Giriş
(6)

gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi?

mertumursamaz
gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi? 🧊blok evren teorisi: her şey her yerde aynı andahttps://youtube.com/shorts/csgt0bcatia?si=dig1xudc-ksnpy9mmatrix’e giden yol çoktan başladı mı?https://youtube.com/shorts/yetyjkflxle?si=a0fzz6wtr4ujsamfbu dünya gerçek m
gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi?

🧊blok evren teorisi: her şey her yerde aynı anda
youtube.com

matrix’e giden yol çoktan başladı mı?
youtube.com

bu dünya gerçek mi, simülasyon mu? planck sınırı ve kodun görünmeyen duvarları
youtube.com

cern'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

yani sen aslında yoksun sen sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki bir karaktersin
youtu.be
-4
mertumursamaz
(03.09.26)
tamam.
+3
baldur2
(03.09.26)
Felsefi sorulara meraklı olmak güzel ama burada Caps lock açık bağıra bağıra yazılan başlıkları kimsenin ciddiye almayacağı gerçeği, sizin öğrenme maceranızda çok daha iyi bir başlangıç olacak gibi gözüküyor.
+3
thracia
(03.09.26)
hayır.
0
co2s2
(03.09.26)
ya o sonsuz bilinç sensen ve herkes senin bir aynan ise. teksen bu dünyada ve gelişimin için diğer herkes sana hizmet ediyorsa.

ayrıca ya aslında zamanda ileri değil de geri gidiyorsak? kazanılmış savaşta yaptığımız kötülükleri iyiliğe çevirme hakkı verilmişse? zaman lineer değil evet bu durumda geri gitmek diye bir kavram olur mu?

gerçekten merak ediyorsanız tek adres verebilirim
Üstad Djwhal Khul
Master DK diye de biliniyor.
0
janderzel zartanyan
(03.09.26)
Bilmiyorum da, ölüm sonrası hayatı kafam almıyor.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Bunları yazman

ya o sonsuz bilinç sensen ve herkes senin bir aynan ise. teksen bu dünyada ve gelişimin için diğer herkes sana hizmet ediyorsa.

Solipsizmi çağrıştırıyor

Solipsizm (tekbencilik), yalnızca kişinin kendi zihninin ve bilincinin kesin olarak var olduğunu, dış dünyanın ve diğer zihinlerin ise kanıtlanamayacağını ya da sadece bu zihnin birer tasarımı olduğunu savunan felsefi bir görüştür. [1, 2]

Temel Özellikleri

Yalnızca "Ben" Vardır: Bilinç sahibi olan bireysel "ben", var kabul edilen tek gerçekliktir.

Dış Dünya Şüphelidir: Diğer insanlar, nesneler, evren ve fiziksel beden, kişinin kendi zihninin birer yansıması veya ürünü olabilir.

Bilgi Kesinliği Yoktur: Dış dünyanın gerçekliğinden veya bağımsız varlığından asla tam anlamıyla emin olunamaz. [1, 2, 3, 4, 5]

Solipsizm Türleri

Metafizik (Ontolojik) Solipsizm: Dış dünyanın ve diğer kişilerin bağımsız bir varlığı olmadığını, her şeyin sadece zihnin birer temsili ve ürünü olduğunu öne sürer. [1, 2]

Epistemolojik Solipsizm: Kişinin kendi zihni dışındaki hiçbir şeyin kesin olarak bilinemeyeceğini, dış dünya hakkında tam bir bilgiye ulaşılamayacağını savunur. [1]

Yöntemsel Solipsizm: Felsefi bir araştırma yaparken kesin bir başlangıç noktası bulmak için her şeyden şüphe edip yalnızca "ben"i ve düşünceyi temel alma yöntemidir (Descartes bu yaklaşımın izlerini taşır). [1]

Solipsizm

öznenin tek gerçek olduğundan emin olduğu felsefi ve metafizik form

Solipsizm (ya da tekbencilik), "Ben" felsefesi olarak bilinen, varlığı ben'in tasarımları olarak dile getiren felsefi görüş. Kuramsal bencilik olarak da belirtilir, buna göre bilinç içerikleriyle birlikte öznel ben varlık olarak kabul edilen tek gerçekliktir. Yöntemsel bakımdan başlangıç noktası olarak ben'i alması durumunda yöntemsel tekbencilik olarak belirir. Bu yönüyle Descartes felsefesi bir yöntemsel tekbenciliktir. Etik anlamda ise Stirner'in örnek olarak alındığı kendi ben'inin yaşamın ve gerçekliğin merkezi yapan düşünce biçimi (ahlaksal bencillik).

Solipsizm: Her Şey Zihninin Bir Ürünü Olabilir mi?
youtu.be 
0
🌸mertumursamaz
(04.09.26)
(3)

Mıknatıslı (clip on) gözlük çerçevesi hakkında yardım

10551037
Pek fazla alternatif bulamadım, hangi markalarda çeşit bol? Kullananlar bilgi verirse sevinirim. Önerilen bir şey mi yoksa uğraşma uzak dur mu dersiniz? Numaralı güneş gözlüğü pek istemiyorum, camlarım oldukça pahalı olduğu için numaralı güneş gözlüğü maliyeti 2 katına çıkaracak, bu nedenle bu tip b
Pek fazla alternatif bulamadım, hangi markalarda çeşit bol? Kullananlar bilgi verirse sevinirim. Önerilen bir şey mi yoksa uğraşma uzak dur mu dersiniz? Numaralı güneş gözlüğü pek istemiyorum, camlarım oldukça pahalı olduğu için numaralı güneş gözlüğü maliyeti 2 katına çıkaracak, bu nedenle bu tip bir şey istiyorum.
0
10551037
(03.09.26)
Ben Boss HG1331 kullanıyorum, yanında iki adet clip on güneş gözlüğü ile geliyor, şekli de çok hoşuma gidiyor açıkçası. Hızlı bir şekilde eğilince clip on kısmı çıkabiliyor, mükemmel bir tutuşu yok açıkçası. Ben çok memnunum, iyi ki istediğim RayBan çerçevesi stokta yokmuş da kazara bunu bulmuşum diyorum.
0
kimlanbu
(03.09.26)
David Beckham markasında pek çok modelde clip on var. Çerçeveleri de gayet kaliteli bu arada.
0
thracia
(03.09.26)
Uzun yıllardır kullanıyorum çok memnunum marka hatırlamıyorum maalesef ama ankaradaysanız optikçiye yönlendirebilirim orada çeşitler var.
0
kablelvuku
(03.09.26)
(9)

wifi sinyal artırıcı önerisi olan var mı?

iwillsee
ince uzun bi evde modem bi ucunda ama diğer odalara wifi kesinlikle gitmiyor. bi tane wifi sinyal artırıcı aldık ama hiç işe yaramadı. bu işi hakkyla yapan bir cihaz var mı? ya da başka bir çözüm önerisi olan var mı? her türlü öneriye açığım.
ince uzun bi evde modem bi ucunda ama diğer odalara wifi kesinlikle gitmiyor. bi tane wifi sinyal artırıcı aldık ama hiç işe yaramadı. bu işi hakkyla yapan bir cihaz var mı? ya da başka bir çözüm önerisi olan var mı? her türlü öneriye açığım.
0
iwillsee
(02.09.26)
TP_link Deco. 2'li olanı aldım 2 yıldır kullanıyorum çok memnunum
+2
kablelvuku
(02.09.26)
mesh sistemi alin. ikili veya uclu evin boyutuna gore. tp link deco m4 isinizi gorur. Ama daha iyi modelleri de var paraya kiymak isterseniz.
+2
nuevo
(02.09.26)
Zaten cevap verilmiş ama pekiştirmek için ben de yazmış olayım. Çare mesh. Önerilen deco m4 kesin çözüm, konu kilit :)
+3
thracia
(02.09.26)
mesh +1, mesh olmayan almıştım, bir ona bağlanıyor bir buna... uzaktakine bağlı kalıp sinyal az olduğundan yavaş çalışıyor internet, oda değiştirince sinyali güçlü olana bağlanmıyor meshsiz olanlar
+1
eja
(02.09.26)
Deco'ya +1 vermeye geldim ama M4 almayın, artık çok eskidi. Wifi 5 cihaz, teorik maksimum hızı 867 mbps, pratikte bunun %60'ını falan ancak alırsınız router'ın dibinde yani 500 mbps civarı olur. Dolayısıyla üstündeki ethernet portunun gigabit olmasının bir anlamı kalmıyor.

Optimum Deco x50. Daha bir geleceğe dönük olsun derseniz Be65. İkisi de 1400'leri görebilir fakat pratikte x50 gigabit portu sebebiyle 930 mbps civarında takılır, Be65 ise 1400'leri görür (multigigabit bağlantınız varsa).
+2
orient blue
(02.09.26)
Mesh dışında powerline sistemler de iyi bir çözüm.(Özellikle ikinci cihazı wifi vericisi olanlar) Alternatif olarak yazayım dedim.
+1
nhk ni youkosu
(02.09.26)
eğer öyle 4,5 binlere çıkılmayacak ise

örnek evin bir ucundan bir ucu 20 metre diyelim.

modem arka odadan bu tarafa ilk 5. metrede ise o cihazda modemden 10 metre uzakta takılı kalacak.
böylelikle tüm 20 metre alır.

yada modeli tek başına ortaya getireceksin bu bile yetebilir.
0
sivri_sinek
(02.09.26)
çözüm önerisi:
modemi evin ortasına al, yerden 1 metre yükseğe koy. antenler tavana dik baksın.

çözüm önerisi 2: sinyal artırıcı nedir bilmiyorum. sinyal tekrarlayıcı aldığını varsayıyorum. sinyal tekrarlayıcıyı evin ortasına, 1 metre yükseğe al, anteni tavana dik baksın. modemin de antenleri tavana dik baksınlar.

(bütün antenlerin çubuk şeklinde olduğu varsayılmıştır)

ek çözüm önerileri: yakın mesafede 5ghz, diğer odalarda 2.4 ghz kullan.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.09.26)
ben de aynı durumdayken deco aldım. odadaki ana modemden ethernet kablosu çektim koridorun ortasında merkezi bir yere, onu da köşeden kablo gizleme ile yaptım. kabloyu deco'ya bağlıyorsunuz tabii. mis gibi 5g wifi sahibi oluyorsunuz ve her yerden de çekmiş oluyor.
0
motosiklet burclu adam
(04.09.26)
(10)

Kos Adasından Elektronik Eşya Almak

pantepember
selamlar.bir araştırma yaptım. DJI Osmo Pocket 4P TR'de 49K. eğer bir Yunan online alışveriş sitesinden aynı ürünü alır ve Kos'a kargolatırsam ve oradan alırsam (Bodrum'da yaşıyorum) ürün neredeyse yarı fiyata (~25K) geliyor. (ürün https://www.skroutz.gr sitesinde 619 euro)bunu daha önce yapmış olan
selamlar.
bir araştırma yaptım. DJI Osmo Pocket 4P TR'de 49K. eğer bir Yunan online alışveriş sitesinden aynı ürünü alır ve Kos'a kargolatırsam ve oradan alırsam (Bodrum'da yaşıyorum) ürün neredeyse yarı fiyata (~25K) geliyor. (ürün www.skroutz.gr sitesinde 619 euro)
bunu daha önce yapmış olan var mı? herhangi bir sorun yaşar mıyım? veya bu işler düşündüğüm gibi olmuyor mu?
0
pantepember
(02.09.26)
olmaz. yap.
0
baldur2
(02.09.26)
yunanistan ile dji ürünlerinde aramızda öyle yarı yarıya bir fark yok, aynı modelleri karşılaştırdığınıza emin misiniz?

Bunun dışında sorun falan yaşamazsınız, hele feribot geçişlerinde falan hiç sorun yaşanmaz.
+1
thracia
(02.09.26)
Kos'ta Kotsovolos elektronik mağazasının bir şubesi görünüyor. Ne yazık ki Türkiye'den internet sitesine girilmiyor. Bir şekilde o mağazaya getirtip, mağazadan vergi iadesi formuyla birlikte alırsanız ve gümrüğün orada vergi iadesi alabileceğiniz bir nokta varsa daha da uyguna gelir.
0
cosmicstring
(02.09.26)
bu cihaz sadece kamera olduğu için tr de ek vergilendirme yapılmıyor,
yarı yarıya fark olmaması lazım.
0
duyuruuser
(02.09.26)
Amazon avrupa'dan alinca bir sekilde musteri hizmetlerine ulasip ab disinda yasadigini gosterdigin zaman kartina otomatik vergi iadesi yapiyorlar, gumrukte tax-free ofisinde vakit kaybetmiyorsun. Bunu da bir arastir. Ben yapmadim fakat yapan arkadaslarim oldugu icin soyluyorum. Yani vergisiyle satin alip hemen onlara yazinca 1-2 gun icinde vergi kismi iade oluyor.

Bir sekilde amazon, ab icinde operasyonunu vergisiz olarak yurutup satis aninda vergiyi koyuyormus o yuzden fatura ab disinda birine kesildigi zaman vergiden muaf oluyormus gibi bir aciklamasini da yapmislardi, daha detayli bilmiyorum.
0
mirafiori
(02.09.26)
Ben de Bodrum'da yaşıyorum. Birkaç kere senin dediğin gibi yaptık, sadece elektronik değil başka şeyler de aldık. Ama bizim kos'ta yaşayan akrabalarımız var parayı ona gönderiyoruz o alıyor biz gittiğimizde teslim alıyoruz.
Sen de sık sık gidiyorsan kos'a, oradan birisiyle samimi olup bu gibi işlerini yaptırabilirsin.
0
etna
(03.09.26)
@etna online satın alıp bir kargo şubesine veya locker'a (akıllı dolap) bıraktırmayı düşünüyorum (AI önerisi). hatta bu sayede kos'ta bulunmayan ürünleri de almak mümkün olur.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
@duyuruuser AI'ın cevabı:
Söylediği **kısmen doğru ama ulaştığı sonuç yanlış.**

* **Doğru kısmı:** Kameralarda cep telefonlarındaki gibi fahiş ÖTV (%50) veya IMEI harcı yoktur; gümrük vergisi ve KDV (%20) uygulanır.
* **Yanlış kısmı:** İthalatçılar ticari girişte yalnızca KDV ödemez; video kaydedici statüsünden dolayı **%16 TRT Bandrolü**, gümrük masrafları, kur riski marjı, 2 yıllık yasal servis/değişim maliyeti ve distribütör/perakendeci kârı eklenir.

Ayrıca Avrupa'daki 619 € fiyatın içinde **%24 Yunanistan KDV'si** zaten vardır. İki tarafın çıplak fiyatları yerine bir tarafın taban fiyatıyla diğer tarafın tüm vergiler ve distribütör kârı binmiş raf fiyatı karşılaştırıldığında fark bu yüzden neredeyse iki kata yaklaşır.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
@pantepember

Ürünü aldığın mağazanın tax free hizmeti sunması ve tax free belgesi düzenliyor olması gerek. Sonrasında bu ürünü de kos'tan çıkış yaparken gümrüğe gösterip tax free belgesini onaylatman gerek. Tüm bunların yanında yunanistan'da kdv oranının %24 olması, ürünün total fiyatından %24 iade alabileceğin anlamına gelmez bilgin olsun.

Kaldı ki kos'a gidiş geliş ücreti ve yurt dışı çıkış harcını da eklediğinde bana çok da bir avantajı varmış gibi gelmedi. Zaten gidilmiş bir tatilin dönüşünde yapılabilir ama bunu bir yöntem olarak kullanmanın bir avantajı yok bence.
0
thracia
(03.09.26)
AI güncel kurdan bihaber olduğu için beni yanıltmış. aradaki fark epey azalıyor bu durumda. en fazla %20-30 daha ucuza geliyor.
eksileri ise:
ürün garantisinin olmaması
taksit yapılamaması
bu durumda pek cazip bir yanı kalmıyor.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
(6)

aha kezbana bak kezbana

eddiee
Bu baslıga yazılanları okuyordum oylesine. Bu degisik bunları yazmıs kezbanlar kralicesi. https://eksisozluk.com/karsi-cinste-ilk-sogutan-detay--5600966?a=popular&p=35https://eksisozluk.com/biri/aware-of-the-simulationSigara içenler uzak dursun diye yazmıs. profil fotografına o cirkin, kısa, sisko d
Bu baslıga yazılanları okuyordum oylesine. Bu degisik bunları yazmıs kezbanlar kralicesi.

eksisozluk.com

eksisozluk.com

Sigara içenler uzak dursun diye yazmıs. profil fotografına o cirkin, kısa, sisko dolma parmaklarıyla tuttuğu sigara fotoğrafını koymuş.

Diğer yazdıgı butun ozellikler, sanki kendisi dört dörtlük de ... bunun gibi sürüsüne bereket kezban dolanıyor dısarda.. neyse baska yorum yazmıyorum hadi gule gule

erkekler not alın ayrıntılı liste;

görsel olarak ele alırsak;

saçlarındaki yağ ve kepekli görüntü,
bitişik kaş
yüzünde veya vücudunda kıl
siyah nokta / yağlı bir yüz
sakal(uzun ve çok gür ise)
dişlerin beyaz ve sağlıklı olamaması,
ağız kokusu ve vücut kokusu
(sigara içenler uzak olsun)
uzun tırnaklar
sporsuz bi yaşam
kassız bir vucüt,
göbek
küçük ve şekilsiz bir popo
birden fazla kulak küpesi
piercing
anlamsız ve kroca büyük çaplı dövmeler
giyinmeyi bilmemesi
daracık pantolon giymesi.
titiz olmaması.

karakter olarak çok detay var onu başka bi gün yazarım artık ayrıntılarıyla. lol
-31
eddiee
(01.09.26)
Şahıs kendince bir liste çıkarmış.
Hiç de abartılı bir şey istememiş.
Niye yükseliyoruz biz şimdi bu şahsa burada?
+3
Mirket
(01.09.26)
Görünen o ki burda sadece bir tane kezban var. Kim olduğunu söylemeyeceğim.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
sosyal medya gazlamalariyla insanlari hep bir kaliba sokmaktan, acimasizca yargilamaktan, etiketlemekten, materyalist olup mukemmeli aramaktan vazgecin artik.
0
baldur2
(02.09.26)
Sen yoldan geçen herkesin isteklerine, fikirlerine müdahale edip "hayır yanlış düşünüyorsun, o öyle değil, sen şöylesin, böylesin" diyor musun güzel kardeşim benim? Böyle emekli albay gibi yaşanmaz. İsteyen istediği kriteri koyar, istediği bakış açısıyla olayları değerlendirir. Hoşuna gidenle iletişim kurarsın, gitmeyenin yanından geçer gidersin. Bu kadar zor değil bu. Herkes her beğenmediği fikri buraya taşıyıp parmakla göstererek bakın ne kadar da lölölö dese sence olur mu?
+4
thracia
(02.09.26)
Seni burada yerler...

Bir eksi de ben verdim. İyi misin, hakikaten bir derdin olmalı, bu takıntılı ruh hali hiç normal değil.
0
gabe h coud
(02.09.26)
izlanda size yaramadi, hobbit gibi mi hissettiniz orada?
+2
eileengray
(02.09.26)
(12)

Hangi kitapları mutlaka okumalıyım?

ekimoloji
Epeydir kitap okumuyorum, kpss sonrası telefonu elime almak istemeyeceğim önerilere ihtiyacım var. Her türe açığım ama alışkanlığımı yeniden kazanmak adına sürükleyici bir şeyler olsa çok iyi olur. Not: Orhan Pamuk tarzı Eski İstanbul betimlemeleri olan kitapları çok severim.
Epeydir kitap okumuyorum, kpss sonrası telefonu elime almak istemeyeceğim önerilere ihtiyacım var.
Her türe açığım ama alışkanlığımı yeniden kazanmak adına sürükleyici bir şeyler olsa çok iyi olur.

Not: Orhan Pamuk tarzı Eski İstanbul betimlemeleri olan kitapları çok severim.
0
ekimoloji
(01.09.26)
Beğeninize istinaden size İhsan Oktay Anar'ın Suskunlar kitabını öneriyorum.
+1
burka
(01.09.26)
Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap adlı bir kitap var. Bu kitaptaki 1001 kitaplık liste internette çeşitli kaynaklarda bulunuyor. Sanırım D&R'ın sitesinde de vardı. Ben bu konuya takıldığım yıllarda 300 e yakın diye hatırlıyorum, adedi türkçeye çevrilmiş durumdaydı. Bu listede adı geçip de okuyup pişman olduğum, zaman kaybı olarak değerlendirdiğim hiçbir kitap olmamıştır ve tamamı dünya edebiyatının kült eserleridir.
Sağdan soldan, tavsiyeler almaktansa bu listeyi edinip sıradan tamamını okumanı öneririm.

Ek: Sağdan soldan tavsiyelerin değersiz olduğunu aklımdan bile geçirmem de zevkler ve ilgi alanları farklı oluyor. Onu kastettim. D&R'ın listesi hala duruyor. Şurada.

www.dr.com.tr
+1
Mirket
(01.09.26)
calikusu?
lisedeyken türk klasiklerini cok okumustum. hepsi iyi tatlar birakti. resat nuri güntekin'in, kemal tahir'in, yakup kadri'nin, halikarnas balikcisi'nin, suat dervis'in tüm eserlerini tavsiye ederim. mavi sürgün bence türk dilinde yazilmis en güzel eserlerden.
halide edib'in türk'ün atesle imtihani cok iyiydi. erendiz atasü'nün dagin öteki yüzü kitabi cumhuriyetin ilk yillarindaki psikolojiyi anlamak icin harika bir kaynakti.
bir dinozorun anilari sadece eski istanbul betimlemeleri vermekle kalmaz, eski istanbul insanini da cok güzel anlatir.
saatleri ayarlama enstitüsü muhtesem bir anlatimdi.
devlet ana epik bir destan gibiydi.


hep türkce önerdim ama eski istanbul betimlemesi diyince aklim hep bunlara gitti. yoksa mesela, destan demisken, "geceyarisi cocuklari"ni okumus muydunuz?
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.26)
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.09.26)
Dinle, Küçük Adam - Wilhelm Reich
Cehenneme Övgü - Gündüz Vassaf
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
İnsan Olmak - Engin Geçtan
Aynalar -Eduardo Galeano
+1
bahçedekisandal
(02.09.26)
Çok var da ilk aklıma gelen, Emile Ajar/Romain Gray -- Onca Yoksulluk Varken
0
Amaranta ursula
(02.09.26)
orhan pamuktan devam.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.09.26)
Sıcak külleri kaldı
Başucumda Müzik
0
egerbiryolcu
(02.09.26)
Su gibi akıp giden, okuma temponu sana geri verecek, 70'ler Türkiye'sinde geçen bir Vedat Türkali romanı;

(bkz: yeşilçam dedikleri türkiye)
+1
thracia
(02.09.26)
Vedat Türkali’yi çok severim o kitabını okumamıştım listeye ekliyorum.

