Giriş
(4)

Araç içi kamera almak neden bu kadar zor?

Lh12
Tanıtıma bakıyorum mercedes falanca model için uygun diyor. Film çekmeyeceğim. Basit bi kamera arıyorum.BozulmasınSadece temiz kayıt alsın yeter1 haftalık hafıza yeterliElektrikli olsun. Batarya falan uğraşamam25 model polo ya uyumlu.Bütce azami 3binBana sadece marka değil model de söyleyin lütfen.
Tanıtıma bakıyorum mercedes falanca model için uygun diyor. Film çekmeyeceğim. Basit bi kamera arıyorum.

Bozulmasın
Sadece temiz kayıt alsın yeter
1 haftalık hafıza yeterli
Elektrikli olsun. Batarya falan uğraşamam
25 model polo ya uyumlu.
Bütce azami 3bin

Bana sadece marka değil model de söyleyin lütfen. Şimdiden sağolun.
0
Lh12
(01.09.26)
Viofo a229 pro duo
+3
mirty
(01.09.26)
Ben bu işi bu hafta inanılmaz araştırdım. Ve aldım. En önemli şey bataryasız olması ve Sony starvis 2 sensör. Starvis 2 sensör olmayınca gece plaka okumuyor kameralar. Bir sürü video izledim, karşılaştırdım vs.

Benim önerim Ddpai z90 pro. Dahili 64gb hafızası var. Ya da viofo modellerinden biri ama fiyatları yüksek. Ben daha uygun fiyatlı bir şey baktım. Zaten hafıza kartları da pahalı.

Ben Ddpai z60 pro aldım. 32gb dahili hafızası var. Fiyatı da 7200 e geldi. Ddpai tr sitesinden aldım. Yanında bu haftaya özel ODB cihazına takılan başlığı da hediye ediyorlardı. Ama henüz deneme fırsatım olmadı.

Daha f/p herkesin kullandığı starvis sensörsüz en çok kullanılan modelse 70mai a500s.


Aynı segment hatta daha iyisi 70mai a810s. Ama distribütörden ve ürünle ilgili o kadar çok şikayet okudum ki.
+2
jackyr
(01.09.26)
universal kameralar var. gücünü sigorta kutusundan alıyorlar zaten. uygun slot yoksa bile uydurulur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.09.26)
nextgen kullaniyorum, 4-5 sene oldu hala mis gibi calisiyor.
arac vw grubu, polo'da sikintisiz calisir.
direk sigortaya bagladim.
3000'e bulabilir misin bilmiyorum, yurtdisi fiyati $150 civari.
0
cooperr
(08.09.26)
(11)

Araç satarken tamponun lokal boyalı olduğunu saklamak

HellKeePer
kuş pisliği sebebiyle boya attı ve uzman bir serviste 2 karış lokal boya yaptırdım, hiç anlaşılmıyor. lekeli fotoğrafı elimde yok. aracı satarken bunu alıcıdan saklasam sorun olur mu ? niyetim alıcının kafasını karıştırmamak. tampon lokal boyalı desem kaza yaptığımı düşünecek.https://resmim.net/cdn/
kuş pisliği sebebiyle boya attı ve uzman bir serviste 2 karış lokal boya yaptırdım, hiç anlaşılmıyor. lekeli fotoğrafı elimde yok. aracı satarken bunu alıcıdan saklasam sorun olur mu ? niyetim alıcının kafasını karıştırmamak. tampon lokal boyalı desem kaza yaptığımı düşünecek.

resmim.net
0
HellKeePer
(01.09.26)
expertizde ortaya çıkar saklamanız bir şey değiştirmez ama bence baştan söyleyin çünkü tampon plastik parça boyanması değer düşürmez kaportanın boyanması değer düşürür
+1
baknedicem
(01.09.26)
detaylı eksperlerde ışık altında rahatlıkla fark edilir, bu durumda alıcı cayarsa eksper ücreti sana kitlenir. meseleyi eksper ücretine de indirgememek lazım, ahlaki açıdan da söylemek yerinde olur. ayrıca söylemediğiniz senaryoda sonraki süreçte ayıbı fark ettiği takdirde tazmin sorumluluğu doğabilir. kafa karıştırmak değil doğru bilgilendirmek olarak değerlendirin.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.09.26)
Sorarsa Lokal boyalı ama harika işçilik var dersin. Tampon boyasına takılan adamla zaten alış veriş yapılmaz.
0
Lh12
(01.09.26)
ben olsam soylerim, soylemeyip ortaya cikmasi daha kotu.
tampon boyasina ben olsam takilmam +1
0
cooperr
(01.09.26)
Tampon boyaları önemsiz, söyleyin
+1
mirty
(01.09.26)
Eksperde çıkınca eksper abi önemsiz salla diyecek alıcıya. Plastik parça zaten. O yüzden söyle
0
jackyr
(01.09.26)
Eksperde çıksa bile hata olarak rapora eklenmez. Çünkü plastik parça. Ayrıca boya kalınlığını ölçen cihaz metal parça üzerinden ölçüm alabiliyor. O cihazla tespit edilemez. Ancak renk farkı, bariz bir kalınlık farkı (ele falan gelece kadar) varsa tespit edilebilir. Ama ona da ihtimal vermiyorum. Çünkü zaten hata sayılmadığı için bakmazlar bile.
0
himmet dayi
(02.09.26)
söyleyin.

boya kalınlığı ölçen cihazlar var. bazı insanlar bununla geziyor ve haklılar.

tampon dediğin zaten darbe sönümlemek üzere tasarlanmış araç gövdesinden ayrı bir parça. çizik veya boyanmış ve tamir edilmiş olması sorun olmamalı. gövdeye bakmak lazım.
0
janderzel zartanyan
(02.09.26)
Bana denk gelince aile fertelerini de içeren küfür ediyorum. Arkadaşa araba bakmak için dünyanın yolunu gidiyoruz, telefonda 1500 kere soruyoruz, bak hatasız boyasız değil mi diye, bir gidiyorsun ya tampon boyalı, ya tamirli ya da değişen. Herif diyor ki o plastik aksam sayılmaz. Ya sabır... Bana denk gelse ekspertiz zaten bulur, 15.000tl ekspertiz ücretini satıcıya kitler yoluma bakarım.
0
kimlanbu
(03.09.26)
@kimlanbu

telefonda tamponun lokal boyalı öğrenince aracı almaktan vaz mı geçeceksin
0
🌸HellKeePer
(03.09.26)
Eğer ben hususi olarak sormuşsam ve satıcı gerçekten bilmiyorsa ufak tefek şeylerin hiç önemi yok, pazarlık konusu bile etmem, nazar boncuğu der geçerim. Baktım ki satıcı önceki cevabımda dediğim gibi ben özellikle sormama rağmen bana yalan söyleyip "yok orası plastik sayılmaz, burası plastik sayılmaz" ayağı yapıyorsa ekspertize bile gitmem zaten, bu herif galerici gibi ayak yapıyorsa daha neler çıkar diye düşünürüm.
0
kimlanbu
(03.09.26)
(4)

çok zorda kalan veteriner

baknedicem
mahrumiyet bölgesinde çok zorda kalan bir veteriner bir insana safra kesesi ameliyatı yapabilir mi ?
mahrumiyet bölgesinde çok zorda kalan bir veteriner bir insana safra kesesi ameliyatı yapabilir mi ?
0
baknedicem
(01.09.26)
yapar. hukuken ıztırar hali olarak geçer. ancak ortada başka türlü önlenmesi mükğn olmayan bir zarar tehlikesi olması lazım. başkaca şartları da var tabii. safra kesesi ameliyatının zorunluluk durumu nedir? başkaca bir seçenek yok mu?
+1
ground
(01.09.26)
zaruri durum olarak savaş durumu tıbbi şartlara ulaşamama durumu ve şiddetli ağrılar ama benim asıl merak ettiğim insan anatomisini bilmeden bu ameliyat mümkün mü?
0
🌸baknedicem
(01.09.26)
bunun ben zamaninda bir veteriner arkadasa sormustum.
maymunlar uzerinde ilac testleri yapan bir firmada calisiyordu, basit ameliyatlari yaparim sikinti olmaz demisti, maymunlari acip kapatiyoruz diyordu.
safra kesesini halleder herhalde. ama bypass yap desen patlar. :D
0
cooperr
(01.09.26)
Yasal kısım için cevap vermişler ama alet edevat, steril ortam, anestezi, teknik bilgi, tecrübe derken hastanın öl ya da şansını dene durumunda olması lazım ki razı gelsin.

Safra kesesi ameliyatı özelinde 3-4 adet ufak delik açarak kocaman kesi atmadan yapıyorlar bu işi artık.
0
kimlanbu
(03.09.26)
(5)

1 Milyon Lira Birikmişle Ne Kadarlık Ev Alınır?

depresif çocuk
1 milyon tl birikmişi olan, aylık maaşı da 200.000 tl olan birisi bütün ev alım sürecindeki masrafları da göz önünde bulundurursak, en fazla ne kadarlık bir ev alabilir? Hangi aralıktaki evlere bakması lazım?
1 milyon tl birikmişi olan, aylık maaşı da 200.000 tl olan birisi bütün ev alım sürecindeki masrafları da göz önünde bulundurursak, en fazla ne kadarlık bir ev alabilir? Hangi aralıktaki evlere bakması lazım?
0
depresif çocuk
(31.08.26)
Hangi banka, O bankayla çalışıyor musunuz, kredi notunuz kaç, ilk eviniz mi, o banka ilk evim kredisi veriyor mu, ev sıfır mı, ikinci el mi, evin enerji sınıfı kaç?
Aklıma gelen sorular bunlar.
Ve daha birçok sorunun cevabı lazım, bu banka kredi sitelerini incelemeni, bir bankayı gözüne kestirip müşteri temsilcisiyle birebir görüşmeni tavsiye ederim. Bu aralar vermiyoruz diyeni de, çıkaracağı masraf karşısında komik kalacak kredi miktarı teklif edeni de olabilir.
+1
Mirket
(31.08.26)
pesinati bastiktan sonra, aylik taksidinin net gelirinin 1/3'unu gecmemesi lazim.
ona gore bir ayar cekeceksin.

baska hesaplamalar da var ama cogu turkiye sartlarinda islemiyor surekli para deger kaybettigi icin.
0
cooperr
(31.08.26)
bence içinde oturduğunuz senaryoda 100K kredi ödeyebilirsiniz. bu da şuan için en iyi oran olan 2.88 faizle 10 yıl max vade için 3.500.000TL kredi tutarına denk gelir. tabi banka sizi kredi verilebilir bulması lazım. 3.5 milyon kredi için evin değerinin exper tarafından 3.900.000 tl değerlenebilir olduğu A-B enerji sınıfı ve ilk evin olması gerekir. ev alırken %4 tapu harcı + emlakçı komisyonu olur, bu da kabaca 250K gibi ilave masraf yapar.

özetle 3.5 mil krediden alırsınız. 250 de masrafı olur. 1 milyon cebinizde varmış. 4.250.000 tl'ye bir ev alabilirsiniz. emlakçısız ve tapu harçsız bulabilirseni 4.5'a çıkarsınız. aylık da 100K geri ödersiniz. ileride faizler düştüğünde yapılandırır, aylık taksiti düşürürsünüz.
+1
awlmi
(01.09.26)
bu seninle ilgili olan bir şey aslında. aylık ne kadarla yaşayabilirsin hali hazırda aylık ne kadar kira veriyorsun onları netleştirmen gerek.

kağıt üzerinde yeni bir ev ise 5 ile 7 milyonluk bir evi alabilirsin. bankalar kredinin aylık kazancının 3/1'inden fazla olmasına çok da takılmıyor benim belgelenebilir hane kazancım 130.000 lira iken hemen hemen her banka aylık 90.000 lira civarı ödemesi olan kredileri gayet de kabul etti, ben ne yaptım ne ettim 3.5 milyon krediyi aylık 120.000 liradan 60 ay olarak çıkarttırdım. şu an belgelenebilir hane gelirim zaten 150.000 lira değil. fakat kredi puanım inanılmaz yüksekti, yaklaşık 15 yıldır da düzenli kredili mevduatlar kullandım hiç birinde de ödemelerimi vesaire aksatmadım.

ancak şeyi söylemem gerek. benim ev 6.5 milyon idi. 6.5 milyon ev için 100.000 lira emlakçı parası ödedim. döner sermayedir tapu harcıdır 360.000 liraya yakın bir vergi ödedim. ıvırı zıvırı derken 500.000 lira daha bir masrafım oldu. eve niyetlendiğinde en az 500.000 lira daha kafanda kenara koy.
0
denizgonen
(01.09.26)
fuzulev ile 4milyonluk alinir. biz iki kez araba aldik guzel sistem
0
aloneinthedark
(02.09.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+3
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(2)

Macbook air m3

lorne malvo
Bu m3 neden yok hiç bi yerde? Ok yeni işlemciler cikti ama m2 var mesela pt'de bu yok. Neo namussuzu çıktığından beri fırladı airler sanki ne diyonuz m2 ya da bulursam m3 alınır mı?
Bu m3 neden yok hiç bi yerde? Ok yeni işlemciler cikti ama m2 var mesela pt'de bu yok. Neo namussuzu çıktığından beri fırladı airler sanki ne diyonuz m2 ya da bulursam m3 alınır mı?
0
lorne malvo
(31.08.26)
2022'den beri m2 kullaniyorum sikinti yok.
air "uretim tarihinden" itibaren 7-8 sene rahat goturuyor.
2030 gibi yenisini alirim, sag kalirsak.
0
cooperr
(31.08.26)
günlük kullanım için m1 bile gönül rahatlığıyla alınabilir.
0
vaveylababa
(04.09.26)
(26)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
Türkiye çok kötü ilişki konusunda. Yurt dışındaki ilişkiler daha normaldir.
-14
arbre
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
0
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(16)

Kibris’ta batan gemi faciasiyla gibi durumlarla alaki

titanic kemancısı
Anladığım kadarıyla bazı kişiler geminin içine sıkışmış maalesef. Hiç açık böyle dalgalı denizde yüzme gibi bir tecrübem olmadı merak ettiğim şey; yüzme bilip can yeleği olmayan da suya girdiği anda boğulma riski oluyor mu böyle bir durumda? Kurtulanların bazıları tekne dibe çekmesin diye erken suya
Anladığım kadarıyla bazı kişiler geminin içine sıkışmış maalesef. Hiç açık böyle dalgalı denizde yüzme gibi bir tecrübem olmadı merak ettiğim şey; yüzme bilip can yeleği olmayan da suya girdiği anda boğulma riski oluyor mu böyle bir durumda? Kurtulanların bazıları tekne dibe çekmesin diye erken suya atladığını da söylüyor can yeleği yoksa ve yüzme biliniyorsa dalgada yine boğulma ihtimali oluyor mu? Çok üzüldüm hala yakınlarını bulamayanlar var bir yandan da merak ediyorum böyle korkunç bir senaryoda ne yapmak lazım?
0
titanic kemancısı
(30.08.26)
yüzmeyi iyi bilmiyorsa kendini yorar ve sonra batmaya, su yutmaya başlar. ama yüzme iyi bilen birisi böyle sıcak havada travma falan geçirmediyse yardım gelene kadar boğulmaz.
+1
malheiros
(30.08.26)
Twitter'da şöyle bir şey okudum, açık havaya çıkmadan yelegi sisirmemek gerekiyormuş, ters dönme gibi durumlarda sanırım sikisabiliyormussun. Panikle yoğunluklu insanların koştuğu tarafın tersine hareket etmek gerekliymiş gibi şeyler yazıyordu.

Çok korkunç olay.
+1
a perfect lie
(30.08.26)
Uzman değilim, sorunuza cevaben yüzme bilen kişi açısından görüşümü söyleyeyim. Bence temel mesele suda sakin kalmak, panik yapmamak ve kendini yormamak. Suda en az eforla nefes alma yöntemi, sırt üstüdür diye düşünüyorum. Benzer bir durumda kıyı yakın değilse sırt üstü yatar beklerdim. Deniz istediği kadar dalgalı olsun, yüzme bilen kişi burnuna gelecek suyu yutmamayı bilir (nargile yöntemi deniyordu sanırım, yıllar evvel gittiğim kursta o şekilde öğrenmiştim).
+1
yap desem yapmazsin he
(30.08.26)
tahliye teknesinin ipini kesmemişler indirememişler indirince de teknenin altına sıkışmış (tekne katamaran gövdede boşluk var o sırada 7-8 kişi orada sıkışarak ölmüş)
kalanlar denize atlıyor zaten yardım geldiğinde tekne batmamış gözüküyordu videolardan
+1
croswell
(31.08.26)
Dalga var, dalga var. Koca kargo gemilerini alabora ediyorlar bazen, insanın ne gibi bir şansı olabilir. Youtube'da bir kanal takip ediyorum birkaç aydır, denizdeki dalgaları ve riskleri anlatıyor. Açık denizi bırakın, bildiğiniz sahil şeridinde bile en baba yüzücünün bile başedemeyeceği dalgalar oluyor. Ayak bileğine bile gelmeyen suda boğulabilirsin.
Birkaç hafta önce Kaliforniya'dan bu video baya popi oldu: youtu.be
Akdeniz açık deniz. İskenderun'u, Mersin'i kışın bilenler dalgalarının şakaya gelmeyeceğini bilir. Belki direkt kıyas olmaz ama Kuzey Denizi videolarına bakabilirsiniz. Dalgalar denizin ortasında içe kırılıyor.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
tam da bu benim aklima geldi bu kazadan aslinda sonra. hatta cevaplardan biri gibi ben de ne var aq sirtustu yatar hatta nap basarim, kurtarilmayi beklerim diye dusundum ama bu kadar kisi oldugune gore bu kadar kolay olmasa gerek diye dusundum. sonucta insanlarin cogu yuzme biliyor.
+2
baldur2
(31.08.26)
ben iyi yüzme bildiğimi düşünüyorum, meslek olarak denizcilik de yaptım bi ara, açıkdenizde de girdiğim çok oldu.

panik faktörü çok önemli, denizde normal bir insan kafasını kaldırsa su üstünde kalabilir. tabi bu üzerindeki giysilerin durumuna ne kadar su çektiğine de bağlı olabilir.

yüzmeye çalışmak yorucudur bir noktada kesilirsiniz ama su üstünde kalmak için kafanızı yukarda tutmak veya ellerinizi kollarınız açmak yeterli geliyor. en azından çoğu insan için.

izlemedim ama izlediğim kadarıyla ayaklarında kesikler olan insanlar varmış cam kırıklarından dolayı, ve gemiden mazot akmış, deniz suyunun üstünü örtmüş herşeye yapışmış ve kaygan hale getirmiş, bir baba 6 yaşındaki çocuğumu tutamadım dedi. çünkü her yerine mazot bulaşmıştı çok kaygandı dedi. o durumda bir panik oluştuysa itişme kakışma, ezilme, belki bayılan insanlar oldu korkudan, belki dediğiniz gibi alt katlarda tuvalette falan kaldı, bunun yaşlısı var, hastası var, engellisi var. çıkamamış olanlar da olabilir tabii.

panik faktörü varsa herşey olabilir. videolarda arayın, 1 metreye varmayan suda boğulacak gibi olan insanlar bile var panik yüzünden. hani o kadar paniklemiş ki ayaklarını yeğe değdirse vücudunun üst kısmı su üstünde kalacak ama panikten çırpınarak boğuluyor.

yüzme bilmeyen insan paniklemişse çok daha tehlikeli, yanında birisi varsa direkt onun üstüne çıkıp sarılıyor, su altında kalıyor diğer insan ve kurtulamazsa boğuluyor. bu da olmuş olabilir.
+2
omer460
(31.08.26)
Bu tip kazalarda panik yapmama imkanı yok.

Yani ne kadar iyi yüzerseniz yüzün, fırtınalı deniz, beklenmedik bir kaza durumu kontrolü kaybetmeye neden olabilir. Her gün alabora olan bir gemiden kaçmıyorsunuz sonuçta.

Tabii açık denizde hele bir de kötü havada dalgaların sizi sürükleme ihtimali de yüksek. Dakikalar içinde kaza mahalinden çok uzaklara sürükleyebilir dalgalar.

Burada işte gemi personelinin kontrolü mümkün olduğunca ele alması lazım.

Herkesi görev yerlerine geçmesi, yolcuları kontrollü bir şekilde ilerletmesi, can yeleklerini giydirmesi, filika ve botları suya indirmesi ve yolcuları oraya aktarması gerekiyor.

Zaten bunun için gemilerde, uçaklarda vb sürekli tatbikatlar yapılır. Hangi personelin ne görevi olduğu bellidir.

Ama birçok insan bu tatbikatları ciddiye almıyor. Bizim insanımız bu tip kaza anlarında soğukkanlı değil panikle hareket ediyor. Herkes bir ağızdan bağırıyor, kimin ne yaptığı belli değil.

Çok üzücü bir kaza ve çok ders alınacak konu var. Ama alınacağını sanmıyorum.
+1
anten
(31.08.26)
Gemi içinden görüntü geldi X te dolaşıyorkapının ordaki koridorda kapı kapalı olduğu için gemi yan yatınca altta sıkışıp ezilenler var, en alttan en üst tavan kısmına doğru tırmanmaya çalışanlar çok ciddi efor sarf ettiklerini anlatıyorlar. Muhtemelen en yaşlı, kadın, çocuk vs olanlar imkansız çıkamamıştır ordan tahliyeleri erken olsa muhtemelen herkes kurtulacaktı.
0
🌸titanic kemancısı
(31.08.26)
20 sene önce bursa - istanbul feribotunda (arabalı olan değil) armutlu-bozburun civarında dalgalar sebebiyle sağlam sarsıntı oldu gemide ve saniyeler içinde panik dalgası başladı. sesli kelime-i şahadet getirenler, kusanlar, kaptan kabinini tekmeleyenler vs... o sırada kaptan anons yaptı "sakin olun sorun yok" diye... ardından iri bağırdı yalan söylüyor batıyoruz diye. bunun üstüne can yeleği savaşı başladı... insanlar birbirlerini boğazlıyordu nerdeyse.

