Giriş
(4)

Kurban bayramı?

gmzo
Yani kimse kesin bilemez, biliyorum ama işler hiç iyi görünmüyor.Evdev çalışabilen şanslı kesimdeniz, 3 aydır sadece markete çıktık haftada bir, bir de geçen hafta iki kez parka gittik. Biraz toparlamış oluruz, kurban bayramında memlekete gideriz, uçak biletini alsak mı derken vaka sayıları günlük 1
Yani kimse kesin bilemez, biliyorum ama işler hiç iyi görünmüyor.

Evdev çalışabilen şanslı kesimdeniz, 3 aydır sadece markete çıktık haftada bir, bir de geçen hafta iki kez parka gittik. Biraz toparlamış oluruz, kurban bayramında memlekete gideriz, uçak biletini alsak mı derken vaka sayıları günlük 1500'ü geçti.

Bir taraftan diyorum artık virüsle yaşayacağız, 5 sene aşı bulunmazsa 5 sene görmeyecek miyiz ailemizi, önlemimizi alıp gidelim. Bir taraftan hem onları, hem kendimizi gereğinden fazla riske atacağımızı düşünüyorum. Ne düşüneceğimi de şaşırdım açıkçası artık.

Siz ne düşünüyorsunuz? Var mı böyle arada kaldığınız durumlar? Neler olur bayrama kadar?
0
gmzo
(14.06.20)
Metro, metrobus bu haliyle devam ettikce (artik koltuklarda da cift oturuluyor, ayaktakiler zaten aldi basini gitti) o vaka sayilari daha cok artar.

He millete gore onlem almayan vatandaslar buna sebep oluyormus tabii.. gecen bi duyuru actim da orda oyle yazildi..

Ama ben halen metroya, metrobuse duzenleme gelmedikce vaka sayilarindaki artisin durmayacagini dusunuyorum bayramda da.

Toplu tasimaya maruz kalmamis insanlar olarak da gayet gidersiniz tabi.
Her gun toplu tasima kullanan insanlarin alacagi risk yaninda sizinkinin lafi olmaz.
Bence korkulacak bi durum yok yani, ozel arabayla da giderseniz hatta sifir risk..
0
Kittie
(15.06.20)
Keyfi olarak nolur gezmeyin
2021e dek oturun
Siz gezmeyin ki mecbur olduğu için işe gidecek olanları da darlamayın
Gidişat dünya genelinde kötü
0
photo85
(15.06.20)
Merak etme istesen de biz ise gidenlerin riskini artirmis olmazsin onu dusunuyorsan :)

Havayollarinin onlemleri de cok iyi bu arada onu eklememisim
0
Kittie
(15.06.20)
Ya tabii ki kendimizi ve ailemizi riske atmış olmak demişim ama, toplumsal bir sorumluluk söz konusu. İşe gitmek zorunda olan, başka rahatsızlıkları olan, olmayan herkes söz konusu.

Ama biliyorum ki kısıtlamalar getirilmezse tekrar, insanlar bayramda sahilleri filan dolduracak, ben de onlar sahillerde eğlenirken biz bir tek ailemizi görmeye gitmedik diye üzüleceğim.
0
🌸gmzo
(15.06.20)
(6)

Anksiyeteyle mücadelede temel araclariniz neler?

epistemic_regress
Düzenli uyku, beslenme, spor, planlı bir hayat. Benim aklıma gelenler bunlar. Karantina dönemiyle birlikte uyku ve yeme düzenim bozuldu, kendimi tekrar aşırı gergin, keyifsiz hissetmeye başladım. Bugün itibariyle yine insan gibi bı saatte yatıp sabah herkesle uyanmaya basliycam. Bu konuda spirituel
Düzenli uyku, beslenme, spor, planlı bir hayat. Benim aklıma gelenler bunlar. Karantina dönemiyle birlikte uyku ve yeme düzenim bozuldu, kendimi tekrar aşırı gergin, keyifsiz hissetmeye başladım. Bugün itibariyle yine insan gibi bı saatte yatıp sabah herkesle uyanmaya basliycam. Bu konuda spirituel olmayan tedavi yöntemleri, bilimsel kaynak ya da araştırma veya kendi hayatınızda uyguladiginiz ve pozitif etkisini gördüğünüz alışkanlıklar var mı? Okunacak bir kitap, izlenecek bir video.

Tedavi görüyorum devlet imkanları el verdiğince ama yıllardır durumu iyiye de kötüye kendi yapıp ettiklerim götürdü. Zihin açıcı tavsiyeler arıyorum.

Teşekkürler.
0
epistemic_regress
(11.06.20)
Spiritüel olmayan demişsiniz ama, meditasyona şans verin. Spiritüel olmak zorunda da değil zaten, sessizce oturup, gözünüzü kapatıp, düşüncelerinizi izliyorsunuz ve her yeni bir düşünceye takıldığınızda dikkatinizi tekrar nefesimize veriyorsunuz.
Düşüncelerinizle aranıza mesafe koymanıza yardımcı oluyor, bende çok etkili oldu. Artık normal hayat seyrinde bile bazen anksiyeteye kapıldığımda bunu fark edip, düşüncelerimin esiri olmaktan çıkıp, gözlemci konumuna geçebiliyorum.
0
gmzo
(11.06.20)
Meditasyon yapmayı yıllardır deniyorum ama kafamın icindekilerle direkt baş başa kalmak ya da düşüncelerimin seyrini degistirmeye çalışmak tüketiyor beni. "Herkes meditasyon yapabilir" deniyor fakat ağır anksiyete yaşayan insanların dikkatlerini on dk için bile bir noktada toplamaya çalışması çok büyük eziyet oluyor.

@mor: teşekkür ederim. Kitaba bakicam mutlaka.
0
🌸epistemic_regress
(11.06.20)
Mor bembombom çok güzel noktalara değinmiş, yazdıklarından ben de faydalandım. Sağolsun.

Kaygılanacak bir şey olmadığı zamanlarda "lan ya anksiyetem azar da bir şey yüzünden kaygılanıp huzurum kaçarsa" diye bile kaygılanmaya başlıyor insan :)

En güzeli düşünmemek, atak geldiğinde bunun vesvese olduğunu bilmek ve düşünerek irdelemeden başka şeylerle uğraşmak.
0
John Bloor
(11.06.20)
bolca hobi, ilgi alanı, araştırma konusu vesaire vesaire (tabii ki vebanın tarihçesi türü konulardan bahsetmiyorum). kısaca bolca topraklanma hattı. her ne kadar arada sırada bağzı bağzı insanlar maymun iştahlı olduğumu ima etselerde, bu topraklanma hatlarında da dönemsel değişiklikler şart. misal bana anlatıyor biri, 20 yıldır tek hobim şu, çok tutarlıyım. ben bunu gerçekçi ve faydalı bulmuyorum. her yeni konu veya ilgi alanı beynimde sinerji yaratıyor benim, disiplinlerarası ilişki kurmamın önünü açıyor, olaylara daha bütünsel bakmamı sağlıyor ve bu mesela iş hayatımda bile beni öne geçiriyor. gittiğim mekanlarla ilgili bile uyguluyorum ben bunu, çeşitlilik sağlıyorum.

bir de böyle hissettiğim dönemlerde türkçe müzik, drama-melodram türü film, haber kanalları ile hiç bir şekilde haşır neşir olmuyorum.

iyi hissetmek kitabını da okumayı deneyebilirsiniz.

ayrıca mor bembombom+1. modern insana dayatılan şahane olmalısın, süper olmalısın, pürüzsüz olmalısın dayatmasından da çıkmak lazım. android değiliz, endişe ve kaygı yaşayabiliriz. yeter ki farkındalık düzeyimizi yüksek tutmaya çalışalım.
0
Phoebe
(11.06.20)
O topraklama mevzusunun üstesinden gelemiyorum genel olarak. Yani benim kaygilanmam çok kolay ama rahatlamam bir o kadar zor oluyor. Hiçbir şey yokken oturduğum yerde bacaklarımı, karnimi kastigimi hissediyorum, bunların farkında olmak da şu aşamada daha bir tuhaf hissettiriyor, "Benim sorunum ne ya?" diye kendime kızıyorum, derken iyice geriliyorum. Böyle sürüp gidiyor.
0
🌸epistemic_regress
(11.06.20)
Yıllardır dişlerimi o kadar gereksiz sıkmışım ki bir dış hekimi "Dişlerin dis etlerine gömülmüş" dedi geçen. Ceneme botoks yaptırmayı düşünüyorum dişlerimi sıkmamak için. Beni korkutansa yıllardır bu düşünme biçiminin koklesmesi, fıtrat haline gelmesi. Bambaşka yaşayan ve düşünen bir ben hayal edemiyorum, sadece çabalıyorum. Sürekli patinaj çeken bir tekerlek gibi, olduğum yerde.
0
🌸epistemic_regress
(11.06.20)
(10)

Avrupa'da deniz kıyısı nereye gitsek

logisticsmanager
Selamlar,Simdi malum tatil zamani, tahminim avrupa haziran ortasi ab icinde sinirlari acar. Türkiye'ye gelecektim de o is yalan gibi, hem sinirlar açılacak mi belirsiz hem de ikinci dalga falan derken ülkeye dönmek riskli gibi.Simdi benim aklimda iki secenek var;Eger uygun oldugunu dusunursem ucakla
Selamlar,
Simdi malum tatil zamani, tahminim avrupa haziran ortasi ab icinde sinirlari acar. Türkiye'ye gelecektim de o is yalan gibi, hem sinirlar açılacak mi belirsiz hem de ikinci dalga falan derken ülkeye dönmek riskli gibi.

Simdi benim aklimda iki secenek var;
Eger uygun oldugunu dusunursem ucakla
Olmadi arabayla


Istedigim tarzda yerler bir nevi midilli gibi istiyorum, cok kalabalık olmayan sahil yeri. Yunanistan uzak kalacak araba dersem, aklimda ispanya ve İtalya var. Bu iki ülkede bana önerisi olan var mi?
Italya'da ozellikle Cagliari bölgesine baktim, tarihi ve deniz kismiyla ideal gibi duruyor.
Aklimda soyle 9-10 gun var
0
logisticsmanager
(18.05.20)
Hirvatistan iyi olur, hem adasi da var bir suru.
0
kuehles blondes
(18.05.20)
@kuehles blondes katiliyorum ama daha fransiz vatandaşı olmadigimdan ve hirvatistan Schengen bolgesi olmadigi icin...
0
🌸logisticsmanager
(18.05.20)
Ben de ayni seyi arastiriyordum, ofistekilerden gelen genel yorum Hirvatistan seklindeydi.

Italya demissiniz, Sardunya Adasi'na gitmistim orayi pek onermem.
0
crown
(18.05.20)
guney fransa da olabilir bana kalirsa.kalabalik durumunu bilemeyecegim.
0
fakyoras
(18.05.20)
(bkz: fuerteventura)
0
Bruce
(18.05.20)
Yeme icme islerini seviyorsan san sebastian- on numero yer - tabi ne durumdalar en ufak bi fikrim yok - ne zaman normallesme baslar vs.
0
euteamo
(18.05.20)
@crown sicilya adası dusunuyordum.

@fakyoras cogunlukla kalabalik ama pahalı da :) yani çok spesifik yer bulmak lazim orada.

@eauteamo aklimda ama ben akdenize bakan tarafda yer bakiyordum, san sebastian diger tarafa bakiyor. Ama yeme icme konusunda haklısın.

@bruce güzel bir seçenek gibi.
0
🌸logisticsmanager
(18.05.20)
@logistics manager
Oturma izni yetiyor. Ab vatandasligina gerek yok.
0
kuehles blondes
(18.05.20)
Costa Brava'ya bakabilirsiniz, harika koyları, gezmek için güzel köy ve kasabaları var, kültürlenmek için de Figueres'te Dali Müzesine gidebilir, Girona'nın sokaklarını gezebilirsiniz. Yemekler, şaraplar, insanlar güzel. Iki sene önce gitmiştik, keşke tekrar gidebilsem :(
0
gmzo
(18.05.20)
İspanya san Sebastian
Fransa da ise Biarritz (Capbreton) yada Narbonne Perpignan belki ilginizi çekebilir
0
retarder
(19.05.20)
(3)

Rahat nefes alamama problemi

yigitovic
Merhabalar, hekimler ve benzer durumları tecrübe etmiş arkadaşlar için sorum. yıllardır septum deviasyonu ile yaşıyorum. Geceleri sanirim agiz solunumu yapiyorum ara ara, bunun disinda gunduzleri pek sorun yasamazdim.Birkac gundur rahat nefes alamiyorum, sanki aldigim nefes yetmiyor. Burnum tikali g
Merhabalar, hekimler ve benzer durumları tecrübe etmiş arkadaşlar için sorum. yıllardır septum deviasyonu ile yaşıyorum. Geceleri sanirim agiz solunumu yapiyorum ara ara, bunun disinda gunduzleri pek sorun yasamazdim.

Birkac gundur rahat nefes alamiyorum, sanki aldigim nefes yetmiyor. Burnum tikali gibi de degil ama kuru epey. Özellikleri akşamları ve gece bu his artıyor. Daralıyorum, su içerken bile zorlanıyorum. Halsizlik vs başka hiç bir sorun yok.

Acaba burun akintisi, goz yasarmasi, kizariklik, kasinti gibi semptomlar olmadan da alerjik bir durum oluşmuş olabilir mi? Ya da acaba psikolojik bir problem olabilir mi? Malum durumdan ötürü hastaneye gitmekten de çekiniyorum.

Not: covid ihtimali yok gibi. Ateş vs herhangi bir semptom yok, izoleyim haftalardır.
0
yigitovic
(14.05.20)
Bende de var nefea darlığı. Tamamen psikolojik. Kötü hissederken daralıyor nefesim yetmemeye başlıyor, kontrol etmeye çalışıyorum. Psikolojik olduğunu kendine kabul ettirip yüzleşmen gerekiyor, içini rahatlatmalısın tamamen psikolojik olduğuna inanıp.
0
diffarentiationation
(14.05.20)
Üstteki cevaba katılıyorum, ben de aynı sorunu ara ara yaşıyorum, sebebi anksiyete. İlgisiz bir doktor alerjik astım teşhisi koymuştu ama ilaçlar, inhalerlar bir işe yaramayınca psikolojik olduğunu anladım tabii.

Bana yardımcı olan şeyler düzenli spor (yoga, pilates), nefes egzersizleri (4 saniye al, 7 saniye tut, 8 saniye ver) ve meditasyon (rahat bir pozisyonda oturup, gözleri kapatıp, bir şey düşünmeye başlayınca dikkati nefe yöneltme - bir nevi düşüncelerinizin esiri olmaktan kurtulup, gözlemcisi olma).

Bu arada sebebi psikolojik demek, aslında nefes darlığı yaşamıyorsunuz demek değil. Stres halinde olunca tam düzgün nefes veremiyorsunuz farkında olmadan, bu yüzden karbondioksit fazlası oluşuyor vücutta, dolayısıyla aldığınız nefes yetmiyor gibi geliyor.
0
gmzo
(14.05.20)
Multivitamin kullanıyor musun hergun?

Anksiyete olabilir bana kalırsa çünkü ben de aynısını yaşadım ve geçti sayılır. Seni rahatlatacak şeyler bulman lazım. İnternette fazla gezinme, haberleri okuma. Meditasyon deneyebilirsiniz ya da uzanıp rahatlamayı deneyebilirsin.
0
false pretension
(15.05.20)
(4)

Seyahat yasağının yalnızca İstanbul'da devam etme ihtimali ve üniversiteler

gmzo
Ruh sağlığım için bir süredir haberleri, yorumları, vs. takip etmiyorum. Bir üniversite çalışanı olarak merak ettim, sizce seyahat yasağı yalnızca İstanbul için devam eder mi bir süre sonra?Yaz okulu yapacağız gibi görünüyor uygulama dersimiz için, Haziran 15'ten itibaren olağan akademik takvime dön
Ruh sağlığım için bir süredir haberleri, yorumları, vs. takip etmiyorum. Bir üniversite çalışanı olarak merak ettim, sizce seyahat yasağı yalnızca İstanbul için devam eder mi bir süre sonra?

Yaz okulu yapacağız gibi görünüyor uygulama dersimiz için, Haziran 15'ten itibaren olağan akademik takvime dönebilirsiniz dediler ama, şu durumda bir ay sonra yüz yüze eğitime geçmemiz zor gibi görünüyor bana hala. Belki vaka sayısı az olan şehirlerde eğitim başlar diye düşündüm, fakat bu sefer de İstanbul'daki öğrenciler diğer şehirlerdeki okullarına gidemeyebilirler?

Bir devlet üniversitesinde çalışıyorum ve hem fiziksel koşullarımız, hem de verdiğimiz eğitim sosyal mesafeyi korumaya olanak tanımıyor. Nasıl olacak aklım almıyor gerçekten..
0
gmzo
(10.05.20)
1 haziran'dan sonra tüm önlemler kalkar gibi görünüyor. yüz yüze eğitim vs de başlar.
0
ozdek
(10.05.20)
Bizim okul 15 hazirandan sonra vize final bütü yüzyüze yapmayı planlıyor. Otobüs firmaları zaten yarı kapasite ve x2 fiyat olarak çalışıyor. Hadi onları geçtim, çoğu öğrenci evini dağıtmak durumunda kaldı. 8 kişilik ( yok dense de var) yurttakiler falan ne yapacak? Ne yapacağım bilemiyorum kalacak yerim yok yani bu durumda benim. Araba kiralayıp içinde uyumayı düşünüyorum daha uyguna geliyor sanırım totalde :D. Bizim okulun büyük çoğunluğu şehirdışından gelen öğrenciler. Şöyle diyeyim 80 kişilik sınıfta 13 kişi falan sehiriçinden gelendi, diğerleri hep dışarıdan geliyor. 95bin öğrenci var. O kadar otobüs + kalacak yer nasıl ayarlanacak?
1 saat sınav 2 saat boşluk olacakmış sınavlarda, o sırada dezenfekte olacakmış.
Bu kadar riske gerçekten değer mi? online yap ödev ver geç. Sanki okula gidince çok şey değişecek. Dönem bitecek daha ders videosu yüklememiş hocalar var. Ben gerçekten anlamadım niye bu kadar zorlama ihtiyacı duyuluyor? Ders vermemişsin sınava çağırıyorsun.
0
bahoho
(10.05.20)
devletin planladığı normalleşme takvimlerine baktım, seyahat yasağı ile ilgili hiç bişey yok.

yani o kadar yok ki, insan niye yok falan diyor.

tahminime göre özellikle istanbul, ankara, izmir gibi büyük şehirlerde vaka sayısına göre , duruma göre açacaklar. yani birden kalkacağını düşünmüyorum istanbul ve izmir için.
0
hem şişko hem deli
(10.05.20)
@eileengray Ben de mimarlık bölümündeyim, projelerin yaz okulunda yapılması yönünde karar alındı. Kesinlikle bu işin uzaktan verimli olacağına inanmıyorum ama, şu durumda öğrencileri geri Istanbul'a taşımayı ve stüdyolara doldurmayı hiç aklım almıyor gerçekten..
0
🌸gmzo
(10.05.20)
(13)

Tek taş gereksiz, abartı bir şey değil mi?

gelmeistemem
Amaç başkalarıyla sidik yarıştırmak mı? Çok daha küçük renkli, değişik yüzükler var. Ne özelliği var?
Amaç başkalarıyla sidik yarıştırmak mı? Çok daha küçük renkli, değişik yüzükler var. Ne özelliği var?
0
gelmeistemem
(08.05.20)
Bir kadın olarak cevaplıyorum;
Bence hiçbir özelliği yok. Elması büyükmüş küçükmüş çok saçma. Sade bir safir yüzüğü tercih ederim kesinlikle.
0
sydney
(08.05.20)
evlenmenin ne özelliği varsa bunun da o özelliği var.
kabul görmüş, onaylanmış bir işaret. bir çeşit alameti farika.
0
jimjim
(08.05.20)
çiçekte aynı mantık değil mi ? bitkiyi öldürüyorsun. çürümesini izlesin diye sevdiğine veriyorsun. toplumsal şeyler çoğu, moda gibi düşünmek lazım, ama hanım kısmı bekliyor işte.
0
fezagezgini
(08.05.20)
Gereksiz ve abartı olmasının yanı sıra varoş da artık. Bim kasiyeri de takıyor doktora yapmış iş kadını da. Hele beş taş ve tek taşı üst üste takmış bir kadın görünce kafamdan direkt notunu veriyorum. Zamanında böyle bir yüzükle çıkagelen bir sevgilim olmuştu hala tüylerim ürperir.
0
ruhen hastayim ben
(08.05.20)
Cicek olayi da ayni sekilde ama tek tas kadar pahali degil. Safir denilen yuzukler daha kibar duruyor sanki. Buyuk tas saga sola takilir. Nasil rahat ediyorlar ilginc.

Evlenmek bu kadar masrafli olmamali.
0
🌸gelmeistemem
(08.05.20)
yenmeyen herşeye gereksiz dersek yaşamanın keyfi kalmaz. bütçen kadar toplumsal yasa örf adet ve gelenekleri yapmak zorundasın. ya da evlenmeyeceksin.
0
kelepir
(08.05.20)
kadın kişisiyim ve bence de çok saçma bir şey, çok çirkin. onun yerine kişinin zevkine göre renkli taşları olan orijinal tasarım yüzükler alınabilir.
0
theseachange
(08.05.20)
Gereksiz, abartı ve her şeyden önce Afrika'daki insanların kanı üzerinde bu yüzüklerin. Para verseler takmam, pırlantasız evlendim başıma bir şey gelmedi şükür.
0
gmzo
(08.05.20)
de beers nedir kimindir ne yapar ne yapmıstır araştırınız...

kısaca: minik minik işleye işleye ve arzı elinde tutarak şeffaf taş parçalarından milyarlar elde eden firmadır. ''tek taş'' de beers'ın eseridir. bir biğlinçaltı reklamcılık şaheseridir.
0
Techsavvy
(08.05.20)
Çevremde tek taş beş taş seven arkadaşlarım epey var. Seviyorlar, heyecanlanıyorlar, bazıları tek taşını kendi alıyor gerçekten, o derecede. Şimdi eğer müstakbel eşe alınacak bir şeyse bu ve eşinizin istediğini düşünüyorsanız bence alın. Diğer yüzükleri her zaman alabilirsiniz sonuçta. ( Şahsen benim var ama takmıyorum, anca düğüne falan. 5 liralık plastik yüzüğüm var onu daha çok seviyorum mesela )
Alırken de tavsiyem d olsun e olsun diye çok kasmayın. Büyüklüğü daha önemli, ilk anda büyüklüğü dikkat çekiyor.
Bu işler bütçe işi, paranız varsa geçim sıkıntınız yoksa sevdiğiniz birini ( her ne kadar sosyal platformlarda avam bir hareket olarak değerlendirilse de ) pırlanta alarak mutlu edebilecekseniz bence edin.
0
likorlu cikolata
(08.05.20)
Bence de gereksiz.
0
rock n roll
(08.05.20)
safir yüzük de bi çirkin geldi bana, şimdi çok yazılmış diye google'a baktım da.
0
snape i başından beri tanırım
(08.05.20)
ben safir diyerek şunları kastetmiştim www.craftpirlanta.com

Pırlanta diyor ama daha minik, zarif bence. Murat Övüç de pırlantalarıyla övünüyor. Artık baydı bu pırlanta, herkes bir yarış içinde.
0
🌸gelmeistemem
(09.05.20)
(15)

11 mayıs'tan itibaren avmler açılabilecekmiş.

toucheamore
istanbul için soruyorum. Gider misiniz? Gidiyor musunuz?
istanbul için soruyorum. Gider misiniz? Gidiyor musunuz?
0
toucheamore
(04.05.20)
En son aylar önce gitmiştim, bu süreç başlamadan çok daha önce. Bundan sonra da gitmem.
0
fotrsapka
(04.05.20)
Gitmem.
0
inawen
(04.05.20)
uzun bir sure gitmem. kiyafet ihtiyacimi da bir sure erteler ya da online alirim. su siralar sadece market ve eczaneye gidiyorum ve giderim
0
exlibris
(04.05.20)
Gitmem
0
gmzo
(04.05.20)
çok çok önemli bir işim olursa giderim ancak ama kolay kolay olmaz muhtemelen.
0
pearson
(04.05.20)
Normalde ayda bir 9 ila 11 saatleri arasinda giderdim. O da her ay degil. Tamamen alisveris icin.
Asla arkadaslarla bulusma noktam olmadi avmler, olamaz da.

O avm kalabaligi beni oldum olasi tedirgin ederdi yani.

Su durumda asla gitmem. Covid tamamen silinirse bi gun yine ayda birlik rutinime donerim anca.
0
Flipsflops
(04.05.20)
ne avmye, ne berbere gitmem.

gideceğim yer belli, market, eczane mecbur kalırsam hastane ve atm.
0
hem şişko hem deli
(04.05.20)
yolum önünden geçiyorsa değiştiririm.
0
iddaaci
(04.05.20)
ben giderim. hastalanırsam bana bi şey olmaz. bünye sağlam.

tek başıma yaşadığım için bulaştırabileceğim birisi yok.
dışarda birisine bulaşırsa bulaşır. o da nasip.
0
adwokat
(04.05.20)
Avm ye giderim ama berbere gitmem.
0
yeliz adeley
(04.05.20)
Ne berber ne avm ikisinede birkaç ay daha gitmem
0
all girls dream
(04.05.20)
Aşı olana dek ne markete ne de avmlere gitmeyeceğim.
Ne yazık ki online alışverişe devam edeceğim.
0
chihirovekohaku
(04.05.20)
Zaten avm'leri sevmeyen bir ev reisi olarak gitmem eşimin de gitmesine müsade etmem uzunca bir süre kanımca 2020 yılı içerisinde AVM sezonu bitti bizim için 2021 yılında ise duruma bakarım.
0
solo
(05.05.20)
giderim.
0
yedek
(05.05.20)
gitmem.
0
ya ben lan neyse
(05.05.20)
(13)

Şu başlıkta yazılanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

sys coyg
https://eksisozluk.com/doktorlarin-instagram-hesabinin-dr-ile-baslamasi--6323994?a=nice"geçmişlerinde büyük ihtimalle kırsallık ve yoksulluk vardır.""türkiye ve ortadoğu ülkelerinde olan durum.""ben malım ve mesleğimden başka kendimle ilgili sunabileceğim bir şey yok demenin instagramcasıdır.""dokto
eksisozluk.com

"geçmişlerinde büyük ihtimalle kırsallık ve yoksulluk vardır."

"türkiye ve ortadoğu ülkelerinde olan durum."

"ben malım ve mesleğimden başka kendimle ilgili sunabileceğim bir şey yok demenin instagramcasıdır."

"doktorların kendisinden başka herkesin doktor olmaya çalışmış ama olamamış zannetmesine bir örnek daha. net salaklık ve egoistliktir."

Sadece birkaç örnek yazdım, başlıkta sayfalarca nefret kusulmuş. Öncelikle instagramım yok, olsa da dr yazmazdım ancak bir insanın yalnızca profilinde mesleğini belirttiği için bu kadar eleştirilmesine anlam verebiliyor musunuz? Hadi eleştiriyi geçtim, adamlar ciddi ciddi niyet okumuşlar; eziklikten girip yoksulluktan, "karı kız düşürmek"ten girip egoistlikten çıkmışlar.

E Instagram zaten temelde kişinin kendisiyle alakalı her şeyi paylaşabileceği, insanlardan ilgi görmek için açılan bir platform değil mi? Bunu kötü bir niyetle söylemiyorum, biz insanlar diğer insanların görüşlerini önemseriz ve takdir görmek isteriz bu sebeple sosyal medya kullanımını hiç abes karşılamıyorum, ki zaten muhtemelen bunları yazanların birçoğunun instagramı vardır.

