tavuk suyuna corba icin tavuğun neresi kullanilir?
fraise
Internette bin tane tarif var, aklim karisti benim de. Gogus kismini kullansam olur mu ki? Bir de basit bir tarifiniz varsa ogrensem cok guzel olur. Teşekkür ederim şimdiden herkese.Not: pirincli olan tarifler maalesef klasman disi. Yiyecek kisi bu çorbayi pirincli degil sehriyeli seviyormus.
Internette bin tane tarif var, aklim karisti benim de. Gogus kismini kullansam olur mu ki?
Bir de basit bir tarifiniz varsa ogrensem cok guzel olur. Teşekkür ederim şimdiden herkese.
Not: pirincli olan tarifler maalesef klasman disi. Yiyecek kisi bu çorbayi pirincli degil sehriyeli seviyormus.
0
fraise (08.12.14)
biz geçen tavuk bonfile diye geçen bir kısımdan yapmıştık. güzel de oldu. domatesli ve şehriyeliydi.
0
starborn
(08.12.14)
Göğüs kısmı olur tabii ki de, biraz yoğun olursa az su ekleyebilirsiniz. İçine şehriye, maydanoz ve karabiber atınca çok süper oluyor.
0
aychovsky
(08.12.14)
Gogus olur.
0
delifaruk
(08.12.14)
Ben göğüs etini başlayıp yapıyorum. Eti haşla, tencerede 2 yemek kaşığı unu zeytinyağında Kavur yavaşca soğuk su koy, karıştır, kaynamaya yakin tavuk suyunu tavuk etlerini ve 1 çay bardaği tel sehriyeyi kat, kaynsadiktan sonra bir kasede biraz yoğurt, kimin suyu ve bir yumurtanın sarisini iyice çırp ve yavaş yavaş çorbaya kat, sonrasında da karabiber ve nane ekle.
0
saklisecilmemis
(08.12.14)
Tavuk suyu icin en iyisi butun tavuk aslinda ama az bir corba icin kalcali but da iyi oluyor. Patates, havuc, kereviz le haslayip, shrine, maydanoz, taze sogan ekleyince guzel oluyor. Limon karabiber sonrada
0
sirena
(08.12.14)
en besleyici ve zor olanı bütün tavuktan yapmaktır. Bütün tavuğu parçalamak kolay değil ama lezzeti başka. Çok zor dersen kemikli but tavsiye ederim
0
trinity trinity
(08.12.14)
Tavuk suyunu tavuk suyu yapan şey, çorbaya suyunu veren sebzeler ve kemik suyudur. Dolayısıyla göğüs etini en fazla lezzet versin diye dahil edebilirsiniz ancak tek başına olmaz. En güzeli kalçalı but eti.
Güzel tavuk suyu için şöyle bir tavsiye vereyim;
Bir bütün soğanı doğramadan bütün halde kemikli but eti ile kaynatın. Temiz bir tülbentin içine birkaç büyük parça pırasa, birkaç parça havuç, bir iki parça kereviz sapı, birkaç paça maydanoz, birkaç karabiber çekirdeği yerleştirip ağzını bağlayın ve beraber kaynatın. 45 dakika haşlanan tavuğu tencereden çıkraıp küçük parçalara ayırın. soğanı, tülbenti falan çıkarıp atın.
Diyeceksiniz ki, ulen nerden bulucam ben kereviz sapı, maydanoz, pırasa bilmemne. Valla ben büyük marketlere girdiğimde bir iki maydonoz, kerevizin sapından bir dal falan kırıp cebe atıyorum.Yoksa sırf onun için kereviz mi alıcam. Pırasa olmasa da olur. Maksat tad versin.
tavuğu parçalara ayırıp, kemiklerini atıp tekrar tencereye ekledikten sonra şehriyeyi ilave edin, yaklaşık bir beş dakika sonra, bir limonu sıkıp içine yarım yumurta sarısını ilave edip biraz da tavuk suyundan ekleyerek iyice çırpın ayrı bir kapta. sonra bunu yavaş yavaş yedirerek çorbaya ekleyin.
arkadaslar dun burdan bir tv siparis verdik henuz kargoda elimize gecmedi. bugun yani siparisten 1 gun sonra tv nin fiyati tam 200 tl dusmus bir ust modeli benim aldigim fiyata saka givi. bu konuda yapabilecegim birsey var mi?
arkadaslar dun burdan bir tv siparis verdik henuz kargoda elimize gecmedi. bugun yani siparisten 1 gun sonra tv nin fiyati tam 200 tl dusmus bir ust modeli benim aldigim fiyata saka givi. bu konuda yapabilecegim birsey var mi?
0
bluewhale (05.12.14)
sipairşi iptal et 7 gün iadde hakkın var sorgusuz sualsiz. hatata paran varsa 2.ciyi sipairiş et. öteksinin iptal olmasını bekleme
0
psyence fiction
(05.12.14)
internetten aldığın ürünü 14 gün mazeretsiz iade hakkın var. müşteri hizmetlerine, gelen kargoyu teslim almazsam iade prosedürü direkt başlar mı diye arayıp bi sor bence.
0
baal
(05.12.14)
sorgusuz sualsiz iade +1
0
himmet dayi
(05.12.14)
musteri hizmetlerine ulasabilirsem sorucam
0
🌸bluewhale
(05.12.14)
kargoyu teslim alma, geri gönder. sonra da paranı al işte.
0
rygard
(05.12.14)
simdi musteri hizmetlerini aradım iptal islemini baslattım ama urun teknosa deposuna geri dondugunde para iadesi yapılacaktır ve tarafınıza konuyla ilgili geri donus saglanıcaktır dedi. simdi urunun ucuz olanını siparis etsem isler iyice karısır mi? yada kesin paranız iade edilmistir bilgisini beklemeli miyim?
0
🌸bluewhale
(05.12.14)
karışmaz niye karışsın. o ayrı sipariş o ayrı sipariş. paranın iade edilmemesi gibi bir durum olmaz.
0
battal gemalmaz
(05.12.14)
geri göndermeyle uğraşmadan önce müşteri hizmetlerini ara, "fiyatı düştü, indirim yapmazsanız iade edip tekrar alacağım, siz bilirsiniz" de. Yani durum nasılsa söyle daha doğrusu. Onlar da eşek değilse en azından hediye çeki yollar. Bir harekette bulunmazlarsa süre dolmadan iade et. Bu arada kutusunu da açmadan bekleyin mümkünse.
0
burfak
(05.12.14)
eğer kredi kartı limiti ile ilgili sorun yoksa direkt aldığını iade et, yenisini sipariş ver. Yalnız şunu unutma, eğer taksitle aldıysan kredi kartına da taskitle iade edilir.
Bu arada başlığı teknosa'dan alınan uranyumun fiyatının düşmesi diye okuyunca anladım ki bu cuma günlerinin sonuna yaklaştıkça zihin bayram yerine dönüyor.
diksiyon kursu sebebiyle bu akşam "topluluk karşısında konuşma" dersinde bir şey anlatmamız istendi. en iyi olduğum konu hukuk ama insanlara bunu anlatıp baymak istemiyorum, o yüzden izlediğim çarpıcı bir iki filmden birini anlatmak istiyorum.sorum şu; bir filmi topluluğa anlatırken spoiler verilir
diksiyon kursu sebebiyle bu akşam "topluluk karşısında konuşma" dersinde bir şey anlatmamız istendi. en iyi olduğum konu hukuk ama insanlara bunu anlatıp baymak istemiyorum, o yüzden izlediğim çarpıcı bir iki filmden birini anlatmak istiyorum.
sorum şu; bir filmi topluluğa anlatırken spoiler verilir mi? yada bir kitabı anlatırken? yani bu tür durumlarda filmin yönetmeni şöyle, oyuncusu böyle, konusu şöyle deyip geçilir mi yoksa derinlemesine anlatılır mı?
0
trajikomix (01.12.14)
Konusu hukuk olan bi film anlat. Ya da konusu ilginç olan çokça vaka var onlardan birini anlat. Hem hakim olduğun konu, hem de ilgi çeker diye düşünüyorum.
0
sehpa fx350
(01.12.14)
Film anlatmak pek iyi bir fikir değil. Başka bir seçeneği düşün bence.
0
ufukcel
(01.12.14)
12 angry men bence şahane olur. Filmden girersiniz, önyargılardan, bakış açısından çıkarsınız. Hem ilgi çekici olur, hem de hakim olduğunuz bir konu. Filmin konusunu söylemeniz bence spoiler oluşturmaz. Filmin en büyük özelliği sonu değil, sona giden yoldaki değişim. Bence bir hukukçunun gözünden filmin analizinden sonra o filmi, yapılan analizleri düşünerek izlemek daha bile etkili olur.
0
thracia
(01.12.14)
spoiler vermek olmaz bence. derinlemesine film anlatilmaz. anlatiliyorsa diger herkesin izlemis olmasi gerekir.
0
bohr atom modeli
(01.12.14)
ronald opus'un hikayesini anlatırsan kimse baymaz bence. film anlatırken spoiler vermek kötü olur bence, izleyen, izlemeyen rahatsız olabilir.
bir de nasıl anlatıcaksın ki filmi? "şimdi şöyle oluyor, sonra o gidiyor bunu yapıyor, böyle oluyor" gibi mi? bence o bayabilir esas.
edit: çok fazla "bence" kullanmışım bence, pardon
0
loveinaflipbook
(01.12.14)
şeytanın avukatı (bkz: devil's advocate) güzel bir anlatı olabilir, topluluk çok genç değilse muhakkak herkes izlemiştir o filmi.
ihtimaline bile çıldıran tek insan ben miyim lan?canlı yayında milyonlar önünde yerli sevdasıyla sneijdere bok atarken şahit olmadık mı kapakların en güzeline? bu mu gelip yönetecek takımı?fatih terim denen herif takımı bırakıp gittiğinde alayımız delirmedik mi? şimdi küçük fatih terim'i getirmek ni
ihtimaline bile çıldıran tek insan ben miyim lan?
canlı yayında milyonlar önünde yerli sevdasıyla sneijdere bok atarken şahit olmadık mı kapakların en güzeline? bu mu gelip yönetecek takımı?
fatih terim denen herif takımı bırakıp gittiğinde alayımız delirmedik mi? şimdi küçük fatih terim'i getirmek niye?
gerçekten türkiyede futbola dair ne varsa soğudum arkadaş ya.
0
ozzpwnz (28.11.14)
bu gelip yönetmeyecek takımı, rahat olabilirsin-olabiliriz.
0
baba jo
(28.11.14)
hasortmanli gidince fenerlilerle alay etmistim alirsiniz hamza hamzaoglunu sizin de mini fatih teriminiz olur raadiniza bakarsiniz demistim
allah verdi belami.
ne isi var bu adamin cografyada arasa bulamayacagi floryada
0
azizakin
(28.11.14)
Terim'den de onun yonetimdeki versiyonlarindan da nefret ediyorum.
Ancak mantikli dusununce yabanci hoca ekolunun bize, hele CL'den elendigimizi dusunursek, hic fayda saglamadigi ortada. Lig icin konusursak Hamza hoca takimi sampiyon yapabilecek 3-5 yerli teknik adamdan biri.
Bir de 6-7 ay sonra tekrar kongre var, neler olur biter bilemeyiz. Fakat Candan Ercetin'li yonetimin çogu konudaki beceriksizliğini de gördük.
0
burberry
(28.11.14)
Şimdi size olacakları en başından anlatayım;
Devre devam ederken kovulan yabancı hocadan sonra bir adet yerli hoca takıma monte edilir.
Zaten bu şartlarda ve zamanlamada iyi bir yabancı hoca bulmak neredeyse imkansızdır. Bulunsa bile takıma geldiğinde sezon sonuna kadar yıpranacağından endişe edilir.
Takıma monte edilen yurdum hocasının misyonu, takımı sezon sonuna kadar idare etmek ve olası tüm başarısız sonuçlar için darbe emici görevi görmektir.
Devre arası geldiğinde taraftarın gazını almak için takıma kısmen sükse yapacak oyuncu transferi yapılır.
Sezon sonu geldiğinde takım şampiyon olamamış ve yurdum hocası her ne kadar başarılı sonuçlar alsa da genel kanaat hocanın takıma hafif kaldığı yönünde oluşur.
Sezon bittiğinde sansasyonel transferler konuşulmaya başlar. Kesenin ağzı açılmıştır.
Ve işte beklenen sonun gerçekleşmesi için gerekli tüm şartlar oluşmuştur. Artık görev onu çağırmaktadır. O ki görevden asla kaçmaz, o ki Galatasaray söz konusu olduğunda her türlü fedakarlığa hazırdır (tabi sağlam cukka ve güçlü bir kadro kurulduktan sonra)
İnsan kendini nasıl keşfeder? (amacını, mutlu olacağı işi)
anonimuz
Başlık açık aslında, 23 yaşında er kişiyim ama kendimi keşfetmek konusunda bir adım ileriye gidebilmiş değilim. Örneğin yapamayacağım şeyleri bilmediğim için yaptığım hiçbir plana uyamıyorum. Sadede gelirsek mutlu olacağım uğraşı, işi nasıl bulabilirim? Kendimi daha iyi tanımak için neler yapmamı ön
Başlık açık aslında, 23 yaşında er kişiyim ama kendimi keşfetmek konusunda bir adım ileriye gidebilmiş değilim. Örneğin yapamayacağım şeyleri bilmediğim için yaptığım hiçbir plana uyamıyorum.
Sadede gelirsek mutlu olacağım uğraşı, işi nasıl bulabilirim? Kendimi daha iyi tanımak için neler yapmamı önerirsiniz?
0
anonimuz (28.11.14)
Riske girip yeni seyler deneyerek.
0
solemio
(28.11.14)
meraba. 23 yaşına kadar bulamadığına göre bulamıycaksın sen öyle bi şey ^^ hayatın keşfetmek ve denemek üzerine kurulu olucak. bence kötü bişi diil. ben de senin gibiydim. plan yapamıyorum, spontane kararlarla ilerletiyorum hayatımı.
0
snape i başından beri tanırım
(28.11.14)
Boşuna arama, o seni vakitsiz bir anda bulur.
0
cetoxim
(28.11.14)
Ben de benzer soru sormuşum.
Ben farklı farklı yerleri ülkeler igezmeye çalışyıorum. Himalaya Dağları Ganj Nehrine Tibete filan gitmek de istiyorum. O kişisel gelişmi kitaplarında oralara gidi pgeri gelince yaşamın anlamını bulmuş ve enerjiyle dolmuş oluyorlar ya.
durumda değişme yok, birden bir aydınlanma yaşamadığım müddetçe, normal insanlar nasıl çalışıyorsa öyle çalışacağım.
0
kahin ahtapot paul
(28.11.14)
Yapmaktan büyük keyif aldığın yada yapmak istediğin çalışmalarla ilgili mesleklere yönelebilirsin. Misal ben x işini yaparken zamanın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Gece yorgunluktan gözüm kapanana kadar çalışıyorum biran önce uykumu alsam da eksik kalan yerlerini de tamamlasam diye düşünerek uykuya dalıyorum. Varsa böyle bir hevesin o işe yönelmelisin bence.
0
maxhoper
(28.11.14)
0'ı da tüket o zaman çözüyon her bişiyi
0
selam
(28.11.14)
"Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemezsin. "
Eğer karşılaştığın şeyler seni mutsuz ediyorsa, ya da yetmiyorsa, ya da daha fazlasını arzuluyorsan, yukarıdaki cümleyi düşün. Yaptığın şeylerdeki değişiklikler seni farklı sonuçlara götürecek ve böyle böyle deneyerek kendini, hayatı, dünyayı keşfedeceksin.
İnsan rutine öyle bir alışıyor ki bir süre sonra kendisini daraltan şeyleri bile değiştirmekten korkuyor. İstiyor ki işler yolunda gitmediğinde bir anda sihirli bir deynek gelsin ve her şey değişiversin. Ama yaptıklarını değiştirmek için tek bir adım atmıyor. Aynı şeyleri tekrar ve tekrar yapıyor ve her seferinde farklı bir şeyler bekliyor. Bir şey olsun istiyor. Farklı bir şey...
İşte bu noktada yukarıdaki sözü hatırlamak ve ona göre davranmak gerek. Bu, keşfe çıkarken yelkenlerini dolduracak olan rüzgarın ta kendisi.
Vakti zamaninda boyle bir propaganda videosu cikmisti. Yarim saatur ariyorum bulamadim. Tekmeli egitim videosu cikiyor hep aranalarimda. Bulabilen var mi?
Vakti zamaninda boyle bir propaganda videosu cikmisti. Yarim saatur ariyorum bulamadim. Tekmeli egitim videosu cikiyor hep aranalarimda. Bulabilen var mi?
0
japon askeri (27.11.14)
O video Türk askeri diye yayınlanmıştı. Bir koğuşta ranzaların önünde çekilmişti. O mu?
İngiltere 2011 olayları ve Ferguson olayları vs. gösteriyor ki bu adamlar da inanılmaz bir eziklik, ırkçılığa maruz kalma durumu var. Resmen kendilerini ikinci, üçüncü sınıf vatandaş olarak görüyorlar. Ulan İngiltere'de Amerika'da yaşıyorsun vatandaşlığın var, mülteci falan da değilsin. Pezevenk Afr
İngiltere 2011 olayları ve Ferguson olayları vs. gösteriyor ki bu adamlar da inanılmaz bir eziklik, ırkçılığa maruz kalma durumu var. Resmen kendilerini ikinci, üçüncü sınıf vatandaş olarak görüyorlar. Ulan İngiltere'de Amerika'da yaşıyorsun vatandaşlığın var, mülteci falan da değilsin. Pezevenk Afrika'da, Ortadoğuda savaşın ortasında doğup, yaşasan daha mı iyiydi. Oku, çalış senin de olsun, ırkçılık varsa iki kat, üç kat çalış. Sürekli devlet bize bakmıyor, ırkçılık var geyikleri. İngiltere'de yaşadığımdan biliyorum türkün, kürdün boku dahi olamayacak yaşam formları çoğunlukta bu siyahi arkadaşların arasında. Uyuşturucu, suç vs zaten uzmanlık alanları. Siz ne düşünüyorsunuz bu zenci şükürsüzlüğü hakkında?
0
speedy (27.11.14)
Bir etnik grup daha önceki zamanlarda ezilmişse onlardan doğan nesiller de bu psikolojiyi yaşıyorlar. Belki de hayatlarında hiç ırkçılık görmeyen adamlar bile hep müzdaripmiş gibi davranıyorlar. Bu böyledir, bir nevi politika. Ne anlıyorlar ben de anlamıyorum. Aynı durum Türkiye'de yaşayan Kürtler için de geçerli değil mi ki? Hep fakir edebiyatı, değişmez, çaresi yok bunun.
0
sorumatik
(27.11.14)
Çok tanıdık değil mi?
0
35.spartalı
(27.11.14)
şimdi bu dediklerinden dolayı burada muhtemelen baya eleştiric alacaksın. ırkçılığı da hiçbir şey haklı çıkartmaz. öldürülen silahsız bir çocuğa şu renkten bu ırktan dememek lazım. Ama benim de bu konuda kafam çok karışık şimdi bi dolu arap girdi memlekete bakalım onlardan neler göreceğiz -zencilerden çok araplara takığım... evet hakketen bu adamlarda leş olan o kadar çok ki! bazen delleniyorum. ve hayır, "ama adamlar fakir, eğitimsiz vs" diyecek arkadaşlar, hiç gelmesin..tıp fakültesinde ne kadar mal ne kadar öküz, ne kadar medeniyet görmemiş arap gördüğümü ben biliyorum :(( öte yandan çalışmayıp işsizlik parasını ota uyuşturucuya ver diye ben mi dedim bunlara adamların kültürü bu?? aile anlayışları, kadına bakışları, cinselliğe bakışları, temizlik-ahlak kavramları herşeyleri sorun... genellememek lazım, insanları kendi başlarına değerlendirmek lazım, iyi tamam da bazı milletlerde öyle bir tecrübe yaşıyorsunuz ki 10 tanesinin 9u çürük elma, bu sefer de ister istemez böyle hissetmeye başlıyorsunuz.kalan 1 tanesinin hatrına yine de makul davranmaya, insanlığımızı korumaya çalışmamız lazım herhalde... ha bir de avrupadaki arnavutlar hakkında da pek iyi şeyler düşünmüyorum :p tanıdıklarımın hepsi ya kaçakçı ya torbacı ya da bunların ağababası (mafyası yani)
0
niye ama
(27.11.14)
afrikada beyaz piçler gelmezden önce savaş mı vardı la? öyle konuşuyorsunuz ki normatifliğinizle paralize oluyorum.
0
namus ninjası
(27.11.14)
"Irkçılık varsa iki kat üç kat çalış"
Bu muhteşem fikri örneklerle çeşitlendirelim;
Yani aslında deniyor ki; "ulan amk zencisi, lütfedip aramızda yaşamana izin vermişiz. Tamam arada bir seni itip kakıyor olabiliriz. Yüzlerce yıldır babadan oğula iliğnize kadar sömürüyor da olabiliriz. Daha 50 sene öncesine kadar sizi okuduğumuz okullara, bindiğimiz otobüslere de sokmuyorduk. Ama siz hiç şükretmesini bilmiyorsunuz siktimin kara köleleri ya. Ya hala afirkada olsaydınız? Daha mı iyidi? Şimdi kesin sesinizi de bize yaranmak için daha çok çalışın."
Empati kuramayan zihin engelliler için örnekleri bardakla kaşıkla vereyim;
" İş yerinde mobbing mi görüyorsun, işsiz kalmaktan iyidir. Olsun sen 3 katı daha çalış" " Hak ettiğin parayı alamıyor musun? sigortanı bile yatırmıyorlar mı? Ulan pezevenk, dağda aç bi çoban olsan daha mı iyiydi? Otur 3 katı çalış adam gibi." "Hem engellisin hem de hala sosyal haklardan mı bahsediyorsun? Adam yerine koymuş sana iş vermişiz, şükredip 3 kat fazla çalışcağına hala hak hukuk diyorsun terbiyesiz herif" "Ulan hayvan herif, hala zam vergi diye ağlıyorsun, afrikada doğsan daha mı iyiydi amk denyosu.Kapa çeneni de bu muhteşem toplumu hakketmek için daha çok çalış"
Evet gerçekten de sosyolji dünyasına damga vuracak bu tespitlerinizle kanayan yaraya çözümü ne de güzel vermişsiniz; daha çok çalışın amk pzevekleri !
Bunların genetiği bozuk, zenci doğduğunda daha 3 aylıkken cigara sarmaya başlıyorlar. Hani eskaza bu zenci yavrularından birini alıp bahçenizdeki kulübede falan beslemeye kalksanız, hemen diğer hayvanlarınıza tecavüze falan kalkarlar. Neden? çünkü tecavüz, uyuşturucu hep bunlarda. Genetik sanırım.
Neyse sizin bu tespitleriniz zaten politzer'e aday gösterilip çok kısa zamanda bu sorunların çözümü olarak dünya basınında yankılanır. Manşetleri şimdidien görebiliyorum;
"Irkçılığa kesin çözüm bulundu: 3 katı fazla çalışın pezevenkler!"
0
thracia
(28.11.14)
Kendileri bir de arap ülkelerinde siyahlara karşı yapılan davranışları görsünler, koşarak gidip İngiltere'nin Amerika'nın toprağını öperler. :)) Tunceli doğumlu bir tanıdığım vardı, adam gençken baya hızlı bir solcuymuş, ABD'ye gitti orada yaşıyor şimdi. Geçen sene geldiğinde o bile siyahlara verip veriştiriyordu. Alevi bir kürt bile bunları diyorsa, durum hakikaten baya ciddi sanırsam. :)
0
maxim gorki
(28.11.14)
@Batuhanolabilir "beyaz adamın ırkçılığından en iyi senin haberdar olman lazım" demişsin, burda kimse alenen kimseye ırkçı hareket, söz, imada dahi bulunamaz. Irkçılığa uğrayan kişi hemen anında polise tutanak tutturup dava açabilir, ceza aldırır, siciline işletir ki birçok işte adli sicil kaydı istenir. O yüzden hiç bir olaya raslamadım. Kimse kimseyi sklemiyor. Yüzümü kırmızıya boyayıp dolaşsam kimse 3 saniyeden fazla bakmaz bile. Hani ırkçılık çaktırmadan, usülüne kitabına göre yapılır, önemli mevkilere, pozisyonlara gelmeleri engeleniyordur vs.
@thracia Valla bir söz nasıl çarpıtılır çok iyi örneğini vermişsin. Yarın gel akp’de başla:) Madem kendini engellenmiş, ötekileştirilmiş hissediyorsun bunu yenmek için çaba göstereceksin arkadaşım. Atıyorum Ağaoğlunun çocuğu, bilmemnesi istediği hayatı yaşar, okulu, dersi sklemez yaşam standardı bellidir, ama sen inşaat işçisinin oğluysan bir zahmet gece gündüz okuluna dersine çalışacaksın iyi yerlere gelmek istiyorsan. İşinde, mesleğinde kusursuz mükemmel olacaksın, anglosakson adamla aynı hayatı, aynı standardı yaşamak istiyorsan.
Ben bu adamlarla birarada yaşıyorum, zenciyi üniversite broşüründe, rap kliplerinde gören adam konuşmasın bir zahmet. Ordan konuşması kolay, “sana beleşe milyarlık ev hibe ediyorum desem yeri güvenli mi, zenci mahallesi olmasın” der affedersin
0
🌸speedy
(28.11.14)
@ speedy akp'liler böyle mantıklı konuşsaydı gidip ertesi gün teşkilata yazılırdım. Aasdjghaj şaka şaka, akp'liler dünya yuvarlak dese arkasında bir ibnelik arar, acaba bunu diyerek nereden çıkar sağlıyor bu yarrolar diye düşünürüm.
Neyse gelelim senin argümanlarına;
Diyorsun ki zenginin hayatı, standartları belli, sen eğer o hayatı istiyorsan götünü yırtmak zorundasın. İyi de güzel kardeşim biz bunu konuşmuyoruz ki? Benim söylediğim senin örneğin üzerinden gidersek, babası hükümetin götünü yalayarak, haksız yere ihaleler kazanarak, milleti sömürerek, başkalarının hakkını yiyerek zengin olmuş bir veledin gözümüzün içine bakıp, "amk fakirleri, adam olsaydınız böyle sefil olmazdınız. Ferrarimi parkederken sizi görünce tedirgin oluyorum. Bizim arkadaşlar arasında hiç suç işlenmiyor ama her türlü ibnelik sizden beklenir. Eğer sizi görünce tedirgin olmamızı istemiyorsanız, sizi biraz insan yerine koymamızı istiyorsanız daha çok çalışıp bu sistemin sağlam çarklarından biri olun. Eşşek gibi çalışıp daha çok para kazanırsanız size belki saygı gösterebilirz"
Canım kardeşim, olayların nedenlerini sorgulamadan sadece sonuçları üzerinden yorum yaparsak yanılırız. Neden zencilerin arasında suç oranının yüksek olduğunu, neden anglosaksonların maddi durumu iyiyken zencilerin götünü yırtmak zorunda olduğunun nedenlerini sorgulamazsak bu sorunları da çözemeyiz. Sen durduğun yerden bakıp, bu amk zencileri beni rahatsız ediyor diyorsun. Doğrudur da, mahallelerinden geçerken tedirgin de oluyorsundur. Ama biz burada bunun nedenlerini sorguluyoruz. Geçmişte olanların sorumluluğunu sırtımızdan atarak siktimin zencileri noktasında kendimizi konumlarsak, kendimizi ötekileştirerek ayırırsak elde edeceğimiz şey daha çok suç daha büyük bir ayrımdan başkası olmayacak. Ne zannediyorsun, mahalleni ondan ayırdığın zaman, kafanı kuma gömdüğünde bütün o suç oranlarıi bütün bu sorunlar arkanda mı kalacak? Ne yapalım mesela, bu zenciler bizi rahatsız etmesin diye trenlerle doldurup şehrin dışına mı taşıyalım?
Çözüm, sistemi sorgulamak ve değişmesi gereken yerleri değiştirmekten geçiyor. Kapitalist sistem, tüketime dahil edemediği sömürü artıklarını (zenciler, latinler, evsizler vs) halının altına süpürerek kurtulmaya çalışıyor ama bu sorun günden güne büyüyor.
Bu arada zenciyi televizyonda gören adam konuşmasın, biz biliyoruz da konuşuyoruz demişsin. Sana jose mourinho'nun bir sözünü hatırlatmak isterim
"İyi bir jokey olmak için önceden at olmaya gerek yok"
Bu sorunları tespit edebilmek için illa zencilerin arasında yaşamak falan gerekmiyor kısaca.
Alınır mı? Yarın ''black friday'' varmış baktım 50 dolar diyor, ne yapsam alsam mı yoksa onu alacağına hiç alma mı dersiniz?
Alınır mı? Yarın ''black friday'' varmış baktım 50 dolar diyor, ne yapsam alsam mı yoksa onu alacağına hiç alma mı dersiniz?
0
duzsac (27.11.14)
Bence direkt al. Maksat kitap okumaksa o zaman basic kindle zaten bu işi fazlasıyla görüyor. Işık yok. tamam da normal kitapta da ışık yok. Kitap okurken sürekli karanlık, ışık olmayan ortamlarda mı kalıyorsunuz? Şöyle söyleyeyim; eğer normal bir kitap için bir kitap okuma ışığına sahip değilseniz zaten böyle bir ihtiyacınız da yok demektir. Dolayısıyla basic kindle her türlü işinizi görür. Eğer bir kitap okuma ışığı alacak kadar ışığa ihtiyacınız olmuşsa paperwhite alın. Karar sizin
0
thracia
(27.11.14)
Kanka bence şansını denemeye değer yurt dısından alacaksan. Buyuk ıhtımalle de gecer gumrukten.
0
anonymice
(27.11.14)
@thracia paperwhite'sa 99 dolar o da iyi değil mi?
@anonymice o sorun değil Türkiye'de değilim.
0
🌸duzsac
(27.11.14)
Ben kitap okurken her zaman ışığım oluyor. Karanlıkta kalıp kitap okuyamadığım neredeyse olmuyor. Dolayısıyla benim için öncelikli değildi. O yüzden kırk yılın başında belki ihtiyacım olacak diye fazladan özelliğe 50 dolar fazla vermeye gerek görmedim. Önceliklerine göre değişir sorunun cevabı. Benim için ışıksız kalmak 50 dolar etmiyor. Senin için ediyorsa alabilirsin.
0
thracia
(27.11.14)
gece yatarken kitap okuma alışkanlığın varsa paperwhite. plus $ 99 fiyat iyi. ben de geçen sene indirimde aynı fiyata almıştım.
selam arkadaşlar,bundan 1 ay önce özel bi şirkettte mühendis olarak işe girdim. bölümde bir kıdemli mühendis (42 yaşında, benimle aynı pozisyonda ama kıdemli adı ahmet olsun) bir de bölümün müdürü vardır. müdür 65 yaşında kaptan pilot. bir de ben gelince 3 kişi olduk işte. en başından anlatayım, ben
selam arkadaşlar,
bundan 1 ay önce özel bi şirkettte mühendis olarak işe girdim. bölümde bir kıdemli mühendis (42 yaşında, benimle aynı pozisyonda ama kıdemli adı ahmet olsun) bir de bölümün müdürü vardır. müdür 65 yaşında kaptan pilot. bir de ben gelince 3 kişi olduk işte. en başından anlatayım, beni arayıp görüşmeye çağırdılar, gittim, 15 dakika içinde beğendik fiyatta anlaşalım çalış dediler ok, dedim, 4 gün sonra da işe başladım.
akşama kadar ahmet'le birlikteyiz, kaptan sadece bikaç günde bir uçuş öncesi ya da sonrası uğrar, etrafla ve bizle taşak yapıp gider. işlerin takibi tamamen bize ait. gelelim meseleye, bu ahmet denen adam bana işi öğretmiyor. işe girer girmez bana bir konu verdi, yaklaşık 2 senedir yapılmak istenen ancak bi türlü yapılamayan "performance monitoring" diye bişi. al bu manual, bu da yazılım, bu işi çöz dedi. 10 günlük hayvani bi efor sonunda işi hallettim, 10 numara da sonuçlar aldık. bu srüe zarfında bana hiçbişey öğretmedi. devamında yazılımla alakalı bir prosedür güncelleme konusu vardı, onu yap dedi, onu da bikaç günde hallettim verdim.
bana bir uçuş programı var ona çalış onu yapıcaz dedi, ben de manuallerden okuyorum, arada ufak tefek başka işler veriyor, ama asıl kendi yaptığı işlere beni yaklaştırmıyor. derken geçenlerde çok basit bir havaalanı takip işi verdi. açıkça anlatıyorum, 5 yaşında çocuk bile rahatça yapar. her hafta uçuşların tamamının olduğu bir liste hazırlanır ve ilgili bölümlere dağıtılır. biz de geliyor bu. bu listede hangi uçak nerden nereye kaçta gidecek tek tek yazar. aynı zamanda uçaktaki konfigürasyon değişiklikleri (kabindeki koltuk sayısı çeşidi vs) de yazıyormuş yeni dikkat ettim. iş şu: bu listedeki bütünhavalimanları kontrol et, analiz chartları bizim sistemimizde var olanları es geç, olmayanları bana söyle, ben onların da analizlerini yapayım. ben de ok dedim. uğraşıyorum tek tek. birkaç gün sonra hepsine bakmana gerek yok, yeni havalimanı olursa zaten kırmızıyla gösterilir dedi, ben de tamam sadece kırmızılara bakıyorum o halde dedim.
