Giriş
(19)

çocuğumuzun konuşmasında bir gerilik var mı sizce?

demirr
merhaba. 1,5 yaşında bir oğlumuz var ve bana konuşma konusunda eksikmiş gibi geliyor. şu ana kadar bilinçli olarak sadece annesine,onu çağırmak için "ade" diyor. bunun haricinde baba,dede bile demiyor.aslında anlama konusunda hiçbir sıkıntısı yok. sorulduğu zaman bütün azalarını gösteriyor. "kapıyı
merhaba. 1,5 yaşında bir oğlumuz var ve bana konuşma konusunda eksikmiş gibi geliyor. şu ana kadar bilinçli olarak sadece annesine,onu çağırmak için "ade" diyor. bunun haricinde baba,dede bile demiyor.

aslında anlama konusunda hiçbir sıkıntısı yok. sorulduğu zaman bütün azalarını gösteriyor. "kapıyı kapat,telefonu getir" gibi birçok şeyi anlıyor. "cip cip" değince banyoya,ellerimizi yıkayalım değince lavaboya hemen koşar. diş fırçasını verince dişlerini fırçalar.

şimdi soruya gelirsek:

1- acaba çocuğumuzun konuşma geriliği çektiği yönündeki endişemiz yersiz mi yoksa bununla ilgili emareler oluşmuş olabilir mi?

2- eğer bu konuda profesyonel bir yardım alacaksak kime başvurmamız gerekir?

3- sizin bu konuda eğitiminiz varsa ya da çocuğunuzdan tecrübeleriniz varsa bilgi aktarabilirseniz çok makbule geçer.

teşekkürler
0
demirr
(05.10.17)
Arkadaşımın çocuklarından tecrübeler aktarmak istiyorum; bazı çocuklar (ki bu hiç az bir olasılık değil) çok gözlemci olup mükemmel öğrenene kadar konuşmayı reddediyorlarmış. Yani 'babbabbaa' diye konuşmak yerine, 'Domatesin suyunu sıktınız mı' kıvamına gelene kadar konuşmuyorlarmış. Bir arkadaşımın oğlu 2.5 yaşına kadar konuşmadı ve bu süreçte doktora gittiler; sonrasında 'Canım çok sıkılıyor, bugün ne yapıyoruz' ile açılışı yapmıştı ama o zamana kadar anne de baba da ömürlerinden yediler. Sizin çocuğunuz da bu yapıda olabilir. Ancak, 'Böyle de olabilir' deyip salmayın, bir doktora (pedagog) başvurun ve önce bazı yapılması gereken testler varsa yapsınlar. Sonra içiniz rahatlasın sizin de.

Şöyle de bir entry var konu ile ilgili
eksisozluk.com
0
aychovsky
(05.10.17)
erkek cocuklar biraz daha gec konusabiliyor. kuzenim 3 bucuk yasinda konusmaya baslamisti. her seye iii diyodu sadece. bi de kokoooo diyordu (kokuyor) :D etrafimdan da 3-4 yaslarina kadar konusmayan cok cocuk duydum.
0
pide
(05.10.17)
Sorun olmayabilir, çocuk erkekse daha da normal. İş arkadaşımın çocuğu neredeyse 2,5 yaşına kadar herşeye “e e” diyordu, devamında ayço’nun dediği gibi kapsamlı cümleler kurmaya başladı. Şimdi hiç susmuyor diye şikayetçiler.
0
manuel mandalina
(05.10.17)
hiçbir sorun yok diye tahmin ediyorum. söylediklerinizi anlıyorsa, göz teması kurmakta ya da sözsüz iletişimde sorun yaşamıyorsanız çok endişe etmeye gerek yok. biz aile içinde benzer bir durum yaşadık. şu an 2,5 yaşında ve son 1 aydır bildiği tüm kelime dağarcığını kusmaya başladı. 2-3 kelimelik cümleler de birden bire başladı. çocuk istediği zaman konuşacak merak etmeyin.
0
yellow brick road
(05.10.17)
psikomotor gelişim ya da çocuk gelişimiyle ilgili kitaplar alıp ya da araştırmalar yapıp net sonuca ulaşabilirisniz. Biz üniversitede derste bile gördük her çocuk belki aynı değil ama belli gelişim evreleri yaşlara göre sıranlanmış durumdadır. (1 yaşında şunu yapıcak 4 aylıkken şunu yapabilecek şu organları gelişecek gibi)
0
powerpufgirl
(05.10.17)
bizim oglan da iki yasina kadar istedigi seyi parmagiyla gösterip "ee" diyordu, simdi "su alabilir miyim lütfen" diyor. bir-iki ay icinde birden cözüldü dili.

bence endiseleriniz su an icin yersiz.
0
pilav
(05.10.17)
Tam girip bir şey yazacaktım ki aychovsky benim düşündüklerimi yazmış. Bakinca göz teması kurup, sizi anladığını belli eden hareketler yapıyorsa çok endişelenmeye gerek yok. Evet, çocukların gelişim aşamaları var ama her çocuk bu aşamalar ile paralel gelişim gostermeyebilir ki son yıllarda geç konuşma vakaları oldukça arttı. 1.5 yaş çok da geç bir yaş değil. Benim erkek kardeşim de 3 yaşına kadar konusmadi, anneme 'anne' bile demezdi. 'Ginga' derdi. Annem çok endiselenirdi, babam bir psikolog olarak durumun normal olduğunu soylemis hep. İlk cümlesi 'annecim parka gidelim' oldu. Kelime bile değildi yani. Sonrasında gayet açılıp konuştu.

Tabii ki içinizin rahat etmesi için bir pedagog ile görüşün. Süreci hızlandırmak için belirli aktiviteler vs onerebilir ama çok büyük bir sorun olduğunu sanmıyorum ben.
0
fraise
(05.10.17)
kreş bu işi çözüyor genelde. kısa sürede çok hızlı mesafe alabilirsiniz kreşle.
0
adivar
(05.10.17)
Kulağında su olabilir. Bu yüzden kelimeleri eksik duyup eksik öğreniyor da olabilir. Sadece bir varsayım. İnşallah hiç bir şeyi yoktur.
0
Restclean
(05.10.17)
allaa çok heyecanlı valla. inşallah genius'tır :D allah analı babalı büyütsün.

çocuk cin gibi bakacak böyle çakır çakır. dili çözülür korkmayın.

*profesyonel sağlık tavsiyesi değildir. kocakarı bilgisidir ^^
0
otonomo
(05.10.17)
Gelişim psikolojisi kitapları konuşmayı 0-2 yaş arası olarak belirlese de son araştırmalara bakıldığında konuşma yaşının 4'e kadar çıktığı görülmekte. Bunun sebebi ise beynin dil merkezinin yer aldığı bölümünün yeni doğanlarda daha kalın olmasıymış.
Tabii ki yine de bir pedagogla görüşün ama bireysel farklılıklar, mükemmeliyetçilik gibi konuları da göz ardı etmeyin.
0
duyond
(05.10.17)
sizinle iletişimi, göz teması normalse herbsey yolundadır. 1.5 yaş kontrolüne gidince doktora da sorun.

ama her çocuğun gelişim evresi aynı degil. oğlum 3.5 aylıkken sürünmeye 6 aylıkken de sıralamaya başladı. ama 8 aylik olduğunda bile oturamıyordu.

şimdi 1.5 yaşında. iki kelimeli basit cumleler kuruyor. "hadi gidelim, anneanne yok" vb gibi bir kaç basit cumle. kelime dağarcığı epey geniş.
gel gelelim henüz anne demedi.
kendi başına (parmak beslenmeye başlayalı daha 2 ay oldu. normalde 8 ay civari söküyorlar bunu.)
hic blenderla ezip ya da rende ile püre vermeye alistirmadigim halde salatalık elma gibi besinleri çiğner ama yutamaz tükürür. ustelik 16 dış var ağzında.

kısacası bu yaşta konuşabiliyor olması diger becerilerinin çok iyi olmasını gerektirmiyor. siz çocuğunuzu kendi ozelinde değerlendirin.

her gün becerileri artıyor mu?
göz teması var mi?
adına tepki veriyor mu?

bir de emzik, tv, tablet konuşmayı geciktiriyor diye duydum. benimki hic kullanmadı bunları.

yavruyu opun benim için...
0
strawberry first
(05.10.17)
2 - 2.5 yaşına kadar konuşmayan çocuklar oluyor. Endişe etmek için henüz erken. İsterseniz bir çocuk doktorundan görüş alın. Gerek görürse işlevsel olup olmadığını anlamak üzere kbb, çocuk nörölojisine yönlendirir.

Konuşma kaslarını geliştirecek bazı oyunlar önereyim.
Üfleme hareketi hem konuşma hem boşaltım kaslarını çalıştırıyor. TBen tvalete alıştırırken ufak balonlardan bi torba alırdım, hem eğlence hem kas gelişimine faydası olurdu.
(arada balonun içine su koyup ağzını sıkıca bağlayın karşılıklı geçip birbirinize atın. atarken 3'e kadar sayın. 3'e kadar sayma kısmı konuşmaya teşvik gerisi el kol kasları gelişimi, motor hareket gelişimi, el göz koordinasyonu için yararlı ve eğlenceli bi faaliyettir. yaşı büyüyünce de bırakmayın, 5-6 yaşlara kadar hatta çocuk oynamak istemeyene kadar yapın. balonları zamanla büyük boya geçirirsiniz. çok yararlı bi oyundur. yalnız büyük balon çalışmasını yazın ve mümkünse bahçe balkon gibi yerlerde yapın. balon patlayabiliyor:)

Kağıttan rüzgar gülü yapabilirsiiz o da yardım eder azıcık. Yaparken küçük kas grubu çalışır üflerken de konuşma ve karın, kalça kasları çalışır.
Kış geliyor cama üfleyip buğu yaparsınız, Bol bol üflesin, üflemek iyidir.

Yanakları sırayla şişirip parmaklarla ağızdan bırr sesi çıkarma oyunu gibi oyunlar oynayın.

Onunla konuşurken daha çok eksiz, uzun olmayan basit kelimeler seçmeye özen gösterin. Bir nesne veya olay için çocuk konuşmaya geçinceye kadar hep aynı kelimeyi kullanmayı tercih edin. Kelimeleri anlaşılır hızda söyleyin.
Dikkatinizi onun konuşmasında olmasın. Hemen anlarlar tedirgin olurlar. Bunlar hep oyun. Siz de eğlenmeye bakın, tadını çıkarın.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
çok kıymetli ve rahatlatıcı bilgiler aldım. tecrübe ve bilgilerini paylaşan ve daha paylaşacak olan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. birbirini hiç tanımayan insanların iyilikte ve iyi niyette buluşması çok güzel
0
🌸demirr
(05.10.17)
sıkıntı yok. benim oğlum 2.5 yaşına kadar çiçek diyordu sadece :)
0
burya
(05.10.17)
Şimdi hatırladım onu da ekleyeyim. Bir de ilk kelimeden sonra bir süre ara veriyorlar. dede dedi mesela bir süre gidiyor o öyle. duraklama devri gibi düşünün. Bir süre sonra başka kelime geliyor.

Konuşmaya başlayınca trt gibi düzgün türkçe kullanılan radyo programlarını açın, fonda çalsın.Kelime dağarcığına katkısı olur (kulak dolgunluğu olur) telaffuza katkısı olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
dün görüp cevap yazamamıştım.

ablam 8 aylıkken konuşmuş, 1 yaşında tekerlemeler biliyormuş. 5 yıl sonra doğan ben ise, 2 yaşıma geldiğimde saçmasapan sesler çıkararak derdimi anlatıyormuşum. kaç defa doktora götürmüşler bu çocuk sağır mı, gerizekalı mı diye. en son bir doktor "siz onu anladığınız sürece konuşmayacaktır, size kendini anlattığı için konuşmaya ihtiyaç duymuyor tembellik ediyor, söylediklerini anlamayın" demiş. ondan sonra bizimkiler beni anlamıyor gibi yapmaya başlamışlar ve ben 2,5 yaşında konuşmuşum.

bir daha hiç susmadım.
0
111111
(06.10.17)
aychovsky gayet güzel özetlemiş. Ben sadece Selim İleri'nin anlattığı anısını yazmaya geldim.
Selim İleri 3 yaşına gelmiş neredeyse hiç konuşmuyor. Aile gergin, doktora götürüyorlar, nefesi kuvvetli hocalara okutuyorlar, nafile. Bayram öncesi Selim'e ve ablasına yeni ayakkabılar alınıyor. Ablanın ayakkabıları kırmızı rugan, nasıl güzel ayakkabılar. Selim zaten ablasını çok kıskanıyor ve o hiddetle "çıkart o ayakkabıları ayağından #½ ?!$" şeklinde küfürlü bir konuşmaya başlangıç yapıyor. Aile sevinse mi üzülse mi öyle kalakalıyorlar.
0
SiyamkedisiZorro
(06.10.17)
Her çocuğun hazır bulunuşluğu farklıdır.Siz istediğiniz kadar onu konuşturmak için uğraşın, çocuk o hazır bulunuşluk seviyesine gelmeden konuşmaz. Eğer sizden aldığı komutları anlıyorsa ve tepki veriyorsa sıkıntı yok, kafanıza takmayın. Benim oğlum 2,5 yaşında kelimeleri söylemeye başladı. 3 yaşında cümle kurdu. (cümleden kastım yanyana 3 kelimeyi getirebilmesi)

Endişe etmeyin, bu zamanlarınızın tadını çıkarın.
0
indeng
(06.10.17)
(11)

nerede yaşamak isterdiniz

benimhalaumudumvar
size deseler kiişin aynı, maaşın aynı, türkiye de hangi il/ilçe de yaşamak ve çalışmak isterdin?Ve neden orası?Şuan nerede yaşadığınızı da belirtirseniz süper olur..Teşekkürler
size deseler ki

işin aynı, maaşın aynı, türkiye de hangi il/ilçe de yaşamak ve çalışmak isterdin?

Ve neden orası?

Şuan nerede yaşadığınızı da belirtirseniz süper olur..

Teşekkürler
0
benimhalaumudumvar
(28.09.17)
Manavgat - yine Manavgat çünkü Trafik yok iş yerine yüreyerek 5 dakika gidebiliyorum. işten çıktıktan sonra 10 dakikada denize gidebilme hısaca 30 yıl istanbuldan sonra burası cennet 5 yıl oldu resmen gençleştim. :D
0
denklemci
(28.09.17)
İstanbul Kadıköy'de yaşıyorum. Yine burada yaşamak isterdim. İşim çok uzak değil ama keşke yürüyebileceğim kadar yakın olsaydı.
Deselerdi yani, öyle derdim. Ama şu halimden de şikayetim yok çok şükür.
0
SiyamkedisiZorro
(28.09.17)
şu an istanbul maltepe.
yaşamak istediğim yer istanbul kanlıca falan olabilir. aslında beykoz'da veya üsküdar'da boğaz semtlerinden herhangi biri de olabilir ama en çok kanlıca'yı severim. huzurlu ve kasaba havasına sahip olduğu için.
0
nathanieltroy
(28.09.17)
Deniz kenarı küçük bir ilçede yaşamak isterdim. Çanakkale tipi iller çok iyi ile yakın bir ilçe süper olur.

Gençken istanbulda yaşamak güzeldi ama artık zor geliyor. Sürekli karmaşa, kalabalık sinir stres.

ayda 1 konsere gidecem haftada 1 tiyatroya gideceğim diye hayatımızı mahvediyoruz burada.
0
prezarlatif
(28.09.17)
Çanakkale
0
mutekebbir
(28.09.17)
izmir - seferihisar
0
baldur2
(28.09.17)
Eskişehir. Çünkü memleketim. Çünkü zihniyet yapısını beğeniyorum, dar görüşlü muhafazakar bir yer değil. Şu an Ankara'da yaşıyorum ama her fırsatta Eskişehir'e kaçıyorum.
0
i m cool with that
(28.09.17)
ailemin olduğu yerde. 10+ yıldır tek yaşıyorum artık sıkıldım :/
0
eindaclub
(28.09.17)
antalya - konyaaltı
izmir - çeşme, urla

deniz gören, sakin, herhangi bir ilçede çok güzel yaşarım.
0
nice tnetennba
(28.09.17)
fulya'dayım, izmir'de yaşamak isterdim. istanbul'u seviyorum ama sokağa çıkınca kendimi postakapoliptik film içinde gibi hissediyorum; bezgin ve tahammülsüz insanlar, sürekli bir yere yetişme çabası, mutsuz bir atmosfer... izmir tamamen farklı mı, hayır ama insanları daha birlikte yaşanılası ve istanbul kadar yoğun kalabalık değil.

işten güçten dolayı daha gerçekçi düşüneceksem cihangir derdim; deniz görüyor, sokak araları sakin, işime ve istanbul kilit noktalara yakın.
0
Bruce
(28.09.17)
İstanbuldayım

İzmir-çeşmede çok güzel yaşarım.
0
jazzabel
(28.09.17)
(3)

Ali Baba'nın Bir Çiftliği Var!

arockm
Çiftliğinde neleri var ve ne diye bağırır?
Çiftliğinde neleri var ve ne diye bağırır?
0
arockm
(27.09.17)
kuzuları var - meee
kedileri var - miyav
köpekleri var - hav
inekleri var -möö

ördekleri var - vak
kuşları var - cik

bu bizim söylediğimiz. boşluktan sonraki kısım opsiyonel.
0
balik kraker
(27.09.17)
şu da yardımcı olabilir:
www.youtube.com
0
aşksız prens
(27.09.17)
Hahah,

Eğer çocuğunuza söyletecekseniz mutlaka klasik (balık kraker yazmış) hayvanların dışına çıkın. Atları var (kişnemeye çalışsın), kurbağaları var (vraak) filan. Bunun ilerleyen aşamalarında ben zürafa demiştim, 3 yaşındaki kızım "onların ses telleri yok" dediğinde yaşadığım şoku (ve de gururu) anlatamam.
0
SiyamkedisiZorro
(27.09.17)
(12)

Gecenin magazinsel sorusu

pastörizesüt
Bu kız https://hizliresim.com/8Ng4d1 nasıl bu hale https://i.hizliresim.com/bL5zLj.jpg https://hizliresim.com/jQ5kQD gelmiş? Estetik mi shop mu yoksa geçen üç yıldaki olağan değişim mi? Şu anki hali çok güzel değil mi ya eskiden yine güzel ama daha sıradan bi tipmiş.
Bu kız hizliresim.com nasıl bu hale i.hizliresim.com hizliresim.com gelmiş? Estetik mi shop mu yoksa geçen üç yıldaki olağan değişim mi? Şu anki hali çok güzel değil mi ya eskiden yine güzel ama daha sıradan bi tipmiş.
0
pastörizesüt
(27.09.17)
eskiden daha güzelmiş bence.
0
secrexv2
(27.09.17)
Eski hali bomba.Yeni hali baya sıradan.
0
maria puder
(27.09.17)
Başıma bir iş gelmeyecekse ben hiçbir halini beğenmedim. Bana biraz eblek geldi.
0
i m cool with that
(27.09.17)
Saçlar değişmiş, kilo vermiş, foto filtrelerinin de etkisi var.
İki hali de ortalama, sıradan bir kız bence.
0
demoniclewinsky
(27.09.17)
bence de daha çirkin olmuş.

+estetik yaptıracak olsa önce gözlerini yaptırır herhalde, bildiğin şaşı.
0
sanmiyorum
(27.09.17)
çok büyük değişimi bir tek sen gördün heralde, hafif bir zayıflama ve makyaj dışında hiçbir fark yok kızın 3 yıl önceki haliyle şimdiki hali arasında.
0
nihannihan
(27.09.17)
kızda bir değişim yok. gülüşünü değiştirmiş daha yapay gülmüş ve filtre kullanmış.
0
uyusam iyi olur
(27.09.17)
Sen daha iyisin karşim raad ol
0
glamdr1ng
(27.09.17)
ne fark var ki? eli yüzü düzgünmüş şimdi de öyle. ahım şahım bir hali yok.
0
Ufuk
(27.09.17)
iki halinde de patates surat. ben aşırı bi değişim göremedim. sadece biraz kilo vermiş ve filtre +1
0
sta
(27.09.17)
instagram.com Şu kıza patates dediniz çikin dediniz ya alcağınız olsun gençler -.-
0
🌸pastörizesüt
(27.09.17)
Aslında doğal, güzel bir kız pek de değişiklik göremedim diyecektim ki elinde tabancalı foto gördüm.
Yahu, Rus kızları güzel olmasına güzel de nasıl bir kıroluktur bu yarabbim!
0
SiyamkedisiZorro
(27.09.17)
(3)

daha önce taşınanlara soru

kibritsuyu
arkadaşlar 3 hafta kadar önce taşındık. doğançay nakliyat firması neredeyse her şeyi toplayıp, tertemiz kolileyip yeni evimize götürdüler. sadece kırılacak eşyaları açtılar, öbür kolileri bıraktılar. biz de işten güçten fırsat buldukça anca 2-3 haftada kolileri açtık bitirdik.fakat bazı kayıp eşyala
arkadaşlar 3 hafta kadar önce taşındık. doğançay nakliyat firması neredeyse her şeyi toplayıp, tertemiz kolileyip yeni evimize götürdüler. sadece kırılacak eşyaları açtılar, öbür kolileri bıraktılar. biz de işten güçten fırsat buldukça anca 2-3 haftada kolileri açtık bitirdik.

fakat bazı kayıp eşyalarımız var. ama öyle değerli eşya falan değil. üstelik de birbirinden alakasız, kaybolması tamamen mantıksız ufak tefek şeyler.

örneğin yazıcının elektrik kablosu yok. ulan eski evde yazıcının üzerine takılıydı, öbür ucu da altılı prize takılıydı. yazıcının kendi var, altılı priz var, altılı prize takılı diğer eşyalar var, ama yazıcının elektrik kablosu yok, çıkmadı.

iki tane şef bıçağım vardı. çok öyle göz dikilecek kaliteli şeyler değil. bütün çatallar bıçaklar var, çekmece içindeki çatak kaşıklık var, mutfağa dair her şey var, o iki bıçak yok.

kolilerken hep aynı bölgeleri birlikte kolilediler. yani kamyonda bir kolimiz kalmış bile olsa biri kablo, biri bıçak. mutfakla çalışma odası yan yana bile değil. bu ikisinin aynı koliye girmesi bile imkansız.

eski eve de gittim baktım, her yeri didik didik ettim, bir çöp bile kalmamış orda. açılmadık koli de kalmadı.

nerede olabilir bunlar?
0
kibritsuyu
(26.09.17)
genelde henüz açılmayan çok alakasız bir koliden çıkabiliyorlar. Hem de, mesela tam da umudu kesip yeni bir kablo aldığın günün akşamı gibi. ama tüm koliler açıldığına göre belki bir şeye sarılıdır, bir şeylerin arasındadır.

belki diğerlerini kolilerken bunları bir şekilde unuttular, sonra farkedince de mecburen başka bir koliye, kaybolmasın diye de bir şeylerin içine veya arasına koydular. düşme veya çalınma durumu yoksa başka bir açıklama gelmiyor aklıma.
0
puc
(26.09.17)
Açılmadık koli kalmadı diyorsunuz. Koli içindeki her grup da yerine yerleşti mi (3 haftada bravo!). Klasifiye edilmeyenlerin içinden çıkabilir. Çok ufak ihtimal açık kolinin üstünden yete düşüp kaybolmuş olabilir.
Aklıma bir şey gelmiyor. Benim de öyle kayıp bir biblom var ama şüphelendiğim bir koli var hala açmadığım, onun içinde olabilir diye kendimi avutuyorum (taşınmanın üzerinden bir yıl geçti).
0
SiyamkedisiZorro
(26.09.17)
hala yok ortalarda. kolilerden çıkan ama düzenlenmemiş ıvır zıvırı da düzenledik, hala o kablo ile bıçaklar yok. yani kablo aldım 10 liraya. ama bıçaklarıma yazık oldu. hala da aklıma gelmedi, nereye gider yahu.
0
🌸kibritsuyu
(02.10.17)
(1)

Bir masalın adı?

eatpraylaw
Arkadaşlar merhaba dünden beri aklımda bir masalın küçük kısmı takıldı kaldı hatırlayamadım. Yaşlı bi kadın ve yaşlı kızı sarayda bi odada kapalılardı ve kadın binbir yalanla dolanla prensle kızını nişanlıyodu böyle parmağını falan sütle gençleştirip anahtar deliğinden uzatmak suretiyle. Bilen hatır
Arkadaşlar merhaba dünden beri aklımda bir masalın küçük kısmı takıldı kaldı hatırlayamadım. Yaşlı bi kadın ve yaşlı kızı sarayda bi odada kapalılardı ve kadın binbir yalanla dolanla prensle kızını nişanlıyodu böyle parmağını falan sütle gençleştirip anahtar deliğinden uzatmak suretiyle. Bilen hatırlayan var mı?
0
eatpraylaw
(25.09.17)
Ben de hatırlıyorum bu masalı.
Ama başını sonunu hatırlamıyorum. Bilen varsa ben de öğreneyim.
0
SiyamkedisiZorro
(25.09.17)
(38)

Kızlık soyadını kullanmaya devam eden evli kadınlar

iwasbornonamountainside
Erkekler; eşiniz evlenince kızlık soyadını kullanmaya devam ederse bunu nasıl karşılarsınız ? Kızlar; evlendikten sonra kızlık soyadınızı kullanmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz, eğer siz istediğiniz halde eşiniz istemezse bunda ısrar eder misiniz yoksa vazgeçer misiniz ? Yorumlarınıza cinsiyet,
Erkekler; eşiniz evlenince kızlık soyadını kullanmaya devam ederse bunu nasıl karşılarsınız ?
Kızlar; evlendikten sonra kızlık soyadınızı kullanmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz, eğer siz istediğiniz halde eşiniz istemezse bunda ısrar eder misiniz yoksa vazgeçer misiniz ?

Yorumlarınıza cinsiyet, yaş ve medeni durumunuzu da eklerseniz sevinirim.
0
iwasbornonamountainside
(19.09.17)
Su anki soyadimi fonetik olarak hic guzel bulmuyorum, zaten ilk soylemede dogru yazabilen de yok :( o yuzden gelecekteki esimin soyadi daha guzel bisey olursa arkama bakmadan birakabilirim kendi soyadimi. O potansiyeldeyim. Ama yine siradan bi soyadi olursa ikisini de kullanabilirim.

Cok kotu bi soyadsa kesinlikle degistirmem :D

27 k b
0
kuehles blondes
(19.09.17)
Her ikisini de kullanmak olabilir.

Kendi soyadımı kullanmayı düşünüyorum, kendisini pek sevmesem de sonuçta benim soyadım.
Bunu istemeyecek ya da itiraz edecek yapıya sahip biriyle evlilik aşamasına gelmezdim herhalde.

29 Kadın Bekar.
0
mutekebbir
(19.09.17)
erkeğim ve bekarım; çift soyadı kullanmak isterse hoş karşılarım. sadece kendi soyadını taşımak isterse eşimin soyadını almaya çalışıp ortalığı karıştırırım.
0
zgrydn
(19.09.17)
28 e b. Benim için fark etmez.
0
passion rules the game
(19.09.17)
kendi soyadımı severim ama eklersem iki adım olduğu için Fatma Betül Sayan Kaya gibi bir şey olacak en iyi ihtimalle. Eşimin soyadı çok berbat olmadıkça sadece onu kullanırım.
0
fallopian
(19.09.17)
Resmi adim halihazirda cok uzun. Sonuna baska bir sey eklersem iyice Guney Amerikali futbolculara donerim, dolayisiyla gunluk hayatta kendiminkini kullanirim, resmiyette yolu olsa hic ekletmem esiminkini ama su an resmi prosedur cok uzun bunu yapmak icin. Makaleler sunlar bunlar hep kendi soyadimla yayinlaniyor, esin soyadini al, sonra bosan vs her makalede farkli isim istemem. Bu konuda israrci olacak bir adamla da evlenmem zaten.

