Giriş
(7)

Ekmek Hamurundan Ispanaklı Bir Şeyler

rock n roll
Selam Hamur işi bir şeyler istiyor canım, kafamda bir tarif tasarladım ama tam olarak hayal de edemiyorum.Ekmek hamurunu fırın tepsisine yayıp, soğan ve ıspanak kavurup bu hamurun üstüne koyup böyle yayacağım.Üzerine susam serpip fırına vereceğim. Yanında da çay. Şimdi sizden istediğim bu tarifi 10
Selam

Hamur işi bir şeyler istiyor canım, kafamda bir tarif tasarladım ama tam olarak hayal de edemiyorum.

Ekmek hamurunu fırın tepsisine yayıp, soğan ve ıspanak kavurup bu hamurun üstüne koyup böyle yayacağım.Üzerine susam serpip fırına vereceğim. Yanında da çay. Şimdi sizden istediğim bu tarifi 10 üzerinden puanlamanız.

Öneriniz olursa şunu da koyabilirsin gibi lütfen hayvansal bir şey olmasın. Ekmek hamurunda var mıdır acaba süt, yumurta, margarin, tereyağı falan? Bu benim için önemli. Bir de sert mi olur hamur fırından çıkınca.
0
rock n roll
(05.05.25)
tarifi görünce aklıma direkt ıspanaklı kiş geldi fakat hayvansal ürün kısıtı durdurdu beni.

ekmek hamurundan yapılınca çıtır olacağı düşüncesindeyim. vegan ıspanaklı kiş tarifi bakmak daha doğru olabilir. fakat tam tutturmak için çok fazla vegan ürün gerekebilir.
0
kablelvuku
(05.05.25)
bence güzel olur, üstü açık yağlı pide gibi. ekmek hamurunda un, su, maya, tuz vardır hayvansal içerik olacağını sanmıyorum.
0
inheritance
(05.05.25)
Unda L-cystein yoksa hamurda hayvansal bir şey olmaz. Onlar da pizza hamurunda falan oluyormuş diye okumuştum. Ne derece doğrudur bilmem.

Hatta bir ara pizza yiyememiştim.
0
Mirket
(05.05.25)
Ispanak üstte olursa kuruyabilir gibi. Rulo yapıp ya da ikiye katlayıp üzerine zeytinyağı, susam, çörekotu serpebilirsin. Fikir olsun diye yazdım canın nasıl isterse öyle denersin afiyet olsun şimdiden
0
kullanicadi
(05.05.25)
Ispanak öyle kurur +1

www.nefisyemektarifleri.com
şu tarifteki gibi kapalı küçük pidecikler yapabilirsiniz, daha iyi olur.
0
kobuzchu kiz
(05.05.25)
Bir sonraki deneme için kurutulmuş ıspanak tavsiye edeyim ben de. Kurutulmuş ıspanakları robotta iyice çekip toz haline getirdikten sonra bunu ekmek hamuruna karıştırıp öyle yoğurabilir ve ıspanaklı ekmekler yapabilirsiniz. Daha iyisi ise, bu ıspanağı taze makarnanın hamuruna katmak. Yeşil renkli, ıspanaklı taze makarna için sosları da hayal gücünüze bırakıyorum.
0
thracia
(05.05.25)
Öneriler (Hayvansal içermeyen):
Tarifin üstüne aşağıdakileri eklemeyi düşünebilirsin:

Sarımsaklı zeytinyağı sosu (fırına vermeden önce üstüne fırçayla sür, aroma patlaması yapar)

Pul biber, sumak veya karabiber — ıspanaklı harca eklenebilir

Limon kabuğu rendesi — ıspanaklı harca hafif bir ferahlık katar

Kavrulmuş susam + çörekotu — sadece susam yerine ikili güzel gider

Kurutulmuş domates parçaları — tuzlu ve umamili bir tat katar, çok yakışır
0
mantık
(05.05.25)
(5)

Sustuklarınızdan dolayı sesiniz kısılıyor mu?

erty_ksk
sb.Sinirden öyle bir susuyorum ki bazen sonra normal bir konuşma yapmam gerekse bir bakmışım sesim kısılıyor. boğazımı kasmaktan mı stresten mi artık neydense sebep sesim gidiyor. sizde de oluyor mu?ne iyi gelir buna?
sb.
Sinirden öyle bir susuyorum ki bazen sonra normal bir konuşma yapmam gerekse bir bakmışım sesim kısılıyor. boğazımı kasmaktan mı stresten mi artık neydense sebep sesim gidiyor. sizde de oluyor mu?
ne iyi gelir buna?
0
erty_ksk
(05.05.25)
Sesi birak kalp hastasi da olursun.

Ben susmuyorun
0
sonsuz
(05.05.25)
Ülkenin genel halini tasvir etmişsiniz. Buna en iyi gelen şey meydanları doldurmak.
0
thracia
(05.05.25)
Şiir gibi konuştun ha. Valla güzeldi.

Cevaba gelince evet, teknik olarak kullanılmayan kaslar zayıflar.
0
yurtsuz john
(05.05.25)
incinmişsin. bitki çayı iç :).
0
Phoebe
(05.05.25)
hemşerim kızma. sesimiz g.tümüze kaçtı napacan?
0
mikahakkinen
(05.05.25)
(24)

normal doğum pankartına gelen tepkiler

semaforo de medianoche
twitter'da takipleştiğim politik insanları geçiyorum instagram'da takipleştiğim düz arkadaşlarım bile çok tepki gösterdi buna. biraz şaşırdım. tabi ki kişinin kendi kararı nasıl doğum yapacağı. kişi korkuyor olabilir, estetik kaygıları olabilir, tamamen keyfine sezaryen yaptırmak istiyor olabilir. k
twitter'da takipleştiğim politik insanları geçiyorum instagram'da takipleştiğim düz arkadaşlarım bile çok tepki gösterdi buna. biraz şaşırdım. tabi ki kişinin kendi kararı nasıl doğum yapacağı. kişi korkuyor olabilir, estetik kaygıları olabilir, tamamen keyfine sezaryen yaptırmak istiyor olabilir. kimse karışamaz tabi ki. ama bilimsel olarak daha sağlıklıysa bir yöntem kamu kurumlarının halkı ona teşvik etmesi normal değil mi? bu tarz bilgilendirici pankartlar eskiden beri çok kullanılıyor tüm spor müsabakalarında. sigara için de yapılıyor aynısı isteyen içecek tabi ki ama sağlığa zararları açısından bırakmaya teşvik ediliyor. sigarada abartı bir baskı var hatta bu da yanlış sen teşviğini yap sağlıklı olana ama baskıyı abartmamak lazım. neyse demek istediğim anlaşıldı herhalde. bu mevzu neden kadar sinirlendirdi insanları?
0
semaforo de medianoche
(15.04.25)
Bu süreç televizyonda sezaryen yapan annelerin yetersiz hissettirildigi reklamla basladi. Uzerine ekleyerek devam ediyorlar. Secimlerimize mudahal etmediginiz bı bu kalmıştı hissi. Doktorumla konuşurum ben zaten?

He bence o konuya odaklanmayip eko basgana dewam etmeliyiz. Secimlerimize müdahale edilmeyen ortama ulasinca bu sorunlar da kalmaz zaten o/
0
abuzer
(15.04.25)
sigara ile doğum şeklini karşılaştırmak doğru değil. sigaranın "normal" i ya da anormali yok. zararlı bir şey ve istisnası yok.
doğumda ise bir şeyin "normal" i ya da "anormali" hiç hiç yok. her kadının hamilelik sürecine, bebeğin sağlık durumuna vs bin türlü şeye bağlı o doğum. her kadının doğumu da kendi normalidir. keyfi olsun mecburi olsun. bu duruma hamile olan kadın ve doktoru karar versin bizler değil.
yani vajinal doğum normaldir, sezeryan yapaydır diye bir şeyi çıkaranlar neden daha önemli konular varken kadınların ameliyatla mı çocuk doğuracak yoksa vajinasından mı çıkaracak konusuna bu kadar dertleniyorlar anlamış değilim. bırakın insanları kendi haline ya. çocuk doğurmak çok kolay bir şeymiş gibi, hayatında hiç deneyimleyemeyecekleri bir süreç hakkında akıl fikir de vermeyiversin erkekler. (bunun aynısının erkekler tarafından verilen regl aklı da var. o da ayrı bir akıl tutulması)
0
chanandler bong
(15.04.25)
11 erkek çıkıp milyonlarca erkeğin önünde kadınlar şöyle doğursun diyor. az bile tepki veriliyor bence.
0
zemberek
(15.04.25)
Çünkü birincisi, tıpta "normal" doğum diye bir şey yok. Vajinal doğum var, sezaryen var, bunlardan birinin normal ve doğal olarak tanımlanması bir sorun. ("Ama doğal olan o değil mi?" dediğimiz noktada bütün modern tıbbı bir kenara atıp insanları doğal olarak ölmeye bırakmak gerekir.)

İkincisi, tamamen erkek-egemen bir alan olan futbol sahasında, erkek futbolcuların, erkek seyircilere bu mesajla çıkması ne alaka? Cinsel sağlık eğitimini çok önemsiyorlarsa okulda doğru düzgün eğitim verilir, aile hekimleri anne adaylarını bilgilendirmeye yönlendirilir. Ama futbol sahasına o yanlış mesajla çıkılmaz.

Üçüncüsü ve en önemlisi, yirmi yıldır kadın hakları (ve insan hakları) konusunda gerileyen bir ülkede yaşıyoruz. Kadının medeni hali, kiminle yaşadığı, çocuk doğurup doğurmadığı, ne giydiği zaten sürekli müdahale edilen ve biçimlendirilmeye çalışılan şeylerken bu tür hareketler kadının beden bütünlüğüne karşı baskıyı artırıyor.

Mevzu bu, bu yüzden sinirlendirdi ve az bile sinirlendirdi.
0
kobuzchu kiz
(15.04.25)
buradaki vajinal doğum dayatması tıbbi sebepler ile yapılmıyor ki. buradaki amaç tamamen siyasi. kadınların tercih haklarını engelleme, ilk çocuk sezeryan olursa ikinci, üçüncü doğumlarda tehlike artıyor. bu da akpnin en az 3 çocuk politikasını zora sokan bir durum.
yani tıbbi sebepler her zaman olduğu gibi akpnin tamamen işi maskeleme şekli. arkasında çok farklı amaçları var.
0
my fault
(15.04.25)
Bakın şu yazı çok güzel anlatmış: www.medyayazar.com
"Çünkü mesele bilgilendirme değil; gövde gösterisi."
0
kobuzchu kiz
(15.04.25)
www.youtube.com
her şey şu korkunç kamu spotu ile başladı aslında. olayın politik tarafını geçtim sezaryeni öcü gibi göstermek nasıl bi mantık anlayamıyorum.
0
elorelia
(15.04.25)
çünkü iyi niyetle yapılmış bir reklam değil. yıllardır alenen kadın düşmanı siyaset güden bir hükümetin kadınların yaşam alanına bilmem kaçıncı müdahale çabası ve bunu olabilecek en absürt yerde, erkeklerin eliyle erkeklerin izlediği bir etkinlikte yapıyorlar. neresinden tutarsan tut epic fail bir kampanya ve tepkiler gayet doğal.
0
sir gawain
(15.04.25)
konunun özeti şu aslında: www.reddit.com
0
inheritance
(15.04.25)
@zemberek: konuyla ilgili diğer yazılan mevzuları ve sezaryeni öcüleştirme, yapanları yetersiz hissetirme gibi konuları anladım ve katıldım. ama sizin yazdığınız konuya katılmıyorum. konunun öznesi kadınlar ve son karar kadınlara ait. ancak konunun öznesi erkekler veya çocuklar da olsa, kadınlar da olsa nihayetinde toplum sağlığını ilgilendiriyor konu, ülkede yaklaşık 45 milyon kadın var çünkü. ve orada görülen 11 erkeğin bir şey dediği yok sadece onların görünürlüğünü kullanarak bir mesaj iletiyor toplumu bilgilendirmek amacıyla ilgili kamu kuruluşu. futbolu daha çok erkekler takip ediyor evet ama seven birçok kadın da var veya kendi pek sevmese de eşinden ailesinden dolayı izleyen kadınlar da var. futbolun görünürlüğü kullanılıyor bu sebeple de.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.04.25)
@edmond honda: benim içeceğim sigara içki futbolcuya mı kaldı peki onlara ne ister içerim ister içmem? bu mantıkla bakarsak toplum mesajı içeren pankart işine tamamen karşı olmak lazım. o ayrı bir tartışma. sigara örneğini beğenmediyseniz herhangi bir kamu spotu konusunu düşünebilirsiniz rastgele söyledim onu.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.04.25)
futbolculara/erkeklere mi kaldi falan denmis de bu pankarta zaten takim kaptani karar vermiyor. muhtemelen doktorlar tarafindan onerilmistir.

benim bu konuda cok fazla fikrim yok ama istatistiklere gore avrupa'da ortalama %28 iken turkiye'de %50'nin uzerindeyse avrupa'dan daha gelismis bir ulke olmadigimiza gore bir seyler yanlis yapiliyor demektir.

her seye de muhalefet yapmaya gerek yok.
0
bohr atom modeli
(15.04.25)
toplum sağlığı denildiği zaman benim aklıma aşı geliyor. çünkü ben çocuğumu aşılamazsam, ona bulaşan ve ondan bulaşacak hastalıklarla toplum sağlığını bozabiliyorum. ki örnekleri var. aşılanmama sebebiyle kendi bebek kardeşinin ölümüne sebep olan çocuk haberi vardı geçenlerde. ama sezaryen gibi bireysel bir olayın toplum ile alakası nedir ki? zaten pankartı gören insanların büyük bi yüzdesinde olumlu bi karşılık bulmadı. burda karşı çıkanlar hayır efendim sezaryen çok daha iyi, hepimiz sezaryen doğurcaz demiyor ki. olayın empoze ediliş biçimi yanlış. ilk cevabımda verdiğim reklamdaki gibi mesela. vajinal doğumu teşvik edeceksen bunu çok daha farklı yöntemlerle yapabilirsin. neye sinirlendiğimiz anlaşılmamış bile.
0
elorelia
(15.04.25)
Bu pankartın bilgilendirici bir kamu spotu olduğunu düşünmek için (ki zaten bilgilendirmek gibi bir niyeti de yok çünkü bilgi yanlış) ya bu ülkenin kadınlar üzerinde kurduğu baskıdan bihaber şekilde minnoş küçük dünyanda yaşıyor olmak, ya akli melekelerini kiraya vermiş bir yandaş olmak, ya da zaten iktidarın bunu yaparak hoş tutmaya çalıştığı yobaz tayfasına dahil olmak gerekiyor.

Sizi ilk gruptan kabul ederek cevap vermek gerekirse; sizce toplum sağlığını çok daha majör şekilde etkileyen kontrolsüz pestisist kullanımı, ülkede satılan paketli gıdaların içeriklerinin yandaş şirketlere kıyak çekmek için artık zehire dönmesi, kontrolsüz şekilde alınan göçmenlerin taşıdıkları hastalıklar yüzünden yıllarca yapılan bulaşıcı hastalık mücadelesinin boşa düşmesi, el ayak hastalıklarının patlama yapması, hastanalerde arka arkaya patlayan skandallar, bebeklerin üç kuruş için öldürülmesi vs vs.

yani burada sabaha kadar saysam bitmeyecek bunca şey toplum sağlığını etkilemiyor ama kadınların doğum şekli mi etkiliyor diye spot çıkma ihtiyacı duyuluyor? Siz de bunu normal kabul edip bir de burada sizce niye böyle oldu diye soruyor musunuz?

Yani bir de avrupada oranlar böyle değil o yüzden uyarmışlar falan denmiş. Gerçekten bu ülke iyi gelmiş bu günlere kadar. Siz nerde yaşıyorsunuz arkadaş. Bi yüzünüzü falan yıkayın.
0
thracia
(15.04.25)
toplum sagligi ofsayt mi degil mi yakindan görmek icin stada gelen ayilara kaldiysa yandik biz
0
sonsuz
(15.04.25)
Yukarıda yeterince açıklanmış ama amaç toplum sağlığı ise önce şu konuya el atsa devlet mesela:

www.evrensel.net
0
peki madem
(15.04.25)
normal doğum daha sağlıklı diye bir şey yok. bizi buna inandırmaya çalışıyolar sadece. tüm sebep maddi. devlet sağlık harcamalarını yaparken sezaryen doğumun maliyeti fazla olduğu için insanları normal doğuma yönlendirmeye çalışıyor. bu durum avrupada da amerikada da böyle. ama fark şurda, avrupa ve amerika, sırttan verilen epidural anesteziyi baya yaygınlaştırmış, orada doğum yapan kadınlar epiduralli normal doğum yaparak acıyı azaltabiliyolar. türkiyede epiduralli normal doğum olayı devlet hastanelerinde yok, özellerde de az sayıda var. bu nedenle türk kadınları acılar içinde vajina yırtıkları ile doğum yapmaktansa direkt sezaryene yöneliyor.

o pankartı taşıyan futbolcular da, o sahadaki tüm erkeklere "karılarınız sezaryen doğum yapmak isterse izin vermeyin" mesajı göndermiş oluyor. Sezaryen doğum normal doğumun 2 katı fiyatlı olduğu için erkeklerin bu konuda fikirleri taki bi normal doğumdan yana olacaktır. ama diğer tarafta kadının psikolojisi, çektikleri yaşadıkları var. benim annem beni travmalar içinde normal doğumla doğurmuş. ve bana yıllarca "zaten sen karnıma düştüğün anda bana sorun çıkartmaya başladın, doğururken neler çektim" vs. diyip durdu. keşke annemin sezaryen doğum yapma şansı olsaydı da bu acıları bu travmalar yaşamasaydı.

sonuç: kadınlarn yerinde olmadan kadın bedeni ile ilgili yorum yapmayın. hemcinslerimiz bile yapmamalı iken bu konuda sivasspora ... yemek düşer.
0
turuncu tonlarda
(15.04.25)
buradaki insanların okuduğunu anlamada ciddi sıkıntısı var. vajinal doğum oranını arttırmak amacıyla sezaryen tercih edenlere kötü hissettirme taktiği doğru değil bence de (olayın böyle bir altyapısı varmış çünkü) diyorum ama "bunu niye 11 erkek söylüyor" savının manası olmadığını çünkü 11 erkeğin bir şey söylemediğini ifade ediyorum. sadece görünürlükleri kullanılan konu mankenleri. tek dediğim bu. yarın kadın voleybol maçında da çıkarlardı aynı pankartla bu kadar tepki olmasaydı hatta buna rağmen çıkabilirler. o zaman okey mi? futbol takımına kalmadı diyor hala sanki gs başkanının cümlesi pankarttaki yanda kocaman logosu var mesajı veren kurumun. olayın birikmiş bir altyapısı olduğundan sinirlenilir okey ama insanlar o kadar reaksiyoner ve konunun özüyle alakasız konuşuyor ki ben de tam bu yüzden anlamadım esas konunun ne olduğunu.

benzer konu çocuk katillerle de ilgili oldu. bir yandan sokaklara düşüp yasaları hiçe sayanlara karşı türkiye'nin hukuk devleti olduğunu savunurken güzel kalpli bir çocuğun üzücü şekilde öldürülmesi hepimizi o kadar sinirlendirdi ki insanlar katil çocuk sayılmasın diye kampanya düzenler oldu. e hani hukuk devleti olmak istiyorduk geçen gün. anlık duygularla, gaza gelişe göre yaşıyor ülkenin büyük çoğunluğu maalesef.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.04.25)
Bu ülkede yaşanan her şey politiktir. Bu gerçeğin ne zaman farkına varacaksınız acaba. Yok avrupada şöyleymiş, orda futbolcular çok bilinçliymiş zart zurt. Siz hangi avrupa ülkesinde hastane zinciri sahibi bir patronun sağlık bakanı olduğunu gördünüz de burada gelmiş bize akıl öğretiyorsunuz?

Bu ülkede olan şeyler tepeden tırnağa, aldığın nefese kadar politiktir, arkasında siyasi bir maksat vardır.

Bu arada konuya reaksyon gösteren insanlar tam da konunun özünün farkında oldukları için bu tepkiyi gösteriyorlar. Konunun özü gayet politik çünkü.
0
thracia
(15.04.25)
@thracia: hala anlamamışsın okuduğunu. ben gösterilen tepkiler haksız mı demişim katıldım mı demişim yazdığım cevabı oku istersen tekrar ikincide anlarsın belki.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.04.25)
@peki madem: gerçekten bunlar nasıl anlaşılıyor bu metinlerden hayretle okuyorum her şeyi birbirine katmışsın olay örgüsünü sıra sıra yazıyorum şimdi.
1- bu olaya neden bu kadar sinirlenildi dedim
2- sinirlenen insanlar neden sinirlendiğini insanlar açıkladı katıldığım noktalar oldu ama bir konuya katılmadığımı belirttim.
3- katılmadığım kısmı yazınca bu sefer katıldığımı belirttiğim kısımlarda perde indi insanların gözüne ve ben tamamen karşıt bir mesaj yazmışım gibi cevaplar geldi. katılmadığım kısma da neden katılmadığımı belirttim ama benim savımla hiç ilgisi olmayan cevaplar geldi.
4- bunu görünce insanların okuduğunu anlamadığını belirttim ve tekrar konunun geneline katıldığımı sadece 1 kısmına katılmadığımı tekrar belirttim.
5- senin ve thracia'nın mesajlar.

çoğunluğun aksine ekşi hesabımla buradayım. girip entrylerimi inceleyebilirsiniz sealioning yapan bir profil miyim görülebilir. hala sealioning olduğuna inanıp sinirlenmek isteyen de buyursun tabi bir şey diyemem.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.04.25)
@semaforo de medianoche

Açılan pankarta "bilimsel olarak daha sağlıklıysa bir yöntem kamu kurumlarının halkı ona teşvik etmesi normal değil mi?" diye sormuşsun. Sanki bu ülke tamamen bilimin peşinden giden kurum ve kuruluşlarla idare ediliyormuş gibi.

"sigarada abartı bir baskı var hatta bu da yanlış sen teşviğini yap sağlıklı olana ama baskıyı abartmamak lazım."

Demişsin, sanki tamamen bilimsel saiklerle hareket eden bir iktidar son derece bilimsel teşviğin dozunu azıcık abartmış gibi.

Buradaki insanlar kamyonla yazdılar konu hakkında fikirlerini. Ben de tüm bu olup bitenin politik olmasından bahsettim.

sonra çıkıp diyorsun ki buradaki insanların okuduğunu anlama sorunu var. Yok güzel kardeşim, buradaki herkes okuduğunu gayet güzel anlıyor. Belki de kendine "herkes beni yanlış anlıyor acaba benim kendimi ifade etme sorunum mu var" diye sormalısın.
0
thracia
(15.04.25)
hocam normalde cevap vermeyecektim ama bana cevaben yazdığınız için tekrar yazayım dedim. bu 11 futbolcu arkadaş bu konunun uzmanı mı, değil. kadın doğumcu mu, değil. doktor mu, değil.

yarısı afrikanın köylerinden gelen bizim vatandaşımız olmayan kişiler. diğer yarısı da tek işi olan topu bile düzgün oynamayan vasat insanlar. hem konunun uzmanı değil, hem kadın değil. e konuşmaları da tamamen anlamsız.

siz doktorsanız ve en iyi doğum "normal" doğumdur diyorsanız o başka. sevgiler.
0
zemberek
(15.04.25)
Bence öğrenilmiş tepkisellik.

Kadınların estetik kaygısı, doğum korkusu, keyfi vs, bilimsel bir gerçek olan normal doğumun en sağlıklı ve doğru doğum olduğu gerçeğini kenara koymalarına yeter sebep değil bence. Çünkü normal doğumla doğan bebeklerin bağırsak floraları, tam da normal doğum esnasında annelerinden aldıkları miktobiyotayla oluşuyor, sezaryen doğumda böyle bir şey olmuyor çünkü bebek vajinadan çıkmıyor, o mücadeleyi vermiyor, bir zorlantı yaşamıyor ve anneden mikrobiyota almıyor. Tıbbî bilgi bu.

Ha denirse ki bu pankartın erkek milletinin ortasında ne işi var. Evet bence de ne işi var. Bu kadınlara yöneltilmesi gereken bir öğüt, bir teşvik. Erkeklere yöneltildiğinde erkekler doğum yapacak olan eşlerine baskı kurmaya başlarlar. Doğrusu buymuş vs diye uğraşmaya başlarlar. Bu ne getirir? Aile içi huzursuzluk, evlilik birliğinin sarılmasını yol açan davranışlar, vs vs. Yani kadınları kocaları üzerinden yönetmeye kalkışmak bu, yani kadınları birey olarak kabul etmeme davranışı.

Tam da ülkeyi ortadoğuluların bastığı bir dönemde bunu normal kabul etmek gerçekten çok büyük zarar olur.
0
muhayyer divan
(16.04.25)
(25)

boykot meselesi

sir gawain
türkiye'de yaşamıyorum. boykot gerçekten de uygulanıyor mu? yoksa belli bir komünite kendi içinde birbirini mi gazlıyor?tüm gün alışveriş boykotunu anlıyorum ama bu aynı anda 286 markayı boykotlamaya çalışma işini anlamıyorum. onun yerine ö. özel'in açıkladığı ilk listeye odaklanılsa ve bu markalara
türkiye'de yaşamıyorum. boykot gerçekten de uygulanıyor mu? yoksa belli bir komünite kendi içinde birbirini mi gazlıyor?

tüm gün alışveriş boykotunu anlıyorum ama bu aynı anda 286 markayı boykotlamaya çalışma işini anlamıyorum. onun yerine ö. özel'in açıkladığı ilk listeye odaklanılsa ve bu markalara daha konsantre bir şekilde boykot uygulansa daha iyi sonuç alınmaz mıydı? hangi markalar boykot, hangileri değil ipin ucu kaçtı ve mesele sulandı gibi geliyor dışarıdan bakınca.
0
sir gawain
(09.04.25)
Ben ve çevrem uyguluyoruz. Son 10 günde biri market diğeri kasap olmak üzere sadece iki defa para harcadım. Paramı çektim nakit olarak kullanacağım. Şimdi de şişli belediyesi’ne gidiyorum tıpkı saraçhaneye gittiğim gibi.

Espressolab’i hükümete yakınlığı nedeniyle zaten kullanmıyordum. Ama satın aldığımız en temel şeylerde bile bu insanlara para kazandırdığımı fark ettiğimde midem bulandı. Hem bizim paramızla çarkını döndüreceksin hem de hayatı bize dar edeceksin :)

Yazdığım gibi ben ve çevrem boykotu uyguluyoruz. Gıda dışında alışveriş yapmıyoruz. Bahsi geçen markaları göz göre göre satın almıyoruz. Kuaföre gidecektim onu bile ileriki aylara attım. Keşke herkes kendine sahip çıkabilse. Çünkü ses çıkaran gençler şu an içerideler.
0
ruhen hastayim ben
(09.04.25)
Hayır hiç sulanmadi.

İlk listeye odaklanmak mantıklı ve sürdürülebilir bence de ama artık öyle bi tiksindik ki, malum partiyle baglantili olan hickimseye bilerek 1 kurusumuzu yedirmek istemiyoruz. Şahsi olarak midemi bulandırıyor, elim kendi gitmiyor zaten o markalara...

Çayı şekersiz içmeye başlamak gibi düşün. bı kez alışınca artık vazgecemiyosun. Şeker koyim desen miden almiyo

Gayet güzel gidiyor bence süreç.
0
abuzer
(09.04.25)
belli bir komünite kendi içinde birbirini gazlıyor +1

böyle olmasının nedeni boykot kavramının çok genelleştirilmesi bu şekilde etkili bir tepki koymak mümkün değil. Daha dar, belirli markalar odaklı ilerlenebilir.
0
biravekahve
(09.04.25)
geçen hafta için açıklanan kart kullanım rakamlarında boykot günü için %50 gibi bir düşüş vardı. bugün için ne olacak göreceğiz.
0
zemberek
(09.04.25)
20 yıldır yaptığımdan farklı hiçbir şey yapmıyorum desem yalan olmaz.
Bibaşımayım hissiyle yürüdüğüm bir yol vardı.
Herkes doluştu.
Çok da güzel oldu.
Daha güzel olacak.
0
Mirket
(09.04.25)
Trendyol gibi mecralarda da satislarda çok büyük oranda düşüş olduğu içeriden gelen bilgiler dahilinde
0
abuzer
(09.04.25)
37383 markaya boykot uygulanması ve bizim alternatif sıkıntısı yaşamamız bile her yeri ne kadar sarmış olduklarının göstergesi.

Hepsine boykot uygulamak zor gelebilir elbette. Hatta bunu yapmak mümkün olmayabilir. Sadece 1’in 0’dan büyük olduğunu bilerek elimizden geleni yapmak gerektiği inancındayım. İnsan espresso lab’den kahve içmedim d&r’dan kitap almadım’la yetinmek istemeyebilir sonuçta evine her gün giren benzer ürünler varken sadece iki üç markaya odaklanmak ne kadar faydalı olur bilemiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(09.04.25)
Türkiye'nin perakende devlerinden birinde yöneticiyim. Geçen haftaki tüm gün boykotta cirolar yarı yarıya düştü. Kaldı ki şirket ne boykot listesinde ne de adı herhangi bir şekilde geçiyor. Ona rağmen bir günde onlarca milyon tl cirodan oldu. Herkes bi titredi. Boykot listesindeki markaları hayal bile edemiyorum.

Belli markalara yoğunlaşmış boykot direkt yıkıcı etki yaratır. Kara para aklamıyorsa bir markanın bu çaptaki bir boykota dayanma ihtimali yok. Un kurabiyesi gibi dağılırsın. O yüzden marka boykotu zaten devam etmeli.

Toplu boykotun da patron tayfasının götünü tutuşturmak gibi etkileri var. Başı ağrıyan patron tayfası bir süre sonra baş ağrıtmaya başlar. Çünkü paranın ilkesi, siyasi görüşü, dini vs olmaz. Taş atmadan kolun yorulmadan oturduğun yerden böyle bir etki yaratabiliyorken niye bunu yapmayasın ki?
0
thracia
(09.04.25)
filistindeki soykırımdan beri
starbucks, algida, cola zaten içmiyordum uyguluyorum
0
mantık
(09.04.25)
konuyla ilgili boykot çok anlamsız klendi ülkenin ekonomisine zarar verdiği sanıyorsun
seçimde oy vermek dışında seçenekler anlamsız
0
mantık
(09.04.25)
Entry nik uyumsuzluğu
0
abuzer
(09.04.25)
Geçen hafta Kadıköy'de adeta hayat durmuştu, bugün ise orada boykota uyan tek kişi bile yoktu sanki. Ne esnaf ne insanlar takmış boykotu, doğrusu hayal kırıklığına uğradım.

Benim gördüğüm, pek çok kişi sosyal medyada yazılanlara vs. bakarak muhtemelen herkesi kendi çevresi gibi düşünüyor ama birçok girişimin siyasi görüşü fark etmeksizin halkın çoğunluğunda karşılığı veya epey zaman sürdürülebilirliği ne yazık ki yok. Bu halkın yapısını artık kabul etmek lazım, o sebepten ilk günlerdeki umudumu kaybettim boykot konusunda açıkçası.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(09.04.25)
Ses çıkaran yüzde 5. Boykot uygulayan da öyle. Millet birbirini gazlıyor. Boş işler. Herkes kendi hayatına baksın. Boşa sinir stres, ne yaparsan yap bir şey değişmiyor. Kuaföre gitmemek ne alaka... Ya sizin harcamadığınız parayla kimse batmaz. Bu savaşı onlar değil siz kaybedersiniz çünkü şehirdeki adam kendi kendine yetemez. Ne varsa dışarıdan alır. War of attirition diyor ya ecnebi abilerimiz, onların sabrı sizinkinden daha çok. Sizin pes etmek için milyon sebebiniz var. Onlar ise ne dalga gelse de kürek çekmeye devam diyor ve iplemiyor.
0
Shepard
(09.04.25)
boykot olayı sistemsiz gidiyor ve küçük işletmeciye zarar veriyor. kadıköyde kapatmayan esnafa laf ediliyor üsküdardaki açık. kadıköydeki zaten muhalif ki. belli markalar belirlenip onlar boykot edilmeli plansız boykot her anlamda hepimize zarar.

ayrıca her çarşamba olması mantıksız. firmalar ona göre şekil alıp hareket eder. mesela zincir olan bir firma çarşamba kadıköyü kapatıyor üsküdardaki şube açık.

boykota katılım etkili ama ilçe de köyde karşılık bulmuyor. zaten belli markaları almayan kesim almıyor. bu işin mantıklı yönünü chp inceleyip sahiplenmeli yoksa anlamsız kafasına göre boykot oluyor.
0
mikahakkinen
(09.04.25)
dr da çalışan arkadaşımın kızı var dı.işten çıkarılmış olan çalışan emekçilere oluyor yine.
0
jamswety
(09.04.25)
Ben ve ailem uyguluyoruz, bugün de uyguladık. Bizim için çok önemli.
0
muhayyer divan
(09.04.25)
Ek:

Marka kısıtlamasında zaten önceden boykot ettiğim markalar vardı, yenilerini ekledim ama buna kendim karar veriyorum, kimsenin listesini ciddiye alamam açıkçası. Başta ülker var, espressolab var, bilumum Coca-Cola ürünleri ve benzer markalar var. İsrail menşeli ve bizdeki zararlı yandaş bildiğim markalar.

Bir Eti olamadı kimse.
0
muhayyer divan
(09.04.25)
Tekeller dışında esnaftan alışveriş yapmıyorum yıllardır. Geçen yıllarda saçma sapan birkaç markaya zaten gitmiyorum. Bunun dışında üç harfli marketleri zorunda değilsem kullanmıyorum. Migros varsa onu tercih ederim üç harflilere gitmem.
Bunun dışında yobaz kimseye para harcamıyorun. Fırıncıdan terziye büyük markalardan bankaya kadar.
Bizim kesim yeni uyandı bu duruma ama özellikle baba tarafımdan bilirim ki seküler işletmecilere yıllardır tek kuruş harcamayan milyonlar var. Ciddi ciddi para gitmesin diye kendi görüşündekilere harcar insanlar. Arada uyaran görüyorum ama yıllardır var bu.
Daha yeni ona para kazandırmıyoruz buna para kazandırmıyoruz diye takılıyor millet. Ya karşı taraf 50 senedir yapıyor bunu. Bence insanlar boykot moykot yine yapsın da biz ne kadar salağız, cahil dediğimiz aşağıladığımız insanlar parayı nasıl da kontrol ediyormuş biz nasıl bir enayiymişiz diye bi düşünsünler.
Ha göçmenlere hiç girmiyorum bakın. Kapalı ekonomileri var yaw. Cipsten iç çamaşırına kadar tamamen kendi bambaşka bir ekonomide yaşıyorlar. Ona ne zaman uyanılacak onu merak ediyorum.
Yani sözün özü ben imkanım dahilinde benim kıyafetimle, yediğimle içtiğimle ne giyip giymediğimle kafayı bozmuş, akşam başıma bir şey gelse önce ne giyiyormuş diye soran, kafalarına göre her hafta başka dıj güç yapan kişilere zorunlu olmadıkça para kazandırmıyorum. Bunu da 10 senedir falan yapıyorum. Bu kişiler 50 senedir yapıyor.
Büyük büyük markaları seçeneğin olmadığı durumlardan bahsetmiyorum. Normal bir vatandaş olarak kendi çapımdan konuşuyorum. Yoksa iki tane uçak bileti alabileceğim yer var. Ne yapayım üçüncüsünü kendim mi kurayım. Gidip biletimi alıyorum çünkü başka seçeneğim yok. Eğer varsa kimdir necidir bilmeden harcamam.
0
mrvln
(10.04.25)
Kendi adıma konuşursam bilinçlenme açısından faydalı oldu. Resmi listeden kullandığım çok az marka vardı, kendi boykotlarım da vardı ve zaten genel olarak ot bir hayat yaşadığım için çok fazla gereksiz harcamam yoktu. Ama mesela mülksüzleştirme ağı gibi oluşumlar ciddi olarak gözümü açtı ve bu konuda daha kararlı olmamı sağladı. Bir sıfırdan büyüktür diyen arkadaşa katılıyorum ve ne yapabilirsek yapalım diyorum.
0
peki madem
(10.04.25)
belli bir komünite kendi içinde birbirini mi gazlıyor +1

insanlar çarşamba alacağı ürünü perşembe alınca boykot yaptım sanıyor.
0
bobinhoo
(10.04.25)
Konsantre ve derli toplu ilerlemek için açıklanan markalara verilen reklamları ya da bu markalara sıra sıra açıklanan destekleri kim derliyor? Bunu kim göz önünde yapabilir? Kim güvenilir ve yaygın destekle yapabilir? Boykota katılabilirliği olan genel kesim ne zaman senin gibi bu liste çok uzun ve dağınık oldu derler?
0
osssy
(10.04.25)
@bobinhoo

Bu ülke 85 milyon. Diyelim ki 30 milyon araç var, gerçek rakamı bilmiyorum. 1 günde diyelim ki 20 milyon aracın deposu dolduruluyor.

Sadece 24 saat için akaryakıt almamanın ne anlama geldiğini, benzer şekilde sadece 24 saat için hiçbir TEKEL ürününün (sigara ve alkol) satın alınmamasının ne ifade edeceğini anlayamıyorsun demek ki.

Asıl bunu yapsak dize getiririz herkesi.
0
muhayyer divan
(10.04.25)
ertesi gün almayacak mısın
0
mantık
(10.04.25)
işe metroyla giderim bir yıl, sigarayı alkolü şans oyunlarını bırakırız diyorsan başka
0
mantık
(10.04.25)
@muhayyer divan

hiç bir anlam ifade etmiyor maalesef. Alınmaması değil tüketilmemesi gerekiyor. Çarşamba günü sigara almadı diye sigara içmedi mi o insanlar? Çarşamba alacağı sigarayı salıdan alınca ne değişti allah aşkına.

30 milyon araç olsa günde 20 milyon aracın deposu dolsa demişsin. hadi verdiğin oranın absürtlüğünü bir kenara bırakıyorum. çarşamba kimse yakıt almasa 20 milyon depo yakıt harcamasının ortadan kalktığını mı sanıyorsun? bu harcamanın ortadan kalkması için kimsenin bir yere gitmemesi lazım o gün. Mümkün mü sence bu? Çarşamba günü yollar bomboş oluyor da benim mi haberim yok? Çarşamba yakıt almayan insan, yine aynı yakıtı harcıyorsa mecburen başka bir gün almak zorunda o yakıtı.

Yani sonuç olarak önemli olan o gün alışveriş yapmamak değil, o gün tüketim yapmamak.

Zaten bu kadar geniş yelpazeli bir boykotun gerçekçi olarak yapılabilmesi pek mümkün değil ve işi sulandırmaktan başka bir işe yaramıyor. Daha marka odaklı ve uzun süreli yapılması mutlaka o şirketlerin bilançosuna zarar verecektir ve bundan sonra atacakları adımlarda 2 defa düşünmelerine sebep olacaktır ama 2 gün boykot yapsak 3. gün batar lafları safsatadan ibaret.
0
bobinhoo
(10.04.25)
(10)

Mükemmel bir erkek parfümü

metal69
Tavsiyeniz var mıdır, fiyat farketmez. Ama çakma kokular gibi basit bir koku olmayacak, böyle orjinal değişik ama bir o kadar güzel bir parfüm.
Tavsiyeniz var mıdır, fiyat farketmez.

Ama çakma kokular gibi basit bir koku olmayacak, böyle orjinal değişik ama bir o kadar güzel bir parfüm.
0
metal69
(26.03.25)
Tous
0
mirty
(26.03.25)
Guerlain l'instant de guerlain parfum
0
logisticsmanager
(26.03.25)
laura biagiotti roma
0
jagermeister
(27.03.25)
koklamadim ama reklami hostu.

Dior Homme Cab Confession
0
sonsuz
(27.03.25)
0
dize getiren
(27.03.25)
Louis Vuitton Imagination, şaşıracağınız tepkiler alacaksınız. Performansı da çok iyi ve her mevsime/ortama gider. Yalnız sadece lV mağazalarında satılıyor. 100 ml'si 12000 TL olmuştur, 200 ml alınırsa 16000 TL gibi daha hesaplı bir duruma gelebilir.
0
carnalflower
(27.03.25)
göreceli tabiki benim bayıldığım koku: armani stronger with you absolute parfüm
0
ravenudon
(27.03.25)
Benim parfümüm son dönemde biber gazı. Son dönemde oldukça popüler ve bulması kolay. Sokakta sürekli taster dağıtıyorlar. Gerçekten baş döndürücü bir kokusu var.
0
thracia
(27.03.25)
benim bayıldığım, terre d'hermes
0
dfn4
(27.03.25)
(40)

Eksi duyuru'yla farkli diyarlarda mi yasiyoruz?

buttercup
Arkadaslar gundem belli, hepimiz gunlerdir sokaklardayiz. Cesitli sebeplerden ya da cekincelerden oturu cikamayanlar da var dogal olarak. Onlar da dusuncelerini belirterek, paylasarak, boykota katilarak bu mucadelenin ciddiyetini anladiklarini gosteriyorlar.Fakat bir sey dikkatimi cekti.Duyuruda bu
Arkadaslar gundem belli, hepimiz gunlerdir sokaklardayiz. Cesitli sebeplerden ya da cekincelerden oturu cikamayanlar da var dogal olarak. Onlar da dusuncelerini belirterek, paylasarak, boykota katilarak bu mucadelenin ciddiyetini anladiklarini gosteriyorlar.

