Giriş
(15)

Çocuk sahibi olmak

aykaranlık
Selamlar,Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki. Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememi
Selamlar,

Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki.

Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememiş ama sonrasında keşke olsaydı diyenleriniz var mı? Varsa nedenleriniz neler?
0
aykaranlık
(31.07.24)
Ben hayatım boyunca çocuklara hiç bayılmadım. Ay hamile olsam da bebeğim olsa şöyle yapsak böyle yapsak hiç demedim, hiç içimden gelmedi. Ailem ve çevrenim %70'i öğretmen olduğu için sürekli bir çocuk eğitimi ve sorumluluk vurgusu vardı, kendim de çok benimsediğini hissedememiş bir çocuğum, sürekli ikaz edilmek düzeltilmek eleştirilmek yüzünden.

Yaşım 42, evlilik bile olamadı (çok istediğim halde), bu saatten sonra evlilik dahi olacağını sanmıyorum ama olsa bile çocuk istemiyorum...

Ama bugünlerde tatlı güzel aileler, çocuklarıyla ilgilenen anneler babalar gördükçe gözlerim doluyor, içim acıyor. Elimde değil, yönetemiyorum da.

Bu biraz bünye meselesi, içgüdüsel bir şey sanırım.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
Hic cocuk istemedim. Artik cocugum olmasi icin son demlerdeyim. Baba adayi da yok hayatimda. Biri olacak da, cocuk yapacagim da zor artik. Tik tak tik tak...

Muhayyer divan gibi bebekli, kucuk cocuklu yasitlarimi gorunce bi ic geciriyorum ama sonra dusunuyorum bi aile kurmus olmalarini begeniyorum. Evlenmek istiyorum cunku ama cocuk sorumlulugunu almak istemiyorum. Disaridan o ciftler tatli geliyor bana ama cocuk fikri o kadar tatli gelmiyor. Bazen hele sokakta olur olmadik bi seye aglayan, mizmizlanan cocuklar goruyorum ve ohh iyi ki cocugum yok diyorum. Benim gozumde buyur gibime geliyor. Bazilari cok sevdigin biri olunca cocuk istersin diyorlar acaba diyorum ve yasimin gectigini fark ediyorum yavastan bu sefer de uzuluyorum.

Sonra kuzenimi goruyorum. Ard arda iki cocuk dogurdu. Neymis birlikte buyurlermis. Cildiriyor su an. Psikologa gitmeye basladi cok bunaldigi icin.

Bi de sakat dogan cocuklar var. Hem onlara hem ailelerine uzuluyorum. Bende anaclik degil de, cocuga karsi gosterebilecegim bi tolerans yok. Arada kaliyorum yani ama o kadar da arada degilim galiba.
0
Kittie
(31.07.24)
Valla ben varım. Eski hayatımı özlüyorum. Ne para kalıyor ne vakit. Bi yandan da iki saat görmezsem özlüyorum. Heralde imkânım olsa zamanı geri alırdım.
0
mirty
(31.07.24)
Reddit kullanıyorsanız r/regretfulparents var, pişman ebeveyn hikayeleri ilginizi çekebilir. www.reddit.com

Çocuk istemeyen (ve 40 yaşında) biri olarak kendi tercihiyle çocuk yapmamış, benden büyük insanlarla konuştuğumda hiç pişman olan görmedim, biri bile "ben ettim sen etme, geç olmadan çocuk yap" demedi. On sene sonra keşke der miyim bilmiyorum ama evli ve çocuksuz hayattan çok memnunum.

Edit: r/childfree cidden toksik bir yer, aklı başında tartışmalar bulana kadar çabalamak gerekiyor. r/truechildfree daha az kalabalık ama daha makul insanlar bulunan bir subreddit.
0
kobuzchu kiz
(31.07.24)
Yine redditte childfree diye bir sub daha var
0
grimavi
(31.07.24)
cocuk evliligin dinamiklerini bastan asagi degistiriyor.

cocuk ile baglantili olarak ciddi problemler yasamis ve yasamaya devam eden birisi olarak olmasada OK'mis diyemem, bir gulumsemesi bana yetiyor. Butun bu cikacak problemleri bastan bilseydim de yinede cocuk yapmaktan kacinmazdim.

cocuk sahibi olmak benim aklimdaki ideal cocuk sayisini degistirdi. Ben hep aralari max. 2ser sene olan 3 cocuk sahibi olmak isterdim. Ama maddi manevi kulfetini gorunce, tek cocukta jubilemi yaptim. 3+ cocugu olup maddi manevi hakkini vererek buyutene helal derim.
0
cooperr
(01.08.24)
Sonunu düşünen kahraman olamaz.
hayat tercihlerden ibarettir. yaşadığımız her şey yaptığımız tercihlerin bir sonucudur.
bu sebeple keşkelerin, pişmanlıkların hiç bir anlamı olmadığını düşünüyorum.
çocuk sahibi biri olarak pişmanım demeyi bırakın bunu demeyi aklımın ucundan geçirmeyi bile hak görmüyorum kendimde.
zira bu benim ve tabii eşimin tercihiydi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(01.08.24)
çocuk aslında çoğu insanın bilmediği ve sorumluluğunu alamadığı bir konu. geç yaşta çocuk sahibi olan ebeveynler olarak biz halen zorlanıyoruz. benim yaşım 38 eşim 36 yaşında. çocuğu isteyerek yaptık. avantajları tatlı olması, zorunlu sosyalleştirme yönlendirmesi vb. dezavantajları zamanını ve kararlarını çocuk belirliyor. tamamen kendi adıma olan düşüncelerim şöyle ben çocuk doğana kadar özgür bir bireymişim hayatın ne olduğunu çocuk olunca anladım. ekstra sorumluluk,tedirginlik,zamansızlık vb.ayrıca yeni nesil ebeveynlik çok zor. çocuğun doğduğu anda itibaren onu yemesin, şunu izlemesin, aman şu kursa gitsin vs. ana baba yıpranıyor.
şöylede bir durum var, çocuğu görünce sana sarılınca o kızgınlıklarını ve pişmanlıklarını bir süre unutuyorsun. çocuk olmasın demedim ama çocuk olduktan sonra kendi ebevynlerimiz keşke daha yardımcı olabilselerdi diyorum halen.
0
mikahakkinen
(01.08.24)
Çocuk sahibi olup bundan pişman olanlar, pişmanlığını çocuk üzerinden belirtmezler. Bu, genelde evlilik üzerinden aynalanarak ifade edilir. Pişman olunan olunan şey çocuk sahibi olmak değil, kötü giden evliliktir onlara göre. Çünkü çocuk sahibi olmak son derece kutsal bir yere konulduğu, bazen evliliğin amacı olarak tanımlandığı için pişman olunsa bile bununla yüzleşilmez. Mevcut pişmanlığın getirdiği sorunlar hızla büyüyerek evliliğin birçok yerine metastas yapar ve finalde siz bunu kötü giden evlilik olarak duyarsınız.

Şu sözü pek çok kez duymuşsunuzdur; " ben yirmilerimin başındayken sabaha kadar festivallerde içip eğleniyor ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi okula/işe gidiyordum. Şimdi ne içebiliyorum ne de kafam o müzikleri kaldırıyor."

Çünkü evrimsel olarak o enerji sende çocuk büyütebil diye vardı güzel kardeşim ama sen onu festivalde, seyahatlerde, partilerde harcadın. Bunu eleştirmek için söylemiyorum asla. Sadece evrimsel süreçteki durumu açıklıyorum. Kadının en doğurgan ve sağlıklı olduğu, erkeğin sperm kalitesinin en yüksek olduğu dönem yirmilerinin başı. İnsanlık tarihi boyunca döngü bu şekilde gerçekleşmiş. Dolayısıyla o yaşlarda sahip olunan yüksek enerjinin bir sebebi de çocuk büyütebilmek.

35'lerden sonra çocuk sahibi olmak elbette biyolojik olarak mümkün ancak maalesef çocuk büyütmek için gerekli olan enerji, tolerans seviyesi de o yaşlarda düşmüş oluyor. Bu da bir başka biyolojik gerçek. Sanayi devriminden sonra insan hayatı ve gündelik yaşayışın önceki yüzyıllara göre farklı şekillenmeye başlaması ve insan ömrünün de uzamasıyla birlikte geç yaşta çocuk sahibi olmak da yaygınlaştı. Ancak 300 bin yılda şekillenen biyolojik saatimiz öyle 150-200 sene ile değişmez maalesef. Tüm bunlar da günümüzde var olan ama aslında pek de dillendirilemeyen çocuk sahibi olmaktan pişman olmayı ya da hiç çocuk sahibi olmak istememeyi tetikleyen şeyler.
0
thracia
(01.08.24)
Evlenmedim evlensemde cocuk dusunmem yuzde 99

Cevremde goruyorum muthis bir fedakarlik yapman gerek

Full masraf

Belki inanilmaz bir tatile gideceksin senelik stressin kalmayacak ama cocugun okulu bakimi yemegi kurslari bilgisayari vs para kalmayacak derken memlekete gidip dagda cay icicen sadece bi sure

Cok basit ornek verdim dedigim gibi full fedakarlik yaoman lazim grce uykusuzluk var yok cocugun basina bisi geldi faoan cekilmez cile bence
0
Zetnikov
(01.08.24)
Herkes pişman
0
numlock
(01.08.24)
kesinlikle dünyanın hem en güzel şeyi hem de en zor şeyi çocuk sahibi olmak :)
0
sweetoffice
(01.08.24)
bu çok öznel bir konu. ayrıca cinsiyete göre de değişir.
çocuk sahibi olup da pişman olan kadın nadirdir. malum hormonlar vb.
0
parka
(01.08.24)
bunun uzerine cok sey yazilir da gecen olani yaziyim sadece.
aksam yuruyuse cikmistim elinde scooter parka giden ebeveynler gordum, sonra dedim ki lan cocugum olsa her aksam alip parka falan goturmem lazim hava guzelse, degilse baska bir sey icin yine cikacagim edecegim. su an kendi kafama gore ciktim yuruyorum istemesem yurumezdim evde otururdum ne guzel diye dusundum icimden.

genel olarak da cocuklari sevmiyorum, hele ki erkek cocuklarini.
0
bay b
(01.08.24)
planlı yapılan bi çocuktan insan neden pişman olur anlamıyorum. sonuçta dünyadaki ilk bebek o olmayacak. bebek bakmanın ne denli zor olduğu, insanın hayatını çok değiştirdiği, eski hayatın neredeyse ortadan kalktığı, yeni sorumluluklar yükleyeceği, yeni masraflar çıkaracağı belli.

off ben bu çocuğu yaptım ama çok masraflıymış, bilememişim demez kimse. dememeli de zaten çünkü böyle olacağı belli bir şey. sorumluluk, zorluk, zamansızlık, uykusuzluk vs için de aynı şey geçerli.

ayrıca yeterli imkanlara sahip olur yeterli desteği alanlar da pişman olmaz. içten içe pişman olanlar b.ktan kocalarının b.ktan baba olacağını düşünmeden çocuk yapanlardır. ya da yeterli maddi gücü yoktur, sürekli kendisinden kısıp çocuğa veriyordur. o yüzden pişman olur.

mutlu bi evlilik varsa, baba gerçekten babalık yapıyorsa, eşlerin anne babası yardımcı oluyorsa insan çocuktan neden pişman olsun ki?

kendi adıma konuşuyorum. başlarda çoook zorlandığım zamanlar oldu. keşke yapmasaydık diye düşündüğüm zamanlar da oldu. ama kadınların hormonları şusu busu anca kendine geliyor. tabi ki gerçekte pişman değildim ama yenidoğan döneminde ne kadar destek olursa olsun insan biraz kafayı yiyor bebek anneye tam bağımlı olduğu için. ama o dönem harici asla pişman olmadım.

çoook geç evlenmiş bi kuzenim var. eşi de yaşlıydı. o söylemişti mesela pişmanlığını.

ha anne olup da keşke yapmasaydım diyen kadını toplumda taşlarlar. tabi ki fikrini samimiyetle dile getiremez. ama pişmanım diyebilmek için de insanın önce kendisine bakması lazım. yeterince şartlar uygun muymuş da bu işe kalkışmış.

bu çocuk mevzusu da bu ara duyurunun popüler konusu.
0
elorelia
(01.08.24)
(12)

Dostoyevski'yi nasıl tanımlarsınız?

sekizdokuzon
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:

"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek, hiçbir olasılığa sabit kalmayıp olası olasılıklarla, seçmeye çalıştığı olasılıklar arasında net karar vermeyen, açık uçlu yapıtlar ortaya çıkaran en güçlü 19. yüzyıl yazarı."

Sizce neden dünyanın gelmiş geçmiş en büyük roman yazarı? Sizin onda gördüğünüz nedir?

Bir de "Dostoyevski'yi doğru anlamak için kırk yaşından sonra okumak lazım." diyorlar. Bu görüşe katılıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
Ben çok depresif bulmuştum 1 kez okumaya kalkıştığım bir kitabından dolayı, hatta okuyamamıştım ve ben bunu hiç okuyamam diye karar vermiştim.

Kararsızlığın ve güvensizliğin zirvesi deniyor demek ki. Yani Rus edebiyatı için.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
çok bunaltıcı yazıcaktım, yazmışlar. okumuyorum ben zaten dünya fazlasıyla gerçek ve bunaltıcı, ekstra doza ihtiyacım yok.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Çehov haricinde söylediklerin gerçek batı kültürünü sindirmis yazarlar. Daha sistemli yazarlar, daha çok kitap yüzü görmüşlerdir. Dostoyevski arada, hiçbir şey anlatmazken çok şey anlatabiliyor. Yani bu dediğin yazarlar anadili olan bir dili çok iyi, düzenli konuşurken Dostoyevski dili sonradan öğrenmiş ama o sistem bilmezliginden dilin olanaklarını aşmış. O yüzden "en". Bu görüşüm beni dünyanın en sıkıntılı insanı yapabilir, napalim.
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
anlatamıyorum’un yazdıkları da bunaltıcı.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Benim için liseli olmakla özdeş. Lisede okuduğumuz iyi betimlemeler ve tahliller yapan bir yazar. @anlatamiyorum+1 mesele toplum, insan ve varlığı anlatmaksa daha iyi yazarlar var.
0
Amaranta ursula
(30.07.24)
Stefan Zweig’la Dostoyevsky’nin karşılaştırıldığını da gördüm ya tamamdır.

Bu duyuru zirveye yaklaştı benim için Dostoyevski ile karşılaştırılan isimlere bak :)
0
Mcfly
(30.07.24)
En sığ yorum geldi açılın bakalım :)

-Nasıl tanımlarım?
-Yorucu.

Şükürler olsun ki gençken okumuşuz bunları, belli bir yaştan sonra gerçekten kafa kaldırmıyor :/
0
mutekebbir
(30.07.24)
valla her kitabini okudum.

toplumsal konularla ve bireysel psikoloji ile ugrasarak en net ve guclu eserleri verebilen yazar. ecinniler ve karamazov kardeslerde toplumsal sorunlara (rusyanin hristiyanliktan uzaklasarak ateizme, nihilizme, komunizme suruklenmesine karsi) prens ile suc ve cezada ise insan psikolojisinin derinliklerine dalan bir adam.

cok ters, huysuz biri aslinda. yazarligi da bence tolstoy kadar iyi degil. ama yazdigi konular tolstoy'un konularindan daha onemli. yani dostoyevski'de edebiyat insan zihninin en verimli meyvelerinin verildigi bir arac olarak kullanilmisken, tolstoy'da dil ve roman estetik kaygilarla donaniyor. (tolstoy'u daha az okudum) edebiyatci ustaligi olarak tolstoy one cikarken, buyuk romanci dendiginde buyuk konulari islemesiyle dostoyevski one cikar.

edit: @anlatamiyorum'un verdigi isimlerle dostoyevski bambaska kulvarda. hikaye yazarligi ile roman yazarligi arasindaki farki gorebilmek lazim. sartre, cehov, zweig, proust ne alaka allah askina. dostoyevski karsilastirilacaksa tolstoy, hugo, joyce gibi adamlarla kiyaslamak lazim.
0
antikadimag
(31.07.24)
Ben çok severim. Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar ve Kumarbaz favorilerim. Bir kitabı okumaktan keyif almak için illa 'kolay' okunması gerekmiyor kanımca. Ben Proust ve Woolf'un hemen bütün eserlerini keyifle okudum. Ama çok zorlanmıştım bazı romanlarında. Ulysses, Bulantı ve Dorian Gray'in portresi kabir azabı gibiydi benim için. Mümkün olsa Niteliksiz Adam'ın yazarına "Niye Edebiyat? diye sormak isterdim. Zevk renk meselesi değil; bu kitapları okumaktan keyif alacak donanım yok bende.
0
auroraaurora
(31.07.24)
Dostoyevski'nin büyüklüğü gerçekçiliğinden gelir benim için. Nerede okuduğumu hatırlamadığım ama tamamen katıldığım şu minvalde bir yorum vardı;

Yarattığı karakterlerin içindeki "diğer" kişiyi ortaya çıkarmak için kendi bakış açısının dışına çıkarak onları tahlil edebilen biridir. Kendinden önceki dönemdeki yazarları okurken, karakterlerin sesi aslında yazarın sesini, fikrini görüşlerini konuşturur ya da tartıştırdığını görürüz. Ama Dostoyevski bundan farklı olarak karakterlinin derinliğine inerek onların içindeki farklı kişiyi bulmaya çalışır ve bunu yaparken de tamamen o karakteri konuşturur, karakterin kendi sesi ve düşüncesine izin verir.

Bence Dostoyevski'nin psikolog , insan ruhunun röntgenini çeken yazar olarak adlandırılmasında karakterlerindeki bu çok seslilik yatıyor.

Kendisi hakkında hayatın gri yanlarını görmek istemeyen gibi bir yorum yapılıp, yazarı sevenler hakkında da vizyonsuz ve edebiyat kültürü sıkıntılı denmesine bakarsak, Dostoyevski'yi anlamanın sadece yaşla ilintili olmadığını da anlamış oluyoruz.
0
thracia
(31.07.24)
dostoyevski, yerli ya da yabancı edebiyatta okuduğum yazarlar arasında BENCE en iyilerinden. en kısa eserinden en uzun eserlerine kadar okuyup da bana "yav bu ne anlatıyor?" veya "yav iyi de bunu niye anlatıyor şimdi?" diye bir kez bile sordurtmamıştır; hiçbir zaman da boş bir cümlesine dahi rastlamamışımdır, kendisiyle kıyaslanan tolstoy'da ise bunları sorduğum çok olmuştur.

değindiği her bir konuda, yarattığı her bir karakterde günümüz insanlarına dahi ayna tutabiliyor ki bu da insanlığın evrensel ve yalın yapısını çok da iyi çözümleyip çok başarılı şekilde anlattığını gösteriyor.

edebi yönden kendi toplumuna ayna tutuyor mu, bilemiyorum, rus halkına gerçek dünyada o kadar hakim değilim ya da "yazar burada şunun sancısını çekerek ikilemi, rus halkının arafta kalışını anlatıyor" diyecek kadar analiz/yorum gücüm yok. zaten dostoyevski bile mezarından kalksa bu tür abartılı atıflara "yoo, basit ama epey trajik bir olayı anlattım" der diye düşünüyorum.

dostoyevski'yi her bir kitabında beni resmen o döneme götürdüğü, bir kitabındaki o temel ve yoğun duyguyu yaşattığı için, realist ve iyi bir gözlemci olduğu için çok seviyorum.

keşke sabahattin ali, albert camus ve dostoyevski ile bir ortamda bulunup sohbetlerini dinleme imkanım olsaydı.
0
m e b
(31.07.24)
İnsan zihninin en karanlık noktalarına insanları rahatsız ederek dokunmasina rağmen dostoyevski ' nin bu kadar sevilmesi;

1- bu anlatımı muthis bir ustalıkla yapması -ki edebiyat/sanat tam da işte budur-

2- hepimizde az çok bu karanlık noktaların bulunması.

(Okuduğum kitapları; Karamazov kardeşler, ecinniler, suç ve ceza, yer altindan notlar)

Bu arada başlık altında bir eleştiri var, -dostoyevski hakkında düzgün bir eleştiri okumak çok isterdim- kusura bakmayın ama ziyadesiyle komik.

Hadi proust'u bir nebze anlarım da Sartre, Stefan Zweig, cehov ne alaka arkadas; edebiyat öyle ne okuduysan hepsini mukayese edebileceğin bir alan değil :))
0
makbur
(31.07.24)
(10)

Özel sektör zam oranlarınız belli oldu mu?

ananiyimioguz
Biz %24 memur zammından sonra biraz umutlanmıştık 20 üstü gelir diye.Ama asgari ücrete zam gelmediği için en kötü 20 gelir dedik.Açıklanan 20nin de altında oldu.Ocakta söz verdiler diye yapmak için yaptılar gibi duruyor. Moraller sıfır.Tabi pollyanna modunu açarsak hiç olmamasından iyidir diyebiliri
Biz %24 memur zammından sonra biraz umutlanmıştık 20 üstü gelir diye.
Ama asgari ücrete zam gelmediği için en kötü 20 gelir dedik.

Açıklanan 20nin de altında oldu.

Ocakta söz verdiler diye yapmak için yaptılar gibi duruyor. Moraller sıfır.

Tabi pollyanna modunu açarsak hiç olmamasından iyidir diyebiliriz ama yine de komik.

Sizde durumlar nasıl?
0
ananiyimioguz
(29.07.24)
Bizde de aynı durum.
Şaka gibi bir zamla karşılaştık, ama ben zaten beklentide değildim hiç yapmazlar diyordum sürpriz oldu çalışanlardan gaza gelip nasılsa zam gelecek diye avansa yüklenenler olmuş hepsi eksiye düştü :)

(%11)
0
mutekebbir
(29.07.24)
%20.
Ben sevindim; ama az bulanlar çoğunlukta. Şirkette durumlar pek iç açıcı olmadığı için zam yapılmasa şaşırmazdım.
0
auroraaurora
(29.07.24)
Brüte %30 Nete yansıması tabi daha az olacak ancak yine de beklenenden yüksek bir zam yapıldı. Eğer yapılmasaydı nitelikli personellerde büyük bir erime kapıdaydı. Bu bile ne kadar durduracak göreceğiz.
0
thracia
(29.07.24)
memura %19.31 zam geldi
0
jülsezar
(29.07.24)
Hiç olmadı. :) Ekonomi böyle düzelecekmiş.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(29.07.24)
Nette %25 aldık...
0
silverleaf
(29.07.24)
Nette %20 yaptım. Bayramlarda ve yılbaşında +1 maaş. Yemek ücretlerine de artış.
0
numlock
(29.07.24)
hiç olmadı hatta bahsi bile geçmedi.
0
koela
(29.07.24)
Nette %10.
0
Amaranta ursula
(29.07.24)
Olmadı
0
merhum
(29.07.24)
(18)

Arkadaşlarla tatil sorunu

Mirabel
MerhabaTanıdığım bir çiftle yunan adalarından birine gideceğiz tatile. Bizim denize yürüyerek 5 dakika mesafede yazlığımız var deniz özlemim yok sırf beraber tatil yaparız yer içeriz diye gidiyorum. Konuştuk ve dedik ki 3 kişiyiz şehirde ev tutarız, ordan plajlara gideriz vb…sonuçta maksat beraber o
Merhaba
Tanıdığım bir çiftle yunan adalarından birine gideceğiz tatile. Bizim denize yürüyerek 5 dakika mesafede yazlığımız var deniz özlemim yok sırf beraber tatil yaparız yer içeriz diye gidiyorum.
Konuştuk ve dedik ki 3 kişiyiz şehirde ev tutarız, ordan plajlara gideriz vb…sonuçta maksat beraber olmak, cafe bar yemek içmek vb…air bnb den bişeyler baktım 1 hafta şehir merkezinde 24.000 civarı.

Bugün tatil işini halletmek için onlara gittim önce olur dediler sonra çiftin kadın olanı bookingden otel baktı kocasına dedi ki otel odaları 12000 tl. Baktım gösterdiği yerlere şehre uzak ama denizin dibi. Kocası da ben denizi tercih ederim dedi. Ben de olur bana farketmez şehir ya da deniz dedim. Kadın bana biz yerimizi ayırtalım sen de aynı otelden ayırt işte dedi. Sonuç itibariyle onlar 2 kişi 12000. Ben tek kişi 12000 ödedim. Bi de diyolar ki şehre taksiyle gidip geliriz.
Sizce yaptıkları ayıp değil mi? Bu kişiler benim büyüklerim 20 yaş falan var aramızda. Zaten otel tatili sevdiğim bişey değil, üstüne para verip istemediğim bir tatili yapacağım yani. Kadın biraz şeye getirdi olayı ev de 24000di bu da 24000 işte diyor. Beraber de tatile gitmemizin bi anlamı yok otelde ayrı ayrı. Siz olsanız tatilde ne yapardınız? Acaba yanıma arkadaş mı alsam. Arkadaşıma ısmarlarım en azından.
0
Mirabel
(28.07.24)
siz fark etmez demişsiniz. beraber kalırız ederiz düşüncenizi paylaştınız mı ?

siz yine 8k ödeyecekseniz bence sorun yok otelde. yani toplam paylaşacaksanız, ama öbür türlü çok ayıp
0
jülsezar
(28.07.24)
@jül: yok 12k ödedim. Ben farketmezi 3 kişi bir yer tutarız diye söyledim. Deniz ya da şehir olması farketmez diye.
0
🌸Mirabel
(28.07.24)
Çift artı tek kişi tatili bana hep saçma gelir. İlla ki gidecekseniz yanınıza kafa dengi birini bulun bence.
0
asteriks
(28.07.24)
hadi sizin beraber aynı yerde kalma isteğinizi geçtim ki o durum da ayıp

ev 24dü bu da 24 ama evde siz 8 öderken şimdi 12 ödediniz.

iptal edemiyorsanız arkadaş alın yanınıza
0
jülsezar
(28.07.24)
@jül: yooo beraber ev işine okey dediler sonuçta ayrı odaları olacak. Öyle konuştuk. Evde kahvaltı yaparız vb diye. Şehir merkezine de okey dediler. Bana sen bul bişeyler dediler. Şimdi onlara gittiğimde oldu bittiye geldi gibi bişey oldu. Gideceğimiz ada bile değişti.
Bir de benim çok sevdiğim büyüklerim bunlar. Cidden beraber oluruz diye düşündüm. Ama manasız oldu.
0
🌸Mirabel
(28.07.24)
Bence gereksiz bir tatil olmuş. Sizden büyüklerse ve iki kişilerse onlar gidiyor da siz de sanki onlara takılıyosunuz gibi düşünmüş olabilirler. Yani onlar ne isterse o olacak gibi sezdim ben. Acilen yanınıza birini bulun. Diğer türlü çekilmez. Siz x’e gitmek istersiniz onlar biz y’ye gideceğiz derler. Öylece kalırsınız ortada. Hiç gerek yok yani.
0
sacrilegious
(28.07.24)
Hocam kardeşiniz, arkadaşınız vs. yoksa burdan tarihleri yazın belki biri eşlik eder ücreti paylaşır. Çünkü dışlanacaksınız gibi geldi.
0
ruhen hastayim ben
(28.07.24)
@ruhen: dışlanasam razıyım hocam kafa dinlerim ama kadın diyor ki kocası zaten denizden çıkmazmış biz senle müze gezeriz taksiye atlayıp diyor. Ben de müze sevmem odada vakit geçiririm dedim.
0
🌸Mirabel
(28.07.24)
Onlarla beraber olma zorunluluğunuzu anlamış değilim. Tanışmak yeterli değil bu konuda

Bu sizin için tatil falan değil.
- ben yanınızda emanet olarak 12.000 liraya zaman geçireyim.. olmuş.
Şüphe ve acabalar içinde eğlenmeye tatile gidilmez.
0
diyecevaplandı
(28.07.24)
Çiftlerin yanında üçüncü kişi olarak tatili geçtim, Bim'e bile gitmem
0
speedy
(28.07.24)
Cift yaninda gitmek korkunc bi sey degil oncelikle. Aradaki arkadasliga bagli da 20 yas buyuk bir cift sacma bence. Senin adaya yalniz gitmene izin vermeyen bi ailen var da bu ciftle mi gidebiliyosun bi tek? Sacma ama aklima baska bi sey gelmedi. Istedigin kadar yakin ol, iyi anlas vs vs 20 yas....ciddi bir jenerasyon farki var arada.

Onlar seni istemiyor olabilirler
mi? Otelde kafamiz rahat olsun demisler bence denize yakinlik falan hikaye. Odalari ayri da olsa ayni evde olmak istememisler. Sen neden israrla birlikte vakit gecirmek istiyorsun anlammadim. Senin 20 yas buyuk birileriyle nasil bir ppaylasimin olabilir?! Sen o tatilde isteniyor musun ona
odaklan. Arkadas falan demissin de alma yanina kimseyi. Direkt bunlardan ayri bi tatil planla tek ya da arkadasinla.

Para hesabini ise hic anlamadim. Onlar ev icin 16k mi verecekti? Sen de 8k. Her turlu sacmalik. Ben kendimden 20 yas kucuk biriyle ayni evde takilmak icin otele verecegimden daha fazla para vericem. Cok sacma.
0
Kittie
(29.07.24)
lisede ta tecrübe ettim asla bir yere üçüncü olarak gitmem ki o zaman da avmye gitmiştim tövbe ettim.

bence iptal ettir hemen. ne kadarı öderlerse kardır istemediğin yere gitmek zulüm olur.

ya da kafa dengin bir arkadaşını veya flörtünü getir takılın ikiniz diğerleriyle muhatap olmayın hiç
0
Hallegadola
(29.07.24)
duyuruyu kesin seni onayliycam diye cifte bilenerek okumaya basladim ama sonuna dogru fikrim degisti.

*istemedigin bir seye evet demen = senin hatan.
*ciftin beraber ayni odada kalmasi, senin kendine tek oda bulmak zorunda kalman = normal
*onlarin 1 odaya kisi basi 6 bin odemesi senin 1 odaya 12 bin odemen = gene normal. yani ne olacakti ki? bu ciftin senin masrafini subvanse etmek gibi bir sorumlulugu yok. yaslarinin senden yuksek olmasi da konuyla alakasiz. "senin masraflarina yardim ederiz, neticede biz yasliyiz" gibi bir soz verilmemis gordugum kadariyla.
*"Beraber de tatile gitmemizin bi anlamı yok otelde ayrı ayrı." - niye ki? "beraber tatil yaparız yer içeriz diye gidiyorum" yazmissin bir de. otelde kalmaniz beraber yiyip icmenize engel degil.
0
hot potato
(29.07.24)
@hot: sorun baştan böyle konuşmamız olmamız ve o esnada oldu bittiye getirilmesi.
Ben de onların standartlarına ortak olmak zorunda değilim. Herkes kendi planını yapsın denseydi. Bütün yaz bu plandaydık.

Ayrıca başka ada diye konuşmuştuk o bile değişti ve ben bu adaya gitmiştim.
Ayrıca ben onlara siz gidin demiştim. Yok olmaz senin iznini bekleriz bi hiç bi plan yapmıyoruz seni bekliyoruz deyip durdular bütün yaz. Ben kendimi zorla yamamadım onlara. zaten tek başıma tatili tercih ederim.

Neyse 3 gününe arkadaş buldum zaten. Kaldı 4 gün.
0
🌸Mirabel
(29.07.24)
adam tüm gün denizden çıkmazmış, sen deniz istemiyorsun.
kadın müze gezeriz demiş, müze de sevmiyorsun.
neden gidiyorsun ki?

şehirde kalsanız onların istediği bi durum olmayacaktı. sen de farketmez demişsin, onların istediği şey olmuş. sıkıntı nedir anlayamadım, kabul etmeyebilirdin.
0
elorelia
(29.07.24)
ben olsam bu işe girmezdim ama şu anda yerinde olsaydım iptal ederdim. işim çıktı derdim. paradan daha önemlisi zaman. kendi keyfine göre bir başka plan yap derim.
0
gabe h coud
(29.07.24)
Yaw bir allahin kuluda dememiski
Senin ne isin var ciftin yaninda besleme yanci gibi tatilde?

Adam karisiyla yada sevgilisiyle tatil yapacak kafa dinleyecek belki sevismek isteyecek

Senin ne isin var iki kisinin yanina ucuncu olarak soyler misin

Amaç ne bana amaci soyler misin
Kaldiki senden 20 yas buyuk diyorsun saka mi bu

Hayat tecruben sifir galiba

Kim olursa olsun 2 kisiye 3uncu olarak tatile yada bakkala bile gidilmez bunu hic mi bilmiyorsun

Cildirdim resmen kimse yazmamis
0
Zetnikov
(29.07.24)
Şartlar değiştiğinde ortaya çıkan bir emrivakiye o an hayır diyemeyip sonradan pişman olma vakası gibi duruyor sizinki.

Her ne kadar bu tatil için sizi beklediklerini söyleseler de hem adanın hem tatil yapış şeklinin değişmesi, aslında bu tatili kendilerine göre dizayn ettiklerini gösteriyor. Bu kadar değişen şartlara siz de hayır diyebilmelisiniz.

