Giriş
(2)

Modjo'nun Lady şarkısının klibindekileri arıyorum.

yankee jumping
Merhaba. Ne zaman bu şarkıyı dinlesem hem hoşuma gidiyor hem de hüzünleniyorum. Yıllar çok çabuk geçiyor.. Kliptekiler profesyonel oyuncu yada model değil. Güncel durumlarını merak ediyorum. Chatgpt'ye sordum, bir şey bulamadı. IMDB'de de sadece isimler var. Hadi bulalım ya..Patrice BilodeauSarah-Ja
Merhaba. Ne zaman bu şarkıyı dinlesem hem hoşuma gidiyor hem de hüzünleniyorum. Yıllar çok çabuk geçiyor.. Kliptekiler profesyonel oyuncu yada model değil. Güncel durumlarını merak ediyorum. Chatgpt'ye sordum, bir şey bulamadı. IMDB'de de sadece isimler var. Hadi bulalım ya..

Patrice Bilodeau
Sarah-Jane Bouchard
Gilles Theberge

(git: www.youtube.com
+1
yankee jumping
(27.12.25)
Saka maka 25 sene oldu efsane çıkalı.
0
duster
(27.12.25)
sarki ciktiginda ben de montreal'deydim.
guzel gunlerdi yaw.. az partilemedik bu sarkiyla

Patrice - VFX isi yapiyormus (eskiden modellik yapmis bu arada)
www.linkedin.com

Gilles - detail shop acmis, araba temizliyo
www.linkedin.com

sarah-jane - dalgic olmus galiba..
x.com

PS - chatgpt isine bak, akilli ol! - this is eksiduyuru...
+7
cooperr
(27.12.25)
(6)

bu arsayı alıp ev yaptırabilir miyim?

avatar is back
sorumu mazur görün bu işlerden zerre anlamıyorum. anlamayı geçtim ne nedir onu bile bilmiyorum. https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-arsa-satilik-sahibinden-0.50-4-kat-imarli-merkezi-yerde-satilik-1237221450/detayya da şu;https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-arsa-satilik-arnavutkoy-tayakadin-imarl
sorumu mazur görün bu işlerden zerre anlamıyorum. anlamayı geçtim ne nedir onu bile bilmiyorum.

www.sahibinden.com
ya da şu;
www.sahibinden.com

linkteki arsayı aldım diyelim, bi inşaat firmasıyla anlaşıp 180-200m2 tek katlı bir ev yaptırabilir miyim yaptıramaz mıyım?

parsel sorgudan bakıyorum nitelik tarla marla diyor. o civardaki hangi eve tıkladıysam hepsinde tarla yazıyor. binlerce ev kaçak göçek mi anlamadım. yoksa ev yapılır mı buraya.

olayı komple yanlış anlamışsam, sahibinden de nasıl ev yapılabilecek arazileri bulabilirim?
0
avatar is back
(27.12.25)
İmar durumu konut diyor ama yüzde kaç herhalde bunu öğrenmek gerekiyor, mesela bizim de bı yerde bı arsamiz var 400 metrekare kadar.
yüzde bilmemkac imarı var elli altmış metrekare zemin ile iki kat yapılabiliyor sadece. Bölgeye özel mi oluyor bu yüzde imar izni tam bilemedim. Bunlara bir bakın.
0
a perfect lie
(27.12.25)
birinci ilanda toplam parsel alanı 7.027 metrekare, size 550 metrekarelik hissesini satacak, ev yapmanız zor. ikinci ilanda 0.50 emsal doğruysa 330 metrekare toplam inşaat alanı olan bir ev yapabilirsiniz, yol payı, sınır payları bırakıldıktan sonra. 165 metrekare oturumlu dubleks olabilir mesela.
+1
ensar
(27.12.25)
turkiye sartlarinda 200m2 tek katli ev yapabilmen icin 2-3 donum arsa alman lazim.
cunku bizim imar yonetmeligimiz sacma sapan, senin sucun degil..

bunun etrafindan dolanmak icin millet kacak islere giriyor o yuzden.
mesela 50m2 temel atiyor, sonra sagina soluna ek yaparak her sene caktirmadan 50 m2yi buyutmeye calisiyor.

sacma sapan isler..
0
cooperr
(27.12.25)
Hisseli tapuda yeriniz belli değil, her santimetrekaresine ortaksınız. Şu köşe benim, ekip dikeyim bile diyemezsiniz kendi kafanıza göre.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.12.25)
Teşekkürler, hisseli yerler belirsizlikten dolayı tercih edilmemeli onun haricinde bu tür arsalar alınabilir anladığım kadarıyla. Tek kat olacağı için 0,5 kaks olan yerde bile 350-400m2’lik arsa alınabilir o zaman.
0
🌸avatar is back
(27.12.25)
İlki hisseli tapu zaten, hisseli tapu sıkıntı demek. Ayrıca ortaklık dışına satılan hisselerin sorna diğer hissedarlar tarafından çağrılma riski de var. Risk yüksek ben olsam girişmem.

İkinci tapuya ise imarlı demiş ama tapuda çayır gözüküyor, ayrıca Arnavutköy sitesinde sorgulama yaptığımda imar bilgisine ulaşamadım. Bunu satıcıdan teyit etmek lazım. Ayrıca çayır alanlar sulak olduğu için usulune uygun konut yapmak sorun olabilir. Görsel ÖA.5.1 yazan da kısaca bu demek. He kaçak yaparım risk alırım diyorsanız o da sizin bileceğiniz iş. Ben olsam bulaşmam.

Bir de KAKS yazan değeri direkt arsa payına oranlamayın. Buranın imar bilgisine ulaşamadığım için kesin konuşamıyorum. Ama inşaatlarda önceden, arkadan ve komşu parsellerden çekme payları olur. Arsanınn şekline göre kaks'ın tamamını tek katta kullanmanız mümkün olmayabilir.
0
koskoca kirpi
(27.12.25)
(7)

Kariyer konusunda tatminsizlik

Moonpie
Merhabalar. Ben mesleğini çok seven ancak çeşitli sebeplerden dolayı istediği kadar yol kat edememiş birisiyim. Kendimi kıskanç ya da çok hırslı biri olarak görmüyorum ama aynı yollardan geçip çok daha iyi noktalara gelen tanıdıklarımı görünce biraz moralim bozuluyor. Bir taraftan insani bir duygu o
Merhabalar. Ben mesleğini çok seven ancak çeşitli sebeplerden dolayı istediği kadar yol kat edememiş birisiyim. Kendimi kıskanç ya da çok hırslı biri olarak görmüyorum ama aynı yollardan geçip çok daha iyi noktalara gelen tanıdıklarımı görünce biraz moralim bozuluyor. Bir taraftan insani bir duygu olduğunu düşünürken diğer taraftan hiç olgun bir duygu durumu olmadığını düşünüyorum. Bu arada işimde iyi olmak için kendimce çok çaba sarf ettiğimi belirtmek isterim. Başarının çok faktörü olduğunu da biliyorum. Öyle işte. Siz böyle hissediyor musunuz hiç? Hissediyorsanız bu durumu nasıl yönetiyorsunuz? Şimdiden teşekkürler yanıtlar için.
+1
Moonpie
(27.12.25)
Bence gayet olgun bir düşünce. Bunu bir sorun olarak görme, inşallah hiç körelmez bu duygun.
0
gobekliraki
(27.12.25)
Bende öyle hissettim, hissediyorum ama işimle ilgili terfi durumları da oldu.

Hani kısmet derler ya gerçekten çok doğru… neden mi ? Çünkü bu olaylar bir çok etkene bağlı- birim amirin, onun amiri, stakeholderlar, şirketin genel durumu , ekonomik durum, senin psikolojik performansın vb… bu etkenlerin birleşimi seni bir yere getiriyor ya da getirmiyor. Düşüncen gayet normal sadece yapabileceğin o muhteşem anı beklemek ha gelmeyeceğini on görüyorsan etkenleri de değiştirmek tamamen senin elinde…
0
sunriseee
(27.12.25)
dogru baglantilarin yoksa allame-i cihan olsan yerinde sayiyorsun, gercek dunyaya hos geldin.

"işimde iyi olmak için kendimce çok çaba sarf ettiğimi belirtmek isterim" ayni cabayi isinde iyi olmak icin degil, network icin kullanman lazim diyecem de sadece o da yetmiyor.

ta$$akli bir aileden gelmen lazim, bazi seyler malesef dogustan elde ediliyor.
sen istedigin kadar cabala, ailesel baglantilari saglam olan bir rakibinin onune gecmen 6/49 tutturmak gibi birsey.
0
cooperr
(27.12.25)
ben ailesi çiftçi olup da devlet üni de yürü ya kulum modunda yükselen de gördüm. Biraz yalaka olmak lazım. Bir de eskiden görece rahat giyinen hanım kızımız şu an kendinden 3-4 beden büyük garip kıyafetler giyiyor. Bulunduğu ortam ve insanlar ruhunu sıkmıyor. Böyle de duyarsız olmak lazım
0
ashleybon
(27.12.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Yalakalık ve network faktörlerinin etkili olduğunu biliyorum. Yalakalık benim için imkansız, her ne yapıyorsam yapayım kendime olan saygımı yitirmemek kırmızı çizgim. Network konusunda zamanla çok gelişti evet ama aileden gelen bir bağlantım yok benim alanımda. Siyasi duruşum da avantaj sağlamıyor. Ama bunlara rağmen çok iyi noktalarda olanlar da var, bunu bilerek kendimi kandırmak istemiyorum. Aslında durumun neden böyle olduğundan ziyade benim bu olumsuz hissi kendime yakıştırmıyor oluşum. O konuda kendimi aşmak, geliştirmek.
0
🌸Moonpie
(27.12.25)
1-network
2-konuşabilmek
3-yaptığın taskları yöneticine satabilmek

bunlar varsa kısa zamanda yükselirsin. diğer türlü uzun süre aynı kurumda çalışırsan mecburen tittle veriyorlar zaten.
0
plastic_angel
(27.12.25)
Kıyas içsel huzuru bozan en büyük düşmanlardan birisi. Eğer olduğunuz yerden ve yaptığınız işten memnunsanız başkalarının ne kadar ve nasıl ilerlediği konusunu irdelememek en sağlıklısı.
Net bir şekilde işinizi sevdiğinizi, ilerlemek için çokça çabaladığınızı ve kendinize olan saygınızın kırmızı çizginiz olduğunu belirtmişsiniz. Size düşen belki biraz daha geriden bakıp çabaladığınız kısımları değiştirmek olabilir, belki zorladığınız yer tam doğru yer değildir. Kıyas zehrinin sizi ele geçirmesine izin vermeden diğerlerinin neyi farklı yaptığını araştırın, belki yine oralardan bir şey çıkar.
Olduğunuz yerden memnun olmayı deneyin, aslında memnunsunuz gibi ama diğerlerini görünce "acaba"larınız oluşmuş ve bu durum bizi en başa götürüyor. Herkes farklı ve o kıyaslamalar genelde bizi aşağı çekiyor, sadece kendi işinize, hayatınıza, yolculuğunuza odaklanmak iyi gelecektir diye düşünüyorum.
+2
hayalhayal
(27.12.25)
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
-1
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
-1
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+4
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(10)

Yeni daire alırken neye dikkat ediyorsunuz? (Deprem açısından)

Unde bach canim
Var mı belli bir kriteriniz?Deprem açısından güvenli olup olmadığını tespit edebileceğimiz bir durum var mı? Yeni bina olması depreme dayanıklı olduğu anlamına helmiyor malumunuz.
Var mı belli bir kriteriniz?
Deprem açısından güvenli olup olmadığını tespit edebileceğimiz bir durum var mı? Yeni bina olması depreme dayanıklı olduğu anlamına helmiyor malumunuz.
-1
Unde bach canim
(26.12.25)
Ses yalıtımı
+2
artıküyeolmakistiyorum
(26.12.25)
Ses yalıtımı +1
Türkiye'de bundan önemli şey olamaz ama ara ki bulasın.
0
nothing in my way
(26.12.25)
-zemini ve bölgesi (haritalar mevcut)
-strukturel sistemi ve aksların, core’un duzeni
-strukturu etkileyen bir değişiklik olmuş mu zaman içinde? (Kolon kesme, kat çıkma vb.)
-betonarme ise sadece kolonların değil; ters yönlere bakan perde duvarların da olması.
+1
eileengray
(26.12.25)
Gölcük depremi sonrası mevzuatlarda değişiklik oldu. Önceki tarihli bina almam ama sonraki tarihlilere de sağlam deyip geçmem.
Zeminin kayalık olması fay hatlarına uzak olması önemli.
Bodrumu gezerim. Kolon ve kirişlerde çatlama, dökülme, alttan rutubet alma var mı?
Merdiven boşluğu pisse, ayakkabı eşya bırakılıyorsa almam.
Komşularla laflarım, Arıza komşu var mı?
Alt kat dükkan ise noksan kolon var mı diye bakarım.
Zemin, Bodrum, Dükkan üstü ve en üst kat almam.
Çift cephe tercihimdir ama değilse, güney illerinde güneye ve batıya, kuzey illerinde kuzeye ve doğuya dönük ev almam.
Araç park yeri, toplu ulaşım durağına yakınlık ve en az bir markete çok yakınlık önemli.
Ses yalıtımı şart önceliğim.
Rutubet olmamalı, bir gece evin en kuytu yerine higrometre bırakırım.
Üst katımda okul öncesi çağda erkek çocuk varsa almam.
Bina ısı yalıtımı önemli.
Islak mahal tavan kontrolü yaparım, eski de olsa akıntı var mı?
Kapı ve pencere ve tüm dolap kapaklarını açıp, kapatıp bakarım.
+1
Mirket
(26.12.25)
5 kat üzeri olmamalı, bitişik olmamalı. zemin etüdüne bakılmalı.
0
mikahakkinen
(26.12.25)
Ses yalıtımı diyenler nasıl bir kontrol yapıyor acaba? Ayrıca Mirket, kac tane yeni ev aldigini merak ettim.
+1
osssy
(26.12.25)
5 ev satın aldım. Şu an sadece oturduğum ev bende. Ekonominin durumuna göre yeni yılda 2 ev alma niyetim var.
Bugüne kadar 40a yakın evde kira vs. oturmuşluğum var. Konuyla epeyce hemhal vaziyetteyim yani.

Diğer sorunun cevabı şöyle. 1000 liralık ayakkabı alırken satıcıyı 10 dakika oyalayabiliyorsan milyonluk ev alırken ne kadar oyalama hakkın olduğunu sen düşün. Günün değişik saatlerinde ve saatlerce içini dışını incelemeden ev alırsan sonuç hüsran olabilir.

Fırsat bulmuşken listeye bir ilave yapayım. Hastane yolu üzerinde ev almam. Geceleri ambulans siren sesi hoş olmuyor.
0
Mirket
(26.12.25)
boyle sorulara verilen cevaplari gorunce, aci aci gulumsuyorum.
size ufak bir hikaye anlatayim:

kentsel donusumden bizim yasadigimiz binayi yiktilar. 1975 modeldi zaten, bitik vaziyetteydi, sikinti yok.

benim peder de muteahhit. komsularla toplanildi, dediki ben yapayim, zaten binada da yasiyorum satma niyetim yok, saglam bisey yapalim. once peki dediler. bu arada zaten apartmanda 10 daire var, tahminim egitim ortalamasi da cift diploma falandir. yani kagit ustunde hersey mukemmel.

neyse, fiyat cikarttik, bu arada bu arkadaslar gidip 2-3 yerden daha fiyat almislar.
dedilerki sizin fiyat baya yuksek, sizin kaba insaata harcadiginiz paraya diger firmalar komple binayi yapip bitiriyor. kavga cikti tabii. en sonunda isi bize vermediler.
isi verdikleri adamin hayatinda yaptigi ikinci bina bizim bina oldu.
adamin asil meslegi de "kuyumculuk". ulkede biraz parasi olan zaten "insaat yapayim" diyor. enteresan.

simdi bu bina guyya son deprem yonetmeligine gore yapildi.
5 katli, garajli, zemin etudlu cart curt.
burdaki cevaplara bakilirsa hersey mukemmel "ama" bu adamin kaba insaat fiyatina nasil butun binayi bitirebildigini kimse sorgulamiyor.

biz bu "rant" kafasini birakmadikca ben oncelikle iki kalfayla yapilabilecek dusuk katli binalarin hicbirine guvenmem.

bence buyuk sehirlere bakarsak, ciddi anlamda guvenilir binalar, 20+ kat ve nispeten iyi zemin ustune oturmus yerler. zira belli bir kat ustune cikinca biraz hesap kitap yapman gerekiyor. bir de zemin iyiyse kolay kolay birsey olmaz.

sene olmus 2025, ulkede hala 30cm asmolen doseme, hayvan gibi kirisler ama noddle'dan hallice kolonlar kullaniliyor. butun binayi da dandik bir asansor boslugu duvarlarina baglayinca is bitti saniyorlar. asansor boslugu duvarlarinda dogru duzgun demir falan da yok. binalarin alayi hantal, sacma sapan cikmalarla dolu.

ya bizim millet olarak 21. yuzyila ayak basabilmemiz bile bence allahin bir lutfu, "lan yine seviyor allah", bunun bilimsel baska bir aciklamasi olamaz.
+3
cooperr
(27.12.25)
üzülerek söylüyorum ki, bu çok komik bir soru.

binayı kendin yapmadıysan bunu bilmenin imkanı yok. elbette özellikle eski binaların bodrum katlarına indiğinizde kolonları kirişleri tüm çıplaklığıyla görürsünüz ama, yeni binalar da ne yazık ki sağlam değil.

rönesans rezidans bunun iyi bir örneği. 2011 yapımı, şehrin en pahalı gözde yapılarından biri. hakkında onlarca teori var, kolon bağlantılarının yanlış olduğundan, statik hesaplamasının hatalı olduğuna vs.. bakın bu binada şehrin en zenginleri öldü..

google earth programında uydu görüntülerine yıl yıl ulaşma şansı var. maraş'a bakın mesela, yıkılan binaların yarısı 2007 sonrası yapım. (google earth 2002'den başlıyor ama görüntü çok net değil, 2007 daha net)

gölcük depremi bina yapım yönetmeliği açısından evet devrim niteliğinde oldu ama türkiye hiçbir zaman kurallara kanunlara uyulan, liyakatli adamların işlerinin başında olduğu ve devletin asli görevini yapması gereken -vatandaşını korumak- bir ülke olmadı.

yarısı birinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde "imar barışı" denen bir garabeti çıkardılar utanmadan, sırf mümkün olduğunca fazla sıcak para gelsin diye. izin verilen kat sayısının üstüne bir o kadar daha kat çıkılan binalarla dolu istanbul. daha acısı, bu binaların hepsi imar barışısından faydalanıp parasını bastırıp "yapı kayıt belgesi" aldılar. 2023'te bir tane daha patlatacaklardı ki o acı deprem oldu, reisin açıklamalarındaki aşırı kızgınlık biraz da bundandı. (hoş 3 sene bunları unutmak için fazlasıyla yeterli bir süre, her an patlatabilirler bir tane daha :)

zemin etüdü tabii ki çok önemli. binayı istediğin kadar sağlam yap, zemin etüdünü hesaplayamazsan bu sefer de lego gibi öne arkaya sağa sola bütün olarak devriliyor binalar. burada da üzücü bir detay vereyim;

zemin etüdü yapılmış diye güvenle aldığınız evlerde de, zemin etüdünde acayip işler çeviriyorlar. normalde 20 metre alınması gereken örneği işi uzatmamak için 5 metreden alarak oldu bittiye getirip işi hallediyorlar. belediyeler, laboratuvarlar hepsi ortak çalışıyor. çünkü ne doğru düzgün denetleyen var, ne de kanunları uygulayan. sizin zemin etüdü "yapılmış" sandığınız bina, aslında zemin etüdü eksik yapılmış bina. hatay'daki o parçalanmadan bütün halde öne arkaya sağa sola yatmış binalar var ya. işte bunun eseri o binalar.

