Giriş
(7)

Türk işveren ve İK'cılar neden bu kadar şekilci?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Türkiye'de işverenlerin verdiği iş ilanlarının neredeyse hepsinde bi şekilcilik var. Prezentabıl, diksiyonu düzgün, bakımlı, kendine özen gösteren bilmem ne bilmem ne. Bu özelliklerin istenmediği neredeyse bir tane ilan yok. Sonra bakıyorum bu sefer de yurt dışı ilanlarında bu öze
Merhaba arkadaşlar,

Türkiye'de işverenlerin verdiği iş ilanlarının neredeyse hepsinde bi şekilcilik var. Prezentabıl, diksiyonu düzgün, bakımlı, kendine özen gösteren bilmem ne bilmem ne. Bu özelliklerin istenmediği neredeyse bir tane ilan yok. Sonra bakıyorum bu sefer de yurt dışı ilanlarında bu özelliklerin istendiği bir tane bile ilan yok. Adamlar sadece niteliğe, tutkuya önem veriyor. Merak ediyorum bizimkiler neden bu kadar şekilci? Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.02.21)
3. Dunya ulkesi iste. Egitimsizlikten gelen yuzeysellik. Kulturun falan da etkisi var tabii
0
Anjelik
(18.02.21)
onu yazmayınca insanlar pijamayla geliyorlar iş görüşmesine de ondan. ciddi bir izlenim bırakmak üzere ayrıca belirtmek zorunda kalıyor işverenler. hani bak bur aya gelirken saç sakal dikkat etmen gerekir, ona göre gel şeklinde. ben fazlasıyla hak veriyorum, bazı işlerde düzgün görünmek gerekiyor. ha diyeceksin bu mesela almanya'da neden yok: çünkü orada adam iş görüşmesine pijamayla gelmez, ofise gelirken nasıl görünmesi gerektiğini de bilir. üniversiteden mezun olana kadar hem stajlarında hem eğitiminde bunlar öğretilmiş oluyor. biz öğretemiyoruz maalesef. adam 30 yaşına geliyor hala takım elbise taşımasını, giymesi gereken yeri bilmiyor.
0
roket adam
(18.02.21)
Takım elbiseye gelene kadar ohoo, neler neler var. Deodorant kullanmayan biriyle yazın ortasında iş görüşmesi yaptığınızı düşünün. Ya da yaşadığı yerin yerel ağzıyla konuşan biriyle iletişim kurmaya çalıştığınızı düşünün. O zaman bunların aslında ne kadar önemli şeyler olduğunu fark edersiniz.
0
dissendium
(18.02.21)
çünkü şekilciliği bırakabilmek için önce o şekilciliğin özüne varıp doymuş olmak gerek. biz daha yolun ortalarında bile değiliz.


yani biz henüz otur kalktan anlamayan, magandalıktan kurtulamamış bir toplumuz. kent soylu olamadan kent soylu işlere atandık 2-3 nesildir.. dolayısıyla baştan şablonu/gömleği giydirmek istiyorlar bu anlamda yanlış bişey görmüyorum.

yurt dışında tercihen olan şeyler bizde tercihen değil mecburen olabiliyor. eğitim, görgü, ahlak vs bizde çokça eksik. buna engel olmak için yapıyorlar. daha etkili bir yöntem var mıdır tartışılır elbette.
burada topuklu ayakkabı giymek, ütülü kıyafetle gezmek, her gün saçın başın temiz gelmek gerekir gibi üstü kapalı msjlar vermezsen ofis tuvaletinde, askerde sıçan adamları görürsün, aynı durum bu insanların iş yapışına da yansır langur lungur..

böylelikle içlerindeki eğitimsizlik, magandalık yok mu oluyor? hayır. en azından yanlış olduğunu görüyor ve açık edemiyorlar bu da bişeydir.
0
rewlack
(18.02.21)
Soyle bi yazilanlari okudum da ben fazla kendime gore dusunmusum. Arkadaslar hakli cidden. Ozellikle rewlack +1
0
Anjelik
(18.02.21)
bilmiyorum, birden fazla nedeni vardir muhakkak,

aklima ilk gelen asker bir toplum olmamiz, yani nizam iltizam, saygi vs herkesin kaninda var, aksi her sey saygisizlik olarak goruluyor, gomlegin utulu degilse ciddiyetsiz, ayakkabin boyali degilse firca yiyorsun,
ikinci olarak kisisel hayata midahele serbestisi, o etek boyu, o ceket rengi, o saclar, epilasyon mu yapmamissin, makyaj mi abartim hepsine bir kulp takiliyor
ucuncul olarak irkcilik, diksyonu duzgun demek buyuk ihtimalle beyaz turk demek istiyordur, saat satan nijeryalilar mi basvuruyorsa artik- anladik dertlerini
dorduncul olarak talep fazlasi - 1 pozisyona 450 kisi basvurursa patron veya mudure haimin gozune hos gorunecek birini almak ister IK ci arkadas, yazarda yazar is ilanina
son olarak ulke geneline hakim olan bosvermislik, yani aslinda kimsenin pek bir is yapmamasi, mudurlukler, kalemler, sekreterler, departmanlar, tirtoluklor, genelde akillar uckurlarda, ne yaparsan yap muhabbet uckura dedikoduya laf salatasina geliyor, sekilcilik ozun olmadigi yerde elde kalan tek sey oluyor
0
tresrichesheures
(18.02.21)
Yurtdışındaki ilanları bilmiyorum kiyaslayacak kadar, ancak dediğinin sekilcilik kadar ilgili işle pek de alakası olmayan işveren/ik ile de ilgisi var gibi geliyor. Çünkü o maddelerin sıralandığı iş ilanları sektör ve firma farklı olsa bile birbirinin kopyası oluyor ve başka bir ayrıntı olmuyor. Bilmiyorum neyle ilgilidir, herhalde "bize çalıştıracak x bölüm mezunu adam lazım" yazmamak için kabul görmüş bir kalıp var bari şunları da yazalım diyorlardir.
0
encokbenisevinnolur
(18.02.21)
(5)

Şeker ölçüm cihazı tavsiyesi

astronom bey
babam 7-8 yıldır sigