Giriş
(12)

Yoklama kacagiyim, y.disinda yasiyorum, konsolosluk aradi

neck_and_neck
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor. Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizl
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor.

Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizle askerlik vs dusunmuyorum. 6-7 bin euro bana cok maalesef.

Nicin cagirmis olabilirler, ne olacak bilgisi olan var mi? Yoklama kacagi oldugumu hatirlatacaklar, dovizle askerlik ode diyecekler, ben de durumum yok, su an odeyemecegim, bakariz falan diyecegim. Onlar da peki diyip para cezasi mi kesecek? Turkiye'ye girisimde mi sorun cikacak? Turkiye'ye girersem odemedigim surece cikamam mi bir daha?
-2
neck_and_neck
(23.03.26)
muhtemelen ilk tr girişinde paket ederler. şimdilik orada sadece uyarcaklardır.
+2
gercekdunya
(23.03.26)
çift vatandaşsan çık türk vatandaşlığından kurtul işte.
-1
konetsu
(23.03.26)
@konetsu: Erteleme devam ettigi surece cikilabiliniyordu, su an ertelemem bittigi icin cikamam hicbir sekilde.

Cikma olayini onceden arastirmistim, TC vatandasligini sonradan kazandigim icin mavi kart hakkim olmuyormus o yuzden cikmadim. Tamamen bir yabanci oluyormussun Turkiye'de, hicbir hakkin yok.
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
konsoloslukta durumu izah ederler en fazla. haklarinizi bilirsiniz. konsolosluk islemlerinizi vs. yapabilirsiniz.

turkiyeye geldiginizde alikoyup hemen askere goturme yok ama 30 gun veriyorlar cozmeniz icin. ben alikoyulduktan son dovizli odemesini yapip kurtuldum, cozemezseniz muhtemelen o zaman alikoyarlar.
0
lanc
(23.03.26)
türkiyede kaybetmekten korktuğunuz haklarınız neler ki
0
iwillsee
(23.03.26)
yav arkadaşlar insanın doğduğu büyüdüğü yerin vatandaşlığını kaybetmesi kolay şey mi ne diyosunuz allahınızı severseniz. annen rahatsızlansa, kardeşinin başına bir iş gelse anca turist olarak kısa süreliğine giriş yapabilecek belki vize almak zorunda kalacaksın. niye ısrarla "türk vatandaşlığından çık" diyorsunuz? az şey mi bu?

soruya cevab: artık paket etme yok, kimse kolundan tutup askere götürmez ama yurt dışı için durum nasıl oluyor onu bilmediğimi de özellikle belirteyim. türkiye'de ben yoklama kaçağıyken idari para cezası aldım sadece, tebligat imzaladım iki hafta içinde askerlik şubesine başvuracağıma dair. bence konsolosluğa gidin, yardımcı olurlar. türkiye'ye girişinizde de pürüz çıkarabilirler ama dediğim gibi kağıt filan imzalatıp salarlar diye tahmin ediyorum. kaçağı kolundan tutup askere gönderme işi çok eski.
+3
der meister
(23.03.26)
vatandasliktan cikinca mavi kart aliyorsun, der meister'in dedigi hicbir sey yasanmiyor. kesin bilgi, yayalim.

ama zaten asker kacagi durumundayken vatandasliktan cikamiyorsun. bu da kesin bilgi, yayalim.

mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde bu soruya en dogru cevabi diger vatandasligin ne oldugunu bilerek verebiliriz. soru sahibine rica, bunu yazsin.

bulursam burada verdigim bir yanit vardi, onu göndericem birazdan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
@iwillsee: tamamen yabancisin iste. Turkiye icin sifirdan oturum, calisma izni alicaksin, ev alirken yabancinin kuralllarina tabisin, Tr'den emeklilik, sgk, hastaneden yararlanma hicbir hakkin yok.

@konusma ben konusuyorum: hocam yazdim yukarda, dogum yoluyla TC vatandasi degilim ben, tc vatandasligini sonradan kazandim. Vatandasliktan cikis yaptigimda mavi kart alma hakkim yokmus, bizzat nufus mudurlugundeki cikis islemine bakan memurlar soyledi, tum haklar gider dedi.

not: diger vatandasligim Ingiltere'den bu arada
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
@edmond honda: Ust soyumda Tc vatandasi var da, onlar da benim gibi. Tr'de dogmadilar, sonradan Turk vatandasi oldular. Abi niye kastiniz bu kadar mavi kart hakkim yokmus iste sorusturdum diyorum bizzat cikisi yapan memurundan.
-1
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
mavi kart hakkiniz olmadigini anladim zaten ilk okudugumda, o sebeple "mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde" diye baslayarak diger vatandasligi sordum cünkü su an ne yapabileceginiz bu ikinci vatandasliga bagli.

benim detaylica yazdigim askerlik bilgisi, duyuru sahibi duyuruyu silinince gitmis maalesef. cok kisa özet geceyim: ingiltere'de zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'de askerlik yapmak zorundasiniz. dövizli ya da silah altina girerek, sizin seciminiz ama evet, bu durumda askerden kacamiyorsunuz.
eger yasadiginiz yerde askerlik zorunlu olsaydi, mesela isvicre ya da avusturya gibi bir ülkede, bu durumda o ülkelerde askerlik yapmaniz halinde türkiye bunu kabul eder ve sizin türkiye'de askerlik görevinizi kaldirirdi. birlesik krallik'ta zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'deki göreviniz, orada orduya dahi yazilsaniz kalkmiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
mavi kart hakkin yoksa bedelli parasini odeyeceksin iste kardes.
konsolosluk sana bisey yapmaz, en fazla uyarir.
isi uzatirsan turkiyeye girmeye calistiginda kapidan alirlar, askerligin bitince salarlar.
ters yone kosarak askerlikten kacamazsin.

not: bedellispor.
0
cooperr
(23.03.26)
yeni bir mesleki kursa katıl ucuzundan. tarihi de biraz geriye yazdırabilirsen eğitimimi sürdürüyorum ancak falan filan işte gerisini sen süsle.

ortaya biraz da malzeme koyarsan sohbet eder dönersin, elinden geleni yaptığını ama bu işi bir şekilde çözmen gerektiğini falan söyle bence. bak kardeşim diye anlatmaya başlarsa kolay bir yol, ne alâ
0
birdirbir
(23.03.26)
(1)

compü'nün son zamanlardaki

duyurukullanıcısı
performansı nasıl?
performansı nasıl?
📊 3 mü 5 mi?

Bu anket sona erdi. 28 oy kullanıldı.

-8
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compu tipik C+ ogrencisi, zeki ama gececek kadar calisiyor.
o yuzden üüüjjjj veriyorum.
-1
cooperr
(28.03.26)
(14)

kahve teklifine başka zaman denmesi

haistre
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim,
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim, başka zaman” dedi.
üzerinden 10 gün geçti. bu cevap sizce nazik bir ret midir yoksa gerçekten o an uygun değildi de geçiştirmiş olabilir mi? böyle bir durumda bir süre sonra tekrar yazmak mantıklı mı yoksa hiç kurcalamayıp kapatmak mı gerekir?
+1
haistre
(22.03.26)
Yol vermiş gayet ne nazigi
+6
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
İşini yaparken profesyonel davranan bir hanfendiymiş, bir sonraki basamak için gayet net reddetmiş. Kurcalamamak lazım.
+11
Bruce
(22.03.26)
Bundan daha net, nazikçe ret olamaz.
+8
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Siz zaten "müsait olursanız" demişsiniz yani pazartesi günü gibi bir gün belirtmemissiniz. O yüzden başka zaman diye absürt bı cevap vermesinden belli zaten ret olduğu bence.
+7
egerbiryolcu
(22.03.26)
nazikçe reddetmiş, hiç üsteleyip arayı bozmayın derim.
+4
neira
(22.03.26)
ucuz görünmemek için öyle demiştir. refleks olarak.
sen bi daha kapıyı gıcırdat.
-14
plastic_angel
(22.03.26)
Soruda da eksilenecek bir sey yok ya neyse...
Iki taraf da cok medeni davranmis. Siz nazikce teklif etmissiniz, o nazikce reddetmis. Yolunuza bakin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
nazik ret, üstüne düşünmene gerek yok.
0
orpheus
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem
+1
narod
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem. +1

Yani yok ya sağol diyememiş ama ikinci kez kibar bir dille teklif edersin. Benzer bir cevap alırsan, kendi yoluna devam.
0
put it in your appropriate place
(22.03.26)
belirsiz zamanda müsait değil. yani şu gün bu gün değil, herhangi bir gün müsait değil.

daha ne desin, nasıl reddetsin?
+2
babilfish
(22.03.26)
Beğensem bile o an tamam demezdim, geçiştirirdim çünkü öylesine denmiş olabilirdi. Beğendiysem 2.de kabul ederdim, gerçekten istemiyorsam 2.de reddederdim.
Gerçekten kendisiyle görüşmek istiyorsanız her cevaba hazır olarak tekrar teklif edin.
-4
mslny
(23.03.26)
elinizde telefonu varsa arayıp kahve teklifim halen geçerli diyebilirsiniz. kadınlar hafif ısrarcı erkekleri severler.
-4
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
meali: ticari, bekleme yapma devam et, ticarii :D
0
cooperr
(26.03.26)
(12)

Yetiştirilme tarzınızda bir şeyi değiştirecek olsaydınız neyi değiştirirdiniz?

starbuck
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
0
starbuck
(21.03.26)
Disariya iyi görün, sorunlari kimseye anlatma, aile icinde yasanan aile icinde kalir kafasi.

Kücük, gecici sorunlar icin bu dogru aslinda. Ama küçük yaslardan itibaren annemle babam arasindaki büyük sirlari saklamak zorunda kaldim.

Bu beni gercek duygularini bastiran, sorunlarini anlatmayan ketum diyebilecegimiz biri yapti diye düsünüyorum.

Bunu degistirmek isterdim. Gecenlerde bumbledan biriyle bulusmustum. O da ayni seyi yasamis sonuc fucked up iliskiler ve baglanma sorunlari.
-1
Purple life
(22.03.26)
Annem beni (sözde) motive etmek, hırslandırmak için başkalarıyla kıyaslardı, daha iyisini yapayım diye. Yetişkinlik dönemimde bana çok zarar verdi; benim de kendimi başarı/ başarısızlık konusunda başkalarıyla kıyaslamam. Oysa herkesin yolu farklı; kimse hayata aynı koşullarda başlamıyor.
+1
Amaranta ursula
(22.03.26)
annem ogretmen olup pedagojik formasyon almis olmasina ragmen, babamla olan iliskilerindeki her problemi yansitti, kotu bir evlilikleri olmasina ragmen bosanmayip tum sorunlari ve dramayi ben ve kardesimin gozu onunde yillarca devam ettirdiler, bu durum tum karakterimi, kisiligimi, secimlerimi ne yazik ki etkiledi. Olmayacak bir iliskiyi zorlamayip bosansalardi herkes icin cok daha iyisi olurdu.

Bu nedenle sorunlu evliliklerin cocuk varsa devam ettirilmesinin, guya cocuk hatrina aslinda bosanmadan devam edilmesinin cok cok daha fazla cocuga zarar verdigine inaniyorum.
0
tuborg yesili
(22.03.26)
Zevk ertelemek, para biriktirmek, gelecek planı yapmak konularından haberim olsun isterdim.
+2
michael_knight
(22.03.26)
Koşullu seviliyor gibi hissettirildim. Özellikle babam sınav başarısına çok önem verirdi. 95 aldım diyelim, 95'ten daha yüksek not var mıydı diye sorardı. Var dersem hımmmmlardı. Akademik başarıya gelene kadar biraz özgüvenimi yükseltmeye çalışabilirlerdi, kendime sıfırdan özgüven inşa etmem zaman aldı. Tek çocuktum ve okula gidene kadar evde babaannemle kaldım, annem de babam da çalışıyordu, apartmanda yaşıtım yoktu. Sadece yazları yazlığa gittiğimizde sokakta yaşıtlarımla oynardım, onun dışında kışın evde yalnızdım. Okula başladığımda çok çekingendim, çok gürültülü ve kaotik gelmişti bana. Çooook utangaçtım 9 10 yaşlarına kadar, pek konuşkan da değildim. Sosyal kaslarım geç gelişti.

O yıllarda bu kadar kurs etkinlik falan yoktu sanki. Biraz neye yatkınlığım olduğunu anlamaya çalışabilirlerdi. Hipermobilitem var mesela, cimnastik için çok uygun olabilirdim. Normal insanlara göre daha esnek olduğumu çok geç yaşta öğrendim. Bence ebeveynler çocuklarının potansiyelini keşfetmeli.

Babam ben hastalanınca biraz fazla panik olurdu ve evham yapardı o hali beni çok korkuturdu. Keşke o kadar yansıtmasaydı. Çocukken sürekli ateşlenirdim babam da sen niye bu kadar hastalanıyorsun kızım. beni çok üzüyorsun, benim şekerim var seni kötü görünce yükseliyor vs sürekli böyle konuştuğu için belli bir yaştan sonra hastalıklarımı gizlemeye başladım. Boğazım acırdı ama şikayet etmezdim, kendimi zorlaya zorlaya yemek yerdim. Düşersem falan bir yerim morarırsa saklardım, bu hala böyle bu arada. Hastalık anlatmıyorum babama. Her şey çok güzel, hiçbir sorun yok, çok iyiyiz harici bişi söylemek içimden gelmiyor.
+1
kullanicadi
(22.03.26)
Sevgi gösterme biçimleri daha sağlıklı olabilirdi. Sevgilerini hissetmediğimi söyleyemem ama bende çok geç farkına vardığım belli sorunlara sebep olduğunu anladım.
0
Bruce
(22.03.26)
Utangaçlıktam ötürü insanlarla iletşm kurmakta hep çekindim. 40 yaşına geldim, birisine ilgi duysam bile hala herhangi bir şekilde yaklaşamıyorum. Kafamın içindekileri bir kağıda dökmek beni tek rahatlatan şey olsa da buna gerek duymamayı isterdim..
0
rakicandir
(22.03.26)
Ben de bunu zamanında çok düşünüp çok eleştirmiştim ama artık bi eksik görmüyorum çünkü öyle olmasaydı şu an ben, ben olduğum kişi olmazdım.
0
truf
(22.03.26)
Ne değişseydi iyi olurdu kısmını geçiyorum. Ailem beni iyi ki sevgilim varken ve sevgilimle beraber "çocuk istiyor muyum?" meselesine duyuru açacak kadar kafa yorarken, Bumble'dan tanıştığım adamlarla date e çıkan biri olarak yetiştirmemiş. Kendilerine teşekkür ederim.
0
huladancer
(22.03.26)
1. mutsuzluklarımı çocuğuma yüklemezdim: "ben üniversite okuyamadım, ailem çok fakirdi, babanın ailesi beni hiç sevmedi, baban hiç arkamda durmadı, görmek istediğim ülkeleri göremedim, kitap yazacaktım, yazamadım" vb. vb. daha tonlarca şey. evin içinde sürekli çok mutsuz ve çok öfkeli bir anne. mağdur kimliği. çocuğu sürekli dolaylı yoldan suçlu ve borçlu hissettirme. bunu yapmazdım sanırım çocuğuma, ona bu kadar olumsuz duygu yüklemeye kıyamazdım.

2. çocuğuma mentorlük ve rehberlik yapardım: benim hayatımda sadece çok katı kurallar ve yasaklar vardı. uymamayı aklımdan geçirdiğim anda karşılaştığım şey ise müthiş bir öfke olurdu. mesela bir arkadaşımla görüşmem yasaklanırdı ve görüşmesem, sadece sokakta selam versem bile evde müthiş şiddetli bir kavga çıkardı. ama yasağın nedeni nedir, o nasıl biridir, zararı ne olur, 1 kez bile anlatılmazdı. hayata dair duygusal rehberlik yapmış olmalarını isterdim. bak kızım, şu kişiyle görüşmeni şu nedenlerle doğru bulmuyorum, şu sakıncaları olabilir vb. gibi anlatsaydı keşke. çünkü uslu ve dinleyen bir çocuktum, ergenlikte dahi. dinler ve anlamaya çalışırdım. hayata dair 30-35 yaşımdan sonra farkına vardığım gerçekleri o yaşlarda annemden dinlemiş olmayı çok isterdim.
0
la lykia
(22.03.26)
"aman bir meslegin, altin bilezigin olsun" yerine "aman para kazanmayi ogren, girisimci ol" kafasiyla yetistirilmek isterdim.
0
cooperr
(22.03.26)
Çocukluğum travma üzerine travma ile geçti. Yetimhaneye bırakılsaymışım daha iyi olurmuş. Daha iyi yapsaydılar diye tek bir şey aklıma gelemiyor.

Her yaptığım, her başardığım bunlara rağmen. Orta okulda ayakkabımın altı delik olduğu için içine karton yerleştirirdim. Öyle minik bir şey de değil. Sadece dış yüzeyi var ayakkabının. Altta baş parmak biraz tutuyor, gerisi boş, gerisi karton koli. Bununla yarışa katılıp birinci geldim. Koli yırtıldı, betonda ayaklarım soyuldu. Beden hocası görüp babama haber verince evde üvey anneden oklavayla dayak yedim. Dayak yemediğim gün istisna sayılırdı. Hiç hatam olmasa bile kulaklarımdan kaldırıp kaldırıp duvarda sektirirdi beni. Duvarda kan lekeleri. Allah’a yalvarırdım acısını geçirsin diye.
0
gabe h coud
(23.03.26)
(3)

istanbuldan çanakkaleye giderken yol üzeri kahvaltı nerede yapılır

boo
kuzey otobanından kaptırıp çanakkaleye gideceğim. yoldan sapmadan iyi bir kahvaltı dinlenme tesisi de olur 3-4 dakikalık sapma da olur var mı öneri?
kuzey otobanından kaptırıp çanakkaleye gideceğim. yoldan sapmadan iyi bir kahvaltı dinlenme tesisi de olur 3-4 dakikalık sapma da olur var mı öneri?
0
boo
(21.03.26)
Tekirdağ'a gelmeden yol üstünde trak restoran. biraz geç kalmış olabilirim : )
0
co2s2
(21.03.26)
Gelibolu'ya ugrayin. Çarşısındaki her yerde yapabilirsiniz
0
evimin paspasi
(21.03.26)
biz hep UNAL peynircilikte duruyoruz.
tostu, cayi harika. bahcesi var. peynir kalitesi yuksek, ozellikle dil peynirini mutlaka oradan aliriz.
Camiatik Mh. Londra Asfaltı Cd. No: 73, Tekirdağ Türkiye
0
cooperr
(21.03.26)
(23)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(14)

yurdisinda yediginiz tr'de olmayan seyler ve tatlari

cooperr
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelimroot beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey. jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat. ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disini
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelim

root beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey.
jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat.
ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disinin alakasi yok renk olarak, tat notr, ben begenmedim.
0
cooperr
(19.03.26)
merguze sosis iyiydi sevdim. almanyada frankfurter ve bratwurst da bence iyiydi.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
hindistan'da meetha paan denilen ve ucgen seklinde yaprak sarma gibi ama icine envai cesit cesni doldurularak servis edilen sey.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Aklıma ilk gelen flammlachs oldu. Avrupa noel pazarlarında görüp yediğim odun ateşinde pişen isli somon. Hatta birkaç ay önce resmen aşerdim. Tr de yok maalesef

Sonra mangosten ve rambutan aklıma geldi. Bali'de yemiştim bunları ama mangosten'i burda bir kez gördüm makroda. Hep oluyor mu emin değilim bence artık tropik meyveler bulunabiliyor. Senin ejder meyvesi bim e gelmişti mesela:d file'de de hep görüyorum ejder meyvesi
0
kullanicadi
(19.03.26)
kanada'da: wapiti/elk eti. biftek gibi ama biraz daha sert ve tatlımsıydı
yıllar önce bir duyuru'da cevaplamıştım: www.eksiduyuru.com

tatlı olarak "nanaimo bar": en.wikipedia.org
portekizlilerin pastaneleri de çok oluyor. ilk defa "pastel de nata" orda yemistim: en.wikipedia.org

hawaii'de poke bowl. en.wikipedia.org
ama franchise restoranları açıldı sonradan her yerde

amsterdam'da otlu kek bilen bilir :) bir de sadece hollanda'da yapılan peynirler ve çikolatalar

almanya'da currywurst ve pretzel. bunlar fast food gibi. cok begenmedim

kuba'da "moros y cristianos". fasulyeli pilav gibi bisey. yanında etle oluyor genelde tabii. miami'de küba restoranın'da da yedim.
en.wikipedia.org

fransa'daki her pastry çeşidi türkiye'de bulunmuyor heralde. orda da değişik bişeyler yemiştim

aklıma gelen bunlar şimdilik
+1
ermanen
(19.03.26)
Ube ve pandan, ikisi de Filipin mutfağından. Ube mor bir çeşit tatlı patates, tatlılarda kullanılıyor, bir de ube halaya diye püre/reçel karışımı bir şeyi var. Normal tatlı patatesten daha tatlı ve aromatik, vanilya yerine ube aroması kullanılıyor bazen. bitesbybianca.com
Pandan da yine aromatik ve Filipinlilerin vanilya yerine kullandığı bir bitki, kendine özgü çok güzel bir tadı var. Tatlılarda genellikle hindistancevizi sütüyle beraber kullanılıyor. www.cookist.com

