Giriş
(10)

30+ ve birikimi olmayan, motivasyonu da olmayan bekarlar?

bir fincan kahve ile film izlemek
SelamlarBir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum
Selamlar
Bir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.

Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum. Anksiyete, panik atak sahibiyim

MEB’de öğretmenim, kenarda birikim yok denecek kadar az. Evlilik motivasyonu yok, motivasyon olmayınca parayı hobilere, kitaplara, kahveye harcamayı tercih ettim. tamir, alet edevat işlerinden anlamam, hala ehliyetim bile yok anksiyetemden dolayı, arabalara merakım da yok, ev desen zaten tek maaşla hayal. aile de haklı olarak sıkıştırıyor ehliyetini al, birikim yap, düzen kur diye. Galiba bu hayatta sadece kitap okumaktan, kendimle vakit geçirmekten keyif alıyorum maalesef.

Eskiden çok kafaya takmam ya diye kendime itiraf edemesem de artık bir gelecek endişesi geldi empoze edilen şeylerden dolayı.
Galiba yolun sonu elden ayaktan düşünce huzurevi gibi duruyor, onun için bile kenarda deli gibi para lazım.

Böyle kendi kendime düşünüp Karalar bağlayacağına bari buraya yazayım dedim. Ne olacak böyle, var mı benim gibi olan? Yaşanır mı bu şekilde? Sizin gelecek için planınız var mı?

Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.05.26)
Benim durumum iyi. 34 yaşımdan sonra katlanarak gitti. Şu anda 41’im. Moralini bozacak bir yaşta değilsin. Tek yapman gereken başlamak.
+1
gabe h coud
(24.05.26)
birikim yapmak ve artış trendini izlemek de hobi gibi bişi. biraz kurcalayın hoşunuza gider muhtemelen.
+1
gurur
(24.05.26)
görüyor ve arttırıyorum.
6 aydır çalışmıyorum.
ekimde 35 olacağım.
haftaya son ödemelerimi yaptıktan sonra 6 yıllık romanya kariyerimde cebimde kalan 1500 lei + 1400 dolar + 2019 suzuki vitara olacak (15000 euro cash verene satarım).
aralık 2022 ve temmuz 2024'te 2 kere buradaki paramı sıfırlamıştım.
ama o günlerde işim vardı ve fazla mesailer vesaire ile durumu topladım.
her allahın günü mesai yapar gibi iş arıyorum bu aralar.
ama fırsatllar içinde fırsatsızım gibi geliyor (imkanlar imkansız, küçük emrah styla).
inşallah günü kurtarmama yetecek bir iş bulurum kısa zamanda sıfırı bulmadan.
evlilik, aile, ne bileyim ev alma hayalim pek yok.
0
rain when i die
(24.05.26)
abi yanlış anlama kendi mücadelene saygım sonsuz. her insanın farklı hedefi, hayali, beklentileri, sorunları var... ama türkiye'de meb'de öğretmen olmak az şey değil. ben duyuruyu açtığımda işsiz güçsüz, yıkık biri görürüm sanmıştım. sen eğitimcisin, devlet memurusun. dediğim gibi seni tatmin etmeyebilir o tamamen kişisel bi konu ama kendini öyle işsiz güçsüz adam gibi tanımlamana da gerek yok.

ben ay başı 32'ye dönüyorum. 18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. üniversitede çok dolaştım ama lisansı bitirmedim. yaptığım iş de "bi yere gidecek" türden değil. öyle mal gibi yaşadım yani 10 sene kah aç kaldım kah özgürlüğümü değerlendirdim ettim vs. ama geldiğim noktada hiçbir şeyim yok. sevdiğim, bilgisayarda yapabildiğim, çok vaktimi almayan bir işle öyle takıldım yani.

temmuzda askerlik mevzuu çözülecek. şimdi işe girmek istesem bile giremiyorum, askerliğini yapmamış diyorlar. muaf olacağım. en azından o kesinleşmiş olur. gerçi işe girmek dediysem eğer şanslıysam fabrikada, burger king'de filan çalışırım. lise mezunuyum, tahsilim yok.

ülkede senin gibi hatta senden çok daha kötü durumda milyonlar var. hadi bende zaten bi şey yok ama "çok kalifiye" olduğu için süpermarkette işe giremeyen adam tanıyorum mesela. çocuğa günde 8-9 saat bim kasiyerliği yapıp ayda 30 bin lira kazanmayı bile çok görüyorlar.

ne yapacağımı bilmiyorum. artık çok da önemsemiyorum. benim muhakkak kendimi eleştirmem gereken noktalar vardır ama bu ekonomik sistem içerisinde barınamadığım için ben kendimi suçlamıyorum. 3-5 tane adamın 20-30 milyar dolarlık serveti var, biz böyle yaşıyoruz. milyarlarca insan sabah gidiyor, akşam geliyor, kimisi gece de çalışıyor... hangisi zengin oldu, hangisi ne elde etti?

hayatımın geri kalanını kapitalist sistemi ve mevcut düzeni yok etmeye adadım şahsen. alacakları bir canım var. şu yaşadığımız şey soytarılıktan başka bir şey değil. bir tane fabrika var bakıyorsun. bin tane işçisi var. adamların hayatı skiliyor, hepsinin maddi problemi var, ay sonunu zor getiriyorlar... fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor.

artık hiç kendimi paralamıyorum yani o açıdan. çoluk çocuk eş meş yok, zaten istemiyorum da. ben hazır olayım. sınıf savaşı olursa orada yaparız şovumuzu. ölüyorsak da şerefimizle ölürüz. böyle yaşamaktan iyidir.

koskoca dünyada iyi eğitim almış milyonlarca, hatta belki sayısı milyarı bulan gençler "hatalı" veya "yanlış" olamaz abi. yok öyle bir dünya. ben kendi adıma bize dayattıkları bu soytarılığı kabul etmiyorum. çalışmadan kazanayım, zengin olayım filan da demiyorum. ama şu an dünyadaki kaynaklarla herkesin başının üstünde bir çatısı, önünde yiyecek yemeği olabilmeli. sorun "fakirlik" değil tam tersine "zenginlik". biz zenginleri doyuramıyoruz, tek problem bu.

o yüzden artık kendime yüklenip de öyle depresyona filan girmiyorum. imkanım ölçüsünde kendime dikkat etmeye çalışıyorum. herkesin aç olduğu yerde sorun bireysel değil sistemseldir. bunların ümüğünü sıkacağımız gün bileklerimiz güçlü olacaksa da kendimize dikkat etmemiz lazım işte. o gün gelir, gelmez... önemli değil. karınca misali, yolunda ölürüz, ne diyeyim.
+5
der meister
(24.05.26)
der meister; ağzına sağlık, çok güzel noktalara değindin.

Bu aralar bu mevzulara çok kafayı takınca önüme youtube’da aşti’de yaşayan evsizlerin videoları düşüyor, ulus’ta izbe otellerde hayatlarını geçirmeye çalışan yaşlılar, kabul edilebilir bir şey değil. İnsanlık onuruna aykırı.
Böyle bir çarkın içinde umutsuzluğa kapılmadan , geleceğe bakabilmek gerçekten zor.

Ne diyeyim, seni Rus dili edebiyatı okuduğun zamanlardan hatırlıyorum, umarım gönlünce olur her şey.
+2
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(24.05.26)
sağol abi, eksik olma. bilmukabele. ben okumadım etmedim diye beni kimse iplemiyor ama ben yine de doğru bildiğimi imkanım ölçüsünde söyleyeceğim. kendin söyledin. bak etrafına. hangi genç, hangi yaşlı, hangi orta yaşlı mutlu ki? bir ülkede, bir coğrafyada, onu geçtim koca bir dünyada kim iyi yaşıyor bugün? nasıl, neden? bezos milyarlarca dolara düğün yapıyor, amazon işçisi devlet desteği olmadan yaşayamıyor veya çalışırken şişeye işemek zorunda kalıyor tuvalete gidemediği için.

yaşadığımız dünya bu. en bşata dediğim gibi, altını çizerek söylüyorum, ben bunları sorumluluğu kendimden uzaklaştırmak için söylemiyorum. kendi hayatımda bu noktaya gelmiş olmamın muhakkak sebepleri vardır, bu kişisel ve tamamen ayrı bir konu.

ama herkesin mutsuz olduğu, herkesin gelecekten kaygı duyduğu, bir avuç insanın cenneti yaşarken milyarların anksiyete hastası olduğu bir yerde problem "bireysel" değildir. hadi ben aptalım. hepiniz mi aptalsınız? türkiye'de, avrupa'da, başka yerlerde... bütün bir nesil mi aptal? 2000 sonrası doğanların yüzde 80'i gerizekalı mı mesela? böyle bir şey olabilir mi?

amaçları böyle bizi bireysel olarak kırmak, herkesi yetersiz ve aptal olduğuna ikna etmek, daha da köleleştirmek. şerefsiz itler diyor ki kahve içmeyin, dışardan yemeyin... ulan her gün 200 liralık kahve içsem senede 73 bin lira yapar. 20 senede 1.5 milyona yaklaşıyor. bugün nerede o paraya ev alabilirsin? düzgün araba bile zor.

boomer'ları da bizi mahkum ettikleri bu sistemi de ezip geçmeden dünyaya huzur yok. ben artık buna inanıyorum. eskiden bana da çok havai, uçarı, anlamsız filan gelirdi bu konular. ama gerçekten ekmek kavgası hiçbir şeye benzemiyormuş :)

işin trajik tarafı biz 100 kişi 99 tane ekmek için savaşmıyoruz. bi tane itin evladı gelip 99 ekmeği alıyor ve bize yeterince çalışmadığımızı söylüyor. ondan sonra vay uyumsuz vay kafayı yedi bilmem ne... bu zamanda akıl sağlığını koruyan adama şaşarım ben asıl. savaşa, ayrılığa, dövüşe, hepsine para var ama 20'sinden 70'ine kadar 50 sene çalışmış adama emekliliğinde yuva sağlayacak para yok, öyle mi?
+3
der meister
(24.05.26)
@der meister

bugun butun gun bir arkadasin evinde fiziksel islere yardim ettim, hosuma gidiyor.
kucuk bir ev, bodrum katin kucucuk camlari var, onlari buyutmek icin bir eleman tutmus, adam 3 gunden beri 3 cami buyutmek icin tek basina it gibi calisiyor, gunde 12 saat. en sonunda bugun bitirdi.

simdi bu adam ukraynadan savastan kacmis.
adamin daha onceki isi masabasiymis. evrak takibi falan yapiyormus devlette.
simdi elinde beton kesme makinasi butun gun beton kesiyor, tozdan herifin sadece gozleri gozukuyor.

bu adam burada maasli bir ise girebilirdi, ingilizcesi az, buyuk ihtimal asgari ucret alirdi, eline net ayda $2000 gecerdi. starbucks'da kafe doldurur, gunde $20 tip alinca havalara ucabilirdi.

onun yerine geldi uc tane cami buyuttu, 3 gunde aldigi para $6000. bunu her hafta bir kere yapsa $24000 yapiyor. bu benim maasimin cok uzerinde ki ben 25 senedir burdayim ve ortalamanin ustunde maas aliyorum.

ezcumle demek istedigim "18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. " bu kafayi acmadan "fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor." diye oykunmenin bir mantigi yok.

totonuzu kaldirip disari cikip kovalamaniz lazim.
bak adamin ulkesi yakilmis yikilmis.
yasadigi yerde dili yok disi yok.
it gibi agir is yapiyor, karsiligini da aliyor.

turkiye'de gordugum en buyuk sikinti herkesin evinin arka sokaginda yagli balli is bakmasi. oyle bir is belki isvicre'de falan vardir, o da belllkiii.

30lu yaslar birsey degil, insanin en verimli cagi. evde oturup kapitalizme savas acma hayalleriyle bu gunlerinizi gecirmeyin (derim). 3. dunya ulkesinde para kazanmak istiyorsan yirtici olacaksin, isiracaksin. para kazanmak ile diploma arasinda pek bir baglanti kalmadi artik ayrica, o bag 90'lar itibariyle koptu gitti. o yuzden lise mezunu olmak bir mazeret degil, tersine avantaj. kaybedecek birseyin yok cunku.
0
cooperr
(25.05.26)
ben insanca yaşamak için niye bir şeyleri kovalamak ya da ıstırmak zorunda olayım? şu söylediğin sana mantıklı geliyor mu? ben insanım. insanca koşullar için niye birilerinin tepesine basmak, birileriyle mücadele etmek zorunda olayım?

kimse yağlı ballı iş filan bakmıyor burada. sen türkiye'de bile yaşamıyorsun coopeerr abi. millet burada intihar ediyor, burada üniversite mezunları aç geziyor. ilkokul mezunu patronların peşinde köle oluyor da iş bile bulamıyor.

senin kendi hayatına, tecrübene saygım var ama bu boomer algısını bırakalım lütfen. türkiye'de kimsenin senin zannettiğin gibi bir hayat istediği yok.

hepsini geçtim, velev ki öyle olsun, sorun nedir? yağın balın içinde yaşayan adam bunu bizden daha çok mu hak ediyor sana göre? ben kendi yazdığımda da söyledim. beni boşver. ben kendim için söylemiyorum.

ulan bütün ülke mi gerizekalı?
0
der meister
(25.05.26)
yaw dunya genelinde sikinti var. ben orayi da biliyorum cunku gidip geliyorum. disariyi da biliyorum cunkiu zaten disarda yasiyoruz.

herkes diploma sahibi oldu, piyasa sikisti. burda yeni mezun muhendisin 15 sene once aldigi maas ile bugun aldigi maas arasinda hicbir fark yok. bu arada asgari ucret iki katina cikti, ev fiyatlari 2-3 katina cikti. ama maaslarda fark yok cunku deli gibi mezun var, herkes issiz geziyor.

senin hayalini kurdugun hayati yasayan artik kucuk bir azinlik kaldi, onlar da zaten 50 yasinin ustunde falan, son seneleri adamlarin, deneyimleri oldugu icin sirketler adamlari idare ediyor. onlar da oldukten sonra o islerin hepsi kaybolup gidecek.

isirmak zorundasin evet.
magara adamiyiz yaw. aciktin, miden gurulduyor.
ya avlanacaksin ya da oleceksin.
veganligin sirasi degil bence..

bak ben 7.5 seneyi universitede yaktim. 15 senedir calisiyorum.
ama para yetmedigi icin ikici olarak emlak sektorune bulastim, bos zamanlarimda al sat yapmaya falan calisiyorum. cunku maas yetmiyor.
eger emlagi tutturabilirsem muhendisligi birakmayi dusunuyorum cunku attigim tas urkuttugum kusa yetmiyor ki CV saglam, issiz kalmam ki zaten her ay bir firma bize gel diye ariyor.

ko-va-la-ya-cak-sin.
gunumuzde baska caresi yok.
0
cooperr
(25.05.26)
hahaha günümüzde başka çaresi yokmuş. bunu milyarlar kazanıp sıçmaya yatıyla giden milyarderler mi söylüyor? ben mağara adamı değilim. mağarada yaşamıyorum. binlerce yıllık evrimimiz bunun için değildi.

ben başkasının kafasına basarak zengin ve iyi koşullarda yaşama fikrini reddediyorum. sen bu fikirle rahatsan sana da kolaylıklar dilerim. yarın bir gün bir gariban sana tebelleş olur, o zaman görürüz. sen parçası olduğun toplumu rakibin, düşmanın olarak görüyorsan sen bilirsin.

ben fakir kalabilirim ama seninle aynı zihniyette olmayacağım, yere batsın.
0
der meister
(25.05.26)
(5)

3-4 aylık insancıl fiyata yazlık

1837837
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesif
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yerler olursa sevinirim. Bir de geçen bir tavsiye geldi mazı’ya gidin oradan çıkmıyorum harika bir yer vs 600k fiyat verdi. Tavsiyesi olan mümkünse uçmasın.
0
1837837
(22.05.26)
Karaburun bakabilirsin. Sahibinden ya da airnbnbden bisiler cikabilir
0
ırene adler
(22.05.26)
spesifik dersen öyle yerler daha pahalı oluyor. yani artık egede sakinlik yok her yer ankara istanbul plakası. yani genel sakinlik olarak datça ve koyları daha uygun.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
3 ile 4 ay arasinda 1 ay fark var. Suresine, yerine, buyuklugune gore 600 cok uygun ya da cok pahali bir tutar olabilir. Zaten haziran da geldi sayilir, sezonluk kira icin biraz gec bir vakit. Ozetle, senin ne istedigini ve butceni netlestirmende fayda var.
0
osssy
(22.05.26)
fiyat performans lokasyonu istiyorsan kuzey egeye bakman lazim, guneye indikce fiyat yukselir. mazi dedigin yer bodrum'un dibinde bir koy, 20 sene once nispeten ucuzdu artik tahminim orasi da dolmustur.

tavsiyem geyikli/assos civarlari olur. bozcaada'dan uzak durmak suretiyle uygun fiyatli kucuk bir yazlik bulunabilir ama luks pesinde olmaman lazim. bir de deniz soguk.
0
cooperr
(23.05.26)
Bodum için bile merkez dışında gece hayatı yoktur ki, istisna olarak eğer yakında bir otel varsa geceler onun animasyon gürültüsü gelir o kadar. Bodrum'un kuzeydoğusunda Boğaziçi, güneydoğusunda Mazı gerçekten sakin ve özellikle Mazı izole yerlerdir, ama 4 aylığında 600k vermek için sitenin çok muhteşem plajı manzarası olması lazım. Orada bu piyasada ben aylık 40k'dan fazla vermem ki, o da ev düzgün olacak, 40 yıllık dökülen koop evine o kira verilmez.

Öte yandan yazlık kiralamanın püf noktası şudur: Bodrum'u mu seviyorsunuz mesela? 1 sezon 1 ay fiyatı neyse kiralayacaksınız ve gittiğinizde hem tatil yapıp hem de dolaşıp nerelerde kalınabilir vb. araştıracaksınız. Mesela güzel bir site mi var, gideceksin güvenliğe veya yönetime kiralık yer arıyorum diye soracaksın. Zaten oralarda kiraya vermek isteyenler yönetime falan numaralarını versin diye söylüyorlar. İnternetten, emlakçıdan vb. yazlık kiralanmaz.
0
malheiros
(23.05.26)
(9)

Sık arıza çıkaran araç ne demek?

ya ben lan neyse
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol arac
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?

her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?

ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol araca da razı olurum. çünkü gerçekten çok ama çok pahalı arabalar.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(21.05.26)
100km’de bi değil tabi. Ama orada kilit nokta sanayiye gitme gelme değil rahatsız edecek bişeylerin sürekli çıkması. Kendi eski aracımdan örnekle anlatayım, hem eski hem km’si çoktu;

Şanzımanda sorun vardı haftalarca stres yaşattı sanki her an yolda bırakacak gibiydi, sonra öyle de oldu 2 gün dükkan gezdim 60-70k masraflar havada uçuyordu en son temiz bi usta olum basit bişeyi gitmiş deyip 3k’ya halletti. Onu kurtardım sonra şanzıman d’ye alınca sert vuruntu yapıyordu aylarca o can sıktı. Bir kaç hafta sonra motor arıza ışığı yandı ne olduğunu bulamadık, sonra conta yanığı oldu 25 liralık olduk bir kaç haftam rezil oldu. O bitti 2-3 ay sonra oksijen sensörü başa bela oldu. Arada bir de hava çeken hortum yırtıldı. Onu fark edene kadar araç aşırı bağırıyordu yine motor gidiyordu diyordum. Hepsini ülkenin en iyi ustasının eline verip baba komple temize çek desen 30-40 kağıda en baştan hallederdi mesela ama sürekli başka yerlerde başka zamanlarda arıza veriyordu. Bir kere gönül rahatlığıyla bişey olmadan bi uyarı vermez demeden süremedim. Her an tetikteydim ve aşırı yorucuydu. Dediğim gibi vurdumduymaz biri olsam sanayide 4-5 farklı usta arkadaşım dostum olsa dert değildi belki ama sürekli sanayiye gittim sürekli stres panik endişe. Kaç kere keşke almasaydım dedim ve sonra kurtuldum bıraktım aracı.
+1
avatar is back
(21.05.26)
Cok ariza cikaran pejo 207 kullandım. 30 bin km ve 2 yil falandir toplam.

Bir kere arac yag yakiyormus zaten, arastirinca kronik olduğunu öğrendim. Cozumu rektifiyeydi yani değmeyecek kadar pahaliydi, ara sira yag ekleyerek idare ettim.

Butun sogutma sistemi peyderpey bozuldu. Baktim su eksiliyor, test yaptik, termostattan cikti, değiştik, sonra su tankından basladi, sonra baska bir yerden.

Bir kez uzun yol yaptim baya 2500 km falan sinirda 8 saat beklemeli vs, arac yag uyarisi vermeye başladı. Bilmediğim bir ülkede çözmeye ugrastik sonra sensörün sorunlu olduğu kanaatine vardik, sonra kendi kendine duzeldi.

Gene bir ara hararet uyarısı verdi ve o da sensörlerden cikti.

Bir ara yag bobinlerin oralarda bir yerlere girdiydi, hepsi değişmeli dedi usta ama salladim hic de birsey olmadi.

2010 model aracta butun bu maceralar yaşandı. Cok daha eski birkac japon arabasi kullandim, onlarda neredeyse hiç sürpriz problem cikmadi. Tabii gene onlarin da bakimsizi kötü olabilir. Peşin pesin japon diye güvenilmez.
0
mbond
(21.05.26)
benim icin sik arizanin karsiligi direk bmw.

farkli modelleri 7-8 sene kullandim. naparsan yap 6 ayda bir servistesin, istedigin kadar iyi bak, km dusuk olsun, kazasi olmasin, 6 ayda bir isik yakar. isik yakmasa su kacirir. su kacirmasa yag akitir. hep elinin ustunde olmasi lazim. servisten ciktigin hafta yolda kalabilirsin.

ama iste namussuz, gaza basinca butun sikintilarini unutturur.. zaten oyle olmasa coktan batarlardi herhalde.
0
cooperr
(22.05.26)
ne kadar az özellik, o kadar az sorun.
0
designer
(22.05.26)
arızası bol olmayan ucuz araçlar da var. piyasası yok diye ucuza giden araçlar sadece tutuluyor kolay alınıp satılıyor diye fiyatı şişirilen daha eski daha yıpranmış araçlardan daha iyi bence.

her şey bi arada olmuyor sadece. senin önceliklerin önemli.
mesela genel olarak turbo dizel daha az yakar, atmosferik benzinli daha az sıkıntı çıkarır arızaları da daha düşük maliyetli olur.
piyasası hızlı araçlar daha pahalı veya yüksek km olur, fiat vs. almak istersen markasına para verirsin, piyasası olmayan araç aynı fiyatlara sana daha çok şey sunar.

piyasası var, çok yaşlı değil, çok yüksek km değil, az yakıyor, az arıza çıkarıyor, e bu araç pahalı oluyor tabi.
şimdi ucuzlatmak için nelerden taviz vereceksin? ben marka bilinirliğinden ve yakıt tüketiminden taviz verdim fiyatına göre düşük kmde ve genç sayılacak atmosferik benzinli araç aldım. 213k km'de 235k tl'ye 2010 model. memnunum...

sen bilmediğim marka almam dersin, daha eski veya yüksek km araç alırsın. veya her şey idare eder görünüyordur ama bilinen masraf açabilecek sık karşılaşılan arızası vardır o modelin ondan ucuz gidiyordur... parçası zor bulunuyordur vs.

az bilinen araçların çoğuna yönelik bu parçası bulunmaz ön yargısı var direkt mesela. kiminde haklı kiminde haksız. aslında parça sorunu olmasa da o bulunmaz algısı varsa direkt piyasasını etkiliyor.

ha sıfır problem mi? hayır. ufak tefek sorunlar tabiki var 16 yaşında araçta.
trim sesi var, zrotlar sıkıntılı, akü ölüydü, hortumlar eskimiş geçen üst radyatör hortumundan kaçak oldu, klima soğutmuyor(umarım sadece gazı eksiktir :D) arka cam rezistansının bazı sıraları ısınmıyor, dikiz aynalarının ısıtması çalışmıyor, oksijen sensöründen arıza kodu var ışık yakıyor. ama işte arıza var arıza var... bunların hiçbiri aracı kullanıma engel büyük sıkıntı değil, bi hortumu hemen değiştirmek gerekti öyle kullanılmazdı gerisi can sıkar ama yolda bırakmaz. 7 aydır günlük kullanıyorum. ustalara güvenmediğimden aylardır sorunlarıyla idare ediyorum, muayene öncesi şehir dışında komple baktıracağım genel bi toparlanacak bakalım... temmuzda muayenesi bitiyor, bu ay sonu veya haziran içinde halledilir. motoru mekaniği sorunsuz aracın.

burada ben birkaç sorununu anlatıp sorunca kendim çözmeye çalışınca bir sürü yorum geldi "sat kurtul" vs. yazan. yok abicim ben gayet memnunum. sıfır araç almıyoruz illaki problem olacak. böyle ufak can sıkan problemlere ben ok'im. geçiştirebilir erteleyebilir kendim çözebilir veya diğer olası büyük problemlere göre düşük maliyetle yaptırabilirim. hiçbiri deal breaker değil benim için. satsam yerine alabileceğim sıfır sorunlu araç mı var bu fiyata? kurtuldum tamam e ne alacağım şimdi? ona cevap yok sat diyenlerden :D

az özellik az sorun+1, basit sistem iyidir. o yüzden işçilik fiyatları ve kalitesine bakınca ben varsın biraz daha çok yaksın sanayide masraf edeceğime yakıta veririm dedim. ki lpgli olduğundan oradan kaybım da az. ha lpg de sorun ihtimalini arttırıyor mu? evet. ama demir bloklu atmosferik çelik sübaplı araçta risk yine güncel turbo benzinlilerden düşük.
turbolu küçük motorlu modern araç alsam yakıt tasarrufunu ustaların eline sayacağım :D ne anlamı kaldı? o tip araçları sıfır alan alır kullanır tasarrufundan konforundan faydalanır sonraki sahipleri sıkıntılarıyla boğuşur.
0
konetsu
(22.05.26)
mesela bir markanın bir modeli diğer modellere göre daha sık sorun çıkarır o araç o gruba girer. araç lpglidir bakımları düzgün değildir, araç bakım süreçleri düzgün takip edilmemesi arızaları geçiştirilmişse her araç sürekli sorun yaratabilir. mesela bir tanıdığım togg aldı ve aldığı gibi araç arıza ışığı yaktı. yani kronik sıkıntılı araç böyle oluyor.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Periyodik gibi düşünmeyin; mesela giyinmiş süslenmiş bir yere yetişiyorken yolda bırakabilir gibi düşünün.
0
lil siztah
(22.05.26)
çok eski olmayan bir arabayla, periyodik bakımlar haricinde her yıl en az bir kere tamirciye gidiyorsanız bu sık arıza çıkartmaktır bence. (kaza vs bahsetmiyorum)

yılda bir tamirciye gitmekten ne olur demeyin. arabadan anlamıyorsanız zaten ayvayı yediniz.

1- araba bozulmak için sizin bol bol boş vaktinizin olduğu zaman bozulmayacak. tam bir yere yetişmeniz gerekirken, arabada sıkıntı çıkacak. "bu araba şu anda beni oraya götürmüyorsa, neden aldım bu arabayı?" diyeceksiniz.
2- tamirciye gittiğinizde bazen yarım gün, bazen 15 gün araba kalıyor orada. bazen sağdan soldan parça gelmesi gerekiyor boş boş bekliyorsunuz.
3- tamirciye gittiğinizde ödediğiniz paranın haddi hesabı olmuyor. tamirci ne kadar dürüst, ahlaklı olursa olsun, araba tamiri pahalı bir şey.
0
co2s2
(22.05.26)
Bolca 20+ yaşında araba kullandım arıza örnekleri vereyim...

1) Giderken su hortumu patlar yolda kalırsın

2) Sarj dinamosu gider yol uzunsa ve akşam vaktiyse kesin yolda kalırsın

3) Marş motoru gider gene yolda kalırsın

4) kayış, kasnak, su pompası gider gene yolda kalırsın

5) debriyaj teli kopar gene yolda kalırsın

6) saçma bir sensör arıza verir, bulamazlarz abuk subuk alakasız parçaları değiştirip dururlar, ya yolda kalırsın ya performans kaybı yaşarsın

7) elektrik tesisatı sıkıntılıdır, bir kopuk veya bazen temassızlık yapan kablo yüzünden yolda kalırsın

8) arızalı veya bypass edilmiş sensör yüzünden düşük yağ basıncı, hararet, düşük su seviyesi gibi kritik uyarılar çalışmaz motoru kucağına alırsın

9) yakıt hattı eskidir, özellikle benzinli bir araçsa herhangi ufak bir kaçak = facia

10) kronik problemi olan bir araçtır ve aldığında ciddi masraf edip değiştirmen gereken parçalar vardır, değiştirmezsin araba kadar masraf çıkar. Yan sanayi parça takmışlardır rastgele bir zamanda büyük sıkıntı çıkarır.

Bütün bunlar bazen çok sık aralıklarla yaşanır araba size biner tabiri caizse.
+1
kimlanbu
(23.05.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(21)

araç sahiplerinin sahip olmasını önerdiğiniz ürünler?

konetsu
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:dashcam: viofo a229 pro duodashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :Dkompresör: einhell CE-CC 18 Lilastik havasını soğukken basmak daha doğru
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?

mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:
dashcam: viofo a229 pro duo
dashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :D

kompresör: einhell CE-CC 18 Li
lastik havasını soğukken basmak daha doğru sonuç veriyor. benzinliğe gideyim basayım demek zorunda kalmıyorum... ani sıcaklık değişimlerinde de basıncı ayarlayabiliyorum. araçta tpms de olmadığından ara ara kontrol ediyorum.

akü takviye: OSRAM BATTERYJumpstart 1000
aracı aldığımda üstündeki akü zayıftı, istediğim akü de stokta yoktu biraz zorunluluktan aldım ama yine gerekli olabilir. bi ışığı açık unutsan aracı vurdurmak yerine takviyeyle daha güvenli şekilde çalıştırabilirsin.

obd cihazı: vgate icar pro 2s
arıza ışığı yanınca neden acaba diye önden kontrol edebilirsin. basit bişeyse kendin çözebilirsin... mesela hararet göstergem yüksek gösteriyor arada, bununla aslında sorun olmadığını ecudaki veriyi kontrol ederek doğrulayabildim boş yere olmayan problemi aramadım. bayağı sanayide kazıklanmaktan kurtarabilir ve boş yere endişelenmeyi önleyebilir.

akülü üfleme: einhell TE-CB 18/180 Li
kışın karları filan üflerim diye almıştım. ek olarak evde dükkanda vs. de iş görüyor temizlik için.

refraktometre: antifriz ölçümü için en hassas ve doğru sonuç veren alet. antifriz bomesi vs. amatör işi... :D

tds ölçer: antifrize kattığım saf suyun gerçekten saf olduğunu doğrulamak için aldım. yorumlarda bildiğin musluk suyuyla aynı değerleri veren saf su gönderen satıcılar dolu. güvenemeyip kontrol ettim.

visco boyun yastığı: rahat :)

yedek sigortalar: ne olur ne olmaz araçta tutmakta fayda var.

pilli kafa feneri: özellikle pilli tercih ettim lithium bataryayı araçta bırakmak istemediğimden. ışık kaynağı işte... telefon flashıyla uğraşmadan karanlıkta bişeyleri görmeni sağlıyor.

trim sökme seti: dashcam teyp vs. montajı için işe yaradı.

bunlar dışında çeşitli spreyler: emniyet kemeri yağlayıcı, wd-40, balata spreyi, silikon sprey, kontakt temizleyici vs.

alıp daha kullanmadıklarım:
sentil: buji değişiminde tırnak aralığını filan kontrol edebilirim. ucuzdu sepet doldurmalık aldım.
kör nokta aynası: baseus marka olandan aldım takmayı unutuyorum/üşeniyorum :D
yağ filtre sökücü: ilk yağ değişimini filtreyi sökemediğimden dışarıda yaptırdım. işçilikleri berbattı daha da güvenmem dedim filtre sökücü aldım, sonraki değişimde deneyeceğiz bakalım...
antifriz hunisi: ilk değişimden sonra birkaç gün araç havasını atana kadar kontrol etmek gerekti. kendi atıyor atmasına ama sonraki değişimi daha pratik hale getirir diye aldım. gümrük yasası değişmeden en son neler alabilirim diye bakarken aldım attım kenara.

iyi ki varmış dediklerim:
alet seti, lokma anahtar tornavida pense kargaburun yankeski cırcır şu bu çeşitli ürünler işte.
multimetre: her zaman gerekir... çeşitli kontroller için şart. akü alırken bile yanıma alıp önce yüzey voltajını kontrol ettim. oksijen sensörü kontrolüydü, zayıf şase problemi teşhisiydi vs. kontrollerde gerekli.
kablo soyucu, yüksük basma aleti, krimp aleti vs. dashcam teyp vs. montajı için kolaylık ve daha iyi bir montaj sağladı.
kablosuz süpürge: einhell TE-SV 18 Li, araç süpürgesi gibi de kullanılıyor işte. al aracı süpür temizle...

deneyip gereksiz bulduklarım:
telefon tutucu: pratik gelmedi, çok popüler bi aksesuar ama rahat edemedim.

almayı düşündüklerim:
kablosuz sıcak hava tabancası: elektrik tesisatını kendim toparlayayım dersem kurcalanmış kabloların ek yerlerini vs. makaronla kapatırım. çakmakla ısıtmaktansa düzgün aleti kullanırım. araç dışında başka işlerde de zaman zaman gerekiyor ama olmadan idare ediyorum şimdilik. şart değil ama istek listemde :)

lastik tamir kiti: şehir içi kullandığımdan hala almadım ama lazım bence.
+3
konetsu
(21.05.26)
Kompresör, akü takviye kablosu ve genel alet çantası bence yeni/eski arabalarda gerekli.
0
burfak
(21.05.26)
istasyonlarda satılan lastik onarma kiti/köpüğü ve komresör. yarma hariç tüm lastik sorunlarını tamirciye kadar çözer
+1
kisa
(21.05.26)
@kisa kit olanlardan alacağım bu fitil tipi olanlardan. bahsettiğiniz üründen alıp aynı gün iade etmiştim. üzerindeki uyarılarda yazanlar:
-çok kolay alevlenir gaz
-çok kolay alevlenir aeresol
-basınçlı kap, ısıtma patlamaya yol açabilir
-50c'yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmayın

ben bunu güvenip yaz kış araçta bırakamam şahsen... 50c'yi yazın güneş altında kalan bir aracın içi kolaylıkla aşabilir. ayrıca kullandığında lastiği düzgünce tamir etmeden önce temizlemesi de zor veya imkansız olabilir ufak bi fitille yamayıp yıllarca kullanabileceğin lastiği değiştirmek zorunda kalabilirsin. tanıdığım biri asla kullanma kullanırsan lastik çöp dedi mesela. ne kadar geçerli bilemesem de özellikle yanma/patlama riski nedeniyle ben sıcak bakamıyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
yazılanları okuyunca kendimi kötü hissettim. dümdüz kullanıyorum arabayı. sadece arabayla gelen yedek lastik ve ekipmanları, ilk yardım çantası ve 1 tane bez var. yazılanlar muhakkak gereklidir ama senede 2 defa uzun yol harici şehir içi araç kullanımda ne kadar gereklidir bilemedim.
+1
scudman1
(21.05.26)
Şu an arabadayım dikte ettirerek yazıyorum imla hataları olursa affola.
Çok sevilen ürünler değildir o spreyler doğru ama Yolda kalan birini bir yere götürmekte faydalı oluyor genelde büyük bir yarık yoksa zaten kompresör de işe yarayacaktır Bunun dışında o sprey kullanılırsa en kısa sürede lastikçiye gidilip temizletip Ondan sonra tamir yapılması genelde yetiyor
0
kisa
(21.05.26)
Güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. Buradakilere bakmadan ihtiyacının olduğunu bile bilmeyebilir insan. Örneğin benim aklıma hiç pilli kafa lambası gelmezdi ama burada okuyunca aşırı mantıklı olduğunu düşündüm.

Benzer bir konuda fikrini almak için ben de bir soru ekleyeyim. Aracında yerleşik bir kamera olsa ve bunu dashcam olarak kullanabiliyor olsan (diyelim senin aldığın dash cam ile benzer fiyatta ya da daha ucuz) yine de bu marka model bir dashcam alır mıydın, yoksa nasıl olsa araçta var, boşuna sök tak uğraşmaya değmez der miydin?

Sonra da kendim için spesifikleştireyim soruyu. Senin bahsettiğin marka modele baktım, satın alma fiyatı 342 euro civarı, ama aracın kendi kamerasını dashcam olarak kullanmak istersem aracın online marketinden tek seferlik 270 euro ödemem lazım. Şöyle bir dezavantajı var; 3-5 yıl sonra arabayı satarsam araçtan sökemeyeceğim bir sistem sonuç olarak. Ama ne montajıyla ne de başka bir şeyle uğraşacağım. Kayıt için yapmam gereken tek şey de USB girişine bir flash bellek takmak olacak.

