Giriş
(11)

Araba Önerisi

itsonlyhumannature
Merhaba,Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroe
Merhaba,

Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.
Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroen C3 Aircross, Dacia Sandero tipi araçlar bakıyoruz. Sizin önerebileceğiniz, şunu al gözün arkada kalmaz ya da manyak mısın bu araç alınmaz diyebileceğiniz varsa önerilerinizi beklerim.

Gözümüzde öyle çok büyük bir konfor yok. Aşırı hız yapma hevesi vs de yok. 130-140'ı gördüğünde araba acı çekmesin yeter.

teşekkürler.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
Hocam bu arabalar B segment ufacık arabaların yerden 5-6 cm yükseltilmiş halleri. Bunlar aşırı ufak. İlla SUV olacak diyorsanız bile C-SUV'lara bakmanız lazım. Bu arabalar 2 kişi için bile ufak.
+1
himmet dayi
(02.07.26)
Bu saydığım araçlardan sadece 500L'yi inceleme fırsatım oldu. Onun genişliği yeter bize. Bir de dediğim gibi 1.1m bütçem var. c-suv nedir bilmiyorum ama internetten şimdi baktım da onların kazasız, görece düşük km'lileri için en az 1.5m falan bütçeye ihtiyaç var sanırım
0
🌸itsonlyhumannature
(02.07.26)
500L boyut olarak hepsinden ciddi anlamda daha büyük. hele hele c3'ten, sandero'yla karşılaştırılmaz bile. ecosport'un bagajının yana doğru açılması saçmalığını sevmemiştim.

500L boyut olarak size yeterli gelecektir.
0
co2s2
(02.07.26)
crossland nası ufak ya. her binen ne kadar büyük bu diyor.
0
jelly bear
(02.07.26)
Artık ticari araçlarda kalite arttı. Psa grubunun ürettiği opel combo citroen berlingo pejo rifter partner hatta toyota procity aynı fabrikadan çıkıyor. Gayet konforlu araçlar. Citroen berlingo bence bu grubun en hoş olanı. Düşük kmde bulabilirsiniz.
Ford ecosport kronik sıkıntılı bir araç yanaşmayın.
0
mikahakkinen
(02.07.26)
verdigin listede bence en zayif halka 500L, ben olsam bulasmam.
arabalardan anlamiyorsaniz japon almanizi oneririm. honda/toyota, bonus mazda.
-1
cooperr
(03.07.26)
model ve yıl önerir misiniz
0
🌸itsonlyhumannature
(03.07.26)
2023 sonrası 2. El citroen berlingolara bakabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
vitara, sx4, s-cross.

tercihen hibrid olmayan 1.4 turbo 140'lıklara bakın.

aisin 6 ileri otomatik şanzıman var.

combo, rifter vesaire sakın almayın (k9 platformu diye geçer). hepsi aynı araba. elektronik problemler + adblue + dpf problemleri.

c3 aircross ile crossland aynı araba. opel'İn ürettiği en kötü arabalardandır. yine geçin.
0
rain when i die
(03.07.26)
biri bonus mazda yazmış :) türkiyeden çekildi ona göre. yapay zekadan fikir alsanız daha iyi olur diye düşündüm yorumlara bakınca :D

c-suv bakın demişler ama maalesef bütçeniz c-suvda aradığınız yılı vermez. kadjar c-suvda bakabileceğiniz en uygun araçtır ama 1.1 milyona en iyi ihtimalle 2016-2017 bulursunuz.
-1
ofelia
(03.07.26)
mazdayi "biri" degil ben yazdim.
piyasadan cekilmis olmasinin cok onemi yok zira arkadas ikinci el arac bakiyor. :D
500L alacagima piyasadan kalkmis mazda'yi alirim.
bonuslara bu kadar takilma delugaaanli, aklinizi da surekli yapay zekaya emanet etmeyiniz..
0
cooperr
(04.07.26)
(13)

ofiste yaşadığınız tuhaf olaylar

lil siztah
s.b.
s.b.
+4
lil siztah
(30.06.26)
ben başlıyorum.
yıllar önce küçük bir ofiste 4 kız çalışıyoruz. kızlardan biri çok sessiz sakin, kendi halinde, eğlencesiz bir tip.

bir projenin yetişmesi için haftalardır sabahladığımız günlerden birinde, arkadaşlardan biri oturduğu sandalyede fenalaşıp bayıldı (zaten düşük tansiyonlu zayıf bünyeli bir kızdı; çok panik olmadık açıkçası). ofis merkezi bir yerdeydi, patronumuz hemen kızı kucaklayıp arabasına attı ve acile götürdü. diğer iki arkadaş da onlarla gitti. ben ofiste tek kaldım; sen bilgisayarları, ofisi falan kapatıp gelirsin dediler (her akşam en son çıkanın, pencere-kapı ve elektrikli herşeyi kapatıp, alarmı kurduğu bir düzenimiz vardı).

proje yetiştiriyor olduğumuz için her dakikamız önemli; herkesin bilgisayarında ne çizim varsa, save etmiş mi bakıp kapatıyorum. bu sırada, bu sessiz kızın bilgisayarına bakayım dedim; açık tarayıcıda "lotus pozisyonu nedir, nasıl yapılır" temalı bir sayfa çarşaf gibi açıktı! :) işin ilginç tarafı, ofiste masalarımız duvara dayalı, hayvani boyuttaki çizim ekranlarımızın ortaya baktığı bir düzenimiz vardı. o kızın böyle bir şeye açıktan bakmasına şaşırmakla birlikte, şimdi bu kız olayın heyecanı geçtikten sonra bilgisayarında açık olan şeyi hatırladığında çok utanacak; ne yapsam? diye, aldı beni bir düşünce :D

neyse, hastane tayfası kısa sürede geri geldi, ben de kızların bişey demesine fırsat vermeden, "ayy çok panik olunca dosyaları save etmeye falan uğraşamadım; hızlıca hepinizin power kablosunu çektim, kusura bakmayın kızlarrr :s" dedim. kimse tepki vermedi ama bence çok akıllıcaydı yaa 8)
+5
🌸lil siztah
(30.06.26)
Simdi girip lotus pozisyonu nedir ve nasil yapilir diye araticam
+7
üğpoıuy
(30.06.26)
ofisi iş yeri olarak genişletirsek bir hikayem var.

Tren işletmeciliği yapan firmada staj yapıyordum. O sırada da yeni trenler tırlarla getirilip raylara indiriliyordu. Haftada bir vagon geliyordu. Normalde olduğum ekipteki mühendisin raylara indirilme sürecinde sürecin başında olması gerek ama o kadar standarda bağlamış ki çok uğraşmıyordu artık.

Yine ofiste oturuyorum öyle, bi vagon geldi. Söz konusu mühendis, bana; sen git izle ben sonra gelirim, dedi. Ben de bi heyecanla gittim. Staj defteri için fotoğraf çekiyordum falan. Derkeeen bir anda, treni, tıra bağlayan halat koptu ve tren yokuş aşağı kontrolsüz şekilde hareketlendi. Rayların sonunda başka bir trene çarpıp durdu. Devasa bir gürültü çıkmıştı hiç unutmam. Ben de o sürede video çekmiştim.

Bunlara ek, Oraya bakan güvenlik kamerası, başka bir tır yüzünden engelleniyordu. Böylelikle olaya ait tek video bende oldu :)

bir anda firmada beni tanımayan kalmadı, trenin üreticisi olan koreliler bile adımı anar olmuştu :)
+5
substituent
(30.06.26)
Staj yaptığım şirket büyük ama nihayetinde aile şirketiydi. Patronların İşsiz ve okumadığı için ortalarda takılan kız yeğenleri vardı, ben haftada üç gün ofise gittiğim için gelmediğim zamanlarda masama o kız oturuyordu. Neyse bilgisayarda bir şeyler ararken o zamanlar MSN olduğu için kayıtların kaydedildiğini farkedip silmek için girince kızın birden fazla erkekle cinsel içerikli yazıştığını görmüştüm :)
Kayıtları silip kimseye bahsetmedim ama kızın tarzını düşündükçe özellikle ofiste o şekilde yazışması çok garibime gitmişti.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@üğpoıuy, o sıra inan ben de bilmiyordum; şekillere biraz baktım, yalan yok :D
18 civarındaydım; kız çok utanacak şimdi diye bir de triplere girdim :) şimdi olsa meh meh der, ekran koruyucuyu kapatırım :P
0
🌸lil siztah
(30.06.26)
başlık tutmamış gibi, bi tane daha yazıyorum :)

anlattığımdan bir önceki firmada, fuar stand tasarım işinde çalışıyorum. modüler bir sistemimiz var; genelde onunla basit tasarımlar yapıp geçiyoruz. ancak büyük müşteri gelirse ve özel bir tasarım yapılacaksa, serbest çalışan bir mimarla anlaşmamız var; o gelip tasarımı yapıyor. ama modelleme vs bilmediği için, ofisin en çözmezi olan benim yanıma oturuyor; eskizini bilgisayara aktarıyoruz. tabi o bir şey istiyor, benim modellemem 5-10 dk sürüyor; o da o sıra harıl harıl bişeyler yazıyor masanın ucunda. biz ayda bi kaç kez, bir kaç gün birlikte çalışır olduk.

neyse, bi gün bu abi bana yine "şuraya şöyle bi eleman gelecek" diyip, ben çizerken kalkıp ofisin başka bi odasına gitti. ben de bi noktada takıldım; dedim eskize bakayım.. kağıtları elime bir aldım, neye uğradığımı şaşırdım :s adam meğer bana komut vermekten boş kalan vakitlerde erotik hikaye yazıyormuş! :D yani aklımda kalan bi cümle var ama, sansürlemeden koyabileceğim bir kelimesi dahi yok :D bayaa hard core :F
bu abi, aynı zamanda leman'ın kadrolu çizerlerindendi ve bu hususta bir ansiklopedi de çıkardı sonra (anlayanlar anladı :)
edit: puhaha şimdi sözlüğe baktım; ansiklopediyi meb toplatmış! :D
+7
🌸lil siztah
(30.06.26)
atm üzerinde çalışan bir yazılım yapıyoruz. ofiste bir test atmsi var. kasa anahtarları kayboldu, kasasını açamıyoruz (içinde gerçek para yok, test parası var). çilingir gelip, matkapla kasayı delip açmıştı. sonra yeni kilit taktı.
0
inheritance
(30.06.26)
Eski yöneticim projenin bitmesine son 2 ay kala baska bir şehirdeki ofise geçiyordu. Ekipte o hariç herkesin projesi bitiyordu onun başında bulunduğu baska bir proje daha vardı. Son gününde ekibe bu öglen yemeğe birlikte gidelim bendensiniz dedi. Zaten onun disi da ekipte 4 kişiyiz 2si yoktu o gün. Ben ve baska bir arkadaş e iyi olur tamam dedik. Gittiğimiz ocakbasinda menüye bakip burasi cok pahalıymış hadi baska bir yere gidelim dedi(orası daha once de baska vedalar icin yemek yediğimiz bir ocakbasiydi, yani fiyatları biliyordu). Diğer arkadaşla biraz garipseyerek e iyi madem gözlemeciye gidelim dedik. Arkadaşın arabasına atladık gozlemeciye gidecekken ya benim canim hamburger istiyor şu butik burgerciye gidelim mi dedi. Tamam dedik burgerciye gittik. Herkes ayni şeyi istedi, hesabı istediğimizde yöneticimiz "ya herkes yediğini ödese olur mu dedi" tamam olur dedik ama bu adam aylik 5k eur maaşı olan biriydi. Garipti. Ödemeyeceksen ben ödeyeceğim deme bari.
+9
Amaranta ursula
(30.06.26)
baska bir firmanin tavsiyesi ile ise bir cizim elemani aldim, baya iri yari bir hatun.
isinde cok iyiydi, baya utangac bir tipti falan. 50li yaslarda.

birgun beni aradi, seninle konusmam lazim bir ruya gordum falan dedi.
hayirdir ya dedim. sana benim durumumdan beni tavsiye eden sirket bahsetti mi diye sordu, hayir dedim.

ben seneler once cinsiyet degistirdim dedi. ruyamda sen bunu ogrenince beni kovdun falan dedi. ben de zerre anlamamistim, herhalde abi cok eski translardan biriydi, sesi ince, utangac, gogusler falan yapilmis, adem elmasini falan aldirmis herhalde. bir tek iri yari.

benim icin hic sikinti yok dedim, guldum gectim.
2 sene kadar beraber calistik, sonra toplu bir isten cikartma oldu ikimizi de sepetlediler hahah.
+5
cooperr
(30.06.26)
Bir tane daha yazayım hayatımdaki en nefret ettiğim patronum sıfatını kaybetmeyecek avukat, ofiste Türk kahvesi içilmesini yasaklamıştı neymiş önceki çalışanlar fal bakıyormuş.

Bir de aynı adam katip arkadaş yanında kaşeyi götürdü diye telefondan kulağını çekip ahizeye avazı çıktığı kadar bağırarak hakaret etmişti. Karşımda o deli halini görünce sinirden burnum kanamıştı.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@lil siztah
Lotus pozisyonunda ne var ki? Ben mi anlamadım? Yoga için bir hareket değil mi? Neden utansın ki?
+5
benaslindayohum
(30.06.26)
Lotus pozisyonunda ne var utanılacak anlamadım ben de domalma pozisyonu veya kegel egzersizi tarzı bir şey mi dedim bi an ama yok yani anlamadım.

Ben de anlatayım 5 sene önce falandı o zamanlar ofisten çalışıyoruz.

Ben ya stajyerim ya da 1 yıllık junior yazılımcıyım. Ekibin hepsi benden 5-10 yaş büyük.

O zamanlar onedio testleri meşhurdu toplanıp çözüyorlardı. Bir boşlukta haylaz bir abimiz şey testi açmış "ne kadar yürüyen cinselliksiniz" tarzında. Oturmuş 5 kişi onu çözüyorlar ama çoğu da muhafazakar veya ona yakın yani. Ben de neye bakıyor bunlar diye yanlarına gittim arkadan bakıyorum ekrana. Genelde doğru ilerliyorlar :3

Bir soru geldi, tam net hatırlamıyorum ama "erkeklerin g noktası anüstedir, erkeklerin anüste zevk alacak bir noktası vardır" tarzında bir soru, altında da doğru yanlış seçeneği var.

Bunlar hep bir ağızdan dedi ki yok la olur mu öyle şey HAYIR tabii ki..... diğer soruya geçtiler. Çoğu da sivaslıydı bu arada.

Ben de yarışma heyacanıyla arkadan boş bulundum, hayır ya doğru olacak bilmiyor musunuz dedim hepsi bi döndü bana baktı ben kaldım öyle derin bi sessizlik oldu. Ama çok takmadan diğer sorulara geçip bitirdiler.

Sonra benim dediğim sorunun aslında doğru olduğunu görünce tekrar bi döndüler kardeş sen hayırdır diye sdfjsgdjsh ne var abi genel kültür bunlar falan dedim mutfağa gittim artık arkamdan ne demişlerdir bilmiyorum sdfsdgjsh kesin vurduruyordur falan demişlerdir de o zaman düzenli ilişkimiz vardı seks hayatımız geniş olabilir ne olmuş yani
0
ananiyimioguz
(01.07.26)
Arkadaşlar dün mü doğdunuz? Hikayedeki detaylardan da mı anlaşılmıyor? Kamasutra’daki lotus’un görsel eşliğinde anlatımından söz ediyorum..
-1
🌸lil siztah
(01.07.26)
(3)

bu nato hazirliklari 2004’te de olmus muydu

voltairem
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
0
voltairem
(30.06.26)
96 habitat zirvesi ve 2004 nato zirvelerini çok net hatırlıyorum hepsinde de aynı goygoy vardı habitat zirvesi ilk uluslararası zirvelerdendi herhalde şehre baştan aşağı bakım yapılmıştı.

nato zirvesi öncesinde de çok büyük terör eylemleri olmuştu o yüzden boğaz köprüsü yollar her yer kapatılmıştı
0
croswell
(30.06.26)
@croswell +1
"habitat kaldırımı" diye bir tabir oluştu bu sebeple hatta.
0
lil siztah
(30.06.26)
96 habitati ben de hatirliyorum, hep ayni tiyatro.
dallamanin teki kosacak diye park duzenlemesi yapmak, fiskiyeleri yenilemek yeni ama, baya yaratici. :D
0
cooperr
(30.06.26)
(5)

citroen araçların yeni amblemini nasıl buluyorsunuz?

solo
Sorun bende mi bilmiyorum, son zamanlarda bir citroen aracın arkasında yol alırken o devasa boyuttaki biçimsiz amblemi görünce bir tiksinti geliyor, amblem zaten zevksiz, modernlikten uzak koca bir buzdolabı magneti gibi bir de tutup bunu arka bagaj kapağının çeyreğini kaplayacak kadar büyük yapmışl
Sorun bende mi bilmiyorum, son zamanlarda bir citroen aracın arkasında yol alırken o devasa boyuttaki biçimsiz amblemi görünce bir tiksinti geliyor, amblem zaten zevksiz, modernlikten uzak koca bir buzdolabı magneti gibi bir de tutup bunu arka bagaj kapağının çeyreğini kaplayacak kadar büyük yapmışlar. Bir ben mi rahatsız oluyorum bu tasarımdan ? sizin düşünceniz nedir merak ettim
+2
solo
(29.06.26)
Çin arabası görür gibi oluyorum.
0
HellKeePer
(29.06.26)
Herkesin eleştirdiği çoğu yeni araba logosunu ben beğeniyorum ama bu Citroen'inkini ben de pek sevmiyorum. Arabalardan pek anlamam ama Citroenler hep tasarım olarak hoşuma giden arabalardı yani tasarım dili de iyi bir firma. Bu logo hiç olmamış
+1
nundu
(29.06.26)
Renoda aynen büyüttü. Bence de çok abes duruyor. Küçük minimal logolar daha güzel.
+1
mikahakkinen
(29.06.26)
logolari buyutup icine sensor kamera falan gizliyorlar artik.
citroen'in 80lerdeki kirmizili logosu guzeldi ama artik logolarin hepsi renksizlesti.
notr vaziyetteyim.
0
cooperr
(29.06.26)
psa grubunun kayiş problemi bir yana,
birde motor parcalarinin hatali montajindan kaynakli,
motor yangini çikmakta bilginize.
0
designer
(01.07.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
-1
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(6)

bir kadinin kalbini kirarsam bana zarari olur mu?

huseyin3
kadin benim onu tam sevmedigimi sezdi, araya mesafe koydu.gercekten seviyorsan mesafeyi aş yoksa uzak dur diyor.ben mesafeyi asacam, yalan soylemeyecem ama o evlilik beklerken ben onu terk edecem. o benim kalbimi kirdi. ben de onunkini kircambana bir zarari olur mu?kadinin bana verebilecegini alip g
kadin benim onu tam sevmedigimi sezdi, araya mesafe koydu.
gercekten seviyorsan mesafeyi aş yoksa uzak dur diyor.
ben mesafeyi asacam, yalan soylemeyecem ama o evlilik beklerken ben onu terk edecem. o benim kalbimi kirdi. ben de onunkini kircam

bana bir zarari olur mu?

kadinin bana verebilecegini alip gidicem. kadini sevecem. yani ben kadini sevmezsem onun bana verdigi sevgi ne isime yarayacak. ama yine de gidicem. kadinin gecmisi ve yasi ve vucudunun softlugu bana tam uygun degil.
-23
huseyin3
(27.06.26)
kaç yaşındasın?
0
biseysorucam
(27.06.26)
biyolojik yas = x
yasanmislik acisindan yas = x-10 belki
-9
🌸huseyin3
(27.06.26)
Ya huseyin sagdan git artik abicim sal şurayı.