Tatilden beklentileriniz farklı olarak gözüküyor. Bence eğer şansınız varsa siz rezervasonunuzu iptal edin derim. Onlara ayıp olmaz zira kendilerinin zevkine göre kurgulamışlar zaten tatili. Siz her ne kadar yanınıza arkadaş bulsanız da sürekli hayal kırıklığı hissi yaşayıp canınız sıkılacak. Bence yol yakınken vazgeçin, en azından ilişkiniz bir şekilde devam eder. Yoksa bu tatil dönüşünde aranızdaki bağın da zayıflayacağını düşünüyorum.
0
thracia
(29.07.24)
(24)

"Anı yaşayalım"cı erkekler hakkında ne düşünüyorsunuz?

morca
- Öncesini sonrasını bırak ya, anı yaşayalım. Carpe diem canım.- Anda kalalım güzelim, anın zevkini çıkaralım.- Akışta kalalım, günü yakalayalım.Ve benzeri cümleler kuran erkekler...Meali şey değil mi "Seninle pek tanışamadık ama tanışmaya gerek de yok, ben zaten seni merak etmiyorum. Şu an anda sev
- Öncesini sonrasını bırak ya, anı yaşayalım. Carpe diem canım.
- Anda kalalım güzelim, anın zevkini çıkaralım.
- Akışta kalalım, günü yakalayalım.

Ve benzeri cümleler kuran erkekler...

Meali şey değil mi "Seninle pek tanışamadık ama tanışmaya gerek de yok, ben zaten seni merak etmiyorum. Şu an anda sevişelim ama sonra yokum ben. Tekrar seninle anda kalasım gelirse yine bir yoklarım seni, sonra yine kaybolurum."?

Bunların ekseriyetle kaşı gözü da ayrı oynar, hep bir aşırı elli kollu konuşurlar. Genelde keten ve salaş giyinirler. Şarap severler. Ağızları iyi laf yapar, çok konuşurlar. Yatmaya çalıştıkları kadınlara bile sıklıkla ağğbiee, brocum diye hitap ederler. Her zaman bakımlı, çekici erkeklerdir. Neredeyse tamamı beyaz yakalıdır veya eğlence sektöründendir.

Ben bunları gördüm mü kaçıyorum doğrusu.

Hep mi bu kadar çoktu bunların sayıları ya da bana mı son dönemde bu denli çok denk gelmeye başladılar bilmiyorum.

Sizin düşünceleriniz ve tespitleriniz nedir bu erkek türü hakkında?
0
morca
(27.07.24)
olsa da yesek.
0
sonsuz
(27.07.24)
Issız Adam'ı izleyip tribe giriyorlar.
0
rock n roll
(27.07.24)
Sanki “al beni allll” diye yakasına yapışmışız gibi önyargılı insanlardan hoşlanmıyorum. Belki ben seni tek gecelik görüyorum hemen soyadına ortak olacakmışız gibi tavırlar çok itici. Bu tür erkekleri filtrelemek için üstsüz fotoğraf koymuş mu diye bakarım hep. Bedenini teşhir ediyorsa selamını almam. Ayrıca keten modası bitmeli artık.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.24)
özel bir tecrübe olduğunu düşünüyorum. genele yayacak bir vaka yok. münferit. uzak durmak bir tercih. insan olduklarını geri plana atmadan. kendi hayatlarını kendi tercihlerini yaşıyorlar. bize düşmez madem uzak da duruyoruz.
0
gabe h coud
(27.07.24)
Böyle biri karşıma çıksa sıkılana kadar takılırım aslında nolcak. Daha iyi bir alternatif olursa da tekmelerdim.
0
rock n roll
(27.07.24)
evlenebilecek birini bulana kadar veya abayı çok fena yakana kadar öyle söylenir evet ne diye başa bela alsınlar ki? zaten işinde gücündesin, arkadaş çevren var. geriye cinsel ihtiyaçlar kalıyor. onun için de neden tek bir kadını uzunca hayatına alıp kendi sıkıntılarını dedikodularını aile meselelerini, mesajlarını, hesap sormalarını falan lanetlenmiş gibi sürekli dinleyesin ki? ihtiyacını görene kadar idare et sonra güle güle.

eskiden kadınlar bu kadar kolay ulaşılabilir değildi kıymetliydi. ama artık çok zor değil. o yüzden ciddi bişey olmadıktan sonra kimse sorumluluk almak istemiyor.

Edit: o adamların gözünden işin mantığını anlattım, ben hayatımda hiç böyle takılmadım, savunmuyorum da. mesajlarda sövmeyin :D hep uzun ilişki insanı oldum daha huzurlu geliyor. ama bunu istemeyenleri de anlayabiliyorum.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
bence bunlarda aşiri iletişim sorunu ve asiri imla hatasi oluyo mi mi bile ayirmayabilir eglence sektorundeki :d bana hpvli geldikleri icin topukluyorum
0
ala09
(27.07.24)
Slutshaming varyasyonu dönüyor yalnız.
Anı yaşamaya çalışan ama "*mcı" olmayan bir erkek olarak soruyu ve cevapları ofansif buldum. Bahsettiğin profilin üst kümesi bu *mcılık. Aşık taklidi yapmaya çalışmadığı için tebrik etmek lazım halbuki. Açıkça söylüyor ne istemediğini, uymuyorsa tercih meselesi diyip geçmek lazım.
0
Bruce
(27.07.24)
Sizin bahsettiğiniz kişiler aynı olmayabilir de, saydığınız maddelerdeki şeyleri ben söylüyorum.

Ama farklı ve tüm olayı değiştiren bir ayrıntı var ki, ilk maddeye o yazılmalı, o da şu: "evlenme garantisi verecek birini arıyorum ama bunu da kendime itiraf edemiyorum, bu durum da daha "özgür" kişileri kendi ilişki plan ve beklentime uydurma çabasına dönüşüyor. Açıkça ilişki anlayışı ve beklentilerini dile getirenleri de sırf bana uymadığı için yaftaliyorum."

Belki sizin orneklediginiz durum farklıdır bilemiyorum, ama böyle de bir şey var. Sanırım bu da, yatamadigi ya da reddeden kadının arkasından "kötü kadin" lafı dolastirmanin kadın versiyonu.

Genellememek gerek bence. Hep aynı kişiler denk geliyorsa ya siz de aynı şeyleri yapıyorsunuzdur da bu sonuca variyorsunuzdur, ya da böyle kişilerle denk gelme ihtimalinin daha çok olduğu yerlerde takiliyorsunuzdur.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
Hepsi aağğğbieee brocum demez, kibar olanları da var. Bir de nerdeyse hepsi her şeyi keyifle yapar, her dakika keyif peşindedir. Hepsi eğlence sektöründen değildir çok acayip tipler de gördüm ben, fakat yavşak oldukları kesin.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
@ananiyimioguz tam seni çok fena haşlamaya geliyordum ki notunu gördüm. Yırttın :)

@rock n roll lütfen o tekmeyi çivili botlarla koyar mısın rica ediyorum, çok canım çekti :)

@encokbenisevinnolur

Kadınların evlenmek istemesi, evlilik amacıyla ilişki yaşaması, partnerini buna göre seçmesi veya tartması gayet doğaldır, olması gerekendir hatta. Sonra ortada güvenilir kadın kalmadı diye ağlıyorsunuz, aksine siz erkeklerin de böyle olması gerekir.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
anı yaşamanın erkeğe bir zararı yok ama kadın için -eger kendi de anı yaşayalımcı değilse- zaman kaybı. ruhunu ve bedenini boşuna yıpratma durumu.
0
tabudeviren
(27.07.24)
Her fırsatta cinsellik konuşmayı özgürlük sanırlar. Cinselliğini alsan geriye pek bir şeyleri kalmaz, sohbet konusu bulamazlar.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
Genelde dövüyorum onları.
0
numlock
(27.07.24)
bunu iki taraf da yapiyor da erkeklerin bir kismi biraz saf oldugu icin direkt soyluyor ki aslinda bu bu isin en durustcesi. meali ben iyisini bulana kadar kenarda kal.

kadinlarin bunu yargilamasi cok komik cunku onlarin da bir kismi kismi birebir aynisini yapip asiri sogukkanli oluyor bu konularda ve sonucta "yapmamis" oluyorlar. belli seviyede iliski yasamis herkes bunu bilir.

yine ignorance is bliss deyip gecmek lazim.
0
bohr atom modeli
(27.07.24)
Dürüst buluyorum, aşık taklidi yapmıyor, ileriye dönük sahte vaatlerde bulunmuyor, ne istiyorsa onu söylüyor kadın/erkek istediği gibi cinsellik yaşamak isteyen insanlara bir karakter çizerek gizli bir ahlakçılık yapmak daha kötü kokuyor bence

@muhayyer
Kadınların evlenmek istemesi, evlilik amacıyla ilişki yaşaması, partnerini buna göre seçmesi veya tartması gayet doğaldır, olması gerekendir hatta. Sonra ortada güvenilir kadın kalmadı diye ağlıyorsunuz, aksine siz erkeklerin de böyle olması gerekir."

Bu kesinlikle doğru, herkes istediği bir ilişki şeklini açıkça arayabilir talep edebilir, beğendiğimiz kişilerin ilişki istekleri bizimkiyle örtüşmüyorsa kendi beklentilerini ahlaki olarak daha üste konumlandırıp genellemelerde bulunmak doğru değil

Yapılacak tek şey - seni beğendim ama beklentilerimiz örtüşmüyor kendine iyi bak deyip başka yollara gitmek
0
grimavi
(27.07.24)
@muhayyer: Ben açıkça soylemeyeni kastederek yazdım onları, başlığın diliyle "anı yasayalim"ci bir ilişki kurup, arkaplanda "ben bunu evlenmeye ikna ederim" oyunu oynanması. Oylesi, sonra mağdura yatıp erkekleri kötülüyor. İşte önceki cevapta dediğim gibi, erkeklerin ilişki beklentisine uymayan kadınların arkasından pis laflar etmesinin; kadın versiyonu da bu.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
kırmızı kart.

potansitel std aktarımcıları.
"ben kondom takmam canım" da diyor bunlar. gecenin 2'sinde markete gönderirsin terli terli. gelince de istemez, yatar uyursun. yapmazsan küserim.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
Bazi psikologlar gore erkekler cok esli. O yuzden dogalarini yansitiyolar. Dogal adamlar
0
lapaz
(27.07.24)
1 dakika harcamaya değmez bence. tek derdin sevişip atmaksa ve hastalık kapma korkun yoksa mükemmel tercihler (bakımlı, çekici, rahat, ağzı iyi laf yapar vb dediğiniz gibi). gerçi sevişip atmak için de mükemmel tercih değiller ya sevişirken insanın aklının ucundan zerre umursanmadığının geçmesi de hoş değil, ben icraatime bakar gram umursamam denilirse mükemmel tercihler. geriye kalan tüm kadınlar ruh sağlığı ve bütünlüğü için uzak durmalı.
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(27.07.24)
dümenden aşık numaraları ayağı

hpvliler +1
0
Hallegadola
(29.07.24)
ikinci bulusmada evlilik muhabbeti acan kadinlara karsi bir savunma mekanizmasi bu. ki dogrusu ve daha dogali bu.
0
baldur2
(29.07.24)
ben burada ciddi ciddi bunlarin cinsel hastalik tasidiklarini iddia edenlere hayranim bir de. uzaktan hastalik tanisi koyuyor adamlar helal olsun.

soruna cevap: onlarin seviyesinde degilsindir belki. onlarin seviyesinde olsan ciddi dusunebilirlerdi. bu da bir ihtimal.

soruna bir diger cevap: you are what you attract. hep bu kisiler sana denk geliyorsa artik kendini sorgulama vakti gelmistir.
0
baldur2
(29.07.24)
@grimavi +1

Televizyonda hoşuna gitmeyen bir şey gördüğünde cimere şikayet etmek ya da twitter'da ahlak bekçiliği yapıp ahlakımız edebimiz bozulüyür diye yaygara yapmaktan bir farkı yok şunun. Beğenmiyorsan izleme kardeşim, kanalı değiştir gitsin?

Adam ya da duruma göre kadın ilişki anlayışını, niyetini açıkça ortaya koymuş, saklamamış. Bu sana uymuyorsa bu filmi izleme? Asıl yavşaklık, niyetini gizleyerek rol yapmak ve olmadığı biri gibi davranmak. Bu yüzden bize göre olmayan, beğenmediğimiz şeylere hakaret edip aşağılamak, onları niye bizim istediğimiz gibi davranmıyorlar diye suçlamak yerine kendimize göre olanın, içimize sinenin peşinden gitmek, enerji harcamak sizce de daha anlamlı değil mi?
0
thracia
(29.07.24)
(4)

Evdeki Sivrisinek

bahçedekisandal
Bir tanesi iki gündür uykum hiç etmeyi başardı. Sivrisineklerle mücadele için yöntemleriniz neler?
Bir tanesi iki gündür uykum hiç etmeyi başardı. Sivrisineklerle mücadele için yöntemleriniz neler?
0
bahçedekisandal
(26.07.24)
Kedilerim yiyor onları.
0
numlock
(26.07.24)
bir kedim bile yok, çünkü alerjik durumlar:/
0
🌸bahçedekisandal
(26.07.24)
camlara sineklik olmazsa olmaz. büyük oranda olayı bitirir. diğeri geceleri tablet. ama sineklik yoksa ilk iş o olsun.
0
thracia
(26.07.24)
@mirket +1 ayrıca. Evde kedi olmasa direkt ondan takardım, en ama en net çözüm o.
0
numlock
(26.07.24)
(1)

Bas Gitar - Başlangıç Öneri

Nocturne
Selamlar Arkadaşlar,Bas gitara başlamak için en uygun marka modelleri önerebilirseniz çok sevinirim. Ayrıca yerli / yabancı tutorial da önerebilecek varsa tadından yenmez :)Teşekkürler,
Selamlar Arkadaşlar,

Bas gitara başlamak için en uygun marka modelleri önerebilirseniz çok sevinirim. Ayrıca yerli / yabancı tutorial da önerebilecek varsa tadından yenmez :)

Teşekkürler,
0
Nocturne
(24.07.24)
sire markasının v5 ya da p5 modelini önerebilirim. Sire, hem malzeme hem de işçilik kalitesi olarak şu an piyasadaki en rekabetçi ve fiyat perfomansı en yüksek gitar markası olabilir.

www.senkop.com.tr
www.senkop.com.tr
0
thracia
(24.07.24)
(19)

Kediye küstüm...

pianeta
Evet resmen kediye küstüm.2 yıl kadar önce aslında sokakta baktığımız, ama sakatlanınca eve aldığımız, sonra da FIV pozitif çıkan bir tekirimiz var. 2 yaşında falan şu an.Biz bu arkadaş mutlu olsun, keyfi yerinde olsun diye her şeyi yapıyoruz. Virbac mama alıyoruz, düzenli vitaminini veriyoruz, bir
Evet resmen kediye küstüm.
2 yıl kadar önce aslında sokakta baktığımız, ama sakatlanınca eve aldığımız, sonra da FIV pozitif çıkan bir tekirimiz var. 2 yaşında falan şu an.
Biz bu arkadaş mutlu olsun, keyfi yerinde olsun diye her şeyi yapıyoruz. Virbac mama alıyoruz, düzenli vitaminini veriyoruz, bir talebi olduğunu düşündüğümüzde elimizdeki işi bırakıp peşinde geziyoruz. Aslında standart kedi/köpek sahipleri ne yapıyorsa biz de maksimum seviyede yapmaya çalışıyoruz diyelim kısaca.

Neyse bu şerefsiz geçen gün evden kaçtı. Sabaha karşı Görevimiz Tehlike operasyonu çekip çıkmış evden, ev zaten bahçe katı olduğundan gözü sürekli dışarıdaydı. Ama biz oksijensiz kalma uğruna kapıyı pencereyi açmıyorduk çünkü tel olsa bile FIV olduğu için bahçedeki kedilerle herhangi bir temasta bulunmaması gerekiyor. O yüzden biz de riske girmeyip hiçbir yeri açmıyorduk. Ama evdeki tek tel olmayan yerden çıkmayı başarmış arkadaş.
Kaçtığı günün gece yarısı bahçede gördük bunu. 1 saat boyunca eve sokmak için yapmadığım kalmadı. Geçmiş karşıdan izliyor şerefsiz. Belli ki korkmuş tamam ona lafım yok. Ama balkonun kapısına kadar gelip geri döndü defalarca. Yaş mamalar, ödül mamaları, yatmayı sevdiği polarlar, sesinden yaş mama verileceğini anlayıp çıldırmaya başladığı porselen tabağı, aklıma ne gelirse kullandım dikkatini çekip ikna etmek için. Ama yok, kapının önünde dolandı durdu habire. En son sağolsun zor bela soktum içeri. Soktum derken kendisi girdi aslında, benim en ufak ani hareketimde kaçıyordu çünkü dallama.

Sonradan sonradan çok zoruma gitti bu benim. Tamam kedidir kaçar, ilgisi sürekli dışarıdaydı zaten. Ama lan dallama eve niye bu kadar zor girdin. Bildiğin, her gün yattığın balkon. Senin kokun var her yerde. Neyimizi beğenmedin de habire sadece kafanı sokup sokup çıkardın balkona. Lan desek ki hayvana eziyet ediyoruz, mutlu değil falan. Ama alakası yok. Tam bir insan hastası kendisi, ortamda bizden biri varsa mutlaka gelir kucağımıza yatar. Ki özellikle de bana bir tık daha fazla düşkündür, genelde beni tercih eder. Daha bir kere kucağımdan iteklediğim olmadı şerefsizi. Gece gelir yanımıza yatar, hava istediği kadar sıcak olsun yanımdan kovmam. Yatağın yarısını eşim kaplar zaten, geri kalan kısmın yarısını da bu hıyar alır, bana el kadar yer kalır yine iteklemem. Neyse.

Evet farkındayım karşımdaki bir kedi. Evet bence de çok saçma. Ama düşündükçe çok zoruma gidiyor arkadaş. Naptık lan sana itoğluit. Sevdik ulan sevdik sadece. Köpoğlu.
Yeminle aldatılmış ve beni sevmeyen birine kendimi sevdirmeye çalışıyormuş gibi hissediyorum. Evet hala karşımdakinin kedi olduğunun farkındayım. Ama resmen hayvanı sevesim gelmiyor şu an. Gelip sırnaştığında da "hadi lan ordan" diyorum içimden, hiç samimi gelmiyor. Evet hala bir kediden bahsettiğimin farkındayım. Ama ben niye bu kadar ciddiye aldım bu mevzuyu anlamadım. Çok üzülüyorum lan, yeminle zoruma gidiyor. Şerefsiz hayvan. Babaya bu yapılır mı lan.

Bu arada 15 yıldır kedi bakıyorum. Kedinin insan gibi düşünmesini bekliyor değilim tabi ki. Ama yine bu bu yapılır mı lan duygusuz pij.
0
pianeta
(23.07.24)
kediler nankördür bu dediğinizi bi köpek yapmaz mesela. kediden çok şey beklememek lazım
0
jelly bear
(23.07.24)
kediye nankör diyen hayatında kuş beslememiştir diyerek giriş yapmak istiyorum öncelikle. kuşlar gelmiş geçmiş en şeref yoksunu hayvanlardur ama kuşçuluk denen hastalığa bulaşınca bırakamazsın. her hareketine her tüyüne hayran olursun şerefsizin.


konuya döneyim. "hiç samimi gelmiyor" cümlesinde hönkürdüm kardeşim affet. ama ebeveynlik böyle bir şey. güzel antrenman olmuş ileride çocuk düşünüyorsan. tekir kedi dediğin tam 2 yaş sendromlu bebek. hayvan çok hırçınlık yapıyorsa belki de evde tutmaman gerekiyordur, sen ilk mesajdaki arkadaşın dediğini bir düşün. hayvan belki tutsak 15 yıl yaşayacağına aksiyon dolu 5 yılda ömrünü yaşamak istiyordur, karakteri budur.
0
titanyum22
(23.07.24)
Yok hiç alakası yok gayet sakin bir hayvan. Doğru düzgün sesi çıkmaz aşırı uslu yumoş bir şey. Ama işte şerefsizlk yaptı namussuz.
Zaten sokaktayken de sürekli dayak yiyordu bu denyo. Şimdi sokağa çıksa yine köteği yiyecek haberi yok.
0
🌸pianeta
(23.07.24)
:)) uzun zamandır okuduğum en guzel duyuru bu oldu sanırım :)

Bizim kedi de evin içinde el üstünde tutuluyor; en güzel mamalar, yataklar, herkes gözünün içine bakiyor mutlu olsun diye ama beyefendinin bu durum umrunda mı? Bence değil. Yaptığımız şeylere "yapacaksınız tabii ki köpekler, bir de alkış mi bekliyorsunuz?" Seviyesinde yaklaştığına adım gibi eminim.

O yüzden çok şey yapmayın, herkesin kedisi aynı. Siz yine de sevin, şöyle düşünün; onların bütün hayatı biziz aslında ve akılları da bizim kadar yok.
0
fraise
(23.07.24)
2 yaşında bir bebeğin zekasına sahip bir hayvana kızıyorsunuz.

Kendimi bildim bileli kedi görünce içim gider. Buna rağmen sahiplenmeye elim gitmiyor. Üzgünüm ama evde mutlu değil birçoğu. Hiçbir tür bir alana hapsedilmemeli. İstediğiniz kadar “harika” imkanlar sunun. İçgüdülerinde merak ve keşfetme var.

Kısa ama mutlu bir hayat mı isterdiniz yoksa uzun ama mutsuz mu?
0
ruhen hastayim ben
(23.07.24)
Bir olayın tetiklenesi varmış tetiklenmiş, bütün mesele bu. Bilinçaltın sana kedinin davranışlarına dikkat ettirmiş, bir şeyleri hatırlatıyor, nasılsın diye soruyor.

Kedine selam söyle, muhtemelen balkonun dışında senin görmediğin bir yerde kertenkele midir bişey olmuştur ondan korkmuştur. Ya da sokağın stresine kapılmıştır kafası karışmıştır. Kedi bu :) hem de tekir. Ayhhh benim tekirim dışarı çıksa feleğini şaşırır :)
0
muhayyer divan
(23.07.24)
her sabah evden operasyonla çıkıyorum önce ayağıma atlayıp beni bağırtmalar sonra hızını alamayıp koluma bungee jumping yapmalar, kaçmak için her şeyi yapıyor hayır kaçtığı yerde apartman boşluğu iki adım atıp ışık görmüş tavşan gibi kalıyor. o evden nasıl çıktığımı bir ben biliyorum. gece uyurken yorgan altına sızıp parmak kemirmeler, evde tüm camlar kedi tüllü hapiste gibiyiz pezevenk iyi olsun diye gözünün içine bakıyoruz bir kere sevelim dediğimizde elimizi kemiriyor, bir kere kucağıma almışlığım yok :( bence yinede iyi konumdasınız.
0
eja
(23.07.24)
Kedi nankör değil vahşi bi hayvandir. Evde yasar ama evcil degildir.
0
halk
(23.07.24)
Güldürdün :) Tüm kedi sahipleri bir dönem benzer duyguları yaşar diye düşünüyorum. Kedileri tek bir kelime ile tanımlamak zorundasın deseler bu kelime sanırım "merak" olurdu. Meraklarına asla galip gelemeyen küçük şerefsizlere kedi denir. Evden kaçmasının da sebebinin de merak olduğuna eminim. Kim bilir ne gördü, neyin peşine takıldı.

Küskünlüğünüz bir süre sonra geçecek. Taa ki yeni bir ibnatorluk yapana kadar :)
0
thracia
(23.07.24)
@halk +1
0
durbidakka
(23.07.24)
Kediyi ormana sal dogasi orasi
0
Zetnikov
(23.07.24)
kendimi bildim bileli kedi bakıyorum, bizzat kalıcı ya da geçici 8 kedi geçti elimden, rabbim ömürlerini versin iki tane evde var şu an. biri 7 biri 3 yaşında. etrafımdaki herkes her kedi sorusunu bana sorar, haliyle onlarca kedinin de karakterine hakimim.

bazı kediler gerçekten evde olmuyor, hayvan önüne en pahalı mamayı da koysan olmuyor, en kral oyuncakları da alsan olmuyor. mutlu olmuyor pek. benim 7 yaşındaki kedim apartman kapısını denk getirirse çok uzun bir kat koridoru var oraya fırlıyor, bir tur koşuyor garibim, iki dakika özgür gibi hissediyor galiba, geliyor sonra giriyor içeri, 2 kere fark etmedik de apartmandan topladık. salak bi de bizim katın kapısını denk getiremiyor alt katın kapısında miyavlıyor. eve dönesi var ama koşası da var hayvanın. ya da merakı.

diğerini kucağında kapının eşiğine götür, çıldırıyor korkudan. eşiği geçemezsin ya altına kaçırır ya parçalar çıkmıcam diye. o hayvan evde olmaya doğmuş.

sizi anlıyorum ama, bizim bu hayvanları bu kadar sevip bağlanmamız bir karşılık beklediğimizden değil ama arada gönlümüzü almaları gerekiyor lan ben bunu niye yapıyorum yoksa oluyorsun
0
ofelia
(23.07.24)
gerçekten gelen cevaplarla zeka turnusolu bir duyuru olmuş
köpek bunu yapmazmış.
allah allah neden yapmaz acaba ya? heh buldum çünkü tamamen farklı bir tür olduğu için olabilir mi?
bu mantıkla çünkü penguenler de uçamaz dediğinde birisi ona "güvercinler bunu yapmaz" diye cevap verilebilir.

hayvan sevgisinde bile türcülük yapmak...

neyse soruya gelirsek, dışarısı tabi ki ona daha tatlı geliyor, bizim kedi de kapıyı açtığımızda direkt fırlıyor ama gidebileceği hiç bir yer olmadığı için koridorda koşturuyor ileri geri sonra tıpış tıpış geri giriyor.

yani kedinin verdiği tepki içgüdüsel, hani nasıl ki oyun oynarken elini ısırmaya çalışıp arka ayaklarıyla fıtı fıtı vuruyor onun gibi.

hayvanın doğası bu yani, kişisel algılama.
0
rentts
(23.07.24)
Sen haklısın!

youtu.be
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Yok canım tabi ki kişisel algılamıyorum, karşımdaki kedi sonuçta. Ki zaten bahçe katında olduğumuz için sürekli dışarıdaki kedileri görüyordu, ilgisi hep vardı dışarıya. İlk bulduğu zayıf anımızda da kaçmış. Ki kaçması da normal, çünkü kedi bu, merak etmek için yaşıyor hayvan. Ama dönüşünün ve eve girişinin bu kadar zor olması kırdı beni.......
Balkona kafasını sokup sokup çıkardı resmen hıyar. Normalde "oo tamam benim mekan burası, dışarıda dayak yiyeceğime girip şurda mama yiyeyim, bunlar nasıl olsa seviyor beni" demesi lazımdı bence :D
0
🌸pianeta
(23.07.24)
Yukarıda bir arkadaş da yazmış, özellikle erkek çocuk sahibi olacaksanız güzel bir antrenman olmuş. Ben de 3 yaşındaki yeğenime aynı böyle küsüyorum. Bir gün gözümün içine bakıyor, ertesi hafta "Tamam, kapat telefonu!" diyor. :(
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
içim ağlayarak güldüm.

böyleler ama napcaz?
yanına gider sevmek istersin. tırnağı geçirir ama tam 1 dakika sonra karnını açar miyavlar gel sev diye. sen yara bandı ararsın o anda aort yırtılmış gibi kan akarken...
napcaz?

onun iyiliği için olan nedir asla bilmiyoruz. salın gitsin. her canlının belirli bir yaşam süresi var. daha ne yapacaksınız?
0
janderzel zartanyan
(23.07.24)
Benim terasta kapı kapanınca panik yapan 8 yıllık kedim şimdi eve girmek istemiyor
0
topkapiaksaray
(23.07.24)
Valla ben de kedime mütemadiyen küsüyorum.

Çünkü ben onun iyiliği için ne gerekiyorsa yapıyorum, sabahları kendim 5 dakkada hazırlanıyorum, onun mama kabı su kabı her sabah yıkanıyor tazeleniyor kumu temizleniyor vitamini veriliyor derken yarım saatimi ona harcıyorum. O ne yapıyor dersin. Tırnaklarını kestiğim için bana çemkirip beni gördüğü yerde kaçarak saklanıyo. Valla biri gelip istese verecem o dereceye geliyorum.
0
turuncu tonlarda
(23.07.24)
(18)

Selamın Aleyküm

michael_knight
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?Sizce nasıl olmalı?
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?
Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?

Sizce nasıl olmalı?
0
michael_knight
(22.07.24)
ben karşımdakinin eğitim seviyesine göre ve günlük kaç insan gördüğüne göre selam veriyorum. pazarcıya dolmuşçuya bakkala selamınaleyküm diyorum. bende para olduğunu sezdiği anda beni yolacak birine mutlaka selamınaleyküm diyorum. böyle demezsen "aha entel dantel geldi, bunda para vardır" derler. örnek: sanayi.

diğerlerine merhaba, kolay gelsin, iyi akşamlar vb
0
AWD
(22.07.24)
Demiyorum. Muhafazakarlik bir yana kadinlarin diyecegi bir laf gibi gelmiyor bana. Muhafazakar da degilim. Ama soyleyenler oluyor tabii mesela basi kapali bi teyze adres soracak s.a. diye baslayabiliyor. A.s. diyorum tarzim olmasa da.

Bence hic kimse kullanmasin. Turkce degil sonucta.
0
Kittie
(22.07.24)
Çol yadırgamayacağını düşündüğüm herkese, her ortama girerken selamın aleyküm diyorum. Özellikle büyüklerime. Tutup 60-70 yaşında adamlara “Selamlarrr” diye gelmek hoşuma gitmiyor.
0
hrvl
(22.07.24)
Demem. Müslüman değilim. Arap da değilim.

Çevremde sa diyecek kimse yok. Biri ayda yılda bir bana derse sorun çıkartmam as derim.
0
gabe h coud
(22.07.24)
Türküm, müslümanım, "selamı yayınız" diye bir hadis-i şerif vardır ve Selam Allah'ın isimlerindendir, birine selam vermek ona "benden sana zarar gelmeyeceğini taahhüt ediyorum" anlamına gelen bir söz vermektir ve yerine getirmek de gerekir. Bu sebeple selamı yaymak adına muhakkak selamlaşırım ama çok büyük çoğunlukla "selamlar" derim. Özellikle bir mekana girerken. "selamün aleyküm"ü evde kullanıyorum, sabahları uyanır uyanmaz mutfakta olduğunu bildiğim anneme sataşırken :)

Bana göre "selamlar" ya da "selam" iyidir, selam vermekle verilmiş bulunan sözü tutmak şartıyla. O sözü tutmayacaksa insan hiç selam vermesin daha iyi.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
Demiyorum. Arap mıyım da diyeyim.
0
pianeta
(22.07.24)
selam vermem ama selam alırım, cinsliğin lüzumu yok.
0
dr doofenshmirtz
(22.07.24)
sadece babamla selamlaşma şeklimizdir. başkasıyla kullanmıyorum ama diyen olursa aleykümselam derim geçerim kasmam. arapçı değilim de yani artık bunun bizim dilimize yerleşmiş bir ifade olduğunu düşünüyorum. çok şaapmamak lazım.
0
titanyum22
(22.07.24)
Kendim ateist bir insanım bir ortama girerken genelde "merhaba" derim ama bana biri selamın aleyküm derse de nezaketen aleyküm selam der geçerim bunu karakter meselesi yapmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.24)
Demiyorum. Çünkü arap değilim. Kullananlara karşı da aşırı ön yargılıyım. Genelde merhaba diyorum. Selam demekte de sorun yok. İkisi de arapça kökenli olsa da Türkçeye geçmiş kelimeler. Araplaştırmanın gereği yok. Duyduğumda ön yargılı oluyorum. Tatavasını çekmemek için tipine göre aleykümselam, as ya da selam diyorum. Etkileşimi başlatmaya sebep olan konudan 1 saniye fazla geçirmek istemiyorum.

@muhayyer divan'ın dediği gibi "es-selam" Allah'ın adlarından biri. Barış getiren anlamında. Selam (Salam) ise kelime olarak barış ve esenlik zaten. Haliyle selam deyince karşısındakinin kafir olduğunu düşünen ve cevap vermeyen ama selamın aleyküm deyince "ALLAH'IN SELAMINI VERİYORUZ ONU DA MI ALMIYORSUNUZ? TÖVBE TÖVBE" diyen çomarları adam yerine koymuyorum.