Fakat bir sey dikkatimi cekti.

Duyuruda bu konuyla ilgili konusan tek tuk insan var. Belirli bir dusuncenin savunulmasina dair elbette bir beklenti yok, herkesin durdugu taraf ayni degil. Ama burada kimse herhangi bir taraftan da konusmuyor. Bunu garip bulan bir ben miyim? Hayat elbette ki devam ediyor, her seyi bir kenara firlatip soluksuzca gundem takip edemeyiz ama bu buyuk bir mesele. Bu denli disinda bulunmayi nasil basariyorsunuz?

Ekleme de yapayim, yargilayan degil merak eden bir yerden soruyorum acik yureklilikle.
0
buttercup
(26.03.25)
Bu konuda twitterda aktifim ekşiduyuruda konuşasım gelmiyor
0
grimavi
(26.03.25)
Burası sosyal medya değil soru sorma ve duyuru sitesi. O yüzden bu konular çok konuşulmaması normal.
0
false pretension
(26.03.25)
Ben de sizinle aynı fikirdeyim.

Günlerdir bir gıdım yemek yiyerek yaşıyorum iştah falan kalmadı.
Düşündükçe haksızlığa uğramış hissinden gözlerim dolu geziyorum sinirlerim öyle bozuk

Ama bakıyorum insanlara, sosyal medyaya vs ben mi abartıyorum diyorum.

Ruh sağlığım da bozuldu, Hayatta çok az anımda yaşamanın, rutinimi yapmanın keyif vermediği an olmuştur. Bugün bunu dibine kadar hissettim.

Ne için yaşıyoruz? Ne için para biriktiriyorum ne için işe geliyorum sonra ne olacak?

Başka ülkeye gitmek asla bir seçenek değil benim için daha çok dertlenirim.

Bundan sonra daha örgütlü mücadele edeceğim bir oluşuma vermeye karar verdim.
Mücadeleye tutunacağız yapacak bir şey yok.
0
Kediyi üzdün
(26.03.25)
Evet anliyorum buranin islevini, ama gundemle alakali buradaki kullanicilarin dusuncelerini merak etmek, durumla nasil mucadele ettiklerini ogrenmek istemek, ne gun nerede yuruyus olacagini ogrenmek istemek ya da eylem alanlarinda siddetle mucadeleye dair diger kullanicilarin aldigi onlemlerden faydalanmak istemek de onlarca yuzlerce soru sorulabilir. En basitinden dunku yuruyus icin ilac solusyonu yapacaktim, su ve talcid oranina dair dogru bir bilgi bulamadim o esnada ve buraya sormak uzere hareketlenmisken bir arkadasimdan mesaj geldi de sormama gerek kalmadi. Ama her zaman boyle olmayabilir.
0
🌸buttercup
(26.03.25)
@kediyi üzdün ben de ayni durumdayim tam olarak, biraz da ondan merak ettim buradaki insanlarin dusuncelerini, paylastiginiz icin tesekkurler
0
🌸buttercup
(26.03.25)
Kesinlikle katılıyorum

kediyi üzdün +1
0
respect
(26.03.25)
sadece duyuru değil, sözlükte de bir gariplik var.
tamam, olay hakkında bir sürü başlık ancak bazı olaylar hakkında hiç konuşulmamış.

mesela dün öğrenciler maçka'da toplanıp nişantaşından yürüdüler. rumeli caddesinden geçen kortej tam bir saatlik uzunluktaydı. görünce mutlu oldum. bunun sözlükte başlığını bulamadım bir türlü.

duyuru için de, önceki eylemlerde yanlış mı hatırlıyorum "bu akşam şurada yürüyüş var, şunu boykot ediyoruz bilginize" diye ilanlar olurdu. kimisi sabitlenirdi. varsa bile denk gelmedim bu sefer.
0
biseysorcaktim
(26.03.25)
actions speak louder than words.

senin ac mi tok mu yattiginin önemi yok. hizli kosup bastan yorulmaya da gerek yok. sprint degil maratondayiz.
0
sonsuz
(26.03.25)
Ben dışında kalmak isteyip kalamayanlardanım, iki sebeple, birincisi yapı olarak bir yanım tamamen toplumcudur, hayatta olup biten her şeyin topluma yararı zararı hesabını çok yaparım, bir yanım sürekli bunlarla meşgul olduğu için topluma dair olup bitenlere kayıtsız kalamıyorum. Siyasetten nefret ettiğim için siyasi gündemi takip etmiyorum ama sözlük okuduğum için illa ki bir gün bir şekilde haberim de oluyor. İkincisi de evde muazzam bir siyaset takipçisi var, annem. Bizim ev MHP'li ve "MHP ülkücüsü" olmayan milliyetçilikle doludur bu da rahmetli anneannemin ve annemin sayesindedir. Ben hiçbir şey takip etmesem her şeyi annemden öğrenirim yani.

Kayıtsız kalamıyorum ama takip etmeye canım yetmiyor. Çok fazla etkileniyorum olanlardan, hastalanacak derecede (arada annem bunu unutur sonra ben tepki gösteririm üzülür kırılır filan). Yine de bir şekilde takip ediyor muyum, ediyorum evet.

Demişsin ya "Belirli bir dusuncenin savunulmasina dair elbette bir beklenti yok" diye, ben buna katılmıyorum işte. Savunulması gereken şeyler artık o derece temel şeyler ki belirli olmaması ve savunulmaması imkansız, savunulmaması ve ortak ses çıkmaması abes, kötülük.

Resmen hukuksuzluğa adaletsizliğe rant siyasetine tepki göstermemiz gerekiyor ve her şey burada kilitleniyor çünkü sebep insanlar birbirlerine önce vatandaşlık bağıyla değil para menfaatiyle bağlandılar. Bu bağ vatandaşlık bağı olsaydı bugün aynen İsveç gibi Norveç gibi yaşayacaktır, çünkü bir vatandaşlık ve biz bilinci var o bağda. Halbuki para menfaatiyle bağlanmış insanların ve grupların tek önceliği paradır, resmen ihtiyaçlar piramidinin en altında yaşamaktır bu. Ki öyleyiz zaten. Bütün bu olanlar bu sebeple yaşanıyor.

Tepki duyduğum konu bu benim. Ve evet herkesin de bu noktaya gelmesi lazım ki ortak ses çıksın. Bu noktaya çok uzaksınız gibi geliyor, bazen öfke bazen üzüntü içinde yuvarlanıp gidiyorum.
0
muhayyer divan
(26.03.25)
@biseysorcaktim

Evet, kesinlikle. Dun ben de macka'dan sisli'ye yuruyen binlerce kisinin icindeydim, ogrenci agirlikli olsa da her yas ve kesimden insan da katildi biz yururken bize. Ama bu hic konusulmadi ya da sarachane disinda da bolgesel yayilmalarin olduguna dair bilgilendirme yapilmadi. Arkadasimla besiktasta inip kendilerinden cok emin yuruyen ve sirt cantalarinin kayislarina gaz maskeleri bagli olan iki adami takip ettik ta vapurdan macka'nin ilerisine dek, cunku onden hicbir duyuru ya da cagri yapilmadi, bu da orgutlenmeye cok hazir bir suru insan varken ne yapacaklarini bilmemelerine sebep oluyor. Biz bir sekilde yolumuzu bulduk ama bir kesinlik ve organize olma hali adina onceden bunlar konusulsa cok daha kolay ya da erken erisebilirdik alana.

@sonsuz elbette bu bir maraton ve her sey zamanla, demlenerek olacak. Boyle devasa bir hareketin ve devrimin tek gunde bir yuruyusle basarildigi yok tarihte. Ama eger kelimeler eylemlerimizi daha organize, daha direncli kilacaksa, oncesinden fikir ve bilgi paylasimi yapmak, insanlari cesaretlenmeleri konusunda konusarak ya da yazarak, sorup sorusturarak ve bu mucadelenin icinde yalniz olmadiklarini hissettirerek hareket etmek bence daha akilci bir cozum. Eylem insaniyiz, oyle olmaliyiz, ama plansiz eylemin de sonuclarini cok gorduk ulkece.
0
🌸buttercup
(26.03.25)
@muhayyer divan detayli aciklamaniz icin tesekkurler, zannediyorum anladim demek istediklerinizi. "Belirli bir dusuncenin savunulmasina dair elbette bir beklenti yok" derken bu gundemde bu ulkede bicak kemige dayanmisken apolitik olmakta bir beis yok demek istememistim. "Zit dusunceleriniz de olabilir ama neden boyle dusunuyorsunuz ya da karsi gordugunuz tarafin neden boyle dusundugunu anlamaya calisiyor musunuz?" demek istemistim ortaya.
0
🌸buttercup
(26.03.25)
belki x konuda y önerisi istemek için duyuruya girdiği beş dakikanın dışında, vatandaş olarak yapılması gerekeni yapıyor, yeterli hassasiyeti gösteriyordur. duyuru gibi kullanıcı ve ziyaretçi sayısı yüksek olmayan bir ortamda paylaşım yapmak yerine başka platformlarda aktif olabilir. insanların beş dakikasından çıkarım yapmamalıyız.
0
visnebahcesi
(26.03.25)
burası bir soru cevap sitesi. ben eyleme de gidiyorum, twitterda paylaşımımı da yapıyorum. fakat bir yandan her zaman olduğu gibi hayat devam ediyor ve fikir almak istediğim konular olursa gelip soruyorum.
0
semaforo de medianoche
(26.03.25)
dediğiniz gibi hayatın her alanını etkileyen bu kadar büyük bir olay varken insanların bu kadar umursamaz olması çok tuhaf geliyor.

tamam hayat devam ediyor, herkesin dertleri tasaları var anlarım da;
ben nişanlanacağım mesela. kız arkadaşımla gittik nişan elbisesi seçtik aldık eve döndük sonra eylemlere geçtik.
0
aguen
(26.03.25)
burada tartışma çıktığında genelde siliyorlar ben de fazla yazmıyorum o sebepten.

dışında bulunmuyorum ancak twitterda tepkimi gösteriyorum. gezi de veya diğer gösterilerde örgütsüzlük durumu hükümet lehine çevirdi. örgütlü olursa daha da destek vermek isterim.

bu durumları görüp tepki vermemekte bence vicdansızlık. hayat bu kadar kolay değil. olay da karşı tarafı ezmek değil. net olarak bir grup baskı görüyor ve adaletsizce saldırılıyor buna kayıtsız kalmak günü kurtarmaktır. ödenecekse bedel herkes ödeyecek öyle kenarda duran ve tepkisiz olanların bence karşı taraftan farkı yok.

@kediyi üzdüm +1
0
mikahakkinen
(26.03.25)
Ekşi duyuru kullanıcısı dedigimiz şey çeşitliliği dar bir insan topluluğu. Sayıca azlar üstüne. Burayi ufak bir mahalle ya da direkt köy gibi düşünebilirsin. Akşama kadar dedikodu yapıp kim ne demiş, ne yapmış üzerine dönen bir muhabbetleri var. Kapalı bir habitat ve sınırları çok kalın çizilmiş meseleler üzerinden günlerini geçirirler. Dikkat edersen burada birkaç ay geçiren herkesin kurduğu cümle bile diğerine benzer. Dolayısıyla sokakta gördüğümüz dinamizmi burada görmek pek mümkün değil. İnsanlar yine süre giden direnişle alakalı bir şeyler yazıp çizmek istiyorlar fakat buranın jargonuna yakışmadığını düşünerek geri duruyorlar.
0
sekizdokuzon
(26.03.25)
Ergenekon dönemini de az çok takip etmiş biri olarak ben yaşananlara pek şaşırmıyorum. Bir günde hayallerim yıkılmadı, umutlarım kaybolmadı. Çok ayrıntıya girmeden şöyle diyeyim: güçler ayrılığından yürütmeye bağlı güçler(buna basın da dahil) rejimine yıllar içinde halkın desteğiyle geçildi. Şimdi surprised pikachu gibi dolanmaya gerek yok.
0
gnosis
(26.03.25)
Çok haklısın

Kendi adıma; normalde asla girmedigim Twitter'da dolanıyorum tüm gün. Instagram, akşamları "aa girmeyi unutmuşum" noktasindaydi hayatımda, şimdi bı bakayim neler olmus diye surekli kontrol ediyorum. Akşam yereldeki eyleme katiliyorum çoğu zaman. Sonra da gün içinde duyuruya girmenin aklıma bile gelmedigini fark ediyorum.

Yine de ben de garipsiyorum bu kadar konudan uzak olunmasini. En azından akış yavaşlamış olsa, diğer tip sorular devam etmiyor olsa yine anlamli gelirdi. Bu hali ilginç geliyor.


Ve yine nadiren @muhayyere de katildigim anlardan biri; BU KADAR TEMEL BİR SEYDE BİRLESMEMEK SAF KÖTÜLÜK gibi geliyo. Bak bizi bile birlestirecek kadar temel bir insanî durum...

Artik biraz burada da sohbet edelim o zaman
0
abuzer
(26.03.25)
Hepinize dusunceleriniz icin tesekkur ederim. Aslinda bahsettigim sey buydu. Bu mucadelede bizim gibi insanlarin oldugunu tahmin etmekten ziyade bilmek, onlarla iletisim kurmak cok kiymetli ve faydali diye dusunuyorum.

Ben sahsen konuyla ilgili fikir danismak ya da soru sormak istedigimde burayi kullanacagim. Cesitli sebeplerden dolayi burayi bu sekilde kullanmaya cekinen arkadaslar da cekinmesin bence. Herhangi birimizde bir sorunun cevabi ya da bir yalnizligin, can sikintisinin destegi olabilir.
0
🌸buttercup
(26.03.25)
baska diyarda yasamiyorum turkiye'de yasiyorum. tayyip yada ekrem'i tutmuyorum. vatandas olarak hukumet politikalarindan rahatsizim. ayni sekilde muhalefetin basiretsizliginden de rahatsizim. o yuzden sirf cani yandi diye muhalefetin boykot yada sokaga cikmasina karsilik vermeyecegim. kimseyle siyaset, din tartismiyorum. tartisana, kavga edene de karismiyorum. ben vatandas olarak olabildigince kendimi siyasetten, toksiklikten, yorucu tartismalardan vs.. uzak tutuyorum. ayrica taraf olup, olmayanlara baski yapan fasizan zihniyete de sinir oluyorum. ama vatandas olarak bu bizim ortak mucadelemiz minnosluguna da katiyen karsiyim. filler tepinirken ezilen cimenden olmayacagim. ha olay partiler ustu ulusal bir tepki noktasina gelirse o zaman da kimse beni tutamaz.
0
dokunmakalbime
(26.03.25)
Duyuru soru cevap gibi görüyorum o yüzden burdan bir beklentim olmadı ama sözlük asla gezi zamanındaki sözlük değil, insanlar başlık altında hangi gün gittiklerini yazardı durum bildirimleri yapardı, detaylı analizler olurdu, şimdi biraz daha dağılmış durumda, tek bir yer olmamasından kaynaklı sanırım birde aktroll örgütleri var.

ben kendi ilçemdeki belediye ve chpnin bildirimlerini takip ediyorum oy kullandık belediye önündeydik pazar günü, sonrasında bir cenaze ve annenin rahatsızlıklarından çıkamadım ama evde tabak çanak ve ışık açma kapama, boykot, sipariş iptalleri ile destekledim. inancımı hala kaybetmedim ki 22 sene önce ilk oy verdiğimde başa gelmişti bu bela, tam 22 senedir karşısında zaten direniyorum, çok şükür ailemde etrafımda çok çok az bu tipler var yinede lafımı hiç birzaman sakınmadım hiç bir zaman.
birde kişisel özeleştiri yapayım yaşlanmışız pazar günü tutan belim bugün bile hala geçmedi evet bir bahane değil ama gezideki kadar genç değiliz gençler deviraldılar neyseki.

benim hala umudum var inanıyorum herşey çok güzel olacak.
0
eja
(26.03.25)
Bilinçli bir vatandaş olarak bize düşen taraf olmak değil, akıllı olmaktır.
Siyasetin, dini , imanı, milleti, vatanı , vicdanı yoktur sadece kendi çıkarları vardır Bu tüm siyasi kurumlar için geçerli
Olayların farkında olup, gaza gelmeden, vatandaş olarak gereken cevabı çeşitli yollarla en iyi şekilde vermek gerekir.
benim doğrum bu şekilde.
0
Rao
(26.03.25)
@dokunmakalbime olay zaten ulusal bir tepki noktasina geldi. sokaktaki insanlarin sokaga dokulme ve bunu istikrarli surdurme cabasi tutuklanan bir siyasi figurun serbest birakilmasina yonelik bir talebe dayali degil. Yine kendileri tarafindan secilerek o makama gelen bir kisinin haksiz yere itibarsizlastirilarak, hicbir mantik cercevesinde zerre tutarliligi bulunmayan iddialarla iceri atilmasinin halkta "bu yarin bizim de basimiza gelebilir, ki bunun yanlis oldugunu belirttikten sonra bircogumuzun basina geldi bile" bilinci yaratti. Bugun bunun yapilmasi yarin obur gun benzer muameleye yasli genc fark etmeksizin hepimizin maruz kalacagina delalet. Evet eylemlere katilan insanlarin buyuk kismi muhalefet partinin uyesi olarak orada bulunuyor, ama hic de azimsanmayacak kismi (buna ben de dahilim) basarisiz bir muhalefete ragmen, kendilerini bu olusuma ait hissetmemelerine ragmen bu adaletsizlige karsi cikmak icin orada. Olay ekremi tayyibi a partisini b partisini gecti. Goz gore gore diktatorluk tarafindan sindirilmeye ses cikariyoruz. Yine de elbette sizin takdiriniz, kirip dokmeden, hakaret etmeden acikladiginiz icin tesekkurler.
0
🌸buttercup
(26.03.25)
Burası soru sorma yeri denmiş. Zaten başlık da tam olarak buna vurgu yapıyor. Büyük çoğunluğunu basit aramalarla bulabileceğiniz ya da daha önce defalarca cevaplanmış soruları bu dönemde soruyorsunuz da, şu yaşananlarla ilgili hiç mi bir şeyi merak etmiyorsunuz da sormuyorsunuz? Nerede toplanılıyordan, nerede toplanılsa daha iyi olura, protestolara katılanların gördüklerinden, eksiklerinden ya da iyi olanlara kadar konuşulacak bu kadar çok konu varken bu gündemde merak ettiğiniz şey en iyi lahmacun nerede yenir olamaz değil mi diye haklı olarak soruyor aslında arkadaş.

Açılan tek tük başlıkta da umut kırıcı şeyler yazıldığını gördüm. Bu eylemlerin bir işe yaramayacağı vs gibi ya bir iktidar trolünün ya da büyük bir cehaletin önünü arkasını düşünmeden dışkıladığı fikirler, sokağa çıkanlar bilemem ne olduğunda neredeydiniz diyenler vs.

Arkadaşlar, sakın umudunuz kırılmasın. buraya bakarak da moraliniz motivasyonunuz düşmesin. Hepimiz dışardayız. Dışarı çıktığınızda beraber yürüdüğünüz o aydınlık yüzlü insanların ne kadar çok olduğunu gördünüz. O kalabalığın içinde hissettiklerinizi unutmayın. Bu ülke için dertlenen, uyku tutmayan milyonlarca insan var dışarıda. İlgisiz bir halde gündelik hayatın içinde kaybolmuş insanlara aldırış etmeyin. Kurtuluş savaşı döneminde ülke işgal edildiğinde de aynı ilgisizliğe sahip insanlar vardı, yarın da olacak.

Ayrıca grimavi'nin dediği gibi burada aktif olmayıp twitter vs çok daha aktif olan pek çok insan var. Buranın kitlesinden umudu kesip başka mecralarda konuşan tartışanlar da mevcut. Her şeye rağmen moral bozmak, motivasyon düşürmek yok.
0
thracia
(26.03.25)
@thracia tam olarak duygularima tercuman olmussunuz, tesekkurler
0
🌸buttercup
(26.03.25)
Son bir haftada uyku uyumaya bile zamanım yoktu maddi manevi çok yoğun günler geçirdim buna rağmen tek takip ettiğim şey bu oldu. Ek duyuruya gelene kadar başka iletişim platformları olduğu için burada hareketlenme olmaması normal bence, trafiği düşük+1

Ayrıca hakkımızı verin, ben Event olarak önerdim, 8910 da iş çıkışı gitmek için bilgi almaya çalıştı cevap gitti mi bilmiyorum ama eksiduyuru aynı zamanda çok hızlı da değil anlık haberleşme için

Ha bugünlerde damarlarım çıktı diye soru açmak evet buna ben de şaşırıyorum
0
ala09
(26.03.25)
Ülkenin durumu umrumda degil, kaçip kurtulma derdindeyim.
0
feastofthedamned
(26.03.25)
burada bu konularda yazmayan kişilerin bütün bu olaylar karşısında "bu denli dışında bulunmayı başardıkları" ön kabulü sağlıklı bir yaklaşım değil. olayların yarattığı duygular nedeniyle enerji ve dikkatinizi ve dahi öfkenizi yanlış tarafa yansıtıyorsunuz bence. kimin ne derece nelere katıldığını, katkı sağladığını, ne ölçüde tepki gösterdiğini buradan ölçemezsiniz.

ayrıca buranın trafiği ve kullanıcı sayısı çok düşük, kullanıcı profilleri de tahayyül ettiğiniz gibi değil. bu tür platformlara bu kadar anlam yüklemek, beklenti oluşturmak rasyonel zeminden ulaştırır insanı.

her şeyi geçtim, herkes kendi ölçeğinde, kendi doğru bulduğu yöntem ve araçlarla tepkisini göstermekte veya göstermemekte özgürdür. durumun hassasiyeti, kritikliği bu gerçeği ortadan kaldırmaz.
0
Phoebe
(26.03.25)
madem bu konuyla ilgilenen herkes toplandı ben de şunu sorayım. bu akşam istanbul'da eylem nerede olacak? saraçhane bitti dendi. eylemler de mi sonlandı
0
zemberek
(26.03.25)
diyelim ki X görüşümü dile getirdim ve Y kişisi beni engelledi, yarın öbürgün Y kişisinin ilgili/bilgili/tecrübeli olduğu bir konuda derdim olsa Y kişisi beni X troll'ü olarak gördüğü için cevap vermeyecek, hatta görmeyecek bile.

neden X konusu nedeni ile Y konusunda bilgiden/tecrübeden kendimi mahrum bırakayım? duyuruda 1000 kişi varsa, ilgi alanlarım/sorunlarım ile denk gelebilecek 20 kişi ya vardır ya yoktur, onların içinden de üşenmeyecek oturup düşünecek, cevap verecek 3-5 kişi anca çıkar. onlarında yarısını görüş ve düşüncelerim nedeni ile niye kendimden uzaklaştırayım.

duyuru ile aynı diyardayız sadece duyuruyu zihnimizde yerleştirdiğimiz alan daha az politik/siyasi.

kimisi gündemini twitter'da, kimisi instagramda, kimisi facebookda, kimisi küçük forumlarda, kimisi ekşi'de paylaşıyor/yaşıyor. her platform'u yerleştirdiğimiz yer farklı.

burası benim için bilgi ve tecrübelerini paylaşan insanların olduğu bir platform.
0
selam
(26.03.25)
@selam, doğru/gercek bir üslupla görüşünü dile getirdigin halde seni engelleyen kisinin herhangi bir fikir paylasimindan faydalanabilecegini düşünüyor musun gerçekten
0
abuzer
(26.03.25)
@zemberek

www.ozgurlukharitasi.com

Boyle bir web sitesi buldum, guncel gorunuyor. Fazla aktif gorunmuyor orgutlenmeye dair bariz bir problem oldugundan ama elimizde bulunsun
0
🌸buttercup
(26.03.25)
burası her zaman böyleydi, bi sözlük/instagram/twitter aktifliğinde olmayacak ve neden olmak zorunda?
0
deartheodosia
(26.03.25)
@selam, bu konuda abuzer'e katiliyorum acikcasi.

Sizi kirip dokmeden ve mantik cercevesinde belirttiginiz bir siyasi gorusunuz sebebiyle kendi birikiminden yoksun birakacak bir konumda goren insandan zaten fayda gelmez. Ha, siyasi gorusunuzu kufur kiyametle acikliyor ve farkli argumanlara kendinizi kapatiyorsaniz o baska.

Insanlardan fayda saglayayim diye kendi cizginizi, deger yargilarinizi ve goruslerinizi her yerde bu kadar sakinmaniz gerekmiyor. Misal is ortaminda aksini yapmaniz zaten mantiksiz olur ama anonim bir yerdesiniz. Bunun size sundugu alani usluplu, dogru, etkili sekilde kullanmak ve bunu yaparken kendiniz olmak sizin elinizde. Istirak etmek isteyen eder, istemeyen etmez.
0
🌸buttercup
(26.03.25)
@deartheodosia

Acaba ben mi kendimi anlatamadim bilmiyorum ama sizinkine benzer karsiliklar aldim. Yine aciklamaya calisayim:

Elbette burasi oteki sosyal medya mecralari kadar aktif degil. Olmak zorunda da degil. "Bu boyle olmak zorunda" demiyorum zaten. "Bu neden boyle ve siz bu sureci nasil geciriyorsunuz, hakkinda ne dusunuyorsunuz?" diye sormak istemistim, sagolunuz ki bircok farkli cevap aldim, amacim da buydu.
0
🌸buttercup
(26.03.25)
edmond +1

yurtdisindaki sikimsonik hayatindan kacmak icin buraya siginan bas agrisi istemeyen spor, tartisacak enerjim pek yok..
0
cooperr
(26.03.25)
@buttercup

teşekkür ettim. çok dağınık duruyor ama belki böylesi de iyidir. mesela üsküdar'da yol kapama eylemi varmış düzenleyicileri yazmasa da merak ettim. görmek gerek.
0
zemberek
(26.03.25)
anladım, diğer yanıtları okumamıştım ve sorudan direkt çıkardığım anlamla yanıtladım. benden birkaç üstteki yanıt phoebe+1. bayağı şey yazılmış ama okuyacak isteğim bile yok, yoruyor.
0
deartheodosia
(26.03.25)
Burası çok ciddi bir yer değil bence. Gerçekten önemli bir konuyu buraya sormam mesela. Geçenlerde birisi de burada neden bilimle ilgili vs soru sorulmuyor demişti ama yine burası öyle soruların da mecrası değil. Aynı durum bu konuda da mevcut. Kendi adıma ya işteyim ya haber okuyorum ya da eyleme gitmeye çalışıyorum. Öte yandan arada mola vermeliyiz yoksa uzun soluklu sürdüremeyiz. 10 dakika duyuruda kafa dağıtmak direnişi satmak anlamına gelmiyor.
0
peki madem
(26.03.25)
İnsanların, özellikle daha yaşlıların, internette açık fikir beyanı yapmasını bekleme. Alttan gelen tepkiyle Özel'den beklenmedik bir ataklık oldu ancak konu her çevrece sönümlendirilmeye çalışılacaktır. Boykot doğru yön, imza doğru yön değil. En çok etkilenecek doğuş bundan nasıl sıyrıldı hayret.
0
osssy
(27.03.25)
(7)

protestolarin seviyesi geziye kiyasla nasil?

antikadimag
daha mi cok insan var? polis siddeti o doneme kiyasla nasil? polis sehir merkezlerindeki kalabaligi dagitiyor mu?turkiye'de degilim ve cok merak ediyorum gezi donemini yasadigim icin ona kiyasla anlamaya calisiyorum.
daha mi cok insan var? polis siddeti o doneme kiyasla nasil? polis sehir merkezlerindeki kalabaligi dagitiyor mu?

turkiye'de degilim ve cok merak ediyorum gezi donemini yasadigim icin ona kiyasla anlamaya calisiyorum.
0
antikadimag
(23.03.25)
su makaleyi bir okumanizi oneririm sendika.org
0
tahtakafa
(23.03.25)
Ne polis ne de eylemciler gezi parkındaki kadar sert değiller.
0
amortisman
(23.03.25)
Bugün Saraçhane'deydim. Belki benim gözüm iyi secmedigindendir bilmiyorum ama Vezneciler metro çıkışından İBB binasına kadar tek bir polis görmedim. Dönüşte ara sokaklarda, tramvay durağında da rastlamadım. Sadece havada ufak bir biber gazı kokusu vardı. Onun dışında gayet organize, olaysız birleşip dağılan bir kalabalık vardı. Atılan sloganlar epey sertti yine de.
0
sekizdokuzon
(24.03.25)
1. Hava Gezi’deki kadar iyi değil.
2. Gezi’de organizasyon/organizatör yoktu. Kendi kendine gelişen bir durumdu. Mevcut gösterilerde CHP’nin çağrısı var. Katılanların önemli bir kısmı CHP’li.
3. Gezi’de Kürtler ve onları temsil eden hareketler daha fazlaydı. (Belki işin buraya geleceğini tahmin ettiği için, belki de tesadüfen, AKP yeni bir süreç sözüyle Kürtler’i bu gösterilerin dışında tuttu. Genel CHP seçmeni ile karşılaştırıldıklarında, Kürtler (ve hatta Gezi’deki bazı sol örgütler) daha fazla eylem görmüş, daha hareketli bir kitle.
4. Sanırım biraz da olayların CHP’nin kurumsal organizasyonu olması sebebiyle, polis sert müdahalelerde bulunamıyor. Gezi’de daha acımasızlardı.
5. Gezi, bir parka girmeye çalışan polisi/devleti o parkın dışında tutmaya çalışan fiziksel bir hareketti. Göstericiler ile polis doğal olarak karşı karşıya geliyordu, çatışma çıkıyordu. Mevcut gösteriler ise bakıldığında çok büyük mitingler. Fiziksel bir amaçları yok. Yani “Polisin belediye binasına girmesini engelleyelim” ya da “Gidelim Ekrem İmamoğlu’nu Silivri’den alalım gelelim” gibi bir amaçları yok. Böyle olunca polisle doğrudan karşı karşıya gelmiyorlar. Gelseler bile, yüzbinlerce kişinin aynı anda polisin üzerine yürüyüp gaz ya da mermi yemelerini gerektirecek bir motivasyonları yok.

Böyle anlatınca "Gezi > Mevcut gösteriler" demiş gibi oldum sanki ama şöyle diyeyim, CHP'nin 15milyon kişiye oy kullandırması çooooooook büyük bir gövde gösterisi. RTE'nin seçimi kazanmak için ufacık bir ümidi varsa bile tamamen bitmiştir.
0
co2s2
(24.03.25)
Maksimum %20 si falandır.
0
runaway
(24.03.25)
Ne hükümet ne eylemciler aslında yeni bir gezi istemiyorlar. Geziye özlem var, eylemin her dakikası onu anımsatıyor ya da eylemciler bu eylemi onun devamı gibi görse de gezide çok kan dökülmüştü. 10 kişi hayatını kaybetti, 10bine yakın kişi ise yarakanmıştı. Bunların bir kısmı kalıcı be ağır yaralanmaydı.

Gezi zamanlarını çok hatırlamıyorum açıkçası, kıyaslamayı ben de merak ediyorum, ancak katılım bu eylemlerde daha fazla bence. Bunun etkisi eylemlerin miting tadında geçmesi biraz da.

Sarachanede beş gündür şu oluyor: belediyenin önünde, şehitler caddesinden vezneciler istasyonuna dek cadde miting için doluyor. Bu insanların çoğu polisle çatışmak için orada değil.

Bir de kemerdeki polis barikatına yakın olan gençler var. Genelde öğrenci grupları bunlar. Doğal bir görev dağılımı oluşmuş. Parktaki spor aletlerini, ağaçları varsa başka araç gereçleri kendilerine kale ya da barınma noktası görüp ufak kamplar kuruyorlar. Ağaçlardan birini revir yapmışlar mesela. Gazdan ya da başka şeyden etkilenenleri orada tedavi ediyorlar.

Alanda biraz gezince ortamdaki doğal görev dağılımını görmek hoşuma gidiyor.

Polislerle doğrudan çatışılmıyor geçe yarısına dek. Bir kaç metre mesafede iki taraf da sıralanmış birbirlerine bakıyorlar. Eylemciler polisleri arkasına alarak fotoğraf çektiriyorlar.

Arada bir arkadan polise bir şey atanlar çıkıyor. Münferit şeylerde polis tepki vermiyor. Zaten eylemciler de hemen o atan kişiyi durduruyorlar.

Miting 11 gibi bitiyor, gece yarısına doğru alan dağılıyor vekiller ayrılıyorlar. Sonra polis parkı boşaltmak için alanı daraltıyor, gaz hatta plastik mermi kullanımı bu aşamada oluyor. Polis eylemcileri yakalıyor. Tuttuğunu yakalıyor kelepçeliyor hatta dövüyor. Orada garip bir katarsis oluyor.

Sonra evlere dağılıyor insanlar ama galiba bu süreç dün gece sabaha dek sürmüş. Gözlemlerime göre her akşam iki taraf da daha hiddetleniyor.

Geziye göre çok daha soft şuan. Ama miting etkisi ya da değil, eskisine göre daha kalabalık bir katılım var.

Marjinal azınlık, şu partili şu görüşlü demek doğru değil. Yandaş medya bunu diyor mu bilmiyorum ama diyemez. Çünkü içeride neredeyse her görüşten insan tek bir amaçla beraber.

LGBT, ayrılıkçı kürt hareketleri, başka bir konuda düşmanlık yok. Chp eylemi diyemeyiz. 1.75milyon üyesi varken 15m oy toplanması da bunu kanıtlıyor. Yine alanda bir çok kez gördüğüm pankartlardan biri ne o partili ne bu ben halkım şeklinde.

Dün bir tane Kürt bayrağı gördüm. Dsip flamasıyla birlikte yürüyordu. Bayrakta aşıti yazıyordu. Barış demekmiş. Onlarda ya da başka bir grupta rahatsız edici bir tavır yoktu. Propogandatif harekete niyetlenenler ya da eylemin perspektifini değiştirmek isteyenler hemen dışlanır, ancak şuana dek buna denk gelmedim.

Dün akşam 8civarında venzeciler istasyonundan 4 kat yukarı çıkmak yaklaşık 10 dk sürdü. Sürekli birbirimize sürterek nefes alamadan ilerledik ne önümüz ne arkamız insan dışında görünmüyordu. Sadece metre istasyonundaki insan kalabalığıyla ülke kurulur. O derece kalabalık.

Tayyip seçimle gitmez. İnanılmaz bir farkla yenilir. Öyle böyle değil. O yüzden 15milyon oyu duymak heyecanlandırsa da çok sevinmedim. Halk öfkeli ve umutlu. Umut dalgalansa da öfke artıyor her gün.

edit: tek seferde en fazla kişinin bir araya toplandığı eylem bakımından baktığımızda, bazı kaynaklar saraçhane'deki insan kalabalığının bir milyona ulaştığını söylüyor. doğrudur, çok kalabalıktı. gezide en büyük katılımlı protesto 300-500bin arasıydı. ama 3 ay boyunca yüzlerce noktada devam etmişti.
0
biseysorcaktim
(24.03.25)
Geziyle doğrudan karşılaştırma yapmak doğru değil. O zamandan bu zaman dinamikler bambaşka şekilde değişti.

Gezi olayları polis için hiç beklemedikleri büyüklükte bir olaydı. Hazırlıksız yakalandılar. İlk günlerinde o kadar büyük bir kitleyi kontrol edecek ne pratikleri ne hazırlıkları vardı. Taksimi sadece meydan girişinden kontrol etmeye çalışıyorlardı örneğin. Halbuki beyoğlu'nun yüzlerce yan girişi, ara sokağı vardır. Mevcuttaki polis sayısı yetersiz gelince farklı illerden polisleri getirmişlerdi. O dönemi hatırlayanlar, bu polislerin taksimin cihangirin ara sokaklarında nasıl kaybolduklarını, yollarını bulamadıklarını da hatırlar.

Gezi döneminden bu yana polisler de gelişti. Artık en küçük bir olayda taksimi besleyen tüm sokakları kapatıyorlar. Gezide 1 haziran günü polis meydandan çekildiğinde anında yerdeki kaldırım taşları sökülerek gümüşuyu'ndan beşiktaş'a kadar tüm yollara barikatlar kurulmuştu. O günden bu yana belediyeler tüm yolları artık yekpare beton yapmaya başladı. Dolmabahçe yolunun, gümüşsuyunun kaldırımlarının şu an tek parça beton olmasının sebebi ne sanıyorsunuz. Ya da taksimde çöp konteynırları olmamasının, saksılı ağaçlar olmamasının vs. bunların hepsi polisin artan pratikleri ve önlemleri ile alakalı.

Kaldı ki polisler o dönemden bu yana çok daha konsolide oldu. şu an teşkilatın çok büyük kısmı 15 temmuzdan sonra alınanlardan oluşuyor. Devlette işe alımların nasıl olduğunu burada anlatmama gerek yok sanırım. o yüzden şimdiki polisin daha acımasız olduğunu söyleyebilirim. O zamanki eylemcilerin içerisinde eylem pratiği olanlar daha fazlaydı. polise karşılık verilmiyordu ama barikat kurulup geçmeleri engelleniyordu. ntv canlı yayın aracı yan yatırılıp barikata dahil ediliyordu örneğin. Şu an o seviyelerde değil olaylar. Çünkü şu an bir parti çatısı altında ilerliyor daha ziyade. O dönem insanlar sahaya indiğinde parti marti daha herkes ördek gibi birbirine bakıyordu.

Şimdi meydanlarda gördüğüm gençlerin gözünde korkutucu bir korkusuzluk görüyorum. Çok bıçak sırtı zamanlar. Muhalefet de iktidar da hamlelerini 2 değil 12 kere düşünmeli. çünkü bu enerji bir patlarsa herkes bunun altında kalır.
0
thracia
(24.03.25)
(30)

Evet boykota başladım, sizde durum ne?

mor oje
Kolları sıvayıp önce oyumuzu kullanıp sonra boykot listesine girişiyoruz.Benim listede şunlar vardı zaten; Kızılkayalar, Pınar, Mado, Bereket DönerYeni başladıklarım; bim, şok, a101, ülker, kızılay, d&r, idefixAyrıca; market hariç alışverişleri kesiyorum, giyim vs bir şey almayacağım bir süre. Alkol
Kolları sıvayıp önce oyumuzu kullanıp sonra boykot listesine girişiyoruz.

Benim listede şunlar vardı zaten; Kızılkayalar, Pınar, Mado, Bereket Döner
Yeni başladıklarım; bim, şok, a101, ülker, kızılay, d&r, idefix

Ayrıca; market hariç alışverişleri kesiyorum, giyim vs bir şey almayacağım bir süre. Alkol dahil kısıyorum, sadece zorunlu ihtiyaçlar. Mekanlara gidişimi de kısıtlıyorum.
Zaten bugünkü karardan sonra ekonominin geleceği süreçte artık hiçbirimiz normal standartlarımızda yaşayamıyor olucaz.

Sizde neler var?
0
mor oje
(23.03.25)
bunlar bana çok küçük geliyor. bilemiyorum belki de ben yanılıyorumdur.

bankadan para çekilmesi olayını özgür özelin acilen başlatması lazım. hemen yarın çekelim paraları
0
respect
(23.03.25)
Valla hayatın getirisi olarak ben zaten böyle yaşıyordum :')
0
mirty
(23.03.25)
@mirty simdi daha da kotu ekonomimizle artik kimse bir yere gidemeyecek zaten, evet
@respect buna cok katildim. Yastik alti donemi baslamali. Yine de kucuk demeyelim damlalar buyur dag olur. Ne yapsak kar su donemde
0
🌸mor oje
(23.03.25)
Ben de katılmak istiyorum ama gıda dışında neredeyse hiç harcamam yok uzun süredir. Dışarıda yediğim oluyor arada bir yapabileceğim tek şey onu kısmak olabilir.

Yine de farkındalık sahibi olup boykotta olacağım.
0
biseysorcaktim
(23.03.25)
3 haftaya unutur hayatınıza devam edersiniz. Bunların hepsi uzun vadeli işler. En keskini ve kısa vadelisi bankalardan manileri çekmek.
0
Shepard
(23.03.25)
Pazardan sebzeni, meyveni al evinde ye. Hem paran cebinde kalır hem de sistemi beslemezsin.
0
runaway
(23.03.25)
Vallaha şimdi ben belli süredir amerika protesto ediyorum. Eve Amerikan ürünü sokmuyorum. Amazon kullanmıyorum, netflix yok. Cola pepsi eve girmiyor artık, geçen colgate Palmolive diye tras jelini bile değiştirdim.

Belki yeter belki yetmez fark etmez ama bunlara para yedirmek istemiyorum. Bu sebepten yeter yetmez bilinmez ama Türkiye'de herkesin yapması lazım. Tüketimi düşürmek en önemlisi çünkü bu ülkeyi götürenlerden biri vergi. Tuketmezsen bu iş çöker. Zaten bu AKP'li tarafın yapacağı ilk şeylerden biri bu olayı küçümsemek olacak ki senin direncin kirilsin, yapmayasin diye.
0
logisticsmanager
(23.03.25)
Pınar'ın boykotluk bir durumu yok. Oğlanı yönetimden uzaklaştırdılar.
0
mikahakkinen
(23.03.25)
Hiçbir şey yok. Boykot saçmalıkları ile kendi keyfimi bozamam. Kimse kusura bakmasın aq
0
benaslindayohum
(23.03.25)
@shepard gezi’den beri pınar, mado, kızılkayalar boykotuma devam ediyorum, yani unutulmuyor endişen olmasın ;)
Bu bir parti ya da kişi meselesi değil, bu hepimizin meselesi.
0
🌸mor oje
(23.03.25)
@benaslindayohum tertemiz kafa, bu kadar umursamaz olmak ister miydim? İstemezdim
0
🌸mor oje
(23.03.25)
@mika patiswiss kadını da istifa etmişti aklıma geldi :))
0
🌸mor oje
(23.03.25)
@mor oje
Umursamamazlık değil. Başkalarının hatasını niye ben keyfimden ödün vererek kapatıyorum. Dolaylı yoldan tüm firmalar birbiri ile iç içe.
0
benaslindayohum
(23.03.25)
Boykot olarak bugün bir bardak az çay içtim onun disinda bir sey yapasim gelmedi.
0
feastofthedamned
(23.03.25)
@benaslindayohum soruna cevap vereyim; yarin bir gun (tipki bugun bir insana hukuk ve adalet olmadan kafalarina gore islem yaptiklari gibi) sana ve sevdiklerine de kendi keyiflerine gore davranabilecekleri icin. Kitlesel tepki gosterme icin yani
0
🌸mor oje
(23.03.25)
@bena

First they came for the Communists
And I did not speak out
Because I was not a Communist
Then they came for the Socialists
And I did not speak out
Because I was not a Socialist
Then they came for the trade unionists
And I did not speak out
Because I was not a trade unionist
Then they came for the Jews
And I did not speak out
Because I was not a Jew
Then they came for me
And there was no one left
To speak out for me
0
lapaz
(23.03.25)
Şu an Dünya'nın en yüksek faizini veren ülke miyiz? Oralarda bir yerdeyiz sanırım. Peki bunun sebebi ne? Hükümet harcama yapmamızı istemiyor da Ondan.

Yani siz kimi boykot ediyorsunuz bilmiyorum ama, yaptığınız şey hökümetin zaten istediği şey.

Ayrıca azmettiniz de mesela 3 harflilerden birini batırdınız diyelim. Sizce bu, boykotu ettiğiniz müessesenin ne kadar umurunda olur.

Ayrıca o 3 harfli battı diyelim. Adamın eminim mal varlığının yarısı çoktan yurt dışına çıkmıştır. Olan gariban mühendis diplomalı kasiyere olmaz mı? Garibanı işsiz bıraksan o boykot ettiğinin umurunda olacak mı?

Bence daha ayakları yere basan bi boykot şekli bulun.
0
Mirket
(23.03.25)
@lapaz hay yaşa!
@mirket ne yapayım mesela ne önerirsin? “Batırmak” mı yani amaç? Bizimle batacağını düşünmüyorum elbette, arkaları sağlam onların. Yukarıda da yazdım; “kitlesel tepki”. Dayanışma hani..
0
🌸mor oje
(23.03.25)
Kizilkayalar,Pinar,Mado acisindan yorum yapacak olursam biraz gec kalmissiniz ama hic yoktan iyidir
0
turkuaz
(23.03.25)
@mirket; biraz daha acarsan iyi olur.
Hükümet halk para harcamasin bu şekilde daha az vergi toplansin, gelir olmadığı için fabrikalar vs işçi cikarsin, işsizlik artsın, ekonomi patlasin, insanlar dışarıda yemediği içmediği için servis de patlasin mi istiyor?

Buraya sadece malum kişinin sürekli eleştirdiği yüksek faizden nasıl ulaşıyoruz ve bunu neden istiyor?

Bana göre alakasiz bir düşünce.
0
logisticsmanager
(23.03.25)
en büyük boykot tl boykotudur.
paranızı mevduat ve ppf yerine döviz altında tutarsanız diğer boykotlardan çok daha etkili olur.
0
nuisance2
(23.03.25)
3 harfli marketlere uzun süredir gitmiyorum.
facebook, twitter aktif kullanmıyordum. hesaplarımı kapattım. whatsapp hesabını da kapattım.
market alışverişini yemek kartı ile yapıyorum genelde. yemek kartı geçen marketler de genelde yeşil sermaye. anadolu yakasında yeşil sermaye olmayıp yemek kartı geçen market varsa tavsiye alabilirim. egede pehlivanoğlu var mesela.
dışarıda içmiyordum zaten, evde de alkol tüketimini iyice azalttım, bıraktım sayılır.
mümkün olduğunda amerikan mallarını almamaya çalışıyorum.
0
inheritance
(23.03.25)
İktisatta bazı temel kanunlar var.
Enflasyonu düşürmenin yolu faizi artırarak tüketimi kısmaktır.
Hökümetin şu anda yaptığı da bu.
Yalnız iktisatta her yaptığın şey bir şeyi onarıyorsa bir şeyi bozuyor demektir.
Faizi artırıp harcamayı kısarsan enflasyon düşer ama, durgunluk yani işsizlik başlar ve vergi geliri düşer.
Burada da marjinal verimde optimum noktanın bulunması devreye giriyor. Yani işsizlik ve vergilerin düşmesinde tahammül eşiğinin bulunması konusu.
Şu ana kadarki uygulamada, durgunluk yani işsizlik konusunun pek umursanmadığını, vergi azalması konusunda da tahammül eşiğine henüz ulaşılmadığını düşünmekteyim.

Bu arada @nuisance2 tam olarak neyin en çok can yakacağını söylemiş. Ben de ona 'fiziki' kelimesinin burada anahtar kelime olduğunu söyleyip katkı sağlayayım.
0
Mirket
(23.03.25)
Bunda ayni fikirdeyiz ama hükümetin bir anda laps diye böyle harcamayi düşürmeyi planladigina asla inanamam ki elde de bir veri yok "milyonlar boykot etse de piyasa çoksa" diye bir plan.

Dediğin şey aylardır olan olay. Uzun süreçte az az olan bir olay.

Paranı dövizde, altında tutum ama hiçbir şekilde tüketimi azaltmadan nasıl yasanilacagi da belirsiz. Peki tüketimi azaltıp buradan artan parayı döviz ve altında tutsan daha da etkili olmaz mi? Olur.

Iki denilen de mantıklı. Bahsedilen şey sadece bir iki marka boykotlamak değil. Tüketme, tatile Türkiye'de gitme, arabani yenileme, telefonunu yenileme, kiyafet alma, daha çok yürü daha az benzin harca, dışarıda yeme içme. Bunun etkisini "planlamis" bir siyasi zeka yok.
0
logisticsmanager
(23.03.25)
@turkuaz gec kalmak derken? Gezi’nin ilk gununden beri o markalari tuketmiyorum, o mekanlara gitmiyorum. Yani araliksiz boykota devam ediyorum zaten, yanlis anladiniz sanirim.
0
🌸mor oje
(23.03.25)
@mor oje pınar grubunun şu anki başkanı idil hanım yıllarca Karşıyaka basketbol takımına destek oldu.babasının mirasıdır ki kendiside sola yakındır. Ayrıca türkiyede pınar kadar güvenilir ve muhalefete yakın başka süt et markası var mı? Ayrıca patiwissle pınar karşılaştırılmaz. Pınar grubu İzmirli çalıştırarak bile muhalifliğe yakındır. Var mı süt et alanında muhalif marka bildiğiniz?
0
mikahakkinen
(23.03.25)
Twitterda dolaşan bazı boykot önerilerine bakıyorum da şöyle diyorum :)

youtu.be
0
grimavi
(24.03.25)
Boykot muhalefetin en güçlü silahlarından biri. Zaten birçoğumuzun halihazırda kendi çapında uyguladığı bir boykot listesi var. Sakın "canım ben zaten boykot ediyordum, zaten almıyordum, neyi değiştirecek ki bu" diye umutsuzluğa kapılmayın.

Boykotun gücü potansiyelinden gelir. Görülen etkisi değil, olabilecek etkisinden korkulur. Gezi zamanı garanti bankasını boykot ediyoruz dendiğinde ertesi gün ceo'nun çıkıp aman efendim canım efendim yanlış anlaşıldıysak özür dileriz diye nasıl yalvar yakar açıklama yaptığını girip netten aratıp okuyun.

Tek bir elden büyütecin ışığı tek bir noktada toplaması gibi hedefe yönelik boykotlar şirketlerde panik yaratır. Neticede bu şirketlerin iktidar ile ortaklığı ilkesel ya da bir sevgi olayı falan değil. Hepsi kar ve para ilişkisi üzerine kurulu. Kar üretmek bir şirketin varoluş amacıdır. Siz buraya saldırdığınız anda şirketleri farklı kararlar aldırmaya, panik açıklamalar yapmaya zorlarsınız. Bu açıklamalar da iktidar ile aralının açılmasına kendi içlerinde kavga etmelerine yarar.

Yok enflasyonu düşürür, reyize yarar falan gibi argumanları umut kırıcı argumanları bolca duyacaksınız. Sanki enflasyonun tek indikatörü talep üzerindenmiş gibi, sanki sadece talep daraldığında enflasyon hemen düşermiş gibi artık manuplatif mi desem yoksa cahilce mi desem aneliz şelalerini televizyonda da burada da bol bol göreceksiniz. Kamu harcamalarını kısmadan sadece vergi arttırımı ve talep kısmayla enflasyon falan düşüremezsiniz canım kardeşim.

İran'da mollalar nasıl ki sistemlerini finanse etmek için petrolü kullanıyorsa bu iktidarın petrolü de maaşlı çalışanların sırtlarına yüklediği vergi yükü. Bordrolu çalışandan aldığı vergilerle kendi yandaşlarını ve sistemini finanse etmek için kullandığı bir sistemde boykot işe yaramaz demek için ya yandaş ya da aptal olmak gerekir.
0
thracia
(24.03.25)
@mika karsilastirma yapmadim, hatirlatti dedim. Ikisinin olayi bile farkli ama yine de yapilan suursuzlugu unutmadim o donem.

@thracia ; sahane yazmissiniz elinize saglik. Tesekkur ederim
0
🌸mor oje
(24.03.25)
@mor oje, evet kusura bakmayin yanlis anlamisim.
0
turkuaz
(24.03.25)
(6)

protestolar nasıl olmalı?

biseysorcaktim
saraçhane'deki "mitingin" ardından yaşı büyükler alandan ayrılıyor. öğrenciler ve gençler kemer altına doğru gidip barikatı yıkmaya çalışıyor. sonra polis alanı daraltmaya çalışıyor, gaz bombası hatta plastik mermilerle gençleri kovalayıp alanı daraltıyor. sonra eylem o şekilde azalarak son buluyor.
saraçhane'deki "mitingin" ardından yaşı büyükler alandan ayrılıyor. öğrenciler ve gençler kemer altına doğru gidip barikatı yıkmaya çalışıyor. sonra polis alanı daraltmaya çalışıyor, gaz bombası hatta plastik mermilerle gençleri kovalayıp alanı daraltıyor. sonra eylem o şekilde azalarak son buluyor.

iki gündür saraçhane'de olan bu.

taksim'i istiyoruz diyor halk. polisler ise geçit vermiyor. ısrar olunca arbede çıkıyor.

halk yürümek istiyor, valilik ve emniyet buna izin vermeyince öyle ya da böyle bir şiddet kaçınılmaz.

ne olacak, ne olabilir başka?

taksim kapalıysa başka yere yürüsek mesela? o zaman ne olur? her yolu kapatamazlar ya?

özgür özel "mitinginde" güzel konuşuyor, ama hepsi bu. başka ne yapabilir muhalefet, halk ne yapabilir?
0
biseysorcaktim
(22.03.25)
Maalesef döngü yıllardır aynı. Bu eylemlerin tek farkı ise Gezi'den sonra ilk defa bu çapta bir protesto olması. Ayrıca gençler dediğin de ufak bir azınlık aslında(üniversite grupları). Onları da toplasan sayısı 40 bin bile etmez.

Z kuşağının yaklaşık 40%'ı sandığa gitmemiş son genel seçimde, yani o tren kaçtı maalesef şimdi sadece gazını atıyorlar.
0
feastofthedamned
(22.03.25)
bence bicimden ziyade eylemin kendisi onemli. her insan kendine gore bir yol secip bu durumu protesto etmeli. en kotusu hicbir tepki gostermemek. sonra sosyal medyayi bir tepki gosterme bicimi olarak kullanmak. cunku bu yontem bence aktif/etkili bir yontem degil. protestoya katilmak, en on sirada olmak zorunda degil kimse, fakat sosyal medyaya da mahkum degil. sosyal medyayi kotulemiyorum bu arada, sadece yeterince etkili oldugunu dusunmuyorum, haberlesme acisindan, organizasyon acisindan onemli bir arac. kisacasi daha cok kisinin aktif bir sekilde katilmasindan baska bir secenek goremiyorum.
0
Sour
(22.03.25)
bugün ortalık yıkılacak gibime geliyor. gezi'de de böyle olmuştu. ilk başta minik minik başlamıştı, 3-5 gün ufak tefek gösteriler olmuştu ama ilk hafta sonu ortalık karışmıştı. bir de gezi'de hava daha güzeldi.

ancak o günden bugüne çok şey değişti. akp dersler aldı:

1- kürtler'le araları iyi. kürtler'in saha tecrübesi chp tayfasından çok yukarıda.
2- ıvır zıvır soruşturma vs derken CHP'yi kitlediler.
3- baroyu da kitlediler.
4- Ayşe barım vs derken, sanatçıların sahaya inmesini de, sosyal medyada paylaşım yapmalarını da engellediler.
5- gezi'deki tayfanın büyük bir kısmı, "gerekirse biz de geliriz" rehavetinde.
6- gezi'deki tayfa iyi kötü sokakta büyümüş bir kadroydu. (özellikle üniversite öğrencilerinden bahsediyorum) sokakta daha mahirlerdi herhalde. mevcut kadro biraz daha internet ve eve sıkışmış bir kadro gibi geliyor bana.
0
co2s2
(22.03.25)
1. yalnızca protestolar ile bir yere varılamayacağını düşünüyorum. başka güçler tarafından desteklenmesi lazım.
2. protestoların faydalı olması için herhangi bir siyasi partiden gelecek yönergeleri umursamaması gerekiyor. türkiyedeki hiç bir siyasi parti lideri (erdoğan hariç) sokağın nabzını bilmiyor, yönlendiremiyor, risk almak istemiyor. sokak hareketi başka bir şey.
0
abelardo
(22.03.25)
eğer amaç belediye başkanının tutuklanmasına tepki ise belediye önünde protesto yapılır ama iş taksime çıkmaya getirilirse o zaman bu protesto olmaktan çıkar provokasyona girer.
zaten valilik belediye önünde müdahale etmeyerek örtülü olarak eylemine izin vermiş oluyor. bunu suistimal ederek işi başka boyutlara taşımak müdahaleyi haklı çıkartır.
aynısı gezide de oldu eylemlere sonradan katılan gruplar olayı farklı yere çektiler.
0
my fault
(22.03.25)
Yine ezbere, gerçeklikten kopmuş, sağdan soldan duyulmuş laflarla aneliz şelaleri akmış. Arkadaşım kürtler dediğin şey bir kişi değil. Kürtler şunu yapar, bunu yapmaz, kürtler ha sattı ha satıyor falan diye sanki tek bir kişiden bahseder gibi yorumlar. Ne kürtleri ne de dem seçmenini zerre tanımadığınız o kadar belli ki. Televizyondan ya da internetteki kanzi kanaat önderlerinden duyduğunuz lafları papağan gibi tekrar etmeyi bırakın, kafanızı kullanın artık.

Peki ne yapmak gerek? Örgütleneceksiniz arkadaş. Örgütlü olacaksanız. Sap gibi tek başınıza olduğunuzda ordan oraya savrulursunuz. Sizi çil yavurusu gibi dağıtırlar. Örgütlü olmak, tıpkı büyütecin gün ışığını tek bir noktaya toplaması gibi bir güç üretmeyi sağlar. Nereye yürüyeceğinizi bilirsiniz, düştüğünüzde sizi kaldırırlar, arayanınız soranınız olur.

Ali ismail örgütlü olsaydı ölmezdi. Çünkü örgütlü olsa arkadaşları hastanede gelir bulur, o doktoru başına diker, ilgilenmeyen doktorun götünden de kan alırlardı. ama maalesef örgütlü değildi. Gidin, kendinize yakın bir siyasi partiye üye olun, görev alın, fikrinizi söyleyin. Tek başımıza bir bok yapamayız. Ama örgütlü olursak hepsinin karşımızda kakası gelmiş köpek gibi titreyeceklerine emin olun.

Şimdiki gençler ev kuşu, sokakta zayıf falan zannediyorsunuz ama değiller. sokağa çıkmadığınız çok belli. Geziye gelenler çok daha nahiflerdi. Hepsi 90'ların apolotik kuşağından geliyordu. Kaybecek şeyleri vardı, canları çok sıkkın da olsa hayata daha umutlu bakıyorları, işleri vardı. Ama onların da büyük çoğunluğu ilk gazı yediklerinde başı kesik tauk gibi ne yapacağını bilemedi. Bilenler kimdi biliyor musunuz? örgütlü olanlar. Kürtler, sol görüşlü öğrenciler, travestiler, devletin şiddetiyle daha önce ilk elden kim karşılaştıysa onlar. Ama içlerinde benim de olduğum büyük çoğunluk daha önce bu denli bir şiddet görmemiştik. Ama gördük, devletimizle orada tanıştık. Neler yapabileceğini bize hiç unutmayacağımız şekilde öğretti sağolsun.

Şimdiki gençlerin ise kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Gözlerinde görüyorum. Dün saraçhanede 19-20 yaşında çocuklar, öğrenciler gördüm. İlk kez böyle bir eyleme katıldıkları çok belli olan çocuklar. Hiçbirinde tedirginlik, korku, çekingenlik görmedim. Tam tersi, öfkeyle karışık korkutucu bir heves vardı hepsinde. Sakince dağılmak falan istemiyorlar, barikatı yıkmak istiyorlar hepsi. Bu öfkenin yönlendirilmeye ihtiyacı var. Bu öfkenin ve gücün doğru zamanda doğru yerde patlamasına ihtiyaç var. Yoksa ali ismail gibi, ethem gibi, abdocan gibi öldürülürsünüz arkadaşlar. Sizi öldürmekten çekinmeyeceklerine emin olabilirsiniz.

Çok uzattım ama şunu da söylemem gerek. Burada da şöyle olmaz böyle olmaz diye yazanlar var. Olur arkadaşım, neler olur. Bak, orda topçu kışlası görebiliyor musun? Olmaz denen her şey olur. Erdoğanın sokağı tanıdığı falan da yok arkadaşım. Sokak nere erdoğan nere. Bambaşka gezegenlerde yaşıyoruz artık onunla. İnsanların cebinde para yok. Para yoksa o düdüğü çalamazsın.
0
thracia
(22.03.25)
(14)

Dem de katilirsa 2. Gezi yenilgisi mi olacak simdi

lapaz
?
?
0
lapaz
(21.03.25)
DEM katılmaz onlar şu an nevroz kutlamakla meşgul.
0
feastofthedamned
(21.03.25)
dem şu an arkasını kolluyor katılırsa kaybeder. katılmasında zaten.
0
mikahakkinen
(21.03.25)
Dem katılacak. Birkaç apo ve pkk sloganı atarlar bu şekilde chp kriminalize edilmiş olur. Plan budur belki de
0
runaway
(21.03.25)
anons geçmişler bu akşam katılıyoruz diye.
sekiz buçukta saraçhane'de olacaklarmış.
katılmaları değil, provoke etmeleriyle yenilgi olur.
provoke ederler mi ben de merak ediyorum. milyonlarca üyesi olan yasal bir parti, üyelerine ya da destekçilerine önyargılı yaklaşmak istemiyorum.

dün gitmiştim. türk bayrağı dışında bir şey yoktu neredeyse.
bazı toplulukların flamaları vardı ama onlar rahatsız edici değillerdi.

bu akşam da bayrağımı alıp gideceğim ben. umarım herkesin ortak derdi olan konular dışında başka şeylerin vurgusu yapılıp da gölge düşürülmez.

biji'ler serok'lar apo'lar lgbt ve kürt halayları görmek istemiyorum bu eylemlerde. bunları öne çıkarana hiç şüphe etmem "tayyip'in adamı" gözüyle bakarım.

akp ve mhp ile bu kadar yakınken bu eylemlere katılıp da provoke etmemeleri çok zor ama.
0
biseysorcaktim
(21.03.25)
ya günlerdir o barikat yıkanların falan çoğu zaten dem bileşeni.

iü'de ilk gün barikat yıkan gençlik örgütleri çoğunluğu dem bileşeni partilerin gençlik örgütleri.
bugün 17'de beyazıtta toplanacak örgütlerin de çoğu dem bileşeni.

türkiye'de eylem pratiği bi tek onlarda var.

site çocuğu beyaz türklerin mi bi anda gaza gelip odtü'de konteyner yaktığını düşünüyordunuz?

bugün zaten bizzat dem parti kendi adına katılacak.

+ dün adana'da barikat dövülerek aşılırken dem flamaları vuruyordu kalkanlara.
0
patronaj1
(21.03.25)
kurtler ve radikal solcular katildigi icin gezi olayi buyudu. bu da oyle.

onlar katilmazsa tencere, tava, duduk muhalefeti yapip usulca evlerine dagilirlar.

beyaz turklerin bu hem ayranim dokulmesin hem istenmeyen olaylar yasanmasin tavri mantik disi.
0
buenosdias
(21.03.25)
@buenosdias
evet beyaz türkler tarzı protesto iyidir. gezi'yi de provakatörler mahvetti. bu tür örgütlerin çoğu birilerinin maşası olmaktan öteye gitmemişlerdir. bize maval okumayın.
0
lazpalle
(21.03.25)
Her seçim döneminde aynı terane. Kürtler akp ile iş birliği yapacak diye sürekli bir dışlama, ötekileştirme. Her seferinde bu söylemin arkasına davar gibi dizilen sürüyle yığın. Siz bu 7-8 milyon insanı sadece merkezden gelen emirle hareket eden, kendi fikri düşüncesi olmayan, emret reyiz diye gezenlerle karıştırdınız sanırım.

Adamlar eylemlere katılmasa al işte bak nasıl da sattılar, katılsa bu sefer de aman gelmesinler istemezük. Bu kafada olan insanlar için söylüyorum, yıllardır bu iktidarın ağzıyla konuşmaktan yılmadınız mı? Birlikte aynı şehirde, aynı iş yerinde, aynı sokaklarda yaşadığınız bu bilmemkaç milyon insanın hepsi bütün türkler ölsün, ülke bölünsün, bebekleri öldürüp yiyelim falan diyor olabilir mi, aklınızı kiraya mı verdiniz?

31 Mayıs'ta istiklalin girişinde mc donalds'ın önüne yağmur gibi yağan gaz fişeklerinin altında ilk barikatın kurulmasını sağlayanlar, tarlabaşından kopup gelen kürtler, o radikal madikal dediğiniz kellesini koltuğunun altına almış sol görüşlü öğrencilerdi. Onlar olmasa büyük çoğunluğu hayatında ilk kez gaz gören o kalabalığı ezip geçerdi polisler. Şu güzel ortamı bozmasın diye burun kıvırdığınız, beğenmediğiniz insanlar ateş gibi sıcak gaz fişeklerini çıplak elle alıp su dolu damacanalarda boğup söndürdüğü için ilk günden bitmedi gezi.

Eylem sokakta kardeşim. Beyaz türk protestosu mudur her ne skimse onun müptelası olanlar da alsın şiir kitabını çiçeğini gitsin polise şiir okusun. Elinden kolundan tutan yok. Ama kimse de size eylem beğendirecek değil. Beğenmiyorsan otur evinde ayak bağı olma.
0
thracia
(21.03.25)
2. Gezi yenilgisi :)

Trollük yapıyosanız bari kaliteli yapın. Ama bu zekayla max çıkan bu demek ki.

Son gördüğüm kadarıyla gezi parkı hala duruyor. Sürekli gezi diye ağlamanızın sebebi de bu.
0
aguen
(21.03.25)
@thracia
soruda dem diyor ve evet akp ile işbirliğindeler.
0
lazpalle
(21.03.25)
Konu dışı belki ama Bireysel olarak katılıp destek olmak istiyorum, Anadolu yakasından Kadıköy tarafından gidiş ve dönüş ulaşımları nasıl? Metro, Marmaray güncel durum nedir? Teşekkürler
0
oggiethebrewbuddy
(21.03.25)
Simdi soyle bi durum var, dogunun zenginligini biliyoruz. Evleri arabalari batidakilerden luks. Bu yuzden halktan kopuklar. Bence katilacak demliler provakator olanlar olacak. Benim dusuncem boyle. Evi arabasi olan adam niye gelsin eyleme
0
🌸lapaz
(21.03.25)
Aktroller duyuruya da zıplamış, bu soru tam bir aktrol sorusudur, amaç belli insanları ayrıştırmak.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya da hiç birimiz.
0
blue rebel motorcycle club
(21.03.25)
dün de bugün de saraçhane'deydim.
hiç öyle rahatsız edici bir ortam ya da provoke eden tipler yoktu. parti ya da ayrıştırıcı söylem ya da eylemlerde bulunmadı kimse. herkes adalet mücadelesindeydi ve düşmanları belliydi.

özgür özel miting tadında konuştuktan sonra gençler kemer tarafında kalabalıklaştı. barikatlar yıkılacaktı ki polis gaz bombaları attı. sonra sanırım
plastik mermi atmaya başladılar ve polis gençlere hücum etti. tam anlamıyla ve hırsla ellerinde joplarla insanları kovaladı.

desen ki "polis dışında provoke eden olmadı yani" evet derim.
0
biseysorcaktim
(21.03.25)
(17)

bu yaşta izleyecek olsanız hangi çizgi filmi seçerdiniz?

buenosdias
tek hakkınız var:) ben tom ve jerry diyorum.
tek hakkınız var:)

ben tom ve jerry diyorum.
0
buenosdias
(21.03.25)
Sünger Bob, bu çoculuk dönemime denk gelmiyor ama her zaman favorim Sünger Bob. İlla çoculuk dönemimde izleyip bu yaşta tekrar tercih etmem gerekiyorsa Tsubasa.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.03.25)
Johnny Bravo
0
kaptan memo
(21.03.25)
Rocko's modern life
0
kullanicadi
(21.03.25)
Çılgın Korsan Jack
0
deveyidiken
(21.03.25)
Tek hakkım olması kötü. Çok fazla karakter olduğu için Looney Tunes diyeyim.
0
auroraaurora
(21.03.25)
Life with Louie
0
gabe h coud
(21.03.25)
Çılgın korsan jack+1
0
grimavi
(21.03.25)
Çocukluğumda izlediğim çizgi filmleri, birkaç dakikalık nostalji duygusundan sonra tekrar baştan sona izleyebileceğimi sanmıyorum. Ama avatarı şimdi açsam yine tüm sezonlarını izlerim muhtemelen. O yüzden benim cevabım avatar.
0
thracia
(21.03.25)
Cedric
0
Amaranta ursula
(21.03.25)
Adventure Time baştan devirirdim. Gerçi Gumball da yeni bölüm geliyor ama.

Neyse ki tek hakkım yok bu yaşta hala hepsini izliyorum :D
0
hedep
(21.03.25)
Jetgiller
0
hain kostokk
(21.03.25)
ben de looney tunes diyorum onda da tek hakkım varsa bugs bunny derdim.
0
Improbable
(21.03.25)
south park veya simpsons da dahil mi? dahilse heidi diyorum.
0
ground
(21.03.25)
yogiler, gerçek kötüler ve scoobylerin yarıştığı bir çizgi film vardı. Kesinlikle o.
0
nickini vermek istemeyen uye
(21.03.25)
Pokemon zamani bi tane veled camdan atlamiati diye en heyecanli bolumunde yayindan kaldirdilar. Buda bende bir travmadir. O yuzden pokemonuma kurban olun..seni sectim balbazar YARPAK saldirisi please
0
Zetnikov
(21.03.25)
Recess
0
burka
(21.03.25)
HEMAN
golgelerin gucu adina..
0
cooperr
(21.03.25)
(8)

sözlükteki aktroller

yazar yazmaz yazan yazar
binlerce akp'li engellidir bende ama son birkaç gündür malum olaylardan dolayı sanki engelli listemdeki herkesin engeli kalkmış gibi ortalık troll dolmuş. yine yüzlercesini engelledim ama bitmiyorlar.nasıl birden peydahlanıyor bunlar sözlükte? hazırda hesap mı tutuyorlar nasıl yönetiliyorlar?
binlerce akp'li engellidir bende ama son birkaç gündür malum olaylardan dolayı sanki engelli listemdeki herkesin engeli kalkmış gibi ortalık troll dolmuş. yine yüzlercesini engelledim ama bitmiyorlar.

nasıl birden peydahlanıyor bunlar sözlükte? hazırda hesap mı tutuyorlar nasıl yönetiliyorlar?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.03.25)
Komplo teorilerini hiç sevmem ama sanki bana sözlük o hesapları rende binanın taleplerine göre tahsis ediyormuş gibi geliyor, yani hesabın moderasyon tarihçesini göremiyoruz ve geçirdiği süreçleri (kayıt, çaylaklık süreci, yazar onayı vs) anlayamıyoruz ama sanki hesaplar bir anda kullanıma açılıp aktif ediliyormuş gibi biraz, bunca hesap normal prosedürle onay alamaz bence ya da hesap satın alarak olmuyordur bu işler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.03.25)
2 gün boyunca bant daralma yapıp trolleri saldılar. Millete yalan yanlış haber pompaladılar. Sözlük de buna ayna tutuyor
0
respect
(21.03.25)
Sözlük yönetimi "höt" diyene "al sana göt" diyerek pantolonlarını sıyıran bir avuç orta yolcudan ibaret. Bunlardan ilkeli davranış beklemekle siyasal islamcıdan insan haklarına saygı beklemek aynı derece saçma bir davranış. Ekşiyi buna göre değerlendirin derim.
0
thracia
(21.03.25)
toplu hesap satın alınıyor ya da hesap dağıtılıyor sözlük yönetimince bence. bir başlık açıp alt alta yazarak gündeme taşıyorlar başlığı. maaş alıyorlar, kimse işi gücü bırakıp tüm gün uğraşmaz. engellemek çözüm değil çünkü yeni hesaplarla geliyorlar :)
0
deartheodosia
(21.03.25)
iwasbornonamountainside
(21.03.25)
İnternette sürekli birilerini engelleme konusu hayatın kendisine ters. Yaz olsun ama sıcaklık olmasın
gibi bir şey.
Olaylara geniş bakmak lazım.
Konu uzun ama kısaca değinirsek
Twitter,sözlük gibi yerlerin kazanma ve büyüme mantığına inmek lazım.
çatışmalardan, gerilimden kazanmak diye bir gerçek var.
Ne de olsa rağbet görüyor böyle yerler.

Kapitalist akıl bile solfigürleri bardaklara resmetmiyor mu?
Gazlı içecekler de Ramazan'da maalesef sofrada.
0
diyecevaplandı
(21.03.25)
Ekşi Sözlük algı yönetiminin merkezi. DEBE'ye giren veya sokulmayan entryler, bazı konularda açılan başlıkların sol pencerede görülmemesi, Atatürk'e doğrudan laf edemedikleri durumlarda dolaylı yoldan kurucu gruba ve muhaliflere yapılan hakaretlere yeşil ışıklar yanarken bazı konularda bırak hakareti eleştiride bile gelen "gg" silinmelerine kadar mide bulandıran bir ortam. Sadece AKP ya da MHP ile ilgili de değil bu konular.

Özellikle kısıtlamalar ve kapatmalar yaşanmadan ekmeklerini yiyip keyiflerine bakmak için göz yumuyorlar. Bazı konularda da sakallarını alıp yollarına bakıyorlar diye düşünüyorum. Mümkün olduğunca muhatap olmamaya, algı yönetimi yapılan konulara da sayı üzerinden daha beter baskı yapmasınlar diye müdahale etmeye çalışıyorum.
0
nawar
(21.03.25)
ben 37 yaşındayım. hayatımda 1 kere akpye oy verdiysem ya da akpnin istediği birine oy verdiysem çocuklarımı göremeyeyim.

bana sözlükte onlarca kez akp trolü yazdılar. bir sürü entrymde akpnin adaletin, ekonominin içinden geçtiğini yazmama rağmen.

o trollerin yüzde 90'ı troll değil. "ramazanınız kutlu olsun" yazıyorsun akp trolü diyorlar.
0
ya ben lan neyse
(21.03.25)
(4)

Lütfen Mac için VPN önerebilir misiniz

lazarus
... hızlı şekilde kurabileceğim ve sorunsuz çalışacak bir vpn linki rica ediyorum sizden, lütfen.
... hızlı şekilde kurabileceğim ve sorunsuz çalışacak bir vpn linki rica ediyorum sizden, lütfen.
0
lazarus
(20.03.25)
bitdefender VPN satın alırsan mac, windows, android, ios destekliyor. 3,5 ve 10 cihazlık paketleri var.
0
orpheus
(21.03.25)
0
thracia
(21.03.25)
openvpn
0
gule gule
(21.03.25)
openvpn sorunsuz çalışıyor.
0
suyin
(22.03.25)
(6)

Türkiye'nin en büyük korkağı

makbur
Eksi bu başlığı gizlemis :)https://eksisozluk.com/turkiyenin-en-buyuk-korkagi--7953928Ne düşünüyorsunuz?
Eksi bu başlığı gizlemis :)

eksisozluk.com

Ne düşünüyorsunuz?
0
makbur
(19.03.25)
Başlık içerik uyumu.

Ekşi yönetiminin kuyruğunu bacaklarının arasına ilk kıstırışı değil. Tabii ki şaşırtmadı.
0
thracia
(19.03.25)
sozluk su an akp genclik kollarindan hallice. bunu sadece korkuyla aciklayamayiz. kullanmayin.
0
buenosdias
(19.03.25)
yoo gizlememiş. bende açılıyor. nasıl gizlemiş anlamadım
0
abelardo
(19.03.25)
@abelardo

Başlık gizlemek ekside şu şekilde oluyor;

Bir başlık sol frame'de gündemin tepesinde ve hükümetin aleyhine ise, eksi devreye giriyor giriyor ve başlığı sol frame gündem'den yok ediyor.

Başlığı sadece hususî arama yerine yazarak ya da birisi linki paylaşırsa görebiliyorsun.

Dün bu başlık bir anda gündemin 2. Sırasındaydi ve bir anda kayboldu.

Umarım anlatabilmisimdir.
0
🌸makbur
(19.03.25)
Şu an başlık tekrar sol frame'de.

Enteresan, eksi ofisinde de olaylar vsr sanırım :)
0
🌸makbur
(19.03.25)
ben naif naif düşüncemi yazayım; sanırım o olay şu şekilde çalışıyor, (tamamen götümden sallama) 00:00 itibari ile en kısa zamanda en çok entry girilen başlıklar,

mesela bir başlık 1000 entry olsa bile bu entry'ler 24 saatte girildiğinde 3 dakika da bir entry oluyor iken tek bir başlığa bir dakika içinde 1000 entry girilirse gündem'e taşınıyor.

00:00 itibari ile de sıfırlanıyor.

tabii sadece tahmin. bunun yanında admin/moderasyon müdahalesinin olmadığını söyleyemem.
0
selam
(19.03.25)
(3)

cikimon kımon aylaye cikimon cımon ye

theconqueror
ya bu çok eski bir şarkı 80lerden, şimdi shazam'a şebeklik yapmak istemedim siz kesin bilirsiniz diye, neydi bu şarkının adı.teşekkür ederim.
ya bu çok eski bir şarkı 80lerden, şimdi shazam'a şebeklik yapmak istemedim siz kesin bilirsiniz diye, neydi bu şarkının adı.

teşekkür ederim.
0
theconqueror
(17.03.25)
10551037
(17.03.25)
Bu şarkı görevimiz tehlikenin girişinde de kullanılmıştı
youtu.be
0
grimavi
(17.03.25)
Hey gidi... Bu şarkının asıl özdeşleştiği film; rain man

Şuraya bırakayım ben de;

www.youtube.com
0
thracia
(17.03.25)
(6)

Yetişkinlikte mutluluk, keyif heyecan hisleri azalıyor mu sizce?

psmstc
Lise zamanları üniversite zamanları çok heyecanlıydım. Böyle içimden gelerek spontane birşeyler yapmaktan çok keyif alırdım. Spontane geziler ilişkiler vs. Evlilik sonrası yaşam sorumlululukları derken o heves heyecan gitti. Hobiler bile keyif vermez oldu. Arkadaş desen hiç kalmadı. Bu 30 yaş sonra
Lise zamanları üniversite zamanları çok heyecanlıydım. Böyle içimden gelerek spontane birşeyler yapmaktan çok keyif alırdım. Spontane geziler ilişkiler vs. Evlilik sonrası yaşam sorumlululukları derken o heves heyecan gitti. Hobiler bile keyif vermez oldu. Arkadaş desen hiç kalmadı.

Bu 30 yaş sonrası ve sorumluluklar sonucu normal mi sizce?

Yani o gençlik hevesleri heyecanları zevki artık kalmıyor mu sahiden?

Veya o hevesi mutluluğu canlı tutanlar bunu nasıl başardınız?
0
psmstc
(16.03.25)
30'da degil ama 50-60larda falan basliyor. ama her sey icin gecerli. anksiyete, tat alma vs her sey azaliyor. yaslilar o yüzden yemege daha fazla tuz koyar ve yemegi tuzsuz bulurlar.

bence sen depresyondasin. neden bir uzmandan yardim almiyorsun?
ya da beklentilerinde bir hata var. 29um ve 20llerin basini hic özlemiyorum. partilemek, belirsizlik, spontane seyler hicbiri cekici gelmiyor. kaotik ve cok riskli geliyor hatta.
aksamlari arkadaslarimla yemege cikmiyorsam evdeyim. icki icmeye zaten cikmiyorum ve aramiyorum da. böyle bakinca nine gibi yasiyorum ama ben cok mutluyum bu durumdan.

cocugunla parka gitmek mesela sana neden keyif vermiyor. ben simdi tek basima kaykaydan nasil kayayim. pedofil falan derler ama cocugun olunca dikkat cekmeden eglenebiliyorsun. parka git :D
0
sonsuz
(16.03.25)
Bence var. en basit örneği çocukken bile hediye alındığında verdiğimiz tepki ile şimdiki tepki çok farklı
0
buenosdias
(16.03.25)
Bunlarin hepsi para kardeş
0
Zetnikov
(17.03.25)
Çok normal. Tamamen salgılanan hormon seviyeleri ile ilgili. Ergenlikte bir hormon denizi içinde yüzeriz. Bu yüzden tüm duygular çok daha yoğun, çok daha uçlarda yaşanır. Ancak yaşla birlikte salgılanan hormon seviyeleri de değişir. Bu yüzden artık duyguları gençliğinizdeki gibi coşkulu şekilde yaşamazsınız. Yani evet, ergenlikteki salgıladığınız hormonları aynı düzeyde salgılatsak şimdi de benzer şekilde hissedebilirsiniz ama bu sefer geri kalan organlar buna ne kadar ayak uydurabilir meçhul. Yani gençlik hissi başka şey, gençlik enerjisi başka şey.