Bu duyuruyu yazarken satranç oynadığını sanmışsın ama tavla zarı atmışsın.
+3
duster
(27.06.26)
niye soruma kimse cevap vermiyor?
-15
🌸huseyin3
(27.06.26)
cunku psikolog degiliz..
sal bizi huso.
+3
cooperr
(28.06.26)
Muhtemelen ablayı bu kırgınlık üstüne bir güzel yalamışlardır kardo.
+1
apocalipy
(28.06.26)
(4)

Kulağa su girmesi ile başlayan ağrı

fildirfildir
Merhabalar, Arkadaşım rafting yaparken kulağına su çarpmış tatilden ağrıyla döndü, birkaç gün bekledi geçer diye sonra geçmeyince KBB’ye gitti, KBB bir antibiyotik verdi bir ağrı kesici verdi. Ertesi hafta ağrı hala geçmedi tekrar KBB’ye ve bir de dişçiye gidildi, KBB bu sefer damla verdi antibiyoti
Merhabalar,
Arkadaşım rafting yaparken kulağına su çarpmış tatilden ağrıyla döndü, birkaç gün bekledi geçer diye sonra geçmeyince KBB’ye gitti, KBB bir antibiyotik verdi bir ağrı kesici verdi. Ertesi hafta ağrı hala geçmedi tekrar KBB’ye ve bir de dişçiye gidildi, KBB bu sefer damla verdi antibiyotikle birlikte, Dişçi bir tane Çürük dişi çek çekti, ağrı bu hafta da geçmedi. On üzerinden yedi ağrısı var sürekli. İşitme testi yapıldı bir şey yok kulak incelendi Ağrının açıklananabileceği bir su yok, orta kulak iltihabî yok. Şakağından başlayarak çenesine ne kadar ağrısı var. Diş sıkmaktan olabilir demişler. Stresli bir dönemden geçtik sınavımız ve mülakatımız vardı. Neredeyse üç haftadır ağrısı devam ediyor. Diş sıkması için henüz plak ve botoks önermiyorum demiş. Sakinleşince geçer denmiş. Bir öneriniz var mı?
0
fildirfildir
(25.06.26)
Konuyla ilgili olabilecek birim olarak Nöroloji kalmış.
Bir de Nöroloğa gitmeli bence.
0
Mirket
(25.06.26)
Diş hekimi bazen ağrının kaynağını göremeyebiliyor, eğer düzenli diş muayenesi alışkanlığı yoksa, asıl ağrıyı yapan ikinci bir çürük olabilir. Ya da çekim sonrası enfeksiyon olduysa antibiyotik kullanılması gerekebiliyor. Bence bir kez daha diş hekimini görsün.
0
mikro patlama
(25.06.26)
aynısı yıllardır başımda.
benim de su kaçması ile başladı, ağrısı geçmiyor.
KBB-Dişçi arası gittim geldim, her seferinde bir şey yok dediler. Kimisi çok ısrar ettiğim için ilaç verdiğini söyledi(damla vb kulladım) çözüm olan olmadı. kulak-gırtlak arasında bir sıkıntım var, ciddi rahatsız oluyorum. mr - pet scan tarzı bir şey ile baksalar çözerler diye düşünmekteyim ama deli muamelesi görüyorum.
0
late viper
(25.06.26)
ortakulak iltahabi sonrasi senelerce akinti, agri, tikaniklik cektim, doktor doktor dolastim, isitme testlerine girdim vs kimse birsey bulamadi.

en sonunda doktorun biri kulak zarin cokmus dedi, basincla 2 dk'da yerine yerlestirdi, mevzu gecti.

kulak zari cokmesi olabilir.
gecmis olsun.
+2
cooperr
(25.06.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(5)

Viagra vs Cialis

stefano
Hangisinin etkisi daha güçlü sizce?
Hangisinin etkisi daha güçlü sizce?
0
stefano
(25.06.26)
öncelikle ikisinin etkisi farklı ona göre bilip kullanmak gerek.
viagra koşulsuz sertlik sağlar ve öyle kalır.
cialiste ise tahrik olmak, uyaran gerekir. uyaran olmazsa sertlik de olmaz.
ayrıca cialis etkisi daha uzun sürer.

sağlık açısından cialis tercih edilmeli bence. sağlıkçı değilim ytd.
+3
jelly bear
(25.06.26)
tek gecelik hakkım var yoğun performans göstersin ölüyü diriltsin istersen viagra. ki genelde 60+ dayılar kullanır. ama kardiyovasküler sistemde sorun varsa risklidir.

ama yok ben bir haftasonu 2-3 günlüğüne sevgilimle yoğun bir çalışma ortamına gireceğim. keyfimiz yerinde olsun performansta kayıp olmasın dersen cialis.

tabi bunlar hep yeterli testosteronun varlığında çalışır dostlar. erektil disfonksiyon ilaçları istek arttırmaz. işlevin yerine getirilmesini sağlar.
+5
joooper
(25.06.26)
cialis reçetesiz alınıyor mu ki
0
croswell
(25.06.26)
ikisini de kullanmadim ama kullanan arkadaslardan duydugum:

sprint atacaksan - viagra
yarim maraton kosacaksan - cialis
0
cooperr
(25.06.26)
Viagra doğrudan kalp damar dolaşımına etki eder her an bir sakatlık meydana getirebilir

Cialis ise prostat bezini uyararak etki eder daha güvenli sayılabilir
0
apocalipy
(27.06.26)
(7)

Almanya’da cidden klima yok mu?

messina123
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru mu?
0
messina123
(22.06.26)
Kolpa.
0
enteg
(22.06.26)
gecen yaz 1 hafta berlin'deydim. hava baya sicakti. klima sikintisi yoktu.
otosubler falan gayet serindi.
atmasyon.
0
cooperr
(22.06.26)
Kaynak: x.com
0
🌸messina123
(22.06.26)
Hava uzun süre sicak kalmiyor.
2-3 hafta senede belki klima kullanacak kadar sicak oluyordur.

Klima cogu yerde yok. Bizim sirkette yok mesela. Yeni bina 2020 yapimi falan. Trenlerin yarisinda var yarisinda yok.

Sikayet edilecek bir durum bence yok.

Perdeyi cami acmadigin sürece evin icin iyi mesela su an. Cünkü izolasyon iyi. Gündüz erkenden hava soguk bile yani ceket giysen olur. Kaldi ki su an heatwave var. Ben gecen hafta kazak giyiyordum.
-4
Purple life
(23.06.26)
Evet yok. Çok yeni yapılmış binalarda olabiliyor. Bizim enstitüde de yok, bir tek enstitü direktörlerinin ofislerinde var. Otobüs ve tramlarda eski tip değilse var ama çoğu dışarısı 37c bile olsa camları açıyor.

Daha önce sıcak hava dalgası vurup 2-3 gün tavan yapıp duruluyordu ama şu an 2 haftadır bitmek bilmeyen bi 35C+ sorunsalı var. Benim ev çatı katında ve gece dışarısı 23Clere de düşse evin içi hala 30C gösteriyor. Ben şahsen kendi adıma baygınlık geçirmek üzereyim ve bu konuda yalnız olmadığımı düşünüyorum :D
+2
truf
(23.06.26)
truf +1
ben de eski bina+cati kati kombosundayim. evin ici sogumadigindan dolayi hep sicak. ve evet nadir yeni binalar disinda pek klima yok. olsa da bizdeki gibi usutecek kadar calistirilmiyor (en azindan benim deneyimim bu sekilde)
tramvay ve trenlerin bazilarinda klima var, ama cogu hafiften ufuruyor ya da bir tarafi calisiyorsa diger tarafi calismiyor. oyle trene bindim ohh serinledim olayi yok.
dun tramvayda nefes alinmiyordu sicaktan ve kalabaliktan mesela.

bulundugunuz yere gore de degisiyor sicaklik. hessen bu hafta 38 derece, berlin icin ortalama 35 diyor, hamburg 30-32 arasi. yani hamburgdaki birinin iyi ya abartilacak bir sey yok demesi benim icin bir mana ifade etmiyor :)
+1
65 derece
(23.06.26)
Almanyada evimde de isyerimde de klima yok ancak bence sadece cati alti daireler sorun yaratiyor.En sicak gunlerde bile alt katlar yeterince serin olduyor bence.
ALmanyada cati alti daire kesinlikle tavsiye edilmez.Yazin sogumaz, kisin isinmaz
-2
turkuaz
(23.06.26)
(17)

Mutsuzluğunuzun temel sebebi nedir

sekizdokuzon
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.Sizinki nedir?Teşekkürler.
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.

Sizinki nedir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(22.06.26)
Şu an kız arkadaşımı çok özledim

Normalde mutsuzluk sebebim Toyota fiyatları
+1
baldan kaymak
(22.06.26)
butun tuslara basmama ragmen bazi seylerin bir turlu istedigim gibi gitmemesi, normalde kolaylikla olmasi gereken seylerin bir turlu olmamasi.

etrafimda kimse mukemmel degil, hatta vasat. ama herkes benden mukemmel ve hatasiz olmami bekliyor. cok garip.
+1
cooperr
(22.06.26)
Akp.

Ekonomik durum, güvensizlik, korkularım, fırsatsızlık, belirsizlik, gelecek kaygısı…

Temele inince aynı noktaya varıyorum.
+8
mutekebbir
(22.06.26)
kiminin ekmegi yok,
kiminin pastası küçük,
ama sabah erkenden disari cikip ,
aydinligin serinliginde havayi tenefüs etmek mutlu ediyor.
+2
designer
(22.06.26)
Uzun ve anlamsız gelen çalışma saatlerim
0
kendimefotograflarim
(22.06.26)
işsizlik
geleceğimin belli olmaması
bir de flört bile yok be

ilkini çözsem, gerisi gelir bence.
0
rain when i die
(22.06.26)
Beni belirsizlikler mutsuz ediyor.

Gecmisten gelen kötü olaylar travmalar da mutsuz ediyor. Ama su sira düsünmüyorum. Az biraz zaman önce her gece uyumadan agliyordum. O yönümü hiç sevmiyorum.
-1
Purple life
(23.06.26)
kendim
0
Rondak
(23.06.26)
Belirsizlik, mesleğimi yapamamak.
0
ekimoloji
(23.06.26)
Haksızlık. En büyük sebebi bu benim için.
0
truf
(23.06.26)
çalışacağım yer ve bölüm belli olmasına rağmen göreve çağırılmamak.
0
suicmeyenadam
(23.06.26)
Mutluluğu kovalayan bir insan değilim. Fakat benim adıma sevinemeyen, mutlu olduğum anları (tatlılıkla süsleyerek de olsa) sitem etme fırsatı olarak gören insanlarla görüşmeye devam etmek mutsuzluk kabulu olur.
0
sadegazoz
(23.06.26)
Kendim, kendimi demoralize etmekte üstüme yok.
Ve nezaket yoksunu, bencil, kötü niyetli insanlar, maalesef özellikle iş hayatında sürekli maruz kalıyoruz kabalığa.
0
umutt
(23.06.26)
olaysız geçmeyen ömrüm ve maddi zorluklar.
0
art cat chocolate
(23.06.26)
eşim ocak ayında işten çıkartıldı ve çok iyi cvsi olmasına rağmen iş bulamadı.
aylardır bu bizi çok üzüyor.
onun dışında fena değiliz.
-1
matilda
(23.06.26)
yazılanları tekrar etmiş olacağım ama belirsizlik, adaletsizlik duygusu, gelecek kaygısı
+2
deartheodosia
(23.06.26)
Son zamanlarda insanlardan midem bulanmaya başladı. Bir anda etiğe önem vermeyen hatta direkt ahlaksız insanlara çok maruz kaldım. Yakın çevremden hem de. Hayat bu, böyle insanlar var diyip kabullenemeyip hala buna şaşırdığım için de kendime yükleniyorum. Diğerleri mutsuz ediyor beni. Ya da diğerlerinin etkisine bu kadar açık olduğum için kendi kendimi mutsuz ediyorum
-1
denizkenarısandalye
(23.06.26)
(8)

Duyuru fazla mı zengin adam dolu

gobekliraki
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
-7
gobekliraki
(22.06.26)
duyuruda zengin değilde akıllı adam çok. akıllı adamda iyi para kazanıyor. yani emeğiyle para kazanan, iyi para kazanan insanlar var. baba parası yiyenler buralara girmez.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
Algıda seçicilik olmalı sanırım.
Bizde ne yoksa onun hayali daha cazip.
Burada fatura , çek, dekont, banka uygulamasından bir screenshot gördüğümüz yok. Birilerinin hayali de olsa yatırım tavsiyesi veriyorum bazen .

Paranın gelmesinden ayrı olarak, nereye gittiği de önemli. Haliyle kötü para kötü yollara gidiyor .
0
diyecevaplandı
(22.06.26)
O konular açılınca o insanlar ortaya cikiyor, bende para yok mesela, boyle ornekler de var sadece cok vurgulamiyorum yerli yersiz.
+1
mbond
(22.06.26)
duyuruda gercek zengin oldugunu sanmiyorum, birkac wannabe var gibi.
0
cooperr
(22.06.26)
neye zengin dediginize gore degisir, duyuruda cok fazla 35 yas ustu insan var, bu yaslarda 20-30 bin dolara yada 200-300 gram altina sahip olmalari cok normal. yani algi meselesi, sizde olandan cok her zaman zengin gorunur. ben daha bir kac milyon dolar net varligi yada nakit parasi olana rastlamadim.
+2
cairo
(23.06.26)
Duyurudaki adamların alayı eski ekşi sözlük kadrosu, eski moderetörler vb, alayı 40'ını devirmiş aklı başında adamlar, bir çoğu dünyalığını yapmış, kıytırık işlerden elini eteğini çekmiş, sözlükteki trol ordusuyla uğraşmak istemediği için ya da zamanında sözlük yönetimine küsmüş olduğundan entry girmeyen, tek amacı insanlara fayda sağlamak olan bir güruh, bundan olsa gerek. Zengin ama gönlü zengin diyelim.
+5
solo
(23.06.26)
@solo özetlemiş. 27 sene önce kuruldu sözlük. o zamanlar üniye yeni başlamış ve liselilerden oluşuyordu. o zamanlar en yaşlı yazar hukukçu justinianus diye biriydi ve galiba 50 yaş üstüydü. şimdi ise o ve sonraki nesillerin hepsi 40 üzeri. benim gibi 50 üstü de epey var. şimdi bunlar on yıllarca ortalamanın üzerinde eğitimli oldukları için para kazandılar, biriktirdiler, evlenip eşleri ile de birikim yaptılar. keza bir çoğunun anne babası öldü miras falan da kaldı. ister istemez ortada devasa olmasa da bir maddi güce sahip oldular. kaldı ki ezici çoğunluk muhalif kanattan ve kendi çabaları ile bir yerlere gelmiş insanlar var burada. son olarak yutddışında yaşayan yaşamasa bile yurtdışından para kazanan insanları da koyarsanız durum daha da net anlaşılır.
+2
ground
(23.06.26)
İlaveten şunu söyleyeyim:
Sözlük yazarlarından ilk dört nesilde olup da aileden çok zengin olan da gayet vardı. Zirvelerde, mail gruplarında ve birebir tanışmalarda bunu görebiliyorduk.

Bence duyuruda maddi anlamda en iyi durumda olanları, aksine, bu tarz konularda ağızlarını açmayanlar içinde.
+1
yadigar
(23.06.26)
(8)

Saçları beyazlayan erkekler boyatıyor musunuz?

adivar
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli. Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli.
Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
0
adivar
(22.06.26)
3 ay önce boyamaya başladım. şıvarzkof 70 numara kullanıyorum. hemen hemen saçımın doğal rengi.
0
yurtsuz john
(22.06.26)
erkek adam modifiye yapmaz. sakallar ve saçlarda yer yer beyaz bölgeler var. boyatmam.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
bol beyaz var, 50/50 yi gectim hatta galiba.
boyatmadim, boyatmam. kellik baslarsa ektiririm.
beyaz sacin ekmegini yedim, sikinti yok.
0
cooperr
(22.06.26)
kendine bakmak iyi birsey lakin boyatmayi hiç düşünmedim,
gerçi boyayacak kadarda kırlaşmadik daha.
0
designer
(22.06.26)
Saç dökülmesi daha büyük tehlikeli. Beyazlama sorun değil.
0
HellKeePer
(22.06.26)
ilk beyazı 23 yaşında askerden sonra gördüm, sevindim.

