Giriş
(22)

Evrimi kabul etmeyen sevgili adayi ile birlikte olur musunuz?

scars dont fade
sevgili adayinin evrimi kabul edip etmemesi sizin icin onemli midir?cinsiyet ve dinin hayatinizdaki onemini de belirtirseniz super olur.ornek cevaplar:sevgili olmam, erkegim, dinin hayatimda pek onemi yok (ya da dinin hayatimda onemi var ama laikim) vs.cok tesekkurler
sevgili adayinin evrimi kabul edip etmemesi sizin icin onemli midir?

cinsiyet ve dinin hayatinizdaki onemini de belirtirseniz super olur.


ornek cevaplar:

sevgili olmam, erkegim, dinin hayatimda pek onemi yok (ya da dinin hayatimda onemi var ama laikim) vs.




cok tesekkurler
0
scars dont fade
(15.06.17)
bu aslında hayata bakışta çoğu konuda anlaşamaycağımız anlamına gelir. Direk soğuma sebebi.

sevgili ol(a)mam, dinin hayatımda hiç önemi yok.
0
qazaqwsx
(15.06.17)
Evet, büyük ihtimal müslüman olduğundan evlenirim bile.
0
1adam
(15.06.17)
olurum. niye olmayayım? bir düzeyde konuşup fikirleri çarpıştırıp eğlenmek varken, neden olmayayım.

bu; düşüncenin tutmadığı insanı ötekileştirme yeni mi acaba? çok mu yaygın ya da? hayır ortada bir hipotez varsa, oturur tartışır; eğleniriz. sonuçta kimsenin kimseye bir şey dayatacak hali yok. iletişim kuramamak temel sorun galiba. biraz tartışabilince, iki tarafta düşüncelerinde bir çok eksik nokta olduğunu mutlaka fark eder. içsel olarak düşünmeye iter bu onu.

ama bu soruyu soran biri olmamalı bence.

ekleme: dinin hayatımda pek bir önemi yok.

bir de neumann +1
0
windowsguvenlikduvari
(15.06.17)
vallaha zerre sikimde olmaz.
eğer kafamız uyuşuyorsa, beraber iyi vakit geçiriyorsak evlenirim.
evrim teorisine inanıp inanmamak bu işin uç noktalarından birisi değil gözümde.

edit: kağıt üzerinde islam inancım var.
0
teritori
(15.06.17)
Kadın - Dinin hayatımda bir önemi yok.
Dindar biriyle birlikte olamam.
0
mutekebbir
(15.06.17)
evrim uzerine yapilan tartismalar sadece bazi kaliplardan ibaret. son derece kisir ve yetersiz. evrimi kabul edenler de reddedenler de bu konu uzerine derinlemesine bilgi sahibi degiller. sevgili kisisi beylik cumleler kurmuyorsa evrim hakkinda ne dusundugu sorun teskil etmez.
0
neumann
(15.06.17)
evrimi kabul edip etmemesiyle dinin çok da bağlantılı olduğunu düşünmüyorum.

olay sadece evrimi kabul etmemesiyse ama açık fikirli biriyse, örneğin benim evrimi kabul ediyor olmamı eleştirmiyorsa hiç sallamam. bana herhangi bir dayatmada bulunmadığı sürece canı ne isiyorsa onu düşünebilir, ona inanabilir.

zaten bence evrim vardır/yoktur tartışmasına gereğinden fazla takılıyor insanlık. neyse ne yani, varmış yokmuş ne fark eder ki. sonuçta şu an buradayız, iki ayağımız üzerinde yürüyoruz, problemler çözüyoruz, okullar kazanıyor işlere giriyoruz, çok süperiz, sözde bizden akıllısı yok falan ama hiç de matah canlılar değiliz. gittiğimiz her yeri kurutuyoruz, ufacık şeylerden birbirimize kin doluyoruz. o yüzden ister balıktan gelmiş olalım, ister maymundan, istersek topraktan yaratılmış olalım ne fark eder ki.

ha biyoloji vs bilimlerle ilgilenenler için çok önemli bir konu elbette ama ben ve sevgilim gibi sıradan insanlar için hiçbir önemi olduğunu düşünmüyorum.

sonuç olarak; sevgili olurum, kadınım, dinin hayatımda hiç önemi yok.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.06.17)
bilimsel bir olguyu kabul etmek/etmemek nedir bir anlasam.

Bu bir din veya inanç değil, bu neden kabul etmek gibi bir durum da yok. Bilim bu, öğrenirsin, uygularsın.
0
cursor
(15.06.17)
Adnan Oktar ile ayni sekilde bilime bakan bir insan ile olunmaz. Papa bile kabul etti, papadan daha dogmatik bir insanla birlikte olmak ürkütücü.

Kadinim, dagda tek basima yasamadigim icin dinin hayatimda önemi tabii ki var.
0
buf-e kür
(15.06.17)
@buf e kur, dinsizler dagda mi yasamali yani, cevabi anlayamadim.
0
🌸scars dont fade
(15.06.17)
cursor+1
Yerçekimini de kabul etmeyin o zaman.
Bilim bir inanç alanı değildir. Var olanı ortaya koyar ve bu konu hakkında araştırmalara devam eder. Bilimde kesin doğru ve yanlışlar yoktur. Yeni bir şey ile hipotez geçerliliğini yitirebilir veya değişir. Daha geçen gün modern insanın 100 bin yıl daha önce ortaya çıktığını yeni bir fosil sayesinde öğrendik.

Bu konular hakkında konuşmak bana saçma ve anlamsız geliyor. Dindar veya inançlı değilseniz, böyle biri ile ilişki yürümez. Şu an sorun olmayabilir ancak ileride hayata bakışınızın bambaşka olduğunu anlayabilirsiniz.

Dinin, bütün kutsalların, dogmatik unsurların, ideolojilerin hayatımda yeri yok. Seveceğim, ilişkiye başlayacağım insanın da böyle olması benim için önemli.

Erkeğim
0
tahin pekmez yoğurt
(15.06.17)
biraz salak olduğunu düşünürüm ama her insanın bazı konularda cahil veya eksik bilgili olabileceğini kabul etmek gerekir. ben de birçok konuda cahilim. dolayısıyla birbirimizi dengeleriz. zaten oturup okusa, konuşsak evrimin ne olduğunu anlayıp doğru olduğunu kabul eder. muhtemelen yanlış şeyler biliyor sadece.

erkeğim (eşcinselim). 27 yaşındayım. dinin hayatımda yeri yok, ateistim.
0
nathanieltroy
(15.06.17)
Tam evrime inanmak da neyin nesi demeye geliyordum ki @cursor ve @tahin pekmez yoğurt neyse ki benden önce davranmış da ortalamayı biraz yükseltmiş.

Aynı şeyleri tekrar etmeyeyim ama bilimsel olgular, sizin onlara inanıp inanmamanızla ilgilenmezler. Bunlar bir inanç meselesi değildir. Örneğin bir peygamberin uçan bir ata binerek gökyüzüne yükseldiğine inanabilirsiniz. Bir diğerinin çekicinden yıldırımlar çıkardığına da inanabilirsiniz. Neye inanmak istiyorsanız ona inanabilirsiniz. Ama bilimin vardığı sonuçlara, inanç üzerinden varılmaz.

Cinsiyetim erkek. Uçan bir atla gözkyüzüne uçulabildiğine, birinin ayı ikiye bölebildiğine ya da öldüğünde valhalada ata bineceğine ciddi ciddi inanan biriyle birlikte olmam pek mümkün değil.
0
thracia
(15.06.17)
kabul etmeyebilir. önemli olan bu tarz konuları insanca tartışabiliyor olmanız. yani fanatik bir şekilde tartışmadan söz etmiyorum. mantıklı argümanlarla. sen evrim vardır, şudur budur dersin. o da anti-tez olarak ne sunuyorsa artık...

cinsiyet; erkek, din; yok
0
draconas
(15.06.17)
"evrime inanilir mi yahu, evrim bir bilimsel sonuctur, sen inansan da inanmasan da vardir eheheh" diyen arkadaslar, zaten soruda "evrime inanmayan" denmemis, "evrimi kabul etmeyen" denilmis. yercekimini ya da dunyanin duz oldugunu kabul etmeyen insanlar nasil olabiliyorsa, ayni durum burada da gecerli; duyar kasip alakasiz yanit vermeyiniz lutfen.
0
🌸scars dont fade
(15.06.17)
Sevgili olmam, kadınım, dinin hayatımda pek önemi yok
0
peggy
(15.06.17)
@scars " "evrimi kabul etmeyen" denilmis. yercekimini ya da dunyanin duz oldugunu kabul etmeyen insanlar nasil olabiliyorsa, ayni durum burada da gecerli; duyar kasip alakasiz yanit vermeyiniz lutfen. "

Sizin de belirttiğiniz gibi, kendisini yerçekimini kabul etmeyen bir insan ile aynı şekilde değerlendiririm. Çünkü bir farkları yok ve gönül rahatlığı ile yerçekiminin olmadığına dair inançları ile birlikte bir yerden atlamalarını izlerim, hordi meydan buyursunlar. Bilimsel gerçekler seçimlik veya inanca dayalı değildirler. Ve insanların onları kabulü ile ilgili hiç bir alakaları yoktur.

Ayrıca, Dünya'nın düz olduğunu "kabul etmeyen" bir insan olduğunu sanmıyorum. Zira, Dünya'nın düz olmadığını bilen insanlar bu bilgiye kabul ederek değil, öğrenerek ulaşmışlardır. Tekrar söylüyorum, lütfen inançlara dair düşünsel yapıları bilimsel ifadeler için kullanmayalım, çünkü bir karşılığı yok.

"Evrimi kabul edip/etmemek gibi birşey olmaz" deyişini duyar kasmak olarak görüyorsanız, zaten size daha ayrıntılı bilgi vermenin de bir mantığı yok, özür dilerim.
0
cursor
(15.06.17)
evet
0
eksimeksi
(15.06.17)
Kizdan hoslandiysam olurum.
Evrimi kabul ediyor musun, Dunya sence yuvarlak mi, kuresel isinma var mi gibi seyler sormam ona.
0
stavro
(15.06.17)
@scars dont fade

Ben sen inansan da inanmasan da evrim vardır ehehehe diyen kişiyim tam olarak. İnanmamak ve kabul etmemek arasındaki farkı da açıklar mısın zahmet olmazsa?

Örneğin; ben yerçekimine inanmıyorum diyenle, ben yer çekimini kabul etmiyorum arasında ne gibi bir nüans var bizim kaçırdığımız?

Kısaca inanmamak ve kabul etmemek arasındaki fark bu örnekte tam olarak nasıl oluyor?

Belki yanıtlar alakalıdır da siz aradaki alakayı kuramıyor olabilir misiniz? (tam olarak alakayı senin kuramadığını biliyoruz da işte kibarlık yapıyorum)
0
thracia
(15.06.17)
Önemli tabi ki. Kabul etmiyorsa sevgili olmam.
Kadınım, dinin hayatımda hiç bir önemi yok.
0
nesenbilneben
(15.06.17)
@cursor ve açtığı yolda devam eden diğer arkadaşlar + 1
Bunun tartışma konusu olabilmesi bile gülünç geliyor. Çok gözü kör aşıksam "İnceldiği yerden kopsun" diye olurum ama onun dışında "Merhaba, ben X. Evrim saçmalıktır" diyen biri ile yüryeceğini çok sanmıyorum. O konu evrimle kalmaz zaten .
0
aychovsky
(15.06.17)
(11)

Aslında bu hayatta sadece bir kez...

qazaqwsx
Merhaba,Bu hayatta aslında sadece bir sefer gerçekten aşık oluyoruz değil mi?İlk ve aklı başında yaşanan aşktan (yani öğreneğin 10 yaşındayken, 25 yaşındaki komşu kızına/oğlanına olan platonik aşktan bahsetmiyorum) sonra eğer biterse diğerlerinde sanki başka kriterler duygular amaçlar işin içine gi
Merhaba,

Bu hayatta aslında sadece bir sefer gerçekten aşık oluyoruz değil mi?

İlk ve aklı başında yaşanan aşktan (yani öğreneğin 10 yaşındayken, 25 yaşındaki komşu kızına/oğlanına olan platonik aşktan bahsetmiyorum) sonra eğer biterse diğerlerinde sanki başka kriterler duygular amaçlar işin içine giriyor.

O saflık, salaklık, saçma garip ama samimi haller bir daha sanki o ilki gibi olmuyor ya da olmayacakmış gibi..

evet baya klasik bir soru oldu ama böyle sanki bilmiyorum.. Tecrübeleriniz?
0
qazaqwsx
(12.06.17)
aşk her zaman aşktır.
bir kere falan da olmuyor.

şıpsevdi bir insan olmamama rağmen, 31 yaşındayım ve birden fazla kez aşık oldum.

sanırım her yaşta tadı farklı.
ama birbiriyle karşılaştırılabilir olmuyor genelde.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
bence bir kez aşık olmuyoruz ama ilki daha farklı geliyor. çoğu şeyde böyle aslında. ilk deneyim en özeli ve ilginci olur ama en iyisi midir, en güzeli midir dersen orası tartışılır. ben de 2-3 ay öncesine kadar "bi kez aşık oldum bi daha olmam herhalde" diyodum. oldum. aşık mıyım? öyleyim evet. 17 yaşındaki gibi mi? yoo değil. daha farklı oluyor. sonuç olarak karşında farklı bir insan var. sen değişiyorsun, büyüyorsun. kafa yapın değişiyor. karşındaki insanla yaşadıkların, ilişkinin geişimi, hayata bakışın vs. farklılaşıyor. yani aşk diye tanımladığın şey de seninle birlikte farklılaşıyor. insanlar genelde "aşk" dedikleri ilk şeyi yaşayacaklarını düşünüyor her seferinde. yaşamadıklarında da "hmm demek ki bi kez aşık olunuyo" diyolar. yani en azından ben böyle değerlendiriyorum. bence aşık olunur birden fazla kez. neden olunmasın yav.
0
der meister
(12.06.17)
Ben de senin gibi düşünüyorum. Belki bir kere değil daha sonra da aşık olunabilir ama o saflık o koşulsuz aşk bir daha yaşanmaz. Çünkü değişiyorsun sen de o eski sen değilsin karşındakinden bağımsız olarak.
0
pastörizesüt
(12.06.17)
"Belki bir kere değil daha sonra da aşık olunabilir ama o saflık o koşulsuz aşk bir daha yaşanmaz. "

pastorize +1
0
MaNOfTheYear
(12.06.17)
Bir kere olmuyoruz aslinda. Ama yalan soylenip darbe yedikce bir daha ayni saflikla kimseyi sevemiyorsunuz, ne kadar sevgisinden delirseniz de yuzde yuz guvenemiyorsunuz. Bi daha gelmeyen sizden aldiklari saflik yani, ask degil.
0
lallala
(12.06.17)
O saflik/kosulsuz aska inanmiyorum. Saflik dediginiz nedir? Cinsellik olmamasi mi? Yoksa kiskandirmaya calismak, trip atmak vb seylerin olmamasi mi? Eger ikincisiyse her iliskide bunlar yasanmiyor. CinselliksiZlikten bahsediyorsaniz da garip geldi, birbirlerini guzel tamamladiklarini, aska ekledigini dusunuyorum cunku. Ya da gizli gizli bulusmak mi? Ona adrenalin filan deniyor, baska aktivitelerle de o duyguya ulasabiliriz.

Birden cok asik oluruz, birinde guzellige asik olup otekinde zekaya vuruluruz.

Neyse bu konuda hic romantik degilim, ya da cok mu okuzum bilmiyorum ama farkli dusundugum kesin.
0
kuehles blondes
(12.06.17)
blatta hiberna + 1
Her yaşta oluyor ve her yaşta liseli aşık gibi de olunabiliyor. Şartlara bağlı.
0
aychovsky
(12.06.17)
@kuehles dediklerinin hiç biri değil. Saflık derken kastettiğim çocuksu bir şekilde her şeyi o kişinin önüne koyman, her anını onla geçirmek istemen, beraber sonsuza kadar mutlu yaşayacağından aşırı derecede emin olman, kötü hiç bir özelliğini görmemen gibi şeyler. Bütün haftasonumuzu beraber geçirdiğimiz halde aynı yurda gelip odalarımıza çıkınca şu an yanında değilim diye ağladığımı bilirim. Bunun gibi bir duyguyu bir daha asla yaşayacağımı düşünmüyorum.
Bünün dışında zaman geçip olgunlaştıkça ve deneyim edindikçe ilişkiden, sevgiliden beklentiler oluşuyor. Kriter de diyebiliriz buna. Mesela şu an tanıştığım bi insanı aklımdaki birkaç özelliğe göre filtreden geçiririm bunlara uyuyorsa tanımaya çalışırım. Bu şekilde de o şekilde koşulsuz şartsız bir aşk olmasını bekleyemezsin.
0
pastörizesüt
(12.06.17)
@kuehles safliktan kastim, en azindan benimki su: hani sevgilinize tamamen kendinizi acarsiniz, hicbir oyuna girmezsiniz ya, sonra bakarsiniz her tur stratejiye sahip biri almis parmaginda oynatiyor, iste o an safligin gittigi andir. Siz kosulsuz guvenirsiniz cunku hic aldatilmamissinizdir, rol yapmazsiniz cunku size hic yalan soylenmemistir. Peki bir dahaki iliskinde bunlari sorguluyor muyum? Evet. Cunku tecrube dedigimiz nasil yediginiz kaziklarin toplamiysa iliski dedigimiz de bir nevi ustunluk savasi. Ha bunu ogrenmemis olmayi ister miydim, evet. Belki baska turlu bitse iliskiler o guvenme hissi kaybolmayabilirdi ama insanlar elimdeki dursun dedikce oyle olmuyor maalesef.
0
lallala
(12.06.17)
Her yaşta aşık olabilirsiniz. İlk aşkınızın daha saf, daha coşkulu daha yoğun olduğunu düşünmenizin sebebi, o dönemde salgılanan hormon seviyeleriniz. İlk aşık olduğunuzu düşündüğünüz zamanlar, genelde ergenlik dönemine denk gelir. Bu dönemde de vücudunuz, tam olarak bir hormon denizinde yüzer ve hayatınızın hiçbir döneminde de bu ölçekte bir hormon salgılaması olmaz. Dolayısıyla bu dönemde yaşadıklarınızı çok farklı olarak hissedersiniz.

Hayatınızın başka dönemlerinde de, bu sefer edindiğiniz tecrübe, hayat algısı ve entellektüel birikimin etkisiyle aşkı başka bir tatta hissedersiniz. Bu dönemde hissettiğinizi de ergenlikte hissetmenizin imkanı yoktur aslında. Her ikisi de (belki üçü ya da dördü) birbiriyle kıyaslanamaz. Kıyaslanmamalı da.

Nasıl ki beraber olduğumuz tüm kadın ya da erkekler birbirinden farklı kişilerse, farklı tepkileri, farklı karakterleri, farklı sevme biçimleri varsa, aşık olma dönemleri de kendi içinde birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmeli. Biri, buz gibi bir karpuzu yarıp, kaşıkla suyunu üstümüze başımıza akıta akıta, kana kana yemekse, diğeri şık bir restoranda rafine lezzetlerin birbirine karıştığı özenle hazırlanmış bir yemeği yemek. İkisini de birbirine tercih etmek zorunda değiliz. İkisi de güzel, ikisi de lezzetli.
0
thracia
(13.06.17)
Ben de senin gibi düşünüyordum ama 9 yıl aradan sonra yine köpek gibi aşık oldum. Saflık maflık o kadarını bilemeyeceğim. Ben eski saf, masum ben değilim. Şimdi daha bilinçliyim ama aşkın tadı böyle de güzel. Aşk her şekilde güzel.
0
i m cool with that
(13.06.17)
(8)

Eski sevgilinizin en yakın arkadaşıyla ilişki yaşadınız mı ?

iwasbornonamountainside
Erkek/kız arkadaşınızla veya eşinizle ilişkiniz tamamen bitti diyelim. Bundan bir süre sonra onun en yakın arkadaşlarından biriyle kısa veya uzun süreli bir ilişki yaşadınız mı ? Yaşadıysanız bu durumun eksileri ve artıları nelerdir, eğer iki taraf ta birbirinden hoşlandığı halde bu bir ilişkiye dön
Erkek/kız arkadaşınızla veya eşinizle ilişkiniz tamamen bitti diyelim. Bundan bir süre sonra onun en yakın arkadaşlarından biriyle kısa veya uzun süreli bir ilişki yaşadınız mı ? Yaşadıysanız bu durumun eksileri ve artıları nelerdir, eğer iki taraf ta birbirinden hoşlandığı halde bu bir ilişkiye dönmediyse bunun sebepleri nelerdi ?
0
iwasbornonamountainside
(12.06.17)
Yaşadım. Zaten uzun zamandır hoşlanıyordum kendisinden (sırf dış görünüşünden dolayı beğeniyordum yani hoşlanma demeyelim) ama merhaba nasılsın dışında konuşmamıştık bile. Ben kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonra erkekler arasındaki bi muhabbetin kızın kulağına gitmesiyle ortaya çıktı kızın hakkında düşündüklerim. Özel bir artısı ya da eksisi yoktu, zaten çok uzun sürmedi. Oldukça farklıymışız. Bi kaç kez dışarda buluştuk, bi kaç kez de yüzeysel bi cinsel münasebet.
0
norek
(12.06.17)
yaşamadım, çok şükür.

bu dünyada kadın erkek ilişkilerine dair çok şeye karşı esnek ve açığım, ama sevgililerin yakın arkadaşları, yakın arkadaşların sevgilileri gibi konular bana çok büyük yanlış gibi gelir her zaman.
fantezisi bile doğru değil, o derece.

olur da, hakikaten önüne geçemez, aşık olursun falan...
böyle filmlerdeki gibi bir kenara atılamayacak bir aşktır, o zaman herkesi kaybetmeyi göze alarak bir şeyler yaşanır.
sonuçta hepimiz insanız, çok da kınamak, dışlamak doğru değil.

ama yani "ayy mehmet de çok hoş çucuk ya" tarzında, olsa da olur, olmasa da olur ilişkiler için hiç doğru bir şey değil.
ayıp yahu, olmaz.
dost dediğin, insana bazen annesinden babasından daha sadık, yakın olur.
bütün güveni sarsacak bir şey.

allah büyük konuşturmasın tabii.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
Sevgililerin yakın arkadaşları, ya da arkadaşların sevgilileri gibi konular neden bu kadar büyük yanlış oluyor anlayamadım. Neticede ilişki bitmiş, herkes yoluna gitmiş, olaysız dağılıp evlere dönülmüş. Sorun nerede?

İnsanlar ilişki yaşadığında birbirlerini mühürlemiş, damgalamış mı oluyor? Örneğin eski sevgilinin yakın arkadaşı ile bir ilişki yaşamaktan neden çekiniyoruz? Çünkü onlar yakın arkadaşlar ve bunu kaldıramaz da araları bozulur diye mi? Eğer bitmiş gitmiş bir ilişkinin ardından bile hala sahiplenmeler yaşanıyor ve bu sorun ediliyorsa bunun adı bencilliktir. Asıl bu bencilliğe hürmet edip buna sadakat, dostluk demek yanlış. Dost dediğin, senin mutlu olmanı isteyen, senin mutlu olma ihtimallerini destekleyen kişidir. Kendi bencilliği için bitmiş gitmiş bir ilişkinin ardından o benimdi, ona dokunman doğru değil diye kibirlenen kişiye dost denmez.
0
thracia
(13.06.17)
Hayır yaşamadım.

Aynı şey değil ama elime bir kez şöyle bir fırsat geçti, en yakın arkadaşımın hoşlandığı kişi beni seviyordu. Ben de ona karşı boş değildim ama arkadaşıma ayıp olur diye duygularımı belli etmedim. Sonuç olarak birlikte olamadık o kişi ile.

Şimdi düşünüyorum da çok yazık oldu. Şimdiki aklım olsa kimse umrumda olmazdı. Seviyorsam sonuna kadar giderdim, gözüm başka kimseyi görmezdi.
0
i m cool with that
(13.06.17)
Ben yaşamadım ama benim çok yakın arkadaşım farkında olmadan 10 küsur yıl öncesinde, ergenken çok aşık olduğum biri ile birlikte olmaya başlamıştı. Sonradan konuşurken aynı kişi olduğunu anladık, arkadaşımı o zaman tanımıyordun ve haberi yoktu. İlk seferinde garip geldi ama sonrasında zaten sallamadım. Onlar evlendiler ve iki çocukları oldu, ara ara da görüşürüz. Bir alevlenme falan olmadığı gibi, ilk anda o dönemki sevgilime "Amanın, iyi ki olmamış bir şey, iyi ki sen olmuşsun" dediğim olmuştur. Sonrasında zaten iyice "enişte mode on" oldu.

Daha ötesi başıma gelmedi ama iki tarafı üzmedikçe, acıları geçtiyse ve hayattlarına devam ettilerse bir sakınca görmüyorum. Benim anlaşamamış olmam onların güzel bir çift olmayacağı anlamına gelmez. Onları bu şanstan mahrum etmek istemem. En azından deneyip görsünler, içlerinde kalmasın. Öyle bir durumda ilk anda garip olsa bile, aorun olmaz benim için.
0
aychovsky
(14.06.17)
yaşadım ve geç de olsa emin olmadan öylesine yaşanmaması gerektiğini düşünüyorum.

en yakın arkadaş olmamasına rağmen keşke yaşamasaymışım diyorum, çok gereksizdi bence.
0
yaraticinick
(14.06.17)
Cevaplar için herkese teşekkür ederim. Ben de blatta hiberna gibi düşünüyorum.

Somut bir örnek olması açısından @fleur du mal nickli kullanıcının yazdığı duyuruyu şuraya bırakmak istiyorum.

webcache.googleusercontent.com
0
🌸iwasbornonamountainside
(14.06.17)
Ben de merak ediyordum bunu. Arkadaşım bir çocukla takılıyordu, ona göre sevgililermiş, çocuğa göre fuckbodymiş falan. Neyse bu çocuk bu kızın arkadaşıyla sevgili olup onu bıraktı, sonra bana yazmaya başladı.

Birkaç kere arkadaş olarak görüştüm, sonra aynı şey başıma gelince yaptığımın hoş olmadığını anladım. Bkz: Brocode.
0
geçerkenugradım
(18.06.17)
(5)

apartman hikayeleri

antipodes
selamlar, öncelikle biraz uzun olabilir. hikayenin ana teması apartman masrafları ile ilgili.oturduğum apartmanda kiracıyım, geçtiğimiz senelerde de geçmişte toprak sahibi olan ve aynı apartmanda şu an ev(ler) sahibi olan emekli dayıyı "abi sen boşsun, bu apartman işlerini halledersin" diyerek yönet
selamlar, öncelikle biraz uzun olabilir.

hikayenin ana teması apartman masrafları ile ilgili.

oturduğum apartmanda kiracıyım, geçtiğimiz senelerde de geçmişte toprak sahibi olan ve aynı apartmanda şu an ev(ler) sahibi olan emekli dayıyı "abi sen boşsun, bu apartman işlerini halledersin" diyerek yönetici yapıp, aylık belli miktar aidat toplayarak apartmanın ihtiyaçlarını gidermesini talep ettik, kabul etti.

giriş katta da bu abimizin oğlu oturuyor. fi tarihinden beri de apartmanın bir kapı sıkıntısı var, çok ağır ve ayarı bozulduğu zaman gürültülü olabilen bir kapı. giriş kattaki vatandaş da bu kapı gürültüsünden rahatsız oluyor. 2 ayda bir servis gelip kilit değiştiriyor, ayar yapıyor, bir dünya fantastik işler çevirip 100-150 lira servis parası alıp gidiyorlar.

bir de otopark meselemiz var ki evlere şenlik. anladığım kadarı ile. o da geçenki apartman toplantısında ortaya çıktı. kapı değişsin dediler, herkes ok dedi, cebimizden ekstra para verip kapıyı değiştirteceğiz. sonra biri apartmanın yanında bulunan ve yöneticinin otopark ve bahçe olarak kullandığı alanın apartman otoparkı olduğunu söyledi. 3 araba falan sığar buraya, öyle bir alan. yönetici de oranın kendi alanı olduğunu iddia etti. sözleşme sorduk, orada yazar diye gitti, geldi, bulamadım sözleşmeyi dedi. o arada mevzu tartışmaya döndü, konu kilitlendi, herkes dağıldı.

geçen hafta da apartmanın yakınlarına ya da apartmanın kendisine bi yıldırım düştü. zil tesisatından, kapı otomatiğine kadar her şey yandı. uydu çoklayıcısının bazı çıkışları bozuldu, servisler geldi falan filan bi çoğunu yaptılar. girişe de bi liste astılar her gün liste kabardı.

o arada bir şeyler oldu. kapının otomatik kablosunu biri kesti, sanırım başka biri de kilidi kırdı. kimin yaptığını bilmiyorum, bulamıyorum da, yöneticinin oğlundan şüpheleniyorum bu arada (olağan şüpheli). kapı için daha yeni servis gelmiş ve girişteki listeye de masraf olarak eklenmişti.

bu yıldırım hikayesinde de servis geldi yanan adaptörü değiştirdi işçilik ıvır zıvır parayı aldı gitti. sonradan anlaşılmış ki çoklayıcının bazı portları bozulmuş. 10 daireli apartmanda 24 kanallı çoklayıcı var. sonra yönetici sormadan etmeden (en azından bana sormadı) gitmiş x fiyatına alınabilecek aleti 2x fiyatına alıp taktırmış (32 portlu) ve bunu da başka bi uyducuya yaptırmış. velhasılı bunun için de geldi ayrıca para istedi. ben de 10 daireli apartmana bazı kanalları çalışmasa dahi 24 kanallı cihazın yeteceğini, 32'nın gereksiz olduğunu ve bu işin evinde birden çok televizyonu olanlar için yapıldığını (ki daha önce böyle bi muhabbet olmuştu), benim buna ihtiyacım olmadığını, dolayısı ile masrafı karşılayamayacağımı, kimler bunu talep ettiyse onların ödemesi gerektiğini söyledim. "peki" dedi gitti.

dün de eve gittiğimde girişte yeni bi ilan gördüm. uydu için para verenlerin listesini yazmış, vermeyenlerin de vermesini istemiş, aksi taktirde tv yayınımı keseceğini söylemiş. dellendim ama gece geç saat bulaşmadım.

şimdi iki seçeneğim var. ya gidip bu herifin suratına parayı fırlatıp yapacağın işin içine tüküreyim diyeceğim. ya da bırakacağım uydu yayınımı kessin, balkona bi çanak taktırayım, sonra da apartman aidatını ödemeyi komple keseyim. çünkü apartmanın ne uydusunu kullanıyorum, ne kapısı çalışıyor, ne giriş çıkışı kirletiyorum ki temizlenmesi gereksin, bi koridordaki lamba kalıyor, onu da sökebilir, sıkıntı yok. son olarak da uydunun son değişiklik parası ve kapı için harcanan masrafı içinden çıkarıp kalan ödemeyi yapmak. diğerlerini de kim ödemeliyse onun ödemesini talep etmek.

siz olsanız ne yapardınız? kusura bakmayın kafa açtım. kafa göz kırma opsiyonu olmayan çözüm arıyorum. tenks.
0
antipodes
(24.05.17)
bu uydu, tesisatin komple degismesi, portlar vs. hikayesinde bu masraflari neden siz oduyorsunuz onu anlamadim. bunlar apartmanin demirbasi olmuyor mu? kiraci olarak sadece kullanim ve bakim masraflarindan sorumlu olmaniz lazim, demirbaslari evsahibinin odemesi gerekiyor.
0
kassiopeia
(24.05.17)
Allah her ev sahibine senin gibi kiracı nasip etsin. :) (ben de kiracıyım)

sanane yahu demirbaşlardan. faturalarını al kiradan düş.
0
paranoyak kedi
(24.05.17)
@kassiopeia @paranoyak kedi

aslına bakarsanız evet, demirbaş olduğu için onun ödemesi gerek, ancak şöyle bir durum var. genelde ödediğimiz aidatlardan artan paralar havuzda birikiyor ve yüksek bütçeli harcamalarda bunlar kullanılıyordu. örneğin senede 1 kere yapılan asansör bakımı bunlardan biri. eğer ki havuzda para olsa gidip oradan harcayacaktı ve yine ben ödemiş olacaktım sessiz sedasız (ki %20 sini falan oradan harcamış zaten). havuzda para bittiği için kapı kapı dolaşıyor. ev sahibinin hikayeden haberi bile yok. zaten haberi olmadan yaptırdığı için ona karşı da söyleyeceği söz olacağını sanmıyorum. bir de ekstra bilendim herife sırf bu meselelerden kaynaklı. "ev sahibi ödesin" deyip işin içinden direkt çıkmak istemiyorum.
0
🌸antipodes
(24.05.17)
Madem bilendiniz, o zaman yöneticiye deyin ki; ben senin usulsüz harcama yaptığını düşünüyorum. O yüzden apartman yönetimini denetime tabi tutulmasını isteyeceğim. Yaptığın tüm harcamaların kayıtlarını, faturalarını, gelir giderlerini kontrol ettireceğim. Verilen paraların nerelere harcandığını görmek, denetlemek herkesin hakkı. Kat mülkiyet kanununda da zaten bu hak sabitlenmiş. Sen şimdi benim yayını keseceğini söylüyorsun. Kesme demiyorum, hobi olarak yine kes. Ama denetimde usulsüzlük çıkarsa seni dava edeceğiz haberin olsun. Diye yapıştır.

Apartmanın denetçisi daha önce seçilmemiş olabilir. Mesele değil. Hemen toplanıp denetçileri seçersiniz.
0
thracia
(24.05.17)
thraccia +2

bu dingili bi denetleyin bakalım neler çıkacak.

bölye saçma sapan harcamalar bizim binada da yapılıyordu. bi denetlensin dediler. (benim umrumda olmadığı için evet dedim geçtim, ne olduğunu bile bilmiyordum) denetlemede bir sürü şey çıktı. yönetici ile kavga falan ettiler. sonra yönetici haksız bulunup bir sürü para ödedi.

kiracıyım hiç birine karışmadım. aylık aidat lamba asansör temizlik vs dışında bir kuruş da ödemedim.
0
sejlav
(24.05.17)
(5)

ev sahibi biraz daha kalmaya müsade etmez mi?

nothing in my way
iki arkadaş bir evde kalıyoruz. sözleşmeyi yıllık yaptık. bugün evden çıkarılıyoruz. her ayın 24'ünde veriyorduk kirayı. emlakçı ev sahibinin numarasını vermiyor. iki gündür kalacak yer arıyorum. zar zor bir akraba buldum. emlakçı 1 gün bile müsade etmiyor. bir aylık kirayı alırım diyor. acaba ev sa
iki arkadaş bir evde kalıyoruz. sözleşmeyi yıllık yaptık. bugün evden çıkarılıyoruz. her ayın 24'ünde veriyorduk kirayı. emlakçı ev sahibinin numarasını vermiyor. iki gündür kalacak yer arıyorum. zar zor bir akraba buldum. emlakçı 1 gün bile müsade etmiyor. bir aylık kirayı alırım diyor. acaba ev sahibine emlakçı vasıtasıyla ulaşsak bir şey yapmaz mı? sınav haftası uğraştığım şeye bak:(
0
nothing in my way
(24.05.17)
İşi yokuşa süren emlakçının ev sahibinin telefonunu vereceğini nasıl düşündün?

Bugüne bırakmamalıydın bu işi, daha önceden çözmeliydin sanki.
0
cakabo
(24.05.17)
Sozlesmenin uzatilmayacagini bilmiyo muydunuz, yer aramaya onceden baslasaydiniz keske. Ama bunun haricinde benim bildigim belli bir sure onceden yine de cikaracaklarini haber vermeleri lazim, bunlari arastirabilirsiniz.

Bir de sey 1 ay daha kalabilecekseniz odeyin iste 1 aylik kirayi, kalin. O arada ev de ararsiniz.
0
kuehles blondes
(24.05.17)
emlakçıya ne ki bütün bunlardan?
bir de siz her ay kirayı ev sahibine vermediniz mi?
ev sahibinin adını soyadını biliyorsunuzdur herhalde. emlakçıyla hiç uğraşmayın, internetten falan bir şekilde ev sahibinize ulaşın durumu açıklayın, bence birkaç gün daha kalmanıza bir şey demez. kimse o kadar kötü olamaz değil mi?
ama bu güne kadar ev sahibinizle görüşmemiş olmanız bana çok enteresan geldi, en azından telefonla bile olsa görüşmeliydiniz.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(24.05.17)
Hata, emlakçıyı ciddiye alıp laf anlatmaya çalışmanız olmuş. Kira kontratı biterse yenilemek zorunda. Ev sahibi evden çıkmanız için protesto çekti mi? Çekmedi. E o zaman? Kirayı bankaya yatırıyorsunuz diye varsayıyorum. Zaten düzenli ödeme yaptığınız da kayıt altında. Emlakçı geldiğinde benim muhattabın sen değilsin. Evden de çıkmıyorum. Git kime şikayet ediyorsan et de. Hiçbir skim yapamaz. Sizi ev sahibine şikayet etse bile sizi öyle kafasına göre kapının önüne koyamaz. Git dava et de geç. Orço emlakçıya bak. Bulmuş gencecik çocukları zorbalık yapıyor. Siz emlakçıyla muhattap olmayın bak nasıl tıpış tığış o ev sahibi sizi kendi arıyor.

Emlakçı sesini yükseltirse falan direkt polis çağırın. Zaten hemen uzayacaktır
0
thracia
(24.05.17)
emlakcıyla konus evden cıkmıyorum de kapı gibi kontratım var de istedigin yere sikayet et de. daha dogrusu mesaj at tehdit mehdit ederse elinde mesaj olur
kirayı her zaman yatirdigin yere yatir
kal evde de istedigin kadar

thracia +1
0
kingcyrax
(24.05.17)
(4)

sorunlu apartman toplantısı

ladybug
apartmanımızda yönetici seçimi için toplantı yapılacak, sorunlu bir apartmanız toplantıya kimse gelmez,selamlaşma olmaz, herkes birbirine sürekli bir laf sokma uğraşında.Bu toplantıda yöneticiliği bana kitleyecekler gibi bir his var içimde. yöneticilik yapmak istemiyorum, çünkü diğer hane sahiplerin
apartmanımızda yönetici seçimi için toplantı yapılacak,
sorunlu bir apartmanız toplantıya kimse gelmez,selamlaşma olmaz, herkes birbirine sürekli bir laf sokma uğraşında.
Bu toplantıda yöneticiliği bana kitleyecekler gibi bir his var içimde.
yöneticilik yapmak istemiyorum, çünkü diğer hane sahiplerine göre hem yaşça kücüğüm hem kiracıyım. sizce ne yapmalıyım tavsiyelerinizi bekliyorum
0
ladybug
(24.05.17)
"Kiracıyım, bugün varım yarın yokum" dersen üzerinden atabilirsin.
0
cakabo
(24.05.17)
ne demek kitleyecekler, istemiyorum diyemiyor musunuz? :) öyle eş dost ortamı da yokmuş. hayır demeyi öğrenmelisiniz bence.
0
kenarortay
(24.05.17)
Bu işi dışarıda ücret karşılığı yapan yerler var. İhale sizin üzerinize kalmaya meylederse sert çıkın. Yöneticiliğe ayıracak vaktim yok, emekli olan, vakti olan yapsın, yok yapamayız diyorsanız da herkes elini cebine atsın dışarıdan ücretli danışmanlık alınsın. Ben kiracıyım, 3 gün sonra ne olacağım belli değil de geç
0
thracia
(24.05.17)
e gitme toplantıya. toplantıya katılmayan aday olmaz, dolayısıyla seçilemez. gayet kolay.
0
babilbaligi
(25.05.17)
(7)

saldırgan sokak köpekleri

yuvarlanantencereninkapagi
evim biraz şehir dışında. doğayla iç içe gibi. buraya yeni taşındım kirası uygun bir ev buldugum için. fakat yaşayamıyorum. çok sayıda köpek var ve çete halinde dolaşıyorlar. özellikle hava karardıktan sonra farklı bir moda giriyorlar. geceleri zaten çıldırıyorlar. belediyeyi aradım, küpesiz köpekle
evim biraz şehir dışında. doğayla iç içe gibi. buraya yeni taşındım kirası uygun bir ev buldugum için. fakat yaşayamıyorum. çok sayıda köpek var ve çete halinde dolaşıyorlar. özellikle hava karardıktan sonra farklı bir moda giriyorlar. geceleri zaten çıldırıyorlar.

belediyeyi aradım, küpesiz köpekleri alıp kısırlaştırıp salıyorlarmış. fakat bu sekilde yalnızca üremesinin önüne geçiliyor.

bir kez bir grup köpek tarafından saldırıya ugradım. neyse ki o sırada çevrede insanlar vardı, olmayadabilirdi. ki genelde burada pek insan olmuyor. onların genelde toplandığı yerden geçmek zorundayım. zaten stabil de değiller sürekli dolaşıyorlar.

lütfen ' hayvan severler' beni parçalamasın. ben de seviyorum hayvanları. kedi köpeklere mama alıp, yapıp veriyorum. benimsediğim birkaç köpek bile var sokaka, onlarla tanısıyoruz.

nedir yani bunun çözümü, bilemiyorum. napılabilir? mantıklı argümanı olanlar cevap versin lütfen.

bunun için taşınmayı bile düşünüyorum.

edit: evet zamanında birileri bu köpeklere kötülük yapmıştır, hor görmüştür, belki tecavüz etmiştir. ama bu ben değilim. ya da alan koruyordur. sonuc olarak saldırıyor. hayvanlarla su ana dek kötü bir anım olmadı, hiçbir hayvana kötülük yapmadım. aksine.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(02.05.17)
aynı sıkıntıyı bende yaşadım çok zor. normalde çok severim köpekleri ama çete bir başka oluyorlar. geceleri çeteyi beslemeye çıkmandan başka çözüm göremiyorum ben. kovucular vs ıvır zıvırlar bir işe yaramıyor çünkü. haftada 3 kere çıksan alışır hepsi sana. ilk başta havlarlar ama yaklaşıp seni tanıyınca tavırları değişir.
0
yue
(02.05.17)
üstat iş gereği genellikle kırsal alanlarda dolaşıyorum. Çok fazla köpek ile muhattap oluyorum o yüzden,
ofiste şundan var
www.hepsiburada.com
bir dolu marka var değişik model. Alıp yanınızda taşıyabilirsiniz. Üstünüze gelen köpek görünce basın hocam tuşa.
0
chaoslord
(02.05.17)
taşınmaktan başka çözüm yok.
0
elorelia
(02.05.17)
beslemeyi denesene. seni tanısınlar. belki seni tanıyınca daha farklı davranırlar
0
hononu
(02.05.17)
Maalesef sokak köpekleri çeteleştiklerinde böyle oluyorlar. Ben köpeğimi gezdirirken hep havlıyorlardı ve bizi kovalıyorlardı, birkaç kez sokaktaki insanlar olmasa üzerimize saldıracaklardı.
Ben bunu şöyle çözdüm, tek başıma gidip köpeklere mama vermeye başladım. Sokak köpekleri her zaman aç oluyorlar malum. Mama ve ilgi görünce itaat etmeye başladılar, birkaç gün sonra artık beni tanıyorlardı ve kendi köpeğimle çıktığımda da havlamamaya başladılar. Bir de kendi köpeğimi aldığım zaman elimde sopayla ve bulabilirsem yanıma birini alıp geziyordum ilk başlarda. Ekseriyetle dövüldükleri için sopa gibi şeylerden çok korkuyorlar. Ve insanların bağırmasından korkuyorlar. Üzerimize saldıracakları zaman bölgedeki esnaftan birkaç kişi sert bir şekilde bağırmıştı köpeklere, o zaman gitmişlerdi.
Tavsiyem öncelikle onları beslemen. Ve karşılarında dik bir şekilde durman, cesar millan'ın her zaman söylediği gibi: sürü lideri olduğunu hissettirmen lazım (o dönem çok izlemiştim bu adamın programlarını). Kovaladıkları zaman kaçarsan saldırma refleksleri devreye giriyor. Sana doğru koşup geldiklerinde dik ve kendine güvenli şekilde durursan yaklaşamıyorlar.
0
peggy
(02.05.17)
a) bir araba alman ya da
b) taşınman.
sorun sokak köpeği değil, köpek. köpek sürü hayvanı ve sürü liderini izler. bulunduğunuz bölgedeki sürü lideri saldırgan (ya da şehir dışı olması nedeniyle saldırganlaşmış)bir köpek. bunu değiştirmeniz imkansıza yakın. tek çözüm yolunuz o köpek çetesiyle temasınızın olmaması. bunu da ancak bir araba sağlar.
Sakın o köpek çetesini beslersem beni tanırlar saldırmazlar diye düşünmeyin (besleyin tabii ama güvenliği elden bırakmayın)
(bkz: erinç pütün)
0
tururo
(02.05.17)
Yanınızda biber gazı bulundurun. Son çare de olsa eğer ciddi bir tehlike ile karşılaşırsanız, sizi hayatta tutar. Biber gazı, keskin koku alma duyuları olan köpek, ayı vb hayvanlardan korunmak için en etkili çözümlerden biri. kokuyu aldıkları anda kaçıp gideceklerdir.
0
thracia
(02.05.17)
(25)

90 ya da daha önce doğmuş olanlar

blue eyes white dragon
dün malum sözlükte bir teog başlığı vardı, güldük eğlendik neyse. 2000'lerin başında bunun adının lgs olduğunu hatırlıyorum, sözlükten de iki arkadaş evet doğru liselere giriş sınavıydı falan dedi. wiki'ye baktım orada da 2005 yılında adı değişip Orta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı ol
dün malum sözlükte bir teog başlığı vardı, güldük eğlendik neyse.

