tv röportajı nasıl geçti?

mikahakkinen
İzlemedim. Gerçekten ikan olundu mu?
İzlemedim. Gerçekten ikan olundu mu?
+1
mikahakkinen
(20.06.26)
bilmiyorum, üzüldüm, ben istemedim, haklısınız, ama onlar haksız.

demem o ki, bir işe yaramayan boş bir program oldu. adam gökten zembille indiği konusunda herkesi ikna etmiş olmalı.
+3
rhan
(20.06.26)
iyice nefret ettirdi kendinden. boşanmayı kabul etmeyen koca gibi bir şeye döndü.
+5
yurtsuz john
(20.06.26)
ben mal gibi izledim. bilmiyorum, ben yapmadım vb şeyler söyleyip durdu. sadece şuna hak verdim birisi guitarissimo bana rüşvet verdi dese dava açarım ama Veli Ağababa dışında kimse dava açmamış galiba. Ben de sebebini merak ettim açıkçası.
+1
guitarissimo
(20.06.26)
cogunu izledim kilit sorularin hepsine "bilmiyorum, duymadim, gormedim, haberim yok" cevaplari verdi, trajikomikti.
+2
cooperr
(22.06.26)
(7)

Assos'un denizi nasıl, önerir misiniz?

Cesario
Denize girince alışılamayacak kadar buz gibi oluyor mu buranın denizi? Ayrıca tertemiz, deniz taşlarını sayabilecek kadar berrak mı? Otel öneriniz varsa alırım. Araba ile gideriz muhtemelen. Merkezi falan nasıldır? Yeme, içme alternatifi bol mudur, aşırı kazık mıdır nasıl?
Denize girince alışılamayacak kadar buz gibi oluyor mu buranın denizi? Ayrıca tertemiz, deniz taşlarını sayabilecek kadar berrak mı?

Otel öneriniz varsa alırım. Araba ile gideriz muhtemelen. Merkezi falan nasıldır? Yeme, içme alternatifi bol mudur, aşırı kazık mıdır nasıl?
0
Cesario
(16.06.26)
o kadar kuzeye gidemedim,
ama ayvalik sarımsakli ;
bir saat suda durunca üşümeye başliyorsun.
0
designer
(16.06.26)
Assos denizi soğuk, hatta Bozcaada'dan daha soğuk. ilk girerken hemen giremeyebilirsiniz ama alışırsınız.

su tertemiz, sonuçta açık deniz. taşları tek tek sayarsınız.

otel önerisi veremiyorum, ben bölge insanı olduğum için otelde kalmıyorum genelde. belki 1-2 gece pansiyonumsu bir yerde kalıyorum.

Assos dediğiniz yerde 3 merkez var.

1- Behram köyü: denizle alakası yok. Athena Tapınağı, akropol burada. sürekli olarak burada kalmanıza gerek yok. zaten çok fazla otel de yok.

2- antik liman: en popüler turistik yer. denizi güzel ama plaj yok, hep oteller ve iskeleler. deniz taşlık. akşamları çok dolu oluyor. şahsen burada kalmak istemem. bir dolu mekan var. alkollü alkolsüz. fiyatlar bodrum çeşme ayarında değil ama uygun da değil. örneğin ayvalık gibi değil. ayvalık'ta ucuz mekan bulma şansınız var, Assos'ta yok. antik limanda genel olarak butik ve pahalıca oteller vardır.

3- kadırga koyu: uzun bir plaj. sahil ve denizin ilk bölümü taşlık. sonra kum oluyor. cam gibi deniz. sadece denize gidecek olsam kadırga'ya giderim. burada oteller de var, plaj işletmeleri de var. sadece burada kalmak da mümkün. burada hem pahalıca oteller, hem de uygun fiyatlı oteller var.

bonuslar: buralar haricinde bir dolu otel ve plaj var. tek tek anlatmak zor ama yukarıdaki 2 ana otel bölgesi haricinde, neredeyse tüm sahilde bir dolu otel var artık. mesela uygun fiyatlı arıyorsanız, sivrice tarafına bakabilirsiniz. daha pansiyonumsu işletmeler var. sivrice'nin denizi çok çok güzeldir. genelde iskelelerden girilir ama doğrudan kuma basarsınız. şu anda kalmak için gidecek olsam sivrice'de kabile'ye giderim.
+1
co2s2
(16.06.26)
denizi soguk ama alisilamayacak gibi degil.
bozcaada'nin ozellikle acik deniz tarafi assos'dan cok daha soguk, alisilmiyor.

Assos'a cok yakin, İlyada Butik Otel var, orayi tavsiye ederim. Gunubirlik Assos'a gidilebilir aracla. Otel sakin, yemekler guzel, gunubirlik taze balik falan geliyor.
0
cooperr
(16.06.26)
rüzgarsız bir günde berrak ama rüzgarsız bir gün bulmak zor
0
fatihdr
(16.06.26)
suyu aşırı soğuk ve tuzlu ama acayip de temizdir. ne olur ne olmaz deniz ayakkabısı da alın yanınıza
0
nahtoderfahrung
(17.06.26)
ben akçay tarafındayım. güzel bir deniz günü geçirmek istiyorsak mutlaka kadırga'ya gidiyoruz. fakat yol 30 dk dan fazla olduğu için, mutlaka oradan ya bir arkadaşımı ya da bir oteli arayıp denizin/rüzgarın durumunu sorarak emin olarak gidiyoruz o gün.

güzelken harikadır ama bazı günler kötü denk gelebilirsiniz.

bence eski yıllar kadar soğuk değil, ya da biz alıştık. ama sıcak sulara alışkın insanlar için gerçekten girmesi veya girdikten sonra uzun süre kalması zor oluyor.
0
la traviata
(17.06.26)
Assos'ta yaşıyorum şu an denizin soğukluk olarak Bozcaada ile alakası yok. Zaman zaman çok soğuyor özellikle Temmuz ayının belli bir kısmında ama bu ara her gün denizdeyiz ve gerçekten soğuk diyemeyiz.
0
amelie poulain
(17.06.26)
(6)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(6)

Jeep compass kullanan var mi

üğpoıuy
2026 hibrit aslinda special olarak Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
2026 hibrit aslinda special olarak

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
0
üğpoıuy
(13.06.26)
Standart stellantis ortak platform aracı. Gereksiz pahalı. Tasarruf açısından tam elektrikliler varken bence anlamsız.
-1
orient blue
(13.06.26)
Tam elektrik bi secenek diil
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
Arkadasımda vardı. Piyasının altında verip sattı kurtuldu.
Pahalı, parçası pahalı, ustalar bulaşmak istemiyor.
Araba denen zıkkım zaten % 90 şehir içi kullanılıyor. Parkı kullanımı kolay, tüketimi düşük pratik bir B sınıf hatchback aradı buldu. Ne aldığını hatırlamıyorum. Hiç eski arabasını özlemiyor.
0
Lh12
(13.06.26)
@lh, b sınıfı mi aldı xd encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
jeep olarak bir tek wrangler/rubicon alinir.
gerisi buyuk oranda cop, basina bela olur. ben olsam bulasmam.
+1
cooperr
(13.06.26)
Türkiye’de Jeep giydirilmiş Fiat

Limited bi versiyonu var, kamyonet.