Bu arada sırf Arapça değil. Datee çıkmak, lovebombing yapmak falan gibi lümpen İngilizce-Türkçe karışımı ifadelerden de rahatsız oluyorum. Türkçesi olmayan ya da anlamı uzak kalan şeylerde kullanılmasından o kadar rahatsız değilim tabii. Yapacak bir şey yok.
0
nawar
(22.07.24)
kaleci saçlı forvet icardi +1
0
baldan kaymak
(22.07.24)
merhaba diye cevap veririm :d
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
Tanıdığım biriyle selamlaşırken ya da biri bir şey soracağı zaman ağız alışkanlığıyla doğal şekilde söylerse karşılık veriyorum. Ancak bazen bunu ideolojik kullananlar var. Yolda random tipler durduk yere selam veriyor. O zaman sert bir bakış atıp devam ediyorum. Bu insanlardaki bu kadar yakınlaşma isteği, bu kadar her yerde bir temas kurma dürtüsü çok rahatsız edici. Selamı yayın diye hadis varsa bile eminim önünüze gelene selam verin anlamında söylenmemiştir, yeri geldiğince selam verilmesi istenmiştir. Çünkü tuhaf yani. Kimse böyle bir şey istemez kimseden. Birileri yine kendine vazife çıkarıp en müslüman benim kafasına girmiş belli ki.

Kendim kullanmam.
0
akhenaten
(22.07.24)
Herhangi bir yere girerken merhaba der geçerim, selamün aleyküm demem, bende anısı var, lisede yatılı okurken cemaatçi tipler pansiyondaki odalara girerken yüksek sesle selamün aleyküm derlerdi, aleykümselam demediğinde de triplere girerlerdi, hey gidi günler:)
0
blue rebel motorcycle club
(22.07.24)
Müslüman değilim. selamın aleyküm'ü, kültürel bir alışkanlıkla kullanan köylü bir amucaysa örneğin tabii ki aleyküm selam diye karşılık veririm ama bu genelde çok küçük bir kesimi oluşturur. Onun dışında selamın aleykümü kültürel bir asimilasyon olarak kullanmaya çalışan pek çok dallama mevcut, onlara merhaba poğaçacı şeklinde cevap veririm genelde.
0
thracia
(23.07.24)
Ben de dalgasına esselamu aleyküm ve rahmetullah diye girerim bazı ortamlara. 3 kez tekrar ediyorum hatta. :) Şunun selamı var dediklerinde aleyküm selam derim. Kasmıyorum.
0
auroraaurora
(23.07.24)
bunun arap olmakla ilgisi yok, selam ve merhaba kelimeleri nasıl Türkçeye yerleşmişse yüzyıllardır kullanılan selamun aleyküm ifadesi de Türkçeye yerleşmiştir. Araplar başındaki Elif lam takısı ile birlikte esselamu aleykum olarak kullanır zaten bizden farklı olarak. Selamlaşmayı Peygamber efendimiz tavsiye ediyor, bu her selamun aleyküm diyenin müslüman olması gerektiği anlamına gelmiyor. zira yahudiler de ibranicede neredeyse aynı olan şalom aleyhim ifadesini kullanır.
merhaba diyene aleyküm selam diyip kıllık yapmam, selamun aleyküm dediğimde merhaba diye karşılık verene kıllık yapmam ama selam vererek girdiğim yerde adam buyrun diye karşılık veriyorsa ayar olurum. nasıl karşılık verdiğin önemli değil be adam, nezaketen bir karşılık ver en azından. sözün özü, elimden geldiğince selam veririm.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
bana selam verildiğinde aleyküm selam derim ama kendim hiçbir zaman s.a demedim kimseye. sonuçta bu da bir selamlaşma şekli, sadece dili farklı. çok düşünmüyorum üstüne bu yüzden. inançsız olduğumu bilen tanıdıklarım da farkında olmayarak bu şekilde selam veriyorlar. insanlarda "selam", "merhaba" deme kültürü pek yok sanırım...
0
dilhun
(23.07.24)
(3)

Dolmakalem gurularına soru - kalem seçme

büyük engizisyoncu
1 - https://www.rotapsaat.com/tr/montblanc-heritage-collection-rouge-et-noir-spider-metamorphosis-special-edition-dolma-kalem-1178462 - https://www.rotapsaat.com/tr/montblanc-heritage-egyptomania-special-edition-siyah-dolma-kalem-1254713 - Pelikan M1000 ya da M800Kullanacak olan kişi örümcekleri çok
1 - www.rotapsaat.com

2 - www.rotapsaat.com

3 - Pelikan M1000 ya da M800

Kullanacak olan kişi örümcekleri çok seviyor. O yüzden ilk kalem en doğru seçim olabilir gibi. Ama sıkıntı şurda ki, kalem çok ince. Daha kalın kalemlerden hoşlanıyor.
Kullanacak kişinin Mısır'a herhangi özel bir ilgisi yok ama model çok güzel. Ve ilk kalemden daha kalın.
Üçüncü seçenekteki kalemlerin diğerleriyle hiç alakası yok aslında ama ilk iki kaleme verilecek paranın daha azıyla, üçüncü seçenekteki kalemlerden biri alınabilir. Ve bu seçenekteki kalemler normal kalın dolmakalemler.
Kullanacak kişinin elleri büyük değil, büyük kalem sevmesinin ellerinin büyüklüğüyle ilgisi yok.

Bu arada neden üçüncü şahıs olarak bahsettim bilmiyorum ama kullanacak kişi de benim. Bana bir fikir verin çok arada kaldım. Kendime bir kıyak geçesim geldi ama seçemedim. Ayrıca örümcekler çok güzel.
0
büyük engizisyoncu
(22.07.24)
madem bu fiyatlara çıkılacak bütçe var ve kalın dolma kalemlerden hoşlanılıyor, o zaman montblanc 149 diyorum.

Talented mr ripley dizisinde de bu ikonik kalemi öne çıkarmışlardı;

www.youtube.com
0
thracia
(22.07.24)
MB 149 fazla büyük, denendi o. Kavrama kısmı çok kalın o kalemin, benim bünyemde birisi ancak imza kalemi olarak kullanır onu.
0
🌸büyük engizisyoncu
(22.07.24)
dolmakalemlerle ilgili hiç bilgim yok ama kalem alacak olsam kesinlikle Kader Hanıma mesaj atardım.

www.instagram.com
0
benaslinda
(22.07.24)
(9)

Djokovic mi Federer mi Nadal mı?

dolantindr
Arkadaşlar günaydın. Şimdi ben en iyi tenisçi ya da başarılı diye baktım ama net bir bilgi bulamadım. Ya da karşılaştırılacak kriterler farklilasinca öne çıkan isim de değişiyor sanırım. Bu üç isimden en iyisi kimdir? Tenis dünyasının bir numarası kimdir?
Arkadaşlar günaydın. Şimdi ben en iyi tenisçi ya da başarılı diye baktım ama net bir bilgi bulamadım. Ya da karşılaştırılacak kriterler farklilasinca öne çıkan isim de değişiyor sanırım. Bu üç isimden en iyisi kimdir? Tenis dünyasının bir numarası kimdir?
0
dolantindr
(17.07.24)
benim için net federer.

nadal, federer yaşlanınca yenmişti.
nadal zayıflayınca djo ortaya çıktı.
0
baldan kaymak
(17.07.24)
Federer gençken de Nadal Federer'i yeniyodu ya. Zaten Federer'in Antisi olarak çıkmıştı.

Ben Nadalcıyım ama bu sorunun objektif bir cevabı yok bence. Yani sayısal olarak Djoko'nun grand slam ve master sayısı daha fazla ama zirvesine çıktığı dönem diğer ikisinin düşüşüne denk gelen ve piyasada başka tenisçi olmadığı dönem.
0
nundu
(17.07.24)
Sadece istatistik olarak bakınca Djokovic ama ortada Messi Ronaldo tartışmasından bile daha girift bir karşılaştırma var.
Her birinin diğerine karşı goat olmasını sağlayacak bir iki özelliği var ve buna diğerleri itiraz etmez. O yüzden tartışmasız ve objektif bir en iyi yok bunların arasında.
Recency bias yüzünden djokovic diyenlerin sayısı arttı, ondan önce nadal aynı sebepten önde götürüyordu. Federer ise baktığında aralarında en elegan ve eski usul tenisçi ama başarı olarak nadal ve djoker sonradan gelip üstünlük sağladığı için geride gibi gözüküyor. Halbuki o da zamanının çıta belirleyeniydi.

Sabaha kadar sürer yani bu tartışma, hepsi için elle tutulur bir goat argümanı var.
0
Bruce
(17.07.24)
bu üçünden "en iyisi" diye bir şey yoktur. tamamen kişiye bağlı. bu yüzden bunlara "big three" deniyor. en büyük şanssızlıkları diğer ikisinin olması yoksa üçü de tek başına bu sporun uzak ara en iyisi olabilirdi :)

bu tartışmanın net bir galibi yok, olamaz da. kim hangisinin oyununu seviyorsa ona "en iyisi" diyor.
0
ilgeru
(17.07.24)
bu tür tartışmalar genel olarak kişilerin en iyi olduğu zamanlara göre yarıştırılıyor. böyle bakıldığı zaman tabi yine kişiye göre değişir ama bir 4-5 yıl var ki; federer sanki herkesten önde.
mesela bazı vuruş haraketleri vardır, ders niteliğindedir, bu da o kişinin iyi oyuncu olduğunu gösterir (burda da federer açık ara önde), çok şampiyonluğu olmasa bile (boris becker gibi)
şahşi sıralamam - federer, nadal, sampras, djokoviç
0
ravenudon
(17.07.24)
Sorunun cevabını aslında vermişsin. Senin de dediğin gibi karşılaştırılacak kriterler farklılaşınca isimler değişir.

Sorduğun "En iyi" tanımını yaparsan cevap vermek çok kolay olur. Nedir en iyi? en uzun süre 1 numarada kalmak mı, en çok grand slam kazanmak mı, en çok maç kazanıp en az kaybetmek mi?

Tüm bunlar sayısal olarak cevaplarını hemen bulabileceğin çok kolay sorular. Ama en iyi tanımını farklı şekilde yaparsan isimler değişir. Örneğin 13 roland garros şampiyonluğu, bundan sonra tekrarlanması pek de mümkün olmayan bir başarı. Ya da novak'ın ulaştığı grand slam şampiyonluğu sayısını bir daha görür müyüz emin değilim.

Kişisel olarak benim bir numaram Federer. Kusursuz bir teknik, bir sporcudan ziyade bir sanatçı. İzlemekten en çok keyif aldığım sporcu. İki numara ise Nadal. İlk bakışta sadece güce dayalıymış gibi duran ve bu oyunla 30'unu göremez dediğim adam 30 dan sonra 8 grand slam 2 kez de gs finali yapmış, 30 dan sonra oyununu değiştirmiş, mental olarak neredeyse kırılmaz bir canavar. Ve tabii ki 3. sırada Novak, makina adam. İçlerinde mental olarak belki de nadala rağmen en güçlü kişi. Ondaki mental gücün çeyreği Federer'de olsa tenis dünyası bambaşka olabilirdi.
0
thracia
(17.07.24)
İstatistik, kupa sayısı olarak bakarsan djokovic
Sporculuk olarak nadal
Asalet olarak federer
Ben federerciyim
0
etna
(17.07.24)
rakamlar turnuvalar rekorlar yönünden bakarsak bence djoker en büyük. tüm rekorları altüst etti. bu yağında hala GS lerde final oynayabiliyor. 20'lik elemanları silip atıyor. tecrübesiyle.

ama tenisin en büyüğü dersek bence açık ara federer başka bir seviyede. oyunu çok klas duruşu vs herşeyi ayrı. bir maç izlemeye gitse oynayanlardan daha çok alkış alıyuor ilgi çekiyor.

bence üçü de iyi ben üçünü de severek takip ettim ediyorum. ama benim en iyi tenisçi sıralamam şu şekilde

1- steffi graf
2- federer
3- nadal
4- djoker
0
exlibris
(17.07.24)
Yorumlarınız çok güzel. Teşekkürler. Genel olarak benim anladığım, en iyiden kasıt olarak, teniste iz bırakan oyuncu anlaşılıyor, istatistiklerden bağımsız olarak. Bu anlamda da Federer öne çıkıyor gördüğüm kadarıyla.
0
🌸dolantindr
(17.07.24)
(14)

Evlilik Dışı İlişki Sonucu Çocuk

blackhawk17
Merhabalar.Ben ve partnerim yakın zamanda birlikte olabiliriz.İkimizde bekarız ve rızamız dahilinde olacak.Soru şu : Olurda istenmeyen bir hamilelik sonrası bir çocuk doğarsa ve partnerim (bayan) bunu banakarşı nasıl kullanabilir ?Çocuğun babası olmak durumunda kalır mıyım?Veya masraflarını üstlenme
Merhabalar.Ben ve partnerim yakın zamanda birlikte olabiliriz.
İkimizde bekarız ve rızamız dahilinde olacak.
Soru şu : Olurda istenmeyen bir hamilelik sonrası
bir çocuk doğarsa ve partnerim (bayan) bunu bana
karşı nasıl kullanabilir ?
Çocuğun babası olmak durumunda kalır mıyım?
Veya masraflarını üstlenmek zorunda olur muyum?
Soruların cevaplarını hukuki açıdan beni
ne kadar bağlar merak ediyorum.
İşim gereği zorda bir durumda kalmak istemiyorum.
Şimdiden teşekkür ederim.
0
blackhawk17
(17.07.24)
Kondom kullan böyle dertlerin olmaz.
0
Bruce
(17.07.24)
Prezervatif diye bir şey var, süper icat.

Babası olmak durumunda kalmazsın, direkt babası oluyon öyle durumda. Nüfusuna alman, masraflarını karşılaman falan gerekiyor. Hukuki olarak babası olduğunu ispatladığı anda -ki günümüz teknolojisininde bu çok kolay- o dediklerinin hepsi sana giriyor.

O yüzden prezervatif tak.
0
kibritsuyu
(17.07.24)
babalık testi sonucu nafaka bağlatabilir diye düşünüyorum. kurtulma şansınız yok. ben doğmasını istemedim deme hakkınız yoktur bence. eylemlerin sonuçları oluyor.

internetten de biraz bakınca, babalık reddinin sadece aldatma, irade sorunları gibi durumlarda kabul aldığını okudum.

böyle korkularınız varsa prezervatif kullanın, partneriniz de doğum kontrol hapına başlasın.

ya da güvendiğiniz biriyle birlikte olun.
0
art cat chocolate
(17.07.24)
Çocuğun tüm masraflarını sana yıkar. Böyle zengin adamlara çöken kadın çok var
0
ferenc
(17.07.24)
Abi yanlış anlama ama sorduğun sorudan ben biraz deneyimsiz gibisin anladım çünkü ben hayatımda bu işlerde deneyimli adamdan "yakinda birlikte olabiliriz, risk nedir" diye soru duymadim.

Kondom kullan. Sakin sacma sapan yok son anda disari cikarma gibi risklere girme (en azından emin olmadığın insanla).

Doğum kontrol kullanıyorum gibi seylere de net tanimadigin kişide güvenme.
0
logisticsmanager
(17.07.24)
"masraflarini babaya yikan kadin" falan olmuyo sen cocugun babasi olmus oluyorsun ve gerekliliklerini yerine getirmen gerekiyor. onemli olan cocuk istemediginiz sekilde korunmak, hemfikir olmak, gebelik olursa kurtaj yapabilecek biriyle birlikte olman. cocuk isteme ihtimali varsa karsi tarafin dogum kontrolune de guvenmeyebilirsin.
birileri kondom guzel demis de ona da katilamayacagim ama sartlar geregi neyse onunla idare edeceksiniz
0
ala09
(17.07.24)
"Çocuğun babası olmak durumunda kalır mıyım" mı??

Yani tohum sana ait olsun ama ürünü inkar et. Ben anlamadım, bence birlikte olma. Sana değil partnerine değil wğer dünyaya gelirse çocuğa yazık.
0
muhayyer divan
(17.07.24)
hamile kalmak o kadar kolay değil. hadi kalındı diyelim, hanım kişisi çok mu meraklı doğurmaya? hayat öyle uzun soluklu planlar yapılacak bişi değil. hamilelik riskinden çok hastalık riski var.

+ herkes
0
selam
(17.07.24)
Ne anlatıyorsun gülüm sen?
0
numlock
(17.07.24)
troll başlık sanırım.
0
xrated
(17.07.24)
(bkz: vazektomi)
0
peki madem
(17.07.24)
Abi ne alaka ya, yani birlikte olduğun kadını sırf hamile bıraktın ve çocuk doğdu diye niye baba olasın ki? Yani senin bunda ne gibi bir sorumluluğun olabilir. Baba falan olmazsın, amca olabilirsin ama. Ya da daha modern bir yaklaşımla teyze olabilirsin. Çünkü çok açık bir şekilde senden baba falan olmaz.

Çocuğun masraflarını niye üstlenesin abi, akıl var mantık var. Mesela lokantada yemek yedin, hesabı ödemek zorunda mısın? değilsin abi, sessizce sıvışabilirsin. Ya da araba sürerken birine çarptın ve öldü. Yine son sürat kaçabilirsin. Sen yaptıklarının sorumluluğunu alabilen bir insan mısın ki bunu alacaksın? Sana mı sordu çocuk doğururken.

Yani bence de işin gereği zor durumda kalmaman, bir çocuğun ortada kalmasından falan çok daha önemli olduğu buna ekstra dikkat etmelisin. hukuki olarak da ersan şen var avukat. böyle konularda uzman, ondan danışmanlık alabilirsin.
0
thracia
(17.07.24)
18-19 yaşındasın ve ilk tecrüben sanırım. Sen nasıl birkaç beraberlik sonucu baba olmak istemiyorsan partnerin de anne olmak istemiyordur merak etme. Zaten aklı olan hiçbir kadın tuzaklarla emrivakilerle çocuk sahibi olmaya çalışmaz. Sen korun sadece.
0
ruhen hastayim ben
(17.07.24)
hocam korun kafan rahat olsun. çok dert etme gerisini
0
kondansator
(17.07.24)
(15)

Kuru otlar üstüne

Yourcousinmarvinberry
Olm bu kadar tirt bir filmin basrol oyuncusuna falan nasil ödül verilebildi ?Torpil falan bisi denmis sözlükte de, cidden bu kadar siradan bir filmin nesini ödüle layik gördüler.
Olm bu kadar tirt bir filmin basrol oyuncusuna falan nasil ödül verilebildi ?

Torpil falan bisi denmis sözlükte de,
cidden bu kadar siradan bir filmin nesini ödüle layik gördüler.
0
Yourcousinmarvinberry
(15.07.24)
Diğer adaylar pasifti.
Güçlü olan oyuncu da Cannes kuralları gereği ödül alamayacaktı bu yüzden (yanlışım yoksa her film tek ödül alıyor).
Bence bu filmde ödül alması gereken oyuncu Merve Dizdar değil ki ben bayılırım oyunculuğuna, Deniz Celiloğlu'ydu, ama maalesef zamanlaması yanlış oldu ödülü alan oyuncu efsaneydi.

Ben torpile inanmıyorum ya.
Merve Dizdar'ı yıllar evvel Yutmak oyununda izledikten sonra içimden onun için bir Nuri Bilge filmi ve Cannes halısında yürüme dileğinde bulunmuştum tamamen bu yüzden olduğuna inanıyorum :D:D

Tamam bir Bir Zamanlar Anadolu'da değil benim için de ama fena film de değil ben gayet sevdim bu kadar haksızlık yapılmamalı diye düşünüyorum.
0
mutekebbir
(15.07.24)
“Tırt” değildi çünkü.
0
kaptan maydanoz
(15.07.24)
kaptan +1
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Zaten film ödül almadı, oyuncu aldı. Film konusunda ise eleştirilere hak veriyorum.
0
prole
(15.07.24)
ödül olayları biraz karışık. Birçok ünlü yönetmen esas büyük ödül alması gereken filmle alamıyor, sonra toplumda ve jürilerde "borcumuz var" duygusu oluşuyor ileride başka filmine veriyorlar. Mesela Inarritu da esas ilgi çektiği filmleriyle değil, sonraki Hollywood işleriyle oscar aldı.

Mesela Bir Zamanlar Anadolu'da şaheser kıvamında bir film, bence oradan sonra NBC yokuş aşağı gitti. Ben Kış Uykusunu pek sevmem ama kötü de demem tabii, ama Palm d'Or alacak film o değildi Anatolia'ydı bence.

Bu arada, biz ya tam olarak doğru değerlendiriyoruz ya da hiç değerlendiremiyoruz şu sebepten: bi filmi bambaşka kültürle altyazılı izlemek farklı bir şey. Mesela Mustang filmini çok seviyorlar, Türkiye'yi hiç bilmeyen için ilgi çekici film. Ama bilen için "bu ne lan" kıvamında bir film. Buna oryantalizm denir mi emin değilim ama bir batı bakışı var orada. Neyse işte.

edit: Merve Dizdar'a verilen ödül "bu yıl Nurinin filmine bişey veremedik ya n'apsak" diyerek verilmiş gibi geldi bana. Asla kötü değil, ama ödül verelim dedirtecek hiçbir şeyi de yok.
0
nhk ni youkosu
(15.07.24)
@nhk: bence oryantalizmden çok NBC'nin baştan beri tutarlı ve özgün bir tarzı olmasının büyük etkisi var bu ödüllerde. Adam ciddi anlamda entelektüel ve sinema üzerine üreten insanlar için ilham kaynağı.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Merve'nin oynadığı karakterde de özrünü o erkeklere has kibirle ödünleyen erkeklesmis kadın çirkinliği vardı mesela. Oyuncunun dış görünüşüyle inanılmaz örtüşüyor. Nuri bunları kaçırmaz.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
@sekizdokuzon, yok ben onu Fransız/Türk bi yönetmenin filmi olan Mustang için söylemiştim. NBC'nin uslübu ve tutarlı olması tabii bence de ödüllerinde etkili. Ben orada şey demeye getirdim, o dili ve kültürü bilmeyen herkes (jüri vs. dahil) filmi kendi aklında bambaşka şekilde kuruyor. Onlar ne düşündü bilemeyiz. Mesela geçenlerde reddit'te bi başlık okuyordum, bizim hiç fark etmediğimiz "aksan" meselesi var, oyuncu güney amerikanın bilmemne aksanını yaptığı için tipinden bağımsız "bu şuralı, şöyle bi tip" diyorlar. Biz bunu bilmeden izliyoruz bize geçmiyor o.
0
nhk ni youkosu
(15.07.24)
iyi de ödül alan kadin zaten sevimsiz, rol yapamiyor(ki pek rol yapacak bir karakter de yok gerçi), basrol degil, diksiyonu bozuk ve kelimeleri yutarak, hebe hübe konusuyor. Buna mi ödül verdiler yani.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(16.07.24)
Ben yapsam daha iyisini yapardım'ı hissediyorsan bile bu adamın işlerine bir bak. Türkiye'de karşılaşabileceğin en donanımlı, en yaratıcı, en zeki, çevik, yukarıda da söylediğim gibi en entelektüel insanlardan biri. Adam safi zeka. Bu adamı aşmak isteyen iyi tanımalı kendisini.
0
sekizdokuzon
(16.07.24)
Ödül aslinda nuri bilge ye verildi. Ama film kötü oldugundan (tirt degil ama kötü) feminist alevi protest bi karekteri oynayan merve ye verildi. Yanii ödül aslinda nuri nin. Filmi iş yapsin diye filmin adı duyulsun diye merve ye verildi ödül.
Isteyen flutv de kuru otlar üstüne videosunu izlesin.
0
halk
(16.07.24)
Bu filmin aldığı en iyi kadın oyuncu ödülü, cannes'da sonradan getirilen "festivalde bir büyük ödülü alan film, başka büyük ödülü alamaz" kuralı sayesinde. Yoksa normal şartlarda Sandra Hüller'in Anatomie d'une chute filmindeki performansını geçmesi mümkün değildi.
0
thracia
(16.07.24)
Film tirt degil bence siz film zevkinizi gozden gecirin.Benim de mesela anlamadigim yiginla sanat dali var ama bu sanat dallarinda ortaya konan eserlere tirt demiyorum.Belli sanat dallarinin yada akimlarinin cahili oldugumu bilmem uluorta bu yorumu yapmama engel oluyor.
0
turkuaz
(16.07.24)
Film tırt falan değil bu arada +1

abi bu ne tırt film ne anlatıyo şimdi bu, buna mı ödül vermişler = abi fusion mutfak ne ya, insanın karnı bile doymuyor, nerde bizim mis gibi kuru fasulyemiz nerde bu
0
thracia
(16.07.24)
NBC filmleri hakkında pek çok olumsuz eleştiri yapılabilir. Ama iki konuda mükemmeliyetçi bir yönetmen. Biri fotografçı olduğu icin sinematografi, digeri de oyunculuklar.
NBC fani degilimdir, bir filmin en onemli unsuru olan senaryo kısmında zayıftır bence. Filmlerini de ikinci kez seyretmem ama hiç bir filminde kucuk roller dahil çiğ ve kotu oyunculuk görmedim.
Merve Dizdar çok yetenekli bir oyuncu, bu filmde de çok az sahnede gorundu ama yönetmenin ne istediğini çok anlamış ve oynamis. Cannes da ki diğer oyuncuların hepsini seyretmediğim icin karsilastirma yapamayacağım ama kotu oyuncu degil kesinlikte.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(16.07.24)
(1)

Istanbulda "Siradan Bir Gun" - Video

2027
Merhaba, Motorcu kamerasindan kayit alinan bir video kaydi vardi. Videonun ismi "Ne izledim ben" idi. Tum kayit boyunca kavga, tartisma, trafik kazasi vb sira disi olaylar yer aliyordu. Hatta video motorcunun bir yayaya carpmasiyla sona eriyordu. Videoyu biliyor musunuz? Link paylasabilir misiniz?
Merhaba,
Motorcu kamerasindan kayit alinan bir video kaydi vardi. Videonun ismi "Ne izledim ben" idi. Tum kayit boyunca kavga, tartisma, trafik kazasi vb sira disi olaylar yer aliyordu. Hatta video motorcunun bir yayaya carpmasiyla sona eriyordu. Videoyu biliyor musunuz? Link paylasabilir misiniz? Bi buldurun be (:
Simdiden tesekkurler.
0
2027
(30.06.24)
O videoyu motorist diye vlogger yapıyordu.

www.youtube.com
0
thracia
(01.07.24)
(4)

Full likralı bir tisört yazın giyilir mi? giyilmesi gereken nasıl bir kumaş

Zetnikov
özellikle yazın terletmemesi için, giyilmesi gereken nasıl bir kumaş olmalı?full likralı tshirti sporcu kıyafeti diye satıyorlardı internetten baktım terlettigi yazıyor kafam karıstı dogrusu
özellikle yazın terletmemesi için, giyilmesi gereken nasıl bir kumaş olmalı?

full likralı tshirti sporcu kıyafeti diye satıyorlardı internetten baktım terlettigi yazıyor kafam karıstı dogrusu
0
Zetnikov
(27.06.24)
Likra plastik ağa %100 pamuk öneriliyor. Terletmeyen diye de bir şey yok, sağlıklı olan terlemek
0
pavlis
(27.06.24)
Bana da yakar gibi geliyord, pazardan öyle bir tişört aldım cidden yakmıyor terletmiyor normal tişört gibi sen de bir dene

Benim tişört puma çakması ya da ihraç fazlası, gözenekli güzel bir kumaşı var
0
grimavi
(27.06.24)
Likra, kumaşa esneklik veren sentetik bir iplik türü. Full likralı bir tshirt olmaz, belli karışımlarda kullanılır.

Sporcu kıyafetlerinin olayı terletmemek değil, teri hızlıca dışarı atmak ve hızlıca kurumak. Ama bunlar belli bir amaca yönelik aktivite sırasında giyilen kıyafetler. Tüm gün boyunca giyerseniz koku yapacaklardır.

Size modal karışımlı tshirtleri tavsiye ederim. Modal elyaf da yüksek emiciliğe sahip ve hızlı kuruyan, ancak polyester, ya da polyamit gibi koku yapmayan, size plastik giyiyormuş hissi vermeyen bir kumaş turu. son derece hafif olur ve sizi kuru tutar. Bir deneyin derim.
0
thracia
(28.06.24)
Full likra dediğiniz yüzde 8 falandır, sadece esneklik için kullanılıyor .Tshirtün geri kalanı pamuksa gayet ideal ve doğal bir kumaş. Ben kıyafette likraya değil de polyester gibi doğal olmayan liflere takılırım.
0
Tutkun
(28.06.24)
(8)

İkili oynayan arkadaşlar

Mirabel
Herkese merhaba,10 yıldır aramızdan su sızmayan ve ailemize kadar tanıdığımız bir arkadaşım vardı. Aynı iş yerinde değiliz ama aynı sektördeyiz. Bu kişi 2 sene önce bana çok büyük bir kazık attı. Sağlığımla ilgili bir konuda elinde güç olmasına rağmen tüm işlemlere engel oldu. Bu sağlık meselesi, ço
Herkese merhaba,

10 yıldır aramızdan su sızmayan ve ailemize kadar tanıdığımız bir arkadaşım vardı. Aynı iş yerinde değiliz ama aynı sektördeyiz. Bu kişi 2 sene önce bana çok büyük bir kazık attı. Sağlığımla ilgili bir konuda elinde güç olmasına rağmen tüm işlemlere engel oldu. Bu sağlık meselesi, çocuk sahibi olmakla ilgiliydi. Detay vermek istemiyorum.

Bu konuda yanımda olmayı bırakın, üstüne tekme attı. Ki o güç konumuna da benim çevrem sayesinde geldi. O gün bugündür denk geldiğimizde selam bile vermiyorum. Bugüne geldimizde benimle yakın olan arkadaşlarımın onunla yakın olması da beni incitiyor. Profesyonel hayatlarına karışamam ama benimle tatile giden, yiyen içen ve durumumu da bilen kişilerin onunla kakara kikiri yapması canımı sıkıyor ve bu insanlarla da görüşmek istemiyorum. Onlara söylediğimde “ne var canım, üstünden kaç sene geçti, hala orada mısın?” diyorlar. Ama ben onunla bağlantılı insanlarla bağlantılı olmak istemiyorum.

Sorularım:

1. Sizce beni ne rahatsız ediyor? Rahatsız olmam normal mi? O insanlarla güzel vakit geçiriyorum aslında ama sanırım benim muhabbetimden ve yeteneklerimden bile beslenmelerini istemiyorum. İkili oynuyorlarmış gibi geliyor ve rahat edemiyorum artık.
2. Bu durumu aşmak için ne yapmalıyım? 2 senede geçer zannettim geçmedi. Terapiye gidiyorum geçiyor ama sonra tekrar geliyor.
0
Mirabel
(26.06.24)
güveniniz sarsılmış, konuyu bilmemekle birlikte çocuk sahibi olmak diyorsunuz ve sanırım travmatik bir olay var.

rahatsız oluyorsanız oluyorsunuzdur, normal mi anormal mi sorgulamayın bence. bana göre çok normal mesela ama arkadaşlarınıza göre anormal gibi görünüyor.

yine rahatsız oluyorsanız bu kişiyle görüşen arkadaşlarınızla da aranıza biraz mesafe koyun, kendinizi tartın. eğer halinizden memnunsanız devam, arkadaşlıklarını özlüyorsanız da o zaman tekrar gözden geçirirsiniz.
0
deartheodosia
(26.06.24)
Rahatsiz oluyorsaniz gorusmeyin +1
Ancak bununla beraber sunlara bakmak iyi gelebilir;
Kalbiniz kirilmis, incinmissiniz. Bunu sadece siz degil baskalari da gorsun ve anlasin istiyorsunuz. Yani gorulmek istiyorsunuz gibi geldi bana. Bu cok insanca. Once bi kendinize sefkat gosterin. Bence cok zor bir olay olsa gerek yasadiginiz. Belki bu ihtiyaciniz, size bu kazigi atan kisinin sizi ne kadar kirdigini gormemesinden kaynaklaniyordur?
Bir diger nokta, ben kustum o da konusmasin, dilegi genellikle bagli degil bagimli iliskilerde olur. Siz boylesiniz ya da bu olay bunu yansitiyor kesinlikle demiyorum, dedigim gibi hislerinizi kimse inkar edemez. Ama illa bir seye bakmak istiyorsaniz yasaminizin baska alanlarinda, baska iliskilerinizde bu sekilde bir egilim var mi ona bakabilirsiniz.
Son olarak, yeteneklerimden muhabbetimden beslenmesinler istiyorum demissiniz. Bu da gorulme ve ayrica takdir edilme, degerim bilinsin, deger gorme ile ilgili olabilir. Sizde bir yansimasi var mi, ona bakabilirsiniz. Terapistiniz en dogru yolu gosterecktir.
0
kassiopeia
(26.06.24)
Ayrica arkadaslariniz ikili oynamiyormus gibi geldi bana, yani size yalan soylemiyorlar (benim ikili oynamaktan anladigim bu), gorusuyorlar bilginiz dahilinde ve buna iliskin konusmussunuz. Neden boyle nitelemek ihtiyaci duydunuz onu da dusunebilirsiniz. Zira o kisiyle gorusmemek sizin siniriniz, onlarin degil. Sizin kendiniz icin koydugunuz sinira onlar da uysun istiyorsunuz. Elbette isteyebilirsiniz, sizin karariniz ama buralara bakmak bir seylere yardimci olabilir.
0
kassiopeia
(26.06.24)
Ghosting yapmadan, bahane üretmeden taraflarını seçmelerini iste. Bitaraf olan bertaraf olur de.
0
gabe h coud
(27.06.24)
bence rahatsiz olman normal,
bizim is yerindeki bir problemden dolayi arkadaslardan birine, benimle is disinda birsey konusma diye tavir aldim. onlarin aralarindaki problem beni ilgilendirmez ama onun digerine yaptigi hareket o kisinin karakterini gosterir.
ileride onlar iyi olsalar bile beni baglamaz.
tavrini koymayan insanla da merhaba-merhaba dan ileri gorusmem cunku guvenmem.

ama bir suru degisken var, belki o arkadaslarin o kisinin arkadasligina bir sekilde muhtac, is icin, vs. vs.
0
durgunfoton
(27.06.24)
Ayrıntı bilmeden yeterince doğru ve adil bir değerlendirme yapamam ama onunla kikirdeyenlere kırılman incinmen haksız değil, durumumu biliyorlar diyorsun, yine ayrıntı öğrenme ihtiyacı duyuyorum ama bu kadar ağır bir şey yaşadıysan sen değil o kikirdeyenler yanlıştır bence.
0
muhayyer divan
(27.06.24)
Arkadaşlarınız ikili falan oynamıyor. Size göre haklı sebepleriniz olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Gerçekten haklı da olabilirsiniz. Ama kimsenin kiminle görüşüp kiminle görüşmeyeceğini belirleme hakkınız da yok. Bugün bu kişi ile diğer arkadaşlarınızın görüşmesi sizi rahatsız ediyor, yarın belki de bir başka ortak arkadaşınızla görüşmek istemeyeceksiniz. Ne yani, tüm arkadaşlarınız sizin hassasiyetlerinize göre mi hareket edecek, sosyal çevresini belirleyecek. Bu size gerçekçi geliyor mu?
0
thracia
(27.06.24)
@hacirotti: olabilir hocam. En iyisi iş hayatındakilerle arkadaş olmamak ama bizim sektör küçük ve herkes birbirini yedekliyor işim düşer diye. Benim spektrum bozukluğum var strateji yapamıyorum.