2000'lerin başında bunun adının lgs olduğunu hatırlıyorum, sözlükten de iki arkadaş evet doğru liselere giriş sınavıydı falan dedi. wiki'ye baktım orada da 2005 yılında adı değişip Orta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı olmuş yazıyor. ekşi'ye baktım orada da 2004 yılında ismi değişip Orta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı diyen var.

haber sitelerinde görüyorum ki da 2003 yılında da 2002 yılında da ismi Orta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı imiş.

aslında ismi hep Orta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı'ydı da biz mi buna liselere giriş sınavı diyorduk?

2002 haberi: www.yenisafak.com
2003 haberi: arsiv.ntv.com.tr

derdime sövecek arkadaşları da kabul ediyorum ama böyle içimde kaldı merak ettim.

2003 yılındaki soruları bile buldum yani. yegitek.meb.gov.tr orada da aslında ORTA ÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME SINAVI diye geçiyor.
0
blue eyes white dragon
(26.04.17)
2004'de ben lgs'ye girdim. Yani evet lgs deniyordu. Lgs birincisi açıklanıyordu, oöksys gibi bişey demiyodu kimse. Sonra lise sistemi değişti, sınav sistemi de değişti ve heralde bu sebeple yeni bir isim bulmak durumunda kaldılar.
0
klar
(26.04.17)
2003te girdim, herkes lgs diyordu ama resmi adı neydi bilmiyorum.

ayrıca soruları görüp nostalji yaptım. yanlış yaptığım soruları buldum hatta. gene yanlış yaptım.
0
ron dennis
(26.04.17)
2006da oks oldu kesin bilgi
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(26.04.17)
2002 - lgs
0
orange coffee
(26.04.17)
1993 - Anadolu Liseleri Sınavı (İlkokul 5'te girilen)
1996 - Fen Liseleri Sınavı (Orta 3'te girilen)

1997 ya da 1998'de 8 yıllık eğitime geçildi ve bunlar kalktı. Kısa adı var mıydı hatırlamıyorum ama kullanılmazdı.
0
aychovsky
(26.04.17)
Liselere giriş için sınav mı vardı :D en yakın liseye gidiyorduk veya şimdiki gibi öyle şatafatlı sınavlar yoktu diye hatırlıyorum.

Öğretmen lisesi, Anadolu lisesi, fen lisesi, meslek liseleri vardı bi de ama onlara giriş nasıldı hatırlamıyorum.
0
gneral
(26.04.17)
Ha bi de süper lise falan diyorlardı ama o da fen lisesiydi sanırım, Di mi?
0
gneral
(26.04.17)
89lu kuzenim 2003te lgsye girdi diye hatırlıyorum, netim. anadolu öğretmen lisesini kazanmıştı çapayı hatta
yok adı lgsydi kesin hatırlıyorum liselere giriş sınavı hatta 1 hafta önce de özel okullar sınavı vardı. birkaç yıl sonra 2005-2006da falan oks olmuştu
0
limoncello
(26.04.17)
aychovsky'nin dediği gibi ayrı ayrı oluyordu bunlar. ilaveten meslek liseleri için de ayrı sınav vardı diye hatırlıyorum.
lazpalle 85'li yıllardan bildirdi...
0
lazpalle
(26.04.17)
Fen Lisesi'ne sınavla giriliyoedu ve hazırlık yoktu fen liselerinde.

Süper liselere ise ortaokuldaki ortalama not sırası ile alıyorlardı. Süper liselerin iyisi ve kötüsü vardı. Genelde fen lisesini kazanamayan veya uzakta bir fen lisesi kazanıp girmek istemeyenler başvururdu. Süper liselerin hazırlık sınıfı vardı, 4 yıldı. Dolayısıyla Anadolu Liselerinde okuyanlar süper liselere gitmezdi. Zaten hazırlık okumuş olurlardı ve ortaokul+liseyi aynı okulda okurlardı fen lisesi sınavını kazanmazlarsa.

8 yıllık eğitimle süper liseler Anadolu liselerine çevrildi. 98'den sonra süper lise kalmadı. O yıllarda ortaokul ve liseler ayrıldığı için Anadolu liseleri de Fen liseleri de lise için öğrenci almaya başladılar ve sınavın adı OKS oldu.

lazpalle haklı, Meslek Lisesi Sınavı ayrıydı.
0
aychovsky
(26.04.17)
İlk okuldan sonra girilen Anadolu Lisesi sınavları vardı. Orta okuldan sonra da meslek lisesi sınavları vardı diye hatırlıyorum. Turizm otelcilik lisesi, denizcilik lisesi vs gibi meslek liselerine bu sınavlar ile giriliyordu. Yine söylendiği gibi orta okul puanlarına göre de süper liselere giriliyordu.

Anadolu öğretmen liselerinin de ayrı bir sınavı vardı sanki diye hatırlıyorum.

Ulan kredili sistem, ömrümüzü yedin...
0
thracia
(26.04.17)
@aychovsky hatırladığım kadarıyla 8 yıllık zorunlu eğitimle yani ilk ve ortaokulun birleşmesiyle süper liseler anadolu lisesine çevrilmedi o çook çoook daha sonra oldu. hazırlık olayının kalkıp bütün liselerin 4 yıla çıkmasından sonra.
2000li yılların başı olarak bahsedilen tarihlerde fen lisesi, anadolu öğretmen lisesi ve anadolu liselerine lgs dene liselere geçiş sınavıyla girilirdi, bu sınavlarla herhangi bahsi geçen okul türlerinden birini kazanamayanlardan not ortalaması yeterli olanlar süper lise adı verilen yabancı dil ağırlıklı yani hazırlık eğitimi verilen liselere gider, not ortalaması yetersiz olanlar da düz lise adı verilen yabancı dil-hazırlık eğitimi olmayan liselere giderdi, o da 3 yıl sürerdi.

robert, avusturya lisesi, alman lisesi, fransız liseleri vs. gibi özel okullarsa lgsden 1 hafta önce yapılan özel okullar sınavına girerek kazanılırdı.

edit: 8 yıllık eğitime geçildikten sonra da adı oks olmadı.0 2005-2006da falan bayağı sonra yani
0
limoncello
(26.04.17)
süper lise, düz lise farkı olarak da. tek bir lise vardı bu liseler normal liseydi, ama aynı lisenin yabancı dil ağırlıklı süper bölümü vardı 4yıllık 1 yılı hazırlık, düz olanlardaysa hazırlık yoktu 3 yıllıktı
0
limoncello
(26.04.17)
Limoncello, Hemen oldu o değişim, çünkü o dönem ben süper lisedeydim. 2. sınıftayken Anadolu'ya çevrildik. Bir sonraki öğrenciler aınavla geldi. Sondan bir önceki nesilim.

OKS adı farklı olabilir, benim yakaladığım o oldu. Ben girdiğimde, 96'da Fen Lisesi sınavı idi.
0
aychovsky
(26.04.17)
@aychovsky belki sizin okula özel bir durum olmuştur bilemiyorum ama o dönemleri çok iyi hatırladığım için söylüyorum; sizin okulda öyle olsa bile türkiye genelinde bütün süper-düz vs. liselerin anadolu lisesine çevrilmesi 98den itibaren olmadı.

o dönemler normalde liseler 3 yıldı ama hazırlık eğitimi verilen okullarla hazırlık+3 yıl şeklindeydi. sonra hazırlık kalkıp bütün okullar 4 yıl olunca bütün diğer liseleri de anadolu lisesi yaptılar çünkü anadolu liselerinin olayı zaten 1 yıl hazırlık eğitimiydi, o da kalkınca ve müfredat değişince hepsini anadolu yaptılar

www.milliyet.com.tr
bu linkte verilen haberde 2010dan itibaren kademeli olarak başlatılıp 2013te bütün genel liselerin(düz-süper farkı yok) anadolu lisesine dönüştüğünü söylüyor.
0
limoncello
(26.04.17)
Hazırlıklar kalkıp liseler dört yıl olduğunda ben üniversitedeydim, en erken 2001-2002 olması gerek. Düz lise o döneme kadar 3, süpwr lise 4 yıldı ama İzmir'de süper lise kalmamıştı 1998 sonrası. 1-2 sene sonrasında benim kuzenim liseye girecekken birkaç öne çıkan düz liseyi apar topar süper lise yapmışlardı yeniden. Belki yöreyle ilgili bir durumdur. Ama o süper liseler açılana kadar eski süperler hep Anadolu yapılmıştı, 1-2 sene kadar da süpersiz kalmıştık ama yıllarından tam net emin değilim. Zaten o eski süperlerden İzmir'de 6-7 tane vardı, hepimiz dersanelerden oradan buradan her süperden bir 5-10 kişi biliyorduk.
0
aychovsky
(26.04.17)
en son oks'ye girenlerdenim, 2008 yılında oldu. (kesin bilgi)

oks tek sınavdı, ondan sonra 6,7 ve 8'de yapılan başka bir sınav geldi.
0
Apocalypse
(26.04.17)
lgs 97den itibaren uygulanmaya başlanmış
şimdi araştırdım en son 99da ilkokuldan sonra olan sınavla öğrenci alınmış. hürriyette yazıyordu.

2005 yılına kadar lgs olarak devam etmiş sınav, sonra 2005te oks olup 2007den itibaren adı sbs olmuş.
Hafızamızı tazeleyecek olursak ;1997 yılında uygulanmaya başlanan Liselere Geçiş Sınavı’ndan (LGS), ile başlayan sınav sistemi 2005’de değiştirilerek Ortaöğretim Kurumları Sınavı’na (OKS) dönüştürüldü. Sonra MEB OKS’de bazı değişikliklere gitti ve İlköğretim Başarı Puanı (İBP) ilk kez uygulanmaya başlandı. 2008’de ise OKS son kez uygulanıp o dönem 6. ve 7. sınıfta olanlar sene sonunda Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) girdi. Sonra her sene yapılan SBS’den vazgeçildi. Tekli SBS sistemine geçildi. Bu sistem iki yıl uygulandı. Son olarak SBS’nin de bu yıl son kez yapılacağı açıklanarak merkezi yazılılardan oluşan yeni bir sisteme geçildi. Yeni sistem üçlü SBS sisteminin kısmen de olsa özelliklerini taşıyor.
Yani özetle;
1997:LGS tek sınav :sadece 8. Sınıflara yapılıyordu
2005: OKS tek sınav: sadece 8. Sınıflara yapılıyordu.
2008: SBS Üç sınav: 6.7.8. sınıflara yapılıyordu.
2010 :SBS tek sınav :8. Sınıflara yapılıyordu.
2013: TEOG: Merkezi yazılılar.(6.7.8 sınıflarda her dönem 6 sınav toplam 36 sınav) yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanan yeni ortaöğretime geçiş sisteminde, 2013-2014 eğitim öğretim yılından başlayarak 6 temel ders için 8. sınıfta öğretmenleri tarafından dönemsel olarak yapılan sınavlardan bir tanesi merkezi gerçekleştirilecek.
kaynak: eğitim tercihi.com hayati oktay
0
limoncello
(26.04.17)
2006 da oks oldu ilk magdurlarından biriyimdir ordan biliyorum
0
bendensin
(26.04.17)
@konuşma ben konuşuyorum en son 86lılar girdi diye yazmıştım emin olmadığım için silmiştim
bu linkte de öyle yazıyor eksisozluk.com
bazen 1 yıl erken geç başlayanlar da olabiliyor belki kuzeninde öyle bir durum olabilir, yani yanlış hesaplamış da olabilirsin sıkıntı yok

edit: gerçi 87liler de girdi diyen de var benim de kafam karıştı, dediğin gibi de olabilir 86-87 çok bi fark yok ya:)
0
limoncello
(26.04.17)
benimki buydu
yegitek.meb.gov.tr
0
otonomo
(26.04.17)
@aychovsky
tüm süper liseler anadolu lisesi yapılmamıştı o dönem. bizim buradan örnek vermem gerekirse kabataş ve korkmaz yiğit süper liseydi. kabataş'ı anadolu lisesi yapmışlardı, ama korkmaz yiğit süper lise olarak devam etmişti. benim arkadaşlarımdan biri 99'da sınavla kabataş'a girmişti, bir arkadaşımsa istediği yeri kazanamayıp okul puanıyla korkmaz yiğit'e gitmişti.

bir de anadolu lisesi sınavı ve kolej sınavına ek olarak devlet parasız yatılı sınavı vardı ilkokul döneminde. ama çok kişi rağbet etmezdi. bizim öğretmen beni yanına çağırıp "siz garibansınız sen de başarılı bir çocuksun yazdıralım seni sınava" minvalinde bir şey söylemişti, öyle girmiştim. üç ayda bir para alırdın. ya da uzak okullarda öğrenim görenlerin ücretsiz yatılı kalabilme imkanı olurdu.

ilkokulda girilen sınavla kolej veya anadolu lisesi kazananlar okullarından memnun değilse ortaokul sonrası da sınava girebiliyorlardı. bizim okula ortaokul sonrası kolejlerden gelenler de olmuştu. hazırlık sınavını geçenler lise 1'den başlıyordu, geçemeyenler tekrar hazırlık okuyorlardı.

özel okullar sınavının ben de daha zor olduğunu hatırlıyorum.

soruya çok cevap üretemedim ama yukarıda yazılanların üstüne bildiklerimi eklemek istedim.
0
misterturist
(26.04.17)
Cevaplara şöyle bir baktım ama göremedim. Benim girdiğim yıl kitapçığın üzerinde "oölökgs" falan gibi uzun ve çirkin bir kısaltma yazıyordu diye hatırlıyorum ama şimdi çıkaramadım.
0
cevahir
(26.04.17)
öncelikle yorum yazan herkese teşekkür ederim. ortada ufak bir bilgi kirliliği de var gibi.

2003'te ilköğretimden mezun oldum. o sene, liseler 3 yıl, süper liseler 4 yıldı. anadolu liseleri kaç yıldı hatırlamıyorum. sınavı yapan giderdi yapamayan da ortaalama yüksek ise süper liseye giderdi. onu da beceremeyen ya düz liseye, ya da mesleki liselere giderdi.

ben 2006 mezunuyum liseden. ben lise 3 iken lise 2'ler değil de birinci sınıflara vurdu 4 yıl. yani 2005 girişliler 4 yıl lise okudu.(düz lise için diyorum)

**************************

her şeyi iyi güzel tartıştık ama lgs dediğimiz hatta beraber girdiğimiz 2003 yılındaki bu sınavın kitapçığında liselere giriş sınavı yazmıyor, internet sitelerinde de öyle yazmıyor. aslında adı başka bir şeydi de biz herhalde kısa ve öz olsun diye lgs diyorduk ortaya çıkıyor herhalde?
0
🌸blue eyes white dragon
(26.04.17)
düz lise: 3 yıl
süper lise: hazırlık+3 yıl toplamda 4 yıl
anadolu, anadolu öğret. liseleri: hazırlık+3 yıl toplamda 4 yıl
fen liseleri bizim zamanımızda 3 yıldı ama ben önceki nesil sayılırım, yani bu 2000'in başları 2003 yılında ona da 1 sene hazırlık eklenmiş olabilir, sanki 4 sene okudular onlar da diye hatırlıyorum yani hazırlık + 3 yıl toplamda 4 yıl.

sınavın adı lgsydi ya belki kitapçıkta öyle yazmıyor ama hatta dönemin sınava hazırlık kitaplarında hep lgsye hazırlık şeklinde yazardı, yani öğrencilerin uydurduğu bir şey değildi, sonra adını ortaöğretim kurumları öğrenci seçme ve yerleştirme sınavı yaptılar hatta kısaltmasını okösys saçma bir şey oldu söylenmesi zor olduğu için ortaöğretim kurumları sınavı (oks) şekline çevirdiler.
0
limoncello
(26.04.17)
(13)

rüyamda kadınlarla yakınlaşıyorum

nıç
ben de kadınım ve daha önce hiç hem cinsimle böyle bir deneyimimim olmamasına rağmen -benim için- garip rüyalar görüyorum.rüyalarım yüzünden olayı da merak etmeye başladım, şu an eskiden olduğu kadar uzak bakmıyorum mesela. sebebi nedir, size de oluyor mu? :/
ben de kadınım ve daha önce hiç hem cinsimle böyle bir deneyimimim olmamasına rağmen -benim için- garip rüyalar görüyorum.
rüyalarım yüzünden olayı da merak etmeye başladım, şu an eskiden olduğu kadar uzak bakmıyorum mesela.

sebebi nedir, size de oluyor mu? :/
0
nıç
(14.04.17)
altında başka şeyler de olabilir. mesela böyle bir fikri kafandan atmaya çalışıyorsan bile bu tip rüyalar görebilirsin, karakter olarak üstün gördüğün benzemek istediğin bir kadın varsa bununla alakalı olabilir. rüyanın kendisinden çok o süreçte sana hissettirdiklerini fark etmeye çalışırsan anlama ulaşman daha kolay olur.
0
orpheus
(14.04.17)
ılıklaşıyorsun muntazaman asdfasdgasd
rüyanda gördün diye yapayım diyorsan başka. kadınlar genelde eşcinsellere ılımlı bakıyor, götü kaybetme riski yok ne de olsa :D
0
cekilmis gayfe
(14.04.17)
kadın memesi, poposu genelde kadın erkek farketmez ilgi çekici, erotik bir şey. yani, bi olmayabilirsin ama bunlara ilgin olabilir.

öyle tipler oluyor ki, daha önce hiç kız sevgilisi olmamış ama ben lezbiyenim diyor. belki lezbiyen değilsin ama erkek gibi yetiştirildin. who knows?

istersen bir duyuru aç, özele gelin güzel kızlar de. bir deneyim yaşa buradan biriyle. sonra karar ver.
0
stewie
(14.04.17)
istesem bulurum burada aramama gerek yok :) ben kafa açıcı analizler alabilirim diye sordum bu soruyu. yine de teşekkürler.
0
🌸nıç
(14.04.17)
ne güzel analiz işte nesini beğenmedin? erkek gibi yetiştirilmiş ya da başka kızlar arasında erkeklerin tercih etmediği bir kız olduğu için küçüklükten beri erkek rolüne bürünmüş birisi kendisini gay sanabilir.

ben de tipine bakıp enginarı sevmem derdim ama yedikten sonra ne malmışım ne güzel şeymiş dedim. önce bi önündekini ye.
0
stewie
(14.04.17)
Gayet normal..cunku kadin vucudu dedigin sey hem erkeklere hem de kadinlara cekici gelir.bende bu tarz ruyalar goruyorum ve bunda bi gariplik oldugunu dusunmuyorum.kadinlarin %70inin bi curious egilimi oluyor bence..yuzdeyi tamamen salladim ama buyuk bi cogunluk diyebiliriz.
0
astrid
(14.04.17)
sadece bu bilgiye bakarak sebebiyle ilgili çıkarım yapmak oldukça güç. fakat ilk olarak kadın vücudu erkeklere de kadınlara da seksi gelir, ilgi çekici gelir gibi beyanlara itibar etmeyin. bu algı tamamen toplumsal cinsiyet rollerinin ve toplumlardaki genelleştirilmiş kadın algısının bir ürünü. kısacası böyle bir şey yok.

rüyalarınızda bunları görüyor olmanızın bir çok sebebi olabilir. bastırılmış bir istek ürünü olabileceği gibi tamamen kendinize uyguladığınız yasak algısının bir ürünü de olabilir. rüyaların sebepleri hakkında netleşmiş bilgiler yok. buna uzak bakıp bakmamanız ise başka bir mesele.

cinsel kimliğiniz ile cinsel eğiliminiz temelden farklı şeyler, sıkça karıştırılsa da. cinsel kimliğinizden emin olsanız bile cinsel eğiliminizi sorguluyor olabilirsiniz. bu kadınlar da kadın vücudundan etkilenir safsatasının asıl sebebidir aslında. çünkü baskıcı ve geleneksel toplumlarda, bireyler temelden heteroseksüel kabul edilir. cinsel kimliği farklı olan birinin ise direkt olarak homoseksüel olduğu düşünülür. örneğin kişi kendini trans birey olarak kavradığı halde ilgisi sadece kadınlar üzerine olabilir. bu az önce bahsettiğim safsata bunu kabul etmediğinden; cinsel eğilimi aynı cins üzerinde olanları yok sayarak bütün kimliklerin kadınları "seksi" bulduğunu düşünür.

neyse çok uzattım fakat durum ne olursa olsun ortada olan şey "garip" değildir ve olmayacaktır.
0
windowsguvenlikduvari
(14.04.17)
Kadınların vücudunun hem kadınlara hem de erkeklere seksi gelmesi, kadınların kendi cinsi ile erkeklerden çok daha kolay ve çabuk yakınlaşması ve bunun çok daha sık rastlanan ve daha normal kabul edilmesi yanılgısı, izlenen porno filmlerden kaynaklanıyor.

Cinselliği pornolardan öğrendiğinizde, gerçek hayatla ilgili böyle saçma sapan fikirlere kapılmanız normal. İzlemeyin demiyorum, hobi olarak yine izleyin ama sonuçta bunların bir kurgu olduğunu da unutmayın gençler. Süpermen gerçekte uçamıyor haberiniz olsun.

Konuya dönersek, rüyalarımızda gördüklerimiz, yaşadığımız sorunların, sıkıntıların, sevinçlerin, kaygıların sembolik birer formu olabiliyor. Kesin böyle oluyor diyemiyoruz elbette, sadece bazı durumlarda olabiliyor. Örneğin rüyada koşmaya çalışmak ama ayaklarınızı hareket ettirememek vs gibi sıkça görülen rüyalar, hayatınızdaki türlü sıkıntıların bir yansıması olabiliyor.

Rüyada bir kadınla seviştiğinizi görmenin anlamı, kendi cinsinize ilginiz olduğundan çok daha farklı bir şeyin yansıması olabilir. Örneğin sizin hayır diyemeyen bir karakter olduğunuzu var sayalım. Sizin için tabu haline gelmiş ve canınızı sıkan bu durum, rüyanızda bir kadınla seviştiğinizi görerek yansıyabilir. Benzer durumları özleştirebilir bilinç altınız.

Özet geç piç bölümü:

Gördüğünüz rüyalar, kadınlardan hoşlanıyorsunuz anlamına gelmeyebilir. Bunu gördüğünüz 2 rüyadan anlamak zor. Bambaşka sebepler olabilir.
0
thracia
(14.04.17)
@stewie beğenmedim değil yanlış anladın :) sadece soruyu sormamın nedeni birini aramam değildi demek istedim yanlış anlaşılmamak için.
0
🌸nıç
(14.04.17)
Bütün rüyalar=bilinçaltı

Türk rüya siteleri hep iyi bir haber alacaksın hastalıkların iyileşecek tarzda yorumlar içeriyor ama aslında gördüğün rüyalar senin içinde bulunduğun durumla ilgilidir hep.

İngilizce varsa anlamı bu şekilde belki uyuyordur.

If you are not a lesbian in your waking life, but dream that you are a lesbian, then it signifies a union with aspects of yourself. It is symbolic of self-love, self-acceptance, and passion. You are comfortable with your sexuality and femininity. If, in your dream you abhor the notion of lesbianism, then it represents your fears and rejection of aspects of your own sexuality
0
jazzabel
(14.04.17)
böyle bikaç soru gördüm burda.

babası ile yakınaştığını görüp etkisinden çıkamayan bi duyuru okumuşluğum bile var. oluyor yani. çok takmamak lazım.

ben de zamanında hemcins kuzenimle sevgili olduğumu görmüştüm. hatta bi anda lan ben lezbiyen değildim deyip uzaklaşmaya çalışıyodum kızdan. saçma sapan şeyler işte.

dev örümceklerden kaçtığımı da görüyodum. aynı mantık aynı mantıksızlık.
0
elorelia
(14.04.17)
ne var bunda benim rüyalarım kız meslek lisesinde geçer hep dediydim tıkladıydım ki sizin de kadın olduğunuzu öğrendim.
beynimiz bize çeşitli oyunlar oynar hanımefendi. çocukken yaşanılan bir an,bir filmin içine yerleştirilmiş subliminal bir mesaj vs. bu rüyaları görmek için yeterlidir.çok normal..sizinki bunlardan
biz bazen yokluktan falan görüyoruz. lan 7 milyar insanın yarısı kadın. bazen yok oğlu yok işte. napıcaksın
0
orgyadakull
(14.04.17)
erkekler de görüyor bu tür rüyalar evet. belki bıraktığı etki, sizde bıraktığı etki kadar olmuyordur çoğunda. çünkü erkek!

sebebini bilemeyeceğim maalesef ama yalnızlık, çok çok stresli ve kaçmaya, kurtulmaya çalıştığın zor şartlar olabilir. illa cinsel olarak o tür bir ilgin olduğu ya da bir ilişki yaşayacağın/yaşaman gerektiğine karşılık gelmeyebilir. yine de nasıl yorumlarsan öyle gerçekleşiyor rüyalar.
0
runfor
(14.04.17)
(3)

Takım elbise almak

gkn
Diyelim ki Network'ten takım elbise alacağım. Bu mağazaların hepsinde çeşitler aynı mıdır? Yoksa İstinye Park'taki ürün çeşitliliği ile Viaport'taki ürün çeşitliliği fark eder mi?
Diyelim ki Network'ten takım elbise alacağım. Bu mağazaların hepsinde çeşitler aynı mıdır? Yoksa İstinye Park'taki ürün çeşitliliği ile Viaport'taki ürün çeşitliliği fark eder mi?
0
gkn
(21.03.17)
Outlet ile normal mağaza fark edebilir ancak aynı kategori içindeki mağazalar genellikle aynıdır.
0
cakabo
(21.03.17)
genellikle aynıdır ama mağazanın hitap ettiği kesime göre farklılık olabiliyor. Ayrıca ürünü mağazadan beğenip internet mağazasından almaya çalış genellikle netten ucuz oluyor. terziye yine mağazadan ücretsiz yaptırabilirsin.
0
yaz ayinda grip olan sanssiz genc
(21.03.17)
İstinye Park Network mağazası, tüm Network mağazaları içerisinde ürün çeşitliliği ve derinliği (tüm bedenler gibi) en yüksek mağazadır. Ancak İstinye Park bir sezon mağazasıdır ve dolayısıyla burada sadece sezon ürünleri bulunur. Viaport ise bir outlet mağazası olduğu için eski sezon ürünler (2016 Yaz ve öncesi) ağırlıklıdır.

Sezon mağazında aradığın bedenleri bulma ihtimalin daha fazla, ürünler yeni ama fiyatlar daha yüksek, outlet mağazalarda beğendiğin modelin bedenini bulamama ihtimalin var ama fiyatlar çok daha uygun.

İnternet tabi özellikle eski sezonlar için en iyi seçeneklerden biri. Yeter ki bedenini bul.
0
thracia
(21.03.17)
(4)

Yeni başlayan biri için ufku açacak kitaplar

trevor philipsin dovmesi
Merhabalar, şimdiye kadar hep bilim kurgu,polisiye türünde romanlar okudum. Ancak yavaş yavaş ufkumu açacak edebi eserlere yönelmek istiyorum. Çok bilinen ağır eserler ile başlamak istemedim. Bu yüzden sizden dili çok ağır olmayan, bir nevi geçiş aşaması kitaplar için öneriler bekliyorum. Yarın ilk
Merhabalar, şimdiye kadar hep bilim kurgu,polisiye türünde romanlar okudum. Ancak yavaş yavaş ufkumu açacak edebi eserlere yönelmek istiyorum. Çok bilinen ağır eserler ile başlamak istemedim. Bu yüzden sizden dili çok ağır olmayan, bir nevi geçiş aşaması kitaplar için öneriler bekliyorum.

Yarın ilk işim kitaplardan birini edinip başlamak olacak, tabî okurken ... de güzel kitap önermiş demeyi ihmal etmeyeceğim.
0
trevor philipsin dovmesi
(10.03.17)
Fareler ve İnsanlar - John Steinbeck
Beyaz Geceler - Dostoyevski
0
ms brownstone
(10.03.17)
Tolstoy-Ivan Ilyic'in Olumu

Kisa,kolay,carpici,klasik.
0
qazaqwsx
(10.03.17)
lancelot du lac
(10.03.17)
dorian gray'in portresi - Oscar Wilde

(bkz: the picture of dorian gray)

Su gibi akıp gidecek ve okurken pek çok şeyi kendi kendine sorgulamana yol açacak bir kitap. KEsinlikle denemelisin.
0
thracia
(10.03.17)
(16)

Gececi Tayfa gelin beyin fırtınası yapalım (Ödüllü İsim Bulmaca)

straples
Aga inanıyorum kendime. Güzel olacak. Farklı olacak. Anahtar kelime "üretmek" her zaman olduğu gibi. Üreten kazanır, kalanı kazandım sanır. Velhasıl, benim bir amacım var:Bir Youtube kanalı açmak.Daha önce de duyurudan kafanızı ütüledim affınıza sığınıyorum. Şu (bkz: #991556) ve şu (bkz: #992014) du
Aga inanıyorum kendime. Güzel olacak. Farklı olacak. Anahtar kelime "üretmek" her zaman olduğu gibi. Üreten kazanır, kalanı kazandım sanır. Velhasıl, benim bir amacım var:

Bir Youtube kanalı açmak.
Daha önce de duyurudan kafanızı ütüledim affınıza sığınıyorum. Şu (bkz: #991556) ve şu (bkz: #992014) duyurularda sormuştum ama olmadı, üç-beş cevapla çözemedik düğümü.

Ne istiyorum ben? Güzel bir kanal ismi bulmak.
Aklımdan geçen tüm detayları yazayım:

OLMAMALI
- komik, mizahi
- 3 kelimeden uzun
- tamamı yabancı dil
- klişe, klasik deyim
- söylenmesi zor
- birden fazla Türkçe karakter (ö,ü,ç,ş,ğ,ı) içeren
- aynı isimde başka bir youtube kanalı olması

OLMALI
- zekice
- kelime oyunlu
- bilimi, bilgiyi, merakı çağrıştıran
- üç kelimeden kısa
- söylenmesi kolay
- sembolleşebilecek

OLSA HARİKA OLUR
- iki kelime
- hem kelime oyunlu hem bilimi çağrıştıran
- internette aynı isimde hiçbir hesap olmaması
- içinde hiç Türkçe karakter (ö,ü,ç,ş,ğ,ı) geçmeyen

AKLIMA GELEN AMA VAZGEÇTİĞİM İSİMLER
- üçün beşin hesabı (üç kelime ve 2 farklı Türkçe karakter içerdiği için)
- merak kutusu (aynı isimde bir kanal olduğu için)

Kanalda sıradan gibi görünen konular ince ince araştırılarak, meraklı beyinlere benim ağzımdan anlatılacak. Görüntü ve ses kaliteli olacak. Anlatım görseller ve efektlerle güçlendirilecek.

Örnek aldığım bir kanal: www.youtube.com

"İŞTE BU!" deyip kullanacağım ismi öneren arkadaşa 100 TL'ye kadar herhangi bir şeyi hediye edebilirim. Teşvik olsun diye değil, içimden geçti. Çünkü bir türlü kendimi ikna edemiyorum.
0
straples
(14.09.15)
meraklı beyin
mer'aklı selim
sıradaki bilgi
uykum geldi (bu sonuncusunu kafiyeli olsun diye yazdım)
0
don baba donelim
(15.09.15)
bilsene.
0
devilred
(15.09.15)
profesor straples
0
sayns
(15.09.15)
zerafet aldatır


olası harika olurları dikkate almak istemiyorum.
0
şair eşref
(15.09.15)
bu tarz işlere ajanslar para alıyor. o yüzden yanıt yazılmıyor olabilir.

ben gene best of science diyorum :(
0
headredhead
(15.09.15)
senin aklına gelenleri sıralasan belki biz oylasak?
0
headredhead
(15.09.15)
neden, neden ?

ben bilmem bilim bilir (uzun oldu ama kısası şöyle; bilim bilir )

cevap kelle ( cevat kelle tiplemesinden esinlenerek )

ilk anda bunlar geldi :) belki bir şeyler çağrıştırır.
0
secoone
(15.09.15)
@headredhead
başkası sorsa 100 farklı isim öneririm, kendime gelince bir tane bulamıyorum (terzi, sökük falan)
0
🌸straples
(15.09.15)
bi bulduruverin be roma halkı :(
0
🌸straples
(15.09.15)
bilim ve bilmece karışımı, akılda kolay kalan ve henüz piyasada olmayan--> Bilimece

hayırlı uğurlu olsun.
0
thracia
(15.09.15)
John nash de sollardı
Sight club
0
teutonic-terror
(15.09.15)
valla yazmayacaktım ancak niye cevap vermiyorsunuz dediğiniz için yazacağım. terslemek için değil de beyin fırtınası olsun diye yazıyorum. ben de sıkı bir youtube takipçisi olarak şunu düşünüyorum, youtube kanal isimleri baya önemsiz geliyor bana. severek takip ettiğim kanallara bakıyorum da vsauce, veritasium, cgp grey, hepsi milyon aboneli kanallar olsa da sanki 10 dakikada seçilmiş isimler. daha da neler var aslında. en nihayetinde youtube gibi bir ortamda videonuzun başlığı ve de o önizleme karesi ilginin %99'unu topluyordur diye düşünüyorum hep. bir blog, website, şirket olmadığı için tek satır isimle farklı ortamlarda ilgi toplama kaygısı daha az olabilir. en nihayetinde direk göze çarpan bir içeriğiniz olacak.
0
raikkonen
(15.09.15)
@raikkonen

en güzel cevabı verdiniz, teşekkür ederim.
aslında amacım, kanalın adıyla ilgi çekmek değil, insanların beğendiği videolarım olursa, videonun altına "hangi kanal" diye baktıklarında "kaliteli" görünmesini sağlamak ve akılda kalıcı olmak.
0
🌸straples
(15.09.15)
bizim cevaplar çöpe mi gitti yani, boşuna mı fırtına estirdim beynimde :/ (baba esprileri...)

raikkonen'e ben de katılıyorum, yazıcaktım da yazmadım. günlerdir sorup duruyosun straples, seç birini başla. isim aramaktan ikinci aşamaya geçemedin, bu kadar mükemmeliyetçilikle çok zor iş yapıosundur sen :)
0
sayns
(15.09.15)
hocam, duyuruya gönderme yaparken (bkz: ) değil, (git: ) kullanıyoruz. duyurular görünmüyor yani.

ben halen "beynibesle"yi öneriyorum.
0
whimsical
(15.09.15)
@sayns

maalesef öyle. tüm şartlar hazır olmadan bir işi yapamayışım yüzünden şubat ayından beri bir film izleyemedim mesela. manyağım biraz.

@whimsical

bilgi için teşekkürler. bir isim buldum sonunda :) sizinki de güzel ama o değil.
0
🌸straples
(15.09.15)
(3)

bisiklet önerisi..

ekyil
bisikletten çok fazla anladığım söylenemez. 2 model arasında kaldım diyebilirim.fiyattan bağımsız olarak aşağıdakileri teknik özellikleri bakımından değerlendirir misiniz?http://everestcycles.ie/kellys-cliff-30/http://www.halfords.ie/cycling/bikes/hybrid-bikes-and-classic-bikes/carrera-crossfire-2-m
bisikletten çok fazla anladığım söylenemez. 2 model arasında kaldım diyebilirim.
fiyattan bağımsız olarak aşağıdakileri teknik özellikleri bakımından değerlendirir misiniz?

everestcycles.ie
www.halfords.ie
0
ekyil
(24.06.15)
Hidrolik disk falan salla freni. Ki mekanikmiş daha sıkıntı...

Hafif olsun. Ağırlık yazmıyor...

Şehir içi kullanacaksan amortisör gereksiz yorar.

Tekerleri de daha ince olsun şehir içinde kullanacaksan. Kullanım amacına göre daha farklı önerilerde de bulunabilirim.
0
scent of a pastrami
(24.06.15)
Aslında en önemli şeyi anlamışım, kullanım amacı;

- Genellikle yolda kullanacağım, maksimum 50-70km yol yaparım 1 günde.
- Yol bisikleti istemiyorum, mtb kullanıcısıyım ancak yolda mtb kullanmak çok mantıklı değil, bu yüzden hybrid seçtim.
- Ancak, amortisörün özellikle çukurlu-tümsekli yollarda işe yarayacağını düşünüyorum. Tekerlekler konusunda da hiç bir bilgim yok.
0
🌸ekyil
(24.06.15)
net olarak sabit maşa ve v fren hibrit bir bisiklet almalısın. yolda kullanacağını söylüyorsun, dolayısıyla eğer ön amortisörü olan bir bisiklet alırsan o amortisörün sürekli kilitleyerek kapalı konumda kullanacağına emin olabilirsin. yolda amortisör büyük bir güç ve hız kaybı demek. sena rahat bir sürüş sağlayacağını düşünüyorsun ama tam tersi,amortisör asfaltta senin sadece gücünü emip hızını kesmeye yarar. disk frene zaten girmiyorum bile. direkt olarak ağırlık. hiç gerek yok. v fren her türlü ihtiyacını fazlasıyla karşılar. specialized markasının sirrus model hibrit bisikletlerine bir bak derim.
0
thracia
(25.06.15)
(9)

Casual Tipi Erkek Ayakkabısı Sorunu

harry tuttle
Fiyatı 500 tl'ye kadar verebilirim. Ama ekşi'ye bakınca soğumadan ayakkabı almak imkansızdı. Sizin önerebileceğiniz özellikle "dayanıklı", tabii bir zahmet ergonomik bir ayakkabı modeli var mıdır?Camper'a bakıyorum adam ayağım burkuluyor her sefer demiş vs. dexter diyorum; o eski dexter değil diyor.
Fiyatı 500 tl'ye kadar verebilirim.

Ama ekşi'ye bakınca soğumadan ayakkabı almak imkansızdı. Sizin önerebileceğiniz özellikle "dayanıklı", tabii bir zahmet ergonomik bir ayakkabı modeli var mıdır?

Camper'a bakıyorum adam ayağım burkuluyor her sefer demiş vs. dexter diyorum; o eski dexter değil diyor. divarese diyorsun balon diyor falan filan.

Keyfim kaçtı. Budur diyebileceğiniz, kullandığınız casual bir model?

Beyler :(
0
harry tuttle
(24.06.15)
camper iyidir, kim laf etmişse bok yemiş, kendi ayağına bi baktırsın.
0
loveinaflipbook
(24.06.15)
Sözlüğe ya da duyuruya bakıp iyi yorumlar beklemeyin. Mükemmel olan bir şeye bile bok atma çabası var. Yıllardır şu duyurudayım, daha birisi de "şu güzelmiş" diyenini görmedim.
0
gece pariltisi
(24.06.15)
camper için sözlükte yazılana bakar mısın?

eksisozluk.com
0
🌸harry tuttle
(24.06.15)
Hotiç'ten çok memnunum.
0
arnold schwarzeneger
(24.06.15)
camper kaliteli ve dayanıklı ama bana kalırsa tip fakiri ayakkabı yapıyorlar, camper kalitesinde (ki hatta bence daha kaliteli) ve tasarım açısından zengin model istersen ecco'ya bak derim...
0
Tutesh
(24.06.15)
@harry tuttle, hala ekşisözlük diyorsun dostum. gidip kendin dener misin herhangi bir mağazasında lütfen? ekşisözlük kendini aşağı at dese onu da mı yapıcaksın? tüm entryleri bok atmak üzere olan biirrr sürü insan tanıyorum, kendilerine entel diyorlar, hipster diyorlar, über diyorlar.

bu entry'de bir kere hangi modeli kullandığını yazmamış, her modelin farklı alt taban ve iç taban tipi, mevsimi vs var. botlarını da kullanıyorum, casual ayakkabılarını da. çok farklı ürün yelpazesi var. botlarıyla santim kaymadım kaç senedir. ha gidip de yazlık modelde adam sağanaklar altında, boklar üstünde gezdiyse bilemem. biraz düzgün yürüyebilen, havasına göre ayakkabısını seçebilen insanlar hiçbir ayakkabıda bu tip sıkıntıları çekmezler zaten. bu entryi kriter olarak belirlersen ayakkabı bulamazsın kendine. sadece camper için konuşmuyorum, genele yorabilirsin. yan basmak nedir ya, yemin ederim sesli güldüm, o olay %100 ayakkabıyla alakalı değil bence :D


edit: özür dilerim pelotas başlığına yazmış zaten eleman. ama pelotas'ın da bir sürü alt modeli var incelediysen. benim botlarım pelotas, dediğim gibi santim kaymadım bu zamana kadar. bu kışı hatırlarsanız iyi de kar yağdı...
0
loveinaflipbook
(24.06.15)
Dayanıklılığı arttırmanın en iyi yolu aynı ayakkabıyı uzun süre giymemekten geçiyor. Yoksa öyle parayı basayım hep aynı ayakkabıyı giyeyim 10 sene gitsin falan diyorsan gidip bi çift outdoor ayakabbısı alman gerekiyor. Ama casual olsun istiyorsan 500 liraya bi çift alacağına indirim döneminde 3 çift cillop gibi ayakkabı alırsın. Network'ün ayakkabılarına bak mesela. Büyük çoğunluğu italyan malı. gayet şıklar.Morhipo'da falan indirim denk getirdiğinde 3 çift alırsın o paraya
0
thracia
(24.06.15)
ekşi sözlüğün bir siki beğenmeme timi meşhurdur biliyorsun. beğendiğini al takma milletin ne dediğine
0
argent dawn
(24.06.15)
Ben oldum olası çok çirkin bulmuşumdur Camper’ın modellerini, zevk meselesi tabi.

Ben genelde beta, inci, hotiç, tergan’dan bakıyorum. 200’den fazla da vermem ayakkabıya, bu magazaların outlet avmlerde güzel çeşitleri oluyor.
0
kint
(24.06.15)
(18)

hangi kitabı okumalıyım?

amarikanya fitbolcusu
Elimde şunlar var:Orwell- hayvan çiftliğiBir ekonomik tetikçinin itirafları-2Aldous huxley- cesur yeni dünyaSteinbeck-fareler ve insanlarRichard dawkins-gen bencildirHitler- kavgamSun tzu-savaş sanatıPeynir-suç ve cezaMargaret cheney-tesla anlaşılamamış dahiTutunamayanlar (olayı anlayamadım, başları
Elimde şunlar var:

Orwell- hayvan çiftliği
Bir ekonomik tetikçinin itirafları-2
Aldous huxley- cesur yeni dünya
Steinbeck-fareler ve insanlar
Richard dawkins-gen bencildir
Hitler- kavgam
Sun tzu-savaş sanatı
Peynir-suç ve ceza
Margaret cheney-tesla anlaşılamamış dahi
Tutunamayanlar (olayı anlayamadım, başlarını okuyup bıraktım.)
Albert camus-yabancı
Adam fawer-empati (bu sürükleyiciydi ama ortalarda bıraktım durduk yere, kesin bitiricem)

Şimdi bunlardan en okunası, en güzeli, en elden bırakılamayanı sizce hangisi?