Bu hevesi canlı tutanlar ise durumlarını kabul edip bundan şikayet etmek yerine yeni yollar arayanlar, bakış açılarını pozitif tarafta tutmaya çalışanlar oluyor genelde. Elbette bu, hayatta her şeyde olduğu gibi ekonomik şartlardan bağımsız değil. Ancak tamamen ekonomi de diyemeyiz. Bu tamamen hayatı nasıl algıladığınız, beklentileriniz, bakış açınızla alakalı. Doğada vakit geçirerek bundan keyif alan, huzur bulan biriyle hayal ettiği ülkedeki tatile gidemiyor diye hayata ve etrafına öfkelenen kişi aynı ekonomik şartlara sahip olabilir.
0
thracia
(17.03.25)
Valla ben 28 yasindayim. Benim inanilmaz azaldı keyif, mutluluk hislerim.

2 yıldır evliyim. Hicbir sey keyif vermiyor bana. Mesela eskiden FM oynardim deli gibi. 1 senedir girip bakmiyorum bile. Gecen bir bakayim dedim. 2 dk sonra kapattım. Bu sadece bir òrnek. Her şeyde böyleyim. Tükenmişlik sendromunda gibi hissediyorum kendimi.

Sürekli bir 5 dk uzanasım var. Bu moddayım.

Eşimle bir sorunumuz da yok çok sükür ama ne bileyim evlilik ister istemez hissizleştiriyor galiba insanı.

Yaş geçtikçe, bir şey de elde edemediyse insan, "ulan kaç yaşına geldik, bir baltaya sap olamadık" düşuncesi de keyifsizleştiriyor galiba insanı.
0
camlicagazoz
(17.03.25)
Aksine ben artık -ekonomik olarak daha rahat hissettiğim için de olabilir- bir şeyleri yapmak için daha heyecanlıyım. Bu saatlerce bir denizin kenarında müzik dinlemek de olabilir illa ki acayip bir aktivite olmasına gerek yok, sevdiğin birileriyle bir araya gelmek de olabilir, daha konforlu, daha sakin ama daha kaliteli yaşadığımı hissediyorum: yaş 38 (öf)
soruya cevap: bu bir başarı da değil bence hayata bakış açısı ve kendini iyi hissetmekle alakalı öncelikler neyse ona öncelik vermek. canlı tutamadığımız şeyler oluyor tabi, ya zamanla iyileşiyor ya da bakış açımızı buna göre şekillendirebiliyoruz.
0
amelie poulain
(17.03.25)
(9)

Bu ayakkabı nasil sizce?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Hâlâ ayakkabı bakıyorum hala karar veremedim. Linkteki ayakkabı nasil sizce? Kayano serisi çok pahalı geldi. Bu da çok ucuz değil hani ama yine de fiyatına değer mi emin olamadım. Bulunduğum şehirde mağazaları ya da ürünlerini satan bir yer yok. El mahkum online. https://www.asic
Merhaba arkadaşlar,

Hâlâ ayakkabı bakıyorum hala karar veremedim. Linkteki ayakkabı nasil sizce? Kayano serisi çok pahalı geldi. Bu da çok ucuz değil hani ama yine de fiyatına değer mi emin olamadım. Bulunduğum şehirde mağazaları ya da ürünlerini satan bir yer yok. El mahkum online.
www.asics.com.tr
Cevaplar için çok teşekkür ediyorum.
0
Amaranta ursula
(10.03.25)
Tipini beğendim, fonksiyonel açıdan bişi diyemedim.
0
Bruce
(10.03.25)
Ayakkabı iyi görünüyor ama deneyerek alsanız daha iyi olur
0
pembediken
(10.03.25)
Benzerlerine göre fiyatı yüksek ve bu sebeple burnu havalarda :)

Geçen bende baktım kendim için ama genel konsept şu zamanlarda nedense hep önden malzeme çalmak :
i.hizliresim.com
ve arka topuk kısmını şişirmek olmuş.
Oysa hareket esnasında çarpma, değme veya sürtünmeyle dış etkiye en fazla maruz kalacak yer bu işaretli bölge.

En fazla ~ 2500 TL'nin üstüne çıkmayın bakacağımız diğer modellerde
0
diyecevaplandı
(11.03.25)
Bu markanın bende gel taban bir modeli var ve çok memnunum. Uzun yol yürüyeceksem, çok ayakta kalacaksam go-to ayakkabım. Bu yüzden gel taban öneririm. Zamanında instreet'ten almıştım. O da mı yok bulunduğunuz ilde?
0
gnosis
(11.03.25)
bu guzel degil
GEL askiyla yanip tutusuyorum. ayak olculeri farkli asicsin yarim no falan buyuk alinmali cm bakarak
0
ala09
(11.03.25)
fiyat/performans konusunda fikrim yok ama rengi bence guzel..
0
cooperr
(11.03.25)
Kayano serisi özellikle içe basanlar için üretilmiş bir yol koşusu ayakkabısıdır. Bu ayakkabılar spesifik bir amaca yönelik üretiliyor ki o amaç da koşmak. Günlük ayakkabı olarak giymek rahatsız edici olabilir. Çünkü topuk kısmı koşarken sizi maksimum yastıklamak ve öne doğru ivme kazandırmak için bu kadar dolguluyken yürüyüş hızlarında rahatsız edici olabilir.

Performanslı şekilde koşmak için üretilmiş bir ayakkabı alıp bu ayakkabının burnu çok ince, malzemeden çalmışlar, dayanıksız, topuğu çok şişirmişler demekle, formula arabası alıp ya bu kasislerde çok takılıyor, köy yollarında çok rahatsız, fiber diye dandik malzemeden yapmışlar hemen kırılıyor demek kadar saçma.

Koşmak için almayacaksanız daha rahat edebileceğiniz günlük kullanım için üretilmiş ayakkabılara bakın derim.
0
thracia
(11.03.25)
asics ayakkabıları çok rahattır 3 tane eskittim. tek sorunları var topuk iç kısmı sürtünmeden çabuk aşınabiliyor. giyip çıkartırken narin davranmak lazım.
gel taban olanlar baya rahat. bütçe varsa nimbus, cumulus veya kayano serilerini öneririm. pulse seriside uyguna bulunabilirse oda iyidir.

asics modellerinin bazıları içe-dışa basma için özel üretilmiş modeller oluyor. ona göre tercih edilmeli veya nötr modellere yönelmeli.

numara olarak ayağınızın cm ölçüsüne göre alabilirsiniz.

ayrıca boynerden takip edin en iyi indirimli fiyatlar boynerde denk geliyor. bazen indirim kodlarıyla dahada uyguna yakalayabilirsiniz.
0
my fault
(11.03.25)
@thracia
madem öyle, bu modele çok benzeyen 600-800 TL bandında başka modellerde var. Tanınmış markalardan da değil herhangi bir ayakkabıcıya girin görün.
onlarda aynı performansı sunuyor diyebilir miyiz?
Bu ayakkabı rahat olabilir ama taban malzemesi ucuz veya pahalı ayakkabı için de olsa ön tarafta daha az.
Her ikisi için de dış etkilere bağlı bozulma/yıpranma ihtimali sonuç olarak aynı.
0
diyecevaplandı
(11.03.25)
(4)

Ryanair ile uçarken

ruhen hastayim ben
Sırt çantası yanında bir adet kişisel eşya (kol çantası) alma hakkımız var mı?
Sırt çantası yanında bir adet kişisel eşya (kol çantası) alma hakkımız var mı?
0
ruhen hastayim ben
(10.03.25)
normalde yok, ancak genellikle eger kol cantasi kucukse cok bir sey demiyorlar. sirt cantasinin buyuklugune takildiklari daha fazla oluyor. ama sans isi, nereden gittiginize bagli, vs. bugune kadar kol cantama takilan olmadi, genellikle montumu elime alip altina koyuyorum cantayi bir de bu da bir opsiyon.
0
kassiopeia
(10.03.25)
hayatımda şahit olduğum bir tek barcelona dönüşü çanta sorun edildi.. mont varsa ceplere doldurun 2. çantayı ama genelde bavul gibi büyük bir şey değilse elinizdekiler çok sorun olmuyor
0
denizmaniaherif
(10.03.25)
Böyle durumlar için ben yanımda doldurulabilir seyahat boyun yastığı taşıyorum. Genelde sırt çantası yetiyor ama yetmediği durumlarda şu zımbırtı ekstra birkaç parça kıyafet alıyor. Hem çantada yer açılıyor, hem kimse karışmıyor hem de uyurken de rahat oluyor. Tavsiye ederim;

www.trendyol.com
0
thracia
(10.03.25)
ryanair'la onun üzerinde uçuş yapmışımdır. bir kere bile çantaları kontrol ettiklerini görmedim. genelde de sırt çantasının yanında omzuma astığım bez torbayla geçtim kapıdan.
0
sir gawain
(11.03.25)
(5)

tost makinesi önerisi alabilir miyim

panamera
selamlar, bir tost makinesi almaya heveslendim.grill amaçlı kullanacağımı pek düşünmüyorum, bilmiyorum ileride fikrim değişir mi! ancak ana motivasyonum ekmek dilimi, simit ısıtmak; belki yeşil biber kızartmak gibi bir kaç şekilde kullanmak. illa olsun dediğim özelliği zaman ayarı olması. belki plak
selamlar, bir tost makinesi almaya heveslendim.
grill amaçlı kullanacağımı pek düşünmüyorum, bilmiyorum ileride fikrim değişir mi! ancak ana motivasyonum ekmek dilimi, simit ısıtmak; belki yeşil biber kızartmak gibi bir kaç şekilde kullanmak. illa olsun dediğim özelliği zaman ayarı olması. belki plakalarının döküm olması düşünülebilir ama bir yandan da öyle evladiyelik olmasına gerek yok, zaten tabakalar bir zaman sonra aşınacak, soyulacak, öyle olunca değiştiririm diye düşünüyorum. mesela philips'in şu modeli olabilir gibi geliyor, ne dersiniz?
www.amazon.com.tr

5-6 binde durmak istiyorum, 10bin seviyelerine pek çıkmak istemiyorum açıkçası.

başka öneriniz olur mu?
0
panamera
(26.02.25)
1500 liralık arçelik bekolardan al geç, tam senin gibi kullanıyorum, plakaları ince olduğu için çabuk ısınıyor ve işini yapıyor, tost yapıp biber közlüyorum

Art arda tost yapmayacaksan, kalabalık bir ailen yoksa döküm plakalı almak mantıksız bence

Beko bkk 2175 tost makinesi model adı
0
grimavi
(26.02.25)
bize hediye geldi 5 senedir bunu kullanıyoruz gayet memnunuz. www.hepsiburada.com

bu arada plakalar ömürlük olsun istersen yağlı kağıtla kullanabilirsin makineyi. biz her şeyi yağlı kağıt arasında yapıyoruz. ne temizlik derdi var ne de eskime.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.25)
6-7 yıldır kullandığım sage tost/grill makinasını tavsiye ederim.

Döküm ızgaraları var, yerinden çıkmıyor ancak bunca sene sonra bile suyla ıslatılmış bir kağıt havluyla 10 saniyede temizleniyor. Tostu muazzam oluyor, grill pek düşünmüyorum diyorsunuz ancak ne kadar pratik olduğunu ve ne kadar iyi grill yaptığını gördüğünüzde tosttan daha fazla grill için kullanacaksınız muhtemelen.

www.enplus.com.tr
0
thracia
(26.02.25)
Tefal Gourmet Minute kullanıyoruz, tam fiyat aralığınızda sanırım şuan. Zamana ayarı var, tabakaları sağlam ve çıkıyor kolaylıkla yıkanıyor. Ama biz de yağlı kağıt ile kullanarak kirletmiyoruz.

www.amazon.com.tr
0
tss
(26.02.25)
Alengirli bir şey istemiyorsanız ben olsam ocak üstü döküm tost zımbırtısı alır geçerdim... 1 milyoncularda dolu dolu var :)
0
charbiel
(26.02.25)
(11)

muzik dinleme ve organize etme aliskanliklariniz?

buenosdias
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak. 1. nasil muzik dinlersiniz? ornek cevaplar:-sadece album dinlerim-hazir listelerden giderim-kendi listem disina cikmam-sanatci acarim o calar-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.vs..2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?-favorile
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak.

1. nasil muzik dinlersiniz?

ornek cevaplar:
-sadece album dinlerim
-hazir listelerden giderim
-kendi listem disina cikmam
-sanatci acarim o calar
-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.
vs..

2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?
-favorilere ekler gecerim
-bir suru listem var. (moduma gore, muzik turune gore vs..)
-saklamam. surekli kesif yaparim

vs..

her biri icin detayli cevap verirseniz sevinirim.
0
buenosdias
(19.02.25)
youtubedan karşıma çıkan kafama göre olanı seçer kalanı karışık dinlerim kendi çalar gider
0
basond
(19.02.25)
Sıklıkla kendi listelerimi dinlerim ama arada mix'leri dinleyip oradan yakaladığım şarkıları kendi listeme ekleyerek listeyi genişletirim.

Radyodan nefret ederim.

Podcast dinlemeye bu sene başladım, dinlemediğim dönemlerde çok şey kaçırdığımı fark ettim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.25)
Kısa cevap ruh halime göre değişiyor.
Uzun cevap:
1 için, bazen yeni ve güzel bir grup kesfettigimde kronolojik sıraya göre tüm diskografilerini dinliyorum. Ya da sevdiğim bir grup/sanatçı olunca yeteri kadar tanımıyorum kaygılarını girip ayni şeyi yapabiliyorum.
Yeni muzik kıtlığı yaşadığım zamanlar başkalarının listelerini dinlerim rastgele. Mesela sözlük yazarlarının Spotify listeleri başlığına girip bir sayı seçip ilgili sayfada rastgele bir entry seçip playlistini dinliyorum.


2. Begenilenler, listem var. Ama genel olarak bir sürü listem var. İkindi vakti müzikleri, koşarken, yürürken, geceler temalı:D vs. Keza tür bazlı da var indie, post-rock, tekno, klasik vs.
0
Amaranta ursula
(19.02.25)
1.
- Sonuncusu hariç hepsi. Dinleyerek değil okuyup yazarak öğrenen biri olarak sesli kitap dinleyince hiçbir şey anlamıyorum, dikkatim dağılıp gidiyor, sürekli geri almam gerekiyor. Sevdiğim 1-2 sohbet podcasti var, bir de Harry Potter, Otostopçunun Galaksi Rehberi gibi okuyup bildiğim kitapların sesli kitaplarını bazen temizlik yaparken, yürürken dinliyorum. Radyo dinlemiyorum.
- Klasik müzik, senfonik eserler zaten albüm sırasıyla dinlemeden olmuyor. Bir de eskiden kasetini dinlediğim albümleri baştan sona sırasıyla dinliyorum.
- Özellikle belli bir tür dinlemek istiyorsam Spotify'dan bir şarkının ya da sanatçının radyosunu açıyorum, karışık çalıyor. (Bugün çalışırken canım new wave isteyince the safety dance radyosu açtım, ara sıra Cem Karaca radyosu, la isla bonita radyosu, Britney Spears radyosu gibi şeyler açıyorum.)
- Hem kendi listelerim var, hem takip ettiğim (hazır değil, başka kullanıcıların yaptığı) listeler var.

2. Tek şarkıysa ilgili listeye, albümse at fava.
0
kobuzchu kiz
(19.02.25)
aha tam benlik soru. Sık sık düşünüyorum bunu. O yüzden baya uzun bi cevap olacak.

Kısa özet; genelde loopta bir iki şarkı dinleyip sıkıldıkça yeni şarkılara geçiyorum. Yeni şarkı keşfetmeyi sevmem, playlist yapmam, shuffle kullanmam, spotify/youtube sıradan şarkı göndersin işinden nefret ederim.

1)

%99 bir ya da birkaç şarkıya takarım ve loopta dinlerim. O şarkıdan sıkılınca başka şarkı loop şeklinde giderim. Bazen de bir şarkıcıya/gruba takıp bir müddet sadece onun şarkılarını dinlerim. O yüzden spotify wrapped listemde yıl içinde sadece mart ayında 10 gün dinlediğim bir şarkı ilk 5 yapabiliyor. Sapık gibi günde 200 kez dinlemiş oluyorum çünkü :D

Albüm dinleme olayını yeni yeni kazandım. Ondan önce pek yapmazdım. Spotifyda playlist hazırlayıp paylaşma mevzusu bana tuhaf geliyor. İnsanlar "müthiş playlist hazırladım" diyince kafamda bi şey canlanmıyor yani. Random şarkı dinlemeyi de sevmem, yıllardır shuffle mod kullanmamışımdır ya da ne dinleyeceğimi spotify'a/youtube'a bırakmam. Keşif listelerine de bakmam hiç. Bilmediğim bir şarkıyı dinlemek bana risk geliyor ve sevdiğim biri önermediyse ya da bir yerden kulağıma çalınmadıysa önyargılı oluyorum.

Sanatçı olarak son birkaç ayda Taylor Swift, Billie Eilish, Dua Lipa dinledim. Taylor Swift'i kız arkadaşım sayesinde son bir senede tüm albümlerini dinledim ondan örnek vereyim. Bir albümü ilk dinleyince "aa bu iyiymiş" dediğim şarkıları kafama not alıyorum. Onları ayrı ayrı dinliyorum. İlk dinleyişte tutmadığım şarkılara bir iki şans daha veriyorum. Sonra albümden beğendiklerimi canım çektikçe loopta dinliyorum.

Dua Lipa için de, bir şarkısı youtubeda izlediğim bir videoda denk geldim. Bir müddet o şarkıyı loopta dinledim. Sonra hadi albümdeki diğer şarkılara bakayım diyip onları sırayla dinledim ve beğendiklerimi dinlemeye devam ettim. O albümü sömürünce diğer albümlerine geçtim :D Billie Eilish de benzer oldu. Zaten önceden dinliyordum ama son albüme hiç bakmamıştım. Bir yerde denk gelince hoşuma gitti ve şans vereyim dedim ve bir ay sırf son albümünü dinledim :d ama yani sanatçıyı açayım random çalsın yapmam.

Podcast olarak haftalık takip ettiğim bir podcast serisi var. Onun dışında podcast tarzı youtube içerikleri (Emrah Safa Gürkan mesela oturup konuşuyor, izleme ikinci planda) puzzle yaparken tüketiyorum. Sırf bu yüzden arada "Puzzle yapayım çok içerik birikti" diyebiliyorum. Radyo hiç dinlemem nefret ederim, audiobook iki tane bitirdim şu ana kadar.

2)

Hem 1. sorudaki playlist sorusuna hem de buna cevap vereyim. Spotify Türkiye'ye ilk geldiğinde hesabımı açmıştım ve o zaman iki playlist oluşturdum Yabancı ve Türkçe diye. Sevdiğim şarkıları bu iki playliste ekliyorum. Başka da playlistim yok (bi tane Taylor Swift playlisti açtım kız arkadaşımla ortak hadi bi de o var :d). Tekil dinlediğim şarkıları buraya ekliyorum ama aynı şarkıcıdan peş peşe 5 şarkıdan fazla eklemiyorum o zaman albümden açıp dinliyorum. Yani denge gözetiyorum playlistte.

Keşif yapmayı da sevmediğimi söyledim. Sanırım tüm sorulara upuzun cevap verdim. Hepsini okuyacak olanlardan özür dilerim dsjjds
0
nundu
(19.02.25)
Çocukluktan beri albüm alışkanlığı var (90'larda büyündü)

Hala albüm dinlemeye çalışırım.

Araba aldıktan sonra hayatımda ilk defa playlist yapmaya başladım onlar da tarza göre Rock, 90'lar Türkçe, 00's House diye ayrılıyor. Down ve Up diye de iki listem var modlara göre.

Spotify'ın favori şarkıları listesini özenle düzenlerim ayrıca bir de Mega Best Of diye bir playlistim var oraya da aşırı sevdiklerimi ekliyorum.

Radyo hiç müzik için dinlemedim, ortaokul lise zamanlarında bazı mizah programları için dinlerdim (cenk erdem, muzo vs)

Lisanstan dolayı stream bulunmayan ya da benim için çok çok önemli olan albümleri de kayıpsız cue, flac, wave formatında indirir diskte tutarım.
0
hedep
(19.02.25)
Genelde dinlemeyi sevdiğim müziklere göre hazırlanmış listelerden giderim. Bu listelerde ilgimi çekenleri kendi listeme alırım. Daha sonra da kendi listeme attıklarımın albümlerine gider ve tüm albümü dinlerim. Çok fazla müzisyen takip ettiğim için oradan da bir açılım oluyor. Örneğin takip ettiğim bir davulcu ya da basçı farklı bir projede ya da albümde çaldıysa oralardan da yeni keşifler gelebiliyor. Bu arada gördüğüm kadarıyla radyo pek dinlenmiyor ama bende yeri ayrıdır. çok fazla dinlenesi radyo yok maalesef evet ama radyo 3 yeni keşifler için muazzam bir yer. Akşamları konsept programlar oluyor. Acayip bir arşivleri var. Çok iyi playlistlere denk gelebiliyorsunuz. Norveçte kurulup 3 albüm sonra dağılmış prograsive rock gruplarından, 60'lar 70'ler japon jazz/funk gruplarına kadar başka yerde denk gelme olasılığınız neredeyse olmayan grupları, müzisyenleri tarihçeleri ve acayip nish bilgilerle dinleyebiliyorsunuz. Bu ülke ortalaması düşünüldüğünde inanması güç seviyede kaliteli bir radyo.
0
thracia
(19.02.25)
Müzik dünyasında en nefret ettiğim olay => (bkz: loudness war)

Bu yüzden Spotify da sevmiyorum. 2000 öncesi albümler diğerlerinin yanında sönük kalmasın diye bu albümlerin ya Remaster halleri var ya da kendi limiter'lariyla vs albümün orjinal seviyesini yükseltip bozduklari versiyonlari var.

Sevdiğim albümleri flac olarak arşivlemeye zaten 10-15 sene önce başlamıştım.

Sadece bir şeyler keşfetmek için arada Spotify açıyorum. (Onu da beceremiyor gerci, arkadaşların listelerine falan bakıp buluyorum bir seyler)
0
makbur
(19.02.25)
Youtube veya youtube music'ten istediğim bir şarkıyı açarım, sonraki şarkıyı beğenmezsem geçerim. Youtube çok saçma çalışıyor, metal dinlerken bir sonraki şarkı türk sanat müziği olabiliyor, o yüzden yolda giderken youtube music tercih ediyorum.

Çok hoşuma giden, ilk kez dinlediğim bir şarkı olursa da sonradan ulaşabilmek için ya beğeniyorum, ya da listeye ekliyorum.

Şarkılar tamamen dinlediğim müziğe göre random bir şekilde alakalı olacak şekilde geliyor, 300 veya 400'de bir işte budur diyebileceğim yeni bir parça çıkıyor.
0
kimlanbu
(19.02.25)
Enstrümantal ve soundtrack tercih ediyorum.
İnternet üzerinden radyolardan dinliyorum.
0
pro9it9is9
(19.02.25)
albüm veya sanatçı/grup, mix olacaksa da illaki dinlediğim sanatçı/gruplardan oluşan mix'ler ama yinede otomatik listeleri falan sevmiyorum, saçma sapan geçişler oluyor.

Genelde arkadaş tavsiyesi veya onların paylaştığı instagram postlarından parça hoşuma giderse sanatçı/grupun diğer parçalarına bakıyorum çoğunluğu hoşuma giderse albümü/grubu ekliyorum.

kendi mixlerimi yapmaya da üşeniyorum.
0
selam
(19.02.25)
(6)

Motorcu abiler ablalar

vedatchilipeppers
A sınıfı ehliyeti aldık, 6 tane ders dışında motosiklet sürüş tecrübem olmadı. Son üç dersi MT-07 ile yaptık ve hafiften sezdim; ben böyle bir makineyle azraile kafa atmaya yeltenebilirim ya da tam tersi. Ben işten eve evden işe gitmek için bir motosiklet arayışındayım. Ev iş arası 7 kilometre. Scoo
A sınıfı ehliyeti aldık, 6 tane ders dışında motosiklet sürüş tecrübem olmadı. Son üç dersi MT-07 ile yaptık ve hafiften sezdim; ben böyle bir makineyle azraile kafa atmaya yeltenebilirim ya da tam tersi. Ben işten eve evden işe gitmek için bir motosiklet arayışındayım. Ev iş arası 7 kilometre. Scooter tarzını da pek sevmiyorum; şöyle otomatik vitesli touring ya da naked öneriniz olur mu bana? Otomatik olması çok önemli zira manuelin alışma sürecine girmek istemiyorum hiç. Bütçe max 500k
0
vedatchilipeppers
(19.02.25)
scooter tarzını pek sevmiyorum demişsiniz ancak binmeden konforunu yaşamadan belli olmaz o iş. hayatta binmem dediğim chopperlardan birini kullandım 6-7 ay nefret ettim diğerini kullandım aşık oldum. Bu iş motordan motora değişebilir kısacası.
xmax250 derim ben hem konforu hem rahatlığı ve kolaylığı açısından mesafeye falan da bakarsak fazlasıyla iş görür. elbette bot kilo durumunuza göre vespaları da tercih edebilirsiniz, çok keyiflidir.
yani o kadar kısa mesafede bir sürüş için vitessiz turing ne bileyim aklıma yatmadı, yorar sizi.
0
erty_ksk
(19.02.25)
o bütçe ile alınabilecek otomatik motosiklet sınırlı, hatta sanırım bir tane var, o da honda nc750x. çok da güzel motordur fakat 7 km için gereksiz büyük, pahalı, başlangıç için fazla güçlü.

hevesinizi anlıyorum fakat keyfi sürüşler dışında sadece bir noktaya ulaşmak için alınabilecek en iyi motosiklet scooter. şimdi nc750x alsanız onun bakımı, kaskosu da daha pahalı olacak. kasko yapmasanız aklınız motorda kalacak. belirli aralıklarla zincirini temizlemeniz gerekecek, bunun için bir yere de ihtiyacınız olacak. toz pembe değil yani.

ben olsam 7 km mesafede gidip gelmek için honda forza/yamaha nmax'tan (ya da xmax) birini alır geçerdim. bu motorları zamanı geldiğinde çok daha rahat elden çıkarırsınız. pahalı motosikleti ise çok daha zor satarsınız. motosiklet ruhundan biraz uzak olsa da sadece iş görmesi için elektrikli scooter bile alınabilir bu mesafe için.
0
orient blue
(19.02.25)
@ orient blue söylenmesi gereken her şeyi söylemiş. Scooter bahsedilen mesafeler için en rahat ve en akılcı çözüm. Ama scooter kesinlikle olmaz hiç hoşlanmıyorum diyorsanız, o zaman vitesli motosiklete alışma sürecine girip çok daha geniş yelpazeden bir motosiklet seçmenizi tavsiye ederim. Sandığınız kadar zor değil alışma süreci. Bence ehliyetten sonra bir hakimiyet eğitimi de alırsanız kendinize güveniniz yerine gelir ve tercihleriniz netleşir.
0
thracia
(19.02.25)
nc700-750 gibi torku iyi gücü düşük motorlar var, dct modeli de olması lazım.
hatta nc700 integra isimli yarı scooter modeli de var.

700cc 50bg.

www.youtube.com
0
orpheus
(19.02.25)
Bence yolu sadece 7km olarak düşünmeyin, motosikletten zevk almaya başlayınca devamı gelecektir, zıttını yaşayanı görmedim.
0
mirty
(19.02.25)
chopper tarzı bir motor tavsiye ederim, scooter gibi çok fazla aralara giremiyorsun, ani hızlanma yapmıyor ve ani manevralara izin vermiyor, biraz daha araba gibi sürüyorsun ve sürüş pozisyonu nedeni ile çok yüksek hızlara çıkamıyorsun.

hırsızların o kadar ilgisini çekmiyor. şehir içinde bir scooter pratikliği vermiyor ancak derdin zirzopluk değil ama içinden gelebilir diye korkuyorsun madem en iyi alternatif chopper. uzun süreli sürüşlerde konforlu, yormuyor. zincirli olmadığı için zincir bakımı, temizliği ile uğraşmıyorsun. bütçene göre çok güzel motorlar bulabilirsin.

chopper harici, nc'ler yakıtı kokluyor resmen, nc derim bende.
0
selam
(19.02.25)
(25)

basit bir hayat sizi tatmin eder mi?

antikadimag
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi? ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi?

ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc bir senaryo degil mi bu?

sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?
0
antikadimag
(16.02.25)
hic tatmin etmiyorun otesinde korktugum bi hayat sekli. bir yerde geçis yapacakmisim gibi bi hisle devam ediyorum. ilk defa bu kadar dumduz siradan bir rutine girdigimi hissettim sevdigim cok sey var ama rutinde kalma fikri urkutucu bu yuzden heyecan verebilecek kucuk seylere yonelme istegi artiyor. insanliga bir sey birakmak olmayabilir buna cevabim. belki sadece yakin cevre. genel tatminsizlik duygusu, 30 senedir olan, bunu yapsam gecer sanip yapinca daha da cokuse surukleyen tatminsizlik ya da ne istedigini tam bilememenin sonucudur
0
ala09
(16.02.25)
Hatırlanmamak umurumda değil. Yapmaya çalıştığım kendi adıma güzel bir hayat yaşamak. Nedir bu güzel bir hayat? Sporu, kitabı, yurtdışı gezileri, farklı deneyimler, sineması/tiyatrousu/standup gösteri gibi şeyler. Tatmin edici südreyebilir bir hayat.

Çocuk çok severim ama istemiyorum +1
0
put it in your appropriate place
(16.02.25)
Ben herkesin bir yeteneği, yapması gereken bir işi olduğunu düşünüyorum. Yetişecek doğru toprağı bulmakla geçiyor bazen hayatın yarısı. Ama bulunca orada kalmak ve üreterek, bütün potansiyelini o işe vererek orada serpilip büyümek lazım. Huzuru da tatmini de bu şekilde bulabiliyor insan.
0
sekizdokuzon
(16.02.25)
Sanat ve düşün çıktıklarımı topluma sunarak basit bir hayat düşlüyorum fakat siyasi ve toplumsal konjonktür yüzünden ya linç edilir (gerçek anlamıyla linç) ya da tutuklanırım.

Bu yüzden tatminsiz yuvarlanıp gidiyorum.
0
yurtsuz john
(16.02.25)
kendini fazla önemsiyorsun bence. ayrıca küçümsediğin şey insanların yüzde 90'ı için erişilmesi zor bir hayal.

benim kendi adıma baş koyduğum bir yol var. o yolda ne yapabilirsem kâr sayıyorum. bireysel olarak bir iz bırakma/etki etme amacım yok. yapabilirsem ne ala ama öyle bir beklentim yok. kendimi verimli ve iyi yaşayabildiğime ikna edebildiğim sürece gerisi önemsiz. gtümüzü yırtsak da en özelimizi, dünyayı değiştirenimizi en fazla tarih derslerinde anlatacaklar. biz zaten olmayacağız.
0
mark greg sputnik
(16.02.25)
Korkunç bir senaryo olarak bulmuyorum. Dünyada 3 nesil sonra hatirlanmayan ama hem kendi dünyasını hem çevresinin dünyasını guzellestirmis çok insan var. Misal benim bir karşı komsum vardi cocukken, annem gibi baktı bana gün içinde. Şu an gozlerim duygulanir onun fotosunu görünce. Esini de öyle sevmistim, aklima gelir hala. Bunların yaninda einstein'e sokayim, banane.
Basini yukarı çevir, aya bak, yildizlara bak. Hadi 3 nesil hatırlandin, 10 nesil? 20 nesil? Hatirlanmayacaksin çünkü insan denen şey evrende ufacik bir kum tanesi. Bu kadar özel anlamlar yuklemeye gerek yok. Şu an belki de olağanüstü projelerde çalışan binlerce milyonlarca insan var, hepsinin adını bilmeyecegiz, hepsi wikipedia yer almayacak.

Hirs, daha iyi kariyer vs bunlar bende de var. Ama 32 yaşında bir insan olarak evli, çocuklu, mutlu mesut insanlara bakıp basarisizlik demem. O insanlar mutlu, sense o insanlar gibi olacagin için mutsuzsun, karamsarsin. Benim gözümde bu durumun kazanani onlar çünkü ortalama 80-90 yıllık hayatlarini mutlu gecirecekken sen böyle düşünemeye devam edin istediğin yere ulasamazsan mutsuz olacaksin.

Umarım cocuklarimi, torunlarimi mutlu mutlu seveceğim, emeklilikte bahcemde oturup viski ile bir sigara yakıp bahçeyi izleyecegim, bulutlara bakacağım, etrafımda torunlarına sesini duyacağım bir hayatım olur.

Geçen ay is arkadaşımın oğlu menenjitten öldü bir gecede. 20 yaşında. Eminim şu an hayatta olup sizin başarısızlık dediginiz hayatı yasamak için bir kolunu verirdi.

Bu hayatta birçok kişi hatirlanmak, önemli şeyler yapmak adına çocuklarıni, eslerini umursamadi. Sonuç ne oldu? Arkasından küfür eden yedi sülaleleri oldu. Benim babam çok güzel şeyler yapmadı, dümdüz adamdi. Cenazesine yüz küsur kişi katıldı, sürekli saçma sapan yerlerden "bana is bulmada yardimci oldu, bana şöyle yardım etti" falan diye insanlar arayip durdu. Umarım hepimiz bu şekilde hatırlanacak hayatlar yasariz.
0
logisticsmanager
(16.02.25)
Bundan yıllaaar önce Anadolunun bağrında bir köyde, iyi çalışıyor, iyi de kazanıyordum. Geceyarılarına kadar çalışıp, makam arabamla eve geldiğimde kaloriferciyi, karısıyla birlikte bir banka oturmuş, çekirdek çitleyerek yıldızları seyrederken bulurdum. Saatlerce gülüşerek sohbet ederlerdi. Ben de eve girerken, hayatımın en büyük yanlışı olan kadın inşallah susar da bu gece olsun kafamı dinlerim derdim.
Kalorifercinin mi hayatı basit idi benimki mi ve o mu mutluydu ben mi?


Göbeklitepenin tarihi 12 bin yıl. Bi o kadar da öncesi var desek 20 bin yıl yapar. Var olduğunu varsayıp Mu'yu, Atlantis'i de hesaba katarsak, yüzbin yılı bulur mu? O süre içinde feriştahı olsam birilerinin beni hatırlayacağı süre devede kulak olamaz. O durumda kasmaya da gerek olmaz. Çocuğum, torunum ben ölene kadar bana vijdan azabı hissettirecek kadar kötü olmasınlar. Bir de bu konuya niye takığım bilmiyorum ama, ölünce birileri mutlaka gömsün. Ötesi zerre kadar umurumda olmaz.
0
Mirket
(16.02.25)
En sevdiiiim en sevdiiim

Basitligin ve rutinin konforunu kesfettigimden beri çok hoşuma gidiyor sıradan olmak <3

Öldukten sonrası zaten hiç umrumda değil de, hayattayken de kendi mutevazi beklentilerim karsilansa yeterdi. Karsilandi ;)

Ama bı 28den sonra bu kafaya ulaştım. Öncesinde herkes gibi kendimi çok farkli buluyodum, zordu eheh xd siradanlik harika
0
abuzer
(16.02.25)
Hatirlanip ne olmayi bekliyorsun sacmalik.
Söyledigin sey muhtesem bir hayat.
0
sonsuz
(16.02.25)
Mustafa Kemal Atatürk gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, 8 milyar nüfuslu bir dünyada kendimden bir iz bırakmak açıkçası çok umurumda değil, ben öldükten sonra da değil 3 nesil 3 sene sonra bile unutulsam hiç problem olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.02.25)
Etmez ve oyle bir hayat yasamadim zaten.

"kariyer" kismi gerekebiliyor ama o da dengelenebilir bi sekilde. Hayatin cogu is ve uyumak da olmak zorunda degil. Ama olabiliyor
0
ermanen
(16.02.25)
modern kapitalizm kurguladığı hamster wheel içinde daha çok debelenebilmen için sana "özel olmalısın" hissini pompalıyor. bu sayede belki bir gün ümidiyle sisteme daha da çok hizmet edebileceksin.
0
orpheus
(16.02.25)
@put it in your; iste buna ben de okey oldugumu saniyordum ama yurtdisi gezip, tiyatro izlemenin kime ne faydasi var? o anda mutlu olmak mi amac? yoksa bu gezileri ve tukettigin sanat eserlerini kullanarak bir seyler yaratabilmek mi?

yurtdisi gezip kitap okumak seni gelistiriyor ve donusturuyor. ama bu yeni degisen sen bir sekilde ortaya bir cikti koymuyorsan kime ne faydasi var, ne anlami var? yani super bir insan ol cok gezmis, okumus ol, ama sonuc ne? ne yaptin yani su hayatta? ne koydun ortaya? diye soruyorum kendime.

@mirket; yanimizda biriyle yildizlari izledik ve cekirdek citledik. sonra? ertesi gun yine aynisi. sonra? yani o ani mutlu gecirmek butun hayatimizin bosunaligini oteliyor mu? haftada yarim saat yakaladigimiz husu ve huzur anlari yetiyor mu? bana yetmiyor gibi geliyor.

@kaleci; ataturk olmaya gerek yok. mesela huseyin inan, deniz gezmis, mahir cayan, sinan cemgil 20-25 yasindaki cocuklar turk siyasi tarihinin birer parcasi oldular. inandiklari iste gerekirse olerek. ha battal mehetoglunu kimse bilmez gerci. o da oldu mesela. ama bu gencler bir sekilde 20 yillik omurleriyle 80 sene yasayacak bizlerin yapamayacagi seyleri yaptilar ve olumsuzlestiler. veya niyazi berkes'in kitabini okuyorum simdi. turkiye tarihi ile ilgili bir referans kitap yazmis ve orada duruyor eseri. cok imreniyorum bu durumlara. sanki boyle bir sey yapmadikca bosa yasamis olacagiz gibi hissediyorum.
0
🌸antikadimag
(16.02.25)
Ben o saydığın isimler hakkında çok olumsuz düşünüyorum mesela.
Bence;
12 Mart muhtırasıyla bürokraside Amerika'nın hoşlanacağı türden bir temizlik yapıldı ve 12 Mart'ın yapılabilmesi için de bir sebep gerekiyordu.
Sağolsun o abiler de 20 yılda 80 yıllık yaşayarak o sebebi hazırladılar.

Festival basan Hamas militanları kaç yıllık yaşamış oluyorlarsa öyle işte.

Berkes'in hangi kitabı o? Anlatıyor mu bunu? Okumaya değer mi yani?
0
Mirket
(16.02.25)
sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?

bu soruna ithafen

seni su an durduran ne? herkes iyi oldugu isi yapmali.
0
sonsuz
(16.02.25)
katki yapmis cok insan unutulmus gitmis simdiye kadar, simdiden sonra da oyle olacak. bence senin bahsettigin sey katkidan ziyade sohret. insanligin gercekten hatirladigi isimlerin cogu da 'iyi' degil acikcasi.

diger turluyse, yani unutuluacak olsam bile sessizce katikimi yapmis olmak istiyorum olmeden diyorsan, yasadigimiz sistemde kimse kimseye oyle asil bir katki yaptirtmaz yani. bu dunyaya birilerinin menfaatine ters dusmeden katki yapamazsin.
0
hot potato
(17.02.25)
Stalin gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, halkı katletip bombalayıp onu yapamadığın köylüyü onyıllarca inim inim inletip halaskarlık hikayesiyle hatırlanmalı
0
lambırcek
(17.02.25)
nerdeyse her yüzyılda katliam yapıp birbirini katletmiş bu insanoğlunda iz bıraksan ne olur ki? ben normal bir hayat kendimce mutlu olduğum bir yaşam sürmek isterim. toplum normları sıkıcı çocuk yap, memur ol vb.

kendimizi bu kadar ciddiye almamıza gerek yok bence. başarılı olmak efsane olmak bunlar ego tatmini.
0
mikahakkinen
(17.02.25)
eder. bu zamana kadar yaşadığım hayat tatmin ediyor. bundan sonrası bedava ve ekstra bir gıda.
0
gabe h coud
(17.02.25)
Valla beni eder :D hatta özellikle istediğim şey bu.
0
akhenaten
(17.02.25)
Valla bende olurum, işim gereği sürekli yeni teknolojiyi takip etmem gerekiyor. Dümdüz memur olmayı isterdim, akşam dizi izle vur kafayı yat.
0
mirty
(17.02.25)
Bence sizinki insanlığa katkı vs değil onaylanma ihtiyacı.

Gezmek, okumak ortaya bir şey koymuyorsak ne işe yarar diye soruyorsunuz. E koyun? yazın, çizin, paylaşın? Ama siz aynı zamanda bunun herkes tarafından onaylanmasını, takdir edilmesini ve alkışlanmasını da istiyorsunuz gibi. Eğer yaptıklarınızdan eminseniz, niye başkaları tarafından takdir görmeye ihtiyacınız olsun ki? Eğer öyle olsaydı Van gogh resim yapmaya devam eder miydi?

Bugün insanlık tarihine majör katkıda bulunmuş olan insanların çoğunun, o zamanın mevcut otoriteleri ile büyük kavgalar verdiğini, bazılarının canından olduğunu, kiminin dışlandığını, değer görmediğini, hapis yatırıldığını vs görüyoruz. Siz hazır mısınız buna mesela?

