Giriş
(4)

Bas gitarın çığlık atması

nobodioght
Selam, 10-15 gündür dokunmamıştım, bugün biraz bakayım dedim ve gitar çığlık atıyor sgkjsdg. Neden olabilir? Elektro gitarda herhangi bir çığlık yok, dolayısıyla ses kartı ve hoparlörlerde sorun yok diye düşünüyorum. Elektronun amfisine bağladığımda da aynı çığlık var. Alalı da 2 ay olmuştur, ibanez
Selam, 10-15 gündür dokunmamıştım, bugün biraz bakayım dedim ve gitar çığlık atıyor sgkjsdg. Neden olabilir? Elektro gitarda herhangi bir çığlık yok, dolayısıyla ses kartı ve hoparlörlerde sorun yok diye düşünüyorum. Elektronun amfisine bağladığımda da aynı çığlık var. Alalı da 2 ay olmuştur, ibanez gsr-200.

streamable.com
0
nobodioght
(15.01.26)
Eğer bilinçli bilinçsiz bir yere çarptıysanız falan manyetikte bir sıkıntı olabilir gibi
+1
cay koy geliyorum
(15.01.26)
muhtemelen preamp'ın pili bitmiş. arkasındaki pil yuvasından 9v pil değiştirerek deneyebilirsiniz.
+4
alembic
(15.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.

@cay koy geliyorum çarpmadığıma eminim tekim zaten evde
@alembic sanırım sorun bu, yabancı forumlarda da benzer çözümden bahsedilmiş. Bu kısa sürede bitmesine ihtimal vermemiştim. Deneyeceğim.
0
🌸nobodioght
(15.01.26)
Preamp pili +1

aklınızda bulunsun, aktif manyetik gitarda amfiyi kapamış olsan bile eğer jack gitara takılıysa pil yemeye devam eder. Kullanmadığın zamanlarda mutlaka jack'ı gitardan çıkar.
0
thracia
(16.01.26)
(10)

Şu montun rengi

deniz kiyisi ve papatyalar
Nasıl dostlar?Siyah daha mı iyi?Teşekkürlerhttps://www.hepsiburada.com/carto-mono-triclimate-hooded-erkek-yesil-outdoor-mont-nf0a8d1sbri1-p-HBCV0000AFLEJU
Nasıl dostlar?

Siyah daha mı iyi?

Teşekkürler

www.hepsiburada.com
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
bence yeşil
0
kisa
(15.01.26)
yeşil güzel ama hepsiburadadan almazdım ben
0
neira
(15.01.26)
Neden?
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Zeytin yeşili gayet güzel. Outdoor kıyafetlerde siyahı süper sıkıcı buluyorum.
0
thracia
(15.01.26)
yeşili güzel +1 ancak the north face'in beyaz logosu benim gözüme çok batıyor. bazen montla aynı renk logo basıyorlar, onu tercih ederdim. siyah tnf direkt işporta duruyor.
0
eileengray
(15.01.26)
Siyah tabiki, güzel bi yeşil değil o.
+1
antihero
(15.01.26)
Yeşil +1
Logo rengi konusuna da katılıyorum.

Ek olarak bu sentetik ürünün sadece markasından ötürü decathlon’daki muadillerinin 2-3 katına satılmasını da kınıyorum.
0
orient blue
(15.01.26)
Sağ olun dostlar, yeşilini almıştım zaten, bugün itibariyle geldi, beğendim fena değil, fikir almak için yine de sormak istedim.

Yeşili şundan tercih ettim:
Birincisi, renkli giyinmeyi seviyorum.

İkincisi, renk konusunda çeşitlilik olsun istedim. Şundan almıştım daha önce: encrypted-tbn0.gstatic.com

Üçüncüsü, siyah bir montum zaten var. Tekrara düşmek istemedim. Yoksa bu montun siyahı da gayet güzel, kötü değil.

Fiyat konusunda haklısınız dostlar, ama arada bir tane olsun be, hep bu markadan giyinmiyorum, model hoşuma gitti sadece, yoksa mavi'den, pierre cardin'den de montlarım var, markasında değilim.

Eyvallah dostlarım...
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Ben de yeşili alırdım, güle güle kullanın.

Ben yıllar önce Adidas'tan buna benzer içinde polar bir ceket olan palto almıştım. Dıştaki kabuk sadece yağmurluk görevi görüyor, içindeki polar ceket ısınmayı sağlıyordu. Pek kullanışlı bulmamıştım açıkçası, bir daha bu tip bir şey almadım. Siz seviyor ve kullanabiliyorsanız, işinizi görüyorsa güzel ancak ilk kez bu tip bir mont aldıysanız kullanışlılık konusunu bir de bu gözle değerlendirmenizde yarar olabilir.
0
10551037
(15.01.26)
Adidas'ınki nasıldır bilmiyorum ama şu an gayet kullanışlı geldi, normal bir monttan temel bir farkını göremedim. İlk kez alıyorum evet, ama dediğim gibi hoşuma gitti, hatta çok daha kullanışlı geldi bana. İki farklı mont fikri fena değil.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
(19)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-26
arbre
(15.01.26)
kızmayın ama öyle yazmışsınız ki sizin sofrada açılacak şaraba üzüldüm.
+17
eileengray
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-6
🌸arbre
(15.01.26)
alköl sağlığa zararlıdır.

alkol tad olarak buruk ve acıdır, votka, cin, tekila viski konyak bunlar baskın tadı olan ve alkol sevmeyenlerin içmesini engelleyecek tada sahipler. o yüzden genelde kokteyl vs yapılır ve baskın alkol tadının kırılması amaçlanır, meyve suyu, tonik, şuruplar vs eklenir.

ama şarap (ortalama bir şarap) yukarıda saydığım spirit olan içkilerden daha smooth içime sahiptir bence. ama sevilmeyince en iyi şarap da olsa keyif almazsınız.

yemekle birlikte içmek istiyorsanız köpüklü şarap tercih edebilirsiniz. bunun da tadını sevmeyebilirsiniz ama gazlı köpüklü oluşu içimini biraz daha kolaylaştırır.

rakı, ouzo, pernod tarzı anason içeren içkiler tad olarak da daha baskındır ki bunları hiç sevmezsiniz.

sizin sevebileceğiniz içkiler, safari, malibu, baileys, pisang ambon, gibi meyve tadı olan spiritler ve bunlarla hazırlanan kokteyller olabilir.

konyak viski vs bunlar daha rafine içkilerdir ve yemekle birlikte değil de sonrasında daha iyi içilebilir.

size önerim yemekle birlikte köpüklü şarap ve şampanya ya da mimosa ya da le kir, kir royal tarzı görece daha hafif kokteyller.

alköl sağlığa zararlıdır.
0
exlibris
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
alkol cok overrated birsey. insanlar gercekten abartiyor. icmezsem yargilanirim ya da sosyal ortamlardan dislanirim diye icen cok insan var bence. bu soyledigim amerika icin de gecerli bu arada.

hasil-i kelam, zaten zararli, begenmediyseniz icmeyin.
+1
banach
(16.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(9)

Kedi aşıları

hunharca ben
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
0
hunharca ben
(12.01.26)
Veterinerin önerisi tüm aşıları yaptırıyorum. Karma yapıldı. Parazit ve kuduz aşıları evde olsa da düzenli yapılıyor. Lösemi ya da başka bir şeye gerek duymadı.
+1
strawberry first
(12.01.26)
evet yaptırıyoruz, yıllar önce dışardan içeriye taşınan virüsler sebebiyle bir kedimi kaybetmiştim malesef, veteriner bu aşılara gerek yok dediği için ve buna inanıp başka bir araştırma yapmadığım için.
0
amelie poulain
(12.01.26)
zorunlu giderlerimden sonra maaşımdan geriye bir şey kalmadığı için yaptıramıyorum. :') anca iç-dış parazitlerine yetişebilmeye çalışıyorum
0
art cat chocolate
(12.01.26)
ilk gittiğim veteriner losemi için yapalım demişti, bilinçlenince bulduğum veteriner çok çok düşük bir risk bulaşması demişti kedi dışarıya çıkmıyorsa.(dışardaki kedilerle haşır neşir olmuyorsan, gelince kıyafetlerini çıkartıyorsan) bende yaptırmadım.
karma yaptırıyorum, parazitlerini 3-4 ayda 1 yaptırıyorum kuduz zaten zorunlu.

ben karmaya bile hale şüpheliyimde işte bişi olursa diye onu yaptırıyorum.
0
eja
(12.01.26)
10 yaşını geçen kedimize sadece iç-dış parazit (ense damlası) ve kuduz aşısı yaptırıyoruz. 9-10 yaşına kadar rutin aşıları eksiksiz, sonra veteriner de diğerlerine gerek yok dedi. Kedi yaşlandıkça aşılar sorun çıkarmaya başlayabiliyor, bir arkadaşımızın kedisi aşı yerlerinde oluşan kötü huylu tümörler yüzünden ameliyat oldu, kemoterapi gördü. Böyle şeyler de tedirgin ediyor biraz.
luckypet.com.tr
www.sirinvet.com

5 yaşındaki kedimize bir yıldan fazladır aşı falan yaptıramıyoruz çünkü kedi değil panter beslediğimizden veterinere götüremiyoruz, evden çıkmadığı ve diğer kedinin aşıları eksiksiz olduğu için çok sallamıyoruz. Bir tek ense damlasını evde kendimiz yapıyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(12.01.26)
Zorunlu aşılar haricinde yıllardır yaptırmıyorum. Tahılsız, %98 hayvansal proteinli mama ile besleniyor ( alerjisi olduğu için), dışarıyla herhangi bir teması yok. Parası falan hiç dert değil ancak birkaç farklı veteriner arkadaşımdan da aldığım görüş sonucunda düzneli aşıya gerek görmüyorum.

Elbette bu kediden kediye değişir. Benimki sokak kedisi, dolayısıyla zaten genetik olarak büyük bir doğal seçilimden geliyor ve oldukça güçlü. Ancak özellikle cins kediler çok daha hassas ve kırılgan olabiliyor. Onlar durumu farklı değerlendirebilir.
0
thracia
(12.01.26)
Bizimki 2 yaşında, kuduz zorunlu zaten yılda 1 defa oluyor. 1 yaşından önce 2 doz karma 2 doz da lösemi olmuştu. 2 yaşında 1 doz karma aşı oldu hatırlatma dozu. İç dış parazit için de ense damlası yapılıyor ama bayadır yaptıramadım işten güçten. Bu hafta yapıtıracağım. Löseminin de hatırlatma dozu yapılması gerekiyormuş sanırım onu da yaptırıcaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
lösemi hiç yaptırmadık. kuduz ve karma vaktinde yaptırıyoruz. bence kuduz yaptırmak da saçma çünkü evden çıkmayan bir kedi bizimki. iç dış ise 3 ayı geçiyor aralığı.
+1
elorelia
(12.01.26)
Kediniz 2 yaşından büyükse hiçbir şeye gerek yok.

Kuduz ne la? Vaka yok Anadolu'da

2 den küçükse gençlik aşısı

İç dış parazite de gerek yok

Yılda bir defa enseden iç dış olanı damlatın bitti gitti ona da gerek yok ya neyse
-4
topkapiaksaray
(12.01.26)
(5)

Schengen randevu danismanlik aldim

Kittie
Dolandirildin mi acaba?Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.Hala ses soluk yok.Yarin arayip parami geri isteyecegim?Sizce de adam isi sallamiyor mu?Ben mi fevri davraniyorum?*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de so
Dolandirildin mi acaba?
Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.
Hala ses soluk yok.
Yarin arayip parami geri isteyecegim?
Sizce de adam isi sallamiyor mu?
Ben mi fevri davraniyorum?
*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de sorun yasamamis. Zengin de bi kadin bu tanidik. Hatirlidir her yerde. Onun adiyla gorustum ve ona guvenip para yolladim.
-1
Kittie
(11.01.26)
E referansla gitmissiniz, ustelik ocak ayinin ortasina bile gelmedik, dolandirildiginizi dusunmek icin fazla aceleci geldi sizin durumunuz.
0
bosver nicki
(11.01.26)
Bosver nicki: ben tam 15 kasimda odeme yaptim ocak veya subat en gec dedim. Daha erken olursa da tamamim dedim. Bi bilgi veriyor ne bi sey. Garip geliyor o yuzden
0
🌸Kittie
(11.01.26)
en cok dolanndiricilik donen sektorlerden biri bu. zengin, hatirli falan gibi sifatlar komik. ayarlayan kisi isterse cumhurbaskanin oglu olsun, bildigin haksiz, hukuksuz, alavere isi bu randevu ayarlama mevzulari. chatbot, rusvet disinda kimse yasal yoldan size randevu ayarlayamaz.
+1
buenosdias
(12.01.26)
2 yıl önce yunanistan vize aracısı kozmos çalışanlarının büyük bölümünü randevu sattıkları vs dolayısıyla işten çıkardı. Bu konuya ekstra hassasiyet gösteriyorlar.

Sizin para verdiğiniz aracılar, randevular açıldığı zaman ama chatbot ama fiziksel bilgisayar başında bekleyerek aslında sizinle aynı şekilde randevu almaya çalışıyor. Bu arada chatbot'lar sadece randevu açıldığında haber verebilir, çünkü pek çok sms aşamalı giriş sistemi var.

Özetle verdiğiniz para, sizin yerinize bilgisayar başında bekleyip randevu açıldığında almaya çalışsınlar diye. Ne kadar verdiniz bilmiyorum ama bunun için 100-200 euro para vermek gerçekten saçmalık. son 2 randevumu kendim aldım. Eğer sıkı şekilde randevuları takip ederseniz gayet kendiniz de alabilirsiniz çünkü şansınız neredeyse danışmanlık aldığınız şirketle aynı.
0
thracia
(12.01.26)
bende bir çok kez bu şirketlerden randevu aldım. ama hep randevu oluştuktan sonra para ödedim. önceden para isteyen şirketler bana hiç güven vermedi.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(6)

Dedeağaç alışveriş turuna katılan var mı?

croswell
asıl amacım vize için giriş çıkış yapmak. Araba yok, motor var ancak hava da malum pek gözüm yemiyor git-gel.Böyle bir tur varmış. Hiç de tur insanı değilim daha önce katılmış olan var mı? hem giriş çıkış yaparım hem alacaklarıma bakarım
asıl amacım vize için giriş çıkış yapmak. Araba yok, motor var ancak hava da malum pek gözüm yemiyor git-gel.
Böyle bir tur varmış. Hiç de tur insanı değilim daha önce katılmış olan var mı? hem giriş çıkış yaparım hem alacaklarıma bakarım
0
croswell
(07.01.26)
Lidl'dan market alışverişi yapmak için o çile çekilmez. Hafta sonu hem çıkışta hem girişte minimum 3'er saat sıra beklemeyi cebinize koyun. Motorla gidersen o kuyruğu beklemezsin tabi ama bu hafta sonu hava yağmurlu gözüküyor. Motora yeşil sigorta, yurt dışı çıkış harcı ve geliş gidişte harcayacağın yakıtı düşünürsen yapacağın alışverişten elde edeceğin kar ne kadar olur bilemedim. Kaldı ki motorla araç sırası beklemesen bile tax free sırasını bekleyeceksin, aklında bulunsun.

Özetle alışverişe gidilmez, ama bi hafta sonu gidelim takılalım akşam yer içeriz, etkinlik olur diyorsanız o zaman motorla gitmek şartıyla bence olur, arabayla ise 2 gün için o kuyruk çekilmez.
0
thracia
(07.01.26)
asıl amacım vize giriş çıkışı zaten gidince alacaklarıma da bakarım. lidl için değil de teknoloji ve motor kıyafeti için istiyorum.
otobüs saatleri çok kötü
tur da bana göre değil
arabayı zaten sıra nedeniyle eliyorum
0
🌸croswell
(07.01.26)
otobüsler sıra beklemiyor. türk tarafında otobüsten iner, yaya olarak pasaport kontrolden geçersiniz. yunan tarafı daha basit, kaptan pasaportları toplayıp mühür vurdurup size geri teslim ediyor. kimse ile muhattap olmuyorsunuz.

tur olayını kafanızda çok turmuş gibi canlandırmayın :) sadece size ulaşım sağlıyor firma. sabahtan lidl market, ardından jumbo avm alışveriş turu, 11 gibi sizi dedeağaç iskeleye bırakır, ondan sonra serbestsiniz. saat 4-5 gibi de toplanırsınız. sınırdan geçerken her iki freeshop'a da uğrarlar. bu arada not yunan freeshop'ta artık sigara satılmıyor. yalnız tax free olayı biraz sıkıntılı sınırda bazen kuyruk oluyor. önceden tur rehberinize bilgi verin. o size yardımcı olur.

ben çok büyük alışveriş yapmayacaksam aracımla gitmiyorum. böyle daha rahat. araçla gitsem sıra, yeşil sigorta, park sıkıntısı vs.
0
delidir yakalayin
(07.01.26)
tur otobüsleri ve motorlar sıra beklemiyor evet. ama bayram seyran yokken yine de o kadar sıra oluyor mudur sınırlarda emin değilim, bayram harici tecrübem yok.
0
in vino veritas
(07.01.26)
Atina’da bile motor aksesuar mağazaları çok sıradan. Dedeağaç’takileri araştırmadıysanız, gitmeden araştırın derim.
0
lil siztah
(07.01.26)
Kayinvalidem yeni dondu o turdan. Sekiz on tane jumbo cop poseti buyuklugunde ivir zivir almis ama hicbiri tek tek gorseniz alinacak seyler degil. Toplu gidince suru psikolojisine girdik, kendimizi kaybettik dedi. Marketten feta, zeytin filan almis bir de.
Bir de bu ara grevler varmis, tur otobusu olmasina ragmen bir kac saat sinirda bekletmisler. Sabah 5bucuk gibi yola cikti, donmeleri de ertesi gun gece yarisi oldu. Turu bosverip sadece giris cikis icin kullanacaksaniz mantikli, gereksiz yorgunluk.
0
lallala
(08.01.26)
(4)

1.30 daki telli? çalgı nedir? people are strange. melodiyi çalanı soruyorum

luluki
https://youtu.be/sezc05A4s2g?list=RDsezc05A4s2g&t=89
0
luluki
(03.01.26)
en.wikipedia.org
Gitar ve bas gitardan başka telli çalgı yok şarkıda.
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
böyle şeyleri en güzel live kayıtlardan anlarsın
www.youtube.com
klavyeymiş o ses
0
neira
(04.01.26)
Telli bir çalgı değil, hammond b3 bu.

www.youtube.com

edit: hammond değil sanırım, vox continental.
+1
kibritsuyu
(04.01.26)
O melodiyi icad eden adam Ray Manzarek'in bu melodileri nasıl yarattığı ve ne kadar muhteşem bir müzisyen olduğu ile ilgili bir video bırakayım;

www.youtube.com
+1
thracia
(05.01.26)
(9)

Yol bisikleti için lastik şişirme pompası önerisi?

mikahakkinen
Küçük olanlar işe yaramıyor. Önerilerinize açığım.
Küçük olanlar işe yaramıyor. Önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
bende bundan var www.hepsiburada.com yol bisikleti değil ama 85psi basıyorum 1.5 lastiğe. 100psi civarı da basılır ama çok kolay olduğu da söylenemez. bir de ölçümü tam doğru değil bendekinin ibresi düşük gösteriyor biraz.

araba da alınca düzgün bi pompa edineyim dedim şundan aldım memnunum www.amazon.com.tr

yanında presta adaptörü de geliyor. daha ucuz alternatifler de var ama ben güvenilir hassas basıncı doğru bir ürün olsun dedim. einhellin başka aletleri de olduğundan aküsü var elimde. gömülü bataryalı ürünler kısa/orta vadede daha pratik olabilir ama batarya ömrü dolunca kolayca değiştirememe sıkıntısı var.

ben xlc pompayı arabaya attım gerekirse idarelik hava basarım diye 30 küsür psi zaten sıkıntı olmaz, lithium bataryalı ürünü araçta tutmayı tercih etmiyorum. benzinlikte veya eve dönünce de tam basıncı ayarlarım duruma göre...
+1
konetsu
(17.12.25)
Decathlon’dan aldığım basit el pompasıyla çivi girmiş jant üstündeki arabanın lastiğini şişirdim de lastikçiye gittim. 205/55R 19’ta gayet iş yapıyor. Bilemedim.
0
onepointzero
(17.12.25)
@one arabaya 35psi civarı basıyorsun yol bisikletine 100psi üzeri basıyorsun lastik genişliğine göre. hacim olarak daha fazla olabilir ama basınç düşük araba lastiğinde. el pompasıyla zaman alır ama her türlü basarsın o düşük basıncı, yol bisikleti lastiği şişirmek araba lastiği şişirmekten daha zor.
+1
konetsu
(17.12.25)
hocam hem taşınabilir olsun hem iyi şişirsin derseniz şu da fena değil.

www.n11.com

şarjlı bir şey alayım derseniz de şu aşağıdaki fena değil.

www.n11.com

@konetsu'nun önerdiğin einhell bundan daha iyi ama daha ağır olduğu için taşınabilirlik açısından bu daha pratik. ben bisiklet çantamda tutuyorum bunu. ayrıca ufak olmasına rağmen araaba lastiği de şişiriyor. ancak uzun ömürlü olup olmadığından emin değilim, internette "1-2 senede bozuldu" gibi yorumlar da okumuştum.
+1
shadowfollower
(18.12.25)
Yol bisikleti için önemli olan şey yüksek psi ve hafiflik. Şunu tavsiye ederim, formanın cebinde rahatça taşınıyor.

www.bikeandoutdoor.com

Ama bence ayrıca evde kullanmak için de şarjlı bir pompanız olsa iyi olur. Hafif ve küçük pompalar, yolda lastik değiştirdikten sonra sizi idare etmesi için büyük kurtarıcı ama her dışarı çıkışınızdan önce lastiğe doğru basıncı verebilmek için şarjlı pompalar da büyük kolaylık.
+1
thracia
(18.12.25)
ev için mi yanında taşımalık mı istiyorsun?
şununla gayet rahat şişirilebiliyor aslında. en azından eve götürecek kadar.
www.caddebisiklet.com
evde ise xlc ayaklı olandan var. oldukça yeterli.
0
lazpalle
(18.12.25)
@shadow küçük idarelik pompası zaten var diye evde kullanmalık önerdim. belirttim zaten ben arabada bile taşımıyorum bunu ^^ gömülü bataryalı ürünler olduğunu ama dezavantajının da olduğunu vs. belirttim. bence küçük 50-60psi basacağı bi pompa varsa yanında yeterli. lastik patlaması gibi durumlarda idarelik havayı bassa en yakın benzinliğe kadar götürür orada tamamlar mantığıyla yaptım önerimi. küçük pompa işe yaramıyor demesi de büyük pompa önerisi arıyor gibi bi algı yarattı.

@lazpalle bendekinden mi? hava basmada yeterli ama göstergenin yanlış olması canımı sıkıyor benim biraz. sendekinde bu sorun yok mu?
0
konetsu
(18.12.25)
küçük olanla eziyet ince lastiği şişirmek. xlc gibi olanlardan arıyorum.
0
🌸mikahakkinen
(18.12.25)
Bendeki bir eski modeli sanırım. Göstergede bir sorun olmadı şimdiye dek.
0
lazpalle
(20.12.25)
(17)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
annem thermomixini hediye etti, şimdilik en ilgimi çeken mutfak aletim bu. ikinci sırada soru “malzeme” olduğu için bir ürünle cevap vereceğim: kereviz sirkesi
0
eileengray
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
(1)

Neden güzel taksim-improvizyon yapamıyorum? (Bir enstrumanı iyi düzeyde icra edenlere soru)

psmstc
Taksim yaparken melodilerim çok kesik kesik cümleler gibi oluyor. Usta icracılarınki bakıyorum adam tam istenen uzunlukta bir notayı uzatıyor. Ne çok kısa ne çok uzun. Dinlerken ruhun besleniyor, dinleniyor..Bir de taksim-improvizyon yaparken dinlediğim anlardaki gibi beni rahatlatmıyor. Ve hep son
Taksim yaparken melodilerim çok kesik kesik cümleler gibi oluyor. Usta icracılarınki bakıyorum adam tam istenen uzunlukta bir notayı uzatıyor. Ne çok kısa ne çok uzun. Dinlerken ruhun besleniyor, dinleniyor..

Bir de taksim-improvizyon yaparken dinlediğim anlardaki gibi beni rahatlatmıyor. Ve hep sonradan dinlediğimde çok aceleci çok amatör taksimler olduğunu farkediyorum.

Bu neyle ilgili? ve usta işi Taksim improvizyonlar yapabilmek için özel kitaplar videolar filan var mı?

Taksim kompozisyonum da çok zayıf. Sadece temel makam dizilerini biliyorum. (Batı müziğine göre de temel majör minör dizilerini yani)
0
psmstc
(09.12.25)
Batı müziği üzerinden konuşursak güçlü doğaçlamalar yapabilmek için modları kullanıyor olmanız gerekir. Sanırım eksiğiniz biraz işin teorisi ve bunun pratiği gibi. Elbette sadece temel majör ve minör gamları ile etkileyici sololar atılamaz gibi bir şey söylemiyorum ancak modlar bu işin baharatıdır.