28-K-Bekar
0
evrim halkasi
(19.09.17)
Bunların hala tartışma konusu olduğu bir ülkede yaşamak beni gerçekten yoruyor. Evleneceğim kadın soyadını ne istiyorsa öyle yapar, benim soyadımı almamasını garip karşılamam.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.09.17)
İnsanın kendi soyadını kullanmak istemesi niye bir tartışma konusu oluyor anlamadım? İsteyen kendi adını soyadını kullanır ne demek bu yani.
0
mor oje
(19.09.17)
Kendi soyadım isim gibi çok güzel hatta bazıları soyadımla hitap ediyor onun için bırakmayı düşünmüyorum zaten hep iki ismim olsun istemişimdir eşimin soyadını alınca iki ismim var gibi olucak :)
0
pastörizesüt
(19.09.17)
Erkegim ve hanimimin soyadini kullanirim evlenirsem.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.09.17)
sadece kendi soyadımı kullanmam. ya ikisini birden, ya da sadece eşimin soyadını kullanırım. emin değilim. 24 k
0
aquarium
(19.09.17)
Aile olunca eski soyadı ile devam saçma geliyor, ha belki ikisini bir kullanabilirim. Ama iki adım olduğu için o da uzun olabilir, bakalım o zaman karar veririm.
0
elikası
(19.09.17)
Kızlık soyadımla tanınmış bir yazar, bilim insanı, oyuncu vb olsam kızlık soyadımı kullanmaya devam ederdim.

Ama olmadığıma göre eşimin soyadını aldım. Biri babamın, diğeri eşimin ve doğacak çocuklarımın soyadı, bir şey fark etmiyor bana göre. Fark yaratacak tek şey bahsettiğim tanınırlık meselesi olurdu.

30K
0
peggy
(19.09.17)
Çoğu insan soyadımla hitap ediyor bana. Ben de seviyorum soyadımı. O yüzden hatunun soyadını kullanmam. O da canı nasıl isterse öyle yapar.

27 e b
0
m3mphis
(19.09.17)
Herkes kendi soyadını kullansın. 2 soyadı kullanmak kadar iğrenç bir şey yok. Her türlü kayıt sistemi varken soyadı değiştirmenin hiçbir manası yok.

25M
0
doxanikee
(19.09.17)
Eşin soyadını almak için mi evleniyoruz diye düşünenlerdenim.kendi soyadımla devam ederim. Ama yasal olarak araştırmadım, çoluk çocuk olduğunda dert oluyorsa 2 soyismi alır ama sadece resmiyette bırakır, gündelikte kendiminkini kullanarak devam ederim.
0
lcha
(19.09.17)
Çocuğumla farklı soyadları taşımak istemediğim için sadece kendi soyadımı kullanmam.
Ama bugüne kadar geldiğim soyadımı da atamam.
Resmiyette ikisini de kullanırım ama günlük hayatta sadece kendi soyadımla devam ederim.

Benim soyadımı alacak adam bulursam anında basarım nikahı <3
0
bir nick var benden iceri
(19.09.17)
23/bekar/kadın

Mobilde editleyemediğim için böyle yazmak zorunda kaldım.
0
bir nick var benden iceri
(19.09.17)
35 E B

Böyle bir isteği olacağını hissettiğim kadına evlenme teklif etmem.
0
twelfth
(19.09.17)
Şu ana kadar aldığım eğitimlerin, diplomaların vs tamamına yakını kendi soyadımla. Evlenirsem de kendiminkini ve eşiminkini bir arada kullanırım.
Neticede evlendim ve öyle kullandım. İsimler hiç uymadı, pavyon şarkıcısı gibi olurmuşum arada kendi soyadım olmasaymış zaten. Sonra boşanınca da her yerde iki soyadım birden olduğundan çok sorun olmadı pasaport vs.
Evleneceğim kişi ısrarla sadece kendi soyadını kullanmamı istese cok garip olduğunu düşünürdüm.
33 k bekar
0
sopiro
(19.09.17)
kendi soyadımı da kullanırım. gerekçem de oldukça basit, mesleğimde böyle tanınıyorum. zaten reklam yasağına tabiyim. sadece eşimin soyadını kullansam birkaç yılda edindiğim tanınabilirliği silerim. yoksa ardımda çok ünlü ve başarılı sülale olduğundan değil.

eşim niye ısrar ediyor olacak ki. mantıklı bir gerekçe bulamaz muhtemelen.

26,k, b
0
cabiday
(19.09.17)
35 e evliyim

eşim kendi soyadını kullanıyor, yani resmi yerlerde 2 soyadı var ama birine isim soyisim söylerken kendi soyadını kullanıyor. umurumda bile değil:)
0
oscar
(19.09.17)
34 e e

Eşim iki soyadı da kullanıyor. Hiç problem yok benim için.
Ama kızlık soyadını tek kullansa istemezdim.
0
deadwampir
(19.09.17)
3+ yıldır evliyim, resmi olarak yalnızca eşimin soyadını aldım ama günlük hayatta kendi soyadımı kullanıyorum. eşimin soyadı anlaşılması güç bir şey, kendi soyadımı da daha çok seviyorum. eşim istemeseydi onun soyadına geçerdim ama o da çok umursamıyor.

26 k
0
sayns
(19.09.17)
Bence saçma, gülünç ve karışıklıklara sebebiyet veren bir şey. Bunun yüzünden yanlış resmi evrak düzenletip 200 lira kaybetmişliğim var benim. Neymiş hanımefendimiz meğerse 50 yaşından sonra "kendi" soyadını da kullanmaya karar vermiş.

Şimdi bunu cinsiyetçilik algılayacak dostlar bir soluklanın, sakinleşin. Mevzubahis sorun ataerkillik ise, kadının "kendi" soyadım dediği de zaten başka bir erkek figür olan babasının soyadı, bu bir.

İkincisi eğer taraflar mutabıksa, isterse erkek kadının kızlık soyadını alsın benim için o da uyar. Ama yeter ki evli çiftlerin soyadları birebir aynı olsun. Bu organizasyonel açıdan daha sağlıklı diye düşünüyorum.

Ya da gitti ya benim 200 lira, hala ona içim cız ediyor galiba. Yoksa banane :)
0
testis agrisi
(19.09.17)
bunla ilgili sözlükte ssg ve fularsızlık entellik sitesinin sahibi (yanlış hatırlamıyorsam) entrylerini okumuştum argümanları çok mantıklı gelmişti. şu an tam hatırlamıyorum ama sonuç olarak zaten soyadı mantıksız bir uygulama, çift soyadı kullanmanın pratik olmaması vs. gibi argümanları vardı bana da mantıklı geldi. ben de evlenince eski soyadımı kullanmadım zaten sevmiyordum. ayrıca da bunu gurur meselesi olarak görmek saçma geldi. 30 k e
0
iwillsee
(19.09.17)
kadınım. soyadımı çok seviyorum, çok şık, sade. üstelik benim soyadım da giderse ailede erkek kalmadığından soyadımızı devam ettiren olmayacak.
ama evlensem soyadımı direk bırakrım. çünkü eşinin soyadını mecburen alıyorsun zaten. kural böyle üstelik ne güzel bence biriyle aile kurunca aynı soyada sahip olmak. ikinci soyadı ise fazlalık, yük. ne gerek var. yaşasın minimalizm.

ikinci olarak kişisel görüşüm "ayşe karaoğlu özdemir" çok komik durmuyor mu sizce de :D (ismi uydurdum)
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.09.17)
bir gün evlenirsem ve eşimin soyadi berbat değilse sadece onunkini kullanırım çünkü kendi soyadımı sevmiyorum.

saniyorum ki evleneceğim kişi bu konuya müdahale edecek biri olmaz.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.09.17)
25.8 e b
istediğini kullansın hele evlenmeden önceki adı ve soyadıyla yapılmış çalışmaları varsa. dilerse iki soyadı da kullanabilir. dilerse sadece benim soyadımı da kullanabilir. zamazingooğlu tarzı soyadlardan bin kat daha iyi soyadım var çünkü.
0
rain when i die
(19.09.17)
23, bekar, kadın

Kendi soyadımı da kullanacağım. Müstakbel eşimle de konuştuk, sorun edecek biri değil. Böyle şeyleri sorun edecek biri hayatımda olamazdı zaten :)
0
mutlusismankedi2015
(19.09.17)
Erkek, 28, bekar.

Benim soyadımı kullanacak.
0
sen git ben geliyorum
(19.09.17)
Ortak yepyeni bir soyisim buluruz. İki taraf da bürokrasi labirentinde harcansın.
0
ruzgarliagac
(19.09.17)
Ben ilk başta sadece eşimin soyadını kullandım bi 6 ay kadar, iki soyadı yan yana gelince karışıklık olma ihtimali yüksek diye. Sonra bu durumu garipsedim, başka bir insan olmuşum gibi geldi, bir de akademik çalışmalarımı önceki soyadımla yapmıştım, karışıklık yaşanmaya başladı. O yüzden gidip kızlık soyadımı eklettim. Şimdi daha iyi hissediyorum açıkçası.

Kadın, 31, evli.
0
duyond
(19.09.17)
'üstelik benim soyadım da giderse ailede erkek kalmadığından soyadımızı devam ettiren olmayacak.'

Bu argüman saçma değil mi? Öyle ya da böyle bitiyor yani. Çocuklar da mı 2 soyadlı olacak?
0
idexo
(19.09.17)
@idexo e bence de saçma işte. ama kadınların bazıları bu açıdan 2 soyadı seçmeyi istiyor, "en azından ben gidene kadar devam etsin" diye. ondan dedim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.09.17)
koçarslanlılar, multimilyonerzade veya yiğitoğulları gibi türk dizileri tadında malikanede yaşayan aile holdinginin geleceği olmadığım için fark etmez diyorum.

Ama doç. dr. Ayça bin-Suud Ergül komik olurdu ya da Halime Windsor Ergüllü.
0
nifak tohumu
(20.09.17)
Alsın veya almasın umrumda olmaz. Soyadı değişimi bürokratik bir cehennem zaten yazıktır günahtır.

32 - E - B
0
cleric
(20.09.17)
40+, kadın ve 15 senelik evliyim. Ben evlenirken yeni yeni başlamıştı bu kızlık soyadını kullanma hikayesi, ama ben çocukluğumdan beri isterdim. İsmim ve soyadım gayet kısa, göbek adım yok, ilaveten evlendiğim adamın soyadı da kısa olunca kızlık soyadımı kullanmak istedim. Müstakbel eşime de sordum, biraz da tepkisini görmek istedim (o zaman insan daha bir seviye ölçücü oluyor :)) Neyse hiç sorun olmaz dedi.
İstememesi değil de hangi argümanla istememesi üzerinde düşünülmesi gereken bir konu bence. Osmanoğlu ailesinden gelmiyorsa bir "royal family" değil ki. Benim gibi bir ailenin evladı. Bu konudaki ısrar ailelerimizin denk olmadığını düşündüğü riskini getirir benim aklıma. Bir sarsarım, kendine gelsin.
0
SiyamkedisiZorro
(20.09.17)
(10)

Resat altini

artcilly
Merhaba gecenlerde ananem bana bir altin verdi. Bu cok eski para yenilerden degil falan dedi. Ben simdi bunu satmak istiyorum ama kaziklanmak da istemiyorum. Eski resatla yenilerin arasinda fiyat farki oluyor mu? Tesekkurler
Merhaba gecenlerde ananem bana bir altin verdi. Bu cok eski para yenilerden degil falan dedi. Ben simdi bunu satmak istiyorum ama kaziklanmak da istemiyorum. Eski resatla yenilerin arasinda fiyat farki oluyor mu? Tesekkurler
0
artcilly
(08.09.17)
Oluyor
0
hernezıkkımsa
(08.09.17)
rihannaya danışabilirsin.
0
hasmetizm 2046
(08.09.17)
Ne kadar oluyor mesela?
0
🌸artcilly
(08.09.17)
Yani mesela çeyrek altında üç lira falan oynuyor bunda da hadi on lira oynasın max.
0
hernezıkkımsa
(08.09.17)
Biraz attin gibi gelri. Ceyrek altinda eski ucuz oluyor.
0
🌸artcilly
(08.09.17)
Bende eski Reşat var. Bu altınlar gramaj olarak çok farklı. Eğer gerçek Reşattan bahsediyorsak fiyat farkı çok olur.
0
SiyamkedisiZorro
(08.09.17)
Yani çok daha pahalı olur eski Reşat.
0
SiyamkedisiZorro
(08.09.17)
Biraz fark oluyor ama arkadaşların dediği kadar hatırlamıyorum ben.

3-5 yere gösterip, en uygun verene bozdurun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.09.17)
Çeyrek altındaki eski-yeni gibi değil bu durum. Mantıken güncel kurdan farklı zamanda alınan her altın eski tarihli oluyor. 2016'da 200 liraya alınan altın şuanki altından daha ucuza olacak tabi ki. Manevi değer de taşımadığından Kuyumcu 200 liraya aldığı altını 230'a satıyor. Şu an 240 çünkü fiyat.

Reşat, Hamit gibi altınlarda durum bambaşka.
Bilindiği gibi Cumhuriyet'ten sonra bu paralar ülkemizde basılmıyor. Basan makinelere ne oluyor peki? Suriye'de falan. üretime devam ediyor. Bahsedilen gerçekten çok eskiyse bayağı fark eder.

Bir kuyumcu anlatmıştı.
0
nickini vermek istemeyen uye
(08.09.17)
oguz altun
(08.09.17)
(21)

En Sevdiğiniz Tatlı?

arockm
Merhaba, en sevdiğiniz tatlı nedir?
Merhaba, en sevdiğiniz tatlı nedir?
0
arockm
(07.09.17)
Fıstıklı dürüm.
0
mutekebbir
(07.09.17)
şerbetli - künefe ya da kuru baklava
sütlü - profiterol
0
111111
(07.09.17)
kazandibi.
0
fosforlu cevriye
(07.09.17)
Profiterol
ev sütlacı nişastasız
saray burma
0
hernezıkkımsa
(07.09.17)
trileçe. ama kardeşler lokantasında hacı abiden yiycen. yoksa tırt.
0
Tears of Devil
(07.09.17)
en sevdiğim tatlı yoktur, o an canım ne istiyorsa vardır.

kaymaklı ekmek kadayıfı
sufle
fıstıklı baklava

bunlar top 3. güzel bir fırın sütlaç, çıtır bir katmer ve hafif sütlü bir kadayıf aralarına girmeyi başarabilir.
0
Bruce
(07.09.17)
dondurma
şöbiyet
0
cabiday
(07.09.17)
E-) Hepsi
0
yirmisantim
(07.09.17)
Kunefe
0
jihat
(07.09.17)
Puding
0
peggy
(07.09.17)
1- dondurmali sufle
2- kunefe
3- trilece
4- cok fistikli baklava
0
jimicik
(07.09.17)
kemalpaşa o7
0
Apocalypse
(07.09.17)
Kaymaklı ekmek kadayıfı sanırım.

Ama sanırım sınırsız Zeynel'in tavukgöğsü-kazandibi'sinden yiyebilirim. Bir de geçenlerde yediğim fındıklı baklava da beni benden aldı ki ben baklavanın sadece fıstıklı olması gerektiğini düşünürdüm.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.17)
Künefe +1
Bir de hani şu içi çikolata şelalesi gibi olan brownieler.
0
orijinalinden iyi olan cover
(07.09.17)
Fıstıklı baklava
0
battal gemalmaz
(07.09.17)
tavuk göğsülü kazandibi
0
kismisolungac
(07.09.17)
Fıstık ezmesi
kardinal
budapeşte
0
veritaslibertas
(07.09.17)
kerebiç
katmer
sufle
0
straight from the heart
(07.09.17)
Muzlu milföylü tatlı.
0
manuel mandalina
(07.09.17)
pastaları saymazsak

ıslak kek browni felan:)
0
faik abi
(07.09.17)
Kadayıf
0
raskolnikovv
(08.09.17)
(4)

Diş Hekimi vs El Hafifliği

gap
Aklıma takıldı diş hekiminde el hafifliği dediğimiz olay var mı? Bilimsel bir temele oturtamıyorum ama kan alırken bazıları çok acıtır, bazılarında hissetmezsin ya öyle.Aslında mevzu yarın yirmilik dişimi çektireceğim, gideceğim hekimin yorumları oldukça iyi inanıp daha rahat gideyim mi?
Aklıma takıldı diş hekiminde el hafifliği dediğimiz olay var mı? Bilimsel bir temele oturtamıyorum ama kan alırken bazıları çok acıtır, bazılarında hissetmezsin ya öyle.
Aslında mevzu yarın yirmilik dişimi çektireceğim, gideceğim hekimin yorumları oldukça iyi inanıp daha rahat gideyim mi?
0
gap
(23.08.17)
Olur.
0
Adramelekhh
(23.08.17)
El hafifliği dediğiniz şey teknik beceridir. Örneğin narkozun doğru uygulanması, diş çekiminin etkili şekilde yapılması.

Diğer bir örnekte kan alma veya kalçadan iğne. Az acı hissettiğimizde iğne içerideyken sabit tutulmuş demektir. Diğer türlü morarmaya dahi neden olur.
0
filipis
(23.08.17)
El hafifliği diye bir şey kesinlikle var. Ben ki pirpirikliyimdir dişhekimi arkadaşım dişime dolgu yaparken koltukta uyumuşluğum var. O derece...
0
SiyamkedisiZorro
(23.08.17)
Hastanın o anki duygu durumu, beklemti ve psikolojiis daha çok etkiliyor bunu. Bilimsel bir şey tabiki değil birinin eli hafif dediğine diğer hasta eli hafif değil diyebiliyor.
0
biarkadastanduydum
(24.08.17)
(5)

proje müdürü ne kadar maaş alır

benimadımmayıs
Selamlar, bir arkadaşımız yabancı bir şirketin türkiye ayağında proje yöneticisi olarak işe başladı. Biz de fakirler olarak ne kadar maaş alıyordur çenemizi yorduk; bir de size sormak istedim. Bu kişi ne kadar maaş alıyordur sizce? Projede çalışan kişi sayısı 5-6 filan sanırım. Kimsenin kazandığınd
Selamlar, bir arkadaşımız yabancı bir şirketin türkiye ayağında proje yöneticisi olarak işe başladı. Biz de fakirler olarak ne kadar maaş alıyordur çenemizi yorduk; bir de size sormak istedim. Bu kişi ne kadar maaş alıyordur sizce? Projede çalışan kişi sayısı 5-6 filan sanırım. Kimsenin kazandığında gözümüz yok, herkese bol bereketli kazançlar :)
0
benimadımmayıs
(22.08.17)
Yani öyle yardımcı filan değil. Dediğim gibi yabancı bir şirketin buradaki projesinin başında. Onun üstü yok sanırım burada; onlar yurt dışında.
0
🌸benimadımmayıs
(22.08.17)
proje yöneticisi pozisyonun bazı yerlerde hiç bir ağırlığı yok gerçekten, yeni mezun arkadaşlarımın bu pozisyonla işe başladığı bile olmuştu.
0
bobinhoo
(22.08.17)
bunu da asla bilemeyiz, ücretini dövizle alıyor da olabilir. dövizle alıyorsa zaten bizim dilimizi çok yorar o iş :)

Bir de sektör de önemli sanırım.
Benim tanıdığım proje müdürü yok; 2 tane proje koordinatörü vardı bunlardan birisi istanbulda inşaat alanında 35bin alıyordu (2 yıl önce (bunun üstünde proje müdürü vardı). Diğeri de dilovasında 16bin alıyordu(bunun da senesi 2012'nin başları)
0
mete kudur
(22.08.17)
Şirkete, şirketin operasyon büyüklüğüne göre değişir. 10'un altında ise koftiden bir proje demektir.
0
babilbaligi
(22.08.17)
Sektöre ve kıdeme bağlı olarak proje yöneticisi 10+ alır yabancı şirketlerde. Eğer yurtdışına gitmesi gerekiyorsa bu tutarın para birimi TL değil USD olur.

Benim dediğim enerji sektörü ve senior pm için geçerli.
0
SiyamkedisiZorro
(22.08.17)
(15)

hangi marka maden suyunu tercih ediyorsunuz?

yorgunum
hangi marka maden suyunu tercih ediyorsunuz?
hangi marka maden suyunu tercih ediyorsunuz?
0
yorgunum
(22.08.17)
beypazarı, kızılay
0
Kamyoncunun vitesi
(22.08.17)
Beypazari
0
sen nasıl bir insansın
(22.08.17)
beypazarı

www.hurriyet.com.tr
0
leontocephaline
(22.08.17)
sarıkız yoksa beypazarı
0
elma
(22.08.17)
pellegrino bir beypazarı değil.
0
regardless of what they say
(22.08.17)
🌸yorgunum
(22.08.17)
Kızılcahamam hariç hepsini içerim. Kızılcahamam bildiğin tuzlu korkunç bir şey.
0
Lim5
(22.08.17)
alacagim anda markette ne varsa alirim, marka aramam.
0
tabudeviren
(22.08.17)
Önce kesinlikle beypazarı ararım. Yoksa görevliye sorarım hatta. Bir numaradır bende. Bulamayadıysam sırma.
0
garaser
(22.08.17)
nitrit olayından dolayı sırma alıyorum.
0
mikahakkinen
(22.08.17)
Beypazarı, yoksa Kızılay
0
SiyamkedisiZorro
(22.08.17)
Kızılay.
0
Tears of Devil
(22.08.17)
Beypazarı
0
battal gemalmaz
(22.08.17)
(bkz: kınık)
0
prompter
(22.08.17)
beypazarı
0
marul hirsizi
(22.08.17)
(9)

Evli duyuru hanımlarına 4 soru

iwasbornonamountainside
1. Full time, part time, home office çalışıyor musunuz yoksa ev hanımı mısınız?2. Eşiniz ev işlerinde size ne kadar yardımcı oluyor, memnun musunuz yoksa şikayetçi misiniz ve sizce ideali ne olmalı?3. Ayda ortalama kaç gün/günde kaç saat temizlikçi veya yardımcı geliyor? 4. Çocuğunuz/çocuklarınız va
1. Full time, part time, home office çalışıyor musunuz yoksa ev hanımı mısınız?

2. Eşiniz ev işlerinde size ne kadar yardımcı oluyor, memnun musunuz yoksa şikayetçi misiniz ve sizce ideali ne olmalı?

3. Ayda ortalama kaç gün/günde kaç saat temizlikçi veya yardımcı geliyor?

4. Çocuğunuz/çocuklarınız var mı?
0
iwasbornonamountainside
(21.08.17)
1. full time çalışıyorum.
2. eşim her işte yardımcı oluyor. mesela akşam eve geldiğimizde birimiz etraf toplarken diğeri yemek yapıyor falan.
3. hiç.
4. bir tane kedimiz var.
0
111111
(21.08.17)
1. çalışmıyorum
2. pek ev işi olmuyor ama ben bir şey yapıyorsam yardım isterim ama o genelde çocuğu oyalayan taraf oluyor
3. sabah 9 akşam 5 çalışan bir yardımcımız var
4. 13 aylık bir bebeğimiz var.
0
sta
(21.08.17)
1. Home office çalışıyorum ama sürekli değil.
2. Eşim de yorgun geldiği için pek yardımcı olmuyor. Ufak tefek yardımı oluyor ama en büyük yardımı düzenli olması olurdu.
3. Evde oldugum için temizliği kendim yapıyorum ama ayda bir defa yapamadığım cam silme gibi işler için yardımcı alıyorum.
4. Çocuk yok, ama olursa veya çalışırsam haftalık temizlik için yardımcı alırım.
0
curukturpkokusu
(21.08.17)
1. issizim, arada ozel ders veriyorum ve tekrar ogrenci olacagim.
2. ilk beraber yasamaya basladigimizdan beri is bolumu yapiyoruz. temizligi beraber yapiyoruz. utuyu o yapiyor. camasir, bulasik makineleriyle ben hasir nesirim. su anki durumdan memnunum ama bazen kaytarmaya calisiyor. o zaman ben de yapmam diyorum ve o hafta evi bok goturuyor.
3. hic gelmiyor. gercek bi temizlik icin paramiz oldugunda oyle bi hevesim var ama.
4. cocuk yok.
0
pide
(21.08.17)
1. Full time. Yarı üniversitede yarı evde çalışıyorum. Derslerime ve akademik çalışmalarıma bağlı olarak.
2. Her işimde yardımcıdır, sağ olsun. Hatta zaman zaman benden daha çok uğraşıyor.
3. İki haftada bir gün temizlikçi alıyoruz.
4. Yok.
0
duyond
(21.08.17)
1. full time
2. anca beraber kanca beraber. ama ben de çok yapmıyorum, evi de bok götürüyor zaten. misafir geleceği zaman görünen yerleri temizliyoruz :) temizliğe ayıracağımız vakitte sarılıp film izliyoruz. kimse mikrop kapmadığı sürece sıkıntı yok bizim evde.
3. yılda 3-4 defa: aklıma eserse ya da işin içinden çıkılmaz hale gelirse ya da mutlubiev süper indirim kampanyası yaparsa
4. yok
0
halanne
(21.08.17)
1. Full time
2. Yardımcı oluyor, memnunum. Aslında ben "yardım etmek" olarak bakmıyorum, zira ben de çalışan bir insanım ve ev işleri benim görevim değil. İkimiz birlikte yapıyoruz olması gerektiği gibi. Sadece yemekler büyük oranda bende, o çok beceremiyor. Ben yemek yaparken o çamaşır vs işlerine bakıyor.
Veya evdeki tamirat gibi işleri gerektiğinde ben de yapabiliyorum, bu işlerden anladığım için. Yeri geliyor avize takıyor, yeri geliyor matkapla duvar deliyorum. Bizde iş bölümünde kadın-erkek ayrımı yok yani, bence ideali bu şekilde.
3. İki haftada bir geliyor. 4-5 saatte bitiyor.
4. Yok
0
peggy
(21.08.17)
1)full time. 2)işleri bölüşüyoruz, herkes elinin daha yatkın olduğunu yapıyor ama ben en az 2 katı daha fazla iş yapıyorumdur. 3)ayda 1 gibi, daha çok cam silme perde yıkayıp takma vs gibi işler için geliyorlar. 4)kedi var.
0
physcos physcos
(21.08.17)
1. Full-full time (mesaili) çalıştığım işim var
2. Eşim de çok yoğun çalışıyor. Hafta içi eve makul saatlerde gelebilmişse (8 gibi) sofra kurmaya yardım eder, salta yapar. Ama bu çok sık görülebilen bir şey değil maalesef. Çoğunlukla çocuklar ayrı, ben ayrı, eşim ayrı yemek yiyoruz.
3. Haftada bir eve (8:30-17:00 arası) temizlikçi geliyor. Ayrıca gömlek/ pantolon ütüsünü dışarıda bir firma hallediyor.
4. İki çocuk 8-12
0
SiyamkedisiZorro
(22.08.17)
(19)

Arkadaşımın kız çocuğuna modern isim öneriyoruz?

kabile baskani
sb.
sb.
0
kabile baskani
(15.08.17)
Yakın arkadaşım kızına dolunay ismini koydu, bence hoş bir alternatif olabilir. Uzun ömürler dilerim.
0
redmist
(15.08.17)
modern değil ama "günseli" çok güzel değil mi ya? :/
0
rahip janick
(15.08.17)
zeynep.
0
secrex
(15.08.17)
idem :)
0
sanrı
(15.08.17)
Berrak
0
mutlusismankedi2015
(15.08.17)
Ayşe
0
Son Müzakereci
(15.08.17)
modernlik ne bilmiyorum ama baharın her dönem gideri var.
nisan eylül filan da güzel çağrışımlar yapıyor.
0
red g
(15.08.17)
Ilgın olabilir. Pek modern değil belki ama Gökçen de güzel isim. :)
0
chihirovekohaku
(15.08.17)
bugün gerçek diye bi isim duydum ve bence çok hoş. ırmakta keza.
0
bruceandwayne
(15.08.17)
sanırım her kız çocuğu isim önerisine aynı şeyi yazıyorum ama eftelya. çocuk sahibi olmak istemiyorum ilerde ama bi kızım olsa ismini eftelya koymak isterdim.
0
nundu
(15.08.17)
beril

annemin adıydı.
çok da zariftir bence.
tabii "modern" derken kastın ne olduğuna da bağlı.
0
blatta hiberna
(15.08.17)
selen diyorum.
ayşe ve zeynep modern değil.
teşekkür ederim.
0
Goldstein
(15.08.17)
duru.
0
avianthem
(15.08.17)
Güneş, Dolunay, Mavi (evet gökyüzünü seviyorum)
0
muslugubozukhayrat
(15.08.17)
Alize
0
piremses
(15.08.17)
ipek.. her zaman gideri var
0
silah taciri
(15.08.17)
Bilge
Pelin
Ece
Bahar
0
SiyamkedisiZorro
(15.08.17)
Ece
Selın
Mine
Beren
Lena
0
chitosan
(15.08.17)
Gökdelen
0
partizan
(15.08.17)
(8)

akşam yemeklerini ne yapıyorsunuz?

sedat peker in yegeni
yani her gün işten dönünce yemek yapabiliyor musunuz? artı pratik, basit neler tavsiye edersiniz?
yani her gün işten dönünce yemek yapabiliyor musunuz? artı pratik, basit neler tavsiye edersiniz?
0
sedat peker in yegeni
(09.08.17)
karpuz, peynir, ekmek
0
dedimmidemedimmi
(09.08.17)
karı koca çalışıyoruz. her gün yemek yapmamız imkansız. insan yoruluyor. ama yemek yapmak bizim için eğlenceli olduğu için minimum haftada 4 gün yemek yapıyoruz(haftasonları dahil)

hafta sonları mutlaka çok uğraş veren güzel bir şey yaparız ama hafta içi daha basit şeyler oluyor. son 15 20 günde aklıma gelen yediklerimizi söyleyim. ton balıklı salata, menemen, kremalı makarna(iki kere), fırında baharatlı patates, dondurucudan çıkardığımız haşlanmış tavuktan tavuklu pilav, dondurucuda bulunan sarma, dondurucuda bulunan içli köfte, tavukçudan aldığımız kızarmış tavuk, birkaç kere de dışarda yedik.

hayat bir şekilde doyuruyor çok şükür.
0
burty
(09.08.17)
haftasonu bol bol yapıp haftaiçi ısıtıyorum.
0
inheritance
(09.08.17)
bol yeşil sebze salatası + et/tavuk/balık
0
qazaqwsx
(09.08.17)
istesem yaparım ama üşengeçlik denen bir şey var. üşenmediğim zamanlarda iki günlük yapıyorum, ertesi gün üşenebiliyorum yine.

bulgur pilavı ve pilav kolay. bezelyeleri vs. ayıkladıktan sonra bezelye de kolay, patlıcan kızartma vs. de kolay.
0
ron dennis
(09.08.17)
çok yorgun olduğum günler dışarıda yemek dışında her gün hazırlıyorum bi şeyler evet. Önceden yapıp ısıtma olayı yok bende. Enerjim yerindeyse uğraştırıcı yemeklerden yapıyorum canım isterse, yorgunsam daha basit şeyler yapıyorum makarna, çeşitli fırın yemekleri, çorba gibi. internette yığınla pratik tarif var. Özellikle fırın varsa daha iyi olur.
0
aquarium
(09.08.17)
kasaptan köfte, kuşbaşı et, kıyma, kuzu pirzola gibi şeyler alarak hesaplı ve mükemmel yemekler yapabilirsiniz. kuşbaşı eti soğan mantar biber ve sevdiğiniz diğer şeylerle soteleyebilirsiniz. kıyma ile kabak ya da patates lazanya yapıyorum aşırı lezzetli oluyor. hazır kavurma alabilirsiniz. kavurmalı yumurta çok güzel oluyor. patlıcan havuç ve patatesi küp küp doğrayıp zeytinyağlayıp fırın kağıdına yayıyorum fırında pişirip yoğurtla karıştırınca sağlıklı bir kızartma tadını yakalayabilirsiniz.
0
betsy
(09.08.17)
Her gün yemek yapıyorum, genelde akşamları ertesi günün yemeğini yapıyorum. Kıymalı sebze yemeği yapmak yarım saat. Sadece öncesinde hazır olmak lazım; haftada bir gelen yardımcı hanım yaprak tipi sebzeleri yıkıyor. Diğer sebzelerden yapacaksam zaten kendim yıkıyorum. Soğan doğra, kavur, kıyma koy kavur, sebzeyi ekle, domatesi ekle, tuz koy, su koy. Düdüklüde 20 dk. bitti.
Yazları bamya biraz uğraştırıyor, akşam TV seyrederken ayıklıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(09.08.17)
(12)

Gıcık Hastalıklar

chillbabe
Vücudunuzda var olup sizi rahatsız eden, hayat kalitenizi düşüren ve sinirinizi bozan rahatsızlıklarınız nelerdir?Mesela ben evimden başka yerde günler geçse bile büyük tuvaletimi yapamam, doğru düzgün uyuymam; karnım olur olmadık yiyeceklerle deli gibi şişer ve huzurum bozulur, idrar yolu enfeksiyo
Vücudunuzda var olup sizi rahatsız eden, hayat kalitenizi düşüren ve sinirinizi bozan rahatsızlıklarınız nelerdir?