Yine Filipinlerden polvoron, un kurabiyesine benziyor ama hafif kavrulmuş süt tozuyla yapıldığı için daha karamelize, hoş bir tadı var. www.aboutfilipinofood.com

Nepal'den momo, buharda pişen (genellikle sebzeli ya da tavuklu, bazen keçi/yak/domuz etli) mantı. Hem iç harcı çok baharatlı hem de yanında aşırı baharatlı bir chutney ile geliyor. Baharatla aranız çok iyi değilse sevmezsiniz, bence mükemmel bir yemek. en.wikipedia.org(food)
www.rakshaskitchen.com
(Filipinler ve Nepal yemekleriyle ilgili daha detaylı uzun yazılarım vardı benim, merak eden olursa ilgili Facebook grubuna yönlendirebilirim.) :)

Az yukarıdaki domuz eti sorusunda da bahsettim, İtalya'dan guanciale, füme domuz yanağı. Orijinal carbonara'da bacon ya da pancetta değil, guanciale kullanılıyormuş. Yağda kıtır kıtır pişince çok güzel oluyor. en.wikipedia.org

Bir de burada Gouda diye satılan peynirlerle hiç alakası olmayan eskitilmiş Hollanda peynirleri, tercihen 12-18 ay dinlendirilmiş, içinde kristaller oluşmaya başlayanlarından. Linkteki Old Amsterdam gibi. adamandevetours.com
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
sokak lezzetlerinden ya da bir restoranda cok karsiniza cikmayacak seylerden,

italya'dan:
puglia'da: taze panzerotti. ama klasik. mozzarella + domates.
roma'da: suppli. (arancino'ya cok düskün degilim)
bergamo'da: polenta e osei.

avusturya'dan: punschkrapferl (ama cok sekerli seyler sevmeyene uygun degil)
jerome peyniri (özellikle üzümle harika oluyor)
berner würstel.
käsespätzle. üc cesit peynirle yapiliyor, tam bir kalori bombasi. galiba en sevdigim yemek.

isvicre'den ve en bati avusturya'dan: käsrösti. muazzam bir dag yemegi. kizarmis patates ve peynir.

japonya'dan: onigiri (klasik ton balikli)
taiyaki. balik seklinde kraker gibi bir sey, ici tatli fasulye ezmesi dolu.
jiggly cake. (böyle kek seklinde crème brûlée gibi, asiri yumurtali bir sey ama yumurta tadi hic yok. en ünlüsü osaka'dä yapiliyo)

meksika'dan:
horchata. pirinc icecegi. tadi biraz sütlac gibi. bayiliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
milka nin nutellasi tr'de yoktu en son. ya da macro centerda fahis fiyata satiliyordur.
-1
Purple life
(19.03.26)
ukrayna ve rusyada yaygın olan borş çorbası.

türkiyede denk gelmedim. etli, sebzeli bir çorba. besleyici bir şey. tadı nasıl dersen bilmiyorum bir dene.
0
yurtsuz john
(19.03.26)
ben jerry, her çeşit dondurması genel olarak güzel.

lidl'da satılan şu meyve suyu: world.openfoodfacts.org

hayatımda içtiğim en iyi meyve suyudur. Türkiye'ye geldim de benzeri dört döndüm bulamadım.

yeşil tuborg

lindt'ın küre şeklinde çikolatası. dehşet bir şey.
0
substituent
(19.03.26)
Tayland'ın durian cipsi var. Meyvesi çok kötü koksa da cipsi çok iyiydi. Tadını tam tarif edemiyorum. Çekya'da bramborák bayağı güzel bir şeydi. Çok basitçe sarımsaklı patates mücveri. Yine Çekya'nın sarımsak çorbasına burada denk gelmedim, adı česnečka. Antep mutfağında yoğurtlu terbiyeli versiyonu var sanırım ama bu o değil. Taze sarımsakla yapınca harika bir şey oluyor.
0
evrim halkasi
(19.03.26)
herkes lezzetli seyleri yazmis, peki ya lezzetsizler?
mesela durian meyvesini ben aldim, kokudan tatma firsatim olmadi, cope gitti.
Kokusu berbat otesi malesef.
Agiz tadimiza uymayan neler var?

Bir tane daha ekleyeyim, plantain. Muza benzer ama cig yenmez.
Cipsleri inanilmaz lezzetlidir.
0
🌸cooperr
(20.03.26)
Lezzetsiz olduğunu düşündüğüm ama fikrinden ötürü denemeye bile cesaret edemediğim domuz kanı sosisi var benim. Black puding diyorlar galiba. Ama ben lezzetsizler konusunda referans olamam, aklıma yatmayan şeyi denemiyorum zaten. Fikren çok garip olmayan balkabaklı tortellini denemiştim. İtalya-Ferrara'da çok mehur diye övdüler. Hatta baktım şimdi pumpkin cappellacci diyorlarmış. Onu hiç beğenmedim.
Yiyecek değil de içeceklerin arasında Slivovitz türevlerini denedim. Etanolü sek içsem daha iyiydi.
Çok öyle tropik bölgelerde bulunmadım, o yüzden bizde bilinmeyen meyve-sebze hakkında bir şey diyemiyorum.
0
evrim halkasi
(21.03.26)
yurt dışında en sevmediğim ürün black licorice. öğk.
0
eileengray
(21.03.26)
asla yemeyecegim iki sey: balut ve casu marzu.
yedigim ve bana göre olmayan seyler:

-hakarl. kurutulmus köpekbaligi eti. yemesi gercekten ama gercekten cok zor. irice küp seker boyutunda kesiliyor ve genelde atistirmalik olarak yeniyor.

- surströmming. fermente edilmis balik. youtube'da da tadim videolarinda asiri meshur. evde yememek gerek cünkü kokusu 3 km öteden duyuluyor. konserve olarak satiliyor, kanada'da da avrupa ürünleri satan yerlerde bulunabilir belki.

- escamol. karinca larvasi. bakinca anlasilmiyor larva oldugu. bazen üstüne kurtcuk koyuyorlar. ben kurtcuksuz halini yedim. larva oldugunu bilmiyordum. bilseydim yiyemezdim.

- natto. bildigin fasulye ama türü sebebiyle böyle sümüksü bir yapisi oluyor. bir defa merak ettigim icin siparis edip yedim. baska yemem.

- yüzyil yumurtasi. sanirim her cin lokantasinda bulunabilir. fermente edilmis yumurta. bir defa meraktan yedim. baska yemem.

- kanguru eti. normal et aslinda ama kangurulari cok sevdigim icin artik yemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
(8)

aracı biraz devirli kullanmak neden kötü görülüyor?

konetsu
devirli dediğim 2000'i görünce hemen vites atmamak 2500-3000 devirlerde kullanmak, yine çok yüksek devirden bahsetmiyorum. benim kullanımımda görece daha mantıklı geliyor düşününce. şehir içi kısa mesafe kullanım olduğundan(günlük 8-10km diyelim) motor yağının daha çok ısınıp nemi buharlaştırması, k
devirli dediğim 2000'i görünce hemen vites atmamak 2500-3000 devirlerde kullanmak, yine çok yüksek devirden bahsetmiyorum.

benim kullanımımda görece daha mantıklı geliyor düşününce. şehir içi kısa mesafe kullanım olduğundan(günlük 8-10km diyelim) motor yağının daha çok ısınıp nemi buharlaştırması, karbon birikimini azaltması, alternatörün daha yüksek devirde çalışıp aküyü tam doldurmasının kolaylaşması vs. için daha iyi değil mi biraz yüksek devirli kullanım? zarar verecek motoru zorlayacak devirler değil, redline'da kullanmıyorum sonuçta. sollama vs. durumlarda da daha atik olmasını çabuk hızlanmasını sağlıyor düşük viteste kalmak. bi tık daha fazla yakıt tüketimi olacak ama çok önemli bir fark da oluşturmaz herhalde? 2 haftada 130km'de 15l lpg tüketmişim 1.5 atmosferik araçla, bu abartı yüksek mi mesela?

şehir içi hız sınırının 50 olduğu yerde 2. vites 3000 devir zaten 40km filan yapıyor otoyola çıkmadıkça üst viteslere çıkmak boşa amelelik gibi geliyor üşeniyorum bi yandan da :D ikide bir kasisler kavşaklar çukurlar yayalar hayvanlar derken yavaşlamak gerekiyor

her yavaşlamada vites düşür bikaç saniye sonra yine yükselt vs. çok iş. vites düşürmesen 3'de hızlansan o motoru daha çok zorluyor bildiğim. "Low RPM Lugging" diye geçiyor birçok kişi daha zararlı olduğunu söylüyor. her vites geçişinde debriyajı kullanmak da ömrünü kısaltır herhalde, yakacağım ekstra yakıtın bi kısmı baskı balata ömrü olarak geri döner desek bana sürekli vitesle oynamak biraz anlamsız geliyor bilemedim...
0
konetsu
(18.03.26)
Çelik silindiri ne kadar hızlı ve fazla hareket ettirirsen ömrü o kadar kısalır.
0
authorize
(18.03.26)
Ayrıntılı okumadan cevap mermişim... Vites 3000+ devirde atılır zaten.
0
prole
(18.03.26)
Abi motoru failure seviyesine getirip orada tutuyorsun sırf ısınan motor yağı ve piston yuvalarında oluşan tortu bile motor ömrünü yarıya indirir ama senin kullandığın devir yüksek devir değil, hatta yanından bile geçmiyor.
0
kizil karga
(18.03.26)
Dede değilsen zaten bu şekilde kullanman lazım, düşük devir kullanılan araçlar, özellikle dizel olanların partikül filtresindenden manifolduna her yer kurum dolar.

Yanma sıcaklığı düşük olursa o kurum yanamaz, birikir birikir ondan sonra ekonomi kasanlara tek seferde güzel sürprizler yapar.

Devamlı redline'da gezmediğin sürece oyna devam.
0
kimlanbu
(19.03.26)
araci onceden isitmak, devirli kullanmamak falan bunlar boomer aktiviteleri.
eskiden araclar devir sevmezdi, motorlar daha buyuktu. yaglar dandikti, full sentetik olayi yoktu.
simdiki araclar hem devir seviyor zira hacimleri daha kucuk, hem de yaglar cok daha akiskan ve kaliteli.
surekli redline yapmadigin surece arada zorlamakta bence de sikinti yok, hatta kurum temizligi icin iyi. aracin yagini suyunu kontrol ettigin surece birsey olmaz.
0
cooperr
(19.03.26)
@cooper araç o kadar eski değil 2010 ama senin yeni motorlar hakkında bahsettiğin konular bunun için geçerli olmayabilir bilemedim... motorun tasarımı 1980'lerden 5a-fe klonu. en.wikipedia.org
türkiye'de bilinen motoru en benzer araç 90'lardaki efsane kasa diye geçen ae101 corolla mesela. onun için ne geçerliyse bunun için de o geçerlidir.
büyük değil ama çok küçük turbolu motorlardan da değil.
1.5l atmosferik motor 10w-40 yarı sentetik castrol magnatec kullanıyorum

ben uzun uzun ısınmasını da beklemiyorum, marş bastığım anda hemen hareket de etmiyorum. önce marşı basıp sonra eşyaları yerleştirip müziği açıp koltuğa yerleşip emniyet kemerini takana kadar 1-2 dk geçiyor işte. ekstra soğuk günlerde cam buğulanmışsa onu siliyorum buğulanma geçsin diye bekliyorum o zaman daha uzun sürebiliyor rölanti süresi.

@kimlanbu dizelde özellikle zararlı olduğunu çok gördüm. ama araç 1.5 atmosferik benzinli sıralı sistem lpg. kurum olayı büyük sıkıntı olmasa da yine de kısa mesafe şehir içi kullandığımdan ortalama devrimi bi tık yüksek tutmak mantıklı gibi geliyor işte. benzinlide de hiç kurum oluşmuyor değil sonuçta. kurum dışında motor yağındaki nem birikimini azaltma ve akünün şarj olabilmesi gibi konularda da daha avantajlı gibi 3000 devir civarı kullanım, yani benim mantığıma göre öyle gibi görünüyor sanki.

@authorize bu daha çok teoride kalmıyor mu çoğu araç için? yani kullanıma bağlı aşınmaya kalmadan başka sıkıntılar çıkıyor çoğu araçta. piston silindiri aşındırdı diye motor indirilen araçlar bariz azınlıkta gördüğüm kadarıyla.
aşınmanın çoğu soğuk çalıştırmada gerçekleşiyor sıcak motorda kullanıma bağlı aşınma çok daha düşük deniyor. hatta genel olarak devamlı şehirler arası uzun yol yapan araçlar daha yüksek devirlerde saatlerce yol yaptığı halde yüzbinlerce km sorunsuz gidiyor uzun yol araçları tercih sebebi oluyor.
0
🌸konetsu
(19.03.26)
arac toyota ise zaten onun motorunu arada gazlayarak bitiremezsin.
lpg'nin motora zarari tahminim diger butun bahsettigin detaylardan fazladir.
full sentetige gecilebilir ama mutlaka bir servis ile konus once.
ben cok soguk memlekette yasadigim icin hep full sentetik kullaniyorum.
corolla ve civic, bu araclarin motorunu bitirmek cok cok zor.
0
cooperr
(19.03.26)
@cooper araç toyota değil ama mekanik tasarım toyotadan alınma işte. daha önce birkaç duyuruda daha konusu geçmişti.
japon üretim değil, çin üretimi. şuanda da nasıl farklı marka araçlar ortak altyapı kullanıyorsa benzer düşünülebilir. geely mk aracım. motorun geely'deki model kodu mr479qa ama bu mekanik olarak birebir toyota 5a-fe klonu. alt takım da 1. nesil yaris ile uyumlu
bu 5a-fe i.imgur.com
bu mr479qa i.imgur.com
iç dış motorla ilgili tüm parçalar uyumlu. yağ filtresini de toyota corollayla aynı alıyorsun mann w 68/3 aldım ben mesela www.mann-filter.com ,
devirdaim triger seti şu bu da ae101 corolla ile aynı. motor içindeki sübaplar, segmanlar, vs. bile ae101 corolla parçaları ile uyumluymuş. geely bu dönemde mekaniği kendi tasarlamıyordu, geely emgrand modelinde de alt takım yine toyota ama motor mitsubishi orion 4g15 klonuydu mesela.

alt takımda da yeni z-rot ve viraj demir lastiği aldım gelen tıkırtıların sebebi o gibi, geçen gün kontrol ettim bayağı boşluk vardı. febi marka olarak yaris uyumlu ürünü aldım.

tam sentetik 10w-40 pek yok piyasada, olan birkaç seçenek de motosiklet yağı olarak geçiyor. önceki sahibi ustanın koyduğu yağın markasını bile bilmiyordu sorduğumda :D castrol magnatec ona kıyasla yine seviye atlatmıştır.

bi liqui moly'de gördüm "advanced full synthetic" diye bişey ama bu ürünler resmi sitesinde full synthetic diye filtrelediğinde listelenmiyor ayrı bir tanım gibi.
burada da isim değişikliği hakkında açıklama yapmışlar www.liqui-moly.com gerçek tam sentetik değil, eskiden sentetik teknolojisi denen ürünlerde yasal boşluktan yararlanıp böyle adlandırmışlar sanırım? ürünün açıklamalarında da hiçbir şekilde "fully synthetic" gibi bi ifade geçmiyor.

burada da yine tam sentetik olmayan yağa tam sentetik denmesini anlatıyorlar
2022deki açıklamada almanyada tam sentetik diyemediklerini filan anlatmış demekki aradaki 1 yılda bişeyler değişti. yağın formülü değişmemiş gerçek tam sentetik değil molygen de
www.liqui-moly.com
0
🌸konetsu
(19.03.26)
(6)

domuzdan arındırılmış coğrafya var mı? israil, arabistan mesela

ground
kutuplarda ve çöllerde muhtemelen yoktur. bu 2 ülkenin özel çalışmalarla domuzları yokettiklerini düşünüyorum. nedir durum? Ekleme; meraktan sordum. domuzlarla aramda bir sıkıntı yok. yolda görsem yiyecek veririm, dağda görsem topuklar kaçarım.
kutuplarda ve çöllerde muhtemelen yoktur. bu 2 ülkenin özel çalışmalarla domuzları yokettiklerini düşünüyorum. nedir durum? Ekleme; meraktan sordum. domuzlarla aramda bir sıkıntı yok. yolda görsem yiyecek veririm, dağda görsem topuklar kaçarım.
0
ground
(18.03.26)
bu ülkemizde yaşayan müslümanların domuz takıntısını bir türlü anlayamadım. adam içki içiyor, zina yapıyor, kumar oynuyor, hırsızlık yapıyor, trafikte birbibirinin üstüne çıkıyor kul hakkı yiyor ama zinha domuz yemiyor.
+13
gercekdunya
(18.03.26)
Eğer öyleyse Araplarda hiç akıl yok. Zaten yok gibi de. Domuzu avlanma sporu için kullan sana zararı ne
-1
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
Wikipedia haritasinda en az domuz eti uretimi yapan veya hic yapmayanlari bulabilirsin:

en.wikipedia.org

Haiti, kanguru adasi ve oregon eyaleti gibi yerler de yaban domuzundan arinmayi basarmis.
+2
ermanen
(18.03.26)
domuz coğu hayvanın yiyemediği kozalak gibi şeyleri yiyerek gübreye ve ete dönüştürür o sebeple çoğu çoğrafya için faydalıdır.
+1
duyurukullanıcısı
(18.03.26)
afganistan'da tek bir (evcil) domuz varmis, o da Kabil Hayvanat Bahçesi'ndeymiş:
en.wikipedia.org

üretim ve ithalat dışında yemenin bile yasak olduğu afganistan ve maldivler var sadece sanırım. afganistan'da, doğada, yaban domuzları var ama. biçok arap veya islam ülkesinde evcil domuz yoktur.

hristiyan nüfusu fazla olan bazı islam veya arap ülkelerinde domuz çiftliği var, lübnan gibi:
www.porkyslebanon.com

turkiye'de de domuz ciftliği var:
www.domuzeti.net

fas ve tunus'ta da var:
www.pigprogress.net

israil'de de bikaç tane var:
www.gov.il

----------------------------------------------------------------------------------

su vegan blog sitesi domuz eti ve üretimi kuralları açısından tam ülke listesi yazmış:
veganfta.com

"The Middle East & North Africa

In these jurisdictions, pig farming is either legally prohibited by religious mandates or absent due to a lack of domestic demand and cultural practice.

Afghanistan (Legal ban/Zero population)
Algeria (Negligible/Zero industrial production)
Bahrain (No domestic production)
Iran (Legal ban on commercial farming)
Iraq (Zero reported farming)
Jordan (Zero reported farming)
Kuwait (Strict legal ban on farming and imports)
Libya (Zero reported farming)
Mauritania (Zero reported farming)
Morocco (Negligible/Zero industrial production)
Oman (Zero reported farming)
Pakistan (Zero reported farming)
Qatar (Zero reported farming)
Saudi Arabia (Zero reported farming)
Sudan (Zero reported farming)
Syria (Zero reported farming)
Tajikistan (Zero reported farming)
Turkmenistan (Zero reported farming)
Tunisia (Negligible/Zero industrial production)
Uzbekistan (Zero reported farming)
United Arab Emirates (Zero domestic farming; all pig flesh is imported)
Yemen (Zero reported farming)
Palestine (Zero reported farming)
Western Sahara (Zero reported farming)
Island Nations & Asia-Pacific

Small island nations often have no history of pig farming due to space constraints, delicate ecosystems, or religious demographics.

