Giriş
(13)

20’li yaşlar challange ve hissettirdikleri

ms brownstone
Twitter’daki 20’li yaşlar challange fotoğraflarını görünce artık benim de yavaş yavaş 20’lerimin son günlerine gelmem sebebiyle bir daha hiç 20’li yaşlarda olamamak ve yaşlanacak olmak çok tuhaf hissettirdi. Bir sürü insan belki onlarca yıl öncesini paylaşmış ve eminim hangisine sorsak göz açıp kapa
Twitter’daki 20’li yaşlar challange fotoğraflarını görünce artık benim de yavaş yavaş 20’lerimin son günlerine gelmem sebebiyle bir daha hiç 20’li yaşlarda olamamak ve yaşlanacak olmak çok tuhaf hissettirdi.

Bir sürü insan belki onlarca yıl öncesini paylaşmış ve eminim hangisine sorsak göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini söyler. Halbuki kim bilir o kadar zamana neler sığdırdılar.

Zaten yaşlanma korkum hep vardı ama dünden beri yıllar öncesinin fotoğraflarını görünce böyle şeyler düşünüp bir daha 20’lerimde olamayacağıma üzüldüm biraz.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Özellikle 30 yaş üstündekilerin 20’li yaşlara bakış açısını ve 30’dan sonrasının nasıl hissettirdiğini merak ediyorum. 30 altındakiler de neler düşünüyor mesela 30 ve sonrası için? Yaşlanmaktan korkuyor musunuz yoksa 25’le 30 arasındaki farkın sadece sembolik olduğunu mu düşünüyorsunuz? Ne zaman “genç” olmaktan çıkıyor sizce insan?
0
ms brownstone
(04.05.21)
kontrol edemeyeceğim şeyler hakkında hayıflanmayı ya da kederlenmeyi bırakalı 20'li yaşlarım oldu.

çok düz adam bakışı olduğunu farkındayım ama bir daha eski yaşlarda olmayacağına üzülmek bana dünyanın en boş hüznü geliyor. terlediğimizde kaybettiğimiz minerallere üzülmek gibi bişey bu, olmak zorunda ve kontrol edemezsin. bazı günler 1 gün değil 15-20 gün yaşlanıyor olsak buna üzülürdüm belki ama yaşlanmayı/yaş almayı şu haliyle denklem dışında tutmaktan başka yapacak bir şey yok.

hayat lineer değil, gittikçe kötüleşmek zorunda da değil. 20'lerinde yaptığın 30'larında yapmayacağın şeylere karşılık 30'larında yapıp 20'lerinde yapmayacağın şeyler var; neresinden baktığına bağlı. madem kontrol edemiyoruz, o zaman olumlu tarafından bakmak zorundayız.

zaten yaş -bağlantılı olarak zaman- dediğimiz konsept tamamen teorik, ölene kadarki hayatımızı derecelendirmek ve önemli hale getirmek için uydurduğumuz bir şey. zaten yaşlanmaktan korkmanın temel sebebi de ölüm korkusu.

"yaşlanmanın hiçbir negatif etkisini görmeden, gençliğinde yaptığın şeyleri yine yapabilseydin şu anda 70 yaşında olmak ister miydin" sorusunu sor kendine mesela. ölüme daha "yakın" olmayı mı tercih ederdin yoksa doğru düzgün yaşlanmayı mı?

ben ölmekten korkmuyorum ama yaşlanıp öleceğime genç öleyim ki yaşlılığın sefaletini çekmeyeyim diyorum. insanlara yük olmak, onlar için bakıma muhtaç ya da bayramda aranması zorunlu birine dönüşmeyi istemem.
0
Jux
(04.05.21)
Henüz 31 yaşındayım. Üzülüyorum. 20li yaşlarımı çok verimsiz kullandım. Depresyonlar yanlış tercihler. Aklım çok geç başıma geldi. 25 26 yaşındaydım kendimi üzmek için vaktinin olmadigini anladığımda. O vakit de artık iş güç derdim vardı. Neyse. Bazen üzülüyorum. O ünlülerin paylaştığı gibi bir 20li yaş fotoğrafım yok gülerek çekindiğim. Olan bir kaç taneyi de bir kızgınlık anında sildim yaktım attım. 13 yaş ile 25 yaş arası fotoğrafım yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(04.05.21)
Yakın zamanda 28 oldum. Bence bazı konularda yaşlanma hissediliyor. Alkol, sigara kullanmayan insanım ama yorulduğum bir günün sonunda gece yarısını göremiyorum bazen. Daha öncekilere benzemeyen bir fiziksel yorgunluk oluyor. Yani daha gençken sabahtan akşama kadar dışarıda olunca daha az yorulduğumu hatırlıyorum. Sıradan çinko karbon pil gibi oluyor insan.
0
dissendium
(04.05.21)
30larin ortasindan selam :)

20li yaslar guzeldi ama simdi de guzel. Acikcasi pek bi fark yok.

O zamanlar konseri en on sirada izlerdim, simdi arka sirada esimle kamp sandalyesinde izliyorum. Ikisi de keyifli.

20ler mukemmel gecse de donmek istemem. Orda guzel o yillar. Simdinin tadini cikarmak lazim.

Saglik sorunu yasamazsam 60larda falan "yaslandim" derim belki.
0
brkylmz
(04.05.21)
32 yaşındayım. 20ler güzeldi ama 30dan sonrası daha güzel. Hayatın rayına oturuyor ve en önemlisi artık neyi istemedigini biliyorsun. :) İnsan hayatının en karamsar gelecek kaygısı dolu yılları 25-29 yaş arası bence.

Yaşlanmaktan çok korkuyorum ama hadi seçim yap hep aynı yaşta kalacaksın deseler yine 20leri degil 30ları tercih ederdim.
0
Corpsebridee
(04.05.21)
30'a 4 ay kaldı. Kendimi hiç olmadığım kadar iyi, güzel vs hissediyorum. Önceden üzülürdüm özellikle 27 yaş bunalımını çok ağır geçirdim. Ama artık hayat bir gündür o da bugündür diyorum, yaşlanabileceğimiz bile kesin değilken şu an yaşlanacağıma üzülemem mesela. Ayrıca corpsebridee artı bin.
0
malwethiel
(04.05.21)
valla 32'yim, 20'lerimde malmışım, tek düşündüğüm o

ama o mallıklar beni şimdiki konuma getirdiği için tam mallık sayılmaz
0
passion rules the game
(04.05.21)
31 yaşındayım. 20'lerimde çok boş zamanlar da geçirdim, aşırı dolu zamanlar da geçirdim. genel olarak çok mutluyum o dönemden, fotoğraflara videolara bakınca mutlu oluyorum. yaşlanma tabii bir gerçek ama onu da geciktirmek için sağlıklı beslenmeye, spor yapmaya falan çalışıyorum, şu ana kadar çok yıpranmadım o yüzden diyebilirim. ancak tabii ki 20'lerdeki gibi sabaha kadar içip sonra uykusuz işe gitme gibi çılgınlıklar yapamıyorsun, bununla da barışığım zaten içkiyi de çok azalttım.

kafa olarak yaşlanmaya gelince kesinlikle kendimi hala 25'teki gibi hissediyorum. kafa olarak gerçekten hissettiğin yaştasın yani bu kesin. gerçekten her yaşın ayrı bir güzelliği var hayatı güzel yaşayabiliyorsanız. 20'lerin deneme yanılması, tedirginliği de güzeldi, 30'ların kendinden eminliği de güzel: (bkz: #107883734)
0
roket adam
(04.05.21)
eskiden çadır kampında daşın üstünde yatardım. şimdi 35 yaşındayım 5 yıldızlı otelde bile rahat edemiyorum. eskiden gece 3 te tavuk çevirme yemeye giderdim, şimdi gece değil 7 den sonra evden çıkasım gelmiyor. 30 dan sonra bitti.
0
mikahakkinen
(05.05.21)
40 yasindayim.En guzel yaslarim 30'lu yaslardi. 20'li yaslardan cok cok daha guzeldi
0
turkuaz
(05.05.21)
Devamlı başkalarının dayatmaları, kodlamarına maruz kalarak ipleri onlara veya bıraktığınızda insan haliyle genç değil de yaşamak istediklerini yaşayamıyor. Rakamlara takılmıyorum açıkçası yaş konusunda. Bugün ben de akşam vakti hikayeye fotomu ekledim, haliyle milletin takıldığı konu "Abi iskender 8,75 tl miş" Demeleri oldu, hoş güzel eğlendik...
0
evimin paspasi
(05.05.21)
30da büyüyorsun çok net. Ama yaşlanmıyorsun, hatta hayata daha farklı baktığın için kıymeti artıyor. 20li yaşlar deli ve daha acısız zamanlardı, her şeyi umursuz yaşadığın. 30dan sonrasının tek kötü tarafı tam oldum derken gelen bazı yıkımlar. Onun dışında kendini bulduğun bir dönem, şimdiki aklım olsa kalıbını anlıyorsun:) Ölüm beni 20 yaşında da korkuturdu, o açıdan fark yok.
0
mslny
(05.05.21)
40'a 2 var
.
27-28 her bakimdan superdi, okul bitti, ise girdim vs, saglik problemi agri sizi yok.
30-38 arasi inanilmaz hizli gecti, ozellikle evlilik/cocuk islerine girince zaman ucmaya basliyor.
35 sonrasi eklem agrilari falan basliyor. Genclik 40'da bitiyor gibi.
Millet 80'i nasil goruyor hala anlamiyorum, bakalim kismet..
0
cooperr
(05.05.21)
(13)

Tetanoz aşısıçok ağrı yapar mı?

bigbadabum
Koldan vurulan tetanoz aşısı aşırı ağrı yapıyor ve kızardı çok. Normal midir?
Koldan vurulan tetanoz aşısı aşırı ağrı yapıyor ve kızardı çok. Normal midir?
0
bigbadabum
(03.05.21)
Bir kac yil once yaptirmistim. 2-3 gun kolumu kaldiramadim agridan.
Kendi tecrubemden evet yapabilir diyorum.
0
65 derece
(03.05.21)
Ama siz yine de bir aile hekimine gosterin.
0
65 derece
(03.05.21)
Ben de iki gün çok ağrı çekmiştim. Ama kızarma olmamıştı
0
elorelia
(03.05.21)
Tüm dozları ağrısız atlatmıştım, belli olmuyor demek ki.
0
hedep
(03.05.21)
Ağrısız atlattım ben de. Daha önce ağrı yapar dedikleri hiçbir aşı ağrı yapmadı.
0
ruhen hastayim ben
(03.05.21)
Kızarıklık yoktu bende ama iki gün çok ağrımıştı.
0
kedimedi
(03.05.21)
Küçüktüm ama 2 gün kolumu oynatamadığımı, soyunup giyinirken zorlandığımı net hatırlıyorum.
0
Jux
(04.05.21)
ağrı normal de kızarıklığı bilmiyorum. ben bir kez köpek ısırmasından, bir kez de askerde yedim.

ilkinde 2 - 3 gün ağrımıştı diye hatırlıyorum, askerdekinde de biraz ağrıdı ama günlerce tek kolu gerçekten iptal olan birçok adam gördüm kışlada :)
0
savidan
(04.05.21)
Ağrı normal bir hafta kadar sürüyordu bende kızarıklığı yaşamadım
0
heathen
(04.05.21)
1 ay once oldum, hafif bir sizi oldu igne yerinde o kadar. Yine de gosterin
0
bradshaw
(04.05.21)
Ben yaptırdığımda da 3-4 gün kolumu kaldıramadim; bir hafta kadar da şislik oluşmuştu.
0
fraise
(04.05.21)
gecen sene oldum 1 gun agri oldu hafif, kizariklik olmadi.
0
cooperr
(04.05.21)
1 hafta 10 gün kadar çok ağrıdı, şişkinlik ve kızarıklık da vardı. aşıyı yapan hemşire böyle olabileceğini söylemişti. gebeliğimden dolayı yaptırmıştım, bu etki buna bağlı mıdır bilemiyorum. sonra 2. dozda hiçbir sorun yaşamadım ama ilki çok kötüydü dediğim gibi.
0
ayalensoledad
(04.05.21)
(9)

ayrılacağın yere gideceğin yer söylenir mi

nahtoderfahrung
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
0
nahtoderfahrung
(03.05.21)
zaten linkedin den görmeyecekler mi? ben söyledim hep, bir zararını görmedim.
0
benaslinda
(03.05.21)
ben de söylerim
0
superb
(03.05.21)
@benaslinda evet görecek ama yüzyüzeyken yorum almayı sevmiyorum
0
🌸nahtoderfahrung
(03.05.21)
ben soyluyorum, saklayacak birsey yok.
0
cooperr
(03.05.21)
Soran kişiye bağlı. Sevmiyorsam "boşver, ne yapacan", "öğrenirsin sonra", "bir yer işte" vs sekli cevaplar verir savuştururum. Sevdiğim biriyse bordroya kadar her detayı verebilirim.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.21)
Söylemesen daha iyi gibi sanki. Yeni işyerine dedikodu yetiştirebilir.
0
komando kani var bende
(03.05.21)
Ben söyledim hep ama son iş değişikliğimde gideceğim yerdeki yöneticim (10 yıllık hukukumuz var, daha önce birlikte çalışmadık) çok şaşırdı ve kızdı bana asfsdgh

Neymiş, eski iş yerimdeki zor durumda kalacak yöneticilerim yeni iş yerinden tanıdıkla vs. beni zor durumda bırakırmış. Hiç öyle insanlar da değiller ama gideceğim yer kurtlar sofrası izlenimi olmuştu o öyle diyince. Öyle değilmiş ama germişti beni yok yere.
0
chicha_v2
(03.05.21)
iliskilerimi iyi tutmaya calisirim cunku ileride referans falan gerekebilir. dolayisiyla sorarlarsa yanit vermezlik yapmam.
0
hot potato
(03.05.21)
Diğer firma ile sözleşme imzalayana kadar ses etme. İmza sonrası keyfine göre takıl.
0
vampir akrep
(03.05.21)
(7)

dikiz aynasında titreme

reanarchy
bir süredir fark ettiğim durum var, dikiz aynasından arkayı kontrol ettiğimde arkadaki arabaların plakalarını okuyamıyorum. titreme oluyor. dikkatli baktığımda görüyorum bunu özellikle hızım arttıkça.ama araç içinde herhangi bir titreşim vs hissetmiyorum.uzun zamandır lastiklerin havasını kontrol et
bir süredir fark ettiğim durum var, dikiz aynasından arkayı kontrol ettiğimde arkadaki arabaların plakalarını okuyamıyorum. titreme oluyor. dikkatli baktığımda görüyorum bunu özellikle hızım arttıkça.

ama araç içinde herhangi bir titreşim vs hissetmiyorum.

uzun zamandır lastiklerin havasını kontrol etmedim. ondan kaynaklanabilir mi? ya da balans ayarıyla alakalı falan? aynada sıkıntı olma ihtimali yoktur diye düşünüyorum.
0
reanarchy
(03.05.21)
Arka camda film varsa o yapıyor
0
berkes2
(03.05.21)
film yok, arka camlar fabrika çıkışı karartılmış. ama önceden yoktu bu, yaklaşık 2-3 yıldır aynı aracı kullanıyorum zaten.
0
🌸reanarchy
(03.05.21)
kendi imkanlarınızla aynayı söküp takabiliyorsanız iyice sıkılaştırın. lastik basınçlarından olacağını düşünmüyorum öyle olsa yol tutuşuyla ilgili de sorun yaşardınız. muhtemelen havalar ısındığı için hafif bir genleşme yaşayıp saçmalamıştır ayna.
0
golgi aygıtı
(03.05.21)
rot/balansa sok araci. Sen hissetmesen bile lastiklerin balansi kacmis olabilir.
Ya da jant yamultmus olabilirsin. Lastikler eski ise lastikte sikinti olabilir, vs.
0
cooperr
(03.05.21)
benim eski bir arabamda müziğin sesini çok açınca, özellikle bası bol bir şarkı ise, dikiz aynası titriyordu.
0
co2s2
(03.05.21)
Dikiz aynasının oynar kısmı ya da camla olan bağlantı noktasında bir gevşeme varsa yapıyor bunu.
0
msb
(03.05.21)
@msb +1

Dikiz aynasıyla ilgilidir. Lastikle alakası yok.
0
the coon
(03.05.21)
(5)

Bu ülkede pasifistlik aptallık mı?

aguen
İyi geceler duyuru,Özellikle son birkaç senedir iyice anti-silah takılıyorum, küçüklükten beri deneme imkanlarım da olmuştu ama hepsinde reddetmiştim. Gelecek ay bedelli askerliğe gidince de silah istemiyorum demeyi düşünüyorum (peşin peşin silah korkum var yazmıştım doldurulan forma)Kendimi ezdirme
İyi geceler duyuru,

Özellikle son birkaç senedir iyice anti-silah takılıyorum, küçüklükten beri deneme imkanlarım da olmuştu ama hepsinde reddetmiştim. Gelecek ay bedelli askerliğe gidince de silah istemiyorum demeyi düşünüyorum (peşin peşin silah korkum var yazmıştım doldurulan forma)

Kendimi ezdirme gibi bir durumum yok günlük hayatta, üniversitede şeriatçının biri bana kızıp saldırdığı bile olmuştu :)

Ama ülkeyi gördükçe biraz korkuyorum; evet normal bir toplumda kendimi koruyabilirim, biraz fazla egomdan gelen özgüven & dev boyutlarım ve zekamla kaçırırım herkesi ama türkiye kadar saçma bir ülkede bunlar imkansız. Mesela bu ay güzel bir semtte yaşamasam su içiyorum diye saldırabilir birisi, ya da durduk yere ülkücünün biri çatsa polis değil bir şey yapmak, onlar da arkadaşlarına katılırlar.

Ve gerçekten korkutucu bir şey yani. Sizce belli bir noktada prensipleri terk etmek gerekli mi. Özellikle eski pasifistler, bireysel silahlanma konusunda görüşleriniz neler?
0
aguen
(01.05.21)
Valla hocam en temelde zaten askerlik gibi bir olaya dahil olarak o prensibi terk etmişsin, askerliğin bedelli olup olmaması bişeyi değiştirmez.

Bunun dışında gerçekten pasifist adam için yaşadığı ülkenin farketmemesi gerekir. Yani ben gidip İsviçre'de pasifist olayim ancak Türkiyede pasifist olmayayım diyorsan zaten pasifist değilsindir, onu herkes yapar. Gerçek manada pasifist biri her durumda, konumda barışçıl davranmaya çalışır.
0
j r r tolkien hayrani
(01.05.21)
Askerde atış yapmanın bireysel silahlanma ile alakası nedir onu pek anlayamadım. Askeriye bir şeyleri protesto ederek değişim tetiklemenin gerçekleşeceği son yer.

Ülkede bireysel silahlanma konusunda bir problem olduğunu düşünmüyorum, şehirde yaşayan normal insanlar silah taşımıyor, taşıyanlar anormal tipler ve sayıları çok değil. Kaldı ki silah taşımadan insanlara bela olabilecek o kadar çok insan var ki maganda olayını silaha indirmek olayı basitleştirmek olur.

Öte yandan pasifistlik temel hak ve özgürlüklerin asgari düzeyde uygulanabildiği toplumlarda işe yarar. Ama işin paradoksal boyutu şu ki toplum ne kadar as pasifist olursa o kadar çok çatışır ve o temel hak ve özgürlükler karşıt görüş için işlemez. Kutuplaşmaya itilen türk toplumu da bundan muzdarip şu anda. Sen inançsızlığın sebepli su içerken gelen tepkilere pasifist yaklaşırsan daha kötüye gider işler. Öte yandan bunu abartırsan da karşı görüşü baskılamaya başlarsın.
0
Jux
(01.05.21)
evimde ruhsatlı tüfeğim var. 10 sene evvel uzun dönem koruma eri olarak istanbulda belimde tabanca ile askerlik yaptım. askerliğim sırasında bir tinerci ile karşı karşıya kaldım. tersleyebilir, tabancayı gösterip korkutmayı deneyebilirdim ancak ne istediğini sordum sigara dedi. kullanmıyorum diyerek eline 10 lira verip yolladım. sorumluluk sahibiysen kullanmazsın çünkü hiçbir şekilde geri dönüşü yok.

kanunlarımız bu konuda çok ağır. meşru savunma için çok ağır şartlar var. örn; güç dengesi. karşındaki insan sana bıçak çekerse ve sen tabanca doğrultup vurursan suçlusun. evine hırsız girdi, sana öldürmek maksadıyla saldırmadığı sürece tabanca çekemezsin. kaçar da sırtından vurursan suçlusun. örn; askerde koruduğum şahsa silahlı saldırı olur, vurulur, suikastçı kaçmaya başlar ve onu sırtından vurursam suçluyum. ancak tabancasını bana doğrulttuğunda vurursam meşru savunma kapsamına giriyor.

bizim polislerin amerikan polisleri gibi en ufak olayda tabanca çekmemesinin nedeni budur. şahıs maktülü bıçaklar kimseyi acil müdahale için yanaştırmaz elindeki bıçağıyla. polis onu çekip vurmaz çünkü meşru savunma kapsamında değildir. yerdeki maktül kan kaybından ölür.

bireysel silahlanma özellikle bizim gibi eğitimi düşük (öğretimi değil) kolay sinirlenen sesini yükseltince kendini haklı sanan bir toplum için tehlikelidir.
0
phonex
(01.05.21)
aslında bireysel silahlanma daha yaygın olsa, özellikle tanımadığına küfür etme, salça olma, vb. olayları hızla biter. birbirini vuracak olan itler birbirini vurur. bunların genleri de silinir. diğer kimse de başına bir şey gelmesin diye kimseye bulaşmaz. şu an ne oluyor silah yalnızca it köpek, şerefsiz, hayvan takımında var. kendilerini ağa paşa sanıyorlar. eskiden avrupa'da soylular birbirine en ufak hakareti bile etmezmiş niye düello var.
0
ortalama keyifçi
(01.05.21)
1 - Pasifistlik genel olarak sikintili bir durum, silahlanma ile bir alakasi yok.

2 - Silahlanmaya ve mecburi askerlige karsiyim ama bedelli de olsa askere gitmis olsaydim (dovizli yaptim) mutlaka ates etmek isterdim, cunku neden olmasin.

3 - Turkiye'de yasasam herhalde bir tane ruhsatli alir eve koyardim, ayni sey amerika icin de gecerli. Avrupa'da yasasam herhalde su tabancasi bile almazdim.

4- Silah olayini bu kadar gozunde buyutme. Su anda yasadigim eyalette silah cok populer. Yuzlerce silahi olani taniyorum. Arkadaslarimin cogu duzenli ava gidiyor. Isyerimde bircok silahi olup surekli ava giden hatunlar var.
0
cooperr
(01.05.21)
(12)

iphone 500 şarj döngüsü nedri tam olarak?

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
telefon yüzde 60 iken şarja takıp 90'da aldım diyelim. 1 döngü tamamlanmış mı oluyor? ya da tam olarak bitmesi yani telefonun kapanması ve yüzde 100 mi olması gerekiyor 1 döngünün tamamlanması için? malum garanti şartlarından biri.
telefon yüzde 60 iken şarja takıp 90'da aldım diyelim. 1 döngü tamamlanmış mı oluyor? ya da tam olarak bitmesi yani telefonun kapanması ve yüzde 100 mi olması gerekiyor 1 döngünün tamamlanması için? malum garanti şartlarından biri.
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(30.04.21)
arkadaşın demek istediği 500 şarj döngüsünün altında, pil performansı %80 altına düşünce ücretsiz değişiyorlar.
0
jelly bear
(30.04.21)
"Piliniz 500 tam şarj döngüsü boyunca orijinal kapasitesinin %80’ine kadarını koruyacak şekilde tasarlanmıştır. 2 yıllık garanti, arızalı bir pil için servis işlemlerini de kapsar."

Apple'ın sitesinde yer alan bilgi bu. Yani 500 tam döngüyü tamamlamamış pillerin kapasitesi %80'in altına düşerse Apple bu pili 'tasarıma uygun değil' (yani arızalı) olarak değerlendiriyor. Bu durum da garanti kapsamına giriyor.
0
himmet dayi
(30.04.21)
Uydurmuyorum bunu. Şöyle bir alıntıyı aşağıya bırakayım. Daha sonra Apple Canlı Yardıma bağlanıp seni ikna edecek cevabı da alabilirim istersen.

Apple, garanti şartlarında 500 şarj döngüsünden bahsediyor. Bu şu demek: Telefonunuzu her şarj edişinizde ve deşarj olduğunda 1 döngü bitmiş oluyor. Li-ion piller kullanılıyor iPhone’larda. Li-ion pillerin standardı 500 şarj döngüsünde kapasitesinin %80’i halen çalışır vaziyette olmalı.

Diyelim ki pille ilgili bir sorununuz var. ( Örneğin; aşırı ısınma, çabuk şarjın bitmesi, geç şarj olması hatta cihazda yavaşlama-kasma sorunları gibi )

Apple öncelikle 500 şarj döngüsünü tamamlayıp tamamlamadığınıza bakacak.
Eğer 500’den az şarj döngüsü olduysa bu sefer de pil sağlığına bakacak.
%80’in altındaysa ve garantiniz varsa ücretsiz pil değişimi yapacak. Ama üzerindeyse hiç bir işlem yapmayacak.
%80’in altındaysa ve garantiniz yoksa yukarıdaki fiyatlardan pil değişimi işlemi yapacak.
Esas noktaya geldik. Eğer garantiniz devam ediyor ama 500 şarj döngüsünün üstündeyse piliniz;

Ücretli pil değişimi yapacak. Tabii yine pil sağlığının %80’in üstünde olmaması gerekiyor. Yalnız burada bazı istisnalar oluyor. Değişim artık parayla olduğundan pil sağlığı 80’in üstünde olsa dahi pil değişimi yapabiliyorlar.
0
himmet dayi
(30.04.21)
bu mevzu birisi cikip ben 500 sarj dongusu olmadan %80in altina dusen pili garanti kapsaminda degistirebildim demeden kapanmaz, benden soylemesi :)

benim basima gelmedi ama apple ile son 12 senede garanti konusunda hic sikinti yasamadim, bence yaziyorsa yaparlar.
0
cooperr
(30.04.21)
Apple'ın sitesindeki tanım çok net: i.ibb.co

500 tam döngüde %80'e kadar kapasitesini koruyan pil 'Normal' olarak değerlendiriliyor. Bu da kapasitesi %80'in altına düşen piller normal değil demektir. Zaten bu cümleden hemen sonra kusurlu pillerin garanti kapsamında olduğunu söylüyor. İki alakasız yerdeki bilgiyi alıp ben bir araya getirsem diyeceğim ki uyduruyorum. Bu tanım bu kadar netken tartışılması biraz abes.

Bu arada bir tam döngünün anlamı şu: i.ibb.co
0
himmet dayi
(30.04.21)
Hoppalaaa. Ben de 500 döngü dolmamış olmasına rağmen telefonumu garantiye verdim. %79 pil sağlığı vardı. Pil “servis” uyarısı vermediği için değişmediler. Yani mesele 2 yıl içerisinde pilin servis uyarısı vermesi.
0
giovanne
(30.04.21)
Buna itiraz eden olmadı ki. Lityum piller zaman içinde kapasitesini yitiriyor. Bunda bir sorun yok. Sorun 500 döngü olmadan kapasitenin %80 altına düşmesi. 500 döngü dolduğunda %80'e kadar kapasite korunacak şekilde tasarlanmış bir pil tasarım beklentisini karşılayamıyorsa malzemede bir problem var demektir. Neyse daha fazla uzatmaya gerek yok. Ortak noktaya gelemeyeceğimiz açık.
0
himmet dayi
(30.04.21)
2 dk şarj edilip çıkarılsa, 500 döngüden 1 döngü eksilir mi?
0
gokhanbulut
(30.04.21)
@gokhanbulut benim de tam olarak merak ettiğim bu. yani ben hiç bir şekilde ya da çok nadir telefonu yüzde 20’nin altına düşürmediğim sürece zaten sıkıntı yok herhalde. mesela gün içinde 6-7 defa şarja taktım diyelim ve her seferinde pil yüzde 50-80 bandında olsun. böyle bir durumda herhalde ben tek bir döngüyü dahi tüketmemiş oluyorum galiba. yoksa 5 dk dahi olsa şarja takıp çıkardığımızda bir döngü eksilecekse zaten max 1-2 ay içinde 500 döngü tamamlanmış olur.
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(30.04.21)
6s kullanıyorum yani baya uyduruk pili olanı, 2 sene sonra süre dolmadan bir şansımı deneyeyim dedim 1200 döndü olmuş dediler. her tak çıkar ile 1 döngü eksilmiyor yani oradı kesin.
0
monsieur turti
(01.05.21)
@bi anlatabilsem dunya degisir valla bak

gerçi cevaplarıma tik vermemişsin ama bunu açıklayan görseli bırakmıştım.

son söylediğin yanlış.

Atıyorum pilini %80'e kadar şarj ettin, %20'ye kadar kullandın. %60 tüketmiş oldu. Sonra tekrar %80'e şarj ettin ve %40'a kadar kullandın. Toplamda %100 tüketime ulaştığın an (tek seferde değil, toplam tüketimin pil kapasitesinin %100'üne denk geldiği an) bir döngü tüketmiş olursun. Yani %20-%80 arasında tutarsam hiç döngü tüketmemiş olurum diye bir şey yok. 80'den 20'ye %60 var. Bunu ikinci kez yaptığında %100'ü geçmiş oluyorsun zaten.
0
himmet dayi
(01.05.21)
@himmet dayi teşekkürler. tam olarak aradığım cevap buydu. bu mantıkla 500 döngüyü doldurmak çok çok kolay. ben de normal kullanımda 1 senede falan dolmaz siyordum. saçmalık
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(03.05.21)
(7)

tekne satın almak ve kiralamak nasıl fikir?

megacracker
selamlar internette okuduklarıma göre ev satın alıp kiraya vermekten birkaç kat daha fazla iyi bir yatırım olduğunu anladım. reelde bunu yapan, bilgisi olan var mıdır
selamlar

internette okuduklarıma göre ev satın alıp kiraya vermekten birkaç kat daha fazla iyi bir yatırım olduğunu anladım. reelde bunu yapan, bilgisi olan var mıdır
0
megacracker
(30.04.21)
alacaksanız da, düz bir insan olarak kimlere kiralayacaksınız? hadi birisini buldunuz, bilmem kaç ay kiraladı. ee sonra? siz kendi kendinize bir ev alıp kolayca kiraya verebilirsiniz ama bu öyle bir iş değil. zaten bunun için kurulmuş firmalar var. yani dediğim gibi birilerini bulursunuz belki ama devamlılığı çok zor.
0
candide
(30.04.21)
Kanka @candide haklı. Üzerine eklenecek çok birsey yok da. Bunun marina kirası var kaptanı var şartı zurtu var. Bilmediğin işlere girme.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.04.21)
Bunu yapan şirketler var, kiralamak ile kendin uğraşmıyorsun

Tekneyi alıp şirkete teslim ediyorsun, kendi kullanacağın tarihleri de söylüyorsun o aralıkta talep olursa kiralamıyorlar
0
freebird5406_2
(30.04.21)
o işler öyle değil. kağıt üzerinde çok mantıklı görünebilir. zira şu an iyi bi yelkenlinin haftalık kirası ortalama 4500 euro + kaptan parası.
5 ay kiraya versen kabaca aylık 23 bin euro o da totalde 115 bin euro yapıyor.
Teknenin fiyatı da 3,5 milyon desek bu hesap 4 sezonda kendisini amorti ediyor.
Ancaaaak kışın bu tarz tekneler çekek yerlerine alınır, bakımı yapılır, eksiği gediği giderilir ve çekek yerine kaldığı süre boyunca para ödersiniz. teknedeki her masraf euro yladır. O yüzden astarı yüzünden pahalıya gelir. 5 ay her hafta kiralayamazsınız da. Charter firmalarına verirseniz teknenizin ağzına sıçarlar, güvenilmez.
o yüzden bu iş kağıt üzerinde göründüğünden çok çetrefilli, masraflı ve sinir stres yapan işler.
yatırım amacıyla alırsanız üzer, ama ben alırım 1-2 ay yazın kendim keyif yaparım 3-4 hafta da kiralarım en azından masrafını çıkartır diye düşünürseniz alınabilir.
ve tabi “tekneyi bi alırken bi de satarken sevinirsin” klişesi boşuna çıkmadı.
0
rentts
(30.04.21)
bir networkün zaten hali hazırda verebileceğin insanlar var ise ve bu insanlar teknenin masrafını ve senin ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa mantıklı

yoksa çok zor
0
duyurukullanıcısı
(30.04.21)
bunlar tek ev alacak parasi olan adamlarin yapabilecegi simarikliklar degil. 15-20 tane saglam mulkun vardir, bir de tekne isine girelim dersin baska. Ama atacak tek kursunun varsa ve gidip tekne alirsan, o tekneyle beraber batarsin.
0
cooperr
(30.04.21)
Fenerbahce kalamista 9 metrelik yelkenlimiz var.
*En buyuk gider kalemi marina kirasi.
*Bakim onarimi basit islemleri kendimiz yapiyoruz. (zehirli boya, yelken bakimi, halat degisimi, vb)
Eger bu isleri baskasina yaptirirsan en az 3 kat daha fazla para odersin, odedik.

Biz gecen yaz teknenin boyasi ve kizaga cekilmesi gibi masraflara totalde 2500 TL odedik. 5 gun karada kaldi.

Karada dururken salmasinda sorun cikti. 40.000 TL masraf olustu. 1000 TL'lik kaskomuz tum masraflari karsiladi.Yaz basina denk geldi. Sezonu kacirdik.

Bakim onarim isi surerken marina kirasini yenilememiz gerekiyordu. Karada kalmasi marinada kalmasindan daha ucuz oldugu icin tekne hala karada beklemekte.

Bu isleri yapabilmek icin deniz gecmisiniz mutlaka olmali. Bizim en buyuk avantajimiz babamin 30 yillik denizci olmasi.

Sonuc olarak gorundugu gibi kolay degil. Soylendigi kadar da pahali degil.
0
kaiserr76
(30.04.21)
(15)

Ne yapacağım ben bu tez danışmanıyla?

hahu
Merhaba arkadaslar,Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda
Merhaba arkadaslar,

Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:

Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda tekrar geri aldi beni. Biz yolumuza beraber devam edelim dedi. Ses cikarmadim, hani yetersizdim demedim.

8 senedir yaptiklari:

- tezime hiç bir katkı sunmadığı gibi somut elestiri de yapmıyor. Onun kafasındakileri vahiy yoluyla anlamamı bekliyor. Alan arastirmamdaki verilerin sadece kendi gorusune uygununu seciyor. Isine gelmeyeni yazdırmıyor. Tamam diyorum, o zaman siz belirleyin başlıkları ben icini size gore doldurayim. Senin isini neden ben yapayim diyor. Ben yabancı kaynaklardan bir suru yeni yayin kullanıyorum, 1990lardaki demode makalelerini kullanmami istiyor.