O gün bu gündür kışın feribotlara binmiyorum.
+2
renegade
(31.08.26)
Koskoca gemi battı, derinliği düşünemiyorum! Yüzme bildiğim halde orada olsam panikten, korkudan neler yaşardım düşünemiyorum. İnsanlar tutunmaya çalışırken küçücük çocuğun cesedi suda=( tek suçlu kaptan ve personel. Su aldığı an insanları dengeleyebilirlerdi zaman kazanmak açısından. Herkes bir tarafa gidince iyice battı muhtemelen.
0
mslny
(31.08.26)
bu tarz kazalar yasanmasi icin coklu hata lazim, yoksa kolay kolay bogulma olmaz.
yani:
hem gemi bitik olacak
hem kaptan, hem murettebat egitimsiz olacak
hem kurtarma ekipmani yetersiz, arizali vs olacak
hem de hava sartlari kotu olacak

tahminen bunlarin hepsi gecerli, tipik ortadogu case study.
her isimiz "bir is nasil yapilmamali" isimli kitaba girer.
olmek konusunda bizim kadar mahir bir baska millet var mi bilmiyorum.
+1
cooperr
(31.08.26)
@Cooper, gemi su alıyor karaya 20 km mesafedeler, kaptana yolcular söylüyor su alıyor gemi geri dön diye, karışmayın diyor devam ediyor. kaptanın adı gemi personel listesinde değil yolcu listesinde, kaptan kaptan değil, kaptanın kaptanlık evrakı falan yok yani. bir de gemi batarken personel açılın açılın diyerek gemiden ilk önce atlayıp kaçıyor. yani söylediğin herşey mevcut.
+1
omer460
(31.08.26)
@omer460
ya iste coklu hata sart, yoksa modern arac gerecleri kolay kolay kaza kirima sokamazsin. arabadan ucaga hepsi ayni, bu da sonucta aslinda modern kucuk bir gemi.

gecen gun yuruyen merdivenlerle ilgili birseyler okuyordum da, 15-20 tane ayri ayri guvenlik ozelligi var, ve bunlarin hepsi birer kaza sonucu gelistirilmis. yani muhendisler surekli delikleri kapatiyor, salakca seyler yapsan bile sistem olmene izin vermemek uzere kuruluyor.

kaptani yolcu listesine yazarak kurallari ihlal etmek, eli yuzu duzgun ulkelerde insanlarin aklina bile gelmez, cunku adamlarin hayalgucu o kadar genis degil. bizim aklimiz sadece ve sadece kurnazliga calisiyor.

bu kuralsizlik nasil duzelecek, yani butun sistemler cokmus ise nerden baslamak lazim, harbiden merak ediyorum. belkide hicbirsey hicbirzaman duzelmeyecek ve bu sekilde yok olup gidecegiz.

bu akkuyu falan, ben ordan birseyler bekliyorum ya. birisi damadini falan sokar iceri, o da hepimizi havaya ucurur bence. hidrotermikte ayni verimi alman imkansiz, komurle dogalgazla da olmaz o is ama nukleer kokumuzu kurutur. hayirlisi artik.
+2
cooperr
(01.09.26)
böyle bir senaryo eğer kışın gerçekleşirse hipotermi olasılığı yüksek. o yüzden titanik'teki gibi bir ahşap üstüne çıkmak en güvenilir yol olur ama o ahşabı nereden bulabilirsiniz bilemem. deniz suyunu filtre ederek içme yöntemi var ama güneş, plastik ve kaplar lazım vs.

yüzme bilenlerin rip akıntılarında daha çok boğulduğunu duydum. aşırı özgüven her zaman trajediyi doğurur. o yüzden mümkün olduğunca sakin kalıp, yeleği giyip varsa filikalara binmek.

yoksa evet sırt üstü yatarak beklemek ancak ıslak kıyafetler, çanta vb ağırlık yapıp dibe çekeceği için çanta ve ayakkabılar ilk olmak üzere kıyafetleri çıkarmak gerekiyor.

bir de kurtarmaya geleni de boğma riski olduğu için nereye tutunsam diye hınca hınç saldırmamak lazım. duba gibi kafasına sarılıp batırılan kurtarıcılar çok maalesef.

pan-ik öldürücü ve bulaşıcıdır. tatbikatların sebebi de özünde paniği önlemektir. o yüzden öncelikle derin nefesler alıp sakince ilerlemek gerekiyor. ilk atlayanlar genelde ölenler olur eğer bildikleri bir şey yoksa.
0
janderzel zartanyan
(01.09.26)
silivri'de 2 gemi çarpışmış 10 kişi kayıpmış. bir gemiyle irtibat kurulamıyormuş.
0
omer460
(02.09.26)
(6)

arabalardaki ozon islemi - ikinci el bmw

antikadimag
istedigim bmw'yi almaya gittim bugun bayiye. ancak arabaya bindigimde cok sert metalik bir koku vardi. neden oldugunu sordugumda ozon islemi gormus dediler. simdi arabaya niyetlenmistim yasina gore km'si dusuk ama bu ozon islemi beni killandirdi. adamlarla fiyatta anlastim ama sonra icime sinmedi, y
istedigim bmw'yi almaya gittim bugun bayiye. ancak arabaya bindigimde cok sert metalik bir koku vardi. neden oldugunu sordugumda ozon islemi gormus dediler. simdi arabaya niyetlenmistim yasina gore km'si dusuk ama bu ozon islemi beni killandirdi. adamlarla fiyatta anlastim ama sonra icime sinmedi, yarin devam edelim diye ciktim geldim imzalari tamamlamadim.

bu agir ozon kokusu ya sigaradan, ya da baska bir islemden diye dusunuyorum. bir yandan da arabaya baktim cok hor kullanilmis gibiydi. (2022 model) 45 bin km'de olmasina ragmen her yeri cizik, arkasinda vuruk var vs. camlar film kaplanmis falan tam bir serseri kullanmis gibi.

pazarlika fiyati $34'ten 32 bine dusurdum ama bu araba alinir mi emin olamadim. yarin bir ustaya gosterecegim dedim ama acikcasi cok emin olamadim. bu ozon islemi hakkinda bilgisi olan var midir? alinir mi bu sekilde araba?
+1
antikadimag
(29.08.26)
O arabada sigara içmiş hayvan taşımış olabilirler. Ayrıca arabanın koltuklarını falan ıslak bıraktılarsa küf bile yapmış olabilir. O kadar para vereceksiniz sakın içinize sinmeyen aracı almayın.
-2
huladancer
(29.08.26)
Genelde bmw 3 kasaları genç nesil hor kullanıyor. Araç 45binde bile olsa çok yıpranmıştır. Ozon işlemini bakterileri öldürmek için yapıyorlar. Sigara içilmiş veya araç içine konu sinmiş olabilir. Başka araca bak. Alıp pişman olmana gerek yok.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Bir kez basima geldi. Isin ozon kismina istinaden ogrendiklerimi paylasayim.

Ozon islemi standart bir islem degil. Kotu kokulari gidermek icin aracin icine kucuk bir ozon jeneratoru denilen basit kutu gibi bir cihaz koyup, camlari kapilari kapatip 1 bilemedin 2 saat calistiriyorlar. Normalde islemden sonra arac havalandirildiginda o koku kisa sure dakikalar icinde gidiyor... Buyuk ihtimalle sen araci gormeye gitmeden kisa sure once ozon jeneratoru kullandilar. Kotu kokuyu maskelemeye calismis olabilirler. Bu yuzden hastahane, havuzdaki klor kokusuna benzer bir koku olusur.


Ozon kullanmalarinin sebebi sigara olabilir, koltuga, zemine sutlu bir icecek dokulmus olabilir. Bu sutlu icecek dokulmesi durumunda durumlarda hava isindiginda koku geri gelir hava sogukken koku gider. Ayni sekilde evcil hayvan kaynakli kokular bu sekilde sicak havalarda geri gelir. Umarim degildir.

Ben bu sekilde bir araba aldim. Arabayi cok soguk bir kis gunu aldigim icin olumsuz bir koku almadim. Hava isininca koku basladi. Rahatsiz oldugum icin pahali oto detail yerlerine en az $2000 odemisimdir saniyorum. Bir ise yaramadi. Kokunun kaynaginin sol on koltuga dokulen sut oldugunu tespit ettikten sonra koltugu degistirttim ve koku gitti.

Cizik, vuruk, film camlar falan hep red flag... Duzgun isinde gucunde adamin 45000 km'deki araci boyle olmaz. Ben olsam direkt vazgecerdim.
+1
KafayıYedimAbi
(29.08.26)
evet almayacagim. bir de en cok beni killandiran su oldu.

ben pazartesi bu arac icin bayiye gitmistim. ben gittigimde dun aksam satildi demislerdi. uzulup geri donmustum. bugun tekrar sitede gorunce arayip hemen gittim. neden geri geldi diyince bir onceki alicinin financingi reddedildi bankadan falan dediler. ama simdi dusununce belki de adam aldi ve kokudan rahatsiz olup geri verdi. sonra da tekrar satisa koymadan araca ozon bastilar.

ama bi maskeleme oldugu ortada. bir de izgaralar falan gunes yanigi, koltukta yirtik var yani aracin tum specleri istedigim gibi ama temiz degil. icime sinmedi vergi dahil 36 bin vereceksem icime sinmeli.
+1
🌸antikadimag
(29.08.26)
Financing in rededilmesi normal, hatta cok yaygin. Gencler ya cikarsa diye sanslarini deniyorlar. Lexusun ayni cizgide guzel araclari var. Onlara bir goz atabilirsin.
0
KafayıYedimAbi
(30.08.26)
ozon yapiliyorsa ya sigaradandir ya da hayvan kokusudur. sigara cok daha yaygin tabii.
bmw alacaksan bayisinden al, ve CPO (certified pre-owned) olsun. Iyi araclari kendilerine saklarlar, kotuleri acik arttirmaya yollarlar. Mutlaka 2 sene full uzatilmis garanti al, ama aftermarket garanti olmasin direk marka garantisi olsun. 4-5 yasini gecmis arac olmasin. Gecmisini iyi incele, servis kayitlarini incele, bayide servis gormus mu ona dikkat et. Kazasi mumkunse olmasin, ozellikle $5000 uzerinde hasar kesinlikle olmasin.

BMW patates cipsi gibidir, lezzetli ama kirilgan. alirken bunun bilincinden olman lazim.
her sene bir ariza garanti. ama bir de bir kere almana binersen, almandan kopman zorlasir, toyota honda falan yalan olur, o konuda da uyarayim :D
0
cooperr
(30.08.26)
(16)

Bu ayakkabı alınır mı?

naksidil
https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-pembe-ayakkabi-751sfa0200-010/Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
www.lacoste.com.tr


Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
+1
naksidil
(29.08.26)
Sürekli giydiğinizde dağılacak gibi narin ve hassas yani bu arada sırada pembe kombin yapıp da giyilip rafa kaldırılacak bir ayakkabı gibi. Sürekli kullanmak için bakıyorsanız yani bütçeniz gereği böyle bir ihtiyaç varsa; ihtiyacınızı karşılamaz. Bir de yaz bitti zaten çok giyilmez artık bence bu gece yatıp uyuyun yarına geçer heves.
0
titanic kemancısı
(29.08.26)
bu ayakkabının maliyeti taş çatlasın 200 lira falandır. alacaksanız da bunu böyle bilip alın.
+1
omer460
(29.08.26)
Bir fetiş olarak ben hayır diyorum :)
0
Rondak
(29.08.26)
çok çirkin yahu.
+1
anon1m
(29.08.26)
ben olsam almam bunu tasarimdan bagimsiz olarak, cunku lacoste bir ayakkabi markasi degil, kaliteden ortopediden cok markaya para veriyorsun burda.

obur taraftan "bunun maliyeti max. sudur" kafasiyla bakarsak zaten hicbirsey almamak lazim, deliririz.
0
cooperr
(29.08.26)
adidas ve nike’in sneaker babetleri daha güzel. bir de cooperr+1
0
eileengray
(29.08.26)
Şu ayakkabı abd’de max 25-30 dolar. Japonya’ya denk geldim, 1.500 tl civarı www.instagram.com

Alınmasına alınır fena değil ama türkiyede her nasılsa ayakkabı işi çok kazık, itiraz eden de yok demek ki 5 bin herkese normal gelmiş.
+2
yap desem yapmazsin he
(29.08.26)
O fiyatı haketmez. Logo para ediyor.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Ayrıca bu tip eksantrik şeyleri giyip görmek uygun olur.
Kendisi çok fotojenik olabilir de ayakla bütünleşince çok kötü görüntü verebilir.
0
Mirket
(29.08.26)
hayatımda gördüğüm en kötü şey olabilir.
+3
neira
(29.08.26)
bunlara mary jane deniliyor sanırım. başta puma olmak üzere bir çok spor markada buna benzer, deri olan alternatifler var; vereceğiniz paraya değmesiyse konu.
beğendiyseniz alın gitsin yaa, kime ne? ben arkanızdayım^^
0
lil siztah
(29.08.26)
giyimde vegan biri olarak haliyle deriye tercih edeceğim bir ayakkabı. rengi de tatlıymış. daha dikkatli inceleyip ben alabilirim şimdi hatta. teşekkürler :d

gerçek deri olmaması bir ürünü değersiz ve kalitesiz yapmıyor <3
0
art cat chocolate
(29.08.26)
paran cebinde kalsın mümkünse.
0
jamswety
(29.08.26)
@art cat, deri olmaması tabii ki kalitesiz yapmaz, ama deri gibi nispeten para eden bir malzemeden üretilmiş ayakkabı ile dönüştürülmüş plastikten olanı aynı fiyata satmaları da anlamlı değil. sanırım yazar buna dikkat çekiyor.
+1
lil siztah
(29.08.26)
lacoste bana 5 bin lira verecekse alirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.26)
Sana alışveriş yapmayı yasaklıyorum.
-8
arbre
(29.08.26)
(10)

Çocuk istemeyen baba?

bobinhoo
Çocuk istememesine ya da çocuk konusunda mesafeli olmasına rağmen baba olan var mı aramızda? Varsa iyi ki olmuş mu diyor yoksa pişman mı?
Çocuk istememesine ya da çocuk konusunda mesafeli olmasına rağmen baba olan var mı aramızda? Varsa iyi ki olmuş mu diyor yoksa pişman mı?
+2
bobinhoo
(28.08.26)
Ben özellikle istemiyor değildim ama düşünmüyordum, çocuksuz bir hayat daha kolay gibi geliyordu. Şu an oğlumla geçirdiğim her an için çok mutluyum ve iyi ki var diyorum.
+3
creepy
(28.08.26)
İlk çocuğu isteyerek yaptık, iyi ki de yaptık ama ne kadar zor olduğunu görüyorum ve ikinci çocuğu istemiyorum. Gerçekten yıpratıcı bir süreç
+2
kimlanbu
(28.08.26)
ben hemen istemiyordum, çok erken diye düşünüyordum ama geriye dönüp bakınca iyi ki gençken yapmışız diyorum. ikinci çocuğu da kesinlikle düşünmüyordum ama şimdi ikinci çocuğu da istiyorum ve geç kaldık diye hayıflanıyorum. her zaman belirttiğim bir şey var, çocuk işi yapılacak iş değil ama yapınca da dünyanın en güzel şeyi, kıyaslayabileceğin ikinci bir duygu yok. düşünen çok beklemesin, yaş ilerledikçe yapması da büyütmesi de zorlaşıyor.
+1
hrskrs
(28.08.26)
bende de benzer çekinceler vardı.

çocuk bakmanın zorluğunu anlattıklarında hep gözünde büyüyor fakat çocuk olduktan sonra öyle olmadığını anlıyorsun.

ayrıca şöyle bir şey de gözlemledim; bizim insanımız çocuk bakmanın zorluğunu anlatırken olan şeyi 20x abartarak anlatarak kendini kahramanlaştırmayı çok seviyor. nazar değmesin diye iyi şeyleri bile kötüleyenler var.
+3
duyuruuser
(28.08.26)
cocuk istiyorum diyen erken ben görmedim.
kadinlar ne istiyorsa onlari yapiyor erkekler.

ben kadinim ama bir arkadasimin sevgilisi yanlislikla hamile kaldi. arkadas aldirtmak istedi ama kiz tuttu. ona iyi geldi. sonra ikinci cocugu planli yaptilar.

ben bu konuyu psikologla konusmustum. cok isteyen biri cocuktan sonra pisman olabiliyor hic istemeyen biri iyi ki olmus diyebiliyormus. yasamadan bilemeyecegin bir sey galiba.
0
Purple life
(28.08.26)
Kim yoğurdum ekşi der ağa yine aynı hikayeler iyi ki yaptım, dünyadaki başka hiçbir şey bu hissi vermez, istemeden yaptım iyi ki yapmışım. Yav he diyorum kısaca.

+ pişman olsa da ne çare olan olmuş. Böyle avunurlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(28.08.26)
@artıküyeolmakistiyorum

hadi kendi sosyal çevrende itiraf etmezsin de burada anonim gerçek düşüncelerini söyleyebilirsin gibi geliyor bana en azından. o yüzden etrafımdaki insanlar yerine burada soruyorum.
+1
🌸bobinhoo
(28.08.26)
Kimse artık internette anonim kalamıyor ki ağa. Bunların eşi görür diye böyle yazıyorlardır aksini yazsın da görsün ne evlilik kalır ne bir şey
+3
artıküyeolmakistiyorum
(28.08.26)
abi cocuk isine iki tarafta istemiyorsa girmemek lazim.
bu kedi kopek gibi, alalim ilerde alisiriz gibi bir durum degil.
ben 2 cocuk isteyen biri olarak ilkinin maddi manevi yukunju gordukten sonra zirvede biraktim, ikinciye totom yemedi.
pisman degilim ama zor..
+1
cooperr
(29.08.26)
Ben bu cocuk olayina cok mesafeliydim. Baba olmak aklimin ucundan dahi gecen bir sey degildi. Acik konusayim, ilk zamanlar cok zorlandim. Uykusuz geceler, yorgun argin ise gitmek, bebegin altini temizlemek falan yoruldum. Ayni zamanda hem yirt disindayim, hem destek alabilecegim kimsem yok... Benim icin zordu. Ara ara ne yapacagim diye kara kara dusundugum zamanlar da cok olmustur. Hersey cocuga gore, sifir ozgurluk... kolay bir surec degil. O yuzden sureci romantiklestirmeye gerek gormuyorum.

Ozet olarak, basta istemiyordum ya da notr'dum, sonra zorlandim, sun an her sey cok daha kolaylasti, iyi ki cocuk yapmisim tarafina gectim... Su anda kendimi hic pisman hissetmiyorum. Harika, duyarli, akilli, 3 dili ana dili gibi konusabilen, yardimsever bir birey daha var evde. Hersey yolunda. Simdi seviyorum baba olmayi.
0
KafayıYedimAbi
(29.08.26)
(1)

Yakın zamanda yurt dışı dil okullarından fiyat alan oldu mu?

ananiyimioguz
EF, Kaplan vs?Tercihen İngiltere, Avusturalya8ay konaklama dahil ne kadar ortalama? Ben geçen yıllarda bakınıyordum sanki kişi başı 800bin ila 1 milyon tl gidiyor gibiydi. Hala öyle mi?
EF, Kaplan vs?

Tercihen İngiltere, Avusturalya

8ay konaklama dahil ne kadar ortalama?

Ben geçen yıllarda bakınıyordum sanki kişi başı 800bin ila 1 milyon tl gidiyor gibiydi. Hala öyle mi?
+2
ananiyimioguz
(27.08.26)
fiyatlari bilmiyorum da universitelerin bunyesindeki "continuing education" kurslarina bak, hem daha hesapli olur hem de birseyler ogrenirsin. ozel kurslardan pek birsey ogrenilmez, tabii amac ogretim ise.
0
cooperr
(07.09.26)
(13)

Hakkı olmayan parayı isteyen galerici hakkım deyip tehdit ediyorsa ne yapalım?

psmstc
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık. Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık. Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin. İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş. Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri ge
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık.

Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık.

Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin.

İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş.

Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri geri konuşuyor.

Ne yapalım?
+2
psmstc
(25.08.26)
engel, blok.
+4
antikadimag
(25.08.26)
Sözleşme yapmadınız ama yine şifahen :
- 160bin lirası satılsa da satılmasa da senindir. dedin ise (tehdit hususu hariç) haklı olabilir.

Böylelerini aracı yapmak yerine, alıcıya 160bin TL'lik indirim yapmak çok daha iyi olur ama kimin ne olduğu çıkar çatışması olduğunda belli oluyor
+3
diyecevaplandı
(25.08.26)
yazili bisey yoksa babayi alir.
yazili bisey varsa, sozlesmeye ne diyorsa o.
+4
cooperr
(25.08.26)
İlan parasını ver başka 5 kuruş verme. Sakın gidip görüşme. Bu adamlara güven olmaz. Telefonda konuşma, WhatsApp üzerinden yazışma yap.
0
Topalordek
(25.08.26)
selamlar, ne konuştunuz ne ettiniz bilmem ama 160 binliralık masraf yapcak ne yapmış? araba satıcam diye pavyona mı gitmiş?

hani dese kardeşim bak bu kadar zamanımı aldın hadi onu sineye çekiyorum, ben 3 binlira ilan parası verdim bari bunu öde tamam. atarsın 5 10 lira konu kapanır. 160binlira nedir?

ben sizin yerinizde olsam bu elemana para vereceğime avukat tutarım ve kendisi ile görüştürürüm. derdi neymiş avukata anlatsın. sanki maybach sattınız 35 milyona da 160 binlik masraf yapacak.

ha şunu da diyebilir ben arabana detaylı temizlik yaptırdım 10 lira ona verdim. boya koruma yaptırdım ona da şu kdar verdim, şu kadar da ilan param var. bunları yaptırırken de size sorması lazım. sonuçta
+2
omer460
(25.08.26)
Gorusmeye kesinlikle gitme. Ne yapar eder ya para alır ya bela çıkarır. Bu saatten sonra yapılacak şey engellemek ve geri çekilmesini beklemek.

Ama anlamadığım şu, araba satarken ya kendin alıcı bulup satarsın ya da satmakla uğraşmaz galericiye daha düşük fiyattan verirsin. O da üzerine kar koyup satar başkasına.
Emlakci gibi ilana koyması için galericiyle anlaşmak bana saçma geldi. Galerici zaten komisyon alacak ve senin eline yine kesilmiş para geçecek.
0
abelardo
(25.08.26)
Jsjsj
Abi Türkiye gibi her gün adam öldürülen, dövülen ülkede galerici gibi mafya olduğu her yerde duyulmuş adamlarla görüşmeye gitme yani.
+1
logisticsmanager
(26.08.26)
Şu ülkede hala galericiler ile iş yapanları görmek üzücü.
-görüşmeye gitme
-galericinin kapısın çaldığın için suçlusun. sırf bu yüzden 5-10 bin tl eft yapabilirsin.

cimer'e yazı yazabilirsin. başın belaya girerse öneden kanıtın olur.
+1
HellKeePer
(26.08.26)
@hacirotti, "bizim disimizda evi satarsaniz gene parayi ödemelisiniz" dedi ve bunu kabul ettiniz öyle mi? cok afedersiniz ama siz enayi misiniz?
emlakci o halde her gelenle sözlesme yapsin, kilini kipirdatmasin, siz aylardir satilmayan evi ama paraya sikisarak ama is bitmedigi icin can sikintisindan kendiniz satinca da emlakciya parasini kendi elinizle gidip verin?
resmen "sen calisma, sen yat, isini ben yapip sana parani ödeyecegim" demis oluyorsunuz.
neden bunu herkesten bekleyip bir de hak yemek falan diye rasyonalize etmeye, insanlar üstünde ahlaki baski kurmaya calisiyorsunuz ki? böyle bir enayilik yapsam ortamlarda anlatmaya utanirdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
galerici tabi ki para kopartmak için atıp tutacaktır.

evi kiraya verirken önce ben ilana koymuştum, sonra emlakçıya vermiştim.
benim ilanımdan beni arayip evi kiraladılar. emlakçıya da teşekkür ettik para vermedik.

çok üstünüze giderse tehdit edildiğim için polise gideceğim diyebilirsin.
0
duyuruuser
(26.08.26)
160bin lira iyi para. galerici 5 dk ileri geri konuşup, "benim hakkım var bu parada" diyip 160bin lira kazanacak. uğraşsız tertemiz para.

3-5 bin lira ilan parası istese anlarım. avukat bir arkadaşınızdan rica edin, galerici bir daha sizi ararsa "avukatım XXX bey/hanım, kendisiyle irtibata geçebilirsiniz" diyin, kapatın telefonu.
0
co2s2
(26.08.26)
ilan parasını ver
hocam de kusura bakma de ben kendi tanıdıgıma verdim de
senin arkandan bir iş yapmadım de
daha da bir şey derse avukatla konustur bir daha da muhattap olma
0
kingcyrax
(26.08.26)
merhaba , olan biteni, ne karar verdiğinizi ve neler olduğunu merak ediyoruz. saygılar.

ediyoruz diyorum da ben ediyorum, muhtemelen diğer arkadaşlar da ediyordur.
+2
omer460
(27.08.26)
(5)

G ve Ğ ile ilgili problemimiz nedir, niye karmaşa yaratıyor?

kibritsuyu
ne karmaşası diye soracak olursanız binali yıldırım'ın meşhur videosunu gösterebilirim: https://www.youtube.com/shorts/LB5KO7xHe-wşimdi sözlükte başlık gördüm: (bkz: uğurcan yazğılı)geçen gün defterini tuttuğum mükellefte biri işe başladı, işe girişini yaptık, çocuğun adı "olğun".yani bu cahillik de
ne karmaşası diye soracak olursanız binali yıldırım'ın meşhur videosunu gösterebilirim: www.youtube.com

şimdi sözlükte başlık gördüm: (bkz: uğurcan yazğılı)

geçen gün defterini tuttuğum mükellefte biri işe başladı, işe girişini yaptık, çocuğun adı "olğun".

yani bu cahillik değil belli. bir sebepten dolayı bunların ismi Ğ ile yazılmış. bu arkadaşlara hitap ederken olgun, uğurcan yazgılı dediklerine eminim, ama nüfusta öyle yazılmış.

eskiler program da demez mesela, proğram der. siğorta der, siğara der. var yani bu işte bir enayilik. şive mi, ağız mı, eski yazı/latin alfabesi dönüşümü mü?

sebebi nedir bu karmaşanın?

edit: tesadüfen gördüm, masterchef'te de bir yarışmacı var, ismi "tolğa". önlüğe falan da öyle yazmışlar.
0
kibritsuyu
(25.08.26)
Sive
0
baldur2
(25.08.26)
Eskiden ğ kullaniliyomus
0
üğpoıuy
(25.08.26)
Türkiye Türkçesinin de dahil olduğu Oğuz lehçesinde genel eğilim sessizleri yumuşatma yönünde oluyor. Taş yerine daş vs. denmesi de bundan. Bu doğrudan g'nin ğ olmasından çok k'nin g veya ğ olmasıyla ilgili ancak bu genel bir eğilim olduğu için tanımsız şekilde sizin örneklerinizdeki gibi de ortaya çıkabilir. Bu tabi elbette bütün sessizler yumuşak olacak anlamına gelmiyor. Bölgesel ağızlara göre değişiklik gösteriyor. Ancak bu kadar nadir örnekler basitçe hata da olabilir.

Edit: Şimdi mesela birkaç örnek aradım diğer türki dillerle ortak sözcüklerden; örneğin özbekçeyle kıyaslayınca; igna -> iğne, oga -> ağa, ogil -> oğul Türkiye Türkçesinde yumuşamış hali doğru kabul edilen örnekler.

Özet: Oğuz lehçesinin doğası gereği halk dilinde sessizler ansızın yumuşayabilir, normaldir.
+3
akhenaten
(25.08.26)
soyadımızdaki g ğ ile yazılmış, örnekteki yazğılı gibi. büyükbabamın aktarımına göre nüfus memuru “yanlış yazmış”. biz küçükken değiştirildi. ama kalsa daha kendine özgü olurmuş bence.
-1
deartheodosia
(26.08.26)
1000alinin yasadigi sikinti cahillikten.
ben hic sikinti yasadigimi hatirlamiyorum.
siğorta, siğara nedir yaw :D
0
cooperr
(26.08.26)
(7)

Yurt dışı Macbook Hakkında

hexagon
Yurt dışından getirilmiş sıfır faturasız kutusuz macbook m5 alsam ne gibi bir riskle karşı karşıya kalabilirim? Fiyatı biraz uygun gibi geldi. Alırken nelere bakmam gerekir?
Yurt dışından getirilmiş sıfır faturasız kutusuz macbook m5 alsam ne gibi bir riskle karşı karşıya kalabilirim? Fiyatı biraz uygun gibi geldi. Alırken nelere bakmam gerekir?
0
hexagon
(24.08.26)
faturasız kutusuz ürünü niye alıyorsun? arıza çıkarsa apple yetkili servis bakmıyor faturasız yurt dışı ürüne.

sıfır ürün açılmamış olması gerekir. açılmışsa sıfır değildir. her türlü işlem görmüş olabilir.
-2
jelly bear
(24.08.26)
Türkiye’deki taksitli fiyatından daha mı uygun? Muhtemelen değildir. Çalıntı bile olabilir.
0
orient blue
(24.08.26)
Hep yurtdisindan getiriyorum, hep de model yukseltmek icin uyguna satiyorum. Alanlar memnundu hep.
0
brkylmz
(24.08.26)
Almanya’daki fiyatından daha uygun. Ben de anlamadım. Yani durduğu yerde servislik bir sıkıntısı olacağını düşünmüyorum. Çalıntı olsa belli olmaz mı?
0
🌸hexagon
(24.08.26)
Ben olsam almazdım, kim bilir kaç liradır. Büyük risk
0
gadlemler
(24.08.26)
Macbook Türkiye’de görece daha uygun ki zaten.
Öğrenci indirimi, taksit/puan kampanyaları vs derken aslında apple ürünlerinde yurtdışından alınmayacak en başar ürün macbook. Ne kadar uygun fiyatlı acaba bir bit yeniği olma ihtmalini göz ardı etmeyin. Bilindik mağazalarsa alınır ancak.
0
ezkaza
(24.08.26)
bedava peynir fare kapaninda olur.
ikinci eldir, calinti olabilir. pawnshopdan alinmis olabilir. tamirli olabilir.
garantisi gercersiz olur.
ayrica turkce klavye de olmaz.
eger turkce klavye sikinti degilse en azindan kutulu ve acilmamis almak lazim.
ben oyle aliyorum, %20 kadar daha ucuza geliyor. faturasiz ve kisiden.
atiyorum adama cekilisten cikmis, satiyor.
hatta su anda kullandigim air'i oyle aldim 4 senedir kullaniyoruz.
0
cooperr
(25.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(7)

hangi arabayi almali

antikadimag
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagidaaraba 1 ($29k, 90 bin km)m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon. loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemele
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagida

araba 1 ($29k, 90 bin km)
m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon.
loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemelen yuzlerce kisi bindi arabaya. ama kazasi yok gozukmuyor.
arabanin ekrani dokunmatik degil ve digital keyi (telefonu anahtar olarak kullanma ozelligi) yok.

araba 2 ($34k, 47 bin km)
m adaptive suspansiyon - ayarlanabilir suspansiyon
ufak bir kazasi var arkadan vurmuslar sigortada minor diye geciyor airbagler acilmamis

ikinci araba $5k daha fazla eder mi?
0
antikadimag
(22.08.26)
Preminyum araç grubunda km çok önemli değil dense de 40 bin km düşük olanı almak daha mantıklı
0
mikahakkinen
(22.08.26)
net 2.
loaner 10-15bin kmde olsa alinir, ustu alinmaz. 90bin km loaner olmusa arac tur$udur artik.
4 yasinda olduguna gore garantisi bitmek uzeredir, direk bmw'den aliyorsan mutlaka 1-2 sene garanti almani oneririm.
+1
cooperr
(22.08.26)
5bin $ para degil ,bu segment icin.
2.sini alirdim.
0
designer
(22.08.26)
benim özellikle bmw grubunda gördüğüm. sıfır alınır. 90bin km de satılır. çok fazla elektronik olduğu için ufak tefek de olsa çok arıza çıkarıyor diyolar.
0
omer460
(22.08.26)
5k usd daha verir az kmliyi alirim. 50k km üstü araba almam. hatta 30'a inmeye calisirdim.

imza: arabasi olmayan ilk arabasini önümüzdeki ay alacak biri flkgj
0
Purple life
(22.08.26)
Ya 2. secenek ya da yeni bir tanesini lease yapabilirsin. Deger kaybi yuksek bu araclarin. 2. eli de zayif.
0
KafayıYedimAbi
(22.08.26)
başıma bela istemediğimden ikisinden de kaçardım.
ayrıca lemon squad mutlaka incelesin arabaları.
0
rain when i die
(23.08.26)
(4)

Acillll tirmanistan, karabinadan anlayan

üğpoıuy
Babama agaclara tirmanirken guvenliği icin belden asagi olan emniyet kemerlerinden almak istiyorum. Hatta direkt şu : https://www.decathlon.com.tr/p/tirmanis-emniyet-kemeri-siyah-klimb/_/R-p-350103?mc=8830117&c=S%C4%B0YAHPeki bunun yaninda karabina ve ip mi almaliyim? Lanyard denen sey karabina ve i
Babama agaclara tirmanirken guvenliği icin belden asagi olan emniyet kemerlerinden almak istiyorum. Hatta direkt şu : www.decathlon.com.tr

Peki bunun yaninda karabina ve ip mi almaliyim? Lanyard denen sey karabina ve ip birlesimi mi? Kac adet almaliyim bunlari

Tenks
0
üğpoıuy
(20.08.26)
abicim bu isler oyle ezbere 3-5 parca esya alip birlestirilerek yapilmaz.
tirmanma ve ona bagli olarak gavurlarin fall-arrest dedigi nane ciddi bir is cunku 2 metrenin uzerindeki dususler olumcul.
o yuzden agaca tirmanmanin ekipmani farkli, duvara tirmanmanin farkli, daga tirmanmanin farkli vs.
agac ile alakali gidip konunun uzmani bir sirket ile konusman lazim. dusen bir insani yakalamak icin saglam bir ekipman lazim. verdigin linkteki dandik harness ile dusen adami ikiye bolersin.
bir de babanin adam gibi egitim almasi lazim, neden agaca tirmaniyor anlamis degilim ama bu islere boyle bodoslama girerseniz, adam da agactan duserse sonra vicdan azabindan omur boyu cekersin, dikkat et!!
0
cooperr
(21.08.26)
Yanlis anlattim galibaa tirmanmak degil de, sabit dururken dusmesini engelleyecek bir sabitleyici aslinda istedigim. Bedenine bagli ipi daldan gecirip bedenine tekrar baglamak gibi bir sey
0
🌸üğpoıuy
(21.08.26)
bu sıkıntılı bir durum.
niyetiniz iyi ancak bu tip kemerler, düşme olursa bel kırılmasına neden olduğu için aslında yasak. sadece profesyonellerin kullanımı için satılıyor.

iplerin core dediğimiz farklı iç dayanımlı türleri, kalınlık tipleri var. karabinaların bağlanması, metalin metale temas etmemesi gerektiği vs çok çok detay var.

kendini bağlayacaksa ip değil de spanzet tarzı bir şey ama uzmana danışın mutlaka. IRATA sahibi birisini bulmanız lazım.
+1
janderzel zartanyan
(21.08.26)
gayet dogru anladik yaw.

niyetin iyi, ama anlattigim gibi bu is senin dusundugun kadar kolay halledilebilecek birsey degil. yuksege tirmanmak ya da yuksekte asili kalmak farketmez. bir dusme durumunda seni nasil bir ekipman durduracak ve nasil durduracak. bu senin kafana gore harness ve karabiner alarak cozebilecegin birsey degil.
-1
cooperr
(21.08.26)
(29)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-4
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(10)

bavul hangi marka önerilir? (anket de var)

klassno
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
📊 seçenek eklemeli
amazon basics %0 (0)
samsonite %77.8 (7)
american tourister %0 (0)
muji %11.1 (1)
abidas %11.1 (1)
0
klassno
(14.08.26)
digerlerine gore biraz tuzlu ama muji. american tourister kullanmadim ama samsonite bir bavulum ikinci seyahatimde yamuldu. amazon basics de güven vermiyor.

muji hem saglamlik acisindan hem de kullanim rahatligi acisindan (tekerleri kaymak gibi kayiyor) baya iyi.
0
king lizard
(14.08.26)
Türkiyeden alabilirim diyorsan ve Eminönü Mercan tarafına gidebilirsen kesinlikle şurayı öneririm: share.google

kendi üretimleri, zaten birçok yere üretim yapıyorlar ve biz 4-5 yıl önce Boyner'de atıyorum büyük boy 3000 lira ise buradan 3lü set + 1 büyük valizi 3200 liraya almıştık. Yıllardır İngiltere-Türkiye arası gidip geliyoruz bişey olmadı çok memnunuz. (polipropilen midir nedir kırılmayan dediklerinden almıştık)

Bu tür şeylerde yerli üretimi destekliyorum ben, hem bişey olursa yedek parça bulmak da kolay olur sanırım.
+5
nhk ni youkosu
(15.08.26)
Yerli üretim +1
Cok seyahat eden birisi değilim o yüzden değerlendirmem ne kadar doğru bilmiyorum ama ççs (cavusoglu çanta sanayi) ürünlerine bir bakın derim. Düzgün bir markadır. Yerli üretimin bir avantajı da yedek parça tsbi ki.
+2
kisa
(15.08.26)
bizim ulkede kargadan baska kus bilinmedigi icin tahminim ankette ezici samsonite birinciligi cikar. benim samsonite'lar pek dayanikli cikmadi hemen kirildi gitti o yuzden ben dandik bavul alip 2-3 senede bir yenileme taraftariyim.

yerinde olsam cok buyuk bir bavul almam, max orta boy alirim. yoksa kilo limitini asarsin, bela olur. ucak ici icin mutlaka olculere dikkat et, artik surekli kontrol ediyorlar.

bir de mutlaka 4 tekerli, dik olarak yurutebilecegim bir bavul alirim.
marka bence cok onemli degil.
+3
cooperr
(15.08.26)
herkese teşekkürler, mercana bi gideyim. ççs eskiden vardı ben de 4 5 yıl her ay kullanmıştım, uzun zamandır markayı da ortalarda görmüyorum aklımdan çıkmış.
0
🌸klassno
(15.08.26)
primark'tan it marka set alıyorsunuz; bavul işini uzun yıllar unutuyorsunuz.
hafif paket yolculuk yapanlar için en önemli avantajı, dünyanın en hafif bavulu olması. gayet de sağlam.
0
lil siztah
(15.08.26)
Almanya’ya gittiğinde tkmax’e bak. Amerikan turisterim var. 5 yıldır bişey olmadı. Ama bir daha gittiğimde yine alayım dedim bulamadım başka marka aldım o da iyi.
+1
Ley
(15.08.26)
Albatros diye yerli bir marka var. Hem kaliteli hem de tasarımlarını beğeniyorum.
0
yadigar
(16.08.26)
samsonite'in birinci cikmasi asiri komik. samsonite gibi markalarda öncelik asiri seyahat eden kisiler icin bavulun kendi agirligini minimize etmektir. hafif bavul ve maksimum dayaniklilik beklenir ama bu maksimum dayaniklilik hafif bavul klasmanindaki maksimum dayanikliliktir. yoksa agirligi ön plana koymayan bircok marka var, samsonite'tan daha dayanikli.

asiri seyahat etmeyen, yer kaygisindan ziyade saglamligi ön planda tutan ve seyahatlerini "sert geciyor" diye tanimlayan biri icin eastpak, titan gibi bavullar iyi olur. samsonite degil. (bir samsonite ve pierre cardin kullanicisi)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.08.26)
20 seneye yakındır kullandığım (bunun 10 senesi hayli yoğun kullanıldı) roncato bavulum var. içi dışı sert malzeme kumaş vs yok, temizlemesi silemsi kolay. 2 teker her zeminde rahat devrilmeden sürüklenebilen bir bavul. pek bilerek almamıştım, indirimde diye almıştım ama iyi ki de almışım.
0
nwnd
(19.08.26)
(16)

Emlak satis isi

lina
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.

Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini satar satmaz komisyonla o ulkede villaya tasinmis... tek bir evin satisindan kalacak para olarak 600, 700 binden (tl olarak) bahsediliyor.

Birikim yakip bu yola girer miydiniz?

Buradaki kosullariniz ise 60 binle maasli calisansiniz. Ev yok, araba yok, anca hayatta kaliyorsunuz.

Ama gidip 3. Ay hala satis yapamazsaniz geri gonderileceksiniz ve dondugunuzde bu 60 binlik isi de bulamayabilirsiniz bi daha. Nitelikten bagimsiz konusuyorum bu konuda, hemen aranan eleman degilsinler gelmesin lutfen, piyasa berbat, ne kalifiye tanidiklarima 40 bin teklif ediliyor 40 yilin basi cikan is firsatlarinda.

Konuya donersek ulke bir avrupa ulkesi degil. Ve bu paralar kazaniliyor mu gercekten bu iste? Illa satilir gibi de geliyor aslinda bir ev. Ayrica Is teklifi sadece bana gelmedi, koca bir grup goturulecek, tutunabilen tutunacak seklinde.
0
lina
(14.08.26)
Kazanılıyor maalesef
0
Cezcez
(14.08.26)
kazanılır şöyle düşün 500 bin dolara ev satsan yüzde 3 komisyon alsan 15 bin dolar eder. az para değil.
denenebilir bence.
0
jelly bear
(14.08.26)
Bir körfez ülkesinden bahsediyorsak, zamanlama olarak çok da hevesli olmazdım.
0
Mirket
(14.08.26)
Burada kilit kelime villaya taşınmış.

Herhangi bir şemada size lüks arabalı aynı işi yapan,villaya taşındı denilen ,köpürtülüp iştah kabartan sunum yapılıyorsa bunun sonunda ya ponzi çıkar ya dolandırıcılık.

Kısaca seni dubai ,gürcistan vb.ne götürecekler,ordaki projeyi birilerine pazarlamanı bekleyecekler.olursa olur suyu olmazsa pilav suyu olacak.eskiden bu işlerin ahlağı vardı giderkende iyi paralar ödüyorlardı,artık onuda kaldırmışlar.

Gitttiğin yerde yaşayacakların çok ahlaklı olmayacak.
+3
duptıs
(14.08.26)
ilk komisyonla villaya taşınmış olmak yanıltıcı bir ifade bence. villada oturmaya devam edebilmek önemli.

bu tarz "şu işte acayip para varmış" şeklindeki tevatürlere, hele hele emlak satışı gibi eğitim gerektirmeyen (tıp okumak, mühendislik okumak gibi) işler için, "o halde neden herkes bu işi yapmıyor?" diye bakmak lazım.
0
co2s2
(14.08.26)
Aman, dolandırıcılık olmasın... Çin mafyasının Kamboçya gibi uzak doğu ülkelerindeki modern köle ticaretinden haberdar mısınız? "Viila" ve "Komisyon" anahtar kelimeler. Bir araştırın internetten, tuzağa düşmeyin, maazallah hayatınız kaymasın.

Linkteki olayı mutlaka okuyun:
eksisozluk.com

Yine konuyla ilgili:
home.treasury.gov
freetheslaves.net
link.springer.com

Laos, myanmar, filipinler, kamboçya gibi uzak doğu ülkelerinde çinli mafyatik oluşumların böyle tuzakları var.
0
yadigar
(14.08.26)
Calisanina deger veren firmalar yurt disi yer degisimi istedigi calisanina bu sartlardan iyi imkanlar teklif ediyorlar. Sizin teklifte bu deger olmadigi gibi muhtemelen calisan bile sayilmayacaksiniz. Calisan degilseniz araci size ne katacak bunu iyi degerlendirmek lazim. Daha da onemlisi calisan olmayip "geri gonderilecek" biri iseniz pasaportunuza el koyuyor olabilirler, bu da her turlu suistimale acik bir durum olurdu. Belirsiz bir "cok para" bir havuc olarak sunulduysa daha da dikkatli olmak lazim.
0
osssy
(14.08.26)
Abi acayip dolandırıcı işine benziyor.
Yani yanlış anlama da dolandırıcıların tam aradığı insan modelisin; az maaştan bıkmış, ancak hayatta kalıp kaçış yolu arayan.
En basiti ilanları senin adın soyadınla açıp parayı senin üstünden döndürüp sonra polisle senin basının derde girmesi.
Misal sallıyorum proje ev olur, evin emlakçısı sensin, evi satan sensin. Para senin hesabından döner ve hop o ev verilmediği zaman sana patlar.