"Neden diğer meslekler yazmıyor" denmiş. İsteyen işini isteyen memleketini isteyen eşinin adını isteyen tuttuğu takımı yazsın abi kime ne zararı var? Mesela birinin profiline bankacı/Mersinli/Fenerli yazdığını görsem umrumda olmaz, adam sadece mesleğini profiline yazdı diye bu insanlar bu kadar basit bir şeyi evirip çevirip bir olumsuzluk çıkaracak kadar mutsuz veya art niyetli mi?
0
sys coyg
(03.05.20)
diğer meslekler de yazıyor, mesela avukatlar. avukat de doktorluk bu ülkede meslekten çok bir ünvan, bir statü göstergesi. bir insanın kendini mesleği ile tanımlamasında bir sakınca yok bence, hele ki böyle itibarı olan mesleklerde.

bu sövme durumu insanımızın default hali; hayatını sürekli bir şeylerden irite olarak geçiren, bir kesime sallamayı "farkındalık" gören çok insan var. tıpkı instagram kullanıcı adını dr olan açanlara karışamadığımız gibi kimin neyden rahatsız olacağına da karışamıyoruz. birilerinin başına bela olup dert açmadıkları sürece sallamıyorum ben böyle şeyleri.
0
Bruce
(03.05.20)
Eksisozlugu ciddiye almayi birakali yillar oldu. Bilgi alma disinda kullanmiyorum. Yas ve zeka ortalamasinda ciddi dususun oldugu bir mecrada genelde kahvehane muhabbeti donuyor.
0
sadakatsiz
(03.05.20)
yazılan şey yerine kimin söylediğini düşünmek lazım önce. ekşisözlük kredibilitesini kaybedeli 10 sene oldu. bi de bu başlık altında olumlu yorum arayamayız. tanımın kendisi zaten içeriği filtreliyor.
0
sttc
(03.05.20)
hiç de haksız değiller, bizim gibi gelişmemiş ülkelerde doktorlar ilah gibi görülürler. hekimlik bir meslek değil de bir statü göstergesidir. tıp okuyanların çoğu mesleği sevdiği için değil para ve statüsü için okuyor maalesef. dolayısıyla egoist olmaları ve insanlara üst perdeden bakmaları kaçınılmaz.
0
candide
(03.05.20)
ister doktor isterse başka bir şey yazsınlar umrumda bile değil. isteyen plakasına yazsın. isteyen alnına yazsın.
niye böyle boş şeylere takılıyoruz. yazan - yapan ayrı, takılan ayrı dert.
0
scudman1
(03.05.20)
Benden yukarı olan herkesi aşağılayayım refleksinden kaynaklanıyor. Aşağılık kompleksi yani, okuyup mesai harcamana gerek yok.
0
roket adam
(03.05.20)
doktor akrabam var, adamin 2 instagram hesabi var. birinde dr titrini kullaniyor ama orada sadece tibbi paylasimlar yapiyor. digeri kisisel hesabi onda titr yok. bence normali bu.

sen her firsatta dr titrini milletin gozune sokuyorsan, ki bunu eskiden araba plakasi ile yaparlardi, bu bence direk eziklik gostergesi, kimse kusura bakmasin.
0
cooperr
(03.05.20)
asagilik kompleksi.

bir de turkiye'de meslek her seyin onune konuyor. doktorsan, karakterin onemli degil, isi var parasi var vs. turkiye'de de gizli kast sistemi var aslinda bakma. kisiyi meslegine gore degerlendirme katsayisi azalir insallah bir gunde.
0
baldur2
(03.05.20)
Doktorlukla alakali hesap degilse bana da degisik geliyor. Onu yazacagin yer LinkedIn olmasi lazim bence. Bio kismina yazsa da anlarim mesela. Ama DR Ahmet Mehmet seklinde olunca ne bileyim. Ha beni baglamaz rahatsiz da etmez ama gereksiz oldugu kesin. Birine ‘nasi gidiyor’ diye sordugunda ‘iyi nolsun doktorum iyi gidiyor’ gibi bi cevap aldigini dusun. Onu orada belirtmeye gerek yok. Zaten bi seyi belirtmek icin ekstra caba harcayan insanin bi amaci olmasi lazim. O amac nedir diye sorduruyor insana.
0
icim urperiyor
(03.05.20)
İçeriği okumadım ama başlık olarak tespit doğru. Eski fen lisesi mezunuyum, ÖSS tr derecem var. Donemimin yarısi tıpa gitti, ben tercih etmedim vicdani yük bidi bidi diye, şimdi pişmanım gerçi. gidenlerin neredeyse tamamı sosyal statü ve güvence için gitti, gerçekten insana kıymet verdiği için bu mesleği seçen azdı. Öte yandan aralarında bir tanesi vardı ki zaten lisede bile karakteri harika bı insandı, çok yardımsever di vs. Resmen hekim olmak için doğmuş. Ve şimdi muhteşem bir beyin cerrahi(tuş derecesine rağmen seçti). Arada girip çeşitli sitelerde hakkındaki yorumları okuyorum resmen gururlaniyorum bana neyse:) zaten bu işi severek yaptığı ve insana insan olduğu için değer verdiği için Anadolu'nun her yerinden gelen hastaları yere göğe sigdiramamis.
Diğerleri de işte rahatindan seçtikleri uzmanliklari bitirdi, çoğu yine doktorlarla evlendi. muhtemelen köylerine/kasabalarına döndüklerinde doktor bilmem kim diye karsilandiklari için cok mutlular.
Hakkıyla hekimlik yapan gözümde resmen insan üstü boyutta,. Ve biliyorum böyle çok doktorumuz var. Ama toplumumuzun yapısı gereği insanlarımız henüz kendini gerçekleştirmeyi iyi para ve sosyal saygınlığa esitlemis durumda. E doktorlar da bu böyle
0
galandar kostumu
(03.05.20)
Mesleki paylaşım yapıyorsa doğal, kişisel hesapta ünvan kullanıyorsa tuhaf geliyor bana da. Yani açık konuşmak gerekirse, mesleğini statü kazanmak için icra ettiğini düşünüyorum. Sadece hekimlere özgü bir durum değil bu, kişisel hesabını Doç. Dr. ünvanı ile kullanan bir akademisyen görsem de aynı şeyi düşünürüm.

Fakat bu aslında toplumsal bir mesele. Çocuklarımızı yetiştirirken "önemli olan karakterindir çocuğum, onurlu ve erdemli yaşa" demiyoruz, "önemli olan akademik sınavlar, doktor-avukat ol, ancak bu şekilde hem bizim, hem toplumun gözünde değer kazanırsın" diyoruz. Dolayısıyla bu kişisel hesaplara eklenen Dr ünvanını da, bir insanla tanışır tanışmaz mesleğini sormayı da, evleneceği insanı mesleğine göre seçmeyi de trajik ve çarpık bir toplumsal yapının eseri olarak görüyorum. Bir insana asla mesleği üzerinden değer biçmem.
0
gmzo
(03.05.20)
ben doktorları anlıyorum da avukatlar ne alaka ya? ne özelliğin var da kendine ünvan verebiliyorsun ki?
0
nahtoderfahrung
(03.05.20)
Doktorlar ve avukatlar icin bir ada kuracaksin, hepsi orada bizden izole hayat yasayacaklar. Onlar icin kendileri haric herkes gereksiz shsjskshd :d

Gecen twitter’da gordum, cocugun biri kullanici adini advocate mi ne oyle bisi yapmis :d
0
eazy
(03.05.20)
(15)

Alışveristen sonra aldıklarınızi yıkıyor musunuz dışarda mi bekletiyorsunuz

fraise
Alışveriş artık benim için bir işkenceye döndü desem yeridir. Gitmeden önce bir sey kapar miyim stresi ayrı bir dert, alisveriş sırasında insanlara yaklaşmamak için verdiğim çaba ayrı, geldikten sonra dezenfekte işlemi ayrı dert.Son 2 seferdir artık sürekli yıka, kurula, yerleştir işleminden bıktığı
Alışveriş artık benim için bir işkenceye döndü desem yeridir. Gitmeden önce bir sey kapar miyim stresi ayrı bir dert, alisveriş sırasında insanlara yaklaşmamak için verdiğim çaba ayrı, geldikten sonra dezenfekte işlemi ayrı dert.

Son 2 seferdir artık sürekli yıka, kurula, yerleştir işleminden bıktığım için buzdolabına acil girecek şeyleri (süt şişesi, peynir kutusu vs) yikayıp, kurutuyorum. Geri kalanları balkonda iki gün bırakıp sonra içeriye alıp yerleştiriyorum. Bu sefer de içime kurt düşüyor ama doktorlar 'virüsün üstünde yaşaması ile bulaşma riski oluşturması farklı şeyler. Bir günden fazla açık havada kalan bir üründen korkmayın' dediği için bu yolu tercih ettim. Çamaşır suyu şişesini çamaşır sulu su ile silmek artık fazlaca yoruyor beni.

Siz hangisini yapıyorsunuz? Üşenmeyip tek tek yıkamak daha mı mantıklı?

Edit: çamaşır suyu yazınca herkes çamaşırsulu su kullanıyorum sanmış. Sürekli çamaşır suyu kullanmıyorum tabi, sabunlu su mutfaktakiler için, diğer kutuları çamaşır sulu suyla siliyorum ama. (Deterjan kutusu ve gibi)
0
fraise
(29.04.20)
virüse karşı ne kadar etkili bilmiyorum ama fıs fıslı şişelerin birine sirkeli su yapıyorum. marketten aldıklarımın hepsini bu şekilde ıslatıp kurulayıp dolaba atıyorum.

asıl sorun pazardan aldıklarım. birkaç kaba sirkeli su hazırlıyorum. tüm aldıklarımı içine koyup biraz bekletiyorum. sonra dolaba yerleştiriyorum.

biraz uğraştırıcı oluyor, evet ama içim böyle rahat ediyor.
0
lesmiserables
(29.04.20)
Lesmiserable, sirkenin virüs üzerinde hiçbir etkisi yokmuş ama. Hatta dso meyve ve sebzeler için uzun uzun akan suda yikasaniz yeter diyor. Diğer ürünler için de mecburen ya kolonya ya da sabunlu/ çamaşır sulu su.
0
🌸fraise
(29.04.20)
antiseptik yüzey temizleyici spreyle tek tek silip yerleştiriyorum. tabii silinebilecek olan şeyleri.
can sıkıcı :/
0
AlsterWasser
(29.04.20)
artık direkt yerlerine yerleştiriyorum çünkü yıldım. ama siz silmeye devam edin.
0
rose parks
(29.04.20)
hiçbir şey yapmıyorum. o kadar çamaşır suyuyla haşır neşir olsam kanser olurum.
0
glamdr1ng
(29.04.20)
eski düzen devam. ilk günden beri değişen bir şey olmadı gelen eşyalarla ilgili.
0
helenart
(29.04.20)
benim hayat düzenimde bir değişiklik olmadı pek.
eskiden de market alışverişimi online yapıyordum, şimdi de öyle yapıyorum.
eskiden de sebzeyi meyveyi ve özellikle yeşillikleri sirkeli suda bekletirdim, şimdi de öyle yapıyorum.
eskiden de kavanozlu, şişeli vb. yani direkt dolaba girecek olan şeyleri yıkar veya silerdim, şimdi de öyle yapıyorum.

tek fark olarak, siparişi getiren kuryelere torbaları mutfağın önündeki balkona bıraktırıyorum.
giriş katında olduğum için sinekliği açıp hemen bırakabiliyorlar.
orada bazen 1-2 saat, bazen daha uzun süre bekletebileceğim şeylerse bekletiyorum.

marketlerden aldığınız ürünler zaten güvercinlerin üzerine kaka yaptığı, toz içindeki kolilerden falan çıkıyor ya da o şartlarda rafa girmeyi bekliyor.
rafa, o pis kolileri açan, bütün gün elleri leş gibi olmuş reyon görevlileri tarafından diziliyorlar.
rafta dururken bazı ürünleri onlarca, yüzlerce insan alıp inceleyip yerine geri koyuyor.
kasada bütün gün parayla haşır neşir olan kasiyer hepsine tek tek dokunuyor.
zaten normalde evinize çok pis ürünler sokuyorsunuz farkında olmadan.
onları silmeden dolaba, sonra çıkarıp tezgaha koyuyorsunuz belki.
(20'lerimin başındayken part time marketlerde çalıştım iki yıl boyunca)

şu anda da o virüsün marketten gelen ürünlerden size bulaşması için, her ürünün o virüsle kaplı falan olması lazım.
onun için de hasta ya da taşıyıcı reyon görevlisinin ürünleri siz torbanıza atmadan hemen önce yalaması, üzerine hapşırması, öksürmesi, sizin de beş dakika içinde o ürünü yüzünüze gözünüze sürmeniz gerekiyor.

bu ürünler zaten reyonda bekliyor, market alışverişiniz bitene kadar sepetinizde dolaşıyor, kasada duruyor, torbaya girip sizinle eve gelene kadar bir şekilde havalanıyor yani.
yapacağınız şey sadece suyla, sabunla, hadi bilemediniz bulaşık deterjanlı süngerle falan yıkamak, ama bunu virüs için değil, yukarıda yazdıklarım nedeniyle genel temizlik amaçlı yapmanız yeterli.
o kadar panik olmayın.

bütün bunlara dokunan ellerimizi çamaşır suyuyla değil, normal suyla sabunla yıkamak yetiyorken, her şeyi çamaşır suyuyla yıkamaya gerek yok ki.
hatta sürekli çamaşır suyuna temas etmek ve solumak sağlık için daha zararlı.
normal deterjanlı bir bezle ya da akan suyun altında sabunla, bulaşık deterjanıyla yıkayın yeter.
0
blatta hiberna
(29.04.20)
hiçbirisini yapmıyorum yapmayı da düşünmüyorum.
0
Goldstein
(29.04.20)
Paketini atabildiklerimizi atıyoruz, kabuklu meyve sebzeleri (limon, portakal) sabunlu suya koyuyoruz, bu sırada paketini atamadığımız ürünleri bulaşık deterjanı ile yıkayıp, kurulayıp kaldırıyoruz. Marul, maydanoz, soğan gibi şeyleri balkona atıyoruz, kullanacağımız zaman alıp, akan suda yıkayıp kullanıyoruz. Iki gün sonra onları da dolaba yerleştiriyoruz..
0
gmzo
(29.04.20)
Camasir suyunu suyla karistirdim. Fis fisa koydum. Plastikleri vs siliyorum. Ama ben bunu onceden de yapardim. Soda siselerinin ustune ayakkabiyla ciktiklarini gordukten sonra yapmaya basladim.
0
durgunfoton
(29.04.20)
Bulaşık deterjanıyla yıkıyorum ben çamaşır suyu hiç kullanmadım.
Eğer 1 haftadan önce kullanmayacaksam hiçbir şey yapmadan bir dolaba koyuyorum orda öylece bekliyor. Süt gibi şeyleri hemen yıkıyorum.
0
sta
(29.04.20)
1-2 gün kapının girişinde bekletiyorum. Buzdolabına koymam gereken şeyleri %70 alkollü dezenfektanı üstüne sıkıp siliyorum, virüs varsa ve hepsi ölmese bile bir kısmı gitmiş olur. Çok hasta olanlar "maruz kaldığı virüs miktarına" göre oluyor deniyordu.
0
nhk ni youkosu
(29.04.20)
Meyve sebzeleri bolca su ile yıkayıp sirkeli suda bekletip durulayıp kaldırıyorum. Şişeli konserveli şeyleri sabunlu su ile yıkıyorum. Çamaşır suyu daha zor arındığı için kullanmıyorum. Evde buharlı temizleyicim var. Kargo vs gelince balkona koyup 3-4 saat bekletiyorum sonra buhar makinesi ile 100 derece su buharına tutuyorum. Araştırmalar 70 derecenin üstünde bakteri mikrop virüs vs yaşamadığını gösteriyor. Kapı kulplarını, damacanayı, kargoları vs buharla temizliyorum.

Bu virüs muhabbetinden önce de kavanoz ve teneke konserveleri hep yıkardım. Depoların ne kadar leş ortamlar olduğunu hepimiz biliyoruz. Bundan sonraki süreçte de sanırım her şeyin pis olması durumu takıntı haline geldi bende, o yüzden bunları yapmaya devam edeceğim gibi duruyor.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(29.04.20)
meyve, sebze aldıysam onları şöyle bir sudan geçiririm.
geri kalanları aldığım gibi yerleştiririm.
ben, biraz gevşek ve üşengeç birisiyim bu konularda.
0
pangea
(29.04.20)
her şeyi bulaşık deterjanı ve suyla yıkıyorum. meyve, sebzelerin sadece poşetlerini değiştiriyorum ve eskisi gibi yiyeceğim zaman yıkıyorum.
0
no ne na hayır
(01.05.20)
(8)

Uyku problemleri ve vitamin eksikligi

pike
Oncelikle bahsedecegim sorunun vitamin eksikligi kaynakli oldugunun bir kesinligi yok elbet fakat su an hastaneye gidemedigim icin ihtimalleri ogrenmeye calisiyorum.Uyku problemime gelecek olursak; 8 saatlik uykuda en az 2-3 kez bazen herhangi bir ses yokken aniden, bazen de minik seslere (buzdolabi
Oncelikle bahsedecegim sorunun vitamin eksikligi kaynakli oldugunun bir kesinligi yok elbet fakat su an hastaneye gidemedigim icin ihtimalleri ogrenmeye calisiyorum.

Uyku problemime gelecek olursak; 8 saatlik uykuda en az 2-3 kez bazen herhangi bir ses yokken aniden, bazen de minik seslere (buzdolabindan gelen mekanik sesler mesela) uyanmak; cok fazla ruya gormek ve kabus olmasa da genelde bu ruyalarin hastalik, olum ya da dogaustu korkunc seyler icermesi. Aralik ayindan beri var problemlerim.

Benzer seyler yasayan var mi aranizda? Sizin durumunuzda sebebi neydi?

Tesekkurler.
0
pike
(24.04.20)
Melatonina tablet kullanmayı deneyebilirsiniz, bir araştırın isterseniz.
0
jacque
(24.04.20)
kabus ya da rahatsız edici rüyalar kısmını saymazsak, çok rüya görmek, çok zor uykuya dalıp gece boyu 50 kere uyanmak, çok hafif uyku/her harekete sese uyanmak gibi sıkıntılar mevcut. bonus olarak da huzursuz bacak sendromu var.
düzenli olarak kan tahlili yaptırıyorum. her hangi bir vitamin eksiği yok fakat demir eksikliği var sadece, bir de B12 fazlası var.
magnezyum takviyesi duymuştum bir yerde. bir ara başladım ama ekstra bir faydasını görmedim.

@jacque'yi görünce aklıma geldi. melatonin aldım ben de. onun da sıkıntısı tam 5 saat sonra uyanmak. her gece almayın yazıyor üstünde, ben de sadece baktım dalamayacağım o zaman alıyorum 5 mg'lık bir tane, ya da 3 mg'lık iki tane. kaç tane alırsam alayım tam 5 saat sonra uyanıyorum, ondan sonra aman sabahlar olmasın.
0
halanne
(24.04.20)
Ben yıllardır deliksiz uyur abartısız senede 3-4 kez rüya görürdüm, her gün rüya görenlere şaşırırdım. B12 eksikliği olduğu için B12 vitamini alıyorum. Bir ay kadar da Omega3 takviyesi almıştım. B12 aldığımdan beri yani takribi 3-3 aydır ben de böyleyim. Sabaha kadar saçmasapan rüyalar. Ama bu gece bir başkaydı Lotr evreninde Gandalf ile spin-off çekiyorduk djdjdjd
0
le jeune turc
(24.04.20)
yılların uykusuzu olarak bunlar vitamin eksikliğinden değil.

yaşadığın evde bir gerginliğin olabilir, örneğin hırsız girmesinden korkuyorsundur ve en ufak ses seni uyarıyor. hayatınla ilgili seni bu kadar geren ve sürekli alarm durumunda tutan stresin ne olduğunu bulup çözmen lazım.

iyi bir psikiyatr-psikolog ile rüya analizleri işine yarar.
0
orpheus
(24.04.20)
Cinsiyetinizi bilmiyorum ama ben regl öncesi yaşıyorum bunu. Yalnızca bu dönemde kullandığım magnezyum takviyesi uyku problemim çözdü gibi.. Yani diğer zamanlardaki kadar rahat uyuyamasam da hala, en azından gecenin ortasında uyanıp uykuya geri dalamama sorunu yaşamıyorum.
0
gmzo
(24.04.20)
Orpheus +1
Sadece alkol aldığım akşamlar rüyasız ve derin uyuyorum. Tabii bunu da sürekli yapamadığım için hayatım uykusuz geçiyor.
Ben düzenli terapiye gidiyorum. Terapiye gitme sebebim bu olmasa da uykusuzluğumu ve rüyalarımı da konuşuyoruz zaman zaman. Benim gördüğüm kabusların hepsi, günlük hayatımda korktuğum şeyler. Bu korkular günlük hayatta azalınca, kabusları da geçiyor. Mesela ben iş yerimle ilgili kabuslar görüyordum. Her sabah da ağlayarak uyanıyordum. Evden çalışıyorum 1 ayı geçti, o kabuslar kalmadı.
Bunun yanında hala devam eden kötü rüyalarım da var. Mesela 4 yıl önce hiç tanımadığım birisi beni eve kadar takip etmiş, gece de kapıya dayanmıştı. Şimdi gece mesela bazen merdivenlerden inenler kapıma çarpıyor, o sese uyanıp tekrar uyursam muhakkak kapıya birinin gelmesiyle ilgili kabus görüyorum. Bunların da geçeceğine inanıyorum. Güvenlikli bir sitede oturursam mesela veya evde başka birisi olursa, gibi..
benim kötü rüyalarım anlatmakla bitmez de vitaminle alakası yok, düşük değerleri bulup onları yükselttikten sonra da aynı rüyalar devam etmişti .
Carl Gustav Jung okuyabilirsin. Kendimi anlamamda bana iyi gelmişti.
0
irene
(24.04.20)
uykuya dalamamak, derin uyuyamama sorunlari icin genelde magnezyum onerirler. Benim de benzer problemlerim vardi, 1 ay kadar (belki daha fazla) duzenli ocean megamag 200mgx2 aldim. Yaninda omega 3 falan da vardi. Ciddi derecede fark etti. Ama bana doktorum soylemisti. O yuzden sizin icin de aynisi gecerli olur mu bilemeyecegim.
Ruyalarla ilgili olarak da, haber izlemeyi, gundem takibini bir sure azaltin. Cahilim mutluyum düsturuna yoneldim ben, rahatladim:))
0
65 derece
(24.04.20)
öğle saatinde güneşte yarım saat durursan iyi gelebilir.
0
silver apple
(24.04.20)
(4)

Kadıköy'de sanalmarket kullanabilen var mı?

gmzo
Yeldeğirmeni tarafındayız, iki hafta önce ansızın ertesi güne boş sipariş saati yakalayıp sipariş vermiştim, şimdi kaç gündür gece yarısı bile dolu oluyor hepsi. Yeni sipariş saatlerinin açıldığı saat filan mı değişti acaba?
Yeldeğirmeni tarafındayız, iki hafta önce ansızın ertesi güne boş sipariş saati yakalayıp sipariş vermiştim, şimdi kaç gündür gece yarısı bile dolu oluyor hepsi. Yeni sipariş saatlerinin açıldığı saat filan mı değişti acaba?
0
gmzo
(16.04.20)
hangi market?

migros, makro gece yarısı 00:00'da bir sonraki (4.) güne yer açıyor.
getir halihazırda aktif.
0
rewlack
(16.04.20)
Migros sanalmarket, 12'de baktığımda 4 gün sonra yine boş görünmüyor...
0
🌸gmzo
(16.04.20)
Kadıköy'de getirbüyük hizmeti başladı. Migros'un sırasını beklemektense alternatif olarak acil ihtiyaçlar için değerlendirilebilir.
0
desdenova34
(16.04.20)
Getirbüyük + 1,5 saat ama eksiksiz getiriyorlar
0
condom kurşunu
(16.04.20)
(18)

korona morana ve sirke karbonat

kulustur
pazardan aldığım çiğ sebzeyi,sirke ve karbonat ile yıkasam virüs ölür mü ?iyi geceler.
pazardan aldığım çiğ sebzeyi,
sirke ve karbonat ile yıkasam virüs ölür mü ?

iyi geceler.
0
kulustur
(14.04.20)
Sirkeli su yeterli olur diye düşünüyorum. Bi süre beklet
0
izmitcan
(14.04.20)
Sirke virüse karşı etkili olmaz diyorlar televizyonda.

Ayrıca sirke ve karbonat birbirinin etkisini yok eder ve kapalı bir kapta karıştırırsanız patlayabilir diye okudum az önce.

Bozulacak şeyler değilse biraz balkonda filan bekletip sonra yıkasanız daha iyi olabilir. Ama buzdolabında bekleteyim madem demeyin, virüs soğukta daha uzun süre yaşayabilir.

En doğru yöntem nedir ben de bilmiyorum. Başkalarından umarım cevap gelir.
0
fadetoreality
(14.04.20)
sirke virüs türlerine karşı etkili değilmiş. kullanacaksan 70 derece falan kolonya olmalı imiş.
0
🌸kulustur
(14.04.20)
Biz marul, maydanoz gibi ot ve sebzeleri balkona koyup, yiyeceğimiz zaman yıkayıp yiyoruz. Aldıktan sonra iki gün dokunmadık geçen hafta.

Portakal, elma, kereviz gibi meyve ve sebzeleri sabunlu suda yıkayıp, kurulayıp kaldırıyoruz.
0
gmzo
(14.04.20)
Balkona koyup bekletin sonra normal suyla yıkayın. Sirkenin de dezenfekte edici bı etksii yok çeşme suyunun kloru bile ondan daha çok etkiliymism
0
red g
(14.04.20)
Sabun kullanmayin yiyeceğiniz şeylerde.
0
red g
(14.04.20)
@red g

sabun neden yok ?
0
🌸kulustur
(14.04.20)
meyveleri suyu leğenin içine dolduruyorum, sonra deterjan döküyorum içine.

bol köpürtüp her elmayı iyice cilalıyorum.

sonra lavobanın diğer haznesine su doldurup orada duruluyorum.

deterjan öldürmez sanırım en çok ishal yapabilir, ama iyi durulanmazsa kansere kadar yolu vardır herhal.
0
🌸kulustur
(14.04.20)
Virüs sirke ya da karbonatla ölmez.
0
o ben degilim
(15.04.20)
deterjan konusunda ciddi değilsiniz umarım. @kulustur
0
fezagezgini
(15.04.20)
1 damla deterjanı arıtabilmek için 250 litre su gerekiyor.

yani aslında bulaşık yıkadığımızda biz o deterjan kalıntılarını temizleyemiyoruz ve kanserojen.

mesela bir tava yıkadınız, tamamen arındırdığınızı düşünüyorsunuz, ocağın üstüne koyup kızdırdığınızda mutlaka yanık deterjan kokusu gelir zate ne kadar durularsanız durulayın deterjan kokar.

lütfen böyle çamaşır suyudur, deterjandır falan yiyeceklerinize bulaştırmayın. çok tehlikeli.
0
hem şişko hem deli
(15.04.20)
@hem şişko hem deli

anladım peki market ve pazardan aldığımız açıkta satılan ekmek, simit, elma, armut, ıspanak vs. nasıl steril hale getireceğiz ?

evde 65 yaşında annem var, bağışıklığı da düşük...
0
🌸kulustur
(15.04.20)
@kulustur, bilmiyorum, hiç bi fikrim yok açıkçası, bilim kurulu önerilerini araştırın.

benim annem de öyle, 65 yaşında, yeni ameliyat oldu ve kanser hastası, çok çekiniyorum.

annemle ilginç bir psikolojik oyun oynuyoruz, sebze falan almıyoruz, meyve de almıyoruz, bir tek portakal ile patates soğan tüketiyoruz. portakalın kabuğu kalın onu yıkasan da bişey olmaz, bir elma gibi , kabak gibi, ıspanak gibi değil yani.

patates soğan da zaten yağ içinde kavruluyor.

oynadığımız oyun şu, virüs var tırsıyoruz, canımız sebze , meyve çekiyor elbet ama çekmiyormuş gibi yapıyoruz.
0
hem şişko hem deli
(15.04.20)
Elmanın kabuğunu soyuyorsun, ıspanağı da pişirip yiyorsun zaten. Bu kadar paranoyak olmayın yahu.
0
elorelia
(15.04.20)
elorelia

aldığınız gibi mi yiyorsunuz, pişiriyorsunuz.
poşetten çıkarınca bir yere koymuyor musunuz.
mesela simit aldınız simitçiden yediniz bu kadar mı ?

misal markette elmanın üstüne koronalı biri öksürdü.
soydunuz yediniz, elmaya dokununca size bulaşmaz mı ?
bıçağın üstünde kalacak, elmaya dokununca bir sürü yere dokunacasınız belki babanız, eşiniz oraya dokunacak....
siz de elmayı yıkamadan yediniz ? bir noktayı atlıyorum yada siz atladınız.
0
🌸kulustur
(15.04.20)
Yediğiniz yiyeceklere sabun filan karıştırmayın yahu; çok riskli. Aldıktan sonra iki üç gün yemeyin, sonra akan suyun altında yıkayın. Ben sirkeli suda bekletiyorum da tamamen psikolojik, etkisi yokmuş.

