Giriş
(11)

insanlar niye ev almıyor?

yetkili birine benzeyen abi
ayda 3-4 bin kira vermek yerine o paralarla ev alsalar daha mantıklı değil mi?
ayda 3-4 bin kira vermek yerine o paralarla ev alsalar daha mantıklı değil mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(06.03.17)
herkes 3-4 bin lira kira vermiyor çünkü.
0
mahone
(06.03.17)
Geçenlerde bir duyuru vardı bununla ilgili.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(06.03.17)
nocturness
(06.03.17)
ben ayda 2.500 lira kira veriyorum.
ve verdiğim paraya da acıyorum, evet.

ama 10-15 yıl boyunca her ay bu parayı ödeyeceğime dair bir vaatte bulunmak, bu borcun altına girmek istemiyorum.
ki bu borcun altına girip bir şekilde ev alsam, şu anda oturduğum gibi bir evde oturamam.

yani aylık ödediğin kira bedeli, kirasını ödediğin evi aldığında ödeyeceğin kredi taksitinden düşük kalıyor genelde.
ya oturmakta olduğun evden daha kötüsünü alacaksın ya da aylık ödemeni arttırıp, oturduğun evi alacaksın.

ikisini de yapmak istemiyorum şu anda.
ayrıca dediğim gibi, kendimi o sorumluluğun altına sokmak da istemiyorum.
0
blatta hiberna
(06.03.17)
Ülkenin gidişatına güvenmiyorum.
Alıcam evi, borca giricem, sonra "aa kriz çıktı çok pardon battık" diyecekler.
Oldu.
0
quaker
(06.03.17)
1-2 bin kira ödenir ama bundan fazlasını kira olarak ödemek bildiğin enayilik. O parayı her türlü ödeyeceksin. O bakımdan çek kredi 20 senede öde. Hiç olmazsa evin olmuş olur. 60-65 yaşına gelip de evsiz olmak çok berbat bir durum bana göre. Bir de güven duygusu da oluyor ev sana ait olunca.
0
empedokles
(06.03.17)
direk 2500 ile ev alamıyor da ondan. o taksitlerde ev alabilmek için 100-150 bin de peşinat vermesi lazım. ya da dağın başında 24 taksit ödeyip seneye bir ihtimal içine girebileceği bir eve ödemesi lazım.
0
orpheus
(06.03.17)
Peşinat için birikmiş paramız yok. Olsa da az birşey anca birikirdi, geri kalan hep banka kredisi olacak. Yıllarca kredi ödemek zorunda kalacağız ama ne ülkenin ne de bizim bireysel iş durumlarımız stabil. Nasıl gidip ev alalım ki şimdi?
Çevremde ev alanların hepsi ana baba teminatında alıyor, ödemenin büyük kısmını başkalarına yıkıp yetişkincilik oynuyorlar.
0
Sulfoxaflor
(07.03.17)
parayı ticari gayrimenkule bağlamak daha mantıklı. bir sene önce 500.000 euro eden işyeri şimdi 4.000 euro kira getiriyor ve satarsan hala 500.000 euro.

ama geçen sene 500.000 euro eden ev bu sene 400.000 euro ve 1000 euro ancak kira getiriyor. dolayısıyla parayı düzgün bir ülkeye yatırıp kira ödemek az karlı iş değil.
0
babilbaligi
(07.03.17)
Türkiye enteresan bir ülke. Çocuklar okulu bitirip evleniveriyorlar. Baba parasıyla düğün yapıp baba parasıyla peşinat verip anca taksitlerini ödeyerek ev sahibi oluyorlar. Aile bunu kendi sorumluluğu olarak görüyor. Çocuklar da (üste biri ne güzel söylemiş) yetişkincilik oynuyorlar.

Okulu bitirdin diyelim, çok şanslısın hemen de iş buldun. Dişini sıkıp para biriktireceksin. Özellikle belli yaşı geçmiş erkeklerin aile yanında kalması konusunda önyargılarım var benim, ama başka türlü de para birikmez şehr-i İstanbul'da. Seninle aynı kafada bir kız da bulursan anca o zaman düğününü kendin yapar evinizi de ortaklaşa alır ödersiniz. Bu arada kiraya vereceğin para ile gireceğin taksit de aynı olmuyor başlarda maalesef. Kiraya 3 bin lira verdiğin muhitte ev almak istediğinde taksit 5bin civarı oluyor. Zaman geçtikçe taksit aynı kalıyor kira yükseliyor, şanslıysan maaşın da artıyor. Bir şekilde dengeyi buluyorsun. Ama ilk 3-4 sene kolay değil.
Yaptım mı, yaptım. İyi ki yapmışım. Şimdi oturduğum evi şimdiki gelirimizle alamazdık. Başta sıkıntı illa çekilecek, sponsor ana-baba yoksa. Biz sponsorluk istemedik, yetişkin olmak istedik.
0
SiyamkedisiZorro
(07.03.17)
@babilbaliği sorun o ticari gayrimenkülu bulabilmekte. Euro bu kadar artmasına rağmen bir sene evvelkiyle euro bazında aynı satış fiyatı eden mal bulmak kolay değil.
0
turkuaz
(07.03.17)
(3)

spigen araç telefon tutacağı

coldnick
merhaba,linkte detayı olan ürünü arabama almak istiyorum ama kafama takılan bi konu vararabamın havalandırma çıkışları klasik kare yada dikdörtgenlerden değil yuvarlak ve çok kolay hakeret edebiliyor (resim ekte)bu tarz havalandırma çıkışı olupta bu ürünü kullanan var mı ? tutar mı tutmaz mı bilemed
merhaba,
linkte detayı olan ürünü arabama almak istiyorum ama kafama takılan bi konu var
arabamın havalandırma çıkışları klasik kare yada dikdörtgenlerden değil yuvarlak ve çok kolay hakeret edebiliyor (resim ekte)
bu tarz havalandırma çıkışı olupta bu ürünü kullanan var mı ? tutar mı tutmaz mı bilemedim.

www.hepsiburada.com
0
coldnick
(02.03.17)
Merhaba, telefonu taktığınızda havalandırma kanallarının hareketini engellemiş olacak telefon, bu yüzden sandığınız gibi bir sorun yaşamazsınız. Ben kullanmadım ama Ford'ların yuvarlak hava kanallı modellerinde kullanıldığını gördüm.
0
md11
(02.03.17)
benim aracınki de yuvarlak şunlardan;
www.google.com.tr

ben de dün şunu aldım bu daha güzel diye düşünüyorum. senin dediğin ürün çok iyi tutmuyormuş galiba.
www.hepsiburada.com
0
skyangel
(02.03.17)
Çekilin bu konuyu onlarca telefon tutacağı alarak master degree biliyorum :)

1- bu alet telefonunuzu tutacak en iyi üründür, benimki o marka değil ama o mantıkla çalışıyor
2- havalandırmanın o kalın X şeklindeki metaline sağlamca oturur
0
SiyamkedisiZorro
(02.03.17)
(27)

Yavaş insanları biraz gömelim mi?

fragile lady
Kaldırımın ortasında yavaş yavaş yürüyenlere, toplu taşımada ağır ağır ilerleyenlere, grupça bir aktivite yapılırken topluluğun dinamiğini bozarak herkesin enerjisini sömürmekten çekinmeyenlere, konuşması, jestleri, mimikleri ve hatta gülüşü bile aheste olanlara, o ağır ağır dillendirdiği cümlelerin
Kaldırımın ortasında yavaş yavaş yürüyenlere, toplu taşımada ağır ağır ilerleyenlere, grupça bir aktivite yapılırken topluluğun dinamiğini bozarak herkesin enerjisini sömürmekten çekinmeyenlere, konuşması, jestleri, mimikleri ve hatta gülüşü bile aheste olanlara, o ağır ağır dillendirdiği cümlelerini bitirmesi ve varmak istediği yere bir an evvel varabilmesi için ağzının içine baktıklarımıza, inanılmaz şekilde acelemiz varken araya kırk tane alakasız şey sokup işimizin önüne ket koyanlara ve dışarıda akıp giden bir dünyayla insanı heyecanlandıran tonla şey varken yaşam tarzı olarak yavaşlığı seçenlere gıcık olan bir ben mi varım?
0
fragile lady
(02.03.17)
yürüyen bantların/merdivenlerin tam ortasından gidenler, onlar ne olacak? kulaklık da varsa bir de kulağında eyvah eyvah...
0
windowsguvenlikduvari
(02.03.17)
Ben de aceleciyim ve bu gibi insanlar önüme çıktığında ezesim geliyor - du. Hala aceleciyim ama yatıştırmaya çalışıyorum bu huyumu. Ortamına göre tepki veriyorum ya da saygı gösteriyorum. İşin yetişmesi gerekiyorsa beyefendinin / hanımefendinin keyfini bekleyemem ama yaşam tarzı olarak yavaşlığı seçenlere saygı duymalıyım, duymalıyız.

Mandıra filozofu diye bir film vardı. Bir de bir sürü kişisel gelişim kitapları. Tek doğru bizim yaşadığımız bildiğimiz değil.
0
SiyamkedisiZorro
(02.03.17)
"Uyuz" insanlara ben de katlanamiyorum. Kimseyi etkilemedigi bir durumda insan istedigi kadar yavas olabilir, ama ornegin market/magaza kasasinda oyalandikca oyalanan, promosyon urunler arasinda bes saat karar veremeyen, kapi agizlarinda, merdiven basinda, tek kisinin gecebilecegi bilimum yerlerde yavaslayan/duran, ucak koridorlarinda aheste aheste montunu cikaran, rafa esya yerlestiren, sol seritten suzulerek giden tipleri bazen gercekten bogazlamak istiyorum.
0
saçdemeti
(02.03.17)
onları öyle kabul edeceğiz yapacak bir şey yok
0
burya
(02.03.17)
arabası olanlar da biz yayaları ezsin, sonra biz de tüm araçları ateşe verelim, kurtulalım komple :)

maalesef dünya kendi halinde dönmeye devam ediyor..
0
redeath
(02.03.17)
nö. ben de nefret ederim.
yemin ediyorum elimden gelse ite ite ilerleyeceğim o yavaş yürüyenleri.
mesela teyzeler var, dank diye duruyor yolun ortasında camekanlara bakıyor.
mesela otobüse bineceğiz. geri zekalı daha yeni çıkarıyor kartını.
hele atm'de yarım saat işlem yapan embesiller çıldırtıyor beni.
zaten katil olmaya karar verseydim önce minibüsçüleri, sonra emlakçıları, en son da toplum yaşamına uyum sağlayamamış, başkasının zamanını çalan bu geri zekalıları avlamak olurdu hedefim.
0
m e b
(02.03.17)
Ben de sinir oluyorum ama bunlardan daha cok sinir oldugum sey 30 cm'lik kaldirimin ortasinda durup sohbet eden ve etrafi kesen ikili kiz grubu. Yoldan insanlar filan sove sove geciyor ona da guluyorlar.
0
neferkitty
(02.03.17)
onlar benim de hayret ettiğim, anlayamadığım insanlar.

ama yavaşlık da güzel olabiliyor. sol ayak bileğimi burkup bir hafta üzerine basamamış, sonrasında günlerce çoook yavaş yürümeye mecbur kalmıştım. vitrinleri ve insanları izleyerek küçük adımlar atıyordum. istesem de hızlanamayacağımı, başka seçeneğimin olmadığını bilmek beni kaplumbağa gibi yavaş ama huzurlu bir yaratık yapmıştı.

hala, bazen yolda yürürken aynı hıza inmeyi denerim ama birkaç saniye sonra tekrar tempom yükselir, o huzuru bulamam.
0
filteria
(02.03.17)
yıllarca bu şekilde serzenişlerde bulundum şu anda dünyanın en yavaş bireyiyle beraberim, hayati bir mesele yoksa konuşması bile yavaş yani çok şepayma başına gelirse üzülürsün hayatım yavaşladı tşk.
0
freya
(02.03.17)
Yavaş yürüyen insan hayatta en tahammül edemediğim ilk 5 şeyin falan arasına girer sanırım. Bunların bir de yürüyen merdivenin sol tarafında dikilip etrafı seyredenleri var ki onlara sinirimi anlatmam mümkün değil. Yavaşlıktan da öte artık bu, 2 adım yana hareket etmekten acizler.
0
ms brownstone
(02.03.17)
Onlar da öyle işte napalim ama ben hızlı hareket eden, tez canlı bir insan olarak tahammül edemiyorum ruhum sıkılıyor ne yalan söyleyeyim. Bir de böyle uyuz uyuz etrafta dolaşıp hicbir sey yapmayanlar. Hazırlanıyor, bir iş yapıyor sanarsın bekliyorsundur, bi bakarsın daha bir adım yol gitmemiş. Acelemiz yoksa yanimda yavaş yuruyene bir sey demem kendi hızımı azaltmaya calisirim genelde. Fazla hızlı olmak da iyi degil ama aşırı yavaşlığa hiç gelemiyorum.
0
aquarium
(02.03.17)
babamda sağlık sorunu sebebi ile yavaş hareket edenlerden
umarım bir gün gelir ben yanındayken bu şekilde konuşma cüretini gösterirsin ve hayatının en kötü günlerinden birisini sana geçirtirim.
0
basond
(02.03.17)
@basond, geçmiş olsun da buluttan nem kapmanın anlamı yok. sanki tek bacağı olmayıp da yavaş yürüyenlere sallamışlar gibi.
0
elorelia
(02.03.17)
sadece yürüme de değil böyle ortak kullanılan yerlerde falan da genelde yavaş insanlar sinirimi bozuyor ama bazen ben de yorgun, bezgin, düşünceli falanken yavaş davrandığımı fark ediyorum. ama fark şu ki ben yavaş olduğum anlarda birinin herhangi bir eylemine engel olmamak için ona göre davranıyorum mesela tek kişinin geçebileceği kısımlarında hızlanıyorum kaldırımın, market reyonunda yavaş yavaş bir şey bakıyorsam kenarda duruyorum arkamdan gelene öncelik veriyorum falan. yavaşlığı farkında olunduğu ve gereği yerine getirildiği sürece tolere edebiliyorum.
0
nevrochaotica
(02.03.17)
gereksiz duyarlarda bugün, @basond; sağlık sorunu ya da başka istisnai durumları kastetmediğimi ve yavaş olmak zorunda kalanları değil de bunu yaşam tarzı olarak seçenleri kastettiğimi duyurumda yazmama rağmen tekrardan açıklama yapmak zorunda bıraktın ya beni, teşekkürler. baban için de geçmiş olsun. sevgiler...
0
🌸fragile lady
(02.03.17)
benim en sinir oldugum tipler mesela metroda yuruyen merdivenden cikiyorsunuz, cikiyor tam tepesinde - yani herkesin cikip ulastigi yerde- kenara cekilmeden duruyor, ya da asagi iniyorsunuz, metroya yetiseceksiniz, aheste aheste. sen yavas git tamam da kenara cekil bari. doner kapidan cikiyorsunuz tam herkesin ciktigi yerde duruyor. yavas yavas boyle ya kenara cekiliyor ya cekilmiyor. ya ayak altindan cekilsene kardesim, dunyada senden baska kimse yok mu sanki.
0
kassiopeia
(02.03.17)
he gereksiz duyar kasıyorum he,
yolda yavaş yürüyenleri de zaten alnından okuyup anlıyorsunuz. Merdivenden çıkanları sırtında yazdığı için anlıyorsunuz.
siz gıcık olmaya devam edin
0
basond
(02.03.17)
ben arkadaşlarımı uykusunda boğmayı falan planlıyorum bu mesele yüzünden.
ne zaman kalkıp bir yere gidilecek, bir şey yapılacak olsa herifler 10 saat evden çıkamıyor. sanki her biri bana birer cambridge kontesi. saçlı sakallı adamlar bunlar ya.
tüm varlığımla nefret ediyorum.
0
naberabi
(02.03.17)
İnsanlara bu kadar takılmak, insana hiçbir şey kazandırmıyor. Bunu farkedince kuş gibi hafifliyorsun.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(02.03.17)
Offf acilin once ben gomucem:D Hepsini yok edelim. Uzun namlulu silahlara mudahale edelim:)
Hastaligi olan, yorgun argin olana bir sey demem de gencecik zipkin gibi kizlar erkekler boyle agir agir takiliyor deli oluyorum.
Arkadas ust gecitte, kaldirimda, orada burada neden asiri yavas yurursun neden? Dusunuyorum dusunuyorum bulamiyorum. Yok yani bir sebep bulamiyorum. Arkandan kovalayan varmis gibi gitmesen de olur da neden kagni gibi hareket edersin arkadas, bu kadar cok mu zamani herkesin. Bunlar 500-600 sene yasamanin formulunu buldu da o yuzden mi bu kadar rahat yoksa?

Bazen yavas yuruyenlerin arkaasina denk geliyorum, sagdan soldan gececek yer de yok, resmen duracagiz o kadar yavas oluyorlar. Yani gitmekle gitmemek arasi bir sey, kanser olursun:) Ulan dur bari hic gitme bosver.

Kimseyi etkilemedigi durumda istedigi hizda takilabilir herkes ama topluma acik alanlarda genelde etkleniyorum. Daracik ust gecit ya da daracik kaldirim, onumde kagni gibi 2 kisi muhabbet ede ede gidiyor ve beni yavaslatiyorlar, lanet olasi ust gecitte neden vakit oldurmek zorunda kalayim? Kamlumbaga gibi giceksen allahin belasi kaldirimi ortalama! Kenardan yuru ki vaktini kaldirimda oldurmek istemeyen adam gecip gitsin.

Hangisi hastaliktan, yasliliktan ya da cok calismaktan hangisi keyfine tek tek tespit etmem mumkun degil zaten ama yavasligi sevmiyorum. Yavas insanlara denk gelmeyi sevmiyorum. En azindan baskalarini yavaslatacak davranislardan kacinsinlar pls.
Yavas hareket edenlerden daha sinir oldugum bir sey varsa o da daha yavas hareket edenlerdir:)

Ben de tezcanliyim, karsima cikmadiklari surece yavaslarla bir sorunum yok aslinda. Ama karsima cikmasinlar, hayati yavaslatmasinlar. Yoksa pirasayi da sevmem ama bana bulasmadigi surece sadece sevmemekle kaliyorum, pirasaya bir sey yapmiyorum.
0
stavro
(02.03.17)
Kendim çok hızlı ve telaşlı yapıdayım. Yavaş yürüyen, yavaş hareket eden insanlara anlam veremiyorum. Yok yani, bir şey nasıl o kadar yavaş yapılır, gerçekten anlam veremiyorum. Ama itiraf etmeliyim ki kendi yapımla da yoruluyorum. Belki de doğrusunu onlar yapıyordur.
0
devilred
(02.03.17)
buradaki hatunlar tanımdaki gibi bi erkek görünce 'çok cool ya' diye erimeye başlıyolar.
özellikle de hayata karşı bu derecede heyecan duyanlar.

yavaş konuşmak, sakin hareket etmekle yürüyen merdivenin sol tarafında durmanın ya da senin için önemli bir işi uzatmanın bi mantığı yok arkadaşlar. yukarıda bi arkadaş var sosyoloji masterı yapmış onunla kafa kafaya verin doğru başlığı açın bence.
0
nocturness
(02.03.17)
boş işlerle uğraşıyorsunuz.
0
sporty
(02.03.17)
sağlık durumu ya da yaşlılık sebebiyle değilse ben de uyuz olurum. Hatta yüksek sesle uyarırım.

Ayrıca alınganlık yapmaya gerek yok, kastedilenin yaşlılar ya da hastalar olmadığını hepimiz biliyoruz. arkadaşıyla merdiven ortasında "röahhghshshsg" diye muhabbet ederek beni engelleyen adamın bir maruzatı olduğunu anlamam için alnında yazmasına gerek yok.
0
piremses
(02.03.17)
yavaş insanlardan şikayet edenlere, bunu bir kaç adım öteye taşıyanlara hazırladığım lafları da döşüyordum ki...

benim de onlardan olduğumu fark ettim. ama hızlı iş ortamında sürekli ayak altında dolaşan müdüre karşı. adamcagız artık beni görünce yol veriyor resmen.

"çok hızlı gittik. ruhlarımız geride kaldı" demiş ya hani dört nala giden bir kızılderili grubunu durduran reis. "biraz bekleyelim de ruhlarımız bize yetişsin"

bence bu kadar hız, koşturmaca normal değil. insani değil.
0
runfor
(02.03.17)
Bu bizim şehir kültürümüz. Bazı şehirlerde de gayet yavaş yavaş yaşanıyor ve insanlar hızlı, seri davrananlara 'Huzurumuzu, sakinliğimizi bozdu' diye kızıyorlar.

Geçen sene yurtdışındayken kaldırımda biri çok yavaş yürüyordu. Arkadaşımla arkasında kaldık ve bana fenalık geldi, Üfff sesi çıkarmadım ama kızı hızlı bir hareketle solladım. Millet bana baktı 'Allah'ın öküzü ne yapıyor' diye, çünkü herkes aynı hızda hareket ediyor ve yolun ortasında tıkıyorlar her yeri. Arkadaş da 'İstanbul'dan geldiğin belli oldu, daha buralı olamamışsın' dedi kibarca. Oysa ben de ortalama bir İstanbullu hızında hareket ediyorum. Ne yavaş ne de koştururcasına hızlı ama ortalamaya göre hızlı. Sonra oradaki hıza alıştım, bu sefer İstanbul ilk bir hafta başımı döndürdü.

Yine böyle bir 'yavaş şehir'deki başka bir durumu da anlatıvereyim. Marketlerde kasalarda bizimkiler seri hareket eder ve hatta sen 'Ama ben daha paketlemeyi bitirmedim, kasiyer itekleyip duruyor benim ürünleri. Sonraki müşteri beni bekliyor' diye stres yaparsın ya; hah, öyle bir markette önümde en az 10 kişi var, ki bunun varlığı bile başlı başına 'En az yarım saat buradayız' püflemesi demek. Baktım, herkes çok sakin. Market kuyruğu değil de, evdeki koltuktaki kadar rahatlar. Bu memlekette de kasiyerler müşterilerle 'Nasılsınız? İyi misiniz? İstediğiniz her şeyi buldunuz mu? Aaa, bunu ben de kullanıyorum? Şunu denediniz mi, tadı nasıl; ona göre ben de alayım?' muhabbetini kasada 10 kişi dolu arabalarla da bekliyorsa yapıyorlar. Sıradaki hiç kimse de 'Hadi, kardeşim. Evimize gideceğiz daha' diye bir derdi yok. Hatta, derdi 'Evime nasıl olsa gideceğim, karşımdaki ile iki laf edeyim de gün güzel geçsin bari' diye bir bakış var. Düşün ki kuyruk uzamış ve reyonlara varmış, kasiyer 'Bunu yüzüne nasıl sürüyorsun, yatmadan önce mi, sonra mı' diye muhabbet ediyor. İnsanlar da 'Hadi, kardeşim' demek yerine 'Hmm, acaba yüze nasıl sürülüyor. Ne kibar insan' diyerek mutlu oluyorlar. Bazen muhabbetin parçası oluyorlar, 'Onu değil de, şunu kullansanız sanki daha iyi' diye. Aynı şehirde metronun yürüyen merdiveninde yürünmüyordu. 'Soldan yürünecek' diye bir durum yoktu, yürüyene 'Yazık, kimin çocuğuysa' diye bakıyorlardı.

Hızlı yaşamımı ilk sorguladığım andır. Gözümün önünden kaldırımda 'E yürüyecekseniz yürüyün' dediğim, kasiyerden 'Hadi toplan da, sonraki gelsin' bakışı aldığım günlere yandım. Hızlı ya da yavaş olmak sorun değil bence ama hızlı yaşamak zorunda olmak, buna alışmış olmak sorunun göstergesi bence. Hızlı yaşamak zorunda olmak, anı sindiremeden yaşamak zorunda kalmak demek kaçırdığımız bir şeylerin olduğu hayata yetişemediğimiz, hayatın bizden önde gittiği ve hızlı yaşadığımız için çevremizdeki güzellikleri kaçırdığımız bir hayat demek bence. Hızlı olmak ve hızlı olmak zorunda kalmak arasında ciddi bir stres, anksiyete, negatiflik farkı var. Hızla yaşamıyoruz, hızla tüketiyoruz sadece; çiğnemeden yutuyoruz.

Örneğin, Norveç'in yavaş tv'si var. Bütün gün bir trenin yolculuğunu, bir balığın avlanmasını gösteriyor ve çok da seviliyor. Araştırmacılar bu sevilmenin nedeninin 'İzleyicileri yavaşlatarak, hayatla aynı hızda olmalarını sağlıyor' diyerek açıklıyor.

Ben de İstanbul ortalamasında hızı olan bir insanım ve İstanbul gibi metropollerde, hatta Türkiye'nin çoğu yerinde yavaş yavaş hayatımızı yaşamamız mümkün değil. Yaşadığımız yer Serengeti Düzlüğü gibi yer; yavaş kalan kişi güçsüz antilop gibi aslanlara yem olur. Üstelik, insanı canlı tutan bir yanı da var ama yaşadığımız yerine Serengeti Düzlüğü olmasında bir sorun, bir sıkıntı var.
0
aychovsky
(02.03.17)
Birde yürürken hadi geçeyim diyip sağ yada solundan geçmek isterken, o tarafa doğru yönelir tekrar önü kapatanlar var ya :I

Ben mesela araç kullanırkende böyleyim, makam ön yada ardçı aracıyla giderdik hep, çakarlarımız olduğu için trafik açılır, hızlıca giderdik her yere.
0
kingsley
(21.08.17)
(9)

Down sendromlu kedi?

Bowie
Az önce bir parkta kedi gördüm ama bariz down sendromluydu, yani tipten çıkarıyorum bunu tabi ama sonra internette arayınca gördüklerim fikrimi doğruladı.Down sendromlu bir kedi kendini sevdirebilir mi? Yani refleksleri çok "kediceydi" ama down sendromlu olsa böyle davranabilir miydi sizce? Ona göre
Az önce bir parkta kedi gördüm ama bariz down sendromluydu, yani tipten çıkarıyorum bunu tabi ama sonra internette arayınca gördüklerim fikrimi doğruladı.

Down sendromlu bir kedi kendini sevdirebilir mi? Yani refleksleri çok "kediceydi" ama down sendromlu olsa böyle davranabilir miydi sizce? Ona göre bir arkadaşa sahiplendirmeyi düşünüyorum, eğer down sendromluysa sahiplenilecek yani.
0
Bowie
(01.03.17)
çok çok nadirmiş hatta türkiyede ilk kez görüldüğünü düşünüyormuş bir veteriner.
yine aynı veteriner insanlarla temas etmeyi çok sevdiğini söylemiş down sendromlu olan kedinin.
ancak tuvalet eğitiminde sıkıntı olabilirmiş zeka geriliğinden dolayı.
0
bir nick var benden iceri
(01.03.17)
kedilerde down sendromunu taklit eden ve adını hatırlayamadığım başka bir sendrom olabiliyor çok nadir de olsa.

tabii ki kedice davranır, insanlara karşı da herhangi bir saldırganlık falan yaratmaz, normal bir kedi olur.
sadece mama yeme, tuvalet eğitimi gibi konularda biraz yavaş öğrenme gibi şeyler olabiliyor.
yani normal bir kedi kum kabı kullanmayı hemen öğrenirken, ona birkaç kere göstermek gerekebilir.
bunun gibi şeyler olur en fazla.

sahiplenecek birinin olmasına çok sevindim.
çünkü bu anlama yavaşlığından ötürü sokakta yaşamakta zorlanıyor da olabilir.
0
blatta hiberna
(01.03.17)
fotoğrafı yok mu? merak ettim.
0
pinkpeony
(01.03.17)
Abi kedi aynı buydu. Hatta bence bu kedi o kedi neredeyse.

s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
🌸Bowie
(01.03.17)
cevap olmayacak ama, dünyanın en tatlı şeyini görmüşsünüz galiba, içim sevimlilik doldu^^
0
jonestown
(01.03.17)
offf çok fena tatlıymış cidden
0
Big bada bum bum
(01.03.17)
iran kedisinin türlerinden biri olmadığına emin misiniz?
onlara da çok benzettim ben fotoğrafı. ama öyle olsa bile sahiplendirin tabii çok tatlıymış :)

www.google.com.tr
0
kaputt
(01.03.17)
Down sendromlu kediler pek uzun yaşamıyorlar diye biliyorum.
Benim tek bildiğim meşhur down sendromlu kedi Üzim'in ev arkadaşı Otto idi.

www.radikal.com.tr

"Türkiye'nin ilk..." diye vermiş haberde ama ne ilk ne de son. Sadece nadir.
0
SiyamkedisiZorro
(01.03.17)
@Bowie paylaştığın kedi Lil Bub, down sendromlu değil kirilgan kemik tarzında bir hastalığı var. Alt çenesi de büyümedigi için dili dışardan kalıyor.
0
betsy
(01.03.17)
(7)

bu swinger olayları neden hep adana'da oluyor?

pilavmaker
ya da sadece orada mı yakalanıyorlar?
ya da sadece orada mı yakalanıyorlar?
0
pilavmaker
(27.02.17)
hocam adana da pek küçük sayılmaz. hatta en büyük 5. şehir diye biliyorum, değişmiş olabilir ama hadi 6 ya da 7 olsun. onlarca küçük şehir var. üstelik 1 değil 2 değil belki 5-6 kere bu habere denk gelmişimdir adana için.
0
🌸pilavmaker
(27.02.17)
eksisozluk.com

kültürel bir şey bence, mesela antep'de de aşırı bir pavyon kültürü var, adana'da da swinger kültürü...
0
luchetti
(27.02.17)
Adana'nın Havası ve suyu etkiliyor başka izahı yok sayelerinde Adana adli tıp meşhur oldu tabii
0
protrek
(27.02.17)
polisin derdi swinger değil aslında parayla fuhuş yaptırıyorlar, twitter üzerinden müşteri ararlarsa yakalanmaları normal

ve birde samsun ve adana adliye muhabirleri bu tip olayları çok kovalıyorlar.
0
ada meltemi
(27.02.17)
Adana küçük şehir değil. Bence de kültürel.
0
SiyamkedisiZorro
(27.02.17)
sıcaktan hep. fena halde zigiş dönüldüğü düşünülen yerlerin başında, her türlü sapkınlık var.

nasıl Konya'nın çomarı meşhursa, burası da böyle.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(27.02.17)
adana dakiler mal demek ki.

başka yerdekiler yakalanmıyor.

ben çok duydum. grup sesk de çok dönüyor bu ülkede ama öyle 3 kişi filan değil baya ev dolusu insan şeklinde.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(27.02.17)
(9)

Istanbulda temizlikçi ücretleri ne kadar??

solenkol
Ne kadara geliyor size, ne işler yapıyor ve nasıl bulacağız biz düzgün bir temizlikçi:) ev metrekarenızı de yazarsanız iyi olur. Ne kadar siklikla geliyor, tek yasiyorum ve artık temizliğe vakit ayırmak yoruyor beni:))
Ne kadara geliyor size, ne işler yapıyor ve nasıl bulacağız biz düzgün bir temizlikçi:) ev metrekarenızı de yazarsanız iyi olur. Ne kadar siklikla geliyor, tek yasiyorum ve artık temizliğe vakit ayırmak yoruyor beni:))
0
solenkol
(27.02.17)
110 m2 2+1 ev
2 haftada 1 geliyor
130 tl veriyoruz
temel temizlik işlerini yapıyor toz al sil süpür ve 1 baba büyük iş yapıyor
mesela bu hafta perdeler öbür hafta mutfak dolapları öbür hafta camlar gibi gibi.
0
basond
(27.02.17)
türkmenistanlı bir türkmen geliyor bana. her hafta yarım gün, 50-60 TL veriyorum. evim lüçük, ben de tek yaşıyorum, halı büfe falan yok. 3-4 saatte bitirip gidiyor.

nerdesiniz, yakınsanız yönlendirebilirim, boş vakti var bildiğim kadarıyla.
0
vejeteryanvampir
(27.02.17)
100 m2 3+1 ev
130 tl.
2 haftada 1 geliyor, bizde kedinin tüylerinden evde koltuklar halılar kaplanıyor resmen.Onları temizlemekle geçiyor zaten günün yarısı, o yüzden çok aşırı detay temizlik değil,standart süpürme silme toza ancak yetişebiliyor kadın.
0
demoniclewinsky
(27.02.17)
İki haftada bir 140 lira. 3+1 155 m2 ev.

Genel temizlik yapılıyor. Banyolar vs temizleniyor. Bir gelişinde camları siliyor, diğer gelişinde ütü yapıyor.
0
fraise
(27.02.17)
140 m2
Haftada 3 gun yarim gun geliyor (10 gibi gelip 2-3 gibi cikiyor)

Her geldiginde baska is yapiyor, biz ne dersek. Kimi zaman bir gun sirf utu, kimi zaman yemek de pisiriyor. Hem temizleme hem yerlestirme.

Yarim gunluk 65 tl veriyorlar ama kisi aslinda temizlikci degil tam. Yani tavsiye vb edemem :D
0
kuehles blondes
(27.02.17)
170m2
hafada bir geliyor 140tl

genel temizlik ve ütü (ütü çok olmuyor)

camları her hafta silmiyor cam silmediği hafta fırın buzdolabı temizliği ya da halı silme oluyor

öyle çok detaylı temizlik yetişmiyor sabah 9 aksam 5.30 arası
0
bordeaux
(27.02.17)
130 m2 3+1 ev
Ayda 1 geliyor. 140 veriyoruz.

Temel temizlik + cam (ayda 1 perdeler vs.)
0
lcha
(27.02.17)
130 m2 2+1 ayda 2 kere geliyor günlük 150 tl
0
all girls dream
(27.02.17)
Evin metrekaresinden ziyade oturduğunuz muhite göre değer biçiyorlar, bir de uzun süredir aynı kişi geliyorsa daha ucuz oluyor. Geçen seneye kadar bana haftada bir gelen yardımcı hanıma 130 TL veriyordum. Yaşlandım, torun bakacam diye ayrıldı. Binbir nazla 150 TL'ye birini buldum, Ocak'tan beri 170 istiyor (yuh!). Yer Erenköy, 140 m2 3+1
170 değil ama 150-160 bizim buraların normali.
0
SiyamkedisiZorro
(27.02.17)
(20)

İş yerinde nasıl giyiniyorsunuz?

ms brownstone
Bir fabrikada endüstri mühendisi olarak çalışan bir arkadaşım var. Kıyafet konusunda kısıtlama yokmuş aslında ama sırf imaj, saygınlık falan gibi gerekçelerle klasik ve resmi giyiniyor kız her zaman kotla falan işe gitme imkanı varken. Ben de bu konuda tam tersiyim. Kotla, spor ayakkabıyla gidebilme
Bir fabrikada endüstri mühendisi olarak çalışan bir arkadaşım var. Kıyafet konusunda kısıtlama yokmuş aslında ama sırf imaj, saygınlık falan gibi gerekçelerle klasik ve resmi giyiniyor kız her zaman kotla falan işe gitme imkanı varken. Ben de bu konuda tam tersiyim. Kotla, spor ayakkabıyla gidebilme imkanım varsa asla giymem daha resmi şeyleri. Hem o tarz kıyafetleri sevmiyorum hem de rahat olmak varken kumaş pantolon giymek istemek falan garip geliyor.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Kot pantolon, spor ayakkabı vs giyiyor musunuz iş yerinde? Özellikle devlette çalışanları merak ediyorum. Nasıl bir yerde çalıştığınızı, mesleğinizi falan da yazsanız güzel olur.
0
ms brownstone
(24.02.17)
Zorunluluk yoksa bile klasik resmi kiyafetin faydasi cok. Isyerinde yukselme soz konusuysa dis gorunus arti puan katiyor. Arazide atolyede calismiyorsan klasik giyinmekte fayda var.
0
delicevat
(24.02.17)
sözlükten bi arkadaş atom enerjisi kurumunda çalışıyor. biyolohg ya da kimyager emin değilim. serbest kıyafet, kot tişort vs. ile gidebiliyor. devlette de kurumdan kuruma değişiyor sanırım. genelde vatandaşla iş yapılan herhangi bi kurumda sivil kimseyi görmedim.

özeldeyim. eşofmanla gelmediğim sürece sorun yok. hatta ekstra şık olunca dikkat çekiyor hem sanayi bölgesi hem inşaat sektörü adşslkdşas
0
elorelia
(24.02.17)
Ben kamuda calisan muhensisim benim pek spor giyinme secenegim yok bu arada.
0
delicevat
(24.02.17)
devlet kurumundayım. spor gömlek/kot pantolon/skechers ayakkabı/kirli sakal/yanlar kısa üstler uzun piç saçı sahibiyim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.17)
smart casual
0
veritaslibertas
(24.02.17)
Devlette değil, özel bir şirketin satış departmanında çalışıyorum.

spor ayakkabı da giyiyorum, kot pantolon da giyiyorum. tadını kaçırıp pikniğe gelmiş gibi gezmiyorum ama kendime göre rahat olan neyse onu giyiyorum. şekil şükela giyinmeliyim, bu şekilde +3 puan saygı daha kazanırım gibi bir düşünce şeklim yok.
0
naberabi
(24.02.17)
ozellikle turkiye'de hele de kadinsaniz, idari kadrolar bakimindan, sahip oldugunuz ve sahip olmak istediginiz goreve gore giyinmek onemlidir. arkadasiniz dogrusunu yapiyor. (yani haliyla doktorlar, ogretmenler, is sagligi guvenligi bakimindan gerekli kiyafetler vs. harici) bu illa surekli dopiyes giymek degil ancak is yerine kotla bir iki kere gitmisimdir, cuma disinda topuklu giymeye ozen gosteririm vs. kumas pant. beni de bayiyor o nedenle genellikle elbise tercih ediyorum, hem sik gozukmeme ihtimaliniz cok dusuk.

siz devlette, bakanlik ve ozerk kurumlar vs. disinda, duz memur ola calisiyorsaniz gordugum kadariyla pek bir onemi yok zaten, yukselmek bakimindan vs..
0
kassiopeia
(24.02.17)
bizde resmi giyinince demek ki çok aşırı önemli toplantı var imajı yayılıyor.
smart casual, bazen rahat en iyisi.