Clio’yu kopyalamak çok zor sanki kısmını geçtim; stellantis pişmanlıktır.
0
baldan kaymak
(14.06.26)
(9)

mutlaka okunmasi gereken kitaplar

lemmiwinks
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
0
lemmiwinks
(13.06.26)
İlgi alanların nedir ?
0
diyecevaplandı
(13.06.26)
Sağa sola saldırmayı övenlere;
Band of brothers
Generation kill

Viktor Frankl - man's search for meaning
0
logisticsmanager
(13.06.26)
@diyecevaplandı: benim ilgi alanimla ilgili degil soru, sizin mutlaka okunmali dediginiz kitaplari soruyorum. kurgu olmamasi disinda daraltmak istemiyorum, benim ilgi alanim olmayan konuda ilgimi ceken kitaplar onerirsiniz belki. :)
+1
🌸lemmiwinks
(13.06.26)
Babil Kulesi Kitabı, daha yeni okudum, çok beğendim.
Tembellik Hakkı
Tutsak Edilmiş Akıl
0
kobuzchu kiz
(13.06.26)
sümerli ludingirra
0
cooperr
(13.06.26)
insanlar arasindaki esitsizligin kaynagi - rousseau
hayvanlara nicin bakariz - john berger
kreutzer sonata - tolstoy
0
herzan
(14.06.26)
Burada yazılan entryler seni konuyla ilgili bir bir kaç kitaba yönlendirir sanırım :

eksisozluk.com
-1
diyecevaplandı
(14.06.26)
sapiens - harari
tüfek mikrop çelik - jared diamond
malcolm x otobiyografi
0
lament
(14.06.26)
Kreutzer Sonat için +1 diyorum.

Tarihe ilgin varsa ben de Türk Günlükleri diyeyim.
0
Mirket
(14.06.26)
(12)

Macbook tercih etme nedeniniz nedir?

runaway
Size göre ne gibi avantajları var?
Size göre ne gibi avantajları var?
0
runaway
(12.06.26)
5 yıldır donma kasma yok, güncellemeler devam ediyor
kullanımı her zaman keyifli,
şarj çok iyiydi, şuan iyi
tasarım kusursuz, en son bilgilsayarı ne zaman kapattım hatırlamıyorum,
kapağı kapatıp açıp işime devam ediyorum,
quick note, safari, photos ile iphone ile mükemmel senkronizasyon
0
ne demezsin
(12.06.26)
Sadece içerik tüketen biri olarak yazayım;

Çok iyi mühendislik, dengeli hafif gövde, tek elle açılabilen harika ekran, renk doğruluğu, harika ses, harika pil ömrü, güvenlik, çok iyi malzeme, çok iyi çalışan ekosistem (iPhone, iPad ekran yansıtma, AirPlay, kulaklık, HomeKit entegrasyonu, iMessage, telefon, FaceTime, iCloud), çok uzun ekonomik ömür, ikinci el değeri, güncelleme, hafiflik, basitlik. Genel olarak yapması gerekeni yapması, nazlanmaması, doğru düzgün çalışan backup/restore işleri ve tekrar güvenlik.

Tabii bunların bir kısmı MacBook, bir kısmı macOS ile ilgili ama ortak çalışan şeyler.
+1
orient blue
(12.06.26)
Yıllarca 5 kg bilgisayar + şarj kablosu + adaptör taşıyan biri olarak kesinlikle boyutu ve hafifliği. Geniş el çantamda dahi taşıyabiliyorum. Şarjın gerçekten uzun gitmesi ve sürekli şarj etme ihtiyacının olmaması. Kasma donma gibi sıkıntılar yaşanmaması.
+1
black holes in the sky
(12.06.26)
macos, şarj süresi, ağırlık, ekran kalitesi.
0
gule gule
(12.06.26)
Çok güzel anlatmışlar. +1 diyeyim hepsine ben de.
0
Mirket
(12.06.26)
Toplu taşıma kullandığım dönemde hafifliği için tercih etmiştim.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
IT çalışanıyım. Şirketim m4 max çipli modelini verdiği için 6 aydır deneyimleme şansım oldu. Cihaz gerçekten tık demiyor. milyon tane pencere açık arkada, ordan oraya geçiş yapıyorum hiçbir şekilde ne donma ne kasma. Performans açısından Windows makineleri tokatlar. Pil ömrü muazzam. Sabah 8'de açtığım bilgisayarı akşam 5'e kadar prize takmadan kullandım bir kere. Daha önce böyle bir şey deneyimlemedim açıkçası.

Fakat MacOS'in arayüzünden memnun değilim. Basitlik adı altında pazarladıkları birçok şey saçmalık ve hiçbir şekilde işimi kolaylaştırmıyor. Özellikle Dock rezalet bir tasarima sahip. Windows'taki gibi system tray özelliği yok. Açtığın ve arka planda çalışan bütün uygulamalar dock'ta görünüyor. benim gibi dikkat eksikliği yaşayan biri için inanılmaz kötü bir tasarım. sidebar adında bir eklenti ile çözmek zorunda kaldım ama o da mükemmel çalışmıyor her zaman. Apple'ın verdiği performansı bir Windows makine verse MacOS'lu bir bilgisayarın yüzüne bakmam açıkçası.
+1
synesthesia
(13.06.26)
3 Ana sebebi var, ama öncelikle belirtmem gerek ki ana laptop olarak kullanmıyorum. Ama macbook air şu üç sebepten dolayı en çok işime yarayan "taşınabilir bilgisayar"

1- Uzun şarj süresi
2- Sadece kendisi ve ince bir çantayla her yere gidebiliyor, kalabalığı yok.
3- Fansız olduğundan tozlu ortamlar için ideal. Toz geçirmez değil elbette, ama en azından tozu deli gibi emmiyor.

