Giriş
(4)

Aktarma esnasında havalimanindan çıkış

nolmus yani
Kanada'dan gelecek bir yolcu, İstanbul'da aktarma bekliyorken havalimanından istediği gibi çıkıp gezebiliyor mu? Bir tanıdığımızı İstanbul'da aktarma beklediği sırada gidip havalimanında (ya da havalimanı civarında vs.) ziyaret edebilmek istiyoruz ama nasıl yapacağımızı bulamadık, internette bakınca
Kanada'dan gelecek bir yolcu, İstanbul'da aktarma bekliyorken havalimanından istediği gibi çıkıp gezebiliyor mu?
Bir tanıdığımızı İstanbul'da aktarma beklediği sırada gidip havalimanında (ya da havalimanı civarında vs.) ziyaret edebilmek istiyoruz ama nasıl yapacağımızı bulamadık, internette bakınca da pek anlamadım.
0
nolmus yani
(28.02.26)
Gelen kişi Kanada vatandaşı mı? Öyleyse vizesiz girebilir Türkiye’ye, yani teknik olarak ülkeye girer, valizi yoksa ya da tek biletle diğer ülkeye gidiyorsa valizi otomatik olarak diğer uçuşa aktarılır, kişi çıkar gezer ama tekrar pasaport kontrolünden vs geçer. Zaman kısıtı yoksa olabilir durumda göre.

Edit: Türk ise çıkar tekrar girer tabii ama sonraki uçuş için tekrar pasaport, kuyruk, kontrol falan derken zaten en azından 3 saat önce alanda olmak lazım. Geldiğinde buluşmanız, bir yerlere gitmeniz de İstanbul’da birkaç saat alır, bence gereksiz risk, ben çıkmazdım alandan ama sizin bileceğiniz iş.
0
orient blue
(28.02.26)
vakit varsa cikabilir, ama tr kanada'dan vize parasi aliyor, en son 70USD idi, eger degismediyse. kapida vize alip giriyorsun.
0
cooperr
(28.02.26)
Oturumu var ama vatandaş mı emin değilim. Türk zaten kendisi.Uçuşları arasında 6-7 saat var.
0
🌸nolmus yani
(28.02.26)
koreli arkadaşım ile bunu yapmıştık. aktarması 1 gün civarı sürüyordu. istanbula gelince havalimanından çıktı, beraber takıldık, kendisi tekrar havalimanına bıraktım. tüm o süreçlerden geçti tekrar.

ama valizleri havalimanındaydı, sadece kabin valizleri yanındaydı. <- bu havayoluna göre değişiyordur tabii. kendisi hep thy kullanmıştı
0
substituent
(28.02.26)
(4)

Arabamın Plastik Aksamındaki Kabartı Nasıl Gider?

lapetitemort
Oda kokusu koymuştum. Birkaç gün bekledi orada, sallana sallana akıtmış ve zamanla böyle bir kabarıklık oluşturdu.https://hizliresim.com/b5ryh5x
Oda kokusu koymuştum. Birkaç gün bekledi orada, sallana sallana akıtmış ve zamanla böyle bir kabarıklık oluşturdu.

hizliresim.com
0
lapetitemort
(28.02.26)
Boyası kalkmış, yeniden boyanması lazım.
0
Bruce
(28.02.26)
Çoğu arabada muzik sistemi butonları bu şekilde soyuluyor. Birileri bunlara göre sticker uretip eski hakine gelmesini sağlıyor. Biraz arastırınca uygun ürünü bulursun. Sadece orası değil, genel olarak torpidoda bu tür soyulmaya meyilli noktaların stickerlerini set halinde satıyorlar ya da gidip uygulamasını kendilerine yaptırıyorsun.
0
covered
(28.02.26)
bunu tamir eden firmalar var, sokup, zimpara-boya, sonra tekrar takacaklar.
0
cooperr
(28.02.26)
Elin yatkın değilse, deneyim sahibi değilsen kesinlikle dokunma, daha kötü hale gelir. Bursa ve Konya'da şubeleri var göz atabilirsin. www.instagram.com
0
HellKeePer
(01.03.26)
(13)

kafa nakli / tüm vücut nakli

kibritsuyu
günün birinde sağlıklı bir kafayı boyundan alıp sağlıklı bir vücuda nakletmek mümkün olursa, bu işleme ne deriz? kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?yani vücuda kafa mı takıyoruz, kafaya vücut mu takıyoruz?edit: iki insanın kafalarını birbiriyle değiştirmek değil. tıbbi bir organ nakli işleminden bahs
günün birinde sağlıklı bir kafayı boyundan alıp sağlıklı bir vücuda nakletmek mümkün olursa, bu işleme ne deriz? kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?

yani vücuda kafa mı takıyoruz, kafaya vücut mu takıyoruz?

edit: iki insanın kafalarını birbiriyle değiştirmek değil. tıbbi bir organ nakli işleminden bahsediyorum. vücudu sapasağlam ama kafasına aldığı darbe yüzünden beyni/kafa bölgesi hasar alıp hayatını kaybetmiş kişiye, tam tersine, kafa bölgesi sağlam, vücuduna aldığı hasar yüzünden hayatını kaybetmiş kişinin kafasını takıyoruz. tıbben -henüz- mümkün olmadığını biliyorum, "vücudu hasar alıp ölen adamın beyni ölmüştür, kullanılamaz haldedir" gbi argümanlar konumuz dışıdır. ben işleme isim arıyorum.

ya da şu şekilde sorayım. bu işlemin sonucunda yaşayan kişi hangisidir?
📊 kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?

Bu anket sona erdi. 33 oy kullanıldı.

0
kibritsuyu
(27.02.26)
Birleştirilen parçaların boyutlarından ötürü "kafaya vücut takıyoruz" biraz manyakça geldi bana. Tencereye kapak değil de, kapağa tencere takmak gibi.

Oyum kafa naklinden yana.

edit: cevabı verdikten sonra soruyu bir daha düşündüm. afedersiniz biraz da sarhoş gibiyim ama ondan mıdır, sorunun kendinden mi tam anlamadım. Abi biz kafaları değiştiriyor muyuz ya bu senaryoda? Bir sağlıklı kafa ve bir sağlıklı vücut var. Hadi kafa sağlam olan adamın vücutta sıkıntı olsun, uzuvları falan olmasın diyelim de vücudu sağlam adamın kafasını napıyoruz? Vücudu aldık güzel, kafayı fanusa, kavanoza falan suyun içine mi bırakıyoruz yani vücut sağlamken kafa ne kadar hasarlı olabilir? Olabilir mi? Kafadan kurşunla öldüm mesela ben, vücudum sağlam sayılır mı? Sayılabilir gerçi doğru. Tam ikna olmadım ama neyse çok da şeyapmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.02.26)
Vücut nakli deriz çünkü sabit olan şey kafa, nakledilen şey vücut.
+1
michael_knight
(28.02.26)
biz degisen takintili insanlariz, o yuzden vucut nakli.
0
cooperr
(28.02.26)
Böbrek nakli olduğunda böbreği naklediyorlsr eskisi atılıyor. Burada asıl kimlik kafada diye düşünüyoruz ya, beyin, o yüzden vücut nakli olması lazım. Eski vücut atılacak çünkü.
Buna rağmen hemen galat i meşhur yapıp kafa nakli denmesi lazım diyorum :)
+1
kisa
(28.02.26)
Vücut nakli. Çünkü olayın bilincinde olan kişi kafanın sahibi. O kişi de ben kafa nakli yaptırdım demez doğal olarak vücut nakli yaptırdım diyecek.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
Profesörün kafasını ilkokul mezununun vücuduna monte edersek diplomaları iptal mi edeceğiz? Kişi bu işlemle cahilleşecek mi? Hayır. Ya da bir erkeğin kafasını kadın vücuduna monte edersek ona ne erkek ne de kadın diyebiliriz. Cinsiyet anlamında önemli olan cinsel organlar. Kişilik dersek o zaman akıl mantık bilinç önemli.
0
ground
(28.02.26)
pandemi öncesi dönemdeydi sanırım, bu konu üzerinde çalıştığı söylenen bi cerrah vardı italyan diye aklımda kalmış. Orada konsept hep "tam vücut nakli" şeklinde geçiyordu. Çünkü kişiyi kişi yapan şey beyin. Beynin nerdeyse sen oradasın. O yüzden vücut sana naklediliyor. Ha ama muhtemelen günlük konuşmada kafa nakli denir daha ufak olanın değişmesi daha uygun gibi görünür.

Cevabı göndermeden not: Dediğim cerrahı buldum, Sergio Canavero. Kendisi de tam vücut nakli ifadesinin kullanılmasını destekliyormuş bu konuda.
+1
nundu
(28.02.26)
Ben mi yanlış anlıyorum, vücudum sağlam, kafam parçalanmış, sağlam bir kafa naklediliyor bana, o zaman kafa nakli oluyor.
0
(28.02.26)
@Gı, sen kimsin? Vücudu kendinin sayıp kafanı neden saymıyorsun? :) ben dediğin şey kafanda zaten. Vücuduna kafa takmayacaklar, kafana vücut takacaklar ki sen yine sen olabilesin. Kafan olmazsa o vücut da senin değil.
0
sadakatsiz
(28.02.26)
Siz, bizzat kendiniz olarak, kafa nakli yaptırdım diyemezsiniz, çünkü o zaman konuşan siz olmazsınız. Tüm vücudunuzu değiştirmişsinizdir.

Ancak başkaları sizin vücudunuza kafa nakli yaptırıp siz olmayan biriyle hayatlarına devam edebilir. Vücut sizin olur, ama siz orda olmazsınız. Onlar sizin vücudunuza yeni kafa taktırmış olur.

Yani ikisi de mümkün, ama sizin bulunduğunuz perspektiften siz asla kafa nakli yaptıramazsınız.
0
akhenaten
(28.02.26)
@sadakatsiz kafamı saymıyorum çünkü parçalanmış:) Kafası sağlam olan için yapılan işlem vücut nakli oluyor tabii, ortaya çıkan yeni insan kim olur onu tartışıyoruz sanırım.
0
(01.03.26)
Benim için kafa naklidir. burada hastanın pov’undan bakamıyorum ben. ontolojik olarak obje olan hasta, bu yüzden dışarıdan bakıyorum. Üçüncü göz olarak, büyük parçaya küçük parça takılıyor. hadi hasta gözünden de bakalım: benim kafam başka bir vücuda naklediliyor. kafamın nakli oluyor yani. lojistiğini düşününce de büyük parçayı sabit tutup küçüğü ona wire edersin.

bu işlemin sonucunda farklı bilinç, farklı kişi mi diye sorgulamak farklı bir konu ve sorunun özüyle alakasız bence.
0
eileengray
(01.03.26)
kendi düşüncemi de yazayım.

bence tüm vücut nakli olmalı. çünkü bütün kişilk, benlik, bilinç, kişilik özellikleri, eğitim, kültür, yaşayış, duygular, düşünceler hepsi kafanın içindeki beyinde. vücudun geri kalanı sadece beyni hayatta tutmak ve ameleliğini, getir götürünü yapmak için kullanılan organlar bütünü. aşk mesela hep kalple ilişkilendirilir ama kalp dediğin sadece bir pompa. kalp nakli olan adam gidip o kalbin eski sahibinin karısıyla devam etmiyor aşk buradaydı diye. hepsi beyninde. kalp beynine kan pompalıyor, akciğer o kana oksijen veriyor, böbrek süzüyor vs.

her şey kafanın içinde. vücudun sağlam, kafan parçalandıysa allah rahmet eylesin, kafası sağlam adama vücut oldun, yedek parça oldun sadece.
0
🌸kibritsuyu
(01.03.26)
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(4)

Başka ülkelerde sahur uyandırma nasıl?

michael_knight
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?Davulcu var mı mesela?
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?
Davulcu var mı mesela?
-1
michael_knight
(27.02.26)
Almanya'da muhtemelen oruç tutanlar sahur için alarm kurup kalkıyordur. Buralarda davulcu falan yok. Ayrıca genel olarak "Nachtruhe" uygulaması var, yani aksam 22:00 ile sabah 06:00 arasında başkalarını rahatsız edecek şekilde gürültü yapmak yasak.
+3
morqos
(27.02.26)
Senegalden suudi’ye çoğu islam ülkesinde imsaktan 1 saat önce ezan okunuyor. Bildiğimiz ezan. Minarelerden. Yani 2 ezan okunuyor. Biri imsaktan 1 saat önce. Ötekisi imsakta (sabah namazı ezanı). İlk ezanda “essalatu hayrun minennevm” denmiyor.
+5
dilemma of subscribtionability
(27.02.26)
bir an amerika'da redneck bir sehirde sabahin korunde davul cala cala dolastigini dusundum de.. buyuk ihtimal 5dk icinde biri seni durbunlu av tufegi ile indirir, polis gelir savas zaiyati sayarlar kimsesizler mezarligina gomerler ertesi gun. davulu naparlar bilmem.
+7
cooperr
(27.02.26)
www.aa.com.tr

Üstte belirtildiği üzere ABD ramazan ayı gelmeden veya ramazan ayı içinde kimsenin davul çalmasını beklemeden Asya ve ortadoğudaki katliam ve tecavüzleri ile zaten kendi davulunu yıllardır çaldı. Çin'in etkisi ile o davulun sesi belirgin derecede bölgede azaldı tabi.

Oralarda kimse:
- ya senin derdin nedir neden davul çalıyorsun? diye sormuyor anlaşılan. Sözüm ona demokrasi ve özgürlükler ülkesinde zihniyet daha kuruluşunda belli : direkt " öldürmek "

Bizim topraklarda ise gece cadılar bayramı etkinliği yapan birilerine dürbünlü av tüfeği ile saldırmak bu kadar kolay rahat profesyonel (!) şekilde kimsenin aklına gelmez.
İnsanlık bizde ne de olsa.

Bu arada balkabağını ne yaparlar bilmem.
-10
diyecevaplandı
(27.02.26)
(15)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
yakın bir mesafedeki (30 ışık yılı) süpernovaya oy verdim. ışık hızında ölürüz. göktaşının gelişini gözlemlemek, beklemek stres yaratır.
+3
eileengray
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
0
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
-1
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-9
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-4
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
-2
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
-2
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(10)

Yabancı dilde eğitim çok saçma değil mi?

michael_knight
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi. Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay. Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?
Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi.

Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay.
Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir yılda öğretemeyiz ki.

Neden böyle yapıyoruz?
Diğer ülkeler de böyle mi yapıyor?
-3
michael_knight
(26.02.26)
Nası soru bu hocam :)

İngilizce, küresel internetin de bilimin de baskın dilidir. Bilimsel yayınlar, teknik dokümantasyon, akademik içerikler hepsi ingilizce. İnternetin %60’ı ingilizce iken türkçe %1-1,5 civarında. Ortalamanın biraz üstüne gidecek bi proje çalışma vs yapmak isteyen türkçe kaynak bulamıyor çaresi İngilizce oluyor. Daha bu öğle bi kurulum ve entegrasyon işinde, ki dünyada çok yaygın bir sistemdi, türkçe video sıfırdı youtube’da, yabancılardan izleyip yaptım mesela.
+7
avatar is back
(26.02.26)
Haklısın ve bu gibi konulara bütün olarak bakmak lazım .
Zorunlu eğitimin süresi , hazırlık sınıfları, ve yabancı dilde eğitim hepsi bir arada düşüldüğünde ülke için büyük kayıp.
Kalifiye iş gücü, istihdam konusunda büyük oranda kayba ve gecikmelere sebep oluyorlar. Beyin göçü de hızlanıyor . Konu bu kadar tartışmalıyken o halde yapılması gereken zorunlu eğitimin tarihine inmek ve sürecini anlamaktır.

İngilizce dünya dili falan değil , sömürgeci emparyalistlerin dilidir. Bir şeyin dünyada kabul edilmesi kapsamı ve temelinde iyilik niyeti ve insani fayda taşıması gerekir .
Dayatmalarla, siyasi zorlama ve entrikalarla sadece bir kaç yüzyıllık kombine edilmiş bir dil dünya dili olamaz.

Yabancı dil öğrenirken neredeyse hiç dile getirilmeyen sorunlardan bazısı , öğrenilen yabancı dilin ana yurtdunun da bizle olan tarihinin göz ardının edilmesi .
Mesela Fransızca öğrenen biri , Fransa'nın da ne olduğunu, tarihte bizle olan siyasi ilişkilerini veya bizi bölmeye çalışan terör örgütlerine yardım yapmalarını, Afrika'daki onlarca yıl çevirdiği dolapları ve oranın fakir insanına yıllardır nasıl kan kusturduğunu da bilmelidir.
Yoksa sadece demir yığını olan eiffel kulesiyle romantik empatiler kurmakla yetinilir.

Bu manada ABD yi de zaten uzun uzun söylemeye pek gerek yok. Günümüzden örnek verecek olursak İngilizcesini geliştirmek isteyen , sözde dünyadaki kimi elitlerin(!) ne karanlık işler çevirdiklerini biraz olsun anlamak 3 milyon civarındaki epstein belgelerine göz atabilir.

Kısacası sadece yabancı dil öğrenmekle, öğrenim ve o dili geliştirme sürecinde zihnen onlardan biri olmak arasındaki fark iyi anlaşılmalı. Yoksa yabancı dili sadece iş ve para kazanma için değil, "kendimizi kaptırmadan " onları da tanıma anlama açısından öğrenmek gerekir diye düşünüyorum.
-2
diyecevaplandı
(26.02.26)
köşede bakkallık yapıp sadece gelen geçene ekmek sigara satacaksanız yabancı dil öğrenmeye gerek yok.

ama örnek veriyorum. cep telefonu tamirciliği yapıyorsunuz. öğreneceğiniz, takip edeceğiniz tüm kaynaklar ingilizce.

ticaret, bilim, sanayi vs -> bunları yabancı dil olmadan yapmayı düşünmemek lazım.
0
co2s2
(26.02.26)
Bence eğitimin türkçe verilmesi saçma. Türkçeyi seçmeli dil yapsınlar yeter. En azından fen bilimleri böyle olmalı. Üretmediğin şeyin tercümesini yaparak işi daha da zorlaştırıyorsun, orjinalinden öğret ve bu alanları okuyabilmek için her üniversite bölümünde dil bilme şartı/hazırlık sınıfı koy. Tüm dersler de ingilizce olsun, akademisyenler de bu noktada kaliteli hale gelmeye başlar.
0
Unde bach canim
(26.02.26)
dezavantajli taraflari var ama avantajli taraflari da cok. ozellikle bazi alanlarda litaratur (kitaplar, tezler vs.) hep ingilizce. bu iceriklerin turkceye cevrilme orani cok dusuk. ornegin bilgisayar muhendisligi veya tip alaninda kitaplara baktigimizda ancak cok populer olmus kitaplar turkceye ceviriliyor, cevriler de birkac yil geriden geliyor. boyle olunca da bir meslegi sadece turkce kaynaklardan takip eden bir kisi cok geriden takip ediyor, neyin guncel neyin artik gecersiz oldugu tamamen karisiyor. Ayrica egitim alan kisiler kuresel rekabete girecek kisiler ayni zamanda, bu da buyuk dezavantaj olusturuyor.

1 yillik hazirlik egitimi de sifirdan baslayan biri icin cogu zaman yeterli oluyor, ama elbette bu ekstra caba gerektiriyor. zaten egitim sirasinda ya da mezun olduktan sonra da bu caba devam ediyor.

Bunun disinda bilgi akisi farkli ulkelerle entegre olundugunda verimli oluyor. Bu konuda hindistani iyi bir ornek olarak gosterebiliriz. hindistanda ingilizce egitim yaygin, bu nedenle yurt disinda bircok yetismis kisi gonderiyorlar. ama bu kisiler is gucunun yurt disinda kacmasi olarak dusunmemek gerek. ayni zamanda bu kisiler yurt disinda ulkeleri ve kulturleri icin bir temsilci oluyor. uygun pozisyonlarda yatirimlari kendi ulkelerine tasiyorlar, bilgi ve birikimi de yine kendi ulkelerine tasiyorlar. yani iki ulke arasinda karsilikli entegrasyon o ulkeleri diger ulkelere karsi avantajli hale getiriyor. ornegin buyuk IT firmalari ucuz is gucu icin hindistana ofis aciyorlar, ayni zamanda hindistan da elindeki is gucunu yatirim cekme araci olarak kullaniyor.

Turkiye olarak bizim elimizde de iyi egitimli, buyuk bir is gucu var. eksik olan ulkede yatirim ve is yok. yani yabanci dil egitimi almis kisilerin bir kismi yurt disina gidip oradan bilgi ve yatirim transferi yapacak ki turkiyede bir ekosistem olusacak.

kendi icine kapandiginda is gucu kaynagini kendine saklamis oluyorsun ama peki bu is gucunu yeterince verimli kullanabiliyor musun? gencler issiz.
+1
emrahday
(26.02.26)
Siyasi içerikli birçok şey söylenmiş.

Ama bir iş yapılacaksa bunların etkisi 0. Neticede ne kadar yetkin olabileceğiniz o alandaki çalışmaları ne kadar güncelden takip edebildiğinizle, ne kadar içinde yer alabildiğinizle ilgili. Dünyada sürekli bir şeyler oluyor, elinizde bugün için tam bir veri seti olsa bile yarın bu set artık tam olmayacak.

Bu açıdan eğitimde ingilizceye ihtiyaç duymamak için önce ingilizceye ihtiyacınız var. Çünkü önce güncele yetişmelisiniz. Ancak sonra o alanda atılım yapıp odak haline gelebilirsiniz.

