Giriş
(9)

Uzak mesafe ilişkisi

tuvalet
Merhaba,Uzak mesafe ilişkisi yaşıyorum ve çok kısa tavsiyelerinize ihtiyacım var.Kıtalar arası bir ilişki ve bir seneyi geçti, senede bir kere görüşüyüroz ve epey sıkıntılı bir süreç olmaya başladı.temel nedeni : gelecek belirsizliği o (kadın tarafı) türkiye'de ve ne olacağı belli değil ilerde buray
Merhaba,
Uzak mesafe ilişkisi yaşıyorum ve çok kısa tavsiyelerinize ihtiyacım var.
Kıtalar arası bir ilişki ve bir seneyi geçti, senede bir kere görüşüyüroz ve epey sıkıntılı bir süreç olmaya başladı.
temel nedeni : gelecek belirsizliği
o (kadın tarafı) türkiye'de ve ne olacağı belli değil ilerde buraya gelip gelemeyeceği ne zaman geleceği vs.
ben ise abd'deyim ve en az üç sene daha belki de daha fazla buradayım.

bu belirsizlikler bizi bitiriyor. en çok da beni, anksiyete başladı ciddi düzeyde, bi şeyler net olmayınca hayat ilerlemiyor benim için.
ne yapsak bilemiyorum, seviyorum da çok ama onun çekinceleri (burayla ilgili) öyle bir hale soktu ki beni sanki buraya gelse de mutsuz olacağız.

yapacak işi yok burada, benim maaşımla geçinemeyiz, geçinsek de bütün gün evde kalmasını ne ben ne o ister, sırf benim için tüm düzenini bozup istemediği bi yerde hiç bilmediği insanların arasında yaşaması ile ilgili çekincelerim var, mutsuz olacak diye... vs. vs. vs.
ben abd'ye gitmeden üç ay önce başladı ilişkimiz.
bi senedir de devam ediyor uzaktan. başladıktan sonra sadece bir kere gördük birbirimizi.
bilmiyorum devam etmek mantıklı mı değil mi , ne yapmam gerekiyor sağlıklı düşünemiyorum o yüzden belki deneyimli birileri görüş bildirir diye buraya yazmak istedim.
0
tuvalet
(29.03.17)
O iş yaş reis. Ben 500 km lik ilişkiyi yürütemedim ayda 1-2 kere görüşmemize rağmen. Bi yerden sonra git geller için maddiyat büyük problem oluyor. 1 senem havalimanlarında pazar günlerimi piç ederek geçti ve sonunda bitti. Her uzun mesafe ilişkisi bitmeye mahkumdur benim gözümde. Olmuyorsa zorlama bence.
0
Arthur Dayne
(29.03.17)
Arthur Dayne'i çürütmeye geldim. 4 senelik uzak mesafe ilişkisini nişanla taçlandırdık iki ay önce, yaza da evleniyoruz.

Ama verebileceğim en iyi tavsiye gelecekle ilgili belirsizlikleri kaldırmak ve plan yapmak. Kaldı ki biz 5-6 haftada bir görüşüyorduk, yazları birlikteydik. Senede bir kez görüşüp ne zaman bir araya geleceğiniz de belirsiz olursa çok yıpranırsınız. Birinizden birinizin fedakarlık yapıp diğerinin yanına gitmesi lazım, "iki sene sonra birlikteyiz" diyebildiğiniz zaman o iki sene rahat geçer ama ne zaman bir araya geleceğiniz belirsizse 3-5 ayı bile zor geçirirsiniz. İki taraf da ilişkisinden ne kadar emin o önemli burada. Sevgiliniz yanınıza gelir, alışamazsa 3 sene sonra birlikte Türkiye'ye dönersiniz, çok zor değil. Amaç hayatı birlikte geçirmekse bunlar mesele olmaz.
0
gmzo
(29.03.17)
Eger sen amerikaya gitmeden 1-2 yil once baslamis olsaydi derdim, bu sacmaliga katlanmak icin bir nedeniniz var, bir gecmisiniz var diye. Ama hicbir seyiniz de yokmus. Senede 1 gorusulecekse zaten olmaz, cile cekmeyi gerektirecek gecmisiniz de yok.

Bitirmek lazim. Gereksiz yipratici. Iki taraf icin de.
0
kuehles blondes
(29.03.17)
Daha bir kere görüşmüşsünüz. Bir birinizi bu kadar kasmayın. Enerjinizi boşa harcıyorsunuz.
0
arnold schwarzeneger
(29.03.17)
burdan bakınca hayatının en büyük hatası olacak gibi duruyor.

ki sen gitmeden 3 ay önce tanışmışsınız sadece. ve sadece senede bir sefa görüşebiliyosunuz? bu bi ilişki bile dğeil bence. boşa kürek çekip zamanı boşa harcamayın. ben bi kaç kere denedim. daha yakın mesafelerde bile gereksiz yük oluyor insana.
0
elorelia
(29.03.17)
Arkadaşım ve sevgilisi beş yıldır aynı sebeplerden dolayı uzaktan yürütüyor. Çocuk yabancı, maddi durumu iyi değil ikisinin de ama para biriktirip görmeye geliyor yılda bir kere ya da kız gidiyor.
0
geçerkenugradım
(29.03.17)
neye çekiniyorsunuz anlamadım. senin işin ve kalacak yerin var belli ki. gelsin yanında başlarda kaçak şekilde garsonluk vs yapar, bi okula falan başvursun gelsin nedir yani. türkiyede kalıp bombayla öleceğine kalk gel şurda hayatımızı yaşayalım de. ha yok gelemiyorum vs derse de böyle ilişki mi olur der ayrılırsın.
0
freya
(29.03.17)
benim de sonradan uzak mesafeye dönüşen bir ilişkim olduğu için ılıman bir tavsiye vermeye gelmiştim ama birbirinizi 1 kere gördüyseniz bu nasıl iştir diye sormadan edemicem. 1 sene nasıl devam etti ben ona şaşırdım. hiç boşuna kendinizi yıpratmayın sen amerika'da o türkiye'de yoluna baksın.
0
sanguine mcqaer
(29.03.17)
time to say goodbye
0
superb
(30.03.17)
(18)

kardeşim psikoloji okumayı düşünüyor, babam hukuk diye tutturdu

gmzo
öncelikle iki alana da hakim değilim. kardeşim hukuk düşünüyordu ama, bugün sonuçlar açıklanınca konuştuk tekrar "hukuktan emin değilim, odtü psikoloji düşünüyorum şu an" dedi. sonra babam aradı, "psikolojiye dönmüş galiba" dedim. babam başladı "psikoloji okuyup ne yapacak, hukuk okusun, sen de o yö
öncelikle iki alana da hakim değilim. kardeşim hukuk düşünüyordu ama, bugün sonuçlar açıklanınca konuştuk tekrar "hukuktan emin değilim, odtü psikoloji düşünüyorum şu an" dedi. sonra babam aradı, "psikolojiye dönmüş galiba" dedim. babam başladı "psikoloji okuyup ne yapacak, hukuk okusun, sen de o yönde yönlendir konuşurken." diye söylenmeye.

şimdi ben açıkçası kendisinin karar vermesinden yanayım. verdiği karar doğrultusunda da yanında durmayı düşünüyorum. herhangi bir meslekte başarılı olmanın kişinin kendi tercihleri, çalışması ve yaklaşımı doğrultusunda gerçekleştiğini düşünüyorum.

iki tarafı da doğru yönlendirebilmem adına sorularıma gelecek olursak:

1. hukuk okuyacak birinin karakteri hangi yönde güçlü olmalıdır? hangi yatkınlıklar yararlı olur?

2. ikisini de aynı anda değerlendirebilecek olan var mı bilmiyorum ama, iş alanı açısından gerçekten fark çok mu büyük?

3. çifte vatandaşlığımız var, olası bir durumda kardeşimin ileride yurtdışına da gidebileceği bir eğitim almasında yarar var. hukuk bu konuda sıkıntı yaratır diye biliyorum, doğru mudur?

4. böyle bir durumda kardeşe nasıl yaklaşmak gerekir, babaya nasıl yaklaşmak gerekir, tavsiyeleri olan varsa alayım.

edit: 1.sorunun psikoloji versiyonu da geçerli.
0
gmzo
(28.03.17)
ayıptır söylemesi, şurada çok güzel yorumladım olayı.

www.eksiduyuru.com
0
kurnaz
(28.03.17)
Ankara Hukuk'ta okuyan birisi olarak ODTÜ psikoloji diyorum.
0
tahin pekmez yoğurt
(28.03.17)
@tahin pekmez yoğurt sebebini de açıklayabilir misin?
0
🌸gmzo
(28.03.17)
hukuk mezunuyum, kardeşim psikoloji. Kesinlikle ikimizin tarzi ve hayat algisi farklı. O daha sakin, bireysel diyolaga yakin ben daha hararetli, daha dışa dönük biriyim. Kardeşim hukuk istemedi, psikoloji okuyor ve bu bölümü okumasi öncelikle cok daha rahat, zevkli. Çifte vatandaşlık demişsin hukukla alakalı ne olursa olsun mesleğini dışarıda yapma olasılığı pek yok. Her ülkenin hukuk sistemi cok farklı.
Ha yüksek lisans,dil egitimi gibi konularda her 2 bölüm için de vatandaşlığından faydanabilir bilmiyorum .
Aslında tamamen karakteri ile alakali bölümler. Hangisine daha yatkinsa onu tercih etsin. Baba hiç karışmasin herkesin kendi geleceği.
0
cabiday
(28.03.17)
psikoloji okusun, üstelik odtü'de olacak. çok derin bir alan. örneğin psikoloji okuyup sanat terapi alanlarına yönelebilir ki henüz ülkede bakir diyebileceğimiz bir alan. aynı zamanda da keyifli... hukukla filan boğuşmasın, hazır psikoloji istiyorken...
0
chihirovekohaku
(28.03.17)
1. Hukuk ve psikolojinin her ikisi de insanlarla doğrudan iç içe bulunulan meslekler. İnsanlarla iletişim söz konusu olduğu için her şeyden önce sabırlı bir karakter gerekli. Bir miras davasında taraflar arasındaki sorunları halletmeye çalışırken de, psikolog olarak ailesinden şiddet görmüş bir çocukla konuşurken de sabra ihtiyaç olacak. Hukukçu değilim, sayısal bir bölüm okuyorum. Sadece açık öğretimden iki yıllık hukukla ilgili bir bölüm bitirdim ikinci üniversite olarak. Buna dayanarak güçlü bir hafıza gerektiğini söyleyebilirim. Kanunlar arasında kaybolmamak için iyi bir hafıza gerekli.

2. Hukukun iş alanı daha geniş. Ancak her ülkenin farklı hukuk sistemi olduğu için yurt dışına çıkmak çok kolay olmuyor. Psikolojide yurt dışına çıkmak daha kolay olabilir.

3. Yurt dışında yaşayacaksa o ülkenin hukukunu bilmesi işine yarar ve mesleğini orada yapar. Amerikan hukuk sistemini öğrendikten sonra Türkiye'de avukatlık yapmanın bir mantığı yok. Mesleki birikimle akademik birikim farklı.

4. Dört yıl okuyacak olan kardeşiniz. Vizeye de o sabahlayacak, finale de. Sevdiği bölümü okusun. Babaya yanlış meslek seçiminin ileride yaratacağı sorunlardan bahsedilebilir. Çalışma performansında düşüklük, sürekli mutsuz olmak vb. gibi.
0
dissendium
(28.03.17)
Hukuk eski hukuk değil. Her yer avukat kaynıyor. Mesleğin başka bir ülkeye gittiğin zaman geçersiz gibi bir şey. Eğitim bence iyi değil. Okullar aşırı abartılıyor ben 3 yıldır herhangi bir kalite göremedim. Hâlâ ezberci saçma sapan bir sistem var. Sınıflara 400 kişiyi doldurup hocanın ders anlatıp çıkmasına eğitim adı veriyorlar. Hocalarla iletişime bile geöiçemiyorsun.

Hakim savcı olmak hukukun olmadığı ve özgür karar veremeyeceğin bir yerde benim için anlamsız geliyor. Zaten herkesi hakim savcı yapmıyorlar. Bazı vakıfların yurtlarında kalanların isimleri gidiyor ve onlar seçiliyor.
Daha yakınacak çok şey var ama yazmaya üşeniyorum. Hukukun içine görünce eksiklikleri, çarpıklıkları görüyorsun.
0
tahin pekmez yoğurt
(28.03.17)
Yanlış hatırlamıyorsam İsviçre vatandasiydiniz. Ben de öyleyim.


Galatasaray hukuktan mezunum ki Türkiye'den çıkışlarda en kolay yurtdışı imkanı tanınan okul bizim okuldur. Buna rağmen İsviçre'de herhangi bir yüksek lisans için kabul alamadım, notlarım da gayet iyiydi üstelik. Yüksek lisansı geçtim, mesleği orda sürdürmem çok güçtü. 1 sene boyunca hem babam hem ben araştırdım. 2. Sınıftan itibaren tekrar başlamam gerekiyordu. Isvicre'deki hukuk sistemini anlatmama da gerek yok sanırım.

Velhasıl benim babam psikolog. Zamanında yüksek lisans için İsviçre'ye gitmiş ve orada kalmış. Onun da yonlendirmesiyle, hukuktan da soğumuş olmam sebebiyle bu sene Türkiye'de hukuk alanında yüksek lisans yaparken ayni zamanda psikoloji bölümüne başladım. Çok çok mutluyum. Benim bölümüm burasiymis diyorum. Olası bir durumda da İsviçre'de eğitimime/ meslegime devam edebileceğimı bilmek de ayrıca rahatlatıcı benim açımdan.

Tabii bunda önemli olan kardeşinizin tercihi ama hukuk babanızın bildiği gibi değil artık. İyice ele ayağa düşen bir meslek oldu. İyi bir okuldan kendini geliştirerek mezun olmazsan (ki ben öyle mezun olduğum halde sogudum) hayatın boyunca mutsuz olacağın bir iş yapıyorsun.

O yüzden siz kardeşinizi manipule etmeye çalışmayın, bırakın ne istiyorsa onu okusun.

Şunu da ekleyeyim; dışardan bakınca psikolojinin iş alanı kısıtlı görünüyor fakat öyle değil. Herkes klinik psikolog ya da pedagog vs oluyorlarmis gibi düşünüyor. Hiç tahmin etmeyeceğiniz yerlerde calisabiliyorsunuz ve çok çok geniş alanı var. Türkiye'de imkanlar biraz daha kısıtlı olsa da İsviçre'de bu imkanlar derya deniz. Birebir hem babamdan biliyorum hem de kendimden.
0
fraise
(28.03.17)
Psikoloji bölümü mezunu demek ruh sağlığı çalışanı demek olmuyor bunu öncelikle bir netleştirmek lazım. Psikoterapist olmak için yüksek lisans + ek eğitimler gerekiyor. Bunların hepsi para. Yüksek lisans sürecinde çalışması diğer bölümlerdeki gibi mümkün olmayacak. Devlete atanma da şuan mümkün değil gibi bir şey. Mezun olduktan sonra ortalama 70-80 bin tl para harcayabileceksiz okusun. Diğer türlü çok düşük maaşlara çalışır. Bir de 5 sene sonrasında ne olur bilinmez.
0
roe
(28.03.17)
böyle cümleleri insanlar sert buluyor ama, yapacak bir şey yok.

babanıza çocuğunu rahat bırakıp kendi hayatıyla ilgilenmesi gerektiğini anlatmak gerekiyor. 2017 yılında hala çocuğunun ne sevmesi ne yapması gerektiğine kendisi karar vermeye çalışan insanlar olması üzücü.

not: şimdi anladım, babaya saygısızlık gibi anlaşıldığı için sert geliyor. benim babanıza ve çocuklarının eğitimi için gösterdiği çabaya büyük saygım var. fakat söylediğiniz gibi, sevdiği işi yapmayı bilmemek babanıza ait bir özellik. ama kardeşinizde de olmak zorunda değil. bunu söylemeye çalışıyorum sadece.
0
otonomo
(28.03.17)
@otonomo her çocuğun bir birey olarak kabul edilmesi gerekiyor ve bu bizim toplumumuzda genelde sorun oluyor. bana meslek konusunda karışmamıştı ama, istanbul'a göndermek istememişti korktuğu için. karşı durup geldim yine. babam maddi sebeplerden dolayı okuyamamış, bu yüzden canını dişine takarak çalışıp çocuklarına iyi bir eğitim sunmak için hayatını veren bir insan. 53 yaşında ve evden sabahın köründe çıkıp, akşam 8'de dönüyor hala. bunu da sağlıklı bulmuyorum ama bir şekilde fazla müdahaleci davranmasının sebebi de bu. 16 yaşında hiç bilmediği bir ülkeye gidip garsonluk yaparak başlayınca hayatına kişi, çocukları en azından belli başlı sıkıntıları çekmesin istiyor sanırım. "sevdiğin işi yapmak" nedir bilmiyor, yaptığı işi sevmeyi öğrenmiş bir şekilde.

çocuk da tam karar verebilmiş değil, derdim buradan bilgi edinerek karar aşamasında yardımcı olmak. çok güzel cevaplar geliyor, teşekkürler herkese.
0
🌸gmzo
(28.03.17)
Odtuyu kazanabiliyorsa psikoloji okumali. Alalede bir okula gidecekse psikoloji yerine sosyal hizmey uzmanligi gelecegi daha acik bir bolum.
Hukuk evet baska bir ulkede meslegini yapamiyor. Odtuden sonra isvicrede yuksek lisans yapsa psikoloji acisindan kendisini cok one gecirir. Ve evet illa klinik psikolog olmasi gerekmez, odtululerin bir cogu gelisimci ya da endustrici oluyor ya da reklamci vs. Bence cok daha ozgur olabilecegi bir bolum var. Ama ilk mezun oldugunda zorlanacagi bir bolum, ki hukuk da oyle aslinda.
0
red g
(28.03.17)
babam hukuk diye bastırdı, ben ingilizce psikoloji seçtim. götümden terler akıyor okurken, ama zerre pişman değilim. hukuk okusaydım, istemediğim bir bölüm olduğu için pişman olacaktım.
kendi istediği alana yönelmesi konusunda teşvik edin, babanızın değil. psikoloji çok geniş iş olanakları olan bir bölüm, küçümsemesin babanız da.
0
bir nick var benden iceri
(28.03.17)
bu arada benim de çifte vatandaşlığım var ve yüksek lisansımı yurt dışında yapacağım, araştırdığım ülkelerde ab vatandaşlarına çok ciddi indirimler sağlıyorlar, örneğin hollanda'da yıllık 2bin euro yüksek lisans ücretleri. ve psikoloji adına, yurt dışında yüksek lisans çok şey katar mutlaka.
0
bir nick var benden iceri
(28.03.17)
istiyorsa okusun hukuk da ben bu türkiyedeki hukuk balonunu anlayamıyorum, evet mezun olur olmaz en aşağı 5-10 bin lira maaşın hazır, ofisin hazır vs. böyle bir ortam mı var sanılıyor? iyi okullarda okuyan arkadaşları tenzih ederek söylüyorum artık isteyen herkes hukuk fakültesi bitirip avukat olabilir, öyle bir durumdayız. zibilyon tane hukuk fakültesi ve kontenjan var her yıl 15 bin kişi mezun okuyor. ve 1 yıllık stajla sınavsız vs. herkes avukat oluyor. boş beleş adam için iyi de çalışkan zeki insanın burdan sıyrılması zorlaşıyor.
iyi bir çevre yoksa iş getirecek, ailede avukat hakim savcı vs. yoksa, ana-baba avukat değilse ki büro ve dava dosyası, müşteri vs. kalsın diye, ben tavsiye etmem. artık herkes hukuk okuyabildiği için bi havası da yok. en boş beleş adamlar bile özelde-sözüm meclisten dışarı- hukuk okuyor, bir havası da kalmadı. ben bile 2 yıl aöf adalet okuyup dgsyle iyi bi hukuk kazanabilirim, özele falan değinmedim bak.
ayrıca türkiye'de insanlarla- hem de problemli insanlarla uğraşacağın bir meslek. adliyelerde hayat mı geçer her türlü insan-iti kopuğu serserisi- var.
yurtdışı kapalı bölüm, boşa okumuş gibi olur. türkiyenin durumu belli sonuçta yurtdışı kartı açık olmalı bence. odtü teknik üniversite diye düşünülmesin iibfsi de beşerisi de çok iyidir. odtü psikoloji gözüm kapalı tavsiye ederim
kız kendisi istiyorsa yapsın, ama hukuk önü açık şöyle havalı böyle ayrıcalıklı vs. diye göndermeyin, yarın öbür gün belki akpli değilse hakimler, bilirkişiler haklı olduğun davayı bile kazandırmayacaklar sana öyle bir ülke artık burası. bi havası da kalmadı hukukun, işletme bizim zamanımızda hukuktan yüksekti puanları çok popülerdi, 3-5 yıla hukuk da aynısı olacak.
0
limoncello
(29.03.17)
bundan 15 sene evvel hukuk çok düşük puanlı, çok rağbet görmeyen bir bölümdü. cemaat yönlendirmesiyle puanlar yükseldi, ihtiyaç da arttı ama bu grafik geri aşağı doğru gidiyor. her özel üniv de hukuk mutlaka açılıyor.kararı kendi ideallerine göre versin bence.
0
taksici milletin efendisidir
(29.03.17)
Yillar once ayni duruma dusmustum. Kanip hukuk sectim ve pismanim. Turkiye'de yapilacak is degil. Keske uluslarasi gecerlilifi olan bir sey okusaydim diyorum simdi. Bence cocugu rahat birakin ne istiyorsa secsin. Babayi bu yonde ikna etmek daha mantikli.
0
rusyalı kozmonot
(29.03.17)
rusyalı kozmonot +1 hukuk seçtim pişmanım. keşke uluslararası geçerliliği olan bi bölümde okusaydım diyorum ben de. hukuk bomboş bölüm türkiye'de. mezunlar asgari ücrete falan çalışıyor. koç, galatasaray, bilkent falan kazanıp yabancı dile hakim bir hukukçu olacaksa ne ala, olmayacaksa yol yakınken psikoloji yazsın, güzel güzel okusun, yurtdışına çıksın.
0
jangbogo
(29.03.17)
(7)

doğum kontrol hapı düzenli kullandıran aplikasyonlar var mı?

dessy
Çok unutkan biriyim. Doktorum doğum kontrol hapı verdi. Unutmamak için kullandığınız bir aplikasyon var mı?
Çok unutkan biriyim. Doktorum doğum kontrol hapı verdi. Unutmamak için kullandığınız bir aplikasyon var mı?
0
dessy
(28.03.17)
alarm kuruyordum ben.
0
strawberry first
(28.03.17)
sevgilinize "baba mı olmak istersin yoksa hapı mı hatırlatmak" deyin, alarm kurmaktan daha etkili şekilde size hatırlatır :)
0
hosein
(28.03.17)
alarm kur +1

benim kullandığım hapta minik etiketler vardı, işaretleyip oradan takip ediyordum ama sendekinde böyle bişiy yoksa her gün takvimine bir harf yaz hapı alır almaz, uygulama çok lazım değil, unutmazsın.
0
evde liyakat kalmamis
(28.03.17)
her akşam dişlerini fırçaladıktan sonra içersen unutmazsın.
0
fyodor dostoyevski
(28.03.17)
adet takvimi (period calendar) adlı uygulamayı kullanıyorum. her gün saat 7'de hatırlatıyor bana, uygulamaya girmediğim sürece de hatırlatmaya devam ediyor.
0
mutlusismankedi2015
(28.03.17)
eski sevgilim bunun için telefonda bi aplikasyon kullanıyordu ama adını bilmiyorum, araştırın vardır mutlaka
0
limoncello
(28.03.17)
clue diye aregl döngüsünü izleyen bir uygulama var, doğum kontrol hapı hatırlatması da var içinde.
0
gmzo
(28.03.17)
(8)

sizin de istanbuldan kaçma gibi planlarınız var mı yakın zamanda?

limoncello
moda ya, varsa nereye ne iş vs. yapmayı planlıyorsunuz?edit: yalnız sorduğum ülkeden kaçmak değil mesela abd ya da avrupaya gitmek değil de istanbuldan türkiyede başka bir şehre gitmekle ilgili
moda ya, varsa nereye ne iş vs. yapmayı planlıyorsunuz?

edit: yalnız sorduğum ülkeden kaçmak değil mesela abd ya da avrupaya gitmek değil de istanbuldan türkiyede başka bir şehre gitmekle ilgili
0
limoncello
(21.03.17)
Var.

Yazılımcıyım. Remote çalışabiliyorum, çalışabileceğim iş bulabilirim veyahut Avrupa'da kolaylıkla iş bulabilirim. Eş durumundan şimdilik İstanbul'dayız, zamanın ne göstereceğine bağlı olmakla birlikte; en azından orta vadede İstanbul'dan kaçmayı planlıyorum/planlıyoruz.

edit: ihtimallerim arasında bodrum'a taşınmak da var.
0
saygilarefendim
(21.03.17)
var. nisan sonunda işi bırakıp izmire taşınıyorum. iş bulmadım bi şekil kazanılır para. beyaz yakalığa mümkün olduğunca dönmeme planım var. kısmet.

not: 10 senedir istanbuldayım yetti + zaten izmirliyim
0
freya
(21.03.17)
bir aksilik olmazsa agustos-eylul gibi ankara'ya tasinip orada okuyacagim ben. bugunun sartlarinda en az 4 bin lira kazanmadigim surece de geri donmek istemiyorum, cok kotu sartlarda yasamadigim veya issiz kalmadigim surece ankara'da kalirim. sansim yaver giderse zaten yuksek lisans icin rusya'ya gitme sansim olur, gidince de donmem geri.
0
der meister
(21.03.17)
İstanbul'dan Kıbrıs'a (memleketime) kaçtım, mutluyum.
0
long live rock n roll
(21.03.17)
Valla benim yok. Önümüzdeki 35 seneyi Istanbul'da geçirmeyi düşünüyorum, sonra gider emekli olurum Anadolu'da. Keşke gidenlerden misli misli gelenler olmasa da rahat etsek biraz.
0
gmzo
(21.03.17)
4 yıl önce şantiyecilik yapmak için ayrıldım, 2 yıl önce dükkan açıp istanbulun 1300 km ötesinde yerleşik hayata döndüm. Aramıyorum hiç o şerefsizlerin memleketini :)
0
kargn
(21.03.17)
Maaşım 5 haneli şekilde 2 rakamı ile başlayacaksa giderim İstanbul dışına yoksa İstanbulda sürünmeye devam
0
turkuaz
(21.03.17)
ankara'dan var. hedef mudanya.
0
babilbaligi
(21.03.17)
(40)

özel üniversite mezunlarına ön yargılı mısınız?

limoncello
parayla okuyanlar için. yani tanışıp özelde okuduğunu ya da mezun olduğunu öğrenince bi 'gerizekalı bu' önyargısı oluyor mu?
parayla okuyanlar için. yani tanışıp özelde okuduğunu ya da mezun olduğunu öğrenince bi 'gerizekalı bu' önyargısı oluyor mu?
0
limoncello
(19.03.17)
Oluyor :(
0
devilred
(19.03.17)
Gerizekalı demem ama önyargım var evet.
0
aquarium
(19.03.17)
@aquarium tam olarak ne gibi?
0
🌸limoncello
(19.03.17)
Universitesine ve bolumune bagli. Iyi bir universitenin iyi bir bolumunden mezun olmayi basarabildiyse sikinti yok.
0
crown
(19.03.17)
Özel ünide tam bursluyum ama bana bile oluyor...
0
dedi ayca
(19.03.17)
Özelden özele değişir. Bilkent, odtü, boğaziçi, koç, itü, sabancı dışındaki tüm üniler çöp zaten
0
prince legolas
(19.03.17)
saçmalıktan başka bir şey değil. atıyorum, yeditepe tıp'ta ücretli okuyanın başarı sırası

ücretliye ilk girenin başarı sırası: (8.675)
sonuncunun başarı sırası (24.669

marmara bilgisayar mühendisliği
ilk girenin başarı sırası: (8.829)
sonuncunun başarı sırası (25.973)

şimdi neye göre belirleyeceğiz?

2017 yılında hala bunu mu konuşuyorsunuz?
0
blue eyes white dragon
(19.03.17)
Yani dandik bir bölümse zaten pek bir yorum yapmam da iyi bir bolumden bahsederken ozelde burssuz oldugunu ogrenirsem mal bu demem ama hımm parayla okuyor yani der geçerim. Pek saygi duymuyorum yani. Yetersiz geliyor. Tabi koç gibi okullardan bahsetmiyoruz.
0
aquarium
(19.03.17)
@blueeyes özel tıpların burssuzlarına da tepki var. özellikle tıp ve hukuklara
0
🌸limoncello
(19.03.17)
Hangi üniversite olduğuna bağlı. Groupon'la Nişantaşı Üniversitesi'ne girmişse "Gerizekalı bu" demem ama atıyorum mühendis olarak ciddiye almayabilirim. Yine de kendini geliştirmesine de bağlı.

Devlet ve özelle ilgisi yok; ikisinin de iyisi körüsü var.
0
aychovsky
(19.03.17)
Bende olmuyor valla. Hatta belki özel üniversitede devlet üniversitesinden daha fazla imkâna sahip olup daha kaliteli eğitim alıyorlar.
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(19.03.17)
Saçma sapan okullardan mezun değilse olmuyor. Her insan illa devlet okulundan mezun olacak diye şart yok. Bir de dinamikler çok farklı oluyor. Bazen aileler şehir dışına göndermek istemiyor, kişi bulunduğu şehirde %50 burslu ortalama/iyi bir özel üniversiteyi kazanmış oluyor, orada eğitime başlıyor. E şehir dışında devlette okusaydı zekiydi de özelde okuyunca mi salak oluyor?

Böyle birkaç örnekle karşılaştım. Kendini gelistirebildikten sonra çok önemi kalmiyor benm için.
0
fraise
(19.03.17)
Şimdi devlette okuyorum ilkokul-lise özeldeydim. Arkadaşlarımın %90ı özelde ve imkanları çok farklı. Devlete giden kafamı duvarlara vuruyorum teşekkürler.
0
jazzabel
(19.03.17)
Bizim zamanımızda özel üniversite sayılıydi.Simdi es dostun çocuğu bir bakıyorsun hukuk okuyor birde bakıyorsun hakim olmuş kime sorsam mühendis doktor diyor bu özel üniversite ve yeni açılan üniversiteler sayesinde .Özellikle hukuk, bir kürsü koydular hukuk fakültesi acildi.Asgari ücretle ise başlar oldular.
0
keditik
(19.03.17)
bir onyargim yok ancak bazi ozel universitelerin cok guzel imkanlari var onu demek istiyorum sadece. yeditepe'nin ve bilgi'nin mesela taa 2008 yilinda inanilmaz bir kutuphanesi vardi. bizim okulun kutuphanesi korkunctu o zaman. baya bir kaynak toplamistim oralardan. bir de bilgi'de mesela okuldaki bilgisayari kullaninca kendinize her seyi email atabiliyordunuz (makale) o zaman icin buyuk bir seydi gercekten. her turlu ingilizce kaynaga ulasabiliyordunuz. zira bizim okulda ayni yillarda secimlik ders icin gece 12'de siraya girip sabaha kadar sira bekliyorduk okul kapisinda -bu da gercek. cok ozenmistim kutuphanelerine. bu anlamda, bazi insanlar imkanlari nedeniyle seciyor da olabilir. bilemiyorum altan...
0
kassiopeia
(19.03.17)
Gerizekalı demem de okuduğu okula ve bölüme göre önyargılı olabiliyorum. Koç Üniversitesi'nde %50 burslu tıp okuyanla Atılım Üniversitesi'nde parayla matematik okuyan bir değil sonuçta.
0
ms brownstone
(19.03.17)
özel tıp okuyana iyi gözle bakmam. iyi olsa bile önyargımı kırması zaman alır. diğer bölümleri bilmiyorum.
0
fallopian
(19.03.17)
Jazzabel+1 diyorum, ayrıca özelde çevren de senin gibi zengin oluyor. Özele gitmedim çevrem fakir doldu fuck. Bende para var ama etkinliğe iştirak edecek arkadaşta yok ya onunkini de vercem ya da gitmicem, sonuç olarak 10 gideceksem 2 gidebiliyorum. Öyle saçmalıklar işte. Kafama tükürim.
0
beni taniyan yok bu sehirde
(19.03.17)
evet ön yargılıyım. Hem zeka hem de entelektüel kapasite açısından düşük oluyorlar. Kızlar okulu bitirse de ev kızı gibi. Erkeklerde galerici, emlakçı gibi. Parlak renkli giyinmeler, büyük güneş gözlükleri, yorumlayamama, kızlarda tuhaf bir cilt. Özetle her anlamda sığlık ve kalitesizlik. Özelde mühendislik mimarlık okuyan çok gördüm ama bunların çoğu mesleklerini yapmıyorlar belki de yapamıyorlar.

Koç, bilkent falan denilmiş de buralarda da böyle tiplerden az da olsa var.