bu arada bunlar sadece temel gerçekler. mesela sağında solunda binanıza yapışık bir sürü binanın olduğu bitişik nizam bir mahallede oturuyorsunuz. binanız müthiş sağlam yapılmış, zemin etüdü vs de her şey kitabına uygun yapılmış. ancak sağınızdaki solunuzdaki binaların katları sizinkiyle aynı hizada değil:) geçmiş olsun, büyük bir depremde sağınızdaki ve solunuzdaki binaların kirişleri kolonlarınızı döve döve yıkacak. (ki bitişik nizam binalarda buna da dikkat edilmesi gerekiyor ki ben istanbul'da çok az gördüm. beşiktaş, şişli falan allah'a emanet..) bu tarz detay küçük detaylar da çok fazla var, bir tane inşaat mühendisi ile vs konuşursanız size uzun uzun anlatır.
-1
makbur
(27.12.25)
Mirket, söylediklerin mantıklı ancak bana pratik gözükmedi. Zaten kriterlerin tamamı evlerin %99.99unu eler. Kalanlar arasında da fiyatı piyasa fıyatında bulsan bile kriterleri test etme imkanı bulamazsın gibi geliyor bana. Örneğin yeni bina ise komşuları bilemezsin, eski bina ise 40 komşunun kaçıyla konuşacaksın? Kolonların düzeni küçük binalarda anlaşılabilir ama büyükçe bir binada mesala 300-500m2 bir dükkana girdiğinde sana kolon kontrolü yaptırsalar bile olması gereken doğru kolon sistemini bilmen çok zor. Satın almadan önce bir eve bir cihaz bırakmaya kim izin verir? Üst kattaki ailenin kütüğünü nereden temin edebilirsin ya da kütükte görünmeyen fakat orada yaşayan yeğeni kim sana bildirmekle mükellef? Bu sorularla bir emlakçıya gidildiğinde en iyi durumda alınacak cevabın yuvarlak ya da bilinmeden söylenecek geçiştirici cevaplar olacağını düşüyorum. Ayrıca ses yalıtımı diyenler elinde desibel ölçerle birkaç günlük test mi yapıyor yoksa emlakçının ya da müteahhitin ses yalıtımı var demesine mi bakıyor veya evde bulunduğu toplam yarım saatteki sesleri mi dinliyor?
0
osssy
(27.12.25)
(3)

artan yaşam pahalılığı nasıl gerçekleşti?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dolar bazında tarihin en yüksek asgari ücreti alınıyor. eskiden 400 dolara öyle ya da böyle hayatta kalan türk işçisi (ki hiçbiri asgari ücret almaz) nasıl oldu da 600 dolara kira bile ödeyemez hale geldi? olanlar dolardaki enflasyondan mı kaynaklı yoksa başka şeyler mi var?
dolar bazında tarihin en yüksek asgari ücreti alınıyor. eskiden 400 dolara öyle ya da böyle hayatta kalan türk işçisi (ki hiçbiri asgari ücret almaz) nasıl oldu da 600 dolara kira bile ödeyemez hale geldi? olanlar dolardaki enflasyondan mı kaynaklı yoksa başka şeyler mi var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.12.25)
Atladığın nokta dolar da enflasyona uğruyor.

Arkadaş çok güzel anlatmış, oraya 2002 2025 yaz mesela;

2002'nin 100 doları şimdinin 180 doları :))
+1
makbur
(24.12.25)
Dolar enflasyonu zaten var.
Konut fiyatları özellikle de şehir merkezlerinde tüm dünyada da Türkiye'de de arttı.
Gıda enflasyonu Türkiye'den dünyanın pek çok yerinden daha yüksek. Tarım ve hayvancılık konusunda çok yanlış giden bir şeyler var.
Eskiden olmayan ve şimdi olan masraflarımız var. Cep telefonu, ev interneti, bilgisayar taksidi, Starbucks kahvesi, yemek siparişi.
Sigara ve alkol gibi ürünlerin vergilerinde de ciddi artış oldu eskiye göre.
Ailelerin eskiden daha kalabalık olması da geçimi kolaylaştırıyor olsa gerek.

Ama en önemlisi şu; eskiden çalışan insanların çoğu asgari ücretten çok daha fazla alırdı. En vasıfsız işçi bile bir süre çalıştıktan sonra asgari ücretten fazla kazanmaya başlardı. Hiçbir iş bilmeyenin ilk işe girme maaşıydı o.
0
michael_knight
(25.12.25)
dolar bazinda asgari ucretin yuksek kalmasinin sebebi dolarin baskilanmasi, ucretin alim gucu degil.
+2
cooperr
(25.12.25)
(6)

ocak ayında 8 milyon TL

kojonotsuki
nakitiniz olacak. bunu nasıl kullanırsınız?evim var. arabam da var. sadece arabayı yükseltmek istiyorum. 1.5-2 milyonunu araç için kullanmak istiyorum. hiç onu kullanmayıp araba için krediye de girebilirim.bu para napılır? faize konulmaz deniyor. fiziki altına mı dönmeli?
nakitiniz olacak. bunu nasıl kullanırsınız?

evim var. arabam da var. sadece arabayı yükseltmek istiyorum. 1.5-2 milyonunu araç için kullanmak istiyorum. hiç onu kullanmayıp araba için krediye de girebilirim.

bu para napılır? faize konulmaz deniyor. fiziki altına mı dönmeli?
0
kojonotsuki
(23.12.25)
Arsa al
0
rodeocu
(23.12.25)
şu an ne durumda olduğunuza göre değişir.

hiçbir mirasım yok. kirada yaşıyorum. maaşım az. direkt olarak içinde yaşayacağım bir ev alırdım ve bir de araba. sonra para kalırsa da altın alırdım.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yarisini altina yarisini BTCye basarim
0
cooperr
(23.12.25)
arabanızı değiştirin.
kalanıyla sepet yapın altın, euro ve dolar ile.
altın fonu vs diyorlar ama ben o işlerden pek anlamıyorum. anlayanlardan yardım da alabilirsiniz.
0
elektr10
(24.12.25)
riski dağıt, altın fonu faiz dolar şeklinde öneriliyor. ytd.
0
eja
(24.12.25)
Bilmeden Kripto’ya girme de ne yaparsan yap. Fiziksel altın ve iyi bir yerde imarlı arsa en mantıklısı. Araba kıymetini yitiriyor, hiç değiştirme. Bir de yarış motorsikleti alabilirsin. Değer gerçekten.
0
tan vakti
(24.12.25)
(5)

Şu villadaki adam kaç aidat ödemeli?

messina123
Her katta diyelim ki 4 daire var. Ama en tepede tek bu adam yaşıyor. Bu adamın normal bir daire sahibinden 4 kat fazla aidat ödemesi gerekmez mi? Sonuçta o katın hakkını tek başına kullanıyorhttps://x.com/bosunatiklama/status/2003202904216527079?s=46
Her katta diyelim ki 4 daire var. Ama en tepede tek bu adam yaşıyor. Bu adamın normal bir daire sahibinden 4 kat fazla aidat ödemesi gerekmez mi? Sonuçta o katın hakkını tek başına kullanıyor

x.com
0
messina123
(23.12.25)
Daire sayısına bölerek, metrekare üstünden ya da ikisinin karışımı şeklinde aidat hesaplanabilir, yönetim planına bakmak lazım.

Hakkaniyetli olan m2 ile alakalı giderlerin buna göre pay edilmesi, alakasız olanların daire sayısına bölünmesi. Örneğin ortak alanların ısıtılmasında alana bakılmalı ama güvenlik personelinin maaşları daire sayısına bölünmeli gibi.
+1
orient blue
(23.12.25)
arsa payına bakılır
0
jelly bear
(23.12.25)
Kahkaha attım bunu nereden buldunuz yahu :))

Hiç aidat ödemez, çünkü bu yapı kaçak. Böyle bir yapının herhangi bir imar planında vs olması zaten imkansız.

Mantık olarak sorarsanız, mesela pek çok binanın en üst katları dublex olur ve diger dairelerden daha da büyüktür, ancak ödediği aidat digerleri ile aynıdır.
0
makbur
(23.12.25)
aidat metrekareye gore verilir de..
boyle sacmaliklar neden sadece bizim aklimiza geliyor?
0
cooperr
(23.12.25)
Bürüt metrekareye göre ödüyoruz biz sitede 1+1 ile 4+1 aidatı arasında uçurum var ama 100m2 1000 aidat ödüyorsa 50 m2 500 ödesin şeklinde mi hesap ince detayını bilmiyorum.
0
cilekli pasta
(23.12.25)
(12)

Hayatı güzel yaşamak için kriterleriniz? veya yaşamak istediğiniz hayat

put it in your appropriate place
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?

Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar, bira ile viski tadımı gibi durumlar benim için hayatımı yaşamak oluyor.

Gözüm yükselerde değil. Yurtdışı gezilerinde orta hali basit bir yerde konaklamak yeterli. Gideyim 3-5 gün dolaşıyım geliyim. Bira ile viskide özellikle viski bütçemde giriş seviyesindekilere yetiyor ama bana yeter.

Güzel bir çevrem olsa birde, arada sohbet muhabbet. Arabam yok mesela, olmasına da gerek yok.

Sizde güzel yaşamak kriterleri nelerdir?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
Bol bol gezmek
Uzun bir tatil
İyi bir yemek
İyi bir şarap
Sevdiğim insanlarla kaliteli bir aktivite
Bolca kitap, bolca resim yapmak
Daha çok sergi gezmek ve konser izlemek
Sabahları iyi bir kahve içmek
Sağlığımın yerinde olması
Kaliteli bir sohbet
-2
suicides underground
(22.12.25)
Güzel soru ama klişeleri aşıp ayrıntılı yazmak zor geliyor. Sağlık ve para. Kalan her şey nasip. Onlarca şehri tek gezersin, çok keyif alırsın ama bir sevgilinle geçirdiğin güzel bir gün ayrı bir şeydir. İnsana hatırlanacak şeyler de gerekiyor. Ya da ne bileyim kendini kültürlü zannedersin ama eğitimin iyi değildir. Yabancı dil bilmeden yaşarsın, tıp mühendislik hukuk eğitimin olmaz, o hayata da iyi demem. Müzik herkes dinler ama çok az insan bir şey çalmayı öğrenir. Çeşitli katmanları var hayatın. İzleyici rolünde olmak da iyi değil. Mesela Ali Koç parası mı yoktu da Fenerbahçe başkanı oldu, en azından elini taşın altına koydu, şampiyon yapamadı ama 2. yaptı. Bu dönemi hatırlar. Hayatı kenardan izlemek yerine içine girmek gerekiyor bazen.
0
arbre
(22.12.25)
Yeterli zamanının olmasıdır. İstediğin şeyi cumartesi pazar ya da resmi tatillerde değil de istediğin anda yapabilmektir bence. Canın deniz kenarında yürümek mi istedi giyinip cikabiliyorsan, ormana gidesin geldiğinde kalkıp gidiyorsan baya iyidir. Yedibucuk beş çalışarak güzel yaşıyorum be denilemez. Ki ben çok güzel hayat yaşıyorum gerçekten istediğim çoğu şeye yetecek param var. Şuan enerji de bulup yapıyorum da ama yorgunum. Oradan oraya sürekli kosturuyorum. Bu sabaha karşı mesela haftasonu gittiğimiz geziden donduk, yedi buçukta işe oturdum. Uyuyup dinlenip uyanıp gordugum yerleri düşünmek bir kaç satır bir şey yazmak isterdim. Ama o an ona vaktım yok. Sonra bir ara yapacagim.

hiç bir istedigimi haftaici mesai saatlerinde yapamıyorum mesela. Saçmalık. Şimdi ben bir çok şeyi yapabiliyor olsam ne olur. Tam olarak anlamlı değil bence.

Canım sıkılıyor.
+5
a perfect lie
(22.12.25)
abd şartlarında yıllık 75 bin dolar kazancın varsa yeterli. daha üstü para yönetme, yatırım stresine giriyor.biz ülkemizde 3,2 milyon yapıyor. ayık 265 bin tl.
istediğim zaman istediğim ülkeye stressizce çıkıp ortalama bir şekilde gezip gelsem benim ekonomime dokunmazsa o zaman istediğim hayatı herhalde yaşarım.
-1
mikahakkinen
(22.12.25)
ABD sartlarinda yillik 75 bin dolara yeter diyen arkadasa ABD'den selamlar. o paraya anca kafaniz suyun ustunde kalir:)
guzel yasamak oncelikle sagligin yerinde olmasi, fiziksel olarak da iyi gorunmek kalan her seyin ucu paraya cikiyor. para mutluluk getirmese bile parasizligin mutsuzluk getirdigi kesin.
0
cairo
(22.12.25)
fiziksel, zihinsel her açıdan sağlık. sevdiklerimin sağlığı. iyi beslenebilmek. iyi, yormayan insanlar, sevdiklerimle çevrili olmak. başımı sokabileceğim, rahatımın yerinde olduğu bir ev. istediğim işi istediğim yerde yapmak. ay sonu kredi kartı ekstresine bakakalmamak.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
gecinmek icin zamanini satmak zorunda olmamak. (bende yok)
iyi bir pasaporta sahip olmak. (bende yok)
saglik. (buyuk oranda var)
+1
antikadimag
(23.12.25)
Sağlık, para, zaman.
0
kumandanim
(23.12.25)
Özgürlük. Para. Sağlık. Cinsellik. Şefkat. Sevgi. Yeni tecrübeler. Seyahat.
0
gabe h coud
(23.12.25)
@cairo miktarı ben bulmadım.
www.givingwhatwecan.org
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
yilda 75bin dolar gelirle dunyanin hicbiryerinde sorudaki hayati yasayamazsin, zira daha o paranin vergisini vereceksin, kalan parayla da ay sonunu zor getireceksin.
-1
cooperr
(23.12.25)
(11)

İyi bir projeksiyon mu yoksa iyi bir televizyon mu

fildirfildir
Sb.
Sb.
0
fildirfildir
(22.12.25)
Ortama ve bütçeye göre değişir ama genel olarak bence iyi bir TV. Aydınlık ortamda daha parlak, fiyatı görece makul, bağlantı seçenekleri muhtemelen daha çok, estetik açıdan daha iyi (kabloları gizlemek vesaire), sessiz, daha düşük enerji tüketir.
0
orient blue
(22.12.25)
Eger ayni boyda olacaklarsa iyi bir tv.

Eger tv kucuk (mesela 65 inch) ama projeksiyon ekrani buyukse (mesela 100 inch) o zaman iyi bir projeksiyon.
0
sertac akin
(22.12.25)
Tv düşünme bile
0
avatar is back
(22.12.25)
Tv, düşünme bile yani projeksiyon falan boş iş. Karanlık 480p izlemek istiyorsan al ama
0
avatar is back
(22.12.25)
projeksiyon bana hiç bir zaman cazip gelmedi. evinde odanda bir şey seyredeceksen tabi ki tv almalısın. projeksiyon sinema salonu gibi büyük görüntü sağlamak için var. evde projeksiyon ne alaka yani
0
abelardo
(22.12.25)
Projeksiyon tâbi ki, ama ultra kısa mesafe olan. Bende Xiaomi var, 6 yıldır çok memnunum üstelik ampul ömrü yok laser.
0
mirty
(22.12.25)
büyük ekran, iyi bir televizyon
0
black holes in the sky
(22.12.25)
TV
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.12.25)
Soru bu haliyle eksik ve cevaplanamaz. Bu soruyu böyle soran birinin projeksiyon hakkında en ufak bilgiye sahip olabileceğini düşünmüyorum, bu nedenle hiç uğraşmayın gidin TV alın.

Ben bir ipucu vereyim: ALR perde denen şeyi bir araştırın. Aydınlık odada parlak bir TV'yi aratmayacak bir projeksiyon deneyiminin mümkün olduğunu görün. Bu sırada bütçenizi de yoklayın. Ona göre karar verirsiniz.
+2
10551037
(22.12.25)
Ben bir hevesle projeksiyon aldım bir sıkıntım yok memnunum hatta tahminimden fazla kullandığım için sinevizyon kağıdını söküp iyi bir de perde aldım ama bence televizyon daha mantıklı ya, uğraştırıyor. Şimdiki aklım olsa hiç bulaşmazdım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
OLED'ler cikana kadar projeksiyon diyordum ama mutlaka perde ile.
OLED sonrasi TV diyorum..
+1
cooperr
(22.12.25)
(6)

araba soruları

inheritance
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?

2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima aracılığı ile sizin aracınıza girdiği oluyor mu? klima dışarıdan hava alacak şekilde ayarlıyken ışıklarda durunca egzoz kokusu doluyor arabanın içine. içerideki havayı çevirecek şekilde ayarlıyken olmuyor.
0
inheritance
(22.12.25)
1- Teknik detayini bilmiyorum ama surekli acik olacak sekilde ayarliyorlar evet, tamamen sekil olsun diye yapilan birsey. O sekilde muayeneden geciyor mu bilmiyorum ama gecmemeli, hatta direk polis cevirip ceza yazmali ama ne kadar uygulamasi var bilmiyorum.
2- Bana da oluyor tabii, karbon polen filtresi bunu azaltir diyenler var ama ne kadar dogru bilmiyorum. Bir de kirli havayi alinca hava alimini kesen daha teknolojik sistemler de var ama tam adi neydi bunun bilmiyorum.
0
mbond
(22.12.25)
1- yanlış bilmiyorsam amerikan park diyorlar buna. Tam keko işi.

2-bana hiç olmadı
+1
rodeocu
(22.12.25)
1. Bahsettiginiz şeyle hiç karşılaşmadım
2. Arabaların klimalarının içeri hava çeken kısmı arabaların en önünde olur. E genelde de arabaların egzos çıkısı arabaların en arkasında olunca tampon tampona giderken öndeki aracın egzoz dumanını arabanızın içine vakumluyorsunuz. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için içerideki havayı çevir tuşuna basarsanız klima önden havayı çekmez sadece arabanın içindeki havayı çevirir
0
limonlu eksi
(22.12.25)
1- amerikan sinyal, amerika'da araclarda farlar surekli yanik degilken, bu is icin sinyaller kullanilirdi. ben de guzel durdugunu dusunuyorum acikcasi ama para verip yaptirmam.
2 - hava filtresini karbon filtre ile degistirin, iceriye fazla koku almak o zaman.
0
cooperr
(22.12.25)
1- amerikan park. yeni nesil araçlarda kodlamayla yapılıyor. türkiye'de yasak. muayeneden geçemezsin.

2- hayır. koku geliyorsa kaliteli polen filtresi kullananın. aracınıza uygun mann marka karbon filtreler iyidir.
0
false pretension
(22.12.25)
sıkışık trafikte araç havalandırması iç sirkülasyona alınmalı. yoksak istediğiniz kadar filtreleyin önden egzos kokusu alır. bazı araçlar bunu otomatik yapar.
0
orpheus
(23.12.25)
(2)

dişim şişti çok ağrım var.

