Giriş
(13)

ikinci cocuk

mavicorap
cevrenizdeki evli cocuklu ciftler genelde tek kocuklu musank artik iki cocuk yapmak buyuk cilginlik gibi geliyor. siz ne dusunuyosunuz?iki kardes olmak super bisiy mi para pulla kiyaslanamaz mi yoksa bir cocuk yapalim butun maddi manevi herseyimiz akitalim cocuk super sansli mi olsun
cevrenizdeki evli cocuklu ciftler genelde tek kocuklu mu
sank artik iki cocuk yapmak buyuk cilginlik gibi geliyor.
siz ne dusunuyosunuz?
iki kardes olmak super bisiy mi para pulla kiyaslanamaz mi yoksa bir cocuk yapalim butun maddi manevi herseyimiz akitalim cocuk super sansli mi olsun
0
mavicorap
(02.10.21)
Valla ilk çocuğun yoruculuğundan şikayet eden kim varsa 2. çocuğu da yapıyorlar çevremde. Yalnız kalmasın diye düşünüyorlar.
0
rectoa
(02.10.21)
Tek çocuklu olan da var, iki çocuklu olan da. Zaten çılgınlık olduğu için artık eskisi gibi 3, 4 çocuk yapanlar çok yok. İnsanlar en fazla iki tane yapıyor.

Tek çocuğa her şeyi akıtmayı da yanlış buluyorum. Bu sefer de şımarık çocuklar ve onların çocuğum dâhi sendromlu aileleri türüyor. Dünyanın sorunlarını, geleceğini ve maddi ve manevi durumu düşünerek karar vermek lazım.
0
dissendium
(02.10.21)
Yapılabiliyorsa 2 çocuk bence. Tek çocuk kardeşlik hissiyatından mahrum büyüyor
0
olaylar olaylar
(02.10.21)
Şu an yurt dışına çıkıyorum. Tek çocuk olsaydım ailemi çok zor geride bırakırdım diye düşünüyorum. İyi ki 2 tane kardeşim var diye çok şükrettim. Başlarına bir şey gelse bir ihtiyaç olsa dünya hali 2 tane daha evlatları yanında.

Tabii ki ekonomik olarak kurtarabilecek durum varsa böyle. Yoksa olmaması olmasından iyidir.
0
screwedup2
(02.10.21)
Bu ekonomide iki çocuk yapan kişinin cesaretini kutlarım.

Biz iki kardeşiz. Devlet okullarında okuduk. Tek babam çalışıyordu memurdu. Orta halli bir çocukluk geçirdik. Şimdi aynı şartlarda iki çocuk okutulamaz. Devlet okullarının içi bomboş. Sağlık desen devlet hastanelerinde sıra yok. Özeller çok pahalı. Kırtasiye pahalı, her şey para. Nişanlım da aynı şekil anası babası memur. Kolejde okutmuşlar mesela iki çocuklarını da. Biz nişanlımla tek çocuğu bile okutamayız özel okulda şu an örneğin.

Tek çocuğu en azından iyi şartlarda okutmaya çalışmak kaynakları bölmemek daha iyi.
0
Hallegadola
(02.10.21)
yeni nesil evlilerden sıfır çocukla devam eden çok etrafımda, cocuklu olanların da çoğu 1 cocuklu.

3 cocuk genelde ikinci denemede ikiz tutturan talihsizlerde görülüyor :)
0
nuisance
(02.10.21)
cevremde ben dahil herkes daha yeni ilk cocuklari yapiyor, yaslar 30 ustu. cocuklar arasinin ideali 4 yil olsa 30lu yaslari tamamen bebe yorgunluguyla gecirmek demek oluyor 2. cocuk. aslinda zamaninda 3 cocuk isteyen biri olarak burada kalmayi dusunuyorum simdilik.

2. cocugun motivasyonu cocugumuz yalniz kalmasin kardesle buyusun
oluyor ama biraz yanlis sanki 2.yi ilki icin yapmis olmak. ustelik ilk 2 yil tamamen yorgunluk, uykusuzluk. tam rahata ermisken 2. kez ayni surece baslamak beni korkutuyor su an. 2.yi yapanlar ise o zor donemlerin unutuldugunu, insanin kucuk bi bebegin varligini ozledigini soyluyorlar. simdilik dusunmuyorum ama onumuzdeki yillarda ne hissederim onu da kestiremiyorum.
0
in vino veritas
(02.10.21)
Bizim ufaklık 2 yaşında. Biz çocuk düşünmeye başladığımızdan beri kardeşlik çok güzel bir şey, yaşlı ebeveynler olacağız, birbirlerine destek olurlar mantığıyla iki çocuğumuz olsun istiyoruz.
3 çocuğu olan biriyle konuştum, ya ilkiyle arasını kısa tutmalı ya da 4 yaş olmalı diyor tecrübeyle sabitleyerek. Bakalım :)
Maddi olarak iki çocuğa orta üstü, tek olursa üst kalite bir eğitim/hayat sağlayabiliriz. Biz orta karar ailelerde büyüdüğümü için orta/üst de üzmez çocukları diye düşünüyoruz.

Ama çevremde çoğu tanıdığım tek çocukta kalmaya daha sıcak bakıyor.
0
somethinginthewayshemoves
(03.10.21)
Şu an hamileyim, fikrimiz değişmezse büyük ihtimalle tek çocuğumuz olacak.

Biz üç kardeşiz, kardeşlerimi çok seviyorum. Üçümüz de özel okullarda ve üniversiteyi büyük şehirlerde okuduk. Ama annem ve babam bu süreçte kendilerine hiç yatırım yapmadılar, istedikleri seyahatlere gitmediler, bir şeyler satın almak sözkonusu olduğunda hep tutumlu davrandılar. Ben en büyüğüm, kardeşlerim var ve eğitimleri önemli diyerek yapmak istediğim birçok şey için aileme maddi desteği dile getirmedim bile. Hep sorumluluk sahibi olmak zorunda kaldım, iyi gelirimiz olmasına rağmen hep tutumluydum, vs.

Ailemi elbette çok seviyorum ve bizim için yaptıkları fedakarlıklardan dolayı minnettarım. Fakat çocuğum için, eşim için, kendim için bu hayatı istemiyorum açıkçası. Çocuğumuz için gerekli maddi kaynakları sağlarken, biz de istediğimiz seyahatleri yapalım, kendimize gerekli gördüğümüz yatırımları yapalım istiyorum. Bu türden bir yaşamın hepimiz için daha mutlu ve sağlıklı olacağını düşünüyorum.

Tek çocukların şımarık olacağı konusuna da asla katılmıyorum, birçok tek çocuk arkadaşım var, şımarıklıkla uzaktan yakından alakaları yok. Öte yandan kardeş(ler)i olup inanılmaz şımarık olan insanlar tanıdım. Tamamen yetiştirmeyle alakalı.
0
gmzo
(03.10.21)
bizim sülalede ikiden fazla çocuk yapan yok ama çevreme bakıyorum millet 3 tane yapmazsa ölecek hastalığına yakalanmış.
0
nothing in my way
(03.10.21)
Etrafımda çocuğu olan herkes pişman ama kimse söylemeye cesaret edemiyor. Herkes yorgunluktan geberiyor. Hiçbir şeye vakitleri yok. Paraları da yetişmiyor adam akıllı. Kaygıları büyük. Bugün yaptığın çocuk 23 yıl sonra %90 işsiz olacak çünkü işgücü ihtiyacı azalırken nüfus korkunç artıyor.
0
bana kedicik derdi
(03.10.21)
Yurtdisindayim, cevremde millet ya hic cocuga bulasmiyor, ya da bulasiyorsa cogunlukla "kardesi olsun" kafasiyla 2 cocuk yapiyor. 3 yapanlarin anladigim kadariyla cogunlugu kaza kursunu.

Ben hep 2 cocuk isterdim ama buyuk ihtimal tek cocukta duruyoruz. 2.nin altindan kalkabilmek icin gerekli olan seyler:

1 - Cocuk seven bir hanim
2 - Para
3 - Bakim konusunda yardimci olacak buyukler.

Bunlarin birinde sikinti varsa problem cikmaya basliyor, ikisinde sikinti varsa oldukca zorlaniyorsun. Bende hepsinde sikinti oldugu icin hic bulasmama karari aldim/aldik. :)
0
cooperr
(03.10.21)
Çocuk bakımı gerçekten zor ve yorucu. Üstelik biz Türk milleti olarak çocuğu hem şımartıp hem de aşırı kendisine güvensiz yetiştiriyoruz. Büyük çoğunluk böyle maalesef.

Maddi olarak beni çok zorlardı çünkü ilkine sağlayacağım imkanı kısıtlamış olurdum. Madden çok rahat olsam, yatılı bakıcı tutacağımı bilsem o zaman düşünebilirdim. Yoksa çok zor.
0
robin one persie
(03.10.21)
(6)

İki aşı arasında yeterince süre beklemeyen yakınım

stormborn
Merhaba, Bir yakınım ikinci aşısını benim israrimla oldu ancak ben iki aşı arasındaki bekleme sürecinden haberdar değildim, o da unutmuş. Toplam 2.5 hafta bekledi sadece ve ilk asisindan birkaç ay önce Covid geçirmişti. Bünyesi de zayıf. Dün gece oldu aşıyı ve bugün kötü hissediyor, ateşi 37.7 olmuş
Merhaba,
Bir yakınım ikinci aşısını benim israrimla oldu ancak ben iki aşı arasındaki bekleme sürecinden haberdar değildim, o da unutmuş. Toplam 2.5 hafta bekledi sadece ve ilk asisindan birkaç ay önce Covid geçirmişti. Bünyesi de zayıf. Dün gece oldu aşıyı ve bugün kötü hissediyor, ateşi 37.7 olmuş ve yataktan cikamiyormus.

Ne yapmalıyız? Normal mi bu? Teşekkür ederim.
0
stormborn
(02.10.21)
covid geçirip 2. aşıdan sonra ateşten tir tir titreyen insanlar gördüm. vücut 2. dozdan sonra daha çok tepki veriyor sanırım.
0
nasil olacak bazi seyler
(02.10.21)
en son değiştimi bilmiyorum ama aşı randevusu alırken yeterli süre geçmediyse sistem randevu vermiyordu.
0
boyalı kuş
(02.10.21)
Değişmiş sanırım, aldı ve oldu aşısını çünkü yakınım.
0
🌸stormborn
(02.10.21)
Ben 4 hafta bekledim aynısı bana da oldu, bir gün sürdü, sonra bıçak gibi kesildi ve çok iyiydin. Parol alabilir 37 derece çok ciddi değil, bol sıvı alıp dinlensin.
0
gmzo
(02.10.21)
benim de öyle oldu aşıların arasında 5 hafta vardı sanırım. ikinci aşıyı olduğum akşam ateş ve titreme oldu bayağı.
0
bohr atom modeli
(02.10.21)
ates, hasta hissetme vs. normal, cogu kisiye oluyor 2-3 gune toparlanir. 2.5 hafta bir tık erken ama aşırı degil, bir sey olmaz.
0
robokot
(02.10.21)
(4)

İstanbul Anadolu yakası ortopedi doktoru tavsiyesi

hrvl
Merhaba, İstanbul anadolu yakasında, tercihen devlet hastanesinde, derdimizi anlayacak, bizi insan yerine koyacak bir doktor tavsiyeniz olur mu? Annemin kolunda çatlak var, yani ilk gittiğimizde bize söylenen çatlak olduğuydu, şimdi kırık deniyor. Kırık mı çatlak mı dediğimizde “ikisi de aynı şey” g
Merhaba, İstanbul anadolu yakasında, tercihen devlet hastanesinde, derdimizi anlayacak, bizi insan yerine koyacak bir doktor tavsiyeniz olur mu? Annemin kolunda çatlak var, yani ilk gittiğimizde bize söylenen çatlak olduğuydu, şimdi kırık deniyor. Kırık mı çatlak mı dediğimizde “ikisi de aynı şey” gibi bir cevap aldık doktordan. Açıkçası doktora çok güvenmiyorum, başka bir doktor daha görsün istiyorum.
0
hrvl
(30.09.21)
erenköy fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi çoğu deneyimli doktorlar stajyer pek yok
0
jamswety
(30.09.21)
Devlette bilmiyorum ama Okan Üni Hastanesi Kaya Hüsnü Akan benim uzun süredir çözemediğim diz problemime yanıt bulmuştu. Yaklaşımı ve tavırları da çok nazik ve samimi.
0
gmzo
(30.09.21)
Üsküdar Devlette Dr. Emre Bal. Yalnız ona randevu alabilmek mucize gibi.
0
old possum
(30.09.21)
@old possum MHRS üzerinden kontrol ettiğimde, bahsettiğiniz doktor Ataşehir Fsm hastanesinde görünüyor. Doğrudur dimi?
0
🌸hrvl
(01.10.21)
(8)

Çocuksuz bir ailenin ideal geliri ne olmalı? (Kirada oturmayan)

harmanyeri
Ki normal bir hayat yaşayabilsinler? Yani evsel ve kişisel bütün ihtiyaçlarını karşılamanın yanında ortalama bir sosyal hayat sahibi de olsunlar, ve ileride oluşabilecek büyük masraflar için de kenara bir şeyler koyabilsinler..Elbette kişiye göre bunlar değişir ama sizin gözlemlediğiniz ortalama bir
Ki normal bir hayat yaşayabilsinler? Yani evsel ve kişisel bütün ihtiyaçlarını karşılamanın yanında ortalama bir sosyal hayat sahibi de olsunlar, ve ileride oluşabilecek büyük masraflar için de kenara bir şeyler koyabilsinler..
Elbette kişiye göre bunlar değişir ama sizin gözlemlediğiniz ortalama bir ailenin şartlarını düşününüz.

Ayrı seviyelerde de belirtebilirsiniz. Örneğin
En az …
Normali …
En iyisi …
0
harmanyeri
(30.09.21)
20 bin.
0
himmet dayi
(30.09.21)
kiramız 1500 tl, çocuk yok, gelirimiz 20-22 bin civarı. lokasyon istanbul.

istediğimiz hayatı yaşıyoruz, haftada 1-2 gün dışarda takılabiliyoruz, istediğimiz bütün etkinliklere gidiyoruz( konser,festival, tiyatro vs..) yemek yapasımız yoksa hesap yapmadan dışardan söyleyebiliyoruz, ihtiyaçlarımızı beğendiğimiz an (hemen hemen) alabiliyoruz. iyiyiz aslında.
0
benaslinda
(30.09.21)
Edit: Kirada oturmayan notunu görmemişim. Kira yoksa bu hesaba göre minimum 12k, 16k gayet iyi derim ben.

4k kira
1k faturalar/aidat (kış)
2k market
1k ihtiyaçlar
1.5k sosyalleşme
1.5k kenara atılacak tatil parası
5k birikim

16 bin yaptı. Kira-gıda fiyatları bu kadar uçmamış olsaydı 14 bin de yeterdi mesela. Bu arada sosyalleşme adına çok uçuk kaçık yerlere gidilip marka kıyafetler, gereksiz elektronikler alınacaksa daha fazla gerekir tabii.
0
gmzo
(30.09.21)
Min asgari x5
Normal x8
En iyisinin sonu yok, ne kadar yuksek o kadar iyi.
0
cooperr
(30.09.21)
en az 10 bin
normal 15 bin
iyi 20 bin
0
sizofren06
(30.09.21)
Çocuklu halimizle biz aylık ortalama 10k KK masrafı geliyor. Buna 500TL fatura koymak lazım (elektrik doğalgaz), gerçi doğalgaz kışa muhtemelen ayrıca bir 500 olur. Pandemiden bu yana kıyafet almadım desem yeri, onu siz söyleyin. Tatil için senede 20K koymak lazım kenara. Biz benzin parası vermiyoruz, bir de onu düşünün.
Bana 15-20k/ay iyi orta bir aile kazancı gibi geliyor. Kira yok, çocuk eğitim parası yok bunun içinde...
0
SiyamkedisiZorro
(30.09.21)
Birikim ve kira hariç 15 bin lira diye düşünüyorum. Bu tutar şu an için bizi konforlu bir şekilde yaşatıyor. Lüks harcamalarımiz yok. Tatildi, elektronikti, yemek içme eğlenmeydi bunları 15 bin ile yapabiliyoruz. Üstü kiraya ve birikime gidiyor.
0
sckxyss
(30.09.21)
Kira ödeyip de geliri 10.000 olan biz.....
Kenara da 1000 tl koyabiliyoruz her ay.
Yaşamıyor muyuz acaba biz?
0
matilda
(30.09.21)
(9)

Sıfır araba önerisi

MandMs
İyi akşamlar herkese, 250-280.. en fazla 300bin civarında sıfır arabalardan ne önerirsiniz. Aile aracı olacak, geniş iç hacim önemli. Otomatik vites olmalı birde. Bu fiyatlara fulle yakın donanım mümkünse çok daha iyi olur.
İyi akşamlar herkese, 250-280.. en fazla 300bin civarında sıfır arabalardan ne önerirsiniz. Aile aracı olacak, geniş iç hacim önemli. Otomatik vites olmalı birde. Bu fiyatlara fulle yakın donanım mümkünse çok daha iyi olur.
0
MandMs
(30.09.21)
Skoda scala.
0
orient blue
(30.09.21)
Lpgli civic
0
neymis
(30.09.21)
Megane
0
Amory Lorch
(30.09.21)
Golf - passat forever. İmza 5 yıllık golf kullanıcısı.
0
harmanyeri
(30.09.21)
Bir müşterim yeni polo aldı 251 bine
0
erty_ksk
(30.09.21)
Yeni dacia Duster miss
0
birbilsem
(30.09.21)
3 buçuk aydır Scala kullanıyoruz memnunuz. Yalnız araç gelmiyor şu sıralar anladığım.. Yine de bayilerle bir görüşün.
0
gmzo
(30.09.21)
SKODA kamiq
0
mikahakkinen
(30.09.21)
Bulursanız skoda kamiq, ama yok.
0
zihua
(30.09.21)
(12)

Sizce ev almalı mıyım?

eloharp
Arkadaşlar, mevcut durumu ve kafamdaki planı belirteyim. Ona göre bir yorum atabilirseniz sevinirim.İstanbulda yaşıyorum. Şu an kiradayım. Kiram bu ay 2000 lira oldu. Oturduğum evi alabilme imkanım yok gibi. Çünkü şu an 700k civarlarında, zaten satılık da olmayabilir pek. Bu ev her ne kadar 1 senedi
Arkadaşlar, mevcut durumu ve kafamdaki planı belirteyim. Ona göre bir yorum atabilirseniz sevinirim.

İstanbulda yaşıyorum. Şu an kiradayım. Kiram bu ay 2000 lira oldu. Oturduğum evi alabilme imkanım yok gibi. Çünkü şu an 700k civarlarında, zaten satılık da olmayabilir pek. Bu ev her ne kadar 1 senedir ofise gitmiyorsak da işime yakın. Mahalleden vs gayet memnunum. Kısa vadede taşınma niyetim yok.

İstanbulda malesef içime sinerek oturabileceğim ev alma ihtimalim kalmadığını görüyorum. Fiyatlar uçmuş, krediler uçmuş. Çok zor. Bu yüzden diyorum ki, bir yerden bu işe gireyim yoksa hiç bir zaman ev alamayacağım, ne olur ne olmaz. Ailemin yaşadığı şehirde yatırımlık 1 artı 1 alayım diyorum. O amaçla baktığım evler 270 300 arası. 1 artı 1 site içi, yeni. Genelde mevcut kiracılar bu tür evlere 1000 lira kira ödüyor. Emlakçıların genel görüşü kiraların çok arttığı ve yeni kiracı durumunda da 1500 lira civarlarında bu tür evlerin gidebildiği söyleniyor.

Bu zamana kadar yatırımlık ev olayına hep uzaktım. Evleneyim eşimle İstanbulda ev alırız birlikte kafasındaydım ama baktım öyle bir ihtimal yok ve yaş geçiyor.

Önemli bir bilgi evi nakit alma durumum var. Kredi işine falan girmeyeceğim.

Ne dersiniz? Bu tür bir hareket mantıklı mı? Mantıklı diyin diye açtım duyuruyu, teyide ihtiyacım var sanırım. :)
0
eloharp
(29.09.21)
Ev almak her geçen sene daha da zorlaşacak. O yüzden ya şimdi ya hiç. Ben de ev alma arefesindeyim ordan biliyorum.
0
adwokat
(29.09.21)
2-3 sene öncesine kadar da eve para bağlamak yersiz, kira verip istediğim yerde oturumcuların çoğu niye ev almadıysak diye hayıflanıyor. ben geçen sene temmuzda topraktan aldım. ev bitti sayılır, aldığım fiyatın tam iki katına ilana koyan ve satan var. tr de maddi olarak lan ben bunu alabilirim dediğin an düşünmeden alacaksın zira her geçen gün almak daha da zorlaşıyor. geçen sene aldığım evi bugün alamazdım. seni daha da vasata maruz bırakıyorlar. nakitin varsa düşünmeden al daha iyi bir yatırım yok. evlendiğinde satar üstünü eşinle kredi çeker oturabileceğin bir ev alırsın.
0
kapti
(29.09.21)
almalısınız :)

istanbul'da değil, izmir'deyim ama bende buralardaki ev fiyatlarını takip ediyorum çok uzun zamandır.

eğer kredisiz alacaksanız gerçekten daha iyi bir yatırım yok.

sadece şunu tavsiye edeceğim; ben sahibinden.com'daki emlak endekslerini inceliyorum.

kendim de çok uzun zamandır takip ettiğim için gerçekten doğru veriler sağlıyor diyebilirim.

ev baktığınız lokasyonun emlak endesklerine bakın, son 1 yılda ne olmuş, son 3 yılda ne olmuş. ne kadar artmış, aynı mı kalmış vb. böylece ne kadar talep gören bir lokasyon olduğunu da daha iyi kestirebilirsiniz.

başka bir fikir daha; bütçenize göre ve nispeten yeni yapı olan bir yer bulabilirseniz yazlık almak da bir yatırım seçeneği olabilir. pandemi, deprem derken ege bölgesinde yazlık fiyatları da sezonluk kiralar da uçmuş durumda.
0
la lykia
(29.09.21)
eğer nakitse durduğun kabahat.
0
istanbul gecesi
(29.09.21)
Nakitse alın ama araştırmadan ev alınmaz. Madem elinizde 300 bin var, ailenizin yaşadığı şehirden değil, kira getirisi daha yüksek olabilecek şehirlerden, hatta mahallelerden almaya çalışın. Hatta nakit olduğu için pazarlık payı da olabilir.
0
dissendium
(29.09.21)
Ev yerine portföy (döviz, altın ve hisse senetleri) oluşturup biriktirenlerin alayı hâlâ ev almayı önermez.

700.000 TL'lik bir şeyin aylık getirisi 2.000 TL ise insan bir durup düşünmeli! Örneğin sanâyide kimse ayda 2.000 TL kâr için CNC tezgâhı almaz; fakat aynı adam dâireye gömüyor çünkü CNC tezgâhında yaptığı hesabı kitabı yapmıyor.

Ekonomiyi ve piyasaları takip et. Naktini enflasyonun üzerinde bir kârla tutmayı sağlarsan her zaman kârdasın demektir. Ben ekonomiyi, piyasayı vb. takip edemem deyorsan da enflasyonun üzerinde tutmak da çok basit; döviz, altın ve birçok sektörü içine alan bir hisse senedi sepeti naktini enflasyona yenik düşürmez.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(29.09.21)
yatırım için ev almaktan daha saçma bir şey var ise o da bunu peşin parayla yapmak... TL cinsinden borçlanmak kadar güzel bir şey var mı bu memlekette? veya uzun vadeli borçlanıp da zarara giren gördünüz mü hiç etrafınızda? ödeyeceğiniz taksitin alım gücü her ay daha da düşüyor.


300 bin lira paranız mı var? ya gidin bir yatırım enstrümanı bulup ona yatırın ya da üzerine biraz daha kredi çekip ödeyebileceğiniz taksit miktarına göre daha iyi bir ev alın. belki oturabileceğiniz bir ev de alabilirsiniz kim bilir. borçlanmaktan korkmayın. son 20 yıldır türkiye'de tl cinsinden borçlanmak, yapabileceğiniz herhangi bir ticaretten daha fazla kar sağlıyor. bu enflasyon oranıyla da uzunca bir süre değişebileceğini sanmıyorum.


300 bin tl'niz var ise faize yatırarak bile daha fazla getiri alabilirsiniz. e ama ev de değerlenecek diyorsanız gidin araba alın, son 10 yılın istatistiklerine göre onun değerlenme oranı çok daha yüksek.

sözün özü: bu enflasyon oranı ve tl'nin değer kaybı sürekliliği ile türkiye'de peşin parayla bir şey almak bana kalırsa aptallık. borçlanabileceğiniz kadar uzun vadeli borçlanabilirsiniz. aradaki faiz farkı uzun vadede asla enflasyon oranını kapatmıyor çünkü.
0
syozkn
(29.09.21)
Valla bence pek mantikli bir karar olmaz. Sehir belirtmedigine gore kucuk bir sehir diye dusunuyorum, gerci kucuk de olsa buyuk de olsa pek farkmetmez. 1+1 eve 300 bin vermek eger o parayi cok kolay biriktirmediysen -ki bence pek kolay birikmemistir- dogru bir secenek olmaz bence. 300 bin az para degil, bu miktarda paralari boylesine evlere harcamak insana koyar bence, bana sahsen cok koyardi.

O yuzden ben baska kanallara bak derim, ya da illa ev alacaksan git oturmalik ev almaya calis daha iyi.
0
j r r tolkien hayrani
(29.09.21)
Siz bilirsiniz tabii ama oturmayacağınız evi almak bana da mantıklı gelmiyor. Yıpranması, kiracısı, vergisi bir sürü iş. Arsa seçeneğini değerlendirdiniz mi? Yatırım olarak daha mantıklı geliyor bana eğer taşınmaz olacaksa. Ytd değildir tabii, uzman değilim.
0
gmzo
(30.09.21)
şu an alabilecek durumun varsa hemen almalısın. ben geçen sene aldım. bu sene almaya kalksam alamazdım. ev fiyatları iki katı arttı. birisi söylemiş. arsa da bir seçenek. imarı olan bir arsa da aynı şekilde değer kazanıyor. ileride bir müteahhit ile anlaşmanız durumunda daha bile karlı olabilir.
0
draconas
(30.09.21)
Nakitse alın demiş millet. Manyak mısınız la? Uygun faize kredi buluyorsan al, yoksa mal gibi tüm paranı eve kitleme. Değerinin çok daha iyi şekilde artacağı yerler var.
0
noluyo yaa
(30.09.21)
Ne yaptın arkadaşım, verdiğim cevaplara bakarken gördüm.

Aldın mı?
0
istanbul gecesi
(03.12.21)
(3)

soylu'nun açıklaması

patronaj1
Barınamayanlar eylemleri ile ilgili şunu demiş:"Toplam 114 eylem ve etkinlik gerçekleştirildi. 24 ildeki eylemlere 2 bin 243 kişi katıldı, mükerrerleri düşersek eylemlere 2 bin 57 kişi katıldı. Bunlardan 310'u öğrenci. Bunların da tamamına yakınının yurt başvurusu bulunmuyor."gezi'den beri her türlü
Barınamayanlar eylemleri ile ilgili şunu demiş:

"Toplam 114 eylem ve etkinlik gerçekleştirildi. 24 ildeki eylemlere 2 bin 243 kişi katıldı, mükerrerleri düşersek eylemlere 2 bin 57 kişi katıldı. Bunlardan 310'u öğrenci. Bunların da tamamına yakınının yurt başvurusu bulunmuyor."

gezi'den beri her türlü eyleme destek atan biri olarak 8 senede sadece bazı eylemlerde polislerin çok fazla kamera ile çekim yaptığını, kitleyi sıkı sıkı kontrol ettiğini gördüm.
ben ise genç bi beyaz yakalı ve kirada oturduğu evden kovulsa köyüne dönmek zorunda kalacak biri olarak bu 114 eylemden sadece 1'ine 1 saat falan katıldım. sizce listeye girmiş miyimdir? :) çok komik geliyor da merak ettim. :)
0
patronaj1
(28.09.21)
Ona bakarsanız güya Boğaziçi eylemlerinde de öğrenci yoktu. Listeye girdiniz mi girmediniz mi bilemem de, zaten barınma sorunu şu an öğrencilerle sınırlı değil aslında. Dolayısıyla çalışan kesim de katılsa hakkıdır, bunun üzerinden talepleri itibarsızlaştırmaya çalışmaları komik.

Örneğin kendisi mimar eşi doktor olan arkadaşımı ev sahibi ben oturacağım diye evden çıkarıyor. Belirledikleri bütçede (4 bin lira) düzgün bir muhitte 2+1 ev bulamıyorlar. Bakın biri mimar, biri doktor diyorum. Bu profilin de geliri yetmiyorsa ciddi bir konut krizi söz konusudur.

Kaldı ki üniversite öğrencilerinin eğitimleri ve entelektüel gelişimleri için merkezi yerlerde oturmaları şart. Her gün Kartal'dan Beyoğlu'na gidip gelecek bir öğrenciden nasıl bir verim beklenebilir? Ayrıca aynı öğrencilerin evlerinden çıkıp kolayca sosyal ve külturel hayata karışabilmeleri dediğim gibi şart (akademisyenim).

Eyleme katılan öğrencilerin kimliklerini belirleyip, yurt başvurusunda bulunup bulunmadıklarını takip ediyor olmaları hiç inandırıcı gelmiyor.
0
gmzo
(28.09.21)
Bana da hic inandirici gelmedi bu aciklama. Ancak kendisinin celisen aciklamalari oldugu icin daha once de ciddiye alamiyorum, desteksiz salliyor
0
euteamo
(28.09.21)
hükümet aleyhine olan bir eylemde hükümet tarafından teröristleştirilmeyen bir topluluk var mı ki.
0
bohr atom modeli
(28.09.21)
(2)

yöneticinizin davranışları

sinerji
sahadan bana yapılması istenen işler geliyor: bu işleri yapan, altını, üstünü, her şeyini düzenleyen benim ama bu işin yapılmasına karar veren ben değilim. sahadan bana istekler geliyor, mevcut olan durum hakkında değişiklik yapılması isteniyor vsben yöneticime sorarım, yapayım mı, yapmayayım mı
sahadan bana yapılması istenen işler geliyor: bu işleri yapan, altını, üstünü, her şeyini düzenleyen benim ama bu işin yapılmasına karar veren ben değilim.

sahadan bana istekler geliyor, mevcut olan durum hakkında değişiklik yapılması isteniyor vs

ben yöneticime sorarım, yapayım mı, yapmayayım mı onun vereceği cevaba göre hareket ederim. Dolayısıyla sahadan bana gelen şeylerin muhatabı ben olmama rağmen karar vericisi ben değilim.

mesela sahadan bana nokta kadar bi istek geldi, yöneticimden sadece cevap almam gerekiyor, olay hep şöyle gerçekleşiyor:

örnek veriyorum, sadece bir binamız var, sadece bi dairesinin bi duvarının rengini değiştirelim diyorsun yöneticin sana aa orada bi bina vardı dimi, o bina hangi sene yapılmıştı, kim yaptırmıştı yahu, bina yapılırken kaç işçi çalışmış, kaç torba çimento kullanılmış git bi bunları öğren gel vs gibi gereksiz ve aslında o an işimize yaramayacak şeyler yüzünden ilk sorduğum (sadece bi dairesinin bi duvarının rengini değiştirelim) sorusunun cevabını alamadan 5 dakikalık iş 5 gün sürüyor.


işin diğer tarafı o nokta kadar konu için yöneticimin yanına gidip sorduğum soruyu sormasaydım beni yanına çağrıp da o konuyla ilgili bana herhangi bir şey söylemeyecekti, (gidişat neyse normal seyrinde gidiyor ve herhangi bir sıkıntısı yok zaten, sadece nokta kadar bir değişiklik isteği var ve normal süreci etkilemeyecek birşey)

böyle yöneticileri olan var mı yahu, böyle insanlarla nasıl başedilir.
sektör kamu
0
sinerji
(28.09.21)
benimki de oyle maalesef, yaklasik 1 yildir dogum sebebiyle uzaktayim unutmustum boyle bir durumumuz oldugunu, siz yazinca hatirladim yine :( evet konuyla alakasiz bir secere dokturtme durumu oluyordu cogu zaman ama butun islerin arka planini bildigim icin cevaplamam cogunlukla ayni hizda oluyor ve konu cok uzamadan kapaniyordu. benim cogunlukla onay alma degil bilgi verme durumum oluyor, o verdigim bilgiyle ilgili dunya bir gaz ve toz bulutuydu asamasindan baslayip anlatip o sormadan sorabilecegi tum potansiyel sorulari cevapladigim icin o bana artik kisa keseyim diye bakiyor :) bu sekilde savusturuyorum ben kendisini :)))
0
in vino veritas
(28.09.21)
akademideyim bizde de var böyle hocalar. yani konular farklı ama süreç benzer işleyebiliyor. benim baş etmek için yaptıklarım:

- alabildiğim kadar inisiyatif almak, konuyu mümkün olduğunca hiç hocalara taşımamak. (örnek: öğrenci projesini geç teslim ettiyse, saat kaçta teslim ettiğine dair tutanak ile birlikte teslim alıp, hocalara hiç seslenmiyorum. bir şey olursa tutanak var.)

- araya kafası pratik çalışan bir "buffer" hoca koymak. yani işleri zora sokan ama fikrini almak zorunda olduğumuz profesöre gitmeden önce, konuyu işleri pratik çözmeyi tercih eden doçente açmak. profesöre "şöyle bir konu var, x hoca ile üzerine çalışıp şöyle bir yöntem geliştirdik, bilginiz olsun".

- mümkün olduğunca kendim ön çalışma yaparak gitmek. örnek: sınav sorusu hazırlanacak. daha önce sorulan soruların arşivini açıyorum. son 1-2 sene değil de 4-5 senede sorulan sorulardan aklıma yatanı seçiyorum, birtakım makul değişiklikler yaparak hazırlıyorum, hocaya sunuyorum. sıfırdan gidip "hocam ne soralım" dersem iş çok uzuyor.

bunlar benim yaptıklarım, siz kendi işinize ne kadar uyarlayabilirsiniz emin değilim ama önemli olan böyle karakterlere daha az hareket alanı bırakıp, işin hızlı yürümesi için baskı uygulamak. işleri gereksiz uzatarak ego tatmin ediyorlar.
0
gmzo
(28.09.21)
(18)

mutsuzken, depresifken veya tükenmiş hissettiğinizde ne yapıyorsunuz?

dnzy 1
bu gibi durumlarda kendinizi toparlamak, kendinize gelmek, daha iyi hissetmek için neler yapıyorsunuz?
bu gibi durumlarda kendinizi toparlamak, kendinize gelmek, daha iyi hissetmek için neler yapıyorsunuz?
0
dnzy 1
(28.09.21)
Dua ediyorum, yüzüyorum, yıldızları seyrediyorum, ağlıyorum, odun kırıyorum
0
cosmicgadin
(28.09.21)
Dışarı çıkarım. Film izlerim.
0
dissendium
(28.09.21)
Spor ile ter atmak, efor harcamak bana iyi geliyor. Özellikle de 10-15 tur koşmak.
0
burka
(28.09.21)
O haldeyken insanın hiç bi şey yapası gelmiyor işin özü ben de bu yukarda yazılanlara inanasım gelmiyor. Ben daha da dine çöküyorum dostum. Gülme garantili eş dost varsa o an onu arıyorum yoksa sevdiğim belgesel ya da tv programı bulmaya çalışıyorum. Bu da yoksa uyurum.
0
fıytfıyt
(28.09.21)
Uyuyorum.
0
data
(28.09.21)
Yürüyorum, uyumak da bir çözüm ama hayatı boşa yaşıyor hissi veriyor bana.
0
neymis
(28.09.21)
insanların ne şartlarda çalışıp nelerle mutlu olduğunu görmek açısından iyi oluyor;

www.youtube.com
0
onemoremile
(28.09.21)
kedi köpek videoları izliyorum. tatlı, komik, awww anları olsun hepsi işe yarıyor bende.
0
yviene
(28.09.21)
Yürüyorum. Son bir aydır imkanım varsa pilatese gidiyorum, ter atmak, spor yapmak iyi geliyor.