Dünya klasiklerinin çoğunu ve Çalıkuşu’nu okumuştum diğerlerine bakacağım.
0
🌸ekimoloji
(02.09.26)
amin maalouf kitapları olabilir,
- doğunun limanlari
- semerkant mesela.
0
sinematikcrop
(02.09.26)
Bu kısa kitabı sık sık öneririm:

Ian McEwan - Çocuk Yasası.

Bence bir bakın, oldukça düşündürücü ve sorgulayıcı bir kitaptır.
0
simderun
(03.09.26)
(8)

bu bocalama normal mi?

homohominilupus
ilk soru/duyurumda ilişkimi ve bitiş nedenim hakkında danışmıştım. ayrıldığım kız arkadaşım 34 yaşında ben de 32 yaşındaydım ve o defter tamamen kapandı.şimdi yeni bir kızla görüşüyoruz. kısa sürede flörte döndü. fiziksel olarak kız çok güzel sarı saçlı, yeşil gözlü, beyaz tenli uzun boylu ,sporcu v
ilk soru/duyurumda ilişkimi ve bitiş nedenim hakkında danışmıştım. ayrıldığım kız arkadaşım 34 yaşında ben de 32 yaşındaydım ve o defter tamamen kapandı.

şimdi yeni bir kızla görüşüyoruz. kısa sürede flörte döndü. fiziksel olarak kız çok güzel sarı saçlı, yeşil gözlü, beyaz tenli uzun boylu ,sporcu ve 26 yaşında. aramızda çekim de oluştu vakitte eğlenceli geçiyor.

ama sanki son ayrıldığım kız arkadaşımın bazı konulardaki olgunluğunu arıyorum gibi onda. bu zamanla oturacak, düzelecek bir
şey mi biraz zamana bırakmalı mıyım? yoksa hep bu şeyi arayacak mıyım ?
-1
homohominilupus
(01.09.26)
hiç karşılaştırmamak en iyisi. aklına gelir tabii, hemen aklında konuyu değiştir, hiç bir zaman olumlu bir şey çıkmaz ondan. normal mi, uzun süreli ve derin bir ilişkiyse çok normal.
+1
gabe h coud
(01.09.26)
olgunluk yeterli olsaydı 34 yaşındaki kız arkadaşınızdan ayrılmazdınız demek ki yeterli değil. ayrıca 26 nerde, 34 nerde. çok büyük olgunluk farkı var arada. yaşam enerjisi bile kat kat fazla 26 yaşındakinin. manifest kızları o yaşta düşünün yani, gencecik.
ama bu 26 yaşındaki olgun değildir anlamına gelmez sadece 34 yaşındaki kadar değildir.
hep aramayacaksınız ama kıyaslamaktan vazgeçin. bir sonraki ilişkinizde de 26 yaşındaki kız arkadaşınızın hayat enerjisini arayacaksınız mesela. kısa sürede alışırsınız ilişkiyi sürdürmeye niyetiniz varsa.
mutluluklar dilerim (genel)
-3
matilda
(01.09.26)
En temelde hayatınıza giren herkes birbirinden farklı insanlar/karakterler. Onları aynı yaşta olsalar bile kıyaslamak çok yanlış olur. Birinde yaptığını düşündüğün hatayı diğerinde yapmayacağım demek bile yanlış çünkü başka insanlar, başka düşünce biçimleri, bakış açıları. Sen eski kız arkadaşındaki olgunluğu aramıyorsun, onun verdiği tepkiyi, onun bakış açısını arıyorsun. Aynı yaştaki başka bir kadın bambaşka bir tepki verebilirdi. Dolayısıyla her insanı kendine özgü olarak kabul edip herkesi sıfırdan değerlendirmek gerek.
+1
thracia
(01.09.26)
bir önceki duyurunuza baktım ilişkinizin bitişi taze değil mi? sadece yaştan değil duygularınız taze olduğu için de kıyaslıyor olabilirsiniz, 26 yaşındaki bir kadından 34 yaşındaki kadın karakteri olgunluğu da beklemeyin. zamanla değişeceğini sanmıyorum başta nasılsa öyle gider ilişkiler.


ben: 34 yaşındaki bir kadın.
0
kestane gürgen palamut
(01.09.26)
Olgun davranma konusuyla ilgili soru sorarken fiziksel özelliklerden bahsetme gereği neden duydun?

Olgun davranmakla sarışın, yeşil gözlü, uzun boylu, beyaz tenli, çok güzel olmanın ne alakası var?

26 yaş ve 34 yaş olgunluk bakımından aynı olamaz zaten.
0
rock n roll
(01.09.26)
Olgun davranma konusuyla ilgili soru sorarken fiziksel özelliklerden bahsetme gereği neden duydun?
- fiziksel olarak çekim ve uyum var burada problem yok, diğer mesele kafama takıldı demek için belirttim.bazıları acaba beğenmediniz de bahane arıyorsunuz derse diye bu durumu baştan belirtmek istedim.

-bir önceki duyurunuza baktım ilişkinizin bitişi taze değil mi?
çok taze değil duyuruyu sonradan açmıştım çünkü.
0
🌸homohominilupus
(01.09.26)
önceki ile ilişkini bitirememişsin.

bence bu kızı da yorma. iki ilişki de heder olmuş.
0
janderzel zartanyan
(02.09.26)
diyelim ki kısa vadede bir ayrılık olmadı, bir süre bu yeni kız arkadaşınızla uzunca bir birlikteliğiniz oldu. sonrasında ayrıldınız. bir sonraki kız arkadaşınız tekrar 34 yaşında olsun. bu sefer de 26 yaşındaki bir kızın enerjisini arayacaksınız.

mevcut kız arkadaşınızı, önceki kız arkadaş(lar)ınızla karşılaştırmaya devam ettiğiniz sürece bu problemi hep yaşayacaksınız, hep bir şey eksik kalacak. "aha bunda hiç bir eksiklik yok" dediğiniz anda evleneceksiniz zaten.
0
co2s2
(02.09.26)
(8)

Matt Damon Nasıl Bir Oyuncu?

burka
SelamlarBen Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyu
Selamlar

Ben Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyuncular çok başarılıydı" filan gibi yorumlar görüyorum. Bu yüzden de insanların neye istinaden böyle dediğini, yorumlarının temelini merak etmeye başladım. Sizin görüşünüz nedir?

Teşekkürler
📊 Matt Damon Oyunculuğu

Bu anket sona erdi. 26 oy kullanıldı.

0
burka
(24.08.26)
iyi ya da kötü diyemiyorum ama temiz çocuk tipi dolayısıyla yalnızca belli rollere gittiği açık. yani oynadığı rollerde iyi ama çeşitliliği olmadığından, sınırları zorlayan bir oyuncu da diyemeyiz bence.
+2
lil siztah
(24.08.26)
Tom cruise'un tropic thunder'daki rolü gibi çok beğendiğim bir konuk oyunculuğu vardır matt damon'ın eurotrip filminde.
+1
yadigar
(24.08.26)
Odysseus’u oynamaya uygun muydu tartisilir. bana hep iyi aile babasi rollerini cagristiriyor, o yuzden odysseus olarak olmadigi kadar ahlakli ve kefaret borcunu odeyen bir tip ortaya cikmis. onun disinda iyi ya da kotu diyemem, role bagli biraz da. genel olarak kendisini severim.
0
eileengray
(24.08.26)
Matt damon sektörün desteklediği risksiz oyunculardan. Bu yüzden bir sürü popüler filmde oynuyor demek ki iyi oyuncu algısı yaratıldı
0
grimavi
(24.08.26)
jason bourne serisi bile yeter. izlemediyseniz izleyin.
martian'da da çok iyiydi.
+1
jelly bear
(24.08.26)
good will hunnting arkasından the talented mr. ripley filminde oyunculuk şovu yapmış birine popüler olduğu için iyi filmlerde oynuyor demek haksızlık olur bence. Departed filmi çok popülerdi evet ama o filmde de iyi oyuncu olmasının getirdiği popülerlik sayesinde rol bulmuştu. Bunlar birbirini besleyen şeyler.
+1
thracia
(24.08.26)
iyi oyuncu oldugu icin populer filmlerde oynuyor, populer oldugu icin filmlerde oynuyor degil. bu adam sarkici degil sonucta.
-1
baldur2
(24.08.26)
Yetenekli bay ripley filmindeki oyunculuğu süperdi.
+1
abelardo
(24.08.26)
(12)

Bu kadınlar niye böyle?

Mirket
Adam 14 yaşında çocuğa tecavüz ediyor.Yorumlarda kadın, 14 yaşındaki çocuğun kuyruk salladığını söylüyor.Erkek yorumlarını anlıyorum, tamam, sapığımız çok da. Bu kafadaki kadınları anlayamıyorum.https://www.sondakika.com/guncel/haber-bir-il-bu-olayi-konusuyor-14-yasindaki-kizla-20157533/
Adam 14 yaşında çocuğa tecavüz ediyor.
Yorumlarda kadın, 14 yaşındaki çocuğun kuyruk salladığını söylüyor.
Erkek yorumlarını anlıyorum, tamam, sapığımız çok da. Bu kafadaki kadınları anlayamıyorum.

www.sondakika.com
0
Mirket
(19.08.26)
erkekler kadin dusmani degil ki, kadinlar daha cok kadin dusmani.
+2
baldur2
(19.08.26)
Mustafa Kemal olmasaydı Afganistan'dan daha beter olurdu bu coğrafya halkı .
+7
HellKeePer
(19.08.26)
Kadının cevap yazdığı erkeğin yorumuna bakarsak cinsiyet değil karakter meselesi olduğunu görürsünüz.
Ayrıca belki yorum sahibi erkektir her Merve yazana kesin kadındır diyemeyiz neticede TC kimlikle girmiyoruz.
0
ekimoloji
(19.08.26)
Erkeklerle ilgili düşüncemi yazmıştım zaten. Ruhunda vardır sapıklık da hemcinsinin tarafında olmak kendine yakın gelmiştir.
Kadın için de bu bir örnekti. Videolarda falan çok rastlıyorum, mağdur için 'kırıp dizini evinde otursaydı' diyenine. 'Haketmiştir.' diyenine.
Onların motivasyonunu anlayamıyorum.
0
🌸Mirket
(19.08.26)
erkekleri de doğru anlamamışsın ki, yanlış anlamışsın.
bunun sapıklıkla değil dünya görüşü ile alakası var.
0
abelardo
(19.08.26)
Bir anda aydınlandım. Harika cevap. Bana bir de 'kazai rüşt, cezai ehliyet' kavramlarını anlatır mısın?
0
🌸Mirket
(19.08.26)
Son satırı sonradan okudum, hızlı okuyunca gözümden kaçmış.
Bazı kadınlar içlerindeki nefreti o şekilde kusuyorlar, ben namuslu olduğum için kuyruk sallamadım o yüzden kimse bana tecavüz etmedi, gibi.
Cinsiyet insana bakış açısı kazandırmıyor maalesef.
Annelerin, öz kızlarını kıskandığını öğrendikten sonra artık kadınların bu tür söylemlerine şaşırmıyorum.
0
ekimoloji
(19.08.26)
Kadin rumuzlu erkek olabilir.
0
KafayıYedimAbi
(20.08.26)
Öncelikle 80-90 milyonluk ülkede ne kadar saçma olursa olsun her türlü fikir beyan edilir. Dolayısıyla "Nasıl oluyor da bu fikirde insanlar var anlamıyorum" demek pek anlamlı değil.

Ancak bu tür cinsel istismar olaylarında suçu istismar edende bulma genel olarak kadın ya da erkekten bağımsız kültürün bir yansıması; kadın erkeği baştan çıkaran, onu günaha sokan, kafasını karıştıran bir şey olarak empoze ediliyor. Bu olayda da söylenen "Dişi köpek kuyruk sallamazsa erkek bir şey yapmaz" ya da "Açıkta kalan şeye sinek de böcek de konar" gibi özlü sözlerimiz olduğu gibi genelde bir istismar vakasından sonra aklımıza gelen ilk sorulardan biri de "Peki o saatte orada ne işi varmış" oluyor. Bu nedenle böyle 14 yaşında bir çocuğun istismara uğramasının ardından birinin çıkıp saçmalaması, o birinin de kadın olması çok garip değil bence.
0
salihdt
(20.08.26)
Bu tarz haberlerin yorumlarında çok fazla maaşlı troller oluyor. Diyebilirim ki sosyal medya kullanıcıları biraz da bu trollerin yorumları üzerinden manipüle ediliyor, yani toplum mühendisliği yapılıyor bunlarla. Kuyruk sallamıştır diye yorum yazan kadın ya bir trolldür ya ruh hastasıdır ya akıl hastasıdır. Başka ihtimal göremiyorum.
0
yaren
(21.08.26)
Kadın düşmanlığı yapmak için fırsat kollamasanız mı acaba?

linkini attığın sitede toplam 11 tane yorum var ve bunların bir tanesi kadın ismine sahip. O da önemli değil. Buradaki 2-3 yorum üzerinden "KADIN" lar neden böyle diye genellemek de neyin nesi? ülkedeki tüm kadınların fikirlerini aldın da çıkan sonuca mı isyanın var?

Eskiden facebook'da gördüğü her şeye inanan ana babalar bitti şimdi bir de siz başladınız valla. elinizin altında yapay zeka var, bir sorun bakalım sosyal medyada yazılan yorumların %kaçı bot hesap, ne kadarı gerçek kişiymiş. Sonra gelir burda sosyoljik tespitlerinizi yumurtlarsınız.
+1
thracia
(21.08.26)
'Yumurta'lı falan konuşmanız hiç hoş değil. Kendi kendinize gerildiğiniz anlaşılıyor da ne olursa olsun konuşma adabı denen bir şey var. Üslubunuz her zaman kişiliğinizin ve saygınlığınızın göstergesidir. Bunu unutmayın.

Ayrıca bu linkin bir örnek olduğunu, aynı düşünce yapısına izlediğim bir çok videoda rastladığımı da belirtmiştim. Hala örneğe takılıp kalmanız gergin oluşunuzdan olsa gerek. Terapi sizin için iyi bir seçenek olabilir. Bir düşünün bence.
-1
🌸Mirket
(21.08.26)
(8)

Yunan Adaları’nda Emlak Edinimi

alexander the one point five
Selamlar.Yakın tarihte bir Yunan adasında tatildeydik. Orada sahilde denk geldiğimiz ve şehirde bir işletmeye sahip olan Türk bir beyefendi, ben aksi yönde bilgiye sahip olmama rağmen “Türkler artık adalardan emlak sayın alabiliyor, 6 ay kadar önce bir değişiklik yapıldı kanunda ve artık sorun olmuy
Selamlar.

Yakın tarihte bir Yunan adasında tatildeydik. Orada sahilde denk geldiğimiz ve şehirde bir işletmeye sahip olan Türk bir beyefendi, ben aksi yönde bilgiye sahip olmama rağmen “Türkler artık adalardan emlak sayın alabiliyor, 6 ay kadar önce bir değişiklik yapıldı kanunda ve artık sorun olmuyor. Sadece golden visa için adalarda limit €750K’ya yükseltildi. Sırf bu işi yapan avukatlar var Gümülcine’de, onlardan yardım alabilirsin istersen” dedi.

Şimdi golden visa ihtiyacım yok şükür. Onu bir kenara bırakırsak, eskiden başvurulan “Yunan ortakla şirket kurmuş gibi yap, oradan şirket üzerine emlak al” yöntemi dışında, son zamanlarda adalarda emlak edinimi hususunda bir değişiklik oldu mu? Dodekanisos ve diğer birkaç adadaki emlak edinimi kısıtı (Türk vatandaşları için) devam ediyor mu? Hiçbir şey değişmediyse, bir şekilde adalarda emlak edinen var mı? Ya da bu konuda güncel bir bilgisi olan var mıdır?

Paylaşan olursa şimdiden teşekkür ederim.
0
alexander the one point five
(03.08.26)
ben şahsen sakıncalı buluyorum. yunanistan golden visa işi de saçma daha uygun ülkeler tercih edilebilir.

gidin başka ülkeler var, yunanistan sağlam kazık değil bu konularda. halkında da çok tepki var bu emlak muhabbetine, bir iktidar gelir mağduriyet yaratabilir.
+1
kveldulv
(04.08.26)
@kveldulv, yunan halkından çok tepki var derken orayı açmakta fayda var. Yunan halkı son derece haklı tepki göstermekte. Hükümet nakit krizinden çıkmak için kontrolsüz bir biçimde emlak satışını pompaladı. Sadece türk değil pek çok farklı ülke vatandaşı tarafından satın alınan mülkler airbnb olarak kullanılmaya ya da boş tutulmaya başlandı. Bu da o şehirlerde yaşayan insanların oturacak ev bulamamasına, daralan emlak piyasasının ve ev kiralarının fiyatlarının yukarı fırlamasına yol açtı. Adamların öfkesi oturacak ev bulamamaktan özetle, türklere özel bir öfke değil.
0
thracia
(04.08.26)
@kvelduvl - hocam mesele başka ülke tercihi olması veya başka şartlar değil. Sakız feribotuna 30, Samos feribotuna 45 dk mesafedeyim. Tutup da Sırbistan’dan Makedonya’dan vs. emlak arayacak değilim. Yeşil pasaportluyum, golden visa derdim de yok, yılda 3-4 ay geçireceğim yazlık bir ev arıyorum, başka derdim veya motivasyonum yok.
+1
🌸alexander the one point five
(04.08.26)
@thracia - zaten Türklere gelene kadar EU pasaportu olan herkese sattıkları evlere bakabilirler. Adaların mülklerinin yarısından fazlası AirBnB’ye dönüştürülmüş köy evleri. Türkler ekseriyetle 50-60K Euro’ya tekne alıp limanlara senelik bağlıyorlar, onun kirası da Türkiye’nin 4’te biri civarına denk geliyor. Ben dümdüz yaşamalık ev istiyorum, bayağı içine oturmalık ama prosedür konusunda herkes farklı telden çalıyor.
0
🌸alexander the one point five
(04.08.26)
tekne al.
0
kveldulv
(04.08.26)
benim de bildiğim kadarıyla selanik atine ve büyük bir kaç ada dışında türk pasaportuna ev satışı yok. türk olup shengen bir ülke pasaportu vs olunca sorun olmuyor sanırım.
0
denizmaniaherif
(04.08.26)
@kveldulv - hocam halihazırda söylediklerimi bana geri aktardığınız ve sorduğum soruda istediğim bilgiyi paylaşmak dışında (ki sizde bu bilgi var mı bilmiyorum) her şeyi yaptığınız için teşekkür ederim. Ekşi duyuru bugünler için var gerçekten.
0
🌸alexander the one point five
(16.08.26)
rica ederim.

yazlığı alırsanız buraya yazarsanız sevinirim, alaycı yorumunuza 10 sene sonra cevap vermek isterim =)
0
kveldulv
(24.08.26)
(48)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(16)

İngiliz Mastiff için renk tercihi: Brindle mı, Apricot mu? İsim önerileri?

ContextualizedChaos
Çok uzun araştırdıktan sonra bir İngiliz Mastiff yavrusu almaya karar verdim ve şimdi iki renk arasında kaldım:1) Kaplan desenli (brindle) https://cdn.britannica.com/02/234902-050-E6163C4B/Brindle-mastiff-dog.jpg2) Apricot (kayısı tonlarında, açık sıcak renk) https://coatsandcolors.com/wp-content/up
Çok uzun araştırdıktan sonra bir İngiliz Mastiff yavrusu almaya karar verdim ve şimdi iki renk arasında kaldım:

1) Kaplan desenli (brindle) cdn.britannica.com

2) Apricot (kayısı tonlarında, açık sıcak renk) coatsandcolors.com

Siz olsanız hangi rengi tercih ederdiniz?
Bir de çok sevinirim, bu renklere uygun süper arkadaş canlısı, pozitif isim önerileriniz varsa yazarbilirsiniz.
Herkesin fikrine açığım, teşekkür ederim.

Ek olarak: Barınaktan sahiplenmek çok değerli bir şey, ona saygım sonsuz. Ama herkesin yaşam düzeni, çocuk durumu, ırk tercihi ve beklentisi farklı. Benim için önemli olan sağlıklı, dengeli ve aileme uygun bir köpek olması. Evde kediler de var... Bu yüzden kontrollü üretimden gelen bir yavru tercih ettim.
-14
ContextualizedChaos
(02.08.26)
“apricot olsun, koltuklara uyumlu olur” gibi bir cevap mı bekliyorsunuz? yani eşya seçer gibi renk sorulmasını biraz garipsedim. çocuklarınız hangi köpekle anlaşırsa o renk olsun diyelim.

lütfen sahiplenin, şurada çok tatlı minnoşlar var:
www.instagram.com

kontrollü üretim hayvanlara eziyet eden bir sistem, siz satın aldıkça bu sistemin devam etmesine sebep oluyorsunuz. ailenize uygun bir köpek (ki cinsler de dahil) mutlaka çıkacaktır karşınıza.
+8
eileengray
(02.08.26)
Tartışma başlatmak istemiyorum. Bu kararı alırken iki şeyi düşündüm:
Birincisi, büyük ırk mastiff köpeklerde barınaktan sahiplenme biraz riskli olabiliyor; travmalı olabiliyorlar, çocuklarla veya kedilerle uyumsuz olabiliyorlar, reaktif olabiliyorlar… Bunları köpeği eve alınca öğreniyoruz.