Fodera
cuma akşamı dişimde hafif bir sızı hissettim. cumartesi sabahı kalktığımda sol bademciğim şişmiş gibiydi. dişim hiç ağrımadığı için enfeksiyon riski aklıma gelmedi ve bir sıkıntım olmadı. ılık ıhlamur vb içtim. pazar sabahı kalktığımda sol yanağım balon gibi şişmişti. hemen ağız ve diş hastanesine
cuma akşamı dişimde hafif bir sızı hissettim. cumartesi sabahı kalktığımda sol bademciğim şişmiş gibiydi. dişim hiç ağrımadığı için enfeksiyon riski aklıma gelmedi ve bir sıkıntım olmadı. ılık ıhlamur vb içtim. pazar sabahı kalktığımda sol yanağım balon gibi şişmişti. hemen ağız ve diş hastanesine gittim. muayene oldum. augmentin 875-125 gibi bi antibiyotik başladılar 5 günlük. iburufen diye bi ağrı kesici verdiler. ayrıca antiseptik gargara ve multi vitamin aldım. antibiyotik ve ağrı kesiciyi hemen içtim. çok iyi geldi. derken yanağım hayvani şekilde şişmeye devam etti. şu an çok ağrım var. soğuk kompress yapıyorum. şişlik çok geniş ve sert. genzimde bie akıntı hissediyorum. yarın sabah özel diş doktoruna gideceğim.


sizce bu apse drenajı ülkemizde çok uygulanan bir sistem mi? bu kadar büyük bir apsenin antibiyotikle inmesini beklemek ve bu arada genizden enfeksiyonun mideye inmesi benim pek içime sinmedi. çok teşekkür edeirm.

çok uzun süredir enfeksiyon yaşamamıştım ve antibiyotik kullanmamıştım. ama her hangi bir enfeksiyon durumunda inanılmaz derece kötü oluyorum. geçmişte ameliyat sırasında entübe edilirken sanırım enfeksiyon kaptım. üç hafta boyunca çene kemiğimden deli gibi iltahap akmıştı.
+1
Fodera
(21.12.25)
Geçmiş olsun. Neyseki öyle bir şişlik olmamıştı bende ama bir apsemi drenajla indirip hemen kanal tedavisine başlamıştı doktorum. Özele gitmiştim. Devlete ne zaman gitsem antibiyotik verip yolluyorlardı ( 4 tane kanal tedavili dişim var). Özeldeki doktor "önüne gelen antibiyotik yazıyor" diye de söylenmişti ve bence haklıydı :) Devlette hastaları başından savmak için antibiyotiği iyi bir yöntem olarak görüyorlar sanırım :)
0
truf
(22.12.25)
aynisi basima geldi, antibiyotik iltahabi sokmek icin gerekli.
yarin disci bir delik acacak, oradan iltahabi cekecek.
gecmis olsun.
0
cooperr
(22.12.25)
(9)

Sedat peker cumhurbaşkanlığı adayı olsa oy verir miydiniz?

messina123
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
-30
messina123
(21.12.25)
Ekmeleddin'e oy vermiş insanız neden vermeyelim.
-2
kizil karga
(21.12.25)
Zamanında muhaliflerin kanında banyo yaparız falan demiyor muydu bu herif?
Çıkarı nerdeyse o tarafa dönen bir adam.
+7
parka
(21.12.25)
chpnin adayı olursa oy vermeyecek ekşici yok
-5
plastic_angel
(21.12.25)
tek bir oyum var, akp'nin adayına veririm.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
oğan'a sonra kılıçdaroğlu'na oy verdim. peker'e, boş sigara paketine veya çiğnenmiş sakıza da oy veririm, bir anlamı yok nasıl olsa.
-2
g7mor
(21.12.25)
sedat bizim mahallede ihtiyar heyetine uye olmak istese yine de oy vermem.
+5
cooperr
(21.12.25)
Dürüstlük ve adalet kavramlarının sizce de her türlü üstü örtülü işte bulunan birinin, sonra işler bozulunca intikam hevesiyle ağzını açmasından daha farklı kıstaslarla tanımlanması gerekmiyor mu?

Bence bu kadar kolay ikna olmayın.
+2
akhenaten
(21.12.25)
insanın bir dünya görüşü olur, ne sağa ne ampüle ne sedata atarım. boş atarım gene de atmam.
+4
mikahakkinen
(21.12.25)
vermem. senin mantigin,

adam caliyor ama alni secdeye degiyor diyen sigirdan bir farki yok.

5 yil sonra duyuruya gelip "yuz verdik ayiya geldi sicti haliya" diye anti sedat peker basliklari acardin.
+3
buenosdias
(22.12.25)
(6)

Grup arkadaşlığında yasak aşk

Mirabel
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hat
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hatta bunların birbirine olan zaaflarından faydalanıp toplanma falan ayarlanıyor sürekli. Aşırı sahtekar bir ortam.

Siz bu ilişkiye destek olur musunuz yoksa bana ne deyip bilmezlikten gelmeye devam mı edersiniz yoksa buluşmaları keser misiniz? Yoksa başka bişey mi? Diyelim ki taraflar birbirine deli gibi aşık. Tavrınız değişir mi?
0
Mirabel
(21.12.25)
Valla hocam soru bizden çok seninle ilgili. Herkesin ahlaki ilkeleri ve öncelikleri farklı. Benim midemi bulandırır bir parçası olmak istemem.
+9
Amaranta ursula
(21.12.25)
bu olanlara şahit olmak istemezdim. onların yaşadıkları kendilerini bağlar ancak kendi zihnimi de böyle olaylara şahit olarak kirletmek istemez, uzaklaşırdım.

çünkü böyle kötü örneklere şahit ola ola insanlara, ilişkilere güveniniz zedelenir.
+6
love and trust
(21.12.25)
Kanıt toplayıp güzel bir zamanda patlatırdım.
0
arbre
(21.12.25)
Destek olmak ister misiniz demek ne lan hee destek olmak ister misiniz demek ne?
+2
dedeminhirkasi
(21.12.25)
Böyle çirkin bir ilişkiye şahit olmaktansa o ortamda bulunmamayı tercih ederim.

Bu tip insanlardan tiksinirim. Asla görüşmem
+1
suicides underground
(21.12.25)
ne destek olurum ne de engel, beni baglamaz.
uzakta dururum, bulasmam.
0
cooperr
(21.12.25)
(14)

Hangi jiletle tras oluyorsunuz

optimistbakunin
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
0
optimistbakunin
(21.12.25)
Edwin Jagger çift taraflı, jiletleri de bir yada max iki kere kullanıyorum.
Bic marka jiletim var ama onu seyahat vs için aldım sadece. Memnunum.
Gillette vs kullanmayali yıllar oldu bir kere normal jilete başlayınca farki görüyor insan. 11 yıl olmuş.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
@logistics ahahha abi simdi marketten gidip alacagim bir sey yok mu tr icin
0
🌸optimistbakunin
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette al geç
0
arbre
(21.12.25)
Abi o zaman gillette yani zaten marketlerde çok bir marka yok malesef :)
Ama bic ben sevdim aklında olsun. Fiyatı da daha uygun gibi.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
Gillette sensor 3 fiyat performans
0
mephistoo
(21.12.25)
jiletim yok. hiç kullanmadım. elde ne varsa onu kullandım. 3 bıçaklı, random markalı tek bir jilet 3-6 ay arası götürebilir. sürekli kullanımda 2 hafta götürür.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Tek bıçaklı permatiğin önündeki plastik koruyucuyu kırıp kullanıyorum.

İki üç bıçaklıları kullanamıyorum.
0
yurtsuz john
(21.12.25)
BIC Hybrid 3 Flex'i kullanıyorum. İş görüyor.
0
put it in your appropriate place
(21.12.25)
güzel bir yaprak jiletle bol köpükle geleneksel traş en güzeli ama o da çok zaman alıyor.
genelde gillette sensör veya mach3 olanını kullanıyorum. öyle 5 bıçaklı sağa sola hareketli olanları sevmiyorum.
eskiden bir jileti 7-8 kere kullanırdım hala keserdi şimdi 3 ten sonra kesmemeye başlıyor. o yüzden gratiste, migrosta indirim yakaladımmı stokluyorum.
0
my fault
(21.12.25)
Evde Ali Bıyıklı ustura ve yarım jilet kullanıyorum.

Seyahatlerde Rossmann'da satılan Isana 3 bıçaklı kullan at tıraş bıçağı kullanıyorum.
0
yadigar
(21.12.25)
Bazen Gilette Sensör bazen de Philips One Blade. One Blade jilet kadar yakından almadığı için ciltte yarattığı tahriş daha az oluyor, üst üste birkaç gün jiletle tıraş olup yüzümün haşlandığını hissedersem One Blade'e geçiyorum. One Blade'in bıçağını bugüne dek hiç değiştirmedim, Sensör'ün başlıklarını ise üstündeki kayganlaştırıcı şerit düşene kadar kullanıyorum.
+1
huçi kuçi
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette
ayda bir degistiriyorum ucunu.
0
cooperr
(21.12.25)
sensor3/blue3 bu ikisinin kartuşu aynı zaten. hangisinin birim fiyatı ucuza gelirse onu alıp geçiyorum.
eksisozluk.com mach3'e filan da tercih ederim.

safety razor da denedim ama bunlar daha iyi geliyor. kişiden kişiye cildine göre değişiyor işte, normalde mach3 daha pahalı üst model ama benim cildimi mahvediyor.
0
konetsu
(22.12.25)
Gillette Fusion 5
0
liberal
(22.12.25)
(12)

Kişisel gelişim kitapları neden küçümseniyor

egerbiryolcu
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...Neden böyle bir algı var sizceGerçekten içi boş kitaplar mıYüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazan
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...

Neden böyle bir algı var sizce
Gerçekten içi boş kitaplar mı
Yüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazandırmaz
Siz ne düşünüyorsunuz?
+1
egerbiryolcu
(20.12.25)
Çünkü zırva
Hayat tekdüze yaşanan bir şey değil, herkesin hikayesi farklı. Fakat ortada bir kitap ve tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var. Sanki her insan ve her olay aynı gibi.
Sabah 5'te uyanan zengin oluyordu bu arada, ne oldu o iş?
Zırvalık.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(20.12.25)
Adı üstünde aslında; “kişisel”. O yüzden herkes kendi deneyimini yaşayıp, tecrübe etmeli. O yüzden başkasının deneyimi boş geliyor olabilir.
+1
orient blue
(20.12.25)
Küçümsenmesini mantıksız buluyorum. Kişisel gelişim çok zor bir şey değil. Yazanlar belli başlı bakış açılarını yazıyor. Ona bakarsan her kitapta mantıksız şeyler var. Mesela Harry Potter kitaplarını, filmlerini çok severim ama Dumbledore'un gay olması çok saçma bir şey. Adam 5'te uyanın demişse bu niye zırvalık oluyor.
-4
arbre
(20.12.25)
bu amerikan kültürüyle dünyaya yayılmış bir şey. yok kendinin farkına var, yok başarabilirsin, yok teksin cart curt. ulan bu kadar nepotizmin olduğu yerde her yenilgi sonrası deneyip deneyip boka sararsan intihar edersin. saçma sapan. bu iş, bulanların para kazanma alanı oldu. nerde keriz silkeleyen konferans falan verdi.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
Çoğunlukla genel olmasıdır.

tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var.+1
0
put it in your appropriate place
(20.12.25)
Önerdikleri, akademik bir çalışmanın mı ürünü? Kaç kişi üzerinde hangi bilim adamları bu çalışmayı yapmış, deneklerden kaçı, bu görüşü uygulayıp başarmış da önerilmiş.

Yoksa yazar, böyle bir bilimsel çalışma yerine oturma organından mı istifade edip 'Bir fikrim geldi.' kitabı yazmış?
+1
Mirket
(21.12.25)
cunku zengin/basarili/vs gibi sifatlara giden yolun sirrini kimse sana $10'a alacagin kitapta soylemez.
bu senin kendinin cozmesi gereken, kitaplarda yazmayan birsey.
birazda sansa ihtiyacin var tabii.

ben bu soruyu direk gidip bunu basarmis insanlara da sordum hatta, cevap yok..
siritiyorlar sadece..ha ben olsam ben de soylemem tabii, altin yumurlayan tavuk var elimde, neden keseyim salak miyim? :D
0
cooperr
(21.12.25)
Çünkü popüler oldu.
Popüler olunca iyi para kazandırmaya başladı.
İyi para kazandırınca bütün üçkağıtçılar pastadan pay almak için sinek gibi üşüştü.
Piyasa sahtekarların yazdığı kitaplarla dolunca da doğal olarak küçük görülmeye başlandı. Bu durum, bütün kişisel gelişim kitaplarının uydurma olduğu anlamına gelmiyor tabi ama sapla saman birbirine karıştığı için iyi araştırmak, gösterişli ve özellikle de maddi türden vaadleri olanlardan uzak durmak gerek.
0
mikro patlama
(21.12.25)
“kişisel gelişim” diye etiketlenen kitapların bir kısmının altı gerçekten boş olabiliyor. pozitif düşün her şey düzelir, evrene olumlu mesaj gönderelim geri dönsün, ya da sırf çarpıcı olsun diye söylenen 5’te kalkarsan zengin olursun gibi iddialar falan... bilimsel dayanağı olmayan bu tarz çok fazla kitap var ve o yüzden insanlar ismine bakıp mesafeli duruyor.

ama bir de “kendine yardım” diye ayrı bir kategori var. bunlar bilimsel temeli olan, sağlam kuramlara dayanan ve ruh sağlığı profesyonellerinin terapiye destek olarak sıkça önerdiği kitaplar. hayatı yeniden keşfedin de bu grupta. bilişsel davranışçı yaklaşımın bir dalı olan şema terapi yöntemleriyle çocukluktan beri kurduğumuz ilişkilenme biçimlerini, yaşadıklarımızın bizde oluşturduğu inanç kalıplarını ve bunların bugün ilişkilerimizi, seçimlerimizi ve hayat tarzımızı nasıl etkilediğini fark ettirmeye çalışan bi kitap. “iyi düşün iyi olsun” demiyor, bu kalıplar gerçekten işimize yarıyor mu, yoksa bizi mi sabote ediyor, oraya bakıyor.

ben bu kitabı gerçekten kendini tanımak ve değişmek isteyen herkese çok öneriyorum
+2
mezzosprite
(21.12.25)
Kitaplar, ben bunu yaptım benim kendi hayat tecrübem siz de belki bir fikir edinirsiniz diye satılmıyor. Kişisel Gelişimdeki kişiden kasıt satın alan. Yazar, satın alana diyor ki al ve ksisiel olarak geliş. Benim yolumu da oku belki senin için bir şeyler vardır demiyor.
Kendi bir kişilik deneyemini senin, kitlelerin ilacı olarak Pazarlıyor.
O kitaplardan elde edinelecek bilgi harry Potter dan da elde edilir.
Ha birilerinin işine yarayan bir şey çıkar elbette ama bu o kitapları ne ilaç yapar ne de değerli kılar.
0
kisa
(21.12.25)
@mezzosprite+1
Kendine yardım kategorisindeki kitapları ihtiyacım oldukça okuyorum. Bunlar sürekli okunacak şeyler değil zaten. Yazarları da, birkaçı hariç, sadece alanında bilinen insanlar.
Diğer kişisel gelişim kitapları ise okuyana bir şey katmıyor, sadece yazarını zengin ve ünlü yapıyor.
+1
gnosis
(21.12.25)
kisisel gelisim kitaplarini elestirmek de kisisel gelisim kitaplarinin kendisi kadar moda bence. bazilarinin dusunmeden okumasi gibi bazilari da dusunmeden, hatta hicbir tane bile okumadan, kulaktan dolma bilgilerle elestiriyor. ben burada sonuca bakiyorum. eger bir insan herhangi bir kitabi okuyorsa ve bunun sonucunda etkileniyorsa, dusunceleri, duygulari ve davranislari degisiyorsa o kitap amacina ulasmis demektir. bu kitabin ne oldugu hic onemli degil. dolayisiyla "su gelisim kitabini okudum ve beni etkiledi, mutlu etti, artik daha pozitifim, degistirdi" vs. diyen birine zirva, sacmalik falan diyerek onu aptal yerine koymak vs. daha terbiyesizce geliyor bana.
+1
Sour
(21.12.25)
(10)

Bu şartlarda hangi arabayı alırdınız?

hadi ya la
Bekarsınız, iş yerinizle evinizin arası yürüyerek 10 dakika. Park sorunu olan bir yerdesiniz, küçük bir motorunuz var ama bazen çevre ilçelere, arkadaşlarla mekanlara gitmek için küçük bir araç istiyorsunuz. Önemli olan sorunsuzluğuyla bilinen ve bozulduğunda usta/yedek parça/tamir konusunda sıkıntı
Bekarsınız, iş yerinizle evinizin arası yürüyerek 10 dakika. Park sorunu olan bir yerdesiniz, küçük bir motorunuz var ama bazen çevre ilçelere, arkadaşlarla mekanlara gitmek için küçük bir araç istiyorsunuz. Önemli olan sorunsuzluğuyla bilinen ve bozulduğunda usta/yedek parça/tamir konusunda sıkıntı yaşatmaması. Manuel araç olabilir. Bu kişi ayağını yerden kesecek ne alsın?
0
hadi ya la
(19.12.25)
Bütçe ne? Otomatik benzinli Hyundai.
0
arbre
(19.12.25)
toyota yaris veya clio
0
jelly bear
(19.12.25)
japon grubu. eski olacaksa da benzinli.
0
biravekahve
(19.12.25)
Bu şartlarda araba almaz acil durumda taksiyle idare ederdim. Ama illa alınacaksa Toyota yaris diyorum ben de bütçeyi bilmeden
0
etna
(19.12.25)
Clio.

İlçe kaç km? Yakınsa Citroen Ami.
0
kumandanim
(19.12.25)
temiz bir hot hatch, 205gti gibi..
0
cooperr
(19.12.25)
stellantis grubu harici elektrikli araba.
0
rain when i die
(19.12.25)
toyota yaris
0
mikahakkinen
(19.12.25)
1 yilda ne kadar km yaparsiniz?
eldeki verilere göre taksi yada araç kiralama seceneklerini değerlendirirdim.

araç sahibi olmak satin almanin yanı sıra elde tutmasida maliyetli,
araca ciddi bir meblağ para bağlarsin,
araca bağladıgın para deger kaybeder,
yakiti,
vergisi,
bakimi,
muayenesi,
kaskosu,
trafik sigortası,
lastigi,
trafik cezasi,
otopark ucreti
temizlik gideri.. gibi vb..

en önemliside yolcular iner gider,
sen o aracın şöförüsün,
koş babam koş..
0
designer
(19.12.25)
swift 4*4 alırdım. vın vın eğlencelik.
0
gurur
(19.12.25)
(4)

Dünya kadar kendi cinsi varken farklı davranan hayvanlar

smokee
https://x.com/voiceofworldco/status/2001408914655494258Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
x.com

Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
0
smokee
(18.12.25)
Verilen kimyasalların (vitamin, yem, antibiyotik, ilaç, vs) etkili olabileceğini düşünüyorum, içlerine farklı malzemeler zerk edildiyse deney yapmak adına, bunlar gelişebilir. Neden olmasın?