Bir de virüsün bulaşma süresi diye bir şey var; 2 gün geçtikten sonra virüs kalsa da sizi hasta etmez diyor doktorlar bangır bangır her yerde.
0
fraise
(15.04.20)
Yukarıdakilerin dediği gibi sirke tabii ki de virüslere karşı işe yaramıyor.

Doktor Jeffrey'inin anlattığına göre sabun suyla yıkayabilirsiniz. Sabun ksin çözüm olduğundan bu da kesin çözüm oluyor. www.youtube.com
0
kittysmew
(15.04.20)
Ekmegi simiti vs ateşe tutarak virusu oldurebilirsiniz. Meyve sebzeye sabun deterjan surmeyin, bekletin yikayin pisirebiliyorsaniz pisirin pismiyorsa normal yiyin.
0
instant crush
(15.04.20)
(9)

bu sokağa çıkma yasağı nasıl ilan edilmeliydi?

eazy
Bu herifleri hiç sevmem ama cahilliğime verin. bu sokağa çıkma yasağı nasıl ilan edilmeliydi ya ben anlamadım. Adamlar 1 aydır çıkmayın diyor en kötü semtten en iyi semte kadar herkes spor meraklısı oldu, köpek gezdiresi geldi. Sabah 8'de ilan etseler bu yasağı yine sağ solu yağmaya gidecekti millet
Bu herifleri hiç sevmem ama cahilliğime verin. bu sokağa çıkma yasağı nasıl ilan edilmeliydi ya ben anlamadım.

Adamlar 1 aydır çıkmayın diyor en kötü semtten en iyi semte kadar herkes spor meraklısı oldu, köpek gezdiresi geldi. Sabah 8'de ilan etseler bu yasağı yine sağ solu yağmaya gidecekti millet. Ciddi soruyorum nasıl ilan edilmeliydi. Darbe yapar gibi gece herkes uyurken mi yapmaları gerekiyordu. 2 gün için birbirinin üstüne çıkan kişiler bana göre daha hatalı geliyor.
0
eazy
(12.04.20)
sokağa çıkma yasağı ilan edildiği anda başlar. telefona hatırlatma mı kuruyorsun öyle sokağa çıkma yasağı mı olur?

polisi jandarmayı gerekli noktalara konuşlandırırsın. talimatı verir televizyondan canlı yayınla tüm kanallardan "şu andan itibaren şu tarih şu saate kadar sokağa çıkmak yasaktır. fırınlar, eczaneler bilmemneler açık olmaya devam edecektir" dersin konu kapanır. polisler de o anda sokakta olanları evlerine gönderir konu kapanır.
0
alperz
(12.04.20)
1 hafta önceden bile desen yine bu görüntüler olacaktı. milletin cahilliğinin kurbanı oldu adam. gereksiz bir istifa.

bence gayet güzel bir saatte açıklanmıştı. sadece o ilk açıklamada milleti teskin edecek bir şekilde fırın, eczane falan da açık olacak açıklamasını yapmalıydı. orda insanlarda bir soru işareti oluşunca sokağa çıkıldı.
0
efreet sultan
(12.04.20)
ilk olması gereken doğru bir planlama ve vatandaşa tüm ayrıntılarıyla yasağın kapsamını izah etme. kervan yolda düzülür mantığı halkta panik oluşturduğu için insanların stokçuluk yapması, sokağa dökülmesi çok normal. yasak açıklandığında her evden 1 kişi markete gidebilir, fırınlar açık, kamu görevlileri evlere dağıtım yapıcak vs açıklamaları yapılırsa insanlar panik olmaz.

yine yığılmanın önüne geçmek için yapılabilecek en önemli şey zaman çizelgesi bana kalırsa. hali hazırda uygulaması var mıdır, nasıl olur bilmiyorum ama sokağa çıkma yasağı önceden de duyurulsa, geçerli olduğu andan itibaren geçerli olsa vatandaşların alışverişe çıkması için bölge bölge, sokak sokak zaman aralığı belirlenirse yığılma olmaz diye düşünüyorum. bölgenin nüfusuna da bakmak gerekir tabii. misal a caddesinde 1-100 numaralı apartman sakinleri yarın 9-12 arası alışveriş yapabilecek, yine a caddesindeki 101-160 numaralı apartman sakinleri ise 12-15 arası...

bir de yine vatandaşın alışveriş sepetini markete gitmeden hazırlayabilip, market kapısından teslim alması mümkün olursa bu da cuma günkü kaosun önüne geçilebilirdi sanıyorum. yani ben eve yakın markete siparişimi iletiyorum, bana bir saat veriyorlar ve gidip ödememi yapıp alıp geri dönüyorum. böylece marketlerde kalabalığın da önüne geçilebilir.
0
okuyamıyom ben ya
(12.04.20)
1 aydir sokaga cikmayin denmesiyle sokaga cikmanin yasak olmasi cok ayri kavramlar. Sonucta sosyal izolasyona dikkat etsek de belli araliklarla ihtiyaclarimizi karsilamak icin cikiyoruz. Boyle bir yasagin olmamasi insanlara ihtiyaclarini istedikleri zaman karsilama luksu veriyordu, aniden karar alinmasi da panik etkisi yaratti haliyle. Herkesin az da olsa stok yaptigi bu donemde Cuma aksami disari cikan insanlarin 2 gun boyunca idare edemeyecek kadar az erzagi oldugunu dusunmuyorum ama boyle bir kararin halk uzerinde yaratacagi etkiyi tahmin etmek cok da zor olmamaliydi.

Nasil yapilmaliydi? Insanlarin ihtiyaclarini cesitli yerlerden (market, eczane, firin) yigilma olmadan karsilayacak kadar zaman olmaliydi. 2 gun onceden soylenmesi yine insan kalabaligini arttirirdi ama elbette 2 saat onceden soylenmesinden daha iyi olurdu.

Bence boyle kararlar en az 1 hafta oncesinden bildirilmeli. Hafta ici gec saatlere kadar calisan veya son 2 gunde erzagini yenileyecek maddi imkani olmayan insanlar olabilir. 1 hafta oncesinden belirtmek hem gerekli vakti yaratarak insan trafigini azaltir, hem de dar gelirlinin kendini ayarlamasina imkan verir diye dusunuyorum.
0
pike
(12.04.20)
Dün Habertürk'te bir psikiyatr çok güzel anlattı. Öncelikle bilim kurulunda toplum psikolojisi alanında uzman birisi bulunmalı (ve tabii ki görüşü ciddiye alınmalı). Sonrasında toplum zaten belirsiz ve kaygı verici bir süreç içerisinde, böyle bir durumda böyle kararları son dakikada açıklamaz, insanları hazırlarsın. Cuma akşamı birçok insan rasyonel düşünme yetisini yitirdi, zaten zor bir durumun içindeyken özgürlüklerinden de olduklarını öğrendiler ve kendileri ve sevdikleri için bir şeyler yapmak üzere, bir çeşit hayatta kalma içgüdüsü gösterdiler. Bugün sorsan pişman olduklarını söyler birçoğu, zaten o gün markete giderken de o kadar kalabalık olduğunu düşünerek gitmediler. Mantıklı düşünmediler zaten. Toplumsal meselelerde bireyleri aptallıklar suçlamak çok yüzeysel. Hafta başından, hadi ortasından duyurulsa, detaylar belli olsa, insanlara acil ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetlerin sürdüğü söylense tabii ki böyle olmazdı sonuç.
0
gmzo
(12.04.20)
Bir, yasal olmaliydi. Iki, insanlarin cesit cesit ihtiyaclari dusunulup karsilanarak yapilmaliydi. Uc, en az bir hafta onceden haber verilmeliydi ki herkes planini yapsin. Safak baskini yapmiyorsun burada. Dort, daha uzun sure boyunca, es zamanli olarak test kapasitesini katlayarak yapilmaliydi ve ardindan normale donuse gecis baslanmaliydi.

Ha bana gore hic yapilmamali ama orasini karistirmiyorum.
0
dunal
(13.04.20)
Böyle 2 günlük yasağı apar topar açıklayınca çoğu insan sıra dışı bir durum oluştuğunu sandı ve bu işin 2 günle sınırlı kalmayacağını düşünerek hareket etti.

Hafta başında "Nisan ayı boyunca haftasonları dışarı çıkma yasağı uygulanacaktır" gibi bir açıklama yapsalardı insanlar panik yapacak bir şey olmadığını, bunun rutin ve sadece cumartesi pazar için planlanan bir uygulama olacağını düşünür marketlere yığılmaz ve yeni duruma göre hareket ederlerdi.

Cuma akşamı evimde ne su kalmıştı ne ekmek ne de kahvaltılık... ctesi gider alır hallederim diyordum mesela ama böyle olunca mecburen çıktım bakkala gittim fakat çoktan zombi istilasına uğramıştı, allahtan kardeşim yakında da ordan takviye ettik.

Çoluğu çocuğu hastası olup hazırlıksız yakalananların nasıl paniklediğini tahmin edemiyorum.
0
kambek
(13.04.20)
mesela bu hafta sonu yasak olacaksa bunu bugünden ilan etmeliler. insanlar hafta içi ona göre tedbirini alabilirler
0
nuisance
(13.04.20)
1 aydir sokaga cikmayin denmesiyle sokaga cikmanin yasak olmasi cok ayri kavramlar +1

Üretim aksamasın diye hafta içi sokağa çıkma yasağı koymamalarını bir yere kadar anlayabiliyorum. O zaman daha ptesiden istisnalarıyla beraber haber verilmeliydi hafta sonu yasak olacağı. Tamam bazıları yine son dakikaya bırakır ama ctsi nasılsa kısaca markete gider alırım diyen bir sürü insan da var. Luppo alana değil ama bebek maması alana hak veriyorum ben. İnsan 48 saat sade su içer ama bebeğe mama gerek.
0
SiyamkedisiZorro
(13.04.20)
(5)

Harry Potter uzmanlarına soru (hediye sorusu)

podrostok
Hediye olarak Harry Potter serisinin ciltli vsli güzel bi setini alayım dedim de 234234234 çeşit set var. Hangisidir en çok hitap edeni? 300-1000 lira arası bir bütçe var. Teşekkürler
Hediye olarak Harry Potter serisinin ciltli vsli güzel bi setini alayım dedim de 234234234 çeşit set var. Hangisidir en çok hitap edeni? 300-1000 lira arası bir bütçe var. Teşekkürler
0
podrostok
(09.04.20)
yapıkredi yayınları
0
sen nasıl bir insansın
(09.04.20)
bloomsbury house edition'ların ciltli versiyonunu alabilirsin. pottermore'da test yapmıştır kesin, hediye alacağın kişinin hangi hogwarts evine ait olduğunu öğren, o evin edisyonunu seçersin. gerçi son 2 kitap henüz çıkmadı ama olsun, onları da çıktıkça alırsın.
şunlardan bahsediyorum.
www.dr.com.tr
0
Bruce
(09.04.20)
İngilizce varsa, ben kendime hediye şu seti almıştım, ciltli değil ama çok güzel:www.idefix.com
0
gmzo
(09.04.20)
Tek kitabı 110 TL mi? Yuh. Okuyan için de okumayan için de farkedecegini hiç sanmıyorum. En uygun kutuyu alın geçin yani.
0
elorelia
(09.04.20)
En öneli şeyi söylemeyi unutmuşum; İngilizce olacak dili.
0
🌸podrostok
(10.04.20)
(10)

Anne babayla izlemelik film önerilerinizi alabilir miyim

lionel andres
Tür ya da yerli yabancı fark etmez. Açık seçik sahne olmasın yeter.Edit. Netflix filmi olmalı.
Tür ya da yerli yabancı fark etmez. Açık seçik sahne olmasın yeter.

Edit. Netflix filmi olmalı.
0
lionel andres
(06.04.20)
platform
0
cowboy
(06.04.20)
The Pursuit of Happiness
Afrikalı Doktor
0
gmzo
(06.04.20)
güzel soru takipteyim. Karantina günlerinde önemli konu.
0
eksisozlukokuryazari
(06.04.20)
ana babayla platform izlemek de ne bileyim...

yerli filmlerin bir çoğu izlenebilir (bizi hatırla, 7. koğuş vs. )
0
brkylmz
(06.04.20)
@brkylmz platform'un anne babayla izlemeye engel olan yönü ne?
0
cowboy
(06.04.20)
nadide hayat www.beyazperde.com

netflix'de var mi bilmiyore
0
exlibris
(06.04.20)
Insan eti yeme, tecavuz, hayvana iskence, metaforlarla dolu senaryo, ciplaklik...

Acik secik sahne izlemekten hosnut olmayan ebeveynler icin cok da dogru bir tercih degil de ondan.
0
brkylmz
(06.04.20)
Turk isi dondurma
Annem
Kelebegin ruyasi
7. Kogustaki mucize
0
hindistan cevizi
(06.04.20)
Hedefim Sensin(yerli)- Ata Demirer
0
neyyirnevcivan
(06.04.20)
hatırladığım kadarıyla şu filmler netflixde vardı: ata demirer filmleri, müslüm, kelebeğin rüyası... ayrıca netflix'te ailece izlenecek filmler diye bir kategori var zaten.
0
jepa
(06.04.20)
(7)

Durumun ciddiyetini ne kadar hissediyorsunuz?

but that was just a dream
Esas merak ettiğim şey şu ki vaka ve ölümler bir yerde yoğunlaştığı için diğer bölgelerdeki insanlar meseleyi pek anlayamıyorlar mi? Gündemi, Twitter’ı ve dünyada olanları takip edenler daha bilinçli davranıyorlar sanırım kaygılandıkları için. Mesela İtalya’da vakalar Lombardy’de yoğunlaşmış olduğu
Esas merak ettiğim şey şu ki vaka ve ölümler bir yerde yoğunlaştığı için diğer bölgelerdeki insanlar meseleyi pek anlayamıyorlar mi? Gündemi, Twitter’ı ve dünyada olanları takip edenler daha bilinçli davranıyorlar sanırım kaygılandıkları için. Mesela İtalya’da vakalar Lombardy’de yoğunlaşmış olduğu için Napoli’de yaşayanlar ne kadar hissediyorlar? Ben Missouri’deyim vaka sayısı eyalet genelinde 2500 civarı. ABD 250k vakaya sahip, her gün 1000 kişi ölmeye başladı fakat vakaların yarısı New York’ta. Bu sebeple buradan pek hissedilmiyor olayın vehameti. Evdeyiz, evden çıkmıyoruz fakat çıktığımızda da görüyorum ki insanların da pek umrunda değil. Sokaklar eskisi gibi olmasa da hala canlı. Marketlerde ilk sokağa çıkma kısıtlaması geldiğinde bir panikle her şey tükeniyordu fakat 2 gün önce gittiğimizde her şeyi bulabildik. Biz hariç maske takan da neredeyse kimse yoktu. Türkiye’de de durum kötüleşiyor fakat ailem ve arkadaşlarımla konuştuğumda anlıyorumki meselenin ciddiyetini anlamaktan çok uzaklar. 1 ay sonra biteceğini düşünüyorlar. Sizde, Türkiye’de ve dünyanın diğer yerlerinde durumlar nasıl? Neler hissediyorsunuz?
0
but that was just a dream
(04.04.20)
tanıdıkları virüs kapmadıkça bir çok insan ciddiyetini anlayamaz ama birkaç haftaya sayılar artmaya devam ederse anlarlar artık diye umuyorum.
0
diffarentiationation
(04.04.20)
İstanbulda yaşıyorum, millet yeni yeni farkına vardı maalesef. Biz bu mecralarda aynı düşünce ve hassasiyetli insanlar olduğumuz için zannediyoruz ki herkes aynı hassasiyeti taşıyor. geçen hafta şırnak ta yaşayan ve oralı olan bir arkadaşım ile görüştüm, evden çalışıyorlar eşi ile akrabaları '' iyi oldu valla size de gelemiyorduk uzun süredir bu akşam oturmaya geleceğiz demiş'' arkadaşta gelmeyin durumlar malum diyince '' bizi neden istemiyorsunuz demiş'' milletin umrunda değil herkes gezip dolaşıyor diyor. Sanırım eğitim, maddi durum, coğrafi bölge hatta twitter facebook kullanımı bile değişkenlik gösteriyor hassasiyet konusunda. Bu hafta nasıldır bilemem tabi
NOT LÜTFEN İL/BÖLGE/ETNİK KİMLİK DUYARI KASMAYIN OLUR MU
0
paramolacak
(04.04.20)
daha türkiye de vakalar görülmeye başlamadan italya ve çindeki durum başlar başlamaz home office çalışmanın verdiği avantajla ben eve kapandım. ayrıca yine aynı şekilde ablam ve ailesi de eve kapandı. bir ay oldu ben kendimi karantina altına alalı. o günden beri de maksimum 3-4 kez ihtiyaçlarım için birer saatlik dışarı çıkmışımdır. sadece aynı şekilde sıfır temas ile yaşayan ablamlar gelip gidiyor özel araçla ve hiçbir yere temas etmeden, kimseye yaklaşmadan.

ancak ilk bir iki hafta en yakın arkadaşlarım dahi çok saçma buldular yaptıklarımı. iş yerleri evden çalışmaya geçtiğinde de ilk aşamada durumu ciddiye almadılar. sadece son 10 gündür çıkmamaya ve daha dikkat etmeye başladılar ki bunlar gayet okumuş, aklı başında, gelir durumu fena olmayan insanlar. yani öyle cahil, sosyal medyaya uzak vs insanlar değil. elbette panik olma endişe etme taraftarı biri değilim ancak ilk günden beri büyük bir ciddiyetle tedbirli davranmaya çalışıyorum. kaldı ki benim bulaştırabileceğim risk grubunda kimsem yok etrafta. ona rağmen virüsün dolaşımına herhangi bir katkıda bulunmak istemiyorum.

kendi ailem ise memlekette. olay onlara daha geç yansıdı tabi. ancak her gün arayıp onları korkutarak olayın ciddiyetinin farkına varmalarını sağladım. cami, kahvehane vs. gibi yerlerin de kapanmasıyla sürekli evde kalmaya direnen babam bile dikkatli olmaya başladı, annem asla evden çıkmıyor.

ayrıca istanbulda karşımda kocaman bir park var, ilk günden beri hep boş. yaşadığım yerdeki insanlar oldukça dikkat ediyor, ancak kadıköyde olmanın ekstra hassasiyeti olabilir. ama yine de semt pazarı kurulduğunda ellerinde pazar arabalarıyla pazara gitmeye çalışan orta yaş üzeri kesimi de sıklıkla görüyorum.

ben dahil ailem, arkadaşlarım ya da konuştuğum kimse 1 ay içinde biteceğini ve eskisi gibi hayatlarımıza kaldığımız yerden devam edeceğini düşünmüyoruz. virüs yok olmak üzere olsa dahi psikolojimizin normale dönüp kendimizi dışarılara atıp kalabalıklara karışmamız uzun zaman alacaktır.
0
hypathia
(04.04.20)
Lombardiya'dayım, virüsle yatıp kalkıyoruz. İliklerimize kadar hissediyoruz desem yeridir. Durum oldukça ciddi bir buçuk aydır. Ama mesela Türkiye'de o kadar da belli olduğunu sanmıyorum zira Türkiye'deki vakalardan oek bahsedilmiyor gibi. Herkes bir virüsten konuşuyor ama virüs sanki Türkiye'de yokmuş gibi davranılıyor. Olan da öyle bir göz önüne getirilmiyor ki durumun vehametini anlayamıyorsun.
0
prole
(04.04.20)
ben İzmir, karaburun un sahil köyündeyim. hissiyatım iniş çıkışlı.
bir ara sıçtık, çember daralıyor anksiyetesi yaşadım. markette elim ayağım titremeye başladı, ne gerekir diye düşünürken algım kapandı. ağlayarak kaçacaktım az daha..
sonra haber izlemeyi azalttım. epey iyiyim şimdi.

ama fikriyatım, ne denli (ola ki/hani mesela) küçük olsa bile risk almamaktan yana. annemle evdeyiz,dikkatliyiz.
etraf sakin olsa da en azından örnek teşkil etmemek için görünmeden yürüyüşe çıkmaya dikkat ediyorum, köy dışında sapa yollarda, akşam vakti vb...
0
dirmit
(04.04.20)
Burada da durumun ciddiyetinin farkında degil kimse, konuştuğumda da beni karamsarlikla negatif dusunmekle sucluyorlar. Felakete suruklendigimizin nasıl farkinda olunamaz anlamıyorum.

Daha tr'de vaka yokken virus konusu acildigi ortamlarda soyluyordum tr vaka yok diye rahat olmaniz asiri bos bir kafa, bugun yarin tr ye de girecek bu ve bundam kacis YOK diye. Bunu söyleyince bana gülüyorlardi, girerse karantinaya alino virusun goruldugu yer, butun ulke karisacak gibi konuşuyorsun, heheheh aman ha sen sokaga cikma virus gelebilir her an tr ye diye. Geldigimiz nokta ortada.

Ve ben hala hayatimizin tikileceginin farkinda olmayisini anlamiyirum insanlarin. Olum b.ku yedik farkinda misiniz lan? Bu is olu sayisindan, enfekte olan insanlardan, isin saglik boyutundan ibaret degil ki. Bir kriz ve kaos ortamina dogru surukleniyruz kacinilmaz sekilde.
Global ciddi bir krize dogru gidiyiruz dedigimde de ayni sekilde bana guluyorlardi ve geldimiz noktada dunya liderlerin ekonomik durum hakkinda aciklamalari ortada. Buyuk buhranla kiyaslanmaya baslandi durum artik.

Bana sorarsan bu isin zincirleme reaksiyonla neleri etkileyecrgini, hayatımızı nasıl mahvedecdgini en basindan gorememek icin gerizekali olmak lazim. Genc ve saglikli oldugumuz icin seni beni oldurmeyecek olabilor, ama hayatimizi mahvedecek.
0
stavro
(04.04.20)
İstanbul Kadıköy'deyim, daha ilk vaka çıkmadan eşimle ikimize küçük kolonya aldım, sürekli elimi yıkıyordum çünkü İstanbul'da virüsün olmadığına inanmıyordum. Ben araştırma görevlisiyim, eşim öğretmen, okullar kapanır kapanmaz biz de eve kapandık. 3 haftadır 3 kez markete gittik sadece, yarım saatte işimizi halledip geliyoruz. Sonra evde aldıklarımızı dezenfekte ediyoruz tabii. Yani kısacası alabileceğim her önlemi alıyorum, elimden başka bir şey gelmiyor. Fakat bu kadar önlem almak da anksiyetemi tetikliyor sanki.

Ailem Ege'de bir şehirde, onlar da 3 haftadır çok ciddi önlem alıyorlar. Ama kayınvalidem ilk hafta "ben virüse inanmıyorum" diyordu, dayım "abartıyorlar" diyordu mesela. Bu konuda ekranlara çıkıp insanları yanlış yönlendiren figürlerin de çok büyük katkısı olduğuna inanıyorum..
0
gmzo
(04.04.20)
(2)

Evde yaptığı maskeyi kullanan var mı

condom kurşunu
Piyasada maske yok. Olanlar da kağıt gbi zaten ve 5 lira en ucuzu. Evde maske yapma videoları dolaşıyor sürekli. Ordan fikşr alıp maske yapıp dışards kısa mesafelerde kullanan var mı? Ya da dışarı cıktıgınızda böyle insanları görüyor musunuz? 10 gündür evdeyiz de bari böyle bi maske yapıp markete gi
Piyasada maske yok. Olanlar da kağıt gbi zaten ve 5 lira en ucuzu. Evde maske yapma videoları dolaşıyor sürekli. Ordan fikşr alıp maske yapıp dışards kısa mesafelerde kullanan var mı? Ya da dışarı cıktıgınızda böyle insanları görüyor musunuz? 10 gündür evdeyiz de bari böyle bi maske yapıp markete gidelim diye düşündük.
0
condom kurşunu
(03.04.20)
Kullan at maskelerin kokusu midemi bulandırdığı için tülbentin arasına pamuk koyup kullanıyorum. Sonra pamuğu atıyorum, tülbenti yıkayıp tekrar kullanıyorum.
0
hayvanat
(03.04.20)
Biz de 3 haftadır kendi maskemizle gidiyoruz markete, sonra da yıkıyoruz. Şöyle yaptık: youtu.be
0
gmzo
(03.04.20)
(11)

Markete giderken corona tedbirleri alıyor musunuz ? (eldiven maske vs.)

joehigashi
Soru başlıkta. Geçen gün televizyonda Prof.Dr. Mehmet ceyhan enfekte olmamış kişilerin maske ve eldiven kullanmasının hastalık bulaşı açısından kullanmayan kişilere göre daha fazla risk oluşturduğunu söyledi.(maskenin nefes ile eldivenin ise terle nemlendiği için virüslerin üremesi için daha elveriş
Soru başlıkta. Geçen gün televizyonda Prof.Dr. Mehmet ceyhan enfekte olmamış kişilerin maske ve eldiven kullanmasının hastalık bulaşı açısından kullanmayan kişilere göre daha fazla risk oluşturduğunu söyledi.(maskenin nefes ile eldivenin ise terle nemlendiği için virüslerin üremesi için daha elverişli bir ortam yarattığından bahsetti özetle) Bir çok doktorda bu görüşü destekliyor. Siz markete gidip alışveriş yapmak zorunda olduğunuz zaman nelere dikkat ediyorsunuz, koruyucu tedbirler alıyor musunuz ?
0
joehigashi
(31.03.20)
maske, eldiven kullanmıyorum.

insanlara yakın olmamaya gayret ediyorum. pek konuşmuyorum, ağzımı aça aça yürümüyorum.
geçen çamaşırları yıkayıp duşa girecektim, bari önden markete gideyim dedim. döndüğümde hem kendimi hem kıyafetlerimi yıkadım. sık sık dışarı çıkmıyorsan bu makul ve yeterli bir önlem bence.

maske neyse de, eldiven kullanmak bana hastalığı daha bulaştırıyor gibi geliyor. elinde eldiven olunca her şey yapabilme özgürlüğüne kavuşuyor insanlar. ben eldivensiz daha dikkatliyim. ayrıca yanımda ufak bir sprey dezenfektan oluyor. sıkıveriyorum içim rahat etmezse.
0
biseysorcaktim
(31.03.20)
az önce marketten geldim. eldiven taktım sadece. kimseye 2 metreden fazla yaklaşmadım. aldıklarımı balkona attım, bozulacaklar hariç 2 gün ellemem. üstümdekileri çıkartıp makineye attım, duşa girdim.
0
scudman1
(31.03.20)
kesinlikle kullanıyorum.
mehmet hoca eminim iyi niyetle mantıklı şeyler söylemiştir ancak mantık iyi niyet bizim toplumda yok. normal şartlarda değiliz.

maskeyi,
1.hasta olduğu halde maske takmayanlardan korunmak için,
2.kendi elimi yüzüme burnuma getirmemek için kullanıyorum.

eldiveni de iki kat giyiyor ve üstüme başıma değdirmiyorum. ayrıca zaten üstümü başımı eve girince tersten çıkarıp yıkıyorum.
0
rewlack
(31.03.20)
ya şu demeçlere sinir oluyorum.tamam belki iyi niyetle söylenmiştir ama yine de sinir oluyorum.
biri de söylesin doktorlar, hemşireler, danışmada duran sağlık personeli sekreterler neden takıyor maske eldiven. yani hastaya temas etmeyeni, uzak duranı da kullanıyor.
madem sadece hastalar takmalıydı o zaman sağlıklı doktor neden takıyor ameliyat falan da yapmıyorken üstelik. bunu kimse düşünmüyor mu cidden yaa!


elbette takıyorum eldiven maske.
rewlack+1
0
jimjim
(31.03.20)
Sadece maske çünkü eldiven sadece psikolojik güven veriyor insanlara. Zaten geçirgen bir yapısı var, ellerimi illaki dezenfekte edeceğim sonrası, onun için eldiveni gereksiz buluyorum.