Bakın sizin önerdiğiniz şey gelişim değil, yutdışına çıkışı engellemek için bir yetenek edinmenin önüne geçilmesini öneriyorsunuz. Bu yurtdışına çıkışı engellemez, aksine daha iyi bir eğitim için daha temelden yurtdışına çıkışı artırır. Beyin göçü bağlamında, insanlar ingilizce bildikleri için yurtdışına gitmiyor, insanlar yeterli yetkinlikte olabildiği için yurtdışına gidebiliyor. İngilizce bilen herkesi almıyorlar değil mi? Bu yetkinliği kazanamayan insana sizin de gereksiniminiz olmaz, önemli olan yetkinleşen insanı elinizde tutabilmek.
+2
akhenaten
(26.02.26)
Daha cok ing bolumler ozellerde var. Bence goz boyamak icin. Daha fazla para almak icin belki de. Ingilizce bolum mezunuyum, hazirligi atladim. Birinci sinifta millet dehsetle bakiyordu bana nasi atlamis diye. Ve hazirlik okumalarina ragmen sinifin yuzde 90i okudugu bolumden bi sey anlamiyordu, ezberleyip geciyordu. Aslinda yabanci dilde hazirlik sinifi kadar sacma bir sey yok. Cok gereksiz bir sey. Isteyen kursa gitsin ama iste bu da yine ekstra egitim ucreti kazanmanin bir yolu okul acisindan.
Universite disinda ise mantikli bir sey. Sonucta ingilizce global bir dil. Babamin zamaninda da fr ogretilirmis mesela. Bu zamanin dili de ing.
0
Kittie
(26.02.26)
bizim insanimiz yabanci dil ogrenmek ile yabanci dilde egitim gormek arasindaki farki ya bilmiyor ya da kaciriyor.

egitim turkce olmali, ingilizce olmasinin bence avantaji yok dezavantaji cok. kendi dilini iyi kullanamayan zaten yabanci dil falan ogrenemez.
ingilizce yabanci dil olarak ogretilmeli, ama o bambaska bir mufredat.
0
cooperr
(26.02.26)
@diyecevaplandı, ne demek istediğini anlayamadım. Fransa ve ABD kötü ülkelermiş ama dil öğrenmekle ilgisini tam kuramadım ben.
Bir dili öğrenirken o dili üretmiş olan topluluğun tarihini, alışkanlıklarını ve bakış açısını bilmek elbette önemli bir farkındalık.

Dünya’da en çok ilerleyenler diğer milletleri en çok dövenler, sömürenler oluyor ve bu çok doğal değil mi?

Ülke, il, mahalle, sülale, aile şeklinde topluluğu küçülttüğümüzde en refah içinde yaşayanlar genelde diğerlerine baskın gelenler değil mi?
Sülalede birisi vardır, birçok mala çökmüştür ve en refah içinde yaşayan odur. Hangi sülale veya sosyal sınıf güçlüyse diğerlerini sindirip ülke kurar.
Kibarlık ve nezaketle kurulup büyümüş bir imparatorluk gelmiyor aklıma.
-1
🌸michael_knight
(26.02.26)
yabancı dilde öğretim programları arttırılmalı. hatta ilkokuldan başlayarak 3 4 yabancı dil, ağır edebiyat ve stem dersleri, yoğun yaşam becerileri, vergisi algısı odası şusu busu her şeye değmeli. eğitim öğretim yılı 10 aya çıkarılıp günde 4 saat ders, geri kalanı yaşam becerisi / iş öğrenme şeklinde planlanmalı.

dünyalıların ne kadar aptal, türk halkının ne kadar zeki olduğunu görürsünüz. bir de kuyu kazma işini bitirirsek viyana'yı bile fethederiz.
+1
klassno
(26.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(2)

Avrupa'dan klasik araba getirtme

mirafiori
1969 model aracima Turkiye'den potansiyel bir alici buldugum icin sureci arastirmaya basladim.Buldugum tek tuk forum postlari yuksek bedelli ve yuksek motorlu araclar icin, benim aracin motoru 500cc (beşyüz) ve bedeli bikac bin euro olan bir model. Chatgpt de yardimci olmadi. OTV hesaplamasinda arac
1969 model aracima Turkiye'den potansiyel bir alici buldugum icin sureci arastirmaya basladim.

Buldugum tek tuk forum postlari yuksek bedelli ve yuksek motorlu araclar icin, benim aracin motoru 500cc (beşyüz) ve bedeli bikac bin euro olan bir model. Chatgpt de yardimci olmadi.

OTV hesaplamasinda arac bedeli olarak minimum 35bin€ varsayiliyor gibi bir not okudum ama dogrulugunu teyit edemedim.

Illa ki kolay degildir ithalat sureci, fakat masraflar sureler ne kadar olur asagi yukari fikri olan var midir?
+1
mirafiori
(25.02.26)
birkac sene once baktim o ise, su bilgileri edindim ve pesini biraktim:

+ ithal edilecek otomobilin klasik statüsünde olması gerekiyor (40 yaş üzeri)
+ otomobilin faturasının minimum 45 bin Dolar olarak gözükmesi gerekiyor.
+ 45 bin dolar üzerinden vergi, yani yüzde 20 KDV + motor hacmine göre yüzde 80 ile 220 arasında ÖTV odenmesi gerekiyor.

1969 ise, 40 yas uzeri ordan yirttin.
$45k x 44tl = 2milyon tl
2 milyon x 0.8 = 1.6milyon OTV
3.6 milyon x 0.2 = 720k KDV

1.6M + 720k = 2.32M tl vergi cikar.
+5
cooperr
(25.02.26)
Tesekkurler dogru gormusum o zaman, gercek olduguna inanmak istemedigim rakamlar gercekmis...
0
🌸mirafiori
(26.02.26)
(9)

Munih Havalimaninda ucakta mahsur kalan yolcular ne kadar tazminat alir?

tantamount_to_equivalent
Bilmeyenler icin haber bu: https://x.com/dw_turkce/status/2025938219208962115 Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye. Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar
Bilmeyenler icin haber bu: x.com

Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye.
Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar, simdi tazminatla 400 euro kazanirlar ucak firmasindan" diyor. Dogru mu, claim falan yapsalar her bir yolcu 400 euro falan alabilir mi hava yolu firmasindan?
+1
tantamount_to_equivalent
(25.02.26)
rötar olarak sayılıyorsa alırlar gayet evet. 3 saat üzeri rötarlarda mesafeye göre tazminat hakkı var. ama yine de sakince beklemeleri normal değil. 400 euroya çekilecek eziyet değil.
0
jelly bear
(25.02.26)
400-500 eurodan fazla bir şey geçmez ellerine, max Lufthansa PR olsun diye iki şov yapar yolculara sonra hadi simdi bakın dalganıza diye yolu gösterir. Dava açsalar da Almanya'daki hukuk sistemi manevi tazminata çok sıcak bakan bir sistem değil bir şey geçmez ellerine.
0
nahtoderfahrung
(25.02.26)
kafa basi 400-500 avro alirlar max.
havayolu sirketleri devletler tarafindan kollaniyor, daha fazla para koparmalari icin 500 kisi bir araya gelip class action falan islerine girmeleri lazim, o da cok zor.
-1
cooperr
(25.02.26)
asdhfjsdhf olaya gel. 1000 Euro'dan aşağısı kurtarmaz.
+1
gabe h coud
(25.02.26)
bunun kuralı kaidesi var. normal şartlarda bu tarz mücbir sebeplerde, yani mesela kötü hava koşulları nedeniyle uçak kalkmazsa, 600 euroya kadar tazminat alabilirler. (600 eurodan eminim) bunun yanında da havayolunun konaklama ve yiyecek sağlaması gerekiyor. ama uçakta bırakılmaları olayı bambaşka bir yere çekiyor. bu bambaşka bir tazminat konusu olabilir.
0
co2s2
(25.02.26)
burada büyük bir mağduriyet var. uçakta o soğukta mahsur ve aç bırakılmak 400-500 euro ile çözülmez. zaten avukatlar yolcularla çoktan iletişime geçmiştir ben bakayım davanıza diye... birkaç bin euro + 1 yıl sınırsız avrupa seyahati filan vermeleri lazım. anca öyle kurtarırlar.
+1
elektr10
(25.02.26)
bunu havalimaninda rotarla bir tutmak nedir. ucagin icinde bir gece gecirilir mi :)

havayolu kaynakli 3 saat delay ile 300 euro alabiliyorsunuz zaten. burada kisi basi 1000 euro'dan asagi bir sonuc rezalettir. muhtemelen class action sonucu lufthansa settlement'a gidip 1000 civari credit verir.

bir deli cikip emergency cikisini acmamis. hic normal degil ucagin icinde bir gece gecirmek. klimadan sicakligi halletmislerdir ama kesin yeterli yemek stogu yoktur. ac ac orada bir gece cok kotu bir senaryo.
0
antikadimag
(25.02.26)
Gerçekten sadece mental retard almanların yapacağı bir şey bu asdfsf
Bu cimrilerden 300 euro bile koparırlarsa kar saysınlar.
0
huladancer
(25.02.26)
Ucakta mahsur kalmak buyuk rezaletmis gercekten. antikadimag +1

Biz yanlis hatirlamiyorsam kisi basi 800er euro almistik Munih'te havalimaninda mahsur kalinca. Ucak 5 saat rotardan sonra gece 1de iptal edilmisti, havalimani da kapanmisti. Vize pasaport vs yuzunden cikamadik geri (kucuk cocuklu bir aile vardi onlar yaygara koparinca sadece onlara otel ayarladilar sonra). Ucak ertesi sabah 7de filan kalkti anca.

800 euro 2 ayri 400 euroluk tazminattan gelmisti:
1. 11 saat rotar
2. otele yerlestirirlmeme

her iki konu icin ayri ayri dilekcelerle sikayet etmistik; ilkini Istanbul'a varista havaalaninda odediler. ikincisi 1-2 ay sonra mail ile sonuclandi.

Bu arada bu sikayet sureci gayet bireysel biseydi, kimse gelip de "bakin haklariniz bunlar bunlar, simdi soyle yapacaksiniz" filan demedi.

bunu duyan arkadaslarim "oha bu paraya ben 1 hafta havaalaninda yatarim" demisti ahahah :D
+1
taurina
(26.02.26)
(11)

Özel okullar para mı basıyor?

michael_knight
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında. Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim. Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor. E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, prin
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında.
Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim.
Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor.

E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, printer desek, ikisi de bina kirası diyelim halen 13 öğrenci parası kaldı cepte.
Böyle 20 sınıfımız varsa 200 milyon tl gibi bir para kalıyor.


Unuttuğum veya yanlış bildiğim bir şeyler vardır mutlaka ama halen çok fazla para kaldı elimizde ama öyle değildir herhalde.
Daha servis, yemek, kitap, kıyafet, ek aktivite gibi gelir kalemlerini de hesaba katmadım.

Neyi yanlış biliyorum?
-1
michael_knight
(24.02.26)
"Kanayan yaramız 'gelir dağılımı adaletsizliği' nedir" konulu bir çalışma olmuş sorduğun soru.
0
Mirket
(24.02.26)
Eskiden eğitim sektörü diğer bazı sektörlere göre fazla kazandırmıyordu.
Son beş altı yılda enflansyon dalgaları gelince markette, pazarda, emlakta oluşan fiyat belirsizliği eğitimde de oluştu. hani markete her gittiğimizde ürünlerin fiyatı değişiyordu, hani fiyat algımız bozulmuştu: bir şeyin pahalı mı, ucuz mu olduğunu kestiremiyorduk. işte o ara eğitim sektöründe de öyle bir algı bozulması oldu ve okullar fahiş fiyatlarda denediler, baktılar ki milletin eli mahkum, öyle devam ettiler ve gerçekten para basıyorlar.
+2
santimantal
(24.02.26)
Evet öyle :
eksisozluk.com

Yaz tatilinde de aynı kazığı sahil yerlerindeki kimi esnaflar yapıyor.
Bu duruma sadece " arz talep" demek durumu çok hafifletmek mi olur? pek sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
Hangi öğretmen, idari kadro hatta temizlikçi asgari ücret seviyelerinde maaş alıyor? Ya da aylık 100bin liraya 3+1 okul mu tutacaksın?
0
osssy
(24.02.26)
tahminen toplanan paranin 1/3u maaslara, 1/3 kira vs gibi masraflara, 1/3 de kar olarak kaliyordur. ozel okullar kar amaci guden birer kurulus, para yapmak icin varlar. bunda sasiracak birsey yok.
-1
cooperr
(24.02.26)
herhangi bir kurs bile 10 15 öğtenciyle deli gibi para kazanabiliyor.
0
klassno
(24.02.26)
iyice sapıttılar bu konuda anaokuluna neredeyse 800 bin isteyen var, üstelik o paralar öğretmenlere bile gitmiyor , kesinlikle denetlenmesi gerekiyor özel okullarında
+2
darthvader
(24.02.26)
Öğretmenler asgari ücretten hallice alıyor. Bu sebeple giderler az.

İyi bir devlet okulu dışında size sundukları hizmetler ise şunlar: İngilizce(bu işi harbiden çözdüler son 7-8 yıldır), temiz tuvaletler ve temiz okul, güvenlik, yemek. Gerisi aynı.

İnanılmaz paralar dönüyor.
+2
jackyr
(24.02.26)
egitim ve saglik bir sekilde devletin icinde olmasi ve ciddi kontrol etmesi gereken sektorler. ikisi de insanlarin temel ihtiyaclarini suistimal ediyor. gerci saglik daha kotu ozellikle can havliyle sana gelmis insani somurmek cok kolay. tr'de bana seni gozden ameliyat etmemiz lazim demislerdi, hatta hemen gun verme sevdasindaydi hiyar herif. sonra killandim tanidik bir yerde baktirdim hicbir sey yok dedi adam 15 sene oldu. abd'yi zaten hic anlatmaya gerek yok.

egitim de ailelerin cocuklarina en iyi imkani sunmak istemesi suistimal ediliyor gibi. cunku parayi kissan icin rahat etmiyor. cocugunu mahrum ve eksik birakmis gibi hissediyorsun. milyon milyon alip ne yapiyorlar o paraya akil alir gibi degil.
+1
antikadimag
(25.02.26)
20 Sınıflık okulda en az 30 öğretmen, 8-10 işçi, güvenlik vs, en az 4-5 kişi de yönetim kadrosu olacaktır. Yani maliyet biraz fazla olacak. Kızımın kreşinde sabah çocukları ellerinden tutup götürmek için bile 3-4 kişi kapıda bekliyor mesela.

Okul franchise ise azımsanmayacak bir kısmı oraya gidiyor.
Yemek ücreti genelde 720binin içinde oluyor.

Okulun amortismanı var. Başta yapılan yatırım masrafını yaklaşık 8-10 sene ayakta kalabilirse bir okul ancak çıkarıyor.

Daha bir çok ilave masraf var okullar için. Bu fiyatları kesinlikle savunmuyorum. Ancak yine, ana sınıfına giden kızımın okulunda öğretmen dayanmıyor, çünkü okul fiyatlarına rağmen maaşlar ödenemiyor, enflasyon çok yüksek. Ödemeler peşin alınıyor ama alınan para enflasyonda ezilip hiç oluyor, vs vs.

Bilfen, alman lisesi, robert koleji vs gibi 1,5-2 milyonluk okullarda da zaten öğretmenler 60bine çalışmıyor bu arada.
+3
artci sarsinti
(25.02.26)
parayı döndürüyorlar. daha ocak ayından gelecek senenin ödemelerini başlatanlar var. arada güncelleme yapanlar var. genelde özel okul sahiplerinin tek işi bu olmuyor. 2 3 firması oluyor ve aldığı parayı döndürüyor. bu adamlar işletmeci kalite malite en son baktığı şey, amaç parayı alıp döndürmek. sıcak para varsa işletme döner. öğretmenlere iyi maaş veren okullar anca izmir ankara istanbuldadır. anadoluda asgari ücret ve biraz üstü.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(6)

hangi ayakkabı

edgenabby
düşünceler?https://www.sportive.com.tr/asics-gel-pulse-15-gore-tex-erkek-gri-kosu-ayakkabisi-1011b781-003-3/?integration_renk=N04&filterable_beden=42vshttps://www.sportive.com.tr/new-balance-fresh-foam-x-hierro-v9-erkek-bej-kosu-ayakkabisi-mthierv9-2/?integration_renk=N29&filterable_beden=44%2C5
0
edgenabby
(23.02.26)
asics pulse rahat değil, tabanı sert. asics bakıyorsanız cumulus, nimbus veya kayano tavsiye ederim. yastıklamaları çok iyi ve rahattır.
new balance modelide arazi/patika koşu ayakkabısı. tabanı şehir içi çok uygun olmaz. onda da 1080 modelini öneririm.
0
my fault
(23.02.26)
asics kayano +1
krem rengini hiç beğenmedim. yeşil gayet uygun duruyor.
0
neira
(23.02.26)
asics aldim bir kere, rahat degil, bir daha almam.
o yuzden 2 diorum.
-3
cooperr
(23.02.26)
kosu ayakkabisi olarak asics gel nimbus kullaniyorum. kullandigim en iyi kosu ayakkabisi diyebilirim.

bu tarz ayakkabilar kosu icin, veya cok uzun sure ayakta kalacak, yuruyecekseniz iyidir. gunluk kullanim icin daha sert tabanli sneakerlari oneririm. bunlar hem asinir, hem stabil degildir (hareket odaklidir), hem de kopukleri beyazsa kirlenir.
0
antikadimag
(23.02.26)
Biri asfalt yol koşusu ayakkabısı diğeri arazi koşusu. Buradan anladığım siz bu ayakkabıları koşmak için değil günlük hayatta giymek için almak istiyorsunuz. Sırf tabanı kalın ve yastıklaması çok diye bu ayakkabıları günlük hayatta giymek çok yanlış bir tercih olur onu baştan söyleyeyim.

Bu ayakkabılar koşu için dizayn edilmiş modeller; tabanlarının kalın olmasının sebebi, koşu esnasında gelen ani baskıyı absorbe etmek ve sıkışan tabanın üzerindeki baskı kalkınca hızla genleşerek ileriye doğru bir atım vermek. Ancak siz yürüyüş esnasında bu baskıyı oluşturamayacağınız için dengesiz ve bileklerinizi zorlayıcı bir hal alacak. Kaldı ki bu tür performans ayakkabılarının ömrü günlük hayatta giyilen sneaker'lara oranla çok daha düşüktür. Çünkü hedeflerindeki şey dayanıklık değil performanstır. Günlük ayakkabıda konfor arıyorsanız bunu taban kalınlığında değil, iç tabanlığın daha iyi yastıklamasında ve konforunda aramanız gerek. Memory foam tabanlıkları olan vs gibi modellerde çok daha rahat edersiniz.
0
thracia
(24.02.26)
günlük hayat içinse, ikisi de birbirinden kötü.
0
Başka
(24.02.26)
(12)

Dolma kalem gurmeleri

webbrowser
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
0
webbrowser
(23.02.26)
Lamy
Başlangıç için üzmez. Hem popüler bir marka. hem de çizgi olarak daha sportif bir duruşu var. Zaten bu mecrada derinleşecekseniz, karşınıza zibilyon tane marka çıkacak, kullandıkça farkı farkedersiniz.
0
love and trust
(23.02.26)
Ekonomik olarak kasmayan ve iyi bir dolma kalem için Alman kalitesiyle Lamy'yi öneririm. Ben M serisini kullanuyorum çok memnunum. Yalnız kullanmadıkça kurur haberiniz olsun. Arada yazın çizin çok kullanmayacaksanız. Ben genelde imzalar için kullanıyorum.
0
elektr10
(23.02.26)
Facebook’ta “bana sıkça yaz” isimli oluşumu takip edebilirsiniz. Markalar, uçlar ve diğer detaylarla ilgili oldukça aktif bir grup.
0
love and trust
(23.02.26)
en ucuz kalem ve en ucuz mürekkep.

nerden baksan 100 küsur kalemim var. birini seçtim senin için.

imgyukle.com
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Pelican ineo ya da parker vector xl diyorum. Ama bu markaların başka modellerine de bakabilirsiniz.
Kendi marka tüpünü kullanıyorum ben o yüzden mürekkep önerim yok.
0
a perfect lie
(23.02.26)
lamy
0
lanc
(23.02.26)
Scrikss 419
Parker Jotter
Mürekkep için de benim en çok memnun kaldığım Waterman. Sonra Diamine.
+1
black holes in the sky
(23.02.26)
Platinum Preppy.
+2
malheiros
(23.02.26)
Lamy kullanıyorum ama Safari serisi plastik oluşuyla biraz kalitesiz hissi vermişti bana. Al-Star serisi alüminyum gövdeli, bende mat siyah modeli var, o seri daha bir dolma kalem hissi verebilir.
0
phoarbix
(23.02.26)
medium uclu Lamy.
0
cooperr
(23.02.26)
murekkep icin bulabilirsen rohrer & klingner.

kalem icin ya alman ya japon. benim gunluk kullandigim en favori kalemim sailor. ustune nib tanimam. ama pahali. (ilgilenen varsa 21 karat nibleri kaldiracaklar maliyetten oturu, hala bulunuyorken alin) daha giris seviyesinde platinum preppy'ler iyidir.

almanlardan amiral marka pelikan. ama yine bu da pahali olabilir. daha giris seviyesi icin lamy safari oneririm. faber castell denemedim onu da siparis edecegim yakinda. cunku ahsap govdeli yapiyorlar bir denemek istiyorum.
+1
antikadimag
(23.02.26)
lamy çok önerilmiş ama benim yıldızım barışmadı kendisiyle. safari için konuşuyorum, m uç bile olsa kağıdı çok çiziyor ve sert bir hissiyatı var. başlangıç için scrikss primeo ya da 419 önerebilirim. parker IM da güzel ama biraz nazlı bir kalem. bütçe varsa kaweco sport harika bir seçim olur. mürekkep olarak da başlangıçta konfor açısından kartuş tercih edilebilir ama marka konuşacaksak diamine tek geçerim.
+1
another satisfied lover
(24.02.26)
(14)

Yurtdışındaki türkler neden böyle?

Unde bach canim
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön dem
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön demek istiyorsun ama adamlarla tartışmak istemiyorsun.