İçinden çıkamıyorsam terapiste.

Çok fenaysan psikiyatriste gidiyorum :)
0
ruh i tibbiye
(28.09.21)
komik video ve dizi izliyorum. dua ediyorum, aileme ya da sevgilime ağlayıp sonra gözyaşlarımı siliyorum ve sen neleri başarmadın üstesinden gelmedin ki diyerek yoluma devam ediyorum.
0
Hallegadola
(28.09.21)
Uyuyorum +1
O kadar fazla uyuyorum ki uyandığımda bu işin sonu artık depresyon hemen toparlanmalısın deyip yapabileceğim ne varsa saldırıyorum;
-Yemek yapıyorum
-Kahve yapıyorum
-Önümdeki süreç için yeni planlamalar yapıyorum
-Sürükleyici olduğunu bildiğim ve sevdiğimi bildiğim bir dizi ya da filme sarıyorum.
-Kulaklığımı takıp yürüyüş yapıyorum

--Üsttekilerin hepsini yapıyorum ve anca toparlıyorum.
0
mutekebbir
(28.09.21)
icip sarki dinliyorum, soyluyorum ve uyumaya calisiyorum. ama uyyuyamiyorum
0
ala09
(28.09.21)
sevdiğim müzikleri/grupları dinliyorum, bateri çalıyorum.
0
foolrules
(28.09.21)
sevdiğim, iyi hissettiren dizileri 153.kez baştan izliyorum.
0
gmzo
(28.09.21)
Gidip cocugumun saclarini kokluyorum
0
turkuaz
(28.09.21)
Depresyondan kaçmıyorum/ kaçamıyorum. O anki hüznü yaşayıp kafamı biraz toplayınca elimde ne var, neden memnun değilim, ne yapabilirim, neden yapmıyorum konuları üzerine düşünüyorum. Eğer çözüm bulamazsam, ki bu dönem öyle oldu, içinden çıkamadım. Yardım almayı deniyorum şu an.
0
curukturpkokusu
(28.09.21)
İçiyorum
0
vedatchilipeppers
(28.09.21)
ormanda yürümek veya 24 saat uykusuz kalmak bilimsel olarak depresyon üstünde hafifletici etkisi olduğu ölçülebilen aktiviteler. bunları yapıyorum. kaçık prens podcast dinlerim (konu psikoloji üstüne, kendimi anlamamı sağlıyor). çok çok ciddi bir konu değilse mutsuzluğumun sebebi stand-up falan izlerim (halim varsa gidip canlı izlerim yoksa netflix).
0
elvan abeyiylegezse
(01.10.21)
(3)

merkez bankası faiz düşürmüş

gmzo
100 puan çok da değil sanırım ama, kredi faizlerini ne kadar etkiler şimdi bu durum?haziran'da ertelemeli kredi çekmiştik, daha hiç ödeme yapmadık, ilk taksik ekim 15'te. yapılandırmaya değecek kadar bir fark olmaz sanıyorum?
100 puan çok da değil sanırım ama, kredi faizlerini ne kadar etkiler şimdi bu durum?

haziran'da ertelemeli kredi çekmiştik, daha hiç ödeme yapmadık, ilk taksik ekim 15'te. yapılandırmaya değecek kadar bir fark olmaz sanıyorum?
0
gmzo
(23.09.21)
Politika faizi %18'e indi. Aylık faiz oranları da en fazla 0,1 iner diye tahmin ediyorum. 1,60'tan çekilen ihtiyaç kredisi için 1,50 gibi düşünebilirsiniz.

Örneğin 36 aylık vade ile 100 bin çekmiş olun, aylık ödemeniz 3.873 liradan 3.798 liraya iner. Değip değmeyeceği size kalmış.
0
himmet dayi
(23.09.21)
@himmet dayi teşekkürler, 24 ay 30 bin çekmiştik pek bir şey fark etmeyecek anladığım kadarıyla.
0
🌸gmzo
(23.09.21)
eskiden yapılandırma yapmak istediğinizde bankalar yapılandırma ücreti alıyordu. hala var mı bilmiyorum. böyle bir şey yapınca astarı yüzünden pahalıya denk gelebilir. ancak diğer bir seçenek krediyi düşük orandan başka bir bankaya transfer etmek. ayda 30-40 lira da olsa yapılabilir. transfer işini deneyebilirsiniz kredi faizleri belli olduğunda.
0
himmet dayi
(23.09.21)
(10)

Balık ekmeğin yanında ne içilir?

mg3929
Ayran kola vs?
Ayran kola vs?
0
mg3929
(23.09.21)
Şalgam suyunu yakıştırıyorum ben.
0
Gı
(23.09.21)
ayran içmeyin derler hep. kola da olur da şalgam +1
0
veritaslibertas
(23.09.21)
genelde şalgam, bardak turşu ve turşu suyu oluyor.
0
killerbee
(23.09.21)
Şalgam +1
0
since1907
(23.09.21)
şalgam +1 veya bira
0
gmzo
(23.09.21)
Bira kola soğuk çay
0
ceketimi alip cikcam
(23.09.21)
fanta
0
rhan
(23.09.21)
Kola zero cunku baligin agir tadini bastiriyor icindeki fosforik asit sayesinde
0
my pink
(23.09.21)
küçüklükten beri hep gazozla seviyorum ben ama kola, bira, şalgam vs de yakışır. Hatta şalgam baya iyi gider evet.

Ayranla içmeyin diye bi şey yok isterseniz içebilirsiniz, sağlığa herhangi bir zararı yok :d
0
nundu
(23.09.21)
Kola
0
stavro
(23.09.21)
(5)

Madem arama çalışmıyor; robot supurge sorusu

abuzer
Şuan en f/p ürünü robot hangisi?*Hem paspas hem süpürme olsun*Alçak şeylerin altına da girebilsin*Haritalamasi fln güzel olsunAklıma gelmeyen ama dikkat edilmesi gereken şeyler varsa onlari da dinlemek isterim.. bu sartlarda ne almak lazim
Şuan en f/p ürünü robot hangisi?

*Hem paspas hem süpürme olsun
*Alçak şeylerin altına da girebilsin
*Haritalamasi fln güzel olsun

Aklıma gelmeyen ama dikkat edilmesi gereken şeyler varsa onlari da dinlemek isterim.. bu sartlarda ne almak lazim
0
abuzer
(19.09.21)
Roborock s5 max
0
Bruce
(19.09.21)
S5 Max +1
0
himmet dayi
(19.09.21)
www.trendyol.com

Bunun dezavantajı nedir
0
🌸abuzer
(19.09.21)
Haritalaması ve o haritaya göre süpürme işlemi S5 Max kadar iyi değil. Bazen giremeyeceği bariz belli olan yere girmeye çalışıp orda takılıp kalıyor. Asla vazgeçmiyor. Azimli bir arkadaşımız ama yeterli değil.
0
himmet dayi
(20.09.21)
biz mop pro'yu bir seneyi aşkın süredir kullanıyoruz, çok memnunuz ve @himmet dayi'nin bahsettiği problemleri hiç yaşamadık. ben araştırdığımda s5 max'in tek farkının bataryası olduğunu görmüştüm. eğer eviniz çok büyük değilse (110 metrekare evi tek şarjla süpürebiliyor mesela, daha büyük olduğunda bitiremeyebilir. şarjı bitince standına gidiyor, şarj olup kaldığı yerden devam ediyor), aradaki fiyat farkına değmeyeceğini düşünüyorum.
0
gmzo
(20.09.21)
(8)

Multivitamin

somon sosu
Solgar vm2000 kullanıyorum 2 aydır ama pek memnun kalmadım iştahımı çok açtı ve idrar rengini sapsarı yaptı,İçeriği yoğun farklı markalara geçmeyi düşünüyorum tavsiyelere açığım
Solgar vm2000 kullanıyorum 2 aydır ama pek memnun kalmadım iştahımı çok açtı ve idrar rengini sapsarı yaptı,İçeriği yoğun farklı markalara geçmeyi düşünüyorum tavsiyelere açığım
0
somon sosu
(09.09.21)
simdi belki kizacaksin ama multivitaminlerin yarar veya zarar sagladigina dair tek bir bilimsel kanit yok. plasebo ile karsilastirmali ve uzun soluklu deneyler de bunu gosteriyor. denememekten degil yani, yillar suren yuzbinden fazla kisinin katildigi deneyler bunlar. sonuc olarak eldeki veriye gore bir etkisi varsa tamamen psikolojik.

idrar rengi degisimi olayi mumkun ama istah acacak bir mekanizmalari yok. istahin acildiysa baska sebepledir yani.

ille kullanacagim bilim fasa fiso, para da benim diyorsan baska meshur bir marka al, icin rahat etsin. temiz bir urun olduktan sonra cebinden baska bir seye zarari da yok. "bunun etkisi soyle, oburunun boyle" diyen sadece yasadigi placebo etkisini tarif ediyordur cunku, bir sey farketmez yani.
0
robokot
(09.09.21)
Öğrenciyken düzgün beslenmediğimi düşündüğümden Solgar'ın bu ürününü kullanıyordum. 2 şişe bitirdikten sonra kan tahlilinde b12 normalin çok çok üstünde çıkmış, doktorun "ihtiyacınız yok"uyla bırakmıştım.
Kan değerlerini etkiliyor ama hiçbir multivitamin sizi enerji ile doldurmaz. Supradyn, Pharmaton falan hep yalan. Onları da denedim:) Değerleriniz normal sınırlar içindeyse hiçbir yararları olmuyor.
Sizi enerji ile dolduracak tek şey "ekranlar"dan uzak durmak. Arada kahve bile içmeden günü geçirdiğim oluyor.
0
ganbatte
(09.09.21)
ben arada eczacıbaşı medigard kullanıyorum, memnunum da başındaki maganda çıkınca alternatif arayışına girdim.
0
passion rules the game
(09.09.21)
www.hepsiburada.com

bunu kullanmaya başladım
0
nahtoderfahrung
(09.09.21)
tavsiye olarak her gün değil de haftada 1 al derim. ek olarak bana c vitamini haplarda saklanamaz gibi geliyor. onu mutlaka günlük taze alırım. d vitaminin de bebeklere verilen sıvı formunu haftada 1 çay kaşığı + her gün güneşe kolunu bacağını biraz tutmak. magnezyum çinko kondroitin ayda 1.
0
ycm
(09.09.21)
ne için alıyorsun?

spirulinayı tavsiye ederim.
bir de omega 3 aldın mı mis.
0
janderzel zartanyan
(09.09.21)
Aile hekimine veya dahiliyeye gidip enerjinizin düşük olduğunu ve vitaminlerinizi ölçtürmek istediğinizi söylerseniz, tahlil yaparlar. Böylece hangi vitamin ihtiyacınız olduğunu öğrenir, ona göre önleminizi alırsınız. Diğer türlü hem cebinize, hem vücudunuza yük multivitaminler.
0
gmzo
(09.09.21)
ben beta glukan kullanıyorum.
0
sizofren06
(09.09.21)
(13)

Tecrübeli anne babalardan hamilelik ve yeni doğan tavsiyeleri

gmzo
Hamileliğin 11.haftasından merhabalar! Efendim hamilelik döneminde yapılacak Yoga'dan bebek alışverişine, yeni doğan bebek bakım yöntemlerinden sağlık sigortalarında kadar, "keşke bunu daha önce bilseydim" dediğiniz veya işinize yarayan her türlü bilgi ve yoruma talibim :)
Hamileliğin 11.haftasından merhabalar!

Efendim hamilelik döneminde yapılacak Yoga'dan bebek alışverişine, yeni doğan bebek bakım yöntemlerinden sağlık sigortalarında kadar, "keşke bunu daha önce bilseydim" dediğiniz veya işinize yarayan her türlü bilgi ve yoruma talibim :)
0
gmzo
(07.09.21)
şubatta ebebek indirimleri var. güzel indirim oluyor. o zamana kadar alışveriş yapmayın. keşke yapmasaydım dediğim şimdi aklıma gelen, şunu almamaktır: www.e-bebek.com ürün demonte geliyor ancak gerekli parçaları eksik geliyor. bi şekilde birleştirdik atmamak için ama şu an allaha emanet şekilde ayakta duruyor.
0
pide
(07.09.21)
Hayırlı olsun, sağlıklı bir gebelik, ve sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim.

Öncelikle, daha yolun başı. Karamsarlığa itmek istemem ama bir gebeliğim düşükle sonlandığı için ilk 4 ay kimseye söylememenizi, hatta kendiniz bile bu süreci fazla duygusallaştırmadan, fizyolojik bir süreç olduğunu kabul edip gebeliğin olgunlaşmasını beklemenizi tavsiye ederim.

Sonrasında (bütün zorluklara rağmen sonuna kadar götürebildiğim 2. Gebeliğim sonrasında 2 yaşında bir kız anası olarak yazıyorum) gebelik pilatesi çok faydalı, özellikle ağrılar için. Kanama, cilt kaşıntısı, yüksek tansiyon önemli şeyler. Bunlara dikkat edin. Alışveriş için acele etmeyin, ben son 1 ay tamamladım herşeyi. Bebek bakım kitapları okuyabilirsiniz, bir sürü tavsiye var internette. Kendinizi daha hazır hissetmenizi sağlar, ama hiçbir bebek kitaplarda yazıldığı gibi olmuyor doğunca. Bunu da unutmayın ki sonradan ya ben böyle hayal etmemiştim demeyin :)
0
curukturpkokusu
(07.09.21)
babayım.
beşik, yatak, bebek arabası, biberon, emzik gibi her bebeğin kullanmayabileceği ürünleri ihtiyaç olmadan almayın ( bizim bebek beşikte yatmadı, biberon almadı, emzik emmedi, bebek arabasına binmedi vs).
boba 4g diye bir taşıyıcı aldık, ergonomik. hayatımızı kurtardı, bebeği her yere onunla götürdük (aşı, hastane kontrolü, market alışverişi, tatil vs).
odasını takip etmek için (eğer çalışmıyorsanız) online olmayan bir kamera ve görüntüleme cihazı alın.
11.11 indirimlerinden 1 veya 2 paket yenidoğan bezi alın, gerisini sonra alırsınız, bebeğin cildine hepsi uyum sağlamıyor.

not: kucağınıza almak nasip olsun.
0
pccopath
(07.09.21)
@curukturpkokusu kaybınız için çok üzüldüm, yaşadıklarınızı şu an hayal bile edemiyorum. fakat ben olası bir olumsuzlukta bunu tamamen tek başıma yaşamak istemem, bu yüzden aileme, yakın arkadaşlarıma ve yakın iş arkadaşlarıma söyledim. umarım olmaz ama ihtiyacım olursa hepsinin ayrı ayrı desteğine ihtiyacım olacak.

heyecan konusunda da yapacak bir şey yok, geçen hafta ultrasonda hareket ettiğini gördük, bu durumda bağ geliştirmemek imkansız gibi ama tavsiyeniz kesinlikle anlıyorum tabii..
0
🌸gmzo
(07.09.21)
baba olarak yazıyorum kesinlikle bebek odası gibi bir şey yapmayın çünkü bebek o odaya girmiyor.dibinizde yatıyor.dolap olabilir sadece.
park yatak denilen bir zımbırtı alacaksınız ve ayaklanana kadar orada yatacak.
sese duyarlı kamera şart.
eğik yastık denilen bir şey var bu iyi bir şey bak.süt içerken felan yan durmasını sağlıyor. www.hepsiburada.com
0
jamswety
(07.09.21)
Park yatağın görüntüsünü sevmediğim için almadım ama en mükemmel şey kesinlikle park yatak. Eğer büyük şehirde yaşıyorsanız çok büyük bir fırsat indirim olmadıkca hemen hemen hiçbir şey almayın. Örneğin kimi alt değişme masasını hiç kullanmaz kiminin vazgeçilmezi olur. İhtiyaç olup olmadığını doğumdan sonraki bir iki hafta içinde anlayacaksınız. Mesela arkadaş kamera demiş ben hiç kullanmadım ihtiyaç da duymadım. Küvet aldım ama hep kucağımda yıkadım Göğüs pedi aldım sütüm yettiği halde hiç akma olmadı vs. Bunlar biraz sizin bebek bakma tarzınızla ilgili olacak. Travel sistem bebek arabası da pişmanlık bana göre. Hamilton marka kabin boy bebek arabası aldım memnunum keşke baştan alsaydım. Hamile yogasına başladım yoga yaptığım gün 15. Hafta kanamam oldu ama yapıp memnun olan arkadaşım cok. En en en pişman olduğum konu doktorumun ne zaman izne çıkacağını sormamak oldu. 40. Hafta doktorumun tatiline denk geldi ve beni bu sebepten erken doğuma aldığını düşünüyorum. Özellerde doktor 9 ay takip ettiği anne adayının doğumunu tatildeyken başka doktora kaptırmak istemiyor. Devlette böyle bir sorun yok. Tabi herkesin başına gelebilecek bir şey değil ama bana denk geldi.
Banu çiftçi hamilelik ve doğum kitabı elimden düşmedi bence hemen alın. Doğumdan sonra da şirin seçkin 0-1 başla kitabı bir sene boyunca elimden düşmedi.
Son olarak tebrikler sağlıkla kucağıza alın :)
0
cilekli krep
(07.09.21)
Xiaomi’nin kamerasından kondurun bebeğin odasına. Çok kullanışlı ve bebek kameralarından çok daha ucuz.
Anne yanı beşik chicco’nun modeli çok kullanışlı ama artık çok markada taklidi var. Marka farketmez o modeli alın çok rahat edersiniz.
Arabanıizın bagajı küçükse travel sistem bebek arabası almayın. Eşek ölüsü mübarek :) Yer var anne de kuvvetli ise Inglesina Aptica’yı araştırın BMW gibi konforlu araba.
İlk 1 sene bir giysiyi 5 kere bile giymiyorlar Zara felan parayı çöpe gömmeyin HM ve Ebebek indurimlerini takip edin.
0
cilekli pasta
(07.09.21)
@cilekli krep ayrıntılı cevap için çok teşekkür ederim! travel sistem ile ilgili ekşi'de de olumsuz yprum çok okudum ama, baston tipi bebek arabasını ilk aylarda da kullanabiliyor muyuz? ya da nasıl bir çözüm üretmek gerekiyor?
0
🌸gmzo
(07.09.21)
Bastonlar galiba yatmıyor. Travel ya da baston olmayan standart bebek arabaları var. Yatabilen yenidoğanların kullanabileceği. Tabi ayrıca bi puset almanız gerekecek. Bir mağazaya gidip yardım almak iyi olabilir bu konuda.
Şunu da söylemeliyim yenidoğan için en rahat araba (Bebek için) evet travel sistem. Belki travel sistem arabayı 2. El alıp yenidoğan sonrası kullanılacak arabaya harcama yapmak da bi seçenek olabilir.
0
cilekli krep
(07.09.21)
tum alis verisi son 2 hafta icinde yapmis bir anne olarak acele etmemenizi tavsiye ederim ben de. bir de yukarida da soylenmis tekrar vuegulamak isterim ki kullanip kullanmayacaginizi bilmediginiz hicbir seye dogum oncesi para vermeyin. bizim bebek de emzik istemedi mesela ve hic biberon kullanmadi. emzik deneme amacli aldim birkac cesit hicbirini sevmedi. biberon hic almamistim hala kullanmis degilim (9 ay bitti). kuvet almistik ama ilk 5 ay sonrasinda hep kucakta yikadik onu da kullanmiyoruz artik. ilk 5 ayda da madem var kullanalim diye kullanmistik mesela :)

bir de buyuk kalemleri olabildigince temiz 2. el bulmaya calisin derim ben. ornegin bebek arabasi olarak doona aldik arabayi nereye koyucaz bagaja sigar mi vs. gibi dertlerimiz hic olmadi. bebegi yolculuga cikarken arabasinda uyutur hoop arabanin icine koyar en azindan uzun yolun 2 saatini sakin sakin uyuyarak gecirirdik. ama 8-9 aylik oldugu zaman artik tek yone bakmak istemiyor cevresini gormek istiyor. doona o noktada maalesef yetersiz kaliyor. hala 13 kilo olana kadar araba koltugu olarak kullanip sonrasinda satacagiz mesela. 2. el piyasinda da epey ragbet goruyor cunku. simdi inglesina zippy light kullaniyoruz bundan memnunuz. 180 derece yatabilme ve tentesinin tamamen kapanabilmesi ozellikleri onemliydi benim icin ve ikisini de karsiliyor bu araba. ama minicik kapanan kabin boy arabalara da ara ara aklim kaymiyor degil cybex pockit gibi modeller mesela. ama simdilik bu isimizi goruyor gayet. yine de doona'nin uyuyan bebegi hic bozmadan arabaya bindirip indirebilme ozelligini cok ariyoruz.

bazi seyler sirf cok sevimli diye cok cok paralara satiliyor, o tuzaklara dusmeyin derim. sizin yataginiza sabitlenebilen anne yani besikler cok is goruyor. zaten bebek uzun bir sure sizinle uyuyacak buyuk ihtimalle, kendi alani olmasi sizin gece ay bebegi ezdim mi ay yuzunu orttum mu gibi korkularla tedirgin uyumanizi engeller, dinlenebilmis olursunuz bebek uyudugu surece.

saglikla kavusun, uzun bir yol bekliyor sizi, kolay gelsin :)
0
in vino veritas
(07.09.21)
ne heves ediyorsan al. 8 tane çocuğun olmayacak. alışverişi son dakikaya bırakma, erken doğum da olabilir. yavaş yavaş, güzel güzel hazırlan.
0
deartheodosia
(07.09.21)
ve bakıcın olmayacaksa uykunun tadını çıkar.
0
deartheodosia
(07.09.21)
Benim cevabımın sizin için moral bozucu olabileceğini düşünüp tekrar birşeyler yazmak istedim. Ama o kısma ilişkin birşey yazmayacağım sadece tavsiyelerimi ekleyeceğim. Hepimizin temennisi 9 aylık serüvenin sonunda sıcacık kucaklaşmanız :)

Bebek kamerası Xiaomi aldık, memnunuz, sadece elektrik kesintisi fazla olan bir yerde iseniz internet gittiğinde çalışmaması sorun. ama o da 2 senede 1-2 defa oldu, o sırada bebek uyuyorsa yanında kaldık.
ilk giysileri yenidoğan bedeni almayın, 2 hafta giyiyor. 0-3 ay bedeni alın.
Fermuarlı tulumlar çok pratik.
park yatak kullanışlı ve pratik birşey. markası çok önemli değil bence, en basic modeli alabilirsiniz. Üzerinde bulunan dönenceler vidalanmıyorsa bebeğin üstüne düşme tehlikesi var ve yine üzerinde bulunan alt açma ünitesi çok sert olduğundan alt açmak için de çok kullanışlı değil. Bu yüzden basit, aksesuarsız bir park yatak alabilirsiniz. Bizimki büyüdükçe yataktan atlamaya başladığı için yatağın en alçak konumuna getirip üzerine sünger kestirdik mobilyacıdan. Yatak seviyesi ayarlanabilenleri ve yandan fermuarlı açılıp anne yanı yatağı gibi kullanılabilenleri seçebilirsiniz.
Bebek arabası joie chrome kullandık. Bence makul bir fiyat performans ürünü. Hem travel system gibi ama değil de aynı zamanda. Arkadaşlarımız bize bazı ödünç ürünler verdi, ana kucağı, kanguru, ev için sallanan müzikli ana kucağı, hoppala gibi şeyler sağolsun arkadaşlarımız verdiler. hepsi de çok işimizi gördü.

Alıp hiç kullanmadığım şeyler: anne sütü poşeti, meme pedi, meme kapağı (ki gümüş olanları lazım olur diye almayın, bulabilirseniz 2. el veya ödünç bulun, bana kalırsa çok işe yaramıyor).
Otomatik süt sağma makinesi almamıştım, manuel olanı ilk birkaç ay birkaç defa kullandık. özellikle yenidoğan döneminde sütüm hemen gelmediği ve bebek de emmeyi başaramadığı için pompa ile sütü indirmeye uğraşmıştık bayağı. ama ondan sonra lazım olmadı pek.
Biberon hiç kullanmadık, philips avent almıştım ama lazım olmadı. yenidoğan döneminde emmeyi hemen geliştiremiyorlar, süt de yeterli olmuyor. bu dönemde beslemek için mamayı veya anne sütünü enjektöre koyup damla damla ağzına veriyorduk. bu şekilde meme reddi de olmuyormuş.
ağız bezleri tonlarca almıştım, pek kullanmadık. Kusan bir bebe değildi bizimki.
ikeanın tekerlekli 3 katlı rafı çok iş görüyor. biz bebekliği salonda yayılarak geçirdik, bezini, yedek kıyafetini derli toplu bir arada tutuyordu. Ayrıca ilk zamanlarımızda saç kurutma makinesini çok kullanıyorduk kolik sancılarında hem karnını ısıtmak hem de sesi ile sakinleştirmek için.

Bu arada pilatesi bana doktorum tavsiye etmişti, 18. haftadan sonra. çünkü 18. haftaya kadar kanamam vardı sürekli. Doktor da çok önemli tabi. Benim doktorum rahatlatıcı, sakin bir insandı, çok korumacı yaklaşmadı, biraz akışına bıraktı. başka bir doktora gitmiştim, o doktor o kadar korumacıydı ki, onunla ilerlesem süreç çok farklı olurdu, beni iyice endişeye sokardı. Gerekirse birkaç doktora gidip içinize sinen ile ilerleyin. gebe okulu gibi seçeneğiniz varsa (bunların paralı olanları var ama bence çok gerekli değil. Pilatesteki hamile arkadaşlardan paralı kurslara gidenlerin çok daha az bilgilendirildiklerini görmüştüm) mutlaka gidin, özellikle devlet ve üniversite hastanelerinde deneyimli ebelerin verdiği kurslara katılın. Doğum videoları vs izlemeyin, normal doğum yapmak için kendinize baskı yapmayın, yapılmasına izin vermeyin. Önemli olan hazır olduğunuz ve istediğiniz şekilde bebeğinize kavuşmanız.

İstediğiniz zaman mesaj atabilirsiniz, sorunlu gebelik geçirmiş bir şekilde bebesini 2 yaşına getirmiş sağlık mesleği mensubu bir aileyiz. ELimizden geldiğince sorularınızı cevaplarım.Sevgiler..
0
curukturpkokusu
(08.09.21)
(9)

makarna sos

bugungityaringel
makarna'yı sade yemekten bıktım. ne zaman sos yapmaya çalışsam beceremeyip beğenmediğim için en fazla yağına baharat filan koyuyorum ama güzel bir sos ile yemek de istiyorum.internette basit ve kolay sos tariflerine bakıyorum ama çoğu ya basit olmuyor ya da denediğimde niyeyse kötü oluyor.sizin süre
makarna'yı sade yemekten bıktım. ne zaman sos yapmaya çalışsam beceremeyip beğenmediğim için en fazla yağına baharat filan koyuyorum ama güzel bir sos ile yemek de istiyorum.

internette basit ve kolay sos tariflerine bakıyorum ama çoğu ya basit olmuyor ya da denediğimde niyeyse kötü oluyor.

sizin sürekli yaptığınız basit ve güzel sos tarifleriniz var mı? nasıl yiyorsunuz makarnayı genelde?
0
bugungityaringel
(07.09.21)
Kremalı mantar sos oldukça basit. Güzel de olur.

Benim sık yaptığım sos ise arrabbiata sos. Bu da basit. Domates rendeleyip içine az miktarda kimyon ve kara biber, bol miktarda kırmızı toz biber (pul değil). Bunu pişirdikten sonra 7-8 tane zeytinin çekirdeklerini çıkarıp içine doğrayacaksin. Penne makarnayı da hafif dişe gelir şekilde, çok pişirmeyeceksin. Sonra sosu üzerine ekleyip en tepeye parmesan rendesi atacaksın çok abartmadan.
0
himmet dayi
(07.09.21)
Derin ve geniş bir tavada zeytinyağını hafif kızdırıp içine kaşar peynirini irice rendeleyip üzerine köri serpiyorum.Ardindan makarnanın suyundan bir çay bardağı kadar alıp sosa döküyorum.Suyun yarısını çekince makarnayı süzüp (Ben biraz diriyken alıyorum,diri seviyorum) tavaya ekliyorum.Kısik ateşte sosu tamamen yedirene kadar ezmeden karıştırıyorum.Tabaklara servis yaptıktan sonra da ince doğranmış defne serpiştiriyorum çok az.
0
Sonnöbettutucu
(07.09.21)
Kıyma
Sarımsak
Salça
Tuz karabiber kimyon

Bunları yağda kavur, gel bana dua et
0
etna
(07.09.21)
tereyağ peynir ikilisi ile güzel oluyor. hazır çorbalarla makarna sosu yapan bi arkadaşım var. kremalı mantarla onu deniycem bi ara. sağlıksız gerçi ama 1 kereden bişey olmaz.
0
xrated
(07.09.21)
Ton balıklı makarna benim en sevdiğim ve 15 dakikada tek tencerede yapıyorum. Bu tarif iki kişilik ve yaklaşık 250-300 gr makarna için.

Zeytinyağlı ton balığının yağını tencereye süzüyoruz (ton balığı en son girecek). Ocağı açıp yağı kızdırıyoruz, bir yemek kaşığı domates salçası, kaşığını ucuyla biber salçası koyup yağda kokusu çıkana kadar çeviriyoruz. Sos kıvamı alacak kadar su ekliyoruz, ardından sosa tuz, karabiber, kekik, nane ve fesleğen ekliyoruz. Makarnayı üzerine ekleyip, makarnanın üzerini kapatacak kadar kaynar su ekliyoruz. Karıştırarak pişiriyoruz. Suyunu çekince altını kapatıp, ton balığını ekleyip şöyle bir karıştırıyoruz. Tabağa koyduktan sonra üzerine ince rende ile biraz eski kaşar rendeliyoruz. Bu sosta dilerseniz domates salçası yerine rendelenmiş / konserve domates de kullanabilirsiniz, harika olur.
0
gmzo
(07.09.21)
Pesto sos mükemmel bişey bence.

Daha önce denemediysen hazırı var, bi onu dene. Beğenirsen evde kendin yaparsın.

Yapması da basit. Fesleğen, fıstık, peynir. Üstüne yağ, tuz, sarımsak sosu döküp rendeden geçiriyorsun, kavanoza atıp 1-2 gün bekletiyorsun. Sonra makarna yiyeceğin zaman al 3-5 kaşık koy makarnaya ye.

Kremalı sosları fazla ağır ve sağlıksız buluyorum.
0
plutongezegendegilmi
(07.09.21)
"Cacio e Pepe" en basit ve bence dünyanın en güzel makarnası. Havalar soğuyunca yapmaya başlıyor ve bütün kış kavrula kavrula yiyorum:D Şunu yazarken bile ağzım sulandı.
0
ganbatte
(07.09.21)
en çok arabbiata yapıyourm ki aslında bi özelliği yok domates acı biber ve sarımsak. bunun içine zeytin falan atılmaz ama. atarsanız başka bir şey olur.

mantarlı da çok kolay. etli de yapabilirsiniz. şöyle güzel bir bonfile eti 2 saate yakın (ara ara kaynar su ekleyerek) çok ince kıyılmış domates biber havuç soğan sarımsak ve varsa beyaz şarapla pişirin, lifleri dağılmaya başlayınca hafif sert kalmış makarnayı (tercihen fettucine ve kaliteli bir markadan) biraz da suyuyla atın birlikte makarna yumuşayana kadar (çok yumuşamasın) pişirin, üzeirne de parmesan. biraz zaman alır ama yediğiniz en güzel makarna olabilir.
0
bohr atom modeli
(07.09.21)
Milli sosumuz: İki kaşık salçayı yağda biraz kavurun. İçine haşlama suyundan yarım kepçe dökün. Sarımsak, pul biber, karabiber, kekik, bir tutam şeker vs. ekleyin.

Makarna+sos+taze fesleğen+tulum/kaşar peyniri.
0
zihua
(07.09.21)
(15)

Evlenmemek çok uç bir durum mu?

KUCO
29yaşında erkeğim, kendimi bazen evliliğe uygun görmüyorum, ama yalnızlık da eğer buna mahkumsan çok zor bir şey gibi geliyor.Sizce evlenmemek uzun dönemde mental anlamda sağlıklı bir şey mi? Buna karar versem pişman mı olurum?
29yaşında erkeğim, kendimi bazen evliliğe uygun görmüyorum, ama yalnızlık da eğer buna mahkumsan çok zor bir şey gibi geliyor.

Sizce evlenmemek uzun dönemde mental anlamda sağlıklı bir şey mi? Buna karar versem pişman mı olurum?
0
KUCO
(07.09.21)
evlenmemeye karar vermek saçma bence. kimse seni zorlamıyor sonuçta. kendini evlenicem ben ya da evlenmicem ben diye kısıtlama bence.
0
jelly bear
(07.09.21)
Çok uç değil. Evlenmedin diye akıl sağlığın kötüleşmez bence ama yalnız olmanın getirdiği olumsuz durumlar olabilir. Aslında evlenmemek yalnız olmak demek de değil. İlişkisi olabilir insanın evlenmese de. Evlenmemeye karar verirsen pişman olabilirsin. Çünkü belirli bir yaştan sonra insanın ilişkisinin olması da zorlaşabilir. İstediğin gibi birini bulamayabilirsin. Her şey zamanında güzel.
0
dissendium
(07.09.21)
çok normal bir durum da, yalnızlık Zeus'a mahsustur.

yurtdışında evlenmeden bir ömür beraber geçiren bir sürü insan var, evlilik tek başına kriter değil yani. veya uzun süreli ilişkisi olmayan ama sürekli partner değiştiren tipler var.

ama sürekli yalnız kalıcam diyorsan, o psikolojini etkileyebilir bence.
0
nhk ni youkosu
(07.09.21)
ben de bunu düşünüyorum bazen. evlenmek istemiyorum şu an ama bir ömür de yalnız geçirilmez. he tabii ki sevgililerin olur, evlenmeden de birlikte yaşarsın ama ne zamana kadar? bir yaştan sonra imkansız. yaş ilerledikten sonra evlenmek istesen de kendine uygun birini bulmak git gide zorlaşacak falan. he yalnızlığı çok seversiniz o ayrı bir mevzu ama bir noktadan sonra evlilik şart gibi bir şey oluyor :/
0
rose parks
(07.09.21)
Kendini evliliğe uygun görmemek ya da evlenmek istememek ya da evliliği tercih etmemek hepsi ama hepsi senin elinde :) o ya da bu ya da şu kişi ve kişilerle istediğini yaşamakta özgürsün ama yalnız kalmak istiyorum ömür boyu dersen bunun sonu çok hayırlı bitmeyebilir. Bence insan sevdikçe sevildikçe yaşıyor ve mutlu oluyor. Sevmek şart gibi geliyor bana. Neyi kimi seveceğine bağlı..
0
denizmaniaherif
(07.09.21)
zaten evlenmek için evlenmek hayatında yapacağın en büyük hata olur. sevgi, aşk olmadan yürütülebilecek bir şey değil evlilik. birine aşık olup sevip ilişki yürütüp sonra evliliğe taşırsın, ben biriyle evleneceğim diye sokağa inilmez.

onun dışında bence yalnızlık gerçekten sıkıcı bir şey genel olarak, o yüzden her türlü külfetine rağmen bana uymuyor hiç evlenmemek.
0
roket adam
(07.09.21)
@gabe ve @roket +1

Ben 20'li yaşların başında 30'dan önce evlenmem diye tutturmuştum ama 27'yi tam doldurmadan evlendim. Eşim çıktı karşıma, 4 senedir birlikteydik, artık hayatımızı birleştirmek istedik ve evlendik. 30'dan sonra karşıma çıksaydı 35'te evlenirdim, çıkmasa evlenmezdim. Ama iyi ki karşılaşmışız çünkü hayatı paylaşmayı çok seviyorum onunla.