Sorun okullarda değil, öğrencilerde. Yoksa tabii imkan iyi de sığ ve aptal olunca işe yaramıyor.
0
empedokles
(19.03.17)
Evet. Beni hiç yanıltmadilar şimdiye dek.
0
cabiday
(19.03.17)
Geri zekalı olduklarını düşünmüyorum. Dünyadaki en iyi üniversitelerin hepsi paralı. Harvard, Oxford, MIT vs. hepsi paralı bunların. Zeki bir insan da olsan bir şekilde para veriyorsun bu okullara. Bir insanın bir okula para vererek eğitim almak istemesi neden aptallık olsun ki? İstanbul Üniversitesi iyi bir üniversite diye bilinir ama devlet üniversitesi olmasına rağmen gözümde çok değerli değil mesela. Hukuk fakültelerinde devam zorunluluğu yok. Amfiler leş gibi. Bir sınıfta 150 kişi var. Sırf isim için neden böyle bir okula gideyim ki? Adam devam zorunluluğu olmadığı için okula gitmiyor. Hukuku komşusundan mı öğrenecek bu adam? Böyle rezilliklere katlanacağıma parasını verip özel bir üniversitede temiz temiz okurum daha iyi. Şu anda devlet üniversitesindeyim ama bir gün ekonomik durumum iyi olursa özel bir üniversitede istediğim bir bölümü okumak isterim.
0
dissendium
(19.03.17)
Gerizekalı falan çok ağır/anlamsız ama önyargı olduğu kesin. Ha Kırıkkale'de okumuş biri de gelip özel üniversitede okuyan gerizekalı falan derse gülerim. Türkiye'deki devlet üniversitesinin kalitesi de belli.
0
doxanikee
(19.03.17)
manyak mısınız oğlum niye birine gerizekalı ya da çok zeki demek zorunda hissediyorsunuz kendinizi?
0
hemsta
(19.03.17)
Sıradan bir devlet üniversitesinde okuyan en azından üniversite diplomasını hakkıyla alıyor. Sınavları bilgisiyle geçiyor. Özellerde notlar da şişirme.
0
empedokles
(19.03.17)
Özelde bedavadan not verildiğini sanmıyorum Nişantaşı vs değil kastım
0
🌸limoncello
(19.03.17)
özelde okuyan gerizekalı ne alaka koç bilkent gibi ciddi anlamda zor üniversiteler var bu okullara sadece para değil aynı zamanda bilgili olman gerekiyor
0
leo78
(20.03.17)
@vegas benim düşüncem değil toplumda öyle bir önyargı var mı diye sordum
0
🌸limoncello
(20.03.17)
evet. puanı yetmemiş, aradaki puan farkının parasını ödemiş diyorum.
0
karlmarx
(20.03.17)
Yoo olmuyor. Zamaninda %100 burslu okuyabilecekken gidip mal gibi devlet üniversitesinde okumayi sectigime yaniyorum.

Parasi varmis, parasini egitime harcamis. Aferin ona.
0
buf-e kür
(20.03.17)
özel derken, mesela bilkent turizm otelcilik başta olmak üzere atılım ve çankaya üniversiteleri mezunları gözümde alt tabaka.

anadolu ile selçuk'dan aşağıda, hitit ile çankırı'nın üzerinde bir yerde görüyorum. neticede devlet var devlet var.

ama mesela bilkent elektrik elektronik de özel, ama alanında ilk 5 içinde saymayanı döverler. o derece farklı olabiliyor.
0
babilbaligi
(20.03.17)
hiç öyle bir yaklaşımım yok.

100+ kişilik sınıflarda okumak mı?
20 kişilik sınıflarda okumak mı?
okulun sabit hocalarından ders almak mı?
piyasada tanınmış hocalardan, özel sektördeki başarılı insanlardan ve başarılı okulların başarılı hocalarından eğitim almak mı?


adam akıllı, özelde rahat rahat okuyor. aklına devlet okullarındaki, reislik, saçma salak marjinallik ile muhattap olmuyor. okula okumak için para veriyor ve tam olarak da bunun karşılığını alıyor. hatta bu okullarda burslu okuyanlar, tanıdığım en düzgün, kafası çalışan insanlar.
0
stewie
(20.03.17)
@prince legolas mesela o çok övülen sabancının mühendislikleri 80 bin 90 bin falan
bilkent koç ve sabancının mühendislik hariç diğer paralı bölümleri de , 100-150 bin, 200-300 bin 400 bin falan işletme, iktisat uluslar siyaset, iç mimarlık gibi bursluları çok yüksek belki odtü ve boğaziçinden de yüksek ama burslularla paralılar arasından ciddi fark var sıralama olarak
ha bilkent ve koçun paralı hukuku 25 bin falan belki
0
🌸limoncello
(20.03.17)
hem devlet okulu sonrasında da özel bir üniversitede okumuş ,2'sini de tecrübe etmiş biri olarak söyleyebilirim ki olay gerizekalılık değil, özel üniversitedeki çoğu kişinin başarmak için uğraştığı bir amacı yok.O yüzden de rahat ve ilgisiz olma durumları var.

Yani bir şey sorduklarında önceden onu araştırma gibi bir dertleri yok, direkt armut pişsin ağzıma düşsün istiyorlar.Başlarda oturup uzun uzun açıkladığım şeyleri sonradan bu durumu çözüp,nette şuna baksana diyip kestirip atmaya başlamıştım.
Böyle bir problem çözme kafası olmadığını düşünüyorum,yetiştirilme tarzlarına bağlı olarak.
Tabii bunda nesil farkının da etkisi var.

Onun dışında özel üniversite var, özel üniversite var.Benim tercih yaptığım dönemde,okulumun bir altındaki tercihim Yeditepe tam burslu mimarlık idi ki sonrasında da gördüm ki okuldan birçok hocam orada da eğitim veriyordu.Hem de çok daha az sayıda öğrenciye,çok daha teknolojik sınıflarda vs.Önemli olan bu imkanları değerlendirecek istek olması kişide.

Kıssadan hisse biraz önyargı ile yaklaşsam da aslında olay zekadan öte öğrenmeye açık ve istekli olmak.Bu önyargımı kıran birçok insan da tanıdım sonradan.O yüzden olmamak lazım aslında:)

edit: şunu da söylemem lazım ,özel üniversitelerde eğitim, sınavlar, genel sistem çok çok daha kolay.devlet okulunda günlerce sabahlayarak geçtiğiniz projeler sınavlar, ay hocam haftaya olsun nolooorr şımarıklığıyla cok kez ertelenebiliyor özel okullarda. Ya da aynı hoca özel okulda sorularını,eleştirilerinin derecesini azaltıyor devlet okuluna göre vs.
dolayısıyla bunun iş hayatına negatif bir etkisi oluyordur.
0
demoniclewinsky
(20.03.17)
önyargıdan kastın ne olduğuna bağlı. kendi alanım olan mimarlık çerçevesinde konuşabilirim, mesleki teknik bilgi açısından bir ön yargım olmaz. kişi pekala özel okulda da olsa çok çalışabilir ve bu açıdan gerekli donanımla mezun olabilir. ancak aldığı eğitim ve kazandığı vizyon açısından iyi bir devlet üniversitesi mezununun yanından geçemez. bunun da birçok sebebi var:

- "Bizim okula zaten İTÜ'den, Mimar Sinan'dan hocalar geliyor." mantığı var. Yanlış. Bir hocanın dışarıdan yalnızca proje dersi için geldiği üniversiteye sağladığı katkıyla, kadrolu bulunduğu üniversitede sağladığı katkı arasında dağlar kadar fark var. (Yeni mezunları öğretim görevlisi olarak alıp, proje verdiren özel üniversiteler de var ki, bunlar zaten direkt kapatılmalı.)

-Bunun yanı sıra mimarlık alanında ODTÜ, İTÜ, Mimar Sinan gibi okulların ekolleri var. Bu ekolleri bugünden yarına, dışarıdan getirdiğiniz hocaları toplayarak oluşturamazsınız. Eğitimlerinde eleştirilecek hiçbir şey olmadığını asla söylemem, mutlaka var. Ancak bu okulların ölüsü, herhangi bir vakıf üniversitesini 10'a katlar.

- Fiziksel çevre önemli. Çekmeköy'de veya apartmandan bozma yapıda okumakla Taşkışla'da, Fındıklı'da okumak arasında dağlar kadar fark var.

- Köklü okulların belli bir ekol çerçevesinde eğitim vermesinin bir etkisi daha var. Bu okullar piyasaya eleman yetiştirmez, meslek ve çevre etiği verilen eğitimde önemli bir rol oynar. Özel üniversitelerdeyse çocuklara bildiğin rant projesi yaptırıldığına birçok sefer şahit oldum.

- Türkiye'de gerçekleştirilen üniversite sınavındaki başarınınsa gözümdeki değeri 0, yazıyla sıfır. Bunun herhangi bir yargıda bulunmam için hiçbir etkisi yok.
0
gmzo
(20.03.17)
@gmzo peki bu okullarda tam burslu olarak okumak hakkında ne düşünüyorsun? hem okul yurt bedava ayda 500 lira harçlık verse iyi bir vakıf üniversitesine değil de itü mimar sinan ytü filan mı tercih edersin yine de?
0
🌸limoncello
(20.03.17)
ayni puanla bile girmis olsalar devlette iyi bir okulda okuyani ozeldekiyle bir tutmam. istisnalar sakli kalmak kaydiyla, adam ozel okumussa ailesinde para ve her turlu imkan var gibi dusunurum. bunlarin liseleri falan da ozel oluyor. hem en iyi hocalardan egitim aliyorlar, hem ingilizceleri cepte, hem ozel dersler vs. almis ama o kadar imkanla ayni puani aldiysa oburuyle bir tutmam. ama gerizekali demek icin baska kriterlerim var. bir bogazicili de gerizekali olabilir.
0
jimicik
(20.03.17)
gmzo'ya sorulan soruya maydanoz olayım.
yıldız'daki bir hocamız Yeditepe'de de ders veriyordu, ki Yeditepe son dönem türeyen apartman üniversitelerine göre çok daha köklü ve düzgün bir okul.
Kendi söylerdi,orada anlattığım içerik ve işleyiş sizinkinin çok gerisinde çünkü ilerlemek daha zor diyordu.Vize dönemlerinde onlara bu kadar yüklenmedğini söylerdi vs.
Doğruluğundan eminim çünkü dediğim gibi daha sonra özel üniversite deneyimim de oldu.
Ders veren kişi sınıf ortalamasına göre hareket etmek zorunda,sen özel üniversitede hocayı,imkanlarını ekstra zorlar isen ,daha fazla bilgi almak için uğraşırsan olur.Diğer türlü ortalama için verilen kadar alırsın ama devlet okulunda bir denklik var öğrenciler arasında.

Anadolu'daki diğer üniversiteler adına konuşamam,ya da son dönemlerdeki kadrolaşma üniversitelerdeki eğitim sistemini ne kadar bozdu bilmiyorum ama şahsi fikrim, o bölümde bilinen sayılı üniversitelerden birinde okumayı ,yine bilinen bir özel üniversitede tam burslu,ücretsiz yurt harçlık vs avantajları ile birlikte de olsa, okumaya tercih ederim.
0
demoniclewinsky
(20.03.17)
Okuduğu okuldan ziyade eğer kişi biraz aptalsa oluyor bu düşünce "zaten özele gidiyor" diye.
Ama "hıı özel okulda okuyor kesin aptaldır" diye bir şey olmuyor.

Kuzenim iş görüşmesine çağıracağı kişileri seçerken özel üniversiteden mezun olanların öz geçmişlerini kenara ayırıp önce devlettekileri çağırıyordu. Eğer o başvurulardan bir şey çıkmazsa diğerlerini çağırırdı. Bu da böyle bir örnek.
0
mutekebbir
(20.03.17)
@limoncello eğitim kalitesi açısından kesinlikle devlet üniversitelerini tercih ederim. ancak ailenin çocuğu istanbul'da okutacak yeterli durumu yoktur, o zaman tercih edilebilir çünkü barınma + 500 lira gibi bir para masrafların önemli bir kısmını karşılıyor. ama tabii bu çocuğun okula arabasıyla gelen öğrenciler arasındaki psikolojisini de düşünmek lazım.

öte yandan dokuz eylül, iyte, anadolu üniversitesi gibi okullar mümkünse yine vakıflara göre bu okulları tercih ederim. mimarlığı istanbul'da okumak önemli bir artı ama, yüksek lisans için de istanbul'a gelinebilir sonrasında, bunu yapan çok var.
0
gmzo
(20.03.17)
Geçmişte bana bağlı 6 mühendisin işe alım sürecinde bulundum.Tecrübe 5-6 yıldan fazlaysa hangi okuldan mezun kısmına çok sonra bakıyorsunuz.Öncelikle hangi alanlarda çalışmış,ne yapmış kısmı belirleyici oluyor.Mezuniyet sadece ilk yıllarda önemli oluyor.

Sorunun cevabı her disiplin için farklıdır ama benim eleman seçerken kafamdaki kategoriler altta.Boğaziçiyi eklemiyorum çünkü Boğaziçi mezunu mühendisi teknik işler için almam.

1) ODTU,İTU,Koç burslu,Sabancı burslu

2) Yıldız,İstanbul,Ege,Dokuz Eylül,Hacettepe,Marmara

3) Kocaeli,KATÜ,Isparta,Trakya vb. devletler ve Bahçeşehir,Işık,Yeditepe gibi özellerin burslu mühendislikleri
0
turkuaz
(20.03.17)
(11)

isviçre almancası vs alman almancası

cedex
birbirlerini anlıyorlar mı?evde isviçre tvsi var altyazılı, telaffuz ve dinlemeyi buradan geliştirebilir miyim? yoksa almancam kötü bir hal mi alır?(Goethe b1 sertifikam var)
birbirlerini anlıyorlar mı?
evde isviçre tvsi var altyazılı, telaffuz ve dinlemeyi buradan geliştirebilir miyim? yoksa almancam kötü bir hal mi alır?
(Goethe b1 sertifikam var)
0
cedex
(17.03.17)
İsviçreliler Almanları anlıyor. Almanlar İsviçrelilerin yazdıkları şeyleri anlıyor ama konuştuklarını anlamıyor. Bambaşka konuşuyorlar. İsviçreliler Almanların yanında konuşmaya utanıyor hatta. O yüzden dinleme bence.

Almanlar İstanbul Türkçesi, İsviçreliler İç Anadolu gibi düşün.
0
Lim5
(17.03.17)
farklılıklar var ama anlaşıyorlar tabii. şöyle ki viyanalı türk arkadaşım baselli ve leipzigli türk arkadaşlarla konuşuyor.
pratik için ben easy german'ı tercih ediyorum youtubeda. tavsiye ederim.
0
foseptik çukuru
(17.03.17)
Telaffuzu sakin isvicre tvsinden kapiyim deme.

Bir de isvicrelilerin aslinda gramerleri de almanya-avusturya almancasi gramerinden farkli biraz. Konusurken elbet anadili almanca olan biri anliyor ama isvicrelinin de biraz cabalamasi gerekiyor. Almanlarin anlamasini istemezse ortamda baska isvicreliyle oyle bir konusur ki halis muhlis hans bile bir sey anlamayabilir.

Almanca ogrenirken isvicre olaylarina girme, rtl filan ac, en temizi.
0
kuehles blondes
(17.03.17)
Şöyle söyleyeyim İsviçreli biriyle almanca yazışan bir alman her dediğini gayet normal bir şekilde anlar fakat iş konuşmaya gelince aksan farklılıkları var. İsvicreliler almanlari anlıyor fakat almanlar anlamakta biraz zorlanıyor.

Ben İsviçre'de okulda öğrendiğim çat pat Almancayla kendimi almanlara ifade edemedim mesela. Onlar benimle yavas bir sekilde almanca konuştu, ben ingilizce cevap verdim. O günden sonra da her gittiğimde ingilizce konuşmaya karar verdim. Daha önce almanca maillestigim insanlar olmuştu halbuki.
0
fraise
(17.03.17)
isviçrelilerin utandıkları filan yok, isviçre vatandaşıyım. baya güldüm bu yoruma.

isviçre'de konuşulan almanca farklı, almancayı isviçre ağzıyla konuşuyorlar diyelim. ancak okullarda "yazı almancası" (schriftdeutsch) dediğimiz almanca konuşuluyor ve almanlarla iletişim kurmak için konuşurken de yazı almancasını kullanıyorlar. konuşurken gidiyom, yapıyom diyip yazarken gidiyorum, yapıyorum yazmak gibi düşün.

isviçre kanallarında da programların bir kısmı yazı almancası kullanılarak sunulur (örneğin haberler), ancak haber esnasında bir isviçrelinin röportajı varsa mesela o kişi sokakta konuştuğu için yine isviçre ağzıyla konuşur. o yüzden almanca öğrenmek için pek doğru bir yaklaşım olmaz.
0
gmzo
(18.03.17)
Gmzo, valla ben de İsviçre vatandaşıyim, okulda alman kantonundan gelen bir arkadaşım 'bize koylu muamelesi yapıyorlar almanya'da. Bazen sevmiyorum orda konusmayi' demişti. Yani herkes için genelleme yapmak doğru değil. Hepsi utanmıyordur tabii de bir kısmının rahat hissetmediği kesin.
0
fraise
(18.03.17)
oha lan iki tane isviçre vatandaşı almanca hakkında ne güzel tartışıyor. :))

mesele türkçe-kürtçe olsa hemen küfür ederdik birbirimize. adamlar hakkaten ileri amk.

biri ''hey, bu yoruma güldüm''
diğeri, '' alman kantonundan gelen çocuk anlattı, rahat olmadıkları kesin''

kantonuna kurban olduklarım, beni de alın aranıza :)
0
kan aranıyor
(18.03.17)
@fraise o farklı bir mesele. köylü muamelesi yapan almanya'nın neresinden acaba? hani almanların da "köylüleri" ve "köylü gibi konuşanları" var, hepsi aynı konuşmuyor. bu doğudan öğrencilerin istanbul'a gelip, konuşmalarını uyduramayıp sıkıntı yaşamaları gibi bir şey.

zaten bu mesele isviçre'de almanca konuşulan kesimde özellikle eğitim alanıyla bağlantılı meselelerde sıkça tartışılan bir şey. biz 8.sınıftayken beden eğitimi dersinde bile öğretmene yazı almancası konuşma zorunluluğu getirilmişti örneğin. çünkü akademik anlamda başarılı olmak adına, yazı dilinde bu şekilde kullanıldığı için dile bu açıdan hakim olmak gerekiyor.

almanların bir kısmı bu yüzden muhakkak ön yargılı yaklaşıyor, bunun sonucunda da zaten isviçre'de almanlar pek sevilmiyor. zürih ve çevresi için bunu söyleyebilirim tabii sadece.

ancak ben genel olarak bunun "utanma" olarak betimlenemeyeceğini ve kültürel zenginlik getirmeleri sebebiyle dillere sahip çıkılması gerektiğini düşündüğüm için bu şekilde ifade ettim.
0
gmzo
(18.03.17)
Konunun ne olduğuna hakimim ben de. Benzer şeyler fransız kantonlarinda da var (kantonlar arası aksan farkı vs). Sadece "çok güldüm bu yoruma" deyince aslında içlerinde arkadaşın dediği gibi hissedenler de olduğunu söylemek istedim. Butun İsviçreliler almanlanlarin yanında ezilip buzulmuyor tabii ki.

Sonuçta her insan aynı değil, genellemek de iki taraf için de doğru değil.

Velhasıl almanya almancasi ile İsviçre almancasi gramerde aynı, pratikte farklı. Bu yüzden de çeşitli handikaplar var. Siz en iyisi alman kanallarından pratik yapmaya çalışın :)
0
fraise
(18.03.17)
@gmzo Vallahi öyle. Mekan Lörrach, İsviçreliler çeviri yaptırıyor. Hannover'e gitseler hiç konuşmazlar demek ki :)
Olabilir yani böyle şeyler, kuzenim de Fransızca konuşurken kendini hiç rahat hissetmiyor. Bu arada Zürih çok güzel bir yer diyerek tespitlerimi sonlandırıyorum.
0
Lim5
(18.03.17)
Hocam haberlerini izledigimde &70-80 anliyorum, cünkü Hochdeutsch`a yakin konusuyorlar.
Anadil kullanicisi benim anladigimdan cok daha iyi anliiyor tabi.
Ben haberlerini izlerdim senin yerinde olsam, kötü bir etkisi olmaz. Ben Almanyada A1 ve A1.2 alirken, hoca üniversitede bazen cdden Isvicre Almancasi aciyordu ve quiz oluyorduk bu kayitlardan, düsün yani.
0
buf-e kür
(18.03.17)
(18)

Kira yerine ne?

catpat
Arkadaşımın annesiyle kaldığı evinde kalıyorum 2 aydır. Bi süre daha kalıcam gibi görünüyor. Durumları çok iyi değil, samimiyetten kiraya destek olmayı öneremiyorum. Kiranın yarısını karşılacak kadar falan bi hediye vermek istiyorum ama altın da yanlış anlaşılabilir para gibi. Ne alsam annesine?
Arkadaşımın annesiyle kaldığı evinde kalıyorum 2 aydır. Bi süre daha kalıcam gibi görünüyor. Durumları çok iyi değil, samimiyetten kiraya destek olmayı öneremiyorum. Kiranın yarısını karşılacak kadar falan bi hediye vermek istiyorum ama altın da yanlış anlaşılabilir para gibi. Ne alsam annesine?
0
catpat
(17.03.17)
ihtiyaçları olan bir şey alsana. iki aydır kalıyorsun bilmen lazım.
0
bohr atom modeli
(17.03.17)
Eksik olan bi mutfak eşyası tabiki.
Ya da bir ay elektrik veya doğalgaz faturası
0
etna
(17.03.17)
mutfak masraflarına katkı, fatura ödeme uygun olur. Altın takı hediye etsen bozdurmak onlara ayıp gelir.
mutfak masraflarına katkıyı para vererek değil de bişeyler alarak yapman uygun olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.03.17)
Bence sen direk kiraya destek olmayı bir öner.
0
nedendir bilinmez
(17.03.17)
bir gün markete git, doldur torbaları envayi çeşit erzakla, öyle git eve.
0
kibritsuyu
(17.03.17)
paraya ihtiyaci olan bir insana skain gidip bir sey alma. ya kira ya fatura ya mutfak masraflarini hallet. nakit olmayinca ne yapsin insan bir ihtiyacinin karsilanmasini.
0
sparkle kiddle
(17.03.17)
kiraya ortak olmayi kesin onerin. belki bekliyorlardir. ayip olmaz.
0
carabelli
(17.03.17)
carabelli +1

durumları iyi değilse hediye şu aşamada çok anlamsız kalır. ben olsam samimiyetten teklif ederim. hatta bütçemi ona göre ayarladığımı vs söyler ısrar ederim.
0
elorelia
(17.03.17)
Ya kiraya ortak ol ya da faturalari sen ode. 2 aydir bunlari teklif etmemis olman cok ilgincmis.
0
England
(17.03.17)
@sparkle kiddle +1
0
uzman pratisyen
(17.03.17)
kiraya ortak olmayı öner +1

bu samimiyetten söylenemeyecek bir şey değil. liseden çok yakın arkadaşım bu yaz 2 ay kaldı bizde, hiç kira istemeyi filan düşünmedik ısrarla vermek istedi "böyle daha rahat hissedeceğim, zaten para ayırmıştım" diyerek. biz de tamam o zaman dedik ve kirayı tam 3'e bölmedik, biraz daha az aldık ondan. hem onun içi rahat etti, hem de tam bölmediğimiz için bizim içimiz rahat etti.
0
gmzo
(17.03.17)
bir pazara git yada markete,Temel yiyecek maddelerinden bütçene göre al getir.En makulu bu bence.
0
izmirlimuh
(17.03.17)
Market alışverişi yapın. Her akşam eve eliniz dolu gidin. Kesinlikle işe yarar.
0
lazarus
(17.03.17)
eve fatura mı geldi? hoop alıp öde.
ben olsam kirayı değil de faturayı ödese daha memnun olurum. kira o olsa da olmasa da ödeniyor ama elektriği suyu vs o da kullanıyor.
0
matilda
(17.03.17)
önce kirayı öner.
kabul etmezlerse faturaları öner.
onu da kabul etmezlerse her hafta market alışverişi yap.

şeklinde nacizane öneriler filan.
0
teritori
(17.03.17)
Ayıp olmaz 3. Ay kirayı sen öde, 3 ayda bir ben ödüyorum kabul etmezseniz de kalamam de ısrar et kabul ederler
0
sekerse tehlike
(17.03.17)
Kira önerilmez arkadaşlar. Arkadaşının annesiyle yaşadığı ev orası. Bekar veya öğrenci evi değil. Aile yanında geçici bir süre kalma durumunda evin masraflarına usulünce katkıda bulunulur. Ailenin durumunun iyi veya kötü olmasına bakarak karar verilmez, iyi de osa aynı şey yapılır. Adet bu yönde olduğu için kimse kırılmaz, alınmaz.
Kira teklif etmek yakışık almaz, arkadaşlık var arada.
Arada olur, günlük olur yaşam koşullarına göre ayarlarsın, eve giderken bişeyler alırsın, mutfağa katkıda bulunursun. En uygunu budur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.03.17)
arkadaşınla konuş, böyle bir yardım yapmazsam rahat etmem, size yük olduğumu hissederim de. market alışverişini beraber yapın ve sen öde.
0
stewie
(17.03.17)
(14)

abi bu filmi kesin izle

neseli ispanak
Dediğiniz filmleri yazar mısınız.
Dediğiniz filmleri yazar mısınız.
0
neseli ispanak
(14.03.17)
şanslı slevın
0
mete kudur
(14.03.17)
Billy Elliot
0
gmzo
(14.03.17)
Paha Maa
0
zwiegesprach
(14.03.17)
her
0
dedimmidemedimmi
(14.03.17)
büyük balıh
0
seyduna6687
(14.03.17)
old boy
0
lcha
(14.03.17)
titanic
0
bohr atom modeli
(14.03.17)
en iyi teklif
0
MtKrt
(14.03.17)
human centipede
0
sir gawain
(14.03.17)
The Intouchables.
0
himmet dayi
(14.03.17)
agora
0
sizofren06
(14.03.17)
heritage
(14.03.17)
13 hours: secret soldiers of benghazi
0
1shot2shots
(14.03.17)
Reis
Recep İvedik
Destere
Kutsal damacana
Kolpaçino
0
kreatin
(14.03.17)
(9)

asus mu acer mi?

ytse jam
niden?
niden?
0
ytse jam
(13.03.17)
asus kullandım yıllarca çok memnundum.
acer olan arkadaşlarım hep şikayetçi idi
o yüzden asus diyorum.
0
basond
(13.03.17)
asus kullandım, acer kullanmadım.

asus diyorum.
0
mezarkabul
(13.03.17)
sony vaio kullandım.
şu an acer kullanıyorum.

acer diyorum :)

ben memnnunum yani hangi modeli alacaksın ben de Nitro serisi var
0
burya
(13.03.17)
kesinlikle asus.

acer'ın ısınma problemi var.
0
drako
(13.03.17)
ikisini de kullandım. asus.

asus'un ucuz modellerinde menteşe problemi olduğu doğru fakat düzgün kullandığınız sürece bir sıkıntı olmuyor. Benim pc yere düşüp kırılmasına rağmen menteşesini garantisi ücretsiz değiştirmişti.
0
artikbenimdebirvolvomvar
(13.03.17)
markadan ziyade model karşılaştırmak daha mantıklı olacaktır. notebook dediğimiz şey toplama bilgisayar zaten. marka olarak önyargılı olduğum bir tek casper var, hayatta almam. ama asus kullanan da acer kullanan da tanıdığım ve memnun olan insanlar var. dediğim gibi markasından ziyade içine bakın, ekran kartına, işlemcisine, ramine.
0
veritaslibertas
(13.03.17)
asus vardı evde, acer var şimdi, acer daha iyi şu anda gözümde.

önceden olsa acer yaramaz derdim.

ama asusun da ekran kartı fln iyi olan güzel modellerinin f/p oranı çok iyi, sen ne alacaksın ona göre değişir durum
0
nucleon
(13.03.17)
Acer'in cok da pahali olmayan bir makinesini kullandim, tez yazarken anakart yandi :) Belki benim sanssizligimdir bilemiyorum. Su anda Asus kullaniyorum gayet memnunum.
0
voyager 1
(13.03.17)
Markadan ziyade model +1

Nitro serisinden bir modeli kullanıyorum 1 buçuk senedir, gayet memnunum.
0
gmzo
(13.03.17)
(2)

Hangi iç mimari programda

o kadar da degil aga
Çizilmiş bu kat planları? Tüm kataloglarda bunu görüyorum artık http://prnt.sc/eil044
Çizilmiş bu kat planları? Tüm kataloglarda bunu görüyorum artık

prnt.sc
0
o kadar da degil aga
(11.03.17)
Autocad ile çizilip, Photoshop ile görselleştirme yapılıyor.
0
gmzo
(11.03.17)
evet o eskiden de yapılırdı ancak tefrişat bir çok firmanın kataloğunda neredeyse aynı. bence bu bir iç mimari programı ve herkes aynı kütüphaneyi ve ışıklandırmayı kullanıyor.
0
🌸o kadar da degil aga
(12.03.17)
(8)

zeki insanların daha boş beleş insanlar olması

proletarier aller lander vereinigt euch
yani kariyer ve akademik olarak başarısız hatta işsiz gezinen düzensiz vs. daha bir sürü şey eklenir olmasının nedeni nedir sizce?istisnalarla gelmeyin lütfen. genel olarak kafası pratik çalışan başkalarının göremediği şeyleri görebilen insanlar böyle oluyor.edit: zeka deyince neyin zekası demeyin y
yani kariyer ve akademik olarak başarısız hatta işsiz gezinen düzensiz vs. daha bir sürü şey eklenir olmasının nedeni nedir sizce?

istisnalarla gelmeyin lütfen. genel olarak kafası pratik çalışan başkalarının göremediği şeyleri görebilen insanlar böyle oluyor.

edit: zeka deyince neyin zekası demeyin yukarıda açıkladığım gibi, başkalarından farklı şekillerde yaklaşabilmeleri olaylara, başkalarının asla aklına gelemeyecek ilginç çözümlemeler üretmeleri vs.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.03.17)
Çünkü başkalarının hırs yaptığı şeylere kıymet vermiyorlar. Bulunduğumuz düzende bir şey yapmak onlarıntatmin etmiyor.
0
fasulyek
(10.03.17)
Turk ekonomisi ara eleman ekonomisidir. Bu nedenle zeki insan is bulamaz. Turkiye'ye genelde meslek lisesi mezunu tekstilci ya da otomotivci gerekir. Alman ekonomisi arastirma gelistirme uzerine kiruludur. Orada zeki insan issiz kalmaz. Almanlar nasil yapilacagi bilgisini satar biz de onlara bakarak tekrar ederiz.
0
Traveller
(10.03.17)
Egitim sisteminin ortalama insana yonelik olmasi.
Zeki insanin zekasini tek bi noktaya bu sistemde kanalize etmesinin zor olmasi.
0
ghilleinthemist
(10.03.17)
Türkiye'de zekiysen, "aptal" kitlelere göre hazırlanmış bir ton şeye adapte olarak başarıya gitmen gerekiyor. öncelikle öğretmenlerin büyük kısmı kalitesiz ve kötü. ortalama bir yaşama ulaşmak için bu tiplerle uğraşılır mı? bence hayır.
0
christopher nolan
(10.03.17)
herkes 8-6 çalışsaydı mesela bence sanat falan hiç gelişmemiş olurdu. özellikle sanatçının bu tip boş beleş bi hayata ihtiyacı var ki iyi bir şeyler üretebilsin. sonra neden ben tarkovski olamıyorum...
0
olkol
(10.03.17)
Ben önermeye baştan katılmıyorum. Kendini olduğundan daha zeki sana insanlar tembelleşir ve başarısız olurlar. Şurada sorsan şimdi, herkes senin tarif ettiğin biçimde belli bir seviyenin üstünde zeki olduğunu düşünüyor. Sorun da bu.

Türkiye ara eleman ülkesiymiş, eğitim sistemi aptallara göreymiş - geçiniz. Bunlar tam olarak bahsettiğim şey ve kendini başarısız ama çok zeki görenlerin bahanesidir. Zeki insan er geç başarılı olur, kendini olduğundan zeki ve başka insanlardan üstün gören olamaz. Bu kadar.
0
gmzo
(10.03.17)
Zeki insanların daha zeki olanları başarının aynı zamanda düzenli çalışmanın bir sonucu olduğunu bildikleri için başarılı oluyorlar. Zeka, bir olaya farklı açıdan bakmak çok büyük bir "asset", ama bunu çalışmayla desteklemezseniz boş-beleş insan olursunuz. Bir de pratik zeka ile zeki insanlar arasında eğitim farkı var bence.
0
SiyamkedisiZorro
(10.03.17)
Kıskanma yiğidim
0
prince legolas
(10.03.17)
(17)

Dandik okul bitirip babasının işini yapan sahte işadamları

sorunvar
Bu tipleri hiç sevemiyorum ya. Bir de kendisini girişimci gibi gösteremler var. Baban vermiş 1 milyon tl yi tabi girişirsin o paraya. 23 yaşında adam kendini işadamı gibi gösteriyor. Aynısı hukuk mezunlarında da var. Adam 2016 da ruhsat almıs bi bakiyorsun 1 yılda yanında 10 çalısan lüks ofis falan
Bu tipleri hiç sevemiyorum ya. Bir de kendisini girişimci gibi gösteremler var. Baban vermiş 1 milyon tl yi tabi girişirsin o paraya. 23 yaşında adam kendini işadamı gibi gösteriyor. Aynısı hukuk mezunlarında da var. Adam 2016 da ruhsat almıs bi bakiyorsun 1 yılda yanında 10 çalısan lüks ofis falan filan. Havalı pozlar, bmw de cool hayatlar. Sıfırdan baslayanlarda bunların yanında 3 bin tl ye çalıssın. Hayat hiç adil değilsin. ne düsünüyorsunuz ?
0
sorunvar
(08.03.17)
hayat adil değil. katılıyorum.
0
otonomo
(09.03.17)
Ne yapsın hacı, adam sürünsün mü babada para varken? O paralara sahip olup bi baltaya sap olamayanlar da var, hiç yoktan bir şeyler yapıyor bu bahsettiklerin.
0
noluyo yaa
(09.03.17)
+1 sıfırdan gelmiş gibi havalar falan.
0
ketcapli dondurma
(09.03.17)
benim 2 arkadaşım vardı. okul bitti bunlar, istanbula gelip belge aldılar mesleki olarak. ikisi de babadan zengin. ikisini de severim arkadaşlıkları ayrı tabi. fakat birisi var ki durmadan laf sokmalar falan. o hemen gitti belgesini aldı, dükkanını açtı para kazanıyor. ben askere gittim geldim iş bakıyorum bazen boş boş konuşuyor canımı sıkıyor.
0
blue eyes white dragon
(09.03.17)
O adam benim ama dobloya biniyorum valla bmw falan almadı peder. Yeri geliyor 9.kata sırtımızda takım çıkarıyoruz ama aynı akşamında güzel bir yerde yemek de yiyoruz yani kolay kazanmıyoruz ama yiyoruz yani.