Ona hak veriyorlarsa benimle konuşmasınlar hiç sorun yapmam yemin ederim. Söylüyorum da onlara. Ama işleri bana da düşer diye beni de yedekte tutmak istiyorlar. Ben bu kadar stratejik ve politik yaşayamıyorum. Yoruluyorum, enerji kalmıyor.
0
🌸Mirabel
(28.06.24)
(60)

erkek arkadasim okuz mu

aferin cok iyi dusunmussun
bir kadin arkadasim var, cok tatli biri ve cok hamarat, elinden her is gelir ve her isi becerir. esi de biraz denyo biri. gecen erkek arkadasimla konusurken dedim ki "cok sansliyim, sen hic onlar gibi degilsin, iyi ki varsin." onlarin esleri bi sey istediklerinde yapmiyolar, gecen bana bi sey lazim
bir kadin arkadasim var, cok tatli
biri ve cok hamarat, elinden her is gelir ve her isi becerir. esi de biraz denyo biri. gecen erkek arkadasimla konusurken dedim ki "cok sansliyim, sen hic onlar gibi degilsin, iyi ki varsin." onlarin esleri bi sey istediklerinde yapmiyolar, gecen bana bi sey lazim olmustu misal ve vaktim hic yoktu, erkek arkadasim cok aradi bulmak icin, arkadasim o zaman demisti ne guzel benimki asla aramaz vs diye.

burdan sonra olay patliyor, benimki de bana dedi ki "asil sansli olan arkadasinin esi, karisi ne guzel ilgileniyor, hic kiymetini bilmiyor, bulamaz oylesini"

arkadasimla ben zit karakterlerdeyiz, ben daginik biriyim, yemek yapmayi sevmem vs. ben de memnun degilsin galiba dedim, o da "yani sen de oyle olabilirsin" dedi.

ben buna cok uzuldum, hatta sinirlendim o an kafasini koparasim geldi. uzuldugumu de soyledim, ben oyle olsam ben olmam ki dedim, yani sunu sunu degistir elbet denir ama direkt o ne sansli demesi okuz gibi icime oturdu.

ben de bk icinde yasamiyorum tabi ama arkadasim gibi asla degilim, o cok anactir, hemen herkesi sahiplenir, yemekler yapar, misafiri cok sever vs. ben hic sevmem, hic oyle biri degilim ozetle.

sizce kirilmakta hakli miyim? ben erkek arkadasimi kotu sekilde hic kimseyle karsilastirmam, maddi manevi. ona guzel bi sey soylerken olayin donup bana saplanmasi da sinirim bozdu ayrica.

ne dersiniz abartiyo muyum, yaram mi var gocunuyo muyum, yoksa hakli miyim uzulmekte?
0
aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Haklısınız.

Karşılaştırma yapılacak en büyük hata.


Git öyle birini bul o zaman demeniz lazım
0
jülsezar
(19.06.24)
Cevap evet
0
grimavi
(19.06.24)
Hakkısın, erkek arkadaşın öküz. Bence boş bulunmuş ve asıl fikrini ortaya koymuş. Üzüldüm.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Bana böyle şeyler aşırı gözü dışarıdalık geliyor. Arkadaşınızı incelemiş de detaylara dikkat edip aklına kazımış da çok beğenmiş de offf. Ben de dağınıklığı genel olarak sevmem ama eski sevgilimin dağınıklığı bile bayılmasam da onu sevdiğim için sevimli geliyordu gözüme. Salt öküzlük de değil aslında, bugün bunu karşılaştıran yarın başka şeyleri de karşılaştırır ve kendince daha iyi bulduğuna meyleder. Saygısız tiplerle vaktinizi harcamayın.
0
duygusalatasi
(19.06.24)
Siz arkadaşınızı arkadaşlarınızın eşleriyle kıyaslamış olumlu bulmuşsunuz.
Kıyaslamanın kapısını açıp bunu da ona söylemişsiniz.
O da sizden heveslenip kıyaslama yapıp olumsuz bulmuş ve bunu size söylemiş.

Yanlış olan kıyaslama yapmaksa siz de yapmışsınız.
Sonucu söylemekse siz de söylemişsiniz.

Yanlış nerde?
0
Mirket
(19.06.24)
erkek arkadasını kullanıyorsun. adama istediği şefkati vermiyorsun. adam dolmuş en sonunda patlamış.

erkek arkadasım öküz mü diye soracağına acaba kendine mi dönüp baksan acaba sen biraz şey misin diye
0
abelardo
(19.06.24)
siz ona iltifat ederken o sizi üstü kapalı, dolaylı bir şekilde yermiş. siz sorunca da baya itiraf etmiş.

buradaki sorun şu: tabii ki karşımızdaki kişiyi bazı konularda eleştirebiliriz. ama eğer konu kişinin tüm karakterine, mizacına, hayat tarzına, hayata bakış açısına değinen bir şey ise bunu eleştirmek ne kadar mantıklı? üstelik son derece pasif agresif, üstü kapalı bir tutumla. son derece çözümden uzak ve çocukça bir tutum.

eleştirdiği şey sizin biraz gayret ederek değiştirebileceğiniz bir şey değil ki. ayrıca niye değiştiresiniz? dediğiniz gibi bu sizsiniz, sizin benliğiniz.

sevgilimize gerçekten derin bir saygı ve sevgi duyuyorsak ama onun karakterine, hayat tarzına dair bazı hoşnutsuzluklarımız varsa bu konunun yeri ciddi bir konuşmadır. bir kez konuşulur. kişinin değişme yönünde bir gündemi, niyeti, motivasyonu yoksa ya nezaketle o kişi öyle kabul edilir ya da yollar ayrılır.

yani bence bu öküzlük değil, düpedüz çocukluk. çok ayıp.

ben olsam çok soğurdum. benzer birkaç davranışı daha varsa da ayrılık düşünürdüm.

ilişkide x bir davranışı eleştirmek başka, bütün bir benliği eleştirmek başka. ikincisine izin vermeyin.
0
la lykia
(19.06.24)
erkek arkadaşınız bunu durduk yere söylese kırılmakta çok haklı olmuş olurdunuz (benim nazarımda tabii). Ancak kıyaslamayı siz başlatmışsınız. Evet siz olumlu şeyler söylemişsiniz ama bu kıyas yaptığınız gerçeğini değiştirmiyor. Olumlu kıyas yapan olumsuz da yapabilir diye düşünüp o da kendince bi kıyas yapmış. Söyledikleri de sizden içten içe bekledikleri ama göremedikleri şeyler. Bunda bence üzülecek bir şey yok. Kimse mükemmel değil. Zaten "sevgilimin/eşinin hiç eksiği yoktur o ne yaparsa doğru olan odur" bakış açısı yanlış. Önemli olan istenilen şeyler sizin yapabileceğiniz mi yapamayacağınız şeyler mi? Örneğin karakterinize dair beklentileri olsaydı bunlar değişmeyen şeylerdi. Ancak yemek yapmak, temizlik yapmak vs gayet yapılabilecek şeyler. Elbette sadece siz yapmamalısınız sevgiliniz de bu konularda sizinle yapmalı. Yemekleri sen yap, temizliği sen yap, misafirleri sen ağırla diyorsa o adam için hiçbir şey de yapılmaz.

Sorunuza cevap; bu olay nazarında öküz değil. Siz de kırılmakta pek haklı sayılmazsınız. O yüzden fazla üzmeyin kendinizi.
0
ilgeru
(19.06.24)
@Mirket ne biliyim icimden geldi soyledim, ben de farkindayim aslinda dusundugunu soyledigini, uzulmem normal o zaman. sonucta herkesin iliskiden beklentisi farkli, eger oyle biri uygunsa ona, oyle birini bulabilir tabii ki.

@gevezeyazar cok yanlis anlamissiniz konuyu, kim size yemek yapmadi da kizdirdi boyle bilmiyorum ama hakaret boyutuna geldigine gore mevzu baya uzulmussunuz
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Alınmakta haklısınız. Ancak İlişkilerde yemek, evin düzeni falan erkek dünyasında önemli bir geçer akçe.
0
mbond
(19.06.24)
gevezeyazara verdiğin tepkiden anladıgım şu ki epey geçimsiz birisin. erkek arkadasın haklı. patiswiss ceosu gibi birşey canlandı gözümde. acıdım erkek arkadasına. adam içine atmış atmış dolmuş baksana :(
0
abelardo
(19.06.24)
@abelardo hele hele

@la lykia ikimiz de bu olgunluktan cok cok uzagiz ozellikle birbirimize karsi, keske oyle olabilseydik ama o da ben de ne dedigimizi bilemiyoruz ornekteki gibi. bu ikimiz bir araya geldiginde mi boyle yoksa ikimiz de duz denyo muyuz onu bilemiyorum. yine de insan uzuntusune engel olamiyor.

@ilgeru tam olarak bu yuzden ben de emin olamadim, durup dururken soylenmis bir sey degil sonucta. dusundugunu de belirtmis. zaten aslinda uygun da degiliz birbirimize. ama sevgi de var aramizda, hem de guclu bi sevgi. o yuzden de uzuluyor insan.
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Mirket +1. Bence iliskilerde iyi-kotu kiyaslama yapmak guzel bi sey degil. İyi bi yonunu ovecekseniz onun ozelinde ovmek daha mantikli. Bence bunun dersini de almissiniz:) erkek arkadasin da okuz degil ve kirici.

Bu tarz negatif kiyaslamalar(bi nevi memnuniyetsizlik, begenmeme) ve sevgiliye ciddi olmasa da kabaligini ima eden "okuz" gibi kelimeler aranizdaki sayginin yoksunluguna isaret eder. Mesela bizim sevgiline "evet okuz" dememiz sizi rahatsiz etmeyecek mi? Bu da buyuk bi soru.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
Yahu adam içine atmış dolmuşsa ya da haklıysa ayrılsın.

Eleştiri var eleştiri var.
0
jülsezar
(19.06.24)
bacim asiret icinde falan yasamiyorsan, cinsiyete gore atfedilen rollere gore yasamadiginda kafana sikmiyorlarsa, tercihine bagliysa bir seyler yemek yapmak, misafir agirlamak YEMEK YAPMAK zorunda degilsin bunu belirtmek zorunda olmak ne komik ve acinasi
arkadasina uzuldum o kadar cabaya karsiliginda ilgisizlik. senin de guzelligin baskadir eminim ama bu karsi tarafin "arkadasina yanlamasina" baska birini "essiz, bir daha bulunmaz boylesi" bilemm nesine sessiz kalirsan isigin yavaas yavas soner bilgin olsun. bazi seyler unutulmaz bastirmaya calisirsin surekli hortlar bi yerlerden bu da onlardan biri olur. sorunlarinin sebebini bulmaya calisirsin ama bulamazsin, oyle bir sey bu. o yuzden kibarca bir bye
0
ala09
(19.06.24)
@mbond evet ben de farkindayim bunun. ama asla oyle olamam, o duvar siler, koltuklarina ortu serer, benim koltugum belki 10 senedir ayni, gunesten rengi solmus ama beni rahatsiz etmiyor. o her gun yemek temizlik ugrasir benim boyle bir gudum yok. yemek yaparim, duzenli temizlik yaparim ama bi annem kadar hamarat asla degilim, o da elbette bundan rahatsiz olabilir veya baskalarini ovebilir ama ne bileyim arkadasim neticede, belki de soyleme sekli sorunluydu bilmiyorum.
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
@lambircek kotu bi ifade olmus haklisiniz tabii ki kafasini koparmak istemem ama soru bu degil
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
2 kişi de çalışıyorken niye kadından hamarat olması bekleniyor.

Öyle bir beklentideyse öyle birini bulsun.

@geveze yazar Kime karşı 10-0 öne atar bir insnaın yemek yapması? Hangi durumda ? Eş bulurken mi?
0
jülsezar
(19.06.24)
Adam haklı ama öküz.
0
gabe h coud
(19.06.24)
Ayıp etmiş. Erkek adama böyle laflar yakışmaz.
0
numlock
(19.06.24)
Siz beraber mi yaşıyorsunuz? Beraber yaşıyorsanız eğer, erkek arkadaşın yemek ve temizlik yapıyor mu? Yapıyorsa iş bölümü yapsanız güzel olur. Ama bunların hiçbirini yapmayıp senden bekliyorsa yapmayacaksın tabi ki. Bunları kadının görevi olarak gören bir güruh var çünkü inatla yapmayacaksın. Aynı ev içinde yaşayan herkes bu işlerden sorumludur. Eğer geliriniz iyiyse bu işleri yapan kişiler var profesyonel olarak. Yoksa da beraber yapın.
0
rock n roll
(19.06.24)
@dissendium begenmis olabilir arzulamis olamaz sanirim orda bi fark var, kotu niyetli olsa mal gibi soylemezdi diye de dusndum ama kendimi de kandiriyor olabilirim hakli da olabilirsin

@gevezeyazar hashsh yok ama bi an bana neden gerizekali dendi diye bi dusundum. cok iddiali olmamakla beraber tabii ki yemek yapiyorum yani magarada yasamiyoruz, eskiden cok disaridan soylerdim artik o da mumkun olmadigindan yapiyorum bi seyler. ama keyif almiyorum yaparken, sinir geliyor. annem de boyledir, cok guzel yapar ama cok sevmez yapmayi, hakli buluyorum, dakikalarca dogra pisir onu koy bunu koy ortaligi toparla bence bk gibi aktivite

@julsezar sanirim kadindan hamaratlik erkekten de mal mulk beklemek bizim toplumda mevcut bi durum, kadinlara karsi daha agresif sekilde soylenebilirken erkeklere karsi daha caktirmadan yapiliyor herhalde aslinda ayip bi sey oldugu icin
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Adam haksız.

Sen karşılaştırma yaparken olumlu yapmışsın, bunda negatif bir durum görmüyorum.

O ise tamamen öküzlük yapmış. Sen hamarat olmayabilirsin bu ilişkide bir zorunluluk değil. Burada bazı yazarlar yine olayı tersinden anlayıp sana kendini kötü hissettirecek şeyler yazmışlar.

Çok sinirlenmekte haklısın, seni suçlu hissettirmeye çalışanları da takma. Yemek yapmak da atla deve değil burada yazanlar sanki atomu parçalıyor gibi davranmış ama herkes karnını doyuruyor bi şekilde işte, müthiş sofra kurmanın hayatta kimseye artı değer yüklediği yok profesyonel olarak bu işi yapmıyosanız
0
nundu
(19.06.24)
@rock n roll beraber yasiyoruz sayilir, ama ise el surmemesi gibi bi durum yok asla, ben pisiririm o tiplar, o supurur ben silerim, birinin isi varsa digeri yapar, cok beceriklidir. ama soyle bi durum var, cok geleneksel biri bana gore. mesela bize ilk geldiginde ayakkabilarini kapida birakmisim, onu soylemisti misafirin ayakkabisi birakilmaz, birakilirsa da duzeltilir diye. ben de sasirmistim kardes icine anam mi kacti diye ahdhsh onlarin ailesi cok daha derli toplu, bizim biraz kotu bu islerde ama yuzume yuzume soylemesine gerek var miydi bilmiyorum
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
1 Arkadasinin yetkin oldugu ve birlikte oldugu kisinin sansli oldugunda hemfikirsiniz. 2 Senin sansli oldugun konusunda degilsiniz cunku o kendini normal goruyor. 3 Senin de istersen oyle yetkin olabilecegin konusunda hemfikir degilsiniz cunku sen o durumda benligini kaybedecegini dusunuyorsun. Anlattiklarin bu sekilde. O halde sen niye kizginsin?
0
osssy
(19.06.24)
Sizin karşılaştırma yapıp eşinizi övdüğüz durumda o karşılaştırma yapıp sizi yermiş. Bence bu sözlüklerde öküz olmanın tanımı olarak yer alabilir.

Çok takılma, kendini de sorgulama. Seni bu üzdüyse üzdü. Bizim üzülecek bir şey yok dememiz neyi değiştirecek ki seni üzdükten sonra.

Ki bu su götürmez öküzlük. Yani yarası olmakla falan hiç alakası yok. Kabalık resmen.
0
zimbirik
(19.06.24)
@geveze yazar

Denişsiniz ki "yemek yapmayı bilmem o yüzden 1 hafta sonra karnımı doyurcam diyemezsin"

Siz partnerinize yemek yapıyor musunuz? Yapmayınca size bağırılıyor mu mesela neden yemek yapmadın diye, veya yüzünüze duyuru sahibine yapıldığı gibi çemkirildi mi?

Şunu anlamıyorum, yemek yemek her insanın kendi temel ihtiyacıyken neden erkekleri doyurmak kadınların göreviymiş gibi görülüyor? Biz vakitten ve enerjimizden tasarruf etmek için kolay yemekleri seçince de "bana bakmıyorsun" diyenleriniz çok. Hatta sizin gibiler "farklı bir zeka geriliği" gibi bir hakaret edebiliyorsunuz. Gidin kendi karnınızı kendiniz doyurun arkadaşım ne bitmez tükenmez zeka arayışınız varmış.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Okumadım daha doğrusu okumaya verecek kafam yok. Yine de kadınlar ikili ilişkilerde ciddi derecelerde bencil olduğu için haksızsın diyorum.
0
pavlis
(19.06.24)
@geveze yazar, kadinin 3 kez bosanmasi yemek yapmamasindan dolayi mi? Eger oyleyse o kadin zaten oyle birisi oldugunu belli etmistir. Bunu bile bile evlenen erkeklerde asil zeka geriligi varmis. Kimse evlenince belki yemek yapar, evlenince degisir kafasiyla evlenmez eger iq su tek haneli degilse. Umarim kadin bosanmistir ucunde de.

Yemek yapmamak ne zamandir zeka seviyesini belirleyen bi kriter oldu ki bu da komik ayrica. Yemek yapmayi bilmem o yuzden 1 hafta sonra karnimi doyurcam demiyordur, siparis verecegim ugrasmayacagim diyordur. Sanki atomu parcaliyoruz yemek yaparken aq +1

Bu yemek mevzusunda seni suclu hissettirenlerin yorumlarini dikkate alma +1. Ama erkek arkadasina da bizim gibi yabancilar tarafindan yine de okuz dedirtme gerekiyorsa ayril.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
@aferin cok iyi dusunmussun, ikiniz de tam zamanli islerde calisiyor muydunuz? Adam muhtemelen cesitli ev isleri yapmis ama icten ice size kurulmus. Sonra boyle bir ornek cikinca size yansimis konu. Bu konunun erkek dunyasindaki eslenigi, erkege iyi kazanmiyorsun, eve yeterince gelir saglayamiyorsun diyen kadin.

Siz tabii ki ev isleri vs yapmak zorunda degilsiniz kimseye, herkes calisiyorsa hakkiniz da yapmamak, o da istemiyorsa yardimci tutarsiniz. Buna gelemiyorsa da ayrilir bu kadar basit. Bu arada bizde esim calismiyor, ben kendi arkami toplamak disinda ev isi yapmak istemiyorum aslinda, ama coluk cocuk vs yapmak gerekiyor, yapiyorum bazen.
0
mbond
(19.06.24)
@geveze yazar

Herkes kendi iyiliği için öğrenmeli evet ama konumuz kendi iyiliği için yemek yapan ve hayatı sevgilisiyle paylaşan erkeğin bunu şanssızlık olarak görmesi, onun için dile getiriyorum. Bunu işaret ederek "farklı bir zeka geriliği" deseydin olurdu da, doğrudan "yemek yapmayan kadınlarınki farklı bir zeka geriliği" dediğin için tepki gösteriyorum.

Kaldı ki kendisi yemek yapmayı çok iyi bilen ama evde karısı yorgunluktan yemek yapmadığı için duvarları titretecek kadar bağıran erkekler biliyorum, emekli olmuş oturmuş falan. Bu kafayı değiştirmek lazım. Yani kadınların çalışıp para kazanmasını istiyorsa erkekler.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
"ben erkek arkadasimi kotu sekilde hic kimseyle karsilastirmam"
iyi bir şekilde de karşılaştırmama üzerine düşünebilirsin.
0
WithWorth
(19.06.24)
Bence herkes yemek yapmayı bilmeli. kadını erkeği yok. Ben erkeğim yemek yapmasını bilmiyorum diyelim sürekli karım yapsa sence hoş olur mu? Yemekler beraber yapmalı kadın,erkek.Banada hiç yemek yapmasını bilmeyen kadınlar garip geliyor. Erkek arkadaşınız içine atmış belli. yazdıklarınızdan dolayı söylüyorum dağınık biri olmak, yemek yapmayı bilmemek negatif duygular yaratabilir karşı tarafta.

Bence haksızsınız.
0
komando kani var bende
(19.06.24)
Anam bu site yuva yıkar. Üzüldüğünü söyle mutlaka ve konuyu daha derin konuşun derim.
0
sekizdokuzon
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız evet öküz ama asıl dert etmeniz gereken mesele bu değil.

Erkek arkadaşınız sizin alışkanlıklarınızı beğenmiyor. Bunun şimdi ortaya çıkması ise sizin için bir şans (evlenmiş de olabilirdiniz). Bence oturup düşünün neyi ne kadar değiştirmek istiyorsunuz, istemiyorsunuz, onun istekleri sizin için ne anlam ifade ediyor vs. Ona göre de sonra erkek arkadaşınızla konuşun. O da oturup düşünsün, çünkü bence de gözü dışarıda biraz. Konuşurken ne kadar kırıldığınızı, neden kırıldığınızı da ifade edin.

Ben olsam gerçi düşünmeden fişini çekerdim.

Ayrıca sizin de mis gibi bir kişiliğiniz var, gelmişsiniz arkadaşınızı övüyor, gıpta ile bahsediyorsunuz, hatta hak ettiği değeri görmediği için üzülüyorsunuz. Kıskançlıktan geberiyor da olabilirdiniz. Erkek arkadaşınız da bulamaz öylesini.

Ve de ayrıca: arkadaşlar kafayı mı yediniz tabiiki kendini doyurabiliyor bu kişi, sadece hamarat değil, hamarat olmak zorunda da değil.
0
orangesandsea
(19.06.24)
Hocam hamarat ev kadını istiyorsa seviliniz, öyle birini bulmakta özgür. Sizin neşenizi alıp götürecek biri gibi sevgiliniz. Buraya sormayın bu konuları. Burası erkek ağırlıklı bir ortam ve çoğu eşlerinden saçma beklentileri yüzünden mutlu bir ilişki yaşayamayacak, her fırsatta evden kaçacak koca adayı. Sorunun kendi davranışlarında ve kadına yükledikleri saçma görevlerin kadınları getirdiği durumda olduğunu asla farketmeyecekler.
Bu yüzden buradan yorum almayın. Bu insanların kendine zaten faydası yok, olmayacak.
Karşılaştırmanın kapısını siz açmışsınız diyenlere hiç katılmıyorum. O zaman yapılan her iltifat bir değerlendirme ortamı oluşturur ve iltifat ettiğimiz durumda yergi ile karşılaşmamız olası ve normaldir demeliyiz. Yok öyle bir şey.

Ev hanımı isteyen partner ev hanımı bulsun. Sizin hayat neşenizi, mutluluğunuzu çalmasın bir zahmet.
Üzülmekte haklısınız. Ama hatasını anlamayacak biri varsa karşınızda kısa yoldan yol verin. Bu davranışlara okey olmayın. Hiç bir kadın olmasın.
0
zimbirik
(19.06.24)
Erkeğim. Erkek arkadaş öküz.
Benim hanım beni sürekli över çünkü kendi babası ve en yakın arkadaşının nişanlısi iliskide hoduk. Dün bana anlatiyordu klozette sorun var, bir panjurda sorun var. 1 haftadir hiç bir şey yapılmamış diye. Diyordu sen olsan kafayi yerdin, hemen çözüm bulmaya çalışırdin diye.
Buna verilecek cevap karsilastirma yapıp elestiri yapmak değil. "O kiz da iyi kiz o çocuk yanlış yapıyor" deseydi muhabbet olurdu.

Bunu ben hanıma yapsam bicaklar heralde.
Bu arada hanim heralde çoğu kisiden iyi yemek yapar (isi bu bir nevi). Ama benim ailemdende onun ailesinde de yemeği baba yapar. Yani kadın güzel yemek yapmali falan öyle çok da gerekli bir şey değil.

Konuşun. Kendinize saklamayin. Çok derdi varsa bu konuda su akar kendi yolunu bulur.
0
logisticsmanager
(19.06.24)
20 li yaşların başında, okulda bir kız arkadaşım vardı. Evde yatağını annesi toplarmış, bunu böbürlenerek anlatırdı, yağa yumurta kıramam ben, hiiiç işim olmaz derdi. Uzuuun yıllar sonra karşılaştık. Kafa çok hafif değişmiş. Çok ilişkisi olmuş, çok ciddi yöne doğru gidenler olmuş. Ama demişti, bir yerden sonra ilişki tıkanıyor, terkediliyorum, nedendir, anlamıyorum.

Hayat bir koşturma. Bu koşturmada herkese roller biçilmiş. Yolda lastik patlamış da adam çocukla ilgileniyor, kadın lastik değiştiriyor gibi bir manzara hiç görmedim ben. Ailecek gidilen bir yolda benzin şuraya kadar yeter, şurdan benzin alırız, şurada da iyi bir mola yeri vardı diye düşünen kadın da görmedim. Bu sitede hiç, bulaşık makinesi su kaçırıyor, tamirci çağırmadan nasıl hallederim diyen kadın sorusu yoktur mesela.
Anlarım kadın da erkek de çalışıyordur da evdeki işlerde biri iş yaparken öbürünün yatması olayı uygunsuz denir. Ama kişi hayatın kendine biçtiği rolün sahibidir, diğeri onun yardımcısı olur ancak.

En başta verdiğim örnekteki arkadaşım sorunun nereden kaynaklandığını bulamamış ama sen şanslısın. Erkek arkadaşın bir yolunu bulup sorun olacak şeyi dile getirmiş. Dediğim gibi. Hayat bir koşturma. Kimse yanına kimseyi biblo diye almaz. İlişki bir yere kadar gider. Sonra erkek düşünür. Nereye kadar diye.

Bence 'Öküz mü?' diye düşünme de, Çoluklu çocuklu bir ailede, erkek kişisinin seni konumlandıracağı yere uygun musun onu düşün.

Bir de bir arkadaş çok güzel söylemiş. Erkek arkadaşına 'Öküz' dememiz seni mutlu edecek idiyse zaten o ilişkiyi iyi bir sorgulamak lazım.
0
Mirket
(19.06.24)
Neredeeen nereye.
1940'lı yıllarda dedem anneannemden boşanmak için, ev işlerinde beceriksiz olduğunu ileri sürmüş.
Hakim de "kadın hizmetçi değildir, insan tutup yaptırabilirsin" deyip boşanma işlemi yapmamış.
Yani böyle hakimler varmış bir zamanlar.
Ama yüzyıllardıe erkek eşlerin zihniyeti değişmemiş.
Bence sorunuzun yanıtı evet.
Sizi olduğunuz gibi kabul etmemiş ve iş paylaşımında gönülsüz olduğunu ağzından kaçırmış. İyi ki de kaçırmış.
0
pro9it9is9
(19.06.24)
Yazık olmuş dedeye.
Evlenmeye karar verebiliyor. Boşanmaya karar veremiyor.
Bir Hakim 'Hayır' dedi diye bir ömür istemediği bir insanla yaşamak zorunda bırakılıyor.
0
Mirket
(19.06.24)
zit kutuplar birbirini ceker. bence ayni tip iki insanin birliktelik yasamasi cok sikici.
ben de bu yuzden gittim zittimla evlendim ehuehu.
0
cooperr
(19.06.24)
Cevapları bir yerden sonra atlayarak okudum. Ondan sonra da komple bıraktım. +1 vermediğim için kusura bakmasın diğer kişiler @mirket ve @abelardo +1

@ala09'un bakışıyla yaklaşacaksak ilgisiz erkek arkadaşları sebebiyle arkadaşların ne kadar şanssızsa, erkek arkadaşın da o kadar şanssız.

Zaten bunun lafını etmiş. Yani belli ki adam pervane oluyor etrafında ama karşılığında beklediğini belirttiği tek şey "ilgi görmek" onu bile göremiyor. Buna rağmen iletişimi kesip bu duyurudan anladığımız kadarıyla "hak ettiği gibi birini" bulmak yerine bu duyuruda görmediğimiz sebepler ile sevdiği için rahatsız olduğu konuyu belirtmiş.

@geveze yazar +? Kimse düzenli olmak ya da yemek yapabilmek zorunda değil ama bunları yapmayıp üstüne bunlarla övünmek ve "ben böyleyim" demek cinsiyetten bağımsız olarak saygı duymadığım bir konu. Yani duyurunun kendisinde tam olarak böyle denmemiş o yüzden "?" ile bıraktım ama arada öyle bir açıklama varsa "?" yerine "1" yoksa "0" koyabiliriz.
0
nawar
(19.06.24)
vay amski "ayda 40 MİLYAR kazanan kadınlar, bulaşık makinesi tamir etmeyen KADINLAR" neler okuyorum ahhhhh işte bu yüzden yemek yapmamalıyız kızlar böyle kudurabiliyorlar unbelievable but gerçek....
0
ala09
(19.06.24)
40 milyar yazan insanların yorumlarini okurken harcadigim 1,5 dkyi geri istiyorum :(

Bu munferit bı olaysa öküzlüüne denk gelmiş. Konuşur çözersiniz. Genel olarak içini giciklayan davranislari/ tavırları varsa daha detaylı düşünmek gerek

Kimse hiçbir işi yapmak ZORUNDA değil. Böyle bir şeyi kabullenme, normallestirme
0
abuzer
(19.06.24)
kimse dememiş. ayrıl coco.
0
art cat chocolate
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız öküz mü bilemeyiz ama bu davranışı öküzce olmuş. Üzülmekte haklısınız. Açık açık konuşmanız gerekir bu konuyu.

Ayrıca orangesandsea +1

Bu arada duyuru'da cevap kalitesinin en kötü olduğu sorulardan birisi bu herhalde. Ona da ben üzüldüm biraz.
0
pispinti
(19.06.24)
Nolmuş burda ya :D

Ben haklısınız demeye geldim. Sebebi şusu busu önemli değil. Benim sevgilim benim arkadaşımın sevgilisi için "esas o şanslı öyle biriyle beraber, bulamaz onun gibisini hak etmiyor" dediği yerde ip kopar. Bu kadar karmaşık değil bence konu.