Sadece temel dizileri bilmenizden yola çıkarak henüz enstrüman öğrenmenin başındasınız, tam olarak hakim değilsiniz diye anlıyorum. Dolayısıyla yaptığınız doğaçlamaların dinlediğiniz o usta icracılar gibi duyulmamasından doğal ne var? Tamamen aynı notaları bile çalıyor olsanız aranızda çok büyük bir tuşe farkı olacaktır. Bu da zaten başlı başına işin bütün rengini değiştirir.

(bkz: modal müzik)
(bkz: modlar)
(bkz: chord progression)
0
thracia
(09.12.25)
(3)

Kaliteli Filtre Kahve Önerisi

Efiloğlu
Evde ve ofiste yapmak üzere birçok farklı kahveyi deniyorum. Böyle filtre kahve yapmaya uygun, aroması güzel, önerebileceğiniz online satış mağazası olan bir yer var mıdır? Fiyat/performanstan ziyade gerçekten çok kaliteli olduğunu düşündüğünüz kahveler var ise tatmak isterim. Şimdiden teşekkür ediy
Evde ve ofiste yapmak üzere birçok farklı kahveyi deniyorum. Böyle filtre kahve yapmaya uygun, aroması güzel, önerebileceğiniz online satış mağazası olan bir yer var mıdır? Fiyat/performanstan ziyade gerçekten çok kaliteli olduğunu düşündüğünüz kahveler var ise tatmak isterim.
Şimdiden teşekkür ediyorum :)
0
Efiloğlu
(09.12.25)
Ara ara şu kahveyi alıyorum, bence deneyebilirsiniz;

coffeetropic.com
0
thracia
(09.12.25)
Whirl baya güzel. Amazonda indirimle güzel fiyata geliyor.
0
thesomberlain
(09.12.25)
öğütücünüz var mı ya da kullandığınız makine öğütücülü mü? eğer cevabınız hayır ise kalite konusunda çok fazla kasmanıza gerek yok zira öğütülmüş kahvenin aromaları çok kısa süre sonra çok ciddi oranda azalır.

öğütücü varsa; null coffee, milestones, coffeenutz, wayta, spada, montag, tetra, orkunüstel gibi markalara yönelebilirsiniz. fiyat performans: sanalbaharat.com

su olarak buzdağı, kuzeyden, uludağ premium, nestle gibi markaları öneririm.
0
motosiklet burclu adam
(10.12.25)
(5)

yunan adaları ve schengen

kondansator
selamlar, yunanistana vize başvurusunda bulunurken atina biletim vardı ancak o tarihte sorun çıktı, bileti iptal ettim şimdilik. amaç önce atina sonra adalardı. şimdi atinaya hiç gitmeden adalara gitsem problem oluyor m acaba? yani adalara zaten kapıda vize var, her türlü atina tarafına gel gibi bir
selamlar, yunanistana vize başvurusunda bulunurken atina biletim vardı ancak o tarihte sorun çıktı, bileti iptal ettim şimdilik. amaç önce atina sonra adalardı. şimdi atinaya hiç gitmeden adalara gitsem problem oluyor m acaba? yani adalara zaten kapıda vize var, her türlü atina tarafına gel gibi bir şart koşuyorlar mı acaba
0
kondansator
(04.12.25)
ne alaka atina vizesi adalar vizesi diye bir şey mi var. schengen vizen varsa avrupada istediğin yere gidebilirsin.
0
gercekdunya
(04.12.25)
hiçbir şey olmuyor. ben de atina biletini o tarihte iptal ettim, alakasız bir tarihte diğer vize ile gittim. Diğer vizeyi alırken de problem olmadı. Önemli olan Yunan girişi.
0
mor oje
(04.12.25)
Atina’yı görmek istiyorsan “kapıda vize” olmuyor. Kapıda vize uygulaması belli adalar için günübirlik geçerli olup oradan başka bir yunanistan şehrine/adasına gidemezsin. Schengen vizesi istiyorsan risk almana gerek yok. Booking’den bir rezervasyon yaptır. Başvuruda bunu gösterirsin.
0
yankee jumping
(04.12.25)
bir sorun olmaz. yunan'dan aldıysanız vizeyi ilk girişiniz herhangi bir yunan şehri/adası olabilir. niye kapı vizesi almadın demez kimse.
+2
elektr10
(04.12.25)
Hiçbir sorun olmaz, neticede senin shengen vizen yunanistandan alınma. Dolayısıyla istediğin yerinden ister hava ister kara yoluyla girebilirsin.

Bu arada Yunanistan, verdiği shengen vizesinin minimum %70'inin kendi ülkesinde kullanılmasına dikkat eder. Buna uymazsanız bir sonraki vizede yunanistanı unutabilirsiniz. Öyle cascade kuralı zart zurt falan yunanın umurunda bile olmaz haberiniz olsun.
0
thracia
(04.12.25)
(12)

Freddie mercury yaşayan son yıldız mıydı?

luluki
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı? Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı?
Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
-1
luluki
(03.12.25)
James Hetfield ikisinden de yetenekli bence, biraz sıksam en az kişi daha sayarım böyle.
0
kizil karga
(03.12.25)
yetenekten kastınız nedir?

sahne karizması + ses + enstrüman + bestecilik ?!?

bu tarz bir yıldız çıkması artık çok çok zor çünkü hem sahne karizması olacak, hem sesi olacak, hem de iyi şarkı yazacak.. madonna olmadı, Justin Timberlake olmadı, Rihanna olmadı, lady gaga olmadı.... en tepede ayrı bir yere konumlanma anlamında Beyonce ve Taylor swift'i saymak mümkün belki. Taylor swift, hem şarkı yazıyor, ortalama söylüyor ama bu şekilde bir karizması yok. Beyonce'de karizma var, ses var, ama besteci değil. Elton john, şarkı söyler, karizması var, beste yapar ama çok niş bir yerde. eminem rapçi falan ama kendi dalında çok yukarıda .. tartışmasız en tepede. Ozzy Osbourne olabilir mi acaba, şarkı yazar, karizma en tepede, tartışmasız tepe heavy metal vokalisti..

ama şunu net söyleyebilirim. james hetfield'ı Freddie mercury ya da Micheal Jackson'la aynı cümle içinde karısı bile kullanmıyordur.
+7
co2s2
(03.12.25)
bence hayır.
yorumuyla, sahnedeki duruşu, performansı ve müzik türleri arasında zahmetsiz ama tam hakkını vererek geçişleriyle beyonce kanlı canlı bir örneği olabilir. ölmeden dünya gözüyle görmek istediğim sanatçılardan biri.
0
m e b
(03.12.25)
Taylor Swift'i en tepede konumlandırabilen tipe bak ya James Hetfield'i beğenmiyor ıfıfıf abi sen müzik konusunda fikrini her yerde açıklama lütfen :)
-2
kizil karga
(03.12.25)
Nejat Yavaşoğulları
saygılar
0
HellKeePer
(03.12.25)
Değerlendirme parametresi tam olarak nedir bilemedim ama Iggy Pop, Axl Rose ve Tarkan sahnesi gayet iyi sanatçılar.

Freddieye yetişirler mi, tartışılır tabi.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
lady gaga da var mesela şuan. belki fredie mercury seviyesnde değil (belki de seviyesinde) ama her haliyle dört dörtlük star.
0
whatdreamsnevercome
(03.12.25)
belki michael jackson mı?
michael jackson freddie'den daha büyük star?
0
deranzo1
(03.12.25)
Belki mi? Michael Jackson dediğiniz adam dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük starıdır. İnternetin olmadığı bir dünyada afrikada insan yiyen kabileler bile onu tanır, tshirtüyle gezerdi. Freddie tabi ki muazzam bir yetenekti, biz de çok seviyoruz falan ama mesela müzisyenlik yeteneği konuşuyorsak Prince ondan daha multi bir müzisyendir ve muhtemelen daha popüler bir stardır.
+1
thracia
(03.12.25)
Yaa Allah aşkına Freddie ile James’i nasıl aynı kefeye koyabiliyorsunuz, neyin kafası bu? :)) james iyi bir sanatçı ama Freddie “ikonik” bir sanatçı. Adam sanatıyla da cinsel yönelimiyle de hareketleriyle de ikonik bir sanatçı. Hatta adam hem rock hem opera takılıyor. Sembol olmuş artık. Freddie gibi kim olabilir peki? Michael Jackson tabi ki olabilir. O da sembol isimlerden birisi.
+1
yankee jumping
(03.12.25)
abi ne diyon yav aşk olsun, beni ne ara öldürdün
0
der meister
(03.12.25)
(bkz: Davil Gilmour)
(bkz: Paul Mccartney)
(bkz: Slash)

Bunlar sayılıyor mu
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
(2)

şengende cascade kuralı

biseysorcaktim
temmuz ayında kademeli vize adında bir kural çıktı. son 3 yıl içinde vizen varsa, ikinci başvuruda 6 ay, üçüncü başvuruda 1 yıl multi vize alma şansı veriyorlar.pratikte bu nasıl oluyor?2024 ocak'ta isveç'e gitmiştim. yani son 3 yılda 1 vizem var.ondan önce 2012'de öğrenci olarak gidip 1 yıllık otu
temmuz ayında kademeli vize adında bir kural çıktı.
son 3 yıl içinde vizen varsa, ikinci başvuruda 6 ay, üçüncü başvuruda 1 yıl multi vize alma şansı veriyorlar.

pratikte bu nasıl oluyor?
2024 ocak'ta isveç'e gitmiştim. yani son 3 yılda 1 vizem var.
ondan önce 2012'de öğrenci olarak gidip 1 yıllık oturma izni almıştım.
2018'de de gitmiştim. ama sisteme göre onların etkisi olmuyor sanırım.

şimdi ben vizeye başvursam 6 aylık alma imkanım/ihtimalim var mı?
1 yıllık ve üstü almak için, şimdi başvurup gidip gelip tekrar başvurmam mı lazım?

www.eeas.europa.eu

pratikte nasıl işliyor, doğru mu anladım?
var mı bu işin stratejisi?
0
biseysorcaktim
(21.11.25)
aslinda cascade hep vardi ama her zaman uygulanmiyordu. duyuruda temmuz'dan sonra acilan sorulara bakinca hala uygulanmadigini görüyorum. mesela yunanistan hala uygulamiyormus. öte yanda kardesim avusturya'dan basvuru yapiyor hep, cascade'den hep faydalandi. 10 sene önce de faydalaniyordu yani.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.11.25)
cascade'yi kuzey ülkeleri bir miktar sallıyor ama yunanistan falansa niyet, beyhude bir çaba olur. Cascade falan alakası olmaz yunanın. Onlar için önemli olan, verdikleri vizenin minimum %70'ini kendilerinde kullanmış olmanız. Bunu karşılıyorsanız süreler artar (bunun da bir garantisi yok bu arada) Ama karşılamıyorsanız zaten ocak dışı kalırsınız.
0
thracia
(21.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(9)

Santurlu popüler şarkı

mevsimler
2000lerde popüler olan santur başlangıçlı bir popüler şarkıyı arıyorum. Telefon melodisi falan yapan da çoktu bu şarkıyı. “dını nını nını nını nınınımNını nını nını nımm”Diye devam eden bir santur başlangıcı vardı.
2000lerde popüler olan santur başlangıçlı bir popüler şarkıyı arıyorum. Telefon melodisi falan yapan da çoktu bu şarkıyı.

“dını nını nını nını nınınım
Nını nını nını nımm”

Diye devam eden bir santur başlangıcı vardı.
0
mevsimler
(18.11.25)
vocaroo gibi bir platformda mırıldanırsanız bulmak kolaylaşır belki, bu şekilde zor biraz ^^
0
hakmut
(18.11.25)
yapay zeka Omar Faruk Tekbilek – Shashkin olabilir dedi. Eğer bu doğruysa şapka çıkarırım :D
0
koskoca kirpi
(18.11.25)
Maalesef değil. Hindistanlı bir grubun şarkısıydı sanki. Türk ya da bilindik biri değildi.
0
🌸mevsimler
(19.11.25)
Bahsettiğiniz versiyon olmamakla birlikte, melodisi şu mu?
İlk 10 saniye m.youtube.com
0
yadigar
(19.11.25)
Ya da bu:
www.youtube.com

(İçimden bir ses ikisinden biri diyor)
0
yadigar
(19.11.25)
Santur mu sitar mı ?
0
diyecevaplandı
(19.11.25)
olaylar olaylar
(19.11.25)
İçimden bir ses şu şarkıyı aradığınızı söylüyor;

www.youtube.com
0
thracia
(19.11.25)
Hiçbiri değil maalesef. Telefon melodisi olarak kullananlar çoktu bunu.
0
🌸mevsimler
(19.11.25)
(16)

Kiracımız 1 senedir 14 bine oturuyor. Emsal yeni kiralar 29-32 arası. Sizce hakkaniyetli yeni kirayı kaç yapmalıyız?

psmstc
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor. Sizce 25 bin çok mu? çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı? Teşekkürler.Edit:KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor.

Sizce 25 bin çok mu?

çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı?

Teşekkürler.

Edit:
KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
-8
psmstc
(17.11.25)
1 senedir oturuyorsa tüfe zammı neyse onunla ilerlenir. yani %40 gibi bir şey, 19.5K, hadi olsun 20K.
+3
awlmi
(17.11.25)
bir senedir oturuyor derken sanki senelerdir kiracıymış da düşük kira veriyormuş gibi bahsetmişsiniz. ilk kirası buymuş zaten. o zaman emsallerinden düşük mü verdiniz? hakkaniyet yasal oran neyse odur. ben kiracı olsam üstüne çıkmazdım. her sene her sene boş emsallerine göre kira artışı mı yapacak kiracı?
+3
elorelia
(17.11.25)
1 senelik kiracı piyasa fiyatından girmiştir diye düşünüyorum. Her sene emsal de şuymuş diyerek güncelleme yapamazsınız. Yıllık kira artış oranı ile ilerlemeniz gerekir. Ekim için %37,15 görünüyor, 19-20 bin TL ideal gibi.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(17.11.25)
1 senelik kiracı için yeni kirayı hakkaniyetli kaç yapalım gibi bir durum yok. Kira ilişkisi karşılıklı bir sözleşme ilişkisidir, kira bedeli de mal sahiplerinin kafasına ya da kendi hakkaniyet anlayışına göre belirlediği bir şey değildir. Siz artış yapmazsınız Kiracı sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal oranda artırıp gönderir.
+2
dfn4
(17.11.25)
geldi yine bir aç gözlü. 1 senelik kiracıya hiç bir şey yapamazsınız. hesaplama aşağıdadır.

Mevcut Kira Bedeli: 14.000,00 TL
Kira Artışı Yapılacak Ay: Kasım 2025
TÜFE Kira Artış Oranı: %37,15 (Kasım 2025 döneminde yapılacak kira artışı için TÜİK'in Ekim 2025 TÜFE verisi kullanılmaktadır.)
Kira Artış Tutarı: 5.201,00 TL
Aylık Yeni Kira Tutarı: 19.201,00 TL
+1
gercekdunya
(17.11.25)
Neden o ilk kira o kadar düşük?
Kusura bakmayın da hiçbir yerde son bir senede kiralar iki kat artmadı
+1
Cezcez
(17.11.25)
her sene emsal mi olmalı kira? öyle şey mi olur? enflasyon neyse onun yapıp geçecek.
0
jelly bear
(17.11.25)
Şöyle düşün; başka bir eve taşınacaksınız ve bir taşıma şirketiyle 20 bine anlaştınız. Tam taşınacağınız gün taşıma şirketi size diyor ki " valla bu bölgede şirketler 40'a taşıyor. Bizde hakkaniyet önemli, o yüzden ücret 30 bin"

Bunu diyen adama sizin vereceğiniz cevapla, bizim size vereceğimiz cevap aynı.
+6
thracia
(17.11.25)
Hayret boyle sorularda pek ev sahibi linc edilmezdi ama neyse. Neyse kanuni rakamlar soylenmis, o rakamlar korkunc kotu degil. Bence kanuni sinirda kalin gitsin derim, odemeler falan duzgunse. Zaten emsaller icin sahibinden'e bakiyorsaniz cok da guven olmaz.
-2
mbond
(17.11.25)
Ev alırken size devlet her sene etraftaki en yüksek kirayla senkronize edebilirsin, evden sürekli maksimum kar etmek zorundasın diye söz mü verdi?

Ev tıpkı borsa gibi bir yatırım aracıdır, değeri sürekli artmak zorunda değildir (artmaz da zaten), kirası da sürekli artmak zorunda değildir. Bir yerden sonra o kirayı verecek adam bulamaz, boş boş bakışırsınız evinizle. Veya yüksek kira ile gelen adam kirasını birkaç aya ödememeye başlar bu kez çıkarmakla, mahkemeyle uğraşır durursunuz senelerce. Etrafımda çokça böyle örnek var. Açgözlülük bir yerde yine size patlar dikkat edin.
+2
chicha_v2
(17.11.25)
belki 5 yıllık kiracıdır da son bir yıllık kirasını söylemiştir?
zaten emsal için mahkemeye verme şartı 5 yıl oturulmuş olması. 1 yıllık kiracıya amsal davası açamazsınız.
5 yıl oturuyorsa emsal kiranın %30 eksiğine ok demek mantıklı. emsal davası vakit alıyor (farkı alırsınız ama yine de reelde %20 den çok fark eder)
+4
kisa
(17.11.25)
emsal yeni kiralar da ileride hane gelirine oranla düşük kalacağı varsayımı ile kabul ediliyor. bunu baz almamalısınız. 18k optimum noktadır diyorum.
0
loch ness
(17.11.25)
Duyurunun dunyayi gezelim, ev almayalim diyen cocuklarina bakma sen. Tahliye taahhutnamesi bunun icin aliniyor. Emsal neyse emsalin bir tik alti yapilir. Odemezse cikartilir. Duygusallik kasan kitleye bakarsan ac kalirsin. Bosver onlari.
-6
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
şu an yapamazsınız. devletin belirlediği tefe-tüfe oranını yapacaksınız. eğer yapmazsanız kiracı da ödemezse elinizden bir şey gelmez. tefe-tüfe harici tamamen kiracınızın insiyatifinde üstüne arttırmak.

ev sahibi-kiracı ilişkiniz 5 yılı doldurduğunda kira tespit davası açarak yeniden değerleme yapabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(17.11.25)
duyuru sahibi editlemiş kiracı 4 yıllıkmış. bu sene 5. yılı doluyorsa emsal neyse %20 altında isteyin mahkemeye de verseniz aynı rakamlar çıkıyor genelde. ama 2 sene beklemiş oluyorsunuz
0
gercekdunya
(17.11.25)
"hakkaniyetli"

kime göre, neye göre? bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşme çerçevesinde ticaret yapıyorsunuz. kasım 2025 kira artış oranı %37,15. yani kiracınızın vermekle mükellef olduğu maksimum rakam 19201.

rayiç belirleme davası ancak 5 yıl bitince olur.

ancak şunu yapabilirsiniz. "bu sene kirayı 25bin lira yapalım, ben de gelecek sene rayice yükseltme hakkımdan feragat edeyim, kanuni kira artış oranı neyse onu yaparız" dersiniz. kabul ederlerse ne ala, etmezlerse 19201 yatırırlar.
+2
co2s2
(17.11.25)
(9)

Yetişkinler için ifşa

yurtsuz john
Palamutum büyük mü? Can sıkıntısı paylaşayım dedim.18+(yalnızca premium üyeler görebildi) :)
Palamutum büyük mü? Can sıkıntısı paylaşayım dedim.

18+

(yalnızca premium üyeler görebildi)

:)
-6
yurtsuz john
(10.11.25)
Palamut dediğin minimum bu kadar olmalı. İki kişiyi rahat doyurur. Yiyeceklere şimdiden afiyet olsun diyelim.
+1
thracia
(10.11.25)
tek kisi icin biraz buyuk gibi.

+18 degil de 18+ kullanan birini gormek iyi geldi.
+2
lemmiwinks
(10.11.25)
@lemmiwinks

eyitim şart :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.11.25)
Tombik bu.
0
kibritsuyu
(10.11.25)
Hoş adamsın
0
cemallamec
(10.11.25)
Lan niye eksilediniz, adam hoş gayet. Kıskanç ibneler sizi
+1
cemallamec
(11.11.25)
Kollar palamut. Şukunu verdim karşim.
+1
sadakatsiz
(11.11.25)
o sakallari biraz salsan boyle minecraft karakteri gibi koseli olmasa daha iyi olurdu ama hos yine de. bu resimler boyle gelip gittigine gore simdilik bir hatun boslugu olabilir, hatun gelirse yumusatir zaten :) kollar sahane. palamut cok donuk, canlandiralim f;gjkdfgjkdhkjghkj
0
warrior princess
(11.11.25)
@warrior

Gülelim eğlenelim diye paylaşıyorum ya. Yakında daha şaşırtıcı bir ifşa gelecek.

Stay tuned :)
+2
🌸yurtsuz john
(11.11.25)
(2)

Mutfak - Bu düzgün bir bıçak (seti mi)

tchuck
https://www.amazon.com.tr/gp/product/B087XCFZYV/ref=ox_sc_act_title_2?smid=A1WXK0Y13DUX1G&psc=1evde çok sık yemek yapıyorum, elimdeki bıçaklardan (4-5 sene önce zwillingden almıştım) hiç memnun değilim. pirgeler çok övülüyor da.mesela bu ikili iyi bir bıçak seti mi?hem profesyonel değilim zaten, hem
www.amazon.com.tr

evde çok sık yemek yapıyorum, elimdeki bıçaklardan (4-5 sene önce zwillingden almıştım) hiç memnun değilim. pirgeler çok övülüyor da.

mesela bu ikili iyi bir bıçak seti mi?
hem profesyonel değilim zaten, hem de normal evde yemek yapan insana göre daha çok yemek yapıyorum.

veya yine tanesi 2000i geçmeyecek şekilde bana önereceğiniz bir şeyler var mıdır?
0
tchuck
(10.11.25)
pirge iyidir. çok pro değilseniz ecco serisi yeterli.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Bu pirge modelini ben ağır buluyorum. Ayrıca ikisi de çok benzer yapıda bıçaklar. Santoku ve avrupa tipi şef bıçaklarının kullanım şekli birbirinden farklı ama siz bu dilimleme tekniklerini bilmiyorsanız sizin için bu iki bıçak da pek bir şey ifade etmez.

zwilling aslında ortalama kullanıcı için epey iyidir. Eğer keskinliğini yeterli bulmuyorsanız bence yeni bıçak yerine iyi bir masat ya da bileme taşı çok daha işinize yarar.
0
thracia
(10.11.25)
(10)

Kombin önerisi

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/sftlwax*Ufak farklar var kararsız kaldım*1'de çizme var pek belli olmamiş*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
hizliresim.com

*Ufak farklar var kararsız kaldım
*1'de çizme var pek belli olmamiş
*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi
*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
0
egerbiryolcu
(23.10.25)
Bence 3 şahane gözükmüş kombin olarak. Üstüne giydiğin gibi beyaz bir palto yerine varsa siyah ya da gri bir palto daha hoş durur, görüntüyü tamamlamış olur. Havalar da artık serinledi nerede yaşadığını bilmiyorum ama saat 17.00'dan sonra iyice soğuyor her yer bence sıcaktan da pişirmez gibi.
+2
mermaidd
(23.10.25)
Çorap şart mı?
0
gabe h coud
(23.10.25)
@gabe h coud
Evet çorap kesin olacak
0
🌸egerbiryolcu
(23.10.25)
Ben maşallah deme hakkımı kullanıyorum. 3 iyi.
+2
arbre
(23.10.25)
Kesinlikle 3 bu arada hangi şehir 😂
0
olaylar olaylar
(23.10.25)
2
Birden takip ete tiklayanlar artacak
0
kisa
(23.10.25)
3 ile ciddi düşünürüm.
0
late viper
(24.10.25)
3
0
cooperr
(24.10.25)
no3 sokakta karşımdan yürüyerek gelse, kaldırım bitmeden evlenme teklif ederim
0
co2s2
(24.10.25)
Calvino da 3 derdi.
0
thracia
(24.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(11)

Dertlerim, artılarım, eksilerim, bir şeyler söyler misiniz ?

ebeş
Doneler,10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.Maaşım eh işteev kirası yokKız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruzAilem
Doneler,
10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.
Maaşım eh işte
ev kirası yok
Kız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruz
Ailemle ilgili bir sorunum yok, sağlık sorunum yok, yakınlarımın sağlık sorunu yok.

Ama istanbul'dan, iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizliklerden çok sıkıldım. Sanırım artık gençlik zamanlarındaki enerjim,motivasyonum yok. İşi bıraksam yapabileceğim başka bir iş becerim yok, hadi olsa yine aynı içsel sıkıntıyı yaşayacağım belirli bir süre sonra.

Trakya'da küçük bir şehirde evim var, oradan kira geliri alıyorum, o şehre dönersem oturabileceğim ayrıca bir evim daha var. Ama yapabileceğim bir işim yok.

Psikolojik olarak son zamanlarda iş'te yaşanan sıkıntılardan dolayı çok daralmış hissediyorum, çıkış yolum yokmuş gibi hissediyorum, özgüvenimi kaybetmiş gibi hissediyorum, aslında geçmiş yıllarda da sıkıntılı zamanlarım oldu ancak hepsinin üstesinden özgüvenim ile geldim şimdi kendimi daha özgüvensiz hissediyorum.