Yine de sevmek, sevilmek, paylaşmak güzel olsa da evlenmiş olmak için evlenmek hayatı zehir edebilir. O yüzden hayatı akışına bırakıp, kendine (maddi manevi) yatırım yapmak ve yaşamak gerekiyor. Zaten zamanla ne istediğini anlar insan, buna değecek birisi de girerse hayatına birleştirir yollarını. Kesin yargılara gerek yok.
0
gmzo
(07.09.21)
hayatınıza gerçekten anlaşabildiğiniz biri girdiğinde bu fikriniz değişebilir. Her gün işten sonra eşimle karşılaşacağımız anı iple çekiyorum. O da öyle görünüyor. Gözünüz kapalı güvenebileceğiniz biri, sırtınızı dayadığınız bir dal vs. Bu tip duygusal desteği çoğunlukta eşiniz dışında kimseden göremezsiniz.

Şuan evlenmek istemiyor olmanız olabilir. Ama kendinizi kapatmayın
0
zimbirik
(07.09.21)
evlilik dünyanın en sıradan şeyi bence. her zamanki gibi insanlar burada da güzelleme yaparak abartmış. ben de 28 yaşında erkeğim. flört, sevgililik gibi durumlar beni her zaman heyecanlandırır ama evlilik hiç heyecanlandırmıyor:) evliliğin nasıl bir şey olduğunu çevrenden gözlemleyerek anlayabilirsin, evlilik hakkında ahkam kesmek için evli olmaya gerek yok.
0
nothing in my way
(07.09.21)
Fikir yürütme yolunuz yanlış bence. Neden hayatınızda kalıcı biri olmasın daha doğru bir bakış olabilir.
Yalnızlığın alternatifi evlilik değilki? Evlilik işin duyurulma ve resmiyet kazanması bu kadar basit ve anlamsız bişey. Sizin aradığınız tek tüfeklik mi hayatta biriyle yoldaşlık mı sorusuna cevap gibi geldi.

Sorunuza cevap da googleda kısa bir aramayla bulabilirsiniz; bilimsel olarak evliliğin kadınlar için ömrü kısalttığı erkeklerde de tam tersi uzattığı kanıtlanmış. Kadınsanız sağlıksız, evlenmeyin yani : D
0
rewlack
(07.09.21)
30 40 yaşında evlenip ayrılmış insandan ne farkın olacak hiç evlenmediysen. Bir eksiklik veya bir gereklilik değil.
0
bana kedicik derdi
(07.09.21)
29 yaşında hiçbir şeye karar verme, bekle yaşa gör. Evlilik de bekarlık da karar vererek yapılacak şeyler değil.
0
lcha
(07.09.21)
Demekki hazir degilsin. Hayatta evlenmem diyen bazi arkadaslarim 40'a merdiven dayayinca evlenecek hatun bakmaya basladilar. Evlilik hafife alinacak birsey degil, ama o kadar buyutulecek bir olay da degil, iki taraf da hazirsa ve birbirini seviyorsa gol olur.
0
cooperr
(07.09.21)
yalnız kalmak istememek, doğru partneri seçtiğin sürece, evlenmek için yeteri kadar makul bir sebep. ancak ekonomik ortaklık ve cinsel - duygusal birliktelik yürütüp (muhtemelen) çocuk yetiştirmeyi deneyeceğin bir ilişkide her şeyin dört dörtlük yürüyeceğini kimse sana garanti edemez. bunun farkında ol.

sence yeteri kadar olgun bir karakter misin? ne kadar bireycisin? insanları tanımakta ne kadar başarılısın? partnerinden beklentin ne? kendine ait, huzurla yaşayacağın bir aile kurmak için hangi konularda taviz verebilirsin? bu soruların cevaplarını kendin ve partnerin için kafanda oturtabiliyorsan yolun açık olsun diyebiliriz.

not: kendini gözle, turnusol kağıdı gibi kullan. x kişisiyle evlenmek zor geliyorsa hazır değilsiniz ya da karşındaki kişi doğru insan değil.
0
zgrydn
(08.09.21)
evlilik herkesin yapması gereken bir görev değil. evlenebileceğin karakterde karşına birisinin çıkmaması da şans. bence insanın kendini zorlamaması gerek. olursa olur olmazsa olmaz
0
Hallegadola
(08.09.21)
(7)

Kiracı - ev sahibi problemleri

bass solo take one
MerhabaEv sahibim - şirket- kontrat uzatmayacağını evi başkasına satacağını belirtti. Ben dairede kalmak istiyorum. Geçen sene Taşınmadan önce imzaladığım kira kontratında da tahliye maddesi bulunuyor. Süre dolduğunda sorunsuz çıkacağıma dair fakat bir iki yeni avukat arkadaşa sorduğumda hukuki olar
Merhaba
Ev sahibim - şirket- kontrat uzatmayacağını evi başkasına satacağını belirtti. Ben dairede kalmak istiyorum. Geçen sene Taşınmadan önce imzaladığım kira kontratında da tahliye maddesi bulunuyor. Süre dolduğunda sorunsuz çıkacağıma dair fakat bir iki yeni avukat arkadaşa sorduğumda hukuki olarak geçerliliği olmadığı yok hükmünde sayıldığı şeklinde bilgi aldım. Bana yazılı bir tahliye bilgisi de gelmedi bu arada. Ben bunu bir aydan az kala ev sahibine bildireceğim ama nasıl bir süreç izlemeliyim.

Daha önce böyle bir durum yaşayanınız oldu mu?
Tecrübeli Hukukçu arkadaş varsa onun da görüşünü de alabilirsem çok sevinirim
0
bass solo take one
(06.09.21)
Ev satıldıktan sonra alan kişi isterse ben oturacağım diyerek sizi çıkartabilir. Buna yapabileceğiniz bir şey yok.
0
roket adam
(06.09.21)
Satacaksa satar o kisimda seni ilgilendiren bir sey yok.
Su anki ev sahibinin seninle iletisime gecmesi bile sacma :)

O sizin iliskiden ayrilip hayatina devam edecek.

Senin yeni iliskin satin alan adamla surecek.

Muhtemelen evi sattigi falan yoktur ayak yapiyor cik da kira yukselsin diye.
0
divit
(06.09.21)
benim bildiğim yeni satın alan kişi sözleşme bitiminde evden çıkmanızı isteyebilir. eğer ev satılmadan önce sözleşme yenileme tarihi gelirse, kiranı aksatmamış olman kaydıyla sözleşme yenilenir. "satacağım çık" diye bir şey yok. sattıktan sonra yeni ev sahibi ile muhatap olursunuz. yanlışım varsa tecrübeli arkadaşlar düzeltsinler.
0
gmzo
(06.09.21)
benzeri basima geldi, sirket ustune kayitliydi ev. satacagiz isterseniz siz alin dediler su fiyattan; bende almayacagimi belirtttim. .... bir emlakcisi vardi zaten adamin, ugrasmamak adina evi bosaltip ciktim hemen iyi ki oyle yapmisim cunku 2-3 ay oldu ama ev kiralari cok artti o arada

ben o zaman arastirdigimda yeni alan oturacaksa size bildiriyor ve 6 ay sureniz oluyormus
0
sweetoffice
(06.09.21)
İçinde kiracılı ev bazen zor satılabiliyor. Bu nedenle sizi çıkartmak istemiş olabilir. ya da sizi çıkartıp çok daha yüksek kiradan başkasına kiralamak isteyebilir.

Ama sizin içinde olmanız satışa engel değil. yeni alan kişinin size evi aldıktan belli bir süre içinde bildirmesi gerekiyor. Sizde 6 ay içinde çıkıyorsunuz eğer tahliye etmeniz istenirse.
0
zimbirik
(06.09.21)
tahliye taahütnamesi, tümden geçersiz addedilemeyecek bir taahhütnamedir. gerekli koşullar sağlandığında, icra mahkemesi vasıtasıyla tahliye talepli icra takibi başlatılabilir.

tahliye taahhüdünün geçerlilik şartları; yazılı olması, kiracının serbest iradesine dayanması ve kira sözleşmesinden sonra kiralananın kiracıya tesliminden sonra imza edilmiş olmasıdır. yargıtay’ın güncel uygulamalarına göre kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye taahhütnamesi geçersizdir. kira sözleşmesinin başlangıcı tarihinden en erken bir gün sonra imzalanmış olmalıdır.

ancak, kira sözleşmesi düzenlenirken, kiralayanın talebi üzerine kiracı tarafından imzalanan tarihsiz tahliye taahhüdünün sonuçlarına yargıtay uygulamasına göre kiracı katlanmak durumundadır. böyle bir durumda kiracı ancak taahhütnamenin sonradan kiralayan tarafından anlaşılan şekil dışında doldurulduğunu iddia edip bunu ispatlarsa taahhütname geçersiz sayılır.
0
altinci nesil caylak
(06.09.21)
ev satıldıktan sonra 6 ay daha süreniz olacak. tahliye maddesi vasıfsız eleman. sözleşmenin süresi dolduktan sonra 1 yıl daha yenilenir o sözleşme. o 1 yıl içinde ev satış işlemi gerçekleştikten sonra hukuken 6 ayınız daha var. önce ev satışını yapsın yapabiliyorsa.

ayak yapıyor +1

evi satıyorum çık istersen diye bir şey yok. satıyorsa içinde sen varken de satabilir.
sen ölü numarası yap, tamam ev bakmaya başladım falan filan.. yeter ki sözleşmenin süresi dolsun ve otomatik olarak yenilensin.

evi satacağım deyip başkasına daha yüksek fiyattan kiraya vermek gibi bir amacı varsa, sizi neden çıkardığına dair bir ihtarnamenin size ulaşmış olması gerekiyor. hop deyip de çıkmayın. eğer satacağım deyip çıkarıyorsa noterden ihtar çeksin. böyle bir amacı varsa ihtar da çekemez, kozlar sende yani. çünkü buna dair ihtarname çekerse 3 yıl boyunca kimseye kiraya veremez. verirse açacağın dava sonucu sana 1 senelik kira tutarı tazminat ödemek zorunda kalır. yasalar kiracıdan yana.
0
Improbable
(06.09.21)
(11)

Hamilelerin aşı olması hakkinda

demirr
Merhabalar. Eşim 2. Cocugumuza 5.5 aylık hamile. Kendisine covid aşısı hamileyken açıldı. Kendisi de aşı olmak istiyor ama hamile olması sebebiyle tedirgin ve korkuyorum diyor. Ben olmasını istiyorum,teşvik ediyorum ama ikna edemiyorum. Hamilelerin covidi agir gecirdigini biliyorum. Daha gecen gün i
Merhabalar. Eşim 2. Cocugumuza 5.5 aylık hamile. Kendisine covid aşısı hamileyken açıldı. Kendisi de aşı olmak istiyor ama hamile olması sebebiyle tedirgin ve korkuyorum diyor. Ben olmasını istiyorum,teşvik ediyorum ama ikna edemiyorum. Hamilelerin covidi agir gecirdigini biliyorum. Daha gecen gün ikizlere hamile olan bibtanidigimizin cocuklarini almışlar küvöze koymuslar,kendisi vefat etmis maalesef.

Eşim aşıdan, ben de hasta olmasindan korkuyorum. Soruya gelirsek;
Aramızda hamile olup da aşı olan, ya da tanidiklarindan aşı olanlari bilenler,etkilerini bilenler yazabilir mi acaba? Eşim de okuyacak cevaplarinizi.
Peşin not: aşı karşıtları lütfen yazmasınlar.tesekkurler
0
demirr
(05.09.21)
Ablam 7 aylık hamile iken oldu. BionTech.
Zaten hamileler için herhangi bir olumsuzluk yok bildiğim kadarıyla. Olsun yani.
0
himmet dayi
(05.09.21)
eğer güvendiğiniz bir isimse mehmet ceyhan'ın bu konuda önerileri var. bir bakın derim. bir de çoook dikkat edin bu süreçte. birinci trimesteri atlatmışsınız. bu iyi bir haber.
0
iddaaci
(05.09.21)
Gebeliğini yurt dışında (ABD) geçiren bir arkadaşım biontech aşısı yaptırmıştı, kendisi de bebeği de sapasağlamlar.

Kuzenimin eşi yeni doğum yaptı, hamileliği süresince doktor yaptır/yaptırma dememiş, siz bilirsiniz demiş ve yaptırmadılar aşı, doğumdan sonra "aşıyı yapalım artık, hem sütle bebeğe de geçer antikor" demiş doktor ve ben buna güldüm. Sütle geçiyorsa plasentayla da geçer fakat bazı doktorlar da gebelere kesin bir dille "aşı yaptır" demeye çekiniyorlar sanırım.

Ha bir yandan da eşimin kız kardeşi hamileyken hiç belirtisiz covid geçirmiş, doğuma girerken antikor testi yapılınca öğrendiler. Yani siz de çok çok korkmayın. Ama yine de bence aşı yaptırmalı, yaptırmamanın riski çok daha yüksek.

Sağlıkla kucağınıza alırsınız umarım bebeğinizi :)
0
kobuzchu kiz
(05.09.21)
Merhaba,eşinizi çok iyi anlıyorum. Ben de korkuyordum. bana şubatta aşı hakkı çıkmıştı ancak doktorum önermemişti henüz bir çalışma yok demişti fakaaat iki ay önce hamileler üzerinde başarı çalışmalar yapıldı git aşını ol dedi. Yarın ikinci dozu olacağım. 8 aylık hamileyim.

Şunu da şuraya iliştiriyorum: www.instagram.com

Bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim.
0
suicides underground
(05.09.21)
Twitter'da Kadın Hastalıkları ve Doğum branşında Prof.Dr. Cem Baykal hocamızı takip edebilirsiniz, tatmin edici bilgiler paylaşıyor, soruları olduğunca yanıtlıyor. Kişisel websitesini de inceleyebilirsiniz, twitter daha anlık iletişim kanalı olduğu için belirttim. Bir çok kez dile getirdi neden gebelerin aşı olması gerektiğini.
0
kucukne
(05.09.21)
esim 37. haftada. doktorumuz mutlaka olacaksın demisti, biz de mutlaka olduk iki doz. bir sorun yasamadik.
0
redlinetheturk
(06.09.21)
Merhaba, benimki geçerli midir bilmem ama tam implantasyon sırasında yani embriyo rahme tutunurken ikinci dozu olmuşum. İki hafta sonra hamile olduğumu öğrendim,şu an 11.haftamdayım, her şey yolunda. Doğumdan önce üçüncü aşı hakkım gelirse onu da olurum.

Bana covid'in bebeğe ve bana olacak etkileri, aşıdan çok daha korkunç geliyor. Reddit'te takip ettiğim kadarıyla Amerika ve Avrupa'da hamileler patır patır aşı oluyor şu sıralarda. Hatta geçen bir gönderide okudum, aşı olmayan hamileler covid olarak acil durumlarından dolayı hastaneyi doldurduğu için, aşı olmuş ama suni sancı verilmesi gereken bir hamile hastaneye kabul edilmemiş. "r/pregnant" ve "r/babybump" subredditlerinde "covid vaccine" anahtar kelimeleriyle arama yapabilirsiniz yurtdışındaki deneyimler için.
0
gmzo
(06.09.21)
arkadaşım göğüs hastalıkları uzmanı 3 tane hamileyi kaybettiğini 1inde bebeği kurtardığını 2sinde kurtaramadıklarını belirtti. prof. derya unutmazı twitterdan takip edebilirsiniz. benim eşimde yeni doğum yaptı olup olmamakta kararsızdı. biontech en son hamile ve emziren anneler için araştırmasını tamamladı. kaynaklara bakabilirsiniz.

www.dw.com
0
mikahakkinen
(06.09.21)
17 haftalık hamileyim ikinci doz biontech aşımı bu hafta olacağım. İlk üç ay içinde zaten çok tavsiye edilmiyor. İlk muayenelerde doktorum da ileriki aylar için ol-olma diyemem senin kararın demişti. Ancak son kontrolümde covid geçiren-takip ettiği hastalarından örnek verip endişelerinden bahsedip aşıyı mutlaka olmam gerektiğini söyledi. Özellikle son trimesterda covid-19 un hamileler üzerine çok olumsuz etkisi olduğunu ve doğum şekline kadar etkilediği konusunda uyardı. Malum önümüz kış... delta varyantı, önlemlerin azalması, maske-mesafeye dikkat edlmemesi vs. derken "tek başıma kendimi korurum" düşüncesi hayal oluyor.

Ek olarak m-rna aşısının amerikada ilk uygulanmaya başladığından itibaren gönüllü olarak aşı olan hamile kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma verilerinin içerdiği makaleyi okumuştum. Araştırma klinik ortamda yapılmadığı için %100 doğruluk içeriyor denemez ancak özetle genel anlayış, aşının hamilelik sürecine ve bebeğe vereceği olumsuz bir etkisinin olmadığı yönünde oluşuyor. O da beni biraz cesaretlendirmişti açıkası.

www.nejm.org

Yan etki konusuna gelecek olursam aşı sonrası olumsuz bir etki yaşamadım, 1 gün süren klasik kol ağrısı ile atlattım.
Umarım kendiniz için doğru kararı veririsiniz siz de. Anne için gerçekten tedirgin edici bir süreç.
0
onune3012
(06.09.21)
Eşim 27 haftalık hamile. Bizde de doktor 3.ayını geçtikten sonra özellikle Biontech olun dedi. Bizde ilk başta evden çalıştığı ve tamamen izole olduğu için olmasa mı diye düşündük ama sonra aşısız yakalanma riskini almak istemediğimiz için oldu. Aşı sonrası aman aman yan etki de görmedi. Hiç bir sorun yok şuanda.
0
FAtE
(06.09.21)
twittırda dr. müjdegül karaca (ankara şehir hastanesinde çalışıyor yanlış hatırlamıyorsam.) var. kadın doğum uzmanı. bir bakın derim. o kesinlikle gebelerin aşı olmasını öneriyor.
0
ananotherlife
(06.09.21)
(16)

Okulların açılması hakkında

jamiro
Geçen sene bu soruyu iki kez sordum. Biri yine bu zamanlarda okullar başlarken; diğeri de okullar açıldıktan iki ay sonra.İlkinde kesinlikle açılmalı diyenler yoğunluktaydı, 2 ay sonra sorduğumda açılması hata oldu diyenler çoğunlukta idi. En azından öyle hatırlıyorum Şimdi 2021 için durumlar değişt
Geçen sene bu soruyu iki kez sordum. Biri yine bu zamanlarda okullar başlarken; diğeri de okullar açıldıktan iki ay sonra.

İlkinde kesinlikle açılmalı diyenler yoğunluktaydı, 2 ay sonra sorduğumda açılması hata oldu diyenler çoğunlukta idi. En azından öyle hatırlıyorum

Şimdi 2021 için durumlar değişti, aşılama testler vs derken, güncel durumda, sizce açılması ne yöne evrilir? İyi mi olur kötü mü?

Sağlıklı günler
0
jamiro
(05.09.21)
Artık kesinlikle açılmalı. Geçen sene ne olduğu kimi öldürdüğü belli olmayan çaresiz bir virüsle savaşıyorduk. Şu an her şey 3 aşağı 5 yukarı belli.
0
roket adam
(05.09.21)
Açılacak ve sonucunu kimse takmayacak. Artık herkes kendini korusun moduna giriyoruz. Geçen sene çamaşır suyu ile yıkanırdı her şey. Şimdi maske takan yok. Bence böyle devam edecek.
0
infernalcadre
(05.09.21)
@roket adam, kimi öldürdüğü belli olan virüsü artık “bilmemiz “ yayılmasını engelliyor mu? Kalabalık yine de düşmanımız değil mi? Not: Sadece bu soruya cevap getirmeye çalışıyorum, yoksa açılmasıyla ilgili bir derdim yok
0
🌸jamiro
(05.09.21)
Ne yöne evrildiğini/evrileceğini umursamıyorum. Elbet daha da artacaktır vakalar buna çözüm yok artık. Bunun kabul edilmesi lazım. Nereye kadar böyle gidecek? Aşılar olundu. Daha ötesi yok. Bu hastalık sıfıra inmeyecek. Hangi hastalık bitti ki bu bitsin. Artık hayat devam etmeli gerek ekonomik açıdan gerek gerekse bu çocukların eğitimi açısından. Yine de her şeyden önce eğitim. Yoksa 20 sene sonra bilmem ne kuşağı şöyle böyle diye söylenip dururuz.
0
mysticriver
(05.09.21)
gecen seneki covid ile bu seneki covid (delta) farkli. cocuklari da etkiliyor, amerikada pediatrisi covid hastasi cocuklarla dolu hastaneler var. 12 yas ustu asilamasinda cok geciktik, daha yeni onay cikti. lisa yasindakiler 2. dozu olamadi bile (o da olanlar arasinda).

Bu sene daha kotu bir yerden basliyoruz yani. Laylaylom baslayacak, ogretmenler ve ogrenciler agir hasta olmaya / ölmeye baslayinca millet panik olacak. Siniflar zirt pirt karantinaya alinacak, o siniflarda egitim askiya alinacak. Klasik turkiye "deneyelim gorelim" modeli. Bu kadar "ne olursa olsun acilmali" cılar varken zaten deneyelim gorelim olmak zorunda yoksa onlarin dirdirini cekemez kimse. Deniycez gorucez. Siniflarda ölen cocuklarin yerine cicekler konacak falan. "Öğretmenimiz öldü" haberlerini izleyecegiz bir kac kere. Millet cocugunu okula yollamamak isteme konusunda katilasmaya baslayacak. Sonra ne olacak gorecegiz.

Turkiye'de pandemi hala, neredeyse 1 senedir gecersiz olmus "mesafeye dikkat" modeliyle yonetiliyor, aerosol yoluyla da bulasan bir hastalik oldugu sabit olmasina ragmen. Bu ne demek? Havalandirma olmayan (kış şartları) kapali bir sinifta, tek bir pozitif kisi, yakinina bile gelmedigi herkese potansiyel olarak bulastirabilir demek (herkes N95 ve uzeri spesifikasyonda bir maskeyi kusursuz teknikle takmadigi surece). Binlerce okul, onbinlerce sinif arasindan bununla ilgili trajedileri duyacagiz. "Cocugumu gonderirim" ve "gondermem" ciler catisacak, opsiyonel mi bilmiyorum ama gondermek opsiyonel olacak onunde sonunda. Siniflar karantinaya zirt pirt gireceginden okulda egitimin bir esprisi de kalmayacak ozetle.
0
robokot
(05.09.21)
Yayılmasını engellemiyor, yayılıyor ve yayılacak zaten. Sonuçlarını biliyoruz artık. Vaka sayısı çok önemli bir metrik değil eskisi gibi. Tablo şu:

- Aşılı olanlar hafif atlatacak, hatta günlük hayatına devam edebilecek.
- Aşılı olduğu halde zor geçiren 0,01'lik grup hastaneye yatacak
- Aşılı olmayanlar da hastanelik olacak veya hayatını kaybedecekler

Devletin artık ek olarak yapabileceği bir şey yok, mevcut durum sürdürülebilir değil, 1.5 senedir öğretmenler dahil herkes evde. Adamın çocuklara ders vermesi lazım, kendisi yazlıkta, çocuklar zaten tablette, zaten eğitim sistemi dandik resmen böyle bir nesil daha kayıp gidecek elimizden. Bence devletin en büyük hatası şu anda + çıkarsa tüm sınıfı tekrardan eve göndermek, bu çok suistimal edilecek, çocuklar yine bi hafta evden bi hafta okuldan okuyacaklar. Zaten öğretmenler şimdiden işin çakallığını aramaya başladı yok test vermem, yok aşı olmam vs diyerek.

Bence bu işi tamamen normalleştirip artık kalan sağlar bizimdir moduna girilmek zorunda her anlamda. Dediğim gibi istatistiki olarak artık kabul edilebilir noktadayız. Yoğun bakıma yatanların %0,1'i aşılıysa demek ki aşı işe yarıyor ve kalan rakam da istatistik olarak gözardı edilebilir. Dönmek istemeyen öğretmenlere de yaptırım uygulanmadığı, böyle gri alanda bırakıldığı sürece bu sene geçen senekinden bile daha dandik bir öğretim yılı yaşanacaktır.
0
roket adam
(05.09.21)
Ha bir de yukariya ek olarak asilarin 6 ay sonra etkinliklerinin azalmaya baslamasi olayi var (bakiniz israil); ilkbaharda asi olan velilerden patir patir kayip haberleri de gelmeye baslayacak kışın ilerleyen gunlerinde 3. dozu bulamazlarsa - ki saglik bakanligi eylulden sonra asi gelecek mi gidecek mi henuz bir aciklama yapmadi.

yani varyantlar + etkinligi azalan asilar = cok daha az zararli ama cok daha fazla bulasici bir varyant ortaya cikmazsa eger kış çetin gececek. okul icinde verimli bir yil imkansiz cocuklar icin.

zaten ilkokul cagindaki cocuklar asi da olamadi, butun evlere yayacaklar mis.
0
robokot
(05.09.21)
Bizim ulke icin demiyorum da bu kadar aptal karar almalarina sasiyorum.

Virus kisin cogalip yazin azaliyor.
Okullar hepi topu 6 ay acik kalsa egitim aksamiyor.
Ulan yaza alsaniza su egitimi birkac sene icin.
Komple universiteyi isleri her seyi yaza al gitsin.

Bizi de ne zaman sonbahar gelse ofise cagiriyorlar.
Millet aklini kiraya verdi sanirim.
0
divit
(05.09.21)
Avrupa'da okullar mart 2020 dönemi haricinde vakaların en cafcaflı olduğu zamanlarda bile açık kaldı; hala açık. Bizde çocukların 1.5 yılı heba oldu. Hem fizyolojik hem psikolojik hem de akademik birçok etkisini ilerleyen yıllarda göreceğiz muhtemelen. Kayıp bir nesil yetiştirmek istemiyorsak artık açık kalmalı bu okullar. Kaldı ki geçen sene okul öncesi kurumların hepsi tam kapanma dönemi haricinde açıktı zaten. Kaç kere anaokullarında Corona virüs patlaması diye bir haber duydunuz? Oralardaki ogretmenlerin birçoğu da bu hastalığı geçirdi üstelik. Ogretmense onlar da öğretmen.

Velhasıl okullar açılmamali yaygarasıni hiç doğru bulmuyorum; okullar alınabilen en iyi önlemlerle açılmalı ve eğitim devam etmeli. Çocuklar zaten ya bütün gün parkta içiçe oyun oynuyor ya da AVM'de anne babasıyla geziye çıkıyor. Düğünlere, avmye, Lunapark'a, restorana giderken sorun yok; iş eğitime gelince neden karşı çıkılıyor, anlamak mümkün değil.
0
fraise
(05.09.21)
Böyle keşke öğrenciler için şartları iyileştirip okulları açsalar. Daha az öğrencinin olduğu okul servisleri ve sınıflar, düzgün havalandırmanın yapılması, maske konusunda öğrencilerin düzgünce bilgilendirimesi, öğrencilere ücretsiz maske verilmesi gibi şeyler yapılsa bu süreç iyi sonuçlarla aşılabilir.

Ama mevcut şartlar veliler, öğrenciler ve öğretmenler için çok zor. Okulların kapalı olması öğrenciler için çok, çok daha zor. Bu çocuklar eğitim almanın yanı sıra sosyalleşiyorlar, aile evindeki kötü şartlarından bir süre için kurtuluyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(05.09.21)
Avrupada açık kalan okullar insanların bağışıklık geliştirmesine yol açtı. Bizde böyle bir durum söz konusu değil. Üstelik avrupalılarda olan kurallara uyma durumu da bizim ülkemizde yok. Öğretmenler, öğrenciler, denetleyenler vb. hiçbirinin kurallara uymadığı bir senaryoda (muhtemelen böyle olacak) olan bizim insanımıza olur.
0
Battalgazininintikaml
(05.09.21)
@fraise keşke avrupadaki şartlar bizde olsa. Bizim sınıflar 50-60 kişi sınıflarda havalandırma yok. Aynı sırada 3 kişi oturarak bu olmaz.
Şartları iyileştirdik önlemleri aldık derken bunları düzeltmeleri gerek. Önlemler dedikleri okullara maske dezenfektan yollamaları. Biz veliler olarak bunları zaten sınıflara koyduk.
Ya aşılı aşısız yada sabah öğle diye sınıflar ikiye bölünmeli bence. Sınıflar çok kalabalık.
Geçen seneki gibi isteyen göndermesin demediler mecbur yollayacağız. Ama 7-8 yaşındaki çocukları 6 saat havalandırmasız ortamlarda nasıl maskeli tutabilecekler düşündürücü.
Yaklaşık iki yıl boyunca korunduk. Ne kovid olduk ne şüpheye düşüp test yaptırdık. Okul yüzünden hasta olucaz diye çok korkuyorum. Ama evde okulda olmuyor.
Takip ettiğim bütün doktorlar okulların açık kalma süresini 3-4 hafta diye düşünüyorlar.
0
ayhsegull
(05.09.21)
@ayhsegull +1

Okulların kapalı kalmasının ben de çok, çok büyük zararları olduğunu düşünüyorum. Çocukların eğitiminin aksaması bir yana, iş hayatından uzaklaşmak zorunda kalan bir yığın kadın var bu yüzden. Toplumsal cinsiyet hakları açısından da bir yığın sorun oluşturuyor bu durum. Evde uzaktan dersi takip etmek yerine ev ahalisine hizmet vermek zorunda kalan çocuklara değinmiyorum bile.

Fakat bizdeki durumu Avrupa ile kıyaslamak fazla iyi niyetli. Bu kıyası yapanların da devlet okullarındaki koşulların farkında olmadığını düşünüyorum.

Bununla birlikte herkes okullar açılacağı zaman konuşmaya başlıyor, kapalı kaldığı onca zaman yapılabilecek hazırlıklara dair kim hesap sordu? Pandeminin bir gecede bitmeyeceği belli iken ne yapıldı? Sınıf mevcutları azalsın diye yeni okullar yapıldı mı? Boş olan imam hatipler düz okula çevrilsin diye düzenlemeler yapıldı mı? Sınıf mevcudunu azaltmak için yeni öğretmen atamaları gerçekleşti mi?

"Alınabilen önlemler alınsın" dediğiniz şey ne düzeyde ben size anlatayım. Öğretmenler tüm gün çay içmeyecekmiş, öğrenciler istiklal marşı sırasında mesafeli duracaklarmış. Sonra 40-50 öğrenci aynı sınıfa tıkılıp saatlerce aynı havayı soluyacak. Bu. Bir de belirti gösteren öğrenci için izolasyon odası olacakmış :) Başka da bir şey yok.

Eşim öğretmen, ben akademisyenim. İkimiz de okula dönmeyi her şeyden çok istiyoruz. Aşılarımızı ilk gün olduk. Fakat gerekli önlemlerin alınmaması da, bu önlemlerin neden alınmadığının hesabının sorulmaması da, yapılabilecek her şey yapılmış gibi ol(may)anları görmezlikten gelerek "artık eğitim devam etmeli o yüzden okullar açılmalı" demek de bu topluma yapılacak en büyük kötülüktür.
0
gmzo
(05.09.21)
Yoğun bakımlar doldu mu okullar kapatılır.
0
oyokbuyoknevar
(05.09.21)
iyi olur bence.
simdiye kadar kapali kalmasi hataydi. ingilterede cocuklarla ogretmen arasinda iletisim aksiyor diye maskeyi bile kaldirmayi dusunuyorlardi bir ara ders saatlerinde. avrupada da ayrica bizim gibi devlet okullari var. saniliyor ki oralarin en kotu okulu bizim koc falan...
cocuklar evden hicbir sey ogrenmiyor. ogretmenler verimli calisamiyor, koreliyor. bu virus hep devam da edebilir. iste asiyla falan oldugu kadar idare edilecek bundan sonra. olumler olabilir ama hayatin da devam etmesi lazim durumu gecerli tum dunyada. dunya artik gelecegini de dusunuyor. biz de boyle hareket etmeliyiz. bombos, egitimin bir donemini online adi altinda verimsiz gecirmis bir nesil gelecek yoksa.
0
Kittie
(05.09.21)
bence yoğunluk azaltılarak tamamen açılmalı. insanları korkutarak, evlere kapanarak bitecek bir hastalık değil. bu yeni varyant, çocukları da öldürüyormuş, aşılar etkisizmiş falan filan. inanmıyoruz bu palavralara artık. aşısını olan olsun olmayan da sonucuna katlasın.
0
paintov
(05.09.21)
(11)

yeni doğmuş bebeğe ne alınır?

noluyo yaa
Kıyafet almak istemiyorum 2 ay sonra giyemeyecek çünkü. Daha farklı, tatlı ne alabilirim?
Kıyafet almak istemiyorum 2 ay sonra giyemeyecek çünkü. Daha farklı, tatlı ne alabilirim?
0
noluyo yaa
(31.08.21)
Ben seneler önce kuzenimin bebeğine 12 aylık bebek hatıra çerçevesi almıştım, bir yaşına kadar her aydan bir fotoğraf konuyor. Bebek şimdi 10 yaşına geldi, hala asılı odasında :) küçük bir hediye olacaksa (altın olmuyorsa) gayet güzel bence.
0
gmzo
(31.08.21)
Arkadaşlarım pıtır pıtır doğuruyor. Pandemi mahsülü sanırım bunlar :) Ben de benzer bir hediye kaosundaydım. Kıyafeti tam da istediğin nedenlerle almıyorum. Hani 2 ay giymesinin yanında bir de anne-babasının içine sinmeyen bir şeyse çocuk hiç giyemiyor. Ziyan olmasın diye anne-baba giydirirse onların içine sinmiyor.

Doğrudan hediye kartı almaya başladım e-bebek / amazon vs. Bebek aşırı masraflı bir şey ve her bebeğin de masrafı değişiyor. Normalde evlenene-doğurana hediye kartına aşırı karşıttım. Ta ki 3 sene önce kendim evlenene kadar. Bir arkadaşım hediye kartı verdi ikea'dan. İlk içimden homurdandım, sonra ne mübarek insansın oldum. Çünkü insan hediye gelince nereye koyacağını bilemiyor. Zevklerini en bildiğin insan olsa bile uyuşmama ihtimali çok yüksek. Hatta kendi bişi almak istiyordur sen onun işlevini görecek bir şey almışsındır ama içine sinmez. Çöpe atmaya kıyamaz vs. yük olur (eve fiziki hediye alan dostlarıma selam olsun, nereye koyacağımı bilemiyorum o hediyeleri). Nakit para-altın verdiysen, kişi onu yatırıma katmaya eğilimli oluyor. Üç kuruş birikim olsun diyor insan. Ama hediye kartı oldu mu seve seve harcıyorsun. Hem de normalde ihtiyacın çok olmayan ama para ayırmaya kıyamadığın bir şey alıyorsun. Gittik güzelinden içimizin kaldığı bir mutfak arabası aldık. Her gün arkadaşı güzel anıyoruz desem yeridir aşırı işimiz kolaylaladı. Asla kendi paramızla almazdık. Özetle hediye kartları samimiyetsiz gözükse de işlevsel şeyler. Yine o kartla alacaklarından seni hatırlayacaklar. üzerlerinden yük kalkacak.