Sen 60 bin lira alan biri olarak yurtdışında emlakçı olacaksın ve vaadlerden biri "o kadar para var ki villaya geçti" olacak.
0
logisticsmanager
(14.08.26)
Hepinizi katilmakla birlikte, o ulkede cok iyi bilinen bir sirketmis bu. Orada bir sure yasamis kisilerden bizzat duydum. Adi sani var. Logistics o tarz bir sey degil. Ama hala red flag benim icin de. Ama bir yandan yoksa ciddi bir firsat mi kaciyor diye dusundum. Ama en onemlisi neden ben mesela? :) su ilan senin adina acilir hic aklima gelmemisti, olabilir her sey haklisiniz
0
🌸lina
(14.08.26)
Abi peki anlamadığım şey;
Bu şirketin olduğu ülkede adam yok muymus?
Misal dubai'de adam olmadığı için fabrikada çalışmalık insani hindistan, filipinlerde falan arıyorlar. Onu anlarım.
Sen sana deli paralar kazandıracak emlakçılık işi için Türkiye'den adam mı getiriyorsun?
Buna ek olarak şirket çalışanı olmadan (sigorta yok) nasıl o ülkede çalışacaksın onu da anlamadım. Böyle rastgele kapısı açık olup adam alan hangi ülke var?
+2
logisticsmanager
(14.08.26)
60binlik işi emlak satış işinin yürümeyeceğini biliyor olsam dahi sadece deneyim edinmek bir şeyler öğrenmek için bile düşünmeden yakarım. Emlak kendi alanınsa eğer ve yeteri kadar idare edecek birikimin varsa yapmalısın bunu. Hangi ülke bu? Tek başına da değilsin ekipce gidiliyor. Daha ne kadar iyi olabilir ki.
0
beyfendi
(14.08.26)
ortada tuhaf bir seyler var. yazildigi gibi boyle bir is imkani varsa neden baskasi yapmiyor onu anlamak lazim. boyle firsatlar icin hayrina adam toplayip goturmezler. sana gelene kadar ese dosta paslanir gercek bir firsat olsa.

bir de ulke de onemli burada. her ulkenin hukuku farkli. ulkeye nasil gireceksin? turist olarak girip mi calisacaksin? parayi yatiracaklari ne malum hicbir kaydin kuydun yoksa. sigortasiz orada calistigin icin nezarete atilip deport edilme ihtimalin bile var.
+1
antikadimag
(14.08.26)
bahsettiğiniz büyük para orası için çok büyük olmayabilir. mesela 3 ayda ev satması gerekiyor demişsiniz; o zaman 3 ayı bir ev satmak için frekans olarak baz alırsak mesela 600bin tl nyc’de 3 ay geçinebilmek için iyi bir para değil. ülke önemli diyorum ve bu iş oranın yerelleri tarafından neden yapılmıyor +1.
0
eileengray
(14.08.26)
ek is olarak emlakcilik yapiyorum. zaten insaat sektorundeydim, emlaga ordan bulastim. 3 senedir kovaliyorum ama isler kesat.

yasadigim sehirde 10bin emlakci var, ve bunlarin sadece %5i bu isten fulltime gecimini saglayabiliyor. %95'inin ya ek isi, ya da acliktan agzi kokuyor.

cunku ev satmak da, ev alacak musteri bulmak da o kadar kolay degil. parasi olan asiri nazli, gercekten ev almak isteyende de para yok.

tek evin satisindan 600-700bin tl alabilirsin ama onun icin milyon dolarlik ev satman lazim, onu da satacak adam neden daha ulkeye yeni gelmis birine guvensin, sen daha evin oldugu muhitin ismini bilmiyorsun, adam iki soru sorsa kitlenip kalacaksin??

belese peynir fare kapaninda olur, bobrek.avi.
bulasma
0
cooperr
(15.08.26)
Öncelikle işin hangi ülkede olduğuna göre işler değişir. Mesela dubai ise bombalar yüzünden işler kesattır. Afrika ülkeleri ise dolandırıcılık çetesi kaçırabilir size illegal işler yaptırmak için. Özetle sıkıntılı ülkelerden biri ise uzak durun.
0
filipis
(15.08.26)
ülkeyi niye gizli tutuyorsun ki?
0
parka
(15.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(7)

New York Önerilerinizi Alırım

bloodymoon
Tek başıma olacağım, Manhattan'da kalacağım. Aktivite önerileriniz yanı sıra akşam için güzel yemekleri ve kaliteli şarapları olan mekan önerileriniz de şahane olur. Şayet orada yaşayan lokal arkadaşlarımız varsa ayrıca yeşillendirirlerse birkaç deep dive sorum da mevcut. Sevgiler
Tek başıma olacağım, Manhattan'da kalacağım. Aktivite önerileriniz yanı sıra akşam için güzel yemekleri ve kaliteli şarapları olan mekan önerileriniz de şahane olur. Şayet orada yaşayan lokal arkadaşlarımız varsa ayrıca yeşillendirirlerse birkaç deep dive sorum da mevcut. Sevgiler
0
bloodymoon
(11.08.26)
Yerel değilde turisttim. Brodwayde müzikaller vardı, harry potter ama dalga geçiyordu.
Newyork city pass’e bir bak
Starbucks reserved var
Pastırmacı adını unuttum yani beğendim ama etkilenmedim.


Bir de dikkat et. Bizim arabaya evsizler içecek, pasta attıydı.
0
spherical
(11.08.26)
ben ve @oscar’lar 15+ yıldır nyc ve çevresindeyiz. ikimiz de daha önce bir iki soruya uzun uzun cevap yazmıştık. bulunca yapıştırırım buraya.

Bir de hangi bölgede kalıyorsunuz, ne zaman geliyorsunuz? mesela şu an hiç önermem çünkü gezilebilecek bir hava yok.

edit: önceki cevaplarım:
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(11.08.26)
Ben de eylül sonu ekim başı gibi 10 gün süreli nyc düşünüyorum. Kalacak yer hala ayarlamadım, neresi en makul f/p karar veremedim henüz.
Bana da Rehber olması açısından sorunuza yanıt yazıyorum ve formata uymak için de katz deli’yi mutlaka deneyin diyorum.
0
ezkaza
(11.08.26)
Frick collection'u çok beğenmiştim. Antika/sanat merakınız varsa uğramazlık etmeyin.
0
yadigar
(11.08.26)
ben zamanlama ile ilgili onerim olacak, ilkbahar, yaz ve sonbahar'da gittim.
ilkbahar harikaydi, sonbahar fena degildi, yaz berbatti.
eger amac agustos'da gitmek ise ben olsam gitmem sonbahar'i beklerim.
yazlari sehir asiri kalabalik ve bence o kalabaligi kaldirmiyor.
0
cooperr
(12.08.26)
Listemi yeniledim. Eski cevaplarımla örtüşüyor muhtemelen. Çok yazmış olabilirim, hepsine elbet gidemezsiniz ancak google mapste göz atıp bookmarklayabilirsiniz.

müze:
-the met (met’e gideceğiniz gün öncesinde iki sokak üstte neue galerie’de klimtleri ve egon schiele eserlerini gezip cafe sabarsky’de avusturya tatlıları denemenizi tavsiye ederim)
-moma
belki:
-guggenheim
-amnh
-whitney, the new museum, frick, morgan library (jp morgan’ın ilk evi ve nycde ilk elektrik kullanan ev)
-tenement museum (bu çok ilginç bence)
zaman kalırsa:
-upstate’te dia:beacon
-noguchi museum
-cloisters (burası da çok ilginç)

galeriler:
sergiye göre chelsea’de galeri turu
soho’da the earth room ve the broken kilometer

Yeme içme (rastgele sıra):
(* çok turistik demek)
the boat house
torrisi
artusi, don angie
Monkey bar
Au cheval (özellikle burger)
Gramercy tavern
Polo bar
the corner store (walk-in zor)
Peter luger steak house* (veya keens)
Dirty candy (veg)
Fish cheeks, Thai Diner
Penny
Smithereens
Bistrot ha
Frenchette (Whitney museum lokasyonu)
Cafe sabarsky (met günü)
Balthasars*
St ambraeous*
Din tai fung (times çevresi için)
Pecora Bianca (yoklukta gideri var)

F/p omakase:
Sugarfish
Souraji
Sendo

Bar:
Campbell
Bemelmans
rooftop bar adını unuttum yazarım.
Sip and guzzle
Up up
Lillie pub

Pizza:
Lindustrie
Ceres (tüm pie satılıyor sadece)
Emily (deep dish)
4ps (Japon İtalyan)
Studio tamaki

Taco:
Los tacos no1
Ramirez taco

Kahve:
Gem home
La cabra
Devocion
Stumptown
L’Appartement 4f
Lyria

Brunch kahvaltı:
Buvette
Clinton St baking co
Cafe cluny
Bubbys
Maman
Two hands
Bourke st bakery
Pura vida
Oldays
Bluestone lane
Tartine
Daily provisions

Bagel:
Tompkins sq bagel
Apollo bagel
Leone’s
Utopia
Black seed bagels

Tatlı ve dondurma:
Panna (çok iyi)
Levain
Culture espresso choc chip cookie
Hani’s
Te company
Lysee
Salswee
Magnolia bakery*

Jewish heritage:
Russ and daughters (füme somon)
Katz* (herkesin meşhur katzı)
S&P

Brooklyn için:
Four horsemen
Birds of a feather
Maison premiere (oyster)
Misi
4ps (yanındaki dükkan da çok iyi)
Barbalu
Lucali (en iyi pizza ama girmesi zor)


dükkanlar (kadınlara yönelik):
mcNally bookstores ve kırtasiye goods
the strand
moma design store, nypl store
uniqlo, muji, aritzia
free people, fp movement
skims, and other stories
gentle monster, jimmy fairly
reformation, farm rio
sezane, anthropologie, alohas
le labo, aesop, korres
jcrew, madewell
tumbao (favorim), peche, frankie shop, sandy liang, rachel comey
ulta, glossier
macys, tjmaxx, marshalls, nordstrom rack (özellikle indirimli marka ayakkabılar)

müzikal:
hamilton
the book of mormon
+1
eileengray
(12.08.26)
eileengray mukemmel liste cikarmis. eger partilemeyi seviyorsaniz, chetanaworld bakin. brooklyn den mükemmel nyc manzarasi ile roof da takiliyorsunuz. ayrica su aralar hava berbat, her gun firtina yagmur kopuyor.
0
oscar
(12.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 +bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+8
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+5
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-5
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(16)

ailenizden ırsi olarak size geçen rahatsızlıklar neler?

turk kelekom
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda. - hemorroid - zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler - miyop- Hashimoto tiroidi - saç dökülmesi İlk aklıma gelenler. Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor. sizde durumlar nasıl?
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda.

- hemorroid
- zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler
- miyop
- Hashimoto tiroidi
- saç dökülmesi

İlk aklıma gelenler.

Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor.

sizde durumlar nasıl?
0
turk kelekom
(04.08.26)
annem, babam, dayım, dayımın kızı ve halam kanserden öldü. teyzem ve halamın çocuğu da şu an kanser. ben sadece sıramı bekliyorum.
0
omer460
(04.08.26)
parkinson’s ihtimalini biraz arttiran 1 varyant tespit edildi gba genimde.
0
eileengray
(04.08.26)
@eileengray :

Testi nerede yaptırdınız acaba?

@omer460

hepsi farklı tipte kanserler miydi? başınız sağolsun, çok zor durummuş.
+1
🌸turk kelekom
(04.08.26)
babam dayım küçük hücreli akciğer kanseri. annem, halamın oğlu, dayımın kızı adeno akciğer kanseri., halam ve teyzem bağırsak kanseri.
0
omer460
(04.08.26)
Sedef hastalığı

Dedemde varmış. Babamda baya var, oradan bana sekti. Abimde yok misal. Kuzenimde varmış, gitmiş sanırım.
0
put it in your appropriate place
(04.08.26)
Ailecek dişlerimiz kötü
Saçların erken beyazlaşması
0
Hallegadola
(04.08.26)
hepsi cidden genlerle mi geçti bilmem ama anne babamda olup bende de olanlar:

miyop
mitral kapak prolapsusu
gastrit
reflü
kolesterol (bu kesin genetikmiş, ben vejetaryenim)
romatizma
diş bozuklukları
çift çene geriliği
deviasyon
hemoroid

bu arada babam genç yaşta, ben çocukken, kalp krizinden vefat etti. onun babası da öyle babam çocukken vefat etmiş. ben de bu kalp hastalığıyla onları geçip 45'i görür müyüm bilmem :)
0
art cat chocolate
(04.08.26)
Yazdiklarinizin ilk ikisi anne tarafindan bende de var,
Ayrica baba tarafindan sekere yatkinlik,
Anne tarafindan tansiyona yatkinlik oldugunu gozlemliyorum kendimde.

O sebeple, dislerime ekstra ozen gosteriyorum. Kilo, beslenme takibi, hareketli yaşam da seker ve tansiyona karsi temel onlemlerim.
0
narod
(04.08.26)
Baba tarafı kanser.
Halam, halamın oğlu, amcamın kızı beyin tümörü (biri beyin kanamasi ) vefat etti.
Amcamın eşi yengem aynı zamanda akrabalık var (kızı kanserden vefat eden) onun biraz karışık beyninde tümör vardı lenf kanseri de vardı vefat etti.
Babam kemik iliği kanserinden vefat etti.
Yine amcamda başka kanser var (durumu iyi çok şükür diğer türlere göre korkutucu sayılmaz)

Anne tarafimda ise dayi teyze kuzenler vs hiçbir ciddi hastslik ve vefat olmadı. Anneannem sağ 95 yaşında.

Ama ben fiziksel olarak baba tarafiyim.
0
egerbiryolcu
(04.08.26)
baba tarafi - obeziteye meyil, bel fitigi
anne tarafi - norolojik sikintilar, romatizma
0
cooperr
(04.08.26)
Akraba evliliğinin bir ürünüyüm. Geniz eti ameliyatıyla başlayan sorunlar çene problemi ve bozuk diş yapısıyla hayata başladım. 40 yaşına kadar 2 öçl kopartıp 3 kez diz ameliyatı olduktan sonra bir de kasık fıtığı yırtığı ameliyatıyla akraba evliliğinin tüm etkilerini yaşadım. Bu arada 1.5 miyop 0.50 astigmat mevcut. Dedem ve halam alzhemir. Kbb problemi genetik.
0
mikahakkinen
(05.08.26)
Delilik(tam olmasa da meyi varl)
0
denizciman
(05.08.26)
okuyunca halime şükrettim. babamdan huysuz bacak ve böbrek taşı, annemden lipödem, insomnia ve saç beyazlaması devraldım.
babam midem kanserinden vefat etti, geçen hafta mide rahatsızlıkların tavan yapınca korkuyla endoskopi yaptırdım ama çok şükür temiz çıktı.
-1
halanne
(05.08.26)
migren.. babalar gibi migren ve tüm hayatımın içine edip bana kalıcı hasarlar bırakan 6 yaşımdan beri çektiğim migren..ve saç beyazlaması..babamdan ise borçlar ile birlikte sinir.
0
iwillsee
(05.08.26)
metabolik hastalıklar ve kanser genellikle ırsi olarak geçmekle birlikte ergenlik döneminden önceki hayat şartları bu tablonun esas belirleyicisi durumunda kesinlikle.

çocukluk dönemindeki (3-8 yaşlar arası) beslenme kalitesi, ortam şartları, fiziksel egzersizler, aile içi sevgi saygı durumu bile ilerleyen yaşları çok büyük ölçüde etkiliyor. eğer bu dönem kötü geçirildiyse bahsedilen hastalıklara yatkınlık çok daha fazla oluyor. ilerleyen yaşlarda her ne kadar hayat kalitesi yüksek te olsa çocukluk döneminin yerini doldurmuyor maalesef.
+3
joooper
(05.08.26)
Kafada saç yok ama vücutta kıl çok. Genetik mi bilmiyorum skolyoz, kifoz hepsi var. Marfan sendromundan şüpheleniyorum, genetiğe gittim önce kardiyolojiye git dedi.
0
inheritance
(06.08.26)
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-3
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
-1
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
-1
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(14)

o paraya corolla mi alinir?

ghilleinthemist
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi. neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlam
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi.

neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlamiyorum o paraya atiyorum audi var da ben corolla alayim demiyorum ki? ya da 2 milyonluk aracin alternatifi 3.5 milyonluk bir otomobil degil ki? neyse sonuc olarak, o butceye alinabilecek sedan ya da b-suv ne onerirsiniz?
+1
ghilleinthemist
(04.08.26)
cunku corolla ve civic daha cok sifir alacak parasi olmayanlarin ikinci el alirken sigindiklari guvenli liman. sifir alacaksan toyotaya gerek yok, zaten aracin 3-4 sene garantisi olacak. mantik bu.

ha sen araci sadece a'dan b'ye gitmek icin kullaniyorsan, aracin gidisi, tasarimi, vs cok da onemli degilse, yani bir petrolhead degilsen, basimi agritmasin beni sanayiden uzak tutsun yeter alacam 15 sene binecem diyorsan, al gitsin.

honda'ya da bakmani tavsiye ederim. fiyat konusunda hiccc fikrim yok.
0
cooperr
(04.08.26)
Kia sportage
Nissan kaşkayi
Honda HRV
Ford KUGA
VW T-Roc

Suv seviyorsan elindeki bütçeye göre daha gösterişli araçlar mevcut
+1
HellKeePer
(04.08.26)
Corolla;
Otomatik olarak hiçbir şekilde sorunu olmayacak (dizayn sebebiyle)
Hybrid motoru bilmem kaç yıldır var ve dünyadaki en iyi hybrid platform
Araçlarına teknolojiyi ilk sokmuyor, biraz oturduktan sonra sokuyor

Arabadan istediğin bu arabanın verdiğinden ne kadar fazla bilmiyorum. Sonuç olarak 140 beygir araba.

Toyota Türkiye'de ne kadar piyasa var bilmiyorum tabi. Bence önemli kısmı o.
Bir de sana "Toyota mi alinir" hikayesi anlatayim. Bundan iki sene önce aynı durumda arkadaşım aynı şekilde 1 kasa BMW aldı. O dönemden beri sanayi ile arkadaş oldu. Şu an tek dediği "bunu satıp toyota alıyorum, bıktım".
Bir de unutma; sana pahali araba önerenlerin aklina;
Kol gibi sigorta ve kasko
Kol gibi servis maliyeti
Bunların hiçbiri gelmiyor. Yani arabayi satin almak ile yürütmek farklı.
Bana göre dünyanın en mantıklı arabalarından biridir corolla hybrid, ondan önce elektrikli araç gelir.

Ps: Türkiye'de yalniz altı yüksek araç gereği var. Ben misal hiç sevmem suv vs ama Türkiye'de yollar kötü, her yerde tümsek var, kasisler mantıksız. Haliyle altı yüksek araç daha iyi olabilir.
+1
logisticsmanager
(04.08.26)
Bir de internetin yüzde 99'u iki tip insandan oluşuyor;
Corolla, civic ve lexus dışında arabaların hepsini sıkıntılı bulanlar (bu reddit north amerika tayfasi)
Ne araba söylersen söyle "o fiyata o mu alınır" diyip giriş fiyatı daha pahalı, yürütmesi daha pahalı, daha riskli araç söyleyenler (türk sosyal medyası)

Bu adamlara kalsa benim ford Fiesta şu ana kadar patlamaliydi. Polo almalıydim ya da yaris almaliydim falan filan.
0
logisticsmanager
(04.08.26)
cuma günü corollayı 1.8'e aldılar sen neden 2.5'a alıyorsun? corolla suvsa al.
artık araçlar birbirine çok yakın. senin beklentine bağlı bir süreç.
eğer sıkıntısızlık ve standart istiyorsan toyota honda. daha az fiyata konfro diyorsan psa grup ve koreliler önde. kalite arıyorsan almanlara yönelmen gerekiyor.
@logicmaster +1 suv sevmem ama türkiye için mantıklı. yollar kötü.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
Ben olsam elektrikli dışında bakmazdım. Eğer elektrikli size uyuyorsa (ucuzdan pahalıya) güzel alternatifler var; 1.5-2 milyon aralığında e-c3, frontera ya da e-2008 alınabilir. Hatta e-208 ya da corsa bile alınabilir. Özellikle bunların 1-2 yaşında ikinci elleri inanılmaz kelepir. Paranız cebinizde kalır.
0
orient blue
(04.08.26)
BMW'ye gecersin, ocagina incir agaci diker.
sundan bir kurtulayim gidecem corolla/civic alacam dersin.
bir sekilde kurtulursun, gidersin toyota'ya. bir tane az kullanilmis cakayim bitsin bu eziyet kafasindasindir, bir tane araba verirler test surusu icin, cikarsin anayola.
110 gibi kaput meksika dalgasi yapmaya baslar.
120 ye dayanirsin, yan aynalar titresimden koptu gidecek.
130 a cikinca zaten yol ve ruzgar sesinden dandik hoparlorlerden gelen muzik sesini duyamazsin.
araci geri goturursun, ben yine almanlara bakayim diyip yeni bir incir agaci arayisina baslarsin. :D

bir kere almana bulasinca pek donus yok malesef.
japon tatmin etmez, lexus/infiniti dahil.
0
cooperr
(04.08.26)
elektrikli, elektrikli, elektrikli...

cereyanlı araba alın.
lütfen.
ofisteki dizelleri satıp kia ev3 aldık, neden daha önce elektrikli araç almadık diye kafamızı yerlere vuruyoruz.
aralıktan beri 9.500Km yol yaptık, bakım - sanayi vs hiç derdi yok.

ancak...
elektriklilerde de sağlam markaları seçin.
+1
MtKrt
(04.08.26)
0 ioniq6'nın 2.5 civarına çıkma ihtimali var. çıkarsa kesinlikle tercih o (elektrikli)

çıkmazsa

0 qashqai 2.2 civarına bayiden alınabiliyor şuan.

hayırlı olsun.
0
a darkness coming
(04.08.26)
corolla'nın seneye kasası değişecek. 2,5 milyon bütçeniz varsa skoda kamiq, vw t-roc veya illa toyota suv tarzı bir şey arıyorsanız yeni kasa ch-r tavsiye ederim. toyota gerçekten satarken üzmüyor, 5-6 yıl sonra aracınızı yenilemek isterseniz satması daha kolay.

arkadaşlar çok elektrikli demiş ama benim özellikle türkiye'de hala bir önyargım var. uzun yolda şarjı bitti bitecek diye düşünmek istemediğimden dolayı böyle belki bilemiyorum.
0
elektr10
(04.08.26)
kroniklere bakmadan almayın. e-c3 yokuş çıkamıyor örneğin.

ben corolla yerine ioniq 5 almak isterdim sanırım. 2.5 corolla için çok çok fazla geliyor kulağa.
0
gurur
(05.08.26)
Benzinli corolla 1.8-2 civarinda pakete gore ama hybrid icin 2.5 gerekiyor yine :/
0
🌸ghilleinthemist
(05.08.26)
2.300'e sıfır togg almak varken, maceraya girmeyin.

evden şarjla kilometrede 1 lira yakıyor. dışarıdan şarj ederseniz kilometrede 2 lira yakıyor. gayet güzel araba. mis gibi.
0
babilfish
(08.08.26)
bmw, audi, mercedes, gibi araçları kullanmanın yazılı olmayan bir kuralı vardır. sıfır alırsın ve garantisi biteceği zaman veya 90 bin kmye gelmeden satarsın.

bu araçlar pişmanlıktır. bunların en iyisini almayacak olduktan sonra bmwye, audiye, mercedese biniyorum demenin de hiç mantığı yok. renault motorlu mercedes mi olur? pejo ile aynı motoru kullanan bmw mi olur? olmaz.
0
omer460
(08.08.26)
(8)

Geri dönüşüme insanlar çuval çuval pet şişeyi nasıl topluyor?

Cesario
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olm
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.

Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?

DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olmuş. geri dönüşümden sonra zam yaptılar muhabbeti doğru mu yoksa enflasyon, üretim arzından vs mi?
0
Cesario
(03.08.26)
Restoran, kafe gibi yerlerin şişeleridir o çuval çuval olanlar bence.
0
rock n roll
(03.08.26)
evet çöpten topluyorlar. sahilde elinde eldiven çöpleri karıştıran düzgün giyimli kadınlı erkekli tipler topluyor.
0
my fault
(03.08.26)
Suya zam konusu geri dönüşüm meselesinden sonra gerçekleşti.

Bu serbest piyasa isteyen istediğini yapar diyenlerin varsa işletmesinin muhasebe kayıtlarını derinden ele almak lazım ki işletmesinin de içinde bulunduğu devlete vergi olarak ne katkısı var herkes bilmeli.
Öyle ya daha çok kazanan daha çok vermeli
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
makineler çalışmıyor ki... çalışınca da çok kısa sürede doluyor ve düzenli boşaltılmıyor.
ben defalarca kez gittim cam haznesi boşken ağırlık uygun değil diye hata veriyor kabul etmiyor ki farklı farklı bir çok şişe denedim.

gözümün önünde boşaltıldı, önümde 2 kişi biraz pet şişe attı toplasan 100-120 tane anca vardır, ben 80 küsür tane pet atabildim doldu diye hata verdi kalanı atamadım. önümdekiler genelde büyük şişe attı ama benim hepsi 500ml idi. bir tane bile cam atılmamıştı makineye ben de atamadım :D

sistem başladığından beri ilk kez pet şişe atabildiğim boşaltıldığı sırada kuyruğa girdiğim gün oldu işte daha cam atamadım... birikti ev çöplüğe döndü rahat 1000 taneyi geçik şişe olmuştur. araba bagajında 200 cam şişeyle geziyorum bi gün oralardan geçerken boş ve çalışır denk gelirse bari o kadarını atayım diye. özellikle o iş için kalkıp gitmiyorum çünkü açık görünse de çalışmayabiliyor. çalışsa da dolabilir sıra olabilir vs. her şey tamam olsa yaktığım yakıta yine yazık. arada açık görününce bisikletle pet şişe taşıyorum sırt çantasına da biraz cam alıyorum o kadar.

toplam attığım daha 1 günlük hak tanınan adede bile ulaşamadı ama makine düzgün çalışsa ben de çuvalla gidebilirim :D öyle o günün çöpü değil yani.

3+1 evde tek yaşamasam çekilecek dert değil çöpe atardım muhtemelen. yerim var da biraz sabrediyorum biriktirebiliyorum. belki birkaç makine daha konur biraz daha düzenli boşaltılır ileride diye.
0
konetsu
(03.08.26)
@konetsu

Toplu teslim olacak merkezi yerlere diye haberler çıktı daha ucuz fiyata ama. Onu araştırın, makine ile boşuna uğraşmayın derim.
0
🌸Cesario
(04.08.26)
yaw turkiye plastik copunun cok yogun oldugu bir ulke, nemrut'un zirvesine cik, orda da bol miktarda plastik teneke vs bulacagina eminim.

bu kanun cikinca aha cingeneler simdi zengin oldu dedim.
oldukca da secindim artik millet saga sola ya atmayacak, ya da atarsa birileri toplayip nakite cevirecek, yurtdisinda oldugu gibi.
0
cooperr
(04.08.26)
gözlemlediğim çoğu kiş 1.5 veya 5lt litrelik su tüketiyor evde, apartmanda bizim katta damacana kullanan yok bende haftada en az 12 şişe 1.5 lt tüketiyorum sadece evde, ayda 50 tane kafadan şişe biriktirebilirim istesem..
0
eja
(04.08.26)
"0.5 litre sular 20 tl olmuş." nerede oyle olmus? Benzinlikler mi? Neyse merak edip baktim Migros'da 6,95 TL, yalan olmasin en fazla gecen seneye kadar 3,75 TL dip fiyatti marketlerde, bu artis depozito isiyle ayni anda mi bilmiyorum.
0
mbond
(04.08.26)
(24)

Sevgilinin yurtdışına taşınması

selenophile
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor. Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok. İstanbul’da a
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

İstanbul’da aileniz, güzel bir işiniz, çok iyi arkadaş ortamınız var.

edit: Öncelikle ben değil bir arkadaş, gerçekten :) Gidecek olan erkek tarafı evlenip gidelim dememiş hiç ama ilişkinin başlarından beri evleniriz biz diyorlar ara ara.. Yurtdışı iş başvurularının da yapıldığını biliyor kız ama gerçekleşmesine çok ihtimal de vermemiş.. Normal şartlarda konforunu bozmak istemiyor, illa yurtdışına taşınayım demeyen birisi..

- Dil okulu falan ayarlayıp, buradaki bütün düzeni bırakıp risk alma pahasına yine de gider misiniz?
- Evlenelim bari öyle gidelim mi dersiniz? En azından bütün düzeni bozacaksam da kendimi garantiye alırım gibi..
- Uzak mesafe ilişkisi hiç benlik değil ya da yurtdışı istemiyorum diyip şimdiden ayrılır mısınız?
📊 Sevgili yurtdışına yerleşiyorsa

Bu anket sona erdi. 75 oy kullanıldı.

0
selenophile
(03.08.26)
Uzun mesafe ilişkisi ile olacağını sanmam, gidiyorsam giderim yoksa ayrılırım
Bu durumda gitmezdim
0
kisa
(03.08.26)
Evlenip gitmek seçeneğini işaretledim ama orada iş bulma imkanı olmayan biri için inanılmaz bir psikolojik zorluk bu. Direkt kendi işi olmasa bile çalışabileceği başka işler var ise çok sorun olmaz. Ama aksi durumda her iki kişi için de büyük zorluk.
0
himmet dayi
(03.08.26)
4-5 sene sevgili olunmaz.
-4
gobekliraki
(03.08.26)
bu konuda büyük konuşmak zor. normal şartlarda gitme ihtimalin yoksa ya da onun ilerde dönme ihtimali yoksa mecbur ayrıl derdim.

ama 2 arkadaşım evlendi böyle. birinde kız türkiyeye geldi evlendikten sonra. bi süre uzaktan devam etti ama.

diğerinde uzaktan olmasına rağmen evlendiler. tabii avrupa o daha yakın bi tık. gidip geliyolar ara ara.

ama kanada uzak şıp diye gidemezsin. hem zaman hem maliyet falan. dediğim gibi gitme şansın sıfırsa veya ilerde onun dönmeye niyeti yoksa ayrılmaktan başka çare yok gibi.
+1
jelly bear
(03.08.26)
Evet Türkiye’ye geri dönmeyi hiç düşünmüyor, o kesin.
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Benim bu konuda merak ettiğim şey Kanada'dan iş teklifi alan sevgilinin bu konuya yaklaşımı nedir? "Seçeneklerimiz bunlar, birini seç" gibi mi yaklaşıyor? Eğer böyle ise zaten evlenmeye pek niyeti de yok gibi duruyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
orada hali hazirda isi varsa evlenip giderim. kanada'yi bilemiyorum ama calisan kisinin esi olarak yasadigim yerde bulunmak kesinlikle inanilmaz avantajli. is bulma kurumu seninle ilgileniyor, dil kurslari gibi egitimleri devlet karsiliyor, sigortan esin üstünden cok uygun fiyata halloluyor. diger türlü sen is bulmalisin zaten, yoksa oturum alamazsin, ama ona da pek ihtimal yok demissin.

4-5 senelik sevgili diyorsunuz. SENELIK. ayrilmak o kadar kolay mi? ayrilirim diyenler emimin asla bu yollardan gecmemislerdir. 5 SENELIK sevgiliyi 5 aylik sevgili gibi düsünüyorlar. Nah ayrilirsiniz asfdfg.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
@himmet dayi; yurtdışına gidecek taraf, sevgilisine sen de gel bir dil okulu bulalım diyor.Hemen evlenip beraber gidelim demiyor.
@el cevap; İngilizce biliyor ama orta seviye. İş durumu da evet bir beyaz yaka pozisyon bi şekilde hemen olmasa da arayabilir. Ama her türlü buradaki rahatının yanından geçmeyeceği kesin.
Kendini garantiye almak evet hoş bir tabir gibi olmadı ama durum bu. Düzeninden rahatından vazgeçip her şeyi riske atıp gidiyorsun sonunda.. Sevgiliyken canı sıkılınca pat diye terkedilmek de var dünyanın bi ucuna bile gitmişken.. Evliyken en azından bi sorumluluk alıyorsun, anlaşmazlıklar çıksa da evliliği bitirmek o kadar kolay değil, daha çok çaba ve emek harcıyorsun kurtarmak için..
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Hali hazırda evli olsam giderim, ama sevgililik dönemi için çok riskli. Girdiğiniz risk yetmiyor bir de olası bir ayrılık durumu da eklenince (çünkü çok kaotik bir süreç olacaktır bir süre) risk katlanıyor. Onun zaten bir işi olacak ama siz orada iş arayacaksınız. Dil kursu falan diyorsunuz, buradan iş bulma aşamasının hiç de kolay olmayacağı da belli. Ayrıca iş bulsanız bile kendi alanınızda iş bulma olasılığınız düşükse sosyal uyuşmazlık oranının artma olasılığı ve ayrılık ihtimali de kuvvetleniyor uzun vadede.

Evli olsam giderdim dedim ama evli değilsem şu aşamada evlenmek istemem çünkü yukarda saydığım şeyler yüzünden çok fazla şey değişecek ve işlerin yoluna girip girmeyeceğinden emin olmak isterdim.

Benim gitmemin tek yolu o orda hayatını yoluna koymaya çalışırken iş bulup gitmek olurdu. Ama iş bulmadan gitmezdim.
+1
akhenaten
(03.08.26)
Yurt disinda yasamak istiyorsam evlenip giderdim.
Para kazanmak illa okudugun bölümde is yaparak olmuyor.

Yasmaak istemiyorsam ayrilirdim. Insanin kendi istedigi hayati yasamasi cok önemli. Sevgi zamanla yerini ince bir siziya birakir. Hatiralar zamanla bulaniklasir. Sevmedigim bir yerde sevdigin insanla mutlu olmak zor.

Ama su da olabilir. O bir gitsin bakalim. Sonucta gitmek istedigi yer kanada. Bir kis gecirsin bakalim hala orada yasamak istiyor mu. Karari kesinse ayrilmak daha mantikli olabilir.

Kanada da yasanir mi ya. Orali degilsen cok sacma. Maaslar falan da düsükmüs abdye göre. Hem uzak hem soguk.
-1
Purple life
(03.08.26)
işimde çok iyiysem ve iyi maaşlı bir işim varsa gitmem ve ayrılırım.

şu an çok da bi gelirim yoksa ve sevgilimin maaşı bana da yetecekse evlenir giderim.

işimi uzaktan yapabileceksem giderim.

başka bir kariyere yönelebileceksem giderim.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Bacim seni cagiriyor mu cagirmiyor mu yazdigindan belli olmuyor bile. Konuyu bizle ya da kendi basina degil onla birlikte konusmaniz lazim. Gelecek planini beraber yapiyor musunuz yapmiyor musunuz? Oylesine ya da bir ara konusmalik bir durum degil bu.
+2
osssy
(03.08.26)
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

1 evleniriz bi ara falan ikinizin de bu ilişkiyi çok da sallamadığı yönünde bir izlenim bıraktı bende. ikincisi madem evleneceksiniz ve ciddi bir ilişkiniz var; böyle bir kararı alırken sana niye sormadı? sallamadığı için mi yoksa 'ben gidersem o da gelir' deyip senin adına da mı karar verdi?


bak yazdığın ilk paragrafta herşey ortada. bu sorunun cevabını sen de bizim kadar biliyorsun.
0
omer460
(03.08.26)
Her şeyi bırakıp peşinden giderim
0
Hallegadola
(03.08.26)
Evlenmek isteyen zaten açıkça evlenelim, sen de gel der. Bir teklif falan yoksa bence otur oturduğun yerde. Türklerin dil okulu fantazisi 30 bin dolar ve birkaç yıla mal oluyor.

Bir diğer teknik konu da evlenseniz de sana çalışma izni olmayabilir. Kanada'da PR yani oturumu olmayanın evlilikle oturum ve çalışma izni sağlama imkanı yok.
+1
michael harddd
(03.08.26)
purple life +1

bir de ekliyim, kanada'dan is teklifi gelmesi de pek inandirici degil, ya teklif isi yalan, ya da cocugu kandiriyorlar.

ulkede ciddi issizlik var, daha icerdekileri doyuramiyor disariya teklif yollamasi icin adamin bulunmaz hint kumasi olmasi lazim. oyle bir adami da kanada'ya cekmen imkansiza yakin, amerika varken.
0
cooperr
(04.08.26)
cooperr'a tamamen katılıyorum. Önüne gelen kanada'ya okulla girip PR ve iş kovalıyor. Yıllarca geçici işler yapıp ülkesine dönen binlerce insan var. Bunu da geçtim iş bulup şartlardan memnun olan bile çok az.
0
michael harddd
(04.08.26)
"Sana dil okulu bulalım, sen de gel."

Gördüğüm en romantik teklif olabilir.

Gittikten 3 ay sonra ayrılır sizden. Sanki okeye dördüncü çağırıyor.
+2
himmet dayi
(04.08.26)
Adam aslinda dil okuluna gidiyor olmasin?! Ancak boyle bir durumda uzun sureli sevgilisine “hadi sen de dil okuluna gel” demesi mantikli olurdu. Diger durumdaysa kadin icin evli gitmek vize durumlari acisindan daha kolay ve ucuz olur gibi geliyor.
+1
eileengray
(04.08.26)
bence en önemli şıkkı koymamışsın.
f şıkkı: bıçaklarım.

4 yılımı verip evlilik planı yapıcam sonra 'adaya veda ediyorum' oldu canım. ayrıca kanada bk gibi yer.
-1
buenosdias
(05.08.26)
4-5 yıldır sevgili oldugum adam 10000 km ötede iş bulup bana da evlenip gidelim demek yerine "sana da bi dil okulu bulalım" derse asıl sorun bu olur. yaşlar çok mu küçük?
+2
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
Yaşlar 40 aslında, küçük de değil.

Güncel durumu bildireyim;
“Ben gidiyorum, sana da bir dil kursu buluruz, sen de gelirsin” cümlesi
“ Dil kursu bulamazsak/öğrenci vizesi çıkmazsa, ben bir süre orada kalıp düzen kurduktan sonra Türkiye’de evlenip gideriz”
e evrildi.

Yani bence de en mantıklısı; ne kadar dönmemeye emin olsa da bi süre kalıp orada yaşamaktan memnun kalırsa öyle gidilmesi. Hatta kadın tarafının da bi süre orada yaşayıp “evet ya ben bu adamla burada yaşamak istiyorum” dedikten sonra evlenmeleri..

Yaşlar 40 olunca öyle koşa koşa hadi her şeyi bırakıp beraber gidelim ne olacaksa yaşayıp görelim denilemiyor sanırım, mantık da devreye giriyor..
Bunu diyebilmek de ayrı tatlı olurdu ama beee, hey gidi gençlik :) Diyenler o yoğun hissi hissediyorsa, o güzel çılgınlığı da yaşamak istiyorsa koşsun yaşasın hepimiz için de:D
(Sonra olacaklara ben karışmam yalnız:)

Bu arada cidden ben değil, bir arkadaş.
Ve evet iş teklifi ciddi, spesifik bi alanda çalıştığı için çok da zor olmadı.
Ve evet bence de Kanada’da yaşanır mı ya:(
0
🌸selenophile
(06.08.26)
erkek kişisi iş bulup gidiyor. ama işi yaban ellerde.

sen gitmek ve orada yaşamak istiyor musun? zaman geçiyor. gelmişsiniz 40'a. allah mutlu huzurlu ömürler versin. bir insan kaç sene yaşıyor ki? sağlıklı 30 yıl daha yaşarsanız bunun 10 yılını orada yabancının ülkesine uyum sağlamakla harcamak iyi bir karar olmaz.

bence erkeğe yol ver gitsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.08.26)
Mantık devreye girer tabi ve 4-5 senelik ilişkin varsa bu kişiyle evlenmek isteyip istemediğini bilirsin bu yaşta. "Evleniriz bi ara" kaçak bi söylem. Evliliğe inanmayıp evlenmemeye varım ama bu çok öyle değil gibi. Özellikle böyle bi dönüm noktasında eğer birlikte bir gelecek hayal ediliyorsa doğru adım evlenmek. Hem vize süreçleri için hem de kopmamak için. Orda yaşamaktan memnun olup olmayacaklarını da birlikte görebilirler. Olmazsa birlikte dönerler. Hani durum şöyle olsa, iş teklifi alan taraf tereddütlü gidiyor olsa, orda kalıp kalmama niyeti 50/50 olsa, iş teklifi almayan taraf boşuna düzenini bozmasın bu ihtimal için deniyorsa ok. Ama bi aksilik çıkmazsa yerleşmek üzere gidiyor giden. Bu durumda içten ve makul bir "sen de gel" teklifi yoksa üzgünüm ama hayatına yalnız devam etmek istiyor.

Bu arada iş teklifi söylemine takılanlar, iş teklifi tam düşündüğünüz gibi bi şey olmayabilir. Kanadayı bilmiyorum da abd'deki gibiyse sen bi işe başvurursun, görüşmelerden geçersin, sonra işyeri seni isterse sana yazılı bi teklifle gelir bu da "iş teklifi aldım" diye ifade edilir, kabul edildim ve sözleşme aşamasındayım anlamında. İllaki dünyanın öbür ucundan şanını duymuş ve nolur bize gel diye iletişime geçmiş anlamında değil.
0
mezzosprite
(09.08.26)
(7)

Low anketimsi - en severek kullandiginiz atasozu/deyim

üğpoıuy
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?Benimki "kurdun dişine kan değdi"
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?

Benimki "kurdun dişine kan değdi"
0
üğpoıuy
(03.08.26)
"Karıncayı sikiceksin ama belini incitmeyeceksin"

Kullandığımdan değil ama düşününce o ince sahtekârlığı, işi bilmeyi ifade eden bu deyimde bir zarafet de görmüyor değilim doğrusu...
0
burka
(03.08.26)
Alışmadık götte don durmaz.

Bu hem huylu huyundan vazgeçmezi kapsıyor hem de katran, şeker ve cinsin cinse çekmesi hadisesini kapsıyor.

Yani bir insan alışık olmadığı, kendine uygun olmayan bir şeyi sürdüremez, kalıcılık olmaz (huylu huyundan vazgeçmez). Hem de bunu yaptırmaya çalışırsanız veya kendisi sürdürmeye çalışırsa eğreti durur yani orjinali neyse odur. (Katran ve şeker hadisesi).
+1
akhenaten
(03.08.26)
cok severek kullandigim birkac söz var.
ilk aklima gelen, kicima yilan kacmis cikaracak leylek ariyorum.
ayda bir falan kullanirim.

bir digeri, lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee.

yeri gelince gene hic kacirmadan sarf ettigim:
cingeneye beylik vermisler önce babasini asmis ve katrani kaynatsan olur mu seker, cinsine sictigim cinsine ceker.
hic kacirmam. tahsin sütcüoglu bir, ben iki.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
"lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee. " +1

kullanmadığım ama hakkıyla kullanacak insanları tanıdığım için
www.instagram.com
+1
kisa
(03.08.26)
fakire simit vermişler yamuk demiş.

aslında bunun doğrusu "fakire hıyar vermişler bu eğri demiş" olacak ama simitli versiyonu kullanırım.
+2
himmet dayi
(03.08.26)
Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.
+1
selenophile
(03.08.26)
kiyakciligin sonu ayakciliktir.
kurt yedigi ayazi unutmaz.

yabanci olarak:
fortune favors the bold
+1
cooperr
(04.08.26)
(7)

Üniversite hocaları nasıl oluyor

substituent
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…Manyak öz geçmişleri var. Merak ettiğim
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…

Manyak öz geçmişleri var.

Merak ettiğim iki şey var.

1-Lisans ortalamaları sizce kaçtır? Alayının rahat 3.5+ var mıdır?

2-yurt dışında lisansüstü eğitim, ek bir maddi kaynağa ihtiyaç olmadan mümkün olan bir şey mi? Elbet 4 ortalama sağlam referans ile mümkündür de, ortalamaya vurduğumuzda sonuç ne olur?
0
substituent
(02.08.26)
Lisans ortalamaları yüksektir. Yüksek olmasa zaten o dediğin üniversitelerde yükseköğrenim yapamazlar.

Ek maddi kaynağa çoğu zaman ihtiyaç olmuyor. İyi üniversiteler (ABD'de) doktora öğrencilerine 5-6bin dolara kadar maaş + her türlü imkanı veriyor zaten.

Ama senden çok büyük beklentileri oluyor (Türkiye'deki çok iyi üniversiteler de öyle). Haftada 600-700 sayfa makale/kitap okumanı, bunları tartışmanı, ders alıp derslerin proje ve ödevlerini yapmanı, projelere ve konuşmalara katılmanı istiyorlar (en azından bizim bölümde öyle; 3,90 ortalamam olduğunu da şuralara bir yerlere iliştireyim). E bunları yapan 3,50+ ortalamayı rahat tutturuyor zaten. Yapamadığın takdirde ödeneği kesiyorlar ve şutlanıyorsun.
+2
lesmiserables
(02.08.26)
bi tane tanidik var bogazicinde hoca.
beyaz turk'un dibidir, atadan ultra zengindir. soforle gezer.
80lerde ilk kez mikrodalga firini onlarin evinde gormustum. ev dedigim de iste anadolu yakasinda komple mustakil binaydi.
bende hicbir zaman "cok akilli" intibasi birakmadi.
cash is king ya, bu dunyada paran varsa bir yolu bulunur.
ismini verdigin okullarin hepsine olmasada bazilarina zaten zengin degilsen almazlar ya, sira var derler red yersin. ortalama falan bunlar normal nufus icin gecerli seyler, bunlara islemez. buna yurtdisinda bizzat sahit olmuslugum da var.
+2
cooperr
(03.08.26)
Bazı şeylerde , ünvan veya kadroya alımlarında ortalamaya bakılmaz. İlgili ortam ile maddi olarak güçlü ve onlarla aynı zihniyette olmak yeterlidir.
Öz geçmiş konusu da yerine göre hikaye. O sayfaya prosedür olarak yazılacak bir şeyler lazım sadece.
İç işlerinde serbest olan yerlerde pek öyle adalet , şeffaflık olmaz.