İkincisi, sizin ahlaki tercihiniz benim ahlaki tercihim olmak zorunda değil. Lütfen bunu burada bana dayatmayın. Ben aileme en uygun, sağlığı ve karakteri bilinen bir yavryu tercih ettim.
-9
🌸ContextualizedChaos
(02.08.26)
tabii ki de günün sonunda istediğinizi yapabilirsiniz ama ben de sizin ahlaki değerleriniz çerçevesinde sizi tatmin edecek bir cevap vermek zorunda değilim. Burada belki başka sahiplenmek isteyen olur diye cevap yazdım. yoksa hangi renk köpek satın alalım sorusuna bir cevap yazmayı uygun bulmuyorum zaten..
+10
eileengray
(02.08.26)
Tabi ki herkes kendi tercihine göre hareket edebilir. Ama ben de sizin ahlaki değerlerinize göre bir duyuru açmak zorunda değilim. Cevabınızın tonu biraz pasif agresif geldi açıkçası, yine de sorun değil.
-9
🌸ContextualizedChaos
(02.08.26)
Çanta mı alıyorsun. Şimdiden üzüldüm hayvana, 1 sene sonra sahiplendirme ilanı gelir.
0
gobekliraki
(02.08.26)
kedi/kopek ticareti insan ticaretinin hallicesi. bu halti yemekle kalmayip marifet gibi bir de rengini sormussunuz. "evlat edinecegim, sarisin mi olsun esmer mi?" sorusu bile daha masum kaliyor sizinkinin yaninda, ticaret olmadigi icin. ahlaki degerlerinize buradan pay bicin.

soruya cevap: apricot olsun, zengin gosterir. adina da "dost" deyin!
+4
banach
(02.08.26)
Ay bu renkler toz gösterir. Daha fuşya ya da pastel tonları denemelisin. Arabanın iç döşeme ve ev mobilya renklerine de uyumlu olmalı.
+3
ground
(02.08.26)
Bence renge çok takılmayın, asıl önemli olan unsurlar köpeğin şeceresi, temizliği, kilometresi, kaza/boya/değişeni ve servis geçmişi. Bu saydığım unsurlar hangi köpekte daha iyiyse onu tercih edin.

Renk sorun değil, istediğiniz anda kaplatır ya da boyatırsınız. Gerçi boyanırsa piyasa değeri biraz düşer ama onu da hayvanı boyatmadan önce çekeceğiniz fotoğraf ve videolarla halleder, rengi hoşumuza gitmedi keyfe keder boyattık, hayvanın kazası yok diye kolayca anlatabilirsiniz.
+3
10551037
(03.08.26)
Bir defa en başta, efendilik isteyen beyaz şov izlesin. Yok sizin ahlaki tercihiniz bilmem ne falan oraları geçiniz. Sen sorunu yazarsın, bizde paşa gönlümüz hangi tonda cevap vermek istiyorsa o tonda cevabı veririz. Beğenmiyorsan ister engellersin ister sağ üstten çıkış tuşuyla yoluna devam edersin. Hamama giren terler.

Siyah için isim önerim Luther
Sarı olan için Adolf

Size ve vizyonunuza uygun olması açısından dişiyse Dilan, erkekse engin polat da koyabilirsiniz diyeceğim ama köpeklere de yazık.
+4
thracia
(03.08.26)
of of :) arkadaşlar, birkaç şeyi açıklamak istiyorum çünkü konu renk tercihinden çıkıp tamamen farklı bir tartışmaya dönmüş. bilmediğiniz şeyler hakkında çok kesin konuşuyorsunuz...

33 yıldır evimde köpek var. Son köpeğim kısa süre önce vefat etti ve bu süreç ben ve evdekiler için zaten duygusal olarak zor... Breeder bana birkaç yavru fotoğrafı gönderdi, ben de renk konusunda fikir almak istedim. Bu kadar basit bir sorunun bu kadar sert tepkiler alması gerçekten şaşırtıcı.

Ek olarak, Köpeklerime her zaman en iyi bakımı sağladım. Sağlık sigortaları, vet kontrolleri, kaliteli beslenme… Hatta lego yedi diye son vet faturasina $4500 verdim... Yani benim evimde köpekler hayvan değil, aile üyesi. Bu yüzden “1 sene sonra sahiplendirme ilanı gelir.” gibi ithamlar haksız...

Bahsettiğim kişi kötü üretim yapan biri değil. Anne baba sağlık taramaları yapılmış, yavrular sosyalizasyon sürecinde, ortam temiz, kontrollü ve profesyonel. “Kontrollü üretim = eziyet” gibi genellemeler doğru değil. Kötü üreticiler var, evet.
Ama iyi, etik çalışan insanlar da mevcut...

Neyse, bir daha buraya soru sormayacağım.
Benden bu kadar.
-6
🌸ContextualizedChaos
(08.08.26)
Medeni bir ülkede yaşasak tabii ki sağlayacağınız hayat bakımından uygun bir köpek sahiplenmek istemeniz mantıklı. Şehirde yaşayıp da saatlerce sürülerin peşinden koşmak için evrimleştirilmiş bir köpek cinsini apartmana tıkıp ona stres yaşatmak da eziyettir. Ama biz sokaklardan köpeklerin toplatılıp kafasına kürekle vurularak öldürüldüğü ve toplu mezarlara atıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Yani böyle bir sorunun bü ülkede sorulmasının tepki çekeceğini anlamamak için farklı bir evrende yaşamak gerekiyor. Üstüne bir de hangi renk diye sormanız yani şey buldun kıllısını istiyorsun derler ya o şekilde bir soru. Ne fark eder? Gerçekten hangi renk olacağı ne fark eder? Veteriner ücretine dolar yazmışsınız demek ki yurtdışında yaşıyorsunuz. Oradaki insanlara sorun bunu. Bizim daha temel dertlerimiz var zira. Sorumluluk aldığınız canlının sağlığı ile ilgilendiğiniz için madalya mı takalım ayrıca. Yazdıkça delleniyorum yemin ederim. Açıkçası soracağınız sorular bu ayardaysa sormayın zaten. Ne sizin için ne de bizim için bir kayıp olacaktır.
+2
peki madem
(08.08.26)
Evim 371 metrekare, bir de 1 dönümlük bahçem var. Köpeği eve tıkmak da nereden çıktı?... Neyse.

Türkiye’de koşulların zor olduğunu biliyorum ama o stres benim hayatımda yok.
Ben sakin bir yerden soru sordum. Burada sokak köpeği yok. köpek sokakta başıboş olmaz. Hepsi çipli, sahipleri belli, veterinerler gps’ten anında sahibini buluyor

Belli ki siz çok yorulmuşsunuz, normal bir soruya bile saldırı gibi ya da cok negatif tepki veriyorsunuz ama sizin kendi yaşadığınız gerginlik bana ait değil ve benimle bir ilgisi yok...

Konuyu büyütmek istemiyorum. Ne yazarsam yazayım, ne sorarsam sorayım konu hemen dolarla kazanıyorsun, rahat yaşıyorsun, güvendesin. bizim dertlerimizi anlamazsın tepkisine dönüyor...

The end.
-4
🌸ContextualizedChaos
(08.08.26)
Açıkçası ben de abd’den yazıyorum ve bu yanlışın ülkesi, Türkiye’si yok. Her şeyi geçtim, sizin bakış açınızdan bakmaya çalışınca da yazdıklarınız birbiriyle çelişiyor:

Bir kere ailenize en uygun karakterdeki köpeği seçmek için bu üretimi istediğinizi yazıyorsunuz. Ancak aynı litterda kontrollü üretilmiş 2 kardeş bile çok farklı karakterler çıkabilirken bunu nasıl garantilemeyi planlıyorsunuz? Köpeklerin gerçekten fabrika ürünü gibi tamamen aynı karakterde çıktıklarını mı sanıyorsunuz? Çok sorunlu bir köpek “ürettirebilirsiniz”farkındasınız değil mi? Kontrol edebileceğiniz tek şey köpeğin fenotipi (zaten siz de renk sorarak bunu perçinliyorsunuz). Ya bizim seçtiğimiz apricot çok asabi çıkarsa? Umarım ileride kapı önüne konmaz. Çünkü yaşadığınız ülkelerde kill list diye bir gerçek de var.

Tam tersine, hali hazırda hayata atlamış köpeklerden sahiplenmeniz karakter seçme açısından daha isabetli olurdu. Her barınak köpeği travmalı diye bir şey yok; tıpkı her kontrollü üretim iyi huy “yield” etmediği gibi. Şekilciyseniz de en baştan “en iyi karakteri seçiyorum” yalanlarına hiç girmeyin.

Bakın bunlar sizin çerçevenizden bakınca bile kolaylıkla varılacak düşünceler. İşin etik kısmına, sizin tek bir yavru seçmeniz için doğurtulacak 5 yavruya girmiyorum bile.

The very end..
+1
eileengray
(08.08.26)
Okuduğunuzu da anlamıyorsunuz. Örnek olarak verdiğim durumu kendinize itham olarak alıyorsunuz. Köpek ırkının ihtiyaçlarını sağlayamacak kişiler tarafından sahiplenilmesinin de eziyet olabileceğini ve bu nedenle karar verilmesinin normal olduğunu ama normal bir ülkede yaşamadığımız için bu sorunların bize lüks kaçtığını anlatmaya çalışıyorum.

Evet sizin hayatınızda bu sıkıtılar yok ama bizim var. Burası çoğunlukla Türkiye'de yaşayan insanların yazdığı bir forum. Dolayısı ile bu şekilde cevap verilmesi normal. Her soruyu her yerde gönlünüzce sorup kabul görme hakkına sahip değilsiniz. Ben ne ne diyorum, bu streslere sahip olmayan yere sorun siz de sorunuzu. İlla Türkçe ad istiyorduysanız sahiplendikten sonra bu güzelliğe ne ad koyalım diye sorardınız kimse size çemkirmezdi.

Ayrıca sizin dertleriniz benim dertlerim değil diyip sonra da konu hep sen bizi anlamazsına geliyor demeniz inanılmaz. Konuyu buraya getiren sizsiniz. Sizin hayatınızda, dolarla aldığınız maaşta, özellikle metrekaresini belirtme ihtiyacı hissettiğiniz evinizde gözümüz yok merak etmeyin.
+1
peki madem
(08.08.26)
Bu meseleye Sami Tarcan koyar son noktayı. Ekspertizin kralıdır kendisi.
+1
10551037
(11.08.26)
@ContextualizedChaos

"Ben çocuğumu çok seviyorum. Geçen hastalandı, hastanede 100 bin tl fatura çıktı, onu bile ödedim. Düşün yani evladımı ne kadar sevdiğimi" diyen bir ana baba gördün, duydun mu hiç? Bizim için köpeklerimiz aile bireyi diye övünüp verdiğin örneği sevsinler senin. Ne kadar saklamaya çalışsan da zihniyetin cümlelerinden akıyor.
+1
thracia
(14.08.26)
(7)

Beyaz şarap veya rose önerisi.

mikahakkinen
Yaşadağım yer 150 bin nüfuslu bir ilçe. Migros harici alkol satan market yok. Önericeğiniz tatlı ve içimi kolay rose beyaz öneriniz var mıdır?
Yaşadağım yer 150 bin nüfuslu bir ilçe. Migros harici alkol satan market yok. Önericeğiniz tatlı ve içimi kolay rose beyaz öneriniz var mıdır?
0
mikahakkinen
(01.08.26)
bizim burdaki migroslarda arkas satılmıyor ama sizin orada varsa lucien arkas idol 2024 serisi, yerli beyaz şaraplar arasında bugüne kadar denediğim en yumuşak içimlisi.
yumuşaklık açısından idolle arasında epey fark var ama cüzdanınızı ağlatmayacak fiyatıyla senfoni rose.
ha bin liralara çıkarım ben derseniz onu zengin duyurucular önersin.
+1
halanne
(01.08.26)
Suvla.
+1
auroraaurora
(01.08.26)
Cielo marka ne varsa alabilirsiniz, pinot grigio güzeldir. Ne alırsanız alın içmeden önce iyice soğutun, çok keyifli olur :)
+1
bloodymoon
(01.08.26)
mika hocam rose için kesinlikle casa mendes öneririm; portekiz şarabı, içimi hafif mineralli gibi çok çok güzel, yani kedin damak tadım için konuşuyorum tabi.

Macro' da var, migros' ta da vardır diye düşünüyorum.

Bu arada beyazı da var da denemedim henüz.
+1
kumandanim
(01.08.26)
Kavaklıdere Leyla'nın rozesi çok hafif ve rahat içimli, öneririm. Kırmızısı da çok güzel ama beyazını denemedim.
+2
fotrsapka
(01.08.26)
Leona Blush kesin vardır diye düşünüyorum, onu da alabilirsiniz.

Rosesi de beyazı da soğuk soğuk akar gider, canım çekti yav.

Bu arada Carrefour varsa Sava öneririm kesinlikle.
+1
kumandanim
(03.08.26)
Ben de sava9 (sava dokuz) tavsiye edeyim. Hem beyazı hem de roze'si var. İkisi de çok iyi. Alkol derecesi şaraptan daha düşük, 9 derece. Böylece hiç yormuyor ve günün her saatinde çok rahat tüketilebiliyor. Fiyatı da alkolü görece düşük olduğu için daha ucuz, güncel fiyatı 285 TL. Sadece carreforur'larda satılıyor. Sizin yerinizde olsam koliyle alır eve koyardım.
+1
thracia
(03.08.26)
(13)

Hangisini seçersiniz?

bobinhoo
Bugün iş yerinde yapılan bir muhabbeti buraya taşımak istedim, düşüncenizi merak ettim. Soru erkeklere yönelik aslında ama kadınlar da cinsiyet belirtip cevaplayabilir isterse.Size iki seçenek sunuldu:1) X miktar para2) 1 ay boyunca hayalinizdeki tatil. Ama öyle böyle değil ne isterseniz var. Seçtiğ
Bugün iş yerinde yapılan bir muhabbeti buraya taşımak istedim, düşüncenizi merak ettim. Soru erkeklere yönelik aslında ama kadınlar da cinsiyet belirtip cevaplayabilir isterse.

Size iki seçenek sunuldu:

1) X miktar para

2) 1 ay boyunca hayalinizdeki tatil. Ama öyle böyle değil ne isterseniz var. Seçtiğiniz mankenlerle dolu bir tekne de olabilir, tekneden sıkılıp kampa geçersiniz belki. Oradan özel jetle istediğiniz private ada. Getirdiğiniz hatunlar, emrinize amade, uşaklar falan gırla gidiyor. İstediğiniz kankalarınız vb. de gelebilir. Yemek, içki falan saymıyorum bile ne isterseniz var, bir parmağınızı şıklatmanıza bakıyor. Dünyanın en zengin adamının bile yaşayamayacağı bir hayat yani bir aylığına.

Soru şu: X miktar para ne kadar olursa, 2. seçenekteki tatili bırakıp parayı seçersiniz??

Evli, çocuklu ya da sevgilisi olan vb. arkadaşlar teklif bekar oldukları zaman gelmiş gibi düşünebilirler. Şey gibi cevaplar da olmasın lütfen yok o tatil sayesinde zaten meşhur olurum çok para kazanırım gibi sorunun etrafından dolaşan çakal çözümler. Tatil 1 ay yaşanacak ve bitecek, o 1 ayın dışında size pratik bir faydası olmayacak yani.

Kısacası sorunun ölçmeye çalıştığı şey, o 1 aylık dünyanın en güçlü insanın bile ulaşamayacağı tatile biçtiğiniz değer.

İlk ben cevaplayayım. 125k $ altına düşünmem tatili seçerim. 125k-250k $ kararsız kalırım. 250k $ üstüne parayı alırım.
📊 Teklif edilen para en az ne kadar olmalı ki parayı tatile tercih edin?

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-7
bobinhoo
(31.07.26)
Her türlü para,zaten parayı alınca tatil yasak diye bir şart da yok.ayrıca alkol zina gibi alışkanlıklarım da yok,o yüzden manken,"hertürlü" eğlence vs ilgim dışı .evlenince hanımla yaparız tatili,en güzeli.
+4
denizciman
(31.07.26)
Hakkaten bu sorulardaki vizyonsuzluk nedir ya parayı seçip tatili yapmak varken neden tatili seçeyim aq. Bir de ofiste bunu mu tartıştınız ciddi ciddi :)
+4
Rondak
(31.07.26)
100 Milyon versinler vazgeçerim. Bazı parayla satın alamayacağım şeyler yapacağım çünkü. 1 ay boyunca her öğünümüz dünyanın dört bir yanındaki 3 Michelin yıldızlı şefler tarafından hazırlanacak. Sevdiğim müzik parçalarını sevdiğim gruplar tarafından canlı performansla dinleyeceğim ama öyle gidip bir yere dinlemek gibi değil. nerede olursak olalım, binada içerisinde, araçta, uçakta, yatta, hep bir sahne olacak ve sıradaki parçayı çalacak olan müzisyenler hazır bulunacak orada. Mesela en az bir gece? ISS'de partileyeceğiz. Olmazsa olmaz. Marijuana Çukuruna ineceğiz. Everestin tepesine çıkacağız. parayla bile kolay kolay satın alamayacağımız daha neler neler sığdırırız 1 aya. 100 milyondan az para yakmayız.

Not: tatil sonrasında normalde neye sahipsem onlara sahip olmaya devam edeceğimi varsayıyorum. halihazırda tatilden önce sahip olduğum her şeyin aynı kalıyor olması şartımdır.
0
Jazz
(31.07.26)
tatil dediğin ne kadar mükemmel olursa olsun eninde sonunda 1 ay sonra bitecek ve eski boktan hayatıma geri döneceğim. niye 1 aylık sefa için beni belki ömrümün sonuna kadar rahat ettirebilecek, kafama taktığım bütün dertlerimden kurtarabilecek bir parayı sadece bir aylık sefa için reddedeyim ki?
0
kibritsuyu
(01.08.26)
Valla hocam bu sorudaki en basit mantık hatası şu; İlk seçenek sonsuz iken ikinci seçenek sonlu ve oldukça makul.
Böyle olunca da kimse gidip de sonsuz seçenekten feragat etmez.

X miktar ya sonlu olmalı ya da ikinci seçenek 1 ay sonrası sonsuz acı gibi beklenmedik bir sonla bitmeli. Aksi durumda her zaman ilk seçenek alır.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.26)
parayı seçerim. diğer seçenek saçma ve çocukça.
+1
abelardo
(01.08.26)
Arkadaşlar ben mi kendimi anlatamıyorum yoksa siz mi okuduğunuzu anlamıyorsunuz? Gelen cevapları görünce kendimi ifade edebilme yeteneğimden şüphe ettim gerçekten.
-4
🌸bobinhoo
(01.08.26)
@bobinhoo biz okuduğumuzu anlıyoruz da senin anlamadığın şey, önerdiğin tatilin herkesin hayalindeki şey olduğunu sanman. Bunlar ancak 20'li yaşlarının başında, kendini tanımayan, kendi isteklerinin ne olduğunun farkında olmayan ergen bir erkeğin hayalleri olabilir.

Dünyanın en pahalı şarabını içmek, eğer senin bir şarap kültürün yoksa, kişiselleşmiş bir şarap zevkin oluşmamışsa ne ifade edecek? sana bu dünyanın en pahalı şarabı diye efes güneşi verseler anlayacak mısın? Ya da mesela coldplay'i getirip sonradan görme arap şeyhleri gibi sana özel konser verdirsek kiminle hangi duyguyu paylaşmış olacaksın ki? Emrine amade model konusuna hiç girmiyorum bile. Yani köle pazarından seçilmiş eskortların ilgisi senin iştahını kabartabilir ama bana tiksinti verir mesela.

Dilan Polatgiller familyasında gördüğümüz bu şatafat ve gösteriş merakıyla benzer bir yerden besleniyor bu teklif. Peki soruyu değiştirip şöyle soralım o zaman; 1 aylık bu tatilden hayatının sonuna kadar hiç kimseye tek bir kelime bile bahsedemeyeceksin, tek bir fotoğraf, videon olmayacak, hiçkimseye şuraya buraya gitmiştim, görmüştüm minvalinde üstü kapalı dahi olsa bahsedemeyeceksin deseler acaba tatili kabul edenlerin kaçta kaçı seçimini korur?

Bir de ayda kaç para biriktirebildiğinizi, o kabul etmediğiniz meblağları biriktirebilmek için kaç sene çalışmanız gerektiğini hesaplayıverin. Böylece 1 ay boyunca birilerine efendilik taslayabilmek için başkalarına kaç sene kölelik edeceğinizi de görmüş olursunuz.
+6
thracia
(01.08.26)
Keş para valla iyi olurdu miktar önemli değil.
+2
Hallegadola
(01.08.26)
abelardo
(01.08.26)
tatil sizin hayalinizdeki tatil. emrinize amade mankenler, yapabileceklerinizin sınırı olmadığını anlatmak için belki de sonsuz parayla bile sahip olamayacağınız bir örnek.
-2
🌸bobinhoo
(01.08.26)
anladık da niçin ısrar ediyorsun. istemiyoruz kardeşim tatil falan. bize para ver. hani para nerde
+2
abelardo
(01.08.26)
abi ben iki ay maaş alamazsam 50 yaşındaki annemle beraber sokağa düşerim. mevcut durum bu. önüme dünyayı da sersen "bir aylık tatil" için paradan vazgeçebilecek durumda değilim. fantezimizde mevcut ekonomik gerçekliği hariç tutmamışsın. o yüzden sıkıcı bir cevap vereceğim. ben ayda sadece 30-40 bin lira gibi bir paraya bu tatile "hayır" derim.

bir ay dünyanın en vahşi deneyimini yaşadıktan sonra o dopamin-serotonin patlamasıyla mevcut hayata dönme gerçeğine filan hiç girmiyorum bile... millet erasmus dönüşü depresyona giriyor. ben bir ay yatlarda mankenlerle seviştikten sonra akşam tarhana çorbasına döneceğim. niye böyle bir topa gireyim?

o yüzden paranın nereden başladığı önemli. ben maalesef 30 binden başlasa bile onu seçmek zorundayım. o "havadan" gelen 30 bin lira benim için kıymetli. sen en düşük çıtayı 10k usd altı olarak koymuşsun mesela. 9999 dolar diyelim. abi bu para 500 bin türk lirası yapıyor. bu para bugün benim ailemin belki bir senesi demek.

ben en düşük baremden "parayı ver tatili boşver" demek durumundayım. en mantıklı ve geçer yol budur.

