Giriş
(4)

İmdat! Yurt dışındaki danışman hoca ile skype.

gmzo
Merhaba sevgili akademik duyurucular!TU Münih'teki bir hocaya, doktora tezim kapsamında bir sene misafir araştırmacı olarak kurumda bulunmak ve danışmanlığında araştırmamı yürütmek istediğime dair e-mail atmıştım. Çalışmamı desteklemek istediğine dair bir cevap vermiş ve perşembe sabah skype'tan gör
Merhaba sevgili akademik duyurucular!

TU Münih'teki bir hocaya, doktora tezim kapsamında bir sene misafir araştırmacı olarak kurumda bulunmak ve danışmanlığında araştırmamı yürütmek istediğime dair e-mail atmıştım. Çalışmamı desteklemek istediğine dair bir cevap vermiş ve perşembe sabah skype'tan görüşelim demiş.

Şimdii, Almanca biliyorum fakat bir süredir pratik yapmadığım için paslanmış durumda. Hocayla mutlaka Almanca konuşmak istiyorum, maili de Almanca yazmıştım. Geçmiş çalışmalarımı ve şu anki çalışmamı sorar diye tahmin ediyorum, bunun için de oturup Almanca bir metin yazsam bunlarla ilgili yardımcı olur diye düşündüm. Bir de Youtube'da hocanın 1-2 konuşmasını buldum, onları dinleyeceğim.

Başka tavsiyesi olan var mı? Benzer bir aşamadan geçmiş olan duyurucular varsa, neler sorabilir hoca? Nelere dikkat etmek lazım? Çok heyecanlandım, heyecanımı nasıl yenebilirim?
0
gmzo
(23.09.19)
- yapabildiğiniz kadar prova yapın
- hocaya motivasyonunuzu zedeleyecek açıklamalarda bulunmayın (almancam paslandı vs.)
- başlıklar halinde genel bir konuşma planı çıkarmak iyi olabilir
- rahat olmaya ve tadını çıkarmaya çalışın
- işler kötü giderse ingilizce'ye geçmekten çekinmeyin, kıvranmaktan iyidir

bol şans ve başarılar
0
superb
(23.09.19)
Merhaba,

Geçmiş çalışmalarınız, şu andaki çalışmanız, eğitim geçmişiniz, ilgi alanlarınız yüksek ihtimalle sorulacaktır. Çok kısa bir tanışma (isim soyisim) sonrasında doğrudan iş konuşulacaltır. Tavsiyem dil konusunda anlamadığınız yerleri anlıyormuş gibi yapmayın doğrudan sorun, anlayışla yeniden tekrarlar umarım.

Bol şans
0
but that was just a dream
(23.09.19)
ingilizce ile karistirabilirsiniz rahat olun.
konulara hakim olun. onemli olmayan detaylar unutulabilir sorun degil. genelde size ne calismak istediginizi, neden onla calismak istediginizi, hem onun hem sizin bundan nasil bir fayda goreceginizi soracak konunuzla alakali. onun disinda da buyuk ihtimalle sohbet edecek.

is gorusmesi olarak dusunmeyin daha rahat olursunuz. sadece olayi resmilestirmek sizin de bahsettiginiz konuda bilginiz olup olmadigini gormek isteyecek. pozitif bilim dalinda oldugunu varsayarak bu zamana kadar bu dallarda skype gorusmesinde karsisindakini darlayan sadece bir kisiye denk geldim. onla da calisilmazdi zaten. cok fazla kendinizi gostermeye calismadan sadece oldugu gibi anlatirsaniz sorunsuz gececegine eminim.
0
tanaka
(23.09.19)
Çok teşekkürler tavsiyeleriniz için!

Alanım mimarlık, bugüne kadar birçok mülakata girdim ve genelde rahatımdır, fakat yabancı bir akademisyenle ilk kez görüşeceğim.
0
🌸gmzo
(23.09.19)
(8)

babaya acil telefon önerisi

gmzo
55 yaşındaki babam için 2000 tl'ye kadar, ekranı aşırı büyük olmayan bir akıllı telefon önerisine ihtiyacımız var. iş sebebiyle çok sık telefonda konuşuyor, şarjı iyi olsun istiyor. kamerası da fena olmasa iyi olur. fiyat-performans olarak ne önerirsiniz şu an?
55 yaşındaki babam için 2000 tl'ye kadar, ekranı aşırı büyük olmayan bir akıllı telefon önerisine ihtiyacımız var. iş sebebiyle çok sık telefonda konuşuyor, şarjı iyi olsun istiyor. kamerası da fena olmasa iyi olur. fiyat-performans olarak ne önerirsiniz şu an?
0
gmzo
(22.09.19)
xiaomi mi7 note
0
basond
(22.09.19)
@basond ekranı biraz büyük diyebilir, biraz daha küçük ekranlı alternatifi var mıdır acaba bu modelin?
0
🌸gmzo
(22.09.19)
samsung a40

şurada redmi note 7 ile yanyana boyut olarak nasıl durduğu görünüyor
www.youtube.com

3.50 civarına getirin videoyu, 5.9 inç ekrana göre oldukça kompakt
0
freebird5406_2
(22.09.19)
@hedda gabler hocam bütçe 2000 tl.
0
🌸gmzo
(22.09.19)
Xiaomi redmi note7, mia3 bir tik daha yeni 1900 tl istediğiniz gibi biraz daha ufak. Daha fiyat/fayda oranlı redminote 6pro 64 gb 1379 tl.

Samsung a30 var tavsiye etmem geride bu telelfonlardan. A50 olabilir o da xiaomi'nin resmi türkiye distribütörünün felaketliginden. Ya da huawei mate 20 lite olabilir.


Xiaomi Mia3 hem işlemci, hem arka ve selfie kamerasi, hem de amoled ekranıyla bence en iyisi.
0
karacigerim vur kadehlere
(22.09.19)
Samsung a40 türkiye'de resmi samsung garantisiyle gelmedi benim bildiğim. Ithalatci garantili.
0
karacigerim vur kadehlere
(22.09.19)
mi8 lite var biraz daha ufağı ama o da pek küçük sayılmaz.
0
basond
(22.09.19)
1 seneden fazladır samsung j7 prime kullanıyorum. şarjı ve kamerası gayet iyi. tavsiye ederim
0
dre mithatoğlu
(22.09.19)
(7)

Sansa inaniyor musunuz?

Professor Wild
İnsan kötü şansı krabilir mi? Yetişmeye çalıştığım bir (1) adet otobüsü bile kacirmadigimi hatırlamıyorum.
İnsan kötü şansı krabilir mi? Yetişmeye çalıştığım bir (1) adet otobüsü bile kacirmadigimi hatırlamıyorum.
0
Professor Wild
(04.09.19)
kırabilir. kötüyü çekme, olumlu düşünmek zor ama imkansız değil. kötü olanı düşünmeye daha çok meyilliyiz. (öfke, üzüntü vs.)
0
aydogank
(04.09.19)
Şanssızlıkla ilgili bir belgesel izlemiştim ismini şimdi hatırlamıyorum, bir araştırma ekibi kendini çok şanslı hisseden 10 kişi ile kendini şanssız ve bahtsız hisseden 10 kişiyi bir teste tabi tutuyorlar. Testte kişilerin eline gazete verip okumalarını istiyorlar tabi bu gazeteler özel olarak hazırlanmış, gazetenin orta sayfalarına bir ilan yerleştiriyorlar hani şu iş ilanlarına benzer, ilanın birinde bu numarayı arayın ve 10 bin dolar kazanın yazıyor, bilin bakalım bu ilana dikkat edip numarayı arayan kimler? kendini şanslı hissedenler;

Testin sonucunda şöyle bir tespit çıkıyor ortaya, kendini şanslı hisseden insanlar ayrıntılara daha çok dikkat eden, önlerine çıkan her fırsatı değerlendiren kişiliğe sahip olan insanlar. Bu insanları diğerlerinden ayıran tek şey hemen her açık kapıyı zorluyorlar bir kapıdan geçemeseler de birinden mutlaka geçiyorlar yani örneklem sayısı fazla olunca başarı sayısı da artıyor ancak şanssız insanlar ayrıntılara dikkat etmiyor ve ayaklarına gelen şansı tepiyorlar.

Gerçek hayattan bir örnek vermek gerekirse, kendi abeyim çocukken sürekli sağdan soldan eşantiyon, hediye vs gelirdi buna nedeni çok basit örneğin tipitip sakızlarının paketlerini toplayıp posta ile fabrikasına gönderip t-shirt kazanmıştı, bisiklet ve hatta bir keresinde plat station 1 kazanmışlığı vardı üstelik üst üste iki kez, ama ben hayatım boyunca bir kez olsun bile hiç bir kampanyaya vs katılmadım. Abim ise hala bu yaşında evli çocuklu olduğu halde markaların kampanyalarını takip eder, mail atar sms gönderir ara ara da hediyeler kazanır.
0
solo
(04.09.19)
ben odaklanmıyorum eskisi gibi, nasıl olsa diğer otobüse binerim diyorum mesela, o yüzden kaçırdığım otobüs umurumda olmuyor ve şansızlık gibi bir söz konusu da değil.

*ama acelem varsa evden erken çıkıyorum.
0
redeath
(04.09.19)
Şansa inanmıyorum. Bir çok inanış gibi şans da bir olayın sorumluluğunu kendinden başka bir şeye yüklemekten ibaret.
Kader, kısmet, şans hepsi aynı şey.
0
cay koy geliyorum
(04.09.19)
olasılığa inanıyorum.

bence her yaşadığımız sadece bizim sorumlulugumuz değil. tek sorumlu elbette şans kader vs değil ama olasiliksal durumlar da gerçekleşiyor.
0
cedex
(04.09.19)
sans nedir? dogada bir karsiligi var mi? yok.

kelime ve kavramlar da birer icattir. sans, insani ve soyut bir icat ve bu soyut icat bazi insanlar arasinda kabul edilen bir sey.

sansa inanmiyorum. cunku oyle bir sey yok. tekrarlanan olaylari etiketlemek, formlastirip inanc haline getirmek sadece biz insanlarda var.

otobuse yetismek yerine, saatinden once durakta bulunun.
0
Leonardo~Da~Vinci
(04.09.19)
solo +1500

şöyle açıklayayım: 2014 eylül - 2017 ocak arasında 7-8 tane araştırma görevlisi sınavına girdim, apartman üniversiteleri dışında açılan neredeyse her ilana başvurdum, sonunda iyi bir kadroya girdim ve 3-4 kişiden "çok şanslısın" lafını duydum?! Wtf?! çok sinirlendim, çünkü sonunda girdiğim kurumun sınavına 2 buçuk sene önce de girmiştim yeni mezunken, şanslı olsam o zaman girerdim herhalde. oysa ben çalıştım, didindim, bir kez olmadı diye vazgeçmeyip tekrar tekrar denedim.

kısacası şansa inanmıyorum. fırsatları değerlendirmeye, kaybedince vazgeçmemeye, kendini geliştirip, tekrar tekrar denemeye inanıyorum. "şanssızım" diyerek kendine acımak, kolaya kaçmak bana göre.
0
gmzo
(26.09.19)
(9)

kadıköy taraflarında daire almak hakkında

duruoz
selamlar,annem ile yaşamak için kadıköy tarafında daire arıyoruz. annemin 20 yıllık benim de 3-5 bir katkım söz konusu.hata yapma şansımız yok ondan soruyorum.baktığımız daireler, yani uygun fiyatlı daireler hep 1.katta veya yüksek giriş, bahçe katı, bodrum katı.insanlar neden 1.kat daireyi satmak i
selamlar,

annem ile yaşamak için kadıköy tarafında daire arıyoruz. annemin 20 yıllık benim de 3-5 bir katkım söz konusu.

hata yapma şansımız yok ondan soruyorum.

baktığımız daireler, yani uygun fiyatlı daireler hep 1.katta veya yüksek giriş, bahçe katı, bodrum katı.

insanlar neden 1.kat daireyi satmak istiyor.

bodrum, bahçe katını istememeyi anlarım haşeresi, böceği, nemi, soğuğu, sıcağı insanı yoracak çok faktör var ama neden 1.kat ?

girişin üstün olan birinci kattan bahsediyorum, direkt giriş katlar değil.

iyi akşamlar hepinize.
0
duruoz
(21.08.19)
Çünkü pencereni açtığın an toz-kir-gürültü doluyor içeri...

Özellikle işlek bir sokakta büyük sıkıntı
Hırsız girme riski
Perdeyi aralık bırakamamak
İçeri kedi girmesi - evde kedi varsa dışarı çıkması
Sokaktan geçenlerin sohbetinin evin içinde duyulması
Evde konuşulanların sokakta duyulması
Daha da sayarım ama yeter sanırım...
0
2 tostos turan
(21.08.19)
Bazısı da 1. Kat istiyor özellikle eşya taşınması zorluğu yaşlılık durumları vs. İçin
0
enis buyutucu
(21.08.19)
yaşlılık durumları için 1. kat hatta yüksek giriş çok uygun oluyor. gençler için kabus ama.
0
ergenpezeveng
(21.08.19)
annemin yaşı 49
benim 28
yani uzun yıllar merdiven çıkarız.
hem de binalar çift asansör falan var. yani giriş kat fiziksel olarak ilgimizi çekmiyor.
0
🌸duruoz
(21.08.19)
dger cikma varsa hele eski bina ise o bina hem isinmiyor hem nem rutubet yapip esyalari curutuyor. yapmayam tasyunu kullanilmis discephe izolasyonudur. ayrica 1. kat cok guvenilir olamayabiliyor hirsizlar birinci kata girebiliyorlar. baska da sebep bilmiyorum.

hayirli olsun. gule gule oturacak ev bulursunuz umarim.
0
turbo sadık
(21.08.19)
hırsız, gürültü, hafriyat kamyonu (son zamanlarda azaldılar ama hala varlar) egzos kokusu, evin içinin dışarıdan görünmesi.
0
tururo
(21.08.19)
Dezavantajlar yazılmış ama çoğu giriş kat ile karıştırılmış bence, normal birinci katın pencere alt seviyesi 5-6 metreden başlar normal projelerde.

Nereye hırsız/ses/toz vs giriyor, tamam daha yüksek katlar gibi avantajlı değil bu konularda ama giriş kat kadar kötü de değildir.

Ben asıl şu cümlenize anlam veremedim;

"insanlar neden 1.kat daireyi satmak istiyor."

İnsanlar her kattan her türden daireler satıyorlar, siz paranıza göre sürekli bu katlara denk geldiğiniz için algıda seçicilik yapıyorsunuz.
0
John Bloor
(22.08.19)
hirsizlarin 1. kata girmesi konusunda soyle bir kolaylik var.
zemin katlarda genellikle camlarda demir parmaklik ferforje vs olur, bunlardan tirmanmak inanilmaz derece kolaydir. merdiven gibi tikir tikir tirmanabiliyorsunuz mesela basit bir yagmur inis olugundan da tirmanabilirsinzi ve bu riske girilie cunku agir yara alma ihtimaliniz pek yok. kamyonu evin dibine cekseniz girebileceginiz daireler var. benim eski evime ben anahtarimi unutunca paso girerdim. hirsiz da girdi ahaha. evde ben vardim sikinti olmadi da. yani birinci kat hirsizlar icin zor degil. aluminyum merdiven dayasan bile cikarsin yav.
0
turbo sadık
(22.08.19)
Yazılanlara ek: Kadıköy'de sokaklar genellikle dar, dolayısıyla alt katlar daha karanlık, üst katlar daha ferah oluyor.
0
gmzo
(22.08.19)
(68)

Niye evlendim lan ben ?

jamiryow
Evet gençler,Er kişisi olarak son zamanlarda kendime sıkça sorduğum soru. Biraz uzun olabilir, sebeplerini yazacağım.1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik.Ben 29 o 28 yaşında. Benim hatun bir şekilde herhangi bir konuda herhangi bir tartışmada şu yolu izliyor. Önce konu kendiyle alaka
Evet gençler,

Er kişisi olarak son zamanlarda kendime sıkça sorduğum soru. Biraz uzun olabilir, sebeplerini yazacağım.

1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik.Ben 29 o 28 yaşında. Benim hatun bir şekilde herhangi bir konuda herhangi bir tartışmada şu yolu izliyor. Önce konu kendiyle alakalı değilse bir şekilde kendine döndürüyor mevzuyu. Sonra başarabilirse mağdur ediyor/gösteriyor kendini o konuda ve ordan (gerek ajitasyon gerek acındırma) hararetli ve sinirli şekilde yürüyır. Ne güzel kafa. ve herhangi bir konuda %100 haklı olduğuna inanarak konuşuyor her zaman. Garson masaya yanlışlıkla suyu hızlı koyduysa mesela kesin bize gıcık olduğu için yaptı. Başka açıklama kabul etmiyor aq ya. Yok yani.. Her konuda o haklı hiç daha özeleştri yaptığını görmedim, saçsaça gelsek bile ya evet ben de böyle dememeliydim demedi sonrasında hiç bir zaman. Hep şöyle; sen öyle yaptığın için ben öyle yaptım. Sen öyle desiğin için ben öyle dedim. Haklı yani yine, suçlu benim. Bu da bir yerden sonra kaldırılacak gibi olmuyor artık. Mağdur ve haklı olamadığı konularda da tansiyonu en yükseğe çıkarıyor (tartışırken/konuşurken arabadan inip gitme, camı çerçeveyi daaan diye vurma vs.) beni bir şekilde delirtmeyi başarıp sonra da sen bana bağırdın sen bana fazla sinir gösterdin diyip yine mazlum oluyor ve özür bekliyor. Deli oluyorum artık.

Hatun fazla şüphecidir. Mesela parkta oturan yaşlı varsa o kesinlikle çocuk tacizi için ordadır. Aksini söylersem, olmayanilir torunu vardır belki dersem ya ben saftiriğimdir ya da onun görüşünü kabul etmek istemiyorumdur. Yol sıkışıktır yanından adam geçer, kesin ona dokunmaya çalışmıştır misal. Ben nasıl tepki vermem. Aynı konu ailem için geçerli. Kimsenin işi gücü yok aslında, herkes onu böyle el üstünde tutup aramalı sormalı, eğer öyle değilse ona gıcık oluyorlar, beğenmiyorlar ya da sevmiyorşar vs. Kendi doğrularından başka doğru olamıyor. Öğretemiyorum belki şöyledir belki böyledir diye.

Son iki kavgayı yazayım mesela. İkizimle iki kere telefonda konuştum aynı gün ikimiz yanyanayken, bi baktım suratı düşüyor her konuşmadan sonra. Yeğenim var 1 yaşında normalde her çocuğu çok sever bayılır fotosunu gösteriyorum hımm diyor. Nokdu canım problem ne diyorum yok bişey nolacak ki diyor. Aptal yerine koyuyor bir de. Neyse en son hanımefendi diyor ki bak bana ailen yüzünden sorun çıkarma. Dellenmiyorum bişey demiyorum ama iğrendim artık ve dedim ki sen ne beni ne ailemi tanıyamamışsın. Sokağın ortasındayız arabayla gelmişiz beraber dönmemiz gereken allahın siktir ettiği bi yerde bastı gitti. En katlanamayacağım şey afedersiniz g*t gibi orda kalmak. Delirdim elim ayağım titredi. Arıyorum açmıyor falan. Neyse ulaştım dedim 5 dakkkan var ya gelirsin ya da ben gidiyorum. Geldi arabaya biner binmez ondan özür dileyecekmişim. Sebep surat ifadem o kadar iğrençmiş ki duramamış orda. Gidemezsin nolursa olsunwvlilik böyle bişey değil diyorum sen öyle yaparsan giderim diyor. Yani basıp gittiği için haklı yine.

Bugün de istanbula dönüp dönmeme mevzusu var. İstanbul doğma büyüme piremses. Her fırsatta evi anneaine yakına taşıma mevzusunu açıyor tilt oluyorum. Ben anadoludan geldim her yer bana aynı. Farketmez aslında istanbul ama 2 yul yaşadım canımdan bezdim istanbulda ve o kadar ısrarcı ki alerji oldu artık. Bir de izmirdeyiz lan aq. Her tarafın tatil beldesi ne istiyosun daha anlamadım ki. Ne anne sevdasıymış aq. Ben 10 bin tl alıyorum izmirde o 7 bin tl. Mesleklerimiz aynı.Diyorum ki izmirde aldığım para istanbulda aynı olacaksa ne anlamı var taşınmanın. Nasıl diyor izmir de şöyle izmir de böyle istanbul daha güzel falan filan. Onun şimdiki benim de eski yöneticiyle ( ben ayrıldım şirketten) konuşmuş biz istanbula dönmek istiyoruz orda pozisyon var mı diye. Konuşucam demiştii bana öncesinde ben de konuş dedim. Neyse işte maaş aynıysa ne anlamı var diyorum ters ters cevaplar veriyor. Burda oturduğun kiraya orda oturamazsın diyorum istanbulu bilmesine rağmen beylikdüzünde oturursun diyor. İşe gideceği yer de şişli. Yine beni çıldırtmaya oynuyor. Neyse bu sefer sakin kalabildim ve mantıklı konuşmaya çalışıyorum. En son konuyu konuşurken dedim ki “iki dakika mantıklı düşünebilirsen” hoop kalktı ayağa terkediyor odayı. Sen nasıl benimle böyle konuşursun falan. Mağdur oldu hemen. Öyle olunca konu da piç oluyor kalıyor. Hiç bir şeyi doğru düzgün konuşamıyoruz. Hep tırmandırıyor sürekli bundan besleniyor. O da aynı şeyi söylüyor bana senle konuşulmuyor diye.

Tıkandım kaldım kodumun yerinde. Daha 1 sene oldu. Bu iş böyle olacaksa ne bok yemeye evlendim. Geçmiyor da bendeki bu his. O hiç bişey olmamış gibi devam ediyor iki gün sonra ben devam edemiyorum. Yıpranıyorum. Mesela artık dışarı çıkmak istemiyorum beraber. Aktivite yapmak istemiyorum. Zaten yalnızlığı seven bi adamım da hani beraber hiç bişey yapmak gelmiyor içimden. Çünkü ya bişeyler demedim/yapmadım diye trip yiycem ya da kavga edicez mal mal.
Uyuyamadım kalktım yataktan telefonla yazdım bu kadr yazıyı da aq. Öyle dertleşmek istedim heralde bilmiyorum niye yazdım
0
jamiryow
(23.07.19)
İngilizce de dediğin duruma narsist biri tarafından emotional abuse durumunun yaşatılması diyorlar.

ama 2 yıllık ilişki sonunda böyle biriyle evlenebilmekte ayrı sıkıntı. Niye evlendin?
0
KaraSakall
(23.07.19)
cidden üzüldüm yahu, bu tipler sinirden hasta ederler insanı. evlilikten önce yok muydu bu huyu?
0
mcsword
(23.07.19)
sakın çocuk yapmayın da.
ilişkilerde uzman değilim de maalesef bunun sonu ayrılığa gidiyor gibi.umarım çözüm bulabilirsiniz.
0
high hopes of the sozluk
(23.07.19)
abi kendini ve eşini en iyi sen tanırsın, bu sizin hayatınız, şimdi buradan "AYRIL COCO" diye ahkam kesmek istemem ama sen sorunu çok iyi bir şekilde görmüş ve analiz etmişsin zaten. eşin ne yazık ki ağır manipülatif, karasakal'ın da yazdığı gibi el oğlunun abusive dediği türden, kendini beslemek için başkalarını yeme/yok etme ihtiyacı duyan bir insana benziyor. ben şunu anlamadım: evlenmeden önce böyle değil miydi? uzun sayılabilecek bir birlikteliğiniz varmış, hiç bu tarz tavırları yok muydu?

bu ara canı bir şeye sıkkın mı? yeni evli sayılırsınız, belki evlilikle ilgili oturtamadığı bir şeyler vardır? gelgelelim saydığın özellikler açıkçası genelde "karakter özelliği" olarak bilinir, kolay değişecek şeyler de değil.

niye evlendiğini sormakta haksız değilsin. böyle devam edecekse yol yakınken, fazla uzatmadan kendini kurtarmaya bak bence. bu kadına eşim diyorsun sen. bir ömür geçirmeyi planlıyorsun. insanın enerjisini emen, hiçbir şekilde orta yolda buluşmayı kabullenmeyen, asla "sen haklısın" diyemeyen bir insanla ömür geçmez. kendine yazık edersin.
0
der meister
(23.07.19)
@karasakall

Tutulup gittigim zamanlari hatirliyorum da icimden o kadar kiz tanidin (simdi dusununce 5-6 aq fazla geliyodu o zaman) bu tam senlik demistim iliskinin baslarinda. Her sey guzel olacak aa ne kadar superiz kafasi yasadim yani 1.5 sene falan. Sonra zaten aile cevre ve tabi ki kzin baskilari derken surukleniverdik. Simdi donup bakinca bu ozeti yapabiliyorum. O ilk duygulardan eser yok ama su anda. Kendi kendime diyorum zaten niye evlendin ki. Ona hayat cok guzel ama, superiz kavgalar olur gecer. Gecmiyo ama aq hepsi bende iz birakiyor. Cunku ceviz kabugunu doldurmyacak meseleler ama her seferinde o kadar buyuyor ki. Hakli oldugu icin hep alttan almam gerekiyor. Oyle olsa her sey cozulecek. Almiyorum ben de alttan aq. Onu da dendim cunku zamaninda hic biseyi cozmedi. Bu sefer ben de herseyde hakliyim kafasndayim bu da bi boka yaramiyor. Kizip bagirip cagiriyorum o da olmuyor. Ben degisiyorum deniyorum o hep hakli ama. Soyleyince boyle bunu da kabul etmiyor. Ozur diledigin bi ornek soyle diyorum 4 senede, sonuc mavi ekran. Ama aynen devam zamaninda dilemisimdir de hatirlamiyorum simdi diyor ve tekrar hakliii...
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Buraya yazmak seni rahatlattı tabi ki iyi ettin, ama herkes ayrıl ayrıl diyecek, bu konuda kararı herkesten bağımsız olarak kendin vermelisin, asla acele edilecek bi konu değil bu konu. Biz bu yazıyı okuyarak geçmişinizin muhakemesini yapamayız, iyi günlerinizi de görmedik sonuçta bilmiyoruz. Sakin ol, fevri davranma. Belli ki sen de çok alttan almıyorsun ve bu yüzden çekişiyorsunuz patlıyorsunuz. Çocuk düşünmeden birbirinizi tanıyosunuz işte ilk 2 senede olması gerektiği gibi yani.
Sevgililik zamanını zaten sil kafandan, o bambaşka bi dünya. Evlenince farklı oluyor her şey. Bu anlattıkların olağanüstü şeyler değil ilk 3 seneye kadar herkes yaşıyor genelde.
0
megalomaniac
(23.07.19)
damdan düşen adam yazıyor, dikkate alın lütfen: işler daha da boka sarmadan bir ilişki terapistine gidin. düzelir diye beklemeyin düzelmeyecek ve işler daha da çıkmaza girecek.
0
yemrem
(23.07.19)
Yanlış kişi ile evlenmisşin
Bahsettiğin kişinin adam versiyonu ile bi yakınım evli fena
0
damladamla
(23.07.19)
@megalomaniac

Gel gör ki çocuk için de baskı yapıyor. Yaşım geldi artık geç olcak çocuk istiyorum ben diyor. Ona kalsa evlenir evlenmez olmalıydı. Kavga gürültü idare ediyorum çocuk yapmadan. Mantıklı davranmıyor yani. Yarın bir gün yakındır çocuk yüzünden büyük kavgalar. Aileler de aynı şekilde baskı yapıyor. Bir direnen benim. Kendini düzeltebilecek durumda da değil çünkü farkında değil. Kafamda cahil aq diyip geçiyorum da bazen patlıyorum işte. Aslında tanıdığım en mantıklı insan diğer her konuda. Ama psikolojik problemi olduğuna inanmaya başladım. Ve böyleyken çocuk yapmak... bilmiyorum. Düzelecek bi durum da değil bence. Mal gibiyim işin özeti. Basiretim bağlandı. Her şeyin farkında olarak hem de
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
ben net bir sorun göremedim. içinde ekonomik dinamiklerin olmadığı sorunlar küçük sorun gözümde ki aldığınız ücretler çok iyi, izmir için hele bu yaşta zaten efsane. yakında barışırsınız ya da alışırsınız.
0
laptu
(23.07.19)
İlk paragrafta anlattığın şeyler aşağı yukarı tanıdığım tüm kadınları anlatıyor, zira daha dün bu yüzden, böyle bi evlilik içinde kendimi bulmaktan korktuğum için 2 yıllık ilişkim bitti. O imzayı atarak hata etmişsin, keşke atmasaydın.

(Bkz: kadın siniriyle mücadele)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(23.07.19)
Fazla takma hocam, boşanmaya kalksan bir sürü nafaka ödeyeceksin. Yeni sevgili yap dalgana bak ama yakalanmamaya dikkat et.
0
Elduinnnn
(23.07.19)
Ayrıl diyenlere bakmayın. Psikolojik sorunları vardır. Biraz maneviyata yönlendirin. Benliğini bırakabilirse işler düzelir inşallah.
0
kckmlqm
(23.07.19)
Kesinlikle ortak Terapiste gitmelisiniz ve emin olana kadar çocuk yapmamalısınız. Kendisinden ne denli sıkıldığınızı ve bu şartlarda ço uk yapmayacağınızı açıkça söyleyin. İster kendine gelir, ister gelmez, keyfi bilir. Allah sabır versin, inşallah sıkıntılarınızı çözersiniz.
0
mslny
(23.07.19)
Bak kendin de demişsin diğer konularda hayatımda gördüğüm en mantıklı insandır diye, belli ki kavgalarınızda o “o” olmaktan çıkıyor. Dünyanın en zor şeyi evlilik... ama başlayınca da öyle pes edip gitmek yok, bu yola girildiyse her iki taraf da elinden geleni yapıp düzgün bir ilişki kurmak zorunda. Kimse kimsenin hayatının içine öyle bi imzayla s*çamaz.
Terapi kesinlikle sizin çözümünüz.
5 senelik evli olsanız, 10 senelik evli olsanız terapiyle bişeylerin değişmesi çok zor olur ama şuan hem yaşlarınız küçük hem de evliliğiniz taze. Yol yakınken düzeltin, en azından denedik dersiniz ileride yine ayrılıj gündeme gelse bile.
0
megalomaniac
(23.07.19)
peki müdür bu iş evliliğe ne kadar sürede gitti ? o süreçte değişik durumlardaki tepkilerin ne olduğunu gözlemleyemedin mi ? (ki zayıf ihtimal. kesin bir şeyler görmüş olman lazım bence) eğer tüm bu terslikleri görmüş olmana rağmen "düzelir yağv" diye yaklaştıysan vay haline...yok eğer her şey iyi gözükürken köprüyü geçtikten sonra böyle değişmeye meyilli kadınlar çoksa vay bizim halimize.

hikayeyi okumadım yaşadım olm lan ! :o
0
kuul
(23.07.19)
Geçmiş olsun nafaka yasasını bekle düzelmezse o zamana kadar kaç kurtar kendini. Aile terapistine gidin, bir de çocuk olunca aranız düzelir diyen aile büyüklerine sakın kanmayın. En büyük hata bu oluyor genelde.
0
alwayschargeneverbend
(23.07.19)
Ben de direkt boşanın demek istemem, ama ciddi bir konuşma yapıp aile terapistine gitmenizi öneririm. Ayrıca sakın çocuk yapmayın şu an +1

Yani aynısından bizde de var, eltim olur kendisi. 5 senedir evliler ve artık ailelere de hayatı zehir ediyor, çocukları var o da arada harcanıyor yavrum. Bu hale gelmeden çözebilirsiniz umarım, yoksa da böyle ömür geçmez.
0
gmzo
(23.07.19)
Ayrıl coco
0
(s)AINT
(23.07.19)
sakın, çocuk, yapmayın.

benzeri tipte bir annem var ve hayatımın büyük bölümü bana zindan oldu, birseyler hep eksik büyüdüm. bunun adı istismar ve hastalık.

sakın, çocuk, yapmayın.
0
nahtoderfahrung
(23.07.19)
ayrılmak en kolayı. düzeltmek için şartları zorlayın bence.

erkek tarafı yönlendiren olmalı evliliklerde. ağırlığını koy ve hissettir. her kararı eşine bırakırsan olmaz. istanbul'a gitmek mi istiyorsun? ben istemiyorum. bitti. kadınlar çoğu zaman ne istediğini bilmez. sen de bu çelişkiler içinde kaybolursun.
0
tantunisultansuleyman
(23.07.19)
aynı ben.. aramızda iki fark var. benim 5 yıl oldu, üstüne bi de kızım var.

ilk 3-4 yıl aynı boktan hadiseleri yaşadım. aile olayları dahi bire bir aynı:)

sonra şu oldu, alayına siktir çektim ve yemin olsun kuzu oldu kuzu.. arkamda köpek gibi geziyor ben umursamıyorum, nötr davranıyorum ve daha önce görmediğim yemekler, hörmetler, saygılar o biçim.. iyi olmak yaramıyor haberin olsun.
0
jesues
(23.07.19)
@kuul

2 senede evlilik aşamasına geldi. ama kendisinin evlilik baskılarıyla vs, en son ben de bir şekilde ikna oldum ya da kendimi kandırdım evlendik. öncesinde büyük şeyler olmadı güzeldi her şey ama mesela bi kez kendisine salak dedim diye kıyametler kopmuştu. ağzım açık öyle kalmıştım yani ne dedim lan ben diye. ufak bi iki sinyal aldım ama önemsemedim bir MAL gibi. özelliği şu, eğer kafasında bir düşünce, beklenti, senaryo varsa o olacak. öyle olmalı yani. yoksa vay çevrendeki ve en yakınındaki(ben) haline. o beklentiye kapılıp öyle hayaller kuruyor öyle yaşıyor ki o hayali, olmayınca dünyası yıkılıyor gerçekten. gerçekten o kadar üzülüyor yani malca bişey için. ya çok iyi ilişki genelinde, böyle boğacak kadar iyi, ya da çok çok kötü aq. ortası yok yani.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
bu yazdiklariniz duygusal siddet evet ayrica bir insanin her zaman hakli olmasi mumkun olmadigi gibi evlilik "ben hakliyim o zaman canini cikaririm" gibi bir sidik yarisi da degil.

