Giriş
(17)

Kırmızı ışıkta sağa dönüş

plutongezegendegilmi
Bazı kavşaklarda sağa dönmek için ayrıca bir ışık oluyor ya, onun olmadığı kavşaklardan bahsediyorum. Size kırmızı yanıyor, ama kavşağın diğer ışıkları sizin gideceğiniz yönü boş bırakıyor, yani dönmek aslında güvenli. Döner misiniz, yoksa size yeşil yanmasını bekler misiniz?Bonus soru: saat gece 2.
Bazı kavşaklarda sağa dönmek için ayrıca bir ışık oluyor ya, onun olmadığı kavşaklardan bahsediyorum.

Size kırmızı yanıyor, ama kavşağın diğer ışıkları sizin gideceğiniz yönü boş bırakıyor, yani dönmek aslında güvenli. Döner misiniz, yoksa size yeşil yanmasını bekler misiniz?

Bonus soru: saat gece 2. Yol bomboş, ama kırmızı yanıyor. Işıkta bekler misiniz?

Not: kamera falan olmadığını, ceza yemeyeceğinizi varsayın.
0
plutongezegendegilmi
(02.06.21)
bonus soru: kimsenin görmeyeceği bir ortamda hırsızlık yapar mısın. cevaplar aynı kapıya çıkıyor.

yolu sen bomboş görebilirsin. öyle düşünebilirsin. ama madem öyle, normalde de ışık olmasın. sürücüler karar versin hep boş olup olmadığına. ya da kırmızı yansın ama kırmızı dur değil de, yola bak boşsa geç demek olsun. sence ne kadar mantıklı bunlar?

polis yokken emniyet kemeri takmamak gibi bir şey bu. nereden kimin geleceğini bilemezsin.

ben yeşilde geçerken bile yavaşlayıp bakıyorum manyağın teki gelir kırmızıda durmaz da atlar yola diye.
0
reanarchy
(02.06.21)
tam hatirlayamadim ama bununla ilgili bir konsept vardi.

davranislarini ceza almak mi belirler yoksa etik kavramlara olan inancin mi diye. bazi insanlar ceza yoksa yapabildiklarini yaparlar, bazilari da ceza olmasa bile etik olmadigini dusundukleri seyleri yapmazlar.

ben ikinci gruptayim. bos yolda kirmizida da beklerim, kimse gormuyorsa da hirsizlik yapmam.
0
do you remember me
(02.06.21)
Ben eskiden isikli bir kavsak ustunde oturuyordum.
Gunduzleri bi olay olmazdi.
Aksam 12 gibi bir taraf kirmizi yanip soner diger taraf sari yanardi.

Geceleri yasayan biri olarak en buyuk keyfim kaza izlemekti.
Birisi kirmiziyi digeri de sariyi sallamaz baaam diye girerlerdi. Haftada bir kesin kaza olurdu. Cekirdegimi alir balkona yerlesirdim.

Bu yuzden birak beklemeyi, ustune seri selektor yapiyorum girerken.
0
divit
(02.06.21)
Orada bir yaya olmadığından, bisikletli, motorlu biri olmadığından emin olamazsın. Bom boş yolda bu nedenle sinyal de verilir, ışıkta da beklenir.
0
zimbirik
(02.06.21)
@reanarchy, verdiğin örnek çok alakasız ya, hırsızlıkta birine zarar veriyorsun, burada vermiyorsun. Yani soru da yolun "bomboş" olması zaten, varsayımlar değil. Yol boş, kesin bu, diğer varsayımlar sorunun kapsamı içerisinde değil.

Ayrıca zaten küçük yerleşim yerlerinde (köy vs.) ışık olmaz, sürücüler karar verir. Araç yoğunluğuyla ilgili bir durum trafik ışığı, gece 2'de de araç yoğunluğu gündüz gibi değil. Kontrollü geçiş konsepti de o yüzden var zaten vs. vs.

Emniyet kemerinin zorunlu olmasının da korkunç bir "nanny state" örneği olduğunu düşünüyorum zaten. TR gibi devletçi toplumlarda insanlar bunu tartışmanın gerekliliğini anlamıyor gerçi, ona yapacak bir şey yok.
0
🌸plutongezegendegilmi
(02.06.21)
Aslında bu konspet için bizim ülkemizde olmayan ama bazı ülkelerde olan (örneğin ABD) bir durum var. Sağa dönüş serbest ise kırmızı da olsa geçebiliyorsun. Aklıma gelmişken söylemek istedim.

Soruya gelecek olursak ben her iki durumda da ışık yanıyorsa geçmem. Hız sınırını ihlal ediyorum özellikle uzun yolda ama emniyet kemeri ve trafik lambalarını hiç ihlal etmem. Konu ceza yeme de değil. Hırsızlık ile kıyaslamak çok doğru değil belki ama ceza yemekten korktuğu için kurallara uymak bence tehlikeli bir düşünce.
0
himmet dayi
(02.06.21)
Yolun boş olduğu bilgisi sana vahiyle gelmiyor. Gözün ile görüyorsun ve boş olduğunu düşünüyorsun. Ama siyah giymiş bir yaya gece çok kolay bi şekilde kamufle olur.
Zaten bomboş olduğundan kesin olarak emin olduğun noktada problem var.
0
zimbirik
(02.06.21)
Bekliyorum mutlaka. Bu tarz davranışlar alışkanlık yapıyor, sonra kırmızıda geçmeye falan başlıyorum. Hatta yeşilde bile bekliyorum diğer arkadaşların dediği gibi, kendimi atmıyorum ileri. Yol boş gibi görünse de bazen ışıkları kapalı gelen birileri mutlaka oluyor. Adam gece ışıklar kapalı geziyor yani, ya da kör bir motor geliyor. Canımı sokakta bulmadım :)
0
roket adam
(02.06.21)
Ben dönüyorum. Amerika’da mesela en sağ şerit kavşaklarda bu durumda dönecekler içindir ve dönersin yasak değil. Mantıklı olan da bu zaten. Yayaya yol verip dönmek.
0
zoghurt
(02.06.21)
tr'de kendim donmuyorum. netice de kirmiyi oraya koyanin bir bildigi olsa gerek. almanya'da sana kirmizi yanarken bu hareketi yapmak zaten akla zarar. ayrica hobi olarak pahali olur bence.
0
helenart
(02.06.21)
valla bunu etik vs olarak demiyorum.
rahmetli dedem cok iyi otobus kullanirdi cok buyuk bi otobus firmasinin da sahibiydi.

araba kullanmayi ondan ogrendim. kulagima kupe cumlelerinden birisi de sudur, kirmizi isik yaniyorsa sana yol bos dahi olsa gecme, aliskanlik yapar bir dahaki seferde o aliskanlik kazaya doner.

ayni sekilde yesil dahi yansa bakmadan kollamadan gecme, yuklu kamyon asla duramaz.
0
turbo sadık
(02.06.21)
buna kafayı çok takmış bir elemanın sanayi toplumu ve geleceği diye bir manifestosu var.

manifesto-manifesto.blogspot.com

127. maddede trafik konusundan bahsediyor.

dizisi de var Manhunt Unabomber diye.

hatta dizide özellikle gece vakti etrafta hiç araç yokken kırmızı ışıkta bekleme geyiği yapılıyor bol bol.
0
onemoremile
(02.06.21)
Beklenir. Gece böyle durumlar daha tehlikeli oluyor.

Çünkü birisi yeşil yanıyor yol da boş diye son hızla o kavşaktan geçebilir. Yazanlar olmuş zaten geceleri böyle çok kaza olur diye.

Sabah işe giderken bazı kavşaklarda geceden kalma cam kırıkları, tampon parçları görebilirsin istanbul'da:)
0
anten
(02.06.21)
zaten ışıklarda sağa dönüş için özel bir ışık yoksa kontrollü bir şekilde sağa dönmek kurala aykırı değildir. sürücü kursu kitaplarında da yazar. 10 yıldır da dönerim ceza vs yemedim. hırsızlıkla alakasını anlamadım lol.
0
mattiadestro
(02.06.21)
Yasadigim yerde kirmizida cogunlukla saga donuluyor.

Bazi istisnalar var, o zaman da isigin ustune uyari koyuyorlar donemezsin diye. Calistigim isyerine yakin bunlardan bir tane var kamerasiz. Genelde ara sokaktan 3 serit ve uzeri caddeye donuslerde bu oluyor riskli diye.

Donulmez tabelasi varsa %90 uyuyorum. Cok acelem varsa, etrafimda kimse yoksa ve yol bossa donerim. Zamanim varsa, yol bombos olsa bile donmuyorum bekliyorum.
0
cooperr
(02.06.21)
Gece 2 olsa geçerim.

Fazla felsefeye gerek yok.
0
mobydick
(02.06.21)
Bekliyorum
0
photo85
(03.06.21)
(26)

Kiz cocuk ismi

goklerdengelenkarar
Arkadaslar selam. Ilk kizima benim icin ozel olan bir ismi koydum. Ismi Gülce. Esinlendigim siir olsun, esimle aramizdaki bu isimle alakali bag olsun, bu isim kizimiza cok guzel oldu. Simdi kiz cocuk delisi bir kiz babasi olarqk bir kizim daha olacak. Ona da boyle siirle, sarkiyla bir sekilde onu mu
Arkadaslar selam.

Ilk kizima benim icin ozel olan bir ismi koydum. Ismi Gülce. Esinlendigim siir olsun, esimle aramizdaki bu isimle alakali bag olsun, bu isim kizimiza cok guzel oldu.

Simdi kiz cocuk delisi bir kiz babasi olarqk bir kizim daha olacak. Ona da boyle siirle, sarkiyla bir sekilde onu mutlu edecek, kendimizce ozel olacagini disundugimiz bir isim ariyoruz. Ilk kizimiza ozen gostermis, bu kizimizin ismini onemsememisiz gibi olmasin. Bu sefer bulamadim. Benim gonlumden Leyla geciyordu ama esim cok istemedi. Ilk kizimizinki kadar nadir olsun istiyor.

Sizce Leyla guzel bir isim degil mi? Baska isim onerileriniz nedir?

Batici biri olarak bati degil de dogu esintili isim ariyorum. Arap haric.
0
goklerdengelenkarar
(01.06.21)
neva
0
turbo sadık
(01.06.21)
Leyla da farah da guzel

eli$eva :)bkz.shtisel ben de dizide bunu duymustum
elisa gibi bi seye donusebilir. yahudi ismi

inana, maya, lena, lina bu da arap arkadaslardan begendiklerim
rozerin de guzel kurtce olarak
0
ala09
(01.06.21)
Leyla cok guzel bir isim bence.
0
kuehles blondes
(01.06.21)
Valla Leyla çok da güzel bir isim değil bence de. O yüzden eşin begenmemekte haklı. İsim önerim de yağmur olur.
0
j r r tolkien hayrani
(01.06.21)
leyla güzel isim ama şiirle bağlantılı, nadir isim aradığınız için lavinya veya destina’yı da düşünün derim.
0
miranda
(01.06.21)
nadir isim ile basladiysan oyle gitmek lazim, bence hanim hakli.
Leyla guzel isim ama uymuyor gibi..

Isim vermeyi unuttum, "yazgülü".."ü" paterni devam ediyor ve nadir.
0
cooperr
(01.06.21)
Leyla iyi
0
prole
(01.06.21)
Kiziniz bir gun buyuyecek ve verdiginiz isim onda omur boyu kalacak. Anne ve babalar bunu hic dusunmuyor. Leyla guzel bir isim degil. Aslinda Gulce de degil, uzgunum. Isimler kisinin sosyoekonomik durumunu anlatir. Hatta ailesinin muhafazakarlik seviyesini. O nedenle 15 yasinda gelince de, 60 yasina gelince de insanlarin onun hakkinda ilk goruste iyi seyler dusununecegi isimler secin. Durustce yanit vermek istedim.
0
howfaristhesky
(01.06.21)
Leyla bence de iyi. Klasik bir isim. Nadir olan isim koyma telasindakiler aslinda tam tersine moda isimlere yoneliyor ki bu da acayip bir celiski.
0
hot potato
(01.06.21)
soruyu okur okumaz aklımda tek bir isim canlandı: nazende.

benim kendi kızıma koyacağım bir isim değil, fakat sizin anlattığınız kriterlere göre zihnimde canlanan bu oldu.
0
kibritsuyu
(01.06.21)
leyla bence de güzel isim ama bu çok göreceli bi şey ve eşiniz istemediyse bir anlamı kalmıyor :)
kardeşlerin uyumlu isimleri olmasını itici bulmuyorsanız aklıma gökçe geldi.
0
asisamus
(01.06.21)
isimle sosyoekonomik durumun alakası yok. ismi dolduran kişinin kendisidir. o zaman koç holding çocuklarına niye ömer, ali, mustafa gibi isimler koymuş?

gülce güzel isim ama leyla güzel değil bana göre.

beril, beren, suna, nevbahar, hanzade olabilir.
0
xrated
(01.06.21)
Son derece klasik bakisli ve antin kuntin isimlere sicak bakmasam da Onereyim

Simla

Bir dag adi birazda mistik bir tarZi var

He bana kalsa ayse koyarim ben
0
exlibris
(01.06.21)
güzel mi değil mi bilmiyorum da okuduğum kitapta geçiyor şu an. doğu esintili deyince yazayım dedim, belki siz beğenirsiniz: arha (arya'nın doğu muadili gibi geldi bana)

bir de, ilya.
0
levybroo
(01.06.21)
Gülce çok güzel bir isim aslında yanına türkçe olarak duru, derin çok hoş olur. Arap hariç demişsiniz ama nehir ve şiir geldi aklıma.
Birkaç isim daha yazmak istedim:rüya, öykü, gökçe, nil, defne, ekin, bilge
0
oyokbuyoknevar
(01.06.21)
Leyla demeye gelmiştim :)
0
bigbadabum
(01.06.21)
Leyla çok güzel ama kendi önerilerimi de diyeyim.

Nadide
Güzide
Gülru
Aysel
Jale
Jülide

Sağlıkla büyüsün bebeğiniz
0
Hallegadola
(01.06.21)
duyurunuzun sonunu okumadan aklıma Leyla gelmişti. bence Leylanın yaşı yok 5 yaşındakine 50 yaşındakine gidiyor. Gülce ismi de sizin sandığınız kadar nadir değil aslına bakarsanız :) Gülce'ye de uygun olarak duyup beğendiğim , çevrede çok da duymadığım tatlış mı tatlış öğrencimizin de ismi olan Gülfem'i öneriyorum size ben. sağlıkla kucağınıza alın inşallah.
0
dedim ben sana
(01.06.21)
hanzade :)
0
hooiken
(01.06.21)
bana bi hande cagristi sanirim hanzade onerilerinin coklugu sebebiyle. anlami da guzel gülce ile de uyumlu, ablasi gül-ce kendisi gülücük :)
0
in vino veritas
(01.06.21)
(bkz: yosma )

osmanlı döneminde güzel kadınlar için kullanılırmış.
0
yenibenyeniden
(01.06.21)
inci.

kısa ve net.

az ve öz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(01.06.21)
adın kulağımda bir sır Burçe…
beklemediğim bir an beklemediğim bir şekilde çıkageldin
gülüşlerin âh sarıyor her yanımı gidemiyorum istesemde...
........

Burçe güzel isim, bence değerlendir.
0
krtkartal
(01.06.21)
Şiir olsun ismi. Olmaz mı? Benim kızım olsaydı ismi Şiir olacaktı. Ayrıca Müjgan da çok güzel bence. Hem de şiirde geçiyor.

Leyla ismini çok severim ancak bu ara nedense fazla popüler oldu.
0
suicides underground
(02.06.21)
Attilâ İlhan'ın pek sevdiğim Belma Sebil şiiri aklıma geldi okuyunca. Belma olabilir. Ferda belki...
0
Mossy
(02.06.21)
Duyuruyu dun okumustum. Gece ruyama girdi :)) ruyamda Misra koyuyordunuz kizin ismini :)

@in vino veritas +1 hande guzel isim, anlami da cok hos.
0
invictae
(02.06.21)
(4)

Duyurunun mimaralarina

lynda.com
Sevgili mimar, insaat muhendisi veya konu ile ilgili fikri olan arkadaslar,Uzun zamandir gozlemledigim vefakat bir turlu mantikli bir aciklamasini bulamadigim bir sorum olacak;Ozellikle Caddebostan, erenkoy, fenerbahce civarlarindaki eski binalarin giris katlarindaki bosluklarin sebebi nedir acaba?
Sevgili mimar, insaat muhendisi veya konu ile ilgili fikri olan arkadaslar,

Uzun zamandir gozlemledigim vefakat bir turlu mantikli bir aciklamasini bulamadigim bir sorum olacak;

Ozellikle Caddebostan, erenkoy, fenerbahce civarlarindaki eski binalarin giris katlarindaki bosluklarin sebebi nedir acaba? Butun giris kati bosluk seklinde ve ne arac girebilir ne baska bir amacla kullanilabilir gibi degil. Giris katlarda sadece, kocaman bir kat kadar bosluk, kolonlar ve binanin giris kapisi bulunuyor. Bu bosluklari daire/dukkan yapmak yerine neden boyle bos birakiyorlar bir fikriniz var mi?

Sevgiler
0
lynda.com
(31.05.21)
Mimar değilim fakat mimari estetiğe ve duygulara hislere de dokunur, o binaların modern mimariden, le corbusier in tarzından etkilendiğini düşünüyorum, boşluklar ferahlık genişlik o kısımlar da yapının birer parçası sadece boşluk değiller

Hatta eski apartmanların dışında ya da giriş boşluğunda apartmanın temasına göre duvarlarda rölyefler kabartmalar bulunuyor, bazıları bizim gibi dükkan kirasını değil de yaşamayı zevki estetiği düşünüyor :)

Bazen estetik bazen işlevsellik bazen ikisinin karışımı
0
freebird5406_2
(31.05.21)
eski apartmanlar oturulmak için yapılıyor, yenileri satmak için. satmak için yapınca her metrekareyi değerlendirmek istiyorsun.
0
roket adam
(31.05.21)
Bahsettiğiniz boşluk bazı yeni apartmanlarda da var. Örneğin bizim apartman kentsel dönüşüme girmeden önce zemin katta 3 daire varken şimdi sadece kapıcı dairesi var geri kalan yerler bomboş, konutlar 1. katta başlıyor. Bir müteahhit cevap verebilir bu duruma.
0
SiyamkedisiZorro
(31.05.21)
Peder mimar, bunu seneler once ona sordugumu hatirliyorum. Mimari bir mantigi var, binalar yuksek ama zemin kat bos geciliyor bu sayede etraf yesillik ise goz hizzasinda beton gormuyorsun, yesillik ve genislik hissi veriyor. Sallamiyorsam boyle bir aciklamasi vardi..
0
cooperr
(31.05.21)
(15)

bire bir tanıdığınız en zengin insanın geliri & serveti ne kadardı?

avatar is back
istanbul'a geldiğimden beri bambaşka bir dünyayla karşılaştım. meraktan soruyorum tamamen.geçen tanıştığım bir adamın istanbulda 2 oteli, 8 tane çok sağlam kiralı dükkanı olduğunu söyledi. tahmini aylık 400-500bin tl kira + otel geliri var sanırım. ortak arkadaşım da "tahminen 700 milyon lira civarı
istanbul'a geldiğimden beri bambaşka bir dünyayla karşılaştım. meraktan soruyorum tamamen.

geçen tanıştığım bir adamın istanbulda 2 oteli, 8 tane çok sağlam kiralı dükkanı olduğunu söyledi. tahmini aylık 400-500bin tl kira + otel geliri var sanırım. ortak arkadaşım da "tahminen 700 milyon lira civarı parası var demişti.

sizin çevreniz de en uçuk örnek ne? mesela tanıdığı (uzaktan 1 saatlik falan bile olsa) max zengin aylık 10-15bin lira gelirli olan var mı (geçen seneye kadar bendim bu haha)
0
avatar is back
(29.05.21)
Yazının başları bi kenara ama son paragrafta fakirliğe övgü var resmen :)

Edit: Sirf bunun edit'i icin desktop surume gectim. 10-15 bin az para demiyorum kimse yanlis anlamasin. Ama ulke sartlari da belli.
0
msb
(29.05.21)
Beylikdüzü'nde bir sanayii sitesinin tamamına sahip birini tanıyorum, arazi ve içindeki yapıların tamamı ona ait. geçenlerde çalıştığım fabrika kira sözleşmesini yeniledi
1 aylık kira bedeli 500.000 TL ve bizim gibi epey fabrika var.
0
yamuhu
(29.05.21)
Yakın bir arkadaşımın eniştesi ve ailesi, eski deutsche bank orta dogu sorumlusu ve isvicrede ozel bir bankanın başı su an, gelirini ve ailesinin varlıklarını duyunca rengim atmıştı, ülkeye borç verecek düzeyde gelirleri var.
0
mirty
(29.05.21)
öyle tanışma falansa iskandinavya top50 30 yaş altı en zenginlerden arkadaşım var benimde.

bence soruyu size bir faydası dokunmuş diye sor.
0
duyurukullanıcısı
(29.05.21)
benimki alanında populer bir akademisyen. bazı top üniversitelerde akademisyenler ciddi anlamda çok para kazanıyorlar. yani aylık 60k dolar gibi. belki daha fazla kazananlar da vardır ama benim tanıdığım bu kadar kazanıyor. tabii bu bir söylenti, şu kadar kazanıyorum diyecek hali yok ama populer ve tanınan biri olduğu için mümkün.
0
Sour
(29.05.21)
sakıp sabancı'nın makedonya versiyonunu görmüştüm. hani burada yazmak sadece parmaklarımı yorar. sen hesap et.
0
evimin paspasi
(29.05.21)
Yüzlerce bitcoin, altcoin, zort coin, vs kripto parası olan tanıdığım var. 2013 yılında btc-e trolbox’ta tanışmıştık. ben bırakmıştım kripto işlerini o devam etmişti şimdi dolar milyoneri. gerçi hala Beşiktaş’ta bir apartman dairesinde oturuyor. Arabası gayet sıradan bir 320i. dükkanları, daireleri var, deposu var orada mining de yapıyor yani pasif gelir de o biçim ama ruhu fakir galiba.
0
zoghurt
(29.05.21)
rakam veremeyeceğim ama hem entry'lerimde hem de burada ara ara bahsettiğim ukraynalı bir abi var. sovyetler yıkılınca devleti soyup yolunu bulan oligarkların yerel versiyonu gibi düşünebilirsin. kuzeninin fabrikası mı ne vardı, çin'den boya ithal ediyorlardı, o tarz bir şey. bu da orada yönetici olarak çalışıyordu ama o işin teferruatı. "maaşımı kuzenim veriyor" diye şaka yapıyordu.

kiev'de şehrin dışında üç katlı villaları, iki arabaları vardı ve SÜREKLİ yurtdışına çıkıyorlardı.

siz nasıl tanıştınız dersen ben adamın eşiyle workaway.info'da tanıştım. bunlar "biz zengin ve elitiz, ukraynalılar köylü, yabancı arkadaşlar edinmek istiyoruz" kafasındaydı jdfjdjk ingilizce geliştirmek istiyorlardı falan öylelikle gitmiş bulundum, çok güzel ağırladılar yediler içirdiler. yıllar içinde defalarca görüştük öyle. yeri geldi kışın bahçelerinde kar küredim, yeri geldi içip içip uyudum bi şey bile yapmadım.

şahsen tanıdığım en zengin adam oydu sanırım. lüks yaşamıyordu ama para şifresi yazmış gibiydi yani "aman o bizi aşar" dediği bi şey yoktu, işi çıktı diye sabah kalkıp amerika'ya gidebilen bi adamdı. düşününce çok tuhaf geldi ya 21-22 yaşında başımıza neler gelmiş, şimdi bakkal selamımı almıyo
0
der meister
(29.05.21)
sadece patronlarım var :)

biri eski büyükşehir belediye başkanıydı. sanırım en zengini o idi.
0
naksidil
(29.05.21)
Aylik gelirinin $100.000 uzeri oldugunu tahmin ettigim 4-5 kisi taniyorumdur herhalde..

Aylik geliri asgarinin 5-6 kati olmayan adam orta direk bile degil zaten..
0
cooperr
(29.05.21)
Valla sanırım milyar dolar seviyesinde serveti olan biri ancak her gördüğümde dalasım geliyor. Adam da oldukça saygılı, kibar gibi ama sevmiyorum ben öyle zengin kişileri. Milleti deli gibi sömürmüşlerdir bu hale gelmek için.
0
j r r tolkien hayrani
(29.05.21)
eski patronum var 40 kusur dairesi var, 7-8 subeli supermarketi var. Ama asiri cimri, isciyi somurur, kimseye guvenmez, herkesi ondan caldigina dair paranoyakligi var, muhasebeci, mudur, isci herkes caliyor, yan gelip yatiyor diye dusunuyor adam, bir de kendini hep daha ust seviye adamlarla kiyasliyor, yani para mutluluk dogru orantili olarak lineer sekilde gitmiyor ya da gidiyor ama bir yere kadar sonrasi zarar kisisine gore. Ama bunun parasini y-z kusagi ogullari cok pis yiyor Ibizalarda, Las Vegaslarda alem yapiyorlar
0
neverletyougodown
(30.05.21)
arkadasimin kayinpederi, uzun yillardir enerji sektorunde. yurtidisinda kendilerine ait adalari var :)
0
tahtakafa
(30.05.21)
birinci dereceden birkaç akrabamın yurt dışında ortak olduğu yiyecek imalathanesi var. kişi başı aylık gelir 50 bin eurodan fazladır diye düşünüyorum.
0
biravekahve
(30.05.21)
Yurtiçi ve dışında 140 tane şubesi olan özel okulu, üniversitesi vs olan birini tanıyorum.

Yıllık 120 milyon lira burs verdiğini açıklamıştı geçenlerde. Servetinin 2 milyar dolar olduğu söyleniyor.
0
lancelot du lac
(30.05.21)
(22)

yurt disinda mutlu olamadigim icin vicdan azabi cekiyorum

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin y
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.

disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin yurt disi hayallerini, isteklerini görünce veya yurt disina cikmis insanlarin mutlulugunu gorunce kendime kendime "ulan sen neden mutlu degilsin, ne buyuk sorunun var hayatta" diyorum ve kendime kiziyorum.

zamaninda okuyup calistigim yere birkac yillik turkiye arasindan sonra sirketin istegiyle geri geldim. dilini biliyorum, egitimim bu ulkeden, ortami biliyorum, tanidiklarim var ama icimde hicbir ekstra sevinc yok. turkiyede nasil yasiyorduysam ayni duygularla yasiyorum. diger insanlar gibi ne guzel iyi bir ulkede yasiyoruz diyemiyorum.

insanlarin avrupada cekilmis herhangi bir sokagin fotografina verdikleri tepkileri gorunce sasirip, insanlar senin bu hayatina ne kadar ozlem duyuyor ama sen sifir neşe ile oturuyorsun diyorum kendi kendime ve yasadigim hayata karsi nankörlük yapiyormusum gibi hissediyorum.

es dostun bir kismini turkiyeden taniyorum, bir kismi da bu ulkenin insani ama hicbir türk'e bu konuyu acamadim. nedense biraz cekindim bu konuyu konusmayi. belki onlar da benle ayni duygulari paylasiyor ama emin olamiyorum.

birkac haftadir dikkat ediyorum. is sonrasi veya hafta sonlari yaptigim aktiviteler ve bulusmalar bir gorevmis gibi gelmeye basladi. inzivaya cekilip kendi kendime evde kafa dinlemeyi istemem sanki yasadigim hayata nankorluk gibi geliyor.

evet, kazanc olarak daha iyi durumda oluyorsun. her ne kadar turkiyeden gorundugu kadar olmasa da maddi olarak rahatliyorsun. evet, sehirler guzel ve planli. evet, insanlarin hepsi olmasa da cogu daha duzgun. evet, daha huzurlu vs. fakat bunlarin hicbiri beni daha neşeli kilmadi.

gecenlerde turkiyeden yeni gelmis (sanirim okumak icin) ve bana bir konuyu danismak isteyen iki gencle tanistirdilar. nasil mutlular, nasil yuzleri guluyor anlatamam. ben de onlaro oyle gorunce mutlu oldum ama modumun onlar kadar yuksek olamamasina kizip durdum sonrasinda.

bu soruyu acma nedenim de aslinda yurt disinda en azindan bir 5 yili devirmis arkadaslarin ne hissettigini ogrenmek. ben calisan sinifa mensup bi insan olarak yine calisan kesimden, orta sinif arkadaslarin duygularini merak ediyorum.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(27.05.21)
10 seneye yakın okul+iş milano. şu an geri istanbul.
Şehir ülke insanı mutlu etmeye yeten şeyler olmadığı gibi mutsuzluk sebebi de değil aslında.

dünyanın en klasik sorusu bu, "sen hayatta ne yapmak istiyorsun? istediğin, sana iyi gelecek şey nedir?" cevabını ucundan yakala ve peşinden koş. her gün 7/24 mutlu olunamayacağını kabullen, kabullenmeyi kabullen ve içinde bulunduğun anda dur ve sana iyi geleni fark etmeye çalış.
her akşam yastığa kafayı koyduğumda kurduğum hayali milano'da gerçekleştiremeyeceğimi görüp istanbul'a döndüm. döndüğümün 3. senesi hayalin yarısı gerçekleşti. acelenin, telaşın, kendini yiyip bitirmenin gram faydası yok, akısına bırakıp sana iyi gelen şeyleri hatırla, hayal kur. kıstasın ayda ne kazandığın değil ayda kaliteli geçirebildiğin zaman olsun.

sıkma canını, yaşadığı yerden bağımsız insan aynı insan, senin de mutsuz olma memnun olmama hakkın var.
atalet-erteleme gelmeden sana ilham verecek beynini besleyecek bir şeyler bulmaya bak.

sevgiler
0
nwnd
(27.05.21)
kendini neden seninle benzer şartlarda olmayan insanlarla karşılaştırıyorsun ki...
0
heeresgruppe
(27.05.21)
Yurtdisina hic cikmadim ancak izin verirseniz cevaplamak istiyorum.

Bilgisayar muhendisiyim ve iyi bir devlet okulundan mezunum, su anda da yuksek lisansima devam ediyorum.

Etrafimdaki hemen hemen herkes yurtdisina tasindi ya da tasinma hayali kuruyor. Yurtdisi sihirli degnekmis gibi davraniyor insanlar. Giden insanlar da sanki orda en ufak bir zorluk cekmiyormus her sey muhtesemmis gibi anlatiyor ve davraniyor.

Yurtdisina gitmek bir nevi hayatin instagram versiyonu gibi. Nasil orda kimse kotu anini paylasmiyorsa gidenler de onu yapmiyor. Cok asiri minnettar olmaniz gereken dunya nimetiymis gibi davraniliyor disardan.


Ben her seyde oldugu gibi bunu da abartili buluyorum. Siz herhangi bir sahip oldugunuz sey yuzunden, millet buna gipta ediyor diye cok sukretmeliyim, %200 mutlu olmaliyim hissi yasamak zorunda degilsiniz.

Size ozenen insanlara da ozenen milyonlar var ona bakilirsa.

Olayin sehirden ziyade kendinizle ilgili oldugunu dusunmeniz gerekiyor. Kendinizi mutlu ve tatmin olmus hissedebileceginiz yollar arayin. Bu da illa spor ya da hobi ile ilgili olmak zorunda da degil. Belki bir ogrenciye burs verirsiniz belki alaninizdaki birilerine mentorluk saglarsiniz. Bambaska seyler de olabilir ama kendiniz aramali ve bulmalisiniz. Basakasinin onerdigi sizi tam anlamiyla tatmin etmez.
0
tessera
(27.05.21)
Yurtdisina geldigim icin mutluyum da bir yerden sonra geciyor yani ne yapacagim her gün Fransa'da yasadigima dua ederek kalkacak değilim. Belli yerden sonra rutin, normal hayat olmasi kadar normal birşey yok.