Bunu buraya yazmak istedim sadece, benden daha kötü şartlarda olan insanların olduğunu biliyorum, bu zamanlar geçecek değil mi ?
0
ebeş
(23.10.25)
geçmez. Geçmesi için bir sorun olması lazım. o sorun doğduğunda da onun nasıl geçeceğine kafa yoracağın için bu sorunsuzluktan dolayı sıkılmışlık hissiyatına pek vakit ayıramayacaksın. Her şey düzlüğe çıktığında da yine bu noktaya dönüp aynı sorgulamayı yapacaksın.

yeni kararlar alıp, comfortzone'u terk edemedikçe böyle yıllarca debelenip, alışıp devam edeceksin.
+1
croswell
(23.10.25)
Derdin falan yok rahat batıyor gibi. Memlekette bu imkanlara sahip insanlar mutlu mesut yasıyor.
İş var
iyi kötü para
Pozisyon güzel
Kira yok gibi
Sevgili var

Ee daha ne istiyon? Millet aç aç:))
+3
luluki
(23.10.25)
rahatbatmis.com
+1
Kahvedesu
(23.10.25)
Hepsini okudum bir derdin yok. Devam.
0
arbre
(23.10.25)
bazen böyle dönemler olur. hayatına yenilikler kattıkça o iş yerindeki sorun da çözülür. daha fazla kötü olmaması için ugras bence. istersen milyonların olsun dünya kadar evin olsun dert derttir. sen içini ferahlatmaya bak.
+2
koela
(23.10.25)
Yukarıdakiler hepsin +5

Hangi şirkete gidersin gi iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizlikler her zaman olacak. Kendi şirketi kursan, kendi işini yapsan bile mış gibiliklerden saminiyetsizlik gene olacak.

Ara ara motivasyon düşmesi olur. İş yerinde hatalar ve yanlışlar olur. Olan hatalar ve yanlışlar canınızı sıkmış ki çok normal. Odaklanıp problemlerin düzeltmekten başka bir çare yok ama öbür taraftan sosyal ve özel hayatınızda dertlerniz yok işte. Yazdıklarınızdan böyle anlışılıyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Aslında cevabı kendiniz vermişsiniz.
İstanbul'dan kaçıp gitmek istediğiniz şehirde bile daha gitmeden problemlerin varlığının farkındasınız. Nereye giderseniz gidin yada ne yaparsanız yapın hayat hiçbir zaman dört dörtlük olmuyor ve olmayacaktır da. Kaldı ki bahsettiğinize göre işiniz, çoğu insana göre yaşam standartlarınız, aşk hayatınız, ailenizin ve sizin sağlık durumu ve aile ilişkilerinizde hiçbir sıkıntı yok bu da demek oluyor ki dünyadaki çoğunluktan daha şanslısınız.
+1
mermaidd
(23.10.25)
hayatınızda yüzlerce sorun olabilir, ama sağlık bozulursa sorununuz sadece teke düşer. o yüzden sağlıklı olmanız her şeyden önemli. fiziki ve psikolojik olarak.

şu anda ihtiyacınız ruhsal terapi ya da ufak bir ilaç müdahalesi gibi duruyor.
+1
galahad reloaded
(23.10.25)
Herkes aynı gelir düzeyine, aynı aile yapısına, hayat şartlarına sahip olmadığı için bizim içimizi sıkan şeyleri bir başkası için derdini öpeyim olarak değerlendirilebiliyor. Ama bu bizim derdimizi ortadan falan da kaldırmıyor. Sorunlara böyle bakılmaz. O zaman Afrikadaki adam da senin derdini küçümsesin. Bunun bir sonu yok.

Bence sorunun, kendini seçeneksiz ve sıkışmış hissetmek. İstanbul çok yorucu ve insanın enerjisini emen bir şehir ve çoğu insan yaptıkları iş yüzünden bu şehre mahkum kalmış durumda. Ülkenin tüm kaynaklarının tek bir şehre yığılmasının sonucu bu. Kendine bir alternatif yaratmak istiyorsun ama seçenek göremiyorsun. Bu şekilde, bu tempoyla çalışmak istemiyorsun ama şartlar seni buna zorluyor. Tüm bunlar bir sıkışmışlık hissi yaratıyor.

Yaptığın işi bırakıp bu düzenden çıkmak büyük bir karar. Muhtemelen bu kadar çalışmaya karşılık doğru düzgün bir birikim yapamamak canını sıkıyor ve ulan mesele karın doyurmaksa çalışmasam da karnım doyar mevcut şartlarımda diye düşünüyorsun ama iş harekete geçmeye geldiğinde o karar verilemiyor.

Bence ihtiyacın olan şey bir erken emeklilik planı. Farklı bir şehirde işleyen bir iş, düzen kurabilmek için alternatifler araman, seni bu şehre olan mahkumiyetinden kurtaracak bir iş planı, belki bir ortaklık, pasif gelir yaratma yolu yöntemi gibi şeylere ihtiyacın var. Enerjini bunlara vermek kendini sana iyi hissettirecek. Ayrıca fırsat buldukça bu şehirden seni çıkaracak seyahatler de sana iyi gelir. Mesela bir motosiklet ehliyetine yazıl, bi motosiklet al ve sevgilinle uzun turlar planlayın. Sevgilini de bu yeni deneyime ortak et, hatta ehliyete birlikte yazılın.
+1
thracia
(23.10.25)
icindeki sikintinin sebebi hepimizin ortak derdi olan "parasizlik"
+2
cooperr
(23.10.25)
sevdiğiniz insan ile bunları paylaşın. Buradaki sakinliğinizle paylaşın. Sonra sarılın ve bunun tadını çıkartın. Her şey geçecek. Her şey bir daha başlayıncaya kadar geçtiğinde de (söyleminize göre Ocak-Şubat civarı) üzerinizde bu kadar baskı yokken neler yapabileceğinizi düşünün. Hayatınızdaki insan ile birlikte hemfikir olduğunuz ve dolayısıyla pişman olmayacağınız bir karar verirsiniz.
Ezcümle; geçecek. Her şeyin geçtiği gibi.
+1
sparkle kiddle
(23.10.25)
(6)

uzayda yaşam bulduk diyelim

messina123
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya çalıştılar. sonra da bunlar mal deyip yollarına devam ettiler belki de.

bu sorunu çözmemiz lazım.
-1
messina123
(14.10.25)
Bunlar güzel beyin cimnastiği fakat mantık olarak galaksiler arası seyahat edebilecek bilim ve teknolojiye sahip canlılar ağaç ve insanı ayırabilecek yetkinliğe de sahiptir

Neil de grasse tyson ın şöyle bir benzetmesi de var, biz otobanda aracı kenara çekip yol kenarındaki bir solucanla iletişim kurmaya çalışmıyorsak belki de evrende rahatça dolaşabilen gelişmiş uzaylılar da bizimle iletişim kurmaya gerek görmüyor
+4
grimavi
(14.10.25)
dünyaya gelebilecek ve fark edilmeyecek gelişmişlikte bir uzaylının böyle bir şey yaşaması mümkün değil. dünyadaki ve hatta galaksideki her şeyden haberi olur.

uzayda akıllı yaşam bulmak şu anki teknolojiyle zor. galaksi ve evren aklımızın alamayacağı kadar büyük. bizden daha gelişmiş olanlar bile bizi bulamıyor olabilir.

bunun dışında, uzay araçları ve istasyonları iletişimi için radyo sinyalleri kullanılıyor. yaşam veya yaşanabilme olasılığı olan başka gezegenleri ve diğer gök cisimlerini bulmak için özel uydular kullanılıyor. Mesela TESS ve CoRoT gibi:
science.nasa.gov
www.esa.int
scienceinschool.org
+1
ermanen
(14.10.25)
Akıllı, zeki, gelişmiş vs gibi tüm sıfatlarda referans alınan şey insan. zeka diye tanımladığın şey senin algıladığından çok daha farklı olabilir.

Şöyle örnekleyeyim; evde oturmuş netflix'den interstellar açmış izliyorsun. O sırada televizyonun önünden geçen karınca ne görüyor? Gözünün önündeki ışık ve renkler karmaşasında ne filmi, ne oyunculuğu, ne olayları algılayabiliyor. Muhtemeldir ki biz de evrene baktığımızda o karıncanın gördüğünü görüyoruz.
+3
thracia
(14.10.25)
Bir yerde okumuştum, dünya benzeri bir ekosistemde canlıların bizim dünyadaki canlılarla epey benzeyeceği yazıyordu.

Canlılar evrimleşirken daima yukarı doğru evrimleşiyor. Yani bir canlı, kendisine zarar verecek bir yapı oluşturmaz. Oluşturursa üreyemez, elenir zaten. Yani, vücudumuzda yen, bir yapı çıkıyorsa, bu yapının en azından canlıya zarar vermemesi lazım. Yani evrim daima yukarı yönlü çalışıyor.

O yüzden dünyaya benzer gezegende yabancılık çekmeyiz, bilinç bir canlı varsa. Bize epey benzemeleri olası.

Voynich el yazması var mesela. 1600 yıllardan kalmak 200 sayfalık bir kitap. Bilmediğimiz bir dille yazılmış. Dünyada o dile bir kere bile rastlanmamış. Ve o elyazması hala çevirilemedi/çözülemedi.
Kimisi tamamiyle saçmalık, o yıllarda birisi trollüğe başlamış diyor.
Kimisi uzaylılardan kalma diyor :)
Bu arada bilim insanları saçmalık olduğunu düşünmüyor, çünkü filoloji açısından incelendiğinde belirli bir kurala göre yazılmış, diğer dillerdeki gibi bir yapısı varmış. Yani trollük fazla gerçekçi.
0
substituent
(14.10.25)
ben çok merak etmiyorum bu durumu. ya köle yapmaya ya da savaşmaya gönderecekler bizi oralara.
0
Hallegadola
(15.10.25)
Sene 1998. Atmosferin üst katmanlarında insan duyularının çok ötesinde bir hareketlilik başladı.

Zetalar gelmişti.

Zeta ırkı çok gelişmiş, bizden yüzbinlerce yıl ileride varlıklardı. Maddesel formları bizim gözlerimizle görülemiyor, sesleri duyulamıyor, herhangi bir cihazla tespit edilemiyorlardı. Bizim teknolojimiz ve yaşam formumuz onlar için o kadar geriydi ki, onlar için dünya bir çamur tabakası ile kaplı görünüyordu. İnsanların iletişimi, onlar için ilkel titreşimler ve ışık yansımalarından ibaretti, anlam veremiyorlardı. Zetalılar, bir türlü bu ilkel sistemlerle çalışmanın bir yolunu bulamadılar. Bizim teknolojimiz, Zeta ırkının ışık hızının ötesindeki algılarına taş sopa gibi geliyordu.

Merakla dünyayı izlediler, onları kimse fark etmedi ama bu tek taraflı gözlem bir süre sonra sıkıcı hale geldi ve vakit kaybetmeden gitmeye karar verdiler. Tam ayrılırken içlerinden birisi duraksadı. Bir anomali tespit etmişti. İstanbul’un batısında, Trakya’da, Tekirdağ adı verilen yerde titreşimsel olarak olağanüstü, her duyu için müthiş bir senfoni içeren bir sıvının stoklarını buldular. Bu üzümün ve anasonun evrensel yasalarla dans ettiği, yoğunlaştırılmış bir kozmik denge sıvısıydı. Bir Zeta, “Hayır olamaz, bu galaksimizin Yüce Yasa’sı tarafından yasaklanan, en büyük günah ilan edilen madde! Anasonun ruhani esansı ile kararlılaştırılmış o anlık, mükemmel sükunet. Bu bizim sonsuz arayışımızı ve gelişmemizi durdurur. Evrenin mutlak düzenini bozar.” dedi. Diğer bir Zeta ise “Bir karar vermemiz lazım, ben bu sıvının verdiği huzuru bir kez olsun tadmak istiyorum. Sonsuz gelişim yolculuğumuzu tamamlamadan önce, bu mükemmel süküneti bir kez olsun deneyimlemeliyiz. Evrende, Tekirdağ’daki bu kimyasal birleşimden daha zarif bir şey yok. Bir hatıra alalım” diyerek itiraz etti.

Görünmez gemileri, Tekirdağ’da fabrikanın üzerinde sessizce süzüldü. Kimse fark etmedi. Ne alarm çaldı, ne bekçiler gördü. Maddeyi bükebildikleri gelişmiş alan teknolojilerini kullanarak, fabrikanın deposundaki en özel, en güzel şişeleri topladılar. Kainatın derinliklerine, yanlarındaki beyaz altınla algılanamaz bir hızla yol aldılar.

Fabrika yetkilileri, durumu yıllarca açıklayamadılar. Resmi raporlarda durum “kayıt dışı, açıklanamayan, yüksek tonajlı stok kaybı” olarak yer aldı. Yıllar sonra Tekirdağ’ın bir köyünde bir masada Hüseyin Emmi, “Epten kafayı yediniz gündöndü kafalılar, uzaylılar geldiler en ballı rakımızı aldılar gittiler beyaaa, siz hala uyuyun” dedi.

(Az önce yazdım)
0
co2s2
(15.10.25)
(4)

Kel ve sakkallı adama kepek önleyici şampuan

twelfth
Kafayı sıfıra kazıtmama rağmen yanlardan çıkan saçlarımda ve gür sakallarımda aşırı kepek oluyor. Temiz bir tip olmama rağmen siyah tshirt'ümdeki kepeklerden utanıyorum. Ne tipte şampuan kullanmam gerekir? Yağlı kuru kepek vb. Çözemedim bu işi?
Kafayı sıfıra kazıtmama rağmen yanlardan çıkan saçlarımda ve gür sakallarımda aşırı kepek oluyor. Temiz bir tip olmama rağmen siyah tshirt'ümdeki kepeklerden utanıyorum. Ne tipte şampuan kullanmam gerekir? Yağlı kuru kepek vb. Çözemedim bu işi?
0
twelfth
(07.10.25)
vichy dercos anti dandruff
0
jelly bear
(07.10.25)
Ducray kelual DS (mavi şeritli)
Sebamed kepek önleyici
0
kararsızataletfilozofu
(07.10.25)
(bkz: dermatit)

Bu saçla değil deri ile ilgili bir durum. Maalesef kesin bir çözümü de yok. evet yıl olmuş 2025 ve hangi doktora gidersen git bunun kesin bir çözümü olmadığını, hayatındaki stresi azaltmanı falan söyleyecekler.

Peki napıcaz? rutinde günlük kullanımda head and shoulders gibi kepek önleyici şampuan kullanılabilir. Onun dışında bazı önleyici şampuanlar var. Hepsi ilk birkaç kullanımda mucizevi şekilde durdurur ama sonra zamanla geri gelir. değiştire değiştire kullanmak süreyi epey uzatır. haftada bir bu şampuanlar geri kalanında da klasik kepek şampunaı ile yıkamak baya yardımcı olur. Birkaç şampuan ismi yazayım

(bkz: Davines Purifying) : baya etkili ama fiyatı biraz tuzlu
(bkz: Ketoral) : uzun süre ve sık kullanmamak gerek. başlarda haftada bir sonra daha seyrek. bu tarz etken maddeler karaciğerde tutulabiliyor
(bkz: loprox şampuan) arada değiştirerek kullanmak ideal. Listeye eklenebilir.
0
thracia
(07.10.25)
alpecin
0
mikahakkinen
(08.10.25)
(5)

pahalı olmayan içeriği temiz şampuan önerisi

steve rogers
selamlar, silikon, paraben ve benzeri içerikler barındırmayan ve aşırı pahalı olmayan bir şampuan var mı? araştırdım ama bulamadım.
selamlar, silikon, paraben ve benzeri içerikler barındırmayan ve aşırı pahalı olmayan bir şampuan var mı? araştırdım ama bulamadım.
0
steve rogers
(07.10.25)
amzn.eu

bu markaya bakabilirsin bir sürü şampuanı var
0
jelly bear
(07.10.25)
ben de ogx demeye gelmiştim. olaplex'ten önce coconut'ını kullanıyordum.

www.trendyol.com

www.trendyol.com
0
art cat chocolate
(07.10.25)
thracia
(07.10.25)
alpecin.
0
mikahakkinen
(07.10.25)
Hc care
Bunu 2.ye soruyor ihtimalin olabilir mi ?
0
eja
(08.10.25)
(8)

Kaliteli kot pantolon önerisi (Erkek)

marowak
Son kot pantolonlarımı Mavi'den aldım ve 1 yılı zor çıkardı hepsi. Haftada en az 1 kere giyerim. Sağlam ve mümkün mertebe uygun fiyatlı hangi markayı önerirsiniz? Aldığım bütün pantolonların bacak arası kısmı yırtılıyor. Kesimleri ve sağlamlığı benim için ön planda
Son kot pantolonlarımı Mavi'den aldım ve 1 yılı zor çıkardı hepsi. Haftada en az 1 kere giyerim. Sağlam ve mümkün mertebe uygun fiyatlı hangi markayı önerirsiniz? Aldığım bütün pantolonların bacak arası kısmı yırtılıyor. Kesimleri ve sağlamlığı benim için ön planda
0
marowak
(05.10.25)
Levis'in elastan içermeyen modelleri.
0
runaway
(05.10.25)
en dayanıklı pantolonum levi's 501 oldu. 10 yıldır giyerim.

catch jeans de sağlam. kumaşı kalın.
0
yurtsuz john
(05.10.25)
bulabilirseniz bego oneririm. good4trust.org'da vardi bir donem.
0
klassno
(05.10.25)
liseden beri ltb kullanıyordum kalite düşünce mavi'ye geçmiştim mavi'den de benzer sebeplerden memnun kalmayınca en son levi's a geçiş yaptım şimdilik memnunum.
0
kornisch
(05.10.25)
Maalesef bulabilmen çok zor, buldukların da uygun fiyatlı olmayacak.

Kot/denim pantolonlarda sağlamlığı belirleyen şey cm2 başı dokuma sıklığıdır. Artık pantolonlar hem hafif olsun, hem esnek olsun, kaba durmasın ve tabii ki ömrü daha kısa olsun gibi gerekçelerle düşük yoğunluklu ve esnek kumaşlardan üretiliyor.

12,5 ya da 14 oz jeans diye ararsanız bulduğunuz pantolonlar epey sağlam olacaktır. ama takdir edersin ki fiyatları mavi ile aynı olmayacak. geri kalan mavi levis armani şu bu marka hiç farketmez, hepsinin dayanıklılığı üç aşağı beş yukarı aynı olacak. markaya takılma bu yüzden.
0
thracia
(05.10.25)
random kot pantollar gayet dayanıklı. türkler tekstilde iyiler. markaya para vermeye lüzum yok. her taraf çarşı dolu, birine gir bak.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
koton. hadi lan diyebilirsin ama 7-8 senedir giydiğim kotları var. daş gibin dimdik. halen alırım.
0
inannas jofn
(06.10.25)
beymen network levis
0
mikahakkinen
(06.10.25)
(6)

En sevdiğiniz fitness hareketi

arbre
Hangisi? Görselliğe en çok katkısı olanı sorayım bir de. Sağ olun.
Hangisi? Görselliğe en çok katkısı olanı sorayım bir de. Sağ olun.
-1
arbre
(29.09.25)
thetruenorthstrongandfree1, bu hareketi yapabilen dünyada 3 kişi falan vardır bence.
-1
🌸arbre
(29.09.25)
En sevdiğim hip thrust olabilir benim için
0
mermaidd
(29.09.25)
Havlusuz hareketler, özellikle aletlerde olanlar. İki ipi alıp çekmece mesela.

Şaka bir yana en sevdiğim balyozu alıp lastiğe girişmek.
0
Shepard
(29.09.25)
Hiç gerçeğini görmedim ama filmlerde oluyor ya kollarını kullanmadan barfiks çekiyorlar en çok onu severim. Ama nasıl yapıyorlar bir türlü anlayamadım hiç.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
Bütün hareketlere hükmeden tek bir hareket; burpee reyizin askerleriyiz.
0
thracia
(30.09.25)
dips
0
archmeister8
(30.09.25)
(9)

Motosiklet kıyafeti tavsiyesi

knazım
Sabah ve akşam 15-20 dakika İstanbul'da motosiklet sürüyorum. Yazın başladım sürmeye, her şey gayet güzeldi ve bugun nahoş bir deneyim yaşadım. Her yerim sırılsıklam oldu. Bunun önünde nasıl geçeceğiz ayı gibi pahalı ekipman almadan? İş yerinde kıyafet değiştirebilirim. Bu gence bir yol gösterin.
Sabah ve akşam 15-20 dakika İstanbul'da motosiklet sürüyorum. Yazın başladım sürmeye, her şey gayet güzeldi ve bugun nahoş bir deneyim yaşadım. Her yerim sırılsıklam oldu. Bunun önünde nasıl geçeceğiz ayı gibi pahalı ekipman almadan? İş yerinde kıyafet değiştirebilirim. Bu gence bir yol gösterin.
0
knazım
(29.09.25)
Hiçbir ekipman senin uzuvlarından pahalı değil ya da kimse sana çarpmadan önce gelip kaç dakika sürüş yaptığını sormuyor. Ya bu bakış açını değiştir ya da kendini seviyorsan motosiklet sürmeyi bırak.
0
mirty
(29.09.25)
Kuryelerin giydiği yağmurluk tulumlardan giyerseniz ıslanmazsınız.
0
kaptan memo
(29.09.25)
Ayı gibi pahalı ekipman alın, o ekipmana canınızı emanet ediyorsunuz. (Almanya'ya falan gidip gelen birileri varsa, getirtebilecekseniz oralardan alın, fiyat epey fark ediyor.)

Dört mevsim denen, yazın da kullanabileceğiniz bir mont ve pantolon, üstüne yağmurluk işinizi görür. Normal pantolonun/şortun üzerine giyebileceğiniz fileli koruma pantolonları var, özellikle yazın çok rahat edersiniz.
0
kobuzchu kiz
(29.09.25)
Trafikte tın tın gidiyorum, haricinde motosiklet sürmüyorum. Kısa süreli ıslanmamak icin tavsiye istedim. Şu anda 20k cekete, 15k pantolona veremeyecem, 5k'lık tavsiyesi olan varsa almaya hazırım. Çok mu zor bunu anlamak ya.

Tamam kaptan bıraktım sen boyle deyince yarın binmiyorum, te allaım.

Edit: Yazlık var montum vs. Kışın ıslanmamak için bir şey istiyorum, soğukla derdim yok.
0
🌸knazım
(29.09.25)
www.motomax.com.tr
O zaman şuradakiler gibi bir alt üst yağmurluk işinizi görür. Montun/pantolonun üzerine giyeceğiniz için bir beden büyük almak daha rahat olabilir.
0
kobuzchu kiz
(29.09.25)
Eğer "hepi topu 15 dakika sürüyorum" ya da "zaten benim motorum 50cc" falan diye ekipmansız motora biniyorsan hızlıdan kendine bi özel sağlık sigortası yaptırmanı tavsiye ederim önce. Devlet hastanelerinin durumu ortada, rezil olursun tabi hayatta kalabilirsen.

Ha ekipmanın var ama su geçirmez değilse, kıyafetlerin üzerine giyilen alt üst yağmurluk işini görür. En uygunlarından birinin linkini bırakayım;

www.durt.com.tr
0
thracia
(29.09.25)
En uygun yağmurluk herhalde decathlon olur, diz altına kadar uzanıyor. Tabii bunu tam korumanın üstüne giymeniz lazım.

Tın tın gitmek, kısa süre binmek vs. bahane değil. Siz dururken bile gelir biri bir vurur, 40 metre uçarsınız. Paşa gönlünüz bilir tabii.
0
orient blue
(29.09.25)
kar pantalonu kullanıyorum, soğuk havalara ve yağmura birebir. pantalonumun üstüne giyebildiğim için tercih ettim.
0
eurhka
(29.09.25)
10 sene bisikletle gittim geldim işe aşağı yukari aynı şekilde, gereken riski aldım verdim, beni benden fazla düşünen herkese teşekkürler.
0
🌸knazım
(29.09.25)
(6)

Köpek sahiplenmek konusunda yardım

strawberry first
45 yaşındayım, neredeyse 7 yaşından beri kedi besliyorum. (arada akerjimşn çıktığı dönem hariç)elimden yüzlerce kedi geçti(kalıcı olanlar, geçici yuva vb olarak) zaman zaman köpek beslediğim dönemler de oldu ancak çok kısa süreliydi ve evde değildi. Tarlada, bahçede. Kısacası hayvanlara aşinayım.Yen
45 yaşındayım, neredeyse 7 yaşından beri kedi besliyorum. (arada akerjimşn çıktığı dönem hariç)elimden yüzlerce kedi geçti(kalıcı olanlar, geçici yuva vb olarak) zaman zaman köpek beslediğim dönemler de oldu ancak çok kısa süreliydi ve evde değildi. Tarlada, bahçede. Kısacası hayvanlara aşinayım.