Köyden sonra akrabaların en fazla görüldüğü yer neresidir diye sorulsa
bu tür yerler denebilir sanırım.
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
1 o dönemki gpa ile şimdikini karşılaştırmak doğru olmaz. Çoğunun 3 bile yoktur.
2 maddi destek tabii ki lazım. bir kısmı başarılı doğulu otantik öğrenci kontenjanını kullanıyordu eskiden. şimdi bizden daha otantik milletlerden de akıllı çocuklar oralara erişebiliyor, kendin fonlamazsan daha zor.
-1
klassno
(03.08.26)
Benim eski patron bahsettiginiz kisilerden biriydi. Anlatilan hikayeye gore butun sulale varini yogunu ortaya koymus ABD'ye gonderebilmek icin, o da muhtemelen parayi bulunca onlari gormustur. Not ortalamasini bilmiyorum ama muhtemelen yuksektir.
0
mbond
(03.08.26)
iyte makina'da doktor öğretim görevlisi birini dönemimden tanıyorum.
3+ ortalaması kesin vardır lisansta.
Dr. Araş. Gör. olan birini daha tanıyorum yine lisans ve yüksek lisanstan.
lisans ortalaması düşük bence fakat yüksek lisans / doktorada beraber çalıştığı insanların desteğini çok aldı.
0
rain when i die
(03.08.26)
Boğaziçi'nin eski hocaları böyledi, şimdikilerde cv koyamayanlar var. Neyse soruya cevap, hepsinin ortalaması çok yüksek olmak zorunda değil. Genelde eğitime yatırım yapan ailelerden geliyorlar, sadece parası değil, vizyonu da olan aile lazım. Sosyal etkinlikleri, başvuru için gereken sınavlarda aldıkları notlar, özellikle bazı branşlarda çalışılan konular, niyet mektubu, referans gibi birçok şey etkili. Maddi durumu iyi olmayan birinin buralara erişmesi çok daha zor ama birebir tanıdığım ve bunu başarmış insanlar da var.
0
asteriks
(03.08.26)
(47)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-2
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(12)

buz kirici

osssy
Evde buz kirmak icin ne kullaniyorsunuz? Tesekkurler.
Evde buz kirmak icin ne kullaniyorsunuz? Tesekkurler.
0
osssy
(31.07.26)
Evde buz kırmıyoruz biz
+5
yenibirgüzelnick
(31.07.26)
Buz dolu poşeti havluya sarıp kafasına gözüne vuruyorum ben.
+2
orient blue
(31.07.26)
braun buz kırıcı blender kullanıyoruz, memnunuz.
0
sinematikcrop
(31.07.26)
Evde doğrayıcı, blender falan varsa onun buz kırma bıçağı oluyor:

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
himmet dayi
(31.07.26)
mermerin kenarına vuruyorum dan dun diye
0
neira
(31.07.26)
musluktan akan suyun altına tutup havan et döveceği en olmadı çekiç gibi bişiyle vurusanı zçok kolay parçalanıyor
0
iwillsee
(31.07.26)
Mermerin kenarı iyi iş görüyor
0
hakmut
(31.07.26)
evde buz yapmiyorum buzdolabindan ne kadar koku varsa cekiyor.
0
cooperr
(31.07.26)
buz kırıcı deyince amerikan cinayet filmleri geliyor aklıma. bir sahnede gözükürse kesinlikle cinayet aleti oluyor.
0
renegade
(01.08.26)
hangi ölçülerdeki buzu hangi ölçülere kırmak istiyorsunuz?
0
killerbee
(01.08.26)
sağlam telefonun varsa onunla kır:)
0
nothing in my way
(02.08.26)
Kirinti buz elde etmek icin soruyorum.
0
🌸osssy
(02.08.26)
(7)

Türkiye'de ingilizce mülakatta şov yaparlar mı :)

klardtt
Merhaba,Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade e
Merhaba,

Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade edebiliyorsanız yetiyordu, kimse de çok zorlamıyordu.

Hatta bir kere kore firmada girmiştim, ik bana sadece ingilizce kendini tanıtır mısın dedi. Kendisi hiç konuşmadı/soru sormadı. ik'da öyle çok değil sanırım ama genel olarak ingilizce kullanabiliyor mu ona bakıyorlar.

Şimdi abd merkezli bir firmanın Türkiye firma kısmında mülakata gireceğim. Yine ik kendimi ingilizce tanıtmamı istedi, biraz konuştuktan sonra kendisi ingilizceyle şov yaptı :) (ik türk, en azından ismi.) Manyak ingilizcesi vardı, telaffuzu akıcılığı... adını görmesem yabacı zannederdim. üniversitem de bu kadar iyi ingilizce konuşan hoca hatırlamıyorum neredeyse.

Şimdi teknik ekiple teknik mülakata gireceğim. ilk kendimi anlatan ingilizce sunum yapacakmışım. Sonrası teknik mülakat olacakmış, bundan sonrasının ingilizce ya da türkçe olması mülakatı yapan kişilere kalmış.

Şahsen çok gerildim, oradaki mühendislerin (onlar da Türk) de öyle ingilizcesi var mıdır? Yoksa ik'da yapısı gereği öyle kişiler mi çalışıyordur? Herkesin İngilizcesi öyleyse rezil olurum valla
0
klardtt
(30.07.26)
bence herkesin öyle değildir. bu firma global ve kurumsal bir firmaysa zaten bu tip şeylere takmaz. ingilizcenizin mükemmel aksanlı olmasına gerek yok. gerçekten de derdinizi anlatmanız, onları doğru anlamanız yeterli olacaktır. hiç gerilmenize gerek yok. bol şans.

bir ekleme daha yapayım. mülakatı yapan ik bu tip görüşmeleri belki de 100 kere yaptı. zaten bu case'lere çoktan çalışmış, defalarca tecrübe edinmiş biri. elbette makyajını yapacak yeterli zamanı da olmuştur :)
+3
elektr10
(30.07.26)
Muhtemelen yurtdışında yaşamış birisidir o İK yoksa trde çok zor öyle insana rastlamak. Ayrıca ingilizce ogretmeni olmayacaksın işini gördüğü kadar bildiğini göstermen yeter
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Bence de hepsi oyle degildir. Bugune kadar Turkiye'de yasadigi halde, organik bir sebebi olmayip bu sekil ingilizce konusan sanirim sadece 1 kisi tanidim.
0
mbond
(30.07.26)
malesef turkler bu konuda asagilik kompleksine giriyor. baska bir dili ogrenmek ve baska bir kisiyle o dilde iletisim kurmak cok degerli bir olay. ben de bu konularda hep ayni ornegi veriyorum; hindistanlilar. kime sorarsan sor bu elemanlarin konusmasinin cok zor anlasildigini soyler, fakat isler bir sekilde zor da olsa yuruyor. bir ingiliz aksanina ihtiyacin yok, karsidaki seni anliyor sen onu anliyorsan bir mimikle bile iletisime devam edebilirsin. zaten yeni mezunsun kimseye rezil olmazsin merak etme. yani 40 yasinda olsan da rezil olmazsin burasi tamamen ayri bir konu. :)) mesela ben daha cok yazisma kismindan ilerledigim icin ingilizce konusurken en basit bir kelimeyi unuttugum bile oluyor, fakat dedigim gibi bir sekilde akista ilerliyor her sey.
0
arakaali
(30.07.26)
uzundur yurtdisinda muhendislik ekosistemindeyim.

teknik elemanlarin cok iyi ingilizce konusmasina pek gerek yok, evet/hayir/gunaydin disinda konus(a)mayan cok asyali gordum.

IK baska, ingilizcesi kotu olani IK'ye almazlar zaten ki soyle bir dusundum, pek gocmen IKci gordugumu bile hatirlamiyorum, cogu zaten edebiyat mezunu falan oluyor.
0
cooperr
(30.07.26)
türkiye'de doğru düzgün ingilizce mülakat yapan tek kurum kuruluş gördüm.
o da whirlpool manisa fabrikasıydı.
ik'ları bilkent mütercim tercümanlık mezunuydu.
şimdi zaten ingiltere beko global hr'da.
mülakatı yapan da doğrudan abd'liydi.
2017 aralık civarı.
(not: makina mühendisiyim)
0
rain when i die
(30.07.26)
tüm İK'cıları karşıma almak pahasına bir yorum yapıyorum.

İK'cıların işi genel olarak şov yapmaktır. her fırsat bulduklarında şova başlarlar. teknik personelden beklenen karşısındaki doğru anlamak, kendini de akıcı bir şekilde doğru anlamaktır. kimse gramere, aksana bakmaz.
+1
co2s2
(31.07.26)
(2)

boncuk gibi yusyuvarlak ve rengarenk taşların olduğu bir plaj

fildirfildir
Türkiye’de nerede var böyle bir plaj, rastlayan var mı?
Türkiye’de nerede var böyle bir plaj, rastlayan var mı?
0
fildirfildir
(29.07.26)
Fethiye
0
mikahakkinen
(29.07.26)
aklimda kalan gocek kleopatra plaji.
boncuk gibi yuvarlak taslardan olusan beyaz kum, rengarenk degil. ustunde yururken garip bir hissiyati var hamur ustunde yuruyorsun gibi.
plajdan kum cikartmak yasak.
0
cooperr
(29.07.26)
(6)

arabada spotify vs tidal?

cooperr
tidal FLAC kullaniyor, spotify 320kps. ozellikle araba icin soruyorum, spotify'dan tidal'a gecip aracta ciddi fark hisseden var mi?
tidal FLAC kullaniyor, spotify 320kps.
ozellikle araba icin soruyorum, spotify'dan tidal'a gecip aracta ciddi fark hisseden var mi?
0
cooperr
(29.07.26)
Abi araba var araba var. Herhalde farkı hissetmek için rolls royce’dan inip tata’ya binmek lazım. Abarttım farkındayım ama bunun farkını evde bile anlamak için kulak ve ekipman gerekiyor. Hatta ne dinlediğiniz bile fark eder.

Ha tabii söylendiği gibi zaten Bluetooth limitindesiniz.

Bence kaynaktan ziyade örneğin arabanın elektrikli olup çok çok daha sessiz olması daha büyük fark yaratır.
+1
orient blue
(29.07.26)
Bluetooth baglantisinda max 320kbps alacaksın zaten
0
Sattva
(29.07.26)
Arabadaki dac in hoparlörün yol gürültüsü de varken fark yaratabikecegini sanmıyorum(qoubuz spor)
+2
kisa
(29.07.26)
arac elektrikli, 20 hoparlor akg sistem koymuslar.
camlar cift kat lamine, ici asiri sessiz.
ayrica aracta wifi var, spotify app olarak aracta yuklu vaziyette bluetooth ile isimiz yok.
0
🌸cooperr
(29.07.26)
Denemek zor bir şey değil ama dış sesi halletse bile kullandığı dac çok etkili olacaktır.
Bunu araştırıp bulmak yerine loseless bir app denemek çok daha kolay olacaktır
+1
kisa
(29.07.26)
O zaman bence fark olur. Ama bu biraz kulağınıza ve içeriğe bağlı. Gece gündüz gibi bir fark olacağını, üstüne kafa yormaya değeceğini düşünmüyorum. Spotify gömülü ise kullanın gitsin. Her halükarda içten yanmalı standart bir ses sistemine sahip arabadan iyi olur, Bluetooth olsa bile.
0
orient blue
(29.07.26)
(12)

Araba kullanmayi nasil ogrendiniz

Kittie
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ? Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ?
Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?
*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim. Ornegin bizim apartmanda yasli bir teyze var, rahatsizlandi, oglunu aradim, biz hastaneye gidiyoruz taksi cagiirdim dedim, anahtar evde al arabayi dedi. :)) aslinda cok onemli yani araba surmeyi bilmek. Ne yapsam, nasil ogrensem? Bir de iyi bir ikinci el kac paradan baslar onu da sorayim. Su bir bana bir devlete olayi olmasa sifir da alirim cogu insan gibi ama mumkun degil ulkede araba almak :(
0
Kittie
(28.07.26)
öğrenirsiniz ama motor bir beceriye dönüşmesi için erişebildiğiniz bir araba olması lazım yoksa bildiğiniz uçar gider. bisiklete binmek gibi değil. :(
+1
anon1m
(28.07.26)
Araba kullanmayı öğrenmek için araba sahibi olmanız şart değil, elbette kolaylaştırırdı ama olmasa da olur. Hem sizin beklentiniz acil bir şey olduğunda el altındaki herhangi bir arabayı sürebilmekmiş. Günlük kullanım için tercih etmiyorsanız (en azından şu an) sürüşünüzü iyileştirmek için araba sahibi olmayı beklemeyin bence.

Ben bir aile büyüğümden öğrendim, onun arabasında her gün düzenli pratik yaptık. Önce tenha yollar, sonra sokaklar, sonra caddeler, sonra uzun yollar derken ehliyet kursuna yazıldığımda biliyordum zaten kullanmayı. Otomatik viteste öğrendim, kursta da manueli öğrenmiş oldum ehliyeti de öyle aldım.

Çok uzun süre değil ama kısa aralıklarla sürekli pratik yani çözüm. Güvendiğiniz ve size güvenecek biri varsa eş dost, arabası olan, onunla birlikte sürüşlere çıkabilirsiniz.
0
starbuck
(28.07.26)
valla tam adamına denk geldiniz. ben özel dersler hariç başka kimseden öğrenmedim. ehliyet sınavından önce farklı eğitmenlerden özel dersler aldım ve sorun benim için eğitmenlerin kalitesizliği, aşırı panik yaptırmalarıydı. illa araba olmasına gerek yok. merak ettiğim şeyleri de youtubedan da baktım. benim de araba kullanmak için motivasyonum vardı, sürekli toplu taşıma çok sıkmıştı vs gibi özel sebepler. ayrıca özgürlük hissi de hoşuma gidiyordu. fiyatlar olarak çok öneri veremeyeceğim ama, ehliyeti aldıktan sonra baktım kimse öğretmeyecek, kendim direksiyonun başına geçip güzel müzik açıp şehir içi kullanmaya başladım. hatalarınızla da öğrenebiliyorsunuz ama başlangıçta iyi bir hoca, sonrasında ise kendinizi motive edip 2. el arabayla dışarı çıkmak en iyisi. şu anlık park konusunda sorun yaşıyorum ama genel olarak iyi ki yapmışım diyorum
+2
momomsu
(28.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır. pratik yapmadan öğrenmek mümkün değil. başkasının arabası-kiralık araç veya eğitimde o tedirginlikte öğrenme süreci tamamlanamıyor malesef.
0
orpheus
(28.07.26)
bir tane eski honda/toyota al, 20-25 yasinda. kara duzen bir arac olsun.
sakin bir yerde yazlik falan varsa araci oraya birak, her gittiginde orda pratik yap.
sonra yavas yavas cemberi genislet, sehre git gel, alismadan uzun yola cikma.
direksiyonu gelistirdikten sonra araci yenile, eskisini sat gitsin.
0
cooperr
(29.07.26)
Özel ders aldım ve almaya devam ediyorum sürücü kursundan. Sevdiğim bir hocam var kadın. Arkadaş gibi olduk. Ders arasında kafeye gidiyoruz. O samimiyet olunca daha doğal oluyor her şey. Sağ olsun iyileştirdim. Biraz para harcamak gerekiyor.
-4
arbre
(29.07.26)
şimdi arabayı kullanmayı öğrenmek derken teorik olarak biliyordum oyunlardan izlediklerimden vs. ama ilk kez sürücü kursunda araç sürdüm.
orada öğrendim denebilir mi bilemiyorum bu yüzden, adam sadece sözlü olarak anlattı ilk turlamada tüm sınav güzergahını sorunsuz tamamladım, sınav olsaydı geçerdim :D adam da şaşırdı daha önce hiç araç kullanmamış olduğuma. sonraki süreçte kurs bitene kadar eğitim güzergahı dışında da sürdürdü ana caddede de sürdüm eşini işten filan da aldık benim için de daha iyi oldu normal eğitimde verilenden fazlasını pratik etmiş oldum.

aradan bayağı zaman geçti hiç araç kullanmadım bu süreçte, benim araba almam gündeme gelince gidip almak için kendime güvenemedim haliyle :D kursta yanımda deneyimli biri vardı işi o ve acil durum olsa müdahale edebilir onda da pedallar var vs. ben sürerken hiç müdahalesi olmamıştı ama güven veriyor o durum. şehirler arası uzun yol da daha önce yapmadım. eski sahibi 100 küsür km yoldan gelip aracı bıraktı bana.

eve yakın bölgede turladım bi süre, biraz pratik yaptım aktif trafiğe çıkmadan. yine trafiğe kapalı özel alan değil tabi ama yoğun trafik de yok burada. sonra yeter bu kadar pratik diyince normal kullanmaya başladım. mecbur bi yerde çıkılacak trafiğe sonuçta :D

iyi araba biraz göreceli bi kavram :D benim araba 235k, bence iyi. bi yandan tabi keşke otomatik olsa daha rahat ederdim diyorum ama 16 yaşında araçta da bu fiyatlardaki araçta da fazla riskli gibi geliyor. onun dışında eksikliğini hissettiğim şusu kötü busu kötü dediğim pek bi durum yok. daha küçük hatchback bişey olsa park sıkıntısı daha az olurdu belki ama sedanın da avantajları var tam negatif veya pozitif bi tutumum yok o konuda.

bi tanıdığım 90k'ya aldı arabasını mesela memnun o da. hayır yıllar önce değil, 2026 yılında :D şaşırdım duyunca ama denk gelmiş bi şekilde şansına.
-1
konetsu
(29.07.26)
kadın bir hocadan kurs alın. erkek hocalar ne kadar iyi sürücü olurlarsa olsunlar, kadın hocalar benim gördüğüm kadarı ile işi daha öğretiyorlar. zamanında hem erkek hem kadın hocalardan ders almış biri olarak kadın hocanın çok daha iyi öğrettiğini gördüm ben.

bunun dışında gerekli kursları aldıktan sonra kendi aracınız olsa dahi kurumsal firmalardan araç kiralayıp şehir içinde trafikte kullanın bir süre (kiralarken de her türlü sigortayı alın). ufak çarpmalar, sürtmeler vs. olursa başınız ağrımaz ve nerede ne yapmanız gerektiğini daha doğru öğrenirsiniz.
0
shadowfollower
(29.07.26)
ehliyet kursunda öğrendim.
0
duyuruuser
(29.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır.


bu asla doğru değil. max 500 km. hadi 1000 olsun. ben ilk tek başıma çıktığımda toplamda 50 km araba sürmemişimdir muhtemelen.
0
jelly bear
(29.07.26)
trafikte. ise gitmem gerekiyordu ve manuel eski bir arabamiz vardi. gide gele ogrendim.
0
antikadimag
(29.07.26)
Benim arabalara hiç merakım yoktu ama etrafımdakiler beni çok ciddi anlamda zorladı -ki iyi ki yapmışlar-
Bayağı zorbalanarak kursa gönderildim; kursta öğrendim başta sonra hemen 2. El araba alıp ilk trafiğe 1 ay iş arkadaşımla çıktım. Ben çok rahattım ama onlar stresli tutunmaktan her yerleri tutulmuş XD
Şaka bir yana sizin yakınınızda böyle nazınızı çekecek birileri varsa şanslısınız sonra çok rahat geçti süreç uzun süredir de kullanıyorum, ufak tefek sürtmeler de yaşandı elbette. Yani denize dalar gibi suya dalmanız lazım yoksa beklemeyle olmuyor.
0
titanic kemancısı
(29.07.26)
(3)

Hayatımda ilk defa şarkı sözü yazdım, nasıl olmuş?

sekizdokuzon
Suno'da da şarkı haline getirdim. https://www.instagram.com/reel/DbWQ3PeTEWn/?igsh=MWk5MDIzeHZsdDliZA==Nasıl olmuş?Teşekkürler.
Suno'da da şarkı haline getirdim. www.instagram.com

Nasıl olmuş?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(28.07.26)
Aranjör değilim ama solist söylerken bazı çalgı sesleri biraz daha arkaplanda kalabilirdi . ft. yapan zenciler biraz daha hareketlilik kazandırmış parçaya . Yabancı dilim de yeterli olmadığından sözler için bir şey diyemeyeceğim .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
güzel olmuş eline sağlık. yapılmış yapılmıştır. ilki kötü olur ikincisi daha güzel olur. önemli olan uğraş vermek çabalamak. ben de kendi bestelerimi yapıp kaydediyorum evde ama henüz söz yazım olayına başlamadım.
0
omer460
(28.07.26)
fena degil de neden ilk sarkini ingilizce yazdin ki?
bizim gibi ESL tayfanin bu tarz islere girmesi bence biraz egreti duruyor, sozler fena degil de vibratolar falan ortadogu, gereksiz bir kafiye arayisi.
everyway that i cannnn :D
0
cooperr
(30.07.26)
(8)

Direksiyonda ama araba kullanmazken alkollü yakalanmak

kibritsuyu
Merak ettiğim bir durum var.Diyelim arabayla bir mekana gittim, yasak olmayan bir yere park ettim, gittim yoğun promil içtim, sarhoşum.Araba kullanacak durumda değilim, zaten yasal sınırın da üstündeyim. Lakin arabayı bırakmak, taksiye binip eve gitmek, ertesi gün geri gelmek istemiyorum.Arabanın di
Merak ettiğim bir durum var.

Diyelim arabayla bir mekana gittim, yasak olmayan bir yere park ettim, gittim yoğun promil içtim, sarhoşum.

Araba kullanacak durumda değilim, zaten yasal sınırın da üstündeyim. Lakin arabayı bırakmak, taksiye binip eve gitmek, ertesi gün geri gelmek istemiyorum.

Arabanın direksiyonuna oturdum, motor kapalı, araç park halinde, kapıları kilitledim, içinde uyuyacağım, sabah da ayılıp promil düşünce çalıştırıp gideceğim.

Gece vakti ben sarhoş halde park halindeki arabamın direksiyonunda uyurken polis gelip ceza yazabilir mi?
0
kibritsuyu
(28.07.26)
Kanuna bakamayacağım şimdi ama aklımda kaldığı şekliyle alkollü olarak sürücü koltuğuna oturmak suç. Yani evet.
Edit: gemini ile konuştum, sevk ve idare diyor ancak kontak açık gibi bir durumda sürüş hazırlığında olduğunu düşünerek ceza yazabikirmis ama uyumak suç değilmiş.
vatandaş tecrübesi, yazarsa kime anlatırsın derdini bilemiyorum
+1
kisa
(28.07.26)
Polis istedikten sonra her turlu ceza yazar, size de "gerekli yerlere itiraz edin" der.