karsinizdaki insan duygusal siddet uygulamaktan mi besleniyor, gerginlikten ve sizi surekli germekten mutsuz etmekten mi besleniyor, mesela ortamin icine edip gerdikten sonra bir rahatlik goruyor musunuz onda? oyle ise gercekten sonraki adimlarinizi cok dikkatli atin. evlendiniz diye, ki daha 29 yasindasiniz, bu sekilde yasamaya mecbur musunuz? bunu sorgulayin.

esinizle mutlaka acik acik konusun, terapiste gidin, o ayrica kendisi de gitsin, emek verin elbette ama kimse evlendi diye duygusal siddetle yasamak zorunda degil. ancak asla unutmayin, ortada sorun varsa sizin tek tarafli ugrasmaniz pek fazla bir seyi degistirmez, iki tarafin ortak caba gostermesi zorunlu.

ilerde cocuk yaparsaniz, her seyde bu kadar sorun cikaran bir insanin elinde afedersiniz ama daha buyuk bir 'koz' olacak, cocugu ailenize gostermeme gibi bir durum olabilir mi, nasil bir cocuk yetistireceksiniz, vs. bunlari cok ciddi sekilde dusunun. bu gerginlik icinde bir cocuk olmali mi bu asamada? cocuk hicbir seyi degistirmiyor cunku, aksine sorun varsa evlilikte bu sorunlar derinlesecek cunku bu gerginligin icinde bir de minnak bir canlidan sorumlu olacaksiniz.

ayrica kendinize sorun mesela istanbul'a tasinmamak konusunda bu kadar netseniz neden fikrinizi ortaya koyamiyorsunuz, neden bu konuyu kapatamiyorsunuz, size boyle davranmasina neden izin veriyorsunuz? bir insan sinirlarinizi bu kadar asiyorsa, siz de asmasina bu kadar cok izin veriyorsunuz demektir. neden? kendinizi guclendirmek ve sinirlarinizi ortaya koymak icin ne yapabilirsiniz? yapmalisiniz?
0
songforsomeone
(23.07.19)
evliyim, bunları kocama yapsam ağzıma ... kendisi. yaptığı şeyler çok çirkin, belki sana saygı duymuyor belki ağırlığını yeterince koyamıyorsun. insan ilişkilerinde böyle, zayıf görürlerse saldırırlar. nasılsa evlendim, bana katlanacak kafası da olabilir. kimseye katlanmak, çekmek, egosunu pışpışlamak zorunda değilsin. emotinal abuse +1
0
deartheodosia
(23.07.19)
@songforsomeone

şimdi izin vermiyorum ama evet zamanında o sınırları aşmasına izin verdim. kendi doğrularımı net bir şekilde ortaya koymadım. çünkü o mutlu olsun ben mutlu olurum nasılsa kafasındaydım. kendimi düşünmedim öncelikle.

istanbul konusunda da o kadar net değilim gitmeme noktasında. eşimin işi bitiyor burda, yeni iş bulmak gerekecek neticede. mantıklı görünüyor istanbul ama izmir'deki fırsatları daha değerlendirmeden, ben şuraya geçmek istiyorum, şu zamanda da çocuğum olsun istiyorum vs gibi net beklentileri var. benim yok o kadar net beklentilerim. sorun burda galiba. ben izmir'deyiz, hazır rahattayız burda kalmanın yollarını da arayabiliriz, istanbul'a da dönebiliriz kafasındaydım. ama artık o kadar baskı en ufak gediği değerlendirme fırsatçılığı var ki istanbul alerjisi oluşturdu bende. gitmek istemiyorum ben de bu sefer. baskı unsuru haline geldi yani.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
3 yıldır berabermişsiniz o zaman bu fikir ayrılıkları olmuyor muydu ? Yaşanacak şehir mesela en önemli konulardan birisi konuşmadınız mı bunu ? Bence fazla toleranslı davranıyorsun, açıkça konuş, hatta terapiste gitmeyi öner, sorunların senin için huzursuz edici olduğunu söyle. Sen alttan aldıkça tepene çıkacak.
0
elikası
(23.07.19)
boşa gitsin hazır çocuk yokken, çekilmez. daha gençsin.
0
fyodor fyodorovic
(23.07.19)
@elikaslı

bu şehir konusunda fikir ayrılığı hep oldu. hep tartıştık, sonuca bağlanmadan hep kapandı üstü. neticede bunları tartışırken istanbuldaydık. izmire kalkıp geldik tartışmalar olsa da. ben de kabul etti sonunda, buranın rahatlığını görecek sevecek vs diye düşündüm. aradan 2 yıl geçmiş izmire geleli. halen aynı kafa. halen gitmek istiyor, ben burada yaşamak istemiyorum buraya geldim ama orayı daha çok özlüyorum diyor. vicdan yaptırıyor bir de, ben senin için geldim buraya ama dönmek istiyorum falan diye. e kodumun işi böyle bişey değil ki o zaman ben de senin için istanbula geleyim 2 sene sonra başka yere gidelim diyorum, bu sefer de e başka yerde iş yok ki diyor. var aslında ama evet istanbul şartlarında yok başka yerde iş. bi izmir-ankara var tutunduğum. onları da piremses istemiyor.
boktan çıkmaza girmiş bir durum yani. ona göre (böyle söylemedi hiç ama kafasındakini tahmin ediyorum) o zamanında taviz vermiş, şimdi sıra bende.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Okurken çok tanıdık geldi. Çoğu ilişkide erkek yada kadın tarafından sergileniyor bu durum yani eşinize özgü değil. Dozajı farklı olabiliyor. Anladığım kadarıyla sizdeki durum kendisinde hata olduğunu bile hiçbir şekilde kabul etmiyor. Bu durumda bunun çözümü de bir hayli zora girmiş oluyor. Öncelikle sorunu kabul etmesi lazım. Bunu bir şekilde kabul ettirmelisiniz.

İlişkinin devamını ne kadar istediğinize bağlı olarak sizin de yapmanız gerekenler mutlaka vardır. O nedenle de birçok arkadaş ilişki terapisti önermiş. Belli ki düzgün bir konuşma yapıp sorunlarınızı ortaya dökemiyorsunuz bile, çünkü sizin bir sözünüzden rahatsız olup ortalığı velveleye veriyor. O halde sizde mümkün olduğunca ilk etapta buna mahal vermeyecek şekilde onunla konuşmaya çalışmalı ve bir sorun olduğuna ikna etmelisiniz. Marshall Rosenberg'in Şiddetsiz İletişim diye bir kitabı var, kısa bir kitap şiddetle tavsiye ederim. Hem sizin hem siz okuduktan sonra eşiniz için. Gerçekten faydalı oluyor.

Olurda başarıp konuşabilirseniz, bunun böyle gitmeyeceğini bırakın çocuk yapmayı bir ömrü beraber geçirmekte birbirinizi çok yıpratacağınızı anlatmalısınız. Kesinlikle çocuk yapmayın bu arada. Yakın arkadaşlarım 5-6 yıllık evliliklerinde ki inanılmaz yol katettiler, başta kavga gürültüden geçilmezken bahsettiğiniz şeyler olurken şimdi çok uyumlular ama hala çocuk için tereddütlüler, hala ufak tefek birbirlerini rahatsız eden şeyler olduğunu söylüyorlar.

Sorunu kabul edip, bunun böyle gidemeyeceğini görmesini sağladıktan sonra artık bunun üzerinde çalışabilirsiniz. Bu önerdiğim kitap gibi farklı kitaplarla da olabilir. Terapist ile de olabilir. Kitap okumayla aranız varsa önce siz yavaştan okuyup ona davranışlarınız ve kitaptan etkilendiğiniz şeylerle aktarıp sonrasında onu okumaya teşvik ederek yapabilirsiniz. Bu uymazsa çok değil haftada 1-2 gün terapiye gidin gerçekten.

Bu durum tamamen eşinizin kişisel eğilimleriyle ilgili, bu durumda eğer oda isterse açık fikirli olabilirse gerçekten çözülebilir.

Ama olmayacaksa uğruna biraz uğraş gösterin ondan sonra da yaşınız daha çok genç çocuk olmadan ömrünüzü heba etmeyeceğiniz bir gelece için adım atmayı planlayabilirsiniz.
0
FAtE
(23.07.19)
Ailesi nasıl? Mantıklı insanlar mı, yoksa kayıtsız şartsız kızlarının her tartışma/konuda haklı olduğunu mu düşünüyorlar? Uzun vadede terapi falan da fayda etmeyebilir eğer böyleyse. Annesi ile her konuştuğunda kimyası tekrar bozulucak.

bekarım, kolay boşarım. ömür geçmez abi böyle...
0
metal sock
(23.07.19)
boşan başkan. çekilecek gibi durmuyor.
0
prodeq
(23.07.19)
@metal stock

ablası var bitane mesela. ya benim hanımın hiç haksız olduğunu görmedim diyorum. göremezsin diyor ben 28 senedir görmedim falan diyor. annesine diyorum, oyy oğlum allah sana sabır versin falan diyor. benim kız hep haklıdır, hep trip yaptı hayatı boyunca hep kavga ettik falan diyor.

geçmiş hikayelerine bakıyorum anlattıkları, işte annesi bunlara küfür ediyommuş, bunlar birbirlerine "o. çocuğu" falan diye küfürler ederek kavga ediyorlarmış. ben ailemde kesinlikle böyle büyümedim, en ufak saygısızlık yaşamadım ama bilemiyorum belki normal olan bunların ki mi aq. dünyam şaşırdı anlamadım.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
hazır karşı tarafın işi gücü varken ayrıl, nafaka ödemek zorunda kalmazsın. çocuk olayını düşünme bile!
0
nuisance
(23.07.19)
sonda soyleyecegimiz basta soyleyeyim; cocuk icin acele etmeyin.

benzer seyler yasayan bir arkadasim ve esi cozumu cocukta buldu, cocuk su an 2 yasinda ama girdikleri girdaptan artik cikamiyorlar da. farkli illerde yasiyorlar (ikisi de calisiyor), bosanmak istiyorlar ama nafaka konusunda anlasamiyorlar vs. olay inanilmaz cirkin yerlere gitti yani.

oyle bir sey ki bu profesyonel yardim olmadikca disardan mudehale hic bir ise yaramiyor. anladigim kadariyla da anlik kavgalar degil sizinki de, karakteri boyle (ikinizin de tabi ki).

burasi tamamen benim cahilce yorumum, ya da ben olsaydim ne yapardim kismi; sakinligimi korur ve bir aksam sakince yemek yerken bosanma dilekcesini onune koyardim. restine rest. kimsenin pasa gonlunu eglemek icin evlenmiyor insanlar.
0
brkylmz
(23.07.19)
Boşan diyenlere kulak asmayın. Belli ki eşiniz bir yanlışa düşmüş ve bunu sizin çözmeniz mümkün gözükmüyor.

1. Kesinlikle bu işleri çözene kadar, çocuk yapmayın.

2. Profesyonel destek alın. Sizin sözünüz eşiniz üstünde, o kadar etkili olmaz. Önce rahatsızlığınızı bir kaç kere dile getirin. Sonrasında konuyu açıp, gerçekten çözmek için profesyonel birine gidin. Çok sabırlı olmanız lazım.

Çözülmeyecek olursa, ayrılırsınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.07.19)
bu kadar kısa sürede böyle bozulan bir ilişki iki şekilde çözülür.
1) geleneksel yöntem: ilk 5 yıl her şey olur yavrum hepimiz çektik zamanla her şey oturuyor (bok oturuyor)

2) ilişki terapistine gitmek tarafların evlilikte mutlu olup olmadığını anlamalarını, esas sıkıntının ne olduğunu herkesin çözmesini sağlıyor ki akabinde boşanma ya da devam etme kararı almak daha sağlıklı.
0
9kuyruklukedi
(23.07.19)
evlilik noktasına nasıl geliniyor? ben bunla okeyim nası deniliyor yav peki böyle bi karakterse? körlük mü öncesi, nedir yani. anlamıyorum gerçekten. bu karakterde bi insan arkadaşım olmaz, arkadaşımın arkadaşıysa arkadaşımı sorgularım. bence sizin psikolojik abuse eğiliminiz var, aile, çocukluk döneminden yamulmalar vardır belki. kendinize odaklanın. ay içim daraldı, insanlar nelerle uğraşıyor yahu.
0
neynep
(23.07.19)
@neynep
evet onu da düşündüm. ben demek ki bunu istiyorum abicim, bundan hoşlanıyormuşum dedim. çünkü aklı başında sakin huylu aile yapısı birebir bana uyan birini kendim terk edip bu yola girip sevgili oldum. demek ki ben bunu istiyormuşum kendi mallığım diyorum. ama sonuçta bunun benim mallığım olması bu durumun çözülmesi gerekliliğini değiştirmiyor. sevgililik sonrası bir şekilde ilerledi. sevdim ama zamanında. şimdi seviyor muyum bilmiyorum aq. bişey hissetmiyorum şu anda. darlandım sadece. her türllü baskıdan, çocuk yapmak, şehir değiştirmek, "bana hiç çok güzelsin demiyorsun" larla uğraşmak, "ne kadar güzelim ya bi bak ya böyle güzel bir karın var el alem neler vermez böyle eş için sen daha kavga edip duruyorsun" larla uğraşmaktan içim şişti yani son kertede. dalga geçiyorum ben de. aynı zamanda ne kadar da mütevazisin bundan hiç bahsetmedin falan diyorum.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Eşinizde psikolojik problemler var bence, ben olsam terapiye gönderirim bir şekilde. Ona da iyilik yapmış olursunuz, böyle yaşanmaz.
0
roket adam
(23.07.19)
"ne kadar güzelim ya bi bak ya böyle güzel bir karın var el alem neler vermez böyle eş için sen daha kavga edip duruyorsun"

karın narsist. geçmiş olsun.
0
xvyz
(23.07.19)
Valla bu sorunlar düzelmez kardeşim. Huya karaktere geçmiş. Benim bundan çok daha düşük seviye sorunlarım vardı düzelmedi.
"Sen böyle yaptın o yüzden ben de böyle yaptım."
Bunun aynısı da bizde var.
Düzeleceğine dair çok umutlu olma yani.
0
Trene çelme atan adam
(23.07.19)
Anladığım kadarıyla eşinizin aile yapısı, kültürel birikimi ve yetiştirilme tarzı sizinkinden oldukça farklı. bunun her zaman sorun yaratması muhtemel.

Benim asıl merak ettiğim mevcut fikir ayrılıkları ve çatışmalar dışında para mevzuları ve cinsellikle ilgili. Bunları özelden de paylaşabilirsiniz dilerseniz. Mesela cinsellik konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz? Pek çok konuda anlaşamasa da cinsel doyum ve uyum sayesinde evliliklerini yürütmeyi başaran çiftler tanıdım. Bir de para mevzularını merak ediyorum. Mesela eşiniz sizinle evlendikten sonra (veya ilk çatışmalar başladıktan sonra) aşırı harcama, lüks tüketim, mal kavgası vs. gibi davranışlar sergiledi mi? Bu hususlar ışığında daha net bir değerlendirme yapılabilir.
0
redskull
(23.07.19)
olm böyle hayat geçmez. sen normal şeyleri kabul ettirememişsin kadına, hasta olduğunu terapi görmesi gerektiğini söyle bakalım bi ne diyecek? terapisiz de sizin ilişki berbat bir halde kalmaya devam edecektir. böyle ömür mü geçer olm.
0
hasmetizm 2046
(23.07.19)
İnsan dediğin şey hasarlı zaten. Hepimiz bi şekilde debeleniyoruz. Ok ama ben de belamı arayip buldum ve şunu öğrendim : bazıları değişmiyor, değişmek istemiyor, farkında değil, sen ne kadar emek versen, kendini versen, zaman versen, bazısı öyle ölecek. Sen de öleceksin. Belki yarın. Böyle zaman geçirmek için bir sebep yok bence şu hayatta.
0
neynep
(23.07.19)
başlıktaki soruya cevap: büyük ah almışsın. geçmiş olsun.
0
windows95
(23.07.19)
“Hastasın terapi alman gerek” denilen hangi insan “tmm yarın hemen gidiyorum” der? Bunu diyosa zaten terapilik bi durumu yoktur sadece zamana ihtiyacı vardır. Tavsiye verirken kafanıza geldiği gibi değil günlük hayata uygulanacağı gibi verin sevgili duyurucular. Bu insan zor durumda ve ne yapacağına karar vermekte zorlanıyor ki burada sormuş. Sizin de ayaklarınız yere bassın ki yardımcı olun.

Burda eşe söylenecek olan çift terapisi almanın gerekliliği. Zaten çift olarak başlasanız da uzman gerek görürse bireysel seanslar yapacaktır.
0
megalomaniac
(23.07.19)
Ayrıca, diğer ornek gibi sakin, iyi huylu ile olmadı, bunla daha heyecanlı, daha iyi yürüdü ok. Ama bitmedi ki çeşit yani. Milyon tane insan var. Heyecanlı olup, sana daha uyumlu olup hayatı dar etmeyen de var biyerde. O değilse bu diye iki seçeneğe indirgemek de gerçekçi değil bence.
0
neynep
(23.07.19)
annesinin yanına giderse voltran'ı oluştururlar.

kafada gelecek yılların planı yapılmış olabilir dikkat edin.
bebek olacak, istanbula gidilecek, böylece annesi bebeğe bakacak, kadın ise işe gidebilecek. sen mi ? sen kimsin ki ?
saat gibi plan bak tıkır tıkır işliyor.
0
güneyli çocuk
(23.07.19)
@güneyli çocuk
anne de kesinlikle her şeyi bildiğini sanan cahil biri. eğitimle sınıflandırmam kimseyi ama ilkokul mezunu olmasına rağmen boğaziçi mezunu bir adama, oğlum sen okumuşsun ama hocaların sana hep yanlış öğretmişler o iş öyle değil şöyle şöyle diyebilecek özgüvene sahip birisi. konuştuğu konu da astronomi aq. gel de çıldırma şimdi
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Öncelikle eşinizle sakince konuşmayı, iletişim kurmayı deneyin. Empati kurmayı denemesini isteyin. Ne kadar yorulduğunuzu, boğulduğunuzu ve böyle sürerse evliliğinizin sürmesinin mümkün olamayabileceğini söyleyin.

Bu durumu düzeltmek için kendinizin elinizi taşın altına koymaya hazır olduğunuzu, belki ilişki psikoloğuna da gidebileceğinizi söyleyebilirsiniz.Bu da samimiyetinizi gösterir.

Bunları söyleyin, gidişatın nereye doğru olduğunu bilsin. Eğer davranışlarını düzeltmezse siz de yolunuza bakarsınız. Evlendiniz diye mutsuz olduğunuz, iletişim kuramadığınız ve boğulduğunuz bir ilişkiyi sürdürüp durmak zorunda değilsiniz.

ve lüütfen,

Çocuk yapmayın. Hem sağlıklı bir birey yetiştirebilmeniz için, hem de kendi ruhsal sağlığınızı koruyabilmeniz için; çocuk yokken bu kadar duygusal sömürü varken, çocuk doğunca nelerle uğraşmak zorunda kalırsınız düşünün... aman aman.
0
chihirovekohaku
(23.07.19)
burdan gaza gelip iş yapma da.

ilk önce evlilikte belli bi eşiği aştıktan sonra kavgalar azalıyor, alışıyorsun birbirine, nasolsa kavga edince de suratına bakıcam diye kavga edesin gelmiyor. o olgunluğa dönünce şeedersin, sakince bakarsın duruma.

ailenizle olan ilişkisini çok anlatmamışsınız da, aynı şehirde yaşıyorsanız bi mesafe koymaya çalışıyor gibi anladım. çok şeetmeyin minimum seviyede görüşün ailenizle eşiniz varken, siz kendiniz görüşün ama asla ailenizi bırakmayın da, o görüşmek istemiyorsa görüşmesin boşverin, zorla güzellik olmaz. kaynana - gelin çekişmeleri yaşamak bu tablonun üstüne felaket olur. olan sizin kafanıza olur. minimum ilişki iyidir, öyle bayram seyran, aynı şehirdeyseniz 2 haftada bir falan gitmece.

bu tarz gönül işlerinde tek taraflı suçlu olmaz sizin de kusurlarınız vardır, önemli olan kusurları gözardı edecek olgunluğa ulaşmakta.
0
kveldulv
(23.07.19)
@kveldulv

elbette kusurlarım vardır hocam. mesela ben uzunn uzun yazdım. ona da yaz desem kim bilir neler yazacak benim hakkımda. fakat ben mesela rezerv koyabiliyorum "elbette denim de kusurlarım vardır" diyerek kendime. o diyor ki ben şöyle şöyle yaptım çünkü sen şöyle şöyle dedin. adam gibi anlatmıyor da bana bende ne yanlışsa. anlat başkalarıyla konuş arkadaşlarına anlat ne bileyim annenle konuş falan diyorum. kimseye de ser verip sır vermiyor. kendi içinde kendi haklılığıyla hayatına devam ediyor. işine gelmiyor çünkü başkalarına anlatınca duyduğu eleştiriler. öyle tahmin ediyorum. yaa aman o ne anlar ki kafasına giriyor muhtemelen. bilemiyorum yani, konuşamadığımız için. ama en yüksek tansiyonda çıldırttığında artık en ufak bir hakaretimsi lafta " salak, gerizekalı vs" pat konuşma kesiliyor, başka yerlere gidiyor kapılar vuruluyor falan. çözüm olmuyor yani. hakaret olmasa da surat ifaden çok iğrenç, benimle nasıl böyle konuşursun, şu oturuşuna bak falan diyip illa ki bir şeye takılıyor sonra ona tutunup mevzuyu başka yerlere çekiyor. ben bir şekilde tuzağa düşüp sinirleniyorum sonunda. bombok hissediyorum en sonunda da.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Annesinin astronomi hakkında söyledikleri uzaklasmak için yeterli bence :( Ciddiyim.
0
neynep
(23.07.19)
değişmek istemeyen, değişmesi gerektiğini kabul etmeyecek, hatta bunu söylediğinizde ego meselesi yapacak insanı değiştiremezsiniz.

herkes terapi demiş, ama bence bugün teklif etseniz yer yerinden oynar.

her zaman çözüm odaklı olan biriyim, ama perşembenin gelişi de çarşambadan belli oluyor.
kendiniz için yanlış kişiyle evlenmişsiniz.
yapı olarak temelde uyumsuzsunuz.
bence henüz bir yıl olmuşken boşanın.

evlilik zaman içinde birçok şeyi monotonlaştırabilir, ama sonuçta yanınızda sevdiğiniz biri vardır ya da olmalıdır.
bu hiçbirine uymayan bir durum maalesef.
"seviyorum" deseniz, "öyle kabul etmeye çalışın" denir.
ama öyle bir şey olduğunu da sanmıyorum.

kaldı ki, kişilik bozukluğu olan birinden söz ediyoruz gibi geldi.
İstanbul-izmir meselesinde size hak vermesem de (İstanbul'da doğmuş büyümüş insan izmir dahil, başka yerde yaşamak istemez genelde), temelde sorun çok farklı.

hayat kısa, kendinizi boşuna böyle girdaplara sokmayın.
0
blatta hiberna
(23.07.19)
Bana borderline kişilik bozukluğunu hatırlattı, belirtiler tutuyor mu bir bakın, tutuyorsa psikolojik yardım almadığı sürece başa çıkamazsınız.
eksisozluk.com
0
mikro patlama
(23.07.19)
Ayrıca sakin karakterde biriyle olmadı diye demek ki bunu istoyorum demek değil bence. Milyon tane insan var, seçeneği, kombinasyon ihtimalini ikiye indirmek hiç gerçekçi değil yahu. Daha tutkulu ama daha sağlıklı da olabilir. Kötüyü bitir ki sonraki adıma geç. Bence
0
neynep
(23.07.19)
Ayrı dünyaların insanlarıymışsınız. İşler daha fazla tatsızlaşmadan boşanın.
0
iwasbornonamountainside
(23.07.19)
burada atıp tutanlara fazla takılma. bekara boşamak kolay tabi ben de bekarım gerçi ama ahahah :) neyse, eşin sana saygısını yitirmiş, seni bazı konularda yeterli görmüyor gibi sanki. yatak ilişkiniz ne durumda? cezalandırma yoluna falan gidiyor mu? bence bu maruz kaldığın şey tamamen (bkz: dırdır) biraz redpill'ci tayfaya takıl derim. aile terapisti falan sakın girme. dırdırla nasıl başa çıkacağını öğren yeter. hatta yukarıda jesues diye bir arkadaş yazmış güzelce çözümünü. bence sen de bu şekilde çözersin olayı, bu kadar büyütmeye gerek yok.
0
tughan
(24.07.19)
ben olsam ekşi duyuruya yazmak yerine, kadını karşıma alıp nazikçe, aramızda problemler olduğunu, ayrılmak istemediğimi, çift terapisi ile sorunu çözmek istediğimi söylerdim.
0
nice tnetennba
(24.07.19)
Borderline a çok benziyor+1
0
Trene çelme atan adam
(25.07.19)
senden büyüğüm muhtemelen. bir abi tavsiyesi olarak al. zararın neresinden dönersen kardır. 1 sene çok bir süre değil. boşanmayı düşün. ipin ucunu kaçırırsan, hayatın böyle devam eder.
0
burya
(25.07.19)
profesyonel destek alın diyenlere kıçımla gülüyorum.

ülkemizde böyle kadınlar bollaşmaya başladı. bir tane efendi erkek bulup kafalıyorlar, zamanla içlerindeki manyak ortaya çıkıyor. büyük ihtimalle 3 yıllık flört ve 1 yıllık evlilik süresince olayların buraya varacağını tahmin edemedin ve hep alttan aldın. al işte sonuç bu.

bu yaşta böyle olan kadını menopozda düşünemiyorum. bence ayrılmalısın. 1 sene hiç bir şey. ama bu kadınla boşanmak kolay olmayacak. nafaka falan çok uğraştırır bu seni, donuna kadar almaya çalışır.

çevremde de buna benzer evlilikler görüyorum. canım cicim aylarından sonra, aileler ile tanışınca birde geri dönülmez bir yola girmiş gibi kendilerini düğünde göbek atarken buluyorlar. sanırım sizde de böyle oldu.
0
dafuq
(25.07.19)
hem kezban hem piremses hem de kötü biri öeahh. böyle birini nerden buldun hacı. çocuk olmadan kaç kurtar kendini. gençsin paran da var işin de. toplum baskısı da senin değil onun üzerinde. bas boşanma davasını pamuk gibi olmazsan neyim.o da genç yaşta dul kaldım diye ağlasın belki hizaya gelir.
0
mayeskuel
(04.08.19)
neyse evlenemiyoruz diye üzülüyordum şimdi sevindim :))
0
problem34
(04.08.19)
'1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik' den sonrasını okumadım.
ama sanırım 3 yılda baş göstermeyen şeyler o 1 yılda toptan kendini salıvermiş.
aklıma hep şu sahne geliyor ;
youtu.be
0
dedim dedim de kime dedim
(04.08.19)
Eşinizin bu sorununuzun normal olmaması bir yana, sizin de böyle birini seçmeniz tesadüf değildir. Annenize ve daha önce hayatınıza giren kadınlara bir bakın, benzer şeyler var mı?

Eşiniz için ve kendiniz için psikoloğa gidebilirsiniz önce.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.08.19)
www.youtube.com

bunu görünce aklıma geldi sizin durum
0
neynep
(15.08.19)
(18)

Orta yaş

astrid
Buradan bir arkadaşla konuşuyoduk.30yaşında olduğumu öğrenince gençliğine özlemin var mı diye sordu.30yaş yahu.hala gencim :) benim için orta yaş 40tan sonra başlıyor.merak ettim sizin için orta yaş hangi aralık?
Buradan bir arkadaşla konuşuyoduk.30yaşında olduğumu öğrenince gençliğine özlemin var mı diye sordu.30yaş yahu.hala gencim :) benim için orta yaş 40tan sonra başlıyor.merak ettim sizin için orta yaş hangi aralık?
0
astrid
(10.07.19)
40+ evet

30 genç.
0
old possum
(10.07.19)
36 yaşındayım sorsan 27 yaş ile arasında ne fark var diye söyleyemem, hala daha da 27 yaşında gibi hissediyorum. benim için de 50 den sonra başlayacak her halde orta yaş.

not: müzmin bekar olmamın mutlaka etkisi vardır.
0
issiz karga
(10.07.19)
20li yaslar gibi degil yine de . Genclik 20li yaslar bence.
Otzbirspor
0
stavro
(10.07.19)
O bantlar yeniden tanımlandı deseydin kendisine :) Ortalama ömür istatistiklerindeki değişime bir baksın.
50+

Yalnız Duyuru'nun yaş ortalaması 23 falan :P
0
dreamnesiac
(10.07.19)
her insana göre değişir tabi ama bana göre gençliğin bitişi için en geç 35 diyim, psikolojik sınır bende bu. o yaştan sonra fiziksel olarak ne kadar fit ve zinde olursak olalım gençlik bitiyor diye düşünüyorum.
0
hocam
(11.07.19)
31 yaşındayım ve insanlar beni liseli gibi görse de kendimi orta yaşlı görüyorum. Bana göre 50+ yaşlı direkt. 30-50 arası orta yaş. Direkt insanın ruhu çöküyor ya fiziksel olarak göstermese de.
0
superfluid
(11.07.19)
orta yaş diserektil fonksiyon bozukluğuyla başlar bence
0
same idiot
(11.07.19)
Valla sanirim hep benim yasimdan sonraai olacak 37 yasindayjm,orta yasi 45-50 arasina cektim su aralar. Cunku 28ken yaptigim simdi yapadigim bisi yok. Ama yani bi hastaliklar filan baslarsa orta yas da o zaman baslar. Coluk cocuk sahibi olmamakla ve anne babanim hala sag olmalariyla da cok ilgisi var bence.
0
red g
(11.07.19)
35-55 arası orta yaş gibi geliyor bana. 50 mi diyorum hatta ama 51-52 yaşında birine de yaşlı diyemiyorum kendimce.
34 k :(
0
somethinginthewayshemoves
(11.07.19)
Bence de 40 sonrasi orta yas. Duyurunun cogunlugunu universiteli bebeler olusturdugu icin boyle diyen cikmasi sasirtmadi tabi..

32/m/ist
0
twq
(11.07.19)
aman yarebbim, 32 yaş mı genç. 32 yaş direkt orta yaş. hayat bitiyor bence. ergen de değilim. ama 30 olunca yaşlanacağımı düşünüyorum. 30a yaklaşırken kendimi yaşlanmış hissetmeye başladım bile. benim algılarım da çok temiz değil o da var. kendimi gencecik çocuk görmeyi isterdim
0
lilyb
(11.07.19)
40 li yaslardayim. 30 ne güzel ya. Bildiğin genç. Ortayas, 45 derim. (45 olunca da kesin 50 derim ama)
0
kisa
(11.07.19)
yaslandikca orta yas limiti de ileri atiyor kesin. eskiden 30lu yaslar cok uzak gelirdi, 35'i gectik simdi 40 bile bana cok uzak gelmiyor. su anda orta yas baslangicini 40'dan sonra olarak hissediyorum.

orta yas bence ufak tefek saglik sorunlari ile basliyor. kolestrol, bas ve ekrem agrilari, vs.

kendimi en iyi hissettigim yas ise 27 idi, 27den sonra hafif irtifa kaybetmeye basliyorsun kesin.
0
cooperr
(11.07.19)
18-30 genç yetişkin
30-45 yetişkin
45-65 orta yaş
65-75 yaş almış :)
75+ yaşlı

Bence artık böyle, 28 yaşındayım, bence 30'lar süper olacak <3
0
gmzo
(11.07.19)
31 yaşındayım, genç miyim yaşlanıyor muyum gibi kavramları dahi düşünmeye gerek duymayacak kafadayım; nerde orta yaşlılık hehe. benim için de minimum 45ten sonra falan başlar sanırım o zaman dilimi. benim açımdan farklılık arz eden nokta şu, yıllar geçtikçe yaşlanma aralığını ileri atanlardan değilim. 25 iken de 30lar yaşlanıyor şeklinde düşünmezdim.

insanların zamanla mücadelesi hep ilginç geliyor bana. çoğunluk hem bu yaş mevzusuna acayip takılıyor, hem de aslında günlerini aşırı boş geçiriyor. zamana değer verilecekse yaşanan her gün için, o an vermek lazım; sürekli yarın daha da yaşlandığını düşünerek ama atıl kalarak değil. bu gerçeği kabullenince, o rakamların yan yana gelip oluşturduğu çift basamaklı sayının pek de bir anlamı kalmıyor, sayıya ayrı bir değer yüklenmediği için. böyle. (:
0
brena
(11.07.19)
30 lar süper evet.
0
kisa
(11.07.19)
Hayat 30 dan sonra başlıyor :)
@gmzo +1
0
brnbrs
(11.07.19)
Muhtemelen kendisi 21 falandır :)
Hepimize olmuştur, yirmilerin başında 30+ orta gibi gelirdi. 28 oldum 40lı yaşlar genç geliyor bana :)
0
eksi sozlugun tatli insani
(11.07.19)
(3)

Ekrem imamoğlu su faturası indirimi yaptı mı?

filipis
Vaadi %40 ve 0.5 m3 indirimdi diye hatırlıyorum.
Vaadi %40 ve 0.5 m3 indirimdi diye hatırlıyorum.
0
filipis
(09.07.19)
Yaptı, geçtiğimiz ay indirimli geldi faturamız.
0
gmzo
(09.07.19)
@gmzo
Peki bana neden sadece %13.6 indirim yapılmış ve 0.5 m3 indirim yok. Size %40 yapıldığından emin misiniz?

