Giriş
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(2)

Zincirleme trafik kazası - birbiriyle çelişen bilirkişi raporları

sckxyss
3 arabalı trafik kazası. Akıcı trafik birden yavaşlıyor. En öndeki araç(A) duruyor. Ortadaki araç (B-biz buyuz) da sorunsuz duruyor. En arkadan gelen araç(C) duramıyor ve B'ye vuruyor. B de çarpmanın hızıyla A'ya vuruyor. Bilirkişi A ve B hatasız, C %100 hatalı diyor.Olay 2 yıl önce meydana geldi. S
3 arabalı trafik kazası. Akıcı trafik birden yavaşlıyor. En öndeki araç(A) duruyor. Ortadaki araç (B-biz buyuz) da sorunsuz duruyor. En arkadan gelen araç(C) duramıyor ve B'ye vuruyor. B de çarpmanın hızıyla A'ya vuruyor.
Bilirkişi A ve B hatasız, C %100 hatalı diyor.

Olay 2 yıl önce meydana geldi. Sonrasında biz değer kaybımızdan ötürü C aracına dava açıyoruz. Dava hala devam ediyor şu an. Burada da bilirkişi C aracının %100 kusurlu olduğunu yazıyor.
İşin ilginçleştiği nokta şu: A aracının sürücüsü de bizim sigorta şirketine değer kaybı davası açmış. Nasıl oluyorsa bu davanın bilirkişisi hem C aracını(B ile C arasındaki kazada) hem de bizi(A ile B arasında) %100 hatalı bulmuş. (Rapordaki dayanak trafik kanununun takip mesafesi ile ilgili maddeleri.)
Bu rapor da bizim açtığımız davanın da içine giriyor bir şekilde ve şu an bilirkişi raporları çelişiyor.
Benim sorum:
- C aracı ikinci rapora bakarak 'B aracı da hatalıymış, ben değer kaybı ödemem' diyebilir mi?
- Bizim sigorta şirketi ikinci rapora bakarak bizim aracın tamiri için ödediği parayı, bizden isteyebilir mi? Bunu istemese de ilk aracın değer kaybı isteğini bize yükleyebilir mi?
- Biz nasıl aynı anda % 0 hatalı ve %100 hatalı olabiliyoruz? Böyle bir durumda üçüncü bir rapor mu istenecek?
0
sckxyss
(02.02.26)
aynı şeritteki araçların karıştığı kazalarda, kazalar birbirinden bağımsız değerlendiriliyor.
siz önünüzdeki araca çarptığınız için, arkanızdaki de size çarptığı için %100 kusurlu.

örnek senaryolar: www.sbm.org.tr
0
tnz
(03.02.26)
Asli suclu C, B indirekt olarak suclu sonucta A ya arkadan bindiren B.
A sigortasi B den tahsil edecek
B'de sigortasi da C ye gidecek, abi evet biz vurduk A'ya ama bunun sebebi sizin bize vurmaniz o yuzden hem A'nin hem de B'nin hasari size girer diyecek, ikisini de C'den tahsil edecek.

olay komple C'ye giriyor ama cozulmesi zaman alir herhalde, burokrasi.
0
cooperr
(03.02.26)
(11)

evi ne zaman almalı?

ilgeru
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi oranı 2.49-2.69 arasında şu an. bu da yüksek aylık taksit demek. kenardaki birikimimizin de çok büyük bir kısmı altında.

yakın zaman önce evi olmayanlara özel kredi limitlerini arttırdılar. söylentilere göre yine evi olmayanlara 1.20 gibi oranlarla kredi verilebilirmiş. az buçuk bir hesap yaptım. eğer 2.49'dan kredi çekip şu an evi alırsam, 1.20 oran çıkarsa şu an aldığımdan daha zarar olacağım. zararda olmamam için evin en az yüzde 25 artması gerek bu da kısa dönemde mümkün mü bilemiyorum. malum seçim dönemi de yaklaşıyor bi yerde muslukları açacaklar, o kesin.

özetle kafam çok karışık. evet ev almak güzel ama kısa vadede büyük zararda da olabiliriz. siz ne yapardınız?
0
ilgeru
(02.02.26)
1.20 orana kredi imkansız bence. Ayrıca 2 buçuklardan 1 buçuklara ineceğine inanıyorsan evlere yüzde 25 zam geleceğine de inanman lazım. Bence maks. kredi ile alınabiliyorsa 2.49 gayet iyi bir oran.

Ayrıca en son 1 noktalı orandan krediler, normal vatandaşa 200-300 bin üst limitle gelmişti. Yine öyle bir şey de gelebilir.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Evim yoksa, içime sinen bir ev ve ödeyebileceğim de param ya da kredim varsa, başkaca herhangi bir şeyi bir saniye bile düşünmem.
+4
Mirket
(02.02.26)
altın %20 düşmeden önce en iyi zamandı, şu an altının düşebileceğinin görülmesi hem elinde altın tutan insanları konuta yönlendirip piyasayı hareketlendirdi. hem de rekabetten dolayı konutta fiyatları yukarı yönlendirdi.

tok alıcı olarak sahibindende bakınmak, aşağıdan teklif vermek gayet mantıklı şu aşamada.

+nickini vermek istemeyen üye
1.20 imkansız, bu ya gelmeyecek gelirse de herkesi kapsamaması için 50 tane şart ile gelecek. çok umursamayın
0
egokalp
(02.02.26)
Öncelikle şimdiden hayırlı olsun,
Valla hiç kredi oranı, kenardaki yatırımları zararına bozma, ev değer yapar mı yapmaz mı hesaplama vs gibi konulara bakmadan direkt yapıştır hocam evi.

Kenarda olanlar gerekirse zararına gitsin yeter ki evin olsun Kirada oturma psikolojisini sadece kiracılar bilir. Kira dediğimiz şey altı delik kumbaraya senelerdir para atmak gibi bişey.

Sözün özü, kenarda ne var ne yok boz, krediyi yapıştır rahat rahat huzurla otur
+1
ebeş
(02.02.26)
2010 lardaki furya mümkün değil tekrar gelmeyecek. O zaman sıcak parayı inşaata gömdüler krediler de düşüktü. Yani düşük kredi düşük fiyatlı ev devri kapandı. Ben 3.09 dan kullandım şimdi de 2.6 ile yapılandıracağım. Sen de 2.6 ile alıp önümüzdeki sene belki 2.1 ile yapılandırırsın.
0
administ
(02.02.26)
1.20 yakın vadede bence zor. eğer olursa bin tane şart sunarlar. ayrıca 1.20 çıktığı gün ev fiyatları 2ye katlar.
0
scudman1
(02.02.26)
Türkiye‘de ev almak sart.
Iyi kötü demeden bir yer alip kiradan kurtulmak en iyisi.

Bu ilk evin firsatlari da gayet iyi.
Akp basta oldugu sürece enflasyon düsmez. Bedavadan gelir kaynagi yaratiyorlar.
0
Purple life
(02.02.26)
en iyi zaman fırsat olan ilk zaman. kredi taşınabilir,yapılandırılabilir. 3.05 den çektik bir sene sonra 2.49 dan yapılandırdık vade 22 ay kısaldı.
0
biravekahve
(02.02.26)
2.50 oranlı kampanyalarda 2.5 milyona 6 milyon faiz alıyorlar. şu an tam ev alınacak zaman ama bu oranlara çok saçma. oran 1.20'ye düşerse ev fiyatları artacak. ne kadar desteklemesem ve sevmesem de cemaat finansmanları daha mantıklı. damat bu işe girmiş albayrak finans olarak. bu ekonomide aldığın süreçte kazanırsın.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ev alabilecegin anda alinmali, bekleyecek bisey yok.
0
cooperr
(03.02.26)
1.2 civarı krediler artık imkanıza yakın. Olsa bile seçim öncesi olur. ama değişen bir şey olmaz bu seferde ev fiyatları tekrar arşa çıkar.

Ödeme gücü varsa, iyi pazarlık yapılarak alınmalı. Krediler düştüğünde ise yapılandırma kovalanmalı.
0
Rao
(03.02.26)
(11)

Kandil Simidini Kaça Aldınız?

lazor
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?Kandiliniz kutlu olsun.
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?

Kandiliniz kutlu olsun.
+1
lazor
(02.02.26)
100
+1
kisa
(02.02.26)
off ya 15-16 sene oldu kandil simidi yemeyeli, nasil ozledim tadini..
iyi kandiller..
+1
cooperr
(02.02.26)
Kandil simidi bireysel parayla mı alınıyor yav benim bildiğim şirketler personele dağıtıyor şeklindeydi.
+1
kizil karga
(02.02.26)
Ankara'da ortalama bir fırında tanesi 20 lira.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
ankara'da tanesi 30 liraydı bugün. iyi kandiller
+1
summerjam0306
(02.02.26)
Ankara'dayım, Yaşamkent'teki Çağdaş'tan tanesini 15 liraya almış oldum. Cici kandiller diliyorum 🌷🐞🎀
0
muhayyer divan
(02.02.26)
geçen kandil 90 tl ye almıştım. istanbul

15-20 liraya nasıl alınıyor ya? ankara'da farklı mı satılıyor?
istanbul'da 10'lu kutuda klasik 5 susamlı 5 sade şeklinde kutuda astılıyor.
prnt.sc

iyi kandiller
+2
exlibris
(02.02.26)
istanbul'un kandil simitleri daha küçük, daha kıtır, kuru pasta gibi bir şey.

ankara'da kandil simidi daha büyük, daha yumuşak olur. normal zamanda pastanede satılan ufak beyaz simitlerin tereyağlı ve mahlepli olanı gibi.

i.imgur.com

bu 20 lira. tek tek satılır, kaç tane istersen taneyle alırsın. 10'lu, 6'lı kutuları olur, o şekil çok gidiyor diye önceden kutuya koyup hazırlarlar ama satması pratik olsun diye. öyle satılacak diye bir standardı yoktur.

ben de "kutusunu almak" 100 lira, 120 lira diyenleri anlamamıştım şu açıklamaya kadar, 120 liraya simit mi olur diye, meğer paketli olarak satılıyormuş.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
Kutusunu 100 liraya aldım.
Eskiden 3-5 kutu alır dağıtırdım. efsane bir tat. Evde yapmayı da deneyeceğim.
Hayırlı kandiller
0
love and trust
(03.02.26)
kim kaça satarsa; çok severim kandil simidini; adedini 15-40 tl arasında aldım :)
0
sweetoffice
(03.02.26)
Eklemek istiyorum, yağından mıdır nesindendir bilmem ama hiç beğenmedim simitleri. Kötüydü.
0
muhayyer divan
(04.02.26)
(16)

Yaşadığınız yer bir şarkı olsaydı :)

alice in potatoland
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu? Songs and photos of all kinds are
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.
Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu?
Songs and photos of all kinds are welcome :) Hadi bakalım.
0
alice in potatoland
(02.02.26)
çok güzel bir soru :


youtu.be
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
rakicandir
(02.02.26)
kanada kirsali olsa olsa aksaray aksamlari olur, baska bir cacik olmaz burdan:

youtu.be
+2
cooperr
(02.02.26)
Keane - Somewhere Only We Know
youtu.be
0
Amaranta ursula
(02.02.26)
Böyle bir yerler
youtu.be
0
akhenaten
(02.02.26)
bu tabii ki :) youtu.be
gecen seneden: ibb.co
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.02.26)
kaotik temposu ve çokdillilikten ötürü bugün bunu hissettim:
youtu.be
+1
eileengray
(02.02.26)
Ankaralı Turgut - Virüs Girmiş Sana

youtu.be
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Acarkent

Cigarettes after sex
open.spotify.com

eksisozluk.com
+1
gabe h coud
(02.02.26)
Buraya taşındığımdan beri sınırları dışına neredeyse hiç çıkmadığım için

creed - my own prison
www.youtube.com
0
cay koy geliyorum
(02.02.26)
kastamonu'nun cide ilçesinde yaşamıştım, 'bir yer bulalım dünyadan uzak' şarkısı cuk oturuyordu.

ayrıca kastamonun kıymeti bilinmiyor, ülkemizde öyle bi coğrafya var ve kimsenin haberi yok resmen. cennetten bi köşeydi. ömür boyu kalabilirdim cide'de. eşimin işi dolaysıyla ayrılmak zorunda kaldık.
+1
antihero
(03.02.26)
Jake bugg - broken
-2
Purple life
(03.02.26)
hali hazırda yapılmışı var;

www.youtube.com

"LA CLUJ,
Viața-i de lux,
Traiul de vis
Ca în paradis."

grup üyelerini birebir tanıyorum.

canlı performansları on numara.

bizdeki lalalar gibi ama bir iki tık daha eski bir grup.
0
rain when i die
(03.02.26)
seattle cocugu chris cornell'den gelsin: fell on black days
www.youtube.com
0
antikadimag
(03.02.26)
Heralde şu olurdu;

youtu.be
-1
love and trust
(03.02.26)
Türkiye (istanbul ankara gibi büyükşehirler) eskiden bir barış manço şarkısıyken, şimdi yeni rapçi salgınında ortaya çıkmış, karışık kuruşuk düşük kalite bir rap şarkısına dönüştü.
0
mor oje
(03.02.26)
(16)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(10)

Ekşisözlük gittikçe salaklaşıyor mu

gobekliraki
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"Ciddi ciddi yorum yazıyorlar. Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"

Ciddi ciddi yorum yazıyorlar.

Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
+3
gobekliraki
(02.02.26)
bir kısım salaklaşma, bir kısım da olayın gerçek olmadığını bile bile farazi bir olay üzerinden kendi düşüncelerini paylaşma amaçlı.
0
shadowfollower
(02.02.26)
ekşi sözlük beni sildiği gün dedim bu siteden bi halt olmaz diye. silinme sebebim de bana dmden küfür eden adama küfür etmem. ben silindim o silinmedi.
+2
messina123
(02.02.26)
e kontrol mekanizması yok herkesi yazar yapıyorlar. haber sitelerinin altında yorum yazması gereken herif artık buraya yazıyor. 15 senedir falan rezil bir yer.

noktalama işaretlerini yanlış kullandığın için çat diye uçururlardı. sözlüğü sözlük yapan da o dönemin yazarlarıydı. nereden nereye.
0
deranzo1
(02.02.26)
Toplumdaki salaklasma diye okumluyorum
-4
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekiz ama ekşi hep farklıydı ya. Şu an ensonhaber okurları entry giriyor sanki.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Bazı turnusol başlıklar oluyor dönem dönem. O dönemlerde eğer üşenmezsem girip belli başlı mesajları atan kişileri teker teker engelliyorum.
Engellediğim kişi sayısı arttıkça karşıma çıkan yorumlar normale dönüyor "salaklaşmadan" böyle uzak kalmaya çalışıyorum.

Ayrıca ekşisözlük küçük türkiyedir, genel bir "salaklaşma" yorumuna da katılıyorum.
0
mutekebbir
(02.02.26)
radyo,tv, nasil tek elde toplandiysa, forumlarda farkli degil artik.
0
designer
(02.02.26)
2004 gibi ciddi kullanici alimi yapildi sozlukte ve akli basinda bir suru adam terketti.
sonrasinda her ciddi yazar aliminda kalite dustu.
sonra durumcunun eline gecti ve kalite tamamen bitti zaten.
+2
cooperr
(02.02.26)
brainrot olmaya basladigindan beri normal goruyorum artik yani her seyi normal olarak yasiyorlar.
0
evimin paspasi
(02.02.26)
mesele sözlük değil mesele çağ.

akıllı telefonlardan sonra sosyal medya bu hale geldi. herkes dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor olay bu.

x'e yazacağı yorumu sözlüğe yazıyorlar. mesela bir siyasinin yaptığı açıklamaya, ilgilenmediğim açıklama diyorlar.

umut sarıkaya bunlara bir ayar verdi linkini atayım :

www.instagram.com
+1
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(02.02.26)
(4)

Şehir tecrübe iş maaş 2026

optimistbakunin
Anonim oldugumuza gore anket yapayim dedim. Katilim keyfi cevaplar gercek olmasi umidiyle. Sehir ve sektor problemse bolge endustri olarak genisletilmis de soyleyebilirsiniz. Sevgiler
Anonim oldugumuza gore anket yapayim dedim. Katilim keyfi cevaplar gercek olmasi umidiyle. Sehir ve sektor problemse bolge endustri olarak genisletilmis de soyleyebilirsiniz. Sevgiler
0
optimistbakunin
(01.02.26)
istanbul, 19 sene, cfo. 810k tl net. Yılda 3 maaş prim.
0
gabe h coud
(01.02.26)
oo klasik flex duyurusu gelmis. lokasyon abd, sector tech, maas cok bin dolar.
+2
antikadimag
(01.02.26)
Ankara 8 yıl kamu maaş değişken 60 oldu en son
0
pembediken
(01.02.26)
yurtdisi - 16 sene insaat muh, 3-4 sene emlak
kadina yasi erkege maasi sorulmaz..
0
cooperr
(01.02.26)
(7)

En iyi Bira markası ve neden

rakicandir
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
0
rakicandir
(01.02.26)
Blank mavimsi tasarimi tadi falan harika. Baskasina bakmana gerek yok al sana bir alternatif daha
+1
optimistbakunin
(01.02.26)
bu konuda bir yetkinliğim yok ancak asahi ve sapporo’yu çok seviyorum. bir de blue moon.
0
eileengray
(01.02.26)
stout olarak guinness
pilsner olarak urquell
bugday birasi olarak weihenstephaner
0
antikadimag
(01.02.26)
en iyi bira markasi nedir diye soru olmaz.
sen stout seversin ben IPAciyimdir. kimisi dark sever kimisi bulanik kimisi hobby ister.

once ne tarz bira sevdigini soylemen lazim, ona gore tavsiyeler gelir..