Yeni evim kuzey güney cephe, 1.kat,150 m2 ve bu cephe boyunca oldukça büyük sadece bana ait bir terası var. Köpek sahiplenmek istiyorum. Terasta vakit geçirir ancak eve alırım, bırakamam orada. İşsizim, Yaşadığım yer deniz kenarı olduğu için hergün sahile götürme şansım, dağda yürüyüşe götürme şansım var oğlum saat 2de okuldan gelen kadar gün bizim ama akşamları ancak 1 saat çıkarabilirim.

Evde kedim de var. Eve de gireceği için kısa tüylü bir ırk düşünüyorum. Aklıma tazı geldi. Avcı arkadaşlarım var, bulmak kolay olur sanırım. yavru alacağım, evde 9 yaşında oğlum olduğu için bebeklikten ben büyütmek istiyorum. Yetişkin köpekler ne kadar sakin tabiatı olsa da kendim gözleme şansım olmadığı için güvenemem. Barınaklar, ücretsiz sahiplendirme grupları vb bakacağım. Safkan olması gibi bir beklentim zaten yok, tüyleri uzamaya melez de olur. Küçük ırk kesinlikle istemiyorum. (Terrier, kaniş vb)

Uzun açıklamadan sonra sorular:
1.arkadaşlarım köpekli ev ne olursa olsun kokuyor diyor. Yağmurda gezip geldikten sonra, salyası vb. Evde köpek bakılmaz diyorlar.
2.sizin tavsiyeleriniz nelerdir?

Not: akbaş, alman/Belçika kurdu gönlümden geçenler ama evet onlar evde olmaz. Biliyorum.
Danuaya aşığım ama hem çok büyük hem de eğitilmiyor. Aklı çocuk gibi, danua dalmaçyalı vb de olmaz.
0
strawberry first
(25.09.25)
Ya paran yoksa girme bu işlere. Aşısını yaptıramazsın. Pire şeyini alamazsın. Hastalığını şey edemezsin. Bildiğin kedilerle kafayı bozmuş kadın havası var sende. Girme bu işlere. Köpek kediye benzemez, sürekli ilgi, dolaşma yani zaman ister. Kendi kendine 1-2 saat takılır sonra bütün gün yatar sana dert olur ilgilenmiyorsun diye. Teras, bahçe vs tehlikeli işler, ilginç biri sırf öyle istedi diye zehirli bir şey atabilir.

1-Ev kokmaz temizliğini yaparsın eve girişlerde.
2-Alma
0
Shepard
(25.09.25)
Sırf kısa tüylü diye tazı almak çok yanlış bir tercih olur. Tamamen hızlı koşmak, koku almak ve avlanmak odaklı bir hayvanı günde birkaç kere dolaşmaya çıkarmak ve evde yetiştirmek hem ona hem kendinize büyük haksızlık olur. Çok yüksek enerjisi olacak ve siz ne yaparsanız yapın o enerjiye evde bakarak karşılık veremeyeceksiniz.

Köpek almadan önce eğer belli bir tür alacaksanız o türün özelliklerini iyice araştırmanızı tavsiye ederim. Her cins köpek, ilk beslenen köpek olamaz. Bazı türler tecrübe ister. Örneğin doberman sürekli sahibinin dominasyonunu test eden çok hareketli bir köpektir. Ona patronun siz olduğunu göstermediğiniz an ipleri eline alır. Bunu bilmeden, bu tecrübeye sahip olmadan beslemeye kalktığınızda zapt edemediğiniz, sözünüzü dinletemediğiniz bir hayvanla baş başa kalırsınız. O yüzden hangi tür alacağınız ve türün özelliği çok çok önemli. Kedileri biliyorsunuz, her kedinin insan gibi kendine has özellikleri vardır. Ancak köpekler öyle değil, cinsinin özellikleri çok baskın ve ortaktır.

Size tavsiyem bi golden retriver olurdu. Muhtemelen tüyleri sebebiyle istemeyeceksiniz ama en ideal ilk köpek türü budur.
0
thracia
(25.09.25)
İlk tecrübeniz ise ben de golden tavsiye ederim. Ev ortamı daha uygun hem ona.

Ben de ilk tecrübe diye yavru bir cane corso aldım ama çok zorlanıyorum. Sürekli video izleyerek geçiriyorum geceleri nerede hata yapıyorum diye. Ben yaptım siz yapmayın derim. Golden iyidir.
0
drako
(25.09.25)
Sakın yapma.
Köpek evde apartman dairesinde beslenmez. Öğrenin şunu ya!
Git bahçeli ev al orada besle.
0
benaslindayohum
(25.09.25)
Ben de böyle Çok minnak düşünceler ile başladım ama bu köpekten sonra bir daha almam.
1- bir kere yaninizda falan siz yokken bakacak biri yoksa hayatı Çok etkiliyor. Kedi gibi değil. Misal kedisi olan arkadaşlar çok kolay ufak tatillere çıkarken biz 6-7 saatten fazla yalnız bırakmıyoruz malum cisi kakası vs.
2- tazi falan demişsin gerçekten başına dert ariyorsun. Büyük atletik köpek demek her gün birkaç saat spor yaptirmak demek. Misal eve border collie alıp sonra köpek evde sağı solu kemirince şikayet edenler de bundan. Iş köpeğini eve sokarsan böyle oluyor.
3- ishal oluyor, 15 kere dışarı çıkariyorsun.
4-para. Vallaha galiba Fransa'da Türkiye'den daha ucuz yani hayvan bakmak. Misal köpeğe kaliteli bakacaksan kaliteli mama vereceksin. Bizimkinin midesi hassas diye virbac gastrointestinal yiyor. Tr fiyati 5700 lira kısacası ayda 3.350 lira mama. Parazit için nexgard Spectra alıyor, aylık 20€. Türkiye'de 25 olsa ayda 1250de buradan olur.
Daha oyuncaklari, dış temizleyen yiyecekleri falan saymadim.
Ha bir de spor yapan köpeğin sakatlığı vs de olur. Öyle evde koşturan kedi gibi düşünme.

Bizim başka sıkıntılar da oldu ama yaptığımız en mantıklı iş bahçeli eve taşınmak oldu. Vallaha yaklaşık iki sene gece uykuya dalmak ne bilemedim çünkü yatmadan çıkarmak gerekiyordu. Şimdi kapıyı açıyoruz, yapıyor ve kapatıyoruz. Bitti gitti.

Neyse yani ben bir daha istemem. Max kedi. Parasal olarak da hayati kisitlama olarak da sıkıntılı.
Sizinle zamanında konuştuk. Çok sıkıntılı bir hayatınız var tek ebeveyn olarak ve buna ek sorun eklemeye çalışıyorsunuz. Yapmayın.
0
logisticsmanager
(25.09.25)
bahçeli ev bile yetmiyor köpeğe. günde 2 km alan falan taraması gerekiyor bazılarının.

gerçekten ilgilenemeyecekseniz almayın gerçekten.
0
gurur
(25.09.25)
(32)

Anneniz eve çocuğa bakmaya geliyor, eşiniz şu cümleyi kuruyor ne dersiniz?

mahmuttt
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için. Sabah siz de karı
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için.

Sabah siz de karı koca iş için evden çıkarken eşiniz annenize gayet normal sakin bir ton üslupla diyor ki:

“ Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın ”

Bu cümle normal bir cümle mi? 65 yaş üstü evdekilerden dolayı grip bulaşmış yine de sabah gelip torununa bakmaya gelen bir kadına sabah çocuğu teslim ederken söylenecek bir cümle mi sizce tamamen objektif fikrinizi ve yorumlarınızı merak ediyorum.

ve bu cümle karşısında annem kırılarak gideyim o zaman ben diyor.


Çok teşekkürler.
0
mahmuttt
(25.09.25)
ben er kişiyim. eşiniz gayet normal bir cümle kurmuş. annenizin hastalığını fark ettikten sonra sizi arayıp gelmiyim çocuğu hasta ederim demeliydi. 65 yaş üstü insanlardan artık çok sıkıldım, hepsi çocuk gibi. anam babam kaynanam kayınpederim sürekli salak salak işler yapıyorlar. bir tane de tepemizde var 20 senedir anamızı ağlattı.
0
mikahakkinen
(25.09.25)
@mikahakkinen Hocam yanlış anlama ama eşin senin yanında annene keşke söyleseydin çocuğu başkasına bırakırdık bu da çocuk sonuçta Diyerek Suçlu hissettirecek şekilde cümle kuruyorsa bir de kadincagiz hastalığı eşinden kapmış yani ona rağmen sabahın köründe gelip çocuğa bakmaya geliyor. Bir erkek, bir oğul da orada Eşinin bu cümlesinden rahatsızlık duymuyorsa hanımcıdan çok hanım olmuştur bence.
0
🌸mahmuttt
(25.09.25)
yorumlar kafayı kıracak cinsten maalesef. Noktasız virgülsüz haksız eşiniz. Ayıp ya kadının ne mecburiyeti var çocuklara bakmaya yaşlı kadın kendinden vererek yapıyor bunu çok zor bir şey çocuk bakmak o yaşta. Ayriyeten ilk bulaştıran da kendisi. Anenniz bir daha gelmesin kendisi baksın o halde.
0
biravekahve
(25.09.25)
Burada çoğunlukla hayatı sadece kedi bakmak olan insanlar var. O yüzden sağlıklı yorum beklemek yanlış olur bu arkadaşlardan.
Anneniz sizin sorumluluğunuzda olan çocuğunuz için zahmet edip geliyor, ne olursa olsun insan bu şekilde bir yaklaşımda bulunmaz. Bir sözü söylemenin 40 yolu vardır. Eminim ki eşiniz bunu sakin bir tonla söylemiş ise de pek iyi niyetle söylediğini düşünmüyorum. “E bu da çocuk sınıfta” bu söz iyi niyetle söylenen bir şey değil… karşındaki kadın aptal mı? Bilmiyor mu neyin ne olduğunu da sanki çocuğuymuş gibi insanı kırıcı ve rencide edici şekilde konuşuyor.

Sakin konuşması önemli değil ki kadınlar çok iyi bir manipulasyon ustası. Sakin sakin giydirir lafi. O yüzden annenize de söyleyin bir daha gelip emek vermesin. Değmez çünkü, gerçekten kıymet bilinmiyor. Yazık kadına.
0
dedeminhirkasi
(25.09.25)
hastalığı yayan eşiniz. bir de utanmadan annenizi suçluyor. eşiniz haksız.
0
archmeister8
(25.09.25)
bu cümle aklıma gelse bile söyleyemzdim sanırım. eğer kayınvalideme böyle bir şey söylesem kendi annem gelir beni döverdi.

bağışıklık geliştirmiştir zaten tekrar aynı hastalığı geçireceğini düşünmüyorum bebeğin.

eşiniz haksız üzgünüm
0
Hallegadola
(25.09.25)
İkisi de haklı ikisi de haksız.
Annen hasta hasta çocuğa bakmaya gelmemeliydi en azından hastayım diye haber vermeliydi. Çocuğa tekrar bulaşabilir.
Karın da annen gelse bile bir şey söylememeli kadın gelmiş artık sonuçta. Bir de sizin çocuğunuza bakmaya geliyor.
İkisi de haksız ya. Bu yüzden çocuğuma bakıcı bakıyor işte kaynanaya baktırınca sorun oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(25.09.25)
@mahmutt görüş sormuşsun cevap vermişim. sana katılmak zorunda mıyım? neden beni yargılayıp hanımcı diyorsun? altına not olarak sadece benim görüşüme katılanlar yazsın diye not düş seni haksız bulanlar yazmasın. ayrıca hanımcı falan değilim. eğer çocuk hastalık kapacaksa anamı da kırarım eşimi de. artık toplum olarak şu duygusallığı bırakalım. analarımız alınacaksa alınsın gençler, olay eşinizi korumak değil. türk toplumunda analar oğullarının bir aile kurduğunu ve farklı bir birey olduğunu anlayamıyor. benim yorumlarım hoşuna gitmediyse benim hanımcılığıma değil kendi ana kuzuluğuna bak. hiç bir şey küçük bir çocuğun ateşlenip rahatsızlanmasından önemli değil. benim için.
+1
mikahakkinen
(25.09.25)
biravekahve & archmeister8 +1

tamamen bu. üstüne bir şey söylenmez.
0
MtKrt
(25.09.25)
Gelinin kaynanaya bu söylediği laf pek masum degil. Ancak bence bir erkek gelin kaynana arasındaki her lafa karışmamali. Senin eşin ve annen arasında artık her ne sorun varsa senin bu işin altından kalkacak bir olgunlukta olduğunu zannetmiyorum.

Ayrıca soru sormuşsun, cevap veren ilk adamın verdiği cevap senin düşündüğünden farklı diye bir de ona sataşıyorsun.
Öyle yapacaksan baştan söyle "sadece bu şekil düşünenler cevap versin" diye
0
abelardo
(25.09.25)
eşiniz saçmalamış. hem kendisinden bulaşıyor hem de bunu söylüyor. öteki türlü olsa yani anneniz başka yerden taşıyıp gelse anlaşılır ama bu olmamış.
0
elektr10
(25.09.25)
İkinci cevaptan aslında milletin görüşünü merak etmediğin, kendi fikrine katılacak fikir ortakları aradığın anlaşılıyor. Aksi yönde fikir veren birine de aklın sıra hakaret ediyorsun (hanımcıdan çok hanım olmuştur). Yani o da hakaret değil de işte (kadın olmak niye hakaret olsun), neyse.

Evet, eşin annene ayıp etmiş. Umarım mutlusundur bunu duyduğun için.
0
himmet dayi
(25.09.25)
kadının kurduğu cümlede bi anormallik göremedim. annenin kırılası gelmiş.
0
elorelia
(25.09.25)
Bu duyuruya @dedemin dediği gibi kedici kadınlar toplanır birazdan…
@dedem ve Mahmut +10
0
tahirkemalbozoglu
(25.09.25)
ne dediğinden çok nasıl dediği de önemli. yanlış üslup doğru sözün celladıdır.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(25.09.25)
gayet normal bir cümle. bunu bu kadar büyütmek çok ama çok gereksiz.
0
biergarten
(25.09.25)
Eşin çocuk için endişelenmis. Anan çocuğu düşünüyorum derken çocuğun sağlığını değil yemesini, bokunu temizlemesini düşünmüş. Eşin çocuğa hastalik gecirdi diye bir sey yok cahil misin nesin? Ayni evdesiniz ne bekliyonuz? Cocunna sonra banna bulastiriyor demissin... Karantina odaniz vardi da karin bu odadan kacip yuzunuze mu tükürdü hasta olun diye? Eşin hakli, evin erkegi ana kuzusu ezik gibi davraniyor. Anan alingan. Çocuğu düşündüğü yok. Çocuğun sağlığı büyüktür yemesi icmesi tuvaletinin temizlenmesinden.
+1
Shepard
(25.09.25)
yanıtları okumadım, nazik bir şekilde konuşmuş eşiniz ve hiç sorun yok söylediğinde.
0
deartheodosia
(25.09.25)
yanıtları şimdi okudum, inanılmaz cidden. benim anladığım yorulmasını istememiş annenizin ve kibarca keşke siz de dinlenseydiniz, yorulmazdınız anlamı oldu.
+1
deartheodosia
(25.09.25)
Bunları evlenmeden önce düşünmek, gözlemlemek lazımdı. Hatta kendisinden hoşlanmadan önce. Yoksa sırf güzellikse kriter ohoooo neler var. Ama aile kurmak için kişinin değer yargılarını gözlemlemek lazım, benim kurmak istediğim aile yapısına uygun bir kişiliğe sahip mi değil mi diye düşünmek lazım. Lazım da lazım. Çok kıllı tüylü işler ya. Yaşasın bekarlık.
0
Batuhanolabilir
(25.09.25)
Bence eşin bebek için endişelenerek anne içgüdüsü ile söylemiş, senin kendini annenin yerine koyup fazla empati yapıp annen adına eşinle tartışman doğru değil. Bence eşine "sen anneme ayıp ettin" diye yüklenmen doğru değil, o da bir anne sonuçta. Senin annen de keşke haber verseydi çünkü kendisine de yazık, hasta hasta nasıl çocukla uğraşcak. Ama bu hikayede kimsenin kötü niyetli olmadığı belli.

Yorumlarda millete hanımcı/hanım diye hakaret etmen zaten senin eşine karşı nazik olmayan biri olduğunu gösteriyor. Biz sana ne desek boş. Burda sana eşin şöyle haksız böyle haksız diyenler olmuş, bu sana ne kazandırıyor ki? Evlilik haklı-haksız davası ile yürümüyor bence.
0
Sadece soruyorum
(25.09.25)
İyi niyetli söylediğini düşünmüyorum. Sadece çocuğa hastalık bulaştıracaksın diyemediği için sen de yorulmazdın kısmını ekliyor. Hata eşinle sende. Evde hasta varken +65 kadını çocuğa baktırmak için çağırmışsınız. Hastalığın babaanneye bulaşması sorun değilken çocuğuna bulaşması sorun olmuş. Çocuk da yaşlı da hastalıklara karşı korunmalı.
+1
boyalı kuş
(25.09.25)
çocuğa zaten bulaşmışsa neden bir daha çocuğa hastalık bulaşmasın diyor? acaba burayı yanlış mı aktardın?

çocuk hasta değilse ve annen hasta hasta geldiyse kusura bakma eşin haklı. kimse canından bir parçanın zarar görmesini istemez ve gerekirse başkalarını da kırar. ki kırıcı da davranmadı diyorsun.

çocuk hali hazırda hasta ise haksız, durduk yere çatası ve durumdan kendine hak çıkarası gelmiş. daha ne hasta olacak zaten, olmuş olan. okları annene çekmeye çalışmış gibi. hele bir de kendisinden bulaşmışsa.
0
nolmus yani
(25.09.25)
Eşin haklı, annen tipik türk yaşlısı, sen haksızsın.

Annene haksızlık bulamıyorum çünkü kendi gördüğü o yani gençliğinden beri. Gereksiz ve muhtemelen bilinçdışı bir altruistik şov yapmaya çalıştığı. Yani bilerek şov yapmıyor ama yetiştiği dönem itibariyle "Bakın hasta hasta çocuğa bakmaya geldim" bir güç gösterisi. Eşiniz haklı bir şekilde bunu engelleyince de kırılmış. Sen de burda ataerkil düzeni temsilen bulunan ve haksız olan tarafsın.

Çocuk iyileşmiş de olsa, şu an hasta da olsa viral yük sebebiyle annenin uzak durması gerekir. Eşini haksız bulanlar şaşırtmadı zaten.

Not: Erkeğim, hanımcıyım, bunun utanılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum.
+2
nundu
(25.09.25)
öncelikle "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın" cümlesindeki parantez içi sizin kendi yorumunuz.

esasında cümle şu şekilde: "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta sonra sen de yorulmazdın"
burada eşiniz "çocuk sonuçta" diyerek çocuğun karşısındakinin hasta olup olmadığına bakmaksızın merhamet etmeyeceğini ve hareketliliğine, koşturmasına, oyun oynamasına devam edeceğini kastetmiş olamaz mı?

ikinci olarak anneniz ve eşiniz yetişkin insanlar. ikisinin iletişim kurmak için size ihtiyacı yok. bu iletişimdeki üçüncü kişi olarak kendi kendinize rol biçmeyin. başkası adına konuşmayın, "bir erkek, bir oğul" olarak laf taşımayın. bırakın alınan alındıysa, alındığını ifade etsin. alınmasına sebep olan da ona göre tavır alsın.
0
tnz
(25.09.25)
eileengray +1

Shepard +1 (evet aynı evin içerisinde illaki bulaşır, bu bir suç değil)

mikahakkinen +1

deartheodosia +1

Sadece soruyorum +1

boyalı kuş +1

ay ne çok haklı var...

gayet normal bir cümle. gayet de kibarca söylemiş. alınmaya, kırılmaya, mağduriyet çıkarmaya yer arıyor bu erkek anaları.

eşinizden önce sizin söylemeniz lazımdı annenizi çok seviyorsanız. kaç yaşında kadın hasta hasta çocuk mu bakacak? utanmıyor musunuz bunu istemeye? hem çocuk için sorun hem de anneniz için.

eşiniz söyleyerek iyi etmiş. bir dahaki sefer hasta olduğunda gelmez. şimdi hastalık eşinizden bulaşmış olabilir ama yarın öbür gün anneniz başka yerden hastalık kapıp geldiğinde bu sefer o bulaştırmış olacak. hastayken hiçbir şekilde gelmemesi lazım. kimin bulaştırdığı önemli değil burada. çocuğu mümkün olduğunca korumanız lazım.

zeus bizi ana kuzusu erkeklerden korusun.
0
art cat chocolate
(25.09.25)
Bu cümleye kadın yazarlar normal , erkekler ise normal değil diyecektir.

Ben de normal olduğunu düşünmüyorum. Kırıcı şekilde söylenmese de babaanne hasta hasta gelmiş , gelir gelmez de bana göre söylenmesi hoş olmamış. Şöyle söylenebilirdi anne zahmet ettin keşke hastayım deseydin biz hallederdik, hasta hasta yorduk seni de şeklinde olabilirdi.Daha ilerisi sanki hoş olmamış. İşte çocuk da hasta vs.

Biraz bana kalırsa hesap sorma gibi olmuş.
0
drako
(25.09.25)
Tüm aileye grip bulaştıran kendisi iken, bence anneni bozmak için fırsat kollamış ve aradığı fırsat eline geçince yapıştırmış.
Annen bir daha çocuğa bakmaya gelmesin, karın da tüm maaşını bakıcıya verince aklı başına gelsin.
İyilikten maraz doğar.
0
dawsonscreek
(25.09.25)
Siz bu kadar elestirel yaklasacaginiz insanlarla niye evlenip bir de cocuk yapiyorsunuz? Kadin gayet normal bir sey soylemis.
0
ghilleinthemist
(25.09.25)
@tnz +1

Ben de okuduğumda "hasta hasta niye zahmet ettiniz, neticede çocuk bu, sizi yoracak" olarak anladım.

Ancak sonra yazdıklarını okuyunca eşinle bu konuda tartıştığını, hırsını alamayıp buraya olayı manipüle ederek yazdığını ve aklınca taraftar toplamaya çalıştığını anladım. Ne yapacaktın, verilen cevapları eşine gösterip "bak herkes seni haksız buldu" mu diyecektin. Böyle basit bir meseleyi bile çekişme haline getirip sosyal medyadan onay dilenmek, beklediği onay gelmeyince de agresifleşmek gerçekten acıklı bir durum.
+1
thracia
(25.09.25)
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, karınızı haklı bulacaktınız.
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, anneniz başka bir işe girişseydi (evi temizlemek gibi), karınızı haklı bulacaktınız.

Çocuğunuza artık lütfen kendiniz bakın ya da bakıcı tutun.
0
tiredofwaiting
(25.09.25)
eşiniz haksız. hastalık zaten sizden bulaşmış, kadıncağız hasta hasta gelmiş. muhtemelen çok da hasta değilmiş ki gelebilmiş. (ayakta atlatabilecek durumdaydı sanırım) bence yeniden bir bulaş olmazdı zaten herkes yeni atlatmış hastalığı. anneniz ben hastayım gelmeyim diyebilirdi ama dememiş. babaanne kırılmış. ben babaanneye üzüldüm şimdi.
0
exlibris
(25.09.25)
(17)

Hapishane temalı film/dizi/kitap/yazı/başlık-entry

gadlemler
Prison break haricinde, hapishane temalı film, dizi, kitap, yazı öneriniz var mıdır?Sıkıntıdan hapishane hayatını merak etmeye başladım, o psikolojiyi...Entry-başlık bulamadım pek.
Prison break haricinde, hapishane temalı film, dizi, kitap, yazı öneriniz var mıdır?
Sıkıntıdan hapishane hayatını merak etmeye başladım, o psikolojiyi...
Entry-başlık bulamadım pek.
0
gadlemler
(07.09.25)
Aldırma gönül, Sabahattin Ali, Şiir
Kelebek, Henry Charrie, Roman (şiddetle tavsiye ederim.)
Kelebek Yukardakinin filmi, romanın tadını vermez
Alcadraz'dan Kaçış film
Sabahattin Alinin çok hikayesi vardır, kısa kısa koğuş arkadaşlarını anlatan, hepsi de okumaya değer
0
Mirket
(07.09.25)
Oz izle. Psikolojin bozulsun:)
0
nothing in my way
(07.09.25)
oz yüksek kalite, vis a vis sürükleyci tv dizisi ayarinda
0
ala09
(08.09.25)
İşin kuram ve sosyolojik kısmına ilginiz varsa Foucault'nun Hapishanenin Doğuşu kitabı var.
0
Amaranta ursula
(08.09.25)
Karılar koğuşu
0
rodeocu
(08.09.25)
filmlerin en ünlüsü escape from alcatraz.
benim en sevdigim le trou.

bu ikisi disinda
the shawshank redemption, the green mile, midnight express, duvar, ucurtmayi vurmasinlar, birdman of alcatraz, garage olimpo aklima gelen filmler.

nereden baslasam diye bir podcast var, orada hapishane sosyolojisi konusulmustu bir bölümde, bölümün adi aynen bu. ona bakabilirsiniz.

kitap olarak foucault+1, her ne kadar katilmasam da. eksisozluk.com
an architecture of hope - yvonne jewkes var, hapishane mimarisinin mahkumlar üstündeki etkisini inceliyor.
the panopticon writings - jeremy bentham
ayni zamanda bentham'in panopticon fikri üstüne yazilmis: Bentham’s panopticon: its architectural and social significance - john thomson
punishment and social structure - georg rusche + otto kirchheimer
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.25)
Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Steve McQueen'den Hunger
0
auroraaurora
(08.09.25)
Esaretin bedeli diycem ama korkuyorum
Tango ve cash
Escape plan (Sylvester Stallone)
0
etna
(08.09.25)
Hapishane psikolojisi dendiğinde akla hemen zimbardo deneyi geliyor. Bununla ilgili yapılmış filmin ve iki büyük hapishane filminin de linkini bırakayım.

das experiment
www.imdb.com

Celda 211
www.imdb.com

un prophete
www.imdb.com
0
thracia
(08.09.25)
Orange is the new black
0
substituent
(08.09.25)
Celda 211 yazmaya gelmiştim yazılmış , süper film hapishane diyince aklıma ilk gelen o
0
devilone
(08.09.25)
türkiyedekileri merak ediyorsan bana yaz anlatayım.
0
mikahakkinen
(08.09.25)
oz +1; her bolumunu buyuk bir heyecanla beklerdik zamaninda
0
sweetoffice
(08.09.25)
the night of - minidizi hbo
0
tahtakafa
(08.09.25)
Bahsedilmeyen, çok iyi olmayan ama izlenecek düzeyde iki film de ben söyleyeyim.