Haliyle benim gibi ofis ortamı dışında da bir bilgisayara ihtiyacınız oluyorsa biçilmiş kaftan. Hatta ciddi anlamda var olan tek gerçek anlamda "taşınabilir bilgisayar" bu.
0
akhenaten
(13.06.26)
Air var bende m1 işlemcili olanından bir de eski hani. Pili hala günü rahatlıkla çıkarıyor. Seneler geçti kozmetik sorunu yok. Profesyonel değilim günlük kullanıcıyım cihazda tık yok. Yıllarca windows bilgisayarda trackpad kullandım ama illa mouse aradım bunda ise gerek yok cihaz akıyor mause olmadan da. Seyahate çıkıyorum telefonun adaptörü ile birlikte atıyorum bitti. 2 günlük seyahat ise şarj etmeme bile gerek kalmıyor gerekirse de telefon şarj eder gibi ediyorum.
0
denizgonen
(13.06.26)
Macbook kullanmayan ama özellikle pro kullananların makinalarını kısa süre kullanmış birisi olarak dokunma hissiyatı, gesturelar, akıcılığı, pil ömrü, incecik oluşu, ekran kalitesi gerçekten ayrı bir seviyede.
0
kimlanbu
(13.06.26)
ilk aldigim air 8.5 sene gitti, pil 2500 cycle yapmisti ama hala 3 saat dayaniyordu.
1-2 kere keyfe keder format yedi. hic isinma problemi olmadi.
hic servise gitmedi, ve $250 dolara sattim.
daha nossun?
0
cooperr
(13.06.26)
uzun yıllar kullanılabilir
hafif, güçlü, dayanıklı hissettiriyor
kullanımı gerçekten pratik. erişilebilirlik özelliklerini sık sık kullanıyorum (özellikle touchpad'de üç parmakla zoom yapmak için)
touchpad'i bir harika, 4+ yıldır aralıksız mac kullanıyorum, hiç mouse kullanmadım. hatta neredeyse mouse kullanan da görmedim. windows'larda asla bu kadar iyi olmuyor touchpad
ekran kalitesi gerçekten iyi
intel işlemcilerde kalsaydılar belki windows'lardaki üst seviye laptoplar benzer kaliteyi sağlayabilirdi ama m işlemciler ile windows cihazlara fark açtılar
macos cihazlar kendi ekosistemi ile kusursuz çalışıyorlar. airpods ve iphone da kullanıyorum ve artık bu ekosistemden ayrılmak istemiyorum. bir çeşit vendor lock-in.


macos'ta gerçekten saçma ve "neden böyle" dediğim bir sürü özellik var. mesela finder her bakımdan gerçekten kötü, istediğin dizinde ya da tüm mac'te arama yapma özellikleri kötü, menu-bar'daki tray icon'ları harici bir app olmadan ayarlanamıyor ve ekrandaki notch'un altında kalıyor. dock tasarımı kötü, spotlight son iki-üç sürümdür kullanışsız. daha bir sürü böyle şey var ama benzer şikayetleri windows'ta da yapabilirim (copilot'u her yere entegre etme telaşı, reklam gösterir gibi tray'de sürekli msn network'ünden haberler göstermesi falan)

windows cihazların da kendilerine göre bir çok artısı var ama bugünün konusu değil.
overall soracak olsanız, ben hem iş gereği hem de son kullanıcı olarak windows değil macos'u seçerdim.
0
biseysorcaktim
(13.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(8)

7+4 bin dolara Türkiye mi yoksa 15+8 bin dolara Dubai mi

pacevilleli
Türkiye'de yaşıyorum, avrupalı bir firmada contractor olarak çalışıyorum. Her ay fatura kesiyorum onlara.7bin dolar net baz maaşım var üzerine de satış primleriyle 4bin dolar civarı ekleyebiliyorum. toplam 10-11bin dolar maaşım oluyor aylık ortalama. Vergiler vs çıktıktan sonra, net maaş bu. kira ve
Türkiye'de yaşıyorum, avrupalı bir firmada contractor olarak çalışıyorum. Her ay fatura kesiyorum onlara.

7bin dolar net baz maaşım var üzerine de satış primleriyle 4bin dolar civarı ekleyebiliyorum. toplam 10-11bin dolar maaşım oluyor aylık ortalama. Vergiler vs çıktıktan sonra, net maaş bu. kira vermiyorum aile evinde yaşıyorum. full remote bir iş

Özellikle Dubai'den iyi teklifler geliyor, tahminim 12-15bin net baz üzerine de aylık ortlama 6-8 bin dolar kazanabileceğim bir işe geçebilirim.

Her şeyi aylık net ortalama yazdım, kafa karıştırmamak için. şu anki mevcut işimde satış bonuslarından iyi kazanamıyoruz. diğer işlerde bu daha mümkün. o yüzden 15+15 bile mümkün aslında ama iyi bir yıl geçirmem lazım vsvs. o yüzden 15+8 üzerinden değerlendirelim

rahatı bozup gidip denemeye değer mi? en kötü 2-3 yıl çalışıp tecrübe katıp dönerim diyorum ama bir yandan da neden maceraya atılayım diyorum.
-2
pacevilleli
(12.06.26)
esit veya yakin sartlarda olsa comfort-zone'dan cikin derdim; ama burada konfor kaybi var. biraz vizyonun varsa turkiye'de 10k dolara mukemmel bir hayat yasarsin. onu birakip sirf 2 kat maas icin suni bir col sehrine gitmezdim.
+2
buenosdias
(12.06.26)
Konfor alanından, aile evinden dışarı çıkmak gerek. Bilgin, görgün, hayata bakış açın artar, ufkun genişler. Dar kalıpların dışına çıkmış olursun. Yurt dışında çalışmanın güzelliği o.

Bulunduğun yerde aldığın para iyiyse, iyi yaşıyorum diye de düşünme. Trafikteki maganda, market kuyruğundaki sığır, kaldırıma tüküren öküzün balgamına basmama gayretin hep mutsuz eden şeylerdir. Yaşadığın şehirdeki insan kalitesi iyiyse, daha azla da iyi yaşayabilirsin.