Fikrin nedir @konetsu?
0
himmet dayi
(21.05.26)
@scudman1 obd cihazı olmasa beni kaç binlik yaparlardı acaba diye düşünüyorum :D

hararet yüksek gösterdiğinden antifriz değişiminden sonra fan açıyor mu sorun var mı diye bakarlarken açması lazımdı demeye başlayıp yok hararet müşürüne bakalım temizleyelimden girdiler. e sorun gösterge panelindeki zayıf şaşeden kontrol ettim obdden de doğruladım biliyorum tabi. açtım gösterdim ecudaki sıcaklığı buna göre bakalım diye. olmasa orada müşürü de sökerler, olmazsa değiştirirler, termostattı, fan rölesiydi, fan müşürüydü, radyatördü devirdaimdi ilerler giderlerdi :D çünkü hiçbiri sonucu değiştirmeyecek. sonunda her şey değişmiş tüm masraf yapılmışken de kronik demekki bu araçta filan der gönderirlerdi gerçek sebebi bulmadan.

veya arıza ışığı yanıyor diye götürüp bıraksan ucu açık :D bilmiyorsun, gerekli gereksiz ne geçirsek kar diye motor inecek'e kadar giderler. aslında oksijen sensöründen hata vermiş araç o da tesisattan kaynaklı, sensörün kendisinde de sorun yok. şuan sadece anlık yakıt düzenlemesini tam yapmıyor bi ihtimal muayenede emisyon kontrolünde sıkıntı olabilir ama olmaya da bilir. sorun çıkarsa da oto elektrikçiye gidip şu sorun var diye teşhisi yapılmış ne olduğunu bilerek gitmek farklı yine ucu açık ustaya güvenmek farklı.

aküde mesela ölü aküyle 1 ay kullanabildim aracı takviye cihazı aldığım için. ince japon tip akü kullanıyor araç. bayide sadece alt seri 45ah akü vardı ama 55ah üst seri modeli mevcut. ben ondan getirttim bekleyebildim. o 45ah olan da olmayabilirdi mecbur kalıp normal standart akü taktırabilirdim orada da başka sıkıntılar çıkıyor :D grupta bi arkadaş normal akü taktırdı mesela araç 2. ve 4. vitese geçmiyordu. ben araştırmıştım biliyordum söyledim şu aküye çarpıyor büyük tip takarsan akü altına destek koyup yükseltmen lazım diye: i.imgur.com
ben görüp cevap verene kadar gruptakiler debriyaj alt merkezi mi dememiş, şanzıman yağı mı dememiş, baskı tam ayıramıyordur mu dememiş, senkromeç mi dememiş... şanzıman indirmeye kadar giderdi bağlantıyı kuramasa.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
araç anahtarı yedek pilinide al. benim markette bitti. düğme pillerdendi aldım taktım. zor zamanda lazım olur.
0
mikahakkinen
(21.05.26)
@himmet dayi aracın kendi kamerasının görüntü kalitesi de önemli bir kriter burada. bir de devamlı yazım yapılacak disklerde özel endurance serisi bellekler gerekli. standart usb bellek kısa sürede bozulabilir, yazım hızı yetersizse yüksek çözünürlüklü video kaydında problem yaşatabilir.

kalitesi yeterli diyorsan dashcam ile kullanıma uygun devamlı yazıma dayanıklı ve hızlı bir bellek alman gerektiğini unutma derim. pratik bir çözüm gibi görünüyor artısını eksisini kendince tartman lazım. usb ssd filan destekliyor mu desteklediği maksimum kapasite ne bunlara bakabilirsin. destekliyorsa ssd tercih ederdim flash bellek yerine.

@mikahakkinen benim aracın orijinal kumandası kayıp, üçüncü parti ucuz sistem takılmış. i.imgur.com şu tarz. immobilizer sistemi var ama kumanda pilinden bağımsız transponder çipini okuyor kontaktan. pil bitse de çalışır. kapılardaki anahtar delikleri de gizli kapaklar altında değil yeni araçlar gibi :D benim için sorun yok şuan. ama diğer arkadaşlar için güzel öneri. bi ara orijinal sisteme bağlı iki anahtar yaptırmak istiyorum aklımda o da... bu dandik sistemi söküp atmak istiyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
mini kazma, kürek, bıçak, ip, lastik, lk yardım seti, kamp sandalyesi, kağıt tabak, bardak çatal tuzluk. ayrıca bittikçe 12lik su atarım bagaja. kağıt kalem, bol bol kaza tutanağı.
0
ground
(21.05.26)
bende -araba değil motor ama-, sayılanlar dışında aracın kitapçığı, spanzet ve kancalı lastik, plastik kelepçe, bir de airtag mevcut. araba olsa koli bandı da koyardım ama çok yer kaplıyor.
-1
lil siztah
(21.05.26)
kompresör kesinlikle şart lastiğin nerede ineceği belli olmaz, ufak bir takım çantası içinde temel aletler, yedek lambalar vs. 300-600w bir tam sinüs inverter. arabada laptop veya bir cihaz çalıştırırken lazım olabiliyor, obd olarak bende DS150E var basit cihazlara göre çok daha detay verebiliyor ama çalışması için laptop lazım. bir de arabada yedek bir takım basit kıyafet+yağmurluk+ayakkabı genelde durur.
0
orpheus
(21.05.26)
@lil siztah bende aracın kitapçığı fiziksel olarak yok eski sahipleri saklamamış herhalde... ama pdf olarak bulup indirdim :) şehir içinde taşımıyorum ama uzun yola çıkarsam yanıma alırım dediğim takım çantasında var plastik kelepçe vs. ek bikaç şey. elektrik bandı var duct tape var ama normal koli bandı koymadım. kancalı lastiklerden de aylardır online satış sitelerinde sepette duruyor bi ara başka şeyler alırken sepet doldurmalık olarak gerekirse alacağım aklımda :)

@orpheus ben kompresörü araçta bırakmıyorum lithium bataryalı olduğundan. arada kalmıştım çakmaklıktan güç alan tip osram'ın ürünleri vardı onlardan mı alsam diyordum ama kullanımı daha pratik evde bisiklette vs. de kullanırım diye akülü aldım. araçta manual pompayı bagaja attım ne olur ne olmaz diye :D acil durumda yeterli.
yedek ampul'e çok gerek yok gibi geldi. genel kullanımım şehir içi. uzuna sise neredeyse hiç gerek olmuyor. kısalarda arıza olsa dönene kadar sislerle idare de edilir. en kötü durumda mutlaka kısalar gerekli olursa da uzundan söküp kısaya takabilirim. uzun da kısa da h1 benim araçta. hiç ac ile çalışan bir şeyi arabada kullanma ihtiyacı da hissetmedim ama öyle bir ihtiyaç varsa inverter yine mantıklı bir öneri.

benim obd klasik elm327 klonlarıyla aynı şekilde carscanner tarzı telefon uygulamaları üzerinden çalışıyor. ama bu kategorideki ürünlerin en iyilerinden. göstereceği detay biraz araca da bağlı sanırım öyle her tarafı sensör dolu her şey elektronik karmaşık olan bi araç değil :D pratikliğiyle öne geçiyor bu tip cihaz biraz benim için. ama o cihazı bağlayıp bi bakmak isterdim :D benim geely'nin elektronik sistemi de delphi tabanlı. ecu sensörler bobin vs. hep delphi. ekstra neler var veya yok bi görmüş olurdum.

bu anlık veri olarak voltaj, motor yük seviyesi, soğutma sıvısı sıcaklığı, oksijen sensörlerinin voltajı, stft ltft değerlerini, emme manifold basıncını, motor devrini, hızı, emme hava sıcaklığını, gaz kelebeği konumunu, avans zamanlamasını, yakıt tüketimini vs. gösteriyor. arızaları listeleyip silebiliyor. bana yetiyor :) o profesyonel cihazla herhalde enjektör kodlama vs. işler de yapılabilir?
+1
🌸konetsu
(21.05.26)
yeminle dün aklımdan geçti bu soru. duyuruya sorayım "bagajınızda lazım olabilecek neler var" diye, sonra üşendim. bugün bu soruyu görüyorum. takipteyim

bir çok şey yazılmış
benim torpidoda
- küçük bloknot ve kalem
- 4-5 tane kaza tutanağı
- bir kutu yara bandı
- minik kalıp el sabunu
- bir kaç kutu kibrit, bir tane mini çakmak
- çok amaçlı isviçre çakısı
- kağıt mendil, peçete, ıslak mendil

bagajda
- düz yıldız tornavida
- pense ve keski
- nitril eldiven shop.beybi.com.tr (lastik değiştirme ya da diğer işlerde kullanmak için çok pratik
- 3 lt cam suyu şişe
- buz kazıyıcı
- iki ucu çengelli lastik ip www.trendyol.com
- plastik bir litre sağlam bir şişe içinde su. (içmek için değil de el yıkama ya da başka durumlar için

bir de araçla orijinal verilen dandirik bijon anahtarı çok işe yaramıyor. izeltaş 4 kollu bijon anahtarı aldım. sökmek daha kolay ve sağlam bir alet izeltas.com.tr
0
exlibris
(21.05.26)
Sustalı bıçak, ayak pompası, tükenmez kalem, boş 500ml lik pet şişe. Bunlarda lazım oluyor
0
Topalordek
(21.05.26)
www.trendyol.com

yukardakinden (hayat kurtarır),
yağmurluk,
çeki halatı,
demlik, ocak, kahve ve ya çay,
kırılmaz bi de bardak.
0
antihero
(21.05.26)
- almanlar surekli yag eksilttigi icin bende yarim litre yag mutlaka bulunur cunku nerde isik yakacagi belli olmuyor. benim icin en kritik malzeme bu diyebilirim.
- buz kaziyici
- ilk yardim kiti, icinde aku kablosundan yara bandina kadar hersey var
- kucuk katlanir kurek, cok kar tagan bir yerde yasadigim icin saplanirsam kendimi kurtaririm diye.
- ince kucuk battaniye
- cok amacli caki
0
cooperr
(21.05.26)
@cooperr yağ eksiltmenin bi standardı yok mu? yani yaklaşık x günde bir eklemem gerekiyor gibi tutarlı bir durum yok mu? günlerce hiç eksiltmeyip sonra bi anda mı ışık yakacak kadar eksiltiyor? atıyorum bazı araçlar şehir içinde yağ eksiltmeyip uzun yolda eksiltir, bazısı düzde eksiltmezken yokuş çıkarken eksiltir böyle bir durum mu var? yoksa bi aralık belirleyip yola çıkmadan periyodik düzenli kontrol etmek daha mantıklı olur sanki... anlık dalgınlığına gelse hemen farketmesen büyük risk. ışık seviye eksilince değil anlık yeterli yağ basıncını oluşturamadığında yandığından çok hızlı müdahale gerektirir.

ben daha çok ekipman ağırlıklı sormuştum :D ondan hiç değinmedim bazı şeylere. genel olarak sahip olduğum şeyleri listeledim araçta bulunmuyor bunların çoğu zaten. şehir içi çoğu devamlı gerekmez diyip geçiyorum :D bataryalı ve basınçlı kaptaki şeyleri mesela araçta tutmuyorum. ama uzun yolda birçoğunu alırım yanıma.

bende de antifriz duruyor araçta. bi ara üst radyatör hortumundan kaynaklı sızıntı yüzünden eksilme oldu. hiç aman acil durum diyip musluk suyu katmak zorunda kalmak istemiyorum bir miktar antifrizi bulunduruyorum. cam suyu da oluyor...

şuan başka bir kaçak veya eksiltme yok ama hortum kelepçesine güvenemiyorum yeni hortum takıldıktan sonra da kelepçeler gevşemişti tekrar iki taraftan da sızıntı oldu aynı hafta içinde.

ıslak mendil, kağıt havlu, izopropil alkol, makas vs. bulunuyor. çakmak yine yanımda oluyor ama araçta bırakmıyorum çantada taşıyorum. araçta çakmak patlaması sıcakta riskli geliyor.
0
🌸konetsu
(22.05.26)
@konetsu

tfsi motorlar ozellikle yag degisiminden sonra ilk 3-4bin km cok eksiltiyor.
sonra yavasliyor ama motora yuklenirsen ki ben arada gazliyorum, daha cok eksiltiyor.
genelde 5 binde bir yarim litre ekliyorum. bazen unutuyorum, zaten yarim litre azalinca hemen isik yakiyor. o yuzden yanimda hep yag vardir.
benim 3. audi, hepsi boyleydi. servise sordum normal diyorlar.
0
cooperr
(22.05.26)
En az 2 ve mümkünse Type C çıkışlı çakmak şarj aleti ve 2-3 tane Type C kablo.

Kolonya.

Biri sustalı bıçak yazmış. Sustalı bıçak 6136 sayılı kanuna göre yasak. Hapis cezası ile yargılanılma riski var ancak arabada güvenlik amaçlı olmayacak şekilde taşınan büyükçe ve sağlam bir bıçak bulundurmakta yarar var.
0
10551037
(22.05.26)
vay be helal. arabaya deprem çantasıda şart.
0
xu
(22.05.26)
(6)

Bu borç kapanır mı

zetina dikis makinesi
Sorumsuz harcamalar yapan, içerde dışarda devamlı içen saçma sapan alışverişler yapan bir arkadaşın 1 milyona yakın kart borcu birikmiş ve bana bi 150-200 bin ateşleyebilir misin diyor. Bu paranın hiç bi skime derman olmayacağını düşünüyorum. Bankalar muhtemelen peşinde, temerrüt filan olası. Kendis
Sorumsuz harcamalar yapan, içerde dışarda devamlı içen saçma sapan alışverişler yapan bir arkadaşın 1 milyona yakın kart borcu birikmiş ve bana bi 150-200 bin ateşleyebilir misin diyor. Bu paranın hiç bi skime derman olmayacağını düşünüyorum. Bankalar muhtemelen peşinde, temerrüt filan olası. Kendisinde de içiş ve harcama disiplinini düzeltme hususunda hiç bir emare ve istek yok. Vur dibine diyor

Hiç Kendimi kasıp bu parayı vermeye çalışmayı düşünmüyorum. Sizce ?
📊 Parayı

Bu anket sona erdi. 46 oy kullanıldı.

0
zetina dikis makinesi
(19.05.26)
Keyfin veresiyesi olmaz denir.
Bir başkasinın Keyif sponsoru olmak istiyorsanız verin, yoksa vermeyin
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(19.05.26)
Böyle birine çok mühim bir konuda bile para gerekse veremem.
Ben de çok kötü harcamalar yapan biriyim mesela ama kimseden borç istemeden kendimi döndürmeye çalışıyorum birçok şeyden feragat ediyorum.

Bu kadar borcun içinde böyle bir miktar istiyorsa birkaç gün bir yerlere kaçmak istiyordur ona ayıracak parası yoktur bu yüzden istiyordur. Hiç gerek yok diye düşünürdüm ben.
+2
mutekebbir
(19.05.26)
gidin bir ihtiyaç sahibine bağış yapın, ancak bu arkadaşa kesinlikle vermeyin.
borç değil, hesapları/kartları patladığı için keyfine sponsor arıyordur +1
+2
lil siztah
(19.05.26)
Prensip gereği borç vermiyorum artık, akrabaya verdiğim bir hafta sonra öderim dediği 3000$ üzerinden 1.5sene geçti, hala ses seda yok.

Bana ne milletin borcundan...
0
kimlanbu
(19.05.26)
verme derim.
en son yakin bir arkadasa $5000 verdim, 3 ayda veririm dedi 3 sene oldu, ses yok.
bu arada benim paraya ihtiyacim oldu birkac kere istedim, abi durumum musait diyor salliyor.
0
cooperr
(19.05.26)
Birine gidince üzülmeyeceğiniz miktardan fazla borç vermeyin. Temel ilke budur. 3binse 3bin, 30binse 30 bin, 300 binse 300bin.


.
+2
kartallar yuksek ucar
(19.05.26)
(8)

adam driver’in yakisikliligini puanlayalim

ala09
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
📊 gider mi

Bu anket sona erdi. 38 oy kullanıldı.

-8
ala09
(16.05.26)
Baya kötü.
+2
Purple life
(16.05.26)
Girls’de bence de çekiciydi ama görünüşünden ziyade hali tavrı hannaya kid diyişi falandan sebep. Onları kenara koyunca yakışıklı değil
0
fildirfildir
(16.05.26)
Ben beğeniyorum şahsen. Yüzü de fiziği de iyi maşallah 🧿
Not: sakal-bıyıksız pls.
-1
lil siztah
(16.05.26)
-7/10
0
üğpoıuy
(17.05.26)
upload.wikimedia.org

dayi kulaklari arkaya sabitletmis, o kesin.
son haline baktim, bu adam kesin native kirmasi, kizilderili kani var bunda.
bir numarasi yok gibi. cirkin keanu reeves.
0
cooperr
(17.05.26)
Zamanında Girls dizisini izlerken kendisine bayağı hayran olmuştum ancak şimdi düşününce ıyyyk oluyorum nedense. Hatta aklıma geldi: bir bölümün sonunda lana’nın adamla ilişkisinde bir gelişme yaşanıyordu ve bölüm robyn- dancing on my own adlı şarkıyla bitiyordu. Çok etkilenmiştim, hala unutmam :)
0
eileengray
(17.05.26)
Adam Driver i da yakışıklı bulmayın ya
+6
benaslindayohum
(17.05.26)
MHRS Göz Hastalıkları tavsiye olunur
-5
arbre
(17.05.26)
(2)

Bronz heykeller neden bu kadar pahalı

genki
https://www.efesbronze.com/tr/erkek-heykelleri-1/strolling-poseidon/MS-1101Bu mesela 9600 Euro falan yani düşünüyorum da altın gibi değerli değil bakır ve çinko tamam kg olarak ağır olabilir belki dijital elle modelleme kalıbı ama tek ve biricik ya da antika değil.
www.efesbronze.com
Bu mesela 9600 Euro falan yani düşünüyorum da altın gibi değerli değil bakır ve çinko tamam kg olarak ağır olabilir belki dijital elle modelleme kalıbı ama tek ve biricik ya da antika değil.
0
genki
(14.05.26)
2 metrelik 250 kilogramlik bir süs eşyasını kim alır?
ciddi soru?
lise öğrencisi odasına mı alır yoksa fotoğraftaki gibi otel ya da lüks bir konut sahibi mi alır?
İkinci kısma. Hitap ediyorsan ürünün fiyatını nasıl belirleyeceksin?
Hurdaci fiyatı x3 mü?
Bu her gün 5 tane sattığın bir ürün değil ki? İşin buysa buradan gelecek parayla bu işi sürdürecek kadar para kazanman lazım.
Yani sürüm işi de olmaz çünkü müşteri portföyün buna uygun değil
Adam sonunda pazarlıksız fiyatı koymuş
Gidip 8000 avro vereyim mi desen muhtemelen okur der.
+3
kisa
(14.05.26)
oyle bir heykeli koyacak evi olan adam icin cerez parasi.
en son birinin evine bakmaya gittim catisi akiyordu vs.
adamda 6 arabalik garaj vardi, garajin onunde bir geyik heykeli vardi, bronz.
baya hosuma gitti, adamla heykel hakkinda konustuk, $125bin dolar verdigini soyledi, taninan bir heykeltrasmis.
+1
cooperr
(14.05.26)
(18)

Hangi mesleği isterdiniz?

yenibirgüzelnick
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Turist rehberi olmak güzel olurdu
+2
umutt
(14.05.26)
mixologist
0
Hallegadola
(14.05.26)
basketbol antrenörü.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
Marangoz
0
mutekebbir
(14.05.26)
saha biyoloğu
+1
lüzumsuz adam
(14.05.26)
Arkeoloji veyahut tarih alanında çalışmak isterdim.
+3
drako
(14.05.26)
mesleğimden memnunum ama çok iyi bir yönetici sekreteri de olurdum diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(14.05.26)
-yolcu iticiliği (japonyada metroya tıkıştırıyolar ya yolcuları işte o)

-düğün misafiri (japonyada var)

-tatil köyü animatörü
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Uzun mesafe atlet.
0
kumandanim
(14.05.26)
hayvan belgeselleri çekmek isterdim.
0
antihero
(14.05.26)
Çiftçilik ya da hayvancılıkla uğraşmak isterdim.
0
Amaranta ursula
(14.05.26)
Sahhaf
+1
diyecevaplandı
(14.05.26)
ben veteriner olmak isterdim ya ama sadece kedilere bakarım :)
-1
Sadece soruyorum
(14.05.26)
plajda jetski kano kiralayan tiplerden olmak isterdim.
butun yaz deniz kum gunes, suyun icinde olup kayis gibi kararayim yeter.
+1
cooperr
(14.05.26)
Beyazıt devlet kütüphanesi gibi büyük bir kürüphanenin müdürü veya çaycısı.