2 gün sonra bana çok sert bi şekilde söylenmeye başladı: ben sana konfig değişikliklerini de haber ver demedim mi? diye. ben de hatırlamıyorum dedin mi? duymamışım o zaman özür dilerim diye geçiştirdim. ben sana söyledim, beni yalancılıkla suçlama falan dedi, ben de tamam dedim o zaman ben duymadım. aradan 2 saat geçti, siniri azaldıktan sonra abi duymamışım ya da anlamamışım mazur gör tekrar özür dilerim dedim, tamam dedi geçtik.
ve dün sabah ofise gittim, mail: mailin saatine bak!!!!, havaalanlarını da kontrol ediyordun değil mi?????? ben de evet ediyordum!! kırmızılara bak dedin sadece ben de öyle yaptım, gelince kontrol edersin dedim. geldi direk konuya girdi. yine sert bi şekilde bağırarak konuştu. ben öyle söylemedim sana, 20 yıllık kitapları unutmuyorum bunu mu unutcam falan diyor. ben de iki kulak sahibiyim böyle dedin dedim kestirip attım. ben senle çalışmak istemiyorum artık, sen orda otur öyle naparsan yap, ben de kendi işime bakayım dedi. ok dedim.
kaptanı aradım anlattım, olur öyle şeyler takma kafana daha yenisin ben onla konuşurum dedi geçti. ama adam benle dün sabahtan beri ne konuşuyor, ne iş söylüyor, ne de bişey öğretiyor ki zaten öğretmiyordu. ben de bu akşam aradım, nolucak böyle mi olucak diye. o da sen hatanın sorumluluğunu almıyosun, işi savsaklıyosun falan dedi. herşeyi öğretmemi hazır bekliosun, benim zamanım yok falan da dedi. artı sana bişey öğretsem, yanlış yapsan bana ahmet abi böyle öğretti diyeceksin biliyorum, kötü niyetlisin en ufak bişeyde beni sattın falan dedi. ona göre benim sen öyle demedin demem satmakmış. ben de diğer işleri savsaklamayıp neden bunu savsakladığımı, düşüncelerinin hayat ürünü olduğunu, şizofren olmadığımı vs. söyledim. ama kötü niyetli olduğumu düşündükten sonra sen yapacak bişey de yok dedim. iyi akşamlar dedim kapattım.
şimdi bu adam bana işi öğretmek istemiyor ve bütün bunları bu yüzden mi yapıyor ben anlamadım. yarından itibaren işi kendim nasıl öğrenirim onun yollarına bakıcam, ama bu dingille de sürekli aynı ortamdayız, akşama kadar arada bir laf atıyor, çay söyliyim mi diyorum, iletişim kurmaya çalışıyorum ama olmuyor. aynı ofiste konuşmayınca da çok sıkılıyordum ama sallamicam. sorum şu? aga bu durum nedir? durum olan okuyan varsa allaşkına bana bi anlatsın. zira ben bi bok anlamadım. bi de bi adamın pilotu tavlayıp beni işimden etme olasılığı da nedir, nasıl önüne geçerimi de yazacak biri olursa makbule geçer, maklube ısmarlarım bi gün de. bira da olur.
teşekkürler.
(oha kitap yazmışım, okuyan olursa ne ala olmadı silcem artık)
0
camino real (27.11.14)
durumum vardı, okudum.
2 yıldır yapılamayan işi 10 günde yapıp verince, buna bir şey öğretirsem beni yerimden eder psikozuna girmiş olabilir.
***not düşeyim: kamu çalışanıyım, özel sektör tecrübem yok, o yüzden bakış açım gerçekçi olmayabilir.
0
vesna
(27.11.14)
Tek kisilik sirket mi olur birak gitsin
0
divit
(27.11.14)
klasik bir yarrak kafalı çalışan modeli ile karşı karşıyasın. Aklı sıra sana devrecilik yapıyor. Tahminimce yakın zamanda bir terfi ya da zam durumu mevcut. Senin işi çabucak öğrenip onun yaptığı işleri nasıl savsakladığını ya da daha hızlı,çabuk, kolay vs yapılabileceğini ortaya koymanı elbette istemiyor. Zira senin alternatif olman onun alacağı parayı ya da terfiyi keser. Sana tavsiyem sakın üzerine oynama. Çünkü bu tür insanlar mevkilerini genelde kurduğu ilişkilere borçludur. Dolayısıyla onu yerinden falan edemezsin. Muhtemelen orada pek çok kişiyle enseye tokat göte parmaktır. Ama işleri şöyle yürütebilirsin; her işini mail vasıtası ile yap. Sana yapmanı istediği işleri mail ile yazılı olarak versin, tal,matları geçsin. Sen de ona vereceğin cevapları mail ile ver. Bunu istemeyebilir ama bunda diretmelisin. "Abi insanoğlu hata yapar, unutur, yazılı olsun ordan bakarız" falan dersin. İşlerini bu şekilde döndürdüğünde öyleydi böyleydi deme lüksü kalmaz. Ayrıca isteklerini ve sorularını da yazılı olarak, başka müdürün şefin bişeyin varsa cc'ye koyarak dile getir. " Ahmet bey, bunun şurasını şöyle yapmalıyız ancak böyle bir sorunla karşılaşıyorum. Konunun çözümü için nasıl bir yol izlemeliyim?" gibi maillerle öğrenmek istediklerini sor. Cevap vermezse hatırlatma at, darla.
edit: koca bölüm 3 kişiymiş ya! benim verdiğim cevap daha ziyade kurumsal şirketlerde geçerli. 3 kişilik butik şirketlerde "yau Aamet abi, ko götüne be abim. 3 günlük dünya" düzlemine oturursunuz zaten yakında ya da ayrılırsın.
0
thracia
(27.11.14)
durumum vardı okudum +1
- küfür içerir -
cevabım; sikerler o ahmeti de şirketi de kaptanı da. kurumsallıktan fersah fersah uzak, kezban tripli iki ihtiyarın ağız kokusunu çekme hacı, bas siktiri çık, sonra onlar ne bok yerlerse yesinler.
satmakmış. mal lan bunlar, valla bak, beynin fişini çekmiş bunlar.
okurken ben sinirlendim amk, bunları bana diyeceklerdi, bana yapacaklardı var ya, kurumsal çerçeve içerisinde ağızlarına çakar sonra işi bırakır giderdim. hatta varsa bir eksik maliyeye sgk ya ne bilim her yere şikayet eder dava da açardım bu namussuzlara.
sen iyi niyetli olmasan bu kadar yazmaz, bu kadar detaylı anlatmazdın zaten.
takma sakın kafana, bu ihtiyarlar seni yetiştirmez çünkü ne tanıdıkları, akrabalarısın ne de yerlerine senin geçmeni isterler. götlerinin tutuştukları her konuyu sana yıkar, çözdün mü tamam, ama en ufak şeyde eften püften bir olayda da sattın olursun.
bas git bebeyim.
0
we miss freddie mercury
(27.11.14)
Okudum hepsini.
Bu adam sen böyle işleri çabucak halledince senden korkmuş. Büyük ihtimal elindeki işler senin yaptıklarından daha kolay. Onları elinden almandan korkuyor çünkü patron bunu farkederse onu direk postalar.
Büyük ihtimalle kendi de oraya bu şekilde gelmiştir senden önce.
Yapacağın şey şu ; İyi adam modundan çık assassin moduna geç. Kuyusunu kazmak, ayağını kaydırmak için her şeyi yap. Bu adam seni arkadan bıçaklamak için an kolluyor. Eğer fırsatın oluyorsa patonla aranı iyi tutmaya bak. Hatta küçük küçük ahmeti kötüle falan.
0
Nocturne
(27.11.14)
bence ahmet seni kıskanıyo. anladığım kadarıyla işi de öğrenmek istiyosun. aranızdaki iletişim mail ile olsun bence. en azından kritik konularda mail atsın sana. böylelikle ben öle dememiştim deme şansı kalmaz.
0
spirit crusher
(27.11.14)
arkadaşlar cevaplar için teşekkürler hepinize.
işi bırakmam mümkün değil, istediğim bir bölüm ve çalışmam lazım.
thracia süper tahmin, bu adam bu ay zam bekliyordu alamadı, gelecek ay kesin demişler, şu anda onun hesabını da yapıyor, %200 haklısın.
ama şirket butik şirket falan değil, 3 kişilik hiç değil. (şirket ismi silindi) ortak şirketler grubu binlerce insan çalışıyor, ama bizim bölüm aslında çok önemli olmasına rağmen küçük kalmış, yeni büyüyecek ve mutlaka bu bütümenin içinde olmam lazım. performans mühendisliği, yani pgs de thy de, yurtdışı her şirkette inanılmaz itibarlı bişi, uçak performasına, yakıt tüketimine, aracın uzun ömürlülüğüne dayalı şirket ekonomisinin can damarı bi bölüm.
bu adamın cidden benden çekinmiş olma ihtimali var. deneyimi çok iyi, havacılık kültürü baya gelişmiş, ama ingilizcesi, ofis bilgisi, insan ilişkileri ve teorik bazı aerodinamik bilgileri çok eksik. ben biraz egosunu tatmin eder üstesinden gelirim diye düşünüyordum, ama olacak gibi değil sanırım. bi de insanlara kötü niyet besleyemiyorum abi ben, 10 sene ağzıma sıçsa biri iki selam verse unutuyorum lan. cidden aşamadığım bişey bu.
valla cevaplarınızı okudum çok rahatladım, adamsınız. bundan sonrası için taktik değiştiriyorum ben de, bununla muhatap olmayı kesiyorum ve başka kanallardan işi öğreniyorum.
çok saolun canlar.
0
🌸camino real
(27.11.14)
bu arada o adamın yerinde olsan sende aynısını yapardın. çünkü şirket daha ucuza iş yaptırabiliyorsa öyle elemanları hemen kovar.. bazen öğretmemek zorunda kalıyorsun maalesef iş hayatı boktan bişey. adamdan özür dileyip durma yine de
Eşcinseller ve eşcinselliği doğal bulanlar Pedofili hakkında ne düşünüyor?
mountaincat
Eşcinseller, hemcinslerin birbirlerine olan cinsel ilgisini ve birlikteliklerini bir doğa kanunu olarak görürler ve toplumda yadırganmasına, iyileştirilmesi gereken bir hastalık olarak görülmesine karşı çıkarlar. Peki pedofili de doğuştan gelen bir saplantı olduğu için, pedofilleri mazur görürler mi
Eşcinseller, hemcinslerin birbirlerine olan cinsel ilgisini ve birlikteliklerini bir doğa kanunu olarak görürler ve toplumda yadırganmasına, iyileştirilmesi gereken bir hastalık olarak görülmesine karşı çıkarlar.
Peki pedofili de doğuştan gelen bir saplantı olduğu için, pedofilleri mazur görürler mi? Ve ya eşcinselleri destekleyenler, pedofili hakkında ne düşünüyor?
Not: Konuyu özümsemeden, ön yargıyla ne tür saldırgan yanıtların geleceğini tahmin edebildiğim için bir açıklama yapayım. Çocuklarla cinsel ilişkinin tasvip edilip edilmediğini sormuyorum. Biliyorum ki yetişkin iki hemcinsin cinsel ilişkisiyle; reşit olmayan bir insanla girilen cinsel ilişki aynı değildir. İki yetişkinin kendi aralarında ne tür bir ilişki yaşadığı bizi ilgilendirmez. Hiçbir çocukla ilişki yaşamamış, bunun gerçekten adice bir davranış olduğunu bildiği halde; içgüdülerine hakim olamayan ancak içgüdülerini pratikte uygulamayı ahlaki sebeplerle reddetmiş pedofillere bakış açınız nedir, öğrenmek istediğim o. Umarım konu abuk subuk bir "Ya kardeşim eşcinsellikle sübyancılık bir mi, onlar minnacık çocuklarımızı taciz ediyolar" tartışmasına dönüşmez. Yeterince açıklayıcı olmuştur umarım. Lütfen konuyu bu noktaya taşıyacaklar cevap vermesin.
pedofili hastalık , eşcinsellik bir yönelim. Bu kadar
0
isadora
(25.11.14)
Sen iki konuyu çok yanlış anlamışsın kardeşim. Eşcinsellik heteroseksüellik gibi bir cinsel yönelim; pedefoli ise çok farklı bir şey: Hastalık. Mazur görme konusuna gelirsek evet, herhangi bir kanser hastasını nasıl dışlamıyorsak pedefoli bir bireyi de dışlamaya hakkımız yok. Konu "Ya aynısını senin çoluğuna çocuğuna yapsalar nasıl olurdu" noktasına gelmeden izah edeyim dedim.
0
angelus
(25.11.14)
@isadora eşcinselliği yönelim, pedofiliyi ise hastalık yapan faktör nedir?
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
konunun taşınacağı başka bi nokta yok. benim kahverengi saçlılar zoofili hakkında ne düşünüyo? tamam insanlar saç renklerini doğuştan seçemez ama diye bıkbıklamama benzer. trollsen çok kötü, değilsen daha kötü. konu kilit.
0
snape i başından beri tanırım
(25.11.14)
İki yetişkin verdikleri kararların sonuçlarının farkında olan birilerinin yaşadığı ilişkiyi olan bitenin farkında olmayan bir çocuğunkiyle kıyaslayamayız. Pedofili suçtur, karşıt cins olsa dahi istemeden birliktelik suçtur, olayın farkında olmayan birinin ( engelli, çocuk, hayvan) ya da bir canlının bu şekilde bir harekete maruz kalması istismardır, suçtur.
0
here we go
(25.11.14)
@snape Hiçbir çocukla ilişki yaşamamış, bunun gerçekten adice bir davranış olduğunu bildiği halde; içgüdülerine hakim olamayan ancak içgüdülerini pratikte uygulamayı ahlaki sebeplerle reddetmiş pedofiller, pedofil olmayı ne zaman seçmiş acaba öğrenebilir miyim?
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
pedofili de bazı erkeklerde doğuştan geliyor.Hatta araştırmalar vardı, şu kadar kişide pedofilik düşünceler var diye. düşüncede kaldığı sürece sorun yok, neler düşünmüyoruz ki. KEndi çocuğuysa da sorun yok.
Doğada hayvanlarda ensest pedofili eşcnisellik tecavüz vs hepsi var. İnsanlarda da var, bilinçaltlarımızda bbastırılmış dürtü olarak pedofili var. Bİlincimiz, yasalar, öğretilmiş şeylerle bastırılmış.
0
Cursed Chico
(25.11.14)
benim konuya bakışımda, eşcinselliğin doğal yönelim ya da tercih olmasının hiçbir önemi yoktur. dolayısıyla ben konuya reşit olan insanların kendi aralarındaki bazı sevişmeleri olarak bakarım. bu noktadan olarak pedofili ile mukayese etmem söz konusu dahi olamaz.
"Hiçbir çocukla ilişki yaşamamış, bunun gerçekten adice bir davranış olduğunu bildiği halde; içgüdülerine hakim olamayan ancak içgüdülerini pratikte uygulamamayı (uygulamayı demek istiyorsunuz sanırım) ahlaki sebeplerle reddetmiş pedofillere bakış açınız nedir" kısmına gelince; hukuk bizim kim olduğumuza bakmaz, ne yaptığımıza bakar.
0
nereye bu gidis
(25.11.14)
Hic bu acidan bakmamistim. Bu acidan seni takdir ettim. Sorunun anlasilmadan cevaplanmasindan asla kurtulamayacaksinbu uzucu.
Hastalik/yonelim ayrimi konusunda ben de anahtar faktoru merak ediyorum.
Cevap: cevabim yok, bu konuyu daha once dusunmedim, birseyler ogrenmem lazim, sonra dusunmem lazim. Simdilik buradaki crvaplarla idare edyim ben.
0
delifaruk
(25.11.14)
are all men pedophiles? diye film de vardı belgesel tadında. Çok araştırmalar var, çok filmler yapıldı bunla ilgili. Leon The professional mesela. Adam da seviyordu, belki babanın kızını sevgisi gibiydi, belki aşıktı bilemiyorum ama kendini tuttu ve yapmadı. Yapsa dagözümde pek bir şey değişmezdi karakter olarak. Kız evet karar veremiyor da aralarıdnaki bağ farklıydı.
Abdde filan 14 yaşında zaten ilişkiye giriyorlar ve sevgilileri 16 18 22ye kadar çıkıyor yaşları. Bu da bir bakıma pedofili ama o yaşta demek sorumluluğunu alabilecek kadar bilince sahip ve de yaşları yakın diye daha iyi hissediyordur.
Bu pedofili meselesi Leon filmi vs benim de aklımı çok kurcayalan bir şeydi, hala kurcalar. Bir kişiylet anışmıştım, küçük yaşta kendi isteğiyle üstte dediğim gibi 22 yaşında birislye ilk ililşkisine girmişti, aşktı. Pişmandı. Yine olsa yaparım diyordu.
Erkekler olarak düşünelim, 10-12-13 yaşında 18 yaşında bir komşu kız kendini tatmin için bize bazı şeyler yapıyor. Ruhsal dünyada bazı şeylere sebep olacaktı şüphesiz. Ama burda aşk yok işte. O yaştaki biri aşık olabilir mi, olursa ne değişir filan, çok kurcalayan şeyler.
0
Cursed Chico
(25.11.14)
@molkoid insanoğlunun cinsel, içgüdüsel tüm yönelimleri doğuştan gelir. İşin tercih kısmı yalnızca bu yönelimleri pratiğe dökmektir. Yetişkin bir insanın, bir çocuğa tecavüz etmesi gibi. Bunun da eşcinsellerin birlikteliğiyle kıyaslanmayacak kadar kötü bir davranış olduğunu yukarıda açıklamıştım zaten. Mesela toplumda eşcinselliği hastalık olarak gören büyük bir kesim var. Sizin onlara yaptığınız açıklamayı gayet tabi herşeyi kendi içinde yaşayan bir pedofil de size yapabilir. Ben de bu yüzden diyorum ki burada bir tezat var. Eğer pedofili hastalıksa, eşcinsellik de hastalık; eğer değilse, ikisi de değil. Burada doğuştan gelen içgüdü ve dürtülerden söz ediyoruz çünkü.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
"For a mental or psychiatric condition to be considered a psychiatric disorder, it must either regularly cause subjective distress, or regularly be associated with some generalized impairment in social effectiveness or functioning. With the exception of homosexuality (and perhaps some of the other sexual deviations when in mild form, such as voyeurism), all of the other mental disorders in DSM-1 fulfill either of these two criteria. (While one may argue that the personality disorders are an exception, on reflection it is clear that it is inappropriate to make a diagnosis of a personality disorder merely because of the presence of certain typical personality traits which cause no subjective distress or impairment in social functioning. Clearly homosexuality, per se, does not meet the requirements for a psychiatric disorder since, as noted above, many homosexuals are quite satisfied with their sexual orientation and demonstrate no generalized impairment in social effectiveness or functioning.
The only way that homosexuality could therefore be considered a psychiatric disorder would be the criteria of failure to function heterosexually, which is considered optimal in our society and by many members of our profession. However, if failure to function optimally in some important area of life as judged by either society or the profession is sufficient to indicate the presence of a psychiatric disorder, then we will have to add to our nomenclature the following conditions: celibacy (failure to function optimally sexually), revolutionary behavior (irrational defiance of social norms), religious fanaticism (dogmatic and rigid adherence to religious doctrine), racism (irrational hatred of certain groups), vegetarianism (unnatural avoidance of carnivorous behavior), and male chauvinism (irrational belief in the inferiority of women)."
0
galadnikov
(25.11.14)
pedofili bir rahatsızlıktır ve bildiğim kadarıyla tedavisinde amaçlanan tek şey bu bireylerin topluma zarar vermeden bu durumu kabullenmesi, bununla yaşamayı öğrenmesi ve topluma kazanılması esastır. yani bunun yanlış olduğunun bilincinde olup ahlaki olmadığını kabul eden ve o sebepten herhangi bir eylemde bulunmayan, dürtülerini kontrol eden birey tabi ki de topluma kazanılmalı, dışlanmamalı.
dışlanma daha büyük sorunlar doğurur.
eşcinsellikle kıyaslayarak biraz şunu sorguluyorsun gibi geldi: zamanında eşcinsellik de hastalık olarak görülüyordu toplumlarda ve şu an genel olarak bunun bir tercih olduğunu kabul etmeye başladı dünya. ileride aynı şey pedofili için olur mu? olmaz. çünkü pedofiliyi hastalık yapan cinsel ilgi duyduğu kişi cinsel gelişimini tamamlamamış, psikolojik, fizyolojik ve sosyal açıdan belli bir olgunlukta olmayan kişi. bu da kültürle, zamanla değişecek bir durum değil.
0
patiska
(25.11.14)
@patiska @molkoid Eşcinsel hukukçular, toplum önderleri, bilim insanları vs lobi yaparak bir şekilde "eşcinselliği" normalleştirmiş ve topluma kabul ettirmiş olabilirler. Bunun sebebi de toplumda eşcinsellerin, pedofillere göre sayıca üstünlüğü ve pedofilinin eşcinselliğe göre daha kabul edilemez ölçütte sapkınlık içermesidir büyük ihtimalle. Bu yüzden wikipedia'da ve ya makalelerde birinin normal, diğerinin düzeltilmesi gereken bir hastalık olarak adlandırılmasının sosyolojik sebepleri var. Tanrının ve ya doğanın gözünde aralarında fark olduğu anlamına gelmez bu.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@for day to break merak etme burada hemen herkes sadece başlığı okumuş gibi cevap veriyor zaten.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
arkadaşım sene 2014. ya açacaksın iki satır okuyacaksın, "doğa kanunu olarak görüyolar, doğuştan diye hastalık demiyolar" diye kendince uydurmayacaksın; ya da buna yok kardeşim onun kriteri doğuştan gelmek falan değil, bak dsm kriterleri bunlar, bu kriterlere göre biri hastalık kategorisinde yer alırken diğeri yer almıyor diyene "lobiler var ondan öyle" diye zekanı parlatmayacaksın.
nooldu kendi uydurduğun kriter olunca şakıyordun "o öyleyse bu böyledir" diye mantığını konuşturuyordun. adamlar kriterler bunlar demiş, bilim dünyası bunun üzerinde hemfikir olmuş. madem lobi, madem kriterler hatalı otur kriterin niye hatalı olduğunu açıkla. he sosyolojik sebepleri var he. ağladı bilim.
0
galadnikov
(25.11.14)
@molkoid tıp doktorusun da uzmanlığın ne? İnsan ruhunun derinlikleriyle ilgili bir durum bu. Hani psikoloji alanında bir uzman olsan neyse de. Tıp doktoru olman tanrının yasalarını değiştirebileceğin ve ya yeniden tanımlayabileceğin anlamına gelmez.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
aynı cinsen hoşlanma tıpkı karşı cinsten hoşlanma gibi bir yönelim.
normalliik anormallik ise toplumun geneline göre varılan yargılardır. mesela %90'ı eşcinsel olan bir toplumda heteroseksüellik anormal olur, gibi.
günümüz koşullarında evet, eşcinseller azınlıkta oldukları için anormal sayılıyorlar.
hastalık bambaşka bir şey.
eşcinselliği doğal bulanların pedofilileri mazur bulup bulmamasına gelirsek, benim kendi adıma açıklamam şöyle: 2 kadının, 2 erkeğin sevişmesi fikrinden hiçbir şekilde rahatsız olmuyorum çünkü ortada kimseye verilen bir zarar yok. "toplumun değer yargılarına zarar veriliyor" argümanı dışında bir argüman üretilemez bu söylediğime.
pedofilide ise (kişi içgüdülerini pratikte uygulamayı reddetmiş olsa da) yetişkin birinin ufak bir çocuktan cinsel manada tahrik olması fikri beni rahatsız ediyor çünkü birincisi burada çocuğun farkında olmadığı gizli bir niyet var, ikincisi çocuk kolay kandırılabilen kolay suistimal edilebilen savunmasız bir varlık ve bu yüzden ben pedofiliye hoşgörüyle bakamam. hastalık evet ama psikopatlık da hastalık ve psikopatlara nasıl içgüdülerine hakim oluyorlar diye sempati duymuyorsam aynı şekilde pedofililere de duymuyorum. beni esas rahatsız eden zaten onların sahip oldukları içgüdüler ve o içgüdüler üzerinde kontrol sahibi olamadıkları için "hasta" onlar. eğer kontrol edebiliyor olsalardı zaten ortada iyileştirilmeyi gerektiren bir durum da olmazdı. kısacası ancak ve ancak baskılayabilirler içgüdülerini, kontrol edemezler. bir gün bir yerde bir patlak verir doğanın kanunu gereği.
benim fikrim böyle.
0
m e l t e m
(25.11.14)
@meltem eşcinsellik seni rahatsız etmiyor diye güdü olmaktan çıkıyor mu? :)
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
Hayır güdü olduğu halde beni rahatsız etmiyor çünkü orada kurban yok. Anlamamışsın.
Heteroseksellik ve biseksüellikte de kurban yok. Kurban olmadığı sürece rahatsız olmuyorum, sakıncalı bulmuyorum.
Benim yazdıklarımda esas eleştirmeni beklediğim nokta güdüler üzerindeki kontrol iddiana yaklaşımımdı ama yazdıklarımın tamamını okuyup da "eşcinsellik güdü olmuyor mu" diye sorman açıkçası tuhaf.
Homofobik biri pedofili olabiliyor mu acaba? Araştırayım.
0
m e l t e m
(25.11.14)
daha dünyadan haberi olmayan çocuğa tecavüz edilmesi ile 18 yaşından büyük erkeklerin özgür iradeleri ile istediklerini yapmasını bir tutan o içi saman dolu kafalarınızı Allah bildiği gibi yapsın.
şurada çok kötü beddualar ediyorum içimden.
hee 14 yaşında ilişkiye giriyor çocuklar. bu da sana onlara tecavüz hakkı veriyor. bravo.
öncelikle açın ansiklopedide pedofili ve eşcinsellik tanımlarına bakın. tecavüze uğrayan küçük çocukların yaşadıklarını okuyun, empati kurmaya çalışın sonra gelip trollük yapın.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
@molkoid ben psikoloji biliminden bahsediyorum, bu kadar ezberci olma. Biraz zihin jimnastiği yapalım diye sorduğumuz soruları "karın ağrısı" olarak nitelemen, başında beri sabit fikirli ve saldırgan tutumunu açıklıyor doğrusu.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@meltem biz de iki güdü arasındaki farkı soruyoruz işte. Eşcinsel politikacılarla, toplum önderlerinin çabaları sonucu oluşturdukları algı farkını değil.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@molkoid arkadaşım doktorum diye yazmışsın.
bu ortamda mesleğinle ilgili bildiğin bilimsel gerçekleri anlatıyorsun ama kimsenin umurunda olmaz. hee ne biliyorsun, ama bak neler var, biraz daha tartışalım hele derler.
her şeyi senden iyi bilir bu arkadaşlar. sen boşuna tıp okudun.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
@mea maxima culpa Ben de Iq seviyeniz neden bana kıyasla bu kadar düşük, onu sorgulamadan edemiyorum.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
Ben açıkladım ve senin ciddi empati sorunların olduğunu düşünüyorum çünkü belli ki empati kuramıyorsun pedofili olaylarında kurbanla. Bunun yerine hasta ile empati kurman senin de hasta olduğunu düşündürüyor.
İyi olmuş böyle bir soru sorman. Kimin ne olduğunu anlıyoruz.
0
m e l t e m
(25.11.14)
eheh zihin cimnastiği yapıyormuş. olmayan bir gerekçe öne sürüp onun üstünden kendi savını desteklemeye çalışırken öyle bir gerekçe yok denince "tanrının kuralları"na bağlayan biri de çok güzel zihin cimnastiği yapar hakkaten.
0
galadnikov
(25.11.14)
evet evet ben de tarih doktorası yapıyorum. geçen Osmanlı tarihi ile ilgili sorulan bir soruda bilimsel gerçekleri anlatınca aynısı olmuştu.
sizin gibi arkadaşları çok iyi tanıyoruz.
bilgi yok, saygı yok, gereksiz laf çok.
haklısın benim iq çok düşük. yerlerde sürünüyor.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
aynen geçen gün de tarihle ilgili soruda ben de yine aynı konuda uzman bir arkadaşın söylediklerinin üzerine boş verin onu ya, konuşalım, zihin cimnastiği, akıl fırtınası yapalım gibi pişkin cevap gelmişti.
hep aynı ziniyet. aynı hikaye.
0
mea maxima culpa
(25.11.14)
"17 Mayıs 1990 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği hastalıklar listesinden çıkardı."
Bravo.. WHO sayesinde insanın bütün ruhsal gizemlerini çözmüş olduk.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
Ben tartışmadan çekiliyorum. Diğer aklı başında arkadaşlara da aynını tavsiye ederim.
0
m e l t e m
(25.11.14)
Tartışmadaki şu sabit fikirli, saldırgan tutumunuzun ne ölçütlerde olduğunu kavrayabilmeniz için bir cuma namazı camide, eşcinselliğin hastalık olmadığını savunun derim.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
aha balatalar. selametle kardeşim. tümdengelimli mantık yürütmeden tanrı kurallarına oradan da ruhun gizemlerine dalacağın bol zihin egzersizli cuma sohbetleri dilerim sana.
0
galadnikov
(25.11.14)
"İkiside hastalık" mış. Eşcinselliğin hastalık olmadığı onlarca yıldır tıp literatüründe belirtilir. Hiçbirimizin kişisel görüşü de bu gerçeği değiştirmiyor.
Şimdi; hastalık olmayan bir cinsel yönelim ile, pedofiliyi kıyaslamak zaten absürd. Bir de işin içine "tanrının yasaları" girince tam bir komedi oluyor. onu söyleyeyim.
0
old possum
(25.11.14)
@senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine dostum biz toplumda eşcinsellerin pedofililer kadar zararlı olduğunu söylemiyoruz. Ya da pedofillerin bu kabul edilemez cinsel sapkınlığının, eşcinsellerle aynı olduğunu... Bunlar işin ahlaki, sosyal ve hukuki boyutu. Ve bu noktalarda eşcinsellik ve pedofilinin arasında büyük farklar var. Bunda hemfikiriz. Benim aynı kefeye koyduğum nokta güdüsel, duygusal. İlk yorumumda bunu yeterince açıklayıcı biçimde anlatabildiğimi düşünüyordum.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
hahah tanrının yasalarını değiştiremezsin falan dediğin için derdin gayet ortaya düştü ama yine de ciddiye alıp cevap veriyorum.
Milyonlarca defa söylenmiş ama anlamak istemediğin için teğet geçmişsin; Bu tarz şeyler mental disorder diye listelenir çünkü bi zarar verme eğilimi vardır. Buna karşı da ''ama düşünüyosa sadece yapmıyosa??'' diyorsun ama, arkadaşım bak bu bi şeyi değiştirmiyor. Sonuçta bunu yapma potansiyeli var, her an yapabilir. Dolayısıyla hasta. Kendinden zayıf herhangi bi canlıya zarar verme eğilimi bir hastalıktır. Onu cinsel haz almak için kullanmasıyla öldürüp yola atması arasında herhangi bi fark yok çünkü pedofili mağduru cocuklar hayatları boyunca bunun etkisiyle yaşıyorlar, dolayısıyla yaşantıları, akıl sağlıkları zarar görüyor. Yani birine zarar vermiş oluyorsun, olay seks değil kapito?
Eşcinseller ise aşık oluyor ve kendi şuurları çerçevesinde birlikte oluyorlar. Heterolar gibi. Birbirlerine herhangi bir zarar vermiyorlar.
Dolayısıyla kimin kimi düdüklediği kendi bilinçleriyle idame ettirdikleri sürece bi disorder sayılmıyor.
Şu an tutup 95 yaşındaki bir nineyle 20 yaşındaki oğlanın anlaşıp sevişmesine nasıl bi seksüel bozukluk olarak bakmıyorsak, eşcinselliğe de bakamayız; Çünkü her ikisi de kendi şuuru çerçevesinde seçim yapabilecek durumdalar.
0
shejia
(25.11.14)
oha, karsilastirmaya bak. ciddi oldugunu dusunup ciddi cevap veriyorum; escinsellik cinsel egilim iken pedofili ise ruhsal rahatsizlik.
escinseller gayette hayatina diger siradan insalar gibi yasamina digerlerine zarar vermeden devam eder ama pedofili olan biri her zaman birini madur edecektir. cunku onunkisi cinsel durtu degil, siddet durtusu.
0
goo.gl
(25.11.14)
@senialanaglasin bak bu ilginç bir nokta. Böyle yüksek IQ'lu cevaplar verseniz hiç kavga çıkmayacak halbuki. Ben insan güdü, duygu ve bilincinin tamamıyla doğuştan gelen ve sonradan karar verilemez şeyler olduğunu düşündüğüm için, bu duruma ancak paradoks diyebilirim.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
valla dini açıdan bakarsak pedofili de eşcinsellik de günah-haram-yanlış şeyler.
bilimsel açıdan bakarsak gene yanlış şöyle ki:
evrim açısından sadece memeliler değil bitkiler dahil tüm eşeyli canlılarda cinsellik tek bir şeye hizmet eder: üremek. memelilerde ise durum özetle dişinin en kaliteli tohumu seçmesi-erkeğin ise kendi genetik mirasını mümkün olan en çok dişiyi dölleyerek sonraki nesle aktarmasıdır.
pedofilide henüz cinsel erginliğe ulaşmamış yani yavru ya da tohum veremeyecek bireylere yönelim mevcuttur. eşcinsellikte ise çoğalmak mümkün değildir. bu yüzden her iki durumda evrimsel birer sapmadan ibarettir. tıpkı normal bir ağaçta binlerce normal meyveden iki tanesinin biçimsiz ya da tohumsuz çıkması gibi.
0
hatasızcoololmaz
(25.11.14)
Elitist, önce pedofilinin tanımını öğrenmelisin. Pedofili ergenliğe girmemiş çocuklara duyulan cinsel ilgidir, on sekiz yaşının altındakilere değil. O yüzden başka ülkelerin yasalarını gösterip de onlar sübyancı mı demek saçmalıktan başka bir şey değil. Bana kalırsa 18 geç bir yaş, Amerika'nın bazı eyaletlerinde ya da İngiltere'de olduğu gibi 16 olabilir.