Nedir bunların motivasyonu? Yani altın gömü falan bulacağını mı umuyorsun ki? Türkiyede zaten kötü bir kariyer ve kötü bir dil seviyen varsa yurtdışında da iyi bir seviyede olamıyorsun. Bunlara iyi konuma geleceklerini ne düşündürüyor anlamış değilim cidden.
-7
Unde bach canim
(23.02.26)
Yurtdışındayım hocam. Her insanın iyisi kötüsü oluyor. Ama tam olarak konuyu açarsan iyi olur soru ne anlamadım.
+4
Take it away honey
(23.02.26)
Çakallık pek yapamıyorlar buradaki gibi. En fazla Türk'e geçer çakallığı.

Motivasyona gelirsek kalacak yer bulamayıp arabada uyuyan ve öyle yaşamaya devam edenler gördüm. Benim anladığım kredi patlatıp geliyorlar.
-1
michael harddd
(23.02.26)
yurtdisinda cok farkli sosyokültürel, sosyoekonomik background'u olan insanlar var.
daha lise zamaninda yurtdisina okumaya cikmis insanlar, üniversiteyi harvard'da okuyup calismaya baslayanlar, ortaokul mezunu olup 25 yasinda evlenip gidenler, amcasinin yanina börekciye calismaya gidenler, 37 yasinda bir ofiste beyaz yakali pozisyonu bulup ailesiyle tasinanlar...
her kesimin apayri dinamikleri ve problemleri var. siz hangisinden bahsediyorsunuz? onu anlarsak bence daha dogru yanitlar veririz.

iltica edenler hakkinda yaniliyorsunuz yalniz. en büyük tutunabilme ve gönderilme kaygisini o grup yasiyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kötü bir kariyer,kötü bir dil seviyesi ile iş bularak çalışma vizesi ile 40+ yaşta göçtük(karı/koca,çocuk yok).Beceremezsek zaten işlerimizden de ülkeden de şutlanırız,vizemiz çalıştıkça var.Devletten 1 cent dahi yardım almıyoruz.
Kimseye bulaş(a)mıyoruz,zaten yerli halk içine almıyor; 3-4 kuşaktır burada yaşayan türkler biz sonradan gelenleri sevmiyor; beyaz yakalılar kötü kariyer/dilden dolayı bizle görüşmüyor; ilticacı/cemaatçiler onlardan olmadığımız için görüşmüyor.Trde de yalnızdık, burda da yalnızız.
Burada bizi tutan motivasyon kimsenin kimseye karışmaması,mesainin bittiği dakika işin de bitmesi,özel hayata saygı,uzun yürüyüşler,bisiklet turları yapabilmek,vizesiz birçok ülkeyi gezebilmek ve tabii ki paranın satın alma gücü.
İyi bir konuma gelmek gibi bir derdimiz yok,hayatımızın geri kalan az bir kısmını,farklı bir coğrafyada huzurlu geçirebilmek.
+7
arenas
(23.02.26)
Ben de tam ne denmek istendigini anlayamadim. 4 yildir yurtdisindayim, psikolojim bozuldu. :) 1 sene icinde geri donmeyi planliyorum ama malum kurulu duzeni bozmak da is, burada herhangi bir mecaz yok.

Bahsettiginiz gibi motivasyonumu kaybettim. Ozellikle alim gucu vs anlaminda bekledigimden cok cok kotu cikti. Tabii Turkiye'de satin almanin dusunderecegi bazi urunlere ulasmak burada daha kolay, ancak bazi urun veya hizmetlerde tam tersi de gecerli. Acikcasi Turkiye'de benle benzer bir is yapan kisinin benden ekonomik anlamda daha kotu bir hayat yasadigini dusunmuyorum.
+1
mbond
(23.02.26)
İki yıldır yurt dışındayım, Türkiye standartlarında kasaba diyebileceğimiz, kışları uzun, insanları ise mesafeli bir şehirde yaşıyorum. Bu mesafeli insanlar kısmı da tamamen ülkeyle alakalı. Örneğin, çok samimi Çek arkadaşlarım oldu ancak Avusturyalı dostluklarım aynı derinliğe ulaşmadı.
Burada kalma motivasyonum sabah 15 dakikada ofisteyim, esnek çalışabiliyorum (haftada 4 gün 8.5 saat, bir günü evden; cuma günü sadece 3 saat ve evden) istediğim an istediğim yere bisikletle ulaşıyorum, 1 saat trafik görülmüş duyulmuş bir şey değil, belki evim büyük değil (57m2) ama bahçem var ve buna rağmen şehir içindeyim, sokakta bıçaklanma korkum yok, zengin birinin piçi arabayla üstümden geçerse ceza alır mı diye bir korkum yok, yarın öbür gün çocuğum olduğunda diyet öder gibi okul parası vermeme gerek yok.


@love and trust'in bahsettiği kişiyi burada ben de biliyorum, üç farklı hesabı ve kankası ya da sevgilisi Edmond Honda ile delirmeler yaşıyor burada. Evli değillerse evlensinler, çok iyi tencere kapaklar. Her cevabından ne kadar mutsuz, ne kadar kırılgan egolu, ne kadar geçimsiz olduğu açığa çıkıyor. Soru sorayım ama verilen cevapları beğenmeyip laf yetiştireyim tavrı geçenlerde ununu elemiş eleğini aşmış başka bir yazarın bile gözüne batmıştı. Kendi dünyasında garip bir gerginlik yaşıyor sürekli ve Adeta kendi gerginliğini başkalarına aktararak rahatlamaya çalışan aşırı toksik biri. Hamburg insanlara iyi gelmiyormuş sayesinde onu görmüş oldum. Başka da kimse yok zaten onun gibi. Herkes gördüğüm kadarıyla normal. (: troller hariç ama onlar da renk ekliyor buraya.
+5
huladancer
(23.02.26)
Aynı kişiden bahsetmiyoruz,:)
-3
love and trust
(23.02.26)
dil ogrenmemek bazi expat'ler icin (turk olup olmamalarindan bagimsiz) bir tercih oluyor. dili ogrendiginizde o ulkeye entegrasyonunuz artiyor, sorunlari sizin sorunlariniz oluyor. fakat expat yasami bambaska bir sey. verdiginiz ornekteki kisiler ingilizce biliyorsalar ve islerinde, sosyal yasamlarinda ingilizce kullaniyorsalar almanca ogrenmeyi istemiyor olabilirler. nihayetinde dil ogrenmek uzun zamanli bir yasam planlamasini gerektiriyor fakat bazi expat'lerde boyle olmuyor, onlarin niyeti zaten birkac senede bir ulke degistirmek. bugun berlin ofisinde calisirlar yarin londra veya singapur ofisine gecerler.

bu arada @thetruenorthstrongandfree1'in donduklerinde "beceremedi" derler motivasyonuna alman hukumetinin maas odemesinen, yardimlarda bulunmasinan daha fazla onem atfetmesi tuhaf geldi. zira ben beceremedi denilecegini sanmiyorum, bu kisiler zaten beceremeseler bile vatan, millet, sakarya ozlemi falan diyeceklerdir.
+4
Sour
(23.02.26)
2014 öncesi gitmek ve kalmak kolaydı. Türkiye'de üniversiteyi kazanmayan parayla yurtdışında okuyordu. O yıllarda TL'nin gücü dövize göre yüksekti.

Eskiden fırsat çoktu kısacası. Türkiye'de tutunamayan başka yerlere gitti orada da sistemin gücüyle yaşıyor. Türkiye'ye dönseler burada hayatta kalamayacaklarını biliyorlar.
-4
stefano
(23.02.26)
stefano'nun cevabinda bir tane dogru bilgi yok ama olsun, yeni gelmis duyuruya, hos görün.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Neresinde yok?

ankara anlaşmasıyla ingiltereye bavulunu alıp giden de mi yok
abd'de boktan bir college'e parasıyla girip kalanda mı yok. Okul kabul oranı %92, h1b vize kazanma şansı %40-50
kanada'da avustralya'da sertifika, dil kursu gibi şeylerle kalan da mı yok. kendi akrabam dil kursu ile kaldı avustralya'da.
almanya'da zaten milyonlarca Türk var. 60'lardan beri filmlere bile konu olan yoksulluktan göç mevzusu.

nerede yok doğru, sen düzelt bakalım. ;) düzeltemez böyle de engellersin. yani bu kadar alınmaya gerek yok.
-4
stefano
(23.02.26)
parayi verip okudular: abd'deki iki tane dandik üniversiteyi genellemek muazzam bir sacmalik. bu mantikla princeton'da okuyan da parayi basip okumus? aynisini avrupa'da neden yapamadilar? üniversiteyi kazanamayip avrupa'ya kapak atmak diye bir sey yok cünkü önce kazanmak gerekiyor, sonra bitirebilmek. adam üniversiteyi yurtdisinda bitirdiyse zaten isterse kalici olabilir cünkü ögrencilerin %90'i daha üiversitenin ilk yilinda eleniyor. türkiye'deki egitimden cok daha zorlu bir egitimden geciyorlar.
demek ki her yurtdisinda okuyan parayi basip okumamis.

2014 öncesi tl döviz karsisinda daha güclüydü: bak 2005'e kadar gidiyor: www.boerse.de
tl'nin daha güclü oldugu seneyi bul lütfen.

sistemin gücü: sistem vatandasiysan güclü, vatandasi degilsen kimse yüzüne bakmiyor.

1960 senesinde giden gastarbeiter ile 2010 senesinde göcen iki diplomali beyaz yakaliyi ayni kefeye koyacak kadar izansiz olmak apayri bir sey.
"almanya'da toplu ulasim iyi midir" diye soru acacak kadar avrupa'yi iyi taniyan birine göre fazla iddiali laflar bunlar. bu kadar engin bilgisi olan birine laf yetistirmek gri hücrelerime zarar. engel ondandi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
abi princeton diyorsun. princeton top-10 okul ve oraya girenler bu tartışmanın konusu değil. bu arkadaşın yakındığı adamlar princeton'dan çıkmaz. dağda taşta college var. o college'ler önüne geleni alıyor :)

bundan 15-20 sene önce vatandaşını korumak için iş gücü açığından önüne gelen vasıfsız giriyordu her yere.

dövize gelirsek de tl'nin aud'den cad'tan değerli günleri oldu. üşenmedim baktım..2005'te tl euro 1,84-1,73. şuanki gibi 50'lerle çarpmıyorsun :)
-2
stefano
(23.02.26)
benim gordugum motivasyon kaynaklari:

%75 stockholm sendromu, celladina asik olma.
%15 elde avucta birsey olmadan bu sekilde donersem salak derler psikolojisi
%10 acik aramaya devam edip milyonda bir de olsa belki kolay yoldan koseyi donebilirim kafasi
0
cooperr
(23.02.26)
(6)

aynı okuldan aynı yıl mezun olan

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve benzer projeler yapan iki kişiden biri google'da 6 haneli maaş alırken diğeri nasıl no name şirketlerce bile ghostlanır? şans mı, networking mi, cinsel seçilim mi?
ve benzer projeler yapan iki kişiden biri google'da 6 haneli maaş alırken diğeri nasıl no name şirketlerce bile ghostlanır? şans mı, networking mi, cinsel seçilim mi?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.02.26)
Oyle sacma insanlar oyle sacma sirketlerde ve/veya ulkelerde ki etrafimda. Ben artik bu tur seylere hiccc sasirmiyorum. Sans, networking bence evet. Biraz da dogru zaman ve dogru kisi durumlari iste.
Yurt disina gidenler de evlilik yoluyla gittiler tanidiklarimdan. Hatta duyuruda surekli yasadigi ulkeden bahseden biri var. Yakinen tanirim, tam bir kekodur aslinda djdj duyurularini okudukca soka giriyorum fjf
+2
Kittie
(22.02.26)
(bkz: kendini satabilmek)

pederin ofise seneler once ensesi kalin bir arkadasi geliyor, ikisi de ayni sektordeler.
adam benimkinden 2-3 gomlek yukarida parasal olarak.

neyse, yemege gidiyorlar, peder esnaf lokantalarina bayilir ve bizim ofise yakin da cok saglam bir lokanta vardi. orda yemek yerken adama yakiniyor, isler kotu, piyasa kotu vs.

adam da pedere " sen bu restaurantlarda yemek yemege, o bindigin araca (citroen) binmeye devam ettigin surece, senden bir bok olmaz" diyor.

bunu gelip bana anlatti, ama hayatinda hicbir degisiklik yapmadan devam etti, cunku artik cok gec idi.
0
cooperr
(23.02.26)
bizim 6 kişilik bitirme projesi grubundaki herkes (aralarında bir kız olmak üzere) birbirlerinden çok alakasız konumda, alakasız işlerdeler. makina mühendisiyiz. tei'de çalışan var, kuveytte inşaatta olan var, romanya'da işsiz olan var. hayattaki her detay gibi bu da nasip kısmet işi.
+1
rain when i die
(23.02.26)
"referans"
+2
Batuhanolabilir
(23.02.26)
“eli yüzü düzgün” olması bile diğerinden onu çok ileri atar.
+1
deartheodosia
(23.02.26)
profesyonellik disi seylere de bakiliyor. mesela karakter/mizac.
+1
Sour
(23.02.26)
(8)

duyurudaki engelleme özelligi ve mantik hatasi

edmond honda
birkac gün önce söyle bir duyuru acildi ve ben de bu duyuruya en sonda yer alan cevabi yazdim. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1619884/insanlarin-is-yapmak-yalniz her nedense duyuru sahibi cevabimi begenmeyip beni engelledigi icin simdi ben bu duyuruyu göremiyorum ve cevabimi silemiyorum, degistir
birkac gün önce söyle bir duyuru acildi ve ben de bu duyuruya en sonda yer alan cevabi yazdim. www.eksiduyuru.com

yalniz her nedense duyuru sahibi cevabimi begenmeyip beni engelledigi icin simdi ben bu duyuruyu göremiyorum ve cevabimi silemiyorum, degistiremiyorum vs. yani bu duyurunun altinda bana bir cevap yazilsaydi da herhangi bir sey yazamam artik. simdi bu durum mantiksiz degil mi? en azindan cevap yazmis oldugum bu duyuruyla ilgili yetkim olmasi gerekmez mi? siz de benim bu duyuruma cevap yazarsaniz cevabiniz benim istedigim cevap degilse ve insanlarin ifade özgürlüklerini elime en ufak bir yetki gecti diye susturmak istersem sizi engellerim ve verdiginiz cevap orada öylece kalir. size cevap yazarsam da bana cevap verememis olursunuz. bu özelligin degismesi gerekmez mi?
+11
edmond honda
(21.02.26)
Evet, aynen öyle olmalı, ama işte sonu yok bunun, düşünmüşlerdir onu muhtemelen ama şu aşamada böyle kalıversin demişlerdir.
0
mbond
(21.02.26)
chatgpt'ye site yaptırınca böyle oluyor.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum: of çok feci gömdün valla. evet engellemeyi YZye yazdırdım ama benim bile aklıma gelmemişti.
edmond honda: evet güzel ve düşünülmemiş bir şeyi yakalamışsın. duyuruya cevap verdiysen duyuruları görebilmeli ve cevabını silebilmelisin, ama başka bir şey yapamamalısın. sanırım böyle olmalı değil mi.
+7
compumaster
(21.02.26)
her seyden önce en azindan duyuruyu görebilme ve cevabi istersek silebilme hakkina sahip olmaliyiz. bizi engelleyen kullanicinin engellenmeden önce cevap verilen duyurularina cevap verebilme hakki kalabilir belki de ama üstüne biraz daha düsünülebilir herhangi bir karar almadan önce.
+1
🌸edmond honda
(21.02.26)
+1.

yeri gelmişken ben de bir öneride bulunayım, github issues'ta da vardı yanlış hatırlamıyorsam.

engellediğim kişinin duyurusunu son cevaplar kısmında görmesek daha güzel olur.
sık sık tıklıyorum, boş bir ekran çıkıyor. engellediğim biri olduğunu anlıyorum. bence gerek yok, oradan da filtreleyelim.
+5
biseysorcaktim
(21.02.26)
buradaki her şey mantık hatalarıyal dolu. biri sana özelden sövebiliyor. cezası yok mesela.

birinin seni engellediğini başlıklardaki mesajlar gözükmeyince anlıyorsun. dünyanin en mantıksız şeyi.
0
koela
(22.02.26)
eski cevaplari silme ozelligi gelmis, super!
bir de mumkunse bizi engelleyen arkadaslarin sacma sapan sorularini sag frame de gormeyelim.. yok olup gitsinler, kendi kumlarinda oynasinlar.
0
cooperr
(23.02.26)
calisiyor olmali?
0
compumaster
(23.02.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(5)

Arabaya karamelli latte döküldü :(

m e b
İyi geceler. Paket olarak eve karamelli latte götürüyordum. Dökülmesin diye de koltuğumun hemen arkasında yere koymuştum. Bir şapırtı sesi geldi ve hemen sağa çektim ve gördüm ki karamelli lattenin tamamı dökülmüş. Yarısı paspasa yarısı da yer döşemesine dökülmüş. Hemen peçete ile emdirdim iyice ve
İyi geceler.
Paket olarak eve karamelli latte götürüyordum. Dökülmesin diye de koltuğumun hemen arkasında yere koymuştum. Bir şapırtı sesi geldi ve hemen sağa çektim ve gördüm ki karamelli lattenin tamamı dökülmüş. Yarısı paspasa yarısı da yer döşemesine dökülmüş. Hemen peçete ile emdirdim iyice ve paspası da çırptım. Az önce de sabunlu suyla tekrar tekrar sildirdim. Sonra döşeme kokusu sıktım ve bir daha temizledim. Yine de karamelli latte kokuyor gibi. Ne yapabilirim başka? Koku oluşmaz değil mi? Süt değil ama sütlü kahve karışımı diye umudum var gibi ama :(
0
m e b
(20.02.26)
halı yıkama makinesi varsa döşemeyi ancak öyle tertemiz yaparsınız, silme ile çıkmaz. eğer plastiklere, aralara falan da girmişse onu da buharlı temizleyici ile çıkartırsınız.
+1
malheiros
(20.02.26)
Süt dökülmesi ile süt içeren birşeyin dökülmesi arasında çok fark olmaz sanırım, neticede o süt aşağılara gitmişse, ki gitmiş gibi duruyor. Korkunç sonuçları olabilir. Ekşisözlük'te vardı bu meseleyle ilgili uzunca bir yazı, bulamadım. Paspas sorun değil yıkanır. Keçe ve aşağılarına gittiyse onların sökülüp değişmesi gerekecektir. Birkaç güne kendini gösterir zaten. Gene de denemek isterseniz döşeme temizleyici köpükler var onlardan bol bol sıkıp biraz bekleyip silersiniz ama zor gibi. Yıkamacıya falan sormayın bence bu arada, onlara sorsan hallederiz der yapar işini alır parasını ama sorun çözülmediğiyle kalır.
+1
mbond
(20.02.26)
doseme halisinin altinda izolasyon var.
hepsinin sokulup, yikanip, kurutulmasi lazim.
yoksa o kokudan kurtulman im-kan-siz.
+2
cooperr
(20.02.26)
geçmiş olsun öncelikle. süt dökülmesi (evet latte de pratikte süt sayılır) iyimserliği kaldırmaz. gücünüzün yettiği en derin temizliği yaptırıp bu talihszi olayı gündeminizden tek seferde çıkarmanızı öneririm, diğer türlü bezdirebilir.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Hoş geldin havalar ısınınca Buram buram kokacak ceset kokusu bebek.

Detaylı temizletmeniz lazım döşeme altındaki yalıtım malzemesi, döşeme, paspaslar...

Şimdi serin havada olusacak kokmuyor yhaa serabına kapılırsanız muhtemelen şu an temizliğe vereceğiniz paranın 4-5 katı öder bir kac hafta sonra bu koku nasıl yeniden paydah oldu diye aklınızı çıldırırsınız satmaya kalksanız ağır hasarlı muamelesi yer
0
apocalipy
(21.02.26)
(7)

günlük yazım için kalem önerisi

webbrowser
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.
bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
0
webbrowser
(20.02.26)
dolma kalem keyiflidir ama çok uğraştırabilir, çok seven bir insan değilseniz sadece yazı yazmak için değmez bu emeğe diyebilirsiniz.

pilot kalem gereksiz bir tür gibi geliyor bana. günlük yazımda da çok rahat değil gibi.

en iyisi içi değiştirilebilen (refilli) tükenmez kalemler. parker, waterman, caran d'ache, scrikss gibi hem şık hem güzel bir kalem alabilirsiniz.

mesela şu aşağıdaki hem güzel yazıyor hem de görüntüsü hoş.

www.amazon.com.tr

buna pahalı derseniz şunlardan biri de olabilir;

www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr
+1
shadowfollower
(20.02.26)
uygun fiyatlı ama yazması çok güzel birkaç kalem paylaşabilirim.

Schneider One business 0.6mm -> ilk tercih olabilir ama biraz kalın
SCHNEIDER XTRA 825 KONİK UÇLU ROLLER KALEM 0,5 MM MAVİ
Schneider One Hybrid 0.3 mm
Uni-Ball UMN-207 Signo 0.7 mm Mavi Mekanik Jel Kalem
0
burfak
(20.02.26)
planitum preppy 03 (fine) 300tl, fakat bir de oring alıp arkasına mürekkep doldurup kullanacaksın.
hayatın boyunca başka kalem almana gerek yok.
0
malheiros
(20.02.26)
yazı yazılacak kalem budur. www.amazon.com.tr

geri kalanına merakınız varsa 1000tl altı scriks dolma kalemlerle denemeye başlayabilirsiniz.
0
klassno
(20.02.26)
pensa 1 mm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
0
Amaranta ursula
(20.02.26)
dolmakalem - lamy, orta uc
kursunkalem - sakura, 0.7
0
cooperr
(20.02.26)
(12)

Kullanılan otomobilin dışarıdaki imajı hk.

administ
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim ama canımı sıktı. Kim görse sen hala bu arabayı değiştirmedin mi falan diyor. Ben de takıntı haline geldi bir yere gittiğinde biraz uzağa park ediyorum. Şimdi arabayı değiştirsem biliyorum ki yine bir kulp bulacaklar ama bu insanların neden bunu takıntı haline getirdiklerini anlamadım.
+5
administ
(19.02.26)
Micra miydi
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Citroen c3
0
🌸administ
(19.02.26)
mutevazi olmak OK. herkes gidip havali bir araca binmek zorunda degil.
ama mutevaziligin ucunu kacirirsan kotu.
arabayi, gelirini ve toplum icindeki pozisyonunu bilmeden yorum yapmak zor.
-2
cooperr
(19.02.26)
sizinle tamamen aynı düşüncedeyim. güvenli bir araba olması yeterli. küçümsemelerden etkilenmezdim çünkü benim için bir anlamı veya karşılığı yok. siz memnunsanız takmanıza gerek yok bence.
+2
eileengray
(19.02.26)
bir arkadaşımın çok eski, dökülen, sanayiden çıkmayan bir arabası vardı. yaşadığı şehirde herkes çok tehlikeli araba kullandığından ve arabasını hiç güvenli bulmadığımdan, sürekli değiştirmesi yönünde uyarıda bulunuyordum (aramızda darılma gücenme olmaz, çok yakınız). bir gün iş arkadaşlarıyla birlikte bir yere gideceklermiş; bu arabası sebebiyle basıp gidemediğinden geç kalmış, arkadaşı da laf sokmuş. benim senelerce ısrar ettiğim şeyi, bu laf üzerine yarım günde çözmüş; aynı gün peşin para sıfır suv almış. bunun üzerine de ben laf soktum gerçi :)

sözün özü, güvenlik zaafiyeti falan oluşturmuyorsa, elalemin ne dediği bence hiç önemli değil. arabayla falan statü kasan, gitsin az ötede kassın; şahsen hiç sallamam. milletin malını diline dolayan en hafif tabirle işsizdir. ancak sizin canınız sıkıldığı gibi, bir de uzağa park ediyormuşsunuz. dolayısıyla bu durum hayatınızı zorlaştırmaya başlamış gibi görünüyor. öyleyse değiştirin gitsin derim.
+4
lil siztah
(19.02.26)
kimin ne dediği umrumda bile olmaz. hatta öyle küçümseyici yaklaşanlarla ben de dalga geçerim. bizim düldül ayağımı yerden kesiyor. işimi görüyor de geç. otomobil üzerinden size presitij yükleyene de küçük görene de he de geç.
+1
exlibris
(19.02.26)
sadece sehir ici kullanimda kucuk olmasi iyi,
ama uzun yolculuklarda c segment rahat oluyor,

kullanim ihtiyaclarinizi dikkate alin,
boş verin kimin ne dedigini,


cebinde para olmayip,
eşyalar ile kendini tatmin eden
tedaviye muhtaç oluyor.
0
designer
(19.02.26)
maalesef ülkemizde böyle bir gerçek var ve bence de tabii ki çok yanlış. ancak istisna da olabilir misal eğer araç işinize/gelirinize etki edecekse göz önünde bulundurulabilir. yani patronsanız, küçük bir işletme vs yani kendi işinizi yapıyorsanız karşı tarafa mesaj verme niteliği taşıyor, alacağınız hizmet veya karşı tarafın vereceği özeni/ilgiyi artırıyor. yalnızca ülkemizde de değil var böyle bir olay. he ama basic düzende manasız bir olay, memnunsanız memnunsunuzdur. yani size hizmet etmeyecekse kafanıza takmayın.
+1
awlmi
(19.02.26)
İnsanlar canları eleştirmek istediğinde her şeyi eleştirirler, suçlamak isteyince her konuda suçlarlar, dedikodu öyle her şeyde öyle. Bence sen kendine bak ben niye bunları ciddiye alıyorum de. Çünkü asıl sorun senin etki altında kalman, istedikleri kadar konuşsunlar önemli olan onların istediğinin değil senin istediğinin olması ve senin isteğinin de onlara göre değil, hiçbir etki altında kalmadan senin hayatının ihtiyaçlarına göre şekillenmesi. Bilseler ki senin fikirlerini değiştirebiliyorlar, herkes seni ne hale getirir bi düşünsene, diyelim ki çok zengin oldun, herkes sana nasıl üşüşür, bi hayal et. Bence değer vermemeyi veya verdiğin değeri azaltmayı öğrenmek seni en iyi şekilde yaşatır.
+2
yaren
(19.02.26)
Ben de benzer durumdayım. İnsanlar uğraşmayı bırakacak diye araba almak çok mantıksız. İhtiyaçlarınızı karşılıyor, gerekli güvenlik paketleri halen çalışır haldeyse bence gerek yok.

Ben uzun yol yorgunluğu olmasa ve bagajı yetse İstanbul’da B sınıfı araca hastayım. Her yere giriyorum. Park etmesi kolay. Muazzam bir avantaj.

Takma yani kafana.
+1
jackyr
(19.02.26)
ahaha benim araç da biraz küçük görülüyor. ama gülüp geçiyorum çünkü tanıdıktan aldım o aracı değiştirince, ben de ilk gördüğümde niye bu arabayı kullanıyor ki diye garipsemiştim. yıllarca yurt dışında yaşadı orada iyi araçlara da bindi, daha iyi araçlara alışıktı burada da bütçesi daha iyisine yeterdi, ki hybrid corolla aldı şimdi.

garipsesem de bişey demedim, ilk izlenimim biraz olumsuzdu ama hafiften araç hakkında konuşunca hep övgüyle bahsetti. işini gören uygun fiyatlı sorunsuz masrafsız bi araç olduğundan memnundu. ablasının ısrarıyla değiştirdi biraz :) çocuklar da var diye yeni model daha güvenli bir araç olsun diyip ikna etti, bu 2010 model.

araba boşa çıktığında benim hiç araba alma niyetim bile yokken bunu ben alsam ya dedim :D ilk izlenimim negatif olan bu araç şimdi 5 aydır bende, alıştıkça ben de ısındım. ve kendisine de hak vermeye başladım, yetiyor işte gündelik şehir içi kullanıma. arabaya çok para bağlamaya değecek bi kullanımım yok, bunun 10 katına bi araba alsam yapacağım aynı ulaşımı yine yapıyorum. kendi fiyat aralığı için en iyi araçlardan biri.

(bkz: geely mk) benimki dış görünüşten değil de markadan dolayı, çoğu kişi bilmediğinden ve sadece bu aracın varlığını bilenlerin gözünde de ucuz araba olduğundan biraz küçümsenme durumu var. burada bile ufak bikaç sorunuyla ilgili duyuru açıp sorduğumda sat geç o arabayı uğraşma diyenler oldu :D ki sıkıntıları kullanıma engel ciddi şeyler değil, ben takılıyorum. o problemle 5 yıl kullandı eski sahibi, sensör arızası var muhtemelen elektrik tesisatından ve teorik araştırmaya göre sadece şase kablolarını güçlendirmek çözebilir gibi görünüyor.

5 aydır sadece 1 gün kullanmadım aracı, bi problem çıkarmadı, şimdilik beklentimi karşılıyor benim.
bi boşta yattığından aküyü değiştirmem gerekti, 1 ay akü değişene kadar marş problemi yaşadım takviyeyla çalıştırdım ama araçtan kaynaklı arıza değil, onun dışında filtre yağ antifriz değişimi gibi periyodik işleri yapıldı. gerisi keyfi harcamalar oldu, yeni android auto teyp vs.
0
konetsu
(19.02.26)
araba ülkemizde bir statü aracı. hatta telefon da bir statü aracı.
iş arkadasının bunu demesi saçma, çünkü onu ilgilendiren bir durum değil.
eğer ticaretle uğraşıyorsan araban iyi olmalı, çünkü karşı tarafa kazancının iyi oldugunu, onda parasının kalmayacağını göstermeni sağlıyor.
eğer iş yerinde çalısan bir beyaz yaka isen terfi almanı bile sağlayabilir. çünkü patron eski arabalı birisinin şirketi kötü temsil edeceğini düşünür.
garip ama gerçek bunlar.
ama eğer yukarıdakilerle alakan yoksa arabayı değiştirmene gerek yok.
+2
abelardo
(20.02.26)
(10)

Japonya'dan şüpheli iş teklifi

Enaktarlar
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine Linked
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine LinkedIn hesabı açmıştım.

Bu kişinin mesajına iş arayışım var diye cevap verdim. Dedi ki seyahat engelin var mı? Yok, dedim. Bir site linki gönderdi Japonc, bir tasarım şirketinin sitesi. İncele dedi. İnceledim biraz daha açar mısınız, dedim.

Diyor ki seyahat engelin olmaması çok önemli en başta ve her şeyden önce. Sana 6 ay staj vericez, İngilizce ve Japonca dersleri ve başka bazı programlar falan öğreneceksin. Sonrasinda ise başlayacaksın. Aslında remote bir iş ama by staj Japonya'da olacak ve imza atmadan mülakat sürecinde bi kere yüz yüze görüşme illa ki olmak zorunda. Ayda 1 orada meeting şeklinde ofisteyiz onun dışında uzaktan.

Şimdiii... böyle bir şirket gerçekten varsa ve bu teklif gerçekse hayatım kökten değişir kim buna hayır der. Bu arada ingilizcem var fena olmayan bir seviyede beni idare eder orada. Ama neye güvenip görüşmeye falan gidicem, yani insanın başına bilmediği ülkede her şey gelebilir ve korkunç.

Evrak süreci olacak, konsolosluktan sana yazı gelecek davet edicez dedi yazan kişi.

Etrafınızda hiç böyle işe giren var mı? Düşünceleriniz neler?
0
Enaktarlar
(19.02.26)
uzun dönem oturum ve hatta vatandaşlığa kadar giden yolda iş garantin varsa, ayrılmayacak ve kovmayacaklarsa git.

yoksa süresine bağlı olarak 6 ile 8 yılın kelle koltukta gider.

yeri gelir hayattan bile zevk alamazsın.

ben hala yurt dışına çıkış kararım yanlış mıydı diye düşünüyorum. 6 yıl geçti.

türkiye mesela 2018 temmuz'dan önceki kadar iyi bile olsa herhalde 50 kere dönmüştüm.
0
rain when i die
(19.02.26)
Japonya özelinde değil bu yazdığım ama en son Koreli bir genç bu şekilde uluslararası bir iş görüşmesinde işe başvurduğunda organ mafyasının eline düşüp öldürüldü yakın zamanda, ülkeye girer girmez götürüyorlar işkenceyle para istiyorlar para çıkmayacağı anlaşılınca öldürülüyor. Cenazesini en son uluslararası görüşmelerle teslim aldılar.

Bunu öğrenmenin bir yolu bence Japonya’da Türk bir rehber ile anlaşıp ülke içinden birine şirketin güvenirliğini , adresini, bilgilerini sorgulatmak olabilir.
0
titanic kemancısı
(19.02.26)
süreç çok şaibeli geldi bana.
0
orpheus
(19.02.26)
Dolandırıcılık gibi görünüyor anlattıklarınız ama sürece devam edin elbette.
Ben %99,99 ihtimal dolandırıcılık olduğuna inanıyorum.

Herhalde bir noktada uçak bileti veya oturum başvurusu ödemesi gibi bir şey isteyeceklerdir.
+1
michael_knight
(19.02.26)
sonraki aşamada para isteyecek gibi.
0
scudman1
(19.02.26)
Uçak bileti, konaklama ve diğer masrafları sorduğumda şirketin karşılayacağını söyledi yani parayla ilgili bir dolandırma olayi değil bence. Ama organ kaçakçılığı vb ihtimaller inanılmaz korkuttu.

Bu arada yazan kişinin soyadı belirsiz, gizlemiş onu. Sadece isim ve soyadın baş harfi.
0
🌸Enaktarlar
(19.02.26)
%99.999 scam bu. mantigini ya da adamlarin kazancini anlamadim henuz, ama kesin scam. bence cok fazla kisiel bilginizi paylasmadan, herhenagi bir seye kesinlikle para odemeden devam edin konusmaya (para odeme de iste sey olabilir, vize basvurusu icin sizden atiyorum 1000$ isterler, sonra geri vercez derler ama toz olurlar; bilmem ne portalina uyelik icin 5000 YEN gerekir, onu da iade edecez derler ama yine toz olurlar vs, bilgisayarinizi siz satin alin biz gondeririz derler yine yok olurlar fln o mantik). ya da siz onlardan para isteyin :D

su da olabilir, gostermelik bir "ise" baslarsiniz, iste size verilen tasklari yaptikca gostermelik bir hesapta paraniz birikir, ama sonra paranizi cekmek isteyince aa onun 100$ bedeli var fln diyebilirler, sonra 100$ i ve hesabi alip toz olurlar fln.

biraz mantikli bakacak olursak:

1 - neden japonya'ya seyahat engelinin olmamasi cok onemli, japon bulamiyorlar mi?
2 - bu devirde hangi sirket herseyden once 6 ay dil egitimi verecek? neden yapsin yani bunu etrafta tonla hali hazirda dil bilen insan varken?
3 - hangi sirket sifirdan aldigi calisanina, yabanci ustelik, dili bile belli belirsiz, tool egitimi verecek ise balamadan once?
4 - nasil bir sirket isi, pozisyonu, rolu vs dogru durust anlatmadan "bak biz sana egitim vercez" ile baslar gorusmelere?
+1
taurina
(19.02.26)
scam abicim bunlar..
0
cooperr
(19.02.26)
fake. tufaya düşmeyin.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Artık scamcılar eskisi gibi maille link göndermek yerine, sizi bir sürece sokup sonrasında fake linklerle sizi kandırmaya çalışıyor.

Bu hikayede büyük ihtimalle bazı evrak işleri için 300-500 belki 1000 dolar gerekli diyecek. en kötü ihtimalle gmail şifreni kaptırırsın orada kayıtlı kredi kartların varsa, geçmiş olsun.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(4)

ingilizce sesleri çıkaramıyorum

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
though, thought, taught, think, daughter, of, law gibi şeyleri söyleyemiyorum. ne yapmalıyım?
though, thought, taught, think, daughter, of, law gibi şeyleri söyleyemiyorum. ne yapmalıyım?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.02.26)
Fonetik alfabeyi calisman lazim: www.youtube.com
+1
freedonia
(19.02.26)
"th" sesi zor, türklerin çoğu çıkaramıyor. ben de çıkaramıyorum :-) çok dert etme ama freedonia'nın da yazdığı gibi fonetik çalışarak halledebilirsin. ben bodoslama konuşuyorum herkes de anlıyor :-)
+1
euteamo
(19.02.26)
hicbirsey yapmak zorunda degilsin.
aksan iyidir, yardir gitsin.
+1
cooperr
(19.02.26)
Praat diye bi uygulama kullanmıştık okulda, bakabilirsiniz. Ağzın dilin olması gereken yeri ve şekli gösteriyor, sonra siz konuşuyorsunuz sizin ağzınız nasıl duruyor diliniz nerde onu gösteriyor, karşılaştırıp benzetmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(19.02.26)
(16)

Doğum sonrası ilk hafta

sacrilegious
Merhaba,Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleşti
Merhaba,

Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleştirdiğim bir durum değil, bir beklentim olduğundan da değil, yani zaten bana özel bir durum da değil biraz karakteri öyle… baktığınızda o da bize genelde maddi olarak destek oluyor hakkını yiyemem, her neyse durum böyle. kardeşim sağolsun elinden geleni yapar geldiğinde, anneme de hizmet eder vs. zaten beraber yaşıyorlar, kabullenmiş o durumu. Her geldiklerinde bir posta didişirler zaten yüksek sesle bi anda ev kümese döner sonra sakinleşirler falan.

sorun şu: ben annemle kardeşime dedim ki, doğuma gelmenizi isterim ama sonrasında kalmanıza gerek yok. Eşim 10 gün izinli. Bi şekilde hallederiz biz dedim. Onun izni bitince isterseniz gelin kalın asıl o zaman tek kalıcam yardıma ihtiyacım olacak dedim diye kıyamet koptu.

Yahu ev zaten 80m2 sadece oturma odasında 1 tane açılabilen L koltuğumuz var. Orada yatıp kalkacaklar. 2 kedim var. Siz de rahat edemezsiniz ilk hafta bebek hengamesinde dedim. Annem zaten en baştan ben en fazla bi hafta kalabilirim demişti. Vay efendim ben onları istememişim de… herkes annesini istermiş de… kocamla ikimiz nasıl bakacakmışız da… asıl ilk hafta yardıma ihtiyacımız olurmuş da…

Ben ayıp mı ettim? Ev zaten annemin. Kira falan ödemiyoruz. Ondan dolayı ne zaman istersen gel demem gerekiyordu heralde. Çok üzüldüm ya. Hayırsız evlat mıyım? Gerçekten ilk hafta gelmeleri işimizi kolaylaştıracak mıydı sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.26)
bırak ilk haftayı ilk bir ay yanında durmaları için yalvaracağın bir hal söz klonusu :D
+4
alibilir
(19.02.26)
@alibilir +7 oncelikle. Insan basina gelecegi bilmediginden romantik romantik cekirdek ailemle olayim istiyo ama kesinlikle yardim eden bir kisinin daha olmasi isleri cok kolaylastiriyo.

Ama soylediginde bi gariplik ya da ayip yok. Sen nasil rahat edeceksen, nasil olmasini istiyorsan oyle olmali

Su ailelerin surekli bi seylerden alinmasi işi takribi kac yila son bulur?
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Anneniz iyi kötü sizi yetiştirmiş, iki doğum tecrübesi var, yine de faydası olurdu bence, ilk zamanlar çocuğu yıkamak filan hep tecrübe istiyor. Ama sizin bedeniniz sizin kararınız, çok düşünmeyin bence. Doğum telaşesi der geçiştirirsiniz doğumdan sonra.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
Size anlayış göstermeleri gereken bir dönemdesiniz, doğurdu doğuracak kadına ne diye kıyameti kopartıyorlar? Lohusa olduğunuzda hormonların etkisiyle insanlar daha çok geriliyor, işinize yaramayacak size bir de ekstra bağ olacak insanlar gelmesin anneniz de olsa. Yaşadım biliyorum annem geldi üç ay gitmedi, git de diyemezdim sağ olsun her türlü yardımcı oldu ama bir yandan da her şeye müdahale eden en çok ben bilirim tavrında biri olduğu için burnumdan geldi. Eşimle çok gerildiler, gereksiz yüz göz olmalar yaşandı.
İyi kötü anne baba olacak yaşa gelmişsiniz, bence altından kalkabilirsiniz. Eşinizin izni bitince ablanızın gelmesi daha makul görünüyor.
+5
ekimoloji
(19.02.26)
Bence tecrübeli bir anne tecrübesiz 10 babaya bedel bebek için.
-3
benaslindayohum
(19.02.26)
annenizin karakterinden bağımsız çok doğru yoldasınız. hem halledersiniz hem de bu üçünüzün bağlanması için de çok önemli bir dönem. buzluk stoğu önemli ama, ya da eş dost yemek getirebilirse çok iyi olur ama kimse evde uzun süre kalmamalı bence doğum sonrası, anne kardeş bile olsa. biz biraz da mecburiyetten öyle yaptık ama duyduğum her hikaye bana iyi ki yalnızmışız dedirtti. lohusa kafasıyla en küçük şeyi bile kafaya takacaksınız, rahatsız olacaksınız; evde birilerinin olmasına değil sadece iyileşmeye ve bebeğinize odaklanmaya ihtiyacınız var. halledersiniz bol şans <3
0
mezzosprite
(19.02.26)
anne baba olduktan sonra ilk on gün başkasına ihtiyaç yok bence. kim ne dese batıyor zaten. hatta koca bile batıyor bazen. benim de annem geldi. bir gece sonra yolladım. çünkü yaşlı, yorgun kadın, dinç değil. sürekli koltukta uyukluyor. bir de soğan yeme, sütün acır filan dedi. baktım eşimle de gayet iyi idare ediyoruz. anne sen en iyisi git dedim.

zaten neredeyse sürekli emzireceksin, emzirmediğin anlarda da genelde uyuyor olacak ilk on gün. çok annenlik bir durum yok.

eşin işe başladıktan sonra çağırman doğru olmuş. ama bunu yaptın diye kavga çıkarıyorsa zaten geldiğinde de bi şekilde canını sıkardı.

ama yapılamayacak bir durum yok. biz de ilk on gün eşimleydik. sonra o işe başladı. evet zorlandım ama kendim baktım. zaten anladığım kadarıyla gelse bile yine kısa kalacak, e sonra yine kendin bakacaksın. çok bi manası yok. evi yakın olsa ara ara gündüz gelse daha işe yarar bi yardım olurdu. ama kendin diyorsun yemek yapmaz, hizmet bekler diye. e çocuğa mı bakacaksın annene mi? bi de zaten hormonlar tavan oluyor. sonra soğan yeme dedi diye hüngür hüngür ağlıyorsun vs. öyle bir dönem.

göbek bağı düşmeden yıkanmayacak zaten. silersiniz sadece. sonra da bebek küveti ve file varsa yine yardıma ihtiyaç yok.

bebek kolik vs olur o ayrı. ama normal şartlarda bu yenidoğan döneminde anne ve baba yeterli bence ya.

bu arada annemin tecrübesinden hiç faydalanmadım. çünkü annemin tecrübe 30 yıllık. eskimiş. ablam ve internet sağolsun, onlardan faydalandım. yine de ilk on gün ablamla da aynı evde çocuk bakmak istemezdim. nesi bu kadar korkutuyo anlamadım. ki daha önce bebeklerle ilişkimiz merhaba merhaba şeklindeydi. ilk alt değiştirmesini eşim yaptı hastanede. gerçekten korkulacak bi durum yok.