Tabi benden çok daha iyi durumda özel ünileri yarıda bırakıp şimdi altlarında sıfır 320ler ile gezen arkadaşlarım da var onların babası daha zengin napalım.
0
gozu acik sevisen yahudi
(09.03.17)
daha temelde sorgulamamız gerekenler;
-mülkiyet hakkı
-miras sistemi

yoksa biz değil torunlarımız da aynı duyuruyu girecek.
0
brakgn
(09.03.17)
Herkesi sıfırlasak ve eşitlesek bile, on yıl sonra birileri yine zengin, birileri yine fakir olacak. Zengin olanın da en değerli varlığıyla zenginliğini paylaşması çok normal. Fakir için üzücü ama normal.
0
metamorphisis
(09.03.17)
Yanliz ne haset yaptik surda.
0
duptıs
(09.03.17)
öyle bi herif şu an abd başkanı
0
yazmamaya yemin eden adam
(09.03.17)
Brakgn +1

Miras sisteminin degismesi gerekiyor
0
Traveller
(09.03.17)
yapacak bir şey yok onun da ailesinde biri zamanında çok çalışmıştı biz de belki şu an çocuğumuz ileride rahat etsin diye kasıyoruz. maalesef hayatın gerçekleri inş bizim cocuklarımız rahat eder.
0
monkey
(09.03.17)
Zengin olsam kendi çocuğuma aynı imkanları sunardım. İki yüzlü davranmak istemiyorum. Anarkososyalist devrim yapak diyin yapalım ama bana hasetlikle gelmeyin bro. Genetik materyalimin yarısını verdiğim picime yatırıcam paramı elbet. Doğal. Gen bencildir.
0
kargn
(09.03.17)
adalet ile esitlik farkli kavramlar. esit olmak her zaman adil degildir. bir aile 3 nesildir emek verip her turlu zorluga ragmen tuccarlik esnaflik yapmaya calismissa, birikimini de cocuguna aktarmaya calismis ve salak bir cocuk dahi olsa basinda durabilecegi bir sirket sistemi oturtmussa; evet o dingille esit sartlarda degiliz ama bu da onun ailesinin 3 nesildir cektigi ceremenin goz ardi edilmesini hakli kilmaz. esitlik olsaydi adil bir durum olmazdi.

cevaplarda bahsedilmis, konu mulkiyet ve mulkiyetin soya devamini saglayan miras sistemi ile ilgili.
0
hybridus
(09.03.17)
Çok haklısın ama yapacak birşey yok. Baba parasıyla iş kurmasında sorun yok, babas uygun gördükten sonra en doğal hakkı. Ama sanki kendisi sıfırdan var edip yapmış gibi triplere girmeleri antipatik oluyor elbette.
Aklıma The IT Crowd'daki reynolm un "Bu şirketi kurarken elimde sadece hayallerim ve 6 milyon pound um vardı." lafı geldi. Hahaha
0
battal gemalmaz
(09.03.17)
Babam über zengin değil ama iyi kazandığı, kendi işi var. Mezun olduğumda "dön memlekete, sana iş yeri açalım, kendi işini yap" diyebilirdi ama demedi. Mezun olduğumdan beri kendi çapımda debeleniyorum, çok zor durumda kalsam elbette maddi olarak yardım ederler ancak anafikrim her zaman artık kendi paramı kazanmam gerektiği yönünde oldu. Bu da zaten aileden o güne kadar aldığınız eğitimle alakalı.

Hayat adil değil demiş arkadaşlar, evet değil o yüzden o şirketler yarın batabilir. Babaları da artık yanlarında olmayabilir. O vakit ne olacak? Ben ne kadar param olursa olsun mezun olur olmaz çocuğumu şirketin başına getirmem. O pozisyona gelmeden öğrenmesi gereken şeyler var hayatla ilgili. Çocuğunuza bıraktığınız bazı miraslar maddi miraslardan daha önemlidir. Bunun da en başında verdiğiniz eğitim ve hayata ne kadar hazırladığınız gelir.

Adam gelmiş 35 yaşına, babasına bağımlılık açısından 15 yaşındaki veletten farkı yok. Ben kıskanacak bir şey göremiyorum.
0
gmzo
(09.03.17)
kesinlikle katılıyorum. sorun bu avantajdan faydalanmaları değil. bizim de olsa biz de faydalanırdık ancak bunu başarı gibi göstermeleri sinir eden. sanki herşeyi sıfırdan başlayarak elde etmiş gibi havalara giriyorlar. bunun aslında baba parasıyla alınan bmw ile hava atmaktan farkı yok. kendin çalışıp o noktaya geldiysen sıkıntı yok ancak hiçbiri böyle değil.
0
black mamba
(09.03.17)
olsa yemeyeceksiniz sanki.
evet hayat adil değil ama bu epey uzun bir zamandan beri böyle.
0
kayranin kedisi
(09.03.17)
(8)

gelinlik ile ilgili sorular

gmzo
düğün ağustos sonunda. haziran ayında bakmaya başlasam geç mi kalmış olurum? tez yazıyorum da, o sıralarda rahatlamış olacağım. öyle beğendiğim modeli diktireyim gibi bir derdim de yok, hazır beğenip tadilat yaptırırım sanıyorum.bunun yanı sıra abartılı modellerden hoşlanmıyorum, internetten baktım
düğün ağustos sonunda. haziran ayında bakmaya başlasam geç mi kalmış olurum? tez yazıyorum da, o sıralarda rahatlamış olacağım. öyle beğendiğim modeli diktireyim gibi bir derdim de yok, hazır beğenip tadilat yaptırırım sanıyorum.

bunun yanı sıra abartılı modellerden hoşlanmıyorum, internetten baktım da a kesim dedikleri uygun gibi geldi. fazla dar kalıpları bana yakışmaz, fazla kabarıklardan da ben hoşlanmıyorum. aşırı pahalı da olmasın istiyorum, gerek yok. kadıköy civarından tavsiye edeceğiniz nereler var? söğütlüçeşme caddesindeki gelinlikçiler nasıldır? yoksa oleg cassini gibi daha kurumsal yerlere mi yönelmeli?

bir de son olarak; kiralamalı mı, satın mı alınmalı?
0
gmzo
(07.03.17)
Valla çevremdeki arkadaşlardan gördüğüm kadarıyla "evet" geç kalmış olursun. Arkadaş Mayıs'ta evlendi Ocak-Şubat gibi gittiği gelinlikçiler "Aoaoaaaaa çok geç kalmışsınız hiii" diye dırdır etti. Ha şanslıysan yürürsün ama beğenmezsen uğraşırsın biraz...

A kesim güzeldir. Zaten prenses modelin pek kimseye yakıştığını görmedim. A hem ince hem uzun gösteriyor. Oleg Cassini fiyat performans açısından makul gördüğüm kadarıyla.

Son soru: Valla bu senin kararın. Ama benim bildiğim kiralamaların fiyatı da gereksiz uçuyor. Kiralayacağına satın alıp sonra satman daha karlı olabilir eğer uygun kiralık bulamazsan.
0
lcha
(07.03.17)
senin için geç değilde, gelinlikcilerde sıra oluyor sıkıntı onların yoğunluğundan doğuyor, zaten son işlemleri düğüne yakın yapıyorlar ama bunun model seçmesi kumaş seçmesi diktireceğin yeri beğenmek derken 'bakma' süreci neredeyse 2-3 hafta sonu sürüyor sonra gelinlikçininde elinde tonla işi oluyor onlar sana ileri tarih veriyorlar bu yüzden..
oleg çok ileri tarihe bitiş veriyor şu sıralar gitmen lazım, çok yoğunlar biz nisan ayında arkadaş için gitmiştik ekimdeki nikahı için belki yetişir bilemiyorum demişlerdi..
arkadaşla oleg ve başka bir gelinlikçiye gidip anladıklarım bunlardı
0
eja
(07.03.17)
Aysira var söğütlüçeşmede fabrika satış mağazası sanırım. Pek popüler fiyatlar da uygun sayılabilir.
Oleg cassini candır.
Paraya kıyarım derseniz pronovias var, hastasıyım.

Ve evet haziran falan çok geç. Ağustosta evlenecek arkadaşlarım 2 ay önce başkadılar gelinlikçi gezmeye. Aradığınızı bulmak düşündüğünüzden daha zor olacak. Zaman yaratmaya çalışın.
0
bir nick var benden iceri
(07.03.17)
o dönemlerde yoğunluk olduğu için dikim bile olmasa yapılacak birkaç düzenleme zaman alabilir.
Zamanında Kadıköy'deki birkaç gelinlikçiye gidip beni saçmasapan bir hale getirmelerine izin verip darlandıktan sonra (mağazada ne varsa üstüme koydular,duvaklar akseuarlar,tüller süsler fln) oleg cassini'ye gidip yarım saatte modeli seçtim.
böyle çok sade ve düz modelleri var.

www.olegcassini.com.tr

Şimdiden gidip 1 gününüzü ayırın,zaten beden seçiyorsunuz,en fazla bir prova yaparsınız biter.

edit:bir de online rezervasyon yapın,%10 indirim oluyor.
0
demoniclewinsky
(07.03.17)
yani ne bileyim, nişan için elbise bakmaya gittiğimde 3 hafta vardı, kadın "inanamıyorum çok geç kalmışsın insanlar 3-4 ay önce başlıyor bakmaya" demişti de, iki saat içerisinde beğenmiştim elbiseyi. mağaza mağaza gezip gelinlik denersem zaten içim daralır, 3-4 seçeneğe eleyip, oralardan halletmek istiyorum.
0
🌸gmzo
(07.03.17)
geçen ay oleg cassiniye gittim çok fazla bi araştırma yapmadan. kafamda az buçuk a kesim tipinde bir model vardı. anlattım yardımcı oldular. gecen hafta provalarım bitti gelinliğim elimde. nisan başı evleniyorum. bana da çok geç kalmışsın felan dediler ama şehir dışından geliyorum vs vs deyip sıkıştırdım randevuları. yardımcı oluyorlar yani satış yapacaklar sonuçta.
demem o ki rahat ol. ne kadar strese girersen bulmak o kadar zorlaşıyor.mutluluklar bu arada :)
0
hicgudu
(07.03.17)
eski duyuruları karıştırırken şurayı buldum, harika işleri var: www.facebook.com

ama özel dikim yapıyoruz demişler. şöyle sade bir model ne kadara mal olur acaba? diktirince çok mu pahalıya gelir fikri olan var mı?
0
🌸gmzo
(07.03.17)
2 sene önce su modele 4000 demişlerdi kadıköy'deki gelinlikçiler.
www.eksiduyuru.com

Su anki fiyatları bilmiyorum ama ben o kadar para verip sonra istediğim gibi olmazsa diye tırsmıştım.Gerçi oradakiler daha önce yaptıkları modeller,yapamama gibi bir durumları olmaz.Yine de mağazadan almaktan pahalıya gelir diye düşünüyorum.
0
demoniclewinsky
(07.03.17)
(20)

Erkek 25 kız 27 yaş ilişkisi olur mu

mhmtt
Başta benim için okeydi. Sonuçta 2 yaş farketmez çok diyordum. Anca bugün annemle öyle bir muhabbeti geçti. Senden büyükse sakın ciddiye bindirme işi, kesinlikle senden en az 3 yaş küçük olmalı vsvs kafamın etini yedi. Kızdan da biraz soğuttu bu olay beni... siz ne diyorsunuz bu konu hakkında?Not: g
Başta benim için okeydi. Sonuçta 2 yaş farketmez çok diyordum. Anca bugün annemle öyle bir muhabbeti geçti. Senden büyükse sakın ciddiye bindirme işi, kesinlikle senden en az 3 yaş küçük olmalı vsvs kafamın etini yedi. Kızdan da biraz soğuttu bu olay beni... siz ne diyorsunuz bu konu hakkında?
Not: gayet baby face küçük gösteren geç yaşlanması muhtemel bir arkadaşınızım. Onu da düşünün.

Bonus soru; kızın 7 yıllık ilişkisi olmui benden önce, o da kafamı karıştırıyor biraz. Benim hep kısa süreli oldu. Unutabilir mi o çocuğu sizce? Bilmiyorum helpp pls
0
mhmtt
(04.03.17)
kimi seveceğinin direktifini annesinden alan adamla genel olarak olmaz. olur da annenin dediği olur. kimi seçeceğini belirledikten sonra yarın ilişkiyi nasıl yaşayacağınızı da belirler. bulduğun 3-5 yaş küçük kız da durmaz.
bence annen hamamdan baksın, kimi beğenirse onunla çık.

not: şaka yapmıyorum
0
otonomo
(04.03.17)
Tabi annenin fikrini dinlicen haci, en dogrusunu o bilir. Seni ondan cok seven var mi.
0
brad pitt
(04.03.17)
buna sadece sen karar verebilirsin. herkes aynı değil. genel şeyler vardır tabii ama ben mesela benden büyük biriyle sıkıntı yaşamam ki bu 5 yaş bile olabilir.
0
tute
(04.03.17)
olur yahu neden olmasın. hatta evliliklerde kadın yaşça büyük olursa, ileride zengin olurlar diye bir laf var :) annenin bu kadar karışmasına izin verir, üstüne bir de dinleyip bu sebeple ayrılırsan ileride çok sorun yaşarsın.

7 senelik ilişki ne zaman bitmiş? hangi yaşlardaymış? hangi şartlarda ayrılmışlar? bu parametrelere bağlı olarak unutulur, neden unutulmasın. insanlar senelerce evli kalıp, boşanıp, yeniden evleniyorlar ve mutlu oluyorlar.
0
gmzo
(04.03.17)
Geleneklerin bazi akillica bazen de aptal yanlari var. Bu yas olayi aptal olanlarindan cunku artik yalnizca erkegin calismasi beklenmiyor.
0
Traveller
(04.03.17)
ananı dinle kıza yazık etme.
0
elorelia
(04.03.17)
kafa olarak 2 yil bisey degil. aynen senin gibi 25 yasinda 27 yasinda kiz arkadasim olmustu. bir yil beraber olduk. cok guzel zamanlarim gecmistir. ayrildik sebebi benim salakliklarimdi o ayri. yaninda kendini iyi hissediyorsan iki yasa cok takilma.
0
duyurumvar
(04.03.17)
Burdaki tipleri dikkate alma. Anneni dinle. Doğru söylüyor. Sen anneni dinledin diye seninle kendince dalga geçmeye çalışanlar otuzundan sonra mutsuzlukla başarısızlıkla çevrili Batı özentiliğine batmış bir ömrün ortasına geldiklerini anlayıp korkunç buhranların içinde bulacaklar kendilerini. Anneni dinle evlat. Anneler doğruyu bilir. Uzak dur o kadından.
0
mevsimler
(04.03.17)
Sevgili olayında yaş sorun değil de evlilikte sorun maalesef. Evlenenler yok mu, var elbette. Bi de onlara sormak lazım çevreden aldıkları tepkileri.

7 yıllık bi ilişkiyi unutması zordur fakat senin de kısa süreli ilişkilerinden unutamadığın vardır belki. Süreden ziyade o kişiden kaynaklı bişe.
0
mandalina kokusu
(04.03.17)
Eşim 5 yaş büyük benden. Takmayin boyle şeyleri. Takacaksaniz da bulasmayn.
0
veritaslibertas
(04.03.17)
bazen uzun süreli ilişkileri unutmak çok daha kolay oluyor.
çünkü uzun yıllar dendiğinde akla ne kadar romantik ve sağlam bir şey gelse de, bıkkınlık yaratmış ve yıpratmış bir ilişki olma ihtimali de çok yüksek.
o yüzden zannedildiği kadar fazla etkisi olmaz genelde.

20'li yaşlarda iki yaştan bir şey olmaz.
duygularını yok saymaya değmez iki yaş yani.
0
blatta hiberna
(04.03.17)
anayı dinle, analar garip analar filan o kısma hiç giremeceyeceğim.

olur, sevgi varsa neden olmasın?
kendi adıma emin olamıyorum ama başkasında gördüğümde yadırgayacağım bir şey hiç değil.
0
filteria
(04.03.17)
Olur ama çok zorlar bu ilişki sizi... Benim tanıdığım bir kaç kişi yürütemedi, ben kesin evlenirler gözüyle bakıyordum. Eğer ciddiye binmedi ise vazgeçebiliyorsanız vazgeçin. Ama ben seviyorum diyorsanız 2-3 yaş çok değil.

Annenin sözüyle sevmeyeceksin ama tecrübesinden de faydalanacaksın tabii ki. Annen sana bunu kötülük olsun diye söylemiyor. Olşabilecek sıkıntıları görüp, sonradan üzülmeni istemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(04.03.17)
2 yaştan oluşabilecek sıkıntı ne olabilir ki? yani sen 2 yaş büyük olsan neye göre ilişki daha farklı olabilir? Ha dersen ki karakter olarak küçüklerle daha iyi anlaşırım eyvallah da, mantığı ne yani? ya da neden illa 3 yaş küçük. çevremde kendisinden 5,7 ve 8 yaş küçük kadınlarla evlenen erkekler var. Kuzenim senin şu anki yaşındayken kendinden 5 yaş büyük 30 yaşında kadınla evlendi. Eskiden de kadının 5-10 yaş büyük olduğu evlilikler fazlaymış. annelerimiz bizim iyiliğimizi isteseler de her şeyin doğrusunu bilemezler ve bilmiyorlar da. tamamen ataerkil bi bakış açısıyla erkek kadından büyük olmalı zihniyetiyle harekete ediyor, mantık ve deneyimle değil.
Ha, eğer annenin bu lafıyla kadından soğuyorsan zaten sizin ilişkide olmayan bir şeyler varmış
0
limoncello
(04.03.17)
seni tanıyan birilerinden fikir al bu konuda.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(04.03.17)
25e 27k olur.

kız mal değilse unutur.
0
freetakilir
(04.03.17)
Hayatınızdaki insandan annenizin 3-5 sözüyle soğuyabiliyorsanız sadece bu değil, lütfen herhangi bir ilişkiye başlayıp karşınızdaki insanı üzmeyin gereksiz yere.
0
chihirovekohaku
(05.03.17)
-Erkek 25 kız 27 yaş ilişkisi olur mu
-iki kadın da isterse olur. iki kadından biri isterse yine olur. (biri=hanım kızımız)
0
a man alone
(05.03.17)
25e, 27k ilişkisi bal gibi olur, şeker gibi olur, mis gibi olur.

ama... o 25e sen değilsin. ana kuzususun, annenin lafıyla sevdiğin kadından soğumuşsun. hem de saçma salak bir sebeple. neymiş 2 yaş büyükmüş... alla alla bak sen ya. sanki 20 yaş büyük. sana bir şey diyeyim mi sen tam annenin istediği gibi kadınla bile evlensen bir gün o annen yüzünden yuvan dağılacak, yazıyorum bunu buraya. seneler sonra bakarsın belki^^
0
shin
(05.03.17)
Kızın senle olmaması lazım onu biliyorum bir tek.
0
medre
(05.03.17)
(25)

Güvenlik bakmıyorken metrobüsten çocuğun kapıdan bedava geçmesi

Cursed Chico
Çok sinirlendim ya bu hırsızlık değil mi resmen. Ağzım açık kaldı. GÜvenliğin arkasını dönmesini bekledi, dönünce hemen geçti bebek arabası kapısından.Ben aptal mıyım her gün basıyorum, örnek vatandaş oluyorum.Bir sürü kişi gördü , bir şey diyemedi. Ben de diyemedim ama ben burda yazıyorm en azından
Çok sinirlendim ya bu hırsızlık değil mi resmen. Ağzım açık kaldı. GÜvenliğin arkasını dönmesini bekledi, dönünce hemen geçti bebek arabası kapısından.

Ben aptal mıyım her gün basıyorum, örnek vatandaş oluyorum.

Bir sürü kişi gördü , bir şey diyemedi. Ben de diyemedim ama ben burda yazıyorm en azından. Bu bile bir şey. Facebookta da paylaştım.

Yaptığı şeyle bir eve girip eşya çalması arassında ne fark var, bence yok çünkü ikisi de pek sorgulamadığım, genelde toplumunkiyle paralel ahlakıma uymayan davranışlar ve bana göre hırsızlık.

Onun yaptığıyla binlerce kilometreden sırf kahvaltda mutlulukla içebilsinler diye gelen kahveeleri satan firmalardan çalmak ya da insanları asgari ücrete mahkum eden supermarket gibi zincir firmalardan çalmak arasında ne fark var? ben göremiyorum.

O çocuk mesela yarın öbür gün evime girip de çalar eşyalarımı. Çünkü o kapasite var. Ben bunu gördüm, 4 yıl sosyoloji masteri, 2 yıl mütercimlik masteri yaptım. Çünkü bu tür kişiler sömüren kurumlarla sömürülen insanlardan çalmayı ayırt edemecek kadar körler.


O çocuk para kazandırmalı devlete. O paralar ki devlete gelmeli , sonra yol elektrik su trt katliam ölüm toplumda nefret.....
0
Cursed Chico
(02.03.17)
belki parası yoktur. buraya bu kadar yazana kadar sebebini bi sorsaydınız keşke. hemen hırsız yapmışsınız.
0
tthet
(02.03.17)
yanlış birşey yapmış evet ama insanların cebinde bazen yol parası bile olmayabiliyor. belki acil bi durumdu ve bi yere yetişmesi lazımdı?
bilmeden yargılamanız doğru mu?
0
interview with the vampire
(02.03.17)
Seni böylesine cinnet geçirtecek noktaya getiren şey ne? Aslında bence buna odaklanman daha doğru.

Okurken benim de ilk aklıma parasız kalmış olabileceği geldi.

Bu kadar etiketlememek lazım insanları.
0
dessy
(02.03.17)
Bursa'da aynı şey başıma gelse hiç sesimi cikarmam. parası yok diye düşünürüm, zaten belediye zam yapa yapa en pahalı uulaşımı kullandırıyor varsın birisi bu yoklukta bedava geçsin.
0
brnbrs
(02.03.17)
şimdi sakin ol ve elindeki akbili kenara bırak :) ha sosyoloji masterına harcadığın 4 yıla yazık olmuş bence, o ayrı.
0
altinci nesil caylak
(02.03.17)
O kadar sinirlenmişsin ki CV vereceksin nerdeyse.
0
clones
(02.03.17)
Parası var bu arada. Politik olarak yapıyr. deevlete para kazandırmamak için.
0
🌸Cursed Chico
(02.03.17)
ÇOcuk dediğim 25 yaş cvarı biri bu arada. Adam demek istemedim :D
0
🌸Cursed Chico
(02.03.17)
O kadar master yapinca bionik goze sahip olmus ciko hem cebindeki parayi hem kartinda yuklu olani gormus.ulkede sinirlenebilecek pek cok sey varken konumuz bu olmamaliydi.en dogru sensin ,en cok sen okudun herseyi bilirsin.
0
duptıs
(02.03.17)
toplu taşımanın ücretsiz olması gerektiğini düşünen ve her zaman akbilini basan bir insan olarak akbil basmayan insanların haklı olduklarını düşünüyorum, olması gereken o zaten. bence kimse toplu taşıma için para ödememeli. ben neden akbil basıyorum, çünkü akbil basıp toplumsal anarşi eylemlerine girmeden geçmek daha kolay.

parasızlıktan ya da çakallıktan değil de politik bir duruş olarak yapıyorsa daha iyimiş.
0
passive aggressive
(02.03.17)
çocukluğum boyunca metroya para verdiğim nadirdir. bin çeşit yolla kaçak girer, güvenliğe mimlenirsem sinyal yapar büyüklerden bozuk para alır öyle girerdim.

toplu taşımaya kaçak binen çocuktan gelmeyen para devleti zorlamaz. kafa yoracak daha önemli şeyler yok mu? bu kadar katı olma.
0
filteria
(02.03.17)
... 'o kapasite var.' ...'4 yıl sosyoloji masteri'
hangi üniversite? danışmanınız kimdi? ilgili kişi beyninizin böyle çalıştığını biliyor muydu?
0
ahoydear
(02.03.17)
toplu taşımaya bedava binen öğrenciyle eve giren hırsızı aynı kefeye koyuyorsan emekli siniri gelmiş sana. sakin ol.

bu arada eğitim seviyeni araya sıkıştırman çok eğreti durmuş, konuyla bağlantısını çözemedim.
0
sir gawain
(02.03.17)
"Yol parası yok belki :(" "Hemen etiketleme belki zor durumdaydı" ahsjsjdld

Dalga mı geçiyorsunuz? Yoksa akp'li misiniz? Hırsızlığı öveceğimiz bazı durumlar var da benim mi haberim yok? Mesela kitap çalınca bir insan yine aynı şakşakçılar geliyor "bırak da okusun helal olsun" diye. Kafalar zehir gibi. Hasbam devletten çalıyorum çünkü vergi veriyorum rererö demiş. O kadar cahil ki yaptığı hırsızlığın devletten çok yine kendisi gibi halktan insanlardan çıktığının farkında değil.

Hırsızlığa belirli sınırlar biçen veya bunu önemsizmiş gibi gösteren tiplerin ya potansiyel hırsız ya da düşük zekalı olduğunu düşünüyorum. Başka bir açıklaması olamaz.
0
ruhen hastayim ben
(02.03.17)
senden örnek vatandaş olmaz kardeş kasma boşuna. geçerse geçsin ne yapacaksın sanki? 65 yaş üstü de bedava biniyor onlara da kanasana böyle ;)
0
cekilmis gayfe
(02.03.17)
fakir değil, parası var ama politik olarak metrobüse para vermiyor?

kendisi ile etik algılarımız çok farklı. bu zihniyette bir toplumda ben de barınamazdım.
birinin 5 kuruşu bile bende kalsın istemem. kızmanı anlıyorum bana kalırsa da hoş bir durum değil.
0
cabiday
(02.03.17)
bu gibi durumlarda serdar kepenek aklıma geliyor.
sanırım 4 tl'nin hırsızlığı trajedi, 4 milyon avronun hırsızlığı sadece basit bir istatistik.

bknz: serdar kepenek
bknz: efsane asfalt danışmanlığı
0
supermatik
(02.03.17)
bireyi suç davranışına iten toplumsal nedenleri analiz edemeyip, şlak diye etiketi yapıştırıyorsan,


BOŞUNA OKUMUŞSUN.

sosyolojinin adını kullanmayın bu durumlarda abi. yapmayın ne olur.

olaya yorum yapamayacağım zira böyle bir zihniyete objektif olarak bir şeyler anlatmak beni şahsen aşıyor. Sizin adınıza üzgünüm.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(02.03.17)
soruyu sorarken çocuk deyip devamında 25 yaşında, parası olan bir adama çevirmişsin bahsettiğin kişiyi.

bu ikisini bir tutmuyorum ama soruyu doğru sormadığın için cevabımı silmeyeceğim.
0
filteria
(02.03.17)
Biz de yapardik lisede ve asiri keyif alirdik. Tramvay'a verecegimiz parayla da gider yemek falan yerdik. Zaten bedava olmasi gereken bir sey icin(en azindan ogrencilere) bu kadar tatava yapmanin luzumu yok. Tatava yapma, akbil bas gec.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(02.03.17)
binlerce kilometreden sırf kahvaltıda mutlulukla kahveleri içebilelim diye gelen firmalar mı? kimmiş o firmalar yahu? baya ben mutlulukla içebileyim diye kim kahve getiriyor çok merak ediyorum şuan.

kapitalizmin temel mantığıdır hırsızlık. yani aslen çocuk kapitalizme ayak uydurdu diye mi kızdınız anlamadım? bir de sosyoloji falan demişsiniz. ama gözünüzü olayı anlamaya kapatmışsınız. yani kapitalizmin temel mantığı borçlandırmak ve mevcut borç üzerinden para yaratmak. öyle üretmek falan değil yani. siz oraya o parayı basabiliyorsanız tam olarak oraya para basamayanlar sayesinde oluyor bu. bu sistemde oradan kaçak geçmek zorunda biri yani. cebinizdeki para aslen birinin borcu, zira para böyle oluşuyor.

öte yandan bu hırsızlık da nasıl bir tanıma oturtulmuş ben anlamadım. yani örneğin bankalar, holdingler bu hırsızlıkların çok daha vahşisini yapıyor. hem de sadece somut değerler çalarak değil, hayat, inanış, ideoloji gibi kavramları da çalıyorlar. fakat birilerinin yazdığı metinlerden dolayı buna hırsızlık denmemiş oluyor. temel mantık hatanız bence bu. önce bir hırsızlık tanımına ihtiyacınız var bence.

4 yıla yazık olduğunu düşünüyorum gerçekten ben de.
0
windowsguvenlikduvari
(02.03.17)
Sanırım , Konya da idi. Genelde Suriyeliler , ücret ödemeden ( kaçak ) binmiyorlarmış , itiraz eden iki genç , bıçaklnmış . görevliler , baş edemediklerinden bahsetmişlerdi
0
dunyatuhaf
(02.03.17)
öğrenci olunca ne oluyor amk? biz de öğrenci olduk ben hayatımda bir kez bile param azalmasın diye hırsızlık yapmadım. öğrenciyken en fazla para ödememek için otostop çektim.

hırsızlığın öğrencisi çocuğu olmaz. hırsızlık hırsızlıktır. bazı yabancı ülkelerde güvenlik bile yok. zihniyet farkına bak. burada adamlar hırsızlığı övüyor.
0
bohr atom modeli
(02.03.17)
Hakkın olanı almak hırsızlık dğildir diyor terbiyesiz bir de. Afrikada gözünü açan çocuk sefalete açıp avrupadaki para içinde açıyorsa ben bu oyunu bozarımcı.
0
🌸Cursed Chico
(02.03.17)
birilerinin aylık elektrik kullanımına harcanan parayla halkın toplu taşıma masrafları karşılanabilecekken böyle bir şeyi hırsızlık olarak adlandırmak ilginç hakikaten.
0
gmzo
(03.03.17)
(7)

Nereye taşınalım?

gmzo
6 senedir kadıköy'de yaşıyorum, yaza evleneceğim ve nişanlımın da benim de işimiz avrupa yakasında olacağı için avrupa yakasına taşınmayı düşünüyoruz ama emin de olamıyoruz. benim iş yerim fındıklı'da, nişanlımın şişli'de halide edip civarında (grand cevahir oteline yakın). çağlayan metrobüs durağın
6 senedir kadıköy'de yaşıyorum, yaza evleneceğim ve nişanlımın da benim de işimiz avrupa yakasında olacağı için avrupa yakasına taşınmayı düşünüyoruz ama emin de olamıyoruz. benim iş yerim fındıklı'da, nişanlımın şişli'de halide edip civarında (grand cevahir oteline yakın). çağlayan metrobüs durağına yürüme mesafesinde olduğu için kadıköy hala bir seçenek, ben de vapurla geçebilirim. ama her gün metrobüs kullanmak da işkenceye dönüşebilir.

avrupa yakasında nereleri düşünebiliriz? arkadaşım halide edip tarafına taşındı daha yeni, buraya gelin diyor ama bilemiyorum kadıköy'den sonra sevebilir miyiz? şişli ve beşiktaş civarı var genel olarak aklımda, bütçe max. 2000.
0
gmzo
(01.03.17)
beşiktaş olabilir ama ortaköy ulaşım açısından sıkıntı, merkeze bakabilirsiniz.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(01.03.17)
kadıköy'den sonra sevebileceğin çok az yer var. alışkanlıkları değiştirmek çok zor ama kadıköy çok başka. şahsen kadıköy yine de ilk tercihim olurdu. tabi eşinizin tercihi de kararınızda etkili olacak. şimdiden hayırlı olsun, bir ömür mutlu olun.
0
burty
(01.03.17)
ben de Kadıköy diyorum.
ne tarz bir yer aradığınızı bilemiyorum, ama bütçe nedeniyle istediğiniz gibi bir ev bulabilir misiniz emin değilim.
fiyatlar çok uçmuştu bir ara.
ben olsam Kadıköy'den ayrılmak istemezdim.
0
blatta hiberna
(01.03.17)
kadın tarafı eşiniz ise her gün metrobüs kullanmak ekstra eziyetli olur onun için, kısa mesafe bile olsa. zira ben her gün metrobüs kullanmamak için bedava kaldığım aile evinden 1700 kira verdiğim bir eve taşındım. ne tacizler ne eziyetler yaşadım. sırf bunun için işe yakın oturulması taraftarıyım.
0
bir nick var benden iceri
(01.03.17)
Yerinizde olsam Kadıköy'de kalırdım. Fındıklı'ya zaten vapurla geçilir. Şişli için de müstakbel eşiniz yeni yapılan Kabataş-Mecidiyeköy metro hattını kullanabilir.
0
zombi
(01.03.17)
Kadın tarafı benim. Yani idare edecek bir araba da alınabilir tabii de her gün köprü trafiğine girmek de dert.
0
🌸gmzo
(01.03.17)
Kadikoy'de kalinir bence.