Mesela ben evimden başka yerde günler geçse bile büyük tuvaletimi yapamam, doğru düzgün uyuymam; karnım olur olmadık yiyeceklerle deli gibi şişer ve huzurum bozulur, idrar yolu enfeksiyonum nadir de olsa nükseder. Buyurun, sizde neler var?
0
chillbabe
(07.08.17)
Hipoglisemi.
Açken ben ben değilim.
0
sopiro
(07.08.17)
çok fazla terliyorum ve büyük oranda psikolojik maalesef. ismail türüt benim yanımda hiçbi' şey değil. bu yüzden yaz mevsimi kadar nefret ettiğim şey azdır. pek su da içmediğim için mayışıyorum hep. enerjim düşük, leş gibi terliyorum falan. iğrenç.
0
der meister
(07.08.17)
Aylardır beni ağlatan ses tellerimdeki ödem.

Ne hastalıkmış bitmedi. Sıcak kahve içemiyorum, soğuk bir şey içemiyorum, dondurma yiyemiyorum, geçen 3 gece içki içtim sabahında sesim kısıldı. Doktora gidiyorum yapabileceğim bir şey yok iyi bakacaksın nodul olursa ameliyatla alırım diyor başka bir şey demiyor. Eeeh beeh. Yaz sıcağında soğuk su içme lüksüm bile yok.
0
jazzabel
(07.08.17)
Kaygı bozukluğu
Cilt lekeleri
Uykuya dalamama
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite
Alerjiler (dermatit, rinit, farenjit vs) Belli bir şey de yok, neyin ne zaman alerji yapacağını bilemiyorum.
Dişlerimin zayıf olması

Bir de hastalık değil ama sigarayı bırakacak ve hergün düzenli spor yapacak irademin olmamasına sinir oluyorum.

Bayağı çürükmüşüm yalnız
0
curukturpkokusu
(08.08.17)
Sese ve ışığa aşırı duyarlılık.
0
manuel mandalina
(08.08.17)
Bende 6-7 ay önce çok şiddetli baş dönmeleri ve mide bulantıları başladı durduk yere. Başta zehirlendim sandım ama geçmedi. 8-10 ayrı doktora gittim hiçbiri de bi bok bulamadı. Hala da geçmedi. Şiddeti azaldı ama hala gün içinde ara ara başım dönmeye başlıyor. Yaşam kalitemi yerle bir etti. İlk 1-2 ay sokağa çıkmaya bile korkar olmuştum ama şimdi biraz alıştım. Hayata dair hevesimi baya kırdı, intiharın eşiğine getirdi öyle bir illet.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(08.08.17)
Birkaç kıştır olmuyor ama kışları farenjit.
Bir de ben kendi evimde de tuvalete gidemiyorum, yani o ihtiyacım olmuyor. Haftada bir, en fazla iki. Yoksa başkasının evinde ekstra sıkıntılı değilim. Kendi evimde de sıkıntılıyım.
Spor yapınca dayak yemiş gibi yoruluyorum, en az birkaç saat uyumazsam zinhar kendime gelemiyorum. Oysa tam tersi enerjilenmem gerekiyormuş.
Uçak korkusu, sonuçta bu da bir hastalık.
Tansiyonum genel olarak düşük, 4-5 yılda bir bayılayazarım. İki kere de bayıldım. Bazal metabolizmam düşük. Spor yapıp hızlandırınca ve düzenli spora alışınca 1200'lere ancak çıkıyor.
Doğada kendi halime bırakıldığında üşürüm. Şu an değil tabii de, diğer insanlara göre.
0
aychovsky
(08.08.17)
Alerjik rinit baya gıcık bence. Sürekli ilaç almayı pek sevmediğim ve antihistaminikler fazla uyku yaptığı için yaz, kış, her daim nezle gibiyim.
Hapşırık krizleri, burun ve geniz akıntısı.. Dayanılmayacak durumlarda ilaç alıyorum sonra tüm gün aptal aptal dolanıyorum ortalıkta. Gözünün, burnunun hatta kulak içinin kaşındığını hayal etsene gerçekten hayat kalitesini baya düşürüyor.
0
blueprints and cigarettes
(08.08.17)
Bursit var bende.
Geçmedi bir türlü. Soluma yatamıyorum artık. Bir ara daha da kötüydü, sadece sırt üstü yatabiliyordum. Uzun yürüyemiyorum, ki uzun yürümeyi çok severim.

Bir an önce geçsin, lütfen...
0
SiyamkedisiZorro
(08.08.17)
tansiyon düşüklüğü
sinüzit ama himalaya tuzunun gözünü seveyim hemen açıyor
hepatit b (en tehlikelisi, siroz olmama 2 basamak kaldığını söyleyenler bile var) ilaç kullanıyorum (tamamen vücudumdan silinme ihtimali de varmış, inşAllah)
ilaca bağlı karın ağrısı (karbonatlı su anında rahatlatıyor)
d vitamini eksikliği
bunun dışında burdan istanbul'a kadar yürürüm aşırı enerjiğim. hiperaktive ve dikkat dağınıklığı sanırım.
0
for day to break
(08.08.17)
vücudumun diğer kısımları ortalamadan düşük terler ama ellerim-ayaklarım aşırı terler. kışın da buz gibidirler.
burnumun bir tarafı sürekli tıkalıdır. genel olarak sinirimi bozuyor, sportif aktivitelerde de zorluyor.
10 gün falan zıçamamak normaldir benim için. rekorum 13 gün. arada iki-büklüm yaptıracak kadar ağrı da yapıyor. ama son 1 aydır falan beslenmeyi düzelterek 2 günde 1 ortalama yakaladım.
0
misterturist
(08.08.17)
Birçok ilaca alerjim var. Antibiyotik ve grip ilaçlarını zaten kullanamıyorum. Bazen dayanılmayacak kadar ağrım olunca ağrı kesici içiyorum ama o bile kötü yapabiliyor. Bu yüzden hastalıklarımı da mümkün olduğunca ilaçsız atlatmak zorundayım.
0
peggy
(08.08.17)
(5)

kuş türü

yeni bela husnu
Merhabalar dostlar. yeri mi değil mi bilemiyorum ama sorayım. geçen evimin etrafında oynayan çocuklar yarlı bir kuş bulmuşlar veterinere götürmeleri için yardım istediler. ben de kuşu alıp getirdikleri bir kabın içine koydum verdim onlara. ama kuşun türünün ne olduğunu anlayamadım ve fena halde kafa
Merhabalar dostlar. yeri mi değil mi bilemiyorum ama sorayım. geçen evimin etrafında oynayan çocuklar yarlı bir kuş bulmuşlar veterinere götürmeleri için yardım istediler. ben de kuşu alıp getirdikleri bir kabın içine koydum verdim onlara. ama kuşun türünün ne olduğunu anlayamadım ve fena halde kafama takıldı. merakımdan sıyrılamayarak bilen biri olur diye sizlere sorayım istedim. bu resimdeki dostumuzun türünü bilebilecek olan var mıdır?
0
yeni bela husnu
(02.08.17)
Kırlangıç diyeceğim, görsellerde bakın bir özellikle kuyruğundan bilirsiniz o ise.

Yakın zamanda biz de baktık birkaç gün fakat dayanamadı, veteriner de yapılabilecek bir şey olmadığını söylemişti. Bu sıra sık görüyorum yaralı kırlangıç içerikli şeyler. Sizinki daha iyidir umarım şimdi.
0
olanlaolunmaz
(02.08.17)
evet kırlangıçgillerden common swift buralarda ebabil kuşu diye biliniyor, önceki sene benim balkonuma da misafir olmuştu şurada yazmıştım, geçen hafta da bi arkadaşımın balkonuna düşmüş

(git: 965491)

kuş muhtemelen yaralı değil, bu kuşların özelliği toprağa konduklarında yerden kolayca havalanamamaları, tekrar uçabilmesi için yüksekçe bir yerden biraz cesaretlendirip salmak gerekiyor :) şuraya örnek videolar bırakayım

youtu.be
www.youtube.com
0
freebird5406_2
(02.08.17)
Bu ebabil arkadaşlar. Bu yazın başıydı bahçede bulduk, etraf kedi kaynar, nasılsa kurtulmuş. Ebabil yerden uçamaz, eğer yaralı değilse biraz dinlendirip su verin ve yüksek bir yerden uçması için salın.
0
SiyamkedisiZorro
(02.08.17)
Teşekkürler cevaplar için dostlar. Valla çocuklara verdim ben kuşu.onlar da veterinere göstereceklerdi. Ne yaptılar sonra bilmiyorum.
0
🌸yeni bela husnu
(03.08.17)
Şakalı komikli ekleme: www.gazeteduvar.com.tr

Memlekette olay oluyormuş bulununca, basına da haber verilebilir bundan sonra.
0
olanlaolunmaz
(04.08.17)
(2)

kuru temizleme hizmeti

superb
evden alıp eve teslim kuru temizleme/ütü hizmeti alıp memnun kaldığınız işletme var mıdır? aylık üyelikle çalışsa süper oluryer: istanbul bahçelievler
evden alıp eve teslim kuru temizleme/ütü hizmeti alıp memnun kaldığınız işletme var mıdır? aylık üyelikle çalışsa süper olur

yer: istanbul bahçelievler
0
superb
(02.08.17)
networkdry
0
goodman
(02.08.17)
www.beyazutu.com

Sanırım 5 senedir ütücümüz, memnunum.
0
SiyamkedisiZorro
(02.08.17)
(9)

istanbul un en lezzetli pastası

a perfect lie
nı yemek istersek nereye gidelim? İstanbul un kıyısı, ucu, ötesi, sonu yeri mühim değil. Gidilir alınır. Teşekkür ederim.
nı yemek istersek nereye gidelim? İstanbul un kıyısı, ucu, ötesi, sonu yeri mühim değil. Gidilir alınır.

Teşekkür ederim.
0
a perfect lie
(28.07.17)
çok uzağa gitmeye gerek yok, girin bir Pelit'e alın bir ekpa tadını çıkarın.

manolya pastanesi de bayağı iddialı gerçi.
0
evde liyakat kalmamis
(28.07.17)
beyaz fırın.
0
sutlu nescafe
(28.07.17)
kukis epey methediliyor :)
0
oxygene
(28.07.17)
Evet kukis ve pelit.
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(28.07.17)
kasımpaşa'da marla pastanesi var. kasımpaşa diye önyargı oluşmasın. hemen iş bankasının karşısındaki sokakta. pastası, ekleri ve özellikle mutluluk topları efsanedir. efsane.
0
karlmarx
(28.07.17)
Divan profiterollü pasta
0
irene
(28.07.17)
Kirecburnu firini, herhangi bir pasta. Afiyet olsun
0
loveisallaround
(28.07.17)
kadıköy baylan pastanesi trüf
baylangida.com
0
devilone
(28.07.17)
Beyaz Fırın +1
0
SiyamkedisiZorro
(28.07.17)
(14)

Evde bakımını üstlendiğmiz hayvanları kısırlaştırmak

Cursed Chico
Ne düşünüyorsunuzu bu konuda? Cevaplarken hayvan var mı evde ya da dasha önce nbaktınız mı, cvaplarsa nız bunu da sevinirim. Evine hayvan kabul etmemiş biri, hayvanlarla yaşamaya başladıktan sonra daha farklı düşnebilyor çünkü.
Ne düşünüyorsunuzu bu konuda? Cevaplarken hayvan var mı evde ya da dasha önce nbaktınız mı, cvaplarsa nız bunu da sevinirim.

Evine hayvan kabul etmemiş biri, hayvanlarla yaşamaya başladıktan sonra daha farklı düşnebilyor çünkü.
0
Cursed Chico
(25.07.17)
Bence kedi kopek sahiplenmek pek de durust olmayan bir eylem. Ornegin ben senin vegan oldugunu biliyorum. Sirketlerin hormonlarla 3 gunde 15 kilo hale getirdigi tavuklara acimadan o tavuklari sansli kedi ve kopeklere yediriyoruz. Yani sansli bir canli icin binlerce sanssiz canlinin aci cekerek yasamasina ve olmesine neden oluyoruz. Bu durum Amerikali cocuklar Nike giysin diye calisan Bangladesli cocuklarin hikayesine benziyor. Onlar hayvan acidan anlamaz diye bir tartismaya elbette girmiyorum ya da hayvanlar insanlar icin yaratilmis ya da evrimlesmis seklinde sig tartismalara.
0
Traveller
(25.07.17)
kısırlaştırmak gerektiğine inanıyorum.
çünkü ülkemizde sokak hayvanlarının bu kadar aşırı olmasının öncelikli nedenlerinden biri kontrolsüz çoğalma ve kısırlaştırmama zaten.

sokağımda sahiplenilebilecek 10 tane yavru varken, benim kedim iki ay sonra unutacağı annelik hissini tatsın diye orada burada perişan olacak yavruları dünyaya getirtmem.
bunu mantıklı bulanın da aklından şüphe ederim.

"o zaman insanlar da üremesin" falan diye düşünenler var.
ama insanların hayvanların yüzde %98'inin aksine, zevk ve ihtiyaç amaçlı seks yaptığını da unutuyorlar.
üstelik, bir kediyi doğurtsanız, sonraki ilk kızgınlık döneminde yine çiftleşecek, yine çiftleşecek ve yine çiftleşecek.
özellikle cahil kesimde nüfus planlaması yapmama örnekleri çok olsa da, insanların genel geçer kısmı bir ya da kaç çocuk istiyorsa o kadar çocuktan sonra üremeyi durduruyor.

bir kedinin ya da köpeğin kısırlaşmadan bir yıl içinde doğmasına neden olduğu yavru sayısıyla, insanınki bir değil.

bunu da açıklamak istedim konu açılmışken.

hayvan hakları olan kısım da şöyle...
ben kedilerimin hepsini sokaktan kurtardım.
benim sorumluluğum ona bakmak, onu sağlıklı tutmak, onu mutlu yaşatmak.
sokaklarda sefil olacaklarına ya da dediğim gibi iki ay sonra unutacakları yavrularına sahip olmak yerine, benimle sağlıklı, uzun ve güzel birer ömür yaşamaları daha doğru.
yani dediğim gibi, özellikle ülkedeki hayvan durumu göz önüne alınacak olursa, kısırlaştırmanın hayvan hakları ihlali falan olduğunu düşünmüyorum.
bunun öyle olduğunu düşünenin de yine aklından şüphe ederim.
0
blatta hiberna
(25.07.17)
kısırlaştırdım. veteriner prostat kanseri riski olur kısırlaşmazsa demişti. diğer köpeğime sürekli çiftleşme hareketi yapıyordu.
bunun dışında zaten çiftleştirmeyecektim, çünkü doğacak yavruların akıbeti benim sorumluluğumda olacak. ben bakmayacak olsam da vebali bana. ki türkiye'de gözüm kapalı kimseye sahiplendirme yapamam, ömür boyu bakar bu diye kimseye güvenemem. ciddi sorumluluk isteyen bir şey. ve o yavrular da büyüyünce kısırlaşacak mı yoksa onlar da mı yavrulayacak, sonrası ne olacak vs vs.
hayvanın doğasına müdahale kısmına gelince, zaten doğası mı kaldı? evde bakıyorum, yürüyüşe çıkartıyorum, yemeğini veriyorum. evcil hayvanın doğası diye bir şey yok, doğal olan bu değil ki. bakımı benim sorumluluğumdaysa olası her şeyine müdahale etme hakkını kendimde görürüm.
herhangi bi barınağa ya da orman beslemesine gidip hayvan kısırlaştırılmazsa ve çiftleştirilirse nelere sebep olunduğu görülür zaten.
bunları düşünüp kısırlaştırdım.
0
pide
(25.07.17)
BEn de vegan mamalar var ve evet, vegan olmayankar kadar sağlıklı ya da kediyi vegan yapmak ne kadar doğru tartışmalarına girmek iste miyorum. Ama zaten veganların bir çoğu vegan olmayn mama kullanıyor türkiyede. Başka hayvanların bedenlerini kullanıyor. Şu an için zorunluluk biraz bu durum.

İnsanlar Kedilerin köpeklerin yaşam alanıarını işgal edip onları çöp kutularına, otoban kenarlarına mahkum edince, bir kaç insanın eve alıp onlara evini açması pek de zorba bir eylem görünmüyor.


Evcilhayvanlarda kısırlaştırma ömürlerini uzatıyor. HOrmonlarını bastıracak kadar sevişemedklerindne sanırım.
0
🌸Cursed Chico
(25.07.17)
Doğasına dokunmamamız gerektiğini düşünüp ilk kedimizi kısırlaştırmadık. 3 yıl sonra yavru dişi bir kedi aldık eve ama ikisini buluşturmadık. Yavru olan çok hastaydı onu iyileştirmek için odama aldık. Kokusunu aldı ve sesini duydu yine de. Zaten amacımız iyileştirip salmak ya da birine vermekti neyse. Dişinin kokusunu alınca bizimki tuhaflaştı çiftleşmek istedi yavru diye uzak tutunca hep depresyona girdi, egzama oldu, çocuk gibi hastalandı iyileşemedi bir türlü ve bir gün kaçtı gitti. Sonraki aldığımız kediyi anında kısırlaştırdık. Sitede beslediğimiz kediler var. Saldırgan köpek çok olduğu için yavruları parçalanıyordu korumak isteyen anne de yaralanıyordu. Onları da sırayla kısırlaştırdık.
0
jazzabel
(25.07.17)
Şehir hayvanseverlerinin en büyük çelişkilerinden biri bu bence. Hayvanların ev ortamına uygun olup olmadığını düşünmeden kendi keyifleri için evlerine alıp sonra kısırlaştırmayı savunuyorlar. Kontrolsüz çoğalma varmış. Evlat edinsen "bu kalabalık dünyaya bir insan daha getirmesin" diye kısırlaştıracak mısın?
0
osssy
(25.07.17)
biatta hiberna +1

@ossssy durumun vehametini anlayabilmek için gerçekten barınak gezmeli, çaresizce yardım etmeye çalışan insanların evindeki onlarca hatta yüzlerce kedi gerçeğiyle yüzleşmeli, her gün sokaklarda ezilen öldürülen tecavüze uğrayan hayvanlara çevirmelisiniz odağınızı.

İnanın o kadar hızlı çoğalıyorlar ki yetişmek mümkün değil. Sırf bizim sitedeki dişi kedi bile bu sene 3 doğumdan 10 yavru doğurdu. Bakın bu tek bir dişi kedi. Yavrularına bakmaya çalışırken erkek kediler tarafından tekrar zorla çiftleşmeye zorlanan sadece tek bir kedi. Her gün bu ülkede doğan kedi yavrularına yetişmek imkansız. Boşu boşuna sokaklarda ölüp gidiyorlar. Köpek üremesi daha kontrollü ve az. Ama kedilerin çoğalma ve aynı hızla da sokakta ölme oranı o kadar yüksek ki insan hayret ediyor.

İşte o doğan zavallı yavrucaklar üç gün sonra arabanın altında kalıp ölmesin -zaten yaşam şansları çok çok düşük- diye kısırlaştırmayı savunuyoruz. Bir arkadaşım bu zavallı hayvanları sokaktaki vahşetten kurtarma işine girişti de şu an 50 kedi var bahçesinde. Kimse sahiplenmiyor, kimse evinde istemiyor, e sokakta ölüyorlar.

Kedi hayvanının nesli tükenme riski baş göstermediği sürece inanın kısırlaştırmak vahşetle ölmelerinden daha iyidir.

Ayrıca kediler ev hayatına uygundur. En sevdikleri yer evdir. Kendi keyfimizden almıyoruz ayrıca. Ben kendi kedimi mesela, o kadar çaresizce evin önünde ağlıyordu ki 1.5 aylıktı, yalnızdı, açtı, ölmek üzereydi, almazsam öleceğini bildiğim için onu orda bırakmaya vicdanım elvermediğinden sahiplendim. Ay tüyü kılı diye eve almasaydım 3 gün sonra ölüsünü bulduğumda "aman evim tüy olmadı" mı deseydim? Merhamet ve şevkat çok yüce duygulardır.

Lütfen ama lütfen allahın yarattığı canlıları günümüz şehir hayatında ölümden kurtararak evlerine alan insanlara ve sokaktaki canlılara karşı daha nazik daha kibar olun.
0
medre
(25.07.17)
Köpekleri niye kısırlaştıralım öyleyse?
0
osssy
(25.07.17)
Bana kalırsa insanlar da üremesin zaten. İnsanları da kontrollü kısırlaştırmalıyız ya da doğacak çocuk sayısına göre ceza vermeliyiz nüfus 2-3 milyona düşünceye kadar. Doğmuş olanların yaşam hakkı ayrı da, bundan sonra en fazla iki çocuk, ki o bile fazla diye düşünüyorum. Bu benim kendimce ütopik görüşüm ama biri önerse karşı çıkmam.

Hayvanlarda ise ev hayvanları için kısırlaştırma uygun olabilir, olmayabilir. Duruma bağlı. Geçmiş yıllarda ailem sokaktaki bir kediye bakıyorlardı, ki evde bile değildi. Onun 5 yavrusu, 4 torunu derken 20-30 kediyi geçti ve mahalleli yetişemiyor. Sokak kedisini alıp kısırlaştırmak tabii ki çok anlamlı değil. Yalnız, kedileri apartmana tıkmak da ayrı bir konu da, ev hayvanının ömrü ile sokak hayvanının ömrü bir olmuyor. Annemlerin gözü gibi baktığı sokak hayvanı her akşam ayrı bir yara, ayrı bir iltihap, ayrı bir sakatlıkla eve geliyor. Daha önceki ev kedimiz de bahçeye, vb. çıkabiliyordu ama o 16 yıl kadar yaşadı. Burada bir sokak hayvanı 5 yıl yaşadığında 'Bir ayağı çukurda, taş çatlasa iki sene' diyoruz. Yani, bir yandan ömrünü uzatıyoruz ama bunu yaparken de 20 metrekareye tıkmak da işkence. 16 sene yaşayan kedimizi kısırlaştırmıştık, çünkü hayvan acı çekiyordu, kız kedi. Bir doğursa her sene 4-5 yavru verecek. Onlar nasıl olacak, ne yapacağız diye düşünüyorduk. Üstüne de doktor 'Kısırlaştırmazsanız, bazı hastalıklara açık olur' dedi, onun üstüne kısırlaştırdık.

Köpeklerde durumu bilmiyorum.
0
aychovsky
(25.07.17)
Ossy +1

Hayvanlar için "iyi" olana karar verip onlar icin yapmak başlı başına üst tür kibri. Bana her türlüsü iğrenç geliyor. Hele bunu hayvana iyilik olarak pazarlamak.
0
doxanikee
(25.07.17)
kedim var. ve evet sancılı bir kısırlaştırma operasyonu ve iyileşme süreci geçirdik. fakat her şeyi ile değdiğine inanıyorum. kedim daha önce iki doğum yapmıştı. ve inanın toplamda beş yavrudan yalnızca ikisi hayatta kaldı ve onları da sahiplendirene kadar canım çıkmıştı. şimdi ne kedimin kızıştığı için evden çıkma isteği, ne doğum sancısı ne de yavruları sahiplendirme stresi yok. resmen huzurluyum. size de en kısa sürede yaptırmanızı öneriririm.
0
mehmed kursad
(25.07.17)
birden fazla kedi sahibi olmak mecbur bırakacaktır. sokak kedileri cins olmuyor ve sahiplendirmek çok zor.
@traveller sen kendi yediğin yemekten verebilirsin elbette. eskiden mama da yokmuş kedi kumu da. ne pişerse evde ondan yermiş kedi. ki köylerde hala aynı şekilde, kimse mama almıyor. tavukların yetiştirilme çeşidine biz değil devlet karışacak, temel insanı haklarımızı bile savunamazken bunu savunmayı denemek bile çok zor bu memlekette. hayır sanki sebzeleri cennette yetiştiriyorlar, ölümsüzlük pınarının suyu ile büyüyorlar. yol kenarındaki tarlalarda egzoz gazını yiye büyüyor organik diye aldıkların, kimyasal gübreler ile büyüyor, üstüne pis derelerde yıkanıp temizleniyor bu sebzelerin kumları. genetiğine tohumuna hiç girmiyorum.
0
hasmetizm 2046
(26.07.17)
@cursed chico hem evde hem bahçede baktığım onlarca kedi var, hepsini elimden geldiğince kısırlaştırıyorum. bu sene eğer komşunun bırakıp gittiği 5 kediyi de kısırlaştırmasaydım şu an bir 20 kedi daha olacaktı bahçede. evdekilere gelince hem en önemli stres kaynağından kurtarıyorsunuz, hem de birçok kanser türünden. yavruların sahiplenilmemesine, saçma sapan insanların eline geçmesine değinmiyorum bile.
@doxanikee ben merak ettim burada neyi "pazarlıyorum"?
somut ya da soyut anlamda olsun ne yaptığını, nelerle uğraştığını bilmediğiniz insanlar hkk önyargılı konuşmayın.
biri köpekleri sormuş, onların hali daha da beter. ama tabii gidip gerçekten görmek lazım barınakları, çoğalınca ormanlara atılan hayvanları. "hayırsız ada" neymiş bir okumak lazım. öyle sallamakla olmuyor.
0
sibertenik
(26.07.17)
blatta hiberna + 1

Bunca senedir kedi bakarız. Aralarında cins olan da vardı sokakta gözümüze hoş bakan da, paspasın üzerinde can çekiştiği için kurtarıp evimizin kedisi yaptığımızda. Eğer sokaktan da alsan bir kere ev kedisi yaptın mı ondan sorumlusun. Bu demek oluyor ki hayvan istediği gibi sokağa çıkıp çiftleşemeyecek. Ve o zaman hayvan bildiğin acı çekiyor. Dişi olsun erkek olsun bu durumdaki bir hayvanı kısırlaştırmak en doğru çözüm. Doğurganlığını kısıtlayarak nasıl bir kötülük yaptığımızı anlayabilmiş değilim. Kendimiz de doğum kontrol hapı, spiral, kondom kullanmayalım, 15 tane çocuğumuz olsun sersefil...
0
SiyamkedisiZorro
(26.07.17)
(6)

Vucut analizi yaptilar

durbikonusucaz
MerhabaVucut analizi yaptilar. Tarti gibi bir alet, uzerinde dort tane sensor gibi seyler var.Bu vucut analizleri ne kadar guvenilir? Sonuclar da buradaErkek Yas 24 boy 1.78https://i.hizliresim.com/7N1DaN.jpg
Merhaba
Vucut analizi yaptilar. Tarti gibi bir alet, uzerinde dort tane sensor gibi seyler var.
Bu vucut analizleri ne kadar guvenilir?