Yani bence burda mevzu tek tek olayların hiçbiri değil. Ya erkek arkadaşınız aranızdaki ilişkiye güvenmiyor ve "zaten evleneceğimiz falan yok" kafasında zaman geçiriyor ya da ağır öküz. Artık orası sizin bileceğiniz iş. Ben her iki halde de vakit kaybetmezdim.
0
akhenaten
(19.06.24)
Benve herkes kazanci kadar konussun evde. Ev hanimlari konusmasin bu durunda
0
lapaz
(19.06.24)
duyuruda tartışan erkekleri takma. nicklerini biliyorum, ergen, aşk acısı çekiyor ve biraz ezik tipler.
kimseye yemek yapmak zorunda değilsin ve erkek arkadaşın bir öküz. bu adamı bırak çünkü öküzlükten ziyade seni sevmiyor, duyuruyu da dinleme. duyurudaki erkek profili çok kötü.

edit: ayy aylık 40 MİLYAR okurken kahkaha attım :D bari 80 deseydin yahu 40 asdfsdf.

ek olarak ben de son derece savruk, dağınık ve yemek yapmayı sevmeyen biriyim. eşime arada bir takılırım keşke hamarat olsam daha mı çok severdin diye. cevabı her zaman "yemeği de temizliği de parayla satın alabilirim ama bir tane daha senden bulamam" olur.
0
kaptan maydanoz
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız kendisini enayi gibi hissetmiş.

Ulan herif öküz, sevgilisi el üstünde tutuyor. Ben bizimkine ağzımla kuş tutacam, her şeyini ince düşünüyorum ama bi o herifin gördüğü ilgiyi, alakayı göremiyorum yine de demiş kendi kendine ve helal olsun senin yüzüne de söylemiş. İçinde tutsa daha büyük bir yara.
0
air
(20.06.24)
Sevgiliniz biraz öküzmüş, çünkü bu onun için bir problem ise bu şekilde söylenmez daha normal bir şekilde belirtebilirdi. Arkadaşınızla karşılaştırmadan yani. Bu kadar mutsuzsan, değer görmediğini hissediyorsan neden bu ilişkinin içindesin o zaman diye sorulur adama. Sonuçta o yetişkin bir insan, zindanda zincirlemediniz diye tahmin ediyorum. Konuşularak halledilebilecek bir konu konuşulmayıp içe atıldığı için böyle saçma bir yerden çıkmış sanki.

Onun dışında cevapların bazıları çok eğlenceli. Ayda 40 milyar kazanan kadın zaten kara para aklama falan yapıyordur, 6 sıfır atılalı neredeyse 20 yıl olacak. Onun başka dertleri vardır. Bir de herkes hayatın kendine biçtiği rolün sorumlusuymuş. Yani benim kadın olarak görevim bir erkekle evlenip çocuk yapmak, zira toplumumuzun bana biçtiği rol bu. Ama ben eşcinselim ve çocuk istemiyorum bunu ne yapacağız?

Ayrıca burada soru soran kişilerin cinsiyetini nereden biliyorsunuz da kadınlar şöyle soru sormuyor diyorsunuz? Daha çok olan insanların sorulan sorunun çeşidine göre cinsiyete karar verip ona göre muhabbet etmesi. Benimle de erkekmişim gibi konuşanlar oluyor, ben de cevap yazıyorum konu öyle kapanıyor yani. Her saniye benim cinsiyetim bu diye bağırmıyoruz, burası görece anonim bir internet ortamı.

BÜDÜT: Aslında bu soruya cevap yazarken gereksiz olduğunu düşünmüştüm ama bayram malum aile ziyaretinde erkek akrabalardan garson muamelesi görünce bazen ekstra bir asabilik geliyor.
0
peki madem
(20.06.24)
bi kek yapıver adama canı çekmiş
0
duyurukullanıcısı
(20.06.24)
Erkek arkadaşın ve sen ayrı dünyaları insanlarısınız. Bunu hala farkedememiş olman üzücü, ama neyse ki bunlar hep tecrübe. Yok yemek, yok misafirin ayakkabısı. Anasından gördüğünü, arkadaşlarının ve çevresinin onayladığını istiyor, öyle bir kadın arzuluyor. Ancak bunu sizinle açık açık konuşamayacak kadar da silik bir kişiliği var maalesef. İçindeki "kadın dediğin" ile başlayan cümleleri henüz seslendiremiyor ama yavaş yavaş bunların sayısı artacak haberiniz olsun.

Burası söylendiği gibi tavsiye almak için pek de uygun bir yer değil. Sözlükte de burada da ataerkiden başka bir ses duyamazsınız. Gencecik insanlardan iç anadolu köylüsü kalibresinde yorumlar çıkıyor. Bunun sebebi de maalesef son 20 yıldaki ekonomik çöküntü. Aile evlerinden ayrılamayan, ne üniversitede ne de sonraki yaşamında bu bağı ekonomik sebeplerle de koparmayı becerememiş gençler birey olmayı da başaramıyor. Bireyselleşme gerçekleştirilemediği için de ailesinin, içinde bulunduğu mikro toplumsal yapının bir kopyası olmanın ötesine geçemiyor.

Özet: erkek arkadaşının taleplerini, onu neyin mutlu edeceğini samimi bir şekilde konuş, bunların sana ne kadar uyup uymadığına bak ve kararını ver. Çok zor bir karar olmayacak.
0
thracia
(20.06.24)
yuh butun duyuruyu toplamis soru. herkes guzin abla, guzittin abi.

cevap: bence manda.
0
ermanen
(20.06.24)
Öküz olsa yine neyse de hayatında istediği kişi sen değilsin.
0
asteriks
(20.06.24)
lol 40 Milyar
0
zimbirik
(20.06.24)
Aferin sana :) bence sen eltilerini, görüncelerini falan çağır. Çayla bir güzel yersiniz.
0
zimbirik
(20.06.24)
jülsezar
(20.06.24)
şimdiye kadar paylaşılmamasına şaşırdım ve bana kısmet olduğu için mutlu oldum :D
0
jülsezar
(20.06.24)
çok fazla ev işi ve yemek yapmak üzerinde durulmuş ancak bu bana biraz yorum olarak geldi. erkek arkadaşınız bence sizin ona karşı genel tutumunuzu kastetmiş. arkadaşınızın eşi ''hödük'' olduğu halde karısı gözünün içine bakıyor (sevgilinizin gördüğü bu), ama o size karşı çok alakalı olduğu halde bu ilgiyi göremediği için alınmış. siz de bunu gördüğünüz halde böyle olmanız sonucunda da kullanılıyor hissetmiş. aktarım şekli doğru/ yanlış buna bir yorum yapmayacam (ben bir ufak patlama anı olarak görüyorum) ama durum bu.
0
air
(22.06.24)
(11)

Diyanet niye erkek hayvan istiyor?

osssy
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum. Bugünkü haberde vardı. https://www.sozcu.com.tr/diyanet-ete-doymuyor-tasarruf-tanimiyor-p56797
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum.

Bugünkü haberde vardı. www.sozcu.com.tr
0
osssy
(12.06.24)
hocam çok emin olmamakla birlikte durum şöyle olabilir. süt veren hayvanın kesilmesi mekruh olarak kabul ediliyor. dişi hayvanın kesim sırasında sütü olup olmadığının belirlenmesi sonradan mümkün olmayacağından bunun riskini almak istemiyorlar sanırım kendilerince. dişi/erkek hayvan eti de renkten anlaşılıyormuş sanırım.
0
shadowfollower
(12.06.24)
Lezzetinden hacı. Lezzetli olsaydı dişi de alırlardı farketmezdi onlar için.
0
rodeocu
(12.06.24)
dişiler, yani düve veya inek zorda kalmadıkça kesilmez. çünkü yavru verme ve süt verme potansiyeli vardır. dana veya tosun kesilir.

bir tane boğa bütün inekleri hamile bırakabilir. o yüzden geri kalan erkeklere ihtiyaç kalmaz. ama tüm dişiler değerlidir.

insan için de aynısı geçerli aslında. en verimli çağında erkekleri savaşa gönder ölsünler. kalan kızlarla çiftlecek az sayıda erkek kalsa bile sorun olmaz.
0
abelardo
(12.06.24)
Bunlar tam anasının gözü.
Şöyle ki, normalde dişiler kesilmez, yavrulatılır, süt alınır. Dişi hayvan kesiliyorsa muhtemelen yaşlıdır (karttır). Yaşlı hayvanın eti sert olur. Bu yüzden dişi tercih etmemişler. Adamlar bunu bile düşünmüş.
0
parka
(12.06.24)
Öte yandan kimse erkek hayvanı uzun süre beslemek istemez. Büyütülüp hemen kesime gönderilir. Bu yüzden erkek hayvann eti genelde daha yumuşak olur.
0
parka
(12.06.24)
yukarıdakilere ek olarak hamile olma ihtimalleri de olabilir.
0
paintov
(13.06.24)
2 tane beş vakit namazında insan hatta biri cemaatçi biri dişi kesiyor biri dişi kesmem diyor. restauranta gittiğinde yediği etin ne olduğunu nerden bilebiliyorlar? kesmedikleri için sorumluluk onlarda değil mi?
sene 2024 kafa aynı. erkek kesme sebepleri mekruh muabbeti ama cemaatten cemate değişiyor bu.
0
mikahakkinen
(13.06.24)
hamile olma ihtimali, yavrularının olması ihtimali vs.

tamamen merhamet ile alakalı bir durum.

yoksa lezzeti tadı tuzu değil.
0
OgutucuRecep
(13.06.24)
@parka +1

Tabii ki dişiler ekseriyetle yaşlı ve kart olduğu için. Bu kadar çoluk çocuğun, fakir fukaranın hakkını çekirdek gibi çitler gibi yiyen bu güruhun merhamet için, yok sütü var vs diye mi erkek tercih ettiğini sanıyorsunuz. Çok naifsiniz.
0
thracia
(13.06.24)
yukarıdaki sebeplerle daha lezzetli olması için
ama denetimi zor

keşke tüm kamu yemekhanelerinde kaliteli yemekler olsa
0
bir soru sorcam
(13.06.24)
@lambırcek ben o örneği hayvanı dişi erkek diye ayıran kafa için dedim. ayrıca mekruh mekrup vs. türkçe anlamadığım bir kelime pek de önemsemedim.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
(3)

istanbul adres

edgenabby
şişhane'den gülbağ - osman sağanak camii tarafına gidicem.https://iett.istanbul/RouteDetail?hkod=66&routename=EM%C4%B0N%C3%96N%C3%9C%20-%20G%C3%9CLBA%C4%9Esadece sabah 6.40 ve öğleden sonra 14'ten itibaren otobüs var gibi?nasıl daha pratik gidilebilir?
şişhane'den gülbağ - osman sağanak camii tarafına gidicem.

iett.istanbul

sadece sabah 6.40 ve öğleden sonra 14'ten itibaren otobüs var gibi?

nasıl daha pratik gidilebilir?
0
edgenabby
(12.06.24)
Bence en şişhaneden metro ile Mecidiyeköy, oradan da yürüyerek gidebilirsiniz. yürüyerek 10-15 dakikada ulaşırsınız.
0
thracia
(12.06.24)
Mecidiyeköy'e metro ile gidip oradan 1 km yaklaşık 15 dakika yürünebilir.
0
liberal
(12.06.24)
10 sene oturduğum yer böyle osman sağanak falan denilince bir duygulandım. mecidiyeköy murat muhallebicisi tarafından 10 dakikalık bir yürüyüş ile ulaşılabiliyor. metro meydan çıkışı ordan yürüyüş en rahatı.
0
a darkness coming
(12.06.24)
(17)

Mesai arkadaşı ile araç sorunum 2

Fritz-X
ilk konum https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1576602/mesai-arkadasim-ile-arac-sorunuBu arkadaş geçen hafta yeni sıfır araç aldı. Kaskosu vs ruhsatı tam evinin önünde araç şuanAkşam mesaj çekti yarın bir arkadaşını yol üstünden alabilir miyiz diye. Baştan sandım kendi aracı ile gideceğiz meğe
ilk konum www.eksiduyuru.com

Bu arkadaş geçen hafta yeni sıfır araç aldı. Kaskosu vs ruhsatı tam evinin önünde araç şuan

Akşam mesaj çekti yarın bir arkadaşını yol üstünden alabilir miyiz diye. Baştan sandım kendi aracı ile gideceğiz meğerse yine benim araç ile. Herneyse sinirlendim ama belli etmedim. Tamam yarın sabah hallederiz dedim.

Daha ne kadar yüzsüzlük olabilir. Onun arkadaşını alacak, sıfır aracı var ve benim araca binip ise gideceğiz.

Bayrama kadar sabredip sıktır çekicem. İçime atamadım yazdım.

Bu yapılan yüzsüzlük değilmi?

Aracı çok borçlanarak aldığını söyleyip durdu geçen hafta. Bana mı güvendin borclanirken düşük model alaydın o zaman.

Gece gece sinirlenmekte haksız miyim
0
Fritz-X
(09.06.24)
Artık onun da arabası var hemen yarın yoldayken arkadaşınıza "artık senin de araban var, bir hafta senin arabanla bir hafta benim arabamla gider geliriz" demeniz gerekiyor. Lütfen artık sesinizi çıkartın.
0
pispinti
(09.06.24)
onceden de araci varmis zaten, durum degismemis ki? hataniz basta para vermek istediginde, sonradan benzin almak istediginde oyle ya da boyle engellemeniz. kendi kendinize kurulacak bir sey de yok, acikca konusun, utanilacak bir mevzu degil. kendi kendinize dert yaratmissiniz valla.
0
ghilleinthemist
(09.06.24)
Neden bu kadar uzun süredir tepkini göstermiyorsun? Adam seni servis şoförü yapmış işte
0
Yılmaz920
(10.06.24)
Hocam cok pasifsiniz. Konusarak cok cok kolay anlasilacak konuyu siktiri cekme noktasina siz getirdiniz. Adam para vereyim dedi almadiniz, benzin koyayim dedi “oradan olmaz su benzinlikten alalim” demediniz. Eleman araba aldi, senin aracla da git gel yapalim demediniz. Surec boyunca “aslinda sen bana katildigin gunler icin benzin parasini bolusebiliriz” demediniz.

Simdi gelmis siktiri cekicem diyosunuz. Yapilmasi gereken ilk sey bu mu sizce? Bosa kurulmayin diger elemana.
0
zimbirik
(10.06.24)
Yapman gereken:

O: Yarın bir arkadaşı yol üstünden alabilir miyiz?
Sen: Olur tamam ona göre erken inerim ben. Kaçta alırsın?
0
nawar
(10.06.24)
hocam ilk yazdığını okuyup sinir olmuştum. son durumu okuyunca daha da sinir oldum. ver şunun telefonunu arayıp saydıralım. ama suç sende.
0
scudman1
(10.06.24)
Kendi kendine asla vazgeçmeyecek bundan emin olabilirsin.
0
hebanon
(10.06.24)
Taktik ; yolda giderken benzinciye uğra, girişte fiyata bakıp fiyattan şikayetçi ol. Benzin alıken çok fazla alma, bu şahsın ödeyebileceği bir miktar olsun. İlk seferde başarılı olmasa bile bu taktiği tekrarla. Benzin almaya hep bu şahıs yanındayken git. Sonunda ödemeyi teklif edecektir, sakın reddetme.

Bunlara ek: arabam çok km yaptı ben de satıp sıfır mı alsam,
Senin araba ne kadar yakıyor vs.
Söylemlerde bulun.
0
pink ja
(10.06.24)
Aslında olay şöyle. Bu adam bu zamana kadar geldiği insanlara sırt dönüyor. Onlara para veriyor yada dönüşümlü araç kullanıyor.

Ben gelince yalandan para teklif ediyor ben kabul etmiyorum para alırsam bana servis muamelesi yapar ve 40 yılda bir isim olsa mırın kırın eder. Asla derdim para değil.

Bugun benle geldi arkadaşını bıraktık yol üstünde. İşlerinde herkes araçla neden gelmedin dedi mırın kırın etti.

Yumuşaklı huylu kimseyi kırmayan bir insanım ama iyi niyetimi fazlasıyla sömürdü 8 aydır.

Yaşça benden büyük 15 yaş, İşlerinde saygı duyulan biri.

Bayramdan sonra herkes kendi yoluna. 3 kuruş kar yapacam diye 5 kuruş zarar edecek. Borç harç aldım diye ağlıyor muhtemelen borç hafiflesin diye beklicemi sanıyor. Bana güvenerek borçlanmadın herhalde diyerek mesafeyi açacağım.

Bu zamana kadar maalesef çoğu kimse iyi niyetimi suistimal etti.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
ben böyle durumlarda belirgin dönüşlerle o kişiyle iletişimi kesiyorum. bozulduğunu görecek kadar bile görüşmüyorum sonrasında.
0
enteg
(10.06.24)
Siz aman ağzımızın tadı bozulmasın ali rıza bey tavrınızı sürdürmeye devam ederseniz yakında sırtınıza semer vurup işe öyle gidecekler.

Neyse olan olmuş, şimdi durumu düzeltme vakti. Ama bence sizin de içinizin biraz soğumaya ihtiyacı var. Arkadaşın daha önceden bir kere para teklif edip sonra kulağının üzerine yatması onu aklamaz. Hele size bile sormadan aracınıza başka birini alması zaten niyeti baştan ortaya koyuyor. Kaldı ki siz konuşmaya çalışınca size para teklif edecek, ben zaten teklif etmiştim diyecek vs. Para alırsanız da zaten servis şöförü gibi dedike olacaksınız adama.

O yüzden kıssasa kıssas. Akşam eve dönerken alın arabaya gençleri, yola çıktıktan sonra "ya benim bir markete uğramam lazım " deyin. şöyle 45 dakikalık bir haftalık alışverişi patlatın gençler arabada beklerken. Sonraki gün yine yolda "arkadaşlar mesaj attı benim şuraya gitmem lazım, ben sizi en iyisi otobüs durağında bırakayım, buradan kolay gidersiniz", sonraki gün benzer bir hikaye. Arkadaşınız mutlaka e abi keşke yola çıkmadan söyleseydin vs gibi bir şey mırıldanacaktır. Siz de orda tamam karşim, bundan sonra sen kendi arabanla istediğin zaman gelir gidersin, insanlara da iyilik yaramıyor vs diye yapıştırır tribini atar, siktir edersin.

Normalde adamla kesin bir dille konuşun, durumdan rahatsız olduğunuzu ve artık benzin parasını verse de arabanıza almak istemediğinizi söyleyin derdim, ancak alınmayın ama pasif agresif bir tarzınız var ve bu konuşmada söz konusu arkadaş sizi kolaylıkla manuple edebilir. Yukarıdaki trip atmalık çözüm ise tam pasif agresif'lerin seveceği türden.
0
thracia
(10.06.24)
En sevmediğim insan tipi sizsiniz.
Bir konuya hem çok sinirleniyorsunuz hem de hiçbir sinyal vermiyorsunuz. Yaptığınız haksızlık.

Koskoca insansınız. Ne düşündüğünüzü, ne talep ettiğinizi arkadaşınıza net şekilde söyleyin ve o şekilde ilerleyin.
0
michael_knight
(10.06.24)
@Michael_knigt bir konuda haklısınız 8 ay boyunca bedava gidip gelme olmaz. Bu süreçte aracımız satıcam 200 bin km oldu diyerek oyaladı. Bende kendimce aracını satsın bakalım nolcak diye bekledim.

Bu hafta izine ayrılıyorum dönüşte tavrım net.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
Daha erken mudahale gerekirdi. Adamin bu kadar iyiligi kabul etmemesi gerekir belki ama verilen sinyal yoksa bilememistir. Mantikli oldugunu dusundugunuz seyi, normal bir dille soyleyin. Mesela haftalik arac degisimi olur, yolcuya zarar gelirse sikinti oluyormus vs de diyebilirsiniz. Guzel bir uslupla soyledikten sonra problem olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(10.06.24)
hocam aylar oldu duyuruna cevap yazmistim, her seyden bagimsiz bu konunun hala cozumlenmemis olmasi sizin basiretsizliginiz kusura bakmayin lutfen.
0
bay b
(10.06.24)
@bay b , evet haklısınız aracını yeniliyince durum düzelir diye umdum. Son hal ve hareketleri iyice tüy dikti. Bu hafta izne ayrılıyorum. Bayram dönüşü yollar ayrılacak.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
Hocam benim başım bu yüzden belaya girdi arabama iş arkadaşımı aldım kaza yaptık iş arkadaşım yaralandı ailesi bana tazminat davası açtı 1 yıl uğraştım. kanuna göre arabana aldığın kişinin can güvenliğinden sen sorumlusun

ben kimseyi almam arabama isterse ölsün.
0
komando kani var bende
(10.06.24)
(8)

%100 arabica çekirdek neden satılmıyor

iddaaci
Merhaba online platformlarda satılan kahvelerde hangi cins olduğu yazmıyor. Ben de şunu anlıyorum arabica ve robusta karışımı yapılmış. Tamam. Hiç yek arabica çekirdek yok piyasada. Ya onlar blend olunca dengeli oluyor diyeceksiniz. Yok kardeş ben dengeli bilmem ne istemiyorum arabica istiyorum. Var
Merhaba online platformlarda satılan kahvelerde hangi cins olduğu yazmıyor. Ben de şunu anlıyorum arabica ve robusta karışımı yapılmış. Tamam. Hiç yek arabica çekirdek yok piyasada. Ya onlar blend olunca dengeli oluyor diyeceksiniz.

Yok kardeş ben dengeli bilmem ne istemiyorum arabica istiyorum.

Varsa isim verir misiniz?
0
iddaaci
(06.06.24)
illy, julius meinl gibi markalarda var aslında.

www.1001kahve.com
0
orient blue
(06.06.24)
exlibris
(06.06.24)
Online satış yapan kavurucularda çeşit çeşit single origin kahve var, hiçbiri harman değil. Hangi yörenin kahvesi olduğuna bakarak bulabilirsiniz. Zaten üretilen/tüketilen çekirdeklerin çoğu arabica. Robusta bulmak daha zor.

kahhve.com
aerialresupplycoffee.com
Mesela Colombia supremo bir arábica alt türüymüş.
0
kobuzchu kiz
(06.06.24)
Nitelikli kahve satan kahvecilerin hemen hemen hepsi yüzde yüz arabica çekirdek satar, fiyat performans için sanal baharat-sezy sitelerine bakabilirsin, daha kaliteli çekirdekler için null-montag-milestones-coffee department-niji vs bakabilirsin.

Ticari kahvelerden uzak durmak iyidir, çünkü bayattırlar ve defect oranları yüksektir.

Ülkede çok iyi kavurucular var ama aramayı-araştırmayı bilmek lazım, kahvelernet ve kahve kulübü forumlarına da bakabilirsin.
0
blue rebel motorcycle club
(06.06.24)
İzmirdeysen
www.looffyscoffee.com
İyi esnaflar
0
etna
(06.06.24)
single origin kahvelerin tamamına yakını zaten arabica. KAhve aldığım siteyi aşağıya bırakıyorum. Kavrulma tarihi ile sipariş tarihi arasında maksimum 1-2 olduğu için burayı tercih ediyorum.

coffeetropic.com
0
thracia
(07.06.24)
Kahve.com satılıyor tabi ki. O kadar el altından bulunan birşey değil. Ama kilosu 200 lira görünüyorsa tabi ki o kahve robustadır. Çok ucuzlara bakıyorsun sanırım.
0
robin one persie
(10.06.24)
sanalbaharatin cogu kahvesi arabica
0
nuisance2
(10.06.24)
(17)

kahvaltı ediyo musunuz? kahvaltıda ne tüketiyorsunuz?

krax
Selam evdeyseniz ve yalnızsanız kendinize kahvaltı hazırlıyor musunuz? bazen çok güzel kahvaltı hazırlarken bazen hiçbir şey yapasım gelmiyor kahvaltı sizin için gerekli mi?
Selam evdeyseniz ve yalnızsanız kendinize kahvaltı hazırlıyor musunuz? bazen çok güzel kahvaltı hazırlarken bazen hiçbir şey yapasım gelmiyor kahvaltı sizin için gerekli mi?
0
krax
(06.06.24)
gerekli ve her sabah hazırlarım acil dışarı çıkmam gerekmiyorsa. evden çalıştığım için de rahat oluyor. evden çalışmasaydım hafta içi uğraşmazdım.

reçel-peynir-zeytin-domates/salatalık/maydanoz standart
yanına da bir sıcak genelde
omlet
menemen
krep
sucuklu yumurta
kuymak
peynir kavurması vb

çook nadiren de tost-çay yaparım.

ek: kahvaltıyı öğlen saatinde yapıyorum 11-12 gibi. sabah kalkınca ben de yiyemem.
0
jelly bear
(06.06.24)
Güzel kahvaltı hazırlarım hiç üşenmem bu yüzden artık vedat abimin dediklerini uygulayacam :)

youtube.com
0
grimavi
(06.06.24)
haftalik yesillik yapiyorum. dereotu, maydanoz, roka, kuzu kulagi vs..

yikayip, kesip, kurutup, havasini alip dolaba atiyorum. 1 hafta boyunce domates, salatalik, yumurta, peynir, zeytinle hizlica hazirliyorum.
0
buenosdias
(06.06.24)
Evdeyken kahvaltıyı öğle saatinde yaparım. Haşlanmış yumurta, zeytin, tulum peyniri, üç beş ot

Ofisten çalışırken sadece espresso içerim.
0
gabe h coud
(06.06.24)
evden çalıştığım günler öğlen kahvaltı ediyorum.

yulaf, lor, salatalık, kırmızı - yeşil biber, beyaz peynir, haşlanmış yumurta, zeytin, varsa yeşillik.
0
inheritance
(06.06.24)
kahvaltı hazırlamada ne var ki. buzdolabında kahvaltılık devamlı hazır olur. iki üç çeşit peynir, zeytin. yanına bir domates-salatalık doğrarsın, bir de tercihe göre sahanda veya rafadan veya da omlet yumurta. maks 15 dakika hazırlaması. bir de çayını koyarsın mis.
bunların yanına tercihe göre fıstık ezmesi, bal veya reçel. çok aşırıya kaçmamak gerek.

ben kahvaltı etmeden dışarı adımımı atmam. gerekirse yarım saat erken kalkar yine ederim kahvaltımı.
0
my fault
(06.06.24)
Kahvaltı çok nadir yaparım. Zaten çok erken yemek yiyemiyorum. Genelde kahveyle geçiştiriyorum. Direkt öğlen yemeği yiyorum.
0
rock n roll
(06.06.24)
Kendi çapımda diyet yapıyorum. Zaten mutfakta zaman geçirmekten nefret ettiğim için en kolay kahvaltıyı yapıyorum.
2 haşlanmış yumurta
Yulaf, yoğurt, muz, şeftali, kuruyemiş karışımı (blenderda).
Mis gibi oluyor valla. Hem şişmiyorum, hem kahvaltıya ekstra zaman ayırmıyorum ve çok uzun süre tok kalıyorum.
0
pianeta
(06.06.24)
Eşim kahvaltı aramıyor, ben kahvaltıyı çok seviyorum. Hafta sonu bazen güzel omletler, salatalar, reçellerle kahvaltı hazırlıyoruz, bazen üşeniyoruz. İş günleri (ikimiz de evden çalışıyoruz) kim ne zaman acıkırsa bir şeyler hazırlayıp masa başında kahvaltı yapıyor.

Genellikle lavaş içine peynir çeşitleri, hindi füme, bazen çırpılmış yumurta, bazen haşlanmış bakliyatlar, salça vs sarıp kahvaltı dürümü yapıyoruz. Ya da bazen dümdüz tost yapıyoruz. Yanına domates, zeytin, yeşillik gibi şeyler, o sırada evde ne varsa.

Ara sıra geceden iki kap overnight yulaf hazırlıyorum (standart tarifim: süt, yulaf, chia tohumu, muz, buzluktan çilek/yaban mersini) sabah buzdolabından çıkarıp yiyoruz, özellikle yaz sıcağında çok iyi gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(06.06.24)
Uyanır uyanmaz yemek yemek bana biraz tuhaf geliyor. Yediğim zaman enerjim düşüyor, tekrar uyumak istiyorum. Sanırım iki yıldır kahvaltı yapmıyorum, uyanınca kahve içiyorum. İlk öğünü öğleden sonra, karnım iyice acıkınca yiyorum.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
Hafta ici bazen chia puding, bazen haslanmis/cirpilmis yumurta, peynir, zeytin, otlar
Hafta sonu bazen sucuklu yumurta, bazen de patatesli yumurta vs vs.
0
mor oje
(06.06.24)
olagan disi durumlar disinda yillardir etmiyorum, yilda en fazla 5-10 kere o da es dost aile arkadasla vs. asiri gereksiz bir ogun oldugunu dusunuyorum, eksikligini de hissetmiyorum.
0
bay b
(06.06.24)
Sabah kahvaltısı çok uzun zamandır hayatımda yok. öğlene kadar sadece kahve yetiyor. sonra direkt öğle yemeği. Hafta sonları ise öğle yemeğinin saatinde kahvaltı hazırlıyorum.
0
thracia
(06.06.24)
kahvaltı çok severim. bence kahvaltıda püf nokta yenen şeylerin damak tadınıza uygun olması. mesela herkes her peyniri, her reçeli sevmez. sevdiğiniz şeylerden alın.
ben ezine peyniri ve kaşar peyniri severim. eski kaşar sevmem. lor peyniri, çeçil peyniri de yerim.

zeytin
peynir
yumurta (genelde haşlanmış, bazen sahanda ve menemen)
çilek reçeli
simit
ekmek üzerine fındık kreması
tahin pekmez
helva
süt ve yulaf ezmesi
ve yeşillik
0
abelardo
(06.06.24)
o gün calisiyorsam ve erken kalktiysam iki adet yumurta yerim. evdeysem öğle saatlerinde klasik kahvaltı; yumurta, bazen bir dilim ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalık, yeşillik. canım bunları istemediğinde yumurta, yeşil soğan, maydanoz, nane, dereotu ve marulla yumurta salatası yapıyorum. tatlı ve ılık bir şeyler yemek istersem pişmiş yulaf ve meyve yiyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.06.24)
En pratigi tavaya yumurta kiracaksin

Bi seviye ilerisini istersen

Kare tam bugday ekmegi ve kaşar ile tost hazirlarsin yag surmezsin
Yaninada pul biberli zeytin
Vaktin varsa domates kesersin fantezi olarak beyaz peynir

Afiyet olsun
0
Zetnikov
(06.06.24)
Gün içerisinde son öğünümü çok erken saatte yaptığım için (saat 15-16 gibi) aç kalkıyorum ve direkt soluğu mutfakta alıyorum. Bütün gece de su içtiğim için susuz kalmışlık da olmuyor. Kahvaltıda yumurta mutlaka var, haşlanmış veya sahanda. Yazın pembe domates, salatalık, sivri biber, çok az peynir. O an evde farklı ne varsa o: Bazen bir iki ince dilim pastırma, bazen avokado, bazen sucuk canım çekerse. Kahvaltı bu kadar. Kahvaltıdan sonra genelde canım çektiği için mevsim meyvesi... Bu kadar. Gece genelde aç yattığım için çoğu zaman bir an önce sabah olsa da kahvaltı yapsam diyorum :)
0
silverleaf
(06.06.24)
(8)

İkinci el üründe sıfırına yakın fiyat vermenin mantığı?

Piukh
Scooter bakıyorum kendime, sıfırı bayide 146 bin tele, adam 5 bin km'lik ikinci el ürünü 140'a koyup pazarlık yok diyor. Garajda kılıfla baktım bilmem ne... Bir iki tane de değil, bir sürü ilan var böyle. Bunun bir mantığı mı var yoksa andavallar etrafımızı mı sarmış? Kendi malını o fiyata alır mısı
Scooter bakıyorum kendime, sıfırı bayide 146 bin tele, adam 5 bin km'lik ikinci el ürünü 140'a koyup pazarlık yok diyor. Garajda kılıfla baktım bilmem ne... Bir iki tane de değil, bir sürü ilan var böyle.

Bunun bir mantığı mı var yoksa andavallar etrafımızı mı sarmış? Kendi malını o fiyata alır mısın diye düşünmüyorlar mı? Umarım bir mantığı vardır.
0
Piukh
(05.06.24)
Yok. Bunun mantığı yok.
Türkiye'de ikinci el fiyatlarındaki bu saçmalık beni yıllardır sinir ediyor. Scooter ile sınırlı değil her üründe bu şekilde.

Herkesin malı çok kıymetli ve herkes ikinci el üründen iğreniyor. Bu ikisinin bir arada olmasını aklım hiçbir zaman almıyor.
0
michael_knight
(05.06.24)
Ben de bunu hic cozemedim. Bir ara yatirimlik alip gercekleri kabullenemeyenler vardi bilmiyorum onlar hala var mi. Bayide bulunabilen arabanin sifirindan fazla para istemek gibi durumlar. Pahali motor ekipmanlari falan olsa anlayabilirim biraz.