geçen çocuk ateşlendi ama ilk defa bu kadar yükseldi. gece yapay zeka ile yönettim süreci, eşimi bile uyandırmadım. anneme kırk derece ateşte napayım desem soğuk suya sok diyebilirdi. kendisi anlatıyor, ateşli çocuğu gazeteye sarıp kolonya döküyolarmış vs vs. yani eskilerin tecrübesi de çok matah değil aksine tehlikeli. emziği şekere batırıp vermeye çalışan var, sütün gelmiyo diye darlayan var, susamıştır diye bebeğe su vermeye çalışan var. yani sanırsın hepimizin annesi yenidoğan hemşiresi ha... abartmayalım bu kadar. bakın dediğim gibi aksi durumlar olabilir. ki ben normalde çok panik ve evhamlı bi insanımdır. ama bebeği de en iyi annesi babası bilir ve yetiştirir. korkmayın. bilmeniz gereken hemen her şey internette var zaten. ha destek iyi olmaz mı? tabi ki olur. ama desteğin nasıl olduğu çok önemli işte.
+5
elorelia
(19.02.26)
Bir anne on babaya bedel +1

Annenin gönlünü alıp geri çağır bence. Evde kocan sen ve bebek baş başa kalınca öyle bir panik hali olacak ki sırf psikolojik destek için bile annem kenarda otursaydı diyeceksin.
Bebek öyle emzirdim yatırdım temizledim diye biten bir şey değil.
Lohusa kafasıyla bu tulum ince mi gelir kalın mı diye kocanla tartışacaksın filan ohoo. Anne gelsin.
0
kaptan maydanoz
(19.02.26)
ekimoloji+1000. şimdiden kıyamet kopuyorsa doğum sonrası burnunuzdan gelir. evin kimin üzerine olduğunun bi önemi yok sizin eviniz orası, bebek sizin bebeğiniz. öyle yıkamaya falan da gerek olmuyor zaten göbek düşene kadar, gerek olursa da gerçekten halledersiniz.
bi de gelenler babanın rolünü üstleniyor gibi oluyor, bence bu babaya yapılan büyük bi haksızlık. onun da bebeğine alışması, onu sakinleştirmeyi öğrenmesi, gazını çıkarması, göğsüne yatırıp uyutması lazım. bebeğin onun kokusunu da öğrenmesi lazım.
siz kendinize ve eşinize güveniyorsunuz belli ki, bence olması gereken de bu. halledersiniz
+3
mezzosprite
(19.02.26)
elorelia +1000

annenizin bilgileri eski, çatışma çıkarıp tartışmaya sebep olmaktan başka bi işe yaramaz. siz en güncel bilgileri öğrenmişsinizdir zaten hamilelik sürecinde. çok kadim bir bilgi gerekirse de telefonda öğrenirsiniz.
bebeğin ne giyeceği nerde nasıl yatacağı bellidir. 7 kiloya kadar babadan bir kat fazla. anneniz sarıp sarmalamak isteyecek, belki yastık koymak isteyecek belki üstünü örtmek isteyecek. bu çocuk üşüyor, bu çocuk aç gibi yorumlar özellikle lohusayken insanın sinirini bozuyor yardımcı olmuyor asla.
0
mezzosprite
(19.02.26)
Ayıp etmemişsiniz onlar biraz alınganlık göstermiş. Öncelikle şunu bilin ki ilk on gün/iki hafta bir şekilde geçiyor. Size yardımcı olan birileri olsa rahat geçiyor olmazsa daha zor geçiyor. Sizin durumunuzda kardeşiniz rahat ettirirse ettirir öte türlü size geçmiş olsun. Benim kayınvalidem anlattığınız gibi biri ve ben ne zaman gidecek diye gün sayıyordum.
0
eisberg
(19.02.26)
benim annem de aynı şekilde hastanede kalmasını istemedik diye alınganlık etti, sonunda kalmasına ikna olduk ve iyi ki kalmış dedik hepimizi mor etti :D daha bez değiştirmeyi bilmeyen tecrübesiz anne baba olarak mahvolurmuşuz ki annem bir tane çocuk büyütmüş biri. benim hemşireleri bile eve götüresim gelmişti.
kısaca yanında yörende elinin hemen uzanabileceği bebek bakmayı bilen birinin olması mühim. bu annen olur kardeşin olur komşun olur hiç fark etmez.
ama dersen ki annem yardımdan çok köstek olur yemeği bile ayağına bekler, o zaman gelmesin.
benim annem trip çok atar ama ağrıyan beliyle zor yürümesine rağmen çok da iş yapardı evde, gece kaç kere kalkıp bebeğe bakardı hakkını ödeyemeyiz o açıdan o yüzden alttan aldık hep.
teraziye koy bu şekilde düşün bakalım.
+1
rayde
(19.02.26)
Öncelikle evin annenize ait olması ve kira ödemiyor olmanız konusu ayrı konu, doğumda neye ihtiyacınız olduğu ayrı. Çok rahatsızsanız o evde kira vermemekten onu sonra düşünürsünüz şimdi değil.
Şimdi size kimin iyi geleceğine odaklanın.
Bana annemin olması iyi geldi. Ve iyi gelmesine de biraz şaşırdım açıkçası. Kendi kendimize daha iyi oluruz sanıyodum olmadı. Kayınvalide de destek olur sandım ama geldi ve asla iyi gelmedi. Elinden gelmedi yani. Beceremedi. Ben de kırılır üzülür demeden ama kibar bi şekilde ve yordamınca evine yolcu ettim.
Biraz da yani yaşayıp görmek gerekiyor planlar tutmuyor her zaman.
Herkese iyi gelen şey değişebilir. Önemli olanın "benim neye ihtiyacım var" "bu bana iyi gelir mi/geldi mi" bu sorulardan şaşmamak olduğunu düşünüyorum.
Sağlıkla kucağınıza alın.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(19.02.26)
ayıp şöyle dursun ilk 1 ay anne ve kız kardeşinize aşırı ihtiyacınız olacak hem de aşırı. ayrıca kayınvalideniz gelmiyor diye anlıyorum ve bu sizin için aşırı büyük bir şans. ev küçük olsun önemli değil sizin onlara çok ihtiyacınız olacak ve mevzu yemek yapmaları da değll gerekirse hazır yersiniz. ilk günler ilk haftalar aşırı bir uykusuzluk sorununuz olacak ve karı koca bir noktadan sonra dayanamayacaksınız. 3 saat kesintisizi uyumak için her şeyinizi vereceksiniz işte o anlarda anne ve kardeşiniz devreye girecek. kararınızı tekrar düşünün anneinize ben ettim sen etme kal 1 ay deyin.
0
iwillsee
(19.02.26)
"Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider."
benim hanimin annesi de boyle oldugu icin durumunu anliyorum.

tavsiyem:
+ once annen gelsin, 1 hafta kalip donsun. bir ise yaramayacak ama adet yerini bulsun.
+ sonra kiz kardesin gelsin, yardim etsin. yemek yapilmasi lazim, $ekerli tatli falan, sut gelmesi icin. yoksa sut isinde sikinti olabiliyor.
+ ***kesinlikle ikisi birden gelmesin***

hayirli olsun..
-1
cooperr
(19.02.26)
şeker, şekerli tatlı ya da herhangi bir besin sütü artırmaz. bol su, bol bol emzirme ve ten tene temas artırır. başka bir şeye gerek yok. hatta çoğu doktora göre sürün kalitesi diye bir şey de yok. yani süt süttür. sütüm olsun diye sürekli yemek yemek, tatlı yemek ya da ne bileyim çocuğa geçer diye gaz yapacak (bulgur vs) gıdalardan kaçınmaya gerek yok.
+3
elorelia
(20.02.26)
(6)

türkçe bir kelime

buenosdias
bugün ihtiyaç doğdu bi kelimeyi ingilizce kullanmak istedim. türkçesini bulamadım. aslında buldum ve biliyorum da çeviri anlamadı.paspas.bana sanki biraz hatalı geldi. kapı paspası diyince anladı. ama günlük hayatta çok kullanılmıyor gibi.-şu paspası kaldırsana diye kullandım/duydum hep.bu kelime sa
bugün ihtiyaç doğdu bi kelimeyi ingilizce kullanmak istedim. türkçesini bulamadım. aslında buldum ve biliyorum da çeviri anlamadı.

paspas.

bana sanki biraz hatalı geldi. kapı paspası diyince anladı. ama günlük hayatta çok kullanılmıyor gibi.

-şu paspası kaldırsana diye kullandım/duydum hep.

bu kelime sanki yerlere paspas çektim. cümlesindeki anlamda çok daha sık kullanıldığı için sanırım.

sizde durum nedir ne düşünüyorsunuz?
-2
buenosdias
(18.02.26)
Bağlamdan bağımsız, sadece paspas dersen kapı önündeki paspası anlarım
+1
kisa
(18.02.26)
Isim olarak, tek basina kullanirsan kapi paspasini anlarim.

Bir fiil ile birlestirirsen (paspas yapmak, paspas cekmek, paspaslamak vb) o zaman temizlik islemini anlarim.

Ingilizcede de paspas "door mat" olarak kullaniliyor. paspaslamak ise "mopping".
+2
sertac akin
(18.02.26)
söylediğin cümleyi tam yazarsan daha iyi anlaşılır.

birine sadece paspas diyince kapı paspasını anlamıyorsa ya mesleki deformasyon yaşayan bir hademedir veya hayatında paspas görmemiş birisidir. ingilizcedeki mopping türkçeye tekil paspas kelimesi olarak kullanılmıyor paspaslamak veya paspas çekmek olarak fiileştirerek veya yardımcı fiil eklenerek ifade ediliyor.
+1
nahtoderfahrung
(18.02.26)
derdimi duzgun anlatamadim sanirim. sunu diyorum tek basina kullaninca o kapi onu mati diye anliyoruz. ama bunu direkt ceviriye verince paspas cekmekteki anlami veriyor.
-2
🌸buenosdias
(18.02.26)
kapı önündeki paspas, paspas isim
paspas cekmek fiil
paspaslamak ? fiil

sıkıntı nerde ben anlamadım
0
jülsezar
(18.02.26)
yerleri paspaslamak - squeegee
yerleri silmek - mop

ingilizce'de didisinin didisinin didisina bir isim koymuslar.
bizde o kadar teknik terim yok.
0
cooperr
(19.02.26)
(7)

millet bu paraları nereden buluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bizim parayı bulmamız için ne yapmamız lazım?
bizim parayı bulmamız için ne yapmamız lazım?
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.02.26)
hangi paralari? birkac yuz bin tl? birkac milyon tl? birkac milyon euro? birkac milyar tl? birkac milyar euro?
0
lemmiwinks
(18.02.26)
soldan yürü yerde cüzdan bulursun
+1
nahtoderfahrung
(18.02.26)
tek bir metod yok. kendi bilgi, beceri, tecrübe, çevre ve finans gücüne göre seçmen lazım.

zeki-becerikli isen bir yenilik-bir startup ile parayı bulursun. azimli, çalışkan ve tutumlu isen basit ticaretlerden başlar işi büyütürsün. aileden biraz da olsa varlıklı ise çevrenden faydalanırsın. bu şekilde yüzlerce farklı yol mümkün.
0
orpheus
(18.02.26)
euro dolar bazında yurtdışı ile çalışanlar giderek zenginleşiyor. gurbetçi kesimi son dönemlerde arada kazanıp burada satın alma yaparak büyüyorlar. yatırımlık arsa alanlar çok büyük karlar elde etti. köylük yerlerde yapılaşmalar arttı ve dağ başında tarlalar zeytinlikler parsellenip satılıyor. 100-200 kat değerlenen yerler var. arsa sahipleri kat karşılığı vererek anormal paralar kazanıyorlar. aynı sektörde emlakçılar, müteahhitler de paralarını katladılar. bunların yanısıra illegal iş yapanlar da son dönemlerde yüksek paralar kazanıyorlar. son olarak türkiyede dolandırıcılık bir sektör haline geldi. buradan geçinenler arttı. bahis işleri falan filan derken orta direk tamamen yok oldu ama zengin denilen kesim de arttı. bir de tabii sosyal medya ile bunlar çok göz önündeler.
+1
ground
(18.02.26)
Kendi işini yapman lazım öncelikle.
Sonra da gerekiyorsa kendi risk alma seviyene göre ufak uyanıklıklar ve az veya çok yasadışı hareketler etmen gerekiyor.

Yasadışı derken kombinin olduğu odadaki plastik menfezi koli bandıyla kapatmak veya dün doğradığın marulu dönerin içine koymakla başlayıp milyar milyor paralık yasadışı işler olabilir.

Bir de kendi işini yapan pek çok insanın bazen milyonlarca liralık lüks arabalar alacak parası olup bazen de yanında çalıştırdığı kişiye verdiği maaştan daha az parası ve milyonlarca ödemesi gereken borçu olduğu günler olduğunu unutmamak gerek.
+1
michael_knight
(18.02.26)
dün gs'ye 2 den 1 oynasaydın kazanırdın.
0
mikahakkinen
(18.02.26)
kimse sana nasil zengin olacaginin formulunu vermez, kendin kafa yorman lazim, biraz da $ans lazim.
+1
cooperr
(19.02.26)
(6)

GS - JUV maçı tahminleriniz?

eisberg
Ne diyorsunuz? Ben Juventus alır diyordum ama birkaç gündür dinlediğim yorumcular "denk maç, grinin %40-50 şansı var" falan diyor. Biz en son schalke ile turu geçtik diye hatırlıyorum. Young boys'a falan da elendik. Taraftardaki rehaveti de görünce Juve alır diyorum siz ne diyorsunuz? İddia ne oynad
Ne diyorsunuz? Ben Juventus alır diyordum ama birkaç gündür dinlediğim yorumcular "denk maç, grinin %40-50 şansı var" falan diyor. Biz en son schalke ile turu geçtik diye hatırlıyorum. Young boys'a falan da elendik. Taraftardaki rehaveti de görünce Juve alır diyorum siz ne diyorsunuz? İddia ne oynadınız? Benim tahminler şöyle:

Sallai kart görür 3.83
Yunus & Kenan asist yapar 3.60
Oyuncu gol atar & asist yapar Mckennie 2.25
Oyuncu kaleyi bulan şut çeker Yunus 2.25, Toreira 3.60
Sanchez 2 faul yapar 2.15
0
eisberg
(17.02.26)
L'pool maçına benzer bir senaryo olur, anları değerlendiren öne geçer. Mckennie false 9 oynayacakmış, o sıkıntı yaratabilir lemina yokluğunda.

1-1 diyorum.
-1
Bruce
(17.02.26)
Gerçekleri Tarih Yazar
Tarihi de Galatasaray
+3
cooperr
(17.02.26)
7 gol olur.
+1
designer
(17.02.26)
Juve ilk kez sampiyonlar liginde 5 yedi.
bir turk takimi ilk kex sampiyonlar liginde 5 atti.
0
cooperr
(17.02.26)
ulan 2 gün süren gs-juv maçını canlı canlı izlediğimi hatırlıyorum.
helal olsun. saçma bir skor ama büyük başarı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
gruplar ilk açıklandığında gs max 9 puan alabilir yazmıştım, hatta 0 tarafına daha yakın diye de belirtmiştim.

inanılmaz bir performans gösteriyor. liverpool'u yenmek, atletico ile berabere kalmak falan bunlar gerçekten çok zor ve herkesin takdir etmesi gereken işler. hele juve'ye 5 atmak :)

umarım bu turu sıkıntısız atlar ve son 16'da da dişine göre bir takım gelir. tebrik ediyorum, tadını çıkarsın gs'liler :)
+1
makbur
(18.02.26)
(9)

kendi şirketini açıp iş yapanlar

gule gule
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?

çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
+1
gule gule
(16.02.26)
Batmanın tam tanımını bilmiyorum ama az çok kazananlar da var. Pek kazanamayıp kapatanlar da var. Pek kazanamayanlar daha çoktur muhtemelen. Mesela hanım da otantik bir ayakkabı modeli satmaya başladı. İlk sene depo gibi bir yer vardı zaten yapılan kâr bir nevi oraya gitti. Şimdi idare eder ama dişe dokunur bir kâr yazma durumu yok. Şu ana kadar kâr sıfır denebilir neredeyse. Niyetimiz mümkün olduğunca fazla satıp, kapatmak. Koyulan para bile zor çıkacak büyük ihtimalle.

Zaten bu tür işlerin belki tamamında öyle bir düzen var ki, eskaza çok iyi satmadığın sürece dişe dokunur bir getirisi olmuyor. Hollanda'da yaşıyorum. Restoranların fiyatları yüksek geliyor ama özellikle paket siparişinde aslında tam bir kepazelik söz konusu. Gönderim masrafını saymıyorum. Adam 30 euroluk yemek satıyor. belki 8-9 euro direk sipariş verilen platforma gidiyor. KDV var, yemeğin yapıldığı malzemenin masrafı var, çalışanlar var, kredi çektiyse onun faizi var, bütün bunlardan sonra kalan paradan bir de gelir vergisi alınıyor. Neticede ortalama yemeği yapana belki net 5 euro kalıyor. Türkiye'deki rakamları bilmiyorum ama gene bu ayardadır. Aracı tekel olmanın gücüyle parayı vuruyor, işi yapıp riski alana kuş kadar bir şey kalıyor. E-ticaret platformlarında bildiğim kadarıyla kategoriye göre de komisyon farklı, yani kar marjı yüksek bir ürün grubuysa aslan payını gene platform almayı ihmal etmiyor.
0
mbond
(16.02.26)
yılların sektör devleri bile patır patır batıyor gözümüzün önünde, maaşlı işini bırakıp mum satmaya çalışan garibanın ayakta durabilmesi mucize bence.
+1
loch ness
(16.02.26)
Ticaret bence her zaman ek iş. Boş boş müşteri beklemek zaman israfı. Çoğu kişi patron olacam deyip sinek avlıyor
-2
runaway
(17.02.26)
türkiye'de 5 işletmeden 4'ü ilk 5 yılda batar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.02.26)
abi (bkz: hooters) batiyorsa herkes batabilir, ben artik o noktadayim. :D
karim icerde +1, bunun dunya geneline vurabiliriz hatta sadece lokal degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
producthunt sitesine git 2 yıl önceki girişimlerin websitelerine bak çoğu domaini bile yenilemeden kapatıyor.

keza webrazzinin 2-3 sene önceki postlarına git ordaki türk girişimlerin çoğu da batmış oluyor. bunlardan ciddi yatırım alan projeler de var aralarında
0
plastic_angel
(17.02.26)
mükellef değilken 100 liraya satıp 50 lira kâr ettiğin üründen, şirket açınca 10 lira falan kazanıyorsun.
0
birdirbir
(17.02.26)
bunlar ucuz rekabetin olduğu işler. rakip çok, hammadde/malzeme çıkışları genelde aynı kanaldan ve herkes yapabiliyor.

bu işlerden nasıl parayı kırarsınız? ; bence niş bir alan ve ürün belirlemeniz gerekiyor. Ambalaj, reklam gibi marka dilini kuvvetlendirecek argümanlar yapmanız gerekir. sosyal medyada içerik üretiminde ya çok başarılı olmanız gerekir ya da destek almanız şart. en önemlisi nakit akışını düzenli hale getirebilecek ticari zekaya sahip olmanız lazım.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Uzunca bir süredir bu tarz iş yapanları takip ediyorum instagram üzerinden. Dört yıldır aşina olduğum kişiler var. Tüm vaktini emeğini bu işe verenlerin neredeyse tamamı bıraktı. Ama emekli, ev hanımı olup zevkine iş yapıp satanlar devam ediyor.
Mum, miyuki takı, kapı süsü, gelin tacı, kına hediyeliği, baskı çanta/ tişört vs satarak ‘çok’ para kazanırım diye yola çıkanlar bir durak öteye gidemiyorlar çünkü hiç hesap etmedikleri bir reklam/görünür olma bütçesi var.
Elinde çok ürün kalıp toptan satmaya çalışan hesap dolu sosyal medya. İşin özü batma değil ama kazanamadan, emeğinin karşılığını alamayıp üstüne zarar ederek kapatanların oranı %90-95 arası.
0
hayalhayal
(17.02.26)
(3)

Eskiden taksimetreden fiş çıkıyor muydu?

michael_knight
Sanki 1999 veya birkaç yıl öncesinde taksilerde taksimetreden fişe benzer belki de sadece ücreti kilometreyi yazan bir kağıt çıkıyordu gibi hatırlıyorum. Öyle bir şey anımsayan var mı?
Sanki 1999 veya birkaç yıl öncesinde taksilerde taksimetreden fişe benzer belki de sadece ücreti kilometreyi yazan bir kağıt çıkıyordu gibi hatırlıyorum.
Öyle bir şey anımsayan var mı?
-2
michael_knight
(16.02.26)
90'lardan beri taksi kullanıyorum fiş hiç hatırlamıyorum. hatta şirkete işe giderken taksiden fiş isterdik. bi defter çıkarır oraya fatura gibi yazardı.

ama uzunyol araçlarının takometresinde böyle bir fiş sistemi vardı
+1
orpheus
(17.02.26)
90larda cok taksiye bindim, hic oyle birsey hatirlamiyorum.
taksimetre dedigin zaten hesap makinesinden hallice birsey print etme fonksiyonu olan birsey degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
Taksici istersen fiş veriyordu ama taksimetreden çıkmıyordu. Basit bir ekranı olan cihazdı sadece.