Sonuclar da burada

Erkek Yas 24 boy 1.78

i.hizliresim.com
0
durbikonusucaz
(24.07.17)
Dandik oluyor genelde onlar. Senin yağ oranına, kilo ve boyuna bakarsak aşağıdaki fotodan ilk sıra 3. gibi olman lazım

www.builtlean.com

Hatta ondan daha kaslı olman lazım, çünkü kilon 80.
0
awareim
(24.07.17)
12yi hangi denklemle bulmuşlar? var mı bir bilginiz?
0
muhterem nur
(24.07.17)
@muhterem bilgim yok. Sonuclari aldiktan sonra kactim ortamdan
0
🌸durbikonusucaz
(24.07.17)
Tanita dene cihazlardan olsa gerek, yağ oranı su oranı kas oranı vs.
Çoğunluğu dandik, kalibrasyonunu fialn düzgün yapmıyorlar. Eline de ayrıca sensörleri vermeleri lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(24.07.17)
sporcuysan normal de degilsen bu alet bozuk. ya da sen allahin bize bit lutfusun. bilemedim.
0
alperz
(24.07.17)
Yanlış bu.
48 kilo su.
66 kilo kas.
10 kilo yağ.
3 kilo kemik.
Bu hesaba göre en az 130 kilo olman lazım.
Kas dediği yağsız vücut ağırlığı olsa gerek. Yoksa imkansız.
0
Lim5
(24.07.17)
(19)

Metrobüse Karga Sokmak

anumegha
Merhaba,Avcılar'a gitmem lazım ama yavru bir kargayla. Kendisi kedi sepetinin içinde. Taşıma konusunda bir yasak var mı?Not: Karganın durumunu soranlar olmuş, onun durumu ve metrobüs yolculuğu ile ilgili birkaç şey söyleyeceğim.1. Dün kargayı hareketsiz olarak yolda buldum, ölü sandım ama yakınına g
Merhaba,
Avcılar'a gitmem lazım ama yavru bir kargayla. Kendisi kedi sepetinin içinde. Taşıma konusunda bir yasak var mı?

Not: Karganın durumunu soranlar olmuş, onun durumu ve metrobüs yolculuğu ile ilgili birkaç şey söyleyeceğim.

1. Dün kargayı hareketsiz olarak yolda buldum, ölü sandım ama yakınına gidince nefes aldığını görüp veterinere götürdüm. Veteriner ona oksijen verdi, vitamin iğnesi yaptı, mama yedirdi ve bir gün boyunca orada kaldı. "Yarına sağ çıkarsa İstanbul Üniversitesi Vahşi Yaşamı Araştırma ve Koruma Kulübü'ne götürürsünüz" dedi. Kuşların beslenmesi için özel olarak gereken malzemeler onlarda yokmuş.

2. Karga yavrusu bugüne sağ çıktı. Herhangi bir yarası yok. Sinirsel bir problem olabilirmiş veya yetersiz beslenme sonucunda bu duruma gelmiş olabilirmiş.

3. Metrobüste hiç sorun çıkmadı. Buradan aldığım öneri ile üzerine ince bir tül örttüm. Ne beslediğimi soranlara "kuş" dedim. Karga da sağ olsun yol boyunca gaklamadı, inince biraz konuştu.

4. Kendisini bir profesöre emanet ettim. Onun dediğine göre elbette yaşayacak ve elbette uçacakmış. Cevaplar için herkese teşekkür ederim =).
0
anumegha
(24.07.17)
başlığa güldüm.
ya yasak olsa ne olacak, yapıştır gitsin.
0
filteria
(24.07.17)
Ya inip sonra yol ortasında kalmak istemiyorum. Karga biraz hasta da...
0
🌸anumegha
(24.07.17)
yapma böyle birşey. tepki çekersin. s**erim karganıda senide diyebilirler (bu yüksek bir ihtimal) sence dünyanın en pıtış canlısı olabilir ama senin dışında kalan insanlara göre leş bir hayvan olabilir. yavru kediye ıyy diyen bir toplumdan bahsediyoruz.
0
Tears of Devil
(24.07.17)
binerken karganın sepetine örtü ört istersen ince bişey kimse görmez hemde o görmediği için sesi çkmayabilir, tabi tersi de olabilir. ama in gitsin ya en kötü iner bir sonraki metrobüse binersin ne olacak. dedikleri gibi ne insanlar binio aq, tinercisinden sarhoşuna kadar herkes var.
0
hlt1985
(24.07.17)
bence "in la aşağı o ne biçim karga, azıcık medeni olun lan" diye bağıran bir dayının stresini çekmek istemezsin. direk taksiyle git :/ veya facebook'ta help turkey grubuna yaz yardımcı olacak biri elbet çıkar.
0
Tears of Devil
(24.07.17)
Bir yasak olduğunu sanmıyorum, çünkü daha önce kedi köpekle binenler gördüm. Sepet içindelerdi. Hatta birini sepetinden sevdim. Karganın çok farklı olacağını sanmıyorum ama garanti vermek zor tabii.

Çok geçmiş olsun, bir an önce iyileşsin.
0
aychovsky
(24.07.17)
sepette yoğun olmayan saatlerde(gerçi öle bi saat yok ama pik saat harici diyeyim)gidersen sıkıntı olmaz
0
essoist
(24.07.17)
taşıma sepetinde martıyla bindim ben, hem tramvaya hem metrobüse. kimse de bi şey demedi. sepette taşımaya hakkınız var. yoğun olmayan saatlerde daha az gergin insanlarla yolculuk ederseniz yolcularla bi problem de yaşamazsınız :)
0
pide
(24.07.17)
tears of devil kendince şakalar komiklikler yapmaya çalışıyor sanırım. sepetin içindeyse hiçbir şey olmaz, kimseye de laf söylemek düşmez. çok kalabalık bir saatte binersen zorlanabilirsin, onun dışında sorun olmaz. ben metrobüste daha kimsenin kimseye "ŞUNUNLA BİNİLİR Mİ KARDEŞİM" diye atarlandığını görmedim, söylenen de kendi içinden söylenir veya en fazla "niye bindin abi bununla allah allah" der, sen de "hasta yav nabalım amk" deyip geçersin, en fazla küçük bi tartışma yaşanır yani kimse karga soktun diye seni metrobüsten indirecek değil. o metrobüse bin ve reyiz iyileşsin. yüksek ihtimalle hiç ama hiçbir şey olmayacak.
0
der meister
(24.07.17)
der meister ingilterede yaşıyor olabilir. hasta bir kargadan bahsediyoruz. sanki ben kargayım amk bana laf ediyor. metrobüste yaşlıya yer vermedi diye adam bıçaklıyolar bu memlekette, öyle kargaya laf edilince "hasta yav nabalım amk" diyen olursa adamın kıçından kan alırlar. siz bakmayın bu yıkıklara. boşu boşuna stres çekme ihtimaline girmeyin, help turkey size yardımcı olur.
0
Tears of Devil
(24.07.17)
abi hasta olsun, ne olacak? kedi sepetinin içindeymiş. on tane kedi sepeti büyüklüğünde yükle biniyor insanlar. türkiye medeni bir ülke değil tamam ama her şeyi de bu kadar abartmayın, duyan da her gün metrobüste adam bıçaklanıyor zannedecek. ben bir keresinde iki bavul ve bir çuvalla binmek zorunda kaldım, bıçaklamadıkları gibi yardım bile ettiler. niye bıçaklasınlar allah aşkına. birisi bir şey derse açıklarsın, böyle böyle hasta bu karga heal atmaya götürüyoruz diye, en fazla cık cık deyip dönerler arkalarını. karga taşıyo diye adam bıçaklayacak birisi ayağına bastın diye de bıçaklar yani kargalık bi durum yok ortada.
0
der meister
(24.07.17)
insanlığın genelinin korktuğu-sevmediği, batıl inançlara sebep olmuş bir hayvan ve "HASTA" durumda, ve Türkiye. bence sırf muhalefet olmak için atıp tutmaya hacet yok. ben binilmemesi taraftarıyım. iq ortalamamız tek haneli rakam zaten, kargayı yakarlar bile metrobüste dasufgsdf
0
Tears of Devil
(24.07.17)
merhaba, metrobüste en arka koltukta oturuyoruz. Kargada mikrobik bir durum yok bu arada. Zaten bir gece veterinerde kalmıştı. hlt1985'in tavsiyesini uygulayıp ince bir tül serdim. Kimse bir şey demedi. Herkese teşekkürler.
0
🌸anumegha
(24.07.17)
ben metrobuste yolculuk ederken, biri yanima gelse elindeki sepetle ve karga oldugunu gorsem en fazla vay aq karga besliyo adam diye dusunurum, in lan metrobusten, kardesim kargayla yolculuk etmek zorunda miyiz seklinde niye bir kavga cikarayim anlamadim. bunu ancak rahatsiz ruh hastalari yapar.

tearsofdevil ne konustugunu bilmiyor, bence bir sey olmaz ne olacak aga. karga yuzunden millet senle kavga edecek degil ya.
0
baldur2
(24.07.17)
Hasta değil de kanadı kırıl vs. derseniz kargadan kendine hastalık çıkartacak tiplerle uğraşmamış olursunuz. Bir de tenha zamanları öneririm.
0
SiyamkedisiZorro
(24.07.17)
ben geçen hafta 2 tane minnoş yavru kedi taşıdım kedi taşıma kabında, hem de uzunçayır'dan beylikdüzü'ne kadar. -_-

hem de yol boyunca mikmiklediler ama ters bir olay yaşamadık kimseyle. aksiyone sevmek isteyen falan çok oldu. korkma yani bir şey olacağını sanmam.
0
piremses
(24.07.17)
soran olursa içeride turna var de. yare selam göndermiştim yolda hastalanmış, doktora götürüyorum dersin.
anadolu insanı turna deyince ilişmez. "tabii ya, durna" der, susar.
tam o anda öterse "ehe, üst solunum yolu enfeksiyonu tabii, ses filan gitmiş biraz" dersin.
0
filteria
(24.07.17)
Ben hayatimda iki defa metrobuse bindim, ikisinde de kargayla binen insan gormedim ama bir tren yolculugunda kargayla seyahat edenle karsilastim. Hic kimse bir sey dememisti, ben de kuslardan korkmasin opup oksardim da uzaktan sevdim urkuyorum diye. Biri de kokarcayla binmisti, kokmustu vagon ama yine de kimse bir sey demedi.

Gecmis olsun, neyi varmis bebisin?
0
lamira
(24.07.17)
filteria ve diğerlerine katılıyorum.
1) hasta demeyin, kanadı kırık, ya da bacağı kırık deyin.
2) karga demeyin, turna deyin (turna da bu arada leylek gibi birşeydir), en kötü saksağan deyin.
0
cedilla
(24.07.17)
(8)

Bana menü hazırlasak

whatdreamsnevercome
haftasonu uzaktan arkadaşlar gelecek de, onlara güzel bir şeyler yapmak istiyorum.et ağırlıklı ve şaraplı bir sofra için sizce neler yapayım?kuzu pirzola olacak mutlaka, birkaç çeşit bruschetta düşünüyorum. onun dışında peynir tabağı olur. ama tabi bunlar bir şey değil; başlangıç olarak ne vereyim,
haftasonu uzaktan arkadaşlar gelecek de, onlara güzel bir şeyler yapmak istiyorum.

et ağırlıklı ve şaraplı bir sofra için sizce neler yapayım?

kuzu pirzola olacak mutlaka, birkaç çeşit bruschetta düşünüyorum. onun dışında peynir tabağı olur.
ama tabi bunlar bir şey değil; başlangıç olarak ne vereyim, pirzolanın yanında ne vereyim?

ondan sonra pirzola dışında ufak lokmalık başka et yapayım mı? soslu bir şeyler ne yapayım?

aklınzıa ne geliyor?

not: sebza düşünmüyorum. yarın brokoli vs. önermezseniz iyi olur :)

bir de salata olarak sizce roka salatası mı yapayım yoksa bol peynirli bir standart salata mı?
0
whatdreamsnevercome
(21.07.17)
bir de moda'da aida diye bir restoran vardı. orda sürekli bir kızarmış keçi peyniri topu yiyorduk, balla servis ediyorlardı. italyanca bir adı vardı onun ama hatırlayamadım ve bulamadım da. zomatodaki menülerinde de yer almıyor aksilik o ki. onun adı hakkında fikri olan var mı?

zomatodaki fotoğrafı da bu: www.zomato.com

ama adı yazmıyor.
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.07.17)
keçi tempurayı diyorsun sanırım, çok da lezzetli bir şey hakikaten. (:

menün için de, tortilla ekmeğine hindi füme ve krem peynirli- dereotlu karışım hazırlayıp, dürüm haline getirebilir, ufak lokmalara bölüp servis edebilirsin. soğuk aperatif olarak iyi bir seçenek.

kuruyemiş, meyve zaten olur diye düşünüyorum.

salata için de, ben olsam semizotlu - rokalı ya da ıspanaklı ve peynirli salata yapardım. içinde mutlaka kırmızı biber olmalı. normal çok karışık yeşillikli salataları yakıştıramıyorum.

sıcak bir şeyler olsun dersen, pastırmalı kaşarlı sigara böreği yapılabilir.

patatas bravas da güzel oluyor.
0
treamorg
(21.07.17)
başlangıç olarak paçanga böreği falan olabilir

etin yanına ise sebzeli bir şeyler hazırlayıp güzelce soslayabilirsin örn: sarı biber, kırmızı biber ve mantar üçlüsünü soteleyebilirsin. üzerine de istersen bir hardallı sos yapabilirsin.

başka lokmalık et gereksiz olabilir, pirzola zaten oldukça doyurucu ve lezzetli bir et. bir de evde lokmalık et yapmak da biraz zordur :)

güzelini bulabilirsin tulum peynirinin, tulum peynirli bir salata efsane oluyor etin yanında.

köz patlıcan salatası, haydari falan olabilir menüde.

misafirlerin sever mi bilmem ama ben geçen baklava yufkası ile evde katmer yaptım, müthiş oldu, deneyebilirsin. onu yapamam ya da sevmezler dersen tiramisu da güzel gidiyor.
0
jihat
(21.07.17)
peki sizce pirzolayla birlikte, yeşil soğanlı püre mi? yoksa böyle iç pilav tarzında bir pilav mı?

yoksa ikisi de değil mi?
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.07.17)
bir de hafif tatlı olarak bişey yapsam mı kararsızım sütlü bişe
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.07.17)
pilav, meeh. püre, olabilir. ben patatesli bir şey seviyorum şarapla, o yüzden patatas bravası önermiştim.

aslında tatlıda akla ilk gelen tiramisu oluyor, yapabiliyorsan şahane olur; yapamıyor ama iyi yapan yer biliyorsan da satın alabilirsin. çikolatalı mus (mousse) da güzel bir seçenek.
0
treamorg
(21.07.17)
Sebze lazım, illa haşlanmış brokoli demiyorum, ama mücver olur, fırında mücver daha kolay olur.
Yoğurtlu semizotu veya yoğurtlu havuç olur
0
SiyamkedisiZorro
(21.07.17)
pirzola + bruschetta + peynir tabağı + başlangıç + pirzola yanına bir şey + ufak lokmalık + soslu bir şeyler + salata + tatlı

Çok değil mi, bu kadar şeyi kim yiyecek:D Hele ki pilav veya püre işine hiç girme bence.

Misal pirzola ve salata ile doyarım ben sadece. Şarap da içiyorsam midemi şişirmek istemem.

Sebze istememişsin ama söylemeden edemeyeceğim ben olsam et yanına sadece sebze yaparım.
Bir de maskolin salatası yaparım, içine istediğim malzemeleri koyup biraz da haşlanmış kinoa atıyorum, süper oluyor.

Bence sofradaki yemekler hem az/sade, hem doyurucu olmalı.
0
peggy
(21.07.17)
(4)

muğla'da gezilebilecek sessiz sakin yerler

avianthem
muğla'da gezilebilecek sessiz sakin yerler nereler? bodrum, fethiye, marmaris, datça dörtlüsü hariç, gözlerden uzak yerlerini soruyorum. var mı tavsiyesi olan?
muğla'da gezilebilecek sessiz sakin yerler nereler?

bodrum, fethiye, marmaris, datça dörtlüsü hariç, gözlerden uzak yerlerini soruyorum.

var mı tavsiyesi olan?
0
avianthem
(19.07.17)
Eski Datça? Bu ayda nasıldır bilmiyorum fakat kışın gittiğimde sessiz sakindi.
0
l arrache coeur
(19.07.17)
sayıyorum yaz sırayla
1.katrancı
2.sarsala
3.dalyan
4.iztuzu
5.ekincik
6.selimiye
7.ovabükü
8.palamutbükü
9.akbük
10.ören
11.yalıçiftlik
0
sameidiot
(20.07.17)
Mazı köyü
0
indeng
(20.07.17)
Mazı
Bozburun
0
SiyamkedisiZorro
(20.07.17)
(4)

Kütüphane Tasnifi

odinin sakali
Arkadaşlar merhaba.Bir kütüphane tasnifi işi yapacağım. Yaklaşık 10-12 bin tane kitabın isminin, yazarının, türünün, basım yılının, sayfa sayısının ve evin için hangi kitaplıkta olduğuna dair bir tablo hazırlayacağım. Evde 6-7 tane kitaplık var. Bu işin maddi olarak piyasası nedir? Ne kadar bir para
Arkadaşlar merhaba.
Bir kütüphane tasnifi işi yapacağım. Yaklaşık 10-12 bin tane kitabın isminin, yazarının, türünün, basım yılının, sayfa sayısının ve evin için hangi kitaplıkta olduğuna dair bir tablo hazırlayacağım. Evde 6-7 tane kitaplık var. Bu işin maddi olarak piyasası nedir? Ne kadar bir para istemeliyim veya sizce bu işin ederi nedir? Teşekkürler..
0
odinin sakali
(18.07.17)
Böyle bir iş almış olsaydım, işin kendisiyle aynı koşullarda örn. 50 kitaplık bir test yapar, ne kadar zamanımı aldığını ve çıkabilecek sorunları belirlerdim. Sonrasında fiyat belirlemek kolay olur.
0
mikro patlama
(18.07.17)
Günlük ücret belirle kendine, çok kalifiye bir iş değil bahsettiğin ama "günlük şu kadarı beni tatmin eder" dediğin fiyatı belirle işte. Sonra iş programı yap ve gün sayısını belirlediğin birim ücretle çarp.
0
manuel mandalina
(18.07.17)
@sorun bende kutuphaneci degil tarih ogrencisiyim. Dewey onlu sistemini kullanacagim.
0
🌸odinin sakali
(19.07.17)
Aradan ben de gireyim, bizim evde de 700-800 civarında kitap var. Bana nasıl bir sistem önerirsiniz?
0
SiyamkedisiZorro
(20.07.17)
(3)

maaş harici ek geliri isteme üslubu (transfer)

mhmtt
merhaba,1 ay içinde şirketin başka şehirdeki ofisine transfer olucam.global bir şirket, transfer için prosedür belli. ortalamaya vurduğumuzda aylık 1000tl'nin biraz üzeri ek gelir elde ediyorum maaşa ek olarak, transfer olduğum için 2 yıl boyunca. (harcırah, kira yardımı, taşınma yardımı vsvs)şimdi
merhaba,

1 ay içinde şirketin başka şehirdeki ofisine transfer olucam.
global bir şirket, transfer için prosedür belli. ortalamaya vurduğumuzda aylık 1000tl'nin biraz üzeri ek gelir elde ediyorum maaşa ek olarak, transfer olduğum için 2 yıl boyunca. (harcırah, kira yardımı, taşınma yardımı vsvs)

şimdi haftaya maaş teklifi gelecek, maaş teklifinde bu ek gelirden bahsederler mi yoksa ben mi açayım konuyu ?

bu miktarı istediğimi belirtmem gerekir mi ?

yeni müdürümün bundan haberi olamayabilir ya da benim böyle bir istekte buluncağımdan haberi olmayabilir. bu durumda negatif bir durum oluşturur mu benim bu ek geliri almam veya talep etmem

eğer sorun olacaksa ek geliri talep etmicem yüzden soruyorum.

not: bu ek geliri de alırsam aynı takımda olduğum 4-5 yıl tecrübeli arkadaşlarımdan fazla maaş alma durumu olabilir, bu da bir kıskançlığa sebep olur diye de korkmuyor değilim. zaten normalde giremeyeceğim bir pozisyon/maaşa başlayacağım işe...
0
mhmtt
(17.07.17)
Muhtemelen maaş teklifinde bu ek gelir dediğiniz şeyi de yazarlar, sizin bildiğiniz prosedürü müdürün bilmemesi pek düşük ihtimal.
0
fengari
(17.07.17)
dediğiniz kadar büyük ise, zaten müdüre sınırlar ve gerekli bilgiler ik tarafından verilmiştir. o pozisyonun maaşı da bellidir.
0
cursor
(17.07.17)
Eğer kendi tekliflerinde bu eklerden bahsetmezlerse "transfer paketi"ni sor.
0
SiyamkedisiZorro
(17.07.17)
(7)

kabataş lisesi - atatürk fen

la mort heureuse
selamlar, yeğenim teog'a girdi ve %0.16 yüzdelik diliminde. bu iki lise arasında kararsız kalmışlar. iki okulu da görmeye gitmişler ve atatürk fen'in yurt olayı biraz sorunluymuş. kızlar için yurt varmış ama erkek yurdu şu an için yokmuş. okulun üst katında iki sınıf yatakhaneye çevrilmiş. kabataşın
selamlar, yeğenim teog'a girdi ve %0.16 yüzdelik diliminde. bu iki lise arasında kararsız kalmışlar. iki okulu da görmeye gitmişler ve atatürk fen'in yurt olayı biraz sorunluymuş. kızlar için yurt varmış ama erkek yurdu şu an için yokmuş. okulun üst katında iki sınıf yatakhaneye çevrilmiş. kabataşın da herkesin bildiği gibi öğretmen kadrosu değiştirildiği için anne babanın kafasında soru işaretleri var. iki okul hakkında da bilgisi olan varsa yardımcı olabilirse çok sevinirim. sizce hangisi daha mantıklıdır?
0
la mort heureuse
(17.07.17)
Öğrenci bu iki okul arasında kaldıysa belli bir seviyeyi yakalamış gözüküyor. Aynı seviyeyi devam ettirdiği takdirde hayatında bundan sonra ona başarısının yanında "network" lazım olacak. Bunu da Kabataş Lisesi'nde bulabilir.

Ek bilgi olarak şunu da belirteyim. genelde bilinir ama bilmeyenler için yazayım, Atatürk Fen Lisesi cemaatin tamamen yuvalandığı kurumlardan biriydi. Okulu neredeyse cemaat yönetiyordu diyebiliriz.Yurt olayının sıkıntılı olma sebebi de zamanında okula iki sokak mesafedeki cemaat yurduna teşvik için erkek yurdunun bitmeyen tadilata alınmasıydı. O zamanın müdürleri müdür yardımcıları demokrasi nöbetlerinde şimdi tabi :)
Not: Fen Lisesi mezunuyum.
0
helmet
(17.07.17)
Bu iki okul arasindaysa sanki istanbul lisesi de tutuyor olmali, neden ki orayi dusunmuyorlar?

Ben olsam gozum kapali istanbul lisesine giderim
0
kuehles blondes
(17.07.17)
@kuehles blondes istanbul erkek tutmuyormuş maalesef :(
0
🌸la mort heureuse
(17.07.17)
@ la mort heureuse
O zaman burslu sekilde alman/avusturyaya bakarim, yabanci okuldan cikmak baska oluyor, diyecegim ama yurt lazimsa sikinti tabi.

Sanki kabatas networking acisindan daha iyi, fen lisesinde sayisal olmak zorunda filan, kabatasta cocuk tm de olabilir fm de...
0
kuehles blondes
(17.07.17)
network kısmına katılıyorum.Bu puan seviyelerinde seçeceğiniz okullar birbirine yakın olacaktır kalite olarak.Geleneği,kültürü olan okulları seçin her zaman.
0
turkuaz
(17.07.17)
Çocuk ne olmak istiyor? Çok sayısalcı, mühendislik ise her iki okul da olabilir ama belki TM derse Kabataş.
Binası konumu derse Kabataş.
Hey gidi, bizim zamanımızda Atatürk Fen Lisesi efsaneydi, ama Fetö'den sonra kırıldı caanım okul.
Not: Galatasaray ve İstanbul Erkek full yapanlar içinde doğum tarihine göre alıyorlar bu sene. İhtimal çok az zaten.
0
SiyamkedisiZorro
(17.07.17)
ben de burslu özel yazsın demeye geldim. istanbul erkek'in başlığına baktım şimdi sözlükten, oraya da bi tane muhafazakar gestapo subayı atamışlar. devlet okullarını, hele ki bunlar gibi kaliteli olanları ele geçirmek çalşıyorlar, daha da çalışacaklar. protestolar olsa da tamamen karşı konulabileceğini sanmıyorum, konformist veliler bir yerden sonra tadımız kaçmasın diye ayak diremeyi bırakacaklardır.

network özel okullarda daha sağlam olur hem, yurt vs. imkanlarına dair bi çözüm önerim olmasa da bu açıdan da fikir belirtmek istedim.
0
Bruce
(17.07.17)
(4)

Pire sorunu

SiyamkedisiZorro
Ablamların evini pire basmış. Kedileri veterinere götürdüm iç/dış parazit ve pire ilacı yapıldı. Evi ilaçlattık geçen hafta sözüm ona, hafta sonu bir baktım ki yine pire kaynıyor. Anadolu yakasında olup da böyle bir dertten sizi kurtaran bir ilaçlamacı biliyor musunuz?İkinci soru. Gelen kedilerden k
Ablamların evini pire basmış. Kedileri veterinere götürdüm iç/dış parazit ve pire ilacı yapıldı. Evi ilaçlattık geçen hafta sözüm ona, hafta sonu bir baktım ki yine pire kaynıyor. Anadolu yakasında olup da böyle bir dertten sizi kurtaran bir ilaçlamacı biliyor musunuz?