05.2019 birim fiyatı: 4.63 tl
07.2019 birim fiyatı: 4.00 tl

0.63/4.63= %13.6 yapıyor. Bu arada 2 m3 kullandım. Bu ay az kullandığım için gelen fatura 14 tl oldu.
0
🌸filipis
(09.07.19)
akp hızlıca yaptı bir şeyler indirim için. yüzde 40 lık bir indirim değildi o da. umarım ekrem başkan vaadini tam yerine getirir.
0
Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebilece
(09.07.19)
(8)

The Grand Budapest Hotel

cooperr
tarzi film ariyorum, onerilere acigim. :)
tarzi film ariyorum, onerilere acigim. :)
0
cooperr
(05.07.19)
The Darjeeling Limited geldi aklima hemen...
0
Gı
(05.07.19)
wes andersondan yürü işte
0
same idiot
(05.07.19)
adamin filmlerini izledik, baska yonetmen var mi benzer? kenarda kosede kalmis pek bilinmeyen..
0
🌸cooperr
(05.07.19)
Yani tam olarak aynı değil ama Taika Waititi'nin filmlerinden aynı tadı alıyorum ben, Wes ve Taika en sevdiğim iki yönetmendir. Hunt for the Wilderpeople, Boy gibi filmlerinden başlayabilirsin.
0
gmzo
(05.07.19)
Delicatessen ve Amelie olabilir. Olmayabilir de ama öneririm :)
0
kendi helvasını kavuran zombi
(05.07.19)
renk olarak düşününce mads mikkelsen'in netflixe çektiği polar filminde benzer hissettim. sanat iyi çalışmış. tabi vurdulu kırdılı o ayrı


waititinin eagle&shark daki pudralı karakterleri de wes anderson filmlerindekilere benziyor mesela ama anlatım hız çok farklı
0
same idiot
(05.07.19)
I Served the King of England
0
Ayrıntı insanı
(05.07.19)
eyw gencler..
0
🌸cooperr
(06.07.19)
(2)

Kurutulan sebzeleri nasıl saklamalıyız?

pati
Böceklenmemeleri için?
Böceklenmemeleri için?
0
pati
(26.06.19)
Sebzeler normal şartlar altında yaz sonunda kurutulur, bir sonraki yaz gelmeden kış mevsimi içerisinde tüketilir, dolayısıyla böceklenme sorunu olmaz. Yaz dönemi elinizde kurutulmuş sebze varsa ve özellikle nemli bir bölgedeyseniz, tek çözüm buzdolabı veya buzluk.
0
gmzo
(26.06.19)
Serin ve kuru bir yerde.
0
gatherer
(27.06.19)
(4)

Füme Odaya Perde

rakunzelll
Merhaba.Duvarları füme rengi olan salona perde bakıyorum, daha doğrusu güneşlik fon perde. Pinterest'te de gezindim biraz, ama sitedeki gibi şekilli bir evim olmadığından oradakilerden alsam sakil durur. Çok canlandıramadım o yüzden gözümde bir şey. Düz ne renk fon perde alsam füme duvarla hoş durur
Merhaba.

Duvarları füme rengi olan salona perde bakıyorum, daha doğrusu güneşlik fon perde. Pinterest'te de gezindim biraz, ama sitedeki gibi şekilli bir evim olmadığından oradakilerden alsam sakil durur. Çok canlandıramadım o yüzden gözümde bir şey. Düz ne renk fon perde alsam füme duvarla hoş durur sizce?

Yancısı olacak tül perde düz kırık beyaz bu arada.
0
rakunzelll
(18.06.19)
sade duvar rengiyle alakalı değil ki? ortamdaki diğer eşyaların renkleri de önemli. petrol yeşili, aquamarine, turuncu, hatta bordo bile olur ama bu kombinasyonla sanırım hiç birisini istemezdim ben
0
Fodera
(18.06.19)
Ben füme duvara birkaç ton daha koyusu perde taktım gayet güzel oldu.
0
Mossy
(18.06.19)
Nasıl bir etki bırakmak istiyorsunuz? Ev ne kadar ışık alıyor? Eşya çok mu?

Perde çok dikkat çekmesin istiyorsanız duvarla aynı tonlarda bir perde tercih edebilirsiniz. Fakat kimi zaman daha cesur seçimler çok iyi durabiliyor. Önemli olan alt tonu yakalamak, alt tonu sıcak veya soğuk olur, bunu yakalandıktan sonra her renk olur.

Fotoğraf olsa daha rahat yorum yapılır.
0
gmzo
(18.06.19)
Pudra pembesi güzel olur, mavinin griye bakan açık bir tonu güzel olur, pastel bir sarı da güzel olabilir ama elbette koltukların ve diğer parçaların da renklerini bilmek lazım.
Kırmızıyla griyi yakıştırırlar genelde ama bence çok kıro olur.
0
megalomaniac
(18.06.19)
(9)

neden tarım yapmamalıyız?

diffarentiationation
birikmiş paramızla biraz toprak kiralasak ya da satın alsak, sulama, ilaç, bakım gerektirmeyen, bulunduğumuz bölgede rahat yetişen bir bitki eksek, tohumları israil'den alsak kar etmez miyiz?engellerimiz ne olur bu yolda?
birikmiş paramızla biraz toprak kiralasak ya da satın alsak, sulama, ilaç, bakım gerektirmeyen, bulunduğumuz bölgede rahat yetişen bir bitki eksek, tohumları israil'den alsak kar etmez miyiz?

engellerimiz ne olur bu yolda?
0
diffarentiationation
(13.06.19)
Benim tavsiyem topraga hic bulaamayip topraksiz
z tarim yapmaniz olacaktir. Maliyet dusuk rekolte yuksek. Buyuk bir depo kiralamak yetecektir.
0
goodman
(13.06.19)
Hastalıklar, zararlılar ve doğa olayları gibi kontrol etmesi çok zor durumlar elde edeceğiniz geliri çok düşürebiliyor ve hatta yok edebiliyor (akrabalarımdan biliyorum). O yüzden köylerde insanlar tarım ve hayvancılığı birlikte yürütmeye çalışıyor. Başka bir gelirimiz daha varsa deneyebilirsiniz ama deneyimimiz yoksa çok, çok zor.
0
gmzo
(13.06.19)
çalışmak istiyorsanız yapın.
0
calmdown
(13.06.19)
@xephry +1 başında durup işçiliğini kendin yapmazsan zor. traktöre kira parası, yövmiye parası vermessen ve alan büyük verimi yüksek ürün alırsan kar edebilirsin.
0
mikahakkinen
(13.06.19)
ne kadar paran var, nerede ve ne kadar arazin olacak, basinda duracak misin? Bunlarin hepsi onemli sorunlar ve yerine gore engel. "sulama, ilac, bakim gerektirmeyen" diye bir ifade kullandigina gore konuya cok yabancisin. Bir konuya tumuyle yabanci olup, ilgili sektore girip para kazanmak mumkun mu sence?
ben 3-4 yildir ciftcilik yapiyorum. turkiye'de tarim ile para kazanmak cok cok zor. Tarima dokecegin para ile baska is yap, daha mutlu olursun.
0
ebabil curnatasi
(13.06.19)
bir arkadas, "mantar yetistir" demis. Demesi kolay, o isin oyle incelikleri var ki.. Sen mantar yetistirmis birine sor bakalim, kolay mi zor mu? Hele ki sitake vs. pahali turler, o kadar nazlilar ki.. Onlari yetistirmek ciddi uzmanlik istiyor.
0
ebabil curnatasi
(13.06.19)
dediğin gibi anca ağaç dikilebilir, işte kavak/okaliptus falan. onda da efor daha azdır diğerlerine göre ama sulama falan gerekir.
0
re noreno
(13.06.19)
bakım her türlü gerekiyor+1
bölgede rahat yetişse bile arzı düşük olan ürünlere yönelinebilinir;
avakado,kuşkonmaz,özel biber türleri vs.
tohumda israil yerine sırp tohumu olabilir
0
sameidiot
(13.06.19)
Tohumu da İsrail'den getirsen her şey hallolur zaten tek eksik tohum.
Yanlış anlama görüşüm gereği boykotçu değilim fakat senin gibi düşünenler bu işte ilk sezon sonra batanlar.
0
kirmizipilotkalem
(13.06.19)
(4)

İstanbul seçimi için nereden kontrol ediyorduk

ayseee
seçmen listemizde sorun var mı yokmu diye nereden kontrol ediyorduk?
seçmen listemizde sorun var mı yokmu diye nereden kontrol ediyorduk?
0
ayseee
(03.06.19)
''Girilen bilgilere göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yenileme Seçimi için sandık bilgisi kaydı bulunamadı'' diyor bu nedir? ne yapmamız lazım?
0
🌸ayseee
(03.06.19)
31 martta oy vermemiştim ondan mı böyle hata veriyor yahu?
0
🌸ayseee
(03.06.19)
Daha önce kaydınız görünüyor muydu? Evet ise, bir kısım seçmene böyle bir sorun ortaya çıktı, yanılmıyorsam nüfus müdürlüğüne gitmeniz gerekiyor..
0
gmzo
(03.06.19)
Ben de 31 martta oy vermemistim ama uste verilen sitede sorunsu bir sekilde gozukuyor ismim.
0
havada bulut
(04.06.19)
(12)

Saksı sulama

bir ileti paylastim
Selam,10 gün uğramayacağım yerde hergün sulanması gerek bitkilerim var, nasıl sulayabilirim sizce? var internette yollar ama çalışıyor mu bilmiyorum. Teşekkürler.
Selam,

10 gün uğramayacağım yerde hergün sulanması gerek bitkilerim var, nasıl sulayabilirim sizce? var internette yollar ama çalışıyor mu bilmiyorum.

Teşekkürler.
0
bir ileti paylastim
(29.05.19)
bitki cok degilse komsuya ver hic ugrasma
0
exlibris
(29.05.19)
mirket nickli arkadaş evine otomatik sulama pompası alıp damla sulama sistemi yaptı. ilk aldığı pompa kısa süre sonra bozuldu, gitti yenisini aldı sonra.

ucuz bi sistem olacağını sanmıyorum.
0
Fodera
(29.05.19)
iş yerimde bulunan bir spathiphyllum, bunlar da çok lanet, bir gün sulamazsan öleyazıyor.

evdekiler yine dayanıklı. komşu ihtimalim yok malesef.

edit: böyle seçeneğim olsa yaparım zaten.
0
🌸bir ileti paylastim
(29.05.19)
Bu konuya uzun süre kafa yormuş biri olarak @sttc nin önerisine yorum yazayım.
500 cc lik bir pet şişede 10.000 damla su vardır.
O aparata delinecek en küçük delik bile saniyede en iyi ihtimalle 1 damla su akıtacaktır.
Dolayısıyla 10.000 damla 3 saat bile dayanmadan tükenecektir.
Yani hiçbir işe yaramaz.
İnternette bu işin serum seti ile yapılan yöntemi de vardır ki sonuç aynıdır.

Sorun şu iki ürün kullanılarak çözülebiliyor ki onun için de para ve emek gerekiyor.

www.hepsiburada.com

urun.n11.com
0
Mirket
(29.05.19)
ben kucukken evden uzun zaman uzak kalacagimiz zamanlarda annem cicekleri su dolu legene koyardi. ama oyle narin nane molla bitkiler degildi bizimkiler.
0
jimicik
(29.05.19)
Hocam spathiphyllum (peace lily) öyle bir kaç günde solmaz dayanıklı bitkidir, yalnızca güneş almayan bir yere çek, kuzey odalardan birine. iyice sula ama öncesinde.

inhabitat.com

bu çok önemli diye tekrar söylüyorum, eğer güneş alırsa bitki günlük su tüketimi 3-4 kat artar, mutlaka gölgede olsun. bk. transpirasyon.
0
engelbert humperdinck
(29.05.19)
Ben serumla sistem kurmuştum, çalıştı. 10 litrelik şişeler kullandım, ayrıca serumda damlama hızını ayarlayabiliyorsunuz yani saniyede 1 damla damlamak zorunda değil.
0
gmzo
(29.05.19)
serum vanası sistemi süper.
0
alperz
(29.05.19)
duptıs
(29.05.19)
Şu litrelik pet şişeye su doldurup ağzı açık ters bir şekilde toprağa saplama olayı son 3 yazdır denenip onaylandı.
0
aksi kanitlanmadikca cocuktur
(30.05.19)
0
aksi kanitlanmadikca cocuktur
(30.05.19)
(13)

İmamoğlu'nu tam olarak bu kadar özel kılan şey nedir?

m e b
Cidden merak ettiğim için soruyorum.Seçimden önce İmamoğlu'nu tanıyan (Beylikdüzülüler hariç) var mıydı?Bu adamı, diğerlerinden ayıran şey tam olarak nedir? İktidarın/Erdoğan'ın karşısındaki herhangi biri zaten bu kadar oy almayacak mıydı? Yani iktidarın ayrıştırıcı diline karşı bu kadar sıkı kenetl
Cidden merak ettiğim için soruyorum.
Seçimden önce İmamoğlu'nu tanıyan (Beylikdüzülüler hariç) var mıydı?
Bu adamı, diğerlerinden ayıran şey tam olarak nedir? İktidarın/Erdoğan'ın karşısındaki herhangi biri zaten bu kadar oy almayacak mıydı? Yani iktidarın ayrıştırıcı diline karşı bu kadar sıkı kenetlenen muhalif, orada aday olarak ben bile olsam bu kadar oy toplamama yardım etmeyecek miydi? O zaman bu adamın sırrı ne tam olarak?


Not: Tartışma başlatmak değil amacım. Sadece anlamaya çalışıyorum. Moderatörler silmeyin yani.
0
m e b
(27.05.19)
1. pozitif olması, gülümsemesi yetmez mi? bıktık tuvalet suratlı tiplerden.
2. başka biri bu kadar oy alamazdı. gayet net.
0
scudman1
(27.05.19)
Pr ve kemalistlerin lider arayışı.

Bundan bir yil once muharrem ince superdi muthis liderdi. Ondan önce de kilicdaroglu vardi tv duellolarindan sonra yillardir aranan liderdi hatta sakin güç diye lakap takmışlardı. Simdi de imamoglu super iste sonunda bulunan lider.

Bu beyaz yaka laikl kemalistlerin lider arayışı bitmez. Bildikleri yanıldıklarına hicbir zaman yetmiyor maalesef. Her seçimin ardından ömer hayyamdan celladina asiksa millet bir sey bir sey bla bla paylaşan chpli ofis boy berk veya pelinsu bilmiyor ki bunu dediği kitle en azından somut kosullar nedeniyle geri kalmış bir guruh donup kendisine baksa bir de keske bence o cahil guruh cok daha tutarlı ve politik.
0
biravekahve
(27.05.19)
muharrem inceyi 2 ayda özel kılan şey ney iydi ise o. kısaca muhaliflerin gazını alan projeler. türkiyede iki kutup yarattılar ikisi de sahiplerinin kukla gösterisi tarafından oynatılıyor. sahiplerini de biliyorsunuzdur zaten.
0
dismainpula
(27.05.19)
babasından 7/24 dayak yiyen kız hemen ilk gördüğü erkeğe aşık olup evlenmek ister. halkın %50'si tam olarak o psikolojide.
0
nickini degistiren yazar
(27.05.19)
özel bir şeyi yok.
baykal gidene kadar kılıçdaroğlu başkan olsa var ya üff diyorlardı. şimdi kılıçdaroğluna sövmeyen chpli yok.
gezi sonrası seçimlerde çare sarıgüldü. bugün sarıgül -şimdilik- siyasi tarimizden silindi diye kutlama yapıyorlar.
hemen ardından ekmeleddin geliyor. off olm bu sefer milliyetçi/ülkücü tarafta bizimle kesin ya lider gibi lider herkesi kucaklayacak profil falan. ekmel şu an mhpde akp yancılığı yapıyor.
sonra muharrem geldi. olm bu adam var ya ejderha kesiyor aq diye gezdiler. bir insan hem bu kadar kucaklayıcı olup hem de bu kadar güzel laf sokar mı diye hype trenindeydiler yine, ne kadar da lider ruhlu diye dolaştılar. sonunda cami avlusuna, karakol duvarına bırakılan bebeler gibi kaldılar bir de onun için ağladılar.
şimdi imamoğlu var işte.
0
denek hayatım
(27.05.19)
25 yıl sonra İBB Başkanlığını kazanmış olması.
0
sfteses
(27.05.19)
söylemleri kuvvetli. pasif bir tip değil. ekrem imamoğlu ne zaman ekrem imamoğlu oldu diye sorarsan söylediği jilet gibi sözlerden sonra oldu.
''Hak yemem, hakkımı yedirmem''
''adama kişiye kişilere vakıflara derneklere cemaatlere hizmet işi bitti''
''kucaklayışımdan kimse kaçamaz''

bununla beraber başarılı bir kariyeri var. binaliye baktığın zaman kaybedilmiş bir izmir belediye başkanlığı, fiziksel kapasitesinin hayli düşük olması.
bunun için izmirdeki voleybol oynayışına: www.youtube.com
ve
penaltılara bakabilirsiniz: www.youtube.com

pamukova, çorlu ve ankara'daki inanılmaz tren kazaları, ankara-eskişehir tren yolunun kuş yollarının üstüne inşa edilmesi ve her seferde tren bazı kuşlara çarptığı için trenin önünün kan revan içinde kalması, milyonali olması, tahtaya yazı yazamaması, bulut sistemi için kafayı sıyırmayın düzleminde saçmalaması...

kendisinin zaten ortaya çıkışı düşük profilli olmasından hareketle seçilmiş olmasıdır. bu ekrem imamoğlu'nu daha parlak gösteriyor.

ama imamoğlu'nun ortaya koyduğu ekonomik tablolar, vatandaşla konuşurkenki iletişiminin kalitesi, başarılı ve zengin bir kişi olması, nezih bir profil çizmesi, seçim gecesi yaptığı tüm hareketlerin ve açıklamaların son derece doğru ve yerinde olması o gece herkesten tam not alması, mesela beylikdüzü'nde depremle ilgili çalışma yapması sebebiyle istanbul'da tek olması, eşinin düzgün bir insan olması ve görünüşü insanlarda yeter ya bıktık geoit tiplerden bakın imamoğlu ve eşi ne kadar düzgün insanlar etkisi yaratmış olabilir.

güncel sebepler de var tabi. türkiye'nin şu anda ekonomik olarak sıçmış gibi bişey olması, belediyeyi 25 yıldır aynı zihniyetin yönetiyor olması da insanlarda değişsin amk yeter biraz da başkası gelsin düşüncesini oluşturmuş olabilir.

yaptığı icraatlara bakarsak suyu indiricem dedi. binali ve tayyar nereye indiriyosun arkadaşım dedi. adam geldi indirdi. şimdi binali ben de indiricem diyor. akbili indiricem dedi aynı tepkiyle karşılandı. yıllardır 80-85 lira olan öğrenci aylığı şu an 40 lira ve bu ekrem imamoğlu'nun hanesine gol olarak yazıldı. insanlarda bir adalet talebi var ve imamoğlu'nun bunu sağlayabileceğini düşünüyorlar. mesela 15 temmuz vakfı gibi maddi giderleri olmayan vakıflara milyonlarca para ödenek ayrılmış, atm personelleri ortada, bir sürü lüzumsuz üst düzey araçlar kiralanmış. bunların hepsi afişe oldu ve insanlar ekrem imamoğlu'nun böyle lüzumsuz israf anlamındaki harcamaları yapmayacağına inanıyorlar ki doğru da. adam ben kendi arabamı kullanıyorum dedi mesela. başakşehir meselesi var. başakşehir'e ibb'den para akıyordu. halk ekmek arda için finansal kaynak yarattı. imamoğlu çıktı ben bu şehrin beşiktaş'ını galatasaray'ını fenerbahçe'sini destekleyeceğim dedi. hepimizin de istediği buydu.

düşündükçe aklıma geliyor.
0
error522
(27.05.19)
harbiden yukarıdaki yorumlara gülüyorum ahaha :))

muharrenm ince'nin aynısı falan yazmışlar.

abi farkında değilsiniz sanırım ama imamoğlu girmiş olduğu seçimi kazandı.

hem de 25 yıl aradan sonra partisine ibb başkanlığını getirdi.

bunu algılayabilmenin oldukça kolay olduğunu düşünüyorum.
0
sfteses
(27.05.19)
"iktidarın/Erdoğan'ın karşısındaki herhangi biri zaten bu kadar oy almayacak mıydı?"
bu bu kadar kolay olsaydı daha önce yapılırdı.

yukarıda ekrem'e sallayanlar tam olarak "muhalefette düzgün lider yok o yüzden akp'ye oy veriyorum" tipli "tayyip gitse yerine daha iyi kim gelicek ağbii" diyenler.

bu adamın sırrı falan yok, akp'nin içine sıçmadığı bir türkiye senaryosu olsaydı gayet sıradan bir siyasetçi insan olacaktı. çünkü bu adam idealin bile altı bir medeni toplumda söylenmesi elzem olan, standart oluşturması gereken şeyleri söylüyor. ama bu adamlar siyaseti de toplumu da bu hale getirdiler işte, bokunda boncuk aramak zorunda kalıyoruz.

ama şu şartlarda kimsenin özel, muhteşem siyasetçi vs. olmasına gerek yok. akp'nin karşısına kim çıkarsa çıksın oy vermeyen kişinin de istediği siyasetçiyi başında isteme lüksü yok. sen akp'yi sevmiyorsan cidden başından gitmesini sağlarsın ki sonraki gelene istediğini yaptırabilesin. bilmem kaç yıllık iktidar sonrası kıl payı seçimi kazanan bir siyasetçi halkı karşısına alamaz. şuncacık basit bir düşünme şekline bile varamayan insanların ekrem'i istememesi ya art niyet ya da naiflik; başka açıklaması yok.
0
Jux
(27.05.19)
çok uzun uzun açıklamaya gerek yok. yeni yüz yeni umut arayışı zaten bu ülkede su nerden aksan gidecek yüzde 50 mevcut.
0
mikahakkinen
(27.05.19)
Yukarıdaki yorumları ağzım açık okudum hakikaten.. Adam 25 sene sonra İBB'yi aldı, süreci sükunetle ve doğru kararlar alarak, kararlı bir biçimde yönetti, seçin gecesi defalarca canlı yayına çıkarak güven de verdi.. Sarıgül ve Ekmeleddin'i, İnce ve İmamoğlu ile bir görmek akıl karı değil gerçekten. Ama ben İnce'nin hazırladığı temelin üzerine İmamoğlu'nun geldiğini, İnce'nin başarı ve başarısızlıklarından çok iyi ders çıkardığını düşünüyorum. Liderlerin en önemli vasıflarından biri budur zaten. İnce'yi yedirmem ama Sarıgül'dür, Ekmeleddin'dir, bunlar hiçbir zaman benim için İmamoğlu gibi bir lider olamadı.
0
gmzo
(27.05.19)
duyurunun bütün aktrolleri toplanmış. adam seçimle başkanlığı kazandı, elinden alçakça alındı. adam tüm gücüyle hukuk savaşı veriyor. özel kılınması için bir sebep mi var?
0
nothing in my way
(27.05.19)
Devletin arşiv twitter hesabını takipçisi çok diye kendi Twitter ı yapan binali den daha sempatik olması.
0
baal
(28.05.19)
(6)

arzum küçük ev aletleri

pasp
merhaba,arzum.com.tr üzerinden %40 indirimim var, arzum'un küçük ev aletlerini kullanan bir komşum ürünlerini şiddetle önerdi, ancak duyuruda birkaç tane şikayet gördüm. elektrik süpürgesi, tost makinesi, el blenderi, saç kurutma makinesi, mini fırın, ütü, belki çay ve türk kahvesi makinesi ile kett
merhaba,

arzum.com.tr üzerinden %40 indirimim var, arzum'un küçük ev aletlerini kullanan bir komşum ürünlerini şiddetle önerdi, ancak duyuruda birkaç tane şikayet gördüm. elektrik süpürgesi, tost makinesi, el blenderi, saç kurutma makinesi, mini fırın, ütü, belki çay ve türk kahvesi makinesi ile kettle da eklenebilir bu listeye, almayı düşünüyorum. ya da çay makinesi alıp kettle almayabilirim ya da tam tersi de olabilir, ona karar vermedik daha. sizce arzum'dan almak mantıklı mı yoksa tamamen şans işi mi bu bozulup bozulmama durumu, ne dersiniz? aslında tüm beyaz eşya ve küçük ev aletlerini arçelik'ten alıp olayı tamamlamayı planlıyordum ama böyle bir indirim gelince de bilemedim :/ önerir misiniz arzum'u?

teşekkürler şimdiden.
0
pasp
(05.05.19)
shake'n take kişisel blendır var bende gayet memnunum. küçük ev aletlerinde iyi bir marka diye biliyorum. çevremden de hiç olumsuz bişey duymadım arzum hakkında.
0
dedim ben sana
(05.05.19)
Bende tost makinesi ve çaycı var, iki senedir kullanıyorum, memnunum. Hatta annem tost makinesini 14 senedir kullanıyor, çaycı da bi 12 sene dayandı sanırım.
0
gmzo
(05.05.19)
Bende Arzum Çaycı var. Onuncu senesinde şu an. Günde 2 ya da üç kez çay yaparım. Kettle olarak da kullanıyorum gerektikçe. Aynı ürünün yenisini aldım. Bu bozulunca atacağım.
Bozulmuyor :(

Bir de Arzum Mintost'um var. Çok memnunum kendisinden.
0
Mirket
(05.05.19)
Ben de tavsiye ederim. Ürünleri ciddi derecede kaliteli oluyor. %40 indirim yanıltıcı olmasın, başka sitelerde daha ucuza bulmak mümkün.
0
iki teker asigi
(05.05.19)
Şans işi.
Arzum küçük ev aletlerinde iyi de deniyor.
Bende çaycı var, memnunum. Bir de 10 senelik saç düzleştiricim arzum, taş gibi hala
0
somethinginthewayshemoves
(05.05.19)
blenderindan uzak dur, tüm aksami plastik ve cok dayanıksız, tost makinası ortalama 10 senedir kullanıyoruz hala çalışıyor.
0
m orak
(06.05.19)
(10)

3 günde düğünde oynamayı nasıl beceririm?

hoot
Arkadaşlar merhaba soru önemli. Hızlı bir düğün kararı aldık. Kına gecesi filan istiyorlar. Hiçbir oyun ve dans bilmiyorum suda kendimi kastığım için batan birisiyim. Nasıl oynamayı öğrenirim. Haftaya perşembe günü kına var. Allahtan düğün çalgılı değil. Var mı bir tarifi?Durum ciddi, teşekkürler
Arkadaşlar merhaba soru önemli. Hızlı bir düğün kararı aldık. Kına gecesi filan istiyorlar. Hiçbir oyun ve dans bilmiyorum suda kendimi kastığım için batan birisiyim. Nasıl oynamayı öğrenirim. Haftaya perşembe günü kına var. Allahtan düğün çalgılı değil. Var mı bir tarifi?
Durum ciddi, teşekkürler
0
hoot
(18.04.19)
Eğer belli bir yörenin kurallı, adımlı filan bir oyunu değilse çok zor değil. Bence en çok bilmen gereken şey diğer insanların da bu işin gizli ilmine filan vakıf olmadıklarıdır. Herkes kafasına göre takılıyor. Müziğin ritmine uyup kasılmazsan olur o iş. Bir de gerçekten eğlenen insanlar daha iyi görünüyor oynarken. Eğlenmeye ve mutlu olmaya çalış. İnsanlar ne der, beğenirler mi filan diye düşünme. Gerçekten berbat oynayan gelin ve damatlar gördüm. Mutlu bir evlilik yaptığında bunlar hoş bir detay olarak kalıyor. Kimse de üzerinde durmuyor bence. Hatta kimileri bana sevimli bile gelmiştir.

Mutluluklar dilerim.
0
puyule
(18.04.19)
Tek çare (bkz: alkol)
0
gmzo
(18.04.19)
Yanına oynayacak birilerini bul göze batmazsin. Piste gelinle birlikte tek çıkmamaya çalış. Oyun olarak videoları aç izle ama dansöz gibi kiviran yada odun gibi olan olmasın. Bazıları çok iğreti duruyor zaten düğünde. Dans dersen hızlı bi dans dersi alabilirsiniz 2 3 günde öğretiyorlar beş dakikalık bir oyunu eşli gideceksiniz tabiki.
0
Topalordek
(18.04.19)
Alkol moruk, başka çaresi yok. Ben de aynı dertten müzdaripim. 5 Ay sonra düğünüm var şimdiden açıp videoları izliyorum. Düğün öncesi 3 kadeh viski atıp öyle çıkmayı düşünüyorum.
0
Arthur Dayne
(18.04.19)
İlla oynamalı mı olacak? Slow müzikte dans edin
0
sekerse tehlike
(18.04.19)
Aynanın karşısına geçip yapacaksınız bunları. Küçük ama önemli bir detay
0
rakidabalikolsa
(18.04.19)
Pavyona git.
0
ekrem abiniz
(19.04.19)
Hemen bir dans kursu bul. İyi bi hocaya denk gelirsen 2-3 günde kaskatılıktan kurtulur, pistte sıradan bi insan gibi oynayabilirsin. Hatta mümkünse eşinle git, mümkün değilse yalnız da olur.
0
megalomaniac
(19.04.19)
hiç halay vs bilmem. düğünümde de oynamadım. eşimin karşısında alkış tuttum sonra herkes kendi keyfine oynuyor, kendini gösteriyor; seni unutuyorlar. arada gelip kalksana diyenler var "dizim ağrıyor" de. oldu bitti.
0
jenasinans
(19.04.19)
alkol her şeyin ilacı, nasıl gevşiyor insan anlatamam.
0
emfuzi
(19.04.19)
(12)

ikea kıvık koltuk

in vino veritas
bu modelin kullanani cokmus anladigim kadariyla. sozlukteki basliginda da baktim entrylere. kullanip mekanik sorun yasayan cok az sanki ama kiliflarin eskime, solma ve tuylenmesi konusunda cok sikayet var. bir kisim insan da tas gibi hicbisey olmadi diyor. cok kararsiz kaldim acikcasi. piyasada iyi
bu modelin kullanani cokmus anladigim kadariyla. sozlukteki basliginda da baktim entrylere. kullanip mekanik sorun yasayan cok az sanki ama kiliflarin eskime, solma ve tuylenmesi konusunda cok sikayet var. bir kisim insan da tas gibi hicbisey olmadi diyor. cok kararsiz kaldim acikcasi. piyasada iyi bilinen markalardaki koltuklarin tipini pek begenmedik, mobilyaciya yaptirsak hem sonucu bilmiyoruz hem de kalitesi supheli bir de piyasanin bile ustu fiyatlar veriyorlar. kullaniyorsaniz yorumlarinizi yazarsaniz cok mutlu olucam.

tesekkurler
0
in vino veritas
(15.04.19)
Uc yildir Friheten kullaniyoruz, buna cok benzer. Hatta hem koltugumuz hem yatagimiz.

Ikinci eline de bakin bulabilirseniz.
0
Traveler
(15.04.19)
evde kedi olması nedeniyle kılıfında ufak tefek deformasyonlar var, onun dışında koltuğun genel kalitesine bağlı hiçbir sorun yok.
alalı bir yıl oluyor, renginde solma ya da başka bir problem yaşamadım.
çok memnunum.
0
blatta hiberna
(15.04.19)
Friheten kullanmış ama Kivik içinde ukte olarak kalmış biri olarak yazıyorum:

Friheten çok işlevsel, depolama alanı var, çift kişilik yatağa dönüşebiliyor, tüm koltukta ayak uzatarak yayılmak mümkün, muhteşem bir fiyat performans koltuğu, aynı zamanda küçük evlerin kurtarıcısı. 1+1 evimde kullandım ordan biliyourm. Ancak rahatlığı eh işte. Spotçulardaki koltuklar kadar kötü olmasa da öyle aman aman güzel değil, idare eder diyelim. Minderleri sert, yastıkları (yaslanma yerleri) yumuşak. Zamanla daha çok oturulan taraflarda göçükler oluşuyor. Yatak olarak kullanmak için alttan açılan tarafı daha az kullanıldığı için orası diğer yüzeye göre daha sert kalıyor, bu sebeple bir yanı sert bir yanı yumuşak (göçük) yatak çıkıyor ortaya. Ancak yine küçük evde yaşayacak olsam yine işlevselliğinden dolayı tercih ederim.

Kivik ise İNANILMAZ RAHAT. Friheten için saydığım özelliklerin belki hiçbiri yok ama rahatlık konusunda Friheten'le karşılaştırılması Kivik'e hakaret. Evinizde yer sıkıntısı yoksa, konfor arıyorsanız Kivik alın. Kılıfları da yıpranırsa yıpransın, en kötü değiştirirsiniz 3-5 sene sorna ne olacak? Olmadı örtü serersiniz. Rahatınızdan değerli mi sanki? Büyük evim olsun ilk işim en büyük Kivik'i almak olacak :D
0
taurina
(15.04.19)
@blatta hiberna, cok zahmet etmeden ulasilabilir bi bilgi ise koltugun menseini ogrenebilir miyim? ikea'ya gittigimizde satis danismani bazilarinin turkiye'de bazilarinin isvec'te yapildigini soylemisti. tahminimce yerli olanlardan hayir beklememek lazim. sizdeki nedir acaba?