Bu arada bu motoru istiyor olsaniz belki 130 bin normalidir 5000 km'de olan icin ama bulamazsiniz. Satmaya kalksaniz da 130 bine musteri bulamazsiniz. Belki bu bir yanilgidir ama genelde boyle hissediyorum.
0
mbond
(05.06.24)
Enflasyon sokunu atlamadigi icin insanlar her seyin fiyati surekli artacak gibi hissediyorlar. O yuzden satilmasa da fiyatini indirmiyor kimse. Zaten paranin zaman maliyetinden de anlayan yok. Satilmadigi surece her ay %4-5 arasi bir sey kaybettiginin farkinda degil bu arkadaslar su siralar.
0
synthetic a priori
(05.06.24)
Anca listelerler öyle, piyasa ve fiyat algısı bozuldu. Düşük faizde mal kıymetli oluyor, hala daha normale dönemediler, fiyat düşürmelerine rağmen satamadıklarını gördüklerinde gerçekten satmak istiyorlarsa mantıklı fiyatlara inmek zorunda kalacaklar, yoksa da kıymetli malları ellerinde patlayacak.
0
kimlanbu
(05.06.24)
Herkesin malı çok kıymetli olduğu için. Hatta şöyle bir şey var, 10 yıldır giydiği kıyafeti yeni gibi diye satmaya çalışan ve buna gerçekten inanan insanların olduğu bir yer burası.
0
freewave
(05.06.24)
Yamaha nmax scooter ımı 130a aldım 170e sattım 1 sene kullanıp.

Üstüne sadece 10binlik ek masraf yapmıştım aksesuarlar falan.

Olabilecek en dolusuydu. Sattığım sıralarda liste fiyatı 140 idi ama bayilerde 170den aşağı bulunmuyordu. Yani liste fiyatı üstünden değil bayilerdeki fiyatı üstünden değerlendirmek lazım. Bayilerin neden liste fiyatı üstünden satmadığı saçmalığı da ayrı bir konu.

Neyse siz de bayi fiyatı üstünden söylemişsiniz zaten. Alacak olan benim motoru bayiden alıp 170 verdikten sonra aynı aksesuarlara bu sefer 20bin verecek motor 190a gelecek. Bunları taktırması falan da cabası.

Sıfırı aldın, aksesuarlar için bekledin, montajıydı, rodaj dönemiydi derken millet diyor ki 190 vereceğime 170 - 160 vereyim, sıfır gibi max 4-5binde bir motor alayım.

Bana diyorlar abi zaten üstüne biraz koysam sıfırını alıyorum neden bu fiyata satıyorsun, e al diyorum hocam o zaman sıfırını.

O gidiyor, başkası ben okeyim sıfır gibiyse fark etmez diyor geliyor 10-20bin altına alıyor.

Neden alıyorlar ben de bilmiyorum. Almasalar bana kalırsa sıfırı 170 olan bir motorun ikinci eli max 100 olmalı. hadi sıfır gibi falan diyelim 120 olsun.

Bu dediğim benim lise zamanlarımda böyleydi yani 10 sene öncesinde falan bir ürün eğer 2.el ise neredeyse yarı fiyatına kadar düşüyordu.

Fakat şimdi herkeste acil almalıyım yoksa hiç alamıycam veya fiyatı artacak kaygısı var.

Mesela ben motoru mayısta sattım, adama istersen alma yazın 190 a bulamazsın diyorum adam da neyse tamam alayım pahalalışmadan 170 e diyor.

Bi ara motor 200bine çıkmıştı çünkü 2.elde bile. Saçma mı, saçma. Ama piyasa böyle. Alıcı çıktıkça da böyle gitmeye devam edecek.

Şuan 2.el araba piyasaları biraz düşüşte ama millet bir ara şey diyordu "ya 2. el araba alıyorum kullanıyorum biniyorum, eskitiyorum, sonra dolar bazında bile yükseğe satıyorum satarken valla mükemmel olay"
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
Piyasanın oluşmamış olması.
0
doharkoman
(05.06.24)
İkinci el normalde artık ihtiyacının kalmadığı bir ürünü, evde yer açılsın ya da atıl duracağına cüzi bir miktar karşılığı elden çıksın diye düşünülen ürünler olması gerekir. Ancak bizim gibi fakir ve yüksek enflasyonun olduğu ülkelerde insanlar sattığını tekrar alamayacağını düşündüğü için eşyasından maksimum faydayı elde etmeye çalışıyor.

Bütün bunlara bir de yurdum ahlaksızlığını ekleyince ortaya çıkan durum bu oluyor.

1995 model renoult broadway otomobile 300 bin TL istiyorlar. 30 yaşındaki bir hurdaya bin dolar fiyat biçsen normal şartlardaki bir ülkede sana bir taraflarıyla gülünecekken, canım ülkemde bu arabaya 10 bin dolar istiyorlar. İnanılmaz bir ahlaksızlık. Ama bu ahlaksızlık maalesef sadece bu arabayı satanda değil. Kimlerde de bu sorumluluğun olduğunu bence söylemeye gerek yok.
0
thracia
(05.06.24)
(3)

Müzisyenlere Soru

muhayyer divan
SelamKendiniz profesyonelsiniz, para kazanma kaygısı olmadan, sırf sevdiğiniz müziği yapmak için çok sevdiğiniz arkadaşlarınızla bir araya geldiniz, ama biri var ki bol bol hata yapıyor ve hatalarını gidermek için çalışmayı filan da reddediyor. Ama sık sık da kayıt yapalım diyor. Sizin buna tepkiniz
Selam

Kendiniz profesyonelsiniz, para kazanma kaygısı olmadan, sırf sevdiğiniz müziği yapmak için çok sevdiğiniz arkadaşlarınızla bir araya geldiniz, ama biri var ki bol bol hata yapıyor ve hatalarını gidermek için çalışmayı filan da reddediyor. Ama sık sık da kayıt yapalım diyor.

Sizin buna tepkiniz ne olur? Sebeplerini anlatır mısınız? Kendi mantığımı mihenge vurmaya çalışıyorum da. Kapris mi yapıyorum anlamaya çalışıyorum. Yardım eder misiniz?
0
muhayyer divan
(04.06.24)
Efsane gruplar neden dağılıyor hocam? Bunlar bayağı da yakın kanka tipler. Çoğunlukla müzikal anlayış uymuyor. Birlikte müzik yapamamaya başlıyorlar. Öyle işte.
0
prole
(04.06.24)
Bir arabanız var, ama motordan normal olmayan bir ses geliyor ve araç ara ara çekişten düşüyor; yokuşlarda bazen bayılıyor. Bu durumda arabayı kullanmaya devam mı edersiniz yoksa sorunun nereden kaynaklandığını tespit edip sorunu gidermeye mi çalışırsınız?

Arkadaşınız hatalarını kabul ediyor ama bunu düzeltmek için çalışmak istemiyorsa, bu durumda size arızalı motoru olan bir arabayla uzun yola çıkmayı teklif ediyor demektir. Bu sadece size değil, grubun işini yapan diğer üyelerine de haksızlık. Çabalamak, ama çabanın yetersiz olması başka bir durum ama çabalamayı denememek bile; işte bu haksızlığın ötesinde saygısızlık bence.

Tabii burada önemli bir nokta daha var. Bu grubu kurmanızın sebebi çok sevdiğiniz arkadaşlarınızla birlikte vakit geçirmek ve eğlenmek mi, yoksa kendinize ait zamanda sevdiğiniz müziği sizinle aynı kafadan olan, aynı müziği yapmak isteyen insanlarla birlikte çalmak mı? Bu ikisi birbirinden farklı şeyler. Eğer maksat yakın arkadaşların birlikte vakit geçirmesi ise o zaman yapılan hataların falan çok da bir önemi yok. Asıl amaç birlikte eğlenmek çünkü. Ama eğer amaç sevdiğiniz müziği yapabilmek ise, işte o zaman elbette makinanın diğer parçalarının da saat gibi çalışmasını istemek en doğal hakkınız.
0
thracia
(05.06.24)
thracia son paragraf +1. amaç birlikte vakit geçirip eğlenmekse hatalara çok takılmak yersiz. burada grubun çoğunluğunun bakış açısı belirleyici olur. herkes ok ama bir tek siz rahatsızsanız grubun size yol vermesi gerekir. tam tersi herkes durumdan rahatsız ama bahsedilen arkadaş çok gevşekse de ona yol vermek lazım. bu şekilde sürekli bir gerginlik olacaktır, zamanla herkes bırakır işine gücüne bakar.

edit: müzisyen değilim :)
0
hrskrs
(05.06.24)
(12)

dışkılama sonrası kanama

semaforo de medianoche
bir haftadır falan dışkılama sonrası peçetede ve tuvalette kan görüyorum az da değil miktarı. diyeceksiniz ki böyle bir şey varsa doktora git hemen. doğru yorum da bu olur tabi ama şöyle bir şey var bende başka hiçbir rahatsızlık yok. yani öyle çok ağrılı, acılı bir şey falan yaşamıyorum normal tuva
bir haftadır falan dışkılama sonrası peçetede ve tuvalette kan görüyorum az da değil miktarı. diyeceksiniz ki böyle bir şey varsa doktora git hemen. doğru yorum da bu olur tabi ama şöyle bir şey var bende başka hiçbir rahatsızlık yok. yani öyle çok ağrılı, acılı bir şey falan yaşamıyorum normal tuvaletimi yapıyorum hayatıma negatif bir etkisini görmeyince de hastaneye gitmeye üşeniyorum açıkçası. 1-2 sene önce de böyle bir şey yaşamıştım sonra kendiliğinden geçmişti. bir sorayım dedim tıbbi bilgisi olan biri veya benzer bir şey yaşayan, kendi yaşamasa da çevresinde duyanların yorumları varsa belki karar vermeme yardımcı olur negatif bir etkisi olmasa bile gene gitmeli miyim doktora?
0
semaforo de medianoche
(04.06.24)
Her halükarda doktora git. Dışkıda kan, hele ki 1 haftadır çok ciddi şeylere sebep olabilir.
0
numlock
(04.06.24)
Hiç ağrı sızı olmadan bol kanamalı hemoroid atakları yaşayan bir arkadaşım ameliyat oldu, hayat kalitesi yükseldi. İleride belki sıklığı artacak, rahatsızlık vermeye başlayacak, tedavisi de daha zor olacak bir şeyi ihmal etmeyip doktora gidin bence. (Genel cerrahi ilgilenir.)
0
kobuzchu kiz
(04.06.24)
@kobuzchu kiz: gastroenterolojiden randevu almak daha doğru olmuyor mu öyle düşünmüştüm ben de bilmiyorum detayını. bir de arkadaşınızın hiç ağrısı sızısı yoksa hayat kalitesini yükselten ne oldu ki onu da anlamadım tam.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.06.24)
Doktora gidin. daha iyi olur.
0
diyecevaplandı
(04.06.24)
Ağrılı olmasına gerek yok. Sürekli bir kanama varsa her seferinde birkaç damla gibi görünen kan akışı, hızlıca kan değerlerinizi düşürmeye başlar. Kan değerleriniz düştüğünde kendinizi daha yorgun, bitkin hissetmeye başlarsınız. Vücudunuzdaki kan miktarı azaldığında, kalbiniz mevcut kanı organlarınıza daha hızlı pompalamak zorunda kalır. Bu da kısa vadede çarpıntı, eğer önlem almazsanız da aniden kalp krizi geçirmenize neden olur.

Özetle bu hiç hafife alınacak bir durum değil. Hemen doktora gidin ve duruma müdahale edin.
0
thracia
(04.06.24)
Doktora görünmek şart. Gastroenteroloji veya genel cerrahiye görünebilirsiniz. Tatsız bir muayenesi var ama yapacak bir şey yok. Geçmiş olsun.
0
pispinti
(04.06.24)
gastroenterolojiye gidin direk.

hemoroid veya makat çatlağı olabilir. Ya da inflamatuar bir bağırsak hastalığının başlangıcı olabilir. Ertelemeyin doktora görünün.
0
nuevo
(04.06.24)
çok ciddi bir durum. bir an önce doktora gitmelisin
0
abelardo
(04.06.24)
Acı var desen hemoroid veya fissür derdim ama bu başka bir şey gibi. Hemen git doktora.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.06.24)
Dur biraz gözünü korkutayım.
Hemoroidden ülseratif kolite, kolon Ca ya kadar her şey olabilir. Bağırsaklarda sinir olmadığı için ağrı sızı vermez. Allah korusun da bir gün tuvalette kan boşaltırsınız, acile yetiştirmekte zorlanırlar.

Hiç zaman geçirmeden bir Gastroentoroğa gidin. Acile gitseniz de ilgilenirler. Ciddi bir durumdur.
0
Mirket
(04.06.24)
dostum annemde boyle olmustu, dur bi kolonoskopi yaptirayim dedi (doktor kendisi), kolon kanseri cikti. o ana kadar da kanser bizim icin hep baskalarinin basina gelen bir seydi. sifir tip bilgisiyle bir sey diyemem, ama doktora gitmemen cok buyuk hata olur
0
lamartin
(04.06.24)
proctolog.
0
oldz
(04.06.24)
(1)

Acil vantilatör tavsiyesi

Efe1987
soğuk üfleme vs. özelliği olan kullanışlı bir şey tavsiye edebilecek olan var mı?
soğuk üfleme vs. özelliği olan kullanışlı bir şey tavsiye edebilecek olan var mı?
0
Efe1987
(03.06.24)
Vantilatörde soğuk üfleme, taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışmak demek. Anlık küçük etkiler dışında bir işe yaramıyor. Şimdiye kadar verim aldığım klima dışındaki tek serinletici, tavan vantilatörü. Diğer vantilatörlere oranla daha ferahlatıcı bir etkisi var.
0
thracia
(03.06.24)
(6)

Tek bir odayi serinletmek/sogutmak

Zima Blue
merhaba,malum sicaklar geldi. oglanin odasi fazla sicak oluyor. hem maddi nedenlerden hem de kiraci olmamdan dolayi klima almak istemiyorum.boyle max. 4-5 bin tl civarina 10 m2 bir odayi serinletmenin/sogutmanin yolu nedir? vantilator mu? hava serinletici mi? ne almak lazim.tesekkurler.
merhaba,

malum sicaklar geldi. oglanin odasi fazla sicak oluyor. hem maddi nedenlerden hem de kiraci olmamdan dolayi klima almak istemiyorum.

boyle max. 4-5 bin tl civarina 10 m2 bir odayi serinletmenin/sogutmanin yolu nedir? vantilator mu? hava serinletici mi? ne almak lazim.

tesekkurler.
0
Zima Blue
(03.06.24)
Tavan vantilatörü. Yönünü ayarlayınca direkt üstüne üstüne esmeden bütün odayı serinletir.

Edit: www.koctas.com.tr Bundan evin üç odasında var, severek kullanıyoruz.
0
kobuzchu kiz
(03.06.24)
@mehmettheslim bunları gördüm ama sadece biraz havayı kırar serinletmez yazmıslar emin olamadım.

@kobuzchu kiz ayaklı vantilatördense bu daha mantıklı geliyor ama genel olarak vantilatörler odayı serinletir mi ona emin olamıyorum.

@edmond üç aşağı beş yukarı bu kadardır ya. belki 1-2 m2 daha büyüktür. vantilatör serinletir mi onu kestiremiyorum. garibim sıcaktan uyuyamıyor.
0
🌸Zima Blue
(03.06.24)
vantilatör odayı serinletmez, üstünüze hava gelmesi sizi serin hissettirir

sulu klimadan kasıt, taşınabilir mobil klimalarsa serinletir, soğuksu + buz aküsü ile, youtubeda termometre ile testleri var.

ama onları da su ısındıkça buz takviyesi yapmanız lazım.


zaten hiç biri normal klima ile kıyaslanamaz.
0
jülsezar
(03.06.24)
Geçen yaz eşim kendi ofisine ve yatak odasına iki tane aldı, "ya ne tavanı ne vantilatörü, icat çıkarmaya gerek yok" diyordum. Bu sene mayıs başında "acaba benim ofise de bir tane alsak mı" diye üçüncüyü istedim. İzmir'den bildiriyorum, işe yarıyor :)
Ek olarak, hafif hafif tavana doğru eserek hava akımı yapabiliyor, bütün gece çalışsa da çocuk rüzgâr yemeden rahat uyur. Hareket yönünü doğru ayarlamak lazım, alırsanız montaj sırasında sorun mutlaka.
0
kobuzchu kiz
(03.06.24)
Vantilatörler ortamın ısı derecesini düşürmez / soğutmaz. Klima, iklimlendirme cihazı diye geçer. Dolayısıyla hiçbir vantilatör, oda ısısını düşüremez.

Hava serinletici denen şey, buz küpleri ile vantilatörü desteklemekten ibaret. Taşıma suyla değirmen döndürmekten farkı yok. Bence son derece işlevsiz.

Klima dışındaki en iyi seçenek söylendiği gibi geniş kanat açıklığına sahip tavan vantilatörü.
0
thracia
(03.06.24)
Vantilatörden klima , yazarak videolarda arama yapınız.

Güvenlik hususuna dikkat edin bu arada
0
diyecevaplandı
(03.06.24)
(4)

Şapkadaki parlak şey çıkarılacak mı?

fakat
https://www.beymen.com/tr/p_new-era-9forty-new-york-yankees-lacivert-erkek-sapka_1291806Geçen superstepten bu şapkayı aldım, gorseldeki gibi takıyorum.ama şu parlak şey var ya, o çıkarılabilecek türde, etiket gibi bir şey, yapışkan, onu çıkarıp da mı takmak gerek?
www.beymen.com

Geçen superstepten bu şapkayı aldım, gorseldeki gibi takıyorum.ama şu parlak şey var ya, o çıkarılabilecek türde, etiket gibi bir şey, yapışkan, onu çıkarıp da mı takmak gerek?
0
fakat
(24.05.24)
evet
0
king lizard
(24.05.24)
Bildiğiniz etiket. Tabii ki çıkarın.
0
thracia
(24.05.24)
Sonradan görme rapçiyseniz hayır, onun dışında evet çıkarmanız gerek.
0
heritage
(24.05.24)
Ben çıkarmamıştım, ürünün bir aksesuarı gibi düşündüm.

Sonra bir arkadaşım şapkayı takarken gördü çok pis dalga geçti, çıkardım. Bu kez de güneş izi kaldı orada :/

Çıkarın siz en iyisi.
0
chicha_v2
(24.05.24)
(2)

İstiklale yakın arabayı koyacak beleş yer

condom kurşunu
Ben bi 2 senedir gitmedim istiklale baya değişmiştir diye düşnüüyorum. Yakında yürüyerek gidebileceğim arabyı parkedebileceğim bir yer var mı? Ya da finiküler duraklarının orda da olabilir?
Ben bi 2 senedir gitmedim istiklale baya değişmiştir diye düşnüüyorum. Yakında yürüyerek gidebileceğim arabyı parkedebileceğim bir yer var mı? Ya da finiküler duraklarının orda da olabilir?
0
condom kurşunu
(23.05.24)
Cihangire girip ara sokaklarda yaklaşık 45 dakika turlayarak belki denk getirebilirsiniz. O civarda bedava park yeri aslanın midesinde.
0
thracia
(23.05.24)
ben de nadiren giderim. tercihim direkt tepebaşı ispark.
maps.app.goo.gl
0
lazpalle
(23.05.24)
(14)

İzmirden İstanbula iş için gider misiniz?

Kediyi üzdün
Selamlar, 10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanı
Selamlar,

10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.

İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanız bu tarz bilgileri sevinirim.

(ben iş veren tarafından biri olarak soruyorum. karşı tarafa teklifte bulunacağım onun açısından düşünmek istiyorum)

Medeni durumunuzu bekar olarak düşünün.
0
Kediyi üzdün
(22.05.24)
istanbul'dan kacanlardaki en yaygin sebepler: kesmekes, insan profili ve kaos. eger birinin bu sehirde yasamasini isteyecekseniz. bunlari minimize edecek teklifler sunmalisiniz.

atiyorum, istanbul'un nezih bir semtin sakin bir daire yada ayni kriterde bir co-working space uyeligi.
0
buenosdias
(22.05.24)
insanlar istanbuldan kaçmak istiyor. o yüzden çok cazip bir teklif yapılması gerekebilir.

kusura bakmayın düz bakacağım da.
şirketin ne tarz bütçe kalemleri var. yoksa 2 kat maaş da hepsini kapsayabilir.

acıbademi kapsayan özel sağlık sigortası cezbedici olur. taşınma yardımı olabilir. ek 1 hafta yıllık izin olabilir.
0
jülsezar
(22.05.24)
Sadece İstanbul seviyesinde maaş yeterli.
Bir insanın İzmir'den İstanbul'a gelme isteği yoksa zaten hiçbir şey ikna edemez, isteği varsa zaten her teklifi kabul eder.

Eğer patron olsam durum üzerinde çok kontrolüm olmadığını kabul ederdim. Teklifimi yapıp cevabımı beklerdim. Onun aklını çelecek ilginç bir teklifle onu İstanbul'a getirirsem bir süre sonra elimden kaçacağını düşüneceğim için ilginç bir teklif yapmazdım.
0
michael_knight
(22.05.24)
Mevcut maaşımın min 3 katını vermiyorsa gitmem. Tabii şu anki maaş nedir o önemli. 50 bin alıyorsanız misal, 150 bine gidilmez. Ben olsam gitmem yani.

Buenos +

İzmiri bırakıp istanbula geldiğinizde, en nezih muhitte oturamayacaksanız, geldiğinize pişman olursunuz.
0
saturn
(22.05.24)
Relokasyon paketi şart tecrübeliyi getirmek için. İstanbul'dan İzmir'e versiyonunu çalıştım çok; adayın beklentisine göre değişiyor içerik.

-toplu para veriyim nerede nasıl istiyorsa kullansın modeli. Buna nakliye, 1veya2 aylık kira, emlakçı payı, kapora desteği(75k gibi fix bi tutar) dahil. Sen parayı önden veriyorsun sözleşme yapıp, hangi nakliye firması, hangi semt o karar veriyor.

Bunun artıları esneklik ama kurulu düzeni olan bunlarla uğraşmak istemeyebilir. O durumda ikinci model iş yapar.

-çalışanın nasıl bir yerde yaşamak istediğine göre bölge belirler, oradan emlakçı ile anlaşır, önden parasını verir, bu adama yardımcı ol dersin. Kurumsal firmalar daha iyi yapıyor bunu remax, cb gibi.
Çalışana yine bir kira desteği sunarsın ama diğer modele göre daha az olur, üstünü kendi tamamlar. 1 ay vermek yeterlidir sonra zaten yeni maaşını almış olacak.
Bu modelde nakliye şirketini de ayarlarsan çalışan için cezbedici olur.


Ve tabii ayrıca protokol yapıp yaptığın masrafa göre 1 ya da 2 sene içinde ayrılırsa parayı geri alacağını belirtmen gerek.
0
Bruce
(22.05.24)
istanbul dünyanın en güzel 3-5 şehrinden bir tanesi. tabi ki giderim.

150bin üstü brüt maaş istenmeli.
0
tchuck
(22.05.24)
para, kira yardımı/kalacak yer, araba, prim, ekstra izin, tatil-hediye çeki vs.
0
jelly bear
(22.05.24)
çalışacağın yer hangi ilçe olacak benim için bu çok önemli, atıyorum levent ise kiralar 30-40dan falan başlıyor, istanbulu genelde kimse gözünde canlandıramıyor ama toplu taşıma keşmekeş metrosuda metrobüsüde deli kalabalık mesafeler uzun trafiği mesela kimse gözünde canlandıramıyor ama iş çıkışı geröekten duran bir trafik var.

yaşamın orta üstü ise istanbulda en en az 100k lazım kirada oturacaksan, birde sosyal yaşantı önemli burada insanlar biraz daha canavar özellikle aman iş yerinde bulurum arkadaş diyorsan sektör çok önemli, kuyu kazma iyi görünüp arkadan bıçaklama genel bir algı çoğu şirkette. demografi çok karışık

bence istanbulda insanlar daha stressli bu da iş yaşamına aşırı yansıyor, bu kafa yapısı içine girebilecekmisin.

istanbulun beşiktaş nişantaşı kadıköy kısımları harici çoğu merkezi yeri basmane gibidir, tabi bu sizin izmirde nasıl bir hayat yaşadığınızlada ilintili

ps. bir kadın olarakta araba yoksa biraz gece çıkmak zorlar diyorum
0
eja
(22.05.24)
İstanbul'da doğmuş büyümüş, Üniversite okumak için İzmir'e gelmiş bir kız arkadaş, 'Asla İstanbul'a dönmem.' deyip uzun yıllar direndi. İzmir'de kariyeri tıkanma aşamasına gelip, işsiz kalma korkusuyla yüzleşince İstanbul'a döndü.

Her iki şehirde de uzun yıllar yaşamış biri olarak ona çok hak vermiştim. Orada izole bir yaşam sağlayabileceğim çok çok cazip bir maaş dışında asla gitmem.
0
Mirket
(22.05.24)
benzer koşullarda istanbul'a geçen, title ve maaşları da oldukça yükselen iki kadın arkadaşım maaş artmasına rağmen yaşam standartlarının düştüğü, asosyalleştikleri, yalnız yaşamakta ciddi sıkıntı yaşadıkları gerekçesiyle izmir'de iş kovalıyorlar şu anda.

bu birazda mizaçla ilgili sanırım. iş teklifi yapılacak kişi gerçekten tam bir survivor modundaysa gider ve tutunma ihtimali de görece daha yüksek olabilir.
0
Phoebe
(22.05.24)
İş için şehir değiştiren insanların en büyük kaygısı ev bulma ve taşınma konusunda oluyor. Eğer bu kişiyi ikna etmek istiyorsanız taşınma ve ev bulma konusundaki yardımlar çok yardımcı olabilir. Ama bahsettiğim yardım al sana taşınma parası şeklinde değil. Zor olan zaten bütün bu organizasyonun kendisi.

Örneğin " Sen işi kabul ettiğinde biz tüm taşınma işini organize edeceğiz " derseniz bu çok daha değerli olur. Yapacağınız şey ise sadece evden eve nakliyat yapan düzgün bir firma ile anlaşmak o kadar. Bu, vereceğiniz ekstra prim vs den çok daha ucuza gelen ama değeri yüksek bir teklif.

Ayrıca 10 yıllık çalışanın ayda 24 gün resmi izni olur. Ama iş değiştirildiğinde bu 14'e düşer. Kendisine yıllık izinlerinin korunacağını ve 24 günden devam edeceğini söylemeniz de bence sizin için maliyeti düşük ama karşı taraf için epey şahane bir offer olabilir.
0
thracia
(22.05.24)
izmirliyim iş için istanbul'a taşındım. öyle yüksek maaşlar ya da ayrıcalıklı teklifler olmadı.çağırdılar , geldim. öncesinde birkaç defa toplantı için çağırmışlardı. İzmir uzaktan belki çok güzel rahat sakin vs vs ama istanbul ülkemizin kalbi . çok güzel bir şehir. sanat ve sosyal açıdan ne arasan var . konserler , tiyatrolar , festivaller her şey burada .
0
devilone
(22.05.24)
Maaşı söylemişsiniz onun haricinde benim bakacağım ilk şey depreme dayanaklı muhit ve depreme dayanıklı bina olurdu. Birde ev ve iş arası mesafe.
0
etna
(22.05.24)
İzmir malum sebeplerden dolayı diğer büyükşehirlere nazaran geri kalmış bir büyükşehir bu yüzden iş imkanları kısıtlı İzmir'in gençleri çalışmak için İstanbul'a göç etmek zorunda kalıyor şahsen iş için İzmir'den İstanbul'a göç eder miydim bilmiyorum ama burada belirleyici olan maaş ve haklardır.
0
doharkoman
(22.05.24)
(7)

Şehir bisikleti

orangesandsea
Şehir bisikleti alayım diyorum bir tane. Ama bisikletten anladığım tek şey sürmeyi sevdiğim. (Max 30km yapabiliyorum) Şu ikisini buldum ama anlamıyorum hangisi daha iyi.https://carrarobisiklet.com/sehir-bisikletleri/sportive-230-28-30-v-hd/https://www.decathlon.com.tr/p/elops-ld-500-28-jant-portbaga
Şehir bisikleti alayım diyorum bir tane. Ama bisikletten anladığım tek şey sürmeyi sevdiğim. (Max 30km yapabiliyorum) Şu ikisini buldum ama anlamıyorum hangisi daha iyi.

carrarobisiklet.com
www.decathlon.com.tr
www.ugurbisiklet.com.tr


Hangisi iyi? Başka öneriniz varsa alırım. Sınırımız 30K, çirkin bisiklete hayır.
0
orangesandsea
(21.05.24)
genelde hep on amartisore gerek yok derler. surekli bu ogretiyle buyudugum icin ben de hic on amartisorlu bisiklet almadim, eksikligini hissetmedim.

en onemli sey bisikletinin buyuklugunun senin bedenine uymasi. benim uzmanlik alanim degil ama bunun hakkinda ozel arastirma yap. cok kucuk veya cok buyuk bisiklet kullanmak iyi degil.
0
hot potato
(21.05.24)
12-13 bin liraya bu işi halledersin

V fren
Düz maşa
alüminyum kadro

carrarobisiklet.com

carrarobisiklet.com
(Sitesinde gözükmüyor ama bu modelin çok güzel bir mürdüm rengi var)

Yukarıda dedikleri gibi imkanın varsa bisiklet bayine git, yakından gör, üzerine inip bin, çekinmeden

youtu.be

Bu videoyu izlersen "şehir bisikleti" üzerinde vücut formun, kollarının açısı, rahat tutuş oturuş pozisyonun, bacak boyuna göre sele yüksekliğin nasıl olmalı, vücut tipine göre 26 jant mı 28 jant mı daha konforlu bir fikrin olabilir
0
grimavi
(21.05.24)
Çiçek gibi insanlarsınız, tenk yu.
0
🌸orangesandsea
(22.05.24)
Birkaç tavsiye vereyim;

*Şehir bisikleti istediğiniz için ağırlıklı olarak şehirde ve asfaltta süreceğinizi, maksimum hafif stabilize yollara gireceğinizi, toprak yollara girmeyeceğinizi düşünüyorum.

*Bütçenizi belirlerken olayın bisikleti almakla bitmediğini bilmelisiniz. Kask, pompa, ön arka ışık, yedek iç lastik, tamir kiti, alyan anahtarları, bisiklet çantası, zil, çamurluk, arka bagaj gibi pek çok alet edevatı da edinmek gerekiyor.

*Şehir bisikletinde amortisöre ihtiyacınız yok. Amortisör, asflatta sürerken sizin verdiğiniz enerjiyi sönümleyerek ekstra yorar. Kilitleyerek bu özelliğini kapatarak da kullanılabilmesine rağmen ekstra ağırlık sebebiyle de şehirde gereksiz. Eğer çok fazla stabilize, çakıllı yolda sürecekseniz o zaman düşünebilirsiniz.

*Bisiklette vites sayısının çok olması daha iyi yokuş çıkabildiği, daha hızlı gidebildiği vs anlamına gelmez. Bunları sağlayan dişli aralıklarıdır. Vites sayılarına çok takılmayın.

*Bisiklette en önemli şey kendi boyunuza uygun kadro almak. Doğru kadroyu seçmezseniz hoşgeldin sırt, boyun ağrıları. Bu kısım çokomelli.

*Hafiflik önemli. Bisikletin sizi taşıması gerekiyor, sizin bisikleti değil. Belli bir fiyatın altındaki bisikletlerde çelik kadrolar kullanılır ki bunlar da külçe gibi olur. O yüzden ucuza kaçmanızı tavsiye etmem.

*Eskiden olsa V fren alın geçin derdim ama bence disk fren alın. Çünkü artık disk fren çok daha yaygın, parçası ucuz ve kolay. V frenler neredeyse üretilmiyor. Yarın öbür gün şu jantları değiştireyim dediğinizde fellik fellik v fren jant ararsınız.

*Linkini verdiğiniz carraro bisikletin donanımı gayet iyi. Üzerinde deore vites grubu var ki bu en üst seviye vites gruplarından biridir. Son derece dayanıklı olur. Ben size bu bisikletin düz maşalı versiyonu olan carraro sprotive 330 tavsiye edebilirim. Ama bahsettiğim ıvır zıvırları almak için de bütçe lazım derseniz bir alt versiyon olan carraro sportive 328 de tavsiye ederim. Aralarında görebildiğim kadarıyla sadece vites grubu farkı var ki bence 328'in üzerindeki vites grubu size haydi haydi yeter. Bu vites grubunun daha alt versiyonu ile tüm balkanları dolaşan arkadaşım var. Dolayısıyla size fazla fazla yeter. aşağıya linkini bıraktım.

carrarobisiklet.com
0
thracia
(22.05.24)
30k sıfır bisiklet için çok düşük, ikinci el içinse yüksek bir miktar. Çok güzel aletler bulunur o paraya. Hiç bahsedilmemiş ama en önemli kısmı jant çemberi ve jant göbeği kalitesi bence bisiklette. İyi bir tanesini deneyene kadar farkı anlamak mümkün değildir. V fren bisikletlerin hala satılıyor olması bile ayıp bence, durmayan bisiklette ne kadar güvenli hisseder ki insan.
0
hasmetizm 2046
(22.05.24)
ben de yeni başladım mosso legarde aldım. başlangıç için aldım biraz daha uzun mesafelere gideceğim zaman daha güzel bisiklet almayı düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(22.05.24)
Yahu, ne kadar teşekkür etsem az, sağolun.

Amortisör olayına açıklık getirmeniz çok iyi oldu. V fren meselesini de not ettim.

