Giriş
(6)

6 şubat depremleri yıkımlarla ilgili

üğpoıuy
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu? Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yi
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu?

Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yil istatistigini de okumak istiyorum. Var mi okuyup begendiginiz kaynaklar?
0
üğpoıuy
(09.02.26)
Gölbaşı baya göktaşı düşmüş gibiydi. Daha satış ofisi yeni kurulmuş bina tuz buz olmuştu.

Ama tren yolunun arkasındaki eski lojmanlara hiçbir şey olmamıştı.

Kayalık tepelerdi bu bölgeler
+1
topkapiaksaray
(09.02.26)
Bahsettiğiniz alanlar alüvyal toprak alanlarıdır. Eski dere yatakları. Zamanla gelişen nüfusun etkisiyle şehirleşmeye başlamıştır.

Alüvyal Topraklar: Akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl gibi maddelerin birikmesiyle oluşan topraklardır. Mineral ve organik madde yönünden zengin olan bu topraklar verimli oldukları için üzerinde tarım faaliyetleri yoğun olarak yapılır.

Bu alanlar düz veya düze yakın oldukları için bina yapımında az emek düşük maliyet demek oluyoır. Dolayısıyla zemin fazla oynak, sebep bu. Cevap, maalesef doğrudur.
+1
pccopath
(09.02.26)
tuğçe tezer yıllardır bu konu ve daha önce de zaten antakya üzerine çalışan bir şehir plancısı. sosyal medyada onu takip ediyorum, öneririm. konuya gereken ciddiyet ve ihtimamla yaklaşıyor; tutumu ve sahadaki çabası çok hoşuma gidiyor.

dergi.bilgi.edu.tr
+1
eileengray
(09.02.26)
nehrin doldurdugu sediment topraklar hic saglam degildir. depremde kum gibi olup butun titresimi ustteki yapiya iletiyorlar. antakya'da nehrin sagi ve solu oldugu gibi yerle bir oldu. ancak nehrin dogu tarafinda bir sure sonra kayaliklar baslar. o kayaliklar saglamdi. orada bir cadde var mesela onun dogusu sapasaglam, batisi yikilmis. hatirladiginiz budur muhtemelen.

yikimlarin bolgesel yogunlugunu bugun hala google maps'ten bakarak gorebilirsiniz.
+1
antikadimag
(09.02.26)
Alüvyon topraktan ötürü oldugunu biliyorum arkadaslar. Şunu tam anlamak istedim, gercekten 2 sokakta bile bu kadar derin fark olustu mu
0
🌸üğpoıuy
(10.02.26)
2 sokakla bile fark olusuyor.
su anda bir bina ustunde calisiyorum, 2 katli bir yapi kaziklar uzerine oturtulmus, cunku bir sokak ilerden nehir geciyor. belediye bir cizgi cekmis, bu cizgi ile nehir arasinda bina yapacaksan kazik sistemi kullanman lazim demis. 2-3 blok falan.
ve kaziklara ragmen bina oynuyor, onu tamir etmeye calisiyoruz su anda.

bizim ulkede binalar neden yikiliyor:
1 - bilime inanmiyoruz, "rule of thumb" kullanarak is yapiyoruz. yani 3 kat ise kolonlari su boyutlarda yap, 5 kat ise su buyuklukte gibi. kalfa isi tasarim. hesap kitap yok.
2- zemin etudu yok ya da var ama kimse sallamiyor
3- santiye calisani kalitesi dusuk, uygulama kotu
4- kurallar kanunlar rant icin var, insan sagligi icin degil. sagdan solda cikma yaptirmak hatali.
5- binalar hantal ve agir.
+1
cooperr
(10.02.26)
(23)

Ciddi anlamda sıkıştım, yardıma ihtiyacım var

sekizdokuzon
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile evinden ayrılmaktı. Ailem de İstanbul'da yaşıyor ve hayatımın büyük çoğunluğu onların yanında saksı çiçeği gibi geçti. Sakinlesebilecegim, çalışabileceğim, düşünebilecegim bir alanım yok orada.

Kaldığım eve bu kadar absurd bir kira vermek her geçen gün daha fazla rahatsız etmeye başladı, bunun yanında babam ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. İşsiz olduğum zamanlarda bana her zaman destek olduğu için onu yüz üstü bırakmak istemiyorum ama ailemin yanına da dönmek istemiyorum.

Ev sahibiyle konuştum, ay sonuna kadar evi bosaltacagim. Bu ayın kirasını babama yolladım. Ama peki ben ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünüyorum bir haftadır? Aile evine dönersem her şey yine yavaşlayacak, yine atalet çökecek üstüme, elimi eteğimi her şeyden çekmeye başlayacagim bunu biliyorum.

İki gün önce internette bir kiralık daire ilanı gördüm. Seydikemer'de 2+1 eşyalı bir daire, aylık kirası 12 bin. Emlakçıya ulaştım, depozito konusunda da yardımcı oluruz dediler. Ben uzaktan çalışıyorum, şehir değiştirmem işime çok büyük bir olumsuz etki yapmıyor. Şu an ödediğim kiranın üçte birini ödeyip hem daha sakin sessiz bir ortamda azıcık sakinleşirim, hem borçlarım için para biriktirip hem de aileme maddi olarak destek olurum diye düşündüm.

Fethiye'de yaşayan bir arkadaşım var, ona ulaştım. Ama o kısaca "Burası Yozgat gibi bir yer, tek başına bir kadın olarak rahat edemezsin. Zaten Seydikemer merkeze çok uzak, dağ başında inanılmaz izole bir yer. Daha çok bunalirsin." dedi.

Şimdi bu noktada cidden her türlü yardıma çok ihtiyacımız var. Özellikle o bölgeyi bilen ve kısa süreli de olsa kalinip kalinmayacagi hakkında bilgi verebilecek birileri varsa çok memnun olurum. Onun dışında ekonomik ve psikolojik olarak çok yoruldum, daha az kira vermek, merkezden daha uzak olmak, dolayısıyla daha az para harcayıp günlerimi çalışarak, dinlenerek geçirmek hayal mi?

Karar verme mekanizmalarim aşırı stres yükünden çalışmaz hale geldi. O yüzden her şeyi çevremdeki insanlara sormak zorunda olduğum bir zamandayim. İnanılmaz sıkışmış, hatta felç olmuş gibi hissediyorum. Sizce en azından haftaici daireyi görmeye gidip o civarda iki üç gün kalıp ortami bir göreyim mi? Yoksa tüm bu olanlar deli saçması mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.02.26)
bence sana daha iyi gelir izole olması. zaten kısa süreli bir plan dediğin kadarıyla. 2-3 gün kal tabi imkanın varsa, en azından yaşayanların profili görmüş olursun. bence dediği kadar "yozgat" bir yer değildir. sen asıl kışları nasıl geçiyor, sık sık elektrik gidiyor mu vs. diye sor; uzaktan çalıştığın için önemli bunlar. hatta telefon çekiyor mu o da önemli. öyle yerlerde en büyük sorun ısınma oluyor bir de.
ezcümle kafanı boşaltmak, kendinle adam akıllı baş başa kalmak için güzel bir fırsat.
+2
gobekliraki
(09.02.26)
Arkadaşa katılıyorum bence de izole bir yer size daha iyi gelecek. Ama dediği detaylar önemli konfor kısmı çözülürse sessiz sakin bir yerde toparlayabilirsiniz. Alternatif olarak da madem yer önemli değil başka şehirlere bakabilirsiniz benzer ücretlerde belki daha merkezi yerler bulunabilir acele etmeden biraz daha araştırırsanız iyi olur.
Gidip görmek zaman geçirmek de gayet mantıklı olabilir taşınma kolay alınabilecek bir karar değil iyi düşünmek her şeyi ölçmek lazım.
+1
mutekebbir
(09.02.26)
Benim taşınmam.bir bavul, bir laptop. Bir de cidden ortamdan hoşlanmazsam yaz başı dönebilirim, bu ayrıntıyı ev sahibiyle konuşurum. Ailem yazları köye gidiyor, aile evinde geçirebilirim yazı. Gerisi yine Allah kerim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
ciddi cevap,
www.sahibinden.com

Fethiye yerine ordu ya git. büyükşehir, imkanları oldukça fazla, görece fiyatlar makul. kendi havalimanı var, ulaşım rahat. Attığım ev sahile çok yakın ve sahili gerçekten çok çok iyidir. yazın etrafın plajlarla dolu, kesinlikle izole değil.

Düşüncen, iyi niyetin çok güzel. mecbur kalırsan tabi eve dönersin ama son çare olmalı senin dediğin gibi. düşük kiralı bir yere geçerek olacağın destek babana fayda sağlıyorsa bu yolu zorlamadan güzel.

aşırı izole bir yerin iyi geleceğini sanmıyorum.
+3
kisa
(09.02.26)
Aşırı izole bir yerin iyi gelecegini sanmıyorum+1
Yani kitap yazmak için dağda ev bulan yazar değilsin, o kadar da kendini kapatmaya gerek yok.
+3
logisticsmanager
(09.02.26)
Aslında yeni bir iş kurmak istiyorum. Yoğun şekilde çalışmam gerekiyor, kitap olmasa da matematik sorusu yazacağım, içerik oluşturacağım. O açıdan uyaranların minimuma inmesi yararima olur. Bir de benim introvertligin seviyesinden bahsedeyim: dört aydır Taksim meydanınin dibinde oturuyorum, sanırım sadece bir kez gidip bir yerde bir şeyler içtim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Ben konunun maddi yönüne takıldım.
Bir defa aile evinden taşındınız, masraf. Ev değiştirdiniz, masraf. Taşınmayı düşündüğünüz ev dayalı döşeli değilse ya nakliyeye ya ev düzmeye para harcayacaksınız. Yine masraf. Üstelik gideceğiniz yerde de kalıcı olmaya niyetiniz yok.
Ben olsam belimi doğrultana kadar aile evine dönerim. Dünyanın sonu değil. Yaza da gideceklermiş zaten. Bir süre sıkın bence dişinizi. Kuyruğunu kıstırıp döndü diye düşünmelerinden endişelenmenize de gerek yok. Ne de olsa maddi destek olmuşsunuz ailenize.
+3
auroraaurora
(09.02.26)
@cosmicstring: annemlerin köyü bayağı köy köy. Bir de ben beni aileme bağlayan yerlerde çok bulunmak istemiyorum. Kendime çok başka bir hayat çizmek istiyorum. İşin psikolojik altyapısı biraz karışık, hiç girmeyeyim. Aileden ayrılmak, kendi hayatını kurmak benim için olmazsa olmaz maalesef.

@aurora: eşyalı evlerde kaldım şimdiye kadar, kiralamayı düşündüğüm evlerin de eşyalı olmasını tercih ediyorum. Gerçekten bavulu al, yaşamaya başla tarzında bir yer değilse kiralamam. Dediğin gibi o taşınma, nakliye, yeni eşya işine girersem çıkamam. İçime sinen, ihtiyaçlarıma tatmin edici oranda karşılık gelen bir yer bulana kadar bu şekilde evim sırtımda gezeceğim. Aile evine dönmek sıfır noktasına dönmek gibi, altı aydır çektiğim çilenin, verdiğim mücadelenin hiç olmasi gibi bir şey benim için. Amma da dramatize ettin, bayil bir de dediğinizi duyar gibiyim ama benim içim böyle söylüyor hatta bağırıyor. Onu terapiyle, aylık gezilerle, yemeyle icmeyle, alkolle susturabilecek gibi değilim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
fethiye'de internet altyapisini ciddi sorgulamanizi tavsiye ederim.
ama yukarda kisa'nin dedigi gibi, ordu'yu gercekten dusunun. cok sevdigim bir arkadasim pandemi doneminde atladi gitti, sahil tarafinda ev, hayati 180 derece degisti, harika seyler oldu, uzun hikaye, istanbul'a geri donmedi ve yurtdisina tasindi. bu demek degil ki ordu'ya gidince bu olacak sadece ordu ne olursa olsun buyuk il, ama masrafi az, istanbul'dan sonra hem rahatlatir ama bogmaz.
+2
kassiopeia
(09.02.26)
Seydikemer'i görmedim ama o civarları biraz tanıyorum, taşınmayı düşündüğünüz yer Fethiye merkezde değilse ki değil anladığım kadarıyla, araçsız yaşamak pek mümkün değil.

Uzaktan çalışmak için iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız vardır muhakkak ama dağ başı diye tabir edilen bir yerde iyi bağlantıya sahip olmak çok zor.

Yıllarını şehirde geçirmiş bir kişi olarak, 'kadın başınalık' diye bir endişem olmadı benim hiç bir zaman, ya da olmamıştı diyeyim ama şu an küçük bir ilçede yaşıyorum, dağ başı da değil hatta turistik sayılabilecek bir yer ama bir sefer öyle bir zihniyetle karşılaştım ki, tek başıma olmadığım için şükrettim.

Özetle sırf kirasına bakarak karar vermeyin, o kira bedeli düşükse bir sebebi var, arkadaşınızı dinleyin, yaşam maliyetinin İstanbul'a göre daha düşük olduğu başka küçük şehirlere bakabilirsiniz.

Kısa+1
+2
(09.02.26)
Çok acele karar veriyor gibisin. Bu telaşın nedeni para değilse bence biraz sakinleş ve sora sora, araştırarak ilerle. Muğla'da toplu taşıma diye birşeye ben rastlamadım, arabasız zor olur, belediyeciliğin daha iyi çalıştığı yerlere bak. Yazın bir de Muğla çekilmez olur, açarsın klimayı o da masraf. Bursa, Balıkesir, Çanakkale daha iyi alternatifler.

Eğer şuanda çok sıkışmış gibi olmanın nedeni paraysa ve sigara içmiyorsan gelip bende birkaç hafta kalıp kafayı toparlayabilirsin.
+1
tiredofwaiting
(09.02.26)
çözüm ev arkadaşı bulmak. 2-3 kişi masraf bölüşeceksiniz. tek başına olmanın rahatlığını tabi vermez ama aile evine kıyasla on kat özgür olursun.
+3
orpheus
(09.02.26)
karsiyaka güzeldir.

www.sahibinden.com
0
designer
(09.02.26)
Yakın zamana kadar çok ciddi bir şekilde Divriği'ye taşınma kararım vardı. Farkında olman gereken bir şey taşınacağın herhangi bir büyükşehir imkan sağlaması açısından erişim sıkıntısı yaşayacağın (sağlık, temel ihtiyaçlar, sosyal aktiviteler vb.) seni çok ama çok geriye götürecek.
Kafamın içinde "şokta çalışırım en kötü" diyordum fakat kimse oraya gittiğiniz için size herhangi bir işi altın tepside sunmayacak (şokta çalışmak dahil).
Bu noktada masraflardan kaçmak için daha az masraf yapacağın bir yere taşınmak vereceğin en yanlış karar, eski bir matematik öğretmeni (aynı branşta olduğumuzu hatırlatarak) söylüyorum.

İstanbul'da yaşamak istemiyorsan İzmir'de tutunabilirsin her türlü. İzmir'de de hem bir dershanede çalışıp hem de düşük kiralar verebileceğin bölgeler var (örneğin Buca). Bir senede özel derslere abandın mı bir şekilde düze çıkacağına inanıyorum.

Mahrumiyet bölgesine gidince büyükşehir'de elinde olabilecek a,b,c,d planlarından sadece a ve b olacak, her şey ters gittiğinde hiçbir şey kazanamadığın bir senaryo da önünde olacak.
0
rakicandir
(09.02.26)
Arkadaşlar şu şekil bir sinir krizi geçirdim; www.instagram.com

Beni tekrar sağduyuya davet ettiğiniz ve yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
+1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Herkes mekan yazmış. Ben de dahil oluyorum ve el arttırıyorum; Sakarya'ya gel.
Hem büyükşehir hem de küçük,
kiralar oraya göre uygun (eşyalı 15-20 bandına rahat edebileceğin yer bulursun),
İstanbul'a yakın, geri dönmek istersen 1 saate herşeyi bırakıp dönersin,
İstanbul'a uzak, hayatına müdahale etmek isterlerse, gelemezler :)
Serdivan ilçesinde hayat hareketli, istersen ortam yaparsın, sıkılmazsın
Aynı Sakarya'da hayat yok, bol bol kafanı dinlersin.
Destek istersen DM.
Başarılar...
0
pccopath
(09.02.26)
ya kardeşim kusura bakma da biz mutlumuyuz dandik mahallerde yaşamaya bütçemize göre ev tutuyoruz. kusura bakma iyimser yaklaşamayacağım ama bütçene göre ev tutmalısın ailenden ayrı yaşamak istiyorsun ama daha ev ekonomisi yönetemiyorsun, bu arada seydikemerde de bulundum bi git de gör bakalım nasıl bir yermiş seydikemer. ne internet altyapısı bulabileceksin ne de şehire gidecek araba. tamam hayat çok kötü demiyorum ama biraz realist olun be kardeşim. bu biraz sitem dolu gibi oldu ama öyle değil. gerçekten ayağını yorganına göre uzatmalısın seydikemer gibi hayallere de dalmamalısın türkiye de nerede büyükşehirden çıkarsan internet yok gibi bir şey bunu unutmamalısın.
+2
belkider
(09.02.26)
İstanbul'a parası yetmediği için anlık aklını kaybedene niye bağırıyorsun? Hanginiz çekip gitme hayalleri kurmuyorsunuz? İstemiyorum kardeşim ömrümün sonuna kadar bktan mahallelerde yaşamak, suç mu? Gerekirse ömrümün sonuna kadar da alternatifini ararım. Ayrıca yıl 2016 değil, internet burada ne kadar çekiyorsa iyi kötü her yerde bir şekilde çekiyor, tiktoktaki Anadolu irfanina denk gelmedin sanırım. Ben sanmıyorum ki Seydikemerdeki altyapı İstanbul Sultangazi'deki altyapının on yıl gerisinde olsun. İlçe AKP'de, hızla gelişiyor, memur çekiyor. O kadarını araştırdık. Her haltı da bilin.
-2
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Urla'da internete erişebilmek için 3 ay bekledm, bunu da araya adam sokarak yapabildim. İnternet x,y,z'de bir şekilde çekiyor diye düşünüyorsan söyleyeyim yanılıyorsun.
Örnek : Buraya taşınmak isteyen instagirllerin %70'i internetsizlikten yakınıp gerisingeri dönüyor.
+1
rakicandir
(09.02.26)
İzmir'e taşınmayı ben de pek düşünmüyorum. İnternet, altyapı sıkıntısı ciddi boyutlarda. İnstalik bir işim yok, pencereden baktığımda bakımsız çatı bina görmek istemiyorum. Bu yeterli.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
bence en problemsiz internet saglayicisi türksat,
genelde 2 yil sözlesmesi oluyor,
tasindigin yerde hizmet verebiliyorsa,
türksata bildiriyorsun
ve sözlesmen devam ediyor,
kentsel donusum vb.nedenle bazen sokak iptal olabiliyor,

önceden bilgi sahibi olmak için;

www.kablonet.com
0
designer
(09.02.26)
Muğlada toplu taşıma var
mesela aynı güzergahta olan köyceğiz, ortaca, dalaman, fethiye hattının 20 dakikada bir minibüsü var (kışın hiç yolcu yoksa seferler birleşebiliyor ama yazın her sefer kalkıyor)
yatağan, milas, bodrum da yine aynı güzergahın ilçeleri yine sık sık minibüsü var

marmarisin daha sık, marmaris güzergahından gidilen datça biraz daha az ulaşılabilir durumda ama çoğu otobüs firmasının (ulusoy vs.) muğla seferleri marmaris ya da datça çıkışlı/varışlı oluyor.

burada bodrumu ayrı bir şehir (havalalanı var), fethiyeyi ayrı bir şehir (dalaman h.alanı), muğla merkez ve marmarisi de ayrı bir şehir gibi düşürseniz, ulaşım ve toplu ulaşım mantığı buna göre işliyor.

ula (akyakanın olduğu ilçe bu) zaten merkez ilçe gibi kalıyor. diğerlerine göre.

işte tüm bu ulaşım mantığının dışında kalan 2 yer var biri seydikemer biri kavaklıdere.

seydikemer o kadar alakasız yani.
+2
subcomponent
(10.02.26)
bundan 15 sene once yasadigim sehir beni asiri darlamisti. hersey gozume batiyordu, herkesle atisiyordum gun icinde vs. okul bitti sacma sapan islerde calisiyordum, bir nevi motokurye isi gibi birseydi, aracla ilac dagitiyordum. birsuru yere basvurdum cevap yok.

bir sabah kalktim, ev sahibine haber verdim ben 48 saat icinde cikiyorum diye. arabaya ne sigdirabiliyorsam sigdirdim, kalanlari ya dagittim ya da cope attim.
yola ciktim. ilk gun 18 saat hic durmadan gittim. sonra bir 12 saat daha gittim. sonra bir 12 saat daha. 3650km yol yaptim, daha onceden yasadigim sehrin cegregi buyuklugunde bir yerde durdum, tanidik birkac arkadas vardi bir sure onlarin yaninda kaldim. bu sure zarfinda is baktim, buldum. sonra kendi evime ciktim vs.

hala o tasindigim sehirdeyim, 15 sene oldu burasi da hafif darlamaya basladi. ama simdi coluk cocuk var, tasinmasi kolay degil malesef ama ayarlayabilirsem kacacaz.

ozetle: tek tabancaysan dunya senin, fazla zaman kaybetmeden uza derim. degisiklik iyi gelecektir. metropoller artik yasanilacak yer olmaktan cikti, tutunabilmek icin cok iyi maaslar lazim, eger tek basina kira odemekte zorlaniyorsan o sehirde yasamanin manasi yok. isin de remote ise zaten durdugun kabahat.
istanbul kacmiyor, hazirlik yapip donersin ilerde. ama hazirliksiz buyuk sehir bence gereksiz stres.

bol sans.
+1
cooperr
(10.02.26)
(8)

mühendisler niçin kendi üretimlerini yapmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.02.26)
1-proje,müşteri vs.
2-sermaye.