@taurina, evet biz de denedigimizdeki rahatligina tav olduk yoksa ben ille de bazali koltuk istiyordum, yatak olabilmesi de istedigim ozelliklerden biriydi. ama o koltuga oturduktan sonra bu isteklerimi resmen cope attim. en azindan pufunun altinda sandik var diye kendimi egluyorum resmen :) rahatligina tav oldum ama 2 senede bir koltuk degistirecek kadar zengin de olmadigimdan kararsiz kaliyorum.
0
🌸in vino veritas
(15.04.19)
2017 Temmuz'dan beri kullanıyoruz biz de, minderlerin kayıp gitmesi dışında memnunuz. Kılıf ile ilgili bir sorun yok şimdilik, ama galiba kılıfların malzemeleri farklı farklı, ona dikkat edin isterseniz.
0
gmzo
(15.04.19)
@gmzo, sizinkinin rengi hangisi acaba? bizim alacagimiz koyu mavi. bir de sizinkinin mensei isvec mi turkiye mi?
0
🌸in vino veritas
(15.04.19)
5 yıldır kullanıyoruz koyu mavisini almıştık ilk önce. Yazın baya yakıyor kumaşı. Gri kılıf aldık, hafif bol geldi. Kılıflar kayıyor, hayatımız koltukta geçtiği için süngerleri çöktü, 10 yıllık garanti kapsamına girmiyor süngerler. İskeleti sağlam çıktı ama onda bir problem yok.

Ben şahsen bir daha ikeadan uzun ömürlük eşya almam.
0
ninotevtidze
(15.04.19)
İkeadan mobilya alınmaz abi
0
photo85
(15.04.19)
1 yıl ikea’da çalıştım, bence ikea’daki en güzel kanepe kivik. Hem rahat hem geniş hem de dayanıklı.

Mobilyalarının her yıl bakımını yaptırdıktan sonra hiç sorun yaşamazsın. Bakım dediğim de vidalarını sıkıp güzelce bi temizlemek. Bu. Kılıfları zaten değişebilir. Yıkanabilir.
0
(s)AINT
(15.04.19)
@in vino veritas geç gördüm, hillared beige bizimki, menşeine akşam gidince bakayım
0
gmzo
(17.04.19)
acaba menşeini nereden görebiliyorum?
neresinde yazıyordur?
biraz geç oldu, kusura bakmayın.

bu arada benimkinde hiç kayma sorunu yok.
ama minderlerin kayması kılıfın dokusuyla da ilgili olabilir.
rengi lacivert.

kullanım açısından da, bazen her gün günde 2-3 saat uzanılıyor, bazen günlerce oturulmuyor.
çalışma odamda olduğu için evin asıl kanepesi gibi kullanılmıyor yani.
0
blatta hiberna
(20.04.19)
@blatta hiberna, hic onemli degil, mensei muhtemelen varsa koltuklarin kilifinda yaziyordur. cok tesekkur ederim.
0
🌸in vino veritas
(20.04.19)
(14)

Kredi kartı ne geliyor? (evliler)

blackidom
Minimum nakit harcama yapanlar evli arkadaşlar, aylık kredi kartlarınıza toplamda ne civarda para ödüyorsunuz? (eşiniz dahil)
Minimum nakit harcama yapanlar evli arkadaşlar, aylık kredi kartlarınıza toplamda ne civarda para ödüyorsunuz? (eşiniz dahil)
0
blackidom
(04.04.19)
Esim ek kart kullanıyor aşağı yukarı toplamda 2000 2500 falan gidiyor sanırım.
0
cizgilerebasancocuk
(04.04.19)
ayda 15-20 civarı ödüyorum nakit sakız bile almıyorum 2007 yılından beri. tek kriterin evli olma konusunda ısrarcı mısınız? gelir seviyesi, yaşam standartları falan da önemli olabilir mi acaba?
0
ozdek
(04.04.19)
7-8 civarı
0
rakidabalikolsa
(05.04.19)
2.5-3
0
al sana nick it
(05.04.19)
Ortalama 3 bizim de, çocuk yok.
0
gmzo
(05.04.19)
8-10
0
Jesus Christ
(05.04.19)
10 bin civarı , 8 ödediğimiz ay ben horon tepiyorum , hanım ne yapıyor bilmiyorum.
0
synax
(05.04.19)
4bin
0
eipcack
(05.04.19)
genelde 2.5 - 3.5 arası ödüyoruz.
0
isyankar tosbaga
(05.04.19)
Bizim de 8-10 maglesef.Tum otomatik odemeler kartlarda
0
turkuaz
(05.04.19)
ortalama 8000 civarı
0
roket adam
(05.04.19)
8-9
0
Corc
(05.04.19)
2500 civari
0
all girls dream
(05.04.19)
ben 2-3 ödüyorum ama 8-10 ödeyen arkadaşlar ne kadar kazanıyor acaba anlamadım. ben 4 kazanıyorum kaç yıllık tecrübeyle
0
azeriturku
(05.04.19)
(3)

türk sanatı, mimarisi

diffarentiationation
türkiyede çok şehir gezmedim, bildiğim birkaç şehirden yola çıkarak soruyorum. neden şehirlerimizde sanat eseri sayılabilecek yapılar ve binalar yok? sadece istanbul'da var diye biliyorum. avrupa'nın neredeyse her şehrinde bir tarihilik var. heykeller, çeşmeler, kiliseler, apartmanlar, evler, sinago
türkiyede çok şehir gezmedim, bildiğim birkaç şehirden yola çıkarak soruyorum. neden şehirlerimizde sanat eseri sayılabilecek yapılar ve binalar yok? sadece istanbul'da var diye biliyorum. avrupa'nın neredeyse her şehrinde bir tarihilik var. heykeller, çeşmeler, kiliseler, apartmanlar, evler, sinagoglar çok sağlam ve görkemli.

bizimkiler fakirlikten mi mimariye, şehirlere önem vermemiş? karakterimizde mi var?
0
diffarentiationation
(04.04.19)
bir alıntıyla cevap vereyim;

" benim çocukluğum ve gençliğim, istanbul’un içinde mahalleden mahalleye, semtten semte, sokaktan sokağa göçlerle geçti.
durmadan göçen türk insanı, durmaya, yerleşmeye, oturmaya öylesine özlem duyar ki “oturmak” fiiline, başka dillerde olmayan çok zengin değişik anlamlar vermiştir. örnekler:
- bu akşam bize gelin de oturalım.
- gelemeyiz. bize de filancalar oturmaya gelecekler.
- öyleyse biz de kahveye oturmaya gideriz.
- dün ne yaptınız?
- komşuda oturduk.
- biz de pazara filana oturmaya gideceğiz.
türk insanı yıllar yılı bitürlü oturamadı. “oturmak”, kentligilleşmek “burjuvalaşmak” demektir. türkler içinde pekazı, son yirmi-otuz yıldan bu yana yeni yeni yerleşmeye, yani kentligilleşmeye başladı"
---
aziz nesin, ah biz ödlek aydınlar
0
heidi'nin dedesi
(05.04.19)
Fakirlik ve göçebelik ile alakası yok. Kültür mirası kavramına uzak, koruma ve tarih bilincinden yoksunuz. İstanbul'da ne binalar yıkıldı yol yapacağız diye görseniz, dudağınız uçuklar. Anadolu'da bile her şehrin özgün mimarisi tabii ki var ama hepsi yıkıldı. Özellikle İstanbul'da gayrimüslim mimarların eserlerini mirastan saymayan yobaz bir zihniyet de var tabii.
0
gmzo
(05.04.19)
Gocebelikle falan ilgisi yok. Osmanlı sivil mimarisi, kentleri gayet özgün ve rasyonel bir dile sahipti ancak Türkiye çok hızlı bir şekilde kentleşti. Ciddi bir nüfus köylerini bırakıp şehre yerleşti ve bu süreç ongorulup planlanamadi. Planlansa bile süreci yönlendirecek kaynaklar yoktu. Dolayısıyla gecekondu usulü kentleşme, ardından çıkarılan imar aflari ile bu gecekonduların apartmana dönüşmesi, bunun yanında eski sivil mimarinin çağdışı olarak algılanması, yeni aile yapısına ve kent yoğunluğuna uygun olmaması, ustalarının zamanla yok olması, vs...
Bu arada mimari ve kentsel alanda çok çabalar oldu elbette ama kaynak problemi ve siyasi atmosfer pek imkan vermedi düzgün kentler üretmeye.
0
chavezding
(05.04.19)
(25)

Sorum evli kadınlara:

lambada
Aileden size bir daire ve iki dükkan kaldı diyelim. Birden 10 bin TL aylık kira geliriniz oldu hesapta yokken. Eşinizin de kendi işinden aylık min. 20 bin TL kazancı var. On küsur yıldır farklı şirketlerde çalıştığınız iş hayatı koşullarına dayanamıyorsunuz artık. Maaşınız da 7 bin TL olsun. Bebek b
Aileden size bir daire ve iki dükkan kaldı diyelim.
Birden 10 bin TL aylık kira geliriniz oldu hesapta yokken.
Eşinizin de kendi işinden aylık min. 20 bin TL kazancı var.

On küsur yıldır farklı şirketlerde çalıştığınız iş hayatı koşullarına dayanamıyorsunuz artık. Maaşınız da 7 bin TL olsun.
Bebek bekliyorsunuz bu arada, hamileliğin ilk ayları. İlk çocuğunuz olacak.

Bu koşullar altında işi bırakır mısınız?
Ya da evde oturamam ne olursa olsun muhakkak çalışmam lazım mı dersiniz?

Dürüst olalım:)
0
lambada
(31.03.19)
bıraktım bile.
0
new day new life
(31.03.19)
Birakirim.
0
nick konusunda kararsizim
(31.03.19)
Ne is yapiyorsunuz ve kac yasindasiniz? Doguma kadar kesin birakmam. Eger sekreter tarzi bir gorevim varsa olabilir ama degilse cevabim degisir. Ayrica 25 yasindaysam da birakmam, zaten 10-12 yasindan sonra cocuk sizle vakit gecirmekten cok arkadaslari ile geciriyor dolayisiyla 35 yasinda ne yapacagim? Etkileyecek cok faktor var, ulkede herkesin dini imani para olmus, bir kadini ve dolayisiyla onun yetistirdigi bir cocugu besleyip buyutecek cok faktorler var
0
kassiopeia
(31.03.19)
tabii ki birakirim. cok daha azina bile birakirim. hatta soyle soyliyim hic param yok ve calismiyorum. birilerini zengin etmek icin kendini tuketmek insana mantikli geliyor nedense, bana herkes calis diyor. ne diye cailiyorsunuz ki zaten? gumuslukte domastes ekiyim, cevreciyim kafasinda filan olmadan sadece yemek yemek, giyinebilmek gibi htiyaclarimi karsilayabiliyorken calismiyorum. sabahlari yuruyus, aksamlari kosu yapiyorum. hobilerimle ilgileniyorum. sizin yerinizde olsam herhalde bir daha asla calismak fikrini dusunmezdim. sigortanizi disaridan odeyin olsun bitsin.
0
mula
(31.03.19)
Ben kadin bile olurum
0
acemi
(31.03.19)
26 yasindayim sekiz aylik hamileyim ve bes kusur maasim var. CEO degilim elbet ama o kariyerim maasim oyle bir mesafe koyuyor ki araya 50 bin kira gelirim de olsa birakmam isimi vucudum dayaniyorsa cocugum iyi bakiliyorsa.
Sizin yerinizde olsam calisir izinden ise donerken d ogretmen tutarim cocuguma para bol nasil olsa. Cocuk guzel bakilsin siz de kariyerinize bakin bu dunyanin binbir turlu hali var. Bir hastalik gelir es elden ayaktan duser dukkan gider ama meslek kolda bilezik. Eger calismaniz sizde veya cocukta bir perisanliga sebep olmayacaksa devam edin.
0
cilekli pasta
(31.03.19)
Ne aileler var. Helal olsun. Daireler dükkanlar.:)
0
kirmizipilotkalem
(31.03.19)
Bira-ki-yo-rum, biraktimmm:)

Durdugun kabahat. Hele ki bebek olacaksa
0
balpolen
(31.03.19)
Kadın değilim ama insanları iyi tanıyorum. Önceki sorularınıza da göz attim. Bakış açımızdan çıkardığım sonuç neyi seçerseniz seçin bir şekilde mutsuz olacaksınız çünkü hayatta sizin için önemli olan şey ne bilmiyorsunuz. Hayatınıza siz yön vermiyorsunuz, maddi durumunuz size yön veriyor.
Sorunuza gelecek olursak suanki sartlarinizla işi bırakmaniz daha makul görünüyor. Sonuçta bugün için işi bırakmaniz tekrar çalışmayacağınız anlamına gelmiyor.
0
gurur
(31.03.19)
iş yerinde fazla kasmam. rahat rahat takılırdım:)
0
üç nokta
(31.03.19)
Birden 10 bin TL aylık kira geliriniz oldu hesapta yokken. --> dediğiniz anda işi bıraktım ben.

asla mutlaka çalışmam lazım demem, aksine 2 milyon dolarım olsa ASLA çalışmam derim hep. hayattaki en büyük amacım 2 milyon dolar biriktirebilmek.
0
taurina
(31.03.19)
Çalısırdım yine. Işimi seviyorum.
0
velvetmorning
(31.03.19)
Bırakmam, hem işimi seviyorum, hem de dünyanın binbir türlü hali var +1.
0
gmzo
(31.03.19)
Evli değilim ama Hamilelik süreci ve doğum İçin bir süre ara verir, sonra tekrar işe dönerdim ben. Hayat şartlarım ne olursa olsun hiçbir zaman evde oturan bir kadın olmak istemedim çünkü. Mesleğimi de seviyorum, bir doğum yaptım ve kira gelirim oldu diye ondan vazgeçmek istemem. Çalışma tarzımı Belki biraz rahatlatır, bir şeyleri değiştirir ama tamamen kopmazdım.

Geçici olarak zaten herkes bırakırdı şu durumda ama siz çalışma hayatını temelli bırakmayı düşündüğünüze göre burada asıl faktör bebek değil, çalışmayı gerektirmeyecek bir gelir elde etmiş olmanız sanki. Bebek biraz cesaret olmuş. Mesleğinizi ve çalışmayı sevmiyor olabilirsiniz. Kişiye göre değişir Yani.
0
aquarium
(31.03.19)
İşi bırakmazdım. Ama doğumdan sonra yıllık ücretsiz izni düşünebilirdim. Ev hanımlığına ne çok özenen varmış.

Evli değilim, gelen cevaplar aklımı aldığı için soruya atlamış bulundum.
0
ruhen hastayim ben
(31.03.19)
bırakmazdım. ama bırakma lüksümün olduğunu bilmek güzel olurdu.40-45 yaşından sonra kesinlikle bırakırdım ama.
0
blacksky
(31.03.19)
stres altında bir işte mecburen çalışıyorsam bırakırım. risk alır kendime bir iş kurarım. ya tutunur devam ederim ya da fuckup gecelerinde anlatacak deneyim kazanmış olurum. her türlü sosyalleşirim yani evde oturmak ihtimaller arasında değil henüz. evli de değilim gerçi ama fikir beyan ederim, kime ne.
0
denef
(31.03.19)
İşi ışık hızıyla bırakıp kendimi çocuğuma ve hobilerime veririm. Çalışmayınca üretken olunamıyor gibi bir önyargı var sanırım ama o işler değil işte.
0
inawen
(31.03.19)
anaam çalışmak istememeyi direkt ev hanımlığı sanan garipler var, gız ben sizi yerim. :D

ölene kadar çalışmam diyemem (dünyanın binbir türlü hali var) ama en azından çocuk kreş/okula başlayana kadar çalışmam ben, hem de zihnimi yenilemiş olurum. çocuğu kaliteli bir şekilde büyütebilecek etkinliklere girişirim, hobilerime zaman ayırırım, çocukla gezerim. evde kocamı tencere yemekleriyle bekliyor olmam yani her gün.

kurumsal köleliğe meraklı insanlar da varmış bu hayatta, ilginç.
0
piremses
(01.04.19)
kesinlikle bırakırım. oturur çocuğuma kendim bakarım.
0
ladybird
(01.04.19)
Aileden size bir daire ve iki dükkan ka.. bırakırım.
0
bezginbekir
(01.04.19)
bırakırım tabi ki manyak mıyım
0
elorelia
(01.04.19)
Anında bırakırım, evde de boş boş oturmam tabii hobilerimle ilgilenirim.
0
peggy
(01.04.19)
Cocuga bakabilecek kadar iznimi pasa pasa kullanirim. Onun disinda isi birakmam. Dünyanin bin bir türlü hali var. O ese cok fazla güvenmezdim ben. Max. bir 10 sene sonra annelik-ev düzeninden bunalmaya baslarsin cünkü.

Bir de calismanin insani dinc kildigini düsünüyorum. Is degisiligi sebebiyle yaklasik 1 ay falan ara verdiysem hep zeka seviyem düsüyor :D
0
chitosan
(01.04.19)
valla esimin geliri beni bir noktaya gore ilgilendirir, o esin akli karistiginda bir kap yemege muhtac edebilir cunku sizi. Mal mulkten gelen gelir de hep gelir mi, ne zamana kadar gelir vs. Dolayisiyla, imkanim varsa kendi isimi yaparim, yoksa part time calismaya calisirim ama kesinlikle cocugum oldu evde oturayim demem, is yasamindan uzun sure uzaklasmam, hele de 40li yas civari degilsem, cocuga en fazla 3 yasina kadar falan yetebilirsiniz cunku, sonrasinda pedagojik formasyonunuz yoksa oyle aktiviteler yaparim oyunlar oynarim falan olmuyor, ayrica cocuk yasitlariyla sosyallesmeli, bir duzene alismali vs. Ozellikle gunumuz sartlarinda, arkadan zehir gibi gencler gelirken 10 sene is dunyasindan uzak kalmak demek dondugunuzde ne is bulursaniz ona razi olmak demek.

Ek olarak, calismak istemenin kurumsal kolelige merakli olmakla alakasi yok, bu tarz soylemleri hele de kadinlardan kadinlara geldiginde iyice mide bulandirici buluyorum. Bu kadar sidik yaristirmak gereksiz, siz calismak istemiyorsunuzdur calismayin ancak calismak isteyen kadina sacma sapan yakistirmalar yapmak neden? Baskasina yakistirma yapmadan sadece boyle istedigim icin diyip, kendi kendinize var olamiyor musunuz yani? herkes isinden nefret etmiyor, meslegini severek yapan, hobisine de vakit ayiran isine severek giden insanlar var.

Sonuc olarak, analik ve kadinlik yaristirmak - bu cagda- mide bulandirici!
0
themeningrey
(01.04.19)
(6)

Karnabahar tariflerinize talibim

balpolen
Kiymali ya da etli yemegi disinda
Kiymali ya da etli yemegi disinda
0
balpolen
(19.03.19)
sağlıksız tarif istiyorsanız, yumurta ve una bulayarak karnabahar kızartması yapın. Yanına da sarımsaklı yoğurt ımmıh.

sağlıklı tarif olarak yoğurtlu karnabahar haşlama +1
0
muslugubozukhayrat
(19.03.19)
lamira
(19.03.19)
çakma mantı!

dünyanın en kolay yemeği olabilir.

karnabaharı ufak ufak kesin, lokmalık boyutta olacak şekilde. tavada biraz yağ ile soteleyin, 5-10dk kadar, istediğiniz gibi baharat ekleyin. sonra bir tabağa alın, üzerine sarımsaklı yoğurt. biraz da yağ/salça/sos/nane filan gezdirdiniz mi alın size mis gibi mantı!

afiyet olsun
0
taurina
(19.03.19)
karnabahar kisiri diye bir seye denk gelebilirsiniz. onu yapmayin demeye geldim. karnibahara yazik.
mucveri olur.
0
jimicik
(19.03.19)
Beşamel sos yapıp, üzerine kaşar rendeleyip fırına verin <3 öncesinde karnabaharı bir süre buharda pişirin ama.
0
gmzo
(19.03.19)
mösyo şokolanın tariflerinde bi Karnabahar nugget tarifi vardı. basit ve lezzetli duruyor.

sabitlediği storyler'de kbahar nugget diye belirtilmiş. görselli olarak bakabilirsiniz tarife: www.instagram.com
0
nıç
(19.03.19)
(2)

midi fırın tavsiyesi

legalize marijuana
kullanan memnun olan var mı anneme alacağız da? büyük değil mini/midi
kullanan memnun olan var mı anneme alacağız da? büyük değil mini/midi
0
legalize marijuana
(12.03.19)
sutlu nescafe
(12.03.19)
Bosch var bende 1,5 senedir memnunum
0
gmzo
(13.03.19)
(11)

evlenmekle ilgili okuduğum bir şey (gelinin ailesi ve arkadaşlarının saçı)

Sour
gelinin ailesinin ve arkadaşlarının saçlarını damat tarafı yaptırıyormuş? yani damat ödüyormuş. doğru mu bu ya? hiç böyle bir ortama girmediğimden bilmiyorum. tamam belki herkes için geçerli değildir ama geleneklerde böyle bir şey var mı?
gelinin ailesinin ve arkadaşlarının saçlarını damat tarafı yaptırıyormuş? yani damat ödüyormuş. doğru mu bu ya? hiç böyle bir ortama girmediğimden bilmiyorum. tamam belki herkes için geçerli değildir ama geleneklerde böyle bir şey var mı?
0
Sour
(07.03.19)
Gelin ve birkaç yakın akraba/arkadaş...

Önceden konuşulup sınır konulabiliyor, 2 kişinin masrafı gibisinden.
0
livaneli kadir
(07.03.19)
Gelenekler tum olasi masraflari erkek kismina yuklemekte
0
nax
(07.03.19)
o tarz şeyler hep sonradan türetildi diye biliyorum. ben de uzağım bu konulara ama eş-dosttan duyduklarım kadarıyla biliyorum. şehir-bölge/eğitim düzeyi/gelir seviyesi gibi nedenlerden dolayı değişkenlik gösterebilir. örneğin kardeşlerimin düğününde böyle istekler olmadı.
0
jepa
(07.03.19)
Doğru. Bu gerçeği 6 yaşındayken falan dayımın düğününde öğrenip dumur olmuştum. Düğünde zaten her şey damada gömülüyor.
0
wish i could find a way to disappear
(07.03.19)
Ben Haziran'da evleniyorum bizde böyle istekler olmadı. İkimizin de ortaya koymuş olduğu bi miktar var masrafları buradan karşılıyoruz
0
mirty
(07.03.19)
Damat tarafının düpedüze öpüldüğü noktalardan biridir. Evet var böyle bir gelenek. Abartmadan yapılır.
0
kablelvuku
(07.03.19)
o eşiniz olacak insana bağlı.

benim eşim evlendiğimizde kendi makyajını bile arkadaşına yaptırdı masraf çok olmasın diye, kaldı ki başka kişilerinkini ödetmek istesin.

keza çok yakın arkadaşının düğünü için de kuaföre gittiklerinde kendi parasını kendisi ödemişti, "ben asalak mıyım ki ödeteyim" diyerek.

karakter meselesi biraz da yani.
0
akatreil
(07.03.19)
eger bir şirretle evlenirsen butun akrabalarini "gelin basi" yaptirdigi kuafore cagirir, kol gibi fatura odersin.

bizzat gozlemledigim bir sey.
ben degil ama, bir arkadas.
ben bekarim :)
0
tabudeviren
(07.03.19)
Ben evlenirken arkadaşlarım farklı bir kuaföre gittiler, dolayısıyla kendileri ödediler. Annem, iki kardeşim ve ben de ayrı bir kuaföre gittik. Eşim beni almaya geldiğinde hepsini ödedi, hiç lafının bile geçtiğini hatırlamıyorum, kuaför tanıdık olduğu için abartmadı da zaten ücreti. Akraba - arkadaşları toplayıp kuaföre, hepsini damada ödetmek çirkin hakikaten ama mesele çekirdek aile çerçevesinde kaldığında da lafının edilmesi saçma olur.
0
gmzo
(07.03.19)
evliliğin damada yüklediği masraflardan sadece bir tanesi.
gelinin kuaför masrafını damat ödeyeceği için, onunla birlikte aynı kuaföre eş zamanlı giden diğer kadınlar da masrafı damada kitliyorlar. bildiğin görgüsüzlük.
0
dafuq
(07.03.19)
evet var ama sınır koyabilirsin. Ama ne yaparsan yap o gün kuaförde öpeceği için seni en az 1000 tl'yi gözden çıkart.
0
IcedFlames
(07.03.19)
(37)

Dayanamıyorum artık

dedi ayca
Sabah 6.30da kalkıp akşam 5.15e kadar çalışıyorum. Ailemle yaşıyorum ve vücudumun en kaldıramadığı şey erken uyanmak. Tüm gün eve gelip uyuma hayalleriyleyim ama evdeki curcuna hiç bitmiyor. Ya kardeşim (12) bir şey yapıyor kavga gürültü bağırış oluyor (sabaha karşı 4te uyandığım oldu kavgaya) ya da
Sabah 6.30da kalkıp akşam 5.15e kadar çalışıyorum. Ailemle yaşıyorum ve vücudumun en kaldıramadığı şey erken uyanmak. Tüm gün eve gelip uyuma hayalleriyleyim ama evdeki curcuna hiç bitmiyor. Ya kardeşim (12) bir şey yapıyor kavga gürültü bağırış oluyor (sabaha karşı 4te uyandığım oldu kavgaya) ya da babam şu an olduğu gibi ben uyumaya çalışıyorken müzik açıp, kuşlarımızı kafeslerinden çıkartıp onlarla ıslık çala çala oynuyor. Kaç defa konuştum, anlattım ve hatta ağladım dayanamıyorum diye. Her seferinde "ne yapalım sen erken kalkıyorsun diye biz cenaze evi gibi mi oturalım burada? Dikkat ediyoruz zaten" vs dendi. Çözümü odamı salon ve mutfaktan ayıran ara kapıyı kapatmakta bulmuştum ama 3 hafta önce babam resmen cinnet getirerek "BU NE BÖYLE KENDİ EVİMDE HAPİS KALIYORUM, ORAYA GEÇECEĞİM KAPIYI AÇ KAPA AÇ KAPA SÖKECEĞİM BU KAPIYI" falan şeklinde bağrınıp kapıları sökmeye kalktı. Kimse beni sikine sallamıyor en son 5 6 ay önce annemle bu konuyla ilgili konuştuğumda bana "siktir git o zaman bu evden" demişti... Yani çözüm olarak bana konuş demeyin, ayrı eve çılmak çözüm olabilir ama 7 yıllık bir ilişkim var ve kendisiyle eve çıkamaktayım aile durumlarından dolayı ve evlilik vs gibi muhabbetler olursa eğer gereksiz masraf yapmış olacağım ayrı eve çıkarak, ayrıca evim iş yerine çok yakın o nedenle bunu da bahane olarak öne süremiyorum. Eh "size de gürültünüze de başlarım" diyip gidersem komple hayatımdan silmem gerekecek bunu da yapmıyorum. Ama şu an ağlayarak yatağı yumruklayıp buraya bunu yazmaya geldim. Artık psikolojimin ağzına sıçılmış durumda. Ara kapıyı kapatmıştım son olaydan sonra ilk defa, 3 dakika geçmeden gelip açıp kardeşime bir şey diyip salona gitti ve kapıyı arkasından kapatmadı. Gidip kapatırsam yine olay olacak biliyorum ve şu an şarkısına, sesine, sigara sararken çıkan gürültüye (makine var çatçatçat yapan) tahammül etmeye çalışıyorum ama gerçekten dayanamıyorum. Tıpa alabilirim ama alarma kalkamam diye korkuyorum. Başka hiçbir çözüm gelmiyor aklıma. İnanılmaz saygısızlar ve kendisinin söylediği tek şey, o çalışırken ben lisedeydim, neymiş saçımı yıkıyormuşum o uyurken... Yaklaşık 16 yaşındayken yaptığım şeyin intikamını almaya çalışır gibi görünen 50 yaşında bir adam ve psikolojisi bozuk, her şeyden bıkmış yine de bu konuda babamı haklı gören bir anne var elimde. Ben ne yapayım?

Cidden sevgilim olmasaydı çoktan intihar etmiştim. 25 yaşındayım nerdeyse ve 25 senem de böyle psikolojik olarak zorlanarak geçti. Beni hayata bağlayan tek şey erkek arkadaşım ve bazen öyle bir duruma geliyorum ki, "o olmasaydı da gözümü kırpmadan her şeye bye diyebilseydim" diyorum.
0
dedi ayca
(06.03.19)
1. kulak tıkacı al, telefonunu da yastığına yakın bir yere koy, hem titreşim olsun hem de alarmın en yüksek seviyede olsun.
olmazsa; 2. stüdyo daire bul taşın, çok masraf olmaz. bunların çekip psikolojini bozacağına tek göz odada huzurlu huzurlu yaşa. işe aile evinden daha yakın bir yer de bulursan süper.
o da olmazsa; 3. sevgilinin yanına taşın.
0
candide
(06.03.19)
Ayrı eve çıkamam demişsin ama, 25 yaşındasın, anladığım kadarıyla çalışıyorsun paranı kazanıyorsun, bence ayrı eve çıkma zamanın çoktan gelmiş. Bunu "gereksiz" masraf olarak görme. Oldukça gerekli bir masraf. Hatta masraf olarak bile görme.
0
pati
(06.03.19)
@candide telefon yatağımın yanında zaten ama geve şarjda olduğu için yastık altına koyma şansım olmuyor. Stüdyo daireler 900 falan+ aidattı faturaydı maaşım yetmiyor maalesef. Evim-işim arası 6 km... Daha yakın bulma şansım yok o yüzden dedim bahane edemiyorum diye, geçen sene için sevgilimle eve çıkalım diye konuştuk ama aileler ayağa kalktı evlenin diye o yüzden mümkün değil, kendisi de ailesiyle yaşıyor zaten.
0
🌸dedi ayca
(06.03.19)
kızacaksın belki ama abartıyorsun.
evin işine yakınmış, sabah 6.30da uyanıp 5.15'e kadar çalışmak istanbul şartlarında gayet iyi bir durum
evde kardeşin çok ses yapıyor diye mızmızlanmak çocukça. baban haklı, sen erken kalkacaksın diye akşam cenaze evi gibi çıt çıkmadan otursunlar mı
ayrı eve çıksan zorlanırsın bu kadar mızmız bir insansan
yapacağın en mantıklı şey dişini sıkıp evlenip evinden ayrılmak
0
dafuq
(06.03.19)
@dafuq valla kardeşime mızmızlanmıyorum çünkü ona sus diyince oke diyor, anlamıyorsa da "he çocuk işte, unutup dalıyor" diyebiliyorsun. Ama karşında kazık kadar bir yetişkin varken bu kadar saygısızlığı anlamıyorum ben. Ayrıca ses çıkartmayın diyen de yok, kapı kapalı kalsın diyorum sadece. Ona bile tamam denmiyor...
0
🌸dedi ayca
(06.03.19)
Evdeki gürültü odanin kapısı kapaliyken cok rahatsiz etmemeli ya. Sizden daha erken saatte kalkip daha uzun sureler calistim. Evle is yerim hic yakin olmadi. Cogu kisi sizin durumunuzda aalinda yalniz degilsiniz. Odanin kapisini kapatip yatacaksin. Koskoca adam evinde tutsak gibi yasayamaz haliyle. Bagira bagira sarki söylemedigi, televizyonun sesini sonuna kadar acmadigi surece gurultu yapmis sayilmiyorlar. Kapi sokmeye kalkmasi falan olmamis tabi. Annenin tavrida hos degil gibi. Bir an once evlen kurtul ya da ayri eve cik sen.
0
nick konusunda kararsizim
(06.03.19)
@nick konusunda kararsızım tv açık olmuyor ama dediğim gibi hep müzik açık ve hep ıslık çalıyor. En son desibel ölçer app'i indirdim, kapım kapalıyken 55-70 arası sürekli...
0
🌸dedi ayca
(06.03.19)
Kulak tıkacı alıp güzelce uyuyorsun. Ve uyanmak içinde akıllı saat alıp onun titreşimi ile tatlı tatlı uyanıyorsun. Bildiğim xiaomi mi band var gayet keyifli bir şekilde uyandırıyor sabahları. Al sana çözüm :)
0
deepest
(06.03.19)
Belki de sen aşırı hassasiyet gösteren birisindir. Mesela ben de öyleyim yanımda biri ağzı açıkken çerez yese cinnet getiririm. Müzik açıkken bağıra bağıra konuşulursa başıma ağrı girer. Belki de ayrı eve çıkmak yerine önce alternatif çözümler üretmeye başlamalısın. Dışarıdaki seslere odaklanmanı engellemek için beyaz gürültü müzikler açabilirsin. Ben bebeğimi uyuturken bunu deniyordum. Odanın kapısına kauçuk sünger çekebilirsin. Kapattığında boşluk kalmayacak böylece sesler azalacak. Bir de bu gibi kaos durumlarda verdiğin tepkiyi azalt. Çok tepki verirsen karşıdaki kişinin direncini arttırırsın. Ama sadece rahatsız olmuş olursan belki halinden anlarlar. Kolay gelsin.
0
rakidabalikolsa
(06.03.19)
Eğer sevgilinle yaşamana izin vermiyorlarsa ki bence izin beklemeniz de pek normal değil kendi kararlarınızı verin. Olmadı düğün ve ekstra masraf yapmadan nikah kıyın sanki ne olacak sonra da rahat rahat yaşarsınız sevgilinle ailen bir şey diyemez ondan sonra.
0
frkn83
(06.03.19)
İşe geç kalma korkusuyla kulak tıkacı kullanmamak senin farkında olmadan ürettiğin bi bahane. Rahatsız olduğun gerçekten sadece ses olsaydı kulak tıkacına alışmaya çalışırdın. Asıl problem ailenin iplemezliği. Onlarla mücadele içindesin. İşin, gelecek planların ya da kafa yoracak türden benzer şeyler strese sebep olmuş, tahammül eşiğini düşürmüş. Bunun üstesinden gelmeye çalış önce.
0
IncredibleMau
(06.03.19)
Gercekten baska seylerr sikilmis ama hincini uykudan cikartiyosun gibi duruyor.
0
baldan kaymak
(06.03.19)
@deepest +1

bir de bazı arkadaşlar sorun sende, çok mızmızlanıyorsun vs. söylerken sanırım (umarım) şunu demek istiyorlar: problemlerine odaklanmak yerine çözüm bulmaya odaklan.
0
yemrem
(06.03.19)
ben olsam sevgilimle sade bir nikah kıyıp aynı evde yaşarım. 7 yıldır berabermişsin zaten, evlilik düşünüyorsunuzdur. kendi düzenini kur sevdiğin insanla. yok evlenemem düğünsüz diyorsan da beraber yaşayın, annen sana siktir git diyebiliyorsa kimle ne yaptığına karışmaya da hakkı yok. kaldı ki ekonomik olarak da onlara bağımlı değilmişsin.
0
Mossy
(06.03.19)
ailenle başka temel sorunların olabilir belki ama uyku İçin bu seviyeye gelmen pek normal değil sanki. Yurtta kalabilirdin, ev arkadaşın olabilirdi, söz geçiremediğin gürültücü komşuların olabilirdi. Sabah 6da işe giden bir tek sen değilsin, erken uyumak İçin ağlamalar falan biraz fazla dayanıksız değil misin sence de? Yani zaman zaman insan tükenir sinirleri boşalır da sen uyku meselesini iyice stres sebebi haline getirmişsin.

insan her türlü fiziksel koşula uyum sağlayabilecek bir varlık. Biraz kendini zorlayarak tahammül seviyeni arttırabilirsin. Diğer türlü sadece ev değil işinde, günlük hayatında da çok yıpranırsın. Ha ailende de suç yok değil, annenin seninle konuşma tarzı falan korkunç ama sen kendinle çözmeye çalış bir şekilde bu sorunu.
0
aquarium
(06.03.19)
Kulak tıkacı+koluna miband2
Saatin alarmı kolunda titreşir ceryan çarpmış gibi zıplarsın yataktan.