The Last Castle - Askeri hapishane
The Longest Yard - Komedi
0
himmet dayi
(08.09.25)
Celda 211 demeye gelmiştim ama söyleyen olmuş, ben de mizahi bir bakış için Ferhan Şensoy'dan 'Pardon' diyeyim.
0
(08.09.25)
(1)

Motosiklet ileri sürüş eğitimi istanbul

rebecca
Yaklaşık 5.000 kilometredir şehir içinde scooter kullanıyorum. Henüz bir tehlike yaşamadım ancak özellikle frenleme ve virajlar konusunda kendimi geliştirmek istiyorum. Daha önce 1 günlük yamaha riding academy baslangıc scooter eğitimi aldım ama su an o yeterli gelmez. Bunun dısında ne gibi öneriler
Yaklaşık 5.000 kilometredir şehir içinde scooter kullanıyorum. Henüz bir tehlike yaşamadım ancak özellikle frenleme ve virajlar konusunda kendimi geliştirmek istiyorum.

Daha önce 1 günlük yamaha riding academy baslangıc scooter eğitimi aldım ama su an o yeterli gelmez. Bunun dısında ne gibi önerileriniz olur?
Kendi kendine mi çalışmalı?
Bireysel olarak birinden eğitim mi almalı, bir kuruma mı başvurmalı?

Motorcu arkadasların deneyimlerini ve önerilerini bekliyorum
0
rebecca
(03.09.25)
Şu an alabileceğiniz 2 tür eğitim mevcut. Kapalı alan hakimiyet eğitimi ve yol eğitimi. Önce hakimiyet eğitimi almanızı tavsiye ederim. Bu eğitimde dönüşler, panik fren, kontra, durumsal farkındalık gibi trafikte en çok ihtiyaç duyacağınız şeyleri pratik edebilirsiniz. Yol eğitiminin ise, konumlanma, viraj giriş çıkış, akıcı kullanım gibi bir içeriği oluyor. Bir gözetmen ile birlikte yola çıkıyorsunuz ve interkom üzerinden sürekli konuşarak sürüşünüzü birlikte krtik ediyorsunuz.

Düşük cc'li bir scooter kullanıyorsanız bence temel hakimiyet eğitimi yeterli olacaktır. Kadıköy hasanpaşa'daki motomax, 40k alışverişe ekip akademi'den hakimiyet eğitimi hediye ediyor. eğitime ekstra para ödemek yerine ekipman alışverişi yaparak bunu bedavaya getirebilirsiniz. Ben hazır hediye edildi diye gidip buranın da eğitimine katıldım ve daha önce satın aldığım hakimiyet eğitimlerinden hiçbir farkı olmadığını söyleyebilirim. O yüzden tavsiye ederim. Sadece ne zaman sıra geleceğini hemen bilemiyorsunuz. Yine de bir konuşun derim.

Frenleme konusu çok önemli. Motosikletinizde abs yoksa daha da önemli. Ama frenleme kadar kontra'yı kullanmak ve ilk refleksin durmak değil kaçmak olduğunu bilinçaltına yerleştirebilmek de ekstra çalışma ve farkındalık istiyor.
0
thracia
(03.09.25)
(12)

liseden beri degismemis olmak

sonsuz
sizce iyi bir sey mi kötü bir sey mi?gecen yeni tanistigim arkadaslarima lise fotolarimi gösteriyordum. hic degismemissin dediler. yas 29genc mi duruyorum cocuk gibi duruyorum? bunu bir hosluk olarak mi algilamaliyim?
sizce iyi bir sey mi kötü bir sey mi?

gecen yeni tanistigim arkadaslarima lise fotolarimi gösteriyordum. hic degismemissin dediler. yas 29

genc mi duruyorum cocuk gibi duruyorum? bunu bir hosluk olarak mi algilamaliyim?
0
sonsuz
(02.09.25)
İyi bir şey tabii, sağlıklı olduğunu gösterir.
0
muhayyer divan
(02.09.25)
Hosluk bence. Ben 30’um ve sakalsizken max 25’sin diyorlar hosuma gidiyor acikcasi; akranlarim yavastan ihtiyar gibi gozukmeye baslamisken ben halen genc gozukuyorum, cok iyi bence, ins birden cokmem
0
vedatchilipeppers
(02.09.25)
Genç. Sabi sübyan
0
gabe h coud
(02.09.25)
Bana bu konularda yapılan klişe konusmalardan biri geldi. Yani kimse lise fotoğrafını gösteren arkadaşına "Hahaha nasıl da yaslanmissin ama fkdl" demez yani gerçek buysa bile.
0
encokbenisevinnolur
(02.09.25)
lisede babyface bir arkadas vardi, 42 yasina geldi hala aynen duruyor, saclar beyazlamadi, pek kilo almamis, aynen devam ediyor. hala bekar, takilmaya devam.

ama bence biraz fazla cocuksu kaldi, yani hayatta ne yapmak istedigine gore avantaj ya da dezavantaj olarak gorulebilir.

ben beyaz sacin ekmegini yedim, yiyorum. yaslanmak hayatin bir parcasi..
0
cooperr
(02.09.25)
bazıları glow up olarak adlandırılan şeyi yaşıyor, stil/saç bambaşka insan oluyor. bazıları hiç değişmeden aynı kalıyor. bu yaşlanmamışsın da demek ayrıca. bence kötü bir şey değil.
0
deartheodosia
(02.09.25)
thracia
(02.09.25)
ben üniversitedeyken evimizi satıyorduk evimizi gezenler beni ortaokullu sanmıştı yaş 20 falandı.

işe başladım yaş 25, kop kop mekana gidicez kimlik sordular.

yaş 29, evlenmek için sağlık raporu almaya gittim yaşın tutuyor mu dedi doktor.

evleniyorum kayınvalidemin arkadaşları kınada beni 22 yaşında sandı.

jinekolojiye gittim yaş 31, yine yaş muhabbeti 18den küçük değilsin değil mi dediler.

kardeşimin nişanında beni küçük kardeş sandılar aramızda 6 yaş var.

bana kalırsa o kadar da küçük göstermiyorum. minyon yapılı biri de değilim.

aile boyu böyleyiz ama annem babam da çok genç gösterir. maşallah hepimize.

bu durum küçükken şikayetçi olduğum bir şeydi, şimdi üzerinde durmuyorum.

hiç değişmedin diyorlar bana da ama ben büyüdüm saçım başım makyajım değişti ama simam aynı hep demek ki.
0
Hallegadola
(03.09.25)
@hallegadola amma övmüşsün kendini ya, soruyu sırf kendini övmek için yanıtlamışsın
0
deartheodosia
(03.09.25)
yasamazsan yaslanmazsin. bu kadar basit. evlilik yok, coluk cocuk yok tabii ki ayni kalirsib.
0
baldur2
(03.09.25)
@deartheodosia iyi bir şey değil ki bu panpa. sevmediğim bir durum aksine.
0
Hallegadola
(04.09.25)
iltifat etmiş olabilirler mi?
0
selam
(04.09.25)
(4)

10w Telefona 60w şarj aleti taksam sorun olur mu?

ya ben lan neyse
redmi 8 için şarj aleti gerekiyor. internette hep yüksek wattlı olanlar var. telefon 10 watt a ihtiyaç duyuyor. 60 wattlık bir şarj aleti kullansam sorun olur mu?
redmi 8 için şarj aleti gerekiyor. internette hep yüksek wattlı olanlar var. telefon 10 watt a ihtiyaç duyuyor. 60 wattlık bir şarj aleti kullansam sorun olur mu?
0
ya ben lan neyse
(15.08.25)
Sorun olmaz senin işlemcin onu ayarlıyor, telefon max 15w ile şarj oluyorsa 60w lık kapasitesi olan şarj aletinden 15w a düşürüp şarj ediyor

Senin telefon da max 10w enerji çeker
0
grimavi
(15.08.25)
Olmaz tersi durum problem olur
0
mirty
(15.08.25)
Tersi de sorun olmaz bence, ozellikle sarj cihazi kaliteliyse. Sadece sarj etmez veya cok yavas eder.
0
compumaster
(15.08.25)
Hiçbir sorun olmaz. Kaldı ki 60w ile şarj edebilmen için bu güce uygun kablo da kullanılması gerek. Senin elindeki şarj kablosu çok büyük bir ihtimal zaten 60w 'ı desteklemeyecek. Hoş, belirtildiği gibi desteklese de sorun olmaz.
0
thracia
(16.08.25)
(14)

Saç kestirmek vol 2 ifşalı

strawberry first
Bir kaç soru aşağıda duyurum var. Bakınız veremedim mobilde, konu orada mevcut.Kısaca özet, kısa (ama 3 NO) yoksa uzun devam mı?Ara boy olma şansı yok, saç yapmayı bilmem, kullanmak zor oluyor. Gözüme düşmemeli. Kullanamam da. Ya topuz ya hiç.https://hizliresim.com/chs5l1x burada saçlarım 3 onda
Bir kaç soru aşağıda duyurum var. Bakınız veremedim mobilde, konu orada mevcut.

Kısaca özet, kısa (ama 3 NO) yoksa uzun devam mı?

Ara boy olma şansı yok, saç yapmayı bilmem, kullanmak zor oluyor. Gözüme düşmemeli. Kullanamam da. Ya topuz ya hiç.

hizliresim.com burada saçlarım 3 ondan uzun ama kullanması zor.

Bu şimdiki hali ve rengi. Ama çok kilo aldım.
hizliresim.com

Bu yüzden saçı vurdurursam muhtemel şöyle görünürüm.

hizliresim.com

Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
0
strawberry first
(15.08.25)
Kısa saç
ve acilen kilo ver.
İnsan o güzelliğe kıyıp da nasıl kilo alır?
0
Mirket
(15.08.25)
Kısa saç, belli ki sen de kestirmek istiyorsun sadece biraz gaza ihtiyacın var. Kestir gitsin.
0
gobekliraki
(15.08.25)
Uzun saçın da şişkot olmayan halini görmek lazım. Önce saç değil kilo ver derim.
0
gabe h coud
(15.08.25)
Boyasız uzun saç
0
mirty
(15.08.25)
Önce kilo ver sonra saç kestir

Az kaldı zaten yazın bitmesine
0
kullanicadi
(15.08.25)
Kısa saç yüzü çok fazla vurgular ve tüm hatları iyice öne çıkarır. Özellikle kilo alındığında sadece yüzü değil kilonuzu da iyice vurgulayacak. Bu arada saçlarınız kalın telli ve bukleli, kısa kestirip yazık etmeyin. Uzun saç ve boyasız kullanmayı deneyin derim.

Kilo ver diyenler ise gerçekten çok komik.

-Çok kilo aldım
+niye aldın ki, ver hemen.
-Aa gerçekten, hiç bunu düşünmemiştim, hemen vereyim tüm fazla kilolarımı, iyi ki tavsiye verdiniz yoksa kilo vermek hiç aklıma gelmezdi.
0
thracia
(15.08.25)
kadın kilo ile ilgili bir soru sormamış. sadece kilo aldım diye belirtmiş. kendisi zaten kilo fazlası olduğunu düşünüyor. kilo ver diye yazanlar neyin kafasını yaşıyor, belli değil. hepsi de zeka küpü erkek sanırım.

önceki duyuruya da baktım. saçlarınız zaten hızlı uzuyormuş. bence bi değişiklik yapıp ikisinin ortasında bir boy kullanabilirsiniz. yuvarlak kesim bir küt gibi.
0
elorelia
(15.08.25)
kilo ver diyenlere laf edenler, siz nasıl soruya değil bize cevap veriyorsanız, bizler de duyuru kullanıcısıyla diyalog içindeyiz. + kullanicadı zeka küpü bir kadın olarak diğer tezinizi de çürütüyor. sabah sabah zehrinizi başka yerde akıtın.

iyi niyetle kilo ver dedim. elimizde az kilo - kısa saç, epey kilolu - uzun saç kombini var. kısa saç kiloyla birleşince kötü bir sonuç olacak.
0
gabe h coud
(15.08.25)
"burada saçlarım 3 " dediğiniz linkteki fotoğraf harika. ben olsam böyle devam ederdim.
0
tabudeviren
(15.08.25)
Kisa sacli haliniz cool ve tarz. Kesinlikle kisa, kisa saci cok seviyorum ben.

Ve diger yanitlara ithafen, guzel bi sey duymustum. İnsanlara soyleyeceginiz sey bes dakika icinde degistirebilecekleri bi seyse soyleyin, degilse susun zaten kendisi de farkindadir diye. Oneririm.
0
sey mi dostum
(15.08.25)
ben uzun sacinizi ve rengini cok sevdim. zaten cok guzelsiniz, rengi yuzunuze de bir canlilik bir sicaklik vermis gibi geldi.

ayni zamanda kisa sacli haliniz de cok sevdim :) cok enerjik, cok dogal. tek bir ruj yeterli gelir makyaj yapayim dediginizde.

3nolu fotoya gitmeyin bence. ya 1 ya 2 ama ne secerseniz secin, guzel olacaktir.
0
65 derece
(15.08.25)
ilk linkteki guzellik gerco mu*-* saclar da cok guzel. ama boyali bu uzun hali old fashion duruyo
0
ala09
(15.08.25)
Thracia +1
Kiloyla uzun daha güzel gider.
0
yadigar
(15.08.25)
Kısa saçı her zaman iddialı bulurum. Uğraşması ve taşıması zor ama sana çok yakışıyormuş. Kisa vadede kilo verme planın yoksa mevcut halinde (eskiden öyle denirdi şimdi ne diyorlar bilmiyorum) perma da yakışır diye düşünüyorum. Hem saç rengini seviyorsan onu da kurtarır. Geniş dalgalısı da olur. Vallayi gözümde canlandı böyle cıvır cıvır ne güzel <3
0
beetlejuice
(15.08.25)
(23)

Son zamanlarda dinlediğiniz en dip arabesk şarkı?

sekizdokuzon
https://open.spotify.com/track/5SBRFCzaXxxebqaEa6gdy0?si=byMkyESwQzmUypksbIkntwBenimki bu. Sizden de alalım. Teşekkürler.
open.spotify.com

Benimki bu.

Sizden de alalım. Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.08.25)
designer
(08.08.25)
arap kultürü,mezarlik şarkilarini bosver,

Frekansi iyi gelen dinletiler ile besle kendini.
0
designer
(08.08.25)
Arabesk de ruhun karanlığını besler
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
Ferdi Tayfur , Boynu büküğüm
0
nanay
(08.08.25)
designer
(08.08.25)
Arabesk, özellikle de Türkçe arabesk bence yasaklanması gereken bir müzik, lütfen fazla dinlemeyin. Depresyona da sokar intihara da sürükler başkalarına zarar vermeye de sebep olur.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Bir bok olmuyor abla
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
@sekizdokuzon

Bana diyorsan bilim öyle demiyor demek istiyorum. Beyin sinyalleri algıladığında "bunu ciddiye alacam bunu ciddiye almayacam" diye sınıflandırmıyor, hepsini alıp eşit şekilde işleme koyup emirse emir bilgiyse bilgi hisse his vs olarak sınıflandırıyor ve hafıza ayırıyor bunlara, henüz %10'u bile anlaşılamayan işleyiş tarzıyla vakti geldiğinde her birini kullanıyor. Yani bana bişey olmaz diyerek dinlemekle zarar görmemiş olmuyorsun, farkında olmasan da zarar görüyorsun. sunliminal mesaj denen şey zaten bu ilke üzerinden çalışıyor. 25. Kare de öyle.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Konuş kız arkandanim
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
Gerçek arabesk dinlemek için Macide El-Rumi öneriririm. Feyruz'u da severim ama Macide de bir başka.
En son bu parçasını sevdim.
www.youtube.com
0
santimantal
(08.08.25)
Müslüm Gürses - Yaşayamadım (Şiirli)
www.youtube.com
0
yadigar
(08.08.25)
@edmond honda

Geçen birine daha söyledim, sana da söylüyorum, bilgi sahibi olmadığın konuda biliyormuş gibi konuşman haddini bilmediğini gösterir. Hadsizlik bütün ülkenin sorunu, sadece sana ait değil ama madem kaşınıyorsun kaşıyalım, yukarıda yazdığımı iyi oku, bari okumayı öğren. Bilimsel olarak zarar verici içeriklere sahip bir müziktir. Bunu benim biliyor olmam ama senin bilmiyor olman ve seviyor da olman arabesk müziği kurtarmıyor yani, anladın mı?? Bilimden bahsediyorum. Merak et araştır bence hadsizlik edeceğine.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
@muhayyer divan

Bu kadar cahilce şeyler yazıp bir de bilim, had bilme, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma gibi şeylerden bahsedince insan okurken oksimoron zehirlenmesi yaşıyor.

Bir anlatının izleyicide bıraktığı etki subliminal mesaj falan değildir. Bir kitabın, şarkının, filmin, resmin, fotoğrafın, heykelin insanda yarattığı etki, hissettirdiği duygu, farklı perspektiften bakmaya teşvik etmesi zaten sanatın özüdür. Sanat bunun için var. Millete had hudut bildirmeden önce bir kavramları öğrenin. Bu mantıkla insanı depresif ruh haline türküler de, uzun havalar da, edebiyat da, sinema da say say bitmeyecek türlü sanat dalı da sürükleyebilir. Yasaklayalım mı hepsini? Yani bu kadarı cahilliğin ötesinde artık acınası.

Bir de subliminal hikayesi var. Geçerliliği tartışmalı, etkisi ise komplo teorisi aşıklarını doya doya tüketebilsin diye internet hikayeleri ile şişirilmiş bir şeyi sanki fizik kanunu gibi bilimseelll diye önümüze koyman da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya süpersonik bir örnek.

Çok küçük bir ihtimal olsa da şuraya konuyla ilgili sana farklı bir bakış kazandırabilecek bir link bırakayım;

evrimagaci.org
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

İşinize gelince bilim, işinize gelmeyince gerçekliği tartışmalı. Ben sizin bu tayfa kadar çifte standartçı, sizin bu tayfa kadar keyfe keder doğrucu bir grup daha görmedim.

Arabesk müzikten bahsediyorum, sizden değil! Size saydırmadım, niye bu kadar alınıp kuduruyorsunuz??

Evet, diğer müziklerimizde de çok var olumsuz örnekler ama arabesk bunun apaçık zirvesidir ve bunu da başka müziklere kaptırmaz. Oturun akademik çalışmaları okuyun, insan psikolojisini ve nörolojik işleyişi araştırın. Zor mu geldi yahu! HahHahahahah.

Bu kadarsınız. Yukarıda hiç kötü bir şey demediğim ortada, tepkiniz ortada. Arabeskin sizi getirdiği karakter bu!
0
muhayyer divan
(08.08.25)
@muhayyer divan

Aralara girerek cevap vereyim;

"İşinize gelince bilim, işinize gelmeyince gerçekliği tartışmalı."

Bu konunun neden tartışmalı olduğunu anlatan, her iki tarafın da argümanlarını ortaya koyan bir yazının linkini verdim sana. Konunun tartışmalı olması benimle alakalı değil. Ama sanırım bunu anlamanı beklememeliyim.

"Arabesk müzikten bahsediyorum, sizden değil! Size saydırmadım, niye bu kadar alınıp kuduruyorsunuz??"

Evet ben de zaten benden bahsediyorsun demedim ki? yaptığın yorumun ne kadar cahilce olduğundan ve zaten bunun sebebinin de kavramları bilmiyor oluşundan kaynaklandığını söyledim. Kudurduğumu da nereden çıkardın :)

"Evet, diğer müziklerimizde de çok var olumsuz örnekler ama arabesk bunun apaçık zirvesidir ve bunu da başka müziklere kaptırmaz. Oturun akademik çalışmaları okuyun, insan psikolojisini ve nörolojik işleyişi araştırın. Zor mu geldi yahu! HahHahahahah."

Diğer müziklerde de varsa bu sınırı nereden çizeceğiz peki? ve kim çizecek? Bir şey zararlıysa zararlıdır madem öyle. Niye türkülere torpil geçiyoruz, ya da diğer sanat dallarına? Mesela korku filmleri de bu işin sinemada zirvesi deyip kompil yasaklayacak mıyız? gotik edebiyat? kim karar verecek hangilerinin yasaklanıp hangilerinin kalacağına?

Bu kadar basit ve en temel kavramları bile anlayamamış ve yasaklayarak bu durumdan kurtulunabileceğini düşünen birinden, insan psikolojisi ve nörolojik işleyiş tavsiyesi almak da varmış kaderde. Düz dünyacının bize gidip biraz newton fiziği okuyun demesi kadar fantastik bir durum. Ayakta alkışladım.

Bu arada arabesk müzikten zerre haz etmem, dinlemem ama bu durum söylediklerinin saçmalığına itiraz etmemi engellemiyor. Bunu da kavramanı beklemiyorum zaten.
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

O sorduğun sorular var ya, hangisinin ne olduğunu nasıl ayırt edeceğiz soruları. Sana araştır dediğim şeyler onlar işte. Cahilce falan diye laflar saymışsın ya, cahil sensin, şu soruları utanmadan sorabilmen bunu çok güzel ortaya koyuyor.

Bilimsiz de sizsiniz, cahil de sizsiniz, hadsiz de sizsiniz. Kafanız size mübarek olsun.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Sen Selahattin Özdemir'i savundun gibi bir noktaya gidiyor, bekleyip görelim. Günaydın
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
@muhayyer divan

Cahilsiniz ve onu araştır bunu araştır demekten başka hiçbir şey yazmıyorsun. Bir fikir, bir argüman yok. Kıraathanede "dünyayı aslında 4 aile yönetiyor yiğenimm, oyun böyükk" diyen dayılardan tek farkın, senin bu muhabbeti buraya taşıyor olman.

Sorduğum sorulara cevap vermeni zaten beklemiyorum. Kıraathane dayısı da aynı senin refleksinle cevap veriyor; " Araştır bul yiğenimm, rokşild ailesi yaz da oku bahgk"
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

Sana cevap vermem. Sorsaydın, samimi bir merak gösterseydin bütün bildiğim her şeyi dökerdim buraya. Ama yaklaşımın bir teröriste gösterilmesi gereken yaklaşım. Aynı yaklaşımı senden önce @edmond honda gösterdi, sen de ondan fişeklendin zaten. Siz benim bu işin bilir kişisi olarak size bilgi vermemi hak etmiyorsunuz, neden yazayım? Sizin gibi saldırganlara neden o değeri vereyim? Bir fikir bir argüman yok diyebilen zihnin daha fikir kelimesinden habersiz, sana mı laf anlatacağım? Beklersin.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
@muhayyer divan

Seninle daha önce sma'lı bebekler konusunda da tartışmıştık. Senin orada ne yaman bilim düşmanı bir cahil olduğunu sadece ben değil okuyan herkes anlamıştı aslında. O yüzden burada bilimselim şuyum buyum diye poz kesmene gerek yok, ne olduğunu biliyoruz. Aşağıya da linkini bırakayım merak edenler okusun;

www.eksiduyuru.com

@ sekizdokuzon senin için konuyu "sen selahattin özdemir'i savundun noktasına getirdim asgdfasghdf
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

Amacın gerçeğe ulaşmak olsaydı bu kadar kavga etmek aklının ucuna bile gelmezdi. Asıl sen kendini ortaya koydun. Gerçeğe ulaşmak isteyen çoktan ulaşmıştı. Kafana sahip çık aman gerçek karşısında değişir meğişir.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
vayyy arkadaş :')

sırf şu mesajlarınızı okumalık bile bi arabesk şarkı şart :)
0
since1907
(08.08.25)
www.instagram.com

Cem Karaca'ya da saygınız yoksa ben bir şey demem artık.
0
muhayyer divan
(28.08.25)
(9)

Şirkette birim değiştirmek

0zlem
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)

Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
0
0zlem
(07.08.25)
Yanlış düşünmüyorsunuz.
Tabiki sefinizin ne düşündüğü önemli ama lider olan kişi calisanlarinin mutluluğu ve gelisimini de önemsemeli.
Ek olarak birim değişikliği genelde şirketlere çok iyi gelen bir şey.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
@logistic

Ne demeliyim böyle cevap gelirse? Ne daha uygun olur?
0
🌸0zlem
(07.08.25)
Ayşe senle diğer birimler arasındaki kurumsal bağlantı, yok sayamazsın. Onun yerine neden gitmek istediğini ayşeye anlatıp, öbür yandan gideceğin birimin ayşesinin de seni istemesini sağlaman lazım.