Teşekkür ederim şimdiden.
0
amarikanya fitbolcusu
(23.01.15)
ben açılışı
1. hayvan çiftliği
2. yabancı olarak yapıyorum.
0
sheridans
(23.01.15)
kavgam'ı okuma da ne okursan oku.

hatta cesur yeni dünya'yı okursan sonra bence bir de palahniuk'tan "gösteri peygamberi"ni oku.
0
ron dennis
(23.01.15)
hepsi distopik romanlar,

hiçbirini okuma mindfuck olursun.
0
füt
(23.01.15)
bence de ilk önce "hayvan çiftiği", sonra "fareler ve insanlar".

"savaş sanatı" da vakit kaybıydı benim için. ona sıcak bakamıyorum.
0
m e b
(23.01.15)
hayvan çiftliği ile başla derim ben. hatta okumadıysan önce orwell'ın 1984'ünü oku bence.
0
air
(23.01.15)
kitaplarin bazilari guzel. tutunamayanlar oldukca kotu bir eser. okurken sikilman normal. bayagi overrated bir kitap. nasil bu kadar deger goruyor hala anlayamiyorum/ teen ler arasinda(15-20 yas) oldukca populer

yabanci albert camus nun en sade kitaplarindan birisi. cok piyasa oldu ama okumaktan ali koymasin. begenirsen sisifos soylenini okuyabilirsin. bence en guzel eseri o.

fareler ve insanlar da cok guzel bir kitap. john steinbeckin en iyi eserlerinden birisi. begenirsen yukari mahalleyi de okuyabilirsin. sanirim ingilizcesi tortilla flat olmasi lazim. o da cok guzel.
0
joy luck club
(23.01.15)
fareler ve insanlar ya da hayvan çiftliği.
0
yapma volkan
(23.01.15)
1984'ü okudum.

Kavgam'a da şöyle Bi bakmıştım, ziya gökalp kitabına benziyo ama referans hitler olduğundan yine de şans verip yazdım buraya.

Peynir dediğim Dostoyevski bu arada.

Cidden tutunamayanlar biraz overrated gibi. Bu kadar çok insan beğendiğine göre kesin dandik Bi şeydir ahahsha.

O zaman,

Hayvan çiftliği
Fareler ve insanlar
Cesur yeni dünya
Yabancı

Diye liste yapıyorum. Teşekkür ederim.
0
🌸amarikanya fitbolcusu
(23.01.15)
Bence ilk üç

1-fareler ve insanlar
2-cesur yeni dünya
3-yabancı
0
yok artik daha neler
(23.01.15)
İş Bankası kültür yayınları bendeki.
0
🌸amarikanya fitbolcusu
(23.01.15)
Hayvan çiftliği
0
odiyus
(23.01.15)
gen bencildir ile savas sanati arasinda kaldim.

kitabi anlamakla anlamamak arasindaki kesin ayrimi hep merak etmisimdir.
0
delifaruk
(23.01.15)
mea maxima culpa ile aynı fikirde olmak kendimi her ne kadar tuhaf, hatta kötü hissettirse de bu konuda aynı fikri paylaşıyorum.
0
thracia
(23.01.15)
Tutunamayanların olayını anlayamıyo insan hacılar, roman başlıyor, oku oku oku, 20-30 sayfa okuyosun ama hala olayın ne olduğunu anlayamıyosun. Motive olamıyorum. Daha ince olsaydı bi de, o zaman olayın yakın bi yerlerde bi şeylere dönüşebileceğini hissedip motive olursun ama tuğla gibi de kitap. Her seferinde gora'daki arif'in "ne diyosun ablacım sen?" Tepkisini verip bırakıyorum. Ahahsns
0
🌸amarikanya fitbolcusu
(23.01.15)
Hayvan çiftliği
savaş sanatı
yabancı


Kalanı için numaralandır sonra kura çek
0
indescribable
(23.01.15)
benim sıralama:
Peynir-suç ve ceza(peynir favorimdir, her kitabı efsane)
Orwell- hayvan çiftliği
Steinbeck-fareler ve insanlar
Richard dawkins-gen bencildir
Margaret cheney-tesla anlaşılamamış dahi
0
kuzey li
(23.01.15)
peynir e yarıldım :D:D:D

suç ve ceza +1
0
toujours pure
(23.01.15)
yabancı
hayvan çiftliği
cesur yeni dünya
suç ve ceza
gen bencildir
fareler ve insanlar

hiçbi kitabı da ''at''ma bence
0
shotgunwoman
(23.01.15)
(9)

biraz gülmek ister misiniz? v.2

oinone pe
bu sabahki haber turumda geldiğim yer beni güldürdü sabah sabah. olayın kahramanları` nicole kidman` ve `jimmy fallon`. nicole kidman yıllar önceki tanışma hikayelerini anlatıyor, daha doğrusu jimmy fallon' ı resmen dağıtıyor.izleyin, gününüz şenlensin. http://webtv.hurriyet.com.tr/eglence/komik-vid
bu sabahki haber turumda geldiğim yer beni güldürdü sabah sabah. olayın kahramanları nicole kidman ve jimmy fallon. nicole kidman yıllar önceki tanışma hikayelerini anlatıyor, daha doğrusu jimmy fallon' ı resmen dağıtıyor.

izleyin, gününüz şenlensin.

webtv.hurriyet.com.tr
0
oinone pe
(08.01.15)
:) benim çok hoşuma gitti. hadi olayı anlamadın, o kadar güzel bir kadın var evinde, bari onunla ilgilen, oyun oynamak neymiş?
0
🌸oinone pe
(08.01.15)
ahahaha :) çok iyi ya, adam şok geçirdi valla. Yazık ya, neyi teptiğinin de farkında :) Yalnız nicole kidman 7 yaş büyükmüş ondan :)
0
arockm
(08.01.15)
ahahahah şahaneymiş hakkatten. Jimmy programa devam edebildi mi acaba.
0
thracia
(08.01.15)
fake geldi bana ya. amerikanların zaten abartılı mimikleri var, burda çok daha abartılı şekilde, şaşkınlıkları da öyle.
0
sayns
(08.01.15)
n. kidman' ın mahcubiyeti gerçekti bence.
0
🌸oinone pe
(08.01.15)
nikol kidmın bu kadar sempatik bi yaratık mıydı ya çok datlı :3

sunucunun parmağındaki yüzüğü görene kadar ehahaha diye gülüyodum sonra suratım değişti img4.wikia.nocookie.net
0
emirkulu2
(08.01.15)
çok güldüüüm çok da ihtiyacım vardı gülmeye :D sağol @oinone pe
0
kakamelsokoban
(08.01.15)
Bazen böyle hikayeleri uyduruyorlar da, her türlü çok sevimliler ya. Jimmy Fallon'ın dağılması çok komikti gerçekten. Bir de bir kadın olarak Nicole Kidman'a da bayılıyorum küçüklükten beri. Ne kadar tatlı yahu!
0
aychovsky
(08.01.15)
nicole rüya gibi.
0
cemiyetin unlu simasi
(08.01.15)
(9)

islam - savaş - kadın - cariyelik vb.

siradisi00
Selamlar gençlik, Şimdi bildiğim kadarı ile savaş sırasında müslüman bir ordu karşı tarafın gayri müslim kadınlarını cariye olarak ele geçirebiliyor. Böyle bir dini hakları olduğunu sanıyorum. Nette de bunu doğrulayan kaynaklar buldum ama emin olamadım. Sorularım. 1- Gerçekten de savaşlarda kadınlar
Selamlar gençlik,

Şimdi bildiğim kadarı ile savaş sırasında müslüman bir ordu karşı tarafın gayri müslim kadınlarını cariye olarak ele geçirebiliyor. Böyle bir dini hakları olduğunu sanıyorum. Nette de bunu doğrulayan kaynaklar buldum ama emin olamadım. Sorularım.

1- Gerçekten de savaşlarda kadınları ele geçirip köle/cariye yapabiliyor muyuz?
2- Yapabiliyorsak kuran'daki hangi ayete ya da hangi hadise dayanarak yapabiliyoruz? Kaynak verirseniz çok sevinirim, macar arkadaşıma göndercem. Mümkünse ingilizce.
3- Işid'in kadınları köleleştirmesi sıkıntı oluşturunca Bagdadi "efendim biz bunları kitaplarımızda okuduk. kuran'da geçiyor" tarzı bir şeyler söyledi. Bagdadi neye dayanarak bunu söyledi - söylemiş olabilir?
4- Yorumlamak istediğiniz kısımları buraya yazın.

Not: Amacım islamı eleştirmek, yerden yere vurmak ya da yüceltmek değil. Öyle bir derdim yok. Sadece bugün yabancı arkadaşlarla olan sohbetimizde konusu açıldı.
0
siradisi00
(08.01.15)
Şu an yapamazsın dünyada kölelik sistemi yok.

Sorularla islamiyet sitesinde bi soru vardı, yurdumuza gelen yabancı kadınlar teslim oldukları için cariye yapabilir miyiz diye asfsfsdsd

Hoca cevap olarak yardırmıştı ordan biliyorum.
0
emirkulu2
(08.01.15)
nisa 24:
(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
0
domates yiyom
(08.01.15)
Nisa Suresi 24. ayet: “Savaşta esir olarak ellerinize geçen cariyeler dışında, tüm evli kadınlarla evlenmeniz de Allah’ın yasasıyla size haram kılınmıştır.”

valla genelde ışid'e bok atılır ama adamların yaptığı her eylemin kuran'da yeri var aslında, yani neden yapıyorsun diyo sorsak adamlar açar kitabı gösterir tek tek.
0
ruhi bir banyo
(08.01.15)
Beni niye beğenmedin hayırdır
0
emirkulu2
(08.01.15)
@emirkulu2 şu andaki sistemin önemi yok ki. sonuçta din evrensel. zaman ve mekandan bağımsız.

ışid kölelik sistemi uyguluyor mu? kendince uyguluyor.

zaten merak ettiğim kısım gayrimüslimlerin cariyelik hususu. nette tartışılmış, birkaç ayet de verilmiş ama net bilgi edinemedim henüz.
0
🌸siradisi00
(08.01.15)
bu hamur çok su götürür de
benim diyeceğim 2 nokta var
1- şu andaki sistemin önemi yok ki. sonuçta din evrensel. zaman ve mekandan bağımsız.
diye birşey yok. islam pek çok konuda hem genel çerçeve çizmiş hem istikamet belirtmiştir hem de kuranda her bir şeyi tüm koşullarıyla açıklamamıştır kuranda yer alan şeyler tercümeye/yoruma/açıklamaya çoğu kez muhtaçtır (içkinin başta değilken medinede yasaklanması gibi, nikah mevzusu gibi) kölelik/cariyelik kaldırılması teşvik edilen, desteklenmeyen bir sistemdi ve günümüzde bu sistem artık kalkmışsa -ki kalktı kabul ediyoruz- "ama şu ayete göre -ki onu nasıl anlayacağımız da ihtilaflı-islamda bu var o zaman uygulayalım" demek dinin ruhsatına girmez. bunu da ben uydurmuyorum cevaz vermiyor bilen insanlar. Aynen 4 eşlilik ruhsatı olması ancak adalet sağayamazsınız kalkışmayın buna denmesi gibi.
2 -islamda ulu'l emre itaat diye birşey var.
yani hangi ülkede yaşıyorsan o ülkede hakim olan devlet yönetiminin getirdiği kurallara riayet etmek farz değilse de tavsiye edilen bir tutum. Bu ülkede mehir koşulu sağlanmak şartıyla resmi nikahın dini nikah hükmünde olması gibi, kadınların miras ve şahitlikteki durumları, kadının babaya ya da kocaya tabi olmak zorunda olması gibi pek çok konuda müslümanlar ulu'l emre itaat ediyor.
şimdi bu koşullarda bugünün dünyasında cariyeliğe izin var hadi düşman kadınlarını kendimize köle edelim demek çok çağdışı, islamla da örtüşen bir bakış açısı değil.
Amaaa işte gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere. ortada savaş altında bir ülke var... :("savaş hukuku" diye birşey modern dünyada bile varken, bilmiyorum yukarıda yazdığım şeyleri savaş ortamında iddia etmek ne kadar mümkün, gerçekçi olalım biz almasak o kadınların gideceği bir yer bile yok... pek çok insan oraya para ve kadın için gidiyor. adam elbette bir şekilde kendine bir dayanak bulacak, buna şaşmamak lazım.
daha başka bir mevzu ise..ortada savaşan bir müslüman-kafir ordusu/devleti yok ki..neye dayanıp daru'l harb hükmü uyguluyor bu adamlar ona kafam hiç basmıyor.
0
niye ama
(08.01.15)
istesen sen de uygularsın sorun değil ki. al ben seni köle yaptım diyip birini bodruma atsan, gökten yıldırımla çarpılmıyorsun. ışıdinki de öyle. hatta her yaptıkları iş öyle. insan öldürmenin dinde yeri yokken masum adamları din için katlettiklerini söylüyorlar.

dinin evrenselliğiyle ne alakası var? içtihat diye bir olay var sonuçta. o zaman öyle yaşanmış diye arabistandan hurma yaprakları getirip üstünde yaşamıyoruz.

Aha sana konuyla ilgili ilahiyatçı cevabı www.sorularlaislamiyet.com

Soru: Günümüzde cariyelik sistemi tatbik edilebilir mi; bu zamanımız şartlarına göre caiz mi?

Cevap:
Değerli kardeşimiz;
İslam'ın amacı hazır bulduğu köleliği devam ettirmek değil, önce durumlarını düzeltmek, sonra ortadan kaldırmaktır. Bugün köleliği devam ettirenler, İslam'ın maksadına aykırı davranmış ve İslam imajına zarar vermiş olurlar.

Tarihî bir hadise olan cariyelik müessesesi günümüzde hiçbir şekilde tatbik edilmemektedir.

İslâm gerek kölelerin, gerek câriyelerin hürriyetlerine kavuşturulmaları konusunda teşvikte bulunmuş, ayrıca bir çok suça keffaret olarak azâd edilmelerini öngörerek hürriyetlerine kavuşmaları için gerekli yolları çoğaltmıştır.

Câriyelik ve kölelik, İslâm adına Müslüman olmayan toplumlarla yapılan savaşların ortaya çıkardığı bir kurum olup, günümüzde ortadan kalkmış bulunmaktadır. devamı linkte


bak bu da geçen kasımda sorulmuş, ışıdın yaptığı olaydan bahsediyo www.sorularlaislamiyet.com

islam köleliği mi kaldırmış hadi ordan diyenlere de şu www.sorularlaislamiyet.com

edit: ilk yazdığımda bahsettiğim soru tam bu değildi ama benzeriydi, cevap çok sertti belki kaldırmışlardır bulamadım www.sorularlaislamiyet.com

soru:Memleketimize gelen gayri müslim bayanlarla cariye ilişkisinde bulunulabilir miyiz?

(hıyara gel hıyara. al işte olay nası kıçından anlaşılıp menfaate çevrilir görün duyun. kalk iki rekat namaz kıl desen kılmaz, dine uygun karı şetmek için gitmiş fetva almaya çalışıyo pezo)

cevap: Değerli kardeşimiz;
Cariyeler savaş esirleridir. Memleketimize gelen gayri müslim kadınlar ise, izin ile gelmişlerdir. Yani bunlar memleketimizde emniyetle dolaşma hakkına sahiptirler. Bu bakımdan bu kadınları cariye diye nitelendirmek doğru olmadığı gibi, onlara zarar vermek de cazi değildir.
0
emirkulu2
(08.01.15)
soru geçmiş - günümüz karşılaştırması noktasına gitmiş ne yazık ki. bu başlık kalsın. ben yeni soru sorayım en iyisi.
0
🌸siradisi00
(08.01.15)
@emirkulu2 cariye ve köle olarak alıkoymayı içtihatle açıklayarak o zamanların şartlarında öyleymiş demek bilgi eksikliği oluyor. Cariyeliğin, islam adına müslüman olmayan toplumlarla yapılan savaşların ortaya çıkardığı bir kurum açıklaması ise komik. Cevap verenin sanki cariyelik mecburen çıkmış gibi, onu da müslüman olmayanlarla yapılan savaş diye yumuşatarak ve savaşların çıkardığı sonuç diye sorumluluğu üstünden atarak anlatmaya çalışma çabasına güldüm.

içtihat var diyerek sanki o zamanın şartlarında böyle olması gerekiyordu diye kendinizi ikna edebilirsiniz ancak birazcık Eski Yunan edebiyatı, İncil, eski Hint edebiyatı, Talmud, Buddha vs araştırmış olsaydınız, o zamanın şartlarının inandırılmak istendiği kadar boktan olmadığını da görürdünüz. Dünyanın yarısına hükmeden iskender, Agustus gayet tek eşle idare etmişler. İsa, buddha, zerdüşt örneklerinde de öyle iyilik yapmak için cariye etmeler, himaye etmek için köle yapmalar falan göremiyoruz. Dönemin şartları buydu diye kendimizi kandırmayalım.
0
thracia
(08.01.15)
(7)

tartışalım - e-ticarette insan kaynaklarına ihtiyaç var mıdır?

a darkness coming
sor başlıkta. ekşisözlüğün ve dolayısıyla duyurunun insan kaynaklarını pek sevmediğini biliyoruz. yine de bu konuda neler düşünüyorsunuz merak ediyorum.ödevime de yardımcı olacaksınız bir yandan. öyle düşünebilirsiniz.
sor başlıkta. ekşisözlüğün ve dolayısıyla duyurunun insan kaynaklarını pek sevmediğini biliyoruz. yine de bu konuda neler düşünüyorsunuz merak ediyorum.

ödevime de yardımcı olacaksınız bir yandan. öyle düşünebilirsiniz.
0
a darkness coming
(25.12.14)
Belli bir yerden sonrasina katirlarla mi devam edeceksiniz, nedir?
0
nooneatall
(25.12.14)
İnsan kaynaklarına her yerde ihtiyaç vardır. İnsan kaynaklarının varlığı sayesinde hiç bir şeyden kuşkulanmayan mavi yakalıyı ''bak seni beyaz yakalı yapıcam ama bu maaş böyle sürmeli'' diye kandırabilir, kanını emebiliriz.

Yaşasın patronlar birliği.
0
anonymice
(25.12.14)
@nooneatall

ben sadece ortaya bir soru attım. açıkcası patron-çalışan ilişkisinde insan kaynakları faktörünü inceliyorum. sarkastik yorumlardan ziyade yapıcı yorumları tercih ederim.
0
🌸a darkness coming
(25.12.14)
ihtiyaç var mıdır? garip olmuş. şuan bütün eticaret firmalarında irili ufaklı HR departmanı var. var zaten ve çalışıyorlar ihtiyaç meselesi saçma olmuş.

bu kadar adamı kim alacak şirkette etkinlikler olsun yeni işe girenin osuyla busuyla ilgilenme olsun kim yapacak bunları. kim performans ölçüp çalışanı değerlendirecek. patron mu?
0
fukka
(25.12.14)
:) peki, ozurler. Henuz 5 aktif calisani olan, agustos ayinda kurulmus bir danismanlik/yazilim sirketi sahibiyim, 4 danismanim sabit yerlerde calisiyor, bir yeni satis sorumlusu ve bir yeni danisman almam gerekiyor ve hem secimler hem de operasyonel yuku acisindan bir insan kaynaklari kisisine/departmanina sahip olmayi deliler gibi isterdim. E ticaret konusunda ne kadar fark vardir bilemem, ama sonucta calisan olmasi gerekiyorsa ik da olmasi gerekiyor.
0
nooneatall
(25.12.14)
insan kaynaklarına burada bile ihtiyaç var. baksana garip bi moderatörümüz var kim işe almış bunu. ik'dan nefret etme sebebimiz içinde salak insanlar olması
0
divit
(25.12.14)
e-ticareti sadece markafoni gibi private shopping siteleri ya da hepsiburada, gitti gidiyor gibi siteler üzerinden değerledirmemek gerek. Bu gün perakende sektöründe firmaların yüzde %80'i kendi e-ticaret sitelerine sahip ve bu oran 2012 yılında %50 ler civarındaydı. Yani kısaca perakende sektöründe yer alan her firma aynı zamanda e-ticaret sektörünün içinde. Dolayısıyla insan kaynaklarının burada önemi başka bir hal alıyor. Neden? Çünkü;

Perakende sektöründe yer alan bir firma olduğunuzu düşünün. Bir e-ticaret sitesi açtığınız zaman, sitenizi besleyecek olan pek çok ayak olmalı. Ürünlerinizin sitede yer alabilmesi için gereken ürün tanımından tutun da marka kimliğinize kadar hemen her departman konuya dahil olacak. Normalde, önce konu ile ilgili bir e-ticaret departmanı kurulacak ve bu departmanda ilgili ayakları yönetebilmek için lojistik, crm, grafik vs gibi işleri yürütecek kişiler tahsis edilecek. Daha sonra, dünyadaki muadillere baktığınızda, bu kişiler şirketteki ilgili departmanların içerisine yerleştirilerek (crm işleri ile ilgilenen kişinin crm departmanı bünyesine alınması gibi) marka bir omnichannel haline dönüştürülecek. (Bu vizyon henüz ülkemizde görülen bir durum değil)

İşte bütün bu değişimlerin içerisinde ciddi bir insan kaynakları operasyonu da bulunuyor. Ama tabi ki bu bahsettiklerimiz paralel evrende gerçekleşen durumlar. ülkemiz sathında insan kaynakları genel müdürün üfledği düdük olmaktan kendilerini kurtarabilirlerse müreffeh yarınlar da bizi bekliyor.
0
thracia
(25.12.14)
(22)

Kereviz sapı neden yok yahu?

no christ requires
neden sadece kokunu satiyorlar, ben saplarini da yemek istiyorum kitir kitir. Turkiye'de satilmiyor herhalde, napiyorlar peki atiyorlar mi? oha
neden sadece kokunu satiyorlar, ben saplarini da yemek istiyorum kitir kitir. Turkiye'de satilmiyor herhalde, napiyorlar peki atiyorlar mi? oha
0
no christ requires
(25.12.14)
hepsini ben alıyorum pampa. kereviz sapının bendeki anısı büyük.
0
mayeskuel
(25.12.14)
pazara erken gidersen bulabilirsin. tezgahta temizleyenleri görüyorum çünkü.
0
seksen9
(25.12.14)
Kereviz sapında uyuşturucu madde varmış o yüsden satmıyollamış.
0
anonymice
(25.12.14)
saplı satılıyor ancak o yabancı yemek programlarında gördüğümüz başka bir cinse ait olsa gerek, onlardaki gibi saplara sahip kereviz görmedim ben daha.
0
uykusunu yakalayan adam
(25.12.14)
taze değildir, ondan sapı keserler
0
kahve kokusu
(25.12.14)
Semt pazarlarına organik pazarlara git. Izmirdeyim genelde sapı ile satılıyor
Göçmenlerin yogunlukta olduğu yerlerden bak bir.
0
ground
(25.12.14)
Ben sapiyla aliyorum hep pazardan..zaten kerevizi yapraginin kokusu icin aliyorum desem yalan söylemiş olmam.
0
saklisecilmemis
(25.12.14)
Amerikan filmlerindeki kereviz sapi konulmuş domates suyu bardağı ambiyansini yaşamak için arıyorum ben de ama bulamıyorum.
0
nereye bu gidis
(25.12.14)
mea maxima culpa
(25.12.14)
benim alıveriş ettiğim markette sapı yaprağı her şey oluyor. yemekte de güzel oluyor.
0
air
(25.12.14)
bizim bildiğimiz kereviz "root of celery" diye geçiyor İngilizcede.

o senin aradığın kereviz sapı ise "head of celery"
0
mea maxima culpa
(25.12.14)
bunlar işte hep amerikanın oyunu. ama orda nefret ederlerdi bundan ki
0
difdiringi
(25.12.14)
Çünkü benim gibi ipneler saplarını koparıp cebine atıyor da ondan. Sonra gelsin çorbalar...
0
thracia
(25.12.14)
Tr yi istanbuldan ibaret sananlar icin evet tr'de satilmiyor ama diger tum sehirlerde pazarlarda var
0
la noix
(25.12.14)
carrefour'da var, migros'ta var. daha dun aksam corbasini yaptım :)
0
boozedin
(25.12.14)
nası yani, siz kerevizi sadece kök olarak mı alıyorsunuz? mareketlerde, pazarlarda hep kökü ve yaprakları birlikte satılıyor burada. (izmir)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.14)
@filozof bunlar kerevizlerin üzerindeki yapraklar değil.
0
mea maxima culpa
(25.12.14)
mea, aynı şey onlar. kökü yapraklardan ayırıp ayrı olarak da satılabilir, saplarıyla birlikte bütün olarak da.
bizim geleneksel olarak alıştığımız sistem bütün satılması. ayırıp satmak yeni moda oldu, son zamanlarda büyük marketlerde bir iki defa denk geldim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.14)
google bile şaşırıyor, kereviz diyorum araya enginar resmi koyuyor te allam.

kereviz şu:
www.hepsitaze.com

enginar da şu:
www.google.com.tr
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.14)
linki ikinci kere veriyorum. bizde bu kadar uzun saplı kereviz yok. bunlar ayrı satılıyor. bunlar kerevizlerin üzerindeki cılız yapraklar değil.

www.google.com.tr

bakın şu şekilde kereviz var mı sizin pazarda?

www.google.com.tr

benim gördüklerim böyle cılız oluyor

www.google.com.tr
0
mea maxima culpa
(25.12.14)
bu arada ekleme yapayım. hiç merak edip almadım poşette ayrıca satılan bu kereviz saplarını.

bu duyurudan sonra farz oldu. bulursam alıp tadına bakacağım. 3-4 liralık bir şeymiş zaten.
0
mea maxima culpa
(25.12.14)
evet mea'cım bizdeki kerevizler tam da www.google.com.tr deki gibi. sapları uzun. yeni pişirmesem resmini koyardım. kökünu rendeleyip yoğurt+mayanez+cevizle karıştırıp salata yaptım, saplarını atmadım iki gün sonra etli terbiyeli yemek yaptım.

bizim kadınlarımız o sapları pek kullanmadığı için sapsız almaya çalışıyorlar. eskiden "sapları koparmayalım hanımlar" diye uyarırlardı hatta satıcılar. kadınlar saplara boşuna para vermek istemez koparıp ataya çalışanlar olurdu. şimdilerde satıcılar da sapları atmaya başladı demek ki. kökün üzerinde bir iki dal bırakıyorlar. bir iki markette gördüm ben de. halbuki sapı çok lezzetli ve faydalı kerevizin.
bizim kadınlar kereviz sapını patlıcan turşusu kurarken kullanırlar bir de izmir'de etli yemeğini yaparken bir iki dal eklerler.

şimdi baktım da bir de sap kereviz diye yetiştirilen, kökü saçaklı bir kereviz çeşidi varmış. (ilk linktekiler) onun sapları daha enli, daha sulu kütür kütür oluyormuş. sanırım senin bahsettiğin kereviz sapı o.
o bizim buralarda pek olmuyor olsa olsa ithal ürün satan yerlerde olur veya kendin yetiştircen.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.14)
(4)

cin'i neyle içeyim?

le fate ignoranti
evde sprite, soda, esmek şeker ve portakal suyuyla hazırlıyorum bunu hep. başka neyle güzel gidiyor? kırmızı meyveli meyve sularıyla falan nasıl olur ki? değişik tarifleri olan var mı? cin kokteylleri bakınızı vermeseniz pek güzel olur :)
evde sprite, soda, esmek şeker ve portakal suyuyla hazırlıyorum bunu hep.

başka neyle güzel gidiyor? kırmızı meyveli meyve sularıyla falan nasıl olur ki? değişik tarifleri olan var mı?
cin kokteylleri bakınızı vermeseniz pek güzel olur :)
0
le fate ignoranti
(12.12.14)
tonik al bi şişe
0
erty_ksk
(12.12.14)
tonik şğrenç bi tat bırakır ağızda çünkü glikoz şuruplu. ben toniğe katlanamıyorum. türk kızılay'nın limonlu sodası şurup içermez. inceyse üç kalınsa iki parmak cin üstüne bi şişe soda. miss. her şeyle denedim unun tadına başka bişeyle varamadım.
0
mula
(12.12.14)
çok rica ediyorum schweppes bitter limon ile deneyin. şöyle uzunca bir bardağa koyun. pipetle ve buzla için. çok kişiye alıştırdım. canım çekti :(
0
hushhush
(12.12.14)
bol buzu poşete koyup mutfak tezgahına vura vura ufalayın. mojito bardağı büyüklüğünde bir bardağın 3 te ikisini buzla doldurun. üzerine taze nane yaprağı esmer şeker schweppes better lemon ilave edip cin ekleyin. karıştırın. işte fresh yaz içkiniz hazır
0
thracia
(12.12.14)
(8)

bu pierre abi nasil bi insan ya :D

ray simenov
Pierre woodman'dan bahsediyorum. Tipini gorsen tam dayi, aczini acinca tam bir dallama fransiz ama adam sanat yapiyo ya. Kizcagizlara yapmadigini birakmiyo ama hepsi de aksiyondan sonra sevgiyle sariliyo adama. Valla helal. Sirri nedir abi bunun? Bonus: fökin biiç. Saveee(fransizca birşeyler)
Pierre woodman'dan bahsediyorum. Tipini gorsen tam dayi, aczini acinca tam bir dallama fransiz ama adam sanat yapiyo ya. Kizcagizlara yapmadigini birakmiyo ama hepsi de aksiyondan sonra sevgiyle sariliyo adama. Valla helal. Sirri nedir abi bunun?

Bonus: fökin biiç. Saveee(fransizca birşeyler)
0
ray simenov
(12.12.14)
Örneklerle açıklayayım;

-Filmlerde öldürülen insanlar gerçekte ölmüyor.
-Filmlerde birbirlerine aşık olan insanlar gerçekte de birbirine aşık olmuyor (genelde)
-Pierre Woodman da kurguya dayalı bir iş yapıyor. Yani o kadınlar kendilerine neyi nasıl ve ne şekilde yapmaları söyleniyorsa onu yaparak o kurguya dahil oluyor.

Özet: Aslında ip var.
0
thracia
(12.12.14)
Geyiğin içine sictin einstein
0
🌸ray simenov
(12.12.14)
Pierre woodman ile ilgili cok efsane bi yorum vardir, aklıma geldikce hala kahkaha atarim;

"Cehennem diye bir yer varsa, ilk gidecek adam Woodman olurdu".
0
archely
(12.12.14)
@thracia

İp var diyon da adam hilti gibi mübarek.

Öyle birşeyde numara nasıl yapılır ki.

Deseler sana iş buldum, pierre abinin hilti gibi çalışan, sallanan taşaklarını tutacan. gider tutarım.
0
zbrs
(12.12.14)
@zbrs Kimse bilmez ama Pierre Woodman aslında lars von trier ile birlikte dogma 95 manifestosunu yazan adamlardan biridir. Daha sonra Pierre Woodman yaşadığı mali sorunlar sebebiyle porno sektörüne girmiş ancak çektiği tüm filmleri de dogma95 ekolünde çekmiştir. Özel hayatlarında da lars von trier ve pierre woodman iyi arkadaştır ve pierre filmlerindeki gibi kıllı bir ayı değil, yenilikçi sinemaya öncülük eden son derece entellektüel bir insandır.
0
thracia
(12.12.14)
ben bu adamın niye bu kadar abartıldığını anlamıyorum. adam iyi skiyor affedersin yani olay bu. pierre woodman gibi milyon tane adam vardır dünyada. gözünüzün önünde yapmıyor diye 7 milyar insanın hiç sçmadığını mı düşünüyosunuz mesela? hepsi kurgu yani, sanki pierre sokaktan kız çevirip skiyomuş gibi konuşuyosunuz. kıl oluyorum böyle tiplere, osbir çekmekten beyinleri sulanmış "ABÜÜ X NASI SKİYO ÖNÜNE GELENİ" diye konuşuyolar.
0
pescador
(12.12.14)
valla yerinde olmak isterdim ne diyim.
0
fransizkalanadam
(12.12.14)
Olm işyerinde arattırıyonuz böyle isimleri :/
0
oldboy
(12.12.14)
(151)

Ekşi duyuru 30+ zirvesi

old possum
Valla azınlık olduğumuzu biliyorum ama bizim canımız yok mu gençler? Biz de yapalım bir zirve. Haydi hayırlı uğurlu olsun :)Yer, İstanbul diyorum. Katılım olursa, zaman ve mekanı belirleriz hep birlikte. Konsept 30+ evet, katılım herkese açık ama sonra vay teyzeler amcalar vardı demeyin, döverim :)
Valla azınlık olduğumuzu biliyorum ama bizim canımız yok mu gençler? Biz de yapalım bir zirve. Haydi hayırlı uğurlu olsun :)

Yer, İstanbul diyorum. Katılım olursa, zaman ve mekanı belirleriz hep birlikte.

Konsept 30+ evet, katılım herkese açık ama sonra vay teyzeler amcalar vardı demeyin, döverim :)

Arkadaşlar anket sonuçlarına göre, zirve 27 Aralık akşamı Kadıköy'de yapılıyor.

Mekan arşatırmasına başlıycam, önerilere açığız.
0
old possum
(11.12.14)
28+ yapsaniz, biz de gelsek?
0
damdanakan
(11.12.14)
35 üstü bastonlarınızla konuşursunuz ancak nerden bulcan zirve yapcak çoğunluğu. 30 yapaydın ya şunu hay abim/ablam
0
emirkulu2
(11.12.14)
olmaz. emirkulu 35liklerin zirvesine gitmiş dedirtmem
0
emirkulu2
(11.12.14)
Doğru 30 yapayım, yoksa iki, üç kişiyi geçmiycez :)
0
🌸old possum
(11.12.14)
+1'im pek sevgili zevcem ile katılacağım zirve. istanbul için oyumu kullanıyorum.

kulağım duymamış, bir de istanbul'a oy vermişim. old zaten yeri söylemiş. yaşlılık işte :P
0
pisiklet
(11.12.14)
Eşinizi de getirin, negzel :) Ben de getiririm.
0
🌸old possum
(11.12.14)
yav 30 ve bekarlar mı yapsaydık şunu. eş meş diyolla :( :P
0
emirkulu2
(11.12.14)
Ahan da geldim. Katılırım. :)
0
aychovsky
(11.12.14)
Ben de katilirim. Şahane olur :)
0
damdanakan
(11.12.14)
kocaeli'de yaparsanız neden olmasın ^^

(ayağıma çağırmıyorum, yanlış anlamayın :P)
0
devilred
(11.12.14)
4 sene sonra gelirim, biryere ayrilmayin.
0
delifaruk
(11.12.14)
gagraya gelirseniz yapalım :( senenin bu zamanı gagra çogüzel olur.
0
namus ninjası
(11.12.14)
kapıda kimlik kontrolü yapılmayacak ise 28.7 ve 29.5 olarak geliyoruz devorgilla the gunslinger ile. :)

kişisek rica: sigara içilmeyen bir yer olsun noolllluuurrrr!
0
kaymaktutmayansicaksut
(11.12.14)
Katılmaya çalışırım.
0
nereye bu gidis
(11.12.14)
İstanbulsa ben gelirim
0
sormayın bana sen o musun diye
(11.12.14)
beni de sayın yaşlı zirvesine:D
0
hatunun biri
(11.12.14)
nerde ? ne zaman?
0
for the record
(11.12.14)
Kızlardan sonra +30 lar haydi hayırlısı :)

Güzel bir konser olsa da metalciler olarak buluşsak..
0
redeath
(11.12.14)
Arkadaşlar, Beşiktaş ya da Taksim diyorum ne diyorsunuz? Merkezi olması açısından. Ben Çengelköy'den gelcem mesela.

Zamanı da yılbaşından önce mi sonra mı olsun? Gündüz mü olsun, akşam mı? Haftasonu olacağı kesin de. Pazar günü olmasın mesela, yaşlı insanlarız dinlenecez :)

Bakın kahvaltı iyi fikir. Hani pazar olmasın dedim ama olabilir de.
0
🌸old possum
(11.12.14)
kahvaltı organizasyonu olabilir belki.
0
kakao
(11.12.14)
bu ne ya bedelli askerlik gibi alaksjsk. ben de katılabilirim:)
0
sta
(11.12.14)
taksim vs kadıköy olarak oylayabiliriz bence
0
pisiklet
(11.12.14)
Geçen günkü zirveye gelemedim, buna gelmeyi çok isterim.
Beşiktaş olursa çılgın atarım :)
0
charlesbukowskiineksi
(11.12.14)
Kadıköy olsa?
0
nereye bu gidis
(11.12.14)
her hafta bir adet zirve düzenleyen birisi olarak engin tecrübelerimle gelirim.

bulunmaz eleman olurum. sıkı durun benimle teyze diye dalga geçen tayfa :)
0
mea maxima culpa
(11.12.14)
Avrupa yakası olursa çok iyi olur.

Beşiktaş diyenler için akaretlerde birkaç güzel mekan var.
0
mea maxima culpa
(11.12.14)
Kahvalti zirvesi olmasa? Haftasonu calisiyorum, aksam zirvesi yapsak çok mutlu olurum.
Gerçekten katılmak isterim.^^
0
damdanakan
(11.12.14)
akşam iş çıkışı olursa daha iyi olur. Beşiktaş ya da metro güzergahı.
0
mea maxima culpa
(11.12.14)
ruhu 30+ olanlar da katılabiliyor mu? swh
0
tescillimarka
(11.12.14)
cumartesi günü çalışan arkadaşlara, pazar günü akşamı da benim gibi çocuklulara zor olacağını düşünürek, oyum pazar kahvaltısına.
0
pisiklet
(11.12.14)
Tercihim akşam zirvesinden yana. Cuma ya da Cumartesi akşam olsun ki dileyen tüm gece otursun, dileyen şöyle bir uğrayıp devam etsin. Böylece kahvaltıda olduğu gibi belirli bir saatte sıkışmak zorunda kalmasın kimse. Mekan olarak da birbirimize sesimizi duyurabilmek için sesimizin kısılmayacağı, iki kadeh yuvarlarken laflayabileceğimiz ama öyle tepende 3 tane garsonun dikilip gözünün içine bakmayacağı, gayet ortalama sıradan herhangi bir yer olabilir.

Zirvenin konsepti 30+ olabilir ama elbette herkese açık olmalı. Aksi taktirde ortamın geriatri polikliniğine dönme ihtimali var.
0
thracia
(11.12.14)
istanbul'da olsam kesin gelirdim. ancak şubat'ta orada olacağım maalesef :(
0
lily briscoe
(11.12.14)
25+ yapın olmaz mı:)
0
isadora
(11.12.14)
Olmaz arkadaşlar. 30+ yapıyoruz ama gelmek isteyen gençler de katılabilir tabii kovacak halimiz yok.
0
🌸old possum
(11.12.14)
89lular kim ki :(
0
seksen9
(11.12.14)
e gelebilirsiniz diyor ki @old possum. gelsin isteyen.
0
mea maxima culpa
(11.12.14)
ama 30+ zirvesi olacak ona göre, sonra biz azınlık kalmayalım.

Adı üstünde 30+
0
🌸old possum
(11.12.14)
Yavaş yavaş tarihi de konuşmaya başlasak mı?
0
pisiklet
(11.12.14)
Ben Aralık 26, 27 akşamı gibi düşünüyorum ama yılbaşından sonra da olabilir.
0
🌸old possum
(11.12.14)
yılbaşından sonrası daha uygun olur bana. kadıköyde olursa gelebilirim
0
sta
(11.12.14)
O zaman, yer ve zaman hakkında bir oylama anketi hazırlarım. Neticeye göre belirleriz artık. Yalnız yarından önce hazırlayamam. Elimde işler var, arkadaşlar.
0
🌸old possum
(11.12.14)
cumartesi olsun, kadıköy olsun...
0
late viper
(11.12.14)
Avrupa yakası. taksim Beşiktaş, metro güzergahı diyorum. ulaşım açısından.

Kadıköy olmasın biz Avrupalıyız.
0
mea maxima culpa
(11.12.14)
denizli'ye gelin:(
0
yalnux
(11.12.14)
ben de gelebilirim duruma göre.
0
icemint
(11.12.14)
Böyle bir başlıkta bunun lafını etmem tuhaf olacak ama 23'üne kadar finaller var :s ondan sonra olursa ben de katılırım.
0
manuel mandalina
(12.12.14)
Buna ben de gelirim belki. 30'dan gün alıyorum ne de olsa. Eheh
0
m e l t e m
(12.12.14)
@old possum nüfus cüzdanı kontrolü yapacak, haberiniz olsun :)
0
mea maxima culpa
(12.12.14)
ohh bea, sonunda gideceğim bir zirve,
Beşiktaş ne güzel,
Taksim -KAdıköy de olur.
0
michael_knight
(12.12.14)
kalp ve tansiyon ilacı firmaları sponsor olacakmış diyorlar.
doğru mudur? :)
0
titiraprap
(12.12.14)
Ruhumla katılacağım
0
fosforlu cevriye
(12.12.14)
-11 im ile katılabiliyor muyum?