Elektronik modelden önce de mekanik sistemli taksimetre vardı. O da fiş vermezdi.
0
yurtsuz john
(17.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(10)

4 mevsim lastik seçmece

konetsu
ölçüler: 185/60 R15. kitapçıkta 84H olarak belirtilmiş ama XL serisi 88V almayı düşünüyorum. 2026 üretim olacak. bi kere değiştireyim bir daha uğraştırmasın, yaz kış uzun yıllar gitsin istiyorum.şimdilik çok km yapmıyorum ama gelecekte şartlar değişir mi düzenli uzun yol yapmamı gerektiren bir durum
ölçüler: 185/60 R15. kitapçıkta 84H olarak belirtilmiş ama XL serisi 88V almayı düşünüyorum. 2026 üretim olacak.

bi kere değiştireyim bir daha uğraştırmasın, yaz kış uzun yıllar gitsin istiyorum.
şimdilik çok km yapmıyorum ama gelecekte şartlar değişir mi düzenli uzun yol yapmamı gerektiren bir durum olur mu bilemem, iş vs... 4,5 ay oldu aracı alalı şimdilik ayda 300-500km filan kullanımım. her gün kullanıyorum ama kısa mesafe. arada bir 100-150km şehir dışı yapabilirim.

mevcut lastiklerin diş derinliği iyi görünüyor çatlak vs. yok ama petlas'ın alt markası milestone bana çok güven vermedi :D modeli maxxgrip. ne zaman takıldı kaç km yol yaptı bilmiyorum ve bunlar kış lastiğiymiş, eski sahibi bu lastikleri 4 mevsim sanıp yaz kış kullanmış. değiştirip hem yaşını kmsini bileyim hem de 4 mevsim olsun diyorum.

bütçe sınırı belirtmiyorum değerse michelin de alırım zorlayıp ama bi yandan da 235k'lık arabaya 25-30k'lık lastik takmak komik olur gibi bilemedim :D yine iyi olsun ama en pahalısına da gerek yok sanki?

"Michelin CrossClimate 2" mesela güzel görünüyor ama "Lassa Multiways 2" veya "Bridgestone Weather Control A005 Evo" gibi daha uygun fiyatlı alternatiflerle kıyaslayınca aradaki farka değer mi emin olamadım. internetteki fiyatlara bakarsak sette 10000tl'den fazla fark ediyor.

çok ucuza kaçmayı düşünmüyorum, temel olarak arasında kaldığım lastikler bunlar. yani uygun fiyatlı alacaksam en azından yine bi lassa/bridgestone olsun diyorum. zaten ortak bu iki marka... çok fark yoktur herhalde aralarında?

bu lastiklerden veya farklı bir 4 mevsim lastik kullanan var mı? deneyiminiz nasıl? siz hangi lastiği seçerdiniz bu şartlarda?
0
konetsu
(15.02.26)
ülkemizin kış şartlarını göz önüne alınca hem kış hem yaz kullanabileceğin bi lastik yok. 4 mevsim diye alırsın, kışın güven vermez, yazın yol sesi kafa bırakmaz. eğer kış lastiğini ayrı yaz lastiğini ayrı alamıyorsan iyi bi yaz lastiği alıp kışın özellikle yollarda kar olduğu günlerde farklı ulaşım araçlarıyla işini halletmeyi denemelisin.
+3
antihero
(15.02.26)
@antihero bu yeni nesil 4 mevsim lastikler yoğun kar lastiği özelliğini sağladığını söylüyor 3pmsf sembolü bulunuyor. buz lastiği olmadığı belirtiliyor ama standart kış lastikleri de buzda kullanıma uygun değil. doğuda kışların çok ağır geçtiği bölgelerde de değilim yeterli olacağını düşünüyorum. bazı kış lastikleri sadece m+s oluyor 3pmsf olmuyor onlar kışa çok uygun değil ama bunlar testler sonucu uygun görülmüş?

bu arada dediğim gibi üstündekiler kış lastiği ve bunlarla yazın da yolculuk yaptım, aracı tanıdıktan aldım daha almadan önce de içinde yolculuk yaptım öyle rahatsızlık veren bi ses yoktu. eski sahibi bu kış lastikleriyle yazın 600kmlik uzun yol filan da yaptı defalarca kez.

mesela bridgestone 4 mevsim lastik 71db demiş i.imgur.com
yine bridgestone yaz lastiği 70db i.imgur.com
185/60r15 ölçülerinde ikisi de...
0
🌸konetsu
(15.02.26)
Alpler bölgesinde Fransa'da kar da yağan yerde bir iki sene 4 mevsim Continental kullandım, dağda bir köye taşınana kadar hiç sorun yaşamadım. Orada da yaşamadım da risk almak istemedim.
3pmsf Avrupa'da kış lastiği zorunlu yerlerde yasal zorunluluğu karşılayan bir lastik, bu sebepten Türkiye'de doğuda falan değilseniz çok kafaya takmaya gerek yok. 4 mevsimde kaliteli almak lazım testlere vs bakıp. Çünkü onun ucuzu iyi olamaz.
0
logisticsmanager
(15.02.26)
bi kere şurda bi hata var, hadi ses yapmadı ya da o ses sizi rahatsız etmedi. kış için lazım olan dişler sıcak asfaltta eriyecek, epriyecek. bi sonraki kış da aynı verimde olmayacak. çok lastikçi arkadaşım var, ben de açmayı düşündüm, pandemi patladı. ben hiç bi zaman dört mevsim lastik almam ama tercih meselesi tabi.
+1
antihero
(15.02.26)
logisticsmanager ben de iyisi olsun diyorum işte. sadece iyiyle en iyi arasındaki fark bu fiyat farkına da değecek seviyede mi onu bilemiyorum. en ucuza petlasa şuna buna adını daha önce duymadığım markalara yönelmiyorum.
incelemeler ne kadar geçerli bilemiyorum, sponsorluklar vs. derken... bir de türkiyedeki bridgestonelar yerli üretim sanırım lassa ile birlikte üretiliyor? bu da kalite farkı yaratabilir mi, türkiye şartlarına göre hamurda değişim var mı bu performansı etkiler mi vs. bilmiyorum. koca duyuruda bu 3 lastikten kullanan yokmuş sanırım :D

@antihero o yüzden kullanımımdan bahsettim. genelde kısa mesafe, az km yapıyorum. araç da 1.5 94hp öyle çok yüksek hızlara çıkacak lastiği ısıtacak bi performansı yok. genel şehir içi 50km altı hızlarda kullanılıyor.

ama eski sahibi kış lastiği ile temmuz ağustos gibi yüzlerce kmlik uzun yol da yaptı birkaç kez ve görünürde bi erime yok. ben de şaşırdım ama dişler düzgün duruyor...
onun da normal kullanımı şehir içi kısa mesafeydi, eviyle işi arası 2-2.5km filandı.

---
özetle şuanki lastikler yaşı/kmsi tam bilinmediğinden (tahmini 5 yıl 30000km civarıdır) markası güven vermediğinden ve kış lastiği olduğundan bahara doğru değiştirmek istiyorum.

her yıl 2 kez lastik değiştiremem, yaz-kış ayrı lastik bir seçenek değil.

kışın aracı kullanmamak bir seçenek değil. yollar çok karlıyken veya buzlanma olup tuzlama vs. yapılırsa kullanmayabilirim ama bu yıl mesela hiç öyle yola çıkmayayım dedirten bi durum olmadı. 1 gün kullanmadım sadece onda da aracın üstündeki karları temizlemek çok zaman alacaktı, yoksa yollar açıktı.

4mevsim/kış lastiğinde temel olay hava sıcaklığı, kar olmasa bile soğuk havaya uygun hamur olmalı. yaz lastiği kar yoksa kışın da kullanılır diye bi durum yok. o yüzden 4 mevsim kararım kesin sadece model seçiminde biraz arada kaldım. karsız ama hava sıcaklığının düşük olduğu günler karlı günlerden çok daha fazla oluyor. bu şartlarda sıkıntı çıkarmayacak yazın da kullanılabilecek bir lastik lazım bana sadece.
0
🌸konetsu
(15.02.26)
Benim yaz lastiğim michelin.
Şunu diyebilirim; en çok fark ettiğim şey ne kadar uzun süre gittiği. Bu konuda çok ünlü michelin.
Lassa bilmiyorum.

Bu arada tyre reviews güvenebilirsin.
Ama ben açıkçası çok pahalı bir şey almanı tavsiye etmem. Türkiye yolları malum, ona uygun olduğunu sanmıyorum çok bir de bir şey olursa deli para.
Tyrereview'sta yagmurdan kuruya, kardan buza her şeye bakiyor. Ben olsam ona bakarim; hangi hava koşullarında kullanacaksam onda ortalama en iyi bir şeylere bakarim.
0
logisticsmanager
(16.02.26)
ornek verdigin Michelin serisi bir "all weather" lastik.
karsilastirma yaptigin Lassa ve Bridgestone lastikler ise "all season".

all weather lastiklerin kis performansi fark edilebilir sekilde all seasonlardan yuksek olur. ama yazin daha cabuk asinir, gurultude yapabilir.

235tl degerindeki araca ben olsam lastik olarak cok para harcamam.
0
cooperr
(16.02.26)
@cooperr michelin kendi de all season diyor. i.imgur.com
eğer karda, sert kış koşullarında kullanıma uygunluk diyorsan da belirttiğim 3 lastik de 3pmsf logolu ürünler yani senin dediğin all weather lastik standardında. hatta testlerde kışın ıslak zeminde fren performansında bridgestone daha iyi sonuç vermiş, daha iyi olduğu tek alan bu olmuş, gerisinde michelin önde gibi ama aynı kategorideki ürünler.

senin dediğin gibi isimlendirmede ayrım olsa defender all season cross climate all weather yazardı ama 3pmsf olan da olmayan da all season diye geçiyor.

araç uygun fiyatlı michelin pahalı olunca işte bi yandan komik geliyor :D aracın 10%'undan fazla ediyor lastikler. ama lastiğin kullanım ömrü boyunca aracı satacağımı da sanmıyorum yine ben kullanacağım sonuçta, hani para etmeyen araca taktım sattım zarar ettim olayı da yaşanmaz.

uzun vadeli kullanırım diyorum bu aracı. yükseklik ayarlı sürücü koltuğu, android teyp vs. aldım keyfi. masraftan çok kaçmadan ilerliyorum :P eski sahibi biraz öyle ucuz arabaya masraf etmemeyi tercih etmiş gibi, filtreler filan markasızdı yağı antifrizi bilmiyorum usta ne koyduysa geçmiştir herhalde(enazından antifriz vardı suyla kullanmamış :D) ama ben antifrizi yağı castrol filtreyi mann-filter vs. aldım mesela.

bana ucuz araç sorunlu olur algısının bi sebebi de genelde kaliteli ürünle düzenli bakım yapılmamasından gibi geliyor. aracı alırken tasarruf etmişim zaten, milyonluk araba olsa edeceğim masrafı buna etmeyip daha da maliyet düşürmeye gerek var mı? sırf marka farkından dengi arabalar 500-600k piyasada, zaten 250-300k artıdayım iyi lastiği hak etti mi acaba diyorum :P

dediğin gibi olsa tek 3pmsf logolu olan michelin olsa düşünmez farkı öder alırdım. şuan tam denk olmasa da kıyaslanır seviyede alternatifler olması karar vermeyi zorlaştıran.

bi yandan michelin daha mantıklı geliyor, hem ben amatör sürücü olduğumdan hem de modern araçlardaki gibi çarpışma önleyici otomatik fren, şerit takip, esp vs. olmadığından bari yol tutuşunu mümkün olduğunca maksimize edeyim diyorum. abs ve ebd var araçta.
0
🌸konetsu
(16.02.26)
www.kaltire.com

michelin all weather yaw, ben hava kosullari nedeniyle civili kullandigim icin bana yetmiyor malesef. agir kis lastigi olsun deseydin Nokian al derdim ama hem pahali hem de gerek yok.

lastikte cok ucuza kacmamak lazim ama dedigim gibi 250k lik bir araca gidip 30-40k'lik lastik takmam, asiri olur. ortalama bisey alir gecerim. yagina suyuna bakip devam edeceksin. antifriz onemli. arac japonsa kolay kolay bozulmaz.
0
cooperr
(16.02.26)
@cooper michelin'in resmi sitesinden ekran görüntüsü attım abi :D url görünsün diye özellikle öyle kestim. www.michelinman.com
ve dediğin gibi zorlu kış şartlarına uygun olan all weather oluyorsa üçü de all weather diyeceğin ürünlerden. hepsi 3pmsf
hatta 3pmsf olmayan all season lastiklere bazı yerlerde 3-season diyorlar. senin dediğin ayrım da bu standarda bağlı muhtemelen bu şekilde all weather diye isimlendirenlerde.

araç (bkz: geely mk), çinli ama japon sayılır. toyota klonu.

hakkında yazdım sözlükte de, türkiyede bi tanınmama ön yargı durumu var ama benim izlenimim bunu haketmediği yönünde. sorunsuz bir araç, tanıdıktan. eski sahibi evine gidip kaldığım daha önce aracında yolcu olarak bulunduğum yakınım.
geçmişini biliyorum aracın, 5 yıl periyodik bakımı ve yoldan seken bir şeyden delinen radyatörü dışında masraf çıkarmamış. ondan önceki sahibiyle de görüştüm o da 3-4 yıl kullanmış ve sadece bakım yapıldı hiç tamir görmedi diyor. bi sıkıntı çıksa da çoğu parçasında toyota uyumlu. yani piyasası düşük evet ama ucuz araba diye kötü değil. mekaniği aynı fiyatlardaki araçlardan daha sağlam ve donanımlı.
elektrik tesisatına bi baktırmam lazım onun dışında sorun çıkardığı bi durum olmadı. muhtemelen tek sıkıntı da şase kablolarına güçlendirme gerektirmesi. bikaç sensör sorunu var. günlük kullanımı engelleyen bi problemi yok.
0
🌸konetsu
(16.02.26)
(20)

Starbucks isminiz

eileengray
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
0
eileengray
(14.02.26)
Kolay anlamıyorlar; harf harf de yazdırmıyorum. Bir kaç kez, normalde benim benzetmeyeceğim bi İngiliz ismine benzettiler(belirtmek istemiyorum); böylece kahramanlık yapmama gerek kalmadan starbaks ismim konulmuş oldu:) şimdi onu kullanıyorum, sorun olmuyor.
+1
lil siztah
(14.02.26)
John
+1
grimavi
(14.02.26)
Bill
+2
gabe h coud
(14.02.26)
Adam.

Turkcedeki anlami yuzunden bu ismi kullaniyorum. Adam iste herhangi bir adam. Just a guy gibi.
+2
antikadimag
(14.02.26)
hayir, isim kisa harf harf yazdiriyorum
+1
cooperr
(14.02.26)
yıllar önce amerikan bir kadın adımı söyleyemeyince hangi ismi istersen onu kullan demiştim. tony diyeyim demişti.

o gün bu gündür yabancılara kendimi tony diye tanıtıyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
Bason diyorum (beysın)
Genelde mason(meysın) yazıyorlar
+1
basond
(14.02.26)
Jackson
-2
arbre
(14.02.26)
Ben- beny diyorum
+1
darthvader
(14.02.26)
adım ingizlice gibi telaffuz edilebiliyor sadece telaffuzu ingilizce olarak orijinal ismimi kullanıyorum. Deniz-- Dönis gibi
+1
kuzey li
(14.02.26)
Bu soru ile fark ediyorum ki yurtdışında hiç starbucksa gitmemisim. Düşündüm hatırlayamadım. Yaşasın yerel biralar!
Ama adımın İngilizcesi var onu söylerdim herhalde.
+1
a perfect lie
(14.02.26)
ben de dedemin ismini kullanıyorum: sami yerine sam/sammy olarak. adımı da hafif andırıyor.
+1
🌸eileengray
(15.02.26)
John (yalan da değil, ismimde var).
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Alex diye yazdırıyorum, eskiden gerçek ismimi yazdırmaya çalışırdım ama hep sıkıntı çıkardı, artık Alex diyorum, çok rahat. Alex De Souza'nın Alex'i bu arada.
+1
blue rebel motorcycle club
(15.02.26)
marco :)
+1
summerjam0306
(15.02.26)
Adımın son harfi sert süreksiz bir harfle bittiği için genelde söylerken onu anlamıyorlar ve sadece ilk 4 harfli halini yazıyorlar.
0
Amaranta ursula
(15.02.26)
ilk hecesini söylüyorum. bi anlamı yok ama yabancılar anlıyor ve söylediklerinde ben de anlıyorum.
0
iwillsee
(15.02.26)
Dick
0
plastic_angel
(15.02.26)
Kevin diyip geciyorum ben.
+1
oscar
(16.02.26)
Alex.
Yanlış yazıldığını görmedim :)
Sadece bomboş bir Starbucks'ta sırada bekleyen diğer tek müşterinin de adı Alex'miş. "Adın Alex mi?" diye sorunca bir anlık kafa karışıklığı olmuştu.
+1
burfak
(16.02.26)
(9)

türkler neden wok kullanmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yemek yapmak için çok güzel bir şey değil mi?
yemek yapmak için çok güzel bir şey değil mi?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
bizim mutfağımızda stir frying tarzında pişirilen yaygın bir yemek yok. bizde pilav makinesi de yaygın değil mesela, kendi demleme yöntemimizle pilav pişiriliyor. buharda yemek de çok yok.
+1
nahtoderfahrung
(14.02.26)
Değil. Her yemek için değil.
Salçalı soğanlı bir sulu yemek (mesela etli nohut) için iyi değil.
Menemen yapmak için iyi değil.
Pirinç, bulgur pilavı için değil.
Sütlaç yapmak için iyi değil.

Sık sık hazırladığımız pek çok şey için iyi bir seçim değil.

Sen ne pişirmek için iyi bir seçenek olarak düşündün?
+1
michael_knight
(14.02.26)
dana, koyun, kuzu, tavuk eti, mantar. kremaya bulanması gereken yemekler.
-2
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Wokla kremali yemekler yapilmaz.
Zaten türk yemekleri de daha çok salçalı ve sulu.
Wokla noodle pirinc yani sebze eti kavuruyorsun.
+1
Purple life
(14.02.26)
Kullanıyorum. ama şöyle ki wok demek bir defa standart dışı Ocak genişliği demek. Kimse tezgahını kestirmeye uğraşmıyor.

Diğer gizli sebep bizde doğalgazın aşırı kalitesiz olması. Harlı bir gaz yok.

Eti şöyle bir cizzzlayayim olayına girmiyor kadınlar.

Pahalı, tavası vs de pahalı

Asıl soru seyyar tekli Ocak neden kullanmıyoruz olmalı.

Ben onu da alacağım
+1
topkapiaksaray
(14.02.26)
1 - stirfry isi bize ters
2 - wok bizim ocaklar icin asiri buyuk
+1
cooperr
(15.02.26)
Biz çok kullandık. Acayip değişik özel bir şey yaptığımızda yok, tava işte.
0
asue
(15.02.26)
bence wok tavada 2 den fazla porsiyon verimli pişmiyor 3-4 kişiye yemek yapacaksanız wok un amacı hasıl olmuyor.
+1
iwillsee
(15.02.26)
wok icin ona özel geniş ocak lazim ki kenarlara da isi gelsin.
+1
oscar
(16.02.26)
(13)

Bayat eşiğiniz nedir?

yurtsuz john
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
0
yurtsuz john
(14.02.26)
1 normal
2 taze son gün
3 bayat
4 büyük ihtimal çöp.
Yemeğe bağlı
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
3 güne kadar kafam rahat yerim, 5 e kadar da bir şey olmaz diyerek yerim *swh
-1
belkider
(14.02.26)
yapıldıktan sonraki 2. gün yenilmediyse atarım.
bu süre içinde de bir kez ısıtır, artan varsa yine atarım.
pişirme ve yeme konusunda buna göre planlama yaptığımdan neredeyse hiç atmıyorum ama.

eski bir patronum, dolapta bekleyen şeyler için "yiyecekseniz bi bakın, bozulduysa ben yerim" derdi. maşallah donuz gibi adamdı..
0
lil siztah
(14.02.26)
Yemekleri yapıp dolaba koyarız. Ertesi gün yiyeceğimiz kadar ısıtıp isitmadigimizi ertesi güne saklariz. Yani üç güne kadar yolu var.
+1
egerbiryolcu
(14.02.26)
Hanıma kalırsa 2 bana kalirsa 5 den sonra atarım
+2
mirty
(14.02.26)
Yemeğin önce kokusundan sonra tadından anlaşılıyor. Yemeğine ve nasıl sakladığına göre değişir. Zeytinyağlılar dolapta 1 hafta rahat bekliyor
0
grimavi
(14.02.26)
Bozulmadıysa tazedir.
0
auroraaurora
(14.02.26)
Koklarım, kötü kokmuyorsa tadarım, ekşimemişse yerim.

Son kullanma tarihi geçmiş ürüne de aynı tarifeyi uygular, ekşime kokma yoksa gömerim. B.k boğazlı bir adamım.
0
kibritsuyu
(14.02.26)
Bozulmadığı sürece gömerim, bulamayanlarlar var hakka giremem.
0
baldan kaymak
(14.02.26)
genelde 3 günde bitiyo ama bitmemişse 4. gün de yiyorum. hep dolapta duruyo tabii. yiyeceğim kadarını ısıtıyorum.
0
spirit crusher
(15.02.26)
3-4 gun yiyoruz rahat.
mis gibi tencere yemegini 3 gun sonra dokeceksek ona para yetmez.
0
cooperr
(15.02.26)
Psikolojik olarak 3 gün ok dir sonra atarım. Yemeden önce bi koklarım tabi hep.
0
basond
(15.02.26)
Oğluma günlük taze yediririm ısıtılmış yedirmem.
Kendimize de sadece dünden kalanı yeriz daha fazla bekleyeni yemeyiz. Onda da kremalı yiyecekler, balık vs riskli diye yemeyiz. Olabildiğince taze yeriz.
0
yenibirgüzelnick
(15.02.26)
(13)

Bir AB vatandaşlığınız olacaksa...

sucvecezve
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önem
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önemli değil mi?
Görüşleriniz ve nedenleriniz kıymetli.
0
sucvecezve
(13.02.26)
Yaşadığım yer değişmeyecek sanırım bu durumda en çok vize avantajı olan pasaportu seçmek mantıklı olur isviçre gibi almanya gibi vatandaşlık sosyal hizmetler anlamında ise net bilmiyorum hepsinin artısı eksisi vardır
0
basond
(13.02.26)
Almanya tabii ki.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
paran yoksa 3-4 pasaportun olsa da bir kiymeti yok.
paran varsa pasaportu hangi ulkeden aldiginin cok da bir onemi yok.
+1
cooperr
(13.02.26)
Irlanda iyi.