Aslında ayrı eve çıkma zamanın gelmiş, afedersin siktirgit bile demişler. Yap bi nikah, al iki kanepe otur git. İlla konu komşu teyzeler çerez yiyecekler, enişteler halaybaşı olacak diye eziyet çekmenin anlamı yok.
0
insomnia
(06.03.19)
BİR AN ÖNCE yıldırım nihakı. varsın evde oturacak sadece bir koltuğunuz olsun, yanyana sıkışırsınız ama huzurunuz olur. kurtul o evden. ama anne babanla arayı bozmadan! ne yap et o evden anne babanla aran iyi olarak ayrıl.

bu arada kurtul dememin sebebi, sen o ev koşullarının sana ağır geldiğini anlatıyorsun, bu yüzden.
0
ssiradanbirigibi
(06.03.19)
senin sinirlendiğin şey uyuyamamak değil saygı görmemek. bu klasik türk aile yapısı maalesef. çoğumuz bunu çekiyoruz hele kızları babalar hiç takmaz. ya çok büyük kavga edeceksin ya da arkadaşların dediğini yapacaksın.

bu arada o eve para veriyor musun? veriyorsan kavga çıkar. vermiyorsan tak tıkacını bandını, para biriktirmeye bak. evlenemiyosan da ayrı eve çık. ayrı eve çıkmak çok korkunç bir şey değil. olmadı başka çalışan insanlarla ev arkadaşı olursun.
0
windows95
(06.03.19)
Nikah diyenler aklını kaçırmış. Gürültüden kaçmak için evlenilmez. Saçmalamayın. Evlilik o kadar kolaysa aklı verenler evlensin önce bakalım.
0
rakidabalikolsa
(06.03.19)
"evlilik vs muhabbetler olursa.." bu kısma takıldım. Bu kadar çok o olursa bu olursa diye düşünme, paranı kazanıyorsan, stüdyo daire bile bakma, git bir eve dahil ol.
0
margarita
(06.03.19)
Kulak tıkacı yatağın hemen yanındaki telefonun bangır bangır alarmını duymanı engelleyecek kadar tüm sesleri sıfırlamıyor. Ama seni içerki odanın seslerinden korur. Ben her gece uyuyorsam bunu kulak tıkacına borçluyum.

www.hepsiburada.com

Şunu al keyfine bak. Gürültüden kaçmak için evlenmek gibi bir mallık yapma.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(07.03.19)
Annem ve kardeşlerimle 6 yıl boyunca aynı odada yaşadık 4 kişi. En azından odan var sanıyorum. Sorunun çözümü var. Kulak tıpası + titreşimli akıllı bileklikler var onlardan alacaksın, alarm çaldığında bilekliğin de titreyecek ve uyanacaksın.

Ufak mevzular bunlar gerçekten. Ailemizi ve hatta bazen bulunduğumuz ortamı seçemiyoruz ama olaylar biraz da nereden baktığımızla ilgili.

Uyuyamıyorum diye intihar etmiş olsaydım şu an hayallerimi yaşıyor olamazdım.
0
yukselen gunes evi
(07.03.19)
Ayrı odanız var, kapıyı kapatıp oturacaksınız bu durumda. Babanız sökerse de yeniden takın. Uyku muyku bahane, anne babadan bıkmışsınız siz. Benzer hisleri yaşadım ama intihar mintihar diyecek kadar abartmadım; siz de abartmayın. Onlar sizi sallamıyorsa siz de onları sallamayacaksınız. Mesela alarmı kökleyin sabah, onlar da sabah 6'da uyansın. Siz ancak evlenerek kurtulursunuz gibime geliyor; tek başına eve çıkmaya pek meyilli değil gibisiniz. 7 yıldır beraberseniz evlenip evlenmeyeceğinize karar vermiş olduğunuzu varsayıyorum; hala evlilik "vs" diyorsanız ilişkinizi de gözden geçirin, kendinizi de gelecekteki ihtimallere endeskleyerek yaşamaya devam etmeyin.
0
wish i could find a way to disappear
(07.03.19)
dert yarıştırmıcam ama 5.30da kalkıp yoğunluğa kadar gün devirdiğim bi işte çalışıyordum.(hayır öyle bi iş değil) işimle evim arası 40 km falandı. servis falan vardı ama oraya gitmek için de araba kullanıyordum o saatte 5-10 km falan(yani biraz ayık olmak lazımdı) sonra serviste trafikti, dur kalktı bölük, rezil, rahatsız bi uyku. sabah trafiği nedeniyle erken kalkan servisin mesai saatinden 1 saat önce işyerine ulaştırması ve bu rutin. her allahın günü. every fcking day. ve bunun nedeni, belki de, belki değil ama, büyük çoğunlukla, lisede üniversite sınavına hazırlanırken, televizyon sesiyle kafayı yemiş olmamdı, evet bu psikolojik bir rahatsızlık halini almıştı bende de. ve nereye olursa olsun gitmem gerek kafasındaydım. ve gittim. ve sonucu daha skimsonik bir hayat. lütfen aldığın kararlara dikkat et.
0
still_hurts
(07.03.19)
Bana da sorun başka ve uykuya kanalize etmişsin gibi. Asıl problem çözülmediği sürece sen psikolojini bozmaya devam edersin, huzur muzur kalmaz.

Sade bir nikah + ayrı ev ya da hiçbirini yapamıyorsan bir psikiyatra görünmelisin.
0
piremses
(07.03.19)
istanbul şartlarına göre 6.30'da evden çıkmak ve anladığım kadarıyla 18.00'de evde olmak gayet iyi. eve gelip uyuma kısmında aileniz ile çatışıyorsunuz. işten sonra eve gelip uyumak yerine spora yürüyüşe vs gidip gece onlarla beraber yatma saatinde uyusanız sorun kalmayacak. küçük kardeşiniz olduğu için 11.00 gibi evdekilerin uyuduğunu varsayıyorum.en azından kendi evinize çıkacak kadar süre idare etmiş olursunuz. evdekilerin saygısızca olan tutumları konusunda haklısınız.
0
boyalı kuş
(07.03.19)
@boyalı kuş, gece 3ten önce uyudukları olmuyor. hatta bazen ben işe giderken bile babamın uyanık olduğu oluyor. o yüzden 1-2 saat dayanayım gibi bir durumum yok. kardeşim bile sabah 8de kalkıp okula gidiyor ama 3ten önce yatmıyor.
0
🌸dedi ayca
(07.03.19)
ayrı eve çıkınca kimseyi silmen gerekmiyor. atar yaparlar belki, kavga vs edebilirsiniz ama eninde sonunda bir düzen kurulur tatlıya bağlanır. kimse ayrı eve çıktı diye evladını silmez. yemiyosa ayrı eve çıkmak ağlamayacan :D
0
The_Lollok
(07.03.19)
dayanamadım tekrar yazacağım. annenin sana tam olarak "siktir git" dediğini sanmıyorum. eğer dediyse haklısın ancak büyük ihtimalle "git o zaman" gibi bir şey dedi. burada sana hak vermemiz için siktir git dediğini yazıyorsun.
ayrıca baban senden intikam almak istemiyor. adamın huyu bu, senle alakası yok.
annen babanı suçlayarak olayı büyütüyorsun ve hak vermemizi bekliyorsun. bu da tam bir mızmızın yapacağı bir şey
0
dafuq
(07.03.19)
Ayrı eve çıkmak dışında bir çözüm yok. Kulak tıkacı, kapı kapama filan geçici çözümler, uyuyan kişiye saygı duymayan insanlarla yaşamak başka sorunların da habercisi çünkü. Yani mesele daha derin bence. Aileni karşına alarak çıkarsın, evlenerek çıkarsın, orasını bilemem. Ama comfort zone'unu terk etmen gerekiyor, bence senin sıkıntın da bunu başaramamak. Yoksa aileyle kavga edilir, bir süre sonra barışılır, masraf yapılır, çalışıp tekrar para kazanılır bunlar mesele değil. Kaldı ki ailenle yaşadığın için para biriktirebiliyor olman lazım, biriktiremiyorsan bunun nedenlerini sorgula.
0
gmzo
(07.03.19)
Mesele daha derin bence.
Genel olarak sana saygi duymuyorlar gibi hissettim ben.
Bunun da en güzel caresi aileyi kendinden yoksun birakmak.
Ayri eve cikabiliyorsan cik, cikmiyorsan da erkek arkadasinla ciddi adim atmanin zamani gelmis bence.
0
chitosan
(07.03.19)
@dafuq neden beni suçlar bir tavırla cevapladığına anlam veremiyorum? siktir git dediyse siktir git demiştir ve ben de bunu yazarım. yalan söylemiyorum.
0
🌸dedi ayca
(07.03.19)
mesele daha derin diyenlere katılıyorum. belli ki size karşı hayatınızın hiçbir döneminde saygı duymamışlar. yoksa her evde olabilen ailevi durumlar der geçersiniz şu anlattıklarınıza. benim tavsiyem de evlenene kadar onlardan hiçbir şey talep etmeden tıkaç, titreşim gibi çözümlerle durumu halletmeniz. bir de durumunuz uygunsa evlilik sürecini hızlandırmanız tabii.
0
muslugubozukhayrat
(07.03.19)
Dedi ayca, seni severim bilirsin. Yapman gereken şey öncelikle dayanma seviyeni bir şekkilde yukarı çekmek, sabretmek ve sonra diş göstermek. Gider yapacaksın ve sana saygı gösterecekler emin ol. Aile bile olsa sessiz insanı adam yerine koymazlar. Diş göster, kangal gibi sessiz sakin görün ama hakkını aradığında bir diş at.
0
eazy
(07.03.19)
25 yaşına gelmiş birisi, hele bir de çalışıp parasını da kazanabiliyorsa aile evinde kural koymaya hakkı yok. annenin dediği gibi gidip kendi evine, ya da başka birileriyle ortak eve çıkabilirsin. azıcık birey olun.
0
captainobvious
(08.03.19)
Ailenin yaklaşımını desteklemiyorum. Çok sert yaklaşmışlar dedikleri gibi fakat

25 yaşındasın ve kendi paranı kazanıyorsun.
O eve kira ödemiyorsan baban kendi evim diye söylenmekte haklı.
Adam 50 yaşına gelmiş, emekli olmuş kuşlarını uçuramayacak mı?
Müzik dinleyemeyecek mi?
Şu an olduğu gibi diyorsun adam emekli akşam 10'da bunları yapamayacak mı?

Bu aile sana bağlı mı yaşamak zorunda?

Herkes demiş, bence ağır bir depresyon geçiriyorsun. Eve 6'da geldin desen, yemek yesen, günlük ihtiyaçlarını halletsen saat 8 zaten. Akşam 10'a doğru sinirlenmişsin sen burada yanlış bir şeyler var. Hayatında oturtamadığın ve bastırdığın bir şeyler var ve bunu uyku ile bastırıp acısını ailenden çıkarıyorsun.
İçten bir şekilde söylüyorum, evlilik işlerine girişmeden önce ne yanlış onu çöz, erkek arkadaşım olmasa hayatım anlamsız psikolojisi ciddi anlamda sorunlu.
0
denizgonen
(08.03.19)
çözümü annen vermiş
0
yakuza123
(10.03.19)
(14)

Kira

goodboy3456
İstanbul'da kirada oturanlar,ne kadar kira ödüyorsunuz? Oturduğunuz ilçeyi,evin kaç oda olduğunu ve aidatları da yazarsanız sevinirim.Teşekkürler.
İstanbul'da kirada oturanlar,ne kadar kira ödüyorsunuz? Oturduğunuz ilçeyi,evin kaç oda olduğunu ve aidatları da yazarsanız sevinirim.Teşekkürler.
0
goodboy3456
(27.02.19)
erenköy merkez 1750tl 2+1 95m2 aidat 100tl.
0
orpheus
(27.02.19)
Acıbadem 3+1 kaç m2 bilmiyorum kira 2600 80 tl aidat
0
tuborg yesili
(27.02.19)
Yeldeğirmeni 3+1, 110m2, kira 2300, aidat 30.
0
gmzo
(27.02.19)
esenler dörtyol 3+1 1200 kira 35 aidat
0
gencfb
(27.02.19)
üsküdar merkez 3+1 1900 aidat 50
0
hemsta
(27.02.19)
erenköy 2500tl 3+1 aidat 100.
0
evde liyakat kalmamis
(27.02.19)
bostancı sahil tarafı 3+1 2150tl 115m2 50 aidat
0
awlmi
(27.02.19)
fulya 2+1 1600tl, aidat 270 (ısınma dahil)
0
mg3929
(27.02.19)
Ümraniye şerifali,3+1,1400₺,aidat 60₺,yeni taşındım buraya
0
arenas
(27.02.19)
gayrettepe - Fulya (şişli) sınırı 2850 tl 3+1 100m2 aidat 200tl su ve apartman görevlisi dahil.
0
s man chen
(27.02.19)
fikirtepe 2+1 100mt2 / 2000 kira / 479 aidat
0
electronicblueeyes
(27.02.19)
Beşiktaş-dikilitaş, 3+1, 2500 kira 20 aidat.
0
sckxyss
(27.02.19)
şişli feriköy 1500 TL/2+1/95 mt2/aidat:25 TL
0
interview with the vampire
(27.02.19)
Kartal 1+1, 50-60 m2, 1350 TL, 200 aidat. Metroya 5dk.
0
taurina
(27.02.19)
(7)

avrupa’da en gelişmiş mimariye sahip şehirler

milord
sıralamalarınıza muhakkak katacağınız şehirler nelerdir?
sıralamalarınıza muhakkak katacağınız şehirler nelerdir?
0
milord
(23.02.19)
*teknoloji ve sürdürülebilirlik alanında.
0
🌸milord
(23.02.19)
Kophenhag aklima geldi, ozellikle liman bolgesi.
0
buf-e kür
(23.02.19)
Londra
Rotterdam
Stockholm
Berlin
Madrid
Barcelona
0
hot potato
(23.02.19)
Avrupa da şehirler hep eski gördüğüm en sürdürülebilir mimari Londra olabilir.
0
mikahakkinen
(23.02.19)
Strazburg
0
adwokat
(23.02.19)
Stockholm diyebilirim ben de. Şehir kültürüne sahip çıkarak harika şekilde modernleşmenin örneği bence.
0
ravenclaw
(23.02.19)
son yıllarda mimarlık adına kuzey ülkeleri aldı başını gitti gerçekten. Kopenhag, Stockholm diye gider..
0
gmzo
(23.02.19)
(19)

cinsiyet eşitliği hakkında - erkeklere soru

Techsavvy
Facebookta onedio'nun bir gönderisini gördüm, işte bir ''fenomen'' post atmıs her yerde unlu mamuller var kadınlar eşlerine kahvaltı hazırlamıyor falan filan... onedio da bu cinsiyetçi durumları bitireceğiz yazmış..sorum net: sayın erk'ler, size kabul edilebilir sınırlarda (kahvaltı-bulasık-çamaşır-
Facebookta onedio'nun bir gönderisini gördüm, işte bir ''fenomen'' post atmıs her yerde unlu mamuller var kadınlar eşlerine kahvaltı hazırlamıyor falan filan... onedio da bu cinsiyetçi durumları bitireceğiz yazmış..

sorum net: sayın erk'ler, size kabul edilebilir sınırlarda (kahvaltı-bulasık-çamaşır-yemek) vb hizmet etmeyen bir kadınla evliliğe bakış açınız nedir?

teşekkürler. saygılar.
0
Techsavvy
(15.02.19)
hizmet etmesin, görev paylaşımı yapsın.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.02.19)
Ben evin bütün işlerini yürütmeye razıyım mutlu olacaksa. Karşılıklı sevgi saygı mutluluk daha önemli.
0
JohnOakley
(15.02.19)
Ortak yapılır. O yapsın ben yapayım davasına girilmez
0
westblack
(15.02.19)
Bir insanin baska birine en basta hizmet etmesi yanlis bir durum. Ancak kolayca da cozulemeyecek bir sorun bu, cunku kadinlar da kendilerini erkegin hizmetkari olarak goruyorlar.

Zaten ulkede karakterler oturmamis, kendini tanimayan cocuk yasta insanlar evlilige kalkisiyor, kucuk kizlarin tek hayali gelin olmak pembe dantelli tv ortusu ormek, erkekler cinsel aclik icinde ama ayni zamanda ilginc bir sekilde kadinlarin seks yapmalarina da karsilar kiminle seks yapacaklar bu durumda o da bilinmez... bu sorunlar nasil cozulur bilmem.
0
Traveller
(15.02.19)
Ev içi emek sömürüsüne karşıyız. Teşekkürler.
0
hikmet iv
(15.02.19)
Onedio neyi bitirecegiz demis o kismi tam anlamadim, kadinlarin kahvalti hazirlamasi olayini mi cinsiyetci diye tanimlamislar?

Soruya gelince:
Oncelikle gercekci bir senaryo degil. Bir kadin sevdigi bir erkege kahvalti hazirlar, bunu bir yuk olarak gormez. Nasil ki bir adam yerine gore kucuck yuzuge bir muhendis maasi basmayi cok gormuyorsa.
Bu cinsiyetcilik muhabbetleri son derece gercek disi seviyelere geldi gunumuzde. Ortada dolasan argunmanlar tabiat gerceklerinden isikyili uzaklikta. Bir takim aktivistler cikip "kadin niye kahvalti hazirliyor lan kadin hamal mi" diye dursun, milyonlarca kadin bunu isteyerek yapiyor ve gocunmuyor. Tipki erkeklerin esleri veya sevgilileri icin bir takim fedakarliklar yaptigi gibi.
Bunun disinda her evlilikte oldugu gibi taraflarin uzerindeki yuklerden bir noktadan sonra biktiklari da bir gercek. Fakat hayat devam ediyor ve etmek zorunda, insanlar bu yuklere katlaniyor. Haftanin 5-6 gunu calisip paranin cogunu colugun cocugun evin masraflarina vermek de, her gun camasuir bulasik yemek de, kadin-erkek herkesin bir yerden sonra biktiklari seyler ama bunlari birileri yapmak zorunda ve yapiyorlar da zaten bu yuzden.
Daha cok konusurum bunun uzerine ama bunu uzatmayayim, gercekci degil bir sefer ozetle.

Kendi acimdan dusunecek olursam, camasir-bulasik-yemek gibi seyler cok sikici ve yorucu geliyor olabilir, hic bulasmak istemiyor olabilir kadin, bunu anlarim. Ama buna bir cozum bulunmasi gerek en nhayetinde. Kahvalti yapilmasi gerek ve camasirlar temizlenmesi gerek. Eger para sikintimiz yoksa ve lezzet takintimiz da yoksa kahvaltiyi daima disaridan soyleriz, camasir bulasik icin birilerini tutariz ya da donusumlu yapmak konusunda anlastiysak oyle yapariz falan. Bir sekilde anlasmamiz lazim ve bu islerin bir sekilde yurumesi lazim.
Birini tutacak paramiz yoksa, fazla bos zamanimiz yoksa, ben calisiyorsam ve kadin ev hanimiysa bu isler ne olacak? Ciddi bir sorun.

Bunlar bir tarafa bunun kavgasini yapacak bunlari ben yapmam diye cikacak bir kadinla zaten yildizim barismaz, evlilik noktasina gelemeyiz. Bunlarin pazarligini yapmadan makul sekilde evlendiysek kadinin bu konuda sikintisi varsa o zaman bir sekilde anlasip cozmeye calisiriz karsilikli. Ama disaridan destek olur, ama is paylasimi olur, bilemiyorum hic evlenmedim ve bu mevzulara girmedim ama uzlasmaya calisirim. Yeter ki bencillik olmasin. "Ben bulasik camasir yemek yapmam" diyip isin icinden siryilmak bencilliktir ornegin. "bana agir geliyor, buna bir cozum bulalim" seklinde olmali, demek istedigimi anlatabilmisimdir umarim.

"Ayrica her yerde unlu mamul var, kahvalti hazirlama isi gereksiz" argumani olaganustu derece aptal bir arguman. Disaridaki unlu mamuller sunlar bunlar evde hazirlanan kahvaltinin ikamesi falan degil. He imkani olmayan, sabahin korunda kari-koca kalkip ise gidenler zaten evde kahvalti yapamiyor istese de, isyerlerinde borekle neyle kahvalti yapiyor geciyorlar. Evde hazirlanan kahvalti ile bir degil ama mecbur olan zaten boyle yapiyor.
Bunun disinda haftasonu evlerde hazirlanan kahvalti herkesin kendi ailevi mevzusu. Bircok aile icin pazar evde genis bir kahvalti bir zevktir yogun bir haftanin ardindan. Bunu tum kadinlar kahvalti hazirlamaktan illahlah etmis gibi gosterip kapi gicirtisintan cinsiyetcilik cikarmak, toplumdaki kadinlarin geneli adina cikip konusmak, bu argumanlari kendini genel "kadin"temsilcisi sifatiyla sunup kadinlar adina ortaya atmak gulunc ve aptalca.

Bir insanin birine hizmet etmesi yanlis denmis. Hizmetin yanlis olup olmadigina hizmeti eden karar verir. Garsonluk yaparak birilerine hizmet edersiniz ama karsiliginda geciminizi saglarsiniz, bunda bir yanlislik yoktur.
Birine blowjob yapmak da bir hizmettir. Hem de hizmetin alasidir. Ama kocaniza blowjob yaparsiniz ve bunu bir hizmet olarak gormezsiniz degil mi? Neden sizce? Kahvalti hazirlayan milyonlarca kadin da hizmet olarak gormuyor. Kadinlarin EZICI bir cogunlugu da feminist kafada degil. Modern feminist kafanin kendi evreninde yarattigi temsili kadin profili ile gercek kadin ayni degil.
0
stavro
(15.02.19)
@stavo

Sanirim o dedigin radikal feminizm. Bu konularda atolyelere katildigim ve ceviriler yaptigim icin biliyorum, o dedigin Bati'da gecmiste kalan ancak ne yazik ki Turkiye'ye yeni gelen feminizm akini. Olaylari geriden takip ettigimiz icin gecmisteki feminizm akini simdi etrafimizda ve 21.yuzyilda yasayan egitimli bireyler 1950'lerin cagdaslasma akimi Turkiye'ye gelince afalliyor elbette.

Daha modern feminizm yaklasimi cinsiyeti kadin ve erkek olarak ikiye bolmez, ezen ve ezilen olarak ikiye boler. Kahvalti hazirlama orneginde kadin zamani olmamamasina ve bu isi sevmiyor olmasina ancak kocasinin da zamani olmasina ragmen bu isi toplum baskisi, fiziksek siddet korkusu ya da kendini erkegin hizmetkari olarak gorme icgudusuyle yapiyorsa burada sorun vardir ama eger bir kadin da erkegi birtakim isleri erkek isi, yapmazsan erkekligini sorgularim seklinde duygusal siddete magdur birakiyorsa burada da sorun vardir ki farkindaysaniz ikisi de ulkemizde mevcut. O arabayi erkek surmek zorunda cunku kadin rujunu surecektir, makyaj yapacaktir, adam ise uykusuz bir sekilde 8 saat araba kullanir. Bakin erkek de eziliyor. Modern feminizm buna da karsi. Ancak radikal feminizm erkegin ezilmesine karsi degil.

En cok sevdigim sozlerden birini hatirladim: "Escinsellerin kurtulusu, duzcinselleri de kurtaracaktir". Cunku bu soz cinsiyet esitliginde genel bir cozumu iceriyor. Herkes escinsel olsun degil, herkes cinsel kimliginde ozgur olsun deniyor.
0
Traveller
(15.02.19)
Onedio'nun erkek düşmanı editörleri s*ktirsin gitsin diyorum. Ben bunu demeye geldim.
0
datnet
(15.02.19)
evliyim, kadınım, ikimiz de çalışıyoruz, ev işlerinin tamamı görev bölümüyle tanımlanmış durumda. Biri yerleri süpürür, diğeri toz alır, biri banyo temizler, biri vileda yapar, biri çamaşırları takip edip makineye atar, diğeri asar.. haftalık yemek planı yapıp, kim hangi yemeği yapacak o haftaki yoğunluk durumumuza göre belirliyoruz. bulaşığı da yemeği hazırlayan yıkar. "geleneksel" yaşayan birçok arkadaşımız iki senetlerini doldurmadan boşandı. biz çok şükür ki çok mutluyuz.

şu zamanda hala cinsiyet rollerini doğru bulanlara zaten lafım yok. "evlilikte senin görevin benim görevim olmaz, birlikte yapılır" diyen tüm erkekler de bilsin ki, bu düşüncede tüm evliliklerde evin yükü hala kadının üzerinde. çünkü erkekler var olan ve yapılması gereken işlerin daha farkında bile olmuyorlar.. iş bölümü şart.
0
gmzo
(15.02.19)
meselenin ters açıdan ele alınışı:

www.youtube.com
0
edaddy
(16.02.19)
Ilk tanismada yemek yapmayi bilmem dedi. Ama brn coktan asik olmustum. Olsun dedim. Evlendik.Uzun sure taze meyvesuyu ve kahvaltisini ben hazirladim. Yillar gecti, birbirimize alistik ve artik o da hazitliyor. Ama ütüden taviz vermedi :) sevdikten sonra utu, yemek ... onemli degil. Seven bir erkek bulun.
0
tunaktunaktun
(16.02.19)
İş bölümünden yana bir sıkıntım yok, şimdiye kadar hep yurtta falan kaldım, lise itibariyle hep kendi işlerimi kendim gördüm zaten erkek olarak. İlişkimden de o yönde beklentilerim olmaz. Anamın babamın yanına gidince de kendi işlerimi kendim görüyorum.

Bence muhabbet çok tutuyor diye abartıyorlar biraz. Cinsel eşitsizlik hatunlara olduğu kadar erkeklere karşı da gayet fazla olan bir şey. Gereksiz goygoy yapılıyor fikrimce.
0
The_Lollok
(16.02.19)
O iş senin bu iş benim gibi bir durumun olmasını doğru bulmuyorum. Görevler cinsiyetlere ait değildir. İki kişinin ortak görüşü olması koşuluyla biri bir işi diğerinden daha iyi yapıyorsa o zaman böyle bir ayrıma sıcak bakabilirim. Kaldı ki parantez içinde örneklediğiniz işler zor işler değil. Neden yapmayayım? Neden benim de hayatımı doğrudan etkileyecek şeylerde bu işlerden uzak kalayım?

Bu görev paylaşımına karşı duruş tamamen eril bir aile yapısından kaynaklı. Anadolu kadınının hizmet anlayışına çok aşinayım. Yardım istesen bile kesinlikle elini sürmene müsaade etmeyen birçok Anadolu kadını var. Onlardaki hizmet aşkı da onların ailelerinden gelen bir şey.

İster iyi düşünün ister kötü, modern dünyanın getirdiği en güzel şeylerden biri kişilik hakları ve insan eşitliği kavramlarının daha somut bir hal almaya başlamasıdır benim açımdan. "Ben bu işi yapmam" diye bir şey yok. Hastasındır, elden ayaktan düşmüşsündür, anca o zaman "Ben bu işi yapAmam" diyebilirsin. Bence tek kabul edilebilir sebep budur.

Eyyorlamam bu kadar.
0
desdenova34
(16.02.19)
şu sözde modern insan dertlerine hastayım. evet iş bölümü yapıyoruz. kadın yorulmasın, çocuğu da ben doğuruyorum.
0
old but hot
(16.02.19)
Bir de şöyle bir şey var ki evlenince kadın birden bire annesine dönüşüyor. birden akşam eve gidince lavaboyu, küveti ovmam lazım yemeğim de yok moduna giriyor. erkek de hemen babası gibi davranmaya eve gider gitmez "yemek hazırlanana kadar" ayaklarını sehpaya uzatıp maç özetlerini izlemeye elinde telefon bişeyleri layklamaya başlıyor. bu tamamen öğrenilmiş bir rol. başka türlüsü ikisinin de pek aklına gelmiyor. adam mutfağa yardıma gitse kadın "aman girme ortalığı batırıyorsun" diyor. musluk bozulunca da ömrü hayatında musluk nasıl yerinden sökülür görmemiş ve bilmeyen adamdan musluğu tamir etmesini bekliyor. adam da sabah kalktığında beyaz gömleğinin ütülü bir şekilde dolapta onu beklemesini istiyor. banyodan çıkınca sürekli kuru havlu olsun istiyor. (bkz: evlenmek için muhteşem 15 sebep)

evlilik kesinlikle birbirine hayatı zehir etmek rahat hayatları sorumlulukları birinin üzerine yıkarak devam ettirmek değil. hayat bir paylaşım. eğer ki onun çamaşırlarını makinaya atmak bile zor geliyorsa bir bardak çay getirmek ya da "çalışmıyor" diye (j-kadın ya da erkek) sanki sırtında taşıyormuşsun gibi davranmamak zor geliyorsa, iki tatlı dil güleryüz göstermiyorsan o evde birlikte yaşamanın anlamı kalmıyor.
0
naksidil
(16.02.19)
kadin erkek esitligine inaniyorum. bu sebeple belirli gorevler cinsiyetcilik yapistirlmadan paylasilmali. yani kadin yemek yapar, erkek camasirlari yikar. bunda sorun yok kesinlikle.

diger yandan bulundugumuz ortamin kadin erkek esitligine uyan bir ortam olmadigini da biliyorum. hatta kanunen kadinlar erkeklerden daha ustun. misal, nafaka meselesi.

ozetle, ne haliniz varsa gorun. bana ne yahu.

ekleme: onedio hakkinda bir sey yazmamisim, yazayim hemen. efem simdi onedio'yu takip eden kitle bugunun olmasa da yarinin anne baba adaylari. bu yuzden evet, kendilerini takip eden kitleyi istedikleri kivama getirebilirler. dogru bir sey mi? tartisilir ama ben tartismaya useniyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(16.02.19)
Kimseyi köle olarak almayı düşünmüyorum o nedenle bana hizmet etmesine gerek yok beraber yaşayacağım kişinin ancak evliliğe tamamen olumsuz baktığımdan evlenmezdim (biriyle beraber yaşamaK istersen beraber yaşarsın, vergisini ödediğim devlete gidip bizi birbirimize tapulu diyecek değilim)
0
bartholomew87
(16.02.19)
@traveller
Sen adina radikal feminizm diyorsun - ki bu da dogru tanim - ama bu 21.yy feminizmi.

Birincisi, sorun ilk cagdaslasma akiminin 60-70 sene sonra buraya gelmesi degil, direkt 3. dalga cagdaslasma akiminin buraya yansimasi. Geriden takip etme meselesi degil.
Ikincisi bu mevzu tr ozelinde degil dunya genelinde sorun. Hatta asil batida sorun. Tr gibi modernlesme surecini surecini sagliksiz ve sektelerle gecirmis ulkelerde bu tur sorunlar sadece buyuksehirlerde belli bir kesimin gundemine girebiliyorken batida genel kamuoyu seviyesine inmis vaziyette. Bunlar batida var olmayan sorunlar sanmayin. Kendi icinde yeni dalga modernlesme surecinin catismasini yasiyor bati da. Bu yeni dalganin icinde yeni dalga feminizm de var ve artik argumanlar insanlarin gelenekleriyle ve kulturuyle degil mantigiyla catismaya basladi.