- sürekli aşağılıyor. Tez izlemeye giriyorum "hahuyu normal biri degil farkli gorusleri var. Biraz kırik, kendisi de bunu biliyor." gibi seyler soyledi. O kadar dominant birisi ki kimse sesini çıkaramıyor. Mail attım neden öyle dediniz ne anormalligimi gordunuz diye. Yanına cagirip "bana nasil mail atıyorsun. Ben de bundan sonra sana karşı kendimi korumaya alacağım" diyor. Olayları çok garip algılıyor. Onun düşmanıymışım gibi davranıyor.

- tez izleme jurisinde bir jüriye gulumsemistim. Ne guluyorsun pismis kelle gibi laflarla rencide etmeye çalışıyor surekli. Yine susuyorum. Yanindayken telefonum calmisti. Seni atarim telefonunla camdan, saygisiz diyor herkesin icinde. Sanki ilkokul talebesiyiz. Ama kendisi sormadan 2 metre karelik odasinda sigara ustune sigara iciyor.

- bir seyi ingilizceye çeviriyorum. Ingilizcen çok kötü diyor. Ingilizcem kötü degildir- ortaokul ve liseyi yabanci kolejde okudum. Lisansim da ingilizce. Başka dilde de yeterliliğim var.
Hem ingilizcemi begenmiyor hem türkce yazip bana gonderiyor ingilizceye çevir diye. Edebiyatçı arkadaşıma gönderiyorum yardımcı olması icin artık o bile "bu nasıl türkce. Bu adam akademisyen mi" dedi.

- daha iyi bir universitede uzman kadrosu almamı hic hazmedemedi, içi içini yedi. Neymis o kadar donanımlı öğrencileri varken beni nasıl almışlar. Ben kendimi yetersiz falan görmedim hic bir zaman. Sınava girdigimde en yuksek dil ve ales puani da benimdi. Sürekli bir kıskançlık. Alanlarımız bile farklı. Ben uygulamacıyım, o kuramcı. Kendini benimle yarıştırıyor. Benim yaptıklarıma faso fiso diyor. Ama kendisi lisans, yuksek lisans, doktora, akademik kariyer vb.hep ayni yerdr yapmis. 50 senedir ayni kurumda adam.

- gecen sene annemin cok onemli ve hastanede yatması gereken bir saglik problemi oldu. Bakimini ben ustlendim. Is yeri bile bana 2 hafta izin verdi. Bu kisi telefonda hastalık olduysa oldu napalim yani gibi seyler soyledi. 1 kere bile gecmis olsun demedi. Aksam online a baglayip beni sanki ilk defa duymus gibi "aaaa oyle mi boyle miii gecmis olsun. Cok uzuldum. Her konuda destekçinim" ayagi cekti ders kaydedildigi icin.

- pandemi döneminde her sey online olabilmesine ragmen onun olduğu şehre gelmemi istedi. Gelemem dedim o zaman online 2 ders saati sunum yapacaksın dedi. Kafasından yetistirilmesi imkansız bir icat buldu. Arabayla günübirlik 12 saat yol yaptim bir imza icin.

- danismani oldugu bir ogrencisi beyin kanaması gecirdi. Baska bir tanesi kanser oldu. 1 tanesi buna dayanamayıp birakti (ki adam galatasaray lisesi mezunuydu). Zaten toplamda 5 ögrencisi vardi. Simdi kaldık 2 kisi. Bir de diyor ki "onlar da yazik genc yaşta hasta oldular. Ben hastaneye bile gitmem. Benim toprak sağlam". bi tanesi hakkında "onu arardim da cok konusuyor simdi o kadar vaktim yok" dedi. Digerini 1 kere bile aramamış zaten.

- bir kere bana sinir krizi geçirtti sokakta. Ben sana doktora yapma dedim, yetersizsin dedim, illa yapmak istedin dedi. Ağzıma geleni saydım adama. Ailemin evindeydim. Duymasınlar diye dısarı ciktim. Sitenin guvenlik gorevlisi annemlere haber vermis. Eve çıkardılar titreme ve aglama gecmedi saatlerce. Annem adamın numarasıni bulup aramis. Durumunu gördüm cok uzuldum, nasil destek olabiliriz, sorun nedir gibi konusmus. Siz universite mezunu bile degilsiniz, sizin bileceginiz işler degil hanimefendi falan demis. Anneme kiziniz yetersiz basarisiz doktora yapabilecek kapasitede degil demis. (annemin aramasına ben de kızdim ama türk anası işte)

- sürekli ezebileceği öğrencileri seçiyor. Ögrenci aglatmakla övünüyor. Kac yasinda adam hüngür hüngür ağladı odamda diyor.

- surekli okuldaki baska hocalarin dedikodusunu yapiyor. Derslerde, bireyselde. Iftiraya varacak düzeyde. Ağzımdan laf almaya çalışıyor.

- en son konusmamizda senin erken bitirme tarihin 2023 temmuz, sen seneye 1 senelik dondur okuldan atilma dedi. is yerinde benden cok cok daha vasifsiz insanlar afyondan, konyadan, erzurumdan doçent oldu bu hala süründürüyor. Bunu soyledim lutfen artik zorluk cikarmayin bekletmeyin diye. Ben o teze imza atmam, benim adimi kullanamazsin, git konyada yap o zaman falan dedi. Yine sinir krizi gecirip sizin attiklarinizi da biliyoruz, dunyayi kurtarmiyor dedim. Kustah, sen kimsin falan dedi cok ama cok buyuk hakaretler etti.

Ben ne yapabilirim bu adama? Sizce bu adam neden böyle seyler yapiyor? Akademik olarak eksiklerim tabii ki vardir ama bu davranislari kesinlikle hak etmiyorum. Rezil bir adam. Benim yerimde siz olsaniz ne yapardiniz? Yani bitirmek zorunda da değilim ama benim yaptığımın 4te 1ini yapanlar docent oldu. Bu çok adaletsiz geliyor.
0
hahu
(28.04.21)
Böyle bir insana neden katlandığınızı anlayamadım. Nobel Ödülü mü var bu adamın? Tam dövülecek adammış. Ben daha yaptığı ilk yanlışta bırakırdım.
0
dissendium
(28.04.21)
akademik dünya bu akıl hastaları ile dolu ve malesef arkan çok sağlam değilse baş edemezsin. ben olsam o hocadan kurtulur. referanslı aklı başında birini bulmayı denerdim.
0
orpheus
(28.04.21)
Okurken ben burada kanser oldum. Ne yapayım diye bir şey yok derhal uzaklaşın, değiştirin, elinizden ne geliyorsa yapın ama bu saçmalığı sineye çekmeye devam etmeyin.
0
gmzo
(28.04.21)
Ilk hatayi sen geri donerek yapmissin. Neden geri dondun huyunu suyunu bildigin halde? Bana kalirsa bu asamadan sonra hoca degistirme olayin olmayacagi icin adam ne diyosa yapip suyuna gidip tez zamanda kurtulman. Cok benzeri benim masterda basima geldi. Her uyandigim gun adami bi kasik suda bogmamk icin kendimi zor tutuyodum. Sonra tezimi imzaladi da kurtuldum ama o surec icinde omrumden omur gitti.
0
e mice
(28.04.21)
Okurken daraldım. Bence yol yakınken bırak o doktorayı. Sana doktora vermek istemiyor.
0
Gabriel
(28.04.21)
hani geri bu adamı niye danışman yaptım anlamadım da öbür profa ya da başka hocaya dön. muhtemelen zora koşacaktır hazırlıklı ol. bu noktadan sonra bu herifle o tez geçmez zaten.
alanı ne? iktisatçıysa getir suya götürüp susuz getireyim :D
0
passion rules the game
(28.04.21)
o kadar korkunç ki bütün şu söyledikleriniz... akıl sağlığınız için bir dakika daha müsamaha göstermeyin bu kişiye, sonuçları ne olursa olsun bu mobbing'e katlanmaktan iyidir.
0
lolita
(28.04.21)
Eminim ki kendi yetersiz. Böyle sıkıntılı tipler eksikliğini kapatmak için yapıyor bunları
0
Gabriel
(28.04.21)
8 sene gecmis hala bize bu adam neden boyle yapiyor diye soruyorsan bu direk stokholm sendromu, gecmis olsun..

opsiyon 1 - tezime guveniyorsam alir baska danismana giderim, universite fark etmez. Biran once (max. 1 sene) yaziyi bitirir, savunur ve noktaya koyarim.

opsiyon 2 - teze guvenmiyorsan salla gitsin, degmez. Simdi kime gitsen bastan baslatacak, nereden baksan 3-4 sene surer toparlaman.
0
cooperr
(28.04.21)
Yüksek lisansta bu derecede olmasa bile çok ilgisiz bir danışmanım vardı. Bırakıp gideceğim başka hoca da yoktu. Ya sabır çeke çeke son kontrollerini yapmasa da tez savunmaya girdim, asla bana arka da çıkmadı. Eşek gibi de çalıştığım için kendi başıma tez savunmamı da yaptim. şu an doktora yapıyorum danışmanımı yoğurdu da geçtim dondurmayı üfleye üfleye seçtim.

Cizeceginiz yol su olabilir ve yatırım tavsiyesi değildir,

1. Doktora sizin için hayat memat meselesi mi? Değilse öğrenci işlerini arayıp bıraktığınız zaman ne gibi haklarıniz var ya da hak kayıplarınız var öğrenmek.

2. Akademisyen olmak istiyor musunuz? İstemiyorum diyorsanız doktora yapmaktaki hedefinizi yeniden gözden geçirmek.

Son olarak Allah sabır versin sizi çok iyi anlıyorum...
0
Sakinolmamlazim
(28.04.21)
danışmanını değiştir, başka biri yardım etmese de hakaret de etmez en azından. hatta imkanın varsa başka bir üniversiteden bul. daha sonra ben sana sekiz yıl emek verdim, başkasıyla yapamazsın tribine girecektir. boşver. bir de savunmaya girmeden önce yayın yap.
0
Sour
(28.04.21)
Ayy bu ne?

Hata sende en basinda geri donmeyecektin. Narsist falan galiba yazik.

Ben y.lisansta danismanimi degistirdim. Arkama bile bakmadim. Hocami yok sanki. Okul mu yok. Bu davranisini hic anlamadim niye dondun en basta?

Bitmesi yakinsa bitir, zaten bu kadar cekmissin hatta bence hediyesini cicegini eksik etme, bir kulagindan girsin otekinden ciksin. Toplayabilirsen kanit topla, hem sana davranisi hem de varsa dolandiriciligi falan. bitince dogru enstituye, bolum baskanina, ve hatta rektore mail at. Cimere dahi yaz. Yani o nasil sana cektirdiyse sen de ona cektir.

Bitirmeye niyetin yoksa sikayet et heryere durdugun kabahat
0
durgunfoton
(28.04.21)
yazık sana. Üzüldüm senin adına.
0
mech
(28.04.21)
@cosmic: alanda iyi ama en iyisi falan degil asla. Artik biraz demode hatta. zaten yuksek lisans danismanim buydu, doktorada adina ihtiyacim yoktu aslinda. 8 sene nasil gecti anlamadim. Simdi ne yaptim ben diyorum.

Bizde doktorada hocalar kendi projelerine gore seciyor zaten ogrencileri. Onlar belirliyor konuyu. Ben de girmis oldum. Onun projesine katki sayilir bir anlamda.

Akademisyenim zaten. Ama ben teorisyen degilim dedigim gibi uygulamali teknik bir bolum. Ama yukselmek icin titre ihtiyacim var.

Yayinlara da karisiyor kendisi. Ondan habersiz muracat istemiyor. Yapacaksak da yabanci bir kac yayin var ancak onlara yapabilirmisiz. Onlara da yayin mumkun degil 5-6 sene falan beklemek lazim.
Konferanslara sadece sectigi ogrencileri cagiriyor. Eski ogrencerinden. Dusmanlik yaptigi bir kac isim var onlarin duzenledigi konferanslara muracaat etmemiz yasak.

Doktorada 1 tane uygulamali bir projem var. Onu da onun alani degil diye yaptim. Soylemdigi laf kalmadi. Ben yuksek lisans odevi olarak bile kabul etmem bunu dedi. Travma gecirtti resmen.

Zaten adami biliyorlar camiada nasil katlaniyosun diyorlar hep. bende de hata var tabi ama ne olursa olsun o bir ruh hastasi bence.
0
🌸hahu
(28.04.21)
Ay okurken bunaldım bu adama neden katlanıyorsunuz? Hem de 8 sene olmuş.
0
legolasin son oku
(28.04.21)
(8)

amerika'da turk ehliyetiyle araba kullanmak

antikadimag
benim bulundugum eyalet 1 seneye kadar izin veriyor. ancak eyalet disina cikip gezmek istedigimde bu mumkun mudur?
benim bulundugum eyalet 1 seneye kadar izin veriyor. ancak eyalet disina cikip gezmek istedigimde bu mumkun mudur?
0
antikadimag
(28.04.21)
onun için de öbür eyalete baksana aga... kaç eyalete gidecen ki
0
ortalama keyifçi
(28.04.21)
ameriga enteresan bir ulke, bir eyalette bir herze yersin basina birsey gelmez. Aynisini baska eyalette yaparsin swat gelir evden ters kelepce alir gotururler. Kanunlari iyi arastir eyaletlere gore, kuzey amerika'da toton acik gezmeyeceksin...
0
cooperr
(28.04.21)
Ben 5-6 eyalet gezmiştim hiç sorun da olmadı.

Polis hiç durdurmadı tabi ama hertz ile araba kiralayıp gezmiştim. Kiralama aşamasında ehliyetine de bakıp ona göre bilgi veriyorlar. Eğer araba kiralayacaksan oradan da net bilgi alırsın.
0
harmonia
(28.04.21)
Missouri'den Illinois'a kadar araçla gitmişliğim var. Polis çevirmedi ama çevirse de sorun olacağını sanmıyorum. Zaten herhangi bir kuralı çiğnemediğiniz sürece polis çevirmiyor.
0
himmet dayi
(28.04.21)
tüm eyaletlerde ilk 4 ay geçerli. üstü, eyaletine bağlı.
0
507
(28.04.21)
Himmet dayı +1
0
but that was just a dream
(28.04.21)
İlk 3 ay geçerli diye biliyorum ben. Araya işler girince, ben 4. ay gibi ehliyet sınavına girip ehliyet almıştım. Georgia Eyaleti'ndeydim.
0
SiyamkedisiZorro
(28.04.21)
3 ya da 6 ay gecerli olabiliyor ama polise bagli tamamen. polisler de bu konudan haberleri yok.

baska eyalete gidince o sure 0 lanmiyor. polis inat ederse pasaportunuzu isteyip ulkeye ne zaman girdiginize bakmak isteyebilir ( cok kucuk ihtimal bu tabi )
0
oscar
(29.04.21)
(7)

Çizimde nerede yanlış yapıyorum?

trablon
arkadaşlar linke ekliyorum çizimimi.Sorun şu ki piksel piksel gözüküyor detay eklerken halbuki çözünürlüğü 4000*4000 yaptım. dpi 450 yaptım ama nafile.procreate de yapıyorum acaba illisator gibi vektörel programlarda mı temize geçmem gerekiyor piksel görünmemesi için?Bir de karakter nasıl olmuş yoru
arkadaşlar linke ekliyorum çizimimi.

Sorun şu ki piksel piksel gözüküyor detay eklerken halbuki çözünürlüğü 4000*4000 yaptım. dpi 450 yaptım ama nafile.

procreate de yapıyorum acaba illisator gibi vektörel programlarda mı temize geçmem gerekiyor piksel görünmemesi için?

Bir de karakter nasıl olmuş yorumları rica edeyim.
0
trablon
(28.04.21)
çalışma sayfasının ölçüleri 4000x4000 dir ama senin aldığın çıktı boyutu ufaktır. save as, export yaparken 4000x4000 girmen lazım.

300 dpi herşeye yeter artar bile.

karakter güzel ama çizgiler fazla keskin daha smooth çizgiler olsa daha güzel olur tabi.
0
killerbee
(28.04.21)
Yok cıkışı full çözünürlükte veriyorum.
0
🌸trablon
(28.04.21)
ressam degilim ama gobegin ustu liselik alti muzelik olmus gibi :/
0
cooperr
(28.04.21)
Illustratorde çizmeniz gerekiyor tabi ki. Aksi halde nerede çizerseniz çizim pixel pixel görünecek.
Anatomik bir çizim yapmıyorsunuz, stilize bir iş o yüzden ressam olmayanların yorumlarına çok da şeyyapmayın:)
0
suicides underground
(28.04.21)
Vücudun yarısı diğer yarının ayna görüntüsü. Çok göze batıyor. :(
0
diyanet takvimi
(28.04.21)
illustrator'de çizim yapılmaz abi. pen tool'la çiziyorum diyorsan başka tabi ama photoshop daha uygun çizim için. rgb'de 72 dpi, cmyk'da 300 dpi kullanabilirsin. procreate hiç bilmiyorum.
0
isveperver
(28.04.21)
Tüm sektör illustratorde çizim yapıyor. Bence en uygunu. Sektör: moda
0
suicides underground
(28.04.21)
(11)

Eve kapanmada online alışverş batağına düşmek

regina phalange
Geçen sene yine bu zamanlar düşmüştüm şimdi yine düşüvem galiba bu hafta maaşı alınca. Siz de düşüp hiç ihtiyacınızın olmadığı şeyler alıyorsunuz değil mi bi salak ben değilim.
Geçen sene yine bu zamanlar düşmüştüm şimdi yine düşüvem galiba bu hafta maaşı alınca. Siz de düşüp hiç ihtiyacınızın olmadığı şeyler alıyorsunuz değil mi bi salak ben değilim.
0
regina phalange
(28.04.21)
tablet aldım 65 inc televizyon parasına
0
duyurukullanıcısı
(28.04.21)
Yalnız değilsin.

Toplamda bir yıl içinde iki kez giydiğim (sürekli evdeyim) gömlek, kahve değirmeni, işimi oldukça kolaylaştıran sağlam monitör ilk aklıma gelenler.

Bu ara biraz hakim olmaya çalışıyorum kendime ama yazın sonunda falan xbox sx falan var hayalimde.
0
chicha_v2
(28.04.21)
sadece son iki ayda pc, monitör, aletli pilates yatağı, airpods, filtre kahve makinası (evde zaten var ama bu farklıymış), bilumum tabak, çanak, saksı, dekoratif ürün, kitap seti ve aklıma gelmeyen yüzlerce ürün satın aldık. bu bilumumdan sonrakiler her ay standart. 2 günde bir mutlaka kargo geliyor.

kıyafetleri saymıyorum.

karımı seviyorum.
0
brakgn
(28.04.21)
Kesinlikle öyleyim ben de, madem hiç bir şey yapamıyorum bari ıvır zıvır alayım moduna giriyor insan. Günde 50 kere amazon f5'liyorum.
0
roket adam
(28.04.21)
rica ederim, ben de sizin gibiyim.

kozmetiğe zaten meraklıyımdır ama geçen sene makyaj malzemesine düştüm iyice.
daha doğru düzgün kullanmak bile kısmet olmadı.

ayrıca pandemi sürecinde evde yemek yapma işine de iyice girdiğim için espresso makinesi, philips airfryer gibi on bin tane de mutfak alet edevatı, tabak, çanak, bardak, kadeh aldım.
airfryer falan çok iyi oldu, hayat kurtardı falan ama alınan tabak çanak günlük kullanıma pek uygun değil, onları da henüz kullanamadım.
misafir ağırlamayı iple çekiyorum.

çanta, kitap falan gibi ıvır zıvırları saymıyorum bile.

"tamam artık, alacak bir şey kalmadı zaten" dedikçe alacak bir şey buldum ve aldım.
eve her gün beş kargo falan geldi bir dönem.
bunlar hep ihtiyaç sonuçta.

neyse ki, artık gerçekten alacak pek bir şey kalmadı, sakin sakin oturuyorum.
0
blatta hiberna
(28.04.21)
minimalism iyidir. ben gözüme kestirdiğim eşyaları atıyorum sürekli. zamanında dediğin bataklığa düşmüştüm ama artık ihtiyaç dışında bir şey almıyorum.
0
xrated
(28.04.21)
tam tersi, her yonden tam kapanmaya gittik, kis uykusuna yattik kredi karti borclarini kapatiyoruz. Hanim arada kacak yapiyor ama pandeminin basindan beri benim tek online siparisim yok.

gaza gelmeyin genjler..
0
cooperr
(28.04.21)
Dışarıda giyemediğim bir ton şey aldım. İki gün önce de yeni bir hobi için harcama yaptım. Bakalım.
0
ruhen hastayim ben
(28.04.21)
ben habire bebeye alisveris yapiyordum. bitmiyor ihtiyaci gibi geliyor ama aslinda sanirim o ihtiyaclari ben yaratiyorum :) bir de kendime surekli guzel elbiseler begeniyorum ama zayiflamakta oldugum icin almiyorum ya da kucuk beden aliyorum. 2 gunde bir kargo geliyor valla nasil kurtulucam bu bataktan bilmiyorum :)
0
in vino veritas
(28.04.21)
valla saçma şeyler alanlar varsa hala bana hayrına bir çadır alın mübarekler. swh
0
evimin paspasi
(28.04.21)
yani öncelikle dünyay yiyorum.
normal yemek içme mutfak masrafımın min. 3 katını harcıyorum.

onun dışında ayrıca tekstile de gidiyor(du) eve kapandıkça azalttım onu artık.
0
rewlack
(28.04.21)
(10)

Kredi kartı bilgilerinin çalınıp alışveriş yapılması

ayakkokususeveninsan
MerhabalarBu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu
Merhabalar
Bu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu borcu ödemek zorunda mıyız? Bilen, yaşayan birileri yazarsa sevinirim.
0
ayakkokususeveninsan
(27.04.21)
Kanka damdan düşen olarak cevaplandirayim dilim döndüğünce.
Akbank kredi kartımla aynısı başıma geldi. Limit çok düşük olduğu için bende bu rakamlara ulaşamadı çok şükür.
Ben olayı fark etmedim. Gece 03 sularında oldu. Banka hesaplarımı blokeleyip beni aradı. Sonrasi:
1 - harcama itiraz dilekçesi yazacaksınız bankaya. Bankanın bir formu var, siz sadece ilgili yerleri dolduracaksiniz.
2 - ekstreyi ödeyeceksiniz. İşin can sıkıcı kısmı bu. O borç ödenecek ilk elde.
3 - banka 15-30 gün içinde size dönüş yapacak. %98 haklı bulacak sizi. Sizden kaynaklanan bir hata olmadığını varsayıyorum.
4 - ücreti kredi kartınıza geri yatıracak.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.04.21)
Bunun en hızlı kolay çözümü uğraşırsanız H&M'e kendiniz ulaşıp o siparişi bulup iptal etmelerini sağlamak olur kargo çıkmadılarsa.
Harcama itirazı söylendiği gibi parayı kurtaracaktır sonunda tabi.
0
atom karincanin torunu
(27.04.21)
h&m'e ulaştım ama siparişi kredi kartından bulup söyleyemiyoruz, sipariş verenin mail adresi telefon numarasını vermelisiniz dedi. Bankadan itiraz dilekçesi yazarsanız o zaman onlara açıp gösteriyoruz siparişlerimizi dedi.
0
🌸ayakkokususeveninsan
(27.04.21)
Babamın kartıyla internetten alışveriş yapmışlardı birkaç ay önce. Bankaya gidip itirazda bulundu. Sonradan borcun silindiğine dair mesaj geldi. Ödeme filan yapmadı hatırladığım kadarıyla.
0
havadakarada
(27.04.21)
Kartimi kopyalayip Hollanda'da bir otelde 4000 lira + online bir oyuna 150 lira harcamis sefa pezevengi.

Odedim itiraz ettim 1 ay sonra geri odediler.
0
cleric
(27.04.21)
@ allah yazdiysa bozsun 'un anlattığı şekliyle birebir yaşadım. Ödedim. Geri ödendi.
Ancak kartın güvenliğinin sağlanması kart kullanıcısının sorumluluğunda. Orada bir ihmal görülmemesi lazım.
0
Mirket
(27.04.21)
Kredi kartini kaptirip sonra parasini geri alamayani duymadim..2-3 ay ugrasirsin ama eninde sonunda geri verirler, muhattabin aslinda banka bile degil, banka da gidip parayi mastercard/visa/amex'den aliyor. Bir nevi kendilerinin guvenlik acigi, kullanicinin sucu yok.
0
cooperr
(27.04.21)
Ben iki aydır Garanti’den sönüş bekliyorum. Hala ödenmesi harcama itirazım. Umarım sizinli ödenir kısa zamanda.
0
suicides underground
(27.04.21)
bundan yıllar önce benim de başıma gelmişti. telefonuma sms geldi. hepsiburada'dan bir alışveriş yapılmış. önce bankamı aradım. benim haberim olmadan işlem yapıldığını söyledim. kartımı hemen kapattım. hepsiburada'yı aradım. benim harcamadan haberim yok, iptal edin dedim. oradan zaten sipariş verenle benim adım farklı olduğundan anladılar şerefsizliği. "tamam, iptal ediyoruz" dediler. o şerefsizliği kimin yaptığını öğrenmek istediğimde söylemediler ama. savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum, ondan da bi şey çıkmadı.
0
silah taciri
(27.04.21)
yabanci bir bankada calismis birisi olarak soyleyeyim. surec uzun surer ama alirsiniz geri. her gun kac kisi bu durumdan bankaya basvuruyor tahmin edemezsiniz. bana asiri normal geliyor bu artik.

bankaya tekrar ulasmayi unutmayin. belli bir suresi var cunku.
0
supergirl
(27.04.21)
(6)

Bu Tarz Evlere Ne Deniyor?

silah taciri
Harry Potter serisinde ve yine başka filmlerde de gördüğümüz bu tip evlere ne deniyor? Yurtdışını düşünürsek bu tip evlerin sahiplerinin ekonomik açıdan durumu iyi mi oluyor yoksa daha düşük bir seviyeyi mi temsil eder? Son olarak, çok sevimli değil mi yaa :)
Harry Potter serisinde ve yine başka filmlerde de gördüğümüz bu tip evlere ne deniyor? Yurtdışını düşünürsek bu tip evlerin sahiplerinin ekonomik açıdan durumu iyi mi oluyor yoksa daha düşük bir seviyeyi mi temsil eder? Son olarak, çok sevimli değil mi yaa :)
0
silah taciri
(26.04.21)
middle class suburban house. orta sınıf, banliyö evleri.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
türkiye'de ortalama bir mühendis bu tarz bir evde oturmayı ancak hayal ederken, ingiltere'de ya da amerika'da kolaylıkla oturabiliyor.

türkiye'de bu tarz evler ne yazık ki yok. olanlar hep şehrin çok dışında ve site içerisinde. yurtdışında benzer evleri şehir merkezinde bile bulabiliyorsunuz.
0
co2s2
(26.04.21)
townhouse.

turkiye'de villa diye geciyor bunlar ama bildigin normal ev. orta sinifin satin alip oturdugu evler iste.
0
baldur2
(26.04.21)
İlk kez harry potter’da görmüştüm ve çok sevmiştim. Türkiye’de görmedim çünkü türkiye’de 2 katlı/dubleks ev = lüks ev sayılıyor.
0
🌸silah taciri
(26.04.21)
townhouse +1 ama bu tarz evlere ne dendigi ulkesine gore degisebilir

orta direk saban evi.
0
cooperr
(26.04.21)
Bizdeki laz müteahhit durumunu savunacak değilim. Ama birbirinin tıpatıp aynısı yüzlerce kahverengi evden birinde oturduğu için mutsuz olan İngilizlerle ilgili programlar izledim. bkz: tlc

Dış görünümünün kasetini geçtim, 200 sene önceki şartlara göre inşa edilmiş yapıların odaları, banyosu, mutfağı günümüz yaşam tarzına uymuyor. Aile birşeyler birşeyler değiştirmek istediğinde çok katı kurallara takılıyor. Dışardan göründüğü gibi olmayabilir bazı şeyler.

Tercih hakkım olacaksa Akdeniz tipi yapılar daha sevimli.
0
zihua
(26.04.21)
(18)

Evi ikea’dan döşemeden önce son çıkış!

damba
Arkadaşlar başka markalardan mobilyaları beğenemiyorum. Daha önce öğrenciyken çok ikea mobilya kullandım ama en dandiğini, dandikler cidden dandik evet ama kullanışlı. Yeni evimi ikea’dan döşeyeceğim sanırım, çok sıkıldım. Hem de zaman kısıtlamamız var mobilyalar için öyle 2-3 ay bekleyemeyiz yani.
Arkadaşlar başka markalardan mobilyaları beğenemiyorum. Daha önce öğrenciyken çok ikea mobilya kullandım ama en dandiğini, dandikler cidden dandik evet ama kullanışlı.

Yeni evimi ikea’dan döşeyeceğim sanırım, çok sıkıldım. Hem de zaman kısıtlamamız var mobilyalar için öyle 2-3 ay bekleyemeyiz yani.

Orta segmentte ürünlerini alacağım İKEA’nın, lütfen birileri söyleyecekse bana: yol yakınken dön, paranı çöpe atma desin diyecekse. Sözlük’te bir sürü insan da böyle yorum yapmış çünkü.

Teşekkürler.
0
damba
(25.04.21)
İçinde bulunduğun şartlarda daha ideal bir çözüm yok. İkea dandik diyenler 68 sene aynı mobilyayı kullanma kafasındakiler. O kadar uzun vadeli planlar yapmıyorsan gerek yok fazlasına. Kaldı ki ikea'nın bazı ürünleri ortalamadır bazıları kalitelidir. Dandik ama ucuz olsun diye yapılmış ürünleri vardır ama fiyat farkından bunu anlarsın.
0
Jux
(25.04.21)
Ben evimi ikeadan döşedim ama bu şehirde ne kadar kaliriz belirsiz ve kalacak olursak da ev aliriz ileride. O sebepten 4-5 yillik döşedim evi.
Ikeadan; l koltuk, yemek masasi/sandalye, yatak yanina komodinler, bir adet sifonyer, tv sehpasi, orta sehpa ve kitaplik(bu üçü ayni seri fjallbo) ve misafir odasi yatak/karyola aldim.

Yemek masa/sandalye en ucuzuydu ve açıkçası harbiden en ucuz. Ama yurtdışında yasadigimiz için eve gelen Giden az. Yilda bir ay annemler gelir bir ayda hanimin kiz kardesi, arkadasi falan. Bu kadar. Haliyle öyle yemek yeme olayimiz yok. Ama bana göre çok dandik masa sandalye, oynak vs. Yani dayanmaz ve demonte/monte olursa toparlamaz.

Yatak ve karyola misafir icin; cok iyi. Yatanlar hep memnun.

Fjallbo serisi; temeli metal oldugu icin hic sikinti yok. Tek tavsiyem tv sehpasinin arkasi acik ve delikli. Kısacası toz cok giriyor iceri ve arkadan bir şey düşme ihtimali var (cam vs olursa).

Yatak basi komodinler; tipleri icin aldik, çok güzeller. Bence daha dayanirlar.

Sifonyer ; klasik ikea sifonyeri. Ne eksik ne fazla.

L koltuk; vallaha memnunuz ama dünyanın en rahat koltuğu diyemem. Ama l kisminin altinda birşeyler koymak oldukça güzel. Ucuz bir de.

Vallaha biz Avrupa'da oldugumuzdan hem ucuz hem de bu fiyata kalitesini bildigimiz seyler aldik. Ama açıkçası cok para verilecek şeyler almam ikeadan ben. Cok spesifik ürün olmasi lazim ve kalitesinden emin olmam lazim.

Bu arada; su hayatta her zaman x'in üstüne y koy sunu al diyen olur ama kimse size o y parayi cebinize koymaz. Ikea çoğu ürünü ile ucuz paranin karsiligini verir. Ama gidip en pahali malzemesini alırsaniz mutsuz olma olasiligi var.
0
logisticsmanager
(25.04.21)
valla türkiyede ikea ya gerek yok bence. hem daha ucuz hem daha kalitelilerini bulursun.
0
kelepir
(25.04.21)
Bence daha kalitelisini kesin bulurum arkadaşlar ama hızlısını ve sade mobilyalısını bulabilir miyim?
0
🌸damba
(25.04.21)
Evin yüzde doksanı ikea. 9 senedir kullanıyorum. Geçen kıvıkların rengini değiştirdim sıfırlandı. Şimdi olsa yine ikea dan başka yere bakmam. Tabi masif serisi.
0
Mistyimage
(25.04.21)
7 sene once ev dosedik, Ikea'dan tek parca yok. Ikea'yi ogrencilik yillarinda birakmak lazim. Ev dosemeyi acele getirmeye gerek yok, ufak ufak alarak devam ettik.
0
cooperr
(25.04.21)
müşteri memnuniyeti, hızlı lojistik, güncel teşhir ürünleri, fiyat/kalite dengesi ve gerçekten beğenerek içine sinerek yapacağın alışveriş. bu saydıklarım ikea'yı benim için diğerlerinden ayırıyor.

zart mobilyaya gidip bilindik klasik markalardan alırsın satıcıyla uğraşırsın, benzer tasarımları internette çok daha ucuz fiyata satıldığını görüp mobilyandan soğursun, içine sinmez.
0
oldz
(25.04.21)
IKEA´nin koltuklarini tavsiye etmem. Mobilya alacaksaniz, IKEA`nin en ust segmentlerinin ikinci ellerini alin. Stockholm Sideboard´unu aldim ikinci el, cok memnunum.

Camdan, metalden olusan esyalari da tatmin edici kalitede. Ama asla mutfak esyasi vs. almam. Evin tamamini oradan dizmek pismanlik bence.
0
buf-e kür
(25.04.21)
Bence diğer markalara bu kadar önyargılı olmanıza gerek yok. Doğtaş enza alfemo filan güzel mobilyalar yapıyor bence. Ayrıca renk değişimi filan istemezseniz o kadar uzun sürmüyor teslimat. Yine de geç teslim etme ihtimalleri var tabii.
0
coca cola
(25.04.21)
Koltuk söderhamn 2 tane 3lü, yemek masası ypperlig, mutfakta jokmok,şifonyer yatak malm, gardrop visthus kitaplık 3 tane gersby, çalışma masası plaka ve4 ayak satıyor ondan. Birkaö ıvır zıvır daha var. Her şeyi oradan aldım. Ypperlig masa üstü bozuldu bi mail attım yenisi eve geldi eskisini götürdüler. O kadar da rahat servis garanti falan.
0
ykyt
(25.04.21)
evde Ikea'dan pek çok şey var. İkea da diğer birçok yer gibi, kalite kalite ürün satıyor. kullanıp perte çıkardığım dandik çok şeyi oldu, ama zaten ucuz şeylerdi.

kesenin ağzını açıp aldığım şeyler yıllardır taş gibi. misal 5 kapılı aynalı bir gardrop almıştık, belki 15 sene olmuştur. daha bugün söküp tekrar monte ettik. bana mısın demedi.

özetle: uzun yıllar kullanmak gibi bir düşünceniz varsa ucuz ürünlerine kanmayın, birkaç sene içinde elinizde kalıyor.
0
Mekkeli Müşrik
(25.04.21)
biz de bir çok şeyi ikea'dan aldık, fazlasıyla memnunuz. ülkemiz mobilyacı lobisi eskisi gibi pahalı mobilyalar satamadığı için bu tarz bir propaganda var ama gayet iyiler fiyatına göre.
0
roket adam
(26.04.21)
Türkiye'deki barzo firmalarla uğraşmaktansa Ikea sırf müşteri hizmetlerinin kalitesi nedeniyle bile tercih edilebilir.