Anguilla (Zero reported farming)
The Maldives (Strict legal ban)
Comoros (Zero reported farming)
Djibouti (Zero reported farming)
Brunei (Zero reported industrial farming)
Marshall Islands (Negligible/Zero)
Tuvalu (Negligible/Zero commercial production)
The Gambia (Zero reported industrial farming)
Mali (Zero reported farming)
Niger (Zero reported farming)
Somalia (Zero reported farming)
Sub-Saharan Africa (Majority Muslim Jurisdictions)

Unique Cases

Israel: The Pig-Raising Prohibition Law of 1962 banned pig farming across the vast majority of the country’s sovereign land, with specific geographic exceptions and loopholes exploited, but pig farming has nevertheless continued.
Vatican City: A sovereign state with a permanent pig population of zero."
+2
ermanen
(18.03.26)
domuz "ha$ere" degil o yuzden toplu katliami gerektirecek bir durum yok.
$eriat olan ulkelerde bile cikalim domuzlari temizleyelim dediklerini sanmiyorum ki cabuk cogalan ve buyuyen bir hayvan, o yuzden tahminen tamamen temizlemek imkansiz da olabilir. ha ciftlik kurdurtmazlar ayri mesele.

ben 25 senedir "seferde" oldugum icin bisey lezzetli ise yerim (kendimi boyle avutuyorum hahaha) , domuz da yedim. hayvanin bazi taraflari bize ters agiz tadimiza uygun degil, ama bazi yerleri guzel marine edildiyse, ciddi lezzetlidir. Marine ihtiyaci olan bir et denebilir. Cok kalitesiz demek biraz haksizlik. Ucuzdur cunku kolay buyuyen bir hayvan. Eve alip pisirmem ama iyi bir restaurantta denk gelir, onerirler, gomerim.
0
cooperr
(19.03.26)
(9)

Kira depozitosu niye dolar cinsinden alınıyor

nundu
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır sözleşmeye" tavsiyesi, hem de aşağıda 1000 dolar depozito sorusunu görünce aklıma geldi. Bu sene evden çıkacağım muhtemelen, üç sene önce girerken bir kira bedeli verdim 7000 lira. Çıkarken al 7000 liran git mi diyorlar artık? Hukuki bir değişiklik mi oldu yoksa hep böyleydi de genel uygulama son ay kira almama şeklinde iyi niyetten mi oluyordu?
0
nundu
(17.03.26)
Cahilliklerinden yapıyorlar.
Her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik olma durumunda döviz karşılığı sözleşme yapması yasaktır.

kulacoglu.av.tr
-1
Mirket
(17.03.26)
@edmond honda
@sivri sinek

İlk girişte peşin bir kira, bir kira bedeli depozito ve bir kira bedeli emlakçı ücreti ödeniyor benim şu ana kadar tuttuğum tüm evlerde. Çıkarken de ev sahibi bir kira bedeli depozito ücretine denk olarak son ay kira almadı. Evden kaçarak çıkmadığım, iki ay öncesinden haber verdiğim için ev sahibi açısından bir sorun yaratmadı. Mantıken Ayın 15'inde kirayı atıp 25 gün sonra evden çıkarken depozito olarak geri almamla son ay kira vermemem arasında majör bir fark yok. İsteyen olursa öyle de yapılır da benim denk geldiğim ev sahipleri (ailemin ve benim de kirada evim var, kendim de ev sahibi olarak) hep öyle yaptık. Tüm Türkiye'de sistem böyle değil mi yahu?

Üç aylık depozito istiyorlarsa da sözleşmeye üç aylık kira bedeli yazılır, o miktar alınır yine dolara gerek yok
0
🌸nundu
(17.03.26)
son ayı ödemem depozitodan saysın diye bir dünya yok. depozito(güvence bedeli) ayrı şey kira ayrı şey. ev sahibi icra takibi başlatıp o son ayın kirasını alır.
en fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito istenebilir. o da banka hesabı açılıp oraya yatırılmalı. iki tarafın onayı olmadan kullanılamaz olmalı. böylece verilen paranın değerini korunması amaçlanır.
dolar depozito verme mantığı da yine param değerini kaybetmesin diye. bu arada kira kontratları döviz cinsi olamaz ama döviz cinsi depozito verilebilir.
sözleşmeye bir/iki kira bedeli kadar şeklinde yazılmalı, doğrudan verilen para yazılırsa ev sahibi ilk aldığı para kadar iade eder. sonra uğraşır durursun.
+1
my fault
(17.03.26)
1 kira bedeli depozito odediysen cikarken 1 kira bedeli olarak mahsuplasirsin zaten degerini kira guncellemeleriyle korumus oluyor ancak dolar olarakta depozito verilip alindigi olur bunda garip bir durum yok asil sark kurnazlari 1 kira bedeli alip sonra ben bir kira bedeli almadim 7000 lira aldim simdi sana 7000 liran diyebilir buna dikkat etmek icin sozlesmede mutlaka depozito kismina 1 kira bedeli olarak belirtilmesi gerekir
+3
tahtakafa
(17.03.26)
bu soruyu kendi içinizde muhakeme edip sormak için türkiyede yaşamıyor olmanız gerekiyor. sanırım hiç türkiyede bulunmadınız.
0
plastic_angel
(17.03.26)
evden çıkmadan depozitoyu neden iade ediyor ki ev sahibi? bana ilginç geldi. kiracı evden çıkacak, eşyalar taşınacak, evde hasar olup olmadığı o zaman anlaşılır.
+2
co2s2
(17.03.26)
depozito bedeli olarak kontrata ne yazmışsan onu talep edebilirsin. en önemli durum şurası aslında diyelim ki 2022 ocak ayında bir depozito bir kira olarak 10000 tl den girdin.
2026 da 40000 tl oldu kiran 3 kira ödedin nisan ayında ben çıkıyorum dedin.zurnanın zırt dediği nokta burası .depozitonu almayı bırak ev sahibi senden Makul Süre Tazminatı adı altında 3 ay ( eğer evi kiraya veremezse ) x 40.000 tl alır.
bunu da göz önünde bulundur.
0
jamswety
(17.03.26)
dovizle sozlesme yapmak yasak, dogru.
ama dandik ekonomi yonetimi yuzunden de insanlar kendilerini saglama almak zorundalar.
bu kadar basit.
-1
cooperr
(17.03.26)
Sözleşme dediğin şey, konuyu aranızda çözemezseniz mahkemeye sunacağınız belge değil mi?
Sunduğunda savcının hakkında 3 bin ila 25 bin lira arası idari para cezası uygulayacağı, muhtemelen de geçersiz sayacağı belgeyi mahkemeye niye sunasın ki?
Paylaştığım linkteki 5. maddeyi okusana.
Kendini nasıl sağlama almak bu?
+1
Mirket
(17.03.26)
(13)

Bu araba bir aydır neden satılamadı?

hadi ya la
Araç benim değil, almak istediğim model.Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin
Araç benim değil, almak istediğim model.
Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin arasında uygun fiyatta gözüküyor.

Bildiğim kadarıyla Cliolar hemen satılıyor.
Bir ay olmuş, neden satılmadı ki acaba? Satıcı fotoğrafları bugün güncellemiş.
* Tam olarak bu modeli almak istiyorum çünkü bütçem bu kadar, ve şehir içinde düz yerde kullanacağım. Performansa değil, yeni model araca ihtiyacım var.

İlk başta 865 civarına ilana koymuştu, araç başında 850'ye olur dedi, ama şimdi ilanı 850'ye çekmiş. Gerçekte olması gereken fiyat nedir sizce?

İlan: www.sahibinden.com

⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮

Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
-1
hadi ya la
(16.03.26)
-manuel
-boş paket
-800 üzerine çıkıldığında ikinci el çeşitleniyor
-bu yıl ilk defa şubat-mart aylarında sıfır kampanyaları çıktı, ikinci eli doğrudan etkiledi.
-clio 5'lerde kronik elektrik arızaları var
-yazın arabaya doluşup fethiye'ye gidelim desen, seydikemer'deki yokuşta klima açıkken hararet yapma olasılığı yüksek
-clio'lar genelde şirket çıkması olduğu için satması da zor oluyor
-(buna tepkiyi göze alarak yazıyorum) kadınlardan araba almamaya özen gösteririm. özellikle manuel araçları devirli sürdükleri için.
-kafana yattıysa al geç, parçası ucuzdur ve ustası kolay bulunur
+4
yap desem yapmazsin he
(16.03.26)
bayram öncesi bile satılmadıysa demek ki aracın fiyatı bu değil. Bugün arabamı sattım sahibinden.com da ki diğer ilanlara göre fiyat koysaydım onlar gibi 1 aydır ilanda duracaktı. Artık devir arabadan para kazanılma zamanları değil, 850bini bankaya koysan 25bin getirisi var. Kim ne derse desin ilanda ki aracın ederi bana göre 750-780 civarı.
+1
administ
(16.03.26)
Hem boş paket ama asıl önemlisi Sce motor ondan satılmaz.. Atmosferik yani turbo yok. Bu motor tutmuyor. 90 beygirlik turbolu 0.9 tce al onu kullandım ben çok iyi.
+1
rodeocu
(16.03.26)
Bu trafikte o paraya manuel Lamborghini olsa alınmaz.
-4
arbre
(16.03.26)
1- her malin alicisi vardir
2- fiyati piyasa belirler
3- bir mal eger satilmiyorsa, fiyati piyasasina gore yuksektir.
+1
cooperr
(16.03.26)
emeklilere ötv'siz araç satışı muhabbeti var şu sıralar. satışlar ondan durgun da olabilir. şimdi anne babası emekli her çocuk sıfır arabayı ikinci el fiyatına alacak.
0
elektr10
(17.03.26)
bende emeklilere ötvsiz olayını söylicem ama yinede bağdaşmıyor davranışı alıcı yani sen bakmışken fiyat indirmesi garip bir an önce satmak istese sana dhada indirir verirdi, aracın sorununu anlamayacak bir enayi bulup satayım derdinde de olabilir.
0
eja
(17.03.26)
cliolarda sce motor tutmuyor. adam 50 bin daha verip tce alabilir ondan. bir de joy paket nedir ya? artık bir çok araç firmasının en boş paketinde bile ekran varken renoların en boş paketi ticari araçlardan bile boş.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
0
🌸hadi ya la
(17.03.26)
merhaba 2021 modeli var ben de yaklaşık 1 senedir gayet memnunum. kriterlerin için gayet yeterli bir araba. ben bu fiyat skalasında en f/p aracın bu olduğunu düşünüyorum ( attığın ilan özelinde değil ) . yani en genç yaş, en az km, en düşük servis maliyeti, kolay alım-satım vs.
0
rajkoothrapali
(17.03.26)
araba atmosferik ve manuel. 100 beygir aşağısından atmosferik araba alınmaz. özellikle şehir dışı işkence olur.
0
jelly bear
(17.03.26)
i20 veya yaris tercih ederim. madem motor gücü önemsiz o zaman sorunsuzluk önemli olmalı.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Yanıtları okumadım. Atmosferik Clio bu. O yüzden satılmamış. Bu fiyata daha çok bekler. Tce olsa satılırdı.


Yerinde olsam hiç kasmam 1.4 Egea hb alırım. Yağ yakıyor diyenlere aldanma. Motor iyi. Yedek parçası bakkalda bile var. Hb egealar yurtdışında tipo olarak satıldığı için daha kaliteli, yol tutuşu daha iyi. Tek sorunu sedan kadar tutulmuyor. 2020 üzeri 60-70 binde 1-2 parça boyalı araçları takip et. 700-750 arasına alırsın.
0
jackyr
(17.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(11)

Siz de böyle düşünüyor musunuz

darkwizard
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var.
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var. Şizofreni tedavisi görüyorum. Cidden fazlalık mıyım yani insanlar bana bakınca bok gibi hayatı var neden yaşıyor bu diyor mu? Babam ve abim yengem dedem kuzenlerim bile beni sevmiyor mesela.
0
darkwizard
(16.03.26)
yanlış bakış açısı. hayat dediğimiz şey tek bi nokta veya andan oluşmuyor ki. bir süreç, bir yolculuk aslında. yolda giderken durduğunuz bir durak bok gibi bir yerse, sonrakilerin de öyle olduğu anlamına gelmiyor yani. gelecek ne getirir bilinmez. bu işin hayat tarafı, kişisel tarafta ise insan zaten birey olarak çok da önemli bir varlık değil, insanlar kendilerini çok önemliymiş gibi görüp gösteriyor, bu da yanlış bir algı yaratıyor, yani halihazırda kimse çok önemli değil, dolayısıyla fazlalık da değil, yaşanıp gidiliyor işte.
+2
makarnavodka
(16.03.26)
ben niye yaşıyoruz-hayatımızın amacı nedir sorunu gerçekten yanıtlayabilen bir insan görmedim. bu açıdan bakarsak neden ölmüyoruz sorusu da aynı şekilde yanıtlanamaz bir durum.
+1
orpheus
(16.03.26)
Hayatımda duyduğum en saçma salak düşünce olabilir bu, yani intihar etmek sağlıklı bir zihnin sonucu olabilir mi ki sırf boktan bir hayatı var diye bir insan kolaylıkla intihar edebilsin.
+2
kizil karga
(16.03.26)
25-30 yaş arası intihara meyilli olduğumu düşünüyordum. 35'e yaklaştıkça geçti. Demek ki yaşanıyormuş hocam.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(16.03.26)
ortamdaki asiri densiz ve terbiyesizmis. onun üstüne mi vazifeymis milletin neden yasadigi?
demek hala yasamayi sececek umutlari var insanlarin.
sana imat yasiyoruz, deseydin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.03.26)
neden yasiyor bu demem, NPC derim.
varolan her seyin bir amaci var bence.
+1
cooperr
(16.03.26)
Hayatın kötü gitmesi, intihar etmek gerektiği anlamına gelmez.
Herkesin hayatı, geleceğe dair beklenti umut zorluklara dayanım gücü farklı seviyelerde.
Konunun muhakkak manevi yönü de var .
Mesela göçmenlerden çok tanıdım.
Fakirlerinin yanına da arada uğrarım.
Kendi halleri için en çok söyledikleri şey :
- Elhamdülillah ..
diğer taraftan ise çevremizde bazıları bir hastalığa yakalandığında söyledikleri ise :
- beni mi buldu ?
bunun yanında ayrıca kendi hastalığına küfredenler de olabiliyor.
Mikroskop altında gözlenlenebilen şeylere küfretmeyle kazanç sağlayan doğrusu görmedim .

Kimse boşuna yaratılmadı.
İmtihanımız var. Burada önemli olan hakikati bırakmamak.
Sorunsuz, dertsiz, hastalık ölüm olmadan, acısız bir dünya zaten dünya değildir.
+1
diyecevaplandı
(16.03.26)
birileri beni sevmiyorsa bu onların yoksunluğudur, asla kendimi suçlamam.
insanları küçümseyip de bencilce konuşan davranan çok insan gördüm, zamanla roller değişiyor ve kınadılarını yaşabiliyorlar. kimseyi yargılamamak lazım. hiçbir şeyin garantisi yok. kral olsak ne yazar! başkalarını küçümsemek ne kadar sığ bir bakış. her insanın yolculuğu kendi yolculuğu, kimse değerlendiremez.
0
santimantal
(17.03.26)
intihar edenleri anlayan bir insan sağlıklı değildir bence. bu hayatta her şey anlamlı olamaz herhalde. abini yengeni bilemem ama ebeveynlerinin seni sevmediğini düşünmüyorum. bu senin kendine çalışan önyargın. dünyada milyar milyar insan var hepsi hayatını anlamlı yapmaya çalışmıyor, yaşıyorlar. bu durum anlaşılmayacak bir durum değil.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Öncelikle sormamız gereken soru "Neden herhangi birinin hakkımda ne düşündüğüne göre hayatıma değer biçeyim" olmalı bence. Belli bir yere kadar iç içeyiz ve hayatlarımızı ister istemez toplumun değer yargılarına göre şekillendiriyoruz da, bir yerde çizgiyi çekmek lazım.
+1
salihdt
(17.03.26)
yok ben öyle düşünmüyorum bence herkesin hayatı yaşamaya değer. çünkü bence şu an hepimiz oturup ciddi ciddi hayatım yaşamaya değer mi diye düşünsek bunu beli başlı kriterlere oturtamayız. bence bir insanın hayatının yaşamaya değer olması için evi arabası sevgilisi olması gerekmiyor mesela. ama bir başkası için bunlar iyi bir hayatın kriteri olabilir. her birimiz farklıyız, aynı anne babadan yetişen kardeşler bile birbirinden çok farklı olmuyor mu? hepimizin hayata bakış açısı farklı o yüzden. ailen tarafından sevilme mevzusu da şöyle bence benimkiler de beni pek sevmiyor :) ama onlar beni sevmiyor diye benim hayatım neden yaşanmaya değer olmasın ki, en fazla onlarla görüşmem/az iletişim kurarım ama hayatımı kendi doğrularıma göre bir şekilde yaşarım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(20)

ruh eşimi mi buldum acep ?

sosyo marco
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugu
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.

gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugunda hayatinin askini bulanlari filan. ben sık sık uzun yolculuk yaparim, şansima da hep ayi gibi heriflerle yan yana gideriz yol boyu iki buklum olur kalirim.ta ki bugune kadar.

aktarnali ucusumun ilk seferi 2 metrelik rus ayisiyla yan yana gittik, ikinci sefer icin havaalaninda beklerken boyle tiril tiril kiz gordum, takildi gozum.o da bana bakti bir sure. icimden dedim ya iste bu kiz denk gelmezki yanima.

ucaga bindim, koltuguma yaklastikca kizla yakinlasiyorum. baktim yan yana oturacaz(o can kenari ben koridor, ortada bi bos koltuk var) hemen elindeki valizini alip yerlestirdim.muhabbeti o acti. rus asilli ingiliz, ama konusma hal ve hareketler ayni bizim kulturumuz gibi. 8 saatlik ucusta heralde hic susmadik, cok enteresan bir bicimde ilgi alanlarimiz, dunya gorusumuz tamamen ayniydi. sonlara dogru bitisigimdeki koltuga oturdu. kiz hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor ,hem guzel, hem de zengin. ben ise karsidan gelenin yolunu degistirtebilecek potansiyeldeyim, cep delik cepken delik, durumumu da saklamiyorum yani. neyse kiz telefonumu da aldi, ben de onunkini aldim.arkadasi onu karsilayacagi icin acele gitmesi gerekti ve beni kesinlikle arayacagini soyledi.

yapim geregi aska filan inanmam heyecanlanmam da hayatin getirdiklerine, ama bu kiz gercekten ruh esim gibiydi cok tuhaf bir histi.sanki yillarca taniyormusum gibi.
+4
sosyo marco
(16.03.26)
Olabilir. Dua lipa da kocasiyla ucakta tanismis ve ayni kitabi okuyorlarmis.
-1
Purple life
(16.03.26)
Ruh eşin olabilir de olmayabilir de.
0
rock n roll
(16.03.26)
marco uyan sabah oldu diyorum.
+6
cooperr
(16.03.26)
çok politik
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
iki gundur uyumuyorum zaten bu havaalanlarinda sabahliyorum gozler iptal oldu.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
Bence simdiden hangi bahaneyle arayayim diye dusunun
0
turkuaz
(16.03.26)
"hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor"
kız bordo bereli - kgb ajanı.

ararsa diyaloğu ilerlet tabi. bir heyecan saman alevi başlayan işler bir yere varmayabiliyor. farklı hayat amaçları, fiziksel uzaklıklar girince iletişim kopuyor. yapabileceğini yapmışsın zaten gerisini zaman gösterecek.
+6
orpheus
(16.03.26)
Eğer sigara ve alkol uy.şturucu kullanmıyorsan ailende kronik bir hastalık (hikaye) yoksa böbreklere dikkat et derim. Hikayede boşluklar var. Hem pilot hem plates öğretmeni?? Zengin ve kültürlü. Rus asıllı ingiliz ama bizim kültümüze çok yakın???
+10
ground
(16.03.26)
anlattığın özelliklere sahip bir kızın sana bakması için çok yakışıklı, zengin veya aşırı zeki falan olman lazım veya tekli olarak da yetmeyebilir bunların kombinasyonu lazım. pilot 7 dil bilen güzel bir ingiliz vatandaşı kız kolay bi char değil hocam.
+4
makarnavodka
(16.03.26)
iyi hikaye dostum.
+2
gabe h coud
(16.03.26)
@gabe h coud ya şuan burda sabahin 4'ü abi niye uydurayim boyle bi hikaye.

@makarnavodka, kizin pilates salonu varmis singapurda ,instagram sayfasini ta takip ettirdi bana zaten.bir donem ppl lisansi almis ama ticari pilotluga yukseltmemis , hitap etmemis ona.
olaydaki tutarsizliklar meselesyi kisa kestigim icin. yani ben de o kadar itici degilim aslinda ya, kizlar uzerindeki olumcul silahim kulturum ve esprili muhabbetim eheh.