Ancak söylediğin paraya Dubai'ye gidilmez. Pahalı bir şehir orası. Buradaki konfor düzeyine ulaşman için bence bir üç kat kazanmalısın.
0
Mirket
(12.06.26)
8 senedir yurt disinda yasayan biri olarak soyluyorum otur oturdugun yerde.Rahatini bozup risk alma.Turkiye'de 10-11K net maas alan biri toplumdaki cogunluk sigirlardan kendini bir hayli izole edebilir.Edemeyecegi kadar kismi emin ol Bati Avrupa'da da fazlasiyla var.
0
turkuaz
(12.06.26)
yazmayacaktim dayanamadim,

gidersin gitmezsin bilemem ama senelerce o cografyada yasayan simdi ise okyanus otesinde ikamet eden biri olarak diyorum ki ben giderdim. 23 bin dolar aylik gelire konfor duzeyini koruyamassin diyenler neyi baz aliyor bilmiyorum ama saglarsin. konfordan anladigin anam babamla oturayim kira vermeyem ise bilmem. hele birde cocuk yoksa ( en buyuk gider okul ucretleri cunku) 20k usd dubaide rus milyarder hayati yasamayacaksan yedirir icirir gezdirir ustune parada yaparsin.
bu bir git gitme cevabi degil, sadece dubai gidilmeyecek, kotulenecek veya tahmin ettigin kadar pahali bir yer degil demek istiyorum.

ben olsam, madem tek tabancasin git 10-15 gun kal bak bakalim hoslanacak misin.

tek soyleyebilecegim bu mevsimde sicak, cok sicak, tadini kaciracak kadar sicak:)

ev bakmak isteyenlere: www.propertyfinder.ae

market fiyatlari icin carrefour uae online
+1
cairo
(12.06.26)
arabistan collerine zaten $20-25k bandindan asagi gidilmez. sende o parayi yakalamissin.
$10k kazanan adamin aile evinde yasamasi bence normal degil, onu kirman lazim.
ben olsam giderim, hem ayda ekstra $10k az para degil.
-1
cooperr
(12.06.26)
dubai tabii ki...biz 6-7k lara ıssız adalara gidiyoruz, dubai baya güzel şehir, türkiyeye de yakın. 11k da iyi para aylık ama 23k ile kısa sürede iyi birikim yapıp, iş kurulabilir
0
monicapp
(12.06.26)
arkadaslar comfort zone sadece anne evinde kalmak değil. comfort zone = kasabından güzel et almak, balikcinin guzel balik geldi diye aramasi, pazardan taze sebze almak, esnafla muhabbet etmek, kankanla derbi izlemek, uludağda teleferik, antalya'da yaz tatili yapmaktır. eger bir yere gideceksem bunlari kaybettigime degecek imkanlar olmali. medeniyet, sosyal hayat, refah seviyesi, doga vs..

edit: avrupa'dan sevgiler.
+2
buenosdias
(13.06.26)
@buenosdias

medeniyet, sosyal hayat, refah seviyesi, doga - bunlar varsa o ortamda gocmene para yok.

bunlar olmadigi icin zaten adam gocmene ayda $20k veriyor.
bir "catch" olmasa adam sana o parayi verir mi yaw :D
+1
cooperr
(13.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(5)

sonunda z-rotlarını değiştirdim :) teybi de taktım. nasıl olmuş?

konetsu
yenisi: https://i.imgur.com/itodo6s.pngburada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :) biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış
yenisi: i.imgur.com
burada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :)

biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış komşu söyledi
i.imgur.com

bu da eskilerin durumu: i.imgur.com
böyle boştaydı i.imgur.com
bi taraf zaten zrot bile değil saplama atmış usta...

teyp de uğraştırdı biraz...
eskisinin kızağı yoktu boşta duruyordu i.imgur.com
içine göçmesin diye köpük basmışlar :D i.imgur.com

yeni çerçeve tam oturmuyordu i.imgur.com
i.imgur.com

köşeleri matkapla zımparalayıp oturttum i.imgur.com
kusursuz olmasa da yerine düzgün oturdu bi sallasan çıkacak gibi değil. siyah çerçeveyi yapmadım ileride zaman bulursam daha düzgün ölçü alır yaparım dedim. yedek gri çerçevem de vardı onu modladım.
i.imgur.com artık navigasyonum var :) yerinde de sallanmıyor.

yeni teybin usbsi dashcami çalıştıramıyor ama zaten onu da sigorta paneline bağlayacağım. üşengeçlikten nasılsa çalışıyor diye ertelemiştim, set olarak hardwire kitini de aldığım halde kullanmamıştım. yarın ona bakarım artık... bir de arka park kamerası araçta vardı ama aktif değildi, baktım kablo bağlantısı da yanlışmış eski teypte... yeni teybe bağladım ama çalışmadı. ona bakarım... arkada kamera tarafındaki bağlantıda da sorun olabilir... olmazsa yeni teybin kendi kamerasını bağlarım.

zrotu muayene öncesi birkaç işlem daha yaptırırken taktırırım diyordum çukuru bulunca hemen gittim kendim hallettim :)
0
konetsu
(09.06.26)
kazasız belasız kullanın hocam :)
0
shadowfollower
(09.06.26)
super olmus :)
0
cooperr
(09.06.26)
hocam eline sağlık. bu tarz geliştirmeli takip etmek güzel oluyor.
devamını da bekliyoruz.
0
MtKrt
(09.06.26)
hallettim dashcam hardwire kiti ve arka park kamerasını da :) eski kamera ya bozuk ya uyumsuzdu değiştirdim kendi kameramı taktım. ama montaj yeri uymadı şimdilik bantla sabitledim yerine daha uygun bi çözüm bulana kadar. tamponu ekstra delmek istemedim
0
🌸konetsu
(09.06.26)
jilettttt
0
gurur
(10.06.26)
(11)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(08.06.26)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
+2
Lh12
(08.06.26)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(08.06.26)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(08.06.26)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
+1
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(08.06.26)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
+2
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt edc'nin kavrama seti 50-60 bin tl, nasıl üzmez renault :)

linç edecekler beni ama ben model yılı yüksek, düşük km bir egea alırdım. vw grubu da iyi ama alacağınız araç 190k km 11 yaşında, 1-2 yıl bindiğinizde 220k km civarına gelecek. insanlar 200k km geçmemiş araç istiyorlar genel olarak.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(09.06.26)
mazda 3 kullandim uzun sure, guzel araclar, tek problemi pas ozellikle 10 yasini gecmisse. bir de bildigim kadariyla turkiye'de piyasasi kotu, onun da sebebini cozemedim.