Özellikle kiracıyken daha premium markalara para vermeye gerek yok bence.
0
bruce mclaren
(26.04.21)
Ben de mobilyaciı lobisinin ikea'ya karşı algı oluşturmaya çalıştığını düşünüyorum. Bütuün ev ikea, hiçbir sorun yok. Tasarım - fiyat - performans üçgeninde daha iyisi yok.
0
gmzo
(26.04.21)
Yatak ve baza hariç evi ikeadan döşedim. Bir ay yatağımı ve bazamı versinler diye peşlerinden koştum. Yatak ve baza kurumsal bir yerdendi.

İkeanın dandik ürünleri de var, kaliteli ürünleri de var. Ne kadar çokomel o kadar kaliteli ürün.

Tasarımlarını ve kurumsallıklarını beğensem yerliden şaşmam, neden yerli ürünü desteklemeyeyim, fakat yerli mobilyaların hantallığı ve sadelikten uzaklığı sinirlerimi bozuyor.
0
denizgonen
(26.04.21)
gidiyorsun, alıyorsun, geliyorsun.
En cazip gelen yanı bu bana İKEA'da.
Diğer türlü, "yaparız abi", "hemen abi", "15 güne gelir abi" ayaklarını dinlememek için işimi görecek mobilya IKEA'da varsa, alıp geçiyorum.

Karşılaştırınca F/P olarak çok daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Yıllar sonra aynı dolabı başka odada kullanmak istediğinde, gidip sadece raf ya da askı alıp kafana göre kullanabilmeyi seviyorum.

Bir de iki kere taşındım, bariz bir dağılma yok.
0
burfak
(26.04.21)
mutfak dolaplari dahil her seyimizi ikea'dan aldik ve hatta yine mutfak dolaplari dahil her seyi kendimiz kurduk. hem hesapliydi hem tasarim olarak cok begeniyoruz. gayet de kullanisli, kirilan, bozulan bir sey olmadi henüz (3 senedir kullaniyoruz). hatta calisma masam ve cekyatim da ögrenci evimden, 10 senelik ikisi de ve hala tas gibi. bence alin, pisman olacaginizi düsünmüyorum.
0
mamu
(26.04.21)
Arkadaşlar teşekkürler, ikea’dan alacağım galiba. Bu taş gibi dediğiniz, dağılmaz dediğiniz orta segmentte mobilyalara bi kaç örnek verir misiniz?
0
🌸damba
(26.04.21)
(5)

yurtdisinda yasarken baska ulkeye vize almak daha kolay olmaz mi?

chezidek
ikametgahi bati avrupa'da olan bir turk vatandasinin mesela amerika'ya gitmesi icin vize alim sureci turkiye'de yasayan birine gore daha kolay olmaz mi? reddedilme durumlari biraz azalir gibi geliyor. bu konuda tecrubesi olan var midir?
ikametgahi bati avrupa'da olan bir turk vatandasinin mesela amerika'ya gitmesi icin vize alim sureci turkiye'de yasayan birine gore daha kolay olmaz mi?

reddedilme durumlari biraz azalir gibi geliyor. bu konuda tecrubesi olan var midir?
0
chezidek
(25.04.21)
Örnek olur mu bilmiyorum ama Çekya'da oturumum varken Almanya için Erasmus staj hareketliliği vizesine başvurmuştum. Aynı vize Türkiye'den başvurunca 1.5-2 ayda çıkarken, oradan başvurunca 2 gün sürmüştü. Tabii muhtemelen çok az başvuru olamasıyla da alakalıdır. Sanırım ülkelere göre değişiyordur.
0
evrim halkasi
(25.04.21)
vizenin turu, basvuranin ozellikleri vb. diger etmenler hala onemli.

fakiri kimse istemez, dogru belgeleri eksiksiz saglayamayan aday muhtemelen degerlendirmeye bile alinmaz...

gecen bir sporcu'nun 2019'daki turnuvalara katilmak icin yaptigi basvurusunun kabul edilmedigini hatta yaptigi itirazin da kabul edilmedigini; fakat yakin zamanda tekrar basvurup bu sefer alabildigini ogrendim.

bu kisi turk degil avrupali bir sporcuydu.

ekleme: vize almis olmak dahi sinirdan iceri girene kadar hicbir seyi garantilemeyebilir. kapidan dondurulenler de olabiliyor.
0
idexo
(25.04.21)
Portekiz oturumu olan birisi olarak yazıyorum. İngilteye vizemi ilk başvuruda kolayca aldım. Senin ab ülkesi oturumun varsa, süresi de bitmeye yakın değilse çat diye veriyorlar. Abd’ye de basvursam aynı prosedür. Türkiyede olan tc vatandaşından kat be kat kolaydır. Ayrıca o vize başvurusu da tr’deki gibi değil. Gayet çok kolay.
0
hepbiarayisicinde
(25.04.21)
oturumun var ise isin kolay.
oturumun yok ise, vize ile takiliyorsan git kendi ulkenden basvur diye red verir buyuk ihtimal, ben o sekilde red yemistim zamaninda :)
0
cooperr
(25.04.21)
Normalde en güçlü sosyal ve ekonomik bağlara sahip olduğunuz ülkede vize başvurusunda bulunmak en iyisidir. Örneğin, aslen Hindistan'lıysanız ve ABD turist vizesine başvuruyorsanız ve ayrıca Avustralya'da daimi ikamet ediyorsanız ve on yıldır Avustralya'da yaşıyor ve çalışıyorsanız, Avustralya'da başvurmak en iyisidir.

Ancak, geçici öğrenci vizesiyle Avustralya'da bulunan bir Hindistan vatandaşıysanız ve ABD turist vizesine başvurmanız gerekiyorsa, konsolosluk memuru Hindistan ile sosyal ve ekonomik bağlarınızı değerlendiriyor olacaktır. Orada daha önce Hindistan'da çalışmış ve durumunuzu değerlendirmeye yardımcı olabilecek bir memur olabilir, ancak bu garanti edilmez. Bu nedenle, güçlü bir ekonomik durumunuz yoksa veya ABD'ye önceden seyahatiniz olmadıkça, memur vizenizi reddedebilir ve kendi ülkenizde başvurmanızı önerebilir.

Yukarıdaki aynı durum göz önüne alındığında, yüksek lisans veya çalışma vizesine gitmek için ABD öğrenci vizesine başvuruyorsanız, Hindistan ile bağlarınızı uzun süre ABD'de kalacağınız kadar gösterebilmeniz önemli olmayacaktır. Bu nedenle, muhtemelen her iki konsoloslukta da aynı vize onay şansına sahip olursunuz.

Sonuç olarak, konsolosluk memurları, başka bir ülkeden geldiğinizi gördüklerinde, başvurduğunuz ülkeyle güçlü bir bağınız yoksa veya başvurmak için başka bir sağlam nedeniniz yoksa, "konsolosluk alışverişi" yaptığınızdan endişelenebilirler. Bu, kendi ülkenizde alabileceğiniz kolay "evet" in bir "hayır" olabileceği anlamına gelir. Ayrıca, vize reddi oranları yüksek olan ülkelerden gelen başvuru sahipleri, nerede olurlarsa olsunlar, başvurularının ekstra incelemeye tabi tutulmasını bekleyebilirler.

ABD'nin konsolosluk hizmetlerinin olmadığı bazı ülkeler var. Bu ülkelerden birinde yaşıyorsanız, muhtemelen ülkenizden vize başvurusu yapanların çoğunu işleme koymak için yakındaki bir ülkedeki bir konsolosluk atanmıştır. Örneğin, birçok İranlı başvuru sahibi Türkiye'deki bir ABD konsolosluğuna başvuruyor ve oradaki konsolosluk memurları İran vatandaşları için vize kararı verme konusunda deneyimli. Bu durumdaysanız, uzak bir yerde tatile giderken vize başvurusunda bulunmak yerine bu yakın ülkelerden birinde başvurmanız en iyisidir. Pek çok İranlının Kanada veya Avustralya'da akrabaları var ve akrabalarını ziyaret ederken ABD turist vizesi için başvurirlar, ancak vizeyi almak için en iyi şansı istiyorsanız bu ideal değildir.

Üçüncü ülke konsolosluğuna başvurursanız, cevap biraz zaman alırsa şaşırmayın. Konsolosluk, başvurunuzu askıya alabilir, böylece evinize en yakın ABD konsolosluğundan takip bilgilerini isteyebilir.

Sonuc olarak, kendi ülkenizde vize başvurusu yapmak daha kolay olur.
0
actor-observer bias
(26.04.21)
(8)

yurtdışına taşınma yaşamak iş bulmak hakkında

kelepir
arkadaşlar merhaba, yurtdışında özellikle avrupa amerika kanada gibi ülkelere nasıl göç edebiliriz? oralarda iş bulup dolarlar eurolar kazanabiliriz? aranızda vardır belki bu işleri yapanlar. 32 yaşında makina mühendisiyim. çok iyi derecede ing biliyorum. amerikan vizem de var 10 yıllık işe yarar mı
arkadaşlar merhaba, yurtdışında özellikle avrupa amerika kanada gibi ülkelere nasıl göç edebiliriz? oralarda iş bulup dolarlar eurolar kazanabiliriz? aranızda vardır belki bu işleri yapanlar. 32 yaşında makina mühendisiyim. çok iyi derecede ing biliyorum. amerikan vizem de var 10 yıllık işe yarar mı bilmiyorum ama. ne iş olsa yaparım modundayım.
0
kelepir
(25.04.21)
linkedinden, xingden güncel bir profil oluşturup ilanlara bak,
0
nahtoderfahrung
(25.04.21)
işe başvuracaksın kabul alacaksın gideceksin bu kadar basit
0
argent dawn
(25.04.21)
birçok kişinin yaptığı gibi turist gibi gideceksin, girdikten hemen sonra F-1 vizesine geçmek için ucuza bir dil okulu bulupön kayıt yaptıracaksın 100 dolar kadar tutuyor, 350 de öğrenci kayıt parası bir deferlik sevis ödenecek. sonra uscis'e gidip I-539 formu ve finans durumunu gösteren ek belgeler ile vize statü değişikliği başvurusu yapacaksın.

bu süre zarfında türklerin yanında çalışabilirsin, araba sürüyorsan uber,lyft, amazon gibi dağıtım işlerinde de başka birisinin üzerinden yapabilirsin. güzel para yapabilirsin. orada geçinmeni sağlayacak sistemi kurduktan sonra diplomanın denkliğini sağlamak için gerekli prosedürler var onları başlatırsın. onu da hallettikten sonra kendi alanın üzerine iş kovalamaya başlarsın. sabırlı olursan iş bulup çalışma izni green card edinirsin. ve diğer en kestirme yol ise kafana uyan amerikalı bir hatun ile dünyaevine girmek böyle yapabilirsen erken piyango yakalarsın. en hızlı göç bu şekilde.

buradan iş bulup gidersin diyenlere bakma çok çok zor bir süreci var, ki kaldı ki şirket bulsan bile sınırlı vize durumlarından dolayı gidemeyebilirsin. bu süreç biraz uzun biraz yorucu ama sonunda huzurlu bir yaşam yaratabilirsin. sadece bir süre başka işlerde vakit geçirmeyi göze alman gerekiyor ki zaten almışsın, problem yaşayacağını düşünmüyorum. gideceğin yeri de iyi seçmen gerekiyor. genel hatları ile deneyimlediğimi paylaştım, şuan türklerin en popüler giriş yöntemi de meksika üzerinden, bu en tehlikeli ama en ucuz görünen yol. güneyde hakimiyeti olan kartellere 1000-2000 dolar ödeyip gece kaçak olarak geçiyorlar. kesinlikle tavsiye etmem.
0
ada meltemi
(25.04.21)
www.reddit.com

en basit yolu ogrenci olarak gidip sonra is bulmaktir. amerikaya goc icin is bulmak gerekiyor once.

www.h1bdata.info

makine muhendisligi icin gecen sene 1500 calisma vizesi cikmis. bunlarin da cogu orada makine muhendisligi okuyan ogrencilerdir.
0
antikadimag
(25.04.21)
Gecen bir arkadaşım bulundugum sirketin Avrupa'daki bir isi icin ikya sormami istedi. Ben de ülkenin ikcisina sordum nasil oluyo vize falan diye. Bana cok spesifik ve aday bulunamayan bir ilansa vize karşilayabileceklerini soyledi.

Kisacasi duz makine muhendisi olarak bulamazsiniz buradan is çünkü vize ihtiyaci olmayan adamlar var, size neden para harcasin?

Ama salliyorum otomotivde bir parcanin üretiminde 5-10 yillik deneyimli bilmem ne cok seyrek bilinen bir programi bilen adaysaniz is bulabilirsiniz çünkü spesifik.

Maalesef düz bir adayin is bulmasi yüzde 99.9 imkansiz.
0
logisticsmanager
(25.04.21)
Benim tanıdığım bir mühendis 40 ından sonra silikon vadisinde iş bulup Abd ye taşınmıştı. Herhangi özellikli bir eğitimi veya kariyeri yoktu. İstiyorsanız peşini bırakmayın çünkü oluyor.
0
sumuklu asilzade
(26.04.21)
linkedin'den ise basvurup kabul alabilmen icin baya siradisi isim yapmis falam biri olman lazim ki oyle olsan zaten ise basvurmana gerek kalmaz sana teklif gelir. O yuzden o yontemi direk geciniz.

Yuksek yapmaya cikacaksin, bir yandan okurken bir yandan da tutunmanin yollarini arayacaksin.

Ama isin gucun, evin barkin varsa, duzenin saglamsa ben 32 yasinda bu seruvene girmeni tavsiye etmem zira baya uzun ve sancili surecler bunlar..
0
cooperr
(26.04.21)
senin şirketin olsa İrandan başvuran birini mi yoksa türkiyeden başvuran birini mi tercih edersin? aynı mantık.
0
plastic_angel
(26.04.21)
(8)

Biontech aşısını yaptıran oldu mu?

anarsika
Babama tek seçenek biontech çıkmış. İl merkezine gidip yaptırması gerekiyor. Etrafında tecrübesi olanlar yaptıranlar herhangi bir yan etkiyle karşılaştı mı? Yol uzun diye dönüş yolunda olumsuz bir şey olur mu diye korktum çünkü araba sürecek.
Babama tek seçenek biontech çıkmış. İl merkezine gidip yaptırması gerekiyor. Etrafında tecrübesi olanlar yaptıranlar herhangi bir yan etkiyle karşılaştı mı? Yol uzun diye dönüş yolunda olumsuz bir şey olur mu diye korktum çünkü araba sürecek.
0
anarsika
(24.04.21)
perşembe günü babam biontech yaptırdı. bikaç saat sonra kolunun hafif yanmaya başladığını söyledi. sonraki gün de devam etti. tetanoz aşısından daha hafif dedi ama.
0
Barki
(24.04.21)
etrafimda cok yaptiran var (yurtdisi), ciddi bir yan etkiden bahseden olmadi.
0
cooperr
(24.04.21)
Babam yaptırdı geçenlerde. Aşı yapılan yerde biraz ağrı olmuş sadece.
0
dissendium
(24.04.21)
Eşimle ikimiz Biontek yaptırdık.Ben de bi yan etki olmadı,rahat rahat aşı yaptırdığım tarafa yatarak uyuyabildim ilk gece.
Eşimin aşı olduğu tarafta hafif lenf nodülleri şişti,ilk 2-3 gece o tarafa yatamadı.Bunun dışında bir yan etki olmadı,Haftaya 2. dozları olucaz.
0
arenas
(24.04.21)
İlk gün belli belirsiz kolum ağrıdı.
ikinci günden başlayıp 3 gün şiddetli başparmak eklemim ağrıdı. Aşıdan diyemem ama başka bir şeye de bağlayamadım.

Alerjik reaksiyona tedbir olsun diye 15 dakika süreyle aşı mahallinden ayrılmayın.
0
Mirket
(24.04.21)
İlk gün akşamında hafif asi olan yerde agri ikinci asi bir hafta sonra bakalım genelde ikinci asidan sonra çıkıyormuş bazı yan etkiler.
0
monkey
(24.04.21)
21 Nisan da yaptırdım. yaptırırken hissetmedim bile. sonrasında biraz kolda ağrı oldu 2-3 gün. hiç yan etki olmadı. şimdilerde iyiyim. yaş : 56/m
0
ankara06
(24.04.21)
Ben üstelik de hamileyim, yaptırdım. Kronik hastalığım var. Doktor virüs kaparsam çok ağır geçireceğimi düşünüp yaptırmamı salık verdi. Hafif kol ağrım dışında bir sorun olmadı. Çok fazla makale, rapor, doktor görüşü okudum; içim yüzde yüz rahat diyemem ama salgın bu boyuttayken yaptırmamanın riski yaptırmaktan fazla geldi...
Çevremde de biontech yaptıranlar var, şükür kimsede bir sorun olmadı. Babanıza geçmiş olsun, şifa olsun şimdiden.
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(24.04.21)
(3)

Ön dikiz aynam düşüp duruyor

habara gubere
2011 jetta tdi aracımın ön dikiz aynası düştü 2 sene önce. Bir tür yapıştırıcı ile yapıştırdılar, kısa süre sonra tekrar düştü. Başka yapıştırıcı ile yaptılar bu kez camı kırdı o şekilde düştü. Cam değişti camcı kendi özel yapıştırıcısı ile yaptı yine düştü. Başka camcıya gittim, fabrikalarda kullan
2011 jetta tdi aracımın ön dikiz aynası düştü 2 sene önce. Bir tür yapıştırıcı ile yapıştırdılar, kısa süre sonra tekrar düştü. Başka yapıştırıcı ile yaptılar bu kez camı kırdı o şekilde düştü. Cam değişti camcı kendi özel yapıştırıcısı ile yaptı yine düştü. Başka camcıya gittim, fabrikalarda kullanılan yapıştırıcım var dedi onunla yaptı cam çatladı. Tekrar cam değişti, baştan yapıldı 8 ay sonra geri düştü. Bana bir akıl verin silikon milikon ne varsa denendi. Ne yapmak lazım?
0
habara gubere
(23.04.21)
ayna orjinalinden ağır olmasın ? çünkü yapıştığı yerden parça koparıp düşüyorsa yapıştırıca bir sorun yok demek.
0
orpheus
(23.04.21)
Eski aracimin aynasinda ayni sorun vardi, silikon yapistiriciyla cozdum.
0
msb
(24.04.21)
Yapistirici ile cami nasil kiriyorlar anlamadim. Ayna da cami catlatamaz hafif plastik bir parca. Bence senin aracta problem var, bir arkadasin honda'sinda da ayni problem vardi, arac 2 senede bir cam catlatiyordu sebebini bulamadilar.

Beni teorim arac cami catlatiyor, o catlak da aynanin arkasina denk geliyor ve aynani yerinden oynatiyor. Sikinti aracta aynada ya da camda degil.
0
cooperr
(24.04.21)
(8)

Balı nereden alayım?

somethinginthewayshemoves
Merhaba. Kahvaltıda bal yemeyi seviyorum, eskiden dedemin arıları vardı, sonrasında da bir yakınımızdan alırdık balı ama ikisini de kaybettik... ben kaldım balsız. Market ballarını bilmiyorum, söylentiler yüzünden almak istemiyorum ama binboğa görece iyi de diyorlar. Yakınımızdaki peynirciden aldım
Merhaba.
Kahvaltıda bal yemeyi seviyorum, eskiden dedemin arıları vardı, sonrasında da bir yakınımızdan alırdık balı ama ikisini de kaybettik...
ben kaldım balsız.
Market ballarını bilmiyorum, söylentiler yüzünden almak istemiyorum ama binboğa görece iyi de diyorlar.
Yakınımızdaki peynirciden aldım çiçek balı, hem şekerlendi hem fazla tatlı geldi bana nedense.

Siz nereden alıyorsunuz balınızı? Deyin de alayım. Bir de hangi tür balı alayım çiçek mi kestane mi x mi y mi?
21 aylık bebem de var alacağım bal ona dokunmasın.
Merci
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Ben cityfarm alıyorum beğeniyorum.
0
Mistyimage
(22.04.21)
Millet peyniri tereyağını falan hep karstan alıyor. Organik marketçi gibi oldu karsın yerel imalatçıları. Kars, bal gibi kelimeleri birleştirerek google amcaya sorabilirsiniz
0
Unde bach canim
(22.04.21)
Biz bu elemandan siparis veriyoruz, turkiye'nin heryerine kargoyla yolluyor.
Bozcaada bali.

sarikayaaricilik.com
0
cooperr
(22.04.21)
Teşekkür ederim bakacağım tavsiyelerinize. .
Yalnız @unde bach canım, kars bu populerliğe ulaştıgı için yine hile hurda karıştırana düşerim diye korktum, o yüzden direkt tecrübe daha iyi olur benim için.
0
🌸somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
bim'den falan çam balı alın geçin. bu ortamda balın gerçek olup olmadığı bilinemez.
0
diffarentiationation
(22.04.21)
Beeo lavanta balı güzel.
0
adivar
(22.04.21)
www.egricayir.com

ödüllü bir bal
0
Peerless
(22.04.21)
Bal işiyle uğraşan biri olarak (amatör olarak) egricayir+1
0
Rh Negatif
(22.04.21)
(6)

mazda 3 sedan vs jetta 1.4 tsi

retiredcolonel
arkadaşlar sizce hangisi?beklentim: maksimum hız. (çabuk hızlanma değil, maksimum hız.) megane 1.5 dci kullanıyorum, 205 gördüm. jettayı daha önce tecrübe ettim ama mazda hiç tecrübe edemedim.mazdacılar ne dersiniz? alınır mı 2014 model benzinlisi? basar mıyız osmangazi köprüsünde gaza?not: yalnızca
arkadaşlar sizce hangisi?

beklentim: maksimum hız. (çabuk hızlanma değil, maksimum hız.) megane 1.5 dci kullanıyorum, 205 gördüm. jettayı daha önce tecrübe ettim ama mazda hiç tecrübe edemedim.

mazdacılar ne dersiniz? alınır mı 2014 model benzinlisi? basar mıyız osmangazi köprüsünde gaza?

not: yalnızca izmir-istanbul otobanında kimse olmadığı için orada hız yapıyorum, duyar kasıcılar uzak durun.
0
retiredcolonel
(22.04.21)
2014 mazda sahibiyim. Uzun yolda çok tatmin etmiyor ama kullanımı çok keyifli. Jettayı bilmiyorum.

İzmir istanbul arasında 200’ün az biraz üstüne çıkmıştım.
0
do you remember me
(22.04.21)
Iki aracta bence ayni hizlara asagi yukari ayni stabilite ile cikar.

Benim ikisi arasinda tercihim 3 hatchback olurdu, is/dis tasarim ve kalite Jetta'dan iyi diey dusunuyorum. Ama turkiye'de piyasasi yok galiba, 1-2 sene kullanip satacam diyorsan bela olabilir.
0
cooperr
(22.04.21)
Alınmaz. Kendi fanboylari var mazdanin. Birine denk getircen ki satabilesin. Parçası da servisi da sıkıntı. Adamların İzmir'de servisi yok Muğla'ya gidiyorlar bakıma.
0
fikox
(22.04.21)
2014 model saydığın üç araçla da bahsettiğin hızlarda uzun süre araç kullanmak hem sürücü hem de araba için intihar demektir. 2014 Jetta dediğin arabanın 2 sıkımlık turbosu var zaten, 7 yaşındaki turboyu sürekli yüksek basınçta çalıştırdın mı birkaç aya masraf çıkarır. Mazda'yı bilmiyorum ama onda da sıkıntı çıkma riskini almam. Yani işin özeti böyle hobilerin varsa bu paraya olmaz.
0
roket adam
(22.04.21)
maksimum hız isteyen atmosferik motor baksın. türkiye şartlarında 1.6 atmosferikten başka mantıklı seçenek de olmaz.

şu ana kadar 1.6 atmosferik benzinli motorda gördüğüm en yüksek hız 253'ye dayanan opel astra oldu. opelin atmosferik benzinli motorları bu anlamda verimli.

maksimum hızda asıl etken şanzıman oranlarıdır. bu oranları dikkate almadan araç almayın.

225 kmh gibi hızlar yeterliyse ti-vct motorlu focuslar da idealdi.

başlıkta söylediğiniz iki aracın da amaca yönelik olduğunu düşünmüyorum.
0
goklerdengelenkarar
(22.04.21)
açılın eski mazda 3 2014 benzinli sahibi geldi.

hız istiyorsan 1.5 atmosferik motora bulaşma bile. çünkü maksimum hızın 180i geçemez. bu bir, araçta zaten en büyük problem motorun atmosferik olması, inanılmaz hantal kalıyor otomatikse.

diğer arkadaşlara katılıyorum, sürüşü keyifli olsa da çevirim maliyeti çok fazla, anlayanı yok, basit bir yan ayna sorunu için 40 farklı yere gitmiştim. servis ücretleri pahalı. benzini de az yakmıyor.

aracın artıları: tasarım, konfor, malzeme kalitesi
eksileri: piyasası yok, bakımı parçası pahalı, motor hantal ve yavaş, arka koltuklar dar ve basık, 8lt ve üstü yakıyor...
0
bugisme
(22.04.21)
(16)

Çocuk yapmak için ideal yaş kaçtır sizce?

isabella was a ginger
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne oldum, ben 22 yaşında evlendim, ben çocuk yaptığımda senden küçüktüm gibi laflar ediyor sanki erken evlenmek marifetmiş gibi. Ki günümüz koşullarında yine de erken evlendiğimi düşünüyorum ben. Eğitimsiz bir kadın değil bu arada, doktor. Benim annem mesela beni 36 yaşında doğurmuş, o örneği verdim, "annen geç çocuk yaptı diye sen de mi geç yapacaksın" dedi, geç çocuk yapmanın dezavantajlarını sıralayıp durdu.

Maddi açıdan kötü durumda değiliz, muhtemelen çocuk yapsak bir şekilde geçiniriz, yardım edeceğini de söylüyor ama yine de yeterli gelmiyor bana bu. Ben daha kendime bakamıyorum, çocuğa nasıl bakayım? Kendim niye yaşadığımı bilmiyorum, nasıl yeni bir insan dünyaya getireyim? Eşim zaten kendisi hala çocuk gibi benden birkaç yaş büyük olmasına rağmen. Onu da hiç baba olarak hayal edemiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
Bu tamamen hazır olmakla ilgili. Birkaç arkadaşım ve kuzenim evlendi, çocukları oldu benimle yaşıtlar. Ben daha evlenmedim, seneye yazın evleniriz diye düşünüyoruz sevgilimle. Temmuzda 27 olcam. 30umdan önce çocuk düşünmüyorum, belki 32'yi de bulur. Annem ve babam hemen evlen de çocuk yap diyorlar, amaç "torununu görmek bir an önce". Görünce ne oluyor anlamıyorum. Annem hastalık hastası zaten, torunumu göremeden ölcem derdinde. Ben bu dert biçimini algılayamıyorum. Gör ya da görme ne olacak. Bir şey mi artacak hayatında. Ölünce zaten pamuğu tıkıyorlar gidiyorsun, orada torunumu gördüm diye hava mı atacaksın olay nedir. Bir de ben bakacağım o çocuğa hazır hissetmeden, evliliğim oturmadan, kocama doyamadan, birlikte eğlenemeden hemen çocuk gelecek. Her zaman bir çocuğum olsun çok istiyorum ama kendim halen daha işten gelip üstünü değiştirip yatağa zıplayan ve gün boyu oyun oynayan, anneden yemek bekleyen, kardeşine sataşmaya odasına giden bir kızım.

Bence anneler ve babalar dünyanın değiştiğini ve çocuklarının hayatına karışmamayı öğrenmeli. Kendisi doğursun çok istiyorsa, ben anneme öyle diyorum. :)
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kayınvalidenle fazla konuşuyorsun demek ki. Bu kadar derinlemesine bir muhabbetiniz olmasına gerek yok. Teşekkür ederim bunu düşüneceğiz deyip geçmen gerekiyor. Bu karar sana kalmış, bunun ideal bir yaşı yok, olmak zorunda bile değilsin.
0
roket adam
(21.04.21)
Bence bu oyunlara gelmeyin. Çocuk yaptıktan sonra çocuk ilkokula başlayana kadar hayatınız kilitlenecek. Bu da en az 6, 7 yıl demek. Önemli olan çocuk yapmak değil, o çocuğa bakmak. 25 yaşında çocuk yapsanız en güzel yaşlarınız çocuk peşinde geçecek. Bana göre ideal yaş 30, 35 arası olabilir.
0
dissendium
(21.04.21)
çoook erken daha. benim anneme de kalsam şimdi çocuk yapmam lazım. dinleme bile.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.04.21)
35den sonra doğurganlık azalıyor onu da hesaba katın:)
0
suicides underground
(21.04.21)
30'dan önce yapma diyenlere katılıyorum. Fakat kayınvalidemle samimi değilim, çok konuşmuyorum kesinlikle. Sadece aynı mahallede oturuyoruz, bu yüzden kendisi arada gelip (yiyecek bir şeyler getirme bahanesiyle) biraz oturuyor. Eşim çalıştığı veya yorgun olduğu için çoğunlukla ben ilgilenmek zorunda kalıyorum. Genelde kendisi konuşup bir şeyler soruyor. Niye aynı mahallede ev tuttunuz diyecek olursanız; Ankara'da oturulabilecek en düzgün semt olduğunu düşündüğüm için burayı tercih ettim. Okulum bu sene bitiyor, ondan sonrasında İstanbul (kendi memleketim) veyahut yurtdışına gidebiliriz diye düşünüyoruz.
0
🌸isabella was a ginger
(21.04.21)
Çocuk için karar vermesi, kendini hazır hissetmesi gereken yalnız ve ancak karı kocadır. Hatta kadının daha fazla ağırlığı vardır.
Evlendiğimde 30'umu geçmiştim. Aslında hemen çocuk yapma yanlısıydım. Özellikle çocuk istediğim için değil aman yaşım geçmesin diye. Şükür ki eşim 3 sene beklemeye ikna etti beni. 3 yıllık ilişki ile 3 yıllık evlilik ilişkisi aynı şeyler değil. Bu 3 sene içerisinde oturtacaksınız evliliğinizi. Bu arada daha ufak stres testleri geçireceksiniz ki asıl büyük teste (çocuğa) hazır hale gelin.Annem ve ablam bana yardım ederken bile ben ilk çocuğum 7-8 aylıkken hamilelik bunalımına girdim ki Allah korusun. 25 evlilik için güzel bir yaş ilk çocuğunuzu 30 yaşında doğursanız, (ikinciyi isterseniz) ikinciye 35'e kadar da gayet güzel zamanınız var. Ben 40 yaşıma az kala doğurdum ikinciyi mesela. Gençlik aşısı gibi oluyor. Kimsenin lafına bakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.21)
Kayınvalideniz 1980'lerdeki yaşam biçimini 2020'lere taşımaya calismis. Bir de başkalarını ne kadar dinlerseniz hayatınız onlarınki gibi olur. Örneğin, ABD'ye gelip doktoraya başlamadan önce annemin arkadaşı kızlarının benimle evlenmesini istemiş, annemin de hoşuna gitmiş. Bir küçük ev kiralarmisiz, onun maaşıyla kira odermisiz, benim maaşımı da harcarmisiz...insanların en yakınınız da olsa sizin için uygun gördüğü hayat bu kadar basit olabiliyor. Dinlemeyin. 35'ten sonra çocuk yapın. Mutlu olmaya hakkıniz var, erkek olarak diyorum, kadinlarin tüm hayat amacı çocuk bakmak olmamalı. Gençliğinizde mutlu da olun.
0
howfaristhesky
(21.04.21)
erken yaparsaniz cocugu annelerinize/babalariniza kilitleme sansiniz daha fazla, hele zaten yaslilarsa (sizi gec yaptiklarina gore) bir yastan sonra torunla ugrasmak istemiyorlar ya da sikayet ediyorlar. yani gec yapmak erken yapmaktan daha zor, yardim edeniniz daha az oluyor.
0
disq
(21.04.21)
Benim 34’te anne oldum, oğlum su an 2 yaşa yakın, dönüp baktığımda keşke eşimle daha erken tanışsaydık da 27-28 gibi çocuk yapsaydık diyorum. Çünkü enerjim yetmiyor, eski canlılığım yok, kilom o yaşımla aynı, tipim çok değişmedi vs ama bir şeyler oluyor ve yaşlandığını anlıyorsun işte...
sizin durumunuzda olsam 27-28 gibi ilk çocuğu, istiyorsanız 32-33 gibi de ikinciyi yapar bırakırdım asffshhs üçü düşünemedim bi an :)
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Benim fikrim:

Bir tane olsun yeter kafasindaysan 34-35 (35'i gectikten sonra risk ozellikle ilk hamilelik ise risk yukseliyor)

2 cocuk kafasindaysan: Ilki 30, ikici max. 35 gibi .