Hediye önerisi isteyip uzun uzun yazdım kusura bakma. TL;DR hediye çeki al
0
ManikD
(31.08.21)
altın takılır normalde , tabi fiyatlar fazla
ben genelde bebek bezi alıyorum birkaç ay sonra kullanabileceği şekilde .
yeni doğan bebeğin bezleri hazırdır diye düşünerek mesela 4 aya uygun ölçüde seçiyorum
3-4 paket anneyi mutlu ediyor bence
0
devilone
(31.08.21)
Maşallah tak.
0
prole
(31.08.21)
Nevresim takımı al. Fazlası ziyan olmaz, yatak değişmedikçe yıllar boyu da kullanılır.
0
kibritsuyu
(31.08.21)
Müslin örtü, önlük. Hafif battaniye.
0
oyokbuyoknevar
(31.08.21)
oyuncak tabi ki. peluş olsun. seve seve büyüsün
0
photo85
(31.08.21)
hep bebek icin oneri gelmis ama yakin zamanda dogum yapmis biri olarak bebekten ziyade anneye hediye alinmasini mantikli buluyorum. bebegin hicbir seyi eksik olmuyor cunku ozellikle ilk bebekse cift her seyi fazla fazla aliyor. ikinci ve sonrasi bir bebekse de buyuklerden kalan yine cok sey oluyor. ama dogumdu bebekti derken anneyi kimse sallamiyor :) annenin de fazlasiyla ihtiyaclari oluyor halbuki. yakin arkadasinizsa cici bir anne paketi hos bir jest olabilir bence. anne caylari, saglikli atistirmaliklar, kendisini iyi hissettirecegini dusundugunuz minik seylerden bir kutu bebege alacaginiz birkac paket bezden bence daha makbule gececektir annenin gozunde.

ama ille de bebege bir sey alinmak isteniyorsa bence de en mantiklisi hediye karti. gitsinler gonullerince harcasinlar.
0
in vino veritas
(31.08.21)
Uyku arkadasi diye bir tavsan var. Amigurumi ile yapiliyor. Organik iplik vb kullaniliyor. Ben olsam ondan alirdim. Instagramdakiler satiyor
0
nax
(01.09.21)
@in vino veritas, valla çok mantıklı ama yakın arkadaşım erkek tarafı :)
0
🌸noluyo yaa
(01.09.21)
Bornoz demişti bir arkadaşımız ben de başka beş arkadaşıma 3-4 yaş için bornoz aldım mutlu olmuştu. Ya da oyun halısı falan seviyorlarmış
0
rud
(01.09.21)
(4)

sizce yarın dolar mı alayım euro mu? ya da faiz mi?

kanasla intihar eden adam
100 bin tl geldi bir yerden. daha önce gram altın almıştım paramın büyük kısmıyla. şimdi dolar mı alsak euro mu? ya da faiz mi acaba yüzde 17'den?
100 bin tl geldi bir yerden. daha önce gram altın almıştım paramın büyük kısmıyla. şimdi dolar mı alsak euro mu? ya da faiz mi acaba yüzde 17'den?
0
kanasla intihar eden adam
(31.08.21)
günlük faize koy. akbank arı hesap ilk 2 ay %18.5 günlük faiz veriyor. dolar ya da altını da günlük faizden gelen parayla al. hangisi daha çok düşerse o gün ondan alırsın. flash düşüşlerde daha yüksek alımlar yapabilirsin paran günlükte olduğundan.

www.vakifbank.com.tr

ha bana kalırsa btc al ilk kırmızı gününde ve unut derim.
0
ehti
(31.08.21)
Ben olsam yarısını dövize yarısını vadeliye atardım. Ytd.
0
gmzo
(31.08.21)
Tümüyle ABD Doları al.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(31.08.21)
ABD Doları'nda hedef 9,6 TL. Şu an garip bir şekilde baskılanıyor; fenâ uçuşa geçecek.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(31.08.21)
(10)

Şeyma hiç hasta olmaz mı? Pozitiflik gerçekten bu kadar etkiliyor mu yoksa?

my pink
Sorumu Şeyma Subaşı üzerinden soruyorum ama aslında daha geniş bir konu. Ben bu kadını uzun bir süredir takip ediyorum. Gününün büyük bir kısmını paylaşıyor ve ben hiç hastalığa dair bir paylaşım görmedim. Pozitifliği onu hastalıklardan koruyor mudur gerçekten? Duygu durumunun fiziksel sağlığı etkil
Sorumu Şeyma Subaşı üzerinden soruyorum ama aslında daha geniş bir konu. Ben bu kadını uzun bir süredir takip ediyorum. Gününün büyük bir kısmını paylaşıyor ve ben hiç hastalığa dair bir paylaşım görmedim. Pozitifliği onu hastalıklardan koruyor mudur gerçekten?

Duygu durumunun fiziksel sağlığı etkilediğini, depresyonun somatik etkilerine inanıyor musunuz
0
my pink
(31.08.21)
Evet ama bence o kadar da kosut degil. Stresten egzama cikardim ama yillardir hasta olmadim ben de
0
floydian
(31.08.21)
birincisi kadinin stresli oldugunu sanmiyorum. stres hastalik yapar. zaman zaman mutsuz olabilir cesitli sebeplerle ama stresli hic degildir.

ikincisi beslenmesini kaliteli seviyede tutabiliyor.

ucuncusu duzenli spor.

bu ucunu kim saglarsa saglasin, genetik olarak hastaligi yoksa, hasta olmasi zor zaten.
0
do you remember me
(31.08.21)
tabii ki psikoloji fiziksel sağlığı etkiliyor. artı olarak kadın deli gibi spor yapıyor ve çok iyi besleniyor. vucuduna çok iyi bakıyor yani, dolayısıyla endorfin dengesi yerinde bi insan. özellikle spor ve beslenmesi iyi olan insanlar genelde çok pozitif oluyor zaten.
0
roket adam
(31.08.21)
Depresyonun ve duygudurumun somatik etkilerine inanıp inanmamak diye bir sey yok. Çünkü böyle bir etkinin varlığının bilimsel olarak kaniti var. Ozellikle stresin fiziksel yipraticiligi çok fazla. Şeyma zengin ve kendisi ve kızının da gelecegi hakkında maddi kaygısı yoktur. Pozitif yaşantısı olduğu için kendisi de pozitif. Kendine de bakıyordur bağışıklığı sağlamdır. O yüzden hepsi birbirini etkiliyordur ve evet bu yaşantı onu bazı hastalıklardan koruyordur
0
ddenizz
(31.08.21)
Duygu durumun hastalığı etkilediğine kesin inanıyorum. Az ya da çok değişir, başka etmenler de vardır ama duygular baya baya etkili bence.

Ama şu da var bazıları mesela öfkeden beslenir falan. Ama yine de beynin o durumu nasıl değerlendirdiği önemli. Kimi havadan nem kapar, kimi balçığın içinden güçlenip çıkar
0
epitaf
(31.08.21)
hayat şeymaya güzel. her manada. stres yok. para bol. kaygı yok. iyi beslenme, iyi gezme iyi yaşam var. ayrıca zaten kendine çok iyi bakıyordur diye tahmin ediyorum. darısı bize
0
photo85
(31.08.21)
bunun pozitiflik ile alakasi yok bence. son 10 yilda toplasan 10 gun hasta olmamisimdir. saglikli beslenen, spor yapan birisinin bunyesi de biraz saglamsa hasta olmasini gerektirecek bir durum yok.
0
crucio
(31.08.21)
crucio +1

Ayrıca Şeyma'nın duygu durumunun çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum, "gelecek kaygısı yok, yediği önünde yemediği arkasında, spor yapıyor o yüzden mutlu ve stressiz" demek de çok düz bir yorum. Bana hiç öyle elindekiyle yetinen birisi imajı çizmiyor, dolayısıyla bizden farklı olsa da stres kaynakları vardır diye düşünüyorum. Partilerken bünyesine aldığı alkol vs.nin de sağlıklı olduğunu sanmıyorum.Bununla birlikte sosyal medyaya herkes goygoy ve mutluluk anlarını koyuyor. Hastayken paylaşmalık hazırda gönderileri vardır Şeyma'nın.
0
gmzo
(31.08.21)
Be pozitifliği yaa. Para koruyor para.

O para sayesinde iyi besin, iyi ve stressiz yaşam, sürekli kontrol ve takip.

Geçen amcam safra kesesi kaynaklı pankreas iltihaplanması nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Amcam değil de şeyma olsaydı ilk karın ağrısında bakılacak, durum anlaşılacak ve bir natibiyotik ile atlatacaktı. Hala hastanede amcam. Garibim 2 ay karın ağrısı çekmiş. Ayaklarımı üşütüyorum galiba demiş (yaz günü).

Bir gğn tamamen kilitlenince acile kaldırmışlar.

Şeyma olsa ilk karın ağrısında durum anlaşılırdı.

Fakir acı çekecek aga. Kural bu.
0
goklerdengelenkarar
(31.08.21)
daha 18 yaşlarındayken tv programlarına katılıp acun gibi birine yanaşıp onunla birlikte olabilen birisi zaten özgüveni yüksek, kendine bir şey dert etmeyen, hayatın tadına çıkaran bir tiptir. arada üzüldüğü şeyler oluyordur elbette ama kafaya takacak seviye değildir bence. zaten kaygılanacak bir şeyi de yok. bizim gibi hergün sabahın köründe kalkıp tıklım tıkış otobüslerle işi gidip akşama kadar it gibi çalışmıyor, kirayı faturayı nasıl ödeyeceğim demiyor. bu bile 7/24 mutlu gezmek için bir neden.

duygu durumu da fiziksel sağlığı etkiliyor tabii, geççen gün ufak çaplı bir mide kanaması geçirdim stres yüzünden. psikolojik sorunlar çoğu fiziksel hastalıktan daha beterdir.
0
candide
(31.08.21)
(4)

Kamuda pandemi nedeniyle hamilelere 24.haftadan itibaren idari izin

gmzo
Bu durum devam ediyor mu acaba bilgisi olan var mı? Bir de uzaktan mı çalışılıyor yoksa tamamen mi izinli olunuyor?
Bu durum devam ediyor mu acaba bilgisi olan var mı? Bir de uzaktan mı çalışılıyor yoksa tamamen mi izinli olunuyor?
0
gmzo
(28.08.21)
Dilekce verip mudurunuzunden talep edebilirsiniz. İzni verip vermemek mudurunuzun inisiyatifinde.
0
dedim ben sana
(28.08.21)
Son genelgeye göre 24'üncü haftadan itibaren belgelendirdiğiniz sürece idari izinlisiniz. En azından meb'te yayımlanan genelge bu şekildeydi.
0
synax
(28.08.21)
@dedim ben sana genelgeyle belirlenmiş bir şey nasıl amirin inisiyatifinde oluyor? bu pandemi izni normal 16 haftalık doğum iznine eklenmiş 8 haftalık bir izin sonuçta, amir istemese doğum iznine de mi göndermeyecek?
0
🌸gmzo
(29.08.21)
Ben ogretmenim, idari izinler mudurun inisiyatifinde dedi bize ilce milli egitim. Eger uygun gormuyorsa, o bransta acigi varsa ve elzem goruyorsa mudur izin vermeyebilir dedi. İzin talep edene verildi bizde ama verilmeyebiliyormus.
0
dedim ben sana
(01.09.21)
(8)

otoimmun ve beslenme

bombshell
Otoimmun hastaligi olanlarin nasil beslenmesi gerektigi konusunda her turlu bilgiye acigim.ayrica sosyal medyadan bu tip bir beslenme turu icin kim takip edilmeli?
Otoimmun hastaligi olanlarin nasil beslenmesi gerektigi konusunda her turlu bilgiye acigim.
ayrica sosyal medyadan bu tip bir beslenme turu icin kim takip edilmeli?
0
bombshell
(26.08.21)
dr eric berg'i oneririm, youtube kanalina bakabilirsiniz.

www.youtube.com
0
do you remember me
(26.08.21)
Zor bir konu. Beslenme ile tıp hala yeterince ilgilenmiyor cünkü. Alaninda cok iyi doktora gidiyorsunuz, o da beslenme hakkinda tek kelime etmeden yolluyor.

Her otoimmun hastaligi olan kisi ayni beslenme seklinden fayda görmez. Türkiye'de buna kafa yormus ve okulunu okumus Ümit Aktas var. Kendisini sevmesem de, size tavsiye edebilecegim baska bir isim yok.

Glutensiz beslenmenin iyi gelecegi, benim gördügüm ve okudugum, ayrica hastalardan duydugum kadariyla ortak nokta gibi...
0
buf-e kür
(26.08.21)
Ayşegül Çoruhlu da çok iyidir, hem de komiktir, çok şaka yapar. Kitapları çok anlaşılır ve çok değerli bilgiler veriyor.
0
muhayyer divan
(26.08.21)
Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın benim bu konularda takip ettiğim ve çok faydalandığım, fonsiyonel tıp ve beslenme alanında paylaşımlar yapan bir doktor. Aktif bir instagram hesabı var.
0
gmzo
(26.08.21)
Instagram hesapları drcanciftci, gozdearalocak, semaozpekmezci.
0
Olric
(26.08.21)
instagramda izmircocukdoktoru hesabı var Dr. Filiz Gökaslan'a ait ben onu takip ediyorum.
0
eatpraylaw
(26.08.21)
suicides underground
(26.08.21)
vücudda iltihabi sebebiyet verecek yiyeceklerden kaçınacaksın, glisemik index'i yükselten yiyeceklerden kaçınacaksın, antiinflamatuar yiyeceklerle beslenmeni destekleyeceksin ve tabi bunun yanında bir doktor daha iyi yardımcı olacaktır sana.
0
evimin paspasi
(26.08.21)
(3)

itü/ytü gibi okullara yl için başvuranların listesi vs var mı?

avatar is back
genel olarak ortalama ales, gano puanları nedir merak ediyorum. kendim başvurdum da yeterli olup olmayacağını merak ediyorum. sanırım uzun yıllardır sadece asil / yedek listeleri paylaşılıyor. not : fen bilimleri enstitüsü
genel olarak ortalama ales, gano puanları nedir merak ediyorum. kendim başvurdum da yeterli olup olmayacağını merak ediyorum. sanırım uzun yıllardır sadece asil / yedek listeleri paylaşılıyor.

not : fen bilimleri enstitüsü
0
avatar is back
(24.08.21)
O dediğinizi sanırım son aşamadaki mülakat öncesi liste şeklinde asıyorlar. Ben itü yl için başvurmuştum 2014 senelerinde
0
neysene
(24.08.21)
Kvkk'dan dolayı yayınlanmıyor olabilir.
0
gmzo
(24.08.21)
açıklayan çok okul var da, ben genel olarak zaten ortalama başvuru puanlarını merak ediyorum
0
🌸avatar is back
(24.08.21)
(4)

Covid aşı ve gebelik

hrvl
Selamlar,29 yaşında dişi bireyim. Temmuz ayı gibi çocuk planlamaya başlayacaktık, ancak aşı durumlarından dolayı ertelemek zorunda kaldık. Eşim çift doz biontech, ben de alerjik durumumdan dolayı çift doz sinovac yaptırdım. Aşılardan 3 hafta sonra planlayacaktık yine ama bu sinovac olanlara 3. doz m
Selamlar,
29 yaşında dişi bireyim. Temmuz ayı gibi çocuk planlamaya başlayacaktık, ancak aşı durumlarından dolayı ertelemek zorunda kaldık. Eşim çift doz biontech, ben de alerjik durumumdan dolayı çift doz sinovac yaptırdım. Aşılardan 3 hafta sonra planlayacaktık yine ama bu sinovac olanlara 3. doz muhabbeti çıkınca kafamız karıştı tekrar. Ben 3. dozu da beklemek istedim. Fakat yeni öğrendik ki 50 yaş altına 3. doz gibi bir durum henüz yokmuş. Bekleyelim desek, neyi beklediğimiz belli değil, belki de hiç gelmeyecek 50 yaş altına. Beklemesek, tam hamile kaldığım anda gelirse üzülürüm, çünkü her gün bir şey değişiyor, doz aralığıdır aşı hakkıdır vs. Ve biraz da korkuyorum, 3. doz muhabbeti çıktıysa demek ki bu aşı korumuyor, bir şeyler eksik ki insanlar 3. dozlarını biontech yaptırıyor.

Siz olsanız ne yapardınız? Doktorum sadece aşıdan ne kadar sonra planlama yapabileceğimizi vs söylüyor. 3. dozu bekleyelim mi gibi bir soru sormadım hiç, bu sorunun muhatabı bir kadın doğum uzmanı değil gibi geldi. Buraya da sadece fikir almak amaçlı yazıyorum. Duyuru sonradan silinecek.
Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
hrvl
(23.08.21)
selamlar,

Çevremde hiç aşı olmadan (!) gebelik planlayanlar var. Siz en azından sinovac olmuşsunuz. Tıbbi bir tavsiye değil benimki tabii ki ama bence içiniz rahat olsun akışına bırakın.
0
vampir akrep
(23.08.21)
Merhaba, uzman değilim ama hamileyim, iki doz biontech oldum hamilelikten hemen önce. Reddit'te de ilgili subreddit'leri takip ediyorum ve anladığım kadarıyla Amerika ve Avrupa'da doktorlar artık hamilelere de aşı olmalarını öneriyorlar ve aşı olan hamilelerin sayısı git gide artıyor. Belki bunu da değerlendirmek istersiniz..
0
gmzo
(23.08.21)
kuzenim de ablam da aşısız hamile kaldı. kuzenin döneminde aşı bile yoktu piyasada. ablama da doktoru 3. aydan sonra sinovac olabilirsin demişti. ama yeniydi o dönem aşı olayları. şimdi daha fazla çalışma var konuyla alakalı, yani aşı öneriliyor hamilelere de. hamileyken de olabilirsiniz.

kaldı ki aşının koruyuculuk süresi 5 yıl filan değil ki. 6 ay diyen bile var. hani bu kadar düşünmeyi gerektirecek bi şey değil bence 3. doz. hiç aşı olmamış olsaydınız eğer iki dozu da olmayı bekleyin derdim. ama zaten iki doz olmuşsunuz. o yüzden çalışmalara başlayın derim.
0
elorelia
(23.08.21)
3. dozun size ne zaman geleceği belli değil. Ne zamam hamile kalacağınız da belli değil. Planlayınca ha deyince olmuyor, bir seneye kadar yolu var. O yüzden bu belirsizlikle beklemenin anlamı yok diye düşünüyorum.
0
bayc
(23.08.21)
(10)

Mimarlık okumak çok mu kötü tercih

trgydl
Mimar sinan veya yıldıza yerleşecek bir öğrenci adayı var. Ama morali bozuk sosyal medyada okuduklarından ötürü. Yok iş bulamazsın yok bölüm çok zor vs gibi. Ne derece doğru? Olumlu yanları ne
Mimar sinan veya yıldıza yerleşecek bir öğrenci adayı var. Ama morali bozuk sosyal medyada okuduklarından ötürü. Yok iş bulamazsın yok bölüm çok zor vs gibi. Ne derece doğru? Olumlu yanları ne
0
trgydl
(21.08.21)
İnşaat mühendisiyim. Hç bulaşmasın. İtüden mezunu bile düşük ücretlere çalışacak gibi duruyor
0
neysene
(21.08.21)
birkaç gün önce de benzer bir duyuruya yazdım; artık tıp ve iyi okulların iyi mühendislikleri dışındaki bölümler işsizlik/asgari ücret/asgarinin bir tık üstüne mahkum.

ne okuyacaksa iyi okulda okuması ve okurken de kendini geliştirebildiği kadar geliştirmiş olması lazım. okul bitmeden iyi seviyede yabancı dil, program bilgisi vs. lazım. çünkü her alanda inanılmaz mezun sayısı ve inanılmaz bir rekabet var.
0
candide
(21.08.21)
sakın, 2005 çıkışlı mimarım, bir dönem iyiydi ama artık autocad 3dmax aşırı yaygınlaştı. yeni mezunlar bu programları kullanan birer operatör haline geldi. eğer zengin çevresi yoksa zenginlerle arkadaşlık etmeyi kendini pazarlamayı bilmiyorsa sadece tasarım seviyorsa hiç bulaşmasın, gerçekten hiç bulaşmasın sürünür. en son duyduğum 3 bin lira maaş veriyolardı yeni mezunlara. durum çok çok kötü ve ilerde de düzelecek gibi değil aşırı çok mezun var. sen yapmazsan başkası yapar.
0
sipsiyah
(21.08.21)
İyi maaşlı pozisyonlar var elbette ama piyasada aşırı miktarda mimarlık mezunu var. Öne çıkmak çok zor. Bu konuda tutkulu ise yapılmayacak bir şey değil ama amacı iyi para kazanacağı bir meslek bulmak ise çok daha kolay meslekler var tercih edilebilecek.
0
chavezding
(21.08.21)
Cevaplaması zor bir soru.
Türkiye'de moda, mimarlık, reklamcılık, medya vb gibi kreatif mesleklerde iyi yerlere gelmek için çevre, maddi güç ve kişisel olarak çok donanımlı bir insan olmak gerekiyor. En azından bunlardan ikisine sahip olmak çok fark yaratıyor.

Bunun iki yolu var. Ya aileden gelir ki bu kolayı. Ya da birey kendi kendine bu varlığı inşa eder adım adım. Önce çevresini oluşturur, sonra maddi olarak güçlenir, bunları yaparken de kendini geliştirir. Ama bu elbette çok meşakkatli bir süreç.

Gelelim sektör gerçeklerine. Mimar değilim, ama yukarda saydığım sektörlerden birindeyim. Haliyle epey mimar tanıdığım da var. Bazıları orta halli ailelerden geliyorlar. Onlardan duyduklarım aslında kendi sektörümdeki hikayelere de benziyor.

Öncelikle ülkemizdeki arz talep durumlarındaki dengesizlik burada da geçerli. Sektör dar, ama mimar sayısı fazla. Her yıl yeni mezunlar da ekleniyor buna.
Haliyle işverenler için mimar bulmak oldukça kolay. Türkiye'deki binalara şöyle bir baktığınız zaman da mimarın ne kadar nitelikli olduğuyla kimsenin ilgilenmediği belli oluyor. Önemli olan inşaat şirketindeki mimar pozisyonu işi ortalama şekilde götürecek biriyle dolu olsun. Bu durum ücretlere de yansıyor. Eğer yeni mezunun maddi gücü yoksa, pazarlık şansı da olmuyor. Oldukça düşük ücretlere evet demek zorunda kalıyor. Çünkü tecrübeye de ihtiyacı var.

Tabii ücretlerdeki sorun, işe girdikten sonra iş yüküne de yansıyor. Uykusuz geceler, stresli sunumlar, bitmek bilmeyen revizyonlar... Milyonluk bütçeleriyle hata kaldırmayacak projeler... Aşırı stres yaşıyorlar.

Günün sonunda inşaat sektöründe çalışıyor her mimar. Haliyle ne kadar sanat tarihi soslu bir eğitim ve meslek hayatı olsa da, günün sonunda inşaat sektörünün tüm sertliği işin her evresine sirayet ediyor. O şantiyeye gidiliyor yani:)

Sektörde tecrübe kazandı, patronlardan bıktı. Kendi ofisini açmak istedi. Bunu yapan çok insan var. Butik ofisler açanlar var. Ama burada da bir çevre gerekiyor iş sürekliliği için.

Türkiye'de şartlar böyle. Eğer eğitim hayatını yurtdışında sürdürebilir ve yabancı bir şirkete adım atabilirse çok daha farklı bir kariyer planı yapabilir.

Bu arada ben duyduğum en kötü şartları sıraladım. Elbette bunları yaşamayan insanlar da var. Ya da farklı kariyer rotaları da var. İç mimarlık yapabilir vs.

Bu arada hangi mesleği seçerse seçsin, genel olarak buna yakın şeyler yaşayacak. Eminim yazılımcılar da bunu söyler.
Pazarlamacılar da...

O yüzden sevdiği bir işi seçsin ki, en azından bu yaşayacaklarını tolere etmesi daha kolay olur.
0
anten
(21.08.21)
Düşük maaşla başlansa da sonradan geliri yükseltecek pozisyona gelmek kişinin kendi elinde. Yurtdışı kapısı da var, Mimar Sinan mimarlık mezunu olup Almanya'da Dubai'de İngiltere'de çalışan da var, Hollanda'da Delft'te doktora yapan da (bizzat arkadaşlarım hepsi, kulaktan dolma değil). Ülkenin genel şartları gibi çalışma şartları da zorlaştı elbette ama her zamanki gibi kişiye bakıyor kendini geliştirmek. Bölümü okuması çok zor, orası doğru.
0
gmzo
(22.08.21)
yukarıda yazılanlara katılıyorum çok mezun var, maddi imkanlar (masraflı bölüm) ve çevre önemli. tabii ki sevdiğin işi yapmak da önemli ve mimarlık insana çok şey katan bir bölüm ama bölüme girmeden sevip sevmeyeceğini anlayabileceğini düşünmüyorum. 1-2 sene deneyip sonra sevmezse geçiş yapmayı düşünebilir eğer ÇOK istiyorsa. ailesini çok zora sokmayacaksa. ama risk almaya değer mi? işsizlik yıpratıcı ve bölüm de zor. eğer varsa öyle bölümler, sektörde talebin daha yüksek olduğu bölümleri tercih etmesi daha mantıklı olur.

ya da tam tersi daha mantıklı bir bölüme gidip mimarlık bölümünden ders almayı deneyebilir sevip sevmeyeceğini anlaması için. her durumda bu bölümü okumaya kesin karar vermeden bu mesleğin ve ona alternatif mesleğin sektör ve çalışma şartlarını iyice araştırsın.

edit: bu arada ben daha iş hayatına atılamadım. "işsizlik zor" lafına takılmayın. sektör şartlarının zor ve rekabetin fazla olduğunu biliyorum yalnızca, yıldız ya da mimar sinandan mezun olanlar işsiz kalmıyordur belki de onu bilmiyorum.
0
curious mind
(22.08.21)
itü son sınıftayım, seçmesin. tünelin ucunda ışık yok. sektör zaten batık. inşaat altın dönemi de bitti. ayrıca mimarlık 3.dünya ülkelerine göre bir meslek değil.
0
xrated
(22.08.21)
soruyla alakali degil ama ulkedeki mimarlarin bu durumda oldugunu bilmiyordum. cidden uzuldum
0
oscar
(22.08.21)
okuması zor, çalışması daha zor. özel bir alanda uzmanlaşmazsanız (atıyorum restorasyon) piyasadaki mimar enflasyonundan dolayı maddi getirisi de düşük olacak. ancak çevreniz ve maddi gücünüz var ise, ortaokuldan beri mimar olma hayali kuruyorsanız vs. girin okuyun.
0
zgrydn
(22.08.21)
(10)

Araba önerisi

mysticriver
Merhaba,200.000 TL bütçem var. Zorlarsam 230.000 falan belki.-Hatchback olsun.-Otomatik olsun. 10 senedir düz kullanıyorum ama artık istanbul trafiğinde işkenceye dönüşüyor.-Fazla yakmasın.-Güvenli bir araç olsun-Aile arabası olması şart değil küçükte olabilir. Tek ben bineceğim.Egea HB istedim anca
Merhaba,

200.000 TL bütçem var. Zorlarsam 230.000 falan belki.

-Hatchback olsun.
-Otomatik olsun. 10 senedir düz kullanıyorum ama artık istanbul trafiğinde işkenceye dönüşüyor.
-Fazla yakmasın.
-Güvenli bir araç olsun
-Aile arabası olması şart değil küçükte olabilir. Tek ben bineceğim.

Egea HB istedim ancak hiç güvenli gelmedi. Ncap yıldızı düşük. Arabadan anlamıyorum o yüzden görüşleriniz önemli. Teşekkür ederim.
0
mysticriver
(17.08.21)
skoda scala.
0
jelly bear
(17.08.21)
Ben de Scala diyorum.
0
roket adam
(17.08.21)
Ben de Skoda diyorum. Plase olarak da bulabilirseniz temiz 2015 (makyajlı kasa) BMW 1 serisi.
0
pccopath
(17.08.21)
skoda scala
0
sutlu nescafe
(17.08.21)
2 aydır Scala kullanıyoruz sorunuz varsa yardımcı olabilirim
0
gmzo
(17.08.21)
egea cross al. manuel ama. ncap yıldızının düşük olma sebebi otonom sürüş sistemlerinin olmayışı. kör nokta ikaz, şerit takip sistemi ıvır zıvır şeyler. çarpışma testleri 4 yıldız. ki 2016 yılındaydı o test. şimdi lounge pakette hepsi var. girse 4.5 yıldız kesin alır.

onun dışında 250 ye çıkabilirsen skoda kamiq güzel olurdu.

senin kriterlerine uyan polo da olabilir. yeni polonun boyutları da büyüdü nerdeyse golf kadar.

i20 de olabilir 210 civarı. hyundai bayon çıktı yeni.

kia rio olur yine.
0
xrated
(17.08.21)
Scala'dan başka çarem yok galiba. :D Yalnız ikinci el ilan çok az tabi yeni bir araba olmasından dolayı.

Bir de polo çok yakar mı acaba ve güvenli midir? Aklım kalıyor onda da :)

Edit: Üstteki soruyu sorduğum anda @xrated cevap vermiş. Teşekkürler.
0
🌸mysticriver
(17.08.21)
toyota auris olabilir belki farklı olarak.
0
ravenclaw
(17.08.21)
Skoda scalanin sifiri 230 bin civari zaten. 2. El bakma
0
hasansabbah
(18.08.21)
Yeni Yaris çok güzel olmuş. NCAP'ten 5 yıldızı da almış. Düzgün bakarsanız meşhur Toyota sağlamlığıyla başınızı ağrıtmaz. Şimdi baktım hybrid olmayan otomatiği 230'dan başlıyor.

Ben de önümüzdek sene hybrid versiyonunu almayı düşünüyorum.

Edit: Aynı fiyata sedan Corolla da varmış.
0
yürümeyin
(18.08.21)
(4)

Yavru sokak kedisine

gmzo
Ne verilir? Mama yiyebiliyor mu emin değiliz. Süt ve suyu karıştırarak verebilir miyiz?
Ne verilir? Mama yiyebiliyor mu emin değiliz. Süt ve suyu karıştırarak verebilir miyiz?
0
gmzo
(11.08.21)
süt vermeyin iyi bir şey değil süt. yavru kedi maması verebilirsiniz. ne kadar yavru tabii?
0
veritaslibertas
(11.08.21)
Bilemiyorum kaç aylık ama henüz anne sütü içmesi gerekiyor gibi geldi bana, oldukça küçük
0
🌸gmzo
(11.08.21)
süt tozları var petshoplarda yavrulara özel. uygundurda. onlardan verilmeli. Eğer imkan yok ise bir birim suya iki birim süt karıştır. bir tatlı kaşığı da şeker ilave edip verebilirsiniz.
0
social product
(11.08.21)
hiçbir şekilde inek süt verilmez eğer çok zordaysanız sulandırılmış keçi sütü olabilir yavru 3-4 haftalıktan büyük ise ve püre şeklindeki ıslak mamaları yiyebiliyorsa öyle devam edin. gözleri henüz görmüyor ve çiğneme refleksi yoksa özel kedi sütü tozları var bu tozlardan alıp biberonla her 2-3 saatte bir 10-15ml içirilmesi gerekiyor.

ayrıca yavru kedi henüz kendi vucut ısısını regüle edemez bu yüzden en azından geceleri. sıcak su torbası gibi ek ısı kaynağına ihtiyaç duyacak.
0
orpheus
(11.08.21)
(8)

Sudan geçirmeden yıkayan bulaşık makinesi tavsiyesi

respect
Tabaklar hafif kirli olsa bile bulaşık makinesi temizlemiyor.En iyi tableti kullanıyorum ama sudan geçirmeden atınca lekeli kalıyor. Sudan geçireceksem elimde de yıkarım yani bir sürü su harcanıyor neticedeVar mı önerebileceğiniz bir makine
Tabaklar hafif kirli olsa bile bulaşık makinesi temizlemiyor.

En iyi tableti kullanıyorum ama sudan geçirmeden atınca lekeli kalıyor. Sudan geçireceksem elimde de yıkarım yani bir sürü su harcanıyor neticede

Var mı önerebileceğiniz bir makine
0
respect
(08.08.21)
Bazen su püskürten aksamındaki delikler tıkandığı için temizlemiyorlar. Eğer öyleyse delikleri açınca düzelebilir.
0
mikro patlama
(08.08.21)
Eski düz model arçelikler çok daha iyi bulabilirsen
Yeniler cidden daha kötü
0
photo85
(08.08.21)
normalde sudan geçirmeseniz de çok kurumuş bir leke değilse temizlemesi lazım, dönen pervanelerin deliklerini ve pervaneler dönüyor mu kontrol edin.
0
gezegen olan pluton
(08.08.21)
Bizimki tabak çok kurumadıysa çıkarıyor. Arçelik’in bir modeli, gerçekten memnunduk ama şu an kahve telvesi sorunu yaşıyoruz. Eşim bir iki kez kenarlarında telve kalan fincan atmış. Ondan beri kahveli hiçbir şey koymamamıza rağmen çıkanların üstünde lekesi oluyor. Filtreyi falan da yıkadık kar etmedi.
Buna rağmen model isterseniz bakayım:)
0
somethinginthewayshemoves
(08.08.21)
@somethinginthewayshemoves pastır o pas. telve lekesi değil. arçelik sepetlerde paslanma problemi var. makina boşken inceleyin. dik çubukların kaplamalarının en üst noktaları kalkıp paslanıyor ya da sepetin alt kısmı aynı şekilde. sepeti çıkartıp bakın.
0
adivar
(08.08.21)
youtu.be

Şu videoyu bir izleyin.
0
inheritance
(08.08.21)
@adivar sepetler plastik ama birleşme yerleri metal artık neyse :) baktık hafif boyası kalkmış sadece ama göremedik pas izi. Biraz daha inceleyip olmazsa servis çağıracağız artık :/
0
somethinginthewayshemoves
(08.08.21)
Bosch'un 3 programlı makinesi var bizde, 4 senedir kullanıyoruz, bulaşıkları asla sudan geçirmiyoruz, arada filtreyi çıkarıp yıkıyoruz ama.
0
gmzo
(08.08.21)
(5)

Pozitif gebelik testinden sonra?

gmzo
Bu sabah idrar testim pozitifti, şu an bayram tatili, İstanbul'da yani evde değiliz ve pazar günü Kapadokya'ya gideceğiz - 4 gün kalacağız. Son regl tarihinin üzerinden 4 hafta 2 gün geçti, folik asit kullanıyorum halihazırda. Hemen doktora gitmek gerekiyor mu? Eve dönmemize daha 15 gün var.Ailelere
Bu sabah idrar testim pozitifti, şu an bayram tatili, İstanbul'da yani evde değiliz ve pazar günü Kapadokya'ya gideceğiz - 4 gün kalacağız. Son regl tarihinin üzerinden 4 hafta 2 gün geçti, folik asit kullanıyorum halihazırda. Hemen doktora gitmek gerekiyor mu? Eve dönmemize daha 15 gün var.