100 bin maas alan bir iscinin,
isverene maliyeti
180 bin ise,
para kazanmak icin ne kadar ciro yapilmali,falan..
0
designer
(09.02.26)
Mühendisler patron olarak yetiştirilmez ekonomi bilmezler, en basitinden muhasebe ve pazarlama bilmezler. Mühendisler üniversiteden mezun olduklarında teknik yönetici olarak mezun olurlar. Bir fabrikayı yönetmek zamanla geliştirilen tecrübelerle oluşur. En iyi fabrika sahipleri ve en iyi genel müdürler her zaman mühendislerden çıkar fakat bu demek değildir ki mühendisler patron olsun. Bir ürünü ortaya çıkarmak sadece çıkarmaktır. Bu ürünün değerini ve pazarlama satış stratejilerini belirleyecek olan birimler çok farklıdır.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
cesitli sebepleri var:
- muhendislerin ezici cogunlugunun para ile iliskisi kopuk. kendi ederini bile bilmez.
- muhendis surekli olarak bir sey nasil boka sarar kafa yapisina sahiptir, o yuzden de is kurmak falan asiri riskli gelir, korkutucudur.
0
cooperr
(09.02.26)
En büyük engeli para. Bir şeye sıfırdan girmek çok zor. Aileden gelen ciddi bir zenginlik yoksa kendi kendinin patronu olamazsın.
0
michael harddd
(09.02.26)
thetruenorthstrongandfree1 kadar kazanmıyorum ancak söylediklerine katılıyorum. Kendi iş yerin olması için mühendis olmandan bağımsız çok efor sarfetmen zamanının neredeyse çoğunluğunu oraya ayırman gerekir. Kısacık dünya için bu kadar kasmaya gerek var mı, şayet kendini orta düzey idare edecek bir gelirin varsa.
Bu tür işletmeleri olan patronlarım da oldu, bakıyorum tüm hayatı iş ve kaç kat daha çalışıyor, gecesi gündüzü yok, bana uygun değil şahsen.
Ve son olarak satış yapmak ve müşteri kazanmak hiç kolay bir iş değil.
0
va
(09.02.26)
Çünkü mesele makineyi yapmak değil.
Onu yapacak adamlarla uğraşmak, satmak, satış sonrasıyla uğraşmak ve tüm bunları yaparken sermayeyi bulmak ve riske etmek.
Birçok kişi için bu riske girmek mantıklı gelmiyor. Bazıları istese de sermayeye takılıyor.
0
burfak
(09.02.26)
ben tam olarak bu dediğini yapıyorum. yani mühendislik ürünleri yapıp bunları satıyorum. bazen de bu şekilde gelen talepler için müşterilere özel cihazar-makinalar tasarlıyoruz.

insanların bunu yapmıyor olmalarının bin tane sebebi var da en önemlisi sermaye. bir makina tasarladın bunu tasarlamak ile iş bitmiyor. prototipler üretmen, bu makinayı yapabilmek için başka makina ve aletler satın alman. bir işyerini ayakta tutman ve birkaç eleman beslemen gerekiyor. hala bitmedi, satış ve pazarlama ile uğraşıp en azında birkaç makinayı stokta tutman hadi sattın diyelim bir de bunun tahsilatı, vergisi, çek-senet batağı ile uğraşman lazım.

bitti diyorsun ama bitmedi. sattıktan sonra çıkan sorunlar garanti süreci, yedek parça stoğu, müşterilerin teknik taleplerine yanıt vermek gerekiyor. daha da var aslında ince ince detaylar.

ayrıca okuldan yeni mezun 5-6 yıllık bir mühendis piyasa bilemez. tek başına sistem bütünününde çuvallar. doğru seçimleri yapamaz. bu işleri yapıp çekip çevirecek tecrübeye ulaştığında ise 15 yıl geçer bir şirkette-fabrikada iyi maaşlı bir pozisyona zaten gelmiştir artık o döngüden çıkamaz.
+1
orpheus
(09.02.26)
bilgi yetmez. tamamlayıcı varlıklar gerekir.
0
iwillsee
(09.02.26)
(8)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(11)

bundan 20-30 sene önce schengen almak nasıldı?

tabudeviren
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı? ne kadar süre veriliyordu?
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.
o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı?
ne kadar süre veriliyordu?
+1
tabudeviren
(08.02.26)
20-30 sene önce schengen yoktu her ülkenin farklı ama daha kolay prosedürleri vardı.
20-30 seneyi geç 2016-2018'de bikaç günde 3 aylık vizeyi rahatlıkla alıyorduk.
0
orpheus
(08.02.26)
1 yaşındayken abd vizem “indefinitely” olarak verilmişti. süresiz bir vize yani. o pasaportu hala saklarım.
+1
eileengray
(08.02.26)
Vize almak görece daha koladı ama bugünkü gibi yurt dışına gitmek kolay değildi benim gözlemim bu şekilde.

Ablamla beraber gideceği ülkenin konsolosluğuna gitmiştim mesela aynı gün almıştı vizesini. O zamanlar öyle aracı kurum vs pek yoktu direkt konsoloslukta kendin gidip hallediyordun.

Bugün ise başvurular konsoloslukların kapasitesinin çok üstünde. Randevu bulmak ise en zor kısım. Konsoloslukların çoğu ek personel için iş ilanları açtı hatta geçen yıl. Açmayanlar ise farklı kurumlardan destek alıyor yetişebilme için.

Sosyal medyamdaki her 3 kişiden 2’si yurtdışından içerik paylaşıyor. Şuan gitmek daha kolay ama bununla beraber vize alması daha zor.
+1
ezkaza
(08.02.26)
30 sene öncesini bilmem ama 2003 yılında annem için Hollanda üzerinden almıştık. VFS gene vardı yanılmıyorsam, konsolosluğa ayrıca görüşmeye çağırmışlardı ilk vize olduğu için standart prosedürdü sanırım. Nispeten paralı veya orta sınıf ortamlarda belki normaldir ama bizim için büyük bir olaydı. Çevremizdeki insanların vize almasını bırak yurtiçi bile uçağa dahi binilmiyordu. Gene de üniversite zamanlarında 2007 ve sonrası, çeşitli yurtdışı etkinlikleri duyuyordum. Paralı mıydı devletle alakalı mıydı tam hatırlamıyorum. Trenle gidiliyordu vs. Ayrıca bireysel EU taraflarına gidenler de vardı tek tük.
0
mbond
(08.02.26)
20 sene once bir yaz fransa, amerika ve kanada'dan almistim.

fransa 6 aylik verdi, bir acenta gibi birsey kullandik kagitlari yolladik vize geldi. 1-2 hafta surmustu. en kolay fransa veriyor demislerdi o yuzden ordan aldik ama fransa icin kullanmadim. o zamanlar nerden aliyorsan ilk oraya gitmen lazim olayi yoktu.

amerika icin konsolosluga gittim beyoglu tepebasindaydi, arabanin markasina modeline kadar sormuslardi, onlar da 1 sene verdi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(08.02.26)
üniversitedeyken interrail yapan arkadaşlar vardı. parasız pulsuz tiplerdi ama sorunsuzca vize alıyorlardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
İlk Schengen vizemi 15 yıl kadar önce almıştım. Belge sayısı fazla olmakla beraber randevusu, pasaportun tekrar elime ulaşması 2 hafta kadar sürmüştü. 2019'a kadar bu süreç böyleydi, hiçbir schengen vizesi için 2 haftadan fazla uğraşmadım. Şimdi Schengen'de olan bazı ülkeler için aracı kurum işi yoktu direk konsolosluktan başvuru yapıyordun. Kısa sürede pasaportunu teslim alıyordun.

Almak kolaydı-zordu işi hala kişiden kişiye değişiyor. 2013 gibi kurumsal banka çalışanı aynı ekipte 3 arkadaş eş zamanlı Hollanda başvurusu yapmıştık, ikimiz aldı diğeri alamadı. Red alan kişi Almanya'da akrabam var diye işaretlemiş, onu biraz sorguladılar ek belge istediler sonra reddettiler.

Schengen vizelerinde red oranı 2010'lu yıllarda %4-6-8 civarı iken şu an %15 civarı, hatta 2024'te red oranı 2023'e göre düşmüş. Abartıldığı gibi bir zorluk yok ama randevu işinin sorunlu olduğunu söylüyorlar. Burada konsolosluk ve aracı kurumları sorunlu görüyorum, artan başvuru sayısına uygun kapasite ile çalışsınlar bir zahmet.

Eskiden de kuzey ülkelerinde kabul oranı Yunanistan, İtalya gibi ülkelere göre düşüktü, şimdi de benzer. Kendi adıma 2019'dan beri bu vize türünü boykot ediyorum ve Schengen ülkelerine gitmiyorum. ABD sadece 1 adet form ve fotoğraf ile 10 senelik vize verdi. Kültür, doğa, tarih, deniz-kum-güneş, eğlence vb. istediğiniz tatili yapabileceğiniz birçok ülke var. Schengen bölgesi 3 günlük vize için tomarla belge ile süründürüyor. Niye uğraşayım? Şu vizeyi doğru düzgün boykot etsek bu kadar aşağılanmayacağız da neyse.
0
Lethe
(08.02.26)
hayret kimse yurtdışı çıkış pulundan bahsetmemiş. develete 100 dolar çıkış parası ödüyorduk.
-2
plastic_angel
(08.02.26)
@angel

ufak bir düzeltme: yurtdışı çıkış ücreti 50 dolardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
Pandemi öncesine göre cevap vereyim;

İlk başvurumda 3 ay vermişlerdi 2017 senesinde. 1 sene sonra Çek Cumhuriyeti 4 gün verdi.

2019 senesinde 2 defa başvurdum. İlk nisan ayında Macaristan'dandı. Gene 3 ay vermişlerdi. Ekim ayında Hollanda'dan başvurdum. 1 sene vermişlerdi.

Randevu bulmak kolaydı. Bakın 2019 senesinde 2 defa iki ayrı ülkeden başvuru yapılabilmiştim.

Pandemi sonrasında 2022 senesinde Hollanda'dan zar zor randevu bulmuştum. 45 gün vermişlerdi.

Her sene başvuruyorum iki sefer 6 ay verdiler. En sonuncusu 1 sene. Daha bitmeden bu sene gene başvurdum, bekliyorum.
0
put it in your appropriate place
(08.02.26)
2014 yılında schengen almıştım, evet baya evrak istiyorlardı ama ret olayı pek yoktu sanırım. yani işinde gücünde biriysen alabiliyordun ve randevu bulmak bir mesele değildi, aracı kurumun sitesine girip 2-3 gün sonrasına bile randevu alabiliyordun. belgeleri topla niyet mektubu yaz ve aracı kuruma ver. vize de 3-4 gün sonra falan çıkıyordu. mesela perşembe günü evrak verdin ptesi vizen çıkmış olur. şimdi hem randevu bulamıyosun hem de başvursan bile aylarca pasaportun gelmiyo falan.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
(4)

Çocuk hasta olma sıklığında normal olan nedir?

mikahakkinen
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.doktorlara sor
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.
ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.
ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.
bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.
doktorlara sorduğumda ve bir kaç takip ettiğimde 9'a kadar normal deniyor.
aynı okula giden arkadaşları bu kadar hasta olmuyor gibi geliyor bana. aynı yaşta başka şehirde arkadaşımın çocuğu var o bu sene 2 kere ateşlenmedi.
neredeyse 3 yaşına kadar antibiyotik vermedik, kesinlikle hazır yiyecek yemiyor. çikolata, paketli gıdaları önüne koyduğumuzda bile elini uzatmıyor. haftada en az 3 gün protein içerikli yemek yiyor, ayrıca omega 3 takviye veriyorum.
tek sorunu çok az yiyor, en sevdiği yemeği bile zorlamazsan neredeyse 2 çatalla bırakıyor. beslenmesinin düşük olması bağışıklığını düşürür mü?
anaokulu arazi üzerine kurulu sürekli açık alandalar, ancak çocuğu az hasta olan arkadaşımın çocuğu sürekli sınıfta. ayrıca çocuk her türlü paketli gıdaları yiyor.

biz hata mı yapıyoruz? yoksa bu kadar sık hastalık geçirmesi anormal mi?

çocuk doktorumuz anormal bir durum olmadığını iletse de buradaki tecrübeli ebeveynlere sormak istedim

teşekkür ederim
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Oğlum kreşe 2.5 yaşında başladı. Hastalanma sıklığımız bir aya kadar indiğinde çok doktor gezdik fpapa üzerinde çok duruldu bizde. Sonunda 5 yaşında bademcikleri alındı kurtulduk. İştahsızlık bizde de vardı ama hasta olduğu için kapanıyordu iştahı hep. Ameliyattan sonra kürdan gibi çocuğum tosun gibi oldu. Bademcikler şişiyorsa bir de kbb uzmanına görünmek aklınızın kenarında bulunsun.
+1
cilekli pasta
(07.02.26)
normal, yavas yavas azaldigi surece sikinti yok.
+1
cooperr
(08.02.26)
bizimki 6 aylikti basladiginda ama her hafta hastaydi. yani iyi oludugu 3-4 gun vardi. 2-3 yil boyle gecti. sonra azaldi. simdi 5.5 yasinda. sanirim bu kis 4. veya 5. kez ateslendi. bizimle karsilastirirsan cok normal. ama arkadaslarin cocuklarina bakiyorum sanki onlar daha az hasta oluyor ama daha uzun suruyor. hic daha antibiyotik kullanmadik. hatta bir kere o atlatti, biz atlatamadik bakteriyel cikti.
aynen bizimki de cok az yiyor. surekli yemeklerle ilgili, bunda kalsiyum var kemikleri guclendirir, bunda demir var daha guclu olursun, vs anlatiyoruz neden onlari yedigimizi ama nefret ediyor yemekten. varsa yoksa tatli seyler.
+1
bir varmis bir yokmus
(08.02.26)
Bağışıklık düşük olabilir. Bunun için kan değerlerine bakılması gerekmez mi? Ben olsam talep ederdim. Belki normal çıkacak ama en azından elersiniz. Takviye kullanabilirsini. Ben bir işe yaradığını düşünmüyorum ama doktor ve eczacı tavsiye ediyor, kullanıyorum. En azından denemiş oluyorum. Grip aşısı da düşünebilirsiniz.
+1
elorelia
(08.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(7)

Aküyü Boşuna mı Değiştik?

eisberg
Kardeşimin arabada bir sorun olmuş ve bir şekilde aküye bağlamışlar... o da akücüye gitmiş adam ölçüm yapmış. Kardeşimin ölçüm aletinde gördüğü değerler şöyle:Kapalıyken 13.5VMarşa basılan anda 11V.Adam akü çöp, marşa basılan anda da 13.5-14V göstermesi lazım demiş. öyle diyince bizimkiler hemen değ
Kardeşimin arabada bir sorun olmuş ve bir şekilde aküye bağlamışlar... o da akücüye gitmiş adam ölçüm yapmış. Kardeşimin ölçüm aletinde gördüğü değerler şöyle:
Kapalıyken 13.5V
Marşa basılan anda 11V.

Adam akü çöp, marşa basılan anda da 13.5-14V göstermesi lazım demiş. öyle diyince bizimkiler hemen değişelim demiş. Şimdi bi arkadaşa anlattım o da şarj edilse kurtarırdı hiç gerek yok daha giderdi o akü falan dedi. Kardeşim boşuna mı değişti aküyü?
0
eisberg
(06.02.26)
Evet, marşa basarken 14v gösteren akü varsa gidip alırım hemen
0
mirty
(06.02.26)
aku kac yillikti? ustunde yaziyor yili. akulerin omru var her batarya gibi. sarj etsen de tutmayabilir.

volt degerini sordum chatgpt sorun yok dedi.
0
antikadimag
(06.02.26)
Ne namussuz adamlar var ya. Akü yeni değildi en iyi ihtimalle 5 yıllıktı. Bunu diyip değişse ok ama voltaj değeri falan anlamayan adamı kandırması da düpedüz sahtekarlık.
+1
🌸eisberg
(06.02.26)
Marş kısmında voltajın düşmesi gayet normal. Bunu ben dc motor ile uğraşırken görmüştüm. Motora %0 güç verirken (0 duty) motor uçlarında 5v görüyordum. Bir anda tam güç verince (%100 duty) voltaj 4’lere düşüyordu.

Sınır akım çekince kablolardaki, aktarma yerlerindeki kayıplarda arttığı için voltaj düşmesi gayet normal oluyormuş.
0
substituent
(06.02.26)
akünün marş anındaki voltajı birçok faktöre göre değişir. motor sıcakken mi test ediliyor soğukken mi, soğukken ise hava sıcaklığı ne vs. akü soğukken daha az akım verebilir motor soğukken marş motoru daha fazla akım çeker. soğuk araçta marş basarken 11'e düşüyorsa o akü bayağı iyi durumdadır. ama anladığım ölçümler sıcak araçta yapılmış?

düzgün bir akü testi sadece voltajla yapılmaz. cihazları var kaç amper verebildiğini tam olarak ölçen, ama çok net şekilde ömrünü tamamlamış aküyü sadece voltaj testiyle yine anlarsın.

kapalıyken 13.5v da yine ilk bakışta iyi bir değer ama tek başına yetersiz. birkaç saat yattıktan sonraki yüzey voltajı önemli, kontak kapandığı anda yapılan ölçüm çok bişey ifade etmiyor. veya birkaç amper yük bağlarsın yük altındaki voltajına bakarsın.

ama hiçbir akü marşa basarken 13.5-14v göstermez zaten full dolu voltajı 12.6-12.7 oluyor. dediğim gibi o 13.5 ölçüm araç yeni durduğu anda yapıldığından pek bi fikir veremez.

sorun neydi bilmediğimizden gerçekten aküden mi kaynaklıydı onu da bilemeyiz. sıcak motorda marş basarken 11e düşüyor ok ama soğuk çalıştırırken kaça düşüyor bilmiyoruz. hem akü hem motor soğukken eksi derecelerde 8v'a düşüyor belki?

buradan ne kesin sağlamdı boşa değişmiş denebilir ne kesin bozuktu doğru yapmışlar denebilir. ama gerçekten marş anında 13.5-14v olması lazım gibi yalanlarla satış yapmışlarsa dürüst esnaf değil diyebiliriz

bu dediklerim normal aküler için bu arada. agm ise voltajları biraz daha yüksek oluyordu. kullanmadığımdan tam değerleri detaylı incelemedim hatırlamıyorum internetten bakabilirsin.
0
konetsu
(06.02.26)
"en iyi ihtimalle 5 yillik" olan aku zaten son nefesini vermek uzeredir.
voltaj karsilastirmasina falan gerek yok. aku zaten 5-6 sene gider.

benim en son araci 5 senelik aku ile servise soktum, daha goturur dediler, 2 hafta sonra beni yolda birakti. aku kanli canli iken bir anda son nefesini verebiliyor.
0
cooperr
(06.02.26)
5 yıllık akü zaten sorun çıkarır. net anlamamış olunabilir adam.

ha ustalar da zerre güvenilmez orası da ayrı.
0
gurur
(06.02.26)
(7)

15000 Km Bakımı Hakkında

lapetitemort
Sıfır aldığım aracın 2. yılı doldu, 13000 km civarında kullandım. Yetkili servis için randevu aldım ama bu sefer biraz fazla maliyet çıkardı. En önemli maliyet kalemi de buji değişimi.Sorum şu: Ben bu bakımı yaptırmak zorunda mıyım? Yani gerekli mi? Bir de esas maliyeti arttıran şu bujiyi değiştirme
Sıfır aldığım aracın 2. yılı doldu, 13000 km civarında kullandım. Yetkili servis için randevu aldım ama bu sefer biraz fazla maliyet çıkardı. En önemli maliyet kalemi de buji değişimi.