IPA olarak en son turkiye'de gara guzu denedim, guzeldi.
+2
cooperr
(01.02.26)
Grolsch güzeldir. Ama Hollanda yapımı olucak, Efes lisans alıp bir ara üretiyordu bu güzel değil.
0
onyx
(01.02.26)
en iyi bira markası nedir diye bir soru olmaz +1. öyle bir konsept değil ki bu?

macrocenter'dan her gün, hafta farklı bir bira alın deneyin. bakın hangisi damak tadınıza uyuyor. macroyu çeşitlilik olduğu için söyledim. migrosta falan da belli bir seviyeye kadar çeşitlilik var.
0
kojonotsuki
(01.02.26)
biranın kendi içinde farklı türleri bunların içinde de farklı farklı çeşitleri var. biraz deneme yanılma, farklı türleri keşfetme ve onların farklı markalarını deneme ile kendi ağız tadına uygun birayı bulman lazım.
ben yüzlerce farklı birayı denemişimdir. bir zamanlar yurt dışından farklı ülkelerden şişe şişe bira getirtiyordum.
eskiden daha çok bira çeşidi gelirdi şimdi sayı vergiler ve yüksek fiyatlar sebebiyle azaldı. metro marketlerde çeşit fazladır, yine macrocenter da takip edilebilir. ayrıca butik tekellerde çok sayıda farklı bira markasını getirtiyor. kadıköy beşiktaş gibi semtlerde vardır.
ayrıca yerli üretim butik biralara da şans verilmeli.
Rick Kempen in BİRA kitabını öneririm.
0
my fault
(01.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+16
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(4)

No touch lazer - geç yaşta göz çizdirme

kullanicadi
5 derece miyobum, bunun yanında astigmatım da var. 13 yaşımda fark edildi 18 yaşıma kadar gözlük, ondan sonra da hep lens kullandım. 22 23 yaşlarından itibaren numaralarım hiç değişmedi ama o zamana kadar hep azar azar arttı.Aynı zamanda serde biraz hipokondriyaklık da var maalesef, özellikle sağlık
5 derece miyobum, bunun yanında astigmatım da var. 13 yaşımda fark edildi 18 yaşıma kadar gözlük, ondan sonra da hep lens kullandım. 22 23 yaşlarından itibaren numaralarım hiç değişmedi ama o zamana kadar hep azar azar arttı.

Aynı zamanda serde biraz hipokondriyaklık da var maalesef, özellikle sağlık konularında evhamlıyımdır. Ne yapayım huyum böyle kendimi değiştiremiyorum :( gözümü çizdirmekten hep korktum, bayıltıp yapılan bişi olsa dayanabilirdim ama gözümün önünde yapılacak her şey ve bu beni geriyordu. Senelerce muayenelerde doktorlar bunu bana teklif etti, kornea kalınlığın uygun dedi, dil döktü ama ben takayım lensimi gözlüğümü mutluyum işte böyle dedim.

Son senelerde artan göz kuruluğum sebebiyle hem lens hem gözlük kullanıyorum. Biraz da cesaret mi geldi nedir ilk kez no touch lazer yaptırsam mı diye bir düşündüm. İşlem sırasında o vakum hissini yaşamayacak olmak cezbetti beni. Lasik ve wavefront a göre iyileşme süresi daha uzun ve ağrılı olabiliyor diyorlar, yaptıran varsa deneyimini paylaşabilir mi:(

Önümüzdeki ay 37 olacağım, başka bir dr şey demişti. "3 4 sene sonra yakın görüşün bozulacak zaten, presbiyopi başlayacak. Lazer için geç biraz" Benim yaşıma benzer yaşta ameliyat olan var mı? Bu da ikinci sorum (:
0
kullanicadi
(31.01.26)
bende benzer çelişki içindeyim. yaş 35 geçen gittiğim doktorda numaraların zaten durmuş kornea kalınlığında iyi niye lazer yaptırmıyorsun dedi. zaman zaman yaptırma fikri gelsede ya beklediğim gibi olmazsa ya bir şey olursa korkusuyla hep erteledim.
aynı şekilde yakın gözlüğü durumunu sorduğumda 45 ten sonra başlar o en az 10 sene rahat edersin dediydi.
hatta peki iyi bir doktor önerin dediğimde(kendisi devlet hastanesinde) artık işi yapan makineler doktorluk çok bir durum kalmadı dedi. beyoğlu göz hastanesini veya cerrahpaşayı deneyebirsin dedi. orada da bu işlemler çok yapılıyormuş.

bir kaç sorduğum kişilerde beyoğlu göz, cerrahpaşa vb. gibi bu işlemi yapan devlet hastanelerinde en azından muayene olup gözün operasyonlara uygun olup olmadığını sormanın daha iyi olacağı söylediler. zaten bir sorun görürlerse hiç bir şekilde bu operasyonları yapmıyorlarmış. özellerde kapıdan girer girmez operasyon odasına alıyorlar.
en azından bir fikir almak için ben öyle yapmayı düşünüyorum.
+1
my fault
(31.01.26)
yaşla ilgili olan kısma değil de fiyat performans olarak değinmek istiyorum. gözlerimi henüz çizdirmedim, mixt astigmat var numaralar yüksek. camları incelttik filtre koyduk falan derken 20k fiyat çıkıyor. dünya göz'den fiyat aldım 50k'ya çiziyoruz demişlerdi 2025'de. 32 yaşındayım. Hal böyle olunca vereyim 50k 40-45 yaşına kadar neyse tepe tepe kullanayım diyorum. "ne kadar erken çizdirirsen o kadar verim alırsın" diye bana da doktor söylemişti gözlük fiyatlarından sonra çok mantıklı geldi :)
+1
solitude ov the lonliest star
(01.02.26)
18'de bozdum 25 gibi durdu.
2.5 civari miyop, cizdirmeyi cok dusundum.
benim gittigim doktorlarin cogu gozlukluydu. "peki siz neden cizdirmiyorsunuz" sorusuna hicbir zaman duzgun bir cevap alamadim.
o yuzden de vazgectim. gozluk ile devam.
+1
cooperr
(01.02.26)
bire bir aynı durumdayım, aynı endişeleri yaşıyorum. 9 yaşından beri gözüm bozuk, 26 yaşımdan beri, son 20 yıldır da 5 numara miyopum ve artmıyor, durdu. 46 yaşındayım. sokakta lens, evde gözlük kullanıyorum. ameliyat uyutulup yapılmadığı, aksine her şeyi gözünün içine sokula sokula gördüğün için cesaret edemedim hiç. hep yaptıranlara özendim.

doktor 2-3 kontrol önce kornea yapımın ameliyata son derece uygun olduğunu söyledi, harita, topografi falan çıkardı. geçen sene gittiğimde de "10 seneye zaten katarakt başlayacak, merceği komple değiştireceğiz, 10 sene daha idare et boşa çizdirme şu saatten sonra" dedi. yakın görüşüm de bozulmaya başladı. lens ve gözlüğe devam yani.

senin katarakta vaktin daha çok, yaşın geç değil. bence cesaret ediyorsan değer.
+1
kibritsuyu
(01.02.26)
(12)

Ne tarz şeyleri asla unutmuyorsunuz?

a perfect lie
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil. Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum. Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler. Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi? Size yapılan
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil.
Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum.
Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler.

Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi?
Size yapılan bir sürpriz mi?
Bir duyguya ait hisler mi?
Kişiler mi?
Size edilen yardım mı?

Ben çok genel örnekler salladım. Ayrıntılı yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
-1
a perfect lie
(30.01.26)
Hiçbir şeyi aklımda tutmam. Çünkü hiç umursamıyorum.
+2
gobekliraki
(30.01.26)
Kötü olan şeyleri gerçekten zamanla unutuyorum ama iyilikleri hiç unutmam. Bana yapılmış iyilikler sayıca az olduğu için kıymetlidir.
0
kullanicadi
(30.01.26)
Bana yapılan kalleşliği yalanı dolanı hiç unutamam.
-1
Kahvedesu
(30.01.26)
bana kazik atani, bilincli kotuluk yapani unutmam.
0
cooperr
(30.01.26)
iyiyi de kötüyü de unutmam. sezar'in hakkini sezar’a, tanrinin hakkini tanriya veririm.
kimseye kasten kötülük asla yapmam; ama, canimi yakmaya calisana kendime zarar vermek pahasina bile karsilik veririm. iyilik borcumu da kötülük borcumu da misliyle öderim. dost oluyorsam da düsman oluyorsam da en iyisi olurum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.26)
duygusal olarak hiç beklemediğim anda ve noktadan gelen şeyleri unutamıyorum. iyi anlamda olanları. zor ve dar günümde yanımda olanları unutmam.
yapılan ayıpları unutuyorum çok zaman... bazen olduğunda bile anlamıyorum. arkadaşlarımın hatırlattığı oluyor. mücadele etmekte zorlanacağım için beyin unutuyor herhalde.
0
black holes in the sky
(30.01.26)
Genel olarak benle ilgili söylenmiş çoğu şey aklımda kalıyor. Özel bir çabam yok ama ne kadar gereksiz de önemsiz de olsa aklımda kalıyor. Hatta o kadar aklımda kalıyor ki insanlar beni psikopat sanmasın diye bazen bilmemezlikten geliyorum.
0
substituent
(30.01.26)
Ateşi ve ihaneti. Asla
+1
artıküyeolmakistiyorum
(30.01.26)
Epizodik hafızam çok güçlü. Kolay kolay belli bir bağlamda yaşanmış hiçbir olayı veya söylenmiş hiçbir sözü unutmam.
0
auroraaurora
(30.01.26)
Kindar biriyim yapılan kötülüğü unutamıyorum. Bunun dışında sanırım her şeyi unutuyorum.
0
mutekebbir
(30.01.26)
saçmasapan şeyleri istemsizce hatırlıyorum. 96'da girdiğim öss sınavındaki ösym numaram veya en son 2003 de gördüğüm arkadaşımın gün-ay-yıl olarak doğum tarihi gibi.
0
orpheus
(30.01.26)
Hiç bir şeyi unutmam. Demans yok şükür. (Henüz) swh
0
gabe h coud
(31.01.26)
(7)

2018 Mazda Cx-5 alınır mı?

dirildimde geldim
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzımanbelirtme
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzıman

belirtmeyi unutmuşum arkadaşlar yurtdışındayım, parça konusunda evet biraz problemli fakat vergi o kadar çok değil


edit: aracı aldım, bi kaç arkadaş özelden fiyat sormuş. 9.800€ ödedim arkadaşlar.
0
dirildimde geldim
(30.01.26)
Yüksek vergi, yüksek tüketim, pahalı parça, çok düşük piyasa, yaşlı gibi, km çok, manuel vites, fiyatı da bu yüzden uygundur.

Türkiye şartlarında ben almazdım.
+1
orient blue
(30.01.26)
fiyatı uyguna gelmesinin sebebini orient belirtmiş. fiyatı çok uyguna gelecek diye bu aracı almaktansa makul km'li ikinci eli daha kuvvetli makul fiyatlı ve bir araç bakardım.
0
awlmi
(30.01.26)
mazda kullandim, motor sanziman problemi cekecegini sanmam. kullanmasi zevkli performansli araclardir.

mazdalarin en buyuk problemi pas, korozyon yoksa aracta alinir.

kaldirip mutlaka altina bak, camurluklari iyi kontrol et, bagajda yedek lastigin etrafina bak, kapi altlarini kontrol et.
0
cooperr
(30.01.26)
reddit'çilerin favori otomobillerinden bu. Fakat 2018 model araba baya km yapmış, lastikler ne durumda en son ne zaman değişmiş? Frenler nasıl, debriyaj nasıl? Alacaksan bunlar masraf çıkaracak mı bi baktırıp bilerek al bence.
0
nhk ni youkosu
(31.01.26)
aslıda Türkiye'de belli bir segment için alınan her arabaya ortalama aynı paraları veriyorsunuz denebilir. çünkü birisi yakıttan, öbürü vergiden, diğeri parça ve ustadan o parayı bir şekilde çıkartır.

mazda kesinlikle alınabilecek arabalar listesinde sorunsuzluğu ile liste başı çeker. büyük keyifle binersiniz. büyük huzurla sürersiniz... temiz, düzenli, bakımlı kullanıldığında arıza çıkartmaz. yağ bakımları düzenli yapıldı ise, motor içine asla çeşme suyu girmediyse, antifriz kullanılıyorsa bunun dışında sizin bakacağınız bir şey kalmıyor. gerisi tamamen experin işi.
ama mazda gibi arabaları genel itibariyle yaşadığınız şehirden almak daha sağlıklı. bunun sebebi de şu: bu arabanın bakımlı ve sorunsuz olduğunu istediğiniz kadar expere gösterin tam tespit edememe riski her zaman var. bu yüzden bu gibi arabalarda eğer yetkili servis dışına çıkıldıysa "hangi servise onarıma gidildiğine dair" soru sorun. gerek birlikte, gerekse yalnız, ustasıyla görüşün ve arabanın genel hali hakkında bilgi almak istediğinizi, daha önce bakıma hep oraya geldiğini, sizin de orayı tercih edeceğinizi ve gün gelip satışa çıkarınca alacak kişiye de yine tüm bakımlarının o serviste yapıldığının rahatlığıyla satacağınızı, ama bir sorun varsa bilmek istediğinizi çünkü satın aldıktan sonra yine o sorun için oraya gelineceğini, o yüzden en baştan bilmek istediğinizi çok da kibar olmayan, esnafın hoşuna gideceği bir dille ifade edin...

arabada kronik bir şey varsa ve gerçekten düzenli olarak bir servise gittiyse araba ustaları tarafından tanınacaktır ve topa girmek istemeyen usta size arabanın durumunu söyleyecektir.

ben sorunsuzluk arıyorum ama sorun çıkarsa da parça / usta fiyatını dert etmem diyorsanız mazda doğru tercihlerden biri.
ama uzun yolu düzenli yapacağım, hem konfor hem rahatlık arıyorum diyorsanız alternatifler mevcut... fakat hiç bir alternatif, o fiyata o kaliteyi size vermeyecektir. mazda piyasası düşük, satışı yavaş olması sebebiyle ucuz araçtır. kötü olduğu için değil.

vergisinin yüksekliğini 3. araba alacak olan bir kişi olarak çok düşüneceğinizi zannetmiyorum. alternatifinde alacağınız herhangi 1.6 araçtan alamayacağınız keyif ve yol huzurunu size verecektir. yok ben vergiyi de endişe ediyorum diyorsanız zaten mazda ve benzeri araçlardan çıkıp daha ekonomik alternatiflere (konfor faktörünü de eleyerek) yönelin derim.

km'sine gelirsek, büyük motorlu ve dizel araçlar doğru kullanıldıkları taktirde o km'ler çok değil... mazda gibi sorunsuz bir araçta, hele ki dizel motorda eğer doğru kullanıldıysa size yarım milyon km daha götürür. japon olması + mazda olması sebebiyle ve hali hazırda elinde 700.000km'de olan ve hala kullanılan bir japon harikası aracı olan biri olarak söylüyorum.

dizel'de dikkat etmeniz gereken uzun yolda düşük vites / yüksek devir ile dpf temizliğini aralıklı olarak yaparsanız, uzun yola çıkmadan önce ister würth ya da liqui moly gibi markaların enjektör temizleyicilerini, mercedes'in önerisine uyarak 1/5 oranında gaz yağını ya da dot 4 fren yağını fullemeden önce depoya boşaltıp uzun yola çıktığınız taktirde temizlenmiş ve yağlanmış enjektörlerinizi de dert etmeden kullanabilirsiniz.
0
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam aracı satın aldım ama sen kalbime su döktün. çok teşekkür ederim, bence de çok güzel bir araç satın aldım. aracı ustalarıma gösterdim, düşünmeden al dediler. ve aldım.
+1
🌸dirildimde geldim
(31.01.26)
Mazda zevk arabasıdır, sorunsuzdur. Düz adama sorarsan alma der zaten ülkede tutmamasının sebebi bu. Bi kere Mazda'ya alışırsan başka araca binmen zor olur.
0
mirty
(31.01.26)
(12)

Duyuruda cinsiyetini yanlış bildiğiniz yada tahmin ettiğiniz duyurucular oluyor mu?

pembediken
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
0
pembediken
(29.01.26)
Herkesin cinsiyetini doğru biliyorum ya da tahmin ediyorum bence.