Bende makina yok o nedenle dışara giydiğim kıyafetler ayrı ve çıkarken sadece onları giyiyorum. Biriktirip haftada bir bir akrabamda gidip yıkıyorum. Şu an yapabileceğim daha iyi bir çözüm yok.

Onun dışında et peynir vs değilse aldıklarım dışarsı sıcaksa balkonda ya da oda sıcaklığında 2.5 saat bekletip yerleştiriyorum. Aldığım bazı ürünleri salça, ketçup, makarna gibi,, hemen kullancaksam paketlrini sabunla yıkıyorum.

Artık ne kadar işe yarıyor bilmiyorum da imkanlarım buna el veriyor şu an :)
0
superfluid
(31.03.20)
Hiçbir şey takmıyorum. Eve gelince elimi yıkıyorum sadece. Bir de dışarıda asla yüzüme ellemiyorum.
0
catch the arrow
(31.03.20)
Biz maske de, eldiven de kullanıyoruz. Bu konuyla ilgili çelişkili demeçler veriliyor, ben doğru kullanımda maske-eldiven ikilisinin koruduğuna inanıyorum.
0
gmzo
(31.03.20)
Eldiven, maske takmıyorum.
Marketler 10'da açılıyor. 10.15 gibi gidiyorum, çalışanlar dışında kimse olmuyor. Eve gelince de ellerimi yıkamaktan başka bir şey yapmıyorum.
0
yineiyisinoxford
(31.03.20)
arabada eldiven var bolca. arabadan indikten sonra eldivenleri takıyorum. alışverişimi tamamen bu eldivenle yapıyorum. arabaya geri binerken eldivenin birini çıkarıp torpidodan ıslak mendil alıp kredi kartımı o ıslak mendille (kolonyalı) silip cüzdana koyup diğer eldiveni de çıkarıp ikisini bir çöpe atıyorum.
0
Tears of Devil
(31.03.20)
Normal şartlarda maske ve eldiven korur ancak
1-maske belirli bir süreden sonra işe yaramaz hale geliyor. Değiştirmeniz gerekiyor. Islandığı için
2-eldivenler çift kat ve her 1 saatte 1 değiştirilip üstteki atılmalı
3-elinizde eldiven olması sadece elinizdeki açık yaralara bulaşma riski için gerekli olabilir. Zira eldiveniniz olmasıyla elinizi dezenfekte etmeniz açısından bir fark yok.
4-doktorlar ameliyat veya müdahaleden sonra maske ve eldivenlerini yeniliyorlar.
5-doktorların özellikle eldiven kullanması direkt şüpheli vakalara müdahale, ameliyatlarda açık yaraların her ihtimale karşı elinden enfekte olmasını engelleme, hemşirelerin de aynı sebeplerle iki hasta arasında ellerini yıkama imkanı bulamaması durumu yerine eldiven değiştirerek mikrobu bir hastadan diğer hastaya taşımaması için.
0
neysene
(31.03.20)
Evim markete 5 dakika yürüme mesafesinde. Toplu alışveriş yaptığımız için markete pek sık gitmiyoruz. Son gidişimizde, pazar günü eldiven ve maske taktık. Hızlıca alışveriş yapıp marketten çıktık.

Az önce komşum, market çalışanlarından birinin corona testinin pozitif çıktığını söyledi. Biraz korktum tabii ama gerek paketleri çamaşır sulu suyla silmemiz, hemen duş almamız, elbiseleri 60 derece yıkamamız ve eve dönünce antreyi, kapı kollarını yine çamaşır suyuyla silmemiz, ellerimizi sürekli yıkamamız... bunları düşününce az biraz rahatladım.

Umarım bir sorun yaşamayız. Şimdilik turp gibiyiz.
0
chihirovekohaku
(31.03.20)
(10)

corona şüpheli bebeğe bakmak

altin yumurtlayan lavuk
gece eniştemin hayatını kaybettiğine dair yazıp aynı soruyu sormuştum ama 2 saat sonra aradılar kalbini tekrar çalıştırdıklarını söylediler. biz de öldü sanıyoduk o arada. durumu çok kritikmiş hala. ne kadar süre çalıştı beyni ne durumda falan hiçbi şey bilmiyoruz. 30lu yaşının başında daha kendisi.
gece eniştemin hayatını kaybettiğine dair yazıp aynı soruyu sormuştum ama 2 saat sonra aradılar kalbini tekrar çalıştırdıklarını söylediler. biz de öldü sanıyoduk o arada. durumu çok kritikmiş hala. ne kadar süre çalıştı beyni ne durumda falan hiçbi şey bilmiyoruz. 30lu yaşının başında daha kendisi. tekrardan yazıyorum cevap almam gerektiği için. eniştem, ablam, eniştemin kardeşi babası hepsi karantinada. yiğenim ve eniştemin annesi evlerinde ama eniştemin annesine de test yapıp karantinya alacaklarmış bebek için bi şey demediler. bizim bu şartlarda napmamız lazım? bebeğin de taşıyıcı olabileceği konusunda uyardılar hasta olmasa bile. maske eldiven ile bakım yeterli mi? yoksa kendi evimize getirmeden tamamen ayrı bir eve geçip tek bir kişinin orada bakması mı gerekiyor? biz de onlarla 1 hafta öncesinde temasta bulundğumuz için risk grubundayız lâkin belirti olmayan kimseye test yapmıyolar hiçbi şekilde.

şu an umrumda olan tek şey yiğenim 2 yaşına yeni girecek daha yavrucak. annemle bizde de belirti çıkarsa o bebeğe kim bakacak? herkes karantina altında eniştemi öldü sanıyoduk delirdi ayrı ayrı odalarda millet birbirini teselli edemeden. doğru düzgün haber alamıyoruz iletişim kuramıyoruz. 3 gün oldu hale test sonuçları gelmedi. test sonuçları gelmediği halde corona varmış gibi tedavi uyguluyorlar doğal olarak. doktorlar bile bilmiyor açıkçası tam olarak yiğenim ile ilgili ne yapılması gerektiği konusunda. bu konuda bilgisi olan sağlık çalışanı acil cevap verirse çok sevinirim lütfen. maksimum 2-3 saat içinde bebeği almaya çıkacağım.

süreç çok kötü işliyor. eniştem yoğun bakımda olduğu halde aile üyeleri test yaptırmak istediğinde belirti yok diye yapmadılar. sonra hepsinde tek tek belirtiler başladı. sırayla karantinaya aldılar ciğerlerinde bulguya rastlandı hepsinin. test sonucu gelmese bile ablam dahil hepsinde ön tanı covid-19
0
altin yumurtlayan lavuk
(27.03.20)
Merhaba, sağlık çalışanı değilim, sizin yerinizde olsam nasıl davranırdım, onu düşünerek cevap vermek istedim. Öncelikle çok geçmiş olsun, umarım kayıp yaşamadan aileniz için her şey tekrar yoluna girer.
Ben olsam tek kişiyi bebek ile ayrı eve almam, fakat aynı evin içerisinde ayrı bir odada bebeğe bakmaya çalışırım. Bebek bakımı tek başına kolay değil çünkü, yalnız bırakamazsınız kendi ihtiyaçlarınız için veya onun ihtiyaçlarını temin etmek için. Aynı evde de olsanız mümkün olduğunca maske - eldiven kullanıp, sosyal mesafeyı koruyarak ve havlu gibi kişisel eşyaları ayırarak bebeğe bakabilirsiniz diye düşünüyorum. Çok geçmiş olsun tekrar.
0
gmzo
(27.03.20)
ne yazık ki eniştem vefat etmiş. gece zaten hayatını kaybetmiş ama oradaki akraba daha annesi babası bilmeden söylemek istemediği için kalbi çalışıyo diye konuşmuş. bebeği de hastanede izolasyona alacaklarmış. hiçbi bok yapamıyorum evde oturmaktan başka teselli bile edemiyorum ablamı
0
🌸altin yumurtlayan lavuk
(27.03.20)
başınız sağolsun.
sabırlar.

çok zor ama sakin kalmaya çalışın uzun vadede ailenizin yanında durabilmek için.
0
jimjim
(27.03.20)
başınız sağ olsun! Koronadan mı vefat etti yani birdenbire mi oldu? Belki korona çıkmaz ama hasteneden çıkanlar hemen çocuğa dokunmasın bence.

sağlıkçı değilim, benim başıma böyle bir şey gelse, annem, babam yaşlı olduğu için ben bakardım. Hastalık geçerse bana geçer. Bence siperlik alın market çalışanlarında gördüm hoşuma gitti. Gözü, yüzü korur.

tez zamanda gide şu virüs umarım:(
0
banacevaplazım
(27.03.20)
test sonucu gelmedi 3 gün oldu. ama ailedeki herkes belirtiler gösteriyor ve ciğerde anomali var. enişteme ise corona olduğu varsayılarak tedavi uygulanıyordu. e-nabız raporlarında ön tanılarda hep covid-19 falan yazıyor. 3 gün önce yoğun bakıma gitti. böyle oldu bi anda. 5 gün önce falan evindeydi daha öksürük vardı nefes darlığı başlayınca hastaneye gittiler. söylenildiği gibi karantinaya falan almadılar yiğenimi biz ilgileniyoruz. hiçbi uyarı yapmıyolar taşıyıcı olma durumuna yönelik bebeğin şaka gibi. aynı evin içinde alabileceğimiz tüm önlemleri alıyoruz ama ne kadar yeter bilmem.
0
🌸altin yumurtlayan lavuk
(27.03.20)
test sonuçları geldi şimdi. covid-19 pozitif. şaka gibi. futbolculara 30 dakikalık testler uygulanıp 30 yaşındaki adamın sonucu öldükten sonra geliyor.
0
🌸altin yumurtlayan lavuk
(27.03.20)
Başınız sağolsun, aileniz için şu an yapabileceğiniz en önemli şey güçlü olmaya çalışmak.
0
gmzo
(27.03.20)
Başınız sağolsun. Sağlık çalışanı değilim ben olsam ne yapardım diye düşündüm. Eğer evimde kronik rahatsızlığı olan biri yoksa yeğenimden hastalık bulaşacak olmasını umursamadan ilgilenirdim.
0
selimcigimisik
(27.03.20)
henüz vefat durumu ablama söylenmediği için başlık vs açılmazsa sevinirim arkadaşlar. bebek konusunda tamamen bizim insiyatifimize bıraktılar. belirti olmayanları şüpheli temas olsa bile salıyolar test sonucu gelmeden. kimse dışarı çıkmasın lütfen eniştemin kardeşinin sonucu gelmeden salmışlar daha durumu iyi olduğu için. doluluk oranı yüksek durumda hastanelerde dikkat edin kendinize.
0
🌸altin yumurtlayan lavuk
(27.03.20)
Konu sahibi,bebeği merak ettim. Durumu nasıl? Ailede başka vaka çıktı mı?
0
banacevaplazım
(27.04.20)
(10)

100'lük eldivene 48 lira verdim

condom kurşunu
kazıklandım di mi? 45 vermişim bu arada fişte baktım şimdi.
kazıklandım di mi? 45 vermişim bu arada fişte baktım şimdi.
0
condom kurşunu
(23.03.20)
22 liradan alıyordum geçen hafta. pudralı. pudrasızı 20 liraydı. beybi marka.
0
Tears of Devil
(23.03.20)
normalde 20 lira civarındaydı evet de ablam da dün 50 liraya almış. genel bir fiyat artışı var sanırım yine saçma sapan fırsatçılık.
0
hypathia
(23.03.20)
Beybi marka bizim burada 34 lira markette.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.03.20)
Biz de 40'a aldık bugün.
0
gmzo
(23.03.20)
@cevizli incir kadıköy mopaş'tan aldık
0
gmzo
(23.03.20)
hadi eldiven yine pahalı da olsa var. maske yok hiçbir yerde
0
🌸condom kurşunu
(23.03.20)
Mopaş ta iki gün önce 44 TL idi. 2 ay önce 15 TL olan ürün şimdi 50 TL. Çünkü çok süper ahlaklıyız.
0
mahone
(23.03.20)
Şok marketten 50 li almistim 9 liraydi. Ama simdi ortam nedeniyle kalmamis olabilir. A101 ve bimlerde de oluyor oralara bak
0
exlibris
(23.03.20)
migrostan 17 tl ye aldım
0
delidiyorum
(24.03.20)
A101'deki ucuz markayı alın, 100lü paketi 8 küsur tl idi sanırım. bir çok markanın eldivenleri malezya'da aynı fabrikada üretiliyor zaten.
0
anthemis nobilis
(24.03.20)
(14)

Nereye gitmeli?

Und won imme
Hava bugün çok güzel, heryer boşken fırsat bu fırsat adalar yapalım dedik ama hangi adaya gidelim? Daha önce sadece büyük adaya gittim.
Hava bugün çok güzel, heryer boşken fırsat bu fırsat adalar yapalım dedik ama hangi adaya gidelim? Daha önce sadece büyük adaya gittim.
0
Und won imme
(21.03.20)
Adalara yüzerek gitmeyi düşünmuyorsaniz evinizde oturmanınizi tavsiye ederim. Sizin gibi düşünen 100 kişi olsa, 1inde virüs olsa size bulaştırma imkanı bayağı bir yükseliyor farkindaysaniz. Italya'da, fransa'da böyle böyle bulaştı her yere.
0
fraise
(21.03.20)
Bence kartal eğtim araştırm corona karantina bölümüne gidin çok güzelmiş oralar şimdi.
0
condom kurşunu
(21.03.20)
Gerçekten şaka yaptığınızı düşünmek istiyorum. Fırsat bu fırsat derken? Ne fırsatı, virüsü kapma ve yayma, halk sağlığını bozma fırsatı mı?
0
gmzo
(21.03.20)
Sizin gibi bilinçsiz, kendisini düşünmediği gibi tanımadığı insanlara zararı dokunma ihtimali yüksek olan insanlar sayesinde her yer boş değil. Tüm dünya için ZORUNLU OLMADIKÇA DIŞARI ÇIKMAYIN diye boşa denilmiyor. Lütfen keyfi olarak dışarı çıkmanın ne kadar yanlış olduğunu fark edin.
0
GoodMorningTeacher
(21.03.20)
bu şartlarda market, eczane, banka vb dışında biryere gidilmez.
0
gazozailacatmauzmani
(21.03.20)
piknige gitmek de guzel bi secenek ahsjs
0
xvyz
(21.03.20)
harika bir fikir. tek başına mı düşündün?
0
anarsika
(21.03.20)
@
Arkadaşlar ne var bunda anlamadım. Evde oturmuyorum zaten işe de gidiyorum. Adalarda bir şey olmaz zaten ufak yer
0
🌸Und won imme
(21.03.20)
Aferin size. Millet evde kal dedikce kendinizi sokaklara vuruyorsunuz. Direkt hastaneye gidip cok dolandirmadan kapin virusu
0
bradshaw
(21.03.20)
İyi de kendinizde olmadığını nerden biliyorsunuz? Şu anda potansiyel bir taşıyıcı olup etrafa virüs saçıyor olabilirsiniz.

'Adalarda bir şey olmaz, arkadaşımın evinde bir şey olmaz, bir cafede kahve içip kalkarım bir şey olmaz' diye düşünenler yuzunden bu kadar yayılıyor ya. Yazın hiç çıkamayacak durumda olmaktansa şimdi biraz evde vakit geçirmek çok daha mantıklı değil mi?
0
fraise
(21.03.20)
Bencede hemen git bekleme millet enayi nasılsa aklı çalışmıyor.
0
Topalordek
(21.03.20)
o zaman hepimiz senin gibi düşünüp ne var bunda bişey olmaz adalar ufak yer diyip gitsek nasıl olur ?
0
fezagezgini
(21.03.20)
@feza
Olur gelebilirsin. Yeni birileriyle tanışmak güzel olur
0
🌸Und won imme
(21.03.20)
Arkadaşlar bakın kitlesel bağışıklık diye bir şey var. Ben hastalık nedir bilmedim bu yaşıma kadar. Bana bir şey olmaz. Ayrıca virüsü yaymayacağıma namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum. Maske de takıyorum hem
0
🌸Und won imme
(21.03.20)
(5)

akıl sağlığımızı mı yitirmeye başladık yoksa hasta mıyız?

dedi ayca
çoğu insanın aynı durumda olduğunu düşünüyorum, tüm arkadaşlarım sürekli CORONA MIYIM ACABA KESİN CORONA'YIM BEN diye geziyor, ben de düne kadar işe gittiğim ve ailemle olduğum için endişeliyim. bir gün boğazımı dinliyorum, her gün ateşimi ölçüyorum hatta 1 dakikalık süre tutup kaç kere nefes aldığı
çoğu insanın aynı durumda olduğunu düşünüyorum, tüm arkadaşlarım sürekli CORONA MIYIM ACABA KESİN CORONA'YIM BEN diye geziyor, ben de düne kadar işe gittiğim ve ailemle olduğum için endişeliyim. bir gün boğazımı dinliyorum, her gün ateşimi ölçüyorum hatta 1 dakikalık süre tutup kaç kere nefes aldığımı bile saydım... bir de deli gibi hasta olurum normalde. hani boğazımın ağrımadığı günleri daha rahat sayarım :D

şimdi de sırtım ağrıyor gibi ama home office geçtik 2 gündür, sandalyem rahatsız bence ya o yüzden ağrıyor ya da haftaiçi market-şirketin binaları (3 adet) arası-eczane şeklinde çok koşturup terledim. ofiste camlar hep açıktı havalansın diye, masam da camın önünde. rüzgarı da yemiş olabilirim. ama ya corona olduysam dostlar... ateş yok, boğaz ağrısı hafif, öksürük yok, halsizlik yok ne bileyim mide bulantısı falan yok. ama herkeste ayrı oluyormuş :(

her şikayeti olan kaptı mı sizce yoksa paranoyaklık ve vücudu fazla dinlemenin yan etkileri mi bunlar?
0
dedi ayca
(20.03.20)
hastalık hasta etmese de bir sürü obsesif hastamız oldu, zaten hastalık hastası bir toplumuz.
0
mikahakkinen
(20.03.20)
hiç öyle hissetmiyorum.
0
sutlu nescafe
(20.03.20)
Kendinizi dinlerseniz olur öyle şeyler. Dinlemeyin.
0
SiyamkedisiZorro
(20.03.20)
Benim de ağzımda iki adet aft çıktı, az önce kesin virüsü kaptım bağışıklığım tepki veriyor diye düşünüyordum, başka hiçbir şeyim yok.. Son 8 gündür de iki kez markete gittim, başka da dışarıya çıkmadım üstelik. Gerçekten manyak olduk ama, ağır belirtiler göstermeden - umarım göstermeyiz hiçbirimiz - bilemeyiz.
0
gmzo
(20.03.20)
İnsan bilmediğinden korkar ama bu biraz daha farklı. Cahillik içeren davranışlar da yoğunlukta maalesef. Genellemeyelim ama basın yayın medya da korku pompalama konusunda bu konuda oldukça başarılı.
İnsanlar virüsten değil de sanki ölü sayısına göre korkularının dozunu arttırıyorlar.

Söylendiği gibi bunu yayan küresel güçlerse, o zaman asıl korkuyu sonraya saklanan biyolojik silahlarına saklamak daha doğru.
Muhakkak sırada b planları da vardır.

Dünya gündemi ve sosyal yapıyla birlikte düşünüldüğünde, belli ülkelerin belli noktalarında vakaların ortaya çıkması bu konuda önceden bir hazırlığın olması ihtimalini çok güçlendiriyor.
0
Erva
(20.03.20)
(5)

En sevdiginiz kahvaltilik gevrek

Flipsflops
Hangisi?Ben hep nesquick aliyorum.Sikildim ama artik.Yeni ne alsam?
Hangisi?

Ben hep nesquick aliyorum.
Sikildim ama artik.
Yeni ne alsam?
0
Flipsflops
(17.03.20)
Dr. Oetker Çikolata parçalı Vitalis müsli. Müptelasıydım bir ara.

www.hepsiburada.com
0
landho
(17.03.20)
Landho+1 vitalis demeye geldim ben de. Yalnız fiyatı görünce şok oldum. 5-6 liraya aldığım zamanları bilirim.
0
ganbatte
(17.03.20)
landho+1
Marketlerde 20 tl, 2 sene önce 7-8 liraya alabiliyordum :/
0
atom karincanin torunu
(17.03.20)
Kellogg's Special K-Flakes Kırmızı Meyveler
(git: www.migros.com.tr)
0
eatpraylaw
(18.03.20)
Bu ürünlerin içerisinde glikoz şrubu oluyor, ben kendim hazırlıyorum, içim rahat ediyor. Hem kendi damak zevkinize göre çeşitlendirebilirsiniz bu şekilde.

4 bardak yulaf ezmesi
1,5 bardak kuruyemiş (ceviz, fındık, badem, vs.)
Yarım bardak sıvı yağ (fındık yağı, eritilmiş hindistan cevizi yağı, vs.)
Yarım bardak pekmez veya bal (ben 1/4 pekmez, 1/4 bal da yapıyorum bazen)
Bir çimdik tuz
Yarım tatlı kaşığı tarçın
2/3 bardak küçük doğranmış kuru meyve

isteğe göre bu tarife çikolata parçacıkları ekleyebilir, tarçın yerine zencefil kullanabilir, vanilya özütü veya portakal kabuğu rendesi dahil edebilirsiniz. Tamamen zevkinize kalmış, yaratıcılığa izin veriyor. Gelelim yapılışına.

1. Fırınımızı 170-180 derecede ısıtmaya başlıyoruz.

2. Büyükçe bir kapta yulaf, kuruyemiş, tuz ve tarçınlı harmanlıyoruz. (portakal veya limon kabuğu rendesi kullanıyorsanız bu aşamada ekleyebilirsiniz)

3. Sıvı yağ ve bal/pekmezi ekleyerek, iyice karıştırıyoruz (vanilya özütü bu noktada eklenebilir, tamamen opsiyonel)

4. Bir tepsiye düzgünce yayıp, fırına veriyoruz.

5. 10 dakika sonra çıkartıp, şöyle bir karıştırıp, tekrar tepsiye yayıyoruz ve bir kaşık veya spatula aracılığıyla üzerine bastırıyoruz.

6. 20 dakikanın sonunda kontrol ediyoruz, kızarmış ise alabiliriz. Yoksa biraz daha pişebilir.

7. En az 45 dakika soğumaya bırakıyoruz. Tamamen soğuduktan sonra, kuru meyve ve kullanıyorsak çikolataları üzerine ekliyoruz. Elimizle parçalara ayırarak ağzı kapalı bir kapta 2 haftaya kadar muhafaza ediyoruz. Daha uzun saklanacaksa bir kısmı buzluğa da girebilir.

Bence kesinlikle deneyin, çok lezzetli oluyor.
0
gmzo
(18.03.20)
(8)

Ne zamana kadar sokağa çıkmıcaz

black mamba
Tamam çıkmayalım ama bu önlem ne zamana kadar devam edebilir? 3 ay 6 ay? Bir yıl kapalı kalamayız herhalde. Okullar da 3 hafta sonra açılcak. 3 hafta sonra tehlike yok mu? Ciddiye alınması güzel ama önlemler bir noktada yapılması imkânsız geliyor. Yanılıyor muyum?
Tamam çıkmayalım ama bu önlem ne zamana kadar devam edebilir? 3 ay 6 ay? Bir yıl kapalı kalamayız herhalde. Okullar da 3 hafta sonra açılcak. 3 hafta sonra tehlike yok mu? Ciddiye alınması güzel ama önlemler bir noktada yapılması imkânsız geliyor. Yanılıyor muyum?
0
black mamba
(16.03.20)
İleride uygulanması "imkansız" diye şimdiden yapabileceklerimizi küçümseyemeyiz. İtalya'ya bir kaç hafta önce sorsanız tüm ülkenin karantinaya alınmasının imkansız olacağını söyleyebilirlerdi. Önlemlerin devamlılığı, süresi şu an alacağımız önlemlerin ciddiyet ve etkinliğine bağlı. Şimdi çuvallarsak uzun vadede her şey daha kötü olacak, ancak dikkatli davranarak önünü alabiliriz.
0
fotrsapka
(16.03.20)
Hayır küçümsemiyorum önlemleri ama 3 hafta sonra hangi tehlike ortadan kalkacak ki okullar açılacak? Ne değişecek? Ya da şu an evden çıkmayan insanlar 1 ay bu şekilde yaşayabilecek mi?
0
🌸black mamba
(16.03.20)
en onemli sebebi saglik altyapisinin kapasitesi. ornegin nufusun 3%'u hastane bakimi sayesinde olecegi halde hayatta kalabilir. fakat sistem felc olursa 2% arti 3% nufus olebilir...
0
redlinetheturk
(16.03.20)
Mesele salgını yavaşlatmak, keşke herkes bunu anlasa artık. Salgının çok hızlı yayıldığı ülkelerde sağlık ile ilgili altyapı, personel vs. eksikliğinden çok sayıda insan ölüyor. Salgını yavaşlatabilirsek, ölüm oranı da düşecek. Kontrol altına alamazsak okullar 2-3 hafta sonra da açılmaz zaten, merak etmeyin.
0
gmzo
(16.03.20)
Çin'de karantina bölgeleri yavaş yavaş açılıyor. artık yeni vaka yok diye biliyorum. Bizde de Nisan ikince hafta itibariyle bir sorun kalacağını sanmıyorum.
0
hosein
(16.03.20)
Bilemiyoruz ki. Yayilmanin hizini azaltmak tibbi ihtiyaclarin karsilanabilmesi icin cok onemli. 3 hafta, 4 hafta yayilma hizini en aza indirgemek cok onemli.