Yani ben de ilk geldiğimde oha ne güzel falan oldum ama artik alistim yani. Tamam maas guzel, yeme icme kaliteli, insanlar iyi ama polyanna gibi de dolasamayiz :) 5. Seneye giriyorum bir kac aya. Her Türkiye'ye gidince geri dönesim geliyor hemen o kadar daralıyorum.
0
logisticsmanager
(27.05.21)
Gecen bir yerde okumustum, "yurtidisina gidince arka fon degisiyor sadece, sen yine ayni sensin"

Not: 3 sene yurtdisinda yasadim.
0
brkylmz
(27.05.21)
4 yildir almanyadayim. bende hemen hemen benzer duygular icersindeyim. vicdan azabi cekmiyorum da buraya hicbizaman ait olamayacagimdan sanki bosuna burda zamanimi harciyormusum gibi geliyor. daha yeni izinden geldim türkiyeden. sanki hep orda rahat yasabilmek icin bu zamanimi feda ediyormusum gibi geliyor.

türkiyede az paraya calistigim üzüldügüm seyler olmamis gibi sebepsiz bir özlem duygusu oluyor.
galiba tipik bir almanci olma yolunda ilerliyorum.
0
vhs kaseti
(27.05.21)
Devlet okulundan koleje gecmis gibi oluyorsun, okul yine okul hergun derse giriyorsun.
Mutlu olmak zor bence.
0
divit
(27.05.21)
olay biraz nerde olduğun değil kimle/kimlerle olduğunda bence. ben de iki sene atinada çok mutsuz yaşadım, sonra ankaraya taşındım çok mutlu bir sene yaşadım.
0
sipsiyah
(27.05.21)
sikinti yasadigin hayatta veya kisiliginde degil, sikinti kendini baskasiyla karsilastirmanda. kendini degistirmene veya kafandan bir seyi silmene gerek yok. baglarini koparmana da gerek yok. kafana gore takil iste. evde durmak istiyorsan da evde dur, 'ben olsam hep gezerdim' diyen de ciksin gelsin kendisi gezsin. hem sanane baskasinin ne yaptigindan/yapacagindan, onlara ne senin ne yaptigindan?

ben de hic hazzetmiyorum turkiye'de yasayan cogu kisiyle konusmayi. resmen insani yurtdisinda yasadigi icin suclu hissettiriyolar. sanki hayat bi orda zor amk. biz burda yattigimiz yerden para kazaniyoruz sanki. evet refah duzeyi yuksek, zaten o yuzden geldik ama napayim yani benim sucum mu? kimle konussam 'oh lan kurtuldun valla, oh lan ne guzel istesen ferrari alirsin orada araba ucuz, oh valla ne guzel is hayati cok kolay' diye diye insani konusmaktan sogutuyolar. hic takmican.
0
icim urperiyor
(27.05.21)
20 seneyi devirdim.

Yurtdisi luks bir restaurant gibi. Dekor super, servis harika, tabak canak masa duzeni inanilmaz. Bir yemek soyluyorsun geliyor tabak harika hazirlanmis. Sonra bir catal aliyorsun tadi bombok.

Turkiye'de esnaf lokantasi, iceri korkarak girersin bazen saga sola dokunmak istemezsin. Onune bir yemek koyarlar goruntu olarak birseye benzemez, catallar bardaklar kirlidir vs. Sonra bir tadina bakarsin soka girersin.

Uzun sure disarida yasamayanin anlayabilecegi mevzular degil bunlar. Obur taraftan ne olursa olsun cikmak isteyenleri de anliyorum. Ama ciktikdan sonra iluzyon 3-5 sene icinde dagiliyor, bu da bir gercek.
0
cooperr
(27.05.21)
Maddi olarak rahatlamak, düzenli şehir evet güzel şeyler ve ilk akla gelenler de Türkiye’den kaçış furyası o kadar basit değil. Siz ne kadardır yurtdışındasınız bilmiyorum Göz göre göre her gün daha kötüye uyanmak çok yıpratıcı, gelecek kaygısı sadece maddi yönlü değil. Sorunların her zaman üstünün örtülmesi, hukuksuzluk, eskiden eğitimin, görgünün, yeteneğin getirdiği bütün avantajların yerini kaotik bir düzene bırakması... Boğulmak üzere hissediyor gençler o yüzden bu kadar büyük bir olay. Siz kendi düzeninizde bu hissiyata elbette uzaksınız o yüzden aşırı gelmesi çok doğal ama işte normal koşullarda değiliz. Aslında dediğiniz gibi sıradan bir Avrupa şehri fotoğrafına delirmek saçma.
Ha sizin haftasonu aktivitenizle bunun ne alakası olabilir? Orada durum kişisel bence. Evinizde oturun, dışarı çıkın kime ne? Bence bu mutsuzluk meselesini kendi şartlarınızda değerlendirin, cevabı yurtdışındaki çevreniz, yaşadıklarınız çerçevesinde arayın. Türkiye’nin olağanüstü şartları, bunalımı sizi yanlış yönlendirir.
0
not dark yet
(27.05.21)
8-9 aydir yurtdisindayim, oncesinde istanbul'da rahatim yerindeydi. Burda da rahatim yerinde. Farkettim ki icinde olmasam bile turkiye gundemi beni etkiliyor. Artik dolar arttiginda "napicaz yau" demiyorum belki ama yine uzuluyorum. Yasama kalitesi/gelir acisindan filan belki yurtdisi daha rahat ama kopamadim ben henuz turkiyeden. Kopabilecegimi de sanmiyorum. 5 haftalik tatilimin en az 2 haftasini turkiyede geciririm herhalde bundan sonra da.
0
fakyoras
(27.05.21)
ben olayin mantigini anlamadim.

yurtdisinda oldugun icin mi mutsuzsun? turkiye'de daha mi mutlu olacagini dusunuyorsun? yazdiklarindan anladigim kadariyla cevabin "hayir" - ayni hissediyorsun.

o zaman mutsuzlugunla yurtdisinda olmanin alakasi nedir onu cozemedim. hayattan tad alamiyorsun, belli ki bir cesit depresyondasin. nerede olursan ol bu problem cozulmedikce boyle hissedeceksin sonucta. butun meselenin yurtdisiyla alakasini anlamadim ozetle.

acaba "turkiye'de mutsuzum, yurtdisina gidersem mutlu olurum" diye dusunup gittin de hayal kirikligina mi ugradin? o zaman biraz daha anlasilir, ama problemin kaynagini degistirmiyor: bir cesit depresyon icindesin demek ki. bir profesyonelle gorusursen yardimci olur bence.
0
robokot
(27.05.21)
Bulundunuz yerde kök salamamissiniz.

Derdiniz, anlattiginiz kadariyla bu.

Insan iliskileri ictenlikli, samimi olacak. Oylesine kurulan arkadasliklarin tabii ki sosyallesmek adina bir onemi var. Ancak samimi olacaginiz, icerisindeyken cok rahat hissedeceginiz bir sosyal cevreye ihtiyaciniz var.

Avrupa´dayim, 5 yili da devirdim.

Surekli ilerlemek, kendimi gelistirmek amaciyla gelmistim, bir dakika bile "durmaktan" inanilmaz rahatsiz oluyordum. Sonunda istedigim ulkeye gelmistim, hicbir seyi geciktiremezdim. En kucuk sorunda da demoralize oluyordum. Kendimi bu yaris psikolojisinden cikartmam zamanimi aldi.

Burada her anim mutlu mesut gecmek zorunda degil. Karsilastirma yapmiyorum, surekli karsilastirma yapmaktan yoruldum. Benimle yakin tarihlerde baska sehirlere gocen arkadaslarimda da durum bu. Biz burada bir hayat kurduk. "Türkiye´de olsam simdi nasil olurdum?" sorusu sadece ve sadece yipratici.

Yasadigim ulkenin vatandasi da oldum. Burada bir hayat kurdum. Ve bu hayattaki sorunlar sadece benimle ilgili. Yasadigim yerin firsatlarindan, islerin ve hayatin kolayligindan memnunum. Bunlar minumum, bunlar standart. Insanca yasamanin minumum gereklilikleri saglaniyor diye ben niye neseleneyim?

Türkiye ormanindan cikinca, evet, ilk sene ben de cok neseli ve enerjiktim. Survivor modundan ciktiktan sonra normale dondum. Avrupa´dan anlasilacak sey cennet degil, sadece insani standartlari saglamis yer olmali.
0
buf-e kür
(27.05.21)
biraz beklentiyle alakalı bir problem var burada. ben 1 sene yaşadım daha önceden, giden, kalan ve dönen de çok arkadaşım var. yurtdışında yaşamak kendi evinde yaşamaya göre çok daha büyük ve sürprizlere açık bir challenge. zaten bu kadar çok göz önünde olmasının sebebi de bu, gidenlerin çoğu "acımadı ki" modunda "biz aşırı memnunuz, 1 liraya 10 kilo et alıyoruz" diyor ancak işin duygusal yönünde hissettikleri sakatlıkları anlatmıyorlar. dolayısıyla bir kere kesinlikle yalnız değilsin, sadece işin bu noktası konuşulmuyor. özellikle psikolojik açıdan gurbet gerçekten zor, bunun vizyonla falan da alakası yok. bunu amerikaya giden alman da yaşıyor, japonyadan avrupaya taşınan japon da. 40 milletten sadece biz bunu ayıplıyoruz, halbuki gavur homesickness diye terim bile üretmiş.

ikincisi, o uzak ülkede bir yabancı olarak kendi evini özlemen çok ama çok normal. kendine haksızlık etme kesinlikle. farklı çıkış yolları ararsın, denemeler yaparsın, ama işin sonunda ben trde 3 kuruş daha az kazanırım ama kendi çöplüğümde yaşarım dersen bu ayıplanacak bir şey değil, aksine çok normal bir şey. ben şahsen böyle düşünüyorum 1 senelik tecrübemin sonunda, ve o zamanlar kalma imkanım olduğu halde kalmadığım için de genel olarak çok memnunum, iyi ki de öyle yapmışım. her ne olursa olsun yabancılar şubesiyle uğraşmamak, kendimi anlatmak zorunda kalmamak, önyargılarla uğraşmamak, arkadaşlarına ve aileme yakın olmak, ailemden biri hasta olduğunda koşabilmek, kendi anadilimi konuşabilmek (ki 2 dili çok iyi seviyede biliyorum) bunların hepsi benim için paradan çok ama çok daha önemliydi, o yüzden mutluyum. zorlukları var evet, cool bir şey de değil, ama belki de bu iş sana göre değildir? yani öyle bi zaman gelir ki lan keşke istanbulda olsaydım da gidip çöplükte bira içseydim ama yanımda şu arkadaşım olsaydı dersin, işte o önemli bi detay. biraz makina olmak, duygusuz olmak lazım yani, fazla düşünmemek lazım.
0
roket adam
(27.05.21)
herkes farklı. Kimi insan arkadaş ilişkilerini veya ailesini özlüyor dönüyor mesela. Mutsuzsan dönmeyi de değerlendir tabii FAKAT tek söylemek istediğim bir şey var, lütfen mümkünse oranın vatandaşlığını almaya çalış (zaten 5+ yıldır oradasın sanırım), B planın ve garantin olarak dön Türkiye'ye. Çünkü burada işler iyi gitmiyor, belediyenin verdiği Gri pasaportlarla insan kaçakçılığı falan yapılıyor öyle düşün. Ben Türk pasaportunun hiçbir değeri kalmadığını ve ileride en ufak vize için bile çok zorlanacağımızı düşünüyorum. Gitmişken elin boş dönme.

Bu arada gördüğüm çoğu arkadaşım ilk 2-3 yıl içinde çok alışıp(başta zorlanıp) sonra "ya Türkiye'de bunu nasıl yapmışız çılgınlık" moduna giriyorlar. Good for them.
0
nhk ni youkosu
(27.05.21)
Merhaba,

Çok uzun süre sayılmaz ama bir yıl yurt dışında yaşayıp yaklaşık 4 ay önce geri döndüm. Kalıcı olmasam da bir yıl daha kalma imkanım vardı ama dönmeyi tercih ettim.

Benim gördüğüm kadarıyla sizin durumunuz o yurt dışına imrenip "kaçarcasına" Türkiye'den gidenler gibi değil. Yani sizin gitme motivasyonunuz muhtemelen o "Süper bir ülkeye geldik. Türkiye'den kurtulduk" diyenler kadar yüksek değilmiş. O nedenle böyle düşünmeniz oldukça normal geliyor bana. Sizinkisi iş için ülke değiştirmek gibi olmuş.

Ben de görece güzel bir ülke ve şehirde yaşadım. İşim buradakine göre oldukça hafifti. Büyük bir şehirdi ama doğası güzel, sessiz sakin bir yerdi. Ama inanın kendimi bu kadar güvensiz hissettiğim bir yer daha olmamıştı. Silahlı soygun ve ölümler çok yüksekti. Akşam hava kararmadan eve girmeye özen gösteriyordum. Markete giderken sürekli etrafı kolluyordum. Her şey mükemmel olmuyor maalesef. Bununla birlikte pandemi sebebiyle sosyal ortamım da olmadı. Ben de döndüm. Dönünce de "Biz, sen orada kalırsın artık diye düşünüyorduk." dediler hep. Öyle bir imaj var hep. Bu anlattıklarımı duysalar inanmazlar. :)
0
shatskikh
(27.05.21)
Bence genel olarak hissettiklerinizin yaşadığınız ülkeyle bir alakası yok. Biraz orta yaş bunalımına girip hayatı anlamlandırma noktasında zorluk çekiyorsunuz gibi gördüm yazınızdan.

Gelişmiş ülkeler sihirli bir şekilde sizin psikolojinizi düzeltecek, size hayat sevinci verecek diye bir şey yok bana göre. Size rahat ve mutlu bir hayat yaşamanıza yardımcı olacak şeyler veriyor sadece.

Türkiye'de zaten hayatın default zorluklarına ek olarak her geçen gün oldukça kötüye giden şeyler var. Insanlar önünü göremiyorlar. Düşünün orta sınıf görülen iyi eğitimli bir kişi, kıçı kırık ikinci el bir araba alabilmek için yıllarca çalışmak zorunda kalıyor. Fazla uzatmaya gerek yok ama buna benzer bir sürü olumsuzluk var siz de biliyorsunuz zaten. O yüzden insanların size imrenmeleri, daha mutlu olduğunuzu düşünmeleri normal.
0
synthetic a priori
(28.05.21)
Buna aslında kişilik ya da karakter diyoruz. Depresyonda olduğunu düşünmüyorum. Bir şeye nankörlük ettiğin de yok Neyden keyif alıyorsan ona devam.
0
velvetmorning
(28.05.21)
1 ay kadar falan once bir instagram reels izledim ve jeton tam manasiyla dustu: mutluluk depresyon gibi bir uc noktadir. her zaman mutlu olamazsin, aranan duygu tatmin olmaktir (being content)..

Bunun ustune epey bir dusundum cunku hayatindan genel olarak tatmin olan bir insan olarak bu deliler gibi mutlu olma kismi beni hep zorluyordu. Boyle bir baski var uzerimizde cunku ve bu bizi oldugumuzdan farkli olmak icin zorluyor. Yani evden ise isten eve rutiniyle gayet iyi gecinen bir insanim, kalabaliklarda olmak, arka planda istemedigim muziklere maruz kalmak (ki mutlulugun tanimini yapamam ama gercek bir mutsuzluk sebebidir benim icin), small talk dedikleri nane mutlu etmiyor beni ama cizilen portre o. bunun bir gereklilik olmadigini anladim o videoyla.
0
2oda1salon
(28.05.21)
Mutlu ya da mutsuz olmanın fonla değil insanın kendisi ile alakası var. Ama mutlu/mutsuz bir insanın tr'de mi mutlu/mutuz olması daha güzeldir yoksa insan hayatına değer verilen bir yerde mi diye sorarsan 2ncisini seçerim. Tr'nin kötü yanlarını kimi kesin her gün tadıyor, kimisi her gün tv'den izliyor, kimisi ise hayatında 1-2 defa yaşıyor. Fakat herkes etkileniyor. Bu gerçekliği denklemden çıkarırsan sen senle başbaşa kalıyorsun. Mutlu olmak oradan sonra sana kalmış durumda.
0
twelfth
(28.05.21)
Twelfth +1000

Soyledigi sey cok dogru. Kucuk cocuguyla yasayan bekar bir anne olarak, kendi can ve mal guvenligim icin ekstradan endiselenmek durumunda degilim. Turkiye'ye gelmemek icin en buyuk sebeplerimden birisidir bu. Erkeksiniz anlamayabilirsiniz bu durumu ama boyle bir rahatlik var.

Ekonomik olarak enflasyondu oynak fiyatlardi gecim icin endiselenmek durumunda degilim. 8. seneye giriyorum burada, tupgaz fiyatlari artmadi aksine geldigim zamankinden daha dusuk (buyuk bir rezerv bulunmustu geldigim sene onun etkisi oldu deniyor), bakliyat, sebze ve meyve yetisebilme bolluguna gore fiyati artar ve azalir. bu da 8 senedir hemen hemen ayni fiyatlarla olur. Bol zamaninda ne kadara dusecek, kit doneminde ne kadara yukselecek kafamda belli ve 8 senedir degismedi. 8 senedir degisen yeni sivi yag fiyati oldu. Oradaki artista tek yon sehir ici toplu tasima ucretine tekabul ediyor (2 lolipop parasi). Fiyatlarin artmamasina o kadar alismisim ki cok geldi bana.

bu tip artilar var

u
0
2oda1salon
(28.05.21)
(27)

Anneniz/babanız/eşiniz bir ayda sizin 30-40 katınız para kazansa

ms brownstone
Ve size keyfinize bakmanızı, çalışmanıza gerek olmadığını söylese yine de çalışır mıydınız? Yoksa başkasından para almayı kabul edip işinizden ayrılır mıydınız? Bu soru silinecek muhtemelen ama fikirlerinizi merak ediyorum. İstifa ederim diyenler hayatlarına nasıl ve ne yaparak devam ederlerdi onu d
Ve size keyfinize bakmanızı, çalışmanıza gerek olmadığını söylese yine de çalışır mıydınız? Yoksa başkasından para almayı kabul edip işinizden ayrılır mıydınız?

Bu soru silinecek muhtemelen ama fikirlerinizi merak ediyorum. İstifa ederim diyenler hayatlarına nasıl ve ne yaparak devam ederlerdi onu da yazarlarsa iyi olur.
0
ms brownstone
(26.05.21)
Maddi olarak başkasına bağımlı olmayı asla istemem. Ne kadar yakınım olursa olsun, ne kadar fazla kazanırsa kazansın maddi bağımsızlığım çok önemli.

Yaptığım işi seviyorum. Sevmiyor olsam, söz konusu kişi istediğim işi yapmam için sermaye sağlasa, mevcut işimi bırakıp ona geçebilirim. Ama maddi olarak bağımlı hale gelmeyi asla kabul etmem.
0
gmzo
(26.05.21)
Birden derlerse 'hayirdir ne is' derim. Oyle bir anda bu kadar gelen aylik para kuskulandirir beni. Yok hep oyle oldugunu varsayiyorsak da ben yine de kendimi garantiye almaya calisirdim. Yani tamam, aylik bana bir miktar veriyorlardir da bu hep boyle mi gidecek? 5-10 sene sonra pasa gonulleri oyle istedigi icin vermeyi kesseler ben ne yapacam?

O yuzden direkt onlara bel baglamam.
0
j r r tolkien hayrani
(26.05.21)
Çalışırdım. Ya da Bana müstakil ev yapacak kadar para ver ben yolumu bulurum derdim. İşi bırakır mıydım bilmiyorum.

Uzun vadeli sürekli para almak, maaşa bağlanmak gibi şeyler kabul edilmez şeylerdir. Tek seferde büyük para koparıp yoluna bakmak en doğrusudur. Benzeri bi durumda olduğum oldu iyi bilirim o psikolojiyi
0
avatar is back
(26.05.21)
Keyif alacağım işte çalışırdım ya da kendim bir şeyler yapmaya çalışırdım. Şu andakinden daha cesaretli davranırdım herhalde.
0
jazzabel
(26.05.21)
Master+doktora+post doc yaparım sonra çalışırım. Bana burs verilmiş gibi olur.

Bunları yapmaktan vazgeçersem de işten çıkmam. Ne münasebet ben evcil hayvan gibi bakılma fikrinden hoşlanmıyorum.

Bi sıkıntısı yoksa insan neden çalışmayıp eş eline baksın ki.
0
tessera
(26.05.21)
Çalışmam, vaktimi yeteri kadar kiraladım zaten patrona bundan sonra kendim için kullanırım. 30-40 kat diyoruz ağabeyler uyanın, asgari ücret bile kazansanız deli para yapıyor ki burada en düşük maaş alan min 20 bin dolar kazanıyor. Ne çalışıcam
0
paramolacak
(26.05.21)
Okul üstüne okul okurdum agahshs bu da nasıl tanımlamaksa :)
0
somethinginthewayshemoves
(26.05.21)
Hobi olarak yapabileceğim az buçuk da para kazanalabileceğim bir işi yapardım. Atölye açardım mesela.
0
olaylar olaylar
(26.05.21)
Okula falan imkani yok donmem.

Calismaya devam ederim, cok daha fazla risk alirim totom rahatta oldugu icin. Bende ayni seviyeye gelmeye calisirim. En kotu batarim, sifirdan tekrar baslarim.
0
cooperr
(26.05.21)
30-40 katı kazanıyorsa, babam rahmi koç herhalde. çalışmam, dünyayı gezerdim. ayda bir babacım para bitti, para gönder derdim. o da göndermez, gir bir işe çalış derdi. koç ailesi böyle, geleneklerine bağlı. tamam, o zaman güler sabancı olsun. o iyi.
0
stewie
(26.05.21)
Annem veya babamsa çalışmam ama eşimse çalışırım. Ne olur ne olmaz :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.05.21)
Çalışırdım ama aynı işte çalışmazdım, daha fazla risk alabileceğim işlere girişirdim. Kendimi tatmin etmek üzere yani, kafama göre merak ettiğim işler kurardım.
0
roket adam
(26.05.21)
30-40 kattan bahsediyoruz, 3-4 kattan değil. 30-40 kata çalışılmaz.
0
sanal uyku
(26.05.21)
kendimi çok yormayacak şekilde bir yardım kuruluşunda çalışırdım.
0
rose parks
(26.05.21)
çalışırım ama hobi olarak. kazandığım parayı da ölümüne ezmek için kazanırım. yani başkasından aldığım parayı borsaya bitcoine gömemem ama kendi kazandığım kısmı gömerim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.05.21)
anne baba ayrı eş ayrı, eş olayı sıkıntı, para üzerinden bi süre sonra hakimiyet kurma olayı başlar, kim olursa olsun başlar, beklentiler değişir. iş çirkinleşir yani. yorumlardaki bi tavsiyeye +1; her ihtimalde daha az kazanacağım daha rahat bi işe geçerdim.
0
sipsiyah
(26.05.21)
Çalışmazdım. Asla. Kat'a. Son derece erkek ve mağrur halimle söylüyorum bunu. Mutlaka bir iş kurar, ne yapar eder hayatıma bir başkası adına çalışmayacak şekilde devam ederdim. Her yeni yaşımda dünyaya sadece bir kez geldiğimi iliklerime kadar daha çok hissediyorum. Ne iş yaptığın, kime çalıştığın, üretkenlik anlamında ortaya koyduğun bu gerçeği ne yoğunlukta hissedeceğini direkt olarak etkiler ama nihayetinde şu masada her gün ömrümün 8 saatini benimle hiçbir alakası olmayan şeylerle geçirmenin anlamsızlığı değişmiyor. Hatta "işini seviyor olmak" söylemi bile dünyadaki varlığıma, bağımsız ve hür oluşuma ihanet gibi geliyor. İşini sevmeyen, nefret eden birinin sitemi gibi görünmesin söylediklerim. Yeterince boş vaktim var, işim kolay.

ek : anne/baba durumu için bu yazdığım.
0
IncredibleMau
(27.05.21)
legal şekilde kazandığını varsayıyorum.

evli olduğum senaryoda, anne babam dese kabul etmem

eşim derse çalışmaya devam edebilirdim ya da işi tamamen bırakmak yerine daha şahsi bir çalışma düzeni oluşturabilirdim. üretiyor/para kazanıyor olmayı sonlandırmanın bünyeye iyi geleceğini düşünmüyorum.

ya da gider para yuzunden alamadığım eğitimleri alır, yurtdısında yüksek vs yapardım.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.05.21)
Niye calisayim ya salak miyim milletle deadlinelarla sinir stresle ugrasmaya devam edeyim. Isten ayrilim gider gezerim, seramik atolyesi falan açar takilirim. Patronlara kolelik yapacagima sevdigim bir seylere harcarim enerji ve vaktimi, bunun sonucunda gene gelir getirecek bi is yapiyor olsam bile elaleme para kazandirmak icin kendi hayatimdan verdigim bir is olmaz en azından.
0
passive aggressive
(27.05.21)
ben iyice düşündüm taşındım, başkası için çalışmaya asla devam etmem. çalışmana gerek yok dese annem/eşim/babam o saniye patronumu arar kusura bakma ben artık çalışmak istemiyorum derim. gerçekten şu hayattan beklentim sıfıra çok yakın, dolayısıyla sadece beni mutlu edecek şeyler yaparım. giderim bir barınakta part-time gönüllü olurum, aşçılık kursuna yazılırım, resim yaparım, ne bileyim normalde mesai saatleri olacak saatlerde gider ormanda ağaca kuşa bakarım.

böyle bir fırsat verilse beni tatmin ettiği sürece bu fırsatı kullanırım, tatmin etmediği noktada da kendi yoluma odaklanırım. çalışmak istesem iş bulur çalışırım, bir işten istifa etmek sonsuza kadar işsiz kalacağım anlamına gelmiyor ki. teklifi niye kabul etmiyim, teklif müthiş, keşke olsa.
0
evde liyakat kalmamis
(27.05.21)
sabahtan öğlene kadar çalışırdım, sonrasında da hobilerime zaman ayırırdım bolca gezerdim
yarın diyet olarak karşıma bişi çıkması söz konusuysa iş değişir
0
firemanjonny
(27.05.21)
bu imkanlarla daha rahat riske girer dener kazanmaya çalışırdım tutturursan zaten sen de kazanan biri olursun
0
seyyar satıcı
(27.05.21)
ben bunu yaşıyorum. babam da eşim de benim yıllık kazanacağım parayı bir ayda kazanıyor.
işimi çok seviyorum, gelirimle kendim kısa sürede alamayacağım evimi arabamı babam almıştı, kazandığım parayı yalnızca kendi gezmeme, ev geçindirmeme harcıyordum.
evlendikten sonra da durum değişmedi. senin paran benim param meselesi olmadı. gerek büyüdüğüm ailede, gerek kurduğum ailede senin paran benim param meselesi yoktu. illa kendi yaptığın işten kazanmaksa para, şu an yaptığım meslekte ilerledikçe zaten kazancım artacak. belli olan bir durum bu.
ama benim yaşam tarzımda bir değişiklik olmadı.
hep üretimin içinde olan bir insandım, hala daha öyleyim, öyle olmaya da devam edeceğim.
yalnızca hayat standardım olduğu seviyeyi hiç değiştirmedi. büyüdüğüm evde nasıl yaşadıysam, tek başıma yaşarken de öyleydim, evlendikten sonra da aynı şekilde olmaya devam ettim.

istifa etsem tüm gün evde ne yapacağım? yerine dolduracak bir şeyler bulsam, belki yaptığım iş fazla yorarsa veya devlet yerine özelin bana daha avantajlı olacağı bir seçeneğim olursa belki istifayı düşünürüm ama yine çalışmak için işimi bırakmış olurum. bu da pek bir değişiklik yapmıyor zaten. :)

üretmeyen, sabah uyandığında bir amacı olmayan bir insan bir süre sonra sıkılır, saracak bir yer arar. o nedenle bir amaç lazım, kimininkisi çalışma olur, kimininkisi sabahları spor salonu, sauna, alışveriş vs olur.
hayat amacı lazım.
0
ananotherlife
(27.05.21)
calistigim iste mutlu olsaydim sanirim devam ederdim ama ayrildim. esimin maasi benim 4-5 katim. gerci kendisi de ayrildi isten mutlu olmadigi icin. simdi ikimiz de issiz ve mutluyuz :)
0
bir varmis bir yokmus
(27.05.21)
anne, babam derse kabul etmem; ancak eşim, gel evinin erkeği ol. parayı dert etme, ben sana veririm derse, ev erkeği olmayı kabul etmem 1,04314 nano saniye sürer!
0
pangea
(27.05.21)
Valla emekliliğim gelmiş zaten. Keşke dese eşim böyle bir şey. Öyle rahat ederim ki muhtemelen bu rahatlıkla daha fazla iş fırsatı çıkar karşıma.
0
SiyamkedisiZorro
(27.05.21)
Bu durumun 2 olumsuz tarafı var;

1-Bağımlı oluyorsun
2-Belirsizlik, 5 sene 10 sene sonra ortada kalma ihtimalin var

Böyle bir imkanım varsa, bununla yaşamak değil de bunu kullanıp kendi yolumu bulmak isterim.
0
alfred
(27.05.21)
(3)

2017 Macbook Air nasıl hızlandırılır?

hadi ya la
Arkadaşım 2021 Macbook Air M1 aldı, onunkini kullanıncaya kadar hızlı bir bilgisayar kullandığımı sanıyordum fakat gerçekten çok ağırlaştığını fark ettim.Üç beş uygulama haricinde bir şey yüklü değil, sadece downloads klasöründe binlerce doküman ve fotoğraf gibi şeyler var.Ayrıca yazılım güncellemes
Arkadaşım 2021 Macbook Air M1 aldı, onunkini kullanıncaya kadar hızlı bir bilgisayar kullandığımı sanıyordum fakat gerçekten çok ağırlaştığını fark ettim.

Üç beş uygulama haricinde bir şey yüklü değil, sadece downloads klasöründe binlerce doküman ve fotoğraf gibi şeyler var.

Ayrıca yazılım güncellemesini kontrol ettiğimde Big Sur mevcut gözükmüyor, önceki versiyonu indiriyor.

1. Nasıl hızlandırabilirim?
2. Big Sur yükleyebilir miyim?
0
hadi ya la
(25.05.21)
Hiç uğraşma. Sat m1'e geç.

Muhtemelen o modelde SSD vardır ama işlemci yüzünden ağır çalışıyordur. O yüzden pek bir şey yapamazsın.

Big Sur Mid-2013 modele kadar kurulabilir. safari ile Google'a Big Sur yazıp apple.com üzerinden AppStore'a gidersen çıkacaktır.
0
himmet dayi
(25.05.21)
2015'e big sur kurdum hizda bir fark yok.
yavas geliyorsa m1'e gecip devam edeceksin..
0
cooperr
(25.05.21)
eğer m1 işlemci yoksa bigsur pişmanlıktır ben hepsini kurdum denedim

benim mac book pro'nun en hızlı olduğu işletim sistemi high sierra, ondan sonraki her işletim sisteminde bir adım yavaşlıyor ve big sur da hem aşırı ısınma hem de aşırı yavaşlama oluyor.

öyle ki youtube da sayfayı aşağı scroll yaparken bile 1 saniye bekliyorsujn.
0
killerbee
(25.05.21)
(8)

Macbook Air M1 almak ya da almamak

ireallydontknow
Selam. Yeni bir notebook alacağım ama 2 farklı cihaz arasında kaldım. Daha önce windows dışında bir şey kullanmamış biri olarak M1 çipli Air aklımı çeliyor. Air'in alabileceğim versiyonu 8 gb ram 256 gb ssd. Diğer seçeneğim Huawei Matebook 14 16 gm ram 512 gb ssdye sahip. MS Office, sosyal medya, ne
Selam. Yeni bir notebook alacağım ama 2 farklı cihaz arasında kaldım. Daha önce windows dışında bir şey kullanmamış biri olarak M1 çipli Air aklımı çeliyor. Air'in alabileceğim versiyonu 8 gb ram 256 gb ssd. Diğer seçeneğim Huawei Matebook 14 16 gm ram 512 gb ssdye sahip. MS Office, sosyal medya, netflix, spotify gibi gündelik işler dışında bir şey yapmıyorum ama önümüzdeki senelerde macbook'un 8 gb ram'i yetersiz gelir mi emin olamadım. usb ve hdmi portlarının olmaması durumunu ek bir aparat ile çözebiliyoruz sanırım. Ayrıca daha önce hiç macos kullanmadığım için beni bekleyen başka bir sorun var mı bilemedim.

Görüşlerinizi almak isterim. Macbook'un 8 gb ram'i ilerde yetersiz gelir mi? daha önce macos kullanmamış biri olarak aklıma gelmeyen başka bir sorunla karşılaşır mıyım?
0
ireallydontknow
(22.05.21)
M1 islemcinin ram kullanim sekli farkli. 16 olsa daha iyi olur ama ben olsam hem hafiflik hem diger ozellikler acisindan (maddi deger kaybetmemeyi de ekleyebiliriz) macbook alirim.
0
brkylmz
(22.05.21)
brkylmz +1

16 olsa daha iyi olur tabii ama 8GB RAM Intel işlemcilerdeki gibi olmuyor. Sorun olmaz.
0
himmet dayi
(22.05.21)
6 yildir 4gb ramli macbook air kullaniyorum, zamanin en baz modeliydi. bir tek 4k video acinca takiliyor izleyemiyorum, onun disinda MS Office, sosyal medya, netflix de takilma yok.

Macbook Air candir..
0
cooperr
(22.05.21)
macos'a özel bir ihtiyaç yoksa pil ömrü dışında pek bir artısı yok. daha fazla paraya:

- düşük ram - ssd, daha küçük ekran alıyorsunuz,
- hdmi ve usb-a portlarından vazgeçip ek aparata muhtaç hale geliyorsunuz.

hafiflik, incelik, ekran vs. diyecekler için mba 1.29 kg iken matebook 14 1.49 kg, (ekran büyüklüğü farkı var), yine ince ve 2k ekrana sahip. düşük ayarlarda da olsa oyun oynatıyor, örneğin nba 2k21 low ayarlarda oynayabiliyorum ama m1 macbook bu oyunun arcade versiyonunu oynatıyor. m1'in pil ömrü muazzam, en büyük farkı burada açıyor. çok mobilseniz ve iphone kullanıyorsanız belki ama diğer türlü mantıksız geliyor. windows laptop deyince 15.6 inçlik kalas gibi hdd'li makineler aklınıza gelmesin, ultrabook konusunda epey yol aldı pc tarafı da.
0
signore
(22.05.21)
bende macbook air almayı düşünüyorum aynı kullanım amacıyla hem de. şuan acil bir ihtiyacım yok o yüzden sanırım kasım 2021'de M1X ve yeni kasa macbooklar çıkacak. sızıntılara göre kasa değişiyor.. ben eğer büyük bir indirim vs yakalamazsam şuan için beklemedeyim yeni cihaz için. aceleniz yoksa sizede tavsiye ederim. muhtemelen apple ekran çerçevesini de rakipleri gibi genişletecek çünkü yeni serilerde.
0
outis2
(22.05.21)
bu arada geçen yıl 2020 model i3 işlemcili baz model air satın almak üzereydim 6999₺'ye pt'den. sonra bir şey oldu almadım 2 hafta sonra m1 işlemcili modeli çıkardı apple. şimdi iyi ki almamışım diyorum.
0
outis2
(22.05.21)
Windows’a spesifik bir ihtiyacın yoksa MUTLAKA Macbook M1 al. Üstte yazılan sebeplere ek olarak olur da memnun kalmazsan aldığım paraya satarsın. Huawei ıvır zıvır elinde patlar kalır öyle.
0
roket adam
(22.05.21)
Kimsenin macbook almasını desteklemiyorum her türlü de karşı çıkardım ama bence huaweiden falan kesinlikle bilgisayar alınmaz ya daha kaç yıldır piyasadalar
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(25.05.21)
(3)

bu nedir? nasıl içilir?

brakgn
fotoğraftakinden hediye geldi.nedir? nasıl içilir?
fotoğraftakinden hediye geldi.
nedir? nasıl içilir?
0
brakgn
(21.05.21)
Sakız likörüymüş =)

eksisozluk.com
0
apurucikipi
(21.05.21)
Mastika, sakız likörü.
Sek shot içilir, kırık buzla içilir, kahvenin yanında içilir.
0
kobuzchu kiz
(21.05.21)
kahvenin yaninda +1

sakiz adasi superdi be tekrar gitmem lazim..
0
cooperr
(21.05.21)
(5)

Istanbul’da mimarlık vs Ankara’da mimarlık

bez çanta
Ankara’da mimarlığın gidişatını nasıl görüyorsunuz? İstanbul’da çalışıyorum, kargaşa ve fazla çeşitlilik beni çok yordu. Kendimi bildim bileli buradayım. Ankara daha düzenli gelmesi sebebiyle cazip geliyor. İstanbul’da olan fırsatlar orada yok farkındayım yine de düşünmeden edemiyorum şu sıra. 2 sen
Ankara’da mimarlığın gidişatını nasıl görüyorsunuz? İstanbul’da çalışıyorum, kargaşa ve fazla çeşitlilik beni çok yordu. Kendimi bildim bileli buradayım. Ankara daha düzenli gelmesi sebebiyle cazip geliyor. İstanbul’da olan fırsatlar orada yok farkındayım yine de düşünmeden edemiyorum şu sıra.
2 sene mesleki tecrübesi olan, yeni sayılabilecek bir mimarim. Sizler neler düşünüyorsunuz? Tavsiye eder misiniz? Aranızda Ankara’da çalışan mimar varsa gördüğü iyi ve kötü yanlardan bahsedebilirse çok sevinirim.
0
bez çanta
(18.05.21)
istanbul'da fırsat var bence biraz ezber düşünce. yani bu eskiden öyleymiş. şimdi herkes yeni istanbul'unu bulmak zorunda. diğer tüm dünya metropolleri için aynısını düşünüyorum.
0
indifferent
(18.05.21)
*mimarlik sektorunu hic bilmiyorum*

1- Klise de olsa - Ankara'ya gittikten sonra Istanbul'a donus yapman zor olabilir ileride.
2. Iki sene cok az bence, biraz daha pisip sektoru, meslegi falan ogrenirdim sanki ben once (Ankara'da onune kacirilamaz bir firsat cikmadikca)
0
hot potato
(18.05.21)
Mimar bir aileden geliyorum (mimar degilim).

Mimarlik ucuncu dunya ulkelerine gore bir meslek degil kesinlikle, ben olsam ya acilen bambaska bir sektore gecerim, ya da bir ucundan tutup santiyeci falan olmaya calisirim.
0
cooperr
(19.05.21)
valla tum buyuk firmalarin merkezleri ankarada. ozellikle devlet islerine bakanlar. hatta biz ankara merkez ofisli olmayan firmalari pek sallamayiz. ozellikle cankayada olur adresleri mesela. cankaya da nasil bir yerse ofisten santiyeye arabayla yarim saatte gidiyorum yol bos iken. 30 dk suruyor. ve hala cankaya ilcesi sinirlari icindeyim. diyorum ya ankara tuhaf. ben istanbulda yol bossa 24 dk bostancidan yesilkoye gidiyorum.

onemli olan soru su, siz sahada misiniz yoksa masabasinda mi?

biz tum turkiyeye is yapiyoruz. bi ara ankara bize yeter dedik sonra yetmedi sonra tekirdag bize yeter dedik o da yetmedi sonra yeniden tum turkiyeye yayildik.

konuyu dagitmayayim, ankara bana hep zor geldi, istanbul'a alistiysaniz ( dogma buyume istanbulluyum istanbulu da hic sevmem) ve seviyorsaniz ankara sizi kesinlikle acmaz.
ben ankarada 3 proje yaptim. yapiyorum.
etlik sehir hastanesi
ayas 75 yatakli devlet hastanesi
hacettepe beytepe kampusu 750 kisilik ogrenci yurdu( hala devam ediyor)
ayagim cekmiyor giderken. anlamadigim bi duzen var, trafigi bile cok tuhaf. herkes yeni araba surmeyi ogrenmis gibi.

ofisciyseniz idare edersiniz. sahaciysaniz hic yanasmayin derim.
0
turbo sadık
(19.05.21)
Mimarlık dediğiniz çok geniş bir alan. Siz hangi yönde tecrübe edinmek istediğinize karar verdiniz mi? Bir üstteki arkadaşın dediği gibi sahada mı olacaksınız, ofiste mi? Kurumsal bir şirket mi, küçük ölçekli ofis mi? Yarışma ve tasarım odaklı bir ofis mi, uygulama odaklı mi? Yüksek Lisans yapma niyetiniz var mı?

Bence her şeyden önce kariyerinizi nasıl yönlendireceğinize karar vermeniz gerekiyor önce. Sonrasında önünüze çıkacak imkanlara göre İstanbul da olur, Ankara da olur, İzmir de, hatta bir Anadolu kentinde kendi ofisinizi bile açabilirsiniz bir süre piştikten sonra. Önce şehirden ziyade ne yapmak istediğinize karar verin. Yolunuz açık olsun.
0
gmzo
(19.05.21)
(9)

kullanılmayan iznin yanması

proletarier aller lander vereinigt euch
böyle bir şey var mı özel sektörde merak ettim. devlette var diye hatırlıyorum sanki ama çok da emin değilim. devlette varsa hukuksuz bir durum değil mi kazanıldığı halde kullanılmayan hakkın elden alınması?
böyle bir şey var mı özel sektörde merak ettim. devlette var diye hatırlıyorum sanki ama çok da emin değilim. devlette varsa hukuksuz bir durum değil mi kazanıldığı halde kullanılmayan hakkın elden alınması?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.21)
isveren zorunlu olarak izne cikarabilir ama yanmasi diye bir sey yok.
0
do you remember me
(18.05.21)
var evet. 2 sene kullanmayınca yanıyor(bu şirkete göre değişiyor olabilir). devlette de var. izinlerin belli bir kısmı devrediliyor.belli kısmı devredemiyor. mesela bizde bir sonraki seneye en fazla 5 gün izin devrediliyor.
0
jelly bear
(18.05.21)
4857 sayılı iş kanunu buna açıklık getirir. biriktirme olayını duymuştum. parasını da talep edebilirsiniz.

bir tanıdığım vardı. 35 yıl bir mobilya fabrikasında çalışmış. yaş haddiden emekli olacaktı. fabrika sahibi, emekliliğine 2 sene kala çağırmış bunu, seni şimdi ücretli izne çıkarsam bir buçuk sene emekliliğin gelene kadar maaş vermek zorundayım. istersen çalışmaya devam et. bırakacağım dediğinde emeklilik ikramiyenle ücretli izinlerinin parasını toptan ödeyeyim demiş ve ciddi bir rakam ödemiş.

edit: bunu kanunda yeri olduğundan mı yoksa vicdanen mi yapmış bilmiyorum.
0
phonex
(18.05.21)
@jelly bear, sirket zorunlu kullandirabilir ama bu yasal olarak yandigi anlamina gelmez. yanmanin anlami kullanmazsan hakkini kaybedersin demektir. sizde kullandiriliyor. kisaca yanmaz.
0
do you remember me
(18.05.21)
bizde kullanmayı bırak kullanmaya cesaret edemiyoruz. 1 hafta izin alsam sonraki 2 hafta günde 12 saat çalışmam gerekir herhalde.

neyse parasını alırız.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.21)
Bizde de (kamu ama memur değilim diyeyim) sonraki seneye 15 gün aktarılıyor maksimum ve 2 sene devredilemiyor. Üstlerden biri "kimse daha yasal olarak test etmedi, biri dava açsa bayağı sorun çıkar" demişti.
0
aguen
(18.05.21)
yurtdisinda ozel sektorde calisiyorum. Calistigim sirkette 300 saat tatil biriktirirsen kullanman lazim, kullanmazsan ustune eklenmiyor, yaniyor. Bir eleman var 300 saatin ustune cikmis sanirim 20-30 saat kaybetti, baya kavga etti ama birsey alamadi bizi baglamaz tatilini kullan dediler.

Devlette ise durum cok farkli, verilen hakkin yok olmasi imkansiz. 30 senedir hic tatilini kullanmayip biriktirmis adam taniyorum, adamin amaci emekli olana kadar hic tatil kullanmayip 3-4 sene onceden emekli olmak.
0
cooperr
(19.05.21)
Özel sektörde çalışan: iş sözleşmesiyle çalışan işçi. O yüzden 4857 sayılı iş kanununa bakmak lazım.

1- işveren yıllık izinleri zorunlu kullandıramaz. Tek istisnai: nisan-ekim ayları arasında iş yeri genelinde toplu izin. Onun dışında işçi talep eder, işveren de uygun görürse yıllık izin kullanılır.

2- Yanma diye bir durum yok, isterse x yönetmelikte y belgesinde yazsın, bunlar bağlayıcı olmaz, iş kanununun aksine düzenleme getiremezler. Çalışırken bu sürelerin parasını da alamazsınız ama. İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan izinler varsa bunların ücretlerini alırsınız.
0
kojonotsuki
(19.05.21)
devlette var evet 2 yıl içinde kullanmak zorundasın, 2 yıl önceki iznin sonraki yıla devretmiyor.

özel sektör için yanmak gibi bir şey söz konusu değil, eğer siz kullanmazsanız ve işveren sizi zorunlu izne göndermezse (gönderebilir, böyle bir hakkı var) izniniz birikir, parasını talep edemezsiniz, çalışam devam ettiği sürece yıllık iznin ücret karışılığı olarak ödenmesi kanuna aykırıdır, yıllık izin sadece işten ayrılırken ödenir.
0
benaslinda
(19.05.21)
(15)

140journos cehape zihniyeti videosu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Mossy
Sb
Sb
0
Mossy
(18.05.21)
Bu grup bir süredir tahminen ücret karşılığı bir nevi reklam videoları çekiyor. Ali Babacan reklamından beri izlemiyorum videolarını. O yüzden bunu da izlemek istemiyorum. Video ile ilgili düşüncem bu.
0
prole
(18.05.21)
bayağıdır boş videolar çekiyor pek izlemiyorum. bi bakayım diyorum bakıyorum yine boş herehörö videosu kapatıyorum. bu da öyleydi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.21)
bombos parti propagandasi izlemeye tenezzul etmedim. 140 journos un kurt milliyetcisi tavirlari da hosuma gitmiyor,
0
charlotte blanc
(18.05.21)
ben iyi buldum ama sipariş üzerine çekildiği belli.
0
noxell
(18.05.21)
başarılı buluyorum. kürt de olsa liberal de olsa söz veriyor ve dertleri ne dinleyip seyirciye aktarıyor.

biri ali babacan'ı çektiği için beğenmemiş, diğeri kürt propagandası diyor. bir kanalın/yayıncının başarılı olduğunun göstergesi budur zaten.

ayrıca para verip çektirilse daha güzel bir şey çıkabilirdi ortaya. bence bu çok iyi bir bölüm olmamış her ne kadar fikri başarılı bulsam da.
0
bohr atom modeli
(18.05.21)
Bunların videolarına 30 saniyeden daha uzun süre tahammül edemiyorum. Edenleri tebrik ederim.
0
zoghurt
(18.05.21)
tamamını izledim. Sözde parasız yapıyoruz diyorlar ama o partilerden almıyor olsalar bile başka bir kaynakları destekleri var herhalde. Araştırmadım.

Video konusuna gelince, beni korkuttu. Sanki Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığına aday olacak da onu parlatmaya çalışıyorlar gibi geldi. Tam propaganda videosu da değil ama son zamanlardaki söylentiler üzerine bu video gelince, bilemiyorum.
0
nhk ni youkosu
(18.05.21)
ilgili video sipariş videosu değil. reklam videoları var ama bu onlardan değil.

diğer siyasi videolara göre bi tık daha sönüktü. daha çok chp'nin dönüşümü anlatılmıştı. gelecek vizyonu ya anlatılmadı ya da komple gelecek vizyonu yok bilemiyorum
0
avatar is back
(18.05.21)
İyi para kazandıklarını düşünüyorum, belki fonlanıyorlardır :) İlk başta gayet herkesin merak ettiği Basic konular ile çektiler müşteriyi şimdi pompalıyorlar para ile içerikleri bence . Bu arada bu iş gayet normal, sonuç olarak ajanslar, para kazancaklar tabi. Ama çok hızlı ve sert girdiler, eski popüleritesi kalmayacak kısa bir süre sonra.
0
paramolacak
(18.05.21)
Son birkaç videoları bana ilk kez oy kullanacak, muhafazakar ailesinden "siz bilmezsiniz. Zamanında neler çektik." Laflarını dinleyen gençlere yönelik gibi bir izlenim ediniyorum.
0
chavezding
(18.05.21)
@nhk ni youkosu Bana da KK başkanlığa adaylığını koyacağı için yavaş yavaş propaganda yapılmaya başlanıyor gibi geldi. Umarım böyle değildir.
0
🌸Mossy
(18.05.21)
İzlemedim. Bu kanalın son yaptığı videoların kalitesi yerlerde.
0
potsdamer
(18.05.21)
tamamını izledim. eğer bir parti sipariş edip çektirdiyse bu videoyu o parti kesinlikle AKP.
ben izleyince CHP'nin kötü özellikleri öne çıkarılmış gibi hissettim alttan altta
0
ishak77
(18.05.21)
CHP artik vakiflastirilmali ya kabak tadi verdi, klon degil sifirdan bir muhalefet kurulmasi lazim basina da insanlari surukleyebilecek alfa biri lazim. Yoksa bu duzen boyle devam eder.

Liderlik ogretilebilecek birsey degil, sende ya vardir ya da yoktur. Varsa iyilestirirsin, yoksa bosa kurek ceker durursun.
0
cooperr
(18.05.21)
Arap Emrah saçmalığından sonra izlemeyi bıraktım. Bu videoyla ilgili izlemediğim halde düşüncem "zaten tahmin ettiğim şeyleri göstermiştir" şeklinde.
0
Anthony McCarten
(19.05.21)
(3)

MacBook Air M1 Koruyucu

data
herkese günaydın ve iyi bayramlar böyle bir duyuru açmıştım ve 16 gb olanını aldım. http://eksiduyu.ru/1478053kılıf vs koruyucu olarak kullandıklarınızı da paylaşabilir misiniz? nette bir sürü ürün var lakin sizlerin tecrübeleri çok daha önemli benim için.teşekkür ederim
herkese günaydın ve iyi bayramlar

böyle bir duyuru açmıştım ve 16 gb olanını aldım. eksiduyu.ru

kılıf vs koruyucu olarak kullandıklarınızı da paylaşabilir misiniz? nette bir sürü ürün var lakin sizlerin tecrübeleri çok daha önemli benim için.

teşekkür ederim
0
data
(14.05.21)
Herhangi bir kılıf ya da koruyucu kullanmıyorum. Kılıf takıp kalınlaştıracaksam bu kadar ince bilgisayar almanın mantığı kalmıyor. Daha önce 7 yıl macbook pro kullandım herhangi bir kılıf ya da koruyucu olmadan. Herhangi bir problem olmadı. Sattığımda sadece ufak tefek şeyler vardı kasasında. 7 yıl için pek de dikkate alınacak şeyler değildi.

Özetle kılıfa gerek yok. Telefon değil ki elinden düşüresin. Bu kılıf çılgınlığına anlam veremiyorum. Zaten hiç kılıf olmadan kullanılmayacaksa telefonun ya da bilgisayarın ekran dışındaki yerlerinin çizilmiş olması neyi değiştiriyor? Sen alıyorsun 4 yıl kılıfla kullanıyorsun, çiziksiz diye satıyorsun. Alan kişi de kılıf takıp kullanıyor :) Çizilmiş olsa ne olaca? Zaten kılıf takınca yine görünmeyecek.
0
himmet dayi
(14.05.21)
6 senedir hunharca Speck seffaf plastik kap ile kullaniyorum. Birkac ay once oglan kabi kirmayi basardi ama simdiye kadar bayagi cizikten ve gocukten korudu diyebilirim.
0
cooperr
(14.05.21)
Sert kılıflar kullanırken bilgisayarı çizebiliyor ve bilgisayarın soğumasını engelliyor, m1 air zaten fansız bir sistem bir sille de siz vurmayın

çantaya atarken neoprene sleeve tarzı bi kılıf alın ama normal kullanımda ne silikon ne sert plastik bir kılıfa gerek yok bence.
0
hedep
(14.05.21)
(17)

cumartesi günü şampiyon kim olur?

neoluyokardesimnebutantantana
tahminleri alalım...
tahminleri alalım...
0
neoluyokardesimnebutantantana
(13.05.21)
duygusal bakıyorum ve umuyorum, beşiktaş
0
hooiken
(13.05.21)
Galatasaray.
0
himmet dayi
(13.05.21)
akşamına motorları maviliklere süreriz :) anlaşılmıştır sanırım :)
0
freebird5406_2
(13.05.21)
Galatasaraylıyım, Galatasaray'ın şampiyon olmasını isterim ama büyük ihtimalle Beşiktaş şampiyon olacak.
0
muzmin evli
(13.05.21)
Gs
0
Hallegadola
(13.05.21)
ben hala beşiktaş diyorum. güldük eğlendik ama üst üste üç maçta takılmazlar bence.
0
der meister
(13.05.21)
Iyi gulduk eglendik ama gs sampiyonlugu zor. O yüzden bjk olur diyorum.
0
logisticsmanager
(13.05.21)
Cimbomun olmasini isterim ama aslinda bjk haketti.
Bjk olursa uzulmem, buradan verirlerse buyuk yikim olur. Sergen alsin, Fatih hoca da artik emekli olsun.
0
cooperr
(13.05.21)
galatasaray %80

beşiktaş yense bile tek farkla yener, galatasaray en az 5-6 fark atar.
0
bohr atom modeli
(13.05.21)
fenerbahçe diyeyim de çeşit olsun :D
0
passion rules the game
(13.05.21)
Ben Beşiktaşın berabere kalacağını düşünüyorum, skor da verelim tam olsun 1-1.
Gs 3-1 yener şampiyon olur.
0
Jux
(13.05.21)
bjk'liyim. muhtemelen gs alır gibi.
0
jangbogo
(13.05.21)
Galatasaray
0
2027
(13.05.21)
gs olacak ama beşiktaşlı olarak beşiktaşın kazanmasını dilerdim :/
0
rose parks
(13.05.21)
galatasaraylıyım. maçlar bittiğinde skorların verdiği gazla "tamam haftaya gs bırakmaz şampiyonluğu." dedim. hatta eğer gs şampiyon olursa bir parçalı çekeceğim üstüme. sonra ortalık duruldu, mantıklı düşünmeye başlayınca bjk'nın şampiyonluğunun çok büyük bir ihtimal olduğuna kanaat getirdim. neyse 200 küsür tl cevimde kalır. (:

bjk şampiyon olur.
0
avianthem
(13.05.21)
Göztepe ve Malatya, şampiyonluk stresi taşıyan rakiplerine karşı favori olarak sahaya çıkacaktır. Arkadan gelmenin rahatlığıyla Fenerbahçe galibiyeti alıp şampiyon olacaktır. Bunu haftasonu herkes görecektir.
0
havadakarada
(13.05.21)
kartal
0
zagrebingözleri
(13.05.21)
(14)

Tır sevdası

sydney
Ekşide çok sık görmeye başladım, tır şoförlüğü sevdası, euro truck simulator diye bir şeyler falan.. Bunun kaynağı/nedeni nedir? :D uzun yol huzuru filan mı yoksa?Lisedeyken seneler evvel bizim sınıftaki erkekler çok goygoyunu yapardı çünkü ama nette de görmeye başlayınca merak ettim böyle ortak bir
Ekşide çok sık görmeye başladım, tır şoförlüğü sevdası, euro truck simulator diye bir şeyler falan.. Bunun kaynağı/nedeni nedir? :D uzun yol huzuru filan mı yoksa?
Lisedeyken seneler evvel bizim sınıftaki erkekler çok goygoyunu yapardı çünkü ama nette de görmeye başlayınca merak ettim böyle ortak bir sevda mı bu erkekler arasında? :D
0
sydney
(13.05.21)
Euro truck simulator 2 etkisi olabilir.

Çok güzel bi simülasyon. Kafa dağıtmak için birebir. Aksiyon yok. Uzun yolda dümdüz gidiyorsun ama keyif veriyor :)
0
himmet dayi
(13.05.21)
ortak sevda mı bilmiyorum fakat geniş bir sevda :)
0
freebird5406_2
(13.05.21)
retarderi çalıştırdığında motordan gelen o ses. anlayamazsın....
0
spirit crusher
(13.05.21)
47 senelik erkeğim, bir kere muhabbeti bile geçmedi arkadaşlar arasında.
0
aslindasorunumpsikolojik
(13.05.21)
Sadece erkekler arasında olduğunu düşünmeyin :)
0
south park in kapusonlu uyesi
(13.05.21)
Retarder ♡ ben
0
mirty
(13.05.21)
euro truck simulator etkisi var ancak sadece o değil.
artık yeni nesil genç tırcılar var. öyle alıştığımız klasik tırcı dayı görümünün dışına çıkan. bunlar youtube'da popüler. hem de iyi kazandıklarını anlatıyorlar. bu da ilgi çekiyor.

ömrünü mobbingle, plaza'da maaşlı çalışarak geçiren gençlere cazip geliyor. hem kendi işinin patronusun, hem esnaf gibi ömrünü aynı dükkanda ömür boyu geçirmiyorsun, hem de somut bir iş yapıyorsun falan filan. bunların hep etken olduğunu düşünüyorum bu tırcılık akımında.
0
wilhelmwasmuss
(13.05.21)
Mevcut duzen erkekleri icguduleri ve binlerce yildir ogrendiklerinin tersi bir hayat yasamaya zorluyor. Tek eslilik, medeni toplum vs. Bir kacis arayisi gibi yorumluyorum bunu. Ozgur olmak, kesfetmek, ilerlemek dogasina faha uygun. Isin aslina gelince ise zorluklarina herkesin katlanacagi bir is degil.
0
pofudukayi
(13.05.21)
Gece, yol, yalnızlık, uçak paneli gibi tır içi görüntüsü.. bazen huzur bulmak için youtubetan özellikle bu görüntüleri arayıp açıyorum..


Not:
Ha bu arada Ali cana (rip) sevgilerle..

Bas laaan baaaas
0
AlsterWasser
(13.05.21)
beyaz yakanin ozlemi olabilir, Basinda duran patron, yonetici yok, sagdan soldan trip yok, insanla minimum ugrasiyorsun, giyimine, kusamina dikkat etmene gerek yok, otobus falan da degil yolcu molcun sorumlu oldugun biri yok, maasi da iyi, gorev tanimi, gorev net.
0
neverletyougodown
(13.05.21)
Geçenlerde bi sanatçı abd'ye yerleştiğini, tır şoförlüğü yaptığını ve iyi kazandığını söylemişti. O da özendirmiş olabilir bir miktar. İsmini hatırlayamadım şimdi adamın
0
cowboy
(13.05.21)
erkeklerde tir/otobus/minibus sevdasi vardir, eskiden gelen kamyonun markasini sesinden tahmin ederdik dolayisiyla coluk cocugun hatta yetiskinlerin simulasyon oynamasini anliyorum da oynayanlari izlemeyi hic anlamiyorum ya..

gecenlerde birine denk geldim, otobus kullaniyor. Bayagi kaptan kostumu falan diktirmis, otobusten cikma konsol falan almis. Koltuga kemer taktirmis, " sayin yolcularimiz, izmir'e dogru yola cikmis bulunmaktayiz" falan gibi anons falan kayit ettirmis onu caliyor arada..herifi binlerce kisi izliyordu..
0
cooperr
(13.05.21)
oyundan ziyade terapi gibi bir durumu var. Motosiklet ve bisiklet kullanıcılarının da çoğunda yola çıkma, yolda olmak felsefesesi vardır ve eşittir uzun yol. tır'da da böyle bir durum olduğu için oyun bir nevi bu gazı alıyor. daha da tatmin etmezse artık gerçek tır şoförlüğü.
0
evimin paspasi
(13.05.21)
Tır şöförlüğünü bilgisayar oyunu sanmamak lazım. Öyle kolay iş değil. Dağ bayır kış kıyamette süresinde yetiştirmek için uğraşıp duruyorlar.

Diğer taraftan uzun yol hastasıyım. Evden çıkıp arabayla iş için 4000-5000km yapıp döndüğüm oluyor, uçak yerine karayolunu tercih ediyorum çünkü oturup düşünüp karar vermem gereken her şeyi yolda giderken çözüp kısa, orta, uzun vade tüm planları kafamda tamamlıyorum. İşle ilgili iyi fikirler hep aklıma uzun yolda geliyor.
0
kartonpiyer
(13.05.21)
(17)

Sizce Ceza'nın en iyi şarkısı nedir?

playing star again
Sb
Sb
0
playing star again
(10.05.21)
holocaust
0
olutaklidi
(10.05.21)
Dark places
0
alisamadim
(10.05.21)
en sevdiğim medcezir ama en iyisini ölçecek bilgim yok.
0
bohr atom modeli
(10.05.21)
neyim var ki
0
sir gawain
(10.05.21)
en çok holocaust, rapstar ve med cezir sevilir. ama bence med cezir.
0
rose parks
(10.05.21)
Suspus
0
Micella
(10.05.21)
medcezir
0
hayirsiz
(10.05.21)
Medcezir +3
0
diffarentiationation
(10.05.21)
Benim için bir numara 'Kim Bilir' dir.
0
efsane
(10.05.21)
suspus +1
0
cooperr
(10.05.21)
Cevapta görünce emin olmayıp baktım, neyim var ki rapstar'ın şarkısıymış, haliyle ceza şarkısı diyebiliriz. Bu durumda neyim var ki +1.
0
Jux
(10.05.21)
Neyim var ki, med cezir demeye gelmiştim
0
ananiyimioguz
(10.05.21)
İlk dinlediğim şarkısı olduğundan yeri de ayrıdır, holocaust.
0
heathen
(10.05.21)
kim bilir ve medcezir arasında kaldım.
0
glamdr1ng
(10.05.21)
neyim var ki'nin uzerine daha turkce rap sarkisi gelmez.

gelmis gecmis en iyi turkce rap sarkisidir.
0
baldur2
(10.05.21)
Bu Rap Muharebe
0
Etanglement
(08.06.21)
fight kulüp..

Şaka lan şaka, suspus
0
noluyo yaa
(08.06.21)
(14)

5500 civarı gelir için max kira limiti sizce?

floydian
valla herkesin hayat standardı kendine tabii ki ama fikir almak istedim yine de.5500 civarı bir gelirle sizce verilmesi gereken max kira ne olmalı? bu şirkette daha 1-2 sene en az devam ederim ve bu süre boyunca covid'den bağımsız olarak evden çalışırım bu da masraflarımın bir miktar düşmesi demek o
valla herkesin hayat standardı kendine tabii ki ama fikir almak istedim yine de.

5500 civarı bir gelirle sizce verilmesi gereken max kira ne olmalı? bu şirkette daha 1-2 sene en az devam ederim ve bu süre boyunca covid'den bağımsız olarak evden çalışırım bu da masraflarımın bir miktar düşmesi demek olur aslında(belki, bence?)

şu an aşırı düşük kira veriyorum artısı bu kadar düşük kiralı bir ev için oldukça iyi bir ev. eksisi ise cehennemin dibinde. araba yok. bi ara burada oturmaya devam edip araba alayım fantezisine girdim ama araba almanın hiçbir mantığı yok gibi. korkunç paralar.

amacım biraz merkezi bir yerde ve düzgün bir eve taşınıp biraz hayatın tadını çıkarmak pandemi zaten berbat bir süreç bir de üstüne uzak bir yerde yaşayınca hepten yıldım.