Yanlış biliyormuşum ya da tahmin ediyormuşum bir de. Böyle özgüvenli ve iddialı konuştum ama 😂
-1
rock n roll
(29.01.26)
Yanlış yok da, emin olamadığım var. Sorucam bigün de yanlış anlar diye sormaya çekiniyorum.
0
Bruce
(29.01.26)
soru soranın cinsiyetinden bana ne? cinsiyetin önemli olduğu bir durum varsa, zaten genel olarak belirtiyorlar.
+7
co2s2
(29.01.26)
Ben mesela mesaj atacaksam nötr yazıyorum. Kız erkek bı varsayimda bulunmuyorum.
Ama bana erkekmisim gibi mesaj atan çok oluyor. Hitaplar yani oyle oluyor.
Bir de kendisine yürüyormuşum gibi ters davranan kadınlar oldu. Ya da gerçekten rahatsız oldular da çok olunacak bir şey yok gibiydi ;)
+1
a perfect lie
(29.01.26)
co2s2 bazen pot kırmamak için bilmek iyi oluyor
0
🌸pembediken
(29.01.26)
notr olarak cevap veriyorum +1
0
cooperr
(29.01.26)
bence pek çok insan bu sorunu aşmak için özel mesajlara "hocam" diye giriş yapıyor. ben de buna uyuz oluyorum:D

soruya cevap: potluk bir durum olduğunu hatırlamıyorum; zaten genelde belli oluyor.
gönül işiyse özellikle bilerek cevap vermek isterim; ama o durumda genelde belirtiyorlar zaten.
0
lil siztah
(30.01.26)
cinsiyet nötr nickler bende.
0
gabe h coud
(30.01.26)
Herkes cinsiyetsiz gibi düşünüyorum nedense. Ama agresif düşmanca tavırda olanlar otomatik olarak erkek diye kodlanmış bana
+2
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Yanlış tahmin ettiğim insanlar oldu. Çok spesifik nickler veya sorular hariç soran kişinin cinsiyetini anlamak zor. Zaten pek gerek de yok. Herkese nötr +1.
0
cay koy geliyorum
(30.01.26)
Oluyor, bir fincan kahve ile film izlemek ve aknehateni kadın sanıyordum, diillermiş.
0
(30.01.26)
Aknehaten erkek miymiş
0
hain kostokk
(30.01.26)
(8)

Metin Arolat'ın kaybı

yurtsuz john
Yahu bu adam Tinto Brass'a diz çöküp tövbe ettirecek adammış. Müthiş bir erotik yönetmen potansiyeli yok mu kendisinde? Çok yazık olmuş... Baksanıza şu yönettiği kliplere:https://youtu.be/IFpgOdRGAGk?si=KBp8EMeoRXKNcc7Bhttps://youtu.be/6SCOYTaEqDU?si=Vb6WCtfgdPtsah2w
Yahu bu adam Tinto Brass'a diz çöküp tövbe ettirecek adammış. Müthiş bir erotik yönetmen potansiyeli yok mu kendisinde? Çok yazık olmuş...

Baksanıza şu yönettiği kliplere:

youtu.be

youtu.be
+3
yurtsuz john
(29.01.26)
Yetenekli adamdı evet. Sarı serum kurbanlarından o da. Sarı serum kesin bilgi, +uyarıcı madde söylentisi var.
0
gobekliraki
(29.01.26)
abi adamin olayi zaten yonetmenlikti.. merve ildeniz'li klip olay olmustu zamaninda..
prime merve ve gogusten yogurt yeme olayi 90lar turkiyesinin ozetidir, tey tey..
+2
cooperr
(29.01.26)
Katılıyorum. Şunları izlemenizi de öneririm.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
nickini vermek istemeyen uye
(29.01.26)
linçlenebilirim ama muhtemelen gaydi, onun da rahatlığı var sanırım.
merve benim kankam, biz şakalaşıp gülüyorduk, erotik olduğunu farketmedik bile gibilerinden konuştu sanki.
0
parka
(29.01.26)
gay değildi muhtemelen çünkü nette bir msn yazışmasının ekran görüntüsü dönüyor kamera açmışlar karşılıklı ve olaylar gelişir.....
0
pide
(29.01.26)
youtubeda ses teknisyeni bir adam anlatıyordu saliselik görüntüyü çekerken görüp net değil falan dermiş sonrasında kare kare baktıklarında net olmadığını görürlermiş çekimin, işinde baya iyimiş gerçekten allah rahmet eylesin.
+1
eja
(30.01.26)
Paşa torunu aile. Kuzeni de Türkiye'nin en ünlü mimarı muhtemelen. Yeteneği de vardır tabii ama imkanlar ve bu imkanların sağladığı vizyon ile Türkiye'de bu işleri ilk yapanlardan olmak da önemli rol oynamıştır.
0
nundu
(30.01.26)
Psikoloji sarkisinin klibi de ayni sekildeydi.
0
acelaacedebela
(30.01.26)
(4)

Cevaplar ve duyurular silinince bildirim gelmiyor

üğpoıuy
Di mi?
Di mi?
0
üğpoıuy
(29.01.26)
gelmiyor
0
gobekliraki
(29.01.26)
duyurudan duyuruya değişir. istisnai durumlar dışında mesajla bildirimi yapılıyor.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
eskiden mesaj olarak gelirdi, simdi gelen mesajlari www.eksiduyuru.com alanina kaydirdim.
geliyor olmasi lazim, gelmiyor olmasi bir bug oldugu anlamina gelir.
+1
compumaster
(29.01.26)
silinen duyuru ya da cevap icin moderator notu zorunlulugu getirilsin.
bir de moderatore mesaj atiyoruz o fasilite uzerinden ona da cevap vermiyorlar.

ya mevzu paraysa, aramizda para toplayalim maasla moderasyon tutalim, duzgun servis alalim. ucuz etin yahnisi bir boka benzemiyor compu.
+3
cooperr
(29.01.26)
(13)

Medeni durum/gönül işleri hakkında cevap vermek

pembediken
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor. Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.Hayatımda biri olmadığı halde var
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor.
Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.
Hayatımda biri olmadığı halde var desem doğru olmayacak ama bıktım. Eğer biri var dersem bu kez ne tür sorularla karşılaşırım? Ayrıca ailemin kardeşimin yanında soran oluyor ben ailemle böyle şeyler konuşmam.
+3
pembediken
(27.01.26)
Tek kelimeyle iş bitiyor: Nasip.
İkinci soruya cevap: kısmet
Üçüncü soruya cevap. Hayırlısı

Hiç uzatmadan tek kelimeyle...

Devamı geliyorsa öküzdür. Ciddiye almam. Çok ısrar ederse inatlaşır yukardaki paragrafı tekrar uygularım...

Bu defa kesin susuyorlar.
+7
halk
(27.01.26)
"Bu konuda konuşmuyorum, anlayışınıza teşekkürler"

Gayet net, kibar, had bildirici.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
yok gibi ama olursa ilk haber verecegim sizsiniz,
beni bu kadar düşündügunüz göre,
nikah günü,
hepinizden birer reşat alirim.

...sessizlik ,
sahte tebessümler,
konu kapanir..

utanmaza sende biraz utanmaz ol.
+2
designer
(27.01.26)
Toplum içinde özel hayata burnunu sokmaya çalışan kimseye karşı kibar olmak zorunda değilsiniz. Haddini bilmeye haddini bildirin.
+1
sucvecezve
(27.01.26)
32e olarak katılıyorum yarışmaya. Bana da çok soruyorlar. Normal tepki veriyorum. Evli değilim diyorum. Favorim ben bilmem, Allah bilir demek nasip işlerinde. :D
-4
arbre
(28.01.26)
Ay bende de cok var. Deliricem. 36'ya geldim. Biri var mi yok mu? Neden evlenmiyorsun laflari. Evlen artik bidi bidi.

Su an istemiyorum.arkadasim. Hayatimin o doneminde degilim yani. Evlenmeye zaten pek merakli olmadim.

Zamaninda tabiki hayatimda birileri oldu.

Nasip, kismet deyip gecistircem artik.

Ya da var ama kibrista dicem. Bi ara kibrista olan biriyle cikmistim.

Millet manyak olmus ya.
0
ırene adler
(28.01.26)
bu konuda en uç noktayı yaşayanlardan biri benimdir herhalde.

bi gün Ezine'nin Bayramiç sapağında minibüs bekliyorum. teyzenin biri ilişti yanıma "kız mısın?" diye sordu. cevaplarınızı bekliyorum :)

bunun üzerine çıkabilen olmadığı için normal cevaplar veriyorum artık.
+1
beetlejuice
(28.01.26)
hayatimdaki en sevdigim isi, isi aramiyorken bulmustum, resmen ustume dustu, muz orta ayaga iyi oturursa gol oluyor.

o yuzden kadinsam ve bosta isem, boyle sorulara terslemek yerine, "elinizde ise yarar bir adam mi var?" seklinde cevap veririm. cunku firsatlar beklenmedik zamanlarda gelebiliyor.
+1
cooperr
(28.01.26)
Soruların sonu yok, biri var derseniz evlilik soruları başlar, bence geçiştirme en iyi formül.

Bundan sonra sorulardan rahatsız olduğumda beetlejuicee yanaşan teyzeyi hatırlatacağım kendime:)
0
(28.01.26)
bence kırmak istemediğiniz kişilerse en kolayı şakayla geçiştirmek; ayy utanırımmm falan gibi. bir ara benim genel müdürüm sık sık böyle şeyler soruyordu. bi noktada, yeni bi yüzük aldıysam falan ben ona dalga geçmeye başladım; işte, çok hızlı oldu, haftasonu istemeye geldiler, şekerimi yarın getiricem falan diye.. böyle böyle bıraktı bu türlü hadsiz soruları :D
0
lil siztah
(28.01.26)
beetlejuice 😄 tekrar soran olursa bu aklıma gelir suratlarına gülerim. Biri var dersem artık senaryoyu hazırlarım
+1
🌸pembediken
(29.01.26)
Bunu bana marketteki kadın bile sormuştu ya. İnsanlar bu hakkı kendinde görüyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Varsa zengin bir tanıdık ayarla de, hemen kaçarlar. İşin içine para girince bizim millet kaçıyor
0
michael harddd
(29.01.26)
(13)

Nerelisiniz?

sucvecezve
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
+1
sucvecezve
(27.01.26)
Eşim trakyalı evet benzer muhabbetler bizdede oluyor
0
basond
(27.01.26)
istanbul/ankara
aksan sikintisi yok, arnavut oldugu icin sinir problemimiz va.
+2
cooperr
(28.01.26)
egeliyiz. akşama kadar gari, biyo, sağdıç, nedipbaaa gibi sözleri duyuyoruz. biz sıcak memleket insanlarıyız, yaydırmayı severiz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
Doğma büyüme Trakyalıyım, hanım İstanbullu. Trakya ağzıyla konuşsam sıkıntı yaşarız.
0
kumandanim
(28.01.26)
Aydın
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Ben Trabzon asıllı İzmir, hanımım Adana asıllı Niğde. Hiç aksan sorunu yaşamadık, çevremde belli bir eğitim düzeyine sahip olup da aksanlı konuşan da yok. Sadece açık e kullandığı için arada dalga geçiyorum ama onu da düzeltti gibi eğlencem bitti :d
0
nundu
(28.01.26)
Corum :( Bende pek şive yok hiç olmadı hatta arkadaşlarım sen nasıl corumlusun diyorlardı hep.

Sanki corumlular kufurbaz haydo gibi dolanıyor şehirde sdfjsgjh

Ama eşim Antepli, onda var tek tük. Normalde çok yoktu da Antep e dönünce açıldı :D

Gerçi şive mi denir ağız mı bilemedim ama bazı efektleri ve telaffuzları değişti.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
ben trakyaliyim, esim istanbullu. sivem yok ama bazi kullandigim kelimelere esim gulebiliyor, ya da dalga geciyor. :)
0
lemmiwinks
(28.01.26)
Esim Aydinli. Aydin il sinirlarina girdigimizde aksan degisiyor :D Bunun disinda gunluk hayatimizda kullanmiyor zaten.
0
65 derece
(28.01.26)
ananiyimioguz'u eşim sandım birden ama son cümlelerde o olmadığını anladım kdfgkfdg

ben antepliyim, eşim çorumlu.
ben istanbul'da doğdum ve büyüdüm o yüzden şivem falan yok. babam antep'te doğup 8-10 yaşlarında falan gelmiş İstanbul'a onun da bir şivesi yok.

eşim doğma büyüme çorumlu. üniversite için istanbul'a gelip tekrar geri dönmemiş ara ara gitmiş tabii ama istanbul'da yaşamış hep üniversiteden sonra. haliyle biliyor şiveyi çok iyi ama şivesiz konuşuyor. Annesi babası öğretmen öyle alıştırmışlar. bana çok komik geliyor şiveleri. biz çorum'da ona öyle demeyiz falan diyor arada. dalga geçiyorum niye her şeye başka bir şey diyorsunuz falan diye ama eğlenceli.
0
matilda
(28.01.26)
@ matilda, benim de anne baba öğretmen, ben de uzun yıllar istanbuldaydım, noluyo yav sdhfsdhs tam neresinden corumun :D kayıp ikizim galiba

bu arada ben de bilirim biraz ama işte kullanmadım hiç, orada yaşarken de kullanmıyordum.

mesela eşinize; göbeller badallarda cıncıkları heşlediler deyin anlayacaktır sdfjsgs

muğlada da yaşadım, o yüzden gelipduru gidipduru napıpduru bana çok tuhaf gelmiyor çorumdan sonra. gerçi onların da farklı kullandığı kelimeler var ve hızlı konuştuklarında anlaşılmayabiliyor özellikle yaşlı teyzelerin ama... yine de çabuk alışmıştım.

antepte de var buraya özgü kelimeler.

anadolu ne güzel ya felaket bir kültürel zenginlik var ama birbirine düşman ve kindar yetişenleri görünce soğuyorum memleketten.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
12 cevap gelmiş, 4'ü Trakyalılardan, biri de Arnavut. Naptınız hepiniz anlaşıp mı yazdınız adsjsj.
0
🌸sucvecezve
(28.01.26)
İsimden de anlaşılcağı üzere trakyalıyım. Konuşurken nereli olduğumun anlaşılması imkansız. Ama etrafımda ağır trakya şivesiyle konuşanlar varsa benim şivem de farkında olmadan kayabiliyor. En sevdiğim şey de, salon beyefendisi gibi konuşurken pek oralı olmayan macır daykoya bir anda şiveyi değiştirdiğimde suratına yayılan kocaman gülümsemeyi izlemek.
+2
thracia
(28.01.26)
(9)

U dönüşü neden yasak? (tekrar soru)

kibritsuyu
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu k
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.

tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.

sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu kestikten sonra arabamın ne yana gittiğinin ne önemi kalıyor? sola dönüş yasak değil, döndükten sonra dümdüz gidip karşıdaki yola girebiliyorum. ama arabamı biraz daha çevirip geldiğim yolun ters şeridine U dönmem niye yasak?

i.imgur.com

ileri veya sola mecburi yön tabelası ile U dönüşü yasak tabelası birbiri ile çelişmiyor mu? kaldı ki ışık var, ama ışık olmasa bile bana sola dönüşü serbest kılan tabela varken, döndükten sonra ne yana gideceğimi engelleyen tabelanın mantığı nedir?
0
kibritsuyu
(27.01.26)
Sizin attiginiz ornekte nasil isleyis bilemiyorum ama iki sebebi olabilir.
1) Sola dondugunuz yerden gelen arabalar icin saga donus icin yesil sizinle ayni anda yaniyor olabilir. Bu durumda o caddeye bir araba akisi var.
2) Caddenin genisligi isik bolgesinde tam nasil belli degil ama saga sola arac park edilen, daraltilan, kalabalik bir yerse, tek seferde U donusu yapamama ihtimali trafigin akisini bozabilir diye yasak olabilir.