çok artmadı 35 yaşına gelsem de.

ama sakalda geçmişte turuncu olan her yer beyaz oluyor artık.

yine de boyatmam, devam.

saç olsun da isterse pembe olsun kendiliğinden.
0
rain when i die
(22.06.26)
şuan etrafımdaki çoğu erkek saç kesimine gittiğinde boyatıyorda ama transparan boya gibi aşırı boya boya durmuyor, akınca doğal duruyor.. bıyık sakalda boyatan var..60 yaşındakide 30 yaşındakide boyatıyor. ekonomik durum çoğunda orta-üst
0
eja
(23.06.26)
boyamıyorum. ortamlarda richard gear gibi geziyorum.
0
ground
(23.06.26)
(10)

insanlar neden istanbul'da bu maaşlara çalışmayı seçiyor?

runaway
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur. bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur.

bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
-1
runaway
(22.06.26)
iş bulabilmek önemli,
bütün etkinliklerin merkezi istanbul,
hısım, akraba ,ana,baba hepsi oradadir,
tercih.
-1
designer
(22.06.26)
"bütün etkinliklerin merkezi istanbul"

28k maaşla kaç etkinliğe katılıyor hesaplayamadım
+2
🌸runaway
(22.06.26)
gecen sebnem ferah konseri vardi,
vatandaş konser yerinin yakinindaki parkta idi sanki
0
designer
(22.06.26)
"Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim"

insanlar istanbul'da bir şeyler yapabildiği için değil, yapma ihtimalleri olduğu için yaşıyorlar.
+5
art cat chocolate
(22.06.26)
yapabilme ihtimali +1.

her şey orada. başka yerde iş bulmak zor, hele kendi memleketin veya bolca tanıdığın yoksa her şey daha zor. istanbul'da hiç değilse işim olur, imkanım olur, belki köşeyi dönerim umudu var.

aşırı yığılmadan dolayı başka yerde imkan olsa bile bazıları istanbul'u isteyebiliyor. yaşadığı yerde iyi kazansa bile sıkılıyor veya kariyerinin yerinde sayacağını düşünüyor. paranın önemini reddetmiyorum ama kişi halihazırda aç gezmiyorsa her şey de değil. istanbul'da zor geçinmeyi yozgat'ta kral olmaya tercih edecek çok kişi var. küçük şehir gençsen ayrı, yakının yoksa ilerleyen yaşta ayrı dert çünkü. istanbul gibi yerlerde 10 milyon sürünür ama kimse kendini yalnız hissetmez, büyük şehrin enerjisi ve temposu farklı olur.

ben bunları eskiden istanbul'da yaşamış, istanbul'da yaşama fikrinden nefret eden, büyük konuşmayayım ama hiçbir koşulda orada yaşamayı ve çalışmayı düşünmeyen birisi olarak söylüyorum bu arada. günübirlik gezerken bile boğuyor.

amma çoğu insan için istanbul tercihten ziyade zorunluluk yani. orada sefil gibi bile olsa bir şeyin ucundan tutup bir yola girebilirsin. öyle bi ihtimal var. diğer yerlerde daha ucuz da olsa yine kira vermen gerekir ama para kazanmak aynı ölçüde kolay değil. hadi paran olsa sosyal imkanlar falan uzar gider.
0
der meister
(22.06.26)
stockholm sendromu, celladina asik olmak.
newyork, londra, paris, toronto vs butun belli basli metropollerde ayni mevzu var.
+1
cooperr
(22.06.26)
Çünkü iş bulabiliyorlar. Kuzenim aynı durumda yani bir mesleği yok fakat tüm haklarını alarak çalışabiliyor. Hiçbir işe bağımlı değil çünkü o işten çıksa yenisini çok rahat bulabiliyor.

Ben kendi memleketimde günde 18 saat, %50 asgari ücrete çalıştığımı bilirim. Sigorta vs tabi ki yok. Bu şartlarda kim küçük yerde iş koşturur ki? O rezil işten çıksan yenisini bulamayabilirsin öyle düşün. Sigorta yapan yerler premium sayılıyor küçük yerlerde.
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
büyüme ihtimali var diye herhalde. bugün 50 yarın 100. sivas'ta olsa hep 50. yolun sonunda istanbul'da ömrü 50 ile geçecek de olsa o ihtimal diri tutuyor olabilir :)
+1
gabe h coud
(22.06.26)
İstanbul yarı narsist yarı toksik ama bağımlı olduğumuz biraz da alttan alta sevdiğimiz ve bu yüzden bırakamadığımız evlilik gibi. Çocuk da varsa öyle düşünün. Böyle ilişkilerde bırakıp gitmek zordur. Memnuniyet yer yer düşer ama o ilişki de birşekilde devam eder.
+1
mahmuttt
(22.06.26)
İş olanakları zaten söylenmiş, onu geçeyim o yüzden.

Bir kesim ise zihnen küçük şehir hayatına adapte olamıyor. İstanbul'da maddi olanaksızlık nedeniyle imkanlar kısıtlanabilir, ancak kimse kimseyi tanımaz, bilmez. kalabalıktaki herhangi birisinizdir. Birçok insan bu durumu kötüler, ama birçok insan da bunu seviyor. Küçük şehre taşınmak isteyen birçok insan genelde bu tarz şeylerden şikayet ettiği için aksini sevenlerin zevkleri daha az dillendiriliyor ama böyle bir şey var.

Taşrada zengin olacağına şehirde ay sonunu zor getirmeyi gözü kapalı tercih edecek çok insan var, ama bu mevcut durumdan şikayetçi olmanın önünde engel değil. sadece "küçük şehre taşınmak" bir çözüm olarak görülmüyor. Küçük şehre gidince sorunları çözülmüş olmayacak bu insanların.
0
akhenaten
(22.06.26)
(4)

Buğunlerde nişan masraflarını kizın snne babası mi karşilıyor?

sonhakan
Yoksa çiftler kendileri mi? Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
Yoksa çiftler kendileri mi?
Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
0
sonhakan
(21.06.26)
Kim karşılıyor bilmiyorum ama benden bunu okuyanlara bir ağabey tavsiyesi, bu tip masrafların ailelerden herhangi bir tarafa ihale edilmesi gerektiğine inanan kişilerle bu yola girmeyin. X tarafı y tarafı farketmez.

Ha bence bu işi aileye yıkacaksanız hiç bulaşmayın, ekonomik gücü olan, ailesinin ağzının içine bakmayan bireyler olamadan evlilik şu bu neyinize? Hadi ama hadi elzem bir durum var diyelim o zaman her kalem, her masraf eşit derecede karşılanmalı kardeşim. Bu işin o tarafı bu tarafı olur mu ya, gelenek görenek adı altında et pazarlama bunun adı. Kaba etimin geleneği, bir de bizim orda adet bu derler ya, sanki masai-mara kabilesi aw, tüm hayatı ritüeller çerçevesinde ilerliyor da bunu da geleneksiz yapamıyor.

Hayat müşterekse en başından müşterek olmalı. Anadolu orklarının mabadından uydurduğu saçma salak dayatmalar yüzünden evlilikler daha başlamadan feci derecede yıpranıyor. Sonra boşanmalar neden arttı, neden arttı acaba?
+8
fatihdr
(21.06.26)
Son durumlara uzağım. Eskiden kızın evinde yakın akrabalarla sade, mütevazı bir tören olurdu. Çok özel bir hazırlık olmazdı. Sade ve güzel giyinilir, sohbet edilir, bir aile büyüğü yüzükleri takar, pasta yenir, belki biraz hafif müzik çalınırdı.
Son yıllardaki abartılı, gereksiz aktivitelere üzüldüğüm için yazdım.
Nostaljik bir duygu ile.
Damattan şu kadar gram altın, şu kadar mehir lafları dönüyor, hayretle bakıyorum.
Nasıl dönüşmüş bu toplum, akıl almıyor.
+1
pro9it9is9
(22.06.26)
nisani kizin ailesi yapti, bir yere gittik yemek yedik vs.
dugunu biz yaptik.
0
cooperr
(22.06.26)
nişanı kız tarafı yapar evet. geleneksel olarak böyle. ama anne baba durumu yoksa büyük nişan yapılmak zorunda değil. evde de yapılabilir.
0
elorelia
(22.06.26)
(4)

Kılıçdaroğlunun Sözcü Tv röportajı nasıl geçti?

mikahakkinen
İzlemedim. Gerçekten ikan olundu mu?
İzlemedim. Gerçekten ikan olundu mu?
+1
mikahakkinen
(20.06.26)
bilmiyorum, üzüldüm, ben istemedim, haklısınız, ama onlar haksız.

demem o ki, bir işe yaramayan boş bir program oldu. adam gökten zembille indiği konusunda herkesi ikna etmiş olmalı.
+3
rhan
(20.06.26)
iyice nefret ettirdi kendinden. boşanmayı kabul etmeyen koca gibi bir şeye döndü.
+5
yurtsuz john
(20.06.26)
ben mal gibi izledim. bilmiyorum, ben yapmadım vb şeyler söyleyip durdu. sadece şuna hak verdim birisi guitarissimo bana rüşvet verdi dese dava açarım ama Veli Ağababa dışında kimse dava açmamış galiba. Ben de sebebini merak ettim açıkçası.
+1
guitarissimo
(20.06.26)
cogunu izledim kilit sorularin hepsine "bilmiyorum, duymadim, gormedim, haberim yok" cevaplari verdi, trajikomikti.
+2
cooperr
(22.06.26)
(7)

Assos'un denizi nasıl, önerir misiniz?

Cesario
Denize girince alışılamayacak kadar buz gibi oluyor mu buranın denizi? Ayrıca tertemiz, deniz taşlarını sayabilecek kadar berrak mı? Otel öneriniz varsa alırım. Araba ile gideriz muhtemelen. Merkezi falan nasıldır? Yeme, içme alternatifi bol mudur, aşırı kazık mıdır nasıl?
Denize girince alışılamayacak kadar buz gibi oluyor mu buranın denizi? Ayrıca tertemiz, deniz taşlarını sayabilecek kadar berrak mı?

Otel öneriniz varsa alırım. Araba ile gideriz muhtemelen. Merkezi falan nasıldır? Yeme, içme alternatifi bol mudur, aşırı kazık mıdır nasıl?
0
Cesario
(16.06.26)
o kadar kuzeye gidemedim,
ama ayvalik sarımsakli ;
bir saat suda durunca üşümeye başliyorsun.
0
designer
(16.06.26)
Assos denizi soğuk, hatta Bozcaada'dan daha soğuk. ilk girerken hemen giremeyebilirsiniz ama alışırsınız.

su tertemiz, sonuçta açık deniz. taşları tek tek sayarsınız.

otel önerisi veremiyorum, ben bölge insanı olduğum için otelde kalmıyorum genelde. belki 1-2 gece pansiyonumsu bir yerde kalıyorum.

Assos dediğiniz yerde 3 merkez var.

1- Behram köyü: denizle alakası yok. Athena Tapınağı, akropol burada. sürekli olarak burada kalmanıza gerek yok. zaten çok fazla otel de yok.

2- antik liman: en popüler turistik yer. denizi güzel ama plaj yok, hep oteller ve iskeleler. deniz taşlık. akşamları çok dolu oluyor. şahsen burada kalmak istemem. bir dolu mekan var. alkollü alkolsüz. fiyatlar bodrum çeşme ayarında değil ama uygun da değil. örneğin ayvalık gibi değil. ayvalık'ta ucuz mekan bulma şansınız var, Assos'ta yok. antik limanda genel olarak butik ve pahalıca oteller vardır.

3- kadırga koyu: uzun bir plaj. sahil ve denizin ilk bölümü taşlık. sonra kum oluyor. cam gibi deniz. sadece denize gidecek olsam kadırga'ya giderim. burada oteller de var, plaj işletmeleri de var. sadece burada kalmak da mümkün. burada hem pahalıca oteller, hem de uygun fiyatlı oteller var.

bonuslar: buralar haricinde bir dolu otel ve plaj var. tek tek anlatmak zor ama yukarıdaki 2 ana otel bölgesi haricinde, neredeyse tüm sahilde bir dolu otel var artık. mesela uygun fiyatlı arıyorsanız, sivrice tarafına bakabilirsiniz. daha pansiyonumsu işletmeler var. sivrice'nin denizi çok çok güzeldir. genelde iskelelerden girilir ama doğrudan kuma basarsınız. şu anda kalmak için gidecek olsam sivrice'de kabile'ye giderim.
+1
co2s2
(16.06.26)
denizi soguk ama alisilamayacak gibi degil.
bozcaada'nin ozellikle acik deniz tarafi assos'dan cok daha soguk, alisilmiyor.

Assos'a cok yakin, İlyada Butik Otel var, orayi tavsiye ederim. Gunubirlik Assos'a gidilebilir aracla. Otel sakin, yemekler guzel, gunubirlik taze balik falan geliyor.
0
cooperr
(16.06.26)
rüzgarsız bir günde berrak ama rüzgarsız bir gün bulmak zor
0
fatihdr
(16.06.26)
suyu aşırı soğuk ve tuzlu ama acayip de temizdir. ne olur ne olmaz deniz ayakkabısı da alın yanınıza
0
nahtoderfahrung
(17.06.26)
ben akçay tarafındayım. güzel bir deniz günü geçirmek istiyorsak mutlaka kadırga'ya gidiyoruz. fakat yol 30 dk dan fazla olduğu için, mutlaka oradan ya bir arkadaşımı ya da bir oteli arayıp denizin/rüzgarın durumunu sorarak emin olarak gidiyoruz o gün.

güzelken harikadır ama bazı günler kötü denk gelebilirsiniz.

bence eski yıllar kadar soğuk değil, ya da biz alıştık. ama sıcak sulara alışkın insanlar için gerçekten girmesi veya girdikten sonra uzun süre kalması zor oluyor.
0
la traviata
(17.06.26)
Assos'ta yaşıyorum şu an denizin soğukluk olarak Bozcaada ile alakası yok. Zaman zaman çok soğuyor özellikle Temmuz ayının belli bir kısmında ama bu ara her gün denizdeyiz ve gerçekten soğuk diyemeyiz.
0
amelie poulain
(17.06.26)
(6)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(6)

Jeep compass kullanan var mi

üğpoıuy
2026 hibrit aslinda special olarak Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
2026 hibrit aslinda special olarak

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
0
üğpoıuy
(13.06.26)
Standart stellantis ortak platform aracı. Gereksiz pahalı. Tasarruf açısından tam elektrikliler varken bence anlamsız.
-1
orient blue
(13.06.26)
Tam elektrik bi secenek diil
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
Arkadasımda vardı. Piyasının altında verip sattı kurtuldu.
Pahalı, parçası pahalı, ustalar bulaşmak istemiyor.
Araba denen zıkkım zaten % 90 şehir içi kullanılıyor. Parkı kullanımı kolay, tüketimi düşük pratik bir B sınıf hatchback aradı buldu. Ne aldığını hatırlamıyorum. Hiç eski arabasını özlemiyor.
0
Lh12
(13.06.26)
@lh, b sınıfı mi aldı xd encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
jeep olarak bir tek wrangler/rubicon alinir.
gerisi buyuk oranda cop, basina bela olur. ben olsam bulasmam.
+1
cooperr
(13.06.26)
Türkiye’de Jeep giydirilmiş Fiat

Limited bi versiyonu var, kamyonet.

Clio’yu kopyalamak çok zor sanki kısmını geçtim; stellantis pişmanlıktır.
0
baldan kaymak
(14.06.26)
(9)

mutlaka okunmasi gereken kitaplar

lemmiwinks
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
0
lemmiwinks
(13.06.26)
İlgi alanların nedir ?
0
diyecevaplandı
(13.06.26)
Sağa sola saldırmayı övenlere;
Band of brothers
Generation kill

Viktor Frankl - man's search for meaning
0
logisticsmanager
(13.06.26)
@diyecevaplandı: benim ilgi alanimla ilgili degil soru, sizin mutlaka okunmali dediginiz kitaplari soruyorum. kurgu olmamasi disinda daraltmak istemiyorum, benim ilgi alanim olmayan konuda ilgimi ceken kitaplar onerirsiniz belki. :)
+1
🌸lemmiwinks
(13.06.26)
Babil Kulesi Kitabı, daha yeni okudum, çok beğendim.
Tembellik Hakkı
Tutsak Edilmiş Akıl
0
kobuzchu kiz
(13.06.26)
sümerli ludingirra
0
cooperr
(13.06.26)
insanlar arasindaki esitsizligin kaynagi - rousseau
hayvanlara nicin bakariz - john berger
kreutzer sonata - tolstoy
0
herzan
(14.06.26)
Burada yazılan entryler seni konuyla ilgili bir bir kaç kitaba yönlendirir sanırım :

eksisozluk.com
-1
diyecevaplandı
(14.06.26)
sapiens - harari
tüfek mikrop çelik - jared diamond
malcolm x otobiyografi
0
lament
(14.06.26)
Kreutzer Sonat için +1 diyorum.

Tarihe ilgin varsa ben de Türk Günlükleri diyeyim.
0
Mirket
(14.06.26)
(12)

Macbook tercih etme nedeniniz nedir?

runaway
Size göre ne gibi avantajları var?
Size göre ne gibi avantajları var?
0
runaway
(12.06.26)
5 yıldır donma kasma yok, güncellemeler devam ediyor
kullanımı her zaman keyifli,
şarj çok iyiydi, şuan iyi
tasarım kusursuz, en son bilgilsayarı ne zaman kapattım hatırlamıyorum,
kapağı kapatıp açıp işime devam ediyorum,
quick note, safari, photos ile iphone ile mükemmel senkronizasyon
0
ne demezsin
(12.06.26)
Sadece içerik tüketen biri olarak yazayım;

Çok iyi mühendislik, dengeli hafif gövde, tek elle açılabilen harika ekran, renk doğruluğu, harika ses, harika pil ömrü, güvenlik, çok iyi malzeme, çok iyi çalışan ekosistem (iPhone, iPad ekran yansıtma, AirPlay, kulaklık, HomeKit entegrasyonu, iMessage, telefon, FaceTime, iCloud), çok uzun ekonomik ömür, ikinci el değeri, güncelleme, hafiflik, basitlik. Genel olarak yapması gerekeni yapması, nazlanmaması, doğru düzgün çalışan backup/restore işleri ve tekrar güvenlik.