200bin km'de 10 yasini gecmis vw grubu bence alinmaz.

ben olsam bu sartlarda ikisini de almam, civic/corolla bakarim.
0
cooperr
(09.06.26)
mazdayı satamazsın. vw türkiyede gider.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ikisini de almazdım. başka seçenekler yok mu?
0
rain when i die
(09.06.26)
üstüne bi milyon daha koy ve sıfır araba al, kafan rahat olsun.
0
elorelia
(10.06.26)
(8)

Türkiye'de nudist plaj var mı?

runaway
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
-2
runaway
(04.06.26)
Yoktur
0
baldur2
(04.06.26)
o plaja el bombası atarlar. orta doğu burası oğlum
+4
HellKeePer
(04.06.26)
ben bodrum yahşi sahilinde bol bol üstsüz güneşlenenleri görüyordum 4-5 yıl önce.
0
ground
(04.06.26)
O dediğin yunanistan da bile tek tük var artık. Telefon ve asosyal medyadan sonra bitme noktasına geldi. Kadınlar kendini güvende hissetmiyor.
Almanya italya da bu tür yerleri 70 lik dedeler teyzeler kullanoyor çoğunlukla.
Oraları görsen hemen kaçarsın.
+3
Lh12
(04.06.26)
yok artık daha memeler.
+2
shadowfollower
(04.06.26)
yunanda gitmiştim %80i amca teyzeydi. tek tük gençler vardı.

yurt dışında genel olarak üstsüz güneşlenme çok yaygın bu arada. nüdist plaj harici altını çıkaran görmedim ama.
türkiye'de olmaz o dediğin. anca birkaç üstsüz güneşlenen olur belli plajlarda. çoğu da turist olur.
0
jelly bear
(04.06.26)
pre-akp ekosisteminde kesin vardi diyebilirim ama ispatlayamam.

bodrum'da 90'larda ustsuz guneslenen turk sayisi az degildi, turistlerin ise hic havlu falan kullanmadan mayo degistirdiklerine cok sahit olduk. kimsenin de umrunda olmazdi.

su anda yoktur herhalde..
0
cooperr
(04.06.26)
90larda didim ve kemer'de turistler hep üstsüz olurdu. topless kelimesi medyada kullanılırdı. zamanla kayboldu bu güzel alışkanlık:)
0
renegade
(04.06.26)
(11)

Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim

vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.

Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.

Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.

Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.

Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?

Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?

Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet
(04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.

ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.

ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.

şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
önce bi bisikleti zorla, onu bi çöz sonra motora yönel
0
edakkk19
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.

Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.

dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?

iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?

burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?

bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.

yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.

evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.

trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)

arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.

motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.

o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
0
cooperr
(06.06.26)
(15)

Hayatinizdaki en buyuk pismanliginiz nedir?

darthvader
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
0
darthvader
(03.06.26)
Lisans okumak. Keşke önlisans herhangi bir bölüm okuyup memur olsaydım.
+2
ekimoloji
(03.06.26)
pasaportu alir almaz 2010 gibi yurtdisindan donmemek.
simdiki aklim olsa aldigim gune bilet kesip donerdim.
+1
cooperr
(03.06.26)
Zamanı Geriye alma şansım olsa Her yolu deneyip ingiltere ye gitmek. Gerekiyosa gemiye kaçak binerek falan.
0
Lh12
(03.06.26)
İstifa edicem şu anki işimden. Pişman olur muyum bilmiyorum. Umarım olmam.
-4
Kahvedesu
(03.06.26)
bazı gerçekleri görmezden gelmek; bu gerçeklerin farkında olduğum halde aksiyon almaktan kaçmak. artık hepsiyle uğraşmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
Keşke ilk çalıştığım yere değil 3 yılımı 3 saniyemi bile vermeseydim.
+1
tiredofwaiting
(03.06.26)
Boş geçen zamanım; Asosyal lise ve üniversite yıllarım. Şu anki yaşamtımı hayatımın her alanına yayabilsedim keşke.
-1
put it in your appropriate place
(03.06.26)
Kesinlikle günlük tutmamak. Kırk yaşına geldim hala bir ara başlıycam.
+1
sekizdokuzon
(03.06.26)
Borsaya 40 yaşından sonra girmek. Erken yaşta girsem 12 hanelere ulaşırdım
0
a summer day
(05.06.26)
Dönüp geçmişe baktığımda, “her şeyde bir hayır vardır, bir hikmet vardır” gözüyle düşünmeye çalışıyorum hep. Yine de insanın pişmanlıkları olabiliyor. İlginç bir şekilde benim en çok içime oturanlar hayatım ile ilgili olanlar değil, basit olaylar karşısında almadığım aksiyonlarla alakalı oluyor. “Yakınlarda aşevi soran adamın cebine keşke 3-5 bir şey koysaydım”, “ağlayan çocuğun yanına gidip derdini sorsaydım keşke” gibi… Bu iki örneği de ben yaşamadım ama paylaşmadığım olaylar tam olarak bunun gibi şeyler… Bir de bir ortamda hafiften utanç/rezalet hissettiğim durumlar yine uzun müddet içime oturuyor. Bilmiş bilmiş konuşurken birisi tarafından toplum içinde klas bir şekilde tabiri caizse “g.t edilmek” gibi durumlar… Yani genelde “keşke yardımcı olsaydım” ve “keşke ağzımı açmasaydım” türü anlık reaksiyon isteyen durumlarda yaptığım yanlışlar senelerce vicdanımın yakasını bırakmıyor. Kötü bir şey bu.

Hayatımın geneline bakarsak, “anlık hazlar, gündelik mevzular için uzun vadeli fayda sağlayacak şeyleri yapmamak” gibi bir huyumu sevmiyorum. Ama bu pişmanlık değil, çünkü değiştiremediğim/disipline edemediğim bir özelliğim. Gerçek hayatımdan, üniversite zamanından örnekler vermek gerekirse, “Türk dili, ingilizce gibi her dönem açılan alan dışı bir dersin yaz okuluna gitmek için Microsoft’un staj teklifini reddetmek”, “Sevgiliyle yarım saat daha fazla zaman geçirmek için calculus finaline girmemek”, “iki hafta boyunca onlarca saat emek verilip bitirilmiş projeyi bir-iki saat daha fazla uyumak için teslim etmemek, sonrasında hocayla konuşmaya dahi zahmet etmeyip aa gelecek dersi bırakmak” gibi…

Dönüp geçmişteki bana nasihat verme imkanım olsa, “aşkı hayatın önüne koyma!”, “o kadar da tembel olma!” türü şeyler söylerim ama biliyorum ki, o zamanki halim bu nasihatleri kulak ardı eder. Şimdi 70 yaşındaki halim gelip bana aynı şeyleri söylese, yine dinlemem. Disiplinsizlik ruhuma işlemiş…