Ayşeler birbirileri arasında anlaşmadığı sürece sorun çıkar. Çatışma durumunda hangi birimin ayşesi güçlüyse o senin sahibin olur.

Tüm bunlardan bağımsız, Ayşeler ve sen haricindekilere bok yemek düşer, onlara bişey demek zorunda niye hissediyorsun?
0
Bruce
(07.08.25)
Bruce +10
Gidecegin birimin aysesinin seni istemesini saglaman lazim ve hangi birimin aysesi gucluyse o senin sahibin olur.
Dogru dusunuyorsun. Su anki aysenin diger birimler arasinda baglantisi yoksa bi sey demek zorunda degilsin bana kalirsa.
0
sey mi dostum
(07.08.25)
Fikir belirtebilir. Ötesi mobbing olur, ya da şu olabilir ötesi kısmında o birimde sana ihtiyaç vardır, şimdi bekle bakarız der.

Bir de böyle konularda onun bunun lafıyla da hareket edilmez ya da hareketsiz kalınmaz, kaldı ki Ayşe bunu birinden duysa ve arkasından iş çevirdiğini/cevirecegini düşünse haksız olmaz.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
Birim değişikliği sebebini şu anda bulunduğun yerde yapamıyormuşsun gibi yansıtma.

Farklı bir birimde daha tecrübe kazanmak istiyorum de.

Tıp öğrencilerinin rotasyon sistemi gibi.
0
anaphylacticshock
(07.08.25)
birisi böyle derse, "demek ki ortaya koyduğum iş beğenilmiş" dersiniz ve gülümsersiniz.
0
co2s2
(08.08.25)
Birim değiştirmeyi istemek, özellikle benzer fonksiyonları barındıran birimlerse genellikle olumsuz algılanan bir durum. Arkandan "zaten uyumsuz, ayrılmak istiyor, bahane üretiyor" gibi konuşulur. Senin için negatif olur.

Öncelikle hangi birime geçeceksin ve neden/hedefin nedir bu kafanda net olmalı. Hangi sektördesin bilmiyorum ama diyelim ki yazılım analisti pozisyonundasın. Mevcut pozisyonunda başarılısın kendini ispatladın, üzerine kendi çabanla gittin yazılım geliştirme eğitimleri aldın ve konuyu sevdin. Kariyerini uzun vadede bu yönde ilerletme hedefin var. Bu durumda örneğin performans görüşmesinde konuyu açabilirsin. Hatta önden yemekte veya molalarda bu tip bir kursa başladığını, yazılım geliştirme işini de çok sevdiğini söylersin, yöneticini hazırlarsın o da bilir. Bu gayet doğal. Yazılım geliştirme alanında ilerlemek ve şirketine bu tarafta katkı sağlamak istiyorsun.

Başarılı bir çalışansan yöneticin seni bırakmak istemeyebilir ancak kimse kimseyi zorla çalıştıramaz. Örneğin anlaştınız, yerine birisi alınana ve sen ona işleri aktarana dek mevcut ekibinde çalışmaya devam edersin, sonra yeni yere geçersin. Bana göre en ideali bu.

"Ben Y birimine geçmek istiyorum" diye bir anda pat diye ortaya çıkmamanı öneririm. Bir de bunlar şirketin ihtiyacı ve biraz da gönüllülük esaslı. Agresif ifadeler süreci baltalar.

Bir de "meramını" fazla kimseye anlatma. İş ortamında kimseye güven olmaz, biri gider anlatır. Yarın zam/terfi dönemi geldiğinde "nasılsa gitmek istiyor" diyip senden keserler, niye düşük zam aldığına anlam veremezsin.
0
Lethe
(08.08.25)
Ayşe'nin seni bırakmak istememesi kadar doğal bir şey yok. Ayşe'nin yerinde sen olsan sen de aynı şekilde davranırsın emin ol. Çünkü işleyen bir süreç var ve senin gidişin ile o çark sekteye uğrayacak ve bunun sonuçları Ayşe'yi direkt etkileyecek.

Yapman gereken şey basit; ama şirket içinden ama dışından kendi yerine birini bul ve Ayşe'ye birim değiştirmek istediğini söyleyerek alternatifinin de hazır ve yeterli olduğuna ikna et. Bunu yaparsan işler çok hızlı hallolur. Yok bu benim işim değil, niye ben uğraşıyorum vs dersen işin zor.
0
thracia
(08.08.25)
(14)

Avrupa'da 2 gece 3 gün nereye gidebilirim?

Cesario
Ekim ortası gibi.Daha önce gittiğim yerler:Almanya (Hamburg) Hollanda (Rotterdam, Amsterdam, Utrecht) Belçika (Gent, Brugge) Gürcistan (Batum) İspanya (Barcelona) İtalya (Genoa, Bologna, Floransa, Roma, Vatikan) Fransa (Marsilya) Macaristan (Budapeşte) Avusturya (Viyana, Melk) Çekya (Prag) En az key
Ekim ortası gibi.

Daha önce gittiğim yerler:

Almanya (Hamburg)
Hollanda (Rotterdam, Amsterdam, Utrecht)
Belçika (Gent, Brugge)
Gürcistan (Batum)
İspanya (Barcelona)
İtalya (Genoa, Bologna, Floransa, Roma, Vatikan)
Fransa (Marsilya)
Macaristan (Budapeşte)
Avusturya (Viyana, Melk)
Çekya (Prag)

En az keyif aldığım Roma ve Barcelona oldu. En keyif aldığım Hollanda, Belçika ve Budapeşte, Viyana, Prag rotası oldu.

2 gece 3 gün nereye gidebilirim Schengen bölgesi içerisinde?
0
Cesario
(07.08.25)
Ekimde Atina mis gibi olur.
0
thracia
(07.08.25)
barcelonadan keyif almadıysan avrupaya gitme, yallah dubai eheh.

berline gidebilirsin ucuz bilet düşüyor. 3 gün 2 gece eh yeterli.
0
kveldulv
(07.08.25)
hollanda ve belcika seven kopenhag da sever.

doga gormek isterseniz isvicre'de bir yerler olabilir, ya da hallstatt tarafi.
0
lemmiwinks
(07.08.25)
Hallstatt demeye gelmiştim. Salzburg 1 gün, hallstatt 2 gün.
0
himmet dayi
(07.08.25)
paris
0
mamu
(07.08.25)
Sen surda birkac sene oncesine kadar hic yurtdisina cikmamisken hangi ara gittin buralara? Sirrini merak ettim eski dostum cesario
0
Kittie
(07.08.25)
@kittie

Hollanda, Belçika turunu 1 haftada yaptım. Budapeşte, Viyana, Prag da 8 günlük tatille oldu. İtalya turumu da 8 günde yaptım.

Diğer yerler iş içindi. Hamburg, Barcelona, Genoa, Marsilya vs.

1'er yıl da schengen vizem çıktı. Nisana kadar vizem var. Bütün yıllık izinlerimi yurt dışında yapma kararı aldım vize bitene kadar. Şirkette 6.yılım bitti. Artık 14 yerine 20 günlük izin geliyor.
0
🌸Cesario
(07.08.25)
@cevap yazan diğer arkadaşlar:

Kopenhag ya da Stockholm seçeneği daha yakın.

Salzburg, Hallstatt isterim ama ulaşım konusunda sıkıntı yaşarım. Mesela Hallstatt'tan uçakla dönemem. Salzburg, Hallstatt, Münih, Nurnberg şehirlerini kapsayacak 8 günlük başka bir planım var ileride. 2 gece için Kopenhag, Stockholm şu an bana daha yakın.
0
🌸Cesario
(07.08.25)
kuzeye git.

kopenhag > malmö > stockholm

ya da

helsinki > talinn > riga

kopenhag'ın nefis bir şehir olmasından ötürü birinci seçenek çok daha iyi olur.
0
sir gawain
(08.08.25)
www.youtube.com

şu arkadaş önüme düşüyor bazen underrated european destinations falan diye bazı şehirlere bakıp ulan hakkaten hee dediğim çok oldu bir bakabilirsin bence
0
bay b
(08.08.25)
Polonya- Krakow
0
turkuaz
(08.08.25)
10 senedir avrupa'da yasiyorum. kucuk sehirleri de buyuk sehirleri de gordum. 4, 5 tanesinde araliklarla yasadim. sunu soyleyebilirim ki hemen hemen hepsi ayni ya. hatta cok meshur "every european city" diye bir karikatur bile var:
www.reddit.com

mesela yukarida biri hollanda ve belcika seven, danimarka'yi da sever demis. bu benim icin hicbir anlami olmayan bir tatil olur, ayni veya benzer seyleri tekrardan gormek, yasamak vs. sikici degil mi?

neyse, sorunu cevaplamaya calisayim, bence gercekten farklilik yaratacak ulkelere/sehirlere odaklanmalisin. mesela iskandinav ulkeleri veya rusya.
0
Sour
(08.08.25)
en az keyif aldigin yerlerde mesela ne keyif vermedi sana ? ya da keyif aldigin yerlerde ne keyif verdi sana ? roma'da 7 gun kaldim mesela ve hic sikilmadim, aksine cok keyif aldim. sana keyif veren ve vermeyen seylere gore rota olusturmani oneririm
0
sweetoffice
(08.08.25)
@sweetoffice

İtalya turumu kuzenimle yaptım. O bana göre çok uyumsuzdu ve hiçbir müzeye falan girmek istemedi. Bazı yerlerde ayrıştık. O da bir etken.

Ama genel olarak söylemem gerekirse Roma çok kalabalık geldi. Jübile yılı olduğu için ekstra bir kalabalık vardı sanırım. Prag da kalabalıktı ama kalabalığı batmadı gözüme mesela. Roma biraz İstanbul gibi kaotik geldi. Gezdiğim yerler arasında en kuralsız, İstanbul'a en benzeyen yer Roma gibi geldi bana.

Barcelona da çok kalabalıktı. Elektriklerin gittiği zamana denk geldik. Belki bu da olumsuz etkiledi beni. La rambla'da yürürken devamlı birinin gelip esc var, hap var cigara var gibi sorması rahatsız etti ve aramızdan birinin de çantası çalındı hem de otel lobisinde.

Hollanda vs beğendim. Kuralcı, her yer kanal, yeşillik, temiz, ördekler, kuğular. Çoğu kişi eleştirir hayat 5te duruyor diye ama bu bile bana güzel geliyor. Belki içimde 70 yaşında bir dede var.

Roma ve Barcelona dedin mi çevremde çok aşık, laf kondurmayan insanlar var. Bilmiyorum çevre etkisiyle mi ama çok büyük beklentim vardı bu 2 şehirden.

Ama İspanya'ya Endülüs bölgesi ile şans vereceğim bir gün. Belki Madrid de olur listemde.
0
🌸Cesario
(08.08.25)
(5)

Iste Nasıl yeni pozisyona aday olayim

optimistbakunin
Merhaba arkadaslar olayi soyle anlatayim. Iste bir pozisyonda bosluk var ve iki aydir neredeyse vekaleten ben bakiyorum. Bu pozisyon mevcut halimden daha iyi yan haklar vs bakimindan. Isteyen de 5 6 kisi var. Ben de bu iki aydir idare edebildigimi dusunuyorum, biraz isler de bana kaldi gibi zaten. A
Merhaba arkadaslar olayi soyle anlatayim. Iste bir pozisyonda bosluk var ve iki aydir neredeyse vekaleten ben bakiyorum. Bu pozisyon mevcut halimden daha iyi yan haklar vs bakimindan. Isteyen de 5 6 kisi var. Ben de bu iki aydir idare edebildigimi dusunuyorum, biraz isler de bana kaldi gibi zaten. Ama daha yeniyim burada ve yasca tecrubece de kucugum rakiplere gore. Ama yine de istiyorum bu pozisyonu ve cok surpriz olmayacagimi dusunuyorum. Bunu mudurume nasil soylemeliyim? Daha da beklemeli miyim ne yapmaliyim
0
optimistbakunin
(07.08.25)
Müdürle önce konuşan kapar pozisyonu bence.
Git müdüre, pozisyonu çok benimsediğini, burada daha verimli ve faydalı olacağını söyle. Yeni eleman almaktansa seni kaydırır, ki zaten vekaleten yapıyormuşsun.
0
gobekliraki
(07.08.25)
Müdürün senin hakkında bilgi alacağı kişiyle de aran iyiyse sorun olmaz.

seviyorsan...yok öyle değildi istiyorsan git konuş bence
0
diyecevaplandı
(07.08.25)
müdürle aranda ekstra bir sorun yoksa git konuş hemen pozisyonu kap derim. yoksa başkası kapar.
0
messina123
(07.08.25)
Daha fazla beklemeden yöneticinle konuşup işe talip olduğunu söylemelisin. Yapacağın şey şu;

Yöneticin seni o pozisyona kaydırırsa senin şu anki pozisyonuna da birini bulmak, oradaki işlerin bozulmamasını sağlamak zorunda kalacak. Bu durum, pozisyona talip olan diğer kişiler için de geçerli. O yüzden pozisyonu hızlıca almak istiyorsan, kendi yerine senin işini aksamadan yapabilecek birini bul ve önerini bununla birlikte yap.

" Ben şu pozisyona geçmek istiyorum ama bilmemkim de benim pozisyonuma geçmeye hazır" şeklinde gidersen, ya da "ben bu pozisyona geçmek istiyorum, benim yerime de birileri bulunana kadar iki tarafı da idare edebilirim, zaten halihazırda bunu yapıyorum" şeklinde yaklaşırsan hemen diğerlerinin önüne geçersin. Eğer yerine birini bulamıyorsan önce pozisyonu al, şimdiki pozisyonunu sırtından atmayı bu adımı geçtikten sonra planla. Ama mutlaka ya yerine birini bularak ya da iki tarafı idare edebileceğini taahhüt ederek git.

Yöneticine öyle ya yerime birini bulun ya da işi bana verin falan diye gidersen çözümün değil sorunun bir parçası olarak görülürsün benden söylemesi.
0
thracia
(07.08.25)
sakin bir günde konuş. müdürün seni dinleyecek zamanı olsun, yorgun olmasın.

"2-3 aydır bu pozisyonun şu şu şu gereklilikleri olduğunu gördüm, bu sebeple ben de şu şu şu katkıları yaptım, şunları öğrendim, kendime bu pozisyon ile ilgili olarak şöyle bir yol haritası çizdim, şunları daha iyi hale getireceğim...." gibi bir konuşma yap. "bu pozisyon tam bana göre, benden iyisi mi var" demen antipatik olur. istediğini göster.
0
co2s2
(07.08.25)
(3)

elektro gitar önerisi

a perfect lie
hediye alınacak. 25 bin tlyi filan geçmezse iyi olur. Daha uygun olursa daha da iyi olur tabii ki. Başka da bilgim olmadığı için kriterim yok. Eski duyuruları okuyarak bir şeyler anlamaya çalıştım ama çok zor. Ne alayım? Çok sert şeyler çalınmayacak. Link ya da direk marka model belirtirseniz çok se
hediye alınacak. 25 bin tlyi filan geçmezse iyi olur. Daha uygun olursa daha da iyi olur tabii ki.

Başka da bilgim olmadığı için kriterim yok. Eski duyuruları okuyarak bir şeyler anlamaya çalıştım ama çok zor.

Ne alayım? Çok sert şeyler çalınmayacak. Link ya da direk marka model belirtirseniz çok sevinirim.

Şunu alma da ne yaparsan yap gibi yol gösterici önerilere bile razıyım.

İyy haftasonları.
0
a perfect lie
(01.08.25)
nhk ni youkosu
(01.08.25)
Size bir site onerecegim, mydukkan.com

Burada en çok satilanlara bakın, her üründe altta mini forum bölümü var soru cevap şeklinde.

Burayı önermemin esas nedeni çok düzgün güvenilir vs olması yanısıra, Gitarları gönderirken sap ayari vs her türlü bakımını yapıp öyle yollamalari.

-bütçe 25 bin ise gitar + minik bir amfi şeklinde alın hediyenizi-
0
makbur
(02.08.25)
O fiyata alınabilecek en iyi fiyat performans gitarlardan biri;

www.senkop.com.tr


Fiyatı sizin bütçenizin bir tık altında. Dolayısıyla hediyenize küçük bir amfi ekleyerek çok daha anlamlı hale getirmek için bir şansınız da var. Amfi için de elektrogitar combo amfiler içinde en ucuz olanlarından birini seçebilirsiniz.
0
thracia
(02.08.25)
(10)

eylülün ikinci haftası denize girilir mi?

kaptan maydanoz
eylülün ikinci haftasında deniz tatili yapmak istiyorum. hava nasıl olur sizce ve antalya civarında denize girilir mi? hadi biz girdik diyelim 1 yaşındaki bebeğimiz üşür mü?
eylülün ikinci haftasında deniz tatili yapmak istiyorum. hava nasıl olur sizce ve antalya civarında denize girilir mi? hadi biz girdik diyelim 1 yaşındaki bebeğimiz üşür mü?
0
kaptan maydanoz
(01.08.25)
Eylülün değil Ekimin ikinci haftasında bile girersiniz. Eylülde Antalya denizinde üşümek pek mümkün değil.
0
thracia
(01.08.25)
girilir.
0
jelly bear
(01.08.25)
girilir
0
sanal hayvan
(01.08.25)
Girilir. Üşümez.
Ama Antalya’da deniz genellikle dalgalı.
1 yaş çocuk için dalgasız bir deniz, bir koy tercih etmek daha doğru olur.
Fethiye tarafları geliyor aklıma.

Antalya’da deniz çok sıkıcı, sıradan, bulanık, dakgalı, tuzlu.
0
michael_knight
(01.08.25)
girilir. üşümez bebek de. ama öğleden sonra çok dalgalı oluyo antalya denizi cidden.
0
elorelia
(01.08.25)
peki egeye gitsek üşütür mü?

ben sıcak olsun diye antalya demiştim.
0
🌸kaptan maydanoz
(01.08.25)
ekim ortasına kadar Ege'de de girilir.

edit: Marmaris ve güneyi daha mantıklı, bodrum'un kuzeyi olmaz.
0
awlmi
(01.08.25)
kıbrısın sivri kısmı çok iyiymiş bu konuda bafra gazimagusa ve iskele kısmı ekimde bile baya sıcakmış ve sığ denizmiş aileler bebekler için baya iyimiş
0
turuncu tonlarda
(01.08.25)
marmaris koyları ideal.
0
merhum
(01.08.25)
Ekimde gitmiştim Alanya’ya deniz çok sıcaktı…
0
ekimoloji
(02.08.25)
(4)

Motorla Istanbul - Dedeağaç?

croswell
Selamlar450cc motorla istanbul - dedeağaç yapmayı planlyıorum. İlk kez uzun yol tecrübem olacak. Kask ve eldivenim var sadece. Zorlanır mıyım?
Selamlar
450cc motorla istanbul - dedeağaç yapmayı planlyıorum. İlk kez uzun yol tecrübem olacak. Kask ve eldivenim var sadece. Zorlanır mıyım?
0
croswell
(01.08.25)
harita 305km gösteriyor. daha önce 100km ve üstü yolculuklar yaptıysanız zor olmaz gibime geliyor. ben de iki tekerlekçiyim ama motorsuz olanından. her ne olursa olsun defansif sürün. bırakın öncelik hep diğer araçların olsun yol hakkı sizin bile olsa. temkinli hareket edin.
0
lazpalle
(01.08.25)
mont da giymenizi tavsiye ederim. bilhassa sırt, omuz ve dirsek koruması olan montlardan. uzun yolda kullanmak şehir içinden daha kolay. viraj tekniklerini bilmeniz önemli, tecrübeniz çok değilse youtubedan videolar izleyin mutlaka. büyük araçların sağına girmeyin, kör noktasında kalmayın. sık sık mola verin, yol hipnozu kötü bişey. yola çıkmadan lastik hava basınçlarını kontrol edin. motorla uzun yol kadar keyif aldığım çok az şey vardır. yolunuz açık olsun.
0
mustafakesekci
(01.08.25)
Motosikletle geçen hafta Bozcaada yaptım istanbuldan

Ekipmanın tam olacak

Montta terler miyim deme, yağmur bile yersin.
0
baldan kaymak
(01.08.25)
İlk kez uzun yola çıkıyorsan birkaç tavsiyem olacak;

-Yazlık motosiklet mont ve pantolonu giymeni tavsiye ederim. Güvenliği söylemiyorum bile ama uzun yolda şort tshirt ile sürersen yoldaki arılar mermi gibi kolunda bacağında patlar. Bir anda irkilip dengeni kaybedersen asfalta domates salçası gibi sıvanırsın. O yüzden ekipmana para veremem şu an diyorsan bile üzerinde vücudunu kapatacak kıyafetler olsun.

- kaskının vizörünü kapalı tut. yine arı çat diye kaskın içine dalarsa motoru kontrol edemeyebilirsin.

-ipsalada kapıya gelmeden önce benzini fulle. Yunanistan'da benzin bizden daha pahalı. Litresi 1.73 Euro civarı.

-ipsalaya geldiğinde en sağ perona gidiyorsun. Valilik kararıyla motorlar, otobüslerle aynı perondan giriş yapabiliyor. sıra beklemene gerek yok. Motordan inip önce pasaportunu veriyorsun (çıkış harcını ödemiş olmalısın. orada da ödeyebilirsin) sonra da yeşil sigorta ile motosikletinin kaydını yaptırıyorsun.

- Türk sınırından çıktıktan sonra araç konvoyunu bekleme. Sağdan devam edip en öne git. Beklersen millet klimalı arabalarında sıra beklerken sen sıcakta havale geçirip bayılırsın. Gişelere geldiğinde motordan inip evraklarını hazırla ve öndeki araçtan izin isteyip işlemlerini bitir. Bu sıra konusunda avrupadaki nereyse her ülkede motosikletlere herkes yol verirken sadece türklerden arıza tipler çıkabiliyor. Takılma, kimseyle tartışma.

-sınırı geçtikten sonra dümdüz gidersen otobana girersin. ya da soldan ayrılan ücretsiz yola girebilirsin. Otobana girersen gişeye geldiğinde kredi kartını okutup geçersin. 1-2 euro civarı ücretleri oluyor her gişede.

-dedeağaç zaten sınırdan sonraki ilk şehir. yakın gayet. zorlanmadan gidersin. 450cc için bir endişen varsa o motorla dünya turu bile atarsın.
0
thracia
(01.08.25)
(13)

Tazminatı yakıp işi bıraktığınız oldu mu?

messina123
500k civarı tazminat var. Yaptınız mı bunu?
500k civarı tazminat var. Yaptınız mı bunu?
0
messina123
(31.07.25)
Tazminat çok uzaktaysa yakarim niye yakmiyim, onun yerine geçecek zamanda daha kârli isim olur.

Ha yüzüp de kuyruguna kadar geldiysem sabrederim parami almak için.
0
feastofthedamned
(31.07.25)
Yok ya daha yolun başındayız yaş 29
0
🌸messina123
(31.07.25)
evet. sağlık, dürüstlük ve şeref her şeyden önemli.
0
gabe h coud
(31.07.25)
o tazminati almadan cikmam. 700 bin avukata gömerim yine de onlardan o 500ü alirim. eger hakkimsa.
0
sonsuz
(31.07.25)
12 yıllık tazminatı bırakıp çıktım.
0
awlmi
(31.07.25)
Maaş farkı , kariyer fırsatları gibi artıları varsa geçeceğim yerin yakarım.
0
pislick0
(31.07.25)
eski maaşınla yeni geçtiğin yerde alacağın maaş arasındaki fark eğer tazminatını 6-8 ay içerisinde kompanse edebiliyorsa o zaman tazminat yakılabilir.
0
thracia
(31.07.25)
Bu arada kendi isteğinle istifa ettiğin durumda tazminat falan zaten alamazsınız. Tazminat alabilmek için aynı iş yerinde kesintisiz 15 yıl çalışmanız gerekir. Onun dışında bir de emekli olduğunuzda kıdem tazminatı alabilirsiniz.

O yüzden tazminatımı bırakmam avukat tutarım falan diye düşünen varsa boşa hayaller kurulmasın.