16 yaşında birinin 19 yaşında ya da 20 yaşında biriyle seks yapması pedofili değildir. Doğru mudur yanlış mıdır ahlaki açıdan tartışılabilir ama pedofili değildir.
0
i was made for you
(25.11.14)
@elitist
17 yaş artık çocuk değil, kendi kararlarını doğru ya da yanlış alabilecek kapasitede. Ancak bunu 3 ya da 10 yaşındaki biri için söyleyemeyiz dimi? Şimdi tutup 17 yaşındaki bi kızla rızasıyla birlikte olan adamla 4 yaşında bi cocugu şekerle kandırıp tecavüz eden adama aynı anda pedofili diyemeyiz.
Bazı toplumlarda bunun normalize ya da anormalize edilmesi bu gerçeği değiştirmiyor. Mesela genelde pedofili diye baktığımız ve cocuk evliliklerinin meşrulaştığı toplumlarda bile kız çocuklarının regl olması bekleniyor cinsel birliktelik için. Regl olmaları, onların artık cocuk olmadıgı, doğurganlığı olduğu dolayısıyla artık üremeleri gerektiğini düşündürüyor.
Her ne olursa olsun işin sosyolojik boyutunun bilimsel boyutuyla ve bunun hastalık olarak kategorileştirilmesine herhangi bi etkisi yok. Ha sen ''cocukluk ve erişkinlik dönemi neye göre karar veriliyor, topluma göre değişir bu'' diyorsan; Bu da bilimsel açıdan tamamen zihin gelişimleriyle ilgili birşeydir çünkü 30 yaşında bedenen gelişmiş olup zihinsel engelli birine tecavüz etmek nasıl bi disorder'sa, aynı sebepten.
0
shejia
(25.11.14)
Bence kavramlara fazla takılmayın. Boka bazen kaka, bazen de dışkı deniyor sonuçta.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@senialanağlasınskiniçalıyabağlasın_yine
yazdığın şey doğru görünüyor ama eşcinsel bireylerin sıklıkla başvurduğu "doğada da var devekuşları-geyikler vs." savunmaları boşa çıkıyor.
şöyle izah edeyim: cinsellik zevklidir çünkü gereklidir.doğada iki erkek goril çiftleşebilir ve bundan zevk de alabilir ancak bu evrimsel sürece ters bir eylem olduğundan genel populasyon içerisinde yüzdesi çok düşüktür. 7 milyar dünyalıdan toplasan 700 milyon eşcinsel çıkmaz. ben şahsen sağlıklı bir sayımın mümkün olmadığına inanmakla beraber sayılsa dahi gezegendeki eşcinsel birey sayısının %5 i bulmayacağına inanıyorum.
muhafazakar anlayışların eşcinselliği kıyamet alameti ya da insanlığa tehdit olarak görmesi ne kadar boş ve anlamsızsa liberal-modernist-özgürlükçü yaklaşımların da eşcinsellere evlat edinme-evlenme gibi heteroseksüel gelenekleri kazanılması gereken haklarmış gibi göstermesi de o kadar saçmadır.
özet:herkes neşesine baksın aga!
0
hatasızcoololmaz
(25.11.14)
@hatasızcoololmaz,
Eşcinsellerin evlenme hakkı olması ya da evlat edinme hakkı edinmesi seni niye rahatsız ediyor? Evlenmelerinin sana ne gibi bir zararı var? Eğer eşcinseller evlat edinmese gidip sen evlat edinecek misin kimsesiz çocukları?
Eşcinseller tarafından (lezbiyen ya da gey) çocukların normal çocuklardan hiçbir şekilde hiçbir farkı olmuyor yapılan araştırmalara göre. Ne cinsel açıdan ne sosyal açıdan.
Eğer kimsesiz olsam sıradan ve heteroseksüel bir ailenin çocuğu olmak yerine Elton John'un çocuğu olmayı tercih ederdim her türlü.
0
i was made for you
(25.11.14)
Homoseksüalite ile pedofiliyi kıyaslama kısmını cevap vermeye tenezzül etmeyecek kadar akıldışı bulduğum için 'Eşcinseller tedavi edilince düzcinsel olabiliyorlarmış'kısmına katkıda bulunmak istiyorum. Aynı 'tedavi' kadına ya da erkeğe de yapılsa, mesela testesteron basıp, memelerini alıp, bi de penis dikerek bir kadını kadınlıktan kurtarabilirsiniz. ya da heteroseksüel bir erkeği östrojen ve biraz da silikon yardımıyla erkeklikten azad edebilirsiniz aynı mantıkla. Azıcık da psikolojik baskıyla işlem tamamdır. Haa ayrıca pedofili de çoğunlukla ve özellikle bizimki gibi 'çocukgelin' toplumlarında 'ata-erkil' beslemeli bir sapkın davranıştır. Hatta ürkütmeyeceksek abartalım 'bakiregelin' arayışı da bir tür pedofilidir.
0
olivia
(25.11.14)
merhaba,
Konu hakkında yazılmış pek çok makale mevcut. Bilimsel olarak pedofilinin de Homoseksüelliğin de tanımı, çerçevesi gayet açık. Zihin jimnastiği, var olan bilimsel gerçekleri referans alarak yapılır. Aksi taktirde bunun adı fikir jimsnastiği değil kıraathane geyiği olur. Örneğin dünyanın düz olduğunu iddia eden dayı da, maymundan geldiysek neden hala maymunlar var diyen adam da kendince fikir jimnastiği yaptığını düşünerek çok acayip bir nokta yakaladığını sanıyor. Ama ne oluyor? Taşşak geçiliyor, ciddiye alınmıyor.
Konumuza dönecek olursak; fikir jimnastiği yapacaksak, referanslarımızı götümüzden uydurduğumuz fikirlere değil, bilimsel gerçekliklere dayandırarak yapmalıyız. " E ne bu ameke, iki bilim adamı öyle söyledi, iki makale yazıldı diye gerçek o mu oldu? " dediğinizde adama; "aksi fikirlerini bir makaleye dönüştürüp bilim insanlarının hakemlik yaptığı bir dergide neden yayınlayıp o muhteşem fikirlerinle nobel almıyorsun yarro? "derler. fikirlerinize bu kadar güveniyorsanız, mevcut kriterleri götü boklu iki bilim adamının söyledikleri olarak nitelendiriyorsanız neden bu muhteşem fikirlerinizle sosyoloji, psikoloji bilimlerin gelişmesinden esirgiyorsunuz?
Özetle;
Konu bilim insanları tarafından kilit canımın içi. Kilidi açacak yeni bir fikrin varsa meydan senin. Yaz makaleni geç tarihe. Yoksa senin fikirlerini kim naapsın. Merak ediyorsan yazılı makalaleri oku, beyin jimnastiği yapmak istiyorsan sen sudokudan başla, terli terli soğuk su içme, karşıdan karşıya geçerken önce sağa sonra sola sonra tekrar sağa bak e mi?
0
thracia
(25.11.14)
konu almış başını gitmiş ama dikkatimi çeken bir nokta var doğuştan oluyor demek, bir şeyin hastalık olduğunu değiştirmez. down sendromu da doğuştan, şizofreni de doğuştan (genetik yatkınlık), kolesterol yüksekliği de doğuştan. bunların hepsi hastalık. bazıları tedavi edilebilir, bazıları edilemez.
eşcinselliği destekleyen biri olarak pedofiliyi normal bir durum olarak kabul etmiyorum. eşcinsellikle iki yetişkinden bahsederken pedofilide taraflardan biri rasyonel kararlar alamayan biri, diğeri ise manipülatör.
ha ergen çocuklar cinsel ilişki kurmuyor mu? her iki tarafında yaşlarının birbirine benzer olduğu durumda manipülasyondan söz etmek zor olabilir.
benim kişisel pedofili tanımım ise <15 yaş. 50 yaşındaki adamla 25 yaşındaki kadının ilişkisini pedofili kabul etmem elbette ama 12 yaşında kız-erkek çocuğu ile 25 yaşında erkek ilişkisi pedofilidir gözümde
0
la noix
(25.11.14)
@i was made u
eşcinsellerin evlenmesi ya da evlat edinmesinden rahatsız değilim neden olayım? ancak bunu felsefi- psikolojik-antropolojik-sosyolojik ve matematiksel açıdan saçma daha yumuşak bir ifadeyle anlamsız buluyorum. dostlarım! evlilik-aile gibi kurumlar toplumların tarihsel süreçte ürettiği, geleneksel kurumlardır. sen toplumun çok büyük bir kısmının onaylamadığı bir ilişki yaşayabilirsin buna itirazım yok ancak bu ilişkiyi yaşayan insanlara geleneksel kurumları bir hedef olarak gösteremezsin bu saçma olur.
şöyle düşün insanlar neden evlenir? çünkü çocukluğumuz bir anne-babadan oluşan aile ortamında geçmiştir ve bir çocuk için en sağlıklı ortamın aile ortamı olduğuna inanırız. eşcinsel arkadaşlarım oldu ve hepsinde genel kanı çocuk büyütmek için en doğru ortamın aile ortamı olduğuydu.
medeni ülkelerde bu iş nasıl olmalıdır?-birazdan yazacaklarım sana faşistçe gelebilir- çocuk sahibi olmak isteyen çiftler bu niyetlerini devlete bildirirler. devlet de ilgili kurumları üzerinden çifti psikolojik-maddi vs yönlerden değerlendirir ve uygun gördüğü çiftlere ana-baba olma ehliyeti verir.
0
hatasızcoololmaz
(25.11.14)
@isadora,
pedofili bir hastalık değil sapkınlıktır.
0
kamera motor
(25.11.14)
O zaman 'Şaşkınlık' duygusuna yönelim, 'Duyarsızlık' duygusuna da hastalık diyelim.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
bu tarz konularda işin içine duyguları, kültürleri, sosyal öğretileri, hukuk sistemini, dini vs. katmadan sadece mantığınızla ve biyolojik temelle düşünebilirseniz doğru sonuca ulaşmak için önünüzde bir engel kalmıyor.
doğru sonuç dedim, zira tek bir sorunun tek bir cevabı vardır. doğduktan sonra kazandığınız kültürel ve ahlaki yetilerin bu cevapta yeri yok.
cevap şu, eşcinsellik bir hatadır. çok basit bir hata, hesap makinesindeki hatalı bir kod gibi düşünün, zaman zaman hatalı sonuç verebiliyor. doğadaki tüm canlıların tek bir ortak amacı vardır, her şeyden üstün tuttukları tek bir gaye, o da çoğalmak, genlerini gelecek nesillere aktarmak. temel içgüdü budur, zaten bu olmasaydı bugün içinde yaşadığımız hayat da var olmazdı. oluşan ilk canlı organizmaların bir kısmı üremeye başladı, diğerleri üremediler, sadece yaşayıp öldüler. ve üreyen canlılar sayesinde bugün hayat var, o üreyen canlılar sayesinde bugün bütün canlılar ürüyor.
fakat üremenin gerçekleşebilmesi için üremeyle ilgili fonksiyonların düzgün olması gerek. işte hata da burada karşımıza çıkıyor, canlılığın tek gayesi üremek olmasına rağmen pek çok türde üreyemeyecek şekilde dünyaya gelen pek çok canlı var. bunun olması son derece doğal, hayat mükemmel değil, her şey kusursuz bir makineden çıkmışçasına fonksiyonel değil. nasıl ki insan yavrusu ciddi hastalıklarla doğabiliyorsa seksüel bozukluklarla da doğabilir. tüm canlılarda da aynı.
ama mesela bireyler üreyemeyecek durumda olmalarına rağmen üreme içgüdüleri olabilir, hatta zaman zaman bu içgüdü ağır basabilir, çiftleşemeyen bir penguen bir başka penguenin yavrusunu çalabilir mesela, ya da eşcinsel bir canlı bir yavrunun annesini öldürüp onu kendi yavrusu gibi büyütebilir. ya da eşcinsel insanlar taşıyıcı anne ile veya sperm bankası ile veya evlat edinerek yavru sahibi olabilirler.
buraya kadar anlattığım şeylerden çıkacak özet, eşcinsellik doğuştan gelen bir "saplantı" veya "yönelim" falan değildir, evrende bulunan sayısız kusurda, sayısız hatadan biridir. bir bireyin eşcinsel olarak doğması ile bir çocuğun kalp kapakçığı delik olarak doğması arasında bir fark yoktur. bunlar tüm o muhteşem dna sarmallarına, milyonlarca yıldır devam eden ve zayıfların devamlı elendiği evrim sistemine rağmen hala var olan hatalardır.
pedofiliye gelirsek, zaten eşcinsellere "hata" dediğim için bana kin kusacak bir sürü insan var ama gerçek neyse onu söylemek gerek, evet pedofili de tıpkı eşcinsellik gibi veya yukarıda yazdığım hatalı doğum örnekleri gibi bir hatadır. eşcinseller eşcinsel olmayı kendileri seçmedikleri gibi pedofililer de bunu kendileri seçmezler. ayrıca pedofili kendini kontrol edebiliyorsa, düşüncelerini gerçekleştirmiyorsa toplum için bir sorun yok deniyor genel görüş olarak, fakat unutulan nokta bunu söylemenin bazı hristiyanların benimsediği "eşcinsellere eşcinsel oldukları için kızmıyoruz, eşcinsel ilişkiye girmelerini sapıklık olarak görüyoruz, buna kızıyoruz. ilişkiye girmezlerse bizim için hiç bir sorun yok" görüşünü savunmakla aynı olacağı gerçeği. pedofilinin duyduğu arzu sıradan bir insanın duyduğu yeme, içme, üreme arzularından farksız. pedofililer yetişkin karşı cinslerine ilgi duymuyorlar, tahrik olmuyorlar. onların cinsel açlıklarını giderecek tek şey çocuklar. ve bu onların suçu değil. üreme insanın en temel içgüdüsü olduğuna göre, bu içgüdü günümüz insanında kendisini üremeden ziyade seks olarak gösterdiğine göre, ha bir kaplanın önüne et atıp onu yememesini, sadece onun hakkında düşünmesini istemişsiniz, ha normal bir insana seksi yasaklayıp sadece mastürbasyon yapabilirsin demişsiniz, ha bir pedofiliye arzularını gerçekleştirmeyi yasaklayıp sadece düşün, eyleme geçirme demişsiniz. fark yok. ha pedofili kendi hislerini bilinçaltına itebilir, eyleme geçmemek için büyük çaba sarf edebilir ve bunu başarabilir. ama bu dediğim gibi, misal libidosu çok yüksek bir erkeğin kendi kendine seksi yasaklaması, bunu bilinçaltına itmesi gibidir. aşırı zor bir şeydir ve bence bunu gerçekleştiremeyen bir pedofiliye de kimsenin neden kendine hakim olamıyorsun deme gibi bir hakkı yok.
bunlar herkesten duyamayacağınız acı gerçekler, ama gerçekler. içinde yaşadığımız dünya böyle bir yer.
0
loser blueser
(25.11.14)
@senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin sizin buradaki püf noktayı yakalamanız için bence duygu ve içgüdü'nün ne olduğunu tam anlamıyla kavramanız lazım.
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
@hatasızcoololmaz,
"eşcinsellere evlat edinme-evlenme gibi heteroseksüel gelenekleri kazanılması gereken haklarmış gibi göstermesi de o kadar saçmadır."
Bu cümlenden dolayı karşı olduğunu düşündüm. Bir çocuğun aile ortamında yetişmesi tabii ki güzel bir şey. Ama "aile" dediğimiz şeyin illa kadın ve erkekten oluşması gerektiğini kim söylemiş?
Evlenmiş iki kadın ve bir çocuk aile oluşturamazlar mı? Niye oluşturamasınlar, aile dediğimiz şeyin çocuk üzerinde iki etkisi vardır. Onun temel ihtiyaçlarını karşılamak ve ona gereken sevgiyi vermek. Bunu eşcinsel bir çift de rahatlıkla yapabilir. Peki ya tüm heteroseksüel çiftler çocuklarına güzel bir aile hayatı sağlayabiliyor mu? Hayır, son derece kepaze aileler var.
Ayrıca evet dediğin şey son derece faşistçe geldi bana, devletin insanların hayatına burnunu sokmak gibi bir hakkı yok, şu an bile olması gereken çok daha fazla sokuyor. Ha biri çıkıp imkanı olmadığı hâlde çocuk yapıp devlet baksın derse ona da hasiktir derim tabii ki.
Bir de evliliğin tek sebebi çocuk yapmak değildir, evli olup çocuk yapmayan çiftler de var. İki kişinin birbirlerine olan bağlılıklarını resmiyete dökme isteğidir evlilik ve bunu eşcinsel bir çift de isteyebilir.
0
i was made for you
(25.11.14)
@loser blueser daha iyi anlatılamazdı dostum, bravo...
0
🌸mountaincat
(25.11.14)
mountaincat teşekkürler. burada herhangi birinden destek beklemiyordum doğrusu, şaşırdım :D pek okumamıştım yazılanları şöyle bir bakmıştım sadece, şimdi senin yazdıklarına baktım birbirine paralel şeyler söylüyormuşuz.
ayrıca işin "ruhsal" boyutuyla ilgili de bir şeyler söylemek istiyorum, pedofilinin ruhsal bir hastalık olduğu gibi bir düşünce de var pek çok insanda. bir kere ruhsal hastalık diye bir şey yok, olamaz. illa ki olduracağım diyorsanız o beyinsel bir hastalık olur. psikolojinin "ruh bilimi" olarak adlandırıldığı, kişinin "ruh" halinin var olduğunun düşünüldüğü bir dünyada elbette insanların zararsız eşcinselliği yönelim, eğilim vb. kelimelerle tanımlaması ama zarar veren pedofiliyi ruhsal bozukluk, hastalık olarak tanımlaması anormal değil. ama şunu hatırlamak kimsenin işine gelmiyor, pedofililerin zarar verme amaçları yoktur, eylemlerini zarar vermek için yapmazlar. içgüdüleri o kadar dayanılmazdır ki artık o zararı göze almak zorunda kalırlar. bugün eşcinselliğin çok özgürce olmasa da yaşanabildiği bir dünya düzenimiz var, ama bunun tersi olsaydı, eşcinsellerin sayısı çok az olsaydı ve toplumun tamamı tarafından dışlanıyor olsalardı heteroseksüel insanlara tecavüz eden eşcinsel haberlerini devamlı duyuyor olacaktık. çünkü bazı bireylerde içgüdüler o kadar güçlü olacaktı ki arzularını giderebilmek için riskleri göze alacaklardı. bu durum doğada zaten yaşanıyor, insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da eşcinsel bireyler birbirlerini bulup birbirleriyle eşleşiyor değiller, takdir edersiniz ki doğada gay barlar tarzı tanışma ortamları yok. haliyle içgüdüleri ağır basan eşcinsel bir hayvan artık dayanamayacak noktaya geldiğinde önüne çıkan ilk hemcinsine tecavüz edebilir.
son olarak, eşcinsellik, pedofili ve diğer tür cinsel kimlikler yeni şeyler değil, insanlık tarihi boyunca hep varlardı, doğada, özellikle memeli hayvanlar arasında da hep varlardı ve hep var olacaklar. geçmişte belli başlı toplumlar dışında eşcinsellik bir sorun olarak görülmüyordu, çünkü eşcinsel sayısı fazla değildi ve toplumların çoğunun eşcinselleri dışlamak için bir motivasyon kaynakları, dini dayanakları vs. yoktu. fakat insan nüfusu arttıkça üremedeki hatalar da haliyle arttı ve bugüne ulaştık. dini motivasyonlar olmasa bugün de kimseni eşcinsellikle bir alıp veremediği olmayacak.
0
loser blueser
(25.11.14)
mea maxima culpa, şu 'geçen bi osmanlı sorusunda da başıma aynısı gelmişti' derken benim açtığım duyurudan mı bahsediyorsun?
arkadaşlar okulda bir ders kapsamında engellilerle ilgili bir konuyu araştırma ödevim var. 6-8 sayfalık bir ödev hazırlamam gerek. ben de evrim teorisi ve engellilerin birbirleriyle olan ilişkisini incelemek istiyorum. ama sizin de fikirlerinizi almak istiyorum. bir de böyle bir şeyi araştırmak için
arkadaşlar okulda bir ders kapsamında engellilerle ilgili bir konuyu araştırma ödevim var. 6-8 sayfalık bir ödev hazırlamam gerek. ben de evrim teorisi ve engellilerin birbirleriyle olan ilişkisini incelemek istiyorum. ama sizin de fikirlerinizi almak istiyorum. bir de böyle bir şeyi araştırmak için kaynak bilen varsa mesaj atsın lütfen.
konuyla ilgili, mesela evrim teorisinde adapte olanın hayatta kalacağı söyleniyor. ama güçlü genin de sonralara aktarıldığı söyleniyor. bu durumda mesela doğuştan bir genetik bozukluğu olan kişilerin birbirleriyle evlenmesi vs konusuna nasıl yaklaşabiliriz?
0
fancy pants (21.11.14)
evrim her zaman en güçlünün hayatta kalması demek değildir. Evrim, şartlara en çok adapte olanın soyunu devam ettirmesidir. Örnek vereyim;
Bir kanatlı çekirge türü düşünün. Kanatlı çekirge türü içerisinde genetik bozukluktan dolayı kanatları olmayan ya da olsa dahi uçamayan çekirgeler de olduğunu varsayın. Uçamayan çekirgeler, kanatlı çekirgeler gibi göç edemeyip bulunduğu yerde hayatta kalmaya çalışırken, kanatlı çekirgeler göç esnasında fırtınaya yakalanıp tamamına yakını öldüğünde soyunu devam ettirenler, bulundukları ortamda yaşamaya uyum sağlayabilmiş, genetik olarak uçamayan çekirgeler olacaktır.
Başka bir örnek,
Afrikada etrafı yüksek kayalıklarla çevrili bir platoya hakim olan aslan sürüsünü düşünün. Bu bereketli platodaki antilopları, sığırları yiyerek güçleniyorlar. Bu büyük sürü, güçlendikçe kayaları dolaşarak platoya girmeye çalışan rakip aslan sürülerini daha kolay def etmeye başlıyor. Diğer sürüler platonun dışında açlışla mücadele ederken bu sürü içeride semirdikçe güçleniyor güçlendikçe diğerlerini platodan kovuyor. Ancak burada da şöyle bir durum gerçekleşiyor; zaman ilerledikçe dışarıdan sürüye katılım olmadığı için genetik çeşitlilik azalıyor. Tür içindeki üreme sebebiyle genetik olarak aslanlar her nesilde zayıflamaya başlıyor. Ve zayıfladıkça avlanamıyor dengede tuttukları manda ve sığır populasyonu bu sebeple büyük artış gösteriyor. Ve sonunda yavruları için bir tehdit olan zayıf düşmüş aslan sürüsünü öldüryor.
Bu örnekte de görüldüğü gibi en güçlü olmak evrimsel avantaj sağlamaz. Evrimin en önemli kriteri adaptasyondur.
0
thracia
(21.11.14)
Evrim ve engellilik dersen konunun ucu döner dolaşır Nazi Almanyasına dayanır. Bu konuları bir araştır istersen.
0
zombi
(21.11.14)
evrim ve engelliliğin nazi almanyası ile ilişkisi, güney afrika zebralalarının sosyal yaşantısının nur yerlitaş'la ilişkisi kadardır.
0
thracia
(21.11.14)
genetik geçişli hastalıklar engelliler ve akraba evlilikleri filetype:pdf
gugıla aynen kopi peyst çıkan sonuçları tek tek incelemek güzel sonuçlar gelmediyse, anahtar kelimeleri değiştirip başka başka kombinasyonlarla aramalar
0
compadrito
(21.11.14)
evrim mi? nasıl okulmuş o? 2014 türkiye'sinde hala evrim öğreten zındık okullar mı var? tez yıkılıp imam hatip yapıla!
*çok emin olmamakla birlikte, genel mantık şu. anne babadan 1 bozuk, 1 düzgün gen gelirse. düzgün gen aktif oluyor. hastalık-engel ortaya çıkmıyor. bu yüzden oldukça farklı anne babadan gelen melezler genelde daha sağlm olurlar. vb.
0
titiraprap
(21.11.14)
Evrimi anlarken, dinlerken, sanki dışarıdan üçüncü bir el kontrolünde gerçekleşiyormuş gibi yanlış bir algı oluşuyor.
"Adapte olanın hayatta kaldığı söyleniyor" tabrini anlamak için örnek:
Yaprak rengindeki böcek hayatta kalır, çünkü avcı kuş onu değil, farklı renktenini görür ve yer. O yüzden rengi yaprak ile uyumlu olanlar kalır, çoğalır, neslini devam ettirir.
"Güçlü genin aktarıldığı söyleniyor" tabiri için de hemem hemen aynı örnek geçerli. Koşabilmek güçlü gen, koşamamak zayıf gen olarak varsayalım. Tabii ki koşanın hayatta kalma şansı arttığı için neslini devam ettirebiliyor; yani sonralara aktarabiliyor.
Ödevini yapmadan önce Richard Dawkins'in şu serisini kesinlikle izle, ödevinde yardımcı olacağı gibi ufkunu açacaktır.
Sonrasında da yine Dawkins'in Gen Bencildir'ini okumanı şiddetle öneririm.
0
jadle
(21.11.14)
ön kabuller yanlış olursa sonlara doğru tıkanır bu ödev. herkes bildiğini yazacaktır. ben de yazayım. sen seç beğen ayıkla.
evrim ilk eşleyicilerin üreme kabiliyletlerini arttıracak yollara yönelmesiyle başlayan kör bir süreç ve halen daha devam ediyor. temelde bir silahlanma yarışından ibaret. burada bireyler diğer türlerin bireyleriyle ve kendi türünden bireylerle, yakın üyeleri dahil, eşleri dahil, hemcins ve karşı cinsleri dahil her ortakla rekabet halindeler. ortaklar çünkü bir dişiye üremek için, bir grup arkadaşı hemcinse sosyal işbirliği için, bir yavruya da %50 kendi genlerini taşıdığı için muhtaç.
engelli bir bireyin, çok düşeş bir durumu yoksa, engelinin her daim ona karşı çalışacak bir seçilim faktörü olarak muhasebe defterine sürekli eksi hanesinde katkı sağlaması acı bir gerçek. çok az durumda engellilik avantajlı da olabilir. misal renk körlüğü gece görüşünde dikkati belirgin olarak arttırır. renk körü bireyler gece körlüğündan mustarip değillerse, renk körü olmayan bireylere karşı bir miktar daha avatajlıdırlar ayrıntıyı seçmek konusunda. bir tür, gece yaşamaya adapte olmak zorunda kalırsa renk körlüğü bir eksi olmaktan çıkar. avantaja dönüşür yani.
evrim tuhaf yollardan çalışır. anlamak için tümden gelip hipotezler üretmek gerektiğinden eğlenceli olmakla beraber, lamarckçıık, lysenkoculuk, tür seçilimi vs vs bir çok hipotez ya da hipotezler bütününü çöpe atmak icap etti zaman zaman. (bunların bazısı hala tartışmalıdır gerçi).
evrim bireyin değil, türün değil, iyice indirgendiğide tek bir genin değil, gen takımlarının seçimesidir. mayoz bölünme (ve mutasyonlar) sağ olsun, önemli genlerimiz bir aradayken ayrılabilir, daha iyi ya da daha kötü kombinasyonlara dönüşüp başımıza beklenmedik sürprizler açabilir. talihsiz bir engelli bireyde, pek çok genetik olarak sorunlu bilgi çocuğa aktarılabilir mesela ama iki engelliden, mesela ikisi de sağır olan anne babanı son derece iyi işiten çocuklar da doğabilir.
ciddi kromozom hastalıklarında, mesela down sendromunda ise fazladan bir kromozom sahibi olan yavru, kendisi gibi bir down sendromluyla çocuk yaparsa, doğacak torun down sendromlu en iyi ihtimalle 1/4 ihtimal (0.25) sağlıklı olabilecektir. (galiba bundan da az aslında.) şimdi bu durumda engellilere, vahşi doğada toplayıcı-avcı olarak yaşayan atalarımızın engelli çocuklarına sunamayacağı bir lüksü sunabiliyoruz. hayatta kalma şansını! aman ne güzel di mi?
bundan sonrası spekülasyon. iş kürtaja gidiyor, öjeniye gidiyor, hitler rejimide öldürülen sakatlara gidiyor. bu konulara girmek ister misin? sıkıntılı biraz. toplum şu an engelli bireylerin yaşaması karşılığı onlara katlanıyor. onların durumlarını iyileştiremediği gibi tıbbın çaresiz olduğu ağır vakalarda bireyi yalnızlaştırarak ve bir eş, hayat arkadaşı, sevgili edinmesini sağlayacak ortamlar oluşturmadan bu topluluğu baskı altında tutuyor.
bazı aileler topal kızı kör oğlana alarak bunun üstesinden geliyor falan.. derken toplumun dirliği sürüyor. açıkçası henü bir medeniyet değiliz. bunu yan odalarda misafirlerden gizlenen yatalak çocuklara, otobüste acımayla baktığımız spastik çocuğun elinden tutan babasına, uzun zamandır gömediğimiz zeka engelli amca kızı hale ablaya falan sorsak cevap alabilir miyiz bilmiyorum ama gerçekçi bakarsak hala bu soruna çözüm bulabilmiş değiliz. sik gibi bir medeniyetimiz var.
şimdi şu son satırda, kısa bir soru, bu yazı bi işine yaradı mı? [e]vet/[h]ayır?
0
namus ninjası
(21.11.14)
evrime göre engelliler nesiller sonra elenerek yok olurlar.
0
kamera motor
(21.11.14)
Nazi Almanyasında gen havuzunu temizlemek için engelli bireyler toplama kamplarına gönderilmişti. Aynı zamanda arı ırkın çoğalması sağlamak için üreme programıları vardı. Literatürde bunun uygulamaların yeni nesillerin üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar bulabilirsin diye düşünmüştüm. Ama arkadaşın biri sağolsun Nur Yerlitaş'a bağlamış konuyu.
memeleri büyükse genelde hoşlanıyorum ben karşımdaki insandan.
0
mermize
(21.11.14)
temelde seks yapmak için.
0
yardiranadamm
(21.11.14)
altın oran...
0
preldzic
(21.11.14)
bunu tek bir kıstasa bağlamak doğru değil. dış görünüşü, size karşı tavrı, konuşması. hepsi birer parça önemli.
0
battal gemalmaz
(21.11.14)
yalnizlik zor.
0
goo.gl
(21.11.14)
hafiften düşünürse aslında o kişiyle sevişmek istediğini anlar insan.
0
uykusunu yakalayan adam
(21.11.14)
Ilk gordugumuzde diyorsun, yani onu henüz tanimazken tamamen sekilsel olarak hoslaniyor insanlar. Zaten daha sonraki asamalar da bu sekilsel cekim temelinde gerçekleşiyor. Dışını begenip içini de tanima levelına geciliyor. Geciyorlar. :>
0
mandalina kokusu
(21.11.14)
hoşlanılan kişiyi görünce
"şununla yatakta yuvarlansam, yalasam yutsam" "bununla sevişmesi de ne zevkli olur" "şurasını koklasam-mıncırsam-görsem... (5 duyu) mahiyeti nedir acaba" "iyi si*iş"
gibi düşünceler geçiyor kafadan, insanlar bunu açık açık söyleyemedikleri için de ay şurasına aşık oldum ay bu özelliği beni çıldırttı falan diye saçmalayıp duruyorlar.
0
mistreated
(21.11.14)
Feromonlar.
0
pike
(21.11.14)
ilk görüşte evet %99 tiptir.
0
prodeq
(21.11.14)
ne biçim hoşlanıyosunuz siz lan, yok yatakta parande atmalar falan nerden geliyo aklınıza öyle şeyler? hoşlanmak çok basit bişi ya, o anda sadece karşındakine odaklanırsın kendine değil. o hoşlanma değil arzulamadır beyler apayrı bişi.
0
emirkulu
(21.11.14)
%90 tip, geriside küçük diğer şeyler işte.
ha birde yalnızlık zor +1
0
fransızkalanadam
(21.11.14)
beyin bilinç altında üremeye en yatkın karşı cinsi onaylıyor ve hoşlantı-aşk-sevgi her neyse işte onaylıyor ve aşık oluyorsun hepsi bu.
0
gokhan atestepe
(21.11.14)
bir arkadaş dediydi bilinç altımızda genlerimize en uygun olacak kombinasyonu arıyormuşuz aslında ne derece doğrudur bilemem tabi
0
irsh92
(22.11.14)
benim aşk başlığımdaki bilimsel yazımı oku. iki tane var. biri edebi ağırlıklı biri bilimsel. orda var bu sorunun cevabı.
0
camfrog sonmez
(22.11.14)
biri seks değil demiş.
temelinde seks yatıyor bu işin. sevişmek istemediğin biriyle aşk yaşanır mı?
0
fransızkalanadam
(22.11.14)
Temelinde seks yatar, bu bilimsel bir gercek. En azindan suan icin. Seks degili de nereden cikardiniz?
Bana sorarsan kesinlesmis birsey yok ama bir takim deneylerle bircok bulgu var. Feromon deyip isin icinden cikabilecegimiz kadar basit bir konu degil. Benim merak ettigim bir konu: (git: 841528) Yeterli olmasa da kendimde ogrendigimi ve dusundugumu yazdim. Ayrica: www.youtube.com www.youtube.com www.youtube.com www.youtube.com
0
delifaruk
(22.11.14)
Yüzyıllardır olan bir şey ve insanların bilnçaltı artık programlanmış. Yani bir nevi empoze ediliyor birinden hoşlanamk, sevmek, seks yapmak. Hayatın en büyük amaçlarındanmış gibi, zorunlulukmuş gibi. hissettirliyor.