Bu yıllarımdaki en büyük pişmanlığım da sanırım gençken hafızlık eğitimi almamış olmam… Zamanında ailemden talep etmiştim, dinlememişlerdi. Elimde olan bir şey yoktu yani ama yine de keşke ayak diretseymişim…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
dövme yaptırmak
0
dfn4
(05.06.26)
10 yıl önce ilk işe girdiğimde iş aramaya devam edip asıl istediğim türde bir iş bulmaya çabalamamak.
0
peki madem
(05.06.26)
Çok güzel bir işte çalışıyordum, yeri, işteki pozisyonum, maaşım, yan hakları her şey kusursuzdu. 1 yıl olmak üzereyken bana bir şeyler oldu kafam gitti, işle ilgili tek bir sıkıntım bile yokken girdiğim o ruh hali yüzünden ayrıldım.
Bir daha da asla öyle bir iş bulamadım.
Stajları saymazsak ilk ciddi işimdi bu yüzden belki de bu detayların ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamıştım.
20 yıl olacak hala önünden geçerken içim cız eder :/
0
mutekebbir
(05.06.26)
Ablamla dahaa çok vakit geçirmeliydim, şimdi haasta
0
gadlemler
(05.06.26)
büyüklük sıralaması yapmayacağım;

lisede tm seçmemek
makina mühendisliği okumak sevmeye sevmeye
üstüne yüksek lisansını yapmak
2017'de flört ettiğim kadınla sevgili olmamak
eski sevgilimle evlenmemek
romanya'ya taşınmak - ki ülkeyi çok severim
6 sene sikko bir işte çalışıp (alanım ama etrafımda aynı işleri lise mezunlarına sırf türkçe biliyor diye yaptırıyorlardı) kariyerimi yok etmek
2021, 2022 ve 2023'te önüme çıkan daha iyi türkiye kariyerlerini reddetmek
2025'te daha iyi başka bir romanya kariyerini reddetmek
üniversiteden beri green card'a başvurmamak
fırsatım varken ab'nin herhangi bir ülkesinde lisans veya yüksek lisans yapmamış olmak
çok çok daha sayarım
rabbim şimdiki halimizle geleceğimizi iyi etsin ve bizi bu günlerden daha iyi günlere taşısın.
0
rain when i die
(05.06.26)
(11)

macbook pro vs air

runaway
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
0
runaway
(02.06.26)
Proya ne için ihtiyacınız olduğundan 100% emin değilseniz pro almanız gerekmez bence. Air + daha çok ram bana her türlü daha mantıklı geliyor.

Hatta m4 air bile alabilirsiniz specleri artırıp
+1
aguen
(02.06.26)
Aslında air taşınabilirlik açısından daha iyi geliyor ama almışken uzun süre idare etsin istiyorum
0
🌸runaway
(02.06.26)
normal kullanıcı için 16gb ram yeterli çünkü unified memory var. bunun yerine en az 500gb disk seçeneği alın (unified memory için gerekli). dışarıda kullanmayı düşünüyorsanız mutlaka pro alın. air'in olayı fansız olması ve bunun beraberinde daha kolay mobillik getirmesi fakat diğer yandan çok ısınınca gücü düşürüyor çünkü bu şekilde soğutma sistemi var.
0
veri
(02.06.26)
ne için kullanacaksınız? air mi pro mu sorusuna ancak buna göre cevap verilebilir. ofis programları çalıştırıp, video, müzik, sosyal medya içerik tüketimi yapacaksanız air. grafik, modelleme, müzik gibi konularda üretim yapacaksanız pro. @veri nin dediği gibi air de aktif soğutma sistemi yok bu yüzden pro nun yaptığı işleri yapmaya kalktığınızda yoğun performans sorunları yaşarsınız. lakin 24 gb mb air ile 16 gb mb pro m5 lerin fiyatları aynı. eğer sadece içerik tüketimi yapmak için alıyorsanız 16 gb ram bile yetebilir size. 16 gb lik m5 air leri de düşünebilirsiniz.
0
issiz karga
(02.06.26)
daha iyi ekran(miniled) ve hoparlör (+hdmi, sd kart girişi, daha yüksek güçlü 3.5mm jack vs) --> macbook pro

uzun ömür --> ram'i ve ssd'si yükseltilmiş Macbook Air

macbook pro eğer m5-pro ve üzeri işlemcilere geçmezsen öyle performans olarak pek bişey değiştirmeyecek. Ama ona ihtiyacın olsa zaten bilir m5 pro işlemcili mbp bakardın. O zaman burada tek olay ekran gibi görünüyor.

Bu arada kısıtlı bütçe olduğu için şu da düşünülebilir: Air'i 16gb ram'li alıp SSD'yi yükseltmek de bir seçenek. Ram yetmezse swap ile SSD'yi kullanıyor zaten. Ama standart kullanıcı bu aleti 5-10 yıl kullanabilir o yüzden önümüzdeki yıllarda AI özellikleri daha çok ram gerektirir mi, evet olabilir. O yüzden 24 almak da mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(02.06.26)
8 gb ram’li baz model m1 Air 6. Yılın sonunda hala 10+ saat pil ömrü veriyor ve içerik tüketimi için hala fazla güçlü. Özellikle pro’ya ihtiyaç yoksa söylendiği gibi (video işleme vs.) Air alıp geçin. Pahalı ürünü ikinci elde satmak daha zor.
+1
orient blue
(02.06.26)
seneler önce benzer bir ikilemde kalıp pro almıştım. sıradan bir kullanıcı olduğum için hiç de bir artısını görmedim. 2-3 yıldır çalıştığım yerden verdikleri air'i kullanıyorum. zerre kadar eksiklik hissetmedim. bu ikilemde kalıyorsanız zaten pro'yu kullanmak için özel bir sebebiniz yoktur. air iyidir.
0
but that was just a dream
(02.06.26)
taşınabilirlik ve uzun sure idare etsin diyorsan direk "air" yaw.
m4 alirsan 7-8 sene goturur.
0
cooperr
(03.06.26)
yazın klimasız ortamda cihazı zorlayacaksan pro al. sonra elin yanıyor.
0
yedigimiztavuk
(03.06.26)
bunu soruyosanız air yeterli olur.

13 yıllık air var evde hala çalışıyor, ilginç şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
M1 air var bende, 2019 yılında almıştım. İlk defa bu sene şarjı daha hızlı tükeniyor, o kadar. Dümdüz kullanıcı iseniz air diyorum ben de.
0
charbiel
(04.06.26)
(8)

Bu arabayla ne yapmalıyım?