Gizli müşteri/müfettiş.
+1
yadigar
(14.05.26)
kedi bakicisi (cat sitter). turkiye'de olmadigi icin turkcesi kulaga garip geliyor. seyahat edenlerin evlerine gidip kedilerine bakiyorsunuz.
0
banach
(14.05.26)
Marangoz ya da ressam
0
yuzır
(14.05.26)
Barista
-1
Purple life
(14.05.26)
(3)

Bronz heykel sever misiniz ve evinizde hiç var mı?

genki
Arkadaşlar bronz döküm heykel seviyorum ama maliyetli hem yapması zor atölye kurmak ve maliyetli baya hem de satılan ürünler de pahalı.Elinizde antika veya antika olmayan hic bronz obje heykel figür var mi
Arkadaşlar bronz döküm heykel seviyorum ama maliyetli hem yapması zor atölye kurmak ve maliyetli baya hem de satılan ürünler de pahalı.
Elinizde antika veya antika olmayan hic bronz obje heykel figür var mi
-1
genki
(13.05.26)
heykel severim ama tas hepsi, yunandan aliyorum genelde.
+1
cooperr
(13.05.26)
Bende yok ama babam çok sever ve toplar. Bir sürü küçük hayvan heykeli var böyle. Nuh'un gemisi gibi salonları :)
+1
peki madem
(14.05.26)
evimde kendisi kadar dev toplar tasiyan uzun ince bir insan figuru var, ama bronz heykel degil, baska (muhtemelen daha uyduruk) metal. cunku gercekleri pahali. 2 tane de muzisyen var ama onlar tas. antika degiller tabii ki, seri uretim cin malilar muhtemelen.

dekor olarak severim ama muhtemelen paraya kiyip almam.
+1
taurina
(15.05.26)
(3)

Gs-bjk ilişkileri

deniz kiyisi ve papatyalar
Bu iki takım ya da takım taraftarı birbirini seviyor mu? (Futbolla alakam yok, meraktan soruyorum).
Bu iki takım ya da takım taraftarı birbirini seviyor mu? (Futbolla alakam yok, meraktan soruyorum).
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(12.05.26)
Herhangi bir üç büyükler taraftarın grup olarak (bireyselde demiyorum) birbirini sevme ihtimali yok. Yani ts bile katabiliriz bunun içine. Kimse birbirini sevmiyor.
0
logisticsmanager
(12.05.26)
fb-gs arasindaki gerilim gs-bjk arasinda yok kesinlikle, gs'ye sempati duyan birsuru bjkli ekran yuzu var. hatta bazen islerken ulan bu adam bjkli degilmiydi yaw diye insan sasiriyor. ts'nin gs ile arasi pek kotu degildir zaten ki adamlarin kaptanini aldik, adamlara ciddi para verdik ihya oldular.
0
cooperr
(12.05.26)
Taraftarlar birbirini ne seviyor, ne de arada bir husumet var. Beşiktaş son yıllarda lige 3.-4. hafta civarında havlu attığı için de hiçbir münakaşa yok bir süredir camialar arası. Seneye örneğin beşiktaşla şampiyonluk mücadelesi verse galatasaray, saçma sapan geyikler döner yine.
0
cay koy geliyorum
(14.05.26)
(3)

Bu adamın İngilizce aksanı niye böyle?

64654942
İranlı ama Amerika'da doğup büyümüş. Nedense İngilizcesi hala aksanlı. Ağız yapısıyla falan mı ilgili acaba?https://www.youtube.com/shorts/PYfUHDXf9k4https://www.youtube.com/shorts/HpIagoi6Hvg
İranlı ama Amerika'da doğup büyümüş. Nedense İngilizcesi hala aksanlı. Ağız yapısıyla falan mı ilgili acaba?

www.youtube.com
www.youtube.com
0
64654942
(12.05.26)
istanbul’da doğup büyümüş doğulu kişilerde de doğu aksanı oluyor bazen. ev içinde hangi dil konuşuluyorsa o dilin aksanı baskın gelebiliyor.
0
deartheodosia
(12.05.26)
Her ne kadar iran yada baska kokenli olsa da aile veya cevresinde yine kendi ana dilini kullandigini dusunuyorum onun icin aksan kaymasi olabiliyor. Bazilari cok super ingilizce konussa bile, bazi kelimeler ister istemez dilde donmuyor ve aksan kayiyor haliyle. Benim gordugum uzak dogulularda, ozellikle Filipinolarda cok oluyor.
+1
Uncle Sam
(12.05.26)
"At the age of eight, his parents moved their family to Iran, where he lived until he was 17. "

8-17 yas arasini iran'da gecirmis ve elemanin anadili ingilizce degil.
aksan olmamasi icin ilkokula ingilizce gitmen lazim, yoksa agiz yapin oturmuyor, belli oluyor.
+2
cooperr
(12.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(10)

houston - ne alsam?

kojonotsuki
iş için 3-5 günlüğüne amerikaya gideceğim. valiz boş giderim. gitmişken kendime bir şeyler alayım diyorum. giyim mesela, tr'de gereksiz pahalı.bir arkadaşım hoka ayakkabı önerdi. bir de patagonia önerdi. belki sony kulak üstü kulaklık da alırım. supplement falan da olabilir aslında.tavsiyelerinize a
iş için 3-5 günlüğüne amerikaya gideceğim. valiz boş giderim. gitmişken kendime bir şeyler alayım diyorum. giyim mesela, tr'de gereksiz pahalı.

bir arkadaşım hoka ayakkabı önerdi. bir de patagonia önerdi. belki sony kulak üstü kulaklık da alırım. supplement falan da olabilir aslında.

tavsiyelerinize açığım.
-1
kojonotsuki
(11.05.26)
gunes gozlugu, parfum, kozmetik urunleri, saat, oyun konsolu
+1
baldur2
(11.05.26)
nvidia dgx spark 128gb

getirirseniz ben sizden alırım heheh :)
+2
gurur
(11.05.26)
alperen şengün forması

amerikada kozmetik, markalı tekstil, ayakkabı, saat, elektronik türkiyeye göre ucuz.

telefon getirmek saçma. garmin saat misal olabilir.

türkler columbia outletlerde bagaj dolduruyor genelde.
0
kveldulv
(11.05.26)
buradan sipariş toplayabilirsin. ben olsam shilajit alırım. ithal protein tozları ve supplementler de mantıklı.
0
gabe h coud
(11.05.26)
Ben Lush'tan banyo ürünleri alıyorum genelde.
0
yadigar
(11.05.26)
drone
0
cooperr
(11.05.26)
agora'da cortado icin benim icin. montrose, museum district ve rice village cok guzel. buralari gezin, alisveris yapmasaniz da olur.
0
banach
(11.05.26)
Ayakkabı, kıyafet, supplement, kol saati, kindle, mont, araç içi kamera.
0
stefano
(12.05.26)
ross, marshall, tj-max, burlington

bu mağazalarda iyi markaların indirimli ürünleri oluyor, ürün yelpazesi de baya geniş. ihtiyacınıza yönelik bi şeyler bulursunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
patagonia gereksiz pahali bir marka bence, hoka da ayni sekilde ama onu marshalls veya tjmaxx lerde uygun fiyata bulabilirsin bazen denk geliyor. Lokasyonuna ve arac kullanma durumuna gore tanger outlete gitmeni tavsiye ederim. Downtown cevresinde The Galleria var bakabilirsin uygun seyler bulunabilir.
0
Uncle Sam
(12.05.26)
(8)

İlk işinizi hangi kariyer sitesi ile buldunuz?

Cezcez
Bir de üniversite 4 öğrencilerinin hala linkedin kariyer net hesabı olmaması garip değil mi?Ben üçüncü sınıfta açmıştım hepsini
Bir de üniversite 4 öğrencilerinin hala linkedin kariyer net hesabı olmaması garip değil mi?
Ben üçüncü sınıfta açmıştım hepsini
-1
Cezcez
(10.05.26)
Açıkcası ilk işlerimden birisini burada, Ekşiduyuru'da bulmuştum. 14-15 sene önceydi.
0
burka
(10.05.26)
ilk isimi kapi kapi dolasarak buldum.

linkedin bence deneyimsiz calisana gore bir site degil, deneyimliysen birseyler bulunabiliyor. o yuzden mezun olmadan linkedin hesabi acmak lazim kuralina katilmiyorum.
+3
cooperr
(10.05.26)
19 sene önce, şirketin kendi sitesinden başvuru ile.
Big4’un ikisinden ve üç bankadan teklif aldım.
0
gabe h coud
(10.05.26)
çok saçma ama işkur ile. şu genç istihdam mıdır nedir ondan faydalanmıştım ve en sevdiğim işyerimdi memuriyet çıkana kadar da orada çalışmaya devam etmiştim.
0
denizgonen
(10.05.26)
10 yıl önce kariyer.net ile bulmuştum.
0
peki madem
(10.05.26)
freelancer.com

Proje yaptığım bir şirket sahibi beğenip işe aldı, 5 seneden fazladır aynı yerde çalışıyorum.
0
kimlanbu
(10.05.26)
Galiba kariyer.net ama biri burdan sormuş o iş için, arkadaş bana maili pasladı. Mail yazinca kariyerden başvurmam söylendi vs. ama neticede buradan bulundu sayilir.
0
mbond
(10.05.26)
İlginç olacak ama şu andaki işimi Whatsapp'taki bir grupta buldum.
0
rakicandir
(10.05.26)
(1)

Fener berabere kalır Gs yenilirse. Son maça mı kalıyor?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(09.05.26)
o sane bu sane :D
0
cooperr
(09.05.26)
(10)

lpg bujisi iridyum buji vs. almaya değer mi sizce?

konetsu
şuan üzerindeki ne hiç bakmadım bile daha :D 7 ay oluyor aracı alalı, öncesinde ne zaman değiştirildi bilmiyorum soracağım eski sahibine ama hatırlar mı bilmiyorum. şuan sorun yok motor güzel çalışıyor ama rutin değişimli parçaların takibini yapmakta fayda var diyorum. çıkanları da atmam yedek tutar
şuan üzerindeki ne hiç bakmadım bile daha :D 7 ay oluyor aracı alalı, öncesinde ne zaman değiştirildi bilmiyorum soracağım eski sahibine ama hatırlar mı bilmiyorum. şuan sorun yok motor güzel çalışıyor ama rutin değişimli parçaların takibini yapmakta fayda var diyorum. çıkanları da atmam yedek tutarım...

şimdi önümdeki seçenekler:
-standart nikel buji
-nikel lpg bujisi
-standart iridium buji
-iridium lpg bujisi

hangisi mantıklı olur kararsızım. standart nikel buji seti 500tl filan tutuyor iridium lpg bujisi 3500tl, iridium daha uzun ömürlü olacak filan ama değer mi yine de kararsızlık var...

standart buji alırsam da normal benzinde önerilen bujiyle mi devam etmeli yoksa lpg daha sıcak yandığından bi kademe soğuk bujiye mi geçmeli o konuda da biraz kararsızım.
bazı durumlarda öneriliyor bazı durumlarda gereksiz deniyor. ngk'nin bu konuda bi yazısı mesela: ngk.com.au

yani benzinde bu araç denso k16r-u kullanıyorsa lpgde k20r-u daha uygun olabilir gibi standart nikel alacaksam. ama bi yandan soğuk buji veya lpg bujisi benzinde kullanırken bi olumsuzluk yaşatır mı onu da bilemiyorum.

lpg için lpg bujisi daha iyidir diyelim ama lpg bujisine kıyasla bi seviye soğuk buji benzine de daha uygun mu kalır diye düşünüyorum sonuçta iki yakıtla da çalışıyor araç. lpgli diye hiç benzin kullanmıyor değiliz...

iridium alayım yıllarca bir daha buji meselesini düşünmem gerekmesin fikri de güzel geliyor. ama yine standart ve lpg bujisi arasında seçimde kararsızlık yaşıyorum. iridium alınca kararımdan pişman olursam kaybım da daha çok olacak.

nkg'nin laserline iridium lpg bujileri candan mühendislik tarafından bayağı övülmüş. bununla lpgde sorun yaşamam memnun kalırım gibi geliyor ama işte benzinde sorun olur korkusu işin aklımı karıştıran kısmı.

lpg bujisi takılıyken benzinde kullanımı standart bujiyle olan benzinde kullanıma kıyaslayan göremedim hiç. temel risk buji soğuk kalacağından benzindeyken karbon birikiminin artması. ama sonrasında yine lpgde kullanırken yeterli ısıya ulaşınca yeterince temizlenir mi? en düşük risk yine iridium lpg bujisinde gibi benim aklıma en çok yatan bu şuan bulabildiğim tüm teorik bilgilere bakınca.

kullanıcı deneyimi sorayım dedim ama aracın grubundaki arkadaşlar da konuyla ilgili pek bilgi sahibi değil. aracın orijinali ve kitapçıkta önerileni 0.8mm aralığa sahip bujiyken saf benzinli aracında 1.1mm aralıklı buji kullanıp lpgli kullanıcıya da bu bujiden önerenler var mesela. benzin ve lpgnin oktan farkını, lpgnin ateşlenmesi için daha yüksek voltaj gereksinimi olduğunu, lpgde birçok araçta buji elektrot aralığının daha dar kullanıldığını bilmiyorlar. saf benzinde bobin yeterince güçlüyse evet daha geniş aralık daha iyi sonuç bile verebilir 1.1 aralıklı bujiden memnun olabilir sorun yaşamayabilir ama o bujiyi bu araçta lpgde kullanırken sorun yaşama ihtimali çok çok yüksek olur.
📊 hangisi?

Bu anket sona erdi. 8 oy kullanıldı.

0
konetsu
(09.05.26)
Abi anlıyorum, seviyorsun bunlarla uğraşmayı ama 500-3500 arasındaki 3000 sana dokunmayacak bir miktarsa pahalısını al, en iyisini aldım diye düşün. Fakat bunu sorduğuna göre fark önemli ve araç da lpg’de daha çok kullanılacağına göre, aklın yolu, standart nikel lpg için olanı al geç. Karbon birikimi falan bu kadar kafayı takma derim naçizane.
0
orient blue
(09.05.26)
@orient aldığımda sorun yaşamayacağıma emin olsam alayım da işte uzun ömürlü olsun diye iridium alıp sonra buji yıprandı ömrü doldu diye değil de karbon birikimi yüzünden sorun yaşadım diyelim o çok can sıkar.

ngk'nın part finder sitesinde bu lpg özel ürünlerini bulup tüm detaylarına bakamadım. tek farkı daha soğuk olmaları değil ama en temel özelliklerinden biri budur... ama tam değeri çalışma sıcaklık aralıkları vs. hiçbir teknik özelliğine ulaşamadım ondan çekiniyorum.

genel olarak tabiki lpg sistemi olduğundan daha uygun fiyatlı olan lpgyi tercih edeceğim ama olur lpg sistemi arızalanır bişey olur aylarca benzinde de kullanmak isteyebilirim. buradaki atiker servisine bir kez gittim güven vermedi daha da uğramam. bi sıkıntı olsa şehir dışına çıkana kadar benzinde kullanma durumum olabilir. 2-3 ay lpg bujisini benzinle kullandığımda bu bujide ciddi karbon birikimi oluşup bana sıkıntı çıkarırsa mesela üzer.

tamam lpgye özel yapmışlar lpgde daha iyi güzel ama benzin ile uyumu nasıl bu konuda hiçbir bilgi yok. ne kullanıcı deneyimi olarak ne markanın açıklaması olarak bahsedilmemiş.
0
🌸konetsu
(09.05.26)
Standarttan şaşma.
0
antihero
(09.05.26)
Buji bu hocam ya. Üzerindekinde sorun yoksa alma bile. Kısa girerken falan bakımda değiştirirsin. O da standart olsun. Ya da alacaksan şimdi al koy kenara.
0
primetime
(09.05.26)
Lpgli araç pişmanlıktır direk arabayı sat başkan.
-2
mikahakkinen
(09.05.26)
iki ürün arasında 7 kat fiyat farkı varsa ucuz olanı alınır. biri 7 yıl biri 1 yıl idare etse bile aynı kapıya çıkıyor. Sana 7 kez bozulma lüksü sunuyor. Aldın pişman oldun diyelim bir döner parası kadar pişmanlık yaratacak. Üzerine düşünmeye bile değmez bence
0
fatihdr
(10.05.26)
@primetime dediğim gibi yaşını bilmek ve takip etmek istiyorum. üstündeki sıkıntı çıkarmaya başlasın diye beklemeye çok gerek yok. o sorun çıkınca değiştirsem yine yedeksiz kalacağım şimdi sorun yokken değiştirirsem eskileri yedekte tutabilirim acil durumda gerekirse diye. yeni buji kenarda yatarken eskiyi kullanmanın pek anlamı yok.

@fatih öyle bakınca evet. ama sorunsuzluğun da bi değeri var elbette...
sadece x kat uzun ömür olayı da değil, iridium bujide elektrotlar ince olduğundan yanma için gereken voltajı üretirken bobine daha az yük bindiriyor. iridium buji ömrünün uzun olmasına ek bobin ömrünü de uzatabilir teoride, özellikle lpg gibi oktanı yüksek yakıt kullanırken. bobinin de yaşını bilmiyorum ama ya orijinali ya da değiştiyse orijinal parçayla değişmiş yan sanayi değil. delphi marka. iridium buji kullanım ömrü boyunca bi bobin değişiminden kurtarsa farkına bile varmayacağız ama parasını büyük ölçüde çıkarmış olacak mesela :) nikel buji elektrot çapı 2.5mm filansa iridiumda 0.6mm gibi ucu.
0
🌸konetsu
(10.05.26)
@antihero kaynaksız yorum yapıyorsun. i.imgur.com bu bujilerin geliştirilmesinin temel sebebi zaten lpgnin daha zor yanan bir yakıt olması.
www.ngkpartfinder.co.uk

elektrot ince olduğundan daha düşük voltajla ateşleme yapabiliyor bobine binen yükü azaltıyor.