Merhaba arkadaslar, Sizlerden benim icin kucuk bir excel formulu olusturmanizi istiyorum. Cok kolay bir formulmus gibi hissediyorum ama konuya yabanci oldugum icin yaniliyor da olabilirim. Simdi benim elimde yaklasik soyle bir dosya var. Calisma kitabinin ilk sayfasinda ogrencilerin numaralarindan v
Merhaba arkadaslar,
Sizlerden benim icin kucuk bir excel formulu olusturmanizi istiyorum. Cok kolay bir formulmus gibi hissediyorum ama konuya yabanci oldugum icin yaniliyor da olabilirim.
Simdi benim elimde yaklasik soyle bir dosya var. Calisma kitabinin ilk sayfasinda ogrencilerin numaralarindan ve sinav sonuclarindan olusturacagim bir tablo var diyelim. A sutununda numaralar, B sutununda da notlar olsun mesela. Bu calisma kitabinda her ogrenci icin ayri ayri birer tane de calisma sayfasi var ve buvsayfalarin hepsi ayni formatta. Hepsinin D7 hucresinde ogrenci numaralari ve K20 hucresinde de notlari yer aliyor.
Ben sunu istiyorum. Oyle bir formulum olsun ki ben ilk sayfadaki tabloya ogrenci numarasini girince alsin bu numarayi, her sayfanin D7 hucresine baksin, numaralar uyusuyorsa o sayfanin K20sinden ogrencinin notunu tabloma getirsin. Cok mu sey istiyorum acaba? :)
Tesekkurler simdi, tikler aksama :)
0
hrskrs (20.11.14)
anlatmasi yapmasindan uzun surer, ornek exceli bir yere yuklersen editleyebilirim.
0
brawler
(20.11.14)
=VLOOKUP(D7;Sheet1!A1:B20;2;FALSE) Bu formülü k20'ye yapıştıracaksın. Vlookup yerine düşeyara olabilir türkçeyse, sheet1 veriyi almak istediğin sayfanın adı olacak.
0
atom karincanin torunu
(20.11.14)
aradığın formül vlookup. bu formulün nasıl çalıştığını anlarsan sorununu tamamiyle çözer.internette küçük bir aramayla nasıl çalıştığını 5 dakikada öğrenebilirsin.
0
thracia
(20.11.14)
@atom karincanin torunu, @thracia Arkadaslar sagolun cevaplar icin. Duseyarayi biliyorum, kullaniyorum ama burada islemi tersten yapmam gerekiyor. Elimde numara listesi var sadece, hazir bir tablo yok. Notlar her sayfanin K20 hucresinde yazili, ben de tabloyu hizlica olusturmak icin sayfalarin K20 hucrelerini tek seferde bir sutuna cekmek istiyorum.
Neredeyse her gece, çünkü 8 saat uyumazsam kendimi mutlu hissetmiyorum ve hafta içi hep erken yatıyorum.
0
pandispanya
(20.11.14)
bi cumartesi akşamı mandalar gibi uyuyom 12 saat, diğerleri 6 saati geçmez
0
emirkulu
(20.11.14)
zaman zaman 1 gece. genelde ortalama 5-5,5 saat.
0
Amiral Bristol
(20.11.14)
genellikle sadece cuma ve cumartesi geceleri. diğer günler 7 saat civarında.
0
inheritance
(20.11.14)
tatili saymazsak 6 gün. sabah işe gitme düşüncesi 12den sonra ayakta kalmayı bastırıyor herhalde ki saat 12 dediğinde ben kendimi yatakta buluyorum.
0
petitjoueur
(20.11.14)
Sekiz saat uyunur mu nerde yaşıyorsun? Bir ya da iki gün anca. İş günleri ortalama beş saat.
0
sehpa fx350
(20.11.14)
hafta içi 1-2 gece ( genelde 12 gibi yatıp 7 gibi uyanıyorum) hafta sonu 2 gece (ne zaman uyanırsam)
0
delicevat
(20.11.14)
0. Eve ulaşamıyorum ki uyuyayım.
0
arnold schwarzeneger
(20.11.14)
3 ya da 4 gün.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.11.14)
emirkulu +1 Cumartesi çalışmak böyle bir şey işte
0
iki ekmek bir sigara
(20.11.14)
Cuma ve Cumartesi 10-12 saat, haftaiçi 6-7 saat uyuyorum. Hafta içi maymundan hallice olabiliyorum. Serviste de uyuyorum ama ilk uyandığım anda maymundan da geri gidiyorum evrim basamağında; o ortak ata kimse, ona ulaşıyorum artık.
0
aychovsky
(20.11.14)
her gece. dikkat ediyorum 12'de yatakta olmaya, yoksa verimsiz uykusuz oluyorum.
0
bradshaw
(20.11.14)
neredeyse hiç 8 saat uyumam. Sadece çok alkollü gecelerin sabahında. Normalde hafta içi 5-5 buçuk, hafta sonu 6-7 saat uyuyorum
0
thracia
(20.11.14)
hemen hemen her gece. 7-8 saat uyuyamazsam gün içinde eve varıp uyumak için hayaller kurarım. ama işe çok erken gitmediğim için erken saatte uyumak zorunda kalmıyorum.
... ve ürünler neler? Temizlikten tutun, vitamin haplarına kadar aklınıza gelebilecek her türlü alan için geçerlidir. Bilmediklerimiz varsa biz de faydalanalım :)
... ve ürünler neler?
Temizlikten tutun, vitamin haplarına kadar aklınıza gelebilecek her türlü alan için geçerlidir.
Bilmediklerimiz varsa biz de faydalanalım :)
0
dessy (19.11.14)
Yiyecek ve bulaşık makinesi deterjanları için: Cityfarm Temizlik için: Frosch Zeytinyağı: organik olanından Zeytin İskelesi yoğurt, peynir vs. için bazen: Ada Bakliyat bazen: orvital
beyorganik de iyidir ama bazı şeyleri pahalı geliyor. bir de feriköy organik pazarı ROCKS! :)
0
bradshaw
(19.11.14)
Balderesi Bali
5 Kavanoz 100 TL
0
VIPCH
(19.11.14)
balı arıcıdan,zeytinyağını,zeytin kendi ürünümüz,salça,pekmez,reçel,makarna,çorba da öyle peynir köyden geliyor zaten onun dışında bakliyatı markasını bilmiyorum ama bimin esmer kepekli bulguruyla,baklası bir harika edit: bu tarz bir sistem tutturursanız en aza indirmiş olursunuz gdolu gıda alımını
0
gündüz m
(19.11.14)
doa kozmetiğin sattığı ürünler diyebilirim genel olarak. kozmetik, şampuan, krem türevi şeyleri oradan alıyorum ve memnunum.
0
halitkin
(19.11.14)
Torku, nedendir bilmem ama...
0
gneral
(19.11.14)
Organik olarak satın aldığım tek ürün bal. Markası "fanus".
Şu firmanın ürünlerin tamamı çok özel ürünler. türkiyede hiçbir firmanın uğraşmadığı şekilde uğraşıyorlar ürünler için. İçeriden de biliyorum. Ama haliyle muadillerinden pahalılar.
ben genelde pazardan alıyorum. özellikle yiyecekleri. ama mesela sabun da pazardan alıyorum. pazardakiler genelde üreticiler. yani bahçesindeki sebze meyveyi satıyorlar. dolayısıyla gayet iyi.
mesela harika peynir yiyorum. bal falan direk üreticiden alıyorum. sebze ve meyveler çok güzel oluyor. saçım dahil tamamen el yapımı zeytinyağı sabunu kullanıyorum. zeytin ve yağı falan hiç saymıyorum bile.
istanbul'u bilmem ama diğer şehirlerde böyle pazarlar olabiliyor. bir araştırın bence.
bir hücreye girdiğim sayının bütün basamaklarını veya bazı basamaklarını birbiriyle toplamamı sağlayacak bir formül var mı?örnek: bir hücreye 45678 (kırk beş bin altı yüz yetmiş sekiz) yazacağım, öteki hücrede bana 30 diye sonuç verecek (4+5+6+7+8).
bir hücreye girdiğim sayının bütün basamaklarını veya bazı basamaklarını birbiriyle toplamamı sağlayacak bir formül var mı?
örnek: bir hücreye 45678 (kırk beş bin altı yüz yetmiş sekiz) yazacağım, öteki hücrede bana 30 diye sonuç verecek (4+5+6+7+8).
0
kibritsuyu (19.11.14)
=mıd formülü işini görür diye düşünüyorum.
şöyle ki;
A Hücresi: 1564 B Hücresi: 1847
Diyelim ki biz bu iki hücrenin birler basamağını toplamak istiyoruz
=MID(A1;4;1)+MID(B1;4;1)
0
thracia
(19.11.14)
A hücresi 45678
B hücresi: =MID(A1;1;1)+MID(A1;2;1)+MID(A1;3;1)+MID(A1;4;1)+MID(A1;5;1)
kilomu net belirtmek istemiyorum ama 110 kilonun üstündeyim 20 yaşındayım 1.84 boyum var erkeğim ve size göre yapabileceğim en iyi savunma sanatı hangisi uygun olur sizce aklımdan geçenleri yazıyorum1. muay thai2. box yada kick box3. judo ya sizce ?
kilomu net belirtmek istemiyorum ama 110 kilonun üstündeyim 20 yaşındayım 1.84 boyum var erkeğim ve size göre yapabileceğim en iyi savunma sanatı hangisi uygun olur sizce aklımdan geçenleri yazıyorum
güreş +1 güreş nasl değil yav. en ürkütücülerindendir hatta. küçümseme.
0
ibomiu
(19.11.14)
sana yumruk veya sağlam bir tekme atmak için harekete geçmiş bir adama hangi güreş tekniği ile karşılık vereceksin yav saçmalamayın. bence box. sağlam bir yumruğun olur en azından.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.11.14)
net bir şekilde judo. forma girmenize yardımcı da olur. tecrübeyle birlikte kondüsyon kazanınca o ebatlarla sokakta sizi durdurmak için birkaç kişi yetmez. ayrıca forma girdiken sonra müsabakalarda da şansınız olabilir. ki bence başladıktan sonra işin sportif yanını çok daha fazla seveceksiniz.
bu arada tavsiyeleri, boy ve kilo oranınında uygulayabileceğin optimum spor dalını düşünerek veriyorum. sorun eğer, benim boy ve kilo oranımda biri sokakta en hızlı hangi spor dalını öğrenirse adam döver ise cevaplar farklılaşabilir.
örneğin sokakta bir boksör her zaman daha avantajlıdır. çünkü tekniği uygulaması diğerlerine göre daha kolay.daha hızı sonuç alabilirsin. yani antremanlı bir boksör sokakta 2-3 kişiyi parkta yürür gibi ekarte edebilir. ama boks anteramanlarında o kilolarla çok zorlanırsınız. boks, yüksek kondisyon isteyen bir spordur.
bu arada disiplinleri kendi kuralları içinde değerlendirmek lazım. mesela bir link verilmiş; bir güreşçi ve bir judocu, grekoromen güreş kuralları içinde musabaka yapıyor. e tabiki güreşçi avantajlı çünkü judocu kurallar gereği tekniklerinin büyük kısmını uygulayamıyor bile.
ayrıca denmiş ki sana yumruk ya da tekme atmak için harekete geçmiş bir adama karşı hangi güreş tekniği uygulanabilir ki? aman diyim, sakın buna güvenerek bir güreşçinin karşısına ben boks biliyorum, tai box biliyorum diye güvenerek çıkmayın. güreş dediğiniz şey çok fazla kuralla sınırları çizilmiş bir musabaka türü. o kurallar ortadan kalktığında daha ne olduğunu anlayamadan kol bacak kırılır, sakat kalırısnız. televizyonda izlediğiniz minder üstündeki tepişmelere benzemez.
0
thracia
(19.11.14)
ama siz "savunma" değil saldırı yöntemi söylüyorsunuz. "sana yumruk atmış adama hangi güreş tekniği ile karşılık vereceksin" deyip üstüne "yumruk at" hiç yoktan demek savunmayla alakası yok..
savunma ise güreş. vucudunun ağırlığını kullanmayı bilirsin. bir güreşci yumruk atabilir, hemde tüm vucut ağırlığı ile beraber atar..güreşte eskiv de vardır ayrıca. yumruk yemen zordur. boksörlerinde başarılı olanlarının geçmişinde güreşçi olanları vardır.
güreş bilirsen vucut ağırlığın avantaj olur savunman için. savunma sanatı değil, dövüş sanatı soruyorsan o ayrı..
bir ara boks yapmıştım ve antremanları epey zorluyordu. öyle direkt boks eldivenlerini takayım, kum torbasına vurayım yok. en başta hızlı olman gerekiyor, o da kondisyon istiyor.
illa savunma sporu olacaksa wing-tsun olabilir.
0
kayranin kedisi
(19.11.14)
Kilonuz yoğunluklu olarak yağ kaynaklıysa eğer bu saydıklarınızı yapmanız zor, zira yapacağınız en ufak bir ters harekette eklemlerinize aşırı yük bineceği için bir takım sakatlıklar yaşayabilirsiniz. Onun dışında illa bir şeyler yapmak istiyorum derseniz ben de aikido öneririm. Lakin dediğim gibi, fazla kilo hareketlerinizi her türlü kısıtlayacağı gibi sakatlanma riskini de artıracaktır.
0
angelus
(19.11.14)
valla benim savunmadan anladığım öyle salonda gösteriş için yapılan sporlar değil. manyağın biri elinde bıçakla üzerine yürürken kendini nasıl korursun hangi spor en çok fayda sağlar ona bakarım ben. güreşle iyi adama sarıl bakalım adam hiçbir şey yapmadan bıçağı sok kendine.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.11.14)
Önce git kilo ver hacı. Bu kiloyla eklemlerini ağlatırsın, sakatlık çıkarma.
0
air
(19.11.14)
Kardeşim 22 yaşında 112 kilo muay thai ve kick box yapıyor. Kilonuz problem değil ama yağlarınızı kasa çevirmelisiniz.
0
kaffle
(19.11.14)
biraz daha kastır sumo yap ama o tangavari şeyi giyme gardaşş
0
gündüz m
(19.11.14)
Kilonu sakın yağa çevirme, hayatının hatasını yaparsın. Daha sonra büyük sıkıntılar çekmek istemiyorsan dinle beni, kilo ver.
0
air
(19.11.14)
krav maga. neticede buldozer gibi dümdüz edeceksin ortalığı yiğit adam.
Mirastan feragat etmek yada etmemek işte bütün mesele bu....
alixkandemir
Sayın ArkadaşlarEşimle 5 yıllık evliyiz , Kayınpeder 2 ay önce vefat etti. Doğal olarak miras konusu ortaya çıktı, eşim 4 kardeş 3 kız 1 oğlan şeklinde, 2 kız evli diğerleri bekar, mirasçı toplamı kayınvalide ile toplam 5 kişi, mirasın maddi toplam değeri 900 bin lira değerinde 40 dönüm tarla ve bah
Sayın Arkadaşlar
Eşimle 5 yıllık evliyiz , Kayınpeder 2 ay önce vefat etti. Doğal olarak miras konusu ortaya çıktı, eşim 4 kardeş 3 kız 1 oğlan şeklinde, 2 kız evli diğerleri bekar, mirasçı toplamı kayınvalide ile toplam 5 kişi, mirasın maddi toplam değeri 900 bin lira değerinde 40 dönüm tarla ve bahçeli köy evi
Şimdi sorun şurada başlıyor; Kayınvalide bir miras planı yapmış, bu plana bütün mirasçıların uymasını emrediyor. Plan şöyle , 10 dönüm tarlayı kayınvalide kendi üzerine ve 1 bekar kızın üzerine yapacakmış, 30 dönüm tarlayı ve evi ve arsayı da 1 bekar oğlan üzerine yapacakmış, evli 2 kız evlatlardan da mirası reddettiğine dair belge imzalamalarını emrediyor.
Miras feragatnamesini 2 kız evlat imzalamazsa, duygusal olarak sömürü yapıyor.( gidiş geliş yapmama, beddua etmek vs vs)
Sizce ne yapmalı eşim iki arada kalıyor
Ben hakkını almaktan vazgeçme diyorum, Kayınvalide benim yüzümü göremezsin diyor.
Gelişmeler üzerine edit :
Eşim dün telefonla arayıp hakkından feragat etmeyeceğini beyan etti, fakat akşama kadar telefonlar susmadı gelen telefonlar da bekar baldız eşimin beyanatı yüzünden ninelerinin fena hasta olduğunu, erkek kardeşlerinin aileye terör estirdiğini ve kayın valideyi evden kovduğunu, çıkan tartışma sonucu kayın validenin hasta olduğunu söyleyerek , eşimi aileyi dağıtmakla, insanların sağlığı ile oynamakla itham etti.
Eşim de beni sorumlu tutmasınlar diye tamam dedi hakkına geleni daha doğrusu bir oğlumuzun hakkını vermeye razı oldu.
Bana da yatıp kalkıp beddua ve küfür etmek kaldı.
Verdiğiniz cevaplar için ve ilgilendiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.
0
alixkandemir (08.09.14)
eşimin 4 kardeşi var değil eşim 4 kardeş olmalı orası. anlamaya çalışıyorum kaç dakikadır.
kayınvalide tam erkeğe yatırım yapılırcı kafasında. evlenen kızları evlat olarak görmüyor herhalde. yazık.
imzalamıyoruz desin, kız kendi yüzünü göstermesin annesine. mal mülk de istemesin. ne çirkin işler.
0
pinkpeony
(08.09.14)
Abi emrediyor ne demek ya? Kafasına göre de o dağıtamaz yani mirası,boşuna planlar yapmasın. Kendi aranızda konuşarak halletmeye çalışın,en son çare mahkemeye vermek olur.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(08.09.14)
Kesinlikle imzalamasın. Çok duygu sömürüsü yaparsa da "kanun ne diyorsa ona uymak zorundayız." desin.
Üzgünüm ama bu miras olaylarında kimin ne olduğu ortaya çıkıyor. Bekarlar babasının çocuğu da eşiniz değil mi? Kayınvalide resmen "yabancıya gidecek" diye tırsmış burada. O size güvenmiyorsa, siz de ona güvenmeyeceksiniz, bu kadar basit. "Ama annedir" falan diye de vicdan muhasebesi yapmasın. Annesi "ama o da yavrum" diyor mu? Demiyor.
0
bazilika
(08.09.14)
Bence kayınvalidenin derdi kızları değil, malın aile içinde kalmasını istiyor, damatlara geçmesini istemiyor. her halükarda çok ayıp.
0
and justice erol
(08.09.14)
hayatta hersey gibi evlat sahibi olmak da bir sorumluluk meselesi. sen sirf o insani 9 ay karninda tasidin diye saygi bekleyemezsin. o yaptigini maymunlar da yapiyor atlar da ayilar da. insan ancak elinden gelenin en iyisini yaptiysa, cocugu icin yapabilicegi herseyi kendini dusunmeden yaptiysa saygi ve sevgi bekleyebilir. boyle bir annenin ne sevgiyi ne saygiyi hakettigini dusunmuyorum. dolayisiyla duygusal somurulerini alip cekip gitmesi soylenmelidir bence.
benim annem ve anneannem su anda konusmuyorlar. cok uzun yillardir aralarinda bircok sorun oldu. baslarda ben genctim, durumu kavrayamiyordum fakat anneannemin anneme yaptiklarini gercekten ben dusmanima yapmam. durum boyle olunca annemin onunla iletisimini kesmesini kesinlikle hakli buluyorum. senelerce annemdir torunlarini gormek ister ailedir diye diye her yaptigini sineye cekti, cok uzuldu. aklim olsa ve o zaman durumu anlayabilmis olsam ben coktan anneannemin karsisina cikmis, annemi rahat birak demis olurdum.
siz de bence bu yuzden karinizin yaninda olun, annesinin boyle duygusal siddet uygulamasina izin vermeyin. kariniz da hakkini almadan cekilmesin. yuzyuze ugrasmak istemiyorsaniz mahkemeye verin, anladigim kadariyla rahatlikla kazanabileceginiz bir dava olur.
ustelik vefat eden baba evlatlarini boyle ayirmak istermiydi bir dusunun. sonucta miras onun mirasi, kazanmis biriktirmis. eminim cocuklarina esit olarak kalmasini yeglerdi.
0
gerard
(08.09.14)
Hayir feragat etmeyin, cunku boylesi bir somuru yapma kapasitesinde olan insandan hayir gelmez, anne veya degil. Uzulursunuz belki, ama yapacak bir sey yok. Eski anilarla filan mutlu olsun esiniz. Annesini de sapitmis olarak dusunsun, ki zaten oyle.
0
ottoschmit
(08.09.14)
Bir bakış açısı daha: siz mirastan şimdi vazgeçerseniz bir daha alamazsınız o payı. ama mirastan vazgeçmezseniz, ileride kararınızdan pişman olursanız annenize payınızı devredebilirsiniz. Anneye bak sen.
0
and justice erol
(08.09.14)
O ne ya, ne saçma iş. Olur mu öyle şey ? Evlenince evlatlıktan mı çıkılıyor ? Para için çocuğu ile görüşmeyi reddedecekse hiç anne olmasaydı. Acayip saçmalamış anne, hayır bu olaydan sonra nasıl bakacak çocuklarının yüzüne ? Zaten adam öleli 2 ay olmuş hemen mirasının peşine düşmüş, oturmuş düşünmüş, kızları mirastan men etmiş. Ayıp cidden. Kınamak gibi olmasın ama ne anneler var.
0
elikası
(08.09.14)
ne demek feragat ya?
ulan bi kere benim böyle anam olacak, zaten ben yüzüne bakmam böyle kadının. işe bak amk, duygu sömürüsüymüş. kendi duygusu var mı ki sömürüsünü yapıyor?
0
tchuck
(08.09.14)
Gram aklı varsa imzalamasın. Benzer durumlar cok yasadik, daha sonrasinda kardesler, anne vs ile ara daha cok bozuluyor emin olun.
0
archely
(08.09.14)
evli olan kizlar mirastan feragat etmedikleri icin annelerini goremeyeceklerse gormesinler zaten. anne onlari evlat olarak gormuyor , kizlarin da onu anne olarak gormesine gerek yok.
bu miras olayinda su cocuk anasiyla babasiyla daha cok ilgilendi , digerleri ilgilenmedi ; o yuzden ilgilenen daha cok hakediyor mirasi diye bir anlayis var. sonucta o mal mulk edinilirken cocuklarin rizkindan da birseyler harcaniyor. o tarla olmasa belki cocuklar daha iyi birer egitim alip daha iyi birer gelecege sahip olacaklardi. o yuzden miras dedigin seyde herkesin hakki vardir.
anlasmaya yanasmasinlar ; is mahkemeye gitsin gerekirse. miras paylasimi yuzunden kusecek kardesten kardes olmaz.
kisi basi 180bin liralik bir gelirden bahsediyorsunuz. kimse enayi degil o paradan vazgececek kadar. o paraya kendi cocugunuzun egitim masrafi cikar. esin annesiyle dogacak olan sorunu dusunuyorsa , cocuguna daha iyi imkanlar sunabilme ihtimalini de dusunsun.
0
montauq
(08.09.14)
Ne aileler var yahu. Sadece anne değil diğer kardeşlerin de böyle bir şeyi asla kabul etmemeleri gerekiyor. Zaten kabul ediyorlarsa onlarla da ilişkinizi kesin gitsin.
Damat olarak sen bence pek karışma. Belli ki sen ve diğer damat yüzünden böyle bir şey istiyorlar. Seni ve diğer damadı aileden görememişler, sen de onları görme, bu konudaki kararı da eşine bırak. Madem onlar seni aileden görmüyor, sen de onları görmezsin olur biter.
0
osurdum
(08.09.14)
böyle adaletsizlik olur mu? 2 kız mirastan hakkını almıyor. 1 kız yaşlı anneyle 10 dönüm tarlaya ortak. Erkek çocuk 30 dönüm tarla, ev ve arsa alıyor.
olay sadece eşinizin hakkından vaz geçmesi değil. diğer kardeşler arasındaki bu garip adaletsizliği kabul ediyor ve ayrıca kendi çocukları ve yeğenlerinin de miras haklarından vaz geçiyor.
kayınvalide hem böyle bir adaletsizlik yapıyor hem de yüzümü görmezsiniz diye tehdit mi ediyor? bravo.
0
mea maxima culpa
(08.09.14)
bizim karslı komşularımız var, onlarda hep öyle. daha babası hayattayken feragatname imzaladı kızlar. sadece erkekler pay alıyor. eşinizin ailesi bunun norml karşılandığı, sık yapıldığı bir aileyse, üzgünüm o kaynana sonuna kadar direnir. tabi sonuna kadar direnmek sizin de elinizde.
0
niye ama
(08.09.14)
simdi anneanne esinden kalan mirasta soz hakki olsa bile o olmeyecek mi? diger bekar kizi da bir gun evlenmeyecek mi? oyle is mi olur? esiniz kesinlikle kabul etmesin boyle bir seyi. kanunun uygun gordugu sekilde paylasacagiz, bu sekilde bir seyi onerdigin icin de sen beni gormeyeceksin desin.
kusura bakmasin ama bedduasi da kendine doner, fazla soylenmesin bence ortaliklarda.
esinizin iki arada kalacagi bir durum yok. babasindan kalan mal, tabii ki de hakkini alacak, tabii ki de kullanacak o parayi. torununun da mirasi o para, onun da rizki. anneanneye soyleyin hadi kizini gozden cikarmis, o cocugun hakkini yerse allah sorar hesabini.
bana annem ayni seyi yapsa, yapmak degil, teklifle gelse, hatta bir sozcukle ima etse omrum boyunca bakmazdim yuzune.
0
federer
(08.09.14)
e yaptığı zaten gidiş geliş yapmama, aksi yönde beddua sebebi.
ikna ediniz bir şekilde efendim. kendiniz için değilse olan/olacak çocuklarınız için. onların da hakkıdır. hak yedirmeyin. ki kendiniz için bile oldukça önemli miktar. kabaca 180 bin. bir de fiyatı boş verin 40 dönüm arazi yani.
bunlar eskide kaldı diye biliyorum hala devam etmesi enteresan.
0
mechanica
(08.09.14)
e o bekar kız evlenince gene damada kalcak, oğlan evlenince de geline kalcak. hiç mi evlenmicekmiş bunlar. hele o oğlan iki güne ölse gelin ne bayram eder o parayla. o zaman napcak kaynana hanım.
ne acaipler var memlekette ya. verin avukata hocam acımayın hiç.
0
shiranai
(08.09.14)
Öncelikle başınız sağolsun.
Böyle alengirli oyunlara, miras paylaştırma işlerine giriştiyse bir anne, ben eşinizin yerinde olsam "zaten bu muhabbetlerden sonra gidiş-geliş yapıp huzurumu kaçırmanı istemem, istediğin kadar da beddua edebilirsin her ettiğin beddua için allah sana 10 katını versin" derdim. Sert oldu ama insanın baba acısının üzerine bir de böyle saçma şeyler yaşaması çok üzücü, sizin adınıza üzüldüm, daha çok da sinirlendim.
Kesinlikle hakkından vazgeçmesin. Oğlan da allah bilir "hayırsız enişte" modunda gezen bir elemandır, o tarla 3-5 senede erir gider.
0
sevgikusunkanadinda
(08.09.14)
Yanlış kategoriye açılmış ama olsun. Kesinlikle vazgeçmesin, yoksa aptal olduğunu düşüneceğim. Öyle şey mi olur?
0
entre
(08.09.14)
Bekar kızını ve erkek oğlunu (anladınız siz onu) bir nebze kayırmasını, biraz daha onlar lehine bölüştürmesini anlayabilirim (hak vermem de bu toplumda normal karşılayabilirim) ama komple feragat istemek bu devirde çok ayıp. Sakın vazgeçmeyin. Haa, köyde filan yaşıyorlarsa zaten tapu eşinizde bile olsa tarlaları onlar kullanır, ektirir biçtirir bir sorun olmaz satmadığınız sürece. Kayınvalide bir şey kaybetmez yani. Aradan yıllar geçince ise köprünün altından öyle sular geçer ki, bakalım nasıl bir gelin nasıl bir damatla karşılaşacak da şimdiki fikirlerine pişman olacak onlar yaşanınca görülür.
0
firez
(08.09.14)
eşiniz yerinde olsam "o fegatanameyi imzalarsam ben görüşmem zaten senle" derim, karşı atağa geçerim. hatta uygularım da. ardından da görüşmem.
siz sadece bunun ne kadar onur kırıcı olduğundan bahsedin. gerisini eşinize bırakın bence.
0
pokerface
(08.09.14)
ulan ne dine ne hukuka uyar bu.
valla ben o bedduanın tutacağını sanmıyorum kardeş. allah bilir tabi. madem anne müslüman -öyle anladım- aç kuranı göster. kuran emrediyor sana ne oluyor? de.
0
ya ben lan neyse
(08.09.14)
anne bayaa saçmalamış. yabancıya gitmesin diye yapıyor hadi orasını anladım da malın çoğunu oğlana bırakmak nedir? bence malın hepsi annenin üstüne olsun. damatlar ve gelin de babadan kalan paradan hak iddaa etmeyeceğim diye kağıt imzalasınlar. anne ölünce mal 4 çocuğa eşit dağıtılsın. mantıklı olan bu. eşin bu teklifle gitsin bunu da kabul etmezse o anne kan bağından başka bir şey yok demektir.
0
biyik
(09.09.14)
şu an bir çocuğunuz olmayabilir ama bu, çocuğunuzun hakkını yedirmektir. kayınvalidenizin yaptığı, evladınızın geleceğinin bir parçasına sırf kendi hırsları, kendi bencilce istekleri için el koymaktır. eğer sırf onu tatmin için, aman allahından bulsun, ne hali vars görsün, aman aramız bozulmasın diye buna izin verirseniz, bu hak yemeye, bu hırsızlığa, bu vicdansızlığa ortak olmuş olursunuz.
her ne şekilde olursa olsun göz göre göre hak yiyen kişi zerre saygıyı hakketmiyor demektir. hele kendi evlatlarını ayıran, ayrımcılık uygulayan, hakkını yiyen bir anne yalnızlıktan başka bir şey hakketmiyor.
merhaba,yine aslında kendi kendime vermem gereken bir kararı size danışmak istiyorum.çok yakın olmayan, yılda iki üç kere görüştüğüm samimiyette bir arkadaşımın annesi vefat etti, cenazesi kaldırıldı, arayıp başın sağolsun dileklerinde bulundum.şu anda kendisi diyarbakır'da, ben istanbul'dayım, kend
merhaba,
yine aslında kendi kendime vermem gereken bir kararı size danışmak istiyorum.
çok yakın olmayan, yılda iki üç kere görüştüğüm samimiyette bir arkadaşımın annesi vefat etti, cenazesi kaldırıldı, arayıp başın sağolsun dileklerinde bulundum.
şu anda kendisi diyarbakır'da, ben istanbul'dayım, kendisi de istanbul'da yaşıyor. taziye bitince istanbul'a dönecek.
ben 6 ay kadar önce babamı kaybettim, kendisi cenazeye ve eve geldi, yakın zamanda böyle bir şey yaşadığım için annesinin vefatına da üzüldüm açıkçası ve destek vermek istiyorum.
diyarbakır gidiş dönüş uçak 450 tl, maddi problemim yok, orada üç saat falan kalmış olacağım toplamda.
gitsem mi gitmesem mi karar veremedim. cenaze olsa kesin giderdim de merhum defnedildikten sonra aldım haberi.
ne yapsam?
0
schwannoma (05.09.14)
bence istanbul'a döndükten sonra da ziyaret edebilirsiniz, taziye ziyareti sonuçta bahsettiğiniz şey. diyarbakır'daki ailesinden başka tanıdığınız varsa gidebilirsiniz ama.
0
gmzo
(05.09.14)
Gidin bence. Cenazeye katılmanın ölüye bi faydası yok ama her ne kadar yakın olmasanız da arkadaşınızın sizi evinde görmesi iyi gelecektir.
Geçtiğimiz ay çok yakınımdan iki kişiyi kaybettim. 6 yıldır görüşmeyip biraz da dargın olduğum birisiyle cenazede barıştım.
İnsanın kıymeti böyle zamanlarda anlaşılıyor.
0
the queen of naked kings
(05.09.14)
arkadaşınız babanızın cenazesine sadece sizin için mi geldi? kısaca başka bir iş için istanbuldayken bir arkadaşınızın cenazesine katılmakla sırf bu cenaze için kalkıp gelmek arasında çok büyük fark var. çok yakın olmadığını söylediğiniz birinin sırf sizin için geldiğini sanmıyorum. bu sebeple sizin de minnet duygusunu abartıp diyarbakıra 3 saatliğine gitmeniz pek mantıklı gelmiyor.
0
thracia
(05.09.14)
@gmzo ben de diyarbakırlıyım ama geçen hafta diyarbakır'daydım henüz, bir düğün için gitmiştim, taziyeye gidersem sadece ziyaret edip yemek yiyip dönmem lazım.
arkadaşım "düğün için geldi, taziyeye gelmedi" diye düşünür mü onu bilemiyorum.
0
🌸schwannoma
(05.09.14)
@thracia yok zaten istanbul'da yaşıyor kendisi.
0
🌸schwannoma
(05.09.14)
@schwannoma bu durumda istanbul'dayken senin cenazene gelmesi ile senin burdan sadece cenaze için diyarbakıra gitmen arasında çok fark var. bence bu düşündüğün kadar dert edilecek bir durum değil. arkadaşın istanbul'a geldiğinde taziyelerini iletirsin.
"düğüne geldi, cenazeye gelmedi"
ikisi birbirinden çok farklı şeyler. düğün için çok önceden haber veriliyor. ona göre plan program yapıyorsunuz, kendinizi, işinizi gücünüzü ayarlıyorsunuz. cenaze ise bambaşka bir durum. hiç kimse -en yakınları hariç-, tanıdığı insanların yakınlarının cenazesine öyle ha deyince uçağa atlayıp gitmez. bence içiniz rahat olsun.