nobodioght
2 yıl önce satın aldığım 2014 model 116i aracım var. 2 yılda yaklaşık 20 bin km yapmışım. Bir arıza üzerine her zaman gittiğim ustama gittim ve motorunda ciddi sorunlar tespit edildi. Aşağı yukarı 500 bine patlayacak. Yaptırıp bineyim desem bu meblağ beni zorlayacak (1 aya evleniyorum) yaptırmayıp b
2 yıl önce satın aldığım 2014 model 116i aracım var. 2 yılda yaklaşık 20 bin km yapmışım. Bir arıza üzerine her zaman gittiğim ustama gittim ve motorunda ciddi sorunlar tespit edildi. Aşağı yukarı 500 bine patlayacak. Yaptırıp bineyim desem bu meblağ beni zorlayacak (1 aya evleniyorum) yaptırmayıp bu haliyle satsam bu sefer de çok ucuza gitmiş olacak. Ne yapacağımı bilemedim.
0
nobodioght
(02.06.26)
motorda neler tespit edildi? sıfır motor alıp taktırsanız sanki daha ucuza gelir. sahibindene baktım 200-250bine sıfır motor satan var 116i için. 50-60 binde motor atmaya verseniz 300-350ye hallolur gibi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sandık motor koysan o kadar tutmaz, revizyon yapacak usta biraz uçmuş sanki.
0
kimlanbu
(02.06.26)
Baya bişey saydı valla silindir aşınması, paslanması, piston erimesi vs. sebebiyle rektifiye yapılacak dedi. Bunlar dışında turboda da bir işlem yapılacak. Bu şekilde kullanılırsa problem büyür, sandık motor gerekir o da 600-700ü bulur demişti. Başımıza bela almışız ya
0
🌸nobodioght
(02.06.26)
o motorun aynısından 2013 118i olanı var. motorda su kaçağı var mıydı daha önceden? susuz ve yağsız yürümüş olabilir mi? bakımsız kalmış gibi geldi çünkü neredeyse bende ucundan döndüm önceden önlem almıştım halen kullanıyorum. başka bir ustaya gösterin ayrıca. 500 bin tl falan tutmaz bu arada.
0
false pretension
(02.06.26)
sandık motor 200bin görünüyor internette. 500k olması imkansız. aracın temizi 1.200 lira zaten.
0
mutlu yillar sana
(02.06.26)
@false benden önceki sahibi muhtemelen bakımsız bıraktı. Ben aldıktan sonra su kaçakları vardı, baya bi parça değiştirilerek yapıldı.
0
🌸nobodioght
(02.06.26)
dusuk kmli cikma motor al taksinlar. sonra da sat.
150-200bin e max. halledebiliyor olman lazim. bu arada turboyu da revize ederler.
bmwlerde 10 yasini gectikten sonra su ve yag kacaklarini durdurmasi zor.
0
cooperr
(02.06.26)
kafamdaki matematik şu: (500 masraf kabulü ile)

örneğin piyasası 1000 tl ise, siz 600'e satabiliyorsanız net 100 bin avantaj var, arızalı satın.

eğer 400 e satıyorsanız yaptırıp satın.

diğer taraftan facebook grupları vs. araştırın daha uyguna yaptırıp da elden çıkarabilirsiniz. örneğin motor değişimi ise dert 350 motor 150 ustalıksa, belki sadece rektifiye ve ustalık maliyeti düşüşü ile 150 200 e malolacak.

iyi araştırmak bol fiyat almak lazım.

biz motor değişiminde 400 denen motoru sıfır 270e bulmuştuk. sorun ne tam bilmiyorum ama iyi araştırmak lazım.
0
gurur
(03.06.26)
(8)

Fransaya gidecek oğlum

marketing_enjoyer
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz:sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz: sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
+5
marketing_enjoyer
(01.06.26)
soruya cevap degil; tebrik etmek istedim. sorbonne matematik cok iyi! keyifli ve verimli gecer umarim. bol sans!
+5
banach
(02.06.26)
tebrikler!!

üniversitenin web sitesindeki accommodation kısımlarından başlayabilirsiniz, yurt vs varsa fiyatı ne kadar, şartları neler belirtmişlerdir. onlara ek olarak genelde öğrencilerin hangi mahallelerden ev tutuklarından da bahsetmiş olabilir. ilk sene varsa ve mümkünse yurtta kalması daha iyi gibi, sonra ortami cozunce kendisi yolunu bulur zaten.
0
taurina
(02.06.26)
en gec temmuz ortasi bavulu hazirlayip yola ciksin.
gidip orda kendi cozer, acentaya falan gerek yok.
+3
cooperr
(02.06.26)
Abi hayırlı olsun.
Yani neden halledilmesin bence hallolur.
Tavsiyem kesinlikle şimdiden insanlara ulaşmaya calissin. Misal facebooktan grup bulsun ki bu işin en iyi yapılış böyledir. Ben Fransız vatandaşlığı, pasaport, oturma izni bile böyle gruplarda sorarak hallettim.
Redditte de bence bulur bilgi sonuçta paris.
Oraya önceden gitmeden halletmeye çalışsın, yurt vs öyle hadi geldim ben, bana oda ile olmuyor. Önceden çalışma gerektiriyor.
Denildiği gibi zaten ilk sene yurt yapar sonra yavaştan eve çıkar falan.
Neyse kısacası tavsiyem resmi siteler dışında (taurina bahsettiği) facebook grupları ve reddit. Ben baktım reddit bir sürü aynı şekil soru var yurt ile alakali.
+1
logisticsmanager
(02.06.26)
tebrik ederim :)

cooperr +1, daha önce verim aldığım aklınıza gelebilecek herhangi bir soruya cevap bulabileceğiniz en iyi subreddit:
www.reddit.com
0
nyist_
(02.06.26)
@nyist_ abi o conseil juridique yani yasal konular. Oraya yurt vs gibi şeyler sorulmaz.
Herhangi bir soruya cevap, yasal konular değilse;
www.reddit.com
0
logisticsmanager
(02.06.26)
@logisticsmanager doğru yahu, danışmanlık dediği için aklım gitti işte :)
0
nyist_
(02.06.26)
Ekstra para harcamaya gerek yok. Facebook'tan guncel Erasmus gruplarina uye olsun. Orada ev arayanlar oluyor. Onlarla iletisime gecebilir. Kiralik ogrenci evi gibi gruplara da baksin. Onun disinda Fransa'da ogrenci residansi denen yurtlar var. Su an goz ucuyla baktigimda eger paylasimli olursa 600 euroya kadar bulunabiliyor, studyo ise 850 euro'dan basliyor. Asagida linkini veriyorum.

www.studapart.com
+1
Sour
(02.06.26)
(5)

hangi yasta is degistirmek zor?