İkinci soru. Gelen kedilerden kız olanı azmış. Diğer kedi ve bendeki kedi kısırlaştırılmış erkek. Onlara fena pihliyor, bu sorun değil ama 2-3 saatte bir öyle fena böğürerek bağırıyor ki. Kız kedi kısır değil maalesef. Ablam dönünce kısırlaştıracak, ama bu dönemde en azından sesini kesmek mümkün mü? Komşular şikayet edecek diye aklım gidiyor.
0
SiyamkedisiZorro
(17.07.17)
yerleri sirkeli suyla silin sorunun çözülme ihtimali yüksek. biz hatta sprey şişesine koyup her şeye sirkeli su sıktık.
0
Fusha
(17.07.17)
Profesyonel ilaçlama şirketi ilaçladı, bana mısın demedi.Sorun büyük yani.
0
🌸SiyamkedisiZorro
(17.07.17)
valla bizimki de büyüktü, hanım suya sirke kattı başka şeyler de kattı ama ne bilmiyorum. şu an temiz ev.
0
Fusha
(17.07.17)
Apartman altında kediler varsa onlardan sizin üstüne zıplayıp eve taşıyor olabilirsiniz. Evin içinden önce apartman kenarlarını ilaçlatın. Bunu İzmir'de belediyeler ücretsiz yapıyor. Sizin orayı bilemem ama.
0
teknikekip
(17.07.17)
(6)

ilişkilerdeki ''takılmak'' lafı

binder dandet
Bir bana mı çok itici geliyor? o sevgilin mi? yok takılıyoruz, bu şeyin mi? yok takılıyoruz.çok itici.. di mi?
Bir bana mı çok itici geliyor? o sevgilin mi? yok takılıyoruz, bu şeyin mi? yok takılıyoruz.

çok itici.. di mi?
0
binder dandet
(16.07.17)
adını koymadan her şeyi yapabilmek için kullanılan bir fiil. kaç sevgilin oldu sorusuna "2" cevabını verebilmek için de söyleniyor olabilir.
0
funl
(16.07.17)
Yoo değil. Biz şimdi neyiz diye kafaya kakan, sevgilisi oldu diye kendini karşı tarafın sahibi gören, hesap soran, kendi istediklerini trip atma yoluyla yaptırmaya çalışan, kıskanıyorum ayağına karşı tarafı kısıtlayan, ne giyeceğine karışan ilişki dümbüklerine karşı alınmış bir tedbir olarak düşün.

İnsanlar sevgili olmayı yukarıdakiler olmadan olmaz şeklinde yaşayınca bundan muzdarip olanlar da takılıyoruz demeyi tercih ediyor.
0
Bruce
(16.07.17)
'casual'ın Türkçesi dilde öyle kalmış. 'Aslında yiyişiyoruz da, sevgili de değiliz'in Türkçesi gibi bir laf olmuş. Başka daha iyi bir çeviri, terim olabilirdi belki ama şu an aklıma gelmiyor.
0
aychovsky
(16.07.17)
İtici evet ama uygun başaka kelime bulamadığım için ben de çok sık kullanırım.
0
mutekebbir
(16.07.17)
aycho+1
yani itici, ama başka çare yok.
0
blatta hiberna
(16.07.17)
Çok çok itici. Sevgili sevmekle ilgili, buna hayır dedikten sonra takılıyoruz demek, onu sevmiyorum, sadece sevişiyorum demek ister. Nezaket bir insan ismi olarak kaldı sanırım.
0
SiyamkedisiZorro
(21.07.17)
(6)

2 ögün mü yoksa ara ögünlü 6 ögün mü?

basubadelmevt
Let the cat fight begin. Selam arkadaslar, sorularimi özlemissinizdir.Internette orda burda bolca tartısılan bir sorum var.Kendi bildikleriniz ışığında yorum yaparsanız sevinirim.Kilo verme sürecinde veya normal zamanda sizce 2 öğün mü daha sağlıklı ve efektif olur yoksa diyetisyenlerin verdigi 2 ar
Let the cat fight begin. Selam arkadaslar, sorularimi özlemissinizdir.Internette orda burda bolca tartısılan bir sorum var.Kendi bildikleriniz ışığında yorum yaparsanız sevinirim.Kilo verme sürecinde veya normal zamanda sizce 2 öğün mü daha sağlıklı ve efektif olur yoksa diyetisyenlerin verdigi 2 ara öğünden olusan 6 öğün mü? 2ana öğün olayında cabuk acıktırmayı engelleyecek ve sağlıklı şeyler yemek sartıyla tabi. Karatay iki ögünden fazlası zarar, kan sekerini fazla dalgalandırmak yağ yakımını engeller diyor,ne düsünüyorsunuz? Bu arada bu tip soruları silmem kesinlikle,daha sonra arama yapanlar yararlansın.

Nedenleri ve nicinleriyle yorumlarınızı bekliyorum.
0
basubadelmevt
(14.07.17)
karatay haklı. 2 öğün en sağlıklısı. zırt pırt yemek tüketip kan şekerini oynatmaya gerek yok.
0
sta
(14.07.17)
Son bir haftadır 2 öğün yiyorum. Öncesine göre daha sağlıklı ve enerjik hissediyorum.
0
empedokles
(14.07.17)
Aslında kilo verme konusunda ikisinin de haklılık payları var ama daha önemlisi ikisinin de düzgün yapılmaları gerekiyor.

Eğer ara öğünlerle birlikte 6 öğünlük olan düzeni tercih edeceksen düzgün bir kalori hesabı yapmak gerekir.
Prensip kan şekerinin düşmesine fırsat vermeyerek açlık uyarımı yapılmaması ve yemeğe çok yüklenilmemesi.

Yok ben 2 öğünlük olandan alayım dersen burada da vücut bir süredir besin alınmaması sebebiyle yağ yakmaya başlayacaktır. Fakat depodan kaybettiğini depoya tekrar eklemek isteyeceği için bu sefer açlık hissini artırıp bir anda fazla yemek yemene sebep olur. Bu tür beslenmede de en önemlisi uzun süre tokluk hissi verecek gıdaları tüketip (lifli gıdalar) kan şekerini hızlıca artıracak gıdalar tüketmemek.
0
sizofren psikiyatr
(14.07.17)
6 öğün.
son derece sağlıklı besleniyor olmama, fast food ve işlenmiş hic bir gıdayı kullanmıyor olmama ve spor yapmama rağmen veremediğim kilolarımı 6 öğünle verdim. bir de protein alımını arttırdım spor yaptığım için.
meğer metabolizma depoluyormus.
8 ay 2 kilo veremeyen ben, 3 ayda 10 kilo verdim gitti.
0
balik kraker
(14.07.17)
Karatay haklı. 2 öğün yeterli.
0
arnold schwarzeneger
(14.07.17)
Yağ yakmak için 2 öğün. Ama sizofren çok iyi anlatmış, minimum 5 saat açlıktan sonra yemeğe saldırmamak lazım. Yiyeceğin yemeğe ve miktarına bağlı kaldıktan sonra 2 öğün en doğrusu.
0
SiyamkedisiZorro
(14.07.17)
(27)

ben mi anormalim, seyyar satıcı mı?

m e b
dün iftara yakın arkadaşımla buluştuk, ilerliyorduk yolda. sonra seyyar satıcı gördüm. gittik yanına ne satıyor diye. madalyon tipinde çeşitli kolyelerden satıyormuş. arkadaşımla incelerken küçük prens kolyesinden gördüm. arkadaşımı küçük prens ile ben tanıştırmıştım, kitabını hediye etmiştim. bu yü
dün iftara yakın arkadaşımla buluştuk, ilerliyorduk yolda. sonra seyyar satıcı gördüm. gittik yanına ne satıyor diye. madalyon tipinde çeşitli kolyelerden satıyormuş. arkadaşımla incelerken küçük prens kolyesinden gördüm. arkadaşımı küçük prens ile ben tanıştırmıştım, kitabını hediye etmiştim. bu yüzden de iki taraflı hatıra olsun diye iki tane aynı kolyeden aldım; biri ona, biri bana. adam kolyenin birini hazırladı ve verdi bana. ben de direkt arkadaşımın boynuna madalya takar gibi taktım. ondan sonrası şöyle gelişti:

seyyar satıcı: eheu eheu, sevgiline mi aldın kolyeyi? eheu eheu.
ben: ne alaka? dostuma aldım. işte bu yüzden bu ülkede erkekler sevgilerini belli edemiyor; erkekler arasında hediyeleşme kültürü yok, sizin gibiler yüzünden.


adam diğer müşterilere de dönüp "doğru yere parmak bastı, ehi ehi. doğru söylüyorsun." dedi yine gevrek gevrek gülerek.


şimdi benim yaptığım cidden anormal bir hareket miydi? ne yani, hediyeyi alıp direkt eline mi verseydim arkadaşımın? çok mu feminen bir şey buradaki hediyeleşme işi? yoksa son derece normal olan bu davranış, ülkemizdeki anormal zihniyetten dolayı mı tuhaf göründü?


sorumdan da anlamışsınızdır; arkadaşım da erkek, ben de.
0
m e b
(09.06.17)
Seyyar satıcı dayaklıkmış, sen de boynuna takmasan daha iyi olurmuş sanki.
0
angelus
(09.06.17)
adam normal bi şekilde sormuş, gayet medeni bi şekilde. niye atar yaptın ki? :D
0
sanrı
(09.06.17)
arkadaş fazla laubaliymiş, kafana niye takıyorsun ki...
0
hosein
(09.06.17)
Arkadasin sirtini sana mi donmustu sen kolye takarken? Eger oyleyse ve yuzunde de mutluluk gostergesi bir tebessum olustuysa sen kolyeyi takarken, adamin killanmasi gayet normal. Ama oyle laubali bir sekilde sormamasi gerekiyordu. Cok buyutmemek lazim.
0
gencliginde metalci dovmus hikmet amca
(09.06.17)
kolyeyi iade ederdim direkt.
0
teritori
(09.06.17)
e bu öğrenilmiş bişey. filmlerde dizilerde... kadın saçlarını toplar, erkek kolyeyi takar. iki erkeği aynı pozisyonda görünce böyle bi sahne görünce adamın aklına gelmiş. aklına gelmesinde problem yok ama dillendirmesi çok saçma olmuş.
0
elorelia
(09.06.17)
aşırı tepki vermişsin.
0
chavezding
(09.06.17)
yav yukarıda "madalya takar gibi taktım" dedim, arkadan kolyeyi takarken ensesine öpücük kondurmadım yani. saliselik bir hareketti, arkadaşım bile kavrayamadı takana kadar. şu şekilde: vignette2.wikia.nocookie.net
0
🌸m e b
(09.06.17)
yav adam küfür mü etti sana? niye bu kadar abarttın?
böyle bi olay yaşasam '3. olur musun?' diye sorarım en fazla sonra da güler geçerim.
0
sanrı
(09.06.17)
Abi önce dişi arkadaşına aldın sandım sonra erkek arkadaşına aldığını anladım. İki yetişkin erkeğin önce küçük prens madalyonu alması, sonra da birinin onu diğerinin boynuna takması biraz gay bi hareket gibi sanki. Geveze esnaftan boyle bir yorum gelmesi bana sasirtici gelmedi.

Bi de "bu ulkede" daha once erkegin erkege hediye vermesini garipsendiğini hic gormemistim. Sagim solum birbirine hediye veren centilmen erkek dolu, kimse de aga napiyorsunuz demiyor. Birbirlerinin boynuna kolye takmiyolar tabi. Tepkin abartili geldi biraz.
0
duru arsnova
(09.06.17)
Yaptığın tek anormallik o kolyeyi adama geri verip "almıyorum lan senden bişey, sen bu kafayla ekmek mekmek kazanamazsın inşallah" dememendi.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(09.06.17)
bonisnocetquimalisparcit+1

kendi fitnesinde boğulsun çomar, ben sinir oldum buradan...
0
SiyamkedisiZorro
(09.06.17)
Ben küçük prens kolyesi almanıza takıldım şahsen. Yaşlar 12+ ise sıkıntılı biraz :/
0
manuel mandalina
(09.06.17)
baya anormalsınız zira burada satıcının sağlam dayak yemesi gerekirdi. cidden dövmediniz mi? inanmak istemiyorum da.
0
odiyus
(09.06.17)
yav he dayı he deyip geçecektin. tipik cahil ve densiz bir insan modeli belli ki kafanı yormana değmezmiş.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.06.17)
evet sevgilime aldım, öbürünü de annene aldım akşam takacam deseydin.
0
battal gemalmaz
(09.06.17)
hediyeleşmek ok tabi de bu biraz gay ce hareket olmuş.
0
benaslindayohum
(09.06.17)
fazla "modern" davranmışsın. muhtemelen yüzünüzü yumuşak gördü, bu ülkede bu sözün sonucu %80 ihtimalle dayak olurdu.
0
doxanikee
(09.06.17)
Ben comar deyince kiziyorsunuz ama...

Bir de m e b adli kardesimizin homofobiye karsi duyarli olmasi da beni sevindirdi.
0
Traveller
(09.06.17)
bence sen anormalsin kardeş
0
bardakigüneşgözlüğü
(09.06.17)
satıcı dayaklık derecesinde gevşek bir tipmiş.

senin tepkin de anormal.

erkekler arasında hediyeleşme kültürü yok değil var ama küçük prens kolyesi alıp boynuna takarsan bu, bu kültürde garipsenir ve mizahi bulunur.

adam laubali de, bu kadar şok olup şaşırmak anormal. işte hep bu yüzden erkekler sevgilerini belli edemiyor deyince adama daha da mizahi gelmiş. sevgimizi belli ediyoruz da bunun için arkadaşımızın, dostumuzun boynuna kolye takmıyoruz genelde, adam dayaklık ama durum mizahi.
0
wilhelmwasmuss
(09.06.17)
reyiz bu senin kaçıncı eşcinsel sanılman. daha önce de ev arkadaşınaynı şeyi söylemişti diye hatırlıyorum. müzik zevkin falan da bir kadınla aynı. bilmiyorum bu kadar kişi aynı şeyi düşnüyorsa sende bişey olabilir.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(07.09.17)
herkes anormal.
0
pinkpeony
(07.09.17)
@qazedcsrfvtyhngujmkol: öyle bir şey hatırlamıyorum. sen hatırlıyorsan söyle, ben de merak ettim. ayrıca müzik zevki ve cinsel yönelim arasında bir bağ olduğunu da ilk kez duyuyorum.
0
🌸m e b
(07.09.17)
adam şaka yapmış işte, kötü niyetli gibi gelmedi. sende gizli homofobi sezdim.
0
goodz
(07.09.17)
arkadaşlarım bana gay diye takılıyorlar demiştin. öğrenci evindeki arkadaşların da banyodan sonra seni güldürmek için soyunarak gelmiş sen de mabadını görünce ben kıllıyım ama senin kıçın ay parçası gibi demişsin ve mastürbason yapar gibi yanına gitmişsin o da ben şakasına sana gay diyodum da var sende bişeyler demiş ve sana darılmış. böyle bi duyrunu hatırlıyorum.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(07.09.17)
o seyyar satıcı son zeka kırıntısını bu espriyi yapmaya harcadı, sonrasında mitozla çoğaldı büyük ihtmalle.
0
binder dandet
(07.09.17)
(4)

big 4 da audit te başlamak iyi mi

mhmtt
yoksa kötü bir kariyer başlangıcı mıprestij olarak 10 üzerinden puanlar mısınız ?
yoksa kötü bir kariyer başlangıcı mı
prestij olarak 10 üzerinden puanlar mısınız ?
0
mhmtt
(09.06.17)
kötü değil. ama yorucu olacaktır. 2-3 sene çalışıp sabit bir göreve geçmeyi kovalamanı tavsiye ederim iyi bir maasla ve ünvanla.
0
twelfth
(09.06.17)
twelfth +1

öyle yaptım, aklınıza takılan bir şey varsa özelden sorabilirsiniz.
0
orange coffee
(09.06.17)
iyi değil bana kalırsa. ilk bir iki sene tek işin excel incelemek. gözlerine yazık. az maaş, çok çalışma. değmez. çalışan kitlesinin kalitesi de her sene düşüyor, daha kötü üniversitelerden daha vasıfsız insanlar başvuruyor.

iyi bir yerde başlayacak donanıma sahip değilsen biraz sürünüp sonrasında başka bir yere geçmek için gidebilirsin sadece.

imza: mezun olur olmaz başka iş tekliflerini reddedip big 4'a girmiş, altı ay sonra koşa koşa kaçmış birisi.
0
fakyoras
(09.06.17)
Şimdiki aklım olsaydı yapacağım şey. Üstelik teklif de gelmişken uluslararası bir sanayi şirketinde başlamayı tercih ettim. Direktör olmam 20 senemi aldı, hem de deli çalışmayla. Big4'a geçen arkadaşlar 7-8 senede gayet iyi firmalar CFO olarak geçerlerken ben yönetici bile değildim.
İlk 2-3 sene evet köpek gibi çalışıyorsun ve eğer hassas bir insansan bunun mobbing olduğunu bile düşünebilirsin, ama değil, standart bir biçimde o pozisyondaki herkese köpek gibi davranıyorlar (sadece köpek gibi çalıştırmıyor köpek gibi de davranıyorlar). Ama sabredersen yaklaşık 3 senede yavaş yavaş ilerlersin ve dediğim gibi 5 seneden sonra kendine gelen tekliflerden teklif seçersin.
0
SiyamkedisiZorro
(09.06.17)
(8)

kızartmalar için bir soru

demirr
merhabalar. kızartma yaparken yağ ne kadar sıcak olursa o kadar güzel sonuç çıkıyor. sizin kızartma için kullandığınız ve "bu kap tam kızartma için" dediğiniz bir kap var mı? çelik,teflon ve wok tavayı denedim ama tam sonuç elde edemedim.mesela akşam tavuk filetoyu paneleyip kfc usulü tavuk yapacağı
merhabalar. kızartma yaparken yağ ne kadar sıcak olursa o kadar güzel sonuç çıkıyor. sizin kızartma için kullandığınız ve "bu kap tam kızartma için" dediğiniz bir kap var mı?

çelik,teflon ve wok tavayı denedim ama tam sonuç elde edemedim.

mesela akşam tavuk filetoyu paneleyip kfc usulü tavuk yapacağım.nasıl bir kap?
0
demirr
(09.06.17)
Bizde teflon var derin bir kap bence güzel oluyor
0
basond
(09.06.17)
Dün patlıcan, kabak, biber ve patatesi biraz zeytinyağı ve baharat ile fırın poşetine attım. Pamuk gibi oldu.

Aynı şekilde kırmızı et ve hindi eti de denedim, sonuç mükemmel. Hem sağlıklı hem az miktarda yağ ile bişiyor.

Senin sorunun cevabı için de fritöz diyorum.
0
hasmetizm 2046
(09.06.17)
derin kap ve bol kızgın yağ.
0
manuel mandalina
(09.06.17)
Aluminyum tencere var bende derin. İyi oluyor.
0
curukturpkokusu
(09.06.17)
kızartma için en iyisi fritöz'dür. elektriğe kıyamam dersen tüplüleri de var.
kfc usulü tavuk da fritözde şahane olur.
0
Improbable
(09.06.17)
Kfc usulü kizartma yapacaksanız çok kizgin yağa atmayin panelenmis tavuklari.yağ çok kizgin olursa dışı cabucak kizarir ama içi çiğ kalır.yağı cok kizdirmadan orta ateş uzerinde kizartirsaniz hem dışı güzelce kızarır hemde içi güzelce pişer.kizartmalar icinde fritöz veya teflon kaplama tencere ile guzel sonuçlar alırsınız
0
sidariss
(09.06.17)
aluminyum teflon vs kullanmayın zararlı. yüseksek ısıya dayanıklı emaye kızartma tencereleri var çok güzel.
0
yue
(09.06.17)
Yıllanmış derin emaye tencere; zamanla kızartma yapılan yağlardan kendine organik bir teflon oluşturuyor. Rahmetli annemin öyle bir kızartma tenceresi vardı. Hey gidi...
0
SiyamkedisiZorro
(09.06.17)
(20)

Fuckbuddy sizce kötü birşey mi ? (Anketi)

bana her yer cehennem
Mesela bu konuya nasıl bakıyorsunuz ?Sizce neden kötü veya iyi birşeyYoksa banane kim kimle ne yapıyorsa mı diyorsunuz ?Ya da ne bileyim evlilik müessesesini alternatif olarak görünüyor. Bu yüzden karşıyım vs vsBen fikrimi söyleyeyim. Bence insanlar sevişmeli. İki kişi anlaşıp sevişiyorsa diğerlerin
Mesela bu konuya nasıl bakıyorsunuz ?
Sizce neden kötü veya iyi birşey
Yoksa banane kim kimle ne yapıyorsa mı diyorsunuz ?

Ya da ne bileyim evlilik müessesesini alternatif olarak görünüyor. Bu yüzden karşıyım vs vs

Ben fikrimi söyleyeyim.
Bence insanlar sevişmeli. İki kişi anlaşıp sevişiyorsa diğerlerine susmak düşer

www.strawpoll.me
0
bana her yer cehennem
(09.06.17)
İnsanların mutlaka hayatlarında 1 kez bile olsa yaşadığı ilişki türü bence.

Kötü bir şey değil. Cinsel duyguların tatmine kavuşması için, böyle bir ilişkiye sahip olunabilir.
0
MaNOfTheYear
(09.06.17)
Şıklar eksik olmuş, vardı ama artık yok olmasını istiyorum/istemiyorum şıkları da lazım bence.
0
hala mi ceren yahu
(09.06.17)
eeb
(09.06.17)
Kotu.
0
brad pitt
(09.06.17)
kötü ama oturup uzun uzun açıklama yapmaya üşendim.
0
keçeli kalem
(09.06.17)
18 yasini doldurmus iki ya da daha fazla insanin kendi iradesiyle ne yaptigi baskasini ilgilendirmez, gelismis toplumlarda boyle.
0
Traveller
(09.06.17)
tercih meselesi. ben tercih etmiyorum ama bu kötü bişey olduğu anlamına gelmiyor.
0
elorelia
(09.06.17)
kötü bakıyorum.

dejenere bir durum. modern toplum, geri kalmış toplum, cinselliğin tabu olması, cinsellik devrimi gibi lafları da bu konuyla bağdaştıramıyorum.

insanın tek eşli olduğunu, cinselliğin özel bir durum olduğunu düşünüyorum. haliyle değersizce ve arzuların tatmini ile kendini bu kadar kolay şekilde savuranları da özeline ve kendine saygısı yok görüyorum.

ayrıca sevişmek seks'ten farklı. seks kötü bir şey, sevişmek iyi.

yukarıdakiler benim düşüncelerim. sorulduğunda bunu söylerim, yoksa banane kim ne yaparsa yapsın.
0
dahinnotha
(09.06.17)
Eskiden eğlenceli geliyodu da artık baydı. Dejenerelik, tek eşlilik vıy vıy falan diye duyar kasmıycam çünkü öyle düşünmüyorum ama insana bir noktadan sonra "ben napıyorum ya" diye durup düşündürtüyor. En azindan bana düşündürttü.
0
duru arsnova
(09.06.17)
kadınım fuckbuddy'm yok ama olsun isterim diyenlere selamlar ^^

iyi bir şey bence. cinsel olarak tatminsizlik ve doyuma sahip olamamak insanın yaşamının diğer alanlarına da sıçrayabiliyor. fuckbuddy müessesesi buna güzel bir çözüm bence, dramaya bağlanmadığı sürece.
0
i drive the hearse
(09.06.17)
Erkeğim, kişi ihtiyaç duyuyorsa neden olmasın
0
zencipanda
(09.06.17)
Devamını yazamandan göndere bastım :/ yalnız fuckbuddysi olan arkadaşlar fakbadilerini nasıl buldular artık aydınlansın şu mevzu
0
zencipanda
(09.06.17)
yeterince sevilmemiş insanların bu yola gittiklerini düşünüyorum.
işin kötüsü sevilmeyi hak eden onlarca insan gördüm böyle yapıp sonra üzülen.

herkesin kendi hayatı gerçi, yargılamam iyi mi kötü mü diye. banane. sevdiğim kız böyle bir şey yapsa geçmişte üzülürdüm, ama kabullenirdim herhalde yine de. sonuçta yine banane :P zor ikilemler.
0
passion rules the game
(09.06.17)
hoş karşılamıyorum
0
gazozailacatmauzmani
(09.06.17)
yapacağımı düşünmüyorum ama " iki kişi anlaşıp sevişiyorsa diğerlerine susmak düşer" tabii ki.

bu olaylara daha cok sağlıksal açıdan bakıyorum, ne kadar fazla ve farklı partner= o kadar fazla bulaşıcı hastalık ve risk
0
yuvarlanantencereninkapagi
(09.06.17)
ben de tercih etmiyorum. tercih etmememin sebebi de neticede ne kadar öznel olsa da "kötü" bulmam. ahlaksal açıdan değil tabii ki; insanlar sevmedikleri kişilere dokunurken ya da kendilerine sevmedikleri biri dokunduğunda nasıl ürpermiyor anlayamıyorum.
0
piremses
(09.06.17)
İsteyen istediğini yapsın ama geçmişte fuckbuddyleri olan, düzenli ilişkisi olmamış adamla beraber olacaksam sağlık raporu isterim herhalde.
0
jazzabel
(09.06.17)
Şimdi benim şahsi görüşüm karşılıklı anlaşma olduktan sonra kim kimi şaaparsa şaapsın, bana ne. Sadece ideal bir ilişki biçimi gibi öne çıkartılmasını yanlış buluyorum.

Bir adım daha ileriye gideyim, aynı şeyi boşanmalar ve eşcinsel evlilikler için de düşünüyorum (yuhalanacağım sanki). Boşanmak da eşcinsellik de son derece kişiye özeldir ve kişinin tamamen kendi kararıdır, o ortamın şartlarına göre oluşmuştur, ne devlet, ne de çevresel faktörler kesinlikle karışmamalıdır. Benim dediğim reklamının yapılmasının yersiz oluşudur.
0
SiyamkedisiZorro
(09.06.17)
Bunu yapan erkek abazadır kadın ise psikolojik sorunludur. Hiç normalleştirmeyelim
0
benaslindayohum
(09.06.17)
Bence kötü. İnsanların birbirlerini sevmeden sevişmeleri bana yanlış geliyor. Kim kiminle ne yaparsa yapsın, herkesin kendi görüşü ama daha önceden fuckbuddy'si olmuş biriyle sevgili olmak istemezdim ben.
0
nesenbilneben
(09.06.17)
(17)

nazar boncuğu emojisi olsa kullanır mıydınız?

gaikokujin
Unicode'a nazar boncuğu emojisi için başvuruda bulunmayı düşünüyorum. Daha önceden bir başvuru yapılmış ancak çeşitli eksiklikler nedeniyle kabul edilmemiş. En azından yerel olarak talep olduğunu gösteren veri de tamamlamaya çalıştığım eksiklerden biri.Google Trends veya Instagram üzerinden çeşitli
Unicode'a nazar boncuğu emojisi için başvuruda bulunmayı düşünüyorum.

Daha önceden bir başvuru yapılmış ancak çeşitli eksiklikler nedeniyle kabul edilmemiş. En azından yerel olarak talep olduğunu gösteren veri de tamamlamaya çalıştığım eksiklerden biri.

Google Trends veya Instagram üzerinden çeşitli sayılara ulaşabiliyorum. Twitter üzerinden de bir anket oluşturdum, başvuruya onun sonuçlarını da eklemeyi düşünüyorum. Twitter hesabınız varsa dilerseniz siz de oy verebilirsiniz: twitter.com

Biraz da farklı yorumları duymak istediğim için böyle bir duyuru açtım. Olumlu/olumsuz düşüncelerinizi bekliyorum. Niye olmalı/olmamalı, olursa nasıl olmalı vs. Teşekkürler
0
gaikokujin
(06.06.17)
Geyiğine kullanırım herhalde. Tatlı kucuk mavi bişey, bence olmalı.
0
turk kizi
(06.06.17)
Kullanmazdım.
0
ms brownstone
(06.06.17)
kullanılırdı. ara sıra ben de atardım

bu arada twitter hesabın zamanında az işimize yaramamıştı :D siteye girmektense çok daha makul.
0
fakyoras
(06.06.17)
Kullanirdim
0
balpolen
(06.06.17)
kullanmazdım
0
joooper
(06.06.17)
Kullanırdım, habire çocuk fotosu paylaşılan ortamlarda olmak zorundayım bunun olması kolaylık olurdu. Çocuklara ve yeni alınmış mallara uzun uzadıya maşallah aman ne cici/güle güle kullanın" yazılmazsa alınan mallar var, halbuki nazar emojisi olsa bas gec gorevini yerine getir, çeneler kapansın.
Olsa sabahtan aksama her konuşmaya serpiştirirdim.
0
Sulfoxaflor
(06.06.17)
şu ana kadar hiç ihtiyaç duydum mu bilmiyorum ama ben zaten var sanıyodum :/ olsa türkiye gibi nazar kültürünün zirvede olduğu bi yere kullanılır bence.
0
elorelia
(06.06.17)
kullanıp kullanmama konusunda galiba kullanmazdım diyorum ama kullanım alanlarını düşününce instagramda kız fotolarının altında fazlasıyla görebiliriz :))
0
eeb
(06.06.17)
Kullanmazdim ama turkiye'de ciddi sekilde kullanilacagina inaniyorum. Sabahtan aksama dua /sukur emojisi kullaniliyor, bence bunu da mervecanlar cok begenir.
0
kassiopeia
(06.06.17)
Kullanırım ben, iyi fikir.