Kıdem tazminatı tavanı yanlış hatırlamıyorsam 46k civarında bir şeydi. 500k tazminatı olan biri yaklaşık 11-12 senedir aynı iş yerinde çalışıyor diyebiliriz. Bu durumda önünde iki seçenek var; ya yeni maaşı ve eski maaşı arasındaki fark hesabını yapacak ya da 3-4 sene daha aynı yerde çalışıp tazminatın peşinde koşacak. Paraya ihtiyacım yok sıkıldım diyen varsa o ayrı tabi.
0
thracia
(31.07.25)
bir ilave, 15 yıl aynı iş yerinde çalıştıktan sonra tazminat haketmek için 2000 yılı ve öncesi sigorta girişi gerekiyor. yani yeni nesilde böyle bir hak yok maalesef. 5400 gün prim istenir.

www.pwc.com.tr
0
awlmi
(31.07.25)
@awlmi 15 yıl aynı yerde çalışınca 5400 günü geçmiyor muyuz zaten
0
pislick0
(31.07.25)
@pislick0 o kademeli olaydan haberim yoktu. eğer öyleyse iyiymiş, bana denk gelmediğinden bilmiyordum. ben linke bakıp hesaplamadan yazdım geçtim. düzeltme için teşekkür.
0
awlmi
(31.07.25)
Hayır bu kadar büyük tazminat yakmamistim hiç.

Ama onlar da bunun farkında, o tarafını da hesab edin karar verirken.
0
encokbenisevinnolur
(31.07.25)
2017 yılında yaptım,
parasal-deger.hesaplama.net
şu adrese göre bugün ederi 150-200 gibi bir şeymiş.

şu an 360 ve beklediğim bir haber var, o haber gelirse yine yakar işi bırakırım.

beklediğim haber daha çok para getirecek bir iş değil bu arada. ilk bıraktığımda da 1,5 yıl işsiz kaldım.
kafam atıp işi bırakıyorum ama siz etraflıca düşünmeden karar vermeyin derim.
0
late viper
(31.07.25)
(9)

medikal kenevir

yazar yazmaz yazan yazar
kanser hastası yakınımız için temin edebiliyor muyuz artık? mecliste yasalaşmıştı ama satışına başlandı mı? proesedür nasıl oluyor bilgisi olan var mı?
kanser hastası yakınımız için temin edebiliyor muyuz artık? mecliste yasalaşmıştı ama satışına başlandı mı? proesedür nasıl oluyor bilgisi olan var mı?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.07.25)
Yasalaşan cbd, henüz piyasaya ilaç sürülmüş değil ve muhtenelen ilaç geldiğinde de ketamin gibi yalnızca randevu ile klinikte uygulama şeklinde uygulanacak
0
apocalipy
(29.07.25)
bilmiyorum çok mu saçma ama belki bi faydası olur diye dayanamadım yazmak istedim, çünkü ülkede gerekli şeylere ulaşmak çok zor. cbd oil uzun zamandır köpek beslenmesinde takviye olarak kullanılıyor, hatta köpek eğitmeni bir arkadaşım yurtdışından ara ara getirtiyor. yani böyle bi şeyi araştırmak isterseniz ve bir süreliğine de olsa işinizi görecekse arkadaşıma sorabilirim elinde var mı diye.
0
ofelia
(29.07.25)
@ofelia, teşekkürler ama bu öyle alalım suya 2 damla damlatalım içelimlik bir şey olmayabilir. doktor kontrolünde kullanılması gerekir ama hangi doktorun cbd'den haberi var ki türkiye'de o da ayrı bir konu.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(29.07.25)
Twitterdan erdem ulaşa ulaşınız, eğer ki ihtiyacınız varsa.
0
thesomberlain
(29.07.25)
Medikal kenevir denen thc 0,3'ün altında sınırlandırılmış cbd içeren keneviri neredeyse avrupanın herhangi bir ülkesindeki cannabis shop'lardan satın alabilirsiniz. En yakın yunanistanın hemen her yerinde bulabilirsiniz örneğin.

Dozaj konusunda ise öyle doktor kontrollü, tıpkı reçete ile ilaç yazar gibi belli hastalıklara belli dozajlar şeklinde bir yapı amerikada bile mevcut değil. Yani hastalığına ve durumuna göre size bir dozajlama yapılacağını düşünüyorsanız yanılıyor olabilirsiniz. Bu konuda sadece türkiyede değil dünyada da belli standartlar henüz tam oturmuş değil. Aşağıda Kanada'da yapılan bir araştırmayı paylaşıyorum;

pmc.ncbi.nlm.nih.gov
0
thracia
(29.07.25)
Erdem ulaş'a dm attım. x hesabımı kilitledi. sonra açtı bir şeyler oldu. baktım mesaj da gitmemiş. o da patladı yani.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(29.07.25)
@thracia, cbd yağını rahatça tr'ye sokabiliyor muyuz peki?
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(29.07.25)
@yazar yazmaz yazan yazar

Yunanistanda satılan cbd oil'in kavala kurabiyesinden bir farkı yok. Uçakta el bagajında belli ml üzerine diş macunu olsa da sorun çıkabiliyor ama bagajı aşağı verdiğinizde herhangi bir sorun olacağını sanmıyorum. Ama tabii ki yasal mevzuatta son duruma göre karşılığı nedir bilemiyorum.

Bu arada hemp oil, cbd oil adı altında türkiye'de bile satış yapıldığını görüyorum google aramalarında.
0
thracia
(29.07.25)
Uyarmak isterim ki tr de hemp oil cbd oil altında satılan ürünlerin hemen hemen hepsi propilen glikolde çözdürülüp gliserinle seyreltilen sentetik kannabioidler ve merdiven altı, rüştünü ispatlamış fabrikasyon ürünler harici dikkat etmenizi öneririm
0
apocalipy
(29.07.25)
(3)

Yemeklere konan soğanın boyutu

Gradient_tabanlı_mor
Tadında bir değişiklik yapıyor mu sizce? Ben her zaman el rondosundan geçirip püre gibi koyarım yemeklere. İnsanın ağzına gelmesin diye. Ama anneler hep büyük doğrar rondo yapmaz. Sizce tadında değişiklik oluyor mudur?
Tadında bir değişiklik yapıyor mu sizce?

Ben her zaman el rondosundan geçirip püre gibi koyarım yemeklere. İnsanın ağzına gelmesin diye.

Ama anneler hep büyük doğrar rondo yapmaz. Sizce tadında değişiklik oluyor mudur?
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.07.25)
Eğer rondo soğanı ince kıyarken suyunu salmasına neden oluyorsa bu su yemeği biraz acılaştırır yenmeyecek hale getirmez tabi, elde doğramak daha iyidir

Örneğin şurada soğanı hangi şekilde soyarsan yemeğe etkisi nasıl değişiyor anlatıyor
youtu.be
0
grimavi
(28.07.25)
@grimavi +1

ciddi mutfakların hiçbirinde sirkülasyon ne kadar yoğun olursa olsun soğan rondodan geçmez, bıçakla doğranır.

Bıçak kullanmayı öğrenmek düşündüğünüzden daha kolay. Rondoyu indir kaldır temizle falan uğraşana kadar güzel bir bıçak ve masat ile tüm bu işleri çok daha hızlı şekilde halledersiniz.
0
thracia
(28.07.25)
Püre kıvamındaki soğanı koftelere kullanabilirsiniz. Ya da et marinasyonunda suyunu suzmek icin püre kıvamına getirebilirsiniz. Ama yemek icin soğanı dogramaniz gerekir. Eger sogan dogramayi sevmiyorsanız, ipli el rondolari var. Pure kivamina getirmeden dogramis olursunuz.
0
funl
(28.07.25)
(24)

Bile isteye çocuk yapmamış kişi taniyor musunuz?

dedeminhirkasi
Yaş geldi geçiyor, evleneli 8 sene oldu.Ben 34 hanım 33.Biz şuana kadar isteyerek çocuk yapmadık. Ama bir yanimiz da korkmuyor değiliz yahu. Geç mi kaliyoruz vs. Of offf… bu konuda net istiyor veya istemiyor diyemiyoruz kendimize. Sizin çevrenizde böyle yasını almış ve bilerek çocuk yapmayan çift va
Yaş geldi geçiyor, evleneli 8 sene oldu.
Ben 34 hanım 33.
Biz şuana kadar isteyerek çocuk yapmadık. Ama bir yanimiz da korkmuyor değiliz yahu. Geç mi kaliyoruz vs. Of offf… bu konuda net istiyor veya istemiyor diyemiyoruz kendimize. Sizin çevrenizde böyle yasını almış ve bilerek çocuk yapmayan çift var mı?
0
dedeminhirkasi
(27.07.25)
Ben. Benim de sıkça geliyor bu şeyler aklıma. Kabullendim artık, çocuğum olmayacak. Ona göre yaşıyorum hayatımı da. Kabullendikten sonra biraz da rahatladım. Gelecek kaygım yok denecek kadar az mesela.
0
gobekliraki
(27.07.25)
bir tane var. onlar da gec tanismis insanlar. 40-50 yasinda evlenen tipler.

genclikte birlikte olup cocuk yapmayan tanimiyorum. bu kadar dürtün de varsa neyi bekliyorsun ki? cocuk yapmak da ha diyince hemen olmuyor. bir bekleme süresi, islem falan gerektirebiliyor. yapicaksaniz ona göre yapin. ikinci cocuk icin zaten gec bile kaliyorsunuz. 35 yas sonrasi düsük riski falan filan her sey artiyor.

cocuk istemiyorum diyen tiplerin cogu zaten hali hazirda bekar oluyor.
0
sonsuz
(27.07.25)
Var. Evlendiklerinde 30'un altındalardı ve hiç çocuk istemediler.
0
peki madem
(27.07.25)
Ben. Gerçi bekarım ben evlenmeyi de düşünmüyorum. Yaş 36.
Bir aile yakınımız yakın zamanda evlendi, 45 civarı var yaşı, onun da eşi evlenmeden önce çocuk istemediğini söylemiş öyle anlaşarak evlenmişler.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
Sizin yaşlar civarı bir çift arkadaşım net istemiyor. Eğer yapacaksanız iyi yaşlardasınız.
0
1917
(27.07.25)
Çift değilim ama çocuk istemedim. Sanırım biraz bu yüzden evlenemedim, önemli değil. Çok âşık olsam sevildiğime inanabilsem falan yapar mıyım, hiç sanmıyorum. Çünkü benden o çocuğu huzurlu insan yapacak bir anne olmaz. Huzursuz insan yetiştirmek de istemem.

Bence anne baba olmanın psikolojik temellerini araştırın, bende ne var ne yok diye düşünün. Sorumluluk almak istemiyorsanız yapmayın çünkü yalnız kalmış bir bebek/çocuk/ergen, yetişkin olduğunda ya çok bağımlı biri olur herkese salça olur kıymeti olmaz çile çeker, ya da çok bağımsız olur kimseye bağlanamaz konfor alanı bir acaip olur herkese çile çektirir. Bunun vatan haini yetiştirmeye sebep olup olmayacağı meçhul, bence çok ciddi bir sorun. Ben istemedim. Kendinizi gözlemlerseniz doğruyu bulursunuz.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
tanıdıklar var , karı koca çalışıp ancak geçiniyorlar.
Bu sisteme bir köle daha hediye etmek istemiyoruz diyorlar.
0
Rao
(27.07.25)
Var, hem de birkaç çift var.

Hiçbiri de büyük yaşlarda evlenmiş kişiler değillerdi.
0
fraise
(27.07.25)
Ben. 41 yaşındayım, eşim 43 yaşında. 40'ı geçince "hani çocuk yapmıyor musunuz" diye soran münasebetsizler de azaldı, keyfimiz yerinde.
0
kobuzchu kiz
(27.07.25)
ben 43 esim 38 yaşında 14 yıllık evliyiz biz de yapmadık.
0
oscar
(28.07.25)
bence bu konudaki düşüncenizi netleştirin. çünkü eğer çocuk isteyecekseniz geç kalıyorsunuz bence. istemiyorsanız sorun yok. ama istiyorsanız şu saatten sonra ne kadar geç o kadar kötü.
0
elorelia
(28.07.25)
Henüz geç değil daha yolunuz var ama konuyu oturup netleştirmek lazım. Kimisi evet en başından istemiyor ve yapmıyor. Kimisi vaktiyle istememiş ve pişmanlık duymuş, "şimdiki aklım olsa" diyor.

Genelleme yapıyorum; aile ve akraba ilişkilerine çok önem veren, sosyal çevresi kısıtlı kimseler çocuk olmadan ileride mutsuzluk ve pişmanlık yaşayabilir. Özellikle çocuk yapmayan kişiler sanki genellikle maddi durumu üst seviyede, sosyal çevresi geniş, gezmeyi ve seyahat etmeyi sevenler oluyor ve onlar da çocuksuz mutlu oluyor.

(İki cümle de yüzeysel genelleme ve şahsi gözlemim niteliğindedir)
0
Lethe
(28.07.25)
ben 36 olucam, eşim 41. biz de yapmadık. yapmayı da düşünmüyoruz.
türkiye'nin ve dünyanın haline bakınca bir çocuğa yapabileceğimiz en büyük iyiliğin onu hiç dünyaya getirmemek olduğuna karar verdik.
0
matilda
(28.07.25)
ben 35, eşim 32 yaşında. evlenmeden önce de evlendikten sonra da hiç çocuk istemedik. muhtemelen hiçbir zaman da istemeyeceğiz.
0
dylancash
(28.07.25)
evet var, hatta bir taraf cok istedigi ve diger taraf istemedigi icin bosandi bir tanidigim cift. karsilikli istemeyeip devam eden tanidigim da cok
0
sweetoffice
(28.07.25)
biz de 36-32 sizle aynı durumdayız.
özellikle yapmayan çiftler tanıyorum, biri abim. istemiyorlar, başka bir sebep duymadım. çok ikilemli bi konu gerçekten.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.07.25)
2 çift 32lerdeler bilerek isteyerek 8 senelik evliliklerinde yapmadılar, isteyerek evlenmeyende var hayat bunlar üzerine dönmüyor.
tatile gidince bir kere daha anladım çocuğun zorluğunu çocuksuz çiftler mis gibi tatil yaparken anne babalar yemek-ağlama-uyku dertleri ile uğraşıyor. hatta tanıştığım 1 çift genç kuzenlerine ayrı oda almış çocukları onlara birazda olsa satmak için.
0
eja
(28.07.25)
Biz varız
39-44 yaşlar. Planlamıyoruz, olmaması için dikkat ediyoruz.
Hayatımızı çocuk ile şekillendirmek istemiyoruz, manevi olarak yeterli sabrı taşımıyoruz. Etrafımızdaki çocuklarla gayet iyi diyaloğumuz var ama 7/24 bir çocuğun sorumluluğunu taşımak istemiyoruz.
Realist ve mantıklı insanlarız. Bizim için doğrusunun bu olduğuna en başından karar verdik.
Yalnız etrafımda bu konu ile ilgili net olmayanlar genellikle eninde sonunda çocuk sahibi oldular. Muhtemelen siz de o yolda gidiyorsunuz.
0
nwnd
(28.07.25)
"Ben üniversiteye giderken sabaha kadar o içer eğlenir, ertesi gün de okula /işe gider hiçbir şey olmamış gibi çalışırdım. Ama şimdi kafam kaldırmıyor aabbii."

Bu cümleyi pek çok kişiden, belki kendinizden de duymuşsunuzdur. Çünkü o yaşlarda o kadar enerjik olmanızın bir sebebi de, evrimsel olarak çocuğun ihtiyaç duyacağı bakımı, ilgiyi sağlayabilmeniz için. Bildiğiniz gibi bizim türümüz doğduktan sonra uzun süre ekstra bakıma ihtiyaç duyuyor. Öyle at gibi doğduktan 10 dakika sonra kırlarda koşamıyoruz malum.

son 250 senede antibiyotik, ilaçlar, teknoloji sanayi devrimi vs ile hayatı yaşayış şeklimiz ve yaşam süremiz çok değişmiş olsa da aslında 5 bin sene önceki insandan genetik olarak hiçbir farkımız yok. O yüzden 30'ların sonlarında biyolojik olarak çocuk doğurabiliyor olsanız da o çocuğun bakımı için gereken enerjiniz, sabrınız maalesef asla 20 yaşındaki gibi olmayacak. Bu işin sadece bir boyutu bu arada. Ekonomi vs boyutları kişiden kişiye değişir, onu siz değerlendirirsiniz.

Sorunuza gelince, çevremde 10 senedir evli olup ilk günden bu yana çocuk yapmama kararını uygulayandan tutun, birlikte yaşarken çocuk yapmak için evlenip sonra bu karardan vaz geçen pek çok çift mevcut. Bu bahsettiğim insanların hiçbirinin en küçük ekonomik sorunu da yok bu arada.
0
thracia
(28.07.25)
bizim çevrede ne kadar yapmayacağız diyen kim varsa hepsi yaptı. yapmayan kalmadı.
0
xenocidee
(28.07.25)
Siz cocuk yapin bence. Bu konu kararsizlik goturecek bir sey degil. Yani su ise girsem mi gibi bir sey degil.
Yalniz dikkat edin bu cocuk yapma karari tamamen size ait olsun, etrafin e hadi artik anne baba olun demesiyle bu yola girmeyin. Ve isin maddi ve manevi tarafini iyice dusunun. Sonra pisman olabilirsiniz cocuk sahibi oldugunuz icin. Cok pisman anne baba var ama kimse konusamiyor bu konulari
0
Kittie
(28.07.25)
yaw tabiiki herkes cocuk yapmak zorunda degil.

ama "geç mi kaliyoruz" endisesi varsa, yaslar 35e yaklasmissa ve ustelik 8 seneden beri mutlu mesut takiliyorsaniz, "helva yapsanaaaaa" diorum.

"bu ivvvrenc dunyaya bir cocuk getirmektense..." bu bahane de baydi yaw..
0
cooperr
(28.07.25)
biz istiyoruz ama hala işimiz hayatımız oturmuş değil gibi (ama dünya kötüye gidiyor belki de hiç tam istediğimiz gibi olmayacak)

son trend şu, 35'e kadar çocuk yapacaksın ve eğer ikinciyi istiyorsanız ve arada 3-4 yıl olacaksa ileride sıkıntı olmasın diye kadın yumurtasını donduracak. Yani benim hanıma tavsiye edilen bu. 35(e)-33(k) biz şu an.

Tabii isteyince hemen olup olmayacağı da meçhul.
0
nhk ni youkosu
(28.07.25)
Hayatım boyunca Trkiye'nin birçok yerinde tanıdığım yüzlerce aileyi gözden geçirdim.
Taraflardan birinin sağlık problemi veya doğrudan kısırlığı ve eşinin bunu kabullenmesi şeklinde çocuksuz aileler tanıyorum ama bile isteye çocuk yapmamış bir tek aile bile tanımamışım. Cevapları görünce şaşırdım. Yeni bir trend olmalı.
Bu konuda düşüncemi ortaya koymak isterim.
İnsan ömrünü çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık diye dört evreye bölebiliriz. Ne kadar süreceğini kimsenin bilemeyeceği, artık herhangi bir şey için enerjinin kalmadığı, konfor alanının haddinden fazla küçüldüğü yaşılılık evresinde çocuksuz ailelerin veya bireylerin bu dönemini haddinden fazla mutsuzlukla geçireceklerinden eminim. Bu, kendilerine bakacak bir çocuklarının olmadığından değil. tuttuğun takımın galibiyetine sevinmen mağlubiyetine üzülmen gibi, aidiyet duyduğun insanların varlığıyla var olduğun, onların yaptıklarıyla sevinip üzüldüğün, onlarla var olabildiğini hissettiğin bir dönemde 'onlar'ın olmamasının acısını yaşıyacakları için.
Ben güçlüyüm, ben kendimi düşündüğüm için yapamam geekini de kapsamlı düşünemeyen heyecanlı ergen kafası olarak niteliyorum, çünkü bu alemde insan gerçekten zavallı bir birey. Kedi sevgisi sömürmek bir yere kadar idare eder sizi.

Son olarak şunu ilave edeyim. İki tane boyu kadar çocuğu olan boşanmış kadının, yumurtalıklarının işlevsiz kaldığını öğrendiğinde hüngür hüngür ağladığını, günler sonra konuştuğumuzda da bir daha anne olmayı asla istemem ama bir anda olamayacağımı öğrenince nefes alamaz oldum. çok garip bir duygu dediğine şahidim.

Yani bazı şeyler içgüdüseldir. İçgüdüyü sadece güçlüyken bastırabilirsin. Ve doğruyu gördüğünde çok geç olacağını bilmek gerek.
0
Mirket
(28.07.25)
(20)

Telefonunuzu kullanabilir miyim diyene ne dersiniz?

tahirkemalbozoglu
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış. Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış.
Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
0
tahirkemalbozoglu
(27.07.25)
2 gün sonra soruşturmadan değil de telefonu alıp kaçsa peşinde koşacak yaşı geçtim ondan çekinirim açıkçası
0
grimavi
(27.07.25)
Bu sebep. Bir de telefon etme bahanesiyle birini çaldırıyorlar, o biri SMS atıyor ve telefonu alan kaşla göz arasında gelen linke tıklıyor, banka bilgileri vs olduğu gibi klonlanıyor. Haberde okumuştum, doğru mu bilmiyorum.

Vermem ben de.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Tuşlu telefon varken veriyordum eğer çok ofsayt bir tip değilse, şimdi esigim çok ince, gerekçesine aşırı inanmam lazim ancak öyle.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Üstteki cevapları okumadan önce olur derdim artik olmaz derim.
0
sonsuz
(27.07.25)
Allah'ım inşallah demez bana kimse öyle bi şey ya. Şimdi ilk başta kullansın istemem çünkü benim eşyam başkasının enerjisi karışmasın eşyama. Sonra düşünürüm aynı pozisyonda ben olsam birini aramam gerekse, insanlık namına kullandırtmak gerektiğini anlar ve telefonu vermeye karar veririm tam o anda acaba aslında gerçekte telefonumu vermek istemiyor muyum ve fakat sosyal kaygı, emrivaki ile mi bunu yapıyorum diye tereddüte düşerim. işte bundan asla emin olamam çünkü insan kendini kandıran bir varlıktır. işte bu tereddüt dolayısı ile telefonu vermek istemem. eğer o esnada o kişiye karşı merhamet hissim galip gelirse yoo ben bu kişiye gerçekten de iyilik yapmak istyorum deyip telefonu veririm ama sonradan acaba istemeden mi verdim diye de düşünür müyüm şu an kestiremiyorum.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
ben tipinden şüphelenmezsem verirdim. bir kaç defa da verdim hatta güvenli ortamdayken. koşup gitse peşin yetişebilecek takatim yok en büyük çekincem o olur. fakat geçen benim ihtiyacım oldu, telefon bir anda arızalanıp kapandı. 4-5 kişi reddetti. bozuldum ama hak da verdim maalesef. eskiden büfelerde vs ücretli şekilde kullanılabilen telefonlar, telefon kulübeleri olurdu onlar da yok artık neredeyse hiçbir yerde.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.07.25)
Başıma şu geldi:

Metrodan çıktım otobüse koştum, yetiştim tam bindim derken baktım telefonum yok, ara ara bulamadım ve otobüsten indim, otobüs kalkıncaya kadar bekleyip kalkınca olduğu yeri aradım, oraya kadar yürüdüğüm yolu aradım ve metro girişinde gördüğüm görevlilere sordum, görmedik dediler. Nihayet yeni gelen otobüse bindim, ne yapacağımı düşünürken aklıma telefonu aramak ve ucunda biri varsa ulaşmak geldi, tam karşımda genç bir kız oturuyordu, kablosuz kulaklığı takılıydı, rica ettim böyle böyle oldu kendimi arayabilir miyim dedim, elbette dedi verdi telefonunu, kulaklığım takılı olduğu için ben de dinliyorum demeyi ihmal etmedi, ben de tabii elbette dedim.

Sonuçta telefon metrodaymış, indim gittim aldım falan. Kız hayır deseydi herkesten telefon dilenecek miydim bilmem. Yani kızın elinde bir kontrol mekanizması vardı. Olmasaydı da vermemesi hakkıydı.

Benden istense herhalde iç dünyam beni yönlendirir, o anki hislerime göre hareket ederim.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
iç çamaşırımı veririm telefonumu vermem
0
runaway
(27.07.25)
"sen soyle numarayi, ben ariyim" diyip, gizliden o kisiyi arayabilirsin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Vermem. Acil bir durumsa polis, ambulans vs ben ararım derim.
0
gabe h coud
(27.07.25)
bırak telefonu ben dışarıda tanımadığım kişiye selam bile vermiyorum.
0
my fault
(27.07.25)
bir avm'de cok guzel bir kiz cok kibar sekilde istemisti vermistim.

simdi muhtemelen vermem. belki bi kiz veya masum yuzlu bir cocuk isterse olabilir. insanin tipinden, konusmasindan cok hizli karakter analizi yapabiliyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
Bunu üzülerek söylüyorum, değil telefon yol tarifi bile soran olsa kafamı eğip devam ediyorum. Çünkü burası Türkiye.
0
sanguine
(27.07.25)
avukatım. sakın bir daha yapmayın. her tür suistimale açık. ayrıca rızanızla verdiğiniz için doğacak sorumluluklardan da mesul olma durumunuz var.
0
ground
(28.07.25)
@sanguine +1 yani tabi yerine göre değişiyor en son otobüste mi feribotta mı ne biri istemişti kendi aradım konuştum falan işte gelmek üzere şurda bilmem ne diye detayını hatırlamıyoum. onun dışında sokakta falan çok çok zor. gerçekten ihtiyaç olduğunu anlarsam ancak o riske girerim.
0
bay b
(28.07.25)
bu kadar açıklama yapmam bile. hayır der devam ederim. bazıları söyleniyor, "ne var yani insanlık öldü mu, versen ne olur" hiç dinlemeden uzaklaşıyorum
0
abelardo
(28.07.25)
avukat olmasam ve bu ufacık şeyden dolayı insanların neler yaşadığını bilmesem ben de verilmeli derdim. kendini aklayana kadar maddi manevi yıpranırsın. yapılmamalı
0
kel aynak kusu
(28.07.25)
Vermem. Öyle olaylar oluyor ki ben de paranoyak oldum. Biraz da mesleki deformasyon (avukatım) mevcut haliyle.