"ulan tat kaçırma şurada fantezi yapıyoruz pezevenk" dersen senin hatrın için bir sonraki aralık olan 10-20k'yı seçerim ben. ötesi olmaz. ben gariban adamım. annem var, kardeşim var. bi malım mülküm, dayanağım yok. bi ay mankenlerle sevişicem diye onları açlığa mahkum edemem.

duyuru'da gerçi herkes 190 boyunda, en az 200k maaş alıyor, sikleri 17cm filan... o agalar belki kapıyı 200k dolardan açar da benim durum belli. bizdeki fantezi bu kadar.
+2
der meister
(01.08.26)
(6)

Şu masaj aleti iş yapar mı?

Rondak
https://ty.gl/1ctityq0nk3trYorumlarda öldüm bittim demişler ama muhtemelen fake dir
ty.gl

Yorumlarda öldüm bittim demişler ama muhtemelen fake dir
0
Rondak
(30.07.26)
Tam bunu diil de sirt icin olani kullanmistim, gercekten öldüm bittim xd gercek insan yapiomus gibi, yillardir suren agirlarim dinmisti
0
üğpoıuy
(30.07.26)
bunu bilmiyorum ama bende şundan var:
www.trendyol.com

gerçekten beklediğimin üzerinde çıktı, üğpoıuy'nin dediği gibi gerçek insana yakın bir masaj hissi veriyor. boyun ve kürek kemiğimdeki ağrıları hafifletiyordu baya.
0
oldtimer
(30.07.26)
temu bunu bedava yolladi, (turkiyede yasamiyorum)12-13 dolar bise zaten satis fiyati, gayet tirt bir urun. paraniza yazik.
0
cairo
(30.07.26)
oldtimer'ın aldığını ben 5 sene önce anneme hediye etmiştim, boyun fıtığı var diye. hiç masaj yapıyor hissi vermedi, işe yaramıyor hiç demişti. sonuç olarak kutuda duruyormuş şimdi :)

ben de çok baktım, hala bakıyorum sırtımda sürekli kronik bir şekilde kulunç olduğu için ama tüm yorumlarda okuduğum kadarıyla şiddeti hafif kalıyormuş bu tür cihzların. hani belki masaj yapmak için değil de hafif gevşemek için bakıyorsan işe yarayabilir bu tür şeyler.
0
truf
(30.07.26)
babama aldım. memnun. bacağına falan da kouyuyor.
0
renegade
(01.08.26)
Bunlar genelde ultra tırt oluyor. biraz baskıda çalışmayı durduruyor. Fiyat performans canavarı bir masaj aleti önereyim size;

www.decathlon.com.tr
0
thracia
(01.08.26)
(2)

crossfite nereye gitmeli ?

saramago
istanbul - avrupa yakasında olan, nezih ama kasıntı tiplerin olmadığı salon önerilerinizi rica ediyorum. mümkünse fiyat bilgisiyle.ps: daha önce hiç yapmadım ve öğrenebileceğim bir yer olsun isterim
istanbul - avrupa yakasında olan, nezih ama kasıntı tiplerin olmadığı salon önerilerinizi rica ediyorum. mümkünse fiyat bilgisiyle.

ps: daha önce hiç yapmadım ve öğrenebileceğim bir yer olsun isterim
0
saramago
(13.07.26)
Maslak'da Aspera'yı tavsiye ederim. Çalışanları acayip cana yakın ve yardımsever insanlar. Metro güzergahındaysanız ulaşım da kolay. Linkte fiyat bilgisi de var.

crossfitaspera.com
+1
thracia
(13.07.26)
Ben ilk dersimi İrem hoca ile yapmıştım, Alican hoca ile birlikte maslak 42'de darwin fitnness diye yer actılar.

Aspera'da takip ediyorum, orası da güzel.

instagram'da bi hafta takip edip, paylaşımlarından anlayabilirsin.
+1
liberal
(13.07.26)
(5)

Decathlon Çadır Önerisi - Fresh & Black yada Yaşam Alanlı Çadırlar mı?

tek lider tercan
Merhaba,Decathlon çadırları konusunda deneyimi olanlara birkaç sorum olacak.Ben uzun yıllardır "Arpenaz 3XL Fresh & Black" çadırını kullandım. Türkiye'de artık satılmadığı için yurt dışı linkini bırakıyorum:https://www.decathlon.ie/p/304300-460921-tent-arpenaz-3-xl-freshblack.htmlAçıkçası bu çadırda
Merhaba,

Decathlon çadırları konusunda deneyimi olanlara birkaç sorum olacak.

Ben uzun yıllardır "Arpenaz 3XL Fresh & Black" çadırını kullandım. Türkiye'de artık satılmadığı için yurt dışı linkini bırakıyorum:
www.decathlon.ie

Açıkçası bu çadırdan memnundum. İç hacmi geniş olduğu için tek yada 2 kişi için fazlasıyla konforlu. Dış tarafta küçük de olsa bir bagaj alanının bulunması da büyük avantaj sağlıyordu. Tek ciddi eksiği ise havalandırmasıydı. Özellikle yaz aylarında kamp yapıyorsanız sabaha karşı içerisi adeta hamam gibi oluyordu.

Artık çadırımı yenilemeyi düşünüyorum. İlk aklımdaki seçenek, aynı konsepte sahip olan "MH100 Fresh & Black" modeli.
www.decathlon.com.tr

Bu model de benzer yapıda ve bagaj alanı biraz daha geniş. Ayrıca yine "Fresh & Black" teknolojisine sahip.

Ancak diğer taraftan, bagaj alanı yerine daha büyük, salon gibi kullanılabilecek bir yaşam alanı sunan çadırlar da ilgimi çekiyor. Özellikle yazın sahilde veya güneş altında kamp yaparken gölgelik bir yaşam alanının oldukça kullanışlı olacağını düşünüyorum.

Bu noktada iki model arasında kaldım:

"Arpenaz 4.1 Fresh & Black"
www.decathlon.com.tr
ve
"MH100 XXL"
www.decathlon.com.tr

Kararsız kaldığım nokta şu:
- "Arpenaz 4.1" gerçekten çok büyük. Kurulum alanı da oldukça geniş olduğu için her kamp yerine rahatça götürülebilecek bir çadır gibi durmuyor.
- "MH100 XXL" ise ölçü olarak bana daha makul geliyor. Ancak bu modelde "Fresh & Black" teknolojisi bulunmuyor.

Sonuç olarak:
"Fresh & Black" gerçekten düşünüldüğü kadar büyük bir avantaj mı? "Fresh & Black" olmayan bir çadır tercih edersem pratikte yaşayacağım dezavantajlar ve avantajlar neler olur?

Bunun dışında, bu modelleri kullananların genel deneyimlerini ve tavsiyelerini de duymayı çok isterim.

Şimdiden teşekkür ederim.

Not: Şişme kamp çadırlarını şu an için değerlendirmiyorum.
0
tek lider tercan
(13.07.26)
Bende 1 tane fresh and black odasız tip ve bir tane de aile için büyük olan beyaz olmayan eşya alanlı model var.
Eşya odası olanı sadece uzun süre kamp yapacaksak kullanıyorum ön eşya odasının penceresi şeffaf açılmayan naylondu sıcaktan dayanamayıp naylonu kesmiştim.

Fresh and black gerçekten özellikle ilk sabah güneşinde ısınmayı geciktiriyor ayrıca karanlık olduğu için gündüz gölgede iseniz uyumak daha kolay.

Eskiden benim için en büyük öncelik çadırın yüksek olması ve içinde ayakta durabilmekti (çadır yüksekliği 190 cm sanırım) o yüzden büyük çadırı almıştım ama şimdilerde neredeyse hiç kullanmıyorum taşıması ve kurması zor geliyor. eğer 5 günden fazla kalacaksam yine büyük tercihim olur ve bir daha alsam onun dış beyaz iç siyah olan modelini alırım. 2x2'lik küçük olan modelden ise memnunum bir iki kere polleri kırıldı ama onardım bir şekilde iş görüyor yıllardır.
0
creepy
(13.07.26)
Kesinlikle fresh and black'ten devam etmelisiniz. Bana göre güneş ışığı ile uyanmak oldukça konforsuz ve ısınma anlamında da ciddi fark ediyor. Ancak MH100 Fresh & Black modelinin de havalandırması çok yetersiz, tavsiye etmem.
0
penceredengorunenmorbina
(13.07.26)
Bir diğer yöntem de çadırı bir kamp gölgeliğinin altına kurmak. Güneşin direkt çadıra gelmemesi ısıyı çok ciddi oranda değiştirir.

www.decathlon.com.tr
0
thracia
(13.07.26)
çok teşekkürler görüşleriniz için. aprenaz 3xl'da da aynı havalandırma sorunu oluyor.

gölgelik çok mantıklı. ben de aynı kanaatteyim.
0
🌸tek lider tercan
(13.07.26)
Arpenaz 4.1
bu çadır en çok satan çadırlardan, ücretli kamp yerleri neredeyse bu çadır için optimize edilmiş durumda yer sıkıntısı yaşayacağınızı sanmıyorum.
yüksek olması bile tek başına tercih sebebiyken fresh & black zaten büyük rahatlık.

ayrıca şuna göz at;
www.youtube.com
0
duyuruuser
(13.07.26)
(34)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(10)

Goretex ayakkabıyı yazın giymek

issiz karga
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
0
issiz karga
(08.07.26)
Abi nasıl ki suyu yağmuru içeri almıyor tersine de aynı şekilde çalışır diye tahmin ediyorum, yazın giyilmez yani.
0
kizil karga
(08.07.26)
Sporda değil de günlük ayakkabı olarak İzmir sıcağında bir gün giymek zorunda kaldım. Ayaklarımın içinde eridiğini, birkaç numara birden küçüldüğünü hissedip tövbe etmiştim.
0
Mirket
(08.07.26)
goretexin çalışma mekaniği içerideki nemi dışarı atma şeklinde. dış katmandan da suyu içeri almayacak şekilde.
ben olsam adidasın goretex modellerini tercih etmem. koşu içinse koşu markalarının goretex modelleri var.
0
my fault
(08.07.26)
işin uzmanları daha doğru anlatır ama goretex membranlı ayakkabılar bir kere al, sorunsuz kullan değil. bunların belli aralıklarla özel temizleme mazlemeleri ile temizlenmesi gerekiyor, aksi durumda goretex membran hava alma özelliğini yitiriyor. hava alma özelliği gidince de ayak teri buharla dışarı atılmadığı için pişme olayı oluyor. ayakkabınız yeni ise rahatsız edeceğini zannetmiyorum ama 1 yıldan (hatta 6'dan) eski ise hava alma özelliğini yitirmiş olabilir.
0
shadowfollower
(08.07.26)
Tam doğrusu şu:
Gore-Tex membranındaki gözenekler, su damlasından yaklaşık 20.000 kat daha küçük, su buharı molekülünden ise yaklaşık 700 kat daha büyüktür. Bu hassas yapı, yağmurun içeri girmesini imkansız hale getirirken ter buharının dışarı çıkmasını mümkün kılar. Sonuç, gün boyu kuru kalan ve nefes alabilen bir ayak ortamıdır.

Yani buhar haline gelmiş nemi geçirdiği doğru ama içerden dışarı diye bir mantık yok. Her iki yönde de su molekülü geçemez ama buhar geçer. Olayı bu.
0
himmet dayi
(08.07.26)
ben giyiyorum 5 yıldır salomon un, bir sıkıntı yaşamadım. ayağım terlemiyor. Çok hafif, dayanaklı, rahat... hoşuma gidiyor.
0
ananiyimioguz
(08.07.26)
Su geçirmezlik = ısı

O bahsedilen goratex'in nefes alması vs olayları kendi benchmarkları arasındaki kıyasa istinaden söylenen rakamlar. O yüzden ayaklarım ısınır mı? evet abi cayır cayır ısınır ayakların.

Bu arada koşu ayakkabılarında sadece trail yani arazi koşu ayakkabılarında goratex seçeneği olur. Onu kullanan koşucu sayısı da çok çok az oluyor. Sadece belli koşullarda kullanmak mantıklı. Hava çok soğuktur ya da yerler çok nemlidir, çiğ yemiştir, çamurlu patikalar vardır vs. Onun dışında koşucular da pek tercih etmez çünkü bu istisna durumlar yoksa ayaklar cayır cayır ısınır.
+1
thracia
(08.07.26)
yıllardır su geçirmezlik üzerine kafa patlatıyorum. "su geçirmesin ama hava geçirsin" ya da "su almasın ama terletmesin" gibi bir şey mümkün değil. su geçirmeyen malzeme terletir. deliklerin boyu ne kadar iyi ayarlanmış olursa olsun malzemenin tabiatı gereği terleme yapıyor. tecrübeyle sabit.
+1
co2s2
(08.07.26)
Selamlar

runrepeat.com adlı bir site var, burada bir ayakkabının aklınıza gelen gelmeyen her koşulda denemesi yapılıyor, tüm özellikleri test ediliyor. Hatta ayakkabıları ortadan ikiye keserek dahi inceliyorlar. Bence bir bakın, aradığınız modelin incelemesini okuyun. Sorduğunuz sorulara ilişkin kafanızda çok daha net oturacaktır, teknolojileri (goratex vb.) açıklayarak anlatıyorlar.
+2
burka
(08.07.26)
goretex nefes aliyor muhabbeti hikaye. terletir. suda, camurda kosmayacaksaniz goretex gereksiz. marketing palavralarina dusmeyin.
0
antikadimag
(08.07.26)
(9)

2 tane futbol sorusu

baldur2
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor k
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor ki pas? ve niye butun takimlar bunu yapiyor istisnasiz? baska taktik kalmadi mi?

2- bir de oyun baslarken ayagindaki top rakip takimin tac bolgesine atip oraya baski yapmaktaki mantik ne? ayagindaki topu verip tekrar kapmaya calismak kadar sacma bir sey az gordum. o zaman her topu rakip sahadan taca atsinlar?

nedir yorumlariniz?
0
baldur2
(23.06.26)
modern futbol işleri
1. set oyunu kuruyor takım, kaleci stopere veya oyun kurucuya verir kimi zaman bu kalecinin vuruşları kötü olduğundan oyunu başlatmak için de ihtiyaç duyulur ama genelde kaleci stopere pas verir rakip ön alanda pres için orta sahayı boşaltır, rakibin defans orta sahaya yaklaşır böylelikle 3. bölgeye yani hücum - rakibin kalesine daha hızlı iner.

2. rakibin özellikle boş alanlarda hızlı oyuncusu varsa onun olduğu alanda bu şekilde yoğunluk yaratıp oyuncuyu kitlemeye yönelik işler. ÖR: PSG - Bayern maçında Olise müthiş etkili ve hızlı bir oyuncu olduğu için PSG kalecisi tüm kale vuruşlarını olise'nin olduğu yere doğru taça attı. Bayern oyuna o bölgeden başlamak zorunda kalınca Olise'yi etkili kullanamadı gibi
+2
croswell
(23.06.26)
kesin guardiola icat etmistir aw
0
🌸baldur2
(23.06.26)
1. futbol bir alan yaratma ve bu alanlardan yararlanma oyunudur en temelinde. Geriden oyun kurmanın avantajları ve dezavantajları var. Rakip oyuncuları daha geniş bir alana çekmek, onların bloklarının arasındaki boşluklardan yararlanarak daha hızlı bir çıkış yakalamak ya da kendi set hücumu planını uygulamak gibi avantajları var. Tabi bunun için ayağı temiz bir kaleciye, oyun kurabilen, oyun görüşü yüksek kaleci ve stopere ihtiyaç var.

2. topa sahip olmanın her şey demek olmadığını türkiyenin oynadığı iki maçta da görmüş olduğumuzu düşünüyorum. İlk başta dediğim gibi, futbol temelde alan yaratma üzerine kurulu bir oyun. Topu rakibe verip ani baskı ile topu ondan almak, hücum pozisyonundaki rakibi savunmaya geçemeden aralardaki boşluklardan yararlanmayı amaçlar. Rakibi dengesiz yakalamak için yapılır. Tamamen kapanmış defansa da yapılacak olan şey, topu çok hızlı çevirerek, ani kanat değiştirerek rakibin defans bloklarını çalkalamak ve arada boşluk yaratmayı amaçlamaktır. Topu rakibe verip aniden ondan almak da aynı şeyi amaçlar; rakibi dengesiz yakalamak.
+1
thracia
(23.06.26)
1. tutturdular iyi ayaklı kaleci diye o zamandan beri süper kurtarış yapan buffon gibi adamlar çıkmaz oldu. sebebi, oyunu geriden kurarak rakibi üstüne çekip rakip takım sahasında boşluk arama. topu kaleci direk dikse rakip sahada topu indirip kazanma ihtimalin daha düşük.
2.yetenekli bir takım değilsen bunu yaparak şansını artırıyorsun. modern futbol şeyleri. artık her şey istatistik. opta vb. gibi firmalarla çalışıyor takımlar. xg falan var(beklenen gol). bu iş istatistiğe yöneldiğinden beri topçular aşırı pragmatist oldu. nerde pirlo, ballack nerde o eski registalar. bu işin anasını ağlatan gevşek guardiola.
0
mikahakkinen
(23.06.26)
birinci soruyu geçenlerde ben de sormuştum, gelen cevaplar belki faydalı olur:

(git: 1620250)

hala anlamıyorum. tamam abanıp karşı sahaya rastgele şişirme ama en azından yakındaki stopere pas vererek oyun kur. 2 metre yanında duran adamla ceza sahası içinde karşılıklı paslaşıp adamları kendi kalenin önünde üstüne koşurtturmanın ne alemi var?
0
kibritsuyu
(23.06.26)
@kibritsuyu
E yediler iste golu dun.

Isin komigi adam kaleciye pas veriyor kaleci yine degaj yapiyor ama baski aninda yaptigi icin top kisa dusuyor, daha tehlikeli oluyor aslinda.
0
🌸baldur2
(23.06.26)
1) Geriden oyun kurmak ama çok iyi stoper ve bek ikilisi olmalı. Guardiola çıkardı evet. Bunları iyi yapamazsan golü yersin, yaparsan arka taraf otoban, rahat gol. Forvetlere nasıl hizmet ederiz diye kaleciye kadar ağza sıça garantili oyun.

2) kesinlikle yanlış bakış açısı. Fatih terim’in 2.videosunu izleyiniz izletiniz

Rakibi dengesiz yakalamak da bir parçası.
0
baldan kaymak
(23.06.26)
2. sorunuz için görüşüm şu; topu rakibin defans bölgesine (3. bölge) atıp rakip taç atışı kullanırken o bölgede yoğunlaşıyorsunuz. Alan dar ve rakip açısından riskli bir bölge olduğu için hızlı oyuncular ile kalede tehlike yaratma ihtimaliniz artıyor. Ayrıca rakipten bir oyuncu taç kullanacağı için aslında o 1 kişi pratikte eksik gibi duruyor. Elbette bu taktik her seferinde sonuç vermez ama bir maçta 5 kere denersiniz, bir seferinde de golü bulursanız amacınıza ulaşıyorsunuz işte. Her takımın uygulayabileceği bir anlayış değil; hızlı oyuncular, çok iyi pozisyon alma ve pas becerisi gerektiriyor ancak yapabilen takımlar, bu taktiğin uygulanabileceği rakipler olduğu sürece neden olmasın? Tüm bunlar araştırma ve analiz sonucunda ortaya çıkıyor. Birdenbire yapılan oyunlar değiller yani.
+2
burka
(23.06.26)
1- önde kalecinin ağzına basan takımlara karşı büyük avantaj oluşturuyor, kalecinin ağzına basabilmek için takım boyunu kısa tutmak zorundalar, defans çizgisini orta sahaya hatta daha da öne taşımalılar. ilk baskıdan çıktıktan sonra dikine oynayan bir takım çok kısa sürede karşı kaleye inebiliyor. orta blokta bekleyen takımlarda ise topu dikip %50-50'ye girmektense oradan oyun kuruyorlar. bir de eskisi gibi pivot santraforlar yok, topu diktin, indirdi, dağıttı falan çok riskli. istatistiğe bakmadım ama stoperlerin kafa vurma oranı daha yüksektir bu durumda.

2- adam adama yapmayı ve alana yerleşmeyi biliyorsanız, elinizde de tackle ve pas kabiliyeti yüksek oyuncular var ise çok çok verimli olabiliyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.06.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(10)

Çay tozu

rakicandir
Günaydın.Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?Teşekkür ederim.
Günaydın.

Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
-1
rakicandir
(08.04.26)
bırakıyoruz çay tozu elemek için hayat çok kısa ya, ince elekle 3 saat falan sürer onu elemek.. kaliteli tozsuz çay almaya çalışıyoruz
+3
eja
(08.04.26)
elek altı çay alırsan böyle bir sorunun olmaz. buna da niye elek altı çay demişler anlamıyorum. mantıklı olan elek üstü çay denmesi. sonuçta eleğin üstünde kalan çayı içiyoruz.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(08.04.26)
üşenmeden eliyorum. 3 saat falan sürmüyor bu arada 15-20 dk en fazla. çayın tadını çok etkilemese de rengini ve berraklığını güzel oluyor.
0
ground
(08.04.26)
Bu çay tozu dediğiniz şey de çayın kendisi zaten. Bu aralar her yerde karşıma çıkıyor sanki dışardan toz ekleniyor. Ne tadı değişiyor ne bir şey oluyor. Çayın kilosu olmuş kaç para zaten. Çok mu canınız sıkılıyor anlamadım ki.
-1
sadakatsiz
(08.04.26)
Siz çayı yıkamadan mı demliyorsunuz?
Yanlış yapıyorsunuz.
Çay elenmez, yıkanır.
0
Mirket
(08.04.26)
ahmad tea alıyorum. sıfır toz, sıfır eleme, maksimum lezzet.
+2
thracia
(08.04.26)
seylon çay alabilirsiniz.
0
biravekahve
(08.04.26)
ahmad tea, englısh breakfast efektıf ve lezzetlı. toz vs yok tertemız, bır tatlı kasıgı ıle 7,8 bardak cay cıkar. special blend olanı damak tadıma uymadı. diğer tum cayları denedım, cay kur altınbas bıle tozlu tuhaf cıktı.
0
deepness
(08.04.26)
ahmad tea +1. earl gray olani epey guzel, direkt demliyorum. bazen icine kakule de atiyorum.
0
taurina
(08.04.26)
varlığı bile fark edilmiyor, demliğe giriyor. kaşık kaşık toz varsa çöpe gider.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.04.26)
(13)

İstanbulda Lezzet Tavsiyeleri

alaimisema
Selamlar herkese. İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama b
Selamlar herkese.

İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.
Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama ben daha çok istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerleri merak ettim. Otelimiz istiklalde bu çevrede sabah-öğle-akşam fark etmeksizin mekan önerisi yapar mısınız? Kafe-tatlı da olur. Belli bir kriterimiz yok. Aşırı lükse kaçmayıp çeşitlendirmek daha mantıklı gibi geliyor. Tüm önerilere açığım şimdiden teşekkürler :)
0
alaimisema
(03.04.26)
nisantasi - virginia angus (hamburger)
besiktas - b blok bakery (cheesecake)
-1
arakaali
(03.04.26)
Yemeğe dair hiçbir kriter vermediğiniz için öğlen ve akşam yemeğine dair öneride bulunamam. Türk, dünya, lokal, şarap ya da rakı mı yoksa alkol olmayacak mı, fiyat vs hiçbir kriter yok. Yığma 50 tane mekan dizerim buraya, hepsine tek tek bakmak zorunda kalırsınız.

Kahvaltı çok daha standart ve ne yendiği belli bir öğün olduğu için Taksim'de iki yer önerebilirim: Privato ve Hasan Fehmi Özsüt. Privato'nun serpme kahvaltısı iyidir, farklı reçel ve peynir çeşitleri denersiniz. Hasan Fehmi Özsüt'te ise manda sucuğu ve kaymağı temelli çok çeşidi olmayan ama her çeşidi çok lezzetli bir kahvaltı yaparsınız.
-3
10551037
(03.04.26)
Mekan adı olarak hatırlamıyorum ama yakınsınız diye Cihangir sokaklarını onerebilirim tatlı kahvaltı mekanları var değerlendirebilirsiniz.
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerler diyince aklıma eminönünde balık ekmek ve taksimde ıslak hamburger geldi. yukarıda yine lüks mekanlar önerilmiş, istanbulda doğup büyüyen birisi olarak hiç duymadığım yerler.
0
abelardo
(03.04.26)
Şarap çeşitleri eşliğinde yemek yemeyi seviyorsanız Beyoğlu Qırıx.
Hatay yemekleri seviyorsanız Beyoğlu Antakya Sofrası. Mantı için Cihangir mantıcısı İstanbul’da yediğim en güzel mantıydı, mücver ve dolması da çok güzeldi. Bunlar salaş yerler ama yemekleri lezzetli. Tatlıcı olarak Karaköy tarafında Beyzade künefe var. Çikolatalı tatlı, sufle seviyorsanız Beşiktaş La vie praline.
İstanbul’a tekrar gitsem yemek yemek için buralara uğrardım.
0
ekimoloji
(03.04.26)
Fatih Buuzecedi Lübnan mutfağı - salaş-.
0
kumandanim
(03.04.26)
yedikule hisarı gezintisi ve aydın kardeşler köfte salonu güzel bir kombinasyon olabilir.
0
lazpalle
(03.04.26)
İstanbul'da lezzet denince bence mekan Kurtuluş'tur. Kurtuluş caddesinde göreme muhallebicisi'nde kahvaltı yapıp üzerine bir kazandibi gömebilirsiniz. Şimdi paskalya zamanı. üstün palmie pastanesi'nde paskalya çöreği deneyebilirsiniz. Oraya gitmişken vişne likörlü çikolatasını da kesin sorun. El yapımı olduğu için her zaman bulamayabilirsiniz ama eğer denk gelirseniz istanbul gezisinde aklınızda kalan şeylerden biri olacağına emin olabilirsiniz. damla dondurma boza , nazar pastanesi'nde profiterol ve daha bir sürü lezzet durağı bulabilirsiniz kurtuluşta.

Kurtuluş taskime yürüyerek 15-20 dakika mesafede, ya da metro ile osmanbey durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Oradan yürüyerek nişantaşına oradan da yine yürüyerek beşiktaşa inebilirsiniz.
0
thracia
(03.04.26)
Karadeniz döner,
Kapalıçarşı'daki dönerci,
day day pastanesi elmalı kurabiyesi,
Pandeli,
Beyti,
Karaköy lokantası...
Bunlar hep ikonik yerler.
+2
eileengray
(03.04.26)
Asmalı Mescit Taproomx kendi biraları yapıyolar ve satıyolar.
0
kumandanim
(03.04.26)
Hayri ustada dürüm,
Dönerci engin'de döner,
Sakarya tatlıcısında kaymaklı ayva tatlısı
Halvetia'da yoğurtlu pazı
Limonlu bahçede tahinli profiterol
0
mutekebbir
(03.04.26)
istanbul'a yerleşmiş bir izmirli olarak ilk tavsiye edeceğim yer
( oteliniz de yakın ) taksim meydanı kızılkayalar'da ıslak hamburger
sonra istiklal caddesinden aşağı doğru yürümeye devam edin sağ tarafta koton mağazasının olduğu sokaktan içeri girin az aşağıda sol sırada inci pastanesi var profiterol deneyin .
çok fazla güzel ve biricik lezzetlerle dolu bir şehir . arkadaşlar fazlasıyla yer önermişler .
0
devilone
(03.04.26)
İstanbul şehir değil,
her semti ayrı karakterli 10 farklı şehirden oluşan dev bir metropol.

Sen ‘İstiklal’de ne yiyelim’ dersin,
biri seni Karaköy’e yollar,
biri ‘asıl olay Kadıköy’de’ der,
bir başkası ‘gerçek lezzet Fatih’te’ diye trip atar.

Sonunda fark edersin ki mesele mekan değil…
hangi İstanbul’u gezeceğin.

Zor olan yer bulmak değil yani, ama yine de önerim karaköy lokantası Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi

No:57 Karaköy, Beyoğlu, İstanbul
+1
jamswety
(03.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(12)

Japonya'dan ne ısmarlanır?

suicmeyenadam
merhabalar.yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)bütçe yukarı yönlü oynayabilir,
merhabalar.

yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:
- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)
- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)
- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)

bütçe yukarı yönlü oynayabilir, 100 doları sadece bir giriş rakamı belirtmek için yazdım. siz olsanız spesifik olarak ne isterdiniz? bu devirde japonyadan ne ısmarlamayanı döverler?

şimdiden teşekkürler, merakla bekliyorum önerileri.
0
suicmeyenadam
(01.04.26)
100 dolara seiko zor.

bol bol kitkat, baska abur cuburlar
bol bol yuz mazkesi, kozmetik urun vs.
chef bicagi.
0
baldur2
(01.04.26)
Snoopy fanı olduğum için onunla ilgili hediyeler istemiştim ben.
0
egerbiryolcu
(01.04.26)
Ben olsam japonya'dan denim pantolon ya da ceket isterdim muhtemelen. Japonya jean konusunda dünyanın zirvesidir. Şöyle bi Edwin selvedge jean ya da ceket mükemmel olurdu.
+1
thracia
(01.04.26)
Hatıralık ucuz bir şey olsun istersen casio f84 olabilir, bu aslında dünyada f91w diye satılan modelin japonyaya özgü versiyonu
0
grimavi
(01.04.26)
beyblade
0
koela
(01.04.26)
Pokemonla ilgili bi şeyler isterdim ben de. Kendim gidersem de bir günü pokemon store'larda geçiririm zaten. Onun dışında anime/manga/video oyunu koleksiyon eşyaları görece hesaplı diye biliyorum.
0
nundu
(01.04.26)
Zojirushi termos.
0
lil siztah
(01.04.26)
kurono tokyo $$$
muji kirtasiye ve kiyafet $
shiseido $
tokyo banana, pocky $
kyoto’dan matcha ve mochi $
le labo gaiac $$
furoshiki $
midori lay-flat defter $
+1
eileengray
(01.04.26)
tokyo banana alsın 2-3 kutu ...bir de yeşil çayı güzel...
0
monicapp
(01.04.26)
uniqlo'dan içlik takım
0
lil siztah
(01.04.26)
off cok sey var.

sailor dolmakalem. her turlu kirtasiye malzemesi.
ikinci el saatler japonya'da cok uygun oluyor. isvicre saatleri dahil.
kamemannen titanyum gozlukler klasik tasarim.
sef bicaklari.
0
antikadimag
(02.04.26)
matchali kitkat
guzel yesil cay
et bicagi
0
cooperr
(02.04.26)
(24)

alaturka vs alafranga tuvalet

antikadimag
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini m
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.

hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini mantikli buluyorsunuz. neden?
📊 secimini yap, tarafini sec.

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
antikadimag
(26.03.26)
katılıyorum ama benim gibi kilolu veya fiziksel rahatsızlığı bulunanlar için malesef alafranga tek çözüm şu an.
0
faberkastelli
(26.03.26)
peki squat naturel, rahat sictik diyelim.

alafrangada mis gibi taharet muslugu var, sen masrapa ile debelenirken adam kicini yikayip cikiyor. mis gibi rahat rahat oturup sicmak varken, neden tek ayak uzerinde durup bukalemun gibi sekilde sekile girirek siciyoruz?

yaw reis kadar kuvvetli olsam, alaturkayi yasaklarim, yap bi kanun hukmunde kararname, bitti git. mis. tarihin karanliklarina gomulmesi gereken dandik bir sistem.
0
cooperr
(26.03.26)
alaturka belki pozisyon açısından daha doğru bi sıçma pozisyonu olabilir. ama bana hijyenik gelmiyor ve fazla o pozisyonda durunca kalkmak gerçekten zor. çocukken böyle bi era'm vardı. alafranga mis gibi artıları bende daha fazla.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.03.26)
kanalizasyon sisteminin var olduğu herhangi bir ortamda alaturka tuvalet olmasının bir manası yok.

Sıçma pozisyonu lafı da işin fantezisi. rahat pozisyon ne demek, otururken az sıçılıyor da çömelince çok mu sıçılıyor? Rahatlık ne demek ayrıca, dizlere binen yükün yarattığı rahatsızlığı niye es geçiyoruz. Başrol bağarsak mı, diğerleri uzuv değil mi?

Gamechanger hijyen konusu asıl, kalanı fasa fiso. Alaturka boka dokunma ihtimalini o kadar çok arttırıyor ki isterse çömelerek sıçan 10 yıl uzun yaşıyoru kanıtlasalar yine tercih edilmez.

Alaturka işi alışkanlık meselesi, tercih edilecek bir yanı yok; öyle alıştığınız için size öyle geliyor.
+3
Bruce
(26.03.26)
evet alaturka'da taharet muslugu ciddi problem. onu dusunmemistim. gerci bati'da taharet muslugu yok klozetlerde. bunu japonya ve turkiye gibi ulkelerde cozmusler.

bu arada japonya'nin en bilindik tuvalet markasinin ismi toto'ymus. cok komik geldi genel kultur olarak buraya birakayim.
+1
🌸antikadimag
(26.03.26)
Tasarım mantığı sadece boku deliğe göndermekten ibaret olan alaturka tuvalete oturup işediğinizde, tazyikli sidik tuvalet fayansından sekerek üstünüze başınıza sıçrarken bence bu konuyu tekrar düşünün.
+1
thracia
(26.03.26)
alafrangayı yere çok yakın konumlandırdıkları bir modeli var. en güzeli o.
0
ground
(26.03.26)
@bruce; alaturka'ya alisma mevzusu degil bu en son ne zaman kullandim hatirlamiyorum bile. pozisyon meselesi bosaltim sisteminin isini rahat yapabilmesi icin. bunun icin squatty potty denilen hedeler oneriliyor hatta. daha rahat oldugu bir gercek yani tamamen fizyolojik bir mevzu.

sicarken basrol bagirsak bence. diger turlu kosmak da dizlere zararli diye kosmayalim mi? her isin basrolu ayridir.

belki cozumu toilet stool almak olabilir. simdi yeni eve tasindim. bidet alirken aklima geldi.
0
🌸antikadimag
(26.03.26)
Yıllarca alaturkadan bihaber büyükşehir çocuğu olarak kesinlikle alaturka. Birisi de otururken sanki az yapılıyor da filan demiş. Aynen öyle oluyor, farkında bile olmuyorsun. Bağırsaklarında dışkı ile dolaşıyorsun. Alaturkada günde bir kerede hallettiğim dışkılamayı alafranga olan bir yere gittiğimde üç-dört keze bölünüyor. Bence ikisini uzun süreli deneyimlemeyen boş yorum yapmasın. Biz artık alaturkası olan ev bakıyoruz fakat zor bulunuyor ülkemizdeki frenk sevdasından.
0
adivar
(26.03.26)
tabii muhakkak tarafımızı seçmemiz gerektiğinden, renksiz bir dönemden geçiyoruz.

alaturka tuvaletin bahsettiğiniz rahatlığına sahip alafranga tuvaletler var, ve oyumu bu radikal tasarımlardan yana kullanmak istiyorum. ancak bakıyorum, boktan demokrasinizde hayata dokunanlara yine yer yok...
0
klassno
(26.03.26)
Mazoşist olsaydım alaturka derdim.
Diktatör olsaydım yasaklardim.
+1
logisticsmanager
(26.03.26)
alaturka hijyenik gelmiyor.
sanırım islami hassasiyetleri nispeten yüksek kesimler de alafrangayı hijyenik bulmuyor, ancak sebebini bilmiyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.03.26)
@thracia
Öyle bir saçmalık olmuyor. Sallamışsın. Sıçrama esas klozette oluyor.
0
Cezcez
(26.03.26)
alaturkadan başkası kurtarmıyor beni. klozete bile tavuk gibi tüneyip yapasım geliyor.

squat tuvaletler rusyada da yaygın bu arada.
+1
yurtsuz john
(26.03.26)
Tuvaletten beklediğim en son şey bana egzersiz yaptırmak için tasarlanmış olması olurdu heralde. Her şeyin yeri ve zamanı var.

Sağlık açısından da, kimsenin klozette tuvalet ihtiyacını giderdi diye bir sorun yaşadığını sanmıyorum. Diğer taraftan çeşitli ameliyat, hastalık ve yaşlılık durumlarında alaturka kullanmak ya çok zor ya mümkün değil.

Klozetler konforlu, tuvaletten beklediğim şey de bu. Olabilecek en konforlu şekilde işlemi tamamlamak.

Bence kazanan net
+2
akhenaten
(26.03.26)
Alaturka hijyenik gibi görünse de klozette de işi bitirdikten sonra temizlik daha rahat ve hijyenik. Tabi bu dediğim taharet musluğu varsa.
0
runaway
(26.03.26)
alaturka çok kötü. en başta taharet musluğu yok. temizliği daha zor. su dökerken etrafa su sıçrayabiliyor. baya eski bi teknoloji otlağa çömelmek gibi. hijyenik değil asla.
alafranga öyle mi taharet musluğu var mis. oturabiliyorsun rahat rahat. etrafa su vs sıçramıyor.
0
jelly bear
(26.03.26)
alaturka tuvalet kullananlar pantolonunu veya ic camasirini cikartiyor mu comelirken? cunku orasi biraz genis ve bacaklarinizi iyice acmak durumundasiniz. yani pantolon, ic camasiri vs. ne varsa ya cikarmak ya da iyice genisletecek sekilde zorlamaniz gerekiyor. cok rahatsiz bir durum.
+1
Sour
(26.03.26)
@Sour hiç mi kullanmadın yav alaturka? Öyle bir zorluk yok
-4
Cezcez
(26.03.26)
tamam anti-emperyalizm vs de o kadar da değil; alaturka çok rahatsız. iş uzarsa daha da çekilmez çile. kadınlar çiş yaparken de aynı pozisyonda durmak zorunda. bunun menstrüasyonu ayrı dert (bir tek tampon için mantıklı olurdu), temizliği ayrı. yaşlandıkça hele iyice dert. dizleri çok zorluyor. anneannem iyice yaşlandığında tuvalete bakıcısı götürüyordu ve alaturkada durum nasıl olurdu hayal edemiyorum, kadını sürekli tutmak vs.

yaşasın klozet ve taharet musluğu.
+2
eileengray
(26.03.26)
alaturka daha hijyenik ancak evinizde bizde de bir zamanlar olduğu gibi yaşlı birileri varsa alaturka maalesef olmuyor.
0
bartholomew87
(26.03.26)
Fiziksel olarak Sağlıklı olan bir insan için en sağlıklı tercih alaturka tuvalet. Bunda bir tereddüt yok.

Ama squat pozisyonunda rahatsızlığı tetiklenen, bacak, diz, bel, gibi eklem ağrısı yaşayanlar için alafranga tuvalet daha doğru tercih olur.

Tuvalette uzun süreli durmak da başlı başına bir sorun. Alaturka tuvalette zaten uzun süre durmak çok mümkün olmuyor ve dışkının boşatılması pozisyon gereği çok daha az eforla gerçekleşiyor.

Klozette ise hem daha uzun süreler hem de daha çok efor(ıkınma) durumu yaşanması olasılığı yüksek.

Konu tuvaletten açılmışken çok önemli bir hatırlatma: tuvaletinizi ertelemeyin, vücut size sinyali vermeden tuvalete gidip yapmaya çalışmayın.
0
ezkaza
(27.03.26)
Biz alaturka diyoruz ama squat tuvaletler, yani cömelme tuvaletleri bircok asya ülkesinde var. japonya bunlardan biri.
ayrica bacak makata baski olusturdugu icin idrar ve gayta bosalimi tamamen gerceklesiyor. bu sebeple, evet, squat tuvalet daha saglikli.

disariya gelince, elalemin ciplak kicini koydugu yere ben kendi kicimi koymam. igrenc bir sey. sezlonga bile sergi acmadan oturmayan millet tuvalete üstüste kicini dayiyor.
özellikle kadinlar idrar yaparken alafranga tuvaletlerin üstüne degmeden is görmeye calistiklari icin her yeri idrarlatiyla püskürtürler. bu sebeple kadin tuvaletlerinin cogu les gibi sidik kokar ve hijyen acisindan acinasi durumdadir. disaridayken squat tuvalet/alaturka sansim varsa kesinlikle onu tercih ederim. bu ikilemi sadece japonya'da yasamam cünkü tahmin edersiniz ki japonya'daki alafrangalar squat tuvaletler gibi mis gibi, piril piril. tuvaletin ne kadar temiz kullanildigi da kültür ve görgü meselesi. evimde sadece alafranga tuvalet var ama evimde kullanan kisiler belli zaten.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
Klozet nasıl alatyrkadan daha hijyenik, anlamadım. Bir tanesine kullanan herkesin her bölgesi değiyor, diperinde temas yok. Bir tanesinde malum bölge tuvaletin içinden santim yukarıda kalıyor, diğerinde yüksek. Taharet musluğu/maşrapa kullanamayanları da anlamıyorum. Zannımca, günlük hayatta çocukluktan itibaren hep öncelikle klozet kullandıkları için, alışmadıklarından, zor geliyor. Yoksa kağıdı ıslatıp sildikten sonra bir avuç su döküyorsun, o kadar. Hpv vb. bulaş risklerinde klozet hep daha tehlikeli. Ayrıca, gerçekten de bağırsaklar tam ve rahat boşalmıyor çömelmeden. Bence mevzu hangi tuvaletin daha mantıklı olduğu değil, herkes kendi alıştığında daha rahat ediyor.
0
yadigar
(27.03.26)
(10)

Ne zamanlar okursunuz?

AlsterWasser
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olm
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?

bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olmuyor tabii..çok da aç hissetmediğim için oldu biraz da ama güzel oldu.

açsam okuyamam/çalışamam kabul ediyorum :)

yatmadan önce rutini olanlar, sabah herkesten önce kalkıp iş öncesi okuyanlar...yürüyerek kitap okuyan insanlar da gördüm...

sizde durumlar nedir? hatta burdan çok isteyip okuyamayan insanlara tavsiyelerde de bulunabiliriz.
+2
AlsterWasser
(24.03.26)
İşe giderken ve gece uyumadan önce okuyorum. Gidene kadar bir 20-25 sayfa civarında bitmiş oluyor. Yatmadan önce de sızana kadar okumaya çalışıyorum.
Son bir aydır rutine alabildim gibi görünüyor.
+1
rakicandir
(24.03.26)
gün içinde yaptığım okumadan hiç verim alamıyorum maalesef, aklım sürekli başka yerde oluyor. saat önemli değil ama kafa olarak kendimi vermem, "şimdi oturup bir saat kitap okuyacağım" diyebilmem lazım benim. toplu taşımada, boşlukta vakit geçirmek için en fazla broşür veya 3-4 sayfalık kısa metinler okuyabilirim herhalde.

genelde yatmadan önce okuyorum. hem beyni dinlenme moduna alıyor hem de telefonla uğraşmamış oluyorum. onun dışında hafta sonu öğleden sonra mesela güzel oluyor vakit varsa şöyle 1-2 gibi bi köşeye oturup okumak. kritik nokta beynimi belli bir süre kitap okuyacağıma, şu an başka bir şey düşünmemize gerek olmadığına ikna edebilmem.
+2
der meister
(24.03.26)
Benim öyle belirli bir zaman dilimim yok. Ben, oturup örneğin 1 saat kesintisiz okuyamıyorum. Kendime göre bir sistem oluşturdum.

Her saat başı iki ya da üç sayfa okuyorum. Saat 7' de kalktım diyelim, iki ya da üç sayfa, saat 8' de iki ya da üç sayfa. Bu şekilde akşama kadar epey okumuş oluyorum. Bu doğru bir sistem değildir belki ama dikkatimi ancak bu şekilde verebiliyorum.

Bir de tekrar söylemek istiyorum bu grup gerçekten çok güzel oldu. İhtiyaçmış resmen 😀
+2
rock n roll
(24.03.26)
Sabahları epey erken uyanıyorum, okumak için en güzel saatler de sabah saatleri oluyor. Onun dışında sesli kitap ile yürüyüşü birleştiriyorum. Bazen sırf kitap dinlemek için yürüyüşe çıkıyorum.
+3
thracia
(24.03.26)
E Kitabın özelliği ve güzelliği sayesinde her an ve her yerde okuyabiliyorum.
Çorba karıştırırken bile.
+1
Mirket
(25.03.26)
Şu sıralar kızımı uyutunca okuyabiliyorum sadece. Çalışırken de öğle aralarında ya da boş derslerimde okuyorum.
+1
sadakatsiz
(25.03.26)
Yolda çok iyi okuyorum, toplu taşımada kitap okumak ortamdan soyutlanma anlamında çok iyi geliyor.
Kafede kahve içerken okumayı severim, açık alanda okumak iyi hissettiriyor, bazen deniz kenarında bir yerde oturup okurum.
Evde okumaktan hoşlanmıyorum ama zorluyorum kendimi umarım alışırım.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Toplu taşımada okurum hep. Onun dışında belli bir saatim yok. Genelde sabah rutinini müteakip oluyor. Dışarıda bir şey beklerken de okurum. Sürükleyici bir şeyse, bitirene kadar sürekli okuduğum (günde 18 saat) da olur. Araç kullanırken, iş yaparken ve uykuya dalarken sesli kitap...
+1
yadigar
(25.03.26)
istanbul'dayken toplu tasimada okurdum. simdilerde toplu tasimam 5-6 dk suruyor, oy uzden kitap okumaya degmiyor. uyumadan once yarim saat okuyorum, reels kaydirmaktansa daha faydali oluyor.
+1
fakyoras
(26.03.26)
toplu taşımada, yolculukta ve sabahları ortam sakinken kitap okuyabiliyorum genellikle.
+1
a7x
(30.03.26)
(16)

Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?

lapetitemort
Sizi böyle görmek istiyor.
Sizi böyle görmek istiyor.
📊 Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
lapetitemort
(24.03.26)
Müslümanlığa geçmek öyle sevdiğin kişi için yapılacak şey değil. Önce inanmak lazım. Allah'a, Peygamberlerine, kitaplarına, meleklere, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine...
Sırf birisi istiyor diye müslümanlığa geçtim, bak ibadetleri de yapıyorum diyen kişi iman etmedikçe müslüman değil, münafık olur.
+5
faberkastelli
(24.03.26)
Bu öyle bir şey değil ki. Kişi ateist olmuşsa yıllardır süren bir sorgulamanın sonucunda olmuştur zaten. O saatten sonra biri için tekrar dönemez. En fazla yalandan döndüm der ama bu durumda da yalan bir hayat yaşayacaktır, o da imkansız yani.
+4
sadakatsiz
(24.03.26)
iyi de müslümanlık böyle bir şey değil.

yani soru yanlış. soru şöyle olmalıydı ;

sevdiğiniz kişi için müslümanlık ile alakalı olumsuz bir yorum yapmayı (ateist olduğunu gösteren olumsuz yorumlar) bırakır mısınız? yani hiç karışmadan ''sen bilirsin, nasıl istersen'' der misin gibi bir şey olmalı.

inancın kalpten değilse zaten müslüman değilsindir ya da hangi inanç ise.
0
OgutucuRecep
(24.03.26)
ateist olan birinin bir daha bir şeye inanması mümkün değildir. keşke o boşluğu doldurabiliyor olsam ama imkansız.

müslüman gibi davranmam gerekiyorsa davranırım. evlenirken imam nikahı kıymıştım örneğin. bayram namazına git deseler ona da giderim, pullarım dökülmez.
0
tchuck
(24.03.26)
Hayır

"Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi."
+3
anon1m
(24.03.26)
Hayır, öncelikle böyle bir şeyi kendime yediremem biri için bir şeylerden vazgeçme fikri hiç bana göre değil hele ki böyle çok kişisel bir konuda.
“Sizi öyle görmek istiyor” dediğiniz kişi sizi sevmiyordur zaten.
0
mutekebbir
(24.03.26)
hayır.
"Sizi böyle görmek istiyor." bunu çok büyük bir saygısızlık ve bencillik olarak algılarım.
karşımdaki kişi sınırını bilmeli. farklı davranırsam da kendime saygımı kaybederim.
0
MtKrt
(24.03.26)
Şarta bağlı sevgi mi olur?

Seni müslüman olarak görmek istiyorum, eğer benim için bu fedakarlığı bile yapamıyorsan o zaman birlikte olmamızın ne anlamı var diyen birine verilecek cevap şu; tamam, senin için müslüman olurum ama ben de seni budist olarak görmek istiyorum. Benim için bu fedakarlığı yapamayacak biriyle birlikte olmanın ne anlamı var?
0
thracia
(24.03.26)
Hayır.
0
logisticsmanager
(24.03.26)
benden bunu isteyecek biriyle zaten birlikte olmam.
+1
my fault
(24.03.26)
İnanmıyorsam inanmıyorumdur. Dolaysıyla hayır müslüman ya da başka bir din inananı olamam, istesem de olamam. Böyle bi şey istemesi de dünyanın en saçma şeyi olur. İçi öyle rahat edecekse dini ritüel ve ibadetlerine eşlik ederim ama inanmadığımı bilir yani inanıyormuş gibi yapmam
0
mezzosprite
(24.03.26)
Ben ateist olsaydım, durum İslam kültürüne nasıl baktığıma göre değişirdi. Eğer evrende bir yaratıcı ve yönetici olmadığına inanıyorsam, İslam Peygamberini de zamanın kötü uygulamalarını ve insanlarını ıslah etmeye çalışan bir aktivist/devrimci lider gözüyle görüyorsam, İslam dininin temel prensipleri ve pratiklerini zararlı görmüyorsam; böyle bir durumda kültürel müslüman görünürdüm. Toplu ibadetlere ucundan/asgari ölçüde iştirak ederdim. Hâlâ ateist olsam da, sevdiğim kişinin inancına adapte olur, "müslümanım" derdim. Ramazanda orucumu tutar, susayınca gizlice içerdim mesela.

Eğer ateist olup, İslamı zararlı ve kötü bir din olarak görseydim, yalandan da olsa müslüman görünmez, kendi prensiplerim ile çelişmezdim. Aynı şekilde, ateizmi sadece inanç ve düşünce olarak değil de, bir dünya görüşü ve beni ben yapan değerlerden biri olarak görseydim, yine müslüman olmazdım, görünmezdim.

Bir de şöyle bir ihtimal var: Eğer, gerçek anlamda sırılsıklam aşık olsaydım o kişiye, zaten kalbimde ondan başkasına yer kalmazdı. O "namaz kıl" dese namaz kılar, "öl" dese ölür, "öldür" dese öldürürdüm. Böyle bir durumda pratikte tam müslüman olurdum. Ama hakikatte dinim İslam değil de o kişi olmuş olurdu. Tabii bu ilelebet sürmezdi. Kavuştuktan sonra en geç 3-5 yıl içinde ayaklarım yere basar, kendi fikir ve düşüncelerime yeniden kavuşurdum...
-3
yadigar
(24.03.26)
İnsanlar kendini ne sanıyor, ne bu özgüven anlamadım gitti. Biri istedi diye inanmadığın şeye mış gibi yapınca başı göğe mi erecek sevgilinizin? Ego tatmininden başka bir şey değil.
+1
ekimoloji
(24.03.26)
istemekle olacak bir şey değil bu konu.

bunu talep eden sevgili itikat kavramından bihaber belli ki. nitekim öyle biriyle ilişki yaşamam. aklıma şu haber geldi:

topraksergen.tv
0
yurtsuz john
(24.03.26)
Ateist degilim.
Müslüman ol diyen biriyle cay bile icmem.
0
Purple life
(24.03.26)
Anket bana hitap etmediği için katılmadım ama bazı şeylere açıklık getirmek lazım.
Sevilen kişi için değil Allah (celle celaluhu) rızası için müslüman olunur. sevilen kişi de buna vesile olmuş olur .
Öyle ki ayrılık vaki olsa bile kişi imanını , sevdiği kişiden ayrılsa bile korumalıdır.

Sadece dil ile kelime-i şehadetin söylenmesi yeterli olmaz, kalben de şüphesiz olarak inanmak gerekir.

Ankette hayır şıkkının çokluğu gösteriyor ki İslamdaki bir çok şey nefse ağır gelmektedir. Oysa nefse ağır gelen şeylerde çok "hayırlar" vardır .
-2
diyecevaplandı
(24.03.26)
(13)

erkek kedi

princess eugenie
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudu
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudum.
0
princess eugenie
(17.03.26)
kısırlaşırsa koku bırakmaz. evin hanım kişisi gönülden istemiyorsa asla sahiplenmeyin. evet ihtimal dahilinde tırmalar, yıkar döker. canı sağ olsun diyorsanız sahiplenin.
+3
surprise
(17.03.26)
iyisi kötüsü ile alacaksanız alın biraz seveyim sonra dışarı bırakıcam derseniz ona en büyük kötülüğü yaparsınız, eve alışan dışarda yapamıyor.
kusar işer bunlar hep olasılık ama yapmayan kedi de çok.
+2
eja
(17.03.26)
eger gec kisirlastirirsaniz koku birakmaya devam edebilir. bu sebeple zamanlica yapmak önemli.
ama simdiden tirmalar, tüy döker, su bu endise ediyorsaniz bence hazir degilsinizdir. zaten cocuklar istiyor diye eve hayvan girmesine ben karsiyim. bilin ki kediler tam olarak sürpriz yunurta. iclerinden ne cikacagini bilemiyorsunuz.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
Öncelikle, ben bu fikre mesafeliysem, 7 yaşındaki çocuğun geçici olabilecek bir hevesi için sahiplenmezdim.
Benimki koltuk, perde gibi şeylere asla dokunmaz ama arkadaşım 2 ayda bir lime lime olan tüllerini değiştirir. Büyüyünce çok sevgi dolu da olabilir; ters bir karakter olup dokundurtmayan, siz geçerken pençe atan bir tip de olabilir. Benimki ikinci türden; ayrıca poposunu tam temizleyemediği ve temizletmediği için ağır bir koku yayıyor. Eve tüy, kum dökebilir; arada halıya, koltuğa kusabilir. Şimdi sağlıklıysa da sonradan çok yorucu ve masraflı bir hastalığı ortaya çıkabilir. Senelerce kumunu düzgün kullansa da, bi gün kaşla göz arasında yatağınızın ortasına işeyebilir.

Ancak siz sahiplenmediğinizde sokağa gidecekse, bir canlının hayatını kurtarmış; onu açlık, soğuk, dayak, korku ve belirsizlikten çekip almış olacaksınız, en önemli motivasyon unsuru bu. Ayrıca yukarıdaki tüm olumsuz ihtimallere rağmen çok seveceğiniz için, eve ve bütçenize vereceği zarar size batmayacak.
Karar sizin.
+4
lil siztah
(17.03.26)
ben çok isteyerek sahiplendim kedimi ve o kadar pişmanım ki sana anlatamam. kediyi alırken temizlik, evi tırmalama, işeme, kusma vs her şeyi kabullenmiştim ama meğerse ALERJİ konusunu gözden kaçırmışım ve en önemli kısmı buymuş. eğer kedi alacaksanız önce göğüs bölümüne randevu alıp kedi tüyü alerjisi testi yaptırın. meğer eşimde kedi tüyü alerjisi varmış. ve biz alerjiyi sadece basit bir hapşırık sanıyormuşuz. şubat mart ayları alerjinin atak dönemi ve hatımız cehenneme döndü. eşim evde nefes alamıyor. kedi perişan. ben sürekli temizlik yapıyorum ve elimde tüy toplama rulosu ile geziyorum gece yatarken belim kopmuş gibi ağrıyor. atak dönemi olduğu için sürekli evi temizliyorum sürekli kediyi taramaya çalışıyorum kedi taranmaktan nefret ediyor. şu anki yaşadıklarımı biri bana fragman olarak gösterseydi asla almazdım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
"ay ben kıldan tüyden rahatsız olurum" diyecekseniz almayın.

Evde alerjik bünyesi olan varsa almayın.

Zaten ev işlerine zar zor yetişiyorsanız ve neredeyse her gün evi süpürmeye enerjiniz olmayacaksa almayın.

Gerisi çok kolay zaten. Kedi süper bir şey. Bizim çocuk iki kedi ile büyüdüğü için hem oyun oynamayı hem iletişim kurmayı yaşıtlarından daha iyi biliyor.

Edit: ev ufak ve zaman darsa almayın. Kuş, balık falan alın ama kedi almayın sakın. Kedi dahil hepiniz kafayı yersiniz.
+2
prole
(17.03.26)
ev ufak, zaman dar, değil her gün evi süpürmek hiçbir şeye yetişemiyorum, çocuğum çok istiyor :( ben de istiyorum ve çok seviyorum ama nasıl olacak bilemiyorum. masrafı hiç problem değil ama bakmaya zaman ayırmak zor olacak. şu an düşününce balık kuş bile zor geliyor.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
ve bir de çocuğum her şeye alerjik. kediye alerjik mi bilemiyorum.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
Kediler, köpekler gibi ırkını söyle sana nasıl davranacaklarını söyleyeyim denebilecek canlılar değiller. Her kedi tıpkı insanlar gibi ayrı karakter özellikleri gösterir. Kimi tırmalar kimi tırmalama tahtasından başka bir yere dokunmaz, kiminin aklı fikri yemekte olur rahat vermez, kimi aldığınız en güzel mamaları dönüp koklamaz bile. Kimi kendine dokundurmaz, kimi tepenizden inmez. O yüzden hiçbir kedi sahibi kediler şöyledir böyledir demez, benimki şöyle böyle der.

Herkes yazmış ama ben de bir kez daha altını çizmiş olayım; Eğer bir süre sonra vazgeçip sokağa bırakacaksanız, emin değilseniz sakın bu işe girişmeyin. Kediler sıkılınca kenara bırakılacak oyuncaklar değiller. 15-20 sene boyunca tüm ihtiyaçlarını karşılamaya hazırsanız alın, değilseniz yol yakınken dönün.
+7
thracia
(17.03.26)
Benim oğlum da 7 yaşında. Aşırı istiyor ben de çok seviyorum ama daha önce sadece kuş beslemişliğim var. 2 aylık bir tekir gördük hamileyken annesini doğum için eve almışlar yavrularını sahiplendiriyorlar. Tüm malzemelerini sipariş ettim girdik bir yola bakalım.
Oğlan da kazık kadar oldu o da gün geliyor kusuyor işiyor o gözle bakıyorum kediye de anne olacağım o da yavru kafasındayım.
+2
cilekli pasta
(17.03.26)
çocuk istiyor diye kedi alınmaz, oyuncak değil bu
+5
zozjotejmnk
(17.03.26)
kısırlaştırılırsa koku bırakma olayı olmuyor. ama tepki işemeleri olabiliyor. bizimki son iki senede iki kere sanırım, koltuğa işedi mesela, neden bilmiyoruz. yıkatmadan da geçmiyor doğal olarak. bi ara çamaşır sepetine toplanmış temiz çamaşırlara işeme huyu çıkardı, iki üç kere de öyle işedi. uzun zamandır bi sıkıntı yaşamıyoruz ama yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. psikolojik sebepleri olduğu kadar hastalık (idrar yolu enfeksiyonu, taş vs) sebeplerle de işeyebiliyorlar. hiçbir sıkıntı yaşamama ihtimaliniz de var tabi. bizimkinde ilk 4 sene olmadı mesela böyle bi şey.

tırmalama olayı da değişebiliyor. mesela koltukları tırmalamıyor. nadiren gerinirken vs tırnaklıyor. ama perdeleri yırttı hep. istemeden de olsa tırnağı takılabiliyor. bi tane çalışma sandalyemiz vardı, haşat etti. şimdiki hedefi kızımızın yeni yatak başlığı...

onun dışında en büyük sıkıntısı tüy. robot var. hafta sonu süpürüyoruz ekstra süpürgeyle. hafta içi de bir kere süpürüyorum. ama yine de her yer kıl. perdeler aşırı kıl tutuyor kumaşından ötürü. oynatmaya korkuyorum yani. ha biz ayda bir bile taramıyoruz belki, sık tarasak problem çözülebilir ama enerji lazım buna. iki dk tarayayım olmuyor çünkü detaylı uğraşman lazım.

yani seviyorum filan ama çocuktan sonra pişman oldum biraz açıkçası. hani ilk kedi geldi, sonra çocuk geldi. zaten çalışıyoruz karı koca. temizliğe mi vakit ayıracağız, çocuğa mı, kediye mi...

ha bakım konusunda bi olayı yok tarama harici bence. haftada bi beş dk tırnak kesme, bitti gitti. kumu temizlenecek bir iki günde bir. bir de tatile giderken vs birilerini ayarlamak şart. onun dışında bakım olayı yok yani köpek gibi değil. kendi kendine takılıyo işte hayvan. tek sıkıntı temizlik yükünü arttırması.
+1
elorelia
(17.03.26)
elo'ya ek olarak, mesela bizimki 12.5 yasinda ve simdiye kadar masallah diyeyim hic iseme problemi olmadi ama artik yasindan ötürü eskisi kadar esnek degil. en büyük tuvaleti almamiza ragmen tuvalet icinde rahat dönemeyince haftada bir yanlislikla cisine basip cikabiliyor. bu sebeple kedi mendilleriyle patilerini bu tip kazalar yasaninca hemen silmem gerekiyor. eger ben görene kadar evde gezdiyse yerleri de silmem gerekiyor. ekstra is direkt.

simdiye kadar ne koltugu ne yatagi tirmalamisligi yoktur ama annemlerin kedisi ne perde birakti ne koltuk, bir yilda her seyi hasat etti. artik bir perdeyi ve bir koltugu onun emrine birakmislar, perdeye tirmanip wrecking ball klibi falan cekiyor.
bize gelince, uzun perde kullanmiyoruz cünkü perdenin icine girip yatiyordu, halilari kaldirdik, tüm kiyafetler kurutucuya muhakkak giriyor, yatak örtüsü, yastik kilifi gibi seyler eve alinirken illa "tüy tutmayan kumastan" olsun diye özellikle aranip seciliyor, her sabah ve her aksam günde iki defa süpürge aciyoruz. tüy meselesini bu sekilde kontrol altinda tutabiliyoruz ama ne istedigimiz gibi eve esya alabiliyoruz bu sebeple ne de kedisi olmayan kisiler kadar rahat kullanabiliyoruz.
bence bunlar göz önüne alinmali. kus bile olsa ekstra is demek.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
(4)

Weed vaporizer kullanıcı yorumu olan var mı?

birdirbir
gün içinde zaten sürekli sigara içiyorum, akşamları eve dönünce 1 veya 2 joint yapıyorum ama ciğerlerimin çok yorulduğunu hissediyorum artık. ara ara detoksa giriyorum zaten ama büyük bir rahatlama hissettirmiyor.buharlaştırıcıları araştırdım ama aynı etkiyi veriyor mu, kayıp yaşanıyor mu birebir de
gün içinde zaten sürekli sigara içiyorum, akşamları eve dönünce 1 veya 2 joint yapıyorum ama ciğerlerimin çok yorulduğunu hissediyorum artık. ara ara detoksa giriyorum zaten ama büyük bir rahatlama hissettirmiyor.

buharlaştırıcıları araştırdım ama aynı etkiyi veriyor mu, kayıp yaşanıyor mu birebir denemiş kişilerden yorum almak istiyorum. storz&bickel veazy gözüme kestirdim. benzer cihazları kullanan oldu mu?
-4
birdirbir
(12.03.26)
Abi sizde muhakeme diye bir şey bulunmaz mı? yani bak işin etik tarafını, legal illegal kısmını falan hepsini bir kenara bırakıyorum, yurtdışı forumlarda, bu cihazların legal olarak satıldığı ülkelerin forumlarına, alışveriş sitelerine falan bakmak varken buraya gelip sanki damacana su markası tavsiyesi ister gibi sorup cevap alabileceğine seni inandıran şey nedir gerçekten çok merak ediyorum. Bence senin ciğerlerden ziyade nöronlarda yorgunluk belirtileri var gibi.
0
thracia
(12.03.26)
herkes thc'nin yasak oldugu yerlerde yasamiyor, arkadas da yurtdisinda olabilir.
benim oldugum ulkede thc yasaklilar listesinden cikarildi 4-5 sene once, su anda sigara almak, joint almaktan daha zor vaziyette. Sigara alirken ID gostermeni istiyorlar, marketlerde sarilmis joint satiliyor, ID soran yok.

soruya gelince, bu islerde emeritus seviyesine gelmis 30 senedir icen bir arkadas var, ona bir sorayim geri donecem.
+3
cooperr
(12.03.26)
teşekkür ederim @cooperr

teşhis için teşekkür ederim @thracia. daha fazla önemseyeceğim bir post okumamıştım bugüne dek.
0
🌸birdirbir
(12.03.26)
sevgili arkadasım
spice diye vice videosu var al izle
kesinlikle likitten uzak dur
o j den daha fazla yoruyor cigeri
cikolata yapabilirsin
dozunu bilerek
+1
kingcyrax
(27.06.26)
(4)