Ciddi soruyorum. Gençlerinkine hiç gitmedim. Bari size geleyim.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(12.12.14)
Gerçi geç kaldım ama anket çok seçmeli olsa olur mu? Çünkü sadece tek bir gün değil, birden fazla günlerde uygunum. Ya da benim için Taksim-Beşiktaş farkı yok. Atıyorum ben X bir tarih seçtim, ama aslında Y günü de uygunum. Başka bir insan da benimle aynı olsun. O da X'i işaretlemiş olsun. Sonuçta X'e 2 oy gitmiş olsun. Başka bir insan sadece Y günü uygun olsun ama Y'nin oyu 1 olarak kaldığı için X seçilecek bu durumda ve sadece Y günü boş olan kişi gelemeyecek ama biz Y günü de uygun olabiliriz belki. Saçmaladım mı, anlatabildim mi, bilemiyorum da engellemeyeyim insanları. Bir de sabah-akşam seçeneği eklenebilir mi?
0
aychovsky
(12.12.14)
@aychovsky +1

Ben günlerde other seçeneğini işaretleyerek herhangi bir cuma ya da cumartesi akşamı için uygun olduğumu belirtmiştim. Ancak aychovsky'nin dediği gibi bunu detaylandırmak gerekebilir. Anketi çoktan seçmeli yapmak ve akşam sabah seçeneği eklemek sorunu çözer gibi duruyor.
0
thracia
(12.12.14)
oha bütün ünlüler bu zirvede, ne güzel ya keşke hepsi böyle olsa. old possum'dan emirkulu'na, aychovsky'den devilred'e, namus ninja'sından delifaruk'a, mea maxima'sından comptrol'una kadar herkes var. yaştan dolayı katılamıyorum ama gelip bi imzalı fotoğraflarınızı alırım hehe.

duyuru olarak compadrito, neferkity ve fayfim gibi istanbul dışındaki celebrity'lerin uçak biletlerini alalım onlarda gitsin nasıl fikir :D
0
tolga asp
(12.12.14)
Evet anket eksik kalmış bana göre de.

birincisi tarih seçeneği çok fazla, içinden çıkılmaz.

ikincisi yer seçeneğinde taksim anadolu yakasından gelecekler için zor olmaz mı?

kahvaltı mı yoksa akşam toplaşması mı da sorulsa iyi olur.

bu arada hatırlatayım bizim millete fazla seçme hakkı vermeyeceksin, içinden çıkamazsın yoksa :)
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(12.12.14)
@old possum tarihler arasında 7500 seçenek vardı. ben de farketmez yazdım. kusura bakma.
0
mea maxima culpa
(12.12.14)
taksim ve metro güzergahı karşıdan geleceklere uygun.

ancak tabii bir de bir sürü yürümek gerekiyor taksime gelince. hmmm. bilemedim.
0
mea maxima culpa
(12.12.14)
@mea maxima,

herkes toplu taşıma kullanmıyor, veyahut metro güzergahına yakın olmayabilir.
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(12.12.14)
ben kendim metro kullanmıyorum ama çoğunluğu düşündüm. bugüne kadar yaptığım zirvelerde insanların metro güzergahını tercih ettiğini gördüm. herkes her gün arabasını yanına almak istemiyor. özellikle tanımadığı yerlerde.

bir de yine tecrübelerimden biliyorum ki böyle ne yapalım-hangi tarih olsun diye internet üzerinde bir sohbet açılırsa bir sonuca ulaşılmıyor. ortaya bir tarih koymak lazım. uygun olan gelir, uygun olmayan başka bir toplantıya gelir. İstanbul gibi bir yerde işi gücü, ailesi olan insanların hepsinin aynı gün aynı saatte bir araya gelmesi imkansız. mutlaka son dakika da olsa gelemeyecekler çıkacaktır.

haftaiçi, cumartesi, pazar ve kahvaltı/ya da akşam tercihleri oylansın. gerisi için bir tarih saptasın @old possum.
0
mea maxima culpa
(12.12.14)
Arkadaşlar aychovsky den yardım istedim, anketi editleyecek. Akşama tekrar girersiniz ankete.
0
🌸old possum
(12.12.14)
Benim de katılasım geldi
0
oldboy
(12.12.14)
Pazar akşamlarını seçenek olarak eklemem mantıklı mı?
0
aychovsky
(12.12.14)
Bir de yeni anket hazırlıyorum da şimdi. mea maxima'nın dediği gibi sadece Cumartesi-Pazar ve sabah-öğlen-akşam'ları oylasak anket daha kısa ve öz olacak, bunaltmayacak sizi ama bir yandan da şu geldi aklıma. Birileri 20 Aralık öğleni uygun değildir de, 27 Aralık'ta öğlen saatinde aynı kişi belki uygundur. Bu hafta hafta da değişen bir şey olabilir. Çoklu seçim yapılabilecek, her tarihin akşam-sabahın olduğu uzun bir listeden seçmek biraz sıkıcı ve uzun olacak ama biraz daha kesin sonuç verebilir gibi.

Ne yapsam, fikirleriniz neler? "Kısa kes" derseniz öyle yapayım, "İnce gör" derseniz de öbür türlü. Ya da iki türlü de hazırlayayım, isteyen istediğini doldursun da, sonradan anketleri birbirinden bilimsel yöntemlerle, katılımcı sayısını en büyük hale getirecek şekilde birleştireyim mi?

Bir de bilgi: Anlayamadığımız teknik bir sorundan ötürü (yaşlılığımıza verin) ilk ankete verdiğiniz cevapları göremiyoruz. Mutsuzuz.
0
aychovsky
(12.12.14)
bence aychovsky sen o anketi kaldır yeni bir tane hazırla en iyisi :)
0
🌸old possum
(12.12.14)
Bence ince görülsün. Neticede bizler özet geç jenerasyonu değiliz :) topu topu 3-5 soruya cevap vererek kimsenin sıkılacağını sanmıyorum. İnce görülerek herkesin uygunluk tarihi daha sağlıklı tespit edilir. Kısa kesildiğinde bir tarih verilecek ve uyan gelsin denilecek. Bu da aslında diğer tüm opsiyonları daha düşünmeden elemek demek.

Çoktan seçmeli herkes kendine uyan tarihleri işaretlesin. Sabah mı akşam mı olacağını seçsin. aychovsky ankete soğuk füzyon uygulasın. sonuca göre kendini ayarlayabilenler, buyursun gelsin.
0
thracia
(12.12.14)
Mekan konusunu ben organize edebilirim.
ithal ettiğimiz şaraplarla da geceyi renklendirelim diye düşünüyorum.
0
voyage
(12.12.14)
Isinize karisiyorum diye kizmayin ama, coklu oylama secenegi cok daha mantikli degil mi? :))
0
delifaruk
(12.12.14)
Merhaba. Bana atılan cevaplara göre iki anket hazırladım. Birincisi mini anket. Sadece "Cuma akşam - Cumartesi sabah - Cumartesi akşam - Pazar sabah/öğlen - Pazar akşam" cevabı var. Ayrıntılı ankette ise ayrı ayrı gün ve günün zamanı bazında tüm seçenekler var.

Örnek olarak, "Ben her Cumartesi uygunum" diyenler, mini ankette Cumartesi ile ilgili şıkları işaretlerlerse onları her Cumartesi uygun kabul edeceğim. "Ben de normalde her Cumartesi uygunum da arada bir Cumartesi arkadaşın düğünü var" ya da "İki haftada bir Cumartesi çalışıyorum" gibi sorunları olanlar için ayrıntılı anketi açtım. Onlar da ayrıntılı ayrıntılı boş oldukları zamanları doldururlarsa çok güzel olur.

Bu mini anket: www.surveymonkey.com
Bu da ayrıntılı anket: www.surveymonkey.com

old possum'dan bir ricam olacak. Bu anketler cevaplar arasında güme gidebilir. Yukarıya, duyuyuruya açıklama ile birlikte kopyalayıp yapıştırırsan daha rahat görülebilir.

@delifaruk: Birden fazla seçenek seçilebiliyor.
0
aychovsky
(12.12.14)
@aychovsky aralık'ların ocak olması lazım :)
0
lily briscoe
(12.12.14)
Verilen geri beslemelerle "Fark etmez" seçeneklerini ekledim.

@lily: Yeni yıla geçmeyi reddediyor bünyem galiba :) Düzeltiyorum şimdi.
0
aychovsky
(12.12.14)
İki kişiye göre daha önce çoklu anket dolumu yapılmış bazı zirvelerde. Geri beslemeler sonucu, burada da iki anket olduğu ve mükerrer anket dolumunu önlemek için, nick'inizi de istiyoruz artık.
0
aychovsky
(12.12.14)
bu akşam kadıköyde buluşalım bence ben orda olucam aşaskjs
0
sta
(12.12.14)
yılbaşından sonra olması bence daha uygun. aceleye getirmenın manası yok. katılımın yüksek olması işi daha eğlenceli hala getirir.yer olarak kadıköy yahut taksim olması mantıklı. her ikisi de merkezi yer. herkesi mutlu etmenin imkanı yok! katılmak isteyip yaş sınırına takılanlar olacaktır. kimlik kontrolu yapılacak değil herhalde. kuşak farkını yaşatmayacak yaşta olanların gelmesinde bence sakınca yok.
benim oyum yılbaşından sonraki herhangi bir cumartesi akşamına.
0
skbn
(12.12.14)
bende uğrayacağım muhakkak.
0
bruceandwayne
(12.12.14)
yaşım 29 yerim izmir
nerden baksan bana vurmuyor :(
İzmir'dekiler yapın lan böyle bi zirve :((
0
rakicandir
(12.12.14)
yılbaşından sonraya atmak gelecek insan sayısı için belirsizlik olur.

o kadar uzun zaman sonraya kesin gelirim diyebilmek zor insanlar için.

bu tür organizasyonlarda en uygunu fikir ortaya atıldığındaki hafta sonu değilde bir sonraki hafta sonudur.

hem yılbaşından önce yapın hem sonra n'olmuş hepsine geliriz :)
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(12.12.14)
kendi adıma, yılbaşından önce olacak bir zirveye gelemem, yılbaşı sonrası için ise belki. istanbul'da yaşamadığım için anketlere katılmayacağım, cumartesi akşam iyidir diye buradan belirteyim.
0
devilred
(12.12.14)
haftaya cuma lalezarda yapalım mübarekler cumadan sonra çayın dibine vururuz
0
bekçi hurşit'in eline lüverver vermişler
(12.12.14)
+1 mizle gelebiliyor muyuz? İkimizin yaslari ortalaması 30+ oluyor (big joke!!).
0
damdanakan
(12.12.14)
yaz beni de geliyorum.
0
fallthepieces
(12.12.14)
devilred gelmeyecekse ben varım
0
kosun lan mevzu var
(12.12.14)
bu gidişle konser salonu tutmamız gerekecek.

maşallah katılım büyük.
0
mea maxima culpa
(12.12.14)
yer ve zaman netleştiğinde cevabımı değiştirme hakkım saklı kalmak koşuluyla gelirim ben de. :)
0
vejeteryanvampir
(12.12.14)
Gelmeye çalışırım.
0
cedilla
(12.12.14)
Ya nolur buna gelebileyim ben, nolur.
( sizden bi' şey istemiyom, kendime diyom :)
0
charlesbukowskiineksi
(13.12.14)
bursa'da olursa +32'im ile katılacağım zirve.
0
prompter
(13.12.14)
duruma göre eşim duyond ve ben katılabiliriz.
0
basond
(13.12.14)
bu nasıl bir ankettir ya :D her cumartesi uygunum diyenler şuna, yok o cumartesi uygunum ama düğün var diyenler buna yok iki haftada bir cumartesi akşamları uygunum ama sabah çorba içmeye giderseniz eğer katılabilirim diyenler şuna :D

allahım nolur 30 yaşını geçmeyeyim organizasyon bile ne duruma geliyor baksana :D
0
secilmis uye
(13.12.14)
meğer azınlık değilmişiz, ben de onu farkettim :)
0
vejeteryanvampir
(13.12.14)
30a 1 kala ben de varim, istanbula adaptasyon sürecinde yeni yüzler iyi olacak :)
0
nwnd
(13.12.14)
yaşım tutuyor, gelirim.
0
virgul
(13.12.14)
yaş tamam. gelirim.
0
yaramazkediyim
(13.12.14)
gelirim anadolu yakasindaki her ortama tam benlik.bebelerde yok deriz en azindan :)
0
jamswety
(14.12.14)
ben gelirdim ama döversiniz diye vazgeçtim :D
0
divit
(14.12.14)
Ben de gelirim
0
innerbliss
(14.12.14)
Azınlığız diyordum, 130 kişi olmuş neredeyse. Aralarında iki anketi dolduran ve trollemeye gelen insanlar da var. Şu ara biraz yoğuncayım ama Çarşamba veya Perşembe sonuçları çıkarır ve burada yayınlarım.

Veri Madenciliğini bugünler için öğrenmişim meğer.
0
aychovsky
(14.12.14)
bu sosyal medya içimize o kadar girmiş ki @aychovski like etmek, tik atmak istedim senin yazdığına. kolay gelsin.
0
mea maxima culpa
(14.12.14)
çoluk çocuktan yana sıkıntı olmaz ise gelirim. gelemez isemde mutlaka haber veririm.
0
galahad
(14.12.14)
ulan gelsem mi acaba...gelirim lan.
0
anonymice
(14.12.14)
yalnız öyle böyle değil, 8 yaşındaki bebeler ancak böyle troller. Çocuk gibiler yemin ederim.
0
🌸old possum
(14.12.14)
şunca yıllık sözlük tarihimde ilk defa dişime göre bir zirveye "geliyom" lan ben...
yazın amk :P (heyecan çok yüksek, kalpten gitmeyeydim iyiydi)
0
fempusay
(14.12.14)
ne zirveymiş arkadaş. sabahtan mekanın kapısında çadır kuracağım. yer kalmayacak mübarekler.
0
mea maxima culpa
(14.12.14)
Anketleri az biraz inceleme fırsatı buldum da, bayağı bayağı trollenmiş gerçekten. Hiç nick girmeyenler neredeyse yarısı ve kafadan atılmış (olmayan ve cinsel içerikli benzetmeler kullanılmış) kullanıcı nick'leri de çok fazla. Şu an 150 kişiyi aştı. Nick sorusu sayesinde gerçek kullanıcıları, olmayan bir nick girenleri ve iki anket girenleri ayırt edebiliyorum ama nick sorusu olmadan önce cevaplamış ilk 10-12 kişininkini ayırt edemiyorum; büyük olasılıkla onlar da kesin gelecek kişilerden. Ama maalesef diğer troller ile karışıyor. Son bir rica olarak, nick girmeden anketi dolduranlar tekrar anket doldurabilir mi? Böylece kim gerçekten gelmeye niyetli, kim troll, çözmem daha kolay olacak.
0
aychovsky
(15.12.14)
şuraya gelirim/gelebilirim yazanlar, anket için doldurdum/doldurmayacağım gibi şeyler yazsalar da sahte nick kullanımının önüne geçilse bari, olmaz mı?
0
devilred
(15.12.14)
Yanitladim ben de anketi.
0
nooneatall
(15.12.14)
25 yaşında gösterdiğim için maalesef zirveye katılıp moralinizi bozmayacağım :P

size çok süper eğlenceler <3
0
dessy
(15.12.14)
selam,
ben ayrıntılı anketi yanıtladım geçen hafta, nickimi de yazdım.
mini anketi yaparken henüz nick sorulmuyordu. ama ben yine de yazmıştım (diğer kısmında belirttim yani nickimi) dolayısıyla @aychovsky o 10-12den biri benim. şimdi miniyi tekrar yapamıyorum, cookiedir ipdir vs dolayısıyla. yapabilirim temizleyip de yani gerek yok gibi düşünüyorum.
ancak böyle çok dallandı budaklandı, saçma bir hal aldı sanki.
şimdi "ben sadece 3 ocakta musaitim" diyen biri o gün geldiğinde musait olmayabilir. bugünden bile 20 aralık cumartesi için musaitim dediğimizde o gün gelir gelemeyebiliriz. hele 30+ konseptinde gelirim diyenlerin yarısı gelemez, bu kesin.
sırtımız tutulur, misafirimiz gelir vs :P
anca birinin belli bir tarihte kesin gideceği başka bi yer vardır da o tarihte "gelemeyeceği" kesin olur. ya da mesela benim gibi cumartesileri çalışıyordur, "ben cumartesi gündüz yapılan hiçbir etkinliğe hiçbir şekilde gelemem" diyebilir. ama bu "kesin"ler dahi çok belirleyici olmamalı çünkü şimdi ben böyle dedim diye atıyorum 3-5 kişi cumartesi gündüz isterken sırf ben gelemiyorum diye o vakit yapılmazsa sonra da ben x sebepten gelemezsem hoş olmaz :)
demeye çalıştığım; cevapların çoğu zaten ihtimaller üzerine kurulu ve kesin cevaplar bile çok belirleyici olamayacakken çok ileriye dönük ve detaylı oylamaları anlamlı bulmuyorum.
e mini anket de bunun için var zaten diyebilirsiniz işte ben de mini anket belirleyici olsun diyorum.
ya da en temizi, gelebilirim diyenler bi tekrar söylesinler ne zaman isterler, bu bile şu anketi yorumlamaktan daha kolay olmaz mı?
zaten iyice zorlasak 30 kişi anca oluruz. ben 20yi geçmez diyorum hatta. daha da iyi olur diyorum. bunu da buraya şerh düştüm. haydi bakalım :P

ps: sabah sabah böyle uzun uzun yazdım, kafa dağıtasım vardı hoş görünüz :)
0
icemint
(15.12.14)
@icemint En son zaten "Darbe yapıyorum. Şu gün şu saatte şuraya geleceksiniz! Sen, organizasyonu yap! Sen, gelenler listesini tut! Sen, puf yastığımı sırtıma koy!" diyeceğim. Çünkü hem çok fazla "Uzadı bu iş, gelmiyorum ben" mesajı aldım, hem benim de sıtkım sıyrılmaya başladı ve yaptığımdan tiksinmeye başladım hafiften. Bir yandan da aslında tüm anketlerde tek bir tarih/zaman ve tek bir yer kabak gibi sivrildi.

Bunun dışında, ilk 10-12 kişinin birkaçı özelden mesaj attı, "Ben şunu şunu doldurduydum. Durum böyle" diye.

Ayrıntılı anketin amacı "kesin gelinebilecek" günlerden ziyade, "kesin gelinmeyecek" günlerin çıkarılmasıydı. Düğünü olan, iki haftada bir çalışan ve arkadaşının doğumgünü olan birkaç kişi kesin gelemeyeceği tarihler olunca, ben de "O zaman siz de gelebilecek gibi olduğunuz günleri seçin" dedim. Sonuçta ben de mini anketi doldurdum ama o gün gelince de "Anaa, benim işim çıktı" da diyebilirim. Anketi dolduranların kesin gelecek diye bir iddiası olmayabilir ama en azından kesin gelememe durumunu ortadan kaldırayım demiştim. Tabii ki kesin değil ama daha mantıklı bir veri de düşünemedim.

Yeni anket hazırlayayım, "Oylama devam etsin mi, yoksa gün ve saati lönk diye açıklayayım mı" diye. O kısmında minik demokrasimsi bir şey olsun. :p

Edit: @icemint Sana patlamışım gibi olmuş, hatta gibisi fazla. Öncelikle düşüncelerini herkesin içinde söylediğin, kafandakileri tartışmaya açtığın ve özel mesajla trip üstüne trip atmadığın için çok teşekkür ederim. Sana patlamış olduğum için de özür dilerim. "Kızım sana söylüyorum, gelinler silsilesi, siz anlayın" gibi oldu.
0
aychovsky
(15.12.14)
iyice yılan hikayesine döndü yani :)

daha önce de dedim bizim millete seçme hakkını vermeyeceksin, lönk diye tarih ve organizasyon vereceksin gelebilen gelir gelemeyen diğer zirvelere kalır.

ben de ne dönek adamım lan? anket yapalım diyenlerden biri de benim :)
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(15.12.14)
Hakikaten de fazla ayrıntı iyi gelmiyor bize. Achovsky anket analizini yapıp paylaşsın sonuçları bitsin bu çile :)
0
🌸old possum
(15.12.14)
@aychovsky
sivrilen bi tarih varsa ne güzel, anketler amacına ulaşmış. yap darbeni. puf yastığı ben getiririm tamam :)
0
icemint
(15.12.14)
Anket yayınlanmadan evvel yazmıştım, "çok dallandirip budaklanırmadan sadece lokasyon oylaması yapalım, bir de 20 ve 27 aralık cumartesi akşamlarıni oylayalim, konu kapansin" diye. Anket yayınlanınca bir kıymeti kalmadığı için silmistim. Hem organizator arkadaşa fazla ve gereksiz yük binmemis olur hem de birçok kişinin kararsizliginin önüne geçilir bu tur daraltilmis seceneklerle. Hala aynı fikirdeyim.
Bu noktadan olarak, yapılacak darbeyi, faşist komutan ramsey'in şu sözüyle destekliyorum: "We're here to preserve democracy, not to practice it."
0
nereye bu gidis
(15.12.14)
O zaman bana verilen gaza dayanarak darbe yapıp (yine de halkın oylamasını dikkate alarak) diyorum ki 27 Aralık akşamı ve Kadıköy. Çünkü bunlar birinci gelmişti.
0
aychovsky
(15.12.14)
Kadıköy çok ters bana.

zaten bundan önceki duyuru zirvelerine Kadıköy de olduğu için katılamamıştım.

şu an çok yoğun çalıştığım için gelebilir miyim bilemiyorum :/ zira gidiş geliş çok vakit alacak benim için.

söz veremiyorum.
0
mea maxima culpa
(15.12.14)
Bu durumda ben gelemeyeceğim. Umarım güzel geçer.

Eğer benim gibi Beşiktaş'ta (geniş anlamda, ilçe olarak), bir pazar günü sabah/öğle saatlerinde zirve yapmayı tercih edenler varsa ayrı bir zirve düzenlenebilir. Nasılsa çok talep var diye belirteyim dedim.

Edit: Aslında, gerçekleşecek bir zirve Beşiktaş'ta/Taksim'de ve sabah/öğlen/akşam üzeri saatlerinde olduğu sürece benim açımdan sorun olmaz. Sadece, tanımadığım kişilerle akşam buluşmak konusunda rahat hissetmiyorum. Beşiktaş'a yakınım, Taksim'e uzak sayılmam ama Kadıköy bana çok uzak. Bu soğukta o kadar yol kat etmek beni zora sokacak. Tanımadığım kişiler için böyle bir zorluğa katlanmam mantıklı değil. Kişisel sebeplerim bunlar.
0
m e l t e m
(15.12.14)
Öncelikle;

www.youtube.com

Bir avrupa yakası oturanı olarak tarih ve yer bana uyuyor. Son dakika değişikliği olmazsa geleceğim.
0
thracia
(15.12.14)
27 aralık - kadıköy bana uyar, +30 değilim o yüzden sanırım bi geçerken uğrarım.
0
in vino veritas
(15.12.14)
ocakta yapın la zirveyi bir de 30 yaş altını almayın :)
0
dimitri iskete
(15.12.14)
27 aralık için yokum diyor, gidecek arkadaşlara başarılar diliyorum.
0
devilred
(15.12.14)
ben de +1imle gelebilir miyim?
0
aeroflot
(15.12.14)
toplantı bu haliyle işi gücü bırakıp 27 cumartesi bütün akşamüstü ve akşamı vaktini alacak şekilde olmuş. ters yerlerden gelecek bizlere ulaşım zorluğu da üstüne.

daha uygun bir saatte 2-3 saat ayırılacak bir şekilde olsa benim için daha uygun olurdu.

50 çeşit seçenek içinde çoğunluğa uyarım dedim ama bu da benim çalışma düzenime uymadı. 5-6 gündür gripten yattığım için işlerim aksadı.
0
mea maxima culpa
(15.12.14)
abi benden sana bir tavsiye. çok opsiyon sunma. şu şu saatlerde, şurada olacak şekilde yap.

en fazla mekanın özelliklerini sor ankette.

bu işin en temizi de cumartesi akşamı 6-12 arasıdır. işinden çıkmış olur herkes- yarın da tatil insanlar rahatça akşama kadar oturur.

bir de yaşlar da malum :) çocuğu olan falan olur pazar, günü insanlar sıkışmasın.
0
c1b2k3
(15.12.14)
Valla anketteki neticeye göre durum bu arkadaşlar.

Bana da tarih uymuyor . Yer açısından çok farketmiyor, sonuçta Çengelköy'den geleceğim (her yere uzak :)) Çoğunluğa uyamaya çalışacağım ama kesin bir şey diyemiyorum.
0
🌸old possum
(15.12.14)
Çocuğu olanlar bakımından buluşmanın akşam saatlerinde olması daha zor değil mi ya? Bebek, küçük çocuk varsa akşama bırakıp nasıl gelsinler? Gündüz olsa yanlarına alırlar. Herkesin düşüncesine, isteğine saygım var tabi. Çoğunluğa uygun zaman, yer neyse o olması ideal. Bana uymuyor maalesef. Başka sefere inşallah.
0
m e l t e m
(15.12.14)
@meltem anlaşıldığı üzere çocuğu olan pek kimse yok.

torunlarımızı da getirelim filan diye muzip arkadaşlar tarafından espiri yapıldı ama olay sadece espiri. 30 yaş üstü olmak çoluk çocuğa karışmış olmayı gerektirmiyor.
0
mea maxima culpa
(15.12.14)
@mea Son yazdığımı c1b2k3'nın yazdığı "bir de yaşlar da malum :) çocuğu olan falan olur pazar, günü insanlar sıkışmasın." üzerine, çocuğu olanlar da olabilir diye (niye olmasın?) yazdım.
0
m e l t e m
(15.12.14)
oluuur . +35 halimle katılırım ben de . ama kadıköy olmasın ben yaşlı bi kadınım te oralara gelemem
0
waterhardeningsteel
(15.12.14)
Ben Beylikdüzü'nden geleceğim. Siz, biz işaretlemediysek bu Kadıköy'ü, kim işaretledi yahu? Kadıköylüler çıkın ortaya.
0
aychovsky
(15.12.14)
Ay ne kastiniz be!!!

Ben Gaziosmanpaşa dan, 7 de isten cikip gelicem. Laf ediyor muyum?

Ben gelirim, beni yazin. Görüşmek üzere
0
damdanakan
(15.12.14)
Kara Murat benim!

Anketi ilk dolduran nick'sizlerdenim. Kadıköy olduğu için gelebileceğim.
0
nereye bu gidis
(15.12.14)
zaten yaşlıyım, o anketi doldurana kadar iyice kırışırım.
o yüzden itirazım yok, dolduranlara uyarım.
0
emirkulu2
(15.12.14)
Bu arada bu kadar insanin kaprisini çekip gik demeyen aychovski te ciddi saygi duydum. Hatta "respect!". :D
0
damdanakan
(15.12.14)
her duyuruda olduğu gibi burada da mı laf sokma anlamadım.

hangi kapris? gelemiyoruz dedik. sebebini söyledik. suç mu oldu?

şu an silinmiş olan ilk duyuruda söylemiştim ben zaten aynı şeyleri. böyle uzun uzun karışık anketler yapılmayıp bir tarih belirlenmesinin daha pratik olduğunu.

bir çok arkadaş bu zirve ilk ve son olacakmış gibi bir düşünce içindeler. başkaları da olur inşallah. uygun olan gelir. başka zaman yine gelmek isterim. şu an küçük kedim gazoz kapağı ile oynuyor.

ben zirve sıkıntısı çekmiyorum. bu hafta iki tane toplantımız var. birincisi bilim kurgu kitap kulübü, ikincisi kitap kulübü için. her hafta toplanıyoruz.

onun dışında sergilere müzelere de gidiyoruz. gelmek isteyenler her zaman gelebilirler.
0
mea maxima culpa
(15.12.14)
Kapris lafına ben de alındım doğrusu. Gidebilen gitsin, ne güzel işte.
0
m e l t e m
(15.12.14)
yalnızca ikinizi kastetmedim. kızcağızın bir haftadır nelerle uğraştığını görünce bir omuz olayım dedim.
çok gerekmedikçe laf sokmam. life goal imdir.
0
damdanakan
(15.12.14)
nelerle uğraştı? bir anket hazırlayıp okudu sadece.

teşekkürünü ettik. elimizden geldiği kadar yardım etmek isteriz. şimdi ve her zaman.

sanki biraz abartıyor muyuz?
0
mea maxima culpa
(15.12.14)
abartıldı işte, onu diyorum.
her kafadan bi ses çıkmış "anket şöyle olsun, burasını düzeltin, şunu ekleyin"
tavrı çok yapıcı geldi. ben okurken sinir bastı burada. "yapacaksanız yapın mk, amma kastınız" diye triplere girdim.
ayrıca teşekkür etmek istedim.
that's all! :)
0
damdanakan
(15.12.14)
Zirveye yasim tutmuyor, katilmayacagim icin soz hakki sahibi degilim normalde ama dayanamadim simdi.

Arkadas SON DERECE mantikli bir anket hazirladi. Kime hangi gunun uyacagi bilinmedigi icin onumuzdeki cumartesi ve pazarlari ankete ekledi. Bircok kisi birden fazla tarihte muhtemel uygun olacagi icin, bu yuzden mumkun olan en fazla kisiye uyan tarihin secilmesi icin coklu secme ozellikli bir anket hazirladi. 3-5 tane kutucugu uygundur diye tiklemek anketi hazirlayip, sonra sonuclari inceleyip, sonra nikleri kontrol edip ayiklama yapmaktan daha zor degildir heralde. Buna ragmen is uzadi, boyle olmaz, bir yer secin oraya gelen gelsin falan deyip isin tadi kacirildi. Herkes oylamasini yapip gecseydi, geri kalaniyla aychovsky ugrasackti zaten.

Yapilabilecek en mantikli oylama seklini yapmis, geri kalaniyla da ugrasmaya gonullu olmus. Anketi 30-40sn icinde isaretleyip gecmek insanlarin canini sikmis. Ayip.
Soz konusu 30+ zirve duyurusu olmasinin ironisi de var.
0
delifaruk
(15.12.14)
işte bir de böyle yol üstünde inşaat yapan müteahhit misali herkes akıl veriyor.

şurada şimdiye 50 tane zirve yapıldı. gitmek istediğim ya da istemediğim. bir tanesinin duyurusuna girip de laf sokmadım. ne alakaysa artık?
0
mea maxima culpa
(15.12.14)
Amanın, üstümden kavga dönmüş. Durumu açıklığa kavuşturayım. Buradaki cevaplarda kapris görmedim hiç. Bazı kişiler de buıradan değil ama özel mesajlarla güzel güzel açıkladılar durumlarını. Anlaşmaya çalıştık.

mea şöyle haklı, gerçekten pek bir şey yapmadım. Anketi milletin isteklerine göre açtım, arada da girip kontrol ettim; o kadardı. Burada da açıktan çok bir şey olmadı. Bu duyuru altından da kapris görmedim hiç. Ama özel mesajlarla (hatta bunların çoğu buradan da değil, sözlükten mesaj atmayı tercih ettiler niyeyse) "O öyle mi olur", "Bu böyle mi olur" diyen birçok eleştiri geldi. Bu eleştirilere "E ne yapayım o zaman" sorusunu sorduğumda da bir kısmından yapıcı cevap geldi, hatta onlarla sonradan da konuştuk. Bazı gelmek istemeyenler de güzel güzel nedenlerini anlattılar. Ama çoğunluktan yapıcı bir cevap almadım; tersine üstüne birazcık daha çemkirme aldım. Bu kişilerin bir kısmı troll'dü; diğer kısmı da gerçekten burada gördüğüm kişilerdendi. Dikkate almadım ama sinek küçük de olsa bu şekilde birtakım mesajlar midemi bulandırdı. Bu sabah tam bir patlama diyemem ama icemint'e cevap olarak içimi döktüm. damdanakan'ın dediklerini ben bu mesajları atanlara yordum. Yoksa, buraya cevap vererek derdini anlatmış herhangi bir kişi ile ilgili herhangi bir alınmışlığım yok; hatta aklıma bile gelmedi.

Organizasyon işi fakir battaniyesi gibi. İki kişiyi almaya kalksan üç kişi dışarıda kalıyor, onları almaya kalksan başka yerden birkaç kişi kaçıyor. Herkesi memnun etmek tabii ki mümkün değil, en azından olabildiğince çok insan olsun dedim. Yani, gerçekten ortada bir şey yokken, her şey sakinken, birtakım kişiler ankete taş attı, 40 akıllı çıkaramayınca böyle oldu.

@comptrol şöyle bir sorun var. Atıyorum sen ol, iki anketi de doldurmuş ol. Başka biri anketi dolduruyor ve nick'e tekrar "comptrol" yazıyor. Onu "unique" yapma özelliği paralı. Bu durumda Hakiki Tosun Paşa kim? Tamam, sen kendi nick'inle doldur da, sen hangisisin?

Yani, şu an "27 Aralık", "Kadıköy" dedim ama kimler gelebilecek, kimler gelemeyecek, bilmiyorum. Yeni bir şeyi de oylatarak uzatmak istemiyorum. Umarım normal normal toplaşıp görüşebiliriz bu veya başka bir buluşmada. Sonra da "Yav, ne biçim, bir türlü olamıyordu o toplanma" diye dalga geçeriz şu günle.
0
aychovsky
(15.12.14)
100 küsür cevapla alakası yok. şu tarihte kadıköyde yapılacak yazıldıktan sonra bir tek ben ve meltem yazdık gelemiyoruz, sebebi de şudur diye. ikimizin de kedisi var zaten. bizden başka bu şekilde yazan olmadı.

üzerimize alınmayacaktık da ya ne yapacağıdık???
0
mea maxima culpa
(16.12.14)
Kadıköy ben yazdım. açıkça söyliyeyim. Kocaeli'nden geleceğim için karşı yaka bana uymuyordu. nedeni bu. ama çok ısrar olursa karşı yaka için ben gelmem, gelene de saygı duyarım. Kadıköy bozulursa da bir şey demem.
dikkatimi çeken bir şey şu: çoğumuz yaşını başını almış insanlarız. güzel bir tartışma olmuş doğrusu. ama sulandıranlar olmuş -ki çoluk çocuğa madara olunmuş deyip ortalığı daha da karıştırayım.
0
fempusay
(16.12.14)
anketle uğraştığı ve sonuçları derlediği için aychovsky bence de teşekkürü hak ediyor.

neticede bu karar bir kişi tarafından alınmış değil, anketin ortak sonucu. dolayısıyla hiç kimsenin bireysel olarak bir belirleyiciliği olmadı. ankette en yüksek oy alan yer ve tarih belirlendi, bitti, gitti, o konu kapandı.
0
nereye bu gidis
(16.12.14)
aa tarih belli olmuş ama ben malesef o tarihte izmite gideceğim için gelemeyeceğim :(
0
sta
(16.12.14)
zirve tarihi-saati belli oldu mu ona göre plan yapalım?
0
dimitri iskete
(16.12.14)
Yer belli ise duyuruya yazarmısınız duyuru altında çok fazla fikir ve tavsiye olduğundan takip etmiyor çoğu kişi
0
basond
(16.12.14)
Kapıda kimlik sorulacaksa gelirim. Ulan kaç yıl oldu mekana girerken kimlik soran yok. İnsan özlüyor ne bileyim. O yaşlarda "Ulan sormasa bari" diyorduk ya şimdi tam tersi işte.
Sorarsınız dimi kimlik?
hı?
sorcaksınız dimi?
0
erty_ksk
(16.12.14)
tam 30lara geçiş varsa beni de sayın \o/ .. varmış ya tamam kör gözümle okumamışım :/
30dan ufaklar +1 bile olsa giremesin ama.
0
avifa
(16.12.14)
Arkadaşlar, mekan için öneri ve yardım bekliyoruz. Yeni duyuru açaçağız.
0
🌸old possum
(19.12.14)
Duyuru zirveleri Kadıköy'de genelde Zürih Bar'da yapılıyor. Ben bir defa katılmıştım Zurich barda yapılana, yazdı, dısarıda uzun bir masa ayarlamışlardı. Kışın nasıl yaparlar bilmiyorum ama ortamı ayarlıyorlar mümkün mertebe.
0
vejeteryanvampir
(19.12.14)
(29)

Duyurunun En Yaşlısı?

arockm
Duyurunun en yaşlısı kimdir acaba:) 60 vs. yaşında takip eden var mıdır sizce? Hey eski topraklar nerdesiniz :)edit: Farkına varmadan ön ayak olduk zirveye, hadi hayırlı zirveler :)
Duyurunun en yaşlısı kimdir acaba:) 60 vs. yaşında takip eden var mıdır sizce? Hey eski topraklar nerdesiniz :)

edit: Farkına varmadan ön ayak olduk zirveye, hadi hayırlı zirveler :)
0
arockm
(11.12.14)
benim sözlükte tanıdığım en yaşlı arkadaşım 52 yaşında, zaman zaman bakıyor buraya da.
0
rygard
(11.12.14)
Duyurunun en yakışıklısı diye okudum, ben diyecektim az daha.
0
webustad
(11.12.14)
Ben de "En yahşisi" diye okudum, insan ne görmek isterse onu okuyor herhalde. "Ben değilimdir" diye gelecektim tam. Doğru okudum, cevabım yine değişmedi. Ortalamayı(en azından yaş için olanı) yükseltenlerdenim ama ben değilimdir sanıyorum. Dur, 31 diyeyim. Gelenler buna göre referans versinler.
0
aychovsky
(11.12.14)
fiziken değil ama ruhen açık ara ben
0
docrivers
(11.12.14)
yok artık bende yakışıklısı diye okudum ben varım ya diyecektim az daha :)) yaş 30 yahu neredeyse gün aldık
0
john
(11.12.14)
53 yaşında bir abimiz olduğunu duydum.

şükür beni epey geçmiş. bayrağı önde taşıyor.
0
mea maxima culpa
(11.12.14)
50li yaşlarda bi abla biliyom ama adını söylemem.
0
battal gemalmaz
(11.12.14)
Ben olabilirim ama 50 olmadım daha çok var :)
0
old possum
(11.12.14)
babamla neredeyse yaşıt olan var ki babam 59 yaşında :)
0
devilred
(11.12.14)
90 yaşındayım.
0
Lola90
(11.12.14)
zirvede tanıştığım iki abi var ama yaşlarını bilmiyorum. 45+ varlar ama.
0
c1b2k3
(11.12.14)
60 küsür yaşındaki annem takip etmez burayı ama ben o yaşa gelince de girebilirim.
0
mea maxima culpa
(11.12.14)
geçen ayki zirvede 40 yaşlarında birisi ile tanışmıştım.
0
inheritance
(11.12.14)
Ben 37.
0
nereye bu gidis
(11.12.14)
Eski toprak sayılmam pek de duyurunun yaşlılarındanım. Ben 54 yaşındayım, bildiğim kadarıyla benden büyük kullanıcılar da var.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.12.14)
Ben. 35
0
Hersheys
(11.12.14)
41 ile ben de yaşlılar kategorisindeyim herhalde, halbuki genç hissediyordum daha :(
0
pisiklet
(11.12.14)
Bu durumda duyuru 35+ zirvesi yapsak ya :) önceki zirvelere ben gitmedim mesela, sırf genç kızlar yanımda kasılır rahat edemezler bu yaşlı abla da nerden çıktı yaa derler belki diye :(
0
old possum
(11.12.14)
30+ zirvesi derseniz ben bile gelebilirim, artık gençleri kafam kaldırmıyor asdfghghj
0
devilred
(11.12.14)
aaa hakkaten 30+ zirvesi yapalım ya devilred süper fikir bu.

vataşiva yarın 29 dolcek :(
0
emirkulu2
(11.12.14)
yaşlılar zirvesi iyi fikir, gelirim ben.
0
pisiklet
(11.12.14)
Yas sinirini 28 e çekerseniz ben de gelirim. Bedelli askerlik gibi, 87+ dogumlulari alalim.
0
damdanakan
(11.12.14)
yav biz yapalım yaşlılar zirvesi de, gençler de gelirse gelsin. maksat çoğunluk 30 dan büyük olsun ki, kendimizi dinazor gibi hissetmeyelim :)
0
old possum
(11.12.14)
ekşi duyuru geriatri zirvesi... Buna ben de giderim.
0
thracia
(11.12.14)
Açıyorum ben 35+ zirvesi o zaman. Pek katılım olmaz ama, azınlığız burda, mağduruz! nerde bu devlet!
0
old possum
(11.12.14)
@damda abi biz 27 değilmiyiz ya :( ben 27 diyodum hep
0
mirty
(11.12.14)
ohooo 35 olursa başta ben elenirim. gerçi gideceğim de garanti değil ama olsun adfvggbn
0
devilred
(11.12.14)
Mirty: ben yilin basinda doğduğum için son uç aydir sorana "28 yasindayim" diyorum, kendimi hazirliyorum. :)
0
damdanakan
(11.12.14)
57 yaşındayım. TOrunum buraya giriyordu, ben de öyle denk geldim.Üye oldum ama o artık girmiyor.
0
Cursed Chico
(11.12.14)
(7)

Kazık yedim mi ne yaptım?

pandispanya
Bu bir gözlük sorusudur. Optik gözlük almam gerekti. Ben de girdim bi gözlükçüye, bi sürü seçenek arasından seçtim bi tane. Ödedim ücretini, çıktım. Akşam da hazır halini almaya gideceğim. Biraz önce dur bir araştırayım markayı dedim de pek bi yorum ve fiyat bulamadım internette. Menrad gözlük marka
Bu bir gözlük sorusudur.

Optik gözlük almam gerekti. Ben de girdim bi gözlükçüye, bi sürü seçenek arasından seçtim bi tane. Ödedim ücretini, çıktım. Akşam da hazır halini almaya gideceğim. Biraz önce dur bir araştırayım markayı dedim de pek bi yorum ve fiyat bulamadım internette.

Menrad gözlük markası bilir misiniz? Tavsiye eder misiniz? Çerçevesi 700 tl küsür bişey idi. Camlarıyla birlikte pazarlıktı mazarlıktı 600'e aldım. Aynı fiyata bilindik markalardan ralph lauren, versace, burberry filan da alabiliyordum ama markaya değil, rahatlığa odaklanarak bu menrad'ı seçtim. İyi yapmış mıyım, yoksa kazıklanmış mıyım bilgisi olan var mı?
0
pandispanya
(10.12.14)
valla hiç duymadım ki yıllarımı optikte geçirdim neredeyse gidip gelmekten :)
ben mesela 3 sene önce rayban aldım, kemik olanlardan, inceltilmiş gözlük camlarıyla 400'e gelmişti atasun'da
bilemedim, pahalı geldi bana.
0
bradshaw
(10.12.14)
Bakınca, 1856 yılında kurulmuş bir Alman markası. Diğerleri gibi popülerliğe oynamamış.
0
jesterdvine
(10.12.14)
Über alles alman teknolojisi. İçiniz rahat olsun. Daha önce kullanmıştım. Artık sıkıldığım için değiştirmiştim.
0
thracia
(10.12.14)
gözlükte en önemli kısım camdır, camın markası önemli. ayrıca size üzerinizde ismininiz ve gözlük numaranızın yazdığı bir kart verilmeli.
0
meteonur
(10.12.14)
Camın markası değil de modelini söylediler sanırım ama unuttum :/

%55 inceltilmiş, parmak izine, suya, toza karşı en korumalı, bi miktar da uv filtresi içeren bir cam olacak gibi bir şeyler anlattılar ama?
0
🌸pandispanya
(10.12.14)
gözlük camının fiyatı numaralarınıza, astigmat olup olmamanıza bağlı çok değişiyor. eğer numaralarınız 2 den büyükse ve astigmatsa, cam oldukça pahalı hale geliyor.

dedikleriniz her camda olan/olması gereken özellikler. genelde gözlükçüler yüksek fiyatlı çerçeve satıp, ona ucuz cam takma peşinde, böylelikle müşteriye uygun fiyat söyleyebiliyorlar.

kaliteli gözlük camlarına örnek: essilor, hoya, carl zeiss, nikon vb
0
meteonur
(10.12.14)
Bence pahalı, yıllardır gözlük kullanıyorum, şu an kullandığım Ray Ban 400'e aldım geçen sene, cam dahil, ki cam çok mühim gözlerimin biri miyop biri hipermetrop ikisinde de astigmat var, kemik gözlük. Biraz kazıklanmışsın gibi geldi.
0
elikası
(10.12.14)
(2)

danton'u yazdığında 22 yaşındaymış

dahinnotha
selamlar,danton'un ölümü adlı tiyatro oyunu yazan büchner, bunu yazdığında 22 yaşındaymış. Alman bir yazar olmasına karşlın fransız ihtilalilini çok iyi yazmış. ben bu oyunu okurken neredeyse bir şey anlamadım. dipnotları falan vardı, onlara bakarak anladım da bir sürü şeye temas etmiş. o adam 22 ya
selamlar,

danton'un ölümü adlı tiyatro oyunu yazan büchner, bunu yazdığında 22 yaşındaymış. Alman bir yazar olmasına karşlın fransız ihtilalilini çok iyi yazmış. ben bu oyunu okurken neredeyse bir şey anlamadım. dipnotları falan vardı, onlara bakarak anladım da bir sürü şeye temas etmiş.

o adam 22 yaşındaymış. almanya doğumlu. fransız ihtilalini çok iyi biliyor. ben de aynı yaştayım. onun gibi bir şey yazmasını değil, okumasını bile beceremiyorum. benim cahilliğime verin bunu. ancak toplumca kör-topal olduğumuz konusunda hemfikiriz. yeni nesilin ne kadar boş bilgilerle donatıldığına dair bir başlık bile vardı, sözlükte de tartışılıyor sürekli.

italyanca ve fransızca alanında da uzmanlaşmış, ve öldüğünde 23 yaşındaymış bu adam. ben ingilizce ve fransızcayı öğrendim yine türkçe'nin yanına, gak-guk'tan hallice. bir şey yazacak olsam, namümkün yabancı dilde yazxmam.

türk edebiyatında da var çok nadide örnekler. yirmili yaşlarda başarmışlar bir şeyler. onların o yaştaki bilinçleri, bizim nesildeki 8 10 insana bedel!

fatih'in istanbul'u fethettiği yaştasın minvalinde bir soru oldu bu. ancak gerçek şu ki, boş geçiyor günlerimiz. çok belli ki iyi bir şey yapamayalım diye çabalıyorlar. öğrenelim diye değil itaat edelim diye pompalıyorlar sürekli. bunun ayrımına varmak istiyorum, birilerinin güdümünce değil, bireysel olarak kazanmak istiyorum bu bilinci.

kendimi geliştirmek, öğrenmek, tefekkür etmek, çalışmak istiyorum. olabildiğince filtreliyorum kendimi gerekli ve gereksiz konusunda. ancak yeterli değil. bahsettiğim şey bir bilgi açgözlülüğü değil. eskiyle kıyasladığımızda boş yaşıyor olmanın getirdiği bir sorumluluk.

sorum şu;
ne yapmalı? ne okumalı? ne öğrenmeli? yerli yabancı vardır aydınlar bu konuyu ele alan. fikir aşılayan değil, çözüm arayan. balık veren değil, balık tutmayı öğreten.

zaman değerli, zaten kısıtlı boş zamanım var. bir şeyler okuyor inceliyorum zaten, belki farketmediğim ayrıntılar gözüme çarpar diye bu soruyu tartışmaya açıyorum.
iyi günler.
0
dahinnotha
(08.12.14)
carl sagan'ın karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı isimli kitabı da okuyacaklarınızın arasına eklemenizi tavsiye ederim. Bu kitap, doğru sorgulamanın, bilimsel düşüncenin ve şüphenin kullanımı hakkında müthiş bir yol göstericidir.