Küçük yerlerde verilebilir ancak metropollerde asla tavsiye etmem. Telefonu isteyen kişinin bir örgüt üyesi olup olmadığını ve bir eylemin hazırlık ya da nihai talimatını vermediğini nereden bileceksiniz?
0
10551037
(28.07.25)
ben de bugüne kadar vermiştim de durumlar şunlardı;
- okulda öğrenci velisini arayacaktı
- bizim oradaki basket sahasında ufak bi çocuk anneme haber vermem gerek demişti.
- otobüste kabin memuru ile muahbbet olmuştu(aynı cinsiyetiz), ev arkadaşımı arayabilir miyim demişti.
- metronun girişinde oturuken yanımda oturan biri rica etmişti.

Şimdi yukarıda yazılanlara bakınca ben de çekindim. Galiba son durumda vermeyebilirim artık ama o da düzgün bi tipti.
Bi kere mahallede bakkala giderken biri birini arayabilir miyim demişti de gerçekten telefon yanımda değildi. galiba bazen bu bahaneyi kullanabilirim.

geçende de ben telefonumu kaybettim bi adama beni arayabilir misiniz demiştim. adam kontörüm yok demişti. kitlenip kalmıştım ben de zaten biraz değişik bi adammış o da sonradan öğrendim :)
0
high hopes of the sozluk
(28.07.25)
Tabbi ki vermem. Çok tereddüte düşüren bir durumsa en fazla "numarayı söyle ben arayayım" diyerek hoparlöre alır buyur konuş derim, ama telefonu asla eline vermem. eğer mırın kırın ediyorsa, abi özel konuşucam duyulmasız zart zurt diye nazlanıyorsa zaten derdi konuşmak değil.
0
thracia
(28.07.25)
(15)

kuryeler neden elektrikli motosiklet kullanmıyor?

messina123
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence c
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence cumhurbaşkanının veya danışmanlarının bu gürültü kirliliğinden haberleri dahi yok. ülke son yıllarda hindistan, pakistan gibi gürültülü bir hale geldi ve en büyük sebebi kuryeler. ayrıca gece 10'dan sonra komple şunların yemek dağıtımı yasaklanmalı. amerikadan beter kapitalizmi yaşıyoruz.
0
messina123
(25.07.25)
Sorunun kaynağından çözüm dilenmek. Yurdum insanı hiç şaşırtmaz. Evet paşam aynen, reyisi cumhurun ve danışman hazretlerinin haberi olmadığı için. Yoksa iki dudağın arasında çözüm. Biz sorunlarımızı böyle çözmeliyiz haklısın.
0
thracia
(25.07.25)
@thracia sabah sabah ne diyosun kma
0
🌸messina123
(25.07.25)
bunun en büyük çözümü otomobiller gibi motorların da ötv'si vergisi o'su busunu otomobiller kadar yapmak. çünkü otomobil alamayan direkt motor almaya başladı. vergisini artır, denetimleri sıklaştır bak bakalım nasıl azalıyorlar.

elektrikli scooter& bisiklet avrupa'da var evet ama farkı onlar mahalle arası taşımacılık yapıyor, ana yollara çıkmıyorlar e-5 gibi. bizde çoğu kurye ana yollardan gidiyor dolayısıyla elektrikli scooter kullanmaları riskli ve yasak. bir düzenleme yapacak devlet mahalle mahalle ana yola çıkmadan kuryeler işlerini yapacak anca ama onu düşünen birileri olur mu muamma.
0
elektr10
(25.07.25)
@messina123

Ülkenin pakistan gibi olmasının sebebi olan kişi ve kurumlardan çözüm beklemek bu ülkede yaygın olan bir aptallık çeşididir diyorum güzel karşim. Senin anlayabileceğin şekilde daha net nasıl yazarım bilemedim.
0
thracia
(25.07.25)
kullanmaları için iki tane motorsiklet olması lazım, biri şarjdayken diğerini kullanıcak.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Keşke dediğiniz gibi olsa da geceleri rahat uyuyabilsem. Gençler arasında moped trendi var.Sabaha kadar sinek vızıltısı gibi egzozlarla uyutmuyırlar insanı.
Motorsikleklet 50cc,125cc) kullanılıyor yemek teslimatı için.
Ham almanya hem de isviçre için lieferendo,uber eats gibi şirketler hem de yerel pizzacılar motosiklet kabul ediyor maalesef.
0
arenas
(25.07.25)
@thracia +1 siyasetçilerden ahlak bekleyip işini yaptırmak için torpil arayan türk insanı gibi konuşmuşsunuz.
ilk olarak genelde firmaların kendi kuryeleri yok, yani bazı paket servis firmalarından servis alıyorlar. (paketle, şutla vb.) bu firmaların bazılarında moto kuryeler firmaya kendi özel motorları ile bağlılar. ikincisi ise zaten sipariş firmaları restaurantlardan para kesiyor, sipariş firmalarından da paket firmaları pay alıyor. yani senin istediğin istek fiyatları yükseltir.

motokuyelerden daha büyük sorunlarımız var bence.
0
mikahakkinen
(25.07.25)
Hükümetin bir tanıdığı elektrikli motor işine girerse olabilir.
Yasa bile çıkar hatta.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
aynen cumhurbaşkanının haberi yoktur olsa zaten saniyesinde düzeltir bu durumu.
0
scudman1
(25.07.25)
Gündelik yaşamda böyle bir sürü basit ve yaşamı çevreyi güzelleştirecek çözüm var. Ama geniş çaplı bakılınca bu tür degisiklikler, hep birilerini karşına almak, sermayenin el değiştirmesi, olası işsizlik vb bağlamında durumlara tekabül ediyor. Diğer tarafı, reklamını yapmanın getirisi olmayacak şeyleri öyle kolay kolay yapmıyorlar bence.
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
Bir imzayla yüzbinlerce motoru çöpe atıp, herkese yeni motor alın demek mi çok basit bir şey? Bu tür dönüşümler kademeli olarak yıllara, on yıllara yapılarak yapılıyor.
Avrupa'da toptan bir yasak yok, eski ve güncel standartlara uymayan motorları 2035 ve sonrasına uzanan bir süreç içinde kademeli olarak yasaklıyorlar. Eğer benzinli motorların tümüyle yasak olduğu bir bölge varsa linkini verin, bakmak isterim.
Bunun dışında, bir noktada mutlaka elektrikliye geçilecek ve çok iyi olacak, ama birkaç yıla olması zor görünüyor.
0
mikro patlama
(25.07.25)
Bir sorun karşısında ilk refleks yasaklansın diye çözüm öneriliyor ve bu birilerinin iki dudağının arasında aranıyor, bir diğeri çıkıp yok asıl vergileri arttırmak lazım diye yumurtluyor, buna cevap verilince "adam gibi soru sorulmuş hasta mısınız oğlum siz" oluyor.

Hastayız birader, bu ülke ve bu kafalar bizi hasta etti. Üslubu beğenmeyen beyaz şov izlesin.
0
thracia
(25.07.25)
Türkiye’de ince zeka, detaylı düşünülmüş vay be bu olay çok avrupai diyebileceğimiz hiçbir şey yok olmaz da. Belki bazı yerel yönetimler (yere çöp attırmamaya dönük cezalar) deniyor ama bence bu bir Ortadoğululuk göstergesi,ç. O yüzden beklentilerinden uzak şehirden kalabalıktan uzak yaşamaya bakmak lazım. Mesela adam şehir içinde güzel gözüksün diye peyzaj yapıyor ama asla araçların görüş açısını kapattığını düşünmüyor. Benim bahsettiğim ince zeka aracın görüş açısını kapatmayacak bir peyzaj yapmayı akıl edebilecek bir zeka. E ama kim işleri işinin ehline yaptırıyor ki
0
olaylar olaylar
(25.07.25)
thracia +1

ayrıca bisikletli kurye de var scooterlı da türkiyede.
0
aguen
(25.07.25)
@herzan soru var soru var adam saçma sapan yazmış ne diyeceklerdi ya. bu kafalar yüzünden bu halde değilmiyiz zaten. kimisi de geliyor basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyor onlara da ayrı ayar oluyorum.
0
gercekdunya
(25.07.25)
(37)

abimin yaşadığı olay hk.

kafir
merhabalar. duyuruyu evlilik arifesindeki abim için yazıyorum.abim ve nişanlısı aynı firmada ve evden çalışıyor. evde bir gün beraber çalışırlarken, nişanlısının skypından eski sevgilisi yazıyor ve "terfi almışsın tebrik ederim" diyor. nişamlsıı hemen abime dönüp, asla bir iletşimim yoktu, böyle biş
merhabalar.

duyuruyu evlilik arifesindeki abim için yazıyorum.

abim ve nişanlısı aynı firmada ve evden çalışıyor. evde bir gün beraber çalışırlarken, nişanlısının skypından eski sevgilisi yazıyor ve "terfi almışsın tebrik ederim" diyor. nişamlsıı hemen abime dönüp, asla bir iletşimim yoktu, böyle bişe yapacağını da tahmin etmezdim vs şeklinde açıklama yapıyor. eski sevgilisine "teşekkür ederim" diyor ve konuşmayı kapatıyor. abim tabi bozuluyor vs. neden teşekkür ettin, konuşmayı direkt kapatsaydın vs tarzı bir iki laf dalaşı oluyor vs. mevzu geçiyor gidiyor.

bu olayın üzerinden 2 ay geçti.
2 gün önce abim nişanlısının telefonda, bir kız arkadaşıyla olan konuşmasını okuyor (bu arada baya bildiğin girip karıştırıyor)

yukarıda anlattığım olaydan sonraki gün, abimin nişanlısı kız kankasına olaydan bahsediyor. diyalog şu şekilde ben de gördüm;

abimin nişanlısı(an): ...öyle işte bi anda yazdı şok oldum.
kız arkadaşı(ka): ee nişanlın ne dedi?
-an: ya ne dicek bi parladı tabi bozuldu neden cvp verdin fln dedi. niye vermiyimki yani sadece teşekkür ettim ne var bunda?
-ka: evet hahdsahdsa naaptı peki
-an: öyle işte bi parladı fln, mesai bitince yemek hazılıcaktım hazıurlama dedi beni kendi evime göndermeye kalktı fln. ama sonra yine kendi yumuşadı özür diledi
-ka: of ya ezik
-an: sorma, lan ondan bi beklentim olsa senin gibi küçük pipiliyle niye beraber olayım dimi insan düşünür

şeklinde bir diyalog. abim psikolojik olarak çökmüş durumda.

sizlerin yorumlarını almak isterim. cevaplarınızı da belki okutabilirim.
objektif yorumlar almak isterim.
teşekkürler.
0
kafir
(24.07.25)
Çok uzatmaya gerek yok. Böyle basit ve çiğ insanlar çokça.

Abin akıllıysa bu olaydan sonra atar nişanı bakar yoluna. Çökmesine falan gerek de yok. Atacak başka bok kalmayınca böyle basitleşen insan çok.
0
gobekliraki
(24.07.25)
Abiye sükür duasi gönderiyorum. Ne bicim insanlar var. Hemen ayrilsin bitirsin.
0
sonsuz
(24.07.25)
abin bence mutlu olsun ve onune baksin. Kizin kendisi katiksiz bir ezik eski sevgilisi mesaj atinca bi hallere girmis. Eski sevgilisinden bi beklentisi yoksa bunun muhabbetini yapmaya bile degmez, dile getirmez zaten. Belli ki ilgi acligi yasiyor. Cok ucuz bi insandan kurtulmus oldu.
0
sey mi dostum
(24.07.25)
Abin de nişanlın da anormal
0
Cezcez
(24.07.25)
Normalde niye karıştırmış, ayrıca teşekkür etmiş ne var bunda derim, diyecektim de diyalog hepsini sildi attı. Seven insan sevdiğine bu cümleleri söyleyemez.
Ayrılsın, çok çirkin bu diyalog.
0
mor oje
(24.07.25)
Abin canını sıkmasın iyi ki telefonu kurcalayıp fark etmiş böyle bir durumu. İnsan nişanlısının bu şekilde dedikodusunu yapar mı lan bu kadar mı aşağılık bir yaratıksın. Derhal ayrılsın hatta ayrılırken taktik yapsın önce kendi sebepleriyle ilişkiyi bitirmek istediğini söylesin o yaratık sebebini merak edecek üsteleyecek sonra ne kadar aşağılık bir insan olduğunu göstermek için sadece "mesajlarını okudum" desin ki iyice aşağılık hissetsin kendini.
0
tabii lan manyak mısın
(24.07.25)
Abi siz niye böyle her şeyi kurcalıyorsunuz. kıza kim hangi tarihte yazsa abinin haberi var bu nasıl bir kontrolcülük ya abin haksız
0
ala09
(24.07.25)
İlişkiyi kurtarmak istiyorsa eğer nişanlısına mesajları gördüğünü söylesin, kız kendini affettirecek bi yol bulur. İntikam istiyorsa eğer plansız ters ilişkiye girip sonrasında ben senden soğudum diyerek nişan atsın.
0
beyfendi
(24.07.25)
Önce nişanı bozsun, sonra kurban falan kessin. Yanlış yolda olduğunu erken farkettiği için.
Çökecek bir şey yok. Çok mutlu olmalı şu an.
0
Mirket
(24.07.25)
Skype üzerindeki muhabbet bence çok açıkça telefon karıştırmayı gerektirecek bir olay değil.

Kızın arkadaşıyla konuşması da uygun değil, ama abi bu konuşmaya zaten en başta hiç şahit olmamalıydı.

Beğenelim ya da beğenmeyelim insanların özelleri var. Eşi de olsanız özeli olur. Özelin etik mi değil mi olduğu bizi ilgilendirmez, çünkü ona şahit olmayız. Abiniz bu sınırı aşmış ve sorudan anladığım karakter yapısıyla hiçbir zaman atlatamayacağı bir travma edinmiş. Abiniz eski abiniz olmayacak büyük ihtimalle ve bu en başta kendi suçu. Belki bu olay başka zamanda başka şekilde patlak verecekti ama bu kadar travmatik olmayacaktı. Kız en kötü göstermelik bir sebeple ayrılıp gidecekti belki de. Herkes yaşıyor bunları, ama karşımızdaki insanın aklının içindekini bilmiyoruz.
0
akhenaten
(24.07.25)
abin hakli, nisanlisi mal.
hic uzatmadan isi bitirsin aciklama vs olmadan ezik nasil oluyormus gorsun gerizekali.
0
bay b
(24.07.25)
Valla iyi yırtmış. Böyle kalitesiz ve çiğ birinden kurtulduğu için şükretsin.

Evlense kim bilir neler olacak. Bu kadının çok kırığı vardır. Biri gider diğeri gelir rahatsız eder. Yalnız kalan eski defterleri açıp arar mesaj atar falan. Başınız belaya girer yani.
0
runaway
(24.07.25)
Abin Allah’ın sevgili kutluymuş. Bu kızdan ışık hızıyla uzaklaşsın. Bu diyalogun açıklaması olamaz
0
koela
(24.07.25)
Skype olayı bence de telefon karıştırmayı gerektiren bir olay değil. Abim anladığım kadarıyla başka şeyler ya da dürtüler neticesinde telefonu karıştırıyor. Burayı es geçiyorum.

Abimin nişanlısı muhtemelen "nasıl benim telefonumu karıştırırsın" ve akabinde "kız kıza aramızda şaka o, geyik" vs diyecektir.

Birinin telefonunu karıştırmak yanlış evet. Ama bunu yapıp arkamızdan yapılan kötü şeyleri öğrenince de "başkasının telefonunu karıştırmak yanlıştır" mı demeliyiz? Bunun ortası nedir?
0
🌸kafir
(24.07.25)
Hiç tartışmaya girmeden yol versin. Bence yazışmayı gördüğünü belli edip yüz göz olmaya gerek yok. Biraz soğuk davransın para mara konularında tamamen kendini çeksin. Zaten kendi gider kadın
0
runaway
(24.07.25)
abinin yaşadığı olayda bir şey yok. eski sevgilisi kızı tebrik etmiş o da teşekkür etmiş. salça olma diyaloğu değil. cevapsız bırakmak hayvanlık olur.

ama... nişanlının kız arkadaşıyla diyaloğu facia. abin allah'ın sevgili kuluymuş ki bu diyaloğa erişebilmiş.

artık şükür namazı mı kılar, deve mi keser bilemem. yani benim dini hassasiyetlerim olsa böyle yapardım.

bırak nişanlanmayı, bir saniye hayatında olmamalı, bir saniye...
0
tabudeviren
(24.07.25)
abinde ciddi ozguven sikintisi var.
hatun da kalitesiz gibi.
0
cooperr
(24.07.25)
Bu kadınların sevgili ve kocalarının penislerini casual talk gibi "girl talk" kisvesi altında konuşması çok çiğ değil mi ya?

Normal erkekler arasında yazılmamış kural vardır, sevgilisinin eşinin özelini kimse paylaşmaz, düşünsene muhabbeti ; "Jalenur'un vajinası da konya ovasına dönmüş ama idare ediyoruz işte" bu, kadınlar için çok normal, "ay şekerim muhittin dün gece goril gibiydi" bunlar hep dejenere sex and the city tarzı yayınlardan oldu işte.

Abinizin verilmiş sadakası varmış.
0
devorgilla the gunslinger
(24.07.25)
Abin istediği kadar küçük pipili olsun işini bilmiyor olsa o kadın orada duramaz, kendini yalancı çıkarmış.

Kendine saygısı olmayan bir kadın bu, abine de saygısı yok, evliliğine de olmayacak.

2 gün 2 gündür, nikahı basmamışken ayrılsın derim. Yoksa işler çok ciddi çıkmaza girebilir. O mesajları keşke belgeleyebilse, nişanda takılanlar vs üzerinden mahkeme açacak olurlarsa abinin elinde koz olsun.

Bu arada mesajları karıştırmasın diyen arkadaşlar başlarına geldiği takdirde neyin ne olduğunu anlarlar, hiç laf etmesinler. Ben, beni benimle aldatan erkek gördüm bu hayatta, sadece hissettiğim için. Saçmalamayın, kadının nasıl saygısız ve değersiz olduğunun ortaya çıkması gerekiyordu, bahanesi oldu o iş.
0
muhayyer divan
(24.07.25)
Duyuru açıp sormaya değer bir olay bile değil. Müstakbel eşine saygısı olmayan küçük yürekli bir insan müsveddesi var olayda. Özgür bırakmalı ki kol kol boy boy dilediğine dilediği gibi kavuşsun.
0
yadigar
(24.07.25)
Lokma dagittirsin,.kurban kessin. Ne psikolojik çöküşü, kendisi hakkında böyle düşünen biriyle evlenmekten kurtuldu. Düşünsene iki çocuğu olmuş, ve aynı mesajlaşmayla karşılaşıyor. O zaman cokulurdu.
0
encokbenisevinnolur
(24.07.25)
şunu da eklemek isterim, deliller etik dışı ele geçirildi diye yok sayamayız. bir memurun gizli kamera çekimiyle veya ortam dinleme cihazıyla rüşvet aldığı öğrenildiğinde "uygun olmayan bir şekilde öğrendik, olmadı bu" mu diyeceğiz..
0
tabudeviren
(24.07.25)
Abiniz nispeten şanslıymış. Elbette üzülmüştür ama çok geç olmadan kurtulduğuna şükretsin. Ayrılmazsa korkarım kankanın ezik deyişini doğrular. Kendine bu kötülüğü yapmasın.
0
asteriks
(24.07.25)
Konuya ek yapmak istedim,

1- Kızın abiyle olan özeli başka bir arkadaşına anlatması yanlış.
2- Abi kişisinin mesaj karıştırması da yanlış.

Ancak;

Kız bu yaptığı yanlıştan dolayı sadece ayrılmış olmakla kalacak

Abi ise (eğer karakteri buna eğilimliyse) kendi yanlışından dolayı muhtemelen bundan sonraki tüm ilişkilerinde aklında bir acaba ile dolaşıp güvensizlik problemi yaşayacak. Karşısındaki kişinin anlayamayacağı alınganlıklar gösterecek belki. Bütün bu olan bitene aklıselim yaklaşılıp bu güvensizlik yaşanacak bir olay değil, kendini kötü hissetmemeli, kurtulduğuna şükretmeli dense de bu hissi yaşamak istemediği halde yaşayacak büyük ihtimalle.

Bu mesajla karşılaşmadan abinin kızın karakteri hakkında hiçbir fikri olmadığını sanmıyorum. Demek istediğim şey mesajlara bakmadan da eminim ilişkiyi bitirmek için bir nedeni zaten vardı, mesajları karıştırmak sadece istemeyeceği bir dozda bilgi edinmesine sebep oldu.

Biz burda istediğimiz kadar kurtulmuş, haklıymış diyelim. Kızı gömelim, aa ayıp söylenir mi öyle diyelim. Neticede zararlı çıkan abi ve bunu kendi kendine yapmış. Tam bir zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur durumu.
0
akhenaten
(24.07.25)
Mesajları karıştırması yanlış diyen herkes direkt saf. 15 20 yıl başkasının çocuğunu kendi çocuğu sanacak tipte insanlar. Uyumaya devam edin. Mesajları karıştırması yanlış deseydi abimiz, gerçeklere ulaşamayacaktı.
0
Shepard
(24.07.25)
Skype kapanmadı mı? Ben en çok ona takıldım
0
deepest
(24.07.25)
@deepest: ben de ona takıldım da 2-3 ay önce diyor. Hadi yanlış hatırlasın 4 ay olsun. Hikaye legit gibi
0
sekizdokuzon
(24.07.25)
Abin haksız kız keko
0
mirty
(24.07.25)
Öyle abiye böyle sevgili. Tencere kapak ilişkisi. Güven problemi yaşayan, ezik tipler hep gidip şu şekil kalitede insanlara tutunuyorlar. Neyin travmasıysa artık.

O değil de sizin nasıl bir gerçekliğiniz var da abi gelip “bana küçük pipili dendi” diye ağlayıp zırlıyor. Bu da enteresan.
0
ruhen hastayim ben
(24.07.25)
Teşekkür etmesinde bir problem görmedim ama kız çok basit. Annen baban sadaka mı verdi acaba son anda kumaşı ortaya çıkmış. Yatsın kalksın şükretsin ne çökmesi evlenip hayatını mahvedecekken son anda kurtulacak.
0
cilekli pasta
(24.07.25)
Kendimi cok yasli hissettirdi bu soru bana dkdjd
Hikayedeki kiz, cig. Kizin arkadasi da oyle.
Abin de olgunlasmamis bir birey.
Sen de konulara kardes olarak boyle mudahil nasil olabiliyorsun o da bana cok avam geldi.

Yeni nesil iliskiler boyle ama galiba.

Neyse kizdan ayrilsin bari. Sen de abine biraz ozel alan tani. Belki o da sinir cizmesini bu sayede ogrenir hem.
0
Kittie
(24.07.25)
Nişanlısının son mesajına kadar abi haksız diyodum. Abi hâlâ haksız ama nişanlısı da çiğ bi insan belli ki. İki tarafı da tutmadım
0
nundu
(24.07.25)
bir şey diyeceğim, bu hikayeye gerçekten inandınız mı yoksa roleplay mi yapıyoruz şuan? duyuruya inanma roleplay'i???
0
rallied
(24.07.25)
Yine bir blackpill story.

Abin haksız tabi ki. Telefon karıştırılmaz.

Kız işe kekonun teki. Velev ki nişanlın hakkında böyle bir düşüncen var neden bunu biriyle paylaşırsın?

Ayrılmaktan başka bir şey yok şu an, sadece kızın savunması ne olacak merak ettim.

Ayrıca Skype nedir ya Skype mı kaldı?
0
Hallegadola
(25.07.25)
Eski sevgiliden gelen basit bir tebrik mesajından iblis görmüş gibi korkup üstüne bir de niye cevap verdin diye hesap sormak, bunu da telefonu karıştırıp yapmak. Abin memleketteki erkeklerin büyük çoğunluğu gibi özgüvensiz kontrol manyağı bir mağara adamı. Kadının sinsirellalığı da apayrı bir mevzu. Aslında etrafınızda gördüğünüz çiftlerin çok büyük oranı böyle zaten. Tencere kapak. Abinin bu kafayla zaten şahsiyet sahibi biriyle birlikte olma ihtimali yok. O sadece kendi istediği gibi hareket eden bir köle-robot arıyor. Kızdan ayrılıp şansını iç anadolunun dağ köylerinde denemeli.
0
thracia
(25.07.25)
@shepard +1 politik doğrucu tayfa amma kafa açmış siz aynen bu şekilde devam edin kendi hayatlarınızda.
0
bay b
(25.07.25)
Abin sahsiyetsiz biri ise devam eder.Azicik sahsiyet kirintisi bile varsa atar nisani.
0
turkuaz
(25.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.