örnek hesap da yapalım: 1800 versem. 1800 kira + 50 aidat + 100 internet + 100 elektrik + 20 su + 12 aya bölünmüş ısınma ve sıcak su doğalgaz bedeli olarak 200 tl. bu bizi aylık ortalama 2200 lira sabit gidere getirdi. geriye kaldı 3200 lira. çok mu az yeme içme, gezip tozma, ara sıra bir şeyler alma için? valla biraz az geliyor ama önceliğim olan daha merkezi konumda iyi bir ev için başka bir çıkış yolu da göremiyorum.

not: şehir ankara. 1800 çok da düşük sayılmaz kira için buralarda ama işin can sıkıcı tarafı, 1800'den 2000'e evler inanılmaz seviye atlıyor ne yazık ki.
0
floydian
(09.05.21)
1/3 oran kira için ideal ama kalan para ile hayat kısıtlı olur haliyle.
0
himmet dayi
(09.05.21)
%30'dur benim psikolojik sınırım.
0
brakgn
(09.05.21)
ben 1500 verirdim max ama 2000e kadar çıkılabilir. ama sana çok bi şey kalmaz.

bu arada hesap yanlış. toplam 2270 yapıyor ve 3230 tl kalıyor.
0
jelly bear
(09.05.21)
devlet abime yaptırmıştım hesabı kontrol etmeden yollamışım pardon düzelttim. 3200 fena değil gibi ya. 1/3 maaş arttıkça daha rahat bir olan oluyor ama şu maaş bandında yüzde 30 daha temiz gibi. ama o aradaki üç kuruş fark da beni ne batırır ne çıkarır bi yandan da.

en iyisi eve odaklanmak galiba. ev önemli valla.
0
🌸floydian
(09.05.21)
başka hiçbir sabir giderin ve de yüksek bir sigara alkol giderin yoksa 1900 - 2000 belki olabilir ancak daha fazlası zorlar, para biriktirme falan yalan olur. Arada bir çıkan ekstra harcama fena şekilde bütçeni sarsar.

Ben kendi durumumu anlatayım belki faydası dokunur. İstanbuldayım ben, bazı sabit giderleri çıkardığımda(ev giderleri hariç) aylık ortalama 5500-6000 gibi bir para kalıyordu son zamanlarda bana. Aylık 550 tl civarı yemek kartı vardı, evden çalışıyordum yine. Sigara yok, alkol yok, 2250 kira veriyorum. Ay sonuna da pek bir şey kalmıyor diyebilirim.
0
icerden cikan adam
(10.05.21)
İstanbul 2000
ankara 1750
0
silver apple
(10.05.21)
Ankara'da cehennemin dibi diye bir yer yok be abi. Kira düşükse hiç kıpırdama bence
0
primetime
(10.05.21)
Her şeyin fiyatı aşırı yüksek ve yükseltmeye devam ediyor. 2k kiraya versen kenara 100 lira para atamazsin sanki. Ya da para atsan dışarıdan yemek yiyeyim, egleneyim, tatil yapayım lüksün olmazmış gibi.

Böyle durumlarda can sıkıcı da olsa New York tipi yaşam/ ev arkadaşı çok mantıkli geliyor bana. 1 ev arkadaşı olsa hiç fena olmaz.
0
westblack
(10.05.21)
hocam ankara'da merkezi yerlerde de nispeten ucuza ev bulabiliyorsunuz. örneğin esat tarafında 1000 tl altına bile kiralık evler mevcut. tek sıkıntısı evler biraz eski ve bakımsız oluyor. ama bekar yaşayan biriyseniz çok rahat idare ediyor. ben kişisel olarak çok yüksek kira vermeyi tercih eden biri değilim (şu anki ev kiramın maaşıma oranı %12 örneğin). zira saraya da taşınsanız sizi en fazla 1 ay mutlu edecek, sonrasında o bile yetmemeye başlayacak.
0
shadowfollower
(10.05.21)
%25'i gecince zorlar.
ben olsam kesinlikle arac almam, mumkun oldugu kadar ucuza yasar kenara para koyarim ve daire almaya calisirim, sonra kira yerine onu oderim.
0
cooperr
(10.05.21)
Aidat dahil max 2000
0
roket adam
(10.05.21)
ev arkadaşı opsiyonunuz yok mu?
0
superb
(10.05.21)
Ev arkadasi asla.

Sizin oranlar nasil peki merak ettim.
0
🌸floydian
(10.05.21)
Hocam 3-4 sene önce bu maaşı alıp 1200 lira kira (Ankara, yüzyıl) veriyordum, beni zorluyordu açıkçası. Şu an hem her şey daha pahalı, hem de 1800 kira diyorsunuz. Aşırı zorlar gibi geliyor bana.
0
plutongezegendegilmi
(10.05.21)
(7)

Sırt çantası seçimi (thule vs north face)

but that was just a dream
F/p açısından hangi çantayı tercih ederdiniz?https://www.teknosa.com/thule-exeo-notebook-sirt-cantasi-28l-156-black-p-125049065?utm_source=criteo&utm_medium=retargeting&utm_campaign=Lower_Funnel&utm_term=retargetinghttps://www.thenorthface.com.tr/recon-sirt-cantasi_123951TeşekkürlerNot: fiyatlar sah
F/p açısından hangi çantayı tercih ederdiniz?

www.teknosa.com

www.thenorthface.com.tr

Teşekkürler

Not: fiyatlar sahiden uçmuş bu arada. 2020 Haziran’da 400 tl’ye aldığımız north face jester şu an 799 tl, gerçekten inanılmaz.
0
but that was just a dream
(09.05.21)
Ergonomi açısından TNF daha iyi duruyor ama tasarımı fazla outdoor. Thule daha şık görünüyor.
0
himmet dayi
(09.05.21)
The North Face'in sırt kısmını gözüm tuttu. O yüzden onu tercih ederdim.
0
dissendium
(09.05.21)
Normalde çanta konusunda thule north face'den daha iyi bir markadır. Fakat bu modeller özelinde north face daha iyi.
0
ozgurluk savascisi
(10.05.21)
yurtdisinda thule urunleri bence kalite olarak north face'in ustunde ve daha pahalidir.
mesela north face'in indirime girdigini cok gordum ama indirime girmis thule urunu gordugumu hatirlamiyorum.

ikisi arasinda hic dusunmeden thule.
0
cooperr
(10.05.21)
metro gross ve media markt mağazalarında 80 - 200 TL arası çok güzel notebook çantaları var. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama ben linkteki fiyatlara asla alım yapmazdım.
0
kanlakarisikyagmur
(10.05.21)
Case logic bakın.
0
mekaniker
(10.05.21)
Selamlar, bende uzun süren çanta arayışıma şu ürün ile son verdim.
www.mediamarkt.com.tr
Tüm markaları denedim, görüntü vs. En güzel ve kullanışlılık açısından yolladığım ürünü 4 aydır kullanıyorum ve aşırı memnunum.
0
Weeze3r
(10.05.21)
(15)

avrupa vatandaşlığı alırken isim değiştirme

brakgn
farzedelim ki avrupa birliği ülkelerinin birinden vatandaşlık alıyorsunuz kökenleriniz sayesinde. çift vatandaşlığınız olacak. yeni kimliğinizi mevcut ad, soyadınızla mı yoksa yeni bir isimle mi alırsınız?kararınızın sebepleri ne olur?
farzedelim ki avrupa birliği ülkelerinin birinden vatandaşlık alıyorsunuz kökenleriniz sayesinde. çift vatandaşlığınız olacak. yeni kimliğinizi mevcut ad, soyadınızla mı yoksa yeni bir isimle mi alırsınız?

kararınızın sebepleri ne olur?
0
brakgn
(06.05.21)
Türkçe karakter varsa ismimde ki var, kendim için konuşuyorum, belki kendi ismime yakın bir şey bulurdum.

Şu da var, ismim Can ise değiştirmem, Abdülhey ise değiştiririm.
0
Hallegadola
(06.05.21)
aynı adım soyadım kalır ama bir de yabancı isim ekletirim. şekil olsun :d eğlenceli gelir böyle yapmak. bir mantığı yok. ha tabii daha rahat seslenmelerine de yarar. tamamen de farklı olmasın sanki iki farklı kişiymişim gibi. sosyal medya hesaplarım bankalarım falan karmakarışık olur. hatta belki kimliğe isim ekletmem de takma ad gibi kullanabilirim.
0
batlegolas
(06.05.21)
yeni bir isim & soyisimle (vatandasi olacagim ulkede kullanilan isimlerle) degistiririm. ne kadar asimile olsam o kadar iyi. tc kimliginden de pasaportundan da bir hayir gormedim bu zamana kadar, bizim sınır kapisindan disari ciktigin anda ikinci sinif vatandassin, ne diye muhafaza edeyim? hic isim olmaz. kate olurum nancy olurum oh kafam rahat :)
0
in vino veritas
(06.05.21)
mobilim editlemeye ugrasamadim, sanki bizim sınır kapisindan cikmayinca ikinci sinif vatandas degilmisiz gibi yazmisim komik olmus. turistler pcr'siz ulkeye girebilsin diye vatandasini 17 gun eve kapatan bir ulke bana ne katmis olabilir ahah :)
0
in vino veritas
(06.05.21)
@in vino veritas

aslında bir sonraki nesli de etkileyen bir durum. o yüzden biraz arada kalıyor insan. yani yarın bir gün çocuğunuz olduğunda onun da iki kimliği olacak. avrupa ülkelerinde okumak, çalışmak isterse türkçe bir soyad karşısına engel olarak çıkar mı bilemiyorum. yurt dışında yaşayan arkadaşlar daha somut değerlendireceklerdir.
0
🌸brakgn
(06.05.21)
bulundugu ulkeye gore degisir o sanki ama gidisatimiz turkce soyadin basimiza bela olacagini gosteriyor bence su an. ha bu duzen degisir (duzulen de tabii) daha medeni gunler goruruz, avrupa'da halihazirda surunmekte olan itibarimiz yeniden ayaklanir, o zaman bir farkimiz kalmaz helga'dan charlotte'tan. fakat iyimser tahminler bunlar, ufuk kapkaranlik bence.
0
in vino veritas
(06.05.21)
Kendimi hangi ülkenin halkına kültürüne ait hissediyorsam onun dilinden bir ad alırım.
0
1bir1bir1
(06.05.21)
Isim degistirme olanagim vardi ama tesekkurler almiyim dedim gectim. Hatta pasaportta dogum yerini sildirebiliyorsun, onu da red verdim, utanacak birsey yok.

Bu saatten sonra bizden bir John Miller cikmaz, kasmaya gerek yok kafasindayim. Adini degistirince mevzular cozulmuyor, keske o kadar kolay olsaydi.
0
cooperr
(06.05.21)
Değiştirmem. Yerdeniz'deki isim verme, bir şeyin ismini bilme hikayesinden etkilendiğimden midir nedir sonradan isim değiştirmek bana biraz garip geliyor.

Bir de değişik ad soyadlı olduğum için nereli olduğum pek anlaşılmıyor zaten. Türkçe karakterleri çıkarınca buradaki Türkçe konuşanlar bile anlamıyor. Taksiciyle kuryeyle vadanımız aslında çoh iye muhabbeti yapmama keyfi <3
0
bruce mclaren
(06.05.21)
Vatandasliktan cikarken degistirmedim, yanina yeni isim de eklemedim. Soyadimda ç harfi var, kimligimde o bile yaziyor acikcasi.
Bi ara dusunmustum yabanci ikinci bi isim mi eklesem diye de ben o kisi degilim ki. Cok yabanciladim dusunceyi ve sacma geldi. Beni ismim sebepli hor gorecek, ise almayacak vs birileriyle olmayi zaten istemiyorum, turnusol gibi bir sey. Halimden memnunum.
0
kuehles blondes
(06.05.21)
Kuehles blondes +1. Tamamen böyle düşündüm ve böyle yaptim. Hiç de sorun yaşamadım.
0
fraise
(06.05.21)
Valla ben kendimi gerçek hayatta başka bir isimle düşünemiyorum. Tabii bunun milliyetçilik, kök ile falan hiç alakası yok çünkü bana göre onların hepsi çok saçma.

Isim ise değişik bir olay. Hani Harry Potter daki "asa büyücüyü seçer" olayı gibi sanki isim gelip beni seçmiş gibi düşünüyorum. Ilginç.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
Benim baba tarafı göçmen ve eski soyadlarını biliyoruz. Vatandaşlık alsam zaten o da benim soyadım diye alırdım. Öbür türlü uğraşmazdım çünkü türkiyedeki mal varlık, banka işleri vs şu anki ismimle. Üşenirim uğraşmaya.
0
jazzabel
(06.05.21)
Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihindeki en zor soyadlardan birine sahibim. Bulgaristan vatandaşlığı kovalıyorum eğer olursa değiştirmek isterim.
0
wild honey suckle
(06.05.21)
Ben tam da anlattigin durumdayim.
Ornek olsun diye yaziroum. EU pasaportumda ALi Omer seklinde bir ismim varken TR'de ismim Ali Veli.Avrupada yasarken bunun cok zorluklarini cekiyorum.

-Turk ehliyetimdeki ismimle EU pasaportumdaki isim uyusmadigi icin Almanya Turk ehliyetimi ALman ehliyetine cevirmeyi kabul etmedi.Tum ehliyet cikartma islemlerini bastan yaptim.Maddi olarak giren cok oldu

-Almanyada adres kaydi islemlerinde buyuk zorluk yasadik.Anne-baba ve cocugu ALmanyada aile olarak bir adrese kaydederken cocugun dogum kagitlarindan, evlilik belgelerine kadar her seyi istiyorlar. Farkli dokumanlardaki birbiriyle eslesmeyen farkli isimler surecleri cok uzatti. Almanyada adres kaydi cok temel bir islemdir.Vaktinde ve dogru sekilde yapilmazsa gireceginiz vergi sinifindan cocugun alacagi cocuk parasina kadar bir suru seyi negatif anlamda tetikliyor.

-TR'deki diplomanizi Yurt disinda saydirmaniz gerektiginde her defasinda asiri fazla emek harcayacaksiniz.Fazladan tercume, isim denklik belgeleri,apostiller vs. vs.

-Ben bu karmasikliklar yuzunden yanimda surekli isim denkli belgeleri, formul A , formul B belgeleri ve tercumeleri ile gezmek zorunda kaliyorum.

- Tek ise yarayabilecek tarafi yasadisi bir sey yaparsaniz aciga cikma ihtimali daha zor olabilir.Ufak tefek yasadisiliklardan bahsediyorum.Ornegin TR'deki gelirinizin bir kismini ALmanya'dan saklayip daha az vergi odeme vb.Gerci bu ALmanya nezdinde ufak bir suc degil.

Tavsiyem ayni isim soyadi kombinasyonunu alin.
0
turkuaz
(06.05.21)
(22)

hangi telefonları kullanıyoruz?

valentinov
şu anki ve bir önceki telefonunuz neydi?ikisini de ne kadar kullandınız.ben başlayayım;3 yıl iphone xr sonrası 1 aydır iphone 6 kullanıyorum.
şu anki ve bir önceki telefonunuz neydi?
ikisini de ne kadar kullandınız.


ben başlayayım;

3 yıl iphone xr sonrası 1 aydır iphone 6 kullanıyorum.
0
valentinov
(05.05.21)
Samsung Galaxy S3
Samsung Galaxy Note 3
Samsung Galaxy Note 4
Honor Play
0
boray eris
(05.05.21)
iphone 4
iphone 6
iphone 8
0
amelie poulain
(05.05.21)
3 yıldır iphone se (eskisi)
3 yıl iphone 5s
3 yıl iphone 3s

hepsinde batarya bikaç kez değişti. telefon mevcut uygulamaları hızlı çalıştıramadığında yeniliyorum.
0
sttc
(05.05.21)
Galaxy s3 - hatırlamıyorum
Galaxy Note 2 - 5 yıl
Oneplus 5T - 4 yıl
0
IncredibleMau
(05.05.21)
iphone 11
iphone 6
iphone 5s
0
avatar is back
(05.05.21)
sony xperia xz1 - 4 yıl
iphone 7 - 1 yıl
0
enesra
(05.05.21)
Mi 5s: 2015'te aldım, 2 sene kullandım. Anneme verdim. Halen kullanıyor.
Mi 6: 2017 yılında Çin'e gittiğimde aldım, halen kullanıyorum. Sanırım rahat bir 5 sene daha gider.
0
prole
(05.05.21)
nokia 3230 - 4 yıl
Samsung Galaxy S2- 4 yıl
Iphone 6S - 6. yılın içindeyiz.
0
thracia
(05.05.21)
mi 6, 3.5 yıl
nexus 4, 2,5 - 3 yıl
0
inheritance
(05.05.21)
3 farkli blackberry - 7 sene
iphone 4 - 2 sene
iphone 6 - 2 sene
iphone 7 plus - 3.5 sene
iphone xs - 2 sene
iphone 12 pro
0
cooperr
(05.05.21)
bir önceki samsung j7. birkaç yıl kullandım.
şimdiki samsung galaxy s7. 3 senedir kullanıyorum.
0
rose parks
(05.05.21)
bir onceki samsung galaxy s7 idi, 2016 kasimda almistim, hala calisiyor is telefonu yapicam kendisini. bi 3-4 yil daha gideri var en az. ondan onceki samsung galaxy alfa idi, ana telefon olarak 2 yil kullandim, sonrasinda 5 yil is telefonu olarak kullanmaya devam ettim.
simdiki samsung galaxy s20, gecen yil agustostan beri kullaniyorum bunu da. sanirim en az 5 yili daha vardir.
0
in vino veritas
(05.05.21)
Ericson A388
Panasonic titreşimli bişi
Nokia 5110
Nokia 3310
Samsung aç-kapalı bi model
Nokia xpressmusic
İphone 3s
iphone 4
Nokia 2100
samsung C2
İphone 6s
Dünden itibaren iphone SE 2000
0
rastinon
(05.05.21)
iphone 4s 5 yıla yakın kullandım.
iphone 7 daha 1 sene oldu.
0
red morning
(05.05.21)
Samsung Galaxy Note 3 - Ocak 2014-Şubat 2017
Samsung Galaxy S7 Edge - Şubat 2017'den günümüze

Bu sene ya da en kötü 2022 başında yeni telefon alırım. Muhtemelen yine samsung, belki başka bi android.

Bu arada Note 3'ümü babam hala kullanıyor. S7 Edge'i de versem 2 yıl daha idare eder.
0
nundu
(05.05.21)
Siemens CX65 - 2 yıl
Sony Ericsson K500i - 2 yıl
Sony Ericsson W810i - 5 yıl
Samsung E950 - 1 yıl
Sony Xperia S - 2 yıl
IPhone 5S - 6 yıl
IPhone 11 Pro - 8 ay
0
heritage
(05.05.21)
asus zenfone 2 laser
redmi note 7.

amiral gemimsi bi telefona geçebilirim yakın dönemde
0
glamdr1ng
(05.05.21)
önceki telefonum samsung note 3 (1-2 sene)
şuanki oneplus 5t (4. yılımız)
0
nahtoderfahrung
(05.05.21)
Babamın eski nokiası modelini hatırlamıyorum.
Nokia xpress music 5230 muydu neydi, efsaneydi en sevdiğim telefonum.
Samsung s2
General Mobile gm5 plus
İphone 11 - şükür kendi paramızı kazanınca paraya kıyabildik
0
Hallegadola
(06.05.21)
Çok telefon değiştirdim, hatırladıklarım şöyle:

Kenwood'un antenli bir modeli
Nokia 3310
Siemens CX65
Nokia N73
Iphone 3Gs
Lg nexus 4
Lg nexus 5x
Huawei P8 Lite (şirket telefonu)
Samsung A5 (şirket telefonu)
Oneplus 7 (bir yıldan fazla oldu çok memnunum <3)
0
chicha_v2
(06.05.21)
11 aydır iphone 11
Öncesinde 6 yıl iphone 5s
0
hrvl
(06.05.21)
güncelden geçmişe sıralama:
iphone SE 2020 - 2 aydır kullanıyorum,
iphone 8 - 2 yıl
iphone 6s - 1 yıl
iphone 5s - 2 yıl
iphone 4s- 4 yıl
samsung d900i - 3 yıl
siemens kayarkapaklı bi model - 1 yıl
nokia 3310 - 3 yıl
0
makarnavodka
(06.05.21)
(8)

Yurt dışında çalışanlar

piremses
İlk işinizde İngilizcede zorluklar yaşadınız mı? Ne zorluklar yaşadınız ve ne kadar sürede çözdünüz acaba?Ben kendi çapımda iyiyim ama bu çevrede iyiyim. :DSon işim uluslararası bir şirkette olduğu için gün içinde konuşmak zorunda kalıyorum ama bence yeterince hızlı ve akıcı değilim.Şimdi İngiltere
İlk işinizde İngilizcede zorluklar yaşadınız mı? Ne zorluklar yaşadınız ve ne kadar sürede çözdünüz acaba?

Ben kendi çapımda iyiyim ama bu çevrede iyiyim. :D
Son işim uluslararası bir şirkette olduğu için gün içinde konuşmak zorunda kalıyorum ama bence yeterince hızlı ve akıcı değilim.

Şimdi İngiltere ile iş görüşmeleri yapıyorum, ama sizce benim 2-3 aylık alışma surecim ne kadar hoşgörülür? Çünkü biraz maruz ve mecbur kalsam hızlı da ilerler biliyorum aslında.
0
piremses
(04.05.21)
Selam, zerre umursama ingilizceni. Açıkçası bunu dert eden bir biz Türkler varız. İnsanlar ingilizcenin senin ana dilin olmadığını biliyorlar.

Konuştukça, kullandıkça ingilizcen de gelişecek zaten. Ek olarak, eğer yurtdışında fiziki olarak çalışacaksan da, hayatın her alanında ingilizce konuşmak durumunda olacağın için, beyin zamanla ingilizceye adapte olacak. Bunu da fark edeceksin.

O yüzden ilk söylediğimi tekrarlıyorum, ingilizceni zerre umursama. Her şey çok güzel olacak :)
0
do you remember me
(04.05.21)
Ayy çok teşekkür ederim gerçekten. :( Duygulandım tanımadığım birinden böyle cesaretlendirici şeyler duyunca.

O kadar haklısınız ki, aslında hiç öyle olmadığı halde bazen çok ezik görüyorum kendimi nedense. :D
0
🌸piremses
(04.05.21)
iş görüşmesinde başarılı olabiliyorsan, gerisini kafana takma. çünkü iş görüşmesinde senin hızlı ve akıcı olmadığını gördüğü halde seni işe alan adam, buradaki gelişmen için gerekli sabrı gösterecektir mutlaka.
0
roket adam
(04.05.21)
Bizim ofiste 1-2 kişi dışında İngilizce kimsenin anadili olmadığı için kimse takmıyor ama insan başlangıçta biraz geriliyor tabii. 1-2 ay sonra aklıma bile gelmedi.

Herkese oluyor mu bilmiyorum ama ofis içinde aynı anda Fince, Almanca ve Rusça konuşulunca bilmediğim dilleri istemsizce parse etmeye çalıştığım için kafam bir yerden sonra yanıyordu.

Ayrıca roket adam +1. İngilizcesi yetersiz olduğu için elenen bir sürü arkadaşım var. İş teklifi aldıysanız yeterlisiniz demek ki.
0
bruce mclaren
(04.05.21)
alisma sureci 2-3 ay degil 1 ay filan oluyor genelde. o da farkli farkli aksanlara alisma sureci. hintlisi var, cinlisi var, ingilizi var, iskocu var, irlandalisi var...

kafa goz yara yara konusuyorsun ilk baslarda, ancak sonra gittikce oturuyor. eger interview'lari gecebildiysen yeterlidir ingilizcen. derdini anlat kafi.
0
fakyoras
(05.05.21)
sektorden sektore degisir tabi ama mulakatlari yapabilecek kadar ingilizcen varsa cogu sirket/pozisyon icin bu yeterli olur. zaten seni ise alacak olan sirket 1-2 ayda ingilizcenin hizlica ilerleyecegini biliyor. kimse de bunu dert etmek merak etme
0
crucio
(05.05.21)
bir keresinde siparis alirken resmen donup kaldim uhasudaushduha. I am new here dersen anlayisli olacaklardir, daha yavas veya aciklayici konusacaklardir.

gocmen ulkelerinde zaten duzgun ingilizcesi olan gocmen zor bulursun :D
0
baldur2
(05.05.21)
Sektore gore degisir ama zaten super ingilizce isteyen bir ise kolay kolay gocmen almazlar, on elemede takilirsin.

25-30 senedir yurtdisinda yasayip hala konusamayan insanlar var, konusma gerektirmeyen isler yapiyorlar. Ozellikle cekik gozluler arasinda bu yaygin.

Ozetle, sektore bagli..Cok kafaya takilacak mevzular degil bunlar.
0
cooperr
(05.05.21)
(13)

20’li yaşlar challange ve hissettirdikleri

ms brownstone
Twitter’daki 20’li yaşlar challange fotoğraflarını görünce artık benim de yavaş yavaş 20’lerimin son günlerine gelmem sebebiyle bir daha hiç 20’li yaşlarda olamamak ve yaşlanacak olmak çok tuhaf hissettirdi. Bir sürü insan belki onlarca yıl öncesini paylaşmış ve eminim hangisine sorsak göz açıp kapa
Twitter’daki 20’li yaşlar challange fotoğraflarını görünce artık benim de yavaş yavaş 20’lerimin son günlerine gelmem sebebiyle bir daha hiç 20’li yaşlarda olamamak ve yaşlanacak olmak çok tuhaf hissettirdi.

Bir sürü insan belki onlarca yıl öncesini paylaşmış ve eminim hangisine sorsak göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini söyler. Halbuki kim bilir o kadar zamana neler sığdırdılar.

Zaten yaşlanma korkum hep vardı ama dünden beri yıllar öncesinin fotoğraflarını görünce böyle şeyler düşünüp bir daha 20’lerimde olamayacağıma üzüldüm biraz.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Özellikle 30 yaş üstündekilerin 20’li yaşlara bakış açısını ve 30’dan sonrasının nasıl hissettirdiğini merak ediyorum. 30 altındakiler de neler düşünüyor mesela 30 ve sonrası için? Yaşlanmaktan korkuyor musunuz yoksa 25’le 30 arasındaki farkın sadece sembolik olduğunu mu düşünüyorsunuz? Ne zaman “genç” olmaktan çıkıyor sizce insan?
0
ms brownstone
(04.05.21)
kontrol edemeyeceğim şeyler hakkında hayıflanmayı ya da kederlenmeyi bırakalı 20'li yaşlarım oldu.

çok düz adam bakışı olduğunu farkındayım ama bir daha eski yaşlarda olmayacağına üzülmek bana dünyanın en boş hüznü geliyor. terlediğimizde kaybettiğimiz minerallere üzülmek gibi bişey bu, olmak zorunda ve kontrol edemezsin. bazı günler 1 gün değil 15-20 gün yaşlanıyor olsak buna üzülürdüm belki ama yaşlanmayı/yaş almayı şu haliyle denklem dışında tutmaktan başka yapacak bir şey yok.

hayat lineer değil, gittikçe kötüleşmek zorunda da değil. 20'lerinde yaptığın 30'larında yapmayacağın şeylere karşılık 30'larında yapıp 20'lerinde yapmayacağın şeyler var; neresinden baktığına bağlı. madem kontrol edemiyoruz, o zaman olumlu tarafından bakmak zorundayız.

zaten yaş -bağlantılı olarak zaman- dediğimiz konsept tamamen teorik, ölene kadarki hayatımızı derecelendirmek ve önemli hale getirmek için uydurduğumuz bir şey. zaten yaşlanmaktan korkmanın temel sebebi de ölüm korkusu.

"yaşlanmanın hiçbir negatif etkisini görmeden, gençliğinde yaptığın şeyleri yine yapabilseydin şu anda 70 yaşında olmak ister miydin" sorusunu sor kendine mesela. ölüme daha "yakın" olmayı mı tercih ederdin yoksa doğru düzgün yaşlanmayı mı?

ben ölmekten korkmuyorum ama yaşlanıp öleceğime genç öleyim ki yaşlılığın sefaletini çekmeyeyim diyorum. insanlara yük olmak, onlar için bakıma muhtaç ya da bayramda aranması zorunlu birine dönüşmeyi istemem.
0
Jux
(04.05.21)
Henüz 31 yaşındayım. Üzülüyorum. 20li yaşlarımı çok verimsiz kullandım. Depresyonlar yanlış tercihler. Aklım çok geç başıma geldi. 25 26 yaşındaydım kendimi üzmek için vaktinin olmadigini anladığımda. O vakit de artık iş güç derdim vardı. Neyse. Bazen üzülüyorum. O ünlülerin paylaştığı gibi bir 20li yaş fotoğrafım yok gülerek çekindiğim. Olan bir kaç taneyi de bir kızgınlık anında sildim yaktım attım. 13 yaş ile 25 yaş arası fotoğrafım yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(04.05.21)
Yakın zamanda 28 oldum. Bence bazı konularda yaşlanma hissediliyor. Alkol, sigara kullanmayan insanım ama yorulduğum bir günün sonunda gece yarısını göremiyorum bazen. Daha öncekilere benzemeyen bir fiziksel yorgunluk oluyor. Yani daha gençken sabahtan akşama kadar dışarıda olunca daha az yorulduğumu hatırlıyorum. Sıradan çinko karbon pil gibi oluyor insan.
0
dissendium
(04.05.21)
30larin ortasindan selam :)

20li yaslar guzeldi ama simdi de guzel. Acikcasi pek bi fark yok.

O zamanlar konseri en on sirada izlerdim, simdi arka sirada esimle kamp sandalyesinde izliyorum. Ikisi de keyifli.

20ler mukemmel gecse de donmek istemem. Orda guzel o yillar. Simdinin tadini cikarmak lazim.

Saglik sorunu yasamazsam 60larda falan "yaslandim" derim belki.
0
brkylmz
(04.05.21)
32 yaşındayım. 20ler güzeldi ama 30dan sonrası daha güzel. Hayatın rayına oturuyor ve en önemlisi artık neyi istemedigini biliyorsun. :) İnsan hayatının en karamsar gelecek kaygısı dolu yılları 25-29 yaş arası bence.