@orpheus ben de takildim ya mi6 seni nasil kacirmis filan diye.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
bir de ekleme yapayim, dostlar bu gavur kizlar hakkaten paraya bakmiyor.
iki etken var tip ve iletisim bicimi.bunlar onemli benim tecrubelerime gore.
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
benim geçmişte bu kadar ütopik olmasa da 3-4 yabancı dil bilen, 2 pasaport sahibi, güzel, zeki ve çok varlıklı/kültürlü ailelerden gelen 2 kız arkadaşım oldu. gerçekten de genler ve doğa o kadar da paraya ve tipe bakmıyor. buna bir macera olarak yaklaşırsan epey eğlenirsin ve keyifli vakit geçirebilirsin. ama kaptırıp gider ve gelecek hayalleri kurarsan sonu hüsran olabilir. çünkü günün sonunda evlilik veya ciddi ilişki aslında sosyo ekonomik bir ortaklık. o aşamada senin masaya koyacakların yeterli gelmeyecektir. ben en baştan bunun bilincinde olduğum için sıkıntı yaşamadım.
0
orpheus
(16.03.26)
@orpheus. yok abi ben uber filan gecinen adamim evlenemem zaten oyle kolay kolay. heyecan yapacak çağı da geride biraktim ya. ama insan yinr de sasiriyor.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
rakicandir
(16.03.26)
yakisikli bir adamsan bir sure cikabilirsiniz. ama senin masaya ne koydugunu anlamadim.

kiz ingiliz pasaportlu guzel rus, pilates egitmeni. 7 dil olayi tamamen hikaye de iste rusca, ingilizce, bir de latin dili ogrenmisse (ispanyolca, fransizca, italyanca, portekizce'yi otomatik sayiyorlar) yine de iyi. pilotaj lisansi parayla alinan bir sey o cok onemli degil.

yani ben kulturluyum, espri yapiyorum ehe ehe yetmez. para, tip, statu bir sey koyman lazim masaya. diger turlusunu ben gormedim. istisna olur olursa. yine de dene tabi dunya bu surprizlerle dolu.
+3
antikadimag
(16.03.26)
hiç susmadık diyor, sohbet tükenmedi diyor bunlar hâlâ manav gibi ortaya terazi koyup ilişki tartıyor.

mutlu devam eden hikâyemi özel mesajda gönderdim. umarım tamamına erer :)

(o kadar eksi ve diğer yorumlardan anladığım kadarıyla, gerçekten hiç sevilmemişsiniz arkadaşlar. sahip olduklarınız, olacaklarınız, tipiniz vs. yüzünden değil, sadece siz olduğunuz için sevilmekten bahsediyorum.)
-3
birdirbir
(16.03.26)
Ali Desideronun kesildiği koz olabilir mi?
+1
zetina dikis makinesi
(17.03.26)
senin için güzel bir anı, güzel bir yolculuk olarak kalacak. şimdiden geçmiş olsun.
0
koela
(17.03.26)
ardını önünü tahmin etmeye çalışmaya gerek yok. anlattığın hikaye çok tatlı, sonunda bir şey olmasa bile senin yüzünü gülümsetecek bir anı olmuş.
+1
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(9)

Aylik maas vs paycheck

Purple life
Aylik tek seferde maas almak mi yoksa abd‘deki gibi 2-3 paycheck seklinde ödeme almak mi calisan olarak sizin icin daha iyi olur?
Aylik tek seferde maas almak mi yoksa abd‘deki gibi 2-3 paycheck seklinde ödeme almak mi calisan olarak sizin icin daha iyi olur?
-1
Purple life
(15.03.26)
maaşımızı peşin almadığımız senaryolarda (türkiye'deki gibi), finansal açıdan objektif olarak daha 2-3 paycheck şeklinde almak daha karlı. (paranın zaman değeri nedeniye)
+1
king lizard
(15.03.26)
Aylık tek seferde.
Ama zaten tüm sistem ona göre ayarlandığı için öyle.
Kira, kredi kartı, faturalar. Maaşın önemli kısmı bunlara gidiyor e maaşlar ayda bir olduğu için bunlar da ayda bir olacak şekilde ayarlanmış.
0
michael_knight
(15.03.26)
2 haftada bir alinca ve butun seneye bakinca daha hizli odeme yapiliyor aslinda ama para bolundugu bence pekl hayrini goremiyorsun.

aylik toplu para benim daha hosuma gidiyor ama yurtdisi cogunlukla 2 haftada bir oduyor diye biliyorum. hatta haftada bir odeme yapan ulkeler de var.
0
cooperr
(15.03.26)
maaşlı çalışansanız tek seferde, ücretli çalışansanız paycheck daha mantıklı.

maaşlı çalışan parayı alır çalışır, ücretli çalışan ise çalışıp karşılığını alır. türkiye örneğinde memur maaş, işçi ücret alır diyebiliriz.
0
klassno
(16.03.26)
Aylık, iki haftalık ve haftalık ödeme yapan işlerde çalıştım. Eğer kenarda hiç paranız yoksa ve aldığınız paranın neredeyse tamamını harcamak zorundaysanız haftalık ödemeleri çevirme konusunda biraz daha iyi. Onun dışında çok büyük bir fark yok.
0
salihdt
(16.03.26)
2 turlu de aldim. hicbir farki yok. paranin zaman degeri 2 hafta ve maasin yarisi icin yok hukmunde.
0
antikadimag
(16.03.26)
Tabii ki haftalık almak. Uzun vadede hatta %30 (salladım ama öyle büyük bir oran) daha fazla kazancın olur. Bunu çalışmışlardı.

Örneğin kredisini aylık ödeme yerine haftalık ödemeye çevirenler haftalık paycheck gelince krediyi ödeyince aynı krediyi daha kısa sürede ödüyor.
0
gabe h coud
(16.03.26)
Arasinda kayda deger bir fark yok bence. Bu arada ABD'de ve kucuk kardesi Kanada'da en azindan benim calistigim yerde para azicik gecikmeli geliyor Turkiye'deki usule gore. Mesela Turkiye'de Ocak ayindaki calisma icin para 31'inde yatiyorsa ("aylik") ABD'de 11-24 Ocaklik donem icin olan para 29'unda yatiyor mesela.

2-haftalik maas hemen ayni gun yatsaydi da sen onu ayni gun direkt faize atasaydin avantaji olurdu ama gecikmeden dolayi pek farketmiyor bence.

Soru "butce yapmak acisindan hangisini tercih edersiniz" seklindeyse ben zaten hep kazancimin altinda yasadigim ve gereksiz harcama yapmadigim icin arada bir fark gormuyorum.
0
hot potato
(16.03.26)
darkhorsefinancial.com.au

Kredi borcun varsa.
0
gabe h coud
(16.03.26)
(11)

Risk alma eşiğiniz ne durumda?

birdirbir
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?

Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?

Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
-1
birdirbir
(13.03.26)
bu ne kadar downvote böyle. ben size derdimi anlatıyorum siz beni yargılıyorsunuz :/
-1
🌸birdirbir
(13.03.26)
eksilemek ata sporu burada bak şimdi buna da en az 7 bekliyorum :P

Eskiden birileriyle tanışma konusunda filtresizdim. Şimdi hayatıma almıyorum. Onun dışında ahlak, yasa, etik konusunda fazla bir değişiklik yok.
+3
gabe h coud
(13.03.26)
Eskiden de garanticiydim şimdi de garanticiyim. Daha risk alabilen birisi olsaydım keşke.
+1
peki madem
(13.03.26)
milletin ağzı açık kalıyor, ne yaptığımı öğrendiklerinde hala...
+1
duyurukullanıcısı
(13.03.26)
Alamamak

Sorumluluklarım son 1 yılda tavan
+1
baldan kaymak
(13.03.26)
çok fazla cesaret seven birisi değilim. fazla risk beni aşırı geriyo. daha garanticiyim
+1
chanandler bong
(13.03.26)
Eskiden de risk alırdım hala risk alıyorum ama hiçbi zaman da güvenmediğim sularda yüzmedim :) Bu nasıl risk almak böyle diyeceksin şimdi de mesela görece iyi bir konumda çalışıyorken sana fayda etmeyip, seni ileri taşımayacağını düşündüğün bir kurumdan ayrılıp tamamen ülke değiştirip dilini bilmediğin bir yerde yaşayıp çalışmak gibi şeyler. Gittiğin yerde şans sana ne kadar fayda sağlar bilmiyorsun (şanssız insan kategorisinde top çekebilirim :D), etrafındaki insanlar sana nasıl davranır bilmiyorsun ama beterin beterini sürekli görmekten o kadar yorulmuşsun ki alayım bu riski diyorsun gibi. Hani bir dürtü, yap diyor, git diyor ya da tam gaza gelmişken tamam artık şimdi dur diyor gibi.

Ama artık risk almadığım tek bir yer var sanırım o da trafik. Önceden akan trafiğin içine atlayıp yürüyüp geçebilecek cesaretim vardı ama sonra bazı rahatsızlıklar vs sebebiyle daha dikkatli olmam gerektiğinden ve boooomboş yolda yaya yoluna 90la dalan ehliyeti olmaması gereken ama bir şekilde olan sürücüler sebebiyle artık hiç araba yoksa bile 2-3 defa sağa sola bakıp geçiyorum.

Sağlık konusunda da hayatım boyu hiç risk almadım.
+1
truf
(13.03.26)
daha temkinli daha riskten kacinan birine dönüstüm.
0
Purple life
(13.03.26)
- Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var?
+ Fazlasıyla. Sanki Pararel evrendeyim. Öyle bir fark var.

- Risk alma eşiğin değişti mi?
+ Epey düştü.

- Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?
+ Bunlar zaman içerisinde oluştu, evirildi. Belli bir etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma içerisindeyim her zaman.

- Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
+ İlk sorunun cevabı. 20 sene önceki halim olsaydı; kendi mahallemden, kendi ilçemden dışarı çıkamazdım. Hayatımda yeni ve farklı deneyimler olmazdı.
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
35 yasina kadar risk almaktan nefret ederdim, sonra baktim risk almadan ilerlemek mumkun degil, almaya basladim.

boomer cetesi - dediklerini kesinlikle dinlemiyorum, gulup geciyorum. ne zaman dinlesem boka battim cunku.

kural - "rule of thumb" denilen seyleri artik iplemiyorum, hatta bilerek tersini yapiyorum.

yasa - mumkun oldugu kadar yasal kalmaya calisiyorum ama surekli yasalarda delik ariyorum, 11-12 sene vergisel olarak tecavuze ugradim ve karsiligini alamadim. artik bir dolar vergi veresim yok. cevremde vergi kaciran adamlarin hicbirine yasal olarak birsey olmadi, tersine cebe attiklari vergiler ile birsuru yatirim yapip yuruduler.

etik/ahlak - eskiden cok dikkat ederdim, artik cok da fifi kafasindayim. namuslu kalmanin ne devlet ne de insanlar gozunde "enayi lan bu" damgasindan baska faydasini pek gormedim.

eger onumuzdeki 10 senede emekliligi garanti altina alamazsam, piyasayi buyuk patlatasim var...
+1
cooperr
(13.03.26)
nasıl bu kadar düzen insanı kalabildiniz dediğim kadar, benimkine paralel değişimler de okudum. her bir cevap çok iyi. teşekkürler
0
🌸birdirbir
(13.03.26)
(6)

Fiat Yetkili Servis+Genel Merkez Garanti ve Servis Rezaleti

fatihdr
2021 model Fiat Egea 1.3 Multijet araç sahibiyim. Aracı bir doktor arkadaştan 150.000 Km uzatılmış garantisiyle 2025 Ekim ayında 2. el olarak aldım. Alır almaz 110 bin bakımını da Kayseri İnciroğlu Fiat yetkili servisinde yaptırdım. (aracın benden önceki tüm bakımları da eksiksiz şekilde yetkili ser
2021 model Fiat Egea 1.3 Multijet araç sahibiyim. Aracı bir doktor arkadaştan 150.000 Km uzatılmış garantisiyle 2025 Ekim ayında 2. el olarak aldım. Alır almaz 110 bin bakımını da Kayseri İnciroğlu Fiat yetkili servisinde yaptırdım. (aracın benden önceki tüm bakımları da eksiksiz şekilde yetkili servislerde yaptırılmış, kayıtlı) Bu arada yakıtları da hep Shell'den alırım bu notu da düşeyim.

18 Şubat 2026 tarihinde aracımla ilerlerken motor arıza lambası yandı, araçta herhangi bir anormal durum yoktu ama yine de 19 Şubat'ta yetkili servise (inciroğlu) götürdüm. Cihaza bağlayıp arızanın nox sensörü kaynaklı olduğunu söylediler ve 1 hafta sonrasına randevu verdiler.

26 Şubat 2026 da aracı servise götürdüm, bekleme salonuna geçtim.
- 1 saat sonra aradılar ve aracımın 100 bin kmyi geçtiği için garantiye girmediğini, onarımı ücretli yapabileceklerini belirtti servis görevlisi. Yanlarına gittim, uzatılmış garanti olduğunu, hatta son bakımda bunu kendilerinin de belirttiğini söyledim. Biraz bakınca aa varmış ama yedek parçanın sisteminde görünmüyormuş dediler, bekleme salonuna geri döndüm. Bu sırada ne olur ne olmaz diye Fiat genel merkezi arayıp garantinin olduğuna dair teyit aldım.

- Bir süre sonra yine aradılar, aracın daha önce de nox sensörü arızası verdiğini, bunun normal olmadığını ve inceleyeceklerini söylediler. 4-5 gün süreceğini söylediler, peki dedim, ikame araç alıp servisten ayrıldım.

- 3 Mart Salı günü servis aradı, aracın kullanıma bağlı olarak şanzımanla ilgili sorunları olduğunu ve kötü yakıt tüketimine bağlı olarak enjektörle ilgili sorunlarının olduğunu, nox sensörü hatasının da bunlardan kaynaklandığını ve aracın kusurlu ben olduğum için garanti kapsamına girmeyeceğini belirttiler. ücreti sorduğumda ise 99.000 TL olduğunu, onaylamam durumunda tamire başlayacaklarını söylediler. Ben de istemediğimi belirttim, o zaman aracı kapatalım gelin alın dediler.

- Sonra minik bir araştırma yaptım ve servisi arayıp "yakıt analizi ve enjektör test ölçüm raporlarını istiyorum geldiğimde" dedim. Bana bunu veremeyeceklerini belirttiler. Garanti dışı bırakma nedenleri buysa ispatla yükümlü olduklarını söyledim ama yine de veremeyiz dediler ve görüşme sonlandı.

-5 dakika sonra arayıp, "beyefendi onayınız varsa enjektörleri söküp test için uzmana göndereceğiz, masraflar da size ait olacak" diyince, "araç kaç gündür sizde, neden testi siz yapmıyorsunuz" dediğimde, kendilerinin serviste böyle bir imkanı olmadığını belirttiler. "e siz bu testleri, bu yakıt analizini yapmamışsanız o zaman neye dayanarak beni garanti dışı bırakıyorsunuz? aracım neden 4-5 gündür servisinizde kaldı?" diye sorunca "enjektörlerinizden şakırtı geliyor" dediler, test istiyorsam parasıyla yaptıracaklarını söylediler. genel merkezi arayıp döneceğimi söyledim, ve istediğim testleri servisin mail adresine de mail olarak atıp genel merkezi aradım.

-genel merkez ilk başta ilgili gibi göründü, hatta süreci garip bulduklarını, bahsettiğim ölçümler olmadan aracı garanti dışı bırakamayacaklarını onlar da teyit etti, ilgileneceklerini söylediler.

-4 mart çarşamba günü Fiat genel merkez arayıp, "mühendislerimiz konuyu inceliyor endişelenmeyin" dediler tamam dedim.

-5 mart Perşembe günü Fiat genel merkez bir kez daha aradı "mühendislerimiz teknisyenlere hak verdi, aracı garanti kapsamına alamıyoruz" dediler. "mühendisleriniz aracı görmeden nasıl bu kanıya vardı? mühendislerinize sunulan ölçüm değerlerini, yakıt analizini ve arıza raporunu ben de görmek istiyorum" dedim. Bunu benimle paylaşmayacaklarını, servise gittiğimde talep edebileceğimi söylediler.

-Aynı gün servise gittim. Verileri maille de istemiştim atmadınız, şu an yazılı şekilde istiyorum dedim, çalışan birini aradı, verileri istediğimi söyledi, "o zaman fiatın dediği şekilde yapıyoruz" diyerek teli kapattı ve bana hiçbir veri, ölçüm, rapor vs vermeyeceklerini söylediler. Ben de teslim formuna "talep ettiğim ölçümler, analizler ve teknik veriler tarafıma sunulmadığı için onarımı kabul etmiyorum" diye şerh düşüp imza atarak servisten aracımı alıp ayrıldım.

Şu an ağır konuşup kendimi haksız duruma düşürmek istemiyorum ama bu konunun da peşini bırakmaya niyetli değilim. En mantıklı şekilde nasıl bir yol izlemeliyim?
+2
fatihdr
(13.03.26)
avrupa emisyon kurallari geregi ,
euro 4 motordan sonra ,
dizel araclarin masraflari artti,
en son adblue eklemeyi akil ettilerdi,
yakitin kaliteli olmasinin yaninda
adblue da kaliteli olmali,
yoksa sensörleri daha cabuk bozabiliyor,
(bknz, nox - adblue )

yetkili servisler
sadece size arac satmada yetkili ,
gerisi hikaye,
her aracin kronikleri var,
iyi bir ustaya teslim edip arizali parcayi degistirmek icine sinmiyorsa sonra araci satmak.
-2
designer
(13.03.26)
- uzatilmis garanti nasil bir garanti onun detaylarina bakmak lazim, butun garantiler sifir arac garantisi gibi olmayabiliyor. benim arac da garantili ama mesela sensorleri kesinlikle odemiyorlar, denedim biliyorum.
- eger sensorler garanti kapsaminda ise bir avukattan akilli olun tamir edin, yoksa mahkemelik olacaz seklinde ihtar cektirilebilir.
- eger garanti kapsaminda degil ise ve tek ariza sensorde ise ki arac normal calisiyor ve sadece isik yakmissa muhtemelen oyledir, sensoru degistirip devam ederim.

ayrica heriflerin soyledikelerinde anlamadigim iki mantiksizlik var.
1 - sadece sensor degisimi nasil 100k oluyor?
2- sanziman ile nox sensorunun ne alakasi var, biri yakit ile ilgili degil mi? enjektorleri anladik, sanziman ne alaka?

bana biraz dandik cakal bir servis kurbani olmussun gibi geldi..
+3
cooperr
(13.03.26)
@designer artı 1. ek garanti maddelerini araştırın. servisler sadece araç satıyor sorun çözme becerileri düşük. konuyu adli vakaya çevirirseniz uzun sürer. 2. bir aracınız varsa bu sürece girin ama hemen sonuçlanmaz.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
@coopper
şanzımanla gram alakası yok, geçirmişken bunu da geçirelim demiş olabilirler.
sensör değişmeyecekmiş işte, enjektörlerin tamamı ve şanzıman parçaları 100k, arızaya bunlar neden oluyormuş.

@sivrisinek kepi ilk defa duydum ama belli ki kullanmak gerekecek bundan sonrası için

@thetruenorthstrongandfree1 ya nox sensörsüz de sürülürmüş araç ama ben bunlarla uğraşmak istiyorum, dağ başı mı burası, kanun nizam tanımadan vermiyorum kardeşim, git şikayet et demeleri sinir bozucu
0
🌸fatihdr
(14.03.26)
arabadaki hata kodlarını dm'den atın.
öğrenmediyseniz de ilk çıkan hata kodlarını atın.
en geç pazartesi neler dönüyor aracınızda fikir verebilirim.
not: otomotiv satış sonrası makina mühendisi 9 senelik tecrübespor.
0
rain when i die
(14.03.26)
uzatılmış garanti sözleşmesini gpt veya gemini veya her ikisi ile de konuşun.

durumu anlatın, yol haritası çıkartın.

ama bu adamlar şerbetli, davaya hazırlardır. nası olsa 1,5-2 sene sürer falan diye bakıyorlar.

avukata verip süreci takip ettirebilirsiniz.

muhtemelen ustada çok daha ucuza hallolacak bir meseledir.
0
gurur
(15.03.26)
(10)

istanbul'da akmerkez, bebek, nisantasi gibi yerlerde

Purple life
ünlüleri görebiliyor musunuz cidden?ben hic bulunmadim bilemiyorum.
ünlüleri görebiliyor musunuz cidden?

ben hic bulunmadim bilemiyorum.
-1
Purple life
(12.03.26)
akmerkezde çok denk geliyorum
0
chanandler bong
(12.03.26)
hiç o semtlerde işim yok fakat bir keresinde nişantaşına gitmiştim ve çok kısa kaldım ona rağmen nevra serezliyi görmüştüm yanımdan geçmişti ^^
0
neira
(12.03.26)
ünlüler değilde güzel kızlar azaldı nedense... hiç gözükmüyolar...
+1
duyurukullanıcısı
(12.03.26)
Bebek' te görüyorum arada.
0
kumandanim
(12.03.26)
harbiyede çalışıyorum, her öğlen yemek sonrası nişantaşında yürüyüş yaparız haftada 1-2 ünlü denk gelir. ayrıca duyurukullanıcısına katılıyorum güzel kızlar baya azaldı.
0
gencfb
(12.03.26)
Oradaki bir üniversitede okuyorum. Bebek’e akmerkeze gittiğim çok oldu. Otobüsle hep Nispetiye caddesinden geçiyorum her gün. Hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
0
substituent
(12.03.26)
Akmerkez'de Alişan'ı gördüm. Ailesiyle yemek katında yemek yiyordu ve self servisti kendi restorandan alıp masasına götürüyordu falan. Çok doğal ve normal davranıyordu hoşuma gitmişti.
Yıkılmadan kısa süre önce de Profilo AVM'de Ferdi Akarnur'u görmüştüm.
0
matilda
(12.03.26)
ben iki yerde bol miktarda unluye denk geldim.

