Benim çocukluğumda olup hiç kaçırmadıklarım: uçan kaz, güneşin oğlu esteban ve şeker kız candy.
Uçan kaz pazar öğlenleri çıkıyordu. TRT’nin programı, pazar konseri> işitme engelliler haber bülteni>uçan kaz şeklindeydi. Çizgi filmi izlicem diye erkenden oturup, işkence çeke çeke pazar konseri ve işitme engelliler haber bülteni’ni de izliyordum :D
bir keresinde memlekete gitmiştik, orada benim için en önemli aktivitelerden biri, ören yerine gidip oradaki ağaçlardan badem toplamaktı. o seferinde annemlerin tam da esteban’ın saatinde gideceği tuttu ören yerine. Oturup üzgün üzgün estaban’ı izlemiştim :/
Candy de üniversite zamanımda yeniden yayınlanmaya başlamıştı. Bir kaç bölümünü izleyip şoka girmiştim, bunları bize nasıl izletmişler diye. İşte candy ile antony mi terry mi unuttum, küsüyorlar. Candy bunun evinin önüne gidip barışmak için yalvarıyor; oğlan da pencereden bakıyor. Sonra çok şiddetli bir yağmur başlıyor, candy de çok ıslanıyor. Oğlan bunu eve alıyor; ıslak kıyafetlerini çıkarıp sarınması için bir havlu veriyor. Bir sonraki sahnede candy havluya sarınmış, oğlana yalvarıyor, özür diliyor falan. Oğlan da “tamam, gel hadi” gibi bişeyler söylüyor. Kamera arkadan candy’i gösterirken havlu yavaşça aşağı iniyor.. :D
+1