3 hafta sonra durum daha kotuye giderse Türkiye´de birkac hafta daha tatil edilir okullar. Tüm ülkeler ya tatillerini one aldilar, ya corona onlemleri nedeniyle daha da uzattilar. Okullarin acilmasi virusu mobilize ediyor buyuk oranda.
0
buf-e kür
(16.03.20)
3 hafta ilk etap, 3 haftanin sonunda belki uzatirlar. Niye bu kadar takildiniz ki?

Ama genel olarak 6ay-1 yil boyunca surdurulebilir bir durum degil bu, orasi baska.
0
kuehles blondes
(16.03.20)
su grafik guzel anlatiyor olayi: ibb.co

ikisinde de toplam vaka sayisi (egrinin altinda kalan alan) benzer olsa da sosyal mesafe olmadan birinciye mahkumuz, cunku vaka sayisi ustel olarak buyuyor. italya'da oldugu gibi hastanelerin kapasitesi asildigi zaman olum orani cok yukseliyor. hatta corona virusle alakasiz olup hastanede olan hastalar da personel ve ekipman yetmezliginden hayatini kaybedebiliyor.

su yazi guzel anlatiyor:
t24.com.tr
bu da ingilizce orijinali:
medium.com
0
ycan07
(16.03.20)
(14)

Temmuz'da İtalya

teritori
İptal edeyim mi ne dersiniz?
İptal edeyim mi ne dersiniz?
0
teritori
(13.03.20)
et
0
kafa koparan manyak
(13.03.20)
Maddi zararsız iptal edebiliyorsanız edin. İtalya'ya gitseniz müzesi ve ortak alanları kapalı olunca ne yapacaksınız boşuna virüs kapma riskini almayın ve geri dönünce 14 gün karantinada kalacaksınız vs pek mantıklı gelmiyor.
0
bahoho
(13.03.20)
Etme
0
fezagezgini
(13.03.20)
bide soruyor musun.
0
mayeskuel
(13.03.20)
Yaza virüs kalmayacak deniyor, 25-27 derece sıcaklık üstünde yaşayamıyormuş yanlış hatırlamıyorsam. İtalya temmuzda kaç derece olur ki?

Baktım, geçen sene 28-29 dereceymiş.
0
John Bloor
(13.03.20)
@ebabil: üst perdeden konuşma. tabi ki neyin ve ne olduğunun çok iyi farkında ve takipçisiyim. sadece temmuz ayını öngöremiyorum. bir kesim yazın virusun tehdidi azalacak diyor ama euro2020'nin bile ertelenmesi söz konusu falan filan.

@bahoho benim de düşündüğüm nokta bu aslında.
0
🌸teritori
(13.03.20)
gunde en az 100 insan oluyor. birkac aya toplam sayi yuzbinlere ulasir. isterse temmuzda vaka sayisi sifir olsun. yuzbinlerin oldugu yerde ne anliycan o tatilden. heryerde etkilerini goreceksiniz. biraz ongorulu olun please.
0
mayeskuel
(13.03.20)
Temmuz'a daha 4 ay var, en az 2 ay daha bekleyip öyle karar verirdim yerinizde olsam.
0
gmzo
(13.03.20)
Temmuza daha 4 ay var. Buyuk ihtimal hayat normallesecektir 2 aya. Bekleyin.
0
balpolen
(13.03.20)
İptal edince ücret iadesi alabiliyor musun
0
baal
(13.03.20)
sıcaklığa güvenmeyin singapur şu anda 32 derece mesela ama corona vakaları mevcut
0
argent dawn
(13.03.20)
Etme. O zamana kadar etkisi geçer muhtemelen.

Edit: Ayrıca 60+ yaş değilseniz virüsten korkmanıza gerek yok. Olayın salgın boyutundan dolayı toplumsal sıkıntı var şu an her yerde, ama münferit vaka işine döndüğü zaman ortalama sağlıktaki, yaşlı olmayan bir bireyin virüsten korkmasına gerek yok.
0
nundu
(13.03.20)
italya 1 yillik tum organizasyon, etkinli vb. iptal etti; kesintisiz ise iade su an, et gitsin; sonra gidersin
0
sweetoffice
(13.03.20)
haziranda almanya-fransa yapicam simdilik iptal etmeyi dusunmuyorum. 2 aya durulur gibi geliyor.
0
eipcack
(13.03.20)
(16)

Bu durumda tavrınız ne olur

yeliz adeley
Bir anne bir oğluna ev alması için evin yaklaşık 1/3 ünü borc veriyor başka oğlu da bu olaydan 5 6 sene sonra ev almak için aynı oranda para istiyor aldığı cevap veremem param işliyor oluyor. Ama kendisi cok adildir okul zamanı farklı sehirlerdeki oğllarına biri anadoluda bir sehir biri istanbul pa
Bir anne bir oğluna ev alması için evin yaklaşık 1/3 ünü borc veriyor başka oğlu da bu olaydan 5 6 sene sonra ev almak için aynı oranda para istiyor aldığı cevap veremem param işliyor oluyor. Ama kendisi cok adildir okul zamanı farklı sehirlerdeki oğllarına biri anadoluda bir sehir biri istanbul para gönderirken eşit gönderiyordu ve adaletli olanın bu olduğunu söylüyordu. Ev konusunda istenen para kendisinde olmayan bir para da değil.
0
yeliz adeley
(08.03.20)
Yani üzülürüm, biraz soğurum ama sonuçta anne annedir.
0
jelly bear
(08.03.20)
Bilmedigimiz seyler var tek referans bu ise üzülürüm ama çocuklar arasinda bir durum var gibi
0
basond
(08.03.20)
sizin bilmediğiniz parametreler vardır.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(08.03.20)
bir sürü değişken vardır orda alacağınız daire içine sinmemiştir, muhiti sevmiyordur, gelini, damadı sevmiyordur falan filan, belki ikisi de okul zamanında eşitti, sonrasında değişen durumlar, gelişmeler sonrası biri gözden düştü, diğeri daha göze girdi bir sürü şey vardır bilmediğimiz
0
freedonia
(08.03.20)
Bilmediğimiz şeyler yok olay yukarıda anlatılan gibi. Hatta 2 sene önce cok para harcıyorsun harcama ev alalım diyordu. Ev içine sinmedi fakat bu alternatifi olmaya sey değil gönlü yok. Yukarıdaki uni yıllarındaki verdiğim referans gözden düşmeden bağımsız yaptığı maddi şeyleri şartlara göre değilde eldekini aritmetik bölme ile hallediyor. Burada benim gördüğüm tek sey paranın işliyor olması kadın 55 yasından sonra yatırım öğrendi ev almak mantıklı değil istiyosan kiraya cık bir sene parasını vereyim diyor
0
🌸yeliz adeley
(08.03.20)
Doğrusunu söylemek gerekirse annenizin yaptığının haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bu adil değil. Hele de kendisini zor duruma düşürecek bir durum değilse. Size sunduğu alternatifi de doğru bulmuyorum. Eğer kardeşinize peşin şekilde nasıl para verdiyse size de o şekilde para vermesi lazım.
0
GoodMorningTeacher
(08.03.20)
Üniversitede büyükşehirde okuyana ev parası vermek istemiyosa, belki kendince dengeyi kuruyodur.
0
megalomaniac
(08.03.20)
Anne babanın hangi çocuğa ne kadar para vereceğini yargılamak çocuklara düşmez, nasıl uygun görüyorlarsa öyle yaparlar, adil davranmasalar bile bu böyle. Çocukların kendilerini diğer kardeşle kıyaslayıp maddi talepte bulunmaları aslında ebeveyn daha hayatta iken miras kavgasına düşmeleri gibi bir şey. Çocukların anlaması gereken şey "o para senin değil, gelirse teşekkür edersin, gelmezse kendi işine bakarsın."
0
mikro patlama
(08.03.20)
öncelikle; adalet ile doğru olan her zaman aynı değildir. burada yaptığı doğrudur demiyorum tabii. sadece iki kavram var, birbirinden ayırmak gerekiyor.

5/6 sene önceki cebimizdeki para ile daha korkmadan kararlar alırken şimdi daha korkarak kararlar alıyoruz. 5/6 sene öncekinden daha fazla problemimiz/endişemiz var. senin olduğu kadar onun da var. dolayısı ile şartlar eşit değil. vardır bir bildiği belki, bildiği şey yanlış yada doğru olabilir, konuşarak halletmeye çalışın.

mikro patlamaya da katılıyorum.
0
selam
(09.03.20)
Anneniz bu yastan sonra parayı isletmeyi gercekten ögrenmis,eve su anda baglamaya gerek yok,parayı isletip daha fazla kazanıp daha iyi bir ev alabilir.bir bildiği vardır,bu yüzden beni sevmiyorlar tribşne girmeye gerek yok.
0
duptıs
(09.03.20)
anne sevmiyorsa, anneye tavir almak yerine kendine ceki duzen verilir. bi bildigi vardir.
0
boyle buyurdum
(09.03.20)
Öncelikle mikro patlama +1
Sonra a bölgesinde t zamanında alınan evin 1/3'ü ile b bölgesinde y zamanında alınan evin 1/3'ü belki de eşit değil. Her şeyden öte kadın artık elindekiyle hayatının geri kalanını geçirmek zorunda. Sende para var bana ver, vermiyorsan adil değilsin demek çok da içime sinmedi. Sadece şunu düşündüm, keşke ilk oğluna da parayı borç verirken diğer çocuklarının da bir gün bu taleple geleceğini düşünseymiş. Bir de acaba para alanın borç ödemesi nasıl? Kadın parasını alabiliyor mu?
0
SiyamkedisiZorro
(09.03.20)
Ben de kıyaslamayı doğru bulmuyorum, her zamanın ve durumun koşulları farklı. Ayrıca bu konularla ilgili öğrendiğim bir şey varsa, o da kimseye güvenerek maddi işlere girilmemesi gerektiği. Yani anneme babama güvenerek ev almaya kalkmam, ben ev almaya karar verdikten sonra "biz de bir miktar yardım edelim daha iyisini al" diyebilirler ya da demeyebilirler. Anne-babamın parasında hak görmüyorum, nasıl kullanacakları kendi meseleleridir. Kıyastan da hiçbir zaman iyi sonuç çıkmaz.
0
gmzo
(09.03.20)
enteresan, ben anneyi hakli cikartacak, ona anlayis gosterecek bir taraf goremiyorum. elbette cani ne istiyorsa yapar ama yaptigi seyden incinmek gibi bir hakkiniz var tabi. hatta tavir alabilirsiniz. madem anneniz dogurdugu iki evladini birbirinden ayri tutmayi kendine hak goruyor, sizin de buna gore davranmaya hakkiniz var. cok duyuyorum boyle hikayeler, iki cocuk var. biri anasinin her derdinde yaninda, onun icin ugrasiyor ediyor falan. ama anne baba paralari hep obur cocuga akitiyor. madem oyle, siz de bir daha para falan istemeyin.
0
jimicik
(09.03.20)
incinmek elbette hakkiniz, istiyorsaniz incindiginizi soylersiniz, sonra yasaminiza bakarsiniz. ama mikro patlama +1

ana babanin parasinda hakki ve soz sahibi oldugu yanilsamasi turklere ozgu olabilir bence.kimsenin hareketlerini kontrol edemezsiniz, istediginiz gibi davranilmiyorsa ve sizin icin kirmizi cizgiyse iliskiyi gozden gecirirsiniz. yetiskin bir birey olarak bu olayin kendi yagimda kavrulmak ve kendi ayaklarim uzerinde durmayi ogrenmek icin bir isaret oldugunu dusunurdum.
0
kassiopeia
(09.03.20)
maddeler halindeolmasa da cevap vermeye çalışayım

annem yatırımı öğrendi fakat benim ev almak gibi bi yatırım amacım yok iyi kötü bi ev almak sadeceyatırımlık değil

destek vermediği çocuğunun ödememe riski yok evi üstüne yapmayı ben teklif ettim düşünün intikal olsa daha cok vergisi var borcum bitince annemden bana bi daha satış ve bir daha harç vermeyi göze aldım tabiiki t zamanında alınan ev ile y zamanında alınmak istenen evlerin fiyatı aynı değil sadece verececği 1\3 oran olarak aynı ve bu oran kendisinde var

annenin babanın hangi çocuğuna ne kadar para vereceği çocuk sorgulayamaz mantığı bana göre çok saçma. peki kim sorgular ya da sorgulanamaz bir durum mudur? annemin zamanında ev almak için babama dedeme durumu söyleyip zamanında sen şu şu destekte bulunmuştun şimdi de onlar sana yapmalı demesini istemesi ve buradan hareketle menfaati hep talep eden biri olması

genel olarak b udurmların değişkenliğinin ceremesini çeken taraf olmak çok kötü bi durum.
0
🌸yeliz adeley
(09.03.20)
(8)

Bana ne oluyor? (Asiri halsizlik)

nefertarii
Surekli yorgunum, halsizim, ayaklarim ve kollarim sanki butun gun yurumusum ya da agir is yapmisim gibi halsiz. agri yok ama asiri yorgunluk var. ergenligimden beri boyleydi. b12, d vitamini ve demire her seye bakildi; degerlerim duzelse bile semptomlar gitmedi. bagisiklik sistemimi guclendirsin diy
Surekli yorgunum, halsizim, ayaklarim ve kollarim sanki butun gun yurumusum ya da agir is yapmisim gibi halsiz. agri yok ama asiri yorgunluk var. ergenligimden beri boyleydi. b12, d vitamini ve demire her seye bakildi; degerlerim duzelse bile semptomlar gitmedi.

bagisiklik sistemimi guclendirsin diye propolis kullandim, umca kullandim hala fayda etmiyor.

her seyime baktilar bir degisiklik yok. niye boyle oluyor? neyi kaciriyor olabilir doktorlar?
0
nefertarii
(26.02.20)
Psikolojini.. Genelde yorgun ve bitkin hissetmen vitaminlere bağlanır ama çözülmezse ya senin yapın böyledir yada aslında depresyondasındır ama farkında değilsindir. Havalar kötü bir açık bir kapalı buda etkileyebilir ama kronik bir halsizlik varsa bence yolunda gitmeyen şeyler var gibi hayatında.
0
simsey
(26.02.20)
mayistan beri psikologa gidiyorum zaten hayatimi daha iyi bir yere getirdi ama halsizlik gecmiyor...
0
🌸nefertarii
(26.02.20)
Meşguliyet var mı ?
Spor vb. Yapıyor musunuz ?
0
dunyatuhaf
(26.02.20)
Kadın mısınız? Dönemsel, yani hormonal olabilir mi? Benim reglden önceki son haftam böyle geçiyor kas ağrılarıyla birlikte.
0
gmzo
(26.02.20)
tansiyonun genelde düşükse böyle hissedebilirsin.
0
heidi'nin dedesi
(26.02.20)
karbonhidratı özellikle şekeri hiç tüketmeyin. her gün sabah kalkınca veya gece uyumadan
aç karınla tempolu, yorulacak kadar yürüyüş yapın.
15 gün deneyin. test edildi onaylandı.
0
ayaklibalik
(26.02.20)
@dunya tuhaf Su an yapmıyorum yakın zamanda başlayacağım ama düzenli spor yaptığım zamanlarda da durum farklı değildi.
0
🌸nefertarii
(27.02.20)
@heidi’nin dedesi tansiyonum normal ya...
0
🌸nefertarii
(27.02.20)
(10)

Diyetteki misafire ikram?

gmzo
Haftasonu akşam arkadaşlar gelecek, karı-koca diyettelermiş, hiçbir şey hazırlama zaten yeme saatimiz geçmiş olur filan dediler. Ama böyle de bir garip, sadece çay-kahve mi içeceğiz? Güzel, diyet tarifleriniz var mı? Israr etmek istemiyorum, ben 1-2 çeşit bir şey hazırlayayım, yine yemek istemezlers
Haftasonu akşam arkadaşlar gelecek, karı-koca diyettelermiş, hiçbir şey hazırlama zaten yeme saatimiz geçmiş olur filan dediler. Ama böyle de bir garip, sadece çay-kahve mi içeceğiz? Güzel, diyet tarifleriniz var mı? Israr etmek istemiyorum, ben 1-2 çeşit bir şey hazırlayayım, yine yemek istemezlerse biz yeriz artık. Var mı fikri olan? Ne ikram etsek?
0
gmzo
(24.02.20)
Bowl yap çayla yerlerse yerler, yemezlerse sen yersin sonra
0
Kahir ekseriyet
(24.02.20)
diyet yapan birine zorla yemek ikram etmek hem ona saygısızlık hem de kötülük etmiş olmak olmuyor mu? diyetlerine destek olmanız onların iyiliği için bence daha doğru. sigarayı bırakmış birine sigara ikram etmeğe benziyor.
0
n62
(24.02.20)
niye geliyorlar o zaman?

kuru yemiş. kuru kayısı ceviz falan.
salatalık/havuç cupları yap.
0
rewlack
(24.02.20)
Arkadaşlar ısrar etmek istemiyorum dedim zaten, tam da anlatamadım sanırım. Hani böyle kuru düz çay içmeyin, şöyle yanarlı dönerli bir çay var onu yap bari, salatalık dilimle koy, gibi bir şey bekliyorum aslında. Yoksa insanlara zorla un kurabiyesi yedirme gibi bir düşüncem yok, değer verdiğimi göstermek amacıyla hazırlık yapmak istiyorum ve bunun alternatif yollarını arıyorum.
0
🌸gmzo
(24.02.20)
yeme saatimiz geçer dediğine göre if yapıyor olabilirler. Boşuna yiyecek birşey vermeye çalışma bence. Bu durumda maden suyu ikram edebilirsin.
0
sta
(24.02.20)
Kış çayı hazırlayabilirsiniz (kuşburnu, böğürtlen, minik elma dilimleri, zencefil, tarçın). yanına da fit kurabiye. Yulafi bir rondoda çekip, yarım çay bardağı tahin, yarım çay bardağı pekmez ekleyip bir hamur elde edersiniz. Minik minik kurabiye gibi şekil verin, fırına atın 7-8 dakika pissin. Kalorisi çok asiri yüksek olmaz hem de sağlıklı ve lezzetli.

Kabakları incecik dilimleyip sarımsak tozu, pil biber ve karabiberle karıştırın. Tek tek tepsiye dizip üstlerini yaglayin. Yarım saat bir tarafını, sonra yarım saat de diğer tarafını pişirin. Son on dakika fırının kapağı açık olsun. Bu da fit cips. Yanına yoğurtlu ya da avokadolu dip sos yaparsınız. Yine ince salatalık dilimleri ve havuç ile bir tabak yaparsiniz. Limonlu soda ile servis edebilirsiniz. Bir de kuru yemiş tabağı hazirlarsaniz tamamdır.

Bunlar kalorisi gerçekten yüksek olmayan ve sağlıklı yiyecekler ama saatli diyet yapıyorlarsa o kısmı bilemiyorum.
0
fraise
(24.02.20)
yukarıdaki arkadaşlara az katılsam da düşünceli olmanız güzel. yani kurabiye, poğaça vermeyceksiniz sonuçta.

şu tarz şeyler var, ben kalle olanı denemiştim arkadaşım yaptığında
www.youtube.com

genel olarak ben sebze sevmediğimden yemiyorum ama fena değildi tadı. 2 yemek kaşığından daha az yağ koyun ama, çok o bence.

öte yandan salatalık gibi çok düşük kalorili sebze atıştırmalıkları olabilir.

youtu.be
buradaki cucumber roll gibi, onun bir tanesi en çok 15 20 kalori falandır herhalde
0
senolll
(24.02.20)
Bence kuruyemiş koymayın diyeti bozarlar.
0
kveldulv
(25.02.20)
bence arayip diyetlerinin detaylarini sorun. if mi degil mi?

ben diyetteyken benim icin hazirlanmis sey gorsem nezaketen yerim. ye denmese bile yerim.
0
jimicik
(25.02.20)
Eğer if yapıyorlarsa -ki yeme saatimiz geçer dediklerine göre if olmalı- o zaman salatalık bile yiyemezler. Sadece kalorisiz içecek içebilirler Türk kahvesi, sade kahve, bitki çayı, soda gibi.
0
jacque
(25.02.20)
(10)

evliler iki taraf da çalışıyorsa bütçeyi nasıl yönetiyorsunuz?

sanguine mcqaer
sb. parayı ortak havuza koyup ordan mı harcıyorsunuz, kendize harçlık mı ayırıyorsunuz? nasıl yönetilmeli değil, siz nasıl yönetiyorsunuz bizzat tecrübelerden bahsediyorum :)
sb. parayı ortak havuza koyup ordan mı harcıyorsunuz, kendize harçlık mı ayırıyorsunuz?
nasıl yönetilmeli değil, siz nasıl yönetiyorsunuz bizzat tecrübelerden bahsediyorum :)
0
sanguine mcqaer
(19.02.20)
Bizde herkesin parası ayrı. Buyuk ortak harcamalara beraber giriyoruz. Birinin parasi azalinca digeri harcama yapiyor, bir yere gidince bir o oduyor bir ben oduyorum. Kanka gibiymis bizim ekonomi.
0
prole
(19.02.20)
prole +1

herkesin parası kendisinde. Daimi büyük harcamaları böldük işte kira ve aidatı düzenli ben takip ediyorum, eşimden faturalara otomatik ödeme var.

Dışarıda bişi yenip içilince bir o bir ben ödüyoruz. Büyük masraflar (250*300 lira üzeri) birbirimizi bilgilendiriyoruz şöyle bişi alıyorum haberin olsun diye.

eşim daha yoğun çalıştığından onun harcamaları daha az oluyor. onda para birikiyor doğal olarak. Ben daha esnek çalıştığımdan dolayı benim masraflar ucu ucuna yetiyor, genelde mutfak alışverişini de benim yapma fırsatım oluyor.

Özetle kanka-ev arkadaşı arası bir yaşam formumuz var. doğal akışına bırakıyoruz. yeteri kadar dert varken birde harcama çetelesi tutmak zor olur.
0
ManikD
(19.02.20)
paramı paylaşamayacağım insanla aynı hayatı da paylaşamam. bütün param eşimde duruyor diyebilirim.

dolayısıyla hesaplarımız aynı. ama artık kredi skoru denen nane yüzünden ayrı hesaplar tutuyoruz ayrı harcamalar yapıyoruz.

bu sayede 1 senede sıfır kredi skorundan en üstün bir altına geldik seviye olarak. mükemmelin altı çok iyi yani. sıfırdan başlandığı düşünüldüğünde bir maşallah alırım.
0
ozdek
(19.02.20)
@ozdek onun bütün parası neden sizde değil o sizinle parasını paylaşamıyor mu gibi bir soru sorma gereği duydum ilk cümleniz yüzünden.
0
🌸sanguine mcqaer
(19.02.20)
@sanguine mcqaer
evet yazıda öyle gibi algılanıyor. :) tersi de doğru. ortak hesap diye bişi var tavsiye ederim. en temizi o.
0
ozdek
(19.02.20)
ben parayi karima veririm, kendime harclik ayiririm. para ile ugrasma, fatura odeme vs. hoslanmadigim icin bastan boyle yaptik.
0
ebabil curnatasi
(20.02.20)
Her sey ortak.Tum kredi kartlarimiz benim hesabima bagli.Esim de benim kredi kartimi kullaniyor.Kredi kartlarimiz ayni zamanda ATM karti olarak tanimli oldugundan vadesiz hesabima koydugum bir miktar parayi gerekli acil durumlarda ortak kullanabiliyoruz.Ortak butce yoksa bence olasi bir bosanma durumu surekli akildadir buna uygun pozisyon aliniyordur
0
turkuaz
(20.02.20)
İkimizin de kendi maaş hesabı ve bu hesaba bağlı kredi kartları var. Her maaş gününde kart borçlarını, kirayı, vs. ödeyip, kendimize harçlık ayırdıktan sonra döviz alacaksak benim hesabımdan, altın alacaksak eşimin hesabından alıyoruz birikim için.
0
gmzo
(20.02.20)
ortak harcamalar için bir havuz oluşturduk faturaları bölüştük. Gerisi kendimize kalmış ancak bi tarafın parası biterse diğer taraf destek oluyor. Bu şekilde kimin ne aldığına kimse karışmamış oluyor.
0
mirty
(20.02.20)
eşim bana her ay belli bir miktar gönderiyor, bunu birikim havuzuna atıp şu kadardı, bu kadar yolladın bu kadar oldu toplam birikim diyorum.

o kirayı ödüyor, ben de faturaları ödeyip alışverişi yapıyorum. + dışarda yemek falan yersek onu ödüyorum. başabaş hemen hemen. üçün beşin hesabını yapmıyoruz kim eksik kim fazla gibi.

mesela bu ay birine ev hediyesi almamız gerekti 400 lira, onu da ortak birikim hesabından düşüp şu kadardı bu kadar düştüm diye ayrıca bilgilendiriyorum.

kendi hesabımızda kalan meblalardan kendimiz sorumluyuz, zaten düzenli birikim yaptığımız müddetçe sıkıntı olmuyor. O ne kadar koyuyorsa ben de aynısını koyuyorum.
0
legalize marijuana
(20.02.20)
(25)

favori dizinizi kaç defa izlediniz?

everythingok
çok sevdiğiniz bir dizi var diyelim ve izleyip bitirdiniz. tekrar izlemek saçma ya da komik mi sizce? max kaç defa izlediniz bir diziyi?
çok sevdiğiniz bir dizi var diyelim ve izleyip bitirdiniz. tekrar izlemek saçma ya da komik mi sizce? max kaç defa izlediniz bir diziyi?
0
everythingok
(18.02.20)
Kurtlar vadisi ilk 97 bölüm.

10 kereden fazla izlemişimdir.
0
kibritsuyu
(18.02.20)
2 kere izledim. vaktim olsa 10 kere de izlerim.
0
sttc
(18.02.20)
allah affetsin, breaking bad'i baştan sona 6 kez izledim. canım sıkıldıkça arada rastgele bölümlerini açarım hala.
0
der meister
(18.02.20)
sadece breaking bad i 2. defa izledim.
0
trajikomix
(18.02.20)
avrupa yakasi

belki 6 kez bastan sonra kadar izledim. simdi yine basladim
0
allanpoe
(18.02.20)
Friends'i 5 kez izlemişimdir. Onun dışında da 2-3 kere izlediğim çok dizi var.. Yarın ne olacağını kestiremediğimiz bir dünyada, devamında ne olacağını bildiğimiz dizileri izlemenin rahatlatıcı ve kaygıyı azaltıcı etkisi var. O yüzden saçma değil, bir nevi terapi veya kaçış diyelim.
0
gmzo
(18.02.20)
Buffy the Vampire Slayer
Friends

Rahat beşer defa izlemişimdir.
0
hayirsiz
(18.02.20)
Yedi numara ve friends

3 kez.
0
biseysorcaktim
(18.02.20)
Ben yeni bir şey izlemekten sıkılıyorum. Dikkatim dağılıyor. Beğenmeyecegime dair bir o yargı ile yaklaşıyorum. Film bile senede bir izler oldum. İzlediğim şeyleri izlemeyi daha seviyorum.
0
biseysorcaktim
(18.02.20)
Rick and morty yi 3 defa izlemisimdir. Aynı diziyi izlemek çok saçma da eve gelip gidenler yüzünden sürekli su bölümü izleyelim a sen izlemedin mi hadi açalım bir bölüm daha izleyelim olayından izledim. Yanı yine açsam izlerim hep yeni bir şey yakalanıyor. Efsane dizi. Bir de it crowd vardı bir kere izledim yıllar sonra netflix e gelince bir daha izledim baştan :)
0
monkey
(18.02.20)
breaking bad’e 3. kez başlamak için gerekli cesareti arıyordum, teşekkürler. ben netflix başına geçiyorum. ;)
0
🌸everythingok
(18.02.20)
Six feet under x 2
0
brkylmz
(19.02.20)
Bişeyi tekrar izlemekten nefret ederim, 2 kere izlediğim tek dizi var o da lost. Kendimce bir ritüel geliştirdim, her 6 senede bir izleyeceğim. 16'da ikinci kez izledim, 22'de üçüncüye izliycem.
0
Bruce
(19.02.20)
Lost 3, avatar the last airbender 2. Dizi olmuyor da filmlerin 10a kadar yolu var tabi :f
0
kedili bisiler
(19.02.20)
sadece game of thrones'u ikinci tur izlemişliğim oldu. sonra da kitaplarına daldım.
0
sinek kral
(19.02.20)
breaking bad: 4-5 kere baştan sonra.
will and grace: on kere falan herhalde.
house m.d.: 2-3 kere baştan sona. arada bölüm bölüm tekrar izlediklerim de oldu.
dexter: 2 tekrar yapmışımdır.

edit:
seinfeld'i de çok izledim.
0
blatta hiberna
(19.02.20)
Seinfeld'in bircok bolumunu 2-3 kere izlemisimdir.
denk gelirsem ve cok onemli bir isim yok ise yine oturur izlerim.
0
cooperr
(19.02.20)
friends i 3 kez bitirdim.
0
reklaminiyisikotusuolmaz
(19.02.20)
Friends'i 2011'den beri bittikçe başa dönüp dönüp izlerim. Sahneleri oyuncularla aynı anda tamamlayabiliyorum artık.
How I Met Your Mother'ı iki defa izledim.
Gilmore Girls'ü iki defa izledim.
Brooklyn 99'ı iki defa izledim.
On sene önce vs izleyip sevdiğim ve favorim diyebileceğim bazı dizileri ise havası kaçmasın diye tekrar izlemedim. (Prison Break mesela)
0
sopiro
(19.02.20)
behzat c.
3 tur bitti, 4.nun ortalarinda bir yerde takildim
0
ezeriko
(19.02.20)
çok var aslında ama oz'u 5 defa izledim.

canım sıkıldıkça açar 2-3 bölüm seinfeld izlerim.
0
spirit crusher
(19.02.20)
Bazı diziler var ki biri tavsiye istese söylemem belki ama izlemesi bana inanılmaz huzur veriyor canım sıkılınca açıyorum bir bölüm. Derry Girls, Psych, Archer bunları en az 5er kez izlemişimdir.

Ben tek başıma yaşıyorum ve evde sessizliği hiç sevmiyorum o yüzden hep bir dizi podcast falan açık olur arkada, onu dinleyerek uyurum kalkınca da ilk iş tekrar açarım. Son 6 aydır My Favorite Murder dinliyorum tekrar tekrar. Kimi bölümlerin yeniden dinlenme sayısı 15'e yaklaşmıştır.
0
peki madem
(19.02.20)
it crowd x 2
futurama x 2
the office (us) x2
community x2
peep show x2
utopia x2
malcolm in the middle x3
0
givemesomesubstance
(19.02.20)
community, rick and morty, futurama, gravity falls.

kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum ama ikiden fazladır.
0
inheritance
(19.02.20)
Black Books, 3 sezon 6'şardan toplam 18 bölüm var. 20'şer dakika bölümler. En az 5er 6şar kez filan izlemişimdir.
0
battal gemalmaz
(19.02.20)
(2)

Ekşi Maya Ekmek Yapımı

muslugubozukhayrat
Selamlar, Tüm sabrımı yanıma alıp ekşi maya ekmek yapmak istiyorum. Cafe Fernando ayrıntılı bir şekilde açıklamış onun izini takip edeceğim. Fakat döküm tencere öneriyor. Evimde henüz döküm tencere yok. Bu ekmeği başarılı bir şekilde yapanlara soruyorum; siz de döküm mü kullandınız? Başka bir tencer
Selamlar,

Tüm sabrımı yanıma alıp ekşi maya ekmek yapmak istiyorum. Cafe Fernando ayrıntılı bir şekilde açıklamış onun izini takip edeceğim. Fakat döküm tencere öneriyor. Evimde henüz döküm tencere yok. Bu ekmeği başarılı bir şekilde yapanlara soruyorum; siz de döküm mü kullandınız? Başka bir tencerede yapıp harika oldu diyen var mı? Yani şart mı gerçekten?

Teşekkür ederim şimdiden.
0
muslugubozukhayrat
(13.02.20)
Bir keresinde borcamda yaptım, kapaklı tencere modellerinden, aynı randımanı aldım.
(Benim tarif başka bir şeydi gerçi, durun link vereyim: www.girlversusdough.com
Dutch oven dediği de tencerenin adı galiba).
0
firez
(13.02.20)
Ben iki senedir ekmek yapıyorum, döküm tencere kullanmıyorum, çok da güzel oluyor. Normal tepsiye koyup, üzerine büyğk bir çelik kaseyi kapak gibi kapatıyorum. İlk 20 dakika kapalı, sonra açık pişiriyorum.
0
gmzo
(14.02.20)
(5)

Daire planından salon metrekaresi öğrenmek

tchuck
https://i.hizliresim.com/odGEBb.pngev küçükse bakmaya gitmek için vakit bile harcamak istemiyorum da:135 metrekare net gözüküyor ev.ama ben kat planından ve ilan fotoğraflarından buna yaklaşamayacağını düşünüyorum.şu işaretlediğim salon da bana maksimum 20 metrekare gibi geldi ilan fotoğraflarından
i.hizliresim.com

ev küçükse bakmaya gitmek için vakit bile harcamak istemiyorum da:

135 metrekare net gözüküyor ev.
ama ben kat planından ve ilan fotoğraflarından buna yaklaşamayacağını düşünüyorum.

şu işaretlediğim salon da bana maksimum 20 metrekare gibi geldi ilan fotoğraflarından bakınca. salonu 20 metrekare olan daire matematiksel olarka zaten 135 edemez eğer terası yoksa.

bu kat planından salonun metrekaresini vs. öğrenebilir miyiz var mıdır bir hesaplama yöntemi?
0
tchuck
(27.01.20)
ölçülendirilmiş mimari planı görmek lazım net hesap için. ama renderda mobilyalar ölçekli çizildiyse fotoğraf üzerinden atıyorum masanın ortalama ebatlarına göre oranlayabilirsiniz.
0
temasettin
(27.01.20)
Yatak odasındaki yatak boyutundan yaklaşık tahmin edilebilir. Tahmininiz doğru, salon 4 x 5 metreden yaklaşık 20 metrekare diyebiliriz.

Bu daire net 115-120 metrekare civarında diye tahmin ediyorum. İlanlarda genelde brüt metrekare yazılıp, bir miktar da üzerine koyuluyor, yani doğru rakamlar yazmıyor.

Fakat dairenin planlaması fena değil, her odası kullanışlı, mutfağı geniş.. Sadece yatak odası ile köşedeki oda yer değiştirmeliymiş ama o da çok büyük mesele değil. Görmeye değer bence, neresiymiş merak ettim?

Not: Mimarım.
0
gmzo
(27.01.20)
brüttür o. yani duvarların kapladığı alanlar ve ortak alanların size düşen payları (apartman boşluğu vb) dahildir.
0
argent dawn
(27.01.20)
Hic bakma,.bu ev 2+1 olsaydi guzel bir ev olurdu.ama boyle butun her hacimleri daraltip zorlayarak 3+1 cikarmislar,ustune mutfakta amerikan tip.mutfaktan kurtulup ufacik yatak odasina birde ebeveyn banyosu tikistirmislar.bu sadece imara uygun bir tursu ficisi.
0
duptıs
(27.01.20)
İÇ KAPI BOYUTLARI STANDARTTIR. ONA GÖRE ÖLÇÜMLEYİN. 90 santimdir genelde.yaptığım hesaba göre 18-20 metrekare civarı
0
ground
(27.01.20)
(12)

Araştırma görevlilerine veya araştırma görevlisi olarak çalışmış olanlara

gmzo
1. Araştırma görevlisi olarak not girişi yaptınız mı?2. Not girişi yaptığınız hesap sizin adınıza mı, bir hocanın adına mı tanımlıydı?3. Sizce not girmek araştırma görevlisinin görevleri arasında olmalı mıdır? 4. Bu konunun yasal bir dayanağı var mı?
1. Araştırma görevlisi olarak not girişi yaptınız mı?
2. Not girişi yaptığınız hesap sizin adınıza mı, bir hocanın adına mı tanımlıydı?
3. Sizce not girmek araştırma görevlisinin görevleri arasında olmalı mıdır?
4. Bu konunun yasal bir dayanağı var mı?
0
gmzo
(13.01.20)
1. çanta bile taşıdım.
2. hoca adına tabi.
3. angarya baş tacımız. yoksa ne araştırması bütün gün bilgisayarda sözlüğe giriyorduk.
4. yok sanırım.
0
ozdek
(13.01.20)
her şeyi yaptım. Eğitim öğretim yardımcılığı ucu açık bir kavram. İş tanımı genel’ Araştırma görevlisi olarak eğitim öğretim yardımcılığı mevcut tam bir iş tanımı yok herkes istediği gibi çekiyor.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(13.01.20)
1. yaptım
2. üzerime tanımlı ama hiç alakam olmayan derslerin notları benim hesabıma tanımlıydı, bazı hocaların ricası üzerine onların hesaplarından da not girdiğim oldu.
3-4. kimsenin hakkında konuşmadığı ama bütün angarya işlerin araştırma görevlisinin görevleri arasında sayıldığı bir durum var.
negombo +1, kimsenin özel işini yapmadım ama angarya işlerin çoğunu yaptım. yana yakıla şikayet edenlerin hepsi ayak işlerini yapmaya devam ediyor, ben çok fazla sürdüremedim bastım istifayı.
0
ozgur bir kusun hatirati
(13.01.20)
yüksek lisans öğrencisi olarak hocanın hesabından notları ben giriyorum, optik de okutuyorum, soru da hzaırlıyorum. bir zahmet yapın siz de o kadar para alıyorsunuz.
0
diffarentiationation
(14.01.20)
afedersiniz de bunları yapmak koyuyorsa ne yapacaksınız sevgili ar. gör? yüksek lisans dersine girin dilerseniz. bir de dava açacakmış paşam.
0
vampircik
(14.01.20)
Dava açacağım diyen yok duyuruda @vampircik

Umarım bazı şeyleri zor yoldan öğrenmezsin @diffarentiationation
0
🌸gmzo
(14.01.20)
Turkiye'deki su anki mevzuati bilmiyorum, ama bu isin uluslarasi raconu soyledir:
AG kadrolu kisiler Research Assistant (RA) ve Teaching Assistant (TA) olarak ikiye ayrilir. RA'lar derslerinin yaninda yuruyen bir bilimsel projeye ya da arastirmaya destek verirler. TA'ar da sinavlari okur, laboratuvar'a girer, hocalara verdikleri derslerle ilgili yardim ederler. TA'lar not girisi de yapabilir, hoca'nin tarzi ile ilgili bir durum.

Ozetle TA iseniz bunu yapmak goreviniz. Bu bir angarya degil.
RA olsaydiniz angarya olurdu.
0
ebabil curnatasi
(14.01.20)
Teşekkürler arkadaşlar, akademik ilişkilerin Dallas'tan hallice olduğu bir kurumda çalıştığım için, diğer yerlerde durum nedir merak ederek sordum.

Bilim dalımızın ortak uygulamalı dersleri var, bu derslerde biz araştırma görevlileri (iki kişiyiz) de grup alıyoruz (kurum geleneği adı altında, hocalığı hocalık yaparak öğreniyoruz yani). Haftada 9 saat ders vermiş oluyoruz yani, bunun yasal olmadığını biliyorum.

Bu dersin not girişlerini de biz yapıyoruz, Bilim Dalı başkanının şifresiyle sisteme girerek. Bu dönem başında bazı hocalar, bizim sistemlere böyle erişimimizin olması ile ilgili ileri geri konuşmuşlar, diğer araştırma görevlisi arkadaşın da kulağına gitmiş. Yani biz sistemlere girip bilgileri dışında bir şey yapacakmış gibi konuşuyorlar. Bu arada bilim dalı başkanı adına elektronik belge yönetimi sistemi üzerinden yazışmalarını yürütmemiz de bekleniyor, onun şifresini de biliyoruz. Diğer araştırma görevlisi arkadaş bu olay üzerine not girmeyi reddediyor bu dönem, haksız da bulmuyorum.

Bölümdeki araştırma görevlisi temsilcimiz de hocaların sistemleri üzerinden not girmemizin doğru olmadığını düşünüyor.. Çok kolay istismar edilen şeyler bunlar akademide çünkü. Neyse, bu sebeplerden merak ettim görüşlerinizi..
0
🌸gmzo
(14.01.20)
@ebabil curnatasi Türkiye'de bu şekilde bir düzenleme yok maalesef. Adı araştırma görevlisi ama çevirisi her şeyi yapan asistan..
0
🌸gmzo
(14.01.20)
Not girişi yapmak yaptığım işlerin en hafifi ve en rahatsız etmeyeni öyle söyleyeyim :)
0
tss
(14.01.20)
1. Evet
2. Hoca
3. Hayır
4. Yok
0
piotr
(14.01.20)
1. evet
2. ders kimin adına sistemde tanımlıysa onun şifresiyle not girebilirsiniz zaten. eğer ders sizin değilse doğal olarak kimin adına kayıtlıysa ders onun şifresiyle notları girebilirsiniz. yalnız bazı üniversitelerde ders yardımcısı diye bir tanımlama daha var. orada dersin işlenmesine yardımcı olan 2. biri varsa o da sisteme tanımlanıyor, ancak öyle hoca dışında biri kendi şifresiyle not girişi yapabilir.
3-4. araştırma görevlisinin kanundaki iş tanımında "eğitim-öğretim işlerine yardımcı olur" yazıyor. dolayısıyla suistimale açık bir tanım. gerisini siz anladınız zaten.
0
yemrem
(14.01.20)
(3)

schengen vizesi ile norveç

kapitalist gerilla
Norveç schengen vizesi antlaşmasına üye bir ülke, schengen vizesi ile norveçe girebiliyoruz, peki ben schengen vizesi ile direkt norveçe girmek istesem sorun çıkar mı? yani fransandan alınmış schengen vizesi ile fransaya girmeden önce norveçe girebilir miyim ?
Norveç schengen vizesi antlaşmasına üye bir ülke, schengen vizesi ile norveçe girebiliyoruz, peki ben schengen vizesi ile direkt norveçe girmek istesem sorun çıkar mı? yani fransandan alınmış schengen vizesi ile fransaya girmeden önce norveçe girebilir miyim ?
0
kapitalist gerilla
(02.01.20)
- Girebilme ihtimaliniz olduğu kadar girebilmeme ihtimaliniz de var. Tamamen havalanındaki personeline bağlı. Keyfine eser izin verir girerseniz ya da bir bahane bulup girmenize izin vermez, bir şey diyemezseniz. Dediğiniz gibi girenler olmuştur muhtemelen fakat şahsen böyle bir şaibeli ve riske girmem.

- Ayrıca şöyle bir var. Fransa vizesi alıp, başka bir ülkeye gittiniz ve vize süreci boyunca Fransa'ya gitmediniz. Bu sizin açından Fransa üzerinden yapacağınız vize başvurularında problem yaratır. Vize verirler ama az süreli verirler. Böyle bir şeyi yaptım. Fransa'dan vize alıp, otobüsle Romanya'ya gitmiştim. Bu durumu dönünce öğrendim. Fırsatım olmadı Fransa'ya gitmeye. Şimdi ise Fransa'ya başvurmamaya çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.01.20)
Ben girdim İtalya vizesiyle önce Bulgaristan, Fransa, Litvanya Letonya amsterdam İzlanda Belçika Prag hepsine ayrı ayrı zamanlarda gittim belki bir kaç ülke daha hatirlamiyorum. Vizenin bitmesine 2 ay kala da Romaya gittim. Ama alınmayıp dönenler de olmuş internette var. Risk Budur.
0
monkey
(02.01.20)
Yanınıza daha sonra Fransa'ya gideceğinize dair fake bir uçak bileti rezervasyonu alın, sıkıntı çıkarırlarsa "Buradan Fransa'ya geçeceğim, orada daha uzun kalacağım için vizemi oradan aldım" dersiniz. Çünkü gerçekten de vizenizi giriş yapacağınız ülkeden değil, en uzun kalacağınız ülkeden almalısınız yasalara göre.
0
gmzo
(03.01.20)
(3)

Foucault kitap önerisi

kendi helvasını kavuran zombi
Foucault okumaya hangi kitabıyla başlayayım? Hapishanenin doğuşu, cinselliğin tarihi, kelimeler ve şeyler ?
Foucault okumaya hangi kitabıyla başlayayım? Hapishanenin doğuşu, cinselliğin tarihi, kelimeler ve şeyler ?
0
kendi helvasını kavuran zombi
(27.12.19)
Cinselligin tarihi.
0
Deathrow
(27.12.19)
Ben biyopolitikanın doğuşuyla başladım ve çok ağır gelince bırakıp Hapishanenin Doğuşu' na geçtim.
0
Amaranta ursula
(27.12.19)
Şu seçme yazılar serisi daha uygun giriş için: www.ayrintiyayinlari.com.tr
0
gmzo
(27.12.19)
(1)

gülüm soluyor

durgunfoton
Arkadaşlar, ofisime saksıda gül almıştım. ilk aldığımda gayet iyiydi. sonra bir kaç tomurcuk mu diyeyim bilmiyorum, tam açmamış çiçeklerinde beyaz ağ gördüm. onları kestim hastalıksa yayılmasın diye.haftada bir kere suladım.şimdi ise bildiğiniz kuruyo, yani çalı gibi.ne yapmam gerekir?internette de
Arkadaşlar, ofisime saksıda gül almıştım.
ilk aldığımda gayet iyiydi. sonra bir kaç tomurcuk mu diyeyim bilmiyorum, tam açmamış çiçeklerinde beyaz ağ gördüm. onları kestim hastalıksa yayılmasın diye.
haftada bir kere suladım.
şimdi ise bildiğiniz kuruyo, yani çalı gibi.
ne yapmam gerekir?
internette de birşey bulamıyorum, şarkılar falan çıkıyor gül vb. diye aratınca.

teşekkürler..
0
durgunfoton
(20.12.19)
Gül iç mekanda yetişmez, açık havada olması lazım.
0
gmzo
(20.12.19)
(14)

Çamaşır yıkarken yumuşatıcı kullanıyor musunuz?

gmzo
Annem ben lisedeyken bırakmıştı kullanmayı, gereksiz kimyasal taşıyoruz üzerimizde, kanserojen diye. Sonra ben de evden ayrıldıktan sonra hiç kullanmadım.. Kıyafetlerde sorun değil de havlular kazık gibi gerçekten.Siz ne yapıyorsunuz, kullanıyor musunuz? Alternatif olarak sirke + uçucu yaģ önermişle
Annem ben lisedeyken bırakmıştı kullanmayı, gereksiz kimyasal taşıyoruz üzerimizde, kanserojen diye. Sonra ben de evden ayrıldıktan sonra hiç kullanmadım.. Kıyafetlerde sorun değil de havlular kazık gibi gerçekten.

Siz ne yapıyorsunuz, kullanıyor musunuz? Alternatif olarak sirke + uçucu yaģ önermişler, bunu deneyen var mı?
0
gmzo
(17.12.19)
Ben kullanmıyorum. Havluları da öyle kazık gibi seviyorum. Yumuşak olmasını istersem(nadiren) kurutma makinesinde kurutuyorum.
0
megalomaniac
(17.12.19)
nö.
0
datnet
(17.12.19)
Kıyafetlere hayır, havlu ve çarşaflara sirke+uçucu yağ yapıyorum evet.

Havlular için 1-2 yemek kaşığı sirke ile portakal ya da lavanta yağı;
Çarşaflar için 1-2 yemek kaşığı sirke ile karanfil yağı.

Sirke bildiğiniz düz marketteki 3 liralık beyaz sirke.

Hayır sirke kokusu olmuyor çamaşırlarda, ve hayır havlular kazık gibi olmuyor, yumuşuyor.
0
taurina
(17.12.19)
@tahtına yağlardan 1-2 damla yeter sanırım deģil mi? Deneyeyim ben de bunu.
0
🌸gmzo
(17.12.19)
Sadece beyaz sirke kullanıyorum yumuşatıcı gözüne. Kötü kokmuyor uçucu yağ şart değil.
0
cilekli pasta
(17.12.19)
Kullanmiyorum.
Havlularim da oyle kazik gibi olmuyor.
Bambu havlu al.
0
Flipsflops
(17.12.19)
Kullaniyorum hem de en yogun kokulularindan. Vazgecmiycegim 2 kimyasal yumuşatıcı ve deodorant. Ölene kadar kullanirim.
0
hindistan cevizi
(18.12.19)
Kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(18.12.19)
Kullanıyorum. Konsantre olanlardan.
0
lisw
(18.12.19)
birkaç çeşit kullanıyorum, hem de severek.
0
blatta hiberna
(18.12.19)
Kullanıyorum. Sadece yumuşatıcı özelinde değil, kimyasal ürünlerin zararlarının çok abartıldığını düşünüyorum. Evet doğal iyidir tamam da, kimyasal da abartıldığı kadar öcü değil.
0
himmet dayi
(18.12.19)
Sivi deterjan kullaninca zaten gerek kalmiyor.
0
chitosan
(18.12.19)
Kullanıyorum, zımpara gibi oluyor havlular yoksa. Kimyasal mimyasal, o mis gibi kokusu yeter.
0
stoa
(18.12.19)
biraktim. deterjanim da sabun rendesi gibi bir sey, guzel kokusu. sirkeyi bir gun meraktan deneyecegim. havlular kazik gibi cikiyor ama kurutucu var. olmasa da bir kere el silence yumusuyor zaten havlu. yani koku disinda cok gerekliligi yok aslinda. ama guzel kokan yeni yikanmis giysi giymis biri yanima gelince bayiliyorum.
0
jimicik
(18.12.19)
(6)

mutfak renk seçim

omonia
merhaba arkadaşlarhttps://www.pinterest.cl/pin/AUaAPF0OEEBWr2blCXHiwV6FllgT0GVsGjMwyqv-4-YSHXSMpdmtbB4/bu yeşil mint yeşili mi sizce mutfakta nasıl durur? country tarzı bir mutfak düşünüyorum.. alternatif olarak :https://tr.pinterest.com/pin/56787645288392279/ bu renk ve son olarak belki beyaz? ama
merhaba arkadaşlar

www.pinterest.cl

bu yeşil mint yeşili mi sizce mutfakta nasıl durur? country tarzı bir mutfak düşünüyorum.. alternatif olarak :
tr.pinterest.com bu renk ve

son olarak belki beyaz? ama kullanmak zor mudur?

tr.pinterest.com

ben ne yapacağım çok kararsızım :(

her türlü tavsiyenize açığım :)

edit : link düzeltildi tesekkurler beretta beretta
0
omonia
(13.12.19)
1 güzel. Beyaz çok leke oluyor.
0
curukturpkokusu
(13.12.19)
Ben de 1 diyorum.
0
Amaranta ursula
(14.12.19)
2
0
neo
(14.12.19)
Yeşiller için çok aydınlık bir mutfak gerekli eğer öyleyse 1 güzel ama değilse beyaz yaptırın derim, sanıldığı kadar çok kirlenmiyor.
0
somethinginthewayshemoves
(14.12.19)
Bizim mutfağımız iki renkli, tam da bu iki renk, çok seviyorum ama s,yendiği gibi aydınlık olmalı. Şuna benziyor: media.theeverygirl.com
0
gmzo
(14.12.19)
Kesinlikle 1. Ferah bir havası var. Beyaz çok klasik ve evet kullanması zor geliyor bana. İkinci ise fazla karanlık bir ton. Çok geniş ve aydınlık bir mutfağınız yoksa hem karartır hem bunaltır.
0
balik kraker
(14.12.19)
(5)

istanbul’da artan uyuz vakaları?

everythingok
bugün eve geldiğimde babam belediyenin tüm caddeleri detaylı yıkattığını söyledi. işçiler uyuz mikrobu için yaptıklarını söylemişler. bir gün önce falan haberlerde de izlediğini söyledi babam. istanbul’da son dönemlerde ciddi artış varmış. göçmenlerden kaynaklıymış vs. siz son zamanlarda böyle bir
bugün eve geldiğimde babam belediyenin tüm caddeleri detaylı yıkattığını söyledi. işçiler uyuz mikrobu için yaptıklarını söylemişler. bir gün önce falan haberlerde de izlediğini söyledi babam. istanbul’da son dönemlerde ciddi artış varmış. göçmenlerden kaynaklıymış vs.

siz son zamanlarda böyle bir şey duydunuz mu ya da izlediniz mi haberlerde falan?

uyuz hayvanlardan insana bulaşır mı? sokak hayvanlarını sık sık besleyen, seven biriyimdir.
0
everythingok
(12.12.19)
Ekimde maltepede askerlik yaptim, 2 kisi uyuz nedeniyle karantinaya alindi 3 hafta odalarinda gecirdiler askerligi.
0
gibicibicis
(12.12.19)
geçen duyuruda birisi yazmıştı ofisteki arkadaşı uyuz olmuş... kedi köpek uyuz geçirirse belli ediyor tüyleri dökülüyor kaşınmaktan vb. insandaki muhtemelen daha sinsi olsa gerek. kaşınsa döküntü olsa bile kıyafetten görünmez nihayetinde.
0
Tears of Devil
(12.12.19)
izmir'de iki tanıdığım uyuz oldu 2 ay önce. daha önce hiç kimseden duymamıştım. burda da birkaç kişiden okudum. var böyle bir şey.
0
anarsika
(12.12.19)
Dermatolog yakinim gecen hafta yogun uyuz salgini oldugunu bir suru vakayla karsilastiklarini anlatti.
0
palmtree
(13.12.19)
Bize de geçen hafta pilates hocamız söylemişti. Bireysel olarak alabileceğimiz bir önlem var mı ki?
0
gmzo
(13.12.19)
(15)

Evli üyelere soru

gmzo
Eşinizden ayrı seyahat planı yapar mısınız, yoksa artık bir aileyiz, nereye gideceksek birlikte gideriz mi dersiniz? Yoksa mesela memleketteki aileyi tek başına ziyaret etmek normal ama, başka gezi olmaz mı? Yoksa tam tersi mi? Buyrun sohbete..Not: Çok isterlerse bekar arkadaşlar da cevap verebilirl
Eşinizden ayrı seyahat planı yapar mısınız, yoksa artık bir aileyiz, nereye gideceksek birlikte gideriz mi dersiniz? Yoksa mesela memleketteki aileyi tek başına ziyaret etmek normal ama, başka gezi olmaz mı? Yoksa tam tersi mi? Buyrun sohbete..