Ayrıca öğrenmek bir çemberdir. Neresinden başlarsanız başlayın başladığınız yer başlangıçtır. Okuduklarınız, öğrendikleriniz size çemberde daha hızlı hareket etmenizi sağlayacak. Herkesin yolculuğu sonunda kendine varır.
0
thracia
(08.12.14)
thracia - e^{i/pi}

bertrand russell-sorgulayan denemeler
michael shermer-insanlar neden saçma şeylere inanır
kitapları ile komboyu tamamlayıp bilimsel yöntem ve safsatayla başa çıkma gibi mühim meselelerde temel oluşturulabilir.
eski bilim ve teknik sayılarını içeren dvd edinilirse arada iki makale atıp iki çeviri haber okuyup, neticede evrenin gerçekçi bir temsilini kafada oluşturabilirsin.
yakın tarihte de mesela liberalizmi sosyalist eleştiriyle, sosyalizmi anarşist düşünceyle, anarşist düşünceyi otoriter ve/veya liberal düşünceyle karşılaştırmalı okuyup, tongaya basmaktan kaçınabilirsin. tarih tahriften ibaret olduğu için, gerçeği bulabileceğini ben zaten sanmıyorum. ama amaç yine gerçeğe yakın bir görüş sahibi olabilmek.
dünya klasiklerini 80 öncesi basımlarından okumak ayrı bir kültür katacaktır. oblomovun mesela 3 ciltlik eski bir çevirisini okudum, ortasıda bir teşhis sonucunu anlatır bir doktor raporu vardı. bugün hala o metni arıyorum. güncel çeviriler bok gibi afedersin. o ruh, o tıkır tıkır yerine oturan dede kelimeleri yok artık.
mesleki nosyonunu kullan. hukuk, mühendislik, tıp gibi nosyonların varsa, yardırıp gideceksin zaten. fen bilimleri okuduysan da böyle bir kanal bulman zor olmayacak.
snrasında sırasıyla sosyoloji, psikoloji, iktisat, coğrafya, tarih eğitimi çoktan aza doğru, entelektüel birikime katkı yapan şeyler. bunları silah olarak kullanabilirsin.
ben mesela bizim bir derste bir reaksiyon kinetiği denklemine adını veren mikrobiyoloğun, mikrobiyolojinin evrime uygulanmasında öncü olduğunu öğrenmiştim. bu adamın en has kitabını, bizim okulun inşaat mühendisliğinden mezun olan bir "şantiyecinin" çevirdiğini, bu şantiyeci adam bizim alan dışı felsefe dersine konuk olarak katıldığında fark etmiştim. nerden nereye. piyuv. merakını besledikçe büyüyecek. yolun yol değil. allah yar ve yardımcın olsun :D
0
namus ninjası
(08.12.14)
(7)

tavuk suyuna corba icin tavuğun neresi kullanilir?

fraise
Internette bin tane tarif var, aklim karisti benim de. Gogus kismini kullansam olur mu ki? Bir de basit bir tarifiniz varsa ogrensem cok guzel olur. Teşekkür ederim şimdiden herkese.Not: pirincli olan tarifler maalesef klasman disi. Yiyecek kisi bu çorbayi pirincli degil sehriyeli seviyormus.
Internette bin tane tarif var, aklim karisti benim de. Gogus kismini kullansam olur mu ki?


Bir de basit bir tarifiniz varsa ogrensem cok guzel olur. Teşekkür ederim şimdiden herkese.

Not: pirincli olan tarifler maalesef klasman disi. Yiyecek kisi bu çorbayi pirincli degil sehriyeli seviyormus.
0
fraise
(08.12.14)
biz geçen tavuk bonfile diye geçen bir kısımdan yapmıştık. güzel de oldu. domatesli ve şehriyeliydi.
0
starborn
(08.12.14)
Göğüs kısmı olur tabii ki de, biraz yoğun olursa az su ekleyebilirsiniz. İçine şehriye, maydanoz ve karabiber atınca çok süper oluyor.
0
aychovsky
(08.12.14)
Gogus olur.
0
delifaruk
(08.12.14)
Ben göğüs etini başlayıp yapıyorum. Eti haşla, tencerede 2 yemek kaşığı unu zeytinyağında Kavur yavaşca soğuk su koy, karıştır, kaynamaya yakin tavuk suyunu tavuk etlerini ve 1 çay bardaği tel sehriyeyi kat, kaynsadiktan sonra bir kasede biraz yoğurt, kimin suyu ve bir yumurtanın sarisini iyice çırp ve yavaş yavaş çorbaya kat, sonrasında da karabiber ve nane ekle.
0
saklisecilmemis
(08.12.14)
Tavuk suyu icin en iyisi butun tavuk aslinda ama az bir corba icin kalcali but da iyi oluyor. Patates, havuc, kereviz le haslayip, shrine, maydanoz, taze sogan ekleyince guzel oluyor. Limon karabiber sonrada
0
sirena
(08.12.14)
en besleyici ve zor olanı bütün tavuktan yapmaktır.
Bütün tavuğu parçalamak kolay değil ama lezzeti başka.
Çok zor dersen kemikli but tavsiye ederim
0
trinity trinity
(08.12.14)
Tavuk suyunu tavuk suyu yapan şey, çorbaya suyunu veren sebzeler ve kemik suyudur. Dolayısıyla göğüs etini en fazla lezzet versin diye dahil edebilirsiniz ancak tek başına olmaz. En güzeli kalçalı but eti.

Güzel tavuk suyu için şöyle bir tavsiye vereyim;

Bir bütün soğanı doğramadan bütün halde kemikli but eti ile kaynatın. Temiz bir tülbentin içine birkaç büyük parça pırasa, birkaç parça havuç, bir iki parça kereviz sapı, birkaç paça maydanoz, birkaç karabiber çekirdeği yerleştirip ağzını bağlayın ve beraber kaynatın. 45 dakika haşlanan tavuğu tencereden çıkraıp küçük parçalara ayırın. soğanı, tülbenti falan çıkarıp atın.

Diyeceksiniz ki, ulen nerden bulucam ben kereviz sapı, maydanoz, pırasa bilmemne. Valla ben büyük marketlere girdiğimde bir iki maydonoz, kerevizin sapından bir dal falan kırıp cebe atıyorum.Yoksa sırf onun için kereviz mi alıcam. Pırasa olmasa da olur. Maksat tad versin.

tavuğu parçalara ayırıp, kemiklerini atıp tekrar tencereye ekledikten sonra şehriyeyi ilave edin, yaklaşık bir beş dakika sonra, bir limonu sıkıp içine yarım yumurta sarısını ilave edip biraz da tavuk suyundan ekleyerek iyice çırpın ayrı bir kapta. sonra bunu yavaş yavaş yedirerek çorbaya ekleyin.

Okuduğunuz kadar zor değil. Afiyet ossun.
0
thracia
(08.12.14)
(9)

teknosa'dan alinan urunun fiyatının dusmesi

bluewhale
arkadaslar dun burdan bir tv siparis verdik henuz kargoda elimize gecmedi. bugun yani siparisten 1 gun sonra tv nin fiyati tam 200 tl dusmus bir ust modeli benim aldigim fiyata saka givi. bu konuda yapabilecegim birsey var mi?
arkadaslar dun burdan bir tv siparis verdik henuz kargoda elimize gecmedi. bugun yani siparisten 1 gun sonra tv nin fiyati tam 200 tl dusmus bir ust modeli benim aldigim fiyata saka givi. bu konuda yapabilecegim birsey var mi?
0
bluewhale
(05.12.14)
sipairşi iptal et
7 gün iadde hakkın var sorgusuz sualsiz.
hatata paran varsa 2.ciyi sipairiş et.
öteksinin iptal olmasını bekleme
0
psyence fiction
(05.12.14)
internetten aldığın ürünü 14 gün mazeretsiz iade hakkın var. müşteri hizmetlerine, gelen kargoyu teslim almazsam iade prosedürü direkt başlar mı diye arayıp bi sor bence.
0
baal
(05.12.14)
sorgusuz sualsiz iade +1
0
himmet dayi
(05.12.14)
musteri hizmetlerine ulasabilirsem sorucam
0
🌸bluewhale
(05.12.14)
kargoyu teslim alma, geri gönder. sonra da paranı al işte.
0
rygard
(05.12.14)
simdi musteri hizmetlerini aradım iptal islemini baslattım ama urun teknosa deposuna geri dondugunde para iadesi yapılacaktır ve tarafınıza konuyla ilgili geri donus saglanıcaktır dedi. simdi urunun ucuz olanını siparis etsem isler iyice karısır mi? yada kesin paranız iade edilmistir bilgisini beklemeli miyim?
0
🌸bluewhale
(05.12.14)
karışmaz niye karışsın. o ayrı sipariş o ayrı sipariş. paranın iade edilmemesi gibi bir durum olmaz.
0
battal gemalmaz
(05.12.14)
geri göndermeyle uğraşmadan önce müşteri hizmetlerini ara, "fiyatı düştü, indirim yapmazsanız iade edip tekrar alacağım, siz bilirsiniz" de. Yani durum nasılsa söyle daha doğrusu. Onlar da eşek değilse en azından hediye çeki yollar.
Bir harekette bulunmazlarsa süre dolmadan iade et. Bu arada kutusunu da açmadan bekleyin mümkünse.
0
burfak
(05.12.14)
eğer kredi kartı limiti ile ilgili sorun yoksa direkt aldığını iade et, yenisini sipariş ver. Yalnız şunu unutma, eğer taksitle aldıysan kredi kartına da taskitle iade edilir.

Bu arada başlığı teknosa'dan alınan uranyumun fiyatının düşmesi diye okuyunca anladım ki bu cuma günlerinin sonuna yaklaştıkça zihin bayram yerine dönüyor.
0
thracia
(05.12.14)
(6)

film anlatmak

trajikomix
diksiyon kursu sebebiyle bu akşam "topluluk karşısında konuşma" dersinde bir şey anlatmamız istendi. en iyi olduğum konu hukuk ama insanlara bunu anlatıp baymak istemiyorum, o yüzden izlediğim çarpıcı bir iki filmden birini anlatmak istiyorum.sorum şu; bir filmi topluluğa anlatırken spoiler verilir
diksiyon kursu sebebiyle bu akşam "topluluk karşısında konuşma" dersinde bir şey anlatmamız istendi. en iyi olduğum konu hukuk ama insanlara bunu anlatıp baymak istemiyorum, o yüzden izlediğim çarpıcı bir iki filmden birini anlatmak istiyorum.

sorum şu; bir filmi topluluğa anlatırken spoiler verilir mi? yada bir kitabı anlatırken? yani bu tür durumlarda filmin yönetmeni şöyle, oyuncusu böyle, konusu şöyle deyip geçilir mi yoksa derinlemesine anlatılır mı?
0
trajikomix
(01.12.14)
Konusu hukuk olan bi film anlat. Ya da konusu ilginç olan çokça vaka var onlardan birini anlat. Hem hakim olduğun konu, hem de ilgi çeker diye düşünüyorum.
0
sehpa fx350
(01.12.14)
Film anlatmak pek iyi bir fikir değil. Başka bir seçeneği düşün bence.
0
ufukcel
(01.12.14)
12 angry men bence şahane olur. Filmden girersiniz, önyargılardan, bakış açısından çıkarsınız. Hem ilgi çekici olur, hem de hakim olduğunuz bir konu. Filmin konusunu söylemeniz bence spoiler oluşturmaz. Filmin en büyük özelliği sonu değil, sona giden yoldaki değişim. Bence bir hukukçunun gözünden filmin analizinden sonra o filmi, yapılan analizleri düşünerek izlemek daha bile etkili olur.
0
thracia
(01.12.14)
spoiler vermek olmaz bence. derinlemesine film anlatilmaz. anlatiliyorsa diger herkesin izlemis olmasi gerekir.
0
bohr atom modeli
(01.12.14)
ronald opus'un hikayesini anlatırsan kimse baymaz bence. film anlatırken spoiler vermek kötü olur bence, izleyen, izlemeyen rahatsız olabilir.

bir de nasıl anlatıcaksın ki filmi? "şimdi şöyle oluyor, sonra o gidiyor bunu yapıyor, böyle oluyor" gibi mi? bence o bayabilir esas.

edit: çok fazla "bence" kullanmışım bence, pardon
0
loveinaflipbook
(01.12.14)
şeytanın avukatı (bkz: devil's advocate) güzel bir anlatı olabilir, topluluk çok genç değilse muhakkak herkes izlemiştir o filmi.
0
paradoxical
(01.12.14)
(5)

hamza hamzaoğlu

ozzpwnz
ihtimaline bile çıldıran tek insan ben miyim lan?canlı yayında milyonlar önünde yerli sevdasıyla sneijdere bok atarken şahit olmadık mı kapakların en güzeline? bu mu gelip yönetecek takımı?fatih terim denen herif takımı bırakıp gittiğinde alayımız delirmedik mi? şimdi küçük fatih terim'i getirmek ni
ihtimaline bile çıldıran tek insan ben miyim lan?

canlı yayında milyonlar önünde yerli sevdasıyla sneijdere bok atarken şahit olmadık mı kapakların en güzeline? bu mu gelip yönetecek takımı?

fatih terim denen herif takımı bırakıp gittiğinde alayımız delirmedik mi? şimdi küçük fatih terim'i getirmek niye?

gerçekten türkiyede futbola dair ne varsa soğudum arkadaş ya.
0
ozzpwnz
(28.11.14)
bu gelip yönetmeyecek takımı, rahat olabilirsin-olabiliriz.
0
baba jo
(28.11.14)
hasortmanli gidince fenerlilerle alay etmistim alirsiniz hamza hamzaoglunu sizin de mini fatih teriminiz olur raadiniza bakarsiniz demistim

allah verdi belami.

ne isi var bu adamin cografyada arasa bulamayacagi floryada
0
azizakin
(28.11.14)
Terim'den de onun yonetimdeki versiyonlarindan da nefret ediyorum.

Ancak mantikli dusununce yabanci hoca ekolunun bize, hele CL'den elendigimizi dusunursek, hic fayda saglamadigi ortada. Lig icin konusursak Hamza hoca takimi sampiyon yapabilecek 3-5 yerli teknik adamdan biri.

Bir de 6-7 ay sonra tekrar kongre var, neler olur biter bilemeyiz. Fakat Candan Ercetin'li yonetimin çogu konudaki beceriksizliğini de gördük.
0
burberry
(28.11.14)
Şimdi size olacakları en başından anlatayım;

Devre devam ederken kovulan yabancı hocadan sonra bir adet yerli hoca takıma monte edilir.

Zaten bu şartlarda ve zamanlamada iyi bir yabancı hoca bulmak neredeyse imkansızdır. Bulunsa bile takıma geldiğinde sezon sonuna kadar yıpranacağından endişe edilir.

Takıma monte edilen yurdum hocasının misyonu, takımı sezon sonuna kadar idare etmek ve olası tüm başarısız sonuçlar için darbe emici görevi görmektir.

Devre arası geldiğinde taraftarın gazını almak için takıma kısmen sükse yapacak oyuncu transferi yapılır.

Sezon sonu geldiğinde takım şampiyon olamamış ve yurdum hocası her ne kadar başarılı sonuçlar alsa da genel kanaat hocanın takıma hafif kaldığı yönünde oluşur.

Sezon bittiğinde sansasyonel transferler konuşulmaya başlar. Kesenin ağzı açılmıştır.

Ve işte beklenen sonun gerçekleşmesi için gerekli tüm şartlar oluşmuştur. Artık görev onu çağırmaktadır. O ki görevden asla kaçmaz, o ki Galatasaray söz konusu olduğunda her türlü fedakarlığa hazırdır (tabi sağlam cukka ve güçlü bir kadro kurulduktan sonra)

Ve işte döngü artık tamamlanmıştır;


(bkz: fatih terim'in milli takım galatasaray döngüsü)
0
thracia
(28.11.14)
gelip yönetmeyecek diyen arkadaşlara bakıp "noooldoo ooolooom" demek istiyorum.

bütün dertleri sneijder'i huzursuz edecek birini getirip satmak, hamza'dan iyisini mi bulacaklar.

dürüst de albayrak da bu kulübün kapısından geçecek adamlar değilmiş, emin oldum artık.

ocakta satarlar sneijder'i, anamızın liginde oynarız yeniçerilerle.

gelsin ruslar mı alır, araplar mı alır ki o araplar dünyada en nefret ettiğim millet. yeter ki şu türklerden kurtulsun takım.

o milletin itin götüne soktuğu ünal aysal'ın da billurlarını yesinler..
0
🌸ozzpwnz
(30.11.14)
(8)

İnsan kendini nasıl keşfeder? (amacını, mutlu olacağı işi)

anonimuz
Başlık açık aslında, 23 yaşında er kişiyim ama kendimi keşfetmek konusunda bir adım ileriye gidebilmiş değilim. Örneğin yapamayacağım şeyleri bilmediğim için yaptığım hiçbir plana uyamıyorum. Sadede gelirsek mutlu olacağım uğraşı, işi nasıl bulabilirim? Kendimi daha iyi tanımak için neler yapmamı ön
Başlık açık aslında, 23 yaşında er kişiyim ama kendimi keşfetmek konusunda bir adım ileriye gidebilmiş değilim. Örneğin yapamayacağım şeyleri bilmediğim için yaptığım hiçbir plana uyamıyorum.

Sadede gelirsek mutlu olacağım uğraşı, işi nasıl bulabilirim? Kendimi daha iyi tanımak için neler yapmamı önerirsiniz?
0
anonimuz
(28.11.14)
Riske girip yeni seyler deneyerek.
0
solemio
(28.11.14)
meraba. 23 yaşına kadar bulamadığına göre bulamıycaksın sen öyle bi şey ^^ hayatın keşfetmek ve denemek üzerine kurulu olucak. bence kötü bişi diil. ben de senin gibiydim. plan yapamıyorum, spontane kararlarla ilerletiyorum hayatımı.
0
snape i başından beri tanırım
(28.11.14)
Boşuna arama, o seni vakitsiz bir anda bulur.
0
cetoxim
(28.11.14)
Ben de benzer soru sormuşum.

Ben farklı farklı yerleri ülkeler igezmeye çalışyıorum. Himalaya Dağları Ganj Nehrine Tibete filan gitmek de istiyorum. O kişisel gelişmi kitaplarında oralara gidi pgeri gelince yaşamın anlamını bulmuş ve enerjiyle dolmuş oluyorlar ya.
0
Cursed Chico
(28.11.14)
ben bu senenin başında şöyle bir şey sormuştum, www.eksiduyuru.com

durumda değişme yok, birden bir aydınlanma yaşamadığım müddetçe, normal insanlar nasıl çalışıyorsa öyle çalışacağım.
0
kahin ahtapot paul
(28.11.14)
Yapmaktan büyük keyif aldığın yada yapmak istediğin çalışmalarla ilgili mesleklere yönelebilirsin. Misal ben x işini yaparken zamanın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Gece yorgunluktan gözüm kapanana kadar çalışıyorum biran önce uykumu alsam da eksik kalan yerlerini de tamamlasam diye düşünerek uykuya dalıyorum. Varsa böyle bir hevesin o işe yönelmelisin bence.
0
maxhoper
(28.11.14)
0'ı da tüket o zaman çözüyon her bişiyi
0
selam
(28.11.14)
"Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemezsin. "

Eğer karşılaştığın şeyler seni mutsuz ediyorsa, ya da yetmiyorsa, ya da daha fazlasını arzuluyorsan, yukarıdaki cümleyi düşün. Yaptığın şeylerdeki değişiklikler seni farklı sonuçlara götürecek ve böyle böyle deneyerek kendini, hayatı, dünyayı keşfedeceksin.

İnsan rutine öyle bir alışıyor ki bir süre sonra kendisini daraltan şeyleri bile değiştirmekten korkuyor. İstiyor ki işler yolunda gitmediğinde bir anda sihirli bir deynek gelsin ve her şey değişiversin. Ama yaptıklarını değiştirmek için tek bir adım atmıyor. Aynı şeyleri tekrar ve tekrar yapıyor ve her seferinde farklı bir şeyler bekliyor. Bir şey olsun istiyor. Farklı bir şey...

İşte bu noktada yukarıdaki sözü hatırlamak ve ona göre davranmak gerek. Bu, keşfe çıkarken yelkenlerini dolduracak olan rüzgarın ta kendisi.
0
thracia
(28.11.14)
(2)

Ömer Hayyam

reavelyn
Ömer Hayyam'ın bestelenip seslendirilmiş eserlerinden bildiklerinizi yazıp beni mutlu eder misiniz lütfen :)
Ömer Hayyam'ın bestelenip seslendirilmiş eserlerinden bildiklerinizi yazıp beni mutlu eder misiniz lütfen :)
0
reavelyn
(27.11.14)
anonymice
(27.11.14)
thracia
(27.11.14)
(2)

isid'in ucan tekme atan komutani

japon askeri
Vakti zamaninda boyle bir propaganda videosu cikmisti. Yarim saatur ariyorum bulamadim. Tekmeli egitim videosu cikiyor hep aranalarimda. Bulabilen var mi?
Vakti zamaninda boyle bir propaganda videosu cikmisti. Yarim saatur ariyorum bulamadim. Tekmeli egitim videosu cikiyor hep aranalarimda. Bulabilen var mi?
0
japon askeri
(27.11.14)
O video Türk askeri diye yayınlanmıştı. Bir koğuşta ranzaların önünde çekilmişti. O mu?
0
ground
(27.11.14)
eksisozluk.com

bu arada bu adam ışid değil el nusra cephesinden. Arkadaki bayraklar el nusra'ya ait.
0
thracia
(27.11.14)
(8)

Zenci şükürsüzlüğü

speedy
İngiltere 2011 olayları ve Ferguson olayları vs. gösteriyor ki bu adamlar da inanılmaz bir eziklik, ırkçılığa maruz kalma durumu var. Resmen kendilerini ikinci, üçüncü sınıf vatandaş olarak görüyorlar. Ulan İngiltere'de Amerika'da yaşıyorsun vatandaşlığın var, mülteci falan da değilsin. Pezevenk Afr
İngiltere 2011 olayları ve Ferguson olayları vs. gösteriyor ki bu adamlar da inanılmaz bir eziklik, ırkçılığa maruz kalma durumu var. Resmen kendilerini ikinci, üçüncü sınıf vatandaş olarak görüyorlar. Ulan İngiltere'de Amerika'da yaşıyorsun vatandaşlığın var, mülteci falan da değilsin. Pezevenk Afrika'da, Ortadoğuda savaşın ortasında doğup, yaşasan daha mı iyiydi. Oku, çalış senin de olsun, ırkçılık varsa iki kat, üç kat çalış. Sürekli devlet bize bakmıyor, ırkçılık var geyikleri. İngiltere'de yaşadığımdan biliyorum türkün, kürdün boku dahi olamayacak yaşam formları çoğunlukta bu siyahi arkadaşların arasında. Uyuşturucu, suç vs zaten uzmanlık alanları. Siz ne düşünüyorsunuz bu zenci şükürsüzlüğü hakkında?
0
speedy
(27.11.14)
Bir etnik grup daha önceki zamanlarda ezilmişse onlardan doğan nesiller de bu psikolojiyi yaşıyorlar. Belki de hayatlarında hiç ırkçılık görmeyen adamlar bile hep müzdaripmiş gibi davranıyorlar. Bu böyledir, bir nevi politika. Ne anlıyorlar ben de anlamıyorum. Aynı durum Türkiye'de yaşayan Kürtler için de geçerli değil mi ki? Hep fakir edebiyatı, değişmez, çaresi yok bunun.
0
sorumatik
(27.11.14)
Çok tanıdık değil mi?
0
35.spartalı
(27.11.14)
şimdi bu dediklerinden dolayı burada muhtemelen baya eleştiric alacaksın. ırkçılığı da hiçbir şey haklı çıkartmaz. öldürülen silahsız bir çocuğa şu renkten bu ırktan dememek lazım.
Ama benim de bu konuda kafam çok karışık
şimdi bi dolu arap girdi memlekete bakalım onlardan neler göreceğiz -zencilerden çok araplara takığım...
evet hakketen bu adamlarda leş olan o kadar çok ki! bazen delleniyorum. ve hayır, "ama adamlar fakir, eğitimsiz vs" diyecek arkadaşlar, hiç gelmesin..tıp fakültesinde ne kadar mal ne kadar öküz, ne kadar medeniyet görmemiş arap gördüğümü ben biliyorum :(( öte yandan çalışmayıp işsizlik parasını ota uyuşturucuya ver diye ben mi dedim bunlara adamların kültürü bu??
aile anlayışları, kadına bakışları, cinselliğe bakışları, temizlik-ahlak kavramları
herşeyleri sorun...
genellememek lazım, insanları kendi başlarına değerlendirmek lazım, iyi tamam da bazı milletlerde öyle bir tecrübe yaşıyorsunuz ki 10 tanesinin 9u çürük elma, bu sefer de ister istemez böyle hissetmeye başlıyorsunuz.kalan 1 tanesinin hatrına yine de makul davranmaya, insanlığımızı korumaya çalışmamız lazım herhalde...
ha bir de avrupadaki arnavutlar hakkında da pek iyi şeyler düşünmüyorum :p tanıdıklarımın hepsi ya kaçakçı ya torbacı ya da bunların ağababası (mafyası yani)
0
niye ama
(27.11.14)
afrikada beyaz piçler gelmezden önce savaş mı vardı la? öyle konuşuyorsunuz ki normatifliğinizle paralize oluyorum.
0
namus ninjası
(27.11.14)
"Irkçılık varsa iki kat üç kat çalış"

Bu muhteşem fikri örneklerle çeşitlendirelim;

Yani aslında deniyor ki; "ulan amk zencisi, lütfedip aramızda yaşamana izin vermişiz. Tamam arada bir seni itip kakıyor olabiliriz. Yüzlerce yıldır babadan oğula iliğnize kadar sömürüyor da olabiliriz. Daha 50 sene öncesine kadar sizi okuduğumuz okullara, bindiğimiz otobüslere de sokmuyorduk. Ama siz hiç şükretmesini bilmiyorsunuz siktimin kara köleleri ya. Ya hala afirkada olsaydınız? Daha mı iyidi? Şimdi kesin sesinizi de bize yaranmak için daha çok çalışın."

Empati kuramayan zihin engelliler için örnekleri bardakla kaşıkla vereyim;

" İş yerinde mobbing mi görüyorsun, işsiz kalmaktan iyidir. Olsun sen 3 katı daha çalış"
" Hak ettiğin parayı alamıyor musun? sigortanı bile yatırmıyorlar mı? Ulan pezevenk, dağda aç bi çoban olsan daha mı iyiydi? Otur 3 katı çalış adam gibi."
"Hem engellisin hem de hala sosyal haklardan mı bahsediyorsun? Adam yerine koymuş sana iş vermişiz, şükredip 3 kat fazla çalışcağına hala hak hukuk diyorsun terbiyesiz herif"
"Ulan hayvan herif, hala zam vergi diye ağlıyorsun, afrikada doğsan daha mı iyiydi amk denyosu.Kapa çeneni de bu muhteşem toplumu hakketmek için daha çok çalış"

Evet gerçekten de sosyolji dünyasına damga vuracak bu tespitlerinizle kanayan yaraya çözümü ne de güzel vermişsiniz; daha çok çalışın amk pzevekleri !

Bunların genetiği bozuk, zenci doğduğunda daha 3 aylıkken cigara sarmaya başlıyorlar. Hani eskaza bu zenci yavrularından birini alıp bahçenizdeki kulübede falan beslemeye kalksanız, hemen diğer hayvanlarınıza tecavüze falan kalkarlar. Neden? çünkü tecavüz, uyuşturucu hep bunlarda. Genetik sanırım.

Neyse sizin bu tespitleriniz zaten politzer'e aday gösterilip çok kısa zamanda bu sorunların çözümü olarak dünya basınında yankılanır. Manşetleri şimdidien görebiliyorum;

"Irkçılığa kesin çözüm bulundu: 3 katı fazla çalışın pezevenkler!"
0
thracia
(28.11.14)
Kendileri bir de arap ülkelerinde siyahlara karşı yapılan davranışları görsünler, koşarak gidip İngiltere'nin Amerika'nın toprağını öperler. :)) Tunceli doğumlu bir tanıdığım vardı, adam gençken baya hızlı bir solcuymuş, ABD'ye gitti orada yaşıyor şimdi. Geçen sene geldiğinde o bile siyahlara verip veriştiriyordu. Alevi bir kürt bile bunları diyorsa, durum hakikaten baya ciddi sanırsam. :)
0
maxim gorki
(28.11.14)
@Batuhanolabilir "beyaz adamın ırkçılığından en iyi senin haberdar olman lazım" demişsin, burda kimse alenen kimseye ırkçı hareket, söz, imada dahi bulunamaz. Irkçılığa uğrayan kişi hemen anında polise tutanak tutturup dava açabilir, ceza aldırır, siciline işletir ki birçok işte adli sicil kaydı istenir. O yüzden hiç bir olaya raslamadım. Kimse kimseyi sklemiyor. Yüzümü kırmızıya boyayıp dolaşsam kimse 3 saniyeden fazla bakmaz bile. Hani ırkçılık çaktırmadan, usülüne kitabına göre yapılır, önemli mevkilere, pozisyonlara gelmeleri engeleniyordur vs.

@thracia Valla bir söz nasıl çarpıtılır çok iyi örneğini vermişsin. Yarın gel akp’de başla:) Madem kendini engellenmiş, ötekileştirilmiş hissediyorsun bunu yenmek için çaba göstereceksin arkadaşım. Atıyorum Ağaoğlunun çocuğu, bilmemnesi istediği hayatı yaşar, okulu, dersi sklemez yaşam standardı bellidir, ama sen inşaat işçisinin oğluysan bir zahmet gece gündüz okuluna dersine çalışacaksın iyi yerlere gelmek istiyorsan. İşinde, mesleğinde kusursuz mükemmel olacaksın, anglosakson adamla aynı hayatı, aynı standardı yaşamak istiyorsan.

Ben bu adamlarla birarada yaşıyorum, zenciyi üniversite broşüründe, rap kliplerinde gören adam konuşmasın bir zahmet. Ordan konuşması kolay, “sana beleşe milyarlık ev hibe ediyorum desem yeri güvenli mi, zenci mahallesi olmasın” der affedersin
0
🌸speedy
(28.11.14)
@ speedy akp'liler böyle mantıklı konuşsaydı gidip ertesi gün teşkilata yazılırdım. Aasdjghaj şaka şaka, akp'liler dünya yuvarlak dese arkasında bir ibnelik arar, acaba bunu diyerek nereden çıkar sağlıyor bu yarrolar diye düşünürüm.

Neyse gelelim senin argümanlarına;

Diyorsun ki zenginin hayatı, standartları belli, sen eğer o hayatı istiyorsan götünü yırtmak zorundasın. İyi de güzel kardeşim biz bunu konuşmuyoruz ki? Benim söylediğim senin örneğin üzerinden gidersek, babası hükümetin götünü yalayarak, haksız yere ihaleler kazanarak, milleti sömürerek, başkalarının hakkını yiyerek zengin olmuş bir veledin gözümüzün içine bakıp, "amk fakirleri, adam olsaydınız böyle sefil olmazdınız. Ferrarimi parkederken sizi görünce tedirgin oluyorum. Bizim arkadaşlar arasında hiç suç işlenmiyor ama her türlü ibnelik sizden beklenir. Eğer sizi görünce tedirgin olmamızı istemiyorsanız, sizi biraz insan yerine koymamızı istiyorsanız daha çok çalışıp bu sistemin sağlam çarklarından biri olun. Eşşek gibi çalışıp daha çok para kazanırsanız size belki saygı gösterebilirz"

Canım kardeşim, olayların nedenlerini sorgulamadan sadece sonuçları üzerinden yorum yaparsak yanılırız. Neden zencilerin arasında suç oranının yüksek olduğunu, neden anglosaksonların maddi durumu iyiyken zencilerin götünü yırtmak zorunda olduğunun nedenlerini sorgulamazsak bu sorunları da çözemeyiz. Sen durduğun yerden bakıp, bu amk zencileri beni rahatsız ediyor diyorsun. Doğrudur da, mahallelerinden geçerken tedirgin de oluyorsundur. Ama biz burada bunun nedenlerini sorguluyoruz. Geçmişte olanların sorumluluğunu sırtımızdan atarak siktimin zencileri noktasında kendimizi konumlarsak, kendimizi ötekileştirerek ayırırsak elde edeceğimiz şey daha çok suç daha büyük bir ayrımdan başkası olmayacak. Ne zannediyorsun, mahalleni ondan ayırdığın zaman, kafanı kuma gömdüğünde bütün o suç oranlarıi bütün bu sorunlar arkanda mı kalacak? Ne yapalım mesela, bu zenciler bizi rahatsız etmesin diye trenlerle doldurup şehrin dışına mı taşıyalım?

Çözüm, sistemi sorgulamak ve değişmesi gereken yerleri değiştirmekten geçiyor. Kapitalist sistem, tüketime dahil edemediği sömürü artıklarını (zenciler, latinler, evsizler vs) halının altına süpürerek kurtulmaya çalışıyor ama bu sorun günden güne büyüyor.

Bu arada zenciyi televizyonda gören adam konuşmasın, biz biliyoruz da konuşuyoruz demişsin. Sana jose mourinho'nun bir sözünü hatırlatmak isterim

"İyi bir jokey olmak için önceden at olmaya gerek yok"

Bu sorunları tespit edebilmek için illa zencilerin arasında yaşamak falan gerekmiyor kısaca.
0
thracia
(28.11.14)
(5)

Basic Kindle

duzsac
Alınır mı? Yarın ''black friday'' varmış baktım 50 dolar diyor, ne yapsam alsam mı yoksa onu alacağına hiç alma mı dersiniz?
Alınır mı? Yarın ''black friday'' varmış baktım 50 dolar diyor, ne yapsam alsam mı yoksa onu alacağına hiç alma mı dersiniz?
0
duzsac
(27.11.14)
Bence direkt al. Maksat kitap okumaksa o zaman basic kindle zaten bu işi fazlasıyla görüyor. Işık yok. tamam da normal kitapta da ışık yok. Kitap okurken sürekli karanlık, ışık olmayan ortamlarda mı kalıyorsunuz? Şöyle söyleyeyim; eğer normal bir kitap için bir kitap okuma ışığına sahip değilseniz zaten böyle bir ihtiyacınız da yok demektir. Dolayısıyla basic kindle her türlü işinizi görür. Eğer bir kitap okuma ışığı alacak kadar ışığa ihtiyacınız olmuşsa paperwhite alın. Karar sizin
0
thracia
(27.11.14)
Kanka bence şansını denemeye değer yurt dısından alacaksan. Buyuk ıhtımalle de gecer gumrukten.
0
anonymice
(27.11.14)
@thracia paperwhite'sa 99 dolar o da iyi değil mi?

@anonymice o sorun değil Türkiye'de değilim.
0
🌸duzsac
(27.11.14)
Ben kitap okurken her zaman ışığım oluyor. Karanlıkta kalıp kitap okuyamadığım neredeyse olmuyor. Dolayısıyla benim için öncelikli değildi. O yüzden kırk yılın başında belki ihtiyacım olacak diye fazladan özelliğe 50 dolar fazla vermeye gerek görmedim. Önceliklerine göre değişir sorunun cevabı. Benim için ışıksız kalmak 50 dolar etmiyor. Senin için ediyorsa alabilirsin.
0
thracia
(27.11.14)
gece yatarken kitap okuma alışkanlığın varsa paperwhite. plus $ 99 fiyat iyi. ben de geçen sene indirimde aynı fiyata almıştım.
0
only
(27.11.14)
(8)

iş ortamı - akıl fikir ihtiyacı

camino real
selam arkadaşlar,bundan 1 ay önce özel bi şirkettte mühendis olarak işe girdim. bölümde bir kıdemli mühendis (42 yaşında, benimle aynı pozisyonda ama kıdemli adı ahmet olsun) bir de bölümün müdürü vardır. müdür 65 yaşında kaptan pilot. bir de ben gelince 3 kişi olduk işte. en başından anlatayım, ben
selam arkadaşlar,

bundan 1 ay önce özel bi şirkettte mühendis olarak işe girdim. bölümde bir kıdemli mühendis (42 yaşında, benimle aynı pozisyonda ama kıdemli adı ahmet olsun) bir de bölümün müdürü vardır. müdür 65 yaşında kaptan pilot. bir de ben gelince 3 kişi olduk işte. en başından anlatayım, beni arayıp görüşmeye çağırdılar, gittim, 15 dakika içinde beğendik fiyatta anlaşalım çalış dediler ok, dedim, 4 gün sonra da işe başladım.

akşama kadar ahmet'le birlikteyiz, kaptan sadece bikaç günde bir uçuş öncesi ya da sonrası uğrar, etrafla ve bizle taşak yapıp gider. işlerin takibi tamamen bize ait. gelelim meseleye, bu ahmet denen adam bana işi öğretmiyor. işe girer girmez bana bir konu verdi, yaklaşık 2 senedir yapılmak istenen ancak bi türlü yapılamayan "performance monitoring" diye bişi. al bu manual, bu da yazılım, bu işi çöz dedi. 10 günlük hayvani bi efor sonunda işi hallettim, 10 numara da sonuçlar aldık. bu srüe zarfında bana hiçbişey öğretmedi. devamında yazılımla alakalı bir prosedür güncelleme konusu vardı, onu yap dedi, onu da bikaç günde hallettim verdim.

bana bir uçuş programı var ona çalış onu yapıcaz dedi, ben de manuallerden okuyorum, arada ufak tefek başka işler veriyor, ama asıl kendi yaptığı işlere beni yaklaştırmıyor. derken geçenlerde çok basit bir havaalanı takip işi verdi. açıkça anlatıyorum, 5 yaşında çocuk bile rahatça yapar. her hafta uçuşların tamamının olduğu bir liste hazırlanır ve ilgili bölümlere dağıtılır. biz de geliyor bu. bu listede hangi uçak nerden nereye kaçta gidecek tek tek yazar. aynı zamanda uçaktaki konfigürasyon değişiklikleri (kabindeki koltuk sayısı çeşidi vs) de yazıyormuş yeni dikkat ettim. iş şu: bu listedeki bütünhavalimanları kontrol et, analiz chartları bizim sistemimizde var olanları es geç, olmayanları bana söyle, ben onların da analizlerini yapayım. ben de ok dedim. uğraşıyorum tek tek. birkaç gün sonra hepsine bakmana gerek yok, yeni havalimanı olursa zaten kırmızıyla gösterilir dedi, ben de tamam sadece kırmızılara bakıyorum o halde dedim.

2 gün sonra bana çok sert bi şekilde söylenmeye başladı: ben sana konfig değişikliklerini de haber ver demedim mi? diye. ben de hatırlamıyorum dedin mi? duymamışım o zaman özür dilerim diye geçiştirdim. ben sana söyledim, beni yalancılıkla suçlama falan dedi, ben de tamam dedim o zaman ben duymadım. aradan 2 saat geçti, siniri azaldıktan sonra abi duymamışım ya da anlamamışım mazur gör tekrar özür dilerim dedim, tamam dedi geçtik.

ve dün sabah ofise gittim, mail: mailin saatine bak!!!!, havaalanlarını da kontrol ediyordun değil mi?????? ben de evet ediyordum!! kırmızılara bak dedin sadece ben de öyle yaptım, gelince kontrol edersin dedim. geldi direk konuya girdi. yine sert bi şekilde bağırarak konuştu. ben öyle söylemedim sana, 20 yıllık kitapları unutmuyorum bunu mu unutcam falan diyor. ben de iki kulak sahibiyim böyle dedin dedim kestirip attım. ben senle çalışmak istemiyorum artık, sen orda otur öyle naparsan yap, ben de kendi işime bakayım dedi. ok dedim.

kaptanı aradım anlattım, olur öyle şeyler takma kafana daha yenisin ben onla konuşurum dedi geçti. ama adam benle dün sabahtan beri ne konuşuyor, ne iş söylüyor, ne de bişey öğretiyor ki zaten öğretmiyordu. ben de bu akşam aradım, nolucak böyle mi olucak diye. o da sen hatanın sorumluluğunu almıyosun, işi savsaklıyosun falan dedi. herşeyi öğretmemi hazır bekliosun, benim zamanım yok falan da dedi. artı sana bişey öğretsem, yanlış yapsan bana ahmet abi böyle öğretti diyeceksin biliyorum, kötü niyetlisin en ufak bişeyde beni sattın falan dedi. ona göre benim sen öyle demedin demem satmakmış. ben de diğer işleri savsaklamayıp neden bunu savsakladığımı, düşüncelerinin hayat ürünü olduğunu, şizofren olmadığımı vs. söyledim. ama kötü niyetli olduğumu düşündükten sonra sen yapacak bişey de yok dedim. iyi akşamlar dedim kapattım.

şimdi bu adam bana işi öğretmek istemiyor ve bütün bunları bu yüzden mi yapıyor ben anlamadım. yarından itibaren işi kendim nasıl öğrenirim onun yollarına bakıcam, ama bu dingille de sürekli aynı ortamdayız, akşama kadar arada bir laf atıyor, çay söyliyim mi diyorum, iletişim kurmaya çalışıyorum ama olmuyor. aynı ofiste konuşmayınca da çok sıkılıyordum ama sallamicam. sorum şu? aga bu durum nedir? durum olan okuyan varsa allaşkına bana bi anlatsın. zira ben bi bok anlamadım. bi de bi adamın pilotu tavlayıp beni işimden etme olasılığı da nedir, nasıl önüne geçerimi de yazacak biri olursa makbule geçer, maklube ısmarlarım bi gün de. bira da olur.

teşekkürler.

(oha kitap yazmışım, okuyan olursa ne ala olmadı silcem artık)
0
camino real
(27.11.14)
durumum vardı, okudum.

2 yıldır yapılamayan işi 10 günde yapıp verince, buna bir şey öğretirsem beni yerimden eder psikozuna girmiş olabilir.