Riski dusurmek icin yolcu koltugunda ya da arka koltukta uyuyun.
+1
sertac akin
(28.07.26)
Çok ince yorumlamalara açık aleyhte olacabilecek durumlardan da kaçınmak gerek.
Her türlü o noktaya alkollü olarak geldiğin veya az sonra içinde bulunduğun aracı süreceğin düşünülür.
Arafta kalmamak lazım .
+1
diyecevaplandı
(28.07.26)
teorik olarak yazamaz pratikte de trafik polisi sokak sokak gezip araçları kontrol etmez. bu ceza vs işleri çevirmelerde olur.
+1
orpheus
(28.07.26)
tr'deki kanuna bakmak lazim ama tahminim benzerdir, bir arkadas ayni sekilde yurtdisinda ehliyetini kaptirdi.

polis aracin icinde uyurken bunu uyandiriyor, neden aracta uyuyorsun diyorlar o da alkolluyum sabahi bekliyorum diyor, alip gotiuruyorlar karakolda ufletiyorlar.

kanun "alkollu sekilde aracin icinde olman yasak" diyormus.
+1
cooperr
(28.07.26)
Yazamaz.
+1
HellKeePer
(29.07.26)
Kanun sadece alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmayı yasaklıyor, kontağı kapalı park halindeki araç için bir yaptırım yok, ha polis denk gelirse ve yazmak isterse yazar mı yazar o ayrı ama o da mahkemeden döner.
+1
kizil karga
(29.07.26)
Yazamaz değil yazmaz ama madem öyle neden sürücü koltuğundasın, yana veya arkaya geçsen daha rahat zaten.
+1
gabe h coud
(29.07.26)
(10)

günde kaç saat gerçekten çalışıyorsunuz

xportant
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
0
xportant
(28.07.26)
Gerçekten kepazelik seviyesinde 1-2 saat ortalama. Yeterli iş olmaması ana sebebi ama varken de zar zor yapıyorum, geniş alana yayıyorum işi, hiç hoşlanmasam da bu durumdan motivasyon yerle bir olmuş durumda.
0
mbond
(28.07.26)
değişiyor. müşterilerin işleri için ortalama 2 saati geçmiyor. kalanı ve çoğu hep kendi projelerime. uzaktan full time bir işte çalışsam da max 4 saat olurdu bakacağım. fazlası fazlasına
0
kortizon
(28.07.26)
verimli çalıştığım anlar günde iki saati geçmezdi ama benim işim daha çok sipariş, yükleme ve gümrük vs. ile ilgili olduğundan iş takibi ve sorun çözme üzerineydi. sorun çıktığı gün rahat nefes aldığım anlar iki saati geçmezdi. şimdi emekliyim.
0
lazpalle
(28.07.26)
değişiyor. dün 7 saatti. üç ayda bir 4-5 gün boyunca 15 saat olduğu da oluyor. en az çalıştığım 4 saatten az değildir.
0
gabe h coud
(28.07.26)
haftada 2 toplantı var onlarda max 30dk
onun dışında 2 tane de leadership toplantıları var onda da 10dk konuşuyorum

1 saat 20dk'yı geçmiyor galiba mailler ve raporlar ekipte zaten

beyaz yakalıların %70'inin böyle olduğunu düşünüyorum
0
croswell
(28.07.26)
valla ben çok saldım işi. günde 2 saat anca. iş yoğun olursa mecbur çok çalışıyorum. 5-6 saati bulabiliyor kesintisiz.
haziranın maaşı bana 26.07'de ödendi. onlar beni sallamadıkça ben de onları sallamıyorum. diğer firmalarından tazminat alacağım var 400k. onu alınca çıkacağım işten ama şu an o parayı almadan gidemem yoksa alamam.
0
matilda
(28.07.26)
Milletteki bitmek bilmeyen toplantı sevdasını çıkarırsak, yoğun bir günse 7-10 saat arası. Hafifse ~ 5 saat full konsantre çalışabiliyorum tuvalet hariç hiç ara vermeden. Kahvemi evde hazırlayıp bi tek sabah içiyorum, öğlen evden getirdiğim bi küçük sandviç yetiyor, çalışırken yiyiyorum. Yoğun günlerde 7-10 saat sandviç için de zaman kalmıyor, iş bitince yiyebiliyorum anca.
0
truf
(28.07.26)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(28.07.26)
eskiden 2-3 saatti ki cok guzeldi. ama layofflar oldu, takim degisikligi oldu. simdi gunde full 8 saat, bazen 10 saat calisiyorum. bu yuzden takim degistirmeye ugrasiyorum.
+1
antikadimag
(29.07.26)
Şahsen verimli olarak çalışma sürem 5 saati buluyor. Yıllardır bir çok firmada yöneticilik yaptım, gözlem ve yaptığımız ölçümlerde özellikle beyaz yaka için ortalama 4 saati geçmediğini gördüm. Bir üretim hattına veya sürekli akan işe bağlı çalışanlarda bu süre artıyor ama onlar da çok kısa molalarla mesai süresini kısaltıyor ister istemez. Kendi sektörümde mesai süresi içinde bir çalışan aktif ve verimli olarak 4 saatin üzerinde çalışıyorsa ben iyi bir çalışan olduğunu düşünüyorum o nedenle de hep mesai saatlerinin kısaltılması gerektiğini düşünürüm.
Bu arada hemen eklemek lazım 10 dakikada yapılacak işi 1 saatte yapanlar sorulduğunda 1 saat çalıştım diyor o yüzden ölçüm yapmak oldukça zor.
0
creepy
(29.07.26)
(4)

Yunan Adasından hediye ne alınır ve uzo nasıl saklanır?

put it in your appropriate place
Kuzenim evlenecek Ağustos ayında. Düğünden bir ay sonra ben Yunan Adasına gideceğim. Zaten balayı, yerleşme ve evliliğe alışma derken zaman geçmiş olur.Uzo alırım hediye olarak ama başka ne alabilirim? Bardak filan hoş olur mu? Birde he gidemem muhtemelen. En az bir hafta geçer diye düşünüyorum, hal
Kuzenim evlenecek Ağustos ayında. Düğünden bir ay sonra ben Yunan Adasına gideceğim. Zaten balayı, yerleşme ve evliliğe alışma derken zaman geçmiş olur.

Uzo alırım hediye olarak ama başka ne alabilirim? Bardak filan hoş olur mu?

Birde he gidemem muhtemelen. En az bir hafta geçer diye düşünüyorum, haliyle Uzo'yu saklamam lazım. Odamda güneş görmeyen bir yerde açıkta dursa olur mu?
0
put it in your appropriate place
(27.07.26)
Her yerde her şekilde durur, hiçbir şey olmaz.
+1
Mirket
(27.07.26)
Rahat ol hocam, damitilmis ickiler oyle kolay kolay bozulmazlar. Acilmis olsalar bile yine de sarap, bira gibi iceceklere gore cok daha uzun dayanirlar. Yani bir haftadan hic bisey olmaz.

Yine de cok da sicakliga maruz kalmazlarsa tat ve kalite icin daha iyi olur.
0
j r r tolkien hayrani
(27.07.26)
illa icki olacaksa sakiz likoru derim.
%40-45lik alkol olan bir icecek bozulmaz, hic rakinin bozuldugunu duydun mu?
0
cooperr
(28.07.26)
Pisagor kupası
0
etna
(28.07.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(18)

türk erkekleri neden böyle

Purple life
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum. ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim. redditte de senelerdir almanca yaziyorum.
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum.
ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim.
redditte de senelerdir almanca yaziyorum. kimse yürümek icin mesaj atmamistir.

en son redditte 10 tane entryim falan türkce. en sonuncusunda sadece kadin oldugum bariz bir yorumum var. pat hemen mesaj. daha önce de mesajlastigim bir cok insan oldu ama bu bahsettigim bariz olta atmak yürümek icin falan yani.

bu taciz neden gercekten? ya da insanlar interneti ne saniyor?
erkekler istedigi gibi cinsiyetini ön plana cikaran yazilar yazabiliyor. kadin olunca neden bir seyler yaziliyor?

imza: hababam sinifi hürrem hoca :D
-21
Purple life
(26.07.26)
Türk erkeklerine özgü olduğunu düşünmüyorum. Gerçi diğer sosyal medya hesaplarını bilmesem de Reddit’de kadın olduğunuzu belli eden bir paylaşımda her ülke her subda mesajlar alınıyor(muş). Redditde kadınlar da bundan çok yakınıyor. Özellikle görsel paylaşımında ciddi etkileşim oluyor.
+1
substituent
(26.07.26)
Dick pic falan atılmıyorsa neden taciz sayılıyor acaba,neticede istemezsen cevap vermezsin,ya da ilgilenmiyorum dersin.gayet anlaşılır bir tavır böylesi.

Ben de mesela aksine,cevap vermeyen kadınları anlamıyorum. "Evlenilecek eş arayanlar " gibi bir başlığa açık açık yazmış mesela bir hanım,bir de şikayetlenmiş. Erkekler lafı hemen +18 e getiriyormuş da,hiç kültür sanat konuşan yokmuş da,vs ... Ben de buna uygun bir mesaj yazdım.bir cevap verdi,gerisi yok. Onda da nickimin kökenini sordu o kadar zaten.
+3
denizciman
(26.07.26)
Bu bence türklere özgü bir durum değil, tüm dünyadaki erkek gruplarında vardır. Türk toplumu hemşericiliği sevdiği için böyle yapıyor.
0
mikahakkinen
(26.07.26)
1- Cinsel açlığın afrikasıdır türkiye.
2- İstisnalar var, ben de üfff kesin yavsiyo suan..s.s.s.s.s dedirtmek istemediğim için özellikle dikkat ediyorum. Ben de türk kadınlarının o huyundan nefret ediyorum. Hemcinslerim sağ olsun totoları çok kalkık türk kadınlarının.
İstisnalar vardır...
-2
ananiyimioguz
(26.07.26)
Millet aaç aç ablacım
-1
boreas
(27.07.26)
cunku musluman ulkelerde seks bir tabu, karsi cins ile iliskiler zayif.
almanlar ise sehrin ortasinda nu sekilde guneslenebiliyor, adamlar bu konuda bizden temiz 75 sene falan ilerde.
senin de, eger 18-19 yasinda falan degilsen ya da trollemiyorsan, bunu cozememis olman garip.
0
cooperr
(27.07.26)
aynen bacım en çok sana yürüyorlar. rahatsız oluyorsan mesaj kutunu kapatabilirsin.
+2
messina123
(27.07.26)
Ben genellemelerinizden çok sıkıldım. Türkiyede şuan nüfusa kayıtlı 43 milyon 59 bin erkek var. Ne yani 43 milyon erkek mi size yazıyor?

Yazmıyorsa neden tüm tüm erkekleri böyle diyorsunuz? Hayret ya.
+2
drako
(27.07.26)
@drako, it is not all the men, but always a turkish man.
-8
🌸Purple life
(27.07.26)
Ne yazdığın ile ilgili bir durum bence. Eksiye “çok iyi sevişen kadınım” yazarsan yazarlar tabi.
+2
benaslindayohum
(27.07.26)
cinsel açlıktan dolayı. bir de insanlar kadınların vereceği tepkiden dolayı kadınlarla normal sosyal hayatta konuşamıyorlar. bu biriken cinsel enerji de kendine internette yol buluyor. o yüzden gerçek hayatta o kadar ilgi görmemenize rağmen internette her gün mesaj kutunuz doluyor.

bu şey gibi. gerçek hayatta insanlar, göreceği tepkiden dolayı bir insana kötü söz söylemeye çekinir. ama internetteki adama ana bacı saydırabiliyorlar. aynı mantık. karşıdakinin vereceği tepkiyi görmediğin zaman daha cesur olabiliyorsun.
0
nickini degistiren yazar
(27.07.26)
Linçlemişler ama doğru söylüyorsun, inanmayan fake kadın profili açsın denemesi bedava.
Burada fotoğraf yok bir şey yok burada bile saçma sapan mesajlar atıyorlar. Instagram keza eşimle fotoğrafım var, profil gizli dm kapalı ancak sürekli erkekler istek gönderiyor.
-2
ekimoloji
(27.07.26)
Çünkü "How it is going" le bir muhabbet başlatarak telefon alıp hemen aynı gece seks yapabiliyorlar. Almanyadaysan bunları görüyor olabilmen lazım. Belki de Almanya'da fazla mülteci var diye temkinli yaklaşıyor da olabilirler. Müslüman ülkeden gelen kadın büyük yük, çalışmaz etmez falan.

Türkiye'de beyaz yaka, top okul, lüks araba, ev ...gibi şeylerin sahibi olacaksın da kadına ulaşacaksın. Benim yaşadığım yerde erkek kendi parasını kazanıyorsa ve kadın onu fiziksel olarak beğenmişse olay tamamdır.
-1
michael harddd
(27.07.26)
@michael harddd internette olan bir seyden bahsediyorum. karsidakinin nasil oldugunu göremezsin ki.
-1
🌸Purple life
(27.07.26)
Zaten bilmediği için olabilir mi? Adam atlayacak diyelim kadın afgan çıktı. Sonra? Yazmandan falan yabancı olduğunu anlıyorlardır.
0
michael harddd
(27.07.26)
alakasiz. hadi yabanci oldugumu anladilar neden direkt afgan falan desin. kaldi ki onun da piyasasi vardir.
-2
🌸Purple life
(27.07.26)
Tam olarak cooper. Memurlar nette fotosuz bir profilim vardı. Adım da kadın adı değildi, ama cinsiyetimi yanlışlıkla kadın yazmıştım. Sınavlarla ilgili soru soruyordum. Mesaj kutum tanışalım mı mesajlarlarıyla doluyordu.
+2
Kahvedesu
(27.07.26)
bunu gençlikte mirc'de denemiştik. kullanıcı adımı banu24 bir şey yapmıştım. 10 dakikada 60 kusür mesaj gelmişti.

kullandığım nick aardvark'tı o zamanlar.

bu ülkede reddedilme korkusu var. bu korku online ortamlarda diğerleri görüp bilmediği için pek etkili olmuyor. üstünü kapatabiliyor o duygunun. klavye delikanlılığı. bir de gerçekten açlar. hani hep kadınlar için diyorlar ya "sevişse rahatlayacak" diye.

yapamayanın diline vuruyor. burada sana yapılan yorumlardan da kimin ne yaptığını, yapamadığını anlayabilirsin.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(12)

Alet Takımı - Sıfırdan

osssy
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
0
osssy
(25.07.26)
1. Akülü hiçbir şey alma. Akü sürekli olarak şarj-deşarj olduğu taktirde uzun ömürlüdür. Atıl kalması kısa sürede ölmesine neden olur. Bir gün lazım olduğunda aküsü ölmüş matkabın olsun istemiyorsan bir uzatma kablosu edin.

2. Sadece bir parçasını kullandığın, diğer parçalara elini bile sürmediğin yer işgalcisi ıvır zıvıra para saçmamak için hiçbir şeyi takım olarak alma.

3. Kırk yılda bir gerekecek şeylere para saçmamak ve gerekince komşudan istemek, hem ekonomiktir hem de insanı sosyalleştirir.
+1
Mirket
(25.07.26)
sıfırdan başlayacak olsam bir tane darbeli somun sıkma alırdım. beton delme, kırma işleri haricinde birçok iyi yapabilirsin. özellikle ev işlerinden en çok ihtiyaç duyulan paslı veya sıkışmış vida ve civatalarda çok iyine yarar. bosch gdr 12v-105 veya gdr 12v-110 güzel modeller. uygun uçları da toplarsan uzun süre başka bir şeye masraf etmezsin diye düşünüyorum.
0
bravoteam
(25.07.26)
Izeltaş ürünlerinden al. Tornavida, pense vs. Elta da alabilirsin. Izeltaşın yan ürünü.
0
jackyr
(25.07.26)
akülü hiçbir şey almamak çok geçerli bir öneri değil.
mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürünlerden uzak durmak lazım ama. mesela annemin philips süpürgesi gömülü batarya bir kez garantiden batarya değişti tekrar batarya ölünce sıkıntı olacak. akülü tip ürünlerde yeni akü alıp düşük maliyetle kullanmaya devam edebiliyorsun. her aletin aynı aküyü kullanınca birkaç yıl sonra bi akü aldığında hepsinin aküsü yenilenmiş oluyor.

elektrik olmadan da kullanman gerektiği olabiliyor kablonun engel olacağı durumlar da dışarıda kullanmak da gerekebiliyor. ek olarak akülü matkaplarda tetiği bıraktığın an durması, tork sınırlama ayarı olması, boyutu vs. gibi özellikler vidalama işleri için de çok daha kullanışlı hale getiriyor. darbeli somun sıkma evet çok kullanışlı alet ve vidalama için de kullanılabilir ama onlarla yanlışlıkla çok fazla sıkma ihtimaliniz yüksek. tork sınırladığınız bir matkapla vidayı yalama yapmaz veya vidaladığınız şeyi çatlatıp kırmaz, ezmezsiniz. vidalama için darbeli somun sıkma kullanırken daha dikkatli olmak gerekli.

önemli olan aküsünü kolayca bulabileceğin ve fiyatı çok yüksek olmayan bir marka tercih etmek ve o aküleri düzenli kullanmak. uzun süre kullanılmayacaksa aküyü tam dolu veya tam boş bırakmamak, özellikle boş bırakmamak daha kritik.

ortak aynı aküyü kullanan aletler olması önemli. atıyorum matkap daha sık kullanılır dekupajı daha az kullanırsın, aynı aküyü paylaştıklarında dekupajın aküsü de kullanılmadan yatmamış olur.

einhell bu açıdan en mantıklı marka. ben de einhellden alıyorum gerekenleri. hatta aküleri aktif kullanmayı garantileyeceğinden dikey süpürgesini de aldım.

bosch da benzer şekilde süpürge ve diğer birçok şeyde aynı bataryayı kullanma imkanı sunuyor ve bataryası bulunabiliyor. ama bataryaları daha pahalı ve her üründe aynı bataryayı kullanmıyor. yeşil seri ve mavi seri aküleri farklı. bu sebeple ben tercih etmedim. daha az kullanacağım ürünleri daha uygun fiyatlı şeylerden alıp sık gerekebilecek veya güçlü olmasını istediğim şeyleri profesyonel seriden alabiliyorum.
bosch olsa az gereken ürünleri de pahalı modellerden almam gerekecekti bu akü avantajını sağlamasını istersem.
0
konetsu
(25.07.26)
izeltaşın gargaburunu, pensesi, yan keskisini al.
0
mikahakkinen
(25.07.26)
elimde aklına gelen hemen hemen herşey var. eskiden hep elektrikli makita bosch prof kullanırdım sonra şarjlıya geçtim. şarjlıya da einhell ile geçtim. şarjlı ve einhell olarak, freze, avuç taşlama, tilki kuyruğu, delme vidalama, darbeli somun sıkma ve daire testere var.

daire testere 1 saat içinde bozuldu çünkü en ucuz olanı almıştım. buna rağmen özellikle freze ve şarjlı 4 5 binlira seviyesindeydi. tilki kuyruğu da ucuz. ağır şartlarda kullandım ama bir sorun yok. avuç taşlama da en ucuzlarından birisi o da öyle.

einhell'in üst seviye modellerini alırsan inan pişman olmazsın. yani delme vidalama mesela 120 nm tork var. duvar da deliyorum. günde 200 tane vida attığım da oluyor. bunun bosch olan emsali 18bin + benim einhell olanı 4800 + pil.

şarjlı freze mesela bosch 9300 + pil benim einhell 4300 + pil. çok da memnunum.

izeltaştan tek bir takım bile alma. kısa açık ağzılı anahtar takımı aldım. 17 anahtar 17 somuna olmuyor. 19 anahtar 19 civataya olmuyor. gittim perçin pensesi aldım. 10 tane perçin atamadan bozuldu. dandik marka aldım 1000 tane perçin attım hala bişey olmadı.

izeltaş eski izeltaş değil. ceta form ve beta izeltaştan 10 kat kalitelidir. ha pense grubunda da knipex iyidir ama pahalı.

bana sorarsan tamirci dükkanı işletmeyeceksen beta izeltaş, knipex falan böyle şeylere ihtiyacın yok. normal ucuz takımlar da çok rahat işini görecektir.

son olarak şarjlı aletler için 4 amperden küçük batarya alma. tam güçte çalışmıyorlar 4 amper altında. bir de bunların elektrikliler kadar güçlü olduğunda düşünme.

bir alete 30 40 verip dewalt makita almak var. bir de 3 4 lira verip einhell almak var. tabii ki 30 40 binlira verdiklerin iyi olacak. bunu da göz önünde bulundur.

10 binliraya 9 parça set olayını kesinlikle düşünme. alacağın en kötü marka einhell olsun. onun da en ucuzu olmasın
0
omer460
(25.07.26)
einhell ler çin malı ve problemli diye biliyorum.

bosch yeşiller amatör için iyi. black decker de iyi.

param var dersniz bosch pro, stanley falan takılırsınız.

ama bu dörtlü genel olarak iyi. fazla şaşmamak lazım.
0
gurur
(26.07.26)
@gurur einhell alman markası merkezi ve tasarım vs. kısmı orada ama üretim çinde evet. bugün bakınca çinde üretim yaptıran birçok amerikan veya avrupalı marka var bu da onlardan biri. mantıklı olan bu çünkü. maliyeti ya kaliteden kısarak düşürürsün ya işçilik maliyeti düşük yerde ürettirirsin.

çin üretimi kötüdür algısına sahip biri değilim arabam bile çin malı geely :) ve memnunum. einhell ürünlerinden de memnunum. expert plus ve professional serileri yeşil boschla kıyaslanamayacak kadar iyi. ki bugün bosch da alman üretimi filan değil, onlar da üretim maliyeti düşük yerleri tercih ediyor maviler bile macaristan malezya üretimi vs. çinin üretim konusundaki deneyimi macaristandan iyidir benim gözümde. hangi kalitede ürün istersen üretebilecek kapasitede bir ülke çin.

millet impact driver, impact wrench gibi ürünlerde yalpa var diye şikayet ediyor :D sanki bunlarla hassas delme işi yapacaklarmış gibi... matkapta mandrenin dış kısmına bakıp çok salgı var ya diyorlar, şikayet ettikleri videoların çoğunda matkap uçları salgısız dönüyor aslında.

kaliteli çin mallarını severim ben, o fiyat aralığında rakiplerinin üzerinde kalite ve özellik sunar genelde. bi iki segment daha üstün ürünü alırsın. no-name dibin dibi ürünler de çinden çıkma bunlar çöp evet. einhell bunlardan biri değil.
0
konetsu
(26.07.26)
@konetsu çin var çin var...

yorumlarına bakınca einhell iyi değil. muhakkak problem çıkmış ve destek yok dye hatırlıyorum.

bosch da almanya'da üretilmiyor nihayetinde o da çin. ama dediğim gibi çin var çin var.

yoksa tek batarya ile tümü kullanılıyordu einhell'de sanırım. müthiş olay. ancak dediğim problemler beni vazgeçirdi. ki hobi olarak makine alırım :)
0
gurur
(26.07.26)
@gurur benim yorumlarda gördüğüm sorunlar bahsettiğim gibi özellikle yalpa/salgı olayı ki matkap olmayan cihazlar için bu problem değil matkaplarda da genelde mandrenin içinde ucu etkileyen bi yalpa olmuyor. dış taraftaki yalpalamaya takılıyorlar tamamen etkisiz bir durum bu.