Yaşlanmaktan çok korkuyorum ama hadi seçim yap hep aynı yaşta kalacaksın deseler yine 20leri degil 30ları tercih ederdim.
0
Corpsebridee
(04.05.21)
30'a 4 ay kaldı. Kendimi hiç olmadığım kadar iyi, güzel vs hissediyorum. Önceden üzülürdüm özellikle 27 yaş bunalımını çok ağır geçirdim. Ama artık hayat bir gündür o da bugündür diyorum, yaşlanabileceğimiz bile kesin değilken şu an yaşlanacağıma üzülemem mesela. Ayrıca corpsebridee artı bin.
0
malwethiel
(04.05.21)
valla 32'yim, 20'lerimde malmışım, tek düşündüğüm o

ama o mallıklar beni şimdiki konuma getirdiği için tam mallık sayılmaz
0
passion rules the game
(04.05.21)
31 yaşındayım. 20'lerimde çok boş zamanlar da geçirdim, aşırı dolu zamanlar da geçirdim. genel olarak çok mutluyum o dönemden, fotoğraflara videolara bakınca mutlu oluyorum. yaşlanma tabii bir gerçek ama onu da geciktirmek için sağlıklı beslenmeye, spor yapmaya falan çalışıyorum, şu ana kadar çok yıpranmadım o yüzden diyebilirim. ancak tabii ki 20'lerdeki gibi sabaha kadar içip sonra uykusuz işe gitme gibi çılgınlıklar yapamıyorsun, bununla da barışığım zaten içkiyi de çok azalttım.

kafa olarak yaşlanmaya gelince kesinlikle kendimi hala 25'teki gibi hissediyorum. kafa olarak gerçekten hissettiğin yaştasın yani bu kesin. gerçekten her yaşın ayrı bir güzelliği var hayatı güzel yaşayabiliyorsanız. 20'lerin deneme yanılması, tedirginliği de güzeldi, 30'ların kendinden eminliği de güzel: (bkz: #107883734)
0
roket adam
(04.05.21)
eskiden çadır kampında daşın üstünde yatardım. şimdi 35 yaşındayım 5 yıldızlı otelde bile rahat edemiyorum. eskiden gece 3 te tavuk çevirme yemeye giderdim, şimdi gece değil 7 den sonra evden çıkasım gelmiyor. 30 dan sonra bitti.
0
mikahakkinen
(05.05.21)
40 yasindayim.En guzel yaslarim 30'lu yaslardi. 20'li yaslardan cok cok daha guzeldi
0
turkuaz
(05.05.21)
Devamlı başkalarının dayatmaları, kodlamarına maruz kalarak ipleri onlara veya bıraktığınızda insan haliyle genç değil de yaşamak istediklerini yaşayamıyor. Rakamlara takılmıyorum açıkçası yaş konusunda. Bugün ben de akşam vakti hikayeye fotomu ekledim, haliyle milletin takıldığı konu "Abi iskender 8,75 tl miş" Demeleri oldu, hoş güzel eğlendik...
0
evimin paspasi
(05.05.21)
30da büyüyorsun çok net. Ama yaşlanmıyorsun, hatta hayata daha farklı baktığın için kıymeti artıyor. 20li yaşlar deli ve daha acısız zamanlardı, her şeyi umursuz yaşadığın. 30dan sonrasının tek kötü tarafı tam oldum derken gelen bazı yıkımlar. Onun dışında kendini bulduğun bir dönem, şimdiki aklım olsa kalıbını anlıyorsun:) Ölüm beni 20 yaşında da korkuturdu, o açıdan fark yok.
0
mslny
(05.05.21)
40'a 2 var
.
27-28 her bakimdan superdi, okul bitti, ise girdim vs, saglik problemi agri sizi yok.
30-38 arasi inanilmaz hizli gecti, ozellikle evlilik/cocuk islerine girince zaman ucmaya basliyor.
35 sonrasi eklem agrilari falan basliyor. Genclik 40'da bitiyor gibi.
Millet 80'i nasil goruyor hala anlamiyorum, bakalim kismet..
0
cooperr
(05.05.21)
(13)

Tetanoz aşısıçok ağrı yapar mı?

bigbadabum
Koldan vurulan tetanoz aşısı aşırı ağrı yapıyor ve kızardı çok. Normal midir?
Koldan vurulan tetanoz aşısı aşırı ağrı yapıyor ve kızardı çok. Normal midir?
0
bigbadabum
(03.05.21)
Bir kac yil once yaptirmistim. 2-3 gun kolumu kaldiramadim agridan.
Kendi tecrubemden evet yapabilir diyorum.
0
65 derece
(03.05.21)
Ama siz yine de bir aile hekimine gosterin.
0
65 derece
(03.05.21)
Ben de iki gün çok ağrı çekmiştim. Ama kızarma olmamıştı
0
elorelia
(03.05.21)
Tüm dozları ağrısız atlatmıştım, belli olmuyor demek ki.
0
hedep
(03.05.21)
Ağrısız atlattım ben de. Daha önce ağrı yapar dedikleri hiçbir aşı ağrı yapmadı.
0
ruhen hastayim ben
(03.05.21)
Kızarıklık yoktu bende ama iki gün çok ağrımıştı.
0
kedimedi
(03.05.21)
Küçüktüm ama 2 gün kolumu oynatamadığımı, soyunup giyinirken zorlandığımı net hatırlıyorum.
0
Jux
(04.05.21)
ağrı normal de kızarıklığı bilmiyorum. ben bir kez köpek ısırmasından, bir kez de askerde yedim.

ilkinde 2 - 3 gün ağrımıştı diye hatırlıyorum, askerdekinde de biraz ağrıdı ama günlerce tek kolu gerçekten iptal olan birçok adam gördüm kışlada :)
0
savidan
(04.05.21)
Ağrı normal bir hafta kadar sürüyordu bende kızarıklığı yaşamadım
0
heathen
(04.05.21)
1 ay once oldum, hafif bir sizi oldu igne yerinde o kadar. Yine de gosterin
0
bradshaw
(04.05.21)
Ben yaptırdığımda da 3-4 gün kolumu kaldıramadim; bir hafta kadar da şislik oluşmuştu.
0
fraise
(04.05.21)
gecen sene oldum 1 gun agri oldu hafif, kizariklik olmadi.
0
cooperr
(04.05.21)
1 hafta 10 gün kadar çok ağrıdı, şişkinlik ve kızarıklık da vardı. aşıyı yapan hemşire böyle olabileceğini söylemişti. gebeliğimden dolayı yaptırmıştım, bu etki buna bağlı mıdır bilemiyorum. sonra 2. dozda hiçbir sorun yaşamadım ama ilki çok kötüydü dediğim gibi.
0
ayalensoledad
(04.05.21)
(9)

ayrılacağın yere gideceğin yer söylenir mi

nahtoderfahrung
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
0
nahtoderfahrung
(03.05.21)
zaten linkedin den görmeyecekler mi? ben söyledim hep, bir zararını görmedim.
0
benaslinda
(03.05.21)
ben de söylerim
0
superb
(03.05.21)
@benaslinda evet görecek ama yüzyüzeyken yorum almayı sevmiyorum
0
🌸nahtoderfahrung
(03.05.21)
ben soyluyorum, saklayacak birsey yok.
0
cooperr
(03.05.21)
Soran kişiye bağlı. Sevmiyorsam "boşver, ne yapacan", "öğrenirsin sonra", "bir yer işte" vs sekli cevaplar verir savuştururum. Sevdiğim biriyse bordroya kadar her detayı verebilirim.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.21)
Söylemesen daha iyi gibi sanki. Yeni işyerine dedikodu yetiştirebilir.
0
komando kani var bende
(03.05.21)
Ben söyledim hep ama son iş değişikliğimde gideceğim yerdeki yöneticim (10 yıllık hukukumuz var, daha önce birlikte çalışmadık) çok şaşırdı ve kızdı bana asfsdgh

Neymiş, eski iş yerimdeki zor durumda kalacak yöneticilerim yeni iş yerinden tanıdıkla vs. beni zor durumda bırakırmış. Hiç öyle insanlar da değiller ama gideceğim yer kurtlar sofrası izlenimi olmuştu o öyle diyince. Öyle değilmiş ama germişti beni yok yere.
0
chicha_v2
(03.05.21)
iliskilerimi iyi tutmaya calisirim cunku ileride referans falan gerekebilir. dolayisiyla sorarlarsa yanit vermezlik yapmam.
0
hot potato
(03.05.21)
Diğer firma ile sözleşme imzalayana kadar ses etme. İmza sonrası keyfine göre takıl.
0
vampir akrep
(03.05.21)
(7)

dikiz aynasında titreme

reanarchy
bir süredir fark ettiğim durum var, dikiz aynasından arkayı kontrol ettiğimde arkadaki arabaların plakalarını okuyamıyorum. titreme oluyor. dikkatli baktığımda görüyorum bunu özellikle hızım arttıkça.ama araç içinde herhangi bir titreşim vs hissetmiyorum.uzun zamandır lastiklerin havasını kontrol et
bir süredir fark ettiğim durum var, dikiz aynasından arkayı kontrol ettiğimde arkadaki arabaların plakalarını okuyamıyorum. titreme oluyor. dikkatli baktığımda görüyorum bunu özellikle hızım arttıkça.

ama araç içinde herhangi bir titreşim vs hissetmiyorum.

uzun zamandır lastiklerin havasını kontrol etmedim. ondan kaynaklanabilir mi? ya da balans ayarıyla alakalı falan? aynada sıkıntı olma ihtimali yoktur diye düşünüyorum.
0
reanarchy
(03.05.21)
Arka camda film varsa o yapıyor
0
berkes2
(03.05.21)
film yok, arka camlar fabrika çıkışı karartılmış. ama önceden yoktu bu, yaklaşık 2-3 yıldır aynı aracı kullanıyorum zaten.
0
🌸reanarchy
(03.05.21)
kendi imkanlarınızla aynayı söküp takabiliyorsanız iyice sıkılaştırın. lastik basınçlarından olacağını düşünmüyorum öyle olsa yol tutuşuyla ilgili de sorun yaşardınız. muhtemelen havalar ısındığı için hafif bir genleşme yaşayıp saçmalamıştır ayna.
0
golgi aygıtı
(03.05.21)
rot/balansa sok araci. Sen hissetmesen bile lastiklerin balansi kacmis olabilir.
Ya da jant yamultmus olabilirsin. Lastikler eski ise lastikte sikinti olabilir, vs.
0
cooperr
(03.05.21)
benim eski bir arabamda müziğin sesini çok açınca, özellikle bası bol bir şarkı ise, dikiz aynası titriyordu.
0
co2s2
(03.05.21)
Dikiz aynasının oynar kısmı ya da camla olan bağlantı noktasında bir gevşeme varsa yapıyor bunu.
0
msb
(03.05.21)
@msb +1

Dikiz aynasıyla ilgilidir. Lastikle alakası yok.
0
the coon
(03.05.21)
(5)

Bu ülkede pasifistlik aptallık mı?

aguen
İyi geceler duyuru,Özellikle son birkaç senedir iyice anti-silah takılıyorum, küçüklükten beri deneme imkanlarım da olmuştu ama hepsinde reddetmiştim. Gelecek ay bedelli askerliğe gidince de silah istemiyorum demeyi düşünüyorum (peşin peşin silah korkum var yazmıştım doldurulan forma)Kendimi ezdirme
İyi geceler duyuru,

Özellikle son birkaç senedir iyice anti-silah takılıyorum, küçüklükten beri deneme imkanlarım da olmuştu ama hepsinde reddetmiştim. Gelecek ay bedelli askerliğe gidince de silah istemiyorum demeyi düşünüyorum (peşin peşin silah korkum var yazmıştım doldurulan forma)

Kendimi ezdirme gibi bir durumum yok günlük hayatta, üniversitede şeriatçının biri bana kızıp saldırdığı bile olmuştu :)

Ama ülkeyi gördükçe biraz korkuyorum; evet normal bir toplumda kendimi koruyabilirim, biraz fazla egomdan gelen özgüven & dev boyutlarım ve zekamla kaçırırım herkesi ama türkiye kadar saçma bir ülkede bunlar imkansız. Mesela bu ay güzel bir semtte yaşamasam su içiyorum diye saldırabilir birisi, ya da durduk yere ülkücünün biri çatsa polis değil bir şey yapmak, onlar da arkadaşlarına katılırlar.

Ve gerçekten korkutucu bir şey yani. Sizce belli bir noktada prensipleri terk etmek gerekli mi. Özellikle eski pasifistler, bireysel silahlanma konusunda görüşleriniz neler?
0
aguen
(01.05.21)
Valla hocam en temelde zaten askerlik gibi bir olaya dahil olarak o prensibi terk etmişsin, askerliğin bedelli olup olmaması bişeyi değiştirmez.

Bunun dışında gerçekten pasifist adam için yaşadığı ülkenin farketmemesi gerekir. Yani ben gidip İsviçre'de pasifist olayim ancak Türkiyede pasifist olmayayım diyorsan zaten pasifist değilsindir, onu herkes yapar. Gerçek manada pasifist biri her durumda, konumda barışçıl davranmaya çalışır.
0
j r r tolkien hayrani
(01.05.21)
Askerde atış yapmanın bireysel silahlanma ile alakası nedir onu pek anlayamadım. Askeriye bir şeyleri protesto ederek değişim tetiklemenin gerçekleşeceği son yer.

Ülkede bireysel silahlanma konusunda bir problem olduğunu düşünmüyorum, şehirde yaşayan normal insanlar silah taşımıyor, taşıyanlar anormal tipler ve sayıları çok değil. Kaldı ki silah taşımadan insanlara bela olabilecek o kadar çok insan var ki maganda olayını silaha indirmek olayı basitleştirmek olur.

Öte yandan pasifistlik temel hak ve özgürlüklerin asgari düzeyde uygulanabildiği toplumlarda işe yarar. Ama işin paradoksal boyutu şu ki toplum ne kadar as pasifist olursa o kadar çok çatışır ve o temel hak ve özgürlükler karşıt görüş için işlemez. Kutuplaşmaya itilen türk toplumu da bundan muzdarip şu anda. Sen inançsızlığın sebepli su içerken gelen tepkilere pasifist yaklaşırsan daha kötüye gider işler. Öte yandan bunu abartırsan da karşı görüşü baskılamaya başlarsın.
0
Jux
(01.05.21)
evimde ruhsatlı tüfeğim var. 10 sene evvel uzun dönem koruma eri olarak istanbulda belimde tabanca ile askerlik yaptım. askerliğim sırasında bir tinerci ile karşı karşıya kaldım. tersleyebilir, tabancayı gösterip korkutmayı deneyebilirdim ancak ne istediğini sordum sigara dedi. kullanmıyorum diyerek eline 10 lira verip yolladım. sorumluluk sahibiysen kullanmazsın çünkü hiçbir şekilde geri dönüşü yok.

kanunlarımız bu konuda çok ağır. meşru savunma için çok ağır şartlar var. örn; güç dengesi. karşındaki insan sana bıçak çekerse ve sen tabanca doğrultup vurursan suçlusun. evine hırsız girdi, sana öldürmek maksadıyla saldırmadığı sürece tabanca çekemezsin. kaçar da sırtından vurursan suçlusun. örn; askerde koruduğum şahsa silahlı saldırı olur, vurulur, suikastçı kaçmaya başlar ve onu sırtından vurursam suçluyum. ancak tabancasını bana doğrulttuğunda vurursam meşru savunma kapsamına giriyor.

bizim polislerin amerikan polisleri gibi en ufak olayda tabanca çekmemesinin nedeni budur. şahıs maktülü bıçaklar kimseyi acil müdahale için yanaştırmaz elindeki bıçağıyla. polis onu çekip vurmaz çünkü meşru savunma kapsamında değildir. yerdeki maktül kan kaybından ölür.

bireysel silahlanma özellikle bizim gibi eğitimi düşük (öğretimi değil) kolay sinirlenen sesini yükseltince kendini haklı sanan bir toplum için tehlikelidir.
0
phonex
(01.05.21)
aslında bireysel silahlanma daha yaygın olsa, özellikle tanımadığına küfür etme, salça olma, vb. olayları hızla biter. birbirini vuracak olan itler birbirini vurur. bunların genleri de silinir. diğer kimse de başına bir şey gelmesin diye kimseye bulaşmaz. şu an ne oluyor silah yalnızca it köpek, şerefsiz, hayvan takımında var. kendilerini ağa paşa sanıyorlar. eskiden avrupa'da soylular birbirine en ufak hakareti bile etmezmiş niye düello var.
0
ortalama keyifçi
(01.05.21)
1 - Pasifistlik genel olarak sikintili bir durum, silahlanma ile bir alakasi yok.

2 - Silahlanmaya ve mecburi askerlige karsiyim ama bedelli de olsa askere gitmis olsaydim (dovizli yaptim) mutlaka ates etmek isterdim, cunku neden olmasin.

3 - Turkiye'de yasasam herhalde bir tane ruhsatli alir eve koyardim, ayni sey amerika icin de gecerli. Avrupa'da yasasam herhalde su tabancasi bile almazdim.

4- Silah olayini bu kadar gozunde buyutme. Su anda yasadigim eyalette silah cok populer. Yuzlerce silahi olani taniyorum. Arkadaslarimin cogu duzenli ava gidiyor. Isyerimde bircok silahi olup surekli ava giden hatunlar var.
0
cooperr
(01.05.21)
(12)

iphone 500 şarj döngüsü nedri tam olarak?

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
telefon yüzde 60 iken şarja takıp 90'da aldım diyelim. 1 döngü tamamlanmış mı oluyor? ya da tam olarak bitmesi yani telefonun kapanması ve yüzde 100 mi olması gerekiyor 1 döngünün tamamlanması için? malum garanti şartlarından biri.
telefon yüzde 60 iken şarja takıp 90'da aldım diyelim. 1 döngü tamamlanmış mı oluyor? ya da tam olarak bitmesi yani telefonun kapanması ve yüzde 100 mi olması gerekiyor 1 döngünün tamamlanması için? malum garanti şartlarından biri.
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(30.04.21)
arkadaşın demek istediği 500 şarj döngüsünün altında, pil performansı %80 altına düşünce ücretsiz değişiyorlar.
0
jelly bear
(30.04.21)
"Piliniz 500 tam şarj döngüsü boyunca orijinal kapasitesinin %80’ine kadarını koruyacak şekilde tasarlanmıştır. 2 yıllık garanti, arızalı bir pil için servis işlemlerini de kapsar."

Apple'ın sitesinde yer alan bilgi bu. Yani 500 tam döngüyü tamamlamamış pillerin kapasitesi %80'in altına düşerse Apple bu pili 'tasarıma uygun değil' (yani arızalı) olarak değerlendiriyor. Bu durum da garanti kapsamına giriyor.
0
himmet dayi
(30.04.21)
Uydurmuyorum bunu. Şöyle bir alıntıyı aşağıya bırakayım. Daha sonra Apple Canlı Yardıma bağlanıp seni ikna edecek cevabı da alabilirim istersen.

Apple, garanti şartlarında 500 şarj döngüsünden bahsediyor. Bu şu demek: Telefonunuzu her şarj edişinizde ve deşarj olduğunda 1 döngü bitmiş oluyor. Li-ion piller kullanılıyor iPhone’larda. Li-ion pillerin standardı 500 şarj döngüsünde kapasitesinin %80’i halen çalışır vaziyette olmalı.

Diyelim ki pille ilgili bir sorununuz var. ( Örneğin; aşırı ısınma, çabuk şarjın bitmesi, geç şarj olması hatta cihazda yavaşlama-kasma sorunları gibi )

Apple öncelikle 500 şarj döngüsünü tamamlayıp tamamlamadığınıza bakacak.
Eğer 500’den az şarj döngüsü olduysa bu sefer de pil sağlığına bakacak.
%80’in altındaysa ve garantiniz varsa ücretsiz pil değişimi yapacak. Ama üzerindeyse hiç bir işlem yapmayacak.
%80’in altındaysa ve garantiniz yoksa yukarıdaki fiyatlardan pil değişimi işlemi yapacak.
Esas noktaya geldik. Eğer garantiniz devam ediyor ama 500 şarj döngüsünün üstündeyse piliniz;

Ücretli pil değişimi yapacak. Tabii yine pil sağlığının %80’in üstünde olmaması gerekiyor. Yalnız burada bazı istisnalar oluyor. Değişim artık parayla olduğundan pil sağlığı 80’in üstünde olsa dahi pil değişimi yapabiliyorlar.
0
himmet dayi
(30.04.21)
bu mevzu birisi cikip ben 500 sarj dongusu olmadan %80in altina dusen pili garanti kapsaminda degistirebildim demeden kapanmaz, benden soylemesi :)

benim basima gelmedi ama apple ile son 12 senede garanti konusunda hic sikinti yasamadim, bence yaziyorsa yaparlar.
0
cooperr
(30.04.21)
Apple'ın sitesindeki tanım çok net: i.ibb.co

500 tam döngüde %80'e kadar kapasitesini koruyan pil 'Normal' olarak değerlendiriliyor. Bu da kapasitesi %80'in altına düşen piller normal değil demektir. Zaten bu cümleden hemen sonra kusurlu pillerin garanti kapsamında olduğunu söylüyor. İki alakasız yerdeki bilgiyi alıp ben bir araya getirsem diyeceğim ki uyduruyorum. Bu tanım bu kadar netken tartışılması biraz abes.

Bu arada bir tam döngünün anlamı şu: i.ibb.co
0
himmet dayi
(30.04.21)
Hoppalaaa. Ben de 500 döngü dolmamış olmasına rağmen telefonumu garantiye verdim. %79 pil sağlığı vardı. Pil “servis” uyarısı vermediği için değişmediler. Yani mesele 2 yıl içerisinde pilin servis uyarısı vermesi.
0
giovanne
(30.04.21)
Buna itiraz eden olmadı ki. Lityum piller zaman içinde kapasitesini yitiriyor. Bunda bir sorun yok. Sorun 500 döngü olmadan kapasitenin %80 altına düşmesi. 500 döngü dolduğunda %80'e kadar kapasite korunacak şekilde tasarlanmış bir pil tasarım beklentisini karşılayamıyorsa malzemede bir problem var demektir. Neyse daha fazla uzatmaya gerek yok. Ortak noktaya gelemeyeceğimiz açık.
0
himmet dayi
(30.04.21)
2 dk şarj edilip çıkarılsa, 500 döngüden 1 döngü eksilir mi?
0
gokhanbulut
(30.04.21)
@gokhanbulut benim de tam olarak merak ettiğim bu. yani ben hiç bir şekilde ya da çok nadir telefonu yüzde 20’nin altına düşürmediğim sürece zaten sıkıntı yok herhalde. mesela gün içinde 6-7 defa şarja taktım diyelim ve her seferinde pil yüzde 50-80 bandında olsun. böyle bir durumda herhalde ben tek bir döngüyü dahi tüketmemiş oluyorum galiba. yoksa 5 dk dahi olsa şarja takıp çıkardığımızda bir döngü eksilecekse zaten max 1-2 ay içinde 500 döngü tamamlanmış olur.
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(30.04.21)
6s kullanıyorum yani baya uyduruk pili olanı, 2 sene sonra süre dolmadan bir şansımı deneyeyim dedim 1200 döndü olmuş dediler. her tak çıkar ile 1 döngü eksilmiyor yani oradı kesin.
0
monsieur turti
(01.05.21)
@bi anlatabilsem dunya degisir valla bak

gerçi cevaplarıma tik vermemişsin ama bunu açıklayan görseli bırakmıştım.

son söylediğin yanlış.

Atıyorum pilini %80'e kadar şarj ettin, %20'ye kadar kullandın. %60 tüketmiş oldu. Sonra tekrar %80'e şarj ettin ve %40'a kadar kullandın. Toplamda %100 tüketime ulaştığın an (tek seferde değil, toplam tüketimin pil kapasitesinin %100'üne denk geldiği an) bir döngü tüketmiş olursun. Yani %20-%80 arasında tutarsam hiç döngü tüketmemiş olurum diye bir şey yok. 80'den 20'ye %60 var. Bunu ikinci kez yaptığında %100'ü geçmiş oluyorsun zaten.
0
himmet dayi
(01.05.21)
@himmet dayi teşekkürler. tam olarak aradığım cevap buydu. bu mantıkla 500 döngüyü doldurmak çok çok kolay. ben de normal kullanımda 1 senede falan dolmaz siyordum. saçmalık
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(03.05.21)
(7)

tekne satın almak ve kiralamak nasıl fikir?

megacracker
selamlar internette okuduklarıma göre ev satın alıp kiraya vermekten birkaç kat daha fazla iyi bir yatırım olduğunu anladım. reelde bunu yapan, bilgisi olan var mıdır
selamlar

internette okuduklarıma göre ev satın alıp kiraya vermekten birkaç kat daha fazla iyi bir yatırım olduğunu anladım. reelde bunu yapan, bilgisi olan var mıdır
0
megacracker
(30.04.21)
alacaksanız da, düz bir insan olarak kimlere kiralayacaksınız? hadi birisini buldunuz, bilmem kaç ay kiraladı. ee sonra? siz kendi kendinize bir ev alıp kolayca kiraya verebilirsiniz ama bu öyle bir iş değil. zaten bunun için kurulmuş firmalar var. yani dediğim gibi birilerini bulursunuz belki ama devamlılığı çok zor.
0
candide
(30.04.21)
Kanka @candide haklı. Üzerine eklenecek çok birsey yok da. Bunun marina kirası var kaptanı var şartı zurtu var. Bilmediğin işlere girme.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.04.21)
Bunu yapan şirketler var, kiralamak ile kendin uğraşmıyorsun

Tekneyi alıp şirkete teslim ediyorsun, kendi kullanacağın tarihleri de söylüyorsun o aralıkta talep olursa kiralamıyorlar
0
freebird5406_2
(30.04.21)
o işler öyle değil. kağıt üzerinde çok mantıklı görünebilir. zira şu an iyi bi yelkenlinin haftalık kirası ortalama 4500 euro + kaptan parası.
5 ay kiraya versen kabaca aylık 23 bin euro o da totalde 115 bin euro yapıyor.
Teknenin fiyatı da 3,5 milyon desek bu hesap 4 sezonda kendisini amorti ediyor.
Ancaaaak kışın bu tarz tekneler çekek yerlerine alınır, bakımı yapılır, eksiği gediği giderilir ve çekek yerine kaldığı süre boyunca para ödersiniz. teknedeki her masraf euro yladır. O yüzden astarı yüzünden pahalıya gelir. 5 ay her hafta kiralayamazsınız da. Charter firmalarına verirseniz teknenizin ağzına sıçarlar, güvenilmez.
o yüzden bu iş kağıt üzerinde göründüğünden çok çetrefilli, masraflı ve sinir stres yapan işler.
yatırım amacıyla alırsanız üzer, ama ben alırım 1-2 ay yazın kendim keyif yaparım 3-4 hafta da kiralarım en azından masrafını çıkartır diye düşünürseniz alınabilir.
ve tabi “tekneyi bi alırken bi de satarken sevinirsin” klişesi boşuna çıkmadı.
0
rentts
(30.04.21)
bir networkün zaten hali hazırda verebileceğin insanlar var ise ve bu insanlar teknenin masrafını ve senin ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa mantıklı

yoksa çok zor
0
duyurukullanıcısı
(30.04.21)
bunlar tek ev alacak parasi olan adamlarin yapabilecegi simarikliklar degil. 15-20 tane saglam mulkun vardir, bir de tekne isine girelim dersin baska. Ama atacak tek kursunun varsa ve gidip tekne alirsan, o tekneyle beraber batarsin.
0
cooperr
(30.04.21)
Fenerbahce kalamista 9 metrelik yelkenlimiz var.
*En buyuk gider kalemi marina kirasi.
*Bakim onarimi basit islemleri kendimiz yapiyoruz. (zehirli boya, yelken bakimi, halat degisimi, vb)
Eger bu isleri baskasina yaptirirsan en az 3 kat daha fazla para odersin, odedik.

Biz gecen yaz teknenin boyasi ve kizaga cekilmesi gibi masraflara totalde 2500 TL odedik. 5 gun karada kaldi.

Karada dururken salmasinda sorun cikti. 40.000 TL masraf olustu. 1000 TL'lik kaskomuz tum masraflari karsiladi.Yaz basina denk geldi. Sezonu kacirdik.

Bakim onarim isi surerken marina kirasini yenilememiz gerekiyordu. Karada kalmasi marinada kalmasindan daha ucuz oldugu icin tekne hala karada beklemekte.

Bu isleri yapabilmek icin deniz gecmisiniz mutlaka olmali. Bizim en buyuk avantajimiz babamin 30 yillik denizci olmasi.

Sonuc olarak gorundugu gibi kolay degil. Soylendigi kadar da pahali degil.
0
kaiserr76
(30.04.21)
(15)

Ne yapacağım ben bu tez danışmanıyla?

hahu
Merhaba arkadaslar,Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda
Merhaba arkadaslar,

Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:

Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda tekrar geri aldi beni. Biz yolumuza beraber devam edelim dedi. Ses cikarmadim, hani yetersizdim demedim.

8 senedir yaptiklari:

- tezime hiç bir katkı sunmadığı gibi somut elestiri de yapmıyor. Onun kafasındakileri vahiy yoluyla anlamamı bekliyor. Alan arastirmamdaki verilerin sadece kendi gorusune uygununu seciyor. Isine gelmeyeni yazdırmıyor. Tamam diyorum, o zaman siz belirleyin başlıkları ben icini size gore doldurayim. Senin isini neden ben yapayim diyor. Ben yabancı kaynaklardan bir suru yeni yayin kullanıyorum, 1990lardaki demode makalelerini kullanmami istiyor.

- sürekli aşağılıyor. Tez izlemeye giriyorum "hahuyu normal biri degil farkli gorusleri var. Biraz kırik, kendisi de bunu biliyor." gibi seyler soyledi. O kadar dominant birisi ki kimse sesini çıkaramıyor. Mail attım neden öyle dediniz ne anormalligimi gordunuz diye. Yanına cagirip "bana nasil mail atıyorsun. Ben de bundan sonra sana karşı kendimi korumaya alacağım" diyor. Olayları çok garip algılıyor. Onun düşmanıymışım gibi davranıyor.

- tez izleme jurisinde bir jüriye gulumsemistim. Ne guluyorsun pismis kelle gibi laflarla rencide etmeye çalışıyor surekli. Yine susuyorum. Yanindayken telefonum calmisti. Seni atarim telefonunla camdan, saygisiz diyor herkesin icinde. Sanki ilkokul talebesiyiz. Ama kendisi sormadan 2 metre karelik odasinda sigara ustune sigara iciyor.

- bir seyi ingilizceye çeviriyorum. Ingilizcen çok kötü diyor. Ingilizcem kötü degildir- ortaokul ve liseyi yabanci kolejde okudum. Lisansim da ingilizce. Başka dilde de yeterliliğim var.
Hem ingilizcemi begenmiyor hem türkce yazip bana gonderiyor ingilizceye çevir diye. Edebiyatçı arkadaşıma gönderiyorum yardımcı olması icin artık o bile "bu nasıl türkce. Bu adam akademisyen mi" dedi.

- daha iyi bir universitede uzman kadrosu almamı hic hazmedemedi, içi içini yedi. Neymis o kadar donanımlı öğrencileri varken beni nasıl almışlar. Ben kendimi yetersiz falan görmedim hic bir zaman. Sınava girdigimde en yuksek dil ve ales puani da benimdi. Sürekli bir kıskançlık. Alanlarımız bile farklı. Ben uygulamacıyım, o kuramcı. Kendini benimle yarıştırıyor. Benim yaptıklarıma faso fiso diyor. Ama kendisi lisans, yuksek lisans, doktora, akademik kariyer vb.hep ayni yerdr yapmis. 50 senedir ayni kurumda adam.

- gecen sene annemin cok onemli ve hastanede yatması gereken bir saglik problemi oldu. Bakimini ben ustlendim. Is yeri bile bana 2 hafta izin verdi. Bu kisi telefonda hastalık olduysa oldu napalim yani gibi seyler soyledi. 1 kere bile gecmis olsun demedi. Aksam online a baglayip beni sanki ilk defa duymus gibi "aaaa oyle mi boyle miii gecmis olsun. Cok uzuldum. Her konuda destekçinim" ayagi cekti ders kaydedildigi icin.

- pandemi döneminde her sey online olabilmesine ragmen onun olduğu şehre gelmemi istedi. Gelemem dedim o zaman online 2 ders saati sunum yapacaksın dedi. Kafasından yetistirilmesi imkansız bir icat buldu. Arabayla günübirlik 12 saat yol yaptim bir imza icin.

- danismani oldugu bir ogrencisi beyin kanaması gecirdi. Baska bir tanesi kanser oldu. 1 tanesi buna dayanamayıp birakti (ki adam galatasaray lisesi mezunuydu). Zaten toplamda 5 ögrencisi vardi. Simdi kaldık 2 kisi. Bir de diyor ki "onlar da yazik genc yaşta hasta oldular. Ben hastaneye bile gitmem. Benim toprak sağlam". bi tanesi hakkında "onu arardim da cok konusuyor simdi o kadar vaktim yok" dedi. Digerini 1 kere bile aramamış zaten.

- bir kere bana sinir krizi geçirtti sokakta. Ben sana doktora yapma dedim, yetersizsin dedim, illa yapmak istedin dedi. Ağzıma geleni saydım adama. Ailemin evindeydim. Duymasınlar diye dısarı ciktim. Sitenin guvenlik gorevlisi annemlere haber vermis. Eve çıkardılar titreme ve aglama gecmedi saatlerce. Annem adamın numarasıni bulup aramis. Durumunu gördüm cok uzuldum, nasil destek olabiliriz, sorun nedir gibi konusmus. Siz universite mezunu bile degilsiniz, sizin bileceginiz işler degil hanimefendi falan demis. Anneme kiziniz yetersiz basarisiz doktora yapabilecek kapasitede degil demis. (annemin aramasına ben de kızdim ama türk anası işte)

- sürekli ezebileceği öğrencileri seçiyor. Ögrenci aglatmakla övünüyor. Kac yasinda adam hüngür hüngür ağladı odamda diyor.

- surekli okuldaki baska hocalarin dedikodusunu yapiyor. Derslerde, bireyselde. Iftiraya varacak düzeyde. Ağzımdan laf almaya çalışıyor.

- en son konusmamizda senin erken bitirme tarihin 2023 temmuz, sen seneye 1 senelik dondur okuldan atilma dedi. is yerinde benden cok cok daha vasifsiz insanlar afyondan, konyadan, erzurumdan doçent oldu bu hala süründürüyor. Bunu soyledim lutfen artik zorluk cikarmayin bekletmeyin diye. Ben o teze imza atmam, benim adimi kullanamazsin, git konyada yap o zaman falan dedi. Yine sinir krizi gecirip sizin attiklarinizi da biliyoruz, dunyayi kurtarmiyor dedim. Kustah, sen kimsin falan dedi cok ama cok buyuk hakaretler etti.