Sadece çoluk çocuk fotoğrafı/videosu olarak bakmamak lazım, beğendiğim bir şey atsam arkadaşlarıma direkt peşinden bunu yapıştırırım mesela. Arada olm hatuna bak diye fotoğraflar geliyor, oralara da gider örneğin.
0
chicha
(06.06.17)
Kullanmazdım ama insanlar kullanır, yapabilirsin.
0
fragile lady
(06.06.17)
geyiğine kullanırım. kabe'yi kullanıyorum mesela geyik olarak, inşallah falan yazınca.
0
nathanieltroy
(06.06.17)
Kullanırdım :D

Bence olmalı, emoji yerine bunu foto olarak atan insan çok gördüm, sıklıkla kullanılır.
0
peggy
(06.06.17)
Nazar inandığım bir şey değil, kullanmazdım. Ama başkaları kullanabilir.
0
fotrsapka
(06.06.17)
Kesin kullanırdım. Nazar boncuğunu sadece nazar amaçlı değil dekoratif olarak çok beğendiğim için. Çocuklarına nazar boncuğu takmayan bir anneyim ben, yutması benim için daha riskli. Ama evim, işyerinde çalışma masamın üzeri hep nazar boncuğu dolu, görsel olarak çok beğeniyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(06.06.17)
Cevaplar için çok teşekkürler! Başvuru için çok güzel bir kaynak oldu.
0
🌸gaikokujin
(06.06.17)
Küçük bir güncelleme yazmak istedim: Yaklaşık 1.5 yıl önce başka biri daha Nazar Boncuğu başvurusu yapmış, ilk aşamada onay almış ve şu an itibariyle nazar boncuğu resmen bir emoji adayı! unicode.org
0
🌸gaikokujin
(26.06.17)
(17)

Bankaya yüklü miktar para yatması durumunda

le cola nin umursanmayan formulu
Maliye tepemize biner mi? Farz edelim ki 3 - 5 milyon euro arası bir para gelecek bir yerden. Bu para da banka aracılığıyla (başka bir hesaptan bizim hesaba transfer edilecek) ama karşılığında hiçbir satış olmayacak. Fatura kesme vs yok yani. Böyle bir miktara maliye hayırdır kardeş deyip vergi alma
Maliye tepemize biner mi? Farz edelim ki 3 - 5 milyon euro arası bir para gelecek bir yerden. Bu para da banka aracılığıyla (başka bir hesaptan bizim hesaba transfer edilecek) ama karşılığında hiçbir satış olmayacak. Fatura kesme vs yok yani. Böyle bir miktara maliye hayırdır kardeş deyip vergi alma, üstüne çökme gibi aksiyonlara girer mi? Nereden buldun bunu, tipe bak der mi?
0
le cola nin umursanmayan formulu
(06.06.17)
evet der. gayrımenkul alıp satarsan sıkıntı olmaz.
0
cekilmis gayfe
(06.06.17)
der
0
reanarchy
(06.06.17)
Gelir vergisi olarak mı işlenir yoksa başka bir şekilde mi vergilenir. Nasıl hesaplanır böyle bir paranın vergisi?
0
🌸le cola nin umursanmayan formulu
(06.06.17)
Vergi gelirden kazançtan olur. Duran paradan vergi almazlar. Senin sorunun nerden buldun bu parayı. Nasıl gelir elde ettin ve elde ederken verisini ödedin mi şeklinde olır
0
efruz
(06.06.17)
nereden buldun yasası kaldırılmadı mı? bence demezler. ülke zaten kara para ile ayakta duruyor ki bunu yiğit bulutun kendisi de itiraf etmişti.
0
Vse budet horosho
(06.06.17)
tepene biner. yastık altındaydı dersin. hukuki olarak takarlarsa yine bir şekilde üzerler ama hukuki olarak yastık altındaki yatırımlarımı çıkardım dediğinde bir şey deme hakları yok diye biliyorum.
0
floydian
(06.06.17)
nereden buldun yasasini iptal etmisti hukumet en son..
0
ubi dubium ibi libertas
(06.06.17)
bu büyüklükteki paranın hesabını sorarlar.
0
alkolsuz icecek
(06.06.17)
Şu anda 6736 sayılı varlık barışı kanunu kapsamında belirli şartların sağlanması halinde uygun şekilde bildirimini yaparak yurt dışından döviz, altın vs getirebilirsiniz. Ya da yurt içindeki varlıklarınızı işletme kayıtlarına alabilirsiniz. bu durumda bu varlıklar için vergi incelemesi yapılmaz, herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaz, soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, vergi cezası ve idari para cezaları kesilmez. bu işin son tarihi uzatılmazsa 30/06/2017. Uygun yapılmazsa masak tepene çöker.
0
wallets wide shut
(06.06.17)
Para yastık altından çıkmayacak, başka bir hesaptan benim hesaba geçecek. Arada parayı takip kanalı var yani. Burada sorgulanan ben mi olurum yoksa parayı gönderen mi? Bir de yurtdışı değil yurtiçi hesaptan geçecek döviz cinsinde. Kitabına uydurmak hangi tarafa düşer burada?
0
🌸le cola nin umursanmayan formulu
(06.06.17)
Nerden buldun yasası diye bir şey Yok ancak kaynağının sorgulanmaması için bir engel de yok.
0
mevsimler
(06.06.17)
Sizin söylediğiniz durum gelir vergisi değil, veraset ve intikal vergisi kapsamına girebilir. Yani şahıslar arasında karşılıksız bir para transferi varsa bu vergi söz konusu oluyor. Babanın oğluna para vermesi bile bu kapsama giriyor. Vergi oranı da %10'dan başlayıp 30'a kadar çıkıyor.
0
mikro patlama
(06.06.17)
Kibristan hesabima 50bin tl para yattiginda kaçakçı muamelesi gorduysem o miktarda uykundan alirlar seni.
0
goodman
(06.06.17)
Kitaba uydurma kısmı her zaman paranın geldiği hesap sahibine düşer.
0
irene
(06.06.17)
Maliyeden önce banka sorar bu ne iş diye. Şüpheli işlem bildirimleri konusunu okuyun Google'dan.
0
orient blue
(06.06.17)
birileri çok fena bitcoinden vole vurmuş:D
0
hononu
(06.06.17)
Maliyeden önce banka sorar + 1
Hükümet maliyeyi kara para ile döndürüyor ama bankalar hep yurtdışı bağlantılı. Onların anti-money laundering bölümleri bu işlerle ilgileniyor. Kara paranın aklanması, uyuşturucu gelirleri ve terörizmin desteklenmesine karşı bu paranın nereden gelip nereye gittiğini araştırmak mecburiyetindeler.
0
SiyamkedisiZorro
(06.06.17)
(9)

Okumayı yeni öğrenmiş bir yetişkin için kitap tavsiyeleri

benimadımmayıs
Arkadaşlar selam, okuma yazmayı yeni öğrenen bir tanıdığım var. Kendisi çok hevesli; şimdi açıktan ortaokulu bitirmeyi düşünüyor. Okumasını pekiştirmek için kitap arıyor ama çocuklar için olan kitaplardan yeterince okuduğu için artık yetişkinler için olan kitaplardan almak istiyor. Böyle dilli basit
Arkadaşlar selam, okuma yazmayı yeni öğrenen bir tanıdığım var. Kendisi çok hevesli; şimdi açıktan ortaokulu bitirmeyi düşünüyor. Okumasını pekiştirmek için kitap arıyor ama çocuklar için olan kitaplardan yeterince okuduğu için artık yetişkinler için olan kitaplardan almak istiyor. Böyle dilli basit, az da olsa sürükleyici ve kalın olmayan hikaye/roman önerileriniz var mıdır? Herkese şimdiden teşekkürler.
0
benimadımmayıs
(01.06.17)
Öykü kitapları okuyabilir. Bence şimdilik çeviri kitap okumasın. Okuma alışkanlığını yeni kazanmaya başlayan ve sıkıldıklarını fark ettiğim arkadaşlarıma bunu söylediğimde, hepsi bir süre sonra çok olumlu dönüş yapıyor.
0
Phoebe
(01.06.17)
Küçük Prens.

Mutlaka okunmalı
0
MaNOfTheYear
(01.06.17)
ortaokul müfredatında olan kitaplar okunulabilir belki.
Benim öğrencilerimden bazıları Çizgili Pijamalı Çocuk okuyorlar mesela Türkçe dersinde. Anne Frank'ın günlüğünü okuyorlar. Kardelenler okuyorlar vs.

Bu kişi bir yetişkin olduğundan ve anadilini okumayı yeni öğrendiğinden illa içeriği basit olacak, çocuk kitapları gibi şeyler okumasına gerek yok bence. Algısı açık, çok cahil vs biri değilse, ilgi alanı olan herhangi bir öykü-roman vs ile başlayabilir.
0
sopiro
(01.06.17)
yetiskin kitabi olarak alper caniguz'un kitaplari olabilir. hem dili basit, hem de cok kalin degil.
0
pide
(01.06.17)
montaigne, denemeler
0
sik kullanilanlar
(01.06.17)
Sabahattin ali omer seyfettin hikayeleri.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.06.17)
@sopiro evet çok haklısın; onu da belki belirtmeliydim. Bu kişinin anadili Türkçe değil aslında ama gündelik olarak Türkçe'yi çok rahat kullanıyor. İçerik olarak daha basit, sürükleyici vs. olmasını belirtmemin nedeni kendisinin diğer türlü kitapları takip edemeyecek olması.
0
🌸benimadımmayıs
(01.06.17)
Agatha Cristie serisi gibi sürükleyici kitaplar olabilir. Ortaokul seviyesinde ilgisini çekebilecek kitaplar, dünya klasiklerinin basitleştirilmiş basımları olabilir.
0
SiyamkedisiZorro
(01.06.17)
Yaşar kemal ince memed. Çok ince değil ama aşırı sürükleyici.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.17)
(14)

alman mahkemesi sizlerce bu çok zor konuda ne karar vermelidir

sonsuz88
alman mahkemesi sizlerce bu çok zor konuda ne karar vermelidir18 yaşından küçük bir çocuk ölüyor facebook hesabı facebook yönetimince anı şekline getiriliyor ailesi şifreyi istiyor çocuk bizimdi öldü şifreyi verin hesap da bizim olsun diyor facebook o zaman siz çocuğun başkası ile mesajlaşmalarını o
alman mahkemesi sizlerce bu çok zor konuda ne karar vermelidir

18 yaşından küçük bir çocuk ölüyor facebook hesabı facebook yönetimince anı şekline getiriliyor ailesi şifreyi istiyor çocuk bizimdi öldü şifreyi verin hesap da bizim olsun diyor facebook o zaman siz çocuğun başkası ile mesajlaşmalarını okursunuz o kişilerin gizlilik hakları ihlal olur diyor aile ölen çocuklarının facebook hesaplarının şifresini alabilmek için facebooku mahkemeye veriyor almanyada olan bu olayın karar günü yarın Berlin'de salı günü verilmesi beklenen mahkeme kararının bu konuda yön gösterici olması bekleniyor

sizlerce mahkeme çocuğun facebook şifresini aileye vermeli mi vermemeli mi fikirleriniz nelerdir bence verilmesi gerekir.

finans.mynet.com
0
sonsuz88
(30.05.17)
Merhaba Oguz Atay,

Verilmemeli bence de.
0
buf-e kür
(30.05.17)
18 yaşından küçük olduğu için hayatının gizliliği yoktur gibi geliyor bana,
Hukukçu değilim, sadece okuma-yazma biliyorum :)

Verilmeli bence,
0
michael_knight
(30.05.17)
bence verilmemeli. 18 yaş diyoruz. gençliğinin baharı başlangıcı. o çocuğun kim bilir ne mesajlaşmaları vardır. facebuk2un anı haline getirmersi de bence çok güzelmiş.

5 yaşındaki bir çocuğun bile kendince gizliliği vardır. gizlilikle aile sorumluluğunu karıştırmamak gerek.
0
mahone
(30.05.17)
Ölüm şaibeli olduğu için yetkili makamlarla paylaşılmalı bence.
0
Ufuk
(30.05.17)
eğer kızın ölümünde cinayet şüphesi varsa, 18'İnden büyük olsa bile verilmeli. Doğal yollardan ölmüşse, bence verilmemeli. Çocukcağız öldü diye, tüm sırlarının ve onunla mesajlaşan insanların da sırlarının ortaya saçılmasına gerek yok.
0
agluna
(30.05.17)
Ölüm şaibeli olmadığı müddetçe 3. kişilerle paylaşılmamalı.
0
chitosan
(30.05.17)
verilmemeli bence. ya verilmesini bırak, ailenin şifreyi istemesi bile tuhaf bence. ne yapacaklar çocuğun hesabını? bizim de yakınlarımız öldü, biliyoruz az çok o acıyı, aklımıza hiç de böyle tuhaf şeyler gelmedi. hakikaten çok tuhaf değil mi bu? bir de mahkemeye vermişler. acayip.

ha ölüm sebebini falan bilemiyorum tabii. normal şartlarda verilmemeli.

edit: ah be intihar mı başka bir şey mi diye bakıyorlarmış. okumadan yazdım. bu bilgiyi de eklemek lazımdı. verilmeli o zaman tabii ki.
0
soso
(30.05.17)
Ölüm sebebi belirsiz oldugu icin verilmeli.
0
terlik yutan canavar
(30.05.17)
ölüden kalan herşey mirasçısına aittir.
çocuğun günlüğü varsa mirasçısına okutmayacaklar mı?
ya da çocuğun bilgisayarına, telefonuna format atıp mı verecekler özel hayat ihlalı olmasın diye?
0
supermatik
(30.05.17)
Bence vermelidir. 2 ay once teyze oglu rahmetli oldu belcikada. Oradan supheli ölüm raporuyla buraya gonderildi.burada adli tip kalp krizi olduguna karar verdi. Dolayisiyla suphe olustu.bu islerden anladigim icin aldim telefonu yaziciogluna götürdüm. Butun hesaplari gorebildigimiz gibi son ekran pencerelerine dahi ulasabildik. Neyse ki kötü bir sey yoktu. Bu durumda da keske aile legal degil de illegal yoldan cozseydi de bu kadar ugrasmasiydi.
0
goodman
(30.05.17)
Ben mahkeme reyizi olsam saygın bir meslekten birine hesabı verir mesajları okuturdum, çocuğun özel hayatını inceletirdim ona buna yürüyüp ailesinden filan bahsettiyse o mesajları silip hesabı aileye verirdim. İyi incelenmeli ama. Hatta bu incelemenin kriterleri falan belirlenebilir. Ben öleceğimi bilsem mesela hesaplarımın aileme verilmesinden kesinlikle rahatsız olurdum. Yemin ediyom bunu bilsem döner gelirim ahsjhsj Düşünsenize kızlara yürüyorsunuz sonra ölüp gidiyorsunuz aileniz hesabı alıyo tüm özel hayatınız belki aileniz hakkında ne düşündüğünüz ortaya çıkıyor. Neyse uzun lafın kısası birine inceletip verirdim.
0
freetakilir
(30.05.17)
Facebook hesabının olması için belli bir yaş olması gerekmiyor mu? Biliyorum bebeye bile FB hesabı açıyorlar ama bir yaş sınırı vardı sanki.
0
SiyamkedisiZorro
(30.05.17)
tabi ki veremez . kişiye özeldir . çocuğun paylaşımları zaten ailece görülebilir .
0
taylor durden
(30.05.17)
sonucu da yazalım bari. mahkeme kabul etmemiş, şifre verilmiyor.

www.dw.com
0
soso
(31.05.17)
(21)

Kızların kendilerinden büyük erkeklere ismiyle hitap etmesi

mete kudur
Özellikle eli yüzü düzgün hanımlarda çok daha sık görüyorum, iş hayatında tavan yapıyor. İnşaat ve hukukla alakalı çalıştım/şimdi yatıyorum da ben ve sürekli samimiyete en ufak bir yer verdiğinizde bey kendisini abi'ye bırakacağına yekten isme evrilip cilveleşmeler oluyor. Veya sizin arkadaşınız ol
Özellikle eli yüzü düzgün hanımlarda çok daha sık görüyorum, iş hayatında tavan yapıyor. İnşaat ve hukukla alakalı çalıştım/şimdi yatıyorum da ben ve sürekli samimiyete en ufak bir yer verdiğinizde bey kendisini abi'ye bırakacağına yekten isme evrilip cilveleşmeler oluyor. Veya sizin arkadaşınız olan bir hanımdan bahsederken ona da ismiyle hitap ediyor. hatta sizin bile abla dediğiniz birisinden de ismiyle hitap ediyor. arada nereden baksan 11 yaş var, az daha olsa seni doğurabilecek durumda zaten o kadın.

ben saygı adaplarına takılan birisi değilim, belki aranızda bunu az çok anlayanlar olmuştur ama bu durumu saygı/saygısızlık olarak değil de bir nevi bilinçli bir olay olarak görüyorum.

yani amirlerimle filan konuşurken ben bilinçli olarak asla ''siz'' kalıbını kullanmam, çünkü geçmişte yaşadığım bence acıklı bir olay var, o gün de geri adım atmamıştım şimdi de ''siz'' kelimesiyle göstermelik saygı tanımı vurgulamıyorum. Bu kadınlarda ki bununla da alakalı değil.
Kültürel olarak da mesela yurtdışında çok alışılageldik birşey isimle hitap edilmesi, ben zaten yabancı iş arkadaşlarıma bu yüzden hiç bir uyarıda bulunmadım çünkü onların ki kültürel miras ama bizde ki öyle de değil.


Bazen acaba bundan rahatsız olan tek ben miyim, yoksa bunu doğru anlayan tek ben miyim diye 2leme düşüyorum.
0
mete kudur
(29.05.17)
bunun nedeni tamamen, o bahsedilen kişiyi "asagi" görme cabasi bence.
ayni seyi, bir cok calisan, kendi üstleri için de yapıyorlar.
0
for the record
(29.05.17)
rahatsız olurum ve kesinlikle izin vermem.
0
elvedui
(29.05.17)
bence üzerinde düşünmeye bile değmez. bir kadın sizinle cilveleşecekse "mete kudur bey" diyerek de cilvenin allahını yapabilir, ya da "mete kudur'cum" diyerek de iş arkadaşlığı seviyesini koruyabilir.

bir kadın olarak hepsi yaşça benden büyük erkeklerin arasında çalışıyorum. müdürler dışında herkese adıyla sesleniyorum. kaldı ki ne diyeceğim zaten, aynı işi yaptığım aynı seviyede olduğum insanlara "bey" demem, "abi" desem o ne öyle mahalle bakkalı gibi.
müdürlere "bey" diyorum, o da tamamen saygıdan. yaşla alakası yok.

iş hayatı dışında da böyle bu. arkadaşım seviyesindeki herkese ismiyle hitap ediyorum ve bu güne kadar "şu adam da benden 15 yaş büyük ama çok yakışıklı ya. abi demiyim şimdi yarın öbür gün lazım olur" diye düşünmedim hiç.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(29.05.17)
seni bağlayan durumu göremedim. kadın kendinden büyüklere abi değil de ismiyle hitap ediyomuş. ee? yani?
ayrıca 11 yaş için az daha olsa seni doğurabilecek durumda demek saçma değil mi?

@subjektif soru sorup da beğenmediklerine tik atmamak ben duyuru kullanmayı bilmiyorum demekle eş değer.
0
elorelia
(29.05.17)
tıp fakültesinde, uzmanlığını almak üzere olan kadın bölümdeki yar. doç hatta prof. hocalara yasemin abla, neşe abla filan diyor
asıl bu acayip geliyor bana
abla/abi demeyelim, siz de demeyelim (öğrecisine "siz" diyen hocalarım da var bu arada ama az)
e ne diyelim?
Allah'tan akademide "hocam" var dışarıda o da yok, ne diyeceğiz?
hanım/bey diyorum ben sürekli.
ismiyle hitap ettiğim adam yok gerçi de olsa da cilveden değil.
0
niye ama
(29.05.17)
Bu abi abla olayı da bir tür köylülük, ailen ne güzel isim vermiş tabii ki o kullanılacak. Ha arada resmiyet vardır hanım-bey olur ama ben bu abi- abla bekleyen tayfaya sırf ibnelik olsun diye bile ismiyle hitap ederim, benden 10 yaş küçük herhangi bir insanın da bana abi demesini beklemem. Bir tek kardeşimin bana abi demesi benim için yeterli. Kimse kimseye abi-abla demek zorunda değil, bu hayali ve gereksiz bir hiyerarşinin oluşmasına neden oluyor sadece.
0
angelus
(29.05.17)
Ben birlikte çalışılan insanlara bey/hanım şeklinde hitap etmek icin onlarin benden ust mevkide olmasi gerektigini dusunmuyorum. Arada samimiyet yoksa ve yaş farkı cok fazlaysa bey/hanimdir benim icin. Abi abla samimiyetine gerek yok is ortaminda. Kendimden cok buyuk insanlara onlar açıkça öyle istemedikce ismiyle hitap etmem. Samimiyet olur o zaman ismiyle hitap edilir.
0
aquarium
(29.05.17)
abi-abla hoşuma gitmeyen hitap şekilleri. yerine göre bey-hanım da aşırı resmi kaçıyor. yeterince yakın olduğum abi ablalara ismiyle hitap ediyorum .
0
sedat peker in yegeni
(29.05.17)
2.5 yaşında kızım adımla hitap ediyor.
0
jamswety
(29.05.17)
Ben rahatsız olmam. Bence herkes istediği gibi hitap edebilir. ben bazen abi diyorum bazende yaptığım iş gereğince "coach" diye hitap ediyorum. (spor sektörü) muhasebe kısmında çalışan kadına da yönetici olduğu için hanım diyorum. Baya bi karışık yani :) içimden nasıl geliyorsa öyle davranıyorum. Bazen sizli bizli konuşuyorum bazen direk senli benli..
0
powerpufgirl
(29.05.17)
Hanım / bey varken abla abi demek gereksiz samimiyet.
0
cabiday
(29.05.17)
abi, abla kesinlikle kullanmıyorum. iyi tanımadığım herkese yaşından bağımsız olarak hanım/bey diyorum.
benden büyük olan ama aynı konumda ya da nispeten yakın çalıştığım kişilere de (aynı ofis vs) ismi ve siz diye hitap ediyorum. "Siz de çay ister misiniz, Elif?" gibi saçma bir şey oluyor ama herkes benim böyle garip konusmama alıştı, yadırgamıyorlar.
0
sopiro
(29.05.17)
büyüklere ismiyle, küçüklere de "canım" diye hitap ediyorlar. nedendir bilmem.
0
eindaclub
(30.05.17)
gayet profesyonel bir davranış bence, erkekler yapamıyorlar.
0
ravenudon
(30.05.17)
abi derim faka bu benim o dediğim kişiden kafaca yüksek olduğum durumlarda olur,hanım bey derim bu da onlara iş yaptırırken .. yani kısacası ne söylediğinizin önemi yok nasıl ve ne için söylediğinizin önemi var ..
restoranda garsona 'patron' diye seslenirim, iş hayatında bazen müdüre 'üstad' derim.. neden çünkü ast ve üste iş yaptırmak zeka gerektirir
0
taylor durden
(30.05.17)
Abi / abla iş hayatına uygun hitaplar değil bence. Hanım / bey olur, onlar olmazsa zaten isim olur. Çok uzun yıllardır aynı iş yerinde çalışıyorum. Daha yeni direktör oldum. Beraber çalışırken ismiyle hitap ettiğim kişiye kendisi direktör olunca da ismiyle hitap ettim. Yeni tanıştığım junior arkadaşa da (eğer bir okul vs. bağımız yoksa ) bey / hanım diye hitap ederim. Ama şöyle bir gerçek var, düne kadar mesafeli olduğum için kendilerine Bey / Hanım dediğim direktörler şimdi bana "bey'i / hanım'ı kaldıralım" diyorlar. E aramızda böyle bir konuşma geçtikten sonra bey/hanım demem yakışık almaz.
0
SiyamkedisiZorro
(30.05.17)
anne babam yaşındaki uzmanlar dahil olmak üzere tüm uzmanlara, yard.doç/doç ise de genç görünmesine göre abla/abi. prof. ise hocam diyorum. ha bir de çok samimi olmadığım erkek asistan arkadaşıma da x hocam diyorum. kız ise zaten adı ile hitap ediyorum. Yürüme ihtimalim olan az samimi biri olsaydı işyerinde, muhtemelen ya hitap etmezdim, ya da x bey derdim. Olay yürümeyse böyle de olur +1
0
fallopian
(30.05.17)
bey/bayan + siz'li cümleleri önlerine yığmak gereksiz bir yakınlık, yılışıklık fikrine set oluyor. saygı'nın hangi kelimeyle göstermelik olduğunu ya da olmadığını belirlemek de bana kalırsa son derece kusurlu, birisi de çıkıp böyle düşünenler göstermelik saygı içindeler diyebilir, der de. Neyse, kimin nasıl düşündüğüne kafa yormak da gereksi diyorum, iyi çalışmalar diliyorum



edit: tik umrumda değil de başkalarına fikir sorup bunları da cevap kabul etmeyerek saygısızlığın da dik alasını yapmış oluyorsunuz. Bakın, sizin için güzel bir alternatif daha var, wordpad!
0
gkct
(30.05.17)
bizim kültürümüzden gelen bir davranış şekli, kadınlar her zaman kendinden yaşça büyükler ile onların potansiyel erkek arkadaş adayı olduklarını düşünerek, isimleriyle hitap kullanırken kendinden yaşça küçüklere kendilerince "arkadaşça" düşündükleri hitapları kullanabiliyorlar. bu her zaman böyle değil ama genel olarak böyle bir düşünce biçimleri var. ben biraz büyük gösteren biriyim ve yaşımı öğrendiklerinde değişen hitaplarla karşılaştığım çok oluyor :)

tabii bunlar çok önemli değil. kadınları doğaları için suçlamak iyi birşey olmaz beyler.
0
empty bottle
(30.05.17)
Ben takilmiyorum oyle seylere ya. Ben de kendimdem cok buyuk kizlara ismiyle hitap ediyorum cunku:)

Bir de nasil alisirsan oyle gidiyor, buyuklere ismiyle hitap edilmez diye ogrendigimiz icin abi/abla denmeyince rahatsiz oluyoruz. Herkesin ismi var aslinda, isim neden konuluyor? Ismiyle cagirmak icin:) Bence cok kasmaya gerek yok:)
0
stavro
(30.05.17)
Evet bir saygısızlık saygısızlaşma var. Amerikan filmleriyle asimüle olmuş bir coğrafyada yaşıyoruz. Toplum kullandığı dildeki 3. tekil şahsı nereye koyacağını şaşırmış durumda.


Bunun dışında feministler medyayı ele geçirirken erkekleri reklamları, dizileri, filmleri kullanarak ciddi şekilde aşağıladılar. Bunun sonucu olarak da erkeklere karşı elle tutulur bir saygısızlık oluştu. Arşivimdeki örneklerin bazılarını buraya yazamam bile. Sonradan kadınlara neler yaptıklarının öğretilmesi gerekti. Medyada neler döndüğünden haberiniz yok tabi.


Aşağılamanın etkilerini gidermek için müdahele ettiğim başlıkların sayısı 20 olmuştur. İki tanesi aşağıda.
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com


Babayı nasıl itibarsızlaştırmışlardı? Reklam sloganlarından sadece birkaçı aşağıda.

● Bu iyiliği babanız olsa yapmaz. - Banka reklamı.

● Denizden babam çıksa yerim.

● Babana bile güvenme. - Baba yemeği döker anne gelmeden hemen önce bebek dökmüş süsü verir.

● Babana benzeme kendin ol. - Kızlar sokakta yürüyen bir erkeği arabalarına gezmeye davet eder. Adam emniyet kemeri olmamasını neden göstererek reddeder. Baba figürü içi geçmiş antika olarak gösterilir vs.

● DSLR kullanan yaşlı erkek fotoğrafçının (baba figürü) yakalayamadığı kareyi cep telefonuyla yakalayan ergen.

Hepsini sayamam. Aralıksız arka arkaya yapılmış tek hedefe odaklı reklamlar. Nedensellik ilişkileriyle birlikte tez yazmamı beklemeyin.