Sorum şu: Ben bu bakımı yaptırmak zorunda mıyım? Yani gerekli mi? Bir de esas maliyeti arttıran şu bujiyi değiştirmek için erken mi? Buji değişimini yapmamak gibi bir şey saçma mı olur?
0
lapetitemort
(06.02.26)
araba ne? ilk defa mı bakıma götürdün? ilk defa götürdüysen garantisini bozmuş olabilirsin.
garantiye takmıyorsan yetkili serviste yaptırmak zorunda değilsin. buji değişimi için yönerge servis kitapçığında yazar ona bak ne kadar sürede bir değişmesi gerekiyormuş ya da internetten araştır.
0
jelly bear
(06.02.26)
Buji için çok erken
0
HellKeePer
(06.02.26)
Abi çoğu arabanın internet sitesinde hangi bakımda ne yapılacağı yazıyor.
Eğer sen arabanın bakım listesinde yazan şeyi serviste istemiyorum dersen o zaman garantiden çıkar.
Zaten yetkili servisin yapacağı bakım şekline güvenin yoksa yetkili servise de gitmeye gerek yok.
0
logisticsmanager
(06.02.26)
13binde buji degismez. performansli araclarda bile 40bin'de bir degistiriyorsun.
baska servise gotur.
0
cooperr
(06.02.26)
buji degisimi normal degil 13 binde. neden oldugunu sor, yaptirmak zorunda degilsin ama garanti sureclerini nasil etkiler bilemiyorum.

yani 10binde buji degismesi gerekiyorsa neden garantiden degismiyor anlamak cok guc. sacmalik dupeduz.
0
antikadimag
(06.02.26)
Abi araba marka modeli yaz, görelim. Ikinci yil demissin, bazi arabalarda 15 bin/1 yil muhabbeti var haliyle 2 yil 30 bin oluyor. Acaba diyorum planda mi yazıyor.
Yoksa antikadimag dediği gibi; bujide normal varsa garantiden degismeliydi. Buji değişmeli diye bakim planında yaziyorsa (ki beni de sasirtir) o zaman garanti sorunu olur.
0
logisticsmanager
(07.02.26)
1 yıl 10000 hangisi önce gelirse yada 1 yıl 15000 km hangisi önce gelirse şeklinde ilerler bakımlar 2. Yılda ilk kez götürüyorsan garantiden düşer yüksek ihtimal.

13.000 de buji anormal geldi bana.
Başka yere git buji sebebini sor.
Araba marka model de yaz merak ettim
0
basond
(07.02.26)
(16)

Bitkimi şımartmak için premium saksı sorusu

aguen
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.

5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım bayağı büyümüş. Hemen saksısını değiştirdim tabii.

köksal yaşama çok güzel tutunuyor. çabalarım ederim bitkilerimi öldürmemeye çalışırım tabii ama çok badireler atlattı. bu yaşama tutunması beni zamanında bir kere depresyondan bile çıkardı diyebiliriz.

geçenlerde 2 hafta bir tatilden dönünce gitmeden hazırladığım sulama düzeneğinin bozulduğunu, köksal'ın yapraklarının düştüğünü görünce çok üzülmüştüm. hemen acil bakıma aldım ve dün bir baktım bir sürü yaprak açmış tekrardan.

10-15cm çapta eğlenceli olabilir, güzel olabilir saksı önerilerinizi bekliyorum. beymen'den bile baktım köksal en premium saksıyı hak ediyor.

buraya kadar geldiyseniz okuduğunuz için teşekkürler.
+11
aguen
(06.02.26)
Böyle bağ kurduğum bir bitki olsa ona seramik kursuna gidip kendim saksı yapmak isterdim.
Evin dekorunu renk dağılımını vs. bilmediğim için öneride bulunamadım, ikea'da, koçtaş'ta vs. ara ara güzel saksılar denk gelebiliyor biraz gezilebilir.
+2
mutekebbir
(06.02.26)
Köksal böyle birşeyden hoşlanır mı acaba: www.fidanburada.com

ya da bundan: www.pasabahcemagazalari.com

www.pasabahcemagazalari.com

wohha.com
+1
tiredofwaiting
(06.02.26)
Köksal için şurada birtakım premium bonsai saksıları var. Sanırım bir kısmı japonyadan ithal.

www.bonsaiseika.com

Bir de burası var;

www.bonsaimarketi.com
+1
akhenaten
(06.02.26)
Köksal bonsai ise, saksı büyütmek formunu bozacaktır. Mevsiminde de kök ve dal budaması yapmak gerekir ki formu bozulmasın da ağaçlaşmaya başlamasın. Ama sen budama konusundan hiç bahsetmemişsin. Bunca yılda sanırım ağaçlaşmaya başladı.

zaten de sen onu formu için değil de her şeyiyle seviyor ve mutlu olsun istiyorsun.

dekor olsun, göze hoş görünsün derdinde değil de sırf o mutlu olsun düşüncesindeysen, plastikten, seramikten uzak durup sırlı olmayan toprak saksı almalısın ki kökleri de hava alsın ve Ohh, Dünya varmış. desin.
+1
Mirket
(06.02.26)
peki köksal'ın 15 cm çapta saksının kendisine iyi geleceğinden haberi var mı? bitkinin türünün ne olduğunu, köklerinin ne kadar derine inebileceğinin, ne kadar genişliğe yayılabileceğini biz nereden bilelim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
Bitkisine köksal ismin koyan insan, sen Feyyaz Yiğit misin :) şaka bi' yana çok kral hareket, aşırı takdir ettim.

ben extra gübre fln da alırdım.
+1
kumandanim
(06.02.26)
çok tatlısınız , çiçek ve hayvansever insanları ayrıca seviyorum . ben de evdeki çiçeklerimin çoğunu bim ve migros kasa kenarlarından aldım . salonumun bir köşesi amazon ormanlarına dönüyor şimdi , devasa büyüyorlar.
ben de büyük saksılara geçtim ve sarımsak bekletilmiş su , tarçın ve gübreli topraklar ile onları delirtiyorum.
Bonsai bakımı çok başka araştırmak gerek büyük saksıyı sever mi sevmez mi bilemedim .
+1
devilone
(06.02.26)
Madem konumuz Köksal şımartma. Gübre ve suyu verirken bilinçli olmak lazım. Azı kadar çoğu da zararlıdır çünkü.
O konuda da şu sensörü öneririm.

www.alibaba.com
+1
Mirket
(06.02.26)
bi fotoğrafını atsana.
+1
antihero
(06.02.26)
su hayatta koksal kadar degerimiz yok ona yanarim..
+2
cooperr
(06.02.26)
Koksalin fotosunu koy sana saksı atayim
+1
topkapiaksaray
(06.02.26)
sabah atayim foto
+2
🌸aguen
(07.02.26)
gelmedi fotoğraf.
+1
antihero
(08.02.26)
Bize güzel bir hikaye anlattın ve her güzel hikayede olduğu gibi bu hikayenin de galiba gerçek olmayan tarafları da vardı. Köksal vardır yoktur başka, ihtimali de hoştu.

Siz de fotik de fotik diye ne tutturdunuz, yalandı belki ama güzeldi hahaha

(bkz: öğlen rakısı)
+1
tiredofwaiting
(08.02.26)
köksalı çok abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz, bunun için mi bu kadar anlattın diyebilirsiniz ama bende yeri ayrı <3

i.imgur.com

0 yaprak kalmıştı geçenlerde, oradan buraya gelmesi de köksalın iradesini gösterir.
+6
🌸aguen
(08.02.26)
koksal bize bir sey anlatmaya calisiyor gibi
-1
antikadimag
(08.02.26)
(9)

Toplumumuzda övülen objeyi verme isteği davranışı?

mikahakkinen
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.bu davranışın adı nedir?neden toplumumuzda bu davranış var?örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma g
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.

bu davranışın adı nedir?
neden toplumumuzda bu davranış var?
örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma gittiğini söyledim böyle bir talebim yok dedi. neden türkiyede herkes övgü alınca vermek istiyor anlamıyorum dedi.

nedir gençler bu hareketin adı?
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hareketin adı ne bilmiyorum ama bende de var o dürtü.
Bir kere pazarda birisi eldivenlerimin çok güzel olduğunu ve çok beğendiğini söyledi. Ben de " hediye olmasaydı size hediye etmek isterdim" dedim. Çok mutlu oldu, teşekkür etti.

Bu bende aşırı var, hemen hediye edesim geliyor.
0
rock n roll
(05.02.26)
Özgecilik? Diğergamlık? Bunlar çok kültürel kodlar. Yetiştiğimiz toplumun /habitusun sonucu. Ha bir de çoğunlukla doğu toplumlarına has.
+4
Amaranta ursula
(05.02.26)
yukarıdaki yorumlara katılmakla beraber (bağ kurmanın ve cömertliğin ötesinde) biraz da kişinin sosyal statüsünü sürdürme kaygısının sonucu olduğunu da düşünüyorum. hediye ekonomisi çerçevesinde biraz da (belki de bilinçaltında) karşılıklı güç ilişkileri kurmanın, altta kalmamanın bir yöntemi.
0
eileengray
(05.02.26)
Abi İranlılarda bu gibi durumlar için "Taarruf" dedikleri bi nezaket kuralı var çok acayip bir şey. Misal arkadaşın tişörtünü beğenince sen Taarruf gereği "kardeşim al senin olsun" diyorsun, o da yine Taarruf gereği kabul etmiyor ama sen yine ısrar ediyorsun karşı taraf da almamakta ısrarcı olmak zorunda alırsa eğer terbiyesiz biri gibi oluyor, yani adamlar bunun için bi nezaket kuralı geliştirmiş her yerde var demek ki böyle şeyler ama bu Taarruf biraz cins bir olay mesela İran'a gittin bi taksiye bindin şoföre "ben Türkiye'den geldim" dedin adam da İranlı Azerbaycanlılardan çıktı ve senden Taarruf gereği taksi ücreti istemedi, sen olmaz vereyim dedin o yine istemedi sen bu defa teşekkür edip indin araçtan, bu defa da sen terbiyesiz oluyorsun çünkü o taksi ücretini vermen gerekirdi adam nezaketen almak istemedi parayı, böyle enteresan şeyler var hayatta.
+4
kizil karga
(05.02.26)
digerkamlik iyiymis. gadasını almak da kullanilir belki, hani sikintin varsa cozeriz gibi, dert etme.

olayin temelinde nazar korkusu da olabilir biraz, hangi baskasinin gozu ilistiyse artik bana yaramaz kafasi, nasilsa basina bisey gelir iyisi mi vereyim, mevzu cozulsun.
0
cooperr
(05.02.26)
bende yok sanırım ama ''daha iyisi senin olsun'' derim hep. :))
0
cay sarhosu
(05.02.26)
bir konferansta tuvalette aynada ruj surerken, lubnanli bir kadina cantaniz ne guzel demistim, kadinla konferansta tanismamistik bile. hikaye tuvalette kadinin bana cantasini vermesi esyalarini orada hediye edilen bez cantalara koymasi ile sonlandi. cok israrli bir sekilde kabul etmedim ama karsi taraf baskin cikti. cok enteresan milletleriz gercekten.
+3
kassiopeia
(05.02.26)
www.instagram.com

Verdiğin örnekte "ihtiyaç sahibi" olunması durumu yok, bu noktada değişen dengeler var diye düşünüyorum. Örnekteki tişörtün güzelmiş diyen kişinin yapısına, bunu söylemedeki amacına, aranızdaki iletişimin tarzına göre değişebilecek bir anlamı var bence.
-1
muhayyer divan
(05.02.26)
gözü kalmasın, yoksa beğendiği şeyin başına iş gelir diye al senin olsun denir hemen. nazardan korkmaktan türemiş bi adet.
+1
antihero
(06.02.26)
(11)

nasil olmus sizce

aferin cok iyi dusunmussun
https://www.instagram.com/reel/DUYYW2NCDwf/?igsh=dzZucnJ0M2NwZmg4hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim a
www.instagram.com

hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)

cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim ama dogru duzgun firsat olmadi, acaba simdi ders filan mi alsam diyorum

gerci ders alip napcam, grup mu kurcam bu saatten sonra ama bi taraftan da hosuma gidiyor

es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem

gitar vs uzerine tavsiyeniz varsa da super olur soyle tutma, boyle cal vs gibi
+3
aferin cok iyi dusunmussun
(05.02.26)
Akustik gitarın telleri başlangıç için daha çok acı verir fakat zamanla alışırsın. Belki daha ince bir tel takımına geçersen nispeten kolaylaşır fakat her enstrumanın bir zorluğu var, akustik gitarın da zorluğu çelik telleri

Başarılı buldum devam et
0
grimavi
(05.02.26)
sesin çok güzel, devam.
0
antihero
(05.02.26)
ben cok begendim.
gitar konusunda hic bilgim yok ama dinleyici olarak cok güzeldi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.02.26)
teknik bilgim yok, ben beğendim. sesiniz güzel :)
0
black holes in the sky
(05.02.26)
sifir egitim ile iyi bence, potansiyel var.
0
cooperr
(05.02.26)
Bir dönem hayatını müzisyenlikle kazanan biri olarak gayet başarılı buldum. Müziğe yeteneğin olduğu çok açık.

Yeni başlayanlar, tellerin akustik gitara göre çok daha yumuşak olduğu klasik gitarda bile bare basmakta zorlanırken sen orayı çözmüşsün. Şarkıyı kapo kullanarak kendi tonuna çektiğine göre belli ki şarkı söylemeye de müziğe de yabancı değilsin. Eğer kapo kullanmayı kendin araştırarak bulduysan ders almana gerek yok. İnternetteki kaynakları da kolayca çözüp seviyeni yükseltirsin.
0
thracia
(05.02.26)
bende de sıfır teknik bilgi ama sesin gayet güzel :-)
0
euteamo
(05.02.26)
Beğendim
0
kisa
(05.02.26)
thracia +1

Doğru seste çalmak için kapo kullanma kısmı yoldan geçen insandan daha farklı bir kulağınız olduğunu gösteriyor. Sesiniz gerçekten çok güzel. Nefes kontrolü beni asıl şaşırtan kısım oldu. Son hecelerde zorlandığınız veya çok derin nefes aldığınız bir an yok. Tüm video boyunca istikrarlı gitmişsiniz bravo. Müziğe bir yatkınlığınız, yeteneğiniz olduğu aşikar.

Gitar konusundaki "acemilik" yalnızca geçişlerde parmaklarınızın doğru yeri bulmakta bir tık zorlanışından belli oluyor. O da zamanla, pratik yaptıkça kas hafızasıyla ortadan kalkacak bir şey. Gitarınızın ne kadar kaliteli veya kalitesiz olduğuna şu aşamada çok takılmanıza gerek yok. Sıfır eğitimi olan ve daha çok kısa süre önce gitarı eline almış birisi için gayet iyi şu anki görüntünüz.

Baya iyisiniz bence. Devam.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
'es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem' bu cümleye çok güldüm, canım sıkkında neşelendim valla.

bak kendimden örnek vereyim; benim kız 12 yaşına girecek, 5 yaşından beri klasik piyano çalıyor. biz de bu işe başlarken her ebeveyn gibi hevesle ve pek çok kişi yaptığı için başladık, hatta ben 'cengiz kurtoğlu veya nejat alp olur en fazla' dedim, en fazla 3 yılda hevesini alır bırakır dedik. Ancak öyle olmadı, çok sevdi, o tuşlara tek tek basan çocuk şimdi Chopin filan çalıyor. Grade ve repertuar zorlaştıkça daha da işin içine giriyor ve ilgisini çekiyor, kendisi bir şeyler yazmaya başladı filan. şimdi 'müzikle ilgili bir kariyer mi kursak' diye düşünmüyor değiliz.

lütfen iyi birinden ders al, herkes yazmış ben de yazayım, sesin çok güzel. spotify' da duysam listeye eklerim ciddi diyorum. müzik aletinde teknik hakimiyet sağladıkça ve nota bilgini pekiştirdikçe bir süre sonra belki bir dersi de solfej yapacaksın, ses tekniğini de geliştireceksin.

varsa hevesin hiç kırma. go girl!
0
galahad reloaded
(06.02.26)
ne guzel seyler yazmissiniz, cesaretlendirmeniz icin tesekkur ederim, cok mutlu oldum gercekten

biraz daha ogreniyim istek parca alicam hepinizden :D
+3
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
(14)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
-3
Purple life
(05.02.26)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+3
gobekliraki
(05.02.26)
1
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(05.02.26)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+2
eja
(05.02.26)
Birinci seçenekte çocuk ezik olur, ikincisinde şişik egolu.
İkisi de kötü.
Bence arada bir üçüncü seçenek olmalı. Onu bulun.
+1
Mirket
(05.02.26)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(05.02.26)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+3
duyuruuser
(05.02.26)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
-1
🌸Purple life
(05.02.26)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(05.02.26)
net 1
0
cooperr
(05.02.26)
Abi kesinlikle zengin muhit. Gerekirse yememden icmemden kisardim. Ozellikle Avrupa bazinda konusuyorsak malum cok irkci bir ortam, gocmen mahallesiyle elit mahalle arasinda imkanlar, genel atmosfer falan cok degisir. Bir de bu cok bilinen bir sey ama, cocugun etrafindaki arkadas profili falan nasil bir patikaya girecegine dair en buyuk etken bence de.
+1
hot potato
(05.02.26)
Amerika icin dusundum, 1. Secenek
+1
brkylmz
(05.02.26)
Çocuktan çocuğa değişir. Kardeşten kardeşe bile değişiyor. Eğer girişken, dışa dönük, sosyal bir çocuksa 1. seçenek. Ama duygusal, saf, ezik bi çocuksa 2. seçenek.

Parka gittiğinde arkadaş edinebiliyor, oyuna katılıyor, oyun kuruyor, kendisini salıncaktan indirmeye çalışan çocuğa itiraz ediyor, 2'li arkadaş gruplarının kolayca 3. oluyor, en kötü ihtimalle sırasını bekleyip kendi oyununa bakıyorsa 1. seçenek.

Sümük gibi dışarda duruyorsa 2. seçenek.

Parkta tuhaf hareketler yapıyor, bağırıp çağırıyor, sıra mıra dinlemeden oyuncaktan oyuncağa atlıyorsa tokat.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(4)

Ekşi sözlüğe en çok benzeyen insan

sekizdokuzon
Bence bu: https://ibb.co/V0z4D3MYSizce kim?
Bence bu: ibb.co

Sizce kim?
-1
sekizdokuzon
(05.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
simdiki eksi sozlukten, hatta duyurudan da max. idris usta olur, hem tip hem de kafa olarak:

www.youtube.com
+1
cooperr
(05.02.26)
plastic_angel
(05.02.26)
Şafak Sezer.

Nedenini bilmiyorum ama bence o benziyor.

Yıllar yıllar önce hakkında yazılan bir şeye kızıp, yazarın orada olduğunu sanıp sözlüğün ofisini basan kişi de aynı kişi miydi?
0
lazor
(05.02.26)
(8)

Türkiye ile İsrail'in arası gerçekten kötü mü?

michael_knight
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.

Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
+1
michael_knight
(04.02.26)
iki ülkenin uzun vadeli hedefleri birbirine zıt bağlamda olduğu için aralarında belli bir rekabet olması normal geliyor. Fakat bence kamuoyunda iç siyasete oynamak için iktidar olandan daha da kötü yansıtıyor. Tom Barrack geçenlerde şöyle demişti:

"Netanyahu–Erdoğan hattındaki gerilim söylem düzeyinde. Ticaret ve refah, coğrafyadan daha belirleyici olacak" bence bu tespit doğru.
+3
biravekahve
(04.02.26)
hükümetin en sıkı oldugu ülkeler,
israil,amerika,ingiltere..
+8
designer
(04.02.26)
Ticari faaliyetlere bakmak lazım en son hayvan gibi alışveriş dönüyordu resmi olarak.
+3
kizil karga
(04.02.26)
dunyadaki parayi yonetenler yahudiler. bu herkesin bildigi bir gercek.
bunu goz onunde bulundurursak, sence bir ulkenin yahudiler ile arasinin kotu olmasi mumkun mu? bu esyanin tabiatina aykiri.

oyley"mis" gibi yapilip toplumun, oy verenlerin gazi alinir. o kadar.
+3
cooperr
(04.02.26)
ben kotu oldugunu dusunmuyorum. ozellikle turkiye tarafi israil'i ve yahudileri ic siyaset malzemesi yapiyor oy toplamak icin. fakat baktigimizda hicbir zaman kotu olmadi ki? tarihin hangi doneminde kotu olduk? mesela tarihimiz ermeniler ve kurtlerle olan kotu olaylarla dolu.

osmanli doneminde yahudilerle iliskiler cok iyiydi. avrupa'dan kacanlar osmanli'ya siginirdi. yuz yillar boyunca hicbir sikinti yasanmadi. cumhuriyet doneminde ise ilk taniyan ulkelerden olduk. secim donemlerindeki oy kaygisiyla tansiyon yaratmak ve oy devsirmek disinda ticaret ve ikili iliskiler hic durmadi, arka planda hep devam etti. ak parti doneminde tayyip erdogan, israil tarafindan odullendirildi. bu odul anti semitik ve yahudi dostu oldugu icin verildi. zaten ak parti ve recep tayyip erdogan'in siyaseti budur. iktidara gelene kadar demokratsin, liberalsin, akilcisin vs. bu politika turkiye'nin aydinlik yuzu dedigimiz kisileri cezbetti. kemik kitle ise zaten hep muhafazakarlara veriyordu. bu aydinlik yuzu birkac donem arkalarina aldilar, fakat is isten gecti. artik kontrol tamamen onlara gecti.
+1
Sour
(04.02.26)
Kötü ve her daim kötü olacaktır .
Yürütülen siyasi, ekonomik vs ilişkiler anlaşmalar dostluk değil geçici siyasi rollerin icabıdır. doğrudan siyonizm ile bağlantılı fetö, pkk, işid vs diğer terör faaliyetlerini de görmek lazım.
Kürdistan dedikleri sözde devlet bile belirledikleri o toprakları doğrudan Türkiye'den değil , Kürtler üstünden almanın bir projesidir.
yahudilerin dini kaynak ve inanışları ayrıntılı incelenirse hiç bir uluslararası kural , anlaşmalara uymadıkları asla uymayacakları da görünür. Kendi tarihlerinde de her daim bir yerlerden kovulmak vardır.
İnanışlarında kendilerini diğer ırklardan üstün oldukları düşüncesi açıkça görünür . Böyle bir zihniyet, ister Filistin'de veya şimdi yine kontrollü şekilde gündemde olan Epstein adasında da olsa çocuklara asla acımaz .
-7
diyecevaplandı
(04.02.26)
İsrail rafları bizden giden ürünlerle dolu. Her gün gemi yanaşıyor, petrol desen bizden. Ne kötüsü? Düşün İsrail'e uçuş yasagimiz var ama İsrail'e giden tüm uçaklar bizim hava sahamizi kullanıyor. Azerbaycan'da kalkan ucak Kars-kayseri Antalya uzerinden gidiyor.

İsrail istemedi diye petrol arama gemisi Kıbrıs'a yanaşmıyor


Yani her şey gostermelik
+3
topkapiaksaray
(04.02.26)
iç siyasette kötü dışarıda nötr. bu ara süper değil sadece. israile ticaretimiz hiç durmadı.
+3
mikahakkinen
(05.02.26)
(13)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
Birkaç doktor görüşü almak olayı çözmez. Hekimlerin vakayı değerlendirme şekilleri değişebilir.
Örnek, safra kesesinde bir tane taş gören hekim, bünye taş üretmeye başlamış, üretecektir, bir taş kanala girerse tehlike arzeder, safra kesesi alınmalıdır da diyebilir. Takip altında bulunduralım da diyebilir.
Ben kalbim için en az 20 öğretim üyesine gitmişimdir yıllar içinde. Yarısı derhal ameliyat dedi, yarısı takip altında bulunduralım dedi.
Bir kaç yerden görüş almak şart ama bir şekilde de doktoruna güven duymak zorundasın.
Soruna da kısaca cevap vereyim. Burası Türkiye.
0
Mirket
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(15)

Anlasmali evlilik yoluyla vatandaslik almak

banach
Bu tam olarak nasil yapiliyor? Nasil bulunuyor evlenecek kisi ve anlasma neleri iceriyor? Para karsiligi oluyordur diye tahmin ediyorum. Spesifik olarak Amerika icin soruyorum. Var mi yapan ya da yapan birilerini taniyan?Tesekkurler!
Bu tam olarak nasil yapiliyor? Nasil bulunuyor evlenecek kisi ve anlasma neleri iceriyor? Para karsiligi oluyordur diye tahmin ediyorum. Spesifik olarak Amerika icin soruyorum. Var mi yapan ya da yapan birilerini taniyan?

Tesekkurler!
-1
banach
(04.02.26)
Para için bu işe giren pek olmaz. Aynı evde yaşaman gerekiyor. Ortak banka hesapları, seyahat belgeleri, komşularla görüşmeler gibi iyice inceliyorlar. Abd'de en batık insan bile 30-40 bin USD kredi alabiliyor.

Karşı tarafın seni beğenmesi, duygusallık ve cinsellik gerekiyor. Yani karşı taraf ne istediğini biliyor ama seni beğendiği için sana onu veriyor. Bazıları da tanıdık aracılığıyla yapıyor. Bir akrabası var örneğin o ayarlıyor. Ama iş yine gerçek, yani birlikte yaşama, seks meks oluyor. Süreç uzun ayrıca. 3 yıl olması lazım green için.

savaş cebeci'den tut laptoplu gezgin e kadar hatta amerikalı aynasıza kadar hepsi evlilikle kapağı atmış kişiler. bu adamların ortak özelliği bunlarda para yok, tahsil falan da yok.
+2
michael harddd
(04.02.26)
evet, sadece para icin bence de yapilmaz. ama sizin verdiginiz ornekler biraz gonul iliskisi gibi duruyor. yani tamamen anlasmali sayilmaz. bir taraf ilgi duyuyor sonucta.
0
🌸banach
(04.02.26)
Zaten anlaşma diye bir şey yok. Bıkana kadar devam ediyorlar işte. Görücü usulü gibi bir akrabaları ayarlıyor çoğunlukla.

Amerikanların hepsinin bu konuda farkındalığı da var bu arada. Yani o seni seçiyor talipler arasından.

10 yıl boyunca eşinin borcundan sorumlu oluyorlar. Kefil olmak gibi düşün. Ek olarak minimum maaş kriteri de var eş sponsorluğu için. Gönül işi olmadan bunlar yapılmaz
+1
michael harddd
(04.02.26)
borcundan sorumlu sayilmayi ve minimum maas kriterini bilmiyordum. bence de gonul isi olmadan yapilirmis gibi durmuyor.
+1
🌸banach
(04.02.26)
6 yildir amerika'dayim. parali parasiz yapan bir suru insan biliyorum. cok acik yazacagim.

kabaca bildigim evliliklerin cogu green card evliligi. cogu kisi normal iliskisi devam ederken green card icin evleniyor. normalde evlenmeyecekken.

geri kalanlarda gordugum kizlar hemen bir erkegi kafaliyor seks karsiligi green card aliyor, sonra ayriliyor. tanidiklarimi gectim green card subredditleri boyle amerikalilarla dolu, karim beni kullandi galiba simdi petition'i ceksem cok mu gec diye. yazik.

erkekler dating pool'da cok asagilara inip normalde cikmayacaklari (kendilerinden yasli, kilolu vs) kadinlarla evleniyor ya da para karsiligi yapiyorlar. para verip evlenen kiz gormedim ama erkek gordum.

duruma gore birkac ayda ya da 1 yilda 2 yillik conditional green card geliyor. bazi caseler cok uzayabiliyor ama. sonra da 10 yillik olana geciyorsun.

para karsiligi tanimadigin biriyle asla yapilmaz. hem mevcut administration cok kastiriyor, hem de seni kaz gibi yolarlar. santajla para falan alip gecinen amerikalilar var. yani evleniyor seninle, sonra her ay bana bi miktar ateslemezsen gider iptal ederim basvuruyu diyor.

gonul isi olmadan yardim icin evlenen de gordum. arkadasi statusunu kaybetmesin diye evleniyorlar.
+2
antikadimag
(04.02.26)
"seks karsiligi green card aliyor, sonra ayriliyor" teknik olarak imkansız. 3 yıl evli kalmak gerekiyor ve USCIS evliliği dikkatlice inceliyor. Mülakatta çapraz sorguyla yalan söylüyorlar mı diye anlamaya çalışıyorlar ve bu mülakatı yürütenler bu konuda son derece eğitimli insanlar.

kadınların işi çok daha zor bu arada. 1-2 sene aynı evde yaşayıp sonra kapı önüne konulan çok var. genç erkek yaşlı kadın ilişkisi en yaygın olanı. savaş cebeci mesela yaşlı bir kadınla evlenmiş.

gelgelelim abd'de yabancıların yaptığı evliliklerin tamamı green evliliğidir. karşı taraf bunu bilir ve aşık olduğu için kabul eder.
0
michael harddd
(04.02.26)
yardim icin evlenen nasil iyi bir insanmis yav, kaldi mi boyle insanlar. cok ciddi birsey sonucta.
+1
🌸banach
(04.02.26)
imkansiz degil bizatihi bildigim caseler. oluyor bunlar tanidigim insanlar.

3 yillik evli kalmak da sart degil. conditional aldiktan sonra avukat tutup ayrilip devam edebiliyorsun.

sonra interview olmadan da veriliyordu trump administrationa kadar. kagit ustunde suphelenirlerse insanlari cagiriyorlardi. simdi standard oldu trump ile. senin amerika'da oldugunu bile sanmiyorum benim burada yasayarak gordugum caseleri bana anlatmaya calisman tuhaf.

ayni evde yasamayi da kagit ustunde hallediyorlar.

sen bu datalari nereden aliyorsun bilmiyorum ama benim yillar icinde gordugum kadin evliligi erkek evliliginden orantisiz sekilde daha fazla. internetteki data da bunu dogruluyor. boyle bilmeden emin konusman cok enteresan.
+3
antikadimag
(04.02.26)
@banach;
ayni milletten insanlar arasinda abd'yi terk etmek zorunda kalmasin diye evlenenleri biliyordum.

ama yardim icin eski calistigim sirketteki amerikali kiz is arkadasiyla evlendi. ben de cok sasirmistim duyunca is arkadasiyla evlenmek icin cok iyi niyetli olmak lazim. cok saf iyi niyetli bir kizdi ama yine de sasirdim. ben hayatta yapmam.
+1
antikadimag
(04.02.26)
@antikadimag, o zaman size bir soru daha: sonradan vatandaslik almis bir turk ile evlensek, surec yine ayni mi isliyor? daha zor ya da daha kolay ikna olma durumu olur mu?
-1
🌸banach
(04.02.26)
kagit ustunde fark etmiyor. ama amerikaliyla evlenmis arkadaslarima green card daha hizli geldi. turk vatandasla evlenenler hep daha cok bekledi, bu benim orneklem grubundan gordugum sonuc ama tesaduf de olabilir tabi.

sonuc olarak onlar da aliyor ama green cardlarini.
+1
antikadimag
(04.02.26)
2 yıl yaşadım abd'de. öncelikle abd'yi keşfeden ilk türk değilsin.

Türk restoranlarında açıkça şurada şu kadın bilmemkaç bin usd istiyormuş gibi muhabbetler dönüyordu. Burada tek tek yazamayacağım çok absürd olaylar var. biz o caselere doğrudan tanık olduk.

kadın-erkek fazlalığı sadece istatistiki bir olay. sonuç olarak ben para veya sekse dayalı yapan yok falan demiyorum. Var ama bu işin çok daha derin boyutu var. 10 sene finansal sorumluluk alınıyor. Gittin imzayı atıp olayı bitirdin değil. Ev alıp borcu ödemese sen ödüyorsun.

6 senedir abd'de olan biri 250K USD okul parası döküp de abd'den ayrılmak zorunda olanları görmüştür. Bunlarda bok gibi para var. Sekse gelirsek bu mevzu bile değil. Niye yapamıyorlar sence? Giresun'un köyünden başörtülü rümeysa veya tek kelime ingilizce bilmeyen allah'ın kürdü tak diye greeni alıyor.

abd diye din, aile yok gibi otomatik varsayımlar olsa da örneğin katoliklik mezhebinden biri için bu çok ters bir olay. boşanmaları sıkıntılı oluyor.
-1
michael harddd
(04.02.26)
ben bir de sunu merak ediyorum: yapanlar bunu etrafindan sakliyor mu? yani mantikli olan saklamasi, gercek evlilikmis gibi davranmasi. bunu bilen ve cekemeyen biri ihbar edebilir. ice sokaktan adam topluyor. bu firsati da degerlendirirler.
-1
🌸banach
(04.02.26)
antikadimag + 1111

8 yildir amerikadayim onlarca kisi bu sekilde evleniyor. YouTube da amerika videoları çeken work and travel ya da f1 ile gelenlerin neredeyse hepsi bu sekilde evliliklerle kaldi.
+1
oscar
(04.02.26)
iki tanidik boyle oturumu aldi. yapan erkek gormedim ama kesin vardir.
iki tip kadin var bunu yapan:

1 - bitik tayfa, borclari falan var onlari karsilamak icin gelir kapisi olarak goruyor. gonul iliskisi yok, sen vatandasligi aliyor o da parasini. 2-3 sene ayni adreste kaliyorsun. sonra yollar ayriliyor. bu ablalar genelde 10 senede bir bunu tekrarlar. ekmek parasi. arkadas 25-30 bin dolar civari harcadi diye biliyorum. bu arada ev kirasi falan da vermiyor tabii hatun.

2- adam arayan hatunlar, hafif gorucu usulu gibi. tanistiriyorlar, eleman bu arada vatandasligi aliyor, eger tutarsa devam. bu sekilde arkadas evlendi 2 cocuk yapti, sonra hatunu aldi turkiye'ye dondu, keyifleri yerinde. hatun da oyle sisman yasli falan degildi gayet eli yuzu duzgun isi gucu olan duzgun birisiydi.

etraftan saklama isi var, zira millet ketum oldugu icin birbirini ispiyonlayanlar var pisligine.

turk ile evlenmekte sikinti yok, sonradan vatandasligi almis olmasi onemli degil.
+2
cooperr
(04.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(14)

İnsan(lar) kötüdür sonucuna mı vardınız (30 yaş üstüne soru)

mahmuttt
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım. Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler...
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım.

Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum.

Şimdiden teşekkürler...
0
mahmuttt
(03.02.26)
olay iyi ve kötüden çok öte ama basit bakmak gerekilirse böyle denilmesi gerekiyor.
0
evimin paspasi
(03.02.26)
Epstein kadar kötü, sapık tanıdığım yok da şuraya HPV ile ilgili soru soruyorsun adam sana yollu diyor. Hoşlandığın kişileri soruyorsun, sen de tüm erkeklerse yatıyorsun, sen de hpv olması normal diyor. Bunların çoğu da üniversite mezunu, reelde kendilerini modern olarak tanıtan tipler. Zihniyeti kötü, sığ insanlar var evet.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
Artık insanlar daha bencil ve çikarci geliyor bana. Kötü bir durumdaysan seni ezdikçe eziyorlar. Kibar olmak bile aptallık enayilik sayiliyor. İşini düzgün yapan sorumluluk sahibi idealist insanlar mobbing ile sınanıyor bezdiriliyor..ben insanların gerçekten kötü olduğunu babamı kaybettikten yani ailemde yaşadığım ilk sarsıcı kayıptan sonra tecrübe edindim acı bir şekilde.
+1
egerbiryolcu
(03.02.26)
İyi insan ve kötü insan olarak ayırıyorum.
-4
arbre
(03.02.26)
Kıskanç insanlara tanıklık edince kötü kavramınana inanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(03.02.26)
benim 40 yas itibariyle ulastigim nokta insanlar net kotu doguyor.
iyilik ogrenilen birsey, kendimizi frenlemeyi zamanla ogreniyoruz.
kimi bunu beceriyor, kimi beceremiyor katil falan oluyor iste.
0
cooperr
(03.02.26)
Bazı insanlar bile isteye kötüdür bazıları farkında bazıları değil belki de. Aileden ya da çevreden öğreniyorlar Allah iyi insanlarla karşılaştırsın
0
pembediken
(03.02.26)
cok güzel bir soru.

Fallout dizisini izlemeni tavsiye ederim. Bulundugun ortam, kosullar seni kötü yapabilir. alt metni biraz bununla ilgili.

kendi fikrimse:
kötülük bizim icimizde var. atalarin baskasini öldürdügü su an hayattasin. o potansiyel hepimizde var. epigenetik diye bir sey de var ama. genler kullanilmayinca kendini sakliyor. sen de icindeki kötülügü o sekilde saklayabilirsin. bazilari da basina kötü olay gelince o genlere sariliyor.
0
Purple life
(03.02.26)
Ben bunu tam olarak bu yıl kabullendim. Kimse kimsenin iyi mutlu olmasını istemiyor (bazen aile bile). Soframa evime gelen samimi bulduğum insanların arkamdan hiç ummadığım düşüncelerle konuştuğunu öğrendim. Ki bu insanlara iyilikten başka bir şey yapmamıştım, artık “neden” diye bile sorgulamıyorum. Herkes çıkarı için yaşıyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
kötü olmanın kolay, iyi olmanın zor olduğunu düşünüyorum. bireysel ahlak etik anlayışı bozuksa, empati gibi yetileri zayıfsa, iyi olma motivasyonu düşükse kötüye kayıveriyor bence insanlar. yoksa normalde genelde iyi olma eğiliminde olduğumuzu düşünüyorum.
0
mezzosprite
(04.02.26)
33'ten bildiriyorum. İnsanlar kötü değildir ama kötü insanların zorla iyi yönünü görmeye çalışmamak gerekir.
Yoksa çok iyi insanlar var. 5 yıl öncesine kadar evet insanlar kötüdür diyordum. Ama ne hayat, ne insanlar o kadar basit ve düz değil.
0
anatomik
(04.02.26)
48 yaşındayım, 15 yaşından itibaren büyük çoğunluğun kötü, iyilerin içinde bile eser miktarda kötülüğün olduğuna inanıyorum basit mantıkta bakarsak.
0
kumandanim
(04.02.26)
Kimse sana karşı değil, herkes kendinden yana diye bir söz var. Bu herkes için geçerli.
Öte yandan, başkalarından iyi olmalarını bekliyoruz. Peki dönüp kendimize bakıyor muyuz? Kendimizi dışarıdan bir gözle değerlendirmeye ne kadar gönüllüyüz?
Ben eskiden iyi bir insan olduğumu düşünürdüm. Bir dönemse 'masumiyeti yitirme' psikolojisine girmiştim. Kendimi acımasızca yargılıyordum. Herkes kadar iyi niyetli ve herkes kadar bencil olduğumu kabul edip rahatladım. :)
+2
auroraaurora
(04.02.26)
“Kötü”nün ucu çok açık. Şöyle ifade etmeyi doğru buluyorum;

Herkesin önceliği; “kendisi ne istiyorsa o”. İstenen şeyin önünde kısıtlayıcı unsurlar oluyor; kanunlar, cezalar, dini kaideler, ahlaki değerleri, maddiyat, toplum baskısı, prenstij vs. Bu kısıtlayıcıları aşma imkanı olan, istediği şeyi istediği yer ve zamanda yapıyor.

Kimin içinde ne olduğunu, kimi neyin durdurduğunu bilemeyiz ama insanların içinin çok da masum olmadığını düşünüyorum yine de. Kimisi en yakın arkadaşının kuyusunu kazacak kadar kötüyken kimisi cinayet işleyecek kadar kötüdür. Neticede bir kötülük sabit :)
0
lazor
(04.02.26)
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(1)

Zincirleme trafik kazası - birbiriyle çelişen bilirkişi raporları

sckxyss
3 arabalı trafik kazası. Akıcı trafik birden yavaşlıyor. En öndeki araç(A) duruyor. Ortadaki araç (B-biz buyuz) da sorunsuz duruyor. En arkadan gelen araç(C) duramıyor ve B'ye vuruyor. B de çarpmanın hızıyla A'ya vuruyor. Bilirkişi A ve B hatasız, C %100 hatalı diyor.Olay 2 yıl önce meydana geldi. S
3 arabalı trafik kazası. Akıcı trafik birden yavaşlıyor. En öndeki araç(A) duruyor. Ortadaki araç (B-biz buyuz) da sorunsuz duruyor. En arkadan gelen araç(C) duramıyor ve B'ye vuruyor. B de çarpmanın hızıyla A'ya vuruyor.
Bilirkişi A ve B hatasız, C %100 hatalı diyor.