Not: Çok isterlerse bekar arkadaşlar da cevap verebilirler tabii ama, görüşten çok deneyimler doğrultusunda oluşmuş görüşleri merak ediyorum biraz.
0
gmzo
(08.12.19)
Egitim, is, vb. gibi zorunluluksa evet,
Aksi taktirde hayır. Hem madem birlikte bir tatilin tadini cikarabilecek kadar uyumlu degiliz, niye evlendik ki?
0
prole
(08.12.19)
@prole birlikte de plan yapılıyor ama, izinler uyuşmadı birisi memlekete tek gitmek istedi, veya birbirine alan tanımak adına kendi arkadaşlarıyla plan yapmasını doğal karşılamak gibi düşünebiliriz.
0
🌸gmzo
(09.12.19)
Anca beraber kanca beraber. İlk başlarda zor oluyor ama bu prensipte inat edince bir yerden sonra birbirinize alışıyorsunuz.
Zorunlu olmadıkça ayrı gayrı takılmayız.
Doğru bulmuyorum.
Ha bir taraf sürekli böyle bir taleple geliyorsa ( ayri gayri takılmak) bence oturup konuşmak icap eder. Bir sorun olduğu anlamına gelir, bu adaptasyon sorunu da olabilir fakat ne olursa olsun sağlıklı Bir evlilik ve aile yaşantısı için bu isteklerin ortadan kaldırılması gerekir.
0
yesil basli govel santor
(09.12.19)
Aile ziyaretiyse tek gidilebilir.
Yakın arkadaş/kuzen nişan/düğünüyse ve bir tarafın işyeri izni sıkıntılıysa tek gidilebilir.
Cenaze varsa bi tarafın izni sıkıntılıysa tek gidilebilir.
Bunun dışında olmaz.
Ama 50 yaşlarında kız kıza tatil yapmak isteyen evli kadınlar gördüm, gayet güzel vakit geçiriyorlar, kadınlara bu konuda müsade edilmeli bence. Erkekler için aynı şeyi söyleyemiycem malesef.
0
megalomaniac
(09.12.19)
Valla kendim için "tatile eşimle gitmeyeceksem niye evleneyim ki" diye düşündüm (bekarım) ama annem babam ayrı ayrı kendi arkadaşlarıyla tatile gidiyorlar. Ebeveynlerimden daha çomarım demek ki, tatsız.
0
plutongezegendegilmi
(09.12.19)
Memlekete tek basina gitmek cok normal, yilda bir iki kiz kiza tatile cikmak cok normal vs. Iliskiler icin normal budur, boyle olmayacaksa niye evlendik vs. Bunlar cok komik seyler, daha cok genc arkadaslar takiliyor bu tur seylere. Bir kere turkiye'de hele de cocuk olunca esin cocugu alip anneanne yazligina gidip birakip tatil yapmasi, ogretmen ya da calismayan esin haftalarca cocukla yazlikta kalmasi gercegi fln var. Erkekler arasinda da bu durum yazin bekarim diye geyik konusudur hatta. Sacma sapan kurallarla iliski yurumez, cok farkli gerceklikler farkli ihtiyaclar dogurur, bagimli degil bagli olan her insanin nefes almaya ayri kalmaya ihtiyaci vardir bu da normaldir (turkiye'de insanlar birey olarak var olamadigi ve bagimli bireyler olduklari icin ayrica garip bakis acilari da var kesinlikle) size gore dogrusu neyse, o anki ihtiyaciniz neyse ona gore yasayin. Baskalarinin beklentilerine gore yasayip, hayatinizi cope atmayin.
0
kassiopeia
(09.12.19)
Ayrica evlilik bundan sonra tuvalete bile birlikte gidecegiz kurumu degil ki yahu, herkes evlilik kurumu icinde gelisimini, birey olma durumunu korumali ve bu desteklenmeli. Iliski boyle bir sey.
Bir de buna izin vermeyen insanin neden izin vermedigini sorgulamak lazim, bence cok enteresan cevaplar cikar.
0
kassiopeia
(09.12.19)
Modernlikten ölüyordum geçen, o kadar medeni biriyim, ayrı nefes alan bir bireyim, oldu olacak tuvalete de birlikte gidelim geyiğini de çok severim her sıkıştığımda kullanırım. Yine de geceleri yatağıma yatıp gökyüzünü seyrederken, eşinden ayrı tatil planı yapan insanların bir halt karıştırdıklarını düşünmemeye çalışınca bir gülme geliyor, uyuyamıyorum.
0
Hakan1980
(09.12.19)
Annemler ilçede, zaman zaman eşimle, işi vs varsa onsuz da giderim, tamamen müsaitlikle ilgili. onun annesi zaten aynı apartmanda olduğundan ve başka akrabası olmadığından sorun yok.
Gezilereyse eşim yurt dışına çıkmayı pek sevmez, (gerçi geçenlerde bir yeşil ışık yakmıştı ama şimdiye kadar böyleydi en aZından) annesininse çok kafa bir grubu var ve fellik fellik gezerler, evlendiğimizden beri yurt içi gezilerimi eşimle dışları da annesiyle yapıyorum :)) bazen de kendi annemle.
Şimdi bir bebeğimiz oldu, dengeler değişebilir.
Henüz hiç arkadaşlarla kız kıza ya da erkek erkeğe tatile çıkmadık, aslında pek aklıma da gelmedi benim, onu bilmem ama belki iki üç günlük dedikodu turları olabilir :) düşününce caZip ama herkes evli barklı, zor o iş.
0
somethinginthewayshemoves
(09.12.19)
genelde birlikte plan yapariz, ama ayri ayri tatil yaptigimiz da olur. Kimi insan belli bir yeri cok tercih etmez, bir esin izni olur, digerinin olmaz, cesitli nedenleri olabilir.

bunun modernlik ile bir ilgisi yok. tumuyle insani bir durum. kocasi ya da karisinin kulu olmayan herkes istedigi gibi tatil yapar. biri daha soylemis, "birey" olmanin dogal sonucu bu.
0
ebabil curnatasi
(09.12.19)
mesela haftasonu kamp ya da motosiklet gezisi gibi hobisel aktiviteler için ayrı plan yapıyoruz haricindeki tatillerimiz asla ayrı yapmayız
0
mirty
(09.12.19)
hobisel tatilleri bir kenara bırakarak konuşuyorum, belki birey olamamışımdır ama eşim bensiz tatil planı yapsa şahsen üzülürüm ya, hani zaten kaç günlük tatil var ki ne güzel beraber vakit geçirirdik diye düşünürüm.
0
evde liyakat kalmamis
(09.12.19)
Hayat akışı içerisinde bazen tek başına memleket ziyareti yapmak zorunda kalıyorum mesela eş kişisi iş seyahatinde oluyor veya mesaisi oluyor ama benim memlekete gitmem gerekiyor bir sebepten o zaman tek başıma gidiyorum (hele ki çocuktan sonra daha da ihtiyaç oluyor) amma velakin tamamen keyif amaçlı olarak seyahat edeceksek eş kişisi ile beraber plan yaparız yani şu aşamada tamamen zevk için eşlerin ayrı seyahat etmesi benim içime sinmiyor bu bireysel tercih genelleme yapılamaz.
0
iwillsee
(09.12.19)
Tatil = Keyif , ben bu keyif kısmını hanımla paylaşamayacaksam neden tatile çıkayım ki ? Zamanlar denk gelmiyorsa denk geleni elbette bulunur , öbür türlü ne demeye sevip sevişiyorsunuz siz bu insanlarla :)

İş için buluştuğumuz insanlar veya eş dostla bir yerde denk geldiğimizde '' aaa şurada falanca dükkan var zıkkımı meşhur dediklerinde'' hanım yanımda yoksa asla yemem. Tokum derim , çirkef yaparım yemem amaaaa en geç 2 gün içinde hanımıda alıp giderim illaki denemeye :) Arkadaşlar evlenince sevgililik bağınız kopmuyor (net bilgi) onsuz keyif nası olur kafa basmıyor bende.
0
synax
(09.12.19)
Ya ben buna uzun uzun cevap yazmıştım, göndermemişim meğer.

Ayrı seyahat edilir, tatil yapılır ne olacak. Benim eşim motorla geziyor, kamp yapmayı seviyor, kalabalık da bir motor/kamp grupları var. Ben kamp, çadır falan sevmiyorum; ancak haftasonu, en fazla 2 gece, tesisli bir yerde olursa (ve eşim tesisin VALLAHİ ÇOK TEMİZ olduğuna garanti veriyorsa) idare edebiliyorum. Ama bu kamp grubu 4-5 günlük etkinlikler yapabiliyor. E ben gitmek istemiyorum, gidince keyif almıyorum; adam benimle evlendi diye bir daha uzun kamp yapmasın mı? (Çoğu işi gücü olan, evli barklı, bazıları çocuklu insanlar olduğu için zaten nadir oluyor böyle organizasyonlar, hatta en son böyle uzun tatil yapabildiklerinde daha yeni sevgiliydik.)

Yurt dışına beraber gidelim tabii, sırf kendimize ait tatil ve gezi programları yapalım, onu istiyorum ve önemsiyorum. İş için 2-3 günlüğüne bir yere gittiğinde keyfim isterse ben de katılırım, aile ziyaretleri duruma göre tek de olur beraber de gideriz. Ama ben sevmiyorum diye eşimin çadır kampına gitmemesini beklemem, o saçma.
0
kobuzchu kiz
(09.12.19)
(11)

3 bin TL maaş alan biri İstanbul'da ayrı eve çıkabilir mi?

masolitude
Selamlar. Yolda harcadığım zamanlar canıma tak etti ve artık ana baba yanından ayrılıp ayrı eve çıkmak istiyorum. Düşündüğüm lokasyon -mümkünse- Yenikapı-Hacıosman metrosu duraklarından birine yakın bir muhit. Sigara kullanmıyorum. Bu gelirle çok mu sefillik çekerim? Aynı durumda olan ikinci bir ark
Selamlar. Yolda harcadığım zamanlar canıma tak etti ve artık ana baba yanından ayrılıp ayrı eve çıkmak istiyorum. Düşündüğüm lokasyon -mümkünse- Yenikapı-Hacıosman metrosu duraklarından birine yakın bir muhit. Sigara kullanmıyorum. Bu gelirle çok mu sefillik çekerim? Aynı durumda olan ikinci bir arkadaşım da var. Dolayısıyla masrafları yarı yarıya gibi düşünebilirsiniz. Eğer çık gel derseniz tavsiye ettiğiniz muhitler nereler?

Sevgiler
0
masolitude
(06.12.19)
Planlı harcama yapar ve ev arkadaşıyla çıkarsanız, olur. Fakat önce para biriktirin ilk harcamalar için.. Depozito, emlakçı, mobilya derken iyi bir harcama yapmanız gerekecek. Kredi kartına yüklenip, eve çıktıktan sonra ödemeye çalışırsanız zorlanabilirsiniz.
0
gmzo
(06.12.19)
2 kişi mecidiyeköyde 1500-2000 arası çıkarsınız.
0
a darkness coming
(06.12.19)
istanbul'da yaşamıyorum ama buna rağmen sakın diyorum. Bir süre daha paşa paşa aile evinde kal, kenara atabildiğin kadar para at.

Eve çıksan ne yapacaksın ? Eşyaları nasıl alacaksın ? bir yatak 2 perde alayım desen bile dünya para tutuyor.

Ağır sefillik çekersin.
0
kimlanbu
(06.12.19)
Bunu denemek istiyorsan bazıları eşyam hazır direkt gel diyen ilanlar oluyor, oralarda dene, eşya falan almaya kalkma.
0
liberal
(06.12.19)
liberal+1

O paraya istediğin lokasyonda yaşaman çok zor. Ahir gibi evler bile cok pahali. Daha bunun ısınması var, elektrik, su, internet ohooo.
0
himmet dayi
(06.12.19)
manyak mısın otur oturduğun yerde. depozitosu, emlakçısı, evin eşyaları, elektrik su doğalgaz aboneliği için güvence bedelleri, bunların aylık faturaları, aidatı, ısınması dıvdıvının dıvdısı vs.. durduk yere borca girmenin mantığı yok, ha bunlar için ayrıca birikmişim var, basar geçerim bıktım artık diyorsan sen bilirsin. iki arkadaş da olsanız kurtarmaz, kurtarsa bile sefillik çekersiniz. psikolojiniz bozulmaya başlar. kredi falan çekerim dersen sakın ha derim. ayrıca arkadaşınla ne kadar samimi olursan ol ev arkadaşlığı başkadır, olmadık şeylerden aranız bozulur.

yıllarca evim işime yakın oldu, evet çok süper bi olay, hayatta işe uzak ev almam/tutmam dedim. ama gel gör ki 5 aydır işe uzak bir yerdeyim. çok da zorlandığım söylenemez, memnunum. araba yoksa al güzel bi kulaklık, aç müziğini-podcastini takıl devam et.
0
Improbable
(06.12.19)
İki ya da 3 arkadaş olarak çıkabilirsin.
0
roket adam
(06.12.19)
4 bin maaş ile çok istememe rağmen cesaret edemiyorum.

Istanbulda 5'in altı maaş ile tek başına eve çıkmak asgari şartlarini koruyarak mümkün değil maalesef.

Yemem içmem gezmem harcamam diyorsan olur tabi.
0
aksi kanitlanmadikca cocuktur
(06.12.19)
fikirleriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. varsa başka yorumu olan yine okumak isterim.
0
🌸masolitude
(06.12.19)
Hayat kaliteniz başka şekillerde kötüleşmeye devam eder, bir de üstüne para veriyor olursunuz. Ev ile ilgili başka sıkıntılar yoksa -bence- değmez.
0
marjory
(06.12.19)
hepsi mininum düşünülürse;
1500 lira kira
kışın faturalar (elektirik+doğalgaz+su+telefon+adsl) 500 TL
mutfak masrafı 400 TL
yol masrafı 200 tl

2600 tl hiçbir şey yapmadan giti.

tek kişi için min. düşünüldü. iki kişiyse evet bunlar yarıya iner.
ama, özellikle ilk eve çıkarken alınacaklar için zaten birikim şart
emlakçı komisyonu
2 kira depozit
beyaz eşya (2. el bile olsa)
yatak
tv
dolap

AİLENİN YANINDA KAL VE PARA BİRİKTİR.
0
neo
(06.12.19)
(5)

Kan tahlilinden önce kahve?

gmzo
Yarın sabah kan vereceğim, aç karna gideceğim ama sabah sade kahve içebilir miyim?
Yarın sabah kan vereceğim, aç karna gideceğim ama sabah sade kahve içebilir miyim?
0
gmzo
(27.11.19)
Hocam kan testindeki bazı parametreleri etkileyebilir. İçmemenizde fayda var
0
mey17
(27.11.19)
Ne testi yaptiracaginiza göre değişir. Hemogram yapılacaksa içmeyin. Atıyorum karaciğer markerlari bakilacaksa içebilirsiniz.
0
old possum
(27.11.19)
@old possum vitamin, şeker, tiroid, genel kontrol amaçlı tahlil isteyeceğim
0
🌸gmzo
(27.11.19)
Şeker ile kolesterolü etkiler
0
mey17
(27.11.19)
Mey17+1. Şeker ve kolesterolü etkiler.
0
old possum
(27.11.19)
(8)

lisans kız ve yüksek lisans-doktora erkek ilişkisi

diffarentiationation
akademide nasıl bakılıyor? yüksek lisans yapıyorum ve lisanslarla muhattap olmamam gerektiğini hissediyorum. hocalar özele inmedi ama sınavlarda gözetmenlik yaparken asla muhattap olmayın, en fazla yerlerini değiştirin diyorlar.iyi gözle bakmazlar gibi geliyor, tavır alıp önümüze taş koyarlar mı?
akademide nasıl bakılıyor? yüksek lisans yapıyorum ve lisanslarla muhattap olmamam gerektiğini hissediyorum. hocalar özele inmedi ama sınavlarda gözetmenlik yaparken asla muhattap olmayın, en fazla yerlerini değiştirin diyorlar.

iyi gözle bakmazlar gibi geliyor, tavır alıp önümüze taş koyarlar mı?
0
diffarentiationation
(19.11.19)
Bu dediğin doğru olsa akademide evli olanların çoğu hala bekardı. Hocaların dediğine bakma yürü gitsin.
0
windows95
(19.11.19)
Aral. Gör. müsünüz gözetmenlik yapıyorsunuz. Personelseniz kendi bölüm öğr. pek hoş olmaz. Ayrıca sadece gözetmenlikte mi muhattap oluyorsunuz. Başka yerde denk gelmiyor mu
0
fezagezgini
(19.11.19)
hocalarin bilmesi alakadar edilmesi icin bir sebep goremiyorum. "lisanslarla muhattap olmamam gerektiği" gibi bir sey yok bence kiz resitse. en azindan benim okulumda lisanstan biri master yapan biriyle ciksa son derece siradan bir durum olurdu. dedigin o sinav politikasi baska senin bu durum baska.
0
hot potato
(19.11.19)
olaya noktayı koyuyorum, kendi bölümündekilerle mutlaka mesafeni koru, diğer bölümlere atış serbest.
0
lata
(19.11.19)
Etik değil.
0
gmzo
(19.11.19)
lata +1
0
dedim ben sana
(19.11.19)
Lisans öğrencisi kız & aynı bölümde asistan erkek çift 3-4 tane fln vardı bizde. Çiftlerin biri evlendi hatta.
0
pati
(19.11.19)
lata+1

Birisinden birisi okulu uzatip kendi sevgilisi Master'ken lisans kalan olursa tamam ama öteki türlüsü hos karsilanmiyor.
0
chitosan
(19.11.19)
(7)

Nevresim takımlarının hep allı güllü olması

i ve been mistreated
yalnız yaşayan bir erkek olarak bu konudan çok müteessirim. ben soyut, geometrik, modern desenler, daha koyu veya durağan renkler istiyorum ama karşıma hep uçuk renkler, çiçekler böcekler çıkıyor. görece bana uygun ürünler satan bir internet mağazası biliyor musunuz?
yalnız yaşayan bir erkek olarak bu konudan çok müteessirim. ben soyut, geometrik, modern desenler, daha koyu veya durağan renkler istiyorum ama karşıma hep uçuk renkler, çiçekler böcekler çıkıyor. görece bana uygun ürünler satan bir internet mağazası biliyor musunuz?
0
i ve been mistreated
(31.10.19)
İkea
0
astrid
(31.10.19)
ikea +1
0
duygusuzromantik
(31.10.19)
Chakra
0
iwillsee
(31.10.19)
H&m Home
0
gmzo
(31.10.19)
ben terziye yaptırıyorum. eğer istediğiniz kumaşı bulursanız siz de toptan kumaşı alıp diktirin. ben düz siyah sevdiğim ve bulamadığım için bir sürü düz siyah nevresim takımı yaptırdım.
0
Tears of Devil
(31.10.19)
taç'ın basic serisi çok güzel ama fiyatı çiçekli böcekli şeylere göre daha fazla maalesef.
0
asisamus
(31.10.19)
chakra ve h&m home +1
zara home da var, sezona göre değişkenlik gösteriyor.
0
blatta hiberna
(31.10.19)
(4)

Araştırma görevlisi olmak için ne zaman başvuru yapmalı?

the coon
Bilenler bilir bu ilanların çoğunda tezli yüksek lisans yapıyor olmak ibaresi geçiyor. Yükseğe yeni başlamış birinin başvurması nasıl karşılanır? Okulların farklı şehirlerde olması bir problem yaratır mı? Tez senesini mi beklemek gerekir? Cevap verenlere şimdiden teşekkürler.
Bilenler bilir bu ilanların çoğunda tezli yüksek lisans yapıyor olmak ibaresi geçiyor. Yükseğe yeni başlamış birinin başvurması nasıl karşılanır? Okulların farklı şehirlerde olması bir problem yaratır mı? Tez senesini mi beklemek gerekir? Cevap verenlere şimdiden teşekkürler.
0
the coon
(22.10.19)
Yeni başlamış olmak bir sorun yaratmaz, pozisyona uygunsanız tam tersi, daha uzun süre asistan olmanız hocaların işine gelir genelde. Fakat eğitim aldığınız kurumun farklı şehirde olması sorun olabilir, git-gel yapmanızı isteyebilirler, yorucu olur..
0
gmzo
(22.10.19)
Devlette yükseği yaptığınız şehirde araştırma görevlisi olabiliyorsunuz. Başka şehirde değil diye hatırlıyorum . Yönetmeliğe bir bakın
0
ykyt
(22.10.19)
Farklı bir şehirde araştırma görevlisi kadrosuna kabul edildiğin taktirde eğer ki kadrosuna dahil olduğun üniversite kabul ederse orada yüksek lisansına devam edebiliyorsun, genelde sıfırdan başlatıyorlar ancak bu gözünü korkutmasın sonuçta bir meslek edinmiş olacaksın.
0
penceredengorunenmorbina
(22.10.19)
Hemen başvur, bekleme. Farklı şehirde olursa hocaların sana karşı bir önyargısı olabilir çünkü sürekli okulda olman bekleniyor. Mesela boğaziçi'nde böyle bir çocuk vardı, sakarya üniversitesi'nden gidip geliyordu. Sonra tez savunmasında bıraktılar.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(22.10.19)
(8)

Ne sıklıkla cam silinir??

hindistan cevizi
Camlari ne sıklıkta silmek lazim, perdeleri ne sıklıkta yikamak lazim arkadaslar?? Yeni silmisim camı yağmur yagmis tekrar mi silicem ?
Camlari ne sıklıkta silmek lazim, perdeleri ne sıklıkta yikamak lazim arkadaslar?? Yeni silmisim camı yağmur yagmis tekrar mi silicem ?
0
hindistan cevizi
(20.10.19)
3-4 ayda bir siliyorum ben. her defasinda ne gerek var.

perdeleri senede bir filan genelde.
0
duygusuzromantik
(20.10.19)
Camları haziranda silmiştim, kış boyu silmeyi düşünmüyorum sürekli kar yağmur yağacak.
Perdelerin 1 senesi Ocak’ta doluyor ama hala temiz görünüyor bence kirlenmedi. Yine de ocak-Şubat gibi bi yıkarım heralde.
Camları ve perdeleri aynı anda halletmek lazım, en azından içlerini silmek lazım perdeler yıkanınca.
0
megalomaniac
(20.10.19)
camlari arada silmek gerekli bu arada millet. hem ciddi olarak iceri giren isik miktari artiyor, hem disari bakinca daha smooth görüntü oluyor, yoksa yurt gibi oluyor.

ama daha önemlisi kirli olunca birikiyor kir kuruyunca ve cami acinca iceri geliyor o tozlar. kum oluyor ev hep.
0
duygusuzromantik
(20.10.19)
Camlar da perdeleri de 6 ayda bir yikatiyorum. Camlar silinirken perde de makineye giriyor. Pratik oluyo.
Ama perde 1 sene de olur bence de
0
Flipsflops
(20.10.19)
Yerine göre değişir o yüzden net bir cevap vermek zor. Hatta bazı yerlerde tozlanma çok az oluyor yılda 1 defa bile yeterli olabiliyor öte yandan büyükşehirlerde tozlanma çok fazla bazı yerlerde 1 haftada camlar kararabiliyor.
0
eymed
(20.10.19)
açık cephelerde ayda 1, kapalı cephelerde 2-3 ayda bir.
0
Bruce
(20.10.19)
Istanbul'da, merkezi yerde, 3 cepheli, bol pencereli bir evde oturuyorum. Özellikle lodosun vurduğu cephedeki camların temiz kalabilmesi için her hafta silmek lazım. Fakat öyle bir zamanımız yok tabii ki, dolayısıyla yılda 1-2 kere camları silip, sonra yalnızca açtığımız kanatları siliyoruz rahatsız oldukça hızlıca. Başka şekilde baş etmek mümkün değil, yardımcı da almıyoruz şimdilik. Tül perdeleri senede bir yıkıyoruz, storları alalı iki sene oldu henüz temizletmedik.
0
gmzo
(20.10.19)
dışarı görünmüyorsa silinir. yoksa silinmez.
0
babilbaligi
(21.10.19)
(10)

Yeni binalar depreme dayanıklı mı

kiriko
Arkadaşlar 5 yıllık binada oturuyoruz.Yeni binaların sağlam olduğunun kanıtı var mı? Yani deprem yönetmeliğine göre mi yapılıyor bunlar bilgisi olan var mı
Arkadaşlar 5 yıllık binada oturuyoruz.Yeni binaların sağlam olduğunun kanıtı var mı? Yani deprem yönetmeliğine göre mi yapılıyor bunlar bilgisi olan var mı
0
kiriko
(27.09.19)
Projeden inşaata kadar hep yönetmelik var. Aksini inşa etmeye tenezzül edilmeyecek bir şey. Sağlamdır korkmayın.
0
catch the arrow
(27.09.19)
Korkmayın, dünyanın en üçkağıtcıı müteahhiti bile o binayı yapmış olsa demir ve beton konusu onun keyfine kalmış bir şey değil.

Kapısı penceresi mutfağı dökülüyor olabilir, ama karkasından emin olabilirsiniz.
0
John Bloor
(27.09.19)
Projeyi kimin yaptığına göre değişir. İlk olarak, maalesef, yapı denetleme firması adı altında faaliyet gösteren kurumlar ahbap-çavuş ilişkisi çerçevesinde, parayı veren düdüğü çalar şeklinde rapor hazırlayabiliyorlar. Burada en önemli kısım denetleme. Evet, ortada bir yönetmelik var ancak bu yönetmeliğe ne kadar uyulduğu ve nasıl denetlendiği asıl mesele. Bunun yanında, binanızın bulunduğu bölgedeki zemin türüne göre nasıl bir çalışma yapıldığı önemli. Bina, deprem yönetmeliğine uygun bir şekilde tasarlanmış olsa dahi, temel mühendisliği bakımından yeterli çalışmalar yapılmadıysa ve binanız sağlam olmayan bir zemin üzerindeyse, bu durum binanızın hasar almasıyla sonuçlanabilir. Kısaca özetlemek gerekirse, inşaat mühendisliği detay isteyen ve planlamanın önemli olduğu bir dal. Günümüzde rant sağlamak için alelacele 3 ayda bitirilen proje ve yapıları düşününce de kafada soru işaretleri oluşmuyor değil.
0
einsteinin kedisi
(27.09.19)
2001'den sonra yapılanların çok daha iyi olduğunu söylüyor uzmanlar. Yine kurallardan kaçabilen var mıdır bilmiyorum. Yani kullandığı malzeme iyidir ama yerleşimde yük dağılımında bi sıkıntı yapmış olabiliyorlar mı mesela ben de bunu merak ediyorum.