Tabii bunların bir kısmı MacBook, bir kısmı macOS ile ilgili ama ortak çalışan şeyler.
+1
orient blue
(12.06.26)
Yıllarca 5 kg bilgisayar + şarj kablosu + adaptör taşıyan biri olarak kesinlikle boyutu ve hafifliği. Geniş el çantamda dahi taşıyabiliyorum. Şarjın gerçekten uzun gitmesi ve sürekli şarj etme ihtiyacının olmaması. Kasma donma gibi sıkıntılar yaşanmaması.
+1
black holes in the sky
(12.06.26)
macos, şarj süresi, ağırlık, ekran kalitesi.
0
gule gule
(12.06.26)
Çok güzel anlatmışlar. +1 diyeyim hepsine ben de.
0
Mirket
(12.06.26)
Toplu taşıma kullandığım dönemde hafifliği için tercih etmiştim.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
IT çalışanıyım. Şirketim m4 max çipli modelini verdiği için 6 aydır deneyimleme şansım oldu. Cihaz gerçekten tık demiyor. milyon tane pencere açık arkada, ordan oraya geçiş yapıyorum hiçbir şekilde ne donma ne kasma. Performans açısından Windows makineleri tokatlar. Pil ömrü muazzam. Sabah 8'de açtığım bilgisayarı akşam 5'e kadar prize takmadan kullandım bir kere. Daha önce böyle bir şey deneyimlemedim açıkçası.

Fakat MacOS'in arayüzünden memnun değilim. Basitlik adı altında pazarladıkları birçok şey saçmalık ve hiçbir şekilde işimi kolaylaştırmıyor. Özellikle Dock rezalet bir tasarima sahip. Windows'taki gibi system tray özelliği yok. Açtığın ve arka planda çalışan bütün uygulamalar dock'ta görünüyor. benim gibi dikkat eksikliği yaşayan biri için inanılmaz kötü bir tasarım. sidebar adında bir eklenti ile çözmek zorunda kaldım ama o da mükemmel çalışmıyor her zaman. Apple'ın verdiği performansı bir Windows makine verse MacOS'lu bir bilgisayarın yüzüne bakmam açıkçası.
+1
synesthesia
(13.06.26)
3 Ana sebebi var, ama öncelikle belirtmem gerek ki ana laptop olarak kullanmıyorum. Ama macbook air şu üç sebepten dolayı en çok işime yarayan "taşınabilir bilgisayar"

1- Uzun şarj süresi
2- Sadece kendisi ve ince bir çantayla her yere gidebiliyor, kalabalığı yok.
3- Fansız olduğundan tozlu ortamlar için ideal. Toz geçirmez değil elbette, ama en azından tozu deli gibi emmiyor.

Haliyle benim gibi ofis ortamı dışında da bir bilgisayara ihtiyacınız oluyorsa biçilmiş kaftan. Hatta ciddi anlamda var olan tek gerçek anlamda "taşınabilir bilgisayar" bu.
0
akhenaten
(13.06.26)
Air var bende m1 işlemcili olanından bir de eski hani. Pili hala günü rahatlıkla çıkarıyor. Seneler geçti kozmetik sorunu yok. Profesyonel değilim günlük kullanıcıyım cihazda tık yok. Yıllarca windows bilgisayarda trackpad kullandım ama illa mouse aradım bunda ise gerek yok cihaz akıyor mause olmadan da. Seyahate çıkıyorum telefonun adaptörü ile birlikte atıyorum bitti. 2 günlük seyahat ise şarj etmeme bile gerek kalmıyor gerekirse de telefon şarj eder gibi ediyorum.
0
denizgonen
(13.06.26)
Macbook kullanmayan ama özellikle pro kullananların makinalarını kısa süre kullanmış birisi olarak dokunma hissiyatı, gesturelar, akıcılığı, pil ömrü, incecik oluşu, ekran kalitesi gerçekten ayrı bir seviyede.
0
kimlanbu
(13.06.26)
ilk aldigim air 8.5 sene gitti, pil 2500 cycle yapmisti ama hala 3 saat dayaniyordu.
1-2 kere keyfe keder format yedi. hic isinma problemi olmadi.
hic servise gitmedi, ve $250 dolara sattim.
daha nossun?
0
cooperr
(13.06.26)
uzun yıllar kullanılabilir
hafif, güçlü, dayanıklı hissettiriyor
kullanımı gerçekten pratik. erişilebilirlik özelliklerini sık sık kullanıyorum (özellikle touchpad'de üç parmakla zoom yapmak için)
touchpad'i bir harika, 4+ yıldır aralıksız mac kullanıyorum, hiç mouse kullanmadım. hatta neredeyse mouse kullanan da görmedim. windows'larda asla bu kadar iyi olmuyor touchpad
ekran kalitesi gerçekten iyi
intel işlemcilerde kalsaydılar belki windows'lardaki üst seviye laptoplar benzer kaliteyi sağlayabilirdi ama m işlemciler ile windows cihazlara fark açtılar
macos cihazlar kendi ekosistemi ile kusursuz çalışıyorlar. airpods ve iphone da kullanıyorum ve artık bu ekosistemden ayrılmak istemiyorum. bir çeşit vendor lock-in.


macos'ta gerçekten saçma ve "neden böyle" dediğim bir sürü özellik var. mesela finder her bakımdan gerçekten kötü, istediğin dizinde ya da tüm mac'te arama yapma özellikleri kötü, menu-bar'daki tray icon'ları harici bir app olmadan ayarlanamıyor ve ekrandaki notch'un altında kalıyor. dock tasarımı kötü, spotlight son iki-üç sürümdür kullanışsız. daha bir sürü böyle şey var ama benzer şikayetleri windows'ta da yapabilirim (copilot'u her yere entegre etme telaşı, reklam gösterir gibi tray'de sürekli msn network'ünden haberler göstermesi falan)

windows cihazların da kendilerine göre bir çok artısı var ama bugünün konusu değil.
overall soracak olsanız, ben hem iş gereği hem de son kullanıcı olarak windows değil macos'u seçerdim.
0
biseysorcaktim
(13.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(8)

7+4 bin dolara Türkiye mi yoksa 15+8 bin dolara Dubai mi

pacevilleli
Türkiye'de yaşıyorum, avrupalı bir firmada contractor olarak çalışıyorum. Her ay fatura kesiyorum onlara.7bin dolar net baz maaşım var üzerine de satış primleriyle 4bin dolar civarı ekleyebiliyorum. toplam 10-11bin dolar maaşım oluyor aylık ortalama. Vergiler vs çıktıktan sonra, net maaş bu. kira ve
Türkiye'de yaşıyorum, avrupalı bir firmada contractor olarak çalışıyorum. Her ay fatura kesiyorum onlara.

7bin dolar net baz maaşım var üzerine de satış primleriyle 4bin dolar civarı ekleyebiliyorum. toplam 10-11bin dolar maaşım oluyor aylık ortalama. Vergiler vs çıktıktan sonra, net maaş bu. kira vermiyorum aile evinde yaşıyorum. full remote bir iş

Özellikle Dubai'den iyi teklifler geliyor, tahminim 12-15bin net baz üzerine de aylık ortlama 6-8 bin dolar kazanabileceğim bir işe geçebilirim.

Her şeyi aylık net ortalama yazdım, kafa karıştırmamak için. şu anki mevcut işimde satış bonuslarından iyi kazanamıyoruz. diğer işlerde bu daha mümkün. o yüzden 15+15 bile mümkün aslında ama iyi bir yıl geçirmem lazım vsvs. o yüzden 15+8 üzerinden değerlendirelim

rahatı bozup gidip denemeye değer mi? en kötü 2-3 yıl çalışıp tecrübe katıp dönerim diyorum ama bir yandan da neden maceraya atılayım diyorum.
-2
pacevilleli
(12.06.26)
esit veya yakin sartlarda olsa comfort-zone'dan cikin derdim; ama burada konfor kaybi var. biraz vizyonun varsa turkiye'de 10k dolara mukemmel bir hayat yasarsin. onu birakip sirf 2 kat maas icin suni bir col sehrine gitmezdim.
+2
buenosdias
(12.06.26)
Konfor alanından, aile evinden dışarı çıkmak gerek. Bilgin, görgün, hayata bakış açın artar, ufkun genişler. Dar kalıpların dışına çıkmış olursun. Yurt dışında çalışmanın güzelliği o.

Bulunduğun yerde aldığın para iyiyse, iyi yaşıyorum diye de düşünme. Trafikteki maganda, market kuyruğundaki sığır, kaldırıma tüküren öküzün balgamına basmama gayretin hep mutsuz eden şeylerdir. Yaşadığın şehirdeki insan kalitesi iyiyse, daha azla da iyi yaşayabilirsin.

Ancak söylediğin paraya Dubai'ye gidilmez. Pahalı bir şehir orası. Buradaki konfor düzeyine ulaşman için bence bir üç kat kazanmalısın.
0
Mirket
(12.06.26)
8 senedir yurt disinda yasayan biri olarak soyluyorum otur oturdugun yerde.Rahatini bozup risk alma.Turkiye'de 10-11K net maas alan biri toplumdaki cogunluk sigirlardan kendini bir hayli izole edebilir.Edemeyecegi kadar kismi emin ol Bati Avrupa'da da fazlasiyla var.
0
turkuaz
(12.06.26)
yazmayacaktim dayanamadim,

gidersin gitmezsin bilemem ama senelerce o cografyada yasayan simdi ise okyanus otesinde ikamet eden biri olarak diyorum ki ben giderdim. 23 bin dolar aylik gelire konfor duzeyini koruyamassin diyenler neyi baz aliyor bilmiyorum ama saglarsin. konfordan anladigin anam babamla oturayim kira vermeyem ise bilmem. hele birde cocuk yoksa ( en buyuk gider okul ucretleri cunku) 20k usd dubaide rus milyarder hayati yasamayacaksan yedirir icirir gezdirir ustune parada yaparsin.
bu bir git gitme cevabi degil, sadece dubai gidilmeyecek, kotulenecek veya tahmin ettigin kadar pahali bir yer degil demek istiyorum.

ben olsam, madem tek tabancasin git 10-15 gun kal bak bakalim hoslanacak misin.

tek soyleyebilecegim bu mevsimde sicak, cok sicak, tadini kaciracak kadar sicak:)

ev bakmak isteyenlere: www.propertyfinder.ae

market fiyatlari icin carrefour uae online
+1
cairo
(12.06.26)
arabistan collerine zaten $20-25k bandindan asagi gidilmez. sende o parayi yakalamissin.
$10k kazanan adamin aile evinde yasamasi bence normal degil, onu kirman lazim.
ben olsam giderim, hem ayda ekstra $10k az para degil.
-1
cooperr
(12.06.26)
dubai tabii ki...biz 6-7k lara ıssız adalara gidiyoruz, dubai baya güzel şehir, türkiyeye de yakın. 11k da iyi para aylık ama 23k ile kısa sürede iyi birikim yapıp, iş kurulabilir
0
monicapp
(12.06.26)
arkadaslar comfort zone sadece anne evinde kalmak değil. comfort zone = kasabından güzel et almak, balikcinin guzel balik geldi diye aramasi, pazardan taze sebze almak, esnafla muhabbet etmek, kankanla derbi izlemek, uludağda teleferik, antalya'da yaz tatili yapmaktır. eger bir yere gideceksem bunlari kaybettigime degecek imkanlar olmali. medeniyet, sosyal hayat, refah seviyesi, doga vs..

edit: avrupa'dan sevgiler.
+2
buenosdias
(13.06.26)
@buenosdias

medeniyet, sosyal hayat, refah seviyesi, doga - bunlar varsa o ortamda gocmene para yok.

bunlar olmadigi icin zaten adam gocmene ayda $20k veriyor.
bir "catch" olmasa adam sana o parayi verir mi yaw :D
+1
cooperr
(13.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(14)

Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum

Lh12
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
0
Lh12
(10.06.26)
2009-2010 zamanları, Karaköydeki ofisimden çıkmışım, arkadaşım da işten çıkmış Nevizade'de buluşmuşuz, barlardan birinin terasına oturup menüye bakmaya bile gerek duymadan istediğimiz gibi yemek ve içki siparişi veriyoruz, rahat rahat biri bittikçe ötekini söylüyoruz...
Bazen üstümüze bir şey dökülüyor hay allah deyip gidip hemen bir mağazadan bir şey alıp değiştiriyoruz, bazen hava birden esiyor mağazanın birine girip bir hırka geçiriveriyoruz.
+5
mutekebbir
(10.06.26)
Hayatımın EN mutlu anıymış demek fazla karamsar geliyor. Daha nice güzel günler, nice mutlu anlar var önümüzde inşallah.
+2
anaphylacticshock
(10.06.26)
Sergen attı. Şampiyonluk geldi.
-1
HellKeePer
(10.06.26)
Univ diplomami aldigim an. Tezkere aldigimda daha mutlu olurum saniyordum ama ı-ıh.. Halbuki 4.5 sene bitirdim, zorluk yasamadim, güzel bir yerde güzel bir bölüm okudum ama genel olarak ogrencilik kavramiyla zorum var. 6 ay askerlik mi 6 ay univ mi deseler askerligi secerim.
+1
duster
(10.06.26)
The best is yet to come…
Yani en iyisi daha gelmedi.

Sadece cocugu olan biri cocugumun dogdugu gün falan derse hak veririm bu soruya. Yoksa coook güzel günler var yakinda.
-2
Purple life
(10.06.26)
2018'de gittiğim eminem konseri <3

kedilerimin eve ilk geldikleri günler <3 (onlarla her anımız mutlu tabii)

okuldan gelip abur cubur eşliğinde çizgifilm izlediğim anlar

yaz tatilinde kuzenlerimle yine abur cubur eşliğinde gece boyu film izlemelerimiz
0
art cat chocolate
(10.06.26)
Şu anda çok mutluyum. Elimdekinin değerini biliyorum. Yeryüzünde cennet gibi bir evim var. İstediğim zaman çok güzel tatiller yapıyorum, hepsi de ayrı güzel, ayrı mutluluk kaynağı. Korfu, Barcelona ve 5 sene önce koy koy gezmeli uzun Ege tatilim en mutlu olduklarım arasında. En mutlu halimi şu anda yaşıyorum sanırım.

Üniversite hayatım da çok mutlu bir dönemdi.
0
gabe h coud
(10.06.26)
30 yıl önce. Hala dostum olan arkadaşımın babası restoran, kumarhane, müzikholden oluşan bir ilçe klubünün sahibiydi. Orası evimiz gibiydi. Hafta 1 gün teras katında gelen sanatçılar için yapılmış bir süitte 5-6 arkadaş buluşurduk. Diğerleriyle de hala görüşürüz. Kış günü bile karpuz üzümden tutun mezenin her türlüsü, kebaplar sıra sıra gelirdi. Düşünün Adana’nın bir ilçesi burası. Rakı veya kaliteli şarap içerdik. Bunlar alt yapı. orada yaptığımız sohbetler, geleceğe dönük hayaller, mevcut aşkların acısı asıl mezemizdi. Liseli gençler doyasıya muhabbet ederdik. Bazen cin çağırma seansları düzenlerdik. Arkadaşım iyi saz çalar, protest müzikte döktürürdü. Ahmet Kayanın yeni yeni tanındığı, rahmetli Hasret Gültekin’i ilk defa duyduğum zamanlardı. Cep telefonu internet falan yok. Asla taşkınlık kavga gürültü yapmazdık. O geceler en azından bana çok şey kattı. Diğer arkadaşlar daha görmüş geçirmiş, aileleri benimkine nazaran çok sosyal, çağdaş ailelerdi. Arada bir uğrayıp kontrol de ederlerdi. Her gün yeni bir şey yeni bir şarkı türkü öğrenirdim. Felsefeci orhan Hançerlioğlu’nun kitaplarından bölümler okunurdu. Hemşerimiz Yaşar Kemal’den mutlaka bahsedilirdi. Ateizm, evrim, siyaset tartışılırdı. Daha nice detaylar. Hayatımın en mutlu anlarıymış, bilmiyordum.
+2
ground
(10.06.26)
lise 2-3 zamanlari cok iyiydi, iyi bir FM sinifindaydim.
gencsin, saglik sikintilari yok, hayat yeni basliyor, sorumluluk az.
0
cooperr
(10.06.26)
2019'un son 4 ayı. Müthişti ya. Her şeyi yapabildiğim bir dönem geçirmişim. Burnumda tütüyor.