Ayrıca frekanslarla hayvanların yönetildiğini, uzaktan kumanda edilebildiğini şahsen düşünüyorum, özellikle çiplilerse.
-11
muhayyer divan
(18.12.25)
Hayvanların bir nevi sevgi gösterisidir bu. Köpeklerin sahibine kerkinmesi olayı da vardır. Google'a yazarsanız bol miktarda video bulursunuz. Onların düşünme sistemi farklı. Sizin gibi düşünmesini beklemeyin.

Ayrıca çip konusuna çok güldüm. Allah da espiriyi yapanı güldürsün :D
+3
Mirket
(19.12.25)
aklima bu geldi: www.instagram.com
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.12.25)
adam bahtsiz bedevi olabilir, acidim ya hahah
0
cooperr
(19.12.25)
(8)

Araç Motor yağından anlayanlar

materyalist imam
Selamlar, 3 ay önce 1.0 vti 67 hp peugeot 208 araç aldım ikinci el 11 yaşında.600 km kadar kıllandım sorunsuz bir şekilde sonra bir özel serviste bakıma verdim. Triger, baskı balata, bujiler, yağ filtresi motor yağı, polen filtresi vb değişti. Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konvento
Selamlar, 3 ay önce 1.0 vti 67 hp peugeot 208 araç aldım ikinci el 11 yaşında.

600 km kadar kıllandım sorunsuz bir şekilde sonra bir özel serviste bakıma verdim. Triger, baskı balata, bujiler, yağ filtresi motor yağı, polen filtresi vb değişti. Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konventor arıza lambası yandı, aynı yere geri götürdüm usta bir şey olmaz deyip arızayı sildi 150 200 km sonra tekrar yandı ustaya whatsapp'tan yazdım " bir şey olmaz würth yakıt katkısı al kullanmaya devam et" dedi bi 200 km sonra da yağ lambası yandı. Fotoğrafını çektim attım aynı usta yine bir şey olmaz devam et dedi. (ilk arabam olduğundan olayın ciddiyetinin farkında da değilim henüz)

2 gün o yağ lambası, stop ışığı yanarken kullandım usta devam et dediyse vardır bir bildiği dedim. Hatta tam benzinliğe girip dediği yakıt katkısını alacaktım ki arabanın bütün ikaz ışıkları yandı orgeneral apoleti gibi Service stop, Engine vs vs ne ararsan. Hemen en yakın oto tamircisine çektim "abi motorun yağı bitmiş" deyip yağ ekledi.

Oradan bakım yapan ustaya götürdüm, yağı takip edicez bir daha eksilirse motor bitik rektifiye gerekir 150k tutar en az dedi. 700 km sonra yine yağ lambası yandı, götürdüm rektifiye dedi. Başka usta buldum ona gösterdim, o da kaputu açtı motoru bile çalıştırmadan motor değişmesi lazım dedi.

Son olarak bir usta daha bulup telefona derdimi anlattım aynı muameleyi yapacaksan hiç yorma dedim yok abi gel bakalım dedi. Götürdüm, baktı ve Peugeot'nun 5w30 olması gerektiğini belirttiği yağ yerine 10w40 yağ eklemiş bakim yapan yer. Yağ ve yağ filtresi tekrar değişti ve takip edeceğiz yine 1000 km kadar. (başka yerde sızıntı yok)

5w30 yağ yerine 10w40 yağ eklenmesi eksiltmeye sebep olur mu? 1000 km dolana kadar içim içimi yiyecek çünkü. Epey Google ve yapay zeka araması yaptım, eksiltme hatalı yağdan gibi geldi bana ama işin erbabı varsa burada güzel haberlerini bekliyorum 1000 km dolana kadar içim rahat eder belki :(
0
materyalist imam
(18.12.25)
Viskozite değişikliği yağ eksiltmeye sebep olmaz.
0
antihero
(18.12.25)
benzinli, küçük hacimli ve yüksek sıkıştırmalı motorlar yağ eksiltir bu normal. ama 1000 km 100ml gibi olması lazım en fazla

endişeye gerek yok. sabah aracı çalıştırmadan önce, geceden süzülen yağı düz zeminde kontrol et. 3-4 günde bir veya uzun yolculuklardan sonra bu kontrolü tekrarla.
0
orpheus
(18.12.25)
İlk usta sıkıntılı belli zaten. Hiç düşünmede basıyorlar 10w40 acayip ayar oluyorum. 5w30 isteyen arabaya 10w40 yağ koyması güzel olmamış ama bunun yağ yakmayı artıracağını sanmıyorum. Aksine daha kalın yağ olduğundan azaltma ihtimali var. Tabii bu bilgim çok net değil. Böyle çıksa daha iyi aslında problem çözülmüş olur. Bu arada bu yağın aşırı eksilmesinden motora normalde olmayan bir zarar da verilmiş olabilir.

Ben bir süre 2010 Peugeot 207 1.4 VTI araç kullandım. Maalesef yağ yakma sorunu vardı ve motor yapılmadan çözülecek gibi birşey değildi. Normal ustaya belki motoru yaptırsan bile çözülmeyebilir. Ben Peugeot servisinde çalışmışlığı olan biriyle konuştum bu konuyu, 10 bin kilometrede yarım litre yağ yakma noktasına kadar getirdik dedi motor yaparak. Çok masraflı iş bence yapılmaz.

Benim araç uzun yolda kullanırsan özellikle daha çok yakıyordu. 3000 km'de falan yağ uyarısı geliyordu. Ben satana kadar ekleyerek devam ettim. Yaklaşık 30 bin km azaldıkça ekleme tabii normal vakitlerinde yağ/filtre değişimi yaparak kullandım. Motoru yakmadan o kadar kullanabildim. Sonrasında yağ yaktığı bilgisini de vererek biraz ölü fiyata sattım. Olay Hollanda'da yaşandı ve burada kimse o kadar yağ yakma durumunu belirtme gereği duymuyor.

Sizin araçda da aynı mıdır bilmiyorum ama bu Peugeot beni bitirdi. Su eksiltme de yaptı baya, termostatı değiştiriyorum, su tankı bozuluyor vs bütün soğutma sistemini değiştirdim nerdeyse.

Ustanın birşey olmaz gevşekliğiyle ilgili de bir notum var. Gerçekten gevşeklik yapmış ama benim arabada yağ sensörü de arada deliriyordu. Bir ara çok uğraştım yağ eklememe rağmen uyarı gitmedi. Sonra 1000 km daha sürdüm öyle, tek seferde, ertesi sabah bindim çevirdim kontağı uyarı gitti.

Yağ çubuğuyla ilgili de bir not düşeyim. :) Bu çubuk yağın tamamını temsil ediyor sanıyordum ben. Halbuki en üstteki 1 litreyi temsil ediyormuş. Tabii çubuktaki yağ bitme noktasına gelmeyecek gene de, çubukdaki minimum işaretinin üzerinde olması lazım her zaman.
0
mbond
(18.12.25)
Bu konuda epey tecrübem var. Bir kere ilk gittiğin tamirciye asla bir daha gitme. Hatta mümkünse hiçbir tamirciye tek başına gitme. Kaç yaşında olursan ol daha önce hiç görmediğin insan türleriyle karşı karşıyasın.

İlk tamirci tahminim bir yerlerde şaseyle oynadı ve arıza lambaları o yüzden yandı. Hiçbiri de bunu sana söylemez. Aynı tamirci 10 kez motor yapar ahbap olursunuz 11. gidişinde bu sefer de doğru yapim demez, yine bozar.

Referansla güvenebileceğin bir servis bul ve başka yere araç götürme.
0
hebanon
(19.12.25)
1000km de bir arac yag isigi yakiyorsa ya kacak vardir, ya da yag yakiyordur.
kacak varsa kolay cozulur, ama yakiyorsa motoru kucaga aldin demektir.

bazi motorlar yag eksiltir, ozellikle almanlar. ben 5000de bir yarim litre ekliyorum genelde. ama 1000km de bir isik yakmasi sikinti.

5w30 yerine 10w40 bir hata, ama olumcul motoru bitirecek deli gibi yag yaktiracak bir hata degil.
0
cooperr
(19.12.25)
Cevaplar için teşekkürler. İnternet araştırmalarım 1.0 düşük hacimli motorun 10w40 kalın yağı motor öğlene döndüremediği için yaktığı yönünde. Egzozdan duman atmadığını ve hiçbir şekilde dışarı sızıntı vermediğini tekrarlayayım.

10w40 yağ eklenmeden önce (bakım öncesi) 600 km yol yaptım ve bakıma vermeden 1 gün önce yağ çubuğundan kontrol ettiğimde hiç eksilme yoktu. Yani 600 km'de hiç yağ eksiltmeyen araba bakım sonrası 600 km'de 600 ml eksiltmeye başladı.

Şu an tek umudum 5w30 yağ ve yeni yağ filtresinin sorunu çözmesi. (aracın sürüşü yumuşadı, vites geçidi debriyaj ve gaz pedalları da yumuşadı doğru yağa geçince) yoksa galeriyle mahkemelik olacağız çünkü ekspere soktun alırken aracı ben sorumluluk kabul etmem diyor...
0
🌸materyalist imam
(19.12.25)
motor yağı ile vites geçişlerinin, debriyajın yumuşamasının alakası olamaz.
debriyaj tamamen farklı bağımsız bir hidrolik sistem. şanzıman ise bağımsız olarak kendi yağı içinde dönüyor.
0
orpheus
(19.12.25)
herşeyi doğru yapsan bile peugeot yağ eksiltir.

teknik bültenleri var boy boy.

yapacak bir şey yok.

"Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konventor arıza lambası yandı"

ben o arabanın motorunun daha hikaye başında sağlıklı olduğunu sanmıyorum.

zaten yağ eksilttiği için katalitiki de göçertiyor ve p0420 veriyor.

not: otomotiv satış sonrası hizmetler makina mühendisispor
0
rain when i die
(19.12.25)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(15)

Fakirlerin giremeyeceği AVM yapabilir miyim?

michael_knight
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;- yasal bir sorun olur mu?- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;
- yasal bir sorun olur mu?
- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
0
michael_knight
(18.12.25)
Rondak
(18.12.25)
Tüketicinin korunması hakkında bir kanun var. O kanunda satıştan kaçınma diye bir madde var. Müşteri seçemezsin der.
0
Mirket
(18.12.25)
@mirket ama gece klüpleri ve beach’ler müşteri seçebiliyor.
0
🌸michael_knight
(18.12.25)
Bunun cevabını hep ben de merak etmişimdir.
0
Mirket
(18.12.25)
üyelikle al.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.12.25)
komple avm değil ama yalıkavak marina'da böyle mağazalar var. beğendikleri müşteriyi alıyorlar.
0
kibritsuyu
(18.12.25)
o kadar kaçınılmak yerine o tarz yerlerde yaşamak bu durumu çözer. monaco, dubai gibi yerlerde yaşarsan zaten bunu aşarsın. iyi firmalarda zaten randevulu çalışıyor. ama ilerleyen süreçte üyelikle girilen avmler olacağını düşünüyorum. yani aylık bu avmde 10 bin harcayanaların girebileceği avmler olacaktır.
0
mikahakkinen
(18.12.25)
yasal olarak da teknik olarak da bir sikinti cikacagini sanmiyorum.
bir tek uyelik sistemi ile calismani isteyebilirler. uyelik parali olur ya da bir on elemeden gecirilerek uyelik verilir. karti okutan girer. karti olmayan giremez.

tuketicinin korunmasi burada devreye giriyorsa ulkede niye damsiz girilmez diye bir olay var, bunu sorgularim.

son olarak, ortadoguda yeterli paran varsa herseyi yaparsin. yapamiyorsan, yeterli paran yoktur.
+1
cooperr
(18.12.25)
cooperr+1

yaptim oldu.
0
gule gule
(18.12.25)
kulüpler falan da buna yakın değil mi aslında, önünde engel olduğunu zannetmiyorum sadece ismi ve yöntemi farklı olur.
+1
atom karincanin torunu
(18.12.25)
Fiziki olarak engelleme yapmadan da mumkun aslinda, ama tabii o zaman dis sinyallerden anlamayan kisiler gene gelecektir. Bu durumda pahali falan olmali ki adim atip fiyatlari gore bir daha gelmemek uzere kacsin. Mesela gunlerden bir gun Tuzla Yelken Klubu idi galiba idi boyle bir mekan gorduk, kapisina yaklasip gorevliyle konustuk. Gorevlinin yasi, durusu ve giyim tarzindan orasi icin fazlaca fakir oldugumuza karar verip bir daha yaklasmadik.
+1
mbond
(18.12.25)
eger boyle bir fikriniz varsa premium markalardan premium urunler satmalisiniz. yoksa avm'den alisveris yapanlarin cogu zengin degil sadece orta sinif. onemli olan zengin kesim yanip tutusur mu? avm'nize giremeyen insanlarin (fakirlerin ve orta sinifin) yanip tutusmasinin bir anlami yok.
+1
Sour
(18.12.25)
new york'ta bir çok kamusal alan aslında private (ör: bryant park). zoning (imar) düzenlemelerinden ekstra kat hakkı almak için çoğu özel mülk giriş katlarını kamusal alanlara çeviriyor. haliyle o tip kamusal mekanlarda istenmeyen bireyler --mekana girebilseler dahi-- bir rahatsızlık halinde nazikçe escort edilerek dışarı çıkarılıyorlar.

bir de şehirde inanılmaz bir kulüp furyası başladı. soho house hep vardı ama onun düşüşünden sonra şimdi bir sürü seçici kulüp çıktı. bu kulüplerin içinde alışveriş (daha çok yiyecek içecek) imkanları da oluyor. en garibime giden son şey şu oldu: los angeles'taki viral erewhon smoothieleri new york'ta kith markasının özel kulübünde satılmaya başladı. kulübe üye olmayan insanlar için tek hack de şu oldu: doordash (yemeksepeti) uygulamasıyla çevresinde bir yere kuryeyle sipariş verebilmek. bu uygulama haberlere bile çıktı. kısaca bu ulaşılmazlık bir "yanıp tutuşma" yaratmış oldu.
+1
eileengray
(18.12.25)
Capitol 90'lı yıllarda öyleydi. Güvenlik görevlisi kılık kıyafeti kötü olan ve yaşı ufak insanları içeri almıyordu.

Hiç unutmam. Yeşil Yol filmi vizyona girmişti. Filmi Capitol sinemasında izlemek için bayramlık kıyafetlerimizi giyip gitmiştik.

Tabi şimdiki popülist siyaset, halk dalkavukluğu yapılan zamanda böyle bir işe kalkışmak biraz zor olur.
+1
yurtsuz john
(18.12.25)
Şu an avmler zaten bunu yapıyor. Sen elenecek kesimde olmadığın için fark etmemişsin.
Haliyle bir sorun olmuyor. Avm kapısından çevrilecek adam gidip de şikayette bulunup hakkını arayamaz. Arayabilecek olsa bile çok Daha ciddi sorunları olduğu için uğraşmaz.

Hayır herkes oraya girmek için yanıp tutuşmaz. Çünkü bu örnekte elemeyi geçenler kümesi çok geniş. Dediğinin olması için bir ayrıcalık hissi doğurman lazım. Bir yerde fiyatları astronomik tutarsan yahut akıl almaz giriş paraları falan alırsan o zaman dediğin gözle bakılabilir oraya.
0
lazor
(20.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
-1
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(4)

Kış lastiği

etna
İşim gereği uzun yol yapıyorum. Ayda 4000 km.205 55 16 ölçülerinde kış lastiğini önerirsiniz? Araç 2023 Opel Astra dizel Continental 5000 lira, Michelin 5500 lira gibi. değer mi yoksa bu fiyat farkına değmez mi diğer markalarla?
İşim gereği uzun yol yapıyorum. Ayda 4000 km.
205 55 16 ölçülerinde kış lastiğini önerirsiniz? Araç 2023 Opel Astra dizel
Continental 5000 lira, Michelin 5500 lira gibi. değer mi yoksa bu fiyat farkına değmez mi diğer markalarla?
0
etna
(15.12.25)
kis lastiginde 1 numara NOKIAN
ondan sonra digerleri.

nerden biliyorsun diyeceksin, sabah kalktigimda hava -20c, ise giderken de yol buz kapliydi. araba ustunde nokian takili.
0
cooperr
(15.12.25)
bridgestone blizzak al güzel.
0
jelly bear
(15.12.25)
blizzak +
0
designer
(15.12.25)
www.tyrereviews.com

Bende üçüncüsü var, dağdayim. Şu ana kadar bir sorun yaşamadım, genelde kışın birkaç gün kalan 20 cm falan kar oluyor.
Kış lastiği her işte en iyisi demek olmuyor, bazısı buzda daha iyi, bazısı karda, bazısı yağmurda. Bu sebepten kullanacaginiz koşullara bakmak lazım.
0
logisticsmanager
(15.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(9)

Araba kullanma fobisi

magni
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu ol
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu olarak tüm ülkenin nefret ettiği bir "katil" pozisyonuna düşebiliyorsun.

Bu düşüncelerden dolayı araba kullanmayı çok istememe rağmen kullanamıyorum, dev bir korku var içimde. Bir de "Ulan herkes kullanıyor, sen gerizekalı mısın" diye kendi kendimi ezikliyorum. Şu an bu tür bir fobisi olan var mı? Ve aynısını yaşayıp da aşabilen var mı?
+3
magni
(14.12.25)
var, yaşıyorum, aşamıyorum. tonlarca ağırlıktaki metal yığınının 20 km/saaten daha yüksek hızlarda üstelik herkesçe kullanılabilmesini çılgınlık olarak buluyorum. silah satın almak için 100 yere yazı yazıyorsunuz, it gibi kapıda bekliyorsunuz, 1000 dereden su getiriyorlar ama konu araba kullanmaya geldi mi şak şak jet hızıyla üstelik yaşlı, kadın, barzo, alkolik herkese ehliyet çıkartıyorlar.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Ben sırf bu yüzden yıllarca gidip ehliyet almadım. Şimdi arabasız bakkala gitmiyorum
0
rodeocu
(14.12.25)
Bu korkunuzun size mantıksız gelmesi gerekiyor öncelikle.
Elbette birinin veya kendinizin ölümüne sebep olabilirsiniz ama bunun olma ihtimalinin çok düşük olduğunu size anlatmama bile gerek yok.
Tüm trafik kurallarına uyan, yorgun/uykusuz olmayan bir şoförün birinin hayatını kaybetmesine sebep olma istatistiğini bulabilseydik bunun sıfıra çok yakın olduğunu hatta herhangi bir belediye otobüsüne binmekten bile daha risksiz olduğunu görürdük herhalde.

Fobi sahibi birine “boşver” demiş olmak istemiyorum, öncelikle sizin aklınızın bu korkunun mantıksız olduğuna inanması gerektiğini söylüyorum.