Yine de 5 yıllık binaya güven, ben hep 30 yıllık binalarda oturdum/oturuyorum. Ama zemin muhabbeti var o da ayrı. Şimdi Beylikdüzü tarafında 5 yıllık mı daha iyi yoksa faya uzak sarıyerde 20 yıllık mı? kimse pek bilemez sanırım.
0
nhk ni youkosu
(27.09.19)
yapı denetim işi biraz komik. sınava girdiğini düşün, sınavdaki gözetmenin parasını sen veriyorsun ve gözetmeni kendin seçiyorsun. ne kadar güvenilir bir sınav olabilir?
belediyeler falan da var da belediye işte, rantın başını tutan adamlar.
0
denek hayatım
(27.09.19)
bina sağlam olabilir ama bir o kadar da zemin önemli.
son 5 yıldır hızlı yapılaşma olduğu için aceleden çoğu yerde zemin etüdü, raporu vs kimsenin umrunda olmuyor daha doğrusu, çabuk çabuk bitsin diye kimlere kim bilir nasıl para yediriyorlardır, sonuçta türkiye burası isveç miyiz biz.

ama beton ve diğer malzeme kullanımında arkadaşlara katılıyorum, 99 öncesi yapılarla ilgisi yok.

kişisel olarak 2000-2010 arasında yapılan binalara daha çok, 2010-2019 arası yapılanlara ikinci sırada güveniyorum.
0
jimjim
(27.09.19)
Jimjim +1

2007den sonra çıkan deprem yönetmeliğiyle birlikte hazır beton ve nervürlü demir kullanımı zorunlu hale geldi. İşçilerin 3/5 su katma ritüelleri son buldu.
0
filipis
(28.09.19)
Zemin ve denetim ile ilgili doğru şeyler söylemişler arkadaşlar. En basit şekilde şöyle anlatayım: Toki ile çalışan bir hocam var, belediye ile görüşmeye ve alan görmeye gidiyorlar İstanbul'u yeni gelişmeye başlayacak olan bir bölümüne. Gittiklerinde görüyorlar ki, alan doldurma. İki tepenin arası doldurulmuş, şimdi bina yapacaklar gibi düşünün. Doldurma olduğu için de öyle radye temel yapayım, yönetmeliğe göre malzeme kullanayım bina sağlam olur diye bir şey olmuyor malesef. Önce zemine kazıkların çakılması gerekiyor, fakat maliyeti çok artıracağı için "yetkililer" istemiyor. Malum partiden olduklarını, daha plan bile okuyamadıklarını söylemeye gerek var mı, bilmiyorum.. Liyakat diye bir şey kalmadığı için, önemli pozisyonlar iş bilmeyen ve yalnızca cebini düşünen adamlarla doldu. Ülkeyi yaşanmaz kılan, sonumuzu getirecek olan da bu.
0
gmzo
(28.09.19)
eksisozluk.com okuyun lütfen.
0
apartman teyze
(28.09.19)
99 depreminde cogunlukla rezil haldeki binalar yikildi.
bizzat sahidim, kurdan gibi kolonlara, suyu bol katilmis harcla (beton yerine) cekme demirle, projesiz, kontrolsuz, okuma yazmasi kisitli kalfalarin elinde 8-9 katli apartmanlar diktiler. ve bunlar yikildi.

muhendislik hizmeti almis, betonu fabrikasyon, demiri saglam yapilarin daha saglam olmasi, ayakta kalmasi beklenir. ancak burasi bazi acilardan ne yazik ki hindistan gibi, pakistan gibi. yine 99'de, binayi saglamlastirmak icin bilim disi, teknige ters guclendirme yontemleriyle, tasiyici sisteme zarar veren, yikilmasina neden olan uygulamalar da olmustu.

ozetle, yeni binalar, 99 oncesi imalatlardan genel olarak iyidir.
ancak ne kadar iyidir? depreme dayanir mi? bunu soylemek icin uzmanlara danisip, inceleme yaptirtmalisiniz.
yaptirdiniz, aydinlandiniz. evinizin durumunu artik biliyorsunuz. pekiyi ya okul, is yeri, hastane, misafirlikteki ev, kahvehane, sinema salonu, yol, kopru, viyaduk, vb vb?
vb deprem sonrasi salgin hastalik riski, iletisim, ulasim vb. bunlarla tek basiniza basa cikamazsiniz.
ki zaten bu nedenle "devlet"e vergi oduyorsunuz.
0
viva paulista
(28.09.19)
(20)

Depremden dolayı çok gerginim

tuborg yesili
Beşiktaşta 99u yaşamış bir arkadaşımı yalnız bırakmamak için onunla kaldım. O ilaç içip uyudu ama ben uyuyamıyorum. Sürekli depremlere bakıyorum ve minik minik olmaya devam ediyor. Beşiktaş güvenilir bir yer mi risk altında mı? İnanılmaz huzursuzum. Arkadaşıma belli etmemek için gerginliğimi baskıla
Beşiktaşta 99u yaşamış bir arkadaşımı yalnız bırakmamak için onunla kaldım. O ilaç içip uyudu ama ben uyuyamıyorum. Sürekli depremlere bakıyorum ve minik minik olmaya devam ediyor. Beşiktaş güvenilir bir yer mi risk altında mı? İnanılmaz huzursuzum. Arkadaşıma belli etmemek için gerginliğimi baskıladım ama o uyuyunca şu an kendi kendimi yiyorum.
0
tuborg yesili
(27.09.19)
Bugün haberturk'te şunu söylediler 'bu deprem büyük depremi tetiklemiş olabilir mi? Olabilir. Fakat depremin ne zaman olacağı belli değil, olamaz da. Dünden bir farkı yok bu durumun. 3 saat sonra da olabilir, 3 gün sonra da, 3 yıl sonra da, 30 yıl sonra da.' E sürekli olarak huzursuz bir şekilde uyuyamacagimiza göre kendinizi sakinleştirmeye çalışın. Tedbirli olun tabii ki ama bugün deprem oldu diye hemen yarın büyük deprem olacak diye bir şey yok.

Önemli olan hızlı bir şekilde kendi onlemlerimizi tamamlamak.
0
fraise
(27.09.19)
Herkes çok gergin. İlk başlarda normaldim ama gün içinde her yerden durmaksızın deprem duymaktan gerildim. Bütün sosyal medya deprem. Bakmayayım dedim o aptal ses kayıtlarını yolladı biri. Üstüne 23.20deki deprem olunca ben orda koptum artık. Tedbirim elimden geldiğince var. Bir yerden sonrası gerçekten insanın elinde değil. Tek isteğim öleceksem de huzur içinde ölmek. Bu muhabbetler beni de depremden beter etti.
0
noisette
(27.09.19)
Hangi mahalledesiniz bilmiyorum ama Beşiktaş'ın dolgu zemin olmayan kısımları epey sağlam diye biliyorum. O anlamda rahat olabilirsiniz.
0
chihirovekohaku
(27.09.19)
Ben böyle konularda soğukkanlı ve olursa olur amk napıcaz kafasında bir insanım ama özellikle şu yazıyı okuduktan sonra ben bile başka bir şehre taşınmayı düşünür oldum. Kaldı ki 99'u bire bir yaşamış ve yakınlarını kaybetmiş, uzun süre çadırda prefabrikte yaşamış bir insanım.

evrimagaci.org

Bu deprem olacak ve 30 seneyi bulmayacak yukarıda söylendiği gibi. ve güvenli yerde olup ölmesen bile İstanbul yaşanabilecek bir yer olmayacak uzun bir süre. Bunu bile bile hayata devam etmek benim gibi gamsız bir insan için bile tedirgin edici. Tedirgin olmakta haklısın. Tedirginliği azaltmak için somut ve etkili adımlar atman gerek, o da bana bu şehri terk etmek gibi geliyor. Kolay mı değil, hele ki İstanbul'da yaşamayı seven ve şehrin keyfini çıkarabilen biri olarak benim için hiç kolay değil. Sakinleşip akılcı ve uzun vadeli planlar yapmak lazım.
0
Bruce
(27.09.19)
İstanbuldaki son 6/8 maksimum 10 ayım zaten.
0
🌸tuborg yesili
(27.09.19)
gergin olmakta haklisin. ben zamaninda "depremden korkmuyor musunuz, bu sehirde nasil yasayabiliyorsunuz?" dedigimde demedigini birakmamisti insanlar, "oyle bir ihtimal icin hayati zehir edecek degiliz" seklinde, sanki deprem olacak diye ben kendi mabadimdan uydurmus da paranoya yapmisim gibi abuk sabuk laflar edenler vardi.

mecbur olmadigi halde bu korkunc tehlikeye ragmen istanbul'da 500 yillik binalarda yasayan insanlari asla anlamiyorum. yuz binlerce cana mal olabilecek bir felaket icin "ben orada degilim, kafam rahat" demek imkansiz elbette ama ben yine de ankara'da oldugum icin nispeten rahat uyuyabiliyorum.

bok var herkes dolustu su lanet sehre. yozgat'ta yasayin demiyorum ama iyi okul baska yerde yok mu? iyi is baska hicbir sehirde mi yok? tamam rezil politikalar yuzunden her sey istanbul'a yigildi, bazi alan ve isler icin cidden istanbul disinda ekmek yok ama bu kitle ne kadar kalabalik? 16-17 milyonun gercekten ne kadari istanbul disinda yasasa hayat kalitesinde kayda deger dusus yasar?

gidin kardesim, depremde olmezseniz kaosundan gurultusunden oleceksiniz zaten, hala niye diretiyorsunuz?
0
der meister
(27.09.19)
@der meister Sen 3 senelik bir öğrenci olarak İstanbul'u kolayca terk edip gitmiş olabilirsin Ankara'ya. Fakat insanların evi, ailesi, akrabaları, arkadaşları, hatıraları, düzenleri, her şeyleri burada. Sınırlı hayat deneyiminle atıp tutmaktan, insanlara aptal muamelesi yapmaktan vazgeç artık. İnsanlar yerleşik düzenini ve hayatını, başkalarının rant ve çıkarları için neden terk etmek zorunda? Bu sinir ve çok bilmişliğin hedefi yanlış değil mi sence de? İnsanlar senin kadar düşünemiyor mu sanıyorsun? Ankara'ya taşındığın için seni tebrik ederiz, fakat 3-5 ayda bir çıkıp, deprem bölgesinden farklı bir yere taşındığın için yaptığın bu ukalalığının kimseye faydası yok.
0
gmzo
(27.09.19)
Beşiktaş Güvenilir mi? Soruya bu haliyle kimse yanıt veremez. Neden?

1 zemin
2 binanın kendisi

Hakkında bir şey bilmiyoruz. Diyelim ki çok berbat bir zeminin olduğu yerde bina. Gerekli zemin iyileştirme yöntemleri kullanıldıysa zeminin kötü olması sorun teşkil etmeyecektir.

Binanın sağlamlığını da dışarıdan bakarak anlamak mümkün değil. Projesine bakarak da anlaşılamaz. Malzeme olarak ne kullanılmış ve o malzemenin şu anki durumu nasıl bunu bilmemiz lazım.

Bir başka olay da şu. Diyelim ki müthiş sağlam bir binaya taşındınız Beşiktaş’ta. Zemin de mükemmel.

Deprem oldu sizin yapınız neredeyse hiç hasar almadı. Yanınızdaki 5 katlı bina yan devrildi geldi sizin binaya vurdu. Güm. O depreme dayanan binanız yerle bir olabilir.

Yani şunu demek istiyorum. Elinizden gelen bir şey var mı? Depreme karşı bireysel olarak ne yapabilirseniz yapın. Ama depreme karşı bireysel önlem almak işin belki %1lik kısmı. %1i küçümsemiyorum ama kafaya takmaya değecek bir şey değil diye düşünüyorum. Eğer mümkünse, imkanınız varsa tek katlı etrafı açık Bahçeli güzel bir eve taşının. Onun dışında yapabileceğiniz çok bir şey yok.

İstanbul için genel olarak Marmara denizine yaklaştıkça risk artar kuzeye Karadeniz’e yaklaştıkça risk azalır. Ama çok aşırı genelleme bu tabii.

İstanbul’dan taşınma meselesine gelince.

Ülkede tarım yok. Yapılan her 3 yatırımdan 2si İstanbul’a yapılıyor. Anadolu’daki bir yerel seçimde bile İstanbul’daki mega projelerden bahsediliyor. Çünkü başka bir yatırım yok. Tarımı bitirdik, hayvancılığı bitirdik. Bir zamanlar tarla ekip biçen adamlar şimdi İstanbul’da üç kuruşa hayatta kalmaya çalışıyor. Bu insanlar şımarıklık yapmıyor. Boğaz’da latte içmekten vazgeçemeyip memleketine denemeyen insanlar değil bunlar. Hakikaten adamın memleketinde yapacak iş kalmadı. E şimdi bu adama siktir git memleketine dersen adam da “tabii ki açlıktan ölmek daha güzel deprem olacakmış hemen memleketime dönmeliyim” demiyor. Orada açlık garanti. İstanbul’da şansını deniyor işte. Vay efendim deprem olacağını bile bile burada yaşıyor bu mallar demek bence çok mesnetsiz. Dünyadan ve gerçeklerden aşırı kopuk bir bakış açısı.

Bu nüfusla İstanbul’da herhangi bir afete karşı önlem almanın da imkanı yok. Yok. Bilimsel olarak bu kadar insan trafiğini afet sonrası yönetebilmemize olanak yok.

İstanbul nüfusu 20 milyon desek. Sadece 4te 1i depremden etkilense, bunların da sadece ve sadece 4te 1i evlerinden dışarı çıksa 1milyon 250bin kişi deli dana gibi ortalıkta dolaşacak. En iyi tahmin bu. Her bir toplanma alanına 100 kişi toplansa 12500 tane toplanma alanına ihtiyaç var. Fiziken mümkün değil.

Şu saatten sonra başka şehirlere yatırım yapılıp İstanbul dışındaki şehirleri de iş açısından çekici hale getirmezlerse durum daha da kötü.

Bireysel olarak yapabileceğiniz çok bir şey yok(Boğaz manzaralı katre keyfini bırakamıyorum diyenlerden değilseniz). O zaman bütün gün oturup bunu düşünüp kafayı yemenin anlamı yok.
0
levpontryagin
(27.09.19)
Denize ne kadar yakınsanız o kadar riskli, Beşiktaş da riskli ilçelerden. Binanın yeni ise (en fazla 15 yaş) hiç korkmayın, Allah'ın izniyle birşey olmaz.

Ama bina eskiyse çok riskli, bir an önce eski binalardan uzaklaşmamız lazım.
0
John Bloor
(27.09.19)
ben akşam iki saat deprem programı izledim.

özetle sağlam zemindeki bir gecekondu ayakta kalabilirken, çamurluk, kumluk bir yerdeki son sistem depreme dayanıklı binalar çökebilir dediler.

ayrıca bu japonyada beşik gibi sallanıp yıkılmayan binaların hepsi de çelik konstrüksüyonmuş , bizdeki gibi betonarme ve acayip garip garip temelli değilmiş.

o yüzden kime nasip kime kısmet bilinmez bu iş, zaten ne zaman olacağı da belli değil.

ha şimdi sen korktun uyumadın da ben uyudum mu? ben de uyumadım. çok kafaya takmamak lazım.

uyurken yakalanmasan, tuvalette, banyoda yakalanırsın veya alakasız bi yerde, araçla bir tünel içinde, marmarayda, ne bileyim metroda, yüksek bir binada, yok yani hangi ihtimali düşünebilirsin ki endişelenebilesin?
0
hem şişko hem deli
(27.09.19)
@gmzo, evet benim tanidigim falan yoktu istanbul'da cunku zembille indim ben. ayrica oylesine "cikin sehirden" diyorum ya hani, caniniza mal olabilecek bir felaket yuzunden degil. o yuzden sen de haklisin tabii, yaptigim cok yanlis bir sey. ayrica eger sehrine o kadar bagliysan sen otur, sana kimse kalk git demiyor. ben imkani olanlar icin soyluyorum. kaldi ki boyle bir deprem ihtimali soz konusuyken "ben orayi seviyom ya" deyip bu sehirde yasamaya devam etmek ne kadar mantikli, orasi da tartisilir.

ben atip tutuyor veya sinirimi istanbullulara yoneltiyor degilim. bence senin sinirlerin bozulmus, soylediklerimi anlamiyorsun. muhtesem hayat deneyiminle istanbul'da yasamaya devam et o zaman sen kolay gelsin, umarim deprem oldugunda "keske gitseymisiz zamaninda" demek zorunda kalmazsin.

bir insanin deprem bolgesinden tasinip baskalarini da bunun icin yureklendirmesi neden bu kadar rahatsiz ediyor, anlamiyorum. ist denen bok cukuru disinda da hayat var. cogu insan cesaret edemiyor gitmeye. sen yine kalmak istiyorsan kal, bana ne. benim gibi "dogru lan, gideyim" deyip 20 kisi ayrilsa kardir. sen neden uzerine aliniyorsun?

ayrica insanlar akil edemiyor mu demissin de cok degil daha gecen sene bu konuda actigim bir duyuruya bir suru kisi "sen paranoyaksin yea, deprem olacak diye sehir mi degistirilir yea" minvalinde seyler yazmisti. gayet de cogu insan umursamiyor aslinda. bunu da bir hafta icinde unutacaksiniz.

ben golcukluyum. "sinirli hayat deneyimi" bana depremin ihtimalinin bile ne kadar korkunc oldugunu ogretti. kusura bakma senin de canini sikmis olduk insanlara "gidin" diyerek. hepiniz kalin istanbul'da, kolay gelsin.
0
der meister
(27.09.19)
@gmzo +11111
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.09.19)
arkadaşlar binalar sağlam diye deprem olunca çıkmamazlık yapmayın sakın. tamam doğru eskisi kadar berbat değil demirler nervürlü azıcık daha kontrol var betonlarımız daha iyi. ama sanıldığı kadar iyi değil. zemin etüd raporlarının çoğu nasıl yapılıyor biliyoruz kimse kimseyi kandırmasın. normalde binanın yapılacağı yere sondaj atılır. bunu doğru düzgün yapan yok o fiyatlar kurtarmaz zaten. gidip yanbinanın raporu alınıp kopyalanıyor. normalde atıyorum 10 metre 30 metre sondaj atmak gerekiyorken 30 cm atıp kuyu açılmış gibi gösteriliyor. ben bunun örneklerini sahada çok gördüm.
şunu söyleyebilirim evet binalarımız eskisi kadar kötü değil ama yeni binalar çok iyi sakın korkmayın paşa paşa takılın yok arkadaşlar. bir binanın statiğinin önemi kadar dinamiği de önemlidir. zeminle nasıl çalışıyor bunu bilmek doğru ayarlamak zorundasınız. sıvışlaşma olan zemine siz ne kadar sağlam bina yaparsanız yapın eğer sıvılaşma gözönünde tutulmamış ise, sadece binanın sağlamlığına önem verilmiş ise zemin önemsenmemiş ise istedğiniz kadar binayı sağlam yapın. o bina deprem anında yere gemi gibi batar. gömülür ya da zar gibi olduğu yerde yuvarlanır. bakın mesela bu binayı yapan arkadaş harbi iyi yapmış statiği çok iyi www.izlesene.com
ancak bu binayı zeminine uygun yapmazsanız deprem aynında aynen böyle yuvarlanma ihtimali var. binaya bir şey oldu mu hayır taş gibi duruyor.

siz siz olun binam sağlam zemin iyi ben evden çıkmam gibi hareketlerde lütfen bulunmayın. binayı siz yaparsınız zemin etüdüdü de siz yaparsınız o zaman paşa paşa takılın.
0
turbo sadık
(27.09.19)
@sen de başını alıp gitme ne olur, şu adresteki yayınlarına baktım: web.itu.edu.tr Programın tamamını dinlemediğim için tam olarak ne dedi bilmiyorum ama yorumunuza bakarak bulduğum en yakın çalışma şu: web.itu.edu.tr

"In Istanbul, considering the
proximity of several segments of the active North Anatolian Fault (NAF) in the Sea of Marmara, which
have remained unbroken since 1776, the characterisation of subsidence susceptibility for Istanbul is
crucial with regard to hazard mitigation and urban planning, as it can identify the vulnerable parts of
the region that are prone to possible future earthquake damage."

Tamamını okumadım ama hem zemini doğal olarak sakat olan hem de bozuk şehirleşme nedeniyle sorunlu olan kısımlar Büyükçekmece ve Küçükçekmece golleri arası kalan kısım (Avcılar, Beylikdüzü vs.) ile Bakırköy-Yeşilköy ve çevresi.

Bir de 2000 yılından bu yana doldurulan alanlara (Yenikapı civarı) bakmışlar. Son 20 yılda 2.6 milyon kilometre kare alan doldurulmuş.

Belki bilen biri daha fazla yardımcı olabilir. Ya da en garanti yol kendisine e-posta atmak :)
0
bruce mclaren
(27.09.19)
yeşilköy gayet sağlam bir yer. kireçtaşı olan bir yer. sıkıntılı olan yer bakırköy zeytinburnu eminönü sayfa 3
yerbilim.kocaeli.edu.tr
0
turbo sadık
(27.09.19)
Normaldir, yeni deprem oldugunda her an deprem olacakmis gibi dusunup tirsar insan hicbir mantikli aciklamasi olmasa da. 1-2 gune gecer.
Deprem korkusuyla yasanmaz, temel onlemini alir hayatina devam edersin. Mantik isi degil o korku.
Cok yuksek ihtimalle burayi okuyan herkes deprem disinda sebeplerden olecek.

@der meister gibi dusunmen sadece huzurunu kacirir, doga olaylarini da olasiliklari da degistirmez.
0
stavro
(27.09.19)
istanbul'daki son 10 ayın mı? e daha nereye telaş yapıyorsun? tamam, deprem yeni oldu diye herkes bir tedirgin ama yani 10 ay da oldukça kısa bir süre. ben kendimi "neyse inş beklenen deprem 20-30 sene sonra olur, o zamana kadar herhalde sağlamlığından çok emin olduğumuz bir apartmana veya başka bir şehre taşınırız" falan diye rahatlatmaya çalışıyorum. sevdiklerin için endişelebilirsin de kendin oldukça şanslı durumdasın.
0
ahm1
(27.09.19)
Yeni yapılmış bir bina değilse evet büyük bir deprem riski var. Bütün haritalar da bunu gösteriyor. Özellikle dar sokaklı bölgelerde oturuyorsan zaten depremde canlı kalmak bile bi dert olacak diyorlar.
0
roket adam
(27.09.19)
Ahm1 +1
0
Flipsflops
(27.09.19)
hocam rasathane sayfasına bakıp moralini bozma küçük depremler her zaman oluyor
0
dedim dedim de kime dedim
(27.09.19)
(3)

istanbulda toplanma alanları yeterli mi sizce ?

ferrarimizolaydisatardik
İlk olarak e-devlete girip AFAD'dan Acil Toplanma Alanı Sorgulama yapılabiliyor bunu belirteyim. Girip bir bakayım dedim mahallemizde bulunan toplanma alanlarına emin olun herkes ayakta dursa 500 kişi zor alır ki nerede kaldı toplanıldı, çadır kuruldu vs. ki bizim mahallede sadece 3 tane toplanma al
İlk olarak e-devlete girip AFAD'dan Acil Toplanma Alanı Sorgulama yapılabiliyor bunu belirteyim. Girip bir bakayım dedim mahallemizde bulunan toplanma alanlarına emin olun herkes ayakta dursa 500 kişi zor alır ki nerede kaldı toplanıldı, çadır kuruldu vs. ki bizim mahallede sadece 3 tane toplanma alanına uygun yer var. İstanbul'da yaşayan bu kadar insan ne yapacak? Ben Ataşehir'de yaşıyorum. Eminim ki belediyenin gösterdiği bu toplanma alanları yetersiz olacak.

Sizlerin kendince belirlediği yerler oluyor mu olası bir deprem anında şurada buluşalım diye ailenizle anlaştığınız? ya da buraların arttırılması için herhangi bir yaptırımda bulunulabilir mi?
0
ferrarimizolaydisatardik
(26.09.19)
Zaten bu konuyu bildiğim için özellikle soru sordum bana edevletten parkları atıyor o parklar sadece bulunduğu sokağı anca alir. Parklar kendi başına dolu, insan kabul etmez direk havalimanı gibi boş alanlar lazım. İstanbul'da her yeri spor salonu ve imam hatip ile doldu boş arazi yok nasıl insanlar ulaşımda yakın yer ariyorsa afet anında yakın güvenli yer arıyor oda 50 km ötesi değil!
0
protrek
(26.09.19)
Kesinlikle değil, bu konuda kamuoyu oluşturup baskı yapmamız gerekiyor. Bugün Kadıköy'ün ortasında sokağa çıktım, kendimi daha da az güvende hissedip eve döndüm.
0
gmzo
(26.09.19)
@protrek aslında sorum sizin sorunuza bir yanıt yada salça olmak niyetinde değildi. çünkü ben cümleleri toparlayıp yazınca bir baktım hemen hemen aynı başlık denk geldi yani resmen.

2 yıl önce geldim istanbula zaten keşmekeşe alışamamışken olası bir doğal afette, tehlikede ne yapacağını şaşırıyor insan en basiti bugun telefonlarımız kitlendi resmen eşimden haber alamadım iş yerinin yakınlarında bina yıkılsa nerede bekleyebiliriz diye toplanma alanı bakıyorum yok!!! resmen yok!!! çok ürkütücü değil mi? arabayla eşimin yanına gitmeye çalışırım diye düşünüyorum ama sokak öyle dar ki muhtemelen arabamda hasar görmüş olur çünkü her yer bina!!! gerçekten bu beni çok ürkütüyor.
0
🌸ferrarimizolaydisatardik
(26.09.19)
(14)

anne-babanızla ne sıklıkla görüşüyorsunuz?

orada olmayan adam
evliyim, 34 yaşındayım, ailemle aynı şehirde yaşıyorum, 2 güne bir arıyorum ve haftada bir de ziyarete gidiyorum (ortalama olarak)sizde durumlar nedir?
evliyim, 34 yaşındayım, ailemle aynı şehirde yaşıyorum, 2 güne bir arıyorum ve haftada bir de ziyarete gidiyorum (ortalama olarak)
sizde durumlar nedir?
0
orada olmayan adam
(24.09.19)
6 ayda 1 fiziksel görüşme

her hafta 1 defa arama.
0
hem şişko hem deli
(24.09.19)
evliyim, yaş 33, 100 metre ötede oturuyorlar :) 2-3 günde bir onlardayız
0
awareim
(24.09.19)
Telefonda her gün. Yüzyüze iki üç ayda bir; farklı ülkelerdeyiz.
0
fraise
(24.09.19)
ayrı şehirlerdeyiz. 2 günde 1 konuşmak istiyorlar. asla aramıyorlar benden bekliyorlar. 4 gün aramazsam ölsek cenazeye gelmezsin tribi yiyorum.
0
9kuyruklukedi
(24.09.19)
evliyim, yas 34. ayri sehirlerdeyiz, 2-3 gunde bir telefonla 4-5 dakika kadar gorusuruz. yuzyuze ise ortalama 3 ayda bir filan.
0
in vino veritas
(24.09.19)
bekarım, 35 yaşındayım. aynı şehirde farklı ilçelerde yaşıyoruz. hiç aramam, iki haftada bir annem gelir, babam da ayda üç dört kez uğrar. evet allah belamı kısa sürede verecek sanırım.
0
buzkran
(24.09.19)
bu arada ablam yanımda, siz her gün arıyormuşsunuz ya o garibine gitti. annem her gün arayıp ne konuşacaksın, millet nasıl her gün arıyor anlamıyorum diyormuş. annem vefasız çıktı arkadaşlar, dna testi istiyorum.
0
buzkran
(24.09.19)
Cekirdek ailenin her uyesi farkli bir ulkede. Haftada bir toplu halde video konferans yapiyoruz. Fiziksel olarak herkesin bir araya gelmesi 3-4 yilda 1 oluyor.
0
crown
(24.09.19)
Farklı sehirlerdeyiz annemle hergun bazen günde iki üç kez. Boş boş muhabbet ediyoruz. Babamla ayda bir falan oldukça resmi.
Senede bir anca görüyorum.
0
kirmizipilotkalem
(24.09.19)
Annemle ilişiğim yok denecek kadar az hatta hiç yok son 4-5 aydır. Zira kardeşlerimle de durum aynı.

(not: bütün kardeşler aynı şehirde yaşıyor)
0
Avoiding The Puddle
(24.09.19)
29, evli, farklı şehirlerdeyiz. haftada 2-3 kez telefon (çok yoğun zamanlarda 1'e düştüğü olabiliyor), 1 skype.
Yüzyüze annemle senede 4-5, babamla 2-3 kez görüşebiliyoruz, babam iş dolayısıyla bulunduğum yere gelemiyor.

Her gün görüşmek bana da ilginç geliyor..
0
gmzo
(24.09.19)
Farkli sehir. Telefonda her gun. Biri sormus ne konusuluyor diye :D
Oyle dakikalarca olmuyor tabi. Bazi gunler hatta, disarida arkadaslarlayim su an, sesini duymak icin aradim, iyi misin diyip kapatiyorum hemen mesela. Yani 5 saniyeligine de olsa ararim.

Yuz yuze 3 ayda bir diyeyim.
0
Flipsflops
(24.09.19)
ayrı şehirlerde yaşıyoruz. annemle hemen her gün telefonlaşırız, babamla 4-5 günde bir.
4-5 ayda bir yanıma gelirler 2-3 hafta kalırlar. ben nadiren onların yaşadığı şehre giderim, yılda 1 falan.
0
asisamus
(24.09.19)
aynı şehirde farklı ilçelerde yaşıyoruz. yaşım 36. Annem 61 yaşında. İki haftaya bir giderim en geç, arada whatsapptan mesajlaşırız. Nadiren telefonda konusuruz, sevmediğimi biliyor çünkü. Babam yok.
0
sopiro
(24.09.19)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.