Sonrasında ara ara güzel dönemler geçirdim tabii ama 2019'un son 4 ayı.
+2
put it in your appropriate place
(10.06.26)
matrisence senilen durumu deneyimledigim farkettigim zaman.
belki bilmeyenler vardir kadinlar dogursun dogurmasin bir kere hamile kladiktan kisa bir sure sonra kanlarina bebegin kani dna si da karismaya basliyor. ve hayat boyu kaliyor yani dusuk bile yapsaniz vucudunuza yeni bir guc gelmis oluyor.
benim durumumda soyle bir sey oldu cok zeki bur cocuk dogurdum hani ozellikle yeni dogum yapanlar icin akli gider unutkan olur falan derler ya ben eskiden yapamadigim seyleri yapmaya basladim ama bor yandan da diyorum tamam yorgunluk uykusuzluk var ama ben oncenden sunu sunu yapamiyordum nasil simdi yapiyorum diye kizim buyuyup kisiligi ortaya ciktikca bu annelik degisimi hakkinda yabanci kaynaklari okudukca ayni adolescence gibi ciddi bir degisim oldugunu okudum.
yani garip bir hissiyat yani sanki orumcek adamin isirilmasi gibi. twk bir an degil ama bir yeni boyuta gecis hali.
0
mavicorap
(11.06.26)
lise ve üniversite yılları. hesapsız arkadaşlıklar, bomboş muhabbetler. sorumluluk yok, para yok, dert yok, tasa yok.

hala en yakın arkadaşlarım o dönemden. hala kafam. bozulunca eski okullarıma giderim ben.
0
babilfish
(11.06.26)
2006 - lise
2010 - üninin ilk senesi.
O zamanli kendimi, çevremi, istanbul'u ve türkiye'yi çok özlüyorum
0
gadlemler
(11.06.26)
2018 - 2020 arası.

işim ve sevgilim vardı.

en sevdiğim şehirdeydim.

değerini bilememişim.

ayrıca 2022'den 2023 aralık ayına kadar da her şey güzeldi.

sonra bayır aşağı düşüş.
0
rain when i die
(12.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(5)

sonunda z-rotlarını değiştirdim :) teybi de taktım. nasıl olmuş?

konetsu
yenisi: https://i.imgur.com/itodo6s.pngburada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :) biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış
yenisi: i.imgur.com
burada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :)

biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış komşu söyledi
i.imgur.com

bu da eskilerin durumu: i.imgur.com
böyle boştaydı i.imgur.com
bi taraf zaten zrot bile değil saplama atmış usta...

teyp de uğraştırdı biraz...
eskisinin kızağı yoktu boşta duruyordu i.imgur.com
içine göçmesin diye köpük basmışlar :D i.imgur.com

yeni çerçeve tam oturmuyordu i.imgur.com
i.imgur.com

köşeleri matkapla zımparalayıp oturttum i.imgur.com
kusursuz olmasa da yerine düzgün oturdu bi sallasan çıkacak gibi değil. siyah çerçeveyi yapmadım ileride zaman bulursam daha düzgün ölçü alır yaparım dedim. yedek gri çerçevem de vardı onu modladım.
i.imgur.com artık navigasyonum var :) yerinde de sallanmıyor.

yeni teybin usbsi dashcami çalıştıramıyor ama zaten onu da sigorta paneline bağlayacağım. üşengeçlikten nasılsa çalışıyor diye ertelemiştim, set olarak hardwire kitini de aldığım halde kullanmamıştım. yarın ona bakarım artık... bir de arka park kamerası araçta vardı ama aktif değildi, baktım kablo bağlantısı da yanlışmış eski teypte... yeni teybe bağladım ama çalışmadı. ona bakarım... arkada kamera tarafındaki bağlantıda da sorun olabilir... olmazsa yeni teybin kendi kamerasını bağlarım.

zrotu muayene öncesi birkaç işlem daha yaptırırken taktırırım diyordum çukuru bulunca hemen gittim kendim hallettim :)
0
konetsu
(09.06.26)
kazasız belasız kullanın hocam :)
0
shadowfollower
(09.06.26)
super olmus :)
0
cooperr
(09.06.26)
hocam eline sağlık. bu tarz geliştirmeli takip etmek güzel oluyor.
devamını da bekliyoruz.
0
MtKrt
(09.06.26)
hallettim dashcam hardwire kiti ve arka park kamerasını da :) eski kamera ya bozuk ya uyumsuzdu değiştirdim kendi kameramı taktım. ama montaj yeri uymadı şimdilik bantla sabitledim yerine daha uygun bi çözüm bulana kadar. tamponu ekstra delmek istemedim
0
🌸konetsu
(09.06.26)
jilettttt
0
gurur
(10.06.26)
(11)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(08.06.26)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
+2
Lh12
(08.06.26)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(08.06.26)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(08.06.26)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
+1
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(08.06.26)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
+2
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt edc'nin kavrama seti 50-60 bin tl, nasıl üzmez renault :)

linç edecekler beni ama ben model yılı yüksek, düşük km bir egea alırdım. vw grubu da iyi ama alacağınız araç 190k km 11 yaşında, 1-2 yıl bindiğinizde 220k km civarına gelecek. insanlar 200k km geçmemiş araç istiyorlar genel olarak.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(09.06.26)
mazda 3 kullandim uzun sure, guzel araclar, tek problemi pas ozellikle 10 yasini gecmisse. bir de bildigim kadariyla turkiye'de piyasasi kotu, onun da sebebini cozemedim.

200bin km'de 10 yasini gecmis vw grubu bence alinmaz.

ben olsam bu sartlarda ikisini de almam, civic/corolla bakarim.
0
cooperr
(09.06.26)
mazdayı satamazsın. vw türkiyede gider.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ikisini de almazdım. başka seçenekler yok mu?
0
rain when i die
(09.06.26)
üstüne bi milyon daha koy ve sıfır araba al, kafan rahat olsun.
0
elorelia
(10.06.26)
(8)

Türkiye'de nudist plaj var mı?

runaway
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
-2
runaway
(04.06.26)
Yoktur
0
baldur2
(04.06.26)
o plaja el bombası atarlar. orta doğu burası oğlum
+4
HellKeePer
(04.06.26)
ben bodrum yahşi sahilinde bol bol üstsüz güneşlenenleri görüyordum 4-5 yıl önce.
0
ground
(04.06.26)
O dediğin yunanistan da bile tek tük var artık. Telefon ve asosyal medyadan sonra bitme noktasına geldi. Kadınlar kendini güvende hissetmiyor.
Almanya italya da bu tür yerleri 70 lik dedeler teyzeler kullanoyor çoğunlukla.
Oraları görsen hemen kaçarsın.
+3
Lh12
(04.06.26)
yok artık daha memeler.
+2
shadowfollower
(04.06.26)
yunanda gitmiştim %80i amca teyzeydi. tek tük gençler vardı.

yurt dışında genel olarak üstsüz güneşlenme çok yaygın bu arada. nüdist plaj harici altını çıkaran görmedim ama.
türkiye'de olmaz o dediğin. anca birkaç üstsüz güneşlenen olur belli plajlarda. çoğu da turist olur.
0
jelly bear
(04.06.26)
pre-akp ekosisteminde kesin vardi diyebilirim ama ispatlayamam.

bodrum'da 90'larda ustsuz guneslenen turk sayisi az degildi, turistlerin ise hic havlu falan kullanmadan mayo degistirdiklerine cok sahit olduk. kimsenin de umrunda olmazdi.

su anda yoktur herhalde..
0
cooperr
(04.06.26)
90larda didim ve kemer'de turistler hep üstsüz olurdu. topless kelimesi medyada kullanılırdı. zamanla kayboldu bu güzel alışkanlık:)
0
renegade
(04.06.26)
(11)

Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim

vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.

Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.

Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.

Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.

Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?

Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?

Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet
(04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.

ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.

ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.

şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
önce bi bisikleti zorla, onu bi çöz sonra motora yönel
0
edakkk19
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.

Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.

dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?

iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?

burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?

bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.

yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.

evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.

trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)

arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.

motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.

o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
0
cooperr
(06.06.26)
(15)

Hayatinizdaki en buyuk pismanliginiz nedir?

darthvader
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
0
darthvader
(03.06.26)
Lisans okumak. Keşke önlisans herhangi bir bölüm okuyup memur olsaydım.
+2
ekimoloji
(03.06.26)
pasaportu alir almaz 2010 gibi yurtdisindan donmemek.
simdiki aklim olsa aldigim gune bilet kesip donerdim.
+1
cooperr
(03.06.26)
Zamanı Geriye alma şansım olsa Her yolu deneyip ingiltere ye gitmek. Gerekiyosa gemiye kaçak binerek falan.
0
Lh12
(03.06.26)
İstifa edicem şu anki işimden. Pişman olur muyum bilmiyorum. Umarım olmam.
-4
Kahvedesu
(03.06.26)
bazı gerçekleri görmezden gelmek; bu gerçeklerin farkında olduğum halde aksiyon almaktan kaçmak. artık hepsiyle uğraşmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
Keşke ilk çalıştığım yere değil 3 yılımı 3 saniyemi bile vermeseydim.
+1
tiredofwaiting
(03.06.26)
Boş geçen zamanım; Asosyal lise ve üniversite yıllarım. Şu anki yaşamtımı hayatımın her alanına yayabilsedim keşke.
-1
put it in your appropriate place
(03.06.26)
Kesinlikle günlük tutmamak. Kırk yaşına geldim hala bir ara başlıycam.
+1
sekizdokuzon
(03.06.26)
Borsaya 40 yaşından sonra girmek. Erken yaşta girsem 12 hanelere ulaşırdım
0
a summer day
(05.06.26)
Dönüp geçmişe baktığımda, “her şeyde bir hayır vardır, bir hikmet vardır” gözüyle düşünmeye çalışıyorum hep. Yine de insanın pişmanlıkları olabiliyor. İlginç bir şekilde benim en çok içime oturanlar hayatım ile ilgili olanlar değil, basit olaylar karşısında almadığım aksiyonlarla alakalı oluyor. “Yakınlarda aşevi soran adamın cebine keşke 3-5 bir şey koysaydım”, “ağlayan çocuğun yanına gidip derdini sorsaydım keşke” gibi… Bu iki örneği de ben yaşamadım ama paylaşmadığım olaylar tam olarak bunun gibi şeyler… Bir de bir ortamda hafiften utanç/rezalet hissettiğim durumlar yine uzun müddet içime oturuyor. Bilmiş bilmiş konuşurken birisi tarafından toplum içinde klas bir şekilde tabiri caizse “g.t edilmek” gibi durumlar… Yani genelde “keşke yardımcı olsaydım” ve “keşke ağzımı açmasaydım” türü anlık reaksiyon isteyen durumlarda yaptığım yanlışlar senelerce vicdanımın yakasını bırakmıyor. Kötü bir şey bu.

Hayatımın geneline bakarsak, “anlık hazlar, gündelik mevzular için uzun vadeli fayda sağlayacak şeyleri yapmamak” gibi bir huyumu sevmiyorum. Ama bu pişmanlık değil, çünkü değiştiremediğim/disipline edemediğim bir özelliğim. Gerçek hayatımdan, üniversite zamanından örnekler vermek gerekirse, “Türk dili, ingilizce gibi her dönem açılan alan dışı bir dersin yaz okuluna gitmek için Microsoft’un staj teklifini reddetmek”, “Sevgiliyle yarım saat daha fazla zaman geçirmek için calculus finaline girmemek”, “iki hafta boyunca onlarca saat emek verilip bitirilmiş projeyi bir-iki saat daha fazla uyumak için teslim etmemek, sonrasında hocayla konuşmaya dahi zahmet etmeyip aa gelecek dersi bırakmak” gibi…

Dönüp geçmişteki bana nasihat verme imkanım olsa, “aşkı hayatın önüne koyma!”, “o kadar da tembel olma!” türü şeyler söylerim ama biliyorum ki, o zamanki halim bu nasihatleri kulak ardı eder. Şimdi 70 yaşındaki halim gelip bana aynı şeyleri söylese, yine dinlemem. Disiplinsizlik ruhuma işlemiş…

Bu yıllarımdaki en büyük pişmanlığım da sanırım gençken hafızlık eğitimi almamış olmam… Zamanında ailemden talep etmiştim, dinlememişlerdi. Elimde olan bir şey yoktu yani ama yine de keşke ayak diretseymişim…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
dövme yaptırmak
0
dfn4
(05.06.26)
10 yıl önce ilk işe girdiğimde iş aramaya devam edip asıl istediğim türde bir iş bulmaya çabalamamak.
0
peki madem
(05.06.26)
Çok güzel bir işte çalışıyordum, yeri, işteki pozisyonum, maaşım, yan hakları her şey kusursuzdu. 1 yıl olmak üzereyken bana bir şeyler oldu kafam gitti, işle ilgili tek bir sıkıntım bile yokken girdiğim o ruh hali yüzünden ayrıldım.
Bir daha da asla öyle bir iş bulamadım.
Stajları saymazsak ilk ciddi işimdi bu yüzden belki de bu detayların ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamıştım.
20 yıl olacak hala önünden geçerken içim cız eder :/
0
mutekebbir
(05.06.26)
Ablamla dahaa çok vakit geçirmeliydim, şimdi haasta
0
gadlemler
(05.06.26)
büyüklük sıralaması yapmayacağım;

lisede tm seçmemek
makina mühendisliği okumak sevmeye sevmeye
üstüne yüksek lisansını yapmak
2017'de flört ettiğim kadınla sevgili olmamak
eski sevgilimle evlenmemek
romanya'ya taşınmak - ki ülkeyi çok severim
6 sene sikko bir işte çalışıp (alanım ama etrafımda aynı işleri lise mezunlarına sırf türkçe biliyor diye yaptırıyorlardı) kariyerimi yok etmek
2021, 2022 ve 2023'te önüme çıkan daha iyi türkiye kariyerlerini reddetmek
2025'te daha iyi başka bir romanya kariyerini reddetmek
üniversiteden beri green card'a başvurmamak
fırsatım varken ab'nin herhangi bir ülkesinde lisans veya yüksek lisans yapmamış olmak
çok çok daha sayarım
rabbim şimdiki halimizle geleceğimizi iyi etsin ve bizi bu günlerden daha iyi günlere taşısın.
0
rain when i die
(05.06.26)
(11)

macbook pro vs air

runaway
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
0
runaway
(02.06.26)
Proya ne için ihtiyacınız olduğundan 100% emin değilseniz pro almanız gerekmez bence. Air + daha çok ram bana her türlü daha mantıklı geliyor.

Hatta m4 air bile alabilirsiniz specleri artırıp
+1
aguen
(02.06.26)
Aslında air taşınabilirlik açısından daha iyi geliyor ama almışken uzun süre idare etsin istiyorum
0
🌸runaway
(02.06.26)
normal kullanıcı için 16gb ram yeterli çünkü unified memory var. bunun yerine en az 500gb disk seçeneği alın (unified memory için gerekli). dışarıda kullanmayı düşünüyorsanız mutlaka pro alın. air'in olayı fansız olması ve bunun beraberinde daha kolay mobillik getirmesi fakat diğer yandan çok ısınınca gücü düşürüyor çünkü bu şekilde soğutma sistemi var.
0
veri
(02.06.26)
ne için kullanacaksınız? air mi pro mu sorusuna ancak buna göre cevap verilebilir. ofis programları çalıştırıp, video, müzik, sosyal medya içerik tüketimi yapacaksanız air. grafik, modelleme, müzik gibi konularda üretim yapacaksanız pro. @veri nin dediği gibi air de aktif soğutma sistemi yok bu yüzden pro nun yaptığı işleri yapmaya kalktığınızda yoğun performans sorunları yaşarsınız. lakin 24 gb mb air ile 16 gb mb pro m5 lerin fiyatları aynı. eğer sadece içerik tüketimi yapmak için alıyorsanız 16 gb ram bile yetebilir size. 16 gb lik m5 air leri de düşünebilirsiniz.
0
issiz karga
(02.06.26)
daha iyi ekran(miniled) ve hoparlör (+hdmi, sd kart girişi, daha yüksek güçlü 3.5mm jack vs) --> macbook pro

uzun ömür --> ram'i ve ssd'si yükseltilmiş Macbook Air

macbook pro eğer m5-pro ve üzeri işlemcilere geçmezsen öyle performans olarak pek bişey değiştirmeyecek. Ama ona ihtiyacın olsa zaten bilir m5 pro işlemcili mbp bakardın. O zaman burada tek olay ekran gibi görünüyor.

Bu arada kısıtlı bütçe olduğu için şu da düşünülebilir: Air'i 16gb ram'li alıp SSD'yi yükseltmek de bir seçenek. Ram yetmezse swap ile SSD'yi kullanıyor zaten. Ama standart kullanıcı bu aleti 5-10 yıl kullanabilir o yüzden önümüzdeki yıllarda AI özellikleri daha çok ram gerektirir mi, evet olabilir. O yüzden 24 almak da mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(02.06.26)
8 gb ram’li baz model m1 Air 6. Yılın sonunda hala 10+ saat pil ömrü veriyor ve içerik tüketimi için hala fazla güçlü. Özellikle pro’ya ihtiyaç yoksa söylendiği gibi (video işleme vs.) Air alıp geçin. Pahalı ürünü ikinci elde satmak daha zor.
+1
orient blue
(02.06.26)
seneler önce benzer bir ikilemde kalıp pro almıştım. sıradan bir kullanıcı olduğum için hiç de bir artısını görmedim. 2-3 yıldır çalıştığım yerden verdikleri air'i kullanıyorum. zerre kadar eksiklik hissetmedim. bu ikilemde kalıyorsanız zaten pro'yu kullanmak için özel bir sebebiniz yoktur. air iyidir.
0
but that was just a dream
(02.06.26)
taşınabilirlik ve uzun sure idare etsin diyorsan direk "air" yaw.
m4 alirsan 7-8 sene goturur.
0
cooperr
(03.06.26)
yazın klimasız ortamda cihazı zorlayacaksan pro al. sonra elin yanıyor.
0
yedigimiztavuk
(03.06.26)
bunu soruyosanız air yeterli olur.

