Giriş
(3)

Sık arıza çıkaran araç ne demek?

ya ben lan neyse
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol arac
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?

her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?

ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol araca da razı olurum. çünkü gerçekten çok ama çok pahalı arabalar.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(1 saat)
100km’de bi değil tabi. Ama orada kilit nokta sanayiye gitme gelme değil rahatsız edecek bişeylerin sürekli çıkması. Kendi eski aracımdan örnekle anlatayım, hem eski hem km’si çoktu;

Şanzımanda sorun vardı haftalarca stres yaşattı sanki her an yolda bırakacak gibiydi, sonra öyle de oldu 2 gün dükkan gezdim 60-70k masraflar havada uçuyordu en son temiz bi usta olum basit bişeyi gitmiş deyip 3k’ya halletti. Onu kurtardım sonra şanzıman d’ye alınca sert vuruntu yapıyordu aylarca o can sıktı. Bir kaç hafta sonra motor arıza ışığı yandı ne olduğunu bulamadık, sonra conta yanığı oldu 25 liralık olduk bir kaç haftam rezil oldu. O bitti 2-3 ay sonra oksijen sensörü başa bela oldu. Arada bir de hava çeken hortum yırtıldı. Onu fark edene kadar araç aşırı bağırıyordu yine motor gidiyordu diyordum. Hepsini ülkenin en iyi ustasının eline verip baba komple temize çek desen 30-40 kağıda en baştan hallederdi mesela ama sürekli başka yerlerde başka zamanlarda arıza veriyordu. Bir kere gönül rahatlığıyla bişey olmadan bi uyarı vermez demeden süremedim. Her an tetikteydim ve aşırı yorucuydu. Dediğim gibi vurdumduymaz biri olsam sanayide 4-5 farklı usta arkadaşım dostum olsa dert değildi belki ama sürekli sanayiye gittim sürekli stres panik endişe. Kaç kere keşke almasaydım dedim ve sonra kurtuldum bıraktım aracı.
0
avatar is back
(56 dk)
Cok ariza cikaran pejo 207 kullandım. 30 bin km ve 2 yil falandir toplam.

Bir kere arac yag yakiyormus zaten, arastirinca kronik olduğunu öğrendim. Cozumu rektifiyeydi yani değmeyecek kadar pahaliydi, ara sira yag ekleyerek idare ettim.

Butun sogutma sistemi peyderpey bozuldu. Baktim su eksiliyor, test yaptik, termostattan cikti, değiştik, sonra su tankından basladi, sonra baska bir yerden.

Bir kez uzun yol yaptim baya 2500 km falan sinirda 8 saat beklemeli vs, arac yag uyarisi vermeye başladı. Bilmediğim bir ülkede çözmeye ugrastik sonra sensörün sorunlu olduğu kanaatine vardik, sonra kendi kendine duzeldi.

Gene bir ara hararet uyarısı verdi ve o da sensörlerden cikti.

Bir ara yag bobinlerin oralarda bir yerlere girdiydi, hepsi değişmeli dedi usta ama salladim hic de birsey olmadi.

2010 model aracta butun bu maceralar yaşandı. Cok daha eski birkac japon arabasi kullandim, onlarda neredeyse hiç sürpriz problem cikmadi. Tabii gene onlarin da bakimsizi kötü olabilir. Peşin pesin japon diye güvenilmez.
0
mbond
(35 dk)
Simdi yeni baslayanlarin cogu kullanilmis bir aracla basliyor ve Turkiye'de sifir arac fiyatlari zaten ucmus durumda.

Bu yuzden Turkiye piyasasinda hem ucuz hem sorunsuz ikinci el araba diye bir sey yok. Eger oyle bir arac varsa bile genellikle sahibinin akrabasi, komsusu, arkadasi falan kapmistir. Oyle ilan sitelerine dusmez.

Sik ariza cikaran araclar genellikle cok kez el degistirmis, yuksek kilometreli ve gecmis bakim onarimi belirsiz olana araclardir. Yillarca farkli ustalarin, sahiplerin elinden gecmis, yukarida yazildigi gibi idare etsin diye tamir edilmis ya da ihmal edilmis araclardir... Bu araclarda ne zaman ne olacagini kimse ongoremez cunku hangi zamanda neyin, kim tarafinda tamir edildigi belli degildir...

Tum servis kayitlari mevcut olan, gereken her seyin kitabina gore zamaninda yapildigi, uzun sure tek belki iki sahibi olan bir araci Turkiye piyasasinda ucuza bulamazsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11 dk)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.