0
thracia
(05.09.14)
Biraz daha kafa karışıklığı ekleyebilirim ama bu biraz da arkadaşınıza bağlı. Ben olsam yalnız kalmak ve biraz kabuğuma çekilmek isterim. Öyle durumlarda taziye duymamak için millete haber saldırıyorum "Aramasınlar beni" diye, çünkü kendimi toparlamaya çalışırken "Başın sağolsun" denmesi iyi bir dilek de olsa sinirimi bozuyor. Bir arkadaşım da babası öldüğünde "Normal normal konuşalım, hayat devam ediyormuş gibi. Her taziyede bir kere daha acımı hatırlamak zorunda kalıyorum" demişti.
Bazıları da sürekli yanında birilerinin olmasını ister. Onlarla sürekli konuşmak, dertleşmek, kaybettiği yakınını anlatmak ister. Bilmiyorum, arkadaşınız nasıldır.
0
aychovsky
(05.09.14)
bak ben de mardinliyim yani bizim gelenekleri bilirim. normalde istanbul'a dönünce ziyaret etmen yeterli olurdu. ancak o senin cenazene geldiği için senin de gitmeni gerekli kılmış maalesef. yani bu beklentiye mutlaka girecektir. sana git ya da gitme demiyorum, samimiyetinize bağlı sonuçta ama olay budur.
0
yardiranadamm
(05.09.14)
hepsini geçtim, kendini çok iyi hisseder böyle bir şey yaparsan. ne kadar samimi olmasanız bile en kötü günlerini yaşıyor sizin de bildiğiniz gibi. yapabilecek durumunuz varsa gidin, üşenmeyin.
Kız arkadaşımın koşulsuz yapmayı kabul edeceği bir istek
ben bunu bilir bunu soylerim
Merhaba,Kız arkadaşım, benden koşulsuz yapmayı kabul edeceği bir isteğimi bekliyor. Tek seferlik dilek hakkı gibi. Siz ne dilerdiniz böyle bir hakkınız olsa?
Merhaba,
Kız arkadaşım, benden koşulsuz yapmayı kabul edeceği bir isteğimi bekliyor. Tek seferlik dilek hakkı gibi. Siz ne dilerdiniz böyle bir hakkınız olsa?
O yüzden basit takıl. Tasma, kırbaç, kelepçe vs :D
Neden hepimiz seks düşündük, çünkü öküzüz :(
0
pandispanya
(01.09.14)
Mantı, lazanya gibi zor bir yemek yapmasını isteyin, oh mis. Yemek önemli...
0
blues buzz
(01.09.14)
bence çok zor bir yemek iste, uğraşsın :)
0
rock n roll
(01.09.14)
ogzomo boşolmo
0
[silinmiş]
(01.09.14)
oral yapıyor zaten. anal da yapar gibi.
aslında şöyle gelişti bdsm'yi anlattım başka karşı çıktı biraz dik başlı ama en sonunda bir isteği yerine getirmeye karar verdi.
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
ya zaten yazılanlar normal de bi çiftin yapması geren şeyler :/
ne zamandır çıkıyorsunuz ki siz (:
neyse. ayaklarıyla üzüm ezsin
0
glori
(01.09.14)
glori seninle threesome isticem
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
tamam. haha tamam ya.
ama bu kız ne ara çıktı?????
sana küstüm :/
konu kilit
0
glori
(01.09.14)
kız arkadaşınızın size oral yapması için böyle bir fırsatın ele geçmesi mi gerekiyor? nasıl kezbanlarla ilişki yaşıyorsunuz amk.
0
bira sisesi kapagi
(01.09.14)
glori senin yerin her zaman ayrı ya
gel katıl bize :p
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
@comptrol sana katılıyorum hatta böyle bir dileği yerine getirdikten sonra böyle dileklerin devamını da isteyecektir gibi geliyor. çoğu kadın da itaat etme içgüdüsü var kendilerine bile itiraf edemedikleri.
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
glori,
threehundredsome yapsana buradakilerle <3
0
[silinmiş]
(01.09.14)
Cevaplara bakaraktan arttiracaktim, yapmadim.
0
delifaruk
(01.09.14)
üç istek hakkı daha iste. kabul etmek zorunda. gerisini sonra düşünürüz.
0
zibonaj
(01.09.14)
threesome istersem 3. olacak kızı da bulmam lazım onu nerden bulucam? :)
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
git başkasıyla seviş de, sevişecek mi bakalım, yoksa bu durumda koşulsuzluğu kabul edecek mi. veya kesinlikle evlenmeyelim de, merasim falan istemiyorum de.
0
uykusunu yakalayan adam
(01.09.14)
zaten evlilik istemiyor çocuk da istemiyor, türünün nadir örneklerinden
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
27 yaşının altında mı kız arkadaşın? 27'yi geçince bi daha kontrol et çocuk, evlilik olaylarını.
0
[silinmiş]
(01.09.14)
25 yaşında
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(01.09.14)
soru: threesome yapacak kızı nereden bulucam?
cevap: "bana seninle birlikte threesome yapacak birini ayarla. dileğim budur." diyerek
0
thracia
(01.09.14)
İlişkiyi bitirmek istersen direkt 3some (FFM)
0
kimlanbu
(01.09.14)
cık cık cık. bi günlük kölelik istesen sorun çözülecek zaten. o gün boyunca aklına düşen her isteğini yapar işte. mantı yapmasını da isteyebilin. bara gidip 'hadi şu kızı threesomea ikan et' de diyebilin. maç izlerken oral yapmasını da. tüm gün sana ait olur.
özet: tuttuğun takımın maçı olduğu gün tüm gün boyunca kölelik.
https://eksisozluk.com/istanbulda-halk-otobusunde-yasanan-yolcu-teroru--4528105bu başlıkta, şu barzoyu savunacak kadar namussuz musunuz?bakın belki kart elemanındır, şoför ibnelik yapmıtşır, ona bir şey demiyorum.sorduğum soru şunları yazanlara:"ulan noalcak bir kişi beleş geçse""şoföre mi kalmış on
bu başlıkta, şu barzoyu savunacak kadar namussuz musunuz? bakın belki kart elemanındır, şoför ibnelik yapmıtşır, ona bir şey demiyorum.
sorduğum soru şunları yazanlara:
"ulan noalcak bir kişi beleş geçse" "şoföre mi kalmış onun yaptığı sahtekarlığı cezalandırmak" "ülekyi soyuyorlar koymuyor da, bi kart mı koyuyor size" "oooh iyi olmuş şoför döven adamdır" "ben de aradaşımın kartını kullanıyorum, alan memnun veren memnun size ne? (ulan orospu çocuğu bir sen misin akıllı?)"
ciddi diyorum. namussuzluğu bu derece içselleştirdiniz mi? nasıl bu derece namussuz oldunuz, nasıl ailelerde büyüdünüz?
bu mantıkla düşünerek, 100 milyar euro da çalsanız, bir insanın 3 kuruşluk rızkını da çalsanız kendinizi "masum bir melek" gösterebielceğniizin farkıdna mı değilsiniz yoksa artık namussuzluk öyle içinize işlemiş ki, kendinizin namussuz olması umurunuzda mı değil?
siz cidden bu derece leş bir düşünce yapısıyla gelip avrupalının medeniyetine mi imreniyorsunuz?
namussuz pislikler.
peşin edit: bakın koçlar, maddi durumunuz elvermiyorsa bunu hırsızlık yaparak değil, çıkıp hakkınızı arayarak çözeceksiniz. o şekilde çözmüyorsanız da çıkıp ne ayakkabı kutusundaki milyarları sorgulayacak, ne peşkeş ihalelere gider yapacak ne de namussuzlara oy atanlara bok atacaksınız. yüzünüz olmaz çünkü.
"maddi durumum yoktu" gibi ucuz mantık yüzünden herkes bir şeyler çalacaksa. biri gidip elektrik kaçıracak, diğeri su sayacını sıfırlayacak, bir başkası bulunduğu işyerinin kasasından para tırtıklayacaksa biz bitmişiz. namussuzluğu "adalet getirecek" bir şey olarak görüyorsanız. biz harbiden bitmişiz.
0
kamera motor (01.09.14)
çocuklarına nasıl örnek oluyorlar ben de anlamadım. çok ama çok yanlış.
0
rock n roll
(01.09.14)
bunu namussuzlukla derecelendirmek saçma onu en başta söyleyim de.
çok saçma bir soru olmuş aslında. olaylara bu kadar sert bakmamak lazım. konuşmaları da duymak lazım darp anındaki.
elemanın yaptığı tam bir puştluk zaten. bıçak falan hele hiç girmiyorum o konuya. bak 1-2 yumruk attıktan sonra kendine gelse tamam onu bile anlarım da bu baya kafasına kafasına öldürmeye vuruyor.
"ulan nolcak beleşe geçse"cilere de hak veriyorum. harbiden nolur yani? türkiye'de yaşıyorsun, etraf bunun gibi maganda dolu. bırak geçsin, geçtikten sonra nereye şikayet (ihbar) ediyorsan et.
belediyenin bu tip ayrı masalar kurması lazım zaten. şoförün yolcuyla hiç muhattap olmadan ihbar edebileceği bir yer.
0
brotha b
(01.09.14)
@brotha, yahu ne demek geçsin? ne demek abicim bu? ben bıktım sizin kafanızdaki insanlardan ya. sinirli yazmayayım diyorum ama insanı delirtiyorsunuz.
niye geçiyor amk? benim anam babam tam basıyor, ben tam basıyorum, kuzenim, akrabalarım arkadaşlarım tam basıyor. niye bu hıyar ağası tam basmayacak? ben elektrik faturası ödüyorum, niye başkaları ödemiyor? ben namuslu yaşamaya çalışıyorum, niye namussuzların yediği bokları ben örtmek zorunda kalıyorum?
ihbar hattı diye bir şey yok. şoförün orada yapması gereken şey kartı almak. ve de alıyor. ama otobüsteki diğer vatandaşlar da muhtemelen "ya sana ne bırak geçsin" kafasında oldukları için, otobüsten inip o hayvanın üste çıkmasını sağlıyorlar.
bir üleknin zihniyeti, 1tl'lik hırsızlıklara gösterdikleri tepkiyle ölçülür. tabandaki insan "nolacak çalıyorsa durumu yoktur çalıyordur" diyorsa, tepedeki adamın ayakkabı kutusuna sakladığı milyar dolarlara ses çıkarmasını bekleyemezsiniz.
ben de beklemiyorum artık bu ülkeden öyle bir şey.
herkesin adaleti kendi sikinin keyfine. kimsenin kanun kitabını umursadığı yok.
başlığında geçen sene deliye dönmüştüm, bu sene bunda deliye dönüyorum. dediğim gibi, kanun kitabında suç mu? kim sikine takar, bırak geçsin. bırak çalsın. bırak kaçırsın. fakirdir fukaradır.
oldu!
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
bu herifi savunmak çok açok bir şekilde namussuzluktur. hırsıza, arsıza yataklık etmektir. sadece ahlaksız değil aynı zamanda bir gram zekadan yoksun olmayı da gerektirir.
ulan nolur beleşe geçsincilere hak verenlerin argumanı da nolur yani burası türkiye. o yapsın git sonra şikayet et.
bu kafadaki insanların bir olayı idrak etmesini, empati kurması için sadece anana bacına yapsalar kıyaslaması yapmak gerekiyor. yoksa kafalar almıyor.
peki arkadaşım, şimdi senin ananı bacını yoldan geçerken parmaklasalar. nolcak yahu alt tarafı bir parmak? hem adam fakir fukara, karıya gidemiyor. bırak parmaklasın sen sonra git yine şikayetini et. ne var yani?
bak oldu mu şeker kamışı kardeşim? olmadı değil mi?
burası türkiye diyerek bu olayları normalleştirdiğinde, memleket bunlardan geçilmez hale geliyor işte. türkiyeymiş. bunların normal görüldüğü türkiyenin amına koyayım izninizle.
0
thracia
(01.09.14)
@kamera motor
hocam sakin, geçsin demedim ben zaten.
asıl demek istediğim kısaca şu: şoför baktı ki bu herif laftan anlamıyor, o zaman bıraksın geçsin ama bi yere de şikayet edebilsin herifi anında. bir sonraki durakta da yetkililer/polisler/güvenlik alsın herifi paşa paşa.
0
brotha b
(01.09.14)
şoför haklı, adamı savunanlar namussuz.
0
kafkef
(01.09.14)
şoför haklı, adamı savunanlar namussuz, orada seyirci kalanlar korkak.
0
varoluscusanri
(01.09.14)
kamera motor +1.
tabii ki şoför haklı.
zaten şoföre suç atan veya o magandaya laf atmaktan ziyade "ulan ülkeyi soydular ses yok da bu zavallı adama mı sesiniz çıkıyor? bu arada tayyip ölsün." gibi asıl amacı her an olayı soğutup hükümete laf sokma yarışına giren dallamaların nefes alması bile doğaya zarar.
ve senin de dediğin gibi, benim annem babam tam basıyor, kardeşim tam basıyor da neden bu dingil tam basmıyor? onunki para da bizimkisi para değil mi sanki?
0
m e b
(01.09.14)
entrileri şimdi okudum. Biraz önceki yorumumun/yorumlarımızın hatalı olma ihitmali mevcut. Zira, ses olmadan izledik görüntüleri. Çocuk haklı da olabilir diyorum, şu entriyi okuduktan sonra : eksisozluk.com
Eğer öyleyse, birçoğumuz, bir başkası için akbil basmıştır.
Orda olanları bilmeden yorum yapmamak lazım.
0
varoluscusanri
(01.09.14)
@varol,
ya ben haklılığı haksızlığı tartışmyıroum burada.
burada, adamın akbil sahtekarlığı yaptığını varsayarak yorum yazan adamların cümlelerini eleştiriyorum. adam diyor ki "ya yaptıysa yaptı sana ne, sen mi kurtaracan ülkeyi"
böyle mantık olmaz diyorum.
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
@kamera motor
o konuda sonuna kadar haklısın. zaten bu tip insanların günlük hayattaki tavırları/destekleri yüzünden çoğu potansiyel suçlu gaza gelip daha çok yüz buluyor.
saçma ama paralel bir örnek için: karısını öldüren adama "namusunu temizledi" diyen ortam.
0
brotha b
(01.09.14)
Eskişehir'de tramvay durağına kaçak giren bir grup videodaki gibi aygır kılıklı hırsızı güvenlik görevlisine şikayet ettiğim için bu aygırlar tarafından linç edilmekten son anda kurtulmuştum. o zaman da sağolsunlar beni kurtaran halktan " kızım bırak geçsinler sen mi kurtarıcan ülkeyi" gibi eleştiriler almıştım. hayır üzerime yürümeleri ve dövmek istemeleri diil insanların şikayet etmeme şaşırmaları çok koymuştu...
0
dulcinea
(01.09.14)
savunmuyorum da, polislere, otobüs şöforlerine, taksicilere, üzülemiyorum. sadece
0
mr fusion
(01.09.14)
eğer bugün evien giren hırsızı "aman başımıza dert alırız" diye şikayet etmiyorsanız, eğer gözünüzün önünde siz otobüse 2.15 basarken yanınızdaki adam 1.40 basıyorsa, eğer siz kol gibi elektrik faturasıyla boğuşurken karşınızdaki apartman kaçak elektrikle yaşıyorsa, eğer siz vergi veriyor, anneniz babanız vergi veriyorken karşı dairenizdeki adam bunları bile kaçırıyorsa.
ve eğer siz tüm bunlara rağmen susuyorsanız. başınızdaki insanların nyie çaldığını sormayacaksınız. bu ülkede hırsızın da, kaçakçının da, sahtekarın da çok bol ve her mevkide bulunmasının sebebi, halk tabanının hırsızlık ve kaçakçılara karşı ses etmiyor oluşudur.
sen daha 19-20 yaşında bir piçin şoför yumruklamasını haklı görüyorsan, "ya boşver o adamlar çalıyor, yerine gelecek adam da çalacak nasılsa" kafasında oy atan adama laf edemezsin.
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
Videoyu izlemedim Bu kadar keskin yorumlamak doğru değil. Sanırım daha ses bile yok, yapılanı meşru kılmaz hiç bir hareket ama namus la ne alakası var lan, geçen pazarda gördüm kiloyla satılıyordu
0
saksı
(01.09.14)
@sası, sen okudun mu ne yazdığımı?
adamlar olayı yorumlamıyor. adamlar "ya başkasının kartıysa başkasının kartı kime ne" diyor. anlayabiliyor musun farkı?
adam orada "ya o çocuk kız arkdaşının kartını basmış suçu yok ki" demiyor. adam orada elemanı suçlu görmesine rağmen "ya 1tl mi kurtaracak dünyayı" diyor.
farkı anlayın önce.
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
Velevki kaçak bindi yada sahte bastı, buna göz yummak yerine benzin gibi parlamanın o adamın yaptığından farksız.
0
saksı
(01.09.14)
yahu niye göz yumacak arkadaş bana şunu bi açıkalyın? bana da göz yumulsun o zaman, ben de bilet basmadan geçeyim. benim babam kazandığı üç kuruş paranın çoğunu kentkarta yatırıyor, o da beleş binsin. bize niye göz yumulmuyor?
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
ben ranta ve tekele dayalı düzende çalışıp hamuduyla götüren ve insana zerre değer vermeyen toplu taşımacılar için üzülemiyorum kardeş. beni affet. ses yok, yorum yazamam ama kafasına göre durakta durup kafasına göre bastığı içi kendisini uyaran gence (o zaman yanında olan) muaviniyle tornavidalı saldıran 329 hattı (derbent-yenikapı ölüm otobüsü) şoföründen sonra benim de perspektifim değişti. ha bi de dükkanını bahçesini gezdirdiği sokak köpeğiyle kirletti diye ufacık bi çocuğu ölümüne döven bi çay bahçesi çalışanını uyardığım ve diklenice polis çağırmaya çalıştığım için için dayak yemiştim bütün çay bahçesinden. onun da etkisi var. çalıştırdığı suriyeliden dayak yiyen patronun imalathanedeki görüntülerinden sonra da aynı kayıtsızlık oldu. insana insan gibi davranmamak çok yaygın. ben de haklı olduğum zaman berserk moda geçiyorum. çok affedersin ama çekerim emaneti sikerim adaleti. bu bir realite.
0
namus ninjası
(01.09.14)
Bak dostum bahsettiğin adalete eğitim ile varabilirsin, sen gibi namuscular, dinciler, örfcüler vs vs bu kalıplardaki biçimlerle ömür boyu savaşırsın. Savaş ile değil ıslah ile gelir o bahsettiğin konfor. Onun için hak arama kısa vadeli çözüm ama ömür boyu ızdırap.
0
saksı
(01.09.14)
yahu siz türkçe anlamıyor msunuz.
adam hırsızı savunuyor diyorum.y apılan hırsızlığı savunuyor. adam kitap çalmayı savunuyor, adam herkesim tam bastığı akbili indirimli basmasını savunuyor.
ulan bu ülkede ne zaman bu amını yurdunu siktiğimin siyasetinden bağımsız düşünüp hırsıza hırsız, yapılana hırsızlık diyecek ve bu adamların ceza almasını isteyeceksiniz.
kahrolun amk. size eğitim veren ailelerinize de yazıklar olsun
0
🌸kamera motor
(01.09.14)
iğne çalmakla altın çalmak arasında "hırsızlık duygusu" açısından fark olduğunu bilmeyenlerin yaptığı saçma yorumlar onlar.
ekşisözlük çok garip bir yer oldu. toplum tümden namussuz valla.
ayrıca tespitin de hoşuma gitti hocam.
0
siradisi00
(01.09.14)
Sen ne düşündüğünü bile bilmiyorsun bence.
0
saksı
(01.09.14)
valla namussuzluk kelimesi ağır mı kaçıyor bilemeyeceğim ama yaptığı hukuka aykırı kaçmakta. biri ilgili mevzuatları koymuş oraya ama kimse iplememiş sanırsam şoförlerin genel hal ve tavırlarından dolayı. uygunsuz kullanım halinde şoförün karta el koymaya hakkı var mevzuata göre, yaptığı hayvanlık filan değil, adam işini yapmakta, herhangi bir memur gibi. bu tape'ler çıktığında gümrük memuru teoman "memurluğumu yakamam" deyince çok sevmişti herkes, buna niye kızdınız ki, o da memurluğunu yakmak istemiyordu belki de. zaten şöförün cebine gitmiyor ki o basılan akbiller, adam sabit bir maaş alıyor. ayrıca bıçak çeken adamın fiili tck'ya göre suç, bir de kamu görevlisine yaptığı için bu ağırlaştırıcı sebep oluyor. şunu savunmanın bile insanları suç işlemeye teşvik edebileceğinin farkında mısınız, lütfen bunun bilincinde olun.
otobüs a.ş. ya da iett, neyse artık, her ne kadar kamu hizmeti sunsa da adamlar bunun farkına varamadıkları (veya varmak istemedikleri için) için kar etme amacı güdüyorlar aşırı şekilde, yıllık kar filan açıklıyorlar bakmışsın uçuyor gidiyor filan. verilen hizmetin bir birim ücreti var öğrenci, öğretmen, emekli veya normal istanbul kart kullanmanızdan bağımsız olarak. emekliler bedavaya biniyor, ben öğrenciyim 1.10 basıyorum mesela, tamdan 2.15 alıyor. emeklinin hiç vermediği veya öğrencinin o vermediği kısım tam ödeme yapanınkinden veya bilet satışlarından kazanılan miktarla karşılanıyor. yani siz başkasının taşıma ücretini de ödüyorsunuz bir şekilde zaten. vergilerin toplanma mantığı ile aynı yani. gerçi istanbul bb bunu ne kadar adil yapıyor bilmiyorum, birimi ne şekilde ayarlıyor hiçbir fikrim yok. öğrenci bedellendirmesi üzerinden bile kar ediyor olabilir, o kadar bilgim bulunmamakta.
videoyu seyretmedim, o yüzden ne kartı kullandı da böyle karmaşa çıktı bilmiyorum. öğrenci kartı kullanıyorsa yine azıcık tolere edilebilecek bir şey (dayak atmasını tolere etmiyorum katiyen, kullanmasını diyorum) ama emekli kartı filan kullanıyorsa çok büyük bir suistimal söz konusu benim açımdan. sonuçta onları emekli maaşına bağlı yaşayan, doğru düzgün geliri bulunmayan 65 yaş üstü vatandaşlara veriyorlar. geçen otobüse bindiğimde büyük ihtimalle annesinin-babasının kartını kullanan 40'lı yaşlarında birini gördüm, şöför anladı, biraz laf etti ama kendisi hiç istifini bozmadan oturmaya devam etti. hiç durumu olmayan biri gibi de durmuyordu valla üstüne başına bakınca, ama yine de günahını almayayım kendisinin. neyse, demek istediğime geleyim, uygunsuz kullanımın parası sizin cebinizden çıkıyor. ülkede zaten vergiler yerine gitmiyor, aşırı şekilde sömürülüyoruz, bir de buradan sömürülüyoruz onu diyorum. ibb elde ettiği karla şu uygunsuz kullanımların yarattığı zararı giderelim demez, üstüne senden yine para alır, yine aynı karı elde etmeye çalışır. olan size bize olur. ibb aslında durumu olmayan insanlara öğrenci veya yaşlı olmamalarına rağmen bir çözüm bulabilir ama bulmuyor işte. böyle durumları görmemezlikten gelmeye devam ediyoruz. aslında buradaki asıl suçlu sosyal devlet anlayışını hayata geçiremeyenlerde de onun için tepki koymak lazım ama o da yok işte, ne yapalım.
0
loveless
(01.09.14)
şöförde haksız yolcuda al birini vur ötekine hepsi pislik.yolcu kendisine ait olmayan akbille geçmeye çalışmış şöför bu akbile el koymuş, bence polis dışında kimse kimsenin eşyasına,malına el koyamaz. şöför yolcuyu almayabilirdi ama elinde belkide arkadaşıonın kardeşinin akbilini el koyamaz!
0
mrthany
(01.09.14)
@zibidigibi adama yasal olarak el koyma hakkı vermişler. bu durumda iett'yi dava etmen gerekir.
0
siradisi00
(01.09.14)
Soforun karta el koymasi icin karti sofore vermek gerekir. Sofor karti istediginde buna olumsuz yanit vermek yolcunun insiyatifindedir. Ne yapacak zorla mi alacak karti?
Neymis efendim mevzuatta el koyma yetkisi varmis? Lan nasil alacak karti? Polis mi jandarma mi bu? Zor kullanarak mi elimizdeki karta el koyacak?
Kaldi ki orada acik sekilde tahrik ettigi goruluyor. Yolcunun bicak cekmesi yanlis. Bicak cektigi icin cezasini cekmesi gerek. Fakat diger turlu ortada bi haksizlik var, sofor o sekilde otobuse binmesine izin vermez tamam fakat karti almak ne lan, sen kimsin yani?
0
kosun lan mevzu var
(01.09.14)
Ya kardeşim biraz empati yapın misal çok acil bir işin cıktı kardeşinin/arkadasının akbilini aldın tam okutup yerine geçecen barzo kılıklı şöför elinden kartı kapacak sende bakacaksın, zaten adam direk girişmiyor önce bir münakaşa var aralarında büyük ihtimal kartı istiyor fakat çoğumuz görmüşüzdür konuşması yolcuya vatandaşa nasıl davranması gerektiğinin bilmeyen şöförleri.
mevzuat zaten vatandaş lehine hiçbirşey yoktur bu maddede şirketin karını koruma adına.
0
mrthany
(01.09.14)
bazı şeylerin kanunsuz olduğunu düşünerek ve belli başlı örneklerle (torrent, şarkı indirme vb. ) hırsızlığı normalleştirme çabası bana rahatsız edici geliyor.
ben de torrent'ten film indiriyorum ve bunun hırsızlık olduğunu kabul ediyorum. şunun fiyatı fazla o zaman ödememek için her yolu deneyelim ne la?
hepiniz anarşik mi oldunuz?
e piyasada karı yok, one night stand bulamıyoz, hayat kadınları da çok pahalı deyip tecavüzü de normalleştirin de tam olsun.
0
siradisi00
(01.09.14)
boş yere kavga etmeyin. adalet eşitsizliğin üzerine inşa edilmeye başladığında çalışır
0
saksı
(02.09.14)
1. İETT kim oluyor ki şoföre karar verme ve el koyma yetkisi veriyor. 2. Sen kim oluyorsun ki görüş bildirenlere namussuz diyorsun.
0
labanon
(02.09.14)
bu adamı hiç bir şart altında savunmam ama buna namussuzluk demeyi de savunmam.
0
fallthepieces
(02.09.14)
görüntü çok rahatsız edici, evet.
ancak "ben tam basarken o niye indirimli basıyor" düşüncesi lütfen hakaret algılamayın ama ilkokuldaki bir çocuğun hislerinden öte değil.
ben bu küçük olaya ölesiye öfkelenen kişiye "sen hakkını arıyor musun ki 'barzo' dediğin adamdan bunu bekliyorsun?" diye sorarım.
olaydan sizin sorunuzla haberim oldu. farkındaysanız cevap verenler dahil kimse bu adamı savunmuyor. ancak sorunuz tartışmalı. zira öfkenizin büyüklüğünün mantıksal değil ancak duygusal bir temeli olabileceğini düşünüyorum.
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.09.14)
1. iett kartı zaten basıp insanlara dağıtan kurum değil mi? 2. burda herkes herkese bişiler diyo valla.
Selam ahali. Elimde akrilik ve seramik boyalar var. Akrilikle kumas uzerine desen yapabilirim gibi geliyo. Cabuk kuruyan bir boya ama. Olur mu ki? Çok heves ettim be. Fikri olan?
Selam ahali. Elimde akrilik ve seramik boyalar var. Akrilikle kumas uzerine desen yapabilirim gibi geliyo. Cabuk kuruyan bir boya ama. Olur mu ki? Çok heves ettim be. Fikri olan?
0
old possum (27.08.14)
akrilik boyayı kumaşta kullanabilirsin. ancak sulandırmaman gerek. deseni önce kağıda çizip ardından sarı karbon kağıdı ile kumaşa desenein kontürlerini aktarabilir, sonra da fırça ile deseni boyayabilirsin. en son olarak da deseni tamamladıktan sonra tersinden sıcak ütüyü bastımmıdı cillop gibin olur.
Öncelikle baştan belirteyim troll filan değilim.Bazı yazdığım şeylerden kendini beğenmiş durumu çıkarmayın,olayları daha iyi anlamanız açısından kendimden detaylı bahsedeceğim.Arkadaş 29 yaşıma geldim,hiçbir kadınla arkadaş olamıyorum ben.En büyük sorunum bu! Ya aşık oluyorlar ya da asılıyorlar.Uzun
Öncelikle baştan belirteyim troll filan değilim.Bazı yazdığım şeylerden kendini beğenmiş durumu çıkarmayın,olayları daha iyi anlamanız açısından kendimden detaylı bahsedeceğim.
Arkadaş 29 yaşıma geldim,hiçbir kadınla arkadaş olamıyorum ben.En büyük sorunum bu! Ya aşık oluyorlar ya da asılıyorlar.
Uzun boyluyum,190 üstü,renkli gözlü,kumral.Über yakışıklı diye tabir edilen sınıfa girdiğimi söylüyor herkes,erkeği de kadını da.Zaten kimse Türk demiyor bana.Kıyafetime çok önem veren biriyim,böylelikle her girdiğim ortamda gözler üzerimde.Tamam buraya kadar güzel,herkesin isteyeceği bir şey.E tamam da arkadaş bir insanın evli akrabası bile asılır mı lan insana? Gelip eller mi,dokunur mu? Utanıyorum lan,yerlerin dibine giriyorum.
Neyse,bir özel bir kursa dil öğrenmek için gidiyordum.Geçen seneden tanıdığım bir abla dediğim ve ben yaşlarında bir arkadaşım daha geliyordu.Bu abla benden 14 yaş büyük,abla gözüyle bakıyoruz ama belli bir yerden sonra bana abla deme filan demeler başladı.Gece mesajlar atmalar,yan yana gelince ufak asılmalar.Bu abla yüzünden kız arkadaşlarımla arkadaşlık yapamıyorum.Diğer kız arkadaşlarımla görünce surat asmalar,morali bozulmalar filan.E ben sana mecbur muyum? Her akşam otobüsüne bıraktım diye,kilon iyi zayıflamana gerek yok dedim diye mi tüm bunlar? Bakın arkadaşlar benim yanlış anlama gibi bir durum yok,insan hisseder o da zaten belli ediyor.Ve bütün bu olanların yanında kendisiyle bir süre muhatap olmadım sonra bana neden benimle konuşmuyor gibisinden sitem ediyormuş.Hem asılıyorsun hem de bir şey yokmuş gibi davranıyorsun.Bu nasıl adalet!
Bir diğer olay;
Samimi diyebileceğim bir erkek arkadaşımın kız arkadaşıydı bu kız.Bu çocukla beraberken yine bana asılmalar,gelip sırtımı,kolumu okşamalar.Her daim beni çocuğun yanında övmeler,iltifatlar.Tabii çocuğun surat bir karış asılıyordu hep.Ben yine yerin dibindeyim.Neyse bununla ayrıldılar şimdilerde.Kız hala bana asılmaya devam ediyor.Hayır yüz vermiyorum da.Sen benim arkadaşımın eski sevgilisisin lan,nasıl yapıyorsun bunu bu kadar rahat.Bazen oluyor ki hep beraber görüşüyoruz ara sıra,orada bile aynısını yapıyor.Bu ne karaktersizlik lan.Bir de bu kız gelmiş bana hesap soruyor."Sen neredesin,telefonun neden kapalı? Geberticem bak seni haa!" Sen kimsin amına koyim ya kim? Tabii böyle diyemiyorum hep iyi niyetli olduğumuzdan.
Bunlar gibi yüzlerce olay var,sadece bu kadarından bahsettim fazla uzun olmasın diye.
Yahu kiminle azıcık samimi olsam hop kucağıma zıplıyor.Senden hoşlanıyorum,seviyorum,bırakma beni lütfeeen.Diyeceksiniz ki bunun neresi kötü.Harika bir şey ama o kadar boku çıktı ki artık anlatamam size.Her gittiğim ortamda mini etekli hatun gibi kesiyorlar lan beni.O kadar gözün sana dikilmesi yıllar sonra çok fazla rahatsız ediyor.Sokakta erkekler bile kesiyorlar.Bunalıma girdik artık yemin ediyorum.
Biri yazmıştı; "kimse beni beğenmiyor,yakışıklı değilsem bu benim suçum mu" diye.Şimdi benim ki de o hesap.Yakışıklı olmuşsam bu benim suçum mu arkadaş.Yemin ediyorum kafayı yiyecem yakında.
0
mehmetoloji (25.08.14)
abi afedersin ama sen ılık ceketleri alim mi diye soran değil misin. kıyafetine çok dikkat ettiğin kısmına katılmadım. derdine de çok üzüldüm allah kurtarsın düşmanlarımızın başına bu illeti vermesin. (ciddi cevap veriyorum)
0
mula
(25.08.14)
ben de kıyafet kısmına takıldım, zamanında şu yeleği alayım mı diye soran insan çok da zevk sahibi değildir diye düşünüyorum :)
sorduğum yelek sorusundan sille vurmaya çalışan ergenlere cevap dahi vermek istemiyorum.önerisi,düşüncesi olanlar buyursun.
0
🌸mehmetoloji
(25.08.14)
Diyesim geliyor diyemiyorum demeyeceksin içinden ne his geçiyorsa söyle karşındakine elleme beni hoşlanmıyorum de sınır koy mesafeli adam ol. Yoksa hey seni yerler yerler.
0
alciphron
(25.08.14)
cigerdelen, problemli olduğunu her yerde belli etmesen keşke.
0
🌸mehmetoloji
(25.08.14)
@sebepsız de gulebılırsın sen mısın?
Yanlıs ınsanlarla takılıyosun o zaman. Abla, abı, yenge, enıste dedıgımız ınsanlar genel olarak bızı arzulama potansıyelınde olan ınsanlar degıller cunku. Ajansa yazıl bı de bence kafan dagılır.