Kaskım, ön ve arka fenerim, telefon tutucum var ama diğerlerini bir kervanmışcasına yolda tamamlayacağım.
0
🌸orangesandsea
(22.05.24)
(8)

uzaktan çalışmak için lokasyon tavsiyesi

tepedeki psychedelic adam
pandemiden beri uzaktan çalışıp bahar, yaz başı filan bir yerlere gideyim değişiklik olsun diye düşünüp hiç gidememiş biri olarak bu seneyi de pas geçeceğim sanırım. tercihim denize yakın olsun. arada yarım saat ara verince bi denize girip çıkayım olur ama zorunluluk da değil o kadar. şuraya gittim
pandemiden beri uzaktan çalışıp bahar, yaz başı filan bir yerlere gideyim değişiklik olsun diye düşünüp hiç gidememiş biri olarak bu seneyi de pas geçeceğim sanırım. tercihim denize yakın olsun. arada yarım saat ara verince bi denize girip çıkayım olur ama zorunluluk da değil o kadar. şuraya gittim rahat rahat çalıştım, iyi de vakit geçirdim diyen biri çıkar belki diye bir sorayım dedim bakalım. olmazsa olmaz olan stabil ve makul hızda internet.
0
tepedeki psychedelic adam
(20.05.24)
kaş kamping hoştur, rüyakent bodrum devremül'ü iyidir, bayrams place olimpos da hoş olur.
0
hsmbnl
(20.05.24)
Kabak koyuna turkcell hattımla gitmiştim. Bi problem yaşamadım.
0
zimbirik
(20.05.24)
Vietnam. eVisa ile 3 ay kalabilirsiniz.
0
synesthesia
(21.05.24)
Urla'da sezonluk tiny house kiralayabilirsin. Bahçeli, site gibi tiny house yerleşkeleri var. Hem denize yakın ve güzel bir deniz, hem şehirden uzakta değil. Karaburun tarafları da olur.

Ben kamp, camping seçeneklerini pek tavsiye etmem. Hem uzun dönemde pahalıya geliyor hem de çok gürültü patırtı oluyor. Çalışırken insanın kendine ait bir yere ve azami sakinliğe ihtiyacı oluyor.
0
thracia
(21.05.24)
keşke yurtiçi mi yurtdışı mı onu da yazsaydın. tayland, kamboçya, vietnam üçgeni freelancer’lar için çok uygun. bir kız arkadaşım her yaz gidip oralarda kalıyor. henüz başına bir şey gelmedi ve baya da seviyor. sadece bir kere maymun odasına girip eşyalarını çalmıştı :)
0
sir gawain
(21.05.24)
uygun yurt dışı bir yer de belki olabilir ama uzak doğu saat farkından dolayı eleniyor zaten benim için.
0
🌸tepedeki psychedelic adam
(21.05.24)
Çanakkale.
0
Amaranta ursula
(21.05.24)
İşinizin gereksinimlerini bilmeden ahkam kesmeyeyim tabii ki ama Asya ile saat farkı o kadar da dert değil aslında. Geç başlayıp geç bitiriyorsunuz. Çok işiniz olmazsa geç başlayıp erken bitirirsiniz. Sabah erken uyanma derdi de yok. Mis.
0
synesthesia
(22.05.24)
(4)

kıbrıs’ta araba kullanabilir miyim?

deartheodosia
istanbul’da her gün araç kullanıyorum.
istanbul’da her gün araç kullanıyorum.
0
deartheodosia
(20.05.24)
10 dakikada alışırsın.
0
numlock
(20.05.24)
Kullanabilirsiniz, dikkatli bir şekilde yola çıkın, kısa sürede alışırsınız. Ancal yolda araç olmayınca insan bazen şaşırabiliyor, en güzeli alışana kadar önünüze soldan git stickerı yapıştırmak ve yoldan geçen birini bekleyip arkasına takılmak.

Kıbrıs'ta trafiğin en önemli kuralı ise döner kavşaktan (adalardan) dönenlere mutlaka yol vermek, vermem dersen adam üzerine sürüyor. Hatta adada birini görünce ben bundan önce geçerim deme, yol ver geçsin, sonra sen geç.
0
Tutkun
(20.05.24)
Ters yerdeki direksiyon falan sorun olmuyor, hemen alışıyorsunuz. Dikkat edilmesi gereken iki önemli şey var, birincisi söylendiği gibi döner kavşaklar. Diğeri de sağa sola dönüşlerde kendi şeridinde kalmak. Çünkü ister istemez yılların alışkanlığıyla dönüşlerde- dalıp karşı şeride geçebiliyorsunuz. Ancak trafik genelde oldukça sakin aktığı ve herkes kurallara uyduğu için çok büyük sorun çıkmaz. Maksimum bir iki korna yersiniz :)
0
thracia
(20.05.24)
Alışırsınız, sürülüyor. Park yerlerinden çıkarken ve park ederken ben başlarda sorun yaşadım. Şöyle ki geri geri giderken ben hep kolumu arkaya atıyorum. ve normalde kolumu koyduğum tarafta bizde gaz oluyor ya, orada fren oluyor haliyle. Pedalların yerini karıştırdım bir an. Neredeyse arkadakine giydiriyordum, beynim de durdu bir an panikten, neyse ki bir sey olmadı. Kıbrıs'ta bir de map beni hep ara sokaklara soktu orası biraz sıkıntı, çünkü tek aracın gecebileceği mesafeler. Normal araçla bile sıkıntıyken böyle bir durumda bir süre geri geri gitmeye calısmak sorun olabiliyor yani: ara sokaklara mümkün olduğunca girmeyin.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(20.05.24)
(3)

Rahat Günlük Ayakkabı

eisberg
Merhaba arkadaşlar. Günde 3-4 saat ayakta duruyorum. Bir de 10 bin adım atıyorum/atmaya çalışıyorum. Nike Air Max ve Adidas Ozweego kullandığım ve memnun kaldığım ayakkabılar. Bunlar dışında rahat bir ayakkabı öneriniz var mı acaba?Teşekkürler
Merhaba arkadaşlar. Günde 3-4 saat ayakta duruyorum. Bir de 10 bin adım atıyorum/atmaya çalışıyorum. Nike Air Max ve Adidas Ozweego kullandığım ve memnun kaldığım ayakkabılar. Bunlar dışında rahat bir ayakkabı öneriniz var mı acaba?

Teşekkürler
0
eisberg
(15.05.24)
Rahatlık göreceli biraz, yani birisinin rahat bulduğu bir ayakkabı bir diğerine rahatsız gelebiliyor. Tabanınızın şekline, duruş/yürüyüş biçiminize göre değişir.

Ama genel tavsiye olarak ben skechers (trekking/yürüyüş modellerinde), new balance ve camper’ın bazı modellerinde rahat ediyorum. Denemeniz lazım.
0
orient blue
(15.05.24)
Hafiflik ve yastıklama ayakkabının rahatlığını en çok etkileyen şeyler bence. Asics gel-pulse 14 ya da 15 koşuya başlangıç modeli. Ancak günlük kullanımda sizi epey rahat ettirir.
0
thracia
(15.05.24)
bir sneaker manyağı olarak çok fazla marka ve çeşit spor ayakkabısı deneyimim oldu.
adidas, new balance, nike, puma, vans, asics vs
şimdiye kadar ben bundan daha rahat bir ayakkabı görmedim
zaten sneaker dünyasında rahatlık konusunda bir efsanedir
www.nike.com
0
rentts
(15.05.24)
(2)

rahat koltuk takimi onerisi

ekmek
rahat koltuk takimi onerilerinize acigim, tercihen L koltuk olmasi ve yatak olabilmesi guzel olur ama gerekli degil.hem rahat hem de uygun fiyatli olursa mis gibi olur
rahat koltuk takimi onerilerinize acigim, tercihen L koltuk olmasi ve yatak olabilmesi guzel olur ama gerekli degil.
hem rahat hem de uygun fiyatli olursa mis gibi olur
0
ekmek
(15.05.24)
enza mayfair oldukça rahat
0
a7x
(15.05.24)
Şimdiye kadar ikea'nın KIVIK serisinden daha rahat bir koltuk görmedim. Pek çok marka model koltuk denedim ama kıvık uzak ara hepsinden rahat. öyle çok şekilli durmuyor ama önemli olan rahatlıksa gidip bir deneyin derim.

(bkz: kıvık)
0
thracia
(15.05.24)
(13)

Erkek mini çanta

abelardo
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
0
abelardo
(07.05.24)
erkek cinsi bu mevsimde ıvır zıvırını koymaya ne kullansa "ıyyy yivreeanç" diyecekler, sözlük'te adına binlerce entry yazılacak, yok bel çantası böyle iğrenç, çapraz çanta böyle kötü.

valla bence bel çantası kadar rahatı da yok. şimdilerde çapraz takılmış sütyen gibi bir şeyle gezen beyler görüyorum. sırf beline takıp yivreanç çok demodeaa demesinler diye adam sütyen gibi memesine takmış.

kahvehane dayısı modeli değil de şık bir model bulursanız güzel bir bel çantası niye olmasın?
0
kibritsuyu
(07.05.24)
elinde sortlari unut git cepli sort al.
yoksa burhan altintop'a donersin.
0
cooperr
(07.05.24)
Ben evde giydiğim şortun bile cepsiz olmasına dayanamıyorum, dışarı şortunun cepsiz olması fikri karşısında ufak çaplı bir kalp krizi geçirdim şu an..

Çantanın demodeliği falan bi yana, cep konforunu sağlamaz asla ya. Kargo pantolon gibi olmasın tabii de şöyle işlevsel iki yan bir arka cebi olan şortlar tüm sorunlarınıza çözüm olur
0
nundu
(07.05.24)
şöyle küçük ve hafif omuz çantalarına bakabilirsiniz belki, çapraz da takabilirsiniz:

www.trendyol.com

www.trendyol.com
0
anna sun
(07.05.24)
Bacak üstü çantalar var, ben kullanıyorum
0
mirty
(07.05.24)
hocam bel çantası veya annasun'un dediği şekilde çantalardan uzak durun. yaşınız kaç bilmiyorum ama bekar bir erkekseniz ve arayışınız varsa bunlar sizi şık göstermeyecektir.

onun yerine koton de-facto tarzı bir yerden 400-500'e küçük bir sırt çantası alın, bir erkeğin takması gereken max çanta sırt çantasıdır.
0
inside story
(07.05.24)
www.google.com

teşekkür edersin
0
HellKeePer
(07.05.24)
HellKeePer
(07.05.24)
www. bershka.com/tr/teknik-çapraz-askılı-çanta-c0p151697765.html?colorId=800

www. pullandbear.com/tr/kare-naylon-bel-cantası-l15023240?cS=040&pelement=593546042

bence bu iki çanta erkekte sırıtmaz. eşim de benzer kullanıyor. deriden kaçmak lazım sadece bence.

linkler sıkıntı çıkardığı için marka isimlerinden önce bir boşluk attım. kopyala yapıştır yaparken düzeltmelisin.
0
elorelia
(08.05.24)
belçantası hiç demode değil, çok erkek de kullanıyor. ben de yıllardır kullanıyorum. çok rahat. yaşınız kaç bilmiyorum, ben 33 yaşındayım, giyim tarzıma göre seçtiğim bel çantası gayet de güzel görünüyor, belime değil de omzuma ya da çapraz takarak kullanıyorum.
0
veritaslibertas
(08.05.24)
Yıllardır bel çantası kullanırım. Son zamanlarda en uzun ayara getirip omza çapraz asıyorum güzel oluyor.
0
thesomberlain
(08.05.24)
Açıkçası uyduruk çantalardansa deri olanlar hem daha şık görünüyor hemde çoğu kıyafetle uyuyor

gettoderi.com

www.guardleather.com
0
Northern Mariner
(08.05.24)
Çözüm tomtoc sling bag. 8L olanı her işinizi görür. Ne çapraz çantalı emekli memur gibi görünürsünüz ne de bel çantalı pazar yeri esnafı gibi. Alta linki bırakıyorum;

www.amazon.com.tr
0
thracia
(08.05.24)
(3)

Casio saatlerdeki radyo dalgasıyla senkronizasyon

prole
Saati radyo dalgalarıyla ayarlama özelliği istanbul'da çalışıyor mu?
Saati radyo dalgalarıyla ayarlama özelliği istanbul'da çalışıyor mu?
0
prole
(24.04.24)
bu saatler dcf77 denen bir alman vericisine senkron çalışıyor. istanbul tam sınırda kalıyor. atmosferik şartlar iyiyse sinyal alabilir.

www.ptb.de
0
orpheus
(24.04.24)
Multiband özelliği Türkiye'de çalışmıyor diye biliyorum.
0
ferenc
(24.04.24)
(bkz: atomik saat) Maalesef Türkiye'de çalışmıyor.
0
thracia
(25.04.24)
(8)

Ofiste Oturma Düzeni Yapılması

jacque
İlk kez İK içerisinde çalışıyorum (umarım son olur).Yöneticimiz kendisine bağlı 10-12 kişi için excel'de oturma düzeni yapıyor kim nerede kiminle oturacak şeklinde ve onun onayı olmadan "ya ben bugün de şurada oturayım" diyemiyorsun. Ekibin yaşı 30-35 aralığında.İlkokulda mıyız yani komedi bence bu
İlk kez İK içerisinde çalışıyorum (umarım son olur).

Yöneticimiz kendisine bağlı 10-12 kişi için excel'de oturma düzeni yapıyor kim nerede kiminle oturacak şeklinde ve onun onayı olmadan "ya ben bugün de şurada oturayım" diyemiyorsun. Ekibin yaşı 30-35 aralığında.

İlkokulda mıyız yani komedi bence bu olay. Bu İK'ya özgü milyonlarca mallıktan biri mi yoksa normal bir durum mu?
0
jacque
(15.04.24)
değer verdiğim eski sevgilim olmasa ölsün bitsin departmanı tam :)

hot destking aradığınız yanıtmış.

www.eksiduyuru.com
0
baldan kaymak
(15.04.24)
bence "ya ben bugun de surada oturayim" deme istegi daha ilkokul vari bir sey.
eski calistigim ofiste de oturma duzeni vardi, ekiplere ve insanlarin kimlerle etkilesimde olmasi isteniyorsa ona gore belirleniyordu.
0
ghilleinthemist
(15.04.24)
turkiye'nin en kurumsal denebilecek sirketinde calismistim. orda bile oturmak istedigimiz yeri secebiliyorduk (bi kere secince sonra degistirmek cok zor tabi baska bos yer olmadikca :) ) yoneticinin oturulacak yerleri kendisi secmesi ilgincmis. bolge belirlendikten sonra isteyen istedigi yeri secebilmeli ( herkes her gun gitmiyosa hot desk daha mantikli tabi)
0
fakyoras
(15.04.24)
Hayatımda gormedim duymadım böyle bir şey.
0
logisticsmanager
(15.04.24)
İki ihtimal var;

1.Kişiliği oturmamış, egolarını iş yerinde tatmin eden yönetici modeli
2.Ben oraya oturacaktım, o niye oraya geçti de ben geçemedim diye dönen saçma sapan bir tartışmayı demir yumrukla susturan yönetici
0
thracia
(15.04.24)
Kankiyle oturmak dururken niye sürekli etkileşimde olmam gereken sevimsizin yanında oturayım ki.

Bana da çok saçma geldi.
0
Mirket
(15.04.24)
yazdığınızdan sanki ayda 1 yönetici oturma düzeni yapıyor gibi demişsiniz ama her halükarda yöneticinin bunu yapması mantıksız zaten.

ancak niye bugün de şuraya oturayım diyeyim ki, yerim yurdum belli olsun
0
jülsezar
(15.04.24)
10küsür yıldır yönecilik yapıyorum. gerek oda oda kişi dağılımı olsun, gerek açık ofislerde masa dağılımı olsun yöneticinin müdahil olması gereken bir şeydir. neden?

1- doğrudan departman olmasa bile, birbirine yakın işler yapanların yan yana / yakın oturması daha iyidir. mekandaki ses düzeyini azaltır.

2- kişilerin birbirleri ile olan ilişkilerine göre yan yana ya da ayrı ayrı oturtmak daha doğru olabilir. bazen iki çok yakın arkadaş sürekli kaynatır, iş azalır. bazen de birbirinden nefret eden iki kişiyi yan yana oturtmamak gerekir.

tabii bunu söylerken, her masanın sadece ve sadece bir kişiye ait olduğu bir düzeni kastediyorum. bir masanın birden fazla kişi tarafından kullanıldığı düzenlerde hiç çalışmadım, bir şey diyemem.
0
co2s2
(15.04.24)
(4)

hatırlayamadığım spor araba reklamı

orient blue
varlıklı olduğu belli bir adam sabah uyanıyor, duşunu alıyor, tıraş oluyor, pahalı bir losyon sürüyor, yine pahalı kıyafetlerini giyip lüks kol saatini takıyor, evden çıkarken yine pahalı bir spor aracın anahtarını alıyor ve otoparka iniyor. tam o esnada önünden hızla reklama konu olan araç geçip gi
varlıklı olduğu belli bir adam sabah uyanıyor, duşunu alıyor, tıraş oluyor, pahalı bir losyon sürüyor, yine pahalı kıyafetlerini giyip lüks kol saatini takıyor, evden çıkarken yine pahalı bir spor aracın anahtarını alıyor ve otoparka iniyor. tam o esnada önünden hızla reklama konu olan araç geçip gidiyor. reklamın teması da her türlü lükse sahip olabilirsiniz ama bir x’e (ferrari, porsche gibi) sahip olmak kolay değil gibi bir şeydi.

adamın kullandığı kıyafetler, saat, arabası falan da az da olsa markaları belli olacak şekilde kullanılmıştı sanki. atıyorum saati takarken markası tam görünmese de rolex olduğu belli oluyordu gibi.

bazı yerlerini uyduruyor da olabilirim ama kabaca bu şekilde bir reklamdı. hatırlayan çıkar mı acaba?
0
orient blue
(05.04.24)
www.adsoftheworld.com

şurada olabilir, birkaç wording ile arama yapıp deneyebilirsiniz.
sene kaç, hangi ülkenin reklamı?
0
eurhka
(05.04.24)
Avrupalı bir marka olması lazım, Ferrari, Porsche gibi. Muhtemelen 90’ların sonu. Gri bir renk teması hakimdi diye hatırlıyorum.
0
🌸orient blue
(05.04.24)
Ben hatırlıyorum ama reklamı bulamadım. Adam uyanıyor, yatak örtüsü porsche, traş oluyor kolonya vs herşey baştan aşağı porsche. Garajdan bir 911'e binip çıkıyor, yolda herkesi solluyor falan, sonra aynadan kırmızı bir nokta görüyor. Bi ferrari ışık hızında yanından geçip gidiyor diye hatırlıyorum. Reklam da ferrari reklamıydı sanırım.
0
thracia
(05.04.24)
@thracia

Evet olabilir, aklımda yarım yamalak kalmış, bazı yerleri uyduruyor olabilirim :) ama tema olarak anlattığınız gibiydi, belki de direkt oydu. Zamanında da internetten izlemiştim, YouTube’da olmaması çok ilginç.
0
🌸orient blue
(05.04.24)
(12)

İstanbulda hangi lokasyon daha prestijli

adwokat
Merhabalar. Öncelikle sorum bir avukatın prestijine yöneliktir. Müvekkil portföyünün %70’inin yabancı olduğunu varsayarsak hangi lokasyondaki bir ofis avukatın prestijine prestij katar???- İstiklal Caddesi (Grand Pera)- Bağdat Caddesi (suadiye marmaray yakınlarında bir köşk)- Akasya Kule (yüksek kat
Merhabalar. Öncelikle sorum bir avukatın prestijine yöneliktir.

Müvekkil portföyünün %70’inin yabancı olduğunu varsayarsak hangi lokasyondaki bir ofis avukatın prestijine prestij katar???

- İstiklal Caddesi (Grand Pera)
- Bağdat Caddesi (suadiye marmaray yakınlarında bir köşk)
- Akasya Kule (yüksek kat)

Sıralamalarınızı birkaç arkadaşla beraber okuyacağız. Herkese teşekkürler.
0
adwokat
(29.03.24)
Kesinlikle Bağdat Caddesi diye düşünürdüm. Kardeşim avukat olduğu için ona sordum, o da aynı yorumu yaptı. Sebepleri;

1. Pera ve civarı aşırı turistik ve aşırı trafik sorunu olan bir yer. Eski algısı kalmadı.
2. Akasya Kule "farklı ve prestijli" hissi verecek bir lokasyon değil.

Yerinizde olsam tercih yerlerim,

1. Fenerbahçe-Kalamış
2. Suadiye şeklinde olurdu...
0
silverleaf
(29.03.24)
Akasya kule.
0
since1907
(29.03.24)
Öncelikle sorunuzun cevabını yanlış yerde aradığınızı düşünüyorum. Kesinlikle Avrupa yakasında olmalı. Bağdat caddesi ve çevresi Anadolu yakasında yasayanlar için prestijli bir yer olarak görünse de Avrupa yakasından esamesi bile okunmuyor ayrıca yabancılar için bir cazibesi yok Avrupa yakası İstanbul'un dünyaya açılan kapısı. Grand Pera Güzel bir lokasyon ayrıca Nişantaşı, Maslak bölgesine bakın zorlu center olabilir. Yabancılarla iş yapan bütün şirketler, doktorlar, danışmanlar bu bölgelerde yabancıyı Avrupa'dan Asya'ya çekmek büyük mesele gelmiyorlar çoğunlukla.
0
doharkoman
(29.03.24)
valesi olan yer benim için daha prestijlidir, bağdat caddesine gitsem nereye park edeceğim diye tercih etmem mesela.

örnek vermek gerekirse, doktorumuz var annemi takip eden ünlülerinde doktoru, fulya terrace'da vale var otopark var girişler kimlik bırakılarak falan daha prestijli bence, tabi bir çok doktor muayenehanesi buralarda çok önemli bir etken.
0
eja
(29.03.24)
eğer yabancı müvekkil çekmek istiyorsan (oturma izni-mülteci vs. işleri değil gerçek yabancı yatırımcı) kesinlikle avrupa yakası ve hatta Levent/maslak plazalardan biri veya Levent'teki villalardan biri. yabancı müvekkillerle çalışan bir avukat olarak söylüyorum.
0
wendyangelamoiradarling
(29.03.24)
Bağdat caddesi şu an Türkiye'nin en prestijli caddesi ve popülasyonun demografisi ile zenginlik algısını daha rahat sağlarsınız. İstiklal caddesi her ne kadar en eski caddelerden biri de olsa çok kalabalık olmasının yanında profili çok düşük insanlarla dolu.
0
onepointzero
(29.03.24)
@doharkoman'un yazdıklarına imzamı atarım.

Asya yakası ne yaaa?
0
Mirket
(29.03.24)
anadolu yakası yabancıya istanbul gibi gelmiyor. istiklal'den de çok emin değilim ama anadoludan iyidir. bebek bence ideal, hem avrupa hem çehre güzel hem de boğaz.

levent önerisi de güzel.
0
nic cage
(29.03.24)
Bu işleri daha iyi bilenlerin cevaplaması gerek ama saydıklarınızdan hiçbiri istediğiniz etkiyi verir gibi gelmedi.
Aradığınız lokasyon bence Zorlu Center.

Raffles oteli, Prada'sından Rolex'ine her türlü lüks mağazası, otoparkı, müthiş manzarası, metro bağlantısı vs. her şeyiyle ideal.
Müvekkilinize Zorlu PSM'den hoşuna gidecek bir bilet gönderme lüksünüz de olacak.

Sizin işiniz için ne kadar önemlidir bilmiyorum ama Çağlayan Adliyesi'ne hem araçla hem metrobüsle ulaşım da çoğu yere göre kolay.
0
michael_knight
(29.03.24)
Net Nişantaşı bölgesi.
0
halitkin
(29.03.24)
Net olarak Avrupa yakası olmalı. Yabancı müşteriler çok küçük istisnalar hariç istanbul hava alanı kullanacak. Dolayısıyla karşıya geçmek ekstra bir işkence. Kaldı ki iş dünyası dediğin zaman Avrupa yakasıdır.

Avrupa yakası için öneriler verilmiş, ben de bir alternatif olarak Vadi İstanbul'da bir ofis diyeyim. Hava alanından gelmesi kolay, park sorunu yok, etrafta müşteriyi eyleyebileceğiniz pek çok mekan / restoran var.
0
thracia
(29.03.24)
İstiklal kesinlikle değil.
Bağdat bence
0
gadlemler
(29.03.24)
(7)

Skechers koşu, yürüyüş ayakkabısı arasında ne fark var?

Speed writer
Sb. Giydiğim her ayakkabının topuk kısmı parçalanıyor. Büyük ihtimal ayağımı yere basmamda problem var. Skechers un normalde hep spor archfit modellerinden birisini alıyorum yine topuk parçalanıyor. Yaptırıyorum yine giyiyorum. Geçen gün mağazada koşu ayakkabısı gördüm ayakkabının önü kalkık topuk k
Sb. Giydiğim her ayakkabının topuk kısmı parçalanıyor. Büyük ihtimal ayağımı yere basmamda problem var. Skechers un normalde hep spor archfit modellerinden birisini alıyorum yine topuk parçalanıyor. Yaptırıyorum yine giyiyorum. Geçen gün mağazada koşu ayakkabısı gördüm ayakkabının önü kalkık topuk kısmı yerden kalkık gemi gibi. Topuk kısmı havada durduğu için ayakkabımın topuğu parçalanmaz diye düşündüm. Kısacası benim düşünceme göre bu ayakkabıyı alsam işe yarar mı? Günlük, koşu, spor ayakkabı ayrımı gerçekten önemli mi?
0
Speed writer
(28.03.24)
sorun markada. skechers amerika'da en ucuz spor ayakkabı markası. bence birkaç defa alıp yırtacağınıza iyi bir marka alın uzun seneler kullanın. uzun sürede parasını çıkarıyor
0
kurbanlik koyun
(28.03.24)
Topuk derken ayakkabı tabanından bahsediyorsan, parcalamanin neredeyse imkansız olduğu vibram tabanlı modellere bakabilirsin. Pahalıdır ama konforda da pişman etmez o seviyede alacağın bir ayakkabı. Koşu ayakkabılarında topuk daha yüksek oluyor bilek mobilitesini artırmak için. Bu da yokuş çıkıp inerken rahatlık ve stabilize sağlıyor. Bildiğim fark bu
0
hasmetizm 2046
(28.03.24)
Pr çalışması.bir ürüne .özellik kazandırıyorlar işte adı koşu ayakkabısı oluyor yürüyüş ayakkabısı oluyor. Casual ayakkabı oluyor veya kadın ayakkabısı, erkek ayakkabısı oluyor. Aslında mesele pazarlamadan ibaret Türkiye gibi bilinçsiz toplumlarda da kitleyi yönlendirip bir ürünü popülize etmek çok kolay dandik plastik pabuç makyajlanıp gençler arasinda popülize edilebiliyor veya dandik kahve zinciri keza aynı şekilde... Aslında yürüyüş ayakkabısı, koşu ayakkabasi diye bir şey yok nasıl rahat ediyorsanız ortopeidk olarak hangisi uygunsa onu tercih edin markadan bağımsız.
0
doharkoman
(28.03.24)
Soruyu, hem trail hem de yol düzenli koşan biri olarak cevaplayayım. Performans koşu ayakkabıları, günlük ayakkabılardan oldukça farklıdır. Önemli olan performans olduğu için tüm önceliği buna verilerek dizayn edilir. Topuk kısımlarının günlük ayakkabılardan bariz şekilde kalın olmasının sebebi, koşarken sizi öne doğru ivmelendirmesi içindir. Ancak bu ayakkabıları sadece yürüyüş için kullanırsanız bu ekstra ivme bir yerden sonra yorucu olabilir.

Ayrıca performans koşu ayakkabılarında hafiflik, dayanıklılıktan daha önemlidir. O yüzden kullanılan malzemeler ultra hafif olur ancak günlük ayakkabılar kadar uzun ömürlü olmazlar. Her performans koşu ayakkabısının tıpkı araba lastikleri gibi belli bir kilometre ömrü vardır.

Koşu ayakkabısı, günlük ayakkabı, trail vs gibi ayrımlar pazarlama için falan değil, kullanım amacınızı belirlemeniz içindir. Örneğin yol koşusu için üretilmiş bir ayakkabı ile ormanda koşmaya kalkarsanız ilk kilometrede bir tarafınızı kırarsınız. Bunun için trail ayakkabı kullanmanız gerekir. Bu ayrımların pazarlama için olduğunu düşünenler, trail olmayan bir ayakkabıyla ormanda koşmayı deneyerek cevabı kendileri de bulabilir.

Özetle, topuğu kalın diye koşu ayakkabısı almayın. o kalınlık dayanıklı olsun diye değil. Siz vibram tabanlı bir ayakkabı bakın.
0
thracia
(29.03.24)
Arkadaşlar benim problemim taban ile değil yanlış anlaşılmış. Taban hiçbir zaman yıpranmıyor diyebilirim. Topuk derken bildiğimiz örneğin ayakkabı çekeceği ile ayakkabıyı giyerken yardım aldığımız ayakkabının geri tarafından bahsediyorum. O bölge hangi ayakkabıyı alırsam alayım yanlış basış yanlış yürüdüğümden dolayı muhtemeldir ki parçalanıyor. Koşu ayakkabısının topuk bölgesi havaya kalkık olduğundan belki yanlış yürüyüşümü böyle düzeltebilirim diye düşündüm.
0
🌸Speed writer
(31.03.24)
Topuk kisminda basis hatasi olan biri olarak Nike Pegasus serisini ve Adidas Ultraboost serisini kullandigimdan spor ayakkabilariyla ilgili tum sorunlarim/arayislarim bitti.Ozellikle Nike Pegasus giydikce bu ayakkabinin tabanini tasarlayanlara sukurlerimi sunuyorum.Bunlari denediniz mi?
0
turkuaz
(31.03.24)
skechers'ı hiç kullanmadım ama decathlon'un spor ayakkabılarına bakmanızı tavsiye ederim. adidas duramo ile aynı zamanda aldım hemen hemen. 3 yıl olmasına rağmen adidas'tan sağlam çıktı. adidas ayakkabı yırtıldı falan decathlon'dan aldığımda ne yırtık var ne çizik. çok rahat olması da cabası. öyle çok para bayılmaya gerek yok bence.
0
nothing in my way
(31.03.24)
(7)

Diğer inançlara sahip insanların orada kalma sebepleri ney?

ananiyimioguz
Veya şöyle sorayım, farklı inançlara sahip kişiler, tek doğru olarak kendilerinin seçtiği yolu mu görüyorlar yoksa "başka dinler de var biliyorum ama biz bu yolu seçmişiz" gibi bir farkındalığa sahipler mi?Yoksa bu soru inanç ile çelişiyor mu? Yani ben ineğe tapıyorum diyelim, bunun için geçerli seb
Veya şöyle sorayım, farklı inançlara sahip kişiler, tek doğru olarak kendilerinin seçtiği yolu mu görüyorlar yoksa "başka dinler de var biliyorum ama biz bu yolu seçmişiz" gibi bir farkındalığa sahipler mi?

Yoksa bu soru inanç ile çelişiyor mu? Yani ben ineğe tapıyorum diyelim, bunun için geçerli sebeplerim var. Farklı bir yoldan gittiğimin ve bizim de kendimizce böyle bir motivasyonumuz var'ın farkında mıyım yoksa diğer herkes yanlış da ben doğruyum gibi bir inanç mı olmalı illa bir şeye inanıyorsam?

Mesela bir hristiyan neden o inancını sürdürüyor? Hani biz diyoruz ya son din bizimki o yüzden buna inanmamız lazım.

E madem son din bizimki gibi bir kanıtlanabilir bir şey var elimizde, diğer farklı inançtakiler neden bizimkine inanmıyor? Bunu sadece biz mi biliyoruz? Bizim savımızı neden onlar benimsemiyor? Öyleyse güçsüz mü bizim savımız?

Bir hristiyanın, bir budistin, bir musevinin hala orada durma motivasyonu nedir yani?

Veya biz nasıl ki tek doğru bizimkidir... gibi bir inançla bağlıysak, onlar da öyle bağlıysa, bizim inandığımız din de onlarınkinden farksızsa, burada bizimkini özel kılan nedir? Başkalarının dinlerine nasıl bakıyorsak, onlar da bizimkine aynı boş vermişlik veya inançsızlık ve yanlışlık ile bakıyorsa, biz de bir illüzyonun içinde olamaz mıyız?

Yani aynı bedende ingilterede doğdunuzu düşünün, büyük olasılıkla hristiyan olacaktınız. Şimdi oradan orta doğuya bakın. Müslümanlığa bakıp ne düşüneceğizi düşünün. Veya yahudiliğe. E şu an aynı şekilde biz de burada müslümanlıktan onlara bakıp aynı şeyleri düşünüyoruz. Demek istediğimi anladınız mı yani tek doğru bizimkidir nasıl diyebiliyoruz, orada doğsaydık başka bir şey diyecektik.