Bir zahmet bakın: Üniversitelerdeki FETÖ Tipi feminist Yapılanma



AKP'nin bilgisi dahilinde oluyor bunlar. Recep bahsetmişti! Bir başka AKP'li de CHP'lilere ithafen son referandumda AKP'nin bayan oylarının %60'ını almasını nereye koyacaklarını düşünsünler onlar dedi. Satın bakalım...
0
neotunc
(30.05.17)
(3)

bunu nasıl çevirelim

gneral
EDİT: ayıp olmasın diye şık dedim bakalım...consevativeevet arkadaşlar kelime bu,knitted conservativeuluslarlarası bir giyim markasında bazı ürün gruplarını tanımlamak için kullanılıyor.sözlük anlamına baktım da, muhafazakar giyim denemez, gösterişsiz giyim denemez. ne diyem ben buna, mahmut mu diye
EDİT: ayıp olmasın diye şık dedim bakalım...

consevative

evet arkadaşlar kelime bu,

knitted conservative

uluslarlarası bir giyim markasında bazı ürün gruplarını tanımlamak için kullanılıyor.

sözlük anlamına baktım da, muhafazakar giyim denemez, gösterişsiz giyim denemez. ne diyem ben buna, mahmut mu diyem?

bunu stok kartı için çevirmem gerekiyor.

muhafazakâr
conservative, Tory
tutucu

conservative, uptight, sectarian, fanatic, fanatical, hidebound
ölçülü

measured, restrained, moderate, sober, conservative, dimensional
göze çarpmayan

unobtrusive, inconspicuous, retiring, conservative
eski kafalı

fossil, grubby, superannuated, conservative, fogeyish, fogyish
riske girmek istemeyen

conservative
gösterişsiz
0
gneral
(22.05.17)
sade'yi bir düşün
0
reavelyn
(22.05.17)
ben burada klasik veya ölçülü derdim sanırım
0
SiyamkedisiZorro
(22.05.17)
Çomarik
0
zirrealist
(22.05.17)
(5)

kabak ile yapılan yemekler

tabudeviren
kabak kızartması haricinde, kabak ile yaptığınız/tattığınız ve beğendiğiniz bir yemek var mı? varsa isim veya kullandığınız tarif atar mısınız?
kabak kızartması haricinde, kabak ile yaptığınız/tattığınız ve beğendiğiniz bir yemek var mı? varsa isim veya kullandığınız tarif atar mısınız?
0
tabudeviren
(22.05.17)
Zeytinyağlı kabak kavurması
0
hayde bre
(22.05.17)
Sandal sefası
Karnıyarığın patlıcanla değil de kabakla yapılan versiyonu
Hafif ve lezzetli
0
esmeralda
(22.05.17)
Mucver ama firinda.

Ya da yogurtlu kabak kavurma.
Kabagi rendeleyip kavuruyoruz sonra sarimsakli yogurtla karistiriyoruz
0
kuehles blondes
(22.05.17)
Minestrone (taneli sebze çorbası, içine muhakkak kabak)
Sütlü kabak çorbası
Kabak Borani
Fırında peynirli kabak (Sandal sefasına benziyor, ama içine kıyma yerine maydonozlu beyaz peynir üzerine de kaşar rende
Tabii ki peynirli kabaklı börek
0
SiyamkedisiZorro
(22.05.17)
Fırında beşamel soslu kabak / kabak graten.
0
ms brownstone
(22.05.17)
(7)

Nafaka

basubadelmevt
Iki kisi evleniyor kadin vr adam.Daha sonra bosanma halinde adam nafaka ödüyor.Cocuk yoksa ortada neden ödeniyor bu nafaka?Kadın engelli mi veya yatalak mı?Girsin bi işe calıssın.Anlayamıyorum pek bu isi.Belki kacirdigim noktalar vardir.
Iki kisi evleniyor kadin vr adam.Daha sonra bosanma halinde adam nafaka ödüyor.Cocuk yoksa ortada neden ödeniyor bu nafaka?Kadın engelli mi veya yatalak mı?Girsin bi işe calıssın.Anlayamıyorum pek bu isi.Belki kacirdigim noktalar vardir.
0
basubadelmevt
(22.05.17)
evet 2017 norveçinde dediğin mantıklı olabilir ama 2017 türkiyesinde önce babasının sonra da kocasının evinden başka bi yer görmesi izin verilmeyen kadınları düşününce mantık çöküyor.

ha kadının maddi durumu iyi olup, ailesi arkasında veya işi gücüvarsa ve ona rağmen nafakanın peşinde ise o saçma.
0
elorelia
(22.05.17)
iştirak nafakası velayeti alan eşe veriliyor, yoksulluk nafakası da boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek eşe kusursuz ya da daha az kusurluysa veriliyor. fark ettiyseniz cinsiyet belirtmeden yazdım. pratikte dediğiniz gibi olmasının sebebi de türkiye'de genellikle erkeklerin maddi anlamda kadınlara nazaran daha kudretli olması.
0
embermane
(22.05.17)
işi gücü olan kadına nafaka ödenmez benim bildiğim kadarıyla. zaten doğrusu da bu. ha kadın, erkek yüzünden okulunu bırakmış, ne bileyim işinden gücünden edilmişse seve seve o adam o nafakayı ödemek zorunda.
0
golgi aygıtı
(22.05.17)
Kadın çalışamayacak durumda ise mesleği yoksa ve yoksulluğa, perişan bir hâle düşecekse yoksulluk nafakası verilir. İştirak nafakası da çocukların giderlerine verilir. Ben kadın açısından düşündüm çünkü Türkiye'de kadınların çoğu çalışmıyor. Bu yüzden herkesin aklına ilk kadın geliyor.

Kadın eşini aldatmışsa bu zaten verilmez. Kusur onda ise alamaz.
0
tahin pekmez yoğurt
(22.05.17)
bu işte çok acayip dengesizlikler var. devlet memuru olup nafaka alan çocuksuz kadınlar varmış. devlet memuru kadına yoksulluk nafakası da neyin nesi? yahut gayet islamcı hatunlar var her b.kta şeriatı savunurlar, iş nafakaya gelince birden medeni kanuna tabi oluyorlar sanki islam hukukunda nafaka var.
öte yandan çocuğun nafakasını bile ödemeyen, ödememek için yasal işte çalışmayan, sigortasız çalışan, adres bildirmeyen adamlar da var.

Girsin bi işe calışsın noktasından genel olarak uzağız- haklısın ama işte realite başka. evlenince kadın işi bırakıyor. çalışsa bile kadın tayin istiyor, düzenini bozuyor, bu o kadar normal görülüyor ki evlenen kadın işten ayrılıp kıdem tazminatını alabiliyor :) ev işi kadının ödevi gibi görülüyor ve kadın bunları para almadan yapıyor. kadının alttan alması bekleniyor. çocuk varsa zaten tüm yük kadında...
0
niye ama
(22.05.17)
ülkedeki herkes bizim çevremizde gördüğümüz insanlar gibi değil. ben şimdi kendi açımdan düşününce çocuksuz boşansam beş kuruş istemem. ama ne hayatlar var eşini evden çıkartmayan, şiddet uygulayan, çalışmak istese de izin vermeyen insancıklar. bu kadın boşansa en azından iş bulana kadar ciddi ekonomik sıkıntı yaşayacak o adam yüzünden. kadının işini keyfi için elinden alıyorsa ödeyecek bi zahmet.

iki kadını aynı anda imam nikahıyla idare eden, foyası ortaya çıkınca ikisini de ortada bırakan adamlar, üstte bi arkadaşın dediği gibi çocuğuna nafaka vermemek için kendini işsiz gösteren adamlar... bu işler onların insafına bırakılamaz. resmi nikah, nafaka gibi şeyler bazı kadınlar için hayat kurtarıcı olabiliyor.

şehirli, çalışan kazanan iki insan çocuksuz şekilde ayrılınca bence de nafaka olmamalı. şiddet, aldatma vs. varsa nafakadan bağımsız tazminat olabilir ödesin:)
0
nocturnus
(22.05.17)
Elorelia ve tahin pekmez yazmışlar zaten.

İslam hukuku nafaka vermiyor belki ama mehir denen bir hikaye var. Boşanınca adam kadına ödüyor. Evlenirken hep konuşulur da ödeyen adam görmedim ben.
Dengesizlik her bir yanda, evlenince eşimi çalıştırmam diyen bir sürü bağnaz / maço nfaka ödememek için bin dereden su getirtiyor.
Dileyelim ki kadınların elin herifine muhtaç olmayacakları bir dünya olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(22.05.17)
(7)

kuru zencefil ile ne yapabilirim

proletarier aller lander vereinigt euch
bir sürü kuru meyve aldım denemek için asıl amacım yulafın içinde veya yanında yemelikti. sonuç olarak favorilerim muz ve hindistan cevizi oldu. ancak bir de zencefil almıştım böyle yumuşak(zencefil kurutulunca nasıl yumuşak olabiliyorsa artık o kadar anlamadım ama yapmışlar bir şekilde herhal) çok
bir sürü kuru meyve aldım denemek için asıl amacım yulafın içinde veya yanında yemelikti. sonuç olarak favorilerim muz ve hindistan cevizi oldu. ancak bir de zencefil almıştım böyle yumuşak(zencefil kurutulunca nasıl yumuşak olabiliyorsa artık o kadar anlamadım ama yapmışlar bir şekilde herhal) çok hafif tatlı(tatlandırılmış sanırım) bu zencefili beğendim ama merak ettiğim şey şu, çaya falan atılır mı acaba bu veya başka ne gibi şekillerde kullanabilirim çünkü taze kök zencefil tüketemiyorum hiç ve besin değerleri için tüketmek istiyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.17)
Ben çaya katıyorum. Tatlılara da çok az katılabilir. Bitki çaylarına eklenebilir. Arkadaşım pişirmeden önce azcık mercimek çorbasına koyuyordu.
0
tahin pekmez yoğurt
(18.05.17)
hangi çaya mesela? yeşil çaydan başka pek bir çay içmediğim için. bir de ara sıra sallama melisa işte. siyah çaya zaten yakışmaz sanıyorum.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.17)
Ben limonlu açık siyah çaya atıyorum birazcık. Ihlamura da atıyorum. Sadece sıcak limonlu suya da atabilirsin.
0
tahin pekmez yoğurt
(18.05.17)
ofiste bayıla bayıla yiyoruz. özellikle kış aylarında hemen boğazı ısıtıp rahatlatıyor.
0
cliquot
(18.05.17)
Ben sebze corbasina ve tavuk suyuna çorbanın içine biraz ekliyorum muhakkak.

Annem kefir,zencefil, zerdecal, tarçın karıştırıp içer.
0
fraise
(18.05.17)
su bal zencefil karışımı yapardı eski sevgilim. tadına hiç bakmadım gerçi nasıldır bilemiyorum.
0
embermane
(18.05.17)
Besin değeri için diyorsanır zencefil şekerlemesinde besin değeri kalmamıştır ki. Ama boğazınız hasta olduğunda pastil gibi emebilirsiniz. Ihlamura da yakışır ama sadece tad olarak.
0
SiyamkedisiZorro
(18.05.17)
(15)

çalıştığım yere rakip olarak yeni bir firma kurayım mı?

karsinin aksisi
uzun süredir aynı yerde çalışıyorum ve yeteri kadar değer görmediğimi hissettiğimden dolayı işten ayrılıp kendi firmamı kurmayı düşünüyorum. uzun süredir çalışan ve benim gibi düşünen üretimin bel kemiği ustamız da var. kendisiyle beraber istifa edip şuan ki çalıştığım yere rakip olacak bi üretim ha
uzun süredir aynı yerde çalışıyorum ve yeteri kadar değer görmediğimi hissettiğimden dolayı işten ayrılıp kendi firmamı kurmayı düşünüyorum. uzun süredir çalışan ve benim gibi düşünen üretimin bel kemiği ustamız da var. kendisiyle beraber istifa edip şuan ki çalıştığım yere rakip olacak bi üretim hane kurayım mı? bu riski alayım mı?

kosgeb'ten destek alıp zaman içinde çok çalışarak ayakta durmayı başarmak istiyorum.

üretim yaptığımız ürünü türkiye'de başka bir firma üretmiyor, yurt dışına satma potansiyeli de var. Şuan ki çalıştığım firmanın eksiklerini biliyorum geliştirip firmanın önüne geçme ihtimalim de ama işletme ile ilgili bilgim yok. bi işletme nasıl yönetilir fatura vs pek bilgim yok.

konu ile ilgili ne düşünürsünüz?

Herhangi bir sözleşmem yok.
öyle ki sigortamı bile aldığım maaş üzerinden göstermiyor bunlar. bide hacı hoca diye geçinirler toplamda 6-7 tane kişisel vasıtaları dünya kadar gayrimenkulleri var. cidden koymaya başladı artık.

makine mühendisiyim ve şuan ki işimde yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyorum ve ustamızda 20 yıllık usta. güçlü olduğumuzu biliyorum.
Kosgeb desteği için evet öncesinde eğitim alınacağını sonrasında proje sunulacağını ve harcama yapıldıktan 3-4 ay sonra parayı alacağımı da biliyorum.
1 sene zaten gözümde değil de 1 seneden sonra toparlayabilir miyim onu bilmiyorum. Risk işte alınabilir mi sizce?
150 bin lira başlangıç sermayesi olarak düşünebilirsiniz.

ürünlerde farklılıklar olacak. birebir aynı olmayacak. ayrıca türkiye pazarı dar yavaş yavaş büyüyor şuan bizim şirket büyüklüğünde başka bir şirket olsa iki şirkette doymaz. ben hedeflerim arasında yurt dışı olacak. tek şirket olduğu için karlılık oranı çok yüksek.
0
karsinin aksisi
(17.05.17)
bence alınabilir bir risk. ben olsam yapardım.
0
sta
(17.05.17)
Sözleşmenizi iyi inceleyin, büyük bir firmada çalıştığım bi dönemde ayrıldıktan bir sene önce aynı sektörde çalışmam bile yasaktı, hukuki olarak bir cezası olabilir yapacağınız şeyi bu tip maddelerin altına imza attıysanız başlangıçta.
0
kullanıcıadımbuolsun
(17.05.17)
fatura en kolay konu.
sizin için önemli olan; kuruluş ve işletme sermayeleri olacaktır.

yaptiginizin yatirimin geri donus suresine gore elinizde yeterli sermaye varsa, yapılabilir. zaten pek cok işletme bu sekilde kuruluyor.
0
for the record
(17.05.17)
bu şekil bir çok hikaye duydum, işi iyi biliyorsanız, iyi bir araştırma sonucu karar vermenizi öneririm.
0
Apocalypse
(17.05.17)
Birikimden hiç bahsetmemişsiniz. Ben şu anda bir iş yeri açacak olsam, en az bir yıllık kira masrafımı kenara koymadan hiçbir adım atmam. Amcamın oğlu kendi işini kurdu bir iki yıl önce. Sanayide kiraladığı iş yerinin bakımı, makinelerin yerleştirilmesi, işlerin oturması üç ay kadar sürdü. Bu sürede hep kira ödedi. Bir iş yerinin kirası 3 bin lira olsa, üç ayda 9 bin lira kira masrafınız oluyor. Üretim için gerekli makineleri temin etmek de maliyet demek. Çalışanlara da işe girdikleri andan itibaren maaş vermeniz gerek. KOSGEB desteği hemen verilen bir destek değil. Öncesinde girişimcilik eğitimi veriliyor. Sonra bir dosya hazırlıyorsunuz ve o dosyayı inceledikten sonra destek verilip verilmeyeceğine karar veriyorlar. İşletmeyi yönetirsin, o sıkıntı değil de, imalat kısmı ayrı bir konu. Makine mühendisiyseniz belki bir şansınız var ama tekniker/teknisyen iseniz bence kurmayın derim. İmalatta malzeme temininden tutun, ürünlerin kalite kontrolüne kadar bir sürü sorun çıkıyor. İyi bir ekip kurmadan, sadece bir ustayla yola çıkmak mantıklı değil. Daha açık bir plan yapın.
0
dissendium
(17.05.17)
Bana bir başarı hikayesinin başlangıcı gibi geldi. Ben henüz cesaret edemedim.

Şunu da şuraya bırakayım. www.youtube.com
0
fyodor dostoyevski
(17.05.17)
kosgeb'e güvenip yola çıkmayın.
0
müftü
(17.05.17)
KOSGEB'e fazla güvenmeyin +1

evrak işleri için mali müşavir ile anlaşabilirsiniz.
0
cemiyetin ünlü siması
(17.05.17)
Kosgeb'e güvenmeyin, ama sadece diğer arkadaşların dediği sebepten ötürü değil. Siz işe başlar başlamaz eski şirketiniz size dava açacak. Ürünlerini ne şekilde korumaya aldıklarını biliyor musunuz? Fikri / sınai haklarını korumaya almışlarsa hem size dava açarlar hem de bu dava varken kosgeb zırnık vermez.
Öte yandan bu şirket ne kadar eski? BU zamana kadar nasıl rakipsiz kalmışlar. Hacı hoca ayrı mesele de asıl mafioso tipler var mı? Ben bundan daha bir çekinirdim açıkçası.
0
SiyamkedisiZorro
(17.05.17)
Hem durumuna hem de yazina bakarak idari isler icin bir ortak almani oneririm.
0
dunal
(17.05.17)
patronlar cesaretleri ve vizyonları olduğu için patron oluyor genelde. sabancı-koç gibi devleri kastetmiyorum illa. yanında çalıştırdığı ustası, komisi, sekreteri, şoförü kendisinden daha vizyon sahibi olan kişiler var. ve üstelik bunların üç beş birikimi/kaynağı da var.

uzun süredir kendi işimi kurmayı hayal ediyor/planlıyorum. maddi olarak hiç öyle bir imkanım olmadı/olmuyor.

kosgeb girişimcilik eğitimi aldım ve sertifikam var. tek gereken başlangıç sermayesi.

kosgeb'e çok güvenme ama çok da vehimlere/korkulara düşme. her ihtimali ama özellikle her olumsuz ihtimali düşünerek yap planını.

neden olmasın? neden başaramayasın?

şimdiden başarılar...
0
runagain
(18.05.17)
Bence kesinlikle deneyin ama yola çıkmadan araştırma ve planlamanızı uzun uzun yapıp defalarca üstünden geçin. İlk zamanlar çok çalışmanız gerekebilir ama şunu unutmayın emek olmadan olmuyor. Bir ustadan bahsetmişsiniz, usta ile aranız şu anda iyi olabilir, çok iyi anlaşıyor olabilirsiniz ama iş ortaklık ya da kendi işinize gelince tavırlar değişebilir. Bunun için herkesin firmadaki yapacağı iş, ortaklıktaki yeri, şirketin prensipleri falan konuşun hatta yazıya dökün derim ben. Şimdiden hayırlı olsun.
0
kraldan cok kralci
(05.12.18)
aynı şeyi ben de düşünüyorum. firmanın muhasebe işlerine bakıyorum. işten hiç anlamamama rağmen ciddi ciddi düşünüyorum hem de. kosgeb'i ekstra gibi düşün. hep öyle bir para gelmeyecekmiş gibi gir işe. gelirse oh ne ala.

yapabileceğine inanıyorsan ve kendine ve ustaya güveniyorsan gir işe. dikkatli, becerikli, meraklı ve çalışkan bir ön muhasebe elemanı da bulursan sırtın yere gelmez.
0
naksidil
(05.12.18)
su anki sirketine kizmissin. orada deger gormedigini hissediyorsun. onlarin batmasini istiyorsun. batmalari icin onlara rakip bir sirket kurmayi dusunuyorsun. boylece kendini iyi hissedecksin, ocunu(sana deger vermeme durumu) almis olacaksin.

ben olsam bu sebeple bir is baslatmam. ofkeyle kalkan zararla oturur. her zaman sakin bir kafayla hareket etme taraftariyim.

ancak, yazinin devaminda bu iste firsat oldugunu belirtmissin. bir isik var. bu nedenle is baslatilabilir.

sonuc olarak, evet firma kur ancak is kurma amacin onlar olmasin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(05.12.18)
kur
0
jimicik
(05.12.18)
(7)

İlk önce iyi insan olmak mı yoksa mutlu insan olmak mı?

ramazanali
Sizce hayatta öncelikli olan iyi olmak mı yoksa mutlu olmak mı? Mutluluk için iyilik feda edilir mi? Ya da hangisine odaklanmak lazım ?
Sizce hayatta öncelikli olan iyi olmak mı yoksa mutlu olmak mı? Mutluluk için iyilik feda edilir mi? Ya da hangisine odaklanmak lazım ?
0
ramazanali
(17.05.17)
Bencil bir insan olarak mutlu olmayı öncelikli alıyorum. Zaten genelde iyilik mutluluk getiriyor.
0
pastörizesüt
(17.05.17)
Bunların ikisi birbirinden ayrılmak zorunda değil ki, hem iyi hem mutlu olunabilir. İyi olmak demek önüne gelene kendini ezdirmek demek değil. Ayrıca, mutlu olmanın yollarından biri de başkalarına yardım etmek. Hatta bir Çin atasözü vardı: Bir saat mutlu olmak istiyorsan, kestir. Bir gün mutlu olmak istiyorsan, balığa git. Bir yıl mutlu olmak istiyorsan, servet kazan. Bir ömür mutlu olmak istiyorsan, yardım et. Önceliği birbirinde ayırmıyorum; kötü ve mutsuz olmamaya çalışmak yetiyor genelde.
0
aychovsky
(17.05.17)
Mutlu olmak icin iyi olmaman lazim. Iyiler gercekten iyiler mutlu olmaz olamaz.
0
brad pitt
(17.05.17)
açılın insanoğlundan tüm ümidini yitirmiş pesimist ruh sizin de içinizi karartmak için ayağınıza geldi.

Ben insanın kendine yaramayacak hiçbir şey yapmayacağını iddia ediyorum.

karşılıksız iyilik yapan ve bunu kimsenin bilmemesi için çaba harcayan biri dahi, sırf kendini iyi hissetmek adına iyilik yapıyor bence.

demek ki her insan iyi hissetmek / mutlu olmak için bişiler yapıyor.

insanoğlu karşılıksız yardım edebilecek kapasitede bi canlı değil bence.
0
soulforge d
(17.05.17)
aychovsky + 1
0
for day to break
(17.05.17)
Bu sizin mevcut değerlerinize bağlı. "Normalde" bu yaşa kadar edindiğiniz değerler var. İdeali "iyi olma"nın size getireceği iç huzuru ve iyilik hissinin sizi mutlu edeceği. Ama çıkarlarımız doğrultusunda arada "iyi" olmayabiliyoruz. Bu - değerlerimize ne kadar bağlı olduğumuza göre değişen bir biçimde - çıkarlarımıza uygun davrandığımızdan ötürü aldığımız mutluluğu bir miktar azaltıyor.
Asıl odaklanılması gereken bu ikilemlerde çok kalmamaya çalışmak, hayatını "iyi insan" olarak mutlu olacak şekilde şekillendirebilmek.
0
SiyamkedisiZorro
(17.05.17)
başkasının mutsuzluğu üzerine mutluluk kurulamaz diye düşünüyorum. bu yüzden iyiliği feda edip mutlu olunamaz.

genel olarak iyi insan bir şekilde mutlu da oluyor zaten, bu yüzden iyi olmak diyorum.

aychovsky +1
0
keçeli kalem
(17.05.17)
(19)

Ailesi uzakta olanlar nasıl dayanıyor :(

matilda
Annemin tek hayali ben evlendikten sonra (ki sanırım seneye Temmuz'da evleniyorum) İzmir'e taşınmak ve İzmir'de tek bir akrabamız yok. Babamı alıp gidecek. Birbirimize çok düşkünüz ama kadının tek hayali bu. Resmen bunun için yaşıyor ama ben annemsiz nasıl duracağım? Haftada bir de olsa giderdim İst
Annemin tek hayali ben evlendikten sonra (ki sanırım seneye Temmuz'da evleniyorum) İzmir'e taşınmak ve İzmir'de tek bir akrabamız yok. Babamı alıp gidecek. Birbirimize çok düşkünüz ama kadının tek hayali bu. Resmen bunun için yaşıyor ama ben annemsiz nasıl duracağım? Haftada bir de olsa giderdim İstanbul'da kalsa. Şimdi yılda bir kez belki görebileceğim. Aklıma geldikçe içim daralıyor. Onun ölümü beni en çok korkutan şey ve o sadece İzmir'e gitmeyi hayal ediyor. Orada mutlu olur biliyorum. Ama hasretine nasıl dayanırım bilmiyorum :(
Biliyorum, annesini kaybetmiş herkes keşke yaşasaydı da başka şehirde olsaydı diyordur. Yaptığım nankörlük onu da biliyorum.
Annemin astımı var. İzmir sıcak. Ya kötüleşirse :(
Annesi uzakta yaşayanlar, nasıl dayanıyorsunuz :(
0
matilda
(15.05.17)
18 yaşımdan beri ayrıyım, şimdi yaş 35, geçiyor bişekilde zaman. alışırsınız.
0
hosein
(15.05.17)
Ailemi senede 2, maksimum 3 goruyorum hic aramiyorum. Bu kadar aile duskunu olmak hic iyi bir sey degil.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.17)
Tam on bir senedir annemden ve babamdan ayrı yaşıyorum. On sekiz yaşımdayken ayrılmıştım ve ilk aylar biraz zordu. İnsan sonra alışıyor. Hatta çok başım sıkışmadığı sürece bizimkilerden maddi-manevi destek almamaya başladım durum böyle olunca. İnsan büyümek için gerekli koşulları daha kolay elde ediyor ailesi uzakta olunca. Bu da güçlendiriyor, özgürleştiriyor. Hem teknoloji sağ olsun artık kimse o kadar uzak değil.
0
anumegha
(15.05.17)
6 senedir ayrı yaşıyorum. Yılda 3-5 defa görüyorum. Yetiyor.
0
giovanne
(15.05.17)
Evlendiğiniz zaman ilk zamanlarda yokluğunu o kadar da fark etmezsiniz. Ama senede bir de çok uzun süre, muhakkak daha sık gidersiniz. İst-İzmir ne kadar yol...
Ama çocuk yapınca annenin yakında olmasının ne kadar büyük nimet olduğunun farkına varırsınız. Belki o zaman o da gelmek ister.
Ben bir sene ailemden uzak yaşamıştım. Arada gidip geldiler (bir annem, bir ablam, dönüşümlü olarak, ABD). Birkaç ay önce annemi kaybettim. Şimdi uzak bir anı...
0
SiyamkedisiZorro
(15.05.17)
Bence ailenize düşkün olmak gayet normal bir şey, ben de anneme babama çok düşkünümdür. Biz yıllardır ayrı yaşıyoruz ama her gün telefonla konuşuruz, babam işi dolayısıyla yurt dışında annem de onun yanında sürekli. Özlüyorum ama napalım alışıyor insan bi yerde. Yalnız tek bir arkadaş çevresi olmadan, tek bir akraba olmadan annenizin taşınma isteği garip bence, orda sıkılmasın? Örneğin ben istanbulda yaşıyorum ama gaziantep'liyiz, annem tatile gelince yanımda kalmaz gaziantep'e gider, ben onu bazen ziyaret ederim. Çünkü babamın yanına gidince de arkadaşı yok, istanbul'a gelince de öyle olacak napayım diyor :) Bence annenize kararını bi daha değerlendirmesini falan söyleyin, tam olarak sizin için değil ama bu sebepten dolayı.
0
ekaterina
(15.05.17)
Ailemden uzağım 2 ayda bir ziyarete gitmeye çalışıyorum. Her gün telefonda konuşunca uzaklık çok farkettirmiyor.
0
duru arsnova
(15.05.17)
Ekaterina+1

Ben de yaklaşık 7 yildir ayriyim; 2-3 ayda bir muhakkak gidiyorum ki bazen süre daha da kısa oluyor, yine de özlüyorum. Her gün telefonda konuşuluyor vs. Alisiyorsunuz elbette her gün annem annem diye dolasmiyorsunuz etrafta ama insan özlüyor tabii ki; aile bu. Benim için gidip goruldukten sonra geri dönme kısmı çok sıkıntı oluyor. Annemin de üzüldüğünü farkedince döndükten sonra 2-3 gün kendime gelemiyorum. Sonra rutine dönülüyor.

Bir de mesela dün anneler gunu ile ilgili bir şey izlerken gözlerim doldu, niye olduğunu anlamadım. Gün içinde 3 kere konuştuk halbuki. Sonra da 'sen gelecek hafta yanlarını bir gidiyorsun, gün icinde sesini duyuyorsun. Annesini hiç göremeyenler var, bu kadar bencil olma' dedim kendi kendime. Öyle işte.