0
benoyledemekistemedim
(25.08.14)
valla bir erkek olarak öyle başka erkekleri kesmek gibi bir huyum yoktur ama geçenlerde taksim metrosunda ilk kez bir erkek için ''vay anasını herif harbi yakışıklıymış'' diye düşündüm. böyle uzun sarı saçları, mavi gözleri falan vardı. o sen misin yoksa sfsdgsdg?
türkiye'de ortalamanın üzerindeki güzel kızların hepsi göz hapsinde yaşıyor bro, onlar dert etmiyor sen niye bu kadar tribe girdin. ne bileyim ünlüler mesela, onların da sürekli ilgi üzerinde. allah korusun yarın obür gün şansın yaver gitse bir şekilde ünlü olsan kendini asarsın sen. :) alışman lazım. insan doğası böyle, güzel olana karşı koyamıyor. tek eşli değilsen tadını çıkarmaya bak. aman dikkat et hastalık kapma. :)
bir de hakkaten niye modellik falan düşünmedin? oradan oyunculuğa atlardın. bak kıvanç'a. :) hem kendini biraz toplumdan yalıtmış olurdun çevrende daha kalite hatunlar olurdu, bu kezolarla uğraşmazdın.
0
juninho77
(25.08.14)
Çok üzüldüm haline sayın arkadaşım, Allah başka dert vermesin.
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
Valla kardeş ben sana inandım, yani Taşak geçtiğini düşünmüyorum ama buna yapacak bir şey yok ki. Bu iyi bir şey, zaten dedikleri gibi ajansa falan yazılıp ekmeğini profesyonel bir şekilde ye bari.
Biz bir tane bulacağız diye götümüzü yırtarız, adamın kucağına atlıyorlar. Neyse, ben spora devam edeyim.
Önce soruya cevap verelim ki, sakata gelmeyelim: Hayır sizin suçunuz değil. Nâçizâne tavsiyem: Noktalama işaretlerinden sonra birer boşluk bırakın. (Valla asılmıyorum, yannış annamayın sakın!)
0
compadrito
(25.08.14)
comptrol
neden yelloz diyorsunuz o kızlara? dişisel içgüdülerinin sesini dinliyorlar sadece. bir de, soruda ifade edilen frustration çok belirgin. adeta burdan kopyala ve sözlükte (lûgatte yani), frustration kelimesinin karşısına yapıştır, o derece! yani hergün baklava börek yeseniz, 4. gün tiskinme gelir. uzun adam mehmetolog da bunu ifade ediyor. haa, bir empati yapamayız, o başka!
0
compadrito
(25.08.14)
noktalama işaretlerinden sonra boşluk. compadrito +1. tüm yazı boyunca gözümden kaçamadı bu eksiklik.
allah başka dert vermesin. hatta şu derdin aynısının yarısından bana da versin ki yaşadığımı hissedeyim. orada burada çok dillendirme bu konuyu sen yine de; sana gereksiz gelen, başkasının hayali olabilir.
0
devilred
(25.08.14)
merhaba, bence sizin mesafe ayarlayamama sorununuz var. karsınızdaki kadın sizden hoslanıyosa ve bunu belli ediyorsa, siz anladığınız andan itibaren bi mesafe koymaz, nasılsa iyi niyetliyim kendiliğinden anlayıp uzaklaşır ben her zamankı halıme devam edeyım derseniz, hayatta anlamaz karsınızdaki. hatta sizin jestlerinizi veya güleryüzünüzü hep ondan hoslandığınıza yorabilir. açık ve net olmak lazım. her aksam otobuse bırakmak evet centilmence bir davranış ama gayet kolay farklı yorumlanabilir. mesafe koymayı öğrenin bence.
0
islakkedicorbasi
(25.08.14)
Dostum bi caps at bakalim neye benziyorsun da bu kadar aci cekiyorsun.
0
fernandoenes
(25.08.14)
ahahkdlsjfglhkdjfh :) bu cevap silinecek ama başka da bir şey yazılmaz.
0
kimlanbu
(25.08.14)
mevzuyu anlamadan hemen allah başka dert vermesin muhabbetine girilmiş.
adam bariz bir güven sorunu yaşıyor. etrafındaki tüm kadınlar, yaşlı, genç, akraba demeden asılınca adam da karşı cinse karşı güvensizlik oluşuyor. farkında olmadan içten içe kimseyi sevemeyecek miyim, benim sevdiğim kadın da bir başkası için aynı şeyleri yaparsa? diye bilinç altında geriliyor. en yakın arkadaşının kız arkadaşı gizliden giziye size asılsa muhtemelen yarıdan fazlanız pirinç gibi ayıklarsınız ama bu örnekte görüldüğü gibi süreklilik arzeden bir durumla karşılaştığınızda kadınlara güveniniz sarsılır. ben böyle olmayan birini bulamayacak mıyım diye endişelenmeye başlarsınız. adamın da başına bu gelmiş.
dert etme müdür, kadınların tamamı böyle değil. elbet sana böyle hissetirmeyen biri ile karşılaşacaksın. bu arada diğerleri ile de açık konuşmak hayatını kolaylaştıracaktır. örneğin eski sevgiliye, "senin gibi erkek arkadaşının yanında başkalarına asılacak karakterde biriyle ilgineceğimi nereden çıkardın?" de siktir et. hayatında olması sana çok mu anlam katıyor? bence hayır. o zaman böylelerine yol ver gitsin taksimi ezsin.
0
thracia
(25.08.14)
dünya üzerinde yukarıda bahsedilen olayların gerçekleşme ihtimali yok.
yani bütün kadınlar bu arkadaşa hayran olup kendilerini kaybediyorlar, abla dediği kadınlar bile o kadar da ahlaksızlar yani.
böyle bir hikayeye inanmamızı mı bekliyorsunuz?
ya bunları kafadan uyduruyorsunuz. narsistik kişilik bozukluğunuz var, hayaller içindesiniz. ya da insanlarla garip ilişkileriniz var insanlara karşı mesafe koyamıyorsunuz, ya da herkese mavi boncuk dağıtıyorsunuz gibi.
ama bu komedi hikayelere inanmamızı beklemeyin.
internet diye bir şey icat edilmiş diye illa saçmalamak ve trollük yapmak gerekmiyor zannımca.
o kadar yakışıklı olup ömrün boyunca sana asılsa herkes, bu yaşa kadar bununla yaşayıp nasıl baş etmen gerektiğini öğrenirdin. çaresizlik içinde kıvranmak ergenken olsa olasıdır diyeceğim ama bu yaşta -eğer troll de değilsen- böyle dert yanmak ancak bakın ben yakışıklıyım siz de bilin diye çaresizce etraftan ilgi için medet ummaktır.
(ceket çok kötü, sakın ha)
0
merena
(25.08.14)
ne fantastik insanlar var yahu !
"dünya üzerinde yukarıda bahsedilen olayların gerçekleşme ihtimali yok"
büyük gözlem, deney ve deneyimlerden süzülmüş saf çıkarım. ayakta alkışlıyorum. Bu muhteşem genellemeyi yapabilmek için hangi ülkelerde gözlem yaptınız bizle de paylaşsanız?
ortalama her kadın her gün benzer sorunlarla boğuşuyorken erkeklerin bu sorunu yaşamayacağı çıkarmını nereden yaptınız merak ettim? kadınların ahlaklı erkeklerin ahlaksız olmasından mı? hadi az gelişmiş ülkemin taze fasulyeleri için bu imkansız ama mesela herhangi bir avrupa ülkesinden thomas, pier, fernandez böyle bir şikayette bulunsa hadi oradan narsist kişik bozukluğu sahibi akıl hastası mı diyeceğiz?
dünyayı kendi sığ bakış açınızla algılayıp boyundan büyük laflarla genellemeler yapmadan önce dünya dediğiniz yerin sandığınızdan çok daha büyük bir yer olduğunu hatırlamanızı tavsiye ederim.
Bu arada bu arkadaş trol de olabilir, ama bu söylediklermin hiç biini değiştirecek bir parametre değil.
0
thracia
(25.08.14)
Allah şifa versin.
Cevap: caps verilseydi belki inanırdım da, cık yani, ilgi çekmek için yazılmış bir yazı olduğu belli.
0
anonymice
(25.08.14)
@thracia bu arkadaş hz Yusuf mu? bütün kadınlar kendilerini kaybediyorlar onu görünce. bütün ahlak kurallarını filan unutuyorlar. abla dediği insanlar bile buna yazıyor?
bir de herkes mi yapar bunu? 1-2 kişi filan değil, nedense bütün kadınlar bu arkadaşa hayran. kimse de tipim değil, evliyim, nişanlıyım demiyor. herkes peşinde. samimiyet gösteriyormuş da kucağına atlıyorlarmış.
evet, ben de yolda yakışıklı birisini görürsem (o da benim yakışıklı bulduğum değil dikkatinizi çekerim kendisi aynaya bakınca yakışıklıyım diyor) hep kucağına atlıyorum. eve dönene kadar 4-5 yakışıklıdan zor ayırıyor mahalle esnafı.
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
Woohoo! Bir an gaza gelip meydan okuyasım geldi, kendime pek güvendim. Ama hiç gerek yok, cazibene kapılmayayım durduk yerde; bu uğurda heba etmeyeyim kendimi ve mutluluğumu.
Şaka kısmını geçersek, ekstra çirkin olmaktan çok farklı değil bu durum. Yapılabilecek çok fazla bir şey yok, durumun tadını çıkarmak dışında ama o da baymıştır herhalde bir noktadan sonra. Belki fazladan feromon salgılıyorsunuzdur, bu yüzden çok parfüm kullanmayın. Parfümlerdeki ekstra feromon ile daha da dayanılmaz olmayın. Koku olarak nötr şeyler kullanabilirsiniz; Deotak, vb. Ya da iki damla hacı yağı bu işi kökten de bitirebilir. Bir de kişiliğinizi de bilmiyorum ama azıcık çirkin ve aşağılayıcı davranabilirsiniz. Size çekilenler ezik ve Stockholm Sendromu'ndan muzdarip değillerse gerisin geri giderler. En azından doğru düzgün tanımadıklarınızı tersleyebilirsiniz.
Charles Bukowski'nin Kasabanın En Güzel Kızı hikayesinde Cass diye bir hatun vardı, hakkaten güzel olduğu için bunları yaşıyordu ve çirkin olabilmek için kendisini kesiyordu yüzden, koldan, vb. Ama bu sizde ters tepebilir, zira kadınlar "Ayyy, façası da var" diye daha da yaklaşmaya kalkmasın.
0
aychovsky
(25.08.14)
"bütün dünyada böyle bir şey mümkün değil", "bu adam hz.yusuf mu?"
kednimi bir an şen kardeşler kıraathanesinde tavla oynuyor gibi hissettim.
sorduğun sorularda cinsiyeti değiştir. ortalamanın çok üzerinde güzel bir kadın olsun mesela mevzu bahis. soruları bir daha sor bakalım. sence bu kadın da tipim değil diyen kaç adam olur? ben evliyim nişanlıyım diye kaç adam asılmaktan vazgeçer, kaç erkek samimet göstermez, biraz gülümsese kaç erkek deydirmeye yeltenmez zannediyorsun acaba.
kadın olunca bu kadar normalken erkek olunca mı tüm dünyada katttiiyyenn olmayacak bir şey oluyor? neden? çünkü sadece hz. yusuf'a kadınlar böyle yürüyor dsfashlfals
bu arkadaş trol olabilir. ama konuştuğumuz şeylerin gerçekliğini değiştirmiyor. bunu bir kez daha belirteyim dedim.
ben yakışıklı birini görünce hiç de bile öyle yapmıyorum bikere demeye getirmişsiniz. tam da dünyayı sadece kendi fikir ve bakış açısından ibaret sanan birine göre bir analoji olmuş, tebrikler.
0
thracia
(25.08.14)
Aynaya az bak, bir de kendine bir iş bul, uğraşların filan olsun. Sürekli kendini seyretmekle ömür geçmez.
0
elikası
(25.08.14)
Bize mi yürüyon hacı?
0
recireci
(25.08.14)
Valla Birader yaşın artık kemale ermiş ve ne istediğini bilen birisi olarak bu tip durumlardan rahatsızlık duyduklarına direkt söyleyeceksin düşüncelerini. Söyleyemiyor musun? Bunların hepsi kendince "Çakal", o sebeple bariz bir şekilde belli edeceksin tavırlarınla, hiç uzatmadan. Madem bu tarz şeylerden hoşlanmıyorsun, yani genel geçer ahlaki değerlerine ters düşüyor, o zaman o insanları uzaklaştıracaksın çevrenden. Yakınında bile olmayacaklar. Bunu yapmalısın. Not: Allah başka dert vermesin.
0
gece lampulu
(25.08.14)
@thracia neden bu hayali hikayeleri can havliyle destekliyorsun?
senin de benzer sorunların mı var, yoksa aynı kişi misin?
ben etrafımda yakışıklı erkeklerin kucağına oturan kadınlar görmüyorum, görmedim, göreceğimi de sanmıyorum. tek tük varsa bile böyle bir insanın başına çöküp onu bunaltacak seviyede değildir. bilim kurgu hikayesi gibi vesselam.
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
@mea maxima culpa ; bardakla kaşıkla anlatayım. başka türlü olmayacak.aralara giriyorum;
@thracia neden bu hayali hikayeleri can havliyle destekliyorsun?
- konuyu hikaye destekleme sığlığında gördüğünü bilseydim baştan bu kadar laf anlatmaya çalışmazdım. yine de şansımı deniyorum. Hikaye desteklemiyorum. Burada bir aslında sosyolojik bir durum konuşuyoruz. (kendi kendime de olsa)
senin de benzer sorunların mı var, yoksa aynı kişi misin?
- bir konu hakkında fikir beyan ederken o fikrin öznesi olmak gerekmiyor. örneğin hayat kadınlarının haklarını savunan birine, noldu sen de mi hayat kadınısın, niye savunuyorsun ki bu kadar vurduyor musun sen de yoksa?" diyor muyuz?
ben etrafımda yakışıklı erkeklerin kucağına oturan kadınlar görmüyorum, görmedim, göreceğimi de sanmıyorum.
- sen görmeyince olmuyor mu? kriter olarak seni mi alıyoruz? mesela tükiyede belli bir kesime karşı polis şiddeti uygulanıyor dediğimizde "ben etrafımda görmüyorum göreceğimi de sanmıyorum" deyince polis şiddeti olmamış mı oluyor?
tek tük varsa bile böyle bir insanın başına çöküp onu bunaltacak seviyede değildir. bilim kurgu hikayesi gibi vesselam.
- yine bir ben görmüyorum, bence böyle değil vakası.
özetle; şimdi diyeceksin ki; konuyu nereden nereye taşıdın. biz ne konuşuyoruz sen konuyu yok polis şiddeti yok hayat kadını diye nerelere getirip saçmalamışsın. görebildiğim kadarıyla senin mantık kurgunda tüm söylediklerimden çıkaracağın yegane sonuç bu. bundan farklı bir sonuca ulaşırsan gerçekten şaşıracağım.
0
thracia
(25.08.14)
Haklısın arkadaşım, şimdi sana hak verdim
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
Aslında düşünce baştan problemli. Burada şikayet edilen nedir? Kızlarla 'gerçek' arkadaşlıklar kuramamak, arkadaş olunmaya çalışan kızın başının gözünün oynaması.
Zaten bilinen bir gerçek varsa Kadın ve Erkeğin arkadaş olamayacağı (çok ciddi akademik çalışmalara dayandırabilirim bunu, germeyin adamı). Özet olarak çekicilik (kadın erkek farketmez) sonsuza giderken, arkadaşlık 0'a yakınsar.
0
archmage mahmut
(26.08.14)
pics or it didn't happen.
0
benaslinda
(26.08.14)
Valla umursamasan da bu sefer ''yaa umursamaz tavırları çok cool değil mi'' diye ayılıp bayılırlar. O yüzden sende bi problem yok. Ben de çok ahım şahım güzel bi kız değilim, ortalama bi türk kızıyım. Ama bi ortama girdiğimde erkeklerden çok kızların kesmesine, gözlerini dikip bakmalarına maruz kalıyorum. Bu iş biraz da auranla alakalı bence, über yakışıklı olmanla ilgili olmayabilir. Çünkü ben kendi kriterlerime göre aşırı yakışıklı bi cocuk görsem en fazla ''hmm iyiymiş'' derim. Öyle yavşamam, temas etmem. Her kız aynı değil. Yakışıklı olduğunu düşünyorsun + bir de arkadaşça yaklaşıyorsan sana kapılmalarından normal bişey olamaz. Kendin nasıl istiyorsan öyle davran. Büyük ihtimal bi süre sonra senin über yakışıklılığına alışıp friendzone'a sokucaklar eğer istemediğini belli eder şekilde davranırsan.
0
shejia
(26.08.14)
düşüncelerini söyle yüzlerine, niye ekstra kibarlık yapasın ki. zarar veriyorlar sana, böyle düşün. sana zarar vermelerine müsaade etme. bu zarar büyürse, ileride gerçekten samimiyetle ve iyi duygularla sana yaklaşan kadını da bunlarla karıştırıp üzersin ve çok pişman olursun. yakışıklısın diye her kadına meraklı olmadığını, "o kişiyi" beklediğini belli et, bilsinler.
arkadaşlar da demiş burada zaten. senin bu yaşadığını sosyal ortamlara çokca giren, ortalama güzellikteki bir çok kız yaşıyor. o yüzden anormal değil. umarım her iki cins olarak da bunu atlatmanın bir yolunu buluruz.
0
shiranai
(27.08.14)
yüzlerce sorun varsa bence sorun sende ;)
0
iiiiiiiiiiii
(14.11.14)
iki şey var. birincisi bu kadar muhabbet dönmüşken ve duyuru halkının önemli bir kısmı sana inanmışken caps'ını görmek bu insanların hakkı. söylediklerinin doğru olduğunu bilsem bile "caps or didn't happen" demeden geçemem kusura bakma. o yüzden bizlere bunu borçlusun. bırak biz karar verelim neyin ne olduğuna.
ikincisi diyelim ki anlattıklarının hepsi doğru. ben şunu merak ettim. aslında yukarılarda değinilmiş bu konuya ama ben ciddi ciddi bu sorunun cevabını istiyorum ilgili hatunlardan, o da şu. şimdi dışarda onlarca ortalamanın üzerinde, hatta "taş" olarak tabir ettiğimiz hatunlar kol geziyor. sen bir erkek olarak istisnasın. ama dediğim gibi dışarısı taş hatun kaynıyor. ulan sen bu kadar bunaldıysan bu ilgiden bahsettiğim hatunlar ne yapsın? ne yapıyorsunuz ablalar bana bunun cevabını verin. cidden soruyorum çünkü adam --gerçekten-- bunalıma girdiyse bu sebepten, siz nasıl normal yaşantınıza devam ediyorsunuz? memo'nun durumu mu garip yoksa sizinki mi?
*** "kızlar ilgiden hoşlanır" cevabı kabulüm değildir.
0
lionel andres
(14.11.14)
glorinin erkek versiyonu bu. yapalım sizi narsist narsist geçinirsiniz genşler
0
emirkulu
(14.11.14)
bu kadar kendine güveniyosan göster kendini dostum!
0
hain kostokk
(14.11.14)
ben kendini göstermenin bir işe yarayacağını sanmıyorum zira süper olan kız/erkeklere bile 10 üzerinden 2/3 veren veya aman bu ne be diyen insanlarla dolu burası. gösterdiğin an ne tipte olursan ol yere sererler seni :P
ama madem bundan yakınıyorsun, umarım bir şey olur da hiç bir kız sana bakmaz olur o zaman gör dünya üzerindeki cehennemi
Buzdolabinda saklanmis hazir kefir sise acildiktan sonra kac gun dayanir?
ay nov kung fu
Litrelik almistim. Smoothieye katiyorum. Kutusunda 3 gun yaziyor. 4-5 gun oldu ben alali sanirim. Kokladim eksimis gibi gelmedi. Kullansam bir sey olmaz di mi?
Litrelik almistim. Smoothieye katiyorum. Kutusunda 3 gun yaziyor. 4-5 gun oldu ben alali sanirim. Kokladim eksimis gibi gelmedi. Kullansam bir sey olmaz di mi?
0
ay nov kung fu (11.07.14)
pastorize onlar 1-2 günde bir şey olmaz.
0
mea maxima culpa
(11.07.14)
kullanma. o süt daha midende kalacak. süt ürünlerinin mideyi bağırsağı bozması fena olur.
3 kuruş için alacağın riske değmez.
0
[silinmiş]
(11.07.14)
4-5 günden birşey olmaz. kefir süt değildir. mayalanmış olan kefir beklerse ekşiliği artar ama öyle 3. günde bozulmaz. ben ekşi sevdiğim için her zaman aldığım hazır kefirleri açıp dolapta iki gün bekletip öyle içiyorum. Kısaca 4-5 günden hiçbir şey olmaz.
0
thracia
(11.07.14)
ben öyle 1 haftalık içmiştim, sıkıntı olmadı. kontrol et, kefir kolay kolay bozulmaz. Biraz ekşiyse sıkıntı yok, kefirin kendisi zaten ekşi.
0
air
(11.07.14)
son kullanma tarihi denilen şey ecnebilerin dediği şekliyle "best before" yani ondan sonraki zamanda da kullanabilirsin.
zaten pastorize edelim derken içinde yararlı zararlı ne kadar organizma varsa öldürüyorlar. içinde bozulacak bir şey kalmıyor.
havlu değil peştemal kullanıyorum. En az havlu kadar su emiyor ve havludan 10 kat hızlı kuruyor. ayrıca seyehat ederken de çantada neredeyse sadece iki avuç büyüklüğünde yer kaplıyor.
0
thracia
(09.07.14)
özdilek çoğu.
0
baldur
(09.07.14)
evdekiler pazardan. plaj için decathlon'dan aldım. çabuk kuruyor ve yer kaplamıyor.
http://www.twist.com.tr/70e-varan-indirim/fermuar-detayli-dar-paca-pantolon_854_22467linkteki pantolonu baya beğendim ama kumaşına ve dikimine göre 170 tl fazla geldi. benzer modelleri ve renkleri bulabileceğim, önerebileceğiniz bir yer var mı?
linkteki pantolonu baya beğendim ama kumaşına ve dikimine göre 170 tl fazla geldi. benzer modelleri ve renkleri bulabileceğim, önerebileceğiniz bir yer var mı?
0
you are my lethe (08.07.14)
170 tl ne haci ? Ben toplam tum kotlarima bukadar vermemisimdir :p fermuar detayli dar pa tolon diye bi arat illa fikir vercek biseyler cikar.
0
aeroflot
(08.07.14)
şaka mı? renk gerçekten kötü.
bence tekrar düşün.
0
tek terk
(08.07.14)
renk menk salla sen giy bunu giy giy giy.
0
yapma volkan
(08.07.14)
olay renk mi skinny olması mı yoksa fermuar detayı mı? yoksa hepsi birden mi?
tek istediğim benzer kumaşta ve benzer kesimli bir pantolon. giydiğimde tam böyle otursun istiyorum.
0
🌸you are my lethe
(08.07.14)
skinny ya da super skinny pantolon diye ararsanız pek çok markanın modellerini bulabilirsiniz. Ama size tavsiyem polyamid karışım yerine %97 cotton %3 elastan ya da %95 cotton %5 elastan karışımlı pantolonları tercih etmeniz. Zira sentetik karışımlı pantolonlar terletir ve koku yapabilir.
0
thracia
(08.07.14)
bu pantolona nasıl bir cesaretle 170 tl demişler hayret, ayrıca pantolon değil tayt bu :S
0
pokerface
(08.07.14)
Mossimo dutti de siyahi vardi. Ama 150 lira civarıydı o da sanırım. Bi bak istersen.
Uzun zamandır sormak istiyordum da bugün douchebag'i görünce ben de yazayım dedim. Geri dönüp hiçbirini okumamıştım. Şimdi size yazarken okuyorum. Hepsini sabah erkek arkadaşıma anlatıp caps alıyodum, şekillerdeki gibi.İlk aşırı uzun duyurum olucak :D Okuyamayabilirsiniz ama okursanız acayip heyecan
Uzun zamandır sormak istiyordum da bugün douchebag'i görünce ben de yazayım dedim. Geri dönüp hiçbirini okumamıştım. Şimdi size yazarken okuyorum. Hepsini sabah erkek arkadaşıma anlatıp caps alıyodum, şekillerdeki gibi.
İlk aşırı uzun duyurum olucak :D Okuyamayabilirsiniz ama okursanız acayip heyecanlı ve olay döngüsü güzel bağlantılarla bezeli rüyalarım olacak aslhdaksjha :D
Rüyaların tamamı son bikaç ay içinde görüldü ama arada bi ton anlatmadığım/unuttuğum buna benzer rüyalar da var. İşin daha enteresan yanı, yeni değiller. En az 5 yaşımdan beri tüm rüyalarımın bu şekilde olduğunu biliyorum. Yani benim için "bi üzüm ağacı gördüm, üzüm yedim" gibi bi rüya neredeyse hiç olmadı :)
Peşin not olarak: Aksiyon filmi pek izlemiyorum, zaten bu rüyalar en azından 15-20 senedir böyle. Günlük hayatta hayal de kurmam.
Mesajdan direkt yazdığım için "sen" diye bahsettiğim kişi hep erkek arkadaşım olacak.
BAŞTAN SÖYLÜYORUM, ÇOK UZUN OLACAK, BEYNİNİZ YANABİLİR, DURUMUNUZ YOKSA OKUMAYIN :)
Başlıyoruz.
RÜYA 1:
Underground bi yere gidiyoruz, basketbol oynayacakmışız. Ama saha dolu filan derken çıkıyoruz. O arada bi yarım dürüm alıyoruz, 40 lira mı ne tutuyo. Sonra otoparktan çıkarken de "giriş-çıkış 20 lira" yazıyo. Ben artık yeter diyorum. Sen ödüyosun parayı, boşver ya nolucak diye. Ben kavga ediyorum bi adamla. "Buradan çıkamazsınız" filan diyo pis köpek. Ben bağırıyorum baya; sonra başka bi adam geliyo. Onunla da kavga ediyorum. İkinci gelen adam geri vites yapıp paranın 50 lirasını iade ediyo, haklısınız biz haketmedik diyo. Sonra da gidiyo. Ben sana diyorum ki "canım çabuk gazla, diğer adamın niyeti iyi değil". Sen bu sefer "ne demek iyi değil ya ben adamı naparım" filan derken adam geliyo, sen sinirle camı açıyosun kavga etmek için. Bu arada şimdi farkettim, şoför koltuğu sağdaydı :D Neyse, adam camdan uzanıp konuşuyo seninle. Biliyorum sen de Kürtsün, ben de öyleyim diyo. Sen de "yav hele valla biji miji" bişeyler diyosun. "Hiç beceremedin ya bas şu gaza" diyorum. :D Derkeeeen adam bi iple senin ellerini arkadan bağlamaya başlıyo. Ben bu arada tehditler savuruyorum, adamı yumrukluyorum, pes etmiyo. Sonra sen misin benim sevgilimi bağlamaya kalkan. Alıyorum adamın kafasını kolumun arasına. Yumruk yumruk yumruk. Akıllanmıyo. Belinden sıkıştırıyorum arabanın camına. Gerisini ben çekiyorum kafasından. Bu arada çığlık kıyamet ortalık mahşer yeri. İnsanlar toplanıyo ama kimse yardım etmiyo. Ben de kafasını çeke çeke kopartıyorum. Kafasını atıyorum yere, sonra seni çözüyorum, gidiyoruz."
RÜYA 2:
Yeraltı panayırı gibi bi yerdeyiz. Orada tanıştığımız mı yoksa daha önceden tanıdığımız mı bilmiyorum bi arkadaş grubuylayız. Birden elektrikler kesiliyo. Herkes çığlık kıyamet bağırıyo kaçıyo filan bi kaos ortamı oluyo. Hepimiz cep telefonlarımıza sarılıyoruz. Çığlıklar geldiği için biz bulaşmayalım, yerimizde oturup bu durumun geçmesini bekleyelim bi köşede diyoruz. Gruptan bi kızın telefonu çalışmıyo. Bataryayla ilgili bi sorun var. Onun için grupça kalkıp batarya aramaya başlıyoruz. Her yer karanlık, yerler ıslak, yolumuzu zor buurken aramızdan birileri pıt pıt öldürülüp alınıp önümüze atılıyo. Şimdi hatırlamadığım bi şekilde katilin kendi içimizde olduğunu buluyoruz ama kim olduğunu bilmiyoruz. Herkes birbirinden şüpheleniyo ama yok yere adam da eksilmesin diye de kimse kimseyi öldüremiyo. Yolumuzu kaybetmişiz, iyice bi gerginlik ve kasvet ortamı hakimken sen ortadan bi kayboluyosun, bişeye bakıp gelicem diye. Resmen beynim yandı. Allah beni öyle bişeyle sınamasın. O esnada bi de katile yaklaşıyoruz. Benim çok yakınımda birisini öldürüyo. Ya seni de öldürürse ya da çoktan öldürmüşse diye aklım çıkıyo, o yüzden yeter artık ne olucaksa olsun diyorum. Sana bi mesaj atıyorum "sakın geri dönme, katil burada". Sonra tam ben hıaaaa diye atlayıp insanları kılıçtan geçirecekken tam aynı saniyede sen de karşımda aynı şekilde atlayıp savaşmaya başlıyosun. Hem ölmemişsin, hem artık senin de canına tak etmiş hem de beni kurtarmaya gelmişsin diye çok seviniyorum, gülüyorum :D Sonra beraber kıyıma başlıyoruz. Ortam hafif loş oluyo. Şu an hatırlayamadığım bi sürü olay daha var. Adamların bazılarını keserek, bazılarını da kafasına vura vura öldürüyorum. Her yerde büyük tutam tutam saçlar var. Bi adam kel kalıyo. Zaten bi hastalığı varmış. Onun da kafasına defalarca odunla vurarak öldürüyorum. Onu o şekilde yerde döverken uyandım. Etkisi daha geçmedi. Su içmeye filan gardımı alarak gittim amk."
RÜYA 3:
Rüyamda sinsice gelen bi renkli kapsülde gaz bulutu bilincimizi yitirmemize sebep oluyodu ve bizi istedikleri gibi kontrol edebiliyolardı. O gazı yediğimiz anda suçlu oluyoduk direkt çünkü bütün illegal işleri bize yaptırıyolardı. Ben de o şeyden daha geç etkilenmenin yolunu buluyorum. Elimizin başparmaklarını acıyıncaya kadar elimize bastırıyoruz. O anda da kaçtık kaçtık. Yoksa bizi iplerle yakalıyolar ve yine gg. İlk defasında kaçtık, peşimize düştüler. Hiç kimseye güvenemiyoruz. Bi bakıyoruz küçücük çocuk bize bomba atıyo filan. Onu da kontrol altına almışlar. En sonunda böyle biçok defa kaçtıktan sonra yakalandık. Seni bi eve kapattılar. Elebaşı kızla sevgili oldurdular. Beni de dışarıda pis işlere saldılar. Sonra ben bi şekilde kendi zihnimi tekrar kontrol edebilmeye başladım. Herkes beni hala kontrol altında sanıyo. Bu şekilde elebaşı kızla aramı yaptım. Beni eve getirdi. Orada seni buldum. Çok ince ipler sarıyo bizi. Onu bulup damarlarımızdan çıkardım. Sonra beraber kaçtık.
RÜYA 4:
Bi sürü şarkıcının gençlik hallerini gördüm rüyamda. Ama çocukları kaçırıp öldüren bi şebeke. Şebekenin başında da James Hetfield var. 23-25 yaşlarında ama. Ulan diyorum konserine monserine gitmiycem bi daha. Biz Avrupa'nın bi şehrindeyiz. Bunlar Amerika'dan gelmiş. Sene de 70'ler. Amerika'da bi sürü kıyım yapmışlar da Avrupa'ya gelmişler. Anneannemin evindeyiz. Her şey bi çocuğun bi odaya girip de bi daha çıkmamasıyla başlıyo. Baya karanlık bi parti gibi bişey var evde. Ben de odaya tam giremiyorum ve çocuğa bakamıyorum. Bikaç saat bekliyorum. Kapı açılırken arada içeri göz atıyorum filan çocuk kesinlikle yok. Ama dışarı çıkmadığına da eminim. Ulan nerde bu çocuk. Neyse sonra zaman geçiyo, insanlar sızmaya başlıyolar. Ben de gizlice odaya girip çocuğu aramaya başlıyorum. Bakmadığım delik yok; çocuklar da hala yok. Sonra perdeden ufak bi kıpırtı geliyo. Bakıyorum bu kaybolan çocuk orada saklanıyo. Yanında da kopuk bi kafa, aşağıda da yine öldürülmüş 3-5 yaşında bi bebek... Bu çocuğu da sırası gelince öldürecekler ama öldürene kadar kendi etkileri altına alıp, kendileri için çalıştırıp, istihbarat sağlıyolar, iş yaptırıyolar. Bu çocuk da o etki altında. Diğerlerine gizlice haber gönderiyo değişik bi ıslıkla. Adamlar tek tek uyanmaya başlıyo yavaştan. James biraz uzaktaymış, o henüz ortalıkta yok. Ben diğerleriyle uğraşmaya başlıyorum. Meğerse ben büyü yapabiliyomuşum, o anda farkediyorum. Ulan bilsem daha önce yapmaz mıyım. Ben büyüye başlayınca diğerleri de başlıyo. Ben diğer çocukları dışarı çıkarmak için kanat gönderiyorum. Ama kanat çocukları taşırken bi kanat kopuyo. Birisi ateş etti diye. Sonra onlara bi de kalkan koruma büyüsü gönderiyorum. Rahat rahat iniyolar aşağı. Kendime de bi tane dil büyüsü yapıyorum. Ufak bi dil alıp, elimde sallaya sallaya uzatıyorum ve kocaman bi dil oluyo, hortum gibi aksdhaha işte onunla insanların elini kolunu bağlıyorum fırlatıp. Bu arada James'ler geliyo. Benim de bi kız arkadaşım varmış benim tarafımda. Onu çağırıyorum ıslıkla. Kız geliyo ama o büyüleri tam bilmiyo. O yüzden çok işe yaramadı ama oyalıyo :D Sonra ben diğerlerini bırakıp James ve bii arkadaşıyla savaşmaya başlıyorum. Bunlar çocukları dışarı çıkardığımı bilmedikleri için beni apartmanın dışına çekmeye çalışıyolar. Neyse diyorum zaten işime gelir. Merdivenlerde savaşa devam ediyoruz ama benim büyülerim artık yetmiyo. Çünkü ben daha yeni başlamışım büyüye. Onlar baya gelişkin. Bildiğim tek bi büyü kalıyo. O da kendime altın koruma sağlamakn asgfhaha :D 3 top altın korumam var ama çok iyi kullanmam lazım. Neyse onları tam üstüme büyüler gelirken açıyorum. Bi 10 saniye koruma sağlıyo, ben ilerliyorum filan. En son apartmanın kapısında James'in üstünden uçup, dışarı çıkıp apartmanı patlattım ama Jamesle arkadaşı zaten çıkışa yakın oldukları için kurtuldular. Sonra da ben şehir merkezine doğru kaçarken onlar da peşimden koşuyolar. İngiltere'de olabiliriz çünkü kaşıda dönme dolap vardı :D bu arada onların konuşmalarını duydum işte "bizi ihbar ederse halk bizi öldürür. Buraya daha yeni geldik, saklanmamız lazım cart curt". Hee diyorum s.ktim belanızı, bekleyin. Neyse o arada seni uyandırmam lazım geç kaldım diye panikle uyandım. Bitti.