Purple life
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde. min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence. o
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde.

min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence.

o yüzden bu yaslarda is degistirip sürekli yüksek maasi kovalamak iyi bir fikir gibi geliyor. 45 yasinda buldugun istense emekli olana dek ayrilmamak gibi bir planim var.

siz ne dersiniz?
0
Purple life
(01.06.26)
İnsanlar eğer işten çıkarılmamışlarsa genelde zaten çalışırlarken iş arıyorlar ve aradıkları maaş ve şirket kültürüne sahip yerlere geçiyorlar. Bunun da hangi yaşta olacağı çok önemli mi ki gerçekten? 50 yaşında daha iyi bir yer bulsanız veya davet edilseniz gitmez misiniz? Aksine, işinizi kaybetmek söz konusuysa yine yaşın pek önemi kalmıyor, çünkü bu konuda karar sizde değil. Genel plan aslında daha çok "fırsat bulduğunda iş değiştir" şeklinde ve sizinkine göre daha basit ve işlevsel sanırım.
+2
akhenaten
(01.06.26)
Yüksek maaşı kovalama olayı tam Türk beyaz yakalı kafası. Sonra bir bakmışsın tansiyon, kalp, şeker almış yürümüş. Yaşla birlikte işin yapılabilirliği daha öne çıkıyor.
-3
michael harddd
(01.06.26)
mavi yakalının özellikle kritik öneme haiz bir işlevi yoksa. 40 dan sonra iş bulması zor. 50 den sonra imkansız derece zor fakat her insan için böyle değil. meslekçi insansan. zanaat sahibiysen sıkıntı yok. aynı şekilde beyaz yakalı ama mesleğinde de iyiysen sıkıntı yaşanılacağını sanmam.
-1
omer460
(01.06.26)
beyaz yakayi baz aliyorsak tam tersini dusunuyorum.
en cok ilk isimde zorlandim, sonrasi eger isinde iyiysen ve cv kof degilse corap sokugu gibi geliyor.
ozellikle 35-55 arasi bence prime donem. 55 sonrasi yavaslamaya baslanabilir ama 70'e kadar soluksuz devam edenler de biliyorum.

tecrube olarak 20 seneyi devirmeden ben "artik buradan emekli olacam" demem. 20 sene tecrube olana kadar ziplayarak devam ederim. ne kadar farkli sirkette calisilirsa o kadar iyi diyorum.
-1
cooperr
(01.06.26)
Genc enflasyonu ne demek ki? @korkut
-1
🌸Purple life
(02.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(5)

akü kutup başı koruma spreyinin olayı ne tam olarak?

konetsu
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.bilinen iki markada
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.

bilinen iki markada bu üründen görebildim
www.liquimolyturkey.com
eshop.wurth.com.tr

liqui moly zaten würth'e ait yani tek marka. bir de bilinmedik küçük markalarda var sanırım caldini diye bişey vardı mesela...

ürün açıklamasına bakınca tüm elektrik aksamında kullanılabilir diyor, yani kontakt spreyinin yerine geçebilir gibi. aynı amaçlar listelenmiş. e bu durumda acaba bu ürün sıradan kontakt spreyi de sadece akü spreyi diye ayrıca mı pazarlanıyor diye düşündürdü. ben ara ara yağına antifrizine vs. bakarken aküye de göz atar bi korozyon başlangıcı farkedersem normal yağlı tip kontakt spreyi uygularım diye düşünüyordum. aküye özel ayrı bir ürün olacağını bile düşünmemiştim, zaten var işte elektrik bağlantıları için kontakt spreyi diye bi ürün...

şu tarz bi ürünü aküde de kullansak nolur mesela? selsil.com bana uygun olur gibi geliyor bakınca...

herhangi bi korozyon önleyici, yağlayıcı ürün kullanmak her türlü hiç yoktan iyidir. ama akü için diye satılanları daha iyi yapan bi olay var mı onu anlamadım tam. olası bi akü asidi sızıntısında buna karşı ek bi koruması filan mı oluyor mesela? kaliteli tam kapalı sistem aküde bu risk zaten oldukça düşük.
0
konetsu
(29.05.26)
ince tabaka vazelin de uygulanabilir. her evde var zaten :) korozyon varsa temizlenip ince tabaka vazelin de aynı işi görüyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.05.26)
gres sür geç. biz gemilerde çoğu malzeme için öyle yapıyoruz. oksijeni kes yeter. araçlar için gerek bile yok kutup başı korozyonu çok kötü olmadan akü yenilenmesi gerekir zaten. çok çok ihtiyaç olursa youtube da onarımı nasıl yapılır var. sür geç gresi. hava almasın.
0
illegalstar
(29.05.26)
akunu iyi sekilde korursan bunlara gerek kalmaz.
ben sunlardan kullaniyorum, akunun -30c altinda donmasini da engelliyor:

www.amazon.ca
0
cooperr
(29.05.26)
İlk defa duydum, ne kullanan gördüm, ne de bahseden. Muhtemelen hap yap para kap ürünlerindendir.
0
antihero
(30.05.26)
neyse tekrar baktım sadece sprey formunda gres/yağ gibi bişey sanırım? temizleme değil korumadan bahsedilmiş hep.

diğer elektrik aksamında da kullanılabilir denmiş ama talimatlarda önce temizleyin diyor. kontakt spreyinin ise temel amacı temizlemek, yağlı tiplerde ek olarak koruma sağlamak. bu durumda ürün sıradan kontakt spreyi değil diyebiliriz. ama hala aküye özel normal kontakt spreyinin veya sizin önerdiğiniz alternatiflerin sağladığından daha üstün bir koruma sağlıyor mu emin değilim.

çok gerekli görmedim almayı düşünmüyorum zaten ama görünce merak ettim sadece :D yoksa dümdüz wd40 tarzı bişey sıksan bile yeter muhtemelen, herhangi bir şey kullanmak hiçbir şey kullanmamaktan iyidir.
0
🌸konetsu
(30.05.26)
(6)

X de birine şerefsiz demenin cezasi nedir?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(28.05.26)
TCK 125. Madde
Hakaret Suçu
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
...
Suç kamu görevlisine görevinden dolayı ya da alenen (sosyal medya dahil) işlenirse alt sınır 1 yıla yükselmekte, aleniyet halinde ise mevcut ceza üzerinden 1/6 oranında ek artırım uygulanmaktadır.

Not: sosyal medyadan birine hakaret ettikten sonra tırsıp ne kadar ceza alırız diye sormak ise paha biçilemez.
-2
himmet dayi
(28.05.26)
cooperr
(28.05.26)
Kime ettiğine de bağlı şimdi…
0
ekimoloji
(28.05.26)
Kesin olarak hakaret.
0
ground
(28.05.26)
Sıkıntı yok artık hakaret ön ödemeli suçlar kapsamında şikayet halinde size ön ödeme tebliği gelecek 9 bin ceza 3 bin kadar tebligat gideri ödeyeceksiniz konu kapanacak.

Arada bi 50 binlik sepet yapıp fütursuzca millete ana bacı kaymak gibi planlarım var ben hep 50 liralık sövüyorum agaa
0
apocalipy
(28.05.26)
:)
0
🌸sonhakan
(29.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.