1 - cihangir'de esnaf lokantalarinda
2 - yazin bodrum ucaginda

bu ikisinden birinde mutlaka unlu gorursun eger amac oysa
0
cooperr
(12.03.26)
bebek ve akmerkezde çalıştım. arzu boynerden ilber ortaylıya, ismail saymazdan caner taslamana kadar acayip acayip insanlara denk geldim. oralardalar hep
0
birdirbir
(12.03.26)
sene 2016, afyon ikbal dinlenme tesislerinde recep ivedik filmindeki karate hocasını görmüştüm. nişantaşına falan gerek yok :)
0
yazgisiz infaz
(13.03.26)
(4)

Weed vaporizer kullanıcı yorumu olan var mı?

birdirbir
gün içinde zaten sürekli sigara içiyorum, akşamları eve dönünce 1 veya 2 joint yapıyorum ama ciğerlerimin çok yorulduğunu hissediyorum artık. ara ara detoksa giriyorum zaten ama büyük bir rahatlama hissettirmiyor.buharlaştırıcıları araştırdım ama aynı etkiyi veriyor mu, kayıp yaşanıyor mu birebir de
gün içinde zaten sürekli sigara içiyorum, akşamları eve dönünce 1 veya 2 joint yapıyorum ama ciğerlerimin çok yorulduğunu hissediyorum artık. ara ara detoksa giriyorum zaten ama büyük bir rahatlama hissettirmiyor.

buharlaştırıcıları araştırdım ama aynı etkiyi veriyor mu, kayıp yaşanıyor mu birebir denemiş kişilerden yorum almak istiyorum. storz&bickel veazy gözüme kestirdim. benzer cihazları kullanan oldu mu?
-4
birdirbir
(12.03.26)
Abi sizde muhakeme diye bir şey bulunmaz mı? yani bak işin etik tarafını, legal illegal kısmını falan hepsini bir kenara bırakıyorum, yurtdışı forumlarda, bu cihazların legal olarak satıldığı ülkelerin forumlarına, alışveriş sitelerine falan bakmak varken buraya gelip sanki damacana su markası tavsiyesi ister gibi sorup cevap alabileceğine seni inandıran şey nedir gerçekten çok merak ediyorum. Bence senin ciğerlerden ziyade nöronlarda yorgunluk belirtileri var gibi.
0
thracia
(12.03.26)
herkes thc'nin yasak oldugu yerlerde yasamiyor, arkadas da yurtdisinda olabilir.
benim oldugum ulkede thc yasaklilar listesinden cikarildi 4-5 sene once, su anda sigara almak, joint almaktan daha zor vaziyette. Sigara alirken ID gostermeni istiyorlar, marketlerde sarilmis joint satiliyor, ID soran yok.

soruya gelince, bu islerde emeritus seviyesine gelmis 30 senedir icen bir arkadas var, ona bir sorayim geri donecem.
+3
cooperr
(12.03.26)
teşekkür ederim @cooperr

teşhis için teşekkür ederim @thracia. daha fazla önemseyeceğim bir post okumamıştım bugüne dek.
0
🌸birdirbir
(12.03.26)
sevgili arkadasım
spice diye vice videosu var al izle
kesinlikle likitten uzak dur
o j den daha fazla yoruyor cigeri
cikolata yapabilirsin
dozunu bilerek
+1
kingcyrax
(27.06.26)
(5)

Kasık fıtığı ameliyatı

brnbrs
Kasık fıtığı ameliyatı olan var mı özel hastanede ? Sorum,sonrasinda ne kadar rapor verdikleri.
Kasık fıtığı ameliyatı olan var mı özel hastanede ? Sorum,sonrasinda ne kadar rapor verdikleri.
0
brnbrs
(11.03.26)
Toparlanmak için 3 gün yeterli. Sanırım doktor isteğe bağlı azami 1 hafta verir.
0
mimikikili
(11.03.26)
ben 10 gün almıştım. toplu taşıma ile işe gittiğim için yollarda sürünmek istemedim. ikinci 10 günü istesem verebilirdi doktor ama evden çalışma ile durumu idare ettim. ayrıca 3 gün toparlanmak için bence yeterli değil.
0
kafa koparan manyak
(12.03.26)
benim arkadaşıma 10 gün vermişlerdi ve rahat hareket edebiliyordu dikkat ederek ama tamamen toparlanması 1 aya yaklaşmıştı.
0
darthvader
(13.03.26)
Çift taraflı kasik fıtığı var yani 2 taraftan olucam ve ise gitmem toplu taşıma ile yaklaşık 1 saat bazen daha fazla sürüyor, o yüzden merak ettim. Evden çalışma imkanım yok beden gücüyle çalıştığım için. İş yerimle sorun da yaşamak istemediğim için öncesinde sormak istedim. Çünkü Dr lar hemen normal hayata dönebilirsin kafasındalar,ama öyle olmadığını tahmin ediyorum.
0
🌸brnbrs
(13.03.26)
doktor degilim ama fiziksel is yapiyorsan 2 hafta derim temiz..
ofis isi olsa bir hafta yeter derdim ama fiziksel sakat bence..
0
cooperr
(13.03.26)
(8)

American Dream

huladancer
hala var mı? Mümkün mü? Ne düşünüyorsunuz?Amerika'ya taşınılır mı?tşk
hala var mı? Mümkün mü? Ne düşünüyorsunuz?
Amerika'ya taşınılır mı?
tşk
0
huladancer
(10.03.26)
20 yıl öncesine kadar olduğu gibi, kültürlerini yalnızca yayınladıkları film, dizi, klipler üzerinden takip ediyor olsaydik ve siyasetçilerinin Twitter hesapları olmasaydi Amerika Birleşik Devletleri'ni bugün de bir şey sanmaya devam ederdik ama artık sosyal medya var ve orada gerçekten ne olduğunu net olarak görebiliyoruz. Hayat şartlarının elbette bizim gibi bir ülkenin çok çok üstünde olduğu bariz ama hani rüya der misin, artık demezsin.
+2
sekizdokuzon
(10.03.26)
amerikan rüyası deyince tam ne anlamak lazım bilmiyorum ama abd'nin güneyinde hatta cumhuriyetçi, dindar ve dışarıya kapalı bir kasabasında trumptan önce ve sonra yaşamış biri olarak bence orda hayat daha kolay, daha güzel; daha insanca yaşamak mümkün, insanlar birbirine saygı gösteriyor, herkes herkese selam veriyor gülümsüyor teşekkür ediyor, politik görüşü ne olursa olsun kimse bireyler üzerinden olumsuz bir eyleme geçmiyor. ordaki hayatı güzelleştiren küçük ve büyük şeyler listem o kadar uzun ki yazamam buraya, zaten üzülüyorum yazarken. dezavantajları da var tabi, hayattan beklentinizin ne olduğuna bağlı olarak değişir ne kadar büyük dezavantaj oldukları. taşınılır mı sorusunun cevabı bence evet ama yine beklentilerinize göre değişecektir
+5
mezzosprite
(10.03.26)
yok tabii ki :)

dream olarak bakıyorsanız olmaz. ama iyi para kazanayım, daha sakin bir hayatım olsunsa motivasyon. olabilir.
+2
gurur
(11.03.26)
Amerika coğrafi olarak çok büyük ve nerede yaşayıp ne kazanacağına göre tecrübeniz çok değişir. Mesleğinizi yapıp, iyi para kazanabilecekseniz gayet kaliteli ve tatmin edici bir hayat yaşarsınız.
+2
salihdt
(11.03.26)
yuruyecek kapasitesi olan adam, biraz da sansi varsa amerika'da da yurur, japonya'da da yurur turkiye'de de yurur. olmayacaksa da marsa da gitsen olmaz.

kuzey amerika'da sifirla baslayip koseyi donen gordum mu gordum.
turkiye'de de buna tanik oldum mu oldum.

amerikan ruyasi adamlarin sana sattigi birsey, adamlarin zaten yaptigi en iyi sey bu, ulke zaten bir ulus devlet degil, bir business olarak kurulmus ve yonetiliyor.
amerika ltd. $ti. gibi dusun olayi yani.
0
cooperr
(11.03.26)
maalesef bitti. amerika normal ulke seviyesine dustu artik dream degil. eskisi gibi tek kisi guzel bir ise girip bir ev alip onune 2 araba cekme donemleri bitti. ama olusu bile yine de dunya uzerinde yasayabilecegin en varlikli hayati sunuyor. yani amerika bitti ama diger ulkeler aldi yurudu degil. onlar dibe batti.

ben su anda calisma vizesiyle calisan biri olarak bu kalitede hayati baska hicbir yerde yasayamam. ama green card alinmiyor artik evlenmedikce. ne yapacagiz bilmiyorum zorla bas goz edecekler.
+1
antikadimag
(11.03.26)
Dream mi, nightmare mi yaklaşık iki ay sonra göreceğim kısmetse. Hem çok da genç sayılmayacağım bir yaşta yapacağım.

2000'lerin başından beri abdye sürekli gidip geliyorduk, hep dream kısmını yaşadık gidip geldikçe, ama yaşama fikri şimdi ürkütüyor..
Beklentim @thetruenorthstrongandfree1 bahsettiklerinden bazıları olsa yeter şeklinde. Bir de sanırım sıradan, sadece ailemle ve kendimle ilgilenebileceğim, apolitik kaossuz bir yaşam isteği. Umarım gerçekleşir.
Gelmeyi planlayanları da north carolina'ya beklerim..
+1
artci sarsinti
(11.03.26)
north carolina mi? :)
allah kurtarsin kardesim, hemen bir tane tufek ayarla kendine..
+1
cooperr
(11.03.26)
(11)

Türkiye'ye ne oluyor sorunsalı ?

RaiseThySword
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene k
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?

Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene koşuyoruz ?
-3
RaiseThySword
(10.03.26)
Emperyalizme karşıyız. Underdog kadrosunda.
+2
gabe h coud
(10.03.26)
Emperyalizme karşı diye yapılmış olsa dahi TR'de İran rejimini desteklemeyen hatta bu yüzden İsral tarafını tutan yüzbinlerce insan vardır tahminim.
-6
🌸RaiseThySword
(10.03.26)
ooo siyonist uşağı bir mezhepçi daha gelmiş. sizin yuvanızı vurmamışlar mıydı?

mesele iran'ın yanında durmaktan çok abd ve israil'in karşısında olmak. varlık amacı dünyaya kan kusturmak olan, savaşsız günü geçmeyen bu iki haydut devletle savaşıyorsa "şii iran"ın yanında çoğu insan evet.
+2
der meister
(10.03.26)
biz gene de nato üyesiyken abd'nin karsisinda cok durmayalim da sacimiz basimiz dagilmasin.
maksat dostlar alisveriste görsün. bir sey olacagindan degil. yiyorsa incirlik üssü'nü kapamayi teklif etsinler ahsjdl.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
illa ikisinden birini tutmak zorunda değiliz bence. masum insanlar hariç kimseye üzülmüyorum. iki tarafı da desteklemiyorum. hiçbirini sevmiyorum. olan çocuklara, hayvanlara oldu.

iran ile müttefik olunduğundan değil de diğerlerini onaylamamaktan bence de.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Siyonistler mi şialar mı daha kötü belli değil iki uçlu değnek. Her ikisi de birbirini yıksın beter olsunlar duruşumuz bu
0
Hallegadola
(10.03.26)
İspanya siyoniste uşak olmakta direnen (bu yolda Trump ı da kullanan) ABD ye rest çekti . Geçmişte Gazze konusunda da bazı siyasilerinden tepki gelmişti. Doğrusu İspanya , ( bazı kadın) siyasetçileriyle birlikte Alman siyasetçilere kıyasla daha net bir ifade tarzı kullanıyorlar.
Biz İran'la müttefik falan değiliz. Onlarla Suriyede de hiç anlaşamadık . Sürekli karşımızda oldular.
Biz sadece doğu ile batı arasında önemli bir denge unsuruyuz.
İran'da çıkacak kaosa destek olmamız siyaseten de şu an söz konusu değil . Sınırlarımızdaki ateş bizi de etkiler bu kez olay Suriye konusundan beter olur.
Göçmen karşıtları bile bu kez Suriyeli göçmenleri mumla ararlar.

Arap baharı dedikleri, zaten sağı solu dağıtmak en sonunda hedef olarak Türkiye'yi gösteren bir yalandı ve beklenen sonuç alınamadığında iş bu kez Fars baharı(!) ile yeniden ele alınıyor.

İran'ın yanında değilim ama attıkları hedefini tam isabet vursun derim.
Tarihlerine bakıldığında aslında bu savaşta zulmedenlerin birbirini kırması söz konusu . Zaten bir yerde patlak verecekti.

Böylece Körfezdeki avanaksporlar :
- bu abd üsleri ne işimize yarıyor ?
Hani bizi koruyacaklardı... diye düşünürler en azından .
Yedikleri füzeler ile uyanışa geçen(!) siyonistler de goyyim dediklerine kıyasla öyle üstün falan olmadıklarını saklandıkları sığınaklar içinde tekrar düşünüyor olabilirler.
0
diyecevaplandı
(11.03.26)
son zamanda abd tarafından çok dayak yedik. böyle bi refleks var ülkede.

ayrıca ispanyonllara da sempatisi var tüm ülkenin.
0
gurur
(11.03.26)
"Şii İran" zaten hep din kardeşimizdi. Esas siz nasıl bir gecede dinci oldunuz? JIDF maaşlarınızı erken mi yatırdı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.03.26)
ne mi oluyor?

son 25 senede bademler eli yuzu duzgun adamlarin alayini mon$erler diyerek piyasadan sildi, sifir liyakat ile endonezya'dan falan dandik diploma almis 3-5 adamin elinde, diplomaside ordan oraya savrulup duruyoruz, malamat olduk.

en son napiyoruz ya diye baktigimda ver papazi al papazi diye ust perdeden atip tutuyorduk, papazi verdik babayi aldik, herif eceliyle geberdi gitti, yirtti.

iran'dan yana durmaktan baska caremiz yok, molla dinci sii sunni vs farketmez artik. zira iran en piskopat gorunen, bolgenin en koklu devletlerinden biri. Herifler duserse bizim ustumuzden silindirle gecerler, son 50 senede yasadiklarimiz fragman olur.
+1
cooperr
(11.03.26)
iran yıllarca ülkemizdeki radikal islamcıları destekledi, siyasal islamı körükledi. aramız her daim limoniydi. şu an bizim tvlerdeki iran aşkı iran tvlerinde yok. sebebide iranın karışmasının bize sıkıntı yaratacak olması. iranlılarla değil ancak iran yönetimiyle sıkıntılarımız olmalı ama şu an değil. iranlıları en iyi biz anlarız iranlılarda en iyi bizi anlar.

bu tarz şeyler içerdeki gündemde din kardeşiyiz gibi görünüp dışarda reislerin ağzına bakmak. hükümette ne yapacağı konuşunda belirsizlik olunca elindekilerle propaganda yapıyor.
+2
mikahakkinen
(11.03.26)
(5)

Void markasi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, daha önce var mıydı bu marka bilmiyorum ama on gündür lise ogrencisi herkesin uzerinde bu eşofmanları görüyorum. Ben mi çok geri kalmışım? Sizler biliyor muydunuz bu markayı? Tesekkurler
Merhaba, daha önce var mıydı bu marka bilmiyorum ama on gündür lise ogrencisi herkesin uzerinde bu eşofmanları görüyorum. Ben mi çok geri kalmışım? Sizler biliyor muydunuz bu markayı?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(09.03.26)
İlk defa duydum şimdi.
0
Bruce
(09.03.26)
Gençler arasında bu kadar yaygın olunca çok bilindik ama ben bilmiyorum diye kendimi garipsedim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.03.26)
kotunun iyisi bir markaydi diye hatirliyorum, bir bu bir de jump.
0
cooperr
(09.03.26)
Teşekkürler, yalniz olmadığıma sevindim 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(10.03.26)
Duymadim hic.

Trendleri gec fark etmek hatta fark etmemek kesinlikle yaslilik alemeti bence.

Googledan baktim da bu fazla teenage isiymis. Duymamamiz normal o zaman bence.
-1
Purple life
(10.03.26)
(2)

Kürek (ergo) mi yoksa moonwalk ( elliptical) mu

Purple life
Daha hizli kilo verdirir, fitlestirir?
Daha hizli kilo verdirir, fitlestirir?
-1
Purple life
(09.03.26)
Kürek iyi bence ama kiloya etki eden diyet.
0
kizil karga
(09.03.26)
ergo eritir adami, ama teknigi oturtman lazim..
0
cooperr
(09.03.26)
(13)

kaç dil biliyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.03.26)
ingilizce- derdimi anlatacak kadar. yurtdisinda yasamama olanak sagliyor.
turkce - derdimi anlatacak kadar. arada small talk imkani veriyor, psikolojik olarak ayakta tutuyor.
fransizca - derdimi anlatamayacak kadar. hicbir isime yaramiyor.
0
cooperr
(09.03.26)
türkçe anadil
ingilizce akıcı
rumence başlangıç

ingilizcenin çok faydasını gördüm.
0
rain when i die
(09.03.26)
türkçe dışında ingilizce iyi biliyorum. dizi/film/anime vs. ingilizce veya ingilizce altyazılı izleyebiliyorum. japonca öğrenmeye çalışıyorum şimdi.
0
inheritance
(09.03.26)
derdimi anlatacak kadar türkçe bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(09.03.26)
Türkçe: Anadil
İngilizce: İş ingilizcesi, bu sayede para kazanıyorum diyebilirim. Dünyanın her tarafındaki bağlantılarımla İngilizce konuşarak anlaşıyor ve iş yapıyorum.
İtalyanca: Orta düzeyin başlangıcı, ağırlıklı hobi. çok az işe de katkısı var.
0
kumandanim
(09.03.26)
ingiliççem var, tüm dünya ile ticaret yapıyorum. hayatım boyunca başka bir dil öğrenmeye niyetlenmedim bile.
0
co2s2
(09.03.26)
almanca günlük ilk dilim. günlük hayatimin %95'i. bachelor'i avusturya'da almanca okudum. akademik düzeyde de kullanabiliyorum.

ingilizce günlük ikinci dilim. film, dizi, kitap, makaleler, vs.
master'imi ingiltere'de yaptim. akademik düzeyde kullanabiliyorum.

türkce zaten anadilim. gün icinde eksi platformu harici yazip kullanabildigim hicbir yer yok. annemle ve babamla günde 15 dk sohbet ediyorum bir de. 7 sene aradan sonra duyuruya dönmemin tek sebebi buydu. son 1.5 senede faydasini gördüm. zorlanarak yazdigim seyleri artik tak tak yaziyorum. yakinda gene ara veririm.

ispanyolca c1 aldim seneler önce. herhangi bir yerde kullanmiyorum. cesitli yerlerden arkadaslarim var. bir tek onlarla konusuyorum. sadece arkadas ortami yani. cok sevdigim icin ögrendim. kardesim bu yaz ispanya'ya tasiniyor. git gel daha cok kullanma firsatim olur artik.

bir de aile icinde kullanilan iki baska dil var ama akademik olarak da is yasantisinda da 0 getiri. yazmiyorum bile.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.26)
İyi ingilizce biliyorum. Çok işime yaradı, yarıyor.
0
cay koy geliyorum
(09.03.26)
ingilizce, anadil ayarinda oldu artik.

hayatimi bastan asagi sekillendirmeme vesile olan sey, internet erisimi ile birlikte ingilizce ogrenmek oldu. dunyada neler varmis, nasil meslekler mumkunmus, belli bir alanda nasil uzmanlasilirmis, nerede ne yenirmis ne icilirmis, burs/egitim/gocmenlik/is programlari ne ise yararmis, sosyal yetenekler nasil gelistirirlirmis, ayni dertten muzdarip yuzlerce insan isin icinden nasil cikmis, finansal isler nasil yurutulurmus vs butun bunlari ingilizceye ve internete borcluyum. eksisozlugun de hatiri sayilir katkisi var, ancak internetin geri kalani x10000 gucnde. ingilizce ogrenmemek, iskenderiye kutuphanesini atese vermek misali, bir insanin kendine yapacagi en buyuk kotuluklerden biri gibime geliyor. gerci chatgpt filan cikti, herseyi tercume ediyor lazim oldugunda, o kadar kritik olmayabilir belki artik, bilemedim.

hos bir de ben iniglizce konusulan bir ulkede yasiyorum, cin'e fln gitsem daha az faydali olurdu kesin.

turkce anadil zaten, ama zaman zaman ingilizce one geciyor gibi hissediyorum, bu da tamamen bazi iceriklerin sadece ingilizcesine hakim olmamdan kaynaklaniyor. bazi konulari hic turkce dusunmemisim daha once, o da benim essekligim olsun.

bunlara ek olarak okudugumu anlayacak kadar, ve derdimi anlatacak kadar arnavutca ve sirpca biliyorum, yasadigim yerdeki diaspora komunitelerine karismama olanak sagliyor ama pek de bi faydasini gormedim. ablam ama balkanalara ihracat yapan firmalarda calisiyor, bu dillerin ekmegini ordan yedi.
0
taurina
(10.03.26)
ingilizce (bardan karı kaldıracak kadar)
0
plastic_angel
(10.03.26)
türkçe ana dilim.

ingilizce c1 belki c2- işte evde internette arkadaş çevresinde sürekli okuyorum kullanıyorum.
fransızca: c1 var ama uzun zamandır öyle kenarda duruyor. belki bir gün yine işe yarar kim bilir.
ispanyolca: a2 civarındadır. como te llamas der hablo un poco deyip gülüşür ingilizceye geçerim.
eski türkçe metinleri de çok karmaşık değilse okuyabiliyorum. ama bu bir dil sayılmaz bence.
0
yedigimiztavuk
(10.03.26)
Türkçe ve İngilizce. Çalışma dilim de Türkçe ve İngilizce karışık. İkisini de kullanıyorum yani ama Türkiye'de yaşadığım için tabii ki Türkçe ön planda.
0
peki madem
(10.03.26)
+ Yabancı dil olarak sadece İngilizce
+ Vardır B2. En azından yakındır.