özel şirkette ofis yönetimi alanındayım.
0
interview with the vampire
(24.02.17)
özeldeyim. bizde de serbest kıyafet. eşortman giymediğim sürece sıkıntı yok +1

iş yerinde herkes bu şekilde giyiniyor. biraz klasik giyineyim dersen "hayırdır, iş görüşmesi mi var" derler. o derece.
0
himmet dayi
(24.02.17)
- özel şirket pazarlama departmanı: smart casual.
- öncesinde başka şirketlerde cumaları serbest olan diğer günler smart casual olan yerler vardı,
- TR'nin en büyüklerinden biri olan bir e-ticaret sitesinde çalıştım şortla gittiğim de oldu.
0
insan opusen hayvandir
(24.02.17)
senin gibiyim ben de, ama şu an ki işyerim takım elbiseyi zorunlu kılıyor. İşe motorla gidip gelirken şimdi arabaya mahkum oldum, para için prensiplerini satan adam bildirdi..

edit: Özel firma, network mühendisi
0
mirty
(24.02.17)
özel sektördeyim. devlet dairelerine gideceğim gün klasiğe yakın/ topuklu / makyaj ile olurum. onun dışında ofisteysem spora yakın giyerim.bazen hiç makyaj yapmam. utanmasam hep spor ayakkabı tişört giyerim de o kadar olmuyor.
0
cabiday
(24.02.17)
Fanbrikada endüstri mühendisi olarak çalışan kişi kanvas üzeri gömlek giymeli. Kot pantolon, hele hele tshirt ile asla olmaz.
Kırk yılın başı, cuma vs. kot belki ama tshirt'ten uzak dursun!
0
SiyamkedisiZorro
(24.02.17)
Şort ve eşofman dahil her şeyi giyiyorum ama çalıştığım yer buna müsait.
0
isott
(24.02.17)
Özel / Kurs

Kışın;
%80 Kot pantolon - gömlek/kazak/sweatshirt
%20 elbise

Yazın;
%10 Kot pantolon - gömlek/tişört
%10 Etek - gömlek/tişört
%80 Elbise

Ayakkabı;
Kışın: Bot
Yazın: Günlük klasik ayakkabı / Sandalet / Spor Ayakkabı
0
mutekebbir
(24.02.17)
Devletteyim, kıyafet serbest, taytla ya da eşortmanla da gidebilirsiniz. Ancak uzun yıllara dayalı gözlemim şudur (kadınım)

Bir kadın ne kadar şık, klas ve kaliteli giyinirse o kadar saygı ve onay görüyor çok çok tuhaftır ki. Kotun üstüne tişörtle gelene içten içe burun kıvıran amirler ya da çalışanlar arkadaşınız gibi giyinenlere daha pozitif yaklaşıyorlar. Üstelik zor bir alanda, bir fabrikada kadın mühendis olmak erkek işçi ve erkek amirler arasında geçen bir ortam demek ve işinize olan hakimiyet ve yaklaşımınız maalesef bir böyle ölçülüyor bi de konuşma tarzınızla. Tuhaf ama böyle.
0
medre
(24.02.17)
OGM damgalı, ad soyad ve ünvan işli yelek. Bunun dışında bir sınırlama yok. Tabi arazi koşullarına uygunluk tercih sebebi.
Kurum: Orman genel müdürlüğü
0
vonkhar
(24.02.17)
yazılımcıyım. teknik personel rahat giyinmeli. satış, yönetim tarafları klasik giyinebilir.
0
sedat peker in yegeni
(24.02.17)
serseri serbest stil :) hastanede çalısıyorum. Forma yada istenılen herhangi birsey.
0
nanelimonportakal
(24.02.17)
asla kot vs casula giyinmem, aslında öyle bir hakkım var ama ciddiyetsiz geliyor bana. (özel sektör)
ek olarak diğer arkadaslarım da oyle biraz da çalıstıgın yerdekı ortamla alakalı.
0
hopp
(24.02.17)
(8)

100 TL fatura kesince devlete ne kadar ödüyoruz?

matilda
Şimdi diyelim 100+KDV fatura kestik. %18 kdv ile. 118 yapıyor. Müşteri de 118 ödüyor. Biz devlete bunun ne kadarını veriyoruz? 18 TL mi yoksa daha fazla mı?
Şimdi diyelim 100+KDV fatura kestik. %18 kdv ile. 118 yapıyor. Müşteri de 118 ödüyor. Biz devlete bunun ne kadarını veriyoruz? 18 TL mi yoksa daha fazla mı?
0
matilda
(24.02.17)
başka hiçbir alış, gider faturanız olmadığınız varsayarsak;

18 lira kdv'yi devlete ödüyorsunuz. 100 liranın da gelir vergisi mükellefi iseniz %15'ini, kurumlar vergisi ise %20'sini kârınızın vergisi olarak ödüyorsunuz. elinize 80-85 lira kalıyor.
0
kibritsuyu
(24.02.17)
Ayrıca gelir vergisi ödüyorsun.
0
cakabo
(24.02.17)
oyle duz mantik yok bu iste arkadaslar, herkes boyle dusundugu icin acip acip kapatiyorlar :)

kestiginiz kdv'sini baska gideriniz olmazsa tamamini oduyorsunuz dogru, ama gelir vergisi ya da kurumlar vergisi icin sabit giderlerinizi dusmek zorundasiniz; o giderler de sizin icin ayrica bir odeme oldugu icin hesaplar iyice karisiyor :) (kira, muhasebe, bagkur veya elemanlarin sgk'si ve diger sabit giderler vb.) yani 100 kesipte kimsenin elinde 80-85 kalamaz, kalmamali da :)
0
kamyonsans
(24.02.17)
kibitsuyu haklı, ama gelir vergisi sabit değil. gelirin arttıkça %15 ile %35 arasında kademeli olarak yükseliyor. ona göre hesabını yap.
0
babilbaligi
(24.02.17)
devlet o 118tl nin en az 60tl sini bir şekilde senden alır :)
0
asbe
(24.02.17)
Kamyonsans daha haklı.

Ama eksik bilgi var, neyin faturasını kestiğine de bağlı. Serbest meslek makbuzu kesmekle malzeme + işçilik faturası kesmek bir değil. Senin bu işi yapabilmek için giderlerin var. O giderleri düşmeden hesaplanan vergi ile ayakta kalabilecek işyeri bilmiyorum ben.
0
SiyamkedisiZorro
(24.02.17)
Herkes bir sey soylemis de soyle bir sey var, bu sorunun cevabi yok. Yani, 100tl lik faturaya ne kadar odeceyegin duruma gore degisir. Ama direkt soruya cevap verecek olursam devlet senden her halukarda 18tl'den daha fazla aliyor. Gelir vergisi veriyorsun. Ne kadarini verecegin de kar oranin, gelirin giderin falan filana bagli.
0
stavro
(24.02.17)
İşin aslı şu;

Şimdi giderlerinin tutarlarını (a) ve kdvlerini (b) topluyorsun. (18-b) kadar kdv ödüyorsun, şirketsen (100-a)*0,2 kadar kurumlar vergisi ödüyorsun.

şahıssan (100-a)*X kadar gelir vergisi ödüyorsun; yıllık gelirine göre şöyle;

13.000 TL'ye kadar % 15
30.000 TL'nin 13.000 TL'si için 1.950 TL, fazlası % 20
70.000 TL'nin 30.000 TL'si için 5.350 TL, fazlası % 27
70.000 TL'den fazlasının 70.000 TL'si için 16.150 TL, fazlası % 35
0
babilbaligi
(24.02.17)
(52)

Niye orta vatandaş avukata para vermek istemiyor ?

sorunvar
Genelde orta direkt kitle beni arıyor ve bu kitleden para almak gerçekten çok çok zor .Nasıl bulucağım para ödeyen müvekkileri :) Masrafı bile cebimden yapmamı bekleyen tipler çıkıyor ..
Genelde orta direkt kitle beni arıyor ve bu kitleden para almak gerçekten çok çok zor .Nasıl bulucağım para ödeyen müvekkileri :) Masrafı bile cebimden yapmamı bekleyen tipler çıkıyor ..
0
sorunvar
(22.02.17)
sonuc alınacagına pek inanmıyor olabilirler. oyle sanıyorum ki insanlar avukatlara karsı guvensizler genel olarak. toplumda "hicbir sey yapmıyorlar, sadece para istiyorlar" algısı mevcut.
0
rahip janick
(22.02.17)
*Aylar yıllar süreceği düşünülen mahkeme süreci
*Sonuç alınıp alınamayacağı belirsizliği
*Ödenecek paraların ardı arkası kesilmeyeceği düşüncesi

-Genelde Düşünülen: "Avukata para, mahkemeye para, süreç boyu harç parası bilmem ne parası, bi de sonuç alamazsak durduk yere cepten gidecek. En iyisi bekleyelim kendimiz halletmeye çalışalım."
0
sekerse tehlike
(22.02.17)
Bizde iş bitimi ödeme odaklı bi zihniyet var.
0
sekerse tehlike
(22.02.17)
Haksız değiller bence hiç. Ailemde avukatlık işi olup da avukattan sonuç alan olmadı daha.
0
devilred
(22.02.17)
Ayrıca sadece avukata değil, kimseye para vermek istemiyorlar.
0
sekerse tehlike
(22.02.17)
@devilred
Avukatlık bir eser değil vekalet sözleşmesidir. Yani size bir sonuç vaadedilmez çünkü bunu %100 öngörmek mümkün değildir. İşin yapılma sürecini üstlenir avukat.
Özen yükümlülüğü çerçevesinde görevini yaptıysa, süreleri kaçırmadıysa, savunmanızı sizden edindiği ve gerekli gördüğü bilgiler çerçevesinde yaptıysa, tamamdır.
Ve bu işi yaparken harcadığı emeklerinin karşılığı olarak tabi ki ücretini haketmiştir. Çünkü alacağı ücret bir sonuç elde etme şartına bağlanmamıştır, bağlanamaz.

Soruya gelince, ücretini düzgün ödeyen gerçek kişi müvekkil zor bulunur, en iyisi mümkün olduğunca şirketlerle çalışmaktır.
0
megalomaniac
(22.02.17)
O sözleşmeyi yapıp, parasını baştan alıp da hiçbir şey yapmayan avukatlar var bu ülkede. Gerçekler acıdır.
0
devilred
(22.02.17)
avukatların işi alana kadar her telefonunuzu açar, mesaj atsanız mail atsanız kısa sürede döner, cevapsız çağrınızı görüp geri aradıktan sonra, işi alır ve sırra kadem basarsa sonuç böyle olur. 3 farklı avukat ile 3 farklı durum için çalıştım hepsinde bu durum oldu. davaya girer çıkar haber vermez ararsın açmaz, geri dönmez. peşinden koşarsın kısa kısa cevaplar verir doğru düzgün anlatmaz. insanların da kesinlikle güveni yok avukatlara,
0
oscar
(22.02.17)
Sadece avukatlıkla ilgili bir şey değil. Biz de bilgi ve tecrübeye saygı duyulmuyor. Ben tasarımcıyım ve bir zanaat üzerine yoğunlaşmış işler yapıyorum. Hem tasarımı ve hem işçiliğini ben yapıyorum. Moda da atölyem var ve bir sürü tip uğruyor gelip geçerken. Onların da ne kadar sanatçı kişiliği olduğunu dinliyorum, bu yaptığım iş dolasıyla ben kendime sanatçı demiyorum. 5 sene okul artık 2 sene zanaat öğrenme sıfır onların gözünde.
Avukatlık da iki boş beleş laf sallıyor oluyor işte ağzı iyi iş yapanın mesleği çünkü...
Sen hak iddia etmedikçe herkes bedava danışmanlık ister.
0
fasulyek
(22.02.17)
güvenmiyorlar. emlakçı ve taksi şoförü ile aynı saygınlıkları.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(22.02.17)
babam sigortası asgari ücretten yatırıldığı için şirketine dava açacaktı. onlarca avukata gitmiş. hepsi görüşmeler ücrete tabi demiş. yani avukatlar selamı almak için ücret talep etmiş babamdan. en son yaşlı başlı bi avukat selamı ücretsiz almış konuşmuşlar. bu dava işi seni kardan çok zarara sokar demiş. babam açmadı dava.
davaları zaten parası olan kazanıyor avukatların bi fonksiyonu olduğunu sanmıyorum. aramızda avukat varsa kusura bakmasın da duyuruda sorunca cevap alacağım şeyleri danışmak için ben de para vermem.
0
hexor
(22.02.17)
Valla avukatların itibarı çok kötü onu söyleyeyim. Hukuk davaları neyse de ceza davalarının bir çoğunda pek etkileri yok. Bence en ideali vatandaşın hukuku öğrenmesi ve hukukun biraz daha basitleştirilmesi. Böylece "aracı" ortadan kalkar.
0
top_secret
(22.02.17)
çünkü cahiller. ben kendini o kadar çakal görenin telefonunu açmıyorum.
1 kere adliye yüzü görmemiş, devletin verdiği harç makbuzuna inanmaz çünkü onu soyan avukattır. devlet değil.

ama bunları böyle yapan da avukat. orası da acı gerçek.
0
cabiday
(22.02.17)
şimdi okudum. evet duyuruda öğrenebileceğin şey için niye avukata para veresin ki. bak burası pırıl pırıl bir kıstas.

sonra burda niye avukatlar yardımcı olmuyor. şu zamana kadar burdan birçok arkadaşa yardımcı olduğum için utandım kendi adıma.
0
cabiday
(22.02.17)
Avukatla bir kere işim oldu, herifin peşinde ben koşturdum. İlgilenmiyor, arıyorum, şehir dışına gittim akşam bakacağım diyor, akşam arıyorsun yarın diyor, ertesi gün arıyorsun, yerinde yoktu diyor. Sonraki gün arıyorsun, "şen şurayı arayıp bi sorsana" diyor.

"Ya yapacağın işi s..m" lafı kaç kere dilimin ucuna kadar geldi. Totoş dilekçeleri ben yazıyorum, dava dosyalarını ben buluyorum, e sen ne bk yemeye para alıyorsun ?
0
kimlanbu
(22.02.17)
Ya siz mesleğin rezillerini bulmuşsunuz ya ben ve çevrem enayiyiz her yere koşturuyoruz vekalet çıktıktan sonra, duruşmayı öne aldırmalar, işler çabuk neticelensin diye postaya verilecek evrakları elden takip etmeler, kıytırık ve o celse hiçbir şey olmayacağı belli ara duruşmalara bile müvekkile karşı sorumluluk var diye gitmeler, müvekkili şu şu konuda sizden bilgi almam lazım diye sıkıştırmalar, bana vekalet verdiği konudan bağımsız olarak minik minik işler de elime yapışmaz ya diye yapmalar, duruşma zaptlarını hemen göndermeler, telefonu görmezsem veya geç görürsem içime dert olmalar... Vay arkadaş.

Cevap: Avukata 2000 vereceğine arzuhalciye 50-100 TL'ye yetkisiz mahkemede ve taraf teşkilinde hatalı dilekçe yazdırmayı akıllılık zannettiklerinden.
0
kaymaktutmayansicaksut
(22.02.17)
"duyuruda sorunca cevap alacağım şeyleri danışmak için ben de para vermem."

Şu olayi buradaki meslektaşlarımıza anlatamıyorum işte. Adam durumu cok guzel ozetlemis. Mevzu bundan baret. Meslektas kendi bilgisini tecrubesini belese veriyor burada adam niye parali avukat tutsun.
0
sansli pipi
(22.02.17)
Valla danışma için (aynı doktorlara muayene ücreti verdiğimiz gibi) belirlenmiş bir ücret olsa, oradan aldığım bilgiye güvenebilecek olsam ben verirdim açıkçası. Bakın bir sürü insan kötü tecrübelerini paylaşmış. Hukuk mezunu bir sürü kişi var, bunlardan kaçının gerçekten konuya hakim olduğunu bir düşünün ve özeleştiri yapın. Sizi tenzih ederim ama fıkralara bile konu olmuş bir "güvenilmez" meslektir avukatlık.
0
SiyamkedisiZorro
(22.02.17)
2012 yılında 12 yıl çalıştığım işyerimden haklı olarak istifa ettim ve süper bir avukata verdim işimi. çok realist bir avukattı bana olacakları ve süreci anlattı .aynen de dediği gibi oldu .3,5 yıl süren mahkemeler sonunda kazandım o da kazandı. her adliyeye gittiğinde bütün müvekkillerinin dosyalarını tek tek inceleyen konusunda uzman ilgili bir avukattı.
bütün genellemeler yanlıştır diyorum . ne para istediyse verdim o da tek tek makbuzları bana mail attı
0
devilone
(22.02.17)
2-3 avukata işim düştü ne sorunum olduysa çözdüler. Parasını da çatır çatır aldılar gayet ilgiliydiler. Siz kötülerine denk gelmişsiniz. Bazılarının ofisine gittm para olmadan görüşemeyiz dediler böylelerinden uzak durun en iyisi.
0
England
(22.02.17)
ulkemizde bilgi ve egitime onem verilmiyor ayrica insanlarin yargi sistemine ve sureclere iliskin herhangi bir fikri yok. sozlugun ve duyurunun ortalama insan profili ortada, bu kesim bir de internet kullanabilen, bilgiye ulasan degil ama ulasma ihtimali olan kesim. serbest avukatlik yapan meslektaslarima allah sabir versin.

bir dilekce ne var sanki, bir soruya cevap verecek ne var sanki. klasik bahaneler. o dilekceyi yazabilmek icin kac sene egitim aliniyor, yetmiyor surekli yargitay kararidir, guncel yayinlardir takip ediliyor. bu tarz insanlarin arzuhalciye gitmeleri en mantiklisi, iki tarafin da basi agrimaz.

adamin 'avukatlik' bir isi oluyor, bakkaldan markete, komsudan doktoruna kadar soruyor, sonra gelip bakkal bana bunu dedi, bu boyle oluyormus diye iddia ediyor. ya da burada, adam 'burada cevabini alacagim seyi neden avukata sorayim' diyor. bazi duyurularin altina, avukatlikla uzaktan yakindan alakasi olmayan, olayin hicbir ayrintisini bilmeyen ve merak etmeyen tipler, 'hakki yok', 'o parayi cok rahat alirsin' tarzi cevaplar yaziyor ve adam onunla tatmin oluyor. duymak istedigi bu cunku. bir olayin icinde onlarca denklemin o olayi nasil etkileyebilecegini tasavvur edemiyor adam, bana %80 kazaniriz desin diyor.
ortada hakim kalmamis, yeni mezunlar daha stajlarini bitirmeden hakim olarak ataniyor, davalar ortalama 4 sene suruyor, kanunlar uc ayda 180 derece degisiyor, kimse bir seye birak garanti vermeyi, herhangi bir seyi ongoremez olmus, sadece ankara'da uc farkli adliye binasi acildi, saat 9'a verilen durusmaya 11'de girseniz kendinizi sansli sayiyorsunuz, bu arada diger adliyelere yetismeye calisiyorsunuz, yol parasi, vakit kaybi, yemek yeme ihtiyaciniz hic saymiyorum vs., gun icinde onlarca km yol yapiyorsunuz, bunun parasini alamiyorsunuz ve sabah 8 aksam 6 ofiste oturup, internette takilan, yaptiginiz isle ilgili hicbir sey bilmeyen tipler sizi elestiriyor. velhasil, turkiye'deki insan profili de goz onune alindiginda serbest avukatlik cok cok zor. adam somut durumu bilmedigi gibi, cok biliyormus gibi ahkam kesmek konusunda hic utanmiyor.

bir de bu profildeki cahil insanin ornegin bir bosanma davasi actigini dusunun, avukati psikolog gibi kullanani mi ararsin, avukatin aile hayati, ozel hayati yokmus gibi, sabah aksam telefon edeni, kendi derdini anlatani mi ararsin... benim yanimda kac kere serbest avukatlik yapan arkadaslarimi gece 10'da 11'de aradilar, bizim is ne oldu diye. hayvan sarhos, aklina gelmis benim is ne oldu. bu avukatlar islerini gunu gunune yapan, bilgilendiren avukatlar. adamin o anda arayasi gelmis iste. sen patronunu, doktorunu, calisma arkadasini o saatte naptin la bana mail attin mi, naptin hoca bizim tahlil sonuclarini diye arayabiliyor musun? sen altindaki bakkali gece 11'de actirip sigara alabiliyor musun? iste buradaki gibi, aldigi hizmetin karsiligini verdigi icin sizi ve zamaninizin tamamini satin aldigini dusunen tipler, arayip taciz etmeyi hak goruyor kendinde.

bir biliskisinin raporunu alti ay yazmayabilecegini, durusmanin uc ay sonraya atabilecegini avukatindan duyunca inanmiyor da, burada yuzunu dahi gormedigi, avukat olup olmadigini bile bilmedigi mehmet aga'dan 'evet uzun surer' yazili cevabini alinca rahatliyor.

bir de kendi masraflarini avukata yikmaya calisan tipler var, harci sen ode, bilirkisi ucretini sen ode, kazanirsak alirsin (o da belki). sen doktora benim ilacin ucretini ver, iyi olursam sana parasini veririm, ameliyati sen bedava yap, iyilesirsem oderim diyor musun?

simdi turk insani bu dedik. iste bu tip adamlarin ne yazik ki elenemedigi ve egitim alip, avukat olabildikleri, 69 tane hukuk fakultesi var. burada anlattiginiz, bir seye sap olmayan kuzenler, borcunu alip aylarca odemeyen tipler, diger insanlara it gibi davranan tipler falan gayet gercek ve bu insanlar doktor, muhendis, esnaf olabildikleri gibi avukat da olabiliyorlar. dolayisiyla boyle rezil muvekkiller olabildigi gibi, rezil avukatlar da var, rezil doktorlar var, rezil muhendisler var, rezil esnaflar var, eldeki malzeme bu. dolaysiyla once kendine, sonra ailene, sonra arkadaslarina, sonra ulkene bakmadan, 'avukatlarin hepsi cok kotu yeahhh' demek de bizim bir resmimiz iste.

nasil ki sokakta yururken herhangi bir doktorun ofisine girmiyorsunuz, isyerinize isci alirken nereden mezunmus, ne is yapmis daha once, referanslari kimmis diye bakiyorsunuz, avukattan hizmet alirken de sorun sorusturun.

siz boyle bir muvekkil olmayabilirsiniz, o zaman ustunuze alinmayin, ben de begenmediginiz avukatlar gibi degilim ve oyle olmayan onlarca avukat taniyorum, ancak unutmayin ki 80 milyon insaniz ve Turkiye'de 100binin uzerinde avukat var. sizin gibi olmayan milyonlarca insan var etrafta.
0
kassiopeia
(22.02.17)
sorunun altına avukatlar doluşmuş hem de 2-3 bin lirayı paradan bile saymıyorlar. orta direk dedğiniz insanlar o paraya 2 ay çalışıyor. sana 3 bin lirayı ödemesi için 2 ay bir şey yememesi lazım. sonuçta benim dediğime geliyor parası olan davayı kazanır.
0
hexor
(22.02.17)
türkiye cumhuriyetinde adalet olmadığı ve çok yavaş olduğu için.

türkiyedeki adalet sistemi düzeltilmemden, kimse avukatlara para vermek istemeyecektir.
50 sene önce amerikada da durum böyleydi.
0
tchuck
(22.02.17)
Halkımızın önemli bir kısmı kendini avukat sanıyor ya da avukatlığı hafife alıyor. Bu gözler "Dilekçeyi yazmakta ne var ki ben de yazarım" diyen müvekkil gördü.

Mesleğin itibarının kötüye gitmesinde avukatların payının olduğu şüphesizdir ama ben kendi adıma kabul etmiyorum bunu. Müvekkil ne zaman arasa açarım, müsait değilsem işim bitince hemen dönerim. Her şeyi uzun uzun anlatırım. Ama bu da müvekkile beni taciz hakkı vermez. Olur olmaz zamanlarda aramaya ya da anlamsız sorularla vaktimi almaya hakkı yok. Durum neyse açıklarım biter.

Ayrıca avukatların da "doktorların muayene ücreti gibi" danışmanlık ücreti tarifesi vardır. Avukatlar bilgisini satarak para kazanıyor. Kusura bakmayın ama sizden "para koparmak" için talep etmiyorlar o danışmanlık ücretini, yasal hakları olduğu için istiyorlar. Yıllarca dirsek çürüt, stresli ortamlarda iş öğrenmeye çalış sonra vay efendim danışmanlık ücreti istiyormuş. İster tabi!

Yukarıda "Duyuruda öğrendiğim şey için avukata niye para vereyim ki" diyen olmuş. Meslektaşlarımı bundan sonra buradan hukuki soruları cevaplamamaya davet ediyorum. Ben an itibarıyla bıraktım!
0
rusyalı kozmonot
(22.02.17)
@hexor o zaman çözüm basit. avukatla anlaşma. kendi derdine kendin çözüm bul. ülkede istisnalar hariç davayı avukat aracılığı ile takip etme zorunluluğu yok.
avukat da bedavaya döndürmüyor o ofisi. kdv'si gelir vergisi, sgk'sı derken zaten dünya kadar kesinti oluyor. kimse bedavaya iş yapmak için eğitim almıyor.
0
cabiday
(22.02.17)
şöyle bir olay var, suçlular mahkemeden korkmuyor. adam hakkını vermiycem git mahkemelerde senelerce uğraş diyor. sonuçta kazanırsan ancak hakkını alabiliyorsun ama verdiğin emek, işinden gücünden kalman ve avukatlık parası fazlasıyla sana giriyor.
dolayısıyla suçsuzun avukata para vermeye eli gitmiyor. suçlular da genelde işi az çok öğrenmiş kişiler oluyor uzattıkça uzatıyorlar.


dışarda öyle değil, suçlu adama mahkeme deyince ödü patlıyor. çünkü her türlü zararın öttüre öttüre alınacağını biliniyor. avukatlara da maksimum para dokuluyor boylece bir dava durumunda.

burada devlet bile bu durumu kabul edip arabuluculuk diye birşey çıkardı zaten.
0
supermatik
(22.02.17)
@meslektaşların hepsi +1

O tarz muvekkilin hicbir seyden haberi yok çünkü. Lazım olunca avukatsiz ufacik bir isi bile halledemeyen ama avukatlar pislik ya diye ortalarda dolasanlardandir. müvekkil alt tarafi iki dilekce yazdi diye dusunuyor o yuzden para vermek zor geliyor. Bastan para verenler de avukatin tek muvekkili kendisiymiş, dunya onun etrafinda dönüyormus, avukati parayla satın almış, avukatin ozel hayati yokmus gibi davraniyor. Bizim insanimiz boyle cunku somut iş gormek istiyor ortada. Ama onun icin yukarida anlatilanlar is degil. Avukatligin sonuç degil süreç odaklı bir is oldugunu anlamak istemiyor. avukatin nelerle ugrastigini bilmeyince duyuruda bile halledilir yanilgisina dusuyor tabi. Şu cevaplar yuzunden buradaki bircok avukati duyuruda gonullu yardimci olmaktan soguttunuz mesela. Kaldi ki buradaki bircok meslektasimin birilerine her turlu yardimda bulundugundan eminim.

Muvekkilin de kalitelisi, anlayislisi, saygılısı, tacizci olmayani var. Onlarla calismak gayet de keyiflidir. Isiniz yurumuyorsa dönüp kendinize de bakabilirsiniz. Her işi yaptirip davanin sonuna gelince para vermemek icin avukati azleden muvekkil tipi de var ona bakarsak. Onlara her tip avukat müstahak. Her meslegin yüz karası var avukatlikta da bolca ornegi mevcut ama işini gercekten olmasi gerektigi gibi hatta fazlasini yapan, severek calisan insanlara karsi da biraz sayginiz olsun. Birtakım genellemelerle butun bir meslegi itham edemezsiniz. Avukatlik bircok kisinin bir gün bile tahammül edemeyecegi bir iş.
0
aquarium
(22.02.17)
Değerli meslektaslarim kusura bakmayin da suc bizde.

Ben bin kere şu ortamda degerli bilgilerinizi catir catir dokmeyin, bilginizin emeğinizin karşılığını isteyin diye yazdim.
Defalarca gerek özelden gerek direkt duyurudan uyardim. Işte sonra boyle oluyor, adam acik acik "belese aliyorum bilgiyi ne para verecegim" diyor. Bunu bu hale bizler getirdik. Kendi biglimizi degersizlestirip sonra niye bu kadar degersiz bu yahu diye soruyoruz.

Psikologun sahtesi bile belese yardim etmiyor. Kim oldugunu anladiniz siz. Ama buraya bi bakıyorum muhtemeleb muvekkil gelir diye dusunen meslektaslar her turlu basit-karisik konuya en ince detayina kadar cevap veriyor. Abi dilekceyi de yaz maille gönder bari.
0
sansli pipi
(22.02.17)
Şöyle bir örnek vereyim, burada kira hukukuyla ilgili bir soru soruldu, bir yazar "hukukçuyum, yazılanlar doğru değil, şöyle...." şeklinde cevap verdi, ben bunu internetten araştırdığımda bizzat hukuk bürolarının kendi sitelerinde yazdığını yanlışlayan metinler buldum ki öyle tartışmalı alengirli bir konu da değildi. Şimdi "büroda sözlü danışma" 2017 tarifesiyle 275 TL, hadi önemli bir konuysa parası verilir de avukatın yeterliliğine nasıl güvenilir onu bilmiyorum. Kaldı ki ortada hiçbir araştırma, efor yokken bu miktar sözlü danışma bedeli bana hiç makul görünmüyor. Birçok kişinin danışmak isteyeceği ufak tefek mevzular 10 dakikayı almaz.

Söylemeye çalıştığım duyuru gibi ortamlarda zaten genelde trafik kazası, kira, gürültü vs. gibi küçük sorunlar soruluyor, bu insanlar zaten avukatlar yanıt vermese de gidip danışma bedeli ödemek istemezler, astarı yüzünden pahalıya gelme durumu.

O zaman ben de meslek alanıma giren konularda ağzımı açmayayım, kimse paylaşmasın, duyuruda sabah akşam aşk meşk meseleleri dönsün. Bildiğini kasten paylaşmaktan imtina edecek arkadaşlar üyeliklerini kapatsınlar, adaletin gereği olarak!
0
mikro patlama
(22.02.17)
@mikro patlama bir avukatın ofisine gidip 10 dakika icinde ayrilan muvekkil/danışan pek goremezsiniz yalnız. ufak tefek bir soru sormak icin vermiyorlar bu paralari zaten. Sorun ayrintiyla konusuluyor cevaplar veriliyor aciklamalar yapiliyor ve izlenecek yol gosteriliyor. Karsidakine izahta bulunmak cok da kolay olmuyor haliyle. Kapiyi tiklatip ben bir soru soracaktim degil yani olay. Ben bizzat kapisina gelen maddi durumu kotu insanlari ofisinde agirlayip yardimci olup bes kurus almadan gonderen cok avukat taniyorum. Ama ortada emek varsa, danışanın cebinde parasi da varsa bir zahmet verecek o parayi. Internetten hallederim diyorsa halletsin zaten orada sorun yok. Bilgisine guvenmediginiz arastirmadiginiz avukata da gitmezsiniz olur biter.

Duyuruya gelince bahsettiginiz gibi ufak tefek sorularda bile bilip bilmeden cok yanlis bilgiler veriliyor ve buradaki hukukcular en azindan o yanlis bilgiyi ortadan kaldirmakta yardimci oluyor. Onlari cevaplamak sorun degil. Kisa hukuki sorular degil yani problem. Ama asıl bahsettigimiz avukat varsa "ufak" bir sorum var yeşillendirebilir mi gibi duyurular. Bu duyurularin arkasinda ciddi bir hayat hikayesi ve hizmet istegi yatiyor emin olun :) bu sekilde olunca ben kendi adima yardim etmiyorum ama eden meslektaş cok var eminim. Sadece hukuki degil, psikolog var mi diye sorup bunu yapan da cok muhtemelen. Insanlar bedava hizmet, bilgi almayi cok seviyor kısaca. Seviyorsaniz yardim da görüyorsanız çamur atmayın diyoruz biz de.
0
aquarium
(22.02.17)
Haha, avukatlar korkulur vallahi sizden. Garip bir yorumu tespit edip hemen grev örgütlemişsiniz.
Duyurudaki soruya da cevap vereyim gelmişken. Kim kime para vermek istiyor ki zaten şu hayatta, öyle değil mi? Hatta herkesi kimlere niçin para vermek istemediğini düşünmeye davet ediyorum. Bir düşünün bakalım aklınıza gelen her soruya tecrübesi olup işi bilen biri cevap versin istemiyor musunuz. Aksi takdirde profillerinizi yüzünüze çarpmak zorunda kalacağım.
0
osssy
(22.02.17)
@mikro patlama o basit gördüğün trafik kazası davasının 5 yıl sürdüğünü biliyorum ben. her şey esastan çat diye çözülüyor mu sanıyorsunuz. kimsenin yargılama usulünden haberi yok. zaten istemeyen yardım etmez bu tavırlardan sonra. etmemek de haklı bir protesto. kimse üyeliğini bir başkasına soracak değil.
0
cabiday
(22.02.17)
@aquarium Yukarıda avukatlar hiçbir hukuki soruya yanıt vermesin yazılmış, ben o konuya hitaben yazdım. Bu tarz yaklaşımın hiç hoş olmadığını düşünüyorum, bir cümle yanıt yazmaktan kaçınacak kişiler varsa bütün soru geçmişlerine bakıp mesleki sayılabilecek bilgi aldıkları herkese danışmanlık ödemesi yapmalılar kendi mantıklarının gereği.

Yoksa "sorum var yeşillendirin" tarzı hareketler meslek alanı ne olursa olsun bence de çoğu durumda sınırı aşıyor, işi sömürü boyutuna taşıyan insanlar az değil ve ilgi gösterilmeyi de hak etmiyorlar, farklı düşünmüyorum.

@cabiday Açılan konunun kendisi çok detaylı olabilir, ama duyuruda zaten normal olanı 3-5 cümleyle konuyu sormak karşılığında da yine 3-5 cümleyle yanıt almaktır, tabiki yanıtın geçerliliği de sorudaki 3-5 cümleyle edinilen bilgi kadar olacaktır. Bunu bu platformun gereği olarak zaten herkes baştan kabul etmiş sayılır.
0
mikro patlama
(22.02.17)
kardeşim ücretsiz danışmanlık verilmesi zaten başlı başına avukatlık kanuna aykırı bir olay. bu "yardım etmeyi istememek" değil. yani burada ücretsiz danışmanlık veren avukatlık asgari ücret tarifesine (aaüt) aykırı iş yapmış oluyor ve bu tarifeye aykırı iş görmek de yasak. avukatlık kanunu açıkça bunu belirtiyor.

işin aslı bu iken hala "bilginizi paylaşmicaksanız gidin" demek ne haddine? sen kimsin ki yani?

hadi bunları geçtim,

burada bilginizi paylaşın denilen mevzular aslında çok ciddi işler. bayaa bayaa ciddi emek ve bilgi gerektiren iş hukuku, boşanma hukuku gibi konular konuşuluyor.

bir arkadaş var burada, meslektaşız sanırım. tamamen ücretsiz olarak iş hukuku davalarına danışmanlık verip soru soranlara özel mesaj atıyor. nickini söylemeyeceğim. kendisini bir kaç kez uyardım, müvekkil potansiyelim olmadığı için geri dönüş bile yapmadı. ama nerde ciddi bir problem görse beleşe, sanırım da müvekkil olarak alırım düşüncesiyle, direkt en detayına kadar cevaplıyor. e kardeşim o adam şimdi niye gidip avukata bi şey danışsın? danışsa bile para verir mi? o zor edinilen tecrübenin değerini bilmez ki, nasılsa internette var.
zaten bi dilekçeyi yazmadığı kalıyor o meslektaşın, ki belki de onu da yapıyordur.

sorsan da iyiniyet der. diğerleri kötü niyetli çünkü. biz hepimiz kötü niyetliyiz bilgimizi parayla sattığımız için. para kazanmayı istemek ayıp çünkü.
0
sansli pipi
(22.02.17)
@sansli . kardeşim yazdığın şey son derece samimiyetsiz, tek taraflı paylaşım isteğin ortaya konunca hemen kanunlar aklına geliyor, evet bu samimiyetsizliktir. Ben danışmanlık bedava olsun vs. demedim, çarpıtmayalım.

Tekrar yazayım:
Açılan konunun kendisi çok detaylı olabilir, ama duyuruda zaten normal olanı 3-5 cümleyle konuyu sormak karşılığında da yine 3-5 cümleyle yanıt almaktır, tabiki yanıtın geçerliliği de sorudaki 3-5 cümleyle edinilen bilgi kadar olacaktır. Bunu bu platformun gereği olarak zaten herkes baştan kabul etmiş sayılır. Konunun detaylandığı noktada kişi zaten profesyonel yardıma yönlendirilir, hepsi bu.

Şimdi bu süreci başlı başına bir danışmanlık süreci olarak kabul edemeyiz, alakası bile yok, olsa olsa iyi niyet çerçevesinde sohbet olarak görülebilir.
0
mikro patlama
(22.02.17)
aklıma hemen kanunlar gelecek elbette. çünkü bu benim para kazandığım ve korumak zorunda olduğum mesleğimle doğrudan ilgili bir konu. siz bu internette "yaaa bi konu var bi yardım edin" diyen kişilerin ne kadar fazla olduğundan ve bu beleşçilik huyunun ne kadar yüksek boyutlarda olduğundan haberdar mısınız da millete samimiyet üzerinden filan ahkam kesiyorsunuz?

ben nasıl ki yabancı dilde yazılmış bir metni "yaa 3 cümle bi şey çeviriverin nolucak" diye sormuyorsam, ben nasıl ki "yaa bi fotoşop, dizayn, tasarım işi var iiki dakka halledin" demiyorsam yani meslek erbablarına saygı duyuyorsam, mesleklerini emeklerini hiç etmiyorsam kendi mesleğime de de aynı saygıyı bekliyorum. kendi meslektaşlarımdan da bekliyorum.

çünkü kusura bakma ama senin gibisi çok var. burada basit şeyler sorulmuyor bin kere anlatıldı yukarıda. yani 500 tl ceza geldi nereye itiraz ederim gibi sorulara cevap yazılmasın denmiyor.

açık açık dnaışmanlık vermeyin deniliyor. ben bunu diyorum. bu sana samimiyetsiz geliyorsa da zerre umrumda değil. duyurudaki bi beleşçi rahatsız oldu diye meslektaşımın emeğini değersiz gösterecek değilim.
0
sansli pipi
(22.02.17)
Dayanamıyorum dolayısıyla söylemeden edemeyeceğim:
Doktorlara size nasıl bir tedavi uygulanacağını bilmeden ve sizinle ne kadar ilgilenileceğinden bir haber muayene ücreti ödeyerek muayene oluyorsunuz, takdir edilen (o da doktorun deneyim ve bilgisine bağlı olarak, tıpkı avukatınki gibi) tedaviden sonuç almazsanız tekrar muayene ücreti ödeyip sesinizi çıkartmadan muayeneye gidiyorsunuz. Aynı şekilde benzer hizmetleri veterinerlerden de alıyorsunuz. Memnuniyet garantisi veriyor mu? Basit bir köpek tıraşı bile tam istediğiniz gibi olmasa da veya eve geldiğinizde kedinizin tırnaklarının fazlaca dipten kesildiğini fark ettiğinizde ücreti çoookkktan ödemiş oluyor musunuz? Evet.

Çocuğunuza sınavı geçmesi şartıyla mı özel ders aldırıyorsunuz?
Dershaneler çocuğunuzun istediği üniversiteyi kazanması taahhüdü ile mi kayıt alıyor veya bu taahhüdü vermeyen dershaneye kayıt yaptırmıyor musunuz?

Bir dava aldığımız vakit bunun şansa bala kısmı da vardır, garanti kısmı da. O kararın o şekilde çıkmasından sadece avukat sorumlu değildir, ortada koca bir hukuk düzeni ve içindeki başka unsurlar var siz dahil avukattan bağımsız. Avukat (kimilerini muaf tutarak) elindeki imkanla sizin en iyi sonucu almanız için uğraşır.

Güncel örnek: Elimde bir boşanma davası var, adamın vekiliyim. Çocukların tedbiren velayeti annede, ver diyorum, göster çocukları, yok diyor. Bir diyorum, iki diyorum. yok. Bak, göstermez veya teslim etmezsen gelir kapından polisle alır, zor duruma düşersin. Dinlemiyor. Kadın şikayette bulunuyor. Ben bu arada gidiyorum hakime beyanda bulunuyorum, velayete dair ara kararın değiştirilmesini talep ediyorum, yok yok yok. Adama ceza dosyasından karara aykırı hareket ettiğinden 3 gün zorlama hapsi çıkıyor, itiraz ediyorum (vekalet ücreti almıyorum ayrıca), red. Polis geliyor, alıyor adamı. Beni arıyor dayısı cumartesi, aldılar içeri diyor. Ne yapabilirim? Yapma demişim yapmış.