Ailelere ve arkadaşlara hemen söylemeyelim diyoruz o yüzden kimseye soramadım :)
0
gmzo
(23.07.21)
Hayırlı olsun öncelikle. Korona olmamaya çok dikkat etmelisiniz, anladığım kadarıyla tatildesiniz. Corona da ortaya çıkan yüksek ateş malumunuz gebelik için tehlikeli bir durum.
0
nucleon
(23.07.21)
Hayırlı olsun. Bence 12. Haftaya kadar söylemeyin. İlk 12 hafta riskli çünkü. Sonra rahat rahat söylersiniz hatta cinsiyet de belli olmuş olur. Hemen doktora gitseniz de olur gitmeseniz de. Ben olsam meraktan giderdim:) tahminim 10 gün sonra kalp atışını duyacaksınız:)

Not: 7 aylık hamileyim
0
suicides underground
(23.07.21)
hemen doktora gitmene gerek yok, esim ingiltere'de ilk doktora 10. haftada ilk scana 12. haftada girdi. yani en azindan burada durum boyle, oncesinde randevu verilmiyor
0
try again fail again fail better
(23.07.21)
@nucleon teşekkürler, iki doz biontech oldum, korunmayı bıraktığımız ilk aydı, henüz olmaz diye bekliyorduk açıkçası tatil planlarını da o yüzden değiştirmemiştik :)
0
🌸gmzo
(23.07.21)
Hayırlı olsun Allah sağlıklıca kucağınıza almayı nasip etsin öncelikle.

Hemen gitmenize gerek yok sadece yediklerinize dikkat mesela maydanoz yemeyin adaçayı içmeyin bunları netten de okuyabilirsiniz. Dönünce evinize gidebilirsiniz doktora.
0
basond
(23.07.21)
(19)

1+1 evde 2 kişi yaşanır mı?

ms brownstone
Bana kalırsa çok güzel yaşanır ama tecrübesi olanların fikirlerini merak ediyorum. Kadıköy emlakçı piyasasından yıldım 1 haftada çünkü ya dönüş yapmıyorlar ya teklif verdiğimiz evi 300 bin lira daha artırıp yeni ilan koyuyorlar ya da oyalıyorlar. Evlerin de hiçbiri tam olarak içime sinmemişti ta ki
Bana kalırsa çok güzel yaşanır ama tecrübesi olanların fikirlerini merak ediyorum.

Kadıköy emlakçı piyasasından yıldım 1 haftada çünkü ya dönüş yapmıyorlar ya teklif verdiğimiz evi 300 bin lira daha artırıp yeni ilan koyuyorlar ya da oyalıyorlar. Evlerin de hiçbiri tam olarak içime sinmemişti ta ki son baktığımız eve kadar. Konumu mükemmel ve müteahhit aynı zamanda mimar olduğu için evin içini gerçekten çok güzel düşünerek yapmışlar. Ev 1+1 ama her yere gömme dolap vs yapılmış. Bu yüzden küçük ya da basık değil kesinlikle. Yatak başlığı, dolaplar, salon ve mutfaktaki gizli çekmeceler vs. o kadar iyi düşünülmüş ki çamaşır makinesi, yatak, koltuk ve dekoratif birkaç şey dışında eşya derdiyle uğraşmamız gerekmeyecek pek. Mutfakta da buzdolabı dahil her şey hazır.

Bina zaten sıfır ve ilk oturan biz olacağız alırsak. Bir de çok büyük bir terası var ama terasın girişi aynı katta farklı bir yerden. Evin içinden geçiş yok ama ben bunun sorun olacağını düşünmüyorum pek. Sadece bizim kullanımımız için zaten teras. Evi aldıktan sonra küçük bir oda ya da mutfak gibi bir şey yaptırıp çok güzel kullanabiliriz diye düşündük. Sadece park yeri yok ama onu da bir otoparkla anlaşarak çözmeyi düşünüyoruz çünkü zaten muhiten dolayı otoparklı bina düşüncemiz olmadı hiç.

Erkek arkadaşımla ikimiz yaşayacağız sadece evde. Her şey yolunda giderse de sadece 6 ay falan İstanbul’da yaşadığımız bir hayatımız olacak. Misafir vs çok çok nadir gelir. Onun ailesi zaten İstanbul’da. Benimkiler Bursa’dalar ama kardeşimle şu an yaşadığımız evde kalabilirler geldikçe ya da sadece annemle babamın olması çok sorun olmaz bence 1+1’de. Evden çalışma gibi bir durum ikimiz için de yok. Yani ayrıca bir çalışma odasına da ihtiyacımız yok bence tıpkı misafir odası gibi.

Şimdi şartlar böyleyken ben 1+1 olmasına rağmen bu evi kaçırmak istemiyorum çünkü evin içi gerçekten harika. 1 haftadan fazladır ev geziyoruz ve hiçbirini tam olarak beğenmemiştim. İlk kez bir evi bu kadar beğendim ve baktıklarımız içinde başkası tutarsa içimde kalacak tek ev burası olacak. Çok az eşyayla ferah bir ev şu an tek istediğim. Bunun dışında oturma odası, çalışma odası vs hiçbirini istemiyorum zaten. Yani bence 1+1 olmasının hiçbir sakıncası yok ama gelecek fikirleri merak ediyorum.

2 kişi 1+1 evde rahat yaşar mı dersiniz? 0 binada, her şeyi yapılı ve çok küçük olmayan 1+1’in misafiri de evde işi de çok çok az olan bizim için eksileri olur mu? Olursa ne olur?

Bu arada evi satın alıyoruz. Kiralık değil. Çocuk kesinlikle düşünmüyoruz ve hayvan sahiplenmek de İstanbul’da düzenli bir hayatımız olmayacağı için imkansız en azından birkaç sene. Bunları da düşünerek yazarsanız sevinirim.
0
ms brownstone
(13.07.21)
Tek yaşıyorum 1+1 bana bile yetmiyordu. Yatak odası ve salon var. Misafir gelse, eş dost gelse nerede yatacak? Salon dışında vakit geçirecek bir yer yok. Bir daha 1+1 evde yaşamam.
0
himmet dayi
(13.07.21)
yetersiz kalir. iki sene sabredersiniz onu da maximum soyluyorum oturabilirsiniz sonra sigamazsiniz. satin almak soz konusu oldugu icin daha sonra baska yere kiralik cikabilirsiniz bunu kiraya verip hani oyle ihtimallere okeyseniz veya satip uzerine ekleyip baska eve yine. terasa girisi evden olmamasi dezavantaj ama siz cok begendiginiz icin sorundegilsorundegil diyorsunuz :) ev bulmak cok stresli ve istanbulda verdigin paraya bakiyosun eve bakiyosun gercekten almasi, tutmasi cok zor biliyorum. o yuzden icinize sindiyse simdi yatirim mantigiyla alip bir sureligine yasayabilirsiniz
0
ala09
(13.07.21)
Parasını tamamen siz ödeyecekseniz belli ki içinize sinmiş, alın.

Kendi 1+1 deneyimimden yola çıkarsam; evde biri daha olduğunda asla kafa dinleyebilecek bir alan kalmıyor, evdeki en ufak bir dağınıklık bile göze batıyor ama yaşanır mı yaşanır. Benim kaldığım 1+1'lerde çocuklular bile vardı, benim asla tahammül edemeyeceğim bir şey. Özel alan ihtiyacınıza bağlı biraz.
0
marla is in my head
(13.07.21)
benim için önemli olan yüklükvari bir şey. Eğer depolama alanı mevcutsa 1+1 miss gibi olur
0
lcha
(13.07.21)
1+1 80 metrekarede mis gibi yaşadık. Mutfak ayrıysa süper oluyor. Bence yaşanıyor gayet de.
0
adwokat
(13.07.21)
ben 1+1 evde tek basima yasarken guzel geliyordu, sonra 3+1 eve ciktim kardesimle, evin 2 odasi benim (yatak odasi + ofis) salonumuz kocaman, mutfagimiz ayri. Bir daha 1+1 eve donmek zor geliyor simdi dusununce.

sadece 6 ay yasanacaksa bence idare edilebilir. ikiniz de yasayabileceginizi dusunuyorsaniz icinize sindiyse neden almayasiniz.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(13.07.21)
Bence geleceği yok. Şuana göre karar verilerek ev alınmaz.
1 hafta ev yatırımı yapmak için çok kısa bir süre. 1 ay verin kendinize en az. emlakçılarda olup henüz ilanda olmayan bir sürü ev vardır görmediğiniz.

Ütü yapacak olsanız, çamaşır kurutacak olsanız hep sizin kullanım alanlarınızı işgal edecek. Yalnız kalmak isteyebilirsiniz.

Misafiriniz gelmiyor olabilir. Gelse de salonda kalır ok. Ama bi kere gelseler ikinciye gelmek istemezler. ziyaretlerini kısa kesmek isterler.

Bir de mesela hiç mi hobiniz yok eşya depolamanız gereken vs. Hobinizle vs ilgilenmeniz gerekse sürekli kur kaldır yapmanız gerekecek.

bizim odanın birinde mesela spor eşyaları var. Yerde matla duruyor. köşede bisiklet falan var. böyle bir oda çok işe yarar oluyor.
0
zimbirik
(13.07.21)
evde salon gibi ortak bir yaşam alanı olmaması bir noktadan sonra bunaltıcı olabilir.
0
anten
(13.07.21)
İçinize sinmiş. Ben kaçırmayın derim.
0
auroraaurora
(13.07.21)
Ben olayın farklı bır boyutuna dikkat çekmek istiyorum.

Dah önce erkek arkadaşınızla beraber yaşadınız mı bilmiyorum ama erkek arkadaşla yaşamay başlamak yeterince zor. Küçük ortam iyice bunaltıcı olacaktır.

Kesinlikle düşünme derim. Kiralık ve ferah bir ev daha iyi gelecektir.
0
mobydick
(13.07.21)
teras konusuna emin olun ve tapudan kontrol edin.daha sonra terasın ortak alan olduğu ortaya çıkarsa hem alan olarak hem de evin fiyatından ciddi zarar edersiniz.

teras olduğuna göre bu ev çatı katı. yeni bina olduğu için izolasyon fena değildir ama gene de yazın sıcak olacak, ekstra klima-elektrik maliyeti sabit bir gider. ayrıca kadıköy bölgesi özellikle teras katları bazen martı terörü yüzünden çekilmez olabiliyor. uykusuz geceler çok süpriz olmasın.

1+1 toplam m2 belirtmemişsiniz. 50m2 dedikleri ama ortak alanları düşünce 22m2 kalan evlerden mi yoksa 1+1 ama net kullanım alanı 80-85m2 olan evlerden mi buna göre çok değişir.

pratikte bir yatak odası + bir yaşam alanınız olacak. bu yaşam alanında yemek, ufak tefek işler için çalışma masası, oturma alanı vs gibi ihtiyaçları organize edecek alan varsa bence yeterli.
0
orpheus
(13.07.21)
mutfak salondan ayriysa olur bence sizin zaten epeyce icinize sinmis gibi gorunuyor, terasin kesin sadece sizin olduguna da eminseniz iyi bence. ben alirdim.
0
in vino veritas
(13.07.21)
1+1 var 1+1 var, geniş ferahsa neden olmasın. Şuan 1+1 evde yaşıyorum 70m2, balkonu var salonu geniş, 1üçlü 1ikili 1 tekli koltuk var. Açılır kapanır koltuk alırsınız misafir için.Bence misafir çok düşünülmemeli, 1 çiftlik yatıracak yeriniz olsun yeter. Ha bende 2 tane de şişme yatak var gerekirse yere onları da açıyorum. 8 kişilik yemek masası sığıyor hala ferah, ayrı mutfağım var o da avantaj yemek vs yerken mutfakta masa olması. Girişte antre var. Ben tek yaşıyorum ama bence dolaplar vs yeterli ise 1 çift yaşar.



Önceki evim ufak amerikan mutfaktı 1+1 yine, balkonu da yoktu, eve girince direkt salona adım atıyordun :D :D . Böyleyse mümkün değil tabi.

Eksileri çamaşır kuruturken salona vs bi yere koymanız gerekiyor, yazın balkon olur. Elektrik süpürgesidir ütü masasıdır yatak odasında bir yer bulmanız lazım sürekli.
0
ceketimi alip cikcam
(13.07.21)
1+1 35 m2de yillarca yasadim (%50 tek basima %50 sevgiliyle). Basta sorun yoktu ama anne ve sevgili zoru ile alinan esyalardan ev tiklim tiklim doldu uzerime geldi zamanla.

Turk insaninin icgudusel olarak evleri esya doldurma aliskanligi var. Bu olaya dikkat ederseniz yasanir.
0
cleric
(13.07.21)
Tek başıma beni darlamıştı. Bir de açık mutfak belası var. Şimdi kapalı mutfak 2+1’de tek yaşıyorum. Mis. Bir daha çok kötü bir şey olmadığı sürece 1+1’e adım atmam.
0
zoghurt
(13.07.21)
Ufak, gereksiz eşyayla dolu olmayan, kullanışlı evlere bayılıyorum. 3 yıldır ev arkadaşlığı konseptinde 2 kişi yaşıyoruz. Şu anki haliyle salon iptal mecburen ama mutfak bir tık büyük mesela. Bence hele ki çift olduktan sonra neden olmasın.
0
reactionic
(13.07.21)
al gec abi ya, fiesta begenmeyenler simdi clio alamiyor.

Sigmazsin evet ama al gitsin.
0
divit
(13.07.21)
Bana kalsa imkansız, ben tek kişi bile yaşayamam. Ayrıca anlattıklarınıza bakılırsa çok fazla belirsizlik var. Örneğin 'her şey yolunda giderse sadece 6 ay yaşayacağız', bu çok ucu açık bir kavram. Ayrıca sanıyorum ikinizin de işleri %100 kesin değil ve evli de değilsiniz. Bu durumda evi satın almanız ilerde ayrılık veya maddi durum sıkışıklığında ikinizin de başını çok ağrıtır. 1 hafta da bu kadar önemli bir yatırım için erken tabi. Bulabiliyorsanız bir dönemlik veya maksimum 6 aylık kiralık bakarsanız daha iyi olur.
0
iwasbornonamountainside
(13.07.21)
Gömme dolaplar çok pratik gerçekten. Biz iki kişi 3+1'den pratik ve geniş 2+1'e geçtik, tarif ettiğiniz gibi yüklükler var, mutfağı daha güzel, güzel bir bahçemiz var, vs. Dolayısıyla kesinlikle değdi. Evin bakımı daha kolay, daha kullanışlı. Biz memnunuz.

Kırk yılda bir gelecek misafire göre ev seçilmez. Senenin yarısında kullanacağım bir ev için, kullanışlı tarif ettiğiniz gibi bir 1+1'de iki kişi yaşarım.
0
gmzo
(13.07.21)
(9)

bu mutfak dolaplarını hangi boya ile nasıl boyamalı?

la lykia
bu işlerden pek anlamıyorum. kendim ekonomik bir yoldan beyaza boyamak niyetindeyim.acaba malzemesi nedir?hangi boya türü tutar?örneğin sprey boyalar var, iyice temizleyip zımpara yapmadan sprey boya yapsak olur mu ki?çok teşekkür ederim.
bu işlerden pek anlamıyorum. kendim ekonomik bir yoldan beyaza boyamak niyetindeyim.
acaba malzemesi nedir?
hangi boya türü tutar?
örneğin sprey boyalar var, iyice temizleyip zımpara yapmadan sprey boya yapsak olur mu ki?
çok teşekkür ederim.
0
la lykia
(11.07.21)
cadence marka boya ile
0
grimavi
(11.07.21)
Ben olsam tüm kapakları yerinden çıkarır, üzerindeki bütün vida ve kulpları söker, önce bir güzel zımpara çeker, sonra rulo ile sentetik beyaz boya ile boyardım.

Boya marka ve miktar seçimi için Bahouse, Koçtaş vb kurumsal bir firmanın müşteri temsilcisinden yardım alırdım.
Piyasadaki ucuz 'sekiz kat boyadım hala kapamadı abi' markalı boyalardan uzak dururdum.
Sprey boyada bir yere ikinci pısssss'ı yaptığın taktirde daha önce bir pıssss yaptığın her yere ikinci pısssss ı yapmazsan ton farkı olur. Çok iyi el becerisi gerektirir onun için sprey boyadan uzak dururdum.
0
Mirket
(11.07.21)
mutfak dolabı boyanmaz.
boyamayı deneyeni ilk defa duyuyorum.
dolap mdf olduğundan aslında kağıt kaplamadır.
kağıdıda duvar gibi düzgün boyayamazsınız.
ben illla beyaz yapacam derseniz kapakları söküp marangozda beyaz mdf ile yni kapak yaptırın.
0
aslindasorunumpsikolojik
(11.07.21)
biz cadence ile mobilya(sunta kitaplik) boyadik, bir *oka benzemedi.
Uzaktan bakinca beyaz oldu evet ama yakindan tirt.

Beklentiyi dusuk tut.
0
divit
(11.07.21)
Bianca'nın Stella boyası ve rulo fırça ile. Çok başarılı bir boya, cadence filan hikaye kalıyor yanında. Vernik istemiyor. Fakat beyaz olsun istiyorsanız, tam kapatıcılık için 2 veya 3 kat gerekebilir.
0
gmzo
(11.07.21)
Bizim mutfak da kahverengi milli mutfaktı cadence nin antik beyaz rengibe boyadık üzerine de bir kat vernik sürdük çok çok iyi oldu.

İnstagramda dekotrend diye bir sayfa var oradan bakıp boyaları vs de oradan temin edebilirsiniz.

Biz bir buçuk yıldır kullanıyoruz hiçbir sorun olmadı.
Yağ çözücü de döküyorum, çamaşır suyuyla da siliyorum.
0
kirmizipilotkalem
(11.07.21)
neyle boyarsaniz boyayin, primeri unutmayin. ozellikle beyaza cevirecekseniz daha elzem.
0
yoggi
(11.07.21)
2 ay once evdeki mutfak dolabi, vestiyer, kitaplik ne bulduysam boyadim. Cincik gibi oldu. Cok zevkli bir sey. Tavsiyelerim:
-Sentetik boya sakin kullanmayin. 1 ay kokusu cikmaz. Tinerle ugrasmanun da anlami yok.
-Polisanin akrilik boyasini kullandim ama cadence daha iyi.
- tum kapaklari, kulplari cikarip oyle boyayin.
- ilk once ince bir zimpara ile mutlaka zimparalayin. Zimparadan sonra bi kat astar vursaniz iyi olur. En az iki, hatta zamaniniz ve enerjiniz varsa 3 kat boya atin. Her kat arasi en 24 saat bekleyin.
-En son mutlaka vernik atin.
-Bagimlilik yapmamasina dikkat edin. Boyuyacak bir sey kalmayinca elinizde rulo ile mal gibi kalmak kotu oluyor.

Yakinsan sigarami karsilarsan bi de molalarda kokakola verirsen gelip boyayim. Bugune kadar gordugum butun isciler molada kola icmeden is yapmiyorlar.
0
Kirmizibavul
(12.07.21)
melamin kaplamaya zımpara yapamazsın.

alacaksın boyayı çat çut vuracaksın ama divit'in dediği gibi yakından baktığında dalgalanma görme ihtimalin çok yüksek.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.07.21)
(1)

Istanbul muzeler acik mi?

reavelyn
Selam eksi, sb. Muzeler hakkinda son durum nedir?
Selam eksi, sb. Muzeler hakkinda son durum nedir?
0
reavelyn
(10.07.21)
Açık
0
gmzo
(10.07.21)
(21)

Evi ikea'dan döşemek

sanguine
İlk defa ev döşeyeceğim bu güne kadar bazen yatak bazen dolap, şifonyer, masa (ama hepsi ayrı zamanlar ayrı evler için) türlü mobilya aldım ama önemsemedim başkasının evi olduğunu düşündüğüm için. sanırım bu kez nihayet o.ç. kiracı evden çıkacak ve yaz sonuna doğru kendi evime geçeceğim, ilk kez.çok
İlk defa ev döşeyeceğim bu güne kadar bazen yatak bazen dolap, şifonyer, masa (ama hepsi ayrı zamanlar ayrı evler için) türlü mobilya aldım ama önemsemedim başkasının evi olduğunu düşündüğüm için. sanırım bu kez nihayet o.ç. kiracı evden çıkacak ve yaz sonuna doğru kendi evime geçeceğim, ilk kez.

çok dramatik gelebilir ama her şeyi ikea'dan almak istiyorum. size sormak istediğim 1-buna değer mi 2-ikea kullanışlı mı gerçekten

mesela şu yatak çok hoşuma gitti, bazalı değil yandan çekmeceli ama kullanışlı mıdır acaba

www.ikea.com.tr

ikea'dan mobilya önerilerinizi de bekliyorum, özellikle hala satılmakta olan ürünleri almış olanlar varsa

evim küçük, bir yatak, bir tane çok büyük veya iki tane büyük kıyafet dolabı istiyorum ayakkabı gömlek ıvır zıvır her şeyi koyabileceğim, bir masa ama böyle duvara montelenip indirilip kaldırılanlardan gördüm o olabilir büyük masaya ihtiyacım yok. bir tane güzel hem yatabileceğim hem salonda kullanılabilecek geniş uzun bir koltuk bir tane armchair tekli koltuk. sonra ne bileyim işte klasik 1+1 evde ne lazım olacaksa.
0
sanguine
(10.07.21)
ikea dan sadece ama sadece dizayn satın alırsınız kalite asla..
0
jamswety
(10.07.21)
@jam niye çok mu kötü ya, ben ikeadan hiç büyük çaplı bir şey almadım bugüne kadar, en fazla masa. onun da kurulumu çok kolaydı.
0
🌸sanguine
(10.07.21)
ikeanın bi çok malzemesi sunta. Yada içi boş MDF vs. Kolay çiziliyor. Çünkü kaplaması aşırı dandik oluyor. Normalde MDF kalkacak bir malzeme değil. İkeanın sehpa ayakları köşelerden açılma yapmaya başladı 3. senesinde. Ki titiz kullanırız.

İkea çok dandik. Ben asla yatak falan almazdım. Çünkü gıcırdaması vs ölüm olur.

Özetle: ikea göze hoş gelir. Ama çok dandik. Kesinlikle önermem.
0
zimbirik
(10.07.21)
@zimbirik

nereleri önerirsiniz
0
🌸sanguine
(10.07.21)
vivense
ider
ekonmik mobilya firmaları ama ikea dan çok daha iyiler kesin ve net.
0
jamswety
(10.07.21)
İkea billy kitaplık kullanıyorum, memnunum. Beklentimi karşılıyor, bence en önemli nokta burası. Ne beklediğini iyi bilmek.

Ayrıca Brimnes dolabını kullanıyorum, bu da beklentimi karşılıyor. Ürünler taşınma gördü. Daha ne kadar dayanır bilmiyorum ama mdf kalitesinde bir ağırlık falan beklememek lazım. Noktasına virgülüne kadar tasarlanmış ve size ne vaad etmişse onu sunar ikea. 102 cm demişse 103 çıkmaz.

Ancak karyola yatak için şahsen ikeayı düşünmem, tercih de etmem. Denemedim ama bana o güveni vermiyor. Dolap, komodin, masa vs ıvır zıvır alırım, tasarımları güzel, işlevsel, hantal değil, taşıması kolay, şık görünüyor ve o fiyatlarda ancak ikeayla olabiliyor.
0
epitaf
(10.07.21)
ben de billy kitaplığı 8 senedir kullanıyorum, memnunum. ancak sürgülü gardrop almıştım, kapağı bir türlü yerinde durmuyor. kitaplık, şifoniyer gibi şeyler alınabilir bence zevkli olduğu için ve billy kapaklı olduğu için. ama o fiyata daha güzel şeyler yaptırabilirsiniz gibi geldi bana.
0
durme
(10.07.21)
Ben de tek yaşıyorum, evde minimal eşya var. Çalışma masası, yatak, koltuk ikea. Zaten bundan başka çok temel eşya da yok. Koltuk hayatımda oturduğum en rahat koltuk diyebilirim. İkeadan al geç kafa rahat.
0
mg3929
(10.07.21)
Gardrobu ikea'dan aldım. Platsa serisinden.
Yatak almaya cesaret edemezdim herhalde. Yatak ve koltukta idermobilya'nın şık seçenekleri vardı.
0
firez
(10.07.21)
O duvara monte edilen açılır masa bizim masa. Çok memnunuz, küçük mutfaklara çok uygun. İki de yüksek tabure almıştık.
Ayakkabı dolabı aldık geçen ikeadan, stall. O da dar koridor için çok çok iyi.
Ivır zıvırı alıyorduk zaten hep ama monte edilebilen ürünler olduğu için gardropta ikeadan kaçtık. Mobilyacıdan aldık, şahane diyemeyeceğim. Keşke ikeadan alsaydık, içimde kaldı. Gardrop alacaksanız sürgülü olmasın, kapaklılar daha risksiz.
Bugün arkadaşımın yatağını gördüm çok beğendim, yatak değil de bazasını aslında, ikea ve sağlam gayet dedi.
Vivense ye bakmanızı önermiyorum. Sipariş teslim süreçleri çok kötü, sinir harbi yaşatıyorlar insana.
0
somethinginthewayshemoves
(10.07.21)
Ben neredeyse bütün evi Ikea'dan döşedim: Karyola Malm, yatak Hokkasen, kanepe Landskrone, çalışma masası Skarsta (bu Türkiye'de yok sanırım) Bir tane de mutfakta düz bir masa var ama adını bulmaya üşendim şimdi.

2,5 yıldır bir tersliğini görmedim. Bence sırf müşteri hizmetleri nedeniyle bile tercih edilebilir.
0
bruce mclaren
(10.07.21)
Ikea da çok dandik şeyler de var, çok sağlam şeyler de. Fiyatindan anlaşılıyor genelde zaten.
Bence baştan sona Ikea dosemeyin. Biraz tuhaf oluyor. Ogrenci evi gibi oluyoe ister istemez. Yarısı Ikea olabilir mesela.
0
chavezding
(10.07.21)
Chavezding +100 diyorum.

Bir de bazali degil de cekmeceli yataklarda alan sorunu var. o cekmeceler derin degil ve yatagin ortasina kadar gitmiyor. Ve cekmeceleri cekmek agir olursa filan sikintili. Bas ucuna cok yakin komidin yerlestirmek sikinti vs vs

Ben bazali malm karyola almistim, 7-8 senedir de kullaniyorum, hala tas gibi.
Aslinda yatak odam full ikea (farkli seriler, karyola malm, sifonyer hemnes), salonda ikeadan tek parca bir sey bile yok.
Banyo dolaplarim ikea ama kimse ikea olduguna inanmiyor :D
Mutfakta ufak tefek seyler (masa vs astigim metal cubuklar mesela)
Bir de ayakkabilik

Ikea ucuz mali da var ve cidden kalitesiz ama parasina kiyarsaniz iyi mali hic de fena olmuyor. Ama evi sadece ikea doserseniz surekli ikea katalogu/ikea magazasi gibi olur ve hic size dair bir sey olmaz. Bence usenmeyin, diger dukkanlara da bakin.
0
kuehles blondes
(10.07.21)
telifport.com şu karikatür olmayın da.

Geçenlerde birsürü yerden yatak bakıp yatak+baza+başlık İşbir yatak'tan aldık. Öneririm.

L koltuk alırken Ikea'da beğendiğimiz modelin daha iyisini daha ucuza başka yerde bulduk, neresi olduğunu şu an hatırlamıyorum. Ha yatak ve koltuk demişken, ev 1+1'se hem yatağın hem koltuğun/koltukların altı bazalı olanlara bakın, çok işinize yarayacak.

Ikea'dan ufak tefek şeyler kullanmayı seviyorum ben. Mesela büyük orta sehpa hiç istemediğimiz ama yine de bir sehpa gerektiği için Lack TV sehpası aldık, incecik minicik bir çay-kahve sehpası olarak kullanıyoruz. Katlanır masası var, önce mutfakta kullandık, şimdi balkonda duruyor. Yer kısıtlıysa çok kullanışlı ve kompakt çalışma masaları var. Billy kitaplıklar 3 kez taşındıktan sonra haşat oldu, hâlâ kullanıyoruz ama dördüncü kez taşınmayı kaldırmayacak. Fakat boy boy Kallax'ları çok kullanışlı. Stüdyo dairede yaşayan bir arkadaşım yatağıyla oturma alanını ayırmak için 4*4 Kallax kullanmıştı, çok tatlı gözüküyordu. Bütün evi Ikea'dan döşemeyin +1
0
kobuzchu kiz
(10.07.21)
@jamswety
vivense nerede ikea'dan kesin ve net çok daha iyi yahu.

ev arkadaşım eşyalarını vivense'den aldı ben ikea'dan aldım. söylenen saatte, önceden arayıp teyit alan yetkililer kapıda temiz galoşlarını giyip, temiz temiz çalışıp, çöplerini toplayıp gittiler.

vivense ise randevu vermedi, "geliyoz evdeyseniz konum atın" diyip geldi, eksik/yanlış parça getirdi arkadaşımın dolabının bir çekmecesi yok, klasik bir evden eve nakliyat ekibi geldi, adamlara galoş verdim gerek yok diyip girdiler, fevri hareketlerde bulundular, ortalığı savaş alanına çevirip gittiler.

ikea, ürünlerin çoğunda "bu çok kaliteli&dayanıklıdır" iddiasında bulunmuyor fakat uygun fiyata profesyonel hizmet almak ve vaat edilen ürün ne ise birebir karşılığını almak isteyenin seçimi olması gereken yerdir.

Param kısıtlıysa ikea, param çook ise bilmiyorum neresi en iyisidir ama vivense iki tarafta da yeri olmaması gereken bir yer, onu biliyorum
0
owaki
(10.07.21)
Ikea'dan almayı düşündüğünüz ürünlere Amerika sitesinden bakın, orda kullanıcı yorumları oluyor. Çekmeceli ve kapaklı, menteşeli ürünleri dandik olabiliyor. Kanepeleri güzel ve dayanıklı. Sizin linkteki karyolanın çekmeceleri zamanla düşüyormuş, çökme yapıyormuş mesela ben daha önce yorumlarına bakmıştım. Yatağı ve karyolayı bir yatak firmasından almak daha iyi.
0
cell_in
(10.07.21)
yakın zamanda ev döşedim. l koltuk ve birkaç masa ikeadan. hepsi de sorun çıkardı. daha 1 ay dolmadan koltuğun yayı attı. ahşap masanın üstü açıldı. ikisi de pahalı kaliteli şeylerdi lafta. müşteri hizmetleri rezalet. 2 ayda koltuğu incelemeye gelemediler, en son geldiler hmm evet haklısınız deyip bir daha olursa değiştirelim deyip gittiler. bir o kadardır masa değişimi için gelecekler. adı ikea diye çok abartılıyor, tamamen fos çıktı benim için.

vivense kötü denilmiş. tv sehpası, tekli koltuk, paspas vs aldım. başka şeyler de aldım, sorun çıktı anında çözdüler. mükemmel ilgilendiler, indirim çeki verdiler. mail ile anında bildirimlerde bulundular. 10 üzerinden 100 veririm. hiç bu kadar iyi müşteri hizmetleri beklemiyordum. ben de şaşkınım. ama ikeaya nal toplatır. bu arada, sorun çıkan şeyler vivense kendi üretimi değildi de vivensenin alt gruplarınındı. vivensenin kendi ürettiği hiçbir şeyde sorun yaşamadım. vivense internet mağazasından almıştım. alırken markasına dikkat edersiniz düşünürseniz.

gel gelelim ki bunlar biraz da şans işi. kimi ikeadan alır yıllarca kullanır, ben aldım 1 ayda bozuldu. kimisi de vivenseyle kötü deneyim yaşar, ama benim gibi memnun kalan da vardır. ama bence bir yeri komple aynı markadan döşemek için yeterince kaliteli değil ikea. talep de çok, bir sorun çıkınca müşteri hizmetleriyle uğraştırma ihtimali yüksek ve her şey çok zaman alıyor.
0
dnzbrs
(10.07.21)
Ikea çok kalitesiz ürünler üretiyor. Belki kurdan dolayı tr pazarına iyice kalitesizleri de sürüyor olabilir. Komple ev döşenecek bir yer değil bence. Ama ugrasmayayim hepsini alayım ömürlük olmasin az modern tip görünsün diyorsan al. Ama 2-3 seneye rengi gider, tipi yamulur. Zaten taşınmaya hiç gelmiyorlar bence.
0
westblack
(10.07.21)
4 sene önce bütün evi ikea'dan döşedik, bir kez taşındık. Her şey sapasağlam, çok memnunuz. İkea ile ilgili bazı sabit fikirlerin yerel mobilyacı lobisi tarafından piyasaya sürüldüğünü düşünüyorum :) hayatta gidip yerel mobilyacılardan bir şey almam.
0
gmzo
(10.07.21)
Linkteki karyolayi yaklasik 10 yil kullandim, simdi de misafir odasinda kullaniyorum. Bu arada da 3 kere tasindi.
Cekmeceler cok kullanisliydi bence. Icine yorgan, carsaf, yastik koyarak kullandim. Yeterince derindi benim icin. Sadece biraz yuksek bir model bir sure sonra da biraz ses yapabiliyor. Bunu istemezseniz malm oneririm.
Gardolaplarim pax, kayar kapi ve tekli modeller. Tekli modeller gene 10 yildir falan kullanimda, kayar kapililar 2 yildir. Hic bir sorun yok. Hatta en buyuk artisi zaman icerisinde raf/cekmece falan gibi seyler eklenebiliyor. Oldukca memnunum.
Sifonyerim malm, beyaz. Cabuk sarardi. Bunun disinda sorun yok.

Koltuk olarak sadece tekli tv koltugu kullandim. Sorun yasamadim.

Halilarim ikea. Yikama yapilmiyor, siliniyor. Sorun yok.
0
65 derece
(10.07.21)
ikea'nın tasarimlarini cok seviyorum.
o sade, minimal tasarim hicbir mobilya markasinda yok.

1+1 ev dösemistim ben de, her sey ikea.

1+1 evden once kaldigim odamda da her sey ikea.