Ben ne yapabilirim bu adama? Sizce bu adam neden böyle seyler yapiyor? Akademik olarak eksiklerim tabii ki vardir ama bu davranislari kesinlikle hak etmiyorum. Rezil bir adam. Benim yerimde siz olsaniz ne yapardiniz? Yani bitirmek zorunda da değilim ama benim yaptığımın 4te 1ini yapanlar docent oldu. Bu çok adaletsiz geliyor.
0
hahu
(28.04.21)
Böyle bir insana neden katlandığınızı anlayamadım. Nobel Ödülü mü var bu adamın? Tam dövülecek adammış. Ben daha yaptığı ilk yanlışta bırakırdım.
0
dissendium
(28.04.21)
akademik dünya bu akıl hastaları ile dolu ve malesef arkan çok sağlam değilse baş edemezsin. ben olsam o hocadan kurtulur. referanslı aklı başında birini bulmayı denerdim.
0
orpheus
(28.04.21)
Okurken ben burada kanser oldum. Ne yapayım diye bir şey yok derhal uzaklaşın, değiştirin, elinizden ne geliyorsa yapın ama bu saçmalığı sineye çekmeye devam etmeyin.
0
gmzo
(28.04.21)
Ilk hatayi sen geri donerek yapmissin. Neden geri dondun huyunu suyunu bildigin halde? Bana kalirsa bu asamadan sonra hoca degistirme olayin olmayacagi icin adam ne diyosa yapip suyuna gidip tez zamanda kurtulman. Cok benzeri benim masterda basima geldi. Her uyandigim gun adami bi kasik suda bogmamk icin kendimi zor tutuyodum. Sonra tezimi imzaladi da kurtuldum ama o surec icinde omrumden omur gitti.
0
e mice
(28.04.21)
Okurken daraldım. Bence yol yakınken bırak o doktorayı. Sana doktora vermek istemiyor.
0
Gabriel
(28.04.21)
hani geri bu adamı niye danışman yaptım anlamadım da öbür profa ya da başka hocaya dön. muhtemelen zora koşacaktır hazırlıklı ol. bu noktadan sonra bu herifle o tez geçmez zaten.
alanı ne? iktisatçıysa getir suya götürüp susuz getireyim :D
0
passion rules the game
(28.04.21)
o kadar korkunç ki bütün şu söyledikleriniz... akıl sağlığınız için bir dakika daha müsamaha göstermeyin bu kişiye, sonuçları ne olursa olsun bu mobbing'e katlanmaktan iyidir.
0
lolita
(28.04.21)
Eminim ki kendi yetersiz. Böyle sıkıntılı tipler eksikliğini kapatmak için yapıyor bunları
0
Gabriel
(28.04.21)
8 sene gecmis hala bize bu adam neden boyle yapiyor diye soruyorsan bu direk stokholm sendromu, gecmis olsun..

opsiyon 1 - tezime guveniyorsam alir baska danismana giderim, universite fark etmez. Biran once (max. 1 sene) yaziyi bitirir, savunur ve noktaya koyarim.

opsiyon 2 - teze guvenmiyorsan salla gitsin, degmez. Simdi kime gitsen bastan baslatacak, nereden baksan 3-4 sene surer toparlaman.
0
cooperr
(28.04.21)
Yüksek lisansta bu derecede olmasa bile çok ilgisiz bir danışmanım vardı. Bırakıp gideceğim başka hoca da yoktu. Ya sabır çeke çeke son kontrollerini yapmasa da tez savunmaya girdim, asla bana arka da çıkmadı. Eşek gibi de çalıştığım için kendi başıma tez savunmamı da yaptim. şu an doktora yapıyorum danışmanımı yoğurdu da geçtim dondurmayı üfleye üfleye seçtim.

Cizeceginiz yol su olabilir ve yatırım tavsiyesi değildir,

1. Doktora sizin için hayat memat meselesi mi? Değilse öğrenci işlerini arayıp bıraktığınız zaman ne gibi haklarıniz var ya da hak kayıplarınız var öğrenmek.

2. Akademisyen olmak istiyor musunuz? İstemiyorum diyorsanız doktora yapmaktaki hedefinizi yeniden gözden geçirmek.

Son olarak Allah sabır versin sizi çok iyi anlıyorum...
0
Sakinolmamlazim
(28.04.21)
danışmanını değiştir, başka biri yardım etmese de hakaret de etmez en azından. hatta imkanın varsa başka bir üniversiteden bul. daha sonra ben sana sekiz yıl emek verdim, başkasıyla yapamazsın tribine girecektir. boşver. bir de savunmaya girmeden önce yayın yap.
0
Sour
(28.04.21)
Ayy bu ne?

Hata sende en basinda geri donmeyecektin. Narsist falan galiba yazik.

Ben y.lisansta danismanimi degistirdim. Arkama bile bakmadim. Hocami yok sanki. Okul mu yok. Bu davranisini hic anlamadim niye dondun en basta?

Bitmesi yakinsa bitir, zaten bu kadar cekmissin hatta bence hediyesini cicegini eksik etme, bir kulagindan girsin otekinden ciksin. Toplayabilirsen kanit topla, hem sana davranisi hem de varsa dolandiriciligi falan. bitince dogru enstituye, bolum baskanina, ve hatta rektore mail at. Cimere dahi yaz. Yani o nasil sana cektirdiyse sen de ona cektir.

Bitirmeye niyetin yoksa sikayet et heryere durdugun kabahat
0
durgunfoton
(28.04.21)
yazık sana. Üzüldüm senin adına.
0
mech
(28.04.21)
@cosmic: alanda iyi ama en iyisi falan degil asla. Artik biraz demode hatta. zaten yuksek lisans danismanim buydu, doktorada adina ihtiyacim yoktu aslinda. 8 sene nasil gecti anlamadim. Simdi ne yaptim ben diyorum.

Bizde doktorada hocalar kendi projelerine gore seciyor zaten ogrencileri. Onlar belirliyor konuyu. Ben de girmis oldum. Onun projesine katki sayilir bir anlamda.

Akademisyenim zaten. Ama ben teorisyen degilim dedigim gibi uygulamali teknik bir bolum. Ama yukselmek icin titre ihtiyacim var.

Yayinlara da karisiyor kendisi. Ondan habersiz muracat istemiyor. Yapacaksak da yabanci bir kac yayin var ancak onlara yapabilirmisiz. Onlara da yayin mumkun degil 5-6 sene falan beklemek lazim.
Konferanslara sadece sectigi ogrencileri cagiriyor. Eski ogrencerinden. Dusmanlik yaptigi bir kac isim var onlarin duzenledigi konferanslara muracaat etmemiz yasak.

Doktorada 1 tane uygulamali bir projem var. Onu da onun alani degil diye yaptim. Soylemdigi laf kalmadi. Ben yuksek lisans odevi olarak bile kabul etmem bunu dedi. Travma gecirtti resmen.

Zaten adami biliyorlar camiada nasil katlaniyosun diyorlar hep. bende de hata var tabi ama ne olursa olsun o bir ruh hastasi bence.
0
🌸hahu
(28.04.21)
Ay okurken bunaldım bu adama neden katlanıyorsunuz? Hem de 8 sene olmuş.
0
legolasin son oku
(28.04.21)
(8)

amerika'da turk ehliyetiyle araba kullanmak

antikadimag
benim bulundugum eyalet 1 seneye kadar izin veriyor. ancak eyalet disina cikip gezmek istedigimde bu mumkun mudur?
benim bulundugum eyalet 1 seneye kadar izin veriyor. ancak eyalet disina cikip gezmek istedigimde bu mumkun mudur?
0
antikadimag
(28.04.21)
onun için de öbür eyalete baksana aga... kaç eyalete gidecen ki
0
ortalama keyifçi
(28.04.21)
ameriga enteresan bir ulke, bir eyalette bir herze yersin basina birsey gelmez. Aynisini baska eyalette yaparsin swat gelir evden ters kelepce alir gotururler. Kanunlari iyi arastir eyaletlere gore, kuzey amerika'da toton acik gezmeyeceksin...
0
cooperr
(28.04.21)
Ben 5-6 eyalet gezmiştim hiç sorun da olmadı.

Polis hiç durdurmadı tabi ama hertz ile araba kiralayıp gezmiştim. Kiralama aşamasında ehliyetine de bakıp ona göre bilgi veriyorlar. Eğer araba kiralayacaksan oradan da net bilgi alırsın.
0
harmonia
(28.04.21)
Missouri'den Illinois'a kadar araçla gitmişliğim var. Polis çevirmedi ama çevirse de sorun olacağını sanmıyorum. Zaten herhangi bir kuralı çiğnemediğiniz sürece polis çevirmiyor.
0
himmet dayi
(28.04.21)
tüm eyaletlerde ilk 4 ay geçerli. üstü, eyaletine bağlı.
0
507
(28.04.21)
Himmet dayı +1
0
but that was just a dream
(28.04.21)
İlk 3 ay geçerli diye biliyorum ben. Araya işler girince, ben 4. ay gibi ehliyet sınavına girip ehliyet almıştım. Georgia Eyaleti'ndeydim.
0
SiyamkedisiZorro
(28.04.21)
3 ya da 6 ay gecerli olabiliyor ama polise bagli tamamen. polisler de bu konudan haberleri yok.

baska eyalete gidince o sure 0 lanmiyor. polis inat ederse pasaportunuzu isteyip ulkeye ne zaman girdiginize bakmak isteyebilir ( cok kucuk ihtimal bu tabi )
0
oscar
(29.04.21)
(7)

Çizimde nerede yanlış yapıyorum?

trablon
arkadaşlar linke ekliyorum çizimimi.Sorun şu ki piksel piksel gözüküyor detay eklerken halbuki çözünürlüğü 4000*4000 yaptım. dpi 450 yaptım ama nafile.procreate de yapıyorum acaba illisator gibi vektörel programlarda mı temize geçmem gerekiyor piksel görünmemesi için?Bir de karakter nasıl olmuş yoru
arkadaşlar linke ekliyorum çizimimi.

Sorun şu ki piksel piksel gözüküyor detay eklerken halbuki çözünürlüğü 4000*4000 yaptım. dpi 450 yaptım ama nafile.

procreate de yapıyorum acaba illisator gibi vektörel programlarda mı temize geçmem gerekiyor piksel görünmemesi için?

Bir de karakter nasıl olmuş yorumları rica edeyim.
0
trablon
(28.04.21)
çalışma sayfasının ölçüleri 4000x4000 dir ama senin aldığın çıktı boyutu ufaktır. save as, export yaparken 4000x4000 girmen lazım.

300 dpi herşeye yeter artar bile.

karakter güzel ama çizgiler fazla keskin daha smooth çizgiler olsa daha güzel olur tabi.
0
killerbee
(28.04.21)
Yok cıkışı full çözünürlükte veriyorum.
0
🌸trablon
(28.04.21)
ressam degilim ama gobegin ustu liselik alti muzelik olmus gibi :/
0
cooperr
(28.04.21)
Illustratorde çizmeniz gerekiyor tabi ki. Aksi halde nerede çizerseniz çizim pixel pixel görünecek.
Anatomik bir çizim yapmıyorsunuz, stilize bir iş o yüzden ressam olmayanların yorumlarına çok da şeyyapmayın:)
0
suicides underground
(28.04.21)
Vücudun yarısı diğer yarının ayna görüntüsü. Çok göze batıyor. :(
0
diyanet takvimi
(28.04.21)
illustrator'de çizim yapılmaz abi. pen tool'la çiziyorum diyorsan başka tabi ama photoshop daha uygun çizim için. rgb'de 72 dpi, cmyk'da 300 dpi kullanabilirsin. procreate hiç bilmiyorum.
0
isveperver
(28.04.21)
Tüm sektör illustratorde çizim yapıyor. Bence en uygunu. Sektör: moda
0
suicides underground
(28.04.21)
(11)

Eve kapanmada online alışverş batağına düşmek

regina phalange
Geçen sene yine bu zamanlar düşmüştüm şimdi yine düşüvem galiba bu hafta maaşı alınca. Siz de düşüp hiç ihtiyacınızın olmadığı şeyler alıyorsunuz değil mi bi salak ben değilim.
Geçen sene yine bu zamanlar düşmüştüm şimdi yine düşüvem galiba bu hafta maaşı alınca. Siz de düşüp hiç ihtiyacınızın olmadığı şeyler alıyorsunuz değil mi bi salak ben değilim.
0
regina phalange
(28.04.21)
tablet aldım 65 inc televizyon parasına
0
duyurukullanıcısı
(28.04.21)
Yalnız değilsin.

Toplamda bir yıl içinde iki kez giydiğim (sürekli evdeyim) gömlek, kahve değirmeni, işimi oldukça kolaylaştıran sağlam monitör ilk aklıma gelenler.

Bu ara biraz hakim olmaya çalışıyorum kendime ama yazın sonunda falan xbox sx falan var hayalimde.
0
chicha_v2
(28.04.21)
sadece son iki ayda pc, monitör, aletli pilates yatağı, airpods, filtre kahve makinası (evde zaten var ama bu farklıymış), bilumum tabak, çanak, saksı, dekoratif ürün, kitap seti ve aklıma gelmeyen yüzlerce ürün satın aldık. bu bilumumdan sonrakiler her ay standart. 2 günde bir mutlaka kargo geliyor.

kıyafetleri saymıyorum.

karımı seviyorum.
0
brakgn
(28.04.21)
Kesinlikle öyleyim ben de, madem hiç bir şey yapamıyorum bari ıvır zıvır alayım moduna giriyor insan. Günde 50 kere amazon f5'liyorum.
0
roket adam
(28.04.21)
rica ederim, ben de sizin gibiyim.

kozmetiğe zaten meraklıyımdır ama geçen sene makyaj malzemesine düştüm iyice.
daha doğru düzgün kullanmak bile kısmet olmadı.

ayrıca pandemi sürecinde evde yemek yapma işine de iyice girdiğim için espresso makinesi, philips airfryer gibi on bin tane de mutfak alet edevatı, tabak, çanak, bardak, kadeh aldım.
airfryer falan çok iyi oldu, hayat kurtardı falan ama alınan tabak çanak günlük kullanıma pek uygun değil, onları da henüz kullanamadım.
misafir ağırlamayı iple çekiyorum.

çanta, kitap falan gibi ıvır zıvırları saymıyorum bile.

"tamam artık, alacak bir şey kalmadı zaten" dedikçe alacak bir şey buldum ve aldım.
eve her gün beş kargo falan geldi bir dönem.
bunlar hep ihtiyaç sonuçta.

neyse ki, artık gerçekten alacak pek bir şey kalmadı, sakin sakin oturuyorum.
0
blatta hiberna
(28.04.21)
minimalism iyidir. ben gözüme kestirdiğim eşyaları atıyorum sürekli. zamanında dediğin bataklığa düşmüştüm ama artık ihtiyaç dışında bir şey almıyorum.
0
xrated
(28.04.21)
tam tersi, her yonden tam kapanmaya gittik, kis uykusuna yattik kredi karti borclarini kapatiyoruz. Hanim arada kacak yapiyor ama pandeminin basindan beri benim tek online siparisim yok.

gaza gelmeyin genjler..
0
cooperr
(28.04.21)
Dışarıda giyemediğim bir ton şey aldım. İki gün önce de yeni bir hobi için harcama yaptım. Bakalım.
0
ruhen hastayim ben
(28.04.21)
ben habire bebeye alisveris yapiyordum. bitmiyor ihtiyaci gibi geliyor ama aslinda sanirim o ihtiyaclari ben yaratiyorum :) bir de kendime surekli guzel elbiseler begeniyorum ama zayiflamakta oldugum icin almiyorum ya da kucuk beden aliyorum. 2 gunde bir kargo geliyor valla nasil kurtulucam bu bataktan bilmiyorum :)
0
in vino veritas
(28.04.21)
valla saçma şeyler alanlar varsa hala bana hayrına bir çadır alın mübarekler. swh
0
evimin paspasi
(28.04.21)
yani öncelikle dünyay yiyorum.
normal yemek içme mutfak masrafımın min. 3 katını harcıyorum.

onun dışında ayrıca tekstile de gidiyor(du) eve kapandıkça azalttım onu artık.
0
rewlack
(28.04.21)
(10)

Kredi kartı bilgilerinin çalınıp alışveriş yapılması

ayakkokususeveninsan
MerhabalarBu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu
Merhabalar
Bu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu borcu ödemek zorunda mıyız? Bilen, yaşayan birileri yazarsa sevinirim.
0
ayakkokususeveninsan
(27.04.21)
Kanka damdan düşen olarak cevaplandirayim dilim döndüğünce.
Akbank kredi kartımla aynısı başıma geldi. Limit çok düşük olduğu için bende bu rakamlara ulaşamadı çok şükür.
Ben olayı fark etmedim. Gece 03 sularında oldu. Banka hesaplarımı blokeleyip beni aradı. Sonrasi:
1 - harcama itiraz dilekçesi yazacaksınız bankaya. Bankanın bir formu var, siz sadece ilgili yerleri dolduracaksiniz.
2 - ekstreyi ödeyeceksiniz. İşin can sıkıcı kısmı bu. O borç ödenecek ilk elde.
3 - banka 15-30 gün içinde size dönüş yapacak. %98 haklı bulacak sizi. Sizden kaynaklanan bir hata olmadığını varsayıyorum.
4 - ücreti kredi kartınıza geri yatıracak.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.04.21)
Bunun en hızlı kolay çözümü uğraşırsanız H&M'e kendiniz ulaşıp o siparişi bulup iptal etmelerini sağlamak olur kargo çıkmadılarsa.
Harcama itirazı söylendiği gibi parayı kurtaracaktır sonunda tabi.
0
atom karincanin torunu
(27.04.21)
h&m'e ulaştım ama siparişi kredi kartından bulup söyleyemiyoruz, sipariş verenin mail adresi telefon numarasını vermelisiniz dedi. Bankadan itiraz dilekçesi yazarsanız o zaman onlara açıp gösteriyoruz siparişlerimizi dedi.
0
🌸ayakkokususeveninsan
(27.04.21)
Babamın kartıyla internetten alışveriş yapmışlardı birkaç ay önce. Bankaya gidip itirazda bulundu. Sonradan borcun silindiğine dair mesaj geldi. Ödeme filan yapmadı hatırladığım kadarıyla.
0
havadakarada
(27.04.21)
Kartimi kopyalayip Hollanda'da bir otelde 4000 lira + online bir oyuna 150 lira harcamis sefa pezevengi.

Odedim itiraz ettim 1 ay sonra geri odediler.
0
cleric
(27.04.21)
@ allah yazdiysa bozsun 'un anlattığı şekliyle birebir yaşadım. Ödedim. Geri ödendi.
Ancak kartın güvenliğinin sağlanması kart kullanıcısının sorumluluğunda. Orada bir ihmal görülmemesi lazım.
0
Mirket
(27.04.21)
Kredi kartini kaptirip sonra parasini geri alamayani duymadim..2-3 ay ugrasirsin ama eninde sonunda geri verirler, muhattabin aslinda banka bile degil, banka da gidip parayi mastercard/visa/amex'den aliyor. Bir nevi kendilerinin guvenlik acigi, kullanicinin sucu yok.
0
cooperr
(27.04.21)
Ben iki aydır Garanti’den sönüş bekliyorum. Hala ödenmesi harcama itirazım. Umarım sizinli ödenir kısa zamanda.
0
suicides underground
(27.04.21)
bundan yıllar önce benim de başıma gelmişti. telefonuma sms geldi. hepsiburada'dan bir alışveriş yapılmış. önce bankamı aradım. benim haberim olmadan işlem yapıldığını söyledim. kartımı hemen kapattım. hepsiburada'yı aradım. benim harcamadan haberim yok, iptal edin dedim. oradan zaten sipariş verenle benim adım farklı olduğundan anladılar şerefsizliği. "tamam, iptal ediyoruz" dediler. o şerefsizliği kimin yaptığını öğrenmek istediğimde söylemediler ama. savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum, ondan da bi şey çıkmadı.
0
silah taciri
(27.04.21)
yabanci bir bankada calismis birisi olarak soyleyeyim. surec uzun surer ama alirsiniz geri. her gun kac kisi bu durumdan bankaya basvuruyor tahmin edemezsiniz. bana asiri normal geliyor bu artik.

bankaya tekrar ulasmayi unutmayin. belli bir suresi var cunku.
0
supergirl
(27.04.21)
(6)

Bu Tarz Evlere Ne Deniyor?

silah taciri
Harry Potter serisinde ve yine başka filmlerde de gördüğümüz bu tip evlere ne deniyor? Yurtdışını düşünürsek bu tip evlerin sahiplerinin ekonomik açıdan durumu iyi mi oluyor yoksa daha düşük bir seviyeyi mi temsil eder? Son olarak, çok sevimli değil mi yaa :)
Harry Potter serisinde ve yine başka filmlerde de gördüğümüz bu tip evlere ne deniyor? Yurtdışını düşünürsek bu tip evlerin sahiplerinin ekonomik açıdan durumu iyi mi oluyor yoksa daha düşük bir seviyeyi mi temsil eder? Son olarak, çok sevimli değil mi yaa :)
0
silah taciri
(26.04.21)
middle class suburban house. orta sınıf, banliyö evleri.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
türkiye'de ortalama bir mühendis bu tarz bir evde oturmayı ancak hayal ederken, ingiltere'de ya da amerika'da kolaylıkla oturabiliyor.

türkiye'de bu tarz evler ne yazık ki yok. olanlar hep şehrin çok dışında ve site içerisinde. yurtdışında benzer evleri şehir merkezinde bile bulabiliyorsunuz.
0
co2s2
(26.04.21)
townhouse.

turkiye'de villa diye geciyor bunlar ama bildigin normal ev. orta sinifin satin alip oturdugu evler iste.
0
baldur2
(26.04.21)
İlk kez harry potter’da görmüştüm ve çok sevmiştim. Türkiye’de görmedim çünkü türkiye’de 2 katlı/dubleks ev = lüks ev sayılıyor.
0
🌸silah taciri
(26.04.21)
townhouse +1 ama bu tarz evlere ne dendigi ulkesine gore degisebilir

orta direk saban evi.
0
cooperr
(26.04.21)
Bizdeki laz müteahhit durumunu savunacak değilim. Ama birbirinin tıpatıp aynısı yüzlerce kahverengi evden birinde oturduğu için mutsuz olan İngilizlerle ilgili programlar izledim. bkz: tlc

Dış görünümünün kasetini geçtim, 200 sene önceki şartlara göre inşa edilmiş yapıların odaları, banyosu, mutfağı günümüz yaşam tarzına uymuyor. Aile birşeyler birşeyler değiştirmek istediğinde çok katı kurallara takılıyor. Dışardan göründüğü gibi olmayabilir bazı şeyler.

Tercih hakkım olacaksa Akdeniz tipi yapılar daha sevimli.
0
zihua
(26.04.21)
(18)

Evi ikea’dan döşemeden önce son çıkış!

damba
Arkadaşlar başka markalardan mobilyaları beğenemiyorum. Daha önce öğrenciyken çok ikea mobilya kullandım ama en dandiğini, dandikler cidden dandik evet ama kullanışlı. Yeni evimi ikea’dan döşeyeceğim sanırım, çok sıkıldım. Hem de zaman kısıtlamamız var mobilyalar için öyle 2-3 ay bekleyemeyiz yani.
Arkadaşlar başka markalardan mobilyaları beğenemiyorum. Daha önce öğrenciyken çok ikea mobilya kullandım ama en dandiğini, dandikler cidden dandik evet ama kullanışlı.

Yeni evimi ikea’dan döşeyeceğim sanırım, çok sıkıldım. Hem de zaman kısıtlamamız var mobilyalar için öyle 2-3 ay bekleyemeyiz yani.

Orta segmentte ürünlerini alacağım İKEA’nın, lütfen birileri söyleyecekse bana: yol yakınken dön, paranı çöpe atma desin diyecekse. Sözlük’te bir sürü insan da böyle yorum yapmış çünkü.

Teşekkürler.
0
damba
(25.04.21)
İçinde bulunduğun şartlarda daha ideal bir çözüm yok. İkea dandik diyenler 68 sene aynı mobilyayı kullanma kafasındakiler. O kadar uzun vadeli planlar yapmıyorsan gerek yok fazlasına. Kaldı ki ikea'nın bazı ürünleri ortalamadır bazıları kalitelidir. Dandik ama ucuz olsun diye yapılmış ürünleri vardır ama fiyat farkından bunu anlarsın.
0
Jux
(25.04.21)
Ben evimi ikeadan döşedim ama bu şehirde ne kadar kaliriz belirsiz ve kalacak olursak da ev aliriz ileride. O sebepten 4-5 yillik döşedim evi.
Ikeadan; l koltuk, yemek masasi/sandalye, yatak yanina komodinler, bir adet sifonyer, tv sehpasi, orta sehpa ve kitaplik(bu üçü ayni seri fjallbo) ve misafir odasi yatak/karyola aldim.

Yemek masa/sandalye en ucuzuydu ve açıkçası harbiden en ucuz. Ama yurtdışında yasadigimiz için eve gelen Giden az. Yilda bir ay annemler gelir bir ayda hanimin kiz kardesi, arkadasi falan. Bu kadar. Haliyle öyle yemek yeme olayimiz yok. Ama bana göre çok dandik masa sandalye, oynak vs. Yani dayanmaz ve demonte/monte olursa toparlamaz.

Yatak ve karyola misafir icin; cok iyi. Yatanlar hep memnun.

Fjallbo serisi; temeli metal oldugu icin hic sikinti yok. Tek tavsiyem tv sehpasinin arkasi acik ve delikli. Kısacası toz cok giriyor iceri ve arkadan bir şey düşme ihtimali var (cam vs olursa).

Yatak basi komodinler; tipleri icin aldik, çok güzeller. Bence daha dayanirlar.

Sifonyer ; klasik ikea sifonyeri. Ne eksik ne fazla.

L koltuk; vallaha memnunuz ama dünyanın en rahat koltuğu diyemem. Ama l kisminin altinda birşeyler koymak oldukça güzel. Ucuz bir de.

Vallaha biz Avrupa'da oldugumuzdan hem ucuz hem de bu fiyata kalitesini bildigimiz seyler aldik. Ama açıkçası cok para verilecek şeyler almam ikeadan ben. Cok spesifik ürün olmasi lazim ve kalitesinden emin olmam lazim.

Bu arada; su hayatta her zaman x'in üstüne y koy sunu al diyen olur ama kimse size o y parayi cebinize koymaz. Ikea çoğu ürünü ile ucuz paranin karsiligini verir. Ama gidip en pahali malzemesini alırsaniz mutsuz olma olasiligi var.
0
logisticsmanager
(25.04.21)
valla türkiyede ikea ya gerek yok bence. hem daha ucuz hem daha kalitelilerini bulursun.
0
kelepir
(25.04.21)
Bence daha kalitelisini kesin bulurum arkadaşlar ama hızlısını ve sade mobilyalısını bulabilir miyim?
0
🌸damba
(25.04.21)
Evin yüzde doksanı ikea. 9 senedir kullanıyorum. Geçen kıvıkların rengini değiştirdim sıfırlandı. Şimdi olsa yine ikea dan başka yere bakmam. Tabi masif serisi.
0
Mistyimage
(25.04.21)
7 sene once ev dosedik, Ikea'dan tek parca yok. Ikea'yi ogrencilik yillarinda birakmak lazim. Ev dosemeyi acele getirmeye gerek yok, ufak ufak alarak devam ettik.
0
cooperr
(25.04.21)
müşteri memnuniyeti, hızlı lojistik, güncel teşhir ürünleri, fiyat/kalite dengesi ve gerçekten beğenerek içine sinerek yapacağın alışveriş. bu saydıklarım ikea'yı benim için diğerlerinden ayırıyor.

zart mobilyaya gidip bilindik klasik markalardan alırsın satıcıyla uğraşırsın, benzer tasarımları internette çok daha ucuz fiyata satıldığını görüp mobilyandan soğursun, içine sinmez.
0
oldz
(25.04.21)
IKEA´nin koltuklarini tavsiye etmem. Mobilya alacaksaniz, IKEA`nin en ust segmentlerinin ikinci ellerini alin. Stockholm Sideboard´unu aldim ikinci el, cok memnunum.

Camdan, metalden olusan esyalari da tatmin edici kalitede. Ama asla mutfak esyasi vs. almam. Evin tamamini oradan dizmek pismanlik bence.
0
buf-e kür
(25.04.21)
Bence diğer markalara bu kadar önyargılı olmanıza gerek yok. Doğtaş enza alfemo filan güzel mobilyalar yapıyor bence. Ayrıca renk değişimi filan istemezseniz o kadar uzun sürmüyor teslimat. Yine de geç teslim etme ihtimalleri var tabii.
0
coca cola
(25.04.21)
Koltuk söderhamn 2 tane 3lü, yemek masası ypperlig, mutfakta jokmok,şifonyer yatak malm, gardrop visthus kitaplık 3 tane gersby, çalışma masası plaka ve4 ayak satıyor ondan. Birkaö ıvır zıvır daha var. Her şeyi oradan aldım. Ypperlig masa üstü bozuldu bi mail attım yenisi eve geldi eskisini götürdüler. O kadar da rahat servis garanti falan.
0
ykyt
(25.04.21)
evde Ikea'dan pek çok şey var. İkea da diğer birçok yer gibi, kalite kalite ürün satıyor. kullanıp perte çıkardığım dandik çok şeyi oldu, ama zaten ucuz şeylerdi.

kesenin ağzını açıp aldığım şeyler yıllardır taş gibi. misal 5 kapılı aynalı bir gardrop almıştık, belki 15 sene olmuştur. daha bugün söküp tekrar monte ettik. bana mısın demedi.

özetle: uzun yıllar kullanmak gibi bir düşünceniz varsa ucuz ürünlerine kanmayın, birkaç sene içinde elinizde kalıyor.
0
Mekkeli Müşrik
(25.04.21)
biz de bir çok şeyi ikea'dan aldık, fazlasıyla memnunuz. ülkemiz mobilyacı lobisi eskisi gibi pahalı mobilyalar satamadığı için bu tarz bir propaganda var ama gayet iyiler fiyatına göre.
0
roket adam
(26.04.21)
Türkiye'deki barzo firmalarla uğraşmaktansa Ikea sırf müşteri hizmetlerinin kalitesi nedeniyle bile tercih edilebilir.

Özellikle kiracıyken daha premium markalara para vermeye gerek yok bence.
0
bruce mclaren
(26.04.21)
Ben de mobilyaciı lobisinin ikea'ya karşı algı oluşturmaya çalıştığını düşünüyorum. Bütuün ev ikea, hiçbir sorun yok. Tasarım - fiyat - performans üçgeninde daha iyisi yok.
0
gmzo
(26.04.21)
Yatak ve baza hariç evi ikeadan döşedim. Bir ay yatağımı ve bazamı versinler diye peşlerinden koştum. Yatak ve baza kurumsal bir yerdendi.

İkeanın dandik ürünleri de var, kaliteli ürünleri de var. Ne kadar çokomel o kadar kaliteli ürün.

Tasarımlarını ve kurumsallıklarını beğensem yerliden şaşmam, neden yerli ürünü desteklemeyeyim, fakat yerli mobilyaların hantallığı ve sadelikten uzaklığı sinirlerimi bozuyor.
0
denizgonen
(26.04.21)
gidiyorsun, alıyorsun, geliyorsun.
En cazip gelen yanı bu bana İKEA'da.
Diğer türlü, "yaparız abi", "hemen abi", "15 güne gelir abi" ayaklarını dinlememek için işimi görecek mobilya IKEA'da varsa, alıp geçiyorum.

Karşılaştırınca F/P olarak çok daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Yıllar sonra aynı dolabı başka odada kullanmak istediğinde, gidip sadece raf ya da askı alıp kafana göre kullanabilmeyi seviyorum.