Olay 2 yıl önce meydana geldi. Sonrasında biz değer kaybımızdan ötürü C aracına dava açıyoruz. Dava hala devam ediyor şu an. Burada da bilirkişi C aracının %100 kusurlu olduğunu yazıyor.
İşin ilginçleştiği nokta şu: A aracının sürücüsü de bizim sigorta şirketine değer kaybı davası açmış. Nasıl oluyorsa bu davanın bilirkişisi hem C aracını(B ile C arasındaki kazada) hem de bizi(A ile B arasında) %100 hatalı bulmuş. (Rapordaki dayanak trafik kanununun takip mesafesi ile ilgili maddeleri.)
Bu rapor da bizim açtığımız davanın da içine giriyor bir şekilde ve şu an bilirkişi raporları çelişiyor.
Benim sorum:
- C aracı ikinci rapora bakarak 'B aracı da hatalıymış, ben değer kaybı ödemem' diyebilir mi?
- Bizim sigorta şirketi ikinci rapora bakarak bizim aracın tamiri için ödediği parayı, bizden isteyebilir mi? Bunu istemese de ilk aracın değer kaybı isteğini bize yükleyebilir mi?
- Biz nasıl aynı anda % 0 hatalı ve %100 hatalı olabiliyoruz? Böyle bir durumda üçüncü bir rapor mu istenecek?
0
sckxyss
(02.02.26)
Asli suclu C, B indirekt olarak suclu sonucta A ya arkadan bindiren B.
A sigortasi B den tahsil edecek
B'de sigortasi da C ye gidecek, abi evet biz vurduk A'ya ama bunun sebebi sizin bize vurmaniz o yuzden hem A'nin hem de B'nin hasari size girer diyecek, ikisini de C'den tahsil edecek.

olay komple C'ye giriyor ama cozulmesi zaman alir herhalde, burokrasi.
0
cooperr
(03.02.26)
(11)

evi ne zaman almalı?

ilgeru
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi oranı 2.49-2.69 arasında şu an. bu da yüksek aylık taksit demek. kenardaki birikimimizin de çok büyük bir kısmı altında.

yakın zaman önce evi olmayanlara özel kredi limitlerini arttırdılar. söylentilere göre yine evi olmayanlara 1.20 gibi oranlarla kredi verilebilirmiş. az buçuk bir hesap yaptım. eğer 2.49'dan kredi çekip şu an evi alırsam, 1.20 oran çıkarsa şu an aldığımdan daha zarar olacağım. zararda olmamam için evin en az yüzde 25 artması gerek bu da kısa dönemde mümkün mü bilemiyorum. malum seçim dönemi de yaklaşıyor bi yerde muslukları açacaklar, o kesin.

özetle kafam çok karışık. evet ev almak güzel ama kısa vadede büyük zararda da olabiliriz. siz ne yapardınız?
0
ilgeru
(02.02.26)
1.20 orana kredi imkansız bence. Ayrıca 2 buçuklardan 1 buçuklara ineceğine inanıyorsan evlere yüzde 25 zam geleceğine de inanman lazım. Bence maks. kredi ile alınabiliyorsa 2.49 gayet iyi bir oran.

Ayrıca en son 1 noktalı orandan krediler, normal vatandaşa 200-300 bin üst limitle gelmişti. Yine öyle bir şey de gelebilir.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Evim yoksa, içime sinen bir ev ve ödeyebileceğim de param ya da kredim varsa, başkaca herhangi bir şeyi bir saniye bile düşünmem.
+4
Mirket
(02.02.26)
altın %20 düşmeden önce en iyi zamandı, şu an altının düşebileceğinin görülmesi hem elinde altın tutan insanları konuta yönlendirip piyasayı hareketlendirdi. hem de rekabetten dolayı konutta fiyatları yukarı yönlendirdi.

tok alıcı olarak sahibindende bakınmak, aşağıdan teklif vermek gayet mantıklı şu aşamada.

+nickini vermek istemeyen üye
1.20 imkansız, bu ya gelmeyecek gelirse de herkesi kapsamaması için 50 tane şart ile gelecek. çok umursamayın
0
egokalp
(02.02.26)
Öncelikle şimdiden hayırlı olsun,
Valla hiç kredi oranı, kenardaki yatırımları zararına bozma, ev değer yapar mı yapmaz mı hesaplama vs gibi konulara bakmadan direkt yapıştır hocam evi.

Kenarda olanlar gerekirse zararına gitsin yeter ki evin olsun Kirada oturma psikolojisini sadece kiracılar bilir. Kira dediğimiz şey altı delik kumbaraya senelerdir para atmak gibi bişey.

Sözün özü, kenarda ne var ne yok boz, krediyi yapıştır rahat rahat huzurla otur
+1
ebeş
(02.02.26)
2010 lardaki furya mümkün değil tekrar gelmeyecek. O zaman sıcak parayı inşaata gömdüler krediler de düşüktü. Yani düşük kredi düşük fiyatlı ev devri kapandı. Ben 3.09 dan kullandım şimdi de 2.6 ile yapılandıracağım. Sen de 2.6 ile alıp önümüzdeki sene belki 2.1 ile yapılandırırsın.
0
administ
(02.02.26)
1.20 yakın vadede bence zor. eğer olursa bin tane şart sunarlar. ayrıca 1.20 çıktığı gün ev fiyatları 2ye katlar.
0
scudman1
(02.02.26)
Türkiye‘de ev almak sart.
Iyi kötü demeden bir yer alip kiradan kurtulmak en iyisi.

Bu ilk evin firsatlari da gayet iyi.
Akp basta oldugu sürece enflasyon düsmez. Bedavadan gelir kaynagi yaratiyorlar.
0
Purple life
(02.02.26)
en iyi zaman fırsat olan ilk zaman. kredi taşınabilir,yapılandırılabilir. 3.05 den çektik bir sene sonra 2.49 dan yapılandırdık vade 22 ay kısaldı.
0
biravekahve
(02.02.26)
2.50 oranlı kampanyalarda 2.5 milyona 6 milyon faiz alıyorlar. şu an tam ev alınacak zaman ama bu oranlara çok saçma. oran 1.20'ye düşerse ev fiyatları artacak. ne kadar desteklemesem ve sevmesem de cemaat finansmanları daha mantıklı. damat bu işe girmiş albayrak finans olarak. bu ekonomide aldığın süreçte kazanırsın.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ev alabilecegin anda alinmali, bekleyecek bisey yok.
0
cooperr
(03.02.26)
1.2 civarı krediler artık imkanıza yakın. Olsa bile seçim öncesi olur. ama değişen bir şey olmaz bu seferde ev fiyatları tekrar arşa çıkar.

Ödeme gücü varsa, iyi pazarlık yapılarak alınmalı. Krediler düştüğünde ise yapılandırma kovalanmalı.
0
Rao
(03.02.26)
(11)

Kandil Simidini Kaça Aldınız?

lazor
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?Kandiliniz kutlu olsun.
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?

Kandiliniz kutlu olsun.
+1
lazor
(02.02.26)
100
+1
kisa
(02.02.26)
off ya 15-16 sene oldu kandil simidi yemeyeli, nasil ozledim tadini..
iyi kandiller..
+1
cooperr
(02.02.26)
Kandil simidi bireysel parayla mı alınıyor yav benim bildiğim şirketler personele dağıtıyor şeklindeydi.
+1
kizil karga
(02.02.26)
Ankara'da ortalama bir fırında tanesi 20 lira.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
ankara'da tanesi 30 liraydı bugün. iyi kandiller
+1
summerjam0306
(02.02.26)
Ankara'dayım, Yaşamkent'teki Çağdaş'tan tanesini 15 liraya almış oldum. Cici kandiller diliyorum 🌷🐞🎀
0
muhayyer divan
(02.02.26)
geçen kandil 90 tl ye almıştım. istanbul

15-20 liraya nasıl alınıyor ya? ankara'da farklı mı satılıyor?
istanbul'da 10'lu kutuda klasik 5 susamlı 5 sade şeklinde kutuda astılıyor.
prnt.sc

iyi kandiller
+2
exlibris
(02.02.26)
istanbul'un kandil simitleri daha küçük, daha kıtır, kuru pasta gibi bir şey.

ankara'da kandil simidi daha büyük, daha yumuşak olur. normal zamanda pastanede satılan ufak beyaz simitlerin tereyağlı ve mahlepli olanı gibi.

i.imgur.com

bu 20 lira. tek tek satılır, kaç tane istersen taneyle alırsın. 10'lu, 6'lı kutuları olur, o şekil çok gidiyor diye önceden kutuya koyup hazırlarlar ama satması pratik olsun diye. öyle satılacak diye bir standardı yoktur.

ben de "kutusunu almak" 100 lira, 120 lira diyenleri anlamamıştım şu açıklamaya kadar, 120 liraya simit mi olur diye, meğer paketli olarak satılıyormuş.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
Kutusunu 100 liraya aldım.
Eskiden 3-5 kutu alır dağıtırdım. efsane bir tat. Evde yapmayı da deneyeceğim.
Hayırlı kandiller
0
love and trust
(03.02.26)
kim kaça satarsa; çok severim kandil simidini; adedini 15-40 tl arasında aldım :)
0
sweetoffice
(03.02.26)
Eklemek istiyorum, yağından mıdır nesindendir bilmem ama hiç beğenmedim simitleri. Kötüydü.
0
muhayyer divan
(04.02.26)
(16)

Yaşadığınız yer bir şarkı olsaydı :)

alice in potatoland
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu? Songs and photos of all kinds are
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.
Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu?
Songs and photos of all kinds are welcome :) Hadi bakalım.
0
alice in potatoland
(02.02.26)
çok güzel bir soru :


youtu.be
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
rakicandir
(02.02.26)
kanada kirsali olsa olsa aksaray aksamlari olur, baska bir cacik olmaz burdan:

youtu.be
+2
cooperr
(02.02.26)
Keane - Somewhere Only We Know
youtu.be
0
Amaranta ursula
(02.02.26)
Böyle bir yerler
youtu.be
0
akhenaten
(02.02.26)
bu tabii ki :) youtu.be
gecen seneden: ibb.co
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.02.26)
kaotik temposu ve çokdillilikten ötürü bugün bunu hissettim:
youtu.be
+1
eileengray
(02.02.26)
Ankaralı Turgut - Virüs Girmiş Sana

youtu.be
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Acarkent

Cigarettes after sex
open.spotify.com

eksisozluk.com
+1
gabe h coud
(02.02.26)
Buraya taşındığımdan beri sınırları dışına neredeyse hiç çıkmadığım için

creed - my own prison
www.youtube.com
0
cay koy geliyorum
(02.02.26)
kastamonu'nun cide ilçesinde yaşamıştım, 'bir yer bulalım dünyadan uzak' şarkısı cuk oturuyordu.

ayrıca kastamonun kıymeti bilinmiyor, ülkemizde öyle bi coğrafya var ve kimsenin haberi yok resmen. cennetten bi köşeydi. ömür boyu kalabilirdim cide'de. eşimin işi dolaysıyla ayrılmak zorunda kaldık.
+1
antihero
(03.02.26)
Jake bugg - broken
-2
Purple life
(03.02.26)
hali hazırda yapılmışı var;

www.youtube.com

"LA CLUJ,
Viața-i de lux,
Traiul de vis
Ca în paradis."

grup üyelerini birebir tanıyorum.

canlı performansları on numara.

bizdeki lalalar gibi ama bir iki tık daha eski bir grup.
0
rain when i die
(03.02.26)
seattle cocugu chris cornell'den gelsin: fell on black days
www.youtube.com
0
antikadimag
(03.02.26)
Heralde şu olurdu;

youtu.be
-1
love and trust
(03.02.26)
Türkiye (istanbul ankara gibi büyükşehirler) eskiden bir barış manço şarkısıyken, şimdi yeni rapçi salgınında ortaya çıkmış, karışık kuruşuk düşük kalite bir rap şarkısına dönüştü.
0
mor oje
(03.02.26)
(16)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(10)

Ekşisözlük gittikçe salaklaşıyor mu

gobekliraki
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"Ciddi ciddi yorum yazıyorlar. Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"

Ciddi ciddi yorum yazıyorlar.

Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
+3
gobekliraki
(02.02.26)
bir kısım salaklaşma, bir kısım da olayın gerçek olmadığını bile bile farazi bir olay üzerinden kendi düşüncelerini paylaşma amaçlı.
0
shadowfollower
(02.02.26)
ekşi sözlük beni sildiği gün dedim bu siteden bi halt olmaz diye. silinme sebebim de bana dmden küfür eden adama küfür etmem. ben silindim o silinmedi.
+2
messina123
(02.02.26)
e kontrol mekanizması yok herkesi yazar yapıyorlar. haber sitelerinin altında yorum yazması gereken herif artık buraya yazıyor. 15 senedir falan rezil bir yer.

noktalama işaretlerini yanlış kullandığın için çat diye uçururlardı. sözlüğü sözlük yapan da o dönemin yazarlarıydı. nereden nereye.
0
deranzo1
(02.02.26)
Toplumdaki salaklasma diye okumluyorum
-4
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekiz ama ekşi hep farklıydı ya. Şu an ensonhaber okurları entry giriyor sanki.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Bazı turnusol başlıklar oluyor dönem dönem. O dönemlerde eğer üşenmezsem girip belli başlı mesajları atan kişileri teker teker engelliyorum.
Engellediğim kişi sayısı arttıkça karşıma çıkan yorumlar normale dönüyor "salaklaşmadan" böyle uzak kalmaya çalışıyorum.

Ayrıca ekşisözlük küçük türkiyedir, genel bir "salaklaşma" yorumuna da katılıyorum.
0
mutekebbir
(02.02.26)
radyo,tv, nasil tek elde toplandiysa, forumlarda farkli degil artik.
0
designer
(02.02.26)
2004 gibi ciddi kullanici alimi yapildi sozlukte ve akli basinda bir suru adam terketti.
sonrasinda her ciddi yazar aliminda kalite dustu.
sonra durumcunun eline gecti ve kalite tamamen bitti zaten.
+2
cooperr
(02.02.26)
brainrot olmaya basladigindan beri normal goruyorum artik yani her seyi normal olarak yasiyorlar.
0
evimin paspasi
(02.02.26)
mesele sözlük değil mesele çağ.

akıllı telefonlardan sonra sosyal medya bu hale geldi. herkes dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor olay bu.

x'e yazacağı yorumu sözlüğe yazıyorlar. mesela bir siyasinin yaptığı açıklamaya, ilgilenmediğim açıklama diyorlar.

umut sarıkaya bunlara bir ayar verdi linkini atayım :

www.instagram.com
+1
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(02.02.26)
(7)

En iyi Bira markası ve neden

rakicandir
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
0
rakicandir
(01.02.26)
Blank mavimsi tasarimi tadi falan harika. Baskasina bakmana gerek yok al sana bir alternatif daha
+1
optimistbakunin
(01.02.26)
bu konuda bir yetkinliğim yok ancak asahi ve sapporo’yu çok seviyorum. bir de blue moon.
0
eileengray
(01.02.26)
stout olarak guinness
pilsner olarak urquell
bugday birasi olarak weihenstephaner
0
antikadimag
(01.02.26)
en iyi bira markasi nedir diye soru olmaz.
sen stout seversin ben IPAciyimdir. kimisi dark sever kimisi bulanik kimisi hobby ister.

once ne tarz bira sevdigini soylemen lazim, ona gore tavsiyeler gelir..

IPA olarak en son turkiye'de gara guzu denedim, guzeldi.
+2
cooperr
(01.02.26)
Grolsch güzeldir. Ama Hollanda yapımı olucak, Efes lisans alıp bir ara üretiyordu bu güzel değil.
0
onyx
(01.02.26)
en iyi bira markası nedir diye bir soru olmaz +1. öyle bir konsept değil ki bu?

macrocenter'dan her gün, hafta farklı bir bira alın deneyin. bakın hangisi damak tadınıza uyuyor. macroyu çeşitlilik olduğu için söyledim. migrosta falan da belli bir seviyeye kadar çeşitlilik var.
0
kojonotsuki
(01.02.26)
biranın kendi içinde farklı türleri bunların içinde de farklı farklı çeşitleri var. biraz deneme yanılma, farklı türleri keşfetme ve onların farklı markalarını deneme ile kendi ağız tadına uygun birayı bulman lazım.
ben yüzlerce farklı birayı denemişimdir. bir zamanlar yurt dışından farklı ülkelerden şişe şişe bira getirtiyordum.
eskiden daha çok bira çeşidi gelirdi şimdi sayı vergiler ve yüksek fiyatlar sebebiyle azaldı. metro marketlerde çeşit fazladır, yine macrocenter da takip edilebilir. ayrıca butik tekellerde çok sayıda farklı bira markasını getirtiyor. kadıköy beşiktaş gibi semtlerde vardır.
ayrıca yerli üretim butik biralara da şans verilmeli.
Rick Kempen in BİRA kitabını öneririm.
0
my fault
(01.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+15
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(4)

No touch lazer - geç yaşta göz çizdirme

kullanicadi
5 derece miyobum, bunun yanında astigmatım da var. 13 yaşımda fark edildi 18 yaşıma kadar gözlük, ondan sonra da hep lens kullandım. 22 23 yaşlarından itibaren numaralarım hiç değişmedi ama o zamana kadar hep azar azar arttı.Aynı zamanda serde biraz hipokondriyaklık da var maalesef, özellikle sağlık
5 derece miyobum, bunun yanında astigmatım da var. 13 yaşımda fark edildi 18 yaşıma kadar gözlük, ondan sonra da hep lens kullandım. 22 23 yaşlarından itibaren numaralarım hiç değişmedi ama o zamana kadar hep azar azar arttı.

Aynı zamanda serde biraz hipokondriyaklık da var maalesef, özellikle sağlık konularında evhamlıyımdır. Ne yapayım huyum böyle kendimi değiştiremiyorum :( gözümü çizdirmekten hep korktum, bayıltıp yapılan bişi olsa dayanabilirdim ama gözümün önünde yapılacak her şey ve bu beni geriyordu. Senelerce muayenelerde doktorlar bunu bana teklif etti, kornea kalınlığın uygun dedi, dil döktü ama ben takayım lensimi gözlüğümü mutluyum işte böyle dedim.