Ayrim konusunda modern feminizm icin durum gercekte tam olarak tersi. Feminizmin cikis noktasi ezilmeydi ama modern donemde kadin-erkek ayirimina evrildi. Manifestosunda bu ayrimi goremesen de fiilen gorursun. Bu tanimladigin "ideal feminizm" 21.yy'da varolmayan bir model. Equality degil privilege savasina donmus durumda.
Baska bir deyisle, "radikal feminizm" diye tanimladigin ideoloji bugun genel "femimizm" ideolojisini sahiplenmis, feminizmin ve sozum ona kadinin temsilciligini yapiyor durumda dunya genelinde. Bu guruhun elinde cok saglam bir kitle iletisim agi, medya gucu de mevcut. Ideal feminizmi coktan yutmus vaziyette ve gumbur gumbur geliyor.
0
stavro
(16.02.19)
sadece @ananiyimioguz'un yazdigi seylerin tamaminin su anki ataerkil duzenin tanimindan ibaret oldugunu yazmak icin geldim. yazinin tamami mutfak, ev ici gorevler, vs. her seyi kadina yikmis ve erkegi 'yardimci olan' pozisyonuna sokmus durumda. ne feminizim ne de modern insan bunu kabul ediyor. mutfak, temizlik, arabanin bakimi vs. vs. bir evin gercegidir, kadin ya da erkegin sorumlulugu degildir, siz buna 'esime yardim ediyorum elbette' dediginiz anda asil sorumlulugu bir tarafa yikmis, kalanini kendiniz almis oluyorsunuz. ilerde okuyanlarin bu ifadeleri dogru kabul etmemesi icin yazdim. bu nedenle insanlar yardim degil is bolumu diye bir tarafini yirtiyor.
0
kassiopeia
(18.02.19)
(17)

Sabit masraflarınız maaşınızın ne kadarına tekabül ediyor?

roket adam
Yani şöyle, 5000 TL maaşınız olsun, 3000 TL'si kira fatura kredi borcu vs.'ye gidiyorsa, maaşınızın %60'ı sabit masraflara gidiyor demektir, gibi.
Yani şöyle, 5000 TL maaşınız olsun, 3000 TL'si kira fatura kredi borcu vs.'ye gidiyorsa, maaşınızın %60'ı sabit masraflara gidiyor demektir, gibi.
0
roket adam
(08.01.19)
%12,25
0
arabayla 15dk
(08.01.19)
%51'i sabit
0
karjalainen
(08.01.19)
%85
0
mikahakkinen
(08.01.19)
%11
0
kablelvuku
(08.01.19)
%7
Yakinda %50'ye cikacak ama.
0
stavro
(08.01.19)
%22
0
hicbirfikrimyok
(08.01.19)
%13 sabit
0
patos64
(08.01.19)
%25
0
perferil
(08.01.19)
Aydan aya değişiyor da kabaca ortalama %70-75
0
pati
(08.01.19)
işsizim, aldığım nefes masraf...
0
late viper
(08.01.19)
Eşimle birlikte maaşlarımızın %25'i
0
gmzo
(08.01.19)
%30 civarı.
0
auroraaurora
(08.01.19)
%30-40 gibi
0
orpheus
(08.01.19)
%3-4.. kira ödemiyorum.
0
hocam
(08.01.19)
%70-75 arası
0
anily
(08.01.19)
%5'den az, kira yok, bu rakam yaklaşık rakam ama bunun içinde mtv, araç sigortası, benzin, bakım vs. gibi masraflar yok.
0
selam
(08.01.19)
Mutfak masrafı, kira, faturalar, aylık yapılan alış-verişler (giyim vs) yani tüm giderler eşimle gelirimizin %30-35’ ine denk geliyor.
0
yorgunpanda
(08.01.19)
(21)

Uçağa binme fikri ile aranız nasıl?

ms brownstone
Ben her seferinde günler öncesinden gerilmeye başlıyorum ve her seferinde ciddi ciddi ölmek üzere biniyorum uçağa asdca. Hem yükseklik korkum hem klostrofobim var. Hiçbir şekilde diğer birçok insan gibi yayılıp da uyuyamıyorum mesela uçakta. Uçağın tekerleri yere değdiğinde de istemsizce sesli bir ş
Ben her seferinde günler öncesinden gerilmeye başlıyorum ve her seferinde ciddi ciddi ölmek üzere biniyorum uçağa asdca. Hem yükseklik korkum hem klostrofobim var. Hiçbir şekilde diğer birçok insan gibi yayılıp da uyuyamıyorum mesela uçakta. Uçağın tekerleri yere değdiğinde de istemsizce sesli bir şekilde "oh" çekiyorum. Şimdi yazınca bana da saçma geldi ama mesela dün gece rüyamda mart ayında yapacağım uçuşu gördüm. Pilot sayko çıkıyordu ve uçağa taklalar attırıyordu. Bugün 6 Ocak ve ben marttaki uçuşum için böyle saçma bir kabus görüyorum. Şaka gibiyim ama durum bu.

İşin kötü yanı da seyhat etmeyi aşırı seviyorum. Hatta şu an hayatta bana zevk veren ilk şey diyebilirim. Bir yandan da tuhaf bir şekilde uçak yolculuğunu seviyorum galiba içten içe. O başka yere ulaşacak olma hissi, dönüşte alçalırken özellikle akşamsa İstanbul'u izlemek falan da çok hoşuma gidiyor. Tam bir sevgi nefret ilişkim var yani uçaklarla.

Sizde durumlar nasıl? Var mı benim gibi korkaklar aramızda? Daha da ötesi önceleri korkup da daha sonra korkusunu yenebilen var mı? Anlatsanıza gökyüzünde insan yapımı bir araçta nasıl korkmadan durabildiğinizi. :(
0
ms brownstone
(06.01.19)
İnsan yapımı pek çok araçla daha basit bir şekilde de ölünebilir, uçak daha az riskli bu konuda ama benim yüksekle aram yok pek o nedenle geriliyorum.
0
angelus
(06.01.19)
Allaah allaaaah uçak bence en az korkutucu vesaitlerden biri.

Hıyar gibi araba kullanan şoförlerin taşıtları, denizde bi o yana bi bu yana sallanan vapurlar bence daha korkunç. Trenden bile daha rahat bence uçak. Tabii ben hiçbirinden korkmuyorum. Sadece sıralama yaptım.

Bunların içinde de en rahat uyku uçaktaki. 1 saatlik yolculuklar yaptım şimdiye kadar. Hepsinde uyudum. Yapacak daha iyi bi şey yok çünkü. Sıkıcı. Etrafta araba yok. Tren yollarının etrafındaki doğa yok. Vapurdaki manzara yok. Bilmemkaç feet yükseklikten yuvarlak bi top izliyosun, bulut mulut var. Google earth bile daha heyecanlı.

İçimden de uçak düşse ne güzel olur dedim hep. Kesin ölüm. Kılçıksız. Haberlere falan da çıkarız. Ölümsüz gibi aynı. “Bilmemne uçak kazasında öldü” diye adımız sonsuza kadar yaşar. Mis. Ölmezsen daha da güzel. Lost etkisi. Uçak kazasından kurtulmak herkesin yaşayabileceği bi tecrübe değil. Yaşamak isterdim
0
Delay Fuze
(06.01.19)
Cunku istatistik. Karada olumler daha yuksek olasilik. Bir de 16 saatlik ucuslarim oldu. Bos yere Traveller degilim alistim artik.
0
Traveller
(06.01.19)
Bir sıkıntım yok. Öğrenciyken hep uçağı kullandığım için alıştım epey. Hele bir de yamaç paraşütü ile uçtuktan sonra uçak artık çok da korkutmuyor. Ama garip bir şekilde her uçuşta aklima And dağları uçak kazası geliyor ve camdan dışarı bakarken ister istemez Fransızlarin (bkz: l'appel du vide) dedikleri hissi yaşıyorum. İlginç:/
0
Amaranta ursula
(06.01.19)
Uçağın yüksekliği yükseklik gibi gelmiyor bana ya. Şimdi garip gelecek ama ben de yüksekten korkuyorum ama her gün meslek olarak uçak uçuruyorum. Ama uçağın camından bakınca yüksekteymişim gibi gelmiyor. Ama yüksek bir binanın camından aşağı bakamam mesela ahah. Uçakta ölme ihtimalin yok gibi bir şey senin abi, bırak pilot düşünsün sen yaslan arkana uyumana bak :)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(06.01.19)
Birinde Kibris'tan donerken ucak agir turbulansa girdi ya da ne boka girdi bilmiyorum isiklar sondu, sarsinti resmen Aksaray Konya git gel bozuk satih yollari gibiydi, bavullar dustu falan ortalik feryat figan olunca insan geriliyor tabi. Hepsini gec rahat edemiyorsun. Boyle olunca evet uc bucuk attiriyor.

Ama normal bir 3+ saat ucustan once mutlaka 2 tek atarim, ucakta da cilalarim. Boylece fazla zorlamaz.
0
bos gezenin bos ustasi
(06.01.19)
Ben de kısa uçuşlarda gerilirim.3 yıl önce okyanus ötesi güney amerikaya gittim.bu tarz uçuşlardan önce ve uçuş sırasında alkol aldığım için fazla takmıyorum.
0
sapkasiz cikmam abi
(06.01.19)
Kalkistaki o asansor hissi yasandigi sirada icimden "ulan stall mu oluyoruz yoksa" dusuncesi gecip biraz beni gerse de kokrmuyorum, biniyorum gonul rahatligiyla. Ucakta olmayi seviyorum.
Gerilirsem kalkista geriliyorum, duz ucusta rahatim.
0
stavro
(06.01.19)
çocukluğumdan beri iflah olmaz bir uçak hastasıyım, matematiğe kafam bassaydı lisede sayısal okur ve kesinlikle pilot olmaya çalışırdım. o yüzden uçağı çok seviyorum. benim için tek sorun yolculuğun sıkıcı geçmesi. çünkü kalkış ve iniş dışındaki kısımlarda uğraşacak hiçbir şey olmadığı için acayip bunalıyorum. kulaklar gittiği için doğru dürüst müzik falan da dinlenmiyor zaten, internet yok. kitap okuyayım desem araçta "beyin" gerektiren işlerle uğraşamıyorum ben, odaklanamıyorum hiç.

böyle taş sektirir gibi voink voink bi' inerek bi' yükselerek (hatta bi ismi vardı bu manevranın galiba) gitse uçak çok eğlenirdim. ama genel olarak uçağa binmeyi çok seviyorum diyemem çünkü havalimanındaki prosedürlerden, bekleme sürelerinden vs. nefret ediyorum. otogara veya gara gidip de otobüse/trene atlayıvermek daha hoş geliyor. o yüzden otobüs ve tren alternatifim varsa uçağı tercih etmem. yurtdışında mecbur.

velhasıl uçak güzel, seviyom ben. motorların çalıştığı an olsun, kalkış olsun çocuk gibi mutlu oluyorum ama işte havada geçen saatler çok sıkıcı. hiçbi şey görünmüyo. geceyse yine iyi... bulutlar ve ay varsa muazzam görüntüler çıkıyo.
0
der meister
(06.01.19)
Zibilyon kere bindim hala biniyorum hic sikintim yok
0
basond
(06.01.19)
uçağın tekeri yere deyince uyanıyorum. sıkıntı yok burada. korkunun ecele faydası yok.
0
argent dawn
(06.01.19)
bayılıyorum uçağa binmeye. telefona ivmeölçer indirdim, yükseklik falan hesaplıyorum kendimce, hıza bakıyorum, mesafeye falan. tabi ölçümlerin tamamı yanlış, ama çok zevkli lan. yurtdışı uçuşlarda bazen internet satın alıp kendimi takip ediyorum flightradar24 üzerinden.

boş zamanlarda da telefonda airline commander oynuyorum. orada görüyorsun aslına uçak indirip kaldırmanın çok da zor bir şey olmadığını.

en sevdiğim şey uçak kalkmadan kanatları titreyene kadar hızlanması, sonra tekerleri yerden kesmesi. bir de teker koyduktan sonraki fren. hastasıyım.

ortaokul 1. sınıfta bir çocuk iken beni tek başıma uçağa bindirdiler. bişeyler oldu filan, pilotlar sağolsun beni kokpite almıştı o zaman. izlemiştim ben de oturup. o günden beri hastasıyım uçmanın.

niye pilot olmadım lan ben hakikaten?
0
babilbaligi
(07.01.19)
bu kadar geriliyosan niye ucaga biniyosun ki? Trenle ya da arabayla da seyahat edebilirsin
0
lamartin
(07.01.19)
Ben de öyleyim bu yüzden hep alkollü uçuyorum. En son Kiev uçağına binerken birinin koluma girdiğini hatırlıyorum.
0
heidi'nin dedesi
(07.01.19)
Ben de geriliyorum, fakat her zaman aynı oranda değil. Yani genel olarak psikolojimin daha sağlam olduğu zamanlarda daha rahatım.. İşin ilginci, kalkış ve inişlerde çok korkmuyorum da, havadayken en ufak türbülansta ödüm kopuyor, ellerim terlemeye başlıyor. Hatta türbülansa gireriz diye tuvalete gitmeye korkuyorum, gidince hemen işimi bitirip dönmeye bakıyorum. En uzun yolculuğum 4 saatti, ben de seyahati çok sevdiğim için bununla yaşıyorum bir şekilde, hatta seneye okyanus aşırı uçma planımız var ama bakalım. Daha uzun yolculuklarda alkol yardımcı oluyor gerçekten.
0
gmzo
(07.01.19)
valla benim olsa da binsek şeklinde :)

en son gps loggerım ile binmiştim. uçağın acclerationu'u nu ve gittiğim rotayı kaydetmiştim.

tabi telefonla değil kendi gps modülü olan bir logger ile :)
0
killerbee
(07.01.19)
Türkiye'de evden havalimanına gidene kadar başınıza bir şey gelme ihtimali uçaktayken gelme ihtimalinden çok daha yüksek :)

Kalkarken motorlara tam güç verildiğindeki hız hissine bayılıyorum. Tırmanırken de emekli apartman yöneticisi gibi "teknoloji işte adamlar yapmış" diye içimden geçirmeden edemiyorum.

Sadece bir kere uzun bir uçuştan sonra uçaktan inme süresi uzayınca "laaan nefes almam lazım" diye pirenelir gibi oldum.
0
bruce mclaren
(07.01.19)
youtube/kerem gök/enter.

efendi çocuk, düşük bütçeli, samimi videolar koyuyor. uçaklara olan aşkını görürsen belki rahatlarsın. ha bol bol uçak kazası videosu da var, daha beter de olabilirsin o da ayrı.
0
onemoremile
(07.01.19)
ilk uçak deneyimimi kız arkadaşım ile tatilden dönerken yaşadım. kesinlikle 12 saatlik otobüs yolculuğu karşısında çok cazip. fakat çok gerildim uçaktayken. koala gibi kızın kolundan ayrılamadım çok rezil anlardı. şimdi öyle bir durumda olsak yalvarır araba kiralar uykusuz kalır yine giderim diyorum.

umarım yenerim bu stresi. yoksa sarhoş binmek zorunda kalacağım uçaklara.
0
kablelvuku
(07.01.19)
Zerre umrumda olmuyor bir kere uçak ciddi türbülansa girmişti ben uyuyordum insanların panik sesleriyle ve sarsıntıdan uyandım başka bir şey mi var diye bakındım yok türbülans nedeniyle panik olmuşlar uyumaya devam ettim :D ama yükseklikten korkuyorum aslında mesela bir kere kamikazeye bindim aklım çıktı kalp krizi geçiriyorum sandım. Bir kere de dünyanın en az ekstrem doğa sporu olan zipline yapmıştım son anda vazgeçtim binmiycem ben hayır hayır hayııır derken görevli beni itti o şekilde bindim :D uçak güvenli bir his veriyor bana açıkçası o an zarar göreceğimi düşünmüyorum.
0
pastörizesüt
(07.01.19)
ilk bindiğim zamanlar çok stres yapıyordum
şimdi biner binmez kulak tıkacı + boyunluk + göz bandı takıp uyuyuorum
benim için otobüs yolculuğundan bir farkı kalmadı
aradayalanan türbülanslar diriltiyor tabii insanı
0
superb
(07.01.19)
(9)

80lerde/90larda ve 2000li yılların başında uçağa binen var mı?

tabudeviren
uçak yolculuğunun bu kadar yaygın olmadığı yıllarda uçağa binen arkadaşlara soruyorum.o zamanki uçak yolculuğu, yolcular, havalimanı vb. ile bugünü karşılaştırabilir misiniz? mesela o yıllarda yurtiçi uçak yolculuğunda alkol var mıydı?ben uçağa binebildiğimde (birkaç istisna hariç hep yurtiçi uçuşla
uçak yolculuğunun bu kadar yaygın olmadığı yıllarda uçağa binen arkadaşlara soruyorum.

o zamanki uçak yolculuğu, yolcular, havalimanı vb. ile bugünü karşılaştırabilir misiniz? mesela o yıllarda yurtiçi uçak yolculuğunda alkol var mıydı?

ben uçağa binebildiğimde (birkaç istisna hariç hep yurtiçi uçuşlar) uçaklar çoktan metro turizm ayarına dönmüştü. dolayısıyla öncesini merak ediyorum.
0
tabudeviren
(24.12.18)
Ben 93'de bindim sanirim ilk kez.
Thy karton kutuyla yiyecek biseyler verirdi.

Karton kutunun kapagininda guzel bir foto olurdu, onu kenarindan yirtinca kartpostal elde ederdin.

Koltuklar insanin agzinda degildi, hostesler asiri guzel ve kibardi. Musteriler okuz degildi. Guvenlik mevzulari bu kadar siki degildi cocuklari kokpite aliyorlardi, ya da tanidik pilota denk gelirsen kokpitte sandalyede ucabiliyordun.
Sonra onur air cikti ucuz bilet satmaya basladi, herkes pegasusu hatirliyor ama ucuzluk olayinu onur air baslatti. Ama bu kadar olucu degillerdi

thy'nin bilet satis ofisi bile acayip elit bir ortamdi.
Gerci hala duruyor bagdat caddesindeki ama epeydir icerisini gormedim.

Ucaktan cok havalimanlari cok degisti bence, harem otogari su an havalimanindan daha duzgun. Daha az kalabalik var.
0
acemi
(24.12.18)
İll 95te sonra da 98de bindim sanirim. İkisi de yurtdisiydi uzun yillar da hic yurticinde binmedim.
Hatirladigim yemekler guzeldi. Bi de sigarali ve sigarasiz bolum vardi. Hostesler cok hostu. Sanirim birinde thy birinde lufthansaya binmistim. Ucaklar da genisti ama ben simdi hep pegasusa biniyorum ve hep yurtici ondan da olabilir bi cok fark:)
0
red g
(24.12.18)
98'de bindim ilk kez Riyad'a uçmuştuk THY ile. Midem bulanmıştı. Uçaktan rastgele birisi miydi bilmiyorum ama hostes bir doktor buldu getirdi ilgilenmişlerdi sağolsunlar. Sordular sonra ne yemek istersin diye hamburger demiştim de yapıp getirmişlerdi. Düşününce şimdi pek böyle değil:)

Alkol vardı o dönemde de Suudi Arabistan'a giden uçakta dahi vardı yani.

Perde olayı o zamanlarda da vardı bir de.

Uçak neden ve nasıl yaygınlaştı?
m.youtube.com
0
bos gezenin bos ustasi
(25.12.18)
Ben çocukken yurtdışında olduğumuz için her sene Türkiye'ye gelip giderdik uçakla. Yani 3 yaşından itibaren sürekli kullandım uçağı.

Kokpite benim de girmişliğim var çocukken. 90'lar bu arada benim bahsettiğim yıllar. Bagaj ağırlığı fazla çıkınca insanlar birbirine yardımcı olur, bir kısmını kendine alır, inince geri verirdi. Şimdi öyle bir şey hayal edemiyorum. İsviçre Hava Yollarında çocuklara oyuncak verirlerdi. Hostesleri aşırı güzel, kibar ve nazik bulduğumu hatırlıyorum. Uçuşlarda sürekli pembe panter ve mr.bean izlediğimi anımsıyorum bir de.

Fakat havalimanları ile ilgili kalabalık ve insan profili dışında bir fark hatırlamıyorum.
0
gmzo
(25.12.18)
arka 5-10 sıra koltukta sıra içilebiliyordu, yurtdışı kullanmıştım, içki bedavaydı. (istanbul havayolları)
ama hatıladığım uçak yine çok geniş değildi, şimdiki gibi de değildi tabi.
0
ravenudon
(25.12.18)
İlk 88'de Almanya'ya uçtum. Tam emin değilim ama sanırım uçakta sigara içilebiliyordu. Biletler aşırı pahalıydı. Hatta acaba otobüsle mi gitsem şeklinde hesap yaptığımızı hatırlıyorum. Sonra tek seyahat edecek kız çocuğu için kıyamamışlardı.
90'lı yıllarda çok sık yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerim oldu. Yurtiçi uçuşlarda alkol hatırlamıyorum. İlk 90'lı yıllarda yurtiçi uçuşlarda yemek yerine sandviç vermeye başladılar diye hatırlıyorum. Yurtdışı uçuşlarda da her defasında farklı yemek olurdu. Şimdi "çikın or pasta" ya da "meatballs or pasta" ikilisinden öte epey düzgün yemek çıkardı.
O zamanlar Delta ya da Lufthansa yerine THY tercih etmeye çalışırdım, yemekleri ve servisi daha iyiydi. Hey gidi hey...
0
SiyamkedisiZorro
(25.12.18)
Bir ayrıntı daha var, bagajları teslim ettikten sonra uçağa binmeden evvel uçağın yanına dizilmiş valizlerden kendinizin olanı tekrar göstermeniz gerekiyordu, ne enteresan değil mi?
0
SiyamkedisiZorro
(25.12.18)
Koçan gibi bilet alıyordun ve bilet fiziksel olarak yanında olmadan boarding pass alamıyordun. Kaybetmen halinde ekstra (100 euro ödediğimizi hatırlıyorum) para ödemen gerekiyordu.

Koltuklar genişti, iberia havayolları uzun yolculuklarda sigara içilmesine izin veriyordu.
0
patiska
(25.12.18)
Hakkaten valiz teslim etme sacmaligi vardi.
Ucagin yanina diziyorlardi aha bu benim valizim deyince iceri aliyorlardi.

Bi kere de thy ile yurtdisi ucusu yaptim 2000lerde. Host elinde 50lik smirnofla dolasiyordu.
Kac kere visne votka yaptirmistik adama, ucaktan zor indik ayakta duramiyorduk.
0
acemi
(25.12.18)
(4)

Denizli hava durumları

zxcd
Kardeşiniz komandoluk görevini icra etmek üzere Aralık 2019da Denizli'de olacak. Tüm halkımız davetlidir. O değilde Denizli'de kışları çok soğuk mu oluyor nasıl oluyor?Hasta olurum olm ben bir de yılbaşında askerde, operasyonda olacağım :(((
Kardeşiniz komandoluk görevini icra etmek üzere Aralık 2019da Denizli'de olacak. Tüm halkımız davetlidir.

O değilde Denizli'de kışları çok soğuk mu oluyor nasıl oluyor?
Hasta olurum olm ben bir de yılbaşında askerde, operasyonda olacağım :(((
0
zxcd
(20.11.18)
20 gün durcan hacı zaten. Sibiryaya gitsen hasta olursun belki
0
glamdr1ng
(20.11.18)
2015 Mart-Ağustos orada askerlik yaptım, öyle aman aman bir soğuğu yoktu. Manisa'da çok daha fazla üşüdüm.
0
chicha
(20.11.18)
Denizliliyim, gündüz iyi olur ama akşam sıfırın altına düşebilir, gece-gündüz sıcaklık farkı fazla.
0
gmzo
(20.11.18)
akşamları soğuk olur ama süper efsane bir soğuğu yoktur.
0
mikahakkinen
(20.11.18)
(11)

bunun amacı nedir?

lucky strike
6 seneye yakındır ekşi duyuruda takılıyorum. ne zaman bir "kendimi kötü hissediyorum/depresif hissediyorum/annem öldü/sevgilim terk etti/sınavım bok geçti neden intihar etmeyeyim?" tarzı kendince sorununu anlatan bir duyurucu duyuru açsa diğer cevaplara ek olarak hiç değişmeyen fix bir cevap oluyor:
6 seneye yakındır ekşi duyuruda takılıyorum. ne zaman bir "kendimi kötü hissediyorum/depresif hissediyorum/annem öldü/sevgilim terk etti/sınavım bok geçti neden intihar etmeyeyim?" tarzı kendince sorununu anlatan bir duyurucu duyuru açsa diğer cevaplara ek olarak hiç değişmeyen fix bir cevap oluyor: "kendine hobi edin/uğraşlar bul/spor yap/karaköy'e git fotoğraf çek" vs gibi insanın zamanını yapay zevklerle harcaması (yapay zevkler edinmesi gerektiği) gibi öneriler oluyor. bunun amacı nedir?
bu cevabı verenlerin iyi niyetinden şüphe etmiyorum. sadece başınıza istenmedik bir sorun gelince olayı atlatmak için hobi mi ediniyorsunuz? arkadaşlarınızın başına bu tarz sorunlar gelince "hobi edin, spor yap" mı diyorsunuz onlara?
0
lucky strike
(16.11.18)
hayır demiyorum.
montla sıç bence daha iyi bir öneri.
0
işimdeyim gücümdeyim
(16.11.18)
hacı baba anksiyete şikayetim için benim psikyatristim doçent bana spor yap ve kitap oku dedi. sen yap çıkarımını.
0
japon askeri
(16.11.18)
çünkü çok klişe görünse ve yapay bile olsa oyalanacak herhangi bir etkinlik/hobi/öneri bilgisayar başında oturup kendimi kötü hissediyorum temalı duyuruna cevap beklemekten iyidir. o yüzden bence. gerçek hayatta spor yap demiyoruz, atlatana kadar oyalıyoruz.
0
evde liyakat kalmamis
(16.11.18)
Tabii burası psikologlar ve yaşam koçları derneği falan olmadığı için, şüphesiz, kafasına göre atıp tutan, boş tavsiyeler veren de vardır ama ben bunun geçerli bir tavsiye olduğunu düşünüyorum.

Bir süre önce okuduğum bir kitapta insan vücudunun ve zihninin onu ihtiyacını çözmeye yönlendirecek bir sistemde işlediğinden bahsediliyordu. Acıkmak sizi yemek yemeye teşvik ediyor, yorgunluk uykuya teşvik ediyor, keza cinsellik vs de böyle; sizi yönlendirdikleri eylemler probleminizi çözüyor. Fakat depresyon gibi rahatsızlıkların sizi yönlendirdiği şey sorunu çözmeyen, aksine pekiştiren şeyler. Mutsuz oldukça, melankoliye gark oluyoruz; kendi başımıza kalmak, hiçbir şey yapmamak, üzücü şeyler izleyip dinlemek vs. Haliyle dışarıdan bir güç gerekiyor (ilaç ile kimyevi denge, dışarıda yürüyüş, az miktarda da olsa bir sosyalleşme, dikkatimizi dağıtacak bir hobi vs) bu durumlarda.

Ben şimdiye kadar hayatımda kimseye "bir kursa git" dememişimdir tavsiye olarak herhalde, zira biri bana söylese saçma bulurum, uğraşmak istemem. Ama "ya biraz spor mu yapsan/ yemeğe gidelim mi/ yeni birileriyle tanışmak iyi gelir mi acaba" gibi şeyler söylemişimdir şüphesiz.
0
sopiro
(16.11.18)
Çünkü spor hem fiziksel hem de ruhsal olarak inanılmaz faydalı bir şey.
Hobi edinmek de aynı şekilde hem bi uğraş sahibi yapıyor insanı hem de kafayı dağıtıyor sorunlarından biraz olsun uzaklaşıyorsun.

Evet herkese benzer şeyler öneririm.
0
mutekebbir
(16.11.18)
Ben ne zaman bir arkadaşım depresyondayım dese spor yap, çık koşu yap, yürüyüş yap diyorum. Zorla yürüyüşe çıkarttığım arkadaşlarım var hatta. Bittikten sonra "Of niye spor yaptım, yürüyüş yaptım" diye pişman olan birine rastlamadım şimdiye kadar.

Diğerlerini bilmem ama sporun her zaman ruh sağlığı üzerinde olumlu etkisi var. çünkü spor yaparken serotonin ve dopamin düzeyleri artıyor.

Ben düzenli koşmaya başladıktan sonra çok daha mutlu bir insan oldum. Eskiden yaşadığım panik ataklarım geçti en basitinden.
0
peggy
(16.11.18)
ağacın suya güneşe ihtiyacı var. sıradışı cevaplar vermek gerekmiyor. bunun çözümü için de bunlar işe yarıyor. sporun, açık havada deniz kenarında yürümenin işe yaradığını söylemek normal bir durum. ama kişinin bu bilindik önerileri daha önce denemiş olduğunu ve sonuç almadığını düşünerek diyorsan belki olabilir. onda da seçenekler arasında bu fix cevap olmalı.
0
silver apple
(16.11.18)
benim bir arkadasim yapmisti ve bn cok sevmistim. isiyle ilgili kendisinin de komik bulacagi bir karikaturun ciktisini alip cerceveletmek :) her basi sikistiginda baksin gulsun diye...
0
mavicorap
(16.11.18)
ben meditasyon oneriyorum:)

oneriler yariyor cunku.
0
Leonardo~Da~Vinci
(16.11.18)
Çünkü bu tür boş zaman uğraşları, kapitalist sistemin aklımızı kaçırmayalım da sistemin çarkını döndürmeye devam edelim diye ürettiği bir araç aslında. Bunları yapmayınca depresyona girebilirsin hakikaten, herkes gündelik hayatın sıkıntılarını atlatacak bir araç arıyor kendince. Lefebvre'in gündelik hayat ile ilgili metinlerini okuyabilirsin konuyla ilgili.
0
gmzo
(16.11.18)
bir psikolojik danışman ve spor yapan biri olarak dediğin şeye çok basit bir cevabım var spor yap derler çünkü sporun kendisi mutlu olmanı sağlayan hormonu salgılar sen spor yaptığında, bir nevi doğal antidepresan olur, acını hafifletir.
0
blue rebel motorcycle club
(16.11.18)
(6)

3 gündür geçmeyen baş ağrısı

balpolen
Arkadaşlar cumartesi başladı, hala ağrıyor. Eskiden baş ağrısı nedir bilmezdim, neden böyle oldu. Yaş 30, kadın. Belki yardımcı olur
Arkadaşlar cumartesi başladı, hala ağrıyor. Eskiden baş ağrısı nedir bilmezdim, neden böyle oldu. Yaş 30, kadın. Belki yardımcı olur
0
balpolen
(12.11.18)
Ya yemin ediyorum cumadan beri başım çatlıyor. Ben artık regl dönemi yaklaşması ya da sinüzite yordum bu işi. Bugün de ölüyorum bakalım nasıl dayanacağım?
0
rabbititus
(13.11.18)
Benim bu yaz, abartmıyorum, 3 hafta gibi bir süre başım ağrıdı. Doktorlar sebebini bulamadı, Eylül'de kan değerlerimi ölçtürdüğümde b12'm düşük çıktı. Ben ona bağladım ama bilmiyorum.. Majezik ve dolorex bana iyi geliyordu.
0
gmzo
(13.11.18)
su tüketimine bağlı olabilir.
vücutta mineral dengesi bozulmuş olabilir.
migren değil heralde, 3 gün sürmüş ve dayanabilmişsin.

muz yemek iyi geliyor bana bağ ağrıdığında. bi de işte bi süre beslenmeyi toparlıyorum.
0
barankovan
(13.11.18)
stres, endişe, gerginlik ya da üzerine çok düşündüğün, kafanı kurcalayan şeyler varsa bunlar da baş ağrısı yapabilir.
0
Bruce
(13.11.18)
Tesekkur ederim, bugun daha iyiyim. Hafif bir agri var ama hala. Onerilerinizi dikkate alacagim:)
0
🌸balpolen
(13.11.18)
Su içmiyorsun
0
eksimeksi
(14.11.18)
(15)

uçağın iptal olması durumunda haklarımız

gmzo
annem şu an havalimanında, 08:45'te İstanbul Sabiha gökçen'den anadolujet ile denizli'ye uçacaktı. şu an uçuş iptal, isterseniz 16:00'da thy ile gönderelim ya da biletinizi iptal edip yenisini alın diyorlarmış. thy atatürk'ten kalkıyor, iptal edip yeni bilet almak da aynı fiyatla tabii ki mümkün değ
annem şu an havalimanında, 08:45'te İstanbul Sabiha gökçen'den anadolujet ile denizli'ye uçacaktı. şu an uçuş iptal, isterseniz 16:00'da thy ile gönderelim ya da biletinizi iptal edip yenisini alın diyorlarmış. thy atatürk'ten kalkıyor, iptal edip yeni bilet almak da aynı fiyatla tabii ki mümkün değil. haklarımız nelerdir bu durumda?
0
gmzo
(01.11.18)
Ben 100 euro karşılığı tl tazminat almıştım böyle bir hakkınız var.
0
goodman
(01.11.18)
Tazminat + bilet ücreti iadesi mi yoksa sadece tazminat mı? Tazminat talebini nasıl yapmalıyız?
0
🌸gmzo
(01.11.18)
şöyle bir örnek vereyim, geçenlerde arkadaşım madrid'e gidecekken overbooking nedeniyle check in yapamıyor ve onu (sanırım paris'ti) aktarmalı yolluyorlar gideceği yere. 1 haftalık konaklama masrafımı karşıladılar gibi bir şey demişti.

bence anadolu jet'in sitesine vardır araştırmak lazım.
0
piremses
(01.11.18)
anadolujet müşteri hizmetlerinden bilgi vermediler tazminat ile ilgili. İzmir'e götürüp, oradan servisle Denizli'ye ulaştıralım demişler. bu öneriyi kabul ederse tazminat hakkımız sürüyor mu onu araştıracağım şimdi..
0
🌸gmzo
(01.11.18)
mr.goodcat
(01.11.18)
Anadolu jet'te aynısı başına geldi. Tazminat hakkında asla bilgi vermiyorlar. Benim tazminatımı da ödemediler. Yazdım, ettim ama alamadım.
0
evrim halkasi
(01.11.18)
hocam akşam Thy'yi verirler bir de arada bir yere götürüp orada bir yemek falan ayarlarlar işte. tazminat işi biraz muğlak.
0
giovanne
(01.11.18)
sonradan izmir uçuşu da doldu demişler, tüm yolcuları sığdıramamışlar yani. 16:20'de thy ile atatürk'ten göndermeyi önermişler, kabul etmedi ve bileti iptal ederek ücret iadesi aldık. mevzuata göre de tazminata hakkımız var, seve seve vermek zorundalar.. aynı uçuşta kardeşimin arkadaşı da varmış, annesi ve babası avukat, dava açmaya karar vermişler, gerekirse onlara katılırız.
0
🌸gmzo
(01.11.18)
sizin uçuş sis nedeniyle iptal oldu sanırım? öyle ise size yeni bir bilet ya da bilet iadesi verirler. yeni bilette saat farklı var ise yemek verirler vs. uçuş hava koşulları sebebiyle iptal olduysa başka bi hakkınız yok. 100€'yu overbooking durumlarında veriyolar.
0
spirit crusher
(01.11.18)
davalık bir durum yok ki, sivil havacılık bu konularda sizin tarafınızda zaten.
8:45'deki uçuşun iptal edildiğini size 1 hafta önceden bildirmedilerse ve normalde varış saatinizden 2 saat sonrası olacak şekilde yeni bir uçuş önermedilerse mecburen ödeyecekler. vermediler çamura yattılar diye bir şey yok. Anadolu jet'in müşteri hizmetlerine bilgilerinizi yazıp uçuşun iptalinin tarafınıza uçuştan x saat önce bildirildiğini resmi gazetede yayımlanan HAVAYOLU İLE SEYAHAT EDEN YOLCULARIN HAKLARINA DAİR YÖNETMELİK (SHY-YOLCU)'in 6 ve 8.maddelerinde de belirtildiği gibi her yolcu için 100 Euro karşılığı türk lirası bedelin tarafınıza ödenmesi gerektiğini belirten bir mail gönderin. Eğer tarafınıza 10 gün içerisinde bir dönüş olmazsa sivil havacılık genel müdürlüğüne'de konuyla ilgili şikayette bulunacağınızı mutlaka belirtin. 10 gün içinde dönmezlerse de yh.shgm.gov.tr bu adresten giriş yapın seve seve dönecekler o zaman.
0
goodman
(01.11.18)
THY'de overbooking sebebiyle bir kere yurtiçi bir uçağa binemedim, anında o gün 100 euro nakit ateşlediler.
0
roket adam
(01.11.18)
Goodman +1

Ben de avukatım ama dava açılacak bir şey yok. İptal olan kopenhag uçuşumuzda hem başka uçakla gidip hem de gidiş için 400 dönüş için 400 euro tazminat almıştım.
0
mabesa
(01.11.18)
mesafeye gore tazminat alırsınız ücretsiz ucusun saglanmasına ek oalrak. benim yurtdısı ucusum bu sekilde iptal oldu bir gun sonra ucurdular. 250 euro tazminat almıstım. shgm web sitesinden şikayette bulunursanız tazminat kararı cıkacaktır. fakat once havayolundan talep edip ret almıs olmanız gerekiyor. dava vs yok.
not: hava şartlarından iptal durumunda net bilgim yok. benim durumumda sabihada gece 24ten sonra pist kapalıydı ve pgs 23 uçuşunu yetiştirememişti.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.11.18)
Uçağın kalkmama sebebi önemli. Bazen ekonomik sebeplerle uçağı kaldırmıyorlar. Sis varken kalkan başka uçaklar varken sadece o seferin yapılamamış olması hava muhalefeti savını çürütür. goodman+1
0
SiyamkedisiZorro
(01.11.18)
uçuş sis nedeniyle iptal olmamış. ilk aşamada yolculara iptal nedeniyle ilgili hiçbir bilgi verilmemiş, sonrasında tepkiler sonucunda yetkililer telefon görüşmesi gerçekleştirip uçuşun arıza nedeniyle iptal olduğunu söylemişler. kardeşimin arkadaşı arızanın ne arızası olduğunu sorması üzerine "ne olduğunu söylesem sanki anlayacaksın" diyerek terslemişler. tüm süreçte yolculara aşağılayıcı ve küçümser şekilde yaklaşmışlar. sanırım arkadaşın dava açmaya karar verme sebebi bu.

ben şikayetimizle ilgili bir form oluşturdum, yardımınız ve yönlendirmeleriniz için teşekkürler..
0
🌸gmzo
(01.11.18)
(1)

Kadikoydeki ptt cmt gunu kargo aliyor mu

fakyoras
Selam,Kadikoy rihtimdaki ptt cmt gunu kargo aliyor mu? Aliyorsa kaca kadar aliyor?
Selam,

Kadikoy rihtimdaki ptt cmt gunu kargo aliyor mu? Aliyorsa kaca kadar aliyor?
0
fakyoras
(14.09.18)
alıyor, yanılmıyorsam 1'e kadar.
0
gmzo
(14.09.18)
(9)

Hukuk Fakülteleri

gmzo
Kardeşimin sıralaması 2400. İlk sıraya Boğaziçi psikoloji yazacak, sonrasında hukuk fakültelerini sıralayacakmış. Bilgi'nin tam burslusu %90 gelecek gibi duruyor (3400), fakat Yeditepe (1269) ve Bahçeşehir'in (1598) sıralamaları daha yüksek. Bilgi ile ilgili görüşüm olumluydu zaten, fakat Yeditepe v
Kardeşimin sıralaması 2400. İlk sıraya Boğaziçi psikoloji yazacak, sonrasında hukuk fakültelerini sıralayacakmış. Bilgi'nin tam burslusu %90 gelecek gibi duruyor (3400), fakat Yeditepe (1269) ve Bahçeşehir'in (1598) sıralamaları daha yüksek. Bilgi ile ilgili görüşüm olumluydu zaten, fakat Yeditepe ve Bahçeşehir'in hukuk fakülteleri ile ilgili bilgim yok alanım olmadığı için. Bu yüksek sıralamaları hakediyorlar mı acaba? Gelme ihtimali daha düşük olsa da yazsak mı üst sıralamalara?