Rüyalar bunlar :D Şimdi yazınca farkettiğim çok saçma benzerlikler varmış aralarında. Sebeplerini bilmiyorum. Aslında bu rüyalardan çok da memnunum. Enerji atmamı sağlıyor gibiler. Sadece biraz değişikler yani hep film gibi olması, çok uzun ve çok ayrıntılı olması, devamlı savaş..
Of yoruldum. Okuyan varsa gözlerinden öperim. Tebrikler, teşekkürler.
0
pandispanya (08.07.14)
ben okudum, gözlerim yoruldu valla, beynim de yamıstı ahahha. bi yorumum yok ama, öyle okudum sadece.
ne dicem ben boyle kosturmacalı ruyalar gorunce uyandıgımda da cok yorgun hıssedıyorum, bacaklarım agrıyo gıbı oluyo fılan, sana da oluyo mu hgfjka
0
Idonthaveausername
(08.07.14)
Pffs :D Buradaki bi ton aşk sorusundan daha kısa ve heyecanlı bi kere :D
Evet oluyo da diğer yandan da daha ayık oluyorum, bi değişik :D
0
🌸pandispanya
(08.07.14)
hacı bunların neresi fantastik? parliament sinema kulubü'nde bi sürü film izlemişsin küçükken. arkada annen ütü yapıyormuş. yok pardon o bizim jenerasyondaydı.
gizli işid militanısın, dexter'ın türkiye branch'ısın. korkmalıyız senden.
ben küçükken ablamla ranzada yatardık. ben altta o üstte. uyumadığımda duvar tarafındaki boşluktan bana masal anlatırdı, onun da böyle gelişmiş hayal gücü vardı, sürekli devlerden kaçıyorduk, korsan gemiyle uzak yerlere macera yaşamaya gidiyorduk. ablam olabilir misin?
0
[silinmiş]
(08.07.14)
Burada çok söylemişimdir ama yine aklıma geldi söyleyeyim. Geçen gün bir çalışma okudum, "Bir kere görülen bir rüyanın anlamı yoktur, çünkü uyurken nöronlar dinlenmeye geçer. Bu dinlenme sırasında nöronlar arası kontrol edilemez elektrik akımları olur ve bu akımlar bazen karışır. O da rüya olarak bize geri döner. Günlük hayatta başımıza gelen şrylerin saçmasapan şeylerle karışması dikkate değer değildir. Ancak, tekrarlı görülen rüya tipi bir şey anlatmaya çalışıyordur. Sen olayı çözene kadar da aynı şeyi görürsün"
İşte, buna dayanarak diyebileceğim şey her rüyada bir mücadele var; bazen doğrudan yumruklu mumruklu, bazen büyü ile dolaylı molaylı. Ama temelli bir kendine güven de var çünkü doğrudan inisiyatif alıp atlıyorsun olaya.
Nusret Kaya diye bir adam var, biraz Freudien, hatta Jung taraftarı. Bunu da biraz mistik bir şeylerle karıştırıp yorumluyor. Ona göre mücadele rüyaları sevişme kaynaklı bilinçlenme ile başlar (Freud demiş miydim?). Bilinçlendikçe insan doğruyu arama yolunda daha fazla mücadele gösterir ve bu rüyalara yansır. Doğru bulunduğunda dağlı, rüzgarlı, yağmurlu, çiçekli rüyalar görülür der. (Aslında bu kadar yüzeysel söylemiyor bunu, ben o kadar yüzeyselim)
Gillian Holloway diye bir kadın var, bu kadın biraz daha somut şeyler söylüyor. Diyor ki: Tekrar eden rüyalarda çok sık kavgalar ve savaşlar görülür. Bu da travmada olduğunuzu falan göstermez ama geçmişinizin şimdiki zamanı nasıl etkilediğini gösterir. Bir de yanında sürekli erkek arkadaş var ve o da sürekli aynı kavganın içinde. Yani bu geçmiş erkek arkadaşını da etkiliyor. Belki de yok saydığınız bir şeyler vardır, onları ortaya çıkarmaya bakın. Kavga ettiğine göre ortada bir güç var, ama ne olduğunu bilmediğin şeyle başa çıkılmaz, önce keşfet. (Kadın diyor tüm bunları) Bir de diyor ki çok hızlı yükselip doğrudan kavgaya geçilen rüyalarda içe sinmeyen bir eleştiriye karşı cevap verme isteği olabilir.
0
aychovsky
(08.07.14)
biraz psikopatlık var la ruyalarında ruyalarrın 16+
0
topraam
(08.07.14)
Aychovsky, çok dolu bir yorum oldu, çok teşekkür ederim. Söylediğin insanları araştıracağım :)
Erkek arkadaşım konusunu ben de düşündüm ama o yokken de sevdiğim başka insanlar o konumda, onun yerinde oluyordu. Sanırım günlük hayatta kendisine güvendiğim için şimdi o da benimle savaşıyor. Önceki insanlar pek savaşmıyordu, hatta üst üste hatalar yapıyorlardı :)
Bu tarzda gördüğüm ilk rüyayı hatırlıyorum, onda da dövüşüyordum, 5 yaşındaydım.
Günlük hayatta da tipim hiç öyle göstermemesine rağmen fiziksel herhangi bir kavgaya çok bodoslama dalan bi insanım. Bilmiyorum, içimde şiddet ve güvensizlik var sanırım :) Du bakalım.
0
🌸pandispanya
(08.07.14)
At murattır.
En son söyleyeceğimi yine en başta söyledim neyse. Kişisel kanaatim şöyle ki;
Bu dört rüyanın da ana temalarını neredeyse aynı. Olayların farklılığı, çeşitliliği, fantastikliği, sadece aynı cümleyi farklı dillerde söylemeye benziyor. Aynı cümlenin etrafında dönüp duruyor. Peki ne söylüyor bu cümle?
Birden fazla şey söylüyor olabilir. Belki rüyalarında ortak olan şeyleri sıralamak gerekiyor önce. Rüyalarında hep bir sen ve onlar var. Kim oldukları pek belli olmayan birilerine karşı sürekli bir mücadele halindesin. Erkek arkadaşın rüyalarının hiç birinde seni koruyan kollayan, kurtaran değil. Hatta onu kurtaran, kollayan sen oluyorsun. Rüyalarının tamamında beladan kurtuluyorsun ve kurtaran da sen oluyorsun.
Bundan sonrası tamamen akıl yürütme olacak; Bazen kendini yalnız hissediyor olabilir misin? Yani üzerindeki sorumluluklar seni sıkmıyor boğmuyor olsa da etrafındakilerin bu sorumluluğu senin kadar almaması seni biraz sıkmış olabilir mi? peki küçüklükte sıkıntılı bir dönem geçirmiş olabilir misin? örneğin maddi sıkıntı, aileden birinin vefatı gibi. tüm rüyalarda ortak olan sıkıntıların üstesinden gelme, sorunu bertaraf etme durumu, çocukluktaki bir tramvayla gelen güçlü bir şartlanmışlık olabilir mi diye düşündüğüm için sordum. dediğim gibi tamamen akıl yürütüyorum, dolayısıyla saçmalıyor da olabilirim.
0
thracia
(08.07.14)
Thracia, yorumların için çok teşekkür ederim. Hemen sorularını cevaplayayım: erkek arkadaşım durumu söylediğim gibi, güzel bir durum. Çünkü bundan öncesinde, yani yaklaşık 20 yıldır ya hep tek savaşıyodum bu rüyalarda, ya da sevdiklerim zor durumda kalıyor ve "yapmayın" diyip de yaptıkları yanlış işlerle benim planlarımı bozuyor, daha da tehlikeli durumlar yaratıyorlardı :) şimdiyse hayatımda ilk defa bu rüyalarda benimle birlikte savaşan, yanlış bi hareket yapmayan birisi var. Ben daha çok savaşıp hep ben kurtarıyorum çünkü günlük hayatta "kurtarılmayı" reddeden, bu konularda aşırı dominant ve korumacı bi yapım var. Yani bu rüyalarda yer alabilmek aslında erkek arkadaşımın büyük bir başarısı. Rüyaların birinde onu bizzat benimle aynı yetkinliğe ulaştırmışım. Geri kalan kısımlar benim kontrol sevdama ilgili diye düşünüyorum.
Estağfurullah, son paragrafta söylediğin şeylerin fazlası var, azı yok. Doğru söylüyorsun. Mümkün.
0
🌸pandispanya
(08.07.14)
pandispanya'cım okudum ve deli gibi güldüm. süper rüyaların var. anlatım tarzına da bayıldım.
ben başkasına rüya tabiri yapmıyorum. ama bugün tam sen bu duyuruyu açtığında internetim gitti benim de haliyle aklımda kaldı. üstünde düşündüm biraz.
hayatında çok mu güçlüsün, sanki hep birşeylere karşı sen savaşmak zorunda kalıyorsun ve anaç bir tarafın var. ne kadar zamandır erkek arkadaşın rüyalarına giriyor bilmiyorum ama onu da kolunun kanadının altına almışsın. hep bir koruma kollama durumu var.. bir de sankihep bir yanlış anlaşılma kaygısı, kendini açıklama ihtiyacı var. rüyadaki panik hali de bana bunu çağrıştırdı..
0
warrior princess
(08.07.14)
warrior'cum sen de haklısın :) düşünüp yazdığın için çok teşekkür ederim. Böyle sebeplere benzer bir şeyler olması mantıklı geliyor. Sağolun valla içim rahatladı :)
buzdolabım zaten boştu ben tatile giderken temizlikçi de temizlik yapıp kilitleyip çıkacaktı. 10 gün sonra bir geldim... kurtarın beni dostlar ya:( kadın dolabın fişini çekmiş gitmiş. kapak kapalı. sanki ceset var dolapta. o kadar kötü kokuyor ki. karbonatlı suyla sildim. kapağı açık beklettim yok..
buzdolabım zaten boştu ben tatile giderken temizlikçi de temizlik yapıp kilitleyip çıkacaktı. 10 gün sonra bir geldim... kurtarın beni dostlar ya:( kadın dolabın fişini çekmiş gitmiş. kapak kapalı. sanki ceset var dolapta. o kadar kötü kokuyor ki. karbonatlı suyla sildim. kapağı açık beklettim yok... dün gece de fişi taktım nasıl olacak bakayım diye. az önce açtım yine BÖĞK! kapağı açınca her yere yayılıyor koku sanki. daha ne yapayım bu dolaba? şu an karbonat da duruyor dolabın içinde.
0
kırmızıkaşekaban (07.07.14)
pirinçli türk kahvesi koymanız olayı kökünden çözecektir.
eğer bu işleme rağmen çıkmadıysa büyük ihtimal kirli su birikmiştir boşaltılması gerek.
0
Hendrix'e tapan adam
(07.07.14)
Sirkeli suyla sildikten sonra, bi kap sirke koy ve bir poset kömür koy dolaba
cok ciddiyim, emerse komur emer gerisi yalan emer.
Ki muhtemelen komur de yetersiz kalacak, atacaksin o dolabi. dolabin fisi cekilince agzi kapatilir mi ya, cehalete bak.
0
cecilia
(07.07.14)
kömür bul. bi peçetenin içine ufak bi parça kömür koy, onu da buzdolabının içine ortasına koy. bikaç güne bişi kalmaz.
edit: demişler zaten kömürü, ben de pekiştirmiş olayım.
0
shiranai
(07.07.14)
no frost buzdolaplarının altında ayrıca bir bölme olur ve düzenli temizlenmelidir. orayı bir kontrol edin. kullanma kılavuzunun temizlik ve bakım bölümünü okuyun. bunun dışında sirke, hatta elma sirkesi sizin çözümünüz. enseyi karartmayın.
0
cliquot
(07.07.14)
Benzin dök yak dolabı.
0
mike ehrmantraut
(07.07.14)
kulaktan dolma değil, denediğim ve kesin sonuç aldığım yöntem; çay demlediğinde kalan çay yapraklarını bir tabağa alıp buzdolabına koy. bir gecede tüm kokuyu alıyor.
0
thracia
(07.07.14)
yillar önce bizim de basimiza gelmisti aynisi, babam siz saatlerce cikamiyorsunuz bu sefer ben kapilari kapatip gelicem demisti ve diyis o diyis. 1-2 hafta sonra eve döndügümzde kokudan kimse girmemisti de cileli anam günlerce ugrasmisti.
bu kadar nostalji yeter, sirke ve kömür kullanmisti annem de. ama baya bi sürdü kokunun gitmesi.
zaten ya 1 ya da 3 numara yaptırıyorum saçlarımı. 5 dakikalık tıraşlara 20 lira vermekten sıkıldım. var mı önereceğiniz bir makine?
zaten ya 1 ya da 3 numara yaptırıyorum saçlarımı. 5 dakikalık tıraşlara 20 lira vermekten sıkıldım. var mı önereceğiniz bir makine?
0
alm est (30.06.14)
en sağlam ürünleri remington yapıyor hem motor gücü de yüksek oluyor. mesela abimin makinesi 10 yıldır canavar gibi çalışıyor. yalan yok.
0
lathspell
(30.06.14)
panasonic var gayet memnunum, bakimi kolay sac uzunlugu kac mm olsun ayarlamak cok cok kolay. parasini kac kere cikarmistir simdiye
0
babamasoliimbananickaldirsin
(30.06.14)
panasonic er 1611 kesinlikle.
edit: alttaki arkadasin yazdigi makineyi de kullandim ve memnun kaldim. yalniz bunlardan bi tanesi ben berberdeyken patlamisti, o gün bu gündür tirsiyorum elektriklilerden.
0
ben de
(30.06.14)
1 ve 3 numarada gelmiş geçmiş en iyi makina efsane moser 1400 'dür.
0
thracia
(30.06.14)
Berberler de hep moser var.ben de kullandim bi ara.sağlam makine.ucuz da.istanbuldaysan karaköy alt carsida satiyorlardi.
Kırkpınar'da Ciğer, Sinop mantıcısında Mantı, Hatay dönercisinden Döner
0
ir10
(21.05.14)
beşiktaş hatay dönercisinde yeme abi ben yedim. hatta istanbulda hiç döner yeme. çoğu yerde yedim ben beğenmedim. Samsun'da fazlasıyla döner yemiş biri olarak
Alt kat komsu 50 yillik manolya agacini etrafini kirletiyor diye kesmek istiyor. Daha once diktigimiz iki çami ve bircok cicegi de soktu atti... senelerdir ugrasiyor zaten yok golge yapiyo, yok cok yaprak dokuyo gibi bahanelerle. Simdi de belediyeye sikayet edecekmis cevreyi kirletiyormusuz o agacla
Alt kat komsu 50 yillik manolya agacini etrafini kirletiyor diye kesmek istiyor. Daha once diktigimiz iki çami ve bircok cicegi de soktu atti... senelerdir ugrasiyor zaten yok golge yapiyo, yok cok yaprak dokuyo gibi bahanelerle. Simdi de belediyeye sikayet edecekmis cevreyi kirletiyormusuz o agacla, cezasi varmis ve kesilecekmis o agac. O kadar sinirliyim ki su an gercekten o kadina bir sey yapamamak cok canimi yakiyor. Boyle bir sey gercek olabilir mi? Ceza? Kesmek? Yasal dayanagi var mi bunun? Ne yapmali bu kadina?
0
pln (16.05.14)
belediyeye falan bildir. eski ağaçları kesmek konusunda yasalar var saırım. tabi uygulanır mı bilmem.
0
ben smyrna
(16.05.14)
ağacı kesip, çim ekin, çim candır.
0
grimer
(16.05.14)
ağaç ortak bi site içerisinde ise komşun site'de karar alınmadıktan onra ağaç kesemez. belediye de kimsenin tapulu mülkündeki ağaca karışamaz. velhasılı. cezası da yok, komşunun dayanağı da yok.
0
kumlupara
(16.05.14)
@kumlupara apartman bahcesinde agac ama bikac sene once cevirdi etrafini kendi bahcesi yapti. Bu durumda hala ortak karar gecerli midir?
0
🌸pln
(16.05.14)
öncelikle ağaçla çevreyi kirletmek diye birşey söz konusu değildir ve ayrıca o ağaca dokunursa siz onu şikayet edebilirsiniz bu da 2
burada bir diğer önemli konu, apartman kaç kişilik ve yönetimi var mı?
0
cursor
(16.05.14)
@cursor 10 daire, yonetim var evet. Budanmasi icin belediyeyle konusalim bari dediler ama mevsimi de degil bildigim kadariyla.
0
🌸pln
(16.05.14)
binanın bahçesini çevirip de burası benim diyemez ortak alan orası. önce siz gidin belediyeye ortak alanı gasp etti, ağacımızı kesmek istiyor diye siz şikayette bulunun
0
genc irisi
(16.05.14)
apartmanın bahçesi ortak alandır ve her daire sahibi bu alanda hak sahibidir. orayı çevirmesi hiç bir şey ifade etmez. kimse kafasına göre ortak alandaki ağaçları falan kesemez. oturduğunuz ev kendi eviniz ise kendisine eğer o ağacı keserse mala zarar vermeden dava açacağınızı söyleyin.( araştırdım; TCK 152/1-c maddesinde bu durum belirtiliyor.1 yıldan 6 yıla kadar hapis)
ayrıca orası ortak alan olduğu için ağacı keserek kendi çıkarı için kullandığını söyleyeceğinizi ve mala zarar vermenin yanında hırsızlık suçundan da dava açacağınızı söyleyin. Gitsin istediği avukatla konuşsun.
Bence de ortak alanı gasp etti diye belediyeye şikayet dilekçesi verin. en azından kendisiyle uğraşacağınızı anlasın.
0
thracia
(16.05.14)
%100 emin olmamakla birlikte, manolya ağacının kesilmesi yasak diye biliyorum. bizim yazlıkta da var ve böyle bir bilgi vermişlerdi bize.
0
Sskywalkeremre
(16.05.14)
Cok sagolun. En azindan haksiz yere atip tuttugunu ogrenmis olduk. Icim rahatladi.
0
🌸pln
(16.05.14)
@Sskywalkeremre manolya ağaçları durumuna göre çoğu bölge de tescillenerek koruma altına alınabiliniyor, ki bence 50 yıllık manolya için de biraz araştırılsa bir koruma kararı alınabilir.
0
cursor
(16.05.14)
pln seninle gurur duyuyorum. saçma salak insanlara prim vermediğin ve doğayı koruduğun için.
konu hakkında bir bilgim yok maalesef. içimden geldi.
0
simten
(16.05.14)
50 senelik manolya ağacınız var ve kesmeye çalışan bir komşunuz var. Nasıl insanlar var şoktayım . Her ağaç güzeldir ama manolya kendi adıma en sevdiğim ağaçtır iyi bakın ona , yukarıdaki yorumlar içimi aydınlattı
0
lilidance
(16.05.14)
55 yillikmis agac. Tescil mümkün degil sanirim, pek bir bilgi bulamadim gerci. Cok sagolun hepiniz. Umarim basina bir sey gelmez agacin bir gun...
Arkadaslar soru baslikta.Kundura,klasik tarzi kumas pantolonun altina giyebilecegim ayakkabi ariyorum.Cevizlibag'da yesil kunduradan ve kagithane'de hotic'ten alirdim genelde.yesil kundurada 2.katta firsat reyonu cok uygun olurdu ve kaliteli urunler alabiliyordum.Bu aralar pek ise yarar ayakkabilar
Arkadaslar soru baslikta.
Kundura,klasik tarzi kumas pantolonun altina giyebilecegim ayakkabi ariyorum.
Cevizlibag'da yesil kunduradan ve kagithane'de hotic'ten alirdim genelde.yesil kundurada 2.katta firsat reyonu cok uygun olurdu ve kaliteli urunler alabiliyordum.
Bu aralar pek ise yarar ayakkabilar yok.
Hotic'te keza oyle
Kaliteli ve ucuz alabilecegim ayakkabilari nerede bulabilirim. Butce: 80-90 lira
Not:trendyol ve benzeri sitelerde iade isleminde herhangi bir bedel odeniyor mu ? Ayakkabi alirken mutlaka denemeliyim,son care internetten almayi dusunuyorum.
0
kaiserr76 (14.05.14)
istanbulda dolayısıyla türkiyede ayakkabının kalbi gedikpaşa'dır. Adını bildiğiniz çoğu büyük marka, koleksyonlarını buradaki üreticelere yaptırır ya da onların ürünlerini konsinye satar. Gedikpaşayı bir dolaşın, oradaki toptan ayabbıcaların çoğu parakende de satış yapıyor. Burada bahsettiğiniz tarz, uygun fiyata ve beğeninize göre ayakkabıya denk gelmemeniz yeterşince dolaşmadığınız anlamına gelir.
Şimdi bir davete şu elbiseyi giymeyi düşünüyorum elbise sade olduğu için ayakkabı çanta ve takı seçimi çok önemli. yani düz siyah giysem çok kapatır gibi geliyor, fazla ciddi olur gibi. Bu konuda fikir önerisi olan varsa süper olur. zira böyle davetlerde aksesuar seçmekte özürlüyüm.fuşya ayakkabı ça
Şimdi bir davete şu elbiseyi giymeyi düşünüyorum elbise sade olduğu için ayakkabı çanta ve takı seçimi çok önemli. yani düz siyah giysem çok kapatır gibi geliyor, fazla ciddi olur gibi. Bu konuda fikir önerisi olan varsa süper olur. zira böyle davetlerde aksesuar seçmekte özürlüyüm.
fuşya ayakkabı çantam var hali hazırda. bir şeyler beğenemezsem son seçenek onlar.
0
patiska (13.05.14)
uste bisey giymiyicen mi?
0
nawres
(13.05.14)
ceket gibi mi? hayır.
0
🌸patiska
(13.05.14)
fusya ayakkabı çanta bu elbise ile olmaz. sıcak renklerden uzak durun. yeni ayakkabı çanta aksesuar mı alacaksınız yoksa mevcut olanların içerisinden mi seçeceksiniz ? birbiri ile kombin soğuk renkler bu elbise ile güzel gider. örneğin, zümrüt yeşil küpe kolye çanta, siyah ayakkabı gibi...
0
thracia
(13.05.14)
Altin rengi takilarla kolye yada uzun kupe abartili bileklik filan
0
Barbunya2
(13.05.14)
çok fazla abiye/topuklu giyinen birisi değilim. mevcut ayakkabılarımın da çoğu siyah. bir tane nude var ki o da uyumsuz kalıyor. o sebepten yeni almayı düşünüyorum.
her renk olur bence; yeşil, bordo, mavi.. ayakkabıyla çantan aynı renk olsun bence.
ben oyumu pudra pembesi ya da gül kurusundan kullanıyorum. rujunu da ona göre ayarla.
0
seksen9
(13.05.14)
ayakkabıya siyah stiletto diyorum kesinlikle. altın rengi takılar kullanabilirsin, çanta da pudra rengi olabilir bence. ya da değişik olsun dersen neon rengi bir canta olabilir. ama o zaman altın rengi takı olmaz.
0
hariparipuskiparipinpon
(13.05.14)
urasil o ayakkabı çok zarif durmuş gerçekten beğendim.
ayakkabı konusunda siyaha da sıcak bakmaya başladım. stiletto olabilir ancak işte o durumda çantayı ne yapıcam? pudra rengindense altınlı siyahlı bir clutch olsa?
0
🌸patiska
(13.05.14)
şu elbisenin çantası kesinlikle clutch olmalı. ancak zaten siyah / beyaz elbise ve muhtemelen siyah ayakkabı ile tamamlayacağınız bu kombinde altın rengi bence sizi donuk gösterebilir. kaç yaşındasınız bilmiyorum ancak çanta, küpe ve kolyeniz bence kesinlikle vurucu tonlarda soğuk renkler olmalı. örneğin zümrüt yeşili, safir mavisi gibi.
0
thracia
(13.05.14)
karışmak gibi olmasın da, çok zayıfsan giyme bunu bence
0
defansif orta saha
(13.05.14)
@defansif orta saha elbise tam oturuyor üstüme, ne dar ne bol zaten sırf o yüzden onu seçtim.
Belediye'nin istimlak ettiği bir arsa nedeniyle peder beye yaklaşık 1milyon lira gibi bir para gelecek. peder bey dünyevi işleri bıraktığı için parayı benim değerlendirmemi istemekte. Siz değerli arkadaşlarıma soruyorum, yatırım olarak bu para ile ne yapmayı düşünürsünüz ? (istanbulda taksi plakası
Belediye'nin istimlak ettiği bir arsa nedeniyle peder beye yaklaşık 1milyon lira gibi bir para gelecek. peder bey dünyevi işleri bıraktığı için parayı benim değerlendirmemi istemekte. Siz değerli arkadaşlarıma soruyorum, yatırım olarak bu para ile ne yapmayı düşünürsünüz ? (istanbulda taksi plakası satın almak[3/4 oranında], esenyurt tarafında 5 6 daire satın alıp kiraya vermek, çatalca tarafında arsa satın alıp değerlenmesini beklemek vb. önerilerinize açığım. Ancak borsa'da oynamak ve faize yatırmak pek mantıklı gelmemekte.) Şimdiden teşekkür ederim
0
radionowhere (13.05.14)
türkiye'den siktir olup gitmek en mantıklı geleceğe dair yatırım.
0
patlak fermuar
(13.05.14)
Benim üniversite harcını ödesene, yıllık 2000 lira.
Öte yandan daire alıp satmak en mantıklısı gibi geliyor. Esenyurt, Beylikdüzü vs taraflarında siteler var. Maketten satış yapıyor bazıları. Ya da zamanında şu İhlas Marmara evlerinden alanlar, daireyi aldığı andan itibaren %10 kâr koyup falan satıyordu. Nasıl olduğunu da şöyle anlatayım: Adam özellikle çatı kat istiyor ya da ne bileyim 3. kat falan istiyor, sen bu katları önceden aldığın için senden %10 daha fazla paraya alıyor. Hani 200.000 veren adama 220.000 vermek koymayacağı için sen de küçük bir kâr elde ediyorsun. Ha, bu şekilde satamazsan da o taraflardaki dairelerin her zaman 1-2 yıl içerisinde değerinden fazla satılma garantisi var. Kira gelirlerini saymıyorum.
0
g man
(13.05.14)
bu sene için belki geç olmuş olabilir ama kurbanlık hayvan besiciliği işine girersen o parayı 5 6 katına çıkartabilirsin.
0
rahmi pinkfloydoglu
(13.05.14)
domates kurutma tesisi yap. % 200-500 arası net kar var.
0
teflon
(13.05.14)
Parayi tek sektorde kullanin, 2-3 farkli sektorde kullanmayin, muhtemelen kar oraniniz duser.
0
grimer
(13.05.14)
bir kere bolusturun bence. hepsini tek bir seye yatirmak yapacaginiz en sacma sey olur. bir kismi vadeli hesaba bir kismi borsaya bir kismi dairelere olabilir mesela.
enparada gayet guzel oranlar var faize yatirmak mantikli gelebilir cok ac gozlu degilseniz :)
0
babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
Taksi plakası hiç işe yaramaz. Dolmuş iyi para getirir ama 5-6 daire ile aynı parayı getireceğinden daire daha mantıklı.
0
colorwithnotexist
(13.05.14)
o para yeter mi bilmiyorum ama batmakta olan bi şirket sahibi tanıdığım son bir hamle olarak besi hayvanı çiftliği kurdu. Ne yaptı nasıl yaptı tam bilmiyorum ama hem etinden hem diğer hayvansal ürünlerden faydalanıyorlar. Kısa sürede hem şirketi topladı hem de üstüne ekstra kar sağladı. 2 yıl içinde yatırım kendini amorti etti diye biliyorum.
0
zenciamacalismiyor
(13.05.14)
al taksi plakasını ver kiraya keyfine bak kardeşim hiç düşünme.5-6 dairenin getireceği kadar parayı getirir zaten.ne kiracı bulmakla uğraşırsın ne kiracılarla ne evin kendisiyle.konut piyasalarının ne olacağı belli olmaz taksicilik hiç bir zaman bitmez.her ay düzenli akarın olur zamanla da bir tane daire alırsın oradan gelen parayla,rahat rahat yaşarsın.
0
mesa
(13.05.14)
herhangi bir bankanın private banking şubesine git. sana doğru yolu gösterirler.
0
ben smyrna
(13.05.14)
benimle evlen!
0
cagdas donem kuramcisi
(13.05.14)
ev almaktansa dükkan alıp kirala derim.
0
basond
(13.05.14)
eğer yurtdışı olmayacaksa görükle veya benzeri öğrenci şehirlerinde daire öneriyorum.
0
oraletarya
(13.05.14)
Güvenilir bir müteahhit bulabilirsen inşaat işine girebilirsin.
0
amarat
(13.05.14)
Hayvancılık ve tarım için bölgesel teşvikler var. Yatırımın bir kısmını sen yapıyorsun, sonra devlet geri ödeme yapıyor. Süt ve besi hayvancılığında elinde bu kadar sermaye varken sağlam bir tesis kurabilirsin.
0
arnold schwarzeneger
(13.05.14)
arsa alıp ev yaptırmak iyi bir tercih olur. İstanbul'da zor olur sanırım ama başka şehirlerde bakılabilir.
0
jaaaccckkk
(13.05.14)
istanbulun deprem bölgesinde olduğunu ve büyük bir deprem beklendiği gerçeğini aklınızdan çıkarmayın derim. belki yıllar sonra belki yarın, ama mutlaka olacak.
Bu durumda istanbulda emlak yatırımını bir kez daha düşünün derim. ayrıca olası bir ekonomik krizde emlak değerleri dibi boylayacağı için de ben emlağı şu dönmede riskli buluyorum.
hayvancılık, çifçilik, vs gibi bilmediğiniz işlere girecekseniz de mutlaka işin uzmanlarından destek alıp güvendiğiniz insanlarla birlikte uzman nezaretinde bu işlere girin. yoksa bilmediğiniz işler, paranızı en kolay kaybedeceğiniz işler olacaktır.
ben olsam önümüzdeki yıl gerçekleşecek genel seçimler sonrasına kadar parayı likitde tutardım. banka faizi, fonlar vs gibi. yapacağım yatırımlar için de seçim sonrasına kadar fizibilite araştırmaları yapıp seçim sonrası duruma göre davranırdım. ekonomik istikrarsızlık zamanlarında paranızı kolay hareket ettirebilirseniz bir senede emlaktan kazanacağınız paranın çok daha fazlasını kazanabilirsiniz.
0
thracia
(13.05.14)
Sen niye dert ediyorsun ki bunu. Değeri düşmeyecek tek şey altın. Yatır gitsin. Bir diğeri de varlık yatırım şirketleri var, onlara ver paranı
0
plastic_angel
(13.05.14)
aylik kira getirisi, gayrimenkul bedelinin 180'de biri olandan daha dusuk bedelle evler ya da dukkan vb. bulup alin. istanbul disini da degerlendirmenize katin. ozellikle nufusu artan, gelisen anadolu kentleri ya da ogrenci nufusu artan kentler veya bolgeler gibi alanlari dusunun. insaat halindeki binalara (guvenilir muteahhit olmak kaydiyla) yaatirim yaparsaniz daha karli olur. kira gelirinin bir kismini birikimli hayat sigortasina baglayin.
ya da bir sekilde herhangi bir belediyeden bir sekilde tanidik, dost, ahbap bulup o bolgede degerlenme olasiligi bulunan bir arsa alin, sattiginizda daireden daha yuksek oranda kar edebilirsiniz belki ama uzun yillar beklemeniz gerekebilir. (bir arkadasim hiiic alakasi yokken mersin mut`ta bir arsaya bagladi tum birikimini. hatta arsayi daha gormedi bile)
donemsel tarimsal alim-satim yapin. riski olsa da eger dersinize iyi calisirsaniz sahane para yaparsiniz. uygun saklama kosullari saglayabilecekseniz sezonunda kurutulmus ham kuruyemis vb. urunleri ureticiden toplayip sezon harici donemde satarsaniz iyi kar edersiniz. saklama kosullari muhim.
hayvancilik karli olsa da hastalik vb. riskleri de var, gozardi etmemek lazim.
0
kartonpiyer
(13.05.14)
180'e 1 kira veren yer istanbul2da kalmadı, 10 sene önce 120'ye 1 idi ama şimdi 200'e 1'i bile bulsan iyi.
kartonpiyer bana böyle yerler önerirsen sevinirim.
Hayvancılık'ta şayet yem için belli bir miktar da arazi alıp kendi samanı, yoncanı kendin üretmeyeceksen zor. Kuraklık olunca saman ve yem paraları tavan dolayısıyla hayvanların değeri de taban yapıyor. Bunu geçtiğimiz senelerde gördük.
1-idefix'teki indirim bitmeden şu kitapları alıyım mı?2-daha iyi fiyatlara başka bir yerde bulma şansım var mı?
1-idefix'teki indirim bitmeden şu kitapları alıyım mı? 2-daha iyi fiyatlara başka bir yerde bulma şansım var mı?
0
fatal error (25.04.14)
Al bence. Daha iyi olur mu bilmiyorum en fazla 1 2 lira oynar sanırım. Kitap fuarlarında belki, ama bence al.
0
mutlusismankedi2015
(25.04.14)
en uygun idefix'de oluyor indirim zamanı.
Sahaflar bile artık 100 de 50 indirimle satmıyor. hele kitabın baskısı bittiyse 30 liradan 40 liradan satıyorlar kitapları.
setler vardı idefixde net 100 de 50 indirim yaparlardı. onları bulabiliyorsan onlardan al. ben coetzee, vedat türkali ve umberto eco almıştım 22 kitap 250 lira gibi bişeye gelmişti ki. içinde tuğla gibi kitaplar var. fuko sarkacı, gibi filan...
0
camfrog sonmez
(25.04.14)
al al, ben de kamyonla alacağım, 29 nisanı bekliyorum ki iyice bakınayım almak isteyip de almadığım bi şey kaldı mı diye :) idefix bahar indirimi iyidir.
0
linwie
(25.04.14)
al yahu, diğer yerlere göre şu an en uygunu idefix. Ben de aldım geçenlerde.
0
kronik
(25.04.14)
bence bu indirimler gayet iyi. daha fazla indirimi sadece belirli kitaplara yapılan özel indirimlerle yakalayabilirsin. onunla da uğraşılmaz.
Bu arada otostopçunun galaksi rehberi serisini 5'i bir yerde değil tek tek almanı öneririm. diğeri ansiklopedi gibi. okunabilirliği çok düşük.illa kucağına alacaksın ya da masaya oturacaksın. taşıyamazsın edemezsin. sadece evde okuyabilirsin. ama tek tek aldığında belki biraz daha pahalıya geliyor ama ebatları da küçük olduğu için cebinde gezdiriyorsun. otobüste, tuvalette her yerde okuyabiliyorsun.
0
thracia
(25.04.14)
ben de burdan alıyodum koli koli genelde en uygun burda al derim
yarın 30 yaşıma giriyorum.. ee her şey şahaneydi, hep genç kalacaktık noldu? yaş mevzularını takmadım hiç bugüne kadar ama, bu 30 olma fikri çok acayipmiş.. 20li bi şey kalmadı artık.. size de oldu mu? ya da 30 olmayanlar 30u nasıl görüyor merak ediyorum?
yarın 30 yaşıma giriyorum.. ee her şey şahaneydi, hep genç kalacaktık noldu? yaş mevzularını takmadım hiç bugüne kadar ama, bu 30 olma fikri çok acayipmiş.. 20li bi şey kalmadı artık.. size de oldu mu? ya da 30 olmayanlar 30u nasıl görüyor merak ediyorum?
0
chatrefhill (22.04.14)
Ben 30'umu geçen sene doldurdum, 30.75 yaşındayım. Bir gün öncesi çok değişik gelirken, doğum günüm tam olarak şu şekildeydi: img213.imageshack.us
0
aychovsky
(22.04.14)
benim de az kaldı 30 olmama. 18 yaşıma girdiğimde ağlamıştım yaşlanıyorum diye, şaka maka 30 olduk. doğum günün kutlu olsun, mutlu yıllar.
0
rock n roll
(22.04.14)
ben bitiriyorum 30 u panpa gülüp eğlenerek geçti, Umarım seninde öyle geçer.
Ha bana yapılan fiziksel testlerde vücut yaşım 21 çıktı. Kendimi hala çocuk gibi hissediyorum, Maşallah nazar değmesin.
Yaşlanıyorum ama büyümüyorum ne güzel lan.
0
basond
(22.04.14)
40 a girince de 30 ları özlersin bu bir döngü, her yaşın her anın kıymetini bilmek lazım, yoksa hep geçmiş der durusun..
0
redeath
(22.04.14)
sağlığın yerindeyse, gerisi önemli değil.
0
marcelorios
(22.04.14)
17de iken 30a orta yaşlılar diye bakıyordum. yakında bende 30lar klübüne gireceğim.
0
efrasiyab87
(22.04.14)
24'e yeni girdim. Hala alışamadım. 30'umda daha basit daha kolay bir insan olabilmeyi umut ediyorum.
Doğumgününüz kutlu olsun, nice güzel yaşlar :)
0
pandispanya
(22.04.14)
bende 30'um. şaka maka 30 olduk yani. sanki hayalmiş gibi geliyor, ben hiç yaş olayına takmazdım, ta ki 30 olana kadar. şimdi yaşımı soranlara 29 diyorum. haa söyleyenler 26 falan gösteriyorsun diyor biraz onunla avunuyoz ama 30 uz işte. mutlu yıllar moruk..
0
copy paste
(22.04.14)
iki gün sonra oluyorum. bildiğin gençlik ellerimden kayıp gidiyor.
0
optum kib bye
(22.04.14)
Daha çok yalnızlık çöküyor, sen ne kadar etrafına 3-5 insanla süslesen de sesler azalıyor, kullandığın haplar beynini ele geçiriyor. İşte o anda sevdiceğinin sana sarılan kolları seni hayata bağlıyor, oysa sen 3-5 yıl önce partilerin aranılan kişisiydin enerjinle..
0
redeath
(22.04.14)
yarın 22'ye giriyorum. of haline bakıp kendime üzüldüm.
0
mula
(22.04.14)
benim 30'a daha çok var. buradan bakınca o zamana kadar belli bazı şeyleri oturtmazsam artık sittin sene bir daha oturtamayacağım bir yaş gibi geliyor. işte tam böyle hayatını düzene sokmuşsun, önündeki yılları planlamışsın ve hayatın genç ama olgun bir kısmını 30-40 yaşları arasını dolu dolu yaşama fırsatı elde ediyorsun falan.
0
acccra
(22.04.14)
25 den sonra cok hizli geciyor.
25 den kucuk kardesler yasinizin kiymetini bilin.
0
exlibris
(22.04.14)
ben de 30'a yakınım ve 20'ler bitiyor diye üzerimde baskı hissediyorum çünkü 28 yaşında olmama rağmen ne yapmak istediğimi çözebilmiş değilim.
0
m e l t e m
(22.04.14)
cesario, ölüme yaklaşmak ne ya :'(
0
rock n roll
(22.04.14)
tıp literatüründe ort 50 yaşın altı genç kabul ediliyor hatta kimi hocalarım 60 der. gençliğinin en güzel yerindesin yani.
0
bass solo take one
(22.04.14)
hayatının en güzel, en dingin, en verimli, en huzurlu 10 senesine hoş geldin.
0
thracia
(22.04.14)
22'ye 1 ay once girdim. 20'li yaslarinizi guzel yasadiysaniz neyi dert ediyonuz amk. Bakin bana ortamsiz arkadassiz hic bir aktivitesi olmayan, sevgilisi olmayan adamin tekiyim. Onemli olan nasil yasadiginiz o yaslari. Yasin onemi yok onemli olan yasamis olmak ani. Hayatimin amina koyim.
0
fransızkalanadam
(22.04.14)
çok acayip değil ya, ben otuz yaşımda ancak düzenimi kurmuş olacağım o yüzden çok uzak çok yaşlı işi gelmiyor bana. depresyonluk değil, gerçi hiçbir yaş kötü değil. bence insanın olgunlaştığı güzel bir yaş.
23 yasindayim. 30 bana yasli, is isten gecmis geliyor. Ama tabii mantikli dusununce 30lar en verimli zamanlarim olacagi kesin. Duygusal davranmamak lazim
0
turuncu ornitorenk
(23.04.14)
thracia +150974684 kesinlikle, kendini daha iyi tanidigin, huzurlu, mutlu yillara hosgeldin. gozunuzde buyutmeyin 30lari o kadar. evlenmem gerek, evde kaldim, evim arabam yok, uhuhuh ne olucam ben triplerine girmezseniz 30lar cok guzel. ha o triplere girmeye hiic gerek olmadigini da 31-32 lerde daha iyi anlayacaksiniz.
0
65 derece
(23.04.14)
21 yaşındayım ama bana göre 30lar en seksi yaşlar. Tam anlamıyla insan oluyorsun. Tamamlanmış bir insan
0
phoenixboy
(23.04.14)
ya aslinda bu hayati fazla uzatmayacaksin. 27'den sonrasina cok da gerek yok acikcasi. hayat sikiyor uzadikca. benim de en buyuk korkum ileride "keske daha once intihar etseymisim" demek. bakalim.
1- erkekler bunun görselliğiyle ilgili ne düşünüyor?2- hijyenik mi? temizlenmesi zor, mikrop kapması kolay mı?3- canımı çok acıtır mı?4- 24 yaşında yaptırmak iyileşmesi açısından geç olur mu?5- genel olarak ne söylemek istersiniz bununla ilgili?edit: ek soru;6- linkteki gibi hafif ayva göbek varsa d
1- erkekler bunun görselliğiyle ilgili ne düşünüyor? 2- hijyenik mi? temizlenmesi zor, mikrop kapması kolay mı? 3- canımı çok acıtır mı? 4- 24 yaşında yaptırmak iyileşmesi açısından geç olur mu? 5- genel olarak ne söylemek istersiniz bununla ilgili?
edit: ek soru;
6- linkteki gibi hafif ayva göbek varsa da güzel durur mu, dümdüz mü olmak lazım? 2.bp.blogspot.com
0
aylin dal (18.04.14)
acımasıyla ya da hijyeniyle ilgilenmiyorum, bir erkek olarak bayılıyorum.
0
Tutesh
(18.04.14)
hem görsel olarak güzel, hem de sahibinin bakımlı ve temiz olduğuna delalet bence. bir erkek olarak eyyorlamam bu kadar.
0
john lee hooker
(18.04.14)
acımasıyla ya da hijyeniyle ilgilenmiyorum, bir erkek olarak tiisskiniyorum.
0
yemrem
(18.04.14)
ben öyle alışkın olduğu yerler dışındaki metallerden korkuyorum. lan elim takılır da yırtarsam adamın/kadının bir tarafını diye. ama uzaktan güzel.
0
armagan
(18.04.14)
bir erkek olarak sevmiyorum. ben yalıyorum oraları.
0
oraletarya
(18.04.14)
bir erkek olarak seviyoruö, gzel olabiliyor
0
MiraTaurus
(18.04.14)
Bende ayva gobek var linkteki kadar degil ama var, piercing de var. Cok acimiyor delindikten sonra. Genelde guzel geri donutler aldim ben. Istersen birkac fotograf atip gosterebilirim ozelden. Msg cak
Acikcasi ben de hic pisman degilim yaptirdigima
0
Idonthaveausername
(18.04.14)
göbeğin konusunda doğru söylüyorsan, yani gerçekten linktekinden fazla değilse bence olur.
@tutesh, yok linktekinden fazla değil. vücut olarak da linkteki kadar yapılı değilim zaten. yemek yedikten sonra leblebi yutmuş solucan gibi oluyorum sadece.
0
🌸aylin dal
(18.04.14)
bence uzatmaya gerek yok git taktır.
0
Tutesh
(18.04.14)
göbek piercingi olan biri olarak sorularına cevap vereyim,
dikkat edersen sorun olmaz. yaptırdıktan sonra ilk bikaç ay çok dikkatli olman gerek. benim canım acıdı evet. göbek piercingi iyileşmesi en geç olan piercing. tamamen iyileşmesi 1 yılı buluyor.
ben çok seviyorum piercingimi.
edit: ilk yaptırdığında özellikle kıyafetlere ve havluya vs çok takılıp canın çok acıyacak ama isteyerek yaptırırsan bu acılara dayanabilirsin :D görmek istersen nasıl durduğunu mesaj at bu arada.
0
tuborg yesili
(18.04.14)
ekteki gibi bir göbekte dansöz gibi durur.
0
robin crusoe
(18.04.14)
tamam yaa göbekten bi caps alıcam o olucak :))
0
🌸aylin dal
(18.04.14)
1.Moda sektörünün içinden bir erkek olarak göbek deliğindeki piercing'i çok estetik buluyorum. bence bir kadının takabileceği aksesuarlar içerisinde en erotik, en ilgi çekicisi.
4.24 yaş hiç bir yara için iyileşmesi güç bir yaş değildir. Hücre yenilenme hızın, yaşamının geri kalanını göz önüne aldığında şu an zirveye yakın seviyelerde.
5.göbekteki piercing vücudun diğer yerlerindeki gibi durmaz. örneğin kaştaki piercinge bakarken dikkat gözlere kayar, dudaktaki piercing üzerindeki ilgiyi yüze, boyna kaptırır vs. göğüs ucu ya da genital organalra yaptırılan piercing de spesifik zevklere, ilgilere hitab eder. ama göbekteki piercing'in çok daha farklı bir havası vardır. Bana göre tüm takılar içerisinde en sexi olan takı budur.
not: söylenmiş ama ben de tekrar edeyim. göbek varsa bir anda kumkapı dansözüne dönme tehlikesi mevcut.
0
thracia
(18.04.14)
ben çok yakıştırıyorum ama benden başka birisinin görmesini istemezdim kız arkadaşım olsa :)
Şimdi şirkette aynı odada benden yaşça buyuk bı abi var benden 3 ay önce işe başlamış,bu adam dengesiz biraz ve benden de pek hoşlaşmadı sevmiyor yani beni pek önceden öğlen yemeklerine de öbür bölümlerdeki arkadaşlarla beraber çıkıyorduk kı son zamanlarda ben çıkmamaya başladım.neyse konuya geleyim
Şimdi şirkette aynı odada benden yaşça buyuk bı abi var benden 3 ay önce işe başlamış,bu adam dengesiz biraz ve benden de pek hoşlaşmadı sevmiyor yani beni pek önceden öğlen yemeklerine de öbür bölümlerdeki arkadaşlarla beraber çıkıyorduk kı son zamanlarda ben çıkmamaya başladım.neyse konuya geleyim benim işim gereği telefonda çok konuşuyorum hatta gunde 350 tel görüşmesi yaptıgım bıle oluyor,sesimde gür olduğu için istem dışı bağırarak konuşuyorum yani konuşuyormuşum(ama napıyım benım sesım böyle) bu adamda kalktı başım ağrıyo sessız konussana falan atar yaptı bana bende dedım ağrı kesıcı vereyım ozaman agrıyorsa karşı taraf anlamıyor napıyım yanı falan dedım.Konu böyle kapanmıyacak biliyorum ben tartışcaz nasıl bir yol izlemem gerek benim bu konuda ne öneriyorsunuz
0
john (11.04.14)
dışard falan konuşsanız olmaz mı ? Yada ilk zamanlar biraz sessiz konuş , yavaş yavaş alıştır yani
0
MiraTaurus
(11.04.14)
sik. bildiğim tek şey türklere hakaret edip aşağıladıkça değer kazandığın gerçeği.
0
hasmetizm
(11.04.14)
headset al, birde sesini ayarla.
sahsen benimde sesim ayarsiz, farkediyorum bazen bagiriyorum konusurken, farkedince eski haline dönüyorum, ama öyle ortamda egitmeyi denerdim sesimi, sahsen ayarsiz sesli biriyle ayni ofiste olmak istemem benim sesim öyle bile olsa.
he birde yanlis anlama ama haksizsin arkadasim sonuna kadar.
0
serabetan
(11.04.14)
sessiz konuş dediğinde uza deseydin. adama abi diye de hitap etme, abi dersen her türlü lafı söyler sana. mesafe koy.
0
rock n roll
(11.04.14)
adamın sesini duymama gibi bir durumu yok ama senin sesinin seviyesini alçaltma durumun var empati yap biraz.gerçekten yüksek insan sesi çok rahatsızlık verici.hele iş ortamında çekilmez bir durum.
0
jamswety
(11.04.14)
konuşurken diyaframını kullanmayı, sesi direkt iletmeyi öğren böylece bağırmadan da sesini karşı tarafa duyurabilirsin.
0
r_u_h
(11.04.14)
pısırık davranma yeter. işini yapıyorsun sen orada. haklı olduğun bir konuda asla taviz verme. telefonun karşısındaki adam sen bağırınca anlıyorsa sesini yükselt. ofisteki ibneyi de umursama. şimdi bugün haklı olduğun bir konuda taviz verirsen yarın öbür gün daha fazlasını bekleyecektir bu adam. işini yap sadece. tatava yapanın da ağzının payını ver. başka türlüsünü düşünemiyorum.
0
umarsizca umarim
(11.04.14)
nasıl ayarlanacak bu ses olayı peki herkes aynı şekilde konuşuyor yani şuan bakınca kulaklarımda sorun olabilirmi kulaklarımımı temizleteyim acaba
0
🌸john
(11.04.14)
ilk bi kulaklari temizletmeyi dene birde kulaklik al telefona, ciddi farkettiriyor.
telefonda tam duyulmuyor insan, refleks olarak oda duymuyomus gibi hissediyo insan. öyle olunca bagiriyosun belkide.
0
serabetan
(11.04.14)
bence alttan al, sonucta rahatsız olabilir tabi ki insanlar.. biraz daha dikkat et sesini alcak tutmaya calıs. telefon elinde eger karsı taraf gurultulu bir yerde degilse anlasırsınız bence normal ses tonuyla da.
0
vazovski
(11.04.14)
sakin gençler herkes alev gibi püskürmüş, trafikte yol vermedin kavgası yüzünden insanlar öldürülüyor bu memlekette, her duruma böyle mi çözüm arıyorsunuz hayatınızda
@jonh bak şimdi bende de sorun olabilir mi diye düşünmeye başlayarak önemli bir adım attın :)
0
freebird5406_2
(11.04.14)
hocam şimdi işyerindeki adam başım ağrıdı dedi diye gidip kulakları temizletmek benim yapacağım türden bir şey değil. bence sen de böyle davranma. hakkını araman lazım. orası iş yeri ve sen de işini yapıyorsun. çok kibar davranıp sesini indirmeni rica ederse sen de efendice çaba sarfedersin bu konuda. ancak senin durumun böyle değil gibi.
0
umarsizca umarim
(11.04.14)
adamın kıllığına yaptığı belli, arkadaşı sevmemiş o yüzden. söyleme şeklinden bile ortada, kavga çıkarmaya çalıştığı. hadsizlik başka bişey değil.
0
rock n roll
(11.04.14)
belli ki açık ofis çalışıyorsunuz. bu sorunu çözecek olan ne sizsiniz ne de tartıştığınız kişi. Siz işiniz gereği telefonla konuşmak zorunda oldukça bu sorun yaşanacaktır. Gidip yönetime talepte bulunun. adama da abi biz niye tartışıyoruz ki deyin. Adam da gidip şikayette bulunusn. Artık araya paravan mı yaparlar, sizi ayrı bir yere mi alırlar, yoksa kulaklık mı temin ederler bilemem. Ama sorunu çözmesi gerekenler siz değilsiniz. Net
0
thracia
(11.04.14)
burda o sana karsi cikan elemanda duyuru acsa ayni yorumu yapicakti millet.
"abi elemanin teki var bas bas bagirip konusuyo, uyardim sallamiyo, basim agriyo sesinden"
cevaplar "gir kafa göz" "abi ben alttan almazdim, karakterim degil, is yerinde isini yapamadigini, söyle, olmadi adam toplayalim dalalim" .....
seklinde gelicekti.
yani alttan alma degil senin durumunda, sen farkediyosan sesinin ayarsizligini, ki farkedemeyebilirsin, ilerde bissürü sorun yasarsin.
0
serabetan
(11.04.14)
açıkçasını söylemek gerekirse sevdiğim bir işi severek yaptığım bir şirketteyim ve şartlarımda çok iyi normalde bırakmam pabuç ben böyle insanlara gerekirse kavga ederim ama elimdeki imkanlar şuan buna izin vermiyor birde mantıklı hareket etmem lazım duygusal değil onun için bir kbb uzamanına gözükebilirim diye düşünüyorum
0
🌸john
(11.04.14)
adamın atar yapma şekli yanlış olsa da nedeni haklı bana göre ya. çünkü ben de inanılmaz sinir oluyorum odada gürültü olunca. migreni filan olabilir belki, o zaman senin sesin normal bir tonda olsa bile ona bin kat fazlası olarak gidiyordur çünkü. sen onun atar yapmasına filan bakma, uzlaşmacı taraf ol. "ben bu konuşmaları yapmak zorundayım, bu kadar rahatsız olduğunun farkında değildim bundan sonra dikkat ederim ama sen de biraz idare et çünkü işim bu" filan de bence, işte orta yolu bulmaya çalış. ortada çok ciddi bir sorun-hak yeme filan olmadıkça iş yerinde öyle karşılıklı atarlanmalar, gerginlikler filan inanılmaz saçma ve huzur bozmaktan başka bir şeye yaramıyor. hiç o toplara girme derim.
0
dust in the wind
(11.04.14)
ya ortak alanı kullanıyosanız ınsan gıbı davranacaksınız bu kadar basit. ama napıyım sesin böyleyse kısarak konus bıraz daha. kımse senın sesını ıstem dısı bagırıslarını dınlemek zorunda degıl. zaten çile doldurmaya gelmiş gibi calısıyor ınsanlar. zaten iş hayatı eziyetten baska bı sey degil. neden iyice zorlastırıyosunuz işleri? bı de gerekırse kavga ederım demiş. teytey. alem oyuncu olmus sokaklar sahne kardeş.
huzur insanın kendisinde. kimseyle muhattap olmadan kendi halinde yaşayacaksın.
0
rock n roll
(08.04.14)
ilk yazan ben olayım da vurun hadi :p
kalamış?
0
jimjim
(08.04.14)
adresi değilde formülü var, en önemlisi mutlu olmayı bilmek,
bu yetin varsa huzurlu da olursun.
0
basond
(08.04.14)
huzur, insanları kandırmak için ortaya atılmış bir kavram. huzur bir ütopya, bir godot. boşa bekliyoruz.
0
devilred
(08.04.14)
münih veya st.petersburg benim için.
0
godsparticle
(08.04.14)
insan(lar)ın olduğu yerde mutlak huzurdan bahsedilemez bence, bir an yakalar sinsice belki ama aslolan huzursuzluktur, adım atmamızı sağlayan huzursuzluktur biraz da, kıymetini bilelim.
0
candanag
(08.04.14)
anne kucağı :(
0
kedizekali
(08.04.14)
alaska olabilir.
0
fortisvita
(08.04.14)
yok arkadaş yok ondan. kendımizi huzur diye kandırdığımız bir meret arada uğrayan. bazen azıcık kapıdan sokuyor kafasını, şanslıysak da yatıya kalıyor. ama arkadaş olamadık kendisiyle. off ya da bu ülke beni çıldırtacak.
hemen sadede geliyorum;macbook alacağım, günlük kullanıcıyım, oyun oynamam, grafik programı vs kullanmam. ancak müzik kayıt işleri ile uğraşıyorum.sorular:1. locig pro kullanmak için illa macbook pro mu almalıyım yoksa macbook air da benim işimi görür mü?2.128 gb ssd yeter mi yoksa şimdi yeter ama b
hemen sadede geliyorum;
macbook alacağım, günlük kullanıcıyım, oyun oynamam, grafik programı vs kullanmam. ancak müzik kayıt işleri ile uğraşıyorum.
sorular:
1. locig pro kullanmak için illa macbook pro mu almalıyım yoksa macbook air da benim işimi görür mü?
2.128 gb ssd yeter mi yoksa şimdi yeter ama bu gidişle 256'dan aşağısı kurtarmaz diye bir öngörüde bulunuyor musunuz ?
3.macbook pro ve air (13 inch) arasında kağıt üstünde ebat olarak çok da büyük farklar yokmuş gibi duruyor. sizce bu durumda hangisi daha mantıklı ?
0
thracia (04.03.14)
13inç ekran kullanıyorum 2 senedir. 15.4 tamamen hantallık.
müzikle uğraşacaksanız 128 yetmez. en az 256 olmalı bence. ilgilenmediğim için bilemiyorum.
0
c1b2k3
(04.03.14)
hantallik degil hamallik yazmak istemis arkadas sanirim. ama yeni cikan macbook pro dvd surucusu olmadigi icin pek hamallik degil baya hafif olmus.
0
lutah
(04.03.14)
ben önce iki sene 256 ssd li air kullandım. sonra yine 256 ssd retina macbook pro ya geçtim. arada çok büyük performans farkı var bence ve 128 e os x sığıyor ama kendi dosyaların sığmıyor. alacaksan biraz paraya kıyıp 15" retina macbook lardan al en az 3 sene sorunsuz kullanırsın.
0
nihavent
(04.03.14)
Alacağım macbook'un taşınabilirliği de önemli, dolayısıyla 15" düşünmüyorum. Öyle fotoğraf, grafik programı falan da kullanmayacağım. Bu yüzden retina olması da benim için pek önemli değil.
Kullanmayacağım özelliklere para vermek istemiyorum. Benim için en optimum hangisi onu anlamaya çalışıyorum. Daha önce ssd'li bir bilgisayar ya da mac kullanmadığım için de mevzuya yabancıyım.
0
🌸thracia
(04.03.14)
air hayvan gibi hafif. ama pronun performansi belirgin fark ediliyor.
bir de ben windows kullanicisi olarak, 6 tbya sigamiyorum. 256 iyidir. 128 üzebilir.
insanların ikiyüzlülüğünden bezmiş, bunalmış, öfkeli, üzgün dişi kişisine izledikten sonra mutlu edecek, hayata tutunduracak film aranıyor. önerilerinize açığım.not: 3 idiots'ı ve interstate 69'u çok beğenmişti
insanların ikiyüzlülüğünden bezmiş, bunalmış, öfkeli, üzgün dişi kişisine izledikten sonra mutlu edecek, hayata tutunduracak film aranıyor.
önerilerinize açığım.
not: 3 idiots'ı ve interstate 69'u çok beğenmişti
0
yemrem (22.01.14)
Moonrise Kingdom
0
otonom
(22.01.14)
natural born killers
0
bohr atom modeli
(22.01.14)
dream with the fishes izle, seversin. çok mutlu etmez, ama umut verir bence. hayata da tutundurmalı bana göre.
bu konuda en başarılı bulduğum lofttur. lofttan başka kotum yoktur. ebabil bir kuştur, saygılar.
0
hope ender
(23.12.13)
Mudo ve jack jones.
0
halitkin
(23.12.13)
TL; DR: En pahalı olan bollaşma bakımından en iyi.
Standart herhangi bir pamuk menşeli tekstil elyafı rijittir ve elastikiyeti çok iyi değildir (Kalıcı deformasyon düzelmesi %10-15 civarı). Haliyle kaliteli kumaş, daha çok terbiye görmüş ve teknik yönden meşakkatli kumaşlardır. Bu da maliyeti arttırır.
Mısır, Türkiye, diğer AB ülkeleri, özellikle Amerika, pamuklu kumaş üretimi hususunda iyiler. Daha kaliteli kumaş bulmak mümkün.
Taşlama, zımpara, kumlama gibi işlem görmüş kotlardaki elyaf fiziksel yönden zarar gördüğü için onlardan da uzak durmak lazım.
İpliği kalın ve boncuklanmamış, elyaf çıkıntıları az mamüllerdeki kumaşların kalitesi daha da yüksek. (Homojenlikleri fiziksel özelliklerini direkt etkiler) (Merserize ürünleri de bu kategoride inceleyebiliriz, parlak kumaş daha iyidir denilebilir)
Diyeceklerim kısaca bu kadar, belki göz önünde bulundurmadığım daha belirgin faktörler de vardır. Ama özetle; çin veya asya menşeli ürünlerden uzak durmalı, ipliğine yakından bakmalı, mantıklı bir fiyat aralığı belirlemelisiniz.
Ha bu demek değil ki ben Armani, Versace diyorum, kendim Levi's tercih ediyorum ve memnunum.
az once tv'de bir kadin gordum, yorumcuymusmus, cok mutluymus insanlar onu cok seviyormus filan, konusuyordu. bana cok aptalca geliyor. yani seyi anlamiyorum, koskoca evrendeki kucucuk noktalariz, nasil olur da yildizlarin gok cisimlerinin hareketinden hayatimizin etkilendigine inanabiliriz? yani ol
az once tv'de bir kadin gordum, yorumcuymusmus, cok mutluymus insanlar onu cok seviyormus filan, konusuyordu.
bana cok aptalca geliyor. yani seyi anlamiyorum, koskoca evrendeki kucucuk noktalariz, nasil olur da yildizlarin gok cisimlerinin hareketinden hayatimizin etkilendigine inanabiliriz?
yani olayin sacmaligini gectim, skalar olarak da mantiksiz yani. neyse. siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?
0
evreka (08.12.13)
90'larda baya popilerdi ama artık pek duymuyorum işin aslı. öncelerden isim sorar gibi burç sorarlardı.
inanmıyorum tabi ama geyiği güzeldi.
0
mayhemdemon
(08.12.13)
Şöyle, mesela şu burcun özelliği şudur diyorlar, dikkat ediyorum harbidende öyle. Ben başak burcuyum mesela, burcumun çoğu özelliği evet bende var. Ama o dediğin mallara inanmam.
0
eyyor
(08.12.13)
Yıldızı bahçendeki ağac düşün.. Ağaç dalları sallanıyorsa&sallanıyorsa ... O zaman bi kısmetin var senin.. Düşmanların çok olacak bu yıl.. Tabi... Ağac sarksın yeter ki :D
0
urnganic
(08.12.13)
Yani başka bir alemde olan fiziki şeyler senin kaderinin emaresi olacak ha? Saçma oldugunu dusnuyorum tabi..
0
urnganic
(08.12.13)
burçlarla çok ılgılenmem ama genel mantık, yılı element gruplarına ayırmıs olması. ates su hava ve toprak. herbırını bellı ay aralıklarını kapsar ve bu aralıklarda dogan ınsanların ortak ozellıklerı var, bu da aslında mevsımsel bir etkı. mevsımlerı de etkıleyen sey gunese yakınlık fln, ayrıca ay ın dunya uzerınde cekım nedenıyle etkılı yuksek dolayısıyla insanlar üzerinde de. dunyada hersey bırbırını etkıler, dolayısıyla evrende de..
0
thankyoumoreplease
(08.12.13)
inanmam. gezegenlerin oluşturduğu manyetik hareketlerin insan psikolojisinde etkili olabilmesi çok da imkansız gelmiyor bana fakat astrolojinin yaptığı genellemelerin içi boş bence. venüs geri çekilecek dolayısıyla kaynınızla birtakım problemler yaşayabilirsiniz. yok deve.
0
falafila
(08.12.13)
hayır, inananları da ciddiye almıyorum.
0
repins
(08.12.13)
bazen gerçekten çok tutabiliyor ama ben sebebinin gezegenler, doğum tarihi falan değil; döllendiğimiz tarih olduğunu düşünüyorum. sadece tahmin tabii ki oturup da araştırmadım pek ilgimi çekmiyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.12.13)
Hayır. Bilimsel araştırma yöntemleri diye bir şeyler var. Bilimsel araştırma yaparken çeşitli yöntemler kullanılır. Bu yöntemlere göre astroloji hakkında deneyler yaptığınızda, komple astrolojinin yalan olduğunu görüyorsunuz. Astroloji zaten bilim değil, sözdebilim. Sözdebilim diye bir şey var bu arada.
0
grgn
(08.12.13)
evet inanıyorum
0
dafuq
(08.12.13)
başka bir varlığın varetmediği ve her zaman varolan cezalandırıcı-ödüllendirici bir varlığın her şeyi varettiği, her şeyi gördüğü-bildiği halde günahlarımızı, sevaplarımızı yazan birer meleği omuzlarımıza konduran 'affedici' olan ama yine de karaoke odaları gibi temalı cezalandırma odaları bulunan bir yaratıcı fikrinden daha akla yatkın geliyor.
bu, nedensiz yere sevemediğimiz bir insan birden bulunduğumuz ortama girdiğinde vücudumuz garip sinyaller veriyorsa (huzursuzca bacağımızı ritm tutar gibi sallamak), ya da aşık olduğumuz insan yanımızdayken hayatı nasıl daha toz-pembe görüyorsak ya da uyuşuk biriyle takıla takıla uyuşuklaşmanın bir benzeri. sadece her bir insanı bir gezegen olarak düşünmek gerekiyor. o insanların yaydığı enerjiden etkileniyoruz ister istemez, gezegenlerden neden etkilenmeyelim?
0
supersonik turbo
(08.12.13)
gezegenlerin manyetik çekimlerinin insan fizyolojisi üzerine etkisine dair uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanmış tek bir makale dahi bulamazsınız, çünkü böyle bir etki yok.
güneş sistemindeki gezegenlerin adını sayamayacak düzeyde astronomiden bihaber insanların, astroloji denen soytarılığı götlerini yırtarcasına savunmasında da ironinin en nadide çeşitlemelerini görebilirsiniz.
insanlar neye inanmak istiyorlarsa ona inanabilirler, bunda hiç bir problem yok. ancak bunların bilimsel olduğunu, gerçek olduğunu iddia etmek; işte bu gerizekalılar konvoyonun en önünde bayrak taşımak demektir.
nasıl olur, gezegenler bizi etkilüyür, psikolojimizi şeyedüyür diyen arkadaşları, bu konuda yayınlanmış bilimsel bir makalenin linkini vermeye davet ediyorum. ( şair burada bilimsel derken harun yahya bilimselliğinden bahsetmiyor. (bkz: bilimsel makale)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.