Bir hristiyanın, bir budistin, bir musevinin hala orada durma motivasyonu nedir yani? Sorusuna cevap tabii ki yetiştirilirken büyüdüğü kültür ama yetişkinlikten, yani düşünmeye ve sorgulamaya, araştırmaya başladıktan sonra da kalıyorsa neden kalıyordur? Çok çok nadir din değiştirenler veya dinden uzaklaşanlar var. Diğerleri sorgulamıyor mu?
0
ananiyimioguz
(27.02.24)
Sen hasan mezarciya neden inanmıyorsan, Hristiyanlar da o yüzden Muhammed e inanmıyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.02.24)
Senin burada durma motivasyonun nedir? Sen Müslüman olmadın, Müslüman doğdun, Acaba deyip dinini araştırdın mı? Kuran'ı hiç baştan sona Türkçe okudun mu? Farklı tefsirler var deyip tefsirler arası kıyaslama yaptın mı? Tam tercümesi olmayan arapça kelimelerin özünü anlamaya çalıştın mı? Eski Ahit ne der, yeni Ahit ne der diye baktın mı? İncil'i okudun mu mesela, On emir nedir, niyedir, araştırdın mı? Kuran'da Avesta'dan izler bulmaya çalıştın mı? Roma Paganizmi ile Yunan Paganizminin arasındaki farka kafa yordun mu? Bugünün dinlerinde Amon Ra'dan izler aradın mı?

Yanlış anlama. Bu sorular sana değil. Biz Müslüman olmadık, Müslüman olarak doğduk. Bize ne söylendiyse, gerek kendi dinimizle ilgili, gerekse diğer dinlerle ilgili ona inandık. Motivasyonumuz falan yoktu. O din mensuplarının da bir motivasyonu yok.
0
Mirket
(27.02.24)
Şahsen farklı milletlerden sonradan Müslüman olan çok fazla insanla tanıştım bunların içinde Avrupalı, Afrikalı ve bir çok Rus var benim tanıdıklarımın ortak özelliği ise çok fazla okuyan araştıran insan olmaları çevrelerinde bir müslüman tanıdığı arkadaşları olmamasına rağmen araştırarak tamamen kendi iradeleri ile İslamiyet'e geçmişler hatta en son tanıştığım Rus arkadaşın yaşadığı bölgede hiç müslüman bulunmuyor genel olarak şunu söyleyebilirim öncesinde İslamiyet'e ve müslümanlara karşı önyargılı veya yanlış bilgiye sahipler genelde öncesinde ateist veya deizme yönelmiş kişiler. Bu konu açıldığında İslamiyet'in inkar edilemeyecek hakikatlere sahip olduğunu ve mantığa hitap ettiğini ifade ediyorlar.

Bizdeki ateisme, deizme veya satanizm gibi inançlara özenen kişiler ise tamamen popülizmin tesisiyle ve sosyal medyanın etkisiyle bu tarz inançlara veya inançsızlığa yöneliyorlar aslında bir temelleri ve omurgaları yok mensup oldukları inanç veya kimlik hakkında bilgi sahipleri değiller sadece propoganda ne yönde ise o yöne meylediyorlar moda gibi veya takım tutmak gibi.
0
doharkoman
(27.02.24)
Semavi dinler özelinde her din kendinden sonra gelen dinleri yalancılıkla suçlar. Hıristiyanlara göre Muhammed yalancıdır. Hatta orta çağ'da bazı hıristiyanlarca deccal olduğu düşünülür. Aynısı isa için de geçerli. Yahudiler eski ahit'te bahsedilen mesih'in isa olamayacağını, isa'nın eski ahit'te verilen mesih tanımına asla uymadığını söyler. Kendi aklınızla bir karar vermiyorsanız, ailenize veya bir din bilginine gidip "bakın ama böyle bir din varmış, son din olduğunu iddia ediyor" derseniz muhtemelen "boş ver onları, onlar yalancı" gibi bir cevap alırsınız. Kaldı ki hıristiyanlar İsa'nın tanrı olduğuna ve hakikati zaten dünyaya getirdiğine inanırlar. Dolayısıyla ondan sonra daha önemli bir güncellemenin gelecek olduğuna inanmaları mantıklı değil. Tanrı bizzat tecessüm edip gerçekleri söylemiş, daha sonra gelecek fanilerin ne önemi var diye düşünürler.

Semavi olmayan dinlerin birçoğu (bunların bir kısmı dinden çok öğreti gibidir) tek ve asıl din olma iddiası taşımazlar. Dolayısıyla diğer dinleri ve öğretileri kabul etmeleri daha kolay olur.

Öte yandan bir üst cevapta popülizm falan diye saçmalayan arkadaşı ciddiye almayın lütfen.
0
stronzo
(27.02.24)
İnsanların büyük bir kısmı bu konuya kafa yormuyor, doğduğunda gördüğü gelenek ile devam ediyor.

Yani özellikle bu dinle devam etmeliyim motivasyonu yok, diğer kültürel konulara baktığınızda da aynısını görürsünüz. Kolay kolay başka bir yaşam, yemek, giyim kültürü benimsenmez, insanların büyük bir kısmı gördüğüyle devam eder.
0
xephyr
(27.02.24)
Burada asıl sorulması ve üzerine düşünülmesi gereken şey, "A dinine inanan birini B dinine geçmekten alıkoyan şey ne?" sorusundan ziyade, insanları bir dine inanmaya iten ve inanmaya devam ettiren şey ne? sorusu olmalı.

İnsanın dine inanma ihtiyacının sebeplerini ve dinler tarihini incelediğinizde zaten bu soru otomatik olarak oluşuyor. Tarih boyunca pek çok mitolojik anlatı birbirini etkiledi ve besledi. İnsanlar da tarihin farklı dönemlerinde bu anlatıların peşinden gittiler. Peki ne oluyor da bu kadar bilimsel gelişme varken insanlar hala uçan bir atın üzerinde göğe yükselme mitine inanmaya, ayı ortadan ikiye ayırma hikayelerine inanmaya devam edebiliyor ve bugün dahi, burada bunun propagandasını yapma motivasyonuna sahip olabiliyor?

Bence bu soruya verilecek cevapları, daha yukarıdan bir pencereden bakarak insan varlığını sosyolojik olarak anlamanın da bir yolu.
0
thracia
(28.02.24)
manevi inanç ve pratikleri rasyonalize edip, içlerinden birinin diğerinden daha doğru olabileceğini varsaymışsınız. maneviyata belli bir vakit ayırmış; biz neyiz, nereden geldik neden buradayız ve buranın öncesi sonrası nedir gibi konuları düşünen, tabiatı takdir etmeyi bilen herkes bulunduğu kültürün dini ritüellerini anlamlı bulmaya yatkındır. ancak temelde hepsi aynı şeyi yapar. ve olayın temelde aynı olduğunu o insanlar anlar. bu soruyu sorduğunuz için, sizin henüz düzenli bir pratiğe sahip olmadığınızı varsayıyorum. herhangi bir keşiş, imam ve papazın birbiriyle sohbetini canlandırın. onların "bizim savımız" ya da "desteklemek"ten bahsedeceklerini sanmıyorum. dini öğretilerden gelen farklar kültürel ve dünyevidir. bunlar olaya maddi boyuttan bakan biri için her şeymiş gibi görünür. "vay canına biri yumurta boyuyor diğeri oruç tutuyor diğeri et yemiyor diğeri kök bitki yemiyor. bunların hepsi aynı anda 'doğru' olamaz" diyebilirsiniz. ancak dinin varlığı maneviyattan gelir. niyette ve insanın içinde olan dışarıya farklı biçimlerde yansıyabilir. neticede kültlerin ortaya çıkışlarında konum ve zamanda farklılıklar var. iklimler ve kültürler farklı. tehdit ve fırsatlar farklı. yas ve kutlamalar farklı. bu yüzden dışarıdan baktığımızda işin maddi kısmı farklı görünecek. manevi boyutta aynılar. daha da derine gidip manevi kısmı da rasyonalize etmeye çalışırsanız bazı tezli programlara başvurabilirsiniz :)
0
Etanglement
(28.02.24)
(4)

kel kafaya şampuan önerisi

ahm1
yıllardır kepek şampuanı kullanıyorum. şimdilerde kafamı kazıtmaya başladım.benim yine de şampuan kullanmam gerekiyor mu? gerekiyorsa kepek şampuanı mı yoksa normal şampuan mı kullanmalıyım?
yıllardır kepek şampuanı kullanıyorum. şimdilerde kafamı kazıtmaya başladım.

benim yine de şampuan kullanmam gerekiyor mu? gerekiyorsa kepek şampuanı mı yoksa normal şampuan mı kullanmalıyım?
0
ahm1
(16.01.24)
yağlı sabunla geç
0
lambırcek
(16.01.24)
Beyaz sabun on numero
0
apocalipy
(16.01.24)
Kazıttıysanız şampuana hiç gerek yok saçlıyken de pek faydalı bir şey değil parabensizi, veganı, temiz içerikli derken fiyatları can yakıyor, daha doğal şeyler deneyin nemlendiren güzel doğal sabunlar var.
0
Semi
(17.01.24)
Kepek, saçla değil saç derisiyle ilgilidir. İsterseniz kafayı usturaya vurun eğer kepek sorunu yaşıyorsanız yine yaşamaya devam edersiniz.

Kepek sorunu maalesef öyle sabunla, şampuan seçimiyle vs halledebileceğiniz bir mesele değil. Kötü haber şu; kepek sorununu kalıcı olarak çözen bir şampuan, saç losyonu, ilaç vs yok. En pahalı ürünü de alsanız, en namlı dermotoloğa da gitseniz maalesef bunu çözmenin kalıcı bir yolu yok.

Peki ne yapacağız? Kepek için özel olarak üretilmiş ilaçlı şampuanlar var. Bunları ilk kullandığınızda mucizevi bir şekilde bir anda bıçak gibi kepek sorununu çözüyor. Ta ki vücudunuz şampuanda kullanılan ilaca bağışıklık geliştirene kadar. Sonra kepek hemen geri geliyor. Bu durumda yapacağınız şey ara ara farklı etken maddeli şampuanlar kullanarak bu süreyi uzatmak. 2 hafta bir şampuan, 2 hafta bir başkası gibi.

Yani robotik kol yapıp bunu sinir uçlarına bağlayabilen modern tıbbın şuna hala kalıcı bir çözüm bulamaması gerçekten rezalet gibi rezalet.
0
thracia
(17.01.24)
(4)

Kitap dizisinin adını bulmama yardım edin

dün dündür bugün bugündür
Kitap kurtları toplaşabilir mi lütfen: Babil kitapligi serisi gibi birçok farkli yazara ait kitaptan oluşan bir kitap dizisi var, kitap sırtlarinda 1 den baslayan numaralar var ve kitaplar genelde ince, bu serinin adinin hatirlayan var mi? (Çilekli kitaplar degil)
Kitap kurtları toplaşabilir mi lütfen:
Babil kitapligi serisi gibi birçok farkli yazara ait kitaptan oluşan bir kitap dizisi var, kitap sırtlarinda 1 den baslayan numaralar var ve kitaplar genelde ince, bu serinin adinin hatirlayan var mi? (Çilekli kitaplar degil)
0
dün dündür bugün bugündür
(14.01.24)
Az daha detay? Kitapların türü ne, kapak rengi hatırlıyor musunuz? Eski seri mi, devam ediyor mı?

İthaki karanlık kitaplığın sırtlarında numaralar var.
Daha eskilerden baskan bilimkurguda sırt numaraları var.
0
kobuzchu kiz
(14.01.24)
Everest acik hava serisiymis, buldum, ama seti satan yer bulamadim bu defa da :/
0
🌸dün dündür bugün bugündür
(14.01.24)
lapetite
(15.01.24)
Amazon satıyor bu seriyi;

www.amazon.com.tr
0
thracia
(15.01.24)
(2)

pdf'ten epub'a en verimli dönüştürme

gule gule
kindle mobi'den epub'a geçtiğinden beri sadece pdf bulunan dosyalarda sıkıntılar olmaya başladı. calibre'den yapıyorum fakat sonuçlar çok kötü, karakterler ve sayfalar çok patlıyor.pdf -> epub işini iyi yapan bir program ya da websitesi var mı sizin kullandığınız ve tavsiye edebileceğiniz?
kindle mobi'den epub'a geçtiğinden beri sadece pdf bulunan dosyalarda sıkıntılar olmaya başladı. calibre'den yapıyorum fakat sonuçlar çok kötü, karakterler ve sayfalar çok patlıyor.

pdf -> epub işini iyi yapan bir program ya da websitesi var mı sizin kullandığınız ve tavsiye edebileceğiniz?
0
gule gule
(02.01.24)
Ben calibre isimli programı kullanıyorum yıllardır. Gayet de işimi görür
0
limonlu eksi
(02.01.24)
pdf'ten convert işi en sıkıntılı olanı. Şimdiye kadar kullandığım hiçbir çevirici hatasız çevirmeyi başaramadı maalesef.

Denediklerimin içinde en temiz yöntem, pdf'i önce ocr formatına, daha sonra ocr'den epub'a çevirmek. Ocr formatına çevirmek için ücretsiz pek çok online converter programı bulabilirsiniz internette. Daha sonra ocr'den epub'a çevirdiğinizde diğer format geçişlerinden çok daha temiz bir çıktı alınabiliyor.
0
thracia
(02.01.24)
(8)

Dyson süpürge hakkında

orin
merhabalar. evde bir robot süpürge ve yaklaşık 10 yıllık bir normal süpürge var. aklımda ne zamandır kablosuz bir süpürge de almak vardı fakat çok zaruri bir ihtiyaç olmadığından erteledim. yeni yıl ile birlikte çoğu şeyin fiyatlarının artacağına dair bir düşüncem var. dyson süpürgelere bakıyorum da
merhabalar. evde bir robot süpürge ve yaklaşık 10 yıllık bir normal süpürge var. aklımda ne zamandır kablosuz bir süpürge de almak vardı fakat çok zaruri bir ihtiyaç olmadığından erteledim. yeni yıl ile birlikte çoğu şeyin fiyatlarının artacağına dair bir düşüncem var. dyson süpürgelere bakıyorum da son çıkanı 26500 tl. sizce bu durumda çokta elzem olmayan ama ileride fiyatının da artacağını düşündüğünüz ürünü almalı mıyım? birde eğer alacaksak olsanız siz hangi modeli tercih edersiniz?
0
orin
(26.12.23)
Kablosuz süpürgelerde en büyük sorun batarya. Nası en iyi telefon iphone ama şarjı belli süre sonra yetmiyor onun gibi düşünün. Batarya işini dünya çözene kadar çok para vermenin anlamı yok. Ben tineco aldım, batarya değişimi özelliğine de para verdim en azından 5 6 sene götürür. Bu süpürgelerde fark çekiş gücü ve bataryanın süresi. Ancak zaman geçtikçe bataryalar ölecek. Çok para vermek yerine bir mağazaya gidip deneyin batarya büyüdükçe ağırlığıda artıyor.
0
mikahakkinen
(26.12.23)
hayır sırf fiyatlar artacak diye alınmaz.

dyson özeline gelirsek, dyson pil konusunda çok iyidir, farklı arızlar olabilir fakat pille sorun yaşamazsınız.

en güncel model dediğiniz sanırım gen5, bu cihaz fiziksel olarak çok ağır ve pahalı.
gerçekten kablosuz dysona ihtiyacınız varsa v10 modelini tavsiye ederim, f/p modelidir.
0
nuisance
(26.12.23)
hayır sırf fiyatlar artacak diye alınmaz +1
ikame olarak kullandığınız bir ürün varken almanız biraz gereksiz, ha eski süpürge iyi çalışmıyor kullanım ömrü doldu deseniz belki.
dysonun bana haznesi çok küçük geliyor tüm ev tek seferde boşaltmadan süprülmüyor, evde hayvan varsa bu boşaltma 3-4 kere tekrarlanıyor.
ve ağır gerçekten klasik süpürgeden dysona geçecekseniz 1 odada kolum yorulmuştu.
0
eja
(26.12.23)
v10 tercih edilebilir. lazer ışık çok önemli değil bence. onun haricinde diğerleri hemen hemen aynı özelliklere sahip.

v10 incelemesi
youtu.be
0
walter white kilikli
(26.12.23)
güç kontrol düğmesinin önemini göz önünde bulundurursak v12 iyi. bence hepsi hayvan tüyünü iyi temizliyor geriye biraz dijital showlar kalıyor. v15 ve v8 kullanan biri olarak 12yi ideal görürem.
0
ala09
(26.12.23)
ben de bir suredir bakiyorum, v10 alip gececem buyuk ihtimal. v10 ile v15 arasinda pek bir fark yok gibi ama fiyati iki kati, dyson'da apple mantigiyla ilerleyen bir marka.
0
cooperr
(26.12.23)
Ben philips aqua trio aldim cok memnunum
0
instant crush
(27.12.23)
Fiyat artacak diye alışveriş yapacaksak işin içinden çıkamayız çünkü iğneden ipliğe zam gelmeyen ya da gelmeyecek tek kalem bile ürün yok.

Dyson v12 tavsiye ederim;

* Öncelikle v12 oldukça hafif ve kullanması diğer modellere göre çok daha kolay
* V12 diğer modellerde olduğu gibi tetiğe basarak çalışmıyor. Bu da net bir kullanım kolaylığı sağlıyor. sürekli el tetiğe basılı olmak zorunda değil.
* Toz haznesi 10 saniyede temizleniyor. Bu yüzden haznenin küçük olmasının, çabuk dolmasının falan bir önemi yok. Diğer avantajlarını düşününce 10 saniyede boşaltıp devam etmek hiç dert olmuyor.
* Eco modunda kullanıyorum ve yaklaşık 2 yıldır pil ile ilgili hiçbir sorun yaşamadım. Günde 5 dakka şöyle bir geçince zaten artık toz da olmuyor, kullanması çok pratik olduğu için yormuyor ya da süpürmek iş gibi gelmiyor.
* Çekim kuvvetinin düşük olmasının çok bir önemi yok çünkü önünde sürekli dönerek tozu kiri hazneye iten bir rulo olduğu için her halukarda temizlemiş oluyor. Bu yolların kenarlarını temizleyen fırçalı küçük belediye temizlik araçları gibi, çeri çöpü içeri doğru alarak çalışıyor.

Ez cümle alınır mı? Bence eğer vaktiniz kıymetliyse, kendinize ayırdığınız kısıtlı vaktitten süpürgeye ayırdığınız zamanı azaltmak istiyorsanız alınır.
0
thracia
(27.12.23)
(3)

TV önerisi

cemallamec
> evde TV yok> arkadaşlarım ve ailem -en azından ses olur diye- TV almamı söyleyip duruyorlar> TV izlemiyorum hiç> en azından smart TV kısmını kullanayım diyorum> bana smart TV’si çok iyi olan bir TV modeli önerir misiniz?> başka arkadaş da şubatta alır o zaman yeni TV’ler gelir diyor, sizce?
> evde TV yok
> arkadaşlarım ve ailem -en azından ses olur diye- TV almamı söyleyip duruyorlar
> TV izlemiyorum hiç
> en azından smart TV kısmını kullanayım diyorum
> bana smart TV’si çok iyi olan bir TV modeli önerir misiniz?
> başka arkadaş da şubatta alır o zaman yeni TV’ler gelir diyor, sizce?
0
cemallamec
(25.12.23)
Smart kısmı iyi (tartışılır) olan ve haliyle pahalı bir tv yerine ben olsam ucuz bir tv alır yanına Apple TV ya da android box alırdım. Her türlü daha verimli olacaktır.

Ya da Samsung smart monitör olarak arattığınızda çıkacak ürünlerden biri olabilir, tv tuner’i olmadığından daha ucuz.
0
orient blue
(25.12.23)
freebird5406_2
(25.12.23)
Philips Ambilight TV tavsiye ederim. Android işletim sistemi olduğu için ilave bir android box vs almanıza da gerek yok. Gayet hızlı ve akıcı. Ayrıca ışık olayı da gerçekten ortama bir ambiyans katıyor.

www.amazon.com.tr


Eğer özel talepleriniz yoksa, oled ekran olsun ya da ben televizyona playstation bağlayıp oyun da oynayayım demiyorsanız bu televizyon son derece yeterli.
0
thracia
(26.12.23)
(15)

Tadı guzel ortalama viskiler

sanguine
Bugüne kadar hep dışarıda içtim, içiyorum. Geçen Carrefourdan passport diye bir şey aldım, resmen zehir, absinthe gibi bir şey çıktı daha önce kokusuyla tadı bu kadar acı sert bir şey görmedim. Içemiyorum resmen. Carrefour ya da migrostan alabileceğim 1000 liraya kadar tadi düzgün, sert olmayan, hat
Bugüne kadar hep dışarıda içtim, içiyorum. Geçen Carrefourdan passport diye bir şey aldım, resmen zehir, absinthe gibi bir şey çıktı daha önce kokusuyla tadı bu kadar acı sert bir şey görmedim. Içemiyorum resmen. Carrefour ya da migrostan alabileceğim 1000 liraya kadar tadi düzgün, sert olmayan, hatta şekerli de olabilir viski var mi ya da illa viski olmak zorunda da değil aslında. Şarap ve bira içmekten sıkıldım, kokteyller de çok pahalı artık.
0
sanguine
(25.12.23)
Sert olmayan sorusunun cevabi genelde Irlanda viskileri oluyor. 3 kez distile edildikleri icin daha yumusak icime sahipler.

Turkiye'de Jameson gordugumu hatirliyorum. Ama eger varsa Bushmills'in Black Bush'unu oneririm, hafif isli ama bir yandan vanilya kokulu icimi rahat ve makul fiyatli bir viskidir.
0
sertac akin
(25.12.23)
Passport Scotch hiç içmedim ama ucuz bir viski olması nedeniyle tadının güzel olmaması normal.

Yumuşak içimli ve uygun fiyatlı (1.000 TL civarına ne yazık ki artık sadece uygun fiyatlı viskiler alınabiliyor) viski için İrlanda viskilerine bakmalısınız. Türkiye'de Jameson, Tullamore Dew ve Bushmills'i neredeyse bütün büyük süpermarketlerde bulmak mümkün.

Aslında konyak daha yumuşak içimlidir, konyak da deneyebilirsiniz. Metaxa (7 Yıldız) görece uygun fiyatlı ve yumuşak içimlidir. Fransız konyakları ise ne yazık ki uçtu gitti.
0
10551037
(25.12.23)
bell's
nispeten hafif içimli bir viski, fiyatı da uygun baya
bence deneyebilirsin.
(git: eksisozluk111.com)
0
veddin vele biddin
(25.12.23)
Bana göre sıkıntısız kafa yormayan fiyatı normal viskinin adi black label. Ne alacaginizi hep bilirsiniz.

Onun dışında irlanda viskileri su gibi gidiyor+1
Zamanında peaky blinders izlerken bir sise bir haftada bitti.
0
logisticsmanager
(25.12.23)
Şekerli diyorsaniz rom bakabilirsiniz. Her rom değil bu arada ama şekerli romlar var (aklima gelen benim sevdiğim ama pahalı el dorado 12 ya da diplomatico reserve exclusif)

Şekerli viski aklima hic gelmedi. Eğer isterseniz gidin ucuz burbon alın (jim beam falan) kokteyl yapın mis gibi.
0
logisticsmanager
(25.12.23)
Dimple ... genelde sek içilir, buz bile olmadan keyifle içebilirsiniz. Yanında da bitter çikolata. Afiyet olsun.
0
alfired
(25.12.23)
bushmills ve singleton içmesi çok rahattır
0
delidiyorum
(25.12.23)
white horse, ballantines, famous grouse, jameson ilk akliima gelenler.
0
bay b
(25.12.23)
Jack Daniel's Gentleman Jack, oldukça lezzetli.
0
kimlanbu
(25.12.23)
Viski - Glauk
Rom - Bumbu
0
lüzumsuz adam
(25.12.23)
Hafif ve damakta kısa, içimi gayet kolay bir kanada viskisi tavsiye edeyim ben de. J.P Wiser's.

Bunun 10 yıllığı carrefour'da indirimde sanırım şu an. 650 civarıydı yanlış hatırlamıyorsam.
0
thracia
(25.12.23)
Black label, singleton,
0
oligomer
(25.12.23)
O fiyat aralığında single malt olarak the glenlivet the founder's reserve ve the singleton off dufftown fena değil.
0
iwasbornonamountainside
(25.12.23)
Çok teşekkürler herkese
0
🌸sanguine
(25.12.23)
jameson senin ilacin kral. bildigin tatli.
0
baldur2
(26.12.23)
(3)

dyson elektrikli süpürge kullananlar

tavish11
model konusunda yardıma ihtiyacım var. bir arkadaşım japonya'dan dyson getirecek. japonya'nın amazon'u rakuten'de aşağıdaki model çok popülermiş. 1000'den fazla yorum var. model adı dyson cyclone v10 fluffy sv12 ff lfhttps://item.rakuten.co.jp/dyson/244396-01/?s-id=review_pc_id_item_01türkiye'd
model konusunda yardıma ihtiyacım var. bir arkadaşım japonya'dan dyson getirecek.

japonya'nın amazon'u rakuten'de aşağıdaki model çok popülermiş. 1000'den fazla yorum var.

model adı

dyson cyclone v10 fluffy sv12 ff lf
item.rakuten.co.jp

türkiye'de de satılan bir modelmiş ama pek yorum göremedim
www.akakce.com

sizce alınır mı?
0
tavish11
(24.12.23)
Bizde v15 var. Kedi ile birlikte yaşayan insanlar olarak çok işimize yarıyor.

En son çıkan modeli ise Gen5detect diye geçiyor. Bahsettiğiniz model de mutlaka iyidir ama ben olsam daha yeni modellerden birisini alırdım.

Japonyadan süpürge getirmenin fiziksel zorluğu konusuna girmiyorum.
0
pispinti
(24.12.23)
v10 kullanıyorum, kesinlikle tavsiye ederim.

alırken v10,v12,v15 test edip aldım. V15, V10'a göre çok ses çıkarıyor ve çok ağır. V10 daha pratik geldiği için v10u aldım.

v12'nin de haznesi küçük olduğu için tercih etmedim
0
PoscheN
(25.12.23)
Ben v12 kullanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.

10 saniyede boşaltabildiğin bir haznenin büyüklüğü bence önemli değil. (10 saniye abartı değil) Kaldı ki günlük 5 dakikalık bir süpürme rutininde zaten hazne dolmuyor bile.

Ancak bununla birlikte çok daha hafif olması kullanırken büyük avantaj sağlıyor. Bir de en büyük avantajı, diğer modeller gibi tetikli olmayışı. sürekli tetiğe basmanız gerekmiyor.

Evde robot süpürge vardı, dyson'dan beri çalışmıyor, çünkü robotun 1 saatte yaptığı işi dyson 5 dakikada bitiriyor.
0
thracia
(25.12.23)
(10)

Emanet arabayla alkollü kaza ve etik sorular

furry burns
Merhabalar,Dün gece kardeşimle beraber bir arkadaşımızın evine gittik. Baya bir alkol tüketildi, biz araçsız gittik içeceğimizi bildiğimiz için. Arkadaşsa arabayla geldi eve. Normalde aile evinde kalıyor 5 dakika mesafede, bu evse 20 gün sonra evlenince oturacağı ev. Neyse işte gecenin sonunda biz k
Merhabalar,

Dün gece kardeşimle beraber bir arkadaşımızın evine gittik. Baya bir alkol tüketildi, biz araçsız gittik içeceğimizi bildiğimiz için. Arkadaşsa arabayla geldi eve. Normalde aile evinde kalıyor 5 dakika mesafede, bu evse 20 gün sonra evlenince oturacağı ev. Neyse işte gecenin sonunda biz kalkınca arkadaş ısrarla marmaray'a bırakayım dedi. En az 3 kere taksiyle gidicez dememize rağmen, zaten arabayla çıkıcam eve geçmek için sizi de atayım dedi. Bizim de tabi tam kendimizde değiliz, okey diyip bindik. Çok geçmeden epey de hızlıyken ışıklarda duran bir araca arkadan baya sert vurduk. Hava yastıkları açıldı vs. Araba da müdürünün arabası, arkadaşın değil. Vurduğumuz araçtakiler tutanağı imzalamadılar, polis çağırdılar. Promil kontrolü vs. Derken arkadaş karakola götürüldü.

Şimdi şu anki durumda alkollü olduğu için karşı tarafın da hasar sorumluluğu da arkadaşta. Baya büyük bir mali külfet ortaya çıkacak.

Böyle bir durumla karşı karşıya kalsaydınız ne yapardınız, nasıl davranırdınız? Zarara ortak olur muydunuz? Etik olarak nasıl yorumluyorsunuz.
0
furry burns
(26.11.23)
zarara ortak olmanız için hiçbir neden yok, teklif bile etmeyin.
alkollü araç kullanması zaten yeterince yanlış, sonuçlarına kendisi katlanacak.
0
sta
(26.11.23)
böyle bir hata yapılmış, yapmam diye büyük konuşmayayım.

ben zarara ortak olurum, sonra da o kişiyle arkadaşlığımı keserim 10-15 senelik arkadaşım değilse.
0
gule gule
(26.11.23)
Ben o araca binmezdim. Bindiysem kendimi sorumluluğa ortak hissederdim.

Yasal olarak sorumluluğun olmaya bilir ama etik açıdan böyle.
0
Mirket
(26.11.23)
Aracı kim kullanıyorsa her türlü sorumluluk onundur, o kadar içki içip yok illa ben bırakacam artistliği yapan birine 1 kuruş bile vermem ama hatanın büyüğü sizde aslında öyle bir sürücünün arabasına bindiğiniz için.
0
Bir ben var benden şurada
(26.11.23)
Zarara ortak olmazdim.
Eğer arkadaşımı zorla kendimi biraktirsam olurdum ama olmadığı için olmazdim.
Sizdeki hata kendi caninizi riske atmaniz.
0
logisticsmanager
(26.11.23)
çok kötü bir durum. kasko ödeme yapmaz, trafik sigortası da muhtemelen ödemeyecek. iki aracın da hem tamir hem de değer kayıpları sürücüye patlayacak. araçları bilmiyorum ama milyonluk fatura çıkabilir. açıkçası bence zarara ortak olmamalısınız. bunun etiği falan yok. alkollu sürmemesi gereken bir kişi var.

konuyu bile açmayın, bir defa konuşulursa söz vermiş gibi algılanabilir. tabi insanlık geregi ufak masraflar, hastane süreci, karakol vs. sürecinde bu kişiyi yalnız bırakmamak gerekir.
0
orpheus
(26.11.23)
Siz, sizi bırakmasını isteseydiniz ve bu kaza olsaydı kendinizi suçlu hissetmeniz normal olurdu.

Ama siz 3 kere "taksiyle gidicez" demenize rağmen vatandaş "zaten arabayla çıkıcam eve geçmek için" demiş. Yani siz arabaya binmeseniz de o arabayla gidecekti, sizin yüzünüzden olmadı bu kaza.

Geçmiş olsun, alkollü araç kullanma hakkınd açok daha ciddi yaptırımlar ve kamu eğitimleri olmalı.
0
John Bloor
(27.11.23)
Araba sürücünün sorumluluğumdadır.
Beni bırakması için ısrar etsem bile 5 kuruş para vermezdim.
Bunun etikle falan alakası yok. Aracı kullanan o ben mi dedim git araca vur.
Beyle şeyleri niye kafaya takıyorsunuz hiç anlamıyorum.
0
my fault
(27.11.23)
Soruyu biraz değiştirerek şöyle sorayım; eğer kaza esnasında size veya kardeşinize fiziksel bir zarar gelmiş olsaydı yine bu masrafı ödemeyi etik olarak tartışmaya açar ve acaba ödesem mi diye düşünür müydünüz? Ya da örneği daha da sivriltelim; sizde ya da kardeşinizde kalıcı bir hasar oluşsaydı kaza sonrasında, yine de arabanın masraflarına ortak olmayı düşünür müydünüz?

Ortada yanlış olduğu bile bile alınmış bir karar var; alkollüyken direksiyon başına geçmek. Bunun da cezası, yasalarla belirlenmiş. Kararı veren, daha en başta bunu göze almış demektir. Siz de alkollü birinin kullandığı araca binerek bir hata yapmışsınız. Ancak sizin hatanızın cezası çok daha ağır olabilir, sakat kalabilir ya da daha kötüsü hayatınızı kaybedebilirdiniz. Siz de araca bindiğinizde bunu göze almış oldunuz.

Neticede herkes göze aldığı ile yüzleşir. Siz şanslıydınız, sakat kalmadınız ve ölmediniz. Ancak arkadaşınız daha az şanlıydı, hayatını kurtardı ama baştan göze aldığı cezadan kurtulamadı. Aracın başına gelenler sizin sorumluluğunuzda değil.
0
thracia
(27.11.23)
Hocam yanlış anlama ama bu duyurunu okudukça sana kuruluyorum ya, yani alkollü birinin kullandığı araç normal bir arabaya değil de arkası tamponsuz bi kamyona girseydi ne olacaktı hiç düşündün mü, bence herkes maddi hasarla kurtulduğuna şükretsin ve bir daha da bir araya gelmesin uzun bir süre.
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.