Eğer söylediğiniz şey, "varoluşumu anlamlandıracak şeyin ne olduğunu bulamıyorum. Bir şeyler yapmak istiyor ama onun ne olduğunu bir türlü bulamıyorum" ise, yalnız değilsiniz. Ama bunu bulma ihtimalini arttıran şeyler de zaten okumak, öğrenmek, paylaşmak, görmek vs. Ne işime yarıyor diye sormuşsunuz, işte bu işe yarıyor.

Ama söylediğiniz şey, "Yaptığım şeyler beni tatmin etmiyor. Daha büyük, daha yüce şeylerin parçası olmak istiyorum ama olamıyorum" ise, o zaman bu sadece bir yanılsama. Bütün bu yüce, büyük, yararlı vs gibi kavramlar son derece görece. Siz bunlara şu an olduğunuz yerden bakıp karar veriyorsunuz. Hangi yüce, hangi ölümsüzlük, hangi değer? Bunların tamamı sadece birkaç yüz sene öncesi için bile birbirinden tamamen zıt anlamlar taşıyor olabilirdi.

Özetle başarı, başarısızlık vs bunlara takılmayın. İnandığınız şeyler varsa bunları yapın, ya da yapmayın. Sadece bu kadar.
0
thracia
(17.02.25)
karakter, burc, yasanilan hayat bir suru kriter var. ben bu dunyaya birseyler katmak icin geldigime inaniyorum. 3 gunum ayni gecse afakanlar basiyor. baskasi ama kimse bana dokunmasin hep ayni rutinlerim olsun ister.
0
buenosdias
(17.02.25)
arkadaşım bu yazdığını not al yıllar sonra şu yazdığın bile elden gitme oranının ne kadar yüksek olduğunda hem kafanı duvara vururken okursun.
neyi ne kadar yaşayacağını planlayamazsın sadece planlıyor gibi görünürsün.
daha 20 gün önce gelir durumu gayet yüksek olan insanlar ve çocukları dağ otelde yandı bitti kül oldu.
depremi anlatmıyorum bile. anladın sen.
0
jamswety
(17.02.25)
@antikadimag Bir şey koymak gibi bir zorunluğum yok ki. Birde bu yaptıklarımı kendi adıma ne için yaptığıma bakıyorum.

yurtdışı gezileri, tiyatro/standup, kitap okumasında kendi içimde bir meydan okuma var. Challenge. Bu karakter yapısı ve yaşanan (ve yaşanamayan) hayat ilgili. Benim lise ve üniversitem yıllarım çok vasat, çok sıradan geçirdim.

O vasat ve sıradan yılların acısını çıkıyorum. Her yurtdışı gezisinde yeni deneyimler kazandım. Bu deneyimler diğer deneyimlere zemin hazırladı. İlki ikinciye, ikinci üçüncüye. İlk deneyim ve üçüncü deneyim dördüncüye. Böyle böyle gidiyor.

Bugün arkadaşlarıma Schengen vize almalarına yardımcı oluyorum. Gidecekleri şehirde bilgim varsa tavsiye veriyorum. Gider gitmez, beğenir beğenmez saygı duyarım.

Pandemi öncesi tiyatroya giderdim. Şimdi canım sıkıyor Standup gösterilerine gidip laf attığım oluyor. Belki bir süre sonra sahneye çıkarım. Tiyatro olmasaydı Standup gösterine gitmezdim misal.

Kitap okuma. İngilizce kitap okuma çalışıyorum örneğin. Bu da farklı bakış açısı veriyor.

Belki dışarıdan basit ve anlamsız gelebilir. Bütün bunlar birbirini tamamlayıcı şeyler benim için
0
put it in your appropriate place
(17.02.25)
(7)

2 Haftalık Avrupa Turu Mont Sorunu

Take it away honey
Dostlar merhaba, Yaklaşık 2 haftalık bir süre boyunca Milano, Lüksemburg, Venedik, Floransa ve Roma'da olacağım. Bu gezilerimde eşlik etmesi adına Decathlon'dan aşağıdaki montu aldım. (git:https://www.decathlon.com.tr/p/erkek-outdoor-kus-tuyu-sisme-mont-siyah-mt500-10-degc/_/R-p-12077?mc=8317909&c=S
Dostlar merhaba,

Yaklaşık 2 haftalık bir süre boyunca Milano, Lüksemburg, Venedik, Floransa ve Roma'da olacağım. Bu gezilerimde eşlik etmesi adına Decathlon'dan aşağıdaki montu aldım.

(git:www.decathlon.com.tr

Açıkçası alma amacım hem sürekli yürüyeceğim ve sırt çantası takacağım için hem hafif olan hem de beni soğuk ve rüzgardan koruyan bir mont istememdi. Ancak şimdi oralardan gelen arkadaşlardan Avrupa'nın baya soğuk olduğunu duydum.

Şu an İtalya ya da Avrupa'da olan arkadaşlar yorum yapabilir mi? Duruma göre montu daha sıcak tutan ve su geçirmeyen bir montla değiştireceğim.

Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
0
Take it away honey
(12.02.25)
Amsterdam’dan yeni geldim. Genel olarak Istanbul ile ayniydi ortalama. Yani evet soguk ama su an Istanbul daha soguk. Bir tek pazar gunu asiri soguktu, hissedilen -5’ti. Dunden itibaren ara ara yagmur ve kar atistirdi. Ben lahana gibi giyindim tisort-kazak-mont-atki-bere seklinde. Surekli disarida oldugumdan anca korudu. Saglam giyinin.
0
mor oje
(12.02.25)
bunun içine düzgün, terletmeyen ince katlar giyinirseniz bu montla da üşümezsiniz. montun yanında bere, boyunluk ve eldiven de olursa, ayaklarınızı da korursanız yeterli. benzeriyle defalarca aralık-ocak aylarında italya-avusturya-hollanda hattında gezdik.

fakat su geçirmezlik şart.
0
orient blue
(12.02.25)
Bu mont biraz hafif kalır gibi görünüyor ama -10 derece için uygun olduğu doğruysa doğrudur.
Ama monttan daha önemlisi giyeceğiniz içlik.

Düzgün içlikler, eldiven ve bere ile bu montu da kullanabilirsiniz, monta çok iş düşmez.
İçlik, eldiven, bere(veya kafayı sıcak tutacak bir şey) olmadan kesinlikle bu geziye çıkmayın.

Kendinizi sadece soğuktan değil yağmur yağarsa sudan da korumanız gerekiyor, onu da hesaplayın.
0
michael_knight
(12.02.25)
Sorunuza belki net cevap olmayacak ama kendi tecrübemi yazayım.

Geçen sene Viyana ve Prag gezisi yapmıştım. Geziden önce Quechua markısını almıştım Decathlon'dan. Baya işimi görmüştü.

1 senedir kullanıyorum. Bugünkü havalarda kullanıyorum sıcak tutuyor.
0
put it in your appropriate place
(12.02.25)
Önemli olan aslında layering denilen şeyi yapmak. Bu mont sizi idare eder ancak içinize mutlaka ince ve kat giymeniz gerekiyor.

Atlet > Pamuk Tişört > Termal ya da Yün İçlik > Üst kıyafet > (gideceğiniz yere göre gerekirse) Polar hırka > Bu Mont. Bu şekilde her türlü rahat edersiniz Avrupa'da...
0
silverleaf
(12.02.25)
Bahsettiğiniz yerler için bu mont fazlasıyla yeter. Tek ihtiyaç bir dış katman olarak yağmurluk.

Ama ben olsam aynı montun şapkalı versiyonunu alır, yanımda bere falan taşımaktan kurtulurdum.

Katman şeklinde giyinmek önemli. Yanınıza bu montun üzerine giyebileceğiniz bir yağmurluk da alırsanız herhangi bir sorununuz kalmaz.

Bu arada @silverleaf'in verdiği katman sıralamasında bir yanlışlık var. Termal içlik her zaman tene temas eden katman olmalıdır. Termal içliklerin olayı, polyester ipliğin özelliği sayesinde terinizi hızlıca vücudunuzdan uzaklaştırarak dışarıya doğru iletmesidir. Çok hızlı kurudukları için de sizi kuru tutmaya yararlar. Eğer sürekli yürüyor ve terliyorsanız, pamuk yün gibi içlikler teri kendi üzerinde tuttuğu için sürekli ıslaklık hissedecek ve daha çok üşüyeceksiniz. Bu yüzden termal içliğin altına bu malzemeler giyilmez.

Termal içlik > polar ya da benzeri bir üst katman > mont > eğer hava yağmurluysa yağmurluk

Bu size gideceğiniz her yerde fazlasıyla yeter. Çok kalın giyinmek başta sizi sıcak hissettirir ancak terlemeye başladıkça çok daha fazla üşümeye başlarsınız. Bu yüzden sizi sıcak tutacak şey çok kalın giyinmek değil, kuru kalmak olmalı. Bu yüzden kat kat giyiniyoruz. Sıcaklamaya başlar başlamaz hemen bir kattan kurtulup çantamıza atıyoruz.
0
thracia
(12.02.25)
Havayi Istanbul gibi dusun, ekstra bere al. yagmur olabilir hava durumuna, semsiye falan bak, birde italyada parani, telefonunu, pasaportunu sirt cantasinda tasima, capraz canta falan kullan.
0
Coma
(12.02.25)
(7)

Evde bisiklet/Kondisyon Bisikleti/Exercise Bike

bussuru1
adına her ne deniyorsa, evde bisiklet pedalı çevirmek suretiyle egzersiz yapmaya yarayan alete sahip olanlara sormak istiyorum.faydası gördünüz mü?bi heves miydi?aldınız ve bi köşede duruyor mu?bisikletimde 10km pedal çevirmeden güne başlayamıyor musunuz?teşekkürler
adına her ne deniyorsa, evde bisiklet pedalı çevirmek suretiyle egzersiz yapmaya yarayan alete sahip olanlara sormak istiyorum.

faydası gördünüz mü?

bi heves miydi?

aldınız ve bi köşede duruyor mu?

bisikletimde 10km pedal çevirmeden güne başlayamıyor musunuz?

teşekkürler
0
bussuru1
(11.02.25)
Aldım, bir köşede durdu, kuzenime verdim, biraz da onda durdu, o da teyzeme verdi, bir söylentiye göre ~80 yaşındaki eniştem kullanıyormuş.
0
kobuzchu kiz
(11.02.25)
Kıyafet askısı olarak kullanan da var
Çok ciddi kondisyon yapıp kilo veren de var çevremde.

Görece düzgün bir ekipmansa ve evinizde hazır makul bi yer varsa (her kullanışta hareket ettirmeniz gerekmiyorsa) ve azminiz varsa kullanabilirsiniz.

Ev sporundan ziyade konvansiyonel sporda da belli olmuyor ki, bir kaç sezon gün aşırı 40km her hafta 80-100 km bisiklet bindim. Sonra bi daha o motivasyonu bulamadım :/

Tamamen size bağlı.
0
hedep
(11.02.25)
Eger alacaksaniz mutlaka ikomci el bakin, alinip elbise askisi olan en pahali alet budur muhtemelen, cok temiz ikinci el bulursunuz. En basitinden bir sey alin ikinci el, Baktiniz cok sevdiniz, devami geldi o zaman daha baska bir sey almayi dusunursunuz.
0
kassiopeia
(12.02.25)
eliptik vardı, letgodan sattım. satma sebebim de, spor salonundaki aletler kadar ergonomik değildi. Eğer kullanım açısından bir tereddüt yaşamasam satmazdım
0
gazozailacatmauzmani
(12.02.25)
Bu aletlerle ilgili genel bir yanılgı var. İnsanlar bu tarz aletleri satın almanın kendilerine düzenli spor alışkanlığı da kazandıracağını sanıyor. Sanki bu aletle birlikte bu düzeni ve disiplini de satın alabilirmiş gibi bir yanılgıya kapılıyor. Bu yüzden de don gömlek kurutmaktan öteye geçilemiyor.

Özet geçeyim; halihazırda düzenli bir spor alışkanlığınız varsa ve bunu bir üst noktaya taşımak istiyorsanız zaten nokta atışı olarak bisiklet, kürek vs neye ihtiyacınız varsa onu gider alırsınız ve çok yüksek bir fayda elde edersiniz. Zaten böyle bir durumda olsaydınız bu soruyu da sormuyor olurdunuz. Bu yüzden boşa para vermeyin. Önce haftada 3 gün düzenli bir şekilde spor yapacak öz disiplini edinmeye çalışın. Ne olduğu çok önemli değil, önemli olan düzenli ve kaytarmadan buna devam edebiliyor olduğunuzu görmek. Yapabilir duruma geldiğinizde alacağınız aletin üzerinde donlarınız değil siz olursunuz ve maksimum verimi o zaman alırsınız.
0
thracia
(12.02.25)
dizleri koruyun gencler, dizleri. spor yapin ama o eklemler falan sonsuz kullanim kapasitesine sahip degiller. ortopedistlerde artik randevu bile bulamiyor insanlar. sadece bisiklet cevirmek yerine farkli sporlara dagitin enerjinizi.
0
alice in potatoland
(12.02.25)
Zwift Bike araştırmanı tavsiye ederim. Bisiklet sporcusu olarak biz, ev içi idman yapmak için Smart trainer ve Zwift, Bkool gibi uygulama, idman programlarını kullanıyoruz.
0
mahsus mahal
(12.02.25)
(3)

Mini Fırın Tavsiyesi

soufigay
Herkese merhaba;Ev kredisi öder gibi kira ödediğim ancak ankastre fırın koyacak dolabı olmayan evim için mini fırın almak istiyorum, arçelik'ten suf 5000 meb modelini satın almıştım ancak gövdesi zamanla genleşerek ızgarasının düşmesine yol açtı, bir kez ürünü yenisiyle değiştirdiler aynı arıza tekr
Herkese merhaba;

Ev kredisi öder gibi kira ödediğim ancak ankastre fırın koyacak dolabı olmayan evim için mini fırın almak istiyorum, arçelik'ten suf 5000 meb modelini satın almıştım ancak gövdesi zamanla genleşerek ızgarasının düşmesine yol açtı, bir kez ürünü yenisiyle değiştirdiler aynı arıza tekrar olunca da iade aldılar. Şimdi yeniden ürün bakıyorum, kullanıp pişirmesinden vs memnun olduğunuz 6-7 bin bandına kadar 30 lt hacimli mini fırın öneriniz var mı?
0
soufigay
(11.02.25)
Model öneremeyeceğim ama birden fazla arkadaşımın Kumtel'in mini fırınlarından çok memnun olduğunu biliyorum.
0
kobuzchu kiz
(12.02.25)
Arçelik MF 30 QB kullanıyorum. Hem ızgarasının yüksek ısıya çıkabilmesi hem de resistanslarının açıkta olmamasıyla temizleme kolaylığı ile gayet memnunum.
0
thracia
(12.02.25)
Ben Simfer aldım. İşini yapıyor.
Zaten böyle basit bir üründe hatalı üretim yapmak başarı sanırım.
0
parka
(12.02.25)
(9)

2025 zam oranları

erty_ksk
beklediğiniz gelen şeklinde yorumlarsak sektörü ve tecrübeyi de sırasıyla işin içine alırsak bir veri çıkarabilir miyiz bu başlıktan beraber bakalım dilersenizbeklediğim - yapılan - sektör - tecrübe(yıl) %55 - %35 - Finans - 10+
beklediğiniz gelen şeklinde yorumlarsak sektörü ve tecrübeyi de sırasıyla işin içine alırsak bir veri çıkarabilir miyiz bu başlıktan beraber bakalım dilerseniz

beklediğim - yapılan - sektör - tecrübe(yıl)
%55 - %35 - Finans - 10+
0
erty_ksk
(23.01.25)
%45 - %30 konuşuluyor - finans - 10

%40'ın altı gelirse istifa edeceğim bu arada, kendilerine başkasını arasınlar.
0
baldan kaymak
(23.01.25)
hemşerim Ksk. memurum beklenti yüzde 25 gelen reisin yüzde 11i gemi battı. tecrübe 13 yıl.
0
mikahakkinen
(23.01.25)
@erty
Ara zam olmuş muydu? Öyle ise yine iyi
0
Cezcez
(23.01.25)
Beklediğim %30-35
Konuşulan %20-25
Sektör/tecrübe e-ticaret 10+

(geçen yıl %30 ara zam yapıldı)
0
thracia
(23.01.25)
2024 ara zam olmadı, genele %50, belirli kişilere &5-10 fazla yapılacaktır.

Sektör sanayi, elektrik, tecrübe 15 yıl

Ocak sonunda net rakam açıklanınca buraya eklerim.

28.01.2025 editi:bugün belirlendi, genele %40 birkaç kişiye %50 yapıldı, genel beklentinin altında kaldı.
0
sealth
(23.01.25)
6 aylık zam mı 1 yıllık zammı onu belirtmeden sağlıklı bir veri çıkmaz ortaya en önemli şeyi atlamışsınız. benim 1 yllık beklentim %45-50 ama 6 aylık olsa %20 beklerdim. olacak olan haftaya belli olacak.
0
semaforo de medianoche
(23.01.25)
bizim belli oldu. Haziranda yapılmıştı onun bilgisini de vereyim.
yüzde %36 gibi bişey dendi, ben biraz daha zorladım da bakalım artık.
alan: yazılım , tecrübe 2,5 yıl.
0
high hopes of the sozluk
(23.01.25)
bizdeki durum

%40 - %20 - makine - 10+
temmuzda 20lik ara zam yapılmıştı bu arada
0
KidLazer
(23.01.25)
ara zam yapılmadı. sektör inşaat. yüzde 50-45 arası talep edicem.
0
archmeister8
(23.01.25)
(19)

Neden protesto yapamıyoruz? Neden sokağa düşmüyoruz?

damba
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim. Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz? Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor m
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim.

Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz?

Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor muyum? Ne lazım, valilik izni mi?
0
damba
(22.01.25)
cünkü gezi parkinda ülkecek sokaga ciktik ve hicbir sey olmadi.
0
sonsuz
(22.01.25)
@sonsuz ama çıktık, biz elimizden geleni yaptık, hiçbir şey olmasa bile kendimiz için çıktık. insanın varoluşsal anlamda manalı geleni yaşaması lazım, bana anlamlı geleni neden yapamıyorum? Cevap sonuçsuz kalacak diye olmamalı bence :(
0
🌸damba
(22.01.25)
Barışçıl gösteri anayasal hak, önceden izin alınmasına gerek yok.

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir."

İnsanlar neden sokağa dökülmüyorların ardında bir sürü şey var; bir yandan fazlasıyla sindirildi, sokağa çıkmak demek 100% polisle yüzleşmek demek.
Diğer yandan da modern zamanların ve sosyal medyanın bence birkaç etkisi var

1 - Gündem çok hızlı bulanıp değişiyor; Neyin peşinden koşulacağı ve kimin sorumlu olduğu belli değil, herkesin tepkisinin odağı bir diğerinden biraz daha farklı, gündem sürekli farklı şeylerin bombardımanı altında. Haliyle sokağa çıkacak kritik kitleya ulaşılamıyor.

2 - İnsanlar sosyal medyadan tepki gösterip bir şey yapmış gibi hissediyor ve bunun üstüne ayrıca sokağa çıkmaya gerek duymuyorlar.

3 - Çok fazla kamp var; aynı şeyi protesto etmek için bile olsa farklı görüşlerden insanlar yan yana gelmek istemiyor.
0
salihdt
(22.01.25)
Sonuçsuzluk değil konu sadece, gezi parkı eylemleri bir patlama noktasıydı ama halkın da bir kısmının döverek insan öldürebileceğini de gösterdi, yani protesto karşıtı birilerinin direkt protestoculara kinlenip aksiyon aldığı bir yer burası, o günlerde benimle yaşıt olan ali ismail o yaşında kaldı bense 30 yaşındayım.
Muhalif takılıp o protestoları dahi eleştiren insanlar gördükten sonra eylem falan yapılacak şey değil olarak kodladım ben artık.

Ek olarak 2015 yılı seçimlerinde de siyasetin iğrençliğini devlet bahçeli ile gördük ve halk dahi bir şeyler değiştirmek istese anladımki siyasetçilerin karakter sorunu buna müsaade etmiyor bu yüzden benim toplum için yapabileceğim şeyler siyasi açıdan bitti.
0
atom karincanin torunu
(22.01.25)
2 sebebi var;

1- gezi parkında feto ile birlikte insanlara yapmadıklari pislik kalmadı. Cinayet, ucu bucağı gelmeyen bir şiddet, iftira; aklına gelebilecek her türlü kötülük.

2- bu insanlar için değmez kafası. 2023 depreminden sonraki seçim sonuçları artık bu duyguyu arşa çıkardı sanirim.

Bu 2 düşünce-duygu birleşimi insanların eylemsizligine hatta tepkisizligine sebep oluyor.
0
makbur
(22.01.25)
milletçe yapamadıgımız 3 onemli sey

sıraya girmek
kaldırımda yurumek
protesto yapmak
0
Zetnikov
(22.01.25)
Bu genetğikle alakalı bir durum, biz Türkler tarihimiz boyunca sürekli bir demir yumruk tarafından yönetilmeye alışmışız ve çok az isyan etmişiz, yani tarihimize baksan en büyük ayaklanmamızın ilki Patrona Halil İsyanı ikincisi de Gezi'dir, arasında 1 milyon sene falan bi zaman aralığı var fakat Avrupa'ya bakıyorsun Fransızlar 50 defa imparatorluk yıkıp 70 defa cumhuriyet kurmuşlar İngilizler "ya ben senin yapacağın işi" deyip krala başkaldırmış 1000 sene önce falan kralın yetkilerini sınırlandıran Magna Carta'yı imzalatmışlar ve hepsinin tarihi böyle isyanlarla dolu, ha onlar da yeri gelmiş idam edilmiş yeri gelmiş yakılmış cezanın kralını yemişler ama vazgeçmemizler, biz zaten yönetim yanlısı bir ülke olmakla birlikte isyan potansiyeli az bir topluluk olduğumuz için bu görüşteki insanlar da haliyle sinmiş. Normal yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Bunun birçok sebebi var.

Birincisi önceden haber alınmaksızın barışcıl gösteri 12 Eylül darbesini yapan darbeciler tarafından Anayasal Hak olarak görülmüş. Ancak mevzuat gereği bunu yapabilmek için Valilikten ve önceden izin alman gerekir. Aksi taktirde gözaltına alınırsın.

İkinci sebep, bu toplum biat kültürüyle yetişmiştir. Şu an muktedirin kontrolünde olan kanaat önderleri öncülük etmediği sürece kitle hiçbir şeye karşı çıkmaz ve başkaldırmaz.

Üçüncüsü. toplumlar 3 bölümden oluşur. Birincisi zengin kesimdir. Onların, barışta ve savaşta ve de afette her durumda gözetecekleri ve durumdan istifade edebilecekleri yeşil renkli değerleri vardır. Ötesi onları ilgilendirmez.
İkinci olara fakir kesimi alalım. Onlar ekmeğinin peşindedir. Başka bir değer onlar için bir şey ifade etmez. Tek tük anlamlı gelmeler olsa da çoğunluk olmaktan doğan güçlerini ortaya koyma örgütlenebilme becerileri yoktur. Küçük şeylerle mutlu olurlar büyük olayları görme becerileri yoktur.
Orta kesim, orta gelir grubuna dahildir ve aydın kesimdir. Olayları görme ve değerlendirme becerileri vardır. Nispeten alt grubu örgütleme yetileri de vardır.Ancak bu kitlenin bu yetenekleri, gerek eğitimleri kalitesizleştirilerek gerek suni bir krizle fakirleştirilerek ellerinden alınmıştır, alınmaya devam edilmektedir.

Uzar gider bu liste.
0
Mirket
(22.01.25)
tkp çıktı ve çıkıyor. destek verilebilir
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
Çünkü biz yetkililere kızmıyoruz akp ye kızıyoruz. Öyle olunca da kitlesel eylem olmuyor. Beşiktaş ta yangında ölenlerin sayısı da 29 du.
0
Cezcez
(22.01.25)
bugun istiklalde 10 kisilik bir tkp grubu yürüdü, göz altına alındılar.
0
deckard
(22.01.25)
@deckard

tkplilere herhangi bir gözaltı yok. ayrıca 10 kişilik bir grup söz konusu değil. kalabalık bir grup tkpli turizm bakanlığı önünde ve taksimde eylem yaptılar

x.com

ankara'da olanlar varsa bana yazabilir bilgi için
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
0
Amaranta ursula
(22.01.25)
@cezcez bu çok anlamlı geldi, kitle hareketi gerekiyor ama birleşmemiz için bile belirtili bir kucaklama kapasitemiz yok gibi geliyor bana, herkes nasıl birbirine bu denli dışlayıcı olabilir. @bahsedelisandal gördüm, kaçırdığıma çok üzüldüm, takibe aldım teşekkür ederim @amaranta müthiş bir sahne
0
🌸damba
(22.01.25)
kendi adıma konuşacak olursam evde zor duruyorum toplumsal ölçekte olabileceğine inandığım ilk kıpırdanmada kendimi meydanda bulacağım. korkum da yok.

insanlardaki "bu millet için değmez" algısı bana acayip derecede empoze edilmiş bir algı gibi geliyor. unutmayalım ki seçimler 20-30 puan farklarla kazanılmıyor bu ülkede. yüzde 1-2 fark bu ülkenin yarısı demek. kimse azınlık psikolojisine düşmemeli şu durumda. ben benim gibi düşünüp hisseden bir sürü insanla karşılaşıyorum. başta yolsuzlukları, haksızlıkları araştırıp peşine düşen kamuyla paylaşan gazeteciler olmak üzere emek veren peşini bırakmayan, üniversitelerde hala burada bir şeyler yapmak için uğraşan insanlar, hayatında hiç bunlarla aynı safta durmamış onca insanı görmezden gelmek bence büyük haksızlık. ama bu malum kişinin hissetmemizi istediği şey: çaresizlik ve yalnızlık. gerçekten insanların duygularını nasıl kontrol edeceklerini iyi biliyorlar ve çok güzel yılgınlık yaratıyorlar.

insanların dışarı çıkma konusundaki çekimserliğini anlamak zor değil. yine yalnız kalma korkusu var bence, dışarı çıkıyorsun fişleniyorsun ve şiddet görüyorsun. belki tutuklanıyorsun. o yüzden buna partilerin önderlik etmesi gerekiyor çok çok miting yapmalılar halk da onların önderliğinde toplanmalı bence.
0
Mossy
(23.01.25)
@mossy söylediğinizde haklısınız, ben de kendimi zor tutuyorum. Ama burada bir arkadaşın söylediği, bunun bir kitle hareketi olmasının önünü açmak olurdu. Herhangi bir parti ya da partiler tabii ki miting yapabilirler ama asıl partisiz, millet nedir fark etmeden, din, dil, ırk, siyasi görüş fark etmeden bir araya gelmek daha elzem değil mi? O zaman bir araya gelirsek bizi yıkamazlar. Ama bir parti altında olduğumuzda, evet, fişleniyoruz. Bilemiyorum. Bu çözüm üretmek şart ama.
0
🌸damba
(23.01.25)
bunu kendine sorabilirsin. neden sokaga cikmiyorsun? kendi adima turkiye'de olsam cikmazdim. sebepleri;

1) devlet cok sert. dayak yer, joplanir, goz altina alinirsin. bir organizasyon lazim.
2) organizasyon yok. bu organizasyonu en iyi saglayacak olan siyasi partiler. onlar bile halki kin ve dusmanliga tahrik etmekten yargilaniyor. demirtas'in yargilanmasina alkis tutanlar ama o da terorist diyenler devletin istedigi herkesi terorist olarak damgalayabilecegini fark ettiler. demirtas yine ayni bu sekilde halki sokaga cagirdigi icin iceride su anda.
3) kaybedeceklerim var. kariyerim var, gorece rahatim yerinde.

devlet o kadar sert ki 82 anayasasi ile beraber, en ufak bir elestiri kaldiramiyor yonetim. erdogan olene kadar gun yuzu gormeyi unutsun turkiye. olene kadar iktidarda. anayasayi da degistirirse ulkenin toparlandigini biz goremeyiz.
0
antikadimag
(23.01.25)
Anayasayı, evrensel hukuk ilkelerinin hiçbirini zerre sallamayan bir tek parti iktidarını öyle yürüyüş yaparak falan protesto edemezsiniz. Zaten bunu yapamayın diye her köşe başını tutup kafasını göstereni daha orada ezen bir teşkilat var karşınızda.

Temel sorun örgütsüzlük. Sahip olunan gücü, tıpkı güneş ışığını tek bir noktaya toplayarak yakıcı bir güce dönüştüren merceğe yani örgütlü hareket etmeye ihtiyaç var. Bu yapılamasın diye 12 eylülden bu yana ülkede ne bir sendikanın ne de sivil toplum örgütünün etkin olmasına izin verildi.

Bu sistemin, bu çarkların bizim sayemizde döndüğünü fark ettiğimiz zaman, eğer istersek bu çarkları komple durdurabileceğimizi de fark edeceğiz. Örneğin pazartesi günü 500 bin kişi bankasına gidip hesabındaki tüm parayı nakit olarak çekmek istediğini söylese seyreyle gümbürtüyü. Örgütlü bir şekilde mercek buraya doğrultulduğunda sistemin ne kadar hızlı kitlendiğini ve para kaybetmeye başlayan tosuncukların nasıl totolarının tutuştuğunu keyifle izleyebiliriz aslında. ama mesele, bunu yapabilecek örgütlenme düzeyine erişebilmek. Çünkü bize karşı uygulanan bu zulmün yakıtı aslında bizim paramızdan geliyor. Gezi döneminde hükümete destek veren bir bankayı protesto etmek için insanların hesaplarını kapatmaya başlaması ile birlikte bankanın nasıl anında tornistan ederek yanlış anladıklarını anlatmak için neredeyse taksim meydanına protestocuların yanına inecek duruma gelmelerini hatırlayın.
0
thracia
(23.01.25)
Bu işi organize edebilecek, elinde insan gücü ve maddi gücü olan 3-4 tane yapı var, hepsi hükümet ile işbirlikçi. chp, mhp vs.

Türkiye'de şu an birileri yeni dizayn yapıyor. Bu çok önceden anlaşılmış bir yapı bence. Bunda da akp, mhp, dem, chp ve akp artıkları (deva vs.) anlaşmış durumda. Bunun içinde her şeyi yapıyorlar.

- Satın alabildiklerini alıyorlar.
- Etkisi olan sosyal medya kullanıcılarını göz altına alıp, korkutuyorlar.
- Sesi çıkan Ümit Özdağ, Tancu Özcan gibi siyasetçileri pasifize etmeye çalışıyorlar.
- Bölücü parti mhp'nin gençlik kolları : alenen herkesi tehdit ediyor vs. vs.

Kısaca tüm tuşlara basıyorlar. Normal vatandaşın bu ortamda çıkıp, protesto yapması çok zor. Adamlar alenen hukuğu rafa kaldırdılar.

Burada chp'nin yeri göğü inletmesi, ortalığı ayağa kaldırması lazım. Ama adamların derdi de gelecek yeni anayasa ve federatif yapı. Arada sırf gaz almak için, ilkokul müsameresi tadında işler yapıyorlar.

Türkiye'nin önümüzdeki yılları karanlık.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.01.25)
(2)

İstiklal' de Tunç balık mı Reşat Balık mı?

kumandanim
Merhaba,Hangisini niye tercih edeyim? Gidince ne yiyelim?
Merhaba,

Hangisini niye tercih edeyim? Gidince ne yiyelim?
0
kumandanim
(22.01.25)
Reşat'ın lakerdası, tunç balığın somonlu sandviçi.
0
thracia
(22.01.25)
Tunç Balık somonlu sandviç +1
0
vedatchilipeppers
(22.01.25)
(4)

Mantar tarih sorusu

hrvl
Geçen haftasonu 11 veya 12 ocakta marketten doğranmış mantar almıştım. Son tüketim tarihi 18 ocak yazıyor. Aldığım günden beri buzdolabında sebzelikte saklıyorum. Ambalajını hiç açmadım. Sizce tüketilir mi? Yoksa atayım gitsin mi?
Geçen haftasonu 11 veya 12 ocakta marketten doğranmış mantar almıştım. Son tüketim tarihi 18 ocak yazıyor. Aldığım günden beri buzdolabında sebzelikte saklıyorum. Ambalajını hiç açmadım. Sizce tüketilir mi? Yoksa atayım gitsin mi?
0
hrvl
(20.01.25)
kuflenir, sulanir yumusar, rengi sararir(kulturse). Yani bakinca elle vs. anlarsiniz kotu mantari, tarihin yaninda.

Bunlar yoksa tuketirim ben. ama besin zehirlenmesi kritik mesele dolayisiyla siz karar verin. Bugune kadar hic bir mantarin tarihine baktigimi hatirlamiyorum ancak hic dogranmis mantar da almadim sanirim.
0
wallcan
(20.01.25)
Bir hafta geçeni yedim kaç kez bir şey olmadı. Ama görüntüsüne, tadına, kokusuna falan dikkat edin. Sağlamsa gömün. Afiyet olsun.
0
yadigar
(21.01.25)
Pardon. Doğranmış yazmışsınız. Yukarıdaki cevabım bütün haldeki mantar içindi. Ben olsam muhtemelen yine dokusuna, tadına, kokusuna vs. bakıp yerdim. Ama bilemiyorum.
0
yadigar
(21.01.25)
Bayatlamış, süresi geçmiş besinlerin gıda zehirlenmesine sebep olma ihtimalleri var. O yüzden soruyu şöyle soralım;

Size 80 TL versem, %10 oranında zehirlenme ihtimaliniz olan yemeği yer misiniz? Vayy 80 tele iyi para, nasılsa %90 zehirlenmeyeceğim diyerek yemeği yer misiniz yoksa benimle dalga mı geçiyorsun, o parayı ben sana vereyim de sen ye mi dersiniz?
0
thracia
(21.01.25)
(31)

bir insan konsere neden gider?

messina123
bildiğin eziyet. aylık 20-30 liraya en kaliteli seslerle kulaklığını takıp sınırsız müzik dinleyebiliyorsun zaten.hadi eskiden spotify yok, youtube yok anlıyorum da 2025 senesinde insan neden konser dinlemeye gider ki?
bildiğin eziyet. aylık 20-30 liraya en kaliteli seslerle kulaklığını takıp sınırsız müzik dinleyebiliyorsun zaten.

hadi eskiden spotify yok, youtube yok anlıyorum da 2025 senesinde insan neden konser dinlemeye gider ki?
0
messina123
(16.01.25)
Başka insanlarla birlikte eğlenmek çok güzel bir his. Ne kadar kalabalık olursa o kadar eğleniyorsun.
0
amortisman
(16.01.25)
Mantık olarak sana katılıyorum. Konserde playback yapmak da kınanan bir şey olmamalı bence. Birkaç istisnayı dışarıda bırakırsak, zaten stüdyo kaydı demek o şarkının ulaşabileceği en mükemmel performans demek. Konsere gidip canlıda detone olma ihtimali olan birini dinlemek beni geriyor sdjdsj verin stüdyo kaydını işte ezberlediğimiz tondan dinleyelim :d

Ama işte insanlar evde yatarak maç izleyebilirken niye tribüne gidip soğukta maç izliyor? Çünkü toplu etkinlikler insanların ilkel duygularına hitap ediyor. Konser ile tarikat zikri arasında teknik olarak fark yok. Kalabalıkta ritmik sesler ve hareketler ile coşan insanlar. Sosyal olarak bu tarz ortamlar insanın ilkel atalarından kalan bir ihtiyaç. Kimi maça gider, kimi konsere, kimi zikre vs.
0
nundu
(16.01.25)
bastan soyliyim verilen hicbir cevap seni tatmin etmeyecek. ben de senin gibiyim cunku:)

benim anlamadigim diger konu da dandik barlarda gitar calip sarki soyleyen tipler. hobi olarak gitar calan havali bir tipin 394923908. bin kere soylenmis sarkilari soylemesi bir insani nasil cezbeder?
0
buenosdias
(16.01.25)
Gençliğini festival festival dolaşarak geçirmiş biriyim. Hatta ctesi de coldplay konserindeydim. Yani bahsettiğin uyduruk şeylerse bilmem ama sahne görsel şovu, sanatçıyla birebir iletişim, çok çok güçlü bir ses sistemi, içine işleyen yani gövdene nüfuz eden bass, farklı altyapılarla çalınan şarkılar, hep birlikte dans eden yüzlerce insan, bağıra bağıra eşlik edebildiğin ve enerjini tamamen değiştirdiğin bir atmosferle kulaklıktan müzik dinlemeyi kıyaslamak on dönemde duyduğum en absürd şeylerden biri oldu ne yalan söyliyim.
0
awlmi
(16.01.25)
Eylem her ikisinde de aynı (Müzik dinlemek) gibi gözükse de biri deneyime, diğeri tüketime odaklanıyor, ona göre optimize edilmişler, haliyle de aslında birbirlerinden baya uzaklar.
0
salihdt
(16.01.25)
Amaç karnını doyurmaksa evde çorba da içebilirsin veya evde pişirirsin. Ancak güzel bir restorana gidersen arkadaşların ile birlikte, güzel bir ambiyansta farklı sunumlarda ve elinin lezzeti farklı insanların yaptığı yemeği yersin.
Karnın her türlü doyar ama hissettiğin farklıdır. Aynı mantıkta düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(16.01.25)
@tiredofwaiting konuyla ilgili yüzlerce karşı argüman sunabilecekken en saçmasını sunmuşsun. ayrıca en ön sırada değilsen havaya kalkan telefonlardan sanatçıyı görebiliyorsan boyun 5 metre falan olmalı.

@sanemkk amortisman'la aynı noktada olduğun için sana da aynı şeyleri diyorum.

@amortisman en geçerli neden seninki olabilir.

@nundu stadyum ile konseri bir tuttuğun için seni kınıyorum

@buenosdias aynı fikirdeyim :d

@awlmi üzgünüm ancak kendini kandırmaktan başka bir şey değil söylediklerin.

@salihdt meselenin özü insanlar konsere para harcamak için gidiyor. para batıyor çünkü
0
🌸messina123
(16.01.25)
"Para batıyor" bakış açısıyla bakarsak, daha ucuzu ya da basitiyle ikame edilebilecek bir şey varken bundan başka ve daha pahalı her şey kullanan insana "Para Batıyor" demiş oluruz. Yani "Mis gibi evde oturup videosunu izlemek ya da Google Earth'ten sokak sokak PC başında gezmek varken Roma'ya gitmek" de böyle olur, "Evde tost yapıp yemek varken Michelin yıldızlı bir restoran rezervasyonu kovalamak" da...

Geliri belli seviyeyi aşan insanların bir kısmı bu parayı biriktiriyor, bir kısmı materyal şeylere (Ziynet eşyası, kıyafet, araba vb.) harcıyor, diğer bir kısmı da deneyime. Bırakınız yapsınlar, bırakınız (konsere) gitsinler.
0
salihdt
(16.01.25)
@salihdt verdiğin örnekler çok alakasız :)
0
🌸messina123
(16.01.25)
@messina

hocam işte biri sana ileride "insanlar evde maç izlemek yerine niye tribüne gidiyor ya" derse bu örneği verirsin ödeşmiş olursunuz :d konfor olarak evde maç izlemek daha mantıklı sonuçta, tribünde ne zaman maç izlesem golü kaçırıyorum, evde öyle bir sorun yok dsjsdj tribündeki tezahürat deneyimini yaşamak için maça gidiyorsun, konsere de toplu aktivite olarak gidiyorlar. Ben ikisine de çok sık gitmiyorum yine kişisel olarak sevmediğim için ama mantıklarını anlıyorum
0
nundu
(16.01.25)
cevapları okuyunca ciddiye alıp trole cevap verdiğim zamana üzüldüm.
0
awlmi
(16.01.25)
@messina123, verdigin cevaplar saygisizca. soru soruyorsun insanlar vakit harcayip cevap veriyor. gecimsiz biriysen buna da polemik baslatici bir cevap vereceksin. hic yorma kendini.
0
buenosdias
(16.01.25)
eller havaya yapmak icin gidiyorum.
bi de sanatcilarin canli performanslarini degerlendirmek icin.

kütüphanede ders calismak gibi. cevreden dolayi daha iyi konsantre oluyorsun.
0
sonsuz
(16.01.25)
argumanlar beğenilmemiş. Belki aşağıdakileri beğenirsin;

-insanlar neden bu devirde seyahat ederler ki. google street view diye bişey var. hangi şehri gezmek istiyorsan sokak sokak dolan oturduğun yerden. Ne diye bi dünya otel, bilet parası verip gidilir ki, mallık işte.

-İnsanlar neden bu devirde neden bin sayfa kitap okur ki. zaten filmi de var. yani filmi olmasa neyse, 2 saatte izleyip bitirmek varken ne diye günlerce okunur hiç anlamıyorum, mallık işte.