3+ cocuk: 20li yaslarin ortasinda baslamak lazim.
0
cooperr
(22.04.21)
çocuk yapmak istiyorsanız 30'ları geçirmeyin. çocukların enerjisine yetişemezsiniz. 30'dan sonra çocuk yapıp bakmak ciddi manada yıpratıcı.
0
tantunisultansuleyman
(22.04.21)
Edmond honda+1 ne eksik ne fazla. Kayınvalide ile bu kadar içli dışlı olman iyi değil ve bu senin hayatın. Onu ilgilendirmiyor. Sizin cinsel hayatınız olmayabilirdi bile her evliliğin dinamiği farklı. Böyle küstah küstah insanların yatak odası ile ilgili yorum yapan aile bireylerine çok sinir oluyorum.
0
Mossy
(22.04.21)
bence kayınvalideniz haddini aşmış bana da aynı şekilde baskı yapan oldu ama ben ve eşim çok sert konuştuk artık laf söylemiyorlar. sallamıyorum da zaten 8 yıldır evliyiz 35 yaşındayız hala çocuk istemiyoruz.

bana göre biz insanları hayvanlardan ayıran en güzel şey dürtülerimizle değil aklımız ve mantığımızla hareket ediyor oluşumuzdur. doğal olarak aklı mantığı olan insanın da "çocuk yapma hevesi" olmaz. doğru zamanda, geleceği için plan yapmış, korkularını az çok yenmiş, ebeveyn olmanın bilincinde iken çocuk sahibi olmalısınız. bugün modern tıbbın nimetlerinden biri de kadınların çok daha ileri yaşlarda sağlıklı hamilelik ve doğum şansıdır. bence türkiye'de hem hekimler hem de insanlar bazen çok geri kafalı oluyor. bu konuda size baskı uygulamalarına aldırmayın çünkü yanlış zamanda çocuğunuz olursa pişman olduğunuzda artık asla geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz ama ileride hiç çocuk yapmamışsanız yine pişman olsanız da en azından kimsenin hayatını mahvetmemiş olursunuz.
bu konuda yalnızca siz ve eşiniz karar vermeli. sadece maddi olarak değil mental olarak da her şeye hazır olmalısınız çünkü çocuğunuz engelli doğabilir ya da Allah korusun eşinizi kaydebelirsiniz bu durumda tek başınıza çocuk büyütecek geliriniz vs. planlarınız olmalı. içinizi karartmak istemem ama bunların hepsi çok yakınlarımın başına geldi ve maalesef bu ülkede tek ebeveynseniz her şey on kat daha zor oluyor.
0
windymimas
(22.04.21)
dünyanın geldiği noktada daha geç evlenip daha geç çocuk sahibi oluyoruz; ama bedenimiz buna uyum sağlayamıyor. senenin 2021 olmasının bir önemi yok. çocuk aşırı emek ve enerji istiyor büyürken. ben zorlandığımızı hissediyorum. sabah mesai öncesi 1 saat parka götürüyorum bazen. yürümek istemiyor bazen, kucakta 1 saat taşıyınca kollarım ağrıyor. evde de bu cocuğun bir dolu ihtiyacı var.

bu arada genellemek gibi olmasin ama iş hayatında orta burda gördüğüm gec cocuk sahibi olan insanlar cocuklara enerjileri yetmediği için tablet telefon tv ile cocugu oyalıyor. erken cocugu olup 3-4 cocuk yapanlar için de durum benzer.

ideal yaş yoktur. kişiye ekonomiye ilişkiye vs... bir tane şeye bağlı.
0
safak efendisi
(22.04.21)
Evliliğinizden emin olun, 2-3 sene geçsin bi hele. Çok gençsiniz ayrıca, acelesi yok.
0
John Bloor
(22.04.21)
(6)

Bu adamın direksiyon tutuşu/çevirişi doğru olan tutuş mu?

avatar is back
https://youtu.be/94rdn0EEwZw 2:10’dan sonra 1-2 dk izlerseniz yeter. Tam dönüşlerde eli hiç bırakmıyor. Hakimiyet açısından bırakmamak gerekiyor ben de düz yolda dahi iki elle tutarım güvenlik açısından ama dönüşlerde vs’de bu yöntem doğru olan mı? Ben hiç böyle kullanmadım ama zaten direksiyon haki
youtu.be 2:10’dan sonra 1-2 dk izlerseniz yeter.

Tam dönüşlerde eli hiç bırakmıyor. Hakimiyet açısından bırakmamak gerekiyor ben de düz yolda dahi iki elle tutarım güvenlik açısından ama dönüşlerde vs’de bu yöntem doğru olan mı? Ben hiç böyle kullanmadım ama zaten direksiyon hakimiyetini kaybetmemek için zaten böyle dönüşlerde tutmak bırakmamak gerekiyor mantıklı olan bu ama hem bu komik geliyor hem konforsuz görünüyor.

Uygun/rahat olup olmaması bi yana teknik olarak adam gayet olması gereken şekilde sürmüyor mu?
0
avatar is back
(19.04.21)
Ulen ne kadar arabadan bir haber eleman varsa alayi Doug Demuro embesilinden sonra bu i$e girdi. 10:10 onerilen bir tutus seklidir eyvallah da virajlarda bile elini kaldirmayip kendini kitlemen lazim diye birsey yok. Biraz daha donmesi gerekse nasil cevirecek? 100bin izlenmis, inanilir gibi degil.

Boyle durumlarda acip profesyoneller nasil kullaniyor diye bakin, salaklari kendinize ornek almayin.

youtu.be - 1:20 ve 1:28'de adam viraj aliyor.
0
cooperr
(19.04.21)
adam perf. sürüşü yapmıyor. direksiyon zaten ufacık. bu durumda tutuşun doğruluğu aslında konforla alakalı. muhtemelen çok usta bir şöför değil çünkü tutuşu gergin. tam dönüşlerde kendini o kadar kasması bence tamamen acemilik belirtisi. kafası dönüşe ve hata yapmamaya o kadar odaklanmış ki rahat tutmayı beceremiyor.
0
orpheus
(19.04.21)
duz giderken dogru. donuslerde eller direksiyona o kadar sabit tutulursa birbirini kilitleyecegi icin, ki eller birbirine dügüm oluyor neredeyse, yanlis ve tehlikeli. donuslerde biraz daha rahat davranip ellerinin konumunu degistirmesi ve duz yere geldiginde tekrar ilk pozisyona getirmesi gerekir.
0
vudin
(19.04.21)
hayir dogru olan bu degil. ehliyetin cok zor alindigi kuzey avrupa ulkelerinde sinavda direksiyonu boyle cevirmek direkt kalma nedeni.

olmasi gereken bu youtu.be
0
lamartin
(19.04.21)
işin uzmanı değilim ama öyle direksiyon çevrilmez.
eller birbirine girer ve kazaya sebep olur.
@lamartin'ın yöntemi en güvenilir yöntem bence.

bir yerden sonra illa ki avuç içiyle çevirliyor direksiyon o ayrı tabi :)
0
teritori
(19.04.21)
Kahkaha attım izlerken.

Ben @lamartin'in attığı linkteki gibi kullanıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(19.04.21)
(6)

camdaki delik nasıl kapatlır?

megacracker
bunun için özel malzemeler varmıdır? mesela tıpa tarzı. ismi nedir, nerden alınabilir? çözelim şu işi :)
bunun için özel malzemeler varmıdır? mesela tıpa tarzı.
ismi nedir, nerden alınabilir? çözelim şu işi :)
0
megacracker
(15.04.21)
foto eklendi
0
🌸megacracker
(15.04.21)
boyutu anlamadım ama anladığım kadarıyla 1 cm çapında falan bu delikler. bunlar için tıpa bulmak zor ama koçtaş vs gibi yerlerde reyonlardaki arkadaşlara sorun, yönlendirsinler ya da mahalledeki nalbura gidin sorun. en olmadı silikon sıkın geçin.
0
co2s2
(15.04.21)
deliği kapasak üzerine bişey yapıştırabilrizz ama en mantıklısı hangisi bilemedim
1,5 2 cm falan delik çapı
0
🌸megacracker
(15.04.21)
o hususi kapı kolu takmak için bırakılmışa benziyor, tabi neresi camın bilemem de cam kapı diye aratırsanız google'a ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.
0
habarbey
(15.04.21)
habarbey
mümkün değil kapı kolu takılacak bir yükseklik de değil burası aslında
0
🌸megacracker
(15.04.21)
capini al ve ona gore pleksiglas kestir.
0
cooperr
(15.04.21)
(17)

Türkiye'ye özel yurtdışında bulması veya tanınması zor meyve sebze

wild honey suckle
Selam duyuru.Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.Var m
Selam duyuru.

Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?

Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.

Var mı bir fikriniz?
0
wild honey suckle
(14.04.21)
Endemik bitki bayağı var ama meyve pek yok.

Datça hurması olabilir.
0
dissendium
(14.04.21)
genel bir iklime sahip oldugumuz türkiye'ye özel birsey oldugunu sanmiyorum. varsa ya degisik yontemlerle farklı hale gelmistir yada batili o sekilde yemeyi tercih etmedigi içindir.

orn: cagla, erik yurtdisinda da var ama batililar bizim tursuluk domates gibi ham oldugunu dusundugu için marketlerde satmaz.

emin degilim ama trabzon hurmasi da ilk dedigim gibi farklı metodla o hale geliyordur heralde
0
buenosdias
(14.04.21)
Trabzon hurmasi dolu Lidllarda falan demirbaslardan hatta. Avrupa icin konusursak bizde olup onlarda olmayan yok gibi. Ayva ve yenidunya zor bulunuyor sanki cogu markette de yoktur, saga sola sorup manavini bulmak lazim. Bir de altin cilek bize ozgu gibi, marketlerde nadir goruyoruz onda da Turk mali oluyor genelde.
0
neverletyougodown
(14.04.21)
Ayva burada hiç görmedim - ABD

Kayısı ne zaman görsem hep Turkish çıkıyor.
0
howfaristhesky
(14.04.21)
Yaw artik hersey var da tadi yok. Goruntu 10 numara, gozunu kapat ne yedigini anlamiyorsun. Koku falan hicbirsey yok.

2-3 ay once ayva denedim, pabuclarimi kemirsem daha cok tat alirdim herhalde.
0
cooperr
(14.04.21)
çağla.

@buenosdias açıklamış sanırım sebebini
0
trajikomix
(14.04.21)
Iskin otu yok, rhubarb var ama tam olarak ayni sey degiller sanirsam. Acur gormedim.

Ama yine de yurtdisinda bilinmese bile otantik marketlerde her turlu bitki, sebze bulunabiliyor. Olmayan birsey olacagini sanmiyorum, ben de bu tarz marketlerde Afrikadan, Asyada ne gibi bitkiler gordum daha once hic gormedigim.
0
Haldamir
(14.04.21)
Şırnak ve Siirt’te yetişen soryaz adında sarımsağımaı bir şey var. Başka hiçbir yerde olacağını sanmıyorum:)
0
suicides underground
(14.04.21)
Incir. Gercekten en cok turkiyede var, avrupada satilan tazesi de kurusu da turk inciri oluyor.
0
kuehles blondes
(14.04.21)
Sivri biber olabilir belki, hiç denk gelmedim. Ya da vardır da terchi edilmediği için yaygın değildir.
0
spacevan
(14.04.21)
@trajikomik

Yunan/Arap marketlere cagla gelir, Kanada'ya geliyorsa Avrupa'da bulmakta sikinti olmaz. Aramak lazim.

Papaz erigi falan da bulunuyor.
0
cooperr
(14.04.21)
Yeni dunya da bulunuyor. Ayva Türk marketlerinde ve biomarketlerde var. Ayrica Almanya´da Mosel bolgesinde ayva bahcesi gezmisligim var.


Karadutu kuzey ve bati Avrupa´da bilmiyorlar. Agacini, Danimarka´da milli botanik parkinda gorunce, ciplak birakana kadar somurmustum de insanlar zehirli bir sey yedigimi sanip panik yapmislardi.
0
buf-e kür
(14.04.21)
"yurtdisi" genis bir kavram.

genellemek gerekirse ayva vs incir diyorum. imkansiz degil ama nadir.
0
hot potato
(14.04.21)
datça hurması +1
0
rose parks
(14.04.21)
Yesil erik. Can erik dedikleri seyden. Turkiyeye ozel olmayabilir ama kuzey amerikada yok.

Bir de carliston biber :)
0
taurina
(15.04.21)
rm
(15.04.21)
trabzon hurması ya da cennet elmasi amerikada cin marketlerinde yiginla var. ama sadece cin marketlerinde. hatta cok degisik degisik cesitleri de var. ben bizim yesil erikden hic gormedim. onun disindaki eriklerden var.

cagla hint marketlerinde oluyor
0
oscar
(15.04.21)
(7)

İngilizce bilgisi

black mamba
Deniz göktaş un röportajını izliyordum tam 1. Dakikada "İngilizcem iyi olmadığı için yabancı podcastleri dinlemiyordum" gibi bir şey diyor. Odtü psikoloji mezunu sanırım. Nasıl iyi olmuyor?Bir de hangi noktadan sonra İngilizce biliyorum denir? Bazen görüyorum 2 kur almanca alıyor öğrenciler almanca
Deniz göktaş un röportajını izliyordum tam 1. Dakikada "İngilizcem iyi olmadığı için yabancı podcastleri dinlemiyordum" gibi bir şey diyor. Odtü psikoloji mezunu sanırım. Nasıl iyi olmuyor?

Bir de hangi noktadan sonra İngilizce biliyorum denir? Bazen görüyorum 2 kur almanca alıyor öğrenciler almanca biliyorum diyor. Ben NY times, akademik makale okuyamadığım için, filmleri tamamen altyazısız izleyemediğim için henüz öğreniyorum diyorum İngilizce için. Konuşmam da ileri ve akıcı değil. Orta seviye mi demeliyim, biliyorum mu yoksa bilmiyorum mu demeliyim?
0
black mamba
(14.04.21)
🌸black mamba
(14.04.21)
ingilizce bilmek var, bilmek var. bazı avukatlar tanıyorum, türkçe'sini okuyup anlamadığım hukuki yazıları ingilizce'ye çeviriyorlar ve doğal olarak ingilizce'sini de anlamıyorum. ama yurtdışında bir kafede garsondan bir çay isteyemezler, ingilizce'leri yetmiyor.

altyazısız film izliyorum diyenlerin çoğunluğu, filmin %100'ünü anlamıyor. bir tanıdığım bu şekilde bir film izlemiş, film ne kadar saçma diyordu çünkü aslında ingilizce'si yetmemiş, anlamamış.

kendinize yüklenmeyin, herkesin öğrenecek çok şeyi var. ama bir yandan da öğrenmeye devam edin.
0
co2s2
(14.04.21)
Genelde B1 az çok konuşma yapabilir, gittiği ülkede iş de bulabilir işe uygun yeterliği varsa. B2 ise artık İngilizce biliyorum diyebilir. C1 ve C2 elbette iyi derecede bildiğini gösterir.

Bazen İngilizce öğretmeni olduğumu söylemeden once Ingilizcelerini dinliyorum. Çok iyi falan diyenler de var, ancak A2'ler. Örneğin aşağıda biri bir soru yanıtlamaya kalkmış, yanlış yanlış şeyler yazmış. Az bilgiyle aşırı özgüvenli tipler de var kısaca.
0
howfaristhesky
(14.04.21)
Bence bir dili "biliyorum" diyebilmek icin butunuyle hakim olman lazim, gramer, yazi, konusma, dinleme, kelime haznesi vs. Bu da oyle 2 kursa gidip halledilecek bir hadise degil, dil ogrenmek ciddi zaman isteyen bir hadise.

Seneler once peder "iyi derece" almanca bilen birini ariyordu. Yuzlerce kisi basvurdu, aradan 10 kisi secti cagirdi. Bir iki gorusmede ben de oradaydim. Sadece tek soru soruyordu gelene: "Simdi Almanya'yi aramamiz lazim, onlara sunlari sunlari soracaksin. Su konuda bilgi alip su kagida not edeceksin"

Gelen kimse cesaret edemedi, herkes biraz pratik yapmam lazim diyip cikti gitti. Peder de ise alacak kimseyi bulamadi kendi halinde devam etti.

Ingilizce'de bir dil konusunda yuzeysel bilgin varsa, gunluk isleri halledebilecek kadar ama profesyonel olarak pek kullanamayacak durumda isen "functional" derler..Eger ingilizce CV kullaniyorsan functional de gec.
0
cooperr
(14.04.21)
Bunu ben de merak ediyorum. Yds skorlarım 75-85 arası. Üstüne çıkamadım. Birisi biliyor musun diyince, yds puanımı söylüyorum. Kendimi ifade edebilirim, okuduklarımı anlarım. Konuşurken gramer hataları yapıyorum. Bilmiyorum dersem, gerçekten hiç bilmeyen adamlar ''biliyorum'' diyor. O zaman enayi gibi hissediyorum. Gerçekten ne demeliyiz?
0
gelmeistemem
(14.04.21)
@gelmeistemem +1 kesinlikle.

Ben kendimi b2 görüyorum mesela ki %100 ing bölüm bitiriyorum bu dönem, ama tamamen yukarıda birinin yaptığı tanım gibi ingilizce biliyorum diyemem. bazen nativelerin söylediklerini, yüz yüze konuşurken doğal sohbet akışında konuşulan şeyleri anlamıyorum, yani öyle bön bön bakıyorum. bence pratik lazım kesinlikle pratik. bir yere kadar ok, ama o duvarı kırmak için bol listening ve speaking.
0
garavel
(14.04.21)
ingilizcesi hic olmayanlar sorunca: var, ingilizcem iyi
ingilizcesi olanlar sorunca: var, fena degil

diyorum ben. kaldi ki ingilizcem gercekten ortalamanin bayagi ustunde. sadece konusma cok iyi olmadigi icin ingilizcem super demiyorum. o da olsun yani hangimiz her gun face2face ingilizce konusuyor ki
0
nibba
(14.04.21)
(8)

Yeşilköy Pandemi Hastanesine Yakın Oturan

makarnacanavari
Var mı?Küçük bir şey rica edeceğim.Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?Ben battaniye ücretini eft
Var mı?

Küçük bir şey rica edeceğim.

Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.

Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.

Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?

Ben battaniye ücretini eft yapacağım.

Evden çıkamadığımız için maalesef bu konuda şuan elimizden bir şey gelmiyor.

Aklıma gelen tek çözüm bu oldu.
Çözüm önerebilecek varsa da süper olur.

Teşekkürler
0
makarnacanavari
(13.04.21)
İstanbul’da yaşamadığım için elimden bir şey gelmiyor bir şey yapabilmeyi çok isterdim. Şöyle yapsanız olur mu? Muhitinizi. Taksi durağına rica etseniz götürüp teslim etseler? Bir komşunuz verse battaniye? Nasıl olur? Aklıma gelen çözüm önerisi bu oldu.
0
suicides underground
(13.04.21)
Taksicilere güvenemiyorum maalesef :) teşekkür ettim. Hallediyoruz sanırım. Sağolun tekrardan.
0
🌸makarnacanavari
(13.04.21)
Çok geçmiş olsun umarım yakın zamanda hepiniz sağlığınıza kavuşursunuz.
0
suicides underground
(13.04.21)
Halledebildiniz mi acaba? Banabi kurye gibi bir şeyle gönderemez misiniz diye düşündüm.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
halledip etmediginizi belirtin lutfen
0
boyle buyurdum
(14.04.21)
Yesilkoy'un taksi duraklari guvenilirdir, mesela cinar taksi ya da site taksi. Bir taksi cagirip arkadasa battaniye teslim edersiniz, bahsisi de dolgun verirsiniz goturur hastaneye teslim eder.
0
cooperr
(14.04.21)
merhaba, eğer çözemediyseniz bu akşam iş çıkışı saat 17:30 gibi uğrayıp battaniye bırakabilirim.
0
reanarchy
(14.04.21)
Merhaba uyuyakalmışım. Hallettik biz çok teşekkürler
0
🌸makarnacanavari
(14.04.21)
(9)

acilmis sarap

baldur2
buzdolabinda tutsam bile 1 hafta sonra icilir mi yoksa 1-2 gunde mi icmek gerek?
buzdolabinda tutsam bile 1 hafta sonra icilir mi yoksa 1-2 gunde mi icmek gerek?
0
baldur2
(13.04.21)
ben yeri geliyor açtıktan 1 ay sonra bile içiyorum . yanlış mıdır bilmiyorum ama
0
revi
(13.04.21)
Sarap gurulari acilir acilmaz icilmesi lazim der de ben mantarini kapatip 1 haftada iciyorum ufak ufak, sikinti yok..
0
cooperr
(13.04.21)
2. günden sonra ben içmiyorum. Durdukça ağırlaşıyor.
0
prole
(13.04.21)
10-15 güne kadar içmişliğim var. Yine olsa yine içerim.
0
baal
(13.04.21)
benim sınırım 3 gün.
0
a7x
(13.04.21)
sarap acildiktan sonra uzun sure durmaz. tadi bozulur. haa yukarida 10 gun, 1 ay sonra ictim diyenlerin kriteri tat degil. maksat alkol almak olsun. eger sen de oyleysen ic gitsin.
0
buenosdias
(13.04.21)
Sarabina gore degisir. Naturaller, genel olarak 3-4 gün cok iyi performans gosteriyorlar. Uzun süre maya ile iletisimde kalmis saraplar da oyle. Tatli ve yillandirilmis bazi saraplar, celik gibi oluyorlar. 10 gün bile asagiya cekmiyor mesela.

Endüstriyel saraptan cok bir beklentiniz olmasin, 1-2 gün gayet iyi bir sinirlama olur.

Ortalama bir sey soylemek yine de imkansiz.

Kirmizi ya da beyaz, hepsinin agzini iyice kapatin ve buzdolabinda tutun.
0
buf-e kür
(13.04.21)
1 haftaya kadar içerim. Geçenlerde kaç aylık şarabı içtim. Maksat alkol almaksa olur.
0
ruhen hastayim ben
(13.04.21)
sahsen acar tadina bakarim, hala iyiyse icerim.
0
yoggi
(13.04.21)
(7)

evin çevresindeki sura ne denir?

architects creed
merhaba, şu şeylerin adını bir türlü bulamadım, duvar dersek olur ama özel bir adı var mı?kayrak taşı kaplanıyor hani, çit gibi ama deliği yok, sur gibi daha çok. evin, arsanın, arazinin çevresi kaplanıyor genelde. beton, üzerinde yürünecek kadar geniş.teşekkürler.
merhaba,
şu şeylerin adını bir türlü bulamadım, duvar dersek olur ama özel bir adı var mı?
kayrak taşı kaplanıyor hani, çit gibi ama deliği yok, sur gibi daha çok. evin, arsanın, arazinin çevresi kaplanıyor genelde. beton, üzerinde yürünecek kadar geniş.
teşekkürler.
0
architects creed
(11.04.21)
Benimnl bildiğim normalde karatasla örülmüş taş duvardir ama ucuz ve rahat olsun diye kayrak ile kaplama yapıyorlar.
Özel bir ad ise duymadım.
0
kisa
(11.04.21)
soyle birsey ise bahsettigin, istinat duvari.

hataysoz.com
0
cooperr
(11.04.21)
Duvar yav. Özel bir adı en fazla istinat duvarıdır.
0
1bir1bir1
(11.04.21)
duvar, istinat duvari +1. illa tastan oldugunu belirtmek istiyorsan orme duvar diyebilirsin
0
crucio
(11.04.21)
eskiden ihata duvarı denirdi. artık daha çok bahçe duvarı ve çevre duvarı deniyor.
0
malheiros
(11.04.21)
İstinat duvarı arkasındaki toprağı tutmak için yapılır, baraj gibi set gibi. evi bahçeyi çevreleyen şeye istinat duvarı denmez.

Özel bir adı olduğunu sanmıyorum, duvardır. Bahçe duvarı en uygunu bence, mimar arkadaşlar açıklık getirsin.
0
Jux
(11.04.21)
çevre duvarı
0
megacracker
(11.04.21)
(19)

Macbook almali miyim?

nefertarii
maddi acidan sormuyorum; ancak soyle bir durum var. ben dayanikli bir bilgisayar istiyorum. isim surekli paper okumayi ve office'te ve endnote'ta calismayi gerektiriyor. 16 inc macbook cok avantajli geliyor (ekran boyutu acisindan okuma icin filan cok avantajli bence ve macbook oldugu icin uzun sure
maddi acidan sormuyorum; ancak soyle bir durum var. ben dayanikli bir bilgisayar istiyorum. isim surekli paper okumayi ve office'te ve endnote'ta calismayi gerektiriyor.

16 inc macbook cok avantajli geliyor (ekran boyutu acisindan okuma icin filan cok avantajli bence ve macbook oldugu icin uzun sure kullanabilecegimi dusunuyorum) bana o yuzden almak istiyorum.

siz olsaniz ne yapardiniz? bende su an lenovo thinkpad ve dell latitude var; ikisi de sarj acisindan tam bir epic fail, lenovo yeterince guclu degil; dell ise klavyesi ve acilmasinin bin saat surmesi disinda pek sikintisi yok. bunlar is bilgisayari ama ben mac'i kendi ozel isim icin kullanacagim.

fikirlerinizi alabilir miyim? ozellikle 16 inc mac filan kullananlar varsa ne dusunur?

tesekkurler.
0
nefertarii
(10.04.21)
almalısın
0
ishak77
(10.04.21)
16 buyuk gelmeyecekse al. ben 13 kullaniyorum, clamshell modda desktop gibi kullaniyorum. yeni m1 islemcinin durumuna gore mac miniye gececegim. yillarca goturur seni sikinti cikarmaz.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(10.04.21)
Benzer sebeplerle 2019'da macbook air aldım. OS'e alışmak biraz zaman aldı ama alıştıktan sonra verdiğim en doğru kararlardan olduğunu anladım.

"Once you go mac you never go back" sözünün varmış bir hikmeti harbiyesi :)
0
benevolent sun
(10.04.21)
küçük ekrana alıştım bayadır. büyük ekranlı teknolojik cihazları hammallık görüyorum. onun dışında işletim sisteminin esnekliği için macos'dan vazgeçemiyorum. windows tarafı da savunmasını yapabilir ama win önce görüp sonra kendisine ekliyor.
0
evimin paspasi
(10.04.21)
Bilgisayar ve tablet konularında Apple'ın rakibi yok. Tasarım, dayanıklılık, işletim sistemi stabilitesi, ekran kalitesi ve daha birçok konuda mac'ler gerçekten çok iyi. Performans demedim dikkat ederseniz çünkü onun ucu açık. Bence mac alın, hatta ekran boyutu çook da önemli değilse m1 işlemcili macbook air 16gb alın.
0
msb
(10.04.21)
16 inç mac kullanıyorum. Mükemmel bir alet, zaten yazılım sektöründe de standart oldu gibi bir şey, bir sürü şirket yazılımcılara bu bilgisayarı veriyor.

Klavyesi ve yazı yazması aşırı keyifli. Ekran boyutu / kalitesi iyi. Performansı da süper. Ama i9 işlemcili olan versiyonunu sadece o performansa ihtiyacınız varsa alın, tam kapasiteyle çalıştırınca inanılmaz pil yiyor (3-4 saatte bittiğini biliyorum). Sadece yazı yazacaksanız buna ihtiyacınız olmaz diye tahmin ediyorum.

Bi de M1 işlemcili aletler de baya güzel görünüyor. Ben olsam ve vaktim de varsa 16" M işlemcili çıkana kadar beklerdim (en geç sonbaharda, en erken ilkbaharda çıkar).
0
plutongezegendegilmi
(10.04.21)
Ha bir de ek olarak m1 işlemcili macbook'ların şarjı bitmiyor resmen.
0
msb
(10.04.21)
16 inç i9'lu macbook pro kullanıyorum. şarj durumunda beklentinizi bilmiyorum, eğer makale okumaya ek olarak kod derlemek veya hesaplama yapan bir program kullanmak gibi bir iş yapmıyorsanız 5+ saat götürüyor. eğer bu tarz performans gerektirecek bir iş yapacaksanız, 1.5-2 saat civarı dayanabiliyor bataryada.

bunun dışında kesinlikle öneririm. m1 çipin getirdiği ekstra performansa anladığım kadarıyla ihtiyacınız yok. 16 inçlik m1'in çıkmasını beklemeden mevcuttaki 16'lıklardan da alabilirsiniz.
0
nehara
(10.04.21)
biraz aykırı olarak ben de ipad pro önermek istiyorum, kalem + klavye kombosu ile hem şarzı çok iyi gidiyor hem de sadece office ve paper okunacaksa çok büyük rahatlık sağlıyor.
0
valkin rockefeller
(10.04.21)
Mac al. 16 inç alma. m1 güncellemesi gelecek onlara, o zaman alırsın. i9'lar eski teknoloji kaldı.
Alıştıktan sonra da dua edersin tavsiye edenlere. Müthiş bir cihaz. Şarjı da bitmiyor, kasası da güzel, kullanımı inanılmaz pratik, her şeyi çok iyi bir ekosistem.
0
roket adam
(10.04.21)
sadece paper okumak için macbook almak bence çok mantıksız. yazılımcı değilseniz grafik tasarımla uğraşmıyorsanız overvalued macbook.
0
yeahbutso
(10.04.21)
1 buçuk senedir macbook kullanıyorum ve hayatımda yaptığım en iyi şey mac'e geçmek. inanılmaz kolay ve güzel bir bilgisayar, hangi modeli olursa olsun. bence maddi olarak imkanın varsa macbook al geç.
0
nathanieltroy
(11.04.21)
2014'te aldığım Macbook Air'in bir kez klavyesini değiştirdim, bir de yakın zamanda fanın tozunu aldırdım.

Çalışmaya devam ediyor. Evde Linux ve Windows da var, ana bilgisayarım Linux ama Mac'ten de çok memnunum.
0
hayirsiz
(11.04.21)
2020 Model 16" Macbook Pro: 25 bin lira
2020 Model 13" Macbook Air (M1): 11 bin lira.

İşin ilginç tarafı ne biliyor musun? Yukarıdaki iki modelden 11 bin liraya satılan diğerinden daha iyi performans sağlıyor. Yukarıda M1'e ihtiyacın yok diyenleri sakın ama sakın dinleme. Tartışmasız tüm teknoloji inceleyenler artık Intel işlemcili macbook almanın devri kapandı diyor. 13" ekran olarak çok küçük dersen iki seçenek öneririm;
1) macbook air m1 ve yanına güzel bir monitör alabilirsin
2) Biraz bekleyip 16" M1 işlemcili MBP alırsın. Aslında bunu da önermem. Bu kadar para vermeye gerek yok. 13" bana yeterli geliyor. Bazen monitore bağlayıp işimi orda da yapıyorum.
0
himmet dayi
(11.04.21)
Bir de şarjı 4-5 saat gidiyor diye övmüşler 16" modeli :(

M1 macbook air 18 saat, M1 macbook pro da 20 saat gidiyor. İkisi de 16" modelin yarı fiyatından ucuz.
0
himmet dayi
(11.04.21)
13" macbook air (m1 islemcili) + monitor

7 sene once mac dunyasina gecmek verdigim en dogru kararlardan biriydi, parasinin hakkini sonuna kadar hakediyor. Servis yuzu gormedi, pili 1200 cycle yapti hala tek sarjla 3-4 saat gidiyor.
0
cooperr
(11.04.21)
50 defa yazılmış ben de yazayım yine.

Apple yalnızca en üst segment bilgisayar üretiyor (bi ara çıkan sade macbook garabeti hariç) bu sebeple çılgın uzun ömürlü oluyor fiziksel olarak da yazılımsal olarak da.

160 defa söylenmiş yine yazayım intel mac ürünü devri kapandı 16 inch olsun diye gidip sakın ola intel işlemcili mac almayın m1 macbook air ya da pro şarj süresi dayanıklılık performans olarak sınıfında şu an tepedeler. Mutlak surette 16 olsun diyorsanız bu son çeyrekte yenilenmiş kasası ile apple işlemcili 16 gelecek çok fena bi alet olacak onu bekleyiniz. Ya da maddiyat gerçekten dert değilse şimdilik m1 air 13 alıp (ki çok güzel bi alet) 16 çıkınca air'i eşiniz/sevgiliniz/çocuğunuz/kuzeninize verin :)
0
hedep
(11.04.21)
intel işlemcili apple'ları enayilik olarak gördüğüm için m1 işlemciye geçtikten sonra anında bir macbook air aldım. işim makale okumak, kod yazmak, nispeten büyük çıktılara analiz yapmak, uzak bilgisayarlara iş göndermek falan. sıradan akademi işleri.

üretkenliğimin tavan yaptığı başka bir dönem olmamıştır herhalde. çok responsive olduğu için dikkatim dağılmadan işimi yapıyorum. eskisinde yeni bir tab açacakken bilgisayarın keyfini beklediğimden yapacaklarımı unuturdum, o derece hantaldı.

bu hap gibi bi' şey zaten, hafif ama kuvvetli. hafta içi 3 gün günde durmaksızın 7-8 saat açık kalıyor, haftada anca bir kere şarj ediyorumdur. alalı 4 ay oldu ama herhalde 15 kere şarj etmemişimdir daha. geçen karantina dolayısıyla labdaki makinalara görsel olarak erişmek için dell'in gene böyle ufak bir modelini verdiler, yok abi kütük gibi bırak allah aşkına.

m1 macbook yılan mübarek ehue.
0
chezidek
(11.04.21)
Tam bu soruyla yola cikmistim, dayanikli, bir iki sene sonra orasi burasi catlamayan, plastik parcalari elimde kalacak bir laptop istemiyordum artik. Sarj suresi cok tatmin edici. Klavyesini de rahat buluyorum. Daha once evde hic mac kullanmamistim, kesinlikle sinif atlatiyor.


Ben de kendi isim icin, okuyup yazmak ve not almak odaginda kullaniyorum.

Yeni seriden (M serisi) aldim bu yilin basinda. Cok memnunum.
0
buf-e kür
(11.04.21)
(8)

15K $'a ABD'de Camaro satılırken, TR'de aynı fiyata Punto satılması?

Cesario
Camaro: https://www.autolist.com/chevrolet-camaro#vin=2G1FA1E33C9101441Punto: https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-fiat-dusuk-km-punto-evo-sahibinden-temiz-918366966/detayTürkiye'de aynı Camaro 2012 model 75K Dolar: https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-chevrolet-skm-autodan-cam
Camaro: www.autolist.com

Punto: www.sahibinden.com

Türkiye'de aynı Camaro 2012 model 75K Dolar: www.sahibinden.com

Farkın sebebi vergi de, bu vergi paraları nereye gidiyor, neden halen fakir ve bir arpa boyu yol alamamış 3.dünya ülkesi olarak hayatımıza devam ediyoruz?

Vergiyi yarı yarıya azaltsalar ekonomide neler olur mesela?

"Çünkü üretmiyoruz" demeyin, üretenden fazla kazanıyoruz vergiyle. Almanlar kıskanıyor bizi olum, Merkel kuduruyor. :)

Bu vergilerle başka ülke olsa zenginlik içinde yüzmez miydi? Afrika da fakir ama onlardan neden bu kadar vergi alınmıyor arabada?

65K Dolar fiyat farkını niye veriyoruz, kimin cebine gidiyor para? Çocukları Porş'da pudra şekeri çeksinler diye mi veriyoruz bu vergileri, bu mudur yani olay?

Elin Amerikalısı garsonluk yapsa 3-5 senede biriktirdiği parayla altına Camaro çekebilir mi? Yani aslında Amerikalının da 15K Dolar'a araba alması çok mu zor bir şey? Göründüğü gibi kolay değil mi? 2000 Dolar'a biz burada ancak Iphone alabilirken onlar ayaklarını yerden kesecek iyi kötü 20005 model bir Ford alabiliyorlar. Türkiye'de aynı araba 10K Dolar sarı sitede. :)

Vazgeçtim araba almaktan. Green Card ile ABD'ye göç edip Camaro almak 75K Dolar tutmaz. Yazıklar olsun böyle sisteme..

Ben ABD'ye göç ediyorum. 8 mayıs Green Card sonuçları açıklansın, görüşürüz.. :)

Vergi vermemek için araba almaktan vazgeçenler var mı aranızdan yoksa fakir olduğunuz için mi almıyorsunuz?

edit: Camaro'yu ABD'de uber taksi yapıcam..
0
Cesario
(10.04.21)
Soru mu soruyorsun yoksa toplumsal bilinçlenme yaratmaya mı çalışıyorsun anlamadım ama ben vergi vermemek için araba almadım senelerce, sonra vergiler yüzünden fiyatı şişmiş bir ikinci el araba aldım.
0
prole
(10.04.21)
@prole

Cari açık diye ekonomistler kafamızı şişiriyorlar ya. Bu sebepten cep telefonu vs ithal edilen ne varsa vergileri şişiriyorlar.

Diyelim ÖTV yarı yarıya azalsa Dolar 15 mi olur ne olur, bu vergilerin yüksek olmasını savunmalarındaki argüman ne?