çok fazla geri gönderdim değişim yapıldı şeklinde yorum da gördüm özellikle bu yalpa konusuyla ilgili. değişim/onarım konusunda çok sıkıntı çıkarıyor destek vermiyor gibi bir izlenim oluşturmadı.

sözlükte güncel yorumlarının ve garanti ile ilgili yorumların büyük kısmı olumlu.
eksisozluk.com
şikayet edende de kırılan parçayla alakalı konu, fiziksel hasar hiçbir markada garanti kapsamına girmez?

bosch'un garanti/servis süreçleri de çok daha iyi görünmüyor. şikayetvar'da einhell'in puanı biraz daha düşük evet ama bosch da düşük www.sikayetvar.com

3 yıl kadar önce mercedes f1'a da sponsor oldu ve birçok aleti takım tarafından kullanılıyor www.einhell.com.tr

c serisi yani classic serisi ürünleri genelde daha düşük kalitede gibi görünüyor bunlar yine no-name ürünlerden iyi olsa da çok çok az kullanmayacaksanız tercih etmemek daha doğru olabilir. expert serisi ve üzeri benim aldığım tüm ürünler.

bir diğer gördüğüm ve benim de birkaç kez başıma gelen problem matkapta cihaz duruyor tetiği bırakıp tekrar bassan da çalışmıyor bataryayı söküp takmak gerekiyor zorlanınca.

bu ürünün kendisinden değil de bataryadan gibi, 60nm matkapta 2ah aküyle bunu bazen yaparken 4ah aküyle yapmıyor mesela. 2ah akü de yeni şarj etmişken tam doluyken yapmadı sanırım hiç. aşırı akıma karşı bataryadaki koruma sistemiyle alakalı olabilir ama gücü kesince direkt kendini resetlemek yerine sök tak gerektirmesi can sıkıyor biraz.

çok zorlanmadıkça 2ah ile de bu problem olmuyor. şehir dışına çıkarken yanıma sadece 2ah aküyü almıştım metal ucuyla 3 tane bayağı sağlam çelik vida deldik hem tek küçük bataryanın gücü ve şarjı yetti hem bu problemi çıkarmadı. daha çok vidalama sırasında olabiliyor bu olay. başta yalama vida sökmek için olan şu speedout tarzı şeylerden denedik ama vidalar sertleştirilmiş çelik olduğundan yalama vida sökme şeyleri yalama oldu :D mecbur matkapla patlattık.

matkap dekupaj süpürge kompresör ve üfleyici var birkaç güne de darbeli somun sıkma almayı düşünüyorum.

bu arada sanayide kullanılmaz/profesyonel kullanılmaz deniyor da ben sanayide assur ve benzeri dibin dibi ürünlerden kullanan "usta" bile gördüm :D einhell her türlü kullanılır gibi. işçiliğini beğendiğim şu arkadaş da birkaç einhell ürünü kullanıyor mesela www.youtube.com birkaç başka youtube'da video paylaşan ustada gördüm. sponsorluk vardır yoktur bilmiyorum artık. ama işlerini görüyor.
0
konetsu
(26.07.26)
aldım :) i.imgur.com
TP-CW 18/350-C Li BL - Solo 3800'e geldi.
www.einhell.com.tr
0
konetsu
(30.07.26)
kalite olarak Einhell ile ilgili bir bilgim yok, kuzey amerika'da kullanilmiyor.
ama yakin zamanda elektrikli herseyi sattim komple pilli sisteme gectim.
simdiye kadar aldiklarim:
1 tane impact driver
2 tane daire testere, biri tahta kesmek icin digeri metal.
3 tane pil, 2 tane sarj aleti.
bendeki piller 2.0Ah, cabuk bitiyor. tavsiyem 4.0Ah olur pil olarak. Daha cok kapasiteye bence girmemek lazim cunku bu sefer pil buyuyor ve alet agirlasiyor.
0
cooperr
(30.07.26)
(22)

Bu teklifi kabul eder misiniz?

bobinhoo
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.Kendisi batum'daki
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.

Kendisi batum'daki casinoların bazılarında bir oyun bulmuş ve bunun doğru oyun ve strateji ile yenilebileceğini farketmiş (şu 21 filmindekine benzer şekilde). Arkasındaki matematiği kendim doğrulamadım ama bu konuda hata yapacak biri değil kolay kolay.

Yani "bu kupon kesin tutar yeğenim" diyen dayılarla aynı kefeye koymayın diye anlatıyorum.

Size teklifi şu, gel sana oyunu ve stratejiyi güzelce öğreteyim, benim adıma oyna diyor. Tüm parayı o koyacak ortaya, kar da onun, zarar da tamamen onun. Size oynadığınız süre boyunca sabit bir miktar verecek kar da olsa zarar da olsa (oynadığınız saat başına 100 dolar mesela). Kar olması durumda da %1 pay.

Tüm ulaşım, konaklama masrafları da ona ait, yani sizin aldığınız hiç bir risk yok maddi olarak; maaşlı eleman gibi.

Ha tabi akla ilk gelen soru "kendisi niye oynamıyor?" olacaktır. Zaten uzun süre oynamış ve casinolar belli bir yerden sonra bunun o oyunda kaybetmediğini fark edip, onu o oyundan blacklist etmişler. Oyuna oturmaya çalıştığında oradaki çalışanlar gelip, bu oyunu oynamanızı istemiyoruz diyorlar kibarca.

Belli bir yerden sonra siz de blacklist olacaksınız muhtemelen, ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.

Malum kumar insanları en çok korkutan kötü alışkanlıklardan biri son zamanlarda, sırf işin içinde kumar var diye çekinip kabul etmez misiniz? Yoksa bu şartları baba oğluna sunmaz deyip kabul eder misiniz?
📊 Teklifi kabul eder misiniz?

Bu anket sona erdi. 66 oy kullanıldı.

-1
bobinhoo
(24.07.26)
Kabul etmem, bu yaştan sonra oturup ders çalışır gibi kafama bir şeyler dolduramam.
Birisi için de kendimi blackliste aldırmak istemem.
Sadece masraflarımı değil kardan da pay verecek olsa biraz daha düşünürdüm üzerine ama değmez.
0
mutekebbir
(24.07.26)
hocam bu şekilde kolay yoldan para kazanmanın tadını alırsanız, maaşlı işle para kazanmak zor gelir size. kolay yoldan para kazanma peşine düşüp kumar/sanal kumar bağımlılığına düşebilirsiniz. bence hiç bulaşmayın, zira bir noktada psikolojiniz bozulabilir.
+7
shadowfollower
(24.07.26)
"ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun."

Bunlar hiçbir şeyin garantisi değil. Tam tersine böyle insanlar kendi zekalarının her şeye uzandığını zannedip egolarına yenik düşerek çok pis tornaya gelebiliyorlar.
+8
peki madem
(24.07.26)
beyin her daim üşengeç ve kolaycı bir organdır. büyük paraları kolay yolla kazanır ve buna alışırsanız. ekonomik zorlukta kaldığınızda mantıksız hareket eder ve hata yaparsınız. bağımlılıkla ilgili yapılan çalışmalarda bağımlılığın tamamen sönümlenmediği ve yok olmadığı belirtiliyor. bağımlılık konusunda yani 1 kereden bir şey olmaz denilen söylem yanlış bir söylem. eğer bağımlılıkla ilgili bir gen var ve sizdeki bu gen bağımlılığa yatkın değilse bu teklifi değerlendirin.
0
mikahakkinen
(24.07.26)
'İlerde kumar bağımlısı olacağım ama o zamana kadar iyi para kazanacağım bir fırsat geçti elime.' diyorsunuz yani?

Bir de;
'ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.' demişsiniz de, bu kesin bilgiden nasıl emin oldunuz öyle? Adamlar eninde sonunda uyanınacaklar ve finalde dayakla kurtarabilir misiniz acaba?
+3
Mirket
(24.07.26)
Madem bu kadar garanti bir yol bulmus Batum'da degil dunyanin geri kalanindaki casinolarda da geze geze ayni taktigi uygulayabilir. Ya da arada kucuk kucuk kaybedip en sonda buyuk kazanip gider taktik farkedilmesin diye.

Bir casino mudurunun videosu vardi, kendini en zeki zannedip sistemi yenebilecegi dusunenler egolari sebebiyle en cok kaybedenlerdir diye.
+6
sertac akin
(24.07.26)
Eğer ortada cidden çözülmüş bir algoritma varsa bu kumar olmuyor ki zaten? Ancak kumar olmadığı için iyi bir durum da oluşmuyor çünkü yapılan iş çok büyük ihtimalle legal değildir. Tutup da Gürcistan'ın casino mevzuatını bilemem tabi ancak tarif ettiğiniz şey en hafif tanımıyla gri bir alanda kalıyor. Çünkü o makinalar şans oyunu amaçlı tasarlandı, siz bunun etrafından dolaşırsanız ve risksiz fayda sağlarsanız bu objektif şekilde "hortumlama" oluyor. Elbet bir yasal yaptırımı vardır eğer yaptığınız ispatlanabilirse.

Ben düz adamım, tutup "ya bir şey olmaz olum ya" düsturuyla sırf başkasına bir şey olmadı diye bir kumarhanenin sistemindeki açıktan faydalanmak üzere yurt dışına çıkmam :D Çok fantastik bir şey bu.

Bu seçimimde "kumar kötü bir şey" gibi genel geçer bir ahlaki tutumun zerre alakası yok. Çünkü zaten ortada kumar yok. Mesele bundan çok da riskli bir şey.
+1
akhenaten
(24.07.26)
ben oynarım arkadaşınıza iletebilirsiniz 2009 öss sıralamam 10907
0
rajkoothrapali
(24.07.26)
arkadaşınız sizin ulaşım, konaklama, yeme içme gibi masraflarınızı karşılayacak. maaş verecek. kar ederseniz pay verecek. dayak yeme şansınız da yok.

kabul etmemek için ne sebebiniz var ki?
-1
co2s2
(24.07.26)
Arkadaşlar benzer işi binlerce insan Blackjack oyununda ABD'de yapıyor zaten, dayak mayak gibi şeyler söz konusu değil. Ortada yasal olmayan da bir şey yok (hile vb.). Zaten random sokaktan çevirdiğiniz herkesin yapabileceği bir şey de değil, biraz sayısal zeka ve bol bol pratik gerektiriyor. Bu yüzden adam herkese teklif edemiyor bu işi, altından kalkabileceğine inandığı ve güvendiği insanlara ediyor.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
Eee Yap o zaman. Bize ne sordun?
0
Mirket
(24.07.26)
@Mirket

Sorunun neresine bana böyle bir teklif geldi, lütfen akıl verin arkadaşlar dedim acaba?
Bu konuya çevremdeki insanların tepkilerinden sonra random başka insanlar böyle bir teklife nasıl bakar diye kamuoyu araştırması yapıyorum sadece.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
bir kaç haftalığına yapılabilecek bir şey, zaten sürekli kazanırsanız çok uzun ömürlü olmayacaktır oyununuz. kendinizde kumar bağımlısı olma potansiyeli görmüyor, rasyonel düşünebiliyorsanız güzel teklif, ben kabul ederdim.
0
atom karincanin torunu
(24.07.26)
Yeterli vaktim varsa yapardım muhtemelen.
0
kumandanim
(24.07.26)
macera arıyorsanız ne duruyorsunuz?

ama biz çok makine çözen adamlar gördük. dikkat edin size kredi çektirmesin orada. para hazır göndereceğim paranın çözülmesini bekliyorum diye :)
0
Jazz
(24.07.26)
Bitik durumda ve beni gözüne kestirdi diye düşünürüm. Kumar bağımlılığı zeki insanları daha çok içine çekiyor. Karakterini de değiştirdiği malum olduğuna göre amaç beni bir şekilde Romanya'ya çekmek ve bir planın içinde yok etmek olabilir.

Kumara alıştırmak, kumarhaneden komisyon koparmak, orada tanıştığı kişilere yem etmek dahil herşey aklıma gelirdi. Terslerdim
+1
hebanon
(24.07.26)
Valla açıkcası kumar ile ilgili hiçbir şeyi kabul etmem, olanları görüyoruz işte tekrar açıklamaya gerek yok. Ama gene de sorunuza bir yanıt verecek olursam bunu detaylandırayım:

1. Güvenilir arkadaş kısmı çok önemli. Sizin anlattığınızdan da kendisinin zeki biri olduğu izlenimini alıyoruz. Bu arkadaşınızın mevcut ekonomik, iş/kariyer, ailevi durumunu iyice bir gözden geçirin. Hiç ummayacağınız şeyler ile karşılaşmamak adına ilk test bu, insanların zamanla nasıl değiştiğini bilemeyiz.

2. Arkadaşınız paraya, servete önem veren birisi mi? Ne kadar büyük kazançlardan, paralardan söz ediyoruz ki kendisi bu dümeni sürdürmek istiyor? Neden daha fazlasının peşinde olduğunu iyice bir anlamaya çalışın, olasılıkları tartın. Belli ki daha önce hiç bilmediğiniz bir dünya bu kumarhane dünyası, karar vermeden önce 2 kere düşünün.

3. Size sunulan teklif "Gerçek olamayacak kadar güzel". Tüm masraflar arkadaşınıza ait, zararı da o üsteleniyor. Üstüne size maaş ödüyor ve kazançtan da % veriyor. Burada ya para çok tatlı ya da başka riskler var. Ayrıca arkadaşlığınızın içine para, hele de böyle bir ortaklık ilişkisi girerse istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bunu göze alabilecek misiniz onun da yanıtını vermelisiniz. Bir de; sizin bu paraya ihtiyacınız var mı bu da önemli. Çok sıkıntıda olan bir insan için eğer gerçek ise büyük bir fırsat olabilir. Öte yandan işin bir de kumar bağımlılığı, hayatın alt üst olma olasılığı var. Her şey bir yana; riske atılacak şey çok büyük.

Ben "Duruma göre değişir" diye yanıtladım ama kuvvetle muhtemel bu teklifi kabul etmezdim.
+2
burka
(24.07.26)
Kafası zehir gibi olan biri kumarla kafayı zehirlemiş görünüyor .
Güç zehirlenmesi de böyle bir şey .
Hiç bu işlere girmeyin .
+1
diyecevaplandı
(24.07.26)
kendim kumara meyilli oldugum icin kabul etmezdim, cunku harbiden dogru cikarsa - ki bence dogru cikma olasiligi, 6/49 tutturmandan daha dusuk- isi gucu birakip butun mesaiyi kara listeye girene kadar ona harcarim.

ama yok kumar bana cekici gelmiyor diyorsan, bir de macera pesinde isen, denenebilir.

bir oneri, baslamak icin kesinlikle retainer alirim, yani hesaba bir $5000 attiririm, ordan harcarim. diyelim ki $500 kaldi ve pek kazanamadiniz, bir $5000 daha koymadan devam etmem, donerim. eksiye dusmem hicbir sekilde.

bir de %1 bence komik bir komisyon. ilk etapta saat ucreti OK ama harbiden kazanma durumu varsa komple komisyona ceviririm, 50/50 gibi.
0
cooperr
(24.07.26)
Hayatta kabul etmezdim. Bu teklif sonrasında da direkt uzaklaşır ve görüşmezdim sözde arkadaşımla.
0
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
Oyunda büyük bir tasarım hatası yoksa ya da arkadaşınız Laplace'ın Şeytanı falan değilse en iyi ihtimalle ağır kolpa sıkıyor ya da daha kötü bir niyeti var. Bedava peynir fare kapanında olur
0
fatihdr
(25.07.26)
Kibarca(şüpheli).
Adamlar bir şekilde aranızda bağlantı kurarsa sıkıntı olur. Neticede kumarhane,kasa kazanır.bir oyun kaybettirmeye başlarsa adamlar bunu inceler bence.dertsiz başıjıza dert almayın
0
denizciman
(25.07.26)
(8)

Marmaray'dan Bakırköy durağında inip biraz gezeceğiz. Orada gezilip görülecek yer ve yemek yenecek yer tavsiyelerinizi kısa bir açıklama ile yazar mısınız?

santimantal
Özellikle sessiz sakin yerleri seviyoruz.
Özellikle sessiz sakin yerleri seviyoruz.
0
santimantal
(19.07.26)
İnmeyin:)
+1
kendimefotograflarim
(19.07.26)
@kendimefotograflarim,
Neden?

Bu arada, Bakırköy'de çalışmayı düşünüyorum. Anadolu yakasından gidip geleceğim Marmaray ile. Önerir misiniz bu ilçeyi?
0
🌸santimantal
(19.07.26)
Bakırköy çok merkezi ve ulaşımın kolay olduğu bir bölge Avrupa yakasında, hep popülerdi. O yüzden genelde kalabalıktır. Çevre ilçelerden özellikle günlük olarak iş eğitim vb sebeplerleinsan çeker. Yeme içme konusunda fiyat performans seçeneği bol olur çeşitlilik açısından da zengindir. Kalabalığı seviyorsanız sorun yok:) özellikle meydan bölgesi için pek sakin diyemem. Kartaltepe mahallesi yaşamak için sakin ve merkeze yakın bir bölge ama kira-emlak fiyatları görece yüksek olabilir.
0
kendimefotograflarim
(19.07.26)
(bkz: asiller kebap)
0
dilemma of subscribtionability
(20.07.26)
Bakırköy deyince aklıma hep güzel pizzacilar geliyor, isimleri yok ama bakırköy pizza filan aratın çıkar kesin. Ama böyle mahalle aralarında olanlar vardı bı apartmanın altında mesela. Öyle caddede filan değil. Kendi halinde. Ama yersin kalkarsın sağında solunda bir şey yok.
Sakin bir yeri var mı düşündüm bilemedim. meydanı filan kalabalık oluyor.
Üç dört ay önce bu pizzacilardan birine gidelim dedik lanet ettik trafikte sıkıştık kaldık. Sahil tarafı da yol kenarı orda da bir şey yok.
0
a perfect lie
(20.07.26)
biraz ilerde yeşilköy.

yürüyerek ataköy marina ana caddeden.

pazarı da meşhur.

güzel yer bakirköy yaşanır.
0
kveldulv
(20.07.26)
bakırköy durağında inince çarşıya çok yakın , oralar çok sevimli geliyor bana . alışveriş yeme içme seçenekleri çok fazla . bir de eski bir avm var yakında carusel adı
0
devilone
(20.07.26)
sessiz sakin yerleri seviyorsan bakirkoy'de pek isin yok..
yesilkoy +1
0
cooperr
(20.07.26)
(2)

Ek iş ne yapabilirim?

bakur basur rojava rojhilat
Haftasonu istediğim zaman yapabileceğim bana ek gelir sağlayacak ne iş yapabilirim? Konum: İstanbul. Teşekkürler :)
Haftasonu istediğim zaman yapabileceğim bana ek gelir sağlayacak ne iş yapabilirim? Konum: İstanbul. Teşekkürler :)
+1
bakur basur rojava rojhilat
(19.07.26)
Taksicilik veya marti olabilir.
-1
Purple life
(19.07.26)
emlakcilik
0
cooperr
(19.07.26)
(16)

40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?

mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.

Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.

Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.

Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.

Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.

Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.

istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?

hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.

ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.

hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.

onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?

o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında.
Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil.
Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.

Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.

Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var.
50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs.
adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis.
ucak fobisi var, ucaga binemiyor.
ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor.
ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.

ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok.
baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.

37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.

Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”

Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş.
"Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi)
Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz.
İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
+1
redlinetheturk
(20.07.26)
Anahtar soru; mutlu musunuz?
+1
kumandanim
(20.07.26)
(5)

dna testleri yaptıran var mı?

semaforo de medianoche
bu dna testi işine bakasım var. ancestrydna, 23andme, myheritage gibi seçenekler var bildiğim kadarıyla. yaptıran var mı bunlardan? varsa hangisini tavsiye edersiniz?bir de şu gümrük kısıtlamaları sıkıntı yaratıyor mu o kısıtlamalardan sonra yaptırabilen oldu mu?
bu dna testi işine bakasım var. ancestrydna, 23andme, myheritage gibi seçenekler var bildiğim kadarıyla. yaptıran var mı bunlardan? varsa hangisini tavsiye edersiniz?

bir de şu gümrük kısıtlamaları sıkıntı yaratıyor mu o kısıtlamalardan sonra yaptırabilen oldu mu?
-1
semaforo de medianoche
(18.07.26)
Her kisi de yahudilere ait kurumlar . Araştırdığında dna ve sağlık hususlarında neden bu kadar çalışma yürütttükleri incelenmesi gereken bir husus.
Kişi DNAsına göre etki eden silahlardan eskiden de bahsediliyordu. Şu anda öyle
Kendi ellerimizle kendimize ait biyolojik şifrelerimizi veriyoruz. Ne uğruna ?
Konu sadece,
% bilmem kaç Avrupalı
% bilmem kaç asyalı olmak la mı sınırlı ?
İngiltere'de genlerle ilgili yürütülmeye başlanan yeni bir uygulamaya ayrıca bakmak lazım .
İnsanlardan istedikleri güven, gizlik etiketleri ile Tam olarak alınabilirse insanlıkla ilgili değişikliğe de gidilebilir.

Kendimizi şimdiden her gün reklamlarına maruz kaldığımız çok uluslu şirketlerin kollarına " güvenilir "diye bıraktık .
Daha ötesini anlamak için bela aramaya gerek var mı ?
-4
diyecevaplandı
(18.07.26)
yetişkin bir insan olarak ben istiyorum hocam siz istemiyorsanız göndermezsiniz sorun bu değil. suç işlersem hızlı bulurlar işte beni ne güzel onun dışında bir sıkıntı yok.
0
🌸semaforo de medianoche
(18.07.26)
evet gümrük yasalarindan etkilendi diye duymustum. söyle bir fb grubu var orada daha fazla bilgi edinebilirsiniz: www.facebook.com

eger yurtdisinda arkadasiniz varsa ondan rica edip öyle halletseniz daha kolay olur. ve bu testler arasinda familytreedna en iyisi taranan dna kapsami olarak (en azindan 23andme'den daha fazla oldugunu biliyorum). indirim zamanlari oluyor, öyle yaparsaniz ucuza gelir.
0
arkadakiadam
(18.07.26)
bizim icin 23andMe daha uygun dedikleri icin ondan yaptirdim.
sahte isim kullandim.
millete tukuruyor portekiz, arnavutluk falan cikiyor.
ben tukurdum, malatya merkez cikti.
+1
cooperr
(18.07.26)
ben kendim yaptırdım ama yurtdışında yaşıyorum MyHeritage kullandım bütün sülaleye kimlik karmaşası yaşattık ufak çaplı, herkes nefret ettiği ırktan çıktı hahahaha. türkiye'deki arkadaşlarım için yanımda getirdim testlerini yaptırdım sonra valize koyup yurtdışına götürdüm ordan yolladım şirkete.
0
nahtoderfahrung
(24.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.