Kendim yaşamadım ve çözmedim böyle bir korkuyu ama böyle bir endişesi olan, bu ihtimal aklına gelen bir şoför bence trafikteki şoförlerin %90’ından daha fazla güvenebileceğim biridir.
+3
michael_knight
(14.12.25)
20 sene önce bana arabayı kullanmayı öğreten eski dolmuş yakınımız demişti ki karşında gördüğün her aracın şöförünü acemi olarak göreceksin. o yüzden yapacağın her hareketi dikkatli ve 2 kere düşünerek yapmak zorundasın. çok şükür bu zamana kadar hiç büyük bir kaza yaşamadım, inşallah yaşamam da.

trafikte her zaman bir risk vardır. siz dikkatli oldukça riskler düşecektir. trafik kurallarına uyduğunuz sürece içiniz rahat olsun.
+2
false pretension
(14.12.25)
Araç kullanırken hiç olmuyor tv karşısında patlamış mısır yer gibi rahatım ama mesela otoyolda benzin almak için kenara çekip geçen arabaların hızını gücünü görünce "vay amk burada mı kullanıyorum lan bu arabayı ben de mi böyleyim" diyerek bi şaşırıyorum.
+1
kizil karga
(14.12.25)
aynı korku bende de vardı, ancak terapi yardımıyla bu korkumu yendim. ben hiç hiç şoför koltuğuna oturmamıştım ve sürücü kursuna yazılana kadar da oturmadım bu arada. şu an 2 senedir ehliyetim ve arabam var. uzun yol ve yurt dışında araç kiralama dahil her şeyi yaptım.

yolcu koltuklarında oturmakla şoför koltuğunda oturmak çok fark ediyor.
0
nefertarii
(14.12.25)
Aynı korku bende de vardı. Karşı şeritten tır gelirken gözümü kapatıyordum mesela. Yoldan yaya geçecekken eşime dur diye bağırıyordum falan. Sağdan yola katılım olunca eşimin kolunu falan tutuyodum. En çok da yayaya çarpmaktan çok korkuyordum. Büyükşehirden köye taşınınca fırsat bu fırsat diyip özel ders aldım. Üstteki arkadaşın da dediği gibi şöför koltuğu ve yan koltuk çok farklıymış. Neyse ki artık 3 yıldır aktif araç kullanıyorum. Üstelik artık köyde de değiliz ama hala tırların falan geçtiği ana yollara çıkamıyorum çünkü iki defa hafif kazalar yaptım. Sadece şehir içinde kullanabiliyorum. İstanbul gibi büyük bir şehirde kullanamazdım ama.
0
suicides underground
(15.12.25)
birkac kaza yaptim, biri benim hatamdi oburu karsi tarafin.
kazalardan sonra sunu anladim:
arac ile olmek o kadar kolay degil, ozellikle modern araclar ile. sacma sapan hizlara cikip sacma sapan hareketler yapmak lazim, ugrasman lazim olebilmek icin.
dolayisiyla gidip yaya ezmedigin surece, baska araca vurarak birini oldurmen de kolay degil.
dolayisiyla bu olme/oldurme isini cikarttim kafadan.
-kurallara bil ve uygula. mutlaka kemer tak. arka koltuktakiler dahil kim binerse taktir.
-alkollu kullanma
-uykusuz kullanma
-sacma sapan hiz yapma.
-aracin bakimlarini yap, lastiklerin frenlerin iyi olsun.
-modern bir araca bin.
gerisini dusunme.
0
cooperr
(15.12.25)
trafik kazasının oluşması için çoğu zaman 1 hata yeterli değil.
birden fazla sebebin bir araya gelmesi ile oluşan hatalar zinciriyle oluşuyor kazalar.

eğer dikkatli olursanız, uykusuz yola çıkmazsanız, kuralları bilirseniz kaza yapma oranınız ya da trafikte başınıza bir şey gelme olasılığı düşer.
seyir halindeyken telefonla uğraşmak (müzik değiştirmek, navigasyonu kurcalamak), aracın koltuk ceplerinden bir şey arayıp bulmak vs tehlikeli ki çoğu kez önemsenmez.

trafik kazalarında araçların teknolojisi de önemli.
modern araçlar oldukça güvenli ve minimal sürücü hatalarını tolere edebiliyor.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(7)

2025'iniz nasıl geçti- yeni yıla girmeden dertleşmece

darthvader
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?
Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
0
darthvader
(14.12.25)
2025 bok gibi geçti. Bir sene boyunca yaz gelsin diye bekledim ama buralara bu sene de yaz gelmedi. Yeni yıldan beklentim yaz gelmesi.
-1
suicides underground
(14.12.25)
iyi gecmedi diyebilirim. i$ olarak bekledigimi bulamadim.
global ekonomi boktan, beni cok etkiliyor.
0
cooperr
(14.12.25)
Maddi manevi her yönden berbat bir yıldı.
Çok fazla hastalık haberi aldığımız bir yıldı, çok hastamız oldu. Geçen hafta da gencecik bir iş arkadaşımızı bir iş kazasından dolayı kaybettik.

Mutlu olduğum an; balkona kurduğum kuş havuzunun nihayet kuşlarca fark edilip kullanılmaya başladığı andı.

En çok üzüldüğüm yazdığım kaza olayı oldu.

Yeni yıldan pek bir beklentim yok açıkçası; artık yapmak istediklerimi ertelemeyecek motivasyon diliyorum kendime.
0
mutekebbir
(14.12.25)
Kötüydü. En mutlu eden şey yaz tatilimdi. İyi geldi. Ben yeni yerler görünce yaşadığımı hissediyorum. Uzun süredir almak istediğim bilgisayarı aldım. İşte 1 yılımı bitirdim. Ağırlık çalışmaya başladım. Bir spor düzeni oluşturdum. Bir sürü küçük ama benim için önemli hedef gerçekleştirdim. Düşününce kötü demek nankörlük oluyor ama beni mutsuz eden şey ilişki konusu. Son sevgilimden ayrıldıktan sonra 4 5 kızla konuştum ama hiçbiriyle sevgili olmadım. 4 ay sonra 33 olacağım ve evliliğe çok uzağım. Aslında evlenmek istemiyorum ama bazen de eşimin olması daha iyi hissettirir gibi geliyor. İş arkadaşımdan hoşlandım, o üzdü beni, hâlâ takıyorum kafama. Yeni yılda biraz da bu konularda mutlu olmak isterim.
-4
arbre
(14.12.25)
Geneli güzeldi, hayatımda eksik bir şey olmadı ama son düzlüğe biraz gergin geçiyorum işten dolayı.

ama Bungee Jumping yapmam, bütün seneyi güzel kıldı. O süreci çok özleyeceğim.

Uzun zamandır yapmak istiyordum ama öncelik vermemiştim. Kasım 2024te öncelik vermeye karar verdim. Araştım, planladım ve Uygulamaya koydum. 14 Mayıs 2025 tarihinde yaptım.

Bungee Jumping için İsviçre'ye gittim ama öncesinde Malta'dan vize başvurusu aldığım için Malta'ya gitmem gerekti. Sırf bunun için Malta'ya gittim, gerçi sevdiğim bir ülke. İlk 2024 senesinde gittiğim restoranlara gittim. Kaldığım otelde gene konakladım. Gittiğim casino'ya gene gittim.

İstanbul'a dönerken business class'a bindim. Bu güzel süreci böyle bitirmiş oldum.

Senenin geri kalanı normal geçti. Bungee Jumping komple yetti seneye. Arkasından Lyon'a gittim geldim. Eylül'de bir Roma'yı dolaştım geldim. Arada gösteriler, etkinlikler derken senenin sonuna geldik.

İş yerinde bazı problemler var yapısal olarak. Ne olacağı belli değil. Bu şey bekliyordum aslında. Sürpriz olmadı. Daha bir hafta önce başka bir duyuruda yazmıştım fırtına öncesi sessizlik, sağlam çıkarsam mükemmel bir süreç beni bekliyor, ölürsem yine de güzeldi diye.

Bu fırtınada sağ çıkarsam hayatımı güzelleştirmeye devam. Çıkamaşam yapacak bir şey yok, hayat der devam ederiz.

İşte 2026'a sağ kalıp yurtdışı gezilerin dolu dolu olduğu, kadehlerimin eksik olmadığı ve daha derli toplu bir hayat yaşantısını hedefliyorum.

Bakalım görelim.
0
put it in your appropriate place
(14.12.25)
hedeflediğim 2 şey olmadı. biri çok önemli değildi ama diğeri hala önemli. o yüzden 2026da kendime o gerçekleştiremediğim tek hedefi koyuyorum. daha gerçekçi, daha samimi bir hedef olarak gözüküyor. 2024ten daha iyiydi. sakindi diyebiliriz.
0
dedim ben sana
(14.12.25)
bok gibiydi. bi beklentim de yoktu zaten. 2026'dan da yok. tek artısı çabuk geçmesi oldu.
0
der meister
(14.12.25)
(8)

Siz de jinekologa gitmekten nefret ediyor musunuz? (Kadınlara soruyorum)

gnosis
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
0
gnosis
(13.12.25)
Nefret demeyelim ama gitmeyi sevmiyorum evet. Yine de hiçbir sıkıntım olmasa dahi senede bir kez görev bilinciyle pap smear için gidiyorum.
+1
kullanicadi
(13.12.25)
Ne yazık ki ben de haftaya aynı sebeple gideceğim ve şimdiden stresi başladı. Aklımın bir köşesinde sürekli.
0
🌸gnosis
(13.12.25)
Nefret değil ama sevmiyorum +1

İşim düşmedikçe gitmem ayrıca. Tahareti suyla aldığın zaman hiçbir sorun çıkmıyor, yeter ki herkesle ve/veya korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma.
-3
muhayyer divan
(13.12.25)
erkek gozunden hic kosarak giden kadin gormedim, hepsi her sene oflaya puflaya giderdi.

soruya kaynak yapayim:
bir tanesi ozellikle erkek jinekolog tercih ederdi, sormustum ne ayak diye, kadinlar cok kurcaliyor, erkek doktorlar hizli sekilde hallediyor, fazla soru sormuyorlar demisti.
beni yemis de olabilir :D, saglamasini yapana gofret alacam.
-1
cooperr
(13.12.25)
Ben hiç sevmiyorum aslında ama rahim filmi ve amniyosentez işlemi yaptırınca o koltuğa muayene için oturmak çok basit gelmeye başladı. Ama yine d esevmiyorum tabi.
0
suicides underground
(13.12.25)
''korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma'' bunu nereden bilebiliriz ki?
+3
Kahvedesu
(13.12.25)
Kbb ye veya nebileyim göz muayenesine gitmek gibi birşey benim için, çok umursadığım strese girdiğim bir durum değil. Tüpbebek tedavisinden sonra koymuyor da olabilir tabi.
+1
physcos physcos
(14.12.25)
Ben de hiç sevmiyorum ama bir kaç senedir işini iyi yapan bir doktor sayesinde eskisi kadar gerilmiyorum.
Bu arada erkek doktor tercihine katılıyorum. Eskiden hep kadın doktor tercih ediyordum ve zulüm oluyordu. Erkek doktorlar bu konuda daha iyi. Acıtmıyorlar veya daha nazik oluyorlar, özür dileyerek nezaketle yaklaşıyorlar.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(14.12.25)
(9)

Bulasik sungerinizi mikrodalgaya atiyo musunuz

lapaz
Temizlenmesi icin?
Temizlenmesi icin?
0
lapaz
(13.12.25)
Hayır kaynar suda bir iki damla çamaşır suyu içine bezleri ve süngeri bekletiyorum
+1
grimavi
(13.12.25)
Sinek öldürmeyen şey mikrop mu öldürecek?

www.reddit.com
0
Mirket
(13.12.25)
yemeklerin kabasını almak için kullandığım silikon fırçam var. fırçayı su tutup kenara asıyorum. arada bulaşık makinesine atıyorum. süngerim de var. yıl içerisinde süngere ihtiyaç duyduğum zaman nadirdir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
Hiç denemedim ama ıslak olması koşuluyla gayet mantıklı. Mikrodalga süngerdeki suyu kaynatır, yüksek sıcaklık en etkili mikrop öldürme yöntemlerinden biridir.
* Sinek mevzusu duran dalga fenomeniyle ilgili, hareket edebildiği için fırının içinde ısınma olmayan bir spota kaçabilir. Bu konuyla alakası yok.
* Sirkeli suyun dezenfektan etkisi son derece zayıftır. Bu kadar popüler olmasının tek nedeni çok kolay ve ucuz olmasından başka bir şey değil. Sirkeye güvenmek, diğer tedbirleri ihmal etmeye yol açıp başınıza iş açabilir.
0
mikro patlama
(13.12.25)
hayır zaten ucuz bişey paket paket alıp. en geç haftada bir çöpe atıyoruz.
0
orpheus
(13.12.25)
hic duymadim boyle bir uygulama.
2-3 haftada bir cope atip yenisini aciyoruz.
0
cooperr
(13.12.25)
Bulaşık süngerini iki haftada bir değiştiriyorum, mikrodalgada pişirmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.12.25)
Sünger uzun süre kullanmasi zararli cok bakteri üretiyor diye kabak lifine gectim,daha sağlikli.
0
kendinibulankadin
(13.12.25)
Mikrodalga hiç bir mikrop ve bakteri öldürmez. Yani gereksiz bir eylem
0
limonlu eksi
(13.12.25)
(7)

Yayımlanmamış tez?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir tez savunulup, basımı yapılıp ve ilgili enstitüye teslim edildikten sonra yayımlanmış sayılmıyor mu? Google akademikten yüksek lisans tezime atıf verenlerin atıf şekline bakıyorum da biri "[Unpublished master’s thesis]" olarak belirtmiş iki farklı yayınında. Başka biri de: [Yü
Merhaba arkadaşlar,
Bir tez savunulup, basımı yapılıp ve ilgili enstitüye teslim edildikten sonra yayımlanmış sayılmıyor mu?

Google akademikten yüksek lisans tezime atıf verenlerin atıf şekline bakıyorum da biri "[Unpublished master’s thesis]" olarak belirtmiş iki farklı yayınında.

Başka biri de: [Yüksek lisans tezi, X Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi. şeklinde bence doğru bir biçimde göstermiş. Hangisi doğru? Bir de google akademikte görünmüyor ama başka bir çalışma daha var benim teze atıf yapan. Haliyle göremediğim atıf yapan diğer çalışmaları merak ediyorum. Kesin olarak görebileceğim bir yer var mı?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(12.12.25)
Makale çıkmışsa yayınlanmıştır.
0
michael harddd
(12.12.25)
Enstitü tezinde deişiklik istemeyip kabul ettiyse YÖKte 2 hafta - 2 ay arası değişen bi sürede yayınlanıyor. Ondan sonra yayınlanmış kabul ediliyor.

Google scholarda göremiyorsan akademik bir çalışma olayabilir atıf yapan.
0
truf
(12.12.25)
@truf,
Enstitü tezde değişiklik talep etmedi, tezi vereli 3 yılı aştı. Atıf yapıp göremediğim kişi de doktora tezinde atıf yapmış benim teze.
0
🌸Amaranta ursula
(12.12.25)
Bir yayınevi tarafından kitap formatında basılmadıkça "yayımlanmamış" sayılır.
+1
kiminromeosu
(12.12.25)
Yayımlanmamış: makalesi/kitabı çıkmamış.
0
evrim halkasi
(12.12.25)
Çok güzel soru. Eskiden tezler üniversite depolarına koyulur, bir kitap olarak basılmadıkça, yani genel okuyucuya sunulmadıkça "unpublished" olurdu. Şimdi çeşitli elektronik depolarda tezler bulunabiliyor (YÖK, Proquest) ve bazı tanımlara göre bu onları "published" yapmaya yetiyor. İlginçtir, bu tanımları Kanada'dan iki sitede gördüm:

libguides.jibc.ca

library.ulethbridge.ca

(Çok da araştırdığım söylenemez :) )

Makalenin yayımlanması tezi yayımlanmış yapmaz diye düşünüyorum. Resmi olarak bu tezin "tümünü" (sadece bilimsel bilgi değil, tüm içerik) içermediği için teze "published" demeye yetmez sanıyorum.

Edit: Atıf yapan diğer çalışmayı bulmak için belki akademik olmayan, normal(!) Google'da tezinizi ve adınızı aratmayı deneyebilirsiniz.
0
cosmicstring
(12.12.25)
tezin published olmasi icin yayinlanmasi lazim.
senin tez eger bir dergide yayinlanmadi ise - ki zaten komple tez dergide cikmaz - published degildir.
tezin bir kopyasinin universitenin kutuphanesinde durmasi yayinlandigi anlamina gelmiyor.
0
cooperr
(14.12.25)
(9)

Grup Sex Suç mu?

eisberg
Malum, gazeteci M. Akif Ersoy gözaltına alındıktan sonra ifadesi falan ortaya çıktı. Oradan alınan kesitlerde de hep "uyuşturucu kullanmadım, grup sex yapmadım" tarzı şeyler yazıyor. İnternette biraz araştırdım ama müstehcenlik kapsamında suç olabilir yazanlar var, ekşi'de suç olmadığını ancak görün
Malum, gazeteci M. Akif Ersoy gözaltına alındıktan sonra ifadesi falan ortaya çıktı. Oradan alınan kesitlerde de hep "uyuşturucu kullanmadım, grup sex yapmadım" tarzı şeyler yazıyor. İnternette biraz araştırdım ama müstehcenlik kapsamında suç olabilir yazanlar var, ekşi'de suç olmadığını ancak görüntü vs. varsa bunlarla ilgili bazı şeylerin suç olduğunu yazanlar var... bu konuda güncel durum nedir?
0
eisberg
(12.12.25)
Uyuşturucu etkisi altında kadınlari öyle bir ilişki içine suruklemisse suç olmasının nedeni buymuş diye anladım ben.
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
ordaki sıkıntı insanları sekse zorlaması. yoksa işten çıkartmakla tehdit etmesi.
0
jelly bear
(12.12.25)
Olay grup seks değil, olay zorlama tarzı bir şey.
0
cemallamec
(12.12.25)
Karşılıklı rıza olmadığı için suç.
0
iwasbornonamountainside
(12.12.25)
grup seks suç değil.
ama bu konuda olay farklı. grup seks yapmaya zorlama durumu var. bu elbette suç.
0
abelardo
(12.12.25)
Polisler swinger partilerini de basıyordu. Demek ki olay sadece rıza değil.
-1
nhk ni youkosu
(12.12.25)
Hukukçuyum Kesinlikle suç değil. Olayın farklı tarafları var. “Adana’da swinger çetesi yakalandı” haberleri olur ara ara. Aslında mesele swinger olayı değil. Fuhşa aracılık. Milleti swinger partilerine davet ediyorlar. Oltaya gelenler karı koca ama diğerleri değil. Ya ücret karşılığı fuhuş yapılıyor veya bu ilişkilerden sonra videolar şantaj işleri çıkıyor. Grup sex de aynı şekilde. Muhtemelen eleman bu işe para vererek giriyordu. İşin derininde zorla sex yaptırılan kızlar, dayak, tehdit, hürriyeti tahdit bir sürü suç vardır. Ek olarak az önce öğrendim grup sekse katılan kızlara uyuşturucu temini, gruba dahil ettiği kişilerden para (ve sair menfaatler) aldığı gibi Türk Ceza Kanununda suç olarak sayılan bir çok maddeyi ihlal ettiğine dair suçlamalar var.
+6
ground
(12.12.25)
Suç değil.
0
topkapiaksaray
(12.12.25)
bizim ulkede sonuca bakilir, o sonuca nasil ulastiginla pek kimse ilgilenmez.
min. 3 cocuk isteniyorsa mantiken her turlu seksin yasal olmasi lazim, zira gunumuzde artik sana 3 cocuk doguracak kadin bulmak imkansizlasti, ekip calismasi gerekiyor.
0
cooperr
(12.12.25)
(12)

Araç motor yağı değişim süresi hk.