***not düşeyim: kamu çalışanıyım, özel sektör tecrübem yok, o yüzden bakış açım gerçekçi olmayabilir.
0
vesna
(27.11.14)
Tek kisilik sirket mi olur birak gitsin
0
divit
(27.11.14)
klasik bir yarrak kafalı çalışan modeli ile karşı karşıyasın. Aklı sıra sana devrecilik yapıyor. Tahminimce yakın zamanda bir terfi ya da zam durumu mevcut. Senin işi çabucak öğrenip onun yaptığı işleri nasıl savsakladığını ya da daha hızlı,çabuk, kolay vs yapılabileceğini ortaya koymanı elbette istemiyor. Zira senin alternatif olman onun alacağı parayı ya da terfiyi keser. Sana tavsiyem sakın üzerine oynama. Çünkü bu tür insanlar mevkilerini genelde kurduğu ilişkilere borçludur. Dolayısıyla onu yerinden falan edemezsin. Muhtemelen orada pek çok kişiyle enseye tokat göte parmaktır. Ama işleri şöyle yürütebilirsin; her işini mail vasıtası ile yap. Sana yapmanı istediği işleri mail ile yazılı olarak versin, tal,matları geçsin. Sen de ona vereceğin cevapları mail ile ver. Bunu istemeyebilir ama bunda diretmelisin. "Abi insanoğlu hata yapar, unutur, yazılı olsun ordan bakarız" falan dersin. İşlerini bu şekilde döndürdüğünde öyleydi böyleydi deme lüksü kalmaz. Ayrıca isteklerini ve sorularını da yazılı olarak, başka müdürün şefin bişeyin varsa cc'ye koyarak dile getir. " Ahmet bey, bunun şurasını şöyle yapmalıyız ancak böyle bir sorunla karşılaşıyorum. Konunun çözümü için nasıl bir yol izlemeliyim?" gibi maillerle öğrenmek istediklerini sor. Cevap vermezse hatırlatma at, darla.

edit: koca bölüm 3 kişiymiş ya! benim verdiğim cevap daha ziyade kurumsal şirketlerde geçerli. 3 kişilik butik şirketlerde "yau Aamet abi, ko götüne be abim. 3 günlük dünya" düzlemine oturursunuz zaten yakında ya da ayrılırsın.
0
thracia
(27.11.14)
durumum vardı okudum +1

- küfür içerir -

cevabım; sikerler o ahmeti de şirketi de kaptanı da. kurumsallıktan fersah fersah uzak, kezban tripli iki ihtiyarın ağız kokusunu çekme hacı, bas siktiri çık, sonra onlar ne bok yerlerse yesinler.

satmakmış. mal lan bunlar, valla bak, beynin fişini çekmiş bunlar.

okurken ben sinirlendim amk, bunları bana diyeceklerdi, bana yapacaklardı var ya, kurumsal çerçeve içerisinde ağızlarına çakar sonra işi bırakır giderdim. hatta varsa bir eksik maliyeye sgk ya ne bilim her yere şikayet eder dava da açardım bu namussuzlara.

sen iyi niyetli olmasan bu kadar yazmaz, bu kadar detaylı anlatmazdın zaten.

takma sakın kafana, bu ihtiyarlar seni yetiştirmez çünkü ne tanıdıkları, akrabalarısın ne de yerlerine senin geçmeni isterler. götlerinin tutuştukları her konuyu sana yıkar, çözdün mü tamam, ama en ufak şeyde eften püften bir olayda da sattın olursun.

bas git bebeyim.
0
we miss freddie mercury
(27.11.14)
Okudum hepsini.

Bu adam sen böyle işleri çabucak halledince senden korkmuş. Büyük ihtimal elindeki işler senin yaptıklarından daha kolay. Onları elinden almandan korkuyor çünkü patron bunu farkederse onu direk postalar.

Büyük ihtimalle kendi de oraya bu şekilde gelmiştir senden önce.

Yapacağın şey şu ; İyi adam modundan çık assassin moduna geç. Kuyusunu kazmak, ayağını kaydırmak için her şeyi yap. Bu adam seni arkadan bıçaklamak için an kolluyor. Eğer fırsatın oluyorsa patonla aranı iyi tutmaya bak. Hatta küçük küçük ahmeti kötüle falan.
0
Nocturne
(27.11.14)
bence ahmet seni kıskanıyo. anladığım kadarıyla işi de öğrenmek istiyosun. aranızdaki iletişim mail ile olsun bence. en azından kritik konularda mail atsın sana. böylelikle ben öle dememiştim deme şansı kalmaz.
0
spirit crusher
(27.11.14)
arkadaşlar cevaplar için teşekkürler hepinize.

işi bırakmam mümkün değil, istediğim bir bölüm ve çalışmam lazım.

thracia süper tahmin, bu adam bu ay zam bekliyordu alamadı, gelecek ay kesin demişler, şu anda onun hesabını da yapıyor, %200 haklısın.

ama şirket butik şirket falan değil, 3 kişilik hiç değil. (şirket ismi silindi) ortak şirketler grubu binlerce insan çalışıyor, ama bizim bölüm aslında çok önemli olmasına rağmen küçük kalmış, yeni büyüyecek ve mutlaka bu bütümenin içinde olmam lazım. performans mühendisliği, yani pgs de thy de, yurtdışı her şirkette inanılmaz itibarlı bişi, uçak performasına, yakıt tüketimine, aracın uzun ömürlülüğüne dayalı şirket ekonomisinin can damarı bi bölüm.

bu adamın cidden benden çekinmiş olma ihtimali var. deneyimi çok iyi, havacılık kültürü baya gelişmiş, ama ingilizcesi, ofis bilgisi, insan ilişkileri ve teorik bazı aerodinamik bilgileri çok eksik. ben biraz egosunu tatmin eder üstesinden gelirim diye düşünüyordum, ama olacak gibi değil sanırım. bi de insanlara kötü niyet besleyemiyorum abi ben, 10 sene ağzıma sıçsa biri iki selam verse unutuyorum lan. cidden aşamadığım bişey bu.

valla cevaplarınızı okudum çok rahatladım, adamsınız. bundan sonrası için taktik değiştiriyorum ben de, bununla muhatap olmayı kesiyorum ve başka kanallardan işi öğreniyorum.

çok saolun canlar.
0
🌸camino real
(27.11.14)
bu arada o adamın yerinde olsan sende aynısını yapardın. çünkü şirket daha ucuza iş yaptırabiliyorsa öyle elemanları hemen kovar.. bazen öğretmemek zorunda kalıyorsun maalesef iş hayatı boktan bişey. adamdan özür dileyip durma yine de
0
divit
(27.11.14)
(57)

Eşcinseller ve eşcinselliği doğal bulanlar Pedofili hakkında ne düşünüyor?

mountaincat
Eşcinseller, hemcinslerin birbirlerine olan cinsel ilgisini ve birlikteliklerini bir doğa kanunu olarak görürler ve toplumda yadırganmasına, iyileştirilmesi gereken bir hastalık olarak görülmesine karşı çıkarlar. Peki pedofili de doğuştan gelen bir saplantı olduğu için, pedofilleri mazur görürler mi
Eşcinseller, hemcinslerin birbirlerine olan cinsel ilgisini ve birlikteliklerini bir doğa kanunu olarak görürler ve toplumda yadırganmasına, iyileştirilmesi gereken bir hastalık olarak görülmesine karşı çıkarlar.

Peki pedofili de doğuştan gelen bir saplantı olduğu için, pedofilleri mazur görürler mi? Ve ya eşcinselleri destekleyenler, pedofili hakkında ne düşünüyor?

Not: Konuyu özümsemeden, ön yargıyla ne tür saldırgan yanıtların geleceğini tahmin edebildiğim için bir açıklama yapayım. Çocuklarla cinsel ilişkinin tasvip edilip edilmediğini sormuyorum. Biliyorum ki yetişkin iki hemcinsin cinsel ilişkisiyle; reşit olmayan bir insanla girilen cinsel ilişki aynı değildir. İki yetişkinin kendi aralarında ne tür bir ilişki yaşadığı bizi ilgilendirmez.
Hiçbir çocukla ilişki yaşamamış, bunun gerçekten adice bir davranış olduğunu bildiği halde; içgüdülerine hakim olamayan ancak içgüdülerini pratikte uygulamayı ahlaki sebeplerle reddetmiş pedofillere bakış açınız nedir, öğrenmek istediğim o. Umarım konu abuk subuk bir "Ya kardeşim eşcinsellikle sübyancılık bir mi, onlar minnacık çocuklarımızı taciz ediyolar" tartışmasına dönüşmez. Yeterince açıklayıcı olmuştur umarım. Lütfen konuyu bu noktaya taşıyacaklar cevap vermesin.
0
mountaincat
(25.11.14)
(bkz: oha)
0
atmaca.ged
(25.11.14)
pedofili hastalık , eşcinsellik bir yönelim. Bu kadar
0
isadora
(25.11.14)
Sen iki konuyu çok yanlış anlamışsın kardeşim. Eşcinsellik heteroseksüellik gibi bir cinsel yönelim; pedefoli ise çok farklı bir şey: Hastalık. Mazur görme konusuna gelirsek evet, herhangi bir kanser hastasını nasıl dışlamıyorsak pedefoli bir bireyi de dışlamaya hakkımız yok. Konu "Ya aynısını senin çoluğuna çocuğuna yapsalar nasıl olurdu" noktasına gelmeden izah edeyim dedim.
0
angelus
(25.11.14)
@isadora eşcinselliği yönelim, pedofiliyi ise hastalık yapan faktör nedir?
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
konunun taşınacağı başka bi nokta yok. benim kahverengi saçlılar zoofili hakkında ne düşünüyo? tamam insanlar saç renklerini doğuştan seçemez ama diye bıkbıklamama benzer. trollsen çok kötü, değilsen daha kötü. konu kilit.
0
snape i başından beri tanırım
(25.11.14)
İki yetişkin verdikleri kararların sonuçlarının farkında olan birilerinin yaşadığı ilişkiyi olan bitenin farkında olmayan bir çocuğunkiyle kıyaslayamayız. Pedofili suçtur, karşıt cins olsa dahi istemeden birliktelik suçtur, olayın farkında olmayan birinin ( engelli, çocuk, hayvan) ya da bir canlının bu şekilde bir harekete maruz kalması istismardır, suçtur.
0
here we go
(25.11.14)
@snape Hiçbir çocukla ilişki yaşamamış, bunun gerçekten adice bir davranış olduğunu bildiği halde; içgüdülerine hakim olamayan ancak içgüdülerini pratikte uygulamayı ahlaki sebeplerle reddetmiş pedofiller, pedofil olmayı ne zaman seçmiş acaba öğrenebilir miyim?
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
pedofili de bazı erkeklerde doğuştan geliyor.Hatta araştırmalar vardı, şu kadar kişide pedofilik düşünceler var diye. düşüncede kaldığı sürece sorun yok, neler düşünmüyoruz ki. KEndi çocuğuysa da sorun yok.

Doğada hayvanlarda ensest pedofili eşcnisellik tecavüz vs hepsi var. İnsanlarda da var, bilinçaltlarımızda bbastırılmış dürtü olarak pedofili var. Bİlincimiz, yasalar, öğretilmiş şeylerle bastırılmış.
0
Cursed Chico
(25.11.14)
benim konuya bakışımda, eşcinselliğin doğal yönelim ya da tercih olmasının hiçbir önemi yoktur. dolayısıyla ben konuya reşit olan insanların kendi aralarındaki bazı sevişmeleri olarak bakarım. bu noktadan olarak pedofili ile mukayese etmem söz konusu dahi olamaz.

"Hiçbir çocukla ilişki yaşamamış, bunun gerçekten adice bir davranış olduğunu bildiği halde; içgüdülerine hakim olamayan ancak içgüdülerini pratikte uygulamamayı (uygulamayı demek istiyorsunuz sanırım) ahlaki sebeplerle reddetmiş pedofillere bakış açınız nedir" kısmına gelince; hukuk bizim kim olduğumuza bakmaz, ne yaptığımıza bakar.
0
nereye bu gidis
(25.11.14)
Hic bu acidan bakmamistim. Bu acidan seni takdir ettim. Sorunun anlasilmadan cevaplanmasindan asla kurtulamayacaksinbu uzucu.

Hastalik/yonelim ayrimi konusunda ben de anahtar faktoru merak ediyorum.

Cevap: cevabim yok, bu konuyu daha once dusunmedim, birseyler ogrenmem lazim, sonra dusunmem lazim. Simdilik buradaki crvaplarla idare edyim ben.
0
delifaruk
(25.11.14)
are all men pedophiles? diye film de vardı belgesel tadında. Çok araştırmalar var, çok filmler yapıldı bunla ilgili. Leon The professional mesela. Adam da seviyordu, belki babanın kızını sevgisi gibiydi, belki aşıktı bilemiyorum ama kendini tuttu ve yapmadı. Yapsa dagözümde pek bir şey değişmezdi karakter olarak. Kız evet karar veremiyor da aralarıdnaki bağ farklıydı.

Abdde filan 14 yaşında zaten ilişkiye giriyorlar ve sevgilileri 16 18 22ye kadar çıkıyor yaşları. Bu da bir bakıma pedofili ama o yaşta demek sorumluluğunu alabilecek kadar bilince sahip ve de yaşları yakın diye daha iyi hissediyordur.

Bu pedofili meselesi Leon filmi vs benim de aklımı çok kurcayalan bir şeydi, hala kurcalar. Bir kişiylet anışmıştım, küçük yaşta kendi isteğiyle üstte dediğim gibi 22 yaşında birislye ilk ililşkisine girmişti, aşktı. Pişmandı. Yine olsa yaparım diyordu.

Erkekler olarak düşünelim, 10-12-13 yaşında 18 yaşında bir komşu kız kendini tatmin için bize bazı şeyler yapıyor. Ruhsal dünyada bazı şeylere sebep olacaktı şüphesiz. Ama burda aşk yok işte. O yaştaki biri aşık olabilir mi, olursa ne değişir filan, çok kurcalayan şeyler.
0
Cursed Chico
(25.11.14)
@molkoid insanoğlunun cinsel, içgüdüsel tüm yönelimleri doğuştan gelir. İşin tercih kısmı yalnızca bu yönelimleri pratiğe dökmektir. Yetişkin bir insanın, bir çocuğa tecavüz etmesi gibi. Bunun da eşcinsellerin birlikteliğiyle kıyaslanmayacak kadar kötü bir davranış olduğunu yukarıda açıklamıştım zaten.
Mesela toplumda eşcinselliği hastalık olarak gören büyük bir kesim var. Sizin onlara yaptığınız açıklamayı gayet tabi herşeyi kendi içinde yaşayan bir pedofil de size yapabilir. Ben de bu yüzden diyorum ki burada bir tezat var. Eğer pedofili hastalıksa, eşcinsellik de hastalık; eğer değilse, ikisi de değil. Burada doğuştan gelen içgüdü ve dürtülerden söz ediyoruz çünkü.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
"For a mental or psychiatric condition to be considered a psychiatric disorder, it must either regularly cause subjective distress, or regularly be associated with some generalized impairment in social effectiveness or functioning. With the exception of homosexuality (and perhaps some of the other sexual deviations when in mild form, such as voyeurism), all of the other mental disorders in DSM-1 fulfill either of these two criteria. (While one may argue that the personality disorders are an exception, on reflection it is clear that it is inappropriate to make a diagnosis of a personality disorder merely because of the presence of certain typical personality traits which cause no subjective distress or impairment in social functioning. Clearly homosexuality, per se, does not meet the requirements for a psychiatric disorder since, as noted above, many homosexuals are quite satisfied with their sexual orientation and demonstrate no generalized impairment in social effectiveness or functioning.

The only way that homosexuality could therefore be considered a psychiatric disorder would be the criteria of failure to function heterosexually, which is considered optimal in our society and by many members of our profession. However, if failure to function optimally in some important area of life as judged by either society or the profession is sufficient to indicate the presence of a psychiatric disorder, then we will have to add to our nomenclature the following conditions: celibacy (failure to function optimally sexually), revolutionary behavior (irrational defiance of social norms), religious fanaticism (dogmatic and rigid adherence to religious doctrine), racism (irrational hatred of certain groups), vegetarianism (unnatural avoidance of carnivorous behavior), and male chauvinism (irrational belief in the inferiority of women)."
0
galadnikov
(25.11.14)
pedofili bir rahatsızlıktır ve bildiğim kadarıyla tedavisinde amaçlanan tek şey bu bireylerin topluma zarar vermeden bu durumu kabullenmesi, bununla yaşamayı öğrenmesi ve topluma kazanılması esastır. yani bunun yanlış olduğunun bilincinde olup ahlaki olmadığını kabul eden ve o sebepten herhangi bir eylemde bulunmayan, dürtülerini kontrol eden birey tabi ki de topluma kazanılmalı, dışlanmamalı.

dışlanma daha büyük sorunlar doğurur.

eşcinsellikle kıyaslayarak biraz şunu sorguluyorsun gibi geldi: zamanında eşcinsellik de hastalık olarak görülüyordu toplumlarda ve şu an genel olarak bunun bir tercih olduğunu kabul etmeye başladı dünya. ileride aynı şey pedofili için olur mu? olmaz. çünkü pedofiliyi hastalık yapan cinsel ilgi duyduğu kişi cinsel gelişimini tamamlamamış, psikolojik, fizyolojik ve sosyal açıdan belli bir olgunlukta olmayan kişi. bu da kültürle, zamanla değişecek bir durum değil.
0
patiska
(25.11.14)
@patiska @molkoid Eşcinsel hukukçular, toplum önderleri, bilim insanları vs lobi yaparak bir şekilde "eşcinselliği" normalleştirmiş ve topluma kabul ettirmiş olabilirler. Bunun sebebi de toplumda eşcinsellerin, pedofillere göre sayıca üstünlüğü ve pedofilinin eşcinselliğe göre daha kabul edilemez ölçütte sapkınlık içermesidir büyük ihtimalle. Bu yüzden wikipedia'da ve ya makalelerde birinin normal, diğerinin düzeltilmesi gereken bir hastalık olarak adlandırılmasının sosyolojik sebepleri var. Tanrının ve ya doğanın gözünde aralarında fark olduğu anlamına gelmez bu.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@for day to break merak etme burada hemen herkes sadece başlığı okumuş gibi cevap veriyor zaten.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
arkadaşım sene 2014. ya açacaksın iki satır okuyacaksın, "doğa kanunu olarak görüyolar, doğuştan diye hastalık demiyolar" diye kendince uydurmayacaksın; ya da buna yok kardeşim onun kriteri doğuştan gelmek falan değil, bak dsm kriterleri bunlar, bu kriterlere göre biri hastalık kategorisinde yer alırken diğeri yer almıyor diyene "lobiler var ondan öyle" diye zekanı parlatmayacaksın.

nooldu kendi uydurduğun kriter olunca şakıyordun "o öyleyse bu böyledir" diye mantığını konuşturuyordun. adamlar kriterler bunlar demiş, bilim dünyası bunun üzerinde hemfikir olmuş. madem lobi, madem kriterler hatalı otur kriterin niye hatalı olduğunu açıkla. he sosyolojik sebepleri var he. ağladı bilim.
0
galadnikov
(25.11.14)
@molkoid tıp doktorusun da uzmanlığın ne? İnsan ruhunun derinlikleriyle ilgili bir durum bu. Hani psikoloji alanında bir uzman olsan neyse de. Tıp doktoru olman tanrının yasalarını değiştirebileceğin ve ya yeniden tanımlayabileceğin anlamına gelmez.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
aynı cinsen hoşlanma tıpkı karşı cinsten hoşlanma gibi bir yönelim.

normalliik anormallik ise toplumun geneline göre varılan yargılardır. mesela %90'ı eşcinsel olan bir toplumda heteroseksüellik anormal olur, gibi.

günümüz koşullarında evet, eşcinseller azınlıkta oldukları için anormal sayılıyorlar.

hastalık bambaşka bir şey.

eşcinselliği doğal bulanların pedofilileri mazur bulup bulmamasına gelirsek, benim kendi adıma açıklamam şöyle: 2 kadının, 2 erkeğin sevişmesi fikrinden hiçbir şekilde rahatsız olmuyorum çünkü ortada kimseye verilen bir zarar yok. "toplumun değer yargılarına zarar veriliyor" argümanı dışında bir argüman üretilemez bu söylediğime.

pedofilide ise (kişi içgüdülerini pratikte uygulamayı reddetmiş olsa da) yetişkin birinin ufak bir çocuktan cinsel manada tahrik olması fikri beni rahatsız ediyor çünkü birincisi burada çocuğun farkında olmadığı gizli bir niyet var, ikincisi çocuk kolay kandırılabilen kolay suistimal edilebilen savunmasız bir varlık ve bu yüzden ben pedofiliye hoşgörüyle bakamam. hastalık evet ama psikopatlık da hastalık ve psikopatlara nasıl içgüdülerine hakim oluyorlar diye sempati duymuyorsam aynı şekilde pedofililere de duymuyorum. beni esas rahatsız eden zaten onların sahip oldukları içgüdüler ve o içgüdüler üzerinde kontrol sahibi olamadıkları için "hasta" onlar. eğer kontrol edebiliyor olsalardı zaten ortada iyileştirilmeyi gerektiren bir durum da olmazdı. kısacası ancak ve ancak baskılayabilirler içgüdülerini, kontrol edemezler. bir gün bir yerde bir patlak verir doğanın kanunu gereği.

benim fikrim böyle.
0
m e l t e m
(25.11.14)
@meltem eşcinsellik seni rahatsız etmiyor diye güdü olmaktan çıkıyor mu? :)
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
Hayır güdü olduğu halde beni rahatsız etmiyor çünkü orada kurban yok. Anlamamışsın.

Heteroseksellik ve biseksüellikte de kurban yok. Kurban olmadığı sürece rahatsız olmuyorum, sakıncalı bulmuyorum.

Benim yazdıklarımda esas eleştirmeni beklediğim nokta güdüler üzerindeki kontrol iddiana yaklaşımımdı ama yazdıklarımın tamamını okuyup da "eşcinsellik güdü olmuyor mu" diye sorman açıkçası tuhaf.

Homofobik biri pedofili olabiliyor mu acaba? Araştırayım.
0
m e l t e m
(25.11.14)
daha dünyadan haberi olmayan çocuğa tecavüz edilmesi ile 18 yaşından büyük erkeklerin özgür iradeleri ile istediklerini yapmasını bir tutan o içi saman dolu kafalarınızı Allah bildiği gibi yapsın.

şurada çok kötü beddualar ediyorum içimden.

hee 14 yaşında ilişkiye giriyor çocuklar. bu da sana onlara tecavüz hakkı veriyor. bravo.

öncelikle açın ansiklopedide pedofili ve eşcinsellik tanımlarına bakın. tecavüze uğrayan küçük çocukların yaşadıklarını okuyun, empati kurmaya çalışın sonra gelip trollük yapın.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
@molkoid ben psikoloji biliminden bahsediyorum, bu kadar ezberci olma. Biraz zihin jimnastiği yapalım diye sorduğumuz soruları "karın ağrısı" olarak nitelemen, başında beri sabit fikirli ve saldırgan tutumunu açıklıyor doğrusu.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@meltem biz de iki güdü arasındaki farkı soruyoruz işte. Eşcinsel politikacılarla, toplum önderlerinin çabaları sonucu oluşturdukları algı farkını değil.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@molkoid arkadaşım doktorum diye yazmışsın.

bu ortamda mesleğinle ilgili bildiğin bilimsel gerçekleri anlatıyorsun ama kimsenin umurunda olmaz. hee ne biliyorsun, ama bak neler var, biraz daha tartışalım hele derler.

her şeyi senden iyi bilir bu arkadaşlar. sen boşuna tıp okudun.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
@mea maxima culpa Ben de Iq seviyeniz neden bana kıyasla bu kadar düşük, onu sorgulamadan edemiyorum.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
Ben açıkladım ve senin ciddi empati sorunların olduğunu düşünüyorum çünkü belli ki empati kuramıyorsun pedofili olaylarında kurbanla. Bunun yerine hasta ile empati kurman senin de hasta olduğunu düşündürüyor.

İyi olmuş böyle bir soru sorman. Kimin ne olduğunu anlıyoruz.
0
m e l t e m
(25.11.14)
eheh zihin cimnastiği yapıyormuş. olmayan bir gerekçe öne sürüp onun üstünden kendi savını desteklemeye çalışırken öyle bir gerekçe yok denince "tanrının kuralları"na bağlayan biri de çok güzel zihin cimnastiği yapar hakkaten.
0
galadnikov
(25.11.14)
evet evet ben de tarih doktorası yapıyorum. geçen Osmanlı tarihi ile ilgili sorulan bir soruda bilimsel gerçekleri anlatınca aynısı olmuştu.

sizin gibi arkadaşları çok iyi tanıyoruz.

bilgi yok, saygı yok, gereksiz laf çok.

haklısın benim iq çok düşük. yerlerde sürünüyor.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
aynen geçen gün de tarihle ilgili soruda ben de yine aynı konuda uzman bir arkadaşın söylediklerinin üzerine boş verin onu ya, konuşalım, zihin cimnastiği, akıl fırtınası yapalım gibi pişkin cevap gelmişti.

hep aynı ziniyet. aynı hikaye.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
"17 Mayıs 1990 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği hastalıklar listesinden çıkardı."

Bravo.. WHO sayesinde insanın bütün ruhsal gizemlerini çözmüş olduk.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
Ben tartışmadan çekiliyorum. Diğer aklı başında arkadaşlara da aynını tavsiye ederim.
0
m e l t e m
(25.11.14)
Tartışmadaki şu sabit fikirli, saldırgan tutumunuzun ne ölçütlerde olduğunu kavrayabilmeniz için bir cuma namazı camide, eşcinselliğin hastalık olmadığını savunun derim.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
aha balatalar.
selametle kardeşim. tümdengelimli mantık yürütmeden tanrı kurallarına oradan da ruhun gizemlerine dalacağın bol zihin egzersizli cuma sohbetleri dilerim sana.
0
galadnikov
(25.11.14)
"İkiside hastalık" mış. Eşcinselliğin hastalık olmadığı onlarca yıldır tıp literatüründe belirtilir. Hiçbirimizin kişisel görüşü de bu gerçeği değiştirmiyor.

Şimdi; hastalık olmayan bir cinsel yönelim ile, pedofiliyi kıyaslamak zaten absürd. Bir de işin içine "tanrının yasaları" girince tam bir komedi oluyor. onu söyleyeyim.
0
old possum
(25.11.14)
@senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine dostum biz toplumda eşcinsellerin pedofililer kadar zararlı olduğunu söylemiyoruz. Ya da pedofillerin bu kabul edilemez cinsel sapkınlığının, eşcinsellerle aynı olduğunu...
Bunlar işin ahlaki, sosyal ve hukuki boyutu. Ve bu noktalarda eşcinsellik ve pedofilinin arasında büyük farklar var. Bunda hemfikiriz. Benim aynı kefeye koyduğum nokta güdüsel, duygusal. İlk yorumumda bunu yeterince açıklayıcı biçimde anlatabildiğimi düşünüyordum.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
hahah tanrının yasalarını değiştiremezsin falan dediğin için derdin gayet ortaya düştü ama yine de ciddiye alıp cevap veriyorum.

Milyonlarca defa söylenmiş ama anlamak istemediğin için teğet geçmişsin; Bu tarz şeyler mental disorder diye listelenir çünkü bi zarar verme eğilimi vardır. Buna karşı da ''ama düşünüyosa sadece yapmıyosa??'' diyorsun ama, arkadaşım bak bu bi şeyi değiştirmiyor. Sonuçta bunu yapma potansiyeli var, her an yapabilir. Dolayısıyla hasta. Kendinden zayıf herhangi bi canlıya zarar verme eğilimi bir hastalıktır. Onu cinsel haz almak için kullanmasıyla öldürüp yola atması arasında herhangi bi fark yok çünkü pedofili mağduru cocuklar hayatları boyunca bunun etkisiyle yaşıyorlar, dolayısıyla yaşantıları, akıl sağlıkları zarar görüyor. Yani birine zarar vermiş oluyorsun, olay seks değil kapito?

Eşcinseller ise aşık oluyor ve kendi şuurları çerçevesinde birlikte oluyorlar. Heterolar gibi. Birbirlerine herhangi bir zarar vermiyorlar.

Dolayısıyla kimin kimi düdüklediği kendi bilinçleriyle idame ettirdikleri sürece bi disorder sayılmıyor.

Şu an tutup 95 yaşındaki bir nineyle 20 yaşındaki oğlanın anlaşıp sevişmesine nasıl bi seksüel bozukluk olarak bakmıyorsak, eşcinselliğe de bakamayız; Çünkü her ikisi de kendi şuuru çerçevesinde seçim yapabilecek durumdalar.
0
shejia
(25.11.14)
oha, karsilastirmaya bak. ciddi oldugunu dusunup ciddi cevap veriyorum; escinsellik cinsel egilim iken pedofili ise ruhsal rahatsizlik.

escinseller gayette hayatina diger siradan insalar gibi yasamina digerlerine zarar vermeden devam eder ama pedofili olan biri her zaman birini madur edecektir. cunku onunkisi cinsel durtu degil, siddet durtusu.
0
goo.gl
(25.11.14)
@senialanaglasin bak bu ilginç bir nokta. Böyle yüksek IQ'lu cevaplar verseniz hiç kavga çıkmayacak halbuki. Ben insan güdü, duygu ve bilincinin tamamıyla doğuştan gelen ve sonradan karar verilemez şeyler olduğunu düşündüğüm için, bu duruma ancak paradoks diyebilirim.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
valla dini açıdan bakarsak pedofili de eşcinsellik de günah-haram-yanlış şeyler.

bilimsel açıdan bakarsak gene yanlış şöyle ki:

evrim açısından sadece memeliler değil bitkiler dahil tüm eşeyli canlılarda cinsellik tek bir şeye hizmet eder: üremek. memelilerde ise durum özetle dişinin en kaliteli tohumu seçmesi-erkeğin ise kendi genetik mirasını mümkün olan en çok dişiyi dölleyerek sonraki nesle aktarmasıdır.

pedofilide henüz cinsel erginliğe ulaşmamış yani yavru ya da tohum veremeyecek bireylere yönelim mevcuttur. eşcinsellikte ise çoğalmak mümkün değildir. bu yüzden her iki durumda evrimsel birer sapmadan ibarettir. tıpkı normal bir ağaçta binlerce normal meyveden iki tanesinin biçimsiz ya da tohumsuz çıkması gibi.
0
hatasızcoololmaz
(25.11.14)
Elitist, önce pedofilinin tanımını öğrenmelisin. Pedofili ergenliğe girmemiş çocuklara duyulan cinsel ilgidir, on sekiz yaşının altındakilere değil. O yüzden başka ülkelerin yasalarını gösterip de onlar sübyancı mı demek saçmalıktan başka bir şey değil. Bana kalırsa 18 geç bir yaş, Amerika'nın bazı eyaletlerinde ya da İngiltere'de olduğu gibi 16 olabilir.

16 yaşında birinin 19 yaşında ya da 20 yaşında biriyle seks yapması pedofili değildir. Doğru mudur yanlış mıdır ahlaki açıdan tartışılabilir ama pedofili değildir.
0
i was made for you
(25.11.14)
@elitist

17 yaş artık çocuk değil, kendi kararlarını doğru ya da yanlış alabilecek kapasitede. Ancak bunu 3 ya da 10 yaşındaki biri için söyleyemeyiz dimi? Şimdi tutup 17 yaşındaki bi kızla rızasıyla birlikte olan adamla 4 yaşında bi cocugu şekerle kandırıp tecavüz eden adama aynı anda pedofili diyemeyiz.

Bazı toplumlarda bunun normalize ya da anormalize edilmesi bu gerçeği değiştirmiyor. Mesela genelde pedofili diye baktığımız ve cocuk evliliklerinin meşrulaştığı toplumlarda bile kız çocuklarının regl olması bekleniyor cinsel birliktelik için. Regl olmaları, onların artık cocuk olmadıgı, doğurganlığı olduğu dolayısıyla artık üremeleri gerektiğini düşündürüyor.

Her ne olursa olsun işin sosyolojik boyutunun bilimsel boyutuyla ve bunun hastalık olarak kategorileştirilmesine herhangi bi etkisi yok. Ha sen ''cocukluk ve erişkinlik dönemi neye göre karar veriliyor, topluma göre değişir bu'' diyorsan; Bu da bilimsel açıdan tamamen zihin gelişimleriyle ilgili birşeydir çünkü 30 yaşında bedenen gelişmiş olup zihinsel engelli birine tecavüz etmek nasıl bi disorder'sa, aynı sebepten.
0
shejia
(25.11.14)
Bence kavramlara fazla takılmayın. Boka bazen kaka, bazen de dışkı deniyor sonuçta.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@senialanağlasınskiniçalıyabağlasın_yine

yazdığın şey doğru görünüyor ama eşcinsel bireylerin sıklıkla başvurduğu "doğada da var devekuşları-geyikler vs." savunmaları boşa çıkıyor.

şöyle izah edeyim: cinsellik zevklidir çünkü gereklidir.doğada iki erkek goril çiftleşebilir ve bundan zevk de alabilir ancak bu evrimsel sürece ters bir eylem olduğundan genel populasyon içerisinde yüzdesi çok düşüktür. 7 milyar dünyalıdan toplasan 700 milyon eşcinsel çıkmaz. ben şahsen sağlıklı bir sayımın mümkün olmadığına inanmakla beraber sayılsa dahi gezegendeki eşcinsel birey sayısının %5 i bulmayacağına inanıyorum.

muhafazakar anlayışların eşcinselliği kıyamet alameti ya da insanlığa tehdit olarak görmesi ne kadar boş ve anlamsızsa liberal-modernist-özgürlükçü yaklaşımların da eşcinsellere evlat edinme-evlenme gibi heteroseksüel gelenekleri kazanılması gereken haklarmış gibi göstermesi de o kadar saçmadır.

özet:herkes neşesine baksın aga!
0
hatasızcoololmaz
(25.11.14)
@hatasızcoololmaz,

Eşcinsellerin evlenme hakkı olması ya da evlat edinme hakkı edinmesi seni niye rahatsız ediyor? Evlenmelerinin sana ne gibi bir zararı var? Eğer eşcinseller evlat edinmese gidip sen evlat edinecek misin kimsesiz çocukları?

Eşcinseller tarafından (lezbiyen ya da gey) çocukların normal çocuklardan hiçbir şekilde hiçbir farkı olmuyor yapılan araştırmalara göre. Ne cinsel açıdan ne sosyal açıdan.

Eğer kimsesiz olsam sıradan ve heteroseksüel bir ailenin çocuğu olmak yerine Elton John'un çocuğu olmayı tercih ederdim her türlü.
0
i was made for you
(25.11.14)
Homoseksüalite ile pedofiliyi kıyaslama kısmını cevap vermeye tenezzül etmeyecek kadar akıldışı bulduğum için 'Eşcinseller tedavi edilince düzcinsel olabiliyorlarmış'kısmına katkıda bulunmak istiyorum. Aynı 'tedavi' kadına ya da erkeğe de yapılsa, mesela testesteron basıp, memelerini alıp, bi de penis dikerek bir kadını kadınlıktan kurtarabilirsiniz.
ya da heteroseksüel bir erkeği östrojen ve biraz da silikon yardımıyla erkeklikten azad edebilirsiniz aynı mantıkla. Azıcık da psikolojik baskıyla işlem tamamdır.
Haa ayrıca pedofili de çoğunlukla ve özellikle bizimki gibi 'çocukgelin' toplumlarında 'ata-erkil' beslemeli bir sapkın davranıştır. Hatta ürkütmeyeceksek abartalım 'bakiregelin' arayışı da bir tür pedofilidir.
0
olivia
(25.11.14)
merhaba,

Konu hakkında yazılmış pek çok makale mevcut. Bilimsel olarak pedofilinin de Homoseksüelliğin de tanımı, çerçevesi gayet açık. Zihin jimnastiği, var olan bilimsel gerçekleri referans alarak yapılır. Aksi taktirde bunun adı fikir jimsnastiği değil kıraathane geyiği olur. Örneğin dünyanın düz olduğunu iddia eden dayı da, maymundan geldiysek neden hala maymunlar var diyen adam da kendince fikir jimnastiği yaptığını düşünerek çok acayip bir nokta yakaladığını sanıyor. Ama ne oluyor? Taşşak geçiliyor, ciddiye alınmıyor.

Konumuza dönecek olursak; fikir jimnastiği yapacaksak, referanslarımızı götümüzden uydurduğumuz fikirlere değil, bilimsel gerçekliklere dayandırarak yapmalıyız. " E ne bu ameke, iki bilim adamı öyle söyledi, iki makale yazıldı diye gerçek o mu oldu? " dediğinizde adama; "aksi fikirlerini bir makaleye dönüştürüp bilim insanlarının hakemlik yaptığı bir dergide neden yayınlayıp o muhteşem fikirlerinle nobel almıyorsun yarro? "derler. fikirlerinize bu kadar güveniyorsanız, mevcut kriterleri götü boklu iki bilim adamının söyledikleri olarak nitelendiriyorsanız neden bu muhteşem fikirlerinizle sosyoloji, psikoloji bilimlerin gelişmesinden esirgiyorsunuz?

Özetle;

Konu bilim insanları tarafından kilit canımın içi. Kilidi açacak yeni bir fikrin varsa meydan senin. Yaz makaleni geç tarihe. Yoksa senin fikirlerini kim naapsın. Merak ediyorsan yazılı makalaleri oku, beyin jimnastiği yapmak istiyorsan sen sudokudan başla, terli terli soğuk su içme, karşıdan karşıya geçerken önce sağa sonra sola sonra tekrar sağa bak e mi?
0
thracia
(25.11.14)
konu almış başını gitmiş ama dikkatimi çeken bir nokta var
doğuştan oluyor demek, bir şeyin hastalık olduğunu değiştirmez. down sendromu da doğuştan, şizofreni de doğuştan (genetik yatkınlık), kolesterol yüksekliği de doğuştan. bunların hepsi hastalık. bazıları tedavi edilebilir, bazıları edilemez.

eşcinselliği destekleyen biri olarak pedofiliyi normal bir durum olarak kabul etmiyorum. eşcinsellikle iki yetişkinden bahsederken pedofilide taraflardan biri rasyonel kararlar alamayan biri, diğeri ise manipülatör.

ha ergen çocuklar cinsel ilişki kurmuyor mu? her iki tarafında yaşlarının birbirine benzer olduğu durumda manipülasyondan söz etmek zor olabilir.

benim kişisel pedofili tanımım ise <15 yaş. 50 yaşındaki adamla 25 yaşındaki kadının ilişkisini pedofili kabul etmem elbette ama 12 yaşında kız-erkek çocuğu ile 25 yaşında erkek ilişkisi pedofilidir gözümde
0
la noix
(25.11.14)
@i was made u

eşcinsellerin evlenmesi ya da evlat edinmesinden rahatsız değilim neden olayım? ancak bunu felsefi- psikolojik-antropolojik-sosyolojik ve matematiksel açıdan saçma daha yumuşak bir ifadeyle anlamsız buluyorum. dostlarım! evlilik-aile gibi kurumlar toplumların tarihsel süreçte ürettiği, geleneksel kurumlardır. sen toplumun çok büyük bir kısmının onaylamadığı bir ilişki yaşayabilirsin buna itirazım yok ancak bu ilişkiyi yaşayan insanlara geleneksel kurumları bir hedef olarak gösteremezsin bu saçma olur.

şöyle düşün insanlar neden evlenir? çünkü çocukluğumuz bir anne-babadan oluşan aile ortamında geçmiştir ve bir çocuk için en sağlıklı ortamın aile ortamı olduğuna inanırız. eşcinsel arkadaşlarım oldu ve hepsinde genel kanı çocuk büyütmek için en doğru ortamın aile ortamı olduğuydu.

medeni ülkelerde bu iş nasıl olmalıdır?-birazdan yazacaklarım sana faşistçe gelebilir- çocuk sahibi olmak isteyen çiftler bu niyetlerini devlete bildirirler. devlet de ilgili kurumları üzerinden çifti psikolojik-maddi vs yönlerden değerlendirir ve uygun gördüğü çiftlere ana-baba olma ehliyeti verir.
0
hatasızcoololmaz
(25.11.14)
@isadora,

pedofili bir hastalık değil sapkınlıktır.
0
kamera motor
(25.11.14)
O zaman 'Şaşkınlık' duygusuna yönelim, 'Duyarsızlık' duygusuna da hastalık diyelim.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
bu tarz konularda işin içine duyguları, kültürleri, sosyal öğretileri, hukuk sistemini, dini vs. katmadan sadece mantığınızla ve biyolojik temelle düşünebilirseniz doğru sonuca ulaşmak için önünüzde bir engel kalmıyor.

doğru sonuç dedim, zira tek bir sorunun tek bir cevabı vardır. doğduktan sonra kazandığınız kültürel ve ahlaki yetilerin bu cevapta yeri yok.

cevap şu, eşcinsellik bir hatadır. çok basit bir hata, hesap makinesindeki hatalı bir kod gibi düşünün, zaman zaman hatalı sonuç verebiliyor. doğadaki tüm canlıların tek bir ortak amacı vardır, her şeyden üstün tuttukları tek bir gaye, o da çoğalmak, genlerini gelecek nesillere aktarmak. temel içgüdü budur, zaten bu olmasaydı bugün içinde yaşadığımız hayat da var olmazdı. oluşan ilk canlı organizmaların bir kısmı üremeye başladı, diğerleri üremediler, sadece yaşayıp öldüler. ve üreyen canlılar sayesinde bugün hayat var, o üreyen canlılar sayesinde bugün bütün canlılar ürüyor.

fakat üremenin gerçekleşebilmesi için üremeyle ilgili fonksiyonların düzgün olması gerek. işte hata da burada karşımıza çıkıyor, canlılığın tek gayesi üremek olmasına rağmen pek çok türde üreyemeyecek şekilde dünyaya gelen pek çok canlı var. bunun olması son derece doğal, hayat mükemmel değil, her şey kusursuz bir makineden çıkmışçasına fonksiyonel değil. nasıl ki insan yavrusu ciddi hastalıklarla doğabiliyorsa seksüel bozukluklarla da doğabilir. tüm canlılarda da aynı.

ama mesela bireyler üreyemeyecek durumda olmalarına rağmen üreme içgüdüleri olabilir, hatta zaman zaman bu içgüdü ağır basabilir, çiftleşemeyen bir penguen bir başka penguenin yavrusunu çalabilir mesela, ya da eşcinsel bir canlı bir yavrunun annesini öldürüp onu kendi yavrusu gibi büyütebilir. ya da eşcinsel insanlar taşıyıcı anne ile veya sperm bankası ile veya evlat edinerek yavru sahibi olabilirler.

buraya kadar anlattığım şeylerden çıkacak özet, eşcinsellik doğuştan gelen bir "saplantı" veya "yönelim" falan değildir, evrende bulunan sayısız kusurda, sayısız hatadan biridir. bir bireyin eşcinsel olarak doğması ile bir çocuğun kalp kapakçığı delik olarak doğması arasında bir fark yoktur. bunlar tüm o muhteşem dna sarmallarına, milyonlarca yıldır devam eden ve zayıfların devamlı elendiği evrim sistemine rağmen hala var olan hatalardır.

pedofiliye gelirsek, zaten eşcinsellere "hata" dediğim için bana kin kusacak bir sürü insan var ama gerçek neyse onu söylemek gerek, evet pedofili de tıpkı eşcinsellik gibi veya yukarıda yazdığım hatalı doğum örnekleri gibi bir hatadır. eşcinseller eşcinsel olmayı kendileri seçmedikleri gibi pedofililer de bunu kendileri seçmezler. ayrıca pedofili kendini kontrol edebiliyorsa, düşüncelerini gerçekleştirmiyorsa toplum için bir sorun yok deniyor genel görüş olarak, fakat unutulan nokta bunu söylemenin bazı hristiyanların benimsediği "eşcinsellere eşcinsel oldukları için kızmıyoruz, eşcinsel ilişkiye girmelerini sapıklık olarak görüyoruz, buna kızıyoruz. ilişkiye girmezlerse bizim için hiç bir sorun yok" görüşünü savunmakla aynı olacağı gerçeği. pedofilinin duyduğu arzu sıradan bir insanın duyduğu yeme, içme, üreme arzularından farksız. pedofililer yetişkin karşı cinslerine ilgi duymuyorlar, tahrik olmuyorlar. onların cinsel açlıklarını giderecek tek şey çocuklar. ve bu onların suçu değil. üreme insanın en temel içgüdüsü olduğuna göre, bu içgüdü günümüz insanında kendisini üremeden ziyade seks olarak gösterdiğine göre, ha bir kaplanın önüne et atıp onu yememesini, sadece onun hakkında düşünmesini istemişsiniz, ha normal bir insana seksi yasaklayıp sadece mastürbasyon yapabilirsin demişsiniz, ha bir pedofiliye arzularını gerçekleştirmeyi yasaklayıp sadece düşün, eyleme geçirme demişsiniz. fark yok. ha pedofili kendi hislerini bilinçaltına itebilir, eyleme geçmemek için büyük çaba sarf edebilir ve bunu başarabilir. ama bu dediğim gibi, misal libidosu çok yüksek bir erkeğin kendi kendine seksi yasaklaması, bunu bilinçaltına itmesi gibidir. aşırı zor bir şeydir ve bence bunu gerçekleştiremeyen bir pedofiliye de kimsenin neden kendine hakim olamıyorsun deme gibi bir hakkı yok.

bunlar herkesten duyamayacağınız acı gerçekler, ama gerçekler. içinde yaşadığımız dünya böyle bir yer.
0
loser blueser
(25.11.14)
@senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin sizin buradaki püf noktayı yakalamanız için bence duygu ve içgüdü'nün ne olduğunu tam anlamıyla kavramanız lazım.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@hatasızcoololmaz,

"eşcinsellere evlat edinme-evlenme gibi heteroseksüel gelenekleri kazanılması gereken haklarmış gibi göstermesi de o kadar saçmadır."