-Abi bu millet niye mal gibi maçlara gidiyor ki, zaten televizyondan tüm açılardan izleyebiliyorsun. Ne gerek var abi maça falan gitmeye hiç anlamıyorum, mallık işte.

-Abi bu tiyatro ne saçma iş. Yani canlandırma falan ne alaka, bak adamlar filmini yapmış, niye tiyatrosuna gideyim ki. efekt yok bişey yok. ne saçma, mallık işte.

Çok büyük bir keriz silkeleme dönüyor. Tüm bu insanlar da gönüllü kerizler. ama neyse ki ben kimsenin farkedemediği bu gerçeği fark ederek paramı kurtardım.
0
thracia
(16.01.25)
Eskiden spotify yok muydu? 15 yildir online platformlardan, applerden müzik dinliyor insanlar.

Aldigim keyif, odaklanma, bir salon dolusu insanla keyifli vakit gecirme deliligi, iyi müzik, canlida performansi cok farkli olan sanatcilari izlemek; spotify gibi ses kalitesi eh-iste´nin alti bir platformdan kulakligi takip sarki dinlemekle ayni degil.

Canli performans cok ayri bir sey. Djler pandemide canli yayin yapiyorlardi.

Yal yiyip de doyabiliyorsun ama gönül zeytinyagli sarma cekiyor. Belki de cekmiyor. Benimki cekiyor.
0
buf-e kür
(16.01.25)
sinerji
kültür
sosyalleşme

bunları ayrı ayrı ve birbiriyle kombine edilmiş şekilde sebep olarak alabilirsin aslında.
0
kisa
(16.01.25)
Duz konser alani bence de sacma. Ama los angelestaki kure gibi bi durumda isler degisir
0
lapaz
(16.01.25)
Playback yapanların, keko rapçilerin ve auto-tune olmadan yaşayamayanların konserlerine gidenler için ben de böyle düşünüyorum. Konserler aşırı pahalı, bunda berbat ekonomimizin katkısı çok büyük. Hal böyle olunca biraz koyabiliyor insana. Konserde, katılanlar ile birlikte bir sinerji var bir de. Tribünde maç izlemede de benzer konu var. İnsan doğasındaki ilksel dürtüleri tetikliyor. Maçlar ve rekabet kabileler arası savaşın, çekişmenin; konserler de ayinlerin ve törenlerin/törelerin "modernlenmiş" halidir belki de.

Bir de yaş aldıkça mosh pit içine koşmuyorsun ama yine de bir konseri, konser alanında ve canlı tecrübe etmek ile evde YouTube'a yüklenmiş MP3 arasındaki büyük farkı hissediyorsun.
0
nawar
(16.01.25)
Apaçık ortada olan bir şeyi açıklamaya çalışmak kadar zor az şey vardır heralde (gülücük)

Konsere sadece müzik dinleme amaçlı gidilmiyor elbette, heralde bunun siz de farkındasınız. Ama farkında değilmişsiniz gibi cevaplamak gerekirse;

Evde kulaklıkla müzik dinlemek düşük enerjili bir iş. Eğer miskinlik yapmaya ihtiyacınız varsa bunu yaparsınız. Eğer daha enerjik hissediyorsanız, evden dışarı çıkmak çıkmışken de belki arkadaşlarla vs. bir yere gidip kafa dağıtmak istiyorsanız konser bunu yapmak için çeşitli yollardan bir tanesi.

Ne oldu şimdi?

Müzik dinlemek tema oldu.

Konsere gitmek veya kulaklık takıp müzik dinlemekse bu temayı kullanarak kendinizi iyi hissettirecek şeyi yapmanızın yöntemlerinden ikisi haline geldi. Bunların birini yaparak diğerinden elde edeceğiniz şeyi elde edemezsiniz. Bitti mi? Hayır! :D Müzik dinleme temasıyla çok daha fazla şey de yapabilirsiniz, bunlar sadece iki tanesi.

O halde "kulaklık takıp müzik dinleyerek" arkadaşlarla dışarda sürtmek vesilesiyle sosyal ihtiyaçlarımızı tatmin edemeyeceğimizi, bunu yapmak için örneğin; "konsere gidebileceğimizi" söyleyebiliriz heralde.
0
akhenaten
(16.01.25)
Normal bir cevap vermek isterdim ama genel cevap şekline bakıp değiştirdim;
Canımız istediği için. Paramiz var.

Buraya kapalı bir kafayla gelmissin, herkese cevap yetiştirmek dışında bir şey yaptığını yok. Tarzın da bu soruyu bu şekilde soracak kişi tarzi zaten.
0
logisticsmanager
(16.01.25)
konsere giderken acayip hevesleniyorum yarim saat sonra aynen boyle oluyorum ben de allahim neden geldim diye.

soruna cevap:
- evden cikmak ve sosyallesmek.
- o konser kafada bir hatira oluyor.
- adamlar yaslaninca ya da olunce lan sunlari da bi canli dinlemedik demek istemiyorum.
- kulaklikla bilmem ne ile dinlemeyle canli ve bangir bangir dinlemek ayni sey degil yani onu karsilastirmak abesle istigal olmus.

ama bir yastan sonra zor geliyor ne yalan soyleyim, en sonda gittigim konserlerden birinde adam o kadar minnostu ki uzattikca uzatti ben de saate bakiyodum hadi bitir de gidelim diye ama o ayri konu.
0
bay b
(16.01.25)
Öncelikle sağlam bir müzik dinleyicisi olduğum bilgisini vereyim.

Ben de son 4-5 senedir bu kafaya geldim. Gidip konser izlemek bana hiç keyif vermemeye başladı. Ölümüne dinlediğim grubun konserine gittiğimde konserde esnediğim falan oluyordu artık. Ayakta konserler falan hele hiç çekilmiyor, hakikaten eziyet. Onun dışında bir de gidiyorsun, bazen rezil çalıyorlar, ses kötü oluyor, albümdeki gitar soloyu canlı gümbür gümbür dinleyeyim diyorsun, saçma sapan bir doğaçlama yapıyor eleman... Tadım kaçıyor. O yüzden senin de dediğin gibi düzgün bir ses sistemiyle evde keyfimce dinliyorum ve nerdeyse her zaman daha fazla keyif alıyorum.

Şu an dışarı müzik için çıkarsam sadece elektronik müzik yapan ufak ya da orta ölçekteki mekanlara gidiyorum. Tamamen alkol alıp sosyalleşmek için. Yoksa elektronik müzik hiç de değer verdiğim bir şey değil.

Şu an konserini denk getirmeyi beklediğim tek grup ise Animals As Leaders. Onu da sadece fiziksel performanslarını görmek için bekliyorum.
0
synesthesia
(16.01.25)
içine ben kaçmış yeni nesil. sosyalleşmeye, aidiyet hissetmeye ve canlı dinlemeye diye cevaplıyorum.

rock'n coke 2005'te ceza'nın sagopaya geçirdiği alandaydım. iğrençti. leş. gerçekten de çamur falan. benden 3 yaş büyük maden müh ablanın evinde kalmıştık, gidip geldik. çadırda falan da kalmadım yani. yani 20 yaş da gençtim. haklısın.
0
mathilda.may
(16.01.25)
sevdiğin grubu yakından görmenin ve izlemenin verdiği ayrı bir zevk var.

ayrıca depeche mode gibi konserleri ayrı muhteşem olan, şarkılarının konser versiyonları da orijinalleri kadar çok dinlenen gruplar da var.

yüzlerce insanla birlikte sevdiğiniz şarkıları söylemek falan da çok güzel ve eğlenceli zaten.

yani grubu kulaklıktan dinlemekle, adamlar karşındayken izlemek tamamen ayrı iki şey.
bambaşka ortamlar.
0
blatta hiberna
(16.01.25)
gerçekten anlamı yok, katılıyorum.

sırf sevdiğim şarkıcıyla resmim olsun diye sap gittiğim ve aftera da kalmadan döndüğüm 2 konsere katıldım.

o da sahnede şarkı söylerken selfie çekmiştim. kulise falan da yaklaşamadım bile.

kopmalı konserse kocaman tv önünde sabaha kadar içki kokteylleri ile takılabilir insan.
0
baldan kaymak
(16.01.25)
bende anlamakta zorlaniyorum, konsere gitmek beni sevdigim sarkicidan sogutuyor acikcasi cunku benim deneyimim sahne performanslarinin berbat oldugu. candan ercetin'e gitmistim ve berbatti mesela.

o yuzden konsere gitmeyi birakali cok oldu.
0
cooperr
(16.01.25)
eğlenmek için, sosyalleşmek için.
0
wd40
(16.01.25)
Bazı insanların soruma cevaplarına fazlasıyla şaşırdım çünkü çok egoistçe cevaplar vermişler. Tek tek nick yazmak istemiyorum çünkü o zaman da herkese cevap verdiğim kapalı bir kafada olduğum gibi komik şeyler söylemişsiniz. Arkadaşlar para sizin paranız. İnstagram diye bir şey hayatınızda olmasa, spotify'in, youtube'un olduğu 2025 senesinde hiçbiriniz konsere gitmez. Kendinizi kandırıyorsunuz ve birinin çıkıp gerçekleri söylemesi zorunuza gidiyor.

3 günlük dünyada günlerce emek harcayıp kazandığınız paraları autotone/playback yapan birisine kaptırıyorsunuz diyorum ve siz bunu sadece story atmak için yapıyorsunuz diyorum. Bu sizin zorunuza gidiyorsa yapabileceğim bir şey yok.

Sizin adınıza üzgünüm
0
🌸messina123
(16.01.25)
Oğlum bize ne ya senin ne düşündüğünden =d biz mi gelip sana fikrini sorduk.
Sayende iyi güldüm, kendini böyle önemli sanan tiplerin hastasiyim.
0
logisticsmanager
(16.01.25)
Hahaha @messina son yazdığına baya güldüm ben de tanımadığın insanları temelsiz boş düşüncelerinle yargılama, tek tavsiyem bu. instagramda paylaşmak için konsere gitmek ney hahaha. İnsanların kaç para kazandığını da nerden biliyorsun ayrıca. Cevap aramadığın soruları sorup insanların zamanını alma
0
awlmi
(17.01.25)
bazi insanlar da konser sirasinda car car konusup arkadaki dinleyicinin keyfini bozmak icin gidiyor diye düsünüyorum.
0
sonsuz
(17.01.25)
(3)

motor kazası

charlotte blanc
6 gün önce bir motor kazası geçirdim, 32 yaşındayım. Birkaç sıyrığım var ama baş parmağımdaki biraz kötü. Direkt hastaneye gittim, şimdi bandajları kendim değiştiriyorum. Kazadan 3 gün sonra şöyle görünüyordu.https://i.ibb.co/WkgfbdX/Whats-App-Image-2025-01-12-at-15-19-21.jpg5 gün sonra böyle görünü
6 gün önce bir motor kazası geçirdim, 32 yaşındayım. Birkaç sıyrığım var ama baş parmağımdaki biraz kötü. Direkt hastaneye gittim, şimdi bandajları kendim değiştiriyorum.

Kazadan 3 gün sonra şöyle görünüyordu.

i.ibb.co

5 gün sonra böyle görünüyor.

i.ibb.co

Çok yavaş iyileşiyor gibi hissediyorum. İyi baktığım ve enfeksiyon kapmadığı sürece sizce ne zaman iyileşir? İyileşmesinden kastım, açık yaranın kapanması ve rahat şekilde yürüyüp koşabilmem. Çok teşekkür ederim.
0
charlotte blanc
(13.01.25)
yas, beslenme, genetik, hayat kalitesi, saglik gecmisi vs.. ile alakali bir durum oldugu icin kisiye gore degisir. o yuzden kesin birsey soyleyemek zor. illa biseyler yapmak istiyorsaniz bagisikliginizi yuksek tutacak seyler yaparsaniz hizlanabilir.
0
buenosdias
(13.01.25)
Geçmiş olsun. Sanırım ekipman yoktu ve asfaltta kaydınız. bu tarz açık yaralar 2-3 hafta arası gibi bir sürede kapanıyor. Ama sizin düşündüğünüz şekle bir ay gibi sürede ancak gelir muhtemelen.
0
thracia
(13.01.25)
Geçmiş olsun, hızlı iyileşme için sarı kantaron yağı tavsiye ediyorum, açık yaralar 1-2 haftada iyileşiyor, görünüm olarak tam düzelmese de, ben de kaza geçirdim, esas sorun çıkaran kas zedelenmeleri. Bacağımın arka tarafında bir yara vardı kaza sonrası, görenler ah vah diyordu ama ilk bir kaç gün biraz acı verdiyse de sonradan varlığını bile unuttum. Sizin yaranız da tam bükme noktasında değilse, yürümeye, koşmaya çok engel olmaz sanki yakın zamanda.
0
(13.01.25)
(14)

ilişkide ki kafa karışıklığı?

islergucler
kadın tarafı önceki yaşamında sahne sanatlarındaki popülerliği sebebiyle küçük şeylerden çok mutlu olmuyor. erkeğin kendisinin varlığına şükran duymasını ve ilişkinin kendi kuralları doğrultusunda ilerlemesini istiyor. erkek tarafı ise kariyeri gereği karşılık verip, çok fazla taviz vermeden ilişkiy
kadın tarafı önceki yaşamında sahne sanatlarındaki popülerliği sebebiyle küçük şeylerden çok mutlu olmuyor. erkeğin kendisinin varlığına şükran duymasını ve ilişkinin kendi kuralları doğrultusunda ilerlemesini istiyor. erkek tarafı ise kariyeri gereği karşılık verip, çok fazla taviz vermeden ilişkiyi kendi prensiplerinin taviz vermeden sürdürmeye çalışıyor.

kadın tarafı memnuniyetsiz olsada cinsellik konusunda erkeği inanılmaz düzeyde mutlu ediyor.

erkek tarafı bu yüzden ilişkinin içinde kalmayı tercih ediyor fakat kadın cinsellik dışında sürekli tatminsizliğini ve kıskançlığını sürdürüyor.

iki taraf da uzun süre birlikte zaman geçirdiğinde birbirinden sıkılıyor. iki taraf da karşısındaki kişiyi kendi istediği şekilde davranmaya zorluyor. durum tamamen ego savaşına döndüğü için en basit istekler bile taraflarca kavgaya dönüşüyor.

tatil gibi tamamen aktif ve sosyal aktivitelerde ise kadın tarafı hiçbir sorun çıkarmadan erkek tarafına biat etmeye başlıyor ve unutulmaz anlar paylaşılabiliyor.

erkek tarafı içinse tatil dışında sürekli o tempoda yaşamak mümkün olmuyor. kısır döngü içinde ilişki yine eski haline dönüyor.

sizce bu düzeltilebilir bir sorun ve devam edebilir bir ilişki mi yoksa zor da olsa kabullenip bitirilmesi gereken bir ilişki mi?
0
islergucler
(09.01.25)
bu anlatılan bana yabancı gelmedi ya, cidden. bu bahsedilen kişi sözlükten birisi mi?
0
evimin paspasi
(09.01.25)
Valla olmaz diye bağırıyor
0
Amaranta ursula
(09.01.25)
Seviyorsan git konuş bence
0
Zetnikov
(09.01.25)
Benim de kafami karistirdiniz hicbir sey anlamadim
0
sonsuz
(09.01.25)
cevap verilmemis ama söyle soyleyeyim. burada narsistik bir durum var. dengeleri bozulan kisi sizseniz, karsi taraf sizi degersizlestirme, kaos icerisine sokup, hayattan zevk aldirmamaya calisiyor. zaten kendisine devamli övgü istedigi gün gibi ortada. bu toksik iliskide hicbir yere varamazsiniz ve boyle devam eder ta ki siz bu durumu birden ve bir sey demeden cikana kadar.
0
evimin paspasi
(09.01.25)
Valla bombok bir ilişki, erkek de bu kadar amcı olmasın madem, ilişkiye cinsellik yüzünden ve işine geldiği için katlanıyor gibi duruyor
0
grimavi
(10.01.25)
erkek tarafı olduğum bir ilişki. çok yorar. gereksiz yorar. pussy is pussy.
0
gabe h coud
(10.01.25)
Yürümesi ihtimali % 5 gibi.
0
kumandanim
(10.01.25)
Hocam lafı çok dolandırmışsınız. İlişkinin yolunda olmadığı bir gerçek ama sebebi şaibeli.

Kadının küçük şeylerden mutlu olmaması, bu tamam. Bu somut bir problem. Ama "kendi varlığına şükran duyulmasını istemek" sizin kendi izleniminiz, haklı mısınız haksız mı kimse bir şey diyemez. Olay yok ortada.

Erkek tarafının kariyeri gereği karşılık vermesi ne demek ben anlamadım. Erkek tarafının prensipleri ne? Yani bir şey prensiplere ters belli ki ama bu şey ne? Hangi somut olaylarda ters düşülüyor, sorun çıkıyor?

Bunları soruyorum çünkü soruda düzelme ihtimali ne diye sormuşsunuz ama somut pek bir şey yok.

Ego savaşından sikayet etmişsiniz, tatillerden bahsederkense kadının erkeğe "biat etmesiyle" konuların yatıştığını ve işlerin o an için yoluna girdiğini söylemişsiniz.

Erkek tarafının istediği bu mu? Biat beklentisi mi mevcut?

Şu yazdıklarınızdan benim anladığım siz erkek tarafısınız ve karşınızdaki kişinin karakterini kendi otoritenize tehdit olarak algılamışsınız. Karşınızdaki kişinin de biat beklentisi var mı bilmiyorum ama olsa da olmasa da sizin böyle bir arzu taşımanız kuracağınız her türlü ilişkiyi olumsuz etkiler. En azından sorunun bir parçasının bu olduğu kesin gibi.

Ego savaşı var demişsiniz, en başta bunun bitmesi gerekiyor. Bu da kendi kendine olmaz. İlişki sürer mi sürmez mi belli olmasa da en azından kendinizle alakalı kısmı düzeltmek sizin elinizde.
0
akhenaten
(10.01.25)
akhenaten'e fazlasiyla katiliyorum.
ego savaslari var demissiniz, otorite savaslari var demissiniz. Bir iliskide bunlar varsa o iliski 'saglikli' yurumuyor, ya ciftler ayriliyor ya da bir taraf aynen dediginize gibi kendinden vererek digerine biat ediyor ve iliski yuruyor, ne kadar saglikli orasi tartisilir.
Her fikir ayriliginin sonunda bir tarafin kazanmasina takilirsaniz, tartismayi kazanabilirsiniz ama uzun vadede hep kaybedersiniz.
kadin da erkek de sadece bu iliskisi icin degil, tum iliskilerine hakli olma derdine mi tutunacaklar saglikli bir iliski yaratma ve surdurme amacina mi ona karar vermeleri lazim. 'do you want to be right or do you want to be close' diye cok guzel bir soru var, ikisi bir arada gitmiyor, saglikli sekilde tartismayi, anlamayi ve anlasilmayi ogrenmek mesele.Bu cift iliskilerinde de boyle arkadaslik iliskilerinde de.
0
kassiopeia
(10.01.25)
Fuckbudy olarak güzel olur bu çift.
0
antihero
(10.01.25)
Ben açıkçası erkeğin taleplerini de çok anlamadım. Erkek neden sadece kadın biat ettiğinde unutulmaz anlar paylaşabilindiğine inanıyor? Kadın toksik, karamsar biri olabilir ama erkeğin de çok sağlıklı beklentilerde olmadığı düşünüyorum. Özellikle kadın suçlanmış, oysa söz edilen ego savaşının tek taraflı sürdürülmesi mümkün değil.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
böyle kadınlarla yapılacak tek şey var. onu yap. uzun uzun düşünüp hareketlerine anlam çıkarmaya çalışma. bas geç, ciddi düşünme. umutlanmasın, hayatın üzerinde baskı kurma hayallerine kapılmasın.
0
sir william jones
(10.01.25)
(7)

dağda yürümek ve hill sprint için ayakkabı

logisticsmanager
Şimdi normalde haftada 3-4 gün ya direkt arazi seklinde ya da normal yol gibi yürüyorum. Şu an kar olduğu için dağa çıkma pek yapmıyorum. Bahsettiğim işte eğimli şekilde 1 saat falan yukarı çıkmak yani.Bir de hill sprint yapmaya başlayacağım.Bana ayakkabı bulalim. Trail baktım ama çok topuk desteği
Şimdi normalde haftada 3-4 gün ya direkt arazi seklinde ya da normal yol gibi yürüyorum. Şu an kar olduğu için dağa çıkma pek yapmıyorum. Bahsettiğim işte eğimli şekilde 1 saat falan yukarı çıkmak yani.

Bir de hill sprint yapmaya başlayacağım.
Bana ayakkabı bulalim. Trail baktım ama çok topuk desteği var gibi çoğunda, hill sprint için uygun olmayacak bence. Amacım biraz hybrid bir şey bulmam ve eğer kirlenirse temizlemenin kolay olacağı bir şey olursa da süper olur
0
logisticsmanager
(06.01.25)
Decathlon'a gidin
0
baldan kaymak
(06.01.25)
www.instagram.com

Bu Merve, benim arkadaşım. Kız dağ bayır koşuyor, ödüllü atlet. Bence ona özelden sorup tavsiyelerini iste. Eşi de koşucu, o da iyi bir öneri sunar sana.
0
sinematematikci
(06.01.25)
konudan bağımsız,
Kalp sorunu olan bir babanın oğlu hill sprinte merak saldıysa iyi bir kardiyolojik check updan geçmelidir diye düşünüyorum.
Aman ihmal etme.
0
Mirket
(06.01.25)
@mirket; abi daha yeni baktirdim bir şey yok ya.

Zaten bence benim baba ve dedenin tekleme sebebi kalpleri değil, sigara + çay/kahve+ kötü beslenme + sıfır hareket. Misal babam maraton sırasında gitmiş olsaydı şu an emin ol daha çok korkardim :)
0
🌸logisticsmanager
(06.01.25)
gabe h coud
(06.01.25)
Mizuno bu işlerde bayağı iyi, koşu ayakkabısı olarak geçiyor ama kullanım alanı parkur koşuları, örnek olması için şunu verebilirim: tur.mizuno.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.01.25)
Ben arazi koşuları için Asics Trabuco max kullanıyorum. Ultra trail koşan arkadaşlarımın da büyük çoğunluğu trabuco kullanıyor ki içlerinde 120 km trail koşanlar var. trail koşularında çok fazla tırmanış ve iniş oluyor. Dolayısıyla topuk desteğinin tırmanışlarda dezavantaj oluşturacağını düşünmüyorum. Önemli olan ayağınızı nasıl kavradığı ve yeri tutuş gücü. tabanlarının çok kalın olmasının nedeni, taşlık ve dengesiz zemini maksimum absorbe ederek yolu eşitlemek.

Bu arada bence sorun trail koşu ayakkabılarıyla koşmak değil yürümek. Çünkü bu ayakkabılarla yürümek çok daha zor. onun için trekking ayakkabıları daha uygun olur bence.
0
thracia
(06.01.25)
(5)

Cidarlı bardak gerçekten sicak tutuyor mu?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Soğuyan sicak içecekleri asla içemeyen biri olarak almayı düşünüyorum. Gerçekten içeceği uzun süre sıcacık tutuyor mu?Teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Soğuyan sicak içecekleri asla içemeyen biri olarak almayı düşünüyorum. Gerçekten içeceği uzun süre sıcacık tutuyor mu?

Teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(03.01.25)
Çok da değil, elbette faydası oluyor ama büyütülecek kadar değil. En büyük artısı bardağı soğuk bir zemine bıraktığınızda geçirgenliği biraz düşürüyor olması. Ancak havanın sıcaklığından kaynaklı genel iklim şartları için çok bir etkisi yok.

Yani sihirli bir şey beklemeyin, zaten ağzı açık duran bir kabın içeceği uzun süre izole tutması mümkün değil, çünkü bir izolasyon yok. ağzı açık.

Ancak örneğin çalıştığınız yerde elinizde bardakla bahçeye, balkona vs. dışarı çıktınız, bardağı da buz gibi mermer masaya bıraktınız diyelim. En yüksek etkiyi böyle bir senaryoda gösteriyor.
0
akhenaten
(03.01.25)
Senin ihtiyacin olan sey tam adini bilmiyorum kupa bardak olarak termos bardak diye bi arat ternosa benziyen bisey sogumasi cok gec oluyor
0
Zetnikov
(03.01.25)
Şunlardan alalım

www.akakce.com

www.akakce.com
0
Mirket
(03.01.25)
@mirket

Aynen mirketin gosterdigi
0
Zetnikov
(03.01.25)
Aynı işi yapan daha ucuz versiyonu;

www.decathlon.com.tr
0
thracia
(03.01.25)
(10)

Kaliteli kot?

mirty
Selamlar,Kot pantolonlarımı yamatmaktan gına geldi. Parası neyse vereyim sağı solu yırtılmasın istiyorum. Şişman biri de değilim ama 6 ay sonra bacak arası eriyor. 90lardaki kot pantolonlar gibi kaliteli marka/model arıyorum. Modelini parasını geçtim tek kriterim uzun süre dayansın.
Selamlar,

Kot pantolonlarımı yamatmaktan gına geldi. Parası neyse vereyim sağı solu yırtılmasın istiyorum. Şişman biri de değilim ama 6 ay sonra bacak arası eriyor. 90lardaki kot pantolonlar gibi kaliteli marka/model arıyorum. Modelini parasını geçtim tek kriterim uzun süre dayansın.
0
mirty
(02.01.25)
Mavi marka kotlar maalesef eriyor. Levi's a geçtikten sonra böyle bir problem kalmadı.
0
montreal
(02.01.25)
jack jones aldım 2 seneyi geçmiştir hala erimedi. her gün giyiyorum bi de
0
jelly bear
(02.01.25)
Mavi aldım 6 ay bile sürmedi erimesi, Maltepe pazarından beste bir fiyatına bir kot aldım hala sorun yok.
0
primetime
(02.01.25)
90 lardaki gibi uzun süre dayanacak kot istiyorsan selvedge kot almalısın. Biraz daha pahalı ama mavi gibi 6 ayda parçalanmaz. 2 sene giyersin.
0
wd40
(02.01.25)
jack jones 1 tanesi parçalandı bir tanesi sağlam. aynı zamanda alındı. maviden uzak dur.
0
archmeister8
(02.01.25)
Kot ya da başka deyişle denim pantolonlarda dayanıklılığı sağlayan şey, metrekare başı ons ağırlığıdır. yani bir pantolonun iplikleri ne kadar kalınsa o kadar ağır ve dayanıklı olur.

90'lardaki pantolonlar çok daha dayanıklıydı çünkü pantolonlar ortalama 15 ons civarıydı. Daha kaba ve kalın ama bir o kadar da dayanıklıydılar. Zamanla geçtikçe bu ağırlıklar düştü, elastan karışımlı, hafif ve her vücuda çok daha kolay uyum sağlayan pantolonları müşteriler de daha çok talep etmeye başladı. Eh maalesef bir pantolon hem tamamen pamuk, hem hafif ve vücuda güzel oturan hem de çok dayanıklı olamıyor. Dayanıklılık için bunlardan birinden taviz vermek gerekiyor.

Özetle 13-15 oz denim pantolonlar 90'larda özlediğiniz pantolonlar gibidir. Anacak tahmin edersiniz ki fiyatları yüksek ve her yerde bulması pek de kolay değil. Bildiğim kadarıyla türkiyede ra denim'in bu tarz pantolonları var. ama siz başka markalarda da bahsettiğim kriterlere göre arayarak bulabilirsiniz.

radenim.com
0
thracia
(02.01.25)
lee
0
baldur2
(02.01.25)
Mavi, koton, LCW gibi markaların çoğu çöp, sadece Colins bunlardan çok daha dayanıklı. Modeli de genelde Karl alıyorum, çok uzun süre gidiyor. Dolabımdaki kotların çoğu bu markadan.

Bir tane Jack&Jones kotum var (hatta şu an da giyiyorum). Birkaç yıl oldu alalı. Rengi soldu ama hiç yıpranma erime yok.

Bir tane de 8-10 yıllık Levis var. Tepe tepe giydim, şekli falan bozuldu ama onda da hiç erime yok.
0
bizkid
(02.01.25)
Levis'in 3 türü var: Normal, premium, selvedge.

Normal levis'ler düşük kalite. Premium daha dayanıklı ve pahalı. Selvedge ise en iyi olanı. Levislerden gelen şikayetlerin nedeni bu. Ek olarak aldığın mağaza kaliteyi belirliyor. Büyük AVM lere kaliteli mal küçük esnafa ise dandik mal veriliyor. Buna piramit kalite stratejisi diyorlar
0
wd40
(02.01.25)
90lardaki kot kalitesinin de katkısı vardır elbet ama esas sorun kotun vücudu sarması. Bu nedenle terleyen bacak aralarında kuruduktan sonra kumaşta sertleşme oluyor. Sürtünen kısım o sertlik nedeniyle kolayca rendeleniyor.

Çözüm; ağ kısmından bol kalıp kot giymek. 90larda öyle dar kalıp bulunmazdı, boldu hep.
0
Unde bach canim
(02.01.25)
(12)

Gassal Olayı

messor
Bu gassal dizisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? Resmen bu "hype" denilen olayın dibine vurdular. Bunun akp projesi olduğunu düşünüyor musunuz ? Çünkü nerde akpli varsa vatanı savunur gibi bu diziyi savunuyor. Ben de bu diziyi bunların bir türlü yıkamadıkları ve hep dile getirdikleri o kültürel hegem
Bu gassal dizisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? Resmen bu "hype" denilen olayın dibine vurdular. Bunun akp projesi olduğunu düşünüyor musunuz ? Çünkü nerde akpli varsa vatanı savunur gibi bu diziyi savunuyor. Ben de bu diziyi bunların bir türlü yıkamadıkları ve hep dile getirdikleri o kültürel hegemonya olayını yıkmak için attıkları bir adım olarak görüyorum. Kültür-sanatta bir türlü gelişemedikleri için ilk defa elle tutulur bir iş yapınca dört elle sarıldılar.
0
messor
(30.12.24)
akpli olmayan arkadaşım da diziyi sevdiğini söylüyor. her seven akpli değil. trt gerçekten de güzel bi iş yapmış olabilir.
0
jelly bear
(30.12.24)
Sadece şunu düşünmek lazım başka bir platform sürekli intihar haberleriyle anılan metro istasyonlarına insanları gerçekten etkileyebilecek "ölünce seni kim yıkayacak" gibi bir slogan asmış olsaydı kendileri ne yapardı?
Bu iki yüzlülük bile bu işi izlememek için yeterli (benim için).

İyi bir iş olmuş olabilir orasını bilemem izlemedim izlemeyi de düşünmüyorum.

Bu kadar üzerine düşme sebepleri de insanların haklı sebeplerle diziyi eleştirmeleri, daha normal bir şekilde gelmiş olsaydı sadece belli bir kesim tarafından anılırdı, şu an hepsi sevse de sevmese de övüp duruyor, bunların işi bu.

Sevilebilir, beğenilebilir buna asla lafım yok yönetmenin de maalesef ki başrol oyuncusunun da geçmişte gayet sevip beğendiğim işleri oldu, o açıdan bakmıyorum dediğim gibi seveni beğeneni mutlaka çoktur ama beğenmese de savunan çoktur.
0
mutekebbir
(30.12.24)
Ben çok beğendim. nerde yayınlandığıyla ilgilenmiyorum
Selçuk aydemir ve ahmet kural, bu ikili gerçekten kaliteli işler yapıyor.
0
gilbeys
(30.12.24)
Siyasi bir arka planı yok, tabii platformunda yayınlanınca herkes öyle saçma salak yorumlar izledi. Çok hype var doğru. Bu kadar hype olmasaydı son yıllarda izlediğim en iyi yerli dizi derdim ama hype işini abartanlar da var o kadar da değil tabi. Gayette izlenir güzel proje, yarım saatlik iş yapınca oluyormuş demek dedirtti
0
avatar is back
(30.12.24)
ben şahsen beğendim. konusu işlenişi hiçte fena değil. eksiklikleri, olmamış yanları baya bir var ama yinede izlenir.
ahmet kuralı sevmem ama bence iyi bir iş çıkarmış.
yalnız bunu trt dışında bir platform yapsaydı veya senaristi kendilerinden, sıkma başlı olmamış olsaydı şuan sabah akşam öven kitleler ayaklanmıştı. rtük anında harekete geçmişti. dini değerleri aşağılama diye. olmasa bile oldu derlerdi.

ayrıca son dönemde tabii fena işler yapmıyor değil. geçen çırak diye bir dizisi denk geldi. onun konusuda fena değildi.
platformda gırla propaganda dizileri ve filmleri dolu orası ayrı.
0
my fault
(30.12.24)
Turkiye'de siyaset her yerde. siyasi yonden bakarsak trt'de yayinlanan seylere onyargim var benim de. hepsinin siyasi bir ajandasi var. ote yandan ahmet kural'in daha once yasadigi aile ici siddet taraflari da var. bunlari dusununce durus olarak izlememek bir secenek. ben leyla ile mecnun'dan beri trt'de bir sey izlemiyorum.

internette cok fazla ovuldu dizi. o yuzden eger siyasi konulari, yayinlandigi platformu ve ahmet kural'i kenara koyup dizipal'den izledim ve baya begendim. sanatsal yonunu vs bilmem. normalde dram dizileri izleyemem ama akti gitti, 1-2 gunde bitirdim tum diziyi ki daha once cok cok az seyde bu kadar kisa surede bu kadar fazla bolum izlemisimdir. bi tek son sahnelerini begenmedim, cok hizli gerceklesti her sey.

togg gibi siyasallasti dizi de, sebebi de yayinlandigi platform bana kalirsa. o yuzden insanlar kutuplasti dizi cevresinde. normaldir Turkiye icin. ulkeyi cumhur ve millet ittifaki olarak ikiye bolersek, herhangi bir tarafin yaptigini kendi taraftarlari her turlu desteklerken(veya hoslarina gitmiyorsa gormezden gelirken) diger taraf hep elestiriyor. sasirmamak lazim o yuzden.

not: mahalle baskisindan oturu eksideki basligina bir sey yazamadim :) ovecektim ama rende binasi vs diye yaftalanmamak icin yazmadim bir sey. keske para verseler de yazsam xD
0
fakyoras
(30.12.24)
Diziyi seyretmedim
İyi ya da kötü olabilir.
Ama trt akp'nin propaganda aygıtı.
Rastgele iş yapmıyorlar. Herşeyde alttan üstten ideolojiyi veriyorlar.
0
parka
(30.12.24)
Ödediğin elektrik faturasından satın aldığın cep telefonuna kadar saymakla bitmeyecek kalemden trt adı altında senden vergi toplayacaklar.

Sonra senden topladıkları bu vergilerle, trt'ye doldurdukları akrabalarını, yandaşlarını finanse ettikleri yetmemiş gibi kendi ideoloji ve siyasetlerinin propagandasını yapan soytarıları televizyona çıkaracaklar, program, dizi artık ne varsa kucak kucak para saçacaklar.

Ama o da yetmezmiş gibi üstüne senin paranla platform kurup yine sana satmaya çalışacaklar. Ve sen de çıkıp bunun neresi siyasi, negzel dizi yapmışlar diyeceksin.

Tebrik ederim, ideal seçmen ödüllerinde dereceye girdiniz.

Yeri gelmişken bir kez daha; uçarken gölgesi bu iktidardan yana düşmüş kuşun kanadını...
0
thracia
(30.12.24)
ne muhafazakarım ne akpliyim. ahmet kuralın oyunculuğunu seviyorum. herkes ölecek düşüncesi önce muhafazakarları korkutsun, şu an en çok malı mülkü olanlar bu kesim. ölü yıkama sahnesi eskiden olsa çok tartışılırdı, şu anda o kesimde sekülerleşiyor. ki dizi de dincileri rahatsız edecek yerlerde var. bu kadar reklam yapılmasının sebebi trtninde bu dijital platform olayında yemek yemek istemesi olabilir.

diziyi izledim muhafazakarlıktan çok sorgulayıcı bir dizi. ahmet kural için iyi bir fırsat. çok da her şeyi kafaya takmamak lazım.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
İtici bir reklam çalışması ve tabii platformunda türüne "dram, komedi" yazılmasından kaynaklı ön yargılar ve beklentiler oluştu.

Düşün ki kanser hastası biri her yerde "ölünce beni kim yıkayacak" yazısı görüyor, saçmalık.

ben başlarken Selçuk Aydemir ve Ahmet Kuralı görünce deli gibi gülerim sandım 3 bölüm sıkıla sıkıla izledim sonradan farklı bir şey izlediğimi anladım.

konunun akp ile ne alakası var anlamadım.
0
durbidakka
(30.12.24)
tabii ye futbol maçları için üyeyim. avrupa ligi, konferans ligi vs maçları yayınlanıyor.
çok gündem olduğu için izledim 3-4 bölüm. açıkçası genelin aksine beğenmedim. ama beğenmeme sebebim trt'nin paralı platformunda yayınlanmasından değil. muhalif bir mecrada yayınlansa da beğenmedim derdim. yani içerikten bağımsız politik bir duruş kaynaklı değil negatif yaklaşma sebebim.

sürekli ama sürekli aforizma kasılan, derinliksiz bir hikaye gibi geldi bana. genel olarak sürekli hayata dair hikmetli bir söz/aforizma paylaşma çabasındaki yapımları sevmiyorum. kurgu evreni bambaşka olsa da ezel dizisini de benzer dürtü ile sevememiştim.

yani izlediğim bölümler kadarıyla söyleyeyim, bu dizinin vermeye çalıştığı yalnızlık/hayat/ölüm/varoluş sorgulamalarını kafka, dostoyevski okuyarak çok çok daha leziz, keyifli ve derinlikli alabilirim.

bir de bazı sahneler, diyaloglar çok kör göze parmak basitliğinde geldi bana. ölülerden korkma dirilerden kork vs. çok klişe laflar.

olay akışı aşırı derecede tahmin edilebilir düzeyde. normalde buna çok takılmam, eğer mesaj yeterince çarpıcı ise olay örgüsü ikinci plandadır benim için ama hem derinliksiz hem de olay akışı çok basit olunca daha fazla dayanamayıp bıraktım.
0
wilhelmwasmuss
(30.12.24)
allah kimseye acı vermesin, kimse de o zor durumlarla karşılaştırmasın ama şu "x'ler bu reklamı görünce ne düşünüyorlar, hiç mi kimsenin umurunda değil?" hassasiyeti anneler günü/babalar günü/dünya kız çocukları günü gibi önemli günlerde "anneleri/babaları/çocukları olmayanları hiç mi düşünmüyorsunuz?" hassasiyetiyle aynı. hatta bu hassasiyeti normalleştirirsek "kanser çocuklarının morallerini bozduğu için şampuan reklamlarını yasaklayalım!" bile diyebilir, vegan/vejetaryen dostlarımızın hassasiyetini çiğnememek adına kurban bayramı kutlama afişlerini, mesajlarını, reklamlarını kaldırtabiliriz.

ben epeydir bu reklamı sağda solda gördüm, epey de merak ettim, ben de google'a sordum çoğu kişi gibi. diziyi izlemedim ama sonradan ortaya çıkan reklamlarına bakınca da çok olağan bir şey olduğunu gördüm. dizinin adı gassal, GASSAL, G-A-S-S-A-L. nasıl bir reklam yapılabilirdi?
0
m e b
(30.12.24)
(11)

çalıştığınız kurum yılbaşı etkinliği yapıyor mu?

birmilyonunvarmi
ya da bir hediye falan veriyor mu?
ya da bir hediye falan veriyor mu?
0
birmilyonunvarmi
(23.12.24)
Yarın akşam yemeğe çıkacağız. Her yıl hediye de veriyorlar, bu sene de verirler diye düşünüyorum.
0
fotrsapka
(23.12.24)
hem hediye verdi hem de yilbasi yemegi oldu bi mekanda. ikisine de vasat diyorum.
0
buenosdias
(23.12.24)
Bir kutu çikolata verdiler sadece
0
kullanicadi
(23.12.24)
Ciddi küçülme var bu ortamda pek etkinlik yapacaklarını sanmıyorum. Tişört, sweetshirt, mont filan bastiracaklardi belki onları dağıtırlar.
0
Amaranta ursula
(23.12.24)
Yemek olacak.
0
peki madem
(23.12.24)
kuruyemiş paketi yaptırdılar bu sene ilk defa.
0
elorelia
(23.12.24)
Hediye kutusu ve çikolata veriyorlar Stanley termos vardı bu sene kutuda en işe yarayan.
Eğlence yılın son haftası bayağı popüler şarkıcılı sınırsız içkili oluyor. Geçen sene Cahide’yi kapatmışlardı mesela.
31’inde de ofiste oluyor içmeli kopmalı.
Bütün şirket koşa koşa gidiyor ben katılmıyorum hiçbirine.
0
cilekli pasta
(23.12.24)
her sene lüks bir yeri kapatılırlardı ama bu sene %20 çalışan çıkardıkları için hiç bir etkinlik yok.
0
ravenudon
(23.12.24)
Bu akşam yapılıyor bizde de. Her sene yapılır, bu sene de yine epey civcivli bir yeri kapamışlar. Normalde cuma akşamları yapılırdı ama bu sene tasarruf tedbirleri kapsamında parti gününü hafta içine almışlar sanırım :) En azından ertesi güne tüm şirkete yarım gün izin vermeyi akıl etmişler.
0
thracia
(23.12.24)
yemege cikicaz bu hafta bir gun, bi de secret santa ama kitap yapiliyor, kitap hediye ediyoruz birbirimize.
0
aguen
(23.12.24)
Her yıl yapılan tüm şirketin katıldığı etkinliği yapmadılar. Güya Şubat-Mart gibi olacakmış ama bakalım.