@thetrue... biliyorum bu kanalı ya :) güzel incelemeleri var. bu videonun konuyla alakası yok ama...
-1
🌸konetsu
(11.05.26)
@anti planlama yapıyorum şuan, daha herhangi birini almadım.
toplu birkaç parça ürünü birlikte alıp banka kampanyaları ve indirim kuponlarından da yararlanacağım, anlık hevesle hemen düşünmeden kampanyaları min/maxlemeden sipariş vermiyorum aciliyet yoksa. birkaç hafta sürer almam ^^

lpg'ye özel olan seriye daha bi sıcak bakıyorum enazından denemeye değer gibi... ama iridium farka değer mi diye emin olamıyorum hala. iridiumda karbon birikimi olursa temizlemek zor genelde mümkün değil. bu durumda uzun ömürlü diye aldığının daha kısa sürede bozulma ihtimali var.
iridium'un en iyi sonucu vereceğini düşünüyorum ama nikel lpg bujisi alıp geçebilirim siparişi verirken.
0
🌸konetsu
(12.05.26)
herbirinden birer tane alip takmak lazim aslinda ortalama performans icin ahhah :D

ben genelde en kaliteli en pahali bujiyi taksamda araclarda performans olarak hicbir farklilik hissedemiyorum.
0
cooperr
(12.05.26)
(2)

ABD'de Dava Kaybeden Şirketler Bireylere Nasıl Tazminat Ödüyor?

halitkin
Son olarak Apple'ın 250 milyon dolarlık anlaşmayla kullanıcılarına 95 dolar ödemesine karar verilmiş. Bu şekilde sıkça haberler okuyorum da ödemesi nasıl yapılıyor? Her iPhone sahibinin banka hesabına para mı yatıyor, 18 yaşından küçükse de bu ödemeyi alıyor mu, eyaletten eyalete değişiyor mu, takib
Son olarak Apple'ın 250 milyon dolarlık anlaşmayla kullanıcılarına 95 dolar ödemesine karar verilmiş. Bu şekilde sıkça haberler okuyorum da ödemesi nasıl yapılıyor? Her iPhone sahibinin banka hesabına para mı yatıyor, 18 yaşından küçükse de bu ödemeyi alıyor mu, eyaletten eyalete değişiyor mu, takibini kim yapıyor? Kafamda deli sorular :)

Kaynak: gazeteoksijen.com
0
halitkin
(07.05.26)
Türk uygulamasında kendine yer bulan bir kurum olmadığı için bilmiyorum ancak bu davalara Anglo-Sakson Hukuku'nda Class Action Lawsuit deniyor. Bu kavram üzerinden kurcalarsanız bilgi edinirsiniz diye düşünüyorum.
0
10551037
(07.05.26)
adamin teki kafayi takiyor, insanlari orgutluyor.
belkide isim yapmak isteyen bir yada birkac avukat da tamam ya bu aklima yatti diyor, class action aciyorlar.
sonra gazetelerde falan haber oluyor.
genelde bir internet sitesi uzerinden gerekli bilgileri vererek kayit oluyorsun, benim de parada hakkim var seklinde.
eger dava kazanililirsa adresine cek yolluyorlar.

birkac davaya boyle katildim, henuz cek falan gelmedi ayri mesele.
bir arkadas dieselgate mevzusundan iyi para aldi ama, $5000 civari. tdi jettasi vardi.
+1
cooperr
(07.05.26)
(13)

istifa etmeli miyim?

estimated time left
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.

her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar sürekli olumlu feedback alıyordum. bugün yaptığımız birebirde sana kötü haberlerim var diyerek konuya başladı. gidişattan çok memnun kalmadıklarını, çalışmak istedikleri kişinin daha farklı olduğunu ya da daha farklı şekilde çalışmasını beklediklerini söyledi. sonraki feedbacke kadar kendimi kanıtlamam gerektiğine dair başka şeyler de ekledi.

benim tecrübeme göre istifa etmeliyim. bana göre feedback toplantıları bu şekilde yapılmaz, bu konuşma tamamen işten çıkarma konuşması gibiydi. istifa etmesem ve gerçekten beklentilerini karşıladığım durumu düşünürsek 2 hafta sonra devam etmek benim için zor olacak. sizin yorumunuz nedir?
📊 istifa etmeli miyim?
evet %25.9 (7)
hayır en azından 2 hafta daha çalış %74.1 (20)
0
estimated time left
(07.05.26)
senaryo anlattığın gibiyse gidişattan memnun kalmadık diye birşey olamaz. KPI'larını gösterir bak burda eksiğin var, bunu kapatmak için bunları yapmamız gerekiyor falan demesi lazım. sikerler öyle işi. çıkarmak isterlerse tazminatını almadan çıkma. iş bulmak her zamankinden daha zor şu an.
0
plastic_angel
(07.05.26)
Et gitsin ya sokayım böyle dünyaya zaten sıkışırsan toplarız aramızda. İsyan ulan
-5
gobekliraki
(07.05.26)
iş bulmadan istifa etme, inceden başla iş başvurularına, görüşmelere.
0
selam
(07.05.26)
Sen niye istifa ediyorsun. Onlar kovsun.
Oh valla hem ise al hem de hiçbir sey vermeden üc bes lafla yolla.
-1
Purple life
(07.05.26)
2 ay önce başlamışsın. neden istifa ediyorsun, onlar kovsun laf mı şimdi? istifa et tabii ki. Kovunca bir kazancı mı var deneme süresinde? Deneme süresi dolmadan kovacaklar. Sonra bir referans ya da neden ayrıldın sorusu olunca istifa ettim demek başka işten çıkarıldım demek, en kötüsü şirketten birisinin işten çıkarttık demesi olur.
0
gabe h coud
(07.05.26)
o başka kişide ya da çalışma biçiminde görmek istedikleri farkları belirtmedi mi?
istifa etmeyin, enseyi de karartmayın. iki hafta iki haftadır; bekleyip görün derim.
0
lil siztah
(07.05.26)
bu durum tamamen seninle ilgili. farkli yerlerden is teklifleri alabileceksen sizinle calismaktan memnun degilim der istifayi basar cikarsin ama isten ciktiginda basinda bin turlu finansal kriz belirecekse kapitalist duzene ayak uydurmaya bakmalisin.

insan su misali icinde bulundugu duruma gore sekil alir. bence sen de oyle yap.
0
johnnie w lker
(07.05.26)
istifa etme ama is aramaya basla.
buyuk ihtimal yakinda kovulacaksin.
0
cooperr
(07.05.26)
iş aramadan kesinlikle istifa etme.
acilen iş bul.
tüm yakınlarına haber sal.
cv'ni düzenle.
bol şans!
0
rain when i die
(08.05.26)
Normal şartlarda 2 aylık bir çalışana 5 günlük yüz yüze çalışma sonrası bu denli sert bir pivot yapılması, kararın aslında o 5 gün içinde verildiğini gösteriyor.

Gerçek bir performans geliştirme süreci, somut hedefler ve bir yol haritası listesiyle gelir. Ucu açık, beklediğimiz kişi değilsin gibi ifadeler genellikle teknik beceriden ziyade kafaların uyuşmadığını gösteriyor.

Eğer maddi olarak sizi çok zorlamayacaksa, bir sonraki feedback toplantısını beklemeyin derim. Yöneticine gidip; 'Son görüşmemizden sonra beklentiler ve mevcut durum arasındaki farkın, kısa sürede kapanmayacak kadar yapısal olduğunu anladım. Şirket kültürüne ve beklentilere tam uyum sağlayamayacağımı hissettiğim bir noktada, her iki tarafın da vaktini çalmamak adına deneme süreci içerisinde istifamı sunmak istiyorum' diyerek profesyonel bir çıkış yapabilirsin. Bu biraz da sizin duruşunuzu gösterir.
+1
galahad reloaded
(08.05.26)
İstifa etme. İş ara. bulunca edersin.
Deneme süresi iki ay olmalı. Bu süre dolmadıysa ve küçülmeye gideceklerse gözden çıkartmış olabilirler ve yolunu yapıyor olabilirler.
Neden olumsuz geri bildirim verdiklerini anlamaya çalış. Bir sonraki işinde sana faydası olabilir.
0
burfak
(08.05.26)
deneme süreci iş kanununa göre 6 ay değil 2 ay. sözleşmede 6 ay yazsa da farketmez.

genelde firmalar 2 ay, 6 ay , 12 ay şeklinde çıkarmalar yapiyorlar. performans diyolar da aslında olay sizin haklarınız.

muhtemelen devam edecekseniz de 6 ay 12 ay civarı çıkarırlar sizi. iş arayın.
0
kveldulv
(08.05.26)
Bizde böyle iki kızla olay oldu hatta birinin çıkışı verilecekti biraz beklendi, ikisi de şimdi şirketin en çalışkan insanları sadece toparlamadı çalışkanlıklarıyla olanları unutturdular hatta biri terfi de aldı, işine odaklan kendine 6 aylık hızlı Gonzales süresi tanı ve sıkı çalış, hiç bir şeye hayır deme ve işini temiz yap, uyumlu ol, bu zamanda iş bulmak zor, çıkıp aramak çok zahmetli.
0
Teran
(08.05.26)
(7)

3 ay yazlık kiralamak istiyorum

1837837
Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Bodrum çeşme alaçatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı?
Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Bodrum çeşme alaçatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı?
-1
1837837
(07.05.26)
Bende benzer arayış içindeyim.
0
kaiserr76
(07.05.26)
Sakinlik isteyen datça'ya bakmalı.
0
liberal
(07.05.26)
assos?
0
cooperr
(07.05.26)
Didim
-1
gabe h coud
(07.05.26)
Mazı köyü. Sakin ucuz tertemiz deniz. Golden sunset resort. 7 yıldır ordayım.
www.goldenbeachsunsetresort.com
-1
halk
(07.05.26)
datça abi. didim sahili güzel ama ex tunceli.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
fethiye
0
kveldulv
(08.05.26)
(13)

Hayat tecrübesi aranıyor

nagahak
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışm
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışmam lazım ama tabi bu durumda da mesleğimden uzak kalacağım, diğer yandan da nişanlıyım ufukta evlilik masrafları var. Öbür yandan da babadan kalacak ya da gelecek para da yok (Keşke bu yandan bişey gelseydi :d). Öbür taraftan da bankalar her gün huzur ve sükunumu mikiyorlar afedersiniz. Bir diğer yandan etrafımdaki yavşak tabiatlı insanları uzaklaştırdığım için çok kişi de kalmadı etrafımda ve gerçekten ilginçtir çevresi geniş olup bana iş vs. referans olacaklar da bunlarmış. Yani anlayacağınız yandan yandan geliyorlar bana.

Şimdi siz diyeceksiniz ki burdaki soru nedir, niye yazdın diye; ben de tam bilmiyorum ama belki bir motivasyon, belki bir yol gösterme, belki bir mal mısın git çalış ya da stajını düzgün yap başka bi yerde çalışırsan avukatlık da yapamazsın sonra staj bitince vs. Düşünüp, okuyup bişeyler yazacak arkadaslara simdiden minnetler.
+1
nagahak
(05.05.26)
hmgs sınavını geçtin mi ki, nasıl staj yapacaksın? eğer geçtiysen baro ilanlarından staj yapacak bir yer bulman gerek. okulu nasıl bitirdiysen stajı da öyle bir süreç olarak düşün, okulun 5.sınıfı gibi. evet staj yaparken para yok ama sonrasında ya bi yerde işe girip çalışırsın ya da kendi müvekkil çevreni oluşturmaya başlar para kazanırsın. yani şu 1 yıl içinde evlenmeyi veya iyi paralar kazanmayı bekleme. sana tek tavsiyem gelen müvekkilleri sakın kaçırma, aman ben daha stajyerim öğrenciyim diye düşünme. bi arkadaşına vs sora sora yap insanların işini. müvekkil çevresi böyle böyle oluşuyor. ofisini açınca bir anda gelmiyolar.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Hukuk istiyorsan stajla devam. Hayati ertelemene gerek yok, masraf yapmadan evlenin. Bu arada gecim icin aksamlari ve haftasonlari degerlendirebilecek kuryelik gibi part time isler dusunulebilir. Kariyerin icin artilari eksileri ile yapay zekayi bil. Kolay gelsin.
+1
osssy
(05.05.26)
Evlilik masraflarini unut.
Cebinde paran yok ne masrafi?

Sadece parasizliktan degil mesela plansiz hamilelikten dolayi apar topar evlenen insanlar da var. Gösterisli bir sey istiyorsaniz bekleyeceksiniz yoksa iki göz bir oda ve staji bitrip full time is bulmaya bakicaksin.

Karsindaki seni seviyorsa ikinci sarti kabul eder. Ama dügün yeni güzel ev bizim de hakkimiz diyorsaniz bekleyeceksiniz.

Seni sevmeyen düsünmeyen ya da en azindan bencil biri de heralde dügün yoksa ayrilalim falan der. Su anki durumunda her seyi tam yapip borca batarsaniz borçlardan dolayi büyük stres yasarsiniz
0
Purple life
(05.05.26)
stajını yap, mesleğine başla, gelir seviyen yükselince evlen diğer türlü zaten mutlu olamazsın
0
fatihdr
(05.05.26)
Okuduğun bölüme çok güvenme yapay zeka ekmek etti sizin mesleği. İyi de oldu. O yüzden başka sektörlere yönel geç olmadan.
-6
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
kucuk bir sehre tasin, orda kurtlar sofrasina oturmadan once pi$.
bu arada nisani yapmissin zaten bir sure nisanli takilacaksin.
biraz deneyim elde edip para kazanmaya basladiktan sonra evlilik.
avukatlik guzel meslek, zaten diploma gerektiren ise yarayan 2-3 meslek kaldi onlardan biri de avukatlik.
-2
cooperr
(05.05.26)
İlla avukatlık yapacağım diye kasma. Çoğu avukat aç geziyor. Maaşlı iş ara, asgarinin bir tık üstü maaşlı iş avukat dolu piyasada tutunma çabasından iyidir
+1
runaway
(05.05.26)
Kesinlikle stajı atlayıp para kazanacağım diye başka sektörlere girmeye çalışma.

Önce stajını yap sonra plan yap. Gelecek yıllarının yanında geçmiş yılların da boşa gider.
0
hebanon
(05.05.26)
kız işini unut.
askerlik yapmadıysan eğer yap.
belki meslek kurasına tabi yedek subay olursun.
3-5 para görürsün.
onu da sakın ha harcayayım deme.
+2
rain when i die
(05.05.26)
Bu konuda çok güzel bir motivasyon yazım vardı. Bir ara ortamlarda paylaşıldığını da gördüm. Ama şu an müsait değilim. Bir mesaj atarsan en kısa zamanda bulup atayım ya da yeniden yazayım.
Not: 20 yıllık avukatım.
0
ground
(05.05.26)
hmgs yüzünden stajyerler azaldı şuan eğer sınavı geçip staja başlarsan minimum 30-35 maaş alabilirsin eskiden vermiyorlardı. eğer hızlı para kazanmak istiyorsan ve sıkıntı dert çokca seyehat seni yormayacaksa bol icra yapan bir yere gir. orada işi öğrenirsen gerçekten maddi sıkıntı çekmezsin.illa bir alana yöneleceğim diye mesleğe girme bazen hayat önüne daha farklı seçenekler çıkarabiliyor. atıyorum ceza yapacağım dersin ama aile hukuku yönünden farklı bir kariyer şansı çıkabilir gibi...
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
hakim savcı ol. hayatın boyunca beleş yaşarsın. konuk evlerinde kalırsın her yerde saygı duyarlar. fanusta hükümeti severek yaşarsan çok mutlu olursun.
dünyanın en rahat işi.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
@mikahakkinen kolay mı hakim savcı olmak referans olmadan?

bu uğurda yıllarını çürüten insanları tanıyorum

referans varsa düşünnmeden hakim savcı ol.

yoksa da kpssye hazırlan bence merkezi atamadan kurum avukatı olabilirsin. bunda referans yok. çift yıl bu sene kesinlikle başvur

şanslıysan ve referansın varsa belki uzman yardımcısı da olursun
+2
Hallegadola
(06.05.26)
(18)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(35)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
Siz dediğiniz gibi yaz dizisi tadında olacak diye bakmışsınız ama karşı taraf aynı mantikta değil. Liseli değilsen, üniversite 1. Sınıf değilsen bunlar hayatın gerçekleri.
Sizin rahatsız olmanız olaya çok romantik baktığınız için olmuş.
Bu arada sıniri o an çizmeniz gerektiğine katılıyorum.
0
hacirotti
(17.05.26)
(6)

Erkek saat

metal69
Hangisini almalıyız?
Hangisini almalıyız?
📊 Hangisi?

Bu anket sona erdi. 17 oy kullanıldı.

-4
metal69
(04.05.26)
Tissot cunku otomatik.
0
baldur2
(04.05.26)
Saat almayın, saat mi kaldı.
-8
rhan
(04.05.26)
Japan
0
baldan kaymak
(04.05.26)
saat gurusu degilim, goruntu olarak tissot diorum.
0
cooperr
(05.05.26)
baldur2 +1
0
burfak
(05.05.26)
Normalde Hamilton derdim ama otomatik olduğu için her ne kadar ayağa düşse de Tissot.
0
halitkin
(05.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(17)

orta sinif misiniz?

Purple life
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?
sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?

orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
-4
Purple life
(01.05.26)
En aşağı 3*asgari ücret alan orta sınıftır. Şahsi fikrim
-1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Bana kalırsa asgari ücretin 6-7 katı orta sınıf...Ben orta altım.
0
gadlemler
(01.05.26)
Orta sınıf deyince hemen akla para gelmesin. Tatil deyince aklına sadece çoluk çocuğu alıp köye götürmek gelen zengin, orta sınıf değildir. 'Haftada bir ailecek dışarda yemek yiyen, yılda bir tatile giden, sinemaya, tiyatrpya gitme kültürü olan, Dünya ve ülke siyaset ve ekonomisinden az buçuk haberdar ve fikir sahibi olan, çocuklarının istikbali konusunda kaygı duyan ve bu yaşamını destekleyecek nispette gelir sahibi olan' diye tanımlardım ben olsam.
+2
Mirket
(01.05.26)
ne kadar kazandigin kadar toplam degerinin ne oldugu da onemli.
bence orta direk 500 bin dolar mal mulk ve kesintisiz 6-7 asgari ucretten basliyor.
obur turlu gelirin yuksek bile olsa daha ev alamamis adam orta direk degildir bence.

eskinin orta diregi cogunlukla fakir klasmanina dustu artik. ben de kendimi orta direk falan olarak gormuyorum, dogru durust mali mulku arsasi, ufak da olsa pasif geliri olmayan adamdan orta direk falan olmaz.
-1
cooperr
(01.05.26)
Üst sınıfım. Yılda 10 milyon liranın üzerinde ücret gelirim var. Menkul kıymetlerden de en az bu kadar kazanıyorum. Kira / Airbnb gelirim de var. 3 araba, Biri 20 m tl’lik 3 yazlık, 30 m tl’lik ev, 80 m tl’lik hisse senedi.
-18
gabe h coud
(01.05.26)
Bu çok göreli bir şey. takdir edersiniz ki Amerika’da ve Türkiye’de orta sınıf çok farklı olur. Türkiye’de ekstra farklı.

Çalışan kesimden,
Asgari ücret alan %40
70k+ %5-10
100k+ %1-2

Kalanlar da asgari ücret ve 70k+ arası işte. Bunlar 2025 verisi ama yüzdelik dilimler çok değişmemiştir.

Türkiye’de çok dengisiz olduğu için ney bir şey söylemek zor. İstanbulda dededen kalma evi olup asgari ücretle çalışan birisi 50-60k maaş alan biriyle aynı skalada olur herhalde?