Darp var mı diyorum en başta, yok diyor. Dosyaya o şekil beyanda bulunuyorum. 3 ay sonra eski tarihli darp raporu sunuyor dosyaya karşı taraf, duruşmada öğreniyorum. Sonra avukat yapamıyor edemiyor. Bak sinirlendim şu an.
0
kaymaktutmayansicaksut
(22.02.17)
doktorlukla avukatligin kiyaslanmasi baya komik olmus daha da komuk olmayin. doktora gidecegin zaman google yazinca adamin basarilarini arastirmalarini calistigi hastaneleri goruyorsun. hastalarin hakkinda yazdigi yorumlari ozel sitelerden bakabiliyorsun, cogunun ekside basligi bile var. forum gibi yerlerden doktora daha once gidenler ne demis goruyorsun, gazetelere verdigi demecleri tv programlarina bakabiliyorsun. sonra da evet bu doktora verecegim 400 tl ucreti hak ediyor en paramin karsiligini alabilirim diye dusunuyorsun. yani kapisindan girmeden zaten bir kontrol ediyorsun yetkinligini. kac avukat icin boyle bir durum soz konusu ? google yazinca instagram facebook profilini bulursun ancak. doktorlar da para aliyor danismaya mantiginin avukatlarla kiyaslanmasinin alakasi yok. ben avukatlar para almasin demiyorum; ortada bir emek var yillarca okunmus unv var hak var, para isteyebilir alabilir kimse buna karisamaz. ama avukatlarin neden boyle bir imaj olusturduklarini oturup dusunmeleri lazim. -
0
oscar
(22.02.17)
@oscar avukatta böyle sözlük başlıklarını, başarılarını filan göremezsin çünkü menfaat elde etme amaçlı reklam yasağına girebilir bu hareket. zira avukat kartvizit dahi bastırırken çok dikkat etmelidir. ha günümüzde kaçı buna uyuyor bunu tartışırız. ama avukatın başarılarını göreceğimiz bir yer yok gibi bir şikayet absürd. aslında absürd de değil, avukatın sorumlu olduğu kanunlar hakkında hiçbir bilginiz yok ama maşallah fikriniz çok.
0
sansli pipi
(22.02.17)
valla arzuhalciye sana verdiğinden daha fazla dilekçe parası verir ama sana vermez.

senin yaptığını iki satırlık dilekçe yazmak olarak gördüğü için vermiyor. icraya ver. hatta önce sağlam bir icra ile tehdit et, sonra olmadı verirsin.

daha geçen gün ablam icraya vericem yeter ben dilenciniz değilim, iki yıldır 2 bin lira için yalvartıyorsunuz beni diye gürledi, bir gün sonra getirdiler.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(22.02.17)
@ sansli pipi

oturup avukatin sorumlu oldugu kanunlari calisiyim ben dogru diyorsunuz.
0
oscar
(22.02.17)
@oscar bilmediğiniz konuda ahkam kesmeyin, kafi.
0
sansli pipi
(22.02.17)
doktorla avukatın kıyaslanması hiç de komik değil, gayet yerinde. zira adam doktora gidince doktor on dakika şöyle bir baksa bile vatandaş o muayene ücretini vermekten imtina etmiyor. iş avukata gelince danışma ücreti vermek istemiyor. bakın yukarıda birisi demiş ki babası avukat avukat dolaşmış, hepsi danışma ücreti istemiş, o da en sonunda ihtiyar bir avukat bulmuş. adam daha avukatın danışma ücreti istemesini kabullenemiyor. sizin dava açmamanız gerektiğine ilişkin hukuki bilgi, öncesinde hukuk eğitimi ve mesleki birikime dayanır ve sizi bir zarardan kurtarır. bunun karşılığında danışma ücreti talep edecek tabii ki insanlar. sonra da diyor ki "avukatlar selam almak için bile ücrete tabidir demişler"!

bir de doktorlar hakkında ne kadar bilgi bulabiliyorsanız avukatlar hakkında da o kadar bilgi bulabiliyorsunuz internette. kaldı ki bu bir ölçüt değil. üstelik avukatın da doktorun da malpraktis anında sorumluluğu çok yüksektir. hatta şöyle söyleyeyim, doktorların işi biraz daha kolaydır çünkü iş yargıya yansıdığında maalesef pratikte haklarında malpraktisten kolay kolay hüküm verilmez. ama avukatlar ağır ceza mahkemesinde yargılandıkları gibi baroda da haklarında disiplin soruşturması açılır.

bu arada şunu da ifade edeyim: bu tip duyurularda, forumlarda vb. size "ben hukukçuyum" dese bile kimsenin dediğini dikkate almayın. bu cevapları verenlerin hiçbir sorumluluğu yok. siz avukata danışmaya gittiğinizdeyse avukatın yasal sorumluluğu mevcut. ekşi duyuru'da "hukuk doktoruyum" diyen insanların hukukla alakası olmayan yalancılar olduğu ifşa edilmişti zamanında. ki size duyuru'da hukukçuyum diyen kişi birinci sınıf hukuk öğrencisi de olabilir, dediğim gibi bu insanların hiçbir sorumluluğu yok. ondan sonra "hukukçuyum diyen bile bilemedi. avukata gitsem garantisi yok." demeyin.

başka birisi de demiş ki avukatın istediği parayı insanlar kazanmak için iki ay uğraşıyor diye. yahu siz iki ay diyorsunuz, sizin davasına bakmasını istediğiniz avukat o iş için en az bir buçuk-iki yıl cebelleşiyor. ki bu da en iyimser tahminle. ne yapsın bu insanlar peki, yıllarca koşturdukları iş için bedava mı çalışsın?
0
microfiction
(22.02.17)
Genel olarak elle tutulmayan hiç bir şeye para vermek istemiyor bizim milletimiz. Doktorlukta falan belki can tatlı geldiğinden bıçak paraları, muayene ücretleri falan makul karşılanıyor olabilir ancak diğer işlerde hala soyut faydaların değerlendirilmesinde sıkıntı var.

adam şirkete kurumsal kimlik yapıyor, logo, kartvizit, grafik tasarım, kurumsal renkler, web sitesi en ince detayına kadar yapıyor günlerce uğraşıp. freelance çalışan garibana çıkarıp 1000-2000 tl bile vermeyi çok görüyorlar. elinden gelse bir 200 tl lik banknot ile uğurlayacak.

sanayi firmalarına danışmanlık yapıyoruz. üretim yönetimi sistemleri, stok yönetimi, rotalama vb işlere yardım ediyoruz. para istemeye utanacağız neredeyse. adama göre biz bilgisayarda veri girişi yapıp excel'dan çıktı alıyoruz sadece. 20-30 senelik deneyimimizin hiç bir anlamı yok. bir sürü optimizasyon, veri girişi, görüşme, gözlem fabrika ziyareti, merkezden organize sanayiye cepten yakılan dünya kadar benzine rağmen 1000 tl verirken fabrikatörün kalbine iniyor neredeyse.

avukatlarda da mesleğin iyileri kötüleri elbette vardır. ben şahsen işimin düştüğü avukatlardan çok da verim alamadım. fakat bulunduğum şehrin önde gelen avukatları falan değillerdi. kıbrıs'ta 4 sene takılıp gelen 26-27 yaşlarında 1-2 yıllık deneyimli genç isimlerdi. basit hataları yüzünden ufak tefek gecikmeler falan yaşadım. fakat telefonlarıma çıkmamazlık etme ya da ilgisizliklerini görmedim. daha ziyade deneyimsizlerdi benim davalarıma da yansıdı. bunun dışında avukatların bir meslek grubu olarak yüksek uzmanlık gerektiren bir dalda çalıştıkları ve emeklerinin mutlaka bir karşılığı olması gerektiği taraftarıyım. ben benim avukatlarla para pazarlığı falan yapmadım şahsen. ne dedilerse verdim. sonuçta kendi başıma takip etmemin zor olacağı ve anlamadığım bir iş.

benim yorumlamam bu kadar
0
rosencruz
(22.02.17)
hâlâ danışma ücreti falan diyen olmuş. şimdi saygıdeğer arkadaşlar bir doktora gidersin mesela, hocam böğrüm ağrıyo napayım dersin, doktor da tarçınlı çay iç geçer der. burada senin işine yarayacak bi bilgi verdi doktor. sen sorununa çözüm buldun. bu doktor para isteyebilir.

sen avukatın bürosuna ofisine artık ne diyorsan giriyorsun. selamınaleyküm diyorsun adam aleyküm selam demeden para istiyor. halbuki para istemeden aleykümselam dese hiçbir sorunun çözülmeyecek. yani aslında yaptığı bi iş yok.

avukatın sadece söylediklerini kullanarak hukuki bir problemi çözmek mümkün mü onu soruyorum size. adam gelmiş sana böyleyken böyle ne yapabilirim demiş. sen de diyorsun ki şöyle dava açabiliriz şöyle donuna kadar alırız. dikkat ettiysen şu anda hiçbir şey yapmadın adama sadece yapılabilecek şeyi söyledin. bundan "ama o kadar yasa ezberliyoz onları düşünüyoz cevap verirken" bahanesiyle para isteyeceksen bu işin önünü alamayız biz. yarın bi gün tamirciye bilgisayarım açılmıyo napabilirim diye gidersin adam görüşmeler ücrete tabi der. e adam yıllarını vermiş orda. sen soru soruyosun aklına binbir türlü seçenek geliyo. güç kaynağı mı yandı ses kartı atma mı yaptı ekran kartı mı cortladı kablolar mı pörtledi. sen bu adamın bu bilgilerini ödemeden nasıl çekip gideceksin ordan?
ayrıca duyuruda hukuki sorulara cevap vermeme kararınızın da sonuna kadar arkasındayım. sanırım sizsiz hayatta kalamayacağımızı falan zannediyorsunuz pmkfkfk.
0
hexor
(22.02.17)
birkac avukat taniyorum, acikcasi pek onlara guvenim yok.danismanlik konusunda belki bir ucret almayi hakediyorlar; lakin kafalarina gore mahkemeye gitmeyebiliyorlar. bahaneleri de hazir, yok zaten gitsem degismeyecek sonuc. her sey verilen dilekcelere bakarmis. size mahkemeye gittim dediginde bir avukat, gitmemis olma ihtimali cok yuksek. turkiye'deki bozuk adalet duzenin bir parcasi da avukatlardir.
0
ubi dubium ibi libertas
(22.02.17)
benim bildigim bilgisayarcilarin gorusmeleri ucrete tabii zaten. al git bilgisayarini dogru duzgun bir bilgisayarciya acmadan servis parasi diye para aliyor, tamir edilecek bir sey varsa bir de ona para aliyor. camasir mak. tamircisi, arcelik servisi sadece gelip bakmaya para aliyor, sorun yok diyip gidiyor. doktora gidiyorum genel kontrole para aliyor, bir sorun yok diyor, muayene ucretini odeyip cikiyorum. arabami servise goturuyorum, adam yagina suyuna bakiyor, bir sorunu yok diyip geri veriyor, bir de servis ucreti aliyor.

dolayisiyla yukardaki yorumda neden bahsedildigini anlamadim. ikincisi, avukattan aldigim bilgi ile islemimi kendim yapabilir miyim diye sormus. evet yapabilirsin, kimseden hizmet almak zorunda degilsin. hukuk sistemimizde istisnai durumlar haric avukatsiz is yurutulebiliyor, dolayisiyla cok istiyorsan, avukata danismanlik ucretini verip tum bilgileri alip, davani kendin acabilirsin.
0
kassiopeia
(22.02.17)
daha avukatın ne iş yaptığını bilmeyen adamlara dert anlatıyoruz. danışmanlık dediğimiz şey "şöyle dava açabiliriz, şöyle donunu alırız" demek değildir. avukatın yaptığı iş bilgi satmaktır. bilgisayar tamircisinin işi bilgisayar tamir etmektir. bilgisayar tamircisi bilgisayar tamir ettiği için ücret alır. avukat bilgi sattığı için. danışmanlık şudur: bir kişi gelir, avukatın hukuk bilgisine dayalı bir soru sorar. örnek: şunu şunu yapmaya hakkım var mı? böyle yaparsam bana dava açarlar mı? bu hakkımı korumak için ne yapabilirim? avukat da size işinize yarayacak bilgileri verir. dava açılacaksa zaten çoğu avukat açılacak dava için danışma ücreti almaz. ve danışmalar da en az bir-bir buçuk saat sürer. her şeyi geçtim kanunla düzenlenmiştir bu.

öyle insanlar var ki avukata geliyor, üç saat bilgi alıyor. avukat da iyi niyetle, bana bu davayı verecekler diye danışmanlık ücreti almıyor. sonra bu adam gidiyor arkadaşı bir avukata dilekçe yazdırıyor. telefonla gecenin bir vakti arıyor, "avukat hanım bn arkadaşıma dilekçeyi sizin söylediklerinize göre yazdırdım, bir de siz bakın, siz çok güzel anlattınız" diyor.

yineliyorum: avukat bilgi satar. vereceği bilgilerle sizi yönlendirir. avukatın elinde sorun-giderici hap olmadığı için doktorun aksine ilaç yazamaz size. doktor bilgi satmaz, teşhis ve tedavi uygular. hukukta bazı şeylere hakkınız vardır, bazılarına yoktur. haklarınızı bilip, hakkınız olmayan şeyleri öğrenirseniz avukat sizi daha sonra harcamak zorunda kalacağınız paralardan kurtarır. buna da tıpkı önleyici hekimlik gibi önleyici avukatlık hizmeti deniyor sanırım bazı yerlerde.
0
microfiction
(22.02.17)
@sansli .. Ben ne söylediğimin özetini gayet açık bir şekilde yazdım, hatta aşağıya sonradan gelenler için bir daha kopyalıyorum, çünkü okumadığın ve okumayacağın belli, çünkü derdin uzlaşmak, anlaşmak, orta yol bulmak değil kavga etmek, kavga etmek istiyorsan dışarı çık bulursun birini zaten fazla sürmez.

Önce üslup, konuşma adabı, sonra adalet nedir ne değildir, ondan sonra kanunlara geliriz. "senin gibisi", "beleşçi" falan gibi kelimelerle seviyenin ne olduğunu ortaya koymuşsun zaten, sonra da saygı bekliyorum yazmak falan komik gerçekten.

Açılan konunun kendisi çok detaylı olabilir, ama duyuruda zaten normal olanı 3-5 cümleyle konuyu sormak karşılığında da yine 3-5 cümleyle yanıt almaktır, tabiki yanıtın geçerliliği de sorudaki 3-5 cümleyle edinilen bilgi kadar olacaktır. Bunu bu platformun gereği olarak zaten herkes baştan kabul etmiş sayılır. Konunun detaylandığı noktada kişi zaten profesyonel yardıma yönlendirilir ki herkes için en iyisi budur.
0
mikro patlama
(22.02.17)
@mikro patlama

ben ne kadar kibarlaştımaya çalışsam da bunun adı beleşçiliktir. yapacak bir şey yok. zaten bunu kibarlaştırmaya vs gerek yok. Bir şey bilmeden herkesin ağzına geleni söylediği, günah keçisi ilan edilen, emeği hiç edilen, kendi meslektaşı tarafından baltalanan ve sömürülen tek meslek bu meslek.
Ben kimseye uyumlu, kibarca dert anlatmak zorunda değilim çünkü bıktım artık ben bundan. Hangi birinize anlatayım güzelce? Bir tane değilsiniz güzel kardeşim. İnternetten öğrendiği bilgilerle tanıma/tenfiz davası açmaya çalışan, eline yüzüne bulaştırınca avukata koşan, avukat para isteyince sizde çoh istiyoğnuz yaaaavvv diyen adamlardan binlerce var.

Nasıl ki yukarıda yazan bazı insanlar daha önce çalıştıkları avukatlarla ilgili başlarından geçen kötü hadiselere dayanarak yüzbinlerce avukat zan altında bırakacak şekilde demediğini bırakmıyorsa bundan sonra ben de aman kimseye ayıp olmasın diye uğraşacak değilim.
0
sansli pipi
(22.02.17)
@sansli Hala ve ısrarla ve tekrar ısrarla başka insanlarla yaşadığın sorunları benim üzerime yansıtıp kendine bir çeşit günah keçisi arıyorsun. Hayali bir kişilikle tartışıyorsun. "bir tane değilsiniz ki..." falan ???? Benim ne söylediğim belli, ne eksik ne fazla, açıkça yazdım. Bu başlık altında bir sürü farklı sorundan bahsedilmiş, ben bir konuyla ilgili görüşümü yazdım o da hangi şartlarda ve limitlerde paylaşım yapılmasıyla ilgiliydi ve bunu da herkesin yararına olacak bir bakış açısıyla yazdığımı düşünüyorum. Mesleğinle ilgili yaşadığın diğer sorunlarla ilgili bir şey demedim, avukatlık mesleğiyle ilgili yorum da yapmadım, diğer kişilerin yazdıklarından da sorumlu değilim doğal olarak. Bunları yazma gereği duymam bile garip bir durum.
0
mikro patlama
(22.02.17)
Bir yanılgı bu durumun avukatlara has olduğu sanrısı. Halbuki ülkedeki birçok alanda bu böyledir. Örneğin bilgisayarcılık. Buradan ikinci yanılgıya geliyoruz. Bilgisayarcının işinin tamir etmek iken avukatların işinin bilgi satmak olduğu düşüncesi. Bakın çok enteresan avukatlara danışmanın ücretli olması gerektiği savunulurken aynı argümanda bilgisayar tamircisinin bilgisayarı tamir ettiğinde para alması gerektiği işleniyor. Çünkü bilgisayar tamircisi avukatlar gibi yıllarca okuyup dirsek çürütüp tecrübe kazanmadı? Buradan üçüncü yanılgıya geliyoruz. Avukatların bu yakınılan durumdan, yani insanların para vermek istememesinden, farklı davrandığı sanrısı. Hayır efendim, avukatlar da bir yere gittiğinde verebileceği en az parayı vermek istiyor. Ìhtiyaçları uzmanlar tarafından karşılansın fakat cebinden para çıkmasın istiyorlar. Bunun kanıtı içinse profillerinize bir göz gezdirip geçmiş sorularınıza bakınız.

Bahsedeceğim son yanılgı ise bu durumun engellenmesini avukatların hakkı olduğu düşüncesi. İnsanların cebinde akrep olmasının can sıkıcı olduğu konusunda sonsuz empati göstermekle beraber, bunun engellenmesi sadece ve sadece maddi bir meseledir. Engelleyebilirseniz engellemeye çalışırsınız. Çünkü engellerseniz daha çok para kazanırsınız. Fakat bunu avukatların hakkı gibi normatif eksende tartışmak yukarıda gösterdiğim sebeplerle gerçekten çok tutarsız.
0
osssy
(23.02.17)
(40)

Boşanmış olduğunu duyunca buz gibi soğudum :((

sybella
Şu şanssızlık peşimi bırakmıyor bir türlü. İş ortamında tanıştığım biri vardı, bir süredir ilgisini bariz belli ediyordu, 2 defa çıkmıştım ama arkadaşça. Ama o ilgisini belli ediyordu. Olabilir belki kafasına gelmiştim. Ama bugün şok yaşadım. Boşanmış. 2 yıl ilişki, 3 yılı evlilik.Çocuk yok. Ama ben
Şu şanssızlık peşimi bırakmıyor bir türlü. İş ortamında tanıştığım biri vardı, bir süredir ilgisini bariz belli ediyordu, 2 defa çıkmıştım ama arkadaşça. Ama o ilgisini belli ediyordu. Olabilir belki kafasına gelmiştim. Ama bugün şok yaşadım. Boşanmış. 2 yıl ilişki, 3 yılı evlilik.Çocuk yok. Ama ben bunu duyunca buz kestim.

Kabullenemiyorum. Bir kadını sevmiş, öyle çok sevmiş ki okadını kanatlarının arasına almış, koruması altına almış o kadını, nikah kıymış, gelinlik giydirmiş, sevip okşamış, bir gelecek düşlemiş.. Evlilik benim için büyük bir eşik o eşiği geçmiş, o eşiği geçtirtecek biri karşısına çıkmış. Hazmedemiyorum. Şimdi çıkıp "yaaa sevgisili olmuş gibi düşün" diyenler çıkacak ama evlilik farklı işte, farklı bir olay, üst bir eşik. Bir kadını kanatlarının altına almak demek evlilik. Ve bir erkeğin bir kadını kanatlarının altına alması demek o kadını çok sevmesi demek :( çünkü hiçbir erkek kolayı kolayına nikah yapmaz bir kadına. yaptıysa dünyalar kadar sevmiştir.

Ayrıca evlilik bence sicil gibi. Hani iflas etmiş bir şirketi olan adamın sicilinde bu iflas kara leke gibi durur ve kredi vermezler ya. Ona benziyor.Boşanmış birinin sicilinde ömrü billah duruyor bu başarısız evliliğin izi. O yüzden farklı ya sevgililkten.

Ben bitiricem ama içim acıyo ya. Boşanmış bi erkekle evlenen oldu mu hiç buralarda, bu acıya nasıl katlanılır ?
0
sybella
(20.02.17)
tapusunu mu alacaksin herifin. sanane senden önce olanlardan. bakire kadin isterim, herseyin ilkini bende tatsin diyen erkekten ne farkin var?
0
thewizardofearthsea
(20.02.17)
daha önce sevgilileri olsa dert etmezdim. ama evlilik farklı çok üst kademe bir olay.

mesel ben bi erkekle evlenicem diyelim. benden önce 1000 tane sevgilisi olmuş olsa bile ben dert etmem, sonuçta bana nikah kıyılınca kazanan ben oluyorum. öncekileri sevmemiş evlenmemiş diye düşünürüm.

ama hiç sevgilisi olmayıp da başından 1 evlilik geçmiş olmasın. evlilik demek çok sevmek demek.
0
🌸sybella
(20.02.17)
Aynen sen kimseyi sevip aşık olmadın mı, acı çekmedin mi ki de bu şekilde düşünüyorsun?
0
issiz karga
(20.02.17)
montla sıç.
0
zirrealist
(20.02.17)
@issız karga ama evlenip boşanmadım o üst eşiği geçmedim ben.
0
🌸sybella
(20.02.17)
sybella seninde geçmişte açtığın duyurulara bakarsak sicilin pek temiz görünmüyor. sorularını sildin diye hatırlamadığımızı sanma. sen de epey lekelisin o zaman?

evlenince kanatlarının altına da kimseyi almıyorsun bu arada. altına alma durumunu sen yanlış anlamışsın. bi sevişebilsen kendine geleceksin aslında.
0
mahone
(20.02.17)
Halt etmişsin ablacım. Bizzat dul erkek olarak sana kalmadık diyorum. Dediklerin mühim eşikler değil.
0
kargn
(20.02.17)
Bu kafayla çok yaşamazsın. Bu adamla evlensen pisliğin teki çıksa, boşansan nolcak? Onun su anki statüsüne mi dönüşceksin? İnşallah böyle olur da bekar birine aşık olursun sonrasında. Seni bu yüzden bırakıp gider.
0
basubadelmevt
(20.02.17)
10 yıl sonra fikirlerin değişir umarım.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(20.02.17)
Us psikiyatri kliniği, levent'te. Yasin genç iyi bir doktordur. git ve lobotomi istediğini söyle.
0
scotty cheese cake
(20.02.17)
ortada bir problem yok. adam sevmiş evlenmiş ve çeşitli sebeplerden dolayı ayrılmıştır. bu kadar abartılacak bir durum yok.

sizin gibi biri ile birlikte olacağına, ayrılmanız isabet olur. bu nasıl bir düşünce tarzı. @thewizard a son derece katılıyorum.
0
belkider
(20.02.17)
ya bi kadınla bi erkeğin evlenmesi aynı şey deil.

kadınların çoğu statü için, evde kalmamak için, bebek yaparken tren kaçmasın diye evleniyor aşık olmadan. ama erkek çok aşık olunca nikahı basıyor çünkü evlilik erkeğin doğasına ters. bir erkek istese 100 kadını aynı anda hamile bırakabilir yani erkek biyolojisi çok güçlü. o yüzden erkeğin evlenmesi için bi kadını çok sevmesi kanatlarının altına almak istemesi lazım.
0
🌸sybella
(20.02.17)
hayattaki basamakları tökezlemeden çıkabilen var mı?

evlilige giden yolda millet birbiri ile sevisiyor vs. olay insanlarin gecmisini kurcalamakla baslıyor işte. Geçmişte sıkıntıları varsa aile düzeni ile ilgili soru işareti olabilir tabi de hayat bu yani. Yarın ne olacağını kestiremiyorsun. Ağzından nelerin çıkacağını bilemiyorsun. Hata yapabilir insanlar, evlilik konusu günümüzde hassas ve bir o kadar da çatlaklara sahip bir olay.

Toplum size boşanmış insanları kötü olarak algılatmış. Hata her zaman tek tarafta olmuyor.
0
evimin paspasi
(20.02.17)
Bu kadar romantikleştirecek ne vardı. Birini seversin evlenirsin anlaşamazsan boşanırsın. Gelinlik giydirmiş okşamış kanatlar altına almış falan bayılıcam galiba
0
jazzabel
(20.02.17)
@jazzabel ben romantikleştirmedim evlilik, nikah başlı başına romantik bir olay.
0
🌸sybella
(20.02.17)
kazanan ben oluyorum ne? kusura bakma ağır kezbansın.
0
black mamba
(20.02.17)
kezbanlık ne alaka ? evet önceki sevgililerine nikah kıymayıp sana kıyarsa bi erkek kazanan sen oluyosun bu gösterir ki öncekileri sevmemiş.
0
🌸sybella
(20.02.17)
mont +1

valla acı duymak garip katlanılır mı yaşayanlara sormak lazım.
0
basond
(20.02.17)
@basond genelde zaten 2. eşlerde 1. eşe bir takıntı, hasetlenme oluyor. boşanmış bi erkekle evlenen kadınlar da zaten belli bir yaşı geçmiş, çaresiz kalmış kadınlar. yoksa hiçbir kadın kolay kolay katlanamaz buna.
0
🌸sybella
(20.02.17)
Of pampa. Sen de boşan birinden eşitlenin. Boşol boşol boşol.
0
karacigerim vur kadehlere
(20.02.17)
"mesel ben bi erkekle evlenicem diyelim. benden önce 1000 tane sevgilisi olmuş olsa bile ben dert etmem, sonuçta bana nikah kıyılınca kazanan ben oluyorum."
Neden soruyorsun ki o zaman?
0
run a ris
(21.02.17)
içinin acıması gereken ne var burda , adam belki ayrıldığına senin kadar üzülmemiştir. Bulursun başkasını
0
bnmzz
(21.02.17)
@sybella evlenmek neden üst eşik oluyor ben de onu anlamıyorum. hayır bir kere mantıken adam boşandığına göre o kadar da üst eşik falan değilmiş.

adamın neden boşandığını öğrenmeye çalış. belki de kadın aldattı! belki hatun cazgırın biriydi! melek gibi adamı boşanmak zorunda bıraktı belki de!

kendi kendine böyle daracık sınırlar örme. insanlar bu kadar basitçe ve çabucak hakkında yargılar verilecek canlılar değil.
0
issiz karga
(21.02.17)
evliliğe önem vermen güzel ama şu cümlen darma dağın ediyor konuyu:
benden önce 1000 tane sevgilisi olmuş olsa bile ben dert etmem, sonuçta bana nikah kıyılınca kazanan ben oluyorum..

işte zamanında 50, 100 ya da 1000 sevgilisi olan seninle evlense bile sonrasında bu 50,100, 1000 lere devam edeceğinden senin evliliğin arada -reklam- olarak kalacak.
0
1adam
(21.02.17)
görüşlerin çok sıkıntılı. öncelikle evlilik dediğimiz olay bir erkeğin bir kadını kanatlarının altına alması falan değil; birbirini çok seven iki insanın hayatını birleştirmesidir evlilik.

senden önce evlenmeseydi de bir kadını çok sevebilirdi, düşüncen gerçekten bağnazca. bunu değiştirmeye çabala ve gerekirse yardım al. evet, senden önce bir kadını, hayatını onunkiyle birleştirecek kadar çok sevdiğini bilmek seni üzebilir ama bu, o adamın gerektiğinde evlenebilme ve sevgisinin arkasında durabilme cesaretinin olduğunu da gösterir. tamamen bakış açına bağlı. geçmiş bu; değiştirilemez. kaldı ki adam hata yapmamış. sevmiş, evlenmiş, olmamış, ayrılmış. gayet doğal bir süreç ve bunların hepsini geride bırakmış.
0
fragile lady
(21.02.17)
saçma geldi düşüncelerin epey
0
burya
(21.02.17)
Aklıma bunu getirdi nedense

www.youtube.com
0
Northern Mariner
(21.02.17)
"benden önce 1000 tane sevgilisi olmuş olsa bile ben dert etmem, sonuçta bana nikah kıyılınca kazanan ben oluyorum.."

bir hemcinsin olarak söylüyorum hayatımda duyduğum en kezo düşünce. iyi geceler.
0
grace margaret mulligan
(21.02.17)
Uzulme bacim, bosver gitsin adami. Degerli kukuna nikahi basacak kiz oglan kiz bir yigit bulursun elbet.
Ha bir de mont +1
0
kassiopeia
(21.02.17)
Yahu bu kategori niye gerizekalı insan dolu ://

Evlenme bacım sen zaten, bu denli kafayı kırmış insanların evlenememesi lazım. Sizden olacak çoluğa çocuğa yazık.
0
devilred
(21.02.17)
''bir kadını kanatlarının altına almak demek evlilik''

sdfjghldgsahdfjkhgshjjşskfgjhmşöasdıdhs
0
timmie
(21.02.17)
AHAHAHAHAHA ilk mesajı okuyunca acıdım, cevap yazacaktım. Ama sonra diğerlerini okudum, "kazanan ben oluyorum"lar, "kadını kanatlarının altına almış"lar, her yeri kezbanlık kokan açıklamalar...

Troll değilsen ağır kezbansın nu kesin. Boşanmış erkekle evlenmek istemeyebilirsin, ama sebebi "ilişki yürütmeyi beceremiyor demek ki" gibi çıkarımlar olabilir, o zaman kendi içinde mantıklı olur (katılmasam da).

Ama sen erkeklerin "en sevdiği kadını kanatları altına almak için" evlendiğini mi sanıyorsun?

Sana evliliklerin %95'inin sebebini söyleyeyim: kadının dırdırı bitsin diye. Özellikle senin gibilerin dırdırı.

Kalan %5 de aşk evliliği ancak.
0
harzem
(21.02.17)
Kanatların altına alma çok itici bir tanımlama, herkes kendi halinde bir birey yahu, evlenince de beraberce bir şeyler yaşıyorsun bu kadar büyütme. Ayrıca büyük konuşmak diye bir şey var, bu kadar trajedi yaratmadan kafama takarım, olmayacak deyip bitirmek daha doğru.
0
elikası
(21.02.17)
Evliliğe bakış açın hepten sorunlu:/

Acil şifalar diliyorum.
0
peggy
(21.02.17)
Vurmayın öldü.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(21.02.17)
Evlilik ile ilgili düşüncelerinizde sıkıntı var. Sicil kısmına biraz katılabilirim, ama o da "o kadar sevmiş ki basmış nikahı" kısmıyla çelişiyor. Evlenme boşanma tarihleri kısa olunca "bu adam kafasıyla değil pipisiyle mi düşünüyor" soru işaretleri çıkabilir, ama evliliği kaç yaşında yaptığı (30 yaş altında ilk evlilik), nasıl bir ortamdan evlendiği de (okulda flört, sonrasında hemen evlilik) önemli. Her halukarda evlilik bir eşiktir ama yukarıda tanımladığınız gibi trajik bir eşik değil. Ama çocuk için aynı şeyi düşünmüyorum. Çocuk ciddi bir eşik. Çocuksuz çiftler boşandıkları zaman bence en hasından tecrübe kazanıyor ve yollarına birbirinden bağımsız devam edebiliyorlar, ama çocuklu çiftlerde durum böyle değil.
Bence seviyorsanız bu durumu bu kadar kafanıza takmayın, ilerde üzülme olasılığınız yüksek, muhtemelen görüşleriniz değişecek. Yaş kaçtı bu arada?
0
SiyamkedisiZorro
(22.02.17)
hala can çekişiyor, biraz daha çalışın
0
elorelia
(22.02.17)
Bu nasıl kafa, neyin kafası bilmiyorum ama aklınızı başınıza toplayın. Benden önce 1000 tane sevgilisi olsa sorun yok demişsiniz ama evlilik farklıymış. Arkadaşım şükret ki evlilikten korkup 1000 kişi ile yatmak yerine insan gibi nikah kıymış, evlilik yapabilmiş, korkmamış ve evlenmiş. Olmamış yürütememiş.

Sen de evlenip boşanmış biri olabilirdin. Bunlar hayatın olağan ve normal şeyleri. Bekar olup karaktersizin teki olsa daha mı güzel olacak?

Ne var biliyor musunuz? Bence siz bu adamdan uzak durun. Ona siz zarar verirsiniz, bırakın hak eden biriyle olsun.
0
theguardianofthecemetery
(22.02.17)
Cevap vermeyin artık şu trole. Ayda 1-2 kafasına esip böyle gönül işlerinde başlık açıp bir süre sonra siliyor zaten. Harcadığınız zamana yazık...
0
iwasbornonamountainside
(22.02.17)
Bu benden önce 1000 kişiyle çıkmış sorun değil evlenirsek kazanan ben oluyorum lafı aklıma şunu getirdi. hani bakire kişi onlarca erkeğe arkadan verir ya ama bakireliğini bir kişiye verir o kişi kazanan olur. aynen bu şekil. kafalar pırıl.

ayrıca sybella arkadaşım bana da troll gibi geliyorsun ama mantıklı bir insansan seni destekleyen bir kişi bile olmadığından fikirlerinin saçma olduğunu da anlarsın.
0
Wolfware
(22.02.17)
(2)

Gözünde arpacık olan kardeşe makyaj temizleyici önerisi (profesyonelinden)

dahayeniymis
Uzun zamandır mevcut olan arpacık zaman zaman enfekte oluyor, şişiyor ağrıyor. Doktor birkaç saat kalacak şekilde makyaj yapabilirsin; ancak profesyonel makyaj temizleyicisi kullanmalısın demiş. Nedir bu profesyonel olan, hangi marka alalım nereden alalım? Genelde sadece eyeliner kullanır.Teşekkür e
Uzun zamandır mevcut olan arpacık zaman zaman enfekte oluyor, şişiyor ağrıyor. Doktor birkaç saat kalacak şekilde makyaj yapabilirsin; ancak profesyonel makyaj temizleyicisi kullanmalısın demiş. Nedir bu profesyonel olan, hangi marka alalım nereden alalım? Genelde sadece eyeliner kullanır.
Teşekkür ediyoruz
0
dahayeniymis
(27.01.17)
Bu durumda doktorlar genelde bebe şampuanı önerir. Diğer kozmetik ürünlerin hepsi tahriş edebilir.
0
angelus
(27.01.17)
Duyuruyu tesadüfen gördüm. Hindistancevizi yağı kullanın. İdda ediyorum, en iyi makyaj temizleyiciden daha iyi. Hem de gözü tahriş etmez, kirpiklere iyi gelir.
0
SiyamkedisiZorro
(11.04.17)
(16)

Bir şeyi çok istersek olur mu?

devilred
Bir şeyi çok istersek ve o şeyi yapmak bizim elimizdeyse, sadece korkuyorsak ama çok da istiyorsak o şey eninde sonunda olur mu?
Bir şeyi çok istersek ve o şeyi yapmak bizim elimizdeyse, sadece korkuyorsak ama çok da istiyorsak o şey eninde sonunda olur mu?
0
devilred
(24.01.17)
olur
0
sta
(24.01.17)
sadece istemeyle olmaz.
0
nrmnm
(24.01.17)
Oluyor. Olmuşluğu çok efenim.
0
hayde bre
(24.01.17)
başlığa göre hayır, içeriğe göre evet.
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(24.01.17)
Caba gostermez, emek vermezseniz hicbir sey olmaz.
0
kassiopeia
(24.01.17)
hayır. çok istersek, o şeyi yapmak bizim elimizdeyse, korkuyorsak ama yine de çok isteyerek o şeyi yapmaya çalışıyorsak murphy amca engel olmak için elinden geleni yapar. örnekleri yeterince çok değil mi hayatta?
0
m e b
(24.01.17)
evet oluyor. denedim çalıştı.
0
shotgunwoman
(24.01.17)
olmayınca olmuyor.
0
thewizardofearthsea
(24.01.17)
"bizim elimizdeyse" olur, değilse istekten bağımsız olarak olmama ihtimali bir hayli yüksek.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(24.01.17)
Benim isteyince olmuyor valla ne kadar zorlasam da dualar da etsem ters tepiyor
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(24.01.17)
Yağmur yağıyor ve sen öylece denizi izliyorsun. Bir martı görüyor seni içinde bulunduğu büyük dalganın ardından. Bir dalgaya daha tahamülü yok o an seninle onun arasında. İlk defa lanet ediyor uçamadığına.
Martının sana aşık olması için bir çaba sarfetmedin evet.
Ancak o an denize bakarken bunu dilemiş olabilirdin.

Olur.
Ama yalnızca öykülerde.
0
vonkhar
(25.01.17)
olmaz amk.

ama zamanını, paranı ve enerjini harcarsan ihtimali maksimize edersin, o zaman olabilir.
0
christopher nolan
(25.01.17)
bende oluyor valla. hem de çok sıklıkla. bu gün benim elimde olmayan ama çok istediğim bişey oldu mesela.
çaba sarfetmen lazım tabii. mesela bu günkü olan elimde olan bişey değildi ama biraz benim tavrım, tumum filan da etkli oldu tabii. öyle oturup olsun diye beklemicen yapman gerekenleri yapçan, yani şalışcan. emek yoksa ekmek de yok hesabı.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.01.17)
grgn
(25.01.17)
Olmaz sirf cok istedin diye olmaz her seyi yap yine olmaz
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(20.04.21)
O kritik adımı atarsan büyük ihtimalle olur. Ama o korku var ya...
Zaten yaptığım bir işi yöneticimin gideceği belli olduğu zaman ilk bana teklif edeceklerini düşünmüştüm. Bir de baktım ki insanlar orada burada o pozisyon için kulis yapmaya başlamışlar. Alakasız, işi bilmeyen insanlar. Bir de laf dönüyor ortalarda "Siyam kedisi iyi güzel de o pozisyon ona 3 numara fazla gelir" diye. O cesareti toplayıp "ben de varım" dediğim için öyle mutluyum ki. Ama tutmasaydı bu sefer işten ayrılmak zorunda kalacaktım. Bir risk vardı yani. Ben de bundan çok korkuyordum.
0
SiyamkedisiZorro
(20.04.21)
(9)

Sevgilinin Eski Sevgilisi

isminivermekistemeyensuser
Sevgilinizin Eski Sevgilisini sorar mısınız? Yani onunla yaşadıklarına önem verir misiniz? Yoksa olan olmuş yaşanan yaşanmış artık sizinle, Sizi düşünüyor. Eskiyi bitirmiş. Hiç sorgulamamak mı gerekir.Sizde durum nedir? Sorgular mısınız? yaş 30
Sevgilinizin Eski Sevgilisini sorar mısınız? Yani onunla yaşadıklarına önem verir misiniz? Yoksa olan olmuş yaşanan yaşanmış artık sizinle, Sizi düşünüyor. Eskiyi bitirmiş. Hiç sorgulamamak mı gerekir.

Sizde durum nedir? Sorgular mısınız? yaş 30
0
isminivermekistemeyensuser
(22.01.17)
Sevgilimin eski sevgililerini sorarim. Kim oldugunu bilmek isterim. Sonra yolda karsilasinca arkadasim diyerek kafalamasin beni :p

Onunla yasadiklarina onem vermem. Gecmise mazi derler. Fazla kurcalama bozarsin, sekli.

Edit: Ismini cismini bilmek isterim sadece. Onunla yasadiklarini bilmek istemem. (cevabim yanlis anlasilabilir gibi geldi)
0
yuzır
(22.01.17)
Yaş ilerledikçe böyle şeylerin çok önemi kalmıyor. Eskiden sorduk da ne oldu sanki? Sürekli bi kavga nedeni, bi karşılaştırma.

ne ben soruyorum ne de sevgilim bana soruyor.
0
ufukcel
(22.01.17)
Hayır ve bilinçli olarak kaçındığım bir durum bu. Öğrenmek isteyeceğim en son şeydir herhalde eski ilişkileri.
0
pike
(22.01.17)
pike +1, özellikle asla sormam, çok anlatmaya kalkarsa anlatma da derim. hem merak etmem hem de gereği yok.
0
baba jo
(22.01.17)
ben sorgulamıyorum artık, ne zaman sorgulasam vasat tipler olduğu ortaya çıkıyor adfaajdjs
0
istenmeyen evlat
(22.01.17)
Ozellikle sormam ama muhabbet muhabbeti actikca bazen ufak da olsa konusu geciyor e haliyle hayatin icinden normal seyler bunlar bazen gulunup gecilen seyler oluyor. Kendisi gecmisindeki hicbir insan hakkinda olumsuz ve asagilayici tek bir sey konusmaz ve her daim saygilidir bu yonune de oldukca saygi duyarim.
0
neferkitty
(22.01.17)
Umrumda olmaz. Ama sen bana bakma. Hayatta en kötü ne olabilir ki? En fazla ölürüz modunda yaşıyorum.

Umrunda olsun yani. Kimle birbirini emiklediği önemlidir aslında.
0
zirrealist
(22.01.17)
Tam olarak yuzır+1

Kimdir bileyim, ben safımdır biraz, çevrede çok dönenip duruyorsa bileyim kimdir, nedir diye. Yoksa yaşadıkları geçmişte kalmış. Anlatmasını istemem, hatta lütfen anlatmasın.
0
SiyamkedisiZorro
(23.01.17)
sorarim hatta liste halinde vermeli en basta herkes birbirine sonra sagdan soldan cikmasinlar
0
tiredpanda
(23.01.17)
(15)

Maddiyata değer veren kadınlar

sorunvar
- Mesela kız beni kahve içmeye çağırıyor ama uzakta bana arabam yok sende var sen gelsene buralara bi kahve içelim falan diyor -Başka biri de evine çağırdı ama araban varsa gel yakın ama yoksa gelme 15 dk yürürsün dedi ..Araba olunca niye çağiriyor ?-Başka biri de araban varsa gelsene ya köpeği vete
- Mesela kız beni kahve içmeye çağırıyor ama uzakta bana arabam yok sende var sen gelsene buralara bi kahve içelim falan diyor

-Başka biri de evine çağırdı ama araban varsa gel yakın ama yoksa gelme 15 dk yürürsün dedi ..Araba olunca niye çağiriyor ?