+ Yurtdışına - Özellikle Avrupa - tek başıma gidebiliyorum İngilizce sayesinde. Buna bağlı olarak Avrupa'da Fine Dining restoranları, Casino ve Strip barlara gittim, Bungee Jumping Yaptım.
+ Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı izleyip kelime oyunlarını anlıyorum.
+1
put it in your appropriate place
(10.03.26)
(6)

Yurt dışından dönerken etiketli ürün sayısı

The colors of my sea perfect color me
MerhabalarBir valiz dolusu etiketi üstünde kıyafetle dönebilir miyiz? Yoksa etiketlerini koparmak mı gerek? Eş dosta hediye ya da istedikleri ürünleri alacağız ama etiketi koparmak mı gerek?Teşekkürler
Merhabalar
Bir valiz dolusu etiketi üstünde kıyafetle dönebilir miyiz? Yoksa etiketlerini koparmak mı gerek? Eş dosta hediye ya da istedikleri ürünleri alacağız ama etiketi koparmak mı gerek?
Teşekkürler
0
The colors of my sea perfect color me
(06.03.26)
Abi kimse bakmaz buna. Dönebilirsin uğraşmadan.
0
logisticsmanager
(06.03.26)
ben hiç denk gelmedim ama random gümrük kontrolüne denk gelirseniz sorgulayabilirler. en kötü ihtimalle vergisini isterler siz de orda bırakırsınız değmeyeceği için. ama en büyük ihtimalle hiçbir şey olmaz logisticsmanager'ın dediği gibi
0
mezzosprite
(06.03.26)
yurt disindan komisyon karsiligi siparislerimi getiren bir tanidik hicbir sekilde kutulari dahil etmiyor. yakalanirsa kendi esyasiymis gibi olsun diye sanirim. kiyafette sikinti olacagini dusunmuyorum ama elektronik aletler icin bu yolu izlemekte fayda var bence.
0
arakaali
(06.03.26)
Kimse bakmaz +1
Ama etiket/ambalaj çıkarın yine de. İhtimal sıfır olur.
0
orient blue
(06.03.26)
25 senedir gidip geliyorum, bir kere bavulum acilmadi.
2-3 kere makinaya soktular acmadan gec dediler.
bisey olmaz +1
0
cooperr
(06.03.26)
etiketsiz olsa garanti olur. cok umursamiyorlar tekstili ama kurallara uyan biri "bunlarin degeri 430euroyu gecmis" diye islem yapabilir, bunu bilemezsiniz. illa etiket olsun isterseniz etiketleri kesebilirsiniz ve el cantaniza koyabilirsiniz. hedye ederken de posete filan koyarsiniz. ekledigim linkte gumruk muafiyetleri listesi var.

ticaret.gov.tr
0
kuehles blondes
(07.03.26)
(8)

APP plaka mevzusu (hologram var, soğuk mühür yok)

prole
Ya bu app plaka muhabbeti çıkınca benim arabaya bir bakayım dedim, 2015 tescilli plakamda soğuk mühür görünmüyor ama sinüs dalgası ve Türk bayrağı hologramları var. Plaka da silik zaten, öyle parlak, gösterişli falan da değil. Hiç muayenede falan da konuşulmadı, her seferinde sorunsuz geçtim. Kafam
Ya bu app plaka muhabbeti çıkınca benim arabaya bir bakayım dedim, 2015 tescilli plakamda soğuk mühür görünmüyor ama sinüs dalgası ve Türk bayrağı hologramları var. Plaka da silik zaten, öyle parlak, gösterişli falan da değil. Hiç muayenede falan da konuşulmadı, her seferinde sorunsuz geçtim. Kafam karıştı, şimdi ben ne yapayım?
0
prole
(06.03.26)
Eski plaka falan yok, plaka değişmedi hiç. Yasal plakanın üzerinde mühür yok.
0
🌸prole
(06.03.26)
soruya kaynak yapayim.

bu APP plaka kullanan arkadaslar neden kullandiklarini da aciklayabilirler mi?
farkli font ve bold kullaninca ne oluyor? avantaji ne? gorsel olarak ne farki var?
plaka ile ugrasmak neden sadece bizim milletin aklina gelmis bisey?
+1
cooperr
(06.03.26)
Önemli olan harflerin kalınlığı değil gerekli mühürlerin olması diyorlar.
bazı face gruplarında bizzat polis olan bile paylaştı bunu .
......
Ek olarak : Farklı açılardan bakıldığında görünen bayrak hologramının da önemli olduğunu yanımızda bulunan bir polis örnek plaka üstünden dün anlattı .
0
diyecevaplandı
(06.03.26)
+1 cooper

abi bu nasıl bi saçmalık. plaka zaten arabada kötü duran bir şey. onu kalın font yapınca göze sokunca ne oluyor nesi güzel oluyor. tam kafasız çomarların yapacağı bir şey.
0
archmeister8
(06.03.26)
ankara'da bir araba vardı, hala var mıdır bilmiyorum. 06 VAR 01. adamın adı varol galiba, plakadaki harfleri sağdaki sayılara bitişik yaptırmış 06 VAR0l yazıyor. adı oğuz olan birçok kişinin 06 UZ bilmemkaç diye plaka alıp bu sefer de harfleri sola yaslayarak 06UZ bilmemkaç yaptığını gördüm.

onun dışında da işte kalın yazsın, fontu başka olsun şeklinde yapılan bir gösteriş. şehir içinde kullanacağın arabaya eşek kadar spoiler taktırmanın, süspansiyonları kestirip yere yapıştırmanın amacı neyse bu da o yüzden. sanki bana pist yarışçısı, bütün o modifiyeleri sürüş güvenliği, yol tutuş bilmemne için yaptırıyor. plaka da öyle.

mühür varsa, dalga varsa, karekod varsa deniyor. lan benim arabam 2001 model, sıfır aldım, 25 senedir kendim kullanıyorum, aldığım zamanki ilk plakası da üstünde. sadece mühür var. ne dalga var, ne karekod var. o zamanlar öyle şeyler yoktu. ne yapayım şimdi ben, adamlar plakaya güvenlik önlemi ekledikçe gidip yeni plaka mı yaptırayım?

daha farklı şehirlerde basılan plakaların fontu birbirini tutmuyor. kendi içinde standardı yok bu işin. plakamı standart aldım ama biraz koyu yazmışlar ceza yer miyim diyor adam. ötekisi hakikaten orijinal plakasıyla çevirmeye girmiş ceza yiyor falan.

velhasıl daha çok yeni diye polisin de bir halt bildiğini sanmıyorum, denk geldiğine yapıştırıyor.

covid ilk çıktığı zaman evde aynı yatağa giren karı kocaya aynı motorun üstünde gidemezsiniz diyip birini otobüsle eve yolladıkları gibi, motorda tek başına seyahat eden adama masken yok diye ceza kestikleri gibi polis dahil kimse işin aslı astarı mantıklısı nedir demeyip ceza kesiyor.
+3
kibritsuyu
(07.03.26)
Abi senin plaka eski yani darphane mührü yoktur EGM adına şoförler odasının bastığı mühür vardır ama onlar da bu işi biraz dandik yapıyorlardı mührü silik basmışlardır ya da zamanla görünmez hale gelmiştir, 2017-18 sonrası basılan mühürlerde bu olmuyor ama eskilerde olabiliyor, seninki de muhtemelen öyledir.
0
kizil karga
(07.03.26)
konu kilit, emniyet açıklama yaptı:
hologram var, bayrak var, şoförler odasından basılmış app plaka -> 4k
haricen basılmış hologramsız app plaka -> 140k

şoförler odasının bastığı plakadan nasıl ceza verilebiliyor o da tartışılır tabi.
0
yap desem yapmazsin he
(07.03.26)
ya bu soruya cevap olmayan cevaplar yazmakla ne elde ediyorsunuz anlamıyorum :D bir de konu kilit filan demiş...

@yap desem bahsettiğin 2 kategoride de değil plaka işte...

ki haricen basılmış hologram ve mühür de olan "cemiyet baskı" diye satılan sahte plakalar da var mesela. adamlar açık açık hala reklam verip satışını yapıyorlar. baştakiler asıl bunlara çok ağır ceza vermeli, satışı denetlenmiyor hala doğru düzgün... bunları fark etmezler muhtemelen ama bunlar sahte olduğundan hologram mühür olsa da 140k'lık aslında. ve büyük platformlarda bile rahatça satışa devam ediyorlar www.trendyol.com
instagram sayfalarında satan onlarcası var.

böyle bi işe girecekler madem araç satışında yeni plaka basımını zorunlu yapsalardı bari, alan da eski sahibi ne yaptı ne yapmadı bilemiyor ki... ikinci el hiçbir araçta emin olamazsınız şuan, mühür ve hologramlı sahte plakalar da olduğundan...
plaka düşmüştür, sahte takmıştır. bu yasaktan sonra app plakadan normale dönerken sahte takmıştır. kazada hasar görmüştür sahte takmıştır vs. bi ton ihtimal var.

6-7 ay önce araba aldım ben hala emin olamıyorum üstündeki plaka cezalık mı değil mi diye...
mantıklı olsalar muayene istasyonlarına talimat verirsin plaka kontrolüne dikkat ederler geçirmezsin uygun olmayanıyla. çevirmede uygun olmayan plaka görülürse uyarı girersin, süre verirsin, o süre geçtikten sonra tekrar çevirmede uygunsuz plakayla yakalanırsa yazarsın vs. orijinal plakadan farklı kombinasyonla yani tam anlamıyla "sahte plaka" kullananlara direkt yapıştır cezayı hatta bu ceza az bile ama gerisinde direkt ceza saçmalık.

birebir soru sahibiyle aynı durumdayım ben de...
altta dalgalar ve plaka boyunca bayrak ve tr hologramları var ama soğuk mühür yok, karakterler normal fontta. araç 2010 model muhtemelen orijinal ilk plakası.
5 yıl kullanan eski sahibi tanıdık o plaka değiştirmemiş, ondan da öncesinde zaten kalın font meraklıları dışında plakayı keyfi değiştiren olmazdı herhalde? sahte baskıda hem hologramlar olacak hem font normal olacak vs. sanmıyorum. ki hologramı yapan soğuk mühürü de yapıyor sahtelerde.
ama orijinal plakada soğuk mühür neden yok bilemiyorum kafa karışık... şoförler odası basarken üşenmiş herhalde :D o dönem zaten bakan eden yoktu takmamışlar gibi kendileri de pek.
0
konetsu
(04.04.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(5)

Bacak- üst vücut oranı

michael_knight
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?Hangisi daha iyi?
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?

Hangisi daha iyi?
-2
michael_knight
(06.03.26)
tanımadığım insanlarda bile çok dikkatimi çeker.
genelde erkeklerin belden altı kısa, kadınların ise uzun çevremde. zaten ortalama da böyle bildiğim kadarıyla. her durumda alt bölümün tadında uzun olması, estetik olarak daha iyi duruyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
Üzerine düşünmediğim sürece çekmiyor dikkat. Ortalama üstü uzunsa leylek bacak olup olmadığı belli oluyor sadece.
0
Bruce
(06.03.26)
Benim bacaklar üst vücuda göre biraz daha uzun. Çevremdeki insanları gözümün önüne getirdiğimde uzun boylu olanların bacak boyları nispeten daha uzun.

Genel olarak üst ve alt vücut oranı eşit milletiz. Yabancıların 'lanky' dediği vücut bizde pek yok sanki.

Uzun bacak kadında daha güzel duruyor bence.
+1
yurtsuz john
(06.03.26)
hayir no idea.

hic dikkat ettigim bir sey degil.
-1
Purple life
(06.03.26)
bir orantisizlik varsa dikkatimi cekiyor.
uzun bacak her turlu iyidir.
0
cooperr
(09.03.26)
(14)

Eksi duyuru hakkında.

kisa
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldioh valla
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.
Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldi
oh valla
📊 Süper değil mi

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-3
kisa
(05.03.26)
Android ve ios uygulaması da var.
+1
kibritsuyu
(05.03.26)
Engelleme özelliğini kullanıyorum sadece, diğerlerini ayarlamadım. Ben de yeni halinin daha iyi olduğunu düşünüyorum 👍
0
rock n roll
(05.03.26)
Çok güzel ama iOS uygulamasini göremedim.
0
unalub
(05.03.26)
peki compü'nün bunları yapması için neden claude++ beklendi?
-2
duyurukullanıcısı
(05.03.26)
bir de compu maaslari zamaninda odese dadindan yinmeyecek.
bak martin 5'i oldu hala yatirmadi.
alo?
+3
cooperr
(05.03.26)
Olmadı.

Duyuru baştan aşağı berbat halde.
-2
yurtsuz john
(05.03.26)
ben şu cevap oylama işinin mantığının hatalı olduğunu düşünüyorum. cevap durduğu yerde duracaksa oylamanın ne anlamı var?
ilk çıktığı zaman, iyi oy alan cevaplar yukarı taşınacak, kötüleri ise aşağıda kalacak; böylece soruyu açtığımızda, en şükela cevabı en üstte olacak şekilde göreceğimizi hayal ediyordum. bu haliyle, bir kaç uyuz olunan kişiyi uyuz etmeye çabalama dışında hiçbir işe yaramıyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
binlerce cevap olmadığı için bu bana hiç sorun gibi gelmedi doğrusu.
kendi adıma katıldığım cevaplara genelde oy veriyorum. zamanla yerine oturur muhtemelen
0
🌸kisa
(06.03.26)
bazen soru cevap, cevaba cevap şeklinde fikir alışverişi de oluyor. birisi doğru cevap verebilmek adına "şunu şunu nasıl yaptın" diye soruyor, soruyu soran da "şöyle böyle yaptım" diyor. öteki tekrar " o zaman şunu bunu yaparsan olur" diyor.

alınan oya göre cevapların yeri değiştiği zaman bu sistem çöker. soru bir tarafa, cevap bir tarafa gider. hem asıl soruyu soranın işi görülmez, hem okuyan üçüncü kişiler bir şey anlamaz. o yüzden cevapların yerinin değişmesi bence doğru bir yöntem değil.
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu, öyle olunca "soru içinde diyalog" diye cevaplar silinmiyor mu? zamanında onlarca cevabım bu şekilde silindi zira. mesela bu da silinebilir yani, acele cvp! :D
0
lil siztah
(06.03.26)
arkadaşlar yanlış anlıyorsunuz. silinen şey soru içinde, soruya ve cevaba katkısı olacak diyalog değil. o hiçbir zaman silinmedi. elbette ki fikir alışverişi yaparsınız, o nasıldı böyleydi şu nasıldı şöyleydi, o zaman böyle yapmalısın falan bunlar silinme sebebi değil, hiç olmadı.

silinen şey soruya ve cevaba herhangi bir katkısı olmadan diyaloğa girmek, geyik yapmak, tartışmak, kavga etmek vs.

gerçi onu da yumuşattık artık. kavga gürültü, hakaret, atışma, tartışma olmadığı sürece teşekkür etmenizde, sohbet etmenizde de artık bir problem yok.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
yanlış anlamak değil; eskiden buna hiç müsamaha yokken, artık "yumuşatılmış" belli ki dediğiniz üzere. "hiçbir zaman" da demeyin; çünkü duyuru nick'imle yazarken böyle belki elli tane cevabım silindi zamanında.

örneğin ben bir deneyimle ilgili bir soru sordum; diyelim ki, bir güzergaha ilk kez gideceğim ve atıyorum "hangi araçla daha kısa ve rahat olur?" diye soru açtım. tatmin edici bir cevap aldım ya da alamadım. sonra o olayı ben deneyimlediğimde, başkalarının ihtiyacı olabilir diye, soruma cevap şeklinde deneyimimi ekledim. bunların hepsi istinasız silindi mesela ve bence duyurunun mantığı adına çok yanlıştı. artık yapılmıyorsa çok doğru karar bence.

soruya cevap: olmadı :)
-1
lil siztah
(06.03.26)
soru: "x kebapçısına hangi yoldan gideyim, a yolundan mı gideyim, b yolundan mı gideyim?"

cevap: "ikisi de değil c yolundan git en kolay orası." (bu silinmez).

cevap: "x kebapçısına gitme, y kebapçısı daha iyi."
cevap: "üstteki saçmalamış, z kebapçısı dururken."
cevap: "arkadaşlar kebap mı kaldı bu devirde suşi yiyin."
cevap: "paranız çok galiba evde yiyin."
(bunlar silinir, sorulan şey restoran tavsiyesi, yemek tavsiyesi değil, güzergah. ha ben olsam bugün siler miyim bilemedim, sanırım soruyu soran rahatsız olmadığı sürece silmem).

soruyu soran: "arkadaşlar hiçbiri değil, d yolunu kullandım en rahatı oymuş cevap verenlere teşekkürler." veya "@bilmemkimin dediği gibi c yolunu kullandım, teşekkürler @bilmemkim." (bu da silinmez.)

soruyu soran: (herhangi bir bilgi vermeksizin) herkese teşekkürler. (bu eskiden silinirdi, artık silmiyoruz).
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
açıklamanız iççin teşekkür ederim. ancak madem konuşuyoruz, netleştireyim:
"soruyu soran: arkadaşlar, ["hiçbiri değil" opsiyonel] d yolunu kullandım en rahatı oymuş. ["cevap verenlere teşekkürler" opsiyonel](bu da silinmez.)
bu gibi onlarca cevabım silindi, net. dilerseniz nick'imi vereyim, inceleyin. bu beni zamanında çok sinirlendirmişti; sorduğumda, "sıradan hepsi ispiyonlandı, silmek zorundayız" denilip geçilmişti.

soruya cevap: bellki :D
0
lil siztah
(06.03.26)
(2)

5 yas cocuk ingilizce

dogredsector
Merhaba . Bi 6 aya falan ingiltereye tasinscagiz muhtemel. Cocuk da anaokuluna baslayacak. Gitmeden biraz birseyler ogrensin istiyoruz. Cambly tarzi uygulanalara baktim da biraz surpriz gibi bir de gereksiz pahali geldi. Bildiginiz onerdiginiz mumkunse yabanci bir ogretmen tercihimiz
Merhaba . Bi 6 aya falan ingiltereye tasinscagiz muhtemel. Cocuk da anaokuluna baslayacak. Gitmeden biraz birseyler ogrensin istiyoruz. Cambly tarzi uygulanalara baktim da biraz surpriz gibi bir de gereksiz pahali geldi. Bildiginiz onerdiginiz mumkunse yabanci bir ogretmen tercihimiz
0
dogredsector
(03.03.26)
bosuna ugrasmayin boyle seylerle, orda 6 ay sonra sizden iyi konusmaya baslar.
+1
cooperr
(03.03.26)
cooperr hakli. ana okulu diyorsunuz, 3 ay sonra size ingilizce talepte bulunacak evde siz yetismeye calisacaksiniz.
simdiden kolay gelsin, tasinma isi zordur.
+1
quaker
(04.03.26)
(7)

Invisalign

sezai karesort
Selamlar,Yakın zamanda invisalign tedavisine başlayan fiyat alan oldu mu ?130 bin full paket dendi bana ilk görüştüğüm yer. Farklı yerlerden fiyat almadım ama normal mi sizce bu fiyat ?Bir de invisalign sitesine girdiğimde fiyat aldığım dişçinin ismi cismi çıkıyor. Sanırım dişçilere seviye veriyor
Selamlar,

Yakın zamanda invisalign tedavisine başlayan fiyat alan oldu mu ?

130 bin full paket dendi bana ilk görüştüğüm yer. Farklı yerlerden fiyat almadım ama normal mi sizce bu fiyat ?