Bir de iki kere taşındım, bariz bir dağılma yok.
0
burfak
(26.04.21)
mutfak dolaplari dahil her seyimizi ikea'dan aldik ve hatta yine mutfak dolaplari dahil her seyi kendimiz kurduk. hem hesapliydi hem tasarim olarak cok begeniyoruz. gayet de kullanisli, kirilan, bozulan bir sey olmadi henüz (3 senedir kullaniyoruz). hatta calisma masam ve cekyatim da ögrenci evimden, 10 senelik ikisi de ve hala tas gibi. bence alin, pisman olacaginizi düsünmüyorum.
0
mamu
(26.04.21)
Arkadaşlar teşekkürler, ikea’dan alacağım galiba. Bu taş gibi dediğiniz, dağılmaz dediğiniz orta segmentte mobilyalara bi kaç örnek verir misiniz?
0
🌸damba
(26.04.21)
(5)

yurtdisinda yasarken baska ulkeye vize almak daha kolay olmaz mi?

chezidek
ikametgahi bati avrupa'da olan bir turk vatandasinin mesela amerika'ya gitmesi icin vize alim sureci turkiye'de yasayan birine gore daha kolay olmaz mi? reddedilme durumlari biraz azalir gibi geliyor. bu konuda tecrubesi olan var midir?
ikametgahi bati avrupa'da olan bir turk vatandasinin mesela amerika'ya gitmesi icin vize alim sureci turkiye'de yasayan birine gore daha kolay olmaz mi?

reddedilme durumlari biraz azalir gibi geliyor. bu konuda tecrubesi olan var midir?
0
chezidek
(25.04.21)
Örnek olur mu bilmiyorum ama Çekya'da oturumum varken Almanya için Erasmus staj hareketliliği vizesine başvurmuştum. Aynı vize Türkiye'den başvurunca 1.5-2 ayda çıkarken, oradan başvurunca 2 gün sürmüştü. Tabii muhtemelen çok az başvuru olamasıyla da alakalıdır. Sanırım ülkelere göre değişiyordur.
0
evrim halkasi
(25.04.21)
vizenin turu, basvuranin ozellikleri vb. diger etmenler hala onemli.

fakiri kimse istemez, dogru belgeleri eksiksiz saglayamayan aday muhtemelen degerlendirmeye bile alinmaz...

gecen bir sporcu'nun 2019'daki turnuvalara katilmak icin yaptigi basvurusunun kabul edilmedigini hatta yaptigi itirazin da kabul edilmedigini; fakat yakin zamanda tekrar basvurup bu sefer alabildigini ogrendim.

bu kisi turk degil avrupali bir sporcuydu.

ekleme: vize almis olmak dahi sinirdan iceri girene kadar hicbir seyi garantilemeyebilir. kapidan dondurulenler de olabiliyor.
0
idexo
(25.04.21)
Portekiz oturumu olan birisi olarak yazıyorum. İngilteye vizemi ilk başvuruda kolayca aldım. Senin ab ülkesi oturumun varsa, süresi de bitmeye yakın değilse çat diye veriyorlar. Abd’ye de basvursam aynı prosedür. Türkiyede olan tc vatandaşından kat be kat kolaydır. Ayrıca o vize başvurusu da tr’deki gibi değil. Gayet çok kolay.
0
hepbiarayisicinde
(25.04.21)
oturumun var ise isin kolay.
oturumun yok ise, vize ile takiliyorsan git kendi ulkenden basvur diye red verir buyuk ihtimal, ben o sekilde red yemistim zamaninda :)
0
cooperr
(25.04.21)
Normalde en güçlü sosyal ve ekonomik bağlara sahip olduğunuz ülkede vize başvurusunda bulunmak en iyisidir. Örneğin, aslen Hindistan'lıysanız ve ABD turist vizesine başvuruyorsanız ve ayrıca Avustralya'da daimi ikamet ediyorsanız ve on yıldır Avustralya'da yaşıyor ve çalışıyorsanız, Avustralya'da başvurmak en iyisidir.

Ancak, geçici öğrenci vizesiyle Avustralya'da bulunan bir Hindistan vatandaşıysanız ve ABD turist vizesine başvurmanız gerekiyorsa, konsolosluk memuru Hindistan ile sosyal ve ekonomik bağlarınızı değerlendiriyor olacaktır. Orada daha önce Hindistan'da çalışmış ve durumunuzu değerlendirmeye yardımcı olabilecek bir memur olabilir, ancak bu garanti edilmez. Bu nedenle, güçlü bir ekonomik durumunuz yoksa veya ABD'ye önceden seyahatiniz olmadıkça, memur vizenizi reddedebilir ve kendi ülkenizde başvurmanızı önerebilir.

Yukarıdaki aynı durum göz önüne alındığında, yüksek lisans veya çalışma vizesine gitmek için ABD öğrenci vizesine başvuruyorsanız, Hindistan ile bağlarınızı uzun süre ABD'de kalacağınız kadar gösterebilmeniz önemli olmayacaktır. Bu nedenle, muhtemelen her iki konsoloslukta da aynı vize onay şansına sahip olursunuz.

Sonuç olarak, konsolosluk memurları, başka bir ülkeden geldiğinizi gördüklerinde, başvurduğunuz ülkeyle güçlü bir bağınız yoksa veya başvurmak için başka bir sağlam nedeniniz yoksa, "konsolosluk alışverişi" yaptığınızdan endişelenebilirler. Bu, kendi ülkenizde alabileceğiniz kolay "evet" in bir "hayır" olabileceği anlamına gelir. Ayrıca, vize reddi oranları yüksek olan ülkelerden gelen başvuru sahipleri, nerede olurlarsa olsunlar, başvurularının ekstra incelemeye tabi tutulmasını bekleyebilirler.

ABD'nin konsolosluk hizmetlerinin olmadığı bazı ülkeler var. Bu ülkelerden birinde yaşıyorsanız, muhtemelen ülkenizden vize başvurusu yapanların çoğunu işleme koymak için yakındaki bir ülkedeki bir konsolosluk atanmıştır. Örneğin, birçok İranlı başvuru sahibi Türkiye'deki bir ABD konsolosluğuna başvuruyor ve oradaki konsolosluk memurları İran vatandaşları için vize kararı verme konusunda deneyimli. Bu durumdaysanız, uzak bir yerde tatile giderken vize başvurusunda bulunmak yerine bu yakın ülkelerden birinde başvurmanız en iyisidir. Pek çok İranlının Kanada veya Avustralya'da akrabaları var ve akrabalarını ziyaret ederken ABD turist vizesi için başvurirlar, ancak vizeyi almak için en iyi şansı istiyorsanız bu ideal değildir.

Üçüncü ülke konsolosluğuna başvurursanız, cevap biraz zaman alırsa şaşırmayın. Konsolosluk, başvurunuzu askıya alabilir, böylece evinize en yakın ABD konsolosluğundan takip bilgilerini isteyebilir.

Sonuc olarak, kendi ülkenizde vize başvurusu yapmak daha kolay olur.
0
actor-observer bias
(26.04.21)
(8)

yurtdışına taşınma yaşamak iş bulmak hakkında

kelepir
arkadaşlar merhaba, yurtdışında özellikle avrupa amerika kanada gibi ülkelere nasıl göç edebiliriz? oralarda iş bulup dolarlar eurolar kazanabiliriz? aranızda vardır belki bu işleri yapanlar. 32 yaşında makina mühendisiyim. çok iyi derecede ing biliyorum. amerikan vizem de var 10 yıllık işe yarar mı
arkadaşlar merhaba, yurtdışında özellikle avrupa amerika kanada gibi ülkelere nasıl göç edebiliriz? oralarda iş bulup dolarlar eurolar kazanabiliriz? aranızda vardır belki bu işleri yapanlar. 32 yaşında makina mühendisiyim. çok iyi derecede ing biliyorum. amerikan vizem de var 10 yıllık işe yarar mı bilmiyorum ama. ne iş olsa yaparım modundayım.
0
kelepir
(25.04.21)
linkedinden, xingden güncel bir profil oluşturup ilanlara bak,
0
nahtoderfahrung
(25.04.21)
işe başvuracaksın kabul alacaksın gideceksin bu kadar basit
0
argent dawn
(25.04.21)
birçok kişinin yaptığı gibi turist gibi gideceksin, girdikten hemen sonra F-1 vizesine geçmek için ucuza bir dil okulu bulupön kayıt yaptıracaksın 100 dolar kadar tutuyor, 350 de öğrenci kayıt parası bir deferlik sevis ödenecek. sonra uscis'e gidip I-539 formu ve finans durumunu gösteren ek belgeler ile vize statü değişikliği başvurusu yapacaksın.

bu süre zarfında türklerin yanında çalışabilirsin, araba sürüyorsan uber,lyft, amazon gibi dağıtım işlerinde de başka birisinin üzerinden yapabilirsin. güzel para yapabilirsin. orada geçinmeni sağlayacak sistemi kurduktan sonra diplomanın denkliğini sağlamak için gerekli prosedürler var onları başlatırsın. onu da hallettikten sonra kendi alanın üzerine iş kovalamaya başlarsın. sabırlı olursan iş bulup çalışma izni green card edinirsin. ve diğer en kestirme yol ise kafana uyan amerikalı bir hatun ile dünyaevine girmek böyle yapabilirsen erken piyango yakalarsın. en hızlı göç bu şekilde.

buradan iş bulup gidersin diyenlere bakma çok çok zor bir süreci var, ki kaldı ki şirket bulsan bile sınırlı vize durumlarından dolayı gidemeyebilirsin. bu süreç biraz uzun biraz yorucu ama sonunda huzurlu bir yaşam yaratabilirsin. sadece bir süre başka işlerde vakit geçirmeyi göze alman gerekiyor ki zaten almışsın, problem yaşayacağını düşünmüyorum. gideceğin yeri de iyi seçmen gerekiyor. genel hatları ile deneyimlediğimi paylaştım, şuan türklerin en popüler giriş yöntemi de meksika üzerinden, bu en tehlikeli ama en ucuz görünen yol. güneyde hakimiyeti olan kartellere 1000-2000 dolar ödeyip gece kaçak olarak geçiyorlar. kesinlikle tavsiye etmem.
0
ada meltemi
(25.04.21)
www.reddit.com

en basit yolu ogrenci olarak gidip sonra is bulmaktir. amerikaya goc icin is bulmak gerekiyor once.

www.h1bdata.info

makine muhendisligi icin gecen sene 1500 calisma vizesi cikmis. bunlarin da cogu orada makine muhendisligi okuyan ogrencilerdir.
0
antikadimag
(25.04.21)
Gecen bir arkadaşım bulundugum sirketin Avrupa'daki bir isi icin ikya sormami istedi. Ben de ülkenin ikcisina sordum nasil oluyo vize falan diye. Bana cok spesifik ve aday bulunamayan bir ilansa vize karşilayabileceklerini soyledi.

Kisacasi duz makine muhendisi olarak bulamazsiniz buradan is çünkü vize ihtiyaci olmayan adamlar var, size neden para harcasin?

Ama salliyorum otomotivde bir parcanin üretiminde 5-10 yillik deneyimli bilmem ne cok seyrek bilinen bir programi bilen adaysaniz is bulabilirsiniz çünkü spesifik.

Maalesef düz bir adayin is bulmasi yüzde 99.9 imkansiz.
0
logisticsmanager
(25.04.21)
Benim tanıdığım bir mühendis 40 ından sonra silikon vadisinde iş bulup Abd ye taşınmıştı. Herhangi özellikli bir eğitimi veya kariyeri yoktu. İstiyorsanız peşini bırakmayın çünkü oluyor.
0
sumuklu asilzade
(26.04.21)
linkedin'den ise basvurup kabul alabilmen icin baya siradisi isim yapmis falam biri olman lazim ki oyle olsan zaten ise basvurmana gerek kalmaz sana teklif gelir. O yuzden o yontemi direk geciniz.

Yuksek yapmaya cikacaksin, bir yandan okurken bir yandan da tutunmanin yollarini arayacaksin.

Ama isin gucun, evin barkin varsa, duzenin saglamsa ben 32 yasinda bu seruvene girmeni tavsiye etmem zira baya uzun ve sancili surecler bunlar..
0
cooperr
(26.04.21)
senin şirketin olsa İrandan başvuran birini mi yoksa türkiyeden başvuran birini mi tercih edersin? aynı mantık.
0
plastic_angel
(26.04.21)
(8)

Biontech aşısını yaptıran oldu mu?

anarsika
Babama tek seçenek biontech çıkmış. İl merkezine gidip yaptırması gerekiyor. Etrafında tecrübesi olanlar yaptıranlar herhangi bir yan etkiyle karşılaştı mı? Yol uzun diye dönüş yolunda olumsuz bir şey olur mu diye korktum çünkü araba sürecek.
Babama tek seçenek biontech çıkmış. İl merkezine gidip yaptırması gerekiyor. Etrafında tecrübesi olanlar yaptıranlar herhangi bir yan etkiyle karşılaştı mı? Yol uzun diye dönüş yolunda olumsuz bir şey olur mu diye korktum çünkü araba sürecek.
0
anarsika
(24.04.21)
perşembe günü babam biontech yaptırdı. bikaç saat sonra kolunun hafif yanmaya başladığını söyledi. sonraki gün de devam etti. tetanoz aşısından daha hafif dedi ama.
0
Barki
(24.04.21)
etrafimda cok yaptiran var (yurtdisi), ciddi bir yan etkiden bahseden olmadi.
0
cooperr
(24.04.21)
Babam yaptırdı geçenlerde. Aşı yapılan yerde biraz ağrı olmuş sadece.
0
dissendium
(24.04.21)
Eşimle ikimiz Biontek yaptırdık.Ben de bi yan etki olmadı,rahat rahat aşı yaptırdığım tarafa yatarak uyuyabildim ilk gece.
Eşimin aşı olduğu tarafta hafif lenf nodülleri şişti,ilk 2-3 gece o tarafa yatamadı.Bunun dışında bir yan etki olmadı,Haftaya 2. dozları olucaz.
0
arenas
(24.04.21)
İlk gün belli belirsiz kolum ağrıdı.
ikinci günden başlayıp 3 gün şiddetli başparmak eklemim ağrıdı. Aşıdan diyemem ama başka bir şeye de bağlayamadım.

Alerjik reaksiyona tedbir olsun diye 15 dakika süreyle aşı mahallinden ayrılmayın.
0
Mirket
(24.04.21)
İlk gün akşamında hafif asi olan yerde agri ikinci asi bir hafta sonra bakalım genelde ikinci asidan sonra çıkıyormuş bazı yan etkiler.
0
monkey
(24.04.21)
21 Nisan da yaptırdım. yaptırırken hissetmedim bile. sonrasında biraz kolda ağrı oldu 2-3 gün. hiç yan etki olmadı. şimdilerde iyiyim. yaş : 56/m
0
ankara06
(24.04.21)
Ben üstelik de hamileyim, yaptırdım. Kronik hastalığım var. Doktor virüs kaparsam çok ağır geçireceğimi düşünüp yaptırmamı salık verdi. Hafif kol ağrım dışında bir sorun olmadı. Çok fazla makale, rapor, doktor görüşü okudum; içim yüzde yüz rahat diyemem ama salgın bu boyuttayken yaptırmamanın riski yaptırmaktan fazla geldi...
Çevremde de biontech yaptıranlar var, şükür kimsede bir sorun olmadı. Babanıza geçmiş olsun, şifa olsun şimdiden.
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(24.04.21)
(3)

Ön dikiz aynam düşüp duruyor

habara gubere
2011 jetta tdi aracımın ön dikiz aynası düştü 2 sene önce. Bir tür yapıştırıcı ile yapıştırdılar, kısa süre sonra tekrar düştü. Başka yapıştırıcı ile yaptılar bu kez camı kırdı o şekilde düştü. Cam değişti camcı kendi özel yapıştırıcısı ile yaptı yine düştü. Başka camcıya gittim, fabrikalarda kullan
2011 jetta tdi aracımın ön dikiz aynası düştü 2 sene önce. Bir tür yapıştırıcı ile yapıştırdılar, kısa süre sonra tekrar düştü. Başka yapıştırıcı ile yaptılar bu kez camı kırdı o şekilde düştü. Cam değişti camcı kendi özel yapıştırıcısı ile yaptı yine düştü. Başka camcıya gittim, fabrikalarda kullanılan yapıştırıcım var dedi onunla yaptı cam çatladı. Tekrar cam değişti, baştan yapıldı 8 ay sonra geri düştü. Bana bir akıl verin silikon milikon ne varsa denendi. Ne yapmak lazım?
0
habara gubere
(23.04.21)
ayna orjinalinden ağır olmasın ? çünkü yapıştığı yerden parça koparıp düşüyorsa yapıştırıca bir sorun yok demek.
0
orpheus
(23.04.21)
Eski aracimin aynasinda ayni sorun vardi, silikon yapistiriciyla cozdum.
0
msb
(24.04.21)
Yapistirici ile cami nasil kiriyorlar anlamadim. Ayna da cami catlatamaz hafif plastik bir parca. Bence senin aracta problem var, bir arkadasin honda'sinda da ayni problem vardi, arac 2 senede bir cam catlatiyordu sebebini bulamadilar.

Beni teorim arac cami catlatiyor, o catlak da aynanin arkasina denk geliyor ve aynani yerinden oynatiyor. Sikinti aracta aynada ya da camda degil.
0
cooperr
(24.04.21)
(8)

Balı nereden alayım?

somethinginthewayshemoves
Merhaba. Kahvaltıda bal yemeyi seviyorum, eskiden dedemin arıları vardı, sonrasında da bir yakınımızdan alırdık balı ama ikisini de kaybettik... ben kaldım balsız. Market ballarını bilmiyorum, söylentiler yüzünden almak istemiyorum ama binboğa görece iyi de diyorlar. Yakınımızdaki peynirciden aldım
Merhaba.
Kahvaltıda bal yemeyi seviyorum, eskiden dedemin arıları vardı, sonrasında da bir yakınımızdan alırdık balı ama ikisini de kaybettik...
ben kaldım balsız.
Market ballarını bilmiyorum, söylentiler yüzünden almak istemiyorum ama binboğa görece iyi de diyorlar.
Yakınımızdaki peynirciden aldım çiçek balı, hem şekerlendi hem fazla tatlı geldi bana nedense.

Siz nereden alıyorsunuz balınızı? Deyin de alayım. Bir de hangi tür balı alayım çiçek mi kestane mi x mi y mi?
21 aylık bebem de var alacağım bal ona dokunmasın.
Merci
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Ben cityfarm alıyorum beğeniyorum.
0
Mistyimage
(22.04.21)
Millet peyniri tereyağını falan hep karstan alıyor. Organik marketçi gibi oldu karsın yerel imalatçıları. Kars, bal gibi kelimeleri birleştirerek google amcaya sorabilirsiniz
0
Unde bach canim
(22.04.21)
Biz bu elemandan siparis veriyoruz, turkiye'nin heryerine kargoyla yolluyor.
Bozcaada bali.

sarikayaaricilik.com
0
cooperr
(22.04.21)
Teşekkür ederim bakacağım tavsiyelerinize. .
Yalnız @unde bach canım, kars bu populerliğe ulaştıgı için yine hile hurda karıştırana düşerim diye korktum, o yüzden direkt tecrübe daha iyi olur benim için.
0
🌸somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
bim'den falan çam balı alın geçin. bu ortamda balın gerçek olup olmadığı bilinemez.
0
diffarentiationation
(22.04.21)
Beeo lavanta balı güzel.
0
adivar
(22.04.21)
www.egricayir.com

ödüllü bir bal
0
Peerless
(22.04.21)
Bal işiyle uğraşan biri olarak (amatör olarak) egricayir+1
0
Rh Negatif
(22.04.21)
(6)

mazda 3 sedan vs jetta 1.4 tsi

retiredcolonel
arkadaşlar sizce hangisi?beklentim: maksimum hız. (çabuk hızlanma değil, maksimum hız.) megane 1.5 dci kullanıyorum, 205 gördüm. jettayı daha önce tecrübe ettim ama mazda hiç tecrübe edemedim.mazdacılar ne dersiniz? alınır mı 2014 model benzinlisi? basar mıyız osmangazi köprüsünde gaza?not: yalnızca
arkadaşlar sizce hangisi?

beklentim: maksimum hız. (çabuk hızlanma değil, maksimum hız.) megane 1.5 dci kullanıyorum, 205 gördüm. jettayı daha önce tecrübe ettim ama mazda hiç tecrübe edemedim.

mazdacılar ne dersiniz? alınır mı 2014 model benzinlisi? basar mıyız osmangazi köprüsünde gaza?

not: yalnızca izmir-istanbul otobanında kimse olmadığı için orada hız yapıyorum, duyar kasıcılar uzak durun.
0
retiredcolonel
(22.04.21)
2014 mazda sahibiyim. Uzun yolda çok tatmin etmiyor ama kullanımı çok keyifli. Jettayı bilmiyorum.

İzmir istanbul arasında 200’ün az biraz üstüne çıkmıştım.
0
do you remember me
(22.04.21)
Iki aracta bence ayni hizlara asagi yukari ayni stabilite ile cikar.

Benim ikisi arasinda tercihim 3 hatchback olurdu, is/dis tasarim ve kalite Jetta'dan iyi diey dusunuyorum. Ama turkiye'de piyasasi yok galiba, 1-2 sene kullanip satacam diyorsan bela olabilir.
0
cooperr
(22.04.21)
Alınmaz. Kendi fanboylari var mazdanin. Birine denk getircen ki satabilesin. Parçası da servisi da sıkıntı. Adamların İzmir'de servisi yok Muğla'ya gidiyorlar bakıma.
0
fikox
(22.04.21)
2014 model saydığın üç araçla da bahsettiğin hızlarda uzun süre araç kullanmak hem sürücü hem de araba için intihar demektir. 2014 Jetta dediğin arabanın 2 sıkımlık turbosu var zaten, 7 yaşındaki turboyu sürekli yüksek basınçta çalıştırdın mı birkaç aya masraf çıkarır. Mazda'yı bilmiyorum ama onda da sıkıntı çıkma riskini almam. Yani işin özeti böyle hobilerin varsa bu paraya olmaz.
0
roket adam
(22.04.21)
maksimum hız isteyen atmosferik motor baksın. türkiye şartlarında 1.6 atmosferikten başka mantıklı seçenek de olmaz.

şu ana kadar 1.6 atmosferik benzinli motorda gördüğüm en yüksek hız 253'ye dayanan opel astra oldu. opelin atmosferik benzinli motorları bu anlamda verimli.

maksimum hızda asıl etken şanzıman oranlarıdır. bu oranları dikkate almadan araç almayın.

225 kmh gibi hızlar yeterliyse ti-vct motorlu focuslar da idealdi.

başlıkta söylediğiniz iki aracın da amaca yönelik olduğunu düşünmüyorum.
0
goklerdengelenkarar
(22.04.21)
açılın eski mazda 3 2014 benzinli sahibi geldi.

hız istiyorsan 1.5 atmosferik motora bulaşma bile. çünkü maksimum hızın 180i geçemez. bu bir, araçta zaten en büyük problem motorun atmosferik olması, inanılmaz hantal kalıyor otomatikse.

diğer arkadaşlara katılıyorum, sürüşü keyifli olsa da çevirim maliyeti çok fazla, anlayanı yok, basit bir yan ayna sorunu için 40 farklı yere gitmiştim. servis ücretleri pahalı. benzini de az yakmıyor.

aracın artıları: tasarım, konfor, malzeme kalitesi
eksileri: piyasası yok, bakımı parçası pahalı, motor hantal ve yavaş, arka koltuklar dar ve basık, 8lt ve üstü yakıyor...
0
bugisme
(22.04.21)
(16)

Çocuk yapmak için ideal yaş kaçtır sizce?

isabella was a ginger
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne oldum, ben 22 yaşında evlendim, ben çocuk yaptığımda senden küçüktüm gibi laflar ediyor sanki erken evlenmek marifetmiş gibi. Ki günümüz koşullarında yine de erken evlendiğimi düşünüyorum ben. Eğitimsiz bir kadın değil bu arada, doktor. Benim annem mesela beni 36 yaşında doğurmuş, o örneği verdim, "annen geç çocuk yaptı diye sen de mi geç yapacaksın" dedi, geç çocuk yapmanın dezavantajlarını sıralayıp durdu.

Maddi açıdan kötü durumda değiliz, muhtemelen çocuk yapsak bir şekilde geçiniriz, yardım edeceğini de söylüyor ama yine de yeterli gelmiyor bana bu. Ben daha kendime bakamıyorum, çocuğa nasıl bakayım? Kendim niye yaşadığımı bilmiyorum, nasıl yeni bir insan dünyaya getireyim? Eşim zaten kendisi hala çocuk gibi benden birkaç yaş büyük olmasına rağmen. Onu da hiç baba olarak hayal edemiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
Bu tamamen hazır olmakla ilgili. Birkaç arkadaşım ve kuzenim evlendi, çocukları oldu benimle yaşıtlar. Ben daha evlenmedim, seneye yazın evleniriz diye düşünüyoruz sevgilimle. Temmuzda 27 olcam. 30umdan önce çocuk düşünmüyorum, belki 32'yi de bulur. Annem ve babam hemen evlen de çocuk yap diyorlar, amaç "torununu görmek bir an önce". Görünce ne oluyor anlamıyorum. Annem hastalık hastası zaten, torunumu göremeden ölcem derdinde. Ben bu dert biçimini algılayamıyorum. Gör ya da görme ne olacak. Bir şey mi artacak hayatında. Ölünce zaten pamuğu tıkıyorlar gidiyorsun, orada torunumu gördüm diye hava mı atacaksın olay nedir. Bir de ben bakacağım o çocuğa hazır hissetmeden, evliliğim oturmadan, kocama doyamadan, birlikte eğlenemeden hemen çocuk gelecek. Her zaman bir çocuğum olsun çok istiyorum ama kendim halen daha işten gelip üstünü değiştirip yatağa zıplayan ve gün boyu oyun oynayan, anneden yemek bekleyen, kardeşine sataşmaya odasına giden bir kızım.

Bence anneler ve babalar dünyanın değiştiğini ve çocuklarının hayatına karışmamayı öğrenmeli. Kendisi doğursun çok istiyorsa, ben anneme öyle diyorum. :)
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kayınvalidenle fazla konuşuyorsun demek ki. Bu kadar derinlemesine bir muhabbetiniz olmasına gerek yok. Teşekkür ederim bunu düşüneceğiz deyip geçmen gerekiyor. Bu karar sana kalmış, bunun ideal bir yaşı yok, olmak zorunda bile değilsin.
0
roket adam
(21.04.21)
Bence bu oyunlara gelmeyin. Çocuk yaptıktan sonra çocuk ilkokula başlayana kadar hayatınız kilitlenecek. Bu da en az 6, 7 yıl demek. Önemli olan çocuk yapmak değil, o çocuğa bakmak. 25 yaşında çocuk yapsanız en güzel yaşlarınız çocuk peşinde geçecek. Bana göre ideal yaş 30, 35 arası olabilir.
0
dissendium
(21.04.21)
çoook erken daha. benim anneme de kalsam şimdi çocuk yapmam lazım. dinleme bile.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.04.21)
35den sonra doğurganlık azalıyor onu da hesaba katın:)
0
suicides underground
(21.04.21)
30'dan önce yapma diyenlere katılıyorum. Fakat kayınvalidemle samimi değilim, çok konuşmuyorum kesinlikle. Sadece aynı mahallede oturuyoruz, bu yüzden kendisi arada gelip (yiyecek bir şeyler getirme bahanesiyle) biraz oturuyor. Eşim çalıştığı veya yorgun olduğu için çoğunlukla ben ilgilenmek zorunda kalıyorum. Genelde kendisi konuşup bir şeyler soruyor. Niye aynı mahallede ev tuttunuz diyecek olursanız; Ankara'da oturulabilecek en düzgün semt olduğunu düşündüğüm için burayı tercih ettim. Okulum bu sene bitiyor, ondan sonrasında İstanbul (kendi memleketim) veyahut yurtdışına gidebiliriz diye düşünüyoruz.
0
🌸isabella was a ginger
(21.04.21)
Çocuk için karar vermesi, kendini hazır hissetmesi gereken yalnız ve ancak karı kocadır. Hatta kadının daha fazla ağırlığı vardır.
Evlendiğimde 30'umu geçmiştim. Aslında hemen çocuk yapma yanlısıydım. Özellikle çocuk istediğim için değil aman yaşım geçmesin diye. Şükür ki eşim 3 sene beklemeye ikna etti beni. 3 yıllık ilişki ile 3 yıllık evlilik ilişkisi aynı şeyler değil. Bu 3 sene içerisinde oturtacaksınız evliliğinizi. Bu arada daha ufak stres testleri geçireceksiniz ki asıl büyük teste (çocuğa) hazır hale gelin.Annem ve ablam bana yardım ederken bile ben ilk çocuğum 7-8 aylıkken hamilelik bunalımına girdim ki Allah korusun. 25 evlilik için güzel bir yaş ilk çocuğunuzu 30 yaşında doğursanız, (ikinciyi isterseniz) ikinciye 35'e kadar da gayet güzel zamanınız var. Ben 40 yaşıma az kala doğurdum ikinciyi mesela. Gençlik aşısı gibi oluyor. Kimsenin lafına bakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.21)
Kayınvalideniz 1980'lerdeki yaşam biçimini 2020'lere taşımaya calismis. Bir de başkalarını ne kadar dinlerseniz hayatınız onlarınki gibi olur. Örneğin, ABD'ye gelip doktoraya başlamadan önce annemin arkadaşı kızlarının benimle evlenmesini istemiş, annemin de hoşuna gitmiş. Bir küçük ev kiralarmisiz, onun maaşıyla kira odermisiz, benim maaşımı da harcarmisiz...insanların en yakınınız da olsa sizin için uygun gördüğü hayat bu kadar basit olabiliyor. Dinlemeyin. 35'ten sonra çocuk yapın. Mutlu olmaya hakkıniz var, erkek olarak diyorum, kadinlarin tüm hayat amacı çocuk bakmak olmamalı. Gençliğinizde mutlu da olun.
0
howfaristhesky
(21.04.21)
erken yaparsaniz cocugu annelerinize/babalariniza kilitleme sansiniz daha fazla, hele zaten yaslilarsa (sizi gec yaptiklarina gore) bir yastan sonra torunla ugrasmak istemiyorlar ya da sikayet ediyorlar. yani gec yapmak erken yapmaktan daha zor, yardim edeniniz daha az oluyor.
0
disq
(21.04.21)
Benim 34’te anne oldum, oğlum su an 2 yaşa yakın, dönüp baktığımda keşke eşimle daha erken tanışsaydık da 27-28 gibi çocuk yapsaydık diyorum. Çünkü enerjim yetmiyor, eski canlılığım yok, kilom o yaşımla aynı, tipim çok değişmedi vs ama bir şeyler oluyor ve yaşlandığını anlıyorsun işte...
sizin durumunuzda olsam 27-28 gibi ilk çocuğu, istiyorsanız 32-33 gibi de ikinciyi yapar bırakırdım asffshhs üçü düşünemedim bi an :)
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Benim fikrim:

Bir tane olsun yeter kafasindaysan 34-35 (35'i gectikten sonra risk ozellikle ilk hamilelik ise risk yukseliyor)

2 cocuk kafasindaysan: Ilki 30, ikici max. 35 gibi .