Marmaray + metro da yapabilir nisanliniz.

Ya da besiktas'a vapur, oradan otobus ya da eminonu'nden otobus vb. Cok secenek var, metrobus tek secenek degil yani.
0
kuehles blondes
(01.03.17)
(18)

başarılarımı şansa bağlayan insanlara verilecek cevap

gmzo
öyle über başarılara sahip değilim, kimi zaman da hakikaten şansımın da yardım ettiğini düşünüyorum ancak kendime çok inanarak ve gıkımı çıkarmadan çalışarak elde ettiğim birkaç başarı var. örneğin lisans sürecinde iyi bir cv ve portfolyo yaratarak daha okul bitmeden görece iyi bir maaşla çalışmaya
öyle über başarılara sahip değilim, kimi zaman da hakikaten şansımın da yardım ettiğini düşünüyorum ancak kendime çok inanarak ve gıkımı çıkarmadan çalışarak elde ettiğim birkaç başarı var. örneğin lisans sürecinde iyi bir cv ve portfolyo yaratarak daha okul bitmeden görece iyi bir maaşla çalışmaya başlamak, alanımda çoğu ofisin sıcak bakmadığı part time çalışma şartıyla lisans sonrasında iyi maaş veren bir ofise kendimi kabullendirmek, bu esnada ağır bir programda yüksek lisans yapıp bilimsel yayın yapmak, son olarak da ülke sınırları içerisinde hayal edebileceğim en iyi akademik kadroyu kazanmak gibi.

dediğim gibi, bunlar aslında birçok insanın ulaşabileceği ama tembellikten es geçtikleri şeyler. örnekleri de bunun anlaşılması için verdim. çoğu arkadaşım ret yiyecekleri korkusuyla part time çalışmayı talep etmiyorlar bile, bunun sonucunda da "çalıştığım için yüksek lisansa vakit ayıramıyorum" ya da "yüksek lisans yaptığım için çalışamıyorum" deyip geçiyorlar. ya da birçok kadroya zaten giremeyeceklerini düşündükleri için başvurmuyorlar bile.

bense bu süreçte sırf istediğimi elde etmek için birçok ofise başvurdum, kimi zaman direkt kapılarına dayandım. istediğim kadro olana kadar birçok kadroya başvurdum. insanlar haftasonu gezerken dersime çalıştım ve yurtdışında konferansa gidebilmek için harcama yapmayıp evde oturdum. ancak süreçlerim sonlanınca insanların gözünde tüm bunlar yok oluyor ve her şey kucağıma düşmüş gibi davranıyorlar. "senin şansın iyidir zaten", "yine şansını konuşturdun" gibi laflar ediyorlar - başta ev arkadaşım olmak üzere. ben de kendimi övmeyi de katiyen sevmediğim için nasıl cevap vereceğimi bilemiyorum ancak verdiğim emeğin görmezden gelinmesine çok sinirleniyorum.

böyle yaklaşımlarla siz de karşılaşıyor musunuz? bu yaklaşımların altında kötü bir niyet olduğunu düşünmüyorum ama insanlar neden başarıların kolayca elde edildiğini sanıyorlar? bir daha birisi bir başarımın karşısında "şanslısın" dediğinde ne diyeyim?
0
gmzo
(28.02.17)
Her şey istediğin gibi olduysa şanslısın demektir. Buradaki şans kelimesinin tesadüfi olarak başarı elde etmek anlamına geldiğini düşünmüyorum. Birçok başarılı insan sırf siyasi görüşleri nedeniyle üniversitelerden atılıyor. Onlar başarılı olabilirler ama böyle bir yönetimle karşı karşıya kalmaları onların şanssızlığı. Biri bana çok şanslısın dese "aynen, işler iyi gidiyor, sıkıntı yok şimdilik" derdim.
0
dissendium
(28.02.17)
azımle osuran kayayı deler ...
0
Caaannn
(28.02.17)
sen objektif olamıyor olabilirsin kendine karşı.

şöyle bir gerçek var. ister inan ister inanma, bana söv.

Diyelim mimarlık okuyorsun, o mimarlık okuma sürecinde ailenden full destek görüp, okumuş bir ailede yaşayıp az problem ve az karışma ile okuyan birinin yaptıklarını yapması bana çok garip gelmiyor. ben başardım, ben yaptım etc. elbette ben adamın başarılarına tek laf etmem ama bu noktada onun olduğu kadar ailesinin bir hediyesi ona.

umarım anlatabilmişimdir.

bir holding sahibinin oğlu harvardda okuyup bitiriyorsa bu çocuğun başarısı kadar aileninde başarısıdır, o ortamda olmayıp becerebilmek çok daha fantastik bir şey.

o adam o portfolyoyu hazırlayacak ortam bile bulamamış olabilir. o tembellik dediklerin bazen bilgisizlik, ailenin vizyonsuz olması, çevresinde yol gösterebilecek tek bir insan olmaması gibi durumlarında nedeni olabiliyor.

bende senin gibi yargılardım insanları eskiden ama bu doğru değilmiş.
0
kurnaz
(28.02.17)
@kurnaz dediğini anlıyorum tabii ki, saydıklarımı zaten birçok ortalama insanın başarabileceğini yazımda belirttim. hatta bu nitelikte olduğu için insanların şans olarak adlandırdığını garipsediğimi ifade etmeye çalıştım. ancak ben kimseye istediği bir şeyi elde ettikten sonra "çok şanslısın" dediğimi hatırlamıyorum.

@dissendium eninde sonunda oldu ancak aynı kadroya iki buçuk sene önce de başvurdum ve başka birisi alındı. o zaman şanssızdım, şimdi şanslı mı oldum yani? her şey istediğim gibi olsaydı o zaman alırdım kadroyu.
0
🌸gmzo
(28.02.17)
@gmzo, en son gelinen noktaya bakacaksın. Şu anda o kadroya girmiş olduğun için şanslısın. Arkadaşların bunu bildikleri için sana şanslısın diyorlar. Bu konuşma o zaman yapılsaydı arkadaşların belki de sana "ne kadar şanssızsın" diyeceklerdi.
0
dissendium
(28.02.17)
@dissendium bu denli kaderci yaklaşımla hayat çok zor olur bence. kısmet deyip geçiyor muyuz o zaman? bana sorarsan o zaman yetersizdim kadro için.
0
🌸gmzo
(28.02.17)
bir de yalnızca kariyer açısından düşünmemek lazım. sağlık açısından ele alacak olursak, pcos ve buna bağlı insülin direncim var. düzenli spor, sağlıklı beslenme gibi şeylerle ikisinin de üstesinden gelmem mümkün. ancak yeterli irade gösteremediğim için kurtulamıyorum ikisinden de. şimdi insanlar bu rahatsızlıklarımın olmasına şanssızlık diyecek, bence değil. bu konuda iradem yok ve gerekli çabayı göstermiyorum, o kadar. yoksa herkesin karşısında fırsatlar da çıkıyor, sıkıntılar da. bunlar karşısındaki tutumumuz bence hayatımızın yolunu çiziyor.
0
🌸gmzo
(28.02.17)
@gmzo, kadercilikten bahsetmiyorum. Şans diye bir şeyin gerçekten var olduğunu ve dikkate alınması gerektiğini söylüyorum. Kadro için mülakat yapan hocalardan birinin o gün mutlu olması bir şanstır. Mülakatta söylediğin her şeye olumlu yaklaşır. Bir hocanın günü kötü geçmiştir. Tek bir yanlış lafında seni gözden çıkarır. O gün hava güneşlidir. Enerjin yerindedir ve mülakatta hiç takılmadan kendini açıklarsın ve sorulara yanıt verirsin. Çok komik geliyor ama sırf boş vaktinden dolayı keyif almak için izlediğin filmden bile bir şey öğrenirsin ve bu şey seni kararlı yapar. Diğer bir aday vakit bulup film izleyemediği için, kitap okuyamadığı için yeterli motivasyona sahip olamaz. Her şeyi şansa tabii ki bağlayamayız ama bu hayattaki tüm değişkenleri kontrol edemeyeceğimiz de açık. Bunun kaderle hiç ilgisi yok. Bunlar tamamen yaşadığımız dünyanın bize sunduğu doğal sonuçlardır. Sen diyorsan ki ben böyle şeylerden nefret ederim, şans diye bir şey yok, o zaman sana şanslı diyenlere güler geçersin.
0
dissendium
(28.02.17)
@dissendium zaten biraz da bunları tartışmak adına açtım duyuruyu ve bence çok da iyi oldu, kendi düşüncelerimi de toparlayabiliyorum. neyi nasıl tanımladığımızla alakalı işte, bahsettiğin değişkenler elbette var ama bunlar yalnızca birtakım tesadüfler. milli piyangoyu kazanmak bir tesadüftür örneğin, parayı nasıl kullanacağın ve bu tesadüfü olumlu bir yöne çevirip çevirmeyeceğin sana bağlıdır. haberlerde sokakta yaşayan eski kazananlar gösterildiğinde insanların aşırı şaşırması çok fazla şans diye tanımlanan şeye inanmalarından dolayı diye düşünüyorum örneğin.
0
🌸gmzo
(28.02.17)
Bahaneciler her zaman başkalarının başarılarına bok atar. Sayısal üstünlük de onlarda olduğundan bir birlerini pohpohlayarak huzura ererler. Takmayacaksın, işine bakacaksın. Neticede harekete geçecek özgüven ve azme sahip olmadıklarını kendileri de gayet iyi biliyor.
0
arnold schwarzeneger
(28.02.17)
konuyu biraz araştırdım ve denetim odağı olarak adlandırılan bir konuya denk geldim. kabaca yaşamları üzerinde kontrolü olduğuna inananlar ve başarı/başarısızlık durumlarını kendilerine bağlayanlar içsel denetimli, bu tür durumları dış etkenlere bağlayan ve şansa inananlar dışsal denetimli olarak adlandırılıyormuş.

ilgisini çeken varsa okuyabilir: www.tavsiyeediyorum.com
0
🌸gmzo
(28.02.17)
@gmzo

ortalama imkanlara sahip turk insani kendi tembelligini ve yapmamak icin buldugu bahaneleri bir kenara atip bu 'sans' isini cok kullaniyor bence. ben katiliyorum.
sans diye bir sey gercekten var, ona kimse bir sey diyemez ancak o sansi bir anlamda 'yaratabilmek' onemli. yoksa kimse kimseye - hele de ortalama imkanlara sahip insanlara - altin tepside bir sey sunmuyor.

sen o mulakatta yetkin oldugunu gostermeseydin, o mulakata yetkin olarak gitmeseydin, hoca istedigi kadar 'iyi gununde' olsun alinmazdin. ancak insanlarin, yeterli zamani ve emegi vermedikleri icin yapamadiklarini gormemek adina, senin yetkin oldugunu degil, hocanin o gun iyi gununde oldugunu dusunmek islerine geliyor.

ayrica, benim gordugum ve hoslanmadigim, asagi yukari benim kadar imkani oldugu halde yapmayanlar 'cok sanslisin' diye bahane uretiyor esasinda.

@dissendium sana laf carpmak icin soylemedim, cevaplara goz gezdirdigimde en son o ornek verildigi icin soyledim. yanlis anlasilma olmasin.
0
kassiopeia
(28.02.17)
yav he he - boyle demen gerekiyor.

ev arkadasin seni hem sevip hem kiskaniyor olabilir. ama bir sure sonra zaten ayiracaksiniz yasamlarinizi. tartisip gerilmeye gerek yok. cok canini sikiyorsa bir kere daha sert bir uslupla biraz laf sokarak bunun senin emeginin sonucu oldugunu ifade edebilirsin. insanlar gozlerine sokulmazsa anlamiyor bazi seyleri. sen mutevazi takiliyorsun belki ama obur tarafta daha az calisiyor olmasina ragmen surekli ay cok calisiyorum, ay cok yoruldum, ay nasil bitecek bu isler deyip duran biri daha cok calisiyor saniliyor. yani bir yandan aldigin bu yorumlar biraz da senin davranislarinin, yarattigin alginin sonucu. insanlar senin duymalarini istedigin seyi duymayacak. ya hic umursamamayi ogrenmelisin, ya da illa ki bu sans konusunun kapanmasini istiyorsan davranislarini, sozlerini, yorumlarini vs. degistirmelisin. cok calisiyorum, cok yoruluyorum tarsi soylemleri artirman gerek.
0
jimicik
(28.02.17)
Ortalama insanlardan farklısın, çalışkansin,fedakarsin, daha zekisin ve bunun farkındasın. Başarılar elde etmişsin ve bunun diğerleri tarafından da farkedilip takdir edilmesini istiyorsun.

Maalesef insanların %90i başkalarının mutluluğu ile mutlu olmuyor. Başına kötü bir şey gelince herkesin dikkatini çekiyorsun. Ve belki diğerleri iyi ki onlara değil de senin başına geldi diye seviniyorlar. O yüzden asla başarın ya da mutluluğun nedeniyle başkalarının seni tebrik edeceğini sanma. Ben iş hayatına yeni girdim ve son zamanlarda bu konuda farkındalığım çok arttı. Herkes yüzüne gülüp arkandan birbirinin dedikodusunu yapıyor. Kimse senin iyiliğini istemiyor buna emin olabilirsin. Sadece ailen ve çok yakın arkadaşların haricinde. Ben de artık savunma geliştirdim. Gerçek dostlarım ve ailem dışında kimseyle başarilarim ya da mutluluklarım hakkında konuşmuyorum. Çünkü uzerine negatif dusunceler toplamaktan başka bir işe yaramıyor.
0
betsy
(28.02.17)
"Şans değil, alın teri" diyebilirsin. İlla açıklama yapmak zorunda değilsin, yaptığın şeylerin görmezden gelinmesini takıntı etmemeye bak.
0
peggy
(28.02.17)
Buradaki şans kelimesi hala ısrarla yanlış anlaşılıyor. @gmzo'nun arkadaşları onun yanında olduklarını belirtmek için ne kadar şanslısın diyor. Kötü bir durumda ona ne kadar şanssızsın deselerdi bu da bir desteği belirtecekti.

@kassiopeia, birilerinin hocanın iyi gününde olduğunu düşünmeleri neden onların işlerine gelsin ki? O kişilerin bundan ne kazançları var? Kaldı ki @gmzo'nun arkadaşları onun akademik yeterliğini ölçecek bilgi birikimine sahip olmayabilir. Bu durumda ne desinler ki? Arkadaş sohbeti sırasında şanslısın demişler. Laf çarpmadım diyorsun ama her cümlemi yorumlamışsın kendine göre.
0
dissendium
(28.02.17)
Gercekten bu kadar onemli mi?
0
eksimeksi
(01.03.17)
"he şans. çok şanslıyım valla" de.
0
alperz
(01.03.17)
(10)

akademisyenlik tercih edilesi bir meslek değil mi?

dahinnotha
merhaba,lisansta iyi bir ortalamam varken bir kaç hocamla konuşup akademisyen olmak istiyorum, ne gibi bir yol izlemeliyim demiştim. onlar da "manyak mısın oğlum, yapılacak iş değil bu. cin gibi çocuksun akademisyen mi olacaksın git başka bir meslek bul" demişlerdi. hocalarımdan bir tanesi muhalif d
merhaba,

lisansta iyi bir ortalamam varken bir kaç hocamla konuşup akademisyen olmak istiyorum, ne gibi bir yol izlemeliyim demiştim. onlar da "manyak mısın oğlum, yapılacak iş değil bu. cin gibi çocuksun akademisyen mi olacaksın git başka bir meslek bul" demişlerdi.

hocalarımdan bir tanesi muhalif diye işten atıldı, geri alındı, atıldı, alındı falan bilmiyorum şimdi ne yapıyor. bir başkası yüksek lisansını verdikten sonra 6-7 yıl kadar bir üniversiteye girebilmeyi beklemiş. bir tanesi hocaları "dinazor ve cahil"görüyor. sonra hocaların yapması gereken işleri kendilerinin yaptığını söylüyorlardu. doktorasını vermeye çalışan çalışan hocalarımıza çok ders yüklüyorlardı.

falan..
vs.

ama altı aydır bir şirkette çalışıyorum. sıkıldım.
topluluk önünde konuşma, bildiğini iyi anlatma gibi özelliklerim varken ve ders vermek istiyorken, sanki potansiyelimi ziyan ediyormuşum gibi geliyor.

acaba ben olumsuz bir dolduruluşa mı geldim? dedikleri kadar kötü değildir belki de?
0
dahinnotha
(16.02.17)
Türkiye de değil.
0
fasulyek
(16.02.17)
Bizim ülkede hallerini görüyoruz, senin fikirlerinin bir önemi değeri yok bizde baştaki ne derse onu destekler nitelikte iş yaparsan yürürsün tabi.
0
gozu acik sevisen yahudi
(16.02.17)
öte yandan tek derdim insanlığa faydalığa olup varlık sebebimi kutsamak ve bildiğim doğruları gençlerle paylaşmak. 5 - 6 yıl boyunca okul okuyup da dersini dinlemek istediğim bir ya da iki tane hocamın olması çok trajik geliyor bana.

o sebeple bunu bir borç hissediyorum şimdi. tüm bunlar bi yana, iş hayatı 6 ayda beni bıktırdı.
0
🌸dahinnotha
(16.02.17)
türkiye'de akademisyenlik ideal değil, özel sektörde çalışmak hiç değil. ben de senin gibi ofiste çalışırken her gün sistemi beslemeye devam ettiğim için içim sıkılıyordu. bu yüzden ofiste part time çalışıp, bir taraftan yüksek lisansa başladım. kadro bekledim, 2-3 kez sınava girdim, olmadı. 2 buçuk senenin sonunda, geçtiğimiz ay istanbul'da köklü bir üniversitenin 33a kadrosuna girdim. torpilim filan da yoktu. yani süreç zorlu olabiliyor, ama yapmak istediğin buysa ve pes etmemeye, akademisyen olduktan sonra da mücadele etmeye hazırsan hiç durma.

her gün sabahtan akşama birilerini zengin edeceğim diye çalışmaktansa, akademide insanların hayatına dokunabilmek her şeye rağmen çok daha verimli bir hayat vadediyor. türkiye'de akademinin çarkını kendi yönlerinde döndürüyor olabilirler. olsun, çark gün gelir döner, hatta tamamen yenilenir. topuğumuz kıçımıza vurarak kaçacak değiliz. o başkalarının işi.
0
gmzo
(16.02.17)
Insallah asistanliginizda iyi bir hocaya denk gelirsiniz. Akademi asistanlik doneminde hocanizin karakterine gore eziyet olabilir. Asistanini koruyup idari gorevlere verilmesini istemeyen, tez zamani rahat birakan da var; surekli is verip tum arastirmalarini yaptirdigi yetmiyor gibi "su isten bizim asistan anliyor. Ona yaptirin hep." diyen de. Asistanlik donemini atlatip ders vermeye basladiktan sonra ise, asiri ders yukunun yaninda sacma sapan idari gorevler de verecekler.
Ortada bir sey yokken isinizi kaybetme riskine hic girmiyorum.
0
ganbatte
(16.02.17)
Çok iyi bir akademik geçmişin ve ideallerin yoksa yapılmaz.
0
prince legolas
(16.02.17)
Ortalaman iyiyse ve ingilizce yeterliligin oldugunu dusunuyorsan Erasmus Mundus cok iyi bir program. Hayatina mudahil olmak istemem ama türkiyede belli başlı eğitim kurumları hariç (ki bunlarin da yavas yavas icini bosaltiyorlar) iyi bir eğitim alma şansın pek yok bence. Bu durum hem akademinin sürekli kendini tekrar etmesinden hem de türkçe kaynaklarin zayif olmasindan kaynaklaniyor biraz
0
whoshothesheriff
(16.02.17)
Bence o kadar kötü değil. Staj yaptığım fabrikadaki üretim müdürü her boş kaldığında Candy Crush oynuyordu. Üniversitede en azından boş vakitlerinde ders verebilirsin. Bir şirkette en fazla müdür olursun, o şirketten çıkınca müdürlüğün de gider. Ama akademik kariyer yapıp yüksek mühendis, doktor mühendis, yüksek kimyager olursan kimse almaz senden o unvanı. Bu daha tatmin edici bir yol.
0
dissendium
(16.02.17)
@Sour, araştırma yapmak. :)
0
dissendium
(16.02.17)
akademisyenlik bence meslek değil, hayat tarzı olmalı. bundan dolayı zaten ailede akademisyen varsa çok daha iyi akademisyen olunabiliyor.

dışarıdan her meslekte güzel şeyler bulabilirsin içinde bambaşka bir dünya çıkabilir.

akademisyenlikte politikada var, çekememezlik, güç savaşları etc var, bunlar sadece tr de değil tüm dünyada varlar.
0
kurnaz
(16.02.17)
(38)

Ne Zaman Evleneceksiniz? Ne Zaman Evlendiniz?

arockm
Merhaba, kaç yaşında evlenmeyi düşünüyorsunuz?Kaç yaşında evlendiniz?
Merhaba, kaç yaşında evlenmeyi düşünüyorsunuz?
Kaç yaşında evlendiniz?
0
arockm
(14.02.17)
düşünmüyorum.
0
prince legolas
(14.02.17)
çevremdeki evli tiplere bakınca evlenmeyi düşünmüyorum.
0
m e b
(14.02.17)
halihazırda sevgilim var (3 senedir). şu an 27 yaşımdayım. 1-2 sene içinde işler ciddileşir. 30'uma gelmeden bu işi hallederiz herhalde.

x yaşına kadar kesinlikle evlenilmez ya da mutlaka evlenilmelidir gibi bir fikrim yok.
0
zgrydn
(14.02.17)
30-32 de evlenirim diyordum ama artık imkansız gibi. 35 den önce diye umuyorum artık.

erkek kişisi
0
bnmzz
(14.02.17)
30'da evlendim.
0
cakabo
(14.02.17)
25 yaşında evlendim. 29 yaşında çocuk sahibi oldum.
0
babilbaligi
(14.02.17)
okulu 27'de bitirecegim. iyi bir is firsati yakalarsam yuksek lisans falan ugrasmayip direkt baslarim. askerligi de ekle. kendi duzenini kurmus calisan bir adam olmam 30-31 desen. o zaman iste. 30-31 iyi benim icin.

bana kalsa ben 25-26 gibi evlenmek isterim. cocugumla aramda 75 yas olmasini istemiyorum. evlenmeyip hayatimi yasiyor da degilim zaten evcimen adamim, evlilik yuzunden herhangi bir sey kaciracagimi sanmiyorum. ama 25 yasinda hala burs kovalayip final muhabbeti yapan faydasiz essolessegin teki olurum muhtemelen, nereye evleniyosun amk, cocuga hanima fotokopi mi yedircez aksam.
0
der meister
(14.02.17)
25-30 Yas arasi ideal bence.
0
fayfim
(14.02.17)
ben de evlenmeyi düşünmüyorum ama buradan düşünen arkadaşlara bir çağrım var.
maksimum 30 yaşında yapın çocuğu eğer istiyorsanız. çocuğunuzla aranızda 30 yıldan fazla zaman koymayın. örnekleri var pek hoş değil. en azından çocuğunuz 20 yaşına geldiğinde hala baba/ana-oğul gezecek takılacak mecaliniz olur, inşallah.
0
fyodor fyodorovic
(14.02.17)
25'imde evlendim, altı yıldır da evliyim.

x yaşına kadar kesinlikle evlenilmez ya da mutlaka evlenilmelidir gibi bir fikrim yok(tu) +1
0
duyond
(14.02.17)
28de evlendim, 29 da boşandım. O kadar mükemmel bir eziyet ki... herkese tavsiye ederim.
0
kargn
(14.02.17)
Kesinlikle olacak diyemiyorum fakat 33-35 arası düşünüyorum. 1-2 yaş erken ya da geç olabilir, hiç olmayabilir.
0
harvey
(14.02.17)
25 yaşındayım.

her şey yolunda giderse 3-4 yıla evlenmiş olurum diye düşünüyorum.
0
hayirsiz
(14.02.17)
29 yaşında evlendim. Kadınım. Bence ideal.
0
peggy
(14.02.17)
İşten ayrılma durumuma göre, işten ayrılırken evlenip tazminatımı alacağım. Sonra da iş yeri değiştireceğim. Gayet romantizmden uzak bakıyorum olaya.
0
kaymaktutmayansicaksut
(14.02.17)
çocuk istemeyen birini bulursam derhal.
0
rayde
(14.02.17)
Hali hazırda bir ilişkim var ama plan yapmadık. 30umdan önce evlensem ne güzel olur çünkü yumurtalar kaliteliyken çocuk istiyorum.
0
jazzabel
(14.02.17)
Sevgilimi ikna edebilirsem 28-29 çok iyi olacak.
0
turuncu tonlarda
(14.02.17)
Yüksek lisanstan sonra evlenirim. Doktorayı beklemem. Deli gibi aşık olmam lazım evlenebilmem için. 30 falan diyelim işte.
0
dissendium
(14.02.17)
Evlenmeyeceğim. Hayat bana evliliğin yanlış olduğunu öğretti. Fikrimin, tabii ki, 20 sene sonra değişme ihtimali var.
0
benim bir ismim var
(14.02.17)
gecen seneye kadar ciddi iliskim vardi, 25-26 gibi evlenmeyi dusunuyordum. ayrildik, bu saatten sonra isimi hayatimi duzenimi oturttuktan sonra evlenirim. 30 civari olur herhalde. bana kalirsa gec, cunku babamla aramda 34 yas var ve bazi seyler icimde kaldi. ben kucukken hali saha maci yaparlardi abimle cok ozenirdim, ben buyuyunce de babam yaslandi. bu duruma dusmek istemiyorum. ama hayat bagzen cok kahrolasica.
0
icim urperiyor
(14.02.17)
25 yaşındayım. bu gidişle 30u bulur. ama 30 'a kadar anne olmak isterdim.
0
cabiday
(14.02.17)
Hiçbir zaman.

Fakat evlenme meraklısı olsaydım şu yaştan önce mutlakaa evleneceem, şu yaştan önce mutlakaa çocuk yapacaaam diye büyük konuşmazdım. Bu işlerin zamanı kişinin kendi tercihinde olmuyor. Bkz. evlenmek istediği halde evlenemeyenler, çocuk sahibi olmak istediği halde olamayanlar.. vs.
0
mandalina kokusu
(14.02.17)
38. Erkeğim.
0
empedokles
(14.02.17)
20 Mayıs Nişan, 17 Eylül Nikah...
Yaş 35...
korkuyorum.
0
Corc
(14.02.17)
28, kadın.
gelecek ilk evlenme teklifinde.
0
kayranin kedisi
(14.02.17)
27 yaşındayım, 30 yaştan sonra evlenirim heralde. burada önemli olan yaş değil bence. karşıdaki kişiden eminsem yarın da evlenebilirim .
0
monicapp
(14.02.17)
Nişanlıyım, evlendiğimde 27 olacağım.
Yaş konusunda büyük konuşulmaması gerektiği konusunda mandalina haklı, ben 30'dan önce hayatta evlenmem diyordum :)
0
gmzo
(14.02.17)
28, erkek.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.02.17)
Evliliği hiçbir zaman düşünmeyenlerdenim ben de.
0
ms brownstone
(14.02.17)
evlenmeyi dusunmuyorum
0
qazwsx
(14.02.17)
Yaş 24 bana kalsa evlenirim hatun istemiyor erken diyor. İş aş askerlik hepsi var. 6 ekmek yiyiom 2.5 luk kola içiyorum katık matık.
0
gozu acik sevisen yahudi
(14.02.17)
18 de evlendim 20 de boşandım
0
devilone
(14.02.17)
Bu sene evlenmeyi istiyorum aday buluncaya
0
aklimdakisorular
(14.02.17)
bu düşünülecek bir şey değildir. düşünenler hastadır kimse kusura bakmasın. aşın artık şunu. evlilik amaç mıdır da düşünülebilsin? araçtır o araç. gerektiğinde kullanacağın zaman varlığı aktifleşir. o kadar. eğer düşünüyorsanız ve bu da yetmiyormuş gibi onu gerçekleştirebilmek için birini arıyorsanız gerçekten hastasınız. bunu anca zaten bir ilişkisi olan kişiler düşünebilir ufak ufak. konuşuyorlardır yani bunu da zaman zaman. özetle bu sene içinde de evlenebilirim, ömür boyu evlenmeye de bilirim. neden? çünkü o bir araç.
0
matrix
(14.02.17)
21 yaşımdayım. Evlenmeyi düşünmüyorum. Erkeğim
0
tahin pekmez yoğurt
(14.02.17)
evlenmeyi dusunmuyorum. belki 30a dogru. hic de belli olmaz. belki bir anda da evlenirim. belli olmaz bu isler dedigim gibi.
0
tiredpanda
(14.02.17)
Yakın gelecekte evlenmeyi düşünüyorum ama tek başına düşünmekle olmuyo sanırım bu işler :)
0
EkimBebesi
(14.02.17)
(4)

vitamin d

gmzo
aile hekimine gidip kan değerlerime baktırmıştım, d vitamini eksik çıktı (9). doktor süt, yumurta yiyorsundur zaten vücudunda d vitamini var aslında ama yeteri kadar güneş almadığın için sentezlenmiyor dedi. o yüzden vitamin yazsam bir işe yaramaz, güneş almaya bak dedi. gerçekten takviye işe yarama
aile hekimine gidip kan değerlerime baktırmıştım, d vitamini eksik çıktı (9). doktor süt, yumurta yiyorsundur zaten vücudunda d vitamini var aslında ama yeteri kadar güneş almadığın için sentezlenmiyor dedi. o yüzden vitamin yazsam bir işe yaramaz, güneş almaya bak dedi.

gerçekten takviye işe yaramaz mı? bu mevsimde nasıl güneş alayım ki?
0
gmzo
(14.02.17)
güneşten kasıt panama sahilinde 6 saat yatmak değil, gündüz olunca etrafını görmeni sağlayan ışık zaten güneş ışığı; tenine değmesini sağlarsan yeterli olur kış için.
0
baba jo
(14.02.17)
Güneş 50 dereceden büyük açıyla geliyorsa d vitamini alırsın evet. Fakat kışın bu mümkün değil. D vitamini ürettiren Uvb ışını 50 dereceden sonra dünyaya değiyor. Bahara kadar ampulle veya damlayla idare etçen.
0
mandalina kokusu
(14.02.17)
benim de 10 çıkmıştı. vitamin yazdı, kullandım, normalleşti. neden yazmamış ki ilginç.
0
pide
(14.02.17)
Kan testini kendi hekimimden istedim, bugün sonuçları almaya gittiğimde yoktu başka bir hekimle görüştüm. Yarın tekrar gidip kendi hekimimle de görüşeyim olmadı. Yani takviye alınabiliyorsa neden sıkıntısını çekeyim ki?
0
🌸gmzo
(14.02.17)
(3)

iç mimarlık hizmet ücreti

gmzo
bir arkadaşımın yakını yeni ev alıyormuş, benden salon (bir de banyoya tasarlanacak bir dolap) için danışmanlık + proje hizmeti almak istiyorlar. uygulama bana ait olmayacak. çok uçuk bir şey yapılmayacak, bir duvara alçıpan tv ünitesi, asma tavan ve aydınlatma tasarımı, tavana ve üniteye gizli aydı
bir arkadaşımın yakını yeni ev alıyormuş, benden salon (bir de banyoya tasarlanacak bir dolap) için danışmanlık + proje hizmeti almak istiyorlar. uygulama bana ait olmayacak.

çok uçuk bir şey yapılmayacak, bir duvara alçıpan tv ünitesi, asma tavan ve aydınlatma tasarımı, tavana ve üniteye gizli aydınlatmalar filan tasarlanacak, tv'yi duvarla hemyüz yapmak istiyorlar. bunların dışında mobilya seçimi, renk konusunda da danışmanlık istiyorlar. müteahhitin halihazırda belirlediği bir parke var ama çok pahalı olmazsa duruma göre onu da değiştirebiliriz diyorlar.

ev darıca'da, ben kadıköy'deyim. bir gün gidip göreceğim ve yüz yüze görüşeceğiz aileyle. sonrasında 2 alternatifli tasarım + 3 boyutlu görselleştirme hazırlarım, gerekirse revizyonları olur, kesin kararlarla birlikte ustalara iletebilecekleri detay çizimlerini gerçekleştiririm. salon 25 m² kadar.