Bu cümlenden dolayı karşı olduğunu düşündüm. Bir çocuğun aile ortamında yetişmesi tabii ki güzel bir şey. Ama "aile" dediğimiz şeyin illa kadın ve erkekten oluşması gerektiğini kim söylemiş?

Evlenmiş iki kadın ve bir çocuk aile oluşturamazlar mı? Niye oluşturamasınlar, aile dediğimiz şeyin çocuk üzerinde iki etkisi vardır. Onun temel ihtiyaçlarını karşılamak ve ona gereken sevgiyi vermek. Bunu eşcinsel bir çift de rahatlıkla yapabilir. Peki ya tüm heteroseksüel çiftler çocuklarına güzel bir aile hayatı sağlayabiliyor mu? Hayır, son derece kepaze aileler var.

Ayrıca evet dediğin şey son derece faşistçe geldi bana, devletin insanların hayatına burnunu sokmak gibi bir hakkı yok, şu an bile olması gereken çok daha fazla sokuyor. Ha biri çıkıp imkanı olmadığı hâlde çocuk yapıp devlet baksın derse ona da hasiktir derim tabii ki.

Bir de evliliğin tek sebebi çocuk yapmak değildir, evli olup çocuk yapmayan çiftler de var. İki kişinin birbirlerine olan bağlılıklarını resmiyete dökme isteğidir evlilik ve bunu eşcinsel bir çift de isteyebilir.
0
i was made for you
(25.11.14)
@loser blueser daha iyi anlatılamazdı dostum, bravo...
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
mountaincat teşekkürler. burada herhangi birinden destek beklemiyordum doğrusu, şaşırdım :D pek okumamıştım yazılanları şöyle bir bakmıştım sadece, şimdi senin yazdıklarına baktım birbirine paralel şeyler söylüyormuşuz.

ayrıca işin "ruhsal" boyutuyla ilgili de bir şeyler söylemek istiyorum, pedofilinin ruhsal bir hastalık olduğu gibi bir düşünce de var pek çok insanda. bir kere ruhsal hastalık diye bir şey yok, olamaz. illa ki olduracağım diyorsanız o beyinsel bir hastalık olur. psikolojinin "ruh bilimi" olarak adlandırıldığı, kişinin "ruh" halinin var olduğunun düşünüldüğü bir dünyada elbette insanların zararsız eşcinselliği yönelim, eğilim vb. kelimelerle tanımlaması ama zarar veren pedofiliyi ruhsal bozukluk, hastalık olarak tanımlaması anormal değil. ama şunu hatırlamak kimsenin işine gelmiyor, pedofililerin zarar verme amaçları yoktur, eylemlerini zarar vermek için yapmazlar. içgüdüleri o kadar dayanılmazdır ki artık o zararı göze almak zorunda kalırlar. bugün eşcinselliğin çok özgürce olmasa da yaşanabildiği bir dünya düzenimiz var, ama bunun tersi olsaydı, eşcinsellerin sayısı çok az olsaydı ve toplumun tamamı tarafından dışlanıyor olsalardı heteroseksüel insanlara tecavüz eden eşcinsel haberlerini devamlı duyuyor olacaktık. çünkü bazı bireylerde içgüdüler o kadar güçlü olacaktı ki arzularını giderebilmek için riskleri göze alacaklardı. bu durum doğada zaten yaşanıyor, insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da eşcinsel bireyler birbirlerini bulup birbirleriyle eşleşiyor değiller, takdir edersiniz ki doğada gay barlar tarzı tanışma ortamları yok. haliyle içgüdüleri ağır basan eşcinsel bir hayvan artık dayanamayacak noktaya geldiğinde önüne çıkan ilk hemcinsine tecavüz edebilir.

son olarak, eşcinsellik, pedofili ve diğer tür cinsel kimlikler yeni şeyler değil, insanlık tarihi boyunca hep varlardı, doğada, özellikle memeli hayvanlar arasında da hep varlardı ve hep var olacaklar. geçmişte belli başlı toplumlar dışında eşcinsellik bir sorun olarak görülmüyordu, çünkü eşcinsel sayısı fazla değildi ve toplumların çoğunun eşcinselleri dışlamak için bir motivasyon kaynakları, dini dayanakları vs. yoktu. fakat insan nüfusu arttıkça üremedeki hatalar da haliyle arttı ve bugüne ulaştık. dini motivasyonlar olmasa bugün de kimseni eşcinsellikle bir alıp veremediği olmayacak.
0
loser blueser
(25.11.14)
mea maxima culpa, şu 'geçen bi osmanlı sorusunda da başıma aynısı gelmişti' derken benim açtığım duyurudan mı bahsediyorsun?
0
dessy
(26.11.14)
(9)

Evrim ve engellilik

fancy pants
arkadaşlar okulda bir ders kapsamında engellilerle ilgili bir konuyu araştırma ödevim var. 6-8 sayfalık bir ödev hazırlamam gerek. ben de evrim teorisi ve engellilerin birbirleriyle olan ilişkisini incelemek istiyorum. ama sizin de fikirlerinizi almak istiyorum. bir de böyle bir şeyi araştırmak için
arkadaşlar okulda bir ders kapsamında engellilerle ilgili bir konuyu araştırma ödevim var. 6-8 sayfalık bir ödev hazırlamam gerek. ben de evrim teorisi ve engellilerin birbirleriyle olan ilişkisini incelemek istiyorum. ama sizin de fikirlerinizi almak istiyorum. bir de böyle bir şeyi araştırmak için kaynak bilen varsa mesaj atsın lütfen.

konuyla ilgili, mesela evrim teorisinde adapte olanın hayatta kalacağı söyleniyor. ama güçlü genin de sonralara aktarıldığı söyleniyor. bu durumda mesela doğuştan bir genetik bozukluğu olan kişilerin birbirleriyle evlenmesi vs konusuna nasıl yaklaşabiliriz?
0
fancy pants
(21.11.14)
evrim her zaman en güçlünün hayatta kalması demek değildir. Evrim, şartlara en çok adapte olanın soyunu devam ettirmesidir. Örnek vereyim;

Bir kanatlı çekirge türü düşünün. Kanatlı çekirge türü içerisinde genetik bozukluktan dolayı kanatları olmayan ya da olsa dahi uçamayan çekirgeler de olduğunu varsayın. Uçamayan çekirgeler, kanatlı çekirgeler gibi göç edemeyip bulunduğu yerde hayatta kalmaya çalışırken, kanatlı çekirgeler göç esnasında fırtınaya yakalanıp tamamına yakını öldüğünde soyunu devam ettirenler, bulundukları ortamda yaşamaya uyum sağlayabilmiş, genetik olarak uçamayan çekirgeler olacaktır.

Başka bir örnek,

Afrikada etrafı yüksek kayalıklarla çevrili bir platoya hakim olan aslan sürüsünü düşünün. Bu bereketli platodaki antilopları, sığırları yiyerek güçleniyorlar. Bu büyük sürü, güçlendikçe kayaları dolaşarak platoya girmeye çalışan rakip aslan sürülerini daha kolay def etmeye başlıyor. Diğer sürüler platonun dışında açlışla mücadele ederken bu sürü içeride semirdikçe güçleniyor güçlendikçe diğerlerini platodan kovuyor. Ancak burada da şöyle bir durum gerçekleşiyor; zaman ilerledikçe dışarıdan sürüye katılım olmadığı için genetik çeşitlilik azalıyor. Tür içindeki üreme sebebiyle genetik olarak aslanlar her nesilde zayıflamaya başlıyor. Ve zayıfladıkça avlanamıyor dengede tuttukları manda ve sığır populasyonu bu sebeple büyük artış gösteriyor. Ve sonunda yavruları için bir tehdit olan zayıf düşmüş aslan sürüsünü öldüryor.

Bu örnekte de görüldüğü gibi en güçlü olmak evrimsel avantaj sağlamaz. Evrimin en önemli kriteri adaptasyondur.
0
thracia
(21.11.14)
Evrim ve engellilik dersen konunun ucu döner dolaşır Nazi Almanyasına dayanır. Bu konuları bir araştır istersen.
0
zombi
(21.11.14)
evrim ve engelliliğin nazi almanyası ile ilişkisi, güney afrika zebralalarının sosyal yaşantısının nur yerlitaş'la ilişkisi kadardır.
0
thracia
(21.11.14)
genetik geçişli hastalıklar engelliler ve akraba evlilikleri filetype:pdf

gugıla aynen kopi peyst
çıkan sonuçları tek tek incelemek
güzel sonuçlar gelmediyse, anahtar kelimeleri değiştirip başka başka kombinasyonlarla aramalar
0
compadrito
(21.11.14)
evrim mi? nasıl okulmuş o?
2014 türkiye'sinde hala evrim öğreten zındık okullar mı var?
tez yıkılıp imam hatip yapıla!

*çok emin olmamakla birlikte, genel mantık şu. anne babadan 1 bozuk, 1 düzgün gen gelirse. düzgün gen aktif oluyor. hastalık-engel ortaya çıkmıyor. bu yüzden oldukça farklı anne babadan gelen melezler genelde daha sağlm olurlar. vb.
0
titiraprap
(21.11.14)
Evrimi anlarken, dinlerken, sanki dışarıdan üçüncü bir el kontrolünde gerçekleşiyormuş gibi yanlış bir algı oluşuyor.

"Adapte olanın hayatta kaldığı söyleniyor" tabrini anlamak için örnek:

Yaprak rengindeki böcek hayatta kalır, çünkü avcı kuş onu değil, farklı renktenini görür ve yer. O yüzden rengi yaprak ile uyumlu olanlar kalır, çoğalır, neslini devam ettirir.

"Güçlü genin aktarıldığı söyleniyor" tabiri için de hemem hemen aynı örnek geçerli. Koşabilmek güçlü gen, koşamamak zayıf gen olarak varsayalım. Tabii ki koşanın hayatta kalma şansı arttığı için neslini devam ettirebiliyor; yani sonralara aktarabiliyor.

Ödevini yapmadan önce Richard Dawkins'in şu serisini kesinlikle izle, ödevinde yardımcı olacağı gibi ufkunu açacaktır.

youtu.be

Sonrasında da yine Dawkins'in Gen Bencildir'ini okumanı şiddetle öneririm.
0
jadle
(21.11.14)
ön kabuller yanlış olursa sonlara doğru tıkanır bu ödev. herkes bildiğini yazacaktır. ben de yazayım. sen seç beğen ayıkla.

evrim ilk eşleyicilerin üreme kabiliyletlerini arttıracak yollara yönelmesiyle başlayan kör bir süreç ve halen daha devam ediyor. temelde bir silahlanma yarışından ibaret. burada bireyler diğer türlerin bireyleriyle ve kendi türünden bireylerle, yakın üyeleri dahil, eşleri dahil, hemcins ve karşı cinsleri dahil her ortakla rekabet halindeler. ortaklar çünkü bir dişiye üremek için, bir grup arkadaşı hemcinse sosyal işbirliği için, bir yavruya da %50 kendi genlerini taşıdığı için muhtaç.

engelli bir bireyin, çok düşeş bir durumu yoksa, engelinin her daim ona karşı çalışacak bir seçilim faktörü olarak muhasebe defterine sürekli eksi hanesinde katkı sağlaması acı bir gerçek.
çok az durumda engellilik avantajlı da olabilir. misal renk körlüğü gece görüşünde dikkati belirgin olarak arttırır. renk körü bireyler gece körlüğündan mustarip değillerse, renk körü olmayan bireylere karşı bir miktar daha avatajlıdırlar ayrıntıyı seçmek konusunda. bir tür, gece yaşamaya adapte olmak zorunda kalırsa renk körlüğü bir eksi olmaktan çıkar. avantaja dönüşür yani.

evrim tuhaf yollardan çalışır. anlamak için tümden gelip hipotezler üretmek gerektiğinden eğlenceli olmakla beraber, lamarckçıık, lysenkoculuk, tür seçilimi vs vs bir çok hipotez ya da hipotezler bütününü çöpe atmak icap etti zaman zaman. (bunların bazısı hala tartışmalıdır gerçi).

evrim bireyin değil, türün değil, iyice indirgendiğide tek bir genin değil, gen takımlarının seçimesidir. mayoz bölünme (ve mutasyonlar) sağ olsun, önemli genlerimiz bir aradayken ayrılabilir, daha iyi ya da daha kötü kombinasyonlara dönüşüp başımıza beklenmedik sürprizler açabilir. talihsiz bir engelli bireyde, pek çok genetik olarak sorunlu bilgi çocuğa aktarılabilir mesela ama iki engelliden, mesela ikisi de sağır olan anne babanı son derece iyi işiten çocuklar da doğabilir.

ciddi kromozom hastalıklarında, mesela down sendromunda ise fazladan bir kromozom sahibi olan yavru, kendisi gibi bir down sendromluyla çocuk yaparsa, doğacak torun down sendromlu en iyi ihtimalle 1/4 ihtimal (0.25) sağlıklı olabilecektir. (galiba bundan da az aslında.)
şimdi bu durumda engellilere, vahşi doğada toplayıcı-avcı olarak yaşayan atalarımızın engelli çocuklarına sunamayacağı bir lüksü sunabiliyoruz. hayatta kalma şansını! aman ne güzel di mi?

bundan sonrası spekülasyon. iş kürtaja gidiyor, öjeniye gidiyor, hitler rejimide öldürülen sakatlara gidiyor. bu konulara girmek ister misin?
sıkıntılı biraz. toplum şu an engelli bireylerin yaşaması karşılığı onlara katlanıyor. onların durumlarını iyileştiremediği gibi tıbbın çaresiz olduğu ağır vakalarda bireyi yalnızlaştırarak ve bir eş, hayat arkadaşı, sevgili edinmesini sağlayacak ortamlar oluşturmadan bu topluluğu baskı altında tutuyor.

bazı aileler topal kızı kör oğlana alarak bunun üstesinden geliyor falan.. derken toplumun dirliği sürüyor. açıkçası henü bir medeniyet değiliz. bunu yan odalarda misafirlerden gizlenen yatalak çocuklara, otobüste acımayla baktığımız spastik çocuğun elinden tutan babasına, uzun zamandır gömediğimiz zeka engelli amca kızı hale ablaya falan sorsak cevap alabilir miyiz bilmiyorum ama gerçekçi bakarsak hala bu soruna çözüm bulabilmiş değiliz. sik gibi bir medeniyetimiz var.

şimdi şu son satırda, kısa bir soru, bu yazı bi işine yaradı mı? [e]vet/[h]ayır?
0
namus ninjası
(21.11.14)
evrime göre engelliler nesiller sonra elenerek yok olurlar.
0
kamera motor
(21.11.14)
Nazi Almanyasında gen havuzunu temizlemek için engelli bireyler toplama kamplarına gönderilmişti. Aynı zamanda arı ırkın çoğalması sağlamak için üreme programıları vardı. Literatürde bunun uygulamaların yeni nesillerin üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar bulabilirsin diye düşünmüştüm. Ama arkadaşın biri sağolsun Nur Yerlitaş'a bağlamış konuyu.
0
zombi
(24.11.14)
(26)

bir insandan neden hoşlanırız ?

Lusid*
birini ilk gördüğümüzde değişik şeyler hissederiz ya, o an sadece tipi hoşumuza gittiği için mi bir şeyler hissediyoruz başka bir şeyler de mi var ?
birini ilk gördüğümüzde değişik şeyler hissederiz ya, o an sadece tipi hoşumuza gittiği için mi bir şeyler hissediyoruz başka bir şeyler de mi var ?
0
Lusid*
(21.11.14)
hım. zor soru.

tipini çok beğenmesen de değişik bişi olabiliyo hoşlanabiliyosun. o anki kimyanla alakalı bence.
0
emirkulu
(21.11.14)
İlişkide elektrik alan teorisini duymadın galiba. Teslanın notlarında bile varmış. Öyle diyolla..
0
sehpa fx350
(21.11.14)
olay cinsel dürtü. aşk, etkilenme, elektrik alma gibi tuhaf kelimeler koymuşuz adını.
0
nathanieltroy
(21.11.14)
kimyasal komplikasyonlar vs.
0
fallthepieces
(21.11.14)
Başlangıç görseldir.
0
arnold schwarzeneger
(21.11.14)
somatik imleç hipotezi!
etkilenmiyorsun. mimliyorsun. gerisinin icabına hormonlar bakıyor.
0
namus ninjası
(21.11.14)
buyrun izleyin;

www.sadecebelgesel.com
0
thracia
(21.11.14)
memeleri büyükse genelde hoşlanıyorum ben karşımdaki insandan.
0
mermize
(21.11.14)
temelde seks yapmak için.
0
yardiranadamm
(21.11.14)
altın oran...
0
preldzic
(21.11.14)
bunu tek bir kıstasa bağlamak doğru değil. dış görünüşü, size karşı tavrı, konuşması. hepsi birer parça önemli.
0
battal gemalmaz
(21.11.14)
yalnizlik zor.
0
goo.gl
(21.11.14)
hafiften düşünürse aslında o kişiyle sevişmek istediğini anlar insan.
0
uykusunu yakalayan adam
(21.11.14)
Ilk gordugumuzde diyorsun, yani onu henüz tanimazken tamamen sekilsel olarak hoslaniyor insanlar. Zaten daha sonraki asamalar da bu sekilsel cekim temelinde gerçekleşiyor. Dışını begenip içini de tanima levelına geciliyor. Geciyorlar. :>
0
mandalina kokusu
(21.11.14)
hoşlanılan kişiyi görünce

"şununla yatakta yuvarlansam, yalasam yutsam"
"bununla sevişmesi de ne zevkli olur"
"şurasını koklasam-mıncırsam-görsem... (5 duyu) mahiyeti nedir acaba"
"iyi si*iş"

gibi düşünceler geçiyor kafadan, insanlar bunu açık açık söyleyemedikleri için de ay şurasına aşık oldum ay bu özelliği beni çıldırttı falan diye saçmalayıp duruyorlar.
0
mistreated
(21.11.14)
Feromonlar.
0
pike
(21.11.14)
ilk görüşte evet %99 tiptir.
0
prodeq
(21.11.14)
ne biçim hoşlanıyosunuz siz lan, yok yatakta parande atmalar falan nerden geliyo aklınıza öyle şeyler? hoşlanmak çok basit bişi ya, o anda sadece karşındakine odaklanırsın kendine değil. o hoşlanma değil arzulamadır beyler apayrı bişi.
0
emirkulu
(21.11.14)
%90 tip, geriside küçük diğer şeyler işte.

ha birde yalnızlık zor +1
0
fransızkalanadam
(21.11.14)
beyin bilinç altında üremeye en yatkın karşı cinsi onaylıyor ve hoşlantı-aşk-sevgi her neyse işte onaylıyor ve aşık oluyorsun hepsi bu.
0
gokhan atestepe
(21.11.14)
bir arkadaş dediydi bilinç altımızda genlerimize en uygun olacak kombinasyonu arıyormuşuz aslında ne derece doğrudur bilemem tabi
0
irsh92
(22.11.14)
benim aşk başlığımdaki bilimsel yazımı oku. iki tane var. biri edebi ağırlıklı biri bilimsel. orda var bu sorunun cevabı.
0
camfrog sonmez
(22.11.14)
biri seks değil demiş.

temelinde seks yatıyor bu işin. sevişmek istemediğin biriyle aşk yaşanır mı?
0
fransızkalanadam
(22.11.14)
Temelinde seks yatar, bu bilimsel bir gercek. En azindan suan icin. Seks degili de nereden cikardiniz?

Bana sorarsan kesinlesmis birsey yok ama bir takim deneylerle bircok bulgu var.
Feromon deyip isin icinden cikabilecegimiz kadar basit bir konu degil.
Benim merak ettigim bir konu: (git: 841528) Yeterli olmasa da kendimde ogrendigimi ve dusundugumu yazdim.
Ayrica:
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
0
delifaruk
(22.11.14)
Yüzyıllardır olan bir şey ve insanların bilnçaltı artık programlanmış. Yani bir nevi empoze ediliyor birinden hoşlanamk, sevmek, seks yapmak. Hayatın en büyük amaçlarındanmış gibi, zorunlulukmuş gibi. hissettirliyor.
0
Cursed Chico
(22.11.14)
Çünkü bazı insanlar çok tatlıdır ^^
0
pandispanya
(22.11.14)
(6)

Keçi mi?

ermanen
soru
soru
0
ermanen
(21.11.14)
teke
0
antuan
(21.11.14)
bence karga
0
fallthepieces
(21.11.14)
kedidir kedii.
0
sen olmayan cocuk benim
(21.11.14)
thracia
(21.11.14)
hem de dağ geçisi.
0
battal gemalmaz
(21.11.14)
Yaprak afedersin.
0
Evocati
(21.11.14)
(5)

Excel sorusu

hrskrs
Merhaba arkadaslar, Sizlerden benim icin kucuk bir excel formulu olusturmanizi istiyorum. Cok kolay bir formulmus gibi hissediyorum ama konuya yabanci oldugum icin yaniliyor da olabilirim. Simdi benim elimde yaklasik soyle bir dosya var. Calisma kitabinin ilk sayfasinda ogrencilerin numaralarindan v
Merhaba arkadaslar,

Sizlerden benim icin kucuk bir excel formulu olusturmanizi istiyorum. Cok kolay bir formulmus gibi hissediyorum ama konuya yabanci oldugum icin yaniliyor da olabilirim.

Simdi benim elimde yaklasik soyle bir dosya var. Calisma kitabinin ilk sayfasinda ogrencilerin numaralarindan ve sinav sonuclarindan olusturacagim bir tablo var diyelim. A sutununda numaralar, B sutununda da notlar olsun mesela. Bu calisma kitabinda her ogrenci icin ayri ayri birer tane de calisma sayfasi var ve buvsayfalarin hepsi ayni formatta. Hepsinin D7 hucresinde ogrenci numaralari ve K20 hucresinde de notlari yer aliyor.

Ben sunu istiyorum. Oyle bir formulum olsun ki ben ilk sayfadaki tabloya ogrenci numarasini girince alsin bu numarayi, her sayfanin D7 hucresine baksin, numaralar uyusuyorsa o sayfanin K20sinden ogrencinin notunu tabloma getirsin. Cok mu sey istiyorum acaba? :)

Tesekkurler simdi, tikler aksama :)
0
hrskrs
(20.11.14)
anlatmasi yapmasindan uzun surer, ornek exceli bir yere yuklersen editleyebilirim.
0
brawler
(20.11.14)
=VLOOKUP(D7;Sheet1!A1:B20;2;FALSE) Bu formülü k20'ye yapıştıracaksın.
Vlookup yerine düşeyara olabilir türkçeyse, sheet1 veriyi almak istediğin sayfanın adı olacak.
0
atom karincanin torunu
(20.11.14)
aradığın formül vlookup. bu formulün nasıl çalıştığını anlarsan sorununu tamamiyle çözer.internette küçük bir aramayla nasıl çalıştığını 5 dakikada öğrenebilirsin.
0
thracia
(20.11.14)
@atom karincanin torunu, @thracia Arkadaslar sagolun cevaplar icin. Duseyarayi biliyorum, kullaniyorum ama burada islemi tersten yapmam gerekiyor. Elimde numara listesi var sadece, hazir bir tablo yok. Notlar her sayfanin K20 hucresinde yazili, ben de tabloyu hizlica olusturmak icin sayfalarin K20 hucrelerini tek seferde bir sutuna cekmek istiyorum.

@Brawler tesekkur ederim, aksam yuklemeye calisacagim.
0
🌸hrskrs
(20.11.14)
Önce ASAp kuracaksın. www.asap-utilities.com

Put together rows or columns from different sheets makrosuyla sheetleri birleştireceksin.

Sonrası bilgidiğin vlookup.
0
zombi
(20.11.14)
(15)

bu sorum çalışanlara

bira sisesi kapagi
haftada kaç gece 8 saat uyuyabiliyorsunuz?
haftada kaç gece 8 saat uyuyabiliyorsunuz?
0
bira sisesi kapagi
(20.11.14)
Neredeyse her gece, çünkü 8 saat uyumazsam kendimi mutlu hissetmiyorum ve hafta içi hep erken yatıyorum.
0
pandispanya
(20.11.14)
bi cumartesi akşamı mandalar gibi uyuyom 12 saat, diğerleri 6 saati geçmez
0
emirkulu
(20.11.14)
zaman zaman 1 gece. genelde ortalama 5-5,5 saat.
0
Amiral Bristol
(20.11.14)
genellikle sadece cuma ve cumartesi geceleri. diğer günler 7 saat civarında.
0
inheritance
(20.11.14)
tatili saymazsak 6 gün. sabah işe gitme düşüncesi 12den sonra ayakta kalmayı bastırıyor herhalde ki saat 12 dediğinde ben kendimi yatakta buluyorum.
0
petitjoueur
(20.11.14)
Sekiz saat uyunur mu nerde yaşıyorsun? Bir ya da iki gün anca. İş günleri ortalama beş saat.
0
sehpa fx350
(20.11.14)
hafta içi 1-2 gece ( genelde 12 gibi yatıp 7 gibi uyanıyorum) hafta sonu 2 gece (ne zaman uyanırsam)
0
delicevat
(20.11.14)
0. Eve ulaşamıyorum ki uyuyayım.
0
arnold schwarzeneger
(20.11.14)
3 ya da 4 gün.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.11.14)
emirkulu +1 Cumartesi çalışmak böyle bir şey işte
0
iki ekmek bir sigara
(20.11.14)
Cuma ve Cumartesi 10-12 saat, haftaiçi 6-7 saat uyuyorum. Hafta içi maymundan hallice olabiliyorum. Serviste de uyuyorum ama ilk uyandığım anda maymundan da geri gidiyorum evrim basamağında; o ortak ata kimse, ona ulaşıyorum artık.
0
aychovsky
(20.11.14)
her gece. dikkat ediyorum 12'de yatakta olmaya, yoksa verimsiz uykusuz oluyorum.
0
bradshaw
(20.11.14)
neredeyse hiç 8 saat uyumam. Sadece çok alkollü gecelerin sabahında. Normalde hafta içi 5-5 buçuk, hafta sonu 6-7 saat uyuyorum
0
thracia
(20.11.14)
hemen hemen her gece. 7-8 saat uyuyamazsam gün içinde eve varıp uyumak için hayaller kurarım. ama işe çok erken gitmediğim için erken saatte uyumak zorunda kalmıyorum.
0
asisamus
(20.11.14)
4 + 4 yapıyorum sayılır mı
0
Fakin idiyıts
(21.11.14)
(9)

Doğallığından, organikliğinden emin olduğunuz güvendiğiniz markalar...

dessy
... ve ürünler neler? Temizlikten tutun, vitamin haplarına kadar aklınıza gelebilecek her türlü alan için geçerlidir. Bilmediklerimiz varsa biz de faydalanalım :)
... ve ürünler neler?

Temizlikten tutun, vitamin haplarına kadar aklınıza gelebilecek her türlü alan için geçerlidir.

Bilmediklerimiz varsa biz de faydalanalım :)
0
dessy
(19.11.14)
Yiyecek ve bulaşık makinesi deterjanları için: Cityfarm
Temizlik için: Frosch
Zeytinyağı: organik olanından Zeytin İskelesi
yoğurt, peynir vs. için bazen: Ada
Bakliyat bazen: orvital

beyorganik de iyidir ama bazı şeyleri pahalı geliyor.
bir de feriköy organik pazarı ROCKS!
:)
0
bradshaw
(19.11.14)
Balderesi Bali

5 Kavanoz 100 TL
0
VIPCH
(19.11.14)
balı arıcıdan,zeytinyağını,zeytin kendi ürünümüz,salça,pekmez,reçel,makarna,çorba da öyle peynir köyden geliyor zaten onun dışında bakliyatı markasını bilmiyorum ama bimin esmer kepekli bulguruyla,baklası bir harika
edit: bu tarz bir sistem tutturursanız en aza indirmiş olursunuz gdolu gıda alımını
0
gündüz m
(19.11.14)
doa kozmetiğin sattığı ürünler diyebilirim genel olarak. kozmetik, şampuan, krem türevi şeyleri oradan alıyorum ve memnunum.
0
halitkin
(19.11.14)
Torku, nedendir bilmem ama...
0
gneral
(19.11.14)
Organik olarak satın aldığım tek ürün bal. Markası "fanus".

Makrolarda var.

Şu da satış siteleri: satis.fanusgida.com
0
m e l t e m
(19.11.14)
makarna: makarnalutfen.com
0
april12th
(19.11.14)
Şu firmanın ürünlerin tamamı çok özel ürünler. türkiyede hiçbir firmanın uğraşmadığı şekilde uğraşıyorlar ürünler için. İçeriden de biliyorum. Ama haliyle muadillerinden pahalılar.

www.nargourmet.com
0
thracia
(19.11.14)
ben genelde pazardan alıyorum. özellikle yiyecekleri. ama mesela sabun da pazardan alıyorum. pazardakiler genelde üreticiler. yani bahçesindeki sebze meyveyi satıyorlar. dolayısıyla gayet iyi.

mesela harika peynir yiyorum. bal falan direk üreticiden alıyorum. sebze ve meyveler çok güzel oluyor. saçım dahil tamamen el yapımı zeytinyağı sabunu kullanıyorum. zeytin ve yağı falan hiç saymıyorum bile.

istanbul'u bilmem ama diğer şehirlerde böyle pazarlar olabiliyor. bir araştırın bence.

not: çanakkale
0
jaaaccckkk
(20.11.14)
(3)

excel'de sayının basamaklarını birbiriyle toplama

kibritsuyu
bir hücreye girdiğim sayının bütün basamaklarını veya bazı basamaklarını birbiriyle toplamamı sağlayacak bir formül var mı?örnek: bir hücreye 45678 (kırk beş bin altı yüz yetmiş sekiz) yazacağım, öteki hücrede bana 30 diye sonuç verecek (4+5+6+7+8).
bir hücreye girdiğim sayının bütün basamaklarını veya bazı basamaklarını birbiriyle toplamamı sağlayacak bir formül var mı?

örnek: bir hücreye 45678 (kırk beş bin altı yüz yetmiş sekiz) yazacağım, öteki hücrede bana 30 diye sonuç verecek (4+5+6+7+8).
0
kibritsuyu
(19.11.14)
=mıd formülü işini görür diye düşünüyorum.

şöyle ki;

A Hücresi: 1564
B Hücresi: 1847

Diyelim ki biz bu iki hücrenin birler basamağını toplamak istiyoruz

=MID(A1;4;1)+MID(B1;4;1)
0
thracia
(19.11.14)
A hücresi 45678

B hücresi: =MID(A1;1;1)+MID(A1;2;1)+MID(A1;3;1)+MID(A1;4;1)+MID(A1;5;1)
0
thracia
(19.11.14)
dizi formülüyle basamak sayısı sorunu da çözülebilir: support.microsoft.com
0
galadnikov
(19.11.14)
(15)

kilolu insanın yapabileceği en iyi savunma sanatı

caner555
kilomu net belirtmek istemiyorum ama 110 kilonun üstündeyim 20 yaşındayım 1.84 boyum var erkeğim ve size göre yapabileceğim en iyi savunma sanatı hangisi uygun olur sizce aklımdan geçenleri yazıyorum1. muay thai2. box yada kick box3. judo ya sizce ?
kilomu net belirtmek istemiyorum ama 110 kilonun üstündeyim 20 yaşındayım 1.84 boyum var erkeğim ve size göre yapabileceğim en iyi savunma sanatı hangisi uygun olur sizce aklımdan geçenleri yazıyorum

1. muay thai
2. box yada kick box
3. judo
ya sizce ?
0
caner555
(19.11.14)
güreş bana göre savunma sanatı değil birader.
0
🌸caner555
(19.11.14)
güreş +1 güreş nasl değil yav. en ürkütücülerindendir hatta. küçümseme.
0
ibomiu
(19.11.14)
sana yumruk veya sağlam bir tekme atmak için harekete geçmiş bir adama hangi güreş tekniği ile karşılık vereceksin yav saçmalamayın. bence box. sağlam bir yumruğun olur en azından.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.11.14)
www.youtube.com güreş vs aikido

www.youtube.com güreş vs judo

çok uğraşamadımda bak istersen ara şöyle
0
ibomiu
(19.11.14)
net bir şekilde judo. forma girmenize yardımcı da olur. tecrübeyle birlikte kondüsyon kazanınca o ebatlarla sokakta sizi durdurmak için birkaç kişi yetmez. ayrıca forma girdiken sonra müsabakalarda da şansınız olabilir. ki bence başladıktan sonra işin sportif yanını çok daha fazla seveceksiniz.

bu arada tavsiyeleri, boy ve kilo oranınında uygulayabileceğin optimum spor dalını düşünerek veriyorum. sorun eğer, benim boy ve kilo oranımda biri sokakta en hızlı hangi spor dalını öğrenirse adam döver ise cevaplar farklılaşabilir.

örneğin sokakta bir boksör her zaman daha avantajlıdır. çünkü tekniği uygulaması diğerlerine göre daha kolay.daha hızı sonuç alabilirsin. yani antremanlı bir boksör sokakta 2-3 kişiyi parkta yürür gibi ekarte edebilir. ama boks anteramanlarında o kilolarla çok zorlanırsınız. boks, yüksek kondisyon isteyen bir spordur.

bu arada disiplinleri kendi kuralları içinde değerlendirmek lazım. mesela bir link verilmiş; bir güreşçi ve bir judocu, grekoromen güreş kuralları içinde musabaka yapıyor. e tabiki güreşçi avantajlı çünkü judocu kurallar gereği tekniklerinin büyük kısmını uygulayamıyor bile.

ayrıca denmiş ki sana yumruk ya da tekme atmak için harekete geçmiş bir adama karşı hangi güreş tekniği uygulanabilir ki? aman diyim, sakın buna güvenerek bir güreşçinin karşısına ben boks biliyorum, tai box biliyorum diye güvenerek çıkmayın. güreş dediğiniz şey çok fazla kuralla sınırları çizilmiş bir musabaka türü. o kurallar ortadan kalktığında daha ne olduğunu anlayamadan kol bacak kırılır, sakat kalırısnız. televizyonda izlediğiniz minder üstündeki tepişmelere benzemez.
0
thracia
(19.11.14)
ama siz "savunma" değil saldırı yöntemi söylüyorsunuz. "sana yumruk atmış adama hangi güreş tekniği ile karşılık vereceksin" deyip üstüne "yumruk at" hiç yoktan demek savunmayla alakası yok..

savunma ise güreş. vucudunun ağırlığını kullanmayı bilirsin. bir güreşci yumruk atabilir, hemde tüm vucut ağırlığı ile beraber atar..güreşte eskiv de vardır ayrıca. yumruk yemen zordur. boksörlerinde başarılı olanlarının geçmişinde güreşçi olanları vardır.

güreş bilirsen vucut ağırlığın avantaj olur savunman için. savunma sanatı değil, dövüş sanatı soruyorsan o ayrı..

edit: www.liveleak.com sokak dövüşü güreşci vs boksör
0
ibomiu
(19.11.14)
Fitness.
0
i was made for you
(19.11.14)
fitness +1.

bir ara boks yapmıştım ve antremanları epey zorluyordu. öyle direkt boks eldivenlerini takayım, kum torbasına vurayım yok. en başta hızlı olman gerekiyor, o da kondisyon istiyor.

illa savunma sporu olacaksa wing-tsun olabilir.
0
kayranin kedisi
(19.11.14)
Kilonuz yoğunluklu olarak yağ kaynaklıysa eğer bu saydıklarınızı yapmanız zor, zira yapacağınız en ufak bir ters harekette eklemlerinize aşırı yük bineceği için bir takım sakatlıklar yaşayabilirsiniz. Onun dışında illa bir şeyler yapmak istiyorum derseniz ben de aikido öneririm. Lakin dediğim gibi, fazla kilo hareketlerinizi her türlü kısıtlayacağı gibi sakatlanma riskini de artıracaktır.
0
angelus
(19.11.14)
valla benim savunmadan anladığım öyle salonda gösteriş için yapılan sporlar değil. manyağın biri elinde bıçakla üzerine yürürken kendini nasıl korursun hangi spor en çok fayda sağlar ona bakarım ben. güreşle iyi adama sarıl bakalım adam hiçbir şey yapmadan bıçağı sok kendine.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.11.14)
Önce git kilo ver hacı. Bu kiloyla eklemlerini ağlatırsın, sakatlık çıkarma.
0
air
(19.11.14)
Kardeşim 22 yaşında 112 kilo muay thai ve kick box yapıyor. Kilonuz problem değil ama yağlarınızı kasa çevirmelisiniz.
0
kaffle
(19.11.14)
biraz daha kastır sumo yap ama o tangavari şeyi giyme gardaşş
0
gündüz m
(19.11.14)
Kilonu sakın yağa çevirme, hayatının hatasını yaparsın. Daha sonra büyük sıkıntılar çekmek istemiyorsan dinle beni, kilo ver.
0
air
(19.11.14)
krav maga. neticede buldozer gibi dümdüz edeceksin ortalığı yiğit adam.
0
namus ninjası
(19.11.14)
(5)

kullandığınız uzantılar (browser)

GreyFever
Chrome kullanıyorum sorum şu işinize yarayan sevdiğiniz uzantıları paylaşsanıza browser fark etmez sadece kullandığınız neler onları yazın :))
Chrome kullanıyorum sorum şu işinize yarayan sevdiğiniz uzantıları paylaşsanıza
browser fark etmez sadece kullandığınız neler onları yazın :))
0
GreyFever
(18.11.14)
adblock ve hooverzoom
0
diskopat
(18.11.14)
Adblock
Goo.gl
Webpagescreenshot
Gmail checker
0
pavlis
(18.11.14)
Hover Zoom, Instant Translate, Adblock, Hangouts,
Firefoxta DownloadHelper
0
atom karincanin torunu
(18.11.14)
chrome kullanıyorsan şu entry'e göz atman faydalı olabilir;

eksisozluk.com
0
thracia
(18.11.14)
Maxthon
0
greatviolinist
(19.11.14)
(24)

Mirastan feragat etmek yada etmemek işte bütün mesele bu....

alixkandemir
Sayın ArkadaşlarEşimle 5 yıllık evliyiz , Kayınpeder 2 ay önce vefat etti. Doğal olarak miras konusu ortaya çıktı, eşim 4 kardeş 3 kız 1 oğlan şeklinde, 2 kız evli diğerleri bekar, mirasçı toplamı kayınvalide ile toplam 5 kişi, mirasın maddi toplam değeri 900 bin lira değerinde 40 dönüm tarla ve bah
Sayın Arkadaşlar

Eşimle 5 yıllık evliyiz , Kayınpeder 2 ay önce vefat etti. Doğal olarak miras konusu ortaya çıktı, eşim 4 kardeş 3 kız 1 oğlan şeklinde, 2 kız evli diğerleri bekar, mirasçı toplamı kayınvalide ile toplam 5 kişi, mirasın maddi toplam değeri 900 bin lira değerinde 40 dönüm tarla ve bahçeli köy evi


Şimdi sorun şurada başlıyor; Kayınvalide bir miras planı yapmış, bu plana bütün mirasçıların uymasını emrediyor. Plan şöyle , 10 dönüm tarlayı kayınvalide kendi üzerine ve 1 bekar kızın üzerine yapacakmış, 30 dönüm tarlayı ve evi ve arsayı da 1 bekar oğlan üzerine yapacakmış, evli 2 kız evlatlardan da mirası reddettiğine dair belge imzalamalarını emrediyor.

Miras feragatnamesini 2 kız evlat imzalamazsa, duygusal olarak sömürü yapıyor.( gidiş geliş yapmama, beddua etmek vs vs)

Sizce ne yapmalı eşim iki arada kalıyor

Ben hakkını almaktan vazgeçme diyorum,
Kayınvalide benim yüzümü göremezsin diyor.


Gelişmeler üzerine edit :

Eşim dün telefonla arayıp hakkından feragat etmeyeceğini beyan etti, fakat akşama kadar telefonlar susmadı gelen telefonlar da bekar baldız eşimin beyanatı yüzünden ninelerinin fena hasta olduğunu, erkek kardeşlerinin aileye terör estirdiğini ve kayın valideyi evden kovduğunu, çıkan tartışma sonucu kayın validenin hasta olduğunu söyleyerek , eşimi aileyi dağıtmakla, insanların sağlığı ile oynamakla itham etti.

Eşim de beni sorumlu tutmasınlar diye tamam dedi hakkına geleni daha doğrusu bir oğlumuzun hakkını vermeye razı oldu.

Bana da yatıp kalkıp beddua ve küfür etmek kaldı.

Verdiğiniz cevaplar için ve ilgilendiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.
0
alixkandemir
(08.09.14)
eşimin 4 kardeşi var değil eşim 4 kardeş olmalı orası. anlamaya çalışıyorum kaç dakikadır.

kayınvalide tam erkeğe yatırım yapılırcı kafasında. evlenen kızları evlat olarak görmüyor herhalde. yazık.

imzalamıyoruz desin, kız kendi yüzünü göstermesin annesine. mal mülk de istemesin. ne çirkin işler.
0
pinkpeony
(08.09.14)
Abi emrediyor ne demek ya? Kafasına göre de o dağıtamaz yani mirası,boşuna planlar yapmasın. Kendi aranızda konuşarak halletmeye çalışın,en son çare mahkemeye vermek olur.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(08.09.14)
Kesinlikle imzalamasın. Çok duygu sömürüsü yaparsa da "kanun ne diyorsa ona uymak zorundayız." desin.