Son senelerde artan göz kuruluğum sebebiyle hem lens hem gözlük kullanıyorum. Biraz da cesaret mi geldi nedir ilk kez no touch lazer yaptırsam mı diye bir düşündüm. İşlem sırasında o vakum hissini yaşamayacak olmak cezbetti beni. Lasik ve wavefront a göre iyileşme süresi daha uzun ve ağrılı olabiliyor diyorlar, yaptıran varsa deneyimini paylaşabilir mi:(

Önümüzdeki ay 37 olacağım, başka bir dr şey demişti. "3 4 sene sonra yakın görüşün bozulacak zaten, presbiyopi başlayacak. Lazer için geç biraz" Benim yaşıma benzer yaşta ameliyat olan var mı? Bu da ikinci sorum (:
0
kullanicadi
(31.01.26)
bende benzer çelişki içindeyim. yaş 35 geçen gittiğim doktorda numaraların zaten durmuş kornea kalınlığında iyi niye lazer yaptırmıyorsun dedi. zaman zaman yaptırma fikri gelsede ya beklediğim gibi olmazsa ya bir şey olursa korkusuyla hep erteledim.
aynı şekilde yakın gözlüğü durumunu sorduğumda 45 ten sonra başlar o en az 10 sene rahat edersin dediydi.
hatta peki iyi bir doktor önerin dediğimde(kendisi devlet hastanesinde) artık işi yapan makineler doktorluk çok bir durum kalmadı dedi. beyoğlu göz hastanesini veya cerrahpaşayı deneyebirsin dedi. orada da bu işlemler çok yapılıyormuş.

bir kaç sorduğum kişilerde beyoğlu göz, cerrahpaşa vb. gibi bu işlemi yapan devlet hastanelerinde en azından muayene olup gözün operasyonlara uygun olup olmadığını sormanın daha iyi olacağı söylediler. zaten bir sorun görürlerse hiç bir şekilde bu operasyonları yapmıyorlarmış. özellerde kapıdan girer girmez operasyon odasına alıyorlar.
en azından bir fikir almak için ben öyle yapmayı düşünüyorum.
+1
my fault
(31.01.26)
yaşla ilgili olan kısma değil de fiyat performans olarak değinmek istiyorum. gözlerimi henüz çizdirmedim, mixt astigmat var numaralar yüksek. camları incelttik filtre koyduk falan derken 20k fiyat çıkıyor. dünya göz'den fiyat aldım 50k'ya çiziyoruz demişlerdi 2025'de. 32 yaşındayım. Hal böyle olunca vereyim 50k 40-45 yaşına kadar neyse tepe tepe kullanayım diyorum. "ne kadar erken çizdirirsen o kadar verim alırsın" diye bana da doktor söylemişti gözlük fiyatlarından sonra çok mantıklı geldi :)
+1
solitude ov the lonliest star
(01.02.26)
18'de bozdum 25 gibi durdu.
2.5 civari miyop, cizdirmeyi cok dusundum.
benim gittigim doktorlarin cogu gozlukluydu. "peki siz neden cizdirmiyorsunuz" sorusuna hicbir zaman duzgun bir cevap alamadim.
o yuzden de vazgectim. gozluk ile devam.
+1
cooperr
(01.02.26)
bire bir aynı durumdayım, aynı endişeleri yaşıyorum. 9 yaşından beri gözüm bozuk, 26 yaşımdan beri, son 20 yıldır da 5 numara miyopum ve artmıyor, durdu. 46 yaşındayım. sokakta lens, evde gözlük kullanıyorum. ameliyat uyutulup yapılmadığı, aksine her şeyi gözünün içine sokula sokula gördüğün için cesaret edemedim hiç. hep yaptıranlara özendim.

doktor 2-3 kontrol önce kornea yapımın ameliyata son derece uygun olduğunu söyledi, harita, topografi falan çıkardı. geçen sene gittiğimde de "10 seneye zaten katarakt başlayacak, merceği komple değiştireceğiz, 10 sene daha idare et boşa çizdirme şu saatten sonra" dedi. yakın görüşüm de bozulmaya başladı. lens ve gözlüğe devam yani.

senin katarakta vaktin daha çok, yaşın geç değil. bence cesaret ediyorsan değer.
+1
kibritsuyu
(01.02.26)
(12)

Ne tarz şeyleri asla unutmuyorsunuz?

a perfect lie
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil. Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum. Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler. Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi? Size yapılan
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil.
Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum.
Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler.

Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi?
Size yapılan bir sürpriz mi?
Bir duyguya ait hisler mi?
Kişiler mi?
Size edilen yardım mı?

Ben çok genel örnekler salladım. Ayrıntılı yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
-1
a perfect lie
(30.01.26)
Hiçbir şeyi aklımda tutmam. Çünkü hiç umursamıyorum.
+2
gobekliraki
(30.01.26)
Kötü olan şeyleri gerçekten zamanla unutuyorum ama iyilikleri hiç unutmam. Bana yapılmış iyilikler sayıca az olduğu için kıymetlidir.
0
kullanicadi
(30.01.26)
Bana yapılan kalleşliği yalanı dolanı hiç unutamam.
-1
Kahvedesu
(30.01.26)
bana kazik atani, bilincli kotuluk yapani unutmam.
0
cooperr
(30.01.26)
iyiyi de kötüyü de unutmam. sezar'in hakkini sezar’a, tanrinin hakkini tanriya veririm.
kimseye kasten kötülük asla yapmam; ama, canimi yakmaya calisana kendime zarar vermek pahasina bile karsilik veririm. iyilik borcumu da kötülük borcumu da misliyle öderim. dost oluyorsam da düsman oluyorsam da en iyisi olurum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.26)
duygusal olarak hiç beklemediğim anda ve noktadan gelen şeyleri unutamıyorum. iyi anlamda olanları. zor ve dar günümde yanımda olanları unutmam.
yapılan ayıpları unutuyorum çok zaman... bazen olduğunda bile anlamıyorum. arkadaşlarımın hatırlattığı oluyor. mücadele etmekte zorlanacağım için beyin unutuyor herhalde.
0
black holes in the sky
(30.01.26)
Genel olarak benle ilgili söylenmiş çoğu şey aklımda kalıyor. Özel bir çabam yok ama ne kadar gereksiz de önemsiz de olsa aklımda kalıyor. Hatta o kadar aklımda kalıyor ki insanlar beni psikopat sanmasın diye bazen bilmemezlikten geliyorum.
0
substituent
(30.01.26)
Ateşi ve ihaneti. Asla
+1
artıküyeolmakistiyorum
(30.01.26)
Epizodik hafızam çok güçlü. Kolay kolay belli bir bağlamda yaşanmış hiçbir olayı veya söylenmiş hiçbir sözü unutmam.
0
auroraaurora
(30.01.26)
Kindar biriyim yapılan kötülüğü unutamıyorum. Bunun dışında sanırım her şeyi unutuyorum.
0
mutekebbir
(30.01.26)
saçmasapan şeyleri istemsizce hatırlıyorum. 96'da girdiğim öss sınavındaki ösym numaram veya en son 2003 de gördüğüm arkadaşımın gün-ay-yıl olarak doğum tarihi gibi.
0
orpheus
(30.01.26)
Hiç bir şeyi unutmam. Demans yok şükür. (Henüz) swh
0
gabe h coud
(31.01.26)
(7)

2018 Mazda Cx-5 alınır mı?

dirildimde geldim
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzımanbelirtme
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzıman

belirtmeyi unutmuşum arkadaşlar yurtdışındayım, parça konusunda evet biraz problemli fakat vergi o kadar çok değil


edit: aracı aldım, bi kaç arkadaş özelden fiyat sormuş. 9.800€ ödedim arkadaşlar.
0
dirildimde geldim
(30.01.26)
Yüksek vergi, yüksek tüketim, pahalı parça, çok düşük piyasa, yaşlı gibi, km çok, manuel vites, fiyatı da bu yüzden uygundur.

Türkiye şartlarında ben almazdım.
+1
orient blue
(30.01.26)
fiyatı uyguna gelmesinin sebebini orient belirtmiş. fiyatı çok uyguna gelecek diye bu aracı almaktansa makul km'li ikinci eli daha kuvvetli makul fiyatlı ve bir araç bakardım.
0
awlmi
(30.01.26)
mazda kullandim, motor sanziman problemi cekecegini sanmam. kullanmasi zevkli performansli araclardir.

mazdalarin en buyuk problemi pas, korozyon yoksa aracta alinir.

kaldirip mutlaka altina bak, camurluklari iyi kontrol et, bagajda yedek lastigin etrafina bak, kapi altlarini kontrol et.
0
cooperr
(30.01.26)
reddit'çilerin favori otomobillerinden bu. Fakat 2018 model araba baya km yapmış, lastikler ne durumda en son ne zaman değişmiş? Frenler nasıl, debriyaj nasıl? Alacaksan bunlar masraf çıkaracak mı bi baktırıp bilerek al bence.
0
nhk ni youkosu
(31.01.26)
aslıda Türkiye'de belli bir segment için alınan her arabaya ortalama aynı paraları veriyorsunuz denebilir. çünkü birisi yakıttan, öbürü vergiden, diğeri parça ve ustadan o parayı bir şekilde çıkartır.

mazda kesinlikle alınabilecek arabalar listesinde sorunsuzluğu ile liste başı çeker. büyük keyifle binersiniz. büyük huzurla sürersiniz... temiz, düzenli, bakımlı kullanıldığında arıza çıkartmaz. yağ bakımları düzenli yapıldı ise, motor içine asla çeşme suyu girmediyse, antifriz kullanılıyorsa bunun dışında sizin bakacağınız bir şey kalmıyor. gerisi tamamen experin işi.
ama mazda gibi arabaları genel itibariyle yaşadığınız şehirden almak daha sağlıklı. bunun sebebi de şu: bu arabanın bakımlı ve sorunsuz olduğunu istediğiniz kadar expere gösterin tam tespit edememe riski her zaman var. bu yüzden bu gibi arabalarda eğer yetkili servis dışına çıkıldıysa "hangi servise onarıma gidildiğine dair" soru sorun. gerek birlikte, gerekse yalnız, ustasıyla görüşün ve arabanın genel hali hakkında bilgi almak istediğinizi, daha önce bakıma hep oraya geldiğini, sizin de orayı tercih edeceğinizi ve gün gelip satışa çıkarınca alacak kişiye de yine tüm bakımlarının o serviste yapıldığının rahatlığıyla satacağınızı, ama bir sorun varsa bilmek istediğinizi çünkü satın aldıktan sonra yine o sorun için oraya gelineceğini, o yüzden en baştan bilmek istediğinizi çok da kibar olmayan, esnafın hoşuna gideceği bir dille ifade edin...

arabada kronik bir şey varsa ve gerçekten düzenli olarak bir servise gittiyse araba ustaları tarafından tanınacaktır ve topa girmek istemeyen usta size arabanın durumunu söyleyecektir.

ben sorunsuzluk arıyorum ama sorun çıkarsa da parça / usta fiyatını dert etmem diyorsanız mazda doğru tercihlerden biri.
ama uzun yolu düzenli yapacağım, hem konfor hem rahatlık arıyorum diyorsanız alternatifler mevcut... fakat hiç bir alternatif, o fiyata o kaliteyi size vermeyecektir. mazda piyasası düşük, satışı yavaş olması sebebiyle ucuz araçtır. kötü olduğu için değil.

vergisinin yüksekliğini 3. araba alacak olan bir kişi olarak çok düşüneceğinizi zannetmiyorum. alternatifinde alacağınız herhangi 1.6 araçtan alamayacağınız keyif ve yol huzurunu size verecektir. yok ben vergiyi de endişe ediyorum diyorsanız zaten mazda ve benzeri araçlardan çıkıp daha ekonomik alternatiflere (konfor faktörünü de eleyerek) yönelin derim.

km'sine gelirsek, büyük motorlu ve dizel araçlar doğru kullanıldıkları taktirde o km'ler çok değil... mazda gibi sorunsuz bir araçta, hele ki dizel motorda eğer doğru kullanıldıysa size yarım milyon km daha götürür. japon olması + mazda olması sebebiyle ve hali hazırda elinde 700.000km'de olan ve hala kullanılan bir japon harikası aracı olan biri olarak söylüyorum.

dizel'de dikkat etmeniz gereken uzun yolda düşük vites / yüksek devir ile dpf temizliğini aralıklı olarak yaparsanız, uzun yola çıkmadan önce ister würth ya da liqui moly gibi markaların enjektör temizleyicilerini, mercedes'in önerisine uyarak 1/5 oranında gaz yağını ya da dot 4 fren yağını fullemeden önce depoya boşaltıp uzun yola çıktığınız taktirde temizlenmiş ve yağlanmış enjektörlerinizi de dert etmeden kullanabilirsiniz.
0
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam aracı satın aldım ama sen kalbime su döktün. çok teşekkür ederim, bence de çok güzel bir araç satın aldım. aracı ustalarıma gösterdim, düşünmeden al dediler. ve aldım.
+1
🌸dirildimde geldim
(31.01.26)
Mazda zevk arabasıdır, sorunsuzdur. Düz adama sorarsan alma der zaten ülkede tutmamasının sebebi bu. Bi kere Mazda'ya alışırsan başka araca binmen zor olur.
0
mirty
(31.01.26)
(12)

Duyuruda cinsiyetini yanlış bildiğiniz yada tahmin ettiğiniz duyurucular oluyor mu?

pembediken
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
0
pembediken
(29.01.26)
Herkesin cinsiyetini doğru biliyorum ya da tahmin ediyorum bence.

Yanlış biliyormuşum ya da tahmin ediyormuşum bir de. Böyle özgüvenli ve iddialı konuştum ama 😂
-1
rock n roll
(29.01.26)
Yanlış yok da, emin olamadığım var. Sorucam bigün de yanlış anlar diye sormaya çekiniyorum.
0
Bruce
(29.01.26)
soru soranın cinsiyetinden bana ne? cinsiyetin önemli olduğu bir durum varsa, zaten genel olarak belirtiyorlar.
+7
co2s2
(29.01.26)
Ben mesela mesaj atacaksam nötr yazıyorum. Kız erkek bı varsayimda bulunmuyorum.
Ama bana erkekmisim gibi mesaj atan çok oluyor. Hitaplar yani oyle oluyor.
Bir de kendisine yürüyormuşum gibi ters davranan kadınlar oldu. Ya da gerçekten rahatsız oldular da çok olunacak bir şey yok gibiydi ;)
+1
a perfect lie
(29.01.26)
co2s2 bazen pot kırmamak için bilmek iyi oluyor
0
🌸pembediken
(29.01.26)
notr olarak cevap veriyorum +1
0
cooperr
(29.01.26)
bence pek çok insan bu sorunu aşmak için özel mesajlara "hocam" diye giriş yapıyor. ben de buna uyuz oluyorum:D

soruya cevap: potluk bir durum olduğunu hatırlamıyorum; zaten genelde belli oluyor.
gönül işiyse özellikle bilerek cevap vermek isterim; ama o durumda genelde belirtiyorlar zaten.
0
lil siztah
(30.01.26)
cinsiyet nötr nickler bende.
0
gabe h coud
(30.01.26)
Herkes cinsiyetsiz gibi düşünüyorum nedense. Ama agresif düşmanca tavırda olanlar otomatik olarak erkek diye kodlanmış bana
+2
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Yanlış tahmin ettiğim insanlar oldu. Çok spesifik nickler veya sorular hariç soran kişinin cinsiyetini anlamak zor. Zaten pek gerek de yok. Herkese nötr +1.
0
cay koy geliyorum
(30.01.26)
Oluyor, bir fincan kahve ile film izlemek ve aknehateni kadın sanıyordum, diillermiş.
0
(30.01.26)
Aknehaten erkek miymiş
0
hain kostokk
(30.01.26)
(8)

Metin Arolat'ın kaybı

yurtsuz john
Yahu bu adam Tinto Brass'a diz çöküp tövbe ettirecek adammış. Müthiş bir erotik yönetmen potansiyeli yok mu kendisinde? Çok yazık olmuş... Baksanıza şu yönettiği kliplere:https://youtu.be/IFpgOdRGAGk?si=KBp8EMeoRXKNcc7Bhttps://youtu.be/6SCOYTaEqDU?si=Vb6WCtfgdPtsah2w
Yahu bu adam Tinto Brass'a diz çöküp tövbe ettirecek adammış. Müthiş bir erotik yönetmen potansiyeli yok mu kendisinde? Çok yazık olmuş...

Baksanıza şu yönettiği kliplere:

youtu.be

youtu.be
+3
yurtsuz john
(29.01.26)
Yetenekli adamdı evet. Sarı serum kurbanlarından o da. Sarı serum kesin bilgi, +uyarıcı madde söylentisi var.
0
gobekliraki
(29.01.26)
abi adamin olayi zaten yonetmenlikti.. merve ildeniz'li klip olay olmustu zamaninda..
prime merve ve gogusten yogurt yeme olayi 90lar turkiyesinin ozetidir, tey tey..
+2
cooperr
(29.01.26)
Katılıyorum. Şunları izlemenizi de öneririm.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
nickini vermek istemeyen uye
(29.01.26)
linçlenebilirim ama muhtemelen gaydi, onun da rahatlığı var sanırım.
merve benim kankam, biz şakalaşıp gülüyorduk, erotik olduğunu farketmedik bile gibilerinden konuştu sanki.
0
parka
(29.01.26)
gay değildi muhtemelen çünkü nette bir msn yazışmasının ekran görüntüsü dönüyor kamera açmışlar karşılıklı ve olaylar gelişir.....
0
pide
(29.01.26)
youtubeda ses teknisyeni bir adam anlatıyordu saliselik görüntüyü çekerken görüp net değil falan dermiş sonrasında kare kare baktıklarında net olmadığını görürlermiş çekimin, işinde baya iyimiş gerçekten allah rahmet eylesin.
+1
eja
(30.01.26)
Paşa torunu aile. Kuzeni de Türkiye'nin en ünlü mimarı muhtemelen. Yeteneği de vardır tabii ama imkanlar ve bu imkanların sağladığı vizyon ile Türkiye'de bu işleri ilk yapanlardan olmak da önemli rol oynamıştır.
0
nundu
(30.01.26)
Psikoloji sarkisinin klibi de ayni sekildeydi.
0
acelaacedebela
(30.01.26)
(4)

Cevaplar ve duyurular silinince bildirim gelmiyor

üğpoıuy
Di mi?
Di mi?
0
üğpoıuy
(29.01.26)
gelmiyor
0
gobekliraki
(29.01.26)
duyurudan duyuruya değişir. istisnai durumlar dışında mesajla bildirimi yapılıyor.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
eskiden mesaj olarak gelirdi, simdi gelen mesajlari www.eksiduyuru.com alanina kaydirdim.
geliyor olmasi lazim, gelmiyor olmasi bir bug oldugu anlamina gelir.
+1
compumaster
(29.01.26)
silinen duyuru ya da cevap icin moderator notu zorunlulugu getirilsin.
bir de moderatore mesaj atiyoruz o fasilite uzerinden ona da cevap vermiyorlar.

ya mevzu paraysa, aramizda para toplayalim maasla moderasyon tutalim, duzgun servis alalim. ucuz etin yahnisi bir boka benzemiyor compu.
+3
cooperr
(29.01.26)
(13)

Medeni durum/gönül işleri hakkında cevap vermek

pembediken
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor. Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.Hayatımda biri olmadığı halde var
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor.
Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.
Hayatımda biri olmadığı halde var desem doğru olmayacak ama bıktım. Eğer biri var dersem bu kez ne tür sorularla karşılaşırım? Ayrıca ailemin kardeşimin yanında soran oluyor ben ailemle böyle şeyler konuşmam.
+3
pembediken
(27.01.26)
Tek kelimeyle iş bitiyor: Nasip.
İkinci soruya cevap: kısmet
Üçüncü soruya cevap. Hayırlısı

Hiç uzatmadan tek kelimeyle...

Devamı geliyorsa öküzdür. Ciddiye almam. Çok ısrar ederse inatlaşır yukardaki paragrafı tekrar uygularım...

Bu defa kesin susuyorlar.
+7
halk
(27.01.26)
"Bu konuda konuşmuyorum, anlayışınıza teşekkürler"

Gayet net, kibar, had bildirici.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
yok gibi ama olursa ilk haber verecegim sizsiniz,
beni bu kadar düşündügunüz göre,
nikah günü,
hepinizden birer reşat alirim.

...sessizlik ,
sahte tebessümler,
konu kapanir..

utanmaza sende biraz utanmaz ol.
+2
designer
(27.01.26)
Toplum içinde özel hayata burnunu sokmaya çalışan kimseye karşı kibar olmak zorunda değilsiniz. Haddini bilmeye haddini bildirin.
+1
sucvecezve
(27.01.26)
32e olarak katılıyorum yarışmaya. Bana da çok soruyorlar. Normal tepki veriyorum. Evli değilim diyorum. Favorim ben bilmem, Allah bilir demek nasip işlerinde. :D
-4
arbre
(28.01.26)
Ay bende de cok var. Deliricem. 36'ya geldim. Biri var mi yok mu? Neden evlenmiyorsun laflari. Evlen artik bidi bidi.

Su an istemiyorum.arkadasim. Hayatimin o doneminde degilim yani. Evlenmeye zaten pek merakli olmadim.

Zamaninda tabiki hayatimda birileri oldu.

Nasip, kismet deyip gecistircem artik.

Ya da var ama kibrista dicem. Bi ara kibrista olan biriyle cikmistim.

Millet manyak olmus ya.
0
ırene adler
(28.01.26)
bu konuda en uç noktayı yaşayanlardan biri benimdir herhalde.

bi gün Ezine'nin Bayramiç sapağında minibüs bekliyorum. teyzenin biri ilişti yanıma "kız mısın?" diye sordu. cevaplarınızı bekliyorum :)

bunun üzerine çıkabilen olmadığı için normal cevaplar veriyorum artık.
+1
beetlejuice
(28.01.26)
hayatimdaki en sevdigim isi, isi aramiyorken bulmustum, resmen ustume dustu, muz orta ayaga iyi oturursa gol oluyor.

o yuzden kadinsam ve bosta isem, boyle sorulara terslemek yerine, "elinizde ise yarar bir adam mi var?" seklinde cevap veririm. cunku firsatlar beklenmedik zamanlarda gelebiliyor.
+1
cooperr
(28.01.26)
Soruların sonu yok, biri var derseniz evlilik soruları başlar, bence geçiştirme en iyi formül.