Bir de invisalign sitesine girdiğimde fiyat aldığım dişçinin ismi cismi çıkıyor. Sanırım dişçilere seviye veriyor invisalign. Benim görüştüğüm dişci Platin seviyesi gözüküyor. Biraz garip geldi bu durum bana ama :d bunun da bir etkisi var mıdır ki ? yani bunu da göz önünde bulundurmalı mıyım ?
0
sezai karesort
(03.03.26)
geçen haziranda 150 idi ben 100'e tel taktırırken.

baktım şimdi dediğine. hangi dişçiye kaç plak sattığına göre kendince derecelendirmiş işte. hangi dişçi kaç tane plak satın aldıysa o kadar hasta tedavi etmiş diye yazmış. bence bu dikkate almak gereken bir şey değil.
0
art cat chocolate
(03.03.26)
dişin durumuna göre de çok değişiyor. benim dişlerin hayli işi vardı, geçen sene 150 bin fiyat çıkardılar. o yüzden bu sene 130 olabilir gibi geldi bana daha normaldir sizinkiler muhtemelen çünkü. (bende plağa geçmeden önce arka dişleri yukarı çekmek için damağa vida ve yay takıldı epey uğraşmalı bir süreç geçirdim.)
0
pide
(03.03.26)
90 bin ödedim kısa zaman önce. Bayram dönüşü başlayacağım.
Benim çapraşıklık az, 10 günde bir değiştirilecek 16 adet plak olarak planlandı
0
kullanicadi
(04.03.26)
Evet normal bi fiyat gibi.
Tabii plak sayısı& tedavi süresine göre de değişiyor.

Eve/işe en yakın 3-4 yerden fiyat almanız iyi olur.
Ben 18 plaklık yaklaşık 6 ay sürecek tedavi için 80 bin e anlaştım kasım ayında. Ama biraz daha uzun sürecek tedaviye 130 bin TL de fiyat verdi dediğiniz gibi platin diamond vs seviyeli bir dişçi. Başka biri de 110 bin fiyat vermişti. Ben eve en yakın ve en uygun fiyatlı invisalign uygulayanı seçtim. Bu arada 6’ya ya da 3 e bölüyorlar genelde bi kısmı kredi kartı bi kısmı nakit olarak.. Tek seferde peşin ödemeyin derim. Tedavinin memnuniyet durumuna göre bi noktada belki başka dişçiyle devam etmek gerekebilir diye düşünüyorum.

Bu platin vb seviyeli olanlar daha çok uygulamış yani daha deneyimli oluyor. Aldığınız fiyatlar arası uçurum yoksa onu seçmek daha iyi olur bence.
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
10 sene kadar once $5000 vermistim yurtdisinda.
Dolar olarak fiyati degismedi desek, gunluk kurdan 225k yapiyor.
130k guzel fiyat bence.
0
cooperr
(04.03.26)
Arkadaşlar cevaplarınız için teşekkür ederim. Bir kaç sorum daha olacak.

Bugün gittim doktora ama yaşadığım süreçler biraz garip geldi.

- 3D tarayıcı ile dişlerimi taradı, bir takım fotoğraflarımı çekti (ağız için, yan duruş, düz durarak vs. ) ama bana şöyle görünecek, böyle olacak gibi ekranda vs. bir şey göstermedi.

-Onay vermem (ödeme yapmam halinde yani) 1 ay sonra plakların geleceğini ve tedaviye başlayacağımızı söyledi.

-Yani bana da pek ne isetdiğimi vs. sormadı açıkçası.

-Tahmini olarak da 9 ay sürer dedi süreç. her plağı da 2 hafta kullanacaksın dedi. bu da garibime gitti okuduğum sorduğum kim varsa makismum 10 günde bir plağı değiştiriyor. Öyle çok büyük çarpıklık yok yani bazı bölgelerde dişlerimin arası açık o kadar.

Yani bunlar normal süreçler değil değil mi ? bir tek bana garip gelmedi herhalde bu durum.
0
🌸sezai karesort
(04.03.26)
-Dişçiye ilk gittiğinizde evet bi tarama yapıyor, bu görüntü merkeze gönderiliyor, birkaç gün sonra oradan gelen tedavi sonrası tahmini son görünümü gösteriyorlar size, oklerseniz tedaviye başlıyorsunuz. Benim şu anki tedavimi yapan dişçi ile böyle ilerledik. Ama yüksek fiyat veren platin dişçi ilk muayenede çıkarmıştı son hali böyle olacak diye, basıp vermişti hatta. Gittiğiniz yerde mutlaka son halini görebilir miyim diye sorun. Gerçi ortalama bişey çıkıyor sonuçta çarpık olan dişi ve ağız kapanışını olabilecek en iyi seviyeye getiriyor sonuç olarak. Yine de görmek lazım bence.

-İşte neye onay vereceksiniz, onu görmek lazım. Bikaç yere daha gidince karşılaştırırsınız, son halini gösteren olacak illa. Polonya üretimli benim plaklar 3 haftayı buldu gelmesi diye hatırlıyorum. 1 ay da normal, fazla fazla söylemiştir garanti olsun diye, gelince hemen haber ediyorlar zaten.

- Aslında genelde ilk dakkadan soruyorlar tam şikayetiniz/beklentiniz nedir diye. Mesela benim üst dişlerle ilgili hiç sıkıntım yok. Yine de son kapanışı iyi hale getirmek için üste de takıldı. En en iyi hale getirmek için daha uzun takmam gerekiyordu ama benim için yeterli olacak bu şekilde diye karşılıklı anlaştık 6 ayda. Başka dişçi muayenelerinizde siz başlayabilirsiniz hatta, şuradaki dişler düzelsin istiyorum vs diye. Ama genelde sorarlar.

-Evet genç yaştakiler için 7 gün, 30+ yaşlarda da dişlere birden travma yaratmamak için 10 günde bir plak değişsin diyorlar. 2 hafta diyorsa daha yumuşak geçişle tedavi öngörmüş demek ki. Ben kime gittiysem 10 gün demişti. Yine başka diş hekimleriyle karşılaştırma yapabilirsiniz bunu da.

Bahsettikleriniz çok çok da garip gelmedi açıkçası, en güzeli dediğim gibi bikaç kişiye gidip fiyat/tedavi süresi/ ne kadar ilgili olduğu ile ilgili karşılaştırma yapıp en içinize sinene gitmek..
Kolaylıklar şimdiden, bi tedaviye başlayınca çok daha hızlı geçiyor zaten, 11. plağa geldim bile neredeyse bitti sayılır ve o şahane gelişimi görünce iyi ki yapmışım diyorsunuz :)
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
(5)

Elden Ring'den daha zor bir şey varsa, o da anket için katılımcı bulmak

serialchiller
Selamlar herkese. Oyuncu deneyimleri ve oyunlardaki sosyal ilişkileri araştırdığım bir tez yazıyorum. 18-35 yaş arası, "şu bölümü geçeyim yatarım" diyip sabahlayan herkesin 2 dakikasına talibim.Anketi dolduranın loot'u bol olsun. Final boss 'u geçmeme yardımcı olursanız sevinirim. https://forms.gle/
Selamlar herkese.
Oyuncu deneyimleri ve oyunlardaki sosyal ilişkileri araştırdığım bir tez yazıyorum. 18-35 yaş arası, "şu bölümü geçeyim yatarım" diyip sabahlayan herkesin 2 dakikasına talibim.

Anketi dolduranın loot'u bol olsun. Final boss 'u geçmeme yardımcı olursanız sevinirim.


forms.gle
0
serialchiller
(03.03.26)
Konunun bir anda arkadaş grubumuzla birilerini dövmeye gelmesi enteresandı. Oyumuzu verdik teşekkürler.
+3
cay koy geliyorum
(03.03.26)
yaslandiginizi ne zaman anladiniz?
artik anketlerde iplenmediginizi gordugunuz zaman..
yas haddinden dolduramadik yegen..
+1
cooperr
(03.03.26)
Ankette yaşa takıldım.
EYT'li oladım ama AYT'li oldum;)
+1
late viper
(03.03.26)
duyuru bildigin olu ozanlar dernegi olmus haberimiz yok, kimse dolduramiyor :D
+2
cooperr
(03.03.26)
yaa hshdjh 35 üstü abilerim/ablalarım; gönül isterdi ki hepinizi dahil edeyim ama akademik prosedürler ve örneklem kısıtları beni yaşlı düşmanı gibi gösterdi, kusura bakmayın djjf.
0
🌸serialchiller
(03.03.26)
(14)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
-1
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
(4)

cruise ıle norvec gezısı

deepness
cruıse gemısı ıle uzun seyahat etmıs arkadaslara soruyorum, yol epey uzun elbette. gemı cok sallar mı, uyku bulantı vs baska sorunlar yasadınız mı? cevaplara tesekkur ederım sımdıden
cruıse gemısı ıle uzun seyahat etmıs arkadaslara soruyorum, yol epey uzun elbette. gemı cok sallar mı, uyku bulantı vs baska sorunlar yasadınız mı? cevaplara tesekkur ederım sımdıden
0
deepness
(02.03.26)
Norvec degil ama Karayipler turu yapmistim Cruise ile, gemi o kadar buyuk ki sallamiyor, karada duruyormussun gibi disariya bakmadigin surece.

Ama ozel bir deniz tutmasi hassasiyeti durumlari varsa bilemeyecegim.
0
sertac akin
(02.03.26)
en kucuk gemilerden biriyle 4 gun guney amerika taraflarina gittik, sallama falan soz konusu degil. ama en az sallama riski olan yer geminin ortasi.
ayrica, mutlaka camli bir oda olsun, yoksa sikintili gecer. mumkunse balkonlu oda almak lazim hatta.
0
cooperr
(02.03.26)
Kisin isvec'ten talinn'e gitmistim. Gece geminin buzlari yara yara gitme sesi bi tik urkutucuydu. (Royal carrabian tarzi ultra luks gemi degildi ama buyuktu).
0
brkylmz
(02.03.26)
Cruise ile yunan adaları turu yapmıştık, bir gece hariç hiç sallanmadi. O gece de denizde fırtına vardi hafif hafif sallandı beşik gibi benim cok hoşuma gitti ama 7 katlı cruiseda g.t yüzdürüyodum, küçük gemi olsa aklım çıkardı heralde. Onun haricinde otelden bir farkı yok imkan varsa gidin
0
mirty
(03.03.26)
(5)

dişler çürümeye kaç yaş gibi başlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
30, 40, 50, 60? dişlerimiz çürümüş ve fark etmemiş olabiliriz mi?
30, 40, 50, 60? dişlerimiz çürümüş ve fark etmemiş olabiliriz mi?
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
anne karninda bile baslayabilir.
+3
Purple life
(02.03.26)
benim 20li yaslarda basladi.
hanim 40i gecti onda tek curuk yok.
ne kadar iyi bakarsan bak genetik.
+1
cooperr
(02.03.26)
Diş hekimi arkadaşım var, o bana bir şey yiyip diş temizlenmediğinden itibaren 48. saatten itibaren çürüme aktif olarak başlar demişti.
0
muhayyer divan
(02.03.26)
Senede bir kontrole gidip diş röntgeni cart curt verip muayene de olursanız her türlü fark edilir
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(03.03.26)
çok değişkenli bir durum , genlerle ilgili olabilir
benim hiç çürük dişim olmadı dolgu yapılmadı kanal tedavisi vs bilmem
diş etlerimde apse sıkıntısı var şişiyor kızarıyor .
bir arkadaşımın çocuğu daha 7 yaşında 8 dişi çürük dolgu yapılacak
+1
devilone
(03.03.26)
(14)

daha tutumlu olmak icin yaptiginiz seyler

Purple life
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?ilham olalim birbirimize :)bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.uzun süre is veya tatil icin evd
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?
ilham olalim birbirimize :)

bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.

uzun süre is veya tatil icin evden uzakta kalacaksam buzdolabindaki taze gidalari komsuma veriyorum. o da ayni sekilde bana. cöpe atmak yerine ikimiz icin de daha iyi.

gibi gibi :)
+2
Purple life
(02.03.26)
ihtiyacımdan fazla kıyafet almıyorum. bir pantolonu yırtana kadar giyiyorum.
0
stefano
(02.03.26)
-Kıyafet alışverişini minimuma indirmek için ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almıyorum, başlarda çok zorlandım ama artık alıştım.
-Bir hevesle başladığım diyetler için toplu alışverişi bıraktım, bir süre günlük alıp devam ediyorsam alışveriş yapıyorum artık, böylece bir sürü şey bozulmamış oluyor.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda kahve içmeyi neredeyse bıraktım.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda içki içmeyi tamamen bıraktım.
-Sürekli kullandığım ürünlerde indirim varsa bozulmayacak şeylerse stok yapıyorum.
-Sadece kendi evimde değil misafir olduğum evlerde bile gereksiz yanan ışığa tahammül edemem kapatırım, elimi sabunlarken suyu kapatırım. Suda çok sıkıntı olmuyor ama ışıkta çevremdekilerden çok eleştiri alıyorum.
-Platform üyeliklerimi kontrol altında tutuyorum kullanmadıklarımı iptal ettim.
-Markette poşet almak zorunda kaldıysam mutlaka değerlendiririm çöp poşeti vs.
-Boykotlar yüzünden çok fazla etkinlikten geri kaldım bu maddi olarak olumlu olsa da ruhsal olarak beni bitirdi bu yüzden tamamen küslüğümü bitirip tekrar yavaştan küçük sahnelerin oyunlarına, küçük salonların film programlarına bakmaya çalışıyorum.
-İstediğim bir kitabı muhakkak sahaftan veya internetten alıyorum, kitapçılar çok pahalı.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, sonradan gelen olursa eklerim.
+2
mutekebbir
(02.03.26)
1 TL'lik şeyle tutumluluk olmaz. En temizi sadece harcama için bir kart çıkart. İçine 15 20 bin at. O zaman onu bitirmeme düşüncesiyle dikkatli olursun.
-8
arbre
(02.03.26)
-Deterjan ve temizlik malzemesi stoğu yapıyorum, toplu alıyorum yığıyorum 3 aylık.
-Kıyafet almıyorum uzun zamandır
-Dışarıda içki içmiyorum
-Buradan kalan parayı direkt altın'a gömüyorum.
-Millette var bende de olsun kafası ile hareket etmiyorum, en temeli bu aslında
+2
ebeş
(02.03.26)
Dışardan yemeği kestik
+3
mirty
(02.03.26)
Suyumu ve kahvemi hep yanımda taşırım, yemeğimi de olabildiğince. Tüketemeyeceğim gıdaları buzluğa küçük porsiyonlarla kaldırırım. Kıyafet ben de yıllardır çok az alırım, eskiden fazla fazla alıp kullanmadıklarımı ya da çocuğumun küçülenlerini ikinci el platformlarında satmaya çalışırım (pek başarılı olamasam da). Market alışverişinde birim fiyat okurum. Sürekli tükettiğim bi şey indirimdeyse stoklarım. Bir platforma tek seferlik üye olacaksam limitsiz sanal kartla olurum ki yanlışlıkla sonraki ay da ödemeyeyim.
+1
mezzosprite
(02.03.26)
beyaz ve kırmızı eti en uygun fiyata satan süpermarket buldum oradan alışveriş yapıyorum. at mı eşek mi bilmiyorum artık umurumda değil.
+1
yurtsuz john
(02.03.26)
son 3 cift ayakkabimi dukkandan degil, kisiden aldim. sifir, kutusunda. hepsi yari fiyatina geldi, fb market sagolsun.
0
cooperr
(02.03.26)
Mağazada beğendiğim ürünü önce ikinci el uygulamalardan aratıyorum bulursam yeni etiketliyse oradan alıyorum. Yoksa da indirim zamanlarını bekliyorum, kolay kolay bir ürünü indirimsiz fiyatıyla almıyorum. Uygulamalarda indirim kuponu kovalamak en büyük hobim :) sürekli kupon tanımlıyorlar zaten.
Bir de indirim kuponu paylaşan Instagram sayfalarını takip ediyorum, bozulmayacak çay, kağıt havlu, kahve gibi ürünleri o şekilde alıp stokluyorum.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
tüm samimiyetimle soruyorum. verdiğin bu yanıtın sorulan soruyla ne ilgisi var.
tam olarak bu yanıt ile ne amaçlıyorsun. gerçekten merak ediyorum.
+3
orpheus
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
bu dediğine inanıyorsan ya bizim aklımızla dalga geçiyorsun ya da kendi zekana hakaret ediyorsun.
+1
orpheus
(03.03.26)
@mutekebbir çok doğru maddeler yazmışsın .
*ben de kıyafet ve ayakkabı alışverişi yapmıyorum. dolapta bekleyen giymeyi unuttuğum ya da ertelediğim şeyleri kullanıyorum.
*dışarıda yemek yememeye çalışıyorum
* taksiye çok binerdim artık metro kullanıyor ya da yürüyorum
*fiyatı normalden indirimli ise bozulmayacak şeyleri çok alıyorum ( havlu kağıt , peçete , ıslak mendil , deterjan vs )
0
devilone
(03.03.26)
Harcamalarımı kayıt altına alıp 3-5 ayda bir inceliyorum; üzerinden bir süre geçtikten sonra gözüme gereksiz gözüken harcamaları, abonelikleri azaltmaya çalışırken "Buna değdi" dediğim şeylere devam ediyorum.
0
salihdt
(03.03.26)
1 tl' lik şeyle de pekala tutumlu olunur. Buradaki olay meblağ değil, bakış açısı.

48 senelik ömr ü hayatımda tutumlulukla cimrilik arasında gidip geldim hep, çoğu durumda istesem de para harcayamıyorum.

Dolapta bir yiyeceğin bozulmasına kolay kolay müsade etmem, bir şekilde bozulmadan günlük menüme dahil ederim.

Fiyatına bakmadan aldığım bi' şey hatırlamıyorum, ne alıyorsam fiyatına bakarım.

Birim fiyat karşılaştırması yaparım, markalar veya marketler arası.

Ne nerde uygunsa ordan alırım, herşeyin ucuzunu değil fiyat/performansı en optimum olanını alırım.
0
kumandanim
(03.03.26)
(17)

kedi alerjisinden en kötü ne olabilir

Sadece soruyorum
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı kullandı falan o arada yaz geldi alerji hafifledi, bir süre hiç ilaç kullanmadı. şimdi yine başladı. bu işi nasıl çözeceğiz bilemiyoruz, en kötü ne olabilir? astıma falan çevirir mi?

(kediyi verebileceğimiz biri yok. alerji olduğunu bilsek hiç almazdık. kedi geldikten 7-8 ay sonra çıktı alerji)
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
hava temizleme cihazı ve sık sık desmont
yapacak bir şey yok
+1
croswell
(02.03.26)
Hayatı hayvanlarla iç içe geçmiş, astım ve alerjik bünyeye sahip olan biri olarak 40 yaşından naçizane tavsiyem eşinizin yaşam alanında alerjen olmaması. Hayvanları çok seviyorum, kedi alerjim olmasına rağmen hala kedimiz var ama bence alerjik insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük alerjenle aynı ortamda yaşamaya çalışması.

Vücudunuz sürekli sinyal veriyor, siz bastırmaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra alerji hapları yetersiz gelmeye başlıyor, kaşınan ve sulanan göz kronik alerjik konjonktivite dönüyor, deride kaşıntı oluyorsa bu egzamaya dönebiliyor. En azından benim deneyimim bu yönde, ki ben kediyi köpeği ağzına yüzüne sokan insanım.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut
kedi gelsin diye ısrar eden bendim, ve olayların bu noktaya geleceğini asla bilemezdim çünkü eşimin kedilerle arası çok iyiydi. ama şu anda kediyi bırakabileceğim hiçbir yer yok mecburuz birlikte yaşamaya. biz de çok seviyoruz bebeğimiz gibi.
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
@sadece soruyorum
Son yirmi senemi hep bir kedi-köpekle geçirdim ve ikisine de alerjim vardı :) Çok iyi anlıyorum, o sevgiyi de biliyorum, o kıyamama halini de. O kadar yerinize koyabiliyorum ki kendimi. Eşiniz bu durumda olduğu için çok kötü de hissediyorsunuz muhtemelen, o da hem sağlığından oluyor hem kediye kıyamıyor, hem sizi üzmek istemiyor.
Sokak-ev alıştırabileceğiniz bir kediyse,eviniz güvenli bir yerdeyse belki bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Biz kedimizi kakasını dışarı yapacak şekilde alıştırdık, küçüklükten beri de sokak-ev birlikte büyüdü, dışarıya çok alışık. eve gir-çık yapıyor,i geziyor, evde hapis gibi yaşamıyor. Böylelikle hayat daha kolay.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut +1

bizim de kedimiz part-time evde takılıyor. daha doğrusu bizim bahçemizde sokak kedisiydi, pandemiyle beraber evimize girip çıkmaya başladı, tuvaletini dışarı yapıyor. sadece akşamları özellikle kışın kapalı balkonumuzu otel olarak kullanıyor :)

ama sizin kediniz eve daha çok alışıktır tabii öyle gördüğü için. o yüzden onun için özel bir alan yaratabilirsiniz. kapalı bir balkon olur, oda olur. arada da dışarı çıksın tabii. eşiniz mümkün olduğunca az etkileşimde bulunsun. bir de hepa filtreli havalandırma cihazları da çok işe yarar. onun dışında aklıma bir şey gelmiyor.

bence sakın birine vermeye kalkmayın. olan olmuş artık yapacak bir şey yok. eşinizin sağlığını minimum etkilemesini sağlayın yeter.

not: bu arada ben de alerjik astımlı biriyim. ben de kedim ve köpeklerle minimum temas halindeyim. arada tabii kedimi mıncırıyorum ondan da bir şey olmuyor zaten.
0
elektr10
(02.03.26)
biz bu sorunu dysonla çözdük. her gün özellikle kedinin yattığı yerleri süpürmek çok işe yaradı.
0
scudman1
(02.03.26)
bahar geldi normal alerjinin azması, bende de kediye %100 alerji çıktı hapşırma göz kızarıklığı oluyor ama 3 sene sonra heralde kedinin tüyüne alıştım artık eskisi gibi ataklar olmuyor veterinerde demişti kedin senin evdeki toz akara bünyesi alıştığında sana alerji yapmayacak 7 uyumlanacaksınız demişti.