Tabii belirttiginiz gibi sebepsiz de olabilir. Trafikte mantikli olmayan durumlar gorulmeyen seyler degil.
+2
mbond
(27.01.26)
bence sebebi bazi araclarin u donusu yaparken tek hamlede yapamayacak olmasi ve trafigi tikama ihtimali. siz bir arabayla donebilirsiniz belki tek hamlede ama serbest oldugunda bu bir kamyona da serbest oluyor. o donmeye kalktiginda geri manevra yapmadan donemiyor ve trafigi tikayabiliyor.
+2
lemmiwinks
(27.01.26)
Emin değilim ama sola dönüşte araçlara yeşil yanarken, yayalara da karşıdan karşıya geçmesi için yeşil yanıyor olabilir.
+3
duyuruuser
(27.01.26)
U dönüşü yapan araçların tek seferde dönemeyip bir;/birkaç manevra yapması gerekebileceği söylenmiş zaten.
Bu durum ve tek seferde dönebilecek olsa bile normal akışa nazaran yavaş olması gerekliliği trafiği çok engelliyor.
Fazıl Say Caddesinden Nevzat Çobanoğlu Bulvarına çıkarken çok küfretmişliğim vardır.
+1
Mirket
(27.01.26)
U dönüşü dar alanlarda tecrübesiz sürücüler oldukça riskli olabiliyor. buna benzer yolda hızlı gelip arabayı yan yatıran sürücü gördü bu gözler. onun için trafik güvenligi için ordan degil de ilerideki göbekten dönmenizi istiyorlar. böylesi daha güvenli
0
limonlu eksi
(27.01.26)
Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil.
0
ground
(27.01.26)
U dönüş yapan aracın,
görüş mesafesi çok düşüktür,
özellikle
hizli gelen motorsiklet gibi araçlar ile çarpisma olasiliğı çok yükseliyor.
0
designer
(28.01.26)
"Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil."

ayrım yapılmaz denmiş de. ayrım yapılıyor. alta otomobil hariç yazılıyor.
0
renegade
(29.01.26)
kuzey amerika'daki kural su, eger isik varsa U donusu yasak, U donusu yasak tabelasina gerek yok. Eger isik yok ise, U donusu yapabiliyorsun, kimse ceza yazamaz.
Mantik ne, bilmiyorum..
0
cooperr
(29.01.26)
(3)

2008 model yarisle tamircide kazıklanmamak için ön bilgi

lilypad
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kap
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum

1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kapı ve dört kapı için nası bi fiyat çıkar?

2. Arka amortisörler iyi değilmiş, burda da işlem görmeliymiş. Arkada sallantı sesi geliyor biraz.

3. V kayışı ötüyor baya yüksek sesle özellikle aracı ilk çalıştırdığımda ciyaklıyor.
0
lilypad
(27.01.26)
öncelikle aracın hafif bakımları (yağ, balata vs.) ve trigger gibi ağır periyodik bakımlarını uygun kmlerde yapıyor musunuz ? bunları atlıyorsanız çok daha kritik dertleriniz olabilir.

yaris kapı geri yaklaşık 800-900tl civarıymış 4 kapı için de minimum 100-1500 işçilik alırlar.

V kayışı ucuzdur 500-600tl işçiliği de gene en az 500-600 tl olur.

amortisörler biraz daha zahmetli tanesi 1500-2000 arası. değişim işçiliği de iki tanesi için 1500-2500 arası tutabilir.
0
orpheus
(27.01.26)
Bu sorunlar içinde tek büyüyecek mevzu, kayış sesi. Bu her zaman kayış değişerek çözülemez. Kayış gergisi yeterli gerilimi sağlamiyorsa onu da değiştirmek ister tamirci, haklı olabilir.

Kapı kademelendiriciler kendinizin bile halledebileceği kolaylıkta, ama tamirciler tabii ki bu kolay fazla para yazmayalım demiyor, orada mudahale edin biraz. Yav bu iş bu kadar tutmaz usta gözün sevem yapma falan deyin çok istersen.

Arka amortisörler muhtemelen helezondan ayrıdır, önler helezonla beraber olur. Önler bu halde olduğundan biraz meşakkkatli okur değişimi, arkalar kolay.

Ama her şartta bilin ki kimse buniş kolay az para isteyeyim demiyor.
0
covered
(27.01.26)
covered +1
sadece kayis degistirmek yetmez, gergiyi de degistirmek lazim. zor is degil. 1-2 saat surebilir.
arka amortisorleri degistirmek kolay, bu da 1-2 saat surer.
kapilarin da cok zor olmamasi lazim.

toplam 4-5 saatlik is var, parcalar ne kadar tutar bilmiyorum.
yan sanayi kullanmanizi tavsiye etmem, parcalar orjinal olursa iyi olur.
0
cooperr
(27.01.26)
(6)

Son işyerimden kovuldum

thefirstaction
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben ne diyeceğim ik ya
+1
thefirstaction
(27.01.26)
Aynen bu şekilde anlat.
+1
gobekliraki
(27.01.26)
ya bu deneyimi öz geçmişinden sileceksin
ya sorulursa neden kovulduğunu anlatacaksın
ya da işten çıkman üzerine bir yalan söyleyeceksin

bence bu deneyimi ög'den çıkar.
+3
santimantal
(27.01.26)
son calıstıgın yeri yazma ya da 1 sene olarak göster kimse bir şey yapamaz denetleyemez onu. benim cv'mde iş yerlerine giriş cıkıs tarihleri hep farklıdır. kısa süreli çalısanları her zaman işverenler sorunlu görür.
+2
koela
(27.01.26)
ya yazma boşver. denk gelir de konusu açılırsa, bir yerden duyarlarsa "girdim, beğenmedim, kötü bir deneyim olduğu için istifa ettim ve cv'ye yazacak kadar değerli bulmadım" diye kakalarsın :d
+2
nolmus yani
(27.01.26)
Bu Türkiye’de oluyorsa ve sigorta girişiniz yapıldıysa, 2 ay çalışıp ayrıldığınız şu aşamada olmasa da, tutun ki bir sigorta dökümü alındı, orada çıkar. Bence ne süre ne de çıkış biçimi konusunda yalan söylemeyin; farkedilmesi kolay ve gerek yok.
+1
lil siztah
(27.01.26)
2 aylik calistigin yeri yazma bos gec.
+1
cooperr
(27.01.26)
(6)

Aracımdaki sorunsal

hain kostokk
Aracı yeni aldım 1000 km olmadı henüz.Geri geri parkederken direksiyonu sağa veya sola kırdığımda tak diye bir hissiyat oluyor. Şanzıman desem düz şekilde geri gelirken de olurdu, ama direksiyonu kırdığımda oluyor. Sebebi ne olabilir? Servise götürmeli miyim, yoksa kış ve soğukta bu yaşanır mı yeni
Aracı yeni aldım 1000 km olmadı henüz.
Geri geri parkederken direksiyonu sağa veya sola kırdığımda tak diye bir hissiyat oluyor. Şanzıman desem düz şekilde geri gelirken de olurdu, ama direksiyonu kırdığımda oluyor. Sebebi ne olabilir? Servise götürmeli miyim, yoksa kış ve soğukta bu yaşanır mı yeni araçta?
0
hain kostokk
(25.01.26)
benimde böyle oluyordu diresiyon mili 90k m sonra patladı, ilk aldığımda yapıodu serviste hiç yaptırmadım bozulursa yaptırırım demiştim
0
eja
(25.01.26)
Araba wv ise normal. Kısın direksiyondan tak tuk sesler geliyordu ve istersen cüzi bir miktara yapıyo olmaları lazım.
0
thesomberlain
(25.01.26)
Direksiyon mili olabilir. Servise danışın garantiden ücretsiz yardımcı olurlar. Puma, fiesta, focus modellerinde vardı.
0
HellKeePer
(25.01.26)
rot ve rotillerde parça bazlı sorun olabilir kontrol etmekte fayda var.
0
Rao
(25.01.26)
Zengin bir arkadaşın Porsche Panamera'sı var. Kısa mesafe bir yere götürdü bir kere biraz çok çevirip manevra yapınca aynı bahsettiğiniz durum oluyordu. Bir aksiyon almadı sanırım. Araç sıfırmış, sürekli tekrar ediyorsa en güzeli servise sormaktır. Yeni araçta böyle birşey olmamalı tabii, bence rezillik.
0
mbond
(25.01.26)
normal degil, git servise goster.
0
cooperr
(26.01.26)
(11)

Din önemli mi sizin için?

sucvecezve
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?Benim için din önemli d iyen?
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?
Benim için din önemli d iyen?
0
sucvecezve
(25.01.26)
Benim için önemli, uygulama zayıf maalesef.

youtu.be
0
mbond
(25.01.26)
papazin biri sorsa
musluman evladiyiz da,
kendimizide böyle tanimlayip gezmek ,
yok tanimlamayiz..
-1
designer
(25.01.26)
önemli, şu açıdan: dinle kafayı bozmuş kişiler kapsama alanım dışında.
+3
tabudeviren
(25.01.26)
Evet. Müslümanım ve önemli.

Niçin gerekmişti bu bilgi? Anket mi?

EDİT: Rao önemli yerlere temas etmiş. Ben de (mensup olduğu inançtan bağımsız olarak) dini kimliğini ön plana çıkaran ve bunu yaparken doğal olmayan bir izlenim veren insanlara karşı biraz daha mesafeli oluyorum:
0
lazor
(25.01.26)
ben.
ben.
0
deartheodosia
(25.01.26)
Hayatın sınav olduğuna inanıyorum açıkçası.
-1
arbre
(25.01.26)
Yok
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.01.26)
Malum parti din ile ilgili ülkedeki tüm algıyı maalesef yerle bir etti.
Dini önemli gördüğüm halde, suistimal ve manipülasyona açık bir konu olduğu için
Dindar görünen insanlar ile mümkün olduğunca iletişim kurmuyorum.
İnsanlık, dürüstlük ,ahlak olmadıktan sonra maalesef din temelsiz bir ev olarak havada kalıyor benim için.
+2
Rao
(25.01.26)
din fakirler zenginleri delirip kesmesin diye zenginler tarafindan yaratilmis bir uyusturucu. butun dinler boyle. o yuzden cok da paniklememek lazim.
+2
cooperr
(25.01.26)
dini algılama biçimim farklı. dindar bir bedende kıskançlık, kin, haset, nefret olmamalı. bu açıdan bakınca kaç insan dindar kaçı değil diye tartmak için, evet din önemli. namaza oruca veya kilseye gidip gitmemesine bakmıyorum.
+1
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Fakirler ayaklanmasin diye uydurulan hikayeler
0
mirty
(25.01.26)
(6)

AB pasaportu fırsat mıydı yoksa etkisi olmaz mıydı?

alice in potatoland
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
-1
alice in potatoland
(24.01.26)
Ne açıdan sorulduğuna bağlı. Para yoksa gezemezsin, meslek yoksa iş bulamazsın. Avrupa'da para yapmak zor. Türk = müslümandır mantığı ile sosyal ortamlarda kabul görmesi de zor. İyi bir meslek, tam bir asimilasyon, aileden zenginlik olursa o zaman işe yarar.
0
michael harddd
(24.01.26)
elimizde bir numune var evet.
benim peder 70lerde berlin'de okumus liseden sonra, phd yaparken bir yandan calisiyormus.
buna alman hukumeti "gel vatandaslik verelim" diye kagit yolluyor.
bu da "siz kimsiniz lan biz vatansiz miyiz, alin o teklifi bir yerinize sokun diye" nazik bir cevap yazip, sonra da tasi taragi toplayip donuyor.
sonrasi acikli tabii..
+2
cooperr
(24.01.26)
Ben varım, güncel durumda düşününce kızıyorum tabii ki, 79 da dönmüşler. Üstelik Almanya'da muayenehanesi varken. Onlar döndükleri zamanda evlerini arabasını alıp sınıf atlamışlar kendilerine göre. Bazen söyleniyorum. Ama onların zamanına göre düşününce dönmüş olmaları anormal gelmiyor. 2. 3. sınıf vatandaş muamelesi görmek istememişler. Olmuşla ölmüşe çare yok..
0
mirty
(24.01.26)
Benim yakın arkadaşlar 15 yaşına kadar Almanya'da yaşamış ki orada doğmuş. Babası cocuklar alman olmasın diye geri dönmüş. O konuda bir tık kırıklar. Arkadaş burada ama kız üniversitede almanca okudu, şimdi de gitti 2-3 yıldır Almanya'da çünkü kız burayı hiç sevmemiş haliyle ne kadar yapsan da isteyeni durduramazsin.
Kuzenim de hem kanada hem Amerika'dan vatandaş olabilirdi (liseyi ve üniversiteyi Kanada'da master ve doktora Amerika'da yaptı), o dönemler Türkiye çok iyiydi (2008 yılları) gerek görmediği için almamış hiç. Şimdi tabi keşke alaydim diyor çünkü bir doçent olarak yurtdışı konferans bile gitmek isterken eziyet çekiyor.
0
logisticsmanager
(24.01.26)
Bunların birinin Allah’ın belası torunu iş yerimde herkesin başına bela bir toplum zararlısı.

“Ya aslında Almanya’da böyle bir leşi barındırmazlardı, zaten belli ki bu malın soyundan geldiği malı da barındırmamışlar” diye kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
0
lazor
(25.01.26)
@harddd, Haklısın ilk gidenler arasında tam asılmilasyon sağlayabilecek insan sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi.
0
🌸alice in potatoland
(26.01.26)
(5)

Para mi geri istesem mi

Kittie
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis. Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verd
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis.
Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verdigi oldu. Mecbur ariyorum, her aradigimda da (iki kez aradim) tanimiyor beni, yani telefonum kayitli degil adamda. Soyle ilk zamana dondum whatssapta; pek yazismamiz yok da oylesine bir baktim ve sunu fark ettim (ilk gun gozumden kacmis nasil olduysa). Soyle bir mesaj atmis: "Randevu alirken bir odeme yapiyoruz 240 euro DAN bana 3 bin lira atin, randevu aldigimda uzerini tamamlariz" (evet aynen bu sekilde kelimesi kelimesine).
Simdi bu adam, bende bot yok cunku onlar guvensiz, nereye ne bilgi verdikleri mechul, kullanmiyorum brn bot demisti. E hadi ok dedim ama adam baya randevu botlari olan yani 15 gunde randevu garantisi veren yerlerle ayni ucreti istiyormus demek. Simdi fark ettim.
E ben sana bu kadar ucret odeyeceksem neden 4 aydir randevu kovaliyorsun? Alsaydim ben de 15 gunde.
Bir ara da bana "size hesap acalim siz de bakin randevu" bile dedi. Ben salak oldugum icin mailimi attim ama ona da yanit gelmedi. Dun gene yazdim yine yanit yok mavi tick oldu ama yanit yok.
Yani ben bu adama hayatta o 200 kusur euroyu tamamlamam. Zaten sozlesmemiz yok bi seyimiz yok. Arti 3 binimi ben yarin geri istemeyi dusunuyorum. Haksiz miyim? Yazicam yarin sabah, hizmet alamiyorum, soruma cevap alamiyorum, pesinizde kosmaktan biktim demeyi planliyorum. Ne dersiniz?
Not: lutfen vize icin para mi oduyorsun vs yazmayin. Yilmistim cunku randevu kovalamaktan. Hani bos olsa randevular neyse, nefret etmistim surekli sitenin hata vermesinden. Ama bu adam da benden farkli durumda degil belli ki.
Neyse ne diyorsunuz yarin sabah icin?
Tesekkurler
0
Kittie
(24.01.26)
iste tabi de vermez bence
+3
michael harddd
(24.01.26)
iste. verirse ne ala.

nacizhane tavsiyem: ruh sagligin icin simdiden o parayi, adami, vizeyi hatta avrupa'yi unut. aptal bir vize icin aylarca sacma sapan kisilerle, kuruntularla ugrasmak hic saglikli degil. avrupa'da sokaklar asalak gocmen dolu, nasil gelmisler, nasil kaliyorlar belli degil; bizde ise piril piril insanlar bi tarafini yirtiyor randevu almak icin. cani cehenneme oyle vizenin.
+2
buenosdias
(24.01.26)
Paranizi geri vermezse maliyeye sikayet edersiniz. Ozel mesaj atin vermezse yonlendireyim sizi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(24.01.26)
iste ama tipik dolandirici oldugu icin vermez diyorum..
+1
cooperr
(24.01.26)
şu sıralar bir vize dolandırıcılığı revaçtaymış. şöyle ki, önce size randevu alıcaz diyip makul bir süre oyalıyorlar. sonra evrakları alıp, başvurunuzu yapıcaz diye bir süre daha bekletiyorlar. ardından size vize reddiyle ilgili matbu bir kağıt verip, -canları hangi red gerekçesini isterse onu işaretleyip- sanki konsolosluktan red almışsınız gibi, geçmiş olsun diyerek uğurluyorlar. ancak daha ilk aşamadan itibaren sizin adınıza hiçbir başvuru yapmamış oluyorlar. para bir yana, vakit kaybettiğinizle kalıyorsunuz.

sizinki dolandırıcı mı bilmiyorum ama anlattığınız şekilde bir ticaret de olmaz. adamın bu işi görmeye niyetinin olmadığı açık. paranızı kurtarmayı deneyin tabii ama olmazsa da bu kişiyle daha fazla vakit kaybetmeyip, başka bir yol bakın.
0
lil siztah
(24.01.26)
(9)

Atatürk’ü sevmeyen fikir insanları kimler?

michael_knight
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?
Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
0
michael_knight
(24.01.26)
Öncelikle şu var, ekşi ortamında "Atatürk'ü sevmeyen" ve "hakaret etmeyen, yalan uydurmayan" tanımlamalarını kapsayan tanım direk boş küme döner.