Birde Türkiye’de tek yaşayan çok yok. Kişileri teker teker düşündüğümüzde orta sınıf altı, ama aile şeklinde düşündüğümüzde orta sınıf hayatı oluyor.
0
substituent
(01.05.26)
Eskiden bu ayrım daha basitti, örneğin karı koca öğretmen olan bir aileye orta sınıf diyebiliyorduk. Maalesef artık gelir adaletsizliği ile sınıflar arası dilimler çok açıldı. Aileden ev bark, otomobil vs kalmadı ise kira ödüyorsa iki memur artık zor geçinen kısımda. Ben kendimi eskiden orta sınıfta olarak konumlandırırdım, şimdi lüks villa, lüks otomobil, yazlık sahibi, asgari ücretin 5-6 katı gelir sahibi ve bir iki yerden kira geliri olan kimselerin kendilerini orta sınıf saydığına şahit olup şaşırıyorum bazen. Bankada miras vs yolu ile 20 milyonu olan adam aylık 1 milyona yakın gelir sahibi olabiliyor ki bu rakamı rüyasında gören hiç bir zaman tek seferde eline alamayacak milyonlar var ülkede.
0
creepy
(01.05.26)
görünürde orta sınıfız, ekonomik olarak alt orta.
0
mikahakkinen
(01.05.26)
orta sınıf kapitalizm soytarılığıdır.

ben orta sınıf değilim. işçi sınıfıyım. maaş alanım. iki ay maaş alamazsa sokağa düşecek olanım. emeğini, iş gücünü satarak para kazanan vatandaşım. ne kadar insan bunun farkına varır, o kadar hızlı aşama kaydederiz.
+6
der meister
(01.05.26)
sınıfın ortası olmaz. ya işçi ya da sermayedarsındır.

bir de mevsimlik işçi (prekarya) olabilirsin, o zaman zaten geçmiş olsun.
0
klassno
(01.05.26)
@thetrue, gelirinin vergisi 450k ama yillik hane geliri toplam 400k.

Kanadada vergileri baya yüksekmis :)
-1
🌸Purple life
(01.05.26)
Kanada'da vergiler yüksek gerçekten. Tecrübeli bir mühendis ayda 10 000 USD yi pek geçemez. Yukarıdaki arkadaş gerçekten iyi sallıyor. Kanada gibi Hintli ve Bangladesli göçmen merkezi olan bir yerde yaşamak psikolojiyi fena zorluyor olsa gerek
+2
runaway
(02.05.26)
kanadalı arkadaşın demek istediği: insanların en temel yaşam ihtiyaçları üzerinden para kazanıyorum, onlar bütün bir ay çalışıp kira ödeyecekler ki benim çocuklarım çalışmasın. eğer o da gerçekse tabii.

umarım çanına ot tıkarlar ve sen de çocukların da madende çalışırsınız allahın beleşçi parazitleri.

yattığın yerden para kazanıp "millet iş beğenmiyor" diyeceksin, sende o ışığı görüyorum. o ışığını söndürecekler, sana şimdiden söyleyeyim. o yüzden kendine iş bak.
gelecek 20 yılda kendine iyi iş bul bence. çünkü senin gibi insanların başkalarının parasıyla yaşamasının önüne geçecekler. o zaman ağlama.
+4
der meister
(02.05.26)
Gelirim yaşadığım şehre göre orta sınıf ama aileden zengin olmadığım için bunun bir önemi yok fakirim.
-1
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
bildigin isci sinifiyim ben de. zengin sevmem, gotu kalkmis zengini hic sevmem.
-1
banach
(02.05.26)
Sadece parayı söyleyerek orta ve üst sınıf olduğunu iddia edenler ne yaşıyor. Erzurum'da, Kars'ta 500 tane ineği olan insan da mı orta sınıf. Hey Allah'ım ya. Ben orta sınıf değilim, mühendis olmama rağmen işçi sınıfıyım ama çoğu konuda kendini orta, üst sınıf görenlere tek atarım. Bu modası geçmiş, anlamsız bir sınıflandırma.
-5
arbre
(02.05.26)
Bundan bi 10-12 yıl öncesine kadar sınıfsal olarak değil tabii ama kendimi ruhsal olarak daha orta sınıf hissederdim, istediğim müzikallere gidebilen, kaygısı olmadan dışarıda istediği yere oturup yemek yiyip içki içebilen, sosyal hayatta daha aktif, etkinliklere çok rahat bilet alabilen biriydim, alışveriş yaparken etikete bakmaya gerek duymazdım (normal mağazalara giderdim tabii lüks değil).

Zamanla artık menüye bakmadan yemek siparişi veremediğim, etkinlikleri ayda bire kadar düşürmek zorunda kaldığım, alışveriş yaparken günlerce düşündüğüm günlere geldim.
Sınıfsal olarak işçi sınıfı, ruhsal olarak fakir.
Hayatımın hiçbir döneminde şu anki kadar fakir hissettiğimi hatırlamıyorum ve bu her geçen gün yinelenmeye devam eden bir his.
+3
mutekebbir
(02.05.26)
(10)

hangi suv tipi araba alırdınız?

OgutucuRecep
maks 2 milyon 200 bin falan paranız olsa ne alırdınız?
maks 2 milyon 200 bin falan paranız olsa ne alırdınız?
0
OgutucuRecep
(30.04.26)
Elektrikli dışında bakmazdım.
+2
orient blue
(30.04.26)
Corolla cross skoda kamiq vw troc. Elektrikli alcaksam eqb yada vw id4
-1
mikahakkinen
(30.04.26)
Lada Niva Urban.

Paranın kalanı cebinde kalsın. Araba Ladadır.
-1
yurtsuz john
(30.04.26)
EV önceliği varsa ioniq 5


EV önceliği yoksa boş paket Sportage.

Şahsi görüşüm live paket Sportage olurdu. Daha büyük bir şey lazımsa tiggo 8 pro Max.

t-roc falaan evet güzel araç ama tam suv sayılmaz. Gerçi ioniq de Suv değil ama mantıklı fiyatına göre.
0
jackyr
(30.04.26)
elektrikli düşünüyorsanız 2.4 civarı bütçeyle mini countryman.
0
yap desem yapmazsin he
(30.04.26)
C5'ler baya baya iyi, f/p ötesi.
-2
gobekliraki
(30.04.26)
yeni hrv
0
orpheus
(01.05.26)
suvlar ,otoban süratlerinde ürkütüyor,
pek güven vermiyor.
0
designer
(01.05.26)
Kaşkayi
Yeni t-roc
Sportage

İçten yanmalı motora devam.
Bayilerde indirim var.

Geçen ay 2026 ford puma aldım 1850'ye. Senin elindeki rakama yukarıda saydığım 4 silindir modellerden birini alırdım.
0
HellKeePer
(01.05.26)
icten yanmaliya devam kafasindaydim.
hanim elektrikli istiyordu uzundur ama almam diyordum.
cevremde birkac arkadas elektrikliye gecince dur ben de bir bakayim dedim.
aradim taradim, sonunda elektrikli aldim, orta boy SUV.

ioniq 5n kullandim bu arada, inanilmaz biseydi, herifler kafamdaki elektrikli araci yapmis, ama fiyati baya yuksekti, alamadim.
param yetseydi ioniq5n alirdim kesinlikle.
0
cooperr
(01.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(4)

Nissan Qashqai Kronik Sorunlar var mı?

OgutucuRecep
Nissan Qashqai 1.3 DIG-T bu modelde kronik sorunlar nasıl alan kullanan var mı acaba?
Nissan Qashqai 1.3 DIG-T bu modelde kronik sorunlar nasıl alan kullanan var mı acaba?
0
OgutucuRecep
(30.04.26)
çekişi düşük diye değiştirdi babam, 1.3 değildi 1.6 idi galiba, off road yapmıyor tabiki.
0
eja
(30.04.26)
Bu motor clio 4teki ve megan 4teki tce motorun aynısı. Bakımsızsa sorun çıkartabiliyor. TCE motorlar alüminyum blok. Termostat sorunları var. 1.3 tce'de olan her sorun bunda da olabilir. 1.33 diye geçiyor ruhsatta. O yüzden 1.6 vergisi ödüyorsunuz.

2021 qashqai skypact + kullanma şansım oldu. Araç gayet tatmin edici. Sizi mutlu eder. Yüksek km almayın ama. Sorunları araştırdıktan sonra tabii.
0
jackyr
(30.04.26)
2018 sonrasi dizellerde adblue tanki eklenmistir ve problemler artmistir muhtemel.
dizel bakarsan ,
2018 öncesi 1.5dci,1.6dci. dahanaz problemlidir.
google a da bir sor tabi.
0
designer
(01.05.26)
2017 1.6dci var bizde, 100binde falan, otomatik.
hic sikinti cikartmadi. cekisi konforu falan baya iyi.
bence iki puruzu var:
1 - cvt'den nefret ediyorum, cift kavrama otomatik olsaydi mukemmele yakin olurdu.
2 - cam tavan acilmiyor.
0
cooperr
(01.05.26)
(3)

nasil ilerleyecek bu ingilizce

aloneinthedark
merhaba yabncilarla calisiyorum hatta yasiyorum yurtdisindayim ama ingilizce pek ilerlemedi surekli birsey dinlemeye calisiyorum izliyorum bu arada yurtdisinda yasiyorum ama 29 yil oncesinden kalan ingilizce ilerlemiyoryas 40 . iste isimi goruyor gunluk ama gunluk hayatta neredeyse yarisini anlamiy
merhaba

yabncilarla calisiyorum hatta yasiyorum
yurtdisindayim ama ingilizce pek ilerlemedi
surekli birsey dinlemeye calisiyorum izliyorum
bu arada yurtdisinda yasiyorum ama 29 yil oncesinden kalan ingilizce ilerlemiyor
yas 40 . iste isimi goruyor gunluk ama gunluk hayatta neredeyse yarisini anlamiyorum

tabi telefonda yogun turkce konusma da var

simdi bana ne tavsiye edersiniz butun tuslara basmaya hazirim

tesekkurler
0
aloneinthedark
(28.04.26)
sorununuz dinlemeyle mi ilgili; yani dinlerken kelimeleri mi seçemiyorsunuz, yoksa duyduğunuz kelimelerin anlamlarını mı bilmiyorsunuz?

ilkiyse, ancak pratik yaparak geliştirebilirsiniz. formal şeyler izlemek veya dinlemek yerine, small talk yapmanızı öneririm. günlük kalıpları falan en iyi öyle öğrenebilirsiniz. kişilerin aksanı vs dolayısıyla ağızlarından çıkanları anlamakta zorluk çekiyorsanız, mesela ben türkçe'de bile, bazı kelimeleri yuvarlayarak konuşan insanların ne dediğini iyi anlayabilmek için ağızlarına bakarak dinliyorum. benim taktiğim bu.

kelime eksiğiniz varsa, onu oturup çalışmaktan başka şekilde çözemezsiniz. daha eğlenceli hale getirmek isterseniz, sevdiğiniz şarkıları falan dinleyip, anlamadığınız kelimelere bakarak ilerleyebilirsiniz. müzik sayesinde, dizide, filmde, sınavda, günlük hayatta karşılaşıp da bilmediğim kelime 1-2'yi geçmez. ancak kelime ezberlemede yaş önemli bir etken. 40'tan sonra yeni kelimelerin aklımda kalma oranı gittikçe düştü; bu da bir gerçek.
0
lil siztah
(28.04.26)
anadili ingilizce bir kiz/erkek arkadas bulursan en hizli oyle ilerler.
0
cooperr
(28.04.26)
ai ile muhabbet edin. hatalı yerleri size açıklamasını isteyin. bi süre sonra akmaya başlar.
0
gurur
(29.04.26)
(4)

teoman bu şarkıda ne diyor?

art cat chocolate
https://youtu.be/_uOEM1Hm2qg?si=4qqqbCROPu8oFQhJ&t=27türkçe'yi anlayamıyorum artık yaa..hayaliMi mi diyor hayaliNi mi?hep M olarak dinledim, sözlerine bakınca N olduğunu gördüm ve şimdi ikisini de duyuyorum.
youtu.be

türkçe'yi anlayamıyorum artık yaa..

hayaliMi mi diyor hayaliNi mi?

hep M olarak dinledim, sözlerine bakınca N olduğunu gördüm ve şimdi ikisini de duyuyorum.
0
art cat chocolate
(27.04.26)
hayalimi olarak duyuyorum ben de
+1
pide
(27.04.26)
Hayalimi diyor bence de net bir şekilde.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.04.26)
hayalimi
0
cooperr
(28.04.26)
ben de "hayalimi" duyuyorum ama kartonetinde "hayalini" yazıyor.
0
rare
(28.04.26)
(5)

4 lastiğin havası da iniyor

dolantindr
Arkadaşlar benim arabanin lastiklerinin havası bir-iki gunde 34'ten 26 ya falan iniyor, orada kalıyor. Lastik markası Petlas. Jantlar çelik değil. Lastikciye gittim siboplari değiştirdim, jantların kenarını spiralle düzeltti ama yine aynı sorun devam ediyor. Sol arka lastik 26 ya düşüyor, diğerleri
Arkadaşlar benim arabanin lastiklerinin havası bir-iki gunde 34'ten 26 ya falan iniyor, orada kalıyor. Lastik markası Petlas. Jantlar çelik değil. Lastikciye gittim siboplari değiştirdim, jantların kenarını spiralle düzeltti ama yine aynı sorun devam ediyor. Sol arka lastik 26 ya düşüyor, diğerleri de 3-4 psi düşüyor. Lastikten şüpheleniyorum dördü birden dikiş tutmayınca. Jant'ları da çelik mi alsam acaba jantdan mı diyorum. Gıcık oldum kaç gündür. Size bir danışmak istedim. Gece gündüz sıcaklık farkı fazla desek hadi de bu kadar psi farkı olmaması lazım herhalde. Araç on beş yıllık araç.
0
dolantindr
(26.04.26)
Çelik derken alüminyum alaşım jantı kastettiniz galiba. Mevcutta çelik var yani. Janttan da olabilir ama hepsi birden iniyorsa sorun daha çok lastiklerde gibi.
0
orient blue
(26.04.26)
petlas a ulasin derim. garantiden lastik degisimi olabilir.
0
sttc
(26.04.26)
bir iki günde iniyorsa ciddi kaçak var demek. lastikçi sabunlu su ile kaçak testi yapmadı mı. nereden kaçırdığı kolaylıkla bulunabilir. lastiği sökün arap sabunu veya bulaşık deterjanı ile köpüklü su hazırlayın ve bir süngerle lastiğin jant kenarına sibop kısmına sürüp bekleyin nereden baloncuk çıkıyorsa oradan kaçırıyordur.
+1
orpheus
(26.04.26)
Kaçak testi yaptığı bir lastikte sorun yoktu mesela, deterjan sürdü, baloncuk çıkarmadı, sibop.da değişti o lastik 26 psi ya düşüyor. Anlamadım gitti. Bir lastik iner de dört lastik inmesi garip. Bir Petlasla konuşayım. Lastikler de 2024 üretim.
0
🌸dolantindr
(26.04.26)
lastikler boyut olarak o janta uygun olmayabilir, lastikler dogru ebatta mi ondan emin miyiz?
+1
cooperr
(26.04.26)
(3)

Otoyollardaki benzinliklerin bağlantı yolları niye hep berbat

chicha_v2
İstasyonun kendi sorumluluğunda herhalde ve onlar da hiç umursamıyor yollar delik deşik sağdaki çukurdan kaçıyorsun diğerine düşüyorsun falan.Baştan beton vs. düzgün yapsalar sorun olmaz aslında. Çok büyük bir masraf da değildir sıfırdan yapmaktansa yama yaptırmak aslında. E peki markanın kendisi de
İstasyonun kendi sorumluluğunda herhalde ve onlar da hiç umursamıyor yollar delik deşik sağdaki çukurdan kaçıyorsun diğerine düşüyorsun falan.

Baştan beton vs. düzgün yapsalar sorun olmaz aslında. Çok büyük bir masraf da değildir sıfırdan yapmaktansa yama yaptırmak aslında.

E peki markanın kendisi denetlemiyor mu ki bunları? Müşteri memnuniyeti sadece tuvalet temizliğine mi kaldı benzinliklerde?
-4
chicha_v2
(25.04.26)
Hiç denk gelmedim
0
Cezcez
(26.04.26)
yollar neden delik desik - cunku hidrokarbon, diger hidrokarbon urunlerini eritir. istasyona surekli benzin tasiniyor, buyuk ihtimal tankerler biraz damlatiyordur. bir de doldurup cikanlarin depolarindan da damliyordur zira turkiye'de kapaga kadar doldurma hastaligi da var. damlalar da asfaltin icine ediyordur.

neden beton degil - cozumu beton yapmak evet ama beton pahali, tamiri zor vs. asfalt ucuz ve yamasi kolay.
+2
cooperr
(26.04.26)
Artık çoğu benziklikte tuvalet marketin içinde oluyor.
-1
kaptan memo
(26.04.26)
(9)

Yurtdışında Çin restoranına gittiniz mi hiç?

yenibirgüzelnick
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı? Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı?
Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
-2
yenibirgüzelnick
(25.04.26)
Gittim defalarca, catal istemek sorun olmadi hic.
+2
baldur2
(25.04.26)
Çin'de ve galiba Floransa'da gittim. Dükkanda çatal cidden olmayabilir. Çin restoranlarına genelde Çinliler gidiyor (hakiki Çin lokantası, öyle uzakdoğu ortaya karışık değil). Çatal olsa verirlerdi, Çinliler gıcık insanlar değiller. Demek ki gerçekten yok. Ama neden koymamışlar dükkana onu bilmiyorum.
+1
prole
(25.04.26)
genelde olur ama cok geleneksel bir yere gidildiyse olmayadabilir.
asya mutfagini seven birisi olarak, catal yok derslerse cok sasirmam.
+1
cooperr
(25.04.26)
Alman is arkadaslarimla almanyada gitmistik, masada hem catal bicak hem de stick vardi. Ben Stick kullandim diye bana asyada mi yasadin daha önce dediler.
-1
Purple life
(25.04.26)
Londra'da gitmiştim kendileri sormuştu çatal ister misiniz diye. Belki Asyalıların yoğun olarak yaşadığı bir mahallede olabilir ama Viyana gibi bir yerde çok nadirdir bence çatal olmayan bir restoran olması.
0
frankfurt skyliners
(26.04.26)
hic hatirlamiyorum ya. en cinlilerin oldugu, sadece cince konusulan yerlere cinli arkadaslarin goturmesiyle de gittim.
0
antikadimag
(26.04.26)
Viyana'da hangi restoranmis cok merak ettim, anneniz adini hatirliyor mu?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.26)
Daha yeni gittim ve bu sefer annemi de götürdük. Hiç de öyle bir şey yoktu. Ama şehir merkezine yakın yerde bir çok Fransızın gittiği bir yer.
0
logisticsmanager
(26.04.26)
Ankara’da bir pideci var. Çorba aldıysan kaşık veriyorlar. Ama pide aldıysan çatal bıçak vermiyorlar. Menüye filan da yazmışlar. İlla elle yenilecekmiş pide. Öyle bir konsept olabilir, bilemedim. Ama çatal olsa verirlerdi heralde
0
elorelia
(26.04.26)
(7)

Türkiye neden demiryolu yapmıyor

messina123
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
0
messina123
(24.04.26)
Şu arkadaş videosunda dolaylı olarak değiniyor

youtu.be
+1
yurtsuz john
(24.04.26)
Dış güç mış güç diyip kolaya kaçmadan yorumumu şuraya bırakayım. Adamlar kendi ülkelerindeki şehir içi raylı sistemi petrol şirketlerinin baskısıyla söktü. Los angelesta şehir içi raylı sistem petrol şirketlerinin baskısıyla söküldü. Türkiyenin ilk demir yolu hattı izmir aydın denizli demiryolu, ulaştırma bakanı binali yıldırımken ihaleyle çift yön yapılsın diye proje açıldı. 11 senede sadece sinyalizasyon yenilemesi yapıldı. Mesai saatlerine tren seferi özellikle konulmuyor. Ama bu 4 senede denizli aydın izmir otobanı birbirin3 bağlandı. Otobana harcanan paranın 1000 de birine 2. Hat yapılıp ulaşım kolaylaştırılabilinir. Şu an aydın denizli arası ulaşım nazilli aydın birlik araçlarıyla yapılıyor. Sprinter araçlarla. Yani olayın başı taaa marshall yardımlarına dayanıyor.
+1
mikahakkinen
(24.04.26)
Türkiye, Atatürk döneminden sonra dış yardım ve krediye ihtiyaç duymuş, bu yardım ve krediyi verenlerin yönlendirmesiyle politikalarını belirlemek durumunda kalmış bir ülke.
Bize muhtaç olmamanı sağlayacak yatırımlar için harca diye kim kredi verir bi ülkeye?
+1
Mirket
(24.04.26)
kısaca: demiryolu iktidarlar için popülist bir seçim aracı değil.

demiryolu faydası uzun vadede görülen,anlık bireysel etki yaratmayan bir ulaşım aracı. Fakat karayolu hem yapımı hızlı hem de bireylerin kişisel kullanımı daha yoğun olduğu için göz önünde.
+1
biravekahve
(24.04.26)
Atatürk bugünkü demiryollarınin tamamını yaptı 15 senede.