-Başka biri de araban varsa gelsene ya köpeği veterinere götürmem gerekiyor diyor

Şimdi bu kişiler genelde 25 li yaşlarda kızlar .Neden türk kızları bu kadar araba baskısı yapiyor :) Araba kullanmada çok iyi değilim ben bunlarin illa şöförlüğünü yapmak mı zorundayım :))

Bu kızlar beni net tanımayanlar .Arabam olup olmadığmı bile bilmiyorlar .Ama sosyal medyadan falan biraz bakınca varlıklı gibi analiz yapıp bunun arabası vardır falan diyolar :))
0
sorunvar
(21.01.17)
Yani sende araba varsa gitmen daha mantıklı sonuç olarak. Hatunda araba ister abi gayet normal yani şu götkesen ayazında kim yürümek ister.
0
gozu acik sevisen yahudi
(21.01.17)
Öyle kızlara prim verenler düşünsün. Bence iyi ediyolar.
0
mandalina kokusu
(21.01.17)
Evet, sadece Türk kızlarına özgü bir şey bu. Dünyanın başka hiçbir yerinde yok örneği. Allah kahretsin onları. Sizin hiç suçunuz yok, güzel hatun görünce mesaj atmak gerekli tabii. Çok üzücü gerçekten; siz ona güzel diye mesaj atıyorsunuz, o sizden araba bekliyor. Hepsi aynı bir de. Ölsünler.
0
devilred
(21.01.17)
devil ve mandalina +1
yahu cidden nerden buluyorsunuz bu tipleri, ben boyle insanlari neden hic goremiyorum? herkes yazmasa valla aslinda yok diyicem, sanki sirinler koyu, fakat ici hep kezban sirinelerle, kamil sirinlerle dolu, baska da kimse yok, hepsi boyle.
0
mavicorap
(21.01.17)
al gülüm ver gülüm
bence önemli olan araban olması değil. Araban olduğu için seni kullanıp daha sonra aramıyorlarsa ne olduklarını yazmaya gerek yok. Türk kızlarının geneli, daha doğrusu çalışmayan, kendi ayakları üzerinde duramayanların çoğu arabayı erkeğin alması gerekir gibi bir fikir üretiyorlar.
0
yüzyıllık yalnızlık
(21.01.17)
krem peynir +10000

benim çevremde hiç böyle görgüsüz insan yok. insanlar kendileri gibilerini çekiyor etraflarına.
0
köstebek kurabiye
(21.01.17)
ne kadar görgüsüzmüşüm ya :)
0
🌸sorunvar
(21.01.17)
arabam yok. şimdiye kadar bunun sıkıntısını da hiç yaşamadım bu konuda. metrobüsle buluşmaya gitmem, aylık akbilim falan sevişmemi engellemedi. hedef kitlen sıkıntı+1
0
dinsiz adam
(22.01.17)
"benim çevremde böyle biri yok! nasıl çevreniz var yhaaa.s.s" diyenlere inanmayın etraf bu araba sevdalısı kızlardan dolu.arabada 5 evde 15 sanırım istedikleri bu.
0
follow rivers
(22.01.17)
mandalina kokusu ve krem peynir +1
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.01.17)
ron dennis
(22.01.17)
turk kizlari oyle seyler yapmaz tamammi, onlar bir meta degildir! dediklerini duyar gibiyim.

oyle tiplere 1 kahve bile ismarlamam ki arabayla falan hayatta almam, gitsinler otobuse binsinler.

bu arada bu gorgusuzluk furyasi balkan ulkelerinde de var. ozellikle bulgarlarda cok..
0
ubi dubium ibi libertas
(22.01.17)
vurun kızlar daha ölmedi. +1000 hepinizee
sorun sadece türk kızlarında değil.değişik milletten kızlarda da bu sorun olabilir..binaenaleyh, bu bir sorun değildir.
0
mungojerry
(22.01.17)
Arabam var dediğin tarz bir şeyi hiç yaşamadım. Ancak yakın çevreme hiç bir şekilde sığ, ahmak, malperest insanları almadım, uzak çevremdekilerle irtibat kurmadım.

Hata denildiği üzere sizin çevrenizde.
0
KaraSakall
(22.01.17)
Yukarıdakilerle hemfikirim.

Ama ilk verdiğiniz örnek bana ters gelmedi. Mesafeler uzak olunca (arabası olmasa bile) erkek tarafı daha çok gelsin isterdim ben de. Arada ortak lokasyonlar, ama daha çok kızın yakını ters gelmedi bana.
0
SiyamkedisiZorro
(23.01.17)
(4)

bankada kara para aklama departmanında çalışan

mhmtt
ya da çalışan tanıdığı olan var mı ?hsbc'den mülakat teklifi aldım bu departmanda başlamak için. nasıldır nedir ne değildir çalışılır mı ? ne diyorsunuz
ya da çalışan tanıdığı olan var mı ?

hsbc'den mülakat teklifi aldım bu departmanda başlamak için. nasıldır nedir ne değildir çalışılır mı ? ne diyorsunuz
0
mhmtt
(17.01.17)
çalışılır, süper iş hatta filmlere bile konu olursun.
0
tosunpasa
(17.01.17)
sigortayı kaçtan yatırdıklarını ve sabah/akşam servis imkanı olup olmadığını sor.
bir de adli bir durumda "temiz iç çamaşırını herkes kendi mi getiriyor?" diye sorabilirsin.
0
sansli pipi
(17.01.17)
Arkadaşın sormak istediği AML (Anti-Money Laundering) departmanı. Her bankada olması gerekli bir bölüm. Ben bankada çalışmıyorum, ama bu konuyla ilgili başka bir kurumsal şirkette çalışıyorum.
Nihayetinde banka müşterisi hakkında soruşturma yapacak, nakit akışının kontrol altına alınması ile ilgili her bankanın belli kuralları vardır. Yasal zorunluluklara hakim olup olmadığınız sorgulanacak. Yabancı diliniz sorgulanacak. HSBC'de daha önce çalışmış bir arkadaşımla AML bölümü hakkında konuşmuştuk. Bir müşteriyi veriyoruz 1-2 haftada ancak clearance veriyorlar demişti.
0
SiyamkedisiZorro
(17.01.17)
Ahahahah böyle sorunca çok komik olmuş hala gülüyorum:D

Siyamkedisizorro güzel açıklamış zaten
0
rodriguez2
(17.01.17)
(1)

güneş ışığı almayan ofiste hangi bitki yetiştirilir

mhmtt
saksıda masanın bir köşesine yerleştireyim diyorum. ofis sıcak oluyor ışık alıyor ama güneş ışığını direkt almıyor benim masam cama 2-3 metre mesafedeyim. hangi bitkiyi yetiştirsem. şöyle farklı farklı çiçekler açan küçük bir bitki olsa süper olur
saksıda masanın bir köşesine yerleştireyim diyorum. ofis sıcak oluyor ışık alıyor ama güneş ışığını direkt almıyor benim masam cama 2-3 metre mesafedeyim. hangi bitkiyi yetiştirsem. şöyle farklı farklı çiçekler açan küçük bir bitki olsa süper olur
0
mhmtt
(17.01.17)
Tamamen bodrum katta çalışan bir arkadaşımın muhteşem güzel deve tabanı, ve diğer yeşil salon bitkilerini gördüm bizzat ofisinde. İpucu, güneş ışığı lambaları. Bu lambaları çiçeğe doğrultuyorsunuz mis gibi büyüyor çiçek!
0
SiyamkedisiZorro
(17.01.17)
(15)

Eşinizin yanında osurur musunuz ? Yaptığınızda tepkisi nedir ?

tociess
Sb.
Sb.
0
tociess
(17.01.17)
bence hiç gerek yok öyle bi şeye.
samimiyet falan da değil iğrençlik.
arada kaçabilir tabi ama yanımda cayır cayır yapsa sürekli. saygısızlık algılarım.
sonra aradaki çekicilik, seksilik kaybolur ayrıca . tam seksi seksi konuşuyosun öpüceksin aklına gelcek
ıyyyk
0
allaccess
(17.01.17)
Eşinin yanında sen sen değilsen, neredesin? Kasmaya gerek yok. Osuruyorsa osurur sıçarsa sıçar.
0
lcha
(17.01.17)
Böyle sorular bana saçma geliyor. Eşimin yanında osursam ne olur sıçsam ne olur? Hayatımı birlikte geçirmek için yemin ettiğim kişi sonuçta. Sevişirken eşinizin nasıl osurduğu aklınıza geliyorsa bir doktora görünün bence.

Zorlu bir hastalık geçirdim vaktinde. Hastanede yaşadığı dönemi eşime sormalısınız. Demek bu durumdan rahatsız olan eşini anında satar kaçar gider.
0
teknikekip
(17.01.17)
her ilişkinin dinamiği farklıdır, eşinizin yanında zırt pırt patatatarart diye pervasızca salıveriyorsanız bence eşşeğin tekisiniz ama ne bileyim kaçtıysa ve eşiniz sizden soğuduysa da eşinizde çüke sürülecek akıl yok misal.

eşim yanımda osurmuyor, keşke yanlışlıkla osursa da gülsem. bu da benim stilim.
0
evde liyakat kalmamis
(17.01.17)
Bir sağlık sorunu veya dalgınlık gibi sebeplerle olursa elbette normal karşılarım, tiksinmem ya da iğrenmem, üzerine dusunmem.

Ama 5 yasinda çocuk gibi zart zort gaz çıkarırsa ve bunu eğlenceli görürse cidden iğrenç gelir, tiksinirim.Dusunsenize, oturmuşuz bir şey izliyoruz, zaaaaart diye bırakıyor. E ben de sıçayım o zaman şuraya afedersiniz.

Bu demek değil ki eşim hasta olduğunda onu terk edip gideyim. Ama bana sindirim esnasında oluşan ve kötü koku yayan bir gazı ortalık yerde salmak komik ya da eğlenceli gelmiyor. Sebebi olsun, her şeyine katlanırım ama "rahatlık" abartılmamalı. Saygısızlık boyutuna ulaşmamalı.

Böyle dusundugumden ben de eşimin yanında dikkat etmeye çalışırım.
0
md11
(17.01.17)
hastalık vaktinde ya da insanlık hali olarak herkesin kaçabilir bir şeyler bu arkadaşın da olsa, ana baban da olsa, kardeşin de olsa, sevgilin de olsa eşin de olsa, kadın-erkek fark etmez görmezden gelirsin, duymazdan gelirsin. insanlık halidir herkesin başına gelebilir. ama halihazırda tuvalet-banyo gibi bir mecra varken eşlerden birinin 'nasıl olsa evlendik, o halde ko götüne gitsin, sal canım nolcek' mantığıyla bir davranış sergilemesin iğrençliktir ve kesinlikle soğutur. yoksa insan hasta olur eşi b.kunu da temizler mesele o değil. mesele saygı ve bakış açısı. eş olmak birbirinizin mahrem alanına bu derece girmek olmamalı. evlenmeden önce nasılsa çiftlerin ilişkisi evlendikten sonra da öyle olmalı. her şey evlenene kadar sonra ko götüne gitsin mantığı olunca, sonra ağlaşılıyor evlenmeden önce hiç böyle değildi evlendikten sonra çok değişti diye
0
limoncello
(17.01.17)
herhangi bir insanın yanında osurmam. osurmanın sen olmakla ben olmakla da alakası yoktur. insanın özeli var. eşinle her şeyini paylaşmak zorunda değilsin. benim yanımda bilerek osurursa da kızarım. hatta boşanmaya bile gider. o kadar basit bi şey değil bu. bu kadar laubali olmamalı insan.
0
zirrealist
(17.01.17)
ablam ve eniştem hakkında konuşayım.

biri diğerinin yanında zart zart atıyor resmen. artık nasıl sindiyse diğeri de ya tepki vermiyor ya da "üf aşkım yhaa aç şu camı kaç defa dedim içerde osurma diye" diyor en fazla.
0
ron dennis
(17.01.17)
Kendine saygısı olan insan yalnız başınaykende bunun doğal bir ihtiyaç olduğunun bilincinde olarak herhangi bir şeyi yaptığı gibi nazikçe(öyle biriyse tabiiki) yapar. Osurmmak, sıçmak gibi şeyler insani ihtiyaçlardır. Gülüyorsak bu bizim sexi ve cinselliği ayırdığımız baltaladığımız gibi baskı altında tutuşumuzdan kaynaklanan mizahtır. Yani sen kendine saygılıysan yapacağın her şey kimin yanında yaparsan yap nezih gözükecektir.
0
douglas
(17.01.17)
Evde liyakat kalmamis +1
0
Apocalypse
(17.01.17)
Vakti zamanında annemle babam böyle karşılıklı osurur ve birbirlerine gülerlerdi. Dehşet içinde izlerdim. Önemli kriterlerimden biri olmuştur osuruk samimiyeti benim için.
Ama ne yaparsan yap büyük konuşmayacaksın.
Evlendikten sonraki dönemde huzursuz bağırsak sendromu denen bir illetle tanıştım. Mümkün değil olmadık zamanlarda hem sesli hem de kokulu olarak çıkıveriyordu. Önceden geleceğini hissedersem bir depar atıyordum eşimden uzağa ama bazen hiç yoktan zaaarrrt. Bir de ben hatun kısmıyım. Hiç yakıştıramıyordum kendime. Utandığımı bildiği için eşim de görmezlikten ve duymazlıktan geliyordu.
Rejim, filan daha bir düzeldi durumum ama aman diyeyim büyük konuşmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(17.01.17)
Evli değilim, olsam evde liyakat kalmamis'in dediği gibi isterdim.

Aslında godoşu beklerken'in dediğinde doğruluk payı var. Osurmak aşırı sağlıklı bir davranış. Hatta bununla ilgili bir söz vardı ama unuttum. Terlemek gibi sağlıklı olduğundan bahsediyordu. Bazı ameliyatlardan sonra hasta osursun diye beklerler, hastanın osurması milat gibi bir şeydir, hastanın iyileşeceğine işarettir.

Yine de banyo, tuvalet diye bir şey var. Seviştiğimde tabii ki aklıma osuruk gelmez, ama normal zamanda da yanımda geniş geniş osuran birinden rahatsız olurum. Ben annemin, babamın, kardeşimin yanında osurmam. Onlar osurduğunda ben rahatsız olurum. Osuruk bana komik değil, çirkin geliyor.

Kazara osurulur, uyurken kaçar falan, banyodan sesi gelir; böyle şeyler olacak tabii ki. Ne olacak, üstüne mıncıklarım bile.

Bir dizide vardı, kocası 'Aramızda bazı sınırlar olsun, gizemli kalalım' falan diyordu; kadın da 'Sevgilim, dün banyoda bacaklarımı traşlarken içeri girip sıçtın. Bizim sınırımız yok' diyordu. Bazı ilişkilerin dinamiği bunu kaldırıyor ama büyük olasılıkla içinde benim bulunduğum ilişki kaldırmaz. Oda arkadaşı osurur da, eşimin benim yanımda sürekli ve pervasızca osurduğu gün, artık alışkanlık olduğum ve bana artık aşık olmadığı gündür. Belirli bir noktadan sonra karşıdaki kişinin teni sevgilinin teni değil, kendi gibi hissettiği ve dokunmanın artık bir heyecanı kalmadığı gündür. Bu şekilde, anlam da yüklüyorum şimdilik.

Yurtta kaldığım için olabilir bu. 5 sene yurtta kalıp milletin yanında osuramayınca, insan osuruğuna yabancılaşıyor.
0
aychovsky
(17.01.17)
biz prensip olarak hiçbir durumda osurmuyoruz.
0
zgrydn
(17.01.17)
md11+1.
8 senelik evliyim. Mideyle ilgili rahatsizlik disinda birbirimizin yaninda osurmak/gegirmek gibi seyleri asla yapmiyoruz. arada kacabilir, onda da gülümseyip geciliyor.
bunun hastayken bakma ile ilgisi yok. agir hastalik sebebiyle bundan cok daha antipatik seylerle karsilastigimiz oldu ama mevzu hastalik olunca insanin gözü sevdiginden baska birseyi görmüyor isterse salonun ortasina sicsin.

ama rutin zamanda yapmayin arkadaslar, birbirinize sayginiz kalsin, he cinliler gibi yemegi begendigini göstermek icin insanlarin yüksek sesle gegirdigi tarz bir kültürden geliyorsaniz da karsinizdakininin de ayri kültürden geldigine emin olun.
0
kimse
(17.01.17)
cevaplarda osuranlara lanet yağdırılmış biz asla yapmıyoruz denilmiş falan ama ulan sizin hiçbiriniz yapmıyorsa kim yapıyor bunları peki?

gerçek hayatta böyle değil, kimse dümen yapmasın şimdi. adam osuruyor, geğiriyor, sümüğü top yapıp atıyor, elini taşaklarına sokup kaşıyor. lafa gelince ben asla yapmıyorum.. he sen yapmıyon kardeş.
0
ada meltemi
(17.01.17)
(31)

İşten erken çıkınca laf sokan iş arkadaşları

bk
Sevgili duyuru sakinleri, şimdi benim neredeyse bir senedir çalıştığım şirkette işe 9 buçuk gibi gidip 4 buçuk gibi çıkmaya başladım. Standart mesai saatleri 9-17:30.İş arkadaşlarım laf sokmaya başladı da bunlara ne oluyor onu anlamadım zira patronun bir şikayeti yok. Ha bu arada 30 yaşında eşek kad
Sevgili duyuru sakinleri, şimdi benim neredeyse bir senedir çalıştığım şirkette işe 9 buçuk gibi gidip 4 buçuk gibi çıkmaya başladım. Standart mesai saatleri 9-17:30.

İş arkadaşlarım laf sokmaya başladı da bunlara ne oluyor onu anlamadım zira patronun bir şikayeti yok.


Ha bu arada 30 yaşında eşek kadar adam olmama ramen bu benim ilk tam zamanlı işim, yani adap falan bilmiyor olabilirim bu konuda. Bana kalsa iş arkadaşlarım 3'te çıksın veya hiç gelmesin yahu, bana ne ama gel gör ki bunlar benim geç gelip erken çıkmama kıllanıyor.

Trafiğe kalmak istemiyorum, o yüzden işlerimi çabuk halledip çıkıyorum lan, ne var ki bunda?
0
bk
(05.01.17)
patron memnunsa boşver abi.
0
reavelyn
(05.01.17)
Bence içlerinde değer verdiğin insanlar varsa got konuş. De ki bu durumdan rahatsız mı oldun. Ben senin erken çıkmandan rahatsız olmazdım vs.

Şu yaşımda konuşmanın ne büyük nimet ve insanlık olduğunuz anladım.

Neyse ilk başta aranızda tatsız ve siğuk rüzgarlar esebilir bu konuşmadan dolayı ama 1 gün sonrasında daha güzel düşüneceğinden emin gibiyim. (Neden emin değilim konuşacağın kişi anlayışsız olmakta kendini zorlayan birisiyse sonuç vermeyebilir.)
0
cahs
(05.01.17)
bizim şirkette de senden bir tane var. adı ali olsun. ali haftanın iki günü türlü bahanelerle gelmiyor, ali kafasına esince "benlik bişi yoksa çıkıyorum" diyip çıkıyor, ve ali şirkette olduğu sürece kesinlikle hhiçbir iş yapmıyor. bütün gün tuvalette takılıtor. bütün bunları görmemesi imkansız olan tüm müdür ve yöneticiler de aliye tek kelime laf etmiyor. ve biz de artık son zamanlarda aliye bol bol laf sokuyoruz. haliyle.

huzurunda kendisi hakkındaki düşüncelerimi yazayım.

eeeyyyy ali. bi sen mi akıllısın? bi sen mi trafiğe kalıyorsun? biz eve özel jetle mi gidiyoruz? evde anamız, bacımız, sevgilimiz, kedimiz beklemiyor mu bizi? biz bilmiyor muyuz keyfimize göre gidip gelmeyi? biz çok bayıldığımız için mi sabahın köründe kalkıp işe gelip gece karanlığında işten çıkıyoruz? bizim güneşe, uykuya, dinlenmeye hakkımız yok da bi senin mi var?

şimdi ali, diyeceksin ki "o zaman siz de yapın."
ali deli misin. hepimiz işimizi 3 te bitirip çıkarsak o ne biçim iş olur. bak patron ne der demiyorum. öyle iş olmaz. çünkü "ben işimi bitirip çıktım" diye bir mantık yoktur iş hayatında. iş bitmez. mesai saatleri bunun için var. diyelim sen çıktın ama saat 4te seninle alakalı bir mail geldi. ben mi cevaplayacağım senin mailini ali? eğer yaptığını çok haklı ve mantıklı görüyorsan tüm iş arkadaşlarının senin gibi davrandığını düşün. nasıl bir kaos olur ve hiç iş yürümez değil mi?

aliye hazırladığım bu laflardan seni de ilgilendiren kısımlar vardır muhtemelen @bk. sonuç olarak evet sen adap bilmiyorsun, bunu gelip ciddi ciddi soduğun için söylüyorum böyle yapmaya devam edersen iğrenç bir çalışma hayatın olur ve gerçekten mutsuz olursun. müdürlerinin ne düşündüğü işini ne kadar iyi yaptığın vs bunlar çok önemli evet ama çalışma arkadaşların sana cephe alırsa bir daha şirket içinde huzurlu olamazsın. böyle yapma.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.01.17)
iyi de ben ali'den farklı olarak işimi gayet iyi yapıyorum. Hatta 2 ay önce 20 zam istedim ve aldım. Yani öyle çalışmadan maaş alma durumu yok, özel sektör bu.
0
🌸bk
(05.01.17)
ha bi de yemeğe millet 12 buçukta çıkıyor, ben 12'de. Çok sıra oluyor yakın yerlerde, bu sayede sıra beklememiş oluyorum. kesin buna da kıllanıyorlardır, arkamda sıra beklese rahat edecekler.
0
🌸bk
(05.01.17)
ha bi de ben twitter facebook u yayıla yayıla kullanıyorum ofiste, açıp haber falan okuyorum.

diğerleri de takılıyor tabi ama biri yaklaşınca pencereyi küçültüyorlar falan.

ya ne bileyim, me gerek var böyle şeylere.
0
🌸bk
(05.01.17)
Sıkıntı olsa patron da belirtir bi şekilde.
Dikkat et, iş arkadaşların senin bu esnek mesai anlayışını patronun gözüne sokmak için komplo hazırlamasın.
Sen gittiğinde veya sen gelmeden "aa bg gittiği/henüz gelmediği için bakamaz, neyse ben bakıyım bari ama benim de şu şu işler var yaa offf nasıl yetişicek" diye abartıp allayıp pullayıp adamın kafasına girebilirler.
0
megalomaniac
(05.01.17)
"patronun sikayeti yok sesini cikarmadi" ile "patronla bu konuyu ozel olarak konustum izin verdi" arasinda bir fark var ona dikkat etmek lazim. eger ilki gibi bir durumsa is "arkadaslarinin" da citlatmasiyla "bk sen hayirdir?" diyebilir patron yakin gelecekte. veya millet isini bitirmeden e ben salak miyim ben de giderim aq diye ayaklanirsa patron ayaklanmayi bastirmak icin oturun oturdugunuz yere hamlesi yapabilir.

insanlarin derdiyle ugrasilmaz, sen keyfine bak ama yukaridakiler aklinda bulunsun.
0
robokot
(05.01.17)
evet o komplo olayını yaparlar ha, daha önce biri benim fikrimi kendi fikri gibi anlatıp puanları toplamıştı.

ya şu ofis tayfası ne boş işlerle uğraşıyor , daha bir sene dolmadan bıktım.
0
🌸bk
(05.01.17)
istersen işinde bir numara ol, bu önemli değil. seninle "aynı pozisyondaki" insanlardan ayrıcalıklıymış gibi davranırsan herkes sana cephe alır. sonuçta işyerinin kuralları var ve şirketteki tüm çalışanlar 9da girip 17.30 da çıkarken senin ne ayrıcalığın var da böyle kafana göre gidip gelebiliyorsun? işini iyi yaptığın için mi bu hakkı görüyorsun kendinde? onlar kaç yıldır orada çalışmalarına rağmen işlerini senin kadar iyi yapamıyorlar mı yani? bu elbette ki kimsenin hoşuna gitmez.

bu arada biz de özel bir şirketiz ve ali de kendi işini çok iyi yaptığından bahsediyor, gerçekten bu konuda iyi olduğunu düşünüyor. ama her geçen gün sorduğu, saçma sapan, aylar önce öğrenmiş olması gereken konular hakkındaki sorularla daha da dibe batıyor, üstelik bunun bile farkında değil. ali hakkında fikrimi sorarsan bence inanılmaz üst düzey bi yerlerden birinin torpillisi.

sen ise gogogle tarzı bir yerde iş bulmalısın, bu tarz geri kafalı iş hayatı için fazla zekisin.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.01.17)
Onlar isterlerse çıkabilirler mi 12'de ve 4 buçukta?

Sen neden ayrıcalıklısın onu anlayamadım. Onlar da çıkabiliyor ama çıkmıyorlarsa mesele Yok ama aksi durumda sadrazam sol ilişkisi geliyor akla.
0
mutlusismankedi2015
(05.01.17)
aynı seviyede değiliz, onlar benim bi üstüm ama ben onlara değil de doğrudan onların manager'ına bağlıyım.

patron toplantıya geç kalmak dışında bir şeye kızmıyor, bunlardan birini fena haşladı toplantıya geç kalınca :)
0
🌸bk
(05.01.17)
onlar da çıkar istedikleri saatte, kimse çetelesini tutmuyor ki? koca binada 900 kişi çalışıyor , bazılarının işi buna uygun değil - mesela müşteri hizmetleri çıkamaz tabi ama yazılımcı çıkar yahu.
0
🌸bk
(05.01.17)
acik acik konusulmadiysa onden patronla konusmak lazim o zaman. birine ayip olur diye degil, sana baskalari komplo kurarsa seninle konusulmamis bir mevzudan bu rahatligin elinden gidebilir. onceden siz bunu konusmus olursaniz "haberim var size ne oluyor?" deme rahatligi olabilir patronunun. tamamen kendini koruma amacli dusunuyorum. "patron kizmiyor, bir sey demiyor" mevcut ortamda bir yere kadar gider. seni kolay elden cikarma luksleri yoksa senin de acil is mecburiyetin yoksa tabii salla gitsin.
0
robokot
(05.01.17)
yani patronla konuşmadım da, adamla masalarımız yan yana. çıkarken zaten iyi geceler diyorum, otobüs kaçmasın diyorum. bu laf sokm olayı patron etrafta yokken oluyor.
0
🌸bk
(05.01.17)
olsun yine de sen bu laf sokma olaylarini ufaktan acabilirsin. belli ki sirkete deger katiyorsun zam da almissin. patron huzursuz edilmeni istemez oyleyse. "ben isimi bitirip cikiyorum boyle bana bu kolayligi sagladiginiz icin de tesekkur ederim ancak kulagima boyle boyle seyler geliyor diger is arkadaslarindan sizin de gorusunuzu almak istedim" tadinda citlatirsan o da en azindan haberdar olur gelecekte karsisina cikarsa ve senin tavrini destekliyorsa seni savunabilir. cogu kisi salla basi al maasi kafasinda oldugu icin operasyon icin degerli bir takim elemani olmanin ne demek oldugunu bilmez o yuzden bu dediklerim onlara tuhaf gelebilir. ben de senin gibi hayatimda bir gun calismis degilim (resmi olarak maasli eleman olarak vs) ama kurumsal firmalarda gecici olarak yasadiklari zorluklari cozme odakli o ortami soluma firsatim oldu (benim de yazilim). benim tamamen ozgur olmamin (mesai saatim olmuyor) sebebini anlayamayan kisilerden benzer tavirlar gordum ve can sikici oldu yani, sana deger veren bir patrona bu konuyu acmakta bir sakinca olmaz bence.
0
robokot
(05.01.17)
Turkiye'de calisirken birgun mudurum cekti beni odaya "benim bir derdim yok ama is arkadaslarin gec geliyorsun diye soyleniyor" dedi.
Ben de adama hak verdigimi, cunku bana ihtiyaclari oldugu anda orada olmazsam isleri aksayabilecegini ve bu durumdan rahatsiz olmalarinin gayet normal oldugunu soyledim. Sonra ekledim: "Herkes 5bucukta toplanmaya baslayip saat 6 oldugunda ortadan kaybolurken ben onlarin arkalarini toplamak icin 9'a, 10'a kadar calisiyorum. Bir daha birilerinin homurdandigini duyarsaniz veya sikayet edilirsem sizden ricam arkadaslara durumu anlatin. Yine de ise vaktinde gelmem gerektigini dusunuyorsaniz, benim icin sikinti yok ama herkes gibi ben de 6 da cikarim."

Bu sozumun ustune bir daha hic sikayet duymadim. Olayin ozu: Eger isinizi hakkini vererek yapiyorsaniz boyle seylere takilmayin ama ayni zamanda yoneticinize de durumu izah edin ki baskalarinin doldurusuna gelmesin. Siz isinizi hakkiyla yapmaniza ragmen ofis ici politik oyunlar nedeniyle rahatsiz ediliyorsaniz, o ekip size uygun bir ekip degil. Bu durumda baska bir is bulup ayrilmanizi tavsiye ederim.
0
gormemisin oglu
(05.01.17)
bir trollük var ama bismillah diyerek başlıyorum.

böyle hareketler düzeni bozduğu için kabul edilebilir hareketler değildir. yakın zamanda üstlerin patronu ikna edecek ve 1 kişinin keyfi için 10 kişinin huzurunun bozulmasının şirkete fayda değil zararı olduğunu, erken çıkan arkadaşın yerine daha ucuza aynı işi yapabilecek birilerinin bulunabileceği, ofisteki saatlerinin yarısında twitter, facebook ve ekşisözlük okuduğu, zaten kriz geldiğinden ortada müşteri kalmadığından dolayı bunun göze batacağından ötürü patron ilk seni çıkaracak.

benden habersiz cumartesi günleri erken paydos edip (ofisi farklı yerdeydi kimse görmeyince erken çıkabilme hakkını kendinde bulmuş- işlerini yapıyormuş nasıl olsa ama ondan istediğim tonla iş vardı ve mesaide bunları yapamıyordu) bunu farkettiğimde ben bunu haftalardır yapıyorum diyen elemanı geçmişe dönük uyarılarını da verip tazminatsız gönderdim.

ben ofisteki yöneticinin yerinde olsam 3 tane tutanak tutar tazminatsız işten atarım böyle adamı.
0
ozdek
(05.01.17)
Bizim şirkette de vardı böyle biri. Müdür hiç karışmazdı fakat biz ayar olurduk. Sonunda diğer arkadaşlarla organize olup onun gibi davranmaya başladık. Bir hafta sonra işten çıkarıldı.

Diğer insanlar senden daha aptal olduklarından değil, şirketin kurallarına uymak zorunda olduklarını bildiklerinden dolayı böyle davrandıklarını unutma bence.
0
Crowley
(05.01.17)
trafiğe kalmamak için erken çıkıyorum demek çok saçma. iş olsun veya olmasın orada mesai saati denen bir olay varsa siz de geç gelip erken çıkmayı bunu alışkanlık haline getirmişsiniz.
0
tolgan
(05.01.17)
ne guzel aq, trafige kalmamak icin erken cikiyorsun, yemek sirasina girmemek icin erken yemege gidiyorsun. demek ki o sirkette bir sen akillisin, digerleri gerizekali. bu senin dusunce yapin. bu bana yapilsa ben de sinir olurdum.
he soru troll sorusu gibi zaten ama biz yine de normal cevabimizi verelim.
0
baldur2
(05.01.17)
abi ben şunu anlamıyorum. "etik" diye bir şey duydun mu hiç? iş ahlakı falan? yani neden türkiyede bu tembellik, kurallara uymayayım da kendime göre kural koyayım hareketleri var anlam veremiyorum. Genlerden geliyor heralde.

bir kural varsa buna uyulur. Bu bu kadar zor olmamalı ya. Sonra almanyaya japonyaya gidince vay bee adamlar neler yapmış be hasan, vay anasını hasan diyoruz/ diyorsunuz.
0
safepassage
(05.01.17)
herkes adamlara saydirmis; ama bence yaptiklari erdewm acisindan yanlis ama insani acidan gayet dogru. kiskanclik default gelen bi sey. eger kendini o alanda gelistirmemisse boyle davranmak normal. sonuc itibari ile karsi tarafi suclayamam.

edit: oha trafik icin erken cikiyomus pasam yeni gordum. dua et seni dovmemisler.
0
mayeskuel
(05.01.17)
Daha önce çalıştığım bir bölümün satışçıları ve proje mühendisleri farklı binadaydılar. Aynı kampüs ama karşılıklı iki bina. Sonra bizim müdür başka bir bölüme geçti, yerine dışarıdan "Amerika görmüş" presentabl bir yönetici geldi. İlk aksiyonlarından biri de grubu aynı ofiste birleştirmek oldu. Şirkette mesai saatleri 08:00-17:30. Satışçılar 9'a doğru geliyor, arada öğle yemeğini 1 saat değil 2 saate uzatıyorlar, zaten arada müşteride oldukları içn düzensiz geliş gidişleri var. 08:00-17:30 çalışan mühendis arkadaşlarda huzursuzlanma başladı. Bu arada benim eski müdürle arada yemeğe çıkıyoruz, görüşüyoruz filan. Bu konu açıldı bir ara. Dedi ki "Bebe sandı ki takım ruhu oluşturacak aynı ofiste. Çalışma stilleri farklı olması gereken insanları aynı yere koyarsan illa ki hır çıkar. Amerika'da öğretmiyorlar bunu..."
Bu da böyle bir anım.
0
SiyamkedisiZorro
(05.01.17)
Arkdaşlar, bu kafayla tüm zamanınızı ofiste geçirip ortaya bir şey çıkarmadığınız gibi üç kuruşa da çalıştırılırsınız. Biri toplantı set ettiyse, bana mail attıysa bir şey sormak için ben zamanında orada oluyorum zamanında cevap veriyorum, benim giriş çıkış aatimden kime ne yahu?

biraz kendi işinize bakın, şu işçi kafasını kenara koyun.
0
🌸bk
(05.01.17)
ooo plaza ağzı, alırım bir dal. Bizim ofiste de var senin gibi birisi, patron yalakasının teki. yüzüne tükürsek yarabbi şükür diyecek bir tip.
0
teknikekip
(05.01.17)
yazılımcı için saat kısıtlaması hoş olmuyor evet. o zaman evden çalış freelance işler yap. şirkette çalışıyorsan herkesten erken yemeğe çıkmak, herkesten önce eve gitmek... bir akıllı sensin yani. umarım herkes seni taklit etmeye başlar ve patronun gözüne batarsın.
0
sanguine mcqaer
(05.01.17)
Yüzsüz insan gördüm de bu kadarını görmedim. Alemin akıllısı bi sensin çünkü. Hakında dediklerinde çok haklılar, az bile yapıyorlar hatta bana kalırsa. İş ahlakı yoksunu insan tipisin direkt.
0
devilred
(05.01.17)
madem kafana göre takılacaksın buradaki insanlardan ne diye bir yorum alma ihtiyacı hissettin. sen takıl aynen öyle. işçi kafasından kurtulun diye orda da bir kullan. belki üstünde birşeyler denerler.
0
tolgan
(05.01.17)
aranızda ast üst ilişkisi yoksa aynı seviyede iseniz bu durumda alınmaları normal.
normalde çalıştığım yerde benim giriş çıkış saatlerim diğer bölümdekilere göre daha esnek. ama bunu başta söyleyen de patronum.
bu durumda benim altımda sayılan biri laf soksa, trip atsa sana ne oluyor derim ama senin durum biraz daha farklı.
0
cabiday
(05.01.17)
bk, gordugun gibi memlekette profesyonel köle patrondan cok patroncu ciddi bir kitle mevcut. o yuzden bu kisilerle direk konusarak anlasman pek mumkun degil. sirketine urettigin bir deger varsa direk izin veren merci onayini alip keyfine bakacaksin.
0
robokot
(05.01.17)
(6)

taze zerdeçal

blatta hiberna
İstanbul'da (tercihen Anadolu yakasında) taze zerdeçal satılan bir market ya da aktar vb. biliyor musunuz?taze zencefil her yerde var, ama zerdeçal bulamıyorum.toz değil, fotoğraftaki gibi olacak.teşekkürler!
İstanbul'da (tercihen Anadolu yakasında) taze zerdeçal satılan bir market ya da aktar vb. biliyor musunuz?
taze zencefil her yerde var, ama zerdeçal bulamıyorum.

toz değil, fotoğraftaki gibi olacak.

teşekkürler!
0
blatta hiberna
(04.01.17)
taze masa'dan sipariş etmiştim ben.
Kadıköy'de tam Şifa Hastanesi'ne dönerken büyücek bir aktar var, orada da gördüğümü hatırlıyorum. Bir de macrocenter'da gördüğümü hatırlıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(04.01.17)
macrocenter'a baktım, ama bulamadım.
sanırım benim baktığım şubede yoktu, çünkü internet sitelerinde de var.
teşekkürler!
0
🌸blatta hiberna
(04.01.17)
Kozyatağı Metro'da vardı geçen hafta. Artık girerken tek kullanımlık kart bile gerekmiyor.
0
whoosie
(04.01.17)
Ben Anadoluhisarı Migros'ta görüyorum zaman zaman.
0
old possum
(04.01.17)
bebek macrocenter'da (Lucca nin yani) var, daha dün akşam gördüm (zencefil ile farkını görmek istiyordum).
0
no christ requires
(04.01.17)
Ben de dün akşam Kanyon Macrocenter'da gördüm. Hatta iki markadan vardı.
0
benimadımmayıs
(04.01.17)
(5)

Yeni doğan yeğene altın künye almak?

raskolnikovv
Isminin yazili bir altin kunye almayi dusunuyorum. Bu kunyeyi ilerde satarsa cok mu dusuk fiyat verirler? Yoksa bunun yerine yarim altin almak mi mantikli? Ya da bir kunye bir de ceyrek mi hediye etsem?
Isminin yazili bir altin kunye almayi dusunuyorum. Bu kunyeyi ilerde satarsa cok mu dusuk fiyat verirler? Yoksa bunun yerine yarim altin almak mi mantikli? Ya da bir kunye bir de ceyrek mi hediye etsem?
0
raskolnikovv
(04.01.17)
Yarım altın en iyisi.
0
la rana
(04.01.17)
yeni doğan bebeğe altın künye takmak genellikle mümkün olmuyor. 3-4 yaşlarına kadar sıpalar kollarında tutmuyorlar. elbette sizin yeğen bir istisna olabilir, ama bence anlayacağı zaman kendisine hediye etseniz daha iyi olabilir.

yerinizde olsam altın takarım. bir ihtiyacını görür. hediyeyi 2 yaşından sonra doğrudan kendisine alırım. anlıyor sıpa.
0
babilbaligi
(04.01.17)
valla aranız çok uzak/açık falan değilse yeğene niye yarım altın alıyorsunuz? tam alın. çocuğun ihtiyaçları görülsün
0
kedili madam
(04.01.17)
yarım altın iyidir. satar ihtiyaçlarını görürler lazım olduğunda.

ilk doğum gününde künye vs alırsınız.
0
elorelia
(04.01.17)
Benim kızıma da almıştı yengemler sağ olsunlar. Tabii ki takamadı, büyüyünce de koluna olmuyor. E hatırası da var, satmadık, öyle duruyor. Taksın istiyorsanız, kızsa kolye alın, büyüyünce takar, oğlansa saat alın büyüyünce takar. O zamana kadar ohoo diyorsanız, yarım altın.
0
SiyamkedisiZorro
(04.01.17)
(16)

Azgın erkek kedi & yavru dişi kedi

lilidance
11 aylık erkek british kedimiz evde çok sakindi sürekli uyuyordu . Yanına bir arkadaş aldık 3 aylık bir dişi . Dün yavru kedimiz eve geldi fakat erkek kedimiz sürekli dişinin peşinde . Aynı odada tutamıyorum su anda . Veterinere götürdüm dişi kızgınlık dönemine gelmeden iğne yaparız dedi dr erken ge
11 aylık erkek british kedimiz evde çok sakindi sürekli uyuyordu . Yanına bir arkadaş aldık 3 aylık bir dişi . Dün yavru kedimiz eve geldi fakat erkek kedimiz sürekli dişinin peşinde . Aynı odada tutamıyorum su anda . Veterinere götürdüm dişi kızgınlık dönemine gelmeden iğne yaparız dedi dr erken gebelik oluşmasın diye . Hiç böyle bir olayla karşılaşan var mı aranızda ? Kısırlaştırmak kesinlikle istemiyorum baska bir önerisi olan var mı acaba ?