1500 tl istemem uygun olur gibi geldi ama, daha önce böyle bir şey yapmadığım için de bilemedim. şimdiye kadar ofise bağlı olarak çalıştım sadece, herhangi bir şey için fiyat teklifi bildirmedim. nedir bu işin piyasası?
0
gmzo
(13.02.17)
2000 isteyebilirsin, en azından pazarlık falan yaparlarsa istediğin fiyata düşer. bize amerikan mutfak+salon 5000 almıştı ve çizimler dışında bir şey yapmadı, zaten alkol problemleri vardı ve çalışmaya devam etmedik. yer ankara.
0
kayranin kedisi
(13.02.17)
Bence 2500 TL iste, pazarlıklık da pek bir iş yok. Ucuza iş yapmayın piyasada. İşinde iyiysen, fiyat düşürecek, ucuza çalışmak için bir sebebin yok.
Sen de bilgisayar başında oturup kafa patlatacaksın, çizim yapacaksın ölçü ayarlayacaksın.
Emeğinin karşılığını bil. Çizimleri de asla iş bitmeden işverene bırakma.
0
oldcosmos
(13.02.17)
@oldcosmos piyasayı düşürmemek lazım tabii ki. sürekli yapacağım bir iş değil, şu an boş vaktim ve paraya ihtiyacım var. iç mimar değil mimarım, yaklaşık kaç günlük işim olacağını hesaplayıp ofisten ayrılmadan önceki maaşıma oranladım. o yüzden ofislere göre düşük kalmış olabilir tabii ki, piyasayı bilmiyorum hiç.
0
🌸gmzo
(13.02.17)
(26)

televizyon kullanmamak

veritaslibertas
aklıma geldi de şimdi, var mı televizyon kullanmayan? bu kadar şikayet ediliyor, şu kanalı boykot edelim, şunu izlemeyelim vs deniliyor. tv kanallarının hepsi aynı bok değil mi? hadi bir belgesel falan var izlediğiniz tamam. ama internetten rahatlıkla izlenebilir zaten. var mı televizyon kullanmayan
aklıma geldi de şimdi, var mı televizyon kullanmayan? bu kadar şikayet ediliyor, şu kanalı boykot edelim, şunu izlemeyelim vs deniliyor. tv kanallarının hepsi aynı bok değil mi? hadi bir belgesel falan var izlediğiniz tamam. ama internetten rahatlıkla izlenebilir zaten. var mı televizyon kullanmayan bu düşüncede olup da? ben hiç sanmıyorum. bu kadar sövüp sayılıyor tv programlarına ama her evde de iki tv var.

ben şahsen 1 yıldır kullanmıyorum. evimde de televizyon yok.
0
veritaslibertas
(13.02.17)
çocuk doğduğundan beri(7 ay) biz de kullanmıyoruz. digiturk üyeliğimiz vardı bu ay kontrat bitiyor onu da iptal ediyoruz. en son ne zaman bişi izledim tvde hatırlamıyorum bile. çocuk 2 yaşına gelene kadar tv açmayacağız zaten. ondan sonra duruma göre bakarız ama bundan sonra pek izleyeceğimi sanmıyorum.
0
sta
(13.02.17)
Yaklaşık 4 senedir tv kullanmıyorum. Bulunduğum evlerde tv oluyordu ama bi kere de açıp aha şunu izleyeyim dediğim bişi olmadı. 2sene kendi evimde vardı arkadasım acar arkadasım kapardı onla birlikteyken bakardım ekrana arada. Şimdi de aynı başka bir arkadasım acar bakarım onun dışında film izlemek için kullanıyorum genelde internete bağlanıp.

Yalnız belgesel izleyeceksem gerçekten tv izlerim pc de onun tadını alamıyorum sanki sırf izlemek için izliyormuşum gibime geliyor bu yüzden belli spor aktiviteleri, belgesel falan tv de izliyorum.
0
fıytfıyt
(13.02.17)
ben de uzun yıllardır tv kullanmıyorum, evde de yok.
0
dedimmidemedimmi
(13.02.17)
uzun yıllardır herhangi bir yerel tv kanalını açıp izlemedim. internetle beraber gelen tivibu paketinin film ve belgesel kanallarına arada bakıyorum. ama genelde hem dizi hem de belgesel türü şeyleri bilgisayardan izliyorum.
0
orpheus
(13.02.17)
9 yıldır kullanmıyorum.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(13.02.17)
10 sene oldu televizyon izlemeyeli, hiçbir eksikliğini de hissetmiyorum doğrusu. Kitaba ve filme daha çok vakit ayırabiliyorum böylece.
0
BuddyGuy
(13.02.17)
51" plazma var, kablolu tv var ama fişi bile takılı değil. Monitör olarak kullanıyorum tv yi. Oyun film falan. Sörvayvır izleyenlere falan acıyorum ayrıca.
0
hasmetizm 2046
(13.02.17)
Biz de kullanmıyoruz. 1,5 seneyi geçti galiba. Televizyon alırsak da ancak film izlemek için kullanırız diye düşünüyorum. Çocuk filan yaparsak evde televizyon bulunması fikrine karşıyım.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.02.17)
6 senedir hiç izlemedim. Ondan önce de pek izlemezdim fakat 6 senedir 1 saniye bile görmüşlüğüm yok kendisini. Evimde televizyon da yok. Filmleri falan bilgisayardan izliyorum. Bunun için projeksiyon almayı da düşünüyorum bir süredir. Ama o düşünce de orada kaldı.
0
windowsguvenlikduvari
(13.02.17)
6 yıldır açmıyoruz sadece aileler ziyaretimize geldiklerinde açılıyor kalan zamanlarda kapalı.
0
basond
(13.02.17)
Bizim televizyon 1.5 yıl önce falan bozuldu. Daha doğrusu televizyon mu anten mi ondan bile tam emin değilim çünkü hiç baktırıp yaptırma ya da yeniden alma ihtiyacı duymadık. Zaten önceden de izlediğim bir şey yoktu televizyonda, eksikliğini hissetmedim hiç 1.5 yıldır.

Bir süredir ailemleyim şimdi, 2 televizyon var burda. Bir şey izlemek için açtığımı hiç hatırlamıyorum. Açık görünce de izleyecek bir şey bulamıyorum zaten. Yani olmasa da olur bir şey televizyon benim için.
0
ms brownstone
(13.02.17)
Bizde televizyon var, ben komple karşı değilim televizyona zira özellikle film izlerken küçük ekranlı bir şeyden izlemekten hoşlanmıyorum keza belgesel de öyle. Biliyorum bilgisayar büyük ekranlı monitöre bağlanabilir, başka çözüm bulunabilir fakat pratik gelmiyor. Televizyon kanallarının kendisinden çok akıllı televizyon özelliklerini kullanıyoruz bu sebeple. Film- dizi açma/ televizyondan Spotify açıp müzik dinleme vs.


Bunun dışında tıvibu üyelerimiz var belgesel paketiyle birlikte. Yeni yayınlanan belgeselleri daha çabuk ve gününde takip etmek hosumuza gidiyor. Mars belgeseli mesela; kaç hafta boyunca yayınlandı. Her hafta o saatte ilk kez izlemek keyifliydi. Zaten ya belgesel ya müzik kanalı acik oluyor. Ayrica takip ettiğim 1 yemek programı bir de gezi programı var. Arkadasimiz geldiğinde 'biz sadece belgesel izliyoruz diyen bir sürü insan var da bunlar sahiden sadece belgesel izliyor' diye guler bize. Arada haber kanalı da izliyoruz tabii.

Velhasıl pratik geldiği için televizyon kullanıyoruz. Oturup saçma salak diziler izleyip evlendirme programi fani olmadıktan sonra günde 2 saat televizyonda belgesel, program, film izlemenin bir zararı olduğunu düşünmüyorum.

Evde çocuk yok bu arada, uzun süre de olacağını düşünmüyoruz.
0
fraise
(13.02.17)
12 senedir televizyon izlemiyorum. sadece eve annemler geldiğinde onlar izliyor. tv var ama evde. pc bağlı sürekli. aklıma esince tv ye alıyorum görüntüyü, kanepede yayılıp kablosuz klavye mouse ile nette takılıyorum. ya da 2 tane kablosuz joystick var, arkadaşlarla oyun oynuyoruz. tv benim için 2. monitör :)
0
washe
(13.02.17)
Evde televizyon var ama.acik.oldugunda sadece muzik kanali ya da ntvspor acik. Son bir yildir da toplam 30 gun acilmamistir. Misafir geldiginde.ozellikle.kapatirim, sohbeti olduruyor televizyon.
0
thewizardofearthsea
(13.02.17)
ben 10 yildir, canli spor haric tv izlemiyorum ama yabanci bir ulkede oldugum icin, dili ilerletme amacli izlemeyi dusunuyorum.
0
baldur2
(13.02.17)
Öncelikle: (bkz: televizyon izlememeyle övünen internet bağımlısı)

10 yıldır filan tv kullanmıyorum Ama evde olsa iyi olur. Tv de belgesel kanalı hep açık olsun izlenesem de olur. Salonda açık bir televizyon olmalı. Yakında alabilirim.
0
etki
(13.02.17)
Var, 10 yıl falan olmuştur.
0
harvey
(13.02.17)
3 sene kullanmadım, yani tv vardı ama yayın veren o kutu yoktu. bilgisayarı bağlayıp dizi vs izlemek için kullanmıştım. sonra evlendim şimdi her akşam survivor izliyorum.
0
prezarlatif
(13.02.17)
1,5 yıl televizyonsuz yaşadım ve hiç aramadım.

bisiklet sezonunda eurosport açıp çekirdek çitleyerek yarış etabı izlemeyi severim.

bir de kahvaltı yaparken en iğrenç magazin programlarına bakmaktan garip bir zevk alırım ama onu da yapmıyorum epeydir.

bunlar dışında televizyonla bir alakam yok.
0
filteria
(13.02.17)
10 yıldır hayatımda televizyon yok. Fiziksel olarak da yok evde.
0
jamiro
(13.02.17)
ÖSS'ye hazırlanırken ara vermiştim, sonra da ihtiyaç duymadım.

Eve monitör aldım, ilgimi çeken maç, yarış falan olursa internetten açıp izliyorum, öteki türlü kanal açıp da izlemem.
0
chicha
(13.02.17)
Bizim evde yok 6 senedir. Ev arkadaşımla önce yurtta oda arkadaşıydık, küçük bir tv vardı odada. Kumandası kayboldu bir gün, aylarca ikimiz de nerede bu diye aramadık bile. Dolayısıyla eve çıkınca da almadık televizyon filan.
0
gmzo
(13.02.17)
8 senedir TV izlemiyorum. ne dizi, ne haber ne baska bisi. gundemi takip etmek icinse sadece internette belli gazetelerim var onlari okuyorum. hic bi zararini gormedim.
0
superfluid
(13.02.17)
evde tv yok
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(13.02.17)
evlenene kadar hic bir evimde televizyon olmadi. hic ihtiyac duymadim.
0
hybridus
(13.02.17)
3-4 senedir izlemiyorum. Evdeki televizyonun tek amacı usb bağlayıp dizi-film izlemek
0
jazzabel
(13.02.17)
(7)

Datça Konaklama Tavsiyesi

gmzo
Balayı için Ağustos sonu 2-3 gün Selimiye, 2-3 gün de Datça düşünüyoruz. Selimiye'de kalacağımız yeri ayarladık, Datça'da nereden ayarlayalım bilemedik. Araba olacak, Palamutbükü çok övülüyor, araçla da mutlaka gider görürüz ancak kum sahilleri daha çok seviyoruz.
Balayı için Ağustos sonu 2-3 gün Selimiye, 2-3 gün de Datça düşünüyoruz. Selimiye'de kalacağımız yeri ayarladık, Datça'da nereden ayarlayalım bilemedik. Araba olacak, Palamutbükü çok övülüyor, araçla da mutlaka gider görürüz ancak kum sahilleri daha çok seviyoruz.
0
gmzo
(08.02.17)
meraktan soruyorum kusura bakmayın; selimiye'de nerede kalacaksınız paylaşabilir misiniz özel değilse?
datça merkez'i bilmiyorum. palamutbükü güzel bir yer ama son zamanlarda gitmedim; düzgün konaklama imkanı var mı bilmiyoum.
0
nigeo
(08.02.17)
datça demek sükunet demek, bükler ise daha da sükunet demek. bence datça merkezde kalın, çoğu mekan denize sıfır konumda zaten. palamutbüküne ise gezmeye gidersiniz. zaten yolu da çok iyi değildi en son gittiğimde hala değiştiğini sanmıyorum.
0
nihilanth
(08.02.17)
@nigeo kekik butik otel'i ayarladık, baya hoşumuza gitti
www.kekikotelselimiye.com
0
🌸gmzo
(08.02.17)
peki eski datça nasıldır? güzel taş evleri butik otele çevirmişler o ilgimi çekti ama.
0
🌸gmzo
(08.02.17)
palamutbükü baya hayal kırıklığı yaratır. arabanız varsa 1 gün basar gelirsiniz yeter kalmaya değmez. kalmayınca geceleri nefis bi kokoreççi çıkıyor onu kaçırırsınız en fazla. hayıtbukunde kalmak daha iyi.
0
glide
(08.02.17)
ha araçliysan hakkaten tercihin eski datça olmalı. fiyatlar hakkında bilgim yok ama fahiş olmayacağını düşünüyorum. güzel taş evlerde kalıp her gün farkli bir koya gider gelirsiniz. yemişim palamutunu hayitini
0
glide
(08.02.17)
palamutbükü ada pansiyon.
0
babilbaligi
(09.02.17)
(9)

aynı anda iki kadro kazanma ve işlerin karışması

gmzo
geçen ay bir vakıf üniversitesinin araştırma görevlisi kadrosunu kazanmıştım. bir ofiste çalıştığım için ve ihbar sürem olduğundan dolayı, 8 şubat'ta başlamak üzere görüştük, henüz herhangi bir sözleşme imzalanmadı.sonra mezun olduğum devlet üniversitesi kadro açtı. ona da başvurdum, salı sınava gir
geçen ay bir vakıf üniversitesinin araştırma görevlisi kadrosunu kazanmıştım. bir ofiste çalıştığım için ve ihbar sürem olduğundan dolayı, 8 şubat'ta başlamak üzere görüştük, henüz herhangi bir sözleşme imzalanmadı.

sonra mezun olduğum devlet üniversitesi kadro açtı. ona da başvurdum, salı sınava girdim, bugün açıklandı kazanmışım! sevinçten ağladım tabii ki ama benim durumlar çok karıştı, dışarıdan fikir lazım.

- önümüzdeki p.tesi ofisteki son günüm, sonrasında yıllık iznim filan olduğu için gelmeyeceğim ancak son sigorta girişim 7 şubat'ta yapılacak diye konuştuk.

- önümüzdeki çarşamba denizli'ye gidiyorum, nişanım var. mutlaka gidiyorum o yüzden :)

şu an devlet memurlarında güvenlik soruşturması yapılmadan atama gerçekleşmiyor. 2-2.5 ay en az yazanlar var internette. şimdi ben ne yapayım?

ofisle görüşüp beni biraz daha çalıştırın mı diyeyim?

cepten para mı yiyeyim atama gerçekleşene kadar (evleneceğim için tercih ettiğim bir şey değil, para lazım). bir ihtimal süreci ailemin yanında memlekette geçirerek, harcamaları minimuma indirmeyi deneyebilirim.

yoksa vakıf üniversitesine başlayıp, atamam gerçekleşince kaçayım mı (bu da etik değil)?
0
gmzo
(19.01.17)
vakıf üniversitesi için yedekte bekleyen kişiyi düşün. onun hakkının yanmasını umursuyorsan vakıf üniversitesini pas geçip ailenin yanında takıl bir süre. umursamıyorsan ve prosedür olarak mümkünse vakıf üni.'ye gir, ardından devlete geç.
0
zgrydn
(19.01.17)
fizyoterapist bir arkadaşım kasımda atandı halen göreve başlayamadı. güvenlik soruşturması devam ediyormuş.

diğer konularda bir fikrim yok :/
0
belkider
(19.01.17)
Devlete gir. Vakıf üniversitesinde ısrar etme.
0
yaren
(19.01.17)
Vakif universitesi sozlesmesinin sartlari agir olabilir, hic imzalama bile. Guvenlik sorusturmam taaa 2014'te 2 ay surmustu (ki normal insanlarin 10 gun suruyordu). Ben olsam devleti beklerdim sanirim. Su anki is yerin idare edebilirse bence konus.
0
evrim halkasi
(19.01.17)
bildiğim kadarıyla bu güvenlik soruşturması tahmininden uzun sürebilir. ara sıra memurlar.nete giriyorum da öyle bir durum var.
en önce kendini düşünerek, kimseyi de mağdur etmeden(ne kadar mümkünse)onu yap derim.
ayrıca hem evliliğin, hem sınav sonuçların için tebrikler
0
limoncello
(19.01.17)
önce ofisle bir görüş bakalım.
senin yerine birini aldılar mı? senin biraz daha kalman işlerine geliyorsa belki kal diyeceklerdir.
0
niye ama
(19.01.17)
Çevremden fikir aldım, insanlar genel olarak vakıf üniversitesindeki kadromu hemen yakmamamı öneriyorlar devletin işleri belli olmayacağı için. Yarın bir sözleşme örneği isteyeceğim.

Aklıma takılan bir konu var. Pazartesi gidip belgelerimi devlet üniversitesine teslim etsem, süreci başlattıktan sonra vakıf üniversitesinde çalışmaya başladığım için sıkıntı çıkar mı?
0
🌸gmzo
(19.01.17)
vakıfta başka, sonuçta özel sektör istifa edip gidersin.
0
nuisance
(19.01.17)
Kazandığın devlet üniversitesi 50/d kadrosuna atama yapıyorsa, yine bir gün işsiz kalacaksın demektir. Devlet'e kapağı attım diye düşünme.
0
piotr
(20.01.17)
(5)

penti'deki korseler

gmzo
iş görür mü? amaç fazla sıkmasın ama biraz toparlasın.örnek:https://www.penti.com/ten-control-yuksek-bel-slip-korse-zidPLCNYBSK10SK-SKIhttps://www.penti.com/ten-nu-basic-kisa-tayt-zidPLNUBKST12IY-SKIhttps://www.penti.com/ten-rengi-sikmadan-toparlayan-pacali-korse-zidPCDP554C15SK-57Yhttps://www.penti
iş görür mü? amaç fazla sıkmasın ama biraz toparlasın.

örnek:

www.penti.com
www.penti.com
www.penti.com
www.penti.com
0
gmzo
(11.01.17)
penti değilde ten'in korseleri efsane :)
bende şu ürün var 1,5 yıldır acayip severek kullanıyorum:
www.ten.com.tr
özellikle tüm gün giyilebilir serilerini öneririm. alan arkadaşlarımda çok memnun kaldı.
0
yue
(11.01.17)
Pentinin Kore'leri çok kötü alma
0
fasulyek
(11.01.17)
2tane aldım vakti Zaman'ında ikisi de çöp.
0
fasulyek
(11.01.17)
@yue kadıköy tarafında ten ürünleri satan bir yer var mı acaba bildiğiniz?
0
🌸gmzo
(11.01.17)
@gmzo
facebook sayfasından sor anında ilgileniyorlar. ben küçük bir yerde yaşadığım için denemeden almıştım, hangi beden sipariş edeceğimi falan da yardımcı oldular.
0
yue
(11.01.17)
(3)

analog kamera enstantene sorunu

gmzo
ağustos ayında aldığım minolta x-300 kameramın perde hızında bir sorun var gibi hissediyorum. şu an içinde film olduğu için açıp kontrol edemedim, ama 1/30'dan itibaren (1/30, 1/60, ...) tüm enstantene ayarlarında perde hızı aynı kalıyor gibi hissediyorum sesinden. sanki hepsini 1/500 veya 1/1000'de
ağustos ayında aldığım minolta x-300 kameramın perde hızında bir sorun var gibi hissediyorum. şu an içinde film olduğu için açıp kontrol edemedim, ama 1/30'dan itibaren (1/30, 1/60, ...) tüm enstantene ayarlarında perde hızı aynı kalıyor gibi hissediyorum sesinden. sanki hepsini 1/500 veya 1/1000'de çekiyormuş gibi. düşük enstanteneleri denedim, onlarda sorun yok gibi. bulb modunda da sıkıntı yok.

sizce sorun nedir? tamir edilebilir mi? çok üzüldüm yahu.
0
gmzo
(08.01.17)
Filmleri banyo edip görmeden bir şey demek doğru olmaz çünkü reflex kameralarda baskın olan (sizin duyduğunuz) ses, yukarı doğru katlanan aynanın sesidir genelde. O da enstantene hızına göre pek değişmez.
0
para bende
(08.01.17)
Bununla birlikte dediğiniz gibi bir sorun çıkarsa üzülmenize hiç gerek yok. Bilen bi usta tarafından tamiri gayet mümkün (içerdeki ayar-çark mekanizması yayı kurtuluyor genelde). Zenitlerde çok sık oluyor.
0
para bende
(08.01.17)
@para bende bir an önce filmi bitirip sonuçlara bakayım o halde, olmadı hayyam'a götüreyim:) teşekkür ederim
0
🌸gmzo
(08.01.17)
(12)

Hava sebebiyle evde kaldım, güzel bir film izleyeyim.

okuyamıyom ben ya
Böyle insana yaşam enerjisi versin, içini sıcacık yapsın lütfen. Aslında aylardır vakitsizlikten izleyemiyorum dediğim bir sürü film vardı. Ancak şimdi vakit oldu ya o filmlerin hepsini unutuverdim. Tavsiyelerinizi bekliyorum, teşekkür ediyorum.Evde kalın çıkmayın çok soğuk olacak diyolla. <3
Böyle insana yaşam enerjisi versin, içini sıcacık yapsın lütfen. Aslında aylardır vakitsizlikten izleyemiyorum dediğim bir sürü film vardı. Ancak şimdi vakit oldu ya o filmlerin hepsini unutuverdim. Tavsiyelerinizi bekliyorum, teşekkür ediyorum.

Evde kalın çıkmayın çok soğuk olacak diyolla. <3
0
okuyamıyom ben ya
(06.01.17)
as good as it gets
bucket list
little miss sunshine
0
orange coffee
(06.01.17)
taste of tea
0
lesmiserables
(06.01.17)
chef (2014)
0
olkol
(06.01.17)
ben de evde kar izleyenlere şarkı göndereyim en güzelinden.

play.spotify.com
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(06.01.17)
kimse yazmadan amelie diyim
0
basond
(06.01.17)
ya tam filmleri araştırmaya giriştim, tvde hababam sınıfı çıktı karşıma. ne yapsam bilemedim. yeni bi film mi yoksa milyonuncu kez hababam mı ^^
0
🌸okuyamıyom ben ya
(06.01.17)
we're the coopers! kesinlikle tavsiye ederim. christmas geçti ama olsun, mis gibi filmdir.
0
headredhead
(06.01.17)
gmzo
(06.01.17)
The grand budapest hotel, before sunrise,taare zameen par.
0
whysoweird
(06.01.17)
wild tales
0
wildboy
(06.01.17)
dur dur ben soylıcem volver
0
hopp
(06.01.17)
limonata.
0
dave87
(07.01.17)
(13)

Karınız Nasıl?

jesterdvine
Az önce "Çerkezköy'den İstanbul'a gelmeye çalışıyorum" diyen bir arkadaşım foto yolladı. Orada 3'te başlamış kar ve akşam durum bu Sizlerde nasıl?
Az önce "Çerkezköy'den İstanbul'a gelmeye çalışıyorum" diyen bir arkadaşım foto yolladı.

Orada 3'te başlamış kar ve akşam durum bu

Sizlerde nasıl?
0
jesterdvine
(06.01.17)
bahçelievlerde yağmur var.
edit: kar var ^_^
0
headredhead
(06.01.17)
fatih'te daha yok ama hava sıcaklığı 0.5 santigrat derece. yavaş yavaş tüm istanbul'u alacak böyle, gece bu kadar kar almayan yer kalmaz herhalde istanbul'da. fatih diyorum yahu, burası için bile gece -3 diyor.
0
der meister
(06.01.17)
gayrettepe'de yağmur gibi bir şey yağıyor.
0
sir gawain
(06.01.17)
Beylikdüzü - Etraf beyaz.
0
himmet dayi
(06.01.17)
Beylikdüzü'nde 15 dakika önce halk arasında bulgurcuk denilen şey yağıyordu. Böyle kar ve dolu arası. Dolu gibi yağan kar. Yerler merler kaygandı. Şimdi bakıyorum, yuhannes, 15 dakikada bembeyaz olmuş ortalık.
0
aychovsky
(06.01.17)
Hadimkoy yolu feci karli birkaç saattir
0
all girls dream
(06.01.17)
Baltalimanındayım, yağış yarım saat önce başladı, baya yoğun yağıyor.
0
bfm
(06.01.17)
ben de güncelleme yapayım: burada da yaklaşık yarım saattir kah yoğun kah sakin ama durmaksızın yağıyor, hava sıcaklığı -0.5 santigrat dereceye düştü. bu ılık, iğrenç, uğursuz yer bile bu kadar erken başladıysa coşmaya istanbul geneli müthiş olacak demektir. daha gecesi var bunun
0
der meister
(06.01.17)
bakırköy'deyim, her yer bir anda kar oldu :)
0
sayns
(06.01.17)
Başlığa istinaden: bekarım, karım yok.
Soruya istinaden: Yeşilköy, yağıyor. Yerler falan tuttu.
0
d max
(06.01.17)
merter
kar tuttu yolları kapladı
0
basond
(06.01.17)
Burada kar falan yok henüz. Eskişehir yolundan bildiriyorum.
0
köstebek kurabiye
(06.01.17)
kadıköy, hayatımda gördüğüm en hızlı tutan kar O.o
0
gmzo
(06.01.17)
(8)

doktorun yazdığı antibiyotik

gmzo
ara ara nefesim yetmiyormuş hissi yaşadığım ve geçen akşam derin nefes alırken göğsümden gelen düdük sesi yüzünden bugün doktora, göğüs hastalıkları uzmanına gittim.alerjiye bağlı astım ve hafif mikrobiyal bronşit var dedi. 1 adet inhaler (respiro), 1 adet alerji hapı (desmont), 1 adet nazal sprey (
ara ara nefesim yetmiyormuş hissi yaşadığım ve geçen akşam derin nefes alırken göğsümden gelen düdük sesi yüzünden bugün doktora, göğüs hastalıkları uzmanına gittim.

alerjiye bağlı astım ve hafif mikrobiyal bronşit var dedi. 1 adet inhaler (respiro), 1 adet alerji hapı (desmont), 1 adet nazal sprey (mometix aq) 1 de antibiyotik verdi (avelox).

sözlükte antibiyotiğin başlığına bakayım dedim, bakmaz olaydım. ölüm kalım meselesi olmadıkça kullanılmamalı yazan var, babamı ölüme götürüyordu yazan var. şöyle de ayrıntılı bir entry var benzer ilaçlarla ilgili: eksisozluk.com

zaten herhangi bir doktorun 4 ilaç birden yazdığını hatırlamıyorum, bir de bunları okudum moralim bozuldu iyice. bunları kullan 18'inde tekrar gel dedi bir de. ne yapacağım :(
0
gmzo
(06.01.17)
uzun süre yaşadığım sinüzit problemi sonucu doktorun "artık topla tüfekle bu işe giriyoruz" demesinden sonra verdiği antibiyotik. bende yan etkisi tansiyonla ilgili oldu. soğuk soğuk terler döktüm ama yine de bitir dediği için bitirdim. Şimdiki aklım olsa kullanmazdım. zaten sinuzit yineledi ve sonunda ameliyat olmak zorunda kaldım. doktor değilim, doktorun dediğini yapma diyecek halim yok ama bana bi daha yazsalar bendeki etkilerini soylerim başka bir şey yazmasını rica ederim.
0
amuzende
(06.01.17)
linki verdiğin arkadaş kafayı bu antibiyotikle bozmuş biri. duyuruda da benzer ithamları vardı, sağlık çalışanları olarak herkes anlatmıştı ama anlamamakta ısrar etmişti, silmediyse tartışmaları bulabilirsin
0
la noix
(06.01.17)
solunum yolu hastalıklarına yazılan bir antibiyotik. herkeste aynı yan etkileri yapacak diye bir şey yok. eğer düzgün tedavi edilmezse bronşiektaziye cerrahiye kadar gidebiliyor bu solunum yolu hastalıkları. bence tedavini olmaya bak sen, sağda solda okuduklarını boşver. yazan doktor emin ol o ilacı senelerce okudu ve yüzlerce hastaya yazdı.
0
shotgunwoman
(06.01.17)
doktor değilim.

avelox siprofloksasin etken maddeli bir antibiyotik. arkadaşın entry'de yazdığı kadar abartılacak bir durum olduğunu sanmıyorum. bazı durumlarda, mrneğin epilepsisi olanlarda kullanılamıyor, o gibi yan etkileri var, ama birçok enfeksiyonun tedavisinde kullanılıyor.

doktor yazdıysa kullanın diyeceğim, lakin ben de bu konuda doktorlara çok kırgınım. yeri gelmişken içimi dökeyim. şimdi doktor arkadaşlar kusura bakmasın da, kulağı ağrıyor diye 4 yaşındaki oğlumu doktora götürdüm, "orta kulak iltihabı" dedi (bu kaçıncı, her kış 1-2 sefer oluyor), basınç testi falan yapıldı, sağda daha çok olmak üzere iki tarafta da var. hani demişsiniz ya dört ilaç yazdığını hiç görmedim diye. ufacık çocuğa üç tane ilaç yazdı. biri ceftinex antibiyotik şurup, biri iliadin burun spreyi, biri de zyrtec şurup.

ben prospektüs okumayı severim. eczaneden almaya gidiyorum. zyrtec alerji ilacı değil mi diyorum, evet burun akıntısı diye vermiştir diyor. iliadin yetişkin spreyi, yine eczacıya pediatrik yazmamış diyorum, "4 yaşındaysa ondandır" diyor (oysa prospektüsüne 6 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaz yazıyor. 5 gün kullan yazmış, prospektüsünde 3 günden fazla kullanılmamalıdır yazıyor). eve geliyorum toz antibiyotiği hazırlayacağım, prospektüse bakıyorum 18 kilograma kadar çocuklara (ki benim sıpa 16 kilo) günde iki defa yarım ölçek yazıyor. oysa doktor iki defa 1 ölçek yazmış.

toplamda üç ilaç yazmış, üçü de ofsayt.

1. antibiyotiği olması gereken dozdan bir kat fazla yazmış
2. burun spreyinin pediatriği varken yetişkin olanını yazmış
3. 3 günden fazla kullanılmaması gereken burun spreyine 5 gün kullan yazmış
4. hiç alerjik bir durum olmadığı halde sırf burnu akmasın diye alerji şurubu yazmış

4 yaşındaki çocuğa. şimdi gel de doktorun yazdığına güvenip sorgusuz sualsiz kullan.

antibiyotik içindoktoru arayıp söyledim "hee 125 mg olandan yazmamış mıyım, 250 mg olandan ise yarım ölçek vereceksiniz doğru" dedi. açıp sormasam fazla fazla içirecez ufacık çocuğa. ne yazdığından haberi yok adamın. ötekileri sormadım artık.

antibiyotiği yarım ölçek verdim, iliadin'in pediatriği evde vardı zaten, 3 gün onu sıktım, zyrtec'i de hiç vermedim. burnuna sf sıkıp sıkıp sümkürtüyorum üç posta.
0
kibritsuyu
(06.01.17)
@la noix silmiş sanırım bulamadım. takıntılı olduğu belli, ben de aslında duyuruyu sağlık çalışanları içimi rahatlatsın diye açtım biraz, teşekkür ederim.

@shotgun doktorlara karşı önyargılı değilim, senelerce okuduğunun ve yüzlerce hastaya yazdığının da farkındayım. tedavi olmam gerektiğini de biliyorum. araştırmak hataydı belki zaten ama öyle ya da böyle ilaçların yan etkileri olabiliyor. bu tarz şeyleri okumak da insanı endişelendiriyor. kaldı ki doktorlar da insan ve hata yapabilirler, şu veya bu sebeple de her hastaya gerektiği kadar vakit ayırıp ilgilenemeyebiliyorlar özellikle türkiye'de. @kibritsuyu'nun verdiği örnek gibi. senelerdir pcos hastasıyım ve yasmin kullanıyorum, her sene kadın doğum'a kontrole gidiyorum. yıllar boyu bir tanesi de insülin direncin de olabilir pcos'a bağlı olarak diyerek endokrin uzmanına yönlendirmedi. kendi yaptığım araştırmalar sonucu endokrinolojiye gittim ve insülin direncim olduğunu öğrendim. demem o ki türkiye'de hastaların doktorlara saygısız davranışları olabilir, siz de bu yüzden içinde "emin ol" geçen cümlelerle savunmaya geçiyor olabilirsiniz ancak insanın kendi sağlığıyla ilgili bir duruma temkinli yaklaşması, araştırması ve soru sormasında yanlış bir durum yok. üslup önemli.
0
🌸gmzo
(06.01.17)
doktor değilim ama burada belki 50 kere yazdım, gene yazacağım. antibiyotik, özellikle de ciprofloksasin içeren hiçbir antibiyotiği kullanmayın. entryde yazılanları oturup olumadım ama muhtemelen doğrudur. ciprofloksasin içeren antibiyotikler hastalığınızı şıp diye keser, allah razı olsun bunu yazan doktordan dersiniz. ama eroin de ilk çıktığında ilaç olarak kullanılıyordu, hem de ota boka kullanılıyordu. çünkü gerçekten çok işe yarıyordu. he sıkıysa şimdi de kullansınlar.

yazan doktoru ve tüm diğer doktorları tenzih ederim, kötü bir niyetleri olmadığına da neredeyse eminim. ama gene de bilemeyiz. çünkü ilaç firmalarının da para kazanması lazım.

antibiyotik insan ömrünü uzatan mucizevi bir buluştur evet. ama siz yok grip oldum, vay çenem acıdı diye antibiyotik kullanırsanız ileride olduk olmadık bağırsak hastalıkları ve daha birçok başka hastalıkla karşılaşabilirsiniz. en kötüsü de o zaman hiçbir doktor size "çok antibiyotik kullandığınız için böyle olmuş" demez.

son olarak 3.dünya ülkesi bile olmadığımızı hatırlatır ve dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki antibiyotik kullanımlarına göz atmanızı tavsiye ederim. karar gene sizin.

geçmiş olsun.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(06.01.17)
@istanbul kanatlarimin altinda cevap için teşekkür ederim ama, cevapları okumadığınız gibi benim yazdıklarımı da okumadınız sanıyorum? :) grip olduğum için veya çenem ağrıdığı için kullanmayacağım, bundan önce de en son antibiyotiği idrar yolları enfeksiyonu için kullanmıştım o da 3 sene önceydi. şimdi de doktor mikrobiyal bronşitim olduğu için yazdı.
0
🌸gmzo
(06.01.17)
okudum tabiki. ama bunlar biraz basit kalıyor işte antibiyotik kullanımı için. en azından benim gözümde öyle.