Üzgünüm ama bu miras olaylarında kimin ne olduğu ortaya çıkıyor. Bekarlar babasının çocuğu da eşiniz değil mi? Kayınvalide resmen "yabancıya gidecek" diye tırsmış burada. O size güvenmiyorsa, siz de ona güvenmeyeceksiniz, bu kadar basit. "Ama annedir" falan diye de vicdan muhasebesi yapmasın. Annesi "ama o da yavrum" diyor mu? Demiyor.
0
bazilika
(08.09.14)
Bence kayınvalidenin derdi kızları değil, malın aile içinde kalmasını istiyor, damatlara geçmesini istemiyor. her halükarda çok ayıp.
0
and justice erol
(08.09.14)
hayatta hersey gibi evlat sahibi olmak da bir sorumluluk meselesi. sen sirf o insani 9 ay karninda tasidin diye saygi bekleyemezsin. o yaptigini maymunlar da yapiyor atlar da ayilar da. insan ancak elinden gelenin en iyisini yaptiysa, cocugu icin yapabilicegi herseyi kendini dusunmeden yaptiysa saygi ve sevgi bekleyebilir. boyle bir annenin ne sevgiyi ne saygiyi hakettigini dusunmuyorum. dolayisiyla duygusal somurulerini alip cekip gitmesi soylenmelidir bence.

benim annem ve anneannem su anda konusmuyorlar. cok uzun yillardir aralarinda bircok sorun oldu. baslarda ben genctim, durumu kavrayamiyordum fakat anneannemin anneme yaptiklarini gercekten ben dusmanima yapmam. durum boyle olunca annemin onunla iletisimini kesmesini kesinlikle hakli buluyorum. senelerce annemdir torunlarini gormek ister ailedir diye diye her yaptigini sineye cekti, cok uzuldu. aklim olsa ve o zaman durumu anlayabilmis olsam ben coktan anneannemin karsisina cikmis, annemi rahat birak demis olurdum.

siz de bence bu yuzden karinizin yaninda olun, annesinin boyle duygusal siddet uygulamasina izin vermeyin. kariniz da hakkini almadan cekilmesin. yuzyuze ugrasmak istemiyorsaniz mahkemeye verin, anladigim kadariyla rahatlikla kazanabileceginiz bir dava olur.

ustelik vefat eden baba evlatlarini boyle ayirmak istermiydi bir dusunun. sonucta miras onun mirasi, kazanmis biriktirmis. eminim cocuklarina esit olarak kalmasini yeglerdi.
0
gerard
(08.09.14)
Hayir feragat etmeyin, cunku boylesi bir somuru yapma kapasitesinde olan insandan hayir gelmez, anne veya degil. Uzulursunuz belki, ama yapacak bir sey yok. Eski anilarla filan mutlu olsun esiniz. Annesini de sapitmis olarak dusunsun, ki zaten oyle.
0
ottoschmit
(08.09.14)
Bir bakış açısı daha: siz mirastan şimdi vazgeçerseniz bir daha alamazsınız o payı. ama mirastan vazgeçmezseniz, ileride kararınızdan pişman olursanız annenize payınızı devredebilirsiniz. Anneye bak sen.
0
and justice erol
(08.09.14)
O ne ya, ne saçma iş. Olur mu öyle şey ? Evlenince evlatlıktan mı çıkılıyor ? Para için çocuğu ile görüşmeyi reddedecekse hiç anne olmasaydı. Acayip saçmalamış anne, hayır bu olaydan sonra nasıl bakacak çocuklarının yüzüne ? Zaten adam öleli 2 ay olmuş hemen mirasının peşine düşmüş, oturmuş düşünmüş, kızları mirastan men etmiş. Ayıp cidden. Kınamak gibi olmasın ama ne anneler var.
0
elikası
(08.09.14)
ne demek feragat ya?

ulan bi kere benim böyle anam olacak, zaten ben yüzüne bakmam böyle kadının. işe bak amk, duygu sömürüsüymüş. kendi duygusu var mı ki sömürüsünü yapıyor?
0
tchuck
(08.09.14)
Gram aklı varsa imzalamasın. Benzer durumlar cok yasadik, daha sonrasinda kardesler, anne vs ile ara daha cok bozuluyor emin olun.
0
archely
(08.09.14)
evli olan kizlar mirastan feragat etmedikleri icin annelerini goremeyeceklerse gormesinler zaten. anne onlari evlat olarak gormuyor , kizlarin da onu anne olarak gormesine gerek yok.

bu miras olayinda su cocuk anasiyla babasiyla daha cok ilgilendi , digerleri ilgilenmedi ; o yuzden ilgilenen daha cok hakediyor mirasi diye bir anlayis var. sonucta o mal mulk edinilirken cocuklarin rizkindan da birseyler harcaniyor. o tarla olmasa belki cocuklar daha iyi birer egitim alip daha iyi birer gelecege sahip olacaklardi. o yuzden miras dedigin seyde herkesin hakki vardir.

anlasmaya yanasmasinlar ; is mahkemeye gitsin gerekirse. miras paylasimi yuzunden kusecek kardesten kardes olmaz.

kisi basi 180bin liralik bir gelirden bahsediyorsunuz. kimse enayi degil o paradan vazgececek kadar. o paraya kendi cocugunuzun egitim masrafi cikar. esin annesiyle dogacak olan sorunu dusunuyorsa , cocuguna daha iyi imkanlar sunabilme ihtimalini de dusunsun.
0
montauq
(08.09.14)
Ne aileler var yahu. Sadece anne değil diğer kardeşlerin de böyle bir şeyi asla kabul etmemeleri gerekiyor. Zaten kabul ediyorlarsa onlarla da ilişkinizi kesin gitsin.

Damat olarak sen bence pek karışma. Belli ki sen ve diğer damat yüzünden böyle bir şey istiyorlar. Seni ve diğer damadı aileden görememişler, sen de onları görme, bu konudaki kararı da eşine bırak. Madem onlar seni aileden görmüyor, sen de onları görmezsin olur biter.
0
osurdum
(08.09.14)
böyle adaletsizlik olur mu? 2 kız mirastan hakkını almıyor. 1 kız yaşlı anneyle 10 dönüm tarlaya ortak. Erkek çocuk 30 dönüm tarla, ev ve arsa alıyor.

olay sadece eşinizin hakkından vaz geçmesi değil. diğer kardeşler arasındaki bu garip adaletsizliği kabul ediyor ve ayrıca kendi çocukları ve yeğenlerinin de miras haklarından vaz geçiyor.

kayınvalide hem böyle bir adaletsizlik yapıyor hem de yüzümü görmezsiniz diye tehdit mi ediyor? bravo.
0
mea maxima culpa
(08.09.14)
bizim karslı komşularımız var, onlarda hep öyle. daha babası hayattayken feragatname imzaladı kızlar. sadece erkekler pay alıyor.
eşinizin ailesi bunun norml karşılandığı, sık yapıldığı bir aileyse, üzgünüm o kaynana sonuna kadar direnir.
tabi sonuna kadar direnmek sizin de elinizde.
0
niye ama
(08.09.14)
simdi anneanne esinden kalan mirasta soz hakki olsa bile o olmeyecek mi? diger bekar kizi da bir gun evlenmeyecek mi?
oyle is mi olur? esiniz kesinlikle kabul etmesin boyle bir seyi. kanunun uygun gordugu sekilde paylasacagiz, bu sekilde bir seyi onerdigin icin de sen beni gormeyeceksin desin.

kusura bakmasin ama bedduasi da kendine doner, fazla soylenmesin bence ortaliklarda.

esinizin iki arada kalacagi bir durum yok. babasindan kalan mal, tabii ki de hakkini alacak, tabii ki de kullanacak o parayi. torununun da mirasi o para, onun da rizki. anneanneye soyleyin hadi kizini gozden cikarmis, o cocugun hakkini yerse allah sorar hesabini.

bana annem ayni seyi yapsa, yapmak degil, teklifle gelse, hatta bir sozcukle ima etse omrum boyunca bakmazdim yuzune.
0
federer
(08.09.14)
e yaptığı zaten gidiş geliş yapmama, aksi yönde beddua sebebi.

ikna ediniz bir şekilde efendim. kendiniz için değilse olan/olacak çocuklarınız için. onların da hakkıdır. hak yedirmeyin. ki kendiniz için bile oldukça önemli miktar. kabaca 180 bin. bir de fiyatı boş verin 40 dönüm arazi yani.

bunlar eskide kaldı diye biliyorum hala devam etmesi enteresan.
0
mechanica
(08.09.14)
e o bekar kız evlenince gene damada kalcak, oğlan evlenince de geline kalcak. hiç mi evlenmicekmiş bunlar. hele o oğlan iki güne ölse gelin ne bayram eder o parayla. o zaman napcak kaynana hanım.

ne acaipler var memlekette ya. verin avukata hocam acımayın hiç.
0
shiranai
(08.09.14)
Öncelikle başınız sağolsun.

Böyle alengirli oyunlara, miras paylaştırma işlerine giriştiyse bir anne, ben eşinizin yerinde olsam "zaten bu muhabbetlerden sonra gidiş-geliş yapıp huzurumu kaçırmanı istemem, istediğin kadar da beddua edebilirsin her ettiğin beddua için allah sana 10 katını versin" derdim. Sert oldu ama insanın baba acısının üzerine bir de böyle saçma şeyler yaşaması çok üzücü, sizin adınıza üzüldüm, daha çok da sinirlendim.

Kesinlikle hakkından vazgeçmesin. Oğlan da allah bilir "hayırsız enişte" modunda gezen bir elemandır, o tarla 3-5 senede erir gider.
0
sevgikusunkanadinda
(08.09.14)
Yanlış kategoriye açılmış ama olsun. Kesinlikle vazgeçmesin, yoksa aptal olduğunu düşüneceğim. Öyle şey mi olur?
0
entre
(08.09.14)
Bekar kızını ve erkek oğlunu (anladınız siz onu) bir nebze kayırmasını, biraz daha onlar lehine bölüştürmesini anlayabilirim (hak vermem de bu toplumda normal karşılayabilirim) ama komple feragat istemek bu devirde çok ayıp. Sakın vazgeçmeyin.
Haa, köyde filan yaşıyorlarsa zaten tapu eşinizde bile olsa tarlaları onlar kullanır, ektirir biçtirir bir sorun olmaz satmadığınız sürece. Kayınvalide bir şey kaybetmez yani.
Aradan yıllar geçince ise köprünün altından öyle sular geçer ki, bakalım nasıl bir gelin nasıl bir damatla karşılaşacak da şimdiki fikirlerine pişman olacak onlar yaşanınca görülür.
0
firez
(08.09.14)
eşiniz yerinde olsam "o fegatanameyi imzalarsam ben görüşmem zaten senle" derim, karşı atağa geçerim. hatta uygularım da. ardından da görüşmem.

siz sadece bunun ne kadar onur kırıcı olduğundan bahsedin. gerisini eşinize bırakın bence.
0
pokerface
(08.09.14)
ulan ne dine ne hukuka uyar bu.

valla ben o bedduanın tutacağını sanmıyorum kardeş. allah bilir tabi. madem anne müslüman -öyle anladım- aç kuranı göster. kuran emrediyor sana ne oluyor? de.
0
ya ben lan neyse
(08.09.14)
anne bayaa saçmalamış. yabancıya gitmesin diye yapıyor hadi orasını anladım da malın çoğunu oğlana bırakmak nedir? bence malın hepsi annenin üstüne olsun. damatlar ve gelin de babadan kalan paradan hak iddaa etmeyeceğim diye kağıt imzalasınlar. anne ölünce mal 4 çocuğa eşit dağıtılsın. mantıklı olan bu. eşin bu teklifle gitsin bunu da kabul etmezse o anne kan bağından başka bir şey yok demektir.
0
biyik
(09.09.14)
şu an bir çocuğunuz olmayabilir ama bu, çocuğunuzun hakkını yedirmektir. kayınvalidenizin yaptığı, evladınızın geleceğinin bir parçasına sırf kendi hırsları, kendi bencilce istekleri için el koymaktır. eğer sırf onu tatmin için, aman allahından bulsun, ne hali vars görsün, aman aramız bozulmasın diye buna izin verirseniz, bu hak yemeye, bu hırsızlığa, bu vicdansızlığa ortak olmuş olursunuz.

her ne şekilde olursa olsun göz göre göre hak yiyen kişi zerre saygıyı hakketmiyor demektir. hele kendi evlatlarını ayıran, ayrımcılık uygulayan, hakkını yiyen bir anne yalnızlıktan başka bir şey hakketmiyor.
0
thracia
(09.09.14)
(9)

taziye sorusu

schwannoma
merhaba,yine aslında kendi kendime vermem gereken bir kararı size danışmak istiyorum.çok yakın olmayan, yılda iki üç kere görüştüğüm samimiyette bir arkadaşımın annesi vefat etti, cenazesi kaldırıldı, arayıp başın sağolsun dileklerinde bulundum.şu anda kendisi diyarbakır'da, ben istanbul'dayım, kend
merhaba,

yine aslında kendi kendime vermem gereken bir kararı size danışmak istiyorum.

çok yakın olmayan, yılda iki üç kere görüştüğüm samimiyette bir arkadaşımın annesi vefat etti, cenazesi kaldırıldı, arayıp başın sağolsun dileklerinde bulundum.

şu anda kendisi diyarbakır'da, ben istanbul'dayım, kendisi de istanbul'da yaşıyor. taziye bitince istanbul'a dönecek.

ben 6 ay kadar önce babamı kaybettim, kendisi cenazeye ve eve geldi, yakın zamanda böyle bir şey yaşadığım için annesinin vefatına da üzüldüm açıkçası ve destek vermek istiyorum.

diyarbakır gidiş dönüş uçak 450 tl, maddi problemim yok, orada üç saat falan kalmış olacağım toplamda.

gitsem mi gitmesem mi karar veremedim. cenaze olsa kesin giderdim de merhum defnedildikten sonra aldım haberi.

ne yapsam?
0
schwannoma
(05.09.14)
bence istanbul'a döndükten sonra da ziyaret edebilirsiniz, taziye ziyareti sonuçta bahsettiğiniz şey. diyarbakır'daki ailesinden başka tanıdığınız varsa gidebilirsiniz ama.
0
gmzo
(05.09.14)
Gidin bence. Cenazeye katılmanın ölüye bi faydası yok ama her ne kadar yakın olmasanız da arkadaşınızın sizi evinde görmesi iyi gelecektir.

Geçtiğimiz ay çok yakınımdan iki kişiyi kaybettim. 6 yıldır görüşmeyip biraz da dargın olduğum birisiyle cenazede barıştım.

İnsanın kıymeti böyle zamanlarda anlaşılıyor.
0
the queen of naked kings
(05.09.14)
arkadaşınız babanızın cenazesine sadece sizin için mi geldi? kısaca başka bir iş için istanbuldayken bir arkadaşınızın cenazesine katılmakla sırf bu cenaze için kalkıp gelmek arasında çok büyük fark var. çok yakın olmadığını söylediğiniz birinin sırf sizin için geldiğini sanmıyorum. bu sebeple sizin de minnet duygusunu abartıp diyarbakıra 3 saatliğine gitmeniz pek mantıklı gelmiyor.
0
thracia
(05.09.14)
@gmzo ben de diyarbakırlıyım ama geçen hafta diyarbakır'daydım henüz, bir düğün için gitmiştim, taziyeye gidersem sadece ziyaret edip yemek yiyip dönmem lazım.

arkadaşım "düğün için geldi, taziyeye gelmedi" diye düşünür mü onu bilemiyorum.
0
🌸schwannoma
(05.09.14)
@thracia yok zaten istanbul'da yaşıyor kendisi.
0
🌸schwannoma
(05.09.14)
@schwannoma bu durumda istanbul'dayken senin cenazene gelmesi ile senin burdan sadece cenaze için diyarbakıra gitmen arasında çok fark var. bence bu düşündüğün kadar dert edilecek bir durum değil. arkadaşın istanbul'a geldiğinde taziyelerini iletirsin.

"düğüne geldi, cenazeye gelmedi"

ikisi birbirinden çok farklı şeyler. düğün için çok önceden haber veriliyor. ona göre plan program yapıyorsunuz, kendinizi, işinizi gücünüzü ayarlıyorsunuz. cenaze ise bambaşka bir durum. hiç kimse -en yakınları hariç-, tanıdığı insanların yakınlarının cenazesine öyle ha deyince uçağa atlayıp gitmez. bence içiniz rahat olsun.
0
thracia
(05.09.14)
Biraz daha kafa karışıklığı ekleyebilirim ama bu biraz da arkadaşınıza bağlı. Ben olsam yalnız kalmak ve biraz kabuğuma çekilmek isterim. Öyle durumlarda taziye duymamak için millete haber saldırıyorum "Aramasınlar beni" diye, çünkü kendimi toparlamaya çalışırken "Başın sağolsun" denmesi iyi bir dilek de olsa sinirimi bozuyor. Bir arkadaşım da babası öldüğünde "Normal normal konuşalım, hayat devam ediyormuş gibi. Her taziyede bir kere daha acımı hatırlamak zorunda kalıyorum" demişti.

Bazıları da sürekli yanında birilerinin olmasını ister. Onlarla sürekli konuşmak, dertleşmek, kaybettiği yakınını anlatmak ister. Bilmiyorum, arkadaşınız nasıldır.
0
aychovsky
(05.09.14)
bak ben de mardinliyim yani bizim gelenekleri bilirim. normalde istanbul'a dönünce ziyaret etmen yeterli olurdu. ancak o senin cenazene geldiği için senin de gitmeni gerekli kılmış maalesef. yani bu beklentiye mutlaka girecektir. sana git ya da gitme demiyorum, samimiyetinize bağlı sonuçta ama olay budur.
0
yardiranadamm
(05.09.14)
hepsini geçtim, kendini çok iyi hisseder böyle bir şey yaparsan. ne kadar samimi olmasanız bile en kötü günlerini yaşıyor sizin de bildiğiniz gibi. yapabilecek durumunuz varsa gidin, üşenmeyin.
0
pokerface
(05.09.14)
(24)

Kız arkadaşımın koşulsuz yapmayı kabul edeceği bir istek

ben bunu bilir bunu soylerim
Merhaba,Kız arkadaşım, benden koşulsuz yapmayı kabul edeceği bir isteğimi bekliyor. Tek seferlik dilek hakkı gibi. Siz ne dilerdiniz böyle bir hakkınız olsa?
Merhaba,

Kız arkadaşım, benden koşulsuz yapmayı kabul edeceği bir isteğimi bekliyor. Tek seferlik dilek hakkı gibi. Siz ne dilerdiniz böyle bir hakkınız olsa?
0
ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
(bkz: anal)
0
bira sisesi kapagi
(01.09.14)
tuzak soru, sakın düşme.
0
dutyemişbülbül
(01.09.14)
(bkz: threesome)

Ama tabii ki kabul etmeyecek :D

O yüzden basit takıl. Tasma, kırbaç, kelepçe vs :D

Neden hepimiz seks düşündük, çünkü öküzüz :(
0
pandispanya
(01.09.14)
Mantı, lazanya gibi zor bir yemek yapmasını isteyin, oh mis.
Yemek önemli...
0
blues buzz
(01.09.14)
bence çok zor bir yemek iste, uğraşsın :)
0
rock n roll
(01.09.14)
ogzomo boşolmo
0
[silinmiş]
(01.09.14)
oral yapıyor zaten. anal da yapar gibi.

aslında şöyle gelişti bdsm'yi anlattım başka karşı çıktı biraz dik başlı ama en sonunda bir isteği yerine getirmeye karar verdi.
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
ya zaten yazılanlar normal de bi çiftin yapması geren şeyler :/

ne zamandır çıkıyorsunuz ki siz (:

neyse. ayaklarıyla üzüm ezsin
0
glori
(01.09.14)
glori seninle threesome isticem
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
tamam. haha tamam ya.

ama bu kız ne ara çıktı?????

sana küstüm :/

konu kilit
0
glori
(01.09.14)
kız arkadaşınızın size oral yapması için böyle bir fırsatın ele geçmesi mi gerekiyor? nasıl kezbanlarla ilişki yaşıyorsunuz amk.
0
bira sisesi kapagi
(01.09.14)
glori senin yerin her zaman ayrı ya

gel katıl bize :p
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
@comptrol sana katılıyorum hatta böyle bir dileği yerine getirdikten sonra böyle dileklerin devamını da isteyecektir gibi geliyor. çoğu kadın da itaat etme içgüdüsü var kendilerine bile itiraf edemedikleri.
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
glori,

threehundredsome yapsana buradakilerle <3
0
[silinmiş]
(01.09.14)
Cevaplara bakaraktan arttiracaktim, yapmadim.
0
delifaruk
(01.09.14)
üç istek hakkı daha iste. kabul etmek zorunda. gerisini sonra düşünürüz.
0
zibonaj
(01.09.14)
threesome istersem 3. olacak kızı da bulmam lazım onu nerden bulucam? :)
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
git başkasıyla seviş de, sevişecek mi bakalım, yoksa bu durumda koşulsuzluğu kabul edecek mi. veya kesinlikle evlenmeyelim de, merasim falan istemiyorum de.
0
uykusunu yakalayan adam
(01.09.14)
zaten evlilik istemiyor çocuk da istemiyor, türünün nadir örneklerinden
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
27 yaşının altında mı kız arkadaşın? 27'yi geçince bi daha kontrol et çocuk, evlilik olaylarını.
0
[silinmiş]
(01.09.14)
25 yaşında
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
soru: threesome yapacak kızı nereden bulucam?

cevap: "bana seninle birlikte threesome yapacak birini ayarla. dileğim budur." diyerek
0
thracia
(01.09.14)
İlişkiyi bitirmek istersen direkt 3some (FFM)
0
kimlanbu
(01.09.14)
cık cık cık. bi günlük kölelik istesen sorun çözülecek zaten. o gün boyunca aklına düşen her isteğini yapar işte. mantı yapmasını da isteyebilin. bara gidip 'hadi şu kızı threesomea ikan et' de diyebilin. maç izlerken oral yapmasını da. tüm gün sana ait olur.

özet: tuttuğun takımın maçı olduğu gün tüm gün boyunca kölelik.
0
seksen9
(01.09.14)
(34)

Cidden bu kadar namussuz musunuz?

kamera motor
https://eksisozluk.com/istanbulda-halk-otobusunde-yasanan-yolcu-teroru--4528105bu başlıkta, şu barzoyu savunacak kadar namussuz musunuz?bakın belki kart elemanındır, şoför ibnelik yapmıtşır, ona bir şey demiyorum.sorduğum soru şunları yazanlara:"ulan noalcak bir kişi beleş geçse""şoföre mi kalmış on
eksisozluk.com

bu başlıkta, şu barzoyu savunacak kadar namussuz musunuz?
bakın belki kart elemanındır, şoför ibnelik yapmıtşır, ona bir şey demiyorum.

sorduğum soru şunları yazanlara:

"ulan noalcak bir kişi beleş geçse"
"şoföre mi kalmış onun yaptığı sahtekarlığı cezalandırmak"
"ülekyi soyuyorlar koymuyor da, bi kart mı koyuyor size"
"oooh iyi olmuş şoför döven adamdır"
"ben de aradaşımın kartını kullanıyorum, alan memnun veren memnun size ne? (ulan orospu çocuğu bir sen misin akıllı?)"

ciddi diyorum. namussuzluğu bu derece içselleştirdiniz mi?
nasıl bu derece namussuz oldunuz, nasıl ailelerde büyüdünüz?

bu mantıkla düşünerek, 100 milyar euro da çalsanız, bir insanın 3 kuruşluk rızkını da çalsanız kendinizi "masum bir melek" gösterebielceğniizin farkıdna mı değilsiniz yoksa artık namussuzluk öyle içinize işlemiş ki, kendinizin namussuz olması umurunuzda mı değil?

siz cidden bu derece leş bir düşünce yapısıyla gelip avrupalının medeniyetine mi imreniyorsunuz?

namussuz pislikler.


peşin edit: bakın koçlar, maddi durumunuz elvermiyorsa bunu hırsızlık yaparak değil, çıkıp hakkınızı arayarak çözeceksiniz. o şekilde çözmüyorsanız da çıkıp ne ayakkabı kutusundaki milyarları sorgulayacak, ne peşkeş ihalelere gider yapacak ne de namussuzlara oy atanlara bok atacaksınız. yüzünüz olmaz çünkü.

"maddi durumum yoktu" gibi ucuz mantık yüzünden herkes bir şeyler çalacaksa. biri gidip elektrik kaçıracak, diğeri su sayacını sıfırlayacak, bir başkası bulunduğu işyerinin kasasından para tırtıklayacaksa biz bitmişiz. namussuzluğu "adalet getirecek" bir şey olarak görüyorsanız. biz harbiden bitmişiz.
0
kamera motor
(01.09.14)
çocuklarına nasıl örnek oluyorlar ben de anlamadım. çok ama çok yanlış.
0
rock n roll
(01.09.14)
bunu namussuzlukla derecelendirmek saçma onu en başta söyleyim de.

çok saçma bir soru olmuş aslında. olaylara bu kadar sert bakmamak lazım. konuşmaları da duymak lazım darp anındaki.

elemanın yaptığı tam bir puştluk zaten. bıçak falan hele hiç girmiyorum o konuya. bak 1-2 yumruk attıktan sonra kendine gelse tamam onu bile anlarım da bu baya kafasına kafasına öldürmeye vuruyor.

"ulan nolcak beleşe geçse"cilere de hak veriyorum. harbiden nolur yani? türkiye'de yaşıyorsun, etraf bunun gibi maganda dolu. bırak geçsin, geçtikten sonra nereye şikayet (ihbar) ediyorsan et.

belediyenin bu tip ayrı masalar kurması lazım zaten. şoförün yolcuyla hiç muhattap olmadan ihbar edebileceği bir yer.
0
brotha b
(01.09.14)
@brotha, yahu ne demek geçsin? ne demek abicim bu? ben bıktım sizin kafanızdaki insanlardan ya. sinirli yazmayayım diyorum ama insanı delirtiyorsunuz.

niye geçiyor amk?
benim anam babam tam basıyor, ben tam basıyorum, kuzenim, akrabalarım arkadaşlarım tam basıyor. niye bu hıyar ağası tam basmayacak? ben elektrik faturası ödüyorum, niye başkaları ödemiyor? ben namuslu yaşamaya çalışıyorum, niye namussuzların yediği bokları ben örtmek zorunda kalıyorum?

ihbar hattı diye bir şey yok. şoförün orada yapması gereken şey kartı almak. ve de alıyor. ama otobüsteki diğer vatandaşlar da muhtemelen "ya sana ne bırak geçsin" kafasında oldukları için, otobüsten inip o hayvanın üste çıkmasını sağlıyorlar.

bir üleknin zihniyeti, 1tl'lik hırsızlıklara gösterdikleri tepkiyle ölçülür. tabandaki insan "nolacak çalıyorsa durumu yoktur çalıyordur" diyorsa, tepedeki adamın ayakkabı kutusuna sakladığı milyar dolarlara ses çıkarmasını bekleyemezsiniz.

ben de beklemiyorum artık bu ülkeden öyle bir şey.

herkesin adaleti kendi sikinin keyfine. kimsenin kanun kitabını umursadığı yok.

(bkz: kitap çalmak/@kamera motor)

başlığında geçen sene deliye dönmüştüm, bu sene bunda deliye dönüyorum. dediğim gibi, kanun kitabında suç mu? kim sikine takar, bırak geçsin. bırak çalsın. bırak kaçırsın. fakirdir fukaradır.

oldu!
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
bu herifi savunmak çok açok bir şekilde namussuzluktur. hırsıza, arsıza yataklık etmektir. sadece ahlaksız değil aynı zamanda bir gram zekadan yoksun olmayı da gerektirir.

ulan nolur beleşe geçsincilere hak verenlerin argumanı da nolur yani burası türkiye. o yapsın git sonra şikayet et.

bu kafadaki insanların bir olayı idrak etmesini, empati kurması için sadece anana bacına yapsalar kıyaslaması yapmak gerekiyor. yoksa kafalar almıyor.

peki arkadaşım, şimdi senin ananı bacını yoldan geçerken parmaklasalar. nolcak yahu alt tarafı bir parmak? hem adam fakir fukara, karıya gidemiyor. bırak parmaklasın sen sonra git yine şikayetini et. ne var yani?

bak oldu mu şeker kamışı kardeşim? olmadı değil mi?

burası türkiye diyerek bu olayları normalleştirdiğinde, memleket bunlardan geçilmez hale geliyor işte. türkiyeymiş. bunların normal görüldüğü türkiyenin amına koyayım izninizle.
0
thracia
(01.09.14)
@kamera motor

hocam sakin, geçsin demedim ben zaten.

asıl demek istediğim kısaca şu: şoför baktı ki bu herif laftan anlamıyor, o zaman bıraksın geçsin ama bi yere de şikayet edebilsin herifi anında. bir sonraki durakta da yetkililer/polisler/güvenlik alsın herifi paşa paşa.
0
brotha b
(01.09.14)
şoför haklı, adamı savunanlar namussuz.
0
kafkef
(01.09.14)
şoför haklı, adamı savunanlar namussuz, orada seyirci kalanlar korkak.
0
varoluscusanri
(01.09.14)
kamera motor +1.

tabii ki şoför haklı.

zaten şoföre suç atan veya o magandaya laf atmaktan ziyade "ulan ülkeyi soydular ses yok da bu zavallı adama mı sesiniz çıkıyor? bu arada tayyip ölsün." gibi asıl amacı her an olayı soğutup hükümete laf sokma yarışına giren dallamaların nefes alması bile doğaya zarar.


ve senin de dediğin gibi, benim annem babam tam basıyor, kardeşim tam basıyor da neden bu dingil tam basmıyor? onunki para da bizimkisi para değil mi sanki?
0
m e b
(01.09.14)
entrileri şimdi okudum. Biraz önceki yorumumun/yorumlarımızın hatalı olma ihitmali mevcut. Zira, ses olmadan izledik görüntüleri. Çocuk haklı da olabilir diyorum, şu entriyi okuduktan sonra :
eksisozluk.com

Eğer öyleyse, birçoğumuz, bir başkası için akbil basmıştır.

Orda olanları bilmeden yorum yapmamak lazım.
0
varoluscusanri
(01.09.14)
@varol,

ya ben haklılığı haksızlığı tartışmyıroum burada.

burada, adamın akbil sahtekarlığı yaptığını varsayarak yorum yazan adamların cümlelerini eleştiriyorum. adam diyor ki "ya yaptıysa yaptı sana ne, sen mi kurtaracan ülkeyi"

böyle mantık olmaz diyorum.
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
@kamera motor

o konuda sonuna kadar haklısın. zaten bu tip insanların günlük hayattaki tavırları/destekleri yüzünden çoğu potansiyel suçlu gaza gelip daha çok yüz buluyor.

saçma ama paralel bir örnek için: karısını öldüren adama "namusunu temizledi" diyen ortam.
0
brotha b
(01.09.14)
Eskişehir'de tramvay durağına kaçak giren bir grup videodaki gibi aygır kılıklı hırsızı güvenlik görevlisine şikayet ettiğim için bu aygırlar tarafından linç edilmekten son anda kurtulmuştum. o zaman da sağolsunlar beni kurtaran halktan " kızım bırak geçsinler sen mi kurtarıcan ülkeyi" gibi eleştiriler almıştım. hayır üzerime yürümeleri ve dövmek istemeleri diil insanların şikayet etmeme şaşırmaları çok koymuştu...
0
dulcinea
(01.09.14)
savunmuyorum da, polislere, otobüs şöforlerine, taksicilere, üzülemiyorum. sadece
0
mr fusion
(01.09.14)
eğer bugün evien giren hırsızı "aman başımıza dert alırız" diye şikayet etmiyorsanız,
eğer gözünüzün önünde siz otobüse 2.15 basarken yanınızdaki adam 1.40 basıyorsa,
eğer siz kol gibi elektrik faturasıyla boğuşurken karşınızdaki apartman kaçak elektrikle yaşıyorsa,
eğer siz vergi veriyor, anneniz babanız vergi veriyorken karşı dairenizdeki adam bunları bile kaçırıyorsa.

ve eğer siz tüm bunlara rağmen susuyorsanız. başınızdaki insanların nyie çaldığını sormayacaksınız. bu ülkede hırsızın da, kaçakçının da, sahtekarın da çok bol ve her mevkide bulunmasının sebebi, halk tabanının hırsızlık ve kaçakçılara karşı ses etmiyor oluşudur.

sen daha 19-20 yaşında bir piçin şoför yumruklamasını haklı görüyorsan,
"ya boşver o adamlar çalıyor, yerine gelecek adam da çalacak nasılsa" kafasında oy atan adama laf edemezsin.
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
Videoyu izlemedim
Bu kadar keskin yorumlamak doğru değil. Sanırım daha ses bile yok, yapılanı meşru kılmaz hiç bir hareket ama namus la ne alakası var lan, geçen pazarda gördüm kiloyla satılıyordu
0
saksı
(01.09.14)
@sası, sen okudun mu ne yazdığımı?

adamlar olayı yorumlamıyor. adamlar "ya başkasının kartıysa başkasının kartı kime ne" diyor. anlayabiliyor musun farkı?

adam orada "ya o çocuk kız arkdaşının kartını basmış suçu yok ki" demiyor.
adam orada elemanı suçlu görmesine rağmen "ya 1tl mi kurtaracak dünyayı" diyor.

farkı anlayın önce.
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
Velevki kaçak bindi yada sahte bastı, buna göz yummak yerine benzin gibi parlamanın o adamın yaptığından farksız.
0
saksı
(01.09.14)
yahu niye göz yumacak arkadaş bana şunu bi açıkalyın?
bana da göz yumulsun o zaman, ben de bilet basmadan geçeyim. benim babam kazandığı üç kuruş paranın çoğunu kentkarta yatırıyor, o da beleş binsin. bize niye göz yumulmuyor?
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
ben ranta ve tekele dayalı düzende çalışıp hamuduyla götüren ve insana zerre değer vermeyen toplu taşımacılar için üzülemiyorum kardeş. beni affet. ses yok, yorum yazamam ama kafasına göre durakta durup kafasına göre bastığı içi kendisini uyaran gence (o zaman yanında olan) muaviniyle tornavidalı saldıran 329 hattı (derbent-yenikapı ölüm otobüsü) şoföründen sonra benim de perspektifim değişti.
ha bi de dükkanını bahçesini gezdirdiği sokak köpeğiyle kirletti diye ufacık bi çocuğu ölümüne döven bi çay bahçesi çalışanını uyardığım ve diklenice polis çağırmaya çalıştığım için için dayak yemiştim bütün çay bahçesinden. onun da etkisi var.
çalıştırdığı suriyeliden dayak yiyen patronun imalathanedeki görüntülerinden sonra da aynı kayıtsızlık oldu.
insana insan gibi davranmamak çok yaygın. ben de haklı olduğum zaman berserk moda geçiyorum. çok affedersin ama çekerim emaneti sikerim adaleti. bu bir realite.
0
namus ninjası
(01.09.14)
Bak dostum bahsettiğin adalete eğitim ile varabilirsin, sen gibi namuscular, dinciler, örfcüler vs vs bu kalıplardaki biçimlerle ömür boyu savaşırsın. Savaş ile değil ıslah ile gelir o bahsettiğin konfor. Onun için hak arama kısa vadeli çözüm ama ömür boyu ızdırap.
0
saksı
(01.09.14)
yahu siz türkçe anlamıyor msunuz.

adam hırsızı savunuyor diyorum.y apılan hırsızlığı savunuyor.
adam kitap çalmayı savunuyor, adam herkesim tam bastığı akbili indirimli basmasını savunuyor.

ulan bu ülkede ne zaman bu amını yurdunu siktiğimin siyasetinden bağımsız düşünüp hırsıza hırsız, yapılana hırsızlık diyecek ve bu adamların ceza almasını isteyeceksiniz.

kahrolun amk. size eğitim veren ailelerinize de yazıklar olsun
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
iğne çalmakla altın çalmak arasında "hırsızlık duygusu" açısından fark olduğunu bilmeyenlerin yaptığı saçma yorumlar onlar.

ekşisözlük çok garip bir yer oldu.
toplum tümden namussuz valla.

ayrıca tespitin de hoşuma gitti hocam.
0
siradisi00
(01.09.14)
Sen ne düşündüğünü bile bilmiyorsun bence.
0
saksı
(01.09.14)
valla namussuzluk kelimesi ağır mı kaçıyor bilemeyeceğim ama yaptığı hukuka aykırı kaçmakta. biri ilgili mevzuatları koymuş oraya ama kimse iplememiş sanırsam şoförlerin genel hal ve tavırlarından dolayı. uygunsuz kullanım halinde şoförün karta el koymaya hakkı var mevzuata göre, yaptığı hayvanlık filan değil, adam işini yapmakta, herhangi bir memur gibi. bu tape'ler çıktığında gümrük memuru teoman "memurluğumu yakamam" deyince çok sevmişti herkes, buna niye kızdınız ki, o da memurluğunu yakmak istemiyordu belki de. zaten şöförün cebine gitmiyor ki o basılan akbiller, adam sabit bir maaş alıyor. ayrıca bıçak çeken adamın fiili tck'ya göre suç, bir de kamu görevlisine yaptığı için bu ağırlaştırıcı sebep oluyor. şunu savunmanın bile insanları suç işlemeye teşvik edebileceğinin farkında mısınız, lütfen bunun bilincinde olun.

otobüs a.ş. ya da iett, neyse artık, her ne kadar kamu hizmeti sunsa da adamlar bunun farkına varamadıkları (veya varmak istemedikleri için) için kar etme amacı güdüyorlar aşırı şekilde, yıllık kar filan açıklıyorlar bakmışsın uçuyor gidiyor filan. verilen hizmetin bir birim ücreti var öğrenci, öğretmen, emekli veya normal istanbul kart kullanmanızdan bağımsız olarak. emekliler bedavaya biniyor, ben öğrenciyim 1.10 basıyorum mesela, tamdan 2.15 alıyor. emeklinin hiç vermediği veya öğrencinin o vermediği kısım tam ödeme yapanınkinden veya bilet satışlarından kazanılan miktarla karşılanıyor. yani siz başkasının taşıma ücretini de ödüyorsunuz bir şekilde zaten. vergilerin toplanma mantığı ile aynı yani. gerçi istanbul bb bunu ne kadar adil yapıyor bilmiyorum, birimi ne şekilde ayarlıyor hiçbir fikrim yok. öğrenci bedellendirmesi üzerinden bile kar ediyor olabilir, o kadar bilgim bulunmamakta.

videoyu seyretmedim, o yüzden ne kartı kullandı da böyle karmaşa çıktı bilmiyorum. öğrenci kartı kullanıyorsa yine azıcık tolere edilebilecek bir şey (dayak atmasını tolere etmiyorum katiyen, kullanmasını diyorum) ama emekli kartı filan kullanıyorsa çok büyük bir suistimal söz konusu benim açımdan. sonuçta onları emekli maaşına bağlı yaşayan, doğru düzgün geliri bulunmayan 65 yaş üstü vatandaşlara veriyorlar. geçen otobüse bindiğimde büyük ihtimalle annesinin-babasının kartını kullanan 40'lı yaşlarında birini gördüm, şöför anladı, biraz laf etti ama kendisi hiç istifini bozmadan oturmaya devam etti. hiç durumu olmayan biri gibi de durmuyordu valla üstüne başına bakınca, ama yine de günahını almayayım kendisinin. neyse, demek istediğime geleyim, uygunsuz kullanımın parası sizin cebinizden çıkıyor. ülkede zaten vergiler yerine gitmiyor, aşırı şekilde sömürülüyoruz, bir de buradan sömürülüyoruz onu diyorum. ibb elde ettiği karla şu uygunsuz kullanımların yarattığı zararı giderelim demez, üstüne senden yine para alır, yine aynı karı elde etmeye çalışır. olan size bize olur. ibb aslında durumu olmayan insanlara öğrenci veya yaşlı olmamalarına rağmen bir çözüm bulabilir ama bulmuyor işte. böyle durumları görmemezlikten gelmeye devam ediyoruz. aslında buradaki asıl suçlu sosyal devlet anlayışını hayata geçiremeyenlerde de onun için tepki koymak lazım ama o da yok işte, ne yapalım.
0
loveless
(01.09.14)
şöförde haksız yolcuda al birini vur ötekine hepsi pislik.yolcu kendisine ait olmayan akbille geçmeye çalışmış şöför bu akbile el koymuş, bence polis dışında kimse kimsenin eşyasına,malına el koyamaz. şöför yolcuyu almayabilirdi ama elinde belkide arkadaşıonın kardeşinin akbilini el koyamaz!
0
mrthany
(01.09.14)
@zibidigibi adama yasal olarak el koyma hakkı vermişler. bu durumda iett'yi dava etmen gerekir.
0
siradisi00
(01.09.14)
Soforun karta el koymasi icin karti sofore vermek gerekir. Sofor karti istediginde buna olumsuz yanit vermek yolcunun insiyatifindedir. Ne yapacak zorla mi alacak karti?

Neymis efendim mevzuatta el koyma yetkisi varmis? Lan nasil alacak karti? Polis mi jandarma mi bu? Zor kullanarak mi elimizdeki karta el koyacak?

Kaldi ki orada acik sekilde tahrik ettigi goruluyor. Yolcunun bicak cekmesi yanlis. Bicak cektigi icin cezasini cekmesi gerek. Fakat diger turlu ortada bi haksizlik var, sofor o sekilde otobuse binmesine izin vermez tamam fakat karti almak ne lan, sen kimsin yani?
0
kosun lan mevzu var
(01.09.14)
Ya kardeşim biraz empati yapın misal çok acil bir işin cıktı kardeşinin/arkadasının akbilini aldın tam okutup yerine geçecen barzo kılıklı şöför elinden kartı kapacak sende bakacaksın, zaten adam direk girişmiyor önce bir münakaşa var aralarında büyük ihtimal kartı istiyor fakat çoğumuz görmüşüzdür konuşması yolcuya vatandaşa nasıl davranması gerektiğinin bilmeyen şöförleri.

mevzuat zaten vatandaş lehine hiçbirşey yoktur bu maddede şirketin karını koruma adına.
0
mrthany
(01.09.14)
bazı şeylerin kanunsuz olduğunu düşünerek ve belli başlı örneklerle (torrent, şarkı indirme vb. ) hırsızlığı normalleştirme çabası bana rahatsız edici geliyor.

ben de torrent'ten film indiriyorum ve bunun hırsızlık olduğunu kabul ediyorum.
şunun fiyatı fazla o zaman ödememek için her yolu deneyelim ne la?

hepiniz anarşik mi oldunuz?

e piyasada karı yok, one night stand bulamıyoz, hayat kadınları da çok pahalı deyip tecavüzü de normalleştirin de tam olsun.
0
siradisi00
(01.09.14)
boş yere kavga etmeyin. adalet eşitsizliğin üzerine inşa edilmeye başladığında çalışır
0
saksı
(02.09.14)
1. İETT kim oluyor ki şoföre karar verme ve el koyma yetkisi veriyor.
2. Sen kim oluyorsun ki görüş bildirenlere namussuz diyorsun.
0
labanon
(02.09.14)
bu adamı hiç bir şart altında savunmam ama buna namussuzluk demeyi de savunmam.
0
fallthepieces
(02.09.14)
görüntü çok rahatsız edici, evet.

ancak "ben tam basarken o niye indirimli basıyor" düşüncesi lütfen hakaret algılamayın ama ilkokuldaki bir çocuğun hislerinden öte değil.

ben bu küçük olaya ölesiye öfkelenen kişiye "sen hakkını arıyor musun ki 'barzo' dediğin adamdan bunu bekliyorsun?" diye sorarım.

olaydan sizin sorunuzla haberim oldu. farkındaysanız cevap verenler dahil kimse bu adamı savunmuyor. ancak sorunuz tartışmalı. zira öfkenizin büyüklüğünün mantıksal değil ancak duygusal bir temeli olabileceğini düşünüyorum.
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.09.14)
1. iett kartı zaten basıp insanlara dağıtan kurum değil mi?
2. burda herkes herkese bişiler diyo valla.
0
siradisi00
(02.09.14)
(1)

T-shirt boyama

old possum
Selam ahali. Elimde akrilik ve seramik boyalar var. Akrilikle kumas uzerine desen yapabilirim gibi geliyo. Cabuk kuruyan bir boya ama. Olur mu ki? Çok heves ettim be. Fikri olan?
Selam ahali. Elimde akrilik ve seramik boyalar var. Akrilikle kumas uzerine desen yapabilirim gibi geliyo. Cabuk kuruyan bir boya ama. Olur mu ki? Çok heves ettim be. Fikri olan?
0
old possum
(27.08.14)
akrilik boyayı kumaşta kullanabilirsin. ancak sulandırmaman gerek. deseni önce kağıda çizip ardından sarı karbon kağıdı ile kumaşa desenein kontürlerini aktarabilir, sonra da fırça ile deseni boyayabilirsin. en son olarak da deseni tamamladıktan sonra tersinden sıcak ütüyü bastımmıdı cillop gibin olur.
0
thracia
(27.08.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.