Bu arada bizimkiler yurtdisinda. Izmir- istanbul arası ayda bir gitmek istesen yine gidersin.
0
fraise
(15.05.17)
13'ten beri ayrıyım yaş gelmiş 30 küsüre, elbet severim ve konuşur görürüm ama bu kadar bağlı olmak nasıl birşey anlayamam.
Bence iyi yapıyor, siz de bir şekilde kendi hayatınızı yaşamayı öğrenirsiniz bu şekilde.
0
cursor
(15.05.17)
O kadar korkma alışıyor insan. Ailem konusunda senin kadar kaygılıyım. Öncelikle bunun fazla evham olduğunu, onların kendilerine bakabilecek, kendi kararlarının sorumluluğunu alabilecek yetişkinler olduğunu kabul etmelisin. Bunu kabul etsen de kaygın gecmeyecek ama kaygıyı da kaygı olarak kabul etmek lazım. Ben evlenip 700 km uzağa, az gelişmiş bir doğu şehrine taşındım. İlk başlarda gerçekten zor oluyor. Evi kurup yerleştirmek, bir anda yemek temizlik vs sorumluluklar, bir de işten ayrılıp evde oturmak da cabası. İlk sene 4 5 haftada bir gittim yanlarına. Bazen de onlar geldi. Bazen eşimin ailesi geldi vs bir şekilde aylar geçti. Sonra eve alışıyorsun, ayrı kalmaya da alışıyorsun. Şimdi yaklaşık 4 ayda bir gidiyorum. Onları özlediğim kadar eskiden yaşadığım şehiri de özlüyorum. Şu an yaşadığım yer daha sosyal daha imkanları olan bir yer olsaydı daha kolay olurdu. Herşeyi annemle yapmaya, kararlarımda danışmaya alışmışım bekarken. Üzülme, başlar zor olsa da alışacaksın.
0
curukturpkokusu
(15.05.17)
Ayrıca ist izmir uçak vs ulaşım daha kolay, atlar gidersin haftasonu. Onlar da gelirler. Bir sürü uçak var. Bizim gibi haftada birkaç uçuştan ucuz bilet kovalamak zorunda da değilsin.
0
curukturpkokusu
(15.05.17)
İzmir'e yerleştikten sonra neden senede 1 kez gidiyorsunuz onu anlamadım. Ben izmir-ist arasını senede en az 7-8 kere yapıyordum zamanında.
Ben 9 yaşından beri annemden ayrı yaşıyorum. Ama sık sık görüşüyoruz, görüşmeye çalışıyoruz. İnsan alışıyor.
0
peggy
(15.05.17)
Video görüşme yaparsınız sık sık, hiçbirşey olmaz.
0
chitosan
(15.05.17)
senede 1 görüşüyoruz. çok severim kardeşlerimi ama git gide uzaklaştık.
0
stewie
(15.05.17)
hayır yaptığınız nankörlük değil, ama bir çeşit psikolojik bağımlılık. annenize fazla düşkünsünüz ve bu psikanaliz bilimine göre iyi bir şey değil. annelerimizi sevmek başka, bağımlı olmak bambaşka şeyler. hepimiz belli bir yaşa kadar (8-9 yaşına kadar falan) annemizden ayrılınca sizin kadar daralıyorduk ama artık öyle olmuyor. ben 14 yaşımdan beri ayrıyım ve senede birkaç kere görüyorum. yetiyor. yetmek zorunda, çünkü hayat böyle bir şey. bir noktada herkes herkesten ayrı kalacak.

daha realistik olmayı deneyin. sadece annenizin 2 sene sonra farklı bir şehire "taşınma ihtimali" bile bu kadar dertlenmenize, kafanızda "ya annem o sıcaklarda kötüleşirse" gibi şeyler kurmanıza yetiyorsa, bir gün başınıza gerçekten kötü bir şey gelirse buna nasıl dayanacaksınız? izmir kocaman şehir, anneniz kocaman kadın, e babanız da var. astımı tutarsa hastaneye giderler, tedavi edilir.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.05.17)
Sizinle aynı fikirdeyim. Ama kaygınız biraz fazla geldi bana.
Ben şöyle düşünüyorum, (annemin de astımı var) hastalandığında, astım krizi geldiğinde, ya da basit bi tansiyon sorunu yaşadığında, grip olup yattığında yanında olamayacaksam ne manası var evlat olmanın? Bunu görev gibi değil, manevi olarak yapmak istediğim bişey olarak görüyorum.
Sizin kaygılanmamanız için bazı şeyleri söylemeyecek mesela, sabah başım döndü gözüm karardı ama sonra geçti diyemicek boş yere telaşlanmamanız için. Beni üzen bu işte, uzaklaşmak.

Çocuğun olunca yanında olması büyük nimet diyenleri de Allah'a havale ediyorum. O yaştan sonra çocuk bakmak, alışkanlıklarını tamamen değiştirip tüm gününü tüm haftanı bebeğe odaklamak, 30 yaşında gibi vücudu zorlamak öyle ağır geliyor ki annelere. Bunu yapanların hepsi ağır bencil ve şımarıktır!
0
megalomaniac
(15.05.17)
annenizden ayrışmanız lazım.
yaşınızı bilmiyorum, ama muhtemelen ikiniz de ayrı birer yetişkinsiniz.

yalnız "ayrılmak" ya da "kopmak" demiyorum.
"ayrışmak" diyorum.

o ne istiyorsa onu yapacak, siz de hayatınıza devam edeceksiniz.
ileride yaşlandığında size ihtiyaç duyarsa gereken maddi manevi desteği verirsiniz.
fakat şu anda içinde bulunduğunuz psikoloji, ileride bir ilişki kurmanıza, sağlıklı şekilde sürdürmenize engel olur.
evlilik yapamaz ya da yaptığınız evliliği sürdüremezsiniz.
psikolojik anlamda bağımsızlaşıp, olgunlaşmanız gerekiyor.

bu süreci de bunu gerçekleştirebileceğiniz bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz.
0
blatta hiberna
(15.05.17)
Üniversite için İstanbul'a geldiğim ilk birkaç hafta zorlandım, daha sonra alıştım. Şimdi hayırsızlıktan mıdır bilmem iki üç günde bir anca arıyorum. Zamanla alışılıyor sanırım.
0
embermane
(15.05.17)
Her gun ariyorum ailemi. Benzer endiseler bende de var. Ama hayati kaygi ve korkularla geciremeyiz. Cok da uzak degilsin ve imkanlarin var. Sukret ve mutlu ol.
0
runagain
(15.05.17)
(27)

Mezuniyet balosuna katılmamayı düşünüyorum, sizce pişman olur muyum?

Geceler
Okulun suada'da mezuniyet balosu var, ben katılmayı düşünmüyorum. Sizce pişman olurmuyum ki? Bi de gidenler varsa orda ne yapılıyor ki tam olarak? :)
Okulun suada'da mezuniyet balosu var, ben katılmayı düşünmüyorum. Sizce pişman olurmuyum ki? Bi de gidenler varsa orda ne yapılıyor ki tam olarak? :)
0
Geceler
(15.05.17)
Ben katilmamistim ustunden 6 sene gecti hic pisman olmadim hatta su hayatta verdigim en dogru kararlardan biriydi bence :D
0
neferkitty
(15.05.17)
@vegas ne güzel konuşmuşsun.

Katılmadım. Aklıma bile gelmiyor.
0
sylr
(15.05.17)
Ortamın varsa git cok güzel eğlenirsin yoksa balo dediğimiz şey pek aman aman birşey değil bana göre.
0
fıytfıyt
(15.05.17)
Suada'da yapılıyorsa pişman olabilirsin. Gerçi ben de katılmayı düşünmüyorum 3. sınıf olmama rağmen ama Suada'da olsa kesin giderdim. Ortam iyi olur gibi. Türkiye'deki üniversiteli gençlerin içi çürümüş. 4 yılın sonunda bile kendilerine birkaç saatlik ödül vermekten korkuyorlar. Çok düşünmeden gidebilirsin. İş hayatına başlayınca çok ararsın bu günleri.
0
dissendium
(15.05.17)
Uni mi lise mi onu belietmemişsin ama ben ikisine de katilmamistim hiç pişman değilim katilsam sıkılırdim
0
all girls dream
(15.05.17)
Onun yerine samimi olduğun insanlarla vakit geçir bir gün daha iyi. Tek kelime etmediğin tiplerin yanında kasılmaya değmez.
0
patatesli yumurta
(15.05.17)
katılmadım eksikliğini hiçbir zaman hissetmedim.
0
catch the arrow
(15.05.17)
Ben de katılmadım. Zerre kadar da pişman olmadım. Aklıma bile gelmedi zaten sonra hiç.
0
ms brownstone
(15.05.17)
Ben nerdeyse herkesi tanıdığım için çok eğlenmiştim ki rezil bir organizasyondu. O gün çok aksilik yaşadım ama tatlı dertler bence. Gidip içip dans edeceksin işte arkadaşların gidiyorsa güzel geçer niye gitmeyesin ki.
0
jazzabel
(15.05.17)
katılmadım. hiçte eksikliğini hissetmedim. gayet arkadaşlarım da vardı sosyaldim de ama yok gitmemiştim. biraz yalan o ortamlar..genelde üniversite arkadaşlıklarının yalan olduğu gibi..
0
qazaqwsx
(15.05.17)
kesinlikle olursun.
askerlikteki bir toplu takılma/fotograf çektirme olayına inat edip takılmamıştım çünkü askerlikten nefret ediyordum!
ne olabilir ki en fazla. katıl, takıl, eğlen. sixtir et!
0
runagain
(15.05.17)
biz yakın arkadaşlarla(5-6 kişi) sınavlardan sonra çalgılı bir meyhaneye içmeye gideceğiz. baloda insanlar grup grup takılıp herkes ayrı telden çalacaktır emin olun. ben de bizim mühendislik fakültesinin balosuna katılmadım zerre de pişman olmadım. kep atma töreni falan yeter.
0
golgi aygıtı
(15.05.17)
Ben katıldım, çok güzel de eğlenmiştim. Kendi arkadaş ortamımla gayet güzel eğlenmiştik, yine olsa yine giderim, katılmasam üzülürdüm, bir kere yaşıyoruz o kadar da detaylı düşünmeye gerek yok, istiyorsan, yakın arkadaşların gidiyorsa git, en kötü ne olabilir ? Sevmezsen erken ayrılırsın.
0
elikası
(15.05.17)
Aman her gün sanki çok samimi ortamlardayız da bir gece samimiyetsiz ortama girince incilerimiz dökülücek. Yaptığın için pişman olmazsın en fazla "aman ne boktandı çok sıkıldım" dersin ama gitmezsen aslında nasıl olabileceğini asla bilemeyeceksin.

Ha okuldan hiç doğru düzgün arkadaşın yoksa gitme tabi patlarsın
0
duru arsnova
(15.05.17)
Gittim fakat keşke gitmeyip o parayla bi' gezi ayarlasaydım diye çok düşündüm yakın arkadaşlarımla ve pişman olmuştum ben de :)
0
cancoskn
(15.05.17)
katılmadım, 15 sene geçti üstünden pişman da değilim, bi daha olsa yine katılmam.
0
ravenudon
(15.05.17)
katılmadım, pişman değilim. ama üniversitedeki ortamı zaten sevmiyodum. arkadaş grubun varsave gidiyolarsa gitmek mantıklı olabilir. ben şu an hç biri ile görüşmediğim ve o zaman da görüşmeyeceğimi bildiğim için sallamamıştım.
0
elorelia
(15.05.17)
katılmadım. 9 sene oldu, pişman olmadım.
0
battal gemalmaz
(15.05.17)
Bitirdigim hicbir okulun mezuniyet torenine/balosuna/kinasina katilmadim. pisman degilim.

mezuniyet kinasi diye bir kavram varmis gercekten. degisik...
0
alperz
(15.05.17)
olmazsın
20-25 sene geçti hala görüştüğüm arkadaşlarım var
pişmanlık olmaz
0
çınarım
(15.05.17)
Okuldakilerle ortamın varsa git tabi.
0
arnold schwarzeneger
(15.05.17)
katılmadım, hayatımda verdiğim en iyi karardı. ileride bir gün cb olmayı düşünürsem mezuniyet fotosu bile yok diye mızmızlanacaklar ama olsun. sanki uzaya roket gönderdik, bir de kutlamasını yapıyoruz?

cevap: hiç pişman olmazsın arkadaşım.
0
hemi tune tune
(15.05.17)
pişman olurum diye katıldım ama keşke katılmasaydım dedim hiç gerek yokmuş.
0
yue
(15.05.17)
katılmazsan çok büyük ihtimalle hiç pişman olmazsın. iyi ki de gitmedim dersin. ama katılırsan da pişman olmazsın gibime gelioyor, güzel geçiyor çünkü ben hiç sıkılmamıştım. gelirsin, masalar önceden ayarlanmış olur, masana oturur içersin, sarhoş olunca kalkar oynarsın. düğün gibi bir konsepti var. sonra oradaki eğlence bitince reina'ya sortie'ye falan geçilirdi ama artık reina malum, ne yapılır bilmem. gerçi sizinki suada'da olduğu için bir yere gidilmez herhalde, gece 3e kadar içip dans edersiniz.

ben lise mezuniyet balomu hiç sevmemiştim. bence hepimiz 18 yaşına göre çok kasıntıydık, makyajlar saçlar falan. çünkü balo çırağan'da yapılmıştı. giydiğim elbise bile koca kadın elbisesiymiş şimdi düşününce. ne gerek varsa. ama üniversite mezuniyet balosunu çok sevmiştim. en yakın arkadaşlarım katılmamasına rağmen ben katıldım, çok sıkılıcam diye düşündüm ama hiç öyle olmadı. balonun sonunda da alkolün verdiği yetkiye dayanarak okulun en yauşuklu çocuğunu kapmıştım, bana göre çok çok fazlaydı ve büyük sürpriz olmuştu ikimize de, heheh. ons olarak kaldı ama hayatımın sonuna kadar anlatırım muhtemelen bu hikayeyi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.05.17)
Bir lise 2 de uni mezuniyet balosuna katıldım. Uni'lerden birinde samimi bir avuç arkadaşım vardı, üstelik o dönem mezun bile olmayacaktım, ama yine de çok eğlendim, iyi ki gitmişim.
Sorduğunuza göre çok arkadaşınız yok ve sosyal anlamda çekingensiniz. Pişman olacağınız şey aslında mezuniyet balosuna katılıp katılmamak değil onca sene arkadaş edinememek olmalı...
0
SiyamkedisiZorro
(15.05.17)
Lisede de üniversitede de katılmadım. Hiç pişman değilim. Sahte sahte insanlarla eğlenebileceğimi düşünmüyordum çünkü. Keza benim yakın arkadaşlarım da aynı fikirdeydi. Biz gitmedik topluca.
0
chitosan
(15.05.17)
olmazsın.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(15.05.17)
(15)

kedim kayıp ve fikirlere ihtiyacım var

drahomaturg
13. katta oturuyoruz. 4 senedir baktığım kedi ya açık olan mutfak penceresinden aşağıya düştü ya da pencere önündeki mermeri takip ederek yan dairenin mutfak penceresinden içeri girdi ki daha önce 1 kere başıma gelmişti bu. aşağıya doğru bir hamle hiçbir zaman yapmamıştı şu ana kadar. yan daireye gi
13. katta oturuyoruz. 4 senedir baktığım kedi ya açık olan mutfak penceresinden aşağıya düştü ya da pencere önündeki mermeri takip ederek yan dairenin mutfak penceresinden içeri girdi ki daha önce 1 kere başıma gelmişti bu. aşağıya doğru bir hamle hiçbir zaman yapmamıştı şu ana kadar. yan daireye gidip baktık, kediyi çağırdık ettik çıkmadı bi yerden. 13. kattan düşen kedinin ayağa kalkıp kaçması mümkün mü? veya hayatta kalması? zeminde çim var. fark eder mi bilmem. baya bitik durumdayım. evin içinde bi hayli aradıktan sonra apartman bahçesini ve zemini de aradık. yoktu. ne olmuş olabilir? hala yan komşuda bi yerde saklanıyor olabilir mi? 24 saat oldu yaklaşık.
0
drahomaturg
(13.05.17)
Gecmis olsun. Dusse kipirdayacak durumda olacagini sanmiyorum acikcasi. Grldigi bi ses var mi? Mama kapini sallayinca filan. O sesi cimarin bi. Belki de evdedir. Catiya cikabilme imkani var mi? Korkup saklanmis da olabilir bi yerlerde.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(13.05.17)
aslında öyle belirgin bi ses yok tepki verdiği ama dediğin gibi mama kabını sallayarak aradım kediyi. aşağıyı arasam nereye kadar arayacağım ve de 13. kattan düşmüşse aramam ne kadar mantıklı bilmiyorum. dün akşamdan beri bi şey yemedim sayılır. yiyemiyorum.
0
🌸drahomaturg
(13.05.17)
Geçmiş olsun diyeyim ilk olarak, umarım en kısa zamanda sapasağlam bulursunuz.

Nispeten küçük bir apartmanda -yani 4 katlı, sizinkine göre küçük- bir apartmanda yaşıyorum ve cumartesi günü kedim kaybolmuştu. Pazartesi sabahı, apartmanın çatısında buldum kendisini. Etraftaki sese göre en kuytu yere saklanma eğiliminde olacağını unutmayın öncelikle. Daha önce hiç evden çıkmadıysa, sokağa alışık olmadığı için bahçeye doğru hareket etmesi de pek muhtemel değil. Aşırı derecede acıksa dahi, evden çok uzaklaşma ihtimali olmadığını tecrübe ettim ben başıma gelen örnekle.

Ev kedisi ise eğer, bundan dolayı dışarıya hiç alışık değiller ve adıyla saatlerce seslenseniz bile korkudan cevap veremeyebiliyorlar bazen. Tuhaf biraz fakat annem zamanında YouTube'dan kedi videosu falan açarak başka kedi sesi ile saklandığı yerlerden çıkarırdı eskiden. Evden çok uzaklaşmadan saklanabileceği her yere bir kez daha bakın lütfen, iyice dip temizliği yapar gibi.
0
tel tokasini duzelten samuray
(13.05.17)
@tel tokası

evden hiç çıkmamıştı. veteriner hariç. zaten dış kapıdan apartman koridorunu görse bile çekiniyordu. dışarı tek başına çıksa ne yapar hiçbir fikrim yok. benim aklım hep yan dairedeydi. onlar da bu akşam geç geldiler biraz. seslendim, mama kabı salladım çıkmadı bi şey. yani bilmiyorum ki ne kadar zaman ses çıkarmadan gizlenebilir yabancı bir evde. tuvaletini yapsa kokudan fark edilir. ne kadar zaman tutabilir tuvaletini onu da bilmiyorum. 13. kattan düşmüşse yaşıyor olma ihtimali var mıdır? buradan çatıya çıkabileceği bir yol da yok açıkçası.
0
🌸drahomaturg
(13.05.17)
Benim özellikle çatı demem, kendisinin dışarıda kaldığı günde komşulardan birinin düğünü olmasından dolayıydı. En sessiz yer olan çatıya kaçmış direkt. Kaybolduğu gün apartmanda neler olduğunu hatırlayın mümkünse, yüksek bir ses varsa eğer aksi istikamette kaçmış olmalı.

Ev kedisi olduğundan yemek, içmek ve tuvalet gibi ihtiyaçlarını dışarıda gidermesini pek muhtemel görmüyorum; bizimki eve geldiğinde bir süre aralıksız yemek yedi mesela, "Yavaş yavaş, arada nefes al." filan gibi bir tepki verdim yani.

Yangın merdiveni falan mevcut mu? Kapının sürekli açık olduğu ve bir kedinin merak edip girebileceği her yere bir göz atın lütfen.
0
tel tokasini duzelten samuray
(13.05.17)
Bizim bir önceki kedimiz 2 gün sonra üst kattan çıkmıştı.

İnşallah sizinki de bulunur. Komşuya yarın bir uğrayın uzun uzun arayın. Korktuğu için hemen sese çıkmıyorlar.
0
SiyamkedisiZorro
(13.05.17)
tek açık yer mutfak penceresiydi. oradan merdivenlere geçmiş olması imkansız denilebilir. en fazla yan daireye girebilir. eğer düştüğü halde yaşama şansı var diyorsanız dediginiz gibi bazı yerleri tekrar gözden geçirmem iyi olur ama 13. kat yaşamak için fazla yüksek değil mi? bilemiyorum ne düşüneceğimi. bu arada ilginiz için sağ olun var olun hepiniz.
0
🌸drahomaturg
(13.05.17)
@siyam kedisi

ne kadar zaman fark ettirmeden gizlenebilir bir evde? yani zaten evdekiler de bakıyordur ara sıra. en kötü ihtimalle dışkı veya idrar kokusu çıkması gerekmez mi bir süre sonra?
0
🌸drahomaturg
(13.05.17)
Bizim komşunun 12. Kattan düşmüştü kedisi, korkuyla ziplayip bahçeye kaçmış. Birkaç saat sonra buldular. Patisinin birinde sıkıntı vardı. Bence tekrar bir goz atın çevreye.
0
fraise
(13.05.17)
şimdi tekrar aradım bahçeyi de yangın merdivenini de. bulamadım.
0
🌸drahomaturg
(13.05.17)
yikandiktan vb. yorucu aktivite sonrasi uzun süre uyuyabiliyorlar. dilerim öyle olur.. tahmin etmediğiniz yerlere de bakin bi, koltuk kanepe alti vs.
yabanci yere girdiyse, mumkun olan en kisa yoldan disari cikmis olabilir korkup, diger dairelere, bakkal markete de haber edin. cekinmeyin, birisi de almis olabilir belki...
0
her giriste sifresini unutan adam
(13.05.17)
kedi kumunu bahçeye çıkarırsanız kedilerin kokuyu 1.5 km yarıçaplı daireden alıp gelebildiğini okumuştum. yardımcı olabilir.
0
Goldstein
(13.05.17)
Kayıp ilanı olarak apartmandakilerin görebileceği yerlere, asansöre, dış kapıya fotoğrafını asın isterseniz. Etrafına daha dikkatli bakanlar olacaktır mutlaka.
0
megalomaniac
(13.05.17)
bence bi ilan bastırın artık. belki yakınlardadır. bir şekilde apartmandan çıkmış da olabilir. illa camdan değil başka bi anda kapıdan çıkmış olabilir.

benimki de ishal olmuş. hiç kıpırdamıyor, yemek yemiyor, habire yatıyor. inanılmaz canım sıkıldı. yarın da takip edicem olmadı pazartesi veterinere götürcem.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(14.05.17)
2 gün tuvaletini yapmadan divanın altına pısmış. Yemede içmeden. Ama sizinki 3. gün olacak. İnşallah bulursunuz.
0
SiyamkedisiZorro
(15.05.17)
(4)

yapılan iyiliğe karşı verilen hediye

blue eyes white dragon
x kişisinin, y kişisine büyük bir yardım ettiğini düşünün. y kişisi de bu x kişisine iyilik karşılığında bir hediye aldığını düşünün. veya para verdiğini düşünün. bu hediyeyi ya da parayı veren kişiyi, kendisi de iyilik yapsaydı böyle bir beklenti içerisinde olacaktı diye tanımlayabilir miyiz?
x kişisinin, y kişisine büyük bir yardım ettiğini düşünün. y kişisi de bu x kişisine iyilik karşılığında bir hediye aldığını düşünün. veya para verdiğini düşünün.

bu hediyeyi ya da parayı veren kişiyi, kendisi de iyilik yapsaydı böyle bir beklenti içerisinde olacaktı diye tanımlayabilir miyiz?
0
blue eyes white dragon
(11.05.17)
Hayır
0
Son Müzakereci
(11.05.17)
Hayır. Ama hediye yerine para vermek bence çok da ince bir davranış olmaz.
0
agluna
(11.05.17)
X kişisi ile Y kişisinin samimiyet derecesi nedir?

Sorunun cevabı bu ilişkiye bağlı. Samimi arkadaşlarsa beklenti olmaz. Samimi olmayan durumlarda da X veya Y kişisinin huyuna göre değişir.

Üni son sınıftayken üstelik de okul birincisi olacak durumdayken o.ç. bir doçent prf olabilmek için yazdığı bir kitabın çevirisini bana itelemeye çalışmıştı. Reddettim tabii. Bir sınav sonucu geldi 20 mi ne. Hayatta almayacağğım bir not, kağıdımı görmek istedim "dava açarsan görürsün" dedi. "Ama bence sen ödev yap" diye kitabı önüme iteledi. İşim hazır, yurtdışına gideceğim, o.ç. hepsini biliyor. Kitabı aldım paşa paşa. Kitap değil aslında yaklaşık 70-80 sayfa kitapçık gibi bir şey. Ama ne vaktim var ne de o kadar ileri düzeyde Almancam - full teknik terim çevirisi. İmdat diye ne kadar arkadaşım varsa haber uçurdum. Hiç unutmam bir arkadaşımın arkadaşıymış. Bir çocuk "ben yaparım" dedi. "Dile benden ne dilersen" dedim, "hiç gerek yok" dedi. Deri kemer, deri eldiven bir set yapıp göndermiştim arkadaşımla teşekkür olarak. "Ne gereği vardı, teşekkür ederim" dedi. Hala dualarımdadır çocuk, Allah razı olsun!
O o.ç. de dualarımda ama...
0
SiyamkedisiZorro
(11.05.17)
tanımlayamayız. kişiye o an hakim olan duygu çoğu zaman mahcubiyetle karışık kendini borçlu hissetme duygusudur. bunu hafifletmenin yollarını arar.

ayrıca direkt para vermek biraz öküzlük olur.
0
zgrydn
(11.05.17)
(12)

Malkız

anonymice
Tanıştığım 28 yasında bir kadın var, arada flörtleşiyoruz ama belirsiz durum (ben 32 yim)Bu gecen geldi bilmemnecan diye biriyle tanıştığını söyledi falan. ben sallamıyorum tabiki..bilmemnecan 20 yaşında..aa bi baktım facebook'ta aşk sozlerı bilmemneler sevgi kelepekleri... Geçen günde biyere yemeğe
Tanıştığım 28 yasında bir kadın var, arada flörtleşiyoruz ama belirsiz durum (ben 32 yim)

Bu gecen geldi bilmemnecan diye biriyle tanıştığını söyledi falan. ben sallamıyorum tabiki..

bilmemnecan 20 yaşında..

aa bi baktım facebook'ta aşk sozlerı bilmemneler sevgi kelepekleri... Geçen günde biyere yemeğe gitmisler.

furrim mi bilmemnecanı? sen yasına basına bakmadan niye mature takılıyosun diyim mi?
0
anonymice
(11.05.17)
Gonul ferman dinlemez panpa yengeyi yiyecek kutur kutur mutemadiyen.
0
tezek
(11.05.17)
ablayı takdir ettim.
0
elorelia
(11.05.17)
sen de 30 yaş altı gibi davranma, ya da otuz yaş altı kadınlarla takılma..

berkecan her türlü handikap yapar.
0
redeath
(11.05.17)
En guzelini yapmis..20li yaslarin basindaki erkekler tam ask yasayacak deli dolulukta oluyor..enerji libido desen tavandır..dolayisiyla suan senin gibi otuzlugu napsin.
0
astrid
(11.05.17)
bilmemnecan tavşan gibi çalışıyodur ağır kalınca kaptırmışın hatunu. yataklarına at kafası koy, uyarı ver
0
cekilmis gayfe
(11.05.17)
Ahahahaha! Kısmet değilmiş, yoluna bak sen.
0
lcha
(11.05.17)
Bize daha cok boyle işini bilen ablalar lazim.

25+ eqlesin :P
0
bir3iki7
(11.05.17)
De tabii ki.
0
lamira
(11.05.17)
Bence abla malmış. Olgun, tecrübeli 30+ adamlar dururken 20 yaşında veledin ağız kokusu mu çekilir? :D
0
duru arsnova
(11.05.17)
28 yaşındaki kişi mature değil. Sen kıza öküz davranmışsın, o da bilmemnecan ile sana nisbet yapıyor. Büyük ihtimalle fake ilişki.
Ama kıza mature diyorsan buralarda yeterince değer vermiyorsun demektir, e o zaman sana müstehak.
0
SiyamkedisiZorro
(11.05.17)
Kacirmissiz mis gibi kadini. Bilmemnecana tebrikler. Sen de deniz kenarinda durup biraz uzaklara bak (._.)
0
velvetmorning
(13.05.17)
sonuç olaraktan total ban uyguladım face-whats etc.

raadım.

not: empatiden yoksun hatunlar turemis. ne demek lan uzaklara bak? kavgada soylenmez.
0
🌸anonymice
(13.05.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.