Erdoğan 21. Yüzyılın ilk çeyreği biterken sadece karaman'a tren getirebildi.

Sadece beceriksizlik
+1
topkapiaksaray
(25.04.26)
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
(bkz: marshall planı)'dan okumaya basla, neden demiryolu yok anlarsin.
+1
cooperr
(25.04.26)
(13)

Bu İş Görüşmesi Sonrası Maili Olumsuz Mu Sizce?

lapetitemort
Dear X,Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process. We are impressed with your background. However, we would like to in
Dear X,

Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process.

We are impressed with your background. However, we would like to inform you that your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold. In the meantime, if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.

We will reach out to you should there be any further progress regarding this position.

We sincerely thank you for your time and interest in our organisation and wish you continued success in your professional journey.
📊 Mailin Tonu?

Bu anket sona erdi. 47 oy kullanıldı.

0
lapetitemort
(23.04.26)
olmamış.
0
summerjam0306
(23.04.26)
"biz sizi ararız" afili versiyon.
0
anon1m
(23.04.26)
"if you receive another opportunity, please feel free to pursue it."
daha ne desin ?
+1
orpheus
(23.04.26)
ümit vermedim diyen ik'nın mail'i
0
WithWorth
(23.04.26)
Açıkça olumsuz üzgünüm. bu olmaz başkası olur. Kolaylık ve sabır diliyorum bu süreçte.
0
akhenaten
(23.04.26)
Pursue it demeyeymiş iyiymiş :/
+1
condom kurşunu
(23.04.26)
sen cok iyi bir insansin ama sevgilim var.
+3
buenosdias
(23.04.26)
However sonrasi olumlu bir sey gelmez zaten.
0
duster
(23.04.26)
ne sacma bir email. haklisin ne dedikleri anlasilmiyor. "your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold." bu kisim kafa karistirici.

benim anladigim waitlist gibi bir sey. sen yok gibi devam et.
0
antikadimag
(23.04.26)
sorun sende değil bende diyor.
+1
parka
(24.04.26)
insan kaynakları ekosisteminde 'karıncayı s2ceksin ama belini incitmeyeceksin' tavrının tipik örneklerinden biri ;

' if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.'
meali : Başka bir fırsat elde ederseniz, lütfen değerlendirmekten çekinmeyin.
anlamanız gereken : kardeşim kusura bakma uygun değilsin, başka iş bak.

eskiden 'cv'niz bilgi bankamızda saklanacaktır ve ihtiyaç halinde değerlendirilecektir' derlerdi.
0
galahad reloaded
(24.04.26)
Abi bir şey diyeceğim, biz bunu yaptık:(
2024 sonu, ben müdürün yerine geçiyorum ve benim yerime birini arıyoruz.
Biz bir aday bulduk, görüşme yaptık, çok beğendik. Tamam diyecegiz, şirket o dönem bize alımlar 2024 sonu için işe alımlar donduruldu, 2025 başı açılacak dedi. Biz de adaya aynen senin bu dediğini ama daha direkt söyledik; böyle böyle. Is bulursan git ama bulamazsan biz sana 2025 başı geleceğiz.
Sonuç? Reorganizasyon, bütün operasyonel işler doğu avrupa ve Hindistan'a taşınıyor. Sadece stratejik işler kalıyor. 2024 yılı sonunda öğrendik, her şey değişti ondan sonra.

Kısacası yalan da olmayabilir. Özellikle büyük sirketse gerçekten ben bıktım bazı kararlarindan :(
0
logisticsmanager
(24.04.26)
net olumsuz.
0
cooperr
(25.04.26)
(8)

Insanlara yaptığı yanlışları söylüyor musunuz?

pembediken
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
0
pembediken
(23.04.26)
Hayir. Haddim degil gibi geliyor.
-2
Purple life
(23.04.26)
cok samimiysem soylerim, soyledigim oldu.
+2
cooperr
(23.04.26)
Yanlışı bana ise söylerim genelde ya o zaman ya da zamanı gelince. Yanlışı başkasına yapmışsa da genelde kendimi tutamayıp o an diyorum ama samimiyet derecesine göre söylemediğim/ ya da sonradan söylediğim de oluyor.
0
Amaranta ursula
(23.04.26)
Gelişime açık ve nasihat götürür bir insansa, samimiyet derecem fark etmeksizin söylüyorum. Nasihat götürmez biriyse, en yakınımsa bile söylemiyorum. Davranışsal değil de bilgisel bir hataysa, bir kez mutlaka doğrusunu belirtirim. Yabancıya bile… Örneğin “o düğme o işe değil şu işe yarıyor” demek…
0
yadigar
(23.04.26)
Yakınlarıma direkt söylerim.
Yakın olmadıklarıma sorarlarsa söylerim.
0
mutekebbir
(23.04.26)
İş ortamında "Senin cehaletin benim hayatımı etkiliyor" gibi bir durum yoksa söylemiyorum. Varsa yeri geldiğinde bu konuyu da içeren bir şeyden bahsediyorsa o sırada söylüyorum. Eğer dikkate almazsa ve benim hayatımı etkileyecek konu devreye girerse bu olayla alakalı kendisiyle konuştuğumu da söylerim ilgilisine. İş arkadaşlarıyla ilişki tuhaf olabiliyor, çoğu zaman yakın çevremdeki insanların bana yapmadığı şeyler için nazını çekmemi bekleyen 1-2 tip oluyor, olmaz. Kendim yanlış olduğunu bildiğim için yapmadığım şeyi başkası bile isteye yaparsa onun adına bunun sonucuna ben katlanamam.

Yakın çevremde söylerim, birbirimize böyle şeyleri söyleriz, hep böyleydi. Kimi sorun eder, her ilişki farklı.
0
akhenaten
(23.04.26)
öncelikle yanlışın türüne bağlı.
iş hayatında, profesyonel çalışmaları etkileyecek bişeyse, genel müdürden amelesine mevki ayırmadan doğru bildiğimi söylerim; hiç affetmem.
toplumsal etki yaratan bir yanlışı, sokaktan geçen adam dahi olsa direkt söyler ve üstelerim (kardeşim bu sebeple bir gün çok kötü dayak yiyeceğimi söylüyor).
ancak arkadaş arasında olan konularda, sevip-sevildiğim ve benim fikirlerime değer verdiğini bildiğim bir insansa ve çok gerekiyorsa söylerim; diğer türlü pek karışmam.
+1
lil siztah
(23.04.26)
eskiden söylüyordum artık söylemiyorum alınıyolar sonra ben kendimi çok kötü bir insanmışım gibi hissediyorum
0
Sadece soruyorum
(24.04.26)
(8)

mülakatta şu işe yarar mı?

messina123
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok. hayatımda da zaten hiç mülakata girmedim. ancak merak ettiğim bir konu var. mesela ik'cıya işe alınırsam ilk maaşımı size el altından verecem gibi bir teklif işe yarar mı?
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok. hayatımda da zaten hiç mülakata girmedim. ancak merak ettiğim bir konu var. mesela ik'cıya işe alınırsam ilk maaşımı size el altından verecem gibi bir teklif işe yarar mı?
-2
messina123
(22.04.26)
Yüzde 99,9 yaramaz. Tam tersi hemen elenirsiniz.
Bu beklentide olanlar da zaten size belli eder. O sinyal verir.
0
burfak
(22.04.26)
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok

bu neden yok anlamadım.
olmaz tabii ki öyle bi şey. işe alım sadece iknın elinde değil ki. ik ön görüşme yapar sadece.
-1
jelly bear
(22.04.26)
millet cin vallahi cin. recep ivedik'in kredi çekme sahnesi geldi aklıma :)

bu ekonomik ortamda işe yarar diye düşünüyorum ama dolaylı yoldan teklif edilirse.
0
yurtsuz john
(22.04.26)
Mulakatin kotu gectigini dusunuyorsan, mulakat sonunda yap.
0
baldur2
(22.04.26)
Hadi dedin ve ik da kabul etti. Bunu nasıl resmileştireceksin? Rüşvetin belgesi mi olur? Mesela vermezsen ne olacak?

Bence olabilir ama sana neden güvensin
0
Rondak
(22.04.26)
ik seni ise almiyor ki, sadece surecleri yonetiyor. kime teklif yapilacagina takim yoneticileri karar verir.
0
antikadimag
(23.04.26)
Yarar ama bir maaş az.
0
gabe h coud
(23.04.26)
$erefsizim aklima geldiydi..
0
cooperr
(24.04.26)
(13)

evli çiftler kaç tane yemek takımınız var?

yenibirgüzelnick
1-kaç yemek takımınız var?2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
1-kaç yemek takımınız var?
2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?
3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
0
yenibirgüzelnick
(22.04.26)
bir tane beyaz sade 12 kişilik, bir tane renkli desenli 6 kişilik var. bir de kahvaltı takımı var, onun tabaklarını da bazen yemekte kullanıyorum
-1
dfn4
(22.04.26)
1 tane var. onu da ikea 365 serisinde almistim, duz beyaz porselen. ihtiyacim olan bir sey oldugunda gidip hop diye ekleme yapiyorum. mesela kayik servis tabaklari ekledim. 3 farkli boy, 4'er tane. Baktik gelen giden cok oluyor, meze koyacak tabak yok gidip aldik. Sonra 4 boy kase aldik. Buyuk salata kasesi, orta boy salata kasesi (tek kisilik kase), buyuk boy corba kasesi ve normal corba kasesi.

Ben tek takim kullanmayi seviyorum. Misafir catal-bicak setim de yok mesela. Kirildiginda ekleme yapabiliyorum, istersem 1-2 desenli alip ekleme yapiyorum. Duz beyaz oldugu icin her sekilde gidiyor. Bir de ikea oldugu icin her daim var.
+1
65 derece
(22.04.26)
12 kişilik 1 tane tam takim misafir için büfe de yatıyor.
6 kişilik 2 tane de mutfakta ruh haline göre kullanilan gündelik takim.
0
sinematikcrop
(22.04.26)
Takim olarak 0 :)
Toplama her sey. Ben böyle daha cok seviyorum. 40 yas üstü falan oldam takim alirdim ama. Bir de bizim öyle misafir agirlama imkanimiz yok.
-3
Purple life
(22.04.26)
1- günlük tabaklarım var çok fazla değil. bir tane de misafir yemek takımımız var ama onları da günlükte kullanıyoruz.
2- kahvaltı takımımız yok
3- sunum takımı, supla vs yok. birkaç tane amerikan servis annem yapmıştı örgü şeklinde, benim de özenip aldıklarım var ama hiç kullanamadık.
+1
Hallegadola
(22.04.26)
1 tane 12 kişilik misafirlik yemek takımım var onu sadece misafir gelince kullanıyoruz, genelde konsolun içinde öyle duruyo. 3,5 yıllık evliyim, bu süreçte kırılan parçalar oldu takım bozuldu yani.

günlük kullandığım 6 kişilik beyaz düz tabaklarım var ama onun da bir kısmı kırıldı birkaç tanesi komşuya gidip geri gelmedi :) takım bozuldu yine.

yine günlük kullandığım 8 kişilk de kahvaltı tabaklarım var pasta tabağı boyutunda, o takımın küçük tabakları da var reçel filan koymak için ama o küçük tabaklara ne bulsak koyuyoruz akşam yemeğinde turşu filan. tabi ki bunun da bazı parçaları kırılmak sureti ile takım bozuldu.
+1
Sadece soruyorum
(22.04.26)
1- 1 takim var 12 kisilik, gunluk pek kullanmiyoruz. 1 de toplama gunluk kullandiklarimiz var, cesitli.
2- hayir
3- hayir
0
lemmiwinks
(22.04.26)
1 adet 12 kişilik takım var ama misafir için konsolda duruyor. sadece misafire çıkarıyorum.
1 adet 6 kişilik gündelik kullanmaya aldığım takım var. takımlığı da pek kalmadı kırıla kırıla.
haricinde annemden çarptığım kırılanların yerine koyduğum tabak çanaklar var.
2şer adet 12 kişilik çatal bıçak setim var. eşimin ailesi kalabalık olduğu için hepsi geldiğinde ya da kirlendiğinde 12 kişilik yetmiyor. çatal bıçak çok kirliye gittiği için de iyi oluyor açıkçası.
kahvaltı takımı yok ekstradan. bence gereksiz. o mini mini kahvaltılıklar kullanılmıyor bile.
sunum takımı da yok.
+1
rayde
(22.04.26)
12 Kişilik 2 full tam takım çorbalık servislik dahil. en az 20 tane borcam en az 10 tane ayrı servis tabağı.
günlükte 1 takım 12 kişilik var, evde sanırım 100 tane çay bardağı vardır.
2 tane kahvaltı takımı var bunlardan ayrı olarak biri günlük kullanılmıyor diğeri misafirlik.
bunlar annenin senelerdir topladığı hediye gelen vefat eden büyüklerden falan kalanlarla oluştu. ama en son çok beğendiği bi 12li çay bardağı seti aldık yinedeee..
çok almamak lazım ilk evlenildiğinde sürekli modeller değişiyor insan sıkılıyor alıyorsuni hediye geliyor vs vs
0
eja
(22.04.26)
Misafirden misafire çıkan 12 kişilik konsolda yatıyor.
1 tane 6 kişilik günlük set
1 tane 6 kişilik kahvaltı takımı
Takımı kendi yaptığım outlet setim var bir de gündelik takım gibi
0
cilekli pasta
(22.04.26)
evde tek takim set var.
onu da hem kendimize hem de misafire kullaniyoruz.
bizim en gereksiz geleneklerimizden biri oldugunu dusunuyorum misafire ayri set falan, gereksiz masraf ve yuk.
0
cooperr
(22.04.26)
Misafir için tek bir 12’lik set var a’dan z’ye her şeyiyle…
Evde de günlük tabaklarımız var. Mesela 20 civarı servis tabağı. Bir o kadar yemek tabağı. (Kırıla kırıla azalıyorlar) Yine günlük kaseler, meyve tabakları vs…
Kahvaltı için bazı takımlarımız var ama özel şeyler değiller. Düz beyaz ve boy boy. Bazısı gondol gibi, bazısı kare, bazısı salata tabağı gibi farklı boylarda beyaz şeyler.
Sunum tabakları da bol maalesef.

İlginç olan, senede bir-iki misafir almamız…
0
yadigar
(23.04.26)
misafir biz neyle yersek ondan yer. tek takım, kırılmışları düşersen %75 takım falandır.
0
robokot
(23.04.26)
(4)

Flört tarzınız nedir?

sekizdokuzon
Çok hızlı başlayıp sonra yavaşlamak mı, yavaş ve güvenli başlayıp tansiyonu yükseltmek mi?Teşekkürler.
Çok hızlı başlayıp sonra yavaşlamak mı, yavaş ve güvenli başlayıp tansiyonu yükseltmek mi?

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(21.04.26)
Cok hizli baslayip sonra ghosting eylemek.
-7
baldur2
(21.04.26)
Normal insan gibi
0
olaylar olaylar
(22.04.26)
yaş aldıkça hız da arttı.
-3
jelly bear
(22.04.26)
genc iken hilal taktigi uygulardim.

hafif suvariler sahte bir kacisa geçip, arkalarına ok atarak kaçar, sonra kanatlar iki yandan kurtlar gibi uluyarak bastırınca, kacanlar da geri donup kovalayanları kusatırlar, ve kale duser.
+6
cooperr
(22.04.26)
(9)

Kirişin altında pay var mıdır?

administ
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı boza
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı bozar mıyım?
ibb.co
0
administ
(20.04.26)
Yakın zamanda klima taktırdım. Markası Arçelik, önceside ücretsiz keşif hizmeti aldım. O sırada zaten söylüyorlar. Ben bir duvardan boru geçirmeyi düşünüyordum meğer kiriş uzantısı varmış, ellerinde metali tarayan bir cihaz var direkt buradan olmaz burası kiriş felan diye uyardılar. Tamamen ücretsiz bir hizmetti, bir yoklayın isterseniz.
0
koskoca kirpi
(20.04.26)
kırmızının olduğu duvar komple yere kadar kolon gibi geliyor bana.
0
kibritsuyu
(20.04.26)
öncelikle bu ne biçim kademeli duvar diyeceğim, ama ülkedeki inşaat işleri malum.. kırmızının solundaki, yani hiç işaretleme yapmadığınız duvarın üst kısmındaki çıkıntı, mekanın asli uzun kirişine benziyor. kırmızıyla işaretlenen duvar kolon; siyah da ona bağlı başka bir kirişe benziyor. tabii ki bu sadece fotoğraftan bir çıkarım; neyin ne olduğunu binanın projesinden kolaylıkla kontrol edebilirsiniz. çıkarımım doğruysa, en uygun yer, en soldaki duvardaki kirişin altı olurdu.
not: klimanın montajını yapacak kadar dübel atmak kirişe zarar vermez ama konu klima borusu ise, onu tuğla duvardan geçiriniz.
+2
lil siztah
(20.04.26)
kirisin altinda 7cm pay olmaz, demire denk gelirsin mutlaka ve kirisin altindaki demir kritik demirdir, kesersen sikinti.