1+1de karyola, yayli yatak, kanepe, sehpa, sandalye, komodin, raf, abajur, lambader var. 2015'te almistim. sapasaglamlar ve hicbir sikayetim yok. ornegin yayli yataktan gayet memnunum.

eski odada da karyola, tum giysi dolaplari, duvar dolaplari, calisma masasi, calisma masasi sandalyesi, komodin, raf, sifonyer vardi yani her sey bembeyaz ikea. yani oda bildiginiz ikea magazasi gibi.
bir tek yatagin minder kismi yatas.

hepsi sapasaglam, ben cok memnunum.

daha once 5 yil yasadigim yurt odasinda da rafli yatak basligi, kucuk dolap, poang koltuk gibi urunlerini kullandim

sadece sunu biliyorum, ikeanin montaj yapilan mobilyalari defalarca sokeyim takayim islemine gelmiyor. kurdugunuz yerde hirpalamadan kullanmak lazim.

tasinma durumlarinda riskli olabilir belki.
0
la lykia
(10.07.21)
(8)

Unsuz şekersiz tatlı

jepa
tedavi gördüğü için unlu ve şekerli tatlı yemesi yasak olan birisine doğum günü için nasıl bir pasta ya da benzer bir ürün yapılabilir? Yulaf olabilir.. Aklımda meyveli tatlılar var ama karar veremedim.
tedavi gördüğü için unlu ve şekerli tatlı yemesi yasak olan birisine doğum günü için nasıl bir pasta ya da benzer bir ürün yapılabilir? Yulaf olabilir.. Aklımda meyveli tatlılar var ama karar veremedim.
0
jepa
(04.07.21)
Mirket
(04.07.21)
instagram'da @fitmuhendisce var, tarifleri unsuz şekersiz ve güzel oluyor.
0
gmzo
(04.07.21)
İncir tatlısı olabilir; süt ve incirden yapılıyor sadece bildiğim kadarıyla. Dışarıdan şeker katılmıyor.
0
ozgurluk savascisi
(04.07.21)
www.instagram.com Şu satıcı keçiboynuzu ununun un ve şeker yerine geçtiğini söylüyor.
0
jamiro
(04.07.21)
Muz dondurun, sonra mutfak robotundan geçirin, pasta kabına koyun, tekrar dondurun, çıkarıp üzerine meyve ve mum koyup dondurma pasta şeklinde servis edin. Robottayken içine çikolata ya da hurma başka meyve veya kuruyemiş de ekleyebilirsiniz tat vermesi için.
0
howfaristhesky
(04.07.21)
Ben şunları kaydetmiştim instagramda yaparım diye hünüz denemedim. Bu arada ikisinde de bal var bilmiyorum sıkıntı olur mu?
www.instagram.com
www.instagram.com
0
carmenta
(04.07.21)
@konetsu verdiğiniz bilgi doğru değil. tek başına fruktoz ekleniyor olsa tatlıya dediğinizde haklısınız. fakat meyve yalnızca fruktozdan oluşmuyor. lifler, vitaminler içeriyor. badem unu ve hurmadan yapılan bir keki yemek ile beyaz un ve rafine şekerden meydana gelen bir kek yemek arasında dağlar kadar fark var. rafine şeker ve beyaz buğday ununu keserek önemli sağlık problemlerimden kurtuldum. yanlış bilgi yaymayın.
0
gmzo
(04.07.21)
Gmzo+1
Böyle bilgileri nasıl yaziyorsunuz anlamadim.
www.nhs.uk
Bana bir tane added sugar ile natural sugar ayni sey diyen makale bulursaniz sevinirim.
Bunun yaninda bir de meyve yerine bir kaşık toz şeker yiyin gibi mantığı destekleyen birşey bulursaniz da sevinirim. Ben bulamadım.
Neyse; kisinin hastaligi nedir bilemem. Diyabetse meyve yiyebiliyor ve ben misal antep fistikli kayisi ezmesi/incir ezmesi toplarini falan severim. Ingilizce arastirirsaniz daha cok da çıkabilir.
0
logisticsmanager
(04.07.21)
(3)

Gebelik kan testinde en erken ne zaman belli olur?

gezer
3 temmuz korunmasız cinsel ilişki17-21temmuz regl (bir iki gün oynayabilir)22 temmuz biontech aşı randevusu24 temmuz tatile gidilecekŞu an ertesi gün hapı alsam regl düzenim bozulacak ve tatile denk gelmemesi için 21inde geciktirici ilaç kullanmaya başlamam gerekecek. Aynı ay içinde hem ella, hem ge
3 temmuz korunmasız cinsel ilişki
17-21temmuz regl (bir iki gün oynayabilir)
22 temmuz biontech aşı randevusu
24 temmuz tatile gidilecek

Şu an ertesi gün hapı alsam regl düzenim bozulacak ve tatile denk gelmemesi için 21inde geciktirici ilaç kullanmaya başlamam gerekecek. Aynı ay içinde hem ella, hem geciktirici heralde hormonlarımı berbat eder diye düşünüyorum.

Aynı zamanda gebeliğin ilk üç ayında covid aşısı önerilmiyor diye biliyorum.

Kanda gebelik en erken ne zaman belli olur? Regl tarihimden önceki 14 gün içinde kesin belli olur mu mesela? Yoksa illa gecikmesini mi beklemem gerekecek?

Çok gerginim ve kafam karışık şu anda. İstenmeyen bir durum değildi, yani başka bir dönem olsa tamamen akışına birakabilirdim ama şu durumda aşı, tatil vs varken müdahale etmem gerekiyor gibi hissediyorum.
0
gezer
(04.07.21)
adet gününü beklemeniz lazım. daha önce yanıltıcı olur.
0
alicandan
(04.07.21)
merhaba, ben de doğum kontrol hapını bırakalı iki hafta oluyor, ne özellikle denediğimiz ne de korunduğumuz dönemdeyiz, akışına bıraktık. aşının ilk dozunu olalı 3 buçuk hafta oluyor, ayın 10'unda ikinci dozu olacağım.

her şeyden önce uzmanlara da danışın tabii, ben kendi araştırmalarım sonucu oluşturduğum görüşümü yazacağım.

mrna covid aşılarının hamilelerde kullanımının güvenli olduğuna dair veriler günden güne artıyor. hatta gebeyken aşı olan annelerin bebeklerinde doğduktan sonra antikor oluşumu gözlemlenmiş. mrna aşılarında vücuda virüs enjekte edilmediği için, görülen seyrek yan etkiler yalnızca bağışıklık sisteminin verdiği tepkiler. dolayısıyla çalışma biçiminde bu aşıların tehlike oluşturacak bir durum mantıken yok.

bana bu süreçte covid kapma olasılığı çok daha riskli görünüyor. bu yüzden aşı konusunda pek endişeli değilim. ertesi gün hapları, menstrüasyon erteleme gibi yöntemler vücudun dengesini alt üst ediyor. zaten gebelik de çoğunlukla ilk ayda oluveren bir şey değil. ben yerinizde olsam hiç bozmadım düzeni..
0
gmzo
(04.07.21)
regl 17 temmuzda başlıyorsa 12-13 temmuz gibi evde idrardan bakabileceğiniz "predictor early" testte az da olsa belli olabilir (test reglin geciktiği ilk günden geriye 6 gün sayın diyor, en erken o 6 gün kala bakabilirsiniz diyor). testteki ilk çizginin çok hafif belli olması bile pozitif anlamına gelebiliyor. o sırada kanda hcg hala düşük oluyor sanırım, kandaki hcg'den tam bir şey söylenebilmesi için regl gününün gelmesi ya da reglin bir 3-4 gün gecikmesi gerekebiliyor galiba. bir de kandaki hcg değeri artıyor mu diye arka arkaya birkaç test gerekebiliyor bu çok erken dönemde kanda baktırınca.

eğer pozitif çıkarsanız ve istenmeyen bir durum değildiyse gerilmeyin hiç, tatile gidersiniz sanki? çok erken dönem olacak zaten. diğer konular için de doktorunuzla da görüşürsünüz, o da destek olacaktır sorularınızla ilgili. dünyada binlerce kadın şu an bu veya benzeri bir durumu yaşıyor muhtemelen, ya da yaşadı öyle düşünün :)
0
nimberjack
(04.07.21)
(14)

yemek yaptım, gün bitti

dnzbrs
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambaz
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambazlıklar derken aslında söyleyince çok basit olan şeyler 2 saatten fazla sürdü??? e bunun bir de mutfağı toplaması, yemek yemesi, sonra bulaşığı var. bi de yani acayip güzel yapmışım hepsini, bittiler hemen!?? halbuki 2 gün götürür diye düşünmüştüm. bu kadar nankör bir iş olabilir mi ya? püre yapması bile en az 40 dakika sürüyor, püre ya püre. püre yani... semizotu salatası en az yarım saat. tavuk mavuk hiç girmiyorum. böyle ömür mü geçer ya? ben bir de bunu ayda yılda bir, sadece kendim için ve az çeşitle yapıyorum hani her gün veya haftada birkaç kez yapanlar nasıl sabrediyor anlamıyorum. değer mi ya bu kadar uğraşmaya alt tarafı doymak için? sandviçle de doyuluyor yani maks. 10 dk (ve çoğu şeyden sağlıklı ve güzel).

her bu işe yeltendiğimde isyan çıkarasım geliyor, hayatı (aslında daha çok teknolojiyi) sorguluyorum. bu yemek işlerinin çoktan çözülmüş ve hap olayına geçmemiz lazımdı şimdiye dek. isteyen yine yemeğini yapsın uzun uzun ama pratik bir çözüm şart artık. yemek yapmak ve keyfi olmadığı sürece yemek yemek müthiş vakit kaybı bence. (2-3 ay sonra yine bir haller gelene dek) kararlıyım artık asla yemek olayına girmeyeceğim. değmez. bu konuda teknoloji dünyasında bir gelişme var mı ya? şipşak yemek/hap ne bileyim var mı bir girişimler? bir de tabii benim gibi düşünen var mı merak ediyorum.
0
dnzbrs
(03.07.21)
+1
0
edgenabby
(03.07.21)
Yazdıklarını okurken refleks olarak yeni tab açıp yemeksepetine girdim. Tarif okumaya bile üşeniyorum şu an.

Çok vaktimi almasın diyorsan şu videoya bir bakabilirsin, çok lezzetli değiller ama 30-40dk içinde halledebilirsin.

www.youtube.com
0
nehara
(03.07.21)
+1

yemek yapmaktan, yemek düşünmekten, acıkmaktan, yiyince üstüme çöken ağırlıktan kısacası yemekle ilgili kafa yorulması gereken her şeyden nefret ediyorum. bu duyuruyu okuyunca yemek yemediğimi hatırladım ama planladığım yemek için de saat geç oldu, yine ne yiycem diye dolaba aptal aptal bakmaya gitmem lazım.

2-3 gün yetecek kadar pişirin pişirdiğinizde.
0
amugochi
(03.07.21)
ev işi nankör mü evet bir bakıma öyle, ev durmadan bakım isteyen bir makine, mutfak da öyle bugünü ya da iki günü atlattın tekrar yapmak gerekiyor

fakat tek tek baktığımda uzun sürmüş, buradan mutfak pratiğin fazla değil gibi görünüyor, yaptıkça hem eş zamanlı pişirmeyi hem hızlı hazırlamayı hem de en uygun boyutlu tencereyi tabağı gereçleri kullanarak verimli olmayı öğreniyorsun

önden patatesleri haşlamaya koyarsın, bu arada tavuk sotenin hazırlık kısmı 10 dakika pişme kısmı yarım saat, bunlar pişerken 15 dakikada semizotu salatasını hazırlarsın, tavuk piştiğinde patatesler haşlanmış ezilmeye hazır hale gelir 10 dakika bu kısım

yani 3 yemeği 50-70 dk da çıkarabilirsin eş zamanlı
0
freebird5406_2
(03.07.21)
@freebird 50-70 dk de çok ki :D

bir de bunlar basit olanlar bu kadar sürüyor. insanlar daha zor/uğraştırıcı şeyler yapıyorlar 0_o
0
🌸dnzbrs
(03.07.21)
aslında hazırlama süreleri kısa 10ar dakika senin yapacağın işler ama yemeklerin pişme süresi var patates en az 30 dakikada haşlanıyor, tavuk sote de 30 dk da pişiyor bu kısımda yaptığın bir iş yok aslında, yemeklerin ne kadar sürede piştiğini öğrenirsen bu sürede dizi, youtube vs izleyebilirsin, bu his zaman yönetimi mutfağa hakimiyet yaptıkça zamanla oturuyor
0
freebird5406_2
(03.07.21)
freebird5406_2 +1
insan eli alıştıkça ve yemek yapmaktan anlar hâle geldikçe, aynı sürede iki katı şeyi de çıkartabiliyor.
deneyimle ilgili.

ben haftada bir gün fırsat bulduğumda 2-3 saatimi mutfakta geçiriyorum, neredeyse bir haftalık yemeğim hazır oluyor.
o anda pişip sonra tüketilemeyecek şeylerin de en azından hazırlıklarını yapıyorum.
o gün pişecek eti sabah buzluktan çıkardıktan sonra her gün 10-15 dakikada halloluyor.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Kısmen katılıyorum. İnsan yapa yapa pratik kazanıyor, 2 saat gerçekten uzunmuş. Mesela ben haşlanacak şeyleri veya pişmesi vakit alan şeyleri başka bir iş yaparken ocağa koyuyorum. Yemek yaptığımda 2-3 gün götürecek porsiyon belirliyorum. Sandviç olayına katılmıyorum. Vücudunu seven bir insan olarak gerekirse her gün iki saatimi mutfakta geçiririm yine de o sandviçi yemem.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
kesinlikle öyle.. 2 saatte sarma sarıyorsun 15 dkda yok oluyor :) o tür püreli alengirli yemekleri haftada 1 yapıyorum yaparsam. varsa yoksa herşeyin tencereye aynı anda konduğu tencere yemekleri.

bir de derin dondurucu sağolsun doğranmış sebzeler, önceden kavrulmuş et, haşlanmış bakliyat hatta doğranmış dereotu maydanoz vesaireyi çıkarıp oradan kullanıyorum. mesela karnıyarık yapacaksam boş bir zamanımda veya zaten mutfakta işim varsa bir yandan fırında patlıcanları kızartıyorum, buzlukta hazır bekliyor, yapacağım gün çıkarıp pişiriyorum. yani kısacası minik zaman boşluklarında yaptığım hazırlıklar yemek yapma süremi epey azaltıyor.
0
evanka
(04.07.21)
Ben de geçen gün lazanya yaptım ve pişip sofraya gelmesiyle beraber 3 saatten fazla sürdü. 3 kişiydik ve 6 dilimi 5 dakikada falan yedik çünkü çok güzel yapmışım :D Sonra bulaşıkları toplamak falan da yemekten çok daha fazla vaktimi aldı.

Ben de “bu ne içindi” diye düşündüm bi ama ben her türlü seviyorum ya yemeğin her aşamasını. Yeme kısmı zaten en büyük zevklerimden biri ama yapma kısmından da her zaman olmasa da zevk alıyorum çoğu zaman. Kapsüllere geçilmesini asla istemem ama şöyle maksimum 1 saatte birkaç çeşitten oluşan bir sofra kurulabilseydi her gün güzel olurdu.
0
ms brownstone
(04.07.21)
evlenmek istememe sebeplerimden biri de bu. valla. ben zaten 44 kiloyum, pek bir şey yemiyorum. kendim için de oturup özenli yemek yapmam zaten asla. o yüzden yemek derdim yok. evli olsam adama hergün hergün ne pişiricem, bir de dediğiniz gibi vakit alıyor. üstüne işten yorgun argın gelinecek. kadın olmak zulümdür...
0
candide
(04.07.21)
+1. zaten eşim de ben de kiloluyuz, ciddi ciddi şu habit benzeri eve diyet yemek getirme şeysilerine abone olalım diyoruz. böyle zayıflayan bir yakınım var. kaldı ki zaten yemek sepetiyle aynı şeye geliyor. salata malzemesini temizlemek bile -hele de şu pandemide- hem uzun hem zorlayıcı. ya da komple üşengeç olduk (bu ikinci seçenek daha mantıklı geldi şimdi XD )

aslında yaptıkça hızlanırsın da, cidden pişme süresine -düdüklü tencere kullanmak dışında- müdahil olma şansın yok. altına ateş olacak halin yok ya. o bakımdan ya anne yemeği ya da hazır yemek rulez...
0
pasp
(04.07.21)
Hem pratiğiniz eksik, hem de daha pratik yemekler de var. Ben dün akşam zeytinyağlı taze biber dolması yaptım, içini hazırlaması doldurması 20 dakika sürmemiştir. Tencereye pişerken 3-4 tane beybi patates koydum. Yoğurt ile afiyetle yedik.

Tarife bakmaya, düşünmeye giderseniz, çok uzun sürer. Günlük hayatta tek tencere yemekleri yanına salata veya yoğurt daha pratik oluyor. 3 çeşitli yemeği haftada 1-2 yiyoruz. Mesela suyu çektirilerek pişirilen ton balıklı makarna yanına salata, enginarlı pilav-yoğurt, kapaklı borcamda patates tavuk (efsane oluyor) - salata, fırında sebze (ne varsa) ve yoğurt. Daha da sayabilirim. Bu örnekleri hazırlamak yarım saat sürmez. Bulaşıkları da az. Bunlar gerçekten iş değil. Pazar günü yarım gününü mutfakta geçirip haftalık yemek hazırlayanlar da var, duruma göre o da mantıklı.

Haftada bir kez dışarıdan yiyoruz. Daha fazla yemem. Hangi yağı, unu, eti kullanıyorlar belli değil. Paketli ürünlerin içeriğine hiç değinmiyorum bile. Her gün vücudumuza alıyoruz gıdayı, fiziksel sağlıktan ruhsal sağlığımıza kadar binbir türlü etkisi var. Ben bu şekilde beslenip beyaz un ve rafine şekeri hayatımdan çıkardım, senelerdir birlikte yaşadığım yumurtalık kistlerimden kurtuldum.

İzlediğiniz dizilere, oynadığınız oyunlara, patrona para kazandırmaya harcadığınız onca vakti düşünün. Bunların yanında bedeninize yararlı olacak yemeğe her gün bir miktar vakit ayırmak mı çok?
0
gmzo
(04.07.21)
+ 0,5 :D

Ben de yemek yapmayi hic sevmiyorum ama sebebi tek basima yasadigim icin tek kisilik yemek yapmanin zor olmasi. Ertesi gun ayni yemegi yemeyi de pek sevmiyorum cunku.

Burada cook box denilen naneler var. her ogun icin tarifiyle beraber nokta atisi malzemeleri yolluyor. Mesela 50 gr peynir mi diyor? Tam 50 gr peynir. 75 gr domates sosu mu? Tam 75 gr domates sosu…
Sonra kendin yapiyorsun yemekleri. Oyle olunca “ay bi su bardagi hangisi acaba, yarim demet ne abi” vs demeden cat cut yapiyorsun ve hazirlamasi min 40 dk surmesine ragmen keyif aliyorsun.

Evde malzemeleri bir araya getirmeye sinir oluyorum kisaca ve ne yapsam diye dusunmekten nefret ediyorum.
O yzuden salata-meyve-et yanina kepekli pirinc/bulgur pilavi vs seyler yiyorum ya da disarida yiyorum :D eve siparis etme gibi bir huyum yok allahtan. Bazen dondurulmus pizza vs oluyor evde, mumkun oldugunca almiyorum cunku usenip firini acip pizzayi atiyorum, hos olmuyor.

Bulasik makinasi olduktan sonra bulasik hic is degil bence, 5-10 dk ayirabiliyorum ona :) en kotu aciyorum arka planda bi dizi tablette, onla takiliyorum mutfakta, is de akip gidiyor yani
0
kuehles blondes
(04.07.21)
(10)

Nolcak bu kira fiyatlari

thad castle
Illa beylikduzune mi goc edicez azicik rahat buyuk evde yasamak icin :(
Illa beylikduzune mi goc edicez azicik rahat buyuk evde yasamak icin :(
0
thad castle
(01.07.21)
Beylikdüzüne gidiyorsan iyi bence, orada bile kiralar artmaya devam ediyor.
0
roket adam
(01.07.21)
Uzgunum ama artik beylikduzunde bile bu fiyatlara olmayabilir
0
balpolen
(01.07.21)
Kaç para oldu ki kiralar? Gecen duyuruda bir arkadasla konusurken merkezi yerde düzgün ev 4-5 bin lira demistim etiler'de mi bakıyorsun demisti. Kadıköy civari bakiyordum halbuki. Belki o görüp ev bulmaniza yardimci olur.
0
logisticsmanager
(01.07.21)
tam benim duyurum. gecen duyuru actim ben de ayni sikintidan.

sokaklarda universiteli evsizler olacak bir gun.. oraya dogru gidiyoruz gibi geliyor bana. her gecen sene bugun begenmedigimiz evlerin bile fiyati ucacak. ve bizim alim gucumuz ayni kalmaya devam edecek. cok sukur az kazanmiyorum ama artik ortalama diye bir sey kalmadi. ya fakirsin ya zengin. ondan bize yuksek geliyor kiralar ve bu durmayacak :(
beylikduzune gelince o da yok artik, eski evler -30 yillik galiba sormadim- ama 2500 tlye onlar bile olmuyor mesela. bi de 200 tl kadar aidat var (ozellikli, yeni evlerin aidati 500 falan) gercekten etmiyor. guzel bi yermis bduzu bu arada, ben begendim ama etmez, degmez o paralar o evlere.
0
Kittie
(01.07.21)
@kittie cok garip. Konuştuğum ayni arkadaş Beylikdüzü'nde sitede havuzlu garajli evlerini anca 2bine kiraladiklarini söylemişti.
Öyle değil mi piyasa?
0
logisticsmanager
(01.07.21)
yalnız çok kısa sürede aşırı arttı kiralar. 6 ay önce kadıköydeki 2500-3000 bandındaki evler bir anda 3500-4000 oldu. tam bir şeref yoksunluğu
0
inancsiz deve
(01.07.21)
@logistics: gecen hafta baktim yerinde. bolgeye pek hakim degilim ama beylikduzu var brylikduzu var. bir de esenyurt tarafi var. bduzu tarafi gunluk evlerin olmadigi daha duzgun siteler. ben hemen avcilar yanindaki kesimine baktim. ayni atakoy gibiydi. cok begendim.

arkadasinin dedigi yerler ya esenyurttur ya da bduzunde daha uzak mevkilerdir. esenyurdun da ucuz degil ayrica iyi yerleri.
0
Kittie
(01.07.21)
İlanları sürekli takip edip, pazarlık yapmak gerekiyor. İki ay önce taşındık, gün içerisinde her fırsatta sahibinden'de sayfa yeniliyordum. Nispeten temiz ve uygun fiyatlı evler anında kapılıyor. Evi görmeden depozito verenlere bile denk geldik.. Sonunda içimize sinen bir yeri ilanda yazılandan %10 daha uygun fiyata tuttuk ama çok zor iş.
0
gmzo
(01.07.21)
geçen günlerde bütçeme göre uygun bir yer bulabildim ama bulurken anam ağladı. Her gün Hepsiemlak ve sahibinden'e baktım. İlanlar kurdum. Lokal olarak emlakçılarla iletişimde kaldım. Evet piyasa çok kötü, 6000 liraya 1+1 isteyene yere de denk geldim Beşiktaş civarlardında ama sonunda bir şekilde şans kapımızı çaldı ve bulduk. Sanırım burada çözüm sürekli takipten geçiyor. Her ev sahibi çok da acımasız değil. Kendinizi iyi anlatınca, vibe ınız da uyuşunca kirayı düşürüyorlar
0
cancoskn
(02.07.21)
beylikduzunde pandemiden hemen once 2000tlye zor kiraladik, 3 oda sifir daire, 10. kat, kapali havuz, otopark vs, metrobuse yakin. Onu da bir ay oduyor, sonra iki ay odemiyor, aramazsak umrunda degil vs.

4-5binlik kiralari kolay kolay kimse odeyemez..
0
cooperr
(02.07.21)
(4)

küçük ev aletleri

dnzbrs
tost makinesiekmek kızartma makinesiküçük fırınçay makinesiönerilerinizi alırım. teşekkürler.
tost makinesi
ekmek kızartma makinesi
küçük fırın
çay makinesi

önerilerinizi alırım. teşekkürler.
0
dnzbrs
(01.07.21)
mini fırın kumtel, diğer hepsi için homend. homend'in hangi ürününü alsak çok memnun kaldık.
0
lancelot du lac
(01.07.21)
konsept yapmak en iyisi. tefal al bence hepsini.
0
inancsiz deve
(01.07.21)
Arzum'dan memnunuz biz, çaycı ve tost makinesi var.
0
gmzo
(02.07.21)
Ekmek kızartma arzum güzel. Geniş ekmek de sığıyor.
0
somethinginthewayshemoves
(02.07.21)
(5)

Her ay 3-4 tane ağrı kesici içmek

gmzo
PMS ve reglin ilk 1-2 gününde özellikle baş - boyun - sırt ağrısı için her ay 3-4 tane dolorex atıyorum. Ağrı kesicilerin çeşit çeşit yan etkileri var, o yüzden dikkatli kullanın diyorlar malum. Her ay 3-4 tane (farklı günlerde, aynı gün max 2 tane) almak ne kadar zararlıdır?
PMS ve reglin ilk 1-2 gününde özellikle baş - boyun - sırt ağrısı için her ay 3-4 tane dolorex atıyorum. Ağrı kesicilerin çeşit çeşit yan etkileri var, o yüzden dikkatli kullanın diyorlar malum. Her ay 3-4 tane (farklı günlerde, aynı gün max 2 tane) almak ne kadar zararlıdır?
0
gmzo
(24.06.21)
Mumkun olan en hafif agri kesiciyi alin, dolorex cok hafif bir agri kesici degil. Voltarenle ayni diyebiliriz.

Mideye zarar verebilir mesela. Gerci cok asiri fazla kullanim degil ama…
Agri kesici yerine alternatifleri kullanin, sicak su torbasi, sirt egzersizi vs. bas agrisi icin bol su icmek, karanlikta takilmak vs.
0
kuehles blondes
(24.06.21)
Bence bunca ağrı kesici içmek düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanmaktan daha zararlı. Böylesine çok ağrınız oluyorsa bir doktorun kontrolünde doğum kontrol hapı kullanabilirsiniz. Ağrıları ve regl sıkıntılarını ciddi ölçüde azaltıyor.
0
chillbabe
(24.06.21)
@chillbabe pcos için doğum kontrol hapı kullanıyorum zaten ama maalesef bahsettiğim ağrılara çözüm olmuyor.
0
🌸gmzo
(24.06.21)
aylarca senelerce hergün ağrı kesici kullandım. ara ara da 1-2 hafta düzenli kullandığım oluyor. ölmedim. karaciğerim ve böbreklerim sağlam. bünyeden bünyeye farkediyordur tabi. dikkatli olmakta yarar var ama korkmayın bence.
0
sutlu nescafe
(24.06.21)
Bana gittiğim kadın doğum uzmanı ağrıdan 2 gün önce içmeye başlayıp 3-4 gün boyunca içmenin bir zararı olmaz demişti.
0
ms brownstone
(24.06.21)
(3)

Kia Stonic'i nasil bilirsiniz?

invictae
Eger vereceginiz cevap icin onemliyse: Astra j sedandan gececegim. Yorumlara acigim.
Eger vereceginiz cevap icin onemliyse: Astra j sedandan gececegim. Yorumlara acigim.
0
invictae
(23.06.21)
Kullanmadım ama C segmentten B SUV'a geçince konfor düşüşü olacaktır muhakkak. B segmentten bozma araç neticede. Yerden biraz yüksek ama malzeme kalitesi, iç hacmi vs. C segment gibi değil.
0
himmet dayi
(24.06.21)
Araç kia rionun suv hali, ici de mekanik aksami vs de ayni. Konfor cok aramayin ama genelde yeni kialar oldukça övülen arabalar ve Avrupa'da baya görüyorum stonic. Türkiye'de tek sorun heralde garantisinin az olmasi (Avrupa'da 7 yil) ve piyasasinin olmamasidir.
Sorun cikarmaz ama konfor beklememek lazim.
0
logisticsmanager
(24.06.21)
Biz de yakın zamanda baktık ama Stonic hem performans hem güvenlik açısından zayıf geldi. En son Skoda Scala'da karar kıldık, çok memnunuz. Bir bakın isterseniz.
0
gmzo
(24.06.21)
(22)

yumurtaya alternatif ne olabilir şeker sınırındaki bir şüşko için?

der meister
"şeker sınırındaki şüşko" kısmına dikkatinizi çekmek isterim. mümkünse glisemik indeksi düşük, proteini bol, hatta bi' de hazırlaması yumurta kadar olmasa bile kolay/fazla vakit almayan gıda(lar) önerebilir misiniz? yumurtayı çok severim ama haftanın yedi günü yemek istemiyorum. öte yandan yemek rep
"şeker sınırındaki şüşko" kısmına dikkatinizi çekmek isterim. mümkünse glisemik indeksi düşük, proteini bol, hatta bi' de hazırlaması yumurta kadar olmasa bile kolay/fazla vakit almayan gıda(lar) önerebilir misiniz?

yumurtayı çok severim ama haftanın yedi günü yemek istemiyorum. öte yandan yemek repertuarım pek geniş olmadığı için öğle saatlerinde saydığım kriterleri karşılayan sağlıklı bir öğün hazırlamakta zorlanıyorum.

hani işte nasıl dört yumurtayı haşlayıp hap niyetine yutabiliyorsak o tarzda çok vakit almayan, temel bi' şeyler arıyorum. var mı böyle ikinci bir mucize besin?
0
der meister
(22.06.21)
Lor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.06.21)
@forvet, hocam "baklava ye kahvaltıda belki daha çabuk geberirsin" desen daha az canım yanardı :(( hiç sevemedim loru acayip tatsız tuzsuz bi şey ama belki baharatla falan gidebilir belki, teşekkür ederim.

@konetsu, kırmızı eti fazla tüketmemem gerekiyor şu an için sağlık durumumdan dolayı. tüketeceğim zaman da akşam yemeğinde yemeye çalışıyorum. bana daha ziyade böyle sağlıklı ve basit kahvaltı lazım. intermittent fasting yapıyor ve karbı elimden geldiğince az tutmaya çalışıyorum. keto benim asla yapabileceğim bir şey değil açıkçası, aşırı zorlar ama ne yiyip içtiğime baktığım için genelde 70-80 gram civarında kalıyor karb zaten.
0
🌸der meister
(22.06.21)
verdiğin cevapla ilgili olarak yazıyorum:
karbonhidrat için 70-80 maalesef çok yüksek, onu tekrar gözden geçir bence.
çok bol yeşil yapraklı sebze, protein olarak da lor tarzı peynirler, yumurta, beyaz/kırmızı et, yoğurt tüketirsen bence dengeyi bulursun.

senin durumun için doğru olan şey aslında omad.
dr. eric berg'ün youtube kanalını yalayıp yutarsan gerisi çok kolay.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
@blatta hiberna, eric berg'ü yıllardır takip ediyorum ama keto kısmı bana çok ağır geliyor. günlük 60-70g karb düzenli değil bu arada. ketosise girmemi engelleyecek kadar çok tükettiğim için öyle bir rakam verdim. yani çoğu gün 50'nin altında kalıyor ama ketosise girip de çatır çatır yağ yakacak boşluk vermiyorum fazla. çünkü doğrusunu söylemek gerekirse keto yapmak istemiyorum. bıraktığım an geri şişeceğimi biliyorum ve ömür boyu ketoyla yaşayacak motivasyonum ve disiplinim yok. ben daha ziyade "IF + düşük karb + sağlıklı yağ + bol protein" formülüyle ilerlemeye çalışıyorum. şimdi diyeceksin ki "ulan zaten keto bu" ama işte ben üç gün karb yemeyip bir gün iki patates yesem keto işi bitiyor.
0
🌸der meister
(22.06.21)
ama öbür türlü de o iki gün yemediğin, karb'ı düşük tuttuğun günkü emeklerine yazık.
keto dediğin makarna, pilav, ekmek, patates ve şeker sınırındaysan meyve yememek.
illa guacamoliler falan yapmak zorunda değilsin ki.
türk tipi her zeytinyağlı (barbunya, fasulye pek yememen lazım gerçi) ya da tencere yemeği zaten keto.
o kadar da atla deve değil yani.

herhangi bir protein yanına salata, cacık falan yemek ya da en kötüsü bir tavuk şiş, et şiş yemek (yanındaki iki kaşık bulguru dahil bile etsen olur) yeter, oldu bitti işte.

ekmek diye tutturuyorsan da protein ekmekleri var, ondan ye.
biraz pahalı sayılabilir gerçi ama olacak artık o kadar.
hadi omad yapma, iki öğün ye ama en geç beşte, hadi bilemedin altıda ye.

şeker sınırındaysan zaten patatesi hayatından çıkart düzelene kadar.
bir de çok fazla su iç, o kadar işte.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Polonez'in hindi fümesi güzel. İşlenmiş et ama haftada 1 yemenin çok fazla zararı olmaz herhalde.. Yanına da ceviz veya avokado, peynir zeytin.

Peynirli cevizli/bademli avokadolu yeşillikli kahvaltı salatası olabilir yine.
0
gmzo
(22.06.21)
hah işte bundan söz ediyorum... o yazık olma kısmı benim canımı çok sıkıyor. psikolojik olarak müthiş bunalıyorum ve keyifsiz hissediyorum. sağlıklı olmak için yaşam tarzımda değişiklikler yapmam gerektiğinin farkındayım ki bunu yapıyorum zaten. buna hiç itirazım yok. yani "niye börek yiyemiyorum kardeşim allah allah" şeklinde bir isyanım yok ama haftalar veya aylar boyunca patatese bile el süremeyecek olma fikri delirtiyor beni. "böyle hayat mı yaşanır" diyorum. şimdi mesela bunu aylarca yaptım, her şey çok güzel... sonra birinin doğum gününde bir dilim pasta bile yiyemiyorum. yiyince tekrar ketosise girmek için 3-4 gerekiyor falan. ben bu tarz bir beslenme düzeniyle başarılı olacağımı hiç düşünmüyorum açıkçası. IF ve olabildiğince düşük karb yetmez mi, niye illa keto :(
0
🌸der meister
(22.06.21)
neden illa keto?
çünkü kilo verme sürecini yarıya yarıya azaltır da ondan.
yani iki sene gırtlağına hakim olup sürünüp sürekli üzerinde kilo verme ihtiyacının getirdiği baskıyla yaşayacağına, altı ay temiz bir keto ve if kombosuyla konuyu bağlarsın.

ondan sonra arkadaşının doğum gününde bir dilim pasta yediğinde haldır haldır ketoya girmeye ihtiyaç duyacak bir kilon da olmaz.
istiyorsan haftada 1-2 öğün cheat edersin ve bu seni şeker sınırına getirmez.
çünkü o sıralarda kilonu vermiş, sağlığına kavuşmuş ve otomatikman hareketi artmış bir insan olursun.
kızların ilgisi, "ya şu gömlek de ne güzel durdu üstümde" etkisi derken, zaten kendi kendini kontrol edebilmeye başlarsın.

metabolizman da her anlamda düzeleceği için zaten bünyene bir dilim pastanın edeceği etki de şimdiki gibi olmaz.

bu süreçte insana kendini en güçlü hissettiren şey, en sevdiği şeyi yememeye direnmek oluyor.
2-3 gün açlık hissedeceksin, sonra zaten acıkmıyorsun bile.
sık dişini, gir ketoya.
düşündüğün kadar zor değil.
patatesler kaçmıyor, hayatının sadece birkaç ayı yemeyeceksin, onlar orada duracak.

gerekirse kendine patates hedefi koy, altı ay sonra üç porsiyon patates kızartması yiyeceğin günü düşünerek yaşa.
yani patates aşkını hedefe dönüştürsen bile motive olursun.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
şimdi sen böyle yazınca çok mantıklı geldi aslında ya, ben ketoya mafya üyeliği muamelesi yapıyorum resmen, 3-5 ay düzgünce yapıp sağlıklı kilona indikten sonra git yiyorsan yine patates ye allah allah, niye bu kadar dramatize ettiysem.

eric berg hocamın zaten hastasıyım, senden de böyle bir motivasyon gelince şu an bunu denemeye karar verdim. dediğim gibi ben zaten şu an büyük ölçüde keto besleniyorum, sadece ketosise girip girmediğim konusunda bilgim yok, çünkü aktif olarak karbonhidrattan uzak kalmaya gayret ediyorum. o açıdan açıkçası zorlayacak bir şey de yok. yalnızca gerçekten çok sevdiğim canım papateslerime bir süre veda etmem gerekecek jdfdkf.

umarım 3-5 ay sonra buraya daha sağlıklı, daha mutlu, bir ayağı çukurda olmayan birisi olarak gelebilir ve cevaplar için teşekkür edebilirim. şu zamana kadar "amaan gencim daha hallederim" diye ciddiye almadığım için hep motivasyon sorunu yaşamıştım ama artık doktorun da uyarısıyla umarım bir şeyleri değiştiririm. LET'S GO FAT BOI
0
🌸der meister
(22.06.21)
dünyada kıtlık çıktığında bile insanlar patates yiyebildiler.
yani onları tüketmek için acele etmene gerek yok.

yap mis gibi ketonu.
et salata dendiğinde de çok abartma.
marulu, rokayı kesmeden kuzu gibi kemirsen o da salata oluyor.
at fırına mantar üstüne mozarellayı, yoğurtlu patlıcan salatası yap, yoğurtlu semizotu ye, köfte yanına cacık ye, hepsi keto işte.

kabak dolması bile keto, bas yoğurdu ye.
(içine pirinç değil bulgur koyarsan daha iyi tabii ama olsun)
yani normal ev düzeniyle bile keto yaparsın.
baktın canın istiyor, haftada 1-2 öğün öğle saatlerinde iki kaşık da bulgur pilavı ye etin yanına.
omad yap, yapamıyorsan öğlen proteinini ye, akşam çorba, sebze, yoğurt vs. kombinasyonu yap.

dediğim gibi 5'ten 6'dan sonra yeme, kilon fazla olduğu için muhtemelen vücut kitlene göre 4 litre falan su içmen gerekebilir.
onu iç, zaten o su sana kilo verdirecek.
bağırsaklarını da o çalıştıracak.
seni tok tutan da o su olacak.
kaç litre su içmen gerektiğini bir diyetisyenden ya da internetteki hesap makinelerinden öğren, o hedefi tutturmaya gayret et.
ilk başlarda su mide bile bulandırıyor ama sonra alışıyorsun.
suyu içmeye alışınca da sabahları limonlu ya da elma sirkeli su iç bir bardak.

ilk 3-4 gün açlığa, su içmeye alış, sonra gerisi gelir.
yavaş yavaş geliştirirsin.
iki öğün başlarsın, omad'a geçersin, sonra tek gün atlamalı bile yaparsın kendiliğinden.
hatta buna alışıp o kiloları verip kendini iyi hissetmeye alıştıktan sonra o hedefindeki patatesi yediğinde, "e bu muydu yani?" falan dersin.

yaparsın.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
blatta hiberna süpersin. beni de gaza getirdin durduk yere.

yancı olarak şu keto önerilerini bir listelemeni istesem. mozeralla mantar hiç aklıma gelmemişti.
0
absel
(22.06.21)
Buraya çok güzel öneriler yazılmış kilo vermek isteyen ama motivasyonunu sürdüremeyen biri olarak takip etmek istiyorum. Umarım der meister gibi motive olabilirim. Cevabım silinmesin diye örneklerim:

Domates rendesi ile pişirilmiş beyaz peynir
Hindi fümeye sarılmış cevizli karabiberli lor
Tabi benim için bunlar yumurtanın yerini tutmuyor. Ama yumurtayı belki aynı şekillerde yediğiniz için bıkmışsınızdır. Kabak rendesi veya mantar ile yapmayı deneyin. Çok güzel oluyor.
0
curukturpkokusu
(22.06.21)
kendi yaptıklarımdan örnekler vereyim:

-bildiğimiz cacık ve haydari.