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
Yılda 6-7 bin km yaptığım 1.4 benzinli düz vites, atmosferik aracım var. Üreticisi 1 yıl ya da 15.000 km hangisi önce dolarsa yağını değiştir diyor. Ben de her yıl değişiyordum. 2023 model Nissan Qasqai'si olan bi tanıdık bana kızdı, o da yılda benim gibi 6-7 bin km yapıyormuş ve ben daha önceki ara
Yılda 6-7 bin km yaptığım 1.4 benzinli düz vites, atmosferik aracım var. Üreticisi 1 yıl ya da 15.000 km hangisi önce dolarsa yağını değiştir diyor. Ben de her yıl değişiyordum. 2023 model Nissan Qasqai'si olan bi tanıdık bana kızdı, o da yılda benim gibi 6-7 bin km yapıyormuş ve ben daha önceki araçlarımın da Nissan'ın da yağını 2 yılda bir değişirim, 30 yıllık şöförüm, bir zararını görmedim, üreticiler para kazanmak için yılda bir değişim öneriyor, biz zaten az biniyoruz, 2 yılda bir yapsak sıkıntı olmaz dedi, aklım karıştı. Bana da mantıklı geldi, sonuçta tavuk eti değil ki bozulsun bu motor yağı. Zaten 5W40 yarı sentetik yağ koyıyorlar, neden bozulsun ki? Siz ne dersiniz?
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(11.12.25)
Cok teknik bilgim yok aslinda ama yag degisimini gec yapmanin etkisi bugunden yarina ortaya cikan birsey degil. Belki 2 yil gercekten cok cok buyuk sorun degildir bilmiyorum ama arabasina gore yuksek kilometreleri gormeden yag yakma olaylarinin baslamamasi icin yag degisimi cok ucuz bir islem diye dusunuyorum. Tabii arabayi aldiniz sifir, 100 bin kilometrelere gelmeden sattiniz, bakim gecmisindeki eksikler disinda sizi etkileyen bir durum olmaz.
0
mbond
(11.12.25)
sen milleti dinleme .
ya senede 1 değiştir ya da 10 bin km de. hangisini tamamlarsan ama sanırım sen senede 10 yapamazsın. ama yinede her sene değiştir.
15 binde değişsen ne olacak bin tl farkeder değmeyecek bir meblağ.
0
jamswety
(11.12.25)
Tanıdığınız doğru bilgi vermemiş. Yağ zamanla oksitlenir, içindeki nem yoğuşur, su oranı artar ve çamurlaşma başlar. Kısa mesafe sürüş ve "dur-kalk" sürüşün çok olduğu şehir içi kullanımlarda bu süreç daha da hızlanır ve yağ kimyasal yaşlanmaya girer. Siz arabayı kapının önünde bir yıl boyunca yatırsanız da, o yıl sadece 20 km yol yapsanız da, son yağ değişiminizin üzerinden 1 yıl geçtiyse değiştirmelisiniz. Mineral yağın 6 ay, yarı sentetiğin 6-12 ay, tam sentetiğin en fazla 1 yıl ömrü vardır.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(11.12.25)
full sentetik yag bile olsa senede bir degistirmek lazim. 2 yil bence cok uzun bir sure arac fazla kullanilmasa bile.

bir de arac garanti kapsaminda ise ve 2 senede bir yag degistirirseniz garanti isinde sikinti cikabilir.
0
cooperr
(11.12.25)
avrupada kullanılsaydı 2 yıl 6-7bin km yeterli olabilir belki ama türkiye'de hem yakıt kalitesi hem de tozlu bir havaya sahip olduğumuz için 2 yıl çok uzun bir süre. senede 1 kere değişim yeterli.
0
false pretension
(11.12.25)
her zaman güvenli tarafta kalmak iyidir.
0
renegade
(11.12.25)
Her 30 yıllık şöför arabadan süper anlasaydı arabalar arıza yapmazdı. Araçtaki en önemli organ motor yağı temiz olmalı. Daha teknik bilgisi olanlar iyi açıklar ama en son aksatılacak şey motor bakım elementleri. Aküyü, lastiği, filtreyi, bujiyi zorlayabilirsin ama motoru zorlamanın bir anlamı yok.
0
mikahakkinen
(11.12.25)
öncelikle, "30 yıldır yapıyorum bir zararını görmedim" lafını duyuyorsan oradan kaç dostum. bu lafı söyleyen ya atıyordur, ya da günü sonunda siki tutar.

sonralıkla, motor yağı ve tavuk benzetmesi hiç olmamış. araba dursa da gitse de toz, çamur, kir karışıyor motora. motor yağını değişeceksin ki motor temiz olsun.
+1
abelardo
(11.12.25)
ben bir seneyi geçirmem. yağ içinde motorun aşınan parçaları olur. ne kadar çok parça varsa motor o kadar hızlı yıpranır. full sentetik yağ kullanıyorum. yani yağ daha çabuk eskir ama daha akışkan olur. ama bu yakıt tasarrufu anlamına gelir.

yağı dışarıdaki ustalarda değiştiriyorum
yağ değişim maliyeti: 800 TL işçilik, 500 TL filtre seti, 1000 TL de yağ. bence yılda bir yapılmayacak bir maliyet değil
0
hoot
(11.12.25)
Yag önemli konu evet ama kardeşim japon bir otomobil markasinin bölge müdürü. "Sen senede bir ya da 10 bin km de bir gelmezsen biz nasil serviste para kazanicaz? 20 bin km ye yaklasinca ya da 15-20 ay arasi değiştir, rahat ol." demişti. Sanayide ustaya soyledim bunu, onaylamisti.
0
duster
(12.12.25)
hocam şöyle diyeyim, yağ değişiminden yapacağınız tasarrufla yağ değiştirmemenin olası zararını yan yana koyun.

Birinde en fazla 1 bidon yağ ödüyorsunuz.
Diğerinde arıza durumuna göre artık servisin ya da sanayinin insafına kalıyorsunuz.
0
anten
(12.12.25)
1.4 turbo benzin arabam var.
yılda 2-3 bin anca yapıyorum.
genelde garajda yatıyor.
acil işim çıkar, canım isterse gezerim diye kullanıyorum.
2029'a kadar garantisi var.
her sene yağ değiştiriyorum.
garantisi olmasa da her sene değiştirtirdim.
modern motorlarda yağ değişimi çok önemli motor ömrü ve sağlığı açısından.
piyasadaki bölge müdürlerinin alayı dinozor veya tecrübesiz (tanıyorum çünkü insanları), onlara çok da güvenme.
mesela uç örnek;
opel'lerin b16dth 1.6 dizellerinin yağı bence 10 binde bir değişmeli.
markanın verdiği 15 bin uzun.
sonra motor kurumlanıyor.
yok kapak aç da kurum temizle, uzun iş.
0
rain when i die
(12.12.25)
(16)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
Şarküteri domuzu benim için de bir numara +1. istanbul’dakilere eataly’nin mortadellasını öneririm. tiftik pulled pork (özellikle bbqda) ya da japon mutfağında ramenlerde kullanılan chashuyu da seviyorum.

rosto için vs. domuz eti sevmem. baby back ribs de çok sevmem. gerçi ben kurban etini de yemem.

edit: aslında normal bir et türü, "yiyecek kadar düşmek" vb yorumlar bu konunun nasıl bir social construct olduğunu çok iyi ele veriyor. bunun soru olması bile inançsızlar arasında nasıl bir tabu olduğunu gösteriyor. kimse keçi eti için yemese bile böyle yorumlarda bulunmaz. "inançsızların" domuz eti için de aynı nötrlükte olması gerekmez mi?
0
eileengray
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
(4)

Hata yaptınız mı?

michael_knight
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
0
michael_knight
(11.12.25)
Arabaya antifriz koymamıştım, üşengeçlik etmiştim. Blok çatlattı.
Bundan kendime ders çıkardım. Şimdiki arabaya yine koymadım 8-10 gün sonra servise gidecek diye ama gece kapalı otoparka parkediyorum.
0
🌸michael_knight
(11.12.25)
ohoooo

-fransiz lisesini kazandim, napcan ya fransizcayi diyen aileyi dinledim gitmedim.
-yurtdisina okumak icin ciktim, mal gibi donmedim
-baba meslegidir ordan bir sekilde yururuz diye ayni meslegi sectim
-universite sonrasi kariyer tavsiyesi alirken boomer tayfanin dediklerini dikkate aldim.
-master yaptim
-40 yasina gelmeden evlendim
+2
cooperr
(11.12.25)
hata yapmayan insan yoktur. ben benzer hataları defalarca yaptım ve sonucuna katlanmak zorunda kaldım. böyle böyle bu konularda ders almayı öğrendim.ha ben parlak zekalı bir inasn değilim bi kaç defa sonra ders aldım. kimisi parlak zekalıdır bir kerede ders alır. kimisi de başına geleceğini bildiği halde aynı hataları yapmaya devam eder. herkesin kendi seçimi sonuçta
0
Fodera
(11.12.25)
Maddi yardım mı yapacaksınız?
Özveriden uzak , yardım kelimesinden uzak, fakirliğin mahiyetini bilmeyen kimseler o esnada yanınızda olmasın.
Mümkünse akşam vakti yapın .
0
diyecevaplandı
(11.12.25)
(16)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
(14)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(9)

izmir'in su sorunu ne olacak?

oldtimer
tahtalı yüzde 1'in altına düşmüş. yağmur yağsa da baraj dolmuyor. kesintiler sanırım beş ilçede her güne çevrildi. izmir'in zaten alıp alacağı yağmur aşağı yukarı bu kadar. 20 günlük su kaldı deniyor ki her gün azalan orana bakarsak doğru gibi. hiçbir açıklama da yok konuyla ilgili yetkililerden. ta
tahtalı yüzde 1'in altına düşmüş. yağmur yağsa da baraj dolmuyor. kesintiler sanırım beş ilçede her güne çevrildi. izmir'in zaten alıp alacağı yağmur aşağı yukarı bu kadar. 20 günlük su kaldı deniyor ki her gün azalan orana bakarsak doğru gibi.
hiçbir açıklama da yok konuyla ilgili yetkililerden. tahtalı da sıfırı çekerse ne olacak? komple su veremicekler mi? var mı bir b planı?
0
oldtimer
(10.12.25)
Şehirlere su temini DSİ'nin görevi, temin edilen suyun dağıtımı belediyelerin görevidir.

Bu tip sorulara verilen cevaplar hep Belediyeleri suçlayıcı olduğu için bir ön bilgi vereyim dedim.
+2
Mirket
(10.12.25)
B planları hiç yok. deniz suyundan arıtma tesisi kurulması ve bunun faaliyete geçmesi en az 2 yılda olacak iş. Üstelik bunun için hiç bir girişim yok. hadi bu kışı ara ara ufak ufak yağan yağışlarla atlatırız ama önümüzdeki yaz çok korkunç olacak.

Günlerce haftalarca olan kesintilerin sonucu büyük göçler olacak.. Çünkü azalan su kaynakları artık izmirin nüfus yogunlugunu kaldırmıyor
+1
limonlu eksi
(10.12.25)
bana da öyle geliyor, ama hiçbir açıklama olmaması çok garip. az buz değil kaç milyon insan yaşıyor şehirde. dün manisa'daki barajların da tükendiğini söylüyordu bir uzman. yani çevre illerden zaten su taşımak ütopik geliyor, haydi oldu diyelim oralarda da çanlar çalıyor.
0
🌸oldtimer
(10.12.25)
ben bir yandan olsun istiyorum 1-2 kurak sene suyun değeri anlaşılsın şehirler boşalsın varsın sıkıntı çekelim
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
dibe vurmadan ziplayamazsin.
bizim sehircilik anlayisimiz surdurebilir degil.
cok kucuk olmayan bir ulkenin %50si 3 sehirde yasayamaz, bu direk salaklik.
salakligin da bu tarz sonuclari olabiliyor.
0
cooperr
(10.12.25)
bunun bu sene olacağını ön gördüğümden dolayı izmire dönmedim. son 2-3 senedir izmir kavruldu, adam akıllı yağmur da almadı. şehircilik izmirden ayrılalı çok oldu. izmirde yaşamak zorunda olup başka yere gidemeyecek olanlara sabırlar diliyorum.
0
false pretension
(10.12.25)
Şehir insan sayısını kaldırmıyor. Merkezi yönetim belediyenin kolunu kanadını kırmış durumda. Sıkıntı büyük
0
HellKeePer
(10.12.25)
bu yönetimle bişey olacağı yok. daha kötü olacak.

ayrıca dibe vurmadan sıçrayamazsın diye bir şey de yok. dip de yok. düştükçe düşersin bu kafayla.
0
gurur
(11.12.25)
Şehir yer altı suları ile idare ediyor. Ancak bu uzun süre devam etmez. Şubat-Nisan arası yağış olmazsa izmir bitik.

Cooperr'a katılıyorum. Türkiye'de 3 büyük şehir artık nufusu kaldıramıyor. Yolda yürünemeyen bir şehirde su nasıl yetsin
0
michael harddd
(11.12.25)
(8)

Bir insanı hangi şartlarda ciddiye alırsınız?

sekizdokuzon
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim. Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?Teşekkürler.
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim.

Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(09.12.25)
Hayata bütüncül ve çok boyutlu bakabiliyorsa
+3
grimavi
(09.12.25)
Mantıklı ve ben-merkezcilikten uzak konuşuyorsa sevip ısınamadığım insan bile olsa ciddiye alabiliyorum.
+1
truf
(09.12.25)
Herhangi bir sorun karşısında şikayetle oyalanmak yerine sorunu ortadan kaldırmak için gerçekten aksiyon alanları ciddiye alırım. Bir de kendi yargılarını kenara bırakıp karşısındakini anlamak için dinleyen insanları
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Farkındalık düzeyi yüksek.
0
rock n roll
(09.12.25)
ağız ishali değilse ve gözlerinde o -salak olmayan insan- pırıltısı varsa ciddiye alırım.
0
lüzumsuz adam
(09.12.25)
Maslow'un piramidinde üst seviyede olanları ciddiye alırım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Az önce çiftlerin yarıştığı bir yarışma programı izledim. Finale kalan 2 çift vardı. Ödül: son model sıfır araba

Çiftlerden birinde kadın olan kişi, eşine;
Bu yarışmayı kazanıcaksınnnn!!!!
Alıcaksınnn!!!!
Yapıcaksınnnn!!!


O kadar irrite ediciydi ki. Diğer çift ise aralarında şöyle konuşuyorlardı. Tamam yapamazsak sorun değil, nasipte varsa alırız.. minvalinde daha tevekkül cümleleri kuruyorlardı. Tabi bu tatlış çiftimiz kazandı.

Bir insanı ciddiye almam için, elinden geleni yapsa da bir yapamama payı bulunabileceğini idrak ve hesap edebilen, herşeyin insanın kendi elinde olmadığını bilebilme tevazusunda olması gerekir.
+1
love and trust
(10.12.25)
karsimdaki capini, yani ne yapip ne yapamayacagini biliyorsa ciddiye alirim, ki boyle insan bulmak zor. "her isi yaparim, her seyi ben bilirimci" birisini ciddiye almam.

titriyle sohbete baslayani, kendini oveni ciddiye almam.

bir de artik boomer tayfa iyice sekerlendi, deneyime saygi duysam da onlari ciddiye almakta zorlaniyorum.
+1
cooperr
(10.12.25)
(10)

Araba gurmeleri toplanın , yardımınıza ihtiyacım var.

drako
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir. Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.

Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir.

Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
0
drako
(09.12.25)
Evli misiniz, çocuk var mı? Şehirde mi yaşıyorsunuz, taşrada mı? Yılda ortalama kaç km. yol yapıyorsunuz? Düz vites biliyor musunuz, yoksa sadece otomatik mi? Kullanım amacınız günlük şehir içi mi, daha çok uzun yol mu? Bütçe ve araç tipini yazmışsınız ama bu tip soruların yanıtları aslında daha belirleyici olur.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
@zaman ilac degil insanlar unutkan çok haklı. Bütçe söyleyip ardından sadece "Nissan micra vs. istemiyorum" diyen birine arabadan anlayan kimse yardımcı olamaz.

"Nissan micra vs. istemiyorum" bile hiçbir şey anlatmıyor. HB mi istenmiyor yoksa B segmenti mi istenmiyor o bile belli değil.
+2
10551037
(09.12.25)
daha fazla bilgiye ihtiyaç var +1.

önerim: megane sedan.
0
awlmi
(09.12.25)
Sukse istiyosan c200 eski model al.
0
die fetten jahre sind vorbei
(09.12.25)
arabalar hakkinda bisey bilmeyen insanlar japon almali.
honda./toyota, paran neye yetiyorsa artik..
0
cooperr
(09.12.25)
Kusura bakmayın haklısınız diğer detayları da belirteyim.

Araç şehir içinde kullanılacak günlük yapacağı yol 20 km civari. Düz vites istemiyoruz otomatik olacak araç da.

Evliyim , çocuk şuanlık yok ama ilerisi için düşünüyoruz.

Daha önceki aracımız 105 binde aldık 120 binde araç trafik kazası nedeniyle pert oldu. Kullandığımız araç egea 1.6 dizel multijet comforttu. 4 senede ortalama 15 bin km yol yapmisiz. Simdi biraz daha fazla olur ama herhalde 10 bini geçmez yıllık.
0
🌸drako
(09.12.25)
(bkz: Kia Stonic)
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
Tercihin su ise naçizane tavsiyem temiz bir Duster veya Suzuki Vitara bulman dört çeker olursa tabi daha iyi olur tadından yenmez.
0
krank milli
(09.12.25)
Asfalt yolda kullanmak için Duster ve Vitara bence mantıklı seçenekler değil. Sizin ihtiyacınız binek araba. İster bir HB, SW ya da sedan, ister bunların yükseltilmiş versiyonları olan bir crossover.

Model yılı belirtmediğiniz için mümkün olduğunca yeni ikinci el araba almak istediğinizi varsayıyorum. Bu bütçeyle alabileceğiniz yeni ikinci el arabalar yine Egea ve B segmenti HB'ler olacaktır. 1 milyon civarına Mazda 3 bulmanız mümkün, ancak nereden baksanız 7-8 yıllık arabalar ve Mazda Türkiye'den çekildiği için ileride ne yaparım diye düşünebilirsiniz ancak bu paraya iyi arabalardır.
0
10551037
(10.12.25)
Baktıklarımdan opel crosland, kia stonic vs. alabiliyorum.

Yine zorlarsam c3 aircross - c4 de olabiliyor.