Bir de Türk-Alman Üniversitesi babamın aklına pek yatmış ama bana kökĺü olmaması sebebiyle pek olumlu gelmiyor, sıralaması da 14k zaten. Hükümet üniversitesine mi dönüştü acaba bir de?

Not: Psikoloji ve hukuk çok ayrı dallar, farkındayım, fakat konu tartışma dışı, kendi kararı.
0
gmzo
(31.07.18)
yanlış bilmiyorsam 30 tane tercih hakkı var, burası gelmez diye yazmamazlık etmeyin. muhtemelen gelmez ama gelebilir de belli olmaz. sıralamayı istediği bölüme/okula göre yapsın. istemediği bir bölümü de sırf puanı yetiyor diye yazmasın.
0
senolll
(31.07.18)
Boğaziçi öğrencisiyim, Hukuk'a geçmeyi planlıyorum ben de, çok araştırdım bu aralar. Naçizane yorumumu yapayım,

Eğer vakıfları yazmayı düşünüyorsa umarım Boğaziçi olur. Lakin; İstanbul, Marmara, Galatasaray varken; Bilgi, Yeditepe, Bahçeşehir yazmayı ben anlayamıyorum.

Parası olan ve geçen sene 90.000 sıralaması olan(Bahçeşehir için geçerli bu) kişi gelip kardeşinin 12 senelik emeğini satın alıyor. Üstelik aman aman bir eğitimi de yok. Ben Bilgi'yi ayrı tutarak; Bahçeşehir, Yeditepe gibi okulların düzgün eğitim verdiğine inanmıyorum. Umarım İstanbul'u, Ankara'yı ya da Marmara'yı da yazmayı düşünür. İlla vakıf istiyor ise de Kadir Has'ı önerebilirim belki.

Özet, lütfen Bahçeşehir falan yazmasın...
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(31.07.18)
türk almanı siktir et.

mef hukuktan iü psikolojiye geçmiş biri olarak konuşuyorum.

kardeşinizinki kadar yüksek değil bi alt level puana sahiptim. hukuk gerçekten çalışmasını gerektirecek bir bölüm. ama mezuniyet sonrası 1 sene stajyer olacak ve avukat titrini alacak. psikoloji daha az çalışsa da mezun olabileceği bir bölüm fakat uzmanlaşma denilen olay yüksek lisans yapmak demek anlamına geliyor. klinik psikolog olmak için 2 sene daha okuması gerekecek. bu açıdan can sıkıcı olabiliyor.

hukuk lokal bir bölüm. çok çok çok çalışkan değilse deniz hukuku gibi veya dış yatırımcılara hukuki destek vermek gibi uluslararası bir alana kaymayacaksa işini türkiye çapında yapacak. psikoloji mezunu illa psikolog olmak zorunda değil ik da pazarlamada da yer alabilir. işiyle alakalı ya da işine benzer bir alanı yurt dışında da kolayca icra edebilir.

bi hukukçu arkadaşım var ingilizce bilsem bambaşka yerlerdeydim dedi. bir mülakata girmiş abi herşey çok iyi geçti bana ingilizce biliyo musun dedi bilmiyorum dedim ve işi alamadım dedi. bilse onu işe alacaklarmış ve çok sirkülasyonu olan maddi açıdan da tatmin eden bi işmiş. fakat hukukta ingilizce bilmeseniz de olur. psikolojide kaynak yetersiz olduğu için yeni gelişmeleri takip edebilmek adına ingilizce bilmek şarta yakındır.

yönlendirmek istemem. ben çok ders çalışmayı seven biri değilim. bi de hukuk bende karın ağrısı yapıyordu. dava kazanma kaybetme stresli iş ortamı gergin durumlar falan daha işe girmeden beni boğmuştu(o zaman niye hukuk yazdın götoş dediğinizi duyar gibiyim. ailem ısrar etti ben de o gerginlikten kurtulmak için yazdım ama sonra dayanamadım). psikoloji daha insancıl daha barışçıl daha bana göre gelmişti. bu açıdan kardeşinizin karakter yapısı kimliği nasılsa ona göre de bi tercihte bulunun.
0
error522
(01.08.18)
Yazdıklarımdan yalnızca vakıfları tercih edeceğiz gibi bir sonuç çıķıyor olabilir, öyle değil kesinlikle, devlet üniversitelerini de yazacak. Vakıf üniversitelerine genel olarak çok olumlu bakmadığım için soruyu sordum zaten.
0
🌸gmzo
(01.08.18)
"ps: kimse kimsenin emeğini satın almıyo? herkes sıralamasına göre yerleşiyo. sonunda da herkes çabasıyla, çalışmasıyla mezun oluyo. komplekse, paranoyaya, teorilere gerek yok. okurken kim burslu kim burssuz kimsenin haberi bile olmuyo zaten birbirinden."

Okul içinde burslular ve burssuzlar olarak ayrım var gibi bir şey söyledim mi ben?

Geçen sene tam burslu YGS'ye (büyük ihtimalle) eşek gibi çalışan 1260.'yı almış Yeditepe, diğer yandan 116.034. olan kişi ise parayı bastırıp girmiş.

Parası olan kişi 114774 kişinin önüne atmış kendini? Kompleks falan filan yok, mantığım böyle.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(01.08.18)
Yeditepe'ye tam burslu giren ortalama 250 net yapmışken,
Ücretli girenler ortalama 140 net yapmış.

Benim midem aradaki farkın para ile kapatılmasını kaldırmıyor, kaldıranlara sevgiler. Ben de Boğaziçili bi' öğrenci olarak hukuk fakültesi seçim arifesindeyim. Umarım ya Boğaziçi ya da devlet okullarından biri olur diyerek konuyu kapatıyorum.

Bu arada özelden hakaret eden az zekalıya, ücret ne kadarmış görsün.

"senelik 50000 ne ayrıca ya. bilmeden konuşuyosun işte boş boş."

www.yeditepe.edu.tr
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(01.08.18)
İühf ve aühf mezunları bir iş görüşmesinde, ingilizce bilmeleri şartıyla her zaman özel hukuk mezunlarına tercih ediliyor.
0
loser blueser
(01.08.18)
loser blueser +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.08.18)
Bir Bilgi Hukuk mezunu olarak sonrasında da akademide kalmış çoğu yerden hocalar ve öğrenciler tanımış biri olarak şunu söyleyebilirim(belki biraz bu sebeple de yanlı olabilirim). Bilgi Hukuk hem hoca kalitesi hem öğrenci kalitesi açısından bahsettiğiniz diğer iki okulla kıyaslanacak bir okul değil. Bilginin en önemli artısı avukat yetiştirmemesi hukukçu çıkarması. Üstelik gerçekten okuması da çok zor öyle Bilginin diğer bölümleri gibi kakara kikireye gidip geçmek kolay değil. Artı mezunlarının sektörde iyi yerler tutmasıyla avukatlık yapmak isteyenler için de bir artı oluşturuyor
0
bahcemaruf
(12.08.18)
(6)

Yeni oluşan kesik izleri için

dunyatuhaf
Krem veya bilumum ot , yağ tavsiye edebilecek var mı ?
Krem veya bilumum ot , yağ tavsiye edebilecek var mı ?
0
dunyatuhaf
(10.07.18)
Siliskar diye bir jel vardı. Ameliyat ileri için de kullanılıyordu. Ona bakabilirsin.
0
arifkes
(10.07.18)
fito bir numara.
0
diffarentiationation
(10.07.18)
Kantaron yağı
0
gmzo
(10.07.18)
Kantaron yağı +1
0
archery
(10.07.18)
Kantoron yağı
Madecasol krem
0
SiyamkedisiZorro
(10.07.18)
Kantaron yağı+1500 :)
0
lambada
(10.07.18)
(7)

annemin sigarayı bırakmasını istiyorum

yuvarlanantencereninkapagi
yıllardır günde yaklaşık bir paket içiyor neredeyse. napabilirim? nasıl yaklasmaliyim? bırakmak kelimesini kullanınca bile aşırı geriliyor, kızıyor falan." sen sigarayı bırakana kadar konuşmuyorum" demeyi bile düşündüm.
yıllardır günde yaklaşık bir paket içiyor neredeyse. napabilirim? nasıl yaklasmaliyim? bırakmak kelimesini kullanınca bile aşırı geriliyor, kızıyor falan.


" sen sigarayı bırakana kadar konuşmuyorum" demeyi bile düşündüm.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(16.04.18)
Ne yaparsan yap,kendi iste,edikce biraktiramazsin,gerekirsede her turlu restide yer gene birakmaz.bagimlilik bu.benim tavsiyem e sigaraya yonlendir onu.al basit bir tane sevenilecegi bi kac cesit likitle bir denesin.
0
duptıs
(16.04.18)
Yemeğine champix kat farkettirmeden
0
kompisko
(16.04.18)
harici her tesir kalıcı olmaz, sonuçsuz kalır. kendinin sigarayı bırakmak istemesi lazım.
0
anily
(16.04.18)
Bu sigara içenler öyle sorunlu ki akciğer kanseri olsalar içmeye devam ediyorlar. Yani senin diyeceğin herhangi bir şey etki etmez maalesef. Konuşmamayı deneyebilirsin ama işe yarar mı bilmiyorum.
0
i was made for you
(16.04.18)
Allen Carr - Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu

Bunu izlet, YouTube'da Türkçe dublajlı videosu var. Ben bırakmaya karar verdikten sonra izledim ama kararlılığımı sürdürmek konusunda baya yardımcı oldu.
0
gmzo
(16.04.18)
Genelde yaşlıların bırakmama gerekçesi, bırakırsam asabi olurum, sonra sizi üzerim oluyor. Bırakırsa değil, bırakmazsa üzüldüğünüzü inandırın, belki ana yüreği ağır basar da olur.
0
onemoremile
(16.04.18)
Torun varsa onu kullanın, yoksa da olması muhtemel torunuyla geçireceği vakti kısalttığını söyleyin. İhtiyarlara çocukları söz geçiremiyor ama torun için her şeyi yaparlar.
0
temasettin
(16.04.18)
(6)

İsviçre Schengen Vizesi ile İspanya'ya Giriş

gmzo
Merhaba,Eşimle Temmuz'da İspanya gezisi planlıyoruz. Ben İsviçre vatandaşıyım, dolayısıyla eşim için İsviçre Schengen vizesine başvurursak uzun süreli vize alma ihtimali yüksek. 1-2 belge yetiyor üstelik, uğraştırmıyor. Fakat yakın zamanda İsviçre'ye gitmeyi düşünmüyoruz. İsviçre konsolosluğunfan Sc
Merhaba,

Eşimle Temmuz'da İspanya gezisi planlıyoruz. Ben İsviçre vatandaşıyım, dolayısıyla eşim için İsviçre Schengen vizesine başvurursak uzun süreli vize alma ihtimali yüksek. 1-2 belge yetiyor üstelik, uğraştırmıyor. Fakat yakın zamanda İsviçre'ye gitmeyi düşünmüyoruz. İsviçre konsolosluğunfan Schengen vizesini alsak, İsviçre'ye gitmeden İspanya'ya gitsek girişte sıkıntı yaşar mıyız?
0
gmzo
(09.04.18)
Oncelikle vize almak hic bir ulkeye girisi garanti etmiyor. Size neden Isvicre'den vize aldiginizi sorabilirler, sizin vatandasliginizi gorup sormayabilirler de.
Kural olarak zamaninizi gecireceginiz yerden almaniz daha mantikli. Ancak sizin durumunuzda gumruk polisi sorarsa bunu aciklamak daha kolay olacaktir. Vatandas olmanizin bu durumda kolaylik saglayacagini dusunsem de, hic belli olmuyor, tamamen gumruk polisine bagli.
0
ekyil
(09.04.18)
Aynı şekilde yaptım, hiç sorun yaşamadım. İspanya(Barcelona) da suratıma bile bakmadılar. İsviçre'nin vizesiyle isviçreye girmeden bir çok yere girdim hiç sorun yaşamadım.

Vizeniz devam ederken İsviçre'ye girmeyi unutmayın da, vize rejimini ihlal etmiş gibi bir bahaneyle kısmasınlar sonraki başvuruları.
0
kobretti
(09.04.18)
vize giriş garantisi vermiyor ancak normal ispanya vizesi almış bir kişiden %5 daha fazla sorun yaşama riskiniz var en fazla. sizi biraz uğraştıracak ama eğer ispanya tatilinizin sonuna ispanyada kalacağınız günden daha uzun bir süre için isviçreye uçak rezervasyonu ve otel rezervasyonu (iptal seçeneği olan) yaparsanız avantaj sağlayacaktır. vizeden sonra ücretsiz iptal seçeneği ile tüm rezervasyonlarınızı iptal edebilirsiniz ya da ispanyaya girdikten sonra :) avantajlar;
- çoklu girişli uzun vize ihtimalini yükseltir.
- vize alırken ya uzun kalacağınız ülkeden ya da süreler eşit ise ilk gireceğiniz ülkeden almak mantıklıdır.
0
kotuoglan
(09.04.18)
Teorik olarak hayir sorun cikmamali. Kaynak: europa.eu

Ozgur dolasim hakki nedeniyle aslinda vizesiz olsa dahi esinizle seyahat edebilirsiniz bir Isvicre vatandasi olarak Schengen Bölgesi´nde. Evli oldugunuzu kanitlayan belgeleri yine de yaninizda bulundurun. Sanirim Irlanda birkac kez dava edildi bu konuda ve davalar kazanildi.
0
buf-e kür
(09.04.18)
2 kere yaptım bunu. vize aldığım ülkeye hiç girmeden farklı bir avrupa ülkesine gittim. ikisinde de sorun yaşamadım ama 3.yü yapmaya cesaret edemem :)
0
boyle buyurdum
(09.04.18)
Cevaplar için teşekkürler.

@buf-e kür, bu linki inceledim, fakat anladığım kadarıyla dediğiniz durum ikamet ile de alakalı. şöyle bir şey var çünkü: "Wenn Sie außerhalb der EU wohnen und Ihre Familienangehörigen aus Nicht-EU-Ländern Sie begleiten oder in das EU-Land reisen, dessen Staatsangehörigkeit Sie besitzen, gelten die grenzübergreifenden EU-Vorschriften nicht zwangsläufig, und es könnten Visumgebühren anfallen." Ben Türkiye'de yaşıyorum..

Ya az uğraşıp daha fazla risk alacağız, ya da fazla uğraşıp kafamız bir nebze daha rahat olacak anlaşılan.
0
🌸gmzo
(09.04.18)
(11)

taşınırken depremi düşünmek

dedi ayca
Şimdilerde olmayacağı halde boş boş ev bakıyorum, sevgilimin de benim de işlerimize en yakın olan Bakırköy/ Ataköy hattı oturmalık en düzgün yerler ama evlere baktıkça aklıma deprem ihtimali geliyor. Şimdi ailemle yaşadığım eve 99 depreminden sonra taşınmıştık, hem 4 katlı hem depreme dayanıklı hem
Şimdilerde olmayacağı halde boş boş ev bakıyorum, sevgilimin de benim de işlerimize en yakın olan Bakırköy/ Ataköy hattı oturmalık en düzgün yerler ama evlere baktıkça aklıma deprem ihtimali geliyor.

Şimdi ailemle yaşadığım eve 99 depreminden sonra taşınmıştık, hem 4 katlı hem depreme dayanıklı hem de raylı sisteme sahipler (sanırım), erkek arkadaşım da 2 katlı bir evde oturuyor o yüzden öncesinde sürekli aklımda olan bir ihtimal değildi bu ama bana büyük bir depremde o taraflar dümdüz olurmuş gibi geliyor. Binalar da bir hayli eski falan. Siz ev kiralarken/alırken bunu da düşünüyor musunuz?
0
dedi ayca
(02.04.18)
Yerli yabancı jeologların ortak görüşü Marmara'nın kıyı şeridi harap olacak yönünde. İç kesimde oturmama rağmen tedirginim. İnsanlarda sıfır eylemsizliği anlamıyorum.
0
heidi'nin dedesi
(02.04.18)
İlk düşündüğüm şey. 99 depremi öncesi yapılmış bir binada oturmam.

Büyük İstanbul depremi kesinlikle meydana gelecek er ya da geç, bu bir gerçek.
0
peggy
(02.04.18)
Suan almayacaksaniz ev bakmayin. Siz alana kadar deprem de olmus olabilir, emlak balonu da patlamis olabilir. Yapmayacaginiz sey icin neden tedirgin oluyorsunuz?
0
ykyt
(02.04.18)
yeni yapılan evlerin de depreme dayanıklı olacağının garantisi yok. benim her zamanki kuşkuculuğum, ucuza kaçmak için o kadar pis işler dönüyor ki. inşaatçılar sağlam ev yapmak yerine en ucuza kapatıp en yüksek ücrete satma derdindeler.
0
xvyz
(02.04.18)
ev almayacağım ki zaten, kiralık bakıyorum onlar da 1500-1600 bandında. pahalı değiller yani şu an satın almadığım için.
0
🌸dedi ayca
(02.04.18)
Mimarım, yeni yapılanlara da güvenmiyorum +1
45 yıllık, insani boyutlarda odaları olan bir evde, merkezi yerde yaşıyorum. yeni yapılan evlerin bir kısmı bizimkinden çok sorun çıkarıyor, insanlar ev alıyor ve uğraşmadıkları tesisat sorunu kalmıyor. mutfağa iki kişi sığmıyor, salona bir yemek masası bile koyamıyorsun.

bireysel olarak bu şekilde bir ev seçiminin beni depremden koruyacağını düşünmüyorum, büyük ölçekte önlemler alınması gerekiyor. sürekli deprem korkusu ile de yaşanmaz, düşünmemeye çalışıyorum.
0
gmzo
(02.04.18)
Teorik olarak betonarme yapının maksimum mukavemeti 49 yılda oluşuyor. Tabii 15 yıl önce inşaat mühendisliğinde öğrenmiştim bunu.

Bu ne demek? Bir yapı eğer düzgün yapılmışsa 2007 yönetmeliğine ya da öncesine göre yapılmış olması farketmiyor demek.

Misal müthiş düzgün bir apartmana taşınıyorsunuz. Yanınızdaki bina depremde sizin binaya bir vuruyor hop depremden değil yandaki binadan dolayı enkaz altındasınız. İstanbulda tek tek yapılara bakarak depremden kaçmak -bana göre- mümkün değil.
0
levpontryagin
(02.04.18)
eazy
(02.04.18)
İşin içinde olan bir müteahhit olarak bazı şüpheleri gidereyim.

"99 depreminden sonra yapılmış bina sağlamdır" mantığı şuradan geliyor; depremden sonra uzun bir süre inşaatlar durduruldu, yönetmelik değişene ve sistem oturana kadar aradan kaçanlar! olabilir ama genel olarak depremden sonra yapılan binalar sağlamdır diyebiliriz. Hatta deprem esnasında yarısına gelmiş ve daha çıkacak bir kaç katı olan inşaatlara bile (depremden önce aldığı imar durumu iptal edilerek) kat çıkması için müsade edilmedi. Hemen çatılarını kapattırdılar.

Ama en garanti yolu 2005-2006 yıllarından sonra yapılmış bir binada oturmaktır.

Peki bu yıllardan sonra yapılan bina sağlam mıdır? Ya müteahhit malzemeden çaldıysa?

Müteahhit hırsız ise ince kalemlerden çalar/kalitesiz yapar. Betonarme yapıyı oluşturacak hiç bir şeyden çalamaz.

Betonun sınıfı belli, sağlamlık sorumluluğu beton üreticisinde. Eğer bilmeden bile gönderdiği betonda problem olursa bütün masrafı betoncu yükleniyor. Müteahhitin elinde değil, beton numunesini de yapı denetime çalışan laboratuar alıp inceliyor.

Laboratuar ve yapı denetim asla betoncuyu kollamaz, aksine numunenin sınırın hemen altında çıkması halinde ipnelik yaparlar ki bir de karot numunesi alıp betoncudan para koparsınlar.

Aynı şeyler demir için de geçerli, demirin de numunelerini alınıyor ve çekme testleri yapılıyor.

Son olarak da önemli nokta demirin bağlanma anı, projede ne yazıyorsa birebir uygulanır. Belki proje ile uygulama arasında küçük bir fark olursa demiri belli ölçü aralığı ile bağlanırken bir sıra eksilebilir. Bir de eksilse iki de eksilse emin olun hiç önemi yok, o akdar sık demir bağlanıyor ki içine beton zor giriyor.

Bunun kontrolünü de yapı denetim mühendisleri yapıyor, fotoğraflayıp belgeliyor da bir çok firma. Çünkü sahada çalışan bir mühendisin ihmalkarlığı yüzünden ruhsatından olmak istemez yapı denetim.

Bakın duvarı dandik olabilir, götünüzle vursanız yıkılabilir belki. kapısı düşer, mutfak kapağı kapanmaz, alçıpanı yamuktur, parkesi dandiktir, pencereler su alıyordur. Bunların hepsi olabilir, çünkü kontrol ve kalite mekanizması yok. Bu saydıklarımın hepsi müteahhit ve üretici ustaların keyfiyet ve bütçesi ile ilgili.

Ama binanın ana iskeletinden korkmayın, saygılar.
0
John Bloor
(02.04.18)
2007den sonra yapılmış evleri tercih edin daha yakında yapılmış olanlar daha iyi tabi su elektrik tesisatları bakımından. Eşim inşaat mühendisi, bu konuda önerdiği tek şey 2007 sonrası yapılanlarda oturmak. Deprem olsa evden çıkmam diyor.
0
pshasha
(02.04.18)
binalarda "cikma" oldugu surece sahil seridinin tumu riskli, ne zaman yapildiginin pek onemi yok. asmolen doseme falan tiriviri isler, hala nuhnebiden kalma sistemlerle insaat yapiliyor.

deprem yonetmeligi yetmez, komple bina yonetmeliginin degisip cikmalarin falan yasaklanmasi lazim.
0
cooperr
(05.04.18)
(11)

gezmek-dolaşmak çok mu abartılıyor?

binder dandet
herkes her yere gitmiş zaten, ne pisa kaldı ne pattaya..Şahsen benim gitmediğim sınırlı sayıda ülke var.Ne bu gezme sevdası? eyfel'de foto cektirince romantik pisa'yı elinde tutunca değişik mi oluyor insanlar? nedir yani? fotoğraflardan da görüyorsun oraları.
herkes her yere gitmiş zaten, ne pisa kaldı ne pattaya..Şahsen benim gitmediğim sınırlı sayıda ülke var.

Ne bu gezme sevdası? eyfel'de foto cektirince romantik pisa'yı elinde tutunca değişik mi oluyor insanlar? nedir yani? fotoğraflardan da görüyorsun oraları.
0
binder dandet
(13.03.18)
Yurtdisi gorme meraki bende de yok.

Sanirim atalardan gelen gocebe hayat sevdasi.
0
imelih
(13.03.18)
aslında fotolardan seyretmek benim daha çok hoşuma gidiyor ama bu sefer de asosyal damgası yiyoruz. benim kıta kıta ülkelere ait sanal foto albümüm var.

ama birde şu var eşyalarını hazırlayıp evden gezmeye çıkmak onun lezzeti çok değişik.
0
for day to break
(13.03.18)
Gunumuzde gezmenin(ozellikle yurtdisi) populerlesmesinin sebebi net instagram ve like acligidir.
0
japon askeri
(13.03.18)
olay tabiki sidik yarışı ama bence fena bir şey değil. belki 1000'de 1'de olsa bir insan değişir başka gözle bakar hayata.
0
dedim dedim de kime dedim
(13.03.18)
Dünyada minimum 193, kimilerine göre 206 ülke var. En az 150sine gitmediyseniz "gitmediğim sayılı ülke var" gibi cesur bir cümle kurmaniz pek hoş değil.

Ayrıca gezmekten güzel ne var şu dünyada? Eiffel kulesinin fotoğrafını görmekle kendisini görmek aynı şey değil. Ya da benim gibi farkli ülkelere ve insanların kültürlerine meraklıysanız onlari kendi şehirlerinde görmek harika bir his.

Hayatım boyunca en az 100 ülke görme hayalim var. Umarım başarabilirim
0
nundu
(13.03.18)
bir şeyleri yapmaktan çok o şey'i yaptığını kanıtlamak daha önemli hale geldi toplumda bunun tezahürü tamamen.
0
biravekahve
(13.03.18)
yurtdışı görmenin bir anlamı yok.

yurtdışını yaşamanın bir anlamı var.
adam havalimanından iniyor cuma 13.00'da, dönüyor salı 13.00'da. indin, pansiyona geldin, uyudun, uyandın.
oraya koştur, onu görmek için buraya koştur, bunu da gördüysen bilmem nereye koştur.


eee? senin gördüğün yer yurtdışı değil ki. koşturdun yalnızca.

işin anlamı anca 3-4 hafta konaklayınca olur. bir sabah kalkıp sokakta normal oranın bir sakiniymiş gibi dolaşacaksın. bir cafede oturup kahve içeceksin, hiçbir şey yapmayacaksın yani. biryere yetişmeye, bir tarihi eser görmeye çalışmayacaksın.

işin o zaman anlamı olur.
onu görüp fotoğraf çekicem, bunu görücem diyerek yurtdışı tatili yapılmaz. tv'de de var o kadarı.
0
tchuck
(13.03.18)
Gezmek gerçekten değerli, ufuuk açıcı bir etkinlik ama 300 gezi bloğu, 700 instagram bilmemnesi, hepsi birbirinin aynısı “Ben gezdim. Bu da otostop çekmeden önce”lerden fenalık geldi. 4 arkadaşum bu “işe” girmiş. Hepsi birbirinin aynı. Bu işi bir tek Nas Daily’nin iyi yaptığını düşünüyorum. Adam gttiği yerlerde “Şurada şöyle sızdık, burada bunu yedim. Şununla tanıştık. İçtik, otostop çektik” gbi ayrıntıları biriktirmiyor; oradaki en ilginç, en dip köşe kültür parçasını ve insanları çıkarıyor. Örneğin, İsrail’de İbranice ve Arapça’yı birleştirerek yeni bir yazı fontu oluşturmuş kızı anlatıyor; zamanında protestolardan hapse girip Amerika’ya bir şekilde kaçıp orada zengin olan adamın Filistin’de Kardeş şehir tarzı bir toplu konut projesine girdiğini anlatıyor. Zanzibar’da çok eşli evliliğin nasıl yürüdüğünü anlatıyor. Turistlerin uğradığı yerler yanında, uğramadığı yerlere gidiyor. Daha doğrusu turistlerin gittiği yerlerde yerlilerin konuştuğu dilden konuşuyor. Gittiği yerde zaman zaman politik konuları deşiyor ve olabildiğince tarafsız anlatmaya çalışıyor. Her gün bir dakikalık videolar yayınlıyor. Bir videosu üzerine ortalama 10 saat çalıştığını söylemişti geçende.

Herkes gezebilse keşke, herkes dünyayı görebilse. Daha güzel ne var ama bunun herkes tarafından iş şekline dönüştürülmesi ve özellikle bunun için GoFundMe tarzı yerlerde para toplanması ya da dilenilmesi çok itici geliyor.

Bir de terelelli temcik bir entry’sinde şöyle diyordu: ne adamlar gördüm bir sene çinde yaşamış mesela; tek tespiti; -abi yemekleri çok kötü- oluyor. ne hayatı vasat görünen insanlar var; öyle bir keyif alıyor ki oturma odasını boyamaktan, insan onu tom sawyer sanıyor.