Linç edilme pahasına sorunuza cevap olarak Sevan Nişanyan diyeceğim. Yorum yaparken çok kişisel husumete çevirmiyor işi, sevmediği belli, Atatürk'ten çok Atatürkçüleri sevmiyor gibi desem daha doğru olabilir. Tabii söylediği her şey doğru mudur bilme şansımız yok tabii ki, zaten net olmayan bir çok konuda kesin konuşmuyor.
+1
mbond
(24.01.26)
rıza nur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.01.26)
ibrahim kaypakkaya.
+2
der meister
(24.01.26)
mayasi tutmamislar.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.01.26)
sevan +1
onda bile hafif kiskanclik cekememezlik havasi var bazen ama nispeten objektif denebilir.
+1
cooperr
(24.01.26)
fikret başkaya.
0
sailor
(24.01.26)
Seven Nişanyan gibi, Atatürk’e akla hayale gelmeyecek iftiralar (pedofili iması dahil!) atan bir zatın Atatürk’ten nefret etmediğini düşünmek çok ilginç.

“Atatürk’ü sevmeme”nin ne demek olduğunu biliyoruz. Bunların “hakaret etmeyenini”, “uydurmayanın” falan aramak boşa çaba. Atatürk’ü sevmeyenlerin en başında Kadir Mısıroğlu adlı kişi gelir. Üstat üstat diye peşinden koşmakta herkes serbesttir.
+2
lazor
(24.01.26)
Felsefe profesörü Teoman duralı

Nehir söyleşi kitabı Öyle geçer ki Zaman’da kendince sebepleriyle belirtiyor eleştirdiği noktaları
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.26)
Fikir insanı dışında,

Fetöcülerin alayı
Pkk lıların alayı
Yunan milliyetçileri,.Pontusçulwr,
İşidliler
Milyarlarca lira döndüren tarikat şeyleri
Radikal islancılar
Arapların çoğu

Ben sevmiyorum diyen varsa, aynı saftakıiler bunlar işte.
+2
nop
(24.01.26)
(7)

Peder lafini kullaniyor musunuz? En son kimden duydunuz?

speedy
Ben bu lafi dejenere, saygisiz genclik babasindan soz ederken kullanir diye biliyorum normalde. Burada Erdogan'in kardesi babasindan peder diye bahsediyor https://youtu.be/u8v6Or70g2c?t=101 , keza Ali Babacan yine peder lafini kullanmis https://youtu.be/wpvz8Y2qlig?t=31 . Noluyor, hani marjinal bizd
Ben bu lafi dejenere, saygisiz genclik babasindan soz ederken kullanir diye biliyorum normalde.
Burada Erdogan'in kardesi babasindan peder diye bahsediyor youtu.be , keza Ali Babacan yine peder lafini kullanmis youtu.be . Noluyor, hani marjinal bizdik, muhafazakarlar bu peder lafini ciddi ciddi kullaniyor mu gercekten?
+1
speedy
(23.01.26)
benim aklımda da öyle yer etmiş. sevmem ve kullanmam ki babamla aram iyi değildi, "BABAM OLACAK ŞEREFSİZ" demek "peder" demekten daha kabul edilebilir geliyor bana.

bu iki örnek gerçekten ilginçmiş yalnız, bir altyapısı/arka planı varsa bilmiyorum. oğlum bana peder dese organize işler'deki müslüm duralmaz gibi "siz kapıdan girerken peder diye bi ifade mi kullandınız? siz benden özel hayatınızda peder diye mi bahsediyosunuz he?" diye çıkışırdım herhalde.
+3
der meister
(23.01.26)
ben de severek kullanirim.
babami severim, dinci de degilim.
+2
cooperr
(23.01.26)
Peder kullanımı günümüzde galerici oğlu kullanımı gibi gelse de, aslında, Osmanlı zamanı, babanın daha resmi ve mesafeli hali olarak kullanılırdı. Tabii bunda babanın öz Türkçe pederin Farsça kökenli olmasının da etkisi var, senin sorularının cevabı da burada aslında.
+1
kizil karga
(23.01.26)
Ciddi gibi, resmi gibi ortamlarda kullanırım. Ama peşine bey de ekleyerek peder bey veya peder beyim.
Bazı ortamlarda baba desen sanki fazla yılışık, aşkım diyormuşsun gibi bir hava olacak hissettiğimde peder kelimesini kullanıyorum.
Hakaret veya aşağılama gibi bir çağrışım yok zihnimde.
+1
michael_knight
(23.01.26)
Kullanıldığını duyuyorum, en son ne zamandı hatırlamıyorum. Çok nadir kullanılan bir tabirken artık yıllar önce bir dizide mi geçti ne olduysa biraz yaygınlık kazandı. Eskiden hakkaten tam sizin anlattığınız gibi zibidilerin babasından bahsederken kullanacağı bir laftı. Şimdi benim için babamdan bahsederken (mesela arkadaşlarla konuşurken) kullanılabilecek bir kelime gibi geliyor.
+1
mbond
(24.01.26)
yaş olarak büyükler hala peder diyor tabi babasının suratına peder diyemiyor arkadas ortamında babasından peder diye bahsediyor.
0
Başka
(24.01.26)
yeni jenerasyon kullanmıyor bunu asla. görece yaşlı tayfanın sahip olduğu bir alışkanlıktı, bitti artık.
+1
cay koy geliyorum
(24.01.26)
(2)

Kanada'da yaşayan var mı?

Kahvedesu
https://www.instagram.com/p/DTuggFtjKvu/Burada anlatılanlar gerçek mi? Daha geçenlerde kadın gruplarında kız oturum alamadığını dönmek zorunda kalacağını yazıyordu çünkü.
www.instagram.com

Burada anlatılanlar gerçek mi? Daha geçenlerde kadın gruplarında kız oturum alamadığını dönmek zorunda kalacağını yazıyordu çünkü.
0
Kahvedesu
(23.01.26)
Kanada degil ama Irlanda'da yasiyorum, burada da benzer bir sistem var. Eger burokrasiye takilan bir durum varsa milletvekilleri gecikmeyi duzeltmek icin calisiyorlar.

Yillar once esimin oturum karti yenilemesi gecikmisti (3 haftada gelmesi gerekirken 5 haftaya yaklasmisti bekleme suremiz). Bizim bolgenin farkli partilerden 4 milletvekiline durumu anlatan birer mail attim, 3'u ayni gun icinde geri donus yapip ilgileneceklerini soyledi. Sahiden de 3-4 gun icinde yenilenmis oturum karti elimize gecti.

Diger konu, herkes oturum sartlarini saglayacak diye bir kural yok. Gerekli sartlari saglayamayip geri donen cok oluyor. Milletvekilleri sartlari saglamayana ayricalik yapamiyorlar, ama bu videoda da oldugu gibi burokrasiye takilan surecleri cozmeye yardimci oluyorlar.
+1
sertac akin
(23.01.26)
"bir sikintin varsa git MLA ile konus" geyigi vardir Kanada'da.
ama 25 senedir burdayim, simdiye kadar bir derde derman olabildiklerini gormedim.

%99 zaten geciken dokuman neyse buyuk ihtimal postadaydi, herifle konsutuktan sonra geldi, bu da kerameti MLA'de saniyor. Zira su aralar posta servisinde sikinti var surekli greve giriyorlar, benim mektuplar 2-3 hafta gecikmeli geliyor surekli.
+1
cooperr
(24.01.26)
(5)

Tek tip magnezyum ?

HellKeePer
Sağlık amaçlı kullanmayı düşünüyorum (uyku sorunum yok).Memnun kaldığınız ürün/marka var mıdır?
Sağlık amaçlı kullanmayı düşünüyorum (uyku sorunum yok).
Memnun kaldığınız ürün/marka var mıdır?
0
HellKeePer
(23.01.26)
orzax extramag
+1
65 derece
(23.01.26)
magnimore plus
+3
Phoebe
(23.01.26)
Nutraxin Mangnesium en iyisi
-2
Başka
(23.01.26)
3 yıldır sosyal medyada yoğun bir şekilde ne hikmetse magnezyum övülüyor el birliğiyle. Eksikliğimiz yoksa bence kullanmanıza lüzum yok.
+3
Caletti
(23.01.26)
benm doktor "komplexin icinde mag. malat yoksa bir ise yaramaz" diyor.
orzax extramag onerdi.
0
cooperr
(24.01.26)
(12)

Bana araba alıyoruz

hadi ya la
Kriterler:- 500/600 bin TL arası,- Manuel,- Sanayiden uzak tutacak,- Yedek parçası her yerde bulunacak,- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan ya
Kriterler:

- 500/600 bin TL arası,
- Manuel,
- Sanayiden uzak tutacak,
- Yedek parçası her yerde bulunacak,
- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.

Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan yardımseverler için de bir detay olsun :) Teşekkürler.
0
hadi ya la
(22.01.26)
iyirmi
+1
fugnar
(22.01.26)
Corolla'dan şaşma
+1
iwasbornonamountainside
(22.01.26)
2012-2013 model seat ibiza olabilir. babamda vardı 2013 model sıfır almıştı 150 bin km'de iki üç ay önce sattık. benchmark olsun kazasız boyasız ilk sahibinden 640 bin tl'ye gitti. bir tık daha boyalı ve yüksek km olursa dediğiniz fiyatlara vardı. hiçbir arızası olmadı aracın.

diğer bir opsiyon fiat punto olur. bence tipi de güzel. bir de belki ford fiesta.
0
awlmi
(22.01.26)
punto, clio, i30, i20(sadece dizeli), corolla, fiesta
bunlardan şaşmayın derim. 170 bin km altı, kaput tavan hariç bel altı boyalı normal en az 10 yıllık araç olacak. alırken ekspere sokarsınız detaylıca baktırırsınız. üstünkörü baktım o fiyatlara bulursunuz. 700'lere kadar bakın bence, sıkı pazarlık yapın.
0
cisimcik golgi
(22.01.26)
jazz da olabilir belki
0
foster
(22.01.26)
Paranız kadar japon alın

Toyota & diğerleri
Yoksa Fiat Hyundai vs uzak dogu
0
baldan kaymak
(22.01.26)
toyota yaris vb.

+ japon yada kore
0
designer
(22.01.26)
marka modelden ziyade motor sağlığı km vs önemli. japon arabalar tabii eski modellerde öne çıkıyor. citroen peugeot vs kaçınmak lazım.

benzinli olacak. kaput tavan değişen olmayacak. km si mümkün mertebe düşük olacak.
0
biravekahve
(22.01.26)
Geçen sene bu mantıkla 2012 i20 1.2 Troy model aldım 150 küsür binde. Aldığımdan beri bozuk yol kaynaklı direksiyon tıkırtısı ve ön takım yenileme dışında hiç bir sorun çıkartmadı. Bir de ustanın gerek yok demesine olduğum rağmen sadece v kayış değiştirdim. Geri kalanı 10k km’de bir yağ ve filtre değişimi.

Araç şu an 185binde. 1 senede 30 bin km bindim araca. Yaz sıcağında Fethiye’sinden Ayvalık ara sokaklarına(orada ben bile su kaynattım araba klima sonda hiç bana mısın demedi), İstanbuldan Akyakasına uzun yol, kısa yol her yere gitti. Temmuz, ağustos sıcağında bütün Ege sahil şeridini gezdi. 1 kere tık demedi. Kliması buz gibi, kışın sıcacık performansı yeterli. Yedek parçası da ucuz. Tam olarak f/p aracı. Otomatik olsa, biraz süspansiyonu yumuşak olsa, az daha bagajı olsa ve uzun yolda yormasa 500bine kadar binerim. Geçen far ampulü patlamış. Aldım Amazon’dan bi far ampulü bi de Bosch cırcır anahtar seti. 10dk sürmedi değiştirmek. İleride 2. Araç olarak da alacak olsam düşünmeden alırım.

Benim herhangi bir otomobilden beklediğim bütün beklentileri karşılıyor. Tavsiye ederim.
0
jackyr
(23.01.26)
capon
honda/toyota +1
0
cooperr
(23.01.26)
dizel olmasın da, ne olursa olsun. (istisna olarak, yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama psa grubuna bakma bile)
manuel clio bence ideal.
0
duyuruuser
(23.01.26)
japon kore iyidir.
0
kveldulv
(23.01.26)
(7)

Hakaret

sucvecezve
- Ben Türkiye'de değilim. - Bana hakaret eden kişi de Türkiye'de değil.- İkimiz aynı ülkede de değiliz ama ikimiz de AB içindeyiz. Hakaret sözlük ve duyuru üstünden gerçekleşti. Bu durumda süreç nasıl işliyor? İlk olarak ne yapıyoruz? Yaşadığımız ülkeden dava açmamız mümkün mü
- Ben Türkiye'de değilim.
- Bana hakaret eden kişi de Türkiye'de değil.
- İkimiz aynı ülkede de değiliz ama ikimiz de AB içindeyiz. Hakaret sözlük ve duyuru üstünden gerçekleşti.

Bu durumda süreç nasıl işliyor? İlk olarak ne yapıyoruz?
Yaşadığımız ülkeden dava açmamız mümkün mü
+1
sucvecezve
(22.01.26)
ozel mesaj yoluyla hakaret varsa sikayet ediyorsun caylak yapiyorlar.

onun disinda bir sey cikmaz. zaten cok onemsemeye gerek yok bence bu tarz seyleri. ekranda birkac piksel, tanimadigin bir adam. he de gec.
+4
antikadimag
(22.01.26)
hukuken hiçbir şey olmaz. bildiğim kadarıyla yazayım:

1) öncelikle örneğin hollanda'da yaşayan bir türk ile almanya'da yaşayan bir türk'ün böyle bir olay yaşaması türkiye'yi bağlamaz. suç işlendiği yere aittir. kişilerin vatandaşlıklarının bir önemi yoktur.

2) diyelim hollanda'daki bir kişi, almanya'daki bir kişiye hakaret etti. şikayet eden kişi almanya'ya şikayet eder. ab içerisinde adli yardımlaşma vardır. süreç almanya-hollanda makamlarıyla ortak ilerler.

ama hakaret avrupa'da tırto bir şey biraz. direkt takipsizlik. yani türkiye'de çok takığız niyeyse buna da bi kere hollanda'da hakaret tam olarak suç değil. birisine "sen ne o* ç*gerizekalısın" diyebilirsin. kağıt üstünde maddi bi para cezası var da pratikte uygulanmıyor. almanya'da sözde bi tık daha suç ama yine kamu yararı zart zurt diyip takipsizlik veriliyor.
+3
gitdaddy
(22.01.26)
@antikadimag

ozel mesaj ile duyuruda kufur serbest. sozlugu bilmiyorum.
istedigine ana avrat sovebilirsin, modlar bize ne git savciliga ver diyor.
+5
cooperr
(22.01.26)
sozlugu kast ettim. caylak yapiyorlar (ya da yapiyorlardi 2-3 sene once degismediyse) zaten duyuruda caylaklik gibi bir konsept var mi ondan bile emin degilim.
0
antikadimag
(23.01.26)
en fazla 10 bin lira kadar ceza verirler, ön ödemeyle dava düşer. o parayı da sana vermezler, devlet hazinesine gider. sen de dava dosya masraflarını ödemiş olursun.
0
antihero
(23.01.26)
@antikadimag, var aslında. Ben bu hesabı ilk açtığımda bir gün kadar hesabım inaktifti. Cevap yazıp soru sorabiliyordum ama duyuru kullanıcıları göremiyordu anladığım kadarıyla ve sonra hesabım birden aktif oldu. Belki hakaretin bildirilmesiyle böyle çaylaklığa düşürülme sistemi getirilebilir duyuruya. İyi olur bence.
+1
🌸sucvecezve
(23.01.26)
Mevzubahis sadece hakaretse ceza almayabilir dendiği gibi bilemiyorum. Ben size şahit olduğum bir olayı anlatayım.
Adını biliyorum, yaşadığın yeri biliyorum, yaptığın işi biliyorum gibi bilgileri kullanarak birine gözdağı vermeye çalışmak suç kapsamına giriyor.
İsim vermeyeyim ama Sözlük'ten bir arkadaşım kendisine bu şekilde mesajlar atan biri hakkında ısrarlı takip diye işlem başlattı. Davalı ceza aldıktan sonra davacı orada durmadı ve avukatları sosyayı SİS'e soktu. Tehdit eden kişiye schengen yasağı da geldi. Yurtdışında eğer iyi bir hukuk bürosuyla çalışıyorsanız neler yapabildiklerine şaşırırsınız.
Şimdi hakkında uzaklaştırma yasağı çıkarılmış birinin bahsettiğiniz gibi o AB ülkesinde tutunabilmesinin olurunu ve bu durumun bürokratik işlemlerde önüne gelmemesi gibi bir ihtimali düşünün (:
Ben diyiyim. YOK.
0
alice in potatoland
(24.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(5)

kanserden sonra intihar ne kadar yaygın

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yalnız yaşayan, çocuksuz, emekli, kadın akraba kanser olduğunu öğreniyor. kemoterapi aldığı günün sabahı kusuyor, ölüyor. bu kişinin kanser ilacıyla ölmüş olma ihtimali nedir, intihar etmiş olma ihtimali nedir. teşekkürler.
yalnız yaşayan, çocuksuz, emekli, kadın akraba kanser olduğunu öğreniyor. kemoterapi aldığı günün sabahı kusuyor, ölüyor. bu kişinin kanser ilacıyla ölmüş olma ihtimali nedir, intihar etmiş olma ihtimali nedir. teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
Benim de kanserden kayıplarım oldu. Evet son ana kadar mücadele ediyorlar ama kanserin son birkaç haftası çok acılı-ağrılı geçebiliyor.