Pasaport indeksi anlaminda Isvicre ve Almanya ile ayni puana sahip: www.passportindex.org

Ama bu puanlama sistemleri Uganda'ya girisle Ingiltere'ye girisi esit onemde degerlendiriyor, o yuzden yaniltici olabilir.

Ornegin Almanya ve Isvicre pasaportunuz varsa Ingiltere'ye girmek icin ETA almaniz lazim (tam bir vize degil ama gene bir surec). Irlanda pasaportunuz varsa direkt gidebilirsiniz Ingiltere'ye.

Ingiltere onemli bir ulke diye orayi ornek verdim, yoksa mesela Marshall Island, Palau gibi yerlere giderken Isvicre pasaportulular kapida vize almak zorunda kalirken Irlanda gene direkt giriyor. Ters ornek olarak da Almanya pasaportu Samoa'ya vizesiz giderken Irlanda ve Isvicre kapida vize aliyor.

Demek istedigim ulke sayisindan ziyade hangi ulkeler olduguna bakmak daha faydali olacaktir. Bu pasaportlar arasinda Irlanda, Ingiltere'ye giris avantaji ile one cikiyor.

ABD'ye girisi icin hepsi esit gucte (vize yok ama ESTA formu dolduruyorlar).
0
sertac akin
(13.02.26)
Cooperr +1 diyorum. AB pasaportu yerine bol para ve karayiplerde bir adayı seçerim.
0
runaway
(13.02.26)
isviçre isterdim.
+1
jelly bear
(13.02.26)
ab ülkeleri arasinda sadece irlanda'nin uk'ye vizesiz giris ve calisma hakki konusunda büyük bir avantaji var. onun disinda hepsi ayni.
yoksa ekvator ginesine vizesiz girsem ne, kapida vize alsam ne?
isvicre, norvec, izlanda ab ülkeleri degiller ama onlarin pasaportlari da ab ülkeleriyle ayni sirada. yasadiginiz yere etkisi olmayacaksa AB/EFTA ülkesi herhangi bir pasaport günümüz kosullarinda esit derecede isinizi görür.
www.passportindex.org
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
isviçre net. almanca öğreniyorum sırf orası için
+1
batlegolas
(14.02.26)
finlandiya, rusya, ispanya, hırvatistan, sırbistan.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Yaşadığımız yer sorulsaydı belki fark olabilirdi ama AB/EWR/EFTA pasaportları arasında fark yok.
İsviçre'de yaşamak da zannedildiği kadar ayrıcalık değil. Yoksa tüm Almanya, Avusturya, Fransa dil bariyeri de olmadığı için İsviçre'ye akardı, değil mi?
En temelden doğum/çocuk bakımı/eğitim kısmından değerlendireyim size bunu anlamanız için. Doğumdan sonra annelik izni sadece 3 ay. Sonra ya işe döneceksiniz ya istifa edeceksiniz. Asıl problem çocuk bakımı ve okul öncesi eğitim masrafları. İlkokula kadar olan süreç oldukça pahalı. Tek çocuk için ayda 2400 Frank gibi paralardan bahsediyorum. Zürih gibi kantonlarda çok daha pahalı. İki çocuk olması halinde bu masraf elbette ikiye katlanıyor. Uzun süreli bir devlet desteği yok. Yani anne tam zamanlı çalışıyor ve kazandığı tüm para okula gidiyor. Birçok kadın bunu yapmak istemediği için evde kalıp senelerce çocuk büyütüyor. Bu durum Almanya'da ve Avusturya'da asla olmaz.
İsviçre bir kesim için çok ayrıcalık taşıyor: DINK. Çocuk olduğu an durumlar tersine dönüyor.

Alice İsviçre'den bildirdi.

Edito: Ben Avusturya sınırında yaşıyorum, benden 20 dakika mesafede insanlar 2 sene ücretli annelik izni yapıyor. Kreş masrafı olarak ayda sadece 10 euro ödüyorlar kreşe, o da oyuncak parası diye geçiyor :D Benim ödediğimle öküz alınır.
0
alice in potatoland
(14.02.26)
Hepsi ayni.
0
Purple life
(14.02.26)
İsviçre
Norveç
Lüksemburg
Almanya

Lüksemburg öyle miydi hatırlamıyorum sadece

Edit: İsviçre AB ülkesi değil biliyorum, ab lerden önde benim için diye yazmak istemistim
0
baldan kaymak
(14.02.26)
Isvicre AB ülkesi degil.

Avusturya, Lüksemburg, Hollanda, Fransa.
+2
kuehles blondes
(14.02.26)
(4)

Araba almak için uygun zaman ve yöntem nedir?

santimantal
2 milyon bütçemiz var.Hemen ve peşin almak mı?Doların devalüe olmasını beklemek mi?Kredi çekmek mi?Faizsiz taksit gibi bazı imknlar var sanırım, onlardan yararlanmak mı?Hiçbir fikrim yok ve araştırma ayapacak mecalim de yok, yoğunlukltan başımı kaşıyacak vaktim yok.Hâkim olan arkadaşların tavsiyeler
2 milyon bütçemiz var.
Hemen ve peşin almak mı?
Doların devalüe olmasını beklemek mi?
Kredi çekmek mi?
Faizsiz taksit gibi bazı imknlar var sanırım, onlardan yararlanmak mı?

Hiçbir fikrim yok ve araştırma ayapacak mecalim de yok, yoğunlukltan başımı kaşıyacak vaktim yok.

Hâkim olan arkadaşların tavsiyelerini rica ediyorum.
0
santimantal
(13.02.26)
ikinci el araçlar bayram öncesi/sonrası ve yaza doğru fiyat artışı gösterir. sıfır araçlardaysa bayiiler satış sayılarını tutturabilmek için kasım-aralık aylarında ciddi indirim yaparlar.

2 milyon gayet yeterli bir bütçe, öncelikle hangi segment bir araca ihtiyacınız olduğuna karar verin. şubatta olmamıza rağmen güzel sıfır kampanyaları da var, toyota 1.5 vision plus multidrive s - 1.7milyona satıyorlardı. az yakan, sorunsuz bir aile arabasıdır.
0
yap desem yapmazsin he
(13.02.26)
nissan qashqai designpack alabilirsiniz, bir kaç gün önce bir arkadaşım çekmeköy bayisinden 2,150 ye almıştı.
0
deepest
(13.02.26)
Araç alımı için en uygun zamanlar yılın sonuna doğru oluyor, ciddi kampanyalar yapılır. Yeni yılda araçlara zam gelir, şu an Audi fiyatlarına bakıyorum ve inanamıyorum.

- Hemen ve peşin almak mı? -> Bence mantıklı.
- Doların devalüe olmasını beklemek mi? -> Kesinlikle hayır, hem aracın baz fiyatı hem de uygulanan vergi artıyor, asla beklenmemeli.
- Kredi çekmek mi? -> Düşük faizle çekilebilecekse bir kısmı kredili neden olmasın.
- Faizsiz taksit gibi bazı imknlar var sanırım, onlardan yararlanmak mı? -> Bu en karlısı.

Senin durumda maden vaktin ve uğraşmaya enerjin yok, peşin alıp işine bakmak en mantıklısı. Türkiye'de genel olarak ev-araba alma fırsatı varsa hemen almak gerekiyor, ne alsan yanına kar kalıyor. Bugün gücün yetiyor ve almıyorsan yarın hiç alamıyorsun.
0
Lethe
(13.02.26)
mumkunse yil sonu.
acil lazimsa ay sonu.
model sonu (model yenilenmeden hemen once elde kalanlardan almak)
demo araclar (bayi tarafindan az kullanilmis araclar)
faizsiz taksit

benim kovaladigim seyler bunlar.
0
cooperr
(10.03.26)
(11)

63 günlük bebek

camlicagazoz
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy nor
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy normal mi?
0
camlicagazoz
(12.02.26)
oglumuzda da maalesef benzer bir sorun yasamistik. 3450 gr dogup 2900a kadar dustu. Sut yetmiyor diye kisisellestirmemek lazim. bir cok doktor gezdik en son bir profesor kalori hesabi yapip anne sutune ek mama ihtiyacini hesapladi. o gunden sonra da oglan toplarmisti. mama konusunda cok on yargiliydim ve o gune kadar istememistim ancak farki gorunce kendimi cok kotu hissetmistim.
kilo kaybi yuzunden sarilik tehlikesi de atlatmisti ve surekli uyuyordu. uyandirmak bile cok zordu.
+2
zseak
(12.02.26)
Kilo ve boy ideal gorunuyor bence. Zaten doyup doymadigini gunluk cisli bez sayisindan (min 3tu diye hatirliyorum), kaka sayisindan ve genel huzursuzluk halinden anliyorduk sanirim.

Edit: mutlu uzun omru olsun :) gozunuz aydin. Bence turp gibi hic uzulmesin esiniz butun kadinlar bu tedirginligi yasiyor
+1
üğpoıuy
(12.02.26)
Günde 4-5 kere bez degistiriyoruz.
0
🌸camlicagazoz
(12.02.26)
İlk haftalarda tüm yeni doğanlarda benzer durum yaşanır. Benim kızımda da oldu.

Nedeni ile ilgili zamanında şöyle bir bilgi okumuştum. Anne karnında su içerisinde bulunduğundan bedeni ve derisi çok fazla su tutması ve doğum sonrasında suyun kaybı ile hızlı kilo verme olarak gözüküyor.

Bu durum tüm yeni doğanlarda görülen bir durum.
0
kaiserr76
(12.02.26)
Hayırlı olsun.
Verdiğiniz bilgilere göre gelişiminde bir eksik görünmüyor.
Beslenmeye mama eklendiğinde genelde yavaş yavaş annenin sütü azalmaya başlıyor diye biliyorum. Bu konuda çok bilgili veya tecrübeli de değilim ama ben öyle sanıyorum.

Çocuk doktorunuza net şekilde bu endişeyi sorup net cevap alana kadar sormaya devam edin. Annenin de sizin de aklınızda şüphe kalmasın.

Anne, endişesinin önemsiz görüldüğünü aman asla hissetmesin.
0
michael_knight
(12.02.26)
Tombul bebek merakı ileride morbid obez evlat elde etmekle sonlanır, eşin aklını başına devşirsin bak. Ben babaanne ve muhallebi kurbanıyım, daha ilk bebeklikte un nişasta ve şekerle mahvettiği bağırsak floramı asla normale döndüremedim (annemin de payı var, bütün suç babaannemde değil rahmetli). Eşin sakın ola ki ek gıdaymış hazır mamaymış bilmem ne lafına girmesin. Ayrıca bebeğe meyve püresi de vermeyin, pür şeker. Sakın. Emsin emebildiği kadar. Sanki benim çocuğum, çok hassaslaşıyorum bu konuda. Çok çile çektim arkadaş evladınızın beslenmesine dikkat edin.
+1
muhayyer divan
(13.02.26)
sikinti yok gibi. kilo aliyor ve uzamis.
ac kalan bebek uyumaz, aglar surekli.
0
cooperr
(13.02.26)
Allah analı babalı, sağlıkla büyütsün inşallah.
Her şey normal hatta iyi görünüyor. Annelerin var böyle evhamlari. Bizim oğlan 3 yaşına girecek İlk zamanlar Bizim hanım da böyleydi.
Yazdıklarına bakılırsa sarılık bile olmamış demek ki anne sütü işe yarıyor.
0
etna
(13.02.26)
benim eşim de benzer durumu yaşamıştı acaba sütüm yetmiyor mu diye. aman aç kalmasın diye ağladıkça emzirdi. şimdi 13 aylık ve gece her uyandığında meme isteyen bir bağımlı oldu. emzik de asla tutmadı. umarım sizinki emzik alır. hayattaki en büyük şansınız olur bebeğin emzik sevmesi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
Hiç telaş etmeyin. Genel durumunda bir problem yoksa hiç meraklanmayın.

Bizimki de düşük doğum ağırlığı ile doğdu. Sonradan 3-4 ayda tosuncuk oldu çıktı :)

İlk bir iki ay biraz telaşlı olmanız da çok normal. Doktora rutin kontrollerinizde danışın o sizi rahatlatır. İyi sizi sakinleten insan iletişimi yüksek bir doktor olması da çok iyi olur.

Allah analı babalı büyütsün İnşallah güzelliklerini görün hep :)
0
mahmuttt
(13.02.26)
3100g / 50cm normal dogum kilosu ve boyu icinde. düsük ya da yüksek degil.
bebekler dogumdan sonraki ilk hafta dogum agirliklarinin %10'u hatta bazi durumlarda %15'i kadarini zaten kaybediyorlar. bu da normal bir sey. yani kiziniz bir haftalikken muhtemelen 2800g falandi. bunun üstüne kilo almaya ve uzamaya baslamis.
bebegin sivi tüketiminin yeterli olup olmadigi islak bez sayisina, bebegin kilosunun ve boyunun yeterli olup olmadigi ise persentile göre belirlenir. eger persentil icinde altlara dogru kaymiyorsa sorun yok. sayet her ay ölcümde persentili azaliyorsa ilk önce emzirme teknigi degerlendirilir, emme süresi ve emme miktari degerlendirilir, bundan sonra mama destegi baslar. yani mama destegi aslinda düsünülenin aksine son care olarak düsünülür. mamada da PRE ibaresi önemlidir, üstünde PRE yazmayan mamayi kullanmayin.
eger böyle bir sikintisi varsa esinizin, sertifikali bir IBCLC'den danisma almakta fayda var (doula gibi hippie büyücülerinden degil). isini bilen bir IBCLC, tongue tie, cheek tie gibi degerlendirmeler de yapar ek olarak ve sübyana ve anneye cok ciddi konfor saglayabilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
(13)

Türkiye hangi sektörde gelişsin?

michael_knight
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?
(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
0
michael_knight
(12.02.26)
Turizm. Antalyanın 80 lerdeki Turizm teşvik kanunlarıyla bu noktaya gelmesini örnek alıp benzer projeyi başka şehirlere taşınabilir. Mesela iç anadoluda bir yer las vegasa gönüştürülebilir. Tabi kumarhane vs izin verilerek.

Bunun dışında sanayi tarafında herkes kapacağı yeri kaptı. Çin ucuz iş gücü ve kalabalığıyla alıyor yürüyor. Almanya desen zamanında sahip olduğu sanayi geçmişi güçlü şirketler-üretim ve birçok patent sebebiyle bu durumda. Yani bu ülkeler bir günde sahip olmadı bunlara. Bu tarz şeyler kısa vadede yapılamaz uzun vadeli planlar gerekir. O yüzden en kısa vadede en yüksek getiri için turizm diyorum.
+2
nuevo
(12.02.26)
işlemci, işlemci, işlemci. işlemci konusunda (özellikle büyük dil modellerinde kullanılan) birilerinin keyfine kalmak gerçek bir beka sorunu.
+1
redlinetheturk
(12.02.26)
@redlinetheturk, o alanda başka ülkeler 20-30 yıl önce çalışmalara başladı ve meyvelerini şimdi topluyor. O sektöre girmek için 20-30 yıl geç kaldık gibi geliyor bana.
Henüz kıymete binmemiş, rekabetin nispeten düşük olduğu bir alan gerekir diye düşünüyorum.

Biz işlemci yapana kadar neler neler değişir.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Türkiye'ye kumarhane açılsa iyi gelir getirir. Coğrafya ve iklim gayet müsait. Mardin'de bu iş için en ideal yer.
+2
michael harddd
(12.02.26)
Turizm ile birlikte Gastronomi

Yurtdışı gezilerimde yerel turlara katılıyorum. Soruluyorlar nereden geliyorsunuz diye. Istanbul deyince herkesin aklı çıkıyor. Üfff müthiş şehir ya filan diyorlar. Kapadokya, turistlerin resmen gözbebeği.

- Turizm +1
- Kumarhane açılsa iyi gelir getirir +1
Mardin ideal mi bilmiyorum ama Casino'ya uygun bir yer bulunur illa.

Hem eğlence (gece hayatı + casino) hem kültür ile tarih hem gasronomi hem doğa tatili hem deniz tatili çeşitlli şehirlere dağıtabilinir.


Böyle bir potansiyel varken heba olmasına çok üzülüyorum.
+1
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Turizm, tarim, yüksek katma degerli tekstil, yazilim & teknoloji, saglik.
0
Purple life
(12.02.26)
kürtlerin ve lazların girdiği hiçbir sektörden bir halt olmaz. o yüzden onların kafasının basmayacağı, teknoloji seviyesi yüksek, cutting egde alanlar üzerinde yoğunlaşmak lazım.
+5
hold the door
(12.02.26)
Türkler yazılım ve mühendislikte iyidir. Yazılım ve savunma sanayii gibi teknolojik üretimde gelişsin.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(12.02.26)
tarım ve turizm.
+1
antihero
(13.02.26)
tarim, turizm +1000
bonus olarak madencilik eklerim, yeralti kaynaklarinin cikarilmasi ve islenmesi.
baska hicbirsey yapmamiza gerek yok aslinda..
+1
cooperr
(13.02.26)
Turizm ( katmadeğerli )
Tarım
Hayvancılık
0
kumandanim
(13.02.26)
Teknoloji
Yazılım
Yapay zeka
Uzay bilimleri
0
love and trust
(06.03.26)
turizm ve kumarhane mantıklı koskoca italya turizmle dönüyor resmen doğru düzgün üretim yok, mevcut da kapanıyor diye duymuştum birkaç sene önce.

kumarhane bence kapadokya mis gibi olur. las vegas'ı düşünün mısır piramidi, sfenks, eyfel kulesi kopyaları var. çölün ortasında cazibe merkezi yaratmış adamlar. bizim kapadokyamız zaten kendi başına bir cazibe merkezi. değerlendirilebilir bence.
0
air
(06.03.26)
(18)

m.ö. 200'de roma'da yaşasaydınız ve 20-30 tane köleniz olsaydı

duyurukullanıcısı
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?

mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
0
duyurukullanıcısı
(12.02.26)
Şimdi ne söylesem anakronizm olur.

Üvey Baba Halil gibi Köle Sabriyeeee kahvaltımı getir diye böğürmezdim tabi ama aynı sofrada da yemezdim. Tepemize çıkarlar sonra.
+6
yurtsuz john
(12.02.26)
Kölelik sistemine karşıyım ve bu sistemi yok etmek için var gücümle çalışırdım.
-13
rock n roll
(12.02.26)
Net iyi davranırdım. 10 numara muhabbet geyik takılırdık.
-1
gobekliraki
(12.02.26)
erkek kadın fark etmeksizin her gün birisine tecavüz ederdim. üzerlerinde deneyler yapardım. köle gibi davranırdım kısacası. çünkü m.ö. 200 yılında yaşıyorum. medeniyet ne ola ki?
-2
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
eziyet edip türlü işkenceler yapmazdım ama aynı sofrada da yemek yemezdim herhalde.
o zamanın etkisi bende de olurdu. ashur diye spartacusun devam filmi var. tam onun gibi davranırdım.
+1
OgutucuRecep
(12.02.26)
Ruh halime göre ama aynı sofrada yemek de yemezdim herkes yerini bilecek. Acıma yetime demişler.
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(12.02.26)
Tabii, aynı zamanda malum dönemlerde Yahudileri evimde saklar ve kölelerin Kuzey’e kaçmasına yardım ederdim. Gerçekte ise bunları yapanların sayısı üç falan. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Eziyet etmezdik, ama dışlanmamıza veya kendimizi tehlikeye atmamıza neden olacak şekilde davranmazdık çoğumuz. Şu anda sürdürdüğümüz yaşam tarzı da yargılanacak önümüzdeki dönemlerde.
+1
auroraaurora
(12.02.26)
O zamandaki ortalama bir köle sahibi gibi davranırdım muhtemelen.