örneğin idrar yolu enfeksiyonunda da direk cipro yazarlar. ama piyeloseptyl adındaki antiseptiğin (antibiyotik değil) kullanımı da iş görür. ama çoğu doktor antibiyotik yazar. daha önce bu hastalığı geçirdim, ondan biliyorum.

bronşit olmadım hiç ama o da antibiyotiğe gerek olmadan başka ilaçlarla geçebilir gibi geliyor. tabi hala daha doktor değilim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(06.01.17)
(6)

İstanbul yüksek lisans

kaya1453
76 ea ales, 70 yds, 2.77 not ortalaması ile istanbul içinde yüksek lisans yapabilir miyim? hedef tecili uzatmak.
76 ea ales, 70 yds, 2.77 not ortalaması ile istanbul içinde yüksek lisans yapabilir miyim? hedef tecili uzatmak.
0
kaya1453
(02.01.17)
vakıf üniversitelerinde rahat yaparsın.
0
pinkpeony
(02.01.17)
vakıflar pahalı değil mi ama? devlette olmaz mı? tezsiz de varmış bu arada onlara girmek daha kolay sanırım.
0
🌸kaya1453
(02.01.17)
torpilin yoksa devlet zor. özel üniversitelerde rahat rahat kabul alırsın.
0
solskjaer
(02.01.17)
peki tezsiz yüksek lisansa nasıl alıyorlar? puan şartı yok. ilk gelen alır gibi bir şey değildir heralde?
0
🌸kaya1453
(02.01.17)
şartı olmasa da tezsizde puana göre sıralarlar seni. onun dönemlik harçları yüksek, onu da hesaba katınız.
0
tuzumkuru
(02.01.17)
bence direkt "devlet olmaz" demek mümkün değil. alanınızı bilmiyorum ancak mimarlığı örnek gösterecek olursam, yüksek lisans alımı sırasında portfolyo, referans mektupları, mülakat, bazı okullarda bilim sınavı da göz önünde bulunduruluyor. örneğin iyi bir portfolyo, düşük lisans not ortalamasının önüne geçer. sizin de ayrıca gerçekleştirdiğiniz çalışmalar (proje, makale, vs.) ve başarılarınız varsa, bu puanlar gayet de yetebilir.
0
gmzo
(02.01.17)
(14)

İşe yakın oturmak mı yoksa istediğin semtte oturmak mı?

uzdeniz
arkadaşlar 2 ay sonra yıllardır hayalini kurduğum işe başlıyorum. sözleşmeler filan imzalandı. işyeri istanbul levent'te bir plazada. kazancım iyileşiyor o yüzden, şimdi ev de değiştirmek istiyorum. bir türlü karar veremedim, hep yaşamak istediğim kadıköy'de mi bir eve çıksam yoksa işe yürüyüş ya d
arkadaşlar 2 ay sonra yıllardır hayalini kurduğum işe başlıyorum. sözleşmeler filan imzalandı. işyeri istanbul levent'te bir plazada. kazancım iyileşiyor o yüzden, şimdi ev de değiştirmek istiyorum.

bir türlü karar veremedim, hep yaşamak istediğim kadıköy'de mi bir eve çıksam yoksa işe yürüyüş ya da metro mesafesinde bir yere mi çıksam?

mesai 8-6 olacak gibi. haftada iki gün de iş çıkışı bilgi'nin santral kampüsüne gitmem gerekiyor bu arada.

siz olsanız ne yapardınız? hep kadıköyde oturmak istedim ama genellikle para yüzünden yapamadım, yaş da geçiyor.
0
uzdeniz
(31.12.16)
eskiden olsa vakitten kazanın derdim ama şu an farklı düşünüyorum.
hayata bir kez geliyoruz. istediğinizi yapın. kadıköy'de yaşamak istiyorsanız kadıköy'de yaşayın. insan mutlu olacağı şeyi yapmakta özgür olmalı.

ben mesela eve bir kaktüs aldım. saçma bir şekilde gelip gidip ona bakmak bana mutluluk veriyor. siz de, kadıköy'de eve çıkınca, belki eve yorgun bir halde geç vakitte geleceksiniz ama evde geçireceğiniz zamanın kalitesi artacak, kıymetlenecek ve kendinizi huzurlu hissetmenizde yardımcı olacak.

baktınız çok yorucu oluyor, kadıköy'ü bırakıp karşıya taşınırsınız... ne olacak.
0
nax
(31.12.16)
istediğim semtte oturdum (kadıköy) tahammül edemedim işe yakın semte taşındım (mecidiyeköy)

10000000 kat daha mutluyum.
0
tchuck
(31.12.16)
kadıköy eski kadıköy değil +1
bi de yolda geçireceğiniz saçmasapan zamanlara çok yazık. ondan sonra kadıköy'e gelip keyfini çıkaracak haliniz kalacak mı acaba o kadar yol ve trafikten sonra.

Levent daha sakin gerçekten. (İçerileri)
0
neynep
(31.12.16)
kesinlikle ise yakin oturmak. istediginiz zaman hafta sonlari gider kadikoy'de takilirsiniz yine.
0
aliza
(31.12.16)
Beşiktaş ta otur. Köprü trafiği çekilmez her gün her gün
0
fasulyek
(31.12.16)
İşe yakın tabii ki.
0
komando kani var bende
(31.12.16)
10 dakika fazla uyuyayım diye ağladığım oluyor, işe yakın oturmak tabii.
0
nice tnetennba
(31.12.16)
kesinlikle işe yakın.
0
basond
(31.12.16)
işe yakın otur kadıköye gezmeye gidersin +1
0
sta
(31.12.16)
İşe yakın tabii kiii.
0
megalomaniac
(31.12.16)
işe yakın oturmak kadar hayat kalitesini yükselten bir şey daha yok sanırım. işe yürüyerek 4 dk'da varıyorum. yok böyle bir lüks.
0
köstebek kurabiye
(31.12.16)
işe yakın oturmak önemli tabii. şimdiye kadar kadıköy'de oturuyordum, önceleri fındıklı'ya okula gidiyordum vapurla, sonra iki sene caddebostan'a işe gittim.

ama şimdi şubat'ta yeni işe başlayacağım, çekmeköy'de. işe yakın oturmak için taşınmayı filan düşünmüyorum şimdilik, öyle ya da böyle kadıköy'e dönmek, haftasonumu burada geçirmek istiyorum. 6 senenin alışkanlığı da var tabii.
0
gmzo
(31.12.16)
bence de işe yakın otur. mesai zaten 6 da bitiyormuş. kadıköy e yorgun argın eve gelecen napcan. dışarı adım bile atmiycan belki. bir de bilgi ye gidecekmişsin. bana göre işe yakın otur. levent ten kadıköy e haftasonu ya da gitmek istediğin vakit zorlanmazsın zaten. hem levent de iyidir bence. kötü bir semt falan desen hadi neyse belki
0
faik abi
(01.01.17)
Besiktas cok uygun sanki, ortami da kadikoye benzer, hafts sonlari vapurla kadikoye gecersin, mis
0
kaset
(01.01.17)
(11)

babasına peder diye hitap eden kadın

baba jo
ben sanırım hiç duymadım bir kadının babasından peder diye bahsedişini, siz duydunuz mu? babasına peder diyen kadınların az olduğunu siz de düşünüyorsanız; sizce neden?
ben sanırım hiç duymadım bir kadının babasından peder diye bahsedişini, siz duydunuz mu? babasına peder diyen kadınların az olduğunu siz de düşünüyorsanız; sizce neden?
0
baba jo
(28.12.16)
Peder çok erkek ağzı, ondan olabilir.
0
angelus
(28.12.16)
Annem "Peder Bey" der. Annem üvey anne ile büyümüş. Üvey anne baba dedirtmemiş. Belki 1950'li yıllarda peder kullanımı biraz daha yaygındır ama çok da tutmamış niyeyse, onun yerine baba tutmuş. Doğrudan Farsça bir kelime ve şu an kullandığımız bir ton Farsça kelime varken, hangisi neye göre tuttu bilmiyorum. Belki söylenişi kolay diye, belki ana kelimesine daha yakın diye, belki de zamanın politik nedenleri, belki daha kolay bir alternatifi olduğu için.
0
aychovsky
(28.12.16)
@angelus; evet ama neden ki, cinsiyetçi değil küfür değil ayıp değil. eyvallah da bununla aynı durumda, eyvallah diyen kadın da pek az.
0
🌸baba jo
(28.12.16)
Tamam cinsiyetçi değil de bi erkek de "Ya bizim peder de..." diye cümleye başladığı zaman benim kafamda tespih çeken Doğan görünümlü Şahin kullanan sahte Adidas eşofman giyen bi apaçi karakter canlanıyor, kadınlar da belki benzer şeyler düşündüğü için kullanmıyordur.
0
angelus
(28.12.16)
bence babasına peder diyen kadına hemen kadın demeyin.
bi t*ş*kları yoklayın, yerinde duruyor olabilirler.
0
tchuck
(28.12.16)
benim arkadaşım (kadın) önceden diyordu. peder dediği zamanlar babasıyla ilişkileri kötüydü. sonra düzelttiler, son 2 senedir filan baba diyor.

bence bu peder deme durumu her şekilde babayla araya mesafe koyma isteğinden ortaya çıkıyor. t*şakla, tespihle alakası yok yani.
0
gmzo
(28.12.16)
abi hacı diyen kızların peder versiyonu
0
eja
(28.12.16)
ben de hiç babasından peder diye bahseden kadın görmedim.
@gmzo bence doğru tespit yapmış.
babaasıyla arasına mesafe koymak isteyenler kullanıyor daha çok bu peder kelimesini.
0
pangea
(28.12.16)
yukarıdaki bazı arkadaşlara katılıyorum. ölmüş babamla aram gayet bozuktu. o nedenle kendisinden bahsederken baba demekten hoşlanmıyorum. ve peder kelimesini kullanıyorum. kadınım.
0
kedili madam
(28.12.16)
ben tercih etmem, şekil gibi duruyo gibi geliyo. Ama "hatun" diyenden aşırı tiksinirim. kadın ya da erkek.
0
neynep
(28.12.16)
bazı sözler kadının ağzında eğreti duruyor peder de onlardan biri. ha ben peder diyen erkeğe de kıl olurum o ayrı.
bu arada @aychovsky nasıl izin vermez ya pis kadın:(
0
pamuk helvalar cebe
(28.12.16)
(3)

istifa süreci

gmzo
yarın şirkete işten ayrılacağımı bildireceğim, şubat ayında bir vakıf üniversitesinde işe başlayacağım. ihbar sürem 6 hafta, ben bu süreyi kullanmak istiyorum. işveren istifa sonrası ihbar kullandırtmak istemiyorum diyebilir mi?dilekçeyi önlerine koymadan önce konuşacağım tabii, böyle bir durumda ha
yarın şirkete işten ayrılacağımı bildireceğim, şubat ayında bir vakıf üniversitesinde işe başlayacağım. ihbar sürem 6 hafta, ben bu süreyi kullanmak istiyorum. işveren istifa sonrası ihbar kullandırtmak istemiyorum diyebilir mi?

dilekçeyi önlerine koymadan önce konuşacağım tabii, böyle bir durumda hazırlıklı olmak adına soruyorum. 6 hafta ihbar sürem var, yıllık izin ve iş arama iznini toplam olarak düştüğümde 3 hafta 2 güne düşüyor. niyetim bunu bu şekilde uygulamak ama nasıl bir yol izleyeyim?
0
gmzo
(27.12.16)
İhbar ücretini vererek seni işten çıkartabilir, süreni beklemeden...
0
st curse
(27.12.16)
@st curse teşekkürler, istifa etsem de ihbar süresi her şekilde hakkım, doğru mudur? öyle yapmak isterlerse de işime gelir tabii ki.
0
🌸gmzo
(27.12.16)
Çok özür dilerim. Uyku sersemliğinden hatalı cevap vermişim. Sizi işten çıkartırsa ücret ödemek zorunda değil siz istifa ettiğiniz için.. Hatalı cevap için özür dilerim.
0
st curse
(27.12.16)
(10)

yemeksepeti'nden ne söyleyeyim?

gmzo
kullanmamaya çalışıyorum normalde, ancak sular kesik o yüzden evde bir şey hazırlamak istemiyorum. yemeksepeti'nden nispeten sağlıklı ne söylenebilir?kadıköy
kullanmamaya çalışıyorum normalde, ancak sular kesik o yüzden evde bir şey hazırlamak istemiyorum. yemeksepeti'nden nispeten sağlıklı ne söylenebilir?

kadıköy
0
gmzo
(27.12.16)
"Bilakis" varsa salataları çok güzel oluyor. İstediğini doldurabiliyordun hatta içine.
0
ufukcel
(27.12.16)
kadıköy'de her yerde sular kesik. bence özellikle bugün yemeksepetinden söylemeyin. pakette sandviç alabilirsiniz onun yerine.

soruya cevap olarak güzel yemek yapan yerler; paul's lazanya, pizza pelicano, marla cafe, hermanos burritos, aşina cafe, birtat tantuni.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(27.12.16)
@ufukcel bulamadım :/
0
🌸gmzo
(27.12.16)
demoniclewinsky
(27.12.16)
Hermanos burritos ve rolla güzeldir.
Pizza ginger da efsane biraz fastfooda kayayım derseniz.
0
bir nick var benden iceri
(27.12.16)
hermanos burritos <3
0
fasulyek
(27.12.16)
ciğerci hulusi beybi..
0
jadle
(27.12.16)
ciğerci hulusi'den söyleyin de 3 gram ciğere 50 lira verin.. pizza pelicano iyidir.
0
rajaz
(27.12.16)
lahmacun
0
sta
(27.12.16)
@istanbul kanatlarimin altinda'nin dediğinin çok mantıklı olduğuna karar verdim ama yakın zamanda önerilen mekânları deneyeceğim, teşekkürler:)
0
🌸gmzo
(27.12.16)
(7)

Yılbaşı hediyesi (Biraz acil gibi)

an engineer
Seyahat etmeyi ve fotoğrafçılığı seven ve blog yazan bir kadına ne hediye alayım?Yaşı 30, iş arkadaşım, hediye 20-50 tl arasında olmalı.Teşekkürler.
Seyahat etmeyi ve fotoğrafçılığı seven ve blog yazan bir kadına ne hediye alayım?

Yaşı 30, iş arkadaşım, hediye 20-50 tl arasında olmalı.

Teşekkürler.
0
an engineer
(27.12.16)
tchibo nun websitesinde seyahat günlüğü gibi bişey var. kalemi de var. 39 lira civarı olması lazım.
bence uygundur.
0
interview with the vampire
(27.12.16)
şöyle bir şey alsan. bütçeyi biraz aşıyor ama işine yarayacak bir şey.

urun.n11.com
0
mr.goodcat
(27.12.16)
angina pektoris
(27.12.16)
güzel bir fotoğraf çerçevesi.
0
peggy
(27.12.16)
sirkeci'de kristal foto var, orada bu 90'larda kullandığımız, filmli kullan at kameralardan var. 40 lira vermiştim sanıyorum, arkadaşıma hediye etmiştim italya seyahati öncesi bayılmıştı.
0
gmzo
(27.12.16)
www.asyaithalat.com

Bundan aldım, umarım beğenir.
0
🌸an engineer
(27.12.16)
Fotoğrafçılık ile ilgilenen kişinin hali hazırda bir mini tripodu olması muhtemel:) Riske girmişsin, ama ihtiyacı varsa da güzel bir hediye olur.
0
peggy
(27.12.16)
(6)

dermokozmetik urunleri internetten almak guvenli midir?

fraise
birkac parca urun almam gerekiyor fakat guvenemiyorum. son kullanma tarihi gecmeye yakin olur, baska bir sorun olur. bir suru de site var; hangisinden alinir, bilemedim. siz hangi sitelerden alisveris yapiyorsunuz? guvenli midir? yoksa internetten alisveris yapmaktan vazgecip bir eczaneye mi ugrayay
birkac parca urun almam gerekiyor fakat guvenemiyorum. son kullanma tarihi gecmeye yakin olur, baska bir sorun olur. bir suru de site var; hangisinden alinir, bilemedim.

siz hangi sitelerden alisveris yapiyorsunuz? guvenli midir? yoksa internetten alisveris yapmaktan vazgecip bir eczaneye mi ugrayayim? tesekkur ederim simdiden herkese.
0
fraise
(26.12.16)
dermoeczanem den yapan arkadasim var. memnundu. bence eczaneden daha uyguna geliyor internetten almak.
0
tiredpanda
(26.12.16)
Ben de dermoeczanemden aliyorum hic problem yasamadim su ana dek :)
0
neferkitty
(26.12.16)
Turuncukasa'dan almıştım bir sorun yoktu.
Farmareyon da iyi.
0
Lim5
(26.12.16)
dermoeczanem ve dermokozmetika kullandım, bir sorun yaşamadım.
0
gmzo
(26.12.16)
dermovizyon.com eczacı arkadaşımın sitesi ve fiyatlarda çok uygundur.
0
seyyar satıcı
(26.12.16)
Dermoeczanem, sipariş verdiğin ürünün stoğunun skt i yaklaşmış ise arayıp dilersen iptal etmeni öneriyordu. Son siparişimde dikkatlerinden kaçmış, böyle bi ürün göndermişler. Ben farkedip değişim talep edince süreç biraz sıkıntılı oldu. Senelerdir severek kullanıyordum da son olay biraz canımı sıktı açıkçası.
0
manuel mandalina
(26.12.16)
(13)

Türkiye'de Suriyeliler yan gelip yatarken TSK'nın Suriye'de ne işi var?

s0phiesw0rld
Işid'in iki askerimizi yaktığını gördüm (görüntüler muhtemelen doğru). Ayrıca çok sayıda ölü ve yaralı da var çıkan çatışmalarda. Anlamadığım şey şu, Türkiye'de yan gelip yatan sağlıklı Suriyeliler neden savaşmıyorlar? Bir de üstüne bazıları taşkınlık yapıyor.Yan soru olarak da şunu merak ediyorum,
Işid'in iki askerimizi yaktığını gördüm (görüntüler muhtemelen doğru). Ayrıca çok sayıda ölü ve yaralı da var çıkan çatışmalarda. Anlamadığım şey şu, Türkiye'de yan gelip yatan sağlıklı Suriyeliler neden savaşmıyorlar? Bir de üstüne bazıları taşkınlık yapıyor.

Yan soru olarak da şunu merak ediyorum, orada savaşan Türk askerleri rütbesiz mi rütbeli mi; rütbesiz ise bir er Suriye'de savaşmayı kabul etmezse ne olur, ne tarz yaptırımlar ile karşılaşır? Şayet ben Suriye'de Erdoğan'ın yanlış politikaları sonucu oluşan durumu düzeltmek için hayatta savaşmazdım.
0
s0phiesw0rld
(23.12.16)
m e b
(23.12.16)
ulan varya mis gibi bir göçmen sorunumuz da oldu.

soruna gelince, biz buradaki suriyeliler için savaşmıyoruz ki
biz sınır güvenliğimiz için savaşıyoruz. yani resmiyette bu böyle.

göçmen problemine gelince, şimdi değil de bunda bir iki yıl sonra çıkacak gibi. oysa ırak savaşında bu kadar olmamıştı. garip.
0
zugas
(23.12.16)
adamların ülkesinin içine eden biziz. bu adamlar durduk yere hadi Türkiye'ye gidek demedi.

osmanlı ve Arap penisi hayranı aklar tarafından, o tek haneli iqlarina bakmadan bir hayale daldirtildik. sonra elimize aldık. elde kazanım olarak yüzde 1 birim bile bir şey yok, tamamen kayiptayiz, üstüne ülkemizin demografik yapısının içine edildi.

şimdi ben Suriyeli mülteci olsam, sen sictin sen temizle derim. üstelik adamların keyfi burada yerinde, ekmek elden su gölden.

keşke hepsini postalasak ama imkansız artık.
0
no christ requires
(23.12.16)
Erler Suriyeye gönderilmiyor bildiğim kadarıyla. Şu an orada bulunan kuvvet ordunun profesyonel kesiminden.

Niye savaşmıyor diyorsun, ona da cevabım kime karşı savaşacak? Ortada bir iç savaş var, savaşacağı her taraf kendi ülkesinden adamı. Ki ayrıca kimin tarafında savaşacağını seçme şansı da yok öyle, Köyü kimin kontrolünde ise ona katılcak ya da ölcek.
0
Haldamir
(23.12.16)
e suriyelilerin vatandas olmamalarini isteyenlerin bunu sormaya hakki yok ki. vatandas olmayinca askere de alinmiyorlar zaten. dogru bazilarinin vatan millet pek umrunda degil ama savasanlari da görmen gerek. bunu erdoganin yanlis politikasi diye özet gecmeyip, ülke güvenligi acisindan genis cercevede görmek lazim. böyle dünyanin kritik noktasinda bulunan bir ülkenin duygusallık icerisinde dişi bir siyaset izleyip hiç bir şeye karışmaması düşünülemez..

askere emre itaatsizlik ve disiplinsizlikten ceza verilebilir. ve askeri cezalar hızlı işleyip, yaptirimlari agirdir. seferberlik ya da savas halinde bu ayni suçun cezasi katlanir. askerlik meslagi özellik itibariyle bunu gerektirir.
0
1adam
(23.12.16)
ülkesinden savaş nedeniyle kaçmış bir mülteciyi savaşmaya nasıl zorlayacaksınız hukuksal olarak? hadi kendini dünyadan da, uluslararası hukuktan da iyice izole ettin ve bunu yaptın diyelim. on binlerce silahlı adamın orada senin emirlerine uyacağı ne malum?

adamların ülkesinde abd ve araplarla birlik olup iç savaş çıkardığımız yetmedi, yerlerinden yurtlarından ettiğimiz yetmedi bir de kaçtıkları savaşa mı sokacağız?
0
pilavmaker
(23.12.16)
bak olayi en basit sekilde ozetlemeye calisiyorum simdi;

komsunun evinde yangin cikiyor, adam sizin eve siginiyor. senin baban da komsunun evindeki yangini sondurmen icin seni gonderiyor. Derken dumandi atesti falan filan senin canin yaniyor, gelip evi yanan adama kiziyorsun. senin evin yanarken ben sondurmeye gittim canim yandi diye.

iyi de kardesim, seni yangini sondur diye gonderen baban. evi yanan adam napsin zaten kacip gelmis, senin evine siginmis. yanlis kisiye odaklaniyorsun.

not : yanginin cikma nedenine ise hic deginmiyorum bile.
0
matematik koyu
(23.12.16)
matematik koyu +1

bir de türkiye'de iç savaş çıksa, taraflar da erdoğan - pkk - ışid olsa, kimin için savaşacaksın? ben bunu düşünüyorum hep.
0
gmzo
(23.12.16)
@matematik koyu'nun analojisini yeniden düşünürsek aslında:

komşunun evinde yangın çıkıyor, adam sizin eve sığınıyor. senin baban da komşunun evindeki yangın sizin eve de sıçrar diye söndürmen için seni gönderiyor (ki sıçrayacağı da gün gibi açık). derken, dumandı, ateşti falan filan senin canın yanıyor. gelip hem evi yanan adama kızıyorsun "senin evin yanarken ben söndürmeye gittim, canım yandı" diye, hem de babana kızıyorsun "e, yangın sıçramayacaktı belki de!!!11! ne işim var yan kapıda?!!!" diye.
0
m e b
(23.12.16)
konudan alakasız olacak ama "şayet" kelimesinin anlamı "eğer"dir. senin son cümlede kullanman gereken "zira" idi. bunu bana 12 yaşımdayken falan ayar vererek öğretmişlerdi, o yüzden hiç unutmadım. ben de hep yapmak istemiştim. kısmet bugüneymiş.

şayet = eğer
zira = çünkü
lakin = ama

hayır bilmiyorsanız niye kullanıyorsunuz ki, daha sık kullanılan alternatifi yok sanki :/
0
der meister
(23.12.16)
@ m e b

iste tam bu noktada yanginin neden ciktigini sorgulamak lazim. hic o konuya girip siyaset tartismak istemiyorum ama haritayi acip bakarsan goreceksin ki tek komsu biz degiliz.

sence neden bir diger komsu israil'in burnu bile kanamiyor ? keza suudi arabistan, urdun ve iran da gayet isid belasina komsu ulkeler. sence neden yangin oraya sicramiyor da sadece bize sicriyor?

kendini avutmaktan otesi degil yok bize de sicrardi falan filan gibi laflar. sinirlarina yeteri kadar ozen gosterip, sinir guvenligini iyi saglarsan hicbir sey sicramaz.

10 sn sinir ihlali yapan ucagi dusurene kadar, once kendi vatanimizin, milletimizin guvenligini saglayabilseydik bu gunleri yasamazdik zaten.
0
matematik koyu
(23.12.16)
@matematik koyu: tek sorun sadece ışid mi? dikkate alınan bir diğer şey de pkk.
pkk koridorunun da varlığı ayrıca bir tehdit.


ayrıca, sınırlarımız içinde de güvende tutulmamız konusunda da katılıyorum. çok daha sıkı güvenlik önlemleri alınabilirdi.
0
m e b
(23.12.16)
onu bunu bilmem
diğer araplar kendi ırkdaşlarını alıyor mu?
hayır almıyor.

biz onlara sığınsak bizi baş tacı ederler miydi?
hayır götümüzü keserlerdi.
.

hem başkasına sığınıp orada patır patır üremek nedir ?
0
supermatik
(23.12.16)
(20)

grip olmamak için taktikleriniz neler?

cosmicgadin
taze zencefil suyu iyiyiymiş mesela.
taze zencefil suyu iyiyiymiş mesela.
0
cosmicgadin
(23.12.16)
baktım geliyor grip, 2 gün tylolhot içiyom temiz
0
masa penisi
(23.12.16)
Annem limon sıkıyor
0
gazozailacatmauzmani
(23.12.16)
3 öğün nurofen içiyorum başlamadan bol bol sıkma portakal suyu birde
0
eja
(23.12.16)
burnum akmaya başlayınca sabah-akşam sudafed içiyorum
0
kaptan memo
(23.12.16)
(bkz: sambucol)
0
gmzo
(23.12.16)
ilaç ve yapay vitaminlere asla ama asla yaklaşmıyorum. taze zencefil, kabuğuyla birlikte limon ve kaliteli balı rondoda püre haline getiriyorum. günde 2-3 tatlı kaşığı yiyorum.
0
kedili madam
(23.12.16)
yalnız ben gripten korunmaktan bahsediyorum. grip olmak üzere olunan durumdan değil.
0
🌸cosmicgadin
(23.12.16)
grip aşısı. daha önce olmazdım ama bu sene eylül ayında aşı oldum. şantiyede çalışıyorum ve bu soğuklara rağmen daha hiç grip olmadım.
0
scientist
(23.12.16)
limon, zencefil, bal sicak suyla her gun sabah aksam iciyorum bu karisimi.
duzenli ve saglikli beslenmeye calisiyorum.
duzenli spor yapiyorum.

yaklasik 5 senedir grip olmadim.
0
matematik koyu
(23.12.16)
sonbaharda en ufak bir his değişikliğinde iki gün umca kullanıyorum. kış boyu hasta olmuyorum.
0
alperz
(23.12.16)
Sute propolis karistirip iciyorum hemen hemen her gun.
0
kuehles blondes
(23.12.16)
Mandalina
0
monty python
(23.12.16)
Aşı olmak
0
Lim5
(23.12.16)
5 senedir aşı oluyorum. şükür daha tık demedik.
0
teknikekip
(23.12.16)
herhangi bir tedbir almıyorum, sanırım en son 8 sene önce grip oldum.
hayvan gibi çay içiyorum, o yarıyor sanırım.
0
naberabi
(23.12.16)
toz zencefil + toz tarçın + sıcak su karışımı içiyorum.
Hiçbir ilaç almıyorum, grip ilaçlarına alerjim var. Aşı da olmuyorum. Bu seneyi de gripsiz atlatırsam 4 sene olacak.
0
peggy
(23.12.16)
çift çorap
0
eindaclub
(23.12.16)
Hamam
0
etna
(23.12.16)
hepsi yazilmis.

ilavem: bere. milletin kafasi nasil usumuyor, ya...
0
e haliyle
(23.12.16)
düzgün giyiniyorum, soğuk şeyler içmekten kaçınıyorum, genel olarak sağlıklı besleniyorum, dışarıda ellerimi ağzıma götürmüyorum ve ellerimi düzenli ve sık olarak yıkıyorum. hiç öyle garip şeyler yiyip içmeden de gripten koruyabiliyor insan kendini bana kalırsa.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.12.16)
(7)

Okulum uzadı

chillbabe
Hali hazırda bir senelik uzatmaları oynadığım okulum, devamsızlıktan kaldığım ders nedeniyle bir dönem daha uzadı. Nefret ettiğim için gitmiyorum, gidemiyorum. Teselli cümleleriniz varsa alabilir miyim?
Hali hazırda bir senelik uzatmaları oynadığım okulum, devamsızlıktan kaldığım ders nedeniyle bir dönem daha uzadı.

Nefret ettiğim için gitmiyorum, gidemiyorum. Teselli cümleleriniz varsa alabilir miyim?
0
chillbabe
(23.12.16)
Canın sağolsun. Okulu hayvanlar gibi uzatan arkadaşlarımın hepsi benden daha iyi durumda şu anda (ben tam zamanında onur derecesi alarak bitirdim bi de). Mezuniyetten sonra çok önemi kalmıyor bunların. Bölümün güzel bi bölümse uzatma dert değil o kadar.
0
buff
(23.12.16)
teselli cümlem yok, devletin sırtına yük olma bırak işe gir
0
masa penisi
(23.12.16)
Yok maalesef. Ektiğini biçmişsin hayırlı olsun.
0
gozu acik sevisen yahudi
(23.12.16)
Okulu uzatmak çok dert değil. Ama bitirmeye karar verdiysen, sevmesen de kendini zorlayıp gitmen lazım bundan sonra ki yükü omuzlarından at bir an önce.
0
gmzo
(23.12.16)
Ben benden büyükler hep ''okul uzatabildiğin kadar uzat'' deyince abartıp saçmaladıklarını düşünürdüm ama mezun olduktan sonra ''haklılar mıydı acaba'' diye düşünmeye başladım. Eğer bu bir dönemi güzel değerlendirebilirsen öğrencilik güzel bir şey bence. Hem bir kez uzattıktan sonra üstüne 1 dönem daha eklenince artık sen de bitirmen gerektiğine inanıp gitmemezlik yapamazsın. Koca bir ömrü düşününce birkaç aylık bir okul dönemi çok da önemli değil bence.
0
ms brownstone
(23.12.16)
biz teselli versek de asıl kilit olan baban ve akrabalarının tavrına göğüs germen. özellikle parayı veren taraf baban ise o baya bi söylenecek ve senin kendi paranla okumadığın sürece bu söylenmeye katlanman gerek.

en önemlisi ise sen bu okulu bitirmek istiyor musun ve bölümle ilgili iş mi yapacaksın? ona göre okulu bırak ya da kendini toplayıp bitir. ama önce karar ver..
0
hosein
(23.12.16)
Okulumu 1 yıl uzattım. Dersler rezalet durumdaydı hocaları, okuldakileri tanımıyordum. 4 yıldır sınavdan sınava okula gidiyordum. Bu yıl yeni bir başlangıç yaptım ve derslerin tamamına yakınına gitmeye başladım. Başlarda biraz zorlandım ama sonradan okulun güzel yönlerini görmeye başladım. Artık çok zor gelmiyor. Herkes yapıyorsa ben neden yapamayayım ki? Dedim kendime. Finallere 2 hafta kaldı ama hissediyorum bu sefer oluyor.

Tavsiyem herşeye rağmen derslere git ve seni okuldan soğutan şeyleri görmemeye çalış. Yandaş medya gibi ol. Kendini de çevrendekileri de kandır. Bir süre sonra gerçek oluyor. Ben ki durumu toparladıysam herkes toparlar.
Kolay gelsin!
0
mrmlq
(23.12.16)
(8)

Evli ve Evlilik arifesindeki arkadaşlar !!!

jamalbsf
Yaklaşık olarak ne kadara geldi bu iş ?Anne, baba, kaynana, kayınpeder destek oldu mu ? Öncesinde illa ev aldınız mı ? Bi özet geçiniz. İyi günner. Teşekkürler.
Yaklaşık olarak ne kadara geldi bu iş ?

Anne, baba, kaynana, kayınpeder destek oldu mu ?

Öncesinde illa ev aldınız mı ?

Bi özet geçiniz.

İyi günner. Teşekkürler.
0
jamalbsf
(20.12.16)
2011 yılı itibari ile 25 milyar :) eşya, takılar vs+ düğün. İlk kiraya çıkmıştım. Anne baba yardımı olmadı aynı şekilde kayınbaba kaynana da pek yardım etmedi kendi yagimizda kavrulduk. Önceden birikmisimiz vardı borçlanmadan lüzumsuz masraf yapmadan çıktık işin içinden. Bu işlerde tutumlu olucaksiniz elalem ne der diye çıkarsanız 70-80 milyar masraf yaparsiniz. Gerek yok tutumlu olun israf ve gösterişten kaçının tek tavsiyem
0
Fritz-X
(20.12.16)
ben takip için ilişeyim dedim,

cevap: ablam için konuşuyorum, geçen sene eylül'de evlendi. 80 bin civarı düğün masrafları, kişi sayısı 700 civarıymış. İncek'te açık havada yapıldı işte yemek, canlı müzik falan. Eşi babasından kalan evi satıp yeni bir ev aldılar 610 bin civarı evin içini bilmiyorum ama en az 70-80 bin gitmiştir.