Rahmetli babamı Akciğer kanserinden kaybettim. Kendisi emekli tabip yarbaydı. Kanser olduğunu öğrendiğinde bana beylik tabancasının kurşunlarının nerede sakli olduğunu soruyordu. Doktor olduğundan ve kanserin az çok nasıl ilerleyeceğini tahmin ettiğinden o acıyı çekmek istemiyordu belki de. Tabi öncesinde annemi kaybetmesinin de etkisi olabilir ama bence kanserle de ilintili idi.

Yani ben Allah korusun bugün kanser olduğumu öğrensem intiharı bir ihtimal olarak değerlendirirdim sanırım.
+1
trixi
(21.01.26)
Kanseri yenmiş teyzem bir kaç aydır pes etmiş durumda, biz de intihar etmesinden korkuyoruz. Yemiyor ilaç içmiyor doktor görmek istemiyor… onca tedavi, nakil, emek boşa gidecek korkuyoruz bunu yapmasından.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
kanseri atlatmis bir abim vardi, cok severdim.
intihar degil ama hep "olmem gerekiyordu, bir sekilde hala hayattayim, "bu gunlerin alayi zaten bonus" kafasinda yasiyordu.
covid'in tepe yaptigi donemde, disari cikmamasi lazim ama cikiyordu mesela. yaw kardesim gezinme etrafta diye defalarca uyardik dinlemedi, zaten "bonus" ya diye gezindi durdu.
en sonunda covid kapti, zaten bunye bitik, 2 gunde sizlere omur.
+1
cooperr
(21.01.26)
İlaç kaynaklı da olabilir. Rahmetli babam kemoterapi alınca bir on gün gayet iyi geçti sıfır yan etkiyle. ama aniden bütün kötü belirtiler birden ortaya çıktı ve sabahına kaybetmiştik. Belki ilk günden bünyesi kaldirmayanlar da vardır.
+1
egerbiryolcu
(21.01.26)
Akıllı ilaçların bazılarında ağır depresyon, psikolojik yan etkileri olabiliyor.

Prostat kanseri bir amca vardı komşu, sahane bir insandır. Tedavisi çok iyi gitti kanseri yendi ama ağır psikolojik hasar yaşadı, insanların kendisine tuzak kurduğunu falan sanip geceleri evden kaciyordu. Meğer ilacın böyle yan etkileri varmış.

Şu an çok iyi toparladi baya. Ancak o süreçte mutlaka gözlemlemek ve gerekirse psikolojik destek almak lazım.
+1
makbur
(21.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
(17)

neden herkes benimle iletisimi kesmis olabilir?

dokunmakalbime
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar. bu durum c
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar.

bu durum cok anormal geliyor.
-1
dokunmakalbime
(20.01.26)
hayatın acı yüzü maalesef. gözden uzak olan gönülden de ırak oluyor. Arkadaşlıkların temeli ortak yaşanmışlıklardır. Ortak yaşanmışlıklar eskidikçe ve yerine yenisi eklenmedikçe zamanla uzaklaşmalar kaçınılmaz. Bireysel algılamayın bence.
+2
biravekahve
(20.01.26)
İşyerinde her sabah telefonlaştığım adam artık farklı departmana geciyorum diye numaramı sildi hiçbir şey söylemeden. Normal oldu artık bu işler herkesin ne kadar işini goruyorsan
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
ben de yaşadığım şehirden başka bir şehre taşındım ve arkadaşlarım arayıp sormayı kesti. ben aramadıkça arayıp yazmıyorlar da... maalesef böyle bir durum var
0
isimsizbiri
(20.01.26)
merak etme, yurtdışından bir şeye ihtiyacları oldugu zaman arayıp sormaya başlarlar, gelirken getirsene derler.
+5
abelardo
(20.01.26)
Bazı insanlar yurtdışına çok anlam yüklüyor sizinle iletişime gecerlerse sizin oradaki hayatınızı dinlemeyi kendi hayatlariyla kiyaslayip kiskanmis olabilirler. Kariyer yükseliş gibi bir sebeple gittiyseniz bu ihtimal gerçekten vardır.
+1
egerbiryolcu
(20.01.26)
yurtdışına taşınınca çoğu insanın gözünde bi elin yağa bi elin bala giriyor, zorda olan biziz, senin bizi arayıp halimizi hatrımızı sorman lazım fikrine kapılıyorlar.
+4
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Bu kadar bunu takıyorsan niye yurtdışına gittin ki?
-2
runaway
(20.01.26)
insanlar sevgilileriyle farklı şehirlerde kalmak zorunda kaldıklarında bile yani birbirinin hayatında olan insanların, aynı ülkede farklı şehirlerdeki uzak mesafe ilişkisi yürümüyor. sen bunu arkadaş ve akrabadan üstelik yurt dışına gitmene rağmen bekliyorsun :)

benim de yurtdışında akrabam ve arkadaşlarım var. binde bir görüşürüz.

erişim alanında olmayan birisiyle arkadaşlık veya başka bir şey yürütülemez. birisi tek taraflı çırpınır.

olayın bir de şu boyutu var. yurtdışına giden bir arkadaşım ikide bir beni arasa, gittiği yere alışamadığını ve benimle görüşerek sakinleşebildiğini düşünürüm.
+3
tabudeviren
(21.01.26)
yurtdisina tasininca herkesin basına gelen durum budur. Çok samimi olsanız bile artık ayni seyleri paylasamadiginiz icin iletişim zamanla ayni seyler uzerinden dönmeye baslar , azalarak da biter. Ama bir diger grup ise sadece burada olduğumuzdan dolayı iletişimi direk keser. Yurtdisina taşınmak bu konuda turnusol kagidi gibidir.
+1
acelaacedebela
(21.01.26)
Çok basit aslında, gözden uzak gönülden ırak. Benim de var arkadaşlarım yurt dışında, her gün en az yarım saat konuşuruz. Seninle iletişimi kesenler, artık senden fayda/yarar gelmez diyen kişiler o yüzden boşver.
0
gobekliraki
(21.01.26)
gozden uzak gonulden ırak +1
eger bu isler size dokunuyorsa gocmenlik size gore degildir..
0
cooperr
(21.01.26)
Çok anormal bir şey değil. Sizin hayatınızda çok büyük bir değişiklik oldu çünkü bir anda bütün sosyal çevrenizden uzaklaştınız halbuki herhangi bir arkadaşınızın hayatında görece çok daha küçük bir değişiklik oldu çünkü o hala kendi sosyal çevresinin içinde ama bir arkadaşı, yani siz, artık uzaktasınız.
0
salihdt
(21.01.26)
gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor. artık boomerların etkisi azaldığı için hatır sorma ritüeli sonlanıyor. eskiden analar babalar gazlar ara hatır sor derdi; sende herkes böyle yapman gerektiğini düşünürdün. artık tetikleyici olmayınca davranışta sönümlendi. uzaktaysan en kral arkadaşın bile aramaz artık. anormal bir şey yok.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
saat farkından dolayı veya seni rahatsız etmek istememelerinden kaynaklı olabilir. kişisel algılama. senin araman sorman her zaman daha doğru olur çünkü değişiklik yapan kişi sensin onlar değil. sen aramaz sormazsan da "gördün mü ibneyi bi gitti yurt dışına huyu, suyu değişti aramaz oldu" derler.
0
elektr10
(21.01.26)
cevaplar için teşekkürler. bu durumu normalleştirenler yada amacı üzüm yemek olmayıp bağcı dövmeye gelenlere özellikle tik atmadım.

sürekli görüştüğünüz kişi sırf başka ülkeye taşındı diye uzaklaşmak isteyebilirsiniz. ama hem arayınca eski günlerdeki gibi konuşayım hem de ben hiç aramayayım tavrı çok nezaketsiz. varsa bir problemin, derdin, mazaretin açıkca söylersin adı konur ona göre hareket edilir. nezaket diye birşey var. dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir.
0
🌸dokunmakalbime
(21.01.26)
Benim öz ablamla bile muhabbetim azaldı, ben burada ay sonunu getiremezken onun villasına yaptırdığı ahşap merdiveni dinlemek ilgimi çekmiyor.
+1
mirty
(21.01.26)
@dokunmakalbime

haklisin kardesim, neden tik atmadigini acikladigin icin de ayrica tesekkur ederiz.
sapkayi onumuze alip dusunecez artik.
devir farkindalik devri.
0
cooperr
(21.01.26)
(6)

Buzdolabının kırılan kolu için hangi yapıştırıcı ürün

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/a1lnt8sNasıl olduysa bu şekilde elimde kaldı. Nalburdan hangi ürünü istemem gerekir?
hizliresim.com
Nasıl olduysa bu şekilde elimde kaldı. Nalburdan hangi ürünü istemem gerekir?
0
egerbiryolcu
(20.01.26)
japon yapıştırıcı iyi tutar.
0
jelly bear
(20.01.26)
Japon yapıştırıcı ile karbonatı karıştırın. Youtube'da videoları vardır.
Dünyanın en iyi yapıştırıcısı şimdilik bu karışım.
+1
Mirket
(20.01.26)
Epoksi de kullanabilirsiniz.
www.hepsiburada.com
+1
compumaster
(20.01.26)
tam vida yerinden kırılmış, yapıştırsan bile sürekli orada bir yük olacak, tekrar tekrar kırılma ihtimali yüksek.

beko ya da Arçelik buzdolabı olduğunu düşünüyorum. hatta şu buzdolabı kulbu olduğunu düşünüyorum:

www.online-yedekparca.com

çok yüksek bir meblağ olmadığı için değiştirmek daha doğru bir karar olabilir.
0
co2s2
(21.01.26)
surekli asildigin kolu yapistirici ile tutturamazsin.

yeni kol al tak +1
0
cooperr
(21.01.26)
Yeni kol çok uygunmuş.
Nalburdan iki tüplü Arap yapıştırıcısı diye bir ürün verdiler üstünde de italyono yazıyor:d bugün onu deniycem dediğiniz gibi zamanla yine kırılır tutsa da.

Teşekkürler
0
🌸egerbiryolcu
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(9)

30 yaş müstakil yazlık/sıfır apartman dairesi

istenmeyen evlat
selamlar, iyi akşamlar.sadece yatırım amaçlı sormuyorum, yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından soruyorum. birinci seçenek30 yaşında müstakil bahçeli dubleks 3+1 (120-130 metrekare)çok fazla tadilat istiyor(kapı, parke, pencere, banyo, belki çatı)konumu güzel, ars
selamlar, iyi akşamlar.

sadece yatırım amaçlı sormuyorum, yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından soruyorum.

birinci seçenek
30 yaşında
müstakil bahçeli dubleks 3+1 (120-130 metrekare)
çok fazla tadilat istiyor(kapı, parke, pencere, banyo, belki çatı)
konumu güzel, arsa payı yüksek ve revaçta yazlık bölgesinde.
yazlık evlerin olduğu sokakta, araba geçmiyor
komşuluk ilişkileri var

ikinci seçenek
sıfır apartman dairesi
2+1 (Max 60 metrekaredir)
hiçbir masrafı yok
merkezi konumda
ana cadde üzerinde
komşuluk ilişkileri yok, caddedeki yeni yapılardan


denize mesafeleri aynı. hangisini seçerdiniz ve neden? buradaki akil yorumlara güveniyorum. çok teşekkürler.
0
istenmeyen evlat
(19.01.26)
kesinlikle 1. seçenek.
0
michael harddd
(19.01.26)
ucuncu secenek. alma.

yilda 1 ay kalacan diye tum parayi bir yere yoneltmek anlamsiz. bunun bakimi, temizligi, aidati hedesi hodosu var. eger sicak bir bolgeyse ekstra dezavantaj. kuresel isinma, kuraklik gibi gercekler var. eger denize yakin ferah bir yerse ve gelecekte oturmalik bir yerse is degisir.
0
buenosdias
(19.01.26)
Müstakil kelimesi konuyu kapatıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
Yazlık dediğin müstakil olur. Apartmanda aynı relax havayı yaşayamazsınız bence. Yazdan yaza gidecekseniz tadilatın bir kısmını göz ardı edebilirsiniz. Ancak eski eve çok ve değerli eşya koymayın; kışın çatı akabilir, hırsızın girmesi apartmana göre kolay olur vs. İyi tatiller.
0
lil siztah
(19.01.26)
1. tadilat için yeterli zaman/para varsa.

2+1 60 m2 bence küçük. yani yaşanır tabii ama müstakil ev tadı vermez. 30 yaş önemli değil. bakımı 500 bini falan geçmiyorsa 1 daha mantıklı bence.
0
jelly bear
(19.01.26)
"yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından" dediğin için birinci seçenek.
Yazlık yerlerde apartmanda kalmak iyi olmuyor.
Bakım masrafları için de üzülme, 25 yıldır yazlığımız var her sene bir şey yapılıyor, hiç bitmiyor, sende ara ara yaparsın :)
+1
pccopath
(20.01.26)
ikisini de almam.
devremulk alirim, duzgun bir yerden.
mis gibi, sifir bas agrisi. aidati ode bitti gitti.
-2
cooperr
(20.01.26)
müstakil her türlü iyi fakat bir o kadar da bütçe ayıracaksanız yapılmışını zaten bulursunuz.
+1
dirildimde geldim
(20.01.26)
apartmanın bahçesi ortak alan ise zulüm olur, hiç bulaşmayın. millet yukarıdan çöp atar, siz temizlersiniz, ama bahçede bir şey yapayım derseniz ortak alan deyip karşı çıkarlar. dumanı geliyor diye mangal yaktırmazlar vb.

bence birinci seçenek daha iyi olacaktır. bir proje yapıp, her sene bir tarafını yaptırırsınız. mesela ilk çatıdan başlarsınız, sonra dış cephe sonra banyolar, sonra odalar falan, en son da bahçeyi yaptırırsınız.
+1
malheiros
(20.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(13)

Y.dısında yasayan arkadaslar emeklilik konusu kafanızı kurcalıyor mu?

bluewhale
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok av
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok avrupada yası beklerim derseniz oradada sisteme conradan dahil oldugunuz için yine cok dusuk bir maas soz konusu. Bu konuda bir planınız var mı ? ABD yi özllikle eledim çünkü oradaki emeklilik imkanları dünyanın geri kalanına göre oldukça iyi diye duydum.
+1
bluewhale
(19.01.26)
Sorunuza cevap değil ama şunu yazacağım; face’te epic retirement club diye çok kalabalık bir sayfa var, onu takip ediyorum. Orada ağırlıkla amerikalılar var, ve aksine, pek çoğu vergiler yüzünden, ya downsize olayını, ya da Avrupa’da emekli olacak ülke danışıp duruyorlar birbirlerine. Bakış açısı kazanmak üzere o sayfaya da bir bakmanızı öneririm. Anlık, dünyanın pek çok yerinde emekli olmaya dair bilgi paylaşımı mevcut.
+1
lil siztah
(19.01.26)
türkiyede de 60 ki emeklilik yaşı. çok farkı yok
0
jelly bear
(19.01.26)
Türkiye İngiltere'de çalıştığım yılları sayabiliyormuş "parasını verirsem", bi baktım eşimle kişi başı 20şer bin euro gibi bi şeye TR'de de emeklilik hakkı elde edebiliyoruz galiba. Buna şöyle bakarsak, geçmişte çalıştıklarımız + 20 bin euro ile 65'den sonra maaş elde ediyoruz, mantıklı bile olabilir.

UK'de emekli olmama 30 küsur yıl var galiba ve şu anki parayla ayda 950 pound gibi bişey veriyorlarmış.

Her türlü dünyada genç nüfusun azalmasıyla "emeklilik ponzisi" çökecek bence. Yani her şeyi düzgün yapsak bile aç kalabiliriz. Ayrıca özel emeklilik gibi para biriktirmemiz ve borsa vb. yerlerde bunu katlamamız lazım. Ama ona da baktım mesela Amerikadan ETF alsak(ilk 50 şirket veya QQQ vs. vardı) 1980-2000 arası her ay düzenli para yatırmış olsan dolar bazlı yerinde sayıyorsun, 2000-2020 arasında 20 yıl yatırsan birkaç katına çıkıyor. Bu da tamamen içinde bulunduğun dönemle ilgili şans.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
ABD'de emeklilik imkanlari iyi degil. Sirketin katki (company match...) sagliyorsa sagliyor ama bu herkese otomatik saglanan bir olanak degil. Emeklilikte olene kadar yiyecegin parayi calistigin sure icinde kendin biriktirip buyutmen lazim. Onun disinda social security var ama bu tek basina yasamak icin yetecek bir para degil.

Senin de her ay kazandigindan kenara koyup biriktiriyor ve yatirim yapiyor olman lazim.