Bundan sonra sorulardan rahatsız olduğumda beetlejuicee yanaşan teyzeyi hatırlatacağım kendime:)
0
(28.01.26)
bence kırmak istemediğiniz kişilerse en kolayı şakayla geçiştirmek; ayy utanırımmm falan gibi. bir ara benim genel müdürüm sık sık böyle şeyler soruyordu. bi noktada, yeni bi yüzük aldıysam falan ben ona dalga geçmeye başladım; işte, çok hızlı oldu, haftasonu istemeye geldiler, şekerimi yarın getiricem falan diye.. böyle böyle bıraktı bu türlü hadsiz soruları :D
0
lil siztah
(28.01.26)
beetlejuice 😄 tekrar soran olursa bu aklıma gelir suratlarına gülerim. Biri var dersem artık senaryoyu hazırlarım
+1
🌸pembediken
(29.01.26)
Bunu bana marketteki kadın bile sormuştu ya. İnsanlar bu hakkı kendinde görüyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Varsa zengin bir tanıdık ayarla de, hemen kaçarlar. İşin içine para girince bizim millet kaçıyor
0
michael harddd
(29.01.26)
(12)

Nerelisiniz?

sucvecezve
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
+1
sucvecezve
(27.01.26)
Eşim trakyalı evet benzer muhabbetler bizdede oluyor
0
basond
(27.01.26)
istanbul/ankara
aksan sikintisi yok, arnavut oldugu icin sinir problemimiz va.
+2
cooperr
(28.01.26)
egeliyiz. akşama kadar gari, biyo, sağdıç, nedipbaaa gibi sözleri duyuyoruz. biz sıcak memleket insanlarıyız, yaydırmayı severiz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
Doğma büyüme Trakyalıyım, hanım İstanbullu. Trakya ağzıyla konuşsam sıkıntı yaşarız.
0
kumandanim
(28.01.26)
Ben Trabzon asıllı İzmir, hanımım Adana asıllı Niğde. Hiç aksan sorunu yaşamadık, çevremde belli bir eğitim düzeyine sahip olup da aksanlı konuşan da yok. Sadece açık e kullandığı için arada dalga geçiyorum ama onu da düzeltti gibi eğlencem bitti :d
0
nundu
(28.01.26)
Corum :( Bende pek şive yok hiç olmadı hatta arkadaşlarım sen nasıl corumlusun diyorlardı hep.

Sanki corumlular kufurbaz haydo gibi dolanıyor şehirde sdfjsgjh

Ama eşim Antepli, onda var tek tük. Normalde çok yoktu da Antep e dönünce açıldı :D

Gerçi şive mi denir ağız mı bilemedim ama bazı efektleri ve telaffuzları değişti.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
ben trakyaliyim, esim istanbullu. sivem yok ama bazi kullandigim kelimelere esim gulebiliyor, ya da dalga geciyor. :)
0
lemmiwinks
(28.01.26)
Esim Aydinli. Aydin il sinirlarina girdigimizde aksan degisiyor :D Bunun disinda gunluk hayatimizda kullanmiyor zaten.
0
65 derece
(28.01.26)
ananiyimioguz'u eşim sandım birden ama son cümlelerde o olmadığını anladım kdfgkfdg

ben antepliyim, eşim çorumlu.
ben istanbul'da doğdum ve büyüdüm o yüzden şivem falan yok. babam antep'te doğup 8-10 yaşlarında falan gelmiş İstanbul'a onun da bir şivesi yok.

eşim doğma büyüme çorumlu. üniversite için istanbul'a gelip tekrar geri dönmemiş ara ara gitmiş tabii ama istanbul'da yaşamış hep üniversiteden sonra. haliyle biliyor şiveyi çok iyi ama şivesiz konuşuyor. Annesi babası öğretmen öyle alıştırmışlar. bana çok komik geliyor şiveleri. biz çorum'da ona öyle demeyiz falan diyor arada. dalga geçiyorum niye her şeye başka bir şey diyorsunuz falan diye ama eğlenceli.
0
matilda
(28.01.26)
@ matilda, benim de anne baba öğretmen, ben de uzun yıllar istanbuldaydım, noluyo yav sdhfsdhs tam neresinden corumun :D kayıp ikizim galiba

bu arada ben de bilirim biraz ama işte kullanmadım hiç, orada yaşarken de kullanmıyordum.

mesela eşinize; göbeller badallarda cıncıkları heşlediler deyin anlayacaktır sdfjsgs

muğlada da yaşadım, o yüzden gelipduru gidipduru napıpduru bana çok tuhaf gelmiyor çorumdan sonra. gerçi onların da farklı kullandığı kelimeler var ve hızlı konuştuklarında anlaşılmayabiliyor özellikle yaşlı teyzelerin ama... yine de çabuk alışmıştım.

antepte de var buraya özgü kelimeler.

anadolu ne güzel ya felaket bir kültürel zenginlik var ama birbirine düşman ve kindar yetişenleri görünce soğuyorum memleketten.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
12 cevap gelmiş, 4'ü Trakyalılardan, biri de Arnavut. Naptınız hepiniz anlaşıp mı yazdınız adsjsj.
0
🌸sucvecezve
(28.01.26)
İsimden de anlaşılcağı üzere trakyalıyım. Konuşurken nereli olduğumun anlaşılması imkansız. Ama etrafımda ağır trakya şivesiyle konuşanlar varsa benim şivem de farkında olmadan kayabiliyor. En sevdiğim şey de, salon beyefendisi gibi konuşurken pek oralı olmayan macır daykoya bir anda şiveyi değiştirdiğimde suratına yayılan kocaman gülümsemeyi izlemek.
+2
thracia
(28.01.26)
(9)

U dönüşü neden yasak? (tekrar soru)

kibritsuyu
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu k
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.

tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.

sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu kestikten sonra arabamın ne yana gittiğinin ne önemi kalıyor? sola dönüş yasak değil, döndükten sonra dümdüz gidip karşıdaki yola girebiliyorum. ama arabamı biraz daha çevirip geldiğim yolun ters şeridine U dönmem niye yasak?

i.imgur.com

ileri veya sola mecburi yön tabelası ile U dönüşü yasak tabelası birbiri ile çelişmiyor mu? kaldı ki ışık var, ama ışık olmasa bile bana sola dönüşü serbest kılan tabela varken, döndükten sonra ne yana gideceğimi engelleyen tabelanın mantığı nedir?
0
kibritsuyu
(27.01.26)
Sizin attiginiz ornekte nasil isleyis bilemiyorum ama iki sebebi olabilir.
1) Sola dondugunuz yerden gelen arabalar icin saga donus icin yesil sizinle ayni anda yaniyor olabilir. Bu durumda o caddeye bir araba akisi var.
2) Caddenin genisligi isik bolgesinde tam nasil belli degil ama saga sola arac park edilen, daraltilan, kalabalik bir yerse, tek seferde U donusu yapamama ihtimali trafigin akisini bozabilir diye yasak olabilir.

Tabii belirttiginiz gibi sebepsiz de olabilir. Trafikte mantikli olmayan durumlar gorulmeyen seyler degil.
+2
mbond
(27.01.26)
bence sebebi bazi araclarin u donusu yaparken tek hamlede yapamayacak olmasi ve trafigi tikama ihtimali. siz bir arabayla donebilirsiniz belki tek hamlede ama serbest oldugunda bu bir kamyona da serbest oluyor. o donmeye kalktiginda geri manevra yapmadan donemiyor ve trafigi tikayabiliyor.
+2
lemmiwinks
(27.01.26)
Emin değilim ama sola dönüşte araçlara yeşil yanarken, yayalara da karşıdan karşıya geçmesi için yeşil yanıyor olabilir.
+3
duyuruuser
(27.01.26)
U dönüşü yapan araçların tek seferde dönemeyip bir;/birkaç manevra yapması gerekebileceği söylenmiş zaten.
Bu durum ve tek seferde dönebilecek olsa bile normal akışa nazaran yavaş olması gerekliliği trafiği çok engelliyor.
Fazıl Say Caddesinden Nevzat Çobanoğlu Bulvarına çıkarken çok küfretmişliğim vardır.
+1
Mirket
(27.01.26)
U dönüşü dar alanlarda tecrübesiz sürücüler oldukça riskli olabiliyor. buna benzer yolda hızlı gelip arabayı yan yatıran sürücü gördü bu gözler. onun için trafik güvenligi için ordan degil de ilerideki göbekten dönmenizi istiyorlar. böylesi daha güvenli
0
limonlu eksi
(27.01.26)
Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil.
0
ground
(27.01.26)
U dönüş yapan aracın,
görüş mesafesi çok düşüktür,
özellikle
hizli gelen motorsiklet gibi araçlar ile çarpisma olasiliğı çok yükseliyor.
0
designer
(28.01.26)
"Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil."

ayrım yapılmaz denmiş de. ayrım yapılıyor. alta otomobil hariç yazılıyor.
0
renegade
(29.01.26)
kuzey amerika'daki kural su, eger isik varsa U donusu yasak, U donusu yasak tabelasina gerek yok. Eger isik yok ise, U donusu yapabiliyorsun, kimse ceza yazamaz.
Mantik ne, bilmiyorum..
0
cooperr
(29.01.26)
(3)

2008 model yarisle tamircide kazıklanmamak için ön bilgi

lilypad
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kap
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum

1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kapı ve dört kapı için nası bi fiyat çıkar?

2. Arka amortisörler iyi değilmiş, burda da işlem görmeliymiş. Arkada sallantı sesi geliyor biraz.

3. V kayışı ötüyor baya yüksek sesle özellikle aracı ilk çalıştırdığımda ciyaklıyor.
0
lilypad
(27.01.26)
öncelikle aracın hafif bakımları (yağ, balata vs.) ve trigger gibi ağır periyodik bakımlarını uygun kmlerde yapıyor musunuz ? bunları atlıyorsanız çok daha kritik dertleriniz olabilir.

yaris kapı geri yaklaşık 800-900tl civarıymış 4 kapı için de minimum 100-1500 işçilik alırlar.

V kayışı ucuzdur 500-600tl işçiliği de gene en az 500-600 tl olur.

amortisörler biraz daha zahmetli tanesi 1500-2000 arası. değişim işçiliği de iki tanesi için 1500-2500 arası tutabilir.
0
orpheus
(27.01.26)
Bu sorunlar içinde tek büyüyecek mevzu, kayış sesi. Bu her zaman kayış değişerek çözülemez. Kayış gergisi yeterli gerilimi sağlamiyorsa onu da değiştirmek ister tamirci, haklı olabilir.

Kapı kademelendiriciler kendinizin bile halledebileceği kolaylıkta, ama tamirciler tabii ki bu kolay fazla para yazmayalım demiyor, orada mudahale edin biraz. Yav bu iş bu kadar tutmaz usta gözün sevem yapma falan deyin çok istersen.

Arka amortisörler muhtemelen helezondan ayrıdır, önler helezonla beraber olur. Önler bu halde olduğundan biraz meşakkkatli okur değişimi, arkalar kolay.

Ama her şartta bilin ki kimse buniş kolay az para isteyeyim demiyor.
0
covered
(27.01.26)
covered +1
sadece kayis degistirmek yetmez, gergiyi de degistirmek lazim. zor is degil. 1-2 saat surebilir.
arka amortisorleri degistirmek kolay, bu da 1-2 saat surer.
kapilarin da cok zor olmamasi lazim.

toplam 4-5 saatlik is var, parcalar ne kadar tutar bilmiyorum.
yan sanayi kullanmanizi tavsiye etmem, parcalar orjinal olursa iyi olur.
0
cooperr
(27.01.26)
(6)

Son işyerimden kovuldum

thefirstaction
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben ne diyeceğim ik ya
+1
thefirstaction
(27.01.26)
Aynen bu şekilde anlat.
+1
gobekliraki
(27.01.26)
ya bu deneyimi öz geçmişinden sileceksin
ya sorulursa neden kovulduğunu anlatacaksın
ya da işten çıkman üzerine bir yalan söyleyeceksin

bence bu deneyimi ög'den çıkar.
+3
santimantal
(27.01.26)
son calıstıgın yeri yazma ya da 1 sene olarak göster kimse bir şey yapamaz denetleyemez onu. benim cv'mde iş yerlerine giriş cıkıs tarihleri hep farklıdır. kısa süreli çalısanları her zaman işverenler sorunlu görür.
+2
koela
(27.01.26)
ya yazma boşver. denk gelir de konusu açılırsa, bir yerden duyarlarsa "girdim, beğenmedim, kötü bir deneyim olduğu için istifa ettim ve cv'ye yazacak kadar değerli bulmadım" diye kakalarsın :d
+2
nolmus yani
(27.01.26)
Bu Türkiye’de oluyorsa ve sigorta girişiniz yapıldıysa, 2 ay çalışıp ayrıldığınız şu aşamada olmasa da, tutun ki bir sigorta dökümü alındı, orada çıkar. Bence ne süre ne de çıkış biçimi konusunda yalan söylemeyin; farkedilmesi kolay ve gerek yok.
+1
lil siztah
(27.01.26)
2 aylik calistigin yeri yazma bos gec.
+1
cooperr
(27.01.26)
(6)

Aracımdaki sorunsal

hain kostokk
Aracı yeni aldım 1000 km olmadı henüz.Geri geri parkederken direksiyonu sağa veya sola kırdığımda tak diye bir hissiyat oluyor. Şanzıman desem düz şekilde geri gelirken de olurdu, ama direksiyonu kırdığımda oluyor. Sebebi ne olabilir? Servise götürmeli miyim, yoksa kış ve soğukta bu yaşanır mı yeni
Aracı yeni aldım 1000 km olmadı henüz.
Geri geri parkederken direksiyonu sağa veya sola kırdığımda tak diye bir hissiyat oluyor. Şanzıman desem düz şekilde geri gelirken de olurdu, ama direksiyonu kırdığımda oluyor. Sebebi ne olabilir? Servise götürmeli miyim, yoksa kış ve soğukta bu yaşanır mı yeni araçta?
0
hain kostokk
(25.01.26)
benimde böyle oluyordu diresiyon mili 90k m sonra patladı, ilk aldığımda yapıodu serviste hiç yaptırmadım bozulursa yaptırırım demiştim
0
eja
(25.01.26)
Araba wv ise normal. Kısın direksiyondan tak tuk sesler geliyordu ve istersen cüzi bir miktara yapıyo olmaları lazım.
0
thesomberlain
(25.01.26)
Direksiyon mili olabilir. Servise danışın garantiden ücretsiz yardımcı olurlar. Puma, fiesta, focus modellerinde vardı.
0
HellKeePer
(25.01.26)
rot ve rotillerde parça bazlı sorun olabilir kontrol etmekte fayda var.
0
Rao
(25.01.26)
Zengin bir arkadaşın Porsche Panamera'sı var. Kısa mesafe bir yere götürdü bir kere biraz çok çevirip manevra yapınca aynı bahsettiğiniz durum oluyordu. Bir aksiyon almadı sanırım. Araç sıfırmış, sürekli tekrar ediyorsa en güzeli servise sormaktır. Yeni araçta böyle birşey olmamalı tabii, bence rezillik.
0
mbond
(25.01.26)
normal degil, git servise goster.
0
cooperr
(26.01.26)
(11)

Din önemli mi sizin için?

sucvecezve
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?Benim için din önemli d iyen?
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?
Benim için din önemli d iyen?
0
sucvecezve
(25.01.26)
Benim için önemli, uygulama zayıf maalesef.

youtu.be
0
mbond
(25.01.26)
papazin biri sorsa
musluman evladiyiz da,
kendimizide böyle tanimlayip gezmek ,
yok tanimlamayiz..
-1
designer
(25.01.26)
önemli, şu açıdan: dinle kafayı bozmuş kişiler kapsama alanım dışında.
+3
tabudeviren
(25.01.26)
Evet. Müslümanım ve önemli.

Niçin gerekmişti bu bilgi? Anket mi?

EDİT: Rao önemli yerlere temas etmiş. Ben de (mensup olduğu inançtan bağımsız olarak) dini kimliğini ön plana çıkaran ve bunu yaparken doğal olmayan bir izlenim veren insanlara karşı biraz daha mesafeli oluyorum:
0
lazor
(25.01.26)
ben.
ben.
0
deartheodosia
(25.01.26)
Hayatın sınav olduğuna inanıyorum açıkçası.
-1
arbre
(25.01.26)
Yok
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.01.26)
Malum parti din ile ilgili ülkedeki tüm algıyı maalesef yerle bir etti.
Dini önemli gördüğüm halde, suistimal ve manipülasyona açık bir konu olduğu için
Dindar görünen insanlar ile mümkün olduğunca iletişim kurmuyorum.
İnsanlık, dürüstlük ,ahlak olmadıktan sonra maalesef din temelsiz bir ev olarak havada kalıyor benim için.
+2
Rao
(25.01.26)
din fakirler zenginleri delirip kesmesin diye zenginler tarafindan yaratilmis bir uyusturucu. butun dinler boyle. o yuzden cok da paniklememek lazim.
+2
cooperr
(25.01.26)
dini algılama biçimim farklı. dindar bir bedende kıskançlık, kin, haset, nefret olmamalı. bu açıdan bakınca kaç insan dindar kaçı değil diye tartmak için, evet din önemli. namaza oruca veya kilseye gidip gitmemesine bakmıyorum.
+1
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Fakirler ayaklanmasin diye uydurulan hikayeler
0
mirty
(25.01.26)
(6)

AB pasaportu fırsat mıydı yoksa etkisi olmaz mıydı?

alice in potatoland
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
-1
alice in potatoland
(24.01.26)
Ne açıdan sorulduğuna bağlı. Para yoksa gezemezsin, meslek yoksa iş bulamazsın. Avrupa'da para yapmak zor. Türk = müslümandır mantığı ile sosyal ortamlarda kabul görmesi de zor. İyi bir meslek, tam bir asimilasyon, aileden zenginlik olursa o zaman işe yarar.
0
michael harddd
(24.01.26)
elimizde bir numune var evet.
benim peder 70lerde berlin'de okumus liseden sonra, phd yaparken bir yandan calisiyormus.
buna alman hukumeti "gel vatandaslik verelim" diye kagit yolluyor.
bu da "siz kimsiniz lan biz vatansiz miyiz, alin o teklifi bir yerinize sokun diye" nazik bir cevap yazip, sonra da tasi taragi toplayip donuyor.
sonrasi acikli tabii..
+2
cooperr
(24.01.26)
Ben varım, güncel durumda düşününce kızıyorum tabii ki, 79 da dönmüşler. Üstelik Almanya'da muayenehanesi varken. Onlar döndükleri zamanda evlerini arabasını alıp sınıf atlamışlar kendilerine göre. Bazen söyleniyorum. Ama onların zamanına göre düşününce dönmüş olmaları anormal gelmiyor. 2. 3. sınıf vatandaş muamelesi görmek istememişler. Olmuşla ölmüşe çare yok..
0
mirty
(24.01.26)
Benim yakın arkadaşlar 15 yaşına kadar Almanya'da yaşamış ki orada doğmuş. Babası cocuklar alman olmasın diye geri dönmüş. O konuda bir tık kırıklar. Arkadaş burada ama kız üniversitede almanca okudu, şimdi de gitti 2-3 yıldır Almanya'da çünkü kız burayı hiç sevmemiş haliyle ne kadar yapsan da isteyeni durduramazsin.
Kuzenim de hem kanada hem Amerika'dan vatandaş olabilirdi (liseyi ve üniversiteyi Kanada'da master ve doktora Amerika'da yaptı), o dönemler Türkiye çok iyiydi (2008 yılları) gerek görmediği için almamış hiç. Şimdi tabi keşke alaydim diyor çünkü bir doçent olarak yurtdışı konferans bile gitmek isterken eziyet çekiyor.
0
logisticsmanager
(24.01.26)
Bunların birinin Allah’ın belası torunu iş yerimde herkesin başına bela bir toplum zararlısı.