-bildiğimiz, balıkçılardaki yoğurtlu patlıcan salatası.

-fırında mantar üzerine mozzarella (üzerine kırmızı toz biber)

-fırında graten türü şeyleri beşamel soslu değil, süt içine atılmış kaşar ya da mozarellayla yoğunlaştırıp bir kıvam vererek yapabilirsiniz.

-sumaklı maydanozlu soğan (kebapçılardaki)

-turşu (özellikle lahana).

-yoğurtlu, sarımsaklı semizotu.

-zeytinyağlı her türlü sebze ama dr. berg bezelye ve bean yememek gerektiğini söylüyor, o yüzden daha çok enginar, pırasa falan tercih edin.
pırasa pirinçsiz de oluyor.
enginar istanbul usulü zaten dereotlu yapılır ya da patatessiz, sadece havuçlu yapabilirsiniz.
pişmiş havucun gi'i nispeten yükselse de, ince ince doğrarsanız porsiyon başına 3-4 ince dilimden bir şey olmaz.
bean meselesi yüzünden piyaz olamıyor maalesef.

-kabak mücver (bir kilo kabak içine atılan iki kaşık undan bir şey olmaz, olur diyen badem unu kullanabilir, tadı alınmıyor zaten)

-patlıcan biber kızartması.
domates sosundan yoğurduna kadar keto, sadece derin yağda kızartmasanız daha iyi, yarım parmak yağda çevirirsiniz.

-sotelenmiş soğan, kapya/çarliston/bell pepper, mantar ve ıspanak.
wok tavada söylediğim sırayla kavurun, tavanın altını kapatıp bir avuç mozarella atıp karıştırdığınızda kremalı gibi oluyor tadı.

-şekersiz coleslaw mümkün.
dr. berg'ün dediğine göre çiğ havuç yemek keto'ya aykırı değil.
normal limonlu havuç rendesi de salata olarak yenebilir.

-mayonezi evde yapabilirsiniz, çok kolay oluyor, sossuz kalmayın.
hardal da ketoya engel değil, aklınızda olsun.
ayrıca acı seviyorsanız tabasco falan da kullanabilirsiniz, ki acı faydalı bir şey.

-humus (nohut tüketimi bazen sakıncalı olabiliyor, çok abartmayın bunu)

-az bir cevizle girit ezme (lor, ceviz, maydanoz, zeytinyağı) yapabilirsiniz.
badem ve fındık keto için pek uygun değil, o yüzden ceviz içiyle daha iyi.

-şakşuka

-karnıbahar rendesinden yapılan "körili" pilav.
karnıbahar rendesinden yapılan pizzalar olmuyor maalesef, ama pilav çok başarılı oluyor.
çok kavurun, içine biraz et ya da tavuk suyu ekleyip çekmesini bekleyin, en son köri ve zerdeçal atın, karnabahar demezsiniz.
görüntüsü pek hoş olmayan bir lapaya benzese de, lezzeti etin yanında falan gayet iyi oluyor.

-fırında ya da ocakta közlenmiş bostan patlıcanı ikiye bölüp içini mozzarellayla ve çeşitli baharatlarla (ve mesela maydanozla) falan karıştırıp yine üstüne kaşar ya da mozzarella koyup tekrar fırına verebilirsiniz.

-tencere yemeklerinin hepsi ketoya uygun.
kabak dolmasından ıspanak yemeğine, kapuskaya kadar.
sadece dolma gibi şeylerin içine pirinç değil, bulgur koyun, onu da az koyun.

-fırında üstü her türlü peynirli her türlü sebze yapılabilir.
mesela patlıcan, üzerine domates, üzerine mozarella gibi.

aklıma gelenler ve benim kendi diyetimde yaptıklarım bunlar.
ayrıca mozzarellalı ve badem unlu çok basit hamur tarifleri var youtube'da.
onlarla sarımsaklı ekmek veya pizza yapabilirsiniz.
bir de bol yumurtalı cloud bread denen bir şey var.
bunların dışında, hazır olarak da mestemacher protein ekmeği de keto'ya uygun.

o ekmeklerle hardallı, evde yaptığınız mayonezli, didiklenmiş tavuk göğüslü ya da hindi/et fümeli, domatesli falan sandviçler de yapabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Çok güzel tavsiyeler gelmiş ama bu Dr. Berg dediğiniz adamın gerçekte doktor olmadığının farkındasınız di mi :( ne bileyim konuya vakıf biri değil yani, burada iki makale okuyup benzer site kurup aynı işi yapabilir herkes.

Bu arada ben bi dönem intermittant fasting ve aşırı sıkı olmayan bi low carb diyetle 6 ayda 12 kilo vermiştim tam pandemi öncesi (Ekim 2019-Mart 2020). 87'den 75 civarına düştüm. Hatta 73'e doğru gidiyordum ki pandemi başladı ve eve kapandım, kahvaltısız sistemimi sürdüremedim, hareketsiz kaldım derken şu an itibariyle 81-82 civarındayım yine :(

Yani keto falan iyi güzel de, bence aşırı kasmadan güzelce dikkat edip, bol su içip, hareket ettiğin zaman fena olmayan bi ilerleme kaydediyosun.
0
nundu
(22.06.21)
@nundu:
eric berg yerine jason fung da koyulabilir, youtube'da popüler olan ve if/keto öneren herhangi bir doktor da.
aşağı yukarı aynı şeyi söylüyorlar.
verilecek kilosu 20 üzeri olan insanlar için dediğiniz şekilde kilo vermek pek mümkün ve kolay olmuyor.
çünkü işin önemi insülini yükseltmemek.

siz eminim daha fit olmuşsunuzdur ama 6 ayda 12 kilo çok az bir kilo bu tip durumlar için.
fena olmayan ilerleme değil, sağlık nedeniyle keskin ve hızlı bir değişim gerekiyor.
çünkü 20+ (hatta 30, 40, 50, 60+) kilosu olan insanların metabolizmaları, insülin dirençleri, hormonları da ona göre çalışıyor.

ve dolayısıyla bu süreçteki kişilerde kramplardan, hormon dengesinin bozulmasına, diyabetten insülin direncine, ishalden kabızlığa bir sürü şey de oluyor ya da diyet sürecinde bunlar yaşanıyor.
benim diyetisyenimin çözemediği kramp sorunumu eric berg çözdü mesela.
sirkeli su içmeye başladım, kramplar geçti.

kendi adıma, if ve ketoyu destekleyen bir diyetisyenim olmasına rağmen asıl kiloyu diyetisyen sayesinde veremedim.
çünkü barbunya yememde sakınca olmadığını düşünüyordum mesela.

konuya vakıf değil demek biraz haksızlık olur yani.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
elinize sağlık, muazzam öneriler. kopyaladım, sakladım.

iki sorum var:

- patates haşlansa bile olmuyor mu?
- hardaldaki şekerde sıkıntı yok mu? şekersiz bulamamıştım bir zaman.
0
absel
(23.06.21)
@absel:

patates maalesef olmuyor.

hardalın şekersiz olanları var.
genelde yabancı ve biraz daha pahalı markalar oluyor ama var.
daha şekersiz olanlar dijon hardalları oluyor anladığım kadarıyla.

edit:
içeriğine baktım, en ulaşılabilir olan delizia'da yok mesela şeker.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
belki 10 yıldır burada yazıp çiziyorum, bu kadar verimli ve birden fazla kişinin faydalandığı duyuruya az rastladım. emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.

benim boyum 178. hayatımın ilk 20 senesinde tartıya çıkma ihtiyacı bile hissetmemiş, ne yediğine asla dikkat etmemiş, hentboldan tutun buz patenine kadar farklı farklı en az 5-6 sporu yapmış biriydim. kiloma hiç bakmıyordum ama gayet fit ve sağlıklı biriydim işte.

ne olduysa üniversiteye başladıktan sonra sakatlık, fiziksel aktivitenin durması, depresyona bağlı AYU GİBİ YEME vs. derken sadece altı yıl içinde (tahminen 67-75 aralığından) 115'e kadar çıktım ve doktorlar bile artık "birader sen de abarttın artık dur istersen" demeye başladı.

o yüzden hiç ama hiç alışık olmadığım halde artık her şeyi saymak ve dikkatli olmak durumundayım. blatta hiberna'nın dediği gibi iş bu noktaya gelince ve şüşko olunca hiçbir şeyi normal yapamaz oluyor insan. çıkıp yürüyeyim desem bir hafta eklemlerim ağrıyor diye ağlıyorum. mümkünse bu durumun da tabii ki sağlıklı fakat mümkün olan en hızlı şekilde sona ermesini istiyorum çünkü böyle yaşamaya devam ettiğim her gün vücudumu perişan ediyor ki yaşadığım iğrenç değişimi tecrübe etmeyen birinin anlaması mümkün değil, umarım hiç kimse anlamak zorunda da kalmaz zaten.

ben bu gece başlıyorum. mevcut düzenim dolayısıyla ketosise girmemin maksimum birkaç gün süreceğini ümit ediyorum. bu duyuru bizler için milat olsun, şüşkoluk eski günlerin yorgunluğu olarak kalsın.
0
🌸der meister
(23.06.21)
iyi gidersen 3-4 gün içinde ketosise girersin.
hadi bir hafta olsun.

girdiğini de anlarsın zaten merak etme.
ben ketosise girdiğimde, akşam 10'da buzdolabı temizlemiş, küvet ovmuştum enerjiden ne yapacağımı bilemeyip.

bir de yukarıda yazmamışım ama kendi deneyimimden yola çıkarak, olabildiğince erken yatıp olabildiğince erken kalkmak çok önemli.
uykusuzluk dünyada iştahı en çok açan şey.

gün içinde uyumadan, gece olabildiğince uzun uyumanı tavsiye ederim.
gün içinde uyumak insülin dengesini ve hormonları şaşırtıyor biraz, uyanınca acıkıyorsun.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
blatta peki sen bu idrar çubuklarından kullanıyor musun? kullanıyorsan önerebileceğin ve güvendiğin bir marka var mı? sanırım aynı zamanda kandaki glikoz oranını gösterenleri de varmış bunun. o açıdan ekstra faydalı olabilir diye düşünüyorum. acon mission expert gözüme çarptı mesela, şu: www.hepsiburada.com

işimi görür mü bu?
0
🌸der meister
(23.06.21)
valla ben hiç kullanmadım ama beni en çok fitbit motive etti.

diyete başladığım günden itibaren nabzım, uyku puanım, uykudaki oksijen seviyem her gün birer ikişer değer değişti.
şimdi bu süreci izlemek eğlenceli geldiği için acaba açlık kan şekerini falan da ölçüp iyice delirsem mi diyorum.

eğer motive edecekse al, öyle şeyler işe yarıyor.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
Ben de takipte kalmak adına bir iki yemek önerisi yazayım:

//1 kabak rendesi ile 2 yk bulguru az yağda (sarımsak da olursa süper oluyor) pişirip üzerine yoğurt & toz biberli yağ gezdirmek (opsiyonel)
//karnıbaharları az yağda kavurup (az miktarda haşlama da olabilir) üzerine yoğurt & toz kırmızı biberli yağ ile çakma mantı oluyor, az kıyma da kavurursanız mantıyı hiç aratmıyor.
//etlerin yanına pilav yerine küçük doğranmış brokoli kavurulup içine çok az soğan tozu eklerseniz sürekli haşlama yemenin verdiği sıkıntıdan kurtulabiliyorsunuz.
//makarna seven biriyseniz Shirataki Noodle veya Konjac Noodle gibi ürünlerden tüketebilirsiniz.
//kerevizin rendelenip tavada çok az öldürüldüğü ve yeşil elma rendesi & yoğurtla karıştırıldığı bir salata hem doyurucu hem fresh bir alternatif oluyor.
//salataları köz kırmızı biber ve turşu ekleyerek farklılaştırabilirsiniz
0
ruz
(23.06.21)
(29)

Abimden yedigim azari gururuma yediremiyorum

Bikit
Merhabalar, Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor. Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdu
Merhabalar,

Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor.

Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.
Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdugu icin abimin esinin annesi de onlarda kaliyordu. Ben de onlara dahil olmus gibi oldum. Ozellikle abim, esi, esinin ailesi en buyuk yardimcilarim oldu

Ktlerim bittigi hafta tekrar abime ciktigimda esi soguk davranmaya basladi. Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi. Yani her gun onlara gitmememi ima etti bir anlamda. Ben de anlayisla karsiladim. Sonucta yeni dogum yapti, ben de cok pozitif durumda degilim, onun da kendine gore dertleri var. Ama annesi, kardesi vb. onlarda kaliyordu. Bu arada benim onlara gitme amacim yemek yemek ya da hizmet degildi. Cok ciddi intihar egilimlerim vardi ve doktor yalniz kalmamami onerdi. Major depresyon tanisi aldim. Televizyon acip oturuyordum zaten gunde 1-2 saat ancak onlardaydim.

Bu arada saclarim kaslarim dokuldugu icin disariya da cikamiyordum ihtiyaclarimi internetten karsiliyorum. Surekli hastaneye gittigimden abimlerin adresini vermistim. Daha sonra bunun icin de beni uyardilar. Cocuk uyuyormus zile basiliyormus baska adres versen olmaz mi gibi seyler. Tamam dedim. 3 ay hic bir sey siparis vermedim. 70 yasinda babami ariyorum o alip bana getiriyor. 2-3 is arkadasim baya bi kosturdular ihtiyaclarima.

2 gun once yine bir siparis verdim. Radyoterapilere her gun gittigim icin esine sordum size gelebilir mi bu kargom diye. Tamam kapiya not yazarim oraya birakirlar dedi. Bugun cikarken baktim kapiya not yazmis cocuk uyuyor kapiya birakin diye. Ama kargocu gormemis zile basmis. Babamla radyoterapiden ciktik, abim aradi. Once nasilsin falan diye 10 dakika muhabbet etti. Alakasiz seyler sordu. Sonra senin kargon gelmis dedi. Daha gelecek mi dedi. Cocuk uyuyormus zile basmislar hos olmamis gibi seyler soyledi. Esim rahatsiz oluyor zaten zor uyutuyor dedi. Ben de bunu soylemek icin 10 dakika yalandan muhabbet etmene gerek yoktu bi daha gelmez kargo kusura bakmayin dedim. Cok da sakin, izole yasayan insanlar degiller. Evde 7-8 kisi akraba gunu, cocuklu insanlar gunu falan yapan tipler.

Sonra biraz icime oturdu. Cocugum olmadigi icin anlamayabilirim belki. Ama bu durum beni uzdu acikcasi. Agladim epey. Onlari bi miktar anlamakla beraber simdi ne diyecegimi, nasil davranacagimi bilemiyorum. Belki asiri duygusal bir donemdeyim fazla alinganlik yaptim ama gidip alacaksiniz tabi bi gidin diyesim geliyor. Su anda muhtac durumdayim cunku. Trip ya da pasif agresiflik yapmak istemiyorum. Ama onlarin o cocuklu hayat cemberine de girmek istemiyorum artik. Bana ne onerirsiniz bu duruma yaklasimimla ilgili? Goremedigim bir hatam var mi?
iyi aksamlar.
0
Bikit
(22.06.21)
kusura bakmayın, biraz haddimi aşabilirim ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla abinizin eşi buldumcuk anne sendromuna kapılmış.
abiniz de buna çanak tutuyor,
böyle durumlarda lafı edilecek şeyler değil bunlar.

kırıcı ve üzücü olduğunu çok iyi anlıyorum, üstelik normalin dışında da bir ihtiyacınız var ama mecburen araya biraz mesafe koymanız gerekiyor.
dünyada bir gün herkesin birilerine ihtiyacı olabilir, oluyor da.
bunları biraz düşünmek lazım.
düşünememek onların ayıbı.

kendinize farklı bir sistem kurmaya çalışın.
gerekirse kargo şirketleriyle konuşun, kargonuzu sizin kapınıza bıraksınlar.
ya da başka bir yol bulun.

bu gibi durumlara da "insan doğası" deyin, geçin.
üzülmek size iyi gelmez.
çok geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Kargocu niye onlarin ziline basiyor anlamadim.
Zil olayini cozseniz kavga bitecek.
0
divit
(22.06.21)
Abinin esi fena. Sal gitsin abini de esini de sana destek olan olacak baskalari varsa
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.06.21)
@divit

çünkü bu arkadaş o sırada evde olmuyor, ben öyle anladım.

Bence abiniz zil konusunda haksız. AMA sizin de her gün gidip 1-2 saat onlarda oturmanız normal değil, artık abinizin kendi evi, kendi hayatı var.
0
hayirsiz
(22.06.21)
anlattigin hikayede kargocu zurnanin son deligi gibi. bence kargocu bahane. hani onlari da suclamak istemiyorum seni de; ama hem depresyon hem kanser olup ustune yeni evli insanlarla yakın olmak çok hassas bir durum. muhtemelen farketmedigin seylerle rahatsizlik veriyorsun. abin de kibar olmaya calismis ama bir yere kadar, umarım bir an onxe duzelir
0
buenosdias
(22.06.21)
Zile cozum bulunur, surada herkes elektronikci.

bulamazsan da benzincilerde,avm'lerde kargo kutulari var oraya yonlendirebilirsin. Bazi esnaflar da kargo noktasi.
0
divit
(22.06.21)
Abin ve eşi kötü insanlar olsalar seni kt durumunda yalnız bırakırlardı. Abimin 3 ay önce çocuğu oldu ve ben de bir süre yardım için gidiyorum er birey olarak. Çocuk inanılmaz yorucu birşey. Derdini hiç anlamıyorsun herşeyi cidden dert. Doğum sonrasında kadın bireyler de o süreçteki zorlukla biraz değişiyorlar. Bence bu biraz birşeylerin üst üste gelmesinden kaynaklı. Bu kadar dert etme.Yengenin annesi sonuçta aileden biri ve sana kıyasla çok saha farklı iletişimi var. O yüzden kendini kıyaslama onlarla. Kendi sağlığına odaklan bir yerden sonra her koyun kendi bacağından asılıyor
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(22.06.21)
abini de seni de tanimayan biri olarak "gurur" falan tarzi seylere cok takilma. hayat uzlasma ve taviz uzerinden yurur. abin tutup senin karakterine laf soylememis. cocuk bakmak da asiri iskence bir olay, bunalmis olabilir.

aninda cevap da vermissin zaten, "icimde kaldi" demelik bir durum da yok. o yuzden devam et.
0
hot potato
(22.06.21)
Benim diyeceğim şey şu;
Kargoyu kendi katınıza yönlendirip kendi kapınıza kapıya bırakın yazmanız bir çok sorunu çözerdi eğer hırsızlık konusundan çok korkmuyorsanız.

Dürüst olayım, bazen size çok basitmiş gibi gelen şeyler karşı tarafa batabiliyor, bu kargo mevzusunda sadece zile basılması değil belki, sizin daha sonra kargonuzu almaya çıkmanız da batıyor olabilir, mesela sadece şey diyebilirsiniz, kargomu alıp gidiyorum, bu durumda onları kargo şubesi gibi kullanıyorsunuz gibi durur.

Burada size haksınız demek değil amacım, bazen ne kadar empati yapsanızda anlayamayacağınız şeyler olabiliyor.

Mesela ben örnek vereyim, bir arkadaşım, kendisinin benden isteyeceği bir çok şeyi yapabileceğim birisi, bana abi benim amazon hesabı yok sen alsan olur mu dediğinde bu bana batıyor. Bak çok basit bir şey ama batıyor.
0
atom karincanin torunu
(22.06.21)
Lohusa/yeni anne kadın çok özür dilerim göğüslerini bir salmak don atlet gezinmek ister. Sizin de hassas döneminiz sağ olsun güzel karşılamış. Ama sınır dolmuş biraz.
Anne olmak yetebiliyor muyum korkusu onu da germiş. Bu çocuk uyutmak dünyanın en zor işlerinden. Bizim zile yanlış basan bir yaşlı komşu var bu adam her bastığında çocuk uyanır ben de ağlardım içli içli. 40 dk emzir uyusun biri zile bassın dön başa, dünyam yıkılırdı. Abartı bir tepki biliyorum ama o an abartı gelmiyor işte dengen bozulmuş bir kere.
O sizin depresyonunuzu çekmiş siz de onun depresyonunu çekin uzak durun. Sakın kendinizi üzüp suçlamayın. Siz ebeveyn değilsiniz hesap edemezsiniz, onlar rahatsızlıklarını dile getirmiş siz de yapmazsınız konu kapanır.
0
cilekli pasta
(22.06.21)
Çocuk uyutmak zor, zille falan uyandırılması muhabbetine maraz yapmayan görmedim. Eve kargo söyleme dediği halde niye zorluyorsunuz ki? Trendyol falan teslim noktaları yapmış. Marketler de saatli getiriyor. Bence düzenlenebilecek şeyleri düzenlememişsiniz.
0
baal
(22.06.21)
Kadınların çoğu hamilelik depresyonuna girip uzun süre çıkamıyor. Çocukları 3 yaşına girene kadar da oldukça sinirleri bozuk oluyor. Hem uykusuzluk hem çocuğa bir şey olacak endişesi hem hormonlar hem yetersizlik hissi. Siz de çok pozitif hissetmiyor olabilirsiniz ama alan tanımak konusunda alınganlık göstermeyin böyle dönemlerde insanların ihtiyacı oluyor. Buldumcuk anne diyenleri de çocuk doğurup büyütmeye davet ediyorum. Karşılıklı hoşgörü ile halledilemeyecek bir olay değil.
0
eatpraylaw
(22.06.21)
abiniz kötü bişey söylememiş ki sizi dolduracak. bence fazla alınganlık ediyorsunuz. onların da ilk çocukları. ana-babalığı öğreniyorlar. neyi nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. günlerce uykusuz kalıyor insan ilk zamanlar. abinin eşine de hak vermek lazım biraz.

karşılıklı hoşgörü içerisinde halledilmeyecek şey yoktur. bence bi akşam küçük bir hediye ya da ne bileyim akşam yemeği alıp gidin arayı soğutmadan. araya soğukluk girdimi kolay kolay düzelmez tekrar.
0
naksidil
(22.06.21)
şimdi tanımadığım bir kimsenin niyetini veya samimiyetini bilemem tabi ama küçük bebeği olan bir baba olarak söyleyebilirim ki, zil konusu gerçekten bahane filan olmayabilir. gerçekten hayatı kabusa çeviren bir şey. bebek hadi iki salla pış pış yap uyusun bir varlık değil, uyutmak gerçekten çok uzun vakit alabiliyor ve yorucu. dakikalarca, saatlerce uyutmaya çabalıyorsunuz ve o bir zil her şeyi bok etmeye yetiyor. çok defa yaşadık.

kendinize göre haklısınız, bunalım, yalnız kalmama tavsiyesi vs ama ortada evli bir çift var ve hemen her gün sektirmeden 1-2 saat eve gelen biri var. yani hiçbir şey yapmasanız bile bu bir yerden sonra çok rahatsızlık verici olur. evde çocuklu insanlar günü, bilmem ne günü yapmaları kendi istedikleri zaman yaptıkları bir şey, sizin her gün gelmeniz veya gelmeseniz bile kargo sebebiyle dolaylı yoldan varlığınızın bir şekilde o evde kendini hissettirmesi aynı şey değil.

aslında abiniz bence gayet dürüst ve kibar bir insan gibi geldi bana. ''Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi'' yani gayet düzgün konuşmuş. burada tabi çelişki şu, bunlar soylenirken abinizin eşinin anasının, danasının evde ikamet etmesi. bu da karşı olduğum bir durum, çogu çocuklu çift aman cocuğa baksın diye kadın tarafının annesini eve getiriyor. tamam kolaylık da huzur muzur kalmıyor genelde o durumda da. (biz iki tarafın ailesine de uzak bir şehirde olduğumuzdan aile büyüğü filan yok ama cevremde çok sahit oldum)çiftlerin mahremi falan kalmıyor. bir kere getirmişler ya şimdi kolaylarına geldiği için veya git diyemedikleri için veya abiniz rahatsız olsa bile abinizin eşi, anneme git mi diyorsun bla bla yaptığı için abinizin kaynana evde. sizin de zorunuza gidiyor. ama dediğim gibi sizin de o veya bu sebeple her gün onlarda olmanız bence doğru değil.

ya ben aslında aynı aileden kişilerin, hele ki evlilik falan varsa aynı apartmanda komşu olmasını da tasvip etmiyorum. yani sürekli dip dibe olmaz ki. şahsen sosyal hayattaki arkadaşlarımla bile aynı apartmanda olmak istemem.

kargo için kesinlikle alternatif bulun.
0
wilhelmwasmuss
(22.06.21)
bu kadar duygusal olmamalısınız bence. abinizin eşi kendi ailesiyle kalmak istiyor olabilir, kendisi uyuyamıyor olduğu için uyutma meselesine takılmış da olabilir.

abiniz kırmamak için uğraşmış gibi ama siz bayağı hassas olmalısınız sahiden, insanları bu kadar umursamamaya çalışmanız en doğrusu.
0
dnzdnz
(22.06.21)
yeni bir anne olarak soyleyebilirim ki bebegi uyuttugun anda calan zil gercekten insanda o zili gereksiz calan insana kafa atma istegi uyandiriyor. butun gece uyumamissin ve neden agladigini kendi bile bilmeyen bir canliya bakim vermeye calisiyorsun. belki kucaginda uyumus ve yaklasik 1 bucuk saat boyunca sadece biraz sessizce oturabilmek icin kipirdamadan durmussun. ya da ne bileyim bebegi uyutayim dusa gireyim/tuvalete gideyim/yemek yiyeyim demissin. insani ihtiyaclarin icin bile beklemekten bahsediyorum farkindaysan. tuvalete gitme hayaliyle 1 bucuk saat uyutmaya calistigin bebegi tam yatagina koydugun anda seninle hicbir ilgisi olmayan ve farkli sekilde pek cok cozumu olabilecek bir sey yuzunden zilin calindigini ve bebegin uyandigini dusun. buyutmuyorum, abartmiyorum, yasamayan bilemez anlayamaz diyorum. biz apartman girisinden calan zile kapatma dugmesi taktik ve evin kapisina da bebek uyuyor zili calmayin yazdik. ona ragmen bazen oyle bir an oluyor ki bekledigim kargo geliyor ama ben bebegi emzirerek uyutuyorum. kapi acmak inanilmaz bir problem oluyor. ya dalmak uzere olan bebegi uyandirip kapiyi acicam ya da lanet olsun kargosuna diyip acmiycam. cogunlukla tercihim ikincisi oluyor. artik esimin ofisine soyluyorum kargolari cunku bu kadar fiziksel ve psikolojik derdin yaninda bir de kargocuydu zildi dert edinemiycem.

tabii bir de yeni dogum yapmis ve surekli emzirme halinde olan bir kadin soz konusu. senin yaninda rahat hissedemiyordur, ben salonumun koltugunda rahat rahat emzirebilecekken evde esimin kardesi var diye baska bir yerde sıkış tepiş emzirmeye calismak istemezdim acikcasi. bu konuda da kiz hakli.

asla dogurmamis ve bebek emzirmemis kisilerin gelip buraya kiza b.k atmasina gonlum razi gelmedi, biraz anlatmak istedim.

zaten sana destek de olmuslar ve ben abinin soylediginde olumsuz bir sey gormedim acikcasi. tatli dille soyleseymis denmis de daha ne soylesin 10 dk sirf konuyu yumusatmak ve belli ki seni kirmamak icin havadan sudan konusmus. ki yine de ters tepki vermissin bence.

pasif agresif bir tavira girmeye gerek yok burada, onlar senin depresyon doneminde destek olmuslar yani gercekten yapabileceklerini yapmislar gibi anladim ben. sen de bu zor donemlerinde onlara anlayis gosterebilirsin bence. ve kesinlikle ama kesinlikle kargo isine onlari dahil etmeyecek bir cozum bulmalisin.

son olarak gecmis olsun diyorum. umarim bitmistir kanserle ve depresyonla isin.
0
in vino veritas
(22.06.21)
Çocuğu oldu diye dünyanın tüm önceliklerine sahip olmayı hakettiğini düşünen bir kesim var. Bahsettiğiniz çift tam olarak bu. Kapıya yazıldığı halde zile basan kargocunun derdini size yükleyemez kimse. Bu sizin sorumluluğunuzda-kontrolünüzde olan bir mesele değil ki…
Olabildiğince onlara yaklaşmadan halletmeye çalışın işlerinizi, siz kendinize yetersiniz bunca şeyi atlatmışsınız bunu mu aşamayacaksınız, destek oldular diye onlara bir şey borçlu değilsiniz. Kendinizi düşünün kimseye eyvallah etmeyin.
0
megalomaniac
(22.06.21)
Hepinize tesekkurler. Gormedigim seyler oldugunu farkettim, sagolun. Ben zaten rahatsiz olduklarini bildigim icin son 3 ayda toplam 10 kere falan gittim onlara, 30 dakika sureli yegen sevme amacli.

Sadece kemoterapi zamani olan o 3 ayda her gun gidiyordum. Onun da 1.5 ayi ailemde kalmisimdir. Gittigim zaman da yengemin annesiyle dizi izliyoduk ben sonra eve donuyordum. Ama sagolsunlar haklarini odeyemem. Kolay surecler degildi bana katlandilar.
Daha once ise ayda 1 kere belki kahveye ugrardim. Disarda bulusurduk genelde.


Eklemek istedigim hususlar: kanser tedavisi cok agir bir surec. Dusmanimin basina bile gelmesin. Logusalikla 32 yasinda kemoterapilerle menopoza sokulmus bir insanin hormon durumunu ayni degil.
Hayatta 2-3 senesi kalmis insan psikolojisiyle cocugu zilden uyanmis, uykusuz kalmis insan psikolojisi ayni degil.
Bu iki durumu karsilastirmak bile abes. Umarim bu duruma gelmek zorunda kalip o eziyet zannettiginiz gunlerinizi mumla aramazsiniz.
Hediye alip gitmek de degisik fikirmis.
Ama suna katiliyorum. Aile de olsa kimse kimseye yardim etmek zorunda degil. Tolere etmek zorunda degil. Bencilliklerine katlanmak zorunda degil. Her koyun kendi bacagindan asilir. Yine ellerinden geleni yaptilar. Ikisine de minnetarim.

Ben tanidan itibaren tedavi olmak istemedim zaten. Bunun en buyuk nedeni yalniz olmam ve kimseye yuk olmak istemememdi ve bu agir tedavileri cekip 2-3 sene daha yasayacagima 1 sene hayatimi dibine kadar yasar, veda ederim kafasindaydim. Hala da bu fikrimin daha dogru oldugunu dusunuyorum. Hayat bu. Elbet bitecek.

Aileme direnemedigim icin kabul etmis bulundum. Cok kavgalar dovusler duygu somuruleri gozyaslariyla dolu pazarliklar yapildi. Her seyine raziyiz, yeter ki tedaviyi reddetme bilmem ne edebiyatlari.
Su an geldigim noktada biraz ikna edene kadar kus sutuyle besleyelim, tedaviden sonra naparsa yapsin durumuna gelindi. Amacim kimseyi suclamak degil ama sadece sanal bi sevgi cemberi yaratilmis gibi hissettim. Tiyatro oyunu gibi. Zaten yasamla bagi cok kuvvetli biri degilim artik, kusla bocekle, kendime aldigim mumlarla mutlu olmaya calisiyorum bi de onlarin tuzu kuru dertlerini ve sitemlerini isitmek asiri itici geliyor. Ama dedigim gibi anne baba kardes de olsa kimse kimseyi cekmek zorunda degil.

Hepinize tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.06.21)
Benim nacizane tek tavsiyem saçınızı kaşınızı dert etmeden rahatca dışarıya çıkmanız, gelip geçici süreçler bunlar kimseye muhtaç görünmeyin herkese gücünüzü gösterin geçmiş olsun
0
apocalipy
(23.06.21)
Uzunca yazmaya gerek yok.
Ayıp etmişler.
0
teritori
(23.06.21)
Oncelikle gecmis olsun, allah sifa versin. Insanin ilgiye/yardima ihtiyaci varken ihmal edildigi duygusu cok agir. Ben olsam boyle bir seyi kardesime hissettirmemek icin elimden geleni yapardim ama kardeslerimden boyle bir fedakarlik beklemezdim. Bu konularda bilerek ve isteyerek toplumun bakisina gore biraz malim.

Benim toplumda gordugum kadariyla kardeslik olayini cok buyutmemek gerekiyor. Hic bir zaman bir anne baba kadar insanin derdiyle dertlenmelerini beklememek lazim. Bana kalirsa anne baba da cogu zaman insanin eşi seviyesine cikamiyor bu konuda. Bosuna hayat arkadasi demiyorlar. Deli Dumrul'u bilirsiniz. Azrail canini baska bir can getirmesi sartiyla affedince anasi, babasi degil eşi canini vermeye razi oluyordu. Hikayede kardes lafi bile gecmiyor. Baskalarinin abisi kardeslerine sizin abinizin size destek oldugu kadar bile olmuyor emin olun.

Ben olsam olumlu tarafından bakarim. Yapabiliyorsam abime az biraz hiyar gibi davrandigini soylerim mutlaka ama bir abim oldugu icin de sevindigimi eklerim hakkini teslim etmek icin.

Bu arada baslikla icerik uyusmuyor. Bi azar olmadığı gibi gururunuzu kiracak bir durum da olmamis. Bu durum insanin gardini dusuruyor evet ama boksor yere dustugu zaman degil, ayaga kalkamadigi zaman yenilir. Sanki sizde de bi yumruk daha yesem de ringin surasina uzansam biraz gibi bir istek olabilir mi? Son ana kadar maci birakmayin. O kadar darbeden sonra tum gucunu toplayip rakibini aparkartla nakavt eden bir suru boksor vardir. Cindirella man oluyor da cinderalla girl niye olmasin?
0
Kirmizibavul
(23.06.21)
Öncelikle geçmiş olsun acil şifalar dilerim

Eşim de doğumdan sonra değişti karakteri filan cocuk onları cok zorluyor hele uyumayan bir çocuk varsa kadinlar lohusa ve bebekli dönemlerinde alıngan olurlar.

Bu döneme rast gelmissiniz öncelikler değişebilir bebekle beraber

Abiniz arada kalmış saniirim, onlar cocugua alıştıkça sizinle araları eskisi gibi olacaktır
0
intern in the house
(23.06.21)
bir evde bebek doğarsa o bebek evin yöneticisi ve merkezi olur.

bebeğimiz 1 yaşında ve ben eşimi inanın çocuk doğduğundan başlayan süreç ve çocuğun 3. aya giren sürecine kadar tanıyamadım. bazı kadınlar böyle durumlar yaşayabiliyor. 9 yıldır tanıdığım pamuk gibi insan asabi, sinirli ve çekilmez bir hale büründü. bizim çocuk ilk 6 ay uyumama ve emmeme problemi yaşattı bize aşırı şekilde. çocuk olunca anladım bu gerçekten büyük bir problem (özellikle büyüyebilmesi için uyku ve emzirme cok önemli).

haliyle yengeniz abinize bu konuya paralel bir durum yaşatmış olabilir. abinize kırılmayın zaten kötü bir insan olsa tedavi sürecinde size yardım etmezdi. emin olun çocuk 1 yaşına yaklaşınca ve çocuk sizi severse "amcası amcası" diye sürekli sizinle olacaktır. o da size moral katar umarım. bir süre onlardan uzak durmaya, onların sizi ziyaret etmesine altyapı hazırlamaya çalışın. çocuğa bir hediye alın vs. inanın size daha güzel döneceklerdir.

geçmiş olsun.
0
bisorumvargaliba
(23.06.21)
senin cevabına kadar okudugum yorumlarda biraz içim ezildi acıkcası, herkes kıza yuklenmiş ne kadar ebeveyn savunucusu cıktılar falan diye iç sesim konusuyordu.

cocuk olayı cok zor ama senin durumun ve psikolojinin bozuk olması da cok zor. biri diğerinin üstüne konabilecek bişey mi, bence buna bi cevap var ama gördüğümüz üzere herkesin farklı bir cevabı olabiliyor. senin için de önemli olan muhatap oldugun insanların yaklasımı.

pek cok ihtimal var, tekil değerlendirmemek lazım. mesela bugun eşimin kardesi aradı, onun da 9-10 aylık bi bebegi var. normalde dunyanın en fedakar ve sorumluluk sahibi evladıdır, babaları rahatsız biraz. ben yetişemiyorum gelsin babasıyla ilgilensin gibi son derece soguk bi ifadeyle aradı. cok sasırdım ama cocuk sahibi olmak böyle bişey dedim sonra.
öte yandan bebek sahibi olan insanlarda bi takdir beklentisi ve belki bunun duygusal anlamda sefasını sürmek içgudusu de olmus olabilir, belki de senin bu ilgi isteyen surecin gelin hanımınkini baltaladıgı icin elinde olmadan, artık tedavi surecinin de sona yaklasmasıyla biraz daha hayattan isteklerini almak konusunda hırcınlasmıs olabilir. bence abine kızmamalısın ama zira duygusal anlamda en sıkısık kişi o olabilir su resimde. on dk muhabbet etmesi falan kibarlıgına veriyorum ben. muhtemelen evde büyük psikolojik baskı altındadır.
bir de şöyle acı bir gerçek var ki, psikolojik hastalıklarda kimse kimsenin derdinden anlamıyor. senin kanser tedavini idrak etmişlerdir ama major depresyonun nasıl bir bela oldugunu hiçbirinin anlayabildigini dusunmuyorum.
girls dizisinde duymustum, hala da unutmam beni cok etkilemişti. depresyonda olan birini ancak depresyonda olan biri anlayabilir, atlatan bile degil. (bu arada vaktin varsa bu diziyi izle cok iyidir)

durum zor ama hayatta sunu ögrenmek lazım, kendine faydan önce senden gelecek. dısardan beklentiyi ne kadar azaltırsan kafan o kadar rahat olur. cok zor biliyorum, ama dene lutfen
0
galandar kostumu
(23.06.21)
tabii ki net olarak , bozulmakta haklısınız. lohusaymış da bilmem neymiş. lohusalık depresyonu olsa tamam derim de, abiyle iyi, evdeki 7-8 kişi ile iyi sadece kanser tedavisi alan size mi depresif yengeniz?! radyoterapiye gidiyorsanız tedaviniz hala devam ediyor demektir. çocuk oldu, yakamızdan düşsün moduna geçmiş. abiniz de desteklemiş. ikisi de haksız. herkes kanser tedavisi alan kardeşini desteklemek zorunda mı? kesinlikle evet zorunda. yoksa kardeş sıfatını haketmiyor demektir.
bunlara üzülüp moralinizi bozmayın. kanser tedavisinde moral çok önemli. inşallah en yakın zamanda tedaviyi tamamlayıp hastalık öncesi hayatınıza dönersiniz. siz moralinizi yüksek tutun, buldumcuklardan da uzak durun.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
buldumcuklara da biri söylesin; bebek uyuyor notunu kapıya değil zilin üstüne yapıştırıyoruz.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
Daha önceki bir duyurunda da böyle sitemkardin sanki, adamin birinin üzerine bile yürümüstün yok yere. Hastalik seni duygusal olarak yipratmis aslinda.

Bir de hastalik güçtür ama hasta bakmak, ilgilenmek çok daha güçtür.
0
Avoiding The Puddle
(23.06.21)
Öncelikle çok geçmiş olsun, çok zor bir dönemden geçiyor olmalısınız, umarım bir an önce hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığınıza kavuşursunuz.

Abiniz kendi ailesini kurmuş, üzerine birkaç ay önce ailelerine yeni bir birey katılmış ve yeni düzenlerine alışmaya çalışıyorlar. Telefonda sizi azarlamamış. Uzunca bir süre size destek olmuşlar. Sonra da düzgün bir dille size beklentisini aktarmış, siz önemsemeyip aynı hareketi tekrarlamışsınız.

Aşağıda verdiğiniz cevapta dertleri yarıştırıp kendi derdinizi abinizin eşinin derdinin üzerinde tutuyorsunuz. Böyle bir şeye hakkınız yok, dert yarıştırılmaz. Birine küçük görünen dert, diğeri için çok ağır yük olabilir ya da tam tersi. Sizin derdinizi yüklenmek için kimse kendi derdini görmezden gelmek zorunda değil, hatta bunu yapmamalı da zaten, yoksa kendi ruh sağlığı bozulur.

Fiziksel rahatsızlığı olan birine destek olup, birlikte vakit geçirmek zor ama ruhsal problemleri olan birisiyle daha da zor. Bunu kişisel deneyimlerim doğrultusunda söylüyorum. Bu duyurudan bile depresyonunuz sebebiyle bazı konuları düzgün değerlendiremediğinizi görebiliyoruz. Abinizin daha size söylemediği bir sürü şey olduğundan eminim.

Herkesin kişisel sınırlara ihtiyacı var. Abiniz ve eşi size bu sınırı göstermiş, siz sınırı ihlal etmişsiniz, sonra tekrar size sınır hatırlatıldı diye sinirleniyorsunuz. Bu doğru değil. Ne olursa olsun insanların talep ettiği kişisel sınırlara saygı göstermek zorundasınız. Özel durumunuz size bu sınırları ihlal hakkı tanımaz. İnsanların diğer ilişkilerini nasıl yürüttüğü de sizi ilgilendirmez.

Er ya da geç düştüğümüz zor durumlardan kendimiz sıyrılmayı başarabilmeliyiz. Başka insanların az ya da çok, geçici destekleri söz konusu olabilir sadece. Her şeyden önce, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızın sorumluluğu sizde. Bunun farkına varmadan asla iyileşemezsiniz. Umarım bu farkındalığa ve güzel günlere bir an önce kavuşursunuz..
0
gmzo
(23.06.21)
Çok çok geçmiş olsın.
Allah önce abinize
Sonra size ve ailenize sabır versin.
Yenge hanım ile mümkün mertebe muhabbeti sıfır'a indirirdim ben olsam.
0
paramolacak
(23.06.21)
(12)

Sorum kadınlara: PMS döneminde çalışma temponuz etkileniyor mu?

gmzo
Regl olmadan önceki bir hafta çalışma tempom çok olumsuz etkileniyor. Sabahtan yine nispeten iyi çalışabiliyorum ama saat 1'den sonra beynim çalışmamaya başlıyor, aşırı yorgunluk çöküyor, sersemlik yaşıyorum. Bu dönemde kendimi çok yormamaya dikkat etmezsem bu hal regl başlangıcı ile birlikte günler
Regl olmadan önceki bir hafta çalışma tempom çok olumsuz etkileniyor. Sabahtan yine nispeten iyi çalışabiliyorum ama saat 1'den sonra beynim çalışmamaya başlıyor, aşırı yorgunluk çöküyor, sersemlik yaşıyorum. Bu dönemde kendimi çok yormamaya dikkat etmezsem bu hal regl başlangıcı ile birlikte günlerce süren bir baş ağrısına dönüşüyor. Benzer şeyler yaşayan, bu durumu hafifletebilen var mı?

Spor yapıyorum, pms döneminde magnezyum+b6 desteği kullanıyorum. Bu bahsettiğim probleme çözüm olmuyor. Magnezyum özellikle uyku düzenimi sağlıyor çünkü bu dönemde gerginlik, sinirlilik ve anksiyete ile birlikte uyku problemi de yaşıyorum ve uykusuzluk her şeyi daha da kötüleştiriyor haliyle.
0
gmzo
(18.06.21)
Ozellikle reglin ilk gunu hicbir sey yapmak istemiyorum ben. Cok yorgun hissediyorum
0
balpolen
(18.06.21)
Etkilenmiyorum. Birkaç ayda bir belki ilk gün biraz canım sıkkın oluyor. Ama işimi etkileyecek kadar değil.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.21)
Hem de nasıl etkileniyor. Ayın 15 günü yokum gibi bir şey. Birinci gün kusar ve bayılırım her ay hiç sekmez. Tansiyonum düşer kanım çekilir falan.
0
suicides underground
(18.06.21)
pms haftası yorgun olunca günler çok stresli geçiyor, kafam pek çalışmıyor benim de. reglin ilk 2 günüyle birleşince toplamda 1 hafta dandik geçiyor diyebiliriz.
0
amugochi
(18.06.21)
fiziksel olarak bi halsizlik, ağrı, uzanma isteği oluyor ama genel olarak da kendimi salan biri değilimdir.
0
kestane gürgen palamut
(18.06.21)
Önceki hafta değil de reglin ilk iki günü aşırı yorgun hissediyorum ve ağrılarım oluyor. Ama ben ateşlenen, ateş düşürücü içip sonra kalkıp evi temizleyen; Coronanin üçüncü gününde yüksek lisans ödevini saatlerce yapmaya çalışan bir tür olduğum için yatmaktan nefret ederim. O zamanlarda da ağrı kesici içip tempoya devam ediyorum.
0
fraise
(18.06.21)
Öncelikle hiç etkilenmeyenler veya 1-2 gün etkilenenleri aşırı kıskandığımı belirtmeliyim :)

Ben de haftaiçi haftasonu fark etmeksizin sabah 7'de kalkan, günlerini verimli geçirmeyi seven, hep işleri tıkırında olsun isteyen birisiyim. Bu yüzden de reglin ilk 1-2 günüyle birlikte her ayın bir haftası yarı verimle geçince iyice sinirim bozuluyor. Ama vücudumu dinlemeyip,ağrı kesici içip kendimi zorlarsam o hafta sonucu da acı oluyor. Geçen ay bu yüzden 10 gün boyunca başım ağrıdı pms geçtikten sonra..
0
🌸gmzo
(18.06.21)
regş öncesi 9-10 gün + reglin ilk 2 günü yok bende. öyle gıcık, öyle dikkatsiz, yorgun öfkeli oluyorum ki! normalde 2-3 saatte halledebileceğim işe kafa yorup da 1 hafta da hhalledemiyorum. uyku problemi gece ortasında uyanma vs.

benim bayağı durum ciddi. prozac öneriliyor bazı psikiyatristler tarafından reglden birkaç gün önce almak için. ben başka bir ssri ilaç kullandığım için sadece tranko buskas alıyorum bu dönemde ek olarak ama çok da aşırı bir faydasını göremedim.

bir doktora danışabilirsininiz.

bu arada mg desteği de yazmışsınız onu bütün ay almak bende bir tık daha efektif oldu.

şifalar dilerim, çok iyi anlıyorum.
0
ruh i tibbiye
(18.06.21)
Biraz fazla duygusallaşmam dışında fiziksel veya ruhsal bir etkisi olmuyor bende, düzenimi bozacak seviyede bir sıkıntım olmuyor.
0
Josephine.
(18.06.21)
Kusma+ ishal+ baş ağrısı. Ilk gün ben yokum, banyodan çıkamıyorum. Bir de ilk gün gece uyumama. Yani regl baslangıcı öncesi gece uyku yok. Ben gidermek için pek bir şey de denemedim aslında. Magnezyumu spor icin kullaniyordum zaten, bende iyice kas krampalrına sebep olmaya başladı, bıraktım. Zihinsel olarak pek etkilenmiyorum ama bedenim çöküyor resmen.
0
velvetmorning
(18.06.21)
Ruhsal değişiklik regl öncesindeki 1-2 günde oluyor sadece. Normalde aşırı sabırlı ve tahammül eşiği yüksek biri olmama rağmen bu süreçte daha tahammülsüz ve çabuk sinirlenen biri oluyorum. O sebeple birini kırınca ya da sert çıkışınca özür diliyorum yaptığım öküzlük için. Bir de bazı kendimle ilgili konularda duygusallaşıyorum o anlarda 'Saçmalama amaranta bu sen değilsin kendine gelç.' deyip kendimi daha az ciddiye almaya gayret ediyorum:D

Fiziksel değişiklik ise reglden önceki bir gün ve ilk regl gününde zirve oluyor. Ağrı kesici kullanmadığım için daha acı dolu olabiliyor. Haliyle bu iki gün spor yapamıyorum. Verimlilik yüzde 25 azalıyor. Ama fiziksel değişiklik içinde en can sıkan şey ise aynı anda hem terleyip hem üşüyebilmek. Lanet. Hele ki yazın.

Ben bunları hafifleten bir şey ile tanışmadım henüz. Maydanoz çayı ağrıyı bir nebze hafifletiyor sadece.

Geçmişler olsun, yalnız değilsiniz.
0
Amaranta ursula
(18.06.21)
bedensel ya da ruhsal etkilenmiyorum. sadece libidoda bir miktar artış oluyor. :)))
0
naksidil
(18.06.21)
(10)

Meraktan soruyorum, Biontech'in hiç mi potansiyel uzun vadeli zararı yok?

Ranchoddas
merhaba herkese, ben bunu meraktan soruyorum Biontech'in hiç mi potansiyel uzun vadeli zararı yok? veya bu olası zararlarla ilgili bir yazı etc. madem bu kadar faydalı bir şey, biz neden risklere dair bir şeyler imzalıyoruz? aşı karşıtı değilim, kendimce enine boyuna araştırıyorum aşı olmadan önce.
merhaba herkese, ben bunu meraktan soruyorum Biontech'in hiç mi potansiyel uzun vadeli zararı yok? veya bu olası zararlarla ilgili bir yazı etc. madem bu kadar faydalı bir şey, biz neden risklere dair bir şeyler imzalıyoruz? aşı karşıtı değilim, kendimce enine boyuna araştırıyorum aşı olmadan önce.
0
Ranchoddas
(14.06.21)
uzun vadesi bilinmiyor
0
jamswety
(14.06.21)
Ben Fransa'da böyle birşey imzalamadim, moderna oldum ama aynı şey yani.
Türkiye'de duydum böyle bir imza.
0
logisticsmanager
(14.06.21)
Covid'in bir ucunda ölüm olan uzun vadeli potansiyel zararlarını da araştırıp, ona göre değerlendir bence.
0
gmzo
(14.06.21)
@gmzo tabii ki her kısmını hesaplamak gerekir sadece inceliyorum.

benim merakım burada imzadan da öte sadece birçok insan aşı oluyor ve internette de Google sonuçlarını biraz yönlendirici buluyorum. biraz bilimsel bir şekilde uzun vadeli olası riskler ve bu risklerin neden düşük veya yüksek olabileceğini anlatan bir yazı, makale etc bir şey bakınıyordum. belki de hiçbir riski yoktur o yüzden bulamıyorumdur. sizlere sorayım dedim
0
🌸Ranchoddas
(14.06.21)
Uzun dönemli yan etkileri bir takım teknik gerekçelerle beklenmiyor. Şuradan bakabilirsiniz: immunizebc.ca

Şimdiye kadar yeni piyasaya sürülen aşıların yan etkileri en fazla 2 ay sürmüş. O nedenle iki aydan sonra bir etki görülmesi ekstrem olur. Diğer yandan mRNA aşılarının linkte açıklanan gerekçelerle yan etkilerinin daha kısa süreli olması da mümkün. Aşının ilk testleri başlayalı neredeyse 1 sene olacak, milyonlarca kişi aşı oldu, henüz basit etkiler haricinde görülen bir durum yok. Ancak COVID'in uzun dönemli yan etkileri artık az-çok biliniyor. Ciğerlerde kalıcı hasar bulunan durumlar var. Olasılıksal olarak aşının uzun dönemli yan etkilerinden çok daha tehlikeli görünüyor.

Tabii aradan 1 sene geçecek, herkes kendi hastalığını aşıya bağlayacak, ama hastalıkların sıklıklarında ya değişiklik görmeyeceğiz ya da değişiklikler COVID ile ilgili olacak. Durum anlaşılana kadar yayılan yanlış bilgiyi temizlemek 10 falan sürecek. Çünkü sözde-bilim malesef böyle bir şey.
0
evrim halkasi
(14.06.21)
Aşıların içindeki maddelere alerjisi olanların (ilaç alerjisi) sıkıntısı olabiliyor. Bu da çok nadir: milyonda 11 gibi bir rakam duydum. Bu da aşı vurulduktan 10-15 dakika içerisinde çıkıyor.

Türkiye'de anlam veremediğim bir şekilde, aşı karşıtlığı var. Sosyal medyadan, saçma sapan bir şekilde bu konu aylardır işleniyor ve insanlar "aşı değil de zehir vuruluyor" havasında. İlerleyen aylarda, en ufak bir rahatsızlığını aşıya bağlayacak kişi çok fazla. Bakanlık muhtemelen bu yüzden kağıtları imzalatıyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.06.21)
uzun vadeli zarar tam olarak ölçülebilen bir şey değil. Yani 1 milyar kişi aşı oldu ve 500 milyonunda bilmemne hastalığı ortaya çıktı gibi bir şey olmadığı sürece, çok küçük oranlarda ve bir sürü başka faktöre bağlı olarak bir şeyler çıkacak, bunun aşıyla mı yoksa başka şeylerle mi bağlantılı olduğu bilinemeyecek.

Bu arada ameliyat öncesi imzalanan sözleşmeleri gördünüz mü hiç? veya testleri bitmiş ama ciddi yan etkileri olabilen ilaç prospektüsü falan? bana denk gelmişti prospektüste bayağı korkutucu şeyler yazıyordu ve tüm testleri bitmiş onaylanmış şeydi. Biontech de ileride belki %0.01 insanda şunlar gelişebilir diye yazar ama henüz tespit edilen yok sanıyorum.

Bu arada Türkiye'de insanlar hastalıktan falan korkmuyorlar gördüğüm herkes kısır olmaktan korkuyor :D ne çocuk sevgisi arkadaş. Bence imzanın bir sebebi ileride çocuğu olmayınca aşıya dava açmak isteyecek insanları durdurmak.
0
nhk ni youkosu
(14.06.21)
Bizim ulke disindakiler imza atmiyor, onlarin yerine devlet topluca imzaladi.
Bizimkiler de imzalamistir ama bir de herkesten ayrica imza aliyorlar.

Firma dava istemiyor o riske girmiyor.
Tabi insanlar da killaniyor haliyle. Muhtemelen bi halt olmayacak ama yine de bir acaba oluyor kafada.

Daha once asidan degil de haptan yasanan bir olay var.
Turkiye disinda butun dunyanin ayvayi yedigi.
Turkiye'de bir veteriner hekim ulkeye sokmamis hapi.
0
divit
(14.06.21)
bir bilim insanı, uzun vadede zararlı olacak olsaydı şimdiye kadar zararları ortaya çıkardı gibilerinden bir şeyler söyledi. Sanırım bir youtube kanalındaydı.
0
mezarkabul
(14.06.21)
Aşı Türkiye'ye yeni geldi. Ben ikilemde kalıp hemen aşı olmak istemedim ama yaşadığım ülkede insanlar neredeyse 6 ay once aşı oldu. Yukarıda da söylendiği gibi gelişmiş ulkeler çoğunlukta olmak üzere 1 milyar insan aşı oldu
0
howfaristhesky
(14.06.21)
(22)

Aşı olur musunuz

liberal
Merhaba,Kırk yaşından küçüğüm fakat meslekten dolayı aşı tanımlaması yapılmış.Size böyle bir imkan tanınsa aşı olur musunuz?Edit: 8-9 ay önce covid oldum ve 2 ay önce antikor testinde antikor gözüküyordu.
Merhaba,
Kırk yaşından küçüğüm fakat meslekten dolayı aşı tanımlaması yapılmış.

Size böyle bir imkan tanınsa aşı olur musunuz?

Edit: 8-9 ay önce covid oldum ve 2 ay önce antikor testinde antikor gözüküyordu.
0
liberal
(10.06.21)
evet
0
elorelia
(10.06.21)
29 yaşındayım oldum
0
ceketimi alip cikcam
(10.06.21)
yanlış hatırlamıyorsam meslektaşız.

bana da tanımlanmış, mesaj geldi. valla ayaklarım gödüme vura vura koşup olucam.
0
kibritsuyu
(10.06.21)
dakika beklemem. aşı hakkım çıktığı anda randevumu alabildiğim en yakın tarihe alacağım.
0
draconas
(10.06.21)
Bana da yeni sira geldi, pazar gunu olacagim. sirasi gelen kisinin olmamasi icin gecerli hicbir sebep yok.
0
fakyoras
(10.06.21)
elbette olurum, kendi sıramın gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. lütfen gerçeklikten uzak ve komik teorilerin etkisinde kalmayın.
0
kedimedi
(10.06.21)
evet, 30 yaş üstüne sıra gelmesini bekliyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.06.21)
Iki saat önce oldum.
0
gmzo
(10.06.21)
Saniyesinde olurum. Darısı başıma.
0
buff
(10.06.21)
covid geçirdim, olmam.
0
Pertev nail
(10.06.21)
Hemen olurum.

Hem biontech daha korucuyu,
Hem MRNA aşı teknolojisi bu aşı ile geliştirilmedi, zaten kullanıln bir aşı çeşidi.
Hem tüm avrupa ülkeleri israil vs oldu ve israil aşılamayı neredeyse tamamlayan bir ülke olarak kontrol altına almıştı en son.
Hem de bi vize işi olur, aşı pasaportu gelir, sokağa çıkma yasağı vs gelir.

Ol kurtul.
0
zimbirik
(10.06.21)
evet tabi ki, olmamak icin gecerli bir sebebiniz mi var ki?
0
bay b
(10.06.21)
Darısı başıma +1
0
kobuzchu kiz
(10.06.21)
Aynı durumdayım ve 2 kez covid geçirdim. Aşı oldum 2 gün önce.
0
ms brownstone
(10.06.21)
Ciksa da olsam.
0
invictae
(10.06.21)
"sirasi gelen kisinin olmamasi icin gecerli hicbir sebep yok." +1

Covid geçirdim, sıram gelince direkt olacağım.
0
himmet dayi
(10.06.21)
olurum.
0
epleindebisous
(10.06.21)
yaş 29, akşam aşı randevuları bize açıldı sabah ilk randevuyu bulabildiğim hastaneyi seçip oldum. Aşı fırsatı olan hiç kimse 1 dakika bile kaybetmemeli.
0
tss
(10.06.21)
Olurum, net.
0
her giriste sifresini unutan adam
(10.06.21)
ben de geçirdim hastalığı antikorum var olmayacağım. hastalığı geçirmeseydim seve seve olurdum.
0
xrated
(10.06.21)
Deli misin aylardır bekliyorum. Yarın ben de olucam inşallah.
0
old possum
(10.06.21)
yarın sabah olacağım. Covid geçirmedim çevremde kimse de olmadı, hayvan gibi izole bir hayat yaşadık sanırım :D bu durumdan kurtulup dışarıda bir şeyler yapmak istiyorum artık. Ayrıca yurtdışı hayallerim var, o açıdan önemli.
0
nhk ni youkosu
(10.06.21)
(6)

teflon tava nerden alınır

halanne
15 yıllık teflonları atma zamanı geldi. tefale o kadar para vermeye değer mi yoksa kalite ve dayanıklılık anlamında cemdir mehtaptır da aynı mıdır? ya da önereceğiniz f/p markalar var mı?
15 yıllık teflonları atma zamanı geldi.
tefale o kadar para vermeye değer mi yoksa kalite ve dayanıklılık anlamında cemdir mehtaptır da aynı mıdır? ya da önereceğiniz f/p markalar var mı?
0
halanne
(10.06.21)
thermoad marka aldım çok memnunum. Daha önce tava kullanmamışım. Fiyatı gayet uygun.
0
ayhsegull
(10.06.21)
Biz geçen ay indüksiyonlu ocak aldık, ardından tefal in indüksiyon ile uyumlu olan titanyum tavalarından aldık, çok memnunuz. Yaptığım omlet bile daha güzel oluyor artık öyle diyeyim. Yalnız bizim aldıklarımız indüksiyon ile uyumlu olduğu için biraz daha pahalı olanlardan, döküm üzeri titanyum. Eskirse tekrar alırım kesinlikle parasına değdi.
0
gmzo
(10.06.21)
bi suru para verip yapismadigini iddia eden bilinmeyen tava markasindan almistim. sekli guzel, paril paril ve evet cizilmiyor ama hayvan gibi yapisiyor. koydum kenara ve asla kullanmamaya yemin ettim o derece.

tefal aldim rahat ettim. yani tefal +1
0
yoggi
(10.06.21)
tefal. ama teflon olanlar değil titanium dediklerinden. x3 kat olanları en iyisi ama baya pahalı.
0
xrated
(10.06.21)
ben fruity tavasını aldım tefalin. yukarıda yazan arkadaşların bahsettiği modellerden değil, herhalde en alt modeli. ama fiyat/performansına bayıldım. yemek yapma konusunda iyice ilerlersem titanium serisinden alacağım.
0
tey tey
(10.06.21)
sapsız tefal set kullanıyorum, yıkaması çok pratik, fırına da giriyor. tefal markasını tek geçerim, diğer teflon dşyr satılanlar incecik kaplamadan ibaret iki ayda çöp olur.
0
bugisme
(11.06.21)
(10)

hamilelik düşünürken covid aşısı yaptırmak?

cockiness
Eşime aşı sırası geldi, şu an hamile değil fakat hamile kalmak için doktora gidiyoruz. Hatta bugün Ovitrelle isimli yumurta çatlatma iğnesinden yapıldı. Yarın için de aşı sırası almıştık. Açıkçası biz aşıyı yaptırmak istiyoruz. Biraz araştırdım ama aşılar henüz yeni olduğu için kesin bişey diyemiyor
Eşime aşı sırası geldi, şu an hamile değil fakat hamile kalmak için doktora gidiyoruz. Hatta bugün Ovitrelle isimli yumurta çatlatma iğnesinden yapıldı. Yarın için de aşı sırası almıştık. Açıkçası biz aşıyı yaptırmak istiyoruz. Biraz araştırdım ama aşılar henüz yeni olduğu için kesin bişey diyemiyorlar tabi.

Eğer hamile kalırsa aşı olduğu taktirde covid riski daha az olacak diye düşünüyoruz.

Sizce aşıyı yaptırmak mantıklı mı? (Aşı olarak da biontech seçtik bu arada)

edit: bu arada yaklaşık 1 yıldır çocuk yapmak için uğraşıyoruz. 1 yılın sonunda olmayınca son 1 aydır doktor kontrolünde ilerliyoruz. yumurta, sperm testleri falan yaptırdık. yani hamile kalmak aşının önünde bizim için şu anda. doktor tercihi bize bıraktı gibi aşı konusunda. net bi çalışma olmadığını, istersek olabileceğimizi ama aşıyı erteleyebilirsek daha iyi olacağını iletti. biz sadece eğer olur da hamile kalırsa hamilelik sürecinde covid geçirmek daha ağır olduğunu duyduğumuz için şimdi aşı yaptıralım diyoruz. yani hamile kalacağı da kesin değil belki 5-6 ay daha uğraşacağız. en azından bu süreçte covid riski de azalmış olur.
0
cockiness
(09.06.21)
merhaba,

hamileyim. aşı sıram geleli çok oldu ancak doktorum yaptırmamamı önerdi. yeterli veri yok riske atmayalım dedi.

kadın doğumcular yaptır diyor ancak bana bunu söyleyen hastalığımı takip eden nörolog.
0
suicides underground
(09.06.21)
eşim emziriyor. bu süreçte ben de araştırdım. hamile kalındıktan sonra ilk 3 ay önerilmiyor, ancak hamile kalma sürecinde nasıl bilmiyorum. en mantıklısı aşı 2 doz olunduktan sonra denemek daha yararlı gibi.
0
mikahakkinen
(09.06.21)
Doktorunuza danışıp kendiniz vermeniz gereken bir karar hocam net veri olmadığı için. Aşı yaptıran hamileler de var, yaptırmayan da. Hamile olup aşı yaptıran, doğduktan sonra bebekte antikor geliştiğini söyleyen de var. Çok karışık konular, araştırma + doktor tavsiyesi ile içinize sinen bir karara varırsınız umarım.
0
gmzo
(09.06.21)
bence bu konuda en iyi öneriyi doktorunuz yapar ancak ablam hamileyken aşı hakkı çıktı. doktoru da 24.-25. haftaya kadar bekldikten sonra sonra aşı olabileceğini söyledi. şimdi sizin eşiniz ilk dozu olsa ve hamile kalsa, ikinci doz hamileliğin ilk 6 ayına denk geliyor.

ayrıca ablama doktoru sinovac olmasını önermişti.

bu arada dediğim gibi en iyisini doktorunuz bilir.
0
elorelia
(09.06.21)
Bira konu disi olabilir ama her isteyen bu asiya ulasabiliyor mu ? Eger oyleyse biz neden sira bekliyoruz, bilgisi olan ?
0
Avoiding The Puddle
(09.06.21)
Doktorlarin genelde "asi olunacaksa 3 ay icinde hamile kalinmasa daha iyi olur." Yonunde aciklamalarina denk geliyorum.
0
invictae
(09.06.21)
@avoiding her isteyen nasıl aşıya ulaşsın?
0
suicides underground
(09.06.21)
@avoiding kolluk kuvvetleri (emniyet,asker,cezaevleri) meb, sosyal hizmetler,engelliler,kronik hastalar aşılanıyor. 45 altına daha başlanmadı.
0
mikahakkinen
(09.06.21)
ben de 3 ay icinde hamilelik dusunenlerin olmamasi gerektigi yonunde aciklamalara denk gelmistim. asi calismalarina hamile ve emziren kadinlari dahil etmediler, tum aciklamalar da kendi inisiyatifimize birakiyor. bu bende bu konu icin kimse sorumluluk almak istemiyor izlenimi uyandiriyor o yuzden benim henuz siram gelmedi ama gelirse de emzirdigim surece olmayi dusunmuyorum. hamileyken de covid olmadim ama evden cikmadim gibi bir sey, cok tedbirli davrandim kimseyle gorusmedim vs vs. sizin durumunuzda olsam asi olmamayi tercih ederdim ve maksimum tedbirli olurdumsaniyorum.
0
in vino veritas
(09.06.21)
@in vivo veritas araştırma yayınlandı. biontech nisan sonu hamile ve emziren annelere araştırma yaptı.
www.amerikaninsesi.com
sadece hamilelikte ilk 3 ay için kadın doğumcular önermiyor. ingilterede sağlık bakanlığı tüm hamile ve ezmirenlere aşı olması için bilgilendirme yapıyor.

olaya bir de şöyle bakın. çocuğunuz doğduğu andan itibaren her ay aşılanıyor. o aşılarda bir sürü yan etkili madde var.

twitter.com hocayı okudum. çocuk dr ve kadın doğumcumuza sorduğumuzda olmamızı önerdi. en son prof. mehmet ceyhan 3 yaşındaki bir bebeğin coronadan öldüğünü paylaşınca aşıyı yaptırmaya karar verdik. ayrıca corona olursanız aldığınız antibiyotikler bebeğe daha zararlı. 8 9 tane ilaç verildiği söyleniyor.
0
mikahakkinen
(10.06.21)
(5)

Bu kadar yoksullukta yaşayamazdım diyor musunuz?

Piukh
Sınırın ne olduğu önemli değil, böyle bir soru dahilinde yoksulluk kişiye göre değişebilir. Merak ettiğim kafanızda sınır olup olmadığı.
Sınırın ne olduğu önemli değil, böyle bir soru dahilinde yoksulluk kişiye göre değişebilir. Merak ettiğim kafanızda sınır olup olmadığı.
0
Piukh
(08.06.21)
yaşayamayıp ne yapacaksın ki? yaşayamam diye bir şey yok. açlıktan yemek bulamayıp ağzına çakıl taşı atar yine yaşarsın.
0
bohr atom modeli
(08.06.21)
bu biraz "ne kadar intihara meyillisiniz?" sorusu olmuş. @bohr'a katılıyorum. mal mülk içinde yaşarken iflas edip 1 ekmeğe muhtaç insanlar bile yaşamaya devam ediyor. dünya hali. yaşarsın bir şekilde.
0
ilgeru
(08.06.21)
insan her şeye alışıyor.
0
gmzo
(08.06.21)
Allah yaşatmasın ama her koşulda yaşarım. Size suç ve ceza'dan şu parçayı bırakıyorum;

Raskolnikov yürürken, "Acaba neredeydi?" diye düşündü. "Nerede okumuştum, hani bir idam mahkumu, ölümünden biraz önce şöyle söylemiş ya da düşünmüştü: 'Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek fırtınayla sarılmış vaziyette yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmam da gerekse, o şekilde yaşamak, şu anda bir saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir?' Yeter ki yaşasındı, sırf yaşasın! Nasıl olursa olsun, ama yeter ki yaşasın!.."
0
kaptan maydanoz
(08.06.21)
yasiyorsunuz. yasaniyor.

issizdim, cocuk vardi, iliklerime kadar nefret ettigim bir ulkedeydim, pirinci yagi gunluk aliyordum, 1 olcu yag, yarim kilo pirinc, o ogune yetecek kadar. o siralarda cok garip bir sekilde birini tanidi esim, o adam tanidikliga mahsuben ne zaman urununu satmaya gitse bize de mutlaka 2-3 kilo birakirdi. Aldigimiz pirince onlar eslik ederdi. O adam bizim durum duzelmeye baslayinca o urunden ekmez ve pazara cikmaz oldu. Garip dedigim kismi buydu.

Fakir bir ulkedeydik, bakkallar olcuyle azar azar yag satmaya, yarim kilo pirince bir avuc fasulye tartmaya alisiktilar. Turkiye'de doverler herhalde sizi.

Insan adapte olur.
0
2oda1salon
(09.06.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.