Onu geçtim vergiler nereye harcanıyor?
0
🌸Cesario
(10.04.21)
"O kadar vergi toplanıyor, niye hala fakiriz?" sorusunun cevabı içinde gizli. Çok vergi toplandığı için fakiriz. Avrupalılar da (ABD'ye kıyasla) yine aynı sebepten fakir. Genel prensip olarak devletin aşmaması gereken bir çizgi var (işte basit altyapı, temel eğitim, güvenlik vs), onu geçtiği anda işler boka sarıyor. Ama hem TR'de hem de dünyanın genelinde devlet seven çok fazla aptal insan var, o yüzden işimiz zor.

Bir de bireysel olarak çok vergi ödüyoruz da şirket kurup belli bir miktarın üstünde para kazanmaya başlayınca vergi ödememek için bir sürü yol ortaya çıkıyor. Şirket sahibiyken, beyaz yakalı zamanlarımda ödediğimin 10'da 1'ini anca ödedim herhalde.

Eski bir arabam var, ara sıra değiştirmeyi düşünüyorum (arabadan anlamam ama şu Z4'ler çok hoşuma gidiyor mesela), ama o kadar para vermek (para da değil aslında, hayatımın aylarını / yıllarını vermek) hiç mantıklı gelmediği için değiştirmiyorum. Milyonlarım olsa düşünmezdim ama yok, orta direk için lüks araba hiç mantıklı bir alışveriş değil bence.
0
plutongezegendegilmi
(10.04.21)
devletin en net vergi toplama yolu araç satışı. çünkü mecbur alacaksın. firmalardan vergi tahsil edemediği için firma veya şahıs araç aldığında hemen vergisini de alıyor.

usa biraz farklı bir örnek ama eu'da da fiyatlar aynı neredeyse. usa'de arazi büyük olduğu için araç şart gibi bir şey ama evet sonuçta ingiltere de araçlar çok ucuz

yani demem o ki vergi tahsilatını bu şekilde sağlıyor devlet. firma nasıl olsa vergisini 10 senede ödediği için ben en azından kısa vadede araçtan toplayayım diyor.
0
duyurukullanıcısı
(10.04.21)
ben bu yüzden Türkiye'de kaldığım sürece araba almayacağım sanırım. Atıyorum değeri 100 bin lira olan şeye 200 bin lira vermek çok saçma. Üst segmentlere çıktığında fark daha da açılıyor, milyona satılan araba aslında 300 bin lira :D Ben de Kanada için uğraşıyorum bakalım. Burada vergi vermemek için almıyorum evet. Eğer bir gün kesin Türkiye'de kalıyorum ve araba almam lazım dersem de madem oyunu kurallarına göre oynayıp şirket açıp kaçırabildiğim kadar vergi kaçırırım sanırım. Böyle şeyleri istemediğim için de bir an önce Türkiye'den kurtulmak istiyorum. Vergilerin bi işe yaradığını bilsek yine gocunmayız, ama pandemi zamanını gördük...

bu arada Amerikanlar/batılılar hani rahatça alabiliyor ama paraya bakışları daha farklı. Mesela bakıyorum 3000 dolarlık kameraya pahalı diyorlar, bir aylık kazançları (veya freelance iş yapan biri 2-3 işiyle rahat çıkarıyor), bizde aynı kamera 30 bin tl :D fakat bizde herkes bir şekilde alıp iş yapmaya çalışıyor.

Aynı şekilde 1000 dolarlık iphone çıktığında çok pahalı telefona o kadar para verilmez diyordu yabancılar. Alım gücün yüksek olunca 50 dolarlık fark bile batıyor. Bizim para mefhumumuz şaştığı için 3 yıl önce 4000 lira olan bir şey bugün 10 bin lira olursa, 100 bin liralık araba 250 bin olursa normal geliyor :D
0
nhk ni youkosu
(10.04.21)
bizdeki devlettaparlık yüzünden.

devletin, toplum sözleşmesi sonucu bireyin sahip olduğu bazı haklarını devrettiği bir organizasyon olmasını içselleştiremedik. devleti hala baba figürü sanıyoruz. işini yapan memurlar değil, liderlik vasfı olan diktatörler arıyoruz. bunun sonucunda devlet büyüdükçe büyüyor. devletin büyümesi demek daha fazla memur, daha fazla müdür, daha fazla sekreter, daha fazla vekil, daha fazla bakanlık, daha fazla makam odası, daha fazla hizmet binası, daha fazla makam aracı, daha fazla lojman, daha fazla maaş, daha fazla emeklilik, daha fazla yolsuzluk...vb demek. bu kadar insanı kim finanse edecek?
0
sinek kral
(10.04.21)
Avrupa'da yaşayan biri olarak vergilerden memnunum. Açıkçası amerika gibi kötü duruma düşenin daha da kötü duruma itildigi yerde yasamaktansa sosyal devleti tercih ederim.
Buradaki tek sıkıntı Türkiye sözde sosyal devlet ama alakasi yok. Bütün devlet adamlari luks arabalara biniyor, luks evlerde kaliyor vs hepsini halk ödüyor. Yoksa bunun yüzde 5ini yapan adami Fransa'da istifa ettirirler zaten.

Türkiye halk olarak dandik bir ülke. Devletine kul köle olanlar ülkesi. Haliyle devlet adamları en luks arabaya binerken kendi kuru ekmek yiyen adam bunla gurur duyuyor, koskoca devlet adami diyor. Vergiler de buraya gidiyor zaten.
Ha bu malum kisiler ile gelmedi, Türkiye hep böyleydi, sadece daha kötüye gitti.
0
logisticsmanager
(10.04.21)
1 - Verdigin linkteki aracin fiyati yuksek, $15k etmez :). Aracta aluminyum jant bile yok, koltuklar kumas, ustune 90bin mil yol yapmis. Buyuk ihtimal kiralik falandi. $5-6 bin eder belki.

2 - Camaro, Mustang gibi araclari insanlar disari cikmadan gozunde cok buyutuyor, sonra ilk kullanista buyuk hayal kirikligi, ford focus'tan hallice ic mekan kalitesi var. Ilk etapta 3 silindirli motordan inip v8e binmek guzel gelir de bir sure sonra benzinden sikayet etmeye baslarsin. Kullanisli araclar degil bunlar...

3 - Elin Amerikalısı garsonluk yapsa 3-5 senede biriktirdiği parayla altına Camaro çekebilir mi? Valla dar gelirli sunlarla geziyor kuzey Amerika'da:

www.megamotorsincbuck.com

Sitedeki diger araclari da gozden gecirmeni oneririm, harika ornekler var :)

Ben asgari ucrete tabi birinin kolay kolay gidip mustang/camaro alacagini sanmam. Alirsa da boyunu gecen sularda yuzuyor demektir. Ayrica arabayi almaktan ziyade yolda tutmasi sikinti bu ulkelerde, tamir isleri asiri tuzlu.

4 - Amerika-Turkiye karsilastirmasi yapmak gereksiz, arada cok cok ciddi siklet farki var. Biri 300 milyonluk super guc, ulke turkiye'nin yuzolcumu olarak 10 katindan buyuk, yeralti kaynaklari zengin. Turkiye'nin elinde birtek turizm var, eskiden tarim/hayvancilik vardi onun da icine ettiler. Dolayisiyla vergilerin yuksek olmasi normal. Neden araba/benzin/elektronik? Cunku kontrolu kolay. Kacak cok, vergi toplamakta zorlaniyorlar.

Vs..
0
cooperr
(12.04.21)
(12)

Temmuz ayında Türkiye'ye gelinir mi?

logisticsmanager
Iki sene oldu aileyi, arkadaşları görmeyeli. Temmuz ayında iki hafta gelelim diyoruz, lufthansa ile güzel bulduk.Temmuzda sizce en azından geçen yaz gibi olur mu? Bana artık yazin da insanları tutamazlar gene geçen yaz oldugu sekilde olur gibi geliyor. Zaten çok gezmeye değil de aileyi görmeye geliy
Iki sene oldu aileyi, arkadaşları görmeyeli. Temmuz ayında iki hafta gelelim diyoruz, lufthansa ile güzel bulduk.
Temmuzda sizce en azından geçen yaz gibi olur mu? Bana artık yazin da insanları tutamazlar gene geçen yaz oldugu sekilde olur gibi geliyor. Zaten çok gezmeye değil de aileyi görmeye geliyoruz (Avrupa'dan). Bir de yemek yemeye, üzerime iskender kebap, copsis, baklava atilsin istiyorum :/
0
logisticsmanager
(09.04.21)
ben olsam riske girmezdim. evet ozlem fazla olmus olabilir ama turkiye su an icin cok riskli. boyle devam ederse tr ucuslarini da askiya alabilir avrupa.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.04.21)
dün abd'deki komşularla konuştum. onlar da aşı olmuş gelmek istiyorlar ama gelmemeniz daha hayırlı olur dedim. yaşları da 70'in üstünde.

bu arada karaköy güllüoğlu yurtdışına baklava yolluyor :)
0
sutlu nescafe
(09.04.21)
Agustosta gidiyoruz biz. Gecen yazdan daha rahat olur bana kalirsa, su anda bile insanlarin umrunda degil.

Ailenin buyukleri asi oldu, biz de gitmeden olacagiz buyuk ihtimalle. Iki taraf da asili olunca cok bir risk kalmiyor ortada aslinda.

Baklava olarak da gaziantep elmacipazari gulluoglu da yurtdisina gonderiyor. Karakoy gulluoglundan birkac gomlek daha iyi. Ingiltereye kilosu 30 pounda geliyor, sizin oralara da benzerdir herhalde, deger kesinlikle
0
fakyoras
(09.04.21)
ben olsam gelmem
0
in vino veritas
(09.04.21)
Avrupa'daki vaka sayılarının da düşük olmadığı varsayılırsa (özellikle Fransa, İtalya gibi yerlerde), yaza kadar vaka sayıları Türkiye'de biraz düşer, anne babanız ve siz de gelmeden önce asilanirsaniz, geldiğinizde de gezmek yerine aileyle vakit geçirmeyi tercih ederseniz bence gelinebilir. En azından biz ailecek öyle yapacağız.
0
fraise
(09.04.21)
Aşı olmadığınız sürece kesinlikle gelmeyin. Her şey olabilir bu saatten sonra.
0
roket adam
(09.04.21)
Geleceğin yerde virüs yok mu? Var.
Ha orada kurallara uyumuşsun ha burada. Türkiyedeki virüs daha bulaşıcı değil nasıl olsa, vaka sayısı çok ama örneklemin küçük olacağı için(tüm ülkeyi gezmeyeceğini düşünerek) ayrıca riske girmiş olmayacaksın.

2 sene uzun bi süre, bu yaz gelmezsen öbür yaza kadar gelemezsin çünkü kışın sayılar artıyor, muhtemelen yazın sayılar biraz daha düşecektir. Ben olsam gelirdim.
0
Jux
(09.04.21)
Bizim asi zor gibi, yaslar 28-26, hastalik vs yok, risk grubunda degiliz. Bilmiyorum. Babam oldu, annem de herhalde o zamana olur.

Kafam karisik vallaha buradan da herkes mantikli cevaplar vermis yani :/
0
🌸logisticsmanager
(09.04.21)
Ben Haziranda geliyorum.Ustelik uzaktan calisip uzun sure kalmayi planliyorum. Almanya asi isini beceremedi belki Turkiye'de asi sirasi gelir :)
0
turkuaz
(09.04.21)
Benim de gitmem lazim 3 sene oldu gidemedim. A$i olduktan sonra gitmeyi dusunuyorum.
0
cooperr
(09.04.21)
Sizle yaklasik olarak ayni durumdayim. Türkiye´ye gelmeyeli 1 seneyi gecti. En yakinlarimi gorsem yeter diyorum, ancak ortalik kiriliyor. Annem-babam asi oldular, simdi korona da oldular, yatak dosek yatiyorlar. Ben de asi oldum, yuksek risk grubundayim ve su an icin Türkiye´ye gitmeyi planlamiyorum.

Temmuz bana cok gercekci gelmiyor. Gecen yildan daha da kotu olacak bence. Gecen yil ciddiye alinan sokaga cikma yasagi, isleyen kati kurallar bu yil oyuncak oldu, kimsenin kurallari, yeni uygulamalari ciddiye aldigi ya da alacagi yok. Ayrica dondugumde uzun sure karantinada kalmak istemem, hele de yazin ortasinda... Donunce karantinada gercekten kalabilecek misiniz?

En güzeli Yunanistan kapilari acsin, ortada, guzel ve sakin bir adada bulusalim. Yoksa zor.

Asla su vakitte ucak bileti alip kendinizi ekstra strese sokmayin derim.
0
buf-e kür
(09.04.21)
Çekya'da yaşayan ve sonbahara doğru bebekleri doğan arkadaşlarım iki kez gelip gittiler bebek doğduktan sonra. Şaşırmadım dersem yalan olur ama, sonuçta herkes kendi risk-yarar-zarar hesabını yapıp karar veriyor. Şu süreçte salmayıp tedbirli davrananlar olarak zaten psikolojimiz alt üst oldu artık. Tedbirli davranmaya devam ederek kendimize hareket alanı yaratabiliriz hatta yaratmalıyız diye düşünüyorum ben. Ama herkesin koşulları farklı tabii.
0
gmzo
(09.04.21)
(8)

Google yorumları dikkate alıyor musunuz?

msb
Birkaç sene öncesine kadar pek sallamazdım ama şimdi bi devlet dairesine ya da restorana vb gittim diyelim, hizmetten memnun kaldıysam ya da kalmadıysam mutlaka bi yorumlayasım geliyor. Yorumlamasam da Google ısrarla soruyor zaten.Artık bi mekana, devlet dairesine, tamirciye vb giderken mutlaka bi y
Birkaç sene öncesine kadar pek sallamazdım ama şimdi bi devlet dairesine ya da restorana vb gittim diyelim, hizmetten memnun kaldıysam ya da kalmadıysam mutlaka bi yorumlayasım geliyor. Yorumlamasam da Google ısrarla soruyor zaten.

Artık bi mekana, devlet dairesine, tamirciye vb giderken mutlaka bi yorumlara bakıp ona göre hazırlıklı gidiyorum. Google bir konuda daha güçleniyor sanki.

Sizde durum nedir?
0
msb
(08.04.21)
Çoğu reklam amaçlı, diğer çoğu da bilinçli kötü yorum oluyor. Sallamıyorum hiçbirini
0
sonuncu nokta
(08.04.21)
Evet dikkate aliyorum. Bana fiş vermeyen esnafı, işini kötü yapanı da puanlayıp yorumumu yapıyorum.
0
onkiloversemtamamım
(08.04.21)
Telefonda oldugum icin editleyemiyorum ama sonuncuya bir noktada katiluyorum. bot hesaplarla kendine guzel yorum yapann da cok ama anlasiliyor. Kimse bi pastane için, kurupastalari cok guzel, hijyen 10 numara, güleryüzün adresi x pastanesi diye yorum yapmaz. onlar anlasiliyor ve cok goze batiyor
0
onkiloversemtamamım
(08.04.21)
Dikkate alıyorum, reklam için yazanlar az biraz belli oluyor. Memnun kaldığım yerleri bende yorumlarım. Ekşi de linçlere katıldığım da oldu.
0
Topalordek
(08.04.21)
evet
0
hewit
(08.04.21)
olumluları değil olumsuzları dikkate alıyorum
0
sttc
(08.04.21)
evet, asina olmadigim bir yere gitmeden once genelde bakarim.
0
cooperr
(09.04.21)
Evet dikkate alıyorum, yodumda yazıyorum. Eminim benim gibi başkaları da yazıyordur
0
rapisa
(09.04.21)
(16)

türkiyede hanehalkının para biriktirememe sebebi

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(07.04.21)
Benim gördüğüm para biriktirmek diye bir şey yok. Kredi çekip ödemesini yaparsın. O senin birikmiş paran olur.
0
baal
(07.04.21)
Maaşlı çalışıp ay sonunu zor getiren insanlar ne parası biriktirecek? Kenara 2-3bin lira koysa yılda 30bin lira yapıyor. Yatırım yapsa parayı ikiye katlasa yıllık 60 bin lira. Yatırımla 10bin dolar bile yapmadı.
0
synesthesia
(07.04.21)
Para biriktirmek ne kadar para kazandığın ile ilgili değil alışkanlık meselesi. Para biriktirmek diyince insanların aklına direkt 2 bin 3 bin geliyor. Oysa 50,100 tl de olabilir. İstek ve ihtiyaç olayı ile ilgili bence durum. Herkes ''ulan eşek gibi çalışıyoruz bunu hak ediyorum'' diyip paraları bastıkları için alakalı alakasız şeylere durum bu oluyor
0
paramolacak
(07.04.21)
Alışkanlık meselesi olması ayrı bir olay ama kendimizi kandırmayalım. Parayı bir şey almak, o parayı bir yerlerde kullanmak ve duruma göre hayat kaliteni artırmak için biriktiyorsun. Aylık 500 lira biriktiren adam bozulan cep telefonunu anca 6 ayda değiştirebiliyor. Biriktirdiğin paranın bir halta yaramadığını gördüğünde eh yeter bee diyorsun bir yerden sonra. Yoksa benim çevremde gördüğüm maaşlı çalışıp iyi kazanan insanlar gayet de birikim yapabiliyorlar. Ben bu tarz bir genelleme yapamıyorum o yüzden.

15-16 sene önce eve dolmuşla dönmek yerine her gün yürüyerek iki sene boyunca para biriktirmiş, o parayla da istediğim bir şeyi almıştım. Ama bir yaştan sonra hem sefil yaşayayım hem de para biriktirmek için uğraşayım mantığını kaldırmıyor bünye. Az kazanıp ay sonunu zor getiren insanlar için 100 lira bile önemli oluyor.
0
synesthesia
(07.04.21)
Alım gücünün sürekli düşmesi de olabilir. Aynı parayı kenara koymak için sürekli daha az almak lazım.
0
turkce konusan uzayli
(07.04.21)
her şey olması gerekenin 3 katı fiyatta olduğu için. her şey ama her şey olması gerekenin en az 3 katı. ben 10 yıldır para biriktiyorum ve hiç bir şeyim yok. hiç bir şeyi almak istemiyorum son 5 yıldır çünkü resmen kazıklanıcam alırsam.
0
ayseee
(07.04.21)
Sadece turkiye'de degil disarida da sorun orta diregin yok edilmis olmasi, insanlarin ezici cogunlugu dar gelirli dolayisiyla birikmiyor, birikmesine izin vermiyorlar. Dunya nufusunun %95'i %5'in refah icinde yasamasi icin calisiyor. Adamlar da bu arada parayla para yapmaya devam ediyorlar.
0
cooperr
(07.04.21)
yurt disinda enflasyon olmadigi icin insanlar pandemide gelecek korkusundan deli gibi para biriktirmeye basladi. Turkiyede ise %30 uzerinde enflasyon var. Para biriktirsen enflasyon ortaminda nakitte yakalanacaksin.Durum fena.Bu yuzden insanlar deli gibi mal almaya, zam gelmeden tuketim yapmaya calisiyor.Sonuc ortada
0
turkuaz
(07.04.21)
Ikisi de. Hem fakirlik var, hem de finansal okur yazarlik, cost-benefit analizi yapma becersisi falan cok dusuk.

"düzgün harcamayi bilmemek" diyince kulturumuzde son 10 senedir f/p urunu diye bir kavram olustu, tam koyun turnusolu.
0
hot potato
(07.04.21)
ekstra harcama olmadan, minimum giderlerimin tutarı gelirimden fazla. annem yardım ediyor. para biriktirmem imkansız.

bazılarının da gelirleri giderlerine ancak yetiyordur. gelirleri bir tık fazla olanlar da artırabildiklerini zaten çıkan aksiliklere harcıyorlardır.


fakiriz işte düpedüz fakiriz.
0
batlegolas
(07.04.21)
mecburi harcamaları kazancına eşit olan ya da kazancından fazla olan ciddi bir güruh var evet, ama halkın %30'u olsun diyelim ki. kalan %70'in çok çok çok büyük bir kısmında kesinlikle finansal okur yazarlık yok. fakir olduğumuz halde düğün, dernek, kına, sünnet ıvır zıvır şovlara inanılmaz paralar harcıyoruz, yatırım yapma, birikim yapma, parayı katlama gibi bir kafamız kesinlikle yok diyebilirim. en azından etrafımdaki örneklerin çoğu böyle.

31 yaşındayım, aşağı yukarı tüm arkadaşlarım 22-23 yaşından beri çalışıyoruz. herkesin önceki finansal kararlarının sonuçlarını görmeye başladığı yaşlardayız yani. gerçekten 9-10 senedir çalıştığı halde kenarda 3-4 bin tl parası olan adam da var, ev araba kredisine girip en azından birikim yapan da var. yani bizimkilerde gerçekten kafa yok. burada bile her gün "babamdan şu kadar para kaldı faize yatırsam nasıl olur", benzinli değil dizel araba alsam değer mi, ev almam mantıklı mı vs diye soran bir sürü insan var, yani bi excel hesabıyla çözülecek şeyler ama seviyemiz bu denli düşük. zengin bir ülke olup har vurup harman savursak yine idare ederiz ama bu fakirlikle, bu israfla gerçekten bizim nesil 30-40 sene sonra ne olacak çok merak ediyorum. muhtemelen 70 yaşında garsonluk yapmak zorunda kalan doğu bloku insanları gibi olacağız.

yani tüm suçu ülkeye yüklemekte biraz acizlik ve kolaycılık görüyorum açıkçası. evet ülkenin ilginç dengeleri var, o dengeleri okuyup parayı ıvır zıvır şeylere basmak ya da araba kredisine girmek bir tercihtir yani.
0
roket adam
(07.04.21)
Geçen hesaplama yaptım; şu an Avrupa'da junior müdür olarak aldığım para ile İzmir'de aynı hayatı yaşamam için (ayni tarz ev, araba, köpek masrafi, esimin calismamasi falan) 13bin lira civarı para çıktı.
Eh İzmir'de bu parayı 4 yıllık çalışan alamayacagi için ya hayat standardini dusureceksin ya da borç.

Kısacası Türkiye ucuz iş gücüne dayalı gelir farkının uçurum oldugu bir yer. Haliyle zaten çoğu kisinin kenara koyacak parası yok. Ki çok pahalanmis. Merak edip baktım geçen fiyatlara, bundan 4 sene önce 250-300 lira anca tutacak alışveriş 750 lira tutuyor.
0
logisticsmanager
(07.04.21)
Reel faiz dusuklugu. Bugun alabilecegin seyi yarin alamayacaksan biriktirip napacaksin?
0
dunal
(07.04.21)
ben tuketme istegine ve ondan bundan gorup "benim neyim eksik?" duygusuna bagliyorum. hicbir seyden geri kalmiyoruz.

bu gorgusuzlukleri ozellikle dugunler konusunda gorebilirsiniz. servet dokup borca girip dugun yapiyorlar : ) "bir kere evleniyorum" diyorlar, "oteki suraya gitmisti", "beriki bu kadar harcamisti"... sosyal medyanin yan etkileri iste.

bir de baska bir huy daha turedi. baskasinin cebindekini giyiminden kusamindan tahmin edemeyince onu da ayri bir asagiliyorlar. cok parasi var yemiyor diyorlar. illa herkes tuketecek ki bu da rahatlayacak.

milyar dolarlari olan adamlar sort-tshirt geziyorlar parayla bir dertleri yok.

gercekten goruyorum bazi yabancilarda: (bu dediklerim genelde belli bir yasin uzeri tabi) milyon poundlari var, ama ufak bir eve razi oluyorlar, eski model araba kullanmaya devam ediyorlar. senin ugrasmayacagin hobilerle ugrasiyorlar, kazak almak yerine oruyorlar, evde yemek hazirlayip isyerine goturuyorlar...

yani ben de dunyanin en tasarruflusu degilim ama belli basli seyleri uzun vade dusunerek aliyorum. bir telefonu mesela ben minimum 5 yil kullaniyorum. cunku ona buna gostermek icin almiyorum. yere dusurup kirmiyorum. suya bir yere dusurmuyorum... eski telefonlarim hala tertemiz kutusunda da duruyor, satmiyorum.

parasini tek cekim(gerekirse nakit) odeyebildigim halde her sene en yenisini almiyorum.

sadece biriktirme degil bu anlamda dogru durust kullanmayi da bilmedigimizden hemen her seyi eskitip bozuyoruz. ikinci el olup da gercekten temiz kullanilmis bir urune rastlamiyorum ben.

ya bilincsizce almis, ama kullanacak bir firsati olmamis yillarca kutusunda saklamis. (sonra tabi aldigi fiyata satmaya kalkiyor : )

ya da artik oldurmus ama bu sefer de "cok temiz" diyerek tutturabildigine...

cok acayip bir ortam var tuketim konusunda
0
idexo
(07.04.21)
Sorun halkın para biriktirmesinde değil, biriktirdiğinin sürekli enflasyonla erimesi. Bu durumda önceden altın şimdilerde ise hem döviz hem de altın olarak biriktiriyorlar. Pandemi olduğu için de harcama için bir neden yaratamıyorlar.
Kazanç güçleri orta veya altı olduğu için de, ev, araba gibi ya da bir yurt dışı tatili gibi yatırıma harcayamıyorlar.
0
silver apple
(07.04.21)
Turk halki kadar birikim yapan halk var mi acaba.

Anadoluda banka kasalarindan dolar fiskiriyor. Herkesin evinde tonla altin var.

www.ntv.com.tr

Beyaz yaka yiyor eline geceni, ona da zaten para vermiyorlar.
Buna ragmen Golf falan alarak yine de bir sekilde yarim milyonu elde etti cogu.
0
divit
(08.04.21)
(14)

Annelere soru? Anne sütü ve mama ikilemi?

mikahakkinen
45 günlük bebeğimiz var, sezeryan doğum oldu. Eşim 43 kg ile hamile kaldı. İlk doğduğunda süt gelmeyince mama takviye ettik ama bu süreçte emzirmeye devam ettik. 2 haftadır psikolojik savaş vererek sadece anne sütü verdik ancak süt yetersiz. Tamam mama olmasın istiyoruz ancak çocuk doymuyor, istemiy
45 günlük bebeğimiz var, sezeryan doğum oldu. Eşim 43 kg ile hamile kaldı. İlk doğduğunda süt gelmeyince mama takviye ettik ama bu süreçte emzirmeye devam ettik. 2 haftadır psikolojik savaş vererek sadece anne sütü verdik ancak süt yetersiz. Tamam mama olmasın istiyoruz ancak çocuk doymuyor, istemiyoruz ancak anne sütü artı mama takviye gitmeye karar verdik. Doktorumuz inatla anne sütü yeter diyor ancak yetmiyor. Anneler sizin düşünceleriniz neler?

not: eşim kimyager zaten en zararsızlarına gidiyoruz her üründe.
0
mikahakkinen
(07.04.21)
aynı durumu biz de yaşadık. doktora gittik. çocuk sürekli ağlıyordu meğerse doymuyormuş. biz de gazı var sanıyorduk. açlıktan ağladığını duyunca içim parçalandı. doktorda mama ile takviye edin ama anne sütünü de bırakmayın dedi. meme reddi yaşamaması için de medikalcilerde satılan feeding tube diye bir şey önerdi. videoda nasıl yapacağınızı anlatıyor.

o doktoru da boşverin kimse çocuğunu aç bırakmak istemez. tamam anne sütü faydalı ama yoksa veya az ise yapacak bişey yok. ama emzirmeyide bırakmasın çocuk emdikçe vucut süt üretmeye devam eder ve birden fazlalaşabilir.

edit: mama tavsiyesi olarakta golden goat yada hipp olabilir.

www.youtube.com
0
xrated
(07.04.21)
Mama eklemede hiçbir sakınca yok.
Bizim oğlumuz doğuştan itibaren çok iştahlıydı ve iki meme dolusu süt yetmiyordu. Gece kalkıyor, biraz emip uyuyor, 1 saat sonra yeniden uyanıyordu. Meğerse açmış.
Bizim doktorumuz Nutrilon önermişti. Yenidoğan uzmanıydı.
0
pro9it9is9
(07.04.21)
Doymuyorsa verin mamayı. Ben de ilk doğum yaptığımda sütüm azdı, 15 gün mama ile beraber anne sütüne devam ettik. Sonra gerek kalmadı ama gerekirse verirdik. Hiçbir mama bebeğin aç kalmasından ve aç hissetmesinden zararlı değildir. Tabii ki ilk tercih olarak anne sütünü önerirler ama bizim ailede de doktorlar var ve hepsi gerektiğinde mama kullandı.
0
curukturpkokusu
(07.04.21)
Anne değilim.
Ablam doğum yaptığında onun da sütü çok azdı ve yeğenime yetmiyordu. O ara mama verdiler ama ablam sonrasında bir diyetisyene gidip süt arttırıcı bir programa başladı. Mamaya gerek bile kalmadı. Açtıkları kutuyu bile bitirmediler. Bu yüzden bir diyetisyene gitmekte fayda var.
0
The colors of my sea perfect color me
(07.04.21)
yetmez hocam. bizde de sut az idi mama ile takviye ettik baska yolu yok.
hatuna yagli bagli seyler yedirin, sutu kesinlikle arttiriyor.
0
cooperr
(07.04.21)
@xrated mama olarak golden goat kullandık hep. kanola yağı mevcut. araştırdık en sıkıntısız mama golden goat gibi. baby goat yerli malı oturduğumuz aydında hatta keçi çiftliği ancak suda çözünmeme yorumu çok. tabi çocuk keçi sütü sevmezse inek sütlülerde olur.
0
🌸mikahakkinen
(07.04.21)
curukturpkokusu +1 hicbir mama bebegin ac kalmasindan daha zararli degil. ayrica emzirmek ogrenilen bir surec, yavas yavas ogrenecek esiniz, o zaman hem kendisi hem bebis daha iyi hissedecek. toparlayana kadar oncelik anne sutunde olmakla beraber mamayla takviye edin. esinizin sutu arttikca mamaya ihtiyac azalacak ve zamanla bitecek. biz de aldigimiz mama paketini bitiremedik mesela.

soylenen odur ki, stres ve uzuntu sutun bas dusmani, esiniz kendini uzup sutum yetmiyor diye harap ediyorsa o da sutu etkiler. oyle dusunmesin, cok insanin yasadigi bir surecten geciyor oyle dusunsun. canini sikan biri(leri) varsa kim olursa olsun ortamdan uzaklastirin. annem bana surekli sutun yetmiyor diye baski yapiyordu, surekli moralim bozuluyordu. annem gittikten sonra biraktik mamayi cunku moralimi bozan kimse kalmamisti. bu donemler biraz hassas donemler, esinizi hos tutun bol bol motive edin. bebisle de bolca ten tene temas kursun, fotograflarina baksin bolca. hormonal bir sey sut salgilanmasi, bebekle ne kadar temas o kadar hizli sut :) bir de ben tahin ve yulafin cok faydasini gordum. gunde en az 3 litre su icmeyi de ihmal etmesin. bizim bebe de 4 aylik, tazecik yasadigim yeni annelik/emzirme surecini yazdim biraz uzun oldu ama :) basarilar ve kolayliklar diliyorum sizlere.
0
in vino veritas
(07.04.21)
Aynı durumda çocuğumuz ölüyordu, son anda hastaneye yetiştirdim, 10 gün yoğyn bakımda kaldı. Süt bazen olmayabiliyor ya da çok yetersiz oluyor. Doktorların da bir kısmı yeter, bir çay kaşığı bile emse yeter diye saçmalıyor. Ezbere konuşuyorlar, ciddiye alma. Kaç ml. süt geliyor ölçün gerekirse. Ona göre değerlendirme yapın, bebeği aç bırakmayın.
0
adivar
(07.04.21)
Sizin başınıza geleni ben de ilk çocuğumda yaşadım. Çocuk 3,5 kg doğdu, hastaneden 3,2 kg çıktık. İki gün sonra doktor kontrolüne gittik, çocuk hep uyuyor ve az çiş yapıyordu (ki bunun yetersiz beslenme işareti olduğunu daha önce söylemişlerdi). Nihayetinde "size bir süt ölçümü yapalım" dediler. Çocuk zaten aç, sütümü makineyle çektiler 10cc mi 20cc mi öyle bir şey çıktı. Bununla doymaz çocuk, mama vermeniz lazım dediler. Çektiğim süyü de biberonla bir solukta içip bitirdi çocuk. Eve geldik, mama verdik. Bir hafta böyle mamayla besledik ama kolayca biberondan içeceği mamayı haspam uğraşıp memeden çekmeye tenezzül etmiyor tabii. Bu durumda memeden sağıp çıktığı kadarını yine biberonla veriyoruz ki memeden süt gelmeye devam etsin. Çocuk bir hafta sonra kritik durumu aşınca (asıl doktorunu bulabilmiştik o zaman içinde) doktorumuz dedi ki "artık memeye dönüş vakti geldi". Mama vermeye devam ettik, ama kaşıkla. Bizimki 2 günde çözüldü çok şükür ama çocuğun inat durumuna göre bu süreç daha uzun sürebilir. Haspam baktı kaşık olayı emmekten daha zor daha bir hırsla emmeye başladı. Ben ilk çocuğumda maalesef hiçbir zaman saadece anne sütü ile gidemedim, hep bir takviye yapmak zorunda kaldık. Bunun alınan kilo ile de hiç ilgisi yok. En ideali 11,5 kg almıştım hamileliğimde. İlk çocukta olabilen şeyler bunlar. Doktorunuzun "anne sütü yeter" demesi neye dayanıyor onu da bir irdelemek lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(07.04.21)
bence gereksiz bir takıntı. zehir vermiyorsunuz çocuğa, süt yetmiyorsa doktorların gazına gelmeyin.

onlara da hak verin, mama verin dese sizin gibi bilinçli olmayan ebeveynler direkt anne sütünü keser. bu nedenle emzirme politikasinin suyu çıkmış artık.

doğum yaptım sütüm yok, mama verelim diyorum hemşire diyor ki olmaz doktor izin vermez :) zaten ağrısı, sızısı, şoku, gelen gideni olan anneyi strese sokup ağlatmaktan başka hiçbişey değil yaptıkları. çocuk benim olduğundan size sormuyorum içerikli bir konuşma çekmiştim kibarca.

velhasıl sakin sakin pompayla falan denesin gelir zaten, bu esnada mama verirsiniz, gelmiyorsa da dediğim gibi zehir değil yani bu.
0
kenarortay
(07.04.21)
Bir de şunu eklemek istiyorum. Hashimoto hastasıyım, doğum sonrası ilacım yetmiyormuş meğer, ilaç dozu artınca sütte de artış oldu, ilgisi var mı bilmiyorum ama. Eşinizin kan kontrollerini de yaptırın, pandemiden dolayı ihmal ediyoruz hepimiz. Bir de instagramda miniktabağım hesabının sahibi diyetisyen anne beslenmesi konusunda süt arttırıcı tarifler veriyor.
0
curukturpkokusu
(07.04.21)
Bira mayası hapı var Gnc’de
Pragnacare’in doğum sonrası vitamini var bir de. Ben bu ikisinin faydasını çok gördüm meme + mamadan memeye döndük. Bir araştırın doktorunuza sorun.
Benim de cehalet kraliçesi kayınvalidem mama vermesin demişti eşime. Üç günlük bebek sabah beşe kadar açlıktan uyumuyordu düşünebiliyor musunuz. 4400 çocuk doğurdum bir haftada 3500e indi kilosu yetersiz beslenmeden.
Mama tıbben ihtiyaç varsa verilir öcü değil. Kilo alımına göre doktor ayarlar mama dozunu iyi bir doktor bulun ki dengeyi kurabilesiniz.
0
cilekli pasta
(07.04.21)
keçi sütündeki fosforun yüksek oluşuna bağlı kalsiyim emilimini kısıtlaması buna mukabil kemik gelişim -allah korusun- epifiz kaymasının tedavisi bazen cevap alınamamayla sonuçlanabilir. meme başı çocuk tarafından uyarılması süt oluşumuna katkı sunar. doyan çocuk(takviye süt ile) bunu ne kadar yapar takdiri sizlere bırakıyorum takip eden yenidoğan doktarlara bunlara danışın lütfen
0
hunharca ben
(08.04.21)
Çocuğun doymadığını nasıl anlıyorsunuz? Ne kadar çişli bezi çıkıyor? Saatte 1 en az 15 dk bir meme , 15 dk diğer memeyi emsin. Her saat başı emsin sütü anca öyle artar. Bir de bol su içsin. Sütün yetmeyeceği anne yoktur.
0
sta
(08.04.21)
(5)

40+ antikalara bilgisayar sorusu

kibritsuyu
1. elimde zamanında canını çıkardığım, ama hala çalışan 1990 model bir amiga 500 var (bir koli de oyun). disket sürücüsü okumuyor. zamanında ben buna pc'ler için olan disket sürücülerinden alıp taktım, çalışmadı, bağlantısında bir farklılık var sanırım. bunu açıp oynayabilmemizi sağlayacak parçayı n
1. elimde zamanında canını çıkardığım, ama hala çalışan 1990 model bir amiga 500 var (bir koli de oyun). disket sürücüsü okumuyor. zamanında ben buna pc'ler için olan disket sürücülerinden alıp taktım, çalışmadı, bağlantısında bir farklılık var sanırım. bunu açıp oynayabilmemizi sağlayacak parçayı nereden buluruz, tamiratı kim yapar? var mıdır hala anlayan?