Bunlar arasından neyi seçerdiniz?
0
🌸drako
(10.12.25)
(22)

Eski Partner İle Fotoğraflar

Aydan Dustum
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok te
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok temizlerim şahsen. Ya sizler?
-1
Aydan Dustum
(09.12.25)
Unuttuğu işin hala fotolar duruyorsa sorun yapmam biraz dalga geçip silerim.
Bilinçli şekilde tutuyorsa benimle olan fotolarını silerim. sonraki kadına sorun olmasın shflsjsj.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Kskdkd geçen sene eski fotolarimda bir tane gördüm kalmış ki uzaktan tarihi bir yerin fotosunda yani, direkt profil falan değil. Tabiki saklamıyorum, gereksiz yer kaplamasina gerek yok fotolarin zaten eğer kişinin dönüp baktığı yoksa ki o zaman daha sıkıntı.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
saklarım. onlar benim kendi fotoğraflarım. benim eşimin benden önce sevgilisi olamaz ama oldu diyelim, o zaman bir şey diyemem. hatta birlikte bakarım.
-12
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
Biri hayatımıza girince geçmişi öyle yokmuş gibi silinmiyor elbette ama kalmasına da ne gerek var?
+1
Amaranta ursula
(09.12.25)
Yıllar önce bir flörtum olmuştu. Bana sevgili olduğu kızların tüm fotolgraflarını sırayla göstermişti. İlk defa böyle bir şeye şahit olunca çok gatipsemistim. Ama sonra düşününce geçmişe takıntılı biri değildi belki sadece yasadigi her şey bir hatıra olarak görüp öyle saklama gereği duyuyordu diye düşündüm. En çok merak ettiğim evlendikten sonra sildi mi acaba:)
+1
egerbiryolcu
(09.12.25)
Fotoğraflar Google photosda duruyor, ne saklayayım diye çabam oldu ne de sileyim diye.
Mutfak robotu değil ki tezgahta yer kaplasın da bana engel olsun.
+1
kisa
(09.12.25)
Saklamam.
Sakladığını görürsem hiçbir şey söylemeden ilişkiyi bitiririm.
0
rock n roll
(09.12.25)
kisa +1

tek tek bir de onu mu ayıklayacağız google photosdan ?
0
jülsezar
(09.12.25)
Telefona kızarım. Onun da sürekli bakmayacağı bir yerde kalabilir.
-1
arbre
(09.12.25)
Saklıyorum, şu an hayatımda biri yok; varken eskilerinki hdd’de duruyordu. Geçen gün niyeyse aklıma düştü; saklamanın çok anlamsız olduğuna karar verdim. Elimin boş olduğu bir zaman sileceğim.
Eşim varsa, tozunu bile bırakmam şahsen.
0
lil siztah
(09.12.25)
silmem ama samimi fotoğrafları, videoları gizlerim ve sonradan dönüp bakmam.
0
gabe h coud
(09.12.25)
ben bir süre saklıyorum, ara sıra fotoğraf denk geldiğinde eski partnere ne kadar da hissizleştiğimi görüp seviniyorum. bu bana unutabilme, ilerleyebilme kabiliyetimi kanıtlıyor.
0
loch ness
(09.12.25)
Gecmisteki bi iliskinin izlerinden bu kadar korkmak garip. Silmem, yeni partnerim de bunu sorun ederse garip bulurum. Sonucta o seyler fotograf silinse de silinmese de yasandi, gecmiste o iliski yasanmamis gibi yapmiyoruz. Fotograflari tutmakla o doneme ozlem duymayi insanlar belki ayni saniyor ya da o iliskiyi unutulmasi gereken bir hata/pismanlik olarak goruyorlar ama dogru degil bence bu bakis.
+1
ghilleinthemist
(09.12.25)
telefonda saklanmaz ya da durup durup bakılmaz. arşiv yapacaksa yapılır ama o fotoğraflarla hayat devam etmemeli.
-1
Başka
(09.12.25)
Yedek arşivlerde kalan unutulmuş fotoğrafları sorun etmem. Elinin altında galeride duran fotoğrafları sorun ederim.

Eşimle tanışma, flört, nişanlılık vs. derken hala nasıl galerisinde durabiliyor zaten o da ayrı konu swh.
0
akhenaten
(09.12.25)
Silerim, geçmişe dair hiçbir şey tutmam
+1
kestane gürgen palamut
(09.12.25)
20 li yaşlarımın başında sorun ederdim bunu. Azıcık kıskançtım. Düşündüm de şimdi umrumda olmaz böyle bir şey. Sürekli açıp açıp özlemle bakmıyorsa, benimle olan ilişkisi hakkında kafamda soru işareti yoksa gerisi önemli değil. Kaç yaşında insanlarız elbette herkesin yaşanmışlıkları olacak
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Saklamam. Bitmiş bitmiştir ne yapacağım benim için artık elin herifi olmuş adamların fotoğrafını.
0
suicides underground
(09.12.25)
muhtemelen galerimde 10000 fotosu falan duruyordur silmeye üşenirim ama benim huylandigim şey numarasını silmemek olur foto çok uzun iş.
+1
ala09
(10.12.25)
evlenene kadar arkadas kontenjanindan sakladigim basilmis fotolar vardi, evlenince hepsini yokettim.
0
cooperr
(10.12.25)
2020'den öncesindeki flört veya sevgililerin fotoğrafları yok. diğerlerinin var. ciddi bir ilişkide bulunmadıkça silmem.
0
rain when i die
(10.12.25)
silerim, silinmesini beklerim. insan eski sevgilisi ile olan fotoğrafları niye saklar ki? anlamsız.
+2
elorelia
(10.12.25)
(9)

Dyson 3 yılda öldü. Normal mi?

Gradient_tabanlı_mor
Dyson dikey süpürge almıştım 3.5 sene önce. Geçen sene bozuldu dönmüyordu yaptırdım servise. Şimdi yine bozulmuş şarjı 5dk gidiyor çekmiyor filan. Ya 3.5 sene bozulmak için erken değil mi yoksa biz mi Dyson diye fazla beklentideyiz? Bu kez yaptırmayacağım başka bir marka alacağım.
Dyson dikey süpürge almıştım 3.5 sene önce.
Geçen sene bozuldu dönmüyordu yaptırdım servise.
Şimdi yine bozulmuş şarjı 5dk gidiyor çekmiyor filan.

Ya 3.5 sene bozulmak için erken değil mi yoksa biz mi Dyson diye fazla beklentideyiz?

Bu kez yaptırmayacağım başka bir marka alacağım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Açıkçası Dyson benim yurtdışı araştırmalarımda çok dayanıklı olmadığı bilgisi varken Türkiye'de çok seviliyor.
Ben de zamanında araştırdığım zaman miele almistim ama Türkiye'de onun servisi kötü diye biliyorum.
Açıkçası pil konusu herkesin sikayet ettiği konu.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
iyi bile dayanmış.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
bir temizleme rutini var o dikey süpürgelerin onu yaptınız mı? 6 ayda 1 temizlemek gerekiyor baya yıkamalı vs ama motoru yıkamamanız gerekiyor tabii. bununla ilgili videolar var aslında ondan olmuş olabilir.
0
elektr10
(09.12.25)
Batarya ömrü muabbeti çözülene kadar robot süpürgelerde, şarjlılarda ölü yatırım. Orta sınıfı kerizleme ayağına dyson, airfry, buhar makinesi, hava makinesi vb. Gibi şeyleri süper diye pazarlıyorlar, 2 seneye pert. Dyson saç düzleştiriciye 25bin tl veren arkadaşım var. Çocuğa yatak karyola aldım 23 bin tl tuttu. Kesinlikle keriz.avi.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Normalde böyle üstdüzey bir alet için çok normal değil tabi neden benim kıçı kırık Xiaominin beşinci yılında anca bataryası zıbarmaya başladı ama ben tembel bir insan olduğum için haftada bir veya iki defa süpürtüyorum onla alakası olsa gerek.
0
krank milli
(09.12.25)
orjinal pil 4-5 sene dayaniyor, sonra degismesi lazim. yan sanayi pil alirsan 2 sene kadar gidiyor.

evde 2 tane pilli var, biri 10 yasini digeri 5 yasini gecti, hala ilk gunku gibi cekiyorlar. ikisi de henuz servise gitmedi, ikisinin de pilini yan sanayi ile degistirdim.

motor bozuklugu biraz sansizlik olmus gibi.
0
cooperr
(10.12.25)
Bosch ve einhell marka dikey süpürgelerde batarya dışarda. Matkaplarda vb aletlerlerde de bu bataryalar kullanıldığından çok mantıklı. Yedek de bulundurabiliyorsun, ömrü bitince kolayca yenisini de alabiliyorsun. Bi değerlendirin derim.
+1
antihero
(10.12.25)
aynısını yaşadım. benim süpürge daha eski. orijinal bataryayla değiltirdikten bir süre sonra aynı şekilde kendini kapatmaya başladı. 5 dk'da bitmesi bataryanın ölmesinden değil, ince tozlar yüzünden motorun hava alamayıp aşırı ısınmasından ve kendini kapatmasından oluyor. eskiden pc kasasından toz atmakta kullandığım bir el kompresörüm var, dysonun konik filtresini çıkarıp onunla içine dışına hava verdim, hayvan gibi toz çıktı içinden. filtreyi de yıkayıp kurutup taktım. 1.5 senedir sorun yok.
+1
engelbert humperdinck
(10.12.25)
Bizim evde 4 senelik bir makine var, parça değiştirmekten Theseus'un gemisine döndü.
Açıkçası yoğun kullanılıyor, ama şarjı ile ilgili bir sorun yaşamadık. Bir de motoru ile ilgili.

Çabuk durma konusunda ben de makine içi tozlar kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Tanıdıklarımızın başına geldi. Özellikle bazı modeller (toz algılamalı filan olanlar) fazlaca hassas ve nazlı.
0
burfak
(02.01.26)
(12)

Bir sahibinden ev sorusu

egerbiryolcu
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi n
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.
Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi nedense.


www.sahibinden.com
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
Fotoğraflara bakarken içim daraldı. Burası bir ev değil burası bir oda.
0
suicides underground
(08.12.25)
Metrekaresini sonradan fark ettim ben de:d
@suicides underground
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
Stüdyo daire dediğin ev böyle olur zaten. Alışın böyle evlere. Geleceğin evleri hep böyle olacak. Birli, ikili, üçlü +1 evler hayal olacak.

Sorunun cevabı ise, dışa açık bir insansan, evi yatmadan yatmaya kullanıyorsan bu ev tipi tam ideal. Ama evcimen mi derler, evde yaşayan bir insansan, gezme tozma, dışarı çıkma işi senin için süreli faaliyetlerse, hele ki home office çalışan da bir elemansan küçük stüdyo daire senin psikolojini bozar. Ona göre karar ver.
+2
Mirket
(08.12.25)
@mirket
Aslında tam benlik gibi. Evcimen biriyim ama kendi aile evimde bile en çok odamda vakit geçiriyorum aksine odamdan çıkınca bunaliyorum.

Yurt fiyatları bu evden daha pahalı o yüzden fiyatı uygun geldi bir sıkınti mi vardır diye düşünmüştüm demek normal.
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
boyle dairelerde yasadim senelerce. 20li yaslarda OK ama belli bir yastan sonra darlar adami.

25-30m2 otel odasi bu bence, cunku o mutfak yetmez, dogru durust bir ocak/firin lazim.
bir de davlumbaz sart, yoksa surekli yemek kokusu icinde uyumak zorunda kalirsin.
+2
cooperr
(08.12.25)
Fiyat bana ucuz göründü. Belki o fiyatın üstüne aidat, elektrik parası, kayıt ücreti veya aklıma gelmeyen isimlerle bir şeyler daha ekleniyordur.

Bir de 12 aylık anlaşma yapınca olan fiyattır bu herhalde.

Onun dışında normal. Uygun insan için çok güzel bir ev. Azıcık yukarısı kurtuluş caddesinin sonu. Genç insan metroya kolayca yürür. Eğlence yerlerine yakın vs.

Çamaşırları çamaşırhanede yıkamak gerekeceğini de hatırlatayım. Ütüyü de orada yaptırmak gerekir bazı parçalara
0
michael_knight
(08.12.25)
Stüdyo dairede gayet yaşanır, keyifli de oluyor. Ama bu stüdyo o stüdyo değil, aşırı küçük. Burda kendini eşyaları, çantaları vs habire ordan oraya sürükleyip yemek için, oturmak için vs. yer açmaya çalışırken bulursun. Neredeyse hiç depolama alanı yok. Yatak yeri aynı zamanda oturma ve TV alanı. Her sabah ve akşam yatağı kaldırıp eşya düzenini yeniden kurmak için uğraşman gerek ki bazen yatağı gündüz kullanmak isteyebilirsin. Yatak açık dursun desen hiçbir şeye yer kalmaz. Klima ters tarafta, yatağa soğuk vurur camdan. Fotoğraflarla da oynanmış ayrıca. Göründüğünden daha dar aslında.
0
mikro patlama
(09.12.25)
minimalist olucam diye düşmeyin böyle abuk sabuk şeylere 2-3 hafta sonra pişman olursun.
0
duyuruuser
(09.12.25)
Ben beğendim makul göründü
0
basond
(09.12.25)
fiyatı normal hatta pahalı bile. taksim kurtuluş yazmış ama orası dolapdere'nin aşağıları ve yokuş yukarı hergün çıkmak tam bir eziyet olur. bu arada ev hakikaten küçük. o yatağın sürekli açık olacak ve baya bir yer kaplayacak + yemek kokusu her yere sinecek...

yokuşu problem etmem, evi beğendim dersen pazarlık et.
0
elektr10
(09.12.25)
burası stüdyo daire de değil, burası bir oda. otel odası gibi oda.

stüdyo daire küçük olur ama içinde yaşarsın. yani yemeğini de yaparsın, çamaşırını da yıkarsın, bulaşığını da yıkarsın, oturup televizyon da seyredersin, yatar uyursun.

burada ocak yok, fırın yok (alayım desen koyacak yer de yok), bir yemek yapayım denecek hiçbir ekipman yok. sadece dışarıdan sipariş verilebilir. yemek kokusu siner denmiş, nerede pişirdin abi yemeği? şu daireyi tutup da akbaba gibi küçük tüpte melemen yapacaksanız bilmem. ha belki tezgahın sağ duvarına bi mobilya atıp üstüne airfryer, mikrodalga falan konabilir.

bulaşık makinesi yok (yeri var gibi ama orası buzdolabı için galiba), dışarıdan siparişi yediğiniz tabağı da elinde yıkayacaksınız mecbur.

çamaşır makinesi yok. çamaşırı leğende çitilemeyecekseniz çamaşırhane yolları gözüküyor. bir otel gibi housekeeper gelip çarşafı falan değiştirmiyordur herhalde.

dikkat ettiyseniz kanepe açılır yatak dolabının önünde duruyor. ya yatak her gün açık duracak, kanepe de kenarda duracak. ya her gün yatağı kapatınca kanepeyi yerine iteceksiniz.

televizyon yok. koyacak yer var gibi ama yukarıdaki maddedeki gibi ya yatarak seyredeceksiniz, ya da kanepeyi oraya iteleyerek.

bence buradan anca garsoniyer olur. sadece yatmadan yatmaya eve uğrayan biri için bile yetersiz.

stüdyo daire küçük olur ama yemeğini yapacak, çamaşırını yıkayacak, bi oturup dinlenecek, çalışabilecek imkanı da olur.
+1
kibritsuyu
(09.12.25)
asyada herkes bu tarz evlerde yaşıyor. ben de yıllarca yaşadım.
kaldı ki şu anda rezidans dediğiniz condominiumlardaki çoğu daire bu şekilde.
bu daire gayet şık, temiz ve makul bir fiyatı var.
zaten türkiyede yaşayanların bomboş bir hayatı var. sosyal hayatı yok. bu evi tutan en azından merkeze yakın yaşayıp biraz sosyalleşebilir.
ben olsam kaçırmazdım.
0
plastic_angel
(09.12.25)
(9)

Sorum kadınlara: ince çorabın içine babet çorabı giyiyor musunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büy
Merhaba arkadaşlar,

Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büyüğü de büyük geliyor. Derdimi öpebilirsiniz ama acaba ince çorap altına babet çorabı giyen bir tek ben miyim? Siz ayaklarınızı üşütmemek ya da çorap kaçmasın diye ince çoraba dair nasıl önlemler alıyorsunuz?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
+1
Amaranta ursula
(08.12.25)
Rahat ayakkabıların içine kalın babet çorabı giyiyorum, hem üşümemek hem de çorabın kaçmaması için.
Ama klasik ayakkabı için aynı ince çorap gibi, ince patik çoraplar giyilebilir.
0
pro9it9is9
(08.12.25)
ben bi kere denedim ama parmaklarım hemen karıncalandı çok sıktı olmadı yani
0
neira
(08.12.25)
Ayaklarım üşümesin diye klasik ayakkabı giymem ki ayakkabıcı olduğum halde hiç uğraşamam.

Giymem gerekirse de altına babet çorabı giymem babet çorabı çok çirkin bir şey değil mi ya kayıyor ayaktan çıkıyor falan.
0
suicides underground
(08.12.25)
Ofiste calisiyorum, ince corabi ayaktan kacirmadim henuz acikcasi ama ayaklarim usumesin diye ince corabin uzerine patik corabi giyer, ise gidince keyfime gore ayakkabi degistiririm (patik corabi da cikartirim haliyle), ofis sicak oluyor. Bir de yasadigim yer soguk, araba vs olayi yok, artik oyle incecik 5den 10den corap giymiyorum valla, harika siyah tam karartan coraplar var, daha cok onlari kullaniyorum.
0
kassiopeia
(09.12.25)
normal corap giyiyorum altına
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
cok guzel cevabim var ama cinsiyetten kaybettik, pas..
0
cooperr
(09.12.25)
babet çorabı giymiyorum, kayıyor +1. Siyah harici ince çorap zaten hiç giymem. siyahı da kışın opak giyince üşümüyorum. botun içine bazen görünecek şekilde ekstra normal çorap giyiyorum ama nadir.
0
eileengray
(09.12.25)
En kalınından siyah opak çorap giyiyorum. Beni çevrem bu konuda çok uyardı. Avammış. İngiliz soylusu da olsam kalın çorap giyerim çünkü üşüyorum.
0
gnosis
(09.12.25)
ince çorap hiç giymiyorum; kışın opak çorap giydiğimde, alta mutlaka pamuklu çorap giyiyorum. ama sebebim, naylon çorabın ayağa değme hissinden hoşlanmamam. ayağım büyük olduğundan mıdır nedir, babet çorapları çok çabuk sıyrılıyor bende. bu sebeple bilekteki çoraplardan giyiyorum. kışlık ayakkabılarımın genelde boğazı yüksek olduğundan, lastik izi de görünmüyor.
ancak aynı darlık sorununu bazen ben de yaşıyorum. kışlık ayakkabılarım genelde kalın havlu veya yünlü çorapla giyilmeye alışık olduklarından, zaten biraz genişlemiş oluyorlar zamanla. yazlık ve şekli bozulmasın istediğim ayakkabılarımı iki çorapla zorlamıyorum çoğunlukla; çünkü sonra tek çorapla giydiğimde gelen o ayağın içinde hareket etme hissine sinir oluyorum.
sizin naylon çorapla temas sorununuz yoksa en iyi çözüm, naylon babet çorabı olur sanıyorum.
0
lil siztah
(09.12.25)
(7)

Jet pilotu sigarası

michael_knight
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum. Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum.
Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
0
michael_knight
(08.12.25)
açılın; düz adam sami geldi.


sen şindi zibilyon tane sınavı, sağlık testini ve fiziki yeterliliği geçtin, jet pilotu oldun, fıyt fıyt ses hızının üstüne çıktın, sonik patlamalar yaptın, herşet bitti de uçakta sigara içebilmek mi kaldı?

sheh shehe hey allam yhaa...

tamam uçak aydamadık ama gemide geçirdiğim vakit bir çocuğun doğumundan ilkokula başlamasına yeter. bak böyle de artizliğimi yabarım.


ayrıca uzakyol gemi kaptanı olan yani süvari olan hem de pilot olan arkadaşım bile var. adam hem denizde kem havada forslu :)
+8
Fodera
(08.12.25)
maykıl bey o uçaklar öyle rölantide gideyim, sahilden kıyı kıyı piyasa yaparken bir dal yakayım uçakları değil. uçarken içiyorlar mıdır diye sormuşsunuz, o hızda uçarken sigara içemezler muhtemelen. zaten g*t kadar kabin duman altı olur. ayrıca hadi içiyorlar diyelim, 8 G basınç yerken sigarayı nasıl yakacaklar, hadi yaktılar külü nereye silkeleyecekler? bence sigara içmeyen şartı vardır. cigarillo sağlığa zararlıdır.
+3
exlibris
(08.12.25)
Kardeşim askeri jet pilotu.
Arada video atıyor uçarken ağzıyla gtü yer değiştiriyor basınçtan. O pozisyonda içebilirse helal olsun zaten :D
Kendisi normalde çok sigara içer ama kabin içinde mümkün değil içilemez.
+7
Gradient_tabanlı_mor
(08.12.25)
cami aralar icer yaw.
+2
cooperr
(08.12.25)
Yok içmezler
Sigara içmeyen jet pilotu olsun diye bir kural yoktur bence ama görevde akıllarına gelmez gelse bile kolay kolay içmezler.
Kabin dar yangın sensörleri algılarsa sıkıntı daha da büyür.
0
basond
(09.12.25)
iqos icer max
0
ala09
(09.12.25)
o uçaklar kasklı, oksijen hortumlu, ultra viyole gözlüklü, kask camı bazı görüntüleri de gösteren çok komplike bir şey. o varken sigara içmek nedir yahu? ayrıca onlarca milyon dolarlık bir uçakta ateş yakmak??
www.google.com
0
ground
(09.12.25)
(8)

Neye/ kime/ nasıl/ hayır dersiniz?

egerbiryolcu
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?Mesela;Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gid
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?