Biz direktörlük olarak toplandık geçen hafta ama direktörlük bütçesi sene içinde bittiği için cepten yedik sdfsg

Stanley termos gönderdiler bir de herkese.
0
chicha_v2
(23.12.24)
(36)

hp kitaplarını okudunuz mu? kaç doğumlusunuz?

deartheodosia
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada o
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada oldukları karakterleri hk önemli doneler veriyor. ne düşünüyorsunuz???
0
deartheodosia
(23.12.24)
Benim tüm cocuklugum Harry Potter kitapları ve filmleriyle geçti; koca kadin oldum, hala çok severim. Saçlarım biraz kabarsa "yine Hagrid'e döndüm" derim en basiti, günlük dil kullanimima da yerleşmiştir yani; etrafımda anlamayan kimseyi görmedim şimdiye dek.

94 doğumluyum. İlk filmi de ben 7-8 yaşlarındayken çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sinemada kendimi bilerek izlediğim ilk filmlerden biridir.
0
fraise
(23.12.24)
ilk 4 kitabı okudum.
0
wd40
(23.12.24)
Hp öncesi yüzüklerin efendisi nesliyim ama hp nesli de yaşlandı artık o muhabbeti bulamazsın artık

Edit: 95 sonrası okuyan kalmamıştır
0
grimavi
(23.12.24)
@grimavi abim 87li, kuzenim 94lü, ben aralarındayım. üçümüz de hp okuyorduk ve kitapların yayımlanmasını bekleyen nesildendik. belki 95 sonrası daha uygun olabilir buna
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
93 doğumluyum, seriyi yeni bitirdim:)
0
nothing in my way
(23.12.24)
ne kitabını okudum ne filmini izledim.
0
rentts
(23.12.24)
96lıyım, hp ile büyüdüm. Eskisi kadar manyak olmasam da potterhead'im, beynimde zibilyon trivia var evreniyle ilgili. Ravenclaw'dan selamlar :d

Hatta son üç dört gündür kız arkadaşımla rewatch yapıyoruz seriyi, bugün melez prensi izledik.

İlk 5 kitabı annemle beraber okumuştuk, ben 5-6 yaşındaydım ilk kitaba başladığımızda. Okuma biliyordum ama uzun diye annem okudu, 5. kitap 1114 sayfaydı yine de beraber okumaya devam ettik :D son iki kitabı kendimiz okumuştuk ama ahaha. Sonra iki üç kez daha tüm seriyi okudum tabii ki.

Mesela Hogwarts Legacy oyununu da iki defa %100 olacak şekilde bitirdim, ilk çıktığında ve bi iki ay önce olacak şekilde. Çocukluktan beri beklediğim bir oyundu.

Benim neslimde kitapları okuyan var baya ama filmleri izlemeyen yok gibi. Belki 2000 sonrasında o kadar popüler olmayabilir bilemiyorum.
0
nundu
(23.12.24)
90, bütün kitapları okudum 4 ve sonrasını mı ne bekledik yıl yıl okuduk diye hatırlıyorum. Filmlerin de ilk 5'ini sinemada izledim, sonra filmlerini sevmedim devamına ilgim kalmadı.(ama kitaplar çok iyiydi diye hatırlıyorum) Bu arada ilk filmin tanıtımını bile çok net hatırlıyorum haberlerde mi ne McGonagall'ın kediden dönüşüm sahnesi falan gösteriliyordu acayip görsel efektli çok iyi film gelecek diye tanıtıyorlardı :)

Ya özellikle 99 ve sonrası bizim için önemli olan hiçbir şeyi bilmiyor. HP, The Matrix, Lotr, Geleceğe Dönüş, The Mask, Looney Tunes çizgi filmleri, Pokemon vs...

edit: bu arada bir hayal kırıklığımı anlatayım. Çocukken Türkiye'den bakarken HP dünyası çok büyülü geliyordu. 24 yaşımda İngiltere ve İskoçya'yı gördüm, aslında çok müthiş bi yaratıcılık yokmuş J.K. Rowling zaten o dünyanın içinde yaşıyormuş dedim :/ yarattığı dünya müthiş ama filmde gördüğüm ortamlar çocukken çevremde hiç görmediğim şeylerdi ve büyüleniyordum, aslında o dünyanın UK olduğunu fark ettim.
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
1995.

hp ben ilkokul ve lisedeyken büyük olaydi. bana cocuksu geliyordu ama büyü falan ne diyordum. hicbir serisini okumadim. filmlerine denk geldiysem izledim hikayeyi de bilmiyorum. lisansi okurken de herkes quidditch oynuyordu. turnuva falan yapiyorlardi avrupa'daki okullarla. allan mallari nerdleri böyle bir salaklik olamaz diyordum fdglhkjg

2020'de ilk kez erkek arkadasimla lockdown'da izledim ve bayildim.

kitaplarini da okumak isterim. verdigi mesaj zamansiz ve hikaye de cok güzel.
0
sonsuz
(23.12.24)
Senin yaşlardayım, hepsini okudum. Kitapları ilk filmi sinemada izledikten sonra okumaya başladım, liseye geçmeden güncel kitapları bitirmiştim. Son 2 kitap ben lisedeyken çıktı onları da o zaman okudum.
Hatta öss'ye hazırlanırken son 1 ayda kafa dağıtmak için tekrar okumuştum son kitabı, o geceler hala aklımda bir yandan stres bir yandan kitaptan aldığım zevk. Erken uyumam lazım ama sayfalar peşini bırakmıyor, geceliyorum...
Filmlerle devam ettim sonra, son film çıktığında da üniversitedeydim. Çocukluk ve ergenliğimin tamamında, kitabıyla filmiyle bi şekilde hayatımda olmuş. O dönemlerdeki birinin okumasa bile illa izlediği bir hikaye.

95li bir kız arkadaşım vardı o da severdi, sonrasında doğanlar da kitaba olmasa bile filmlere maruz kalmıştır. Z kuşağı uzak kalmış olabilir bir tek, bir de 85 ve öncesi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.12.24)
Harry Potter'a ilgim o kadar sıfır o kadar yok ki başlığı okuduğumda H.P. Lovecraft'la ilgili zannedip onunla alakalı cevap verdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.12.24)
91liyim. turkcelerini sayisiz defa, ingilizcesini de birkac defa bastan sona bitirdim. artik kitaplari ezberlemistim bir paragrafi okurken sonraki paragraf aklima geliyordu. benim kadar manyagi 10-15 kisi falandir turkiye'de.

filmlerini cok sevmedim, ilk filmi disinda acip da izleyeyim dedigim filmi yoktur. bir de ucuncu film fena degil. ama kitaplari bambaska bir dunyaydi. oyle buyulu bir dunyanin icine cekilmek apayri bir duyguydu. universiteye kadar sayisiz kere okudum abartmiyorum.

harry potter ile buyuyen nesildik. kitaplar 2001'de cevrildi. o zamanlar ben 10 harry 11 yasindaydi. son kitapta da ben 16 harry 17 yasinda. beraber buyumusuz. son kitabi arkadasin tanidigi kitapcidan ayirtmistik ve sinifca almaya gitmistik. cunku tukeniyordu hemen. o gece uyumayip koca kitabi bitirmistim. binam ravenclaw'dir ama slytherin'e de sempatim vardir.
0
antikadimag
(23.12.24)
@nhk

ilk kitap 99'da turkceye cevriliyor ama cok populer degil o zamanlar. dost kitabevi basiyor hatta buyulu tas diye cevirmisler. sonra seri patlayinca 2001'de yky haklarini alip o zamana kadar yazilmis ilk 4 kitabi cevirip getiriyor. turk halkinin hp ile tanismasi budur.

sonra 2 senede bir yeni kitap geldi onlari bekledik. 2003 zumruduanka, 2005 melez prens, 2007 olum yadigarlari olmasi lazim. 2003 yilinda babama aldirdigim zumruduankayi hic unutmuyorum. hatta yanina bir de dort kafadarlar kitabi aldirmistim ve once onu okumustum. hp'yi bekletip hazzi arttiriyordum :)
0
antikadimag
(23.12.24)
91 doğumluyum, ne okudum ne izledim. Yetiskinligimde bı deneyeyim dedim filmini, çekmedi beni. Çocukken de çok okuyan cok izleyen biriydim ama ya bana denk gelmemiş ya da fantastik olduğu için ilgimi çekmemiş olabilir.
0
abuzer
(23.12.24)
89'luyum ilk kitabı okuduğumda henüz filmi çekilmemişti ben de 6. Sınıftayım diye hatırlıyorum. Hepsini okudum, bütün filmlerini izledim. En son çıkan Cursed Child tiyatro metnini de okudum (keşke oyununu da izlesek). 9 yaşında oğlum var, birinci ve ikinci sınıfta tüm harry Potter kitaplarını okudu. Hatta sihirli almanak diye bir kitap daha çıktı hp evreni hakkında ansiklopedimsi. Onu gördü D&r da onu da istedi onu da okudu. Bazen gryffindor cübbesi ile geziyor, 8 yaş doğum gününü HP temalı yapmıştık, pastası Hagrid'in Happee Birthdae Harry yazılı pastasıydı.

Komşumuzun ortaokula giden kızı var kaç doğumlu bilmiyorum ama 12 13 yaşlarında sanki. O da baya Potterhead, hatta instagram sayfası açmıştı bir ara Harry Potter ile ilgili az bilinen şeyler, replikler falan paylaşıyordu kendisini zorla takip ettirmişti:))
0
kullanicadi
(23.12.24)
87, Dumbledore'un öldüğü final sayfası ile beraber kitap bitip yeni kitap beklenilinceye kadarki süreçte Dumblodore ölmedi ve işte bu da kanıtı diye dedikodu niteliğinde forum yazıları ve websayfalarının açıldığını hatırlayacak kadar fanıydım. elimde 1. baskı bazı kitapları da var. bence bir şeyi sevmenin yaşı yok. Günümüzde 90'lı yılların dizilerini tekrar tekrar izliyorsa millet bir işin ne kadar iyi olduğu ile alakalıdır.
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
artık yaşım 34.

serinin tüm kitaplarını birkaç defa okudum, keza filmlerini defalarca izledim (hatta üniversitede baktım, bir dersin vize/finalini geçemeyeceğim, ben de tüm seriyi hatmetmiştim o gece).

yeni nesil zannedersem bunu bir kültürden ziyade dümdüz karakterler yığını vs olarak görüyor.
bir gün girdiğim bir fırında ravenclaw logolu kazak giymiş bir kasiyer vardı. "aaa, çoğunlukla gryffindor ya da slytherin'i tutarlar ama siz ravenclaw'u seviyorsunuz galiba :)" dedim. kadın da üstüne bakarak "dediğinizi hiç anlamadım, öylesine aldığım bir kazaktı" dedi. sonra harry potter'ı çok sevdiğim için bu temada bir kupa alan arkadaşıma "artık çok özlü iksirimi bununla içeceğim" dedim, bana "yaralarımıza şifa olsun" dedi :(
0
m e b
(23.12.24)
Kitapları da filmleri de zamanında zevkle tükettim ama potterhead sayılmam.
92liyim.
0
norek
(23.12.24)
Popüler kültüre ait referanslar zaman geçtikçe eskiyor ve her yeni nesille birlikte güncelleniyor. Eskinin star wars, kara şimşek, Lotr, Lost, H.P gibi kendi dönemlerini domine etmiş diziler, filmler ve kitaplar yerini yenilerine bırakıyor.

Bence arada şöyle bir fark var; eskiden bu kadar çok platform, uygulama vs yoktu ve odak çok daha yüksekti. Yani mesela Lost yayınlandığı dönemde tüm dünya aynı anda interaktif bir şekilde izlenir, teori geliştirilirdi. Bu da o dönemin popüler kültür jargonunu, referanslarını vs domine ederdi. ancak şimdi çok sayıda platform, çok sayıda uyarlama, film dizi mevcut. Çok fazla odak var ve bunlardan herhangi biri global çapta popüler olsa da bu popülerlik çok kısa sürüyor. Eskiden tek bir dizinin tek bir bölümü için yayınlandığı saatlerde şehirlerde sokaklar boşalırken şimdi insanların böyle bir dizinin varlığından bile haberi olmayabiliyor. Özetle normal bir durum, hele ülkemiz gibi kültür tüketiminin son derece kısıtlı olduğu bir yerde.
0
thracia
(23.12.24)
Ben sadece ilk kitabını okumuştum. Sonra evlendim, kızlarım oldu. Büyük kızım tüm seriyi 1 defa, küçük olanı 10 yaş civarındayken tüm seriyi 6-7 defa filan okudu, her türlü detaya hakim.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.24)
92liyim kitabını hiç okumadım. İlk iki filmini izledim. Çok ilgimi çekmedi
0
jülsezar
(23.12.24)
Azkaban Tutsağı nı almıştı teyzem doğum günümde, delirmiştim okuduğumda. Ateş Kadehi yeni çıkmıştı, ona da yapıştım tabi hemen arkasından. Diğer 3 kitabı beklemek çileli ve keyifliydi. utopyam, esrardairesi gibi forumlarda çok sık vakit geçiriyordum.
Hatta son kitabı yine bu bahsettiğim forumlardan bir ekip çevirmişti Türkçe'ye -oldukça da iyiydi- pdfden okumuştum :D
Fantastik edebiyata meyilli olup da maruz kalanların kolay kolay kaçamayacağı bir furyaydı :v 91 liyim bu arada.
0
lüzumsuz adam
(23.12.24)
91'liyim. sayamayacağım kadar okudum ve izledim. benim güvenli alanımdır hp.
iş arkadaşımın orta sondaki kızına vermiştim, okumak istiyordu. ilgisini çekmedi mesela. ama kızıma zorla da olsa okuturum :)

hala sektör olarak ekmeğinin yenmesi çok mantıksız geliyor o ayrı. ama sadece kitap ve film olarak bakarsak ömürlük bir seri benim için.
0
elorelia
(23.12.24)
okudum, 84'luyum. ilk kitaba lise 2'de baslamistim sanirim. ilk basladigimda ne bu cocuk kitabi deyip biraktim. ama sonra tekrar basladim, ve bir daha birakamadim. tum kitaplari 2'ser 3'er kez falan okudum, filmleri de en az 3'er kez izledim. o zamanlar arkadaslarimin bircogu da okudu kitaplari. cocugum olsa okumasini isterdim.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
Yaşlıyım.
Hiçbir kitabı okumadım. Filmleri de baştan sona hiç seyretmedim.
Ama cevapları okuyunca bir eksiklik hissettim. E pub'ını bulursam bakacağım bi.
0
Mirket
(23.12.24)
87liyim, neden okumadım bilmiyorum. hiç çevremde de görmedim. ben o zamanlarda seri stephen king okuyordum. :/
0
dilhun
(23.12.24)
89 doğumluyum. Hepsini tekrar tekrar okumuşumdur filmlerin hepsini de tekrar tekrar izlemişimdir. Mesela hatırlıyorum 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan önceki son 50 gün yayınevinin sitesinde her gün bir sayfa yayınlıyorlardı ben de her gün onu takip ediyordum. Gerçekten bir dönemime damga vurmuştur. Ama üniversiteden sonra ilgim azaldı, şimdi de hiç yok. Mesela şimdi yeni dizi çekiliyor sanırım ve vakit ayırıp izleyeceğimi düşünmüyorum.

Büdüt: Hatırlayan var mı ya daha 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan Sabah (sanırım bu gazeteydi) JK Rowling Sirius'un ölümünü yazdığı için ağlamış diye ana sayfaya yazarak spoiler vermişti?
0
peki madem
(23.12.24)
gururlu bir ravenclaw üyesi olarak okudum, filmlerini de defalarca izledim. 90 doğumluyum. çevremde hp'ci olduğunu iddia eden ve bina isimlerini bile hatırlamayan köpük birkaç kişi dışında tamamen gözden düşmüş bir seri.
0
brakgn
(23.12.24)
@sanem, bir bilim adaminin romaninini lise sonda okumustum ben de cok etkilendigim bir kitapti.
0
sonsuz
(23.12.24)
Kitapları 2 defa okudum. Eskiden kitapları okumamış ama filmlere hayran görünce şaşırıyordum. Dövmeli bir kızla tanıştım. 1 sayfa kitap okumamış. Filmlerin kesinlikle kitabı okumuş kişiler için yapıldığını düşünüyorum. Kitap okumayanlar için anlamsız şekilde geçen bir sürü sahne var. O yüzden garipsemiştim okumamasını. Artık takmıyorum.

Benim gibi 30 yaşını geçen herhangi birinin ilk defa oturup da Harry Potter okuması çok zor. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. Ben ilk üç kitabı orta okulda bitirmiştim. Harry benden büyük ama kitapların Türkiye'deki çıkış tarihleri ile neredeyse Harry ile birlikte büyüdüm gibi oldu. Geçen gün 3. defa tekrar başladım okumaya. İlk iki kitapta epey göz devirdim ve sıkıldım mesela.
0
nawar
(23.12.24)
@antikadimag ben de her kitabı 50’den fazla okumuşumdur, abartmıyorum. canım sıkıldığında herhangi bi kitap/sayfayı açıp okumaya başlardım.

bende evde bir ilk okuduğum kitaplar, bir ingilizce seri bir de yeni baskı seri var. boşandığım kişi evde 3 hp serin var, sorunlusun falan diyordu :d if you know you know durumu.

ne çok seven varmış ayrıca, mutlu oldum :) buluşup hp günü yapalım! (ben de ilk filmler dışında filmlerini izlemedim.)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
@deartheodosia Amerikan İngilizcesi mi, İngiltere İngilizcesi mi? Hangi ülkede basıldı? Sadece "cookie-biscuit" ya da "gas-petrol" gibi kelime farkı yok. Daha ciddi farklar var.

www.hp-lexicon.org
0
nawar
(23.12.24)
87 doğumluyum.
fantastik edebiyat, bilim kurgu ile beraber hiç ilgimi çekmeyen alan olduğu için okumadım. fantastik edebiyat'a az da olsa ilgim olsa kesin okumuş olurdum çünkü çok popülerdi.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.24)
filmlerde ilk iki film kitaplara daha sadık ve biraz daha çocuksu ruh var, üçüncü film tam ara geçiş ve serideki en iyi yönetmen olan Cuaron'un filmi olduğu için gerçekten iyi bir film. Keşke tüm seriyi Cuaron çekseydi dedirtiyor ama mümkün olmazdı tabii :D Dört rezil, Mike Newell ile niye tekrar çalışmadıkları belli. Dumbledore'un saçma atarları falan aklıma geldikçe cringe oluyorum (meşhur bi did you put your name in the goblet sahnesi vardır bilen bilir). 5'ten sonra Yates ile devam ettikleri için belli bir sinematografik dil tutturulmuş ama kitaplardan uzaklaşma iyice belli oluyor bence.

Oyunlarını oynayan varsa bilir, ilk üç oyun tamamen kitaptan esinlenen, grafikleri çizgi film tadında ve macera hissini iyi yaşatan oyunlar. Dördüncü oyun yine rezalet tamamen co op oyunu yapmışlar. 5-6 tamamen filmlerin oyunu, ilk üç kadar olmasa da çıktığı dönemde keyifle oynamıştım. 7. filmin oyunlarına ise 1 saat dayanamadım korkunçlardı. Kitapları seven için LEGO oyununu tavsiye ederim. Bir de tabii ki Hogwarts Legacy çok keyifli, kusursuz bir oyun tabii ki değil ama Hogwarts'ı ve çevresini keşfetmek eğlenceli.

Ben de bu kadar HP seven görünce mutlu oldum. Kitapları son okumamın üzerinden birkaç yıl geçti, belki yakında tekrar bir tur atarım diye gaza da geldim :d
0
nundu
(23.12.24)
2016 doğumlu oğlanın masası:p

ibb.co
0
kullanicadi
(23.12.24)
@nawar, uk editionları var ama hiç karşılaştırarak okumadım diğerleriyle :)

@kullanicadi, çok sevimli <3 benimki de büyüsün lotr, hp her şeye bulaştıracağım :)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
(7)

erkek kol saati önerisi

baldan kaymak
Hiç otomatik saat almadım. Quartz çok az kullandım.Açıkçası pilli saat daha pratik geliyor, pil bitince değiştir devam et.Ama otomatik saatler de çok güzel duruyor. O mekanizma vs. Neyse.Aklımdaki marka Citizen. Japon dışında önermeyin de.Modeli de yazayım Tsuyosa veya Citizen herhangi modeli olur.1
Hiç otomatik saat almadım. Quartz çok az kullandım.
Açıkçası pilli saat daha pratik geliyor, pil bitince değiştir devam et.
Ama otomatik saatler de çok güzel duruyor. O mekanizma vs. Neyse.

Aklımdaki marka Citizen. Japon dışında önermeyin de.
Modeli de yazayım Tsuyosa veya Citizen herhangi modeli olur.

1) Yaş 31, bilek kalınlığı 19 cm. Nette 41-45 mm diyor. Tsuyosa 40 mm bu olmayacağı ya da kötü duracağı anlamına mı geliyor? Bileğim nispeten kalın.
2) Bu soru önemli. Her gün otomatik saatlerde sapma mı oluyor? Sürekli ayarlamam mı gerekecek? Ya da yıl da ne kadar geri kalıyor? Bu çok ciddi etkiler kararımı açıkçası.

Önerileriniz, şuna da bak dedikleriniz için şimdiden teşekkürler.
Seiko 5 ya da Tissot Prx önerecekseniz önermeyin, oraları geçtim.

Başka önereyim senin kriterlere uygun derseniz, 25k'ya kadar ok'um.
www.konyalisaat.com.tr
0
baldan kaymak
(22.12.24)
En pahalı otomatik saatlerde bile sapma olur. Sürekli değil de çok ileri veya geri olduğunda ayarlayacaksın sürekli ileri veya geri gitmiyor + - oluyor sapma.

Otomatik saat hassas oluyor. Düşme durumunda veya manyetik alana maruz kalırsa tamirciye gitmek gerekebilir. Her 5 yılda bir bakım gerektir ayrıca. Bakım masrafı saatın marka ve modeline göre oluyor ama genel olarak ucuz değil.

Çok iyi bir otomatik almayacaksan uğraşır durursun. Bunun yerine solar (güneş enerjili) öneririm. Paylaştığın linkteki eco driveları düşün
0
wd40
(22.12.24)
Pilli al gec ne kasiyorsun. Otomatik saat an itibariyle evrendeki en overrated nesne olabilir. Otomatik saat ovme lobisi, yahudi lobisinden daha guclu ve etkin. Alt tarafi zamani gostermek gibi basit bir islevi yerine getirecek nesneye otomatikcilerin bu derece duskunlugu tibbi ve psikolojik anlamda arastirilmali
0
speedy
(22.12.24)
Bilek kalınlığın 19 cm'yse 40-46 aralığı senin için uygun olur ama ben olsam 46'ya çıkmam, bir de alt limit 40 gibi oldu ama deneyip bakarsın 38 mm de hoşuna gidebilir belki denemeden görmeden bilmek zor, kendini sınırlama yani.

Otomatik saati her gün kurmana gerek yok otomatik saatlerde rotor isimli yarım ay şeklinde serbest bi parça bulunur sen bileğini hareket ettirdiğinde bu rotor da hareket ederek bilek hareketinden oluşan kinetik enerjiyi mekanizmaya aktarıp kurma işlemini otomatik yapar ama çok uzun süre bu şekilde enerji sağlamak sapmaya neden olabileceği için "arada" kendin kurarsan daha sağlıklı olur, ayrıca bileğinden çıkardığında 24-48 saat aarsında tüm enerjisi biter yine kendin ayarlayıp kurmak durumunda kalabilirsin böyle durumlarda.

Saat önerisi olarak da Orient Bambino'lara bak derim, ben özellikle FAC00009N0 kodlu saati beğeniyorum ama diğer serileri de güzel.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.12.24)
Valla kriterlerinin sadece Japon kısmını karsilasa da casio f91 demek istiyorum.
0
Amaranta ursula
(22.12.24)
1) kucuk saat sorun olmaz ama buyuk saat siritir. bir de saatin tipi de onemli. mesela diverlar daha kucuk gosterir bezelden dolayi.

2) sapma olur. benim su an kullandigim omega speedmaster'da gunde 1 saniye sapma oluyor ve bu otomatik saat camiasinda mukemmel bir deger. yani ben omega'yi hic ayarlamiyorum sifirdan. yaz/kis saati degisimlerinde biriken sapma duzelmis oluyor.

ama daha once daha ucuz japonlar kullandim. onlarda daha cok sapma oluyor ve ayda bir ayarlaman gerekiyor. cunku 3 dakika falan sapiyordu ayda.
0
antikadimag
(23.12.24)
Otomatik saat bir hobi, keyfi bir uğraş, kişisel zevk nesnesidir. Ve evet sürekli ayarlamanız, kontrol etmeniz gerekir. Böylece hem saatle hem de zamanla daha farklı bir ilişki kurarsınız.

Saate sadece kolunuzda zamanı doğru gösterecek bir alet muamelesi yapacaksanız zaten otomatik saate gerek yok. Herhangi bir pilli saat çok daha kesin şekilde zamanı gösterecektir.

Ama otomatik saatten geri kalıyor ya da ileri gidiyor diye şikayet etmek, 1967 Ford Mustang GT alan adama "abi ne gerek var bu arabaya, hem çok yakıyor hem kliması yok hem de otomatik bile değil. Bunun yerine çok daha iyi bi fiyata 1.0 polo alırdın" demek gibi oluyor.

Otomatik saat de klasik bir araba gibidir. Düzenli bakımlarını yapmalı, gözünüzü ve elinizi üzerinden ayırmamanız gerekir. En başta dediğim gibi bu bir hobi ve kişisel zevk işidir. Bunlarla uğraşamam derseniz o zaman 1.0 polo sizi çok daha mutlu edecektir.
0
thracia
(23.12.24)
@thracia fikrimi netleştirdi. Ben bu olaya hiçbir zaman için ne mustang gibi ne de tracer gibi bakamam. Yorar beni :)

Tsuyosa'yı görünüş olarak çok beğenmiştim. Pilli tsuyosa olsa keşke :) arkadaki o iskelet detayı da hoşuma gitti ama neticede görünmüyor.

Quartz ya da pilli devam ediyorum. Cevaplara teşekkürler.
0
🌸baldan kaymak
(23.12.24)
(12)

hangi kol saati

nahtoderfahrung
https://i.ibb.co/sHpmh33/TSUYOSA-Banner-2048x-progressive.jpgfotodakilerden birini almak istiyorum gönlüm 1. ve 2. olanda ama 10 da gözüme iyi geldi. sizce hangisi? genel kullanım için alacağım
i.ibb.co

fotodakilerden birini almak istiyorum gönlüm 1. ve 2. olanda ama 10 da gözüme iyi geldi. sizce hangisi? genel kullanım için alacağım
0
nahtoderfahrung
(17.12.24)
En soldaki cok fena ama gene sen kiyafetine goremi giyinirsin bilemiyorum

Kiyafet ve zevk olayinida dusunmek lazim

Ama ben genede en sol bastaki diyorum
0
Zetnikov
(17.12.24)
genelde smart casual giyiniyorum
0
🌸nahtoderfahrung
(17.12.24)
Bu saate en guzel giden renkler 2,4 ve 5.

Ben De sarisi var.
0
baldur2
(17.12.24)
2 bana buz mavisi tissot powermatic 80 kopyası gibi duruyor ama aynı zamanda da rengi çok iyi
0
🌸nahtoderfahrung
(17.12.24)
3-4-10
0
kumandanim
(17.12.24)
Bu modelde tiffany blue bir başka güzel duruyor. O yüzden 2 diyorum.
0
thracia
(17.12.24)
1-4-10
0
antihero
(17.12.24)
1 ve 2 yi bende almayı düşünüyorjm
Bi de bulursam turuncusunu portakal
Yalnız değilmişi
0
baldan kaymak
(18.12.24)
Bu tsuyosa'lar tissot prx'in kopyası zaten, renkleri de çoğu prx'ten devşirme. Prx'in başarısı sonrası çıktı hepsi.

Farklı olsun istiyorsan small second versiyonuna bak derim.

Bunlar arasında diyorsan, neticede model aynı renk farklı. Renk uyumuna ya da vermek istediğin klasik/değişik imajına göre seç.
0
Bruce
(18.12.24)
4/7/10/11
0
cooperr
(18.12.24)
en çok oy alan 4 ve 10 numara şuan :)
0
🌸nahtoderfahrung
(18.12.24)
2 önerisi 4 kez yazılmış
4 önerisi 5 tane
10 önerisi 4 tane

Tsuyosa'cıyım
0
baldan kaymak
(18.12.24)
(2)

Gözlük seçimi hakkında

Pardonx
Selam romalılar;Hayli yüksek derecede miyop bir insanım. Yeni bir gözlük almayı düşünüyorum ve anladığım kadarı ile bu gözlük işi baya bi yürümüş gitmiş.Şu anki gözlüğümle en büyük sıkıntı hem güneşte hem de gece araba sürmek. O yüzden acaba bir de gunes gözlüğü mu alsam ya da klipsli bir şey mi seç
Selam romalılar;
Hayli yüksek derecede miyop bir insanım. Yeni bir gözlük almayı düşünüyorum ve anladığım kadarı ile bu gözlük işi baya bi yürümüş gitmiş.
Şu anki gözlüğümle en büyük sıkıntı hem güneşte hem de gece araba sürmek.
O yüzden acaba bir de gunes gözlüğü mu alsam ya da klipsli bir şey mi seçsem hangi ozellikleri olan bir cam yaptırmam lazım ciddili kararsızım ne tavsiye edersiniz?
Gunes gözlüğü yerine polarize cam yaptırsam is görür mü mesela?
0
Pardonx
(02.12.24)
Baya pahalıya gelir ama kolormatik (fotokromatik) iş görür. Siyah/griye dönenlerden alırsanız eski cemaatçiler gibi görünmezsiniz
0
kimlanbu
(02.12.24)
mıknatıslı clip on optik çerçevler var. güneş gözlüğü kısmı, optiğin üzerine mıknatıslı olduğu için yapışıyor. böyle bir çerçeve seçerek ayrıca numaralı güneş gözlüğü yaptırmadan da kullanabilirsin.
0
thracia
(02.12.24)
(31)

AKP yönetiminin vatandaşın iyiliği için

Bir ben var benden şurada
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
demokrasilerde yanındaki, karşındaki, mahallendeki, ülkendeki insanlardan da sen sorumlusun. öyle yok ben oyumu verdim kardeşim daha ne yapayım ile demokrasi yürümez anlayışını öğretti bize sağolsunlar.
0
duyurukullanıcısı
(27.11.24)
Sigara içme konusunda kısıtlamalar AKP'ye maledilir ama bu konuda Dünya'da eş zamanlı bir hareket oldu. Bir yerlerden global bir emir gelmiş gibi. Ben Sigara ile ilintili küresel devlerin, Amerika merkezli olarak diğer devlere mevzi kaptırması olarak yorumladım bu sigara yasağını. Türkiye'ye özgü bir hareket değildi çünkü.
0
Mirket
(27.11.24)
Paradan altı sıfır atmak diyebilirim. Cesur ve yerinde bir karardı.
0
etna
(27.11.24)
sigara kisitlamalari.
posetleri parali yapmak.
c-sectiondan caydirma propagandasi
bes

her yaptiklari kötü degil ama iyi bir sey yapsalar bile akp kafasiyla baskici, dikte eden bir tutumlari var.
0
robert bosch
(27.11.24)
AKP'nin icraati olmasından çok onun dönemine denk geldi diyebiliriz, ama veri sızıntılarını saymazsak e-devlet. Birçok ülkede göbeğiniz çatlayarak yapacağız bürokratik işlerinizi birkaç tıkla hallediyorsunuz.
0
auroraaurora
(27.11.24)
bes tek başına iyi dursa da aslında insanlara "sgk sizin emekliliğinizle mi uğraşacak, gidin kendi başınızın çaresine bakın" demenin kibarcası.

c-sectiondan caydırma politikası tartışmalı. Normal doğumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. Yapılış şekli de c-section olmak zorunda kalan insanları rahatsız edecek şekilde.

sigara yasakları da biraz akp'den önce cep telefonu mu vardı demek gibi. Yani dünya zaten oraya gidiyordu. akp değil bkp olsa en fazla birkaç yıl sonra yine benzer yasaklar gelirdi
0
nundu
(27.11.24)
Yukarıda "her yaptıkları kötü değil" diyen laleye hatırlatmak isterim bugün taze çıkan kararnameyi;

"30 Euro'luk alışveriş limitine kargo gönderim bedeli de eklendi"
0
feastofthedamned
(27.11.24)
E Devleti de ben gömeyim.

Diğer devletler bu işe girmiyorlarsa bu onların beceriksizliğini mi gösterir, yoksa
bir bildikleri mi var acaba denir?
0
Mirket
(27.11.24)
E-Devlet olayında ben de Mirket gibiyim galiba, e-nabız sızıntısı gibi bir sızıntının E-devlet'te olmayacağının ve milyonlarca insana ait verinin açık hale gelmeyeceği nasıl garanti edilebilir ki? Bence Almanlarının tüm bürokratik işlemleri posta yoluyla yapmasının da bir nedeni var gibi.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
pratikte artik nerdeyse uygulanmayan kapali alanlarda sigara icme yasagi, ozellikle alkollu mekanlarda istinasi falan yok. pasaj, carsi vb yerlerde de cayir cayir iciliyor. bi kahveciler ve kafeler kaldi sanirim. kahvenaleri bilmiyorum.

paradan 6 sifir atma denmis de yanilmiyorsam 57nci hukumet zamaninda calisilmaya baslanmis ve yol haritasi asagi yukari ortaya cikmisti yaniliyor da olabilirm.
0
bay b
(27.11.24)
@feastofthedamned, soru akp nin yaptigi yararli seyler.
sen yaptiklari iyi bir sey olmadigini düsünüyorsan, bence yok de gec. ama bana saldiriyorsun.

sen ve senin gibiler akp'nin iktidarda olmasinin sebebisiniz. agzindakileri köpükleri sil de öyle konus.
0
robert bosch
(27.11.24)
sence öyle bir düşüncesi var mı? sadece o partinin değil, tüm partilerin ve kişilerin sence memlekete ve vatandaşa hizmet etmek gibi bir derdi var mı? hangisi vatandaşa hizmet aşkı ile yanıp tutuşuyor acaba? Allah ıslah etsin hepsini.
0
since1907
(27.11.24)
akepe ve halkin yararina diye iki farkli ifadeyi ayni cümlede kullanmak bile buradakilerin akliyla alenen dalga geçmektir.
0
feastofthedamned
(27.11.24)
Olması gereken şeyleri olumlu sayılmış, ilişki ufak tefek iyi şeyler vardır ama bence yapılan o kadar büyük usulsüzlükler var ki, küçücük olumlu şeyi yok ediyor gözümde
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
Cimer.

Bir de devlet denetleme kurumuna bazı görevler yeni verilmiş hayrımıza olacak şekilde. İleride haberleri gelir.
0
diyecevaplandı
(27.11.24)
harp okullarının kapatılması, başörtüsü yasağının kaldırılması.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
@benim icin harp okullarinin kapatılması nasıl iyi bir şey açıklayabilir misin?
0
unabomber
(27.11.24)
Akp kaostan beslenen bir parti. ben faydalı icraatlarını görmedim. atatürk ve laiklik düşmanlığı ile Türkiye'yi sömürüp duruyorlar. Aynı osmanlı'daki gibi halk fakirleşti ve cahilleşti. Benzerini yaparak kontrol mekanizması oluşturmaya çalışıyorlar. İktidara geldikleri günden itibaren özgürlükler kademeli olarak azaldı.
0
wd40
(27.11.24)
kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
20 küsür senede halkın yararına bir şeyler olmuştur muhakkak.

benim aklıma gelenler sadece yukarıda söylenenler. hatta sadece sigara yasağı, diğerleri bile değil.

ancak;
sigara yasağı şimdi uygulanmıyor, her yerde cayır cayır sigara içiliyor.
tüm dünyada öyle bi trend vardı +1 ve doğal bir şeydi belki +1
ayrıca sigara yüzünden çok fazla sağlık harcaması oluyor. belki bu sağlık harcamalarını biraz daha kontrol altına almak için böyle şeyler yapmaya kalktılar.

yani tek argüman da suya düşmüş oluyor.

en başta söylediğim "20 yılda muhakkak iyi şeyler yapmışlardır" bunun arkasındayım, ama bir şey daha var, kendilerine iyi geleceği için yapmışlardır, vatandaşa da faydası olmuştur az ya da çok.

imar barışı vs gibi şeyler sadece kendi tabanını değil tüm ülkeyi etkileyen şeylerdi. kimi insanlarca iyi şeylerdi. ama imar barışını bu haliyle mantıklı kimse savunmaz herhalde. ruhsatsız evi olana, tarlaya kulübe yapmış olana, kaçak kat çıkmış olana iyiydi onlar.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
AKP ne yaparsa kendisi için yapar.

1. Eğer yapılacak şey iktidarlarının devamı için şart ise kesinlikle yaparlar. Gerekirse Apo için af çıkartılar ama yaparlar.
2. Yapılacak şey iktidarın devamı için şart değilse, para kazanılıp kazanılmadığına bakarlar. Önce kendilerine, sonra etrafındakilere para kazandırırlar. Kaldı ki bu para da iktidarın devamı için bir yerde şart.
3. İlk 2 maddeden halkın yararına görünen şeyleri de “Bak halkın için bir şeyler yapıyoruz” diye gözümüze sokarlar.

Bunun haricinde sigara yasağı falan denmiş. Alkol yasakları ile benzer bir şey sigara yasağı. Bizim hayrımıza yapmadılar.

Yaptıkları tek iyi şeyin edevlet olduğunu düşünüyorum ama edevlet’le alakalı olmasa da sürekli bilgilerimizin çalınmasını engelleyememeleri ayrı bir konu.
0
co2s2
(27.11.24)
Sigara kısıtlamaları.
Sadece bu.
Başka da hiçbir şey yok. İlk bakışta var gibi görünüyorsa da arkasında rant ya başka hesap vardır, sonucuna bakınca keşke yapmasalarmış dersin. Demen lazım. Demedikleri için bu haldeyiz.
0
Bruce
(27.11.24)
Ne düşünsem aklıma sonra rezillik geliyor hep. Misal hastanelerdeki sıra muhabbeti biterken bu sefer de devlet hastanelerinin komple bitik halde olmasi, şehir hastaneleri gibi devletmis gibi özel halde olan hastaneler geliyor.