13 yıllık air var evde hala çalışıyor, ilginç şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
M1 air var bende, 2019 yılında almıştım. İlk defa bu sene şarjı daha hızlı tükeniyor, o kadar. Dümdüz kullanıcı iseniz air diyorum ben de.
0
charbiel
(04.06.26)
(8)

Bu arabayla ne yapmalıyım?

nobodioght
2 yıl önce satın aldığım 2014 model 116i aracım var. 2 yılda yaklaşık 20 bin km yapmışım. Bir arıza üzerine her zaman gittiğim ustama gittim ve motorunda ciddi sorunlar tespit edildi. Aşağı yukarı 500 bine patlayacak. Yaptırıp bineyim desem bu meblağ beni zorlayacak (1 aya evleniyorum) yaptırmayıp b
2 yıl önce satın aldığım 2014 model 116i aracım var. 2 yılda yaklaşık 20 bin km yapmışım. Bir arıza üzerine her zaman gittiğim ustama gittim ve motorunda ciddi sorunlar tespit edildi. Aşağı yukarı 500 bine patlayacak. Yaptırıp bineyim desem bu meblağ beni zorlayacak (1 aya evleniyorum) yaptırmayıp bu haliyle satsam bu sefer de çok ucuza gitmiş olacak. Ne yapacağımı bilemedim.
0
nobodioght
(02.06.26)
motorda neler tespit edildi? sıfır motor alıp taktırsanız sanki daha ucuza gelir. sahibindene baktım 200-250bine sıfır motor satan var 116i için. 50-60 binde motor atmaya verseniz 300-350ye hallolur gibi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sandık motor koysan o kadar tutmaz, revizyon yapacak usta biraz uçmuş sanki.
0
kimlanbu
(02.06.26)
Baya bişey saydı valla silindir aşınması, paslanması, piston erimesi vs. sebebiyle rektifiye yapılacak dedi. Bunlar dışında turboda da bir işlem yapılacak. Bu şekilde kullanılırsa problem büyür, sandık motor gerekir o da 600-700ü bulur demişti. Başımıza bela almışız ya
0
🌸nobodioght
(02.06.26)
o motorun aynısından 2013 118i olanı var. motorda su kaçağı var mıydı daha önceden? susuz ve yağsız yürümüş olabilir mi? bakımsız kalmış gibi geldi çünkü neredeyse bende ucundan döndüm önceden önlem almıştım halen kullanıyorum. başka bir ustaya gösterin ayrıca. 500 bin tl falan tutmaz bu arada.
0
false pretension
(02.06.26)
sandık motor 200bin görünüyor internette. 500k olması imkansız. aracın temizi 1.200 lira zaten.
0
mutlu yillar sana
(02.06.26)
@false benden önceki sahibi muhtemelen bakımsız bıraktı. Ben aldıktan sonra su kaçakları vardı, baya bi parça değiştirilerek yapıldı.
0
🌸nobodioght
(02.06.26)
dusuk kmli cikma motor al taksinlar. sonra da sat.
150-200bin e max. halledebiliyor olman lazim. bu arada turboyu da revize ederler.
bmwlerde 10 yasini gectikten sonra su ve yag kacaklarini durdurmasi zor.
0
cooperr
(02.06.26)
kafamdaki matematik şu: (500 masraf kabulü ile)

örneğin piyasası 1000 tl ise, siz 600'e satabiliyorsanız net 100 bin avantaj var, arızalı satın.

eğer 400 e satıyorsanız yaptırıp satın.

diğer taraftan facebook grupları vs. araştırın daha uyguna yaptırıp da elden çıkarabilirsiniz. örneğin motor değişimi ise dert 350 motor 150 ustalıksa, belki sadece rektifiye ve ustalık maliyeti düşüşü ile 150 200 e malolacak.

iyi araştırmak bol fiyat almak lazım.

biz motor değişiminde 400 denen motoru sıfır 270e bulmuştuk. sorun ne tam bilmiyorum ama iyi araştırmak lazım.
0
gurur
(03.06.26)
(8)

Fransaya gidecek oğlum

marketing_enjoyer
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz:sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz: sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
+5
marketing_enjoyer
(01.06.26)
soruya cevap degil; tebrik etmek istedim. sorbonne matematik cok iyi! keyifli ve verimli gecer umarim. bol sans!
+5
banach
(02.06.26)
tebrikler!!

üniversitenin web sitesindeki accommodation kısımlarından başlayabilirsiniz, yurt vs varsa fiyatı ne kadar, şartları neler belirtmişlerdir. onlara ek olarak genelde öğrencilerin hangi mahallelerden ev tutuklarından da bahsetmiş olabilir. ilk sene varsa ve mümkünse yurtta kalması daha iyi gibi, sonra ortami cozunce kendisi yolunu bulur zaten.
0
taurina
(02.06.26)
en gec temmuz ortasi bavulu hazirlayip yola ciksin.
gidip orda kendi cozer, acentaya falan gerek yok.
+3
cooperr
(02.06.26)
Abi hayırlı olsun.
Yani neden halledilmesin bence hallolur.
Tavsiyem kesinlikle şimdiden insanlara ulaşmaya calissin. Misal facebooktan grup bulsun ki bu işin en iyi yapılış böyledir. Ben Fransız vatandaşlığı, pasaport, oturma izni bile böyle gruplarda sorarak hallettim.
Redditte de bence bulur bilgi sonuçta paris.
Oraya önceden gitmeden halletmeye çalışsın, yurt vs öyle hadi geldim ben, bana oda ile olmuyor. Önceden çalışma gerektiriyor.
Denildiği gibi zaten ilk sene yurt yapar sonra yavaştan eve çıkar falan.
Neyse kısacası tavsiyem resmi siteler dışında (taurina bahsettiği) facebook grupları ve reddit. Ben baktım reddit bir sürü aynı şekil soru var yurt ile alakali.
+1
logisticsmanager
(02.06.26)
tebrik ederim :)

cooperr +1, daha önce verim aldığım aklınıza gelebilecek herhangi bir soruya cevap bulabileceğiniz en iyi subreddit:
www.reddit.com
0
nyist_
(02.06.26)
@nyist_ abi o conseil juridique yani yasal konular. Oraya yurt vs gibi şeyler sorulmaz.
Herhangi bir soruya cevap, yasal konular değilse;
www.reddit.com
0
logisticsmanager
(02.06.26)
@logisticsmanager doğru yahu, danışmanlık dediği için aklım gitti işte :)
0
nyist_
(02.06.26)
Ekstra para harcamaya gerek yok. Facebook'tan guncel Erasmus gruplarina uye olsun. Orada ev arayanlar oluyor. Onlarla iletisime gecebilir. Kiralik ogrenci evi gibi gruplara da baksin. Onun disinda Fransa'da ogrenci residansi denen yurtlar var. Su an goz ucuyla baktigimda eger paylasimli olursa 600 euroya kadar bulunabiliyor, studyo ise 850 euro'dan basliyor. Asagida linkini veriyorum.

www.studapart.com
+1
Sour
(02.06.26)
(5)

hangi yasta is degistirmek zor?

Purple life
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde. min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence. o
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde.

min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence.

o yüzden bu yaslarda is degistirip sürekli yüksek maasi kovalamak iyi bir fikir gibi geliyor. 45 yasinda buldugun istense emekli olana dek ayrilmamak gibi bir planim var.

siz ne dersiniz?
0
Purple life
(01.06.26)
İnsanlar eğer işten çıkarılmamışlarsa genelde zaten çalışırlarken iş arıyorlar ve aradıkları maaş ve şirket kültürüne sahip yerlere geçiyorlar. Bunun da hangi yaşta olacağı çok önemli mi ki gerçekten? 50 yaşında daha iyi bir yer bulsanız veya davet edilseniz gitmez misiniz? Aksine, işinizi kaybetmek söz konusuysa yine yaşın pek önemi kalmıyor, çünkü bu konuda karar sizde değil. Genel plan aslında daha çok "fırsat bulduğunda iş değiştir" şeklinde ve sizinkine göre daha basit ve işlevsel sanırım.
+2
akhenaten
(01.06.26)
Yüksek maaşı kovalama olayı tam Türk beyaz yakalı kafası. Sonra bir bakmışsın tansiyon, kalp, şeker almış yürümüş. Yaşla birlikte işin yapılabilirliği daha öne çıkıyor.
-3
michael harddd
(01.06.26)
mavi yakalının özellikle kritik öneme haiz bir işlevi yoksa. 40 dan sonra iş bulması zor. 50 den sonra imkansız derece zor fakat her insan için böyle değil. meslekçi insansan. zanaat sahibiysen sıkıntı yok. aynı şekilde beyaz yakalı ama mesleğinde de iyiysen sıkıntı yaşanılacağını sanmam.
-1
omer460
(01.06.26)
beyaz yakayi baz aliyorsak tam tersini dusunuyorum.
en cok ilk isimde zorlandim, sonrasi eger isinde iyiysen ve cv kof degilse corap sokugu gibi geliyor.
ozellikle 35-55 arasi bence prime donem. 55 sonrasi yavaslamaya baslanabilir ama 70'e kadar soluksuz devam edenler de biliyorum.

tecrube olarak 20 seneyi devirmeden ben "artik buradan emekli olacam" demem. 20 sene tecrube olana kadar ziplayarak devam ederim. ne kadar farkli sirkette calisilirsa o kadar iyi diyorum.
-1
cooperr
(01.06.26)
Genc enflasyonu ne demek ki? @korkut
-1
🌸Purple life
(02.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
olaydaki kız benim ağır cümlelerinizi anlıyorum ama beni buradaki kimse tanımıyor okudukça daha da kötü oluyorum ben tertemiz biriyim lütfen. ben normalde asla o kadar kötü kelimeler kullanan hayatında cinsellik olan birisi değilim ben aksine insanları kırmamaya özen gösteririm hep ,en kötü çok büyük bir olay olduğunda anlarda bile küfür etmem aptal salak gibi basit şeyler kullanabilirim .Hayatım boyunca da ilk defa kullandım o sözü o yazdığı cümlede. ben ona saygısızlık yapmak istemedim onu incitmek istemedim onu seviyorum aksine hem de çok. ben ilk defa sevgili denilebilecek bir duygusal ilişkiyi onunla yaşadım ondan önce geçmişi olan birisi de değilim. ben normalde erkeklere bakan kesen kendini gösteren biri değilim açık bile giyinmem bu yazan cümleyi normalde aklıma bile getiremem utanırım bunu o da biliyor. ben ahlaklı biriyim. bu olay nasıl oldu o zaman der iseniz biz onunla şakalaşıyorduk böyle bir ortam o bana tam hatırlayamadığım bir kız şakası yaptı amacım onu erkek şakasıyla üst düzeyde gıcık etmek sinir etmekti biliyorum bu da doğru değil ama o an aklımda en uç ne söyleyebilirim düşüncesi belirdi ben de böyle bir şey uydurdum amacım sadece gıcık etmekti sinirlendirmekti çok çok yanlış olduğunun şuan farkındayım ama o an bunun sanırım bu kadar büyük bir şey olduğunu çözemedim. söylediğim anda evet yüzü düştü morali bozuldu haklıda ben de sözün çok çok fazla olduğunu anladığımda ondan gerçekten 100 kere özür dilemişim o kadar üzüldüm ki ağzımdan böyle bir kelime çıktığı için ve onu üzdüğüm için .ben bu kelimeleri en fazla sosyal medyada okumuşumdur benim normalimde böyle kelimeler yok ben her zaman düzgün üsluplu bir insanım bunu o da biliyor. özür dilediğimde pek bir şey demedi normal ilerledi sohbet ertesi gün söylediğim şeyi yapay zekaya sordu ve bana iletti ben de bunun ne kadar yanlış bir şey olduğunu anladığımı onu üzmek kırmak istemediğimi bir daha asla yapmayacağımı hatamı anladığımı daha dikkatli olacağımı söyledim o da tamam canım deyip o konuyu kapattı devamında her şey normal ilerledi . o da benim böyle birisi öyle kötü düşüncelere sahip birisi olmadığımı biliyor dengesiz düşünmeden konuşan birisi değilim. ben insanları kandırmam arkalarından iş çevirmem insanlara iyi davranırım ahlaksızlık yapmam yalan söylemem. onu seviyorum biliyorum o da beni seviyor bu konu tekrar bir ay sonrasında ailemle tanışmasının ardından açıldığından beri bin kere özür dilemişimdir. benim iyi biri güvenilir biri olup olmadığımı ona sorsanız o da evet iyi biri güvenilir der sadece böyle bir densizlik yaptım tekrar ÖZÜR DİLERİM . bu yüzden ben de buradan ona bunu ayrılığı haketmediğimi her şeyin çözülebileceğini inandığımı yazıyorum. seni her şeyden çok seviyorum bu yüzden AYRILMAYALIM beni ve bu hatamı affet. aşkın her zaman bulunamayacığını biliyorum ömürde bir kere belki bu yüzden lütfen birbirimizi kaybetmeyelim seni seviyorum. ve ben tertemizim hep öyle hassasiyetli de olacağım ekstra sözlerime dikkat edeceğim. AŞK için birbirimiz için affetmeye değer değil mi? SENİ SEVİYORUM
0
Hata
(03.06.26)
lütfen kalbinle düşün
tek bir sözle bir insan değerlendirilemez
insanlar hata yapar ama çözülebilir
lütfen bu da çözülsün

gözümde göz yaşı kalmadı günlerdir hüngür hüngür ağlıyorum mahcubiyetimden seni kaybetme korkusundan
0
Hata
(03.06.26)
(5)

akü kutup başı koruma spreyinin olayı ne tam olarak?

konetsu
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.bilinen iki markada
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.

bilinen iki markada bu üründen görebildim
www.liquimolyturkey.com
eshop.wurth.com.tr

liqui moly zaten würth'e ait yani tek marka. bir de bilinmedik küçük markalarda var sanırım caldini diye bişey vardı mesela...

ürün açıklamasına bakınca tüm elektrik aksamında kullanılabilir diyor, yani kontakt spreyinin yerine geçebilir gibi. aynı amaçlar listelenmiş. e bu durumda acaba bu ürün sıradan kontakt spreyi de sadece akü spreyi diye ayrıca mı pazarlanıyor diye düşündürdü. ben ara ara yağına antifrizine vs. bakarken aküye de göz atar bi korozyon başlangıcı farkedersem normal yağlı tip kontakt spreyi uygularım diye düşünüyordum. aküye özel ayrı bir ürün olacağını bile düşünmemiştim, zaten var işte elektrik bağlantıları için kontakt spreyi diye bi ürün...

şu tarz bi ürünü aküde de kullansak nolur mesela? selsil.com bana uygun olur gibi geliyor bakınca...

herhangi bi korozyon önleyici, yağlayıcı ürün kullanmak her türlü hiç yoktan iyidir. ama akü için diye satılanları daha iyi yapan bi olay var mı onu anlamadım tam. olası bi akü asidi sızıntısında buna karşı ek bi koruması filan mı oluyor mesela? kaliteli tam kapalı sistem aküde bu risk zaten oldukça düşük.
0
konetsu
(29.05.26)
ince tabaka vazelin de uygulanabilir. her evde var zaten :) korozyon varsa temizlenip ince tabaka vazelin de aynı işi görüyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.05.26)
gres sür geç. biz gemilerde çoğu malzeme için öyle yapıyoruz. oksijeni kes yeter. araçlar için gerek bile yok kutup başı korozyonu çok kötü olmadan akü yenilenmesi gerekir zaten. çok çok ihtiyaç olursa youtube da onarımı nasıl yapılır var. sür geç gresi. hava almasın.
0
illegalstar
(29.05.26)
akunu iyi sekilde korursan bunlara gerek kalmaz.
ben sunlardan kullaniyorum, akunun -30c altinda donmasini da engelliyor:

www.amazon.ca
0
cooperr
(29.05.26)
İlk defa duydum, ne kullanan gördüm, ne de bahseden. Muhtemelen hap yap para kap ürünlerindendir.
0
antihero
(30.05.26)
neyse tekrar baktım sadece sprey formunda gres/yağ gibi bişey sanırım? temizleme değil korumadan bahsedilmiş hep.

diğer elektrik aksamında da kullanılabilir denmiş ama talimatlarda önce temizleyin diyor. kontakt spreyinin ise temel amacı temizlemek, yağlı tiplerde ek olarak koruma sağlamak. bu durumda ürün sıradan kontakt spreyi değil diyebiliriz. ama hala aküye özel normal kontakt spreyinin veya sizin önerdiğiniz alternatiflerin sağladığından daha üstün bir koruma sağlıyor mu emin değilim.

çok gerekli görmedim almayı düşünmüyorum zaten ama görünce merak ettim sadece :D yoksa dümdüz wd40 tarzı bişey sıksan bile yeter muhtemelen, herhangi bir şey kullanmak hiçbir şey kullanmamaktan iyidir.
0
🌸konetsu
(30.05.26)
(7)

X de birine şerefsiz demenin cezasi nedir?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(28.05.26)
TCK 125. Madde
Hakaret Suçu
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
...
Suç kamu görevlisine görevinden dolayı ya da alenen (sosyal medya dahil) işlenirse alt sınır 1 yıla yükselmekte, aleniyet halinde ise mevcut ceza üzerinden 1/6 oranında ek artırım uygulanmaktadır.

Not: sosyal medyadan birine hakaret ettikten sonra tırsıp ne kadar ceza alırız diye sormak ise paha biçilemez.
-2
himmet dayi
(28.05.26)
cooperr
(28.05.26)
Kime ettiğine de bağlı şimdi…
0
ekimoloji
(28.05.26)
(bkz: önödeme)
0
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
Kesin olarak hakaret.
0
ground
(28.05.26)
Sıkıntı yok artık hakaret ön ödemeli suçlar kapsamında şikayet halinde size ön ödeme tebliği gelecek 9 bin ceza 3 bin kadar tebligat gideri ödeyeceksiniz konu kapanacak.

Arada bi 50 binlik sepet yapıp fütursuzca millete ana bacı kaymak gibi planlarım var ben hep 50 liralık sövüyorum agaa
0
apocalipy
(28.05.26)
:)
0
🌸sonhakan
(29.05.26)
(6)

Banyonun her yeri seramik kaplanmak zorunda mı?

boyalı kuş
Geniş bir banyomuz var. Ev yazın kullanılıyor. Duvarların yarısının kaplandığını gördüm fakat sadece duşun arkası ve zemin fayans kaplansa yeterli olur mu? Abes mi kaçar? Amaç maliyeti düşürmek.
Geniş bir banyomuz var. Ev yazın kullanılıyor. Duvarların yarısının kaplandığını gördüm fakat sadece duşun arkası ve zemin fayans kaplansa yeterli olur mu? Abes mi kaçar? Amaç maliyeti düşürmek.
0
boyalı kuş
(28.05.26)
Duşakabin varsa, duşakabin dışını kaplamaya gerek yok.
Bir de lavabonun su sıçratabileceği bölge kaplanmalı.
0
Mirket
(28.05.26)
komple fayans yapma isi daha cok ortadogu aktivitesi, yurtdisinda adamlar su degebilecek yerleri fayans yapip gerisini birakiyor.
-4
cooperr
(28.05.26)
Valla gittiğimiz otelde alt yarısı mermer üstü de duvar kağıdı kaplı çok şık duruyor. Demek ki kağıda bişey olmuyor. Sürekli gittiğim yer olduğu için kağıtların değişmediğini de biliyorum. Bu sefer gittiğimde soracağım özel bir tip kağıt olabilir. Kendi evime de öyle yapmayı düşünüyorum.
0
rodeocu
(28.05.26)
su sıçramasa bile buhardan nemden boya, duvar zarar görmez mi?

bence her yerinin fayans olması çok daha güzel.
0
art cat chocolate
(29.05.26)
Buhardan, nemden tavan boyası ve tavan zarar görüyormu ki duvarlar görsün.
0
Mirket
(29.05.26)
Benim banyoda sadece duşun içinde kalan duvarlar fayans kaplı. Geri kalanı duvar kağıdı, lavobonun arkası da dahil. 7 sene oldu hala sağlam duruyor.
0
inheritance
(29.05.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olmaz
-5
arbre
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
(18)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
müthiş sol ayağım. halı sahalarda ender görülen, az koşan ama teknik solak benim.
+1
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(15)

Favori Nazal Öncel şarkınız?

sekizdokuzon
Benim şu an Gitme Kal Bu Şehirde. Sizinki hangisi?Teşekkürler.
Benim şu an Gitme Kal Bu Şehirde. Sizinki hangisi?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(26.05.26)
bırak seveyim rahat edeyim
+1
summerjam0306
(26.05.26)
Sokak Kızı nı çok severim

Not : Erkeğim yürümeyin
+1
kimlanbu
(27.05.26)
leylim yar
+1
banach
(27.05.26)
+1
late viper
(27.05.26)
Gidelim buralardan.
+1
mutekebbir
(27.05.26)
geceler kara tren
0
anon1m
(27.05.26)
Boncuk
+1
Lh12
(27.05.26)
beni hatırla www.youtube.com
ayşegül aldinç versiyonunu da çok seviyorum ama nazan öncel'in söylediğinin düzenlemesi şahane olmuş.

yalnızlar treni www.youtube.com
sibel can versiyonu da güzel.
+1
exlibris
(27.05.26)
leylim yar+1
+1
trixi
(27.05.26)
Bazı Şeyler,
Seni Bugün Görmem Lazım
0
substituent
(27.05.26)
A Bu Hayat
0
arenas
(27.05.26)
Leylim yar: Alttan alttan gelen davul sesi, aşık olunca yaşanan kalp atması misali, şarkı boyunca hiç durmadan atıyor kalbiniz.
0
mahsus mahal
(27.05.26)
Dillere düşeceğiz idi hep:
(bkz: #4866794)
+1
yadigar
(27.05.26)
Dillere duscez +100
0
cooperr
(27.05.26)
Omuzumda ağla da çok güzeldir, bir de Gökhan Özen’e verdiği bir şarkı var : sitemkâr , harikadır.
0
the fisherking
(29.07.26)
(5)

hangi instagram hesaplarından kıyafet alışverişi yapıyorsunuz?

plastic_angel
soru erkeklere. thnx.
soru erkeklere. thnx.
-2
plastic_angel
(26.05.26)
İnstagram hesabından alışveriş yapılmaz reels izlenir.
+11
Rondak
(26.05.26)
yıllardır önüme çıkan her hesaptan alışveriş yapıyorum hiç birinden pişman olmadım. bedenimi ölçülerimi biliyorum sorun yok.
-1
yurtsuz john
(26.05.26)
Online kıyafet bile sipariş etmem, ne ihtiyacım varsa gider alır çıkarım.
0
kimlanbu
(26.05.26)
Abluka ve nomarc ı instagramdan keşfettim fakat biri işyerime diğeri de evime yakın olduğu için mağazalarından satın alıyorum. Özellikle abluka kaliteli ve güncel
0
goodyes
(27.05.26)
giymeden almam +1
d- hicbiri
0
cooperr
(27.05.26)
(6)

Bayramligi 1 gun once giymek ugursuzluk getirir mi?

narod
Giyeyim mi bugun?
Giyeyim mi bugun?
-8
narod
(26.05.26)
Gün bitti
+2
arbre
(26.05.26)
giyme, getirir.
0
cooperr
(26.05.26)
7 yıl kıtlık 7 yıl çekirge istilası olur, yapma.
+3
kizil karga
(26.05.26)
Memleketin haline şaşırmamak lazım. Kafalara bak
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
Arkadaşım geçen bayram giydi şimdi evli, sakın ha
+2
kisa
(26.05.26)
Giymek değil de o giysilerle kurbanlığa görünmemelisin derler.
-2
ground
(27.05.26)
(5)

Cbd yağı

lamentoftheperishingroses
Selamlar,Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek. Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?Yakın zamanda
Selamlar,

Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek.
Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?
Yakın zamanda böyle bir deneyim yaşayanınız oldu mu?
0
lamentoftheperishingroses
(26.05.26)
benim kayinvalide icinde CBD ve THC olan bir kutu sekerlemeyi aldi yaninda goturdu valla. her hafta bir tane cakiyorum diyor :)

CBD'den bulsalar bile bisey olacagini zannetmiyorum zira kafa yapan THC zaten.
0
cooperr
(26.05.26)
Ben getirdim birine, problem olmadi.
0
mbond
(26.05.26)
Biraz gri alanda kalan bir konu, içinde eser miktarda da olsa diğer yasaklı etken maddeden vardır, başına iş alır durduk yere.
0
kimlanbu
(26.05.26)
hiçbi şey olmaz
0
eurhka
(27.05.26)
cbd neden istiyorsunuz ki? abd'nin basimiza actigi bos endustrilerden biri. hicbir ise yaramiyor. nereden biliyorsun derseniz master yaparken arkadaslarimizdan birisinin ailesinin cbd urunleri ureten sirketi vardi sakiz, sekerleme, icecek vs. bol bol getirirdi biz de denerdik.
+1
antikadimag
(27.05.26)
(5)

Hangi ayakkabı/bot markası en konforlu ve kaliteli?

Unde bach canim
Sb.
Sb.
📊 Tek bir marka seçecek olsanız bu aşağıdakilerden hangisi olurdu

Bu anket sona erdi. 10 oy kullanıldı.

0
Unde bach canim
(25.05.26)
adidas varken yüzüne bakmam ama tüm seçenekler bunlarsa yalın ayak dolaşmayı bi denerim :D

ciddili cevap olarak, daha önceden adını bildiğim sadece camper. biraz bakınca da üçü arasında yine genelini beğenmesem bile biraz daha modern yaratıcı ve renkli tasarımlara sahip ürünleri olan da bu gibi. model seçiminde de kısıtlama yoksa birkaç modelinin yoklukta gideri var gibi...
0
konetsu
(25.05.26)
bu saydiklarin arasinda santoni digerlerinden 5 gomlek ustun. ha kac kisi giymistir onu bilemem zaten tek oy benden gelmis.
0
antikadimag
(26.05.26)
timberlandciyim.
camper'da rahat ama hem fiyatlari bana ucuk geliyor hem de tabani cok kayiyor.
0
cooperr
(26.05.26)
En kaliteli ve şık olanı Santoni.
Diğerleri belirli modelleri üretiyor çizgisi belli.
Konfor hepsinde benzer olmakla bütçe uygunsa Santoni
0
Smithsonian
(26.05.26)
santoni diğer ikisiyle aynı kategoride değil. camper bana çok ne bulursa giyen beyaz geliyor. martens daha moda. rahatlık olarak bilmiyorum, görünüşten yorumladım.
-1
deartheodosia
(27.05.26)
(10)

30+ ve birikimi olmayan, motivasyonu da olmayan bekarlar?

bir fincan kahve ile film izlemek
SelamlarBir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum
Selamlar
Bir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.

Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum. Anksiyete, panik atak sahibiyim

MEB’de öğretmenim, kenarda birikim yok denecek kadar az. Evlilik motivasyonu yok, motivasyon olmayınca parayı hobilere, kitaplara, kahveye harcamayı tercih ettim. tamir, alet edevat işlerinden anlamam, hala ehliyetim bile yok anksiyetemden dolayı, arabalara merakım da yok, ev desen zaten tek maaşla hayal. aile de haklı olarak sıkıştırıyor ehliyetini al, birikim yap, düzen kur diye. Galiba bu hayatta sadece kitap okumaktan, kendimle vakit geçirmekten keyif alıyorum maalesef.

Eskiden çok kafaya takmam ya diye kendime itiraf edemesem de artık bir gelecek endişesi geldi empoze edilen şeylerden dolayı.
Galiba yolun sonu elden ayaktan düşünce huzurevi gibi duruyor, onun için bile kenarda deli gibi para lazım.

Böyle kendi kendime düşünüp Karalar bağlayacağına bari buraya yazayım dedim. Ne olacak böyle, var mı benim gibi olan? Yaşanır mı bu şekilde? Sizin gelecek için planınız var mı?

Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.05.26)
Benim durumum iyi. 34 yaşımdan sonra katlanarak gitti. Şu anda 41’im. Moralini bozacak bir yaşta değilsin. Tek yapman gereken başlamak.
+1
gabe h coud
(24.05.26)
birikim yapmak ve artış trendini izlemek de hobi gibi bişi. biraz kurcalayın hoşunuza gider muhtemelen.
+1
gurur
(24.05.26)
görüyor ve arttırıyorum.
6 aydır çalışmıyorum.
ekimde 35 olacağım.
haftaya son ödemelerimi yaptıktan sonra 6 yıllık romanya kariyerimde cebimde kalan 1500 lei + 1400 dolar + 2019 suzuki vitara olacak (15000 euro cash verene satarım).
aralık 2022 ve temmuz 2024'te 2 kere buradaki paramı sıfırlamıştım.
ama o günlerde işim vardı ve fazla mesailer vesaire ile durumu topladım.
her allahın günü mesai yapar gibi iş arıyorum bu aralar.
ama fırsatllar içinde fırsatsızım gibi geliyor (imkanlar imkansız, küçük emrah styla).
inşallah günü kurtarmama yetecek bir iş bulurum kısa zamanda sıfırı bulmadan.
evlilik, aile, ne bileyim ev alma hayalim pek yok.
0
rain when i die
(24.05.26)
abi yanlış anlama kendi mücadelene saygım sonsuz. her insanın farklı hedefi, hayali, beklentileri, sorunları var... ama türkiye'de meb'de öğretmen olmak az şey değil. ben duyuruyu açtığımda işsiz güçsüz, yıkık biri görürüm sanmıştım. sen eğitimcisin, devlet memurusun. dediğim gibi seni tatmin etmeyebilir o tamamen kişisel bi konu ama kendini öyle işsiz güçsüz adam gibi tanımlamana da gerek yok.

ben ay başı 32'ye dönüyorum. 18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. üniversitede çok dolaştım ama lisansı bitirmedim. yaptığım iş de "bi yere gidecek" türden değil. öyle mal gibi yaşadım yani 10 sene kah aç kaldım kah özgürlüğümü değerlendirdim ettim vs. ama geldiğim noktada hiçbir şeyim yok. sevdiğim, bilgisayarda yapabildiğim, çok vaktimi almayan bir işle öyle takıldım yani.

temmuzda askerlik mevzuu çözülecek. şimdi işe girmek istesem bile giremiyorum, askerliğini yapmamış diyorlar. muaf olacağım. en azından o kesinleşmiş olur. gerçi işe girmek dediysem eğer şanslıysam fabrikada, burger king'de filan çalışırım. lise mezunuyum, tahsilim yok.

ülkede senin gibi hatta senden çok daha kötü durumda milyonlar var. hadi bende zaten bi şey yok ama "çok kalifiye" olduğu için süpermarkette işe giremeyen adam tanıyorum mesela. çocuğa günde 8-9 saat bim kasiyerliği yapıp ayda 30 bin lira kazanmayı bile çok görüyorlar.

ne yapacağımı bilmiyorum. artık çok da önemsemiyorum. benim muhakkak kendimi eleştirmem gereken noktalar vardır ama bu ekonomik sistem içerisinde barınamadığım için ben kendimi suçlamıyorum. 3-5 tane adamın 20-30 milyar dolarlık serveti var, biz böyle yaşıyoruz. milyarlarca insan sabah gidiyor, akşam geliyor, kimisi gece de çalışıyor... hangisi zengin oldu, hangisi ne elde etti?

hayatımın geri kalanını kapitalist sistemi ve mevcut düzeni yok etmeye adadım şahsen. alacakları bir canım var. şu yaşadığımız şey soytarılıktan başka bir şey değil. bir tane fabrika var bakıyorsun. bin tane işçisi var. adamların hayatı skiliyor, hepsinin maddi problemi var, ay sonunu zor getiriyorlar... fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor.

artık hiç kendimi paralamıyorum yani o açıdan. çoluk çocuk eş meş yok, zaten istemiyorum da. ben hazır olayım. sınıf savaşı olursa orada yaparız şovumuzu. ölüyorsak da şerefimizle ölürüz. böyle yaşamaktan iyidir.

koskoca dünyada iyi eğitim almış milyonlarca, hatta belki sayısı milyarı bulan gençler "hatalı" veya "yanlış" olamaz abi. yok öyle bir dünya. ben kendi adıma bize dayattıkları bu soytarılığı kabul etmiyorum. çalışmadan kazanayım, zengin olayım filan da demiyorum. ama şu an dünyadaki kaynaklarla herkesin başının üstünde bir çatısı, önünde yiyecek yemeği olabilmeli. sorun "fakirlik" değil tam tersine "zenginlik". biz zenginleri doyuramıyoruz, tek problem bu.

o yüzden artık kendime yüklenip de öyle depresyona filan girmiyorum. imkanım ölçüsünde kendime dikkat etmeye çalışıyorum. herkesin aç olduğu yerde sorun bireysel değil sistemseldir. bunların ümüğünü sıkacağımız gün bileklerimiz güçlü olacaksa da kendimize dikkat etmemiz lazım işte. o gün gelir, gelmez... önemli değil. karınca misali, yolunda ölürüz, ne diyeyim.
+5
der meister
(24.05.26)
der meister; ağzına sağlık, çok güzel noktalara değindin.

Bu aralar bu mevzulara çok kafayı takınca önüme youtube’da aşti’de yaşayan evsizlerin videoları düşüyor, ulus’ta izbe otellerde hayatlarını geçirmeye çalışan yaşlılar, kabul edilebilir bir şey değil. İnsanlık onuruna aykırı.
Böyle bir çarkın içinde umutsuzluğa kapılmadan , geleceğe bakabilmek gerçekten zor.

Ne diyeyim, seni Rus dili edebiyatı okuduğun zamanlardan hatırlıyorum, umarım gönlünce olur her şey.
+2
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(24.05.26)
sağol abi, eksik olma. bilmukabele. ben okumadım etmedim diye beni kimse iplemiyor ama ben yine de doğru bildiğimi imkanım ölçüsünde söyleyeceğim. kendin söyledin. bak etrafına. hangi genç, hangi yaşlı, hangi orta yaşlı mutlu ki? bir ülkede, bir coğrafyada, onu geçtim koca bir dünyada kim iyi yaşıyor bugün? nasıl, neden? bezos milyarlarca dolara düğün yapıyor, amazon işçisi devlet desteği olmadan yaşayamıyor veya çalışırken şişeye işemek zorunda kalıyor tuvalete gidemediği için.

yaşadığımız dünya bu. en bşata dediğim gibi, altını çizerek söylüyorum, ben bunları sorumluluğu kendimden uzaklaştırmak için söylemiyorum. kendi hayatımda bu noktaya gelmiş olmamın muhakkak sebepleri vardır, bu kişisel ve tamamen ayrı bir konu.

ama herkesin mutsuz olduğu, herkesin gelecekten kaygı duyduğu, bir avuç insanın cenneti yaşarken milyarların anksiyete hastası olduğu bir yerde problem "bireysel" değildir. hadi ben aptalım. hepiniz mi aptalsınız? türkiye'de, avrupa'da, başka yerlerde... bütün bir nesil mi aptal? 2000 sonrası doğanların yüzde 80'i gerizekalı mı mesela? böyle bir şey olabilir mi?

amaçları böyle bizi bireysel olarak kırmak, herkesi yetersiz ve aptal olduğuna ikna etmek, daha da köleleştirmek. şerefsiz itler diyor ki kahve içmeyin, dışardan yemeyin... ulan her gün 200 liralık kahve içsem senede 73 bin lira yapar. 20 senede 1.5 milyona yaklaşıyor. bugün nerede o paraya ev alabilirsin? düzgün araba bile zor.

boomer'ları da bizi mahkum ettikleri bu sistemi de ezip geçmeden dünyaya huzur yok. ben artık buna inanıyorum. eskiden bana da çok havai, uçarı, anlamsız filan gelirdi bu konular. ama gerçekten ekmek kavgası hiçbir şeye benzemiyormuş :)

işin trajik tarafı biz 100 kişi 99 tane ekmek için savaşmıyoruz. bi tane itin evladı gelip 99 ekmeği alıyor ve bize yeterince çalışmadığımızı söylüyor. ondan sonra vay uyumsuz vay kafayı yedi bilmem ne... bu zamanda akıl sağlığını koruyan adama şaşarım ben asıl. savaşa, ayrılığa, dövüşe, hepsine para var ama 20'sinden 70'ine kadar 50 sene çalışmış adama emekliliğinde yuva sağlayacak para yok, öyle mi?
+3
der meister
(24.05.26)
@der meister

bugun butun gun bir arkadasin evinde fiziksel islere yardim ettim, hosuma gidiyor.
kucuk bir ev, bodrum katin kucucuk camlari var, onlari buyutmek icin bir eleman tutmus, adam 3 gunden beri 3 cami buyutmek icin tek basina it gibi calisiyor, gunde 12 saat. en sonunda bugun bitirdi.

simdi bu adam ukraynadan savastan kacmis.
adamin daha onceki isi masabasiymis. evrak takibi falan yapiyormus devlette.
simdi elinde beton kesme makinasi butun gun beton kesiyor, tozdan herifin sadece gozleri gozukuyor.

bu adam burada maasli bir ise girebilirdi, ingilizcesi az, buyuk ihtimal asgari ucret alirdi, eline net ayda $2000 gecerdi. starbucks'da kafe doldurur, gunde $20 tip alinca havalara ucabilirdi.

onun yerine geldi uc tane cami buyuttu, 3 gunde aldigi para $6000. bunu her hafta bir kere yapsa $24000 yapiyor. bu benim maasimin cok uzerinde ki ben 25 senedir burdayim ve ortalamanin ustunde maas aliyorum.

ezcumle demek istedigim "18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. " bu kafayi acmadan "fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor." diye oykunmenin bir mantigi yok.

totonuzu kaldirip disari cikip kovalamaniz lazim.
bak adamin ulkesi yakilmis yikilmis.
yasadigi yerde dili yok disi yok.
it gibi agir is yapiyor, karsiligini da aliyor.

turkiye'de gordugum en buyuk sikinti herkesin evinin arka sokaginda yagli balli is bakmasi. oyle bir is belki isvicre'de falan vardir, o da belllkiii.