2. ben bundan eski arkadaşlara bahsettim, birinde de commodore 64 varmış kasetli. lakin onun da teybi çalışmıyor. hem çalışsa da kafa ayarı mafa ayarı lazım. bunu becerebilecek kimse var mıdır? elektronik mühendisi arkadaşımıza söyledik, şeması varsa yaparım dedi asdaskkfjk nereden bulalım lan şemayı, 35 yıl geçmiş üstünden.

evet şehrimiz ankara. yardımcı olmak isteyen var mıdır?
0
kibritsuyu
(07.04.21)
Şu videolar işinizi görür sanırım :)

www.youtube.com

www.youtube.com
0
Northern Mariner
(07.04.21)
Ben çocukken Commodore'da kafa ayarını kendim yapıyordum, biraz sabır isteyen bi işlemdi sadece.

Tamirat için yine 40 yaş üstü, yılların bilgisayar tamircilerini bulmak lazım, ki çoğu dükkan kapandı gitti.

Ben olsam Kadıköy vb gibi yerlerdeki bit pazarlarını dolaşıp çalışan disket/kaset sürücü arardım.
0
msb
(07.04.21)
aslında amiga ve c64'un hala baya meraklısı var. sanırım artık kimse disket kullanmıyor. bi aparatla sd card uzerinden yukleme yapıyorlar.

www.facebook.com
0
orpheus
(08.04.21)
commodore'un tornavidasi vardi kafa ayari icin, zor degildi. Ama arada o vida yalama oluyordu servise gitmesi gerekiyordu.

antika lafina kirildim.. :D
0
cooperr
(08.04.21)
orpheus +1 ayrıca hard disk de takabilirsiniz.
0
guitarissimo
(08.04.21)
(8)

Ucak yerine arabayi tercih etmek

aslil
Merhaba. İş seyahati nedeniyle yaklaşık 750 km uzakta bir şehre gitmeliyim. Covidden korkan biriyim. Bu nedenle ucakla değil arabamla gitmek istiyorum.( Ucak da olsa araba da olsa masrafları şirket karşılıyor.)Sizce saçmalıyor muyum?
Merhaba. İş seyahati nedeniyle yaklaşık 750 km uzakta bir şehre gitmeliyim. Covidden korkan biriyim. Bu nedenle ucakla değil arabamla gitmek istiyorum.( Ucak da olsa araba da olsa masrafları şirket karşılıyor.)

Sizce saçmalıyor muyum?
0
aslil
(06.04.21)
ben olsam uçağı tercih ederdim.

tüm önlemleri aldıktan sonra(çift maske, dezenfektan, mesafe...vb) oluşacak maksimum risk, tek başına 750km'lik uzun yolda oluşabilecek risklerden azdır. zaman ve yorgunluk kısmından bahsetmiyorum bile.
0
sinek kral
(06.04.21)
Bence evet. Ama ödün koparak uçağa binip acaba virüs kaptım mı diye kafayı yiyeceğine arabayla git tabi. Saçmalıyor olduğuna ihtimal vermen olumlu bu arada.
0
pati
(06.04.21)
Evet.
0
himmet dayi
(06.04.21)
valla 3. dalganin ortasinda ben olsam arabayla yavas yavas gider gelirim.
0
cooperr
(06.04.21)
kisiden kisiye degisir. ben de ucak yerine arabayi tercih edenlerdenim.
0
rm
(06.04.21)
750 km'yi dinlenme tesisine girmeden girecekseniz mantıklı olabilir. diğer her türlü uçak.
0
helenart
(06.04.21)
1000 km için araba tercih ettim üstelik masraflarımı da herhangi biri karşılamadı.

zaman varsa araç+1
0
jamiro
(06.04.21)
Ben kesinlikle katılıyorum sana covid öncesi sürekli iş seyahati yapan biri olarak. Masrafı önemli değil yeter ki o sıkış tıkış uçağa binmeyeyim.

Bu arada iş seyahati yapman da manasız şu anda ama sen bilirsin yine. Gidersin, gittiğin yerde kaparsan o 750 km dönüş arabayla nasıl olacak onu da düşünmen lazım.
0
roket adam
(06.04.21)
(12)

yurt dışı deneyimleriniz

rakicandir
Selamlar arkadaşlar, Herkes gibi ben de yurt dışında yaşama niyeti taşıyorum ve belki de bir yerlerden başlamak gerektiğini düşünüyorum. Siz böyle bir karar verdikten yerleşene kadar hangi aşamalardan geçtiniz? Geriye dönüp baktığınızda şöyle yapılsa daha iyi olurdu dediğiniz şeyler var mı?Bunun dış
Selamlar arkadaşlar,

Herkes gibi ben de yurt dışında yaşama niyeti taşıyorum ve belki de bir yerlerden başlamak gerektiğini düşünüyorum. Siz böyle bir karar verdikten yerleşene kadar hangi aşamalardan geçtiniz? Geriye dönüp baktığınızda şöyle yapılsa daha iyi olurdu dediğiniz şeyler var mı?
Bunun dışında yaşadığınız ülkeden memnun musunuz? evet ya da hayırların nedenleri neler?

Şimdiden teşekkürler.
0
rakicandir
(06.04.21)
ilk asama olarak, "yurt disi" neresi onu netlestirmeniz lazim. dubai mi danimarka mi vs...
0
hot potato
(06.04.21)
En büyük hatam bunu ister istemez harekete geçmemek oldu.
0
howfaristhesky
(06.04.21)
ana dilini bilmediğiniz yere gitmeyin. giderseniz de ilk iş olarak çabucak öğrenmeye bakın.

ana dili farklı olan ülkelerde ingilizceye sırt dayamayın her ne kadar herkes ingilizce bilse de.

ayıp oluyor.
0
AlsterWasser
(06.04.21)
Hem yazılımcıydım, hem akademisyen. Fırsatım oldu, İtalya'da 1 yıla yakın kaldım, beceremedim. Sosyal entegrasyonun sıfıra inmesi bana göre değil. Şu an komple rafa kaldırdık o meseleyi. Arada aklımıza geliyor ama artısını eksisinden daha fazla kılamadık.
0
prole
(06.04.21)
Merhaba,

Eğitim veya evlilik yolu ile gitmeyecekseniz eğer zannımca 2 husus çok önemli:
1. Diliniz çok iyi olacak (mümkünse ing + yerel dil)
2. Yaptığınız içi çok iyi yapacaksınız
0
but that was just a dream
(06.04.21)
Tam olarak bu sürecin içindeyim. 2 yaşında bir bebekle beraber çekirdek aile olarak İngiltere'ye, ikinci dalganın tam olarak vurduğu Ekim ayında geldik.
Burayı seçme sebeplerimiz, dili biliyoruz, daha rahat iş bulabiliriz, ekonomi ne kadar sallansa da dünyada üst sıralarda vs. gibi şeylerdi.
Başka Avrupa ülkelerine de gidebiliyorduk ama yukarıdaki nedenlerden buradayız.
Taşınma kararını zaten 10 yıldır düşündüğümüzden aslında kafada çok önce vermiştik.
Geçen yaz, covidden delirmek üzereyken, eşimin eğitimiyle bağı kalmaması sonrası hafiften biraz gaza geldik. O bana "artık gidelim durmak istemiyorum" dedi, ben "hay hay" dedim.
Bunu dedikten yaklaşık 2.5 ay sonra kendimizi burada bulduk.
Taşınmak, eşya toplamak, ev bulmak vs. hakikatten işkence.
Yeni taşınılacak ülkeye eğer orada herşey ekstrem pahalı değilse, eşya taşımak çok saçma.
Adaptasyon ve yalnız olmamak çok önemli. Bizim şu ana kadar dayanabilmemizin tek sebebi 3 kişi olmamız. Yoksa bu pandemi ortamında tek başıma gelmiş olsam yalnızlıktan kafayı çizerdim sanırım. Zaten adapte olabilecek sosyal ortam yok, ofisler kapalı.
Bundan dolayı iyice tartıp, o ülkenin atmosferine dahil olabilecek misiniz bakmanız lazım. Ben hala heryer açılınca gidebileceğim klupleri, dernekleri araştırıyorum. Yoksa geçmez hayat.
Geri dönüp bakarsam, keşke daha erken yapsaydım derim. Covid esnasında değilde, 2 yıl önce yapmış olsaydık, burada doktoru da, komşuyu da herşeyi bilirdik. Bu kriz esnasında bu kadar yalnız kalmazdık.
Ne kadar kapalı olsak da, yine de memnunum. Gelecek açısından daha pozitif olabildiğim bir yerdeyim. Biliyorum ki bir sorun çıkarsa hakikat ile çözüm aranacak. Boris şapşalı ne kadar saçmalamış olsa da başlangıçta, yanındaki bilim insanları güzel bastırdı ve toparladılar.

Kısaca, kararı kesin vermek, uygularken caydırıcı fikirlerden uzak durmak (ailemi özlerim, türk damak tadı, aman burda bir şekilde yaşıyoruz işte) çok önemli. Gidiş için yasal altyapıyı kurmadan gaza gelmemek de lazım. "Ben gidicem yeaa" deyip sınırdan yüzerek geçmeye kalkmayın. Geldiğinizde ise, "of bi lahmacun yah" deyip kıvranmayın, ortama adapte olmaya bakın. (Bu ortamda ne kadar olursa) Zaten isteyerek yaparsanız, memnun olmak için bir sürü sebep bulursunuz.
0
quaker
(06.04.21)
Arkadaşlar sorum sanırım açık olmadı gelen cevaplardan anladığım kadarıyla:
1- hangi aşamalardan geçtiğinizi sordum. ilk önce şunu yaptık sonra bunu yaptık vs vs.
2- geriye bakınca şunu yapsak iyi olurdu, keşke önceden yapsaymışız dediğiniz deneyimleriniz.
3- yaşadığınız ülkenin ekonomik, siyasi, kültürel vb yönlerden sizi olan olumlu olumsuz etkileri.

Yani dil yazmışsınız tamam saygı duyuyorum da madagaskar'a ya da nepal'e gidip türkçe dışında bir dil öğrenmeyeceğimizi mi düşünüyorsunuz?
0
🌸rakicandir
(06.04.21)
bu arada her yıl yeşil karta başvurmayı unutma.
0
fransiz burjuvasi
(06.04.21)
1. İngilizce öğrenmek,

2. İstediğim ülkede Erasmus yapmak,

3. Dile hakimiyet ve Master,

4. Kalıcı bir iş bulup, yerleşmek,

5. Vatandaşlığı almak.

Geriye dönüp baktığımda daha iyi olurdu diyebileceğim bir şey yok.

Memnunum, her gün Türkiye'nin durumunu gördükçe memnuniyetim daha da artıyor.

Eksi(k) yanları elbette var. Ancak genel olarak, maddi-manevi, tatmin edici. Daha iyisini ya da farklısını istersem, başka ülkeye giderim.

Bu aşamalara dahil olmayan bir şey var, o da en önemlisi: uyum, adapte olabilme kabiliyeti. Bunu yapabiliyorsanız gerisi geliyor. Mutsuz olup, her gün ağlayıp geri dönmeye çalışanı da çok çünkü.
0
buf-e kür
(06.04.21)
1 - Dil harbiden cok onemli. Gitmeden cok iyi bilmene bence kesinlikle gerek yok ama orta seviye falan olman lazim ayak basmadan, yoksa cok zorluk cekersin. Zaten hicbir zaman anadilin gibi olmuyor. Dili bilmiyorum ama oraya gidince hallederiz, o arada ingilizce yeter bence sikintili bir bakis acisi cunku belli bir seviyeye gelene kadar ustunden silindirle gececekler, seni bitirecekler.

2 - Dilden sonra ikinci en onemli sey bence para, meslegin disarsa para etmiyorsa sikinti var. "Abi asgarinin iki kati aldinmi yeter, burada alim gucu cok yuksek" ekibine kesinlikle katilmiyorum, o is oyle olmuyor. Hayata gercek anlamda katilabilmen icin, hele ailen colugun cocugun falan varsa cok iyi kazanman lazim. Ama gocmen olarak bu zor, maaslar dusuk.

3- 20 senedir kanada'dayim, bunun yarisi okumakla gecti. Ben memnun degilim, beyaz yakaya burasi super gelin demem, maddi manevi olarak overrated bir ulke. Mavi yakaya ise gelin diyorum cunku orada goremedikleri hayati burada yasiyorlar, inanilmaz paralarla oynuyorlar. Beyaz yakanin hali ise bence icler acisi, rezillik. (Doktor/Avukat ve bazi ITciler haric)

4- Simdiki aklim olsa 10 sene once bizim copluge donerdim, gec kaldim boka battim.

5- Yurtdisi herkes gore degil, caki gibi psikoloji lazim. Hayal kurmak guzel ama malesef hayallerle gercekler birbirini pek tutmuyor. Ben cok pahali bir restauranta benzetiyorum disariyi. Hep camdan izlemissin, bir gun burada yiyecem demissin. Sonra o gun gelmis, iceri girdin, ortam super, servis on numara. Tabaklar geliyor, yemegin goruntusu harika. Sonra bir catal aliyorsun ve tadinin bombok oldugunu anliyorsun.
0
cooperr
(06.04.21)
1-evlilik yoluyla geldiğim için anlatılacak birşey yok pek. Garanti bir süreç, sadece biraz uzun o kadar.
2-is bulamam vs diye dert edip, ilk arayan isi kabul etmeyeydim iyiydi. Dünyanın top 3 fmcg firmasından biri ama calisma bana uymadı, parasi da azdi. 4 ay sonra kontrat bitiminde yenilemedim, 4 ay sonra iş buldum çok çok daha iyi sartlara. Kısacası alanınız tedarik zincirindeyse is her türlü var, dert etmeyin.
Bir de çok mobildim ama daha büyük şehir ve düzgün havasi olan yer seçmek lazim. Ben 150 bin kisilik kuzeyde bir şehre gittim, İzmir'den gelen adama yaramadi. Sehir cok sirindi ama olmadi.

3- olumlu çok var ya anlat anlat bitmez. Onun dışında Türkiye gibi dandik bir is kültürü olan yerden sonra sağlam is kültürü öğrendim, bu da cok arti.
Olumsuz: yani aklıma pek gelmiyor. Türkiye gibi insanlarin somuruldugu bir yerden sonra o somurulen hayatin eksikligi var; gece bilmem kaca kadar acik olan cafe, gece 12de kapanan market, her yer bim/bakkal, yemeksepeti, parayi bastırıp herşeyi yapabilmen. Onun dışında çalışanların haklari cok haliyle müdür olduğunda dert Türkiye'ye oranla daha fazla, ki güzel birşey bu. Sadece Türkiye'ye alisan bir müdür burada sıkıntı yaşar, hele o tipik kültürden geliyorsa.
Bir de Türkiye gibi calisanin 4bin alirken sen 20bin alamazsin. Yani sinif farki az. Ülkenin çoğu benzer maas aliyor Bu bazilarina kötü, anlıyorum onlari da. Bana göre çok iyi. Türkiye'de migros calisani calismaktan depresyona girecekken buralarda o hale dusur(e)miyorlar. Düşen de doktora gidip burn out alir yani.
0
logisticsmanager
(06.04.21)
lisede almanca öğrenmiştim. trde üni kazandıktan sonra hedefim almanyaya gidip orada devam etmekti. ünide erasmusa hak kazandım çalışıp. erasmusa 1 dönemlik gittim, 2. dönemde de büyük bi şirkette ücretli staj ayarladım, bi 6 ay da onu yaptım, bana alman iş disiplinini öğrettiler döve döve, çok faydasını gördüm. o süreçte üni başvuruları yaptım orada devam etmek için. sözlü olarak tüm kabulleri halledip iş formaliteleri halletmeye kalmışken son anda bir kararla kalmaktan vazgeçtim. almanya çok güzel bir ülke, bekçinin bile hayat kalitesi çok yüksek trye göre, bence ırkçılık da çok düşük, bir türkün en başarılı olabileceği ülkelerden biri. ama bir yerde yabancı olma hissi, sürekli kendini anlatmak zorunda olmak, sürekli bi sen türke benzemiyorsun tribi, hayır benim gibi türkler de var muhabbeti, diğer göçmenlerle kıyaslanmak, avrupa insanının arkadaşlık kavramının bizdekine göre çok uzak olması, sürekli vize ve oturma izni gerginliği ile uğraşmak (en azından bi süre) vs vs bunların hepsi biraz yordu beni. şu an iyi ki de kalmamışım diyorum.

sonuç olarak trde yazılım tarzı bi iş yapıyorum, remote çalışıyorum zaten tr ile işim yok, istisnai düzeyde para kazanıyorum, almanyada yaşayacağım hayata denk - daha iyi yaşıyorumdur, uzakta olmak zorunda da kalmadım. **AMA** şu an 2020 itibariyle yeni mezun olsam, tüm kariyerimi yurtdışı üzerine kurarım. trde yeni mezun için eski fırsatlar ve alım gücü yok, çok zor bir hayat bekliyor gençleri.
0
roket adam
(06.04.21)
(20)

İstifa etmeye nasıl karar verdiniz?

anarsika
Sb
Sb
0
anarsika
(06.04.21)
İş bulduğumda.
0
Jux
(06.04.21)
İlk istifama işyerindeki bütün işler üstüme yıkıldığında karar vermiştim. Bir de çok az zam yapmışlardı. Patronum kurşun kalem ve tükenmez kalem arasındaki farkı bilmiyordu (eğitim sektörü) ve bu kişinin kafa yapısıyla bir yere varamayacağımı anlamıştım.

İkinci istifamın kararını içerde aylardır param kaldığı için vermiştim. O kadar bekleyip duygusal olarak yıpranmadan daha erken etseydim diye düşünürüm bazen.

Üçüncü istifama, patronumun üslubunu beğenmediğim ve mesai saati/özel hayat kavramı ortadan kalktığı için karar verdim. Ancak istifa etmedim. Sözleşmemin bitmesine az vakit kaldı ve onu bekliyorum. İşyeri kafada bitince pek çok şey de bitiyor zaten.
0
south park in kapusonlu uyesi
(06.04.21)
Tamamen farklı bir sektörde çalışmak istediğimi fark ettiğim zaman.
0
rakicandir
(06.04.21)
Aklımda hiç yokken iş bulduğumda
0
paramolacak
(06.04.21)
gereğinden fazla çalışmıştım, her şey yolunda gibiydi ama sıkılmıştım bi defa. öyle olunca gözden çıkarttım biraz hareket katmak için iş bulup söyledim.
sadece söylerken vazgeçirmeye çalışmışlardı o çok zor olmuştu o kadar hukukun üstüne yok demek.
0
skyangel
(06.04.21)
yurt dışında 5.5 sene sonunda kenarda hiç birikimim olmadığını farkedince.
0
tsubasa
(06.04.21)
"Sen şimdi bu birimde başla, beş altı ay sonra istediğin bitime alırız, hem işleyişi de öğrenmiş olursun"

7 ay sonra birinin torpilli akrabası o birime getirilir ve karar o an verilip 1 hafta sonra dilekçe verilir.

Şu anki iş yerine de uzak olduğu için soğumuştum başlarda, şu an 7. yılım (yakına taşındı 2 yıl önce, ama bayağı yakına). Şimdilik devam.
0
onemoremile
(06.04.21)
Her sabah mutsuz uyandığımda.
0
perfectlysplendid
(06.04.21)
fazla konforlu hissedince, babamin isyeri gibi gidip gelmeye baslayinca.
ogrenme durunca.
beni ucuza calistirdiklarini anlayinca.
yukselmenin neredeyse imkansiz oldugunu anlayinca.
vs
0
cooperr
(06.04.21)
Tanınan bir marka olan eski işyerimden ,

-patronlardan biri odamıza gelip “bayanlar topuklu ayakkabı giysin bundan sonra.” Dediğinde
- malum partiden birini işyerinde ağırlayıp kadına çiçek vermeye zorladıklarında.
- erkek çalışana özel araç tahsis edilip kadın çalışanların metrobüsle işe gelmek zorunda bırakıldığında.
- telefonda sorduğu kişiyi tanımadığım için “ siz zaten bi bok bilmezsiniz” diye ik müdürü beni azarladığında..

Sikerler diyip istifa ettim.
0
suicides underground
(06.04.21)
patron, yonetim surekli isler cok kotu, batiyoruz, piyasa, sektor berbat, is yok muhabbeti yapiyordu hepsi 5 karsi surat falan surekli(kovid movid yok o aralar). Klasik patron muhabbetidir bu, isler kotu falan derler surekli, zam istenmesin, sukretsinler, extra calissinlar vs diye ama bizimkiler .okunu cikarmisti, resmen enejimi emiyorlardi yeter diyip bastim istifayi, isimde de basariliydim ve cok disiplinli, siki calisirim ben, epey sok oldular hepsi niye diye soruyorlar, patronla da gorusturduler gitme falan cektiler bayagi, dedim isler kotuymus, kuculmeye gideceksiniz sanirim ben size yardimci olayim, gelecek goremiyorum burada. sonra demezler mi bana yok oyle bir sey, nasil boyle bir izlenim edindin:) Senden memnunuz yok o mevkiye atayacagiz, oranin basina gececeksin, ogullarimdan sonra sen geliyorsun falan hayir dedim biraktim iste isi, iyi oldu yasam enerjimi emiyorlardi

edit: baslik altindaki yazilardan istifa iyi bir sey gibi algilamasin kimse. Kimse de istifa gazina gelmesin cok gerekli nedenleri yoksa. En kotu is, issizlikten iyidir, cok kalifiye oldugunuz ise basvuruken bile bosta olan aday dezavantajli durumda oluyor mevcut isi olan adaya gore cogunlukla
0
neverletyougodown
(06.04.21)
Ilki istifa sayılmaz, ülkeden ayrilacaktim.
Ikincisinde ise pazar aksamlarim zehirdi, zor uyurdum. Aksamlari zor uyurdum stresten. Isi yapamadigimdan değil ama bana uygun değildi (fmcg firmasinda planlama, hayatlar 2-3 saatlik stres icinde. Her gün farkli. Sabah 30 dk gec gelsen büyük sıkıntı çünkü cek cumhuriyetindeki fabrika senin planlamani bekliyor. Ama su anki isimde tedarik suresi 3 ay kadar haliyle böyle 20 dk erken başladın gec basladin önemi yok. Bu bile farkli birşey)

Neyse böyle olunca esime dedim, ben burada yapamayacagim. O da tamam dedi. Sirkete sözleşme uzatmak istemedigimi söyledim, onlar üzüldü ama anlayisla karşıladı (bahane uydurdum, yaşadığımız sehir esimin ailesine uzak vs diye). Sozlesmemi yerine getirdigim icin sözleşme tazminatı aldım 2 bin euro falan ayrildim.
Iyi ki ayrilmisim. 1 sene sonrasinda 7.20de ise başlamak, 45 dk öğle arası yerine 9da ise başlama, 2 saat öğle arasi ve yaklaşık 300-400 euro fazla maasla ise başladım.

Ama hayatımda oyle stres yasamamistim ya. Uyuyamazdim acaba üretim hatti gene patladı da 8 saatlik uretim plani yalan mi oldu diye...
0
logisticsmanager
(06.04.21)
Valla ben bir gecede karar vermistim.
0
invictae
(06.04.21)
24 saat çalışan seri üretim fabrikada stresin bitmeyeceğini anladım. alternatif buldum. istifa ettim.
0
sttc
(06.04.21)
Hayat her ay ucu ucuna geçinmekle geçmez diye düşündüğümde. İyi ki de sektör değiştirmişim.
0
zoghurt
(06.04.21)
Haftanin 2 gunu calisiyorum sadece, istifa etmek gereksiz su anda ama yakin bir sektore gecmeye karar verdim.

Su anda projesinde arastirmaci olarak calistigim hocanin safi havagazi oldugunu anladigim anda kendisine karsi olan butun saygimi yitirdim. Nasil anlatsam. Islerin kendi anlamadigi kisimlarinda anlatilana guvenmez, sunu soyle yapin bunu boyle yapin diye mudahale eder. O isten anlamaz ama anlayani da yerer, kafasinin dikine gidip isleri sarpa sardirir. Yapilani unuttugu icin ve not almadigi icin 2 adim ileri gidersek 5 adim geri gideriz. Uyardiginda da tartismaya girer. Sebep sunmadan sunlari yapin der, kesik basli tavuk gibi yolunu bulmaya calisirsin.

Akademiyi komple birakip ozel sektore gecmeyi dusunuyorum. Zaten akademiye devam edersem arastirmayi birakip derslere zaman ayirmam gerekecek. Efendi gibi gider arastirma-gelistirme projelerinde calisirim daha iyi.
0
chezidek
(06.04.21)
son ayrıldığım iş yerinde (5 sene önce) karı kocalardı ve basketbol oynayanların çok iyi bildiği bir web sitesinin sahipleri. adam bildiğin manyaktı. bipolar falan herhalde. bir gün iyi, bir gün kötü. ofise gelir bas bas müzik açar, asla çalışamazsın. hele işin muhasebeyse dikkat ister yani. gecenin köründe ayakkabı linki atar, bunları bul der. bir şey sorar şu şu oldu mu diye, şu şu yüzden olmadı ya da olmayacaktı ama şunu şunu yaptım oldu diye izah etmeye kalksan bağırır ben sana açıklama yap dedim mi, oldu mu, olmadı mı onu sordum diye bağırır, sonra mesela olmadı dersin, niye olmadı der açıklama bekler. herkesi dolandırır ama telefonlara benim bakmamı ister vs vs.
en son bir gün işe gitmek için kalktığımda keşke deprem olsa da işe gitmem gerekmese diye düşündüğümü fark ettim ve o gün anahtarlarını verip ben daha gelmiyorum dedim. benden sonra gelen eleman bunları tokatlamış. bir sürü ayakkabılarını çalıp kendi site kurup satmış. karısı da bak sen bizi bırakıp gittin başımıza neler dedi diyor. karısı iyi biriydi hala çok severim ama adam ıyyy. oh iyi ki kurtuldum ondan.
iyi ki kurtulmuşum. 5 yıldır çok severek yaptığım bi işim var.
0
matilda
(06.04.21)
şirketim daha doğrusu yöneticim zam sözünü tutamadığında. ardından da iş bulup kağıdı önüne bıraktım. o andan itibaren söylediği her şey bi kulağımdan girdi öteki kulağımdan çıktı. hatta 2 senelik periyot içinde maaşımın iki katına çıkacaklarını bile söylediler ama ilk söz benim için kıymetliydi. bi kere yalan söyleyen sözünü tutamayan her zaman böyle yapar.
0
golgi aygıtı
(06.04.21)
Hadi ben de yazayım madem...

Bundan 5-6 sene önce bir ajansa girerken "Bakın ben dünyayı gezmek istiyorum. Seçiminizi yaparken bunu da göz önünde bulundurun çünkü bir zaman sonra işten ayrılmam gerekebilir" diye belirttim ve yöneticilerin çok hoşuna gitti. Sonra gel zaman git zaman baktım ben dünyayı filan gezemiyorum. İşsiz güçsüz halimde çok büyük bir risk alıp "Burada ne uzar ne kısalırım, amaçladığım yolda da ilerleyemiyorum. Bu yüzden işten ayrılmayı planlıyorum." dedim. Benden oldukça memnunlardı, maaş zammı ve çalışma saatlerimde düzenleme teklif ederek yarı zamanlı şekilde öneri getirdiler ancak kibarca reddettim. "İleride fikrini değiştirirsen kapımız sana açık." dediler ve ben de ayrıldım.

Ondan sonraki süreçte çok ilginç gelişmeler oldu ve adeta film gibi geçen birkaç ay içerisinde; işten ayrılmamın üzerinden 1 sene geçmeden cruise gemilerinde iş buldum ve 4 yıldır çalışıyorum. Acayip mutluyum :)
0
burka
(06.04.21)
ilk özel sektör işimde zaten maddi olarak ailecek zorda kaldığımızdan girmiş olduğum bir iş olduğu için, durumumuz düzelince ve yüksek lisansa da başlamak istediğim için istifa etmiştim. sonrasında uzun yıllar akademide çeşitli üniversitelerde çalıştım, bazen asistan olarak bazen proje burslu olarak bazen okul burslu olarak vs vs ama akademide en azından bana yer olmadığını görerek, yılllarrr sonra kendi alanımda tekrar özel sektöre döndüm. asıl bahsetmek istediğim de bu.

müdürümüz sağ olsun, dışarıdan böyle modern gibi görünen bir arkadaş. iş yeri de öyle. alanında da türkiye'de az bulunan bir firma. ama,

1. aynı departmanda bir kısım insanı eşşşşek gibi çalıştırırken, bir kısmını ise kaçmasın diye az işle çalıştıran, ama aslında bu iki tarafa da ne hak ettiği iş yükünü ne de maaşı verebilen bir departman müdürü ve firma bu bahsettiğim. ama türkiye'deki çoğu yer böyle zaten. özellikle de kurumsal değilse.

2. kurumsallığa gitmekte olan bir firma ama hala aile bağları ile yönetiliyor tabi. bu da bir etken. firma karmaşa içinde.

3. ayrımcılık. sadece cinsiyetten bahsetmiyorum, din, mezhep, ırk ve etnik köken ayrımcılıklarından da bahsediyorum.

4. iş güvenliğinin sıfır olması. hatta sıfır bile fazla yani.

5. fikirlerinin çalınması veya karşılığını alamaman. bir de güya fikire karşı prim sistemi var. bu arada bazıları patentlik fikirler ha.

6. sana hiç değer vermemeleri de bunların hepsinin üstüne fındık olarak dökülüyor aşjdksaidadka

neyse, sinirim bozuldu. yazsam daha neler yazarım da, bu altı madde şimdilik yeterli. ha türkiye'deki çok firma böyle, o ayrı.
0
pasp
(06.04.21)
(14)

ırk sorusu

owaki
ingilizcede sorulduğu zaman "caucasian, black, white, other white, asian, middle eastern" şıkları arasından neyi seçiyoruz? Esmer değilim ama ingiliz, iskandinav gibi bembeyaz da değilim. Tuncay Şanlı gibi iştehttps://iaftm.tmgrup.com.tr/f4ef67/1200/627/0/151/1849/1118?u=https://iftm.tmgrup.com.tr/a
ingilizcede sorulduğu zaman "caucasian, black, white, other white, asian, middle eastern" şıkları arasından neyi seçiyoruz? Esmer değilim ama ingiliz, iskandinav gibi bembeyaz da değilim. Tuncay Şanlı gibi işte


iaftm.tmgrup.com.tr
media-cdn.t24.com.tr

ayrıca bu other white nedir yahu


edit:bu kadar cevap geleceğini tahmin etmemiştim ama hepiniz farklı cevap vermişsiniz. :D
Merak ettiğim şey bu soruda kastedilen ırkın ne olduğu idi. Olaya Türkiyeli olarak bakmak mı gerek, yoksa biyolojik özelliklerime göre mi cevap vermeliyim? İkisiyle ilgili net cevap yine veremiyorum. Kamerunlu black, japon asian, bembeyaz norveçli white, brezilyali latino gibi somut bir sıfarımız yok mu bizim?
0
owaki
(06.04.21)
Other white’ı hiç duymadım ama tuncay gibiyseniz caucasian’dır uygun olanı
0
helena
(06.04.21)
middle eastern tabii ki
0
hot potato
(06.04.21)
Beyaz bir Avrupali ya da Amerikali, Tuncay Sanli gibi birini beyaz olarak kabul etmez. Ayrica beyaz tenliyseniz ama saciniz siyahsa esmer sayiliyorsunuz, teniniz beyaz degilse, esmer degilsiniz. Esmer olmak, beyaz olmakla geliyor. Middle Eastern birine esmer demezsiniz, zaten sac rengi ten rengi gibi koyudur. Bu nedenle esmer degilsiniz ama bu beyaz olmamanizla alakali.

Sizin icin en uygun olani Middle Eastern gibi gorunuyor. Zaten beyaz degilseniz, en azindan bir Bulgar kadar diger secenek Middle Eastern.
0
howfaristhesky
(06.04.21)
White diyorum.

Kafkas ya da orta doğulu değilim.
0
himmet dayi
(06.04.21)
caucasian duz "kafkas" demek degil zaten white'la interchangeable kullanilir. ikisinin de ayni anda siklar arasinda oldugunu hic gormedim.

mevcut konjonkturde white muslumanlari kapsamiyor, dolayisiyla tum turkiye otomatik middle eastern olarak kabul edilir. bu "ben suyum bu degilim" gibi kisisel tercihe kalmis bir sey degil, kararini bu kavramlari yaratanlar ve onlarin politikalari/medyasi veriyor.
0
hot potato
(06.04.21)
Ben de ten rengi ile doğrudan bağdaştırılmasına anlam veremediğim için öyle dedim. Tunca şanlı renginde bir tene sahipsen o zaman caucasian'sın demek doğru değil. Orta doğu da politik bir tartışma. Burada renkten ziyade ırk soruluyor. Mevcut şıklar arasından seçim yapılması gerektiği için White diyorum. Other white'ı ben de ilk kez duydum.
0
himmet dayi
(06.04.21)
Benim karsima hic white/other white cikmadi ki defalarca bu soruu cevapladim. Hispanic falan da vardir.