3 aylık minnacık bi yavruya bu şekilde yaklaşacağını hiç düşünmemiştim :(
0
lilidance
(03.01.17)
Şöyle söyleyeyim, tecavüz bile eder. Aylarca farklı odalarda da tutamayacağına göre mecburen kısırlaştıracaksın.
0
buff
(03.01.17)
1 ay ayrı odalarda kalsa , 4 aylık olup güçlemse yine de dediğin gibi olur mu ? Çok üzüldüm şimdi
0
🌸lilidance
(03.01.17)
buradaki mantik nedir anlamadim tam, disi kedi gecici olarak mi kalacak? eger oyleyse ayri odalarda tutacaksiniz bir sure. yok kaliciysa bunun sonu yok zaten, kedinin "bacimsin" deyip hallenmeyi birakacagini falan mi dusunuyorsunuz? kisirlasmazsa omur boyu bu guduleri olacak (ikisinin de). kisirlastirilmadan bakilan bir ev kedisi zaten iskence goruyordur yaziktir yani bu hayvan surekli aci cekiyor zaten. kisirlastirmayip napiyorsunuz yoksa surekli ciftlestiriyor musunuz birileriyle? cidden kafam almiyor mantigi. 11 ay zaten erkegin ergenliginin iyice basldigi zamanlardir ileriki aylarda ortaliga koku birakip gece gunduz bagirmaya baslayacak eger kisirlasmazsa.
0
robokot
(03.01.17)
Dişi kediler yapı olarak erkek kedilerden her durumda daha küçük olur. Yetişkin dişi kediyle bile erkek yeri geldiği zaman zorla çiftleşebiliyor. 4 aylık yavru henüz bebek sayılır bu birincisi. İkincisi, güçlendiğini varsayarak birlikte tutmaya başladınız ve gözetiminiz olmadığı bir zamanda erkek dişiyle zorla birlikte oldu, bunun riskini alabilir misiniz, vicdani yükünü taşıyabilir misiniz? Hiç denk gelmediğiniz için ne derece berbat bir durum olduğunu tahayyül edemediğinizi düşünüyorum. O sebeple insan olduklarını varsayarak düşünün: Genç bir adam bir bebeğe tecavüz ediyor, net olarak budur durum. Üçüncü olarak kısırlaştırmanın gerekliliğinden ve hayvan sağlığı açısından önemine giremeyeceğim, o konuya girince sinirlerime hakim olamıyorum çünkü. Şu linki buraya koyayım, bundan başlayarak devamın siz kendiniz araştırırsınız.
tr-tr.facebook.com

Çoğaltma sevdanızdan vazgeçip mutlaka kısırlaştırın. Etik olarak da doğrusu bu.
0
buff
(03.01.17)
yahu saldiri degil, yuruttugun mantigi anlamadim cunku "kisir olmayan erkek ve disi kedi beraber yasasin ama birbirlerine hallenmesinler" isteginin bir mantigi yok. mumkun degil. olmaz. tecrubeyle falan da alakali degil. caresi yok yani mantiksiz istedigin sey. ayni ortamda kendi yavrularina hallenen hayvanlarin senin evinde agabey bacı iliskisi kuracagini mi dusunuyorsun? bunun bir yolu oldugunu mu dusunuyorsun? anlamiyorum ki nedir.

ote yandan kisirlastirilmamis hayvanlari evde tutup iskence edildigini gorunce de insan bir tepki veriyor ister istemez. bu hayvanlari ozgur bir sekilde ciftlestirmeyeceksen onlara eziyet edeceksin anlamina geliyor bu. hangi hayvansever bunu gorup de susar? ote yandan bu hayvanlari omurleri boyu ciftlestireceksen cikacak onlarca hatta yuzlerce yavruyu sahiplendirebilecek misin? yani neresinden tutsan elinde kaliyor.
0
robokot
(03.01.17)
O zaman böyle minik, sevimli, pati desenli bir bekaret kemeri yaptırın.

Zamanı gelince de doğan yavruları eşe dosta ücretsiz sahiplendirirsiniz.
0
buff
(03.01.17)
Siz hakkaten acayipsiniz . Zaten yası geldiğinde isteyerek ve sınırsızca sevişsinler istiyorum ve yanına bile bile eş aldım . İstedikleri kadar yavru da yapsınlar bunu sormuyorum size .
6 aylık olana kadar baska odada dursun deseydiniz bile kafiydi .
0
🌸lilidance
(03.01.17)
ok planin buysa ve senede 25-30 kedi sahiplendirebileceksen (sokakta halihazirda sahipsiz olan o kadar kedi yerine), disi kedinin hayati boyu surekli hamile olmasi sebepli saglik sorunlarinin vebalini alabileceksen disi kedin cinsel olgunluga erisene kadar gecici olarak ayri tutmaktan baska caresi yok. tecavuz bir kenara fiziksel bir zarar verebilir erkek kedin, malesef bunun kacari yok. bugun kotu anilari olursa birbirlerinden omur boyu nefret de edebilirler (arkadasimin evindeki iki yetiskin kedi, biri erkek biri disi, son 10 senelerini kavgayla geciriyorlar o yuzden ayni odada olmalari yasak aninda kavga cikiyor cok buyuk). O yuzden kapi altlarindan birbirlerinin kokularina alissinlar. zamani gelince de yaklasirlar. tabii anlasacaklari malesef garanti degil, hic bir zaman olmuyor biraz sans isi.
0
robokot
(03.01.17)
keşke önüne gelen hayvan sahiplenmese... senin hayvan bakamayacağın verdiğin tepkilerden belli. ''bu'' soruya verilen gayet düzgün, seviyeli ve son derece açıklayıcı (bilale anlatır gibi) cevaplara verilen tepkilere bak. gece gece sinir oldum. neredeyse yetişkin erkek kedinin yanına daha bebek dişi kedi koyup :((( ne oldu ki anlamadım diyor. gayet güzel tane tane anlatan adamlara da gider yapıyor.
neredeyse yetişkin sağlıklı erkek kedi ve daha bebek dişi kedi aynı evde kalamaz... 1 ay ayrı oda falan da kurtarmaz. bu kafa yapınla belli ki küçük dişi kediye hayatı cehennem edeceksin.
0
itachi uchiha
(03.01.17)
hapı ve iğnesi var dişi çok küçükmüş ama vet e sormak daha iyi olur. linç etmeye yer aranır oldu.
0
Big bada bum bum
(03.01.17)
ayrı odalarda tutmaktan başka çare yok gibi. çiftleşme dışında da kavga olabilir. hap iğne işe yaramayabilir.
0
cedex
(03.01.17)
iğne tecavüzü önlemez, sadee bebeği önler. Bir de iğnenin çok yapılmasını tavsiye etmiyorlar veterinerler. Üreme organlarında kanser yapıyor demişti bize.

Öte yandan erkek dişinin kokusunu almaya başladığında her yere kaçınılmaz olarak kokusunu bırakacak.
0
SiyamkedisiZorro
(03.01.17)
Cins kedisi olan ve kısırlaştırmayanlar bu işi ticarete dökenler. Yavruları 800-1000 lira arasına satıyorlar niye kısırlaştırsın tabi. Boşuna parmaklarınızı yormayın.
0
Lim5
(03.01.17)
2 kediyi 5000 TL'ye mi aldın? Aferin.

Çiftleştir (pardon sevişsinler), belki paranı çıkarırsın, üstüne de para kazanırsın. Hayvan sevgisi değil, ticaret resmen.

Ayrıca yetişkin bir erkek kedinin yanına dişi yavru bir kedi alıp "bu şekilde yaklaşacağını hiç düşünmemiştim:(" demek de beslediğin hayvanlar hakkında ne kadar bilgi sahibi "olmadığını" gösteriyor. Araştırmaya bile tenezzül etmemişsin öncesinde.
O yavru kedi keşke senin yerine kendisi koruyacak olan annesinin yanında olsaydı. Yazık.
0
peggy
(03.01.17)
uzun suredir kedi, kopek besliyorum diyorsunuz; buyuk, kisirlastirilmamis bir kedi ile karsi cinsten yavru bir kedinin ayni evde kalmamasi gerektigini gozlemlemis olmaniz gerekirdi. Hem buyuk kediye eziyet olur bu durum hem kucuk kediye. Ayri odalarda olmasi da bir ise yaramaz ki; kokusunu duyuyor sonucta, orda oldugunu biliyor. Kucuk kedi icin durum daha kotu, bebek daha o. korkar, kacar. etkilenir yani. Yukarda da soylenmis; siz evde yokken buyuk kedinin kucuk kediyi oldurmesiyle bile sonuclanabilir bu durum.

Ayrica neden kisirlastirmak istemediginizi de anlamadim acikcasi. Eger dogasini bozuyorum vs diye dusunuyorsaniz bir de su acidan bakmak gerekiyor; surekli evde hamile dolasan bir kediniz olacak. Disi kedinin damizliktan farki kalmayacak. Hos olur mu sizce bu durum? Amacinizin para kazanmak oldugunu da dusunmedim ben.

Ha illa ben bu sekilde yasamalarini istiyorum diyorsaniz kucuk kediyi simdilik birine verin; buyuyunce geri alirsiniz ya da keske en basta benzer yaslarda olan bir kedi sahiplenseydiniz. Tabii isin vicdan kismina gelince bu cok hos bir yol degil bana kalirsa.


Bir de insanlara cok agresif yaklasmissiniz fakat cogu kisi yardim etmeye calismis. Boyle sinirden delirecek, hakaret edecek bir durum yok ortada. Kendinizi daha duzgun ifade edebilirdiniz bence.
0
fraise
(03.01.17)
Kısırlaştırmak haricinde uygulayacağınız her yol, kediler için bazen kısa bazen uzun vadede zararlı Ve acı verici olacak.

Burada kısırlaştır diyen insanlar emin olun en makul yöntemi öneriyorlar size.

Kediler sevişmez. Siz onları kısırlaştırarak, aç bir hayvanı doyurmuş Ve bir daha açlık hissetmemesini sağlamış olacaksınız. Üriner birçok hastalıktan korumuş Ve ömürlerini uzatmış olacaksınız üstelik.

En ve dahi tek makul yöntem, kısırlaştırmak.
0
mutlusismankedi2015
(03.01.17)
(15)

Çok kararsızım - Müdür ve ev içerir

naberabi
3 ay önce bilmediğim bir şehire geldim iş için ve ev tuttuğum yerden çok memnun kalmadım. Taşınmak istediğim tarafta da müdürüm bir ev almış. Gel benim evde kal, hem sen istediğin gibi yaşa, hem de ben yabancıya vermemiş olayım diyor. Ortalama da bir kira istiyor yani o muhit için. Şimdi ev güzel am
3 ay önce bilmediğim bir şehire geldim iş için ve ev tuttuğum yerden çok memnun kalmadım. Taşınmak istediğim tarafta da müdürüm bir ev almış. Gel benim evde kal, hem sen istediğin gibi yaşa, hem de ben yabancıya vermemiş olayım diyor. Ortalama da bir kira istiyor yani o muhit için.

Şimdi ev güzel ama ben müdürü sevmiyorum. Uyuz oluyorum.
Kirayı geciktirmek falan gibi parasal sorunlar yaşamayız da ben emin olamadım bu bir hata olur mu diye.

Bir düşünüyorum, "ulan oturucam insan gibi, kiramı da yatırıcam. ne konuda sıkıntı olabilir ki" diyorum.
Sonra bir daha düşünüyorum, "bu kımıl zararlısı, bu sırtlan iticiliğindeki herif beni darlamanın bir yolunu bulur" diyorum.
kararsızım kaldım. siz olsanız ne yapardınız
0
naberabi
(30.12.16)
yapmayin böyle bir sey diyorum ben.
0
for the record
(30.12.16)
aslaaaaaaaaaa. o semtteki tek boş ev olsa bile tutmam. başka semtten bakarım net. öyle ilişkilere girme müdürünle. evle ilgili bir sorun olur işine yansıtır vs. ne gerek var ev mi yok başka.
0
yue
(30.12.16)
aynı muhitte kira verecek gücün varsa ya da ne bileyim çevre muhitlerde oturabilecek durumdaysan bence de hiç bulaşma. başka ev sahibi olsa tamam da müdürünmüş bu. akşam çıkıp gelmek ister falan ben hiç bulaşmazdım. ev ziyareti, dost ziyareti diye ara sıra çıkıp gelebilir yani şahsen öyle bir endişe duyardım. bir de normalden az kira verecekmişsin, hiç gerek yok şimdi ona borçluymuş durumuna düşmeye.
0
der meister
(30.12.16)
Kiraya yapacağı zam oranının her sene maaş zammınıza endekslenmesi şartı koyarsanız olur :)

Şaka bir yana, pek akıllıca olmaz profesyonel ilişkide olduğunuz birisi ile bu tarz ek bir ilişki başlatmanız.
0
crown
(30.12.16)
Sakın.
0
ikcı
(30.12.16)
hayır az kira değil, normal kira. yani o muhitteki evlerin hepsine aşağı yukarı aynı kirayı istiyorlar.
o açıdan bir borçluluk durumu yok yani, hakkı neyse onu vermiş olucam. o rakamın üzerine de kimse tutmaz zaten.

herkes hayırcı, yok mu bir tane yetmez ama evet diyecek adam :(
0
🌸naberabi
(30.12.16)
ben b'şey olmaz diyorum. adamın size vermek isteme sebebi gayet mantıklı. hadi sizin uyuz olma sebebiniz de mantıklı olsun, bir kere sorulacak sorular uyuz olma sebebiniz hiç bilmediğiniz kiracı ilişkilerini kapsıyor mu yoksa memurun amire duyduğu geleneksel uyuz olmalardan mı, ikincisi adamın hem kiracısı hem çalışanı olan bi insanı rahatsız ederek eline ekstra bir fayda geçebilir mi. aydan aya otomatik ödemeyle yada elden para vericeksiniz o kadar. normal iş ilişkinizdeki gerekli gereksiz görüşmeler yanında bu devede kulak bir interaksiyon artışı bence, ayrıca hayatınıza yeni, hiç bilinmeyen bir değişken (ev sahibi) de sokmamış oluyorsunuz.
0
kaichi
(30.12.16)
Evde bir patlak çıktı, atıyorum duşakabinin bilmemnesi bozuldu. Normalde ev sahibine açarsın böyle böyle yapılır, kiradan düşülür vs. Senin her defasından yüzün tutar mı söylemeye. Müdürünle iş dışında bir maddi ilişki içine girme diye söylüyoruz. Zaten oralarda yaklaşık o paraymış.
Öte yandan aranızda bu muhabbet geçtikten sonra onun evi haricinde başka ev tutsan da adam sana gıcık olacak. Bir de işin bu yönü var.
0
SiyamkedisiZorro
(30.12.16)
Ben is yerinden kimseyle bu kadar samimi olunmaması taraftarıyım. Kaldi ki müdür! Büyük konuşmayayım ama ancak silah zoruyla kalırdım o evde. Yani ev arkadasligi bu. Dusunsenize mutfakta tabagi kalmis bunun uc gundur yikamiyor. Kalk len tabagini yika mi diyeceksin. Ya da tuvaleti temizlemeden cikmis falan. Yani sadece yatip kalkmayla bitmiyor ki. Ayni evi paylasiyorsun. Hayırcilara bir arti da benden.
0
odunsu insan
(30.12.16)
İyice köle olmayın, onun dâiresini kirâlık tuttuğunuzda, o size iyilik yapmış gibi davranacak.
0
yontem
(30.12.16)
odunsu insan ev arkadaşı olmayacaklar kiraya verecek.

insan ayda yılda bir eve tamirci gelecek bilmemne patladı bahanesiyle işten izin alır senin o şansında olmayacak.
0
yue
(30.12.16)
evle ilgili onun ödemesi gereken sıkıntılar olursa, nasolsa çalışanım deyip erteleyebilir, sen gerilirsin adama patlarsın, o sana patlar, olay iş ilişkilerinize de yansır. aman diyeyim hiiiiç gerek yok.
0
nice tnetennba
(30.12.16)
@yue Aa sorry ben çok yanliş gelmişim.

Ama yine de hayır. Yuz goz olmaya gerek yok :d
0
odunsu insan
(30.12.16)
Hayır diyorum
0
mutlusismankedi2015
(30.12.16)
ben de hayır diyorum ve seni 38 hayır ile uğurluyoruz.
0
no christ requires
(30.12.16)
(2)

Pierre Cardin bot

quagliarella
Selamlar, daha önce Pierre Cardin bot giyen oldu mu? Fiyatı oldukça ucuz geldi, acaba kalite olarak patates mi merak ettim?Beğendiğim bot bu; fikirleriniz? https://www.trendyol.com/Hakiki-Deri-Kahve-Erkek-Bot/UrunDetay/56107/25025025/Erkek
Selamlar, daha önce Pierre Cardin bot giyen oldu mu? Fiyatı oldukça ucuz geldi, acaba kalite olarak patates mi merak ettim?

Beğendiğim bot bu; fikirleriniz? www.trendyol.com
0
quagliarella
(30.12.16)
Ayakkabısını giymedim ama genel olarak sağlam ürünleri var. Gömlekleri, kazakları vs. kalite bakımından bayağı iyi. O fiyata alınır, patates de değildir.
0
sorumatik
(30.12.16)
Bot değil ama ayakkabı almıştım. Patates değildi.
0
SiyamkedisiZorro
(30.12.16)
(4)

Bu oyuncağın adı neydi?

chipie
Böyle minik çubuklu bir davuldu, galiba iki yaninda ucunda boncuk olan ipler vardi ki çubugu iki elinizin arasinda çevirince boncuklar davula çarpip ses çikariyordu. 23 Nisan'da filan çok satiliyordu önceden. Ne deniyor bu oyuncaga? Şimdiden teşekkürler
Böyle minik çubuklu bir davuldu, galiba iki yaninda ucunda boncuk olan ipler vardi ki çubugu iki elinizin arasinda çevirince boncuklar davula çarpip ses çikariyordu. 23 Nisan'da filan çok satiliyordu önceden. Ne deniyor bu oyuncaga? Şimdiden teşekkürler
0
chipie
(29.12.16)
Özel bir adı vardır belki ama ben çin davulu diye biliyorum
0
Neyazayım
(29.12.16)
boncuklu davul
0
Barbaros59
(29.12.16)
çin davulu
0
SiyamkedisiZorro
(29.12.16)
çin davulu +1
çocukken ne çok severdim <3
0
matilda
(29.12.16)
(4)

oduncu gömleği buldursanıza

benimadımmayıs
Arkadaşlar selam, hem kadın hem de erkek için oduncu gömleği almak istiyorum. Yalnız "oduncu" ile kastettiğim desen/tarz değil, bayağı kalın kumaşlı gömlek. Eskiden çokça görürdüm ama şimdi bakındığımda bulamadım. Bu sezon böyle ürünü gördüğüz mağaza var mıdır? Yahut bu tür ürünleri satan bir marka
Arkadaşlar selam, hem kadın hem de erkek için oduncu gömleği almak istiyorum. Yalnız "oduncu" ile kastettiğim desen/tarz değil, bayağı kalın kumaşlı gömlek. Eskiden çokça görürdüm ama şimdi bakındığımda bulamadım. Bu sezon böyle ürünü gördüğüz mağaza var mıdır? Yahut bu tür ürünleri satan bir marka veya mağaza biliyor musunuz? Şimdiden teşekkürler!
0
benimadımmayıs
(26.12.16)
Columbia mağazası ilk aklıma gelen yer. Karaköy'deki outdoor mağazalarının çoğunda bulabilirsiniz.
0
razvan rat
(26.12.16)
Marks & Spencer'da da güzel örneklerini gördüm...
0
SiyamkedisiZorro
(26.12.16)
jack jones'un vintage serisinde var gerçek oduncular.
0
baba jo
(26.12.16)
Kac sene once lc waikili'den(waikinin waiki oldugu yillar kadar da eski degil ama) bir adet almistim hala tas gibi ve cok kaliteli ve kullanisli bir sey. Bir sans ver derim ben artik neredeyse hic girmedigim oraya var midir bilemiyorum benzer urun ama kesinlikle baktigina deger bulabilirsen hele.

edit: mobilde ayaküstü özürlü gibi yazmışım ehe.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.12.16)
(4)

Kelime teleffuz

catamenia
Merhaba sevgili galyalılar,Bookmark'imda bir site vardı ama silmişim bulmak için yardımınıza ihtiyacım var.Bir kelimenin telaffuzu için arama yapıyordunuz ve youtube'da size o kelime ile ilgili telaffuzu geçiren videoları buluyordu.İşte böyle bişeydi.
Merhaba sevgili galyalılar,

Bookmark'imda bir site vardı ama silmişim bulmak için yardımınıza ihtiyacım var.
Bir kelimenin telaffuzu için arama yapıyordunuz ve youtube'da size o kelime ile ilgili telaffuzu geçiren videoları buluyordu.
İşte böyle bişeydi.
0
catamenia
(25.12.16)
forvo?
0
rajaz
(25.12.16)
howjsay.com
0
sparkle kiddle
(25.12.16)
Kendi duyuruma cevap vereyim o zaman belki birilerinin işini görür :)

youglish.com
0
🌸catamenia
(26.12.16)
meriam webster
0
SiyamkedisiZorro
(26.12.16)
(12)

en iyi sırt çantası markası

dellydenis
laptop ve günlük kullanım icin alacağım. İsviçre , Alman markaları gibi saglam olsun.nereden ucuza alcagimi da yazarsanız hayat ne guzel olur.
laptop ve günlük kullanım icin alacağım.
İsviçre , Alman markaları gibi saglam olsun.

nereden ucuza alcagimi da yazarsanız hayat ne guzel olur.
0
dellydenis
(11.12.16)
Jansport tek geçerim:)
0
basubadelmevt
(11.12.16)
Case logic çok dayanıklıdır. 25 yıl garantisi var. 5 yıldır kullanıyorum tek çizik bile yok.
0
atomunicindekiduraganelektrondalgalari
(11.12.16)
www.kaft.com bunları beğeniyorum ben.
0
nathanieltroy
(11.12.16)
Targus. 5 senedir kullanıyorum taş gibi.
0
eloharp
(11.12.16)
Laptop koyabilecegin turleri de vardir herhalde ama bende en duz modelinden var, yillardir yikayip yikayip kullanıyorum, yalnızca sanirim su gecirmesin diye var olan astarimsi seyi soyuldu, o da artik normal diyorum, ve eastpak +1 azicik cok para ama hak ediyor,
Internetten denk gelip alabilirsin su popüler alisveris sitelerinden
0
a perfect lie
(11.12.16)
Baktim bakmaz olaydım :( laptop koyulabilir sirt cantalari da var tabii, hem de çok guzel,
0
a perfect lie
(11.12.16)
bu aralar kanken baya popüler oldu.
0
steve rogers
(11.12.16)
ben laptop için d&r dan almıştım markası tucano. marka güzel ve dayanıklı.
onun dışında tabi ki kankenler güzel su geçirmiyor dayanıklı laptop modelleri de var.
0
tiredpanda
(11.12.16)
incase
0
klassno
(11.12.16)
deneyimlerimden jansport derim, 10 küsür yıl oldu sapasağlam.

çevremden gözlemlediğim targus, kullanışlı ve sağlam diyolar.
0
the coolest dude
(11.12.16)
Targus kullanıyorum, 7-8 sene oldu herhalde.

urun.n11.com
0
hastek
(12.12.16)
Viktoria Cross aldık bir Almanya seyahatinde. Değer bence...
0
SiyamkedisiZorro
(12.12.16)
(11)

Aynı İş yerinde Uzun Süre Çalışmak Aptallık mıdır?

arockm
Merhaba, yıllardır aynı iş yerinde çalışan birisi aptal mıdır, beceriksiz midir yoksa kapasitesi mi yeterli değildir.(aslında şey demek istiyorum hani hayatı tek düze mi? Belki de korkak)Yoksa normal mi?Yıllardan kastım 3-5 yıl değil daha uzun süre.
Merhaba, yıllardır aynı iş yerinde çalışan birisi aptal mıdır, beceriksiz midir yoksa kapasitesi mi yeterli değildir.

(aslında şey demek istiyorum hani hayatı tek düze mi? Belki de korkak)

Yoksa normal mi?

Yıllardan kastım 3-5 yıl değil daha uzun süre.
0
arockm
(09.12.16)
Calistigi yerde yukseliyor, maasi artiyor ve degeri biliniyorsa en temizi ayni yerde yillarca calismak bence.
0
la rana
(09.12.16)
beklentilerine bağlı. işinde profesyonel olmuşsan ve 5 sene sonra hala 3 bin lira alıyorsan evet, aptallıktır. o an işten çıkıp yeni bir işe girsen 4 binle başlayabilirsin mesela. hele ki alt seviyelerden başlayanlar için; bir şirketten zam beklemektense iş değiştirmek maaş artışını daha çok sağlar. ayrıca hepsi ayrı bir tecrübe, sana katkısı olur.

ama 5 senedir buradayım 5 bin alıyorum bana yetiyor diyen insan da var, neticede herkes kariyer adımlarını 3'er 5'er atlama hevesinde değil; onlarınkine aptallık demem.
0
baba jo
(09.12.16)
Aptali beceriksiz vs denemez.

Keyfi yerindedir, kafası rahattır, işi evine yakındır, iş arkadaşlarını seviyordur vs. Para tek başına iş değiştirmek için etmen değil.
0
peggy
(09.12.16)
daha fazlasını/farklısını istediği halde oradaysa korkaklıktır. ama tatmin oluyorsa normal.
0
sir gawain
(09.12.16)
herkesin işten beklentileri farklı. ben mesela geçinebilecek kadar para kazanıp az sorumlulukla işime devam etmeyi ve hiçbir zaman mesaiye kalmamayı, kendime vakit ayırmayı falan seviyorum. bir gün ceo olmak gibi bir hayalim de hiç olmadı. gel gör ki bizim müdürlerden biri şirkette yaşıyor. bana sorsan bu durumda öleyim daha iyi ama ona sorsan şirketten uzak kaldığı her an endişe içerisinde.

ezbere çalışıyoruz, bu bir gerçek. kendimden hiçbir şey katamıyorum işime. belki bu yüzden değiştirmeyi düşünebilirdim ama türkiye'de hangi şirket sana adam gibi iş verip ortaya yeni ve yaratıcı bir şey çıkarmanı istiyor ki zaten.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(09.12.16)
burada iki önemli etken var. birincisi kişinin beklentisi ne, ikincisi ise çalıştığı yer bunun ne kadarını karşılıyor. bir insan koç / sabancının herhangi bir şirketine girip 30 yıl sonra emekli de olabilir, her yıl maaşının üstüne %20-30 ekleyerek şirket de değiştirebilir. ben ikinci kısımda oldum şimdiye kadar ancak şuanda çalıştığım yer türkiyenin büyük firmalarından,o sebeple de "gel müdürümüz ol hosein bey" denmez ise iş değiştireceğimi sanmıyorum artık.
0
hosein
(09.12.16)
neden normal olmasın ki?
bence mutlu ise normal.
0
basond
(09.12.16)
evet
0
hjarteblod
(09.12.16)
orda 1 sene burda 2 ay şurda 7 ay dolaşmasından iyidir

çünkü sonraki iş başvurusunda "hmmmm bu adam niye bu kadar hoplamış" diye düşünen biriyle düşündürtme riskini düşürür
0
la noix
(09.12.16)
Tamamen çalıştığın şirketin büyüklüğü ile ilgili. 21 senedir aynı iş yerinde çalışıyorum, aynı işi en fazla 5 sene yaptım. Bir bölümden öbür bölüme geçiyorsun, iş değiştirmiş gibi oluyorsun. Eğer işyeri ile problemin yoksa, geçişlerde yükseliyorsan, kalırsın tabii.

Tek dezavantaj, eğer gün gelir de o işyerinden sıkılıp dışarıda iş aramaya başlamışsan iş görüşmelerinde muhakkak soruyorlar "bunca yıldan sonra neden?" diye. Buna çok sağlam cevap verebilmek lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(09.12.16)
En ideali budur.

İş yerinin iki faydası vardır. İş öğrenirsin, tecrübeli, sana yol gösteren birileri vardır. Eğitim gibi düşün. Ya da maddi imkanları istediğin gibidir.

Uzun süre çalıştığına göre eğitim işi yalan olmuştur. Maddi imkanları iyiyse, piyasaya göre çok düşük değilse devam etmekte fayda var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.12.16)
(34)

Bu adam yakısıklı mı?

freedonia
Gorsellerde resmini gördüğünüz adama yakışıklılık üzerinden 10 üzerinden kaç verirsiniz?https://www.google.co.uk/search?q=zveri&hl=en&biw=1024&bih=483&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwijk66hmcLQAhVhKMAKHSiqD88Q_AUIBygC
Gorsellerde resmini gördüğünüz adama yakışıklılık üzerinden 10 üzerinden kaç verirsiniz?

www.google.co.uk
0
freedonia
(24.11.16)
0
0
fragile lady
(24.11.16)
0,2
0
jean de pierre
(24.11.16)
(veremedi)
0
shotgunwoman
(24.11.16)
10 üzerinden -3.

Çok basiretsiz bir tipi var. Hani böyle serseri olmaya çalışmış ama başaramamış silik tipler olur ya, hah işte öyle.
0
köstebek kurabiye
(24.11.16)
0
0
limoncello
(24.11.16)
Chester Bennington'a benziyor biraz. Yakışıklı kategorisinde değil bence.
0
pike
(24.11.16)
sıfır. o bile fazla da abratmayalım bari.
0
jonestown
(24.11.16)
0
in vino veritas
(24.11.16)
Çirkin degil. Ama yakışıklı hiç degil.
0
delicevat
(24.11.16)
ya hu bu adama yakışıklı değil diyenleri de bir görmek isterim ya da erkek arkadaşlarını, adamın bir havası var en azından, biraz dikkatli bakarsanız şaka yaptığımı anlarsınız, on üzerinden 2 diyorum.
0
Apocalypse
(24.11.16)
gerçek hayatta bunun aynısını tanıyorum puanım hala 0
0
limoncello
(24.11.16)
skandal
0
balpolen
(24.11.16)
çakma ali atay?
ya da ben bu ara çok leyla ile mecnun izledim.
0
kfk
(24.11.16)
resul balay'a benzettim ben. resul bundan daha yakışıklı gerçi :)
0
cekilmis gayfe
(24.11.16)
Kıça benziyor.
2
0
stavro
(24.11.16)
yok ki
0
elikası
(24.11.16)
Delicevat +1
0
all girls dream
(24.11.16)
2,1
çirkin değil. yakışıklı da değil. ama orta-alt bir tipi var.
0
tosiba
(24.11.16)
Berbat valla. Kadın olsam suratına bakmam.

1,5/10
0
yirmisantim
(25.11.16)
yeterince vurmuşlar ama ben de vurmadan edemedim.

tam bir rus kekosu tipini ...

-10 / 10
0
Ufuk
(25.11.16)
veled
0
douglas
(25.11.16)
rus kekosu tipi+1
0
limoncello
(25.11.16)
Ulan bendeki salaklık işte, bir Türk'e böyle bir adamın yakışıklılığı sorulur mu? Hepinize Allah ortalama bir sarısın ya da jipe sığmayan Imirzalıoglu, Burak Ozcivit yollasın inşallah:)

Ulan tüm çevremin beni oybirliğiyle benzettiği tek ünlüydü o adam. Yumurta gibi oğlan, ne istediniz adamdan. O değil de bazı resimler harbi kötüymüş ya. Ben o kadar çirkin değilimdir herhalde:)
0
🌸freedonia
(25.11.16)
1
0
sakar in san
(25.11.16)
oha herkes vurmuş. tamam aman aman değil ama 0 falan da değil bence. 10/6 denilebilir. ayrıca çirkin erkek yoktur zayıf erkek vardır.
0
eksi sozlugun tatli insani
(25.11.16)
0-10 arası skalada bu adama verebileceğim bir puan yok.
0
battal gemalmaz
(25.11.16)
0.

neye göre kime göre ama.
0
knight of cydonia
(25.11.16)
hepinize kıskançlıkdan 10 üzerinden 9 vererek adama da 6 veririm.
0
abyuksuet
(25.11.16)
1
Bu 1 puan da müzisyen olmasından dolayı. Sakal bırakmak biraz kurtarabilir.
0
peggy
(25.11.16)
normal allahın kulu işte.

ortalama bir rus tipi.
0
lonelyman
(25.11.16)
şota değil mi la o
0
technicalte
(25.11.16)
0
0
basond
(25.11.16)
dolmuşta yanında dikilse bakmazsın
0
9kuyruklukedi
(25.11.16)
Resimden, tipinden etkilenilecek adam değil, valla değil 0-2 filan işte.
Rus kekosu +1
Ama tanısan seversin belki? Göynü suretinden güzeldir bir ihtimal :)
0
SiyamkedisiZorro
(25.11.16)
(9)

1 haftada 4 kilo

cgtto102
Sevgili duyuru sakinleri, 1 haftada 4 kilo vermek zorundayım. Bunu yapabileceğim bir yol biliyor musunuz
Sevgili duyuru sakinleri, 1 haftada 4 kilo vermek zorundayım. Bunu yapabileceğim bir yol biliyor musunuz
0
cgtto102
(24.11.16)
liposuction-yağ aldırma
başka türlü öldürücü olabilir.
0
basond
(24.11.16)
yuzebiliyorsan yuz, protein agirlikli beslen, aksam 6'dan sonra yeme. 4 kilo verir misin bilemem ama bence 1 haftada toparlarsin kalici olur onu mu da bilemem.
0
kassiopeia
(24.11.16)
Dukan diyeti.
0
mhm
(24.11.16)
ölmeyecek kadar yersen olur.
0
cekilmis gayfe
(24.11.16)
BOL BOL SAUNA YAP, TERLE, ÖDEM AT.

KARDİYO YAP

KAHVALTINI GÜÇLÜ YAP

ÖĞLEN YEMEĞİNDEN KISMA

AKŞAM YEMEK YEME FAZLA

BOL SU İÇ

edit : capslock tuşum açık kalmış. şimdi tek tek hepsini silip yazmaya üşendim. özür dilerim büyük harflerle yazdığım için. nasılsa sözlkteki gibi hepsi küçük arf çıkar diye dokunmadım. çok pişmanım.
0
wagner love
(24.11.16)
önemli olan kilo vermekten ziyade yağ yakmak. 1 haftada ne kadar kilo verilir bilmiyorum ama çok kısa sürede verilen kilolarda yağdan ziyade kas yakma durumu da olur. bu istenmeyen bir şey.
0
black mamba
(24.11.16)
black mamba +1, ben koşuları çok yoğunlaştırdığım hafta 4 kilo birden verip panik olmuştum, çünkü direkt kastan verdim. Sonra geri almaya çalıştım ve aldım. Hatta duyurum da vardır burada.

Niye "zorundasın" ki? Silah mı dayadılar? Yavaş ama sağlıklı şekilde vermen daha iyi. Diyetisyene git. Buradan veya google'dan alacağın bilgilerle, kendi kendine 1 hafta gibi bir sürede 4 kilo vermeye çalışmak çok sağlıksız sonuçlara neden olabilir. Kolay gelsin.
0
peggy
(24.11.16)
vejeteryanvampir
(24.11.16)
Öncelikle kaç bu 4 kilo ağırlığınızın %kaçı? 90 kg civarındaysanız olur 70'ler civarındaysanız 3 kg olur.
Daha yeni bir sağlık kampından geldim. Ben 1 kilo verdim, çünkü öncesinde zaten rejim yaparak 11 kilo vermiştim. Orada spor yaparak sıkılaştım, cm verdim ama kilo vermedim.
Ama beraber gittiğim insanlar 70-110 kilo aralığında ilk hafta ortalama 3-4 kilo verdiler. Saat 06:30'da başlayıp gece en geç 23:00'de yatmak üzere düşük kalorili bir rejim (günde 1300 kalori civarı) ilaveten 5 saat spor (yürüyüş, yüzme, fitness, pilates) akabinde hamam, masaj vs.
Canımız çıktı ama sonuç aldık.
0
SiyamkedisiZorro
(24.11.16)
(12)

Her iki amcası da akciğer kanseri olan biri?

tchuck
napmalı ya?bi amcam akciğer kanserinden öldü.diğeri 2 sene önce akciğer kanseri oldu, tedavi falan oldu. bu hafta beyne, böbreklere vs. metastas yaptığı anlaşıldı, bir kaç aya kadar o da ölecek kısaca.yani demek ki genetik eğilimim var.sülale genelinde başka kanser vakaları da var.ne yapmak gerekiyo
napmalı ya?

bi amcam akciğer kanserinden öldü.
diğeri 2 sene önce akciğer kanseri oldu, tedavi falan oldu. bu hafta beyne, böbreklere vs. metastas yaptığı anlaşıldı, bir kaç aya kadar o da ölecek kısaca.

yani demek ki genetik eğilimim var.
sülale genelinde başka kanser vakaları da var.

ne yapmak gerekiyor?
yani elimi kolumu sallayıp "vücudumda kanser var mı bir bakın" mı demek gerekiyor? devlet hastanelerinde vs. nasıl baktırıyoruz bu işlere? ne diyoruz yani?

illa ki "bulantı kusma var, şuram felaket derecede ağrıyor" raddesine mi gelmek gerekiyor?
yoksa şöyle topluca vücutta kanser, kist mist var mı diye bakan bi yöntem var mı ve bunu devlet karşılıyor mu?

ne kadarda bir baktırmak gerekiyor?
0
tchuck
(23.11.16)
yılda bir falan check up yaptır, yaş ilerledikçe 6 ayda bir yaptırırsın.
check up yaptırmasan bile kan değerlerine baktırıp ciğer filmi çektir en kötü
0
cekilmis gayfe
(23.11.16)
@cekilmis gayfe,

peki devletin falan böyle bir hizmeti yok değil mi? gidip bir özel hastanede kendimiz yaptıracağız checkup ı mecbur?
0
🌸tchuck
(23.11.16)
İki amcanızın da akciğer kanserinden ölmesi genetik eğilimden olmayabilir. Yaşam koşulları, sigara kullanımı, bilirsiniz siz de, etkiliyor.

Aslında bunun testi de yapılabiliyor. Bir arkadaşımın annesinde kolon kanseri çıktı. Testte genetik dendi. Arkadaşım ve kız kardeşi test yaptırdılar ikisinde de faz-1 çıktı. Temizlendi. Dikkat etmeleri gerektiğini biliyorlar ama tedbirlerini aldılar.
0
SiyamkedisiZorro
(23.11.16)
devlet hastanesi check up yapmaz. ama gidersin doktora kan sayımı, şeker-kolesterol ve hormon testleri yaptırırsın. bir de film çekirirsin. bunlar bile hiç yoktan iyidir. göğüs hastalıkları doktoruna gitmen gerek bu arada.
0
cekilmis gayfe
(23.11.16)
Anne tarafimda cok benim de. (Annem de atlatti.) En son gittigimiz doktor -ki annem onceki doktorundan cok sikayetciydi, hacettepede bu doktor ve mukemmel bir insan- gen testi diye bir sey yaptirmasini istedi ve bizi yonlendirdi. Ankara Yildirim Beyazit Diskapi Hastanesinde bu gen testi taramasi yapildi. Kan verdik ve aylarca bekledik. Haftaya sonucu almaya gidecrgiz ama buyuk ihtimalle genetik. Testi yapan doktorun soyledigi eger bir gen tespit edilirse o zaman biz 3 kiz kardesin de test yaptiracsgiydi. Bu durumda bulundugunuz sehird gen testi yapan genetik merkezi var mi arastirin. Varsa arayip sizin yaptirip yaptiramayacaginizi sorun. Ailede kimde nasil oldugu, sonucunun ne oldugu, kac yasinda ortaya ciktigi vb hepsi sorulmustu bize, mumkunse siz de ogrenin. Varsa zaten testi yapan doktor size bir yonlendirme yapacaktir.

Edit: Ek bilgileri niye gerdigimi bilmiyorum. Sevgiler.
0
gretchellen
(23.11.16)
Adam silkelemekten başka bişeye yaramaz çekap.

Ayrıca sigara içmiyorsanız asbest vesair solunmuyorsanız sırf amcalarınız yakalandı diye akciğer kanseri olma riskiniz sigara içenlere oranla çok daha düşük. Şu an kanser taraması yapılması gereken grupta değilsiniz. Ama içiniz rahat etsin isterseniz amcalarınızın mümkünse patoloji ve radyoloji sonuçlarıyla birlikte bir göğüs hastalıkları uzmanına danışır ve durumunuzu anlatırsınız. Devamını o getirir.

Geçmiş olsun, gerçekten zor bir durum amcalarınızın yaşadığı.
0
herp
(23.11.16)
meme kanserinde genetik tespit yapılıyor yukarıda arkadaşın bahsettiği bu. angelina memelerini bu yüzden aldırmıştı
0
oscar
(23.11.16)
ailende böyle bir geçmiş olmasa bile yılda 1 check up zaten. onun haricinde sigara kullanıyorsan böyle bir soru sorman bile ayıp.
0
freya
(23.11.16)
günde 1 tane aspirin iç
0
loser blueser
(23.11.16)
Bu başlığa benzer başlığı ben açacaktım. Tesadüf olmuş. benim babamda prostat kanserine yakalandı ben de korkuyorum açıkçası. takipteyim.
0
komando kani var bende
(23.11.16)
amcalar ciftci filan miydi? mobilyaci, mesela?

hayat hikayeleri de muhim; yukarida soylenmis.
0
e haliyle
(23.11.16)
genetik olarak hepimiz pek çok şeye meyilliyiz. önemli olan bunun tetikleyicisini bulmak. sistem bu şekilde işlemiyor. örneğin babaannem alzheimerdan öldü. babam akciğer kanseri 4. evre, kemiğe ve sonrasında beyine metastaz yaptığı halde gayet sağlıklı hayatta. ablam emboli attı, hayatta. ayrıca farkettik ki babam da beyinde emboli atmış, kimsenin ruhu duymamış. 3 ayda bir beyin taramasına girdiği halde.
bu durumda benim genetik yatkınlık taramasından başımı alamıyor olmam gerek. bunlar arasından sadece emboli için genetik test yapıldı. o da doğum kontrol hapı kullandığım ve ileride de devam edeceğim için. oral kontraseptifler emboli riski içerir (toplam 15 yıl kullandim). bende de emboliye genetik yatkınlık yokmuş.ama sonrasında babam 2 kere emboli atmış beyinde farkedilmemis.

kısacası yatkınlık ve tetikleyici unsur önemli. risk grubu denilen grupta olmalısınız.

kaldı ki babam da kanser hastası olmasına rağmen beyindeki yayılım sinyal verene kadar farkedilmedi. cunku durduk yerde hicbir doktor dur bir de bu adamin beynine bakalim demez. bir kanser hastası birden fazla kere ve türde kanser geçirebilir. hangi birisi için tarasinlar???

ayrıca KETEM'ler var pek cok ilde. belli bir yaşın üstündeyseniz oralarda kanser taraması yaptırabiliyorsunuz. (belki yaş sınırı kalkmistir) bir araştırın isterseniz.
0
balik kraker
(24.11.16)
(29)

Bir arkadaşı bir durum hakkında uyarmak

long live rock n roll
Dün akşam başıma şöyle bir olay geldi;İki erkek, bir kız olarak cafe'de oturuyoruz. Benim kız ile ilişkim var ama bu bilinmiyor, diğer erkeğin haberi yok, ortamda 3 arkadaş şeklindeyiz.Yedik içtik, hesabı masaya istedik, ödedik. Kız "hadi kalkalım" dedi ve kalktı, biz de kalktık. Tam gidiyoruz, kız
Dün akşam başıma şöyle bir olay geldi;

İki erkek, bir kız olarak cafe'de oturuyoruz. Benim kız ile ilişkim var ama bu bilinmiyor, diğer erkeğin haberi yok, ortamda 3 arkadaş şeklindeyiz.