Yeme İçme yerleri rehberi

kumandanim
Merhaba,Her gün tonla mekan açılıyor, Intagram' dan fln denk gelince " aa gideyim buraya " diyorum sonra haftasonu nereye girtsek nereye girsek diye düşünüyoruz. Ya da genelde uğramadığım bi' semte yolum düştü diyelim orada da denemek istediğim bi' yer var zamanında görmüşüm ama aklıma gelmiyor o an
Merhaba,
Her gün tonla mekan açılıyor, Intagram' dan fln denk gelince " aa gideyim buraya " diyorum sonra haftasonu nereye girtsek nereye girsek diye düşünüyoruz. Ya da genelde uğramadığım bi' semte yolum düştü diyelim orada da denemek istediğim bi' yer var zamanında görmüşüm ama aklıma gelmiyor o anda sonrasında farkediyorum falan neyse.
Şimdi ben ne yaptım Iphone haritalar uygulamasında ayrı bi' rehber açtım Yeme İçme diye mekanları orada işaretliyorum. Bu mantıklı mı yoksa sizin kullandığınız daha efektif bi' şey var mı merak ettim.
0
kumandanim
(11.03.26)
İnsta face ve tiktokta beğendiği videoları kaydederken ayrı bir dosya oluşturabiliyorsun. Ben deneyeceğim yemekleri, müzikleri, bu tip mekanları ayrı ayrı klasörlüyorum.
0
ground
(11.03.26)
@ground; bu da olabilir ama harita bazlı bi' format daha iyi sanki.
0
🌸kumandanim
(11.03.26)
instagram'da falan mekan öneren sayfaların / kişilerin %99.99'u bunu para karşılığı yapıyorlar.
+1
co2s2
(11.03.26)
Yaklaşık bir yıldır ajanda ve not defteri tutmaya başladım. sürekli yanımda taşıdığım ve aklıma her geleni yazıp çizdiğim bir not defterim var. Zaman geçtikçe kullanma ve açıp bakma alışkanlığım da arttı. manuel bir şekilde yazınca, yazmaya değer olmayan şeyleri kafadan elemiş de oluyorsun daha en başında. tavsiye ederim.
0
thracia
(11.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(2)

Sifir motosiklet alacagim

optimistbakunin
Selam, satan bir bayi var bi yer var sifir uygun da fiyati taksit de yapiyorlarmis. Notere gidiliyor mu? Ne yapmak gerekiyor nelere dikkat edilmeli
Selam, satan bir bayi var bi yer var sifir uygun da fiyati taksit de yapiyorlarmis. Notere gidiliyor mu? Ne yapmak gerekiyor nelere dikkat edilmeli
0
optimistbakunin
(09.03.26)
gidiliyor tabii trafik sigortası yapılıyor ruhsat için notere gidiliyor sonra da şöförler odasına plaka için
plakayı alıp bayiye gidiyorsun takıyorlar sonra da yola çıkıyorsun
0
croswell
(09.03.26)
Alacağın bayi sana trafik sigortası ve plaka işlemlerini biz halledebiliriz diyebilir. Ancak bunun için sizden ekstra para isterler. Bunlar gözünüzü korkutmasın, çok kolay işler, kendiniz yapın derim. Yapacağınız şey şu;

Notere gidip ruhsat çıkaracaksınız. Orada sizi yönlendirecekler zaten. Ruhsatta plakanızın ne olacağı da yazacak. Sonra ruhsatla birlikte şöförler odasına gidip ruhsatta yazan plakayı yazdıracaksınız. Sonra da bu plaka ve ruhsattaki bilgilerle internetten kafanıza göre bir firmadan trafik sigortası yaptıracaksınız. Hepsi yarım günlük iş.
0
thracia
(09.03.26)
(11)

Çekirdek kahveyi online nereden alıyorsunuz?

sonhakan
Internetten önereceginiz bir yer var mı?
Internetten önereceginiz bir yer var mı?
0
sonhakan
(08.03.26)
Illy marka çekirdek alıyorum, kendi sitesinden, zaman zaman güzel indirimler de yapabiliyorlar.
0
mechtech
(08.03.26)
uzun denemeler sonucunda gerek tat gerek f/p olarak benim için en iyisi tchibo barista edition oldu. tabi bunu moka pot için söylüyorum, espresso için de benzer sonuç verecektir (git: www.tchibo.com.tr )
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
otomatik kahve makinesi için kahve dünyası espresso çekirdek kahve alıyorum, genelde trendyol üzerinden daha uyguna geliyor. her zaman aynı dolgun tat.

filtre kahve için de nitelikli çekirdek alıyorum. farklı 3.dalga kahvecilerden hangisini denk getirirsem.
0
MtKrt
(08.03.26)
Sanalbaharat
0
yeahbutso
(08.03.26)
coffetropic'ten alıyorum ben
0
belkider
(08.03.26)
fotrsapka
(08.03.26)
2 al 1 öde, 2 al 1'i money iade gibi kampanyalar oldukça migros'tan ki şuan da kampanya var. 3 saati kaldı, dünden beri devam ettiğinden sizin şubede seçenekler azalmış olabilir tabi www.migros.com.tr
0
konetsu
(08.03.26)
kafeingo'dan abonelikle alıyordum düzenli.
0
co2s2
(08.03.26)
Sanalbaharat.com’dan memnun kaldım.
0
biseysorcaktim
(08.03.26)
filtre kahve için deal'dan espresso için tchibo'dan alışveriş yapıyorum. daha önce null'dan da almıştık, ondan da memnun kaldık.
0
another satisfied lover
(10.03.26)
thracia
(10.03.26)
(9)

Bazı tipler nasıl yükselebiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl m
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl mümkün olabiliyor?
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Aslında ilginçtir narsisistik sosyopatik ve psikopatik özellikleri olan kişilerin daha iyi lider gibi görülmesi gibi açıklamalar var.
Tabi her kişiyi kendine has tarihi dönemin yarattıığını da göz ardı etmemeliyiz. Yani toplum psikolojisi Hitler, Trump gibi adamları da çağırıyor bir yerde..
+1
anon1m
(02.03.26)
amerikan medyasının "zararlı" gördüğü herkesi aptal, deli, palyaço vs. olarak görmeyi ne zaman bırakırsınız tahminen? bunlar siyasetçi neticede çok iyi oldukları, hak ettikleri için gelmiştir diyemem ama 2026 yılında yaşıyoruz yani konulara bu kadar sığ ve tek taraftan bakmasak mı artık? kaddafi ve saddam küçük işletmede kapıdan sokulmayacak adamlar he mi? allah allah.
+9
der meister
(02.03.26)
Gerçekten devlet yönetmek için iyi üniversite mezunu olmak, dil bilmek, yazılım bilmek vs mi lazım zannediyorsunuz :)

Gece kör karnalık bir sokaktan geçerken bile 80 kere arkamıza dönüp bakıyoruz tas kafalı korkusundan, bu adamların gözü kara, ölürler de öldürürler de. Zannettiğin şeylerden çok daha fazlası var bunlarda. Yolun en başından bu yana rakiplerini eleye eleye geliyorlar, gücü kendileri elde ediyorlar birileri tarafından sunulmuyor o güç onlara. Biraz belgesel izleyin anlarsınız :)
+1
ebeş
(02.03.26)
Özgür Demirtaş twiti gibi olmuş gerçekten. Tebrikler.
+2
thracia
(02.03.26)
özel sektör ile devlet ne alaka? Milyonlarca memur var özel sektörde 2 aylık deneme süresini bile geçemeden şutlanacak.
İktidara gelmek güç sahibi olmak gerçekten büyük bir sanat. Şans işi de değil. Sağcılar bu konuda daha iyidir çünkü tabandan yükselirler. Hem kitlesi daha çoktur hem de daha gözü karadır. Üstlere asla dokunmazlar, tehdit etmezler zamanı gelince aşağı indirirler.
+1
croswell
(02.03.26)
saydıgın tiplerin işletmelerde kapıdan içeri sokulmayacaklarını düşünmüyorum. iş dünyasında bu tarz adamlarla çokça karşılaştım. ayrıca bu insanlar özel sektörde yükselen kişiler değil ki. niçin özel sektör ile devleti bir tuttun? kaddafi ve saddam zaten asker. bu girişken ve haddini aşan kişilikleri sayesinde genç yaşta darbe ile yönetimi ele geçiren acımasız kişiler. trump ise babadan zengin birisi, özel sektör çalışanı değil, türkiyede de bolca örneğini gördüğümüz işveren.
özel sektörde yıllarca çalışıp pısırık ve patron yalakası yöneticilerden devlet adamı çıkacağını mı düşünüyordun? aksine saydığın kişilerden devlet adamı olur.
+1
abelardo
(02.03.26)
asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Diplomasız nasıl yükseldi, incelersen anlarsın.
+1
parka
(02.03.26)
"asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor." derken benim yazıma cevap verdiğini zannediyorum. çünkü ben yazımda saddem ve kaddafinin asker olduklarını, özel sektörden gelmediklerini vurgulamıştım.

anlamadıgım şey şu. kaddafi ve saddam'ın sevilmediklerini hele de saygı duyulmadıklarını nereden çıkarıyorsun? her ikisi de çokça saygı duyulan insanlar. tekrar aynı şeyi söylüyorum; özel sektörde patrona yalakalık yapan pısırık yöneticilerden daha çok sevilip saygı duyuldukları kesin.
+1
abelardo
(02.03.26)
(6)

hangi ayakkabı

edgenabby
düşünceler?https://www.sportive.com.tr/asics-gel-pulse-15-gore-tex-erkek-gri-kosu-ayakkabisi-1011b781-003-3/?integration_renk=N04&filterable_beden=42vshttps://www.sportive.com.tr/new-balance-fresh-foam-x-hierro-v9-erkek-bej-kosu-ayakkabisi-mthierv9-2/?integration_renk=N29&filterable_beden=44%2C5
0
edgenabby
(23.02.26)
asics pulse rahat değil, tabanı sert. asics bakıyorsanız cumulus, nimbus veya kayano tavsiye ederim. yastıklamaları çok iyi ve rahattır.
new balance modelide arazi/patika koşu ayakkabısı. tabanı şehir içi çok uygun olmaz. onda da 1080 modelini öneririm.
0
my fault
(23.02.26)
asics kayano +1
krem rengini hiç beğenmedim. yeşil gayet uygun duruyor.
0
neira
(23.02.26)
asics aldim bir kere, rahat degil, bir daha almam.
o yuzden 2 diorum.
-3
cooperr
(23.02.26)
kosu ayakkabisi olarak asics gel nimbus kullaniyorum. kullandigim en iyi kosu ayakkabisi diyebilirim.

bu tarz ayakkabilar kosu icin, veya cok uzun sure ayakta kalacak, yuruyecekseniz iyidir. gunluk kullanim icin daha sert tabanli sneakerlari oneririm. bunlar hem asinir, hem stabil degildir (hareket odaklidir), hem de kopukleri beyazsa kirlenir.
0
antikadimag
(23.02.26)
Biri asfalt yol koşusu ayakkabısı diğeri arazi koşusu. Buradan anladığım siz bu ayakkabıları koşmak için değil günlük hayatta giymek için almak istiyorsunuz. Sırf tabanı kalın ve yastıklaması çok diye bu ayakkabıları günlük hayatta giymek çok yanlış bir tercih olur onu baştan söyleyeyim.

Bu ayakkabılar koşu için dizayn edilmiş modeller; tabanlarının kalın olmasının sebebi, koşu esnasında gelen ani baskıyı absorbe etmek ve sıkışan tabanın üzerindeki baskı kalkınca hızla genleşerek ileriye doğru bir atım vermek. Ancak siz yürüyüş esnasında bu baskıyı oluşturamayacağınız için dengesiz ve bileklerinizi zorlayıcı bir hal alacak. Kaldı ki bu tür performans ayakkabılarının ömrü günlük hayatta giyilen sneaker'lara oranla çok daha düşüktür. Çünkü hedeflerindeki şey dayanıklık değil performanstır. Günlük ayakkabıda konfor arıyorsanız bunu taban kalınlığında değil, iç tabanlığın daha iyi yastıklamasında ve konforunda aramanız gerek. Memory foam tabanlıkları olan vs gibi modellerde çok daha rahat edersiniz.
0
thracia
(24.02.26)
günlük hayat içinse, ikisi de birbirinden kötü.
0
Başka
(24.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(30)

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Şubat sayısı.

alice in potatoland
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
0
alice in potatoland
(17.02.26)
Sherlock Holmes setine başladım. Çok keyifli gidiyor.
+1
strawberry first
(17.02.26)
rachel cusk, parade.
0
eileengray
(17.02.26)
asimov - the foundation
+3
antikadimag
(17.02.26)
Georgi Gospodinov - Zaman Sığınağı
0
a perfect lie
(17.02.26)
Asimov vakıf serisi, yine yeniden.
+1
kisa
(17.02.26)
orwell burma günleri
0
summerjam0306
(17.02.26)
Mina Urgan-Bir Dinazorun Anıları
0
tiredofwaiting
(17.02.26)
Bütün-Beyinli Cocuk Uygulamalı Rehberi
0
kondansator
(17.02.26)
There Is No Place for Us: Working and Homeless in America
0
salihdt
(17.02.26)
tüfek mikrop ve çelik
0
pide
(17.02.26)
umberto eco - gülün adı
+1
efreet sultan
(17.02.26)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Philip k. Dick
+2
antihero
(17.02.26)
david d. burns - 10 günde özgüven
+1
sabenburak
(17.02.26)
Yerdeniz Öyküleri. Ardından Öteki Rüzgar ile kapanışı yapacağım.
+1
auroraaurora
(17.02.26)
Calikusu - recep nuri gültekin

Bunu neden eksiler bir insan. Saka gibisiniz ha.
0
Purple life
(17.02.26)
Frank Herbert - Dune
+2
yemrem
(17.02.26)
insan vücuduna seyahat - gavin francis
0
lemmiwinks
(17.02.26)
James Clavell - Shogun
0
thracia
(17.02.26)
Graeme Simsion - Rosie Projesi
0
matilda
(17.02.26)
Büyük İskender - Jona Lendering
0
drako
(17.02.26)
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Zeytindağı - Fatih Rıfkı Atay
0
hayalhayal
(17.02.26)
sınırsız rüyalar diyarı - j. g. ballard
0
lüzumsuz adam
(17.02.26)
@purple reşat nuri'yi recep nuri diye yazman çağrışımı sebebiyle hoş bulunmamış olabilir
+1
beyfendi
(17.02.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
0
rock n roll
(17.02.26)
Bugün olağanüstü bir gece bitti, fareler ve insanlara başladım
0
pislick0
(17.02.26)
Asako yuzuki - tereyağı
0
kullanicadi
(17.02.26)
topeka okulu ama sarmadı nedense...
0
suyin
(19.02.26)
Aynı yazarın Atocha’dan Ayrılış kitabını okudunuz mu? tavsiye ederim.
+1
eileengray
(19.02.26)
İhsan Oktay Anar
Yedinci Gün
0
kumandanim
(19.02.26)
okumadım, alayım listeme çok teşekkürler <3
+1
suyin
(19.02.26)
(11)

nasil olmus sizce

aferin cok iyi dusunmussun
https://www.instagram.com/reel/DUYYW2NCDwf/?igsh=dzZucnJ0M2NwZmg4hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim a
www.instagram.com

hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)

cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim ama dogru duzgun firsat olmadi, acaba simdi ders filan mi alsam diyorum

gerci ders alip napcam, grup mu kurcam bu saatten sonra ama bi taraftan da hosuma gidiyor

es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem

gitar vs uzerine tavsiyeniz varsa da super olur soyle tutma, boyle cal vs gibi
+3
aferin cok iyi dusunmussun
(05.02.26)
Akustik gitarın telleri başlangıç için daha çok acı verir fakat zamanla alışırsın. Belki daha ince bir tel takımına geçersen nispeten kolaylaşır fakat her enstrumanın bir zorluğu var, akustik gitarın da zorluğu çelik telleri

Başarılı buldum devam et
0
grimavi
(05.02.26)
sesin çok güzel, devam.
0
antihero
(05.02.26)
ben cok begendim.
gitar konusunda hic bilgim yok ama dinleyici olarak cok güzeldi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.02.26)
teknik bilgim yok, ben beğendim. sesiniz güzel :)
0
black holes in the sky
(05.02.26)
sifir egitim ile iyi bence, potansiyel var.
0
cooperr
(05.02.26)
Bir dönem hayatını müzisyenlikle kazanan biri olarak gayet başarılı buldum. Müziğe yeteneğin olduğu çok açık.

Yeni başlayanlar, tellerin akustik gitara göre çok daha yumuşak olduğu klasik gitarda bile bare basmakta zorlanırken sen orayı çözmüşsün. Şarkıyı kapo kullanarak kendi tonuna çektiğine göre belli ki şarkı söylemeye de müziğe de yabancı değilsin. Eğer kapo kullanmayı kendin araştırarak bulduysan ders almana gerek yok. İnternetteki kaynakları da kolayca çözüp seviyeni yükseltirsin.
0
thracia
(05.02.26)
bende de sıfır teknik bilgi ama sesin gayet güzel :-)
0
euteamo
(05.02.26)
Beğendim
0
kisa
(05.02.26)
thracia +1

Doğru seste çalmak için kapo kullanma kısmı yoldan geçen insandan daha farklı bir kulağınız olduğunu gösteriyor. Sesiniz gerçekten çok güzel. Nefes kontrolü beni asıl şaşırtan kısım oldu. Son hecelerde zorlandığınız veya çok derin nefes aldığınız bir an yok. Tüm video boyunca istikrarlı gitmişsiniz bravo. Müziğe bir yatkınlığınız, yeteneğiniz olduğu aşikar.

Gitar konusundaki "acemilik" yalnızca geçişlerde parmaklarınızın doğru yeri bulmakta bir tık zorlanışından belli oluyor. O da zamanla, pratik yaptıkça kas hafızasıyla ortadan kalkacak bir şey. Gitarınızın ne kadar kaliteli veya kalitesiz olduğuna şu aşamada çok takılmanıza gerek yok. Sıfır eğitimi olan ve daha çok kısa süre önce gitarı eline almış birisi için gayet iyi şu anki görüntünüz.

Baya iyisiniz bence. Devam.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
'es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem' bu cümleye çok güldüm, canım sıkkında neşelendim valla.

bak kendimden örnek vereyim; benim kız 12 yaşına girecek, 5 yaşından beri klasik piyano çalıyor. biz de bu işe başlarken her ebeveyn gibi hevesle ve pek çok kişi yaptığı için başladık, hatta ben 'cengiz kurtoğlu veya nejat alp olur en fazla' dedim, en fazla 3 yılda hevesini alır bırakır dedik. Ancak öyle olmadı, çok sevdi, o tuşlara tek tek basan çocuk şimdi Chopin filan çalıyor. Grade ve repertuar zorlaştıkça daha da işin içine giriyor ve ilgisini çekiyor, kendisi bir şeyler yazmaya başladı filan. şimdi 'müzikle ilgili bir kariyer mi kursak' diye düşünmüyor değiliz.

lütfen iyi birinden ders al, herkes yazmış ben de yazayım, sesin çok güzel. spotify' da duysam listeye eklerim ciddi diyorum. müzik aletinde teknik hakimiyet sağladıkça ve nota bilgini pekiştirdikçe bir süre sonra belki bir dersi de solfej yapacaksın, ses tekniğini de geliştireceksin.

varsa hevesin hiç kırma. go girl!
0
galahad reloaded
(06.02.26)
ne guzel seyler yazmissiniz, cesaretlendirmeniz icin tesekkur ederim, cok mutlu oldum gercekten

biraz daha ogreniyim istek parca alicam hepinizden :D
+3
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
(12)

Nerelisiniz?

sucvecezve
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
+1
sucvecezve
(27.01.26)
Eşim trakyalı evet benzer muhabbetler bizdede oluyor
0
basond
(27.01.26)
istanbul/ankara
aksan sikintisi yok, arnavut oldugu icin sinir problemimiz va.
+2
cooperr
(28.01.26)
egeliyiz. akşama kadar gari, biyo, sağdıç, nedipbaaa gibi sözleri duyuyoruz. biz sıcak memleket insanlarıyız, yaydırmayı severiz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
Doğma büyüme Trakyalıyım, hanım İstanbullu. Trakya ağzıyla konuşsam sıkıntı yaşarız.
0
kumandanim
(28.01.26)
Ben Trabzon asıllı İzmir, hanımım Adana asıllı Niğde. Hiç aksan sorunu yaşamadık, çevremde belli bir eğitim düzeyine sahip olup da aksanlı konuşan da yok. Sadece açık e kullandığı için arada dalga geçiyorum ama onu da düzeltti gibi eğlencem bitti :d
0
nundu
(28.01.26)
Corum :( Bende pek şive yok hiç olmadı hatta arkadaşlarım sen nasıl corumlusun diyorlardı hep.