Ciksada middle eastern derim. Turkiye dogumlu biri kendine white derse yuzune peki derler, arkadan da dalga gecerler, net. Hispanic/Asian/black/caucasian/white degiliz. Native de olmadigimiza gore geriye tek secenek kaliyor..

Iranlilar/Araplar beyazmis,hahaha..bu biraz amerikalilarin "beyaz de gec" mantalitesinden geliyor herhalde zira heriflerde bicak gibi keskin bir zenci/beyaz ayrimi var. Zaten biraz arastirirsan Araplarin ve Iranlilarin "biz beyaz degiliz, bize middle eastern kategorsini verin" diye lobi yatiklari yazilmis cizilmis.
0
cooperr
(06.04.21)
white de geç
0
duyurukullanıcısı
(06.04.21)
Caucasian yazardım ben olsam.
0
pispinti
(06.04.21)
Ben olaya başkasının gözünden bakıyorum. Ben bir olaya karışmış olsam, beni tarif edecek kişi kılık kıyafetime ve yüzüme bakıp "latino, middle eastern" filan demez, "caucasian" der. Normal beyaz amerikalıya "white" diyen görmedim / duymadım. Kafkas kökeniyle alakası yok +1.
0
SiyamkedisiZorro
(06.04.21)
kafatasina gore cevap vermeyeceksin.

turkler olarak da caucasian'i seciyoruz biz. dogrusu o.
0
baldur2
(06.04.21)
Abi kafkas kökeniyle nasıl alakası yok?

Caucasian'ın Türkçesi kafkas demek değil mi?

Evet, kafkas ırkı deyince sadece Kafkasya'da doğanlar değil çok daha geniş bir coğrafyadaki insanları kapsıyor. Ama kafkas kökeniyle alakası yok demek ile kafkasya ile alakası yok demek farklı şeyler.

'Caucasian' diye bahsedilen ırkın Türkçedeki karşılığı 'Kafkas Irkı'.
0
himmet dayi
(06.04.21)
Beyaz bi avrupalı tuncay'ı beyaz kabul etmezmiş. Ulan ne sallıyosunuz be. Tuncay'ı geçtim bildiğin tipik ortadoğu tipli bi eleman olan Steve Jobs'a bi allahın kulu white değil demez.
0
noluyo yaa
(06.04.21)
caucasianiz biz(bkz: ). white ile alakamız yok. gülerler white seçerseniz
0
ShadowOfMoon
(06.04.21)
(9)

kedim arkadaşlarını tanımıyor

pembefil
sorunu kısaca sormak istiyorum.3 adet kedim var, bir tanesi 2 yaşında(erkek-kısır) diğer ikisi 7 aylık kardeş(ikisi de dişi)Üçü birbiriyle inanılmaz iyi anlaşıyordu ve aralarında hiçbir sorun yoktu.taa ki iki kardeş kediyi veterinere götürüp kısırlaştırana kadar(azgınlık dönemleriydi)iki kardeş vete
sorunu kısaca sormak istiyorum.

3 adet kedim var, bir tanesi 2 yaşında(erkek-kısır) diğer ikisi 7 aylık kardeş(ikisi de dişi)


Üçü birbiriyle inanılmaz iyi anlaşıyordu ve aralarında hiçbir sorun yoktu.

taa ki iki kardeş kediyi veterinere götürüp kısırlaştırana kadar(azgınlık dönemleriydi)

iki kardeş veterinerde 2 gün boyunca kaldı, eve döndüklerinde 2 yaşındaki erkek kedim ikisini de sanki hiç tanımıyormuş gibi sürekli kıhlayıp, saldırıyor ve evden gitmek istiyor(bahçeye)

sadece 2 günde nasıl böyle bir değişim olabilir aklım almıyor?

sorun sizce neden olabilir?
0
pembefil
(06.04.21)
Ameliyat geçirdiler çok normal. Başta olur öyle.
0
1bir1bir1
(06.04.21)
@1bir1bir1 soruyu yanlis okudunuz sanirim. ameliyat geciren kedilerim buyuk kedime dogru kosup, eskisi gibi oynamaya calisiyor. buyuk kedim onları tanımıyormus gibi dövüp, kıhlıyor.

buyuk kedi: evdeydi
yavru kediler: 2 gun veterinerdeydi
0
🌸pembefil
(06.04.21)
Küçükler evden uzaklaşıp kimyasallara bulaştılar. Büyük evden ayrılmadığı için ona çok rahatsız edici geldi. Tepkisi o kokulara, ayrıca küçüklerin auralarında değişim varsa ve hayvanlar bunu algılayabiliyorlarsa o da tehlike gibi gelmiş olabilir. Biraz bekle.
0
1bir1bir1
(06.04.21)
Valla beni de kisirlastirsaniz ben sizi bile tanımazdim. Kedi haklı.
0
allah yazdiysa bozsun
(06.04.21)
Kimse mi okumuyor soruyu :) kısırlaştırılan kediler değil. Evde kalan kedi tanımıyor diyor arkadaş.

Kısırlaştırılan kedilerin kokusu değişik gelmiştir. 1-2 haftaya alışır ve eski haline döner.
0
himmet dayi
(06.04.21)
erkek kedinin elinden bir degil iki hatunu cekip almissin, neden trip atiyor diye bize soruyorsun..

adamin morali bozuk..
0
cooperr
(06.04.21)
Kokuları değişti. Üzerlerinde veteriner ve dolayısı ile başka kedi kokuları da var. O yüzden evdeki kedi dışardaki kedi farketmez, birbirlerini tehdit olarak görebilirler. 1 haftaya kalmada duzelecektir. Ama düzenlene kadwr fiziksel kavga olmamasını sağlamalısınız. Evde yoksanız odalari ayırmak vs düşünülebilir.
0
baal
(06.04.21)
Aynen ben de ameliyat olanlarin kokulari degisti ondandir demeye geldim :) Yoksa kisirlastirilsa da hormonlar hala aktif oldugundan zaten o isi yapacaklar :D Sadece minik kedileriniz olmayacak sonucunda :)

Tavsiyem 5-7 gun, iyilesme hizina bagli olarak ayirabiliyosaniz odalarini ayirmak kisirr ve yeni kisirlarin.. Hem kisirlarin yarasinin iyilesmesi lazim, bu surecta toparlalar.
0
e mice
(06.04.21)
yukarıdaki cevapları okumadım, tekrara düşersem kusura bakmayın.

çok normal, eve gelen çocuk ilaç, kimyasal ve veteriner kokuyor.
muhtemelen ameliyatın yarattığı stresin getirdiği ve onların algılayabildiği başka bir koku da vardır.
bir süre sonra geçer.

benimkilerden birini 1-2 saatliğine evden çıkarıp veterinere götürünce bile başına toplanıp kokluyorlar, sizinkiler gibi tepki verdikleri de oluyor.

tamamen kokuyla alakalı.

bazen koku değiştiği için tanımakta bile zorlanırlar.
0
blatta hiberna
(06.04.21)
(17)

İngilizceyi hangi aksanda öğrenmeli

Unde bach canim
-amerikan aksanı yeterli- british aksanı önemli- her ikisini de öğrenmek gerekli.Hedef ab üyesi ülkeler.
-amerikan aksanı yeterli
- british aksanı önemli
- her ikisini de öğrenmek gerekli.

Hedef ab üyesi ülkeler.
0
Unde bach canim
(03.04.21)
amerikan bence, ingiliz aksanını native olmayan birisinin yapması çoook zor ve kulak tırmalar, komik durur.
0
garavel
(03.04.21)
Glottal stop mevzusunu ister istemez yapıyor durumdaysan British devam; aksi durumda British lüzumsuz.
0
vedatchilipeppers
(03.04.21)
1
0
but that was just a dream
(03.04.21)
nereden ogrendiginize gore degisir. TR ogreneceginiz amerikan aksani olur ki bu bizim dilimize daha uygun bir aksan.

British aksanininin da cesitleri var. misal glottal stop* her british'te yok.

* hani su british yerine "bri-ish" derkenki mevzu.


yani bence amerikan olursa yeter. british aksanini da severiz ama dogal olmasi onemli.
0
yoggi
(03.04.21)
Türkiye'den veya dünyanın çoğu yerinden öğreneceğin İngilizce Amerikan İngilizcesi olur. Hem daha net düz.

Fakat ben İngiltere'de master yaptım mesela, orada yaşayınca bazı kelimeler ağzıma öyle oturmuş genelde Amerikan ama bazı şeylerde İngiliz aksanı karışık bişeyler oluyor benim :D
0
nhk ni youkosu
(03.04.21)
ingiliz aksanina veya amerikan aksanina sahip olamayacaksin ki. ingiltere ingilizcesi mi amerikan ingilizcesi mi diye soruyorsan ingiltere ingilizcesi.
0
baldur2
(03.04.21)
turk aksaniyla ogreneceksiniz. konustugunuz zaman zaten kimse sizin amerikan veya british oldugunuzu dusunmeyecek. onemli olan duzgun ve akici konusmak, kelimeleri yerinde kullanmak. agzini actiginda zeki ve kendine guvenli hissi vermek.
"her ikisini de öğrenmek gerekli?" - aralarinda sandiginiz kadar fark yok.
0
hot potato
(03.04.21)
Neredeyse ikisine de sahip olmayaksiniz
0
howfaristhesky
(03.04.21)
anadilinden dolayi aksanin ne ise o. Cakma amerikan ya da ingiliz aksani kasmaya calismak komik ve gereksiz.

aksan baska birsey yanlis teleffuz baska bir sey. telaffuzun dogru oldugu surece aksan karizmatiktir, yabancilar anadili ingilizce olmayip iyi konusanlara saygi duyarlar..
0
cooperr
(03.04.21)
aksan önemli değil akıcı konuş yeter.
0
das ende der welt
(03.04.21)
Pass'i nasıl okuyorsun?
Can't'ı nasıl okuyorsun?

Pes, kent diyorsan amerikan aksanı, paağs, kant diyorsan ingiliz aksanı ile telaffuz ediyorsun.

İngilizceyi tek bir aksan kaynağından öğrenmediğin sürece bu tarz telaffuzlarda seçici olamazsın. Ben mesela yukarıdakileri ingiliz aksanı ile telaffuz etmeye alışmışım ama genel aksanım amerikana daha yakın. Duysan amerikan aksanı dersin ama arada paağs diyince cortlamış oluyor amerikan aksanı.

Aynısı tam tersi için de geçerli. Aksan konuşmak harf yutmak ya da vurgu tonlamanın yerini değiştirmek değil sadece. Kafayı çok takıp vaktim var uğraşıcam dersen ve İngilizceyi yeni öğreniyorsan yapılabilir. Ama halihazırda İngilizceyi öğrenmiş ve konuşma diline yerleştirdiysen tam bir aksan yapman çok zor. Ona harcayacağın zamanı dili iyice öğrenmeye çalışırsan daha faydalı olur.
0
Jux
(03.04.21)
Anlaşılır aksanda öğrensin
0
amsterdam otlu sigarası
(03.04.21)
Kullanacaginiz aksanda tabii ki. Amerika´da yasamayi planladiysam, London Ingilizcesi´ni ogrenip ne yapayim mesela? Calisalacak sirket UK baglantili olacaksa British ogrenilir.

Aksan onemsiz bir konu degil. Bizde yabanci dil inanilmaz ego yapilan bir konu oldugu icin oyle geliyor olabilir. Anadilim Türkce, Almanca konusurken Türk/Almanci aksaniyla konusmuyorum. Standart dili, standart dil kullanicilarindan ogrendim, o sekilde de kullaniyorum.

Kullanim alani olan aksan en iyi aksandir.
0
buf-e kür
(03.04.21)
British ogrenmen icin kendini extra kasman lazim, yani extra caba sarf etmen lazim. Bazen bbc, sky news aciyorum orda bile amerikan aksani ile karsilasiyorum, uzman baglaniyor amerikan, kendi universitesinden adam bagliyor o da amerikan cikiyor bazen misafir profesor falan mi nasil denk geliyor anlamiyorum, dizi, film endustrisi de amerikana kaydi britanyada. secuul, skecil, iidir, aydir muhabbeti vardi ya biri amerikan biri ingiliz diyorlardi artik o corba oldu resmen, kendileri de dikkat etmiyor, ikisi de olur diyorlar artik, dil amerikanlasmaya basladi dedigim gibi extra caba lazim british aksan icin.
0
neverletyougodown
(03.04.21)
@everyone
aslında beni yanlış anladınız, kendimi açıkça ifade de edememiş olabilirim. Esasen iyi düzeyde ingilizcesi olmayan biri olarak bunu sormamın sebebi “listening” kısmını çalışırken çokça kişiyi anlayabilmek. Atıyorum; “eğer british aksanıyla öğrenirsen zaten amerikan aksanı basit olduğu için anlayabilirsin ama amerikan aksanına yoğunlaşırsan kendine british aksanını hedef alan kitleyi zor anlarsın” gibi çıkarımlar öğütlenmesiydi.

Öte yandan “amerikan aksanı çok yaygın, british aksanına yönelmeye gerek yok hedef kitlen değilse” gibi yargılar da olabilir.

Ya da ikisi de değil de; “belirli seviyeye gelmekle alakalı, geldikten sonra bir önemi kalmıyor” gibi.

Aksan özentisi biri değilim fakat şu da var: türkçeyi kendi içimizde bile anlayamadığımız oluyor aksan olarak. Bir yabancının türkçe aksanı bile fark ediyor, doğru telaffuz dediğiniz şey aksan yüzünden size uymayabiliyor. Amacım, native olacağım, mükemmele ulaşayım değil ama aslında bir şekilde avrupa birliği ülkelerinin yöneldiği ya da genele hitap eden bir aksana aşina olmak. Derdim bu.
0
🌸Unde bach canim
(03.04.21)
aksan için kasmak bence saçma

sen kendi aksanında konuş, anlaş yeter. british aksanını çok iyi kıvırdın diyelim adam sana sordu ingiliz misin diye yok dedin gittin mi dedi yok dedin ee manyak mısın bu aksan nereden geldi dedi? ne diyeceksin?

düzgün ve akıcı konuştuğunuz sürece sıkıntı yok.

ingilizlerle çalışan adam söyledi.
0
duyurukullanıcısı
(03.04.21)
bu düşünülecek son şey bence.

ne yaparsan yap zaten türk aksanı ile ingilizce konuşacaksın. konusurken kem küm etmedikten sonra aksanın hiç bir önemi yok.

ingilizce konusurken heyecanlanıp konusamayan kişiler aksan ve gramer konusuna çok takılan kişiler oluyor genellikle.
0
dafuq
(03.04.21)
(5)

intihal yapmak

Tochinoshin
Neden, nasıl yapıyorlar? Biz bir araştırma yapıyoruz. Daha önce yapılan araştırmalara atıf yapıyoruz. Kendi bulgumuzu da birkaç cümle ile açıklıyoruz.Bunlar ne kazanıyor bizim gibi yapmayınca?
Neden, nasıl yapıyorlar? Biz bir araştırma yapıyoruz. Daha önce yapılan araştırmalara atıf yapıyoruz. Kendi bulgumuzu da birkaç cümle ile açıklıyoruz.

Bunlar ne kazanıyor bizim gibi yapmayınca?
0
Tochinoshin
(02.04.21)
neden?
uğraşmamak için önemli olan sıfat alabilmek bana ne lan bilim ilerlerse ilerlesin onla mı uğraşıcam dedikleri için çalıyorlar

nasıl?
güney kore'den, brezilya'dan bir tez buluyorsun google translate copy paste easy.

senin 15 yılda alacağın ünvanı 5 yılda alıyor adam temiz iş. sende amele gibi 10 yıl daha çalışıyorsun.
0
duyurukullanıcısı
(02.04.21)
Evet farklı dilden çalmayı düşünmemiştim. Ama özetleri ve kaynakları ingilizce oluyor. Turnitin'de çıkmıyor mu ortaya?
0
🌸Tochinoshin
(02.04.21)
Turnitin'de çıkmaması için aradan kelimeleri değiştirip yeni kelimeler ekleyebilirsin, cümle yapısını değiştirip yeni cümle yazabilirsin ama mantık aynı kalır. Bunların toplamı 3-4 saati falan alır. En son da paraphrase yapan siteye yapıştırırsın ( kaliteli olandan )

tebrikler artık muhteşem bir tezin var. 1 gün sürer maksimum. Cümle yapısıyla falan da uğraşamam dersen direkt paraphrase yap, ama bence uğraş.

Boşver abi bilimi biz mi ilerletcez :p
0
garavel
(02.04.21)
tr'de herseyde oldugu gibi bunda da bir kafa karisikligi var.

adam literature review'de copy paste yapmis, intihal diyorlar. Bence bu daha cok zaman kazanmak icin cakallik ve tembellik, pek intihal degil, senden oncekilerin ne yapip ettigini anlatiyorsun. Raconda kendi cumlelerini kullanarak anlatmak var da cok da onemli degil bence.

Ben tezde sonuca bakarim, yeni birsey buldun mu bulmadin mi? Buldugunu iddia ediyorsan ve onu da arakladiysan orada buyuk sikinti var.
0
cooperr
(02.04.21)
cooper +1

Türkiye'de tezlerde literatürü uzun uzun yazmayı marifet sanan var. Bu da bir etmen. Master tezinde 5-10 sayfa civarı, doktorada 20-25 sayfa literatür yeterli.
0
Gabriel
(02.04.21)
(11)

ev icin projeksiyon onerisi

oliviedo
uygun bir butceyle ne onerirdiniz? tesekkurler.
uygun bir butceyle ne onerirdiniz? tesekkurler.
0
oliviedo
(02.04.21)
öyle projektör mü var diye merak edip girdim hepsiburada'da 1000 lira altı projektörlere baktım. bir tane bile tanıdığım marka olmaması sebebiyle , bu işin olmayacağını düşünüyorum. eziyet çekersiniz. gözleriniz bozulur.
0
co2s2
(02.04.21)
ev icin projeksiyon onerseniz peki paradan bagimsiz? :)
0
🌸oliviedo
(02.04.21)
ben bunu 50 pound civarina almistim 5 sene once. gayet memnunum. ayni markanin yeni modellerine bakabilirsiniz, begenmezseniz 1 ay icinde iade var amazonda.

www.amazon.co.uk
0
camussar
(02.04.21)
bunu aldim umarim iyidir?


www.amazon.co.uk
0
🌸oliviedo
(02.04.21)
gule gule kullan. iyiye benziyor. wifi da var. chromecast, firestick destegi de var.
0
camussar
(03.04.21)
cok tesekkurler :)
0
🌸oliviedo
(03.04.21)
6-7 senedir projector kullaniyorum. fazla ucuz geldi bana, 300-400 pound altina ise yarar bisey bulman zor. kutusunu, faturasi atma geri verirsin olmazsa.
bir de mutlaka perde de al, duvarda olmuyor perde cok fark ediyor.
0
cooperr
(03.04.21)
neye gore alacagimi bilmiyorum ki. bakmam gereken ozellikler nedir ne degildir.
0
🌸oliviedo
(03.04.21)
konunun uzmani degilim, ama dlp projectorler daha sessiz imis.

benim duvarlar beyaz, sikinti olmuyor.
0
camussar
(04.04.21)
bu ucuz olanlar, karanlik oda ister. oyle ofislerde aydinlikta kullanilacak tip projector degil.
0
camussar
(04.04.21)
evde kullanacagim, baya karanlik. perde de aldim baya retro guzel bir sey. stella markasi. isin acikcasi televizyon almak istemiyorum boyle siyah kocaman bi ekran. simdiye kadar hic televizyonum olmadi.
0
🌸oliviedo
(04.04.21)
(5)

Babadan Kalma Arsalar

alen
Merhaba, Memlekette üzerime kayıtlı 11 taşınmaz görünüyor e-devlette ama bunlar hep ortak yerler. yani halalarım, kuzenlerim falan ve bu kişilerle pek iletişimim yok. Şimdi ben istesem kendi başıma bu arsaları satabilir miyim? yoksa onların da onay vermesi gerekiyor mu? kendime düşen kısımları satab
Merhaba,

Memlekette üzerime kayıtlı 11 taşınmaz görünüyor e-devlette ama bunlar hep ortak yerler. yani halalarım, kuzenlerim falan ve bu kişilerle pek iletişimim yok.

Şimdi ben istesem kendi başıma bu arsaları satabilir miyim? yoksa onların da onay vermesi gerekiyor mu? kendime düşen kısımları satabilir miyim yani?

Teşekkürler.
0
alen
(01.04.21)
Allah yardımcın olsun öncelikle. Kanka onlar sorundan başka birsey getirmiyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.04.21)
Genellikle,
Ortaklardan tamamıyla iletişimi olan bir ortağın, diğer ortakların hepsinden vekaletname alarak tüm tarlaları satması ve parayı paylaştırırken tüm ortakları kazıklamasıyla çözümlenen bir süreç gerektiren durum.
0
Mirket
(01.04.21)
en rahatı hissenizi ortaklığı olan bir akrabanıza devretmeniz.
0
hayaletimsi
(01.04.21)
İşin doğrusu şöyle:
Hisseni ortaklardan birine satabilirsin.
Veya yabancı birine satabilirsin. Ancak bu durumda ortaklardan biri Şufa hakkını kullanmak isteyip satışın iptali davası açabilir. Ön onay alman gerekir, falan. Uzun iş olduğu için zaten kimse alıcı olmaz.
Veya @armagan abanuz'un dediği davayı açar ve mahkeme kanalıyla satılmasını ve hissenin bedelinin sana verilmesini istersin ki astarı yüzünden pahalıya gelebilir.
Son seçenek olarak, tarlaların rayiç bedelini öğrenirsin. Uğraşmaya değerse, birikim yaptıkça en umutsuz hissedardan itibaren, 5 te 1 fiyat teklifiyle hisselerini sıradan satın alırsın. Satmayan bir ortağa rastlayınca ortaklığın giderilme davası açar, kalan hisselerin hepsini satın alırsın.
0
Mirket
(02.04.21)
Bizde de oyle cok ortakli birkac arsa var, cogu satildi.

Isterik akrabalardan birini gorevli seciyorsun, o gidiyor pazarlik vs yapiyor. Sonra bize donuyor su kadar veriyorlar diye. Cogunluk satalim derse satiliyor. Simdiye kadar oyle goturduk..

Biran once kurtulmak en hayirlisi..
0
cooperr
(02.04.21)
(14)

yurt dışındaki youtuberlardan hala bir sey ögreneniniz kaldı mı

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
son zamanlarda gördügüm videolarin özeti:- türkiyede orta karar bir anadolu üniversitesinin işsizlik garantili bölümünden lisans derecesini aldıktan sonra yurt dışına egitime giden arkadaşın "beyin göçü yaptım, neden yaptım" isimli, kemal sunal'ın ben buraya neden ciktim, nasil ciktim, nicin ciktim
son zamanlarda gördügüm videolarin özeti:

- türkiyede orta karar bir anadolu üniversitesinin işsizlik garantili bölümünden lisans derecesini aldıktan sonra yurt dışına egitime giden arkadaşın "beyin göçü yaptım, neden yaptım" isimli, kemal sunal'ın ben buraya neden ciktim, nasil ciktim, nicin ciktim repligine benzer video basliklarini barindiran, "bakın ben nasil beyin göçüyüm öyle" videosu.

- hangi ilde oldugunu bilmedigim universitenin, muhtemelen bir milyonuncu olarak girebileceginiz bir bolumunu 6-7 yilda bitiremeyen hem yazimi hem konusmasi bozuk arkadasin, hasbelkader buldugu turk asilli sevgilisi sayesinde dil kursu amaciyla kapagi attigi ulkeden "benim bir saatlik kazancim vs turkiyedekilerin bir saatlik kazanci" temali, bugüne kadar hic kimsenin aklina gelmeyen müthis bir konuyu barindiran, insanlarin coktandir unutmus oldugu avrupali kazanci vs turk insani kazanci konusunu 1001. kez gözler önüne seren müthis bir basyapit.

- artik 3 milyonuncu kez cekilen araba fiyati, 5 saatlik calismaya aldigim x ürünü fiyati baslikli ama asil basliginin "ulan yazik size be marabalar :(" manasina gelen ve yasadigi yeri fiyatlari, alim gucu disinda hicbir yonuyle anlama, kavrama yetenegi olmayan; aslinda gittigi ulkeye de yuk olan, yalnizliktan ve ise yaramamazliktan kaynaklanan, tutunacak tek dali ulkedeki alim gucu olan arkadasin bol izlenmeli , bulunmaz hint kumasi videosu.

- hayat tecrubesinin olmamasi sebebiyle, aslinda turkler disinda kimseyle cok da derin bir munasebet yasamak zorunda kalmamis, bu sebeple de diger milletlerdeki insanlarin da isteyince/sistemin acigini bulunca ne kadar kotu olabilecegini gormemis veya baska yerlerde de cok kotu karakterli ve sadece kotu niyetli olduklari icin kotuluk yapan zalim karakterli yabanci insanlari tanimamis arkadasin "bu ulkedeki insanlar ne kadar ahlakli vs. bizim insanimiz ne kadar ahlaksiz" konusunu isledigi, gercekleri yüzümüze vuran, yalan yanlis videosu.

- on yillardir yasadigi ulkenin dilinden bihaber oldugu icin yasadigi ulkenin siyasetcilerinin bogazina kadar yolsuzluga karistigini bilmeyen, isverenlerle bazi siyasetcilerin nasil ali cengiz oyunlarina girdigini duymamis/okuyamamis ve dahasi bu yolsuzluklarin ayni baska ulkelerdeki gibi üstünün örtüldügünden habersiz kisinin "sistem dostum... sistem kötü. bak burda adalet tikir tikir ama bizde sistem oyle mi" temali, raki sofrasindan öte konusulmamasi gereken konulari video diye cekmesi.

- turkiyede yasayan biri dese duymamazliktan gelecegim ama en az 2-3 yildir yurt disinda yasamasina ragmen "avrupada enflasyon yok" temali, gittigi carsidan pazardan bihaber ciftimizin, gunluk hayatlarini nasil idame ettirebildiklerini bana sordurtan vloglari. bu arkadaslara yurt disindaki istatistik kurumlarinin enflasyon verisiyle oynamak icin nasil kirk takla attigini anlatmaya gerek yok. aldigi sebzenin meyvenin fiyatini 12-15 ay onceyle kiyaslasa gercek enflasyonu anlayacak zaten.

daha neler neler... herhangi bir konuyla ilgili basvuru bilgisi verir fakat bilgi yanlistir. kendi basina gelen iyi/kotu olayi tum ulkeye geneller, oyle anlatir. yasadigi yerin dilini bilmez; dil ogretme videosunu gectim, 25-30 yasinda gelip ogrenmeye basladigi dille ilgili telafuz videosu yayinlar vs

siz hala bu insanlardan bi sey kapabiliyor musunuz? video altlarinda gordugumu "supersin, buyuksun, muthis video, aslansin/kaplansin" yorumlarini gordukce agzim acik bakakaliyorum ekrana.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(31.03.21)
günde 2-3 saat youtube'da geçiriyorumdur, bu tarz elemanların birini bile izlemiyorum epeydir. eskiden mahalleye almancılar gelince anlatırlardı ya biz de ziyaaa diye dinlerdik, onun modern versiyonu maalesef. çok yüzeysel, çok sığ, gerçekten eski almancılardan farkı olmayan yorumlar var. çikolata şu kadar tl, bira bu kadar euro, falan filan. klasik almancı sendromu var yani, altta şakşakçı yorumlar da olunca elemanlar iyicene gaza geliyorlar.
0
roket adam
(31.03.21)
bazılarına katılıyorum bazılarını anlamadım.

böyle insanlar, daha doğrusu her türlü insan bazılarımızın çevresinde vardı ama internet yoktu. şimdi o da olunca herkes işte ne popülerse paylaşıyor bir şeyler bu sefer herkese ulaşıyor

şahsen ben izlemiyorum. eskiden denk geldiğim kaliteli bir içerik varsa bakardım da artık pek yok. bu tarz videoları izleyen insanlar sanırım daha yaşı küçük insanlar ya da bu ne diyor diye meraktan bi bakıp geçen insanlar.

yalnız bir şeyi anlamadım. mesela almanya ya da euro böglesinde enflasyon oranlarını nasıl manipüle edildiğini cidden merak ettim örnekler misiniz?
0
AlsterWasser
(31.03.21)
en sevdiğim site youtube ve bir kez bile bu söylediğin videoları izlemedim ve denk gelmedi.
0
dafuq
(31.03.21)
hahaha çok güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. bu elemanlar ilk türemeye başladığında kendimi motive edebilmek için arada bakardım da sonra bıraktım. yurtdışına giden türklerin çektiği her videoya önyargıyla yaklaşıyorum artık. hayat ucuz, et alabiliyolar, biz çok kötü yaşıyoruz... tamam. öğrendik o kadarını. gerisi? yok.

ha gerisi olsa da izlemem zaten artık, burada üç kuruş paraya şeriatçıların içinde yaşarken almanya'da yaşayan insanların videosunu izleyip boş boş hayallenmeye gerek yok. insanı üzmekten, kötü hissettirmekten başka bir işe yaramıyor. almanya'da iki aylık gelirimle araba alabileceğimi öğrensem ne değişecek mesela benim için? sadece üzüleceğim. o yüzden bakmıyorum artık hiç.
0
der meister
(31.03.21)
izlemeyin iste, surekli izliyorsunuz ki hep bu tarz oneriler geliyor karsiniza cikiyor, basin dislike'i gecin. Enes baturun videosu altinda da cok iyi yorumlar vardir ya da varos saka sosyal deney videosu ceken ergenlerin video alti da kayniyordu. Yurt disinda toz pembe bir hayat yok bir kere, gercek gocmen tutunma mucadelesi veriyor dilinden, kuralina, trafigine, ozlemine, kendini kabul ettirmeSI, entegrasyonu bir suru sorunu vardir, orda dogup buyuyenler ayri onlarin rahat bir hayati var. Gitsin hayatini yasasin madem yurt disinda, ciddi ciddi video cekip youtube kanali acan, Turkiye soyle Turkiye boyle diyen kisi bos insandir zaten.
0
neck_and_neck
(31.03.21)
bahsettiğin videoların tamamı yurt dışı ve göç içerikli videolar anladığım kadarıyla.
herkes buradan bir parça bilgi kaparım kafasıyla seyretmek zorunda değil. göç psikolojisi çok başka. insanlar sadece empati yapmak için, bi parça destek bulmak için seyrediyor olabilirler. sizin yaptığınız değerlendirmeyi başkaları da yapıyor ve yapmalarına rağmen seyrediyor olabilirler.

bir de bakışın çok modernist. insanlar sırf para kazanmak için bu başlıkları bu içeriklerle açıyor da olabilir. sadece dertleşmek için dilleri döndüğünce anlatıyor olabilirler. herkes istediğini yapsın, siz izlemeyin???
ayrıca çok seyrediliyor ki yapılıyor, seyredenlerin daha doğrusu bu ilginin neden kaynaklandığını fark etmiyor olabilirsin. tv dizilerini de oturup 3 saat seyreden milyonlar var. toplum bu demekki. biz kitlelere yabancılaşıyor olabilir miyiz?
0
rewlack
(31.03.21)
hahah hepsi aynı şeyi çekiyor orası öyle. Ben izlemiyorum sadece kendim de Kanada planı yaptığımdan birkaçını izledim zamanında.

Ben gidip Türkçe video çekmelerini çok saçma buluyorum (ben açsam İngilizce kanal açıp yabancı komünite ile muhabbet kurmaya çalışırım, para kazanacaksan parayı da dolar olarak kazanmalısın Türkiye'den gelen reklamla ne olacak ki) fakat sonra şeyi düşündüm, bunlar orada arkadaş da edinemiyorlar. Aslında yalnızlığın verdiği bir şey o kanallar. Bir yandan anadillerinde sosyalleşip bir yandan kısmi hava atıyorlar işte.

İzleyeni varsa bize bişey düşmez ama. Yapsınlar. Gerçekten diğer insanlara yardımcı olmak istiyor da olabilirler. Ama ben yine de Türkiye'den gidip Türklerle muhatap olmanın mantığını anlayamayacağım :D çünkü eminim yorumlarda "nasıl giderim" diye full yol haritası isteyen vardır.
0
nhk ni youkosu
(31.03.21)
bir de bu insanlar giderken yani 5-10 yıl önce hatta 2-3 yıl önce bile böyle mecralar çok azdı. sırf bu nedenle bile ben gidince bunun kaynaklarını oluşturucam demiş bile olabilirler. bunu da hatırlayalım.
0
rewlack
(31.03.21)
www.youtube.com

sunu kapmaktayim su anda.
0
camussar
(31.03.21)
Cok tukettigimden midir nedir bilmiyorum ama belki de arada cikan anketlerini doldurdugum icin isime yarayacak videolar sunuyor. Bu bahsettiklerinizden farkli seyler izliyorum. Bazen konu basligi ayni olabiliyor ama anlatan kişinin doyuruculuğu ile de alakalı bir durum.
0
evimin paspasi
(31.03.21)
Daha çok katıldığım bir duyuru olmamıştı. Ben de yıldım harbiden amk. Bunları yapanlar bir de trde gerçekten berbat ünilerde okuyan, avrupaya gidince bi bok olduğunu sananlar.

Geçen polonyada okuyan bir kızın videosunu izlemiştim. Polonyada okuyan arkadaşlar zaten trde barajı geçemeyenler. Kız öyle bi anlatmış ki sanırsın türkiye çok büyük bi değeri kaybetti ve polonya gerçekten süper bir ülke. Bunlara da gitmeyen, yaşamayan inanıyor sadece bence. Ki zaten üni öğrencilerinin bile tamamını toplasan yüzde 1-2yi geçmez bunu tecrübe edenler.
0
mg3929
(31.03.21)
bu tip boş içerikleri alıcısı çok malesef. bu durum dizilerde sürekli yalıların, malikanelerin ve süper lüks araçların kullanılması ile aynı güdü var. erişemediği şeylerin etkisinden kurtulamıyor insanlar.

kısa yoldan para yapmak isteyen çöp içerik üreticilerinin de hedef kitlesi direk bu kitle zaten. arkadaşlar yazmış ama tekrar yazmamak elde değil, devamlı olarak; et, market, araba
fiyatları dışında yok uber,lift kaç para kazandım gibi saçma salak videolar hepsi.
0
ada meltemi
(01.04.21)
Cogu iyi niyetli gibi, ama cogunlukla verdikleri bilgilerde inanilmaz hatalar var. Zaten izleyenlerin ezici cogunlugu goc etmeye calisan tipler oldugu icin korler sagirlar birbirini agirliyor.