3+ cocuk: 20li yaslarin ortasinda baslamak lazim.
0
cooperr
(22.04.21)
çocuk yapmak istiyorsanız 30'ları geçirmeyin. çocukların enerjisine yetişemezsiniz. 30'dan sonra çocuk yapıp bakmak ciddi manada yıpratıcı.
0
tantunisultansuleyman
(22.04.21)
Edmond honda+1 ne eksik ne fazla. Kayınvalide ile bu kadar içli dışlı olman iyi değil ve bu senin hayatın. Onu ilgilendirmiyor. Sizin cinsel hayatınız olmayabilirdi bile her evliliğin dinamiği farklı. Böyle küstah küstah insanların yatak odası ile ilgili yorum yapan aile bireylerine çok sinir oluyorum.
0
Mossy
(22.04.21)
bence kayınvalideniz haddini aşmış bana da aynı şekilde baskı yapan oldu ama ben ve eşim çok sert konuştuk artık laf söylemiyorlar. sallamıyorum da zaten 8 yıldır evliyiz 35 yaşındayız hala çocuk istemiyoruz.

bana göre biz insanları hayvanlardan ayıran en güzel şey dürtülerimizle değil aklımız ve mantığımızla hareket ediyor oluşumuzdur. doğal olarak aklı mantığı olan insanın da "çocuk yapma hevesi" olmaz. doğru zamanda, geleceği için plan yapmış, korkularını az çok yenmiş, ebeveyn olmanın bilincinde iken çocuk sahibi olmalısınız. bugün modern tıbbın nimetlerinden biri de kadınların çok daha ileri yaşlarda sağlıklı hamilelik ve doğum şansıdır. bence türkiye'de hem hekimler hem de insanlar bazen çok geri kafalı oluyor. bu konuda size baskı uygulamalarına aldırmayın çünkü yanlış zamanda çocuğunuz olursa pişman olduğunuzda artık asla geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz ama ileride hiç çocuk yapmamışsanız yine pişman olsanız da en azından kimsenin hayatını mahvetmemiş olursunuz.
bu konuda yalnızca siz ve eşiniz karar vermeli. sadece maddi olarak değil mental olarak da her şeye hazır olmalısınız çünkü çocuğunuz engelli doğabilir ya da Allah korusun eşinizi kaydebelirsiniz bu durumda tek başınıza çocuk büyütecek geliriniz vs. planlarınız olmalı. içinizi karartmak istemem ama bunların hepsi çok yakınlarımın başına geldi ve maalesef bu ülkede tek ebeveynseniz her şey on kat daha zor oluyor.
0
windymimas
(22.04.21)
dünyanın geldiği noktada daha geç evlenip daha geç çocuk sahibi oluyoruz; ama bedenimiz buna uyum sağlayamıyor. senenin 2021 olmasının bir önemi yok. çocuk aşırı emek ve enerji istiyor büyürken. ben zorlandığımızı hissediyorum. sabah mesai öncesi 1 saat parka götürüyorum bazen. yürümek istemiyor bazen, kucakta 1 saat taşıyınca kollarım ağrıyor. evde de bu cocuğun bir dolu ihtiyacı var.

bu arada genellemek gibi olmasin ama iş hayatında orta burda gördüğüm gec cocuk sahibi olan insanlar cocuklara enerjileri yetmediği için tablet telefon tv ile cocugu oyalıyor. erken cocugu olup 3-4 cocuk yapanlar için de durum benzer.

ideal yaş yoktur. kişiye ekonomiye ilişkiye vs... bir tane şeye bağlı.
0
safak efendisi
(22.04.21)
Evliliğinizden emin olun, 2-3 sene geçsin bi hele. Çok gençsiniz ayrıca, acelesi yok.
0
John Bloor
(22.04.21)
(6)

Bu adamın direksiyon tutuşu/çevirişi doğru olan tutuş mu?

avatar is back
https://youtu.be/94rdn0EEwZw 2:10’dan sonra 1-2 dk izlerseniz yeter. Tam dönüşlerde eli hiç bırakmıyor. Hakimiyet açısından bırakmamak gerekiyor ben de düz yolda dahi iki elle tutarım güvenlik açısından ama dönüşlerde vs’de bu yöntem doğru olan mı? Ben hiç böyle kullanmadım ama zaten direksiyon haki
youtu.be 2:10’dan sonra 1-2 dk izlerseniz yeter.

Tam dönüşlerde eli hiç bırakmıyor. Hakimiyet açısından bırakmamak gerekiyor ben de düz yolda dahi iki elle tutarım güvenlik açısından ama dönüşlerde vs’de bu yöntem doğru olan mı? Ben hiç böyle kullanmadım ama zaten direksiyon hakimiyetini kaybetmemek için zaten böyle dönüşlerde tutmak bırakmamak gerekiyor mantıklı olan bu ama hem bu komik geliyor hem konforsuz görünüyor.

Uygun/rahat olup olmaması bi yana teknik olarak adam gayet olması gereken şekilde sürmüyor mu?
0
avatar is back
(19.04.21)
Ulen ne kadar arabadan bir haber eleman varsa alayi Doug Demuro embesilinden sonra bu i$e girdi. 10:10 onerilen bir tutus seklidir eyvallah da virajlarda bile elini kaldirmayip kendini kitlemen lazim diye birsey yok. Biraz daha donmesi gerekse nasil cevirecek? 100bin izlenmis, inanilir gibi degil.

Boyle durumlarda acip profesyoneller nasil kullaniyor diye bakin, salaklari kendinize ornek almayin.

youtu.be - 1:20 ve 1:28'de adam viraj aliyor.
0
cooperr
(19.04.21)
adam perf. sürüşü yapmıyor. direksiyon zaten ufacık. bu durumda tutuşun doğruluğu aslında konforla alakalı. muhtemelen çok usta bir şöför değil çünkü tutuşu gergin. tam dönüşlerde kendini o kadar kasması bence tamamen acemilik belirtisi. kafası dönüşe ve hata yapmamaya o kadar odaklanmış ki rahat tutmayı beceremiyor.
0
orpheus
(19.04.21)
duz giderken dogru. donuslerde eller direksiyona o kadar sabit tutulursa birbirini kilitleyecegi icin, ki eller birbirine dügüm oluyor neredeyse, yanlis ve tehlikeli. donuslerde biraz daha rahat davranip ellerinin konumunu degistirmesi ve duz yere geldiginde tekrar ilk pozisyona getirmesi gerekir.
0
vudin
(19.04.21)
hayir dogru olan bu degil. ehliyetin cok zor alindigi kuzey avrupa ulkelerinde sinavda direksiyonu boyle cevirmek direkt kalma nedeni.

olmasi gereken bu youtu.be
0
lamartin
(19.04.21)
işin uzmanı değilim ama öyle direksiyon çevrilmez.
eller birbirine girer ve kazaya sebep olur.
@lamartin'ın yöntemi en güvenilir yöntem bence.

bir yerden sonra illa ki avuç içiyle çevirliyor direksiyon o ayrı tabi :)
0
teritori
(19.04.21)
Kahkaha attım izlerken.

Ben @lamartin'in attığı linkteki gibi kullanıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(19.04.21)
(6)

camdaki delik nasıl kapatlır?

megacracker
bunun için özel malzemeler varmıdır? mesela tıpa tarzı. ismi nedir, nerden alınabilir? çözelim şu işi :)
bunun için özel malzemeler varmıdır? mesela tıpa tarzı.
ismi nedir, nerden alınabilir? çözelim şu işi :)
0
megacracker
(15.04.21)
foto eklendi
0
🌸megacracker
(15.04.21)
boyutu anlamadım ama anladığım kadarıyla 1 cm çapında falan bu delikler. bunlar için tıpa bulmak zor ama koçtaş vs gibi yerlerde reyonlardaki arkadaşlara sorun, yönlendirsinler ya da mahalledeki nalbura gidin sorun. en olmadı silikon sıkın geçin.
0
co2s2
(15.04.21)
deliği kapasak üzerine bişey yapıştırabilrizz ama en mantıklısı hangisi bilemedim
1,5 2 cm falan delik çapı
0
🌸megacracker
(15.04.21)
o hususi kapı kolu takmak için bırakılmışa benziyor, tabi neresi camın bilemem de cam kapı diye aratırsanız google'a ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.
0
habarbey
(15.04.21)
habarbey
mümkün değil kapı kolu takılacak bir yükseklik de değil burası aslında
0
🌸megacracker
(15.04.21)
capini al ve ona gore pleksiglas kestir.
0
cooperr
(15.04.21)
(17)

Türkiye'ye özel yurtdışında bulması veya tanınması zor meyve sebze

wild honey suckle
Selam duyuru.Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.Var m
Selam duyuru.

Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?

Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.

Var mı bir fikriniz?
0
wild honey suckle
(14.04.21)
Endemik bitki bayağı var ama meyve pek yok.

Datça hurması olabilir.
0
dissendium
(14.04.21)
genel bir iklime sahip oldugumuz türkiye'ye özel birsey oldugunu sanmiyorum. varsa ya degisik yontemlerle farklı hale gelmistir yada batili o sekilde yemeyi tercih etmedigi içindir.

orn: cagla, erik yurtdisinda da var ama batililar bizim tursuluk domates gibi ham oldugunu dusundugu için marketlerde satmaz.

emin degilim ama trabzon hurmasi da ilk dedigim gibi farklı metodla o hale geliyordur heralde
0
buenosdias
(14.04.21)
Trabzon hurmasi dolu Lidllarda falan demirbaslardan hatta. Avrupa icin konusursak bizde olup onlarda olmayan yok gibi. Ayva ve yenidunya zor bulunuyor sanki cogu markette de yoktur, saga sola sorup manavini bulmak lazim. Bir de altin cilek bize ozgu gibi, marketlerde nadir goruyoruz onda da Turk mali oluyor genelde.
0
neverletyougodown
(14.04.21)
Ayva burada hiç görmedim - ABD

Kayısı ne zaman görsem hep Turkish çıkıyor.
0
howfaristhesky
(14.04.21)
Yaw artik hersey var da tadi yok. Goruntu 10 numara, gozunu kapat ne yedigini anlamiyorsun. Koku falan hicbirsey yok.

2-3 ay once ayva denedim, pabuclarimi kemirsem daha cok tat alirdim herhalde.
0
cooperr
(14.04.21)
çağla.

@buenosdias açıklamış sanırım sebebini
0
trajikomix
(14.04.21)
Iskin otu yok, rhubarb var ama tam olarak ayni sey degiller sanirsam. Acur gormedim.

Ama yine de yurtdisinda bilinmese bile otantik marketlerde her turlu bitki, sebze bulunabiliyor. Olmayan birsey olacagini sanmiyorum, ben de bu tarz marketlerde Afrikadan, Asyada ne gibi bitkiler gordum daha once hic gormedigim.
0
Haldamir
(14.04.21)
Şırnak ve Siirt’te yetişen soryaz adında sarımsağımaı bir şey var. Başka hiçbir yerde olacağını sanmıyorum:)
0
suicides underground
(14.04.21)
Incir. Gercekten en cok turkiyede var, avrupada satilan tazesi de kurusu da turk inciri oluyor.
0
kuehles blondes
(14.04.21)
Sivri biber olabilir belki, hiç denk gelmedim. Ya da vardır da terchi edilmediği için yaygın değildir.
0
spacevan
(14.04.21)
@trajikomik

Yunan/Arap marketlere cagla gelir, Kanada'ya geliyorsa Avrupa'da bulmakta sikinti olmaz. Aramak lazim.

Papaz erigi falan da bulunuyor.
0
cooperr
(14.04.21)
Yeni dunya da bulunuyor. Ayva Türk marketlerinde ve biomarketlerde var. Ayrica Almanya´da Mosel bolgesinde ayva bahcesi gezmisligim var.


Karadutu kuzey ve bati Avrupa´da bilmiyorlar. Agacini, Danimarka´da milli botanik parkinda gorunce, ciplak birakana kadar somurmustum de insanlar zehirli bir sey yedigimi sanip panik yapmislardi.
0
buf-e kür
(14.04.21)
"yurtdisi" genis bir kavram.

genellemek gerekirse ayva vs incir diyorum. imkansiz degil ama nadir.
0
hot potato
(14.04.21)
datça hurması +1
0
rose parks
(14.04.21)
Yesil erik. Can erik dedikleri seyden. Turkiyeye ozel olmayabilir ama kuzey amerikada yok.

Bir de carliston biber :)
0
taurina
(15.04.21)
rm
(15.04.21)
trabzon hurması ya da cennet elmasi amerikada cin marketlerinde yiginla var. ama sadece cin marketlerinde. hatta cok degisik degisik cesitleri de var. ben bizim yesil erikden hic gormedim. onun disindaki eriklerden var.

cagla hint marketlerinde oluyor
0
oscar
(15.04.21)
(7)

İngilizce bilgisi

black mamba
Deniz göktaş un röportajını izliyordum tam 1. Dakikada "İngilizcem iyi olmadığı için yabancı podcastleri dinlemiyordum" gibi bir şey diyor. Odtü psikoloji mezunu sanırım. Nasıl iyi olmuyor?Bir de hangi noktadan sonra İngilizce biliyorum denir? Bazen görüyorum 2 kur almanca alıyor öğrenciler almanca
Deniz göktaş un röportajını izliyordum tam 1. Dakikada "İngilizcem iyi olmadığı için yabancı podcastleri dinlemiyordum" gibi bir şey diyor. Odtü psikoloji mezunu sanırım. Nasıl iyi olmuyor?

Bir de hangi noktadan sonra İngilizce biliyorum denir? Bazen görüyorum 2 kur almanca alıyor öğrenciler almanca biliyorum diyor. Ben NY times, akademik makale okuyamadığım için, filmleri tamamen altyazısız izleyemediğim için henüz öğreniyorum diyorum İngilizce için. Konuşmam da ileri ve akıcı değil. Orta seviye mi demeliyim, biliyorum mu yoksa bilmiyorum mu demeliyim?
0
black mamba
(14.04.21)
🌸black mamba
(14.04.21)
ingilizce bilmek var, bilmek var. bazı avukatlar tanıyorum, türkçe'sini okuyup anlamadığım hukuki yazıları ingilizce'ye çeviriyorlar ve doğal olarak ingilizce'sini de anlamıyorum. ama yurtdışında bir kafede garsondan bir çay isteyemezler, ingilizce'leri yetmiyor.

altyazısız film izliyorum diyenlerin çoğunluğu, filmin %100'ünü anlamıyor. bir tanıdığım bu şekilde bir film izlemiş, film ne kadar saçma diyordu çünkü aslında ingilizce'si yetmemiş, anlamamış.

kendinize yüklenmeyin, herkesin öğrenecek çok şeyi var. ama bir yandan da öğrenmeye devam edin.
0
co2s2
(14.04.21)
Genelde B1 az çok konuşma yapabilir, gittiği ülkede iş de bulabilir işe uygun yeterliği varsa. B2 ise artık İngilizce biliyorum diyebilir. C1 ve C2 elbette iyi derecede bildiğini gösterir.

Bazen İngilizce öğretmeni olduğumu söylemeden once Ingilizcelerini dinliyorum. Çok iyi falan diyenler de var, ancak A2'ler. Örneğin aşağıda biri bir soru yanıtlamaya kalkmış, yanlış yanlış şeyler yazmış. Az bilgiyle aşırı özgüvenli tipler de var kısaca.
0
howfaristhesky
(14.04.21)
Bence bir dili "biliyorum" diyebilmek icin butunuyle hakim olman lazim, gramer, yazi, konusma, dinleme, kelime haznesi vs. Bu da oyle 2 kursa gidip halledilecek bir hadise degil, dil ogrenmek ciddi zaman isteyen bir hadise.

Seneler once peder "iyi derece" almanca bilen birini ariyordu. Yuzlerce kisi basvurdu, aradan 10 kisi secti cagirdi. Bir iki gorusmede ben de oradaydim. Sadece tek soru soruyordu gelene: "Simdi Almanya'yi aramamiz lazim, onlara sunlari sunlari soracaksin. Su konuda bilgi alip su kagida not edeceksin"

Gelen kimse cesaret edemedi, herkes biraz pratik yapmam lazim diyip cikti gitti. Peder de ise alacak kimseyi bulamadi kendi halinde devam etti.

Ingilizce'de bir dil konusunda yuzeysel bilgin varsa, gunluk isleri halledebilecek kadar ama profesyonel olarak pek kullanamayacak durumda isen "functional" derler..Eger ingilizce CV kullaniyorsan functional de gec.
0
cooperr
(14.04.21)
Bunu ben de merak ediyorum. Yds skorlarım 75-85 arası. Üstüne çıkamadım. Birisi biliyor musun diyince, yds puanımı söylüyorum. Kendimi ifade edebilirim, okuduklarımı anlarım. Konuşurken gramer hataları yapıyorum. Bilmiyorum dersem, gerçekten hiç bilmeyen adamlar ''biliyorum'' diyor. O zaman enayi gibi hissediyorum. Gerçekten ne demeliyiz?
0
gelmeistemem
(14.04.21)
@gelmeistemem +1 kesinlikle.

Ben kendimi b2 görüyorum mesela ki %100 ing bölüm bitiriyorum bu dönem, ama tamamen yukarıda birinin yaptığı tanım gibi ingilizce biliyorum diyemem. bazen nativelerin söylediklerini, yüz yüze konuşurken doğal sohbet akışında konuşulan şeyleri anlamıyorum, yani öyle bön bön bakıyorum. bence pratik lazım kesinlikle pratik. bir yere kadar ok, ama o duvarı kırmak için bol listening ve speaking.
0
garavel
(14.04.21)
ingilizcesi hic olmayanlar sorunca: var, ingilizcem iyi
ingilizcesi olanlar sorunca: var, fena degil

diyorum ben. kaldi ki ingilizcem gercekten ortalamanin bayagi ustunde. sadece konusma cok iyi olmadigi icin ingilizcem super demiyorum. o da olsun yani hangimiz her gun face2face ingilizce konusuyor ki
0
nibba
(14.04.21)
(8)

Yeşilköy Pandemi Hastanesine Yakın Oturan

makarnacanavari
Var mı?Küçük bir şey rica edeceğim.Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?Ben battaniye ücretini eft
Var mı?

Küçük bir şey rica edeceğim.

Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.

Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.

Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?

Ben battaniye ücretini eft yapacağım.

Evden çıkamadığımız için maalesef bu konuda şuan elimizden bir şey gelmiyor.

Aklıma gelen tek çözüm bu oldu.
Çözüm önerebilecek varsa da süper olur.

Teşekkürler
0
makarnacanavari
(13.04.21)
İstanbul’da yaşamadığım için elimden bir şey gelmiyor bir şey yapabilmeyi çok isterdim. Şöyle yapsanız olur mu? Muhitinizi. Taksi durağına rica etseniz götürüp teslim etseler? Bir komşunuz verse battaniye? Nasıl olur? Aklıma gelen çözüm önerisi bu oldu.
0
suicides underground
(13.04.21)
Taksicilere güvenemiyorum maalesef :) teşekkür ettim. Hallediyoruz sanırım. Sağolun tekrardan.
0
🌸makarnacanavari
(13.04.21)
Çok geçmiş olsun umarım yakın zamanda hepiniz sağlığınıza kavuşursunuz.
0
suicides underground
(13.04.21)
Halledebildiniz mi acaba? Banabi kurye gibi bir şeyle gönderemez misiniz diye düşündüm.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
halledip etmediginizi belirtin lutfen
0
boyle buyurdum
(14.04.21)
Yesilkoy'un taksi duraklari guvenilirdir, mesela cinar taksi ya da site taksi. Bir taksi cagirip arkadasa battaniye teslim edersiniz, bahsisi de dolgun verirsiniz goturur hastaneye teslim eder.
0
cooperr
(14.04.21)
merhaba, eğer çözemediyseniz bu akşam iş çıkışı saat 17:30 gibi uğrayıp battaniye bırakabilirim.
0
reanarchy
(14.04.21)
Merhaba uyuyakalmışım. Hallettik biz çok teşekkürler
0
🌸makarnacanavari
(14.04.21)
(9)

acilmis sarap

baldur2
buzdolabinda tutsam bile 1 hafta sonra icilir mi yoksa 1-2 gunde mi icmek gerek?
buzdolabinda tutsam bile 1 hafta sonra icilir mi yoksa 1-2 gunde mi icmek gerek?
0
baldur2
(13.04.21)
ben yeri geliyor açtıktan 1 ay sonra bile içiyorum . yanlış mıdır bilmiyorum ama
0
revi
(13.04.21)
Sarap gurulari acilir acilmaz icilmesi lazim der de ben mantarini kapatip 1 haftada iciyorum ufak ufak, sikinti yok..
0
cooperr
(13.04.21)
2. günden sonra ben içmiyorum. Durdukça ağırlaşıyor.
0
prole
(13.04.21)
10-15 güne kadar içmişliğim var. Yine olsa yine içerim.
0
baal
(13.04.21)
benim sınırım 3 gün.
0
a7x
(13.04.21)
sarap acildiktan sonra uzun sure durmaz. tadi bozulur. haa yukarida 10 gun, 1 ay sonra ictim diyenlerin kriteri tat degil. maksat alkol almak olsun. eger sen de oyleysen ic gitsin.
0
buenosdias
(13.04.21)
Sarabina gore degisir. Naturaller, genel olarak 3-4 gün cok iyi performans gosteriyorlar. Uzun süre maya ile iletisimde kalmis saraplar da oyle. Tatli ve yillandirilmis bazi saraplar, celik gibi oluyorlar. 10 gün bile asagiya cekmiyor mesela.

Endüstriyel saraptan cok bir beklentiniz olmasin, 1-2 gün gayet iyi bir sinirlama olur.

Ortalama bir sey soylemek yine de imkansiz.

Kirmizi ya da beyaz, hepsinin agzini iyice kapatin ve buzdolabinda tutun.
0
buf-e kür
(13.04.21)
1 haftaya kadar içerim. Geçenlerde kaç aylık şarabı içtim. Maksat alkol almaksa olur.
0
ruhen hastayim ben
(13.04.21)
sahsen acar tadina bakarim, hala iyiyse icerim.
0
yoggi
(13.04.21)
(7)

evin çevresindeki sura ne denir?

architects creed
merhaba, şu şeylerin adını bir türlü bulamadım, duvar dersek olur ama özel bir adı var mı?kayrak taşı kaplanıyor hani, çit gibi ama deliği yok, sur gibi daha çok. evin, arsanın, arazinin çevresi kaplanıyor genelde. beton, üzerinde yürünecek kadar geniş.teşekkürler.
merhaba,
şu şeylerin adını bir türlü bulamadım, duvar dersek olur ama özel bir adı var mı?
kayrak taşı kaplanıyor hani, çit gibi ama deliği yok, sur gibi daha çok. evin, arsanın, arazinin çevresi kaplanıyor genelde. beton, üzerinde yürünecek kadar geniş.
teşekkürler.
0
architects creed
(11.04.21)
Benimnl bildiğim normalde karatasla örülmüş taş duvardir ama ucuz ve rahat olsun diye kayrak ile kaplama yapıyorlar.
Özel bir ad ise duymadım.
0
kisa
(11.04.21)
soyle birsey ise bahsettigin, istinat duvari.

hataysoz.com
0
cooperr
(11.04.21)
Duvar yav. Özel bir adı en fazla istinat duvarıdır.
0
1bir1bir1
(11.04.21)
duvar, istinat duvari +1. illa tastan oldugunu belirtmek istiyorsan orme duvar diyebilirsin
0
crucio
(11.04.21)
eskiden ihata duvarı denirdi. artık daha çok bahçe duvarı ve çevre duvarı deniyor.
0
malheiros
(11.04.21)
İstinat duvarı arkasındaki toprağı tutmak için yapılır, baraj gibi set gibi. evi bahçeyi çevreleyen şeye istinat duvarı denmez.

Özel bir adı olduğunu sanmıyorum, duvardır. Bahçe duvarı en uygunu bence, mimar arkadaşlar açıklık getirsin.
0
Jux
(11.04.21)
çevre duvarı
0
megacracker
(11.04.21)
(19)

Macbook almali miyim?

nefertarii
maddi acidan sormuyorum; ancak soyle bir durum var. ben dayanikli bir bilgisayar istiyorum. isim surekli paper okumayi ve office'te ve endnote'ta calismayi gerektiriyor. 16 inc macbook cok avantajli geliyor (ekran boyutu acisindan okuma icin filan cok avantajli bence ve macbook oldugu icin uzun sure
maddi acidan sormuyorum; ancak soyle bir durum var. ben dayanikli bir bilgisayar istiyorum. isim surekli paper okumayi ve office'te ve endnote'ta calismayi gerektiriyor.

16 inc macbook cok avantajli geliyor (ekran boyutu acisindan okuma icin filan cok avantajli bence ve macbook oldugu icin uzun sure kullanabilecegimi dusunuyorum) bana o yuzden almak istiyorum.

siz olsaniz ne yapardiniz? bende su an lenovo thinkpad ve dell latitude var; ikisi de sarj acisindan tam bir epic fail, lenovo yeterince guclu degil; dell ise klavyesi ve acilmasinin bin saat surmesi disinda pek sikintisi yok. bunlar is bilgisayari ama ben mac'i kendi ozel isim icin kullanacagim.

fikirlerinizi alabilir miyim? ozellikle 16 inc mac filan kullananlar varsa ne dusunur?

tesekkurler.
0
nefertarii
(10.04.21)
almalısın
0
ishak77
(10.04.21)
16 buyuk gelmeyecekse al. ben 13 kullaniyorum, clamshell modda desktop gibi kullaniyorum. yeni m1 islemcinin durumuna gore mac miniye gececegim. yillarca goturur seni sikinti cikarmaz.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(10.04.21)
Benzer sebeplerle 2019'da macbook air aldım. OS'e alışmak biraz zaman aldı ama alıştıktan sonra verdiğim en doğru kararlardan olduğunu anladım.

"Once you go mac you never go back" sözünün varmış bir hikmeti harbiyesi :)
0
benevolent sun
(10.04.21)
küçük ekrana alıştım bayadır. büyük ekranlı teknolojik cihazları hammallık görüyorum. onun dışında işletim sisteminin esnekliği için macos'dan vazgeçemiyorum. windows tarafı da savunmasını yapabilir ama win önce görüp sonra kendisine ekliyor.
0
evimin paspasi
(10.04.21)
Bilgisayar ve tablet konularında Apple'ın rakibi yok. Tasarım, dayanıklılık, işletim sistemi stabilitesi, ekran kalitesi ve daha birçok konuda mac'ler gerçekten çok iyi. Performans demedim dikkat ederseniz çünkü onun ucu açık. Bence mac alın, hatta ekran boyutu çook da önemli değilse m1 işlemcili macbook air 16gb alın.
0
msb
(10.04.21)
16 inç mac kullanıyorum. Mükemmel bir alet, zaten yazılım sektöründe de standart oldu gibi bir şey, bir sürü şirket yazılımcılara bu bilgisayarı veriyor.

Klavyesi ve yazı yazması aşırı keyifli. Ekran boyutu / kalitesi iyi. Performansı da süper. Ama i9 işlemcili olan versiyonunu sadece o performansa ihtiyacınız varsa alın, tam kapasiteyle çalıştırınca inanılmaz pil yiyor (3-4 saatte bittiğini biliyorum). Sadece yazı yazacaksanız buna ihtiyacınız olmaz diye tahmin ediyorum.

Bi de M1 işlemcili aletler de baya güzel görünüyor. Ben olsam ve vaktim de varsa 16" M işlemcili çıkana kadar beklerdim (en geç sonbaharda, en erken ilkbaharda çıkar).
0
plutongezegendegilmi
(10.04.21)
Ha bir de ek olarak m1 işlemcili macbook'ların şarjı bitmiyor resmen.
0
msb
(10.04.21)
16 inç i9'lu macbook pro kullanıyorum. şarj durumunda beklentinizi bilmiyorum, eğer makale okumaya ek olarak kod derlemek veya hesaplama yapan bir program kullanmak gibi bir iş yapmıyorsanız 5+ saat götürüyor. eğer bu tarz performans gerektirecek bir iş yapacaksanız, 1.5-2 saat civarı dayanabiliyor bataryada.

bunun dışında kesinlikle öneririm. m1 çipin getirdiği ekstra performansa anladığım kadarıyla ihtiyacınız yok. 16 inçlik m1'in çıkmasını beklemeden mevcuttaki 16'lıklardan da alabilirsiniz.
0
nehara
(10.04.21)
biraz aykırı olarak ben de ipad pro önermek istiyorum, kalem + klavye kombosu ile hem şarzı çok iyi gidiyor hem de sadece office ve paper okunacaksa çok büyük rahatlık sağlıyor.
0
valkin rockefeller
(10.04.21)
Mac al. 16 inç alma. m1 güncellemesi gelecek onlara, o zaman alırsın. i9'lar eski teknoloji kaldı.
Alıştıktan sonra da dua edersin tavsiye edenlere. Müthiş bir cihaz. Şarjı da bitmiyor, kasası da güzel, kullanımı inanılmaz pratik, her şeyi çok iyi bir ekosistem.
0
roket adam
(10.04.21)
sadece paper okumak için macbook almak bence çok mantıksız. yazılımcı değilseniz grafik tasarımla uğraşmıyorsanız overvalued macbook.
0
yeahbutso
(10.04.21)
1 buçuk senedir macbook kullanıyorum ve hayatımda yaptığım en iyi şey mac'e geçmek. inanılmaz kolay ve güzel bir bilgisayar, hangi modeli olursa olsun. bence maddi olarak imkanın varsa macbook al geç.
0
nathanieltroy
(11.04.21)
2014'te aldığım Macbook Air'in bir kez klavyesini değiştirdim, bir de yakın zamanda fanın tozunu aldırdım.

Çalışmaya devam ediyor. Evde Linux ve Windows da var, ana bilgisayarım Linux ama Mac'ten de çok memnunum.
0
hayirsiz
(11.04.21)
2020 Model 16" Macbook Pro: 25 bin lira
2020 Model 13" Macbook Air (M1): 11 bin lira.

İşin ilginç tarafı ne biliyor musun? Yukarıdaki iki modelden 11 bin liraya satılan diğerinden daha iyi performans sağlıyor. Yukarıda M1'e ihtiyacın yok diyenleri sakın ama sakın dinleme. Tartışmasız tüm teknoloji inceleyenler artık Intel işlemcili macbook almanın devri kapandı diyor. 13" ekran olarak çok küçük dersen iki seçenek öneririm;
1) macbook air m1 ve yanına güzel bir monitör alabilirsin
2) Biraz bekleyip 16" M1 işlemcili MBP alırsın. Aslında bunu da önermem. Bu kadar para vermeye gerek yok. 13" bana yeterli geliyor. Bazen monitore bağlayıp işimi orda da yapıyorum.
0
himmet dayi
(11.04.21)
Bir de şarjı 4-5 saat gidiyor diye övmüşler 16" modeli :(

M1 macbook air 18 saat, M1 macbook pro da 20 saat gidiyor. İkisi de 16" modelin yarı fiyatından ucuz.
0
himmet dayi
(11.04.21)
13" macbook air (m1 islemcili) + monitor

7 sene once mac dunyasina gecmek verdigim en dogru kararlardan biriydi, parasinin hakkini sonuna kadar hakediyor. Servis yuzu gormedi, pili 1200 cycle yapti hala tek sarjla 3-4 saat gidiyor.
0
cooperr
(11.04.21)
50 defa yazılmış ben de yazayım yine.

Apple yalnızca en üst segment bilgisayar üretiyor (bi ara çıkan sade macbook garabeti hariç) bu sebeple çılgın uzun ömürlü oluyor fiziksel olarak da yazılımsal olarak da.

160 defa söylenmiş yine yazayım intel mac ürünü devri kapandı 16 inch olsun diye gidip sakın ola intel işlemcili mac almayın m1 macbook air ya da pro şarj süresi dayanıklılık performans olarak sınıfında şu an tepedeler. Mutlak surette 16 olsun diyorsanız bu son çeyrekte yenilenmiş kasası ile apple işlemcili 16 gelecek çok fena bi alet olacak onu bekleyiniz. Ya da maddiyat gerçekten dert değilse şimdilik m1 air 13 alıp (ki çok güzel bi alet) 16 çıkınca air'i eşiniz/sevgiliniz/çocuğunuz/kuzeninize verin :)
0
hedep
(11.04.21)
intel işlemcili apple'ları enayilik olarak gördüğüm için m1 işlemciye geçtikten sonra anında bir macbook air aldım. işim makale okumak, kod yazmak, nispeten büyük çıktılara analiz yapmak, uzak bilgisayarlara iş göndermek falan. sıradan akademi işleri.

üretkenliğimin tavan yaptığı başka bir dönem olmamıştır herhalde. çok responsive olduğu için dikkatim dağılmadan işimi yapıyorum. eskisinde yeni bir tab açacakken bilgisayarın keyfini beklediğimden yapacaklarımı unuturdum, o derece hantaldı.

bu hap gibi bi' şey zaten, hafif ama kuvvetli. hafta içi 3 gün günde durmaksızın 7-8 saat açık kalıyor, haftada anca bir kere şarj ediyorumdur. alalı 4 ay oldu ama herhalde 15 kere şarj etmemişimdir daha. geçen karantina dolayısıyla labdaki makinalara görsel olarak erişmek için dell'in gene böyle ufak bir modelini verdiler, yok abi kütük gibi bırak allah aşkına.

m1 macbook yılan mübarek ehue.
0
chezidek
(11.04.21)
Tam bu soruyla yola cikmistim, dayanikli, bir iki sene sonra orasi burasi catlamayan, plastik parcalari elimde kalacak bir laptop istemiyordum artik. Sarj suresi cok tatmin edici. Klavyesini de rahat buluyorum. Daha once evde hic mac kullanmamistim, kesinlikle sinif atlatiyor.


Ben de kendi isim icin, okuyup yazmak ve not almak odaginda kullaniyorum.

Yeni seriden (M serisi) aldim bu yilin basinda. Cok memnunum.
0
buf-e kür
(11.04.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.