Bruce+1000
Ekonomi, eğitim, hukuk vs sürekli daha geriye daha geriye.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
illaki vardır ama vatandaşa faydası olsun diye yaptıklarına inanmıyorum. aklıma gelen tek şey sigara yasağı.

plastik poşetin paralı olmasına güldüm. tam batılı libtard yaklaşımı. taylor swift sçmaya bile özel jetiyle gitsin ama bizim market alışverişimizden 50 kuruş alan akp hükümeti iyi bir şey yapmış olsun haha. gerçekten bu küreselciler yok edilmeden dünyaya huzur yok, ben buna inanıyorum artık.
0
mark greg sputnik
(27.11.24)
Ak Parti'nin yaptigi pek cok seyi zamanin ruhuna atfetmek daha dogru olur. Bir de bu yapilanlarin motivasyonuna bakmak lazim. Yollar, kopruler vatandas icin mi yapiliyor yoksa birileri zengin olsun diye mi? En buyuk kaymagi bu akraba, arkadas zenginler yiyor. Bu koprulerin ve yollarin parasini biz zaten vergilerimizle veriyoruz. Hatta gecis garantisi gibi seylerle gelecekte calisip vergi verecegimize dair bile sozlesmeye imza atiyoruz.
0
Sour
(27.11.24)
edevlet keşke hiç olmasaydı da devlet dairelerinde sürünseydik. gün aşırı yaşlı anne babama adıyla soyadıyla mesajlar telefonlar geliyor olmayan kargolar, icra takipleri için. sigara yasağı da bir işe yaramadı, dallama müptezeller karşı inatlarından sokakta yürünecek yer bırakmadı. her yer dumanaltı.
0
titanyum22
(28.11.24)
ücretsiz kitap dağıtımı. ne sıkıntılar çekerdik ders kitaplarını alabilmek adına yaz tatillerinde çalış parasını çıkartmaya, 2. el kitapçılar gez, sıfır dahi olsa kitapları bulamamak.
0
odiyus
(28.11.24)
@benim için

kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.

kimin subay olup kimin olamayacağına tabi ki görev başındaki askerler karar verecek. takunyalı imamlar değil. bunda sorun nedir? ordunun içine sokulan çürük yumurtaları sokup ayıklamayı becerememek veya ayıklamak istememek beceriksizlik, ordumuza sızmış 3-5 hain yüzünden silahlı kuvvetlerimize kılıçlı terör örgütü demek ayıp, yüzlerce yıllık kültürü olan harp okullarını yönetemeyip de kapatmak ise en hafif tabiri ile kolaycılığa kaçmaktır.
0
unabomber
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok. ikisini söyleyen de aynı mal, renkleri farklı sadece.

aklıma ilk gelen, sağlık hizmetlerini daha "ulaşılabilir" kıldı.

zorunlu eğitimde kullanılan kitapları ücretsiz hale getirdi.

karayollarını geliştirerek ölümlü trafik kazalarını önemli ölçüde azalttı.

pkklı teröristlerin yurtiçindeki faaliyetlerini önemli derecede azalttı.

ancak tüm bunların yanında koca birer "ama" var. bunları yaparken neye rağmen, neye sebep olarak yaptı, onları gözden kaçırmamak lazım.
0
yemrem
(28.11.24)
Kocam beni yıllardır dövüyor, çalışıp kazandığım paraya kafasına göre el koyuyor, dışarı çıkmama izin vermiyor, çocuklarımızı dilendirmeye çalıştığı için evden kaçtılar, ben kenara köşeye ayırarak biriktirdiğim parayla üst baş almaya çalışıyorum,o ise Gucci'den tom ford'dan giyiniyor. Ama allah için iyi tarafları da var. Mesela sigarayı balkonda içiyor.
0
thracia
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok"

Oo aktroller burayi da basmis.

"Akepeli degilim ama" diye cümleye baslasa daha iyiymis.
0
feastofthedamned
(28.11.24)
(5)

ev içi tekerlekli taşıyıcı var mıdır?

sanemkk
odalar arasında eşya taşımak için, hergün yatak odasından salona akşam olunca diğer yere eşya taşıyorum da onun için kullancaktım.
odalar arasında eşya taşımak için, hergün yatak odasından salona akşam olunca diğer yere eşya taşıyorum da onun için kullancaktım.
0
sanemkk
(26.11.24)
küçük şeyler için: www.ikea.com.tr
daha büyük ve ağır şeyler için: www.koctas.com.tr
0
inheritance
(26.11.24)
Pazar arabası da olur. icabında kumaş kısmını çıkarırsınız.
0
orient blue
(26.11.24)
katlanır stanley
www.hepsiburada.com
0
durbidakka
(26.11.24)
Bir de ağır eşyaları taşımak için şöyle bir aparat var;

www.youtube.com

Mobilya kaydırma aparatı diye aratırsanız pek çok farklı çeşidini bulabilirsiniz.
0
thracia
(26.11.24)
servis arabaları var:

www.tekmutfak.com
0
orpheus
(26.11.24)
(16)

yıllık gelirinizin % kaçını tatile ayırıyorsunuz?

benaslinda
özellikle maaşlı çalışanlar cevap verirse sevinirim, teşekkürler.
özellikle maaşlı çalışanlar cevap verirse sevinirim, teşekkürler.
0
benaslinda
(25.11.24)
%13 e denk gelmiş yaz tatili
0
eja
(25.11.24)
bu sene 3 tatil yaptım 1er haftalık.

toplamda 2.5 maaş gitmiş. hepsi yurtdışı ama. %20 falan yapıyor belki daha da fazla.
0
jelly bear
(25.11.24)
kabaca hesapladım şimdi %2.77.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.11.24)
%5-6
0
thracia
(25.11.24)
%5-10 arası ama yazlıklarım ve bir devremülküm var, onların finansman veya fırsat maliyetini de katmak lazım.
0
gabe h coud
(25.11.24)
1 maaşımmış.%8.33
0
Amaranta ursula
(25.11.24)
ulasim da dahil olarak

2024 9%. toplam 1.5-2 hafta para harcamali tatil yaptim sanirim.
2023 4% yeni ise falan baslamistim hic tatil yapmadim neredeyse
2022 6% 2 hafta tatil
2021 1.5% corona yüzünden hic tatil

tatile gitmeliyim.
0
robert bosch
(25.11.24)
0
0
eksimeksi
(25.11.24)
toplam net hane gelirinin %15'i.
0
taurina
(25.11.24)
%1-2
0
joooper
(26.11.24)
2 maaşımı
0
9kuyruklukedi
(26.11.24)
1 aylik net maas (3 kisi aile)
0
try again fail again fail better
(26.11.24)
Bu sene brüt maaşın %2.5-3'ü civarı tutmuş. Destinasyon uzak doğu. Süre 1 ay. Uçak biletlerini miller ve kredi kartında biriken puanlarla aldım ama.
0
synesthesia
(26.11.24)
normalde yüzde 10-12 bandında tutuyorduk bu sene abarttık, toplam hane gelirinin yüzde 20'si oldu.
0
engelbert humperdinck
(26.11.24)
Ayrintili hesaplamadim ama 1 aylik net maas civaridir benim de.2 yetiskin 2 cocuk.
0
turkuaz
(26.11.24)
%7 diyeyim yaklaşık. Bi' maaştan biraz az.
0
kumandanim
(26.11.24)
(10)

Trendyol'da satıcılık nasıl bir iş? Zengin eder mi?

psmstc
Bu tarzda ticaret işlerini denemek yapmak istiyorum. Risksiz hemen sıcak paraya çevirilebilecek başka online veya mağazacılık üzerine iş öneriniz olur mu? Şimdiden çok teşekkürler.....
Bu tarzda ticaret işlerini denemek yapmak istiyorum. Risksiz hemen sıcak paraya çevirilebilecek başka online veya mağazacılık üzerine iş öneriniz olur mu?

Şimdiden çok teşekkürler.....
0
psmstc
(25.11.24)
Bu konularda ölümcül bilgisiz olmakla birlikte dropshipping mevzusuna bi bakardım böyle bi niyetim olsa.
0
hedep
(25.11.24)
zengin değil de girenler daha çok fakir oluyor diye biliyorum.
0
ayseee
(25.11.24)
Trendyolda satıcıların yüzde beşi ancak para kazanıyor. Tek kazanan Trendyol. Mağazacılıkta bijuteriden daha risksiz ve bol kazancli bir iş yok. 20 senelik mesleğim. Bu sene zirvede beni erken emekli ediyor. Bijuteride iyi lokasyona yüksek kira ödemekten kaçınmayan herkes zengin olur. Dropshipping falan da sadece eğitim satanların para kazandığı bir beyaz yakalı kerizleme yöntemi.
0
alimcgraw
(25.11.24)
eTicarete bu hafta peşin vergi geldi veya geliyor. Ürün satış fiyatına göre hesaplanarak satıcı kişi ise %25, şirket ise %15 tutarında anında kesilecek. Buna ek olarak komisyon ve nakliye de vereceksiniz. İadeler de size ait masraf olacak. Bu konuyu araştırmadan eticaret işini düşünmeyin bile. Tabii ürün başına %80 filan kar marjınız yoksa.
0
alfired
(25.11.24)
negatiflemek için yazmıyorum. ama orada binlerce rakibiniz olacak. sizin inanılmaz birşekilde tutan birşey satmanız lazım yada donem donem bazı urunler ragbet gorur ya ona kıtlenmek lazım bence

cunku mesela kalem satıcan aynı kalemden ıkı bın kısı satıyor mısal anlatabıldım mı onu bı arastırıp kurcalamak lazım. Ornek olarak rakibi az olarak adamın bırı kındle urunlerı satıyordu fıyatta normaldı depolamıs mı ne yapmıs artık herkes ondan alıyordu bende ondan aldım mesela. ne kadar az rakip olursa o kadar iyi bunu dusunmenı ısterım
0
Zetnikov
(25.11.24)
Bence herşeyden önce kendinize şu basit soruyu sorun;

-Trendyol'da satacağınız ürünü sizden başka satanlar da var mı? eğer varsa müşteriler bu ürünü neden onlardan değil de sizden alacak?

Bu soruya çok ikna edici ve duyan herkesi "oo evet kesinlikle bu seni tüm satıcıların büyük oranda önüne geçirebilir" diyebileceği bir cevabınız yoksa zengin olmayı geçiyorum elinizdekinden de edebilir.
0
thracia
(25.11.24)
trendyol vs yerine kendi siteni açıp, sosyal medya üzerinden markanı parlatsan daha iyi para kazanırsın.
0
scudman1
(25.11.24)
Bizim bir arkadaş organik gıda satıyordu nohut, fasulye, mercimek falan gibi.. pek iyi gitmedi ve bıraktı. Rakiplerle baş edemedi. Kolay iş değil yani e ticaret.
0
wd40
(25.11.24)
Risksiz sıcak para maalesef yok. Boş iş bunlar. Zor iş.
0
Shepard
(25.11.24)
bos adam isi biraz. kazanani iyi kazaniyor ama tutturmak da kolay degil. zaman ayirmak gerekli.

bence tam aileden guvencesi olan ama bir baltaya sap olamamis adam isi bunlar. yani eleman bir is tutturamamis hayatta ama zaten tutturmak gibi bir kaygisi yok. bos zamanlarinda oyalansin diye girsin derim.

ama opportunity cost'u karsilayamayacak insanlarin bu islere girmesini tavsiye etmem. yani para kazanmam lazim diyen adama onerilecek is degil.

tutturup milyonlar kazanan da var. gerci trendyol'u degil de amerika'ya amazon ve etsy uzerinden mal satanlari kastediyorum. trendyol isi zor turkiyede milletin alim gucu mu kaldi ki o rekabetin arasindan kendine 3-5 bir sey dusuresin.
0
antikadimag
(26.11.24)
(5)

Erkek mont/palto

sanguine
Üzerime atabilir misiniz? Bütçe 5000. Yüzde 100 polyester montlara bu kadar para vermek istemiyorum. Tarz olarak beğendiğim şeyler var ama eser miktarda bile pamuk icermiyorlar.https://shop.mango.com/tr/tr/p/erkek/palto/mont/is%C4%B1-duzenleyici-su-gecirmez-kapitone-anorak_77097910?c=99 mesela buŞiş
Üzerime atabilir misiniz? Bütçe 5000. Yüzde 100 polyester montlara bu kadar para vermek istemiyorum. Tarz olarak beğendiğim şeyler var ama eser miktarda bile pamuk icermiyorlar.

shop.mango.com mesela bu

Şişme olacak ise aşırı şişik olmayan montlar olabilir, daha canlı renkler arıyorum ama içeriği düzgün ise çok önemli değil. Decathlonun montlarina baktım gene çoğu polyester. nereye bakacagimi bilemiyorum artık hem çok dandikler hem çok pahalı. Madem bir para çıkacak bari değecek bir şey alayım.
0
sanguine
(25.11.24)
Örneğini verdiğiniz tarzda ürünlerde pamuk yün içerik, yapısı itibari ile olmaz. Ayrıca dış giyimde tamamen pamuk/yün elyaftan üretilmiş palto/kabanların bir sürü dezavantajı da var.

Bence polyester kötü/ucuz malzemedir diye bir ezberiniz var ama bu tamamen yanlış. Eğer vücudunuza direkt temas etmiyorsa bu tarz malzemenin verdiği pek çok avantaj var. Pamuk/yün paltolar yağmuru yediğinde külçe gibi ağırlaşır ve suyu emer. ayrıca kolay da kurumaz. Polyester kumaş su geçirmez ya da su itici yapılabilir. Ayrıca mukavemeti çok daha yüksektir. Zaten bu yüzden dış giyim ürünlerde tercih edilir. Tüm kar kayak montları, pro dağcılık ekipmanları vs hep bu malzemelerden üretilir.

Özetle pamuk her şartta polyesterden iyidir denemez. Yok ben illa pamuk/yün istiyorum derseniz, o zaman yün kaban/kaşe palto vs gibi aramalar yapmanız gerek. Onda bile kumaşa- dayanıklılık katmak için belli oranda polyester iplik kullanıldığını görecekseniz. Çünkü bu hem paltoyu daha uzun ömürlü yapar hem de dirseğinin bollaşması vs gibi kullandıkça kumaşta oluşacak deformasyonun önüne geçer.
0
thracia
(25.11.24)
Teşekkür ederim epey açıklayıcı oldu.
0
🌸sanguine
(25.11.24)
ben de aynı dertten yakınıyorum.
@sanemkk var mıdır ürüne ait link paylaşır mısınız? ben kelime arama ile bulamadım.

benim de aradığım dış katmanı polyester/yağmur geçirmez ama iç katmanı mümkünse pamuklu olsun (%100 oranında)

tüm sitelerde polyester mont var.
0
tolgan
(25.11.24)
Su geçirmezlik ayrı şey su iticilik ayrı şey. Pamuklu kumaşlara laminasyon uygulanarak, yani bir kaplamayla birlikte belli bir açıdan ve belli bir yoğunluktaki su akışına karşı itici özellik kazandırılabilir. Ancak bu su geçirmezlik demek değildir. Kumaşın kaplaması zamanla gücünü kaybeder ve sürekli yenilenmesi gerekir. Ayrıca bu su iticilik çok düşük yoğunluklar içindir.

Su geçirmezlik ise sentetik membranların farklı dokuma teknikleri dokunmasıyla üretilir. Ayrıca sadece su geçirmezlik değil kumaşın aynı zamanda nefes alması da önemlidir. Bu da ancak sentetik elyafın su molekülünün geçemeyeceği kadar sık ancak nem buharının dışarı çıkabileceği ölçüde dokunmasıyla mümkün.

Özetle; su geçirmez pamuklu kumaş yok, su itici pamuklu kumaş var. Ancak su geçirmezliği hem çok düşük hem de ömrü kısa.
0
thracia
(25.11.24)
BEYMEN e bak kardeş abuk sabuk rakamların yanında iyi indirimler bu aralar.
0
jamswety
(25.11.24)
(6)

istanbulda büyük içki dükkanı nerede?

fakat
jack daniels bonded arıyorum, türkiye fiyatı falan çıkıyor internette ama hiçbir tekelde yok. nerede bulma ihtimalim yüksek olur, ben şişli tarafındayım?
jack daniels bonded arıyorum, türkiye fiyatı falan çıkıyor internette ama hiçbir tekelde yok. nerede bulma ihtimalim yüksek olur, ben şişli tarafındayım?
0
fakat
(25.11.24)
Dikilitaş'taki Maça Tekel'de çok fazla çeşit bulabilirsiniz.
0
10551037
(25.11.24)
sisliden osmanbeye giderken bi kac tane buyuk tekel var. ayrica taksim meydandan cihangir'e inerken buyuk bi tekel var.
0
buenosdias
(25.11.24)
Halaskargazide Mensis Mahzen var. Oraya bir bakın derim. Burası her yerde bulamayacağınız viskileri bulabileceğiniz bir yer.

yandex.com.tr

Cihangir'de La Cave'de de pek çok farklı viskiyi bulabilirsiniz.
0
thracia
(25.11.24)
Mini Market
Kozyatağı
+90 216 362 24 87

adına aldanma en büyük carfursa migroslardan daha büyük içki çeşit ve stoğu var adamların.
0
jamswety
(25.11.24)
Tekelim A. Ș. Gülsuyu Şubesi
0
mahsus mahal
(25.11.24)
mahzen'de buldum, teşekkürler :)
0
🌸fakat
(27.11.24)
(8)

Kesi sahiplenmek

spacevan
Merhaba, Daha önce çok heves etmiştim iyi bakamam diye hep ertelemiştim. Şimdi gerçekten istiyorum gibi fakat ben de ne tecrübe var ne birşey, İnternetten baktım millet kendini tanıtan yazı istiyor sahiplendirmek için, ne yazayım ki buna Bakımı zor mu gerçekten bilemiyorum. Nasıl bir yol izleyeyim n
Merhaba,
Daha önce çok heves etmiştim iyi bakamam diye hep ertelemiştim.
Şimdi gerçekten istiyorum gibi fakat ben de ne tecrübe var ne birşey,
İnternetten baktım millet kendini tanıtan yazı istiyor sahiplendirmek için, ne yazayım ki buna
Bakımı zor mu gerçekten bilemiyorum. Nasıl bir yol izleyeyim ne dersiniz ?
0
spacevan
(23.11.24)
kedisi olan arkadasin var mi? onlar seyahata giderlerse kediye bakmayi dene bir bence.
bakimi gercekten zor cünkü.
kaldi ki rutin bakiminin disinda saglik kontrolü, tüy kesimi ne bileyim bir sürü seyi var.

bana göre degildi hic ama belki sana göredir.
0
robert bosch
(23.11.24)
öncelikle yaşam tarzınız uygun mu? hergün eve gelebiliyor musunuz? 3-5 günlük veya daha fazla seyahatleriniz oluyor mu? bir yere 5 veya daha fazla gün gitmeniz gerektiğinde kedinize bakacak insanlar var mı?

sanırım bu soruları cevaplarsanız daha net yol alırsınız.
sonrası zaten yemeğini koy, suyunu tazele, bokunu temizle'den oluşuyor.
0
duyurukullanıcısı
(23.11.24)
Sokakta sahiplenmeyi bekleyen sürüsüne bereket kedi yavrusu mevcut ve hiçbiri sizden form falan da istemiyor. Sokakta birkaç ay içerisinde ölecekleri için sizin evdeki en acemi bakımınız bile onlar için sokakta ölmekten daha iyi bir seçenek.

Sokaklarda, zayıf olanlar vs hızlıca elemine olduğu için sokak kedileri aslında genetiği ve bağışıklığı en güçlü kedilerden oluşur. Cins kedilerin büyük bölümü ise doğuştan gelen pek çok genetik hastalığı beraberinde taşır. Asıl ilerleyen dönemlerde hasta olacağı yüksek ihtimal olan bu tür kedilerin bakımı çok daha zor ve zahmetlidir.

Sokaktan bir yavru sahiplenip veterinere götürün. ilk aşılarını yaptırıp evde bir kum kabı alın. O tuvalet olayını kendi halleder zaten. sonra birlikte birbirinize alışıp huyunuzu suyunuzu karşılıklı öğreneceksiniz. Kediye bakmak pek zor değil, yolda öğrenirsiniz her şeyi.
0
thracia
(24.11.24)
öğrenip alışılamayacak bir şey yok. tecrübeyi zamanla edinirsiniz. kafanıza takılan konularda da okuyarak ya da illa çevrenizde kedisi olan biri vardır ona danışarak bilgi edinebilirsiniz.

kediyi vermeden önce yazı isteyen güvence isteyen bazı tiplerin de çok güvenilir olmadığını kendim bizzat tecrübe ettim. Bence de en güzeli kendi sokağınızdan iş yerinizin civarından bir küçük kediyi kurtarmak. thracia +1

bakımı zor değil, hastalanırsa masraflı olabiliyor. ama beslenmesine filan dikkat ederseniz, evde güvenliği sağlarsanız, (camdan balkondan atlama ihtimalini ortadan kaldırma) çok masraflı da olmaz.

thracia nın dediği gibi kuma filan hemen alışır zaten. her kedi de farklı huyda oluyor. erkek kedilerin kısırlaştırma olayı daha kolay, dişi kediler için üç dört gün bir dinlenme bakım süreci oluyor.

aşı fiyatları için veteriner hekimler odasının fiyatlarına bakabilirsiniz, hani ne masrafı olur fikir vermesi açısından. Bir ayda yaklaşık 2 kilo mama tüketir.
0
a perfect lie
(24.11.24)
balık ve kuştan sonra evde beslenecek hayvan olarak en ekonomik hayvan. ama yine de bütçenizde bi gider kalemi oluşturacak, ona dikkat edin. yaş ve kiloya göre mama tüketirler. günde yüz gram derseniz aylık 2-3kg mama eder. iyi marka kısırlaştırılmış kedi maması 10 kg'su 3binin üzerinde. büyük paket alırsanız 4-5 ay yeter. her ay küçük paket alırsanız daha pahalı.
daha düşük kaliteli mama bulabilirsiniz ama sürekli kullanılması önerilmez. hayvanlarda kalıcı sorun oluşturabiliyormuş. veteriner, kum, evde bazen sevdiğiniz şeylere zarar verecek ya da bir şeye işeyecek atmak zorunda kalacaksınız. aylık 1.5 - 2bin gibi bir kalem oluşturacak ortalama.

ben çok severim kedilerimi (biri benim biri kız arkadaşımın iki tane var evde). ama çok pislik oluyor. benim kedim çam peleti kullanıyordu ama diğeri kullanmadığı için normal kum kullanıyoruz. evin her tarafı kum. yemek masasına kadar. iyice midem bulandı. günde kaç defa süpürüyorum belli değil. tüm kıyafetlerim vs tüy içinde. her gün her süpürüşte bir sürü tüy doluyor süpürge.
sağlıklı kedi ikisi de, tüy dökümü aşırı değil. buna rağmen durum bu. böyle hassasiyetiniz varsa dikkat edin.
biri has sabah 4-6 arası uyandırır. yataktan kalkıp diğer odaya gidiyorum.
çocuk sahibi olanlar büyütüne kadar uyuyamıyorlar ya, benim durum da öyle oldu bir senedir. belli saatlerde uyandırıyor. kediye göre değişir bu. benim kedim hiç uyandırmazdı, ikinci kedi uyutmuyor.

3günden fazla evde bırakamazsınız. 3 gün de bırakmamalısınız gerçi. bir arkadaş bulur en olmadı armut.com gibi yerlerden evinize gelip kedinizi kontrol edecek birini bulursunuz.

ya sorun kediye bakamamak değil, baktın ki sana göre değilmiş, ne yapacaksın sonrasında.
0
biseysorcaktim
(24.11.24)
5,5 aydır kedi bakıyorum. Bana sorarsan alma kedi medi. Bence baya masraflı bir iş. Onun dışında da kesinlikle bırakamıyorsun. Mesela biz mayısta 6 günlük bir gezi yapacağız. Şimdiden kediye kim bakacak diye düşünüyorum :) bunun dışında evi her hafta sonu süpürüp siliyoruz, bazen hafta içi de ekstra süpürüyoruz. Yine de her yer tüy içinde. Tüm kıyafetlerimizi sürekli tüy toplayıcı ile temizlemeye çalışıyorum ama yine de geçmiyor.

Neyse illa alacağım diyorsan, pet shopa git, 1 tane kapalı kum kabı, 1 paket kum (biz en son pro line marka almıştık 170 tl), 1 tane su kabı 1 tane mama kabı, 1 paket de kitten kuru mama al bütçene göre. Royal canin kitten alabilirsin pembe renkli olan. 1 tane de taşıma çantası, 1 tane de kedi şanpuanı alıcaksın. Sokaktan kediyi taşıma çantasına koycaksın, eve getirip şampuanla 1 defaya mahsus yıkayacaksın, iyice kurutacaksn. Kum kabına kumu koycaksın kediye kabın yerini öğretmek için kabın içine koycaksın. O zaten anlar oranın tuvalet olduğunu. Ama onu kuytu köşe bir yere koyma. Tuvaleti geldiğinde hemen gidip bulabileceği bir yerde dursun. Sonra mama kabına da mamasından biraz koy yer zaten acıkınca. İlk geldiğinde evi yabancı görebilir kenar köşeye pısabilir ama zamanla açılır evi keşfetmeye başlar. Sonra vete götür. 2 doz karma aşı 2 doz lösemi aşısı, 1 doz da kuduz aşısı yapılacak. Bunları sırayla yapıyolar tarihleri sana söylerler. Bi de kedi 6 aylık olmadan mutlaka çip taktırman gerekiyor. Biz çipi ve kuduz aşısını kendi oturduğumuz ilçenin tarım müdürlüğünde yaptrdık çünkü daha ucuz oluyor. Telefonla arayıp randevu isteyip götürüp yaptırabilirsin bunları. Onun dışında da vet vitamin verirse onu yedirirsin. Bakımı bu şekilde.
0
turuncu tonlarda
(24.11.24)
Zorluğu kedinin huyuna göre değişiyor. Onun haricinde günlük bakım mama, su ve tuvalet temizliğinden ibaret. Ekonomik durum zorluğa dahilse ilk başta bütçe olarak zorlayabilir. Türü ne olursa olsun yapılması gereken işlemler ve alınması gereken eşyalar var. Hadi verilik ya da ikinci el eşya alayım deseniz hastalık bulaşma riski var, göze alınmaz.

Yavru alacaksanız ilgiye, oyuna aç, yalnız kaldığında cayır cayır miyavlayacak falan... daha meraklı olduğu için tam bir troublemaker ama alışmanız ve tanışmanız daha kolay olacak. Yetişkin alsanız piyango gibi. Bazı alışkanlıkları sinirinizi bozabilir ya da hiç sorun çıkmayabilir. Erkek kediler daha samimi, kadın kediler daha tek tabanca.

Yukarıda söylendiği gibi sokak kedileri daha dayanıklı. Cins dediğimiz kedilerde türe göre farklı genetik rahatsızlıklar ileriki yaşlarda ortaya çıkabiliyo. Tedaviler pahali ve her zaman olumlu sonuç alınamıyor maalesef :(

Kısırlaştırma zaten default. Her iki cinsiyet de marmur marmur, huzur vermez vallayi! Hastalıkları önlemenin yanında diğer türlü erkekler teke gibi kokuyo :') dişiler de kısırlaştırılsa da arada idrar attırabiliyo ama ben daha koktuğunu görmedim. Kuyruk hareketinden belli oluyo sadece.

Günlük rutinler dedik: tuvalet her gün 2 çiş 1 kaka kürekle temizleme. Dolarsa hem mekan sası sası kokar hem de başka yerlere tuvaletini yapabilir. Kapalı tuvalet herkes için daha kullanışlı. Kediler mahremiyeti sever ve bentonit kum kullaniliyorsa etrafa toz dağılmaz. Yalnız patilerine yapışıp etrafa dağılabiliyo. Onun için tuvalet önü delikli paspaslar var. Çam peleti denemedim, daha sağlıklı ama ne kadar kullanışlı bilmiyorum. Ayda 1 komple tuvalet temizliği ve kum değişimi.

Uzun tüylü kedilerde popoya komando kaka yapışabiliyo, el bombası gibi nereye düşüp patlayacağı belli olmaz :') popo tıraşı mümkün. İşte bunlar hep para!

Haftada 1 yaş mama ve ara sıra ödül maması bütçeyi zorlamaz.

Mama ve su kabı plastikten olmamalı, akneye neden oluyor. Mümkünse 1den fazla su kabı değişik yerlere. Kediler ay çok susandım, gidip kana kana su içeyim demezmiş, gördükçe akıllarına gelirmiş su içmek.

Her gün taranma (tüy tipine uygun tarakla) ve anti-hairball macun. Yuttuğu tüyleri sindirip tuvalet yoluyla dışarı atabilmesi için. Kusunca ters yüz oluyo yavrucak :') ilkbahar ve yaz aylarında tüy dökmesi coşuyor. Uçuş uçuş her yandan, her şeyin içinden... Oynatmaya ramak kalalar :')

Günlük rutinler arasında diş fırçalama da var henüz istikrarı yakalayamadığım. Diş taşı oluşumunu engellemek için. Ileriki boyutta enfeksiyon, anesteziyle temizlik ya da diş kaybı. Kedilerde sık rastlanıyor. Yavruyken alışması kolay olur diyolar :)

Tırnak kesimi rahat duruyorsa çok kolay bi işlem. Sadece ön tırnakları kısaltmak yeterli. Tırmalama tahtasına sümük atmayan kediler var. Tırnakları kesilse de koltuk ve yatak kumaşlarınıza elveda diyin :') kılıf falan bilemiyorum artık...

Ev bitkilerini yeme sorunsalı. Zehirlilere iliştiklerini görmedim ama bi diş atmasi bile büyük risk. Limon kokusundan kaçıyorlar ama limon da çabuk küfleniyo işte :') saksı toprağı da eşelerler, onun için de ızgaralar var plastikten. Bi saksıya kedi çimi ekilir, o zaman başka bitkileri yemez.

Aşılar ve iç dış parazit kedinin ve sizin sağlığınız için gereklidir. Sonradan daha eziyetli ve pahalı sonuçları olmasını engeller ama yine de dönem dönem sürpriz veteriner maliyeti çıkabilir.

Uzun süreli gitseniz ya da ses yükseltseniz bile küsen, gayrı bundan sonra benden sana hayır yok diyen, travmalanan, duygusal zeka gelişimi tamamlanmamış kediler de var; kaldığı yerden devam eden, güvenli bağlanan, krizleri aşabilen, orta yol bulan kediler de var. Dışarı çıktığında prensesi sarayından kaçırmışsınız gibi ortalığı yıkan ya da babasıyla motosiklet gezisine çıkan kedi de var. Bin türlü huyu var işte bunların.


Genel değerlendirme yaparsak: maneviyatınız ve maddiyatiniz, yaşam tarzınız ve ev ortamınız uygunsa kedi mutluluktur, gidin ve onu bulun!
0
beetlejuice
(24.11.24)
önceki cevaplardan bir tanesinde "bir defaya mahsus yıkayın" denmiş ama bu bile büyük risk. gerek yok hiç. hadi çok pisti diyelim ki, mamasını suyunu almış olan kedi kendini temizler zaten. çok pis kediler içecek su bulamamıştır ya da bir hastalığı vardır.

bence en ideali, sokaktan aldığınız kediyi doğruca veterinere götürüp ben bunu yeni sahiplendim demek ve aşısını tedavisini o an yapmak.

bence öncesinde kum kabı ve diğer gerekli şeyleri alın dışarıdan. veterinerde pahalıdır. mamayı ilk sefer için oradan alabilirsiniz, ama yine pahalı olacağı için bi daha almayın.

rutin bakım ve tedavi dışında veterinerlerden bir şey alırken dikkatli olun yani, genelde pahalı olur.
0
biseysorcaktim
(24.11.24)
(11)

Şu kriterlere uyan bir kar botu önerebilir misiniz?

anaphylacticshock
Merhaba, Malum kış geldi ve kar bastırması yakın. Doğru dürüst bir botum yok. Kışın ya da sonbaharda karsız havada da giyebileceğim, güzel bir kar botu almak istiyorum. Aradığım özellikler: 1) Tabanı KAYDIRMAZ olmalı. Karda ve buzda, nasıl bir zemin olursa olsun asla kaydırmamalı. Bu benim için cidd
Merhaba,

Malum kış geldi ve kar bastırması yakın.

Doğru dürüst bir botum yok. Kışın ya da sonbaharda karsız havada da giyebileceğim, güzel bir kar botu almak istiyorum.

Aradığım özellikler:

1) Tabanı KAYDIRMAZ olmalı. Karda ve buzda, nasıl bir zemin olursa olsun asla kaydırmamalı. Bu benim için cidden çok önemli.

2) Hem HAVA ALMALI hem de SICAK TUTMALI. Terletmemeli. Daha önce iyi bir markanın kar botunu almıştım ayağımı gerçekten sıcak tutuyordu ama inanılmaz terletiyordu. Çoraplarım resmen sırılsıklam oluyordu.

3) SU GEÇİRMEZ olmalı.

4) Mümkünse 4 MEVSİM GİYİLEBİLİR bir bot olmalı. Yani serin bir sonbahar havasında da, karda kışta da giyebilmeliyim.

5) İç tabanı mümkünse MEMORY FOAM olmalı ama bu çok da önemli değil. İçine sonradan tabanlık takabilirim.

6) HAFİF olmalı. Normal zamanda devamlı spor ayakkabı giyiyorum. Botun ağırlığına alışmam zor olacak. Mümkünse hafif bir bot olursa süper olur.

7) Mümkünse KISA KONÇLU olmalı. Kısa konçlu botları giymesi daha rahat oluyor. Ama bu madde çok da önemli değil. YUkarıdaki diğer özelliklere uyuyorsa konç şekli çok mühim değil.


Arkadaşlar bu maddelere uyan, bana önerebileceğiniz, kendinizin kullanıp beğendiği ya da etrafınızdan namını duyduğunuz kaliteli bir kar botu var mı acaba?
0
anaphylacticshock
(23.11.24)
Ben yazayım böyle bir bot yok hocam
0
grimavi
(23.11.24)
4, 5 ve 6. maddeler maalesef diğerleriyle uyumsuz olur. Bunları gözden çıkarırsanız diğer tüm maddeler için Scooter modelleri gayet güzel bir seçim olur. Benim kullandığım modeli artık üretilmiyor, zira 5+ yıla yakın (sadece kışın giyerek) kullanmıştım. Ama tasarımlarda çok bir değişiklik yok, şuna benziyordu:

static.ticimax.cloud
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(23.11.24)
boyle bir bot yok diyen arkadas dogru soyluyor. nedeni de farkli fonksiyonlari tek bir urunden bekliyorsun.

mesela karda dagda bayirda kaydirmaz vibram taban var. ama islak mermer zeminde ciddi kayar. nasil zemin olursa olsun kaydirmaz bir bot yok.

ikincisi su gecirmezlik icin goretex kullanilir. bu da ne su ne hava gecirir. yalitim yapar. yani tam su gecirmezlik istediginde havadarliktan feragat edeceksin. diger turlu uzerine su gecirmez solusyon surulmus botlar zamanla ozelligini kaybeder. 1-2 sene sonra su gecirmeye baslar. deri dersen yine suyla iyi etkilesime girmez.

sicaklik icin corap da onemli. yun corap giyersen coraplarin islanmaz. hem de sicak tutar.

yakupoglu guzel deri botlar uretiyor. orada bulabilecegin en kaliteli botlar en uygun fiyata var zaten. daga tirmanacagim diyorsan da adres asolo. gerisi teferruat.
0
antikadimag
(23.11.24)
1. Hiçbir zeminde asla kaymayan bot yok. Karda ıslak taşta iyi tutan vibram taban şehir içinde ıslak mermerde paten gibi kayar. Buzda her şey kayar, krampon takmanız gerekir.

3. Gore-tex ya da benzer membranlı bir bot almanız lazım.

2 ve 4. Böyle bir şey mümkün değil. Kışın şort giyip üşümemek ya da yazın palto giyip terlememek gibi bir şey bu iki seçeneğin bir arada olması.

5, 6 ve 7. Bunlar mümkün.

İstediğiniz tüm özellikleri bir araya getiren bir bot üretilmedi ve yakın zaman içinde üretilecek gibi görünmüyor. Kar botunun karda soğuk havada giyildiğini idrak edip ona göre beklentilerimizi gözden geçirmeniz gerekli.
0
10551037
(24.11.24)
zaten her şeyi yazmışlar o yüzden son paragrafına cevap veriyorum. www.skechers.com.tr ben şundan memnunum ama iki gün üst üste giymemeye gayret ediyorum çünkü su geçirmediğinden hava almıyor. ama ayağı sarışı ve su kar geçirmemesi açısından tavsiye ederim. (dağ başında yaşıyorum, şehrin ilk karı buraya yağar) bakkala giderken düşüp az çanak çömlek patlatmadım. bu kaymıyor kolay kolay
0
titanyum22
(24.11.24)
timberland, sari nubuk, alti kaucuk olacak. www.trendyol.com

bunmlar iyi bakarsan 4-5 sene rahat gidiyor, ben -20c'ye kadar sikintisiz giyiyorum. memory foam tabanligi sen takacaksin ki bence gerek de yok.
0
cooperr
(24.11.24)
Arkadaşlar, önerileriniz çok sağolun.

Anladım, bu özelliklerin hepsi olan bot bulmam zor.

O zaman bana sadece hiçbir koşulda ve hiçbir zeminde ASLA KAYDIRMAYAN bir bot önerebilir misiniz rica etsem?

Karda, buzda, ıslak zeminde, çamurda vb nerede olursa olsun asla kaymayacak özel bir TABAN TÜRÜ var mı bildiğiniz?
0
🌸anaphylacticshock
(25.11.24)
Bu özellikleri bir arada barındıran bir bot bulmak zor değil, imkansız.

Yukarıdaki mesajımda da da ifade ettiğim üzere hiçbir şart ve zeminde asla kaymayacak bir bot yok.

Karda çamurda kaynayan bot ıslak mermerde adama buz pateni yaptırır.

Kaymaz taban araştırdığınızda karşınıza Vibram tabanlı botlar çıkar ama Vibram'ın onlarca çeşidi var hiçbir zeminde asla kaynayan taban üretemiyorlar.

İhtiyaçlarınıza göre bir bot seçmek, kar-buz durumunda ise krampon takmak zorundasınız.
0
10551037
(25.11.24)
Hiçbir zeminde kaydırmayan bot olsaydı, arazi lastiği, otoyol lastiği, yaz kış lastiği gibi farklı lastik türleri olmaz, üretilmiş tüm araçlara bu lastiği takar geçerlerdi. Gördüğünüz gibi her zeminin farklı özellikleri var ve hepsine en mükemmel şekilde karşılık verecek bir malzeme henüz icat edilmedi.
0
thracia
(25.11.24)
buzda kaymamak için seneler önce şunun cinsinden bir şey almıştım www.hepsiburada.com

ucuz bir şeydi ama. başka çaresi yok yani, bununla normal zeminde yürümek zor biraz.
0
titanyum22
(25.11.24)
www.gon.com.tr

Ben bu markanın botlarından aldım, gayet güzel. Neredeyse tüm kışı o botla geçirdim.
0
coffeeallthetime
(21.08.25)
(4)

Atina havaalanı araç kiralama

biseysorucam
1 günlüğüne bir araç kiralamak istiyoruz da daha önce benzer deneyimi olan var mı? Hangi firmayı tercih etmeliyiz sizce? Kurumsal olsun istiyorum enterprise avis budget gibi, bunlardan hangisi iyidir? Sitelerinde depozito olarak ne kadar bloke koyduklarını göremedim de. Tavsiyeniz olur mu?
1 günlüğüne bir araç kiralamak istiyoruz da daha önce benzer deneyimi olan var mı? Hangi firmayı tercih etmeliyiz sizce? Kurumsal olsun istiyorum enterprise avis budget gibi, bunlardan hangisi iyidir? Sitelerinde depozito olarak ne kadar bloke koyduklarını göremedim de. Tavsiyeniz olur mu?
0
biseysorucam
(22.11.24)
ben skyscanner üzerinden ucuz teklifleri araştırmıştım atina havaalanı için. ekim 2024'te kiraladım tek günlük git gel yapmıştım. sorun yaşamadım.

asıl firma iyi olsun demiştim sorun yaşamayayım diye. aracı firmayı yorumlara göre seçtim holiday autos diye bişeymiş. sixt'ten kiraladım asıl firma.. vw seçmiştim opel geldi neyse dedim.

10 euroluk ekstra bi sigorta yapınca 100 euroya düşüyor depozitoyu. sixt yaptı bunu aracı firmadan sigortasız kiraladım düz en düşük sigortayla. diğer türlü 600dü sanırım depozito. sixt hertz enterprise artık hangisi ucuzsa onu seçin, ben de tercih olarak uluslararası firmaları tercih etmiştim.

yollar düzgün, atina havalimanı 45 dk 1 saat arası şehir merkezine, bozuk paranız varsa otoyol için iyi olur 2 euro falan şehir merkezine. araç alma olayı da sorunsuzdu.

otopark araştırmanızı öneririm eğer bir yere yetişecekseniz vb. sorun otoparkları, fiyatlarını internet sitelerinden bulmuştum ben ucuz olan bile günlük 15 euroydu.
0
kveldulv
(22.11.24)
Avis Yunanistan, Koç'un. Tercih edebilirsiniz.
0
auroraaurora
(22.11.24)
Araç kiralama için booking'e de bir bakın derim. eğer booking kullanıyorsanız bazen ekstra teklifler de olabiliyor. Atina'da otopark büyük problem. söylendiği gibi bence de otopark konusunu önden araştırın derim.
0
thracia
(22.11.24)
Atina'da ucuyle de araba kiraladik. 500-600 gibi bir para blokluyor ama bunlar kurumsal oldugu icin bir sorun yasamadik hic geri almada. bir de Hertz var o da ok, bi sorun yasamistik (araba sorunluydu) ve uzak duruyoruz artik ama aslinda sube ile alakaliydi.

Avis ve Budget partner.
Hertz'i de Thrifty olarak gorebilirsiniz.


bana kalirsa hic ucuncu partiye bulasmadan kendilerinden yapin islemi. sorun morun olursa direkt nereye ulasacaginizi bilin.
0
supergirl
(22.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.