Ben Kanada'dayim. Calistigim sirketin dahil oladugu bir emeklilik sistemi var. Her ay prim oduyorum. Kendim de kenarda biriktiriyorum.

Aslinda Turkiye'ye gore cok farkli degil durum. Benim babam ogretmendi mesela ve su an "emekli". Gorece rahat yasiyor olmalarinin sebebi emekli maasi degil, emekli olana kadarki surecte habire tasarruf yapip ev falan almis olmalari. Yoksa tek emekli maasiyla kirada oturmak cok rezillik olurdu. Ozetle birisinin seni "emekli" ilan etmesine ek olarak kendin de bir seyler yapman lazim.
+2
hot potato
(19.01.26)
4 yildir amerika'da calisiyorum ancak sadece 1 senedir social security oduyorum. maasin %8'i buna gidiyor. abd'de emekli olabilmeniz icin 10 sene calismaniz yeterli. 10 sene calistiktan sonra 67 yasinda odemeleri alabiliyorsunuz. 62 yasinda da alabilirsiniz ama o zaman ciddi kesintiler var.

9 sene kadar daha calismam gerek burada devam edersem. 10 seneyi tamamlayinca odedigim primlere gore hesapladim $2k yatiyor aylik ve bunu dunyanin her yerinde alabiliyorsun. ben cok gec social security odemeye basladigim icin bu miktar boyle. 20 sene odeyenler $3k, 30 sene odeyenler $4k civari aliyor. tabi bu orta-ust bir maasa gore hesaplandiginda boyle.

turkiye'de donup saydirip bagkur'dan emekli olmak benim icin mantikli degil cunku cok eksigim var. ama amerika'da yillari tamamladiktan sonra turkiye'de ssk'li bir ise girip calismam gerekir. bu da emekliligi cok ileri atiyor benim icin.

ancak avrupa'da da cogu ulkeye odediginiz social security'leri geri alabiliyorsunuz diye biliyorum. abd'de boyle bir sistem yok ve 9 sene calisip vergi odesen bile 10 yila tamamlamadigin noktada odedigin butun para ile baskalarinin emekliligini finanse etmis oluyorsun.

ama 30 seneye dunya'nin cok daha farkli ve tuhaf bir noktaya evrilecegini dusunuyorum. cunku cok acik sekilde yaslanan nufus, uzayan omur, ve azalan nufus artma hizina hep beraber baktigimizda sistemin birkac seneye tikanacagini gormek zor degil. zaten dunyada isciye ihtiyacin azaldigi bir donemden de geciyoruz. cok daha radikal bir sistem degisikligi olacagini ongoruyorum 30 seneye. o nedenle cok dusunmuyorum simdilik. ayni sosyal guvence ve devlet sisteminin devam etmesi mumkun degil. milyonlarca insan aclikla bogusur ve devlet yardimiyla yasamak zorunda kalir bu gittikce daralan sistemde.
+2
antikadimag
(19.01.26)
antikadimag abd derken kastettiğim buydu 10 seneyi doldurup iyi bir para almak mumkun (abd de kalmamak lazım tabi) avrupada bu yok, tr bağkur maaşı 400 usd falan sanırım.
0
🌸bluewhale
(19.01.26)
6 yıldır romanya'da çalışıyorum.
türkiye'de de 2 yıl çalışmıştım.
klasik anlamda emekli olamayacağıma eminim.
yaşadığım ülkede bireysel emeklilik sigortası ödemiştim bir süre. hala para var.
o yüzden, düşünmeden "oyna devam" diyorum kendime.
+1
rain when i die
(19.01.26)
turkiye'de sigorta girdi/cikti yaptirmistim. buyuk ihtimal toplu oderim zamani gelince.
yurtdisinda yasamak cok zor emekli olarak, amacim sepet yapmak.
cift emekli maasi + birkac kira ile turkiye'de konforlu yasanir.

emekli olarak yurtdisinda yasanmaz, yerlisi bile ucuz sicak ulkelere kacma pesinde zaten.
+1
cooperr
(19.01.26)
Açıkcası soruya denk gelene kadar aklıma dahi gelmiyordu. :) Zaten Avrupa'da çok uzun kalacağımı sanmıyorum. Mekan farketmeksizin 60-70 arası bir dönemde emeklilik olacak gibi görünüyor. Ben daha çok mevcutta verimli olabileceğim yaşlarda nasıl iyi para kazanırım sorusuna cevap arıyorum, birşeyler deniyorum. Hüsranla sonuçlanırsa pişman olabilirim. Türkiye'de 10 yıl aktif çalışmışlığım var ona da güveniyorum biraz. Geri dönsem çalışmaya devam etsem gerekli gün sayısını rahat doldururum.
+1
mbond
(19.01.26)
antikadimag + 1

ben kendi isimi yaptigimdan bu emeklilik primi fln odemiyorum ve acikcasi beni de bu düşündürüyor. olabildiğince yatirim yapıp onlarla gecinme planım var ilerisi icin.

benim gördüğüm Amerika da emeklilik maaşları cok cok dusuk, $1200 - $1400 Maas alanları gordum. hatta amerika da kari koca bu rakamlarla emekli olup evlerini de kiraya verip Tayland fln taşınanlar var. amerika da geçinemiyorlar ya da standartları cok dusuyor.

beyaz yaka gibi calisanlar gördüğüm kadarı ile emeklilik harici de özel yatirim fonlarına da para yatırıp ileri de oralardan da para alıyorlar.
0
oscar
(20.01.26)
balkanlarda yaşıyorum burada kazandığım parayla 2 daire satın aldım. kira geliri 800€ daha 33 yaşındayım, yaşlanmadan 2 tane daha alsam 1600€ eder. bir çok ülkede yaşarım.
edit: bahsetmek istediğim amerika'dan kanada'dan örnekler verilmiş. gurbetçiysen amacın para kazanmak ve rahat bir hayat yaşamaktır. adam demiş ki şuan ki konumumda 1000$ verecekler bana yaşlanınca. bende diyorum ki kafamı kullandım ufak bir yatırımı büyütüp 2 daire satın aldım 2 tane daha kesin alırım bu gidişle.
günün sonunda nasıl açlıktan ağzı kokan balkanlarda ben keyif içinde yaşıyorken siz bu kadar sefil olacaksınız? ben mi yoksa siz mi yalan söylüyorsunuz?
-1
dirildimde geldim
(20.01.26)
endişelenmenize gerek yok çünkü türkiye'de de reel anlamda bir emeklilik yok. sgk şuan bile emeklilik maaşlarını bütçeden destekle ödüyor. bu gidişle 20-30 sene sonra kuvvetle muhtemel ya emekli maaşı olmayacak ya da şu ankinden beter olmasa da olurdu denilecek düzeyde olacak.
0
biravekahve
(20.01.26)
avrupa, amerika, ya da turkiye farketmeksizin tum dunyada emeklilik sistemi cokuse gidiyor. su andaki sartlarda dahi emekliligin getirisi odenen prime gore mantiksiz gozukuyor ki gelecekte de bunun daha kotuye gidecegi cok acik.

o nedenle emeklilik denilen sey bize gosterilen bir havuc, ve bu havucun pesinde kostukca bu sistemin kendini idare edip, problemler gelecege birikerek erteleniyor.

iste tum bunlar nedeniyle avrupada yillardir odedigim primleri geri alma imkanim olsa, isverenin adima odediklerini kaybetme pahasina alirim. emeklik primi odeme zorunlulugum olmasaydi ve onun yerine kendim yatirim yapsaydim en azindan cocuklarima birakabilir, veya birikim uzerinde tum kontrol bende olurdu.

ozetle bir yalanin pesine kosmaya niyetim yok ama maalesef kanunlar sistemden cikma ozgurlugu de tanimiyor.
+2
emrahday
(20.01.26)
(12)

Davet kombini (resimli)

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/5r4eqsdSalon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için e
hizliresim.com

Salon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?
İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?
Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.

Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için elde olan en uygun bunları buldum.
+1
egerbiryolcu
(19.01.26)
İkisi de olur ama siyah daha güzel gibi bence.
0
orient blue
(19.01.26)
siyah +1
ayakkabilari degistir allahasen..
0
cooperr
(19.01.26)
@cooper
Ya evet on yıl önce giymiştim de topuklu giymeyi hiç beceremiyorum bakicam bı şeyler:/
0
🌸egerbiryolcu
(19.01.26)
siyah +1
2-5 cm'lik bir topuklu ayakkabıyla sorun yaşamazsınız. şimdiden alıp şubata kadar alıştırma yapabilirsiniz :D
+1
black holes in the sky
(19.01.26)
Siyah +1
0
kisa
(19.01.26)
Maşallah diyerek kırmızı
+1
messina123
(19.01.26)
Siyah bana daha nikah gibi bir ortama uygun göründü. Renkli, desenli falan bişey daha iyi olurdu bence. Ama devir ekonomi devri derseniz, siyah olsun.
0
lil siztah
(19.01.26)
Siyah +1
0
pro9it9is9
(19.01.26)
lise mezuniyetiyse ikisi de ok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
kırmızı diyorum
ama başka bir ayakkabı giy altına.
0
rain when i die
(19.01.26)
İkiside garip kaçmaz.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
kırmızı mevsime uygun değil çok günlük gibi duruyor. siyahın duruşunu sevmedim.
o yüzden öneriyle geldim.
www.koton.com

Geçen görmüştüm giyecek etkinliğim olsa da giysem diyordum :))
tam olarak mankenin kombin şubatta kapalı mekan akraba nişanına uygun bence.
+1
Kediyi üzdün
(20.01.26)
(7)

35.000 USD’yi Nasil Değerlendireyim?

buenas
Hesabimda boşta duran 35.000 USD’yi siz olsanız nasıl degerrlendirirdiniz? Bozdurup altın almak mı yoksa TL’ye çevirip faize koymak mi? Ya da başka bir yol?
Hesabimda boşta duran 35.000 USD’yi siz olsanız nasıl degerrlendirirdiniz? Bozdurup altın almak mı yoksa TL’ye çevirip faize koymak mi? Ya da başka bir yol?
0
buenas
(19.01.26)
öncelikle yatırım tavsiyesi değildir.

dolar-euro-altın-fon olarak sepet yapardım.

yatırım olarak da midas'tan veya qnb'den hesap açıp NASDAQ'tan qqqm'e helalinden 5 bin dolarımı koyar ve o parayı 5 yıl için unuturdum. kalan 30 bini de dolar euro ve altına dağıtırdım.
0
elektr10
(19.01.26)
buralardan altın almak gaz açıp çakmak çakmak gibi.

dolar euro mevzubahis bile değil yükselmiyor çünkü. euro yine arada az kıpırdıyor ama dolar külliyen zarar. yıllardır bu şekilde.

bist gitmeye başladı ama güven vermiyor hala

nasdaq etf'lerine 1 lira bile para yatırılmaz doların yükselmediği bir ortamda. yukarıda bahsedilen qqqm mesela 5 yılda %95 getiri yapmış. paran cayır cayır erimiş yani.

sonuç: para piyasası fonlarına devam. tamamını ppf yapar keyfime bakardım.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(19.01.26)
2026 sonuna kadar döviz mantıksız bir seçenek. Bu kur baskılayıcı ekonomi politikası bitene kadar faiz-ppf mantıklı duruyor. Çünkü bankalar %45 mevduat faizi verirken dolar son 1 yılda %20 arttı.

Garanti seçenek istiyorsanız.
Ben olsam bir bölümünü faiz veya para piyasası diğer bölümünü de altına koyardım.
0
nuevo
(19.01.26)
hangi ppf mantıklı?
0
plastic_angel
(19.01.26)
döviz ile alınabilen serbest fonlar var
x.com

ama nitelikli yatırımcı olunması gerekiyor. bunun icin bankanız ya da aracı kurumunuz ile görüşün.

dövizinizi hiç bozmadan döviz mevduat gibi değerlendirebilirsiniz.

yatırım tavsiyesi değildir.
0
exlibris
(19.01.26)
BTCye basarim.
0
cooperr
(19.01.26)
brighton - bournemount kg var. güzel günlerde kullanın
-1
rajkoothrapali
(19.01.26)
(9)

askerlikten muafiyet

baldur2
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
-1
baldur2
(17.01.26)
Askerlik mükellefiyetini tamamlamamış ya da bir yasa gereği muaf sayılmamış kişi yasal yas sınırı dışına çıkamaz.
Yani şu yaşa kadar kaçarsam muaf oluyorum diyemiyorsun.
0
Mirket
(17.01.26)
yaştan muafiyet yok. hiç yapmazsan emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşı olmuyor. 60-65'li yaşlarda yapanlar gördüm
+3
runaway
(17.01.26)
41 yaş meselesi askere alma kanunu'ndaki askerllik dönemi tabirinin 20-40 yaş arası olmasından kaynaklanabilir.

keşke mirket bize kaynak verse.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Kanunu biliyorsun, yazıyordur bir yerlerinde.

Üşeniyorsan ben arayayım. :)
0
Mirket
(17.01.26)
7179 sayılı Askeralma Kanunu Madde 3.(1) (a) da Askerlik Yükümlülüğü, 'Nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süre' olarak tanımlanmış.

Ancak;
Madde 5.(11)de :
Bu Kanunda tespit edilen esaslar dışında muvazzaflık hizmetini yapmadıkça veya yapmış sayılmadıkça hiçbir yükümlü askerlik çağı dışına çıkarılamaz.
denmiş. Yani yukarıda söylediğim gibi.

İlgilenenler için Kanun şurada.

www.mevzuat.gov.tr
+3
Mirket
(17.01.26)
askeri hastanede askerlik yaparken 50'li yaşlarda bir amca geldi. alamancı hep kaçmış. askeri hastaneden askerliğe elverişsiz raporu alıp askerliğini sonlandırdı. ancak hastanede er üniformasıyla geziyordu. kimse amca sen kenarda otur talime katılma demiyor. askerlik şubesini arayıp sorabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
sadece yas sebebiyle askerlikten kacamazsin.
60 yasinda ve saglikli isen, 60 yasina kadar kactiysan, yine de alirlar.
0
cooperr
(17.01.26)
71 yaşında asker gördüm gözlerimle gördüm hatta komutan aman benim emrimdeyken ölmesin diye dua ediyordu.
Bizim bölükte 45 yaşında bir abi vardı hepsinln hayat hikayesi farklı
Özetle Yaştan muafiyet yok+1
0
basond
(17.01.26)
Abi yaştan muafiyet olsaydı hepimiz o sınır neyse onu kovalardık ama olmuyor.
0
kizil karga
(17.01.26)
(8)

mikrodalganın avantajları

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Dürüst olmak gerekirse hayır. Yaşam tarzıma, beslenme alışkanlıklarıma çok ters.
+1
gobekliraki
(17.01.26)
Dünden kalmış yemeği isıtmak için lazım olur sadece.
+1
hububrad
(17.01.26)
20 yılı aşkındır kullanıyorum. Çalışmadığı gün yok gibi. Bence büyük rahatlık… 2005 model Beko marka. Hemen her şeyi saniyeler içinde ısıtıyor. Derin dondurucudan çıkan gıdaları dakikalar içinde çözüyor. Genelde tabakta ısıtıldığı için yemeğin tamamı ısınmamış veya tencere/tava bulaşık çıkmamış, dibi tutmamış oluyor…
+3
dilemma of subscribtionability
(17.01.26)
Evet. Hem de bin kere evet.
Ama fırın kelimesi geçiyor diye fırın diye düşünmeyin.
Alacak olursanız da en ucuz Arçelik veya Beko gibi adını bildiğiniz markayı alın geçin. Dijital göstergeler, ilginç özelliklere hiç gerek yok.
+2
michael_knight
(17.01.26)
- @dilemma +1
- Çok hızlı kumpirimsi patates, koçan mısır, donuk edamame pişiriliyor.
- Buzlukta her zaman çorba bulunduruyorum, akşam 7'de üf hiç yemek yapasım yok dediğimizde çorba çabucak eritiliyor/ısıtılıyor.
- kupada tek kişilik kek pişiriliyor.
- mikrodalgada hamur işi, makarna, pilav vs ısıtırken tabağın bir kenarına yarım çay bardağı su (bardakla beraber) koyunca içeride buhar yapıyor, çok daha güzel ısıtıyor.
+1
kobuzchu kiz
(17.01.26)
anlasilan cogu duyurucu issiz/calismiyor. neyse, evet, iyi ki almisim. en oneli avantaji zaman.
+1
Sour
(17.01.26)
sene olmus 2026
mikrodalgasiz ev kalmamis olmasi lazim.
bir onceki gunden kalan makarnayi 55 saniyede isitiip yiyorsun ya daha ne olsun..
+1
cooperr
(17.01.26)
Biraz bilimsiz biri olduğum için eve almıyorum ama gerçekten büyük kolaylık sağlar. Ofiste kullanıyorum.
Evde az bir yemek ısıtıcam tava bul, yavaş yavaş ısınmasını bekle, başka birşeye daldıysa farkına varana kadar yapışsın falan büyük sıkıntı. Hatta mesela azıcık süt ısıtmak istiyorum, bunu mikrodalgada yapabilirim, cezvede istesem bile yapmam.
+1
mbond
(17.01.26)
(5)

macbook air m4

phoarbix
halihazırda macbook air 2017 kullanıyorum 9 yıldır. aslında halen işimi görüyor, geçen yıl pil değişimi de yaptırmıştım. fakat ömrünün son demlerinde olduğunun farkındayım, zaten güncelleme de almıyor artık. aslında baz versiyon macbook air m4 alasım vardı 49 bine ama amazon’da 512gb ssd ve 24gb ram
halihazırda macbook air 2017 kullanıyorum 9 yıldır. aslında halen işimi görüyor, geçen yıl pil değişimi de yaptırmıştım. fakat ömrünün son demlerinde olduğunun farkındayım, zaten güncelleme de almıyor artık.