Mesela;
Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gidelim.
İş yerinde müdür işiniz olmayan bir şey yaptırdı. Hayır dediniz. Bu benim görevim değil.
Toplu taşımada otururken kadının biri geldi ben ters oturamiyorum midem bulaniyor yer degiselim mi/ hayır dediniz.
Çok emek verdiğiniz bir ödevi yakın arkadaşıniz rica etti seneye kendi odevi diye kullanmak için. Ben çok emek verdim. Hazira konulsun istemem dediniz.

Bunun gibi somut şeyler. Çok basit bir şey de olabilir çok büyük bir şey de. Fark etmiyor.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
iş yerinde yasal olmayan durumlara hayır derim. rüşvet, kayıt dışı işler, vergiden kaçmak gibi. onun dışında işim değil diye hayır hiç demedim.

uzun bir sıra varsa önüme geçmek isteyen birine hayır derim. market değil de konser sırası gibi ya da devlet dairesi sırası gibi. herkesin zamanı önemli, benden sonrakilerin hakkına girmem. (trafik kuyruğu hariç. orada ciddi bir boşluk varken önüne geçilmesine kızmam, diğer insanların hayatında bir değişiklik yaratmadıysa)

yakın arkadaşlarımla emek verdiğim bir şeyi paylaşırım, istemese bile paylaşmaya açık olduğumu belirtirim.

dedikoduya hayır derim. bir başkasını bana çekiştireni kibarca uzaklaştırırım.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
Merhametli ve ters tarafım var. Hangisine denk gelirse. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
-1
arbre
(08.12.25)
İşte de özel hayatımda da eskiye nazaran çok daha rahat hayır diyorum. İçime sinmeden, kendimden ödün vererek dediğim her evet iç huzurumu kaçırıyor. Varsın uyumsuz, geçimsiz, bencil desinler. Ben kendimden memnunsam ötesine pek fazla kafa yormuyorum. Bu demek değil ki nezaketi, yardımseverliği elden bırakacağım. Ama bu tercihi kendim yapmak istiyorum. Başkalarını hoşnut etmeye çalışmıyorum ve bol keseden 'iyi niyet' dağıtmıyorum. Zaten daha çok saygı gördüğümü fark ediyorum her şeye evet demedikçe.
+1
auroraaurora
(08.12.25)
hafta içi akşam buluşmalar bana uygun değil. buna hep hayır derim.

o ödev olayına da hayır demiştim zamanında.

iş konusunda... benim işim olmayan 3-5 iş geldi yaptım, baktım daha da geliyor yöneticimle konuştum o da bu işleri kabul etme dedi. artık kabul etmiyorum. yardımcı olayım deyip birkaç kez yapınca işler üstüne kalıyor.

sevgilimle hep evde buluşmuşsak son zamanlarda, yine eve çağırırsa hayır derim.

annemin benden istediği bir şey bana uymuyorsa ona da hayır derim.

birisi bir filmin veya şarkının güzel olduğunu söyleyip ısrar ediyorsa, ben sevmemişsem bence değil derim.
+1
art cat chocolate
(08.12.25)
iş hayatında çılgın fikirlere genel yaklaşımım;
youtu.be

Ne zaman bir satışçı falan böyle fantastik lojistik fikirleri ile geldiğinde "olmaz canım çünkü şu bu" ya da birinin fantastik bir SAP fikri olduğunda "olmaz çünkü şu bu" demenin hastasıyım. iş hayatında anladığım gate keeping yapmazsan millet kafayi yiyor.

Onun dışında günlük hayatımda böyle biri değilim.
0
logisticsmanager
(08.12.25)
borç isteyen herkese hayır derim. kefil olmamı isteyenlere, arabamı isteyenlere, sinsi sinsi sohbete başlayıp bir şey satmaya çalışan herkese, son anda çağrıldığım her yere ya da sana geliyoruz yoldayız vs diyenlere hayır diyorum. bir de kendince bir şeyler anlatırken ikide bir bana dönüp "değil mi" diye onay isteyenlere de hayır derim.
0
ground
(08.12.25)
eskiden 20 30 yaş arasında hayır demekte zorlanan, bana fark etmez diyen bir insandım. insanları kırmamaya çalışıyordum. ancak bunun beni yorduğunu ve strese soktuğunu fark ettim. en sevdiğim insanlara, aileme, dostlarıma da gayet hayır diyorum. iyi insan olmasam da olur, bana bir katkısı olmadı.
ısrarcı insanlara ne kadar ısrar ederlerse etsin, hayır derim devam ederse geçiştirir ve kaçınırım. iş arkadaşım ve arkadaşlarımla da net olarak sınırlarımı belirlerim. bazen gerçekten gereksiz bir sertlik olsa da hayır derim.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
- bir arkadas bana yalandan referans ol dedi, 10 sene once beraber calismisiz, ben onun ekip lideriy misim falan gibi bir hikaye salladi, red - eleman bana kustu hahaha.
- hanim yilbasinda tatile gidelim dedi, para yok dedim, red.
- patron "cam mukavemeti" uzerine ders al dedi, isim olmaz ugrasamam dedim, red.
0
cooperr
(08.12.25)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(6)

Eve kimçi alan var mı?

muhayyer divan
SelamAnkara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı. Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acı
Selam

Ankara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı.

Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acılı olsun istiyorum, var mı bildiğiniz birileri?
0
muhayyer divan
(07.12.25)
sorunuza cevap değil ama, kimçi zaten çok acılı olmaz. kore'de bişeye "çok acı mı?" diye sorduğunuzda "kimçi kadar acı" derler; yani turistin ağzını yakmayacak kadar manasında.
ben sevmediğim için hiç satın alasım olmadı ama youtube'da çok sayıda tarif var, bence erinmeyip kendiniz yapınız.
+1
lil siztah
(07.12.25)
@lil siztah

Hiç yapacak halim yok açıkçası. Bir de adamların "acı" anlayışı nasıl çoksa kimçileri bana aşırı acı geldi. Midem çok beter oldu mesela. Neyse artık...
+1
🌸muhayyer divan
(08.12.25)
kimcinin kokusu o kadar iriteci ediyor ki beni, yesem kesin hastanelik olurum.
bir kere hanim almis, dolaptan kokusunu cikartana kadar 1 hafta ugrastim.
yemeyin olm boyle seyleri :/
+1
cooperr
(08.12.25)
gümuşsuyu'na inerken sağda asya marketi var. orada orijinal kimchi satılıyordu kore'den gelen ama biraz pahalıydı. hala var mıdır bilmem. benim de acı toleransım düşüktür ve buradan aldığımı yiyebilmiştim güzeldi.
+1
elektr10
(08.12.25)
3-4 sene önce trendyoldan almıştım ama tadı aklımda kalmamış.
+1
inheritance
(08.12.25)
@bir sıcak el uzanır

Vallahi yapacak mecalim yok, daha eve yetişemiyorum ki kimçiyi nasıl yapayım... eskiden tarhana yapardık biz, artık yapmıyoruz. Ekmek bile yapmıyorum yahu 😔😔
0
🌸muhayyer divan
(08.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(1)

Böyle kendini salmayan kaliteli Tshirt yakası?

twelfth
Şirket ortamında trikoların altına falan düzgün bisiklet yaka tshirt giymek istiyorum. Ama aldığım her tshirt 1 yıkamadan sonra bu hale geliyor:https://ibb.co/Q7St2g4CHayalimdeki tshirt yakası ise şöyle:https://ibb.co/yFKTr3mrBildiğiniz böyle bir marka var mı? Ya da arama yaparken keywork önerisi va
Şirket ortamında trikoların altına falan düzgün bisiklet yaka tshirt giymek istiyorum. Ama aldığım her tshirt 1 yıkamadan sonra bu hale geliyor:
ibb.co

Hayalimdeki tshirt yakası ise şöyle:
ibb.co

Bildiğiniz böyle bir marka var mı? Ya da arama yaparken keywork önerisi var mı?
+1
twelfth
(07.12.25)
corap ve duz t-shirt markam: DAGI
0
cooperr
(08.12.25)
(11)

Bütün okul hayatı boyunca başarılı olmuş insanlar

pembediken
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
0
pembediken
(06.12.25)
Okul başarısı akademik zekanın iyi bi göstergesi ama duygusal zekanın değil. Okul başarısına ek olarak duygusal zekası da fena değilse iyi kararlar alır. Değilse ne olduğunu bile anlamadan kuyuda bulabilir kendini.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.12.25)
Tanı konmamış ADHD'li çocuklar var mesela, planlı programlı düzenli okul yıllarında çok başarılı oluyorlar. Zamanlarını daha serbest düzenleyebilecekleri üniversite ve sonrasında bütün sistem çöküyor, iş hayatında bocalıyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Kobuzchu kiz +1
Okul hayatım başarılıydı ama iş hayatına girdiğimde en çok bu konuda zorlanmıştım. Özmotivasyon ve zaman yönetimi yeteneklerimi geliştirmek için hala uğraşıyorum.
0
Bruce
(06.12.25)
ortaokul/lise tayfasina bakiyorum da, bu cocuk iyi yerlere gelecek dediklerim cogu ya beyaz yaka kole oldu, ya da bir baltaya sap olamamis sekilde dolasiyorlar.
bundan bir bok olmaz dediklerimin de cogu zengin oldu, patronluk yapiyorlar.
ozetle, akademik basari=para denklemi patlayali cok oldu, bitti o is.
okullar robot yetistiriyor, yetistirdekleri robotlar da kalitesiz isin kotu tarafi.
0
cooperr
(06.12.25)
Okul başarısı kişiden bağımsız bir çok koşula bağlı. Aile ortamı, ekonomik durum, sağlık gibi kişinin elinde olmayan başarı üzerinde etkili birçok değişken var.

Günümüzde okul başarısının ilerideki hiçbir davranışla veya parayla pek ilişkisi kalmadı. Herkes kendine göre bir üniversite veya bölüm bulabiliyor. Türkiye'de bulamayan parasıyla avrupada okuyor.

Benim gördüğüm fazla okul takıntısı gerçek hayattan koparıyor. Adam bir bölüme girmiş iş bulamamış bulma şansı da yok ama halen zorluyor. Bir zanaat edineyim demiyor. Falanca teknisyen veya ticaret yapan okumamış bu aptal falan diyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
Evet öyle oluyor. Aksini iddia edenler istisnaları sayıyor/görüyor.
-3
gabe h coud
(06.12.25)
Herkes başarılı olacak diye bir kural yok ama kendi çevreme baktığımda doğru bir önerme olarak görüyorum bunu.okul arkadaşlarımdan başarılı olanların hayatada aynı şekilde devam ettiklerini gördüm.beraber büyüdüğüm iki yakın arkadaşım farklı okullarda başarılı bir eğitim hayatları oldu.birisi ülkedeki en büyük holdinglerden birisinin yönetim kurulunda,diğeri en bilinen bankalardan birisinin gmy pozisyonundan yurtdışına gitti.geriye gm olarak gelmesi bekleniyor.

Ama buradaki başarı kıstasımız kurumsal hayatta bir başarı,iyi maaş gibi gözüküyor.ben buna çok sıcak bakmıyorum.corporate hayatlar çok benlik değil.kıskandığım iki arkadaşım var.birisi lisede dans ediyordu ,hala dans etmeye devam ediyor.diğeride bütün hayatını sporla uğraşarak geçirdi.çok güzel işlere imza atıyor.

Burdan yola çıkıp asıl önemli olan istikrar demeyi tercih ederim.
0
duptıs
(07.12.25)
turkiye'nin en iyi anadolu liselerinden birinde okudum. herkes kendi sosyal sinifindan devam etti. orta ust sinif cocuklari ya yurtdisinda okudu, ya da tr'de guzel kariyerleri oldu. mutevazi ailelerden (ogretmen, memur vs) doktor olanlar kuyrugu dik tuttu, digerleri sallantida. alt siniftan ufak istisnalar disinda bir yol olan gorulmedi.

okulda alinan puanlar ile hayat basarisi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu sanmiyorum. sosyal beceriler en az zeka kadar onemli hayatta bir yerlere gelebilmek noktasinda.

zaten siniflara gore insanlarin basarili olma sebebi de bu. ust siniftan geliyorsan ailenin tanidigi ve sana is imkani vs verecek insanlarla dogrudan bir network'un icine doguyorsun. okuldan mezun olunca is bulamazsan babanin tanidigi ayarliyor en kotu bi mulakat. alt siniftan gelen kisi kendi networkunu olusturmak zorunda kaliyor yoksa isi zor.
0
antikadimag
(07.12.25)
Türkiye'de akademik başarının hayatta başarının garantisi olduğuna inanılıyor. Yok öyle bir şey.

Çok basit bir ölçeği var bunun. türkiye'nin en prestijli okullarının en prestijli bölümlerinden mezun olanlara bakın. Koç economics, Boğazisi işletme, hacettepe tıp...

Aynı dönemde aynı sınıftan, aynı not ortalamasıyla mezun olan insanların bile çok farklı yaşamları var.

Aynı bölümden aynı sene mezun 2 doktoru alın mesela.
Doktor a bölüm birincisi,
doktor b ortalama altı bir öğrenci.

Ama notları düşük olan doktor b gider nişantaşı'nda ve dubai'de estetik kliniği açar. Botox yapa yapa porsche alır kendine.

Notları yüksek olan doktor a kredi kartı ekstresine bakıyordur asgariyi mi ödeyeyim, tamamını mı diye.

Bir insanın hayattaki başarısını (maddi, manevi, artık nasıl belirliyorsunuz o başarıyı fark etmez o size kalmış. Ona siz bakarsınız) belirleyen bir sürü faktör var:

-Akademik başarı
-Aile
-Maddi durum
-Kişisel network
-Bilişsel yetenekler
-Duygusal yetenekler
-Öngörü
-Cesaret
-Genel kültür
-İletişim becerileri
-Psikolojik durum
-Kişisel finansman yönetimi

Akademik başarı bunlardan sadece biri. Önemli. Ama tek başına yeterli değil.
+1
anten
(07.12.25)
Hayır bu iş öyle olmuyor. Daha doğrusu böyle bir korelasyon kurmak mutlak bir veri vermez bize.

akademik hayatı çok iyi olup iş hayatında çakılan veya silik sıradan bir tip olan çok insan gördüm. Tam aksi olupta, okuldaki akademik becerileri vasat olup iş hayatında çok başarılı ve parmakla gösterilen kişileri de.

Akademik başarı mutlak iş/hayat başarısını getirmez. Getirmiyor. Biraz da Kendimden biliyorum.
0
ezkaza
(07.12.25)
31 yaşındayım, annemle yaşıyorum, hiçbir başarım yok.

herkes benim gibi değil tabii, istikrarlı bir şekilde hayatta başarılı olup iyi yerlere gelenler de oluyor hatta bunların çoğunluk olduğunu söyleyebiliriz ama okul başarısı dünyadaki en abartılmış şeylerden biri. çünkü en başta günümüzün ekonomik gerçekliğiyle ve iş hayatının dinamikleriyle uyuşmuyor.

adam çok zeki veya çalışkandır, gider manyak bir mühendis olur filan evet iş hayatında da başarılı olur ama özellikle sosyal bilimlerde öyle bir şey yok. zaten bu tür bölümlerde spesifik bir alandaki beceri/eğilim insanı çok fazla öne çıkarabiliyor. ben dilciyim mesela her zaman çok başarılı bir öğrenciydim, lisede arkadaşlarımın b1 ingilizce bildiği yerde ben 8-10 sayfalık hikâye çıkarıyordum, üniversitede başka bir dili öğrendim ve orada da bölümün en iyilerindendim vs. ama sonuçta diploma bile alamadım.

alıp çok iyi yerlere gelen arkadaşlarım da oldu ama ben alsam bile bir şey olmazdım muhtemelen. bilmiyorum yani belki ben yanlış düşünüyorumdur, belki "zaten hiçbi şey başaramadın konuşmak senin ne haddine öküz" dersiniz ama ben okul başarısının gerçekten çok abartılı bir kıstas olduğunu düşünüyorum ya.

tabii bir de başarı kriteriniz nedir, o önemli. kimi insan var bir alanda doktora yapıp kıt kanaat geçiniyor. hiçbir şeyi yoksa "ben bu alanda uzmanım" diyebiliyor. kimisi var ki okulu hocalara daha fazla zorluk çıkarmasın diye ZORLA mezun edilerek bitiriyor, işlek yerde tekel işletiyor. şimdi hangisi başarılı, kime göre ve neye göre?

ilkokulda çok yaramaz, cips vermediği için başka bir arkadaşımızın kafasında o cips paketini parçalayan bir arkadaşım yönetmen olmuş mesela. ben bunu televizyonda adamın klibini izleyince gördüm. ben parmakla gösterilen bir öğrenciydim, bi bok olamadım. çünkü istikrarsızım, çünkü disiplinsizim, çünkü sosyal becerilerim yeteri kadar kuvvetli değil.

benim çok iyi bildiğim birkaç şey vardı, öğrencilik hayatım bu sayede çok rahat geçti ama okuldan çıktığımda ya da okul gerçekten zorlaştığında bunun için bir çözümüm, alternatifim vs. yoktu.

çocuklara disiplinli olmak ve çaba göstermek öğretilmeli bence en başta. zihinsel, fiziksel engeli olmayan her insan yeteri kadar disiplinliyse bir yere varır çünkü. benim gibi kendini rockstar zanneden tek yönlü sığırlar da bir yerde duvara toslar, hayatı boyunca başka hiçbir şey görmediği için ne yapacağını bilemez.

velhasıl okulda başarılı olmuş insanların bir kısmı gerçekten çok donanımlı, zeki, yetenekli kişilerdir ve hayatlarının geri kalanında da başarılı olurlar. bir kısmı ise oyunu kolay modda oynuyormuş gibi takılır, 8-16 yaş arası için "çok güçlü"dür ama ondan sonrası için hiçbir fikri ve donanımı yoktur, onlar çakılır.
0
der meister
(07.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.