Sanki corumlular kufurbaz haydo gibi dolanıyor şehirde sdfjsgjh

Ama eşim Antepli, onda var tek tük. Normalde çok yoktu da Antep e dönünce açıldı :D

Gerçi şive mi denir ağız mı bilemedim ama bazı efektleri ve telaffuzları değişti.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
ben trakyaliyim, esim istanbullu. sivem yok ama bazi kullandigim kelimelere esim gulebiliyor, ya da dalga geciyor. :)
0
lemmiwinks
(28.01.26)
Esim Aydinli. Aydin il sinirlarina girdigimizde aksan degisiyor :D Bunun disinda gunluk hayatimizda kullanmiyor zaten.
0
65 derece
(28.01.26)
ananiyimioguz'u eşim sandım birden ama son cümlelerde o olmadığını anladım kdfgkfdg

ben antepliyim, eşim çorumlu.
ben istanbul'da doğdum ve büyüdüm o yüzden şivem falan yok. babam antep'te doğup 8-10 yaşlarında falan gelmiş İstanbul'a onun da bir şivesi yok.

eşim doğma büyüme çorumlu. üniversite için istanbul'a gelip tekrar geri dönmemiş ara ara gitmiş tabii ama istanbul'da yaşamış hep üniversiteden sonra. haliyle biliyor şiveyi çok iyi ama şivesiz konuşuyor. Annesi babası öğretmen öyle alıştırmışlar. bana çok komik geliyor şiveleri. biz çorum'da ona öyle demeyiz falan diyor arada. dalga geçiyorum niye her şeye başka bir şey diyorsunuz falan diye ama eğlenceli.
0
matilda
(28.01.26)
@ matilda, benim de anne baba öğretmen, ben de uzun yıllar istanbuldaydım, noluyo yav sdhfsdhs tam neresinden corumun :D kayıp ikizim galiba

bu arada ben de bilirim biraz ama işte kullanmadım hiç, orada yaşarken de kullanmıyordum.

mesela eşinize; göbeller badallarda cıncıkları heşlediler deyin anlayacaktır sdfjsgs

muğlada da yaşadım, o yüzden gelipduru gidipduru napıpduru bana çok tuhaf gelmiyor çorumdan sonra. gerçi onların da farklı kullandığı kelimeler var ve hızlı konuştuklarında anlaşılmayabiliyor özellikle yaşlı teyzelerin ama... yine de çabuk alışmıştım.

antepte de var buraya özgü kelimeler.

anadolu ne güzel ya felaket bir kültürel zenginlik var ama birbirine düşman ve kindar yetişenleri görünce soğuyorum memleketten.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
12 cevap gelmiş, 4'ü Trakyalılardan, biri de Arnavut. Naptınız hepiniz anlaşıp mı yazdınız adsjsj.
0
🌸sucvecezve
(28.01.26)
İsimden de anlaşılcağı üzere trakyalıyım. Konuşurken nereli olduğumun anlaşılması imkansız. Ama etrafımda ağır trakya şivesiyle konuşanlar varsa benim şivem de farkında olmadan kayabiliyor. En sevdiğim şey de, salon beyefendisi gibi konuşurken pek oralı olmayan macır daykoya bir anda şiveyi değiştirdiğimde suratına yayılan kocaman gülümsemeyi izlemek.
+2
thracia
(28.01.26)
(7)

Ego problemi

arbre
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etm
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etmiyor, ama evlenemiyorum yazmış. Kadınlar daha az egolu olmayı akıl edemiyor mu? Ego ilişkilerin önündeki en büyük engel değil mi şu an?
-21
arbre
(26.01.26)
Abi sen şundan 1 sene önce insanların mesleklerine göre kendinden düşük seviye gördüğünü söylerken kadınları ego sahibi oldukları için evlenemiyorlar yazman biraz garip degil mi?
Bence sosyal medyaya çok fazla bakıyorsun. Sosyal medyada belki böyle yazmaları kendilerine bir sürü adamın yazmasını sağlıyordur ve egoları pohpohlaniyordur falan egleniyorlardir bilemeyiz.
+8
logisticsmanager
(26.01.26)
onlar ego'lu değil, paralı adam avındalar. gel seni evinden bmw ile alayım, boğazda yemek yiyelim dedin mi? muhtemelen dememişindir. ama diyenler çook.
-2
michael harddd
(26.01.26)
Yanına yakıştıracağı birini henüz bulamadı diye ne yapsın? Çıtayı mı düşürsün? Ne yapsa uygun olur sence? Beklentin ne?
+1
Mirket
(26.01.26)
Hepimizin kendimizin dışındakilere gösterdiğimiz bir yüzümüz var. Yani iç dünyamız ile herhangi biriyle iletişim kurduğumuz halimiz asla aynı değil, olamaz da. Buna sosyal maske diyorlar sanırım. Hepimizin birer sosyal maskesi var yani. Birine baktığında gördüğün şey ile, onun gösterdiği şey de farklı olabilir. Sosyal medyalar insanların kendilerini ortaya koyarken epey özen gösterdikleri, plan yaptıkları yerler. Dolayısıyla bir yapaylık var.

Kadınların sosyal medyada neden bu kadar egolu göründüğünü hiç merak ettin mi? Sosyal medyada erkeklerin de aslında ne kadar egolu olduklarını hiç fark ettin mi? Kadınların görüntülerinin büyük bir savunma mekanizması olduğunu ama erkeklerin görüntülerinin aslında bilinçaltlarını dışa vurduğunu biliyor musun?

Sen kendini dışarıya bu kadar egolu göstersen bunu neden yaparsın?
0
muhayyer divan
(26.01.26)
Bu durum seni niye ilgilendiriyor ki?

Kızlar egosu yüzünden flört edemiyorsa bu onların problemi, senin değil.

Ha sen eğer, " manken gibi kızlar flörtleşecek erkek bulamıyor, halbuki kriterlerini düşürseler burada ben de varım, bizi de görsünler, farketsinler" demeye çalışıyorsan o zaman aynı fikir senin için de geçerli. Madem öyle sen de kriterlerini düşür, manken gibi kızlara değil daha sıradan kızlara bak.
+15
thracia
(26.01.26)
@thracia +1

"çok güzel" ve "çok havalı" olmasına rağmen "flörtleşeceği erkek bile yoksa" ve "evlenemiyorsa" bu onların problemi. isterse kriterlerini biraz düşürür ve 100 tane aday karşısına çıkar.

peki sen kritelerini düşürsen veya kriteleri tamamen ortadan kaldırsan karşına 100 kişi çıkar mı?
0
tabudeviren
(26.01.26)
Herkes sınıfının üstüne oynuyor yavrum şunu bi anla. Ağlayan da yine üst segmente ağlıyor, senlik bizlik bi durum yok yani
0
olaylar olaylar
(26.01.26)
(4)

Bas gitarın çığlık atması

nobodioght
Selam, 10-15 gündür dokunmamıştım, bugün biraz bakayım dedim ve gitar çığlık atıyor sgkjsdg. Neden olabilir? Elektro gitarda herhangi bir çığlık yok, dolayısıyla ses kartı ve hoparlörlerde sorun yok diye düşünüyorum. Elektronun amfisine bağladığımda da aynı çığlık var. Alalı da 2 ay olmuştur, ibanez
Selam, 10-15 gündür dokunmamıştım, bugün biraz bakayım dedim ve gitar çığlık atıyor sgkjsdg. Neden olabilir? Elektro gitarda herhangi bir çığlık yok, dolayısıyla ses kartı ve hoparlörlerde sorun yok diye düşünüyorum. Elektronun amfisine bağladığımda da aynı çığlık var. Alalı da 2 ay olmuştur, ibanez gsr-200.

streamable.com
0
nobodioght
(15.01.26)
Eğer bilinçli bilinçsiz bir yere çarptıysanız falan manyetikte bir sıkıntı olabilir gibi
+1
cay koy geliyorum
(15.01.26)
muhtemelen preamp'ın pili bitmiş. arkasındaki pil yuvasından 9v pil değiştirerek deneyebilirsiniz.
+4
alembic
(15.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.

@cay koy geliyorum çarpmadığıma eminim tekim zaten evde
@alembic sanırım sorun bu, yabancı forumlarda da benzer çözümden bahsedilmiş. Bu kısa sürede bitmesine ihtimal vermemiştim. Deneyeceğim.
0
🌸nobodioght
(15.01.26)
Preamp pili +1

aklınızda bulunsun, aktif manyetik gitarda amfiyi kapamış olsan bile eğer jack gitara takılıysa pil yemeye devam eder. Kullanmadığın zamanlarda mutlaka jack'ı gitardan çıkar.
0
thracia
(16.01.26)
(9)

Şu montun rengi

deniz kiyisi ve papatyalar
Nasıl dostlar?Siyah daha mı iyi?Teşekkürlerhttps://www.hepsiburada.com/carto-mono-triclimate-hooded-erkek-yesil-outdoor-mont-nf0a8d1sbri1-p-HBCV0000AFLEJU
Nasıl dostlar?

Siyah daha mı iyi?

Teşekkürler

www.hepsiburada.com
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
bence yeşil
0
kisa
(15.01.26)
yeşil güzel ama hepsiburadadan almazdım ben
0
neira
(15.01.26)
Neden?
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Zeytin yeşili gayet güzel. Outdoor kıyafetlerde siyahı süper sıkıcı buluyorum.
0
thracia
(15.01.26)
Siyah tabiki, güzel bi yeşil değil o.
+1
antihero
(15.01.26)
Yeşil +1
Logo rengi konusuna da katılıyorum.

Ek olarak bu sentetik ürünün sadece markasından ötürü decathlon’daki muadillerinin 2-3 katına satılmasını da kınıyorum.
0
orient blue
(15.01.26)
Sağ olun dostlar, yeşilini almıştım zaten, bugün itibariyle geldi, beğendim fena değil, fikir almak için yine de sormak istedim.

Yeşili şundan tercih ettim:
Birincisi, renkli giyinmeyi seviyorum.

İkincisi, renk konusunda çeşitlilik olsun istedim. Şundan almıştım daha önce: encrypted-tbn0.gstatic.com

Üçüncüsü, siyah bir montum zaten var. Tekrara düşmek istemedim. Yoksa bu montun siyahı da gayet güzel, kötü değil.

Fiyat konusunda haklısınız dostlar, ama arada bir tane olsun be, hep bu markadan giyinmiyorum, model hoşuma gitti sadece, yoksa mavi'den, pierre cardin'den de montlarım var, markasında değilim.

Eyvallah dostlarım...
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Ben de yeşili alırdım, güle güle kullanın.

Ben yıllar önce Adidas'tan buna benzer içinde polar bir ceket olan palto almıştım. Dıştaki kabuk sadece yağmurluk görevi görüyor, içindeki polar ceket ısınmayı sağlıyordu. Pek kullanışlı bulmamıştım açıkçası, bir daha bu tip bir şey almadım. Siz seviyor ve kullanabiliyorsanız, işinizi görüyorsa güzel ancak ilk kez bu tip bir mont aldıysanız kullanışlılık konusunu bir de bu gözle değerlendirmenizde yarar olabilir.
0
10551037
(15.01.26)
Adidas'ınki nasıldır bilmiyorum ama şu an gayet kullanışlı geldi, normal bir monttan temel bir farkını göremedim. İlk kez alıyorum evet, ama dediğim gibi hoşuma gitti, hatta çok daha kullanışlı geldi bana. İki farklı mont fikri fena değil.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
(16)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-27
arbre
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-7
🌸arbre
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(9)

Kedi aşıları

hunharca ben
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
0
hunharca ben
(12.01.26)
Veterinerin önerisi tüm aşıları yaptırıyorum. Karma yapıldı. Parazit ve kuduz aşıları evde olsa da düzenli yapılıyor. Lösemi ya da başka bir şeye gerek duymadı.
+1
strawberry first
(12.01.26)
evet yaptırıyoruz, yıllar önce dışardan içeriye taşınan virüsler sebebiyle bir kedimi kaybetmiştim malesef, veteriner bu aşılara gerek yok dediği için ve buna inanıp başka bir araştırma yapmadığım için.
0
amelie poulain
(12.01.26)
zorunlu giderlerimden sonra maaşımdan geriye bir şey kalmadığı için yaptıramıyorum. :') anca iç-dış parazitlerine yetişebilmeye çalışıyorum
0
art cat chocolate
(12.01.26)
ilk gittiğim veteriner losemi için yapalım demişti, bilinçlenince bulduğum veteriner çok çok düşük bir risk bulaşması demişti kedi dışarıya çıkmıyorsa.(dışardaki kedilerle haşır neşir olmuyorsan, gelince kıyafetlerini çıkartıyorsan) bende yaptırmadım.
karma yaptırıyorum, parazitlerini 3-4 ayda 1 yaptırıyorum kuduz zaten zorunlu.

ben karmaya bile hale şüpheliyimde işte bişi olursa diye onu yaptırıyorum.
0
eja
(12.01.26)
10 yaşını geçen kedimize sadece iç-dış parazit (ense damlası) ve kuduz aşısı yaptırıyoruz. 9-10 yaşına kadar rutin aşıları eksiksiz, sonra veteriner de diğerlerine gerek yok dedi. Kedi yaşlandıkça aşılar sorun çıkarmaya başlayabiliyor, bir arkadaşımızın kedisi aşı yerlerinde oluşan kötü huylu tümörler yüzünden ameliyat oldu, kemoterapi gördü. Böyle şeyler de tedirgin ediyor biraz.
luckypet.com.tr
www.sirinvet.com

5 yaşındaki kedimize bir yıldan fazladır aşı falan yaptıramıyoruz çünkü kedi değil panter beslediğimizden veterinere götüremiyoruz, evden çıkmadığı ve diğer kedinin aşıları eksiksiz olduğu için çok sallamıyoruz. Bir tek ense damlasını evde kendimiz yapıyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(12.01.26)
Zorunlu aşılar haricinde yıllardır yaptırmıyorum. Tahılsız, %98 hayvansal proteinli mama ile besleniyor ( alerjisi olduğu için), dışarıyla herhangi bir teması yok. Parası falan hiç dert değil ancak birkaç farklı veteriner arkadaşımdan da aldığım görüş sonucunda düzneli aşıya gerek görmüyorum.

Elbette bu kediden kediye değişir. Benimki sokak kedisi, dolayısıyla zaten genetik olarak büyük bir doğal seçilimden geliyor ve oldukça güçlü. Ancak özellikle cins kediler çok daha hassas ve kırılgan olabiliyor. Onlar durumu farklı değerlendirebilir.
0
thracia
(12.01.26)
Bizimki 2 yaşında, kuduz zorunlu zaten yılda 1 defa oluyor. 1 yaşından önce 2 doz karma 2 doz da lösemi olmuştu. 2 yaşında 1 doz karma aşı oldu hatırlatma dozu. İç dış parazit için de ense damlası yapılıyor ama bayadır yaptıramadım işten güçten. Bu hafta yapıtıracağım. Löseminin de hatırlatma dozu yapılması gerekiyormuş sanırım onu da yaptırıcaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
lösemi hiç yaptırmadık. kuduz ve karma vaktinde yaptırıyoruz. bence kuduz yaptırmak da saçma çünkü evden çıkmayan bir kedi bizimki. iç dış ise 3 ayı geçiyor aralığı.
+1
elorelia
(12.01.26)
Kediniz 2 yaşından büyükse hiçbir şeye gerek yok.

Kuduz ne la? Vaka yok Anadolu'da

2 den küçükse gençlik aşısı

İç dış parazite de gerek yok

Yılda bir defa enseden iç dış olanı damlatın bitti gitti ona da gerek yok ya neyse
-4
topkapiaksaray
(12.01.26)
(5)

Schengen randevu danismanlik aldim

Kittie
Dolandirildin mi acaba?Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.Hala ses soluk yok.Yarin arayip parami geri isteyecegim?Sizce de adam isi sallamiyor mu?Ben mi fevri davraniyorum?*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de so
Dolandirildin mi acaba?
Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.
Hala ses soluk yok.
Yarin arayip parami geri isteyecegim?
Sizce de adam isi sallamiyor mu?
Ben mi fevri davraniyorum?
*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de sorun yasamamis. Zengin de bi kadin bu tanidik. Hatirlidir her yerde. Onun adiyla gorustum ve ona guvenip para yolladim.
-1
Kittie
(11.01.26)
E referansla gitmissiniz, ustelik ocak ayinin ortasina bile gelmedik, dolandirildiginizi dusunmek icin fazla aceleci geldi sizin durumunuz.
0
bosver nicki
(11.01.26)
Bosver nicki: ben tam 15 kasimda odeme yaptim ocak veya subat en gec dedim. Daha erken olursa da tamamim dedim. Bi bilgi veriyor ne bi sey. Garip geliyor o yuzden
0
🌸Kittie
(11.01.26)
en cok dolanndiricilik donen sektorlerden biri bu. zengin, hatirli falan gibi sifatlar komik. ayarlayan kisi isterse cumhurbaskanin oglu olsun, bildigin haksiz, hukuksuz, alavere isi bu randevu ayarlama mevzulari. chatbot, rusvet disinda kimse yasal yoldan size randevu ayarlayamaz.
+1
buenosdias
(12.01.26)
2 yıl önce yunanistan vize aracısı kozmos çalışanlarının büyük bölümünü randevu sattıkları vs dolayısıyla işten çıkardı. Bu konuya ekstra hassasiyet gösteriyorlar.

Sizin para verdiğiniz aracılar, randevular açıldığı zaman ama chatbot ama fiziksel bilgisayar başında bekleyerek aslında sizinle aynı şekilde randevu almaya çalışıyor. Bu arada chatbot'lar sadece randevu açıldığında haber verebilir, çünkü pek çok sms aşamalı giriş sistemi var.

Özetle verdiğiniz para, sizin yerinize bilgisayar başında bekleyip randevu açıldığında almaya çalışsınlar diye. Ne kadar verdiniz bilmiyorum ama bunun için 100-200 euro para vermek gerçekten saçmalık. son 2 randevumu kendim aldım. Eğer sıkı şekilde randevuları takip ederseniz gayet kendiniz de alabilirsiniz çünkü şansınız neredeyse danışmanlık aldığınız şirketle aynı.
0
thracia
(12.01.26)
bende bir çok kez bu şirketlerden randevu aldım. ama hep randevu oluştuktan sonra para ödedim. önceden para isteyen şirketler bana hiç güven vermedi.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(6)

Dedeağaç alışveriş turuna katılan var mı?

croswell
asıl amacım vize için giriş çıkış yapmak. Araba yok, motor var ancak hava da malum pek gözüm yemiyor git-gel.Böyle bir tur varmış. Hiç de tur insanı değilim daha önce katılmış olan var mı? hem giriş çıkış yaparım hem alacaklarıma bakarım
asıl amacım vize için giriş çıkış yapmak. Araba yok, motor var ancak hava da malum pek gözüm yemiyor git-gel.
Böyle bir tur varmış. Hiç de tur insanı değilim daha önce katılmış olan var mı? hem giriş çıkış yaparım hem alacaklarıma bakarım
0
croswell
(07.01.26)
Lidl'dan market alışverişi yapmak için o çile çekilmez. Hafta sonu hem çıkışta hem girişte minimum 3'er saat sıra beklemeyi cebinize koyun. Motorla gidersen o kuyruğu beklemezsin tabi ama bu hafta sonu hava yağmurlu gözüküyor. Motora yeşil sigorta, yurt dışı çıkış harcı ve geliş gidişte harcayacağın yakıtı düşünürsen yapacağın alışverişten elde edeceğin kar ne kadar olur bilemedim. Kaldı ki motorla araç sırası beklemesen bile tax free sırasını bekleyeceksin, aklında bulunsun.

Özetle alışverişe gidilmez, ama bi hafta sonu gidelim takılalım akşam yer içeriz, etkinlik olur diyorsanız o zaman motorla gitmek şartıyla bence olur, arabayla ise 2 gün için o kuyruk çekilmez.
0
thracia
(07.01.26)
asıl amacım vize giriş çıkışı zaten gidince alacaklarıma da bakarım. lidl için değil de teknoloji ve motor kıyafeti için istiyorum.
otobüs saatleri çok kötü
tur da bana göre değil
arabayı zaten sıra nedeniyle eliyorum
0
🌸croswell
(07.01.26)
otobüsler sıra beklemiyor. türk tarafında otobüsten iner, yaya olarak pasaport kontrolden geçersiniz. yunan tarafı daha basit, kaptan pasaportları toplayıp mühür vurdurup size geri teslim ediyor. kimse ile muhattap olmuyorsunuz.

tur olayını kafanızda çok turmuş gibi canlandırmayın :) sadece size ulaşım sağlıyor firma. sabahtan lidl market, ardından jumbo avm alışveriş turu, 11 gibi sizi dedeağaç iskeleye bırakır, ondan sonra serbestsiniz. saat 4-5 gibi de toplanırsınız. sınırdan geçerken her iki freeshop'a da uğrarlar. bu arada not yunan freeshop'ta artık sigara satılmıyor. yalnız tax free olayı biraz sıkıntılı sınırda bazen kuyruk oluyor. önceden tur rehberinize bilgi verin. o size yardımcı olur.

ben çok büyük alışveriş yapmayacaksam aracımla gitmiyorum. böyle daha rahat. araçla gitsem sıra, yeşil sigorta, park sıkıntısı vs.
0
delidir yakalayin
(07.01.26)
tur otobüsleri ve motorlar sıra beklemiyor evet. ama bayram seyran yokken yine de o kadar sıra oluyor mudur sınırlarda emin değilim, bayram harici tecrübem yok.
0
in vino veritas
(07.01.26)
Atina’da bile motor aksesuar mağazaları çok sıradan. Dedeağaç’takileri araştırmadıysanız, gitmeden araştırın derim.
0
lil siztah
(07.01.26)
Kayinvalidem yeni dondu o turdan. Sekiz on tane jumbo cop poseti buyuklugunde ivir zivir almis ama hicbiri tek tek gorseniz alinacak seyler degil. Toplu gidince suru psikolojisine girdik, kendimizi kaybettik dedi. Marketten feta, zeytin filan almis bir de.
Bir de bu ara grevler varmis, tur otobusu olmasina ragmen bir kac saat sinirda bekletmisler. Sabah 5bucuk gibi yola cikti, donmeleri de ertesi gun gece yarisi oldu. Turu bosverip sadece giris cikis icin kullanacaksaniz mantikli, gereksiz yorgunluk.
0
lallala
(08.01.26)
(4)

1.30 daki telli? çalgı nedir? people are strange. melodiyi çalanı soruyorum

luluki
https://youtu.be/sezc05A4s2g?list=RDsezc05A4s2g&t=89
0
luluki
(03.01.26)
en.wikipedia.org
Gitar ve bas gitardan başka telli çalgı yok şarkıda.
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
böyle şeyleri en güzel live kayıtlardan anlarsın
www.youtube.com
klavyeymiş o ses
0
neira
(04.01.26)
Telli bir çalgı değil, hammond b3 bu.

www.youtube.com

edit: hammond değil sanırım, vox continental.
+1
kibritsuyu
(04.01.26)
O melodiyi icad eden adam Ray Manzarek'in bu melodileri nasıl yarattığı ve ne kadar muhteşem bir müzisyen olduğu ile ilgili bir video bırakayım;

www.youtube.com
+1
thracia
(05.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.