30lu yaslar birsey degil, insanin en verimli cagi. evde oturup kapitalizme savas acma hayalleriyle bu gunlerinizi gecirmeyin (derim). 3. dunya ulkesinde para kazanmak istiyorsan yirtici olacaksin, isiracaksin. para kazanmak ile diploma arasinda pek bir baglanti kalmadi artik ayrica, o bag 90'lar itibariyle koptu gitti. o yuzden lise mezunu olmak bir mazeret degil, tersine avantaj. kaybedecek birseyin yok cunku.
0
cooperr
(25.05.26)
ben insanca yaşamak için niye bir şeyleri kovalamak ya da ıstırmak zorunda olayım? şu söylediğin sana mantıklı geliyor mu? ben insanım. insanca koşullar için niye birilerinin tepesine basmak, birileriyle mücadele etmek zorunda olayım?

kimse yağlı ballı iş filan bakmıyor burada. sen türkiye'de bile yaşamıyorsun coopeerr abi. millet burada intihar ediyor, burada üniversite mezunları aç geziyor. ilkokul mezunu patronların peşinde köle oluyor da iş bile bulamıyor.

senin kendi hayatına, tecrübene saygım var ama bu boomer algısını bırakalım lütfen. türkiye'de kimsenin senin zannettiğin gibi bir hayat istediği yok.

hepsini geçtim, velev ki öyle olsun, sorun nedir? yağın balın içinde yaşayan adam bunu bizden daha çok mu hak ediyor sana göre? ben kendi yazdığımda da söyledim. beni boşver. ben kendim için söylemiyorum.

ulan bütün ülke mi gerizekalı?
0
der meister
(25.05.26)
yaw dunya genelinde sikinti var. ben orayi da biliyorum cunku gidip geliyorum. disariyi da biliyorum cunkiu zaten disarda yasiyoruz.

herkes diploma sahibi oldu, piyasa sikisti. burda yeni mezun muhendisin 15 sene once aldigi maas ile bugun aldigi maas arasinda hicbir fark yok. bu arada asgari ucret iki katina cikti, ev fiyatlari 2-3 katina cikti. ama maaslarda fark yok cunku deli gibi mezun var, herkes issiz geziyor.

senin hayalini kurdugun hayati yasayan artik kucuk bir azinlik kaldi, onlar da zaten 50 yasinin ustunde falan, son seneleri adamlarin, deneyimleri oldugu icin sirketler adamlari idare ediyor. onlar da oldukten sonra o islerin hepsi kaybolup gidecek.

isirmak zorundasin evet.
magara adamiyiz yaw. aciktin, miden gurulduyor.
ya avlanacaksin ya da oleceksin.
veganligin sirasi degil bence..

bak ben 7.5 seneyi universitede yaktim. 15 senedir calisiyorum.
ama para yetmedigi icin ikici olarak emlak sektorune bulastim, bos zamanlarimda al sat yapmaya falan calisiyorum. cunku maas yetmiyor.
eger emlagi tutturabilirsem muhendisligi birakmayi dusunuyorum cunku attigim tas urkuttugum kusa yetmiyor ki CV saglam, issiz kalmam ki zaten her ay bir firma bize gel diye ariyor.

ko-va-la-ya-cak-sin.
gunumuzde baska caresi yok.
0
cooperr
(25.05.26)
hahaha günümüzde başka çaresi yokmuş. bunu milyarlar kazanıp sıçmaya yatıyla giden milyarderler mi söylüyor? ben mağara adamı değilim. mağarada yaşamıyorum. binlerce yıllık evrimimiz bunun için değildi.

ben başkasının kafasına basarak zengin ve iyi koşullarda yaşama fikrini reddediyorum. sen bu fikirle rahatsan sana da kolaylıklar dilerim. yarın bir gün bir gariban sana tebelleş olur, o zaman görürüz. sen parçası olduğun toplumu rakibin, düşmanın olarak görüyorsan sen bilirsin.

ben fakir kalabilirim ama seninle aynı zihniyette olmayacağım, yere batsın.
0
der meister
(25.05.26)
(5)

3-4 aylık insancıl fiyata yazlık

1837837
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesif
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yerler olursa sevinirim. Bir de geçen bir tavsiye geldi mazı’ya gidin oradan çıkmıyorum harika bir yer vs 600k fiyat verdi. Tavsiyesi olan mümkünse uçmasın.
0
1837837
(22.05.26)
Karaburun bakabilirsin. Sahibinden ya da airnbnbden bisiler cikabilir
0
ırene adler
(22.05.26)
spesifik dersen öyle yerler daha pahalı oluyor. yani artık egede sakinlik yok her yer ankara istanbul plakası. yani genel sakinlik olarak datça ve koyları daha uygun.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
3 ile 4 ay arasinda 1 ay fark var. Suresine, yerine, buyuklugune gore 600 cok uygun ya da cok pahali bir tutar olabilir. Zaten haziran da geldi sayilir, sezonluk kira icin biraz gec bir vakit. Ozetle, senin ne istedigini ve butceni netlestirmende fayda var.
0
osssy
(22.05.26)
fiyat performans lokasyonu istiyorsan kuzey egeye bakman lazim, guneye indikce fiyat yukselir. mazi dedigin yer bodrum'un dibinde bir koy, 20 sene once nispeten ucuzdu artik tahminim orasi da dolmustur.

tavsiyem geyikli/assos civarlari olur. bozcaada'dan uzak durmak suretiyle uygun fiyatli kucuk bir yazlik bulunabilir ama luks pesinde olmaman lazim. bir de deniz soguk.
0
cooperr
(23.05.26)
Bodum için bile merkez dışında gece hayatı yoktur ki, istisna olarak eğer yakında bir otel varsa geceler onun animasyon gürültüsü gelir o kadar. Bodrum'un kuzeydoğusunda Boğaziçi, güneydoğusunda Mazı gerçekten sakin ve özellikle Mazı izole yerlerdir, ama 4 aylığında 600k vermek için sitenin çok muhteşem plajı manzarası olması lazım. Orada bu piyasada ben aylık 40k'dan fazla vermem ki, o da ev düzgün olacak, 40 yıllık dökülen koop evine o kira verilmez.

Öte yandan yazlık kiralamanın püf noktası şudur: Bodrum'u mu seviyorsunuz mesela? 1 sezon 1 ay fiyatı neyse kiralayacaksınız ve gittiğinizde hem tatil yapıp hem de dolaşıp nerelerde kalınabilir vb. araştıracaksınız. Mesela güzel bir site mi var, gideceksin güvenliğe veya yönetime kiralık yer arıyorum diye soracaksın. Zaten oralarda kiraya vermek isteyenler yönetime falan numaralarını versin diye söylüyorlar. İnternetten, emlakçıdan vb. yazlık kiralanmaz.
0
malheiros
(23.05.26)
(9)

Sık arıza çıkaran araç ne demek?

ya ben lan neyse
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol arac
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?

her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?

ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol araca da razı olurum. çünkü gerçekten çok ama çok pahalı arabalar.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(21.05.26)
100km’de bi değil tabi. Ama orada kilit nokta sanayiye gitme gelme değil rahatsız edecek bişeylerin sürekli çıkması. Kendi eski aracımdan örnekle anlatayım, hem eski hem km’si çoktu;

Şanzımanda sorun vardı haftalarca stres yaşattı sanki her an yolda bırakacak gibiydi, sonra öyle de oldu 2 gün dükkan gezdim 60-70k masraflar havada uçuyordu en son temiz bi usta olum basit bişeyi gitmiş deyip 3k’ya halletti. Onu kurtardım sonra şanzıman d’ye alınca sert vuruntu yapıyordu aylarca o can sıktı. Bir kaç hafta sonra motor arıza ışığı yandı ne olduğunu bulamadık, sonra conta yanığı oldu 25 liralık olduk bir kaç haftam rezil oldu. O bitti 2-3 ay sonra oksijen sensörü başa bela oldu. Arada bir de hava çeken hortum yırtıldı. Onu fark edene kadar araç aşırı bağırıyordu yine motor gidiyordu diyordum. Hepsini ülkenin en iyi ustasının eline verip baba komple temize çek desen 30-40 kağıda en baştan hallederdi mesela ama sürekli başka yerlerde başka zamanlarda arıza veriyordu. Bir kere gönül rahatlığıyla bişey olmadan bi uyarı vermez demeden süremedim. Her an tetikteydim ve aşırı yorucuydu. Dediğim gibi vurdumduymaz biri olsam sanayide 4-5 farklı usta arkadaşım dostum olsa dert değildi belki ama sürekli sanayiye gittim sürekli stres panik endişe. Kaç kere keşke almasaydım dedim ve sonra kurtuldum bıraktım aracı.
+1
avatar is back
(21.05.26)
Cok ariza cikaran pejo 207 kullandım. 30 bin km ve 2 yil falandir toplam.

Bir kere arac yag yakiyormus zaten, arastirinca kronik olduğunu öğrendim. Cozumu rektifiyeydi yani değmeyecek kadar pahaliydi, ara sira yag ekleyerek idare ettim.

Butun sogutma sistemi peyderpey bozuldu. Baktim su eksiliyor, test yaptik, termostattan cikti, değiştik, sonra su tankından basladi, sonra baska bir yerden.

Bir kez uzun yol yaptim baya 2500 km falan sinirda 8 saat beklemeli vs, arac yag uyarisi vermeye başladı. Bilmediğim bir ülkede çözmeye ugrastik sonra sensörün sorunlu olduğu kanaatine vardik, sonra kendi kendine duzeldi.

Gene bir ara hararet uyarısı verdi ve o da sensörlerden cikti.

Bir ara yag bobinlerin oralarda bir yerlere girdiydi, hepsi değişmeli dedi usta ama salladim hic de birsey olmadi.

2010 model aracta butun bu maceralar yaşandı. Cok daha eski birkac japon arabasi kullandim, onlarda neredeyse hiç sürpriz problem cikmadi. Tabii gene onlarin da bakimsizi kötü olabilir. Peşin pesin japon diye güvenilmez.
0
mbond
(21.05.26)
benim icin sik arizanin karsiligi direk bmw.

farkli modelleri 7-8 sene kullandim. naparsan yap 6 ayda bir servistesin, istedigin kadar iyi bak, km dusuk olsun, kazasi olmasin, 6 ayda bir isik yakar. isik yakmasa su kacirir. su kacirmasa yag akitir. hep elinin ustunde olmasi lazim. servisten ciktigin hafta yolda kalabilirsin.

ama iste namussuz, gaza basinca butun sikintilarini unutturur.. zaten oyle olmasa coktan batarlardi herhalde.
0
cooperr
(22.05.26)
ne kadar az özellik, o kadar az sorun.
0
designer
(22.05.26)
arızası bol olmayan ucuz araçlar da var. piyasası yok diye ucuza giden araçlar sadece tutuluyor kolay alınıp satılıyor diye fiyatı şişirilen daha eski daha yıpranmış araçlardan daha iyi bence.

her şey bi arada olmuyor sadece. senin önceliklerin önemli.
mesela genel olarak turbo dizel daha az yakar, atmosferik benzinli daha az sıkıntı çıkarır arızaları da daha düşük maliyetli olur.
piyasası hızlı araçlar daha pahalı veya yüksek km olur, fiat vs. almak istersen markasına para verirsin, piyasası olmayan araç aynı fiyatlara sana daha çok şey sunar.

piyasası var, çok yaşlı değil, çok yüksek km değil, az yakıyor, az arıza çıkarıyor, e bu araç pahalı oluyor tabi.
şimdi ucuzlatmak için nelerden taviz vereceksin? ben marka bilinirliğinden ve yakıt tüketiminden taviz verdim fiyatına göre düşük kmde ve genç sayılacak atmosferik benzinli araç aldım. 213k km'de 235k tl'ye 2010 model. memnunum...

sen bilmediğim marka almam dersin, daha eski veya yüksek km araç alırsın. veya her şey idare eder görünüyordur ama bilinen masraf açabilecek sık karşılaşılan arızası vardır o modelin ondan ucuz gidiyordur... parçası zor bulunuyordur vs.

az bilinen araçların çoğuna yönelik bu parçası bulunmaz ön yargısı var direkt mesela. kiminde haklı kiminde haksız. aslında parça sorunu olmasa da o bulunmaz algısı varsa direkt piyasasını etkiliyor.

ha sıfır problem mi? hayır. ufak tefek sorunlar tabiki var 16 yaşında araçta.
trim sesi var, zrotlar sıkıntılı, akü ölüydü, hortumlar eskimiş geçen üst radyatör hortumundan kaçak oldu, klima soğutmuyor(umarım sadece gazı eksiktir :D) arka cam rezistansının bazı sıraları ısınmıyor, dikiz aynalarının ısıtması çalışmıyor, oksijen sensöründen arıza kodu var ışık yakıyor. ama işte arıza var arıza var... bunların hiçbiri aracı kullanıma engel büyük sıkıntı değil, bi hortumu hemen değiştirmek gerekti öyle kullanılmazdı gerisi can sıkar ama yolda bırakmaz. 7 aydır günlük kullanıyorum. ustalara güvenmediğimden aylardır sorunlarıyla idare ediyorum, muayene öncesi şehir dışında komple baktıracağım genel bi toparlanacak bakalım... temmuzda muayenesi bitiyor, bu ay sonu veya haziran içinde halledilir. motoru mekaniği sorunsuz aracın.

burada ben birkaç sorununu anlatıp sorunca kendim çözmeye çalışınca bir sürü yorum geldi "sat kurtul" vs. yazan. yok abicim ben gayet memnunum. sıfır araç almıyoruz illaki problem olacak. böyle ufak can sıkan problemlere ben ok'im. geçiştirebilir erteleyebilir kendim çözebilir veya diğer olası büyük problemlere göre düşük maliyetle yaptırabilirim. hiçbiri deal breaker değil benim için. satsam yerine alabileceğim sıfır sorunlu araç mı var bu fiyata? kurtuldum tamam e ne alacağım şimdi? ona cevap yok sat diyenlerden :D

az özellik az sorun+1, basit sistem iyidir. o yüzden işçilik fiyatları ve kalitesine bakınca ben varsın biraz daha çok yaksın sanayide masraf edeceğime yakıta veririm dedim. ki lpgli olduğundan oradan kaybım da az. ha lpg de sorun ihtimalini arttırıyor mu? evet. ama demir bloklu atmosferik çelik sübaplı araçta risk yine güncel turbo benzinlilerden düşük.
turbolu küçük motorlu modern araç alsam yakıt tasarrufunu ustaların eline sayacağım :D ne anlamı kaldı? o tip araçları sıfır alan alır kullanır tasarrufundan konforundan faydalanır sonraki sahipleri sıkıntılarıyla boğuşur.
0
konetsu
(22.05.26)
mesela bir markanın bir modeli diğer modellere göre daha sık sorun çıkarır o araç o gruba girer. araç lpglidir bakımları düzgün değildir, araç bakım süreçleri düzgün takip edilmemesi arızaları geçiştirilmişse her araç sürekli sorun yaratabilir. mesela bir tanıdığım togg aldı ve aldığı gibi araç arıza ışığı yaktı. yani kronik sıkıntılı araç böyle oluyor.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Periyodik gibi düşünmeyin; mesela giyinmiş süslenmiş bir yere yetişiyorken yolda bırakabilir gibi düşünün.
0
lil siztah
(22.05.26)
çok eski olmayan bir arabayla, periyodik bakımlar haricinde her yıl en az bir kere tamirciye gidiyorsanız bu sık arıza çıkartmaktır bence. (kaza vs bahsetmiyorum)

yılda bir tamirciye gitmekten ne olur demeyin. arabadan anlamıyorsanız zaten ayvayı yediniz.

1- araba bozulmak için sizin bol bol boş vaktinizin olduğu zaman bozulmayacak. tam bir yere yetişmeniz gerekirken, arabada sıkıntı çıkacak. "bu araba şu anda beni oraya götürmüyorsa, neden aldım bu arabayı?" diyeceksiniz.
2- tamirciye gittiğinizde bazen yarım gün, bazen 15 gün araba kalıyor orada. bazen sağdan soldan parça gelmesi gerekiyor boş boş bekliyorsunuz.
3- tamirciye gittiğinizde ödediğiniz paranın haddi hesabı olmuyor. tamirci ne kadar dürüst, ahlaklı olursa olsun, araba tamiri pahalı bir şey.
0
co2s2
(22.05.26)
Bolca 20+ yaşında araba kullandım arıza örnekleri vereyim...

1) Giderken su hortumu patlar yolda kalırsın

2) Sarj dinamosu gider yol uzunsa ve akşam vaktiyse kesin yolda kalırsın

3) Marş motoru gider gene yolda kalırsın

4) kayış, kasnak, su pompası gider gene yolda kalırsın

5) debriyaj teli kopar gene yolda kalırsın

6) saçma bir sensör arıza verir, bulamazlarz abuk subuk alakasız parçaları değiştirip dururlar, ya yolda kalırsın ya performans kaybı yaşarsın

7) elektrik tesisatı sıkıntılıdır, bir kopuk veya bazen temassızlık yapan kablo yüzünden yolda kalırsın

8) arızalı veya bypass edilmiş sensör yüzünden düşük yağ basıncı, hararet, düşük su seviyesi gibi kritik uyarılar çalışmaz motoru kucağına alırsın

9) yakıt hattı eskidir, özellikle benzinli bir araçsa herhangi ufak bir kaçak = facia

10) kronik problemi olan bir araçtır ve aldığında ciddi masraf edip değiştirmen gereken parçalar vardır, değiştirmezsin araba kadar masraf çıkar. Yan sanayi parça takmışlardır rastgele bir zamanda büyük sıkıntı çıkarır.

Bütün bunlar bazen çok sık aralıklarla yaşanır araba size biner tabiri caizse.
+1
kimlanbu
(23.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.