Yedik içtik, hesabı masaya istedik, ödedik. Kız "hadi kalkalım" dedi ve kalktı, biz de kalktık. Tam gidiyoruz, kız "tuvalet ne tarafta?" dedi. Ben de refleksif olarak "tuvalete daha önce gitmen lazım, bu daha önce de oldu" dedim. (Benzeri birkaç gün önce olmuştu, kalkıp kasada hesabı ödedik, biz dışarı çıkarken kız tuvalete gitti, biz de onu birkaç dakika dışarıda bekledik). Ben de "biz masada otururken gitmen lazım ki seni dışarda, ayakta beklemeyelim" düşüncesiyle uyardım. "Hadi git tuvalete, biz oturup bekleyelim" dedim. Kız tepki gösterdi, "yok gitmeyecem, gerek yok" dedi, çıktı dışarı. Ben arkadaşa "peşinden git, ikna et tuvalete girsin, ben bekliyorum burda" dedim. Gitti, gelmediler. Çıktım dışarı, arabamın yanındaydılar. "Cidden git tuvalete, şimdi dışarıda vakit geçireceğiz, sıkışacaksın" falan dedim, "yok, makyajıma bakacaktım, gidelim" dedi. Kötü hissettim kendimi ama ok dedim gittik.

Başka bir yere gittik beraber, arabada oturuyoruz. Kız sessiz sakin, konuşmuyor, belli ki tavırlı. Bizim 3. eleman bize take-away kahve almaya gitti, ben de konuyu açtım, "niyetim kötü değildi, uyarmak istedim sadece, yanındaki insanlar rahatsız olabilir diye" falan diye açıklamaya çalıştım, kız deliye döndü. Çıktı arabadan, yok taksi bulup eve gidecekmiş bilmemne. Peşinden gittim, bizim eleman arabaya gelip bizi arıyor bulamıyor, 20 dk yürüdüm kızla, zar zor ikna ettim geri getirdim, gergin bir ortam oldu, üçümüz konuştuk biraz meseleyi, ben kötü hissettim, kız biraz ağladı, bizim eleman aramızı buldu güzel bir şekilde. Eve gittik, oyun oynadık vs problemsiz.

Sonra kızı evine bıraktım, bırakırken "problem var mı?" diye açtım biraz konuyu yine. Çok şiddetli olmasa da yine kötü hissetti, biraz ağladı, sonra sarıldı, sonra tavır yaptı, sonra beni evine davet etti. Başka sebeplerden dolayı uygun olmayacağını söyledim, kızı bırakıp eve gittim.

Aramızdaki diğer dinamikler: İlişkimizin gizli olması gerekiyor ve kız da buna OK, ama bunun verdiği bir gerginlik var, kendini suçlu hissettiği noktalar var. Ayrıca regl döneminden geçiyor şu an.

Şimdi sorularıma gelelim; öncelikle evet, uyarı yaparkenki üslubum hoş değildi, orda hatamı kabul ettim, özür diledim 10 defa. Ama kız "sen beni uyaracak haddi nereden buluyorsun?", "2 dakika beklemek gibi basit bişeyi kim umursar? çok egoistsin", "beni hep kırıyorsun, herşeyi berbat ediyorsun" vs gibi derin suçlamalar yöneltti bana. Ben de temelde kendimi savundum, üslup konusunda hatamı kabul ettim. Ayrıca ilk baştaki nahoş uyarıyı yapan benim ama olayı büyütme niyetinde değildim, asla sesimi yükseltmedim, yapıcı olmaya çalıştım. Alıngan olup olay çıkaran, ortamı terk edip gerginlik yaratan kişi o. Kimde ne kadar suç var sizce? Bir insan arkadaşını böyle bir konuda uyaramaz mı, normal değil mi? Yoksa basit bir yanlış anlaşılma çok mu büyüdü, nedir?
0
long live rock n roll
(17.11.16)
muhtelemen o tuvalete gittiğinde size hesabı kitliyor gibi düşünmenize alındı. ondan olabilir bu tavırlar. bir de bir sürü etken varmış; gerginlik, regl vs. biraz fazla büyütülmüş gibi ama aynı sorunu bir daha yaşamazsınız sanıyorum. dersler alınmış muhtemelen.
0
dedimmidemedimmi
(17.11.16)
Hesapla alakası yok. Zaten hesabı masada ödeyip sonra kalktık. Daha önce olduğunda da hesabı kasada ödemiştik, sonra gitmişti tuvalete. Hesabın lafı bile geçmedi.

Olayın büyümesinin esas sebepleri ilişkimizin genel dinamikleri ve regl durumu, biraz da benim hatalı üslubum. Ama merak ettiğim şey; böyle bir uyarıda bulunmak çok mu yanlış? Çünkü hep aynı şeyi tekrarladı; "ne kadar egoistsin, normal bir insan nasıl böyle bir şeye takılır, bana böyle bir uyarıda bulunacak haddi kendinde nasıl bulunuyorsun?" vs....
0
🌸long live rock n roll
(17.11.16)
Eğer olay anlattığın gibiyse gizli kız arkadaşın cok korkunç sabırlar diliyorum.
0
pastörizesüt
(17.11.16)
kanımca olay çok saçma. yani siz 2 dakika ayakta beklememek için mi bu uyarıyı yaptınız? tuvalete gideceğim dedikten sonra, hesap ödediyseniz bile kimse oturmanıza bir şey demez herhalde? ya da ne bileyim iki çevreye bakarsınız, falan. çok basit bir şeyden nem kapmışsınız gibi geldi. ayrıca her şey olabilir tuvalete gitmesine sebep. şimdi gitmen lazımdı, böyle olmazı tuvalet için diyorsanız baya enteresan. ayrıca regl olmuş olabilirdi. bunun anını ayarlayamaz kanımca.

bunların yanında verilen tepki fazla, o konuda haklısınız. ama bunun belki başka bir sebebi vardır. o kısmı bilemem.
0
windowsguvenlikduvari
(17.11.16)
böyle bir uyarıyı yapmaktan ziyade başkasının yanında bu şekilde uyarmış olman sorun bence. reglin de %70 payı var aşırı tepkisinde. ayrıca çıkarken gitsin ne olacak? kovmuyorlar ya sizi, dönünce çıkarsınız mekandan. bence olayın başlangıcı da anlamsız. control freak bir intiba oluşturmuşsun bence kız arkadaşında. şahsen bende öyle oluştu.
0
çakıstes
(17.11.16)
Hesap sorun değilse o zaman şudur:

uyarıda bulunmak yanlış değil ama biraz sert tavır koymuşsunuz, ona bozulmuştur o zaman, gücüne gitmiştir. normalde arkadaş ortamıyla dışarı çıkılınca illa ki birileri birilerini bekliyor, çok sorun etmemek lazım. şaka yollu söyleseydiniz bu kadar büyümezdi belki. ama yine cevabımın devamı aynı.

"bir sürü etken varmış; gerginlik, regl vs. biraz fazla büyütülmüş gibi ama aynı sorunu bir daha yaşamazsınız sanıyorum. dersler alınmış muhtemelen."
0
dedimmidemedimmi
(17.11.16)
@windowsguvenlikduvari: Evet, ayakta ve dışarıda beklememek için. Sadece ben değil, diğer bekleyen insanları da düşünerek. Yine oturabilirdik, ama bunu onun düşünmesi lazım, herkes ayağa kalktıktan 3 saniye sonra tuvalete yönelmek biraz düşüncesizlik bence. Ve reglin anını ayarlayamaz ama ayağa kalktıktan 3 saniye sonra aklına geldiyse, ayağa kalkmadan da bunu düşünebilir. Objektif olarak bakınca vardığım sonuçlar bunlar, ama olayı büyütmüş değilim. Bir uyarıda bulundum, o kadar. Evet üslubum yanlıştı ama olayı büyüten ben değilim. İnsan bir arkadaşına böyle bir uyarıda bulunamaz mı? Hele ki ilişkisi bulunan birine...

@çakıstes: Evet, başkasının yanında olması konusunda hatalıyım, bunu kabul ediyorum. Öte yandan control freak gibi görünmüş olabilirim, ama olayı pek de önemsemedim ben. Böyle bir konudan kavga çıkarmak niyetinde değildim. Sonrasındaki diyalogda da onu suçlamadım, kendimi savunmaya çalıştım ve olay büyüdü.

@dedimmidemedimmi: Aynen katılıyorum, hatamı biliyorum. Yine de "çok" sorun etmiş değilim, sadece uyardım.

Üsluptan bağımsız olarak da uyarmakta hatam var ise, bundan sonra arkadaşlarıma pek fikir belirtmeyeyim diyorum, o yüzden soruyorum biraz.
0
🌸long live rock n roll
(17.11.16)
uyarmak tabii ki normal. o kişi sevgiliniz, anneniz, babanız, dostunuz olsa da uyarabilirsiniz, bunda yanlışlık görmüyorum ben. sen dakikalarca otur ama son anda herkes ayaklanmışken, hatta yola çıkmışken "ben lavaboya gideceğim." de. hiç mantıklı değil. üstelik daha önce de yapmış bunu. belli ki alışkanlık edinmiş.

regl olması da"egoistsin, ne haddine beni uyarmak?" gibi hakaretlere bahane değil. iyi o zaman regl olan kadınlar terör estirsin yeryüzünde.

haksız değilken özür dilemeniz de tuhaf doğrusu. çünkü bu gereksiz özürler, bu ilişkide hata yapan kişinin sadece siz olduğu yönünde bir düşünceye itiyor zamanla.
0
m e b
(17.11.16)
Uyarı gereksiz olmuş. Bir iki dakika neyse beklenir. Yirmi kişilik bir grup da değil. Sonuçta tuvalet yani, ihtiyaç giderme dışında başka bir problemi de olabilir, size söylemek istemez.
0
bigbadabum
(17.11.16)
bu tür konularda uyarı yapacaksan olduğunda değil, ertesi gün yada daha uygun bir şekilde ve ikiniz varken yapman daha doğru olur kanaatindeyim. başkasının yanında kızın kötü hissetmesini sağlamamalısın.
0
selam
(17.11.16)
pastörizesüt +1

bence kendisinin düşünmesi gerekiyordu, ortamdan kalkarken tuvalete mi gidilirmiş sen uyarmakla doğru yapmışsın. neyin kafasını yaşıyorsa.
0
yue
(17.11.16)
dünyada en nefret ettiğim "uyarı" tarzı olduğunu belirteyim önce.
aşırı kontrolcü karakter yapısı seziyorum.
ayrıca bir insanı bu şekilde uyarmak, öğretmek demektir.
bana bu yaştan sonra kalkıp yol yordam öğretmeye kalkan adamı yanımdan küfürle kovarım.

her zaman ayağa kalkıldığında, kadınların çoğu "ben bir tuvalete uğrayıp geliyorum" der.
bunu sorgulamak da size düşmez.

adab-ı muaşeret kurallarına göre, tuvalete giden kadına eşlik falan edilir ve beklenir, bunu da ekleyeyim.
yani bir yerde beklemek "göreviniz" orada zaten.
kadın erkekleri düşünerek hareket etmez, erkek(ler) kadına uyum gösterir.
yeni nesil mi böyle, ben mi yaşlandım bilmiyorum.
yaşınızı da bilmiyorum gerçi...

kadın masadan kalktığında arkasında leke var mı diye kontrol etmek için de tuvalete gider, bunun hesabını verecek değil.
erkeklerin geneline sesleniyorum; lütfen şöyle çok bilmiş hareketler yapmayın.
kimin ne zaman tuvalete gideceğinin kararını siz veremezsiniz.

sinirlendim şimdi durup dururken.
başkasının yanında uyarma konusuna falan hiç girmiyorum bile.
0
blatta hiberna
(17.11.16)
örneğin ben her ortamdan çıkarken tuvalete giderim, bütün kız arkadaşlarım da beklemiştir şuana kadar çünkü dışarıda genelde gitme imkanım olmaz ve çok çabuk gelir. dolayısıyla bence sert çıkmışsınız ve boşuna sert çıkmışsınız 5 dakika beklerdiniz olur biterdi.
0
yeni dunya duzeni
(17.11.16)
Kız sayko. Uğraşma.
0
arnold schwarzeneger
(17.11.16)
mekandan cikilirken tuvalete gidilmez diyen bile olmus yuh! size mi soracak insanlar ne zaman tuvalete gidecegini.
neyse oncelikle kiz arkadasinin uc bes saatlik kisa bir zaman dilimi icinde iki uc kez aglamasi enteresan bence, ben regl doneminde boyle bir seye uc bes kere aglayani gormedim, kendim dahil.
baskalari rahatsiz olacak diye insanlari bu sekilde uyarmanin genel olarak sacma oldugunu dusunuyorum, herkes kendisi dusunur zaten kimi neyle rahatsiz edip etmeyecegini, bir insanin hareketlerinden rahatsiz olan ucuncu kisiler de cok rahatsiz oluyorlarsa gorusmezler bu insanla. kendiniz rahatsiz oluyorsaniz da adam gibi soyleyin ben rahatsiz oluyorum kalkmadan git tuvalete diye, iki taraf icin de ortak nokta bulunamayacak bir olaysa ayrilirsiniz olur biter.
0
kassiopeia
(17.11.16)
@m e b: Üslup ve zamanlama konusunda haksız olduğum için özür dilemem normal.

@j r r tolkien hayrani: Dediğinizi anladım, doğru. Salt onaylanmak değil de... Tepki büyük olacaksa, söylemeden önce bir kez daha ölçüp biçmekte fayda var.

@blatta hiberna: Görüş bildirdiğiniz için tikliyorum ama ancak bu kadar farklı düşünüyor olabilirdik! İlişkide bulunduğum birisinin gerçekten yanlış bir şey yaptığını düşünüyorsam, evet doğrusunu öğretmeye de kalkışırım. Mesela her buluşmaya 40 dakika geciktiğin için biri seni uyarırsa onu hayatından çıkaracak mısın?! "yani bir yerde beklemek "göreviniz" orada zaten" Hayatımda bu kadar saçma bir şey duymadım. Seksist bir insan olduğunuz her halinizden belli. Neden bekliyormuşum lan? Nerden çıktı bu adap? Ben karşımdakini ayakta bekletmemeyi hesap ediyorsam o da etmeli. "kimin ne zaman tuvalete gideceğinin kararını siz veremezsiniz" - Eğer ne zaman tuvalete gittiği beni etkiliyorsa fikir belirtirim tabii. Bir randevuya çıksanız ve karşınızdaki adam tüm randevu boyunca telefonuyla ilgilense tepki göstermez misin? Aa acaba adamın ne zaman telefonuyla oynayacağına dair karar verme haddini kendinizde nasıl buldunuz??? Toplum kurallarını kendinize göre şekillendirerek çok bilmişliği siz yapıyorsunuz şu anda. Adab-ı muaşeret kuralı diye bişey varsa, o da empati yapmayı ve karşısındaki insanı rahatsız etmeyecek hareketleri seçmeyi gerektirir; hem kadın hem de erkek için karşılıklı saygı. Sizin fikirnizse; Ben kadınım, herkes bana uyacak... Yok ya?

@yeni dunya duzeni: Bekleyebilirdim, çok büyük bir olay değil. Ama sizin durumunuzda da mesele aynı. Gitmeye karar verirken (ki ilk ayağa kalkan, yani gitme sinyalini veren kendisi), herkes kalkmadan tuvalete gitseniz, sonra masaya dönüp "evet, gidelim mi?" deseniz daha saygılı olur arkadaşlarınıza. Yapmazsanız da dünyanın sonu değil ama buna dikkat etmek minik bir incelik sadece.

@kassiopeia: "size mi soracak insanlar ne zaman tuvalete gidecegini" - Bize sormayacak, ama ne zaman tuvalete gittiği bizi etkiliyorsa, biraz empati yapması iyi olur. "rahatsiz oluyorlarsa gorusmezler bu insanla" - Bu kadar basit mi? Bu olaydan birkaç gün önceki olayda yanımızda bir arkadaş vardı, hesabı ödeyip dışarı çıktığımızda "Kız nerde" diye sormuştu, tuvalete gitti dedik ve kaldırımda biraz bekledik kızı. Kızın o arkadaşa karşı mahcup olmamasını amaçlıyorum ben mesela. 1-2 hafta sonra bunun benzeri bir olaydan dolayı başka bir arkadaşım kızdan gıcık olmasın diye... Kızı arkadaşıma iyi göstermeye çalışıyorum uyararak. Sizin mantığınıza göre evlendiğimde karım, arkadaşıma bariz bir yanlış yapıyorsa yine uyarmayayım, çünkü o kendi hayatı. Sonra da arkadaşım karıma sinir olsun, görüşmemeye karar versin, dolayısıyla benimle de görüşmesin... Yahu, geri bildirime ne kadar kapalı bir toplumuz biz...
0
🌸long live rock n roll
(17.11.16)
Bir sürü şey söylenmiş, bir tane de ben söyleyeyim; reglin ilk döneminde tam da ayağa kalktığımız zaman geliyor o "foşşş" hissi. Ben bu hisle uğraşırken biri uyaracak olursa dövecek kadar sinirlenirim.
0
SiyamkedisiZorro
(17.11.16)
karşımdaki adam telefonuyla oynarsa, bundan hoşlanmadığımı belirtirim.
"biriyle çıktığında telefonla oynanmaz" demem.
üslup farkı var.
baktım oynamaya devam ediyor, görüşmem.

biri sürekli buluşmaya geç geliyorsa, "buluşmalara geç gelinmez" demem.
zaten 40 dakika beklemem, tavrımı koyarım.
düzelmezse görüşmem.

tutup da koca kıza/kadına tuvalete ne zaman ve nasıl gidileceğini öğretmek hadsizliktir, nokta.
evet, gerekirse bekleyeceksiniz iki dakika.
kız duşa girmiyor neticede, ne kadar sürebilir?
bunun lafını etmek mi doğru olan yani?

karşınızdaki kadına hoşgörü ve nezaketle yaklaşmanız gerektiğini söylemek seksistlik değil.
tuvalete giden kadın konusunda, sizin haberiniz olmayan adap kuralı cem yılmaz'ın bile esprisini yaptığı bir şeydir.
"kadınlar tuvaleti önünde bekleyen adamlar..."

işte zaten kızın neden ağlayıp, psikopata bağladığı belli.
0
blatta hiberna
(17.11.16)
blatta hiberna cok guzel ozetlemis bence.
olay elestiriye geri bildirime kapali olmak degil, eger 'siz' rahatsiz oluyorsaniz soylersiniz, 'ben rahatsiz oluyorum' dersiniz bu kadar basit. 'oyle davranilmaz ona ayip, buna boyle denmez bu ayip' demek mantiksiz. kaldi ki size kimse kizin bu hareketinden rahatsiz oldugunu soylememis bile. bunu belirtmeye calistim. eger siz rahatsiz olmuyorsaniz, rahatsiz olacagina inandiginiz insan rahatsiz olursa kendisi soyler zaten. soylemiyorsa da ya rahatsiz olmuyordur, ya da karsisindaki insani sevdigi icin tahammul ediyordur.
elbetteki tuvalete gittigi icin bir insanla gorusmemekten bahsetmiyorum, bunu anlayamadiginizi dusunmuyorum acikcasi. herkes iliskilerini diledigi gibi belirler bunu anlatmaya calistim. karsinizdakinin yaptigi hareket tuvalete gitmek de olur bambaska bir sey de olur, sizi rahatsiz ediyorsa soylersiniz, ortak bir noktada bulusabiliyorsaniz bulusursunuz.
sevdigimiz insanlari baskasi rahatsiz olacak, baskasi bilmem ne olacak diye kirmanin bir anlami yok, ucuncu kisiler ve onlarin ne hissedebilecekleri iliskinizi etkilemesin.
0
kassiopeia
(17.11.16)
bu nedir ya! okurken SIKILDIM ve gerildim. aşırı abartmis. canı sıkılmadi mi bunları yaparken acaba.

ki zaten söylediğinde haklisin.o
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.11.16)
bir kadin olarak yaziyorum bunu.
bence tepkinde haklisin, arkadas olsun sevgili olsun, kimseni kimseyi bos yere bekletmeye hakki yok. ama uslubun yanlis, bunun icin de özür dilemissin zaten.
konu bence gereginden fazla büyümüs.
kiz "yok gitmeyecem, gerek yok" dedikten sonra kapanmasi gerekiyordu.

egoistce olan 2 dakika beklemekten rahatsiz olmak degil, baskalarini 2 dakika bekletmeyi kendine hak görmek bence.

diger yandan kizin tepkisi sadece bu konuya degil, birikmis diger seylere olabilir. reglin getirdigi duygusal durumla patlamis olabilir. ki bunu söyledigi beni hep kırıyorsun, herşeyi berbat ediyorsun" vs gibi cümlelerden de anlamak mümkün.

konu bence görünenden daha derin.
0
shi aila
(17.11.16)
kız haklı hacı
0
basond
(17.11.16)
Kiz hakli sen gereksizsin. Bu kadar basit bir seyi bir de defalarca aklinda tutup baskasinin yaninda ukalalik yapmissin. Bana bunu anam babam yapsa ifrit olurum, kaldi ki sevgili...
Ayrica baskalari rahatsiz oluyorsa zaten soylerler, kimsin ki onlar adina dusunuyorsun?


Icim sisti olayin sacmaligindan.
0
piremses
(17.11.16)
bence uyarın çok gereksiz, kızın tribi de insanı bayacak kadar uzun sürmüş. ama iki dakika dışarda beklememek istemen garip yani bekleyiver n'olcak. o da seni bekleyebilir nedir bu ufacık olaydan insanın modunu düşürme merakı anlamadım. regl ise oturup oturup ayağa kalkınca foşş diye gelmiştir, hem düşüncesizsin hem de kabaca uyarmışsın. "pedimi değiştirecem öküz" dese haklı bence. bu uyarıyı insan yanında yapman daha da sinir bozucu olmuş kız için. kimse bilmese de sevgili olduğunuzu, yine de kibar ve düşünceli davranmalısın başkalarının yanında.

kızın tribi gereksiz uzun sürmüş başta da dediğim gibi o ayrı.
0
sanguine mcqaer
(17.11.16)
Başka insanları düşünmüşsün ama kızı düşünmemişsin. Bi de böyle düşün..
0
manuel mandalina
(18.11.16)
Hesaptan sonra kalkıyor olması, tuvaleti hesaptan kaçma bahanesi olarak kullanıyormuş izlenimi yaratmamak için olabilir. evet hala böyle ince düşünen insanlar olabilir. Ayrıca üstte söylendiği gibi regl döneminde ayağa kalkınca gelen hissi bilmeden ahkam kesmeyin nolur.
0
denef
(25.11.16)
ikiniz de feci derecede yanlış insanlarsınız bir ilişkide olmak için.
0
sen git ben geliyorum
(26.11.16)
@moby burada sen haklısın ama çanta konusunda eleman haklı
0
basond
(10.12.16)
Duyurunun başlığı bir arkadaşı bir konuda hakkında uyarmak demişken, önce kendin için uyarsaydın ya kızı.

Vah vah. Yazık. Tuvalete uyarmana alınan kız tripleri he. Bir de ağlamış. Yavrum daha neler görecek o. Ona desene dünkü kırgınlık binde sıfır diye.

Lan ben iyi dayandım sana. Hala düzgün ve sağlam bir psikolojim var. Bozuyorsun arada ama topluyoruz biz yine de. Zaten olay o galiba. Tek işlevin bu.

Anam bir de olay şu; kız tuvalet için uyarmana ağlıyor. Ne kızlar var be. Böyle olamadık ondan heralde. Okadar şey yaptın da ağladık mi acaba yanında. Ah şu kızlar isini ne iyi biliyor hemen sulu goz tripleri. Insan herşeye uyumlu olmayacak sonra bizim gibi ezilir. Öğrenioz işte biz de.

Ha bir de tuvalet icin uyarmana kac kere agladi ben orayi kaçırdım sayamadım. Onu sayıp söylersen daha iyi bir yorum yaparım. Sayı önemli.

Bak şimdi burda yoruma gelecek olursam; muhtemelen kız kendi hesabını ödemiyordu. Muhtemelen değil hatta olasılık veriyorum yüzde yüz ödemiyordu. Kızın tuvalete gitmek istemesinin de regl ile bir alakası yok. Kız aşırı tripli bir de, senin zorla iteme ile bulduğun bir kız. Hesabın lafı geçmemiş olabilir de bence olay burdan kaynaklı. Böyle kompeksli kızları buluyorsunuz bir wc için uyarmana bile şaka yollu cevap vermekten aciz, agliyorlar sonra bir de diyuru açıyorsunuz.

Ne diycem biliyor musun. Kızı çok sevdim. Nolu bunu bırakma biraz anya konyayı göstersin sana. Ağlasın sen duyuru aç biz de yorum yaparız.

Ha bir de sen ne zaman bir insana ay regl döneminden geçiyor fln diye anlayışlı davrandin. Duyurunu okuyunca gözlerim yaşardı gülmekten. Hassas rolu yapma değilsin olmuyor üstüne bol geliyor.

Ha bir de telefonunu sakın ortada bırakma. Tuvalet için ağlayan kız telefonunda ayni zamanda benle barışma vs li mesajları gorunce ne yapar acaba. Ya da yok yok vazgectim regl dönemi geçsin bırak telefonu ortaya. Biraz ortalık şenlensin. Ama dikkat regl döneminde olmaz ha, yazık kıza. Ya ben zaten regl olmuyorum ya sorun yok, kır kırabildigin kadar, üz, ha bi gayret hadi tam 12den.
0
mobydick
(11.12.16)
(8)

ilkokul 4. Sinif ogrencisi ve ders calisma olaylari

totalstation
Merhabalar, 4. Sınıfta olan bir yeğenim var annesi (ablam olur kendisi) kafayı yemiş durumda. Çocuk zaten çalışkan ama ablam kafayı sıyırmış. Oğlu 82 aldı diye sınavdan oturmuş ağlamış. Çok dusukmus notu. Ben de dedim ki yav ne saçmalıyorsun sen. Bence gayet iyi almış diye söyledim. Çocuğu tehdit ed
Merhabalar, 4. Sınıfta olan bir yeğenim var annesi (ablam olur kendisi) kafayı yemiş durumda. Çocuk zaten çalışkan ama ablam kafayı sıyırmış. Oğlu 82 aldı diye sınavdan oturmuş ağlamış. Çok dusukmus notu. Ben de dedim ki yav ne saçmalıyorsun sen. Bence gayet iyi almış diye söyledim. Çocuğu tehdit ediyor notlarını duzeltmezsen seni etüt merkezine veririm diyor. Bende dedim ki karışma çocuğa onu ben çalıştırırım.

Netekim nasıl calistiracagimi bilmiyorum :D Nasıl yapılmalı ne edilmeli bu çocuk için ? Öğretmen olanlar ya da bu yollarda olanlar yardımcı olabilir mi ?

Not : şimdiki velilerin hepsi kafayı yemiş durumda. 88 notu yüzünden yeğenimin bir arkadaşının annesi herşeyi yasaklamış.
0
totalstation
(13.11.16)
Öncelikle sorun yeğeninde değil ablanda. Ablan büyük ihtimalle başkasıyla rekabet halinde (çocuğunun arkadaşının velileriyle, komşularla...)

82 gayet iyi bir puan. 88 ile 100 de 5 oluyor. O ayrı bir vakâ.

Bence çocuğu rahat bırakın. Morpha kampüs var eğitim sitesi fena değil.
0
cemallamec
(13.11.16)
Okulistik diye bir şey bulmuş onu calistiracagim diyor.
0
🌸totalstation
(13.11.16)
Bu konuyla ilgi bir psikoloğun çok güzel bir yazısı vardı, çocuğu 100 alamadı diye yaptığı baskı, bulunduğu ruh hali, çocuk üzerindeki etkisini anlatıyordu. Aradım ama bulamadım.

Çocuk kendisini devamlı yetersiz hissediyor ve bir süre sonra kendisi için değil ailesi için bir şeyler başarmaya şartlanıyordu.

Denk gelirsem yazıya editleyip koyarım buraya.
0
kimlanbu
(13.11.16)
Yegeninizi degil ablanizi calistirin bence, ona farkli aktiviteler bulun, kendini ispatlayabilecegi, takdir gorebilecegi, kendini gelistirebilecegi alanlar tespit edin. Kafayi cocugunun kotu gitmeyen derslerinden uzaklastirmasi icin bir hayati olsun. Belli ki bunlarin eksikligini cocugu ile kapatmaya calisiyor. Ayrica cocugu bir sure daha zorlarsaniz ters tepip tamamen birakabilir dersleri.
0
kassiopeia
(13.11.16)
yani ablan bence aşırı rekabetçi yetiştiriyor yegenini ben bu kadar zorlamaya gerek olduguna inanmıyorum. benim 4. sınıfa giden kardeşim var 65 aldım abi dediğinde getir yanlışlarına bakalım neleri anlamadın deyip gönderiyorum. bırakın çocukluğunu yaşasın çocuk çok kastırmasın.
0
the coolest dude
(13.11.16)
Ablanıza akademik başarının, hayattaki başarıyı belirlemediğini anlatın. Gerçi çocuk geyet başarılı da.

Misal benim eşim (o zamanlar sınıfta kalma vardı) ortaokulda sınıfta kalmış. Matematik öğretmeni annesini çağırmış, bunu okuldan alın, herkes okumak zorunda değil, sanayiye falan verin meslek öğrensin demiş. :) Kadındaki hayal kırıklığına gel.

Ama çok kitap okurmuş eşim, sonra M.Ü. İletişim fak. kazanmış, yüksek lisansını tamamlamış, sevdiği meslek gazeteciliği yapıyor. Kendi kazanıp, bedeli askerlik yapıp ödemiş. Şu an gerçektende kariyer olarak iyi bir yerde.

Bir diğer örnek kuzenim, dayım her zaman bizi birbirimizle kıyaslardı hep rekabet etmemizi isterdi ben sallamazdım tabi, çok başarılı bir eğitim hayatı oldu, ODTÜ çevre mühendisliğini bitirdi kuzenim, bense Ank. DTCF :) Ama özel hayatında bir türü başarıyı yakalayamadı, hiç bir işte düzenli çalışamadı, ya işten çıkarıldı ya da kendi işi beğenmeyip çıktı. Şu an yıllardır işsiz, 36 yaşında, sosyal güvencesi yok ve saçının jöle parasını bile dayım karşılıyor.

Bu örnekleri ablanıza okutun lütfen, ben canlı tanıklarıyım. Önemli olan kendiyle barışık, mutlu çocuklar yetiştirebilmek. gerisi kendiliğinden gelecek, emin olsun. Lütfen çocuğu, kaygılı ve yetersiz hissettirmesin.
0
old possum
(13.11.16)
sizin abla yine hatayı çocukta arıyor iyiymiş (çocuğu yetersiz-eksik-suçlu hissettirecek davranışı ve etüt merkeziyle tehdit etmesi büyük hata tabi), ben öğretmenlik yaparken veliler niye çocuğa düşük not (70-80) veriyorsunuz diye gelip öğretmenlere kızıyordu. bence manyak olmamak lazım, ablanıza finlandiyadaki eğitim sistemini ve başarı oranlarını gösterin. çocuklar çocukluğunu yaşasın.

şimdi herkes proje olarak çocuk yetiştiriyor, çocuk okulda süper başarılı olacak çıkınca matematik öğretmeni gelecek, ertesi gün piyano hocası gelecek, hafta sonu basketbola gidecek, çıkışta başka bir hocadan bilmemne dersi alacak diye çocukları salak ediyorlar. eğer bilgisayar bağımlısı falan değilse çocuk oyun oynasın, kitap okusun, çıkarın hava alsın oksijen güneş görsün. evde de hangi derste eksiklerinin ne olduğunu bulup onları tamamlayın yeter.
0
passive aggressive
(13.11.16)
Biraz geç olacak cevabım ama 82 düşük not. Çünkü bu notlar bizim zamanımızdaki gibi zor sorulardan oluşan testlerin sonucu değil. Eğitim sistemimiz lacivert tonlarında olduğu için yeni sistemde kolay soru soruyorlar 0 yanlış bekliyorlar. 82-88 muhtemelen 20 soruda 2-3 yanlış demektir.
Tabii ki asıl sorun ablanızın bu sonuca ağlayarak, tehdit ederek tepki göstermesi. Bunu bir uyarı olarak dikkate alıp ilave soru çözdürmesi muhtemelen yeterli olacaktı. Okulistik fena değil.
Bütün bu cevaplarım aslında bu berbat sistemin içinde kalmak zorunda olan bir veli olduğum için geliyor. Yoksa ben de isterim çocuğumu Finlandiya'da okutayım, bütün gün oynasın ama bir dolu da şey öğrenmiş olarak gelsin. Sistem değişmedikçe çocukları en az zararla benzerleri içinde en iyi okula sokmaya çalışıyoruz.
0
SiyamkedisiZorro
(19.12.16)
(39)

İsim buluyoruz. (Allaam ya negzel kedi<3 )

kaymaktutmayansicaksut
Dişi kendisi, 1.5-2 aylık filan. Bizim oldu galiba, isim bulsak ya <3 http://i.hizliresim.com/aXVMJQ.jpg
Dişi kendisi, 1.5-2 aylık filan.

Bizim oldu galiba, isim bulsak ya <3

i.hizliresim.com
0
kaymaktutmayansicaksut
(06.11.16)
çok güzelmiş. cinsi ne ola ki?

isim: panda
0
format c
(06.11.16)
Safiş
0
sakar in san
(06.11.16)
yumak
0
senolll
(06.11.16)
bostik olsun.
0
basond
(06.11.16)
ponçik
0
basubadelmevt
(06.11.16)
bıyık
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.11.16)
Domino.
0
pike
(06.11.16)
maviş ya da boncuk. :D
0
black mamba
(06.11.16)
Süslü olsun, kürkü o kadar güzel ki giyinip süslenmiş gibi :)
0
neferkitty
(06.11.16)
Şirin. Pek güzelmiş yahu. civelek de olabilir bak.
0
yaren
(06.11.16)
Bildiğin Salvador Dali bu. Ah dişiymiş be.
0
medre
(06.11.16)
İplik
0
dene
(06.11.16)
Lily
0
Sandman
(06.11.16)
Mıncık olsun adı, tam mıncıklamalık. Biraz daha sevimlileştirelim dersek Pınçık, Pinçik, Bücünk falan da olabilir, Ponçik gibi. Anlamı olan isimlerdense, anlamsız ama söylendiğinde 'Aaa, tam da öyle' denilesi isimler daha güzel geliyor.
0
aychovsky
(06.11.16)
(bkz: moin)
0
varg
(06.11.16)
Pelin. Normal isim koyun yahu oda bir birey.
0
gozu acik sevisen yahudi
(06.11.16)
Müge :D
0
shin
(06.11.16)
Minnoş ya da minnak derdim ben buna :)
0
turuncu sufle
(06.11.16)
i.hizliresim.com

Köfte, mikro veya kiddo arasında kaldık.
0
🌸kaymaktutmayansicaksut
(06.11.16)
Yaaaa bu ne kadar güzel bir kedi! Kucağıma alıp minciklayasim geldi :))

Hera olsun ya da şurup :)
0
fraise
(06.11.16)
masraf olsun
0
sansli pipi
(06.11.16)
çicek gibi maşallah!
ıtır olsun ^^
0
enaz3kedi
(07.11.16)
pierre olsun fransız bi adamabbenzettim :))
0
faikabi
(07.11.16)
Furby
Ya da çikilop

Çok tatlıymış, ailenizin yeni üyesi hayırlı olsun:)
0
peggy
(07.11.16)
kirpiye benzettim, kirpi olabilir <3
0
nathanieltroy
(07.11.16)
Medre demiş, bakar bakmaz "Dali" dedim buna. Yavrum o bıyıklar ne öyle, yirim :)

Naçizane tavsiye; bu kedi büyüyecek, kiddo, mikro o zaman yalan olacak.
0
SiyamkedisiZorro
(07.11.16)
kalender olsun. ya da 3. bir gün evcil hayvan sahiplendiğimde adını 3 koyacağım.
0
windowsguvenlikduvari
(07.11.16)
turşu
0
elestirman
(07.11.16)
tüylük
0
argent dawn
(07.11.16)
furby

fofik

tüftüf
0
sameidiot
(07.11.16)
Erkek olsa hiç düşünmeden ''Dali'' diyeceğiz ama işte erkek değil.

Piksel? Ne dersiniz?
0
🌸kaymaktutmayansicaksut
(07.11.16)
proletarier aller lander vereinigt euch+1

bıyık
0
bir ileti paylastim
(07.11.16)
pırtık
0
rawr
(07.11.16)
@kaymaktutmayan, dali de güzelmiş, olsun dali soyisim sonuçta:p frida da geldi bak aklıma şimdi:)
0
peggy
(07.11.16)
Benim aklıma bir daha bakınca lokum geldi :)
0
fraise
(07.11.16)
bostik olsuuuuuuuun...
0
basond
(08.11.16)
karakaçan
0
cekilmis gayfe
(08.11.16)
maşuk :)
0
in vino veritas
(08.11.16)
çorap.
0
sorumatik
(08.11.16)
(7)

hiç ilginiz olmayan birşey

wishmaythşngs
size zarar verince ne yapıyorsunuz?nasıl örnek vereyim bilmiyorum ama mesela, sizin birşeyinizi istiyorlar. siz vermiyorsunuz. ve üslubun çok kötü falan gibisinden laf duyuyorsunuz.yani örneğim pek etkileyici olmadı, ona takılmayın da, siz kötü kadın oluyosunuz ama o hanımefendi modunda geziyor. kim
size zarar verince ne yapıyorsunuz?
nasıl örnek vereyim bilmiyorum ama mesela, sizin birşeyinizi istiyorlar. siz vermiyorsunuz. ve üslubun çok kötü falan gibisinden laf duyuyorsunuz.
yani örneğim pek etkileyici olmadı, ona takılmayın da, siz kötü kadın oluyosunuz ama o hanımefendi modunda geziyor. kimse onun için aç gözlü, hırsız vs demiyor. ama size uyumsuz, uyuz, arıza deniliyor.
0
wishmaythşngs
(20.10.16)
uzuluyorum icimden, kotu biri olmak istemem.

etkenleri tartinca bir hatam yoksa "fakyoras, uzulmemen gerekir cunku hede hodo" diyorum ama bir yandan da uzuluyorum. 5-10dk sonra ugrasicak bir sey bulunca unutuyorum.
0
fakyoras
(20.10.16)
Bahsettiğiniz olay ilginiz olmayan bir şey değil ki. Olayın muhataplarındansınız direk.
Benim annemle babam ayrı bazen onlardan birinin yaptığı bir şey yüzünden diğeri çok başımı ağrıtıyor. Kaçıp gidemiyorsun da. Ben de beynimi kapatıyorum.
0
petekpare
(20.10.16)
kendi sorununu kendi çözmek yerine, benden yararlanarak çözmek istiyo. olayıyla alakam yokken dahil ediliyorum. örneğe takılmayın arkadaşlar ya yazıp hatırlayıp canımı sıkmak istemiyorum.
0
🌸wishmaythşngs
(20.10.16)
üslup önemli bence. hanımefendi modunda gezen kişi olmak istiyorsanız cazgır üslübunuzdan dolayı böyle tanınıyorsunuzdur belki. daha nezaketli cümleler kurmaya özen gösterin. biri sizden bir şey istediğinde çomak gösterirseniz bu sizi iğrenç gösterir. vermemek en doğal hakkınız ama vermeme yönteminiz edepli olmalı. tabi olayı tam bilmiyorum ben de. anlattıklarınızdan yola çıkarak toplumun sizin hakkınızda iyi hisler beslemediğinden işkillenmişsiniz diye anladım o yüzden dedim. toplumun ne dediğini takıyorsak eğer maalesef onun ölçülerini de gözönünde bulundurmalıyız her davranışımızda.
0
for day to break
(20.10.16)
üzülüyorum
0
durgunfoton
(20.10.16)
Kimse seni o kadar önemsemiyor, rahat ol.
0
arnold schwarzeneger
(21.10.16)
Sen örnek verememişsin ben vereyim. İşyerinden bir arkadaş benden bir iş yapmamı istediydi (ama kendi işi aslında); ama nasıl yoğunum o sıra, wc'ye gidemiyorum, yemek için çıkamıyorum. Reddettim, hem de kibarca.