aslında baz versiyon macbook air m4 alasım vardı 49 bine ama amazon’da 512gb ssd ve 24gb ram’li versiyon 62999 tl ve 9’a vade farkeız bölüyor. apple’ın sitesinde aynı model 79999 tl. troy’da eğitim indirimiyle alsak bile 66500 tl üstelik 6 taksit. durum böyle olunca özellikle 24gb ram dolayısıyla daha uzun ömürlü olması için buna yükseldim.

kullanım alanım ofis programları, lightroom ve browsing gibi hafif işler ama mac’in taşınabilirliğine, pil ömrüne, trackpadine, genel olarak macbook’a alıştım 9 yıldır devam edeyim dedim. sizce almak için doğru bir zaman mı? ram shortage nedeniyle mart nisan gibi globalde bir fiyat güncellemesi bekliyorum ben, şimdi almaz da eldeki beni bırakınca mecbur kalırsam daha kötü olur dedim. fikirlerinizi bekliyorum.
0
phoarbix
(15.01.26)
İhtiyacın varsa en doğru zaman şimdi. Hatta apple ara ara ürünlere zam da yapıyor. Ödeme imkanın varsa al kafan rahat olsun.
0
ilgeru
(15.01.26)
hocam fiyat guzel, taksit sahane. sorman hata, simdiden hayirli olsun.
0
arakaali
(15.01.26)
al gitsin
0
hold the door
(15.01.26)
ya specleri ne kadar yukseltirsen yukselt, 7-8 sene kullanacaksin ve bu sure zarfinda zaten teknolojiye yenik dusmus olacak.

o yuzden ben base alma taraftariyim. olabilidigince ucuza aliyorum, 7-8 sene kullanip satiyorum. pil falan da degistirmeye gerek yok, bozuk olsa bile alicisi mutlaka cikar.
+1
cooperr
(15.01.26)
mesajlar için teşekkür ederim, 24gb 512gb ssd versiyonu aldım.

cooperr haklısınız aslında elimdeki de baz versiyondu ama son yıllarda ram ihtiyacı logaritmik olarak biraz hızlı arttı sanki 16gb baz versiyon 2030’ları zor görecek gibime geliyor. bir de takside vurduğumuzda fiyat farkının atla deve olmaması da cazip geldi. tavsiyeniz için teşekkür ediyorum.
0
🌸phoarbix
(16.01.26)
(9)

Alkolsüz üst düzey restoran (İstanbul)

yadigar
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğ
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?

Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğiniz? Balıkçı da olabilir. Mutfak fark etmez aslında. Restoran/Kafe türü olmasın ama. Bildiğimiz fine dining…
-2
yadigar
(15.01.26)
Seraf Restaurant -Bagcilar
Natolia- Başaksehir

Fine dining diyemeyiz buralara ama anadolu lezzetlerini harmanlayan , yurtsidisidnan misafir goturulebilecek ambiyansi nispeten iyi yerler.

Daha var da çoğu alkollü.
0
ırene adler
(15.01.26)
Seraf Vadistanbul’dakini biliyorum. Fena değildi, olabilir. Ama alkollüydü. Bağcılar’daki alkolsüz mü?

Zeferan diye bir yere rastladım internet aramasında. Azerbaycan mutfağı. Ortamı nasıl? Bilen var mı? Alkolsüz mü?
0
🌸yadigar
(15.01.26)
beyoglu haci abdullah. osmanli mutfagi, alkol yok.
yemekler iyidir, "fine dining" icin yeterli midir bilmem ama istanbul'un en eski koklu restaurantlarindan biridir.
riske girmek istemedigim zaman ben misafirleri oraya gotururum.
+1
cooperr
(15.01.26)
Yok, fine dining aradiginiz sey mi peki… Üst düzey restaurant başka fine dining başka bir konsept… Şarap ya da alkolsüz içkilerle tabaklar eşleştiriliyor, günler saatler harcanan tabaklar ve eşleşmeler… Onu da ayranla yapmıyorlar takdir edersiniz ki… Hacı Abdullah artı bir.
+4
buf-e kür
(15.01.26)
Aklıma (bkz: kaşıbeyaz) ve (bkz: lacivert) geliyor ama oraları da alkollü. Çok rahatsız etmeyen bir alkol ortamı. Bence farkedilmrz bile
0
love and trust
(15.01.26)
zennup 1884 bursa şubesi iyiydi. fişekhane'de varmış istanbul'daki nasıldır bilmiyorum ama dediğiniz tarzda bir yer.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Çiko Balık
0
auroraaurora
(16.01.26)
Loi bosphorus
0
okumakserbestbegenmeksart
(16.01.26)
develi florya
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
(5)

Akünün ömrü için belli bir km var mı?

mikahakkinen
önceki aracımda 60 bin km de akü bitti. şu anki aracım clio 5 otomatik. 2022 martan beri kullanıyorum. sabah hava soğuktu marş alırken zorlanmış.araç şu an 62 bin km de. eşim kullanıyor o sebepten marş basmama problemini tam tarif edemiyorum. internette akü ömrü 4 5 sene deniyor. belli bir km de değ
önceki aracımda 60 bin km de akü bitti. şu anki aracım clio 5 otomatik. 2022 martan beri kullanıyorum. sabah hava soğuktu marş alırken zorlanmış.
araç şu an 62 bin km de. eşim kullanıyor o sebepten marş basmama problemini tam tarif edemiyorum. internette akü ömrü 4 5 sene deniyor.
belli bir km de değişir gibi bir değişken var mı?
0
mikahakkinen
(15.01.26)
hayır yok kullanıma bağlı. bi ölçüm yaptırın yolda kalmayın
soğuktan da olmuş olabilir ya da uzun süre beklediyse vs
+1
jelly bear
(15.01.26)
4 sene diyorlar bana, ben 5 sene kullanıyorum hep ve eninde sonunda saçma sapan bir yerde bitip kalıyorum zart diye
+2
eja
(15.01.26)
Belirli net bir şey söylemek imkansız . Akünün imalatında kullanılan malzemeler, alınmadan önce rafta kalma süresi (bazı markalar için en fazla 6 ay deniyor) , araçtaki kullanımı ve ondan güç sağlayan diğer tesisatlar akünün ömrü konusunda doğrudan etken sebepler.

Kullanım olarak belli sayısı veya süresi olan malzeme, aksam ve parçalar sarf malzemesidir. Araç periyodik bakımında filtreler ve motor yağı değişimi buna örnek gösterilebilir.
2022 marttan beri 0 alınan kullanılan araç için akü bittiyse durum tabi ki biraz tuhaf. Eğer araç ikinci el ise önceki sahibinin aküyü ne zaman değiştiğini bilmek gerekir.

Akü konusunda değişimin yaklaştığını gösteren asıl nokta oto elektrikcide akünün ölçümünü yaptırmaktır. Elektrik işlerinden anlayan bir arkadaşınız da bakabilir. Hatırladığım kadarı akünün 12.2v ile 11.5 v arası bir değerde olması gerekiyor.

Bu arada benim de bir ara aldığım varta marka akülerin üstündeki kod ile sitesinden o akü hakkındaki diğer çeşitli bilgilere ulaşılabiliyor.
+1
diyecevaplandı
(15.01.26)
akünün net bi kmsi veya yılı yok. sen sıfır akü alsan bi kere boşaltıp öyle bir süre boş bıraksan o akü kısa sürede de ölebilir. sülfatlaşma oluyor tam şarjda değilken... (uzun süre 12.6v altında olmaması lazım, daha düşük voltajlarda geri dönüşü olmayacak hasar alma süresi de kısalır)
aracın şarj sistemi sorunluysa yetersiz şarj ediyorsa da sülfatlaşma olur, fazla voltaj veriyorsa kaynama olabilir su eksiltebilir vs. araçta kaçak varsa aküyü boşaltıyorsa yine akü ömrünü kısaltır

havalar iyiyken hem akünün verebileceği akım fazla hem aracın çalışmak için ihtiyacı olan akım az olduğundan hissedilmiyor genelde kışın ortaya çıkıyor akü sorunları böyle.

akünün beklenen kullanım ömrü sağlıklı bir şarj sistemi olan araçta uzun süre yatmadan düzenli kullanıldığında geçerli. yani aynı şartlarda aynı sürede daha fazla km yapan araçtaki akü muhtemelen daha bile uzun ömürlü olacaktır.

benim aracın eski sahibi 5 yılda 3 akü değiştirmiş mesela. ben aldığımda üstündeki akü de bitikti, 5 yılda 4. akü değişimi oldu yani, yeni değiştirdim. sıkıntı araçtan mı kullanımdan mı yoksa aldığı akülerden miydi bilemiyorum. yani kullanan kişi farı vs. açık unutup aküyü boşaltsa da akü kısa ömürlü olur, eski yatmış akü alsa da, aracın elektrik sisteminde bir sorun olsa da...

birkaç ölçüm yaptım şarj sisteminde bir sıkıntı yok gibi, ilk çalıştırmada 14.5v, yarım saat kadar kullanım sonrası araç rölantide çalışır farlar vs. açıkken 14.2v, farlar kalorifer teyp vs. kapalı 14v ölçtüm normal değerler. bu durumda araçta olabilecek tek olası sıkıntı park halinde tüketimin yüksek olması. onu da havalar iyiyken zaman ayırabilirsem bi ara ölçerim.

bana en olası gelen ihtimal yatmış zaten sülfatlaşma başlamış eski akü almış olabileceği.
sen de değişim yapacağında bunlara dikkat et derim, akü ne kadar yeniyse o kadar iyi. 3 ay civarı ideal, 6 aya kadar gideri var, daha eskisini mecbur değilsen alma bence. üretim tarihi önemlidir.
biraz ucuza gelsin diye herhangi bi yerden almak da mantıklı gelmiyor normal şartlarda yıllarca gidecek bir şey, günlük/aylık maliyete vurunca aradaki fark bişey değil. yetkili bayiden almak en sağlıklısı. aküde hile çok. bitik aküyü su ekleyip/yenileyip şarj edip yarı sağlıklı hale getirip satanlar var, eski akünün etiketini yenisiyle değiştiren var, hiç anlamayana direkt eski aküyü satan var... ucuz aküye pahalı markanın etiketi yapıştırıp satan var...

bayiden yeni tarihli ürün alıyorsun, paketi önünde açılsın sıfır ürün olduğuna emin ol(ha bi shrink wrap atmak zor değil ama yetkili bayide daha düşük ihtimaldir) ve açıldığında daha montajdan önce bi yüzey voltajını ölç, en az 12.6v olduğuna emin ol.
bayide varsa veya bi yerden bulabilir ödünç alabilirsen akü test aletiyle ölçmek daha sağlıklı sonuç verir ama o imkan yoksa dinlenmiş haldeki yüzey voltajına bakmak hiç yoktan iyidir.

alırken doğru akü tipini seçtiğine de emin ol. araçta start stop vs. varsa agm akü kullanılması gerekiyorsa ona normal akü takarsan o da kısa ömürlü olur, hatta start stop sistemi çalışmayabilir de... normal akü yerine sfb efb agm vs. takabilirsin onda sakınca yok ama start stop olmayan araca agm almak gereksiz masraf olur biraz. ben 3 ay önce üretilmiş yüzey voltajı da 12.71 çıkan sfb aldım mesela. araçta bahsettiğim gibi park halinde yüksek bir tüketim sorunu yoksa uzun ömürlü olmaması için bi sebep yok artık.
+1
konetsu
(15.01.26)
km, hava kosullari, vs gibi faktorlerden bagimsiz minimum 4 sene derim.
sizinki neredeyse 4 seen dayanmis. arac da renault, normal bence.
max. ise 7 sene gittigini gordum, alman araclarda.
iyi kalite birsey takin, varta ve turevleri iyidir.
+1
cooperr
(15.01.26)
(10)

Arabamın bakımlarını yetkili serviste yaptırmasam ne olur?

sakince
aracım 2 yaşına girdi. 60k da kia sportage. servislerden fiyat alıyorum. 25k dan aşağı fiyat veren yok içeriği de yağ değişimi filtre gibi dışarıda max 5k ya yaptıracağım şeyler. Tutturmuşlar bir garanti . 150k km veya 5 yıl garantisi varmış yani riske de atamıyorum ne yapacam bilmiyorum.
aracım 2 yaşına girdi. 60k da kia sportage. servislerden fiyat alıyorum. 25k dan aşağı fiyat veren yok içeriği de yağ değişimi filtre gibi dışarıda max 5k ya yaptıracağım şeyler. Tutturmuşlar bir garanti . 150k km veya 5 yıl garantisi varmış yani riske de atamıyorum ne yapacam bilmiyorum.
0
sakince
(14.01.26)
muhtemelen garanti dışı kalır.

daha doğrusu bunu başkası açmış, yağını başkası değiştirmiş diye kontrol edeceklerini sanmıyorum ama ilgili bakım (örneğin 60 bin bakımı) kayıtlara girmeyeceği için 60 bin bakımı yaptırılmamış gibi gözükecek, bakımları zamanında yaptırılmadı, atlandı diye garanti dışı kalacak.
+1
kibritsuyu
(14.01.26)
garantiyi bozmak istemiyorsan yetkili servis veya markanın tanıdığı yerlerde yaptırman gerekiyor.
0
jelly bear
(14.01.26)
garanti devam ediyorsa servise mecbursun.

ben şansımı deneyecem arabamda artık garantilik bir durum yok. 3 sene boyunca en az 75bin vereceğime dışarda 15bine yaptırırım. 60bin masraf açsa bile nolur. üstünde masraf açarsa da şansım yokmuş napayım dersen. işte o zaman gitmeyebilirsin.
0
gercekdunya
(14.01.26)
uzun garantili araba iyidir.

yetkili servisten devam et.

3+7 yıl garantili arabam var.

2029'a kadar yetkili servise gideceğim.
+1
rain when i die
(14.01.26)
Garantinin devam ediyor olması sadece araca bir şey olabilme potansiyeli yüzünden değil, satarken de çok cazip olduğu için çok iyi bir şey. 4. yılda satıp değiştirecek olsanız mesela "1 yıl daha garantisi var" dediğiniz anda alıcının kafasında "4 yıldır yetkili servise zamanında gitmiş ve alırsam 1 yıl boyunca da kafam rahat olacak" ışığı yanar. O yüzden 25 de olsa yetkili servisten devam maalesef.
+1
himmet dayi
(14.01.26)
ben mantıklı bulmuyorum garanti diye soyulma işini. o kadar garanti için ekstra fark ödersin garantilik ihtiyacın olur, kullanıcı hatası der işin içinden çıkarlar. Çevrendeki puanı yüksek,güvenilir bir servis bulup yolunuza devam edin. Yaptıkları filtre,yağ değişimi istersen git kendin al direkt ana bayii den işçilik parası ver sadece.
0
biravekahve
(14.01.26)
Bende de Sportage var. Lanet olası DCT vites değişti. Panoramik tavanda trim sesi var. Vitesin mekatroniğinde değişim fiyatı ne kadar ona bi bakmak lazım. 150-200k tutacaksa ben servise götürürdüm. Çünkü kesin bir noktada cortu çekiyor.
0
Take it away honey
(14.01.26)
araçlarda garantiyi "servis tarafından düdükleniyorum" gibi değil de "aracın sigortasını ödüyorum" gibi düşünmek lazım. çünkü servislerde sistem tam olarak böyle işliyor. özetle aracın garantisi bedava değil paralı. yani aracın fiyatı verdiğiniz para + isterseniz belli bir süre garanti ücreti (bu da serviste alınan fark). servise gittiğinizde taksidini ödüyorsunuz. tabii bu opsiyonel, riski alıp almamak size kalmış.
+1
robokot
(14.01.26)
aslinda "bayide servis" zorunlulugu yok garanti icin, elinde servis gordugunu belgeleyen fatura oldugu surece.
ama 3. dunya ulkesinde bu riske girilmez.
garanti bitene kadar bayide devam..
0
cooperr
(15.01.26)
hiç bir şey olmaz. Servis adı altında milleti kazıklamaktan başka bir işi yok bunların ben geçen sene olayın iç yüzünü bilmediğim için ihtiyaç kredisi çekip servise bakıma gittim ya düşünebiliyor musunuz taksitleri daha geçen ay bitti yazık günah.
0
ihsanlı
(15.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.