Louis CK'den gelsin: www.youtube.com
+1
salihdt
(12.02.26)
MÖ 200 civarında zengin bir Roma vatandaşı olsaydım, dönemin diğer Romalıları nasıl davranıyorsa ben de öyle davranırdım. O çağda kölelik toplumsal düzenin normal ve kabul edilmiş bir parçasıydı. Köle, bugünkü anlamda bir "birey" değil, bir mülk statüsündeydi.
Bu nedenle köleye eşit bir yurttaş gibi "günaydın" ya da onunla aynı masada yemek yemek dönemin sosyal normlarına aykırı olduğu icin yapmazdım. Yapılan iş sonrası da teşekkür etmezdim, çünkü kölenin işi zaten verilen görevi yapmak. Ancak iyi hizmet o dönemde de ödüllendiriliyordu, bundan dolayı güven kazanmış bir köleye daha iyi koşullar sağlardım.
Kısacası dönemin zihniyeti ve toplumsal normları içinde hareket ederdim.
+1
morqos
(12.02.26)
o zamanlarda büyüsem bilemiyorum ama kimseyi köle falan alamam. maaşlı çalışıyorlarsa olabilir.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
şu an ne desek boş. o gün köle sahibi hatta kölelerine eziyet eden pek çok insan bugün yaşasa "ne köleliği yav!" derdi muhtemelen. o açıdan günün eğitimi, ahlakı, toplumsal düzeni vs. içinde yaşayıp da 2020'lerde yetişkin olan bir insanın kafasıyla düşünmek bence yüzde bir ihtimal filan.

ha karakter-kişilik bazında bakarsak ben kendinden "aşağı" gördüklerine eziyet etmek isteyen kompleksli bir davar değilim, hiçbir zaman olmadım. ister iyi insan olmak, ister empati kabiliyeti, ister benzer yoldan geçmiş olmak... adına ne dersen de. garibana eziyet etmeyi sevmem, bundan beslenmem. o yüzden açıkçası "yav köle de olsa insandır ulan yazık günah" diyeceğimi, iyi davranacağımı düşünüyorum. çocuklarına oyuncak alır, kendilerine de sahip çıkar ve iyi bakardım. neticede hayatlarını bana adamış, benim için çalışan insanlar bunlar. kölelik düzenine karşı çıkacak kadar onurlu & vizyoner bir adam olmazdım muhtemelen ama kendi köleme de iyi davranırdım diye düşünüyorum. sadece ciddiye almadıklarını, zayıflık sezdiklerini düşünürsem DOMINUS SERTLEŞİYOR manşetleri atılırdı gazetelerde. yoksa karşıma alıp çay bile içerdim yani bi sıkıntın var mı aslanım durumlar nasıl hanım nasıl çocuklar nabıyo hiç göremiyorum diye. bana isyan edecek kadar aydınlanmasınlar ama o günkü koşullarda olabildiği kadar onurlu, namuslu ve beni severek yaşasınlar isterdim sanırım.

aslında derin bilgim olmamakla beraber özünde kölelik konseptinin de büyük oranda böyle yürüdüğünü düşünüyorum. tabii ki korkunç örnekleri de var ama her köle sırtına kırbaç vurulan türde değildi. atıyorum sahibine danışmanlık yapan birisi bile resmiyette "köle" diye geçiyordu esasen ama o adamla belki karşılıklı oturup yemek yiyorlardı. biraz şimdiki iş hayatı gibi. bazıları çok zor koşullarda yaşayan, hakları çok kısıtlı köle. bazıları daha iyi durumda köle.
+1
der meister
(12.02.26)
"aynı koşullar içinde bulunsaydım ben de aynı konumda bulunabilir, benzer şeyleri düşünebilir, benzeri şeyler yapabilirdim demeyen, ne kendini ne başkalarını anlamıştır ne de insanlık tarihini anlayabilir."

Alaaddin Şenel.

Kölelik insan medeniyetinde binlerce yıl öyle kilit bir oynamış ki tanrı buyruğu (!) İbrahimi dinlerde bile kölelik açık ve seçik yasaklanamamıştır.

Yani peygamberlerin vs yapamadığı devrimi ben yaparım kafası, insanlık tarihini hiçbir zaman anlayamayacak olan o kafa.

Olacak olan: herkes nasıl davranıyorsa sen de öyle davranacaktin. Ha belki cezalandirirken 50 kırbaç değil de 40 kırbaç atarak çok iyi davranabilirdin :)
+1
makbur
(12.02.26)
Hiç kimseyi kendimden daha aşağıda ya da daha üstte görmüyorum. Kimse benim kölem olamaz ben de kimsenin kölesi olamam.

Hiç bir canlıyı mal statüsünde görmedim hiçbir zaman ve görmeyeceğim. İnsanlık tarihini, başkalarını anlamak ya da anlamamak umurumda değil. O dönemde yaşasam kendi işimi kendim görürdüm.

Bu arada 10 eksi oy almışım, şaşırdım gerçekten. Kölelik sistemine karşı olmak takdir edilmesi gereken bir düşünce aslında ama ne çok meraklı varmış kölelik sistemine.
-3
rock n roll
(12.02.26)
(bkz: Pareto principle)
%20 yasar , %80 kolelik yapar. hangi cagda yasadiginin pek onemi yok.
0
cooperr
(12.02.26)
bu soruyu cevaplayanların tamamı köle olurdu muhtemelen ama cevaplayayım yine de.
o zaman köleye nasıl davranılıyorsa öyle davranırdım. hatta köleliğin amansız savunucusu olurdum gibime geliyor.
0
Hallegadola
(13.02.26)
@ rock n roll, sanırım gereksiz duyar kastığın için eksilenmişsin.

kimse burada kölelik övmüyor. soru zaten "şöyle şöyle olsaydı nasıl yapardınız" sorusu. Sen gelmiş "hayır şöyle şöyle olamazdı ben karşıyım" diyorsun. Konu o mu şu an allasen.

neyse cevaba gelirsek; az verip hırsız etmez, çok verip arsız etmezdim +1

bugün bir çalışanına, hizmetçiye, bakıcıya, temizlikçiye bile fazla iyi davran, müsamaha göster hemen tepene çıkıyor, sululaşıyor, arsızlaşıyor... köleye öyle iyi davranırdım diyen minnak kalplerinizi yerler.
+4
ananiyimioguz
(13.02.26)
Bugünün şartlarıyla cevap verip kendimizi kandırmayalım, neredeyse hepimiz çağın gereğini yapardık.

Ricky gervais:
www.instagram.com

Ama ben de iyi davranırdım kölelerime Rickyciğim gibi:
youtube.com
0
kullanicadi
(13.02.26)
Ne münasebet!
0
lazor
(15.02.26)
(7)

Araç kamerası yapışkanı? 70mai a400

mikahakkinen
arabanın ön camı değişti. araç kamerasını yapıştıran bantın yedeği yok. internette arattım bulamadım. nasıl bir yapışkan bulmalıyım?
arabanın ön camı değişti. araç kamerasını yapıştıran bantın yedeği yok. internette arattım bulamadım. nasıl bir yapışkan bulmalıyım?
0
mikahakkinen
(11.02.26)
Çift taraflı kaliteli bir bant da iş görür. Sökerken alkolle temizlenir.
+1
orient blue
(11.02.26)
3m vhb kullanılıyor genelde. 70mai'yi bilemiyorum ama benim Viofo'da bundan vardı. piyasada bulabilmen lazım?
+2
konetsu
(11.02.26)
ben de cami degistirdim kamera yapiskanini cift tarafli 3M bant ile yapistirdim. kirmizi cift tarafli 3M bant diye ararsan amazonda var. 6 ay oldu yerinden oynamadi.
+3
cooperr
(11.02.26)
Bir kaç kere söküp taktım bendekini kırmızı folyolu şeffaf 3m bant gayet iyi tutuyor. Bu arada benim 70mai yazın sıcaktan şişti hala çalışıyor ama pili öldü sanırım ve kasası yamuldu.
+1
creepy
(11.02.26)
@creepy 70mai en popüler markalardan olduğu, önerildiği ve daha ucuz olduğu için düşünmüştüm :D iyi doğru karar vermişim... araç içinde bataryalı ürün bırakmak bana prensip olarak çok saçma gelmişti. süper kapasitörlü olduğundan viofo almıştım.

asıl soruya dönelim. biraz baktım, şundan kesip kullanabilirsin sanırım www.amazon.com.tr
3m ürününü paketlemişler plaka için diye kesip.

3m vhb diye aratıp direkt amazon.com.tr tarafından satışı olanları filtreledim bu çıktı. satıcılardan amazon'u seçmeyi unutma :)
+2
konetsu
(11.02.26)
www.amazon.com.tr

linkteki banttan aldım, bende de a800s var, memnunum.
+1
trajikomix
(12.02.26)
çift taraflı silikon bantlar işe yarıyor. her iki yüzeyi saf alkolle temizleyip yapıştırıyorsun ve bir daha çıkmıyor.
0
false pretension
(12.02.26)
(7)

Lastikleri internetten alıyım diyorum. Ama?

msb
4 lastikte yaklaşık 10 bin TL fark oluyor. Yaklaşık takma ücreti nedir acaba istanbul içi?
4 lastikte yaklaşık 10 bin TL fark oluyor. Yaklaşık takma ücreti nedir acaba istanbul içi?
0
msb
(11.02.26)
sahibindenden lastikçilere baktınız mı? internetten daha uygun oluyor genelde. hep lastiklerimi öyle alıyorum.

max 1.500e taktırırsın.
0
jelly bear
(11.02.26)
uretim tarihlerine dikkat et, bazen 2-3 senedir rafta duran lastikleri ucuza iteliyorlar.
almadan once 2025 oldugunu teyit ettir.
0
cooperr
(11.02.26)
1.500 'ü geçmez. ben internetten daha uyguna aldım. tarihide 2025ti.
0
mikahakkinen
(11.02.26)
Geçen hafta Mecidiyeköy civarında 1500 verdim.

Sakarya'da bi yere sormuştum 1000 liraya takarız dedi büyük pirelli bayisiydi o da.

Ben de internetten almıştım gayet uyguna ve istediğim gibi geldi.
0
chicha_v2
(11.02.26)
Ben yeni değiştirdim biraz pazarlık edince yerel bir lastikçi internet fiyatından 1000 tl daha pahalıya bıraktı tümünü, 2-3 yeri aradım sadece. Kargo teslim al, lastikçiyle işçilik pazarlığı yap vs değmez bence.
+1
creepy
(11.02.26)
bencede hiç taşımakla uğraşma istanbulda bir çok lastikçi senin yerine sipariş ediyor üzerine takma parası alıyor, ben telefonla aradım adam aldı gittim ödememi yapıp taktırdım.
0
eja
(12.02.26)
kadıköyde ekimde 4 lastik sök tak ve bir sezon saklamaya 1800 lira verdim.
0
denizgonen
(12.02.26)
(9)

Evlilik, multikültürel aileler ve uyum

sucvecezve
Evli misiniz?Evlenmeyi düşünüyor musunuz?Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla
Evli misiniz?
Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)
Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla evlenenlerin sizce boşanma oranı daha yüksek olabilir mi (Green card vb. sebeplerle evlenenleri ayrı tutuyorum)
Ne düşünüyorsunuz?
0
sucvecezve
(11.02.26)
evli değilim.
evlenmeyi düşünmüyorum.

tamamen zıt fikirlere sahip aileler değilse sorun olmaz. birinin siyah dediğine biri ak diyorsa o evliliğin ömrü uzun olmaz. çünkü sevgililer değil, aileler evleniyor bizim ülkede.

avrupalı, amerikalı biriyle evlenmek daha iyi olur. evlenip onun ülkesine yerleşmek. hem sülale derdinden, hem ülkenin derdinden harika bir kaçış olur. evlilik de daha eğlenceli ve öğretici bir deneyim olur.

www.tiktok.com
+1
art cat chocolate
(11.02.26)
cok fazla degisken var. kulturlere baglilik, kultur farklilik seviyesi, aileler, karakter tipi vs..

ornek,
dogu kokenli genis, ataerkil ve aile baglarinin kisisel alandan cok guclu oldugu bir ortamda buyumus erkek istedigi kadar guclu, egitimli, gormus gecirmis olsun. batinin bireyselligi karsisinda avrupali biriyle saglikli bir evlilik, iliski yurutmesi cok zor. muhtemelen bir yerde patlar.
0
buenosdias
(11.02.26)
Evliyim. Evlendiğim kişi Türk. Yabancı biriyle yapamazdım ben. Kişilik olarak kökenlerine geleneklerine bağlı biriyim.
0
kaptan maydanoz
(11.02.26)
amrikaliyla evliyim.
bence bir noktadan sonra evlilik kendi dunyasi olan bir sey oldugundan iki ruhun uyum potansiyeli oluyor.
avantajlari eger gercekten cok uzak kulturlerden geldiyseniz evliligin killarin beyazlamis evresinde bile karslikli hala bir egzotik gelme durumu oluyor.
hayatin gercek kisminin iliskiyi cok asindirdigi zamanlarda bence faydali bir durum.
dezavantaji hayat daha zor. hep birinizyabancisiniz. burokrasi hep size karsi.
bir avantaj daha bir ulke iyice sapitinca dier ulkeyi secenek olarak gormeye basliyorsun.
acik fikirli insanlara tavsiye ederim ben.
0
mavicorap
(11.02.26)
Evliyim, bir türkle. Eğer evlendiğim kişi ile evlenmemiş olsaydım yabancı biri ile evlenmeyi tercih ederdim, evlilikle ya da evli olduğum kişi ile sorunum yok ancak türkiyedeki ailelerin ne kadar sınır koysan da bu sınırı bilememesi, her şeyin içinde olma çabası beni yoruyor. Benim derdim daha çok türkiyedeki evlilik prototipi ve ailelerin bakış açısı ile ilgili, neyseki düğün yapmaktan kurtuldum ama thanks to covid.
Yabancı biri ile olmak bence kültür deneyimlemek, bakış açısı zenginliği vs olarak güzel ama anadilini konuşamamak ve ortak tarih, kültür olmaması biraz eksi puan olabilir.
Bunu aslında arkadaşlıklarda yaşıyorum ( yurtdışındayım) çok basit ve standart örnek silivri soğuktur heheyi bazen karşıdakinin anlamasını isteyebiliyorsun ya da gibi dizisini mesela bir türkün izlemesi ile yabancının izlemesi çok farklı şeyler ve aynı kökenden, toplumdan gelmek aslında ilişki diline artı puan.
Ama dediğim gibi türkiyede ailelerin ( hepsi değildir ama bize denk gelen diyelim ve bence çoğunluk) evlilik bakış açısı, mıç mıç her şeyin içinde olma sevdası beni yoruyor.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Avantaj olmuyor çoğunlukla. Sadece hastalık doğum vb. konularda bizim kültürümüz daha iyi. Onun dışında çekilmiyor. toksik akrabaları bir ömür çekmeye değer mi? Türkiye’de aile ilişkileri sıkıntılı. eşim yabancı olsaydı da doğal kimliğimi yansıtırdım ve mantıklı noktalarda r yapabilirdim. Problem olmazdı.
0
artkbc
(11.02.26)
evliyim, angarali.
bizim topraklardan olmayan birisiyle evlenme sansim bol miktarda onume geldi, hepsi iyi insanlardi ama ben istemedim.
cunku:
1 -turkiye'ye donme olasiligimin yokolmasini istemedim
2- anadilde anlasmak bambaska bir olay

yabanci ile evlenip bir avantajini goreni gormedim, dezavantajini goreni cok gordum.
0
cooperr
(11.02.26)
Evliyim. Evli olduğum kişi isviçreli. Babam da isviçreli. O sebeple tam olarak "yabancı" profiline uymuyor, çünkü bana çok da yabancı değil eşim.
Kendim büyürken de öyle çok fark ettiğim bir zorluk olmadı.
0
alice in potatoland
(12.02.26)
evliyim, eşim sarışın zaten yabancılar gibi çok memnunum, kadınlara sarışın yerli koca bulmalarını tavsiye ediyorum buradan.
-1
Hallegadola
(13.02.26)
(29)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Erkenci kuş dizisinde tanımıştım, aaa hoş adam diyip geçmiştim. Yurtdışında kendisine ölüp bitilmesine ve hatta genelgeçer olarak yakışıklı bulunmasına şaşırmıyorum. 1,88 boyunda, yapılı ve eli yüzü düzgün bir adam sonuçta. Bana apayrı nedenlerden itici geliyor, söylemleri hoş değil biraz da "poser" sanki. Ama yakışıklı değil diyemem hakkını verelim adamın
0
kullanicadi
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Aaaaa bak jason momoa gerçekten çok yakışıklı🙈 ama yakışıklılığı iri yarı ve maskülen olmasının yanında çok eğlenceli ve komplekssiz olmasından geliyor. Bence çok kafa dengi ve cool biri kendisi. Sıfır toksik maskülenlik. Kendini kanıtlama çabası sıfır, yeri geliyor pespembe takımları çekip geziyor. Böyle özgüvenli olan birisi her şeyi yakıştırır kendisine
0
kullanicadi
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(19)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
(6)

mısır patlatma makinesi kullanan var mı

OgutucuRecep
işe yarıyor mu varsa hangi model var
işe yarıyor mu varsa hangi model var
0
OgutucuRecep
(09.02.26)
çelik tencerede patlatıyorum, %100 hepsi patlıyor makineye gerek yok bence. patlatırken bir kaç noktaya dikkat etmek gerekiyor

1 tabanlı çelik tencere mümkünse pilav tenceresi gibi geniş olan tencere çok uygun. şunun gibi prnt.sc

2- tencereye hafif ayçiçek yağı ve arzuya göre tuz konur, mısır eklenip karıştırılır

3- orta boy ocakta en yüksek ateşte taban kızdırılır ve kapak açık karıştırılır (1-2 dk)

4- taban ısısı yükselince mısırlar hareketlenmeye başlar, son bir karıştırma sonrası kapak kapatılır ve ocağın altı orta ateşe kısılır (3-4 dk)

5- tencereyi kulplarından hafif sallayarak mısırların yanmaması sağlanır (1-2 dk)

6- mısırlar servis edilir, afiyet olsun
+4
exlibris
(09.02.26)
sanirim,elektrikli isitici, ev dısı kullanim icin.

evde ocak üstu tencere ile daha kolay ve masrafsiz.
0
designer
(09.02.26)
Bizde var, kullanmıyoruz. Varlığını unuttuklarından eminim.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
sundan kullaniyoruz:
www.williams-sonoma.ca

sicak hava ile patlatiyor, 2-3 dakika suruyor.
sifir yag.
2-3 senedir kullaniyoruz sikinti yok.
+1
cooperr
(10.02.26)
patlamis misiri seviyoruz. arzum ve wwf kullandim. arzum hala duruyor, yagli ve tuzlu yapabilir diye wwf almistim ancak o da yapmiyor. sade seviyorsan pratik aletler. ancak yag ve tuz kullanabilen bildigim kadariyla yok.
+1
unabomber
(10.02.26)
migrostan uyduruk bir marka almıştık. patlatmasına yapıyor işini ama yağ konmuyor kesinlikle ve bu sebepten bana yavan geliyor. ayrıca bi tık da yakıyor gibi geliyor. yani pergorması 6/10 bana göre
0
iwillsee
(10.02.26)
(5)

emel müftüoğlu hovarda klibinde tamer karadağlı mı var?

semaforo de medianoche
imdb'de gözüküyor ama tekrar izledim kimseyi benzetemedim. hatta ercan saatçi'yi de bulamadım. varsalar hangi anda çıktığını söyleyebilir misiniz veya ss atabiliyorsanız o da olur?link: https://www.youtube.com/watch?v=O1wyl6sbZyI
imdb'de gözüküyor ama tekrar izledim kimseyi benzetemedim. hatta ercan saatçi'yi de bulamadım. varsalar hangi anda çıktığını söyleyebilir misiniz veya ss atabiliyorsanız o da olur?

link: www.youtube.com
0
semaforo de medianoche
(09.02.26)
hocam 1995 versiyonunda yok.

2015'te emelle yeniden videosunda var.

www.youtube.com


ilk versiyondaki seray sever yüzünden tekrar izledim 95 klibini.yoksa cevabı biliyordum.
+1
a darkness coming
(09.02.26)
Yukarıda denildiği gibi yeni versiyonda vardı Tamer Karadağlı. Hatta motosiklete biniyordu.
0
candide
(09.02.26)
burada www.imdb.com 1995 yazıyordu demek ki imdb hata yapmış ben de kör mü oldum diye düşünmeye başlamıştım.
0
🌸semaforo de medianoche
(09.02.26)
bir insan ayni klibi niye iki defa ceker ki?
garipmis..
0
cooperr
(09.02.26)
sizin verdiğiniz linkteki versiyonda camdan bakan saçı örgülü kız emel'in kendi kızı. adını unuttum.

ayrıca klipte deniz arcak ve camdaki fettan hatun seray sever
0
exlibris
(09.02.26)
(9)

opel corsa vs hyundai i20

metal69
hangisini alırdınız?i20 : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-erk-plaza-dan-2024-hyundai-i20-1.4-mpi-style-otm-1298055946/detaycorsa : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-erk-plaza-dan-2021-opel-corsa-1.2t-edition-otm-1296895136/detay
hangisini alırdınız?

i20 : www.sahibinden.com

corsa : www.sahibinden.com
0
metal69
(09.02.26)
Puretech, kayışlı motor olmasa corsa derdim (öyle değilse corsa alırdım). Atmosferik olduğu için bu i20’yi de almazdım ama. MTV’si de daha yüksek. Uyar mı bilmem ama bu paralara ikinci el yepisyeni elektrikliler var.

Bu arada i20 daha güçlü değil.
+1
orient blue
(09.02.26)
daha yeni ve daha güçlü olması nedeniyle i20 alırdım. bende 1.0 ve 1.2 motor alerjisi olduğu için corsa'nın yanından geçmem. istatistiki bir veri değil ama benim çevremde 2 tane 1.2 corsa sahibi var. birinin vites kutusunda sorun çıktı, diğerinin beyninde sorun çıktı. 2'si de 15-20 gün servis yolu gözledi. alerjimi tetikliyor böyle bilgiler. bana kalsa bu paraya 1.3 tce clio bakardım bu arada. az yakar çok kaçar. eminim çok mutlu corsa sahipleri de vardır ama benim görüşüm böyle.
0
cisimcik golgi
(09.02.26)
i20 nin 1.0 turbolusu. atttığınız i20nin fiyatına sarı sitede ilanlar var.

bende 2024 corsa var. aldığım dönemde i20 nin turbo elite paketi bayilerde yoktu. olsaydı ciddi ciddi i20 almayı düşünüyordum.
0
inheritance
(09.02.26)
i20 hakkında kendi kullanım bilgimi vereyim 1.6 motorla eski kasada yokuşta tıkanıyor otomatik olanları her kullanan bu ne ya dedi, kullanmadan alma
0
eja
(09.02.26)
i20 alırım.
i20nin atmosferik olması uzun vadede daha az sorun çıkartması demek. ayrıca bu modeli biraz kullandım, rahat bir araç.
0
duyuruuser
(09.02.26)
kesinlikle corsa
0
edaddy
(09.02.26)
corsa d'den çok çektim.
otomatik şanzımanda hyundai daha iyi.
sağlamlık ve malzeme kalitesi corsa.
mpi motor eski motor 1.2t corsa önde.
sorunsuzluk isteniyorsa i20 seçerdim.
0
mikahakkinen
(09.02.26)
corsa islak kayis galiba, alinmaz.
bu ikisi arasinda hyundai.
0
cooperr
(09.02.26)
1.0 i20 al. İkamesi de rio, bayon, stonic.
0
jackyr
(10.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.