Birkac defa uyardim yorum yaparak yanlis bilgi veriyorsunuz diye ama direk tersliyorlar sonra da takipici linci basliyor zaten. Insanlari gocten sogutmakla suclayanlar falan var, hatta biri gecen bana "siz ozellikle negatif konusuyorsunuz insanlarin oraya gelmesini engellemek icin" diye cevap yazmis. Kafalara gel..
0
cooperr
(01.04.21)
en sonunda zorla kanal actiracaklar bana, gidip sirf arka sokaklari cekip yayinlayacam, disaridan super gozuken g8 tayfasinin dar gelirli muhitleri ne durumda gorsunler.

isim geregi bazen belediyeye is yapiyoruz, dar gelirlilerin yerlestirildigi evlere girip cikmam gerekiyor. Oyle manzaralarla karsilastim ki, fotograf cekip yayinlasam afganistan zannederler. Rezillik.

ama abiler oyle bir anlatiyor ki, sanki millet agaclardan para topluyor. Mevzuyu anlatiyorsun, imkansiz, yalan soyluyorsun diyorlar. en buyuk argumanlari da "en azindan orada araba ve elektronik ucuz". Evet, zaten ac kalinca araclarin lastiklerini kemiriyoruz, sonra laptoptan da bir isirik aliyorum tatli hesabi :/
0
cooperr
(02.04.21)
(16)

"Krediyle ev alıp 10 sene borç ödemek"

gmzo
Sözlükte bu başlık gündem olmuşken bir de burada tartışalım dedim.Eşim de benim de sabit gelirimiz var (zaman içerisinde akademik yükselme ile benim maaşım artacak). 30 yaşındayız, kiradayız, her ikimize de aileden Anadolu kentinden ileride gayrimenkul kalacak. Şu an İstanbul'un merkezi bir yerinde,
Sözlükte bu başlık gündem olmuşken bir de burada tartışalım dedim.

Eşim de benim de sabit gelirimiz var (zaman içerisinde akademik yükselme ile benim maaşım artacak). 30 yaşındayız, kiradayız, her ikimize de aileden Anadolu kentinden ileride gayrimenkul kalacak. Şu an İstanbul'un merkezi bir yerinde, fena sayılmayacak bir evde kiradayız. Yine merkezi ama bir tık daha nezih bir mahalleye, bir tık daha iyi bir eve taşınmaya niyetlendik.

Kime söylesek ev alın diyor. Şimdi başlıktakileri de okudum, düşük faiz ile kredi çekip ev alanları anlıyorum, kesinlikle avantajlı olabilir. İhtiyaçlar hiyerarşisi doğrultusunda insanın barınma ihtiyacını garantiye almak istemesini, ev sahibi kaprisiyle uğraşmak istememesini de anlıyorum.

Fakat bizim (en azından şimdi) ev almamamız için (bana göre) şöyle sebepler var:

1. Ülkenin durumu. Öyle bir güvensizlik ortamı var ki, yarın ne olacağı belli değil ve bu pandemi ile birlikte iyice ayyuka çıktı. Bir Avrupa ülkesi vatandaşlığım da var, dolayısıyla ihtiyaç halinde çekip gidebilme lüksümüzü korumak istiyorum.

2. Neden gelecekte rahat edelim diye gençliğimizi harcayalım? Savruk insanlar değiliz, 3 senede yurtdışı gezileri yaparak, ihtiyaç ve isteklerimizden kısmayarak, kira ödeyerek aşağı yukarı 200 bin lira biriktirdik. Neden aynı şekilde yaşayarak 10-15 sene sonra rahat rahat almayalım ki evimizi? Kiranın boşa gittiğini düşünmüyorum, bize istediğimiz zaman çekip gidebilme ve istediğimiz gibi yaşama özgürlüğünü veriyor.

3. İstediğimiz gibi yaşama özgürlüğü derken, şu an 25-30 yıllık evlerde, dediğim gibi merkezi ve nezih semtlerde yaşıyoruz. Trafiğe girmeden iş yerlerimize ulaşıyoruz, yürüyerek sahile gidiyoruz, arkadaşlarımızla buluşup bir şeyler içip yürüyerek eve dönüyoruz. Fakat bu evlerin fiyatları en az 900 bin - 1 milyon oldu, aynı yerde yeni ev alsak zaten mümkün değil. E şimdi biz Ümraniye'de siteye taşınıp, iş-kültürel ortam-sosyalleşme için trafiğe girmeye, zamanımızdan ve hayat kalitemizden yemeye mi başlayalım? Ne için? Geleceği belirsiz bir coğrafyada 4 duvar sahibi olabilmek için.

Düşündüğümden uzun oldu ama görüşleri merak ediyorum :) Hakikaten benim kaçırdığım bir nokta mı var, nedir?
0
gmzo
(31.03.21)
Yuzde 90 ev alin derim soranlara ama sizin senaryoda kiracilik daha mantikli.

Sadece "ulkenin gidisati" kismi ezelden beridir ayni. Yatirim yaparken onu pek goz onune almayin derim. Gidisatin duzelmesini bekleyenler 50 yildir hala bekliyorlar.
0
brkylmz
(31.03.21)
ev almak her senaryoda en mantıklı seçim oluyor.

kiracısınız ancak yarın ev sahibinizin evi satmayacağı ya da sizi çıkarmayacağının bir garantisi yok. kira hiçbir şekilde kendi evinizin rahatlığı ile bir tutulamaz ayrıca. ödediğiniz kiranın bir karşılığı da bulunmuyor. kaba tabirle boşa giden para.

şartlar böyle iken merkeze yarım saat mesafede site içinde bir ev almak daha doğru olacak.

10 sene sonra kira ödemeye devam ediyor olabilirsiniz, ya da borcu bitmiş bir eve sahip olabilirsiniz. fark bu aslında.
0
tantunisultansuleyman
(31.03.21)
1 - Vatandasligin varsa ve cikacaksan, madem yas artik 30'a gelmis, biran once karar vermeniz lazim, cikiyor musun cikmiyor musun? Gidiyorsaniz ev almak mantiksiz cunku disarda para lazim olacak, hem de cok lazim olacak.

2 - Obur taraftan ben sizin gibi beyaz yaka ciftlere acikcasi gocmenligi onermiyorum. Ikinizin de isi var, biriniz akademiden kovaliyor. 3 senede 200bin tl birikmis, bu arada tatiller yapilmis. Kiradasin ama iyi bir muhitte yasiyorsun, yuruyerek sahile iniyorsun. Zaten size yurtdisinin saglayabilecegi imkanlar da bunlar, cikmanin bir anlami yok. Cikmak etrafinizdaki tiyatrodaki dekoru belki 50 sene ileri tasir, ama sizin toplum icindeki konumunuzu bir 15 sene geriye dusurur, liseye geri donersiniz. Tanidik yok, baglanti yok, sifirsin. Disarinin avantaji tiyatronun "dekor"unun guzel olmasi, ama toplum icinde iyi bir konumda degilsen ki yeni gocmenlerin ne kadar iyi bir konumda baslayacaklari tartisilir, o tiyatroda figuranlik yaptiriyorlar sadece.

3 - Turkiye'nin duzelmeyecegini kabullenip kaliyorsaniz, o zaman biran once ev isini cozmek en mantiklisi, bence beklemeye gerek yok. 3 senede rahatca 200bin biriktiren bir cift milyonluk evlere girer. Muhitinizin pek degisecegini sanmam, ki ben olsam zaten degistirmem.
0
cooperr
(31.03.21)
şu an imkanım olsaydı direkt gider ev alırdım. yok gidebilme özgürlüğü yok şu yok bu gibi hikayeler bana komik geliyor. elin evine çivi çakamıyosun, çaksan boşa gitmiş hissi oluyor. o yüzden yeterli peşinat varsa, ödemede zorluk çıkmayacaksa ev alınması bana her zaman mantıklı geliyor. ha 3 seneye yurtdışına gidecekseniz almayın tabi ama belki gideriz diye düşünerek on sene daha kirada yaşamanın manasını göremiyorum cidden.
0
elorelia
(31.03.21)
Günaydın. Duyurunun belki de en çok banka borcu olan insanlardan biriyimdir.
Sebeplerini okudum. Bir kaç noktaya değinmek istiyorum.
Ev alırken; finansmanı nereden sağladığın çok önemli. Bu finansmanı uzun vadeli bir krediden mi karşılıoyrsun yoksa nakit tasarruftan mı karşılıyorsun. İkisinin arasında çok fark var. Tasarruf edinimlerini banka kaynaklarına yönlendirip tasarruflarını harcamadan ev almak, enflasyonun yüksek olduğu bir ekonomide uzun vadede sana avantaj getirir. O sözlükte bahsettiğin başlığı okursan; 200 bine ev alanlar şu an 650-700 bin civarında diyorlar. Bankaya ödediği taksitlerde maksimum faizi ile birlikte 320 bin eder. Burada şu da var, aylık krediye ödediğin miktar ile 10 yıl sonunda edindiğin evin son değeri, aynı miktarda yaptığın tasarrufun10 yıl sonundaki değeri evin değerinden aşağı kaldığını göreceksin. Yani bu yatırımını kredi değil de tasarrufla bunu edinmeye çalışırsan zarar edersin. Başka arkadaşlar bu tasarrufu ben değerlerim, örneğin altın dolar hisse vb araçlarda artırırım diyor ama ben buna katılmıyorum zira kıyasladığımız iki durumda birinde ev yatırımı yaparken herhangi bir mesai enerji zaman vs harcamıyoruz. Böyle bir yeteneği var ise bunu zaten ayrı bir çerçevede değerlendirmek lazım.


Yukarıda anlattıklarım benim evin kredi ile yatırım aracı olarak değerlendirilmesi konusuydu. Siz biraz daha sosyal konulara değinmişsiniz. Onlar biraz daha göreceli konular.
0
Frederick Co
(31.03.21)
1- Ülkenin durumunun kötüye gimesi faizleri yukarı götürür TL'yi değersizleştirir. Aldığınız kredinin yükünü azaltır. İşten çıkarılma korkun yoksa bu madde seni gayrimenkule yönlendirmeli. Avrupaya giderseniz buradaki krediyi ödemek kat kat daha kolay olur zaten. Aileden kalacak evleri emeklilik ve çocuk yetiştirmek için düşünebilirsin.

2- Gençliğinizi harcamak zorunda değilsiniz. Gelişmiş ne kadar ülke varsa tasarruf oranları yüksektir. Tasarruf yapmak gençliğini yemek değildir. Eğer 18 yaşını geçtiysen bu kafayı terketmiş olman gerekir. İyi semtten daha iyi semte geçip 2 kişi yüksek kira ödeyeceğine iyi semtten daha az iyi bir semtteki kendi evine geçip taksit ödeyebilirsin. Aradaki fark 3000 TL olsa kişi başı 1500 TL olur. Ayda 1500 TL ile gençliğini mi yaşıyorsun? Biriktirdiğin paranın market risk'i yani yatırımlarının patlama riski içine oturduğun evin değer kaybetme riskine göre daha yüksek. Ne sıklıkla ev sahibine biz çıktık evinden hacı deyip, üniversiteye biz istifa ettik deyip 200 bin TL'yi alıp dağ başına yerleşeceksiniz mesela? Dağ başına yerleşmek istediğin an çekip gidebilmeye dair bir örnek. İçini sen doldurabilirsin.

3- En önemli item bu. Bunu bir şekilde yönetebilirim, daha az inerim sahile, evi kendime bir sanctuary haline getirim diyemiyorsan almaman gerekir. Sonuçta mutsuz olacağın bir ev almanı tavsiye etmek mantıklı olmaz.
0
twelfth
(31.03.21)
1) ülkenin durumu gerçekten çok kötüye giderse, kirayı da ödeyemeyecek duruma gelmeniz olası. vatandaşlık kartını oynayacaksan da bir an önce karar vermende fayda var.
2) bir gün ev sahibi çat diye hadi çıkın oğlum oturacak dediğinde o gençlik bi 5 yıl falan yaşlanıyor ki bugün anladığım kadarıyla çocuğunuz falan yok, kafanıza göre yaşıyorsunuz, o durumda bile çok sıkıcı bir konu. bu tarz ıvır zıvır dertlerle uğraşmamak, ev sahibi kavramını hayatınızdan çıkarmak için bile değer.
3) şu anda yaşadığınız hayat geçici bir hayat, bunu atlıyorsunuz. son 3-4 senede yurtdışından gelenler dolayısıyla istanbulun sahil semtlerinde kiralar inanılmaz arttı, eskiden 3 bine tutulan evler artık 5-6 bin oldu. çok istisnai bir iş yapmıyorsanız (it vs gibi) maaşınız bir süre sonra o bölgelerde yaşamaya yetmeyecek. o evden çıkmak zorunda kalırsanız aynı paralara ümraniye'de küçümsediğiniz yerlerde ev tutup ulan buraya bu para verilir mi, 2-3 sene önce sahilde bu paraya yaşıyoruz şimdi dağdayız diyeceksiniz ve üstelik yıllarca kiraya para savurdu olacaksınız.

şimdi ailenizden kalacak evlerin paranın değerini bilmiyorum, yani gerçekten tuzu kuru bir çiftseniz yatırım planı yapmanıza zaten gerek yok, kalacaklar sizi kurtarır o zaman hayatın tadını çıkarmaya devam edin. ama yurdumun standart sefil beyaz yakalısı modunda değerlendirirsem iyi, yeni, depreme dayanıklı, oturulacak bi ev bulursanız bir an önce yatırım yapın gitsin derim.
0
roket adam
(31.03.21)
Aileden gelen gayrimenkul varken bir de kendinizi kasıp ev alacağız diye direnmenin anlamı yok. Ayrıca Türkiye'den çıkabilir durumdayken çıkın, çocuk mocuk niyetiniz varsa böyle güvensiz bir ortamda çocuk büyütmek malesef sıkıntı. (biz fanus içindeyiz diyorsunuzdur o ayrı ama yine de eğitim hayatı komple buna bağlı olacak)

Ha ille de Türkiye'de kalacağız dediğiniz koşulda da, bankada duran para eğer parasınız doğru yatırım araçlarıyla değerlendiren bir çift değilseniz son 1 senede bile eridi. O nedenle, o parayı güvenceye almak için İstanbul'da değil, bir anadolu şehrinde yatırım amaçlı ucuzdan ev toplayıp kirada tutup devam etmeniz daha karlı oluyor. İstanbul'daki evler kendini amorti etmiyorlar artık.
0
lcha
(31.03.21)
Şu an faizler çok yüksek. Geçen sene 0.69'tan kredi çekip, ev alanlar çok büyük akıllılık yaptılar.

10 sene uzun bir süre ancak Türkiye gibi ülkelerde enflasyonist bir ortam olduğu için, 3-4 sene sonra bu paralar çerez parası olacak. Düzelmesi de çok uzun yıllar sürecek gibi duruyor.

Ancak şimdi konut kredileri çok yükseldi. Ben olsam almam. Ama maaş artışlarını ve kredi taksitini hesaplayıp, bakmak lazım.

Kiracılık çok uzun bir süre iyi idi. Senelik %10-12 artış çerez parası idi ama bu oranlar hızla artabilir. Reel enflasyon şu an %25-%30 civarı. Hükümet daha ne kadar baskılayabilecek, soru işareti...



.
0
kartallar yuksek ucar
(31.03.21)
Merhaba 3 sebebin 3ünde de haklısınız. Açık konuşmak gerekirse ben de sizin gibi düşünüyordum genel olarak.

Ama şöyle bir şey var: biraz da aile ve eşimin baskısıyla son 2-3 yıldır İstanbulda ev bakıyorduk acaba alsak mı diye. Ve gördüğüm şu ev fiyatları devamlı arttı yani piyasa ekonomi vs hiçbirşey dinlemiyor. Aklım almıyor nasıl olduğunu ama ülkenin durumu bu, evlerin fiyatı hep artıyor. O yüzden 1 sene önce bakıp alsak mı lan dediğimiz ev bugün bize daha da uzak gözükmeye başlamıştı. Dolayısıyla yeni yeni fikrim insanın 1 tane evi olmalı şeklinde değişti. Hele hele İstanbulda böylesine bir kalabalık varken ev piyasasının hiç durulacağını sanmıyorum. Diğer şehirleri bilemeyeceğim ama Istanbulda merkeze yakın ilçelerde hiçbir zaman ev fiyatları düşmeyecek benim öngörüm. O yüzden bekledikçe ev sahibi olma ihtimalin azalıyor.
0
nuevo
(31.03.21)
turk halkinin ev fetisizmini bosver. eksisozluk bu tarz tabularin yaygara yapilarak konusuldugu bir yer oldugu icin cok da saapma. halbuki hersey gayet basit.

herkesin durumu farkli. maddi olarak iyi durumdaysan ve istiyorsan ev alirsin. istemiyorsan bu sekilde devam edersin. parani da baska sekilde degerlendirirsin. herkesin dusundugu gibi 20 yil sonra isinizi kaybedip, kirayi odeyemeyip esiniz ve cocugunuzla sokakta kuru ekmek kemirmeyeceksiniz.
0
buenosdias
(31.03.21)
Sadece birinci sebepten dolayı kirada yaşadığım eve buzdolabı bile alamadım 1.5 yıl.
Gideriz, gidelim, gidiyo muyuz derken yıllar geçti. Ha sonunda gittik gerçekten, iyi ki almamışız ama, bu gidişi kesinleştirmeden çok fazla aklınızda çevirirseniz, ne istediklerini yapabiliyorsunuz ne de gidebiliyorsunuz. Aklınızda yıllar geçtikçe sürekli bir keşke kalıyor.
Bu sebeple, yurtdışına gidecekseniz karar verin ve yapın.
Yok "burada rahatız para da geliyor" diyorsanız evi alın ve fazla düşünmeyin.

Ben gitmeyecek olsam eve girerdim, hatta giriyordum onu da yapamadım işte bu düşüncelerden.
0
quaker
(31.03.21)
cooper +1

Gidecekseniz karar verme yaşındasınız. Çocuk olayına girdiğiniz zaman, hele çocuğun eğitimi başladığı zaman bir de ev kirası / mortgage ödemesi çok zor oluyor. 15 sene önce 320bin TL'ye aldığım dairenin yan dairesi geçen ay 2250bin TL'ye satıldı. Böyle bir getiri hiçbir şekilde yok. 11 sene mortgage ödedim. Sıkıldım ama şimdi başka bir özgürlüğüm var. Emekli olsam ya da işten çıksam ev kirasına para yetiştiremezdim bu muhitte.
0
SiyamkedisiZorro
(31.03.21)
Ev fiyatları hep artacak. Kiraya verilen parayı sokağa atılmış olarak görüyorum.Kiraya verdiğiniz parayla kredi taksiti ödeyin ama kendi evinizde oturun. Maaşlarınız sabit kalmayacak, artacak ama kredi taksitleri hep sabit kalacak. Avrupa'ya taşınırsanız da kira geliriniz olur,krediyle alsanız bile başkasına kiraya verebilirsiniz. İstanbul gibi bir şehirde emlak fiyatları hep yükselecektir, yeter ki alacağınız ev zemin etüdü ypaılmış ve 99 depreminden sonra yürürlüğe konan deprem yönetmeliklerine uygun olarak yapılmış olsun.
0
iwasbornonamountainside
(31.03.21)
parayı gitme ihtimaliniz olan ülkenin para birimine çevirip o şekilde tutun ve her ay da üzerine ekleyerek ilerleyin. 10 sene sonra hala türkiye'de yaşamak istiyorsanız paranızı tl'ye çevirip anadan babadan kalacak evleri de satıp istediğiniz her yerde istediğiniz her evi alabilirsiniz diye düşünüyorum. ya şu an elimdeki işi kaybedersem, ya aç kalırsam gibi düşünceler fakir refleksi ve yüzde 90'ımız bu şekilde yaşıyoruz. sizin böyle bir şeyle karşı karşıya kalmanız durumunda gidecek yeriniz de varmış. aceleniz yoksa ve şu an sevdiğiniz bir yerde yaşıyorsanız yükün altına girip stres olmaya gerek yok bence.

iş kaygınız yoksa hayat kalitenizden ödün vermeniz gereksiz.
0
golgi aygıtı
(31.03.21)
ikinize de aileden ev kalacaksana niye simdi ev alasiniz ki. yaslaninca alirsiniz iste. ikisini birlestirir ustune koyarsiniz biriktirdiginiz parayi al sana istanbulda ev.
0
aydonno
(01.04.21)
(20)

çocuğa isim seçmece

Frederick Co
aşağıdaki isimlerden hangisi güzeloylama yapalım türkannilasyasultan çağla
aşağıdaki isimlerden hangisi güzel
oylama yapalım
türkan
nil
asya
sultan
çağla
0
Frederick Co
(30.03.21)
nil
0
lemmiwinks
(30.03.21)
Bence de Nil. Diğerleri biraz 50+ duruyor.
0
epistemic_regress
(30.03.21)
nil+1
0
cooperr
(30.03.21)
nil sultan
0
makarnavodka
(30.03.21)
asya
0
heathen
(30.03.21)
yurtdisinda kullanisli olsun ekolunden geldigim icin bu secenekler arasindan sadece asya olabilir diyorum.
0
hot potato
(30.03.21)
Nil olsun adaşım olsun
0
cometome
(30.03.21)
Sultan deyince benim aklıma Cennet Mahallesi sultan geliyor.
Bence de nil+1
0
hindistan cevizi
(30.03.21)
Nil'e bir +1 de benden
0
pati
(30.03.21)
Nil +1

Nilay, Nilsu gibi isimleri de düşünebilirsiniz. Lütfen Sultan falan koymayın, çok kötü bir bebek için.
0
kedimedi
(30.03.21)
nil
0
exlibris
(30.03.21)
türkan
0
dinç kuvvetler
(30.03.21)
asya
0
hakyememyemekyerim
(30.03.21)
Saydıklarınız içindende kesinlikle Nil +1
0
Hallegadola
(30.03.21)
Nil ya da asya
0
elorelia
(30.03.21)
Asya
0
fikox
(30.03.21)
Nil en güzeli kesinlikle. Asya da diğer seçeneklere göre fena değil ama Nil açık ara daha güzel.

Türkan ve özellikle Sultan çok kötü bence bir çocuk için.
0
ms brownstone
(30.03.21)
Türkan. Çocukların yarısı Nil ve Asya zaten şu anda.
0
prole
(30.03.21)
Asya
0
cilekli krep
(30.03.21)
asya.

herkes nil demiş ama bence bir isim en az iki heceli olmalı diye düşünüyorum.diğer türlü çok kısa oluyor.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(31.03.21)
(6)

Thy kirdigi bavulumun parasini vermiyor

kuehles blondes
Selam, daha 2 hafta once aldigim bavulumu THY yer hizmetleri daha ilk kullanisimda kirmayi becermis. Benim kolum sakat oldugundan kendim tasimadim ve bavul ayakta dururken kirik belli olmuyor zaten. Neyse bana demisler ki, “havalimaninda rapor tutturmadiginiz icin bir sey odemeyecegiz” Kardesim ben
Selam, daha 2 hafta once aldigim bavulumu THY yer hizmetleri daha ilk kullanisimda kirmayi becermis.

Benim kolum sakat oldugundan kendim tasimadim ve bavul ayakta dururken kirik belli olmuyor zaten. Neyse bana demisler ki, “havalimaninda rapor tutturmadiginiz icin bir sey odemeyecegiz”

Kardesim ben onu havalimaninda gormedim ki??
Cok sinirliyim, 85€ vermistim, daha 2 haft once ya. Boyle bir sey basiniza geldi mi? Siz ne yaptiniz?
0
kuehles blondes
(30.03.21)
O an gormedim cunku ayakta durunca bavul gozukmuyor.
O zaman internetten alinan her sey icin ya da hasarli cikan her sey bu sekilde davransin satici?

Daha geldiginde boyasi siyahlasmisti da neyse boyasina olmus demistim.
0
🌸kuehles blondes
(30.03.21)
Direk havaalaninda rapor ettirmezsen odemiyorlar, bavulu alir almaz goturmen lazim.
Bu diger havayollarinda da boyle. Bir iki tane pahali bavulumu kirdilar o yuzden sert bavul kullanmiyorum artik.

Hatta basimiza soyle bir olay geldi, Lufthansa bizim cocugun bebek arabasini parcaladi, Turkiye'ye indik bana bir numara verdiler bunu arayip raport edin dediler. Aradim, bana dedikleri su, arabanin faturasini kirildigini gosteren fotograflarla beraber 1 ay icinde almanya'da bir adrese mektup atiyorsun, onlar da sana cek yolluyorlar. Arkadasim zaten tatile gelmisim 4-5 haftaligina, yanimda fatura ne gezer. Bir de fotograf cekecez, onu print edecez, almanya'da bir adrese yollayacaz ohoo..Yapmayacagini biliyorlar..

Ozetle, bu zarar goren esya icin para alma olayi baya sikintili, soguk su diyorum.
0
cooperr
(30.03.21)
evet havaalanında rapor tutturmanız gerekiyordu. genel prosedür bu şekilde. ben rapor tutturup hemen orada yeni bavul almıştım zamanında, atatürk havalimanında içi 0 km güzel bavul dolu bir oda vardı hemen yenisini verdilerdi sus payı olarak :)

bu arada thy'den kimse bavulunuza dokunmuyor bile, yer hizmetleriyle alakalı bir konu bu.

o yüzden bavul geldiğinde sağına soluna bakmanız lazım. uçak yolculuğunda olur öyle şeyler, tecrübe olmuş.
0
roket adam
(30.03.21)
Malesef havaalanında rapor olmadan ödemiyorlar. Sunexpress ile 2 yıl süren bir mahkememiz oldu kırık bavul için. Baya uğraştırdı
0
suicides underground
(31.03.21)
başka yerde kırık bavulla havalimanında raporlayınca bile veriliyor
0
ShadowOfMoon
(31.03.21)
Benim ilk y.disi deneyimimde olmustu, 8 yil once falan, ben bavul ureticisi ile irtibata gecmistim direk (it luggage) (havalimaninda bavul raporu tutuldugunu dahi bilmiyordum) kirigin resmini, faturasini, garantisini yollamistim it luggage'a, 10 yil garantisi vardi, bana katalog gibi bir seyler yolladilar burdan secin istediginizi dediler, sonra adresime sectigim bavulu yollamislardi ucretsiz, bavulu tr'den almistim, it luggagein ingilterede imis merkezi zaten onun da avantaji oldu sanirim ingilteredeydim cunku. Sonra o bavulun tekerlegi de kirildi 2 yil sonra, ama bu sefer havalimaninda rapor doldurmustum hava limani bana dandik bavul teklif etmisti sanirim ya da ucretini sunmustu ben kabul etmedim gene itluggage'a basvurudm ayni yoldan yeni bir bavul daha yolladilar. It luggage reklami gibi oldu ama yalanim varsa ne olayim:)
0
neverletyougodown
(31.03.21)
(3)

5 yaşındaki çocuğa youtube'dan ingilizce çizgi film tavsiyesi?

Trafalgar
Bir yandan eğlensin diğer yandan dil öğrensin. Youtube da çok fazla ingilizce çizgi film var ama şöyle tabi şimdilik anlamıyor. başlangıç seviyesinde eğlenceli bir şeyler var mı?
Bir yandan eğlensin diğer yandan dil öğrensin. Youtube da çok fazla ingilizce çizgi film var ama şöyle tabi şimdilik anlamıyor. başlangıç seviyesinde eğlenceli bir şeyler var mı?
0
Trafalgar
(30.03.21)
peppa pig
en iyisi bu :)
0
hitsumo
(30.03.21)
Dora the Explorer.
İspanya'da televizyonda tesadüfen görmüştüm, basit İngilizcesi vardı diye anımsıyorum.
Bizde Türkçe oynuyordu bir zamanlar.
0
pro9it9is9
(30.03.21)
Benim oglan ayni yaslarda $u siralar cizgi film olarak peep the big wide world diye birseyin hastasi.

Bir de blippi diye bir herif var onun pesinde, ilk baslarda beni cok sinir ediyordu bu eleman sonra baktim cocuklara birseyler ogretmeye calisiyor, hosuma gitti..Hatta gecenlerde birsey soyledi bilimsel, onu nerden duydun dedim, blippi anlatti mevzuyu dedi.
0
cooperr
(30.03.21)
(15)

Hayvanat Bahçesine ve Milli parklara karşı mısınız

aretwoane
Doğada ölebilecek çoğu canlı sağlık kontrolü vb olarak daha iyi yaşam standartlarında yaşıyor belki özgür değiller ama hayvanat bahçesinde bakımları yeme içme vb karşılanıor o bakımdan ben destekliyorum ya siz ne düşünüyorsunuz?
Doğada ölebilecek çoğu canlı sağlık kontrolü vb olarak daha iyi yaşam standartlarında yaşıyor belki özgür değiller ama hayvanat bahçesinde bakımları yeme içme vb karşılanıor o bakımdan ben destekliyorum ya siz ne düşünüyorsunuz?
0
aretwoane
(30.03.21)
nesli tükenmeye karşı koruma altına alınanlar haricinde her türlüsüne karşıyım.
0
eeb
(30.03.21)
Ben komple sisteme karşıyım. Para verip nadir hayvan avlayan Amerikalıya özel izin veren bakanlık aynı hayvanı hayvanat bahçesine kapatınca mı iyi oluyor, sorarım size.
0
prole
(30.03.21)
Hayvanat bahçesi derken hangilerini kastediyoruz? Mesela black jaguar white tiger var onlar koruyor. Bir de bizim avmlerde hapsedilenler var..
0
suicides underground
(30.03.21)
Değilim.
Benim çocuğumun hatta benim de zurafayi, aslanı, zebrayi, gergedani filan görüp tanıyabilecegi tek yer. Böylelikle hayvan sevgisi bile kazanılabilir.
Tabiki hiç bir eziyet görmeyeceğini ve doğal ortamına en yakın şekilde yaşayabileceğini varsayarsak.
0
etna
(30.03.21)
Herhangi bir hayvanı doğal ortamından başka bir bölgeye transfer etmenin bir gerekçesi olamaz

Doğada ölen bir canlı başka bir canlının yaşamasını sağlıyor, müdahale olmadan dünya kendi dengesini buluyor
0
freebird5406_2
(30.03.21)
Hayvanat bahçelerine karşıyım, özellikle "ay çocuklarımız hayvanlarla tanışıyor" diyenlere özellikle uyuzum. Çocukken zürafayla tanışınca bir şey olacak sanki. (Ben yazarken yoktu ama yukarıda denmiş, üzgünüm.)
Milli parklar konusunda ne var bilmiyorum, normal bir doğal ortamın inşaattan vs. korunması değil mi?
0
whoosie
(30.03.21)
Karşıyım. Özellikle Türkiye'deki gibi hayvanları ufacık alanlara kapatan, hayvanı yaşadığı iklimden koparan hayvanat bahçelerine, akvaryumlara vs karşıyım. Doğal yaşam alanı erafında düzenlenen ve hayvanları uzaktan gözlemeyi sağlayan, kocaman arazilere kurulu parklar yapılır, turist olarak gidip izleriz, o ok.

Ayrıca zürafayı fili görünce ne oluyor +1 Belgesel izleyin.

Ayrıca neye göre "daha iyi"? Hayvanların doğal ortamına ve doğal seleksiyona müdahalenin iyi olduğunu düşünmüyorum. (Panda gibi tehlike altında olan türler dışında.)
0
kobuzchu kiz
(30.03.21)
Fillerin zürafalarin yavrusu hayatında bir kez insan gorsun diye beni yillar boyu küçücük bir kafese kapattıklarini dusunuyorum ve evet karsiyim. Evde kocaman televizyon, doğal ortaminda binbir cesit açıdan çekilmiş hayvanlarin belgeselleri var, çocuğum oradan cok daha ayrıntılı tanışabilir hayvanlarla.
0
instant crush
(30.03.21)
tabii ki karşıyım.
bir şeyi sevmek için illa onu yakından görmek gerekmiyor. kaldı ki, hayvanat bahçesine giden bir çocuk hayvan sevgisini değil, başka bir canlıyı kendi keyfi-isteği için esaret altında tutmanın normal olduğunu - o an fakında olmasa da-öğrenir.
bir kutup ayısının, yazları 40 derece geçen bir yerde, duvarlarında buzul resimleri olan klimalı bir odaya kapatılmasının;
uçsuz bucaksız okyanusta yüzmesi gereken bir yunusun bir akvaryuma-su tankına hapsedilmesinin;
ormanlar kralı aslanın sürekli sakinleştirici ilaçlarla bir yavru kediye dönüştürülmesinin savunulacak bir tarafını görmüyorum ben.
önüne iki tane cılız ağaç dikilmiş zürafanın, maymunun kendini doğal ortamında sanacak kadar akılsız-içgüdüsüz olduğunu sanmıyorsunuzdur umarım.

böyle ortamlar ancak koruma altına alınması gereken türler ya da rehabilitasyona ihtiyacı olan, doğada yaşayamayacak durumda, sakat, travmalı vs canlılar için kabul edilebilir yerler.
0
treize
(30.03.21)
hayvanat bahçesine kesinlikle karşıyım, hayatımda bir kere gittim gerçek manada moralimiz bozuldu hayvanları görünce. milli park tartışılır, milli parklar olmasa epey bir yeşil alan otel olurdu ülkemizde.
0
roket adam
(30.03.21)
Ben karşı değilim.

Hayvanat bahçeleri aslında bir araştırma ve bilim merkezi. Bir sürü veteriner ve biyolog o hayvanlar üzerinde çalışıyor ve araştırma yapıyor, ziyaretçi kısmı para için yapılan bir şey, yoksa asıl amaçları o değil. Ki o da mecburiyetten yani, yoksa "bilim yapılsın" diye kimse cebinden para vermeye gönüllü değil. Kötü koşullar için de aynısı geçerli. İnsanlar para vermezse koşullar kötü olur, bunun çözümü de yasakçılık değil.

Kaldı ki doğada soyu tükenen ama hayvanat bahçelerinde korundukları için çoğaltılıp tekrar doğaya salınan bir sürü hayvan türü var. Hayvanat bahçelerinin kaldırılması bir sürü canlının soyunun tükenmesine yol açacak, pek hayvansever bir tavır değil.
0
plutongezegendegilmi
(30.03.21)
Koruma ve nesli tükenmekte olan hayvan kısmı fasafiso. Afrika'dan vb. bir sürü hayvanı sadece gösteri ve para kazanma amaçlı getiriyorlar. Pandemi'nin bir nedeni de insan hayvan ilişkisinin bozulması. Doğaya bu şekilde müdahale edip, hayvanların yaşam alanlarını daraltıp, onları seyirlik bir malzeme gibi görüp bazı sınırları aşarsanız, bu ilişki size hastalık olarak dönecek.
0
kaset
(30.03.21)
Hayvanların esaret altında tutulduğu yerlere karşıyım. Çoğu hayvanat bahçesi hayvanlara ağır psikolojik şiddet uygulanan yerler ve bunun sonuçlarına ulaşmak zor değil. Bu şekilde çocuğa hayvan sevgisi değil hayvan şiddeti ögretilir zaten. Bunu söylemeye gerek yok bile ama şiddet sadece fiziksel değildir.
0
turkce konusan uzayli
(30.03.21)
Bir canlıyı ömru boyunca bir yere hapsetmek, bir çocuğun görecek olmasıyla izah edilemez. Üstelik hapaedildigi yer de kendi doğasına yüzde yüz aykırı bir yer.

Burada çocuklara öğretilen şey hayvanların hapsedilecegi, hayvan sevgisi değil.
0
howfaristhesky
(30.03.21)
milli park olayina kesinlikle karsi degilim, turkiye gibi bir ulkede betonlasmayi onlemenin yolu mumkun oldugu kadar alani sit alani, milli park, askeri bolge, kutsal bolge falan ilan etmek..

hayvanat bahcesine siddetle karsiyim..
0
cooperr
(30.03.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.