Totalde nerden baksan 800 bin civarı :S babam pintinin önde gideni olduğu için karışmadı hiçbirşeye, çok az destek oldu, annem elinden geldiğince destek oldu 50 bin civarı çıkarmıştır en fazla. yer: Ankara
0
mirty
(20.12.16)
sana bağlı masraf.

biz ev değiştirmedik yaşadığımız evde kaldık, yeni eşya almadık.

düğün yapmadık. aile hiç para vermedi.

650 tl nikah, 650 gelinlik (eski ayakkabımı giydim), 300 damatlık, gece arkadaşlarla eğlence yaptık onda da biz ortaya bişiler koyduk, kalan herkes kendi ödedi, bizim kısım 3500 tl oldu. davetiye nikah şekeri davetiye bağış yaptık, herhalde 350 civarı bir şeydi.

İşte totalde 5500 filan olmuş. gayet uygun yani. istersen geceyi de yapma balayına git. 2000 tl'ye evlenmiş olursun. ek bilgi olarak herkes deli gibi eğlendi iki yıl geçti hala herkes bizim gece çok eğlenildiğini anlatır. yani sana bağlı yine. 10binler verip düğün yapıyorsun bi de kimse memnun olmuyor..

bu arada takılan altınlardan da 20bin civarı geldi.
0
kaputt
(20.12.16)
Ya çok fark ediyor, tamamen size bağlı, ucu çok açık. Karşılaştırma açısından bizim konsepti söyleyeyim:

1. Eylülde evlendik. Düğün yapmadık, izmir'de güzel bir mekanda nikah + kokteyl, 300 kişi: 15bin. kına gecesi istanbul'da güzel bir mekanda 4 bin. gelinlik 2bin. damatlık 1500. fotoğrafçı 2bin. video bin. alyanslar bin500. nikah şekeri, bağış olarak 1200. davetiye 300. bunların dışında gelin-damat bohçaları, gelin çiçeği, bahşişler(maalesef) vs toplam olarak 32bin diyebiliriz.

Yukarıdakilerden sadece alyansları ve fotoğraf-videoyu biz ödedik. Gerisini aileler ödedi. Bize kalsa kokteyl de değil sadece nikah yapacaktık çünkü, onlar düğün diye zorladılar, kokteylde anlaştık. Kendileri kaşındılar yani.

2. Öncesinde ev aldılar bize evet, ama illa şart değil. Bizimki denk geldi. Ev istanbul'da 340bin.

3. Ev eşyalarının tamamını eşimle ikimiz aldık. Çamaşır ve bulaşık makinesi dışında toplam 25bin tuttu. Balayını da kendimiz ödedik, o da 10bine yakın tuttu.

6. Takılan takılar 60bindi. Yarısını ev eşyaları ve balayına sayarsak karımız 30bin.

Özet bu şekilde.
0
peggy
(20.12.16)
evlilik sürecindeyim. düğünün nerede olacağına da çok bağlı, bizimki denizli'de olduğu için ve düğün mekânının sahibi tanıdık olduğu için istanbul'a göre çok, çok ucuza geliyor.

- nişan denizli'de, biz karşılıyoruz. yemekli, yaklaşık 80 kişi olacak (yakın akraba çok). nişanı yapacağımız yerin sahibi tanıdık. kıyafet, alyans, vs. toplam 4, 4.5 bin gibi tutacak.

- kına gecesi denizli'de, babam karşılayacak. mekân, ikram ve müzik 3.5 bin. kıyafetleri kendimiz hallederiz.

- düğün kır düğünü, 750-800 kişi yemekli, sahibi tanıdık. 21 bin. bunun yarısını biz karşılıyoruz, diğer yarısını aileler bölüşüyorlar.

- gelinlik, damatlık kendimiz karşılarız. fotoğrafçı tutmayacağız, arkadaşlar halledecek. erkek arkadaşımın ailesi 30 bin liralık altın takacağız dedi, gerek yok az bir şey takın kalanını nakit alalım dedik. bu benim talep ettiğim bir şey değil kesinlikle, kendileri istiyor. bu parayı ev için kullanırız büyük ihtimalle.

- ev almıyoruz, gerek yok.
0
gmzo
(20.12.16)
6500 dugun salonu (yemekli) 25bin takilar, 5000 balayi, 2500 gelinlik damatlik ve bindalli mi neyse o, fotograf cekimine verdik 1700 tl(biz farkli sehirde cektirdik o yuzden yuksek fiyat) 20 bin euro ev tadilati, 12bin euro noter parasi, ev esyalari ortalama 15bin euro. Ev aldik kira odememek icin aylik 700 euro da taksit var her ay. E tabi bunlar bariz olanlar. Ufak tefek harcamalarda oluyor illa ki balayinda ve dugun zamaninda iyice giriyor.

Yani bol para sart oluyor bir yerde. Tabi iki ailede yardim etti odemeler konusunda.
Takilarin ve noter parasinin vs yardimini yaptilar kalani biz hallettik.
0
England
(20.12.16)
Ağustosta evlendim, düğün yapmadık. Nikah salonunda nikah akşamına yakın arkadaşlarla bir bara gittik.

Kiraya çıktık, 1200 tlye.emlakçıya depozitoya 2200 tl verdik.

perdeleri ve buzdolabını benim ailem aldı. Yemek odası takımını eşimin ailesi. Diğer beyaz eşyaları benim bekar evimden getirdik. Ayni şekilde çalışma odası ve misafir odasını da olduğu gibi benim eski evimden getirdik. Yatak odası takımını ikea dan, koltuk takımı ve yatağı enza dan aldık.
Nikah şekeri ve davetiyede olabildiğince ucuzunu seçtim.

Bir halı aldık stepten birkaç paspasımsı halıyı da madame Cocodan aldık, 600e bütün halıları halletmişizdir.

Mutfak malzemeleri ve havlu nevresim gibi şeyleri genelde benim ailem aldı, annemin yıllar önce aldığı şeyler de varmış zaten.

Ekmek kızarma Makinesi, kettle, süpürge, robot falan kendimiz aldık.

Toplamda eşim ile benim kenarda birikmiş 20bin liramız vardı aşağı yukarı. Geriye 7bin kaldı çoğu şeyi taksit ile aldığımızdan. Bu ay sonunda bütün taksitlerimiz bitmiş oluyor, o on bin de bu taksitleri karşıladı.

Yani ailelerimizin yaptığı masrafı saymazsak biz 25bin tl harcadık maksimum gelinlik fotoğrafçı falan dahil.

Yemek odası takımı 3 bin, perdeler 3 bin, buz dolabı da 4 bin tl civarındaydı. Bize kalsa aileleri hiç karıştırmak istemedik ama bi yere kadar uzak durabiliyorlar.

Gelen altınları da peşinat yapıp araba aldık.

Bir de eğer istersen elimde fazla gelinlik var, ya da bir isteyen olursa.

Mobildeyim çok ayrıntılı yazamadım. Kolay gelsin.
0
111111
(20.12.16)
Balayı da dahil yukarıdaki miktara. Nişanı da aile içinde ufak bir yemek şeklinde yapmıştık babam bin iki bin arası ödemiştir muhtemelen. Elbisemle ayakkabım da 300 falan tutmuştur nişanda. Forevernew rulz.
0
111111
(20.12.16)
(5)

kitap secimi

brnbrs
12 yaşındaki ogluma eğlenceli kitap arıyorum ve tavsiyelerinize ihtiyacım var.Kitap okumayı çok sevmiyor,belki bilen vardır Şermin çarkacı nın son kitabı dedemin bakkalina bayıldı ve çok severek okuyor.benden bu tarz kitaplar istedi.Bursa da bkm ye gittim ama pek yardımcı olmadılar.onerilerinize aci
12 yaşındaki ogluma eğlenceli kitap arıyorum ve tavsiyelerinize ihtiyacım var.
Kitap okumayı çok sevmiyor,belki bilen vardır Şermin çarkacı nın son kitabı dedemin bakkalina bayıldı ve çok severek okuyor.benden bu tarz kitaplar istedi.

Bursa da bkm ye gittim ama pek yardımcı olmadılar.onerilerinize acil ihtiyacım var çünkü bu kitap bitince hemen yenisine başlasın istiyorum.
0
brnbrs
(15.12.16)
harry potter serisini okudu mu? okumadıysa başlamak için tam zamanı.
0
gmzo
(15.12.16)
Aklımda Harry potter vardı ama emin değildim,öyleyse seriyi alayim hemen.

Kırmızı eğrelti otunun büyüdüğü yer ide alayim.
0
🌸brnbrs
(15.12.16)
bitmeyecek öykü, michael ende diyorum. birlikte okuyun okumadıysanız. kitabı paylaşamayabilirsiniz öyle bi risk de var tabii:)
0
kaichi
(15.12.16)
Yaa supersiniz :) bütün önerilere uyucam ilk Harry potter ilk 3 kitabını ve diğer yazdıklarınızı sipariş vericem.

@kaichi hayır okumamistim,kendi kitaplarimin arasına karışabilir diyorsun :)

@ konuşma önerilerini dikkate alıp sipariş vericem
0
🌸brnbrs
(15.12.16)
bence harry potter kitaplarını tek tek ver ona, daha heyecanlı :)
0
freya
(16.12.16)
(14)

son 15 senede Araplaşan bi Türkiye var mı? Varsa sizdeki etkileri nedir?

pomaks
selam ulu Galyalılar,baştan söyleyeyim amacım sadece ama sadece biraz tartışmak. Ödev falan değil başlık sadece sormak istiyorum;siz de fark ediyor musunuz son 15 senede toplum ciddi anlamda araplaştı/yor. gerek suriye savaşı sebebiyle gelen mülteciler gerek devlet politikaları gerek insan davranışl
selam ulu Galyalılar,

baştan söyleyeyim amacım sadece ama sadece biraz tartışmak. Ödev falan değil başlık sadece sormak istiyorum;

siz de fark ediyor musunuz son 15 senede toplum ciddi anlamda araplaştı/yor. gerek suriye savaşı sebebiyle gelen mülteciler gerek devlet politikaları gerek insan davranışları(hamile kadını tekmelemek, şort giyen kadını tekmelemek vb.) bunlar dışında mesela sizde ne gibi olumsuz şeyler uyandırıyor bu durum?

saygılar.
0
pomaks
(14.12.16)
başörtülü insanlar üniversiteye giremezken, ilkokulda başını kapatabilen çocuklar peydah oldu.

adım başı imam hatip ortaokulu var. işte bunlar hep arablık.
0
nickimin hakkini veremedim
(14.12.16)
arkadaşımla bi vakıf üniversitesinin asistanlık kadrosuna başvurduk, sınavına gittik. kadın öğrencilerin hepsi türbanlıydı. "bizi almazlar buraya ama o kadar yol geldik girelim sınavla mülakata" dedik yine de. dün sonuç açıklandı, türbanlı bir hanımı almışlar tabii ki.
0
gmzo
(14.12.16)
Kadının değeri ne kadar düşüyorsa bir toplumda, bir toplum o kadar Araplaşıyor demektir bana göre. Ben açıkçası utanıyorum, atalarımızdan utanıyorum hemde. Türk kavimlerine bakın hangi Türk devletinde kadın bu kadar kötü ve rezil bir konumdaydı. Şu Türk kadınının onedio.com bu halden ne hale geldiğini görmek beni gerçekten üzüyor ve utanç içinde bırakıyor.

Bir başka midemi bulandıran da pedofili vakalarındaki anormal artış. Bu da genelde oğlancı Arap toplumunda görülür.
0
gozu acik sevisen yahudi
(14.12.16)
Sadece muhafazakarlaşmak anlamında değil, saygısızlık ve tahammülsüzlük anlamında da yaşıyoruz. Örneğin, trafik ışıklarının gittikçe önemini kaybetmesi, durakta sıraya girmemek ve otobüse binerken birbirini ezmek, kibar insanların ezilmesi, cahilliğin yüceltilmesi gibi şeyler de daha çok Arap ve Mağrib ülkelerinde ağırlıkta olan bir kültür. Tabii, bu kültürlerle sınırlanmaz ama yüzümüzü o tarafa döndükçe günlük hayatta bu tür küçük ve sinir bozucu rahatsızlıklar da artıyor.
0
aychovsky
(14.12.16)
aslında sorduğum daha ziyade toplum yapısının değişmesi konusundaydı. mesela ben 15 sene öncesini hatırlıyorum da böyle ne bileyim en bariz örnek ''vatan haini'' sıfatı öyle herkese şırrank diye yapıştırılmıyordu. şimdi malum belli bi kesimden değilsen direkt vatan haini diyebiliyorlar hiçbir belge dayanak olmadan.

bunun dışında mesela bugün üsküdar'da cihat çağrısı yapan bi belediye vardı. 15 sene önce dertlerimiz açıkçası brezilya-türkiye maçı saat sabah 10'da olur mu lan? tadındayken şimdi öyle bi toplum var ki hop ne cihatı yav desen linç edecek bi toplulukta yaşıyoruz.

bunun dışında artık normal olan şeyleri anormal göstermeye başladı insanlar. şort giyen bi kadın tekmelenebiliyor dinsiz diye mesela. dönelim 15 sene öncesine şort giyen kadını tekmelemek demek 'oha yuh nasıl ya?' diyebileceğimiz bi şeyken bugün 'olur abi her şey olur' noktasına geldik.

bi 15 sene sonrası burkayla falan mı gezecek insanlar? ya da şort giyen kadın recm mi edilir ne olur?
0
🌸pomaks
(14.12.16)
A dan z ye. Yavaştan izole oluyoruz iran da ki gibi eğlencelerimizi yazliklarda evlerde yapıyoruz .. Tek kelime iğrenç
0
imparatorolmayikolaymisandin
(14.12.16)
öncelikle araplaşmayan yer var mı? bu kısmı araplar her yerde anlamında. ama demek istediğini anladım.
ben de bir şey yaşadım mesela, dezavantajı diyelim. muhafazakar bir "katılım" bankasında, bakın katılım çünkü faiz günah, işgörüşmesine gitmek gibi bir hatada bulundum. ben kesinlikle bu konuda kimseyi aşağılamam ama orda aşağılandığımı bizzat hissettim. onlardan olmadığım bakışlarından belliydi. görüşmeye de muhafazakar bir kadın girdi. direkt olumsuz maili attılar görüşme sonrası da.
aslında burda dikkat çekmek istediğim, ayrıştırma vs. diyorlar kendileri için de bunu yapan onlar. üzgünüm ama çoğu da arap sevici. ben paylaşımlardan, tavırlardan çoğunda bunu görüyorum.
yani mültecilere vs. gerek de yok. onların kötü talihi, bizim de zaten var olan dertlerimiz. üzerine geldiler yani.
ülkemizdeki çoğu insan zaten bu şiddete hazırmış eğer şu an arttığını düşünüyorsan. artar da çünkü bunların temelinde ekonomik problemler yatıyor. adam küçücük çocuğa halleniyor, nedeni parayla yapmaya durumum yok. açık açık söylüyorlar da bunu.
insanlar tahammülsüzleşti. iğrenç ötesi insan ilişkileri türedi. çok anane gibi konuşacağım şimdi ama insanlık rezil bir hal aldı alacak da. bence güzel güneşli günler yok. alışmadan biz iyi olabildiğimiz kadar olalım.
bir tarafımızı yırtsak da oluru böyle yaşamak. herkes kendini düzeltsin, çevresinde kötü durumda olan insanlara yardım etsin.
keşke böyle olmasa cehape kadın kolu gibi konuşmasam keşke. teşekkürler.
0
tiredpanda
(14.12.16)
@tiredpanda

anlatmak istediğimi anlamışsın sevindim. bundan çok değil 10 ay önce falan erasmus'u fransa'da yapmış tr'nin baş üniversitelerinden birinden mezun olan bi arkadaşımla konuşurken ben bu kadar mültecinin alınmasının demografik yapıyı bozacağını söylediğimde 'sen sanki %100 türksün de ırkının bozulacağını söylüyorsun' dedi. kimse %100 türk olmadığı için dmeografik yapı bozulması normal gibi şeyler geveledi ve ben haklı çıkmaya başladım malum son olaylar ciddi anlamda insanların davranışlarının bozulduğunu gösteriyor bu birinci örnek.

ikinci olarak bi arkadaşım var-dı burada konu coğrafi bölge değil baştan belirteyim karadeniz'li muhafazakar bi aileye sahip ama tam tersi davranışları sergiliyor fakat bi yandan da atıyorum sen Müslüman değilsen de sana farklı bi tavır alıyor. mesela Ramazan ayında evinde sahura kalkıyor iftara gidiyo ama tüm gün iş yerinde kahveler çaylar yemekler yeniyor. sonra misal malum zina en büyük günah kendisi nişanlı 3 ay sonra düğünü var ama işte tinder'dan happn'dan kovalamadığı kız kalmıyor hatta en yakın arkadaşları nişanlı olduğunu bilmese onların arkadaşlarına bile sarkacak kadar riya var ama tüm bunları söylediğinde şu meşhur şarkı gibi günah benim suç benim, ben yanacağım yanarsam şeklinde bi savunmaya geçiyor. aynı zamanda da mesela ramazan ayında metrobüste su içemezsin dayağı yersin gibi bi kafaya sahip. belki oruç tutmuyorum ya da tutmak istemiyorum gibi şeylerle karşılık verince hayır burası tr burada ramazan ayında toplu taşımada falan bi damla dahi olsa su içemezsin gibi bi kafaya sahip.

bunu neden bu kadar anlattım her gün daha üstüne koyarak gidiyor-lar bu tarz insanlar. işte bugün metrobüste su içemezsin derken yarın çantanın kenarında su görse dövecek tipler oluyorlar. toplum olarak değişiyoruz, düşünce yapısı değişiyor ve dediğin gibi sevmekle aşılacak bi şey değil bu maalesef.
0
🌸pomaks
(15.12.16)
Kesinlikle var böyle bir durum.
Çok somut bir örnek var, 60lı-70'li yıllardan meclisteki kadın fotoğraflarına bakın. Veya bir vakıf toplantısı olsun devletin de desteklediği. Kadınlar hep ceketli, ya da dizinde gayet şık ve güzel elbiseli, saçlar yapılı, siyah beyaz fotoğrafta bile makyajı ve şıklığı belli oluyor. Ve dimdik duruyorlar, özgüvenliler.
Şimdi bakın?! Bindallı benzeri kıyafetler, feraceler, tesettürlü de olsa açık da olsa hepsi böyle giyiyor. Ezik büzük fotoğrafları, poz vermekten çekinir gibi, altın günü mahremiyetleri gözler önüne serilmiş gibi bakıyorlar. Fotoğraflarını gördükçe çıldırıyorum bunlar bizi temsil edemez diye.
Ha bunların yanında çapraşık ilişkiler, en yakınıyla eşini aldatmalar ama herkesin yaşam tarzının bekçisi gibi racon kesmeler had safada. Eğitimsiz insanlar. Selam vermekten acizler. "Günaydın" dedin diye yollu olduğunu düşünenlerin sayısı artıyor.
Ve ben kaçmak istiyorum, çünkü düzelecek bir şey değil içinde bulunduğumuz durum.
0
megalomaniac
(15.12.16)
www.pusulahaber.com.tr

Şuradaki logonun araplığı bile yeterli.
0
megalomaniac
(15.12.16)
ona araplık demeyelim ama vahhabileşme daha uygun belki.
0
thewizardofearthsea
(15.12.16)
birilerine saldirmak = araplaşmak olmuş. camide müeezzine sela verdigi icin saldırmak ne oluyor o zaman? ifade ve düsünce özgürlüğü mü? japonlaşmak icin gözleri çekik hale getirmek yeterli o zaman.. ne korelasyon ama ?
biraz olsun bir kitabı bir fıkıh kitabını açıp bakmıyorsunuz ki dinen kul hakkina girmenin tehlikesi hakkinda neler yaziyor? müslümanları uyaran bir çok bilgi mevcut. bu dünyada helallesme olmaz ise ahirete kalıyor bu. o kadar kolay degil bu işler. çesitli cezaları da var. bunlara ragmen kisisel suç ve hataların kaynağı da dinden kaynaklaniyormus gibi ve bu dine inananlarin da buna destek verdigi, onların da potansiyel suclu gibi gosterilmeye calisildigi bir algı var.
0
1adam
(15.12.16)
@1adam

sela veren müezzine saldırmanın savunulur zerre yanı yok. kaldı ki o olayın da ben iyi polis kötü polis olarak oynandığını düşünüyorum. bu söyleyeceğimle asla savunuyormuş gibi düşünme olayı tekrar ediyorm; bu ülkede papaz da öldürüldü biliyorsun di mi? gayrimüslim olan bi dünya adam öldürüldü en bariz örnekleri üzeyir garih, hrant dink gibi simge isimlerdi.

şimdi konuyu şuna getirmek istemiyorum müslümanlar kendilerinden olmayanı öldürüyor demiyorum genellemeye girer. bu zaten konumuz değil. senin söylediğin de araplaşmayla ilgisi yok. ben müslümanım elhamdüllilah hatta radikal islamcı olayım velev ki tutup aynı kafada birine ''Allah rızası için git o müezzini döv, o müezzin şeytanın temsilcisidir' desem yapmam diyecek adam var mı? gayet var. ben o olayın bir istisna ya da dediğim şekilde olduğuna inanıyorum. zira bana son 15 senede hatta 15 seneyi de bırak şu meşhur camileri yıkıp ahır yaptılar döneminden itibaren gösterebilir misin bi Müslüman din görevlisine işini yaptığı için saldıran eden? zor çok zor. belki 1-2 tane çıkabilir onlar da münferit şahsi husumetler olan şeyler olabilir.

kul hakkına hiç girmeyelim istersen zira o konuda pek savunabileceğin şeyler olmaz o yüzden hangi kitabı okumaya devam ediyorsan edebilirsin saygı duyarım.

fakat bana şunu açıklayamazsın; anadolu'yu geçtim istanbul gibi bi yerde şortla ne bileyim askılı bi bluzle gezemeyen kadınlar var. hadi git bağcılar'da gez bakayım? fatih'te gez bakayım? esenyurt'ta gez bakayım? bunlara kişisel hata diyemezsin. bu toplumun arapperestliğe evrilmesidir. anadolu'yu hiç saymıyorum bak orada zaten kot pantolon bile giyse kadın ''yollu'' gözüyle bakılıyor. cocuk taciz tecavüzüne hiç girmiyorum bak farkındaysan.

halife seçelim, cihat eyleyelim çağrısına hiçbir şey demiyorum diyemiyorum bunları kişisel hatalar olarak öne süremezsin çünkü. dinden kaynaklanan bi suç olmayabilir fakat suç işleyenlerin hepsi dini kullanıyorsa o zaman yani ister istemez algı oluşuyor bu hangi din olursa olsun aynıdır değişmez.

ha yok ben desteklemiyorum diyorsan bu olayları o zaman kendi içinizde bunları temizleyeceksiniz. en bariz örneği ensar vakfı olayı, süleymancıların yurdundaki yangın, gerger'deki yine çocuklara din eğitimi adı altında edilen tecavüzler. bunlar onaylamıyorsundur kabul ama bunların otokontrolünü de yapamıyorsa bu zümre bu işte neyse o zaman demeyeceksin 'ya bu dine inananları da sanki suçluymuş gibi gösteriyorlar'' diye. bu kadar basit.
0
🌸pomaks
(15.12.16)
askeriyeden bir örnek vereceğim:

80'li yıllar civarında mezun olmuş astsubaylar şu an bol kademeli kıdemli başçavuşlardır. bunların hiç biri ramazanda oruç moruç takmadan rahatça yaşarlar. ancak genç yaştaki astsubayların çoğu ciddi anlamda dindardırlar.

iyi ki hayatımın büyük bir bölümünü izmir ve antalya'da geçirdim de uzak kaldım araplaşmaya.
0
rain when i die
(15.12.16)
(23)

27 yaşınızı nasıl hatırlarsınız / 27 yaşında nerede olmayı hedefliyorsunuz

roket adam
mutlaka yaşınızı da belirtin. yine insanları düşündürecek bir anketle karşınızdayım.27 yaş üzeri için --> 27 yaşına gelince neler değişmişti, o yılı ve o dönemi nasıl hatırlıyorsunuz?27 yaş altı için --> 27 yaşında nerede, nasıl olmayı hedefliyorsunuz? aklınızda neler var?bir ay sonra 27 yaşına girm
mutlaka yaşınızı da belirtin. yine insanları düşündürecek bir anketle karşınızdayım.

27 yaş üzeri için --> 27 yaşına gelince neler değişmişti, o yılı ve o dönemi nasıl hatırlıyorsunuz?
27 yaş altı için --> 27 yaşında nerede, nasıl olmayı hedefliyorsunuz? aklınızda neler var?

bir ay sonra 27 yaşına girmiş olacağım ya da bitirmiş (90'lıyım), bu hep bana büyük kırılmaların yaşanacağı bir seneymiş gibi geliyor. harbiden artık büyüdüm yani ok olay bitti, gençlik falan bitiyor modundayım ama insanlar nasıl geçirdi acaba merak ediyorum.
0
roket adam
(14.12.16)
birkac hafta icinde 25 oluyorum. su son iki senede cok sey cok hizli degisti. bu hizda devam ederse marsta da olabilir bi kosede dilenebilirim de.gonul marsi istiyor.
0
fakyoras
(14.12.16)
Güzeldi 27 yaşım. Sevdicekle evlenmiştim mesela. Sonra hep istediğim iş olmuştu. O sayede başka bir kıtada doğmuş en diğer yarım insanla tanışmıştım. Düşününce en güzel senem de o olmuş galiba.
0
offred
(14.12.16)
10 gun kaldi 27'nin bitmesine, simdikinden farkli olacagini sanmiyorum.
0
buzzlightyear
(14.12.16)
90lilarin 27 olacagina inanamiyorum, benim daha 3-4 senem falan var ve hala ayni olabilirim gibi geliyor her yonden
0
tiredpanda
(14.12.16)
Tam 27 yaşındayım ve panik içindeyim 30 oluyorum diye. Hiçbir yaşımdan farkı olmayan salak saçma bir yaştı. İstediğim, beklediğim hiçbir şey gerçekleşmedi. Aksine arka arkaya pek çok şey yıkıldı, dağıldı.

Yine de belki 28 güzel olur. Her işte bir hayır vardır diye düşünüyorum, umudu kesemiyorum.
0
buff
(14.12.16)
çok farklı şeyler isterdim de hala olduğum yerde olucam bence.
0
sayns
(14.12.16)
27'ye girmeme 6 ay var. evvela senin de 90lı olduğunu öğrenmek biraz burukluk yarattı. zira takiplerime göre skillerin ve özgüvenin var. yani yaşının adamı gibi duruyosun, helal.

25'ten beri aynı şeyleri hissediyorum. ve 27 bir yaş grubunun sonu. 20 yaşındaki kıza yazmaya çekinirsin heralde.. (evet henüz pek çekinmiyorum zira çevrem 25li yaşlarda..) 28den daha kötü olmalı bence, yani okulda en büyük sınıf olmak gibi bişey.

seneye istanbulda olurum gene muhtemelen. olumsuz manada bişey beklenmez zaten ama düşünürken bi endişelenmiyo değilim. neyse soru o değildi.
okulumun falan olduğunu düşünürsek seneye istanbulda iken maddi imkanlarımın biraz daha iyileşmesini, araba falan alabilmeyi umuyorum.
her sene giderek daha önemsiz hedefler edindiğimi de şu an farkettim.
0
klar
(14.12.16)
Tr saatine gore 3 gun sonra 27 oluyorum.

Hayatim cok degisti, bircok konuda ipler artik benim elimde olacak 27yasimi yasarken. Umarim daha iyi degerlendiririm. "Sen kuehles blondessin, aptallik etme!" diyorum kendime.
0
kuehles blondes
(14.12.16)
ben de bir ay önce 27 oldum. şimdilik pek bir şey yok gibi. 27. yaşıma reislandda girmemek çok güzeldi ama.
0
ron dennis
(14.12.16)
23 yaşındayım. 4 yıl sonra 27 oluyorum. Okulum 2018'de biterse ve hemen çalışmaya başlarsam para kazanan bir insan olarak hayatımı gezmek ve görmek üzerine planlamayı düşünüyorum. Bence her şey daha yeni başlıyor. Şu ana kadar vaktimi hep iyi bir gelecek kazanmak için çalışarak geçirdim. Lise olsun, üniversite sınavına hazırlanmak olsun, en güzel yaşlarım maalesef hep daha sonrası için harcandı. Boş yaşayan bir insan değilim. Bu vakte kız arkadaş da sığdırdım, normal arkadaş da sığdırdım, spor da sığdırdım, eğitim de sığdırdım, ama bundan sonrasının daha güzel ve dolu olmasını istiyorum. Bugün A101'de çalışan kız bana abi deyince biraz şok olmadım değil. Lise sona giden bir öğrenciden 5 yaş büyükmüşüm. Az değil, kabul ediyorum. Ama yine de yaşlandım diyebilecek kadar isteksiz görmüyorum kendimi. Bu, ruhla doğrudan ilişkili. Bir insanın aklı ve ruhu genç olmalı. O zaman bu yaş olayları hiçbir şey ifade etmiyor.
0
dissendium
(14.12.16)
33 yaşındayım ve herhangi bir yaşa giriş çıkış tamamen şöyle oldu.
encrypted-tbn3.gstatic.com

İnsan zaman içinde değişiyor ve gelişiyor. Tabii ki hiçbir gün dününü aynısı olmuyor ama bu nokta devrim, atılım gibi olmuyor pek. Azar azar artıyor. Başımıza gelen devrimsel nitelikte olaylar var; yeni ilişki, yeni işe başlama ya da birini kaybetmek gibi büyük kırılımlar ve olaylar yaşıyoruz ama bunlar yaşa bağlı olarak gelişen şeyler değil; herhangi bir yaşa denk gelen şeyler. Bir iki yıl öncesine de, sonrasına da denk gelebilirdi, o yıla denk geldi.

Her yaşa girerken o yaş için hedeflerin olması güzel tabii ki ama bunu bir beklenti olarak düşünmek çok da anlamlı değil. Bununla ilgili benzetme yapayım. Hep 'Sevişince kadın olunur' denirdi, ben de ilk sevişip yataktan kalktığımda üstüme bir olgunluk çökecek, ne bileyim, topuklu ayakkabı ile yürüyeceğim sandım. Hiç öyle olmadı, hayat kaldığı yerden ve ilk anda biraz garip bir şekilde devam etti. Topuklu ayakkabıya zaman içinde kısmen alıştım. 'X yaşında böyle şeyler olacak' da benzer bir yaklaşım. O yaşlara geldiğinde birden sihirli bir el değmiyor; neysen o olmaya devam ediyorsun. 'Zamanın değirmeni yavaş işler' derler; o hesap. Yıllar boyunca bir şeye benziyorsun ama başına 'Şunu kaybettikten sonra olgunlaştım', 'Yeni işimde çok şey öğrendim', 'Eski sevgilimden ayrıldığım gün kalpsizleştim' gibi kırılma noktaları olmadıkça tıngır mıngır gidiyorsun. Eğer bir kırılma istiyor ve bekliyorsan, o yönde çalışmadığın sürece o kırılmalar olmayacak. Büyümek ise yine zamanın hem becerdiği hem beceremediği bir şey. Herkesin bir yanı çocuk kalıyor illa ki. Her zaman akranlarına göre çılgınlık sayılacak şeyler yapabiliyor insan ama o da bir günde ya da bir yılda gelmiyor.
0
aychovsky
(14.12.16)
28 yaşındayım, 27 yaş civarları kurduğum hayallerin ve belirlediğim hedeflerin %200 falan ilerisindeyim. neden böyle oldu diye sorunca, "lan çok çalıştım" diyorum kendi kendime. hala da ipini koparmış köpek gibi çalışıyorum çünkü işime bayılıyorum. mutlu olmak için birşeyler yapıyorum ve ayın son günü birsürü para yatırıyorlar hesabıma. daha ne olsun :)
0
lynda.com
(14.12.16)
27 oldum sayılır, olmak istediğim yerde değilim, istediklerimin çoğunu yapamadım. yirmili yaşlarımı boşa geçirdiğim için pişman hissediyorum sadece.
0
ocanal
(14.12.16)
27 yaşımda tekrardan başka bir ülkede lisansa başlıyor olacağım. (yaklaşık 1.5 sene sonra) o ülkenin dilini öğreniyor ve tamamen yeni bir başlangıcı çok sakat bir yaşa mı getirdik (27 yaş krizi) diye düşünüp korkuyorum.
0
kaufman
(14.12.16)
Altı sene öncesi benim için. Hmm, askerden dönmüşüm, bütün gün incide 4chanda takılıyorum, iş aramıyorum, sexploit sinema, b movie, dandik bilimkurgu vs ne varsa arşiv yapmaya başlıyorum. Birkaç ay içinde eski sevgili evleniyorum ben diye mesaj atacak, depresyona gireceğim, hemen akabinde ailem beni evden kovacak aynı gün bir kızla tanışmama vesile olacak bu olaylar, eski sevgilinin evlendiği gün o tanıştığım kızı ayartıp sevgilisinden ayırmış olacağım, ohoo daha yapılacak çok iş var.
Çok yoğun bir yıldı 2010, deli maceralıydı.
0
kargn
(14.12.16)
27den bildiriyorum, erken orta yaş krizi. evde izansız bi kedi var koşarken kafasını kapılara çarpıyor ona benzetiyorum kendimi.
0
freya
(14.12.16)
90 ekim ben de. yaklaşık 10 ay var 27'ye.