+1 atak zamanları desmond hava cihazı ve yoksa kesinlikle hepa filtreli robot süpürge her gün çalıştırısanız alerjiyi inanılmaz azaltıo toz her gün sürüldüğü için
0
eja
(02.03.26)
arkadaşlar öyle böyle değil adam ölü gibi yatıyo evde. hafta içi gündüz dışarıda olduğu için sorun yok ama gece neredeyse hiç uyumuyor sabaha kadar nefes almaya çalışıyor. hali hal değil görseniz bi :( öyle süpürmeyle falan olacak gibi değil
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
Kedi alerjisi ve kedisi olan arkadaşımın yatak odasında hava temizleme cihazı vardı, gece sıkıntınızı çok azaltır.
+2
kobuzchu kiz
(02.03.26)
kedi alerjim yok ama alerjik rinitim ve astımım var. 2 kedim var. 5 yıldır beraber yaşıyoruz. alışılıyor. evi havalandırmak ve düzenli temizlik şart.
0
art cat chocolate
(02.03.26)
'En kötü ne olabilir?' sorusuna 'Bir şey olmaz yaaa.' tadında ve ona yakın cevapları hayretle okudum.
Arkadaşlar bu alerji denen olay böyle homojen, her insanı aynı derecede etkileyen, öyle bir biraz rahatsızlık vermek dışında bir sıkıntı çıkarmayacak bir dert midir?
Emin misiniz?
Kedi alerjisinden anafilaktik şok olabilir mi? Hayati risk gelişebilir mi?
Bir araştırın bence.
+2
Mirket
(02.03.26)
Antihistaminik kullanmak lazım. Doktora sormak şartıyla tabii. Fakat yakın zamanda bir bilgi okumuştum, bebeklikten itibaren yapılan aşıların içinde alüminyum varmış ve bu metal alerji deneylerinde vücudu alerjik hale getirmek için kullanılırmış. Yani vücuttaki alüminyum varlığını giderince alerji tepkisi ortadan kalkabilir. Bunu bir araştırmanızı öneririm, şu ağır metaller meselesiyle de ilgisi olabilir.
-6
muhayyer divan
(02.03.26)
Vay arkadaş evdeki birey acı çekecek kadar alerjik ama kediyi hala evde tutuyolar
0
kullaniciadimvar
(02.03.26)
çözüm belli ama senin o çözüme pek yanaşasın yok gibi görünüyor malesef, biraz içini rahatlatmak, "bak insanlar sorun olmaz dediler" demek için sormuş gibisin. "kediyi verebileceğimiz kimse yok" demek çözüm değil, bir şekilde sahiplendirilir. dünyada çok çeşitli ağrılar acılar vardır belki ama nefes alamamak kadar hayat kalitesini düşüren şey çok azdır. ben de alerjik biri olarak 2 kez eşimin ısrarıyla kedi besledim ki çok da seviyordum kedileri ama sürdürülebilir değil malesef. en kötü ne olabilir derken ölümden bir tık öncesine kadar zorlayacak gibi sormuşsun ama şu an adama işkence ediyorsun.
+1
hrskrs
(02.03.26)
Kedi tam bir haydut, eşşek gibi ısırıyor, birine versem almaz. Kaldı ki dünden beri eşime yalvarıyorum lütfen birilerine soralım belki almak isteyen çıkar diye. Kendisi de kabul etmiyor kediye kıyamıyor. Ben zorlamıyorum onu. Aldık artık bırakamayız diyor. Bi de geçen sene de böyle olmuştu mart sonu nisan gibi hafiflemişti belki yine öyle olur diye bekleyelim diyor.
-1
🌸Sadece soruyorum
(03.03.26)
@Sadece soruyorum

Buralarda beni sevmezler, muhtemelen sen de sevmeyenlerdensin bilmiyorum ama bak yukarıda günlük süpürme konusunu ve söylediğim şeyleri es geçmeyin. Kediye alerji aldığınız gün eşinde mevcut olsaydı en geç 2 saat içinde belirtilerini yaşardı, 7-8 ay sonra ortaya çıkması vücudun aslında kediye alerjiyi sonradan geliştirdiğini gösterir. Bu da eşinin vücudunda bazı biyolojik ve belki de psikosomatik değişiklikler olduğunu gösterir. Belki de sadece bilinçaltı çalışmasıyla geçebilecek bir şey bile olabilir, buradakiler şimdi eksi yağmuruna tutarlar beni, yine de araştırın diye ısrar ediyorum.
-6
muhayyer divan
(03.03.26)
abi alerjiniz varsa evlenip milletin basini belaya sokmayin diye defalarca soyledik.
bo$an coco, kedinle sen birbirinize yetersiniz. :D
0
cooperr
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(4)

Araba yapmak için motor

etna
V8 turbo dizel değil tabiki :)Yeğen heveslenmis kendi başına bir otomobil yapmak istiyor. Demirciden şasi filan yapacak. Go kart benzeri bir şey yapmak istiyor. Motor bulma işi bana kaldı. Kaç beygir kaç cc işimizi görür? Benzinli Su pompaları veya benzinli tırpan motoru olur mu? Olursa nasıl modifi
V8 turbo dizel değil tabiki :)
Yeğen heveslenmis kendi başına bir otomobil yapmak istiyor. Demirciden şasi filan yapacak. Go kart benzeri bir şey yapmak istiyor. Motor bulma işi bana kaldı. Kaç beygir kaç cc işimizi görür? Benzinli Su pompaları veya benzinli tırpan motoru olur mu? Olursa nasıl modifiye edebiliriz? Tekerleklere nasıl güç ileteceğiz?
0
etna
(28.02.26)
motordan tekerlere giden sisteme "drive train" deniyor. motor -> şanzıman -> tekerler

gokart da vites olmuyor diye biliyorum. burada zincirle arka aksa güç iletilebilir. ama direkt bağlarsanız, motoru çalıştırdığınız an gokart hareket eder. araya debriyaj gerek. motorbisikletlerdeki gibi centrifugal debriyaj iş görür. ama arka tekere direkt bağlarsanız gokart dönmez. difransiyel gerekebilir, ya da eni küçük olduğu için kayma miktarı kabul edilebilir belki.

olay sadece bunlar değil, motordan çıkan rpm'yi düşürmek gerek. araya bir dişli gerekebilir. bunları da deneme yanılma ile değil, hesaplamasını yaparak ilerlemek gerekir.

bunların hepsini geçtim, aktarım organlarının sabitlenmesi için rulmanlar gerek. bu işin bilgisayar toplar gibi olacağını hiç zannetmiyorum açıkçası.
0
substituent
(28.02.26)
tavsiyem internetten plan satin alip oyle ilerlemeniz:
spidercarts.com
+1
cooperr
(28.02.26)
eskiden kırsal yerlerde pancar motoruyla yapıyorlardı ama fena kafa ütülüyor. yakından görmüştüm. heves kırmak gibi olmasın ama buna yapacağın masrafla sıfır üç tekerlekli araç alır binersin.

şöyle bir şey:

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(28.02.26)
fikir vermesi açısından:
www.youtube.com
0
late viper
(01.03.26)
(4)

Aktarma esnasında havalimanindan çıkış

nolmus yani
Kanada'dan gelecek bir yolcu, İstanbul'da aktarma bekliyorken havalimanından istediği gibi çıkıp gezebiliyor mu? Bir tanıdığımızı İstanbul'da aktarma beklediği sırada gidip havalimanında (ya da havalimanı civarında vs.) ziyaret edebilmek istiyoruz ama nasıl yapacağımızı bulamadık, internette bakınca
Kanada'dan gelecek bir yolcu, İstanbul'da aktarma bekliyorken havalimanından istediği gibi çıkıp gezebiliyor mu?
Bir tanıdığımızı İstanbul'da aktarma beklediği sırada gidip havalimanında (ya da havalimanı civarında vs.) ziyaret edebilmek istiyoruz ama nasıl yapacağımızı bulamadık, internette bakınca da pek anlamadım.
0
nolmus yani
(28.02.26)
Gelen kişi Kanada vatandaşı mı? Öyleyse vizesiz girebilir Türkiye’ye, yani teknik olarak ülkeye girer, valizi yoksa ya da tek biletle diğer ülkeye gidiyorsa valizi otomatik olarak diğer uçuşa aktarılır, kişi çıkar gezer ama tekrar pasaport kontrolünden vs geçer. Zaman kısıtı yoksa olabilir durumda göre.

Edit: Türk ise çıkar tekrar girer tabii ama sonraki uçuş için tekrar pasaport, kuyruk, kontrol falan derken zaten en azından 3 saat önce alanda olmak lazım. Geldiğinde buluşmanız, bir yerlere gitmeniz de İstanbul’da birkaç saat alır, bence gereksiz risk, ben çıkmazdım alandan ama sizin bileceğiniz iş.
0
orient blue
(28.02.26)
vakit varsa cikabilir, ama tr kanada'dan vize parasi aliyor, en son 70USD idi, eger degismediyse. kapida vize alip giriyorsun.
0
cooperr
(28.02.26)
Oturumu var ama vatandaş mı emin değilim. Türk zaten kendisi.Uçuşları arasında 6-7 saat var.
0
🌸nolmus yani
(28.02.26)
koreli arkadaşım ile bunu yapmıştık. aktarması 1 gün civarı sürüyordu. istanbula gelince havalimanından çıktı, beraber takıldık, kendisi tekrar havalimanına bıraktım. tüm o süreçlerden geçti tekrar.

ama valizleri havalimanındaydı, sadece kabin valizleri yanındaydı. <- bu havayoluna göre değişiyordur tabii. kendisi hep thy kullanmıştı
0
substituent
(28.02.26)
(4)

Arabamın Plastik Aksamındaki Kabartı Nasıl Gider?

lapetitemort
Oda kokusu koymuştum. Birkaç gün bekledi orada, sallana sallana akıtmış ve zamanla böyle bir kabarıklık oluşturdu.https://hizliresim.com/b5ryh5x
Oda kokusu koymuştum. Birkaç gün bekledi orada, sallana sallana akıtmış ve zamanla böyle bir kabarıklık oluşturdu.

hizliresim.com
0
lapetitemort
(28.02.26)
Boyası kalkmış, yeniden boyanması lazım.
0
Bruce
(28.02.26)
Çoğu arabada muzik sistemi butonları bu şekilde soyuluyor. Birileri bunlara göre sticker uretip eski hakine gelmesini sağlıyor. Biraz arastırınca uygun ürünü bulursun. Sadece orası değil, genel olarak torpidoda bu tür soyulmaya meyilli noktaların stickerlerini set halinde satıyorlar ya da gidip uygulamasını kendilerine yaptırıyorsun.
0
covered
(28.02.26)
bunu tamir eden firmalar var, sokup, zimpara-boya, sonra tekrar takacaklar.
0
cooperr
(28.02.26)
Elin yatkın değilse, deneyim sahibi değilsen kesinlikle dokunma, daha kötü hale gelir. Bursa ve Konya'da şubeleri var göz atabilirsin. www.instagram.com
0
HellKeePer
(01.03.26)
(12)

kafa nakli / tüm vücut nakli

kibritsuyu
günün birinde sağlıklı bir kafayı boyundan alıp sağlıklı bir vücuda nakletmek mümkün olursa, bu işleme ne deriz? kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?yani vücuda kafa mı takıyoruz, kafaya vücut mu takıyoruz?edit: iki insanın kafalarını birbiriyle değiştirmek değil. tıbbi bir organ nakli işleminden bahs
günün birinde sağlıklı bir kafayı boyundan alıp sağlıklı bir vücuda nakletmek mümkün olursa, bu işleme ne deriz? kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?

yani vücuda kafa mı takıyoruz, kafaya vücut mu takıyoruz?

edit: iki insanın kafalarını birbiriyle değiştirmek değil. tıbbi bir organ nakli işleminden bahsediyorum. vücudu sapasağlam ama kafasına aldığı darbe yüzünden beyni/kafa bölgesi hasar alıp hayatını kaybetmiş kişiye, tam tersine, kafa bölgesi sağlam, vücuduna aldığı hasar yüzünden hayatını kaybetmiş kişinin kafasını takıyoruz. tıbben -henüz- mümkün olmadığını biliyorum, "vücudu hasar alıp ölen adamın beyni ölmüştür, kullanılamaz haldedir" gbi argümanlar konumuz dışıdır. ben işleme isim arıyorum.

ya da şu şekilde sorayım. bu işlemin sonucunda yaşayan kişi hangisidir?
📊 kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?

Bu anket sona erdi. 33 oy kullanıldı.

0
kibritsuyu
(27.02.26)
Birleştirilen parçaların boyutlarından ötürü "kafaya vücut takıyoruz" biraz manyakça geldi bana. Tencereye kapak değil de, kapağa tencere takmak gibi.

Oyum kafa naklinden yana.

edit: cevabı verdikten sonra soruyu bir daha düşündüm. afedersiniz biraz da sarhoş gibiyim ama ondan mıdır, sorunun kendinden mi tam anlamadım. Abi biz kafaları değiştiriyor muyuz ya bu senaryoda? Bir sağlıklı kafa ve bir sağlıklı vücut var. Hadi kafa sağlam olan adamın vücutta sıkıntı olsun, uzuvları falan olmasın diyelim de vücudu sağlam adamın kafasını napıyoruz? Vücudu aldık güzel, kafayı fanusa, kavanoza falan suyun içine mi bırakıyoruz yani vücut sağlamken kafa ne kadar hasarlı olabilir? Olabilir mi? Kafadan kurşunla öldüm mesela ben, vücudum sağlam sayılır mı? Sayılabilir gerçi doğru. Tam ikna olmadım ama neyse çok da şeyapmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.02.26)
Vücut nakli deriz çünkü sabit olan şey kafa, nakledilen şey vücut.
+1
michael_knight
(28.02.26)
biz degisen takintili insanlariz, o yuzden vucut nakli.
0
cooperr
(28.02.26)
Böbrek nakli olduğunda böbreği naklediyorlsr eskisi atılıyor. Burada asıl kimlik kafada diye düşünüyoruz ya, beyin, o yüzden vücut nakli olması lazım. Eski vücut atılacak çünkü.
Buna rağmen hemen galat i meşhur yapıp kafa nakli denmesi lazım diyorum :)
+1
kisa
(28.02.26)
Vücut nakli. Çünkü olayın bilincinde olan kişi kafanın sahibi. O kişi de ben kafa nakli yaptırdım demez doğal olarak vücut nakli yaptırdım diyecek.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
Profesörün kafasını ilkokul mezununun vücuduna monte edersek diplomaları iptal mi edeceğiz? Kişi bu işlemle cahilleşecek mi? Hayır. Ya da bir erkeğin kafasını kadın vücuduna monte edersek ona ne erkek ne de kadın diyebiliriz. Cinsiyet anlamında önemli olan cinsel organlar. Kişilik dersek o zaman akıl mantık bilinç önemli.
0
ground
(28.02.26)
pandemi öncesi dönemdeydi sanırım, bu konu üzerinde çalıştığı söylenen bi cerrah vardı italyan diye aklımda kalmış. Orada konsept hep "tam vücut nakli" şeklinde geçiyordu. Çünkü kişiyi kişi yapan şey beyin. Beynin nerdeyse sen oradasın. O yüzden vücut sana naklediliyor. Ha ama muhtemelen günlük konuşmada kafa nakli denir daha ufak olanın değişmesi daha uygun gibi görünür.

Cevabı göndermeden not: Dediğim cerrahı buldum, Sergio Canavero. Kendisi de tam vücut nakli ifadesinin kullanılmasını destekliyormuş bu konuda.
+1
nundu
(28.02.26)
Ben mi yanlış anlıyorum, vücudum sağlam, kafam parçalanmış, sağlam bir kafa naklediliyor bana, o zaman kafa nakli oluyor.
0
(28.02.26)
@Gı, sen kimsin? Vücudu kendinin sayıp kafanı neden saymıyorsun? :) ben dediğin şey kafanda zaten. Vücuduna kafa takmayacaklar, kafana vücut takacaklar ki sen yine sen olabilesin. Kafan olmazsa o vücut da senin değil.
0
sadakatsiz
(28.02.26)
Siz, bizzat kendiniz olarak, kafa nakli yaptırdım diyemezsiniz, çünkü o zaman konuşan siz olmazsınız. Tüm vücudunuzu değiştirmişsinizdir.

Ancak başkaları sizin vücudunuza kafa nakli yaptırıp siz olmayan biriyle hayatlarına devam edebilir. Vücut sizin olur, ama siz orda olmazsınız. Onlar sizin vücudunuza yeni kafa taktırmış olur.

Yani ikisi de mümkün, ama sizin bulunduğunuz perspektiften siz asla kafa nakli yaptıramazsınız.
0
akhenaten
(28.02.26)
@sadakatsiz kafamı saymıyorum çünkü parçalanmış:) Kafası sağlam olan için yapılan işlem vücut nakli oluyor tabii, ortaya çıkan yeni insan kim olur onu tartışıyoruz sanırım.
0
(01.03.26)
kendi düşüncemi de yazayım.

bence tüm vücut nakli olmalı. çünkü bütün kişilk, benlik, bilinç, kişilik özellikleri, eğitim, kültür, yaşayış, duygular, düşünceler hepsi kafanın içindeki beyinde. vücudun geri kalanı sadece beyni hayatta tutmak ve ameleliğini, getir götürünü yapmak için kullanılan organlar bütünü. aşk mesela hep kalple ilişkilendirilir ama kalp dediğin sadece bir pompa. kalp nakli olan adam gidip o kalbin eski sahibinin karısıyla devam etmiyor aşk buradaydı diye. hepsi beyninde. kalp beynine kan pompalıyor, akciğer o kana oksijen veriyor, böbrek süzüyor vs.

her şey kafanın içinde. vücudun sağlam, kafan parçalandıysa allah rahmet eylesin, kafası sağlam adama vücut oldun, yedek parça oldun sadece.
0
🌸kibritsuyu
(01.03.26)
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(4)

Başka ülkelerde sahur uyandırma nasıl?

michael_knight
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?Davulcu var mı mesela?
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?
Davulcu var mı mesela?
-1
michael_knight
(27.02.26)
Almanya'da muhtemelen oruç tutanlar sahur için alarm kurup kalkıyordur. Buralarda davulcu falan yok. Ayrıca genel olarak "Nachtruhe" uygulaması var, yani aksam 22:00 ile sabah 06:00 arasında başkalarını rahatsız edecek şekilde gürültü yapmak yasak.
+3
morqos
(27.02.26)
Senegalden suudi’ye çoğu islam ülkesinde imsaktan 1 saat önce ezan okunuyor. Bildiğimiz ezan. Minarelerden. Yani 2 ezan okunuyor. Biri imsaktan 1 saat önce. Ötekisi imsakta (sabah namazı ezanı). İlk ezanda “essalatu hayrun minennevm” denmiyor.
+5
dilemma of subscribtionability
(27.02.26)
bir an amerika'da redneck bir sehirde sabahin korunde davul cala cala dolastigini dusundum de.. buyuk ihtimal 5dk icinde biri seni durbunlu av tufegi ile indirir, polis gelir savas zaiyati sayarlar kimsesizler mezarligina gomerler ertesi gun. davulu naparlar bilmem.
+7
cooperr
(27.02.26)
www.aa.com.tr

Üstte belirtildiği üzere ABD ramazan ayı gelmeden veya ramazan ayı içinde kimsenin davul çalmasını beklemeden Asya ve ortadoğudaki katliam ve tecavüzleri ile zaten kendi davulunu yıllardır çaldı. Çin'in etkisi ile o davulun sesi belirgin derecede bölgede azaldı tabi.

Oralarda kimse:
- ya senin derdin nedir neden davul çalıyorsun? diye sormuyor anlaşılan. Sözüm ona demokrasi ve özgürlükler ülkesinde zihniyet daha kuruluşunda belli : direkt " öldürmek "

Bizim topraklarda ise gece cadılar bayramı etkinliği yapan birilerine dürbünlü av tüfeği ile saldırmak bu kadar kolay rahat profesyonel (!) şekilde kimsenin aklına gelmez.
İnsanlık bizde ne de olsa.

Bu arada balkabağını ne yaparlar bilmem.
-10
diyecevaplandı
(27.02.26)
(14)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
0
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
-1
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-9
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-4
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
-2
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
-2
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.