7cm capinda yuvarlak delik acacaksan, once GPR ile demirlerin nerde olduguna bakilir, sonra delik acilir. demir kesmedigin surece kirisin ortasindan da gecebilirsin, kolondan da gecersin, fark etmez. betona delik acilamaz diye birsey yok, demir kesmedigin surece.
0
cooperr
(20.04.26)
siz kirişin ortasından geçir diyenlere pek kulak asmayın. taşıyıcılardan bırakın mekanik tesisat borularını, elektrik borularını geçirmek bile sıkıntı yaratır. özel durumlarda proje müellifinin izni ve hesaplaması ile taşıyıcıdan boru geçirebilir.
0
renegade
(20.04.26)
her 7cm capinda delik icin proje müellifinin izni gerekse, insaatlarin alayi dunya capinda durur.
kiris delinemez diye birsey yok, kurallar belli, kitaplarda nerelerde nasil delik acilabilecegi yaziyor.
0
cooperr
(20.04.26)
Cooper+1
+1
primetime
(21.04.26)
kirişte bir boşluk olacaksa statik projede yer alır ona göre etrafındaki donatı güçlendirilir vs. bunlar statik mühendisin onayı ile olur. durur dediğin inşaatta zaten BIM ile önceden çakışma olan yerler görülür.
yıl 2026 olmuş hala kara düzen del geçi savunanlar var. yazık.
-2
renegade
(21.04.26)
yaw daha yeni bizim daireyi kensel donusumde yeniledik, insaati yapan sozde muteahhit herif mal bir kuyumcunun tekiydi. binadakilere bu adama vermeyin dedik, kimse dinlemedi. herif led isik takacam diye milleti kafaladi. BIM'den adamin anladigi bim markettir en fazla. Bu kaclik donati diye sorsan soyleyemez, dunyadan haberi yok.

yil kac olursa olsun, insaat karaduzen devam ediyor ortadoguda, betonun kalitesi falan artti baska bir numara yok.
0
cooperr
(21.04.26)
(7)

Bir veya iki gecelik tatil önerisi

en bi orijinal
Selamlar,Yaş 46 erkek kişiyim. Evde hanımla durumlar azıcık sıkıntılı, 23 Nisan’ın arkasındaki cumayı da izin alıp bir yerlere gidip kafa dinlemek istiyorum ama yer yön bulamadım kendime. Antalya çıkışlı olacak 1-2 gece tek erkeğe uygun yer önerebilir misiniz?
Selamlar,

Yaş 46 erkek kişiyim.

Evde hanımla durumlar azıcık sıkıntılı, 23 Nisan’ın arkasındaki cumayı da izin alıp bir yerlere gidip kafa dinlemek istiyorum ama yer yön bulamadım kendime.

Antalya çıkışlı olacak 1-2 gece tek erkeğe uygun yer önerebilir misiniz?
0
en bi orijinal
(20.04.26)
kaş' a gidin dalış yapın hocam. kafayı dağıtır. hem sosyal ortamdır, en kötü kaptanla takılırsınız.

akşamda dünya kadar demlenecek mekan var.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Adrasan, Olimpos, Kaş, Akyaka, Akbük... Çok zengin bi coğrafyadasınız tadını çıkarın.
0
amelie poulain
(20.04.26)
Batı Antalya tarafı aklıma geldi ama beldeler bu ara çok sakin değil midir?
0
🌸en bi orijinal
(20.04.26)
yunan'a gec?
0
cooperr
(20.04.26)
@cooperr yol uzun 1-2 gece için. Antalya’dan Fethiye, Marmaris veya Kuşadası en kötü.
0
🌸en bi orijinal
(21.04.26)
kıbrıs
+2
bobinhoo
(22.04.26)
kaş'ta sezon çoğunlukla mayıs sonuna doğru açılıyor. bu sene bayram sebebiyle öne çekilir ama bu hafta çok hareketli olacağını sanmıyorum.
antik kent gezmeyi seviyorsanız, bu havalar çok uygun. fethiye civarları için iyi bir kafa dağıtma aktivitesi olabilir.
0
lil siztah
(22.04.26)
(4)

Kolonoskopi

huladancer
korkulacak bir şey mi? Kısa narkoz alarak mı yapılmalı? Sakinleştirici yeterli mi?
korkulacak bir şey mi? Kısa narkoz alarak mı yapılmalı? Sakinleştirici yeterli mi?
0
huladancer
(18.04.26)
Genelde sedasyonla yapılıyor. Korkulacak bir şey yok, önceki iki gün diyet yapılması gerekiyor, o biraz zorlu olabiliyor.
0
cek
(18.04.26)
Genel anestezi ile yapılanı başıma gelen en güzel şeylerden biriydi. Şaka yapmıyorum.
0
yadigar
(18.04.26)
@yadigar
başıma gelen en güzel şeylerden biriydi derken?
+3
cooperr
(18.04.26)
@cooperr
İnanılmaz bir kafası var. Fentanil falan artık ne veriyorlarsa... Uyandığımda bir-iki saate yakın süre yıllardır olmadığı kadar iyi hissettim kendimi. (Hayatımda hiç uyarıcı/narkotik madde kullanmadığım için kıyaslayamıyorum)

Ayrıca girişim yaptıkları bölgede yahut karnımda hiç bir şekilde ağrı/acı ve benzeri rahatsız his olmadı. İşlem sonrası bağırsaklar hava dolmuş olmasaydı inanmayacaktım kolonoskopi yaptıklarına...

Özetle, pahalı olmasa ve öncesindeki bir gün bağırsakları boşaltmak için uğraştırmasa altı ayda bir gider yaptırırım.
0
yadigar
(19.04.26)
(5)

Eski mesajlar silindi mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Mesaj kutumda bi sürü mesaj vardı. Bilerek saklıyordum. İhtiyacım olunca açıp bakıyordum. Hiç biri yok şu anda. Eski mesajlar yönetim tarafından silindi mi?
Merhaba,

Mesaj kutumda bi sürü mesaj vardı. Bilerek saklıyordum. İhtiyacım olunca açıp bakıyordum.

Hiç biri yok şu anda.

Eski mesajlar yönetim tarafından silindi mi?
0
anaphylacticshock
(18.04.26)
Evet
Zaten 30 günde silinir yazıyordu ama silinmiyordu. Silen program çalışmaya başlayınca gitti
+3
kisa
(18.04.26)
Çok sinir oldum :( Ben saklıyodum onları ya. İşime yarıyolardı.
0
🌸anaphylacticshock
(18.04.26)
baktim benimkilerde gitmis.
0
cooperr
(18.04.26)
Evet maalesef
0
gabe h coud
(18.04.26)
Mail olarak geliyor olması lazım. Benim silinen her mesajım geliyor eposta olarak senelerdir
0
hakmut
(18.04.26)
(6)

ıslak hamburger yurtdışında niye tutmuyor

plastic_angel
50den fazla ülke gezdim. saçma sapan lezzetler trend olmuş, insanlar kuyruk. özellikle asyada birşey trend olmayagörsün. bu lezzet niye tutmuyor. 'onların damak tadına uymuyor' ile gelmeyin lütfen.
50den fazla ülke gezdim. saçma sapan lezzetler trend olmuş, insanlar kuyruk. özellikle asyada birşey trend olmayagörsün. bu lezzet niye tutmuyor. 'onların damak tadına uymuyor' ile gelmeyin lütfen.
0
plastic_angel
(17.04.26)
e kokoreç de bi burda bi yunanda var. birçok lezzet öyle. ıslak hamburgere özel değil.
talep yoksa arz da olmaz haliyle. insanların alışık olduğu bi tat değil
0
jelly bear
(17.04.26)
ıslak hamburger türkiyede de tutmuyor bence artık da neyse =)

öğrenciyken gidiyordu da, mide fesadı geçirmek istemiyorsanız yemeyin bayat soslu şeyler.
+10
kveldulv
(17.04.26)
daha iyisini yemediğiniz için kıyaslayamıyorsunuz. türkiyede kalitesiz un, et ve sos yediğiniz için böyle düşünüyorsunuz. siz benim sorumu anlamamışsınız.

döner de yüzlerce yıldır bu ülkede satılıyordu. alman on yıl önce bi dokunuş yaptı , tüm dünyada satılma şekli değişti.

asya, güney amerika, balkanlar vs. gidenler nightmarketleri, pazarları, sokak lezzetlerini bi hatırlasın. salak salak şeyler hep.

bi koredeki teriyaki,limonlu,portakallı tavuk toplarının türkiyede niye kimsenin satmadığını anlamıyorum bi de bu ıslak hamburgeri...
-1
🌸plastic_angel
(17.04.26)
türkiyede kaç yerde var ki ıslak hambg.
0
mantık
(17.04.26)
ıslak hamburger drunk food, her yerde farklı bi kültür var.
+1
gurur
(17.04.26)
islak hamburgere gelene kadar (ki bende hic sevmem) tutmasi gereken tonla sey var ama tutmuyor.

sana "onlarin damak tadina uymuyor" ile gelmek zorundayiz.

kuzey amerika'da milletin bayilarak ictigi root beer turkiye'de tutar mi?
tutma olasiligi olsaydi simdiye kadar getirilmez miydi?
+1
cooperr
(17.04.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(15)

Türkiye'de ne olursa kırılma olur

sanguine
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi2013 gezide olmadı2013 17-25 Aralıkta olmadı2014 Soma'da olmadı,2014 cb seçiminde olmadı2016 darbesinde olmadı2017 referandumunda olmadı2018 seçimlerinde olmadı2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı2020 pandemide olm
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı
2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi
2013 gezide olmadı
2013 17-25 Aralıkta olmadı
2014 Soma'da olmadı,
2014 cb seçiminde olmadı
2016 darbesinde olmadı
2017 referandumunda olmadı
2018 seçimlerinde olmadı
2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı
2020 pandemide olmadı
2020 Rusların onlarca askeri öldürmesinde olmadı
2021 yaz ayı orman yangınları ve mültecilerin ülkemize akın etmesinde olmadı
2022de hangi felaket olmuştu hatırlamıyorum
2023 depremde olmadı,
2023 seçimlerinde olmadı
2024 muhalefet zaferinde olmadı
2025te de epey bı insan öldü hükümetin ihmali nedeniyle, İmamoğlu 1 senedir iceride
2026 tam hızıyla devam ediyor

Açıkçası ben; Allah, İsa Mesih ya da hz. Muhammed veya başka bir figür bedene bürünüp Taksim meydanına inse ve düz bir açıklama yapsa dahi duzenin değişmeyeceğini düşünüyorum. Allah dese ki mesela ben her şeyi gördüm ve biliyorum, AKP bunları yaptı ve yaptıkları doğru değildir, ben Allah olarak bunları söylüyorum kullarım, karar sizin. Ben yine de ertesi gün aynı olarak devam edileceğini düşünüyorum

Yani sizce var mı, varsa spesifik bir örnek verebilir misiniz şu olsa hükümet değişir diye

Bu arada hükümetin değişmesinden kastım Macaristan tarzı bir değişiklik, hükümet kesin olarak yenilecek tartışmasiz biçimde ve dış müdahale olmadan.
+6
sanguine
(16.04.26)
3 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı düşerse bi kırılma olabilir belki.
0
kizil karga
(16.04.26)
türkiye değişmedi, değişmez.

değişmek de istemiyor zaten.
+1
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Maalesef sizinle aynı fikirdeyim.
3 futbol sahası büyüklüğünde göktaşı düşse mesela televizyona çıkıp "oruç tutmayanlar yüzünden oldu" denir ve çoğunluk da buna "doğru" der.
Bu çukurdan çıkılmaz artık.
Varsayalım mucize oldu bir şeyler değişti "normale" dönmek bile kim bilir kaç yıl alır biz o günleri göremeyiz, bize normal haram.
+1
mutekebbir
(16.04.26)
Turkiye hicbir zaman degismiyor degismeyecek arti 1.

Acin 80'li yillarin filmlerini izleyin, halen ayni sorunlar.
0
baldur2
(16.04.26)
Son yazdığına cevap olarak Macaristan'da da müdahalesiz bir seçim olmadı. Olmaz.
Halk seçmiyor oy veriyor sadece. Seçilenlerden ayrı olarak bir de "atanmışlar" var. Sanırım seçilenlere kıyasla daha acımasız oluyorlar.
Dünyada olan bitene dikkatli bakın.
Rusya'ya her açıdan daha yakın bir Macaristan, batıda kabul görmez .

Trump ilk başkan seçildiğinde Yahudileri unutmadı. Ağlama duvarına koştu hemen. Sonraki Biden de siyonist olduğunu belirtti..
Şimdi tekrar Trump daha bu başkanlığının birinci senesinde
mossadın hatırına İran'la savaşa girdi .
Arjantindeki Javier Milei de başa gelir gelmez yahudilere süslü yakınlık gösteren mesajlar verdi , musevi
olmak istediğini bile açıkladı .
Örnekler çoğaltılabilir .

Macaristan'a dönersek, yeni başkandan hemen bir davette almış netenyahu.
www.gov.il

Demek ki borcu vardı .
-2
diyecevaplandı
(16.04.26)
1 ay sonra kimse hatirlamayacak bile. Cok da sey yapmaniza gerek yok.
0
Purple life
(16.04.26)
Sanki küçük bir azınlık iktidar tarafından destekleniyor gibi yazmışsınız. Yüzde 50 den fazla destekleri var 20 yıldır. Böyle bir destek varken kırılma beklentisi imkansız. Diğer ülkelerde kırılma yüzde 20 hadi bilemedin 25 puanlık desteğe karşı yüzde 80 in desteği ile olan kırılmalar. Dolayısıyla o kırılma bir olayla olmayacaktır.
+1
Cezcez
(16.04.26)
ülkenin basina bir stalin, her sehre de bir gulag gelmedikce nah degisir türkiye. snowball effect gibi. bundan sonra her gelen gün öncekini aratacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
olasi buyuk istanbul depremi bir milat olacak bence.
malesef cok pahaliya patlayacak ve cok insan olecek.
ama baska turlu cok zor gibi.

en son Demirtas'tan umitliydim ama onun da capi yetmedi.
lider olarak kesinlikle colugu cocugu esi falan olan birisi olmamasi lazim, sadece kendi cani ile ugrasacak birisi gerekiyor, kelle koltukta ilerleyecek. oyle birini de bulmasi cok zor.
-1
cooperr
(16.04.26)
(bkz: azrail)
+4
Bruce
(17.04.26)
Demirtaş diyen var…

Atatürk gelse Hz Muhammed dirilse the one’a karşı yine kaybeder yine kaybeder.

Doğru cevap azrail bence de
+3
Hallegadola
(17.04.26)
biz deli mustafayı tahta çıkarmış toplumun çocuklarıyız . lider odaklı bir toplum olduğumuz için, bir babayiğidin gelip bu iktira karşı durması lazım ki yönetim öyle değişir.

kafa değişmez. iç çatışma yaşamamış hiç bir toplum gelişimini tamamlamamıştır. bizde tam toplum hesaplaşacakken 80 darbesi olduğu için toplumsal olgunlaşma yarıda kaldı. sürekli toplumun sinir uçlarıyla oymayın diyorlar. ellemeyin aman aman diye gergin sorunlu bir toplum olduk. küvezdeki bebeler katledildi dosya kapandı, yıkılmadılar.
+3
mikahakkinen
(17.04.26)
mikahakkinen +1

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(17.04.26)
neyin kırılması?
Cumhuriyet bu ülke ve toplum için ideal bir rejim değildi, olmamaya da devam ediyor. Arkadaşlar en demokratik rejim her toplum için mükemmel işler diye bir kural yok.
TR gibi ülkelerin başkanlık sisteminde yönetilmesi bir gerçek. Denedi olmadı, kuvvetler ayrılığı vs faso fiso hiçbiri olmadı. Ülke darbelerden belini doğrultamadı.
Bu söylediklerimden mevcut iktidar müthiş anlamı çıkmasın. Yarı başkanlık + parlamenter sistem doğru bir sistemdi ancak akp bunu suistimal etti tek adam rejimine çevirdi.

Şimdi zaten ülkeye baktığında cumhuriyet, demokrasi bu ülkeye çok bol gelmiş kavramlar. Türkiye Istanbul'un 3-5 ilçesi ile İzmir, Ankara'dan ibaret değil. Eğitim gelmemiş, gelişmemiş. Feodalite tavan. İslamiyet radikal gruplar, tarikatlar cirit atıyor. Hoop diyorsun ki buyrun cumhuriyet ağalar.

tamam, güzel deneyelim. Cumhuriyet kuruldu ne oldu? Kendi burjuvazisini yarattı. ülkenin kökeni olan ermenilerden rumlardan çalarak varlık vergileri ile yeni zenginlerimiz oldu.
Askeri burjuvazimizi yarattık ve sağ olsunlar cumhuriyeti ilerletmek, her yere nüfus etmesini sağlamak yerine bodrum'dan marmaris'ten yazlık baktılar, boğazda daire kapma yarışına girdiler. Yahu bir emekli albayın Istanbul'un göbeğinde 10 dönüm arazisi nasıl olur önce bunu açıklayın?

Peki o cumhuriyeti istemeyen islami tayfa ne yaptı? Her yere nüfuz etti. 25 yılın iktidar adımlarını 1950'lerde attılar. Bakın SADAT belasının temelleri 92'de atılmış.

sonuç olarak kırılım beklemeyin. Ülkenin DNA'sı bu.
-3
croswell
(17.04.26)
Ahahah menderes kendini peygamber ilan etmişti neredeyse. Eline tahta oyuncak tüfek alan deliyi idam ettirip, Beyazıt meydanından Sirkeciye arabaya zincirlettigi öğrencileri sürükleniyor, İnönü yu taşlatip, kendisine kılıc çeken genç subayları tutuklattiriyordu.

Ne oldu?

Darbe mi?

Darbe olmasa halk kendisini meydanlarda bogacakti.

Bu iş demokratik yollarla ilerleyecek

Önce önderi apo olan ceset toprağa girsin gerisi çorap söküğü
+2
topkapiaksaray
(17.04.26)
(6)

Ev tipi koşu bandı

chanandler bong
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğ
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğiniz var mıdır? Şimdiden teşekkürler.

örnek olarak kochler 1.5hp olan var mesela 6.9k. tipi yorumu iyi gibi ama uygun mu değil mi hiç bilmiyorum :D
0
chanandler bong
(16.04.26)
2. el bir eliptik bisiklet alarak daha az yer kaplar, daha fazla kalori yakar ve diz sağlığını korumuş olursun.

(17 senelik aktif sporcu)
+4
yurtsuz john
(16.04.26)
Eğimli yürüyüş iyi yağ takımı için. Onlarda eğim özelliği yok bildiğim kadarıyla. O açıdan verimsiz olabilir. Kalori hedefine ulaşman zor olur.
-5
arbre
(16.04.26)
www.walkingpadturkiye.com

şunlardan almıştık memnunuz da ben çok dayanıklı olacağını düşünmüyorum 1 sene oldu ama kullanıyoruz çok az yer kaplıyor o güzel
0
croswell
(16.04.26)
Bir dönem incelemiştim. Parkta gezinti yaparmış hızında yürüyüş için elverişli olduğu ama bunun için alınamayacağı, daha yüksek hızlarda kullanıldığında alt katta oturanlarla papaz olmamanın pek mümkün olamayacağı, o denli sesli çalıştığı sonucuna varmıştım.
Son iki üç yılda teknolojileri geliştiyse bilemem.
0
Mirket
(16.04.26)
kosu bandinin ucuzu alinmaz +1
sakatlar adami...
+1
cooperr
(17.04.26)
Kochler dümdüz yürüyüş bandı almıştım, o zaman 4k falandı. 2 ay kadar şov yaptım sonra elbette elbise askısı oldu :) Fakat spor hocam artık kardiyoyu antrenmana dahil etmek istediği için onu çalıştırttı ve ilk sorduğu şey eğimi olup olmadığı oldu. Yani ille alınacaksa belli ki doğru düzgün bir şey olması lazımmış.
0
charbiel
(17.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.