- yüksek lisans tezimi bitirip, teslim etmiş olacağım.
- evlenmiş olacağım.
- artık bir kadro bulabilirsem doktoraya başlamış olacağım. ama bu konuda umudum yok olmak üzere, büyük ihtimalle kadro bulamadığım için doktoraya filan başlayamayacağım ve özel sektörde ofiste çürüyeceğim.

aslında yapı olarak umutlu bir insandım hep, dünyayı filan değiştirecektim. hala ara ara deli cesareti filan geliyor ama 2016 o kadar yıkıcıydı ki birçok açıdan, olumlu düşünmekte zorlanıyorum.
0
gmzo
(14.12.16)
Şu anda 39. 2004 yılıydı, demek askerden dönmüşüz (2003, 297 KD). Bel fıtığı illetine yakalanmam ve ilk düzenli iş bulmam bu döneme rastlar. Çok uzun sürmemişti ama. Bu iş bulabilme durumum muhtemelen yaşımdan ziyade askerliğin tamamlanması ile alakalı. Sonrası uzun işsizlik dönemleri arası en uzunu 1 yıl, diğerleri birkaç ay süren iş bulmalar, 30'ların başında şimdiki işim. Oradan da çıkmak üzereyim, seneye yokum, baydım çünkü.
0
d max
(14.12.16)
mutlu. o yastan sonra hersey ters gitmeye basladi bende. o yuzden arada dusunurum 27 yasinda olmek gercekten lanet mi ki acaba?
0
lallala
(14.12.16)
Askere gitmeden hemen önceki halim. Yaşama sevincim o yaşta kaldı.
0
hasmetizm 2046
(14.12.16)
Benim hayatimin donum noktalarindan birisi oldu 27 yas, bulundugum sehri, ortami, istemedigim her seyi degistirma firsatim olup kotu olan her seyin iyi olan seylere evrildigi bir yas oldu. O yuzden cok guzel hatirlayacagim hep. Hayatimda gozum kapali guvenebilecegim ve ailemle tanistirabilecegim kisi ile tanistigim yas oldu. Ailemle tanistirmayi birakin hic sevgilim oldugunu bile paylasmadim bu zamana kadar. Ama hala cocuk gibi hissediyorum oyle bir yaslanma/buyume olmuyor. Su an 28'im XD

o yuzden bayagi donum noktasi oldu diyebilirim :)
0
neferkitty
(14.12.16)
29 yaşındayım. 27de hiçbir şey olmadı, bir şey değişmedi. Ben büyüdüm moduna da girmedim. Ona 30da gireceğim sanırım.
0
peggy
(14.12.16)
tam 27 yasindayim. 2 ay once girdim daha dogrusu.
sanki artik genc gibi hissetmek zorlasiyor gibi geliyor bana. ve ozellikle bu 19-20 yasindan sonra cok cabuk gecmis gibi geliyor. okumusum, calismisim, sinavlara girmisim turlu turlu, yine calismisim, farkli farkli islerde calismisim derken 30a merdiven dayanmanin buruklugu sanki hicbir sey yasamamisimcasina katlaniyor. belki hayatimin donum noktalarindan biri ama bir yanda backpacker gibi yasa bir sure, diger yanda isini gucunu oturt bos zamanlarindan ne yapiyorsan yap diye dusunuyorum. bu kararsizlik beni yiyor cunku zaman geciyor bir yandan.
0
baldur2
(14.12.16)
(1)

Akademik kitapları bulabileceğim kaynaklar

taqster
Merhaba. Üniversite kaynaklarıyla da erişemediğim bir takım kitaplar var. Akademik kitapları indirebileceğimiz sitelerin ve toplulukların adreslerini verebilir misiniz? Özelden atabilirsiniz. Teşekkürler.
Merhaba. Üniversite kaynaklarıyla da erişemediğim bir takım kitaplar var. Akademik kitapları indirebileceğimiz sitelerin ve toplulukların adreslerini verebilir misiniz? Özelden atabilirsiniz. Teşekkürler.
0
taqster
(11.12.16)
gmzo
(11.12.16)
(11)

17 yasindaki bir genc icin fikirlerinize ihtiyacım var

mandy moore
Merhabalar Anadolu lisesi son sınıfta olan bir tanıdığım için fikirlerinize ihtiyacım var.Ailesinin durumu üniversiteye gönderebilecek kadar iyi değil ne yazık ki.Üstelik kendisinden 1 yaş küçük kardeşini de gonderemeyecekler.Babası çiftçilik yaparak aileyi geçindiriyor. Sadece yazın 3 ay kazandıkla
Merhabalar

Anadolu lisesi son sınıfta olan bir tanıdığım için fikirlerinize ihtiyacım var.
Ailesinin durumu üniversiteye gönderebilecek kadar iyi değil ne yazık ki.
Üstelik kendisinden 1 yaş küçük kardeşini de gonderemeyecekler.
Babası çiftçilik yaparak aileyi geçindiriyor. Sadece yazın 3 ay kazandıklariyla
tüm yılı geçirmeye çalışıyorlar. Ve aile köyde ikamet ediyor. Çocuk için en çabuk şekilde maaşlı bir işe girmesini istiyorlar. Devlet memurluğu, polislik gibi...
Kpss ortaöğretim den 65 puan alan bu genç için en akıllıca yapılabilecek tercih
Nasıl olmalı sizce? Universite okumadan da yapılabilecek seçimler nelerdir iş konusunda?

Şimdiden çok teşekkürler
0
mandy moore
(11.12.16)
Şimdi düz liseleri anadolu lisesi yaptılar. O yüzden anadolu lisesi belirleyici bir kıstas olmuyor ders durumuyla ilgili...

Çocuğundan ekmek bekleyen aileden kurtulmaya baksın çocuklar.

Bahsettiğin kadar kötü durumdaysa yurt ve burs çıkar KYK'dan. Hele bir o aşamaya gelsin de buradan da yardımcı olmak isteyen çıkar. Okumak isteyene yol çok.
0
la rana
(11.12.16)
Bilmeden nasıl bu kadar kesin kanıya varabiliyorsunuz? Sadece kyk burcuyla nasıl okunabilir? Üstelik 4 yıl sonunda hangi mesleğin iş garantisi varmış tip dışında? Aile çocuğun geleceğini düşündüğü için memurluk gibi bir meslek düşünüyor. Kaldı ki çocuktan para beklentisi içinde olunsaydı gündelikci tarzındaki tarla işlerine gönderirlerdi pekala. İldeki en iyi Anadolu lisesine gören bir çocuk. Yani bahsettiğiniz gibi diz lise kıvamında bir okul değil. Ve hiçbir ek kitap ya da dersane olmadan kazandı bu çocuk. Lütfen biraz daha ön yargısız yorum yapmaya çalışın.
0
🌸mandy moore
(11.12.16)
KPSS Ortaöğretim'den ancak 90 ve üzeri puanlarla atanma şansı var. 65 puan atanmak için yeterli değil. Ki zaten ilin en iyi Anadolu lisesinde okuyan bir çocuğun memur olması da anlamsız. Ailesi üniversiteye gönderemiyorsa bir şekilde kendi çalışarak para kazanmalı. Bir mağazada yarı zamanlı çalışsa bile temel ihtiyaçlarını giderecek kadar para kazanır. Tercih sonrasında mutlaka yurt ya da burs/kredi başvurusu yapsın. Kredi genelde herkese çıkar. (bi bana çıkmadı).
0
dissendium
(11.12.16)
hatirlatma: universiteyi aciktan da okuyabilir.
0
idexo
(11.12.16)
1 sene bir işe girsin para biriktirsin bir yandan da derslerine çalışsın. eğer çocukta bir ışık görüyorsanız çocuğa birilerinin destek olması gerek ki ziyan olmasın çocuk. burdan anlattıklarınızla kimse aile içindeki durumu anlayamaz hemen savunmaya geçmeyin. eğer objektif bir öneri istiyorsanız herşeyi en başta sorunuzda anlatmanız lazım.
0
uyusam iyi olur
(11.12.16)
Hangi ildeler? Şu an deneme sınavlarına giriyor mu, sonuçları nasıl? Belki bulundukları ildeki üniversitede iyi bir bölüme yerleşebilir diye diyorum. Benim amcamın kızı zamanında benzer durumdaydı, temeli çok zayıftı ama babamların desteğiyle dersaneye gidip bulunduğu ildeki üniversitede meslek yüksekokulu-muhasebe bölümünü kazandı. Bitirince babam arkadaşının yanında iş ayarladı, bir taraftan çalışıp bir taraftan açıköğretimden 4 senelik muhasebe bölümü derslerini tamamladı. Bir süre önce mali müşavirlik sınavını kazandı, geçen ay da stajını tamamlayıp mali müşavir oldu. Şu an gayet iyi durumda. Ki sizin tarif ettiğiniz genç akademik olarak çok daha iyisini vaadediyor. Bulundukları ilde okuması hem maddi olarak rahatlatır, hem de bizim durumumuzda olduğu gibi iş hayatına atılırken destek bulması açısından yararlı olabilir.
0
gmzo
(11.12.16)
@mandy

neyin kesin kanısına varmışım arkadaş?
sadece KYK bursuyla okuyanların olmasının yanında bursa ek olarak yardım da bulunur demişim.
e çocuktan madem maddi beklentileri yok, pekala kendi başına okur-okutulur.
3 kardeş de öyle okuduk biz. yetim maaşımız da yoktu. şimdi konuşturma beni.

nereden ön yargım olacak allah aşkına. tanımam etmem seni de çocuğu da. çocuğun geleceğini kurtarmaya yönelik nacizane öneride bulunduk işte.

ek olarak kpss ortaöğretimden alınan 65 puan ile zaten bir şey yapamaz.

beğensen de beğenmesen de gerçekler bunlar mandy.
0
la rana
(11.12.16)
@gmzo bahsettiğiniz örnek için ve vakit ayırıp cevap verdiğiniz için çok teşekkürler. Bildiğim kadarıyla şu an dershaneye gitmiyor ve denemelerdeki başarısını da bilmiyorum. Ama bahsedeceğim bu verdiğiniz örnekten de. Sağ olun.
0
🌸mandy moore
(11.12.16)
@la rana
Varsayımlar üzerinden gelecek planı yapabilecek durumda degiller. Gerçekten yoksul olup kyk yurdu da bursu da çıkmayan arkadaşlarım vardı. Şimdi bu insanlar nasıl buna güvenerek üniversiteye gönderebilirler çocuklarını? Cok cok basarili olmadikca oradan buradan burs bulabilmek kolay mı Allah aşkına?

Ben de farkındayım 65 puan ile girilebilecek bölümler olmadığına fakat belki bilmediğim alternatifler vardır ve belki bir nebze bir faydam olur bu çocuğa diye sormak istedim.

Sizin de varsayım yapmadan aileye yaptığınız itham yüzünden sert bir üslup kullanmış olabilirim kusura bakmayın.
0
🌸mandy moore
(11.12.16)
ben birkaç kişiden gördüm şunu; aynı anda kpss ile atanıp yakında bir üniversiteye yerleşen.

örgün öğrenci hakkını elinden alamadığı için devlet yarı zamanlı memur olarak çalışıyorlar.

örneğin bizim okulda kütüphanede memur olan birisi var aynı zamanda bahçeşehir de burslu okuyor.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(11.12.16)
ortalama bir şehirde okul kazanırsa hem çalışır hem okur? dünyanın en zor şeyi değil, madem o kadar zor durumda, burs - kredi alacak kykdan, yurt zaten çıkar. madem okulu iyi neden çöpe attınız ki üniversite hayalini? herkes baba parasıya okumuyor bir sürü öğrenci var kendi masraflarını çıkarmak için çalışan. lüks bir öğrencilik geçirmeyiverir ama üniversite mezunu olmuş olur.
0
freya
(12.12.16)
(6)

Şampuan önerisi

rosey
Son zamanlarda uzaması yavaşladı saçlarımınBunun içi alabileceğim en iyi şampuan nedir?Şu an migrostayım burda loreal, dove, syoss, schwarzkopp glis, panten, elidor, clear, head shoulders, gibi markalar var. Fiyatlar da 5-15 tl arasında değişiyor. Her marka kendini önemsiyor övüyor haliyle. Bunlarda
Son zamanlarda uzaması yavaşladı saçlarımın

Bunun içi alabileceğim en iyi şampuan nedir?
Şu an migrostayım burda loreal, dove, syoss, schwarzkopp glis, panten, elidor, clear, head shoulders, gibi markalar var. Fiyatlar da 5-15 tl arasında değişiyor. Her marka kendini önemsiyor övüyor haliyle. Bunlardan hangilerini önerirsiniz?

Şayet önereceğiniz marka bunlardan biri değil de pahalı bişeyse ve bunlarla kıyas olmayacak kadar iyiyse nerde satılıyorsa gidip onu da alabilirim. 50 tl ye kadar çıkabilirim.
0
rosey
(11.12.16)
Loreal kullanıyorum uzun zamandır. Şampuan tek başına çare değil bence, bakim sart.
0
melengich
(11.12.16)
Alpecin sampuan. Al bunu. Nette satılır.
0
mobydick
(11.12.16)
organix, gratis'lerde var

s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
gmzo
(11.12.16)
tresan ürünlerini de tavsiye ederim.
0
hakim oynayin dedi
(11.12.16)
priorin şampuan eczanelerde satılıyor. fiyatı 20 küsür olması lazım. dökülmeye birebir. onun dışında %100 hindistan cevizi yağıyla 2 haftada bir bakım yaparsanız çabucak toparlanır.
0
mohito
(11.12.16)
organix hindistan cevizliye basladim ve kisa surede dokulmem azaldi farkettim. bu sampuan 40 kusurlu bi fiyatta.
onun disinda lorealin beyaz sise kirmizi kapakli olani guzel.
priorin oneren var cok iyiymis dokulmeye denemedim.
diger ikisinin fiyatini bilemiyorum.
0
tiredpanda
(11.12.16)
(13)

ayıp olacak kafaya takılacak bir şey yok di mi?

limoncello
Şimdi bende değersizlik ve özgüven sıkıntıları olduğu için -bunu açıkça söyleyebiliyorum- bazı şeylere çok takıyorum,insanları kırmaktan da çok çekinirim bir de hata yapma korkusu var özellikle insanların arasında. Dün yaşadığım çok basit bir olayı kafama taktım böyle gözümün önüne geliyor çok utanı
Şimdi bende değersizlik ve özgüven sıkıntıları olduğu için -bunu açıkça söyleyebiliyorum- bazı şeylere çok takıyorum,insanları kırmaktan da çok çekinirim bir de hata yapma korkusu var özellikle insanların arasında. Dün yaşadığım çok basit bir olayı kafama taktım böyle gözümün önüne geliyor çok utanıyorum hala.

Şimdi şirketten bir kadın arkadaş bilinen bir markanın çantasını almış yeni, hayırlı olsun vs. nerden aldın denilince şurdan dönerken şu yolda diye tarif ederken bir tane büyük outlet mağazasını kastetti ama ama normalde ismi avmnin x outlet ama o sadece x dedi aynı anda gayriihtiyari o tarif ederken ben de x outlet dedim normal bir şekilde yani avmnin adını söylemek maksadıyla ki hani kötü bi niyetim yok oranın x outlet diye geçtiğini herkes bilir ki sanki biraz bozuldu gibi o an.
Ne bileyim kafaya takılacak bir şey yok ama çok utandım böyle hala kafama takıyorum, ki gayet iyiniyetle ve gayriihtiyari söyledim zaten outlet avmye herkes gidiyor ve ayıp falan değil ben de giderim,farklı bir niyetle söylemedim. Sadece x denince de oranın x outlet diye geçtiğini herkes biliyor. O an iyiniyetle herkesin söyleyebileceği bir şey ve kafaya takılacak bir durum değil sonra unutuldu gitti zaten ama ben kafama takıyorum ve aklıma geline utanıyorum.

Ayıp olmamıştır, ve iyi niyetli olduğum anlaşılmıştır heralde di mi ?

edit: sadece ikimiz değildik başka insanlar da vardı kadınlı erkekli.
0
limoncello
(06.12.16)
Outlet'lerde genellikle sezon sonu ürünler ucuza satıldığı için Outlet vurgusu yaparak onun aslında pazar gibi bir yerden alış veriş yaptığını kast etmiş olabilirsin. O da o yüzden biraz bozulmuş olabilir. Kafaya takılacak bir şey değil. Zaten bir erkeğin bir kadına çantasını nereden aldığını tam olarak sorması anlamsız. Sen de gidip aynı çantayı eşine dostuna almayacaksan tabi. Hayırlı olsun deyip geçmek lazım.
0
dissendium
(06.12.16)
sdfagfds ya kusura bakma çok ayıp etmişin. bana öyle desen kızgın demirle gözlerine mil çeker böbreklerini dağlardım. bi kutu çikileta yaptırıp özür dile :/
0
cekilmis gayfe
(06.12.16)
yaptığın şey gereksiz olmuş
0
fragile lady
(06.12.16)
@dissiendium kadınlı erkekli karışık ortamdı diğer kadınlar sormuştu genelde biz de güle güle kullan dedik, outlet dedim zaten avmnin adı öyle yani bir markanın outleti de değil o tarif ederken gayriihtiyari ağzımdan çıktı, ki zaten oraya herkes gidiyor pazar falan değil mesela optimum gibi.
edit: vurgu yapmak gibi bir amacım yoktu normal ismini söyledim yani optimum OUTLETTTT gibi bir ses tonu tavır vs. değil ama sanki o bozuldu o an gibi geldi, zaten herkes biliyor o avmnin optimum outlet diye geçtiğini
0
🌸limoncello
(06.12.16)
Bunda kafaya takılacak veya ayıp olacak hiç bir şey yok. Karşınızdaki kişide buna bozuluyorsa eğer bozulsun. Fazla ince düşünüyorsunuz.
0
mysticriver
(06.12.16)
Vurgu derken ses vurgusundan bahsetmedim. Toplu halde sohbet edilirken x outlet mi? gibi bir soru sorarsan zaten o şeye vurgu yapmış olursun. Sen vurguyu soru sorarak yapmışsın. Kızın o anki yüz ifadesini bilmiyoruz tabi. Belki de aklından başka Optimum mu var? diye de geçirmiş olabilir ya da Outlet içindeki mağazanın ismini söylesem mi söylemesem mi diye de düşünmüş olabilir. Üzerinde durulacak bir şey değil.
0
dissendium
(06.12.16)
bi dakka lan, outlet neden aşağı tabaka oluyor anlamadım. şu anda öğreniyorum bunu. ufkum genişledi. yemin ediyorum şok yaşıyorum.

bu neden aşağılama/bozulunacak birşey/ayıp oluyor. outlet sezon sonu ürünler satmıyor mu? ya da satılmayan ve sezonu geçmiş vs.
0
mahone
(06.12.16)
@dissendium soru olarak sormadım o tarif edip x, derken aynı anda normal bir şekilde ben de avmnin tam ismini yani x outlet olarak söyledim, özel bir vurgu durumu da yok xoutlet mi diye sormadım. Zaten çantada markası yani mağaza ismi yazıyor üstünde.
@mahone bence de öyle ama o biraz bozuldu gibi sanki zaten belli bir markanın outleti değil avm o şekilde ve bilinen ben dahil birçok insanın alışveriş yaptığı bir yer ama o biraz bozuldu o an hissettim ben.
0
🌸limoncello
(06.12.16)
Çok büyük ayıbolmuş.
Bana iki bira ısmarlarsan belki bu azaptan kurtulabilirsin.
0
bigbadabum
(06.12.16)
ayıp filan olmamış. arkadaş bozulduysa da kompleksli bir insan olduğu için bozulmuştur o da kendi problemi.
0
gmzo
(06.12.16)
"Şimdi bende değersizlik ve özgüven sıkıntıları olduğu için..." böyle deme. Böyle dersen kendini böyle olduğuna inandırırsın.Böyle olursun.Böyle olmak için her gün kendi kendini yersin. Senin kendine verdiğin zararı kimse sana veremez.

ayıp olmamıştır.kafanı gereksiz yere meşgul ediyorsun.
0
setra
(06.12.16)
hahah. ne kadar naif insanlar var ya. ne ayıbı olacak?
kadın dilenerek, çalarak almadıysa niye bozulsun ki? bozulsa bile kendi ayıbı. madem bir mağazanın kalitesini, niteliğini "outlet" kavramıyla ilişkilendirecek ve buna bozulacak kadar önem veriyormuş, gitmeseymiş.

kısacası kafaya takılacak hiçbir şey yok bence.
0
m e b
(06.12.16)
Keske herkesin kalbi boyle temiz olsa. Takmayin kafaniza. Artik her avm outlet zaten. Ayrica setra +1
Boyle dusunmeyin kendiniz icin
0
kassiopeia
(07.12.16)
(12)

cumartesi salon düğünü vs. pazar kır düğünü

gmzo
önümüzdeki ağustos'a düğün planlıyoruz, biraz geç kaldık ama seçeneklerimiz var hala. cumartesi uygun olan başka yerler de var ama içimize sinen iki yere düşürdük seçenekleri. buradan da fikirleri toplayayım dedim zira kararsızım her zamanki gibi. salon da sade, yeni bir salon yani öyle çok frapan b
önümüzdeki ağustos'a düğün planlıyoruz, biraz geç kaldık ama seçeneklerimiz var hala. cumartesi uygun olan başka yerler de var ama içimize sinen iki yere düşürdük seçenekleri. buradan da fikirleri toplayayım dedim zira kararsızım her zamanki gibi. salon da sade, yeni bir salon yani öyle çok frapan bir düğün salonu değil bu arada. fiyatlar fark edecek düzeyde farklı değil.

salon düğünü artıları:
- aileler buradaki menü sunumunu daha çok beğenmiş.
- hava koşulları etkilemiyor.
- cumartesi uygun.

salon düğünü eksileri:
- tavan düğün salonu için nispeten basık.
- kapalı olduğu için ses düzeyi had safhada.
- yapının üst katlarında, asansörle inilip çıkılıyor. sigara içenler, hava almak isteyenler in-çık yapmak durumunda.

kır düğünü artıları:
- oldukça doğal, sade, yeşillik. çok yakında öyle apartman filan yok.
- sahibi sevgilimin babasının 4 yıl okuttuğu öğrencisinin velisi. fiyat konusunda yardımcı oluyor, diğer yönlerden de tanıdık olması sebebiyle elinden geldiğince yardımcı olur diye düşünüyorum.
- açık hava olunca insanlar eksi yönleri önemsemeyebilir.

kır düğünü eksileri:
- düğün pazar günü olacak.
- yakınında iki kır düğün alanı daha var, sesler karışır mı bilemedim.
- hava koşulları etkileyebilir. üstü kısmen kapatılıyormuş, 400 kişiye kadar sanırım. düğüne 800 kişi civarı katılım bekleniyor ama herkes aynı anda gelmez zaten.

düğün denizli'de ve yemekli. hadi oylar gelsin.
0
gmzo
(05.12.16)
o kadar kişi 400 kişi kapalı alan ölüm. kır düğünü seçin dua edin yağmur yağmasın. temmuz falan yapsanız?
0
kveldulv
(05.12.16)
Geçirdiğimiz ağustosu düşünürsek aşırı sıcaktı, yağmur yağmadı ve sıcaklık 30'dan aşağı inmedi hiç. Önümüzdeki yaz farklı olacağını sanmıyorum ben. Kapalı alan ağustosta pek iyi olmaz, aşırı geniş ve cami kadar yüksek tavanlı olsa bak ozaman çekilir.
Kır düğünü olması çok daha iyi. Pazar olması da ailenize avantaj. Böylece pazartesi günü işi gücü olan gider, aileniz sadece çok yakın akrabalarla baş başa kalmış olur ;)
0
megalomaniac
(05.12.16)
800 kisi kapali salondaki oksijeni cuk diye emer bitirir. bas agrisi kalir dugunden geriye ani olarak.
kir dugunu +1
yagarsa da yagsin, ani olur iste.
0
jimicik
(05.12.16)
kır düğünü +1
birde benim bildiğim düğünlerin pazar olanı makbuldur, cumartesi çalışanlar olduğu için
0
eja
(05.12.16)
benden de geline bir kir dügünü cevabi.
0
shi aila
(05.12.16)
Şehir dışından gelecek çok misafir varsa Pazar sıkıntı. İnsanların işi gücü var, en iyi ihtimalle 10 dedin mi kimse kalmaz ortada.
0
lcha
(05.12.16)
kır düğünü +1

200,300 kişilik salon düğünleri bile insanın içini daraltıyor. 800 kişi civarı katılım bekleniyor diyorsunuz bir de. ayrıca kır düğünleri daha modern geliyor bana. seslerin karışacağını sanmıyorum eğer dip dibe değilse alanlar. yağmuru da umursamayın bence, eğlenceli olur daha çok yağarsa da :)
0
jonestown
(05.12.16)
mekan isimlerini yazarsan belki duyurudaki denizlililer olarak mekanlarla ilgili önerilerde bulunabiliriz belki.

ama ben 800 sayısının yapılabiliyorsa azaltılması taraftarıyım.
0
montauq
(05.12.16)
@montauq biri twenty'deki salon 20, diğeri liva kır bahçesi. sayıyı azaltmamız pek mümkün değil, iki tarafın da çevresi geniş. özellikle bizim taraf, nişana birinci derece akrabaları çağıracağız örneğin ve teyzeler, dayılar, amcalar, kuzenler 75 kişi yapıyor bile. ama 19:00-21:00 arası yemek, 21:00-24:00 arası eğlence yapılıyormuş yemekli düğünlerde. dolayısıyla hiçbir zaman ne salonda ne de kır düğünü alanında aynı anda 800 kişi olmaz, kimi yemeğe gelir kimi eğlenceye diye düşünüyorum.

@kveldulv öne almamız çok zor, erkek arkadaşım asker öğretmen ve haziran ortasında okulların kapanmasıyla ancak istanbul'da/denizli'ye gelebilecek. hazırlıklar için zamana ihtiyacımız var, temmuz ayı ve ağustos başı babam için de yoğun bir dönem o yüzden ağustos sonu kararı aldık.

@lcha ben de şehir dışından gelecekleri düşünüyorum ama bir taraftan da insanlar gelmek isteyince ayarlıyorlar bir şekilde. şehir dışından akrabalar en çok izmir'de, sevgilimin arkadaşları dert değil çünkü çoğu öğretmen ve okullar tatil olacak. bir tek benim arkadaşlarım var istanbul'dan gelecek, onlar da en yakın arkadaşlarım olur ve pazartesi sabah için izin alabilirler sanıyorum. yine de beni en çok düşündüren bu.
0
🌸gmzo
(05.12.16)
Hangisi ucuzsa o
0
turkuaz
(05.12.16)
düğün 27 ağustosta olacak olursa sonrasında 9 gün tatil olma ihtimali var. gelecek konuklar için gidiş geliş daha rahat olabilir.

twenty'nin bir dezavantajı 3 salon birden olması. büyük ihtimalle o gün 3 salonda da düğün olacaktır. kalabalıktan dolayı özellikle yaşlı misafirler için asansörü kullanmak sorun oluyor. ciddi park sorunu var. gelenler arabaları biraz uzağa koyup yürümek zorunda kalıyorlar. topuklu ayakkabı ve abiye kıyafetlerle sokak aralarında yürümek biraz dert. salonda daha geride kalan masalara oturanlar kolonlardan dolayı pisti görmede sıkıntı yaşayabiliyorlar ama ben gittiğimde kameradan perdeye görüntü yansıtıp göremeyenler için kolaylık sağlıyorlardı. bu uygulamanın devam edip etmediğini sorabilirsiniz. şehirdışından gelen konuklar için avantajı şu; öğretmen evi yakın sayılır. yine o çevrede çeşitli oteller var. kalma ve salona ulaşma problemi yaşamazlar. yemek konusunda bütün salonları biraz didiklemek gerekiyor. biraz düğün sahiplerinin dırdır etmesi, birazcık da kesenin ağzını açması lazım iyi bir yemek için. adamına göre muamele yapmaları tüm düğün salonlarının genel özellikleridir.

liva'nın yakınlarında yade ile marla var ama seslerin karışacağını sanmıyorum. sizdeki gürültüden dolayı başka yerdeki sesleri duymazsınız. ağustos ayında yağmur ihtimali düşük. açık havadaki problemlerden birisi sinek ve eğer etli bir yemek olacaksa arı. düğünden 1-2 saat önce ilaçlama yapmalarını isteyin. arı sorunu için de kahve yakıp yakamayacaklarını sorabilirsiniz. park sorunu twenty'e göre daha az.

her iki yer için de gelecek konuklar için en önemli konu servis. pazar günü yapılan bir düğünde düğüne gidilmeye karar verilmişse yemeği kaçıran olmaz. takı törenine kadar o salondan ayrılmazlar. en fazla başka bir düğünde yemeğini yer, takısını takar; sizin pasta merasimine yetişir. sayı fazla olunca serviste aksaklıklar olur. kimisinin içeceği gelmez, kimisinin yemeği soğuk gelir.

defalarca çeşitli düğünlerde yer göstericilik yapmış birisi olarak eğer masaları numaralandıracaksanız; yer gösterecek kişi akraba çocuklarından hatta kuzenlerden birisi olsun. gelen konukları tanıyor olmak yönlendirmeyi kolaylaştırıyor. bir de oturma planı listesini damat evi kız evi diye ayırmayın; hepsi bir listede olsun. ''isminiz bende yok; diğer listeye bakalım'' diyerek gelen konukları bekletmek sinir bozucu oluyor. isim listelerine mutlaka herkesin ismini yazın. bir keresinde listeye kadının ismini yazmışlar; adama ''eşinizi ismi neydi? onun ismi yazılı olabilir'' dememize rağmen ısrarla eşinin ismini söylemedi. birisine de ismini sordum; adam şirketinin ismini söyledi. yer göstericiler mutlaka düğünden önce hangi masanın nerede olduğunu çalışsınlar.

bu geniş kapsamlı açıklamadan sonra oyumu şehir dışından gelecekler için ulaşım sorun olmayacaksa kır düğününden yana kullanıyorum.
0
montauq
(05.12.16)
@montauq ayrıntılı yorum için çok teşekkür ederim! çok yardımcı olacak. sinek ve arı sorunu benim hiç aklıma gelmeyecek bir meseleydi örneğin, gelse bile çözümü gelmeyebilirdi :) o kadar insan için yer ayarlama meselesi nasıl olur, olabilir mi bilemedim. bu da üstünde düşünmemiz gereken bir konu.

sanırım herkes kır düğününden yana, açıklamalar da mantıklı. benim de aklım oraya doğru kayıyor :) teşekkürler herkese cevaplar için.
0
🌸gmzo
(05.12.16)
(7)

Starbucks ve Tchibo French Press için kahve önerisi?

portakal
Kafeini bol, lezzetli, french press için filtre kahve almak istiyorum. Starbucks ve Tchibo için kahve önerebilir misiniz? Cevap verenlere teşekkürler :)
Kafeini bol, lezzetli, french press için filtre kahve almak istiyorum.
Starbucks ve Tchibo için kahve önerebilir misiniz?
Cevap verenlere teşekkürler :)
0
portakal
(26.11.16)
African blue alıyordu arkadaşlar.
0
glamdr1ng
(26.11.16)
African blue demeye gelmistim ben de :D
0
neferkitty
(26.11.16)
kahveden biraz anlayan biri olarak, kesinlikle ama kesinlikle tchibo dan kahve alma. Starbucks bu konuda türkiyede en iyilerden. Kenya yı tavsiye ederim ben.
0
badabista
(26.11.16)
ben tchibo alıyordum normalde fiyatı daha uygun diye, sonra bir arkadaşım geçen ay bir termosla birlikte starbucks sumatra kahve hediye etti. baya beğendim, sanırım bununla devam edeceğim.
0
gmzo
(26.11.16)
tchibo'da kimyasal bir tat geliyor bana. starbucks house blend iyidir
0
try again fail again fail better
(26.11.16)
house blend demeye geldim. christmas blend onermisti arkadasim da.
0
tiredpanda
(26.11.16)
kahve fabrikasından alsanıza...
tazecik kavurup çekip gönderiyorlar. istediğiniz kavurma/çekme ayarını söyleyebiliyorsunuz.

endonezya blue bataq güzeldir. genelde stokta pek bulunmuyor. denk gelirseniz bir deneyin.
bi tık pahalı olan kenya çekirdekleri de güzel.

ne biçim reklam oldu ama adamlar cidden iyiler işlerinde. link vermiyeyim bari (:
0
iz
(26.11.16)
(5)

Yumurta kaynatma makinesi işe yarıyor mu?

ya ben lan neyse
yumurtayı çatlatıp yakıyor mu? içindeki plastik kanserojen mi? bir tarafını pişirip bir tarafını pişirmiyor mu? yorumlarınız var mı? elektrikli...sağ olunuz.
yumurtayı çatlatıp yakıyor mu? içindeki plastik kanserojen mi? bir tarafını pişirip bir tarafını pişirmiyor mu? yorumlarınız var mı? elektrikli...

sağ olunuz.
0
ya ben lan neyse
(24.11.16)
annem senelerdir kullanıyor, memnun. kanserojen kısmını bilmiyorum.
0
gmzo
(24.11.16)
Öğrenci evimizde vardı çok güzel. Gayet homojen pişiriyor kayısı, rafadan, tam pişmişi bile ayarlıyor tavsiye ederim.
0
pastörizesüt
(24.11.16)
dostlar içinde su koyma yeri mi var? nasıl pişiriyor?
0
🌸ya ben lan neyse
(24.11.16)
Yumurtanın altını (yuvarlak tarafı) iğneyle deliyorsun o zaman çatlamıyor. Ayrıca çok iyi rafadan tam hepsini ayarlıyorsun istediğin şekilde pişiriyor tavsiye ederim.
0
whysoweird
(24.11.16)
iyi bir marka al. dandik markalar hemen bozuluyor. bizde öyle olmuştu :)
0
burya
(24.11.16)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.