Bir de kişisel olarak “10 günde 7 şehir gezdim”leri anlamıyorum. Bir, bilemedin iki günde o şehrin ruhu anlaşılıyor mu? En küçük şehirde en az 4 gün geçirmeden şehrin ruhunu anlamıyorum ben.
0
aychovsky
(13.03.18)
Ben de önceden çok heves ederdim yurtdışı gezmeye. Para biriktirip gideyim, iste 10 günde 5 ülke gezeyim falan. Geçtiğimiz yaz bir ülkede 1 ay kadar kalma sansim oldu. İyi ki de o parayı mümkün olduğunca çok şehir görmek için değil o ülkede 1 ay kalmak için ayirmisim. Çünkü ben ilk kez yurtdışına çıktım, ilk günler acayip hayal kırıklığı yaşadım. Bu muymuş dedim ya. Şehir işte. Binalar. Fotoğrafta görüyordum zaten. Bana ekstra bir zevk vermedi. Ama orda yaşamak, o şehri ve insanlarını yavaş yavaş tanımak inanılmaz bir keyifti. Şehre aşık olarak döndüm. Kıssadan hisse, şunu da gördüm, buraya da gittim demek için gidip bir şehirde 1 gün geçirmek bana çok anlamsız geliyor. Like merakı gibi cidden. "Burda da fotoğrafım olsun" e ne anladın şehirden? Milyar tane fotoğrafta milyar tane açıyla gordugun yapıyı canlı görmek ne kadar etkilemiş olabilir seni? Bilmiyorum bana abartılmış geliyor. Param olsa gider her yerde en az 3 hafta kalırım ama. Bu keyif verdi. Bide farkettim ki ben konforuna düşkün biriyim, gidip 10 kişiyle aynı odada kalarak, şehrin her imkanından mahrum kalarak gezmek bana göre değil. 3 ülke az görürüm tam görürüm. Bu tarz geziler bana fotoğraf gezisi gibi geliyor artık.
0
anneboleyn
(13.03.18)
ben de gezmekten, dolaşmaktan nefret ederim. evden işe bile hep aynı yolu kullanırım. bilmem şu kadar ülkeye gitmeliyim bana şovenizm gibi geliyor.

netten görebildiğim yeri asla merak etmiyorum. ha insanları ederim o ayrı.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(13.03.18)
Çünkü bu da tüketilebilir hale geldi. Geçtiğimiz yaz bir arkadaş 30 günde 26 ülkeyi gezdirdikleri bir tura katılmış. "Şimdi de Ukrayna düşünüyorum, sırf tik atmak için yani." diyor. Mesele deneyim değil, tüketim. O duvara asılan ve gidilen ülkelerin kazındığı haritalar da bunu gayet güzel özetliyor.
0
gmzo
(13.03.18)
(10)

Bağışıklık sistemi güçlendirici?

bsd
merhaba güzel insanlar. hastalığa yatkın biri olarak çok çabuk terliyor ve hasta oluyorum. hastalık direkt boğazıma ve eklemlerime vuruyor. boğazımda acı, takılma hissi, ağız kuruluğu, şişlik(bazen), gıcık hissi, balgam, halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları oluyor (sanki tüm iç organlarım ağrıyor)
merhaba güzel insanlar. hastalığa yatkın biri olarak çok çabuk terliyor ve hasta oluyorum. hastalık direkt boğazıma ve eklemlerime vuruyor. boğazımda acı, takılma hissi, ağız kuruluğu, şişlik(bazen), gıcık hissi, balgam, halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları oluyor (sanki tüm iç organlarım ağrıyor).

çok sık hasta olan biri olduğum için de şu sıralar bağışıklık sistemimi düzeltecek bir takviye arayışındayım. var mı tavsiye edebileceğiniz şöyle kullanıp memnun kaldığınız, çevrenizde kullanıp memnun kalan bir gıda takviyesi, vitamin, vs.?

not: imuneks'i çok övüyorlar ama 20 mg. da var 100 mg. da hatta solgarın 200 mg. var kıstası nedir? partikül büyüklüğü falan denmiş ama bilen biri aydınlatabilir mi?
0
bsd
(28.02.18)
conrad moricand
(28.02.18)
imuneks vs. kimyasaldır. hiç gerek yok.

4 yıl önce tanıştığım ve ayda 1 kere hasta olan bana, 4 yıldır ''grip nasıl bir şeydi lan'' dedirten, bitki köklerinden elde dilen ve Almanya'nın en çok satan 3. ilacı olan (ilaç değil gerçi) Umca Solüsyonu öneririm.

hastayken yarım çay bardağı suya günde 2 kez 30 damla, hasta değilken çarşamba-pazar günleri akşam yatarken olmak üzere yarım çay bardağı suya 20 damla kullan.

soğuk algınlığı nasıl bir şeydi unutacaksın.. hastayken de 7-10 gün sürünmeyecek 2.gün ayağa kalkacaksın

ps: Umca'nın tableti de var ama içine kimyasal giren bir hap kullanmaktansa organik olan solüsyonunu kullanman daha sağlıklı olacaktır.

geçmiş olsun..
0
Fayfa
(28.02.18)
@conrad moricand çok teşekkür ederim. Umca'nın methini çok duydum ama alıp kullanmak nasip olmadı daha.
0
🌸bsd
(28.02.18)
@Fayfa hocam değerli bilgilerin ve önerilerin için çok teşekkür ederim. Umca'nin methini çok duyuyordum fakat bir türlü alıp kullanmak nasip olmamıştı. Ama şu son zamanlarda almayı düşünüyordum. solüsyon açıldıktan sonra kısa bir süre bozulur diye bir şey okudum onun için tablet mi alsam diyordum. var mı öyle bozulma falan?
0
🌸bsd
(28.02.18)
Ben Umca kullandım bir halta yaramadı, kimsede yaramaz demiyorum ama mucize bekleme.
0
i was made for you
(28.02.18)
kefir dendi mi?
0
imelih
(28.02.18)
hayır bozulma olmayacaktır.

büyük şişesi hasta olunup yoğun kullanılmazsa 2-3 ayda bitiyor.
arada hasta olup her gün kullanırsan 1-1,5 ay gider ki büyük şişe deyince aklına yarım litrelik bi şişe gelmesin:) altı üstü 1 shot bardağı kadar bi büyüklüğü var.
0
Fayfa
(28.02.18)
Kefir +1

Evde kendin mayala ama.
0
gmzo
(28.02.18)
İlaç kullanmaya eğilimli gibisiniz. Antibiyotiği çok mu kullanıyorsunuz?
0
taktikmaktikyokbambambam
(28.02.18)
@Fayfa tamamdir. Çok sağol. Anladım:)

@i was made for you evet bünyeden bünyeye fark ediyormuş. Bir deneyelim bakalım benim bünye ne diyecek.

@imelih bir zamanlar bağışıklık için değil de midem için içiyordum ama son yıllarda bırakmıştım. Tekrar başlayayim en iyisi.


@acemi Teşekkürler. Deneyeceğim.

@cureforlove Siteye bakıyorum hemen.çok Teşekkürler.

@gmzo ilk kullandığım zamanlar kendim mayaliyordum sonra hazır almaya başladım. Tekrar başlayayim en iyisi. Çok teşekkürler.

@taktikmaktikyokbambambam doktor muayene edip vermedikçe gereksiz yere antibiyotik kullanmam. Hastalik sureclerinde de sadece nurofen cold, gargara (ilaç sekkinde olani ve dogal hazırlanmışı), bitki çayları kullanıyorum.
0
🌸bsd
(28.02.18)
(5)

Hangi puzzle'ı alayım?

gmzo
1 - http://www.puzzledepo.com/26127-heye-2000-parca-puzzle-castle-of-horror-loup2 - http://www.puzzledepo.com/29407-heye-2000-parca-puzzle-crime-scene-ryba
0
gmzo
(27.02.18)
1.
0
pike
(27.02.18)
Bir,
cunku diğerinin butunlugu ortadaki seylerle bozulmuş gibi geldi bana,
0
a perfect lie
(27.02.18)
1

bu puzzlelar yapılmış olarak mı geliyor?
0
Photographer
(27.02.18)
@photographer tabii ki hayır.. fiyatıyla ilgili sarkastik bir yorum gelecek herhalde?
0
🌸gmzo
(27.02.18)
yok benim hoşuma gitti de bunu yapmaya uğraşamam, o yüzden sordum.

fiyatına bakmamıştım.

yorum yazayım madem.

öküz alınır o paraya.
0
Photographer
(27.02.18)
(2)

mimari dergiler

douglas
mimarlıkla hiçbir şekilde alakam yok sadece çizim yapmayı ve görsel sanatları seviyorum genel olarak. sinema tv öğrencisiyim. ama mimarinin günümüzde çoğu şeyde olduğu gibi felsefi bir temele sahip olduğunu ama insanların bunun pek farkında olmadığını düşünüyorum. feng shui den bahsetmiyorum. kent ş
mimarlıkla hiçbir şekilde alakam yok sadece çizim yapmayı ve görsel sanatları seviyorum genel olarak. sinema tv öğrencisiyim. ama mimarinin günümüzde çoğu şeyde olduğu gibi felsefi bir temele sahip olduğunu ama insanların bunun pek farkında olmadığını düşünüyorum. feng shui den bahsetmiyorum. kent şehir ve ev mimarisi insan ruhunda ve dünyasında büyük etkilere sahip oluyor kanımca. hatta bunu öylesine hissederimki ev/mekan fetişim var diyebilirim. nereye gitsem oradaki mekanı gezmek isterim. özellikle aile evleri ve birincil yaşam alanlarına ayrı ilgi duyuyorum. eğer mimar olsaydım her odayı, kapıyı ve objeyi insan psikolojisine nasıl etki edeceğini hissederek konumlandırmaya çalışırdım. los angelesteki mimari anlayış ise beni benden alıyor. bu tür mimari anlayışları takip edebileceğim sanal veya somut bir dergi bulunuyor mu?
0
douglas
(21.02.18)
Betonart, xxi ve arredamento mimarlık ilk aklıma gelenler
0
gmzo
(21.02.18)
Dogru dusunuyorsunuz. Cengiz bektaş yazilarini okumanizi oneririm.
0
nax
(21.02.18)
(8)

Atatürk'ün yurt dışına gönderdiği öğrenciler

durgunfoton
veya o zamanlar bursla yurtdışına eğitime gönderilmiş bildiğiniz kişiler var mı?benim bildiğim bi kaç kişi vardı. ekrem akurgal'ı yeni öğrendim.
veya o zamanlar bursla yurtdışına eğitime gönderilmiş bildiğiniz kişiler var mı?
benim bildiğim bi kaç kişi vardı. ekrem akurgal'ı yeni öğrendim.
0
durgunfoton
(10.02.18)
İdil Biret. Paris'e gönderildiğinde Atatürk ölmüştü ama vizyonu devam ediyordu tabii.

İdil Biret'le ilgili bir belgesel vardı, bulursanız izleyin. Bu Paris'e gönderilme sürecini detaylıca anlatıyordu. Meclisten kanun falan çıkarmışlardı hatta İdil için.
0
amortisman
(10.02.18)
Paris'e moda okumaya gonderdigi terzisi Levon Usta vardi.

4. kusak torunu anlatiyor: www.youtube.com
0
crown
(10.02.18)
idil biret ve suna kan için özel olarak çıkarılan kanun;
www.tbmm.gov.tr
0
kompisko
(10.02.18)
Mimarlar arasından Seyfi Arkan ve Nazimi Yaver Yenal var.
0
gmzo
(10.02.18)
uydurmuyorsam necip fazıl da atatürk bursuyla paris e gitmiş ama okulu biterememiş, diye okuduğumu hatırlıyorum bi yerlerde
0
euteamo
(10.02.18)
Sadi Irmak. Başbakan oldu.
0
renegade
(10.02.18)
Bir dönem 1930'larda Almanya'ya maden mühendisliği eğitimine gönderilen öğrencilerle ilgili bir yazı dizisi vardı. Nazi dönemine de denk geldiği için bi miktar sıkıntı çekmişler. Yazı dizisinin kendisi yok ama konuyla ilgili daha sonra tarihli bi yazı buldum. www.milliyet.com.tr
0
d max
(10.02.18)
ihsan ketin. www.hurriyet.com.tr
0
renegade
(12.02.18)
(18)

evlilik

dedi ayca
ya kankiler. dostlar. arkadaşlar. şimdi benim bir derdim var. erkek arkadaşımın "planlarına" (plan çünkü daha ortada kesin kayıt vs. yok) göre kendisi kanada'da post graduate (1 ya da 2 senelik) programlarından birine gidecek. çalışma izniyle iş bulup arkasından göçmenlik kovalamayı düşünüyor. 5 sen
ya kankiler. dostlar. arkadaşlar. şimdi benim bir derdim var. erkek arkadaşımın "planlarına" (plan çünkü daha ortada kesin kayıt vs. yok) göre kendisi kanada'da post graduate (1 ya da 2 senelik) programlarından birine gidecek. çalışma izniyle iş bulup arkasından göçmenlik kovalamayı düşünüyor. 5 senedir birlikteyiz, ben eylülde mezun olup kasım ayında işe girdim o haziranda mezun oldu ama çalışmıyor.başta conjugal partner kısmından çalışma izni alacaktım ben de ama okuduğumuz kadarıyla daha komplike durumlar olması gerekiyormuş onun için. bu arkadaş da başlarda (yani başlarda dediğim atıyorum 1. 2. senemizde ben evlilikle ilgili konuşurken [ki bu konuşmalar kesinlikle ne zaman evleniyoruz gibi değildi aksine, ne düşünüyorsun genel olarak vs. tadındaydı]) evlilik karşıtı olduğunu, çok manasız bulduğunu vs. söyledi ve ben bu durumu bu şekilde kabullendim. "oke 5 sene de geçse 10 sene de istemiyor ve istemeyecek" diyerek. hani mantığım hep "yani benle bile mi istemiyor ki </3" şeklindeydi ve kırılıyordum ama bir süre sonra bıraktım.

her neyse, şimdi bu conjugal zımbırtısı için 1 sene birlikte yaşadığını ispat etmen gerekiyormuş. biz yaşadık ama yurt dışındaydık ve elimizde kontrat ya da fatura vs yok. bu nedenle "ben gitmeden bi nikah kıyalım ben gideyim de sen de gelebilesin" dedi. tamam benim iyiliğim için söylüyor bunları, hatta "yani evlilik istemiyordun dediğin bundan 3-4 sene önce, fikrim değişti artık" dedi ve "zaten birbirimizi de seviyoruz evlenmemek için sebep de göremiyorum sadece bu süreci hızlandıracak" dedi. ama bana hala çok soğukmuş gibi geliyor. düğün meraklısı değilim ama yine de küçük bir yemekti eğlenceydi, gelinlikti isterim.

şimdi biz nikah kıyacağız ve o da eylülde gidecek?? bu resmen "benimle başka bir ülkeden vatandaşlık almaya var mısın?" gibi bir şey olmuyor mu? yoksa çok mu kadın kafasıyla düşünüyorum? duygularımın mantığımın önüne geçtiğini falan söyledi 15 bin kere. haksız mıyım sizce?
0
dedi ayca
(06.02.18)
haksızsın...

Evlilik istemeyen biriyle birlikte olmayı kabul etmişsin, çünkü seviyorsun.
O zaman formaliteden evlilik yapacak olmak seni neden bu kadar üzüyor?

Acaba sen aslında bir şekilde zamanla ikna olur diye mi birlikte oldun? Yoksa gerçekten evlilik senin için önemsizdi, mühim olan birlikte olmanızdı ise, neden şu anda "ya bi imza atalım yeter ki birlikte olalım" diye düşünmek yerine "gelinlik, yemek, kutlama" kısmında takılı kalıyorsun?

Zamanında benzer bir yoldan geçip evlenmemiş biri olarak söyleyeyim ki, ayrılmayı göze alıyorsan evlenme. O gitsin sen kal, yollarınız ayrılsın. Ama bu kadar sevgi geçmiş vs. varken bence denemeye değer.

Ha bir de önce kendine dürüst ol. Ne istediğini bilmenin bir zararı yok. Ama isteklerini arkaya atıp kendini kandırıyorsan bir şekilde ortaya çıkıyor işte. 5 yıl sonra bile olsa...
0
lcha
(06.02.18)
haksızsın. seni sevmeseydi evlilik istemeyen insan gitmeden nikah kıymayı da düşünmezdi.
0
pinkpeony
(06.02.18)
@Icha işte formaliteden değil diyor zaten kendisi de. bunu böyle düşünen benmişim, gitmeyecek olsa, "biz burada max. 1 sene daha böyle takılır sonra evlenir kendi evimize geçerdik" diyor. formaliteden olmayacak işte ama böyle ne bileyim saçma bir şey olacak
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
Ee nikah kıyalım ama başka hiçbir şey yapmayalım mı diyor sevgiliniz? Nikahta giymek için güzel bir beyaz elbise/gelinlik alın, sonrasında aileyle, yakın arkadaşlarla 10 kişi, 20 kişi artık neyse bir yemek yiyin güzel bir yerde. O gün evliliğinizi kutlamış olun.

Anlattıklarınızdan bu kısmı anlayamadım çünkü ben, kutlamaya yemeğe tamamen mi karşı yoksa siz mi öyle olduğunu varsayıyorsunuz? Bence tamamen haksız değilsiniz, evlenirken sevdiğiniz insanlar yanınızda olsun kutlayalım istemek normal. Ortada buluşursunuz bence, büyük bir sorun olmamalı bu. :)
0
kobuzchu kiz
(06.02.18)
Nikahtan sonra ufak bir eğlence organize edebilirsiniz yine de, bu dileğinizi bence söyleyin sevgilinize. Bence sizin sıkıntınız, aşırı romantik düşünceler ile bu kararın alınmamış olması, filmlerde bize empoze edildiği gibi süreci yaşamıyor olmanız. "Bana hala soğukmuş gibi geliyor." demeniz bunu gösteriyor. Bence soğuk değil, sadece evliliğe gereğinden fazla anlam yüklemiyor ki bunun tam tersinden çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Hayatını sizinle birlikte geçirmek istiyor, ömemli olan da bu.
0
gmzo
(06.02.18)
@kobuzchu kız , @gmzo kutlamayı ve gelinliği düşünememin sebebi 3 aydır çalışıyorum, 3-4 binden fazla birikmiş param yok. kendisinin hiç yok çünkü çalışmıyor, annemlerin kuruş durumu yok, e onun ana babasının günahı ne?

evet derdim aşırı romantik şeylerle olmaması. ve dediğim gibi kalabalık dıdısının dıdısı da gelsin, bohçalar olsun vuuu falan gibi bir insan olmasam da gelinlik giymek, güzel bir yerde max 100 kişiyle yemek yemek isterdim. e bu bile nereden baksak 10 12 bin liralık bir şey. çok fazla şu an bu aşamada. ya hep ya hiç"çiyim sanırım..
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
10-12 bin liralık kutlama yapamayacağınız için ayrılmayı düşünebiliyor musunuz peki? Cevap evet ise, o iş olmaz zaten. Ben de geçtiğimiz yaz evlendim. Sadece nikah yapabilecek olsaydık, yine evlenirdim. Gelinlik ve kutlama hayatımdaki insandan daha değerli değil çünkü. Evlenmek sevdiğiniz insanla birlikte olmak için bir araç, nasıl kutlandığının veya kutlanıp kutlanmadığının önemi olmamalı..
0
gmzo
(06.02.18)
haksız değilsin ama içinde bulunduğun durumu da sindirmen gerek diye düşünüyorum. adam da son güzel tespit yapmış.

şimdi olay şu. sen evlilik istiyorsun bu çok doğal. o istememiş. sen de bir şekilde hazmetmişsin olayı..

neyse sonra kanada işi yüzünden evlilik zorunlu hale geldi. çocuk da evlenelim dedi.

amaa... senin kafanda istediğin şey bu değildi. anlamı olan birşey istiyorsun. bu şekilde kanada tabanlı evlilik olunca yaptığınız şey şirket anlaşması gibi birşey oluyor. sizin kafanıza takılan o.

benim görüşüme göre sen de haklısın. duygusal anlamı olan bir evlilik yapmayı herkes ister. şartlar namüsait ama. kanada gibi bir fırsat ayağına gelmiş hayatın ve senin çocuklarının hayatı kurtulacak. 2030 yılında türkiyenin su fakiri ülke konumuna geleceği öngörülüyor. sen şimdi bu duyguların yüzünden kanada evliliği gibi mantıklı bir işte sorun çıkarırsan çok daha kötü bir geleceğe kendini hazırlıcan.

güzel ablam, canım ablam, bir tanem ablam. sakin ol. biraz terapi babında birşeyler yap. bak daha bugün artık torba yasa çıkaracaklarmış netflix spotify hepsine badem bıyıklı , çocukları çok ''seven'', imam hatip mezunları bakacak. şansın gelmiş iken sırf duyguların mantığın önüne geçiyor diye arıza çıkarma. benim fikrim bu.

arkadaşlar arası veya aile içinde ufak bir yemek verilebilir ama bilmiyorum adam istemezse de çok darlamayın.
0
charlotte blanc
(06.02.18)
@charlotte blanc aahsah bizim, çocuklarımızın ve onların da çocuklarının hayatı kurtulacak gibi bir cümle kurmuştu kendisi. kanada yüzünden zorunlu hale gelmedi aslında, eğer ille de benim dediğim dersem, gidip 2 sene okuyacak, işini de bulacak, min 2,5 3 sene sonra tr gelecek evleneceğiz, birlikte gideceğiz. yani aslında evlilik tamamen kanada yüzünden .s gibi şeyler de demiyor ama ben üzülüyorum.
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
@ali159 ya "ben de isterim uzak olmayan akraba ve arkadaşlarla" gibi bir şey dedi bu mevzu açıldığından beri. ve davul zurna, oynayan kahverengi çoraplı teyzeler, kırmızı kuşak olmayınca, ankara'nın bağları çalmayınca düğün olmaz :DD

gidip gelirim o zaman yaparız kutlamayı dedi ama 3 sene sonra gelecek deee bi de o şeyle eğlence yapçaz. çok gerçek dışı geliyor.
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
evlilik sizi resmi olarak birbirinize bağlayan bi sözleşme bana göre. yani atıyorum adam hastaneye düştüğünde ya da bi şekilde karakola düştüğünde 'sevgililik' vasfı ile hiç bi bok yapamazsınız. hamile kaldığınızda çocuğunuz gayrı meşru muamelesi görür. ve daha bir sürü şey, burada da olduğu gibi. yani evlilik deyince erkeklerin kendilerini nimetten sayıp, ben evlilik düşünmüyorum bence çok saçmeeeaaaa tribine girmelerine anlam veremiyorum. e saçma ise şimdi de evlenmesin.

burada da sen 100 kişilik yemek organize edelim, gelinlik damatlık giyelim diyosun; e kusura bakma ama bu düğün oluyor. adamın yanaşmaması normal bu fakirlikle.

ha şu mantıkta haklısın. adam yine seninle evlenmek vs istemiyor. sadece vatandaşlık için. sen de bu durumu sindirmelisin.
0
elorelia
(06.02.18)
@elorelia iyi de ben avrupa/amerika/kanada vatandaşı değilim ki? herhangi bir çıkarı yok bu durumdan?
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
Merhaba. Benim bir arkadasim conjugal partner ile kiz arkadasinin yanina gitti kiz arkadasi sponsor olup. Dediler ki “bizim ailemiz musluman, cevremizdekiler laf eder ve biz evlenmeden ayni evde yasayamazdik turkiye’de” ve onlar “tamam o halde” deyip onayladilar. Iyi bir sey degil bu elbette ama aklinizda bulunsun zira belli gerekcelerle birlikte yasayamamanizi aciklamaniza izin veriyorlar. Bunun disinda common law partner durumu var, orada kesin olarak birlikte yasama sarti olabilir. Buna dikkat ederseniz evlenmeden de size sponsor olabilir partneriniz. Gerci sorunuza cevap olmadi ama olsun. Aklinizda bulunsun. Kolayliklar diliyorum.
0
lamira
(06.02.18)
20 yasinda adama evlilik diye sorarsan yea ben karsiyim o islere diyecek tabi baska ne desin.

Senin davranislarin geleneksel,her ne kadar oyleymis gibi davranmasanda genetik yapi bunu emresiyor.cocukta senden farkli degil sadece mantigi agir basiyor.su kanada isi olmasaydi,anasinin babasinin evinde 6 ay daha kalacak olsaydi,o evlilik gereksiz bir sey aslinda diyen arkadas mutlu bir yuvamiz olsun adamina donusecekti,okullar bitti,gercek hayata hosgeldiniz olacakti.
0
duptıs
(06.02.18)
Bizim ikna etmemizle ikna oluyorsan bence ayrılsanız daha iyi. En azından adam alternatiflerine özgürce bakar. Karşı taraf elinden geleni de yapmışa benziyor Baştan evlenmeyeceğiz diye girdiğiniz bu ilişkide şu durumda adamın yaptığı bu şey hiçbir duygusu yoksa bile jesttir. Seni çöpe atıp gitmemiş. Senle gelecek planlamış, bir şeyleri oldurmaya çalışıyor, sen de daha eğlence gelinlik derdindesin.

Önceliklerini iyi belirle. Bu kişiyle evlenmek mi istiyorsun? Evlenmek umurunda değil mi? Kanada'ya gitmek istiyor musun? Yoksa hiçbir şeyden emin değil misin?
0
idexo
(06.02.18)
Ben de sana sorayım o zaman: haksız mısın?
0
baldan kaymak
(06.02.18)
lcha +1

haksizsin.

"resmen "benimle başka bir ülkeden vatandaşlık almaya var mısın?" gibi bir şey olmuyor mu?" bu kötü bir sey mi ki? sen olmadan da kanada'ya gidebiliyor öyle degil mi? ama demek ki seni de yaninda istiyor ve bunu kolaylastirmanin yollarini ariyor. ne güzel.

ayrica dügün meraklisi olmayip gelinlik ve 100 kisilik yemekli kutlama istemek nasil oluyor, tam cözemedim.
bence önce sen kendin ne istedigine bir karar ver.
0
pilav
(06.02.18)
olasılığı sorun etmek şahane bi kafa ya, ablacım bi sakin ol sevgilin gitmek için kesin kayıt yaptırsın ondan sonra ben düğün istemem ama gelinlik giycektim diye bozulursun. aboo, ışık hızında trip ya. aşırı haksızsın.
0
evde liyakat kalmamis
(06.02.18)
(6)

nefes darlığı ve alerji testi

gmzo
yaklaşık bir senedir nefes darlığı çekiyorum. ilk doktora gittiğimde (haydarpaşa numune, yeldeğirmeni polikliniği) göğüs filmi ve solunum testi ile birlikte alerjik astım olduğumu söyledi. anti histaminik (desmont), burun spreyi (mometix aq) ve inhaler (respiro) verdi. ilk aşamada hepsini düzenli ku
yaklaşık bir senedir nefes darlığı çekiyorum. ilk doktora gittiğimde (haydarpaşa numune, yeldeğirmeni polikliniği) göğüs filmi ve solunum testi ile birlikte alerjik astım olduğumu söyledi. anti histaminik (desmont), burun spreyi (mometix aq) ve inhaler (respiro) verdi. ilk aşamada hepsini düzenli kullandım, sonraları ihtiyaç duyduğunda kullan artık dedi doktor. inhaler işe yaramıyor gibi hissettiğim için düzenli kullanamadım. birkaç gün desmont kullandığım zaman nefesim daha iyi oluyor ama şöyle "oh be, dünyalar varmış" diyemiyorum hiç.

doktor alerji testi istemedi hiç, ama ben bu testi yaptırmak ve duruma göre önlem almak istiyorum. bu nefes darlığı hayat kalitemi ciddi anlamda etkiliyor.

şimdi,

- aynı doktora tekrar gidip konuşayım, alerji testi mi isteyeyim?

- başka bir doktora mı gideyim? önereceğiniz bir göğüs hastalıkları uzmanı var mı istanbul'da?
0
gmzo
(04.02.18)
aynı şeyleri ben de yaşadım, alerji testi yaptırdım sonunda. alerjim çıktı. mutlaka alerji testi yaptır, sonuca göre önlem alırsın.
0
xvyz
(04.02.18)
bende de aynı durum vardı. mevsim alerjisi diye geçiştirdiler hep, meğerse başka bir şeye alerjim varmış. doktor tavsiyesi veremeyeceğim ama başka doktora gidin ve muhakkak testi yaptırın.
0
dedimmidemedimmi
(04.02.18)
Önce alerji testi tabii ki ancak nefes darlığını tetikleyen şey bazen de üst solunum yolu enfeksiyonları ve buna bağlı rahatsızlıkların alt solunum yolu (ciğerler) bölgesini tetiklemesidir. Bu sebeble sinüzit olur , kronik faranjit olur, orta kulak iltihabı olur bunlrdan birisi varsa geniz akıntısı ile diğer bölgeleri tetikler ve bahsettiğiniz ilaçlar etkisiz kalmaya başlar. Bahsettiğim rahatsızlıklardan birisi dahi varsa önce onları ortadan kaldırın. Ben de benzer şikayetler ile yıllardır astım tedavisi gördüm. Tetikleyen etmenin kulak bürün Boğaz'da olduğu sonucuna vardım. Siz de nefes darlığınızı tetikleyen etkeni iyi teşhis etmeli/ettirmelisiniz.
0
creedwar
(04.02.18)
alerji testi yaptirin.sigara iciyorsaniz birakin
0
kveldulv
(04.02.18)
cevaplar için teşekkür ederim. sigarayi bırakalı 5 ay oldu.

o halde eylem planım:

1.farklı bir göğüs hastalıkları uzmanına görünme ve akabinde alerji testi.
2.kulak burun boğaz uzmanına görünme.

uzman / hastane tavsiyesi varsa bekliyorum.
0
🌸gmzo
(04.02.18)
bülent tutluoğlu'na gitmiştim, tavsiye ederim.
0
xvyz
(05.02.18)
(3)

Muğla'da Sakin Butik Oteller

silah taciri
Merhaba. Muğla'da -Bodrum hariç- kalınabilecek sakin, huzurlu, denizi enfes olan butik oteller nelerdir? Önceki deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba. Muğla'da -Bodrum hariç- kalınabilecek sakin, huzurlu, denizi enfes olan butik oteller nelerdir? Önceki deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz?
0
silah taciri
(25.01.18)
akyaka ya bakın ege pansiyon, portofino otel hariç bi yerde kalabilirsiniz. Ece tekel marketin üst katında tertemiz uygun fiyatlı bir apart da var. yada butcenız coksa yıne o taraflarda guzel oteller de var. mesela azmak nehri kıyısında
0
viewport
(25.01.18)
benim kafamdaki tarza sahip oteller Datça'daki mavi beyaz otel yada Bozburun'daki Karia Bel gibi. Sakin, kafa dinleyecek bir otel istiyorum
0
🌸silah taciri
(25.01.18)
biz geçtiğimiz yaz selimiye kekik otel'de kaldık, tam istediğiniz gibi bir yer diye düşünüyorum :)

www.tripadvisor.com.tr
0
gmzo
(25.01.18)
(7)

Misafire fırında hangi balığı yapalım?

gmzo
Bu mevsimde hangi balık lezzetli olur? Yanına hangi mezeleri yapalım?Rakı da olacak.
Bu mevsimde hangi balık lezzetli olur? Yanına hangi mezeleri yapalım?

Rakı da olacak.
0
gmzo
(11.01.18)
Somon hem servisi pratik hem lezeti garanti
0
söylemez
(11.01.18)
kalkan iyi olur ama pahalıdır
0
mirafiori
(11.01.18)
Somon +1 ama somon da biraz pahalıdır. Üzerine bir dilim limon ve defne yaprağı koyup pişirince çok güzel oluyor. Yanına sebze olarak haşlanmış havuç ve brokoli çok güzel oluyor.
Börülce salatası da güzel gider.
Mezelerden ise pancarlı humus favorim.
0
peggy
(11.01.18)
Haydari
Topik
Salçalı kuru patlıcan
Rus salatası
Yoğurtlu patlıcan

Ben galiba meze kısmına odaklandım.
0
kablelvuku
(11.01.18)
Meze olarak:
- Levrek marin (enfes)
- Haydari
- Girit Ezmesi
- Börülce
- Humus
- Topik (bunu yapmak çok meşakkatli olur ama bulup da bir meyhaneden falan alabilirseniz tadından yenmez)

Balık olarak tavsiyem somon veya levrek. Somonu yemesi daha da kolay olur.
0
a day at the races
(11.01.18)
misafirin balik sevdigine eminmisin ? seviyorsa somon yapma cunku raki ile iyi gitmiyor, bence Levrek tam bir raki baligi.
0
purple rain
(11.01.18)
Misafirlerimiz balık seviyor ama, somon bence de olmaz rakı ile :/
0
🌸gmzo
(11.01.18)
(8)

aylık mutfak masrafı

who cares wins
selamlar. aylık mutfak masraflarınızı merak ediyorum. biz iki kişiyiz, eşim çok yer ve abur cubura düşkündür. bim, a101 ve migrostan alışveriş yaparız. meyve sebzeyi başka bir mağazadan alıyoruz manavdan ucuz pazardan pahalı. 600-700 gidiyor galiba detaylı hesap yapmadım ama. çok mu?
selamlar. aylık mutfak masraflarınızı merak ediyorum. biz iki kişiyiz, eşim çok yer ve abur cubura düşkündür. bim, a101 ve migrostan alışveriş yaparız. meyve sebzeyi başka bir mağazadan alıyoruz manavdan ucuz pazardan pahalı. 600-700 gidiyor galiba detaylı hesap yapmadım ama. çok mu?
0
who cares wins
(07.01.18)
gayet normal hatta iyi bile.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
600 lira günde 20 lira yapar. Harika bence o paraya mutfak parasını halledebiliyorsanız.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(07.01.18)
biz de iki kişiyiz, aşağı yukarı aynı yerlerden alışveriş yapıyoruz. toplam gider de aynı diyebilirim.
0
kumulatifvergimatrahi
(07.01.18)
İki kişi o para bence gayet iyi
0
elorelia
(07.01.18)
biz 2 kisi, ayda 350-400 civarinda kaliyoruz genelde, 600-700 bence cok.
her hafta pazara gidiyoruz balik arti sebze meyve aliyoruz, her hafta tavuk veya et ve balik mutlaka pisiyor.
1 kilo kiyma aliyoruz minik paketlere boluyorum buzluktan cikarip kullaniyorum lazim oldukca, makarna, bulgur vs de pisiriyoruz, paketli olduklari icin sik alinmiyorlar.
ihtiyac oldukca yiyecegimiz kadar alip hicbir seyi ziyan etmiyoruz. abur cubur eve hic girmiyor.
0
ozgur bir kusun hatirati
(07.01.18)
bence daha fazladır, abur cubur varsa. abu cuburu keserseniz daha düşük olur.
ben bekar evinde yaşıyorum 100 - 150 ancak oluyor. öğle akşam yemeği çok nadir zaten, sadece kahvaltılık. bir o kadar ev arkadaşım harcıyor.
0
dahinnotha
(08.01.18)
Deterjan gibi ihtiyaçlar hariç, gidiyor bizim de o kadar iki kişi. 3 parça şey alsak 50 lira tutuyor zaten, iki kişi bu pahalılıkla 400 liraya nasıl doysun ayda anlamadım.
0
gmzo
(08.01.18)
ben 2 yetişkin ve bir çocuk için ayda 600 liralık market harcaması yapıyorum. sizinki biraz fazla gibi.

rakam alkol hariç.
0
babilbaligi
(08.01.18)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.