“Ya aslında Almanya’da böyle bir leşi barındırmazlardı, zaten belli ki bu malın soyundan geldiği malı da barındırmamışlar” diye kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
0
lazor
(25.01.26)
@harddd, Haklısın ilk gidenler arasında tam asılmilasyon sağlayabilecek insan sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi.
0
🌸alice in potatoland
(26.01.26)
(5)

Para mi geri istesem mi

Kittie
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis. Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verd
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis.
Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verdigi oldu. Mecbur ariyorum, her aradigimda da (iki kez aradim) tanimiyor beni, yani telefonum kayitli degil adamda. Soyle ilk zamana dondum whatssapta; pek yazismamiz yok da oylesine bir baktim ve sunu fark ettim (ilk gun gozumden kacmis nasil olduysa). Soyle bir mesaj atmis: "Randevu alirken bir odeme yapiyoruz 240 euro DAN bana 3 bin lira atin, randevu aldigimda uzerini tamamlariz" (evet aynen bu sekilde kelimesi kelimesine).
Simdi bu adam, bende bot yok cunku onlar guvensiz, nereye ne bilgi verdikleri mechul, kullanmiyorum brn bot demisti. E hadi ok dedim ama adam baya randevu botlari olan yani 15 gunde randevu garantisi veren yerlerle ayni ucreti istiyormus demek. Simdi fark ettim.
E ben sana bu kadar ucret odeyeceksem neden 4 aydir randevu kovaliyorsun? Alsaydim ben de 15 gunde.
Bir ara da bana "size hesap acalim siz de bakin randevu" bile dedi. Ben salak oldugum icin mailimi attim ama ona da yanit gelmedi. Dun gene yazdim yine yanit yok mavi tick oldu ama yanit yok.
Yani ben bu adama hayatta o 200 kusur euroyu tamamlamam. Zaten sozlesmemiz yok bi seyimiz yok. Arti 3 binimi ben yarin geri istemeyi dusunuyorum. Haksiz miyim? Yazicam yarin sabah, hizmet alamiyorum, soruma cevap alamiyorum, pesinizde kosmaktan biktim demeyi planliyorum. Ne dersiniz?
Not: lutfen vize icin para mi oduyorsun vs yazmayin. Yilmistim cunku randevu kovalamaktan. Hani bos olsa randevular neyse, nefret etmistim surekli sitenin hata vermesinden. Ama bu adam da benden farkli durumda degil belli ki.
Neyse ne diyorsunuz yarin sabah icin?
Tesekkurler
0
Kittie
(24.01.26)
iste tabi de vermez bence
+3
michael harddd
(24.01.26)
iste. verirse ne ala.

nacizhane tavsiyem: ruh sagligin icin simdiden o parayi, adami, vizeyi hatta avrupa'yi unut. aptal bir vize icin aylarca sacma sapan kisilerle, kuruntularla ugrasmak hic saglikli degil. avrupa'da sokaklar asalak gocmen dolu, nasil gelmisler, nasil kaliyorlar belli degil; bizde ise piril piril insanlar bi tarafini yirtiyor randevu almak icin. cani cehenneme oyle vizenin.
+2
buenosdias
(24.01.26)
Paranizi geri vermezse maliyeye sikayet edersiniz. Ozel mesaj atin vermezse yonlendireyim sizi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(24.01.26)
iste ama tipik dolandirici oldugu icin vermez diyorum..
+1
cooperr
(24.01.26)
şu sıralar bir vize dolandırıcılığı revaçtaymış. şöyle ki, önce size randevu alıcaz diyip makul bir süre oyalıyorlar. sonra evrakları alıp, başvurunuzu yapıcaz diye bir süre daha bekletiyorlar. ardından size vize reddiyle ilgili matbu bir kağıt verip, -canları hangi red gerekçesini isterse onu işaretleyip- sanki konsolosluktan red almışsınız gibi, geçmiş olsun diyerek uğurluyorlar. ancak daha ilk aşamadan itibaren sizin adınıza hiçbir başvuru yapmamış oluyorlar. para bir yana, vakit kaybettiğinizle kalıyorsunuz.

sizinki dolandırıcı mı bilmiyorum ama anlattığınız şekilde bir ticaret de olmaz. adamın bu işi görmeye niyetinin olmadığı açık. paranızı kurtarmayı deneyin tabii ama olmazsa da bu kişiyle daha fazla vakit kaybetmeyip, başka bir yol bakın.
0
lil siztah
(24.01.26)
(9)

Atatürk’ü sevmeyen fikir insanları kimler?

michael_knight
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?
Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
-1
michael_knight
(24.01.26)
Öncelikle şu var, ekşi ortamında "Atatürk'ü sevmeyen" ve "hakaret etmeyen, yalan uydurmayan" tanımlamalarını kapsayan tanım direk boş küme döner.

Linç edilme pahasına sorunuza cevap olarak Sevan Nişanyan diyeceğim. Yorum yaparken çok kişisel husumete çevirmiyor işi, sevmediği belli, Atatürk'ten çok Atatürkçüleri sevmiyor gibi desem daha doğru olabilir. Tabii söylediği her şey doğru mudur bilme şansımız yok tabii ki, zaten net olmayan bir çok konuda kesin konuşmuyor.
+1
mbond
(24.01.26)
rıza nur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.01.26)
ibrahim kaypakkaya.
+2
der meister
(24.01.26)
mayasi tutmamislar.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.01.26)
sevan +1
onda bile hafif kiskanclik cekememezlik havasi var bazen ama nispeten objektif denebilir.
+1
cooperr
(24.01.26)
fikret başkaya.
0
sailor
(24.01.26)
Seven Nişanyan gibi, Atatürk’e akla hayale gelmeyecek iftiralar (pedofili iması dahil!) atan bir zatın Atatürk’ten nefret etmediğini düşünmek çok ilginç.

“Atatürk’ü sevmeme”nin ne demek olduğunu biliyoruz. Bunların “hakaret etmeyenini”, “uydurmayanın” falan aramak boşa çaba. Atatürk’ü sevmeyenlerin en başında Kadir Mısıroğlu adlı kişi gelir. Üstat üstat diye peşinden koşmakta herkes serbesttir.
+2
lazor
(24.01.26)
Felsefe profesörü Teoman duralı

Nehir söyleşi kitabı Öyle geçer ki Zaman’da kendince sebepleriyle belirtiyor eleştirdiği noktaları
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.26)
Fikir insanı dışında,

Fetöcülerin alayı
Pkk lıların alayı
Yunan milliyetçileri,.Pontusçulwr,
İşidliler
Milyarlarca lira döndüren tarikat şeyleri
Radikal islancılar
Arapların çoğu

Ben sevmiyorum diyen varsa, aynı saftakıiler bunlar işte.
+2
nop
(24.01.26)
(7)

Peder lafini kullaniyor musunuz? En son kimden duydunuz?

speedy
Ben bu lafi dejenere, saygisiz genclik babasindan soz ederken kullanir diye biliyorum normalde. Burada Erdogan'in kardesi babasindan peder diye bahsediyor https://youtu.be/u8v6Or70g2c?t=101 , keza Ali Babacan yine peder lafini kullanmis https://youtu.be/wpvz8Y2qlig?t=31 . Noluyor, hani marjinal bizd
Ben bu lafi dejenere, saygisiz genclik babasindan soz ederken kullanir diye biliyorum normalde.
Burada Erdogan'in kardesi babasindan peder diye bahsediyor youtu.be , keza Ali Babacan yine peder lafini kullanmis youtu.be . Noluyor, hani marjinal bizdik, muhafazakarlar bu peder lafini ciddi ciddi kullaniyor mu gercekten?
+1
speedy
(23.01.26)
benim aklımda da öyle yer etmiş. sevmem ve kullanmam ki babamla aram iyi değildi, "BABAM OLACAK ŞEREFSİZ" demek "peder" demekten daha kabul edilebilir geliyor bana.

bu iki örnek gerçekten ilginçmiş yalnız, bir altyapısı/arka planı varsa bilmiyorum. oğlum bana peder dese organize işler'deki müslüm duralmaz gibi "siz kapıdan girerken peder diye bi ifade mi kullandınız? siz benden özel hayatınızda peder diye mi bahsediyosunuz he?" diye çıkışırdım herhalde.
+3
der meister
(23.01.26)
ben de severek kullanirim.
babami severim, dinci de degilim.
+2
cooperr
(23.01.26)
Peder kullanımı günümüzde galerici oğlu kullanımı gibi gelse de, aslında, Osmanlı zamanı, babanın daha resmi ve mesafeli hali olarak kullanılırdı. Tabii bunda babanın öz Türkçe pederin Farsça kökenli olmasının da etkisi var, senin sorularının cevabı da burada aslında.
+1
kizil karga
(23.01.26)
Ciddi gibi, resmi gibi ortamlarda kullanırım. Ama peşine bey de ekleyerek peder bey veya peder beyim.
Bazı ortamlarda baba desen sanki fazla yılışık, aşkım diyormuşsun gibi bir hava olacak hissettiğimde peder kelimesini kullanıyorum.
Hakaret veya aşağılama gibi bir çağrışım yok zihnimde.
+1
michael_knight
(23.01.26)
Kullanıldığını duyuyorum, en son ne zamandı hatırlamıyorum. Çok nadir kullanılan bir tabirken artık yıllar önce bir dizide mi geçti ne olduysa biraz yaygınlık kazandı. Eskiden hakkaten tam sizin anlattığınız gibi zibidilerin babasından bahsederken kullanacağı bir laftı. Şimdi benim için babamdan bahsederken (mesela arkadaşlarla konuşurken) kullanılabilecek bir kelime gibi geliyor.
+1
mbond
(24.01.26)
yaş olarak büyükler hala peder diyor tabi babasının suratına peder diyemiyor arkadas ortamında babasından peder diye bahsediyor.
0
Başka
(24.01.26)
yeni jenerasyon kullanmıyor bunu asla. görece yaşlı tayfanın sahip olduğu bir alışkanlıktı, bitti artık.
+1
cay koy geliyorum
(24.01.26)
(2)

Kanada'da yaşayan var mı?

Kahvedesu
https://www.instagram.com/p/DTuggFtjKvu/Burada anlatılanlar gerçek mi? Daha geçenlerde kadın gruplarında kız oturum alamadığını dönmek zorunda kalacağını yazıyordu çünkü.
www.instagram.com

Burada anlatılanlar gerçek mi? Daha geçenlerde kadın gruplarında kız oturum alamadığını dönmek zorunda kalacağını yazıyordu çünkü.
0
Kahvedesu
(23.01.26)
Kanada degil ama Irlanda'da yasiyorum, burada da benzer bir sistem var. Eger burokrasiye takilan bir durum varsa milletvekilleri gecikmeyi duzeltmek icin calisiyorlar.

Yillar once esimin oturum karti yenilemesi gecikmisti (3 haftada gelmesi gerekirken 5 haftaya yaklasmisti bekleme suremiz). Bizim bolgenin farkli partilerden 4 milletvekiline durumu anlatan birer mail attim, 3'u ayni gun icinde geri donus yapip ilgileneceklerini soyledi. Sahiden de 3-4 gun icinde yenilenmis oturum karti elimize gecti.

Diger konu, herkes oturum sartlarini saglayacak diye bir kural yok. Gerekli sartlari saglayamayip geri donen cok oluyor. Milletvekilleri sartlari saglamayana ayricalik yapamiyorlar, ama bu videoda da oldugu gibi burokrasiye takilan surecleri cozmeye yardimci oluyorlar.
+1
sertac akin
(23.01.26)
"bir sikintin varsa git MLA ile konus" geyigi vardir Kanada'da.
ama 25 senedir burdayim, simdiye kadar bir derde derman olabildiklerini gormedim.

%99 zaten geciken dokuman neyse buyuk ihtimal postadaydi, herifle konsutuktan sonra geldi, bu da kerameti MLA'de saniyor. Zira su aralar posta servisinde sikinti var surekli greve giriyorlar, benim mektuplar 2-3 hafta gecikmeli geliyor surekli.
+1
cooperr
(24.01.26)
(5)

Tek tip magnezyum ?

HellKeePer
Sağlık amaçlı kullanmayı düşünüyorum (uyku sorunum yok).Memnun kaldığınız ürün/marka var mıdır?
Sağlık amaçlı kullanmayı düşünüyorum (uyku sorunum yok).
Memnun kaldığınız ürün/marka var mıdır?
0
HellKeePer
(23.01.26)
orzax extramag
+1
65 derece
(23.01.26)
magnimore plus
+3
Phoebe
(23.01.26)
Nutraxin Mangnesium en iyisi
-2
Başka
(23.01.26)
3 yıldır sosyal medyada yoğun bir şekilde ne hikmetse magnezyum övülüyor el birliğiyle. Eksikliğimiz yoksa bence kullanmanıza lüzum yok.
+3
Caletti
(23.01.26)
benm doktor "komplexin icinde mag. malat yoksa bir ise yaramaz" diyor.
orzax extramag onerdi.
0
cooperr
(24.01.26)
(12)

Bana araba alıyoruz

hadi ya la
Kriterler:- 500/600 bin TL arası,- Manuel,- Sanayiden uzak tutacak,- Yedek parçası her yerde bulunacak,- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan ya
Kriterler:

- 500/600 bin TL arası,
- Manuel,
- Sanayiden uzak tutacak,
- Yedek parçası her yerde bulunacak,
- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.

Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan yardımseverler için de bir detay olsun :) Teşekkürler.
0
hadi ya la
(22.01.26)
iyirmi
+1
fugnar
(22.01.26)
Corolla'dan şaşma
+1
iwasbornonamountainside
(22.01.26)
2012-2013 model seat ibiza olabilir. babamda vardı 2013 model sıfır almıştı 150 bin km'de iki üç ay önce sattık. benchmark olsun kazasız boyasız ilk sahibinden 640 bin tl'ye gitti. bir tık daha boyalı ve yüksek km olursa dediğiniz fiyatlara vardı. hiçbir arızası olmadı aracın.

diğer bir opsiyon fiat punto olur. bence tipi de güzel. bir de belki ford fiesta.
0
awlmi
(22.01.26)
punto, clio, i30, i20(sadece dizeli), corolla, fiesta
bunlardan şaşmayın derim. 170 bin km altı, kaput tavan hariç bel altı boyalı normal en az 10 yıllık araç olacak. alırken ekspere sokarsınız detaylıca baktırırsınız. üstünkörü baktım o fiyatlara bulursunuz. 700'lere kadar bakın bence, sıkı pazarlık yapın.
0
cisimcik golgi
(22.01.26)
jazz da olabilir belki
0
foster
(22.01.26)
Paranız kadar japon alın

Toyota & diğerleri
Yoksa Fiat Hyundai vs uzak dogu
0
baldan kaymak
(22.01.26)
toyota yaris vb.

+ japon yada kore
0
designer
(22.01.26)
marka modelden ziyade motor sağlığı km vs önemli. japon arabalar tabii eski modellerde öne çıkıyor. citroen peugeot vs kaçınmak lazım.

benzinli olacak. kaput tavan değişen olmayacak. km si mümkün mertebe düşük olacak.
0
biravekahve
(22.01.26)
Geçen sene bu mantıkla 2012 i20 1.2 Troy model aldım 150 küsür binde. Aldığımdan beri bozuk yol kaynaklı direksiyon tıkırtısı ve ön takım yenileme dışında hiç bir sorun çıkartmadı. Bir de ustanın gerek yok demesine olduğum rağmen sadece v kayış değiştirdim. Geri kalanı 10k km’de bir yağ ve filtre değişimi.

Araç şu an 185binde. 1 senede 30 bin km bindim araca. Yaz sıcağında Fethiye’sinden Ayvalık ara sokaklarına(orada ben bile su kaynattım araba klima sonda hiç bana mısın demedi), İstanbuldan Akyakasına uzun yol, kısa yol her yere gitti. Temmuz, ağustos sıcağında bütün Ege sahil şeridini gezdi. 1 kere tık demedi. Kliması buz gibi, kışın sıcacık performansı yeterli. Yedek parçası da ucuz. Tam olarak f/p aracı. Otomatik olsa, biraz süspansiyonu yumuşak olsa, az daha bagajı olsa ve uzun yolda yormasa 500bine kadar binerim. Geçen far ampulü patlamış. Aldım Amazon’dan bi far ampulü bi de Bosch cırcır anahtar seti. 10dk sürmedi değiştirmek. İleride 2. Araç olarak da alacak olsam düşünmeden alırım.

Benim herhangi bir otomobilden beklediğim bütün beklentileri karşılıyor. Tavsiye ederim.
0
jackyr
(23.01.26)
capon
honda/toyota +1
0
cooperr
(23.01.26)
dizel olmasın da, ne olursa olsun. (istisna olarak, yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama psa grubuna bakma bile)
manuel clio bence ideal.
0
duyuruuser
(23.01.26)
japon kore iyidir.
0
kveldulv
(23.01.26)
(7)

Hakaret

sucvecezve
- Ben Türkiye'de değilim. - Bana hakaret eden kişi de Türkiye'de değil.- İkimiz aynı ülkede de değiliz ama ikimiz de AB içindeyiz. Hakaret sözlük ve duyuru üstünden gerçekleşti. Bu durumda süreç nasıl işliyor? İlk olarak ne yapıyoruz? Yaşadığımız ülkeden dava açmamız mümkün mü
- Ben Türkiye'de değilim.
- Bana hakaret eden kişi de Türkiye'de değil.
- İkimiz aynı ülkede de değiliz ama ikimiz de AB içindeyiz. Hakaret sözlük ve duyuru üstünden gerçekleşti.

Bu durumda süreç nasıl işliyor? İlk olarak ne yapıyoruz?
Yaşadığımız ülkeden dava açmamız mümkün mü
+1
sucvecezve
(22.01.26)
ozel mesaj yoluyla hakaret varsa sikayet ediyorsun caylak yapiyorlar.

onun disinda bir sey cikmaz. zaten cok onemsemeye gerek yok bence bu tarz seyleri. ekranda birkac piksel, tanimadigin bir adam. he de gec.
+4
antikadimag
(22.01.26)
hukuken hiçbir şey olmaz. bildiğim kadarıyla yazayım:

1) öncelikle örneğin hollanda'da yaşayan bir türk ile almanya'da yaşayan bir türk'ün böyle bir olay yaşaması türkiye'yi bağlamaz. suç işlendiği yere aittir. kişilerin vatandaşlıklarının bir önemi yoktur.

2) diyelim hollanda'daki bir kişi, almanya'daki bir kişiye hakaret etti. şikayet eden kişi almanya'ya şikayet eder. ab içerisinde adli yardımlaşma vardır. süreç almanya-hollanda makamlarıyla ortak ilerler.

ama hakaret avrupa'da tırto bir şey biraz. direkt takipsizlik. yani türkiye'de çok takığız niyeyse buna da bi kere hollanda'da hakaret tam olarak suç değil. birisine "sen ne o* ç*gerizekalısın" diyebilirsin. kağıt üstünde maddi bi para cezası var da pratikte uygulanmıyor. almanya'da sözde bi tık daha suç ama yine kamu yararı zart zurt diyip takipsizlik veriliyor.
+3
gitdaddy
(22.01.26)
@antikadimag

ozel mesaj ile duyuruda kufur serbest. sozlugu bilmiyorum.
istedigine ana avrat sovebilirsin, modlar bize ne git savciliga ver diyor.
+5
cooperr
(22.01.26)
sozlugu kast ettim. caylak yapiyorlar (ya da yapiyorlardi 2-3 sene once degismediyse) zaten duyuruda caylaklik gibi bir konsept var mi ondan bile emin degilim.
0
antikadimag
(23.01.26)
en fazla 10 bin lira kadar ceza verirler, ön ödemeyle dava düşer. o parayı da sana vermezler, devlet hazinesine gider. sen de dava dosya masraflarını ödemiş olursun.
0
antihero
(23.01.26)
@antikadimag, var aslında. Ben bu hesabı ilk açtığımda bir gün kadar hesabım inaktifti. Cevap yazıp soru sorabiliyordum ama duyuru kullanıcıları göremiyordu anladığım kadarıyla ve sonra hesabım birden aktif oldu. Belki hakaretin bildirilmesiyle böyle çaylaklığa düşürülme sistemi getirilebilir duyuruya. İyi olur bence.
+1
🌸sucvecezve
(23.01.26)
Mevzubahis sadece hakaretse ceza almayabilir dendiği gibi bilemiyorum. Ben size şahit olduğum bir olayı anlatayım.
Adını biliyorum, yaşadığın yeri biliyorum, yaptığın işi biliyorum gibi bilgileri kullanarak birine gözdağı vermeye çalışmak suç kapsamına giriyor.
İsim vermeyeyim ama Sözlük'ten bir arkadaşım kendisine bu şekilde mesajlar atan biri hakkında ısrarlı takip diye işlem başlattı. Davalı ceza aldıktan sonra davacı orada durmadı ve avukatları sosyayı SİS'e soktu. Tehdit eden kişiye schengen yasağı da geldi. Yurtdışında eğer iyi bir hukuk bürosuyla çalışıyorsanız neler yapabildiklerine şaşırırsınız.
Şimdi hakkında uzaklaştırma yasağı çıkarılmış birinin bahsettiğiniz gibi o AB ülkesinde tutunabilmesinin olurunu ve bu durumun bürokratik işlemlerde önüne gelmemesi gibi bir ihtimali düşünün (:
Ben diyiyim. YOK.
0
alice in potatoland
(24.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.