Siyam:"Ya bak görüyorsun çok yoğunum, vaktim olsa seve seve. Ama sana yardım etsem kendi işimi yetiştiremeyeceğim".

Arkadaş: "ama kaç seferdir yapıyordun, ben de sana güvenmiştim"

Siyam:"O zaman müsaittim, ama şimdi değilim" dedim (buradan çıkarttığım sonuçlar var elbette, aynı şeyi birden fazla kere iyilik olarak yapmayacaksın, yoksa beklenti oluşuyor)

Arkadaş şööyle bir çevresine baktı (yeterli izleyici topladığını anlayınca) "Sana güvenmek hata" dedi gitti.

Ben afedersin g.t gibi kaldım ortada. Dolayısıyla bunu çok profesyonel yapanlar var ve örnekte olduğu gibi nazik cevap verseniz bile işe yaramıyor. Çözüm ortamda daha fazla insanla samimi olmak kendi "alliance"ınızı kurmak. Yoksa yırtınsanız boş.
0
SiyamkedisiZorro
(21.10.16)
(7)

İki buçuk metre kareye giyinme odası olur mu ?

jamalbsf
Yoksa gömme dolap mı yapmalı ? Gömme dolap çok kullanışlı olmaz gibi sanki
Yoksa gömme dolap mı yapmalı ? Gömme dolap çok kullanışlı olmaz gibi sanki
0
jamalbsf
(14.10.16)
Gömme dolap için fazla büyük, diplere koyduğunuz şeyler bir daha gün yüzü görmez. Küçük giyinme odası örnekleri var bayağı güzel pinterestte falan, göz atın derim.
0
whoosie
(14.10.16)
1.5*1.5 bile olsa iki taraflı dolap olmaz. gömme dolap her türlü daha mantıklı.
0
babilbaligi
(14.10.16)
Bence dolap overrated ve çok daraltıcı, açık sistem oluşturun derim biraz derli toplu bir insansanız.
0
whoosie
(14.10.16)
açık sistemde toz çok olur. türkiye'nin %95 yeri tozlu, bunu göz önünde bulundurun
0
la noix
(14.10.16)
whoosie +1
0
kassiopeia
(14.10.16)
2,5 m2 nin görüntüsü önemli. Dikdörtgen gibi mi yoksa kare gibi mi? Derinliği az ise illaki dolap, ama kareye yakın gibiyse giyinme odası daha iyi olur.
0
SiyamkedisiZorro
(14.10.16)
eni ince yaptırılırsa gayette olur. gömme dolap çok kullanışsız bizde var pişman olduk.
0
yue
(14.10.16)
(37)

duyurunun kadınlarına

yuvarlanantencereninkapagi
' evleneyim, çocuğum olsun' kafasında bir insan değilim hatta bunlara çok uzağım ama bazen felaket sekilde ' hemen simdi çocuk doğurmaliyim' gibi bir his geliyor. içgüdülerime karşı koyamıyorum sanırım.size de oluyor mu?edit: 23
' evleneyim, çocuğum olsun' kafasında bir insan değilim hatta bunlara çok uzağım ama bazen felaket sekilde ' hemen simdi çocuk doğurmaliyim' gibi bir his geliyor. içgüdülerime karşı koyamıyorum sanırım.

size de oluyor mu?

edit: 23
0
yuvarlanantencereninkapagi
(14.10.16)
hayir
0
yuzır
(14.10.16)
oluyor arada dalgalanp duruluyorum.
ama sen, yanlış bilmiyorsam daha lisans okuyorsun
o yaşlarda olmuyordu 28 gibi bir kriz atlattım -sağlık durumum da baya bir sıkıntılıydı bence psikolojik olarak bundan etkilenmiştim- sonra geçti
arada geliyor ama anlık, geçiyor
benden daha büyüklerin dediğine göre 40 gibi en sancılı şekilde tekrar böyle bir kriz yaşanıyormuş, ondan biraz korkuyorum açıkçası.
evlenecem, çocuk yapacam diyen bir insan hiç olmamıştım o yaşa, o krize kadar. şimdi 33 yaşındayım yine demiyorum -çünkü şu ara o kriz uğramıyor :P
0
niye ama
(14.10.16)
hayır ama hissettiklerin normal. ne yazık ki hormonlar böyle cılgınlıklar yapıyor/yaptırıyor.
0
kassiopeia
(14.10.16)
Hormonlar ah bu hormonlar. Kesinlikle cok normal
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(14.10.16)
6 yıldır evliyim bir kere bile öyle hissetmedim bana niye gelmiyor bu duygular sinir oluyorum.
0
yue
(14.10.16)
sade kadınlara maal etmeyelim, erkeklere de oluyor 28 den 30 a kadar azar azar yokladı, 30 - 32 ye kadar biraz daha yokladı, 2 hafta önce acayip bastırdı neredeyse başedilmeyecek kadar. yaş 32 erkek

tabi doğurma olarak değilde, cinsel dürtülerin tavan yapamsıyla karışık çoluk çocuk olayları.

hormon hormon üstüne piniyor ondan oluyor tüm bunlar.

enteresandır hayatımda anlayamadığım belkide en basit şey şu evlilik çoluk çocuğa karışma kavramıydı, diyordum lan bu insanlar manyakmı olm? gzemek tozmak, kendine zaman ayırmak, kendi istediğin şeylere odaklanmak varken, evlenmek mevlenmek neymiş lan diyordum.

anladım ki hormonlardan. demek insanlar bu yüzden deli gibi evlencem ben, evlencem, lan evlenmem lazım diyormuş.
0
killerbee
(14.10.16)
24 yaşındayım ve bazı bazı bebek gördüğümde bende bundan bir tane yapmak istiyorum diye kendimden geçiyorum. bende de olsa öpsem, koklasam, bağrıma bassam. sonra hayallerimi hatırlayıp, bebeğe zaman var yola devam diyorum.
0
you are my lethe
(14.10.16)
23'üm ben de ve 1-2 yıldır böyle hissediyorum, bebek görünce özellikle. İçgüdüler, biyolojik saat vs derken böyle hissetmek normal ama biraz erken başladı sanki.
0
pike
(14.10.16)
Hayır, hiç öyle duygularım yok. Hep böyle değildim ama. İş hayatına başladıktan sonra bir çocuğun sorumluluğunu almak aşırı zor ve imkansız geliyor. Ayrıca bir avm'de falan yaramazlık yapan, şımaran, istediğini aldırmak için zırlayan veletleri görmem de bu duygularımı pekiştiriyor tabi.
0
kingdom of rust
(14.10.16)
O kafayı küçümseyenleri anlamıyorum. Anneleri de o kafada olduğu için kendileri varlar. Bunun küçümsenecek veya tahkir edilecek bir yanı yok. Aksine İNSAN yetiştirmektir o, yetiştiremeyenlerin eserleri her yerde.

Cevap: 34 yaşındayım, kadınım, 30'dan itibaren sık sık oluyor. Bu cinsiyetimizin kendi doğası, erkeklerdeki üre(t)me içgüdüsünün kadınlardaki şekli. Çok normal.
0
yaren
(14.10.16)
bebekleri görünce sevesim falan geliyor ama doğurmalıyım olmuyorum. ufukta evlilik de var ama yok yani 30a yaklaşınca olur herhalde :)
25 K
0
sanguine mcqaer
(14.10.16)
Eski sevgilimle çocuk yapsak nasıl bir şey olurdu çok merak ediyorum. Keşke bi çocuğumuz olabilseydi.
0
istenmeyen evlat
(14.10.16)
Fazlasıyla anaç yapılı bir insanım, yirmilerin başından beri oluyor. Bi doğuramadın gitti :)
0
devilred
(14.10.16)
"My biological clock is ticking and i want babies now!"

Benim olmadi ama hayatimin her yerinde oldugu gibi cocuk icin de plan yapmistim. O plan da isleyince istedigim zamanda cocugum oldu. Tabii inanilmaz sansliydim bu konuda o da ayri mesele. Birkac faktor ust uste iyi gitti. Biri olmasa olmayacakti. Plan program o durtuyu kontrol altina aldi sanirim
0
la noix
(14.10.16)
Hic olmadi, hatta arkadaslarla konusurken "cocugum olursa adini x koyarim" muhabbeti gecti, bu arkadaslar biri kiz digeri erkek. Sonra bana sordular "iii ben hic dusunmedim bile" diyince uzayli gormus gibi bakmislardi.

Olmuyor.
0
kuehles blondes
(14.10.16)
4-5 sene öncesine kadar bir bebem olsun ilerde diye hayallerim vardı, şu an yok. Yapmam diyemem ama hevesli değilim şimdilik. Aşırı büyük bir sorumluluk ve ben rahatıma aşırı düşkünüm.
0
piremses
(14.10.16)
2 yıl öncesine kadar oluyordu özellikle arkadaşım yeni doğum yaptığında bebeği kucağıma alıp anneme "anne ben de istiyorum bundan" demiştim, herkes şaşkın bakmıştı :)

Sonra baktım ki öyle kolay iş değil çocuk büyütmek çok büyük sorumluluk ve belli bir düzeye gelmeden (hem maddi hem manevi) yapılmamalı. Çocuğun her istediğini almaktan bahsetmiyorum ama ihtiyacı olan şeyleri alırken zorluk yaşamaman gerekiyor. Çocuğun da olsa kimseyi zor durumda bırakmaya hakkın yok.

Şu an istemiyorum. İleride ne olur bilemem tabii ama düşünmüyorum.
0
mutekebbir
(14.10.16)
eski sevgilimle birlikteyken ara ara düşündüğüm oluyordu, lan çok yakışıklı adam, bundan çocuk yapsam nasıl bi şey çıkar acaba diye agdhff. o gidince düşüncelerim de gitti. şu an çocuk düşünmekten daha önemli problemlerim var, para kazanmak, stabil psikoloji, gelecek kaygısı gibi. ha bir de rahatıma çok düşkünüm doğru. zevklerimden pek kısabileceğimi (para harcamak değil illa) zannetmiyorum. 5 dakikada bir kontrol edeceğim çocuk yapmak yerine yatakta boş boş yatmayı tercih ederim mesela. bu en küçüğüydü :)
0
nice tnetennba
(14.10.16)
Menstürasyon döngüsü. Canın bir alfa, bir beta çekecek; artık hangisi denk gelirse o anda.
0
arnold schwarzeneger
(14.10.16)
hiç olmuyor bana
eskiden beri de düşünmedim.
32 yaşına geliyorum.
demek ki herkese olmuyor.
0
interview with the vampire
(14.10.16)
31 yaşındayım.
ben de hiç evlilik isteyen, gelinliğinin hayalini kuran biri olmadım.
ama evet, çocuk istiyorum, yani o bahsettiğin his bana da vuruyor.
özellikle son 3-4 yıldır var.

bana kalsa, maddi gücüm el verirse 2-3 tane doğururum.
yaşın ilerliyor oluşu bu konuda biraz heyecanlandırıyor beni, 40 yaşında anne olmak istemem şahsen.
bu tabii işin içgüdüsel değil, mantık kısmı.

ama genel olarak "doğurmalıyım" hissi çok baskın.

edit: bebekleri severim, ama çocuk ben de sevmiyorum bu arada.
0
blatta hiberna
(14.10.16)
1 gün bile öyle bi his gelmedi. iyi ki.
0
mandalina kokusu
(14.10.16)
Tam o dönemlerde bi gelir. Sonra bir de belki 30'a yaklaşırken gelir. Hormonlardandır geçer :)
0
lcha
(14.10.16)
hayır olmuyor, hiç olmadı 32k
hadi diyelim kafama saksı düştü, gezegenler yörünge değiştirdi vs istedim, bu sefer de "bu kadar manyağın, psikopatın arasına çocuk mu salınır?" der yine yapmam.
0
treize
(14.10.16)
Hiç olmadı. Hatta yaş ilerledikçe çocukları daha da çekilmez bulmaya başladım. Eskiden bu kadar tahammülsüz değildim. Şimdi bildiğin tiksiniyorum. 28/K
0
köstebek kurabiye
(14.10.16)
bende 30 yaş civarında olmuştu...
0
SiyamkedisiZorro
(14.10.16)
23 yaşında hiç öyle bir isteğim olmadı, hormonlarım beni hiç o şekilde yoklamadı çok şükür :)
0
dessy
(14.10.16)
Oluyor.
26 yaşındayım, erkeğim.
0
paçalı don
(14.10.16)
ben çocuk sevmiyorum, bebek de. yani oturup çocukla bütün gün napıcam ya, kedi olsa neyse lazer tutarsın, top atarsın filan. bu anca ağlasın, götünü sil, gazını çıkar, agumugu yap. düşününce sıkılıyorum, o derece bir adanmışlığa hazır değilim, mümkün değil yani.

buna rağmen bana bile zaman zaman oluyor. acaba çocuğum olsa ne biçim mi güzel olur diyorken ay yine yumurtalıklarım dizginleri ele aldı diyip uyanıyorum mevzuya, çok takılmıyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(14.10.16)
Yeni evlendim, öyle bir içgüdüm yok, hiç olmadı. Çocuk sevmiyorum.
Sadece isveç norveç'te falan sapsarı saçlı, mavi gözlü, çığlık çığlığa ağlamak yerine bize gülücükler saçan bebekleri gördüğüm zaman şunlardan birini kaçırsak mı diye düşünmüştüm:)
29
0
peggy
(14.10.16)
evliyim.
hiç o hisse kapılmıyorum.
0
gulsum
(14.10.16)
23k hiç olmuyor.
0
Esinsin
(14.10.16)
geçen seneden beri ara ara geliyor. her şey yaz tatilinde çocuklu ailelere sempati duymamla başladı. yalnız kaldığım bi dönemdi, uzaktan izlerken ilk defa bi an için çocuk yapmak, büyütmek fikri mantıksız gelmedi. yalnız kalmak derken okul bitti, arkadaş çevresi sıfırlandı. fakat o zamana kadar hiç mi hiç düşünmemiştim, garipsedim. o zamandan beri ara ara acilen evlenip bir sürü çocuk doğurmalıyım şeklinde düşünüyorum. hayatın boyunca hissetmeyince, daha önemlisi kendine o şekilde bir hayat planı çizmeyince insan bocalıyor. sonra kendimi mantıklı düşünmeye zorluyorum, geçiyor. sonra tekrar geliyor. bir daha gelmemek üzere o duyguyu nasıl göndereceğim bilmiyorum. 24k.
0
alice bonnie stanley
(14.10.16)
33'üm, hiç olmadı. "Acaba bir gün olur mu" diye merak ediyorum. Çocuk sevemiyorum, uğraştım ama içimden gelmiyor.
0
aychovsky
(14.10.16)
27 yaşındayım bana hiç olmadı. bir gün çocuğum olsun istiyorum gerçi galiba anne olsam iyi anne olur benden ama kafamdaki hayat planıyla çocuk yapabileceğim yaş sınırları kesişmiyor gibi. kısfmet.
0
passive aggressive
(14.10.16)
ben de evleneyim, çocuk yapayım kafasında değilim hatta evlilik beni çok korkutuyor. fakat o hissi yaşıyorum bir süredir. Özellikle bu yıl başladı. hormonal olsa gerek... direkt o an çocuk doğurasım, doğum yapasım geliyor. sanki doğursam rahatlayacakmışım gibi. değişik bir his.

23k.
0
chihirovekohaku
(14.10.16)
32 yaşında kadınım, hiç olmadı henüz.
32 yaşındaki en yakın arkadaşıma son iki yıldır oluyor, 2 yıl içinde bir yeğen bekliyorum kendisinden.
0
kobuzchu kiz
(14.10.16)
(6)

en güzel aşureyi nerede bulabilirim?

mojiziku
aşure diye çıldıranlardanım, özellikle yeni yapılmışken çok katılaşmamışken çok severim. aşırı tatlısını pek sevmem ama. aradığım özelliklerde en iyi nerede bulabilirim istanbul anadolu yakasında? mümkünse maltepe'de ve yakın ilçelerde?
aşure diye çıldıranlardanım, özellikle yeni yapılmışken çok katılaşmamışken çok severim. aşırı tatlısını pek sevmem ama.
aradığım özelliklerde en iyi nerede bulabilirim istanbul anadolu yakasında? mümkünse maltepe'de ve yakın ilçelerde?
0
mojiziku
(13.10.16)
Üsküdar- bağ pastanesininkini sevdim ben ama uzak kalırsın..
0
Aman Sen de
(13.10.16)
Özsütte yemiştim ben beğenmiştim ama kıvamı koyuydu sever misin bilemedim.
0
yue
(13.10.16)
özsüt diyorum ben de, çok beğendim geçen yediğimde.
0
bcdhms
(13.10.16)
güllüoğlunda da var, ben beğendim. ama sıcak aşureyi daha çok severim <3
0
plastic_angel
(13.10.16)
ozsut, hasa usta falan hep seker yerine surup kullananlardan dolayisi ile insanin agzinda garip sentetik bir tat kaliyor, belki zeynel olabilir. ama ondan da emin degilim, gitmeden telefon ac sor, seker olarak ne kullaniyorsunuz diye ona gore tadinin nasil olacagini bilirsin zaten.
0
mavicorap
(14.10.16)
Ev dışında yiyeceksem Beyoğlu'nda Hacı Abdullah'ta yerim.
0
SiyamkedisiZorro
(14.10.16)
(5)

Hamile Çalışan - Yapılacaklar

aradaki uzaklik
Arkadaşlar merhabalar.Bizim hatun yakında doğuruyor kısmetse (2 ay kaldı.)Çalıştığı şirket 4-5 çalışanı olan, yurtdışı merkezli bir şirket, home office çalışıyor. Dolayısıyla IK departmanı filan yok, yardımcı olan kimse de yok. Şimdi ne yapması gerekiyor detaylı? Bir form mu doldurulacak, maaşı nası
Arkadaşlar merhabalar.

Bizim hatun yakında doğuruyor kısmetse (2 ay kaldı.)

Çalıştığı şirket 4-5 çalışanı olan, yurtdışı merkezli bir şirket, home office çalışıyor. Dolayısıyla IK departmanı filan yok, yardımcı olan kimse de yok. Şimdi ne yapması gerekiyor detaylı?

Bir form mu doldurulacak, maaşı nasıl alacak devletten, izni nasıl kullanacak?

Detaylı bilgi verebilir misiniz?
0
aradaki uzaklik
(13.10.16)
doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta ücretli izni var. sonrasında isterse 6 ay daha ücretsiz izin alma hakkına sahip. hamile olduğunu gösterir raporu izin talebiyle birlikte iş yerine iletmeli. işyerinde elden vereceği kimse yoksa yöneticisinden yol göstermesini talep edebilir ya da noterden iletebilir.
0
dahili meddah
(13.10.16)
doğuma 8 hafta kala normalde izin hakkı var ama "çalışmasında sakınca yoktur" diye doktor raporu alabilirse son 3 haftaya kadar çalışabilir. böylece hakkı olan 8 haftanın 5 hakkı doğum sonrasına devreder.
0
halanne
(13.10.16)
"doğuma şu kadar kala" diye muallak bilgilerden ziyade:

32. haftada annelik iznini başlatabilir. doktorundan alacağı "çalışmasında sakınca yoktur" belgesi ile 37. haftaya kadar çalışabilir. doğurduktan sonra 8 hafta daha izni vardır. ik olmasına gerek yok, direkt yöneticisine sunacak. ayrıca sgk'dan emzirme ödeneği alabilir. bir de ilk çocuğa tayyip'in verdiği para vardı.
0
la noix
(13.10.16)
Bütün bunları ve eğer varsa atladığımız şeyleri aile hekiminizin size söylemesi lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(13.10.16)
çoğu kişinin haberi olmuyor doğumdan sonra süt parası(maaşa yatan) hariç çocuk parası alabiliyor aklınızda olsun.
0
sta
(13.10.16)
(30)

Hangi bölümü okudunuz / okuyorsunuz ?

limoncello
Sb. Bugünkü aklınızla bakınca verdiğiniz karardan memnun musunuz ?
Sb. Bugünkü aklınızla bakınca verdiğiniz karardan memnun musunuz ?
0
limoncello
(12.10.16)
anketçilik okudum.
hiç memnun değilim, bi noktadan sonra ciddi bayıyor :/
0
manuel mandalina
(12.10.16)
sinema ve televizyon mezunuyum. başka bölüm okusam psikoloji, felsefe gibi şeyler okurdum muhtemelen ama onlar için de sayısal lazım, bende olmayan.

okuduğum bölümden çok memnunum, puanım edebiyat öğretmenliği gibi bölümlere de yetiyordu, özellikle sinemayı seçtim. çok sıkılgan biriyim, onları okusam okulu ilk senede bırakırdım ya da şu an 8. senemdeydim.
0
nice tnetennba
(12.10.16)
uluslararası ilişkiler okudum. çok pişmanım. genel kültür dışında artısı sıfır.
0
nathanieltroy
(12.10.16)
Makine mühendisliği okuyorum. Matematik bölümünü bırakıp bu bölümü okumaya karar verdim. O yüzden 20 yaşındaki bir insana göre oldukça olgun bir karardı. Memnunum kararımdan. Doktor olma isteğim çocukluğumdan beri var.
0
dissendium
(12.10.16)
hukuk okudum.Memnun muyum ? Kestiremedim :D İnş memnun olurum :)
0
sorunvar
(12.10.16)
makina
memnun değilim matematiğe geçmeyi düşünüyorum. (ciddi)
0
ghilleinthemist
(12.10.16)
iibf'den bir bölümde okuyorum. pişmanım çünkü neredeyse her şey formalite için yapılıyor. herhangi bir öğreticiliği yok. ezberler geç.
belirli okullar hariç iibf okunmaz. (belirli okullar derken boun,odtü,tobb vs...)
0
steve rogers
(12.10.16)
mimarlık. akademik anlamda memnunum, sektör anlamında değilim. bu yüzden yüksek lisans tezimi bir gün verebilirsem doktora da yapacağım.

özel sektörde de iş çok, kendini kanıtlarsan maaşlar iyi olabiliyor ama inşaat sektörü leş.
0
gmzo
(12.10.16)
Bilgisayar mühendisliği. Memnundum aslında. Mezun olunca memnun olmamaya başladım.
0
sanguine mcqaer
(12.10.16)
Hukuk. Bazen iyi ki diyorum bazen lanet olsun. Genel olarak seviyorum memnunum ama.
0
aquarium
(12.10.16)
tip. şu an için memnun değilim. memnun olmak gibi bir umudum ve isteğim var. umarım gerçek olur.

mesleğimi sevecekmişim gibi geliyor. sevmek istiyorum. zaten mantalite olarak değer veriyorum ve seviyorum. umudum pratiğe geçince de böyle düşünmem.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.10.16)
endüstri mühendisliği okudum.
bugüne kadar birike birike gelmiş pişmanlıklarımın en büyüğü olduğunu düşünüyorum.
0
pilavmaker
(12.10.16)
işletme okuyorum. ne memnunum ne de pişmanım. dümdüz okuyorum. ileride ne yapacağımı tam bilmiyorum.
0
nothing in my way
(12.10.16)
bilgisayar mühendisliği okuyorum. son sınıftayım. ilk 3 sene bize bir şey öğretmediler ve her şeyimi stajda/part time çalıştığım yerde okudum. ilk 3 sene kendim de boş boş takıldım ders anlamında herhangi bir çalışmam olmadı. bu konudan dolayı pişmanım sadece. bölümümden çok memnunum. tek pişman olduğum konu daha iyi bir üniversiteye gidebilirdim ama ben kolay olanı seçtim.
0
golgi aygıtı
(12.10.16)
kötü bölümde okuyan yok hıaamına...

marmara elektronik haberleşme bıraktım.
besyoya hazırlanıcam.
0
Caaannn
(12.10.16)
makina müh okudum.
makina müh yüksek lisansı yapıyorum, o da askerden sonra anlık iş bulamadım diye zaman geçirmek için.
lise 1'e dönüp tm seçseydim hayatım nasıl olurdu diye merak ediyorum (şak hukuk yazardım).
inşaat mühendisliği ve mimarlık da düşünmüştüm lise 2 civarında o da 2005 izmir deprem fırtınası yüzündendi.
0
rain when i die
(12.10.16)
imalat mühendisliği, %50-%50
0
sanquis
(12.10.16)
daha önce de yazmıştım buna benzer bir şeyi:

mühendislik okudum, pişman değilim, beni istediğim yere getirdi ama temel bir bilim okuyarak ve bu kadar zorlanmayarak da bu yere gelebilirdim. fazladan çaba oldu benimki.
0
devilred
(13.10.16)
tıp okuyorum

4 yaşından beri hayalim bilim adamı olmak, tıp seçerken de bu hayali göz önüne alarak seçtim yani klasik bir hekim olmaktansa araştırmacı olmak istiyorum o yüzden şu ana kadar bölümle ilgili yaşadığım sorunlar yüzünden hiç yanlış tercih yaptım diye küfretmedim ama olur da hayalime ulaşamaz da klasik bir hekim olursam üzülürüm
0
nundu
(13.10.16)
Ingiliz Edebiyati okudum. 100 kere dunyaya gelsem yine okurum.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(13.10.16)
uluslararası ilişkiler bitirdim.

hiç memnun değilim. keşke bana rehberlik edecek birisi olsaymış.
0
m e b
(13.10.16)
Kimya mühendisliği okudum,hakkında fazla bilgi sahibi olmadan geldiğim bölümümü severek ve dereceyle bitirdim,şu anda başka bir dalda yüksek lisans yapıyorum.
0
archery
(13.10.16)
siyaset bilimi ve kamu yönetimi okudum. okurken bazen bıktırdığı kısımlar oldu ama başka bir okulda veya başka bir iibf bölümünde okusaydım şu anda olduğum kişi olmazdım.
0
sporty
(13.10.16)
odtü fizik. başka ne okurdum bilmiyorum. mezun olalı 10 yıla yaklaşıyor. çok memnunum.
0
babilbaligi
(13.10.16)
Kimya mühendisliği. Bir disiplin kazandırdı tabi ama işimi yapmadığım için işletme de okunabilirmiş diyorum.
0
lunedi
(13.10.16)
siyasal ui okudum. iyi okuldu ama tekrar sansim olsa tum dunyada yapabilecegim bir meslek edindiren bir bolum secerdim. yazilim gibi. ya da end. tasarim.
0
jimicik
(13.10.16)
Çeviribilim. Severek okudum ama iş anlamında çok bir getirisi olmadı bana freelance çeviri yapmam dışında. Önemli olan ne okuduğundan ziyade kendini ne kadar geliştirdiğinmiş.
0
EyLüL Kizi
(13.10.16)
ingilizce mütercim tercümanlık okudum. ben öğretmenlik istemiştim, hocalarım bu bölüme yönlendirmişti. şimdi iyi ki öğretmenlik okumamışım diyorum, mesleğimden memnunum.
0
normalisoverrated
(13.10.16)
işletme mühendisliği okudum. memnunum.
0
çakıstes
(13.10.16)
İşletme okudum. Pişmanım.

İşim iyi, bunun sebebi iyi bir lise ve üniversitede okuduğum ve iki yabancı dil bildiğim ve deli gibi çalıştığım için. Yoksa işletmecinin yaptığı neredeyse her şey (muhasebe hariç) diğer bölüm mezunları tarafından da yapılıyor.

Genel olarak diplomanıza - imzanıza- ihtiyacı oldukları meslek/bölümü seçin derim. Pek çok mühendislik dalı, tıp, eczacılık, hukuk gibi...
0
SiyamkedisiZorro
(13.10.16)
(7)

Kedimin kusması

hede hodo
3.5 aylık bir tekir kızım var. Dün sevindireyim diye proplanın yaş mamasından aldım. Yarısı kadar verdim. Sonra dolaba koydum. Bugün de dolaptan çıkarıp diğer yarısını vereyim dedim. Dolaptan çıkardım biraz bekletip öyle verdim. Yarım saat sonra Filsn olduğu gibi kustu.Veteriner hekime yazdım. Durum
3.5 aylık bir tekir kızım var. Dün sevindireyim diye proplanın yaş mamasından aldım. Yarısı kadar verdim. Sonra dolaba koydum. Bugün de dolaptan çıkarıp diğer yarısını vereyim dedim. Dolaptan çıkardım biraz bekletip öyle verdim. Yarım saat sonra Filsn olduğu gibi kustu.
Veteriner hekime yazdım. Durumu anlattım. Bu gece için mama su vermeyin dedi. Sabah 6.30 gibi verebilirsin Dedi. Eğer 2. Kez kusarsa kliniğe getir bakalım diye de ekledi.
Ben ilk kez kedi sahibi oldum. Halsizliği açıkcası benim ve evdekilerin moralini bozdu. Böyle vaka atlatan var mı? Bu halsizliği ne kadar Zamanda atar merak ediyorum..
0
hede hodo
(09.10.16)
bir ay kadar önce benimki de kusmuştu. mama belki soğuk gelmiş olabilir çünkü henüz çok küçük. üşütmüştür soğuk olduğundan. veteriner hekiminizle irtibatta olun. düzelecektir merak etmeyin.
0
dedim ben sana
(09.10.16)
Kalan yaş mamayı dolaptan çıkarıp vereceğinizde, benmari yöntemiyle ışıtın. Ketılda su kaynatıp mama kabını sıcak suya bir kap içinde oturtun, bir süre beklesin. Eğer konserve kapta bir öğünlük mama kalmışsa onu olduğu gibi ocakta da ısıtabilirsiniz, beş on saniye. Bunu yapmadan vermeyin derim.
0
lazarus
(09.10.16)
Bundan sonra öyle olacak. Dikkat edeceğim. Bi iyileşsin de :)
0
🌸hede hodo
(09.10.16)
Son tüketim tarihi geçmiş olabilir ona da bi bakın.
0
yaren
(10.10.16)
hızlı yemişse ondan da kusmuş olabilir ya da yiyip hemen hareket eettiklerinde de bazen kusuyorlar. mamayı bütün bütün kusuyorsa ben pek endişe etmiyorum.
0
tiny penny
(10.10.16)
Benim kedim hızlı yediği her mamayı kusuyor. Yaş mamayı artık vermiyorum. O kadar heyecan yapıyor ki, yedikten sonra 5 dk. geçmeden mamayı halıda kusmuk olarak görüyorum.

Ezcümle; telaşlanmayın. Kusması devam etmiyorsa heyecan yapmıştır. Kaşık kaşık verirsiniz.
0
SiyamkedisiZorro
(10.10.16)
Sabah oldukça dinçti. demek ki soğuk soğuk vermeyeceğiz. Güzel ders oldu..
0
🌸hede hodo
(10.10.16)
(5)

6 Sigma Hk.

tchuck
arkadaşlar merhaba soruma geleyim hemen:(Not: bu bir ödev değildir :))) )- 6 sigmayı personele sevdirmek istiyorsunuz, neler yapardınız? Yani personelde 6 sigmaya karşı ufak da olsa bir direnç var ve bu direnci direkt mental olarak kırmak için, personelin 6 sigmaya karşı daha gönüllü davranması için
arkadaşlar merhaba soruma geleyim hemen:
(Not: bu bir ödev değildir :))) )

- 6 sigmayı personele sevdirmek istiyorsunuz, neler yapardınız? Yani personelde 6 sigmaya karşı ufak da olsa bir direnç var ve bu direnci direkt mental olarak kırmak için, personelin 6 sigmaya karşı daha gönüllü davranması için ne yapardınız?

personeli 6 sigmaya karşı motive etmek için?
onlara bunun onlar için daha iyi daha faydalı bir süreç olduğu belirtmek için?

vs. vs. vs.

bütçesel, sistemsel, eğitimsel vs. hiçbir sınırımız yok.
bir yazılım yapılabilir bunun için, bir etkinlik düzenlenebilir vs. bilmiyorum şuan kafamın erişmediği başka her şeyi söyleyebilirsiniz. 1 yıllık bir süreçte personele sevdirmek için ne yaprdınız kısaca?
0
tchuck
(07.10.16)
Belki bir kota konulabilir 6 sigmaya uyan şu kadar üretimden sonra işte bir promosyon verilecek, geziye gidilecek vs gibi.
0
Dr_Stat
(07.10.16)
genel olarak; personelin bişeyi sevmesini istiyorsam işlemin/ uygulamanın onlara olan faydalarını gözden geçirirdim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.16)
* Ara hedefler belirleyin - 6sigma bir senede ulaşılabilecek bir şey değil.
* Eğer mümkünse prim hedefleri içine bu hedefleri yedirin.
* Diğer prim hedeflerine ulaşmak için 6sigma'nın nasıl etkisi olabileceğini gösterin
* Personel bilgisayarını açtığında günün 6sigma sorusu ile karşılaşsın (biraz küfür yersiniz, ama bilgi / bilinç düzeyi artar)
* Genelde grupların kanaat önderleri vardır, onlarla toplantı yapın, fikirlerini sorun.
0
SiyamkedisiZorro
(07.10.16)
hedeflerin içine yerleştirmek (prim) +1
bir de böyle ufak promosyon mantığı da iyi, misal bizde belli bir süre kaza olmayınca sallıyorum özel ceket, mont yaptırılıyor, yok spor mağazasından 100tl hediye çeki veriliyor falan. bunlar ufak şeyler ama motive ediyor.
0
logisticsmanager
(07.10.16)
eski çalıştığım yerde benzer uygulamalar vardı. proje geliştirmek, 6sigma projesi yapmak, öneri vermek vs. iş yoğunluğundan 3 senede bi tane bile yapamadım. içimden gelmedi. çünkü özellikle 6sigmada veri gerekiyor, onun bir sürü analizi yapılacak, residuallar, r value, chi bilmemnesi. deli hesap kitap var. çay molasında yapılacak iş değil ki.

ben yapmadıkça hedeflerimdeki ağırlığı arttı. bölüm hedefine kondu ki benim performansım başkalarının primini etkilesin, vicdan azabından fikrim değişsin vs.

hepsi bir yöntem,oyun haline de gelir, hedeflere de konur, yapmayana ceza da verilir. sonuca götürüyorsa tabi ki yapılır. ama zorunlu hale getirmeyin şunları. zorunlu olacaksa da zaman yaratın. işe boğulmuş adamlardan bi de proje istemeyin.

ikinci konu; 6sigma için onlarca saat eğitim aldım. ama hala bi proje yapmak gözümde büyür. bence bi workshop düzenleyip kapsamlı bi projeyi beraber yapın. küçük talimatlarla insanlara işi yaptırın. hem öğretici hem de yol gösterici olur. tıkanan olursa yardım edersiniz devam eder. ama gün sonunda herkes sonuca ulaşmış olur.
bu sorun üretimdeki gerçek bir problem olursa insanlar bunu nasıl uygulayacağını daha iyi anlar.

teşvik için de aklıma gelen en iyi şey bir takvim oluşturmak. mesela her hafta salı ve cuma günü 9-12 arası bi oda ayırıp burda grup çalışması başlatmak. bir de danışman atamak. projeye başlamak isteyen verisini toplayıp gelir, danışır, bunun çalışmasına başlar, yalnız da çalışabilir. ama önemli olan takıldığı zaman danışmana soru sormak. hangi analizi yapması gerektiğini sorabilir. sonuçları yorumlatır vs.
önemli artı değer katacak faktör ise bu odaya gelip çalışmaya katılanlara sandviç, tatlı, içecek vs sunulması olabilir. ama suistimal edilmemeli. sırf yemeye gelip de internette takılmak olmaz, veya işini o odada yapıp takılanlar da olabilir.
bu oda için toplantı isteği atılır, katılımcılara menü verilir, önceden sipariş edip kişiye özel siparişle yiyecekler gelir. böylece hem israftan kaçınılır hem de insanlar arta kalanları yemeye gelmez.
0
sttc
(07.10.16)
(9)

karın sıkılaştırma

astrid
Merhabalar..gobegim pek yok ama karın bolgesinin sıkılasmasini istiyorum..sadece mekik cekmem yeterli olur mu?baska ne yapmak lazim?
Merhabalar..gobegim pek yok ama karın bolgesinin sıkılasmasini istiyorum..sadece mekik cekmem yeterli olur mu?baska ne yapmak lazim?
0
astrid
(06.10.16)
Dombili degilim.boyum 1.68 kilo 50
0
🌸astrid
(06.10.16)
mekik tek başına sıkılaştırmaz. içeride dağ büyütürsün de haberin olmaz. eritmek için koşuyoruz, sonra mekik çekiyoruz.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(06.10.16)
Mekik yağınızı yakmaz arkadaşlar.
0
Adramelekhh
(06.10.16)
plank +1
0
nikex
(06.10.16)
sadece bölgesel antrenmanlar yapmak sakatlığa sebebiyet verebilir.
Yani karnımı sıkılaştıracağım diye bir şey yok.
Bir de karın egzersizlerinden bahsediyorsun. Sonra bel sakatlıkları...
Bütün vücudun kas kütlesini artırmalısın.

Spora başla:)
0
anten
(06.10.16)
@cureforlove

Sadece koşarak o istediğin "sıkılaşma" olmaz.
Her antrenmanın farklı getirisi var.
O yüzden her şeyi dengeli ve kararında yapmak lazım.
Spor salonuna giderseniz sizi yönlendirirler.
Ama hocanın dediğini birebir yapmalısın.
Bizde millet spora yazılıyor. her gün kafasına göre 40-50 dk koşu bandında tepinip eve gidiyor. Sonra verim alamadım diye geziyor.

Eğer gidemiyorsan da hiit denen programlara bakabilirsin. Bunları evde kendi başına yapabilirsin. Ama başlarda ne yaptığını neye yaradığını anlaman ve doğru hareketi yapman için freeletics, fitstar, p90 gibi antrenman programlara bir bak. Evde 30-40 dakkanı ayırıp birkaç ayda kilo atabilirsin.
0
anten
(06.10.16)
mekik bilinenin aksine karın değil alt sırt kaslarını çalıştırır, mekik bele çok ağırlık bindirdiğinden çok tavsiye edilmeyen bir hareket hatta zararlı denilebilir. gelişmiş karın kası için squat, şınav ve barfiks ideal. Bunların üzerine lounge ve plank çok iyi gelir.

Bir de şöyle bir yanlış anlama var, bölgesel yağ yakma diye bir şey yok, her türlü hareket edip, sağlıklı beslenmeye dikkat etmek gerekiyor, vücuttaki en son giden yağlar bel çevresi, yani çok büyük özveri gerekiyor; yoksa çok güçlü kaslı bir karın kasınız olur ama üzerindeki yağlardan gözükmez.
0
gezegen olan pluton
(06.10.16)
Crunch, leg raise, plank ve diyet.
0
arnold schwarzeneger
(07.10.16)
Yahu arkadaş kas yapmak için tüyo istemiş. Bu boy/kiloya göre yağ yakması büyük ihtimalle gerekmiyordur.
0
SiyamkedisiZorro
(07.10.16)
(15)

Ölüm Karşısında Nasıl Sabır Gösteriliyor?

matilda
Hayattaki en büyük korkum annemin,babamın ya da sevgilimin ölmesi. Ama en en korktuğum şey bi gün annemin ölecek olması.Astım hastası ve o tıkandığında benim ömrümden ömür gidiyor. Bazen o uyurken nefes alıp almadığını kontrol ediyorum. Normal bir durum değil farkındayım ama durum böyle. Haziran ayı
Hayattaki en büyük korkum annemin,babamın ya da sevgilimin ölmesi.
Ama en en korktuğum şey bi gün annemin ölecek olması.
Astım hastası ve o tıkandığında benim ömrümden ömür gidiyor.
Bazen o uyurken nefes alıp almadığını kontrol ediyorum. Normal bir durum değil farkındayım ama durum böyle.
Haziran ayında halam vefat etti. Ben o defnedilirken bir saniye gözümü çevirip baktım dayanamadım. Erkek arkadaşım kollarıyla siper yapıp engelledi. Halamın kızı ise saniye saniye annesinin defnedilişini izledi. Ben bu ana nasıl dayanacağım diye düşünüyorum.
Tedaviye mi ihtiyacım var yoksa bu durum normal mi?
Halam ölmeden önce de vardı bu korkum. Halamın ölmesiyle alakası yok. Biraz daha arttırmış olabilir.

Derdi veren Allah sabrını da veriyor mu gerçekten? Çünkü böyle bir durumda ben intihar ederim gibi geliyor.
0
matilda
(04.10.16)
2 ay önce annem vefat etti. hastalık durumları yüzünden bekliyorduk, psikolojimi hazırlamıştım ama zor oluyor tabii. yıkanma esnasında da gördüm en son. bir süre aklımdan çıkmadı, hala çıkmıyor. hiç aklımdan çıkmıyor hatta, sürekli beni izliyor gibi. ama alışıyorsun çünkü hayat devam ediyor bir şekilde.

intihar etmezsiniz ama öyle bir durum olursa muhakkak psikolojik destek alın ve yalnız kalmayın.
0
dedimmidemedimmi
(04.10.16)
derdi veren Allah sabrı da veriyor gerçekten.
birer sene arayla dayım ve dedemi kaybettim. insan alışıyor ne yazık ki.

bu arada gerçek ölüm korkusunu anne/baba olunca anlıyormuş insan, onu da belirteyim. şu an hayattaki en büyük korkum kızımın büyüdüğünü görmeden ölürsem korkusu.
0
teritori
(04.10.16)
sabrını kim veriyor bilemem ama bu tamamen sizin iradenizle alakalı. kahrolmaya meyilliyseniz büyük depresyonlara sebep olabilir ama toparlamak isterseniz, zamanla o acı hafifliyor mutlaka. yaşamınızı sürdüremez durumda olmuyorsunuz asla.

5 yıl öncesine kadar aile büyüklerinden birini bile kaybetmemiş biri olarak babamı kaybettim. başta bi afalladım çünkü hiç yakın ölümü yaşamamıştım. ergenlik dönemlerimdi üstelik. baya bir süre o hala hayattaymış gibi geldi, algılayamadım durumu. sonra alıştım zamanla. şimdi sadece düşününce içimde burukluk oluyor. hüzün çöküyor.
0
jonestown
(04.10.16)
böyle başlıklar görünce, altında yazılanları okudukça kahroluyorum. ölüm de hayatın bir gerçeği, yani korkunç bir şey birinin yokluğuna alışmak zorunda kalmak, bana da sanki annem ölse tüm hayatım bitermiş gibi geliyor ama ölüm ya bu. yürümek koşmak konuşmak kadar gerçek. varlık kadar, yokluk kadar gerçek ve olmayı bekliyor. herkesin annesi bir noktada ölüyor, işin realitesi bu.

içinde bulunduğunuz psikoloji normal değil bence sevgili matilda, bir psikoloğa danışsanız belki bu yaşadığınız korku anksiyete bozukluğuna dönüşmeden bir çözümünü bulurlar.
0
evde liyakat kalmamis
(04.10.16)
hayattaki en büyük korkularımız bizler yaşlandıkça, hayatımız ilerledikçe değişiyor diye düşünüyorum. zamanla şu anki bu büyük korkuların, bakacaksın ki yavaş yavaş büyük korku olmaktan çıkacaklar, belki onların bıraktığı boşluklara başka korkular gelecek.

intiharla ilgili olarak da, böyle bir durumda kaldığında herkes intihar edebilseydi şu an dünyada yaşayan olmazdı. herkes nasıl başa çıkıyorsa sen de öyle başa çıkarsın.
0
puc
(04.10.16)
Yaşayınca anlıyorsun. Bir hissizlik geliyor. Geçen kış dedemi kaybettim. Öncesinde hastalığında hep düşünürdüm ama kollarımda ruhunu teslim ettikten 2 dakika sonra herkes defin işlemlerinin derdine düşmüştü. Garip bir soğukkanlılık geliyor. Elbette üzüleceksin ama onlar yaşlandıkça farkında olmadan yavaş yavaş kabulleniyorsun aslında.
0
arnold schwarzeneger
(04.10.16)
nazımın dediği gibi "en fazla 1 yıl sürer 20. yy da ölüm acısı" bugün canından birinin yarın hiç yokmuş gibi toprağın altında olacak oluşu. bizde gideceğiz
0
05
(04.10.16)
gösterilmiyor. nevrotik oluyorsun, eski sen pek olamıyorsun. herkesin katlanma derecesi farklı. bir tek iman gücüyle yenebildim. tek korkum o gücü kaybetmek.
0
for day to break
(04.10.16)
Ben de aynı şeyleri düşünüyorum. 1 kere kedim, 1 kere anneannem, 1 kere dedem, 1 kere de babaannem öldü. Ben öyle durumlarda yalpalıyorum, doğru düzgün yaşayamıyorum. Doğru düzgün çalışamıyorum, iyi rüyalar göremiyorum, doğru düzgün yemiyorum. Ben de ölüm ile ilgili yazılmış psikoloji kitaplarını okumaya başladım. Bu kadar insan onca ölenden sonra yaşayabiliyorsa siz de biz de devam ederiz herhalde. Bunun dışında Vamık D. Volkan'ın Gidenin Ardından isimli kitabı bence çok iyi bir kitap yas süreci için.
0
anumegha
(04.10.16)
Ben de öyle düşünüyordum. Annemi çok severim, hepimiz öleceğiz biliyorum, ama onun ölecek olması çok korkutuyordu beni. Şimdi o alzheimer. Bazen benim bu takıntım yüzünden Allah beni böyle mi korudu üzüntüden diye düşünüyorum. Yaşıyor annem, ama eski annem değil...
Çok üzgünüm...
0
SiyamkedisiZorro
(04.10.16)
üniversitede öğrenciydim kaldırımda oturmuş arkadaşımı beklerken sigara içiyordum. arkadaş da gelmek bilmiyor. ordan burdan derken annem ölse naparım dedim. deliriyorum sandım. yok ya niye ölsün dedim savuşturdum. tam 1 ay sonra öldü. bir daha gülmem heralde dedim. yıkanırken de girdim yanına ve ben de uzun süre etkisini atamadım. geçtiğimiz ay 9. yılıydı vefatının. 9 yıldır onu düşünmeden geçirdiğim bir gün bile olmadı. yemek yerken, gülerken, film izlerken vs aklımın bir köşesinde hep annem var. eskisi gibi her gün olmasa da haftada en az bir kaç kez mutlaka annem için ağlarım. yani hayat devam ediyor evet ama bi tarafın eksik, tatsız tuzsuz devam ediyor.
0
dulcinea
(04.10.16)
Annem olurse aklimi kaciririm muhtemelen. Akil sagligimi koruyabilecegimi sanmiyorum. Direnc gosterebilecegim bir aci degil.
0
stavro
(04.10.16)
şubat 2014'te babamı, şubat 2015'te annemi kaybettim. ikisi de ani ölüm oldu ve 30'larının başında tek başına bir adam için bence gayet metanetli davrandım. İkisinin de vefatından önce biri sorsa, dayanamam derdim, ama öyle olmuyor işte, dayanmak zorunda hissediyorsun kendini. Neden bilmiyorum hep kafamda dünya üzerinde ilk defa annesi/babası ölen sen değilsin, son da olmayacaksın gibi cümleler döndü durdu. Bir yanınız eksik olsa da hayat devam ediyor ve edecek. Nadiren de olsa aklıma gelip ağladığım oluyor.
0
dostlarorkestrasi
(04.10.16)
Şunu söyleyebilirim ki önceden korkulan durumlar başına geldiğinde düşündüğün kadar korkutucu olmuyor. Ölüm acısı ile baş etmek tabi ki kolay değil ve hep bir tarafın eksik olarak devam ediyorsun hayata ama neticede devam ediyorsun. Üstünde düşünülünce sevdiklerinin ölme fikri tabi ki korkunç ama çok düşünmemek lazım üstünde, başına gelince bir şekil baş ediliyor her durumla, yani düşününce korkman çok normal bence ama olmamış senaryolar üstünde bu kadar düşünmemek lazım.
0
(04.10.16)
ben de annem babam ölse ben hayatta yaşayamam diyordum ama inan insan yaşıyor. geçen sene babamı kaybettim akciğer kanserinden, çok çok zor bir durum ama insan çok garip alışıyor. aklından hiç çıkmıyor, hiç unutmuyorsun ama dayanıyorsun. acısı külleniyor yani. ama ben 1 yıldır babamın tek kare fotoğrafına bakamıyorum içim öyle bir acıyorki. ellerimle kendim indirdim mezara, çok garip duygular yani. ama dayanıyorsun eskisi gibi gülüyorsun eğleniyorsun ama aklının köşesindr kalıyor hep
0
oscar
(04.10.16)
(9)

Kütüphane düzenlemece

SiyamkedisiZorro
Çok kitabımız var. Şimdi kocaman bir kütüphanemiz de olacak çok şükür. Kütüphane salonda olacağı için estetik kaygılarım da var. Bir bakayım dedim o dergilerde bayılarak baktığım kütüphaneleri nasıl yerleştiriyorlar. Bakmaz olaydım; olay vitrin düzenleme gibi, yok koyacağın objeye uygun kitap seçme,
Çok kitabımız var. Şimdi kocaman bir kütüphanemiz de olacak çok şükür. Kütüphane salonda olacağı için estetik kaygılarım da var. Bir bakayım dedim o dergilerde bayılarak baktığım kütüphaneleri nasıl yerleştiriyorlar. Bakmaz olaydım; olay vitrin düzenleme gibi, yok koyacağın objeye uygun kitap seçme, yok eflatun ağırlıklıysa beyaz kitap koyma vs. Arkadaş kitap koyacağım ve bunların bir çoğu birbiriyle uyumsuz olacak, kimi hard cover kimi paperback, aralarında teknik kitaplar da var, roman da. Nasıl uyumlu bir görüntü elde ederim. Kaynak gösterseniz ona da razıyım.
0
SiyamkedisiZorro
(03.10.16)
uyumlu görüntüyü bilmiyorum ama kütüphane salonda olacaksa ve salonu oturma odası olarak kullanacaksanız, tozlanma meselesini önlemek için mutlaka camlı bir kitaplık alın ya da yaptırın.
0
solskjaer
(03.10.16)
bence kitaplığın en güzel yanı uyumsuz görünmesi.
benim uyguladığım yöntem türlere göre ayırmak. türler içinde de boyutlara göre sıralama yapıyorum.

abicim kütüphae yapıyorsun ya, yeni gelin evi düzmüyorsun ki :)
millet delirmiş yazdıklarından anladığım kadarıyla :)
0
teritori
(03.10.16)
benzer boyutta olanları ayıracaksınız öncelikle, sonra bunları kendi aralarında renklere/türlere göre ayırabilir, dilediğiniz gibi dizebilirsiniz. ha ama yazara göre dizeceksinizdir, bayağı da kitabı vardır, onları tek rafa kafanıza göre dizersiniz, yanına biblo çerçeve filan atarsınız. böyle.
0
evde liyakat kalmamis
(03.10.16)
Benim tekniğim:
Tür > yayınevi ya da yazar > kitabın yüksekliği > kitabın kalınlığı > sırf şekil olsun diye, üşenmezsem sırt rengi
Kitaplığın işlevsel olması daha önemli, böyle yaptığımda aradığım kitabı çok hızlı bulabiliyorum.

edit: bol fotoğraflı kaynak: kitapardindan.blogspot.com.tr
0
kobuzchu kiz
(03.10.16)
kitaplık, içindeki kitaplarla birlikte çok ağır bir kütle oluşturacağından kitaplığın alçak ve yatay, kimsenin üstüne devrilmeyecek biçimde olması bence estetik kaygılardan da önemli bir husus.
cdn.decoist.com
0
weeping guitar
(03.10.16)
renginden öte,tür,yazar sıralaması yapmak aradığınız kitaba ulaşırken kolaylık sağlar.
onun haricinde üstü cam kapaklı,alt kısmı ahşap kapaklı bir kitaplık; dosya,ders kitabı defter vs gibi parçaları saklarken daha iyi olabilir.
yani sık kullandıklarınız camlı kısımda,diğerleri aşağıda durabilir.
Bir de duvara sabitlemeyi unutmayın.
s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
demoniclewinsky
(03.10.16)
toza dikkat artı +1

gerçekten sonra işkence oluyor toz alması. camlı olsun kırılınca dağılmayan cam mümkünse.
0
yue
(03.10.16)
Kütüphane tavan yüksekliğinde olacak, devrilme riski yok, alt kısım kapalı üst kısım açık, kitapları camekan içine hapsetmek istemiyoruz - işin aslı tozlanacak ama kitaba dokunabilir olmayı tercih ediyoruz.
teritori, liyakat, demoniclewinsky ve kobuzchu ilaveten çok teşekkür ederim.
Epey pırtık kitaplarımız da var onları diğer odalardaki kütüphanelere yönlendirdik. Mutfakta bile bir kitaplık var. O derece...
0
🌸SiyamkedisiZorro
(03.10.16)
postimg.org

Ben bu fikre bayılmıştım. Bir gün evlenirsem inşallah yaptıracağım :) Belki siz de beğenirsiniz.
0
someonewalksalone
(03.10.16)
(18)

Kendi çocuğum olunca çocuk sevmeye başlarmıyım?

genc irisi
Selam romalılarPazar günü bi etkinliğe gittik canlı müzik var felan ağır da bi ortam ama her zaman ki gibi bebeleri saldılar ortaya düğün gibi oldu ortalık. yanımdakilere bakıyorum ayy ne tatlı, ay ne güzel de giydirmişler felan modunda. ben de şöyle koşarak yanımdan geçerken gelişine ağzına vursam
Selam romalılar
Pazar günü bi etkinliğe gittik canlı müzik var felan ağır da bi ortam ama her zaman ki gibi bebeleri saldılar ortaya düğün gibi oldu ortalık. yanımdakilere bakıyorum ayy ne tatlı, ay ne güzel de giydirmişler felan modunda. ben de şöyle koşarak yanımdan geçerken gelişine ağzına vursam acaba linç edilirmiyim diye düşünüyodum. yani o çocuk sesi ve şımarıklığına katlamıyorum. Diğer yandan da şuan bekarım ama yaş geldi gidiyor anna-baba hani bizim torunlar modunda. insan sonradan yumuşuyor mu ne dersiniz?
0
genc irisi
(26.09.16)
yeğen var mı, onları seviyor musun?
misal kendi kardeşlerimi ya da çocuğumu hiç dövmedim ve çok da severim ama baldızların çocuklarını filistin askısına bağlayabilirim. :D
0
lazpalle
(26.09.16)
Annem gençliğinde hiç çocuk sevmediğini, biz doğunca işin değiştiğini söyler hep.
0
arnold schwarzeneger
(26.09.16)
valla yeğenimi falan çok seviyorum ama ağlayınca annesine veriyorum.
Sadece tatlı anları olunca güzel oluyor.

kendi çocuğun olunca nefret etmezsin en azından.
0
basond
(26.09.16)
Zannetmiyorum. Yani şöyle söyleyeyim, çocuğun olunca sonuçta kendi canından bir parça olduğu için bir miktar sevebilirsin belki ama şahsen ben bende böyle bir durum oluşacağını sanmıyorum. İçimde en ufak bir anaçlık yok. Alenen söylüyorum, ben çocuklardan nefret ediyorum.

Geçen bir kadın ile tanıştım. 29-30 yaşlarındaydı ve biri 3 diğeri 5 yaşında iki çocuğu vardı. Kadın çocuklarından yana öylesine dert yandı ki anlatamam. "Çok şımarıklar, bilhassa oğlan şu ana kadar tanıdığım hiçbir çocuğa benzemiyor çok enteresan çok değişik bir çocuk. İşten çıkınca eve gitmemek için resmen oyalanıyorum, annem falan çocuklar bugün bende kalsın dediğinde zil takıp oynayasım geliyor" dedi. Kendine hiç zaman ayıramadığından ve çok yorulduğundan dem vurdu. Tipini görsen gerçekten de kadına hak verirdin. 30 yaşında ama en az 10 yaş daha yaşlı gösteriyordu.

Bir de Facebook'ta şöyle bir sayfa var: (bkz: I regret having children) Burada çocuk sahibi olmaktan pişmanlık duyan anne babalar içlerini döküyor. Buraya troller de yazıyor olabilir ama ben yorumların çoğunun samimi olduğuna inanıyorum.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
Simdi aglamak ayri, zirlamak ayri sey. Ben cocuk severim, yegenlerle saatlerce oynarim. Ama simartildilar son dönemlerde ve zirlamaya basladilar, trip atmalar basladi. Onu cekemem. Onun da cözümü cocugu simartmayacaksin, her istedigini vermeyeceksin, zirladigi zaman istedigi olmadigini bilecek cocuk.

Bilimsel olarak konusursak ki konusalim. Eger cocuga cikolata yok dediysen, zirladiysa da yoktur cikolata. Ama zirlayip bir kere cikolatayi alabilirse partial learning denilen kismi ögrenme durumu olusuyor. Terimi yanlis hatirlamiyorum diye umuyorum. Cocuk 10 zirlamadan 10unda da ne sonucu alacagini bilmeli, 1inde istedigi sonuca ulasacagini farkederse zirlamayi ögreniyor.

Ebeveynin tutarli oldugunda zirlama olayi sifira iniyor. 2.5 yildir almanyada yasiyorum, alman ebeveynler asla zirlamaya prim vermezler, cocuklar da zirlamaz. Nerede aniran bir cocuk var türk, arap yada baska bir memleket cocugu.

Markette bir alman cocugu bir seyi istiyor, baba olmaz diyor. Kiz sirtini babaya dönüyor, rafa bakiyor, omuzlarini cökertiyor. Zirlamiyor ama trip atiyor. Baba geliyor kibarca uyariyor, siddet yok. Kiz uzatiyor. Baba agrasiflesmiyor ama netce hadi gidiyoruz diyor. Trip devam ediyor, baba sabirli, gidiyoruz diyor gidiyorlar. Kac kere bunu gördüm. Bizde ne bu tutarlilik, ne bu sabir var.

Zirlamayan cocuk yetistirmek mümkün becerebilirsen. Ben de böyle yetistirildim. Aglayinca istediklerimi yapmazlardi.
0
2001 kral filmdir
(26.09.16)
annem bir köğepin 9 tane eniği olurmuş 9'unu bile atmazmış diyor. geçenlerde kedi yavrusu ölünce komşumuz onu toprağa gömdü annesi onun gömdüğü yeri eşeleyip ağzıyla ordan alıp başka yere kaçırdı naptı ne etti bilmiyorum. insanlar da aynı. şurda birbirimize iki dakika tahammül edemiyoruz ama anne babalarımız için ne büyük anlamlarımız var. bazen duyuyorum güya anneler kendi çıkarları için çocuk yetiştiriyorlar diye, desen birine bu çocuk büyüsün sana tek hayrı olmaz diye o zaman bırakırlar mı seni büyütmeyi. bence bir insan yetiştirmenin derin anlamları var. ben şimdilik böyle düşünüyorum ama fikirlerim çok değişkendir sonra ne düşünürüm bilmem.
0
for day to break
(26.09.16)
kendi cocugunu sevip sevmemenin senden bir parca olmasi ile degil, emek vermek ile ilgili oldugunu dusunuyorum. tamamen sana muhtac bir canliya 7/24 baktiginda emek veriyorsun, alisiyorsun ve sonucta seviyorsun muhtemelen. cocuk yapmak gercekten isteyerek yaptigin bir sey de olabilir yas geldigi icin yapmak zorunda olduguna inandigin bir sey de olabilir. ancak kostebek kurabiye'nin dedigi gibi, gercekten istemedigi halde cocuk yapip pisman olan da var. bu demek degil ki cocugunu sevmiyor bu kisi, sadece olmasaymis da mutluymusum ya da daha iyiymis diyor insanlar sanirim.
0
kassiopeia
(26.09.16)
@2001 kral filmdir alman ekolü tam benlikmiş.
çok küçük yiğenlerle fazla muhattep olmuyorum hele ağlarsa felan direk atar kaçarım. az büyümüşler de benle çok yüzgöz olamıyorlar çünkü ağlamalarını umursamıyorum sussun diye onun istediği olcağına ikimizinde istediği olmuyor o yüzden çok uslu oyun oynuyorlar benle. ufaktan bir almanlık tadı aldım bak şimdi keyiflendim. büyük ihtimalle kendi çocuğum olunca değişir bu duygu ama çocuk sahibi olmak çok korkunç geliyor şuan
0
🌸genc irisi
(26.09.16)
çocuklardan gerçek anlamda nefret ediyordum hiç muhattap bile olmazdım ama 2.5 ay önce kendi çocuğum oldu bambaşka bir şeymiş.
hala da başkasının çocuğunu sevmem :)
0
sta
(26.09.16)
"the partial reinforcement effect."

openmedia.yale.edu

"What's the very worst thing to do when your kid cries to go into bed with you and you don't want him to go into bed with you? Well, one--The worst thing to do is for any--Actually, for any form of discipline with a kid is to say, "No, absolutely not. No, no, no, no." [pause] "Okay." And then later on the kid's going to say, "I want to do it again" and you say no and the kid keeps asking because you've put it, well, put it as in a psychological way, not the way the behaviorists would put it. The kid knows okay, he's not going to get it right away, he's going to keep on asking. And so typically, what you're doing inadvertently in those situations is you're exploiting the partial reinforcement effect. If I want my kid to do something, I should say yes one out of every ten times. Unfortunately, that's the evolution of nagging. Because you nag, you nag, you nag, the person says, "Fine, okay," and that reinforces it."
0
2001 kral filmdir
(26.09.16)
bende yeğen falan da var ama hala sevmiyorum hala sevmiyorum arkadaş.
çocukları bir türlü sevemiyorum.
tamam bi; naber la falan yapıp kafasını okşuyorum ama sonrasında ne zaman gider la bu diyorum. kendi çocuğum olunca belki değişirim diyorum.
0
seyduna6687
(26.09.16)
hayir. insan sonra yumusuyo o yuzden cocuk yapiyor. yoksa yapinca yumusamiyosun.
0
beriberi
(26.09.16)
kostebek kurabiye'ye kısmen + 1

O anaçlık bende de yok, sevemiyorum çocukları. Yeğen, meğen yok ama arkadaş çocukları var; çok da önemsediğim bireyler değiller. Özelde sevdiğim ve oynadığım birkaç çocuk var ama genel olarak öyle çocuk sevgim yok. Hani 10 dakika boğuşayım, güreşeyim ama sonra 'Tamam, sen köşeye biblo olarak geç, benim muhabbetim ananla. Aramıza girme' havasına giriyorum.

En yakın arkadaşlarımdan birinin 3.5 yaşında çocuğu var. Hayatı gerçekten zorlaştı, aynı kostebek kurabiye'nin dediği gibi 'Ooh, bugün iş var, tatil gibi, ne güzel' havasında, 'En son ne zaman saat 9'dan sonra kalktığımı hatırlamıyorum' diyor. Bir yandan da çocuğun ne kadar masraflı bir şey olduğundan ve parasının kalmadığından söz ediyor. Aynı arkadaşım, bir yandan bunları söylerken çok büyük hevesle ikinci çocuğunun sahibi oldu iki ay önce. Bu 0-1 bir durum değil sanırım; evet, feragat ettiği çok büyük şeyler var. Kendimi düşünüyorum, Cumartesi biri saat 9'dan önce uyandırırsa cinayet çıkar, kan temizler bunu. Bir yandan da öyle getirileri olmalı ki, bu kadın 5-6 yıl daha erken uyanmayı ya da birçok sevdiği şeyden vazgeçmeyi seve seve, ayıla bayıla göze alıyor. Üstelik doğurma sıkıntıları da cabası.

Bazı insanlarda anne-baba olunca da gelmiyor o anaçlık ama çoğunda çocuk sahibi olunca birden fırlıyor gibi.
0
aychovsky
(27.09.16)
hayır, muhtemelen duygun değişmez.

ama seviyor gibi davranmak zorunda kalırsın. şöyle ki;

benim sıpanın bebekliği baya zor geçti, ilk dört ay ya uyudu, ya ağladı. ben işten gelip yemeğimi kucağımda çocukla yiyip (atıştırıp) sabaha kadar kucakta çocuk avuttuğumu bilirim.

çocuğu seven insan için çok sıkıntı değil. ama çocuk sevmeyen bir insan bu durumda ne yapar? ya eşine annesine falan atar sorumluluğu kaçar, ya da sevmiyorsa da seviyor gibi yapar. başka çaresi yoktur çünkü.

herkes çocuk sahibi olacak diye bir şart yok, ileride bu duygun değişirse o zaman bakarsın.
0
babilbaligi
(04.12.17)
Sevmek zorunda değilsin ki. Sanki çocuk sevmemek garip bir şeymiş, herkes belli bir yaştan sonra çocuk severmiş, sevmese bile kendi çocuğunu yapıp onu sevmeliymiş gibi bir algı var toplumda ama çocuk sevmiyorsan yapmamak senin için de potansiyel çocuk için de en hayırlısı.
0
love my way
(04.12.17)
Love my way +1

Niye çocukları sevmek zorunda hissediyorsun ki kendini? Sevme boşver. Çok mu lazım.
0
i m cool with that
(04.12.17)
Ben çocukları zaten çok seviyordum 1.5 yaşında çocuğum var.Tek söyleyebileceğim anlatılmaz yaşanır.
0
turkuaz
(04.12.17)
Kendi çocuğum olana kadar kedi yavrularını insan yavrularından daha fazla sevdim. Çocuklarımı yüyütürken ablam ve annemden çok destek aldım, hala daha alıyorum. Bu beni dinlendirdiği için çocuklara daha sabırlı davranabiliyorum. O anlatılan Alman benim işte. Demek istediğim, kendi çocuğun olunca çok seviyorsun, hatta genel olarak çocuk sevmeye başlıyorsun. Yine şımarık çocuk sevmeyeceksin ama, şımarık çocuk sevilmez ki...
0
SiyamkedisiZorro
(04.12.17)
(5)

sessiz ortamda ses duymak (gaip değil)

sparkle kiddle
iyi gunnersessiz yahut zaman zaman sessiz olan birortamda hafif, ugultu seklinde belkicinlama diyebilir kesintisiz ses duyuyorgibiyim. ince tondan.deli değilim. (her deli gibi)kulamlari elimize aldik mi?
iyi gunner
sessiz yahut zaman zaman sessiz olan bir
ortamda hafif, ugultu seklinde belki
cinlama diyebilir kesintisiz ses duyuyor
gibiyim. ince tondan.
deli değilim. (her deli gibi)
kulamlari elimize aldik mi?
0
sparkle kiddle
(26.09.16)
özel yaratılmış ortamlar dışında mutlak sessizlik diye bir şey yok zaten. mutlaka bir şeylerin sesini duyarsınız, dikkat ederseniz daha fazla duyarsınız.

bunun haricinde çınlama olabilir.
0
dahili meddah
(26.09.16)
dahili meddah +1

bulunduğunuz ortamdaki cihazların çıkardığı sesleri duyuyor olabilirsiniz, belki. bu teknolojik aletler yapıyor böyle sesler.
0
windowsguvenlikduvari
(26.09.16)
sadece sen mi duyuyorsun?

bu arada bazı insanlar diğerlerinden daha iyi duyabilir.
0
supermatik
(26.09.16)
Hep aynı mekanda duyuyorsanız su boruları, hidrofor, asansör vs. bu tür sesler çıkarır. Bazıları (mesela ben) daha hassastır bu türlü seslere.
Deli değiliz...
0
SiyamkedisiZorro
(26.09.16)
(bkz: tinnitus)
böyle bir rahatsızlık olabilir belki.
0
puc
(26.09.16)
(34)

doğduğunuz mevsimle sevdiğiniz mevsim arasında

harvey
bir yakınlık var mı? Sonbahar doğumluyum ve bu mevsimi seviyorum, peşinden kışı severim, ilkbahar da hoşuma gitmiyor değil fakat peşinden hiç haz etmediğim yaz geldiği için arada bir soğukluk var. Sizde durumlar nasıl, yaz doğumlu olup kış seven ya da kışın doğup yaz delisi olan ters örnekler var mı
bir yakınlık var mı? Sonbahar doğumluyum ve bu mevsimi seviyorum, peşinden kışı severim, ilkbahar da hoşuma gitmiyor değil fakat peşinden hiç haz etmediğim yaz geldiği için arada bir soğukluk var. Sizde durumlar nasıl, yaz doğumlu olup kış seven ya da kışın doğup yaz delisi olan ters örnekler var mı aramızda?
0
harvey
(22.09.16)
Mart'ta doğdum ama sonbaharı daha çok seviyorum ben.Kış ikinci tercih ama Mart- Nisan arası ne giyileceği belli olmayan ayarsız mevsim olduğu için pek sevmiyorum :)
0
neferkitty
(22.09.16)
Mart dogumluyum. Mart aslinda ilkbahar geciyor ama ben kistan sayiyorum, ilkbaharda depresyona giriyorum genelde, kis <3
0
yuzır
(22.09.16)
kışın doğdum. kışı, karı severim.
karı derken yanlış anlaşılmasın..
0
very big cat you.
(22.09.16)
Nisan'da doğdum ama ilkbaharı hiç sevmem. Sonbahar iyidir.
0
dissendium
(22.09.16)
Yaz doğumluyum, kış insanıyım.
Yazı hiç sevmem.
0
pike
(22.09.16)
ilkbahar doğumluyum sonbahar en sevdiğim
0
shotgunwoman
(22.09.16)
kışın doğdum, baharı severim, yaz insanı olduğumu söylerler.
0
gis
(22.09.16)
Ben güneşli cıvıl cıvıl hava seviyorum yaz sıcağı yaşatmayan. Bahar aylarını çok seviyorum aslında ve mayıs doğumluyum.

Ancaaak..Şu bahar alerjisi...Ne zaman bahar gelse mayıs gelse ben hapşu hapşu, gözler yaşlı dolaşıyorum polenlerden falan.

Yani ben seviyorum da o beni sevmiyor :..(
0
qazaqwsx
(22.09.16)
kışın doğdum kışı severim. askerde olmadıkça tabii.
0
bohr atom modeli
(22.09.16)
Kışın doğdum ama tam bir yaz insanıyım:)
0
archery
(22.09.16)
Kış doğumluyum ama ilkbahar seviyorum = yok
0
fragile lady
(22.09.16)
Martta doğdum, ilkbaharı seviyorum ama Mart ayını çok sevmiyorum çünkü soğuk oluyor. Kıştan da tiksiniyorum :/
0
petekpare
(22.09.16)
kışın doğdum, kışı seviyorum.
0
Goldstein
(22.09.16)
Aralık ayında doğdum ve kış mevsimini çok severim. Bana soğuk olsun, buz olsun, kar olsun, pus olsun!

Kış mevsimi bana mutluluğu çağrıştırır her zaman çünkü doğum günüm var, birkaç gün sonra yeni bir yıla giriyoruz, herkes yılbaşı telaşı içinde oluyor, birbirine hediyeler alıyor, heyecanlanıyor. Gerçekten şahane bir ayda doğduğumu hissediyorum.

Kış haricinde ilkbaharı da çok severim çünkü doğa uyanıyor, her yer mis gibi çiçek kokuyor, hava açık olsa da serin olmaya devam ediyor. Hem çocukluktan beri ilkbahar okulların kapanmasının yaklaştığını müjdelerdi bana, hala bu şekilde hissediyorum, mutlu oluyorum çünkü öğrenciliğim bitse de meslek dolayısıyla okullardan hala kopamadım.
0
köstebek kurabiye
(22.09.16)
Var. Ocakta doğdum kış seviyorum. :)
0
mutlusismankedi2015
(22.09.16)
petekpare +1, belki egeliyim diyedir bilemem. bahar-yaz geçişi benim sevdiğim havalar.
0
aydogank
(22.09.16)
aralıkta doğdum. en çok sonbaharı, sonra kışı seviyorum. özellikle yağmuru o kadar çok seviyorum ki az önce yağmur başlayınca işi gücü bırakıp yağmuru seyretmeye cama koştum.
0
hayirsiz
(22.09.16)
Mart doğumluyum, ilkbaharın sonu + yaz insanıyım
0
lesmiserables
(22.09.16)
Eylül doğumluyum ve çöl sıcaklarını seviyorum. Güneş enerjisiyle yaşayan insanım.
0
jazzabel
(22.09.16)
İlkbaharda doğdum. İlkbaharı sevmiyorum, en sevmediğim mevsim olabilir. Sonbaharı seviyorum.
0
nawar
(23.09.16)
yazın doğdum, yaz insanıyım. kışın beyin hücrelerime kadar donuyorum.
0
devilred
(23.09.16)
ağustos doğumluyum allah belasını versin her sene geberiyorum 40 derece yapış yapış nemli istanbul sıcağında
0
marie trintignant
(23.09.16)
var. sonbahar çocuğuyum (:
0
Ufuk
(23.09.16)
1 haziran doğumluyum. kışı o kadar seviyorum ki 60 yaşına gelsem bile çocukluk heyecanımı kaybetmeyeceğim tek alan kış olabilir. istisnasız her sene eylül-ekim dedin mi özellikle sibirya'daki şehirlerin hava durumlarını takip etmeye başlarım. keza yaşadığım yerin de. sonbaharın üşüten, "üzerime bi şey almam lazım" dedirten ilk anı kadar özel ve güzel şey azdır. bir yere taşınacaksam, şehirle ilgili aklıma gelen ilk sorulardan biri "kışın soğuk olur mu, kar yağar mı?" olur mesela... örneğin italya'ya yerleşecek olsam roma'da yaşamaktansa küçük bir kuzey italya şehrinde yaşamayı tercih ederim. kışın kar yağıyo çünkü. evet.
0
der meister
(23.09.16)
nisan'da doğdum. ilkbaharı severim. sonbaharı severim. kışı çok çok severim. yazı hiç sevmem. misal şimdi yaz bitti bitiyor ya, bayram ediyorum. adeta dirilmeye başladım.
0
matrix
(23.09.16)
Temelde var, küçük bir açıdan yok. Yazın hastasıyım ve Ağustos ayında doğdum. Bu açıdan tutuyor ama ben Ağustos ayını hiç sevmem çünkü yazın son ayı. İçimi hüzün ve telaş kaplar, zamanı tutmaya çalışırım. Mayıs'ın ikinci yarısı ve Haziran'ı çok seviyorum. Yazdan başka mevsimi mevsimden saymam, geri kalan zamanda sadece yazın gelmesini beklerim.
0
aychovsky
(23.09.16)
mart basi dogumluyum, yazi severim. kistan soguktan hoslanmam
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(23.09.16)
Yazin dogdum kesinlikle yazi severim.
0
stavro
(23.09.16)
aralık'ta doğmuşum.

soğuğu hiç sev-e-miyorum, herkes daha tişört giyiyorken ben çoktan üşümeye başlamış oluyorum. ve alerjim var muhtemelen.

fekat çok sıcağa da dayanamıyorum, bodrum'da bir akşam vakti havuz başında sıcaktan bunalıp bayılmışlığım var.

istanbul için söylüyorum; mayıs, haziran, temmuz'u seviyorum.
0
holy diver
(26.09.16)
deli gibi var hem de... kasım doğumluyum; sonbahar ve kışta bildiğin mutlu oluyorum.

lanet bir yazı geride bırakmaya çalışıyorum hala. hava güneşli olduğunda mutsuz oluyorum. 2-3 haftaya tam anlamıyla istediğim havalar gelecek. bu mutluluk işte. yaklaşık 6 ay da kalacak o istediğim hava.

şimdi onlar düşünsün...
0
mermize
(26.09.16)
İlkbahar doğumluyum, ilkbaharı çok severim ama yaş ilerledikçe sonbaharı daha sever oldum.
0
SiyamkedisiZorro
(26.09.16)
yazın doğdum, sonbahar ve ilkbaharı severim. yazı sevmem pek hatta :)
0
dessy
(26.09.16)
Yaz doğumluyum yazı seviyordum. Son sıcaklık artışları sıktı, artık yazı sevmiyorum. İlkbahar ve sonbahar güzel. Kış zahmetli. Bir yere gideceksin on kat giy çıkar. Atkısı eldiveni şemsiyesi paltosu çizmesi...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.09.16)
kışı severim mayıs doğumluyum
0
basond
(26.09.16)
(15)

“dahi” anlamındaki “de” ne oluyor?

denizaya
biaz önce arkadaşa "oda biliyor aslında yazdım wp den"bana "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" bi daha birrlşik yazma dedi.dahi anlamında ki de nası oluyor dedim.ne bilim birisi de leri birleşik yazınca bu kalıp uyarı cümlesi yazılır ben de bilmiom dedi.ya bi s*ktir git diyip size sordum. bu dahi anl
biaz önce arkadaşa "oda biliyor aslında yazdım wp den"

bana "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" bi daha birrlşik yazma dedi.

dahi anlamında ki de nası oluyor dedim.

ne bilim birisi de leri birleşik yazınca bu kalıp uyarı cümlesi yazılır ben de bilmiom dedi.

ya bi s*ktir git diyip size sordum. bu dahi anlamındaki de/da nası oluyor? dahi anlamında ileri zekalı, mucit, bilim adamı yerine geçen de/da eki mi var.

not; türkçe netleri çok iyi olan biri olarak anlamadım bunu.
0
denizaya
(22.09.16)
o da biliyor olmalı, arkadaşınız haklı.
0
pomknos
(22.09.16)
oradaki dahi'yi dâhi ile karıştırma.
0
mermize
(22.09.16)
O bende kalıyor.
Ben de geleceğim.

Bu ikisi arasındaki farkı anla. Anlatmayı beceremiyorum..
0
tiksinmedenuyanmak
(22.09.16)
de ve ki bağlaçlarında şöyle bir test yapabilirsin. ek kaldırıldığında anlamda bozulma oluyor mu olmuyor mu?
olmuyorsa ayrı oluyorsa bitişik yazılır.

onunki daha güzel. (onun daha güzel)
o ki gökleri yaratandır. (o gökleri yaratandır)
o da gelecek. (o gelecek)
sende fazla kalem var mı? (sen fazla kalem var mı?)
0
lazpalle
(22.09.16)
yani mesela deden cok mu zeki, o zaman dahi anlaminda oldugu icin ayri yaziyosun. 'okula de demle birlikte gittik.' gibi.
0
icim urperiyor
(22.09.16)
-Ya Mustafa tam bir dahi.
-Ekrem de öyle abi.

Bak burada "Ekrem de öyle" cümlesindeki de eki, dahi anlamında kullanılmıştır.
0
yirmisantim
(22.09.16)
yaş kaçtı ya bacım / birader? dâhi değil dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır.

lazpalle +1; içim ürperiyor komik çocuk uyma ona :)
0
hosein
(22.09.16)
"Bağlaç olan de" demek yerine Bilal'e anlatır gibi "dahi anlamındaki" demişler ki "madem öğrenemiyorsun, bari bak dahi bağlacı olarak kullandığında ayrı yaz" ondan sonra böyle kalıplaşmış.

Sonra da işte böyle troller ve "dahi anlamındaki de eki" ya da "dahi anlamındaki -de" diyen trajikomik kafalar çıkıyor ortaya.
0
nawar
(22.09.16)
burada de dahi (dâhi değil kısa okuyun gençliğe hitabe'deki "İstikbalde dahi" kısmı gibi) anlamında olsa da "dahi anlamındaki de" tam olarak doğru bir ifade değil. Aslında doğrusu "bağlaç olan de"dir. Bağlaç olan de ise ayrı yazılır.
Bir de ek olan -de vardır. ek olan -de ismin hallerindendir. Bulunma durumunu belirtir yani bir nesnenin...vb nerede bulunduğunu belirtir. Evde, okulda, onda, şunda...vb
0
nuka cola
(22.09.16)
millet niye bu kadar yüklendi anlamak güç, soru sormuşsun. troll olsanda soru saçma değil. bende 2 dili çok iyi bilen ve hatta gramer yapılarını türkçeden daha iyi bilmeme rağmen yadırgamadım bunu.

ben de bilmiyorum bu duyuruya yancı olup öğreneceğim umarım.
0
kurnaz
(22.09.16)
ilkokuldan mezun olmadan türkçe netlerin nasıl çok iyi hayret gerçekten de. daha de'yi ki'yi ayıramayan insan lütfen türkçe netlerim çok iyi falan demesin bari ya. ayıp gerçekten.
0
freya
(22.09.16)
dahi, Türkçede “Fazla olarak, üstelik, daha, bile, de” anlamlarına gelen kuvvetlendirme sözüdür

Haliyle, dahi anlamındaki de, "buna ek olarak bir de bu" anlamındaki durumlara işaret eder.
Çok sık yapılan bir hata olduğu için grammar nazi arkadaşlar "dahi anlamındaki de ayrı yazılır"
kalıp cümlesini kullanırlar.
0
kullanıcı adı
(22.09.16)
@freya +1
0
holy diver
(26.09.16)
fever
(26.09.16)
"Kullanıcı adı" nickli arkadaş tam cevabınızı vermiş. "oda" dediğiniz zaman mekan olan oda olur, "o da" (o bile) anlamına gelir.
0
SiyamkedisiZorro
(26.09.16)
(4)

müdür/yönetici asistanı

KidLazer
pozisyonuna sahip olsaydınız bunu ingilizce en doğru şekilde assistant manager olara mı telafuz ederdiniz yoksa executive assistant olarak mı?
pozisyonuna sahip olsaydınız bunu ingilizce en doğru şekilde assistant manager olara mı telafuz ederdiniz yoksa executive assistant olarak mı?
0
KidLazer
(21.09.16)
yanlışım varsa düzelt ama assistant manager müdür yardımcısı demek. bambaşka bir pozisyonu temsil ediyor yani. executive assistant doğru kullanım.
0
paçalı don
(21.09.16)
paçalı don+1
asistant manager müdür yardımcısı, yönetici asistanı = executive secretary/assisstant
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.16)
Assistant manager - mudur yardimcisi

Executive assistant - yonetici asistani
0
engiribord
(21.09.16)
manager assistant ile assistant manager tamamen farklı şeyler.

müdürün asistanıysa manager assistant, daha üst kademeden biriyse de executive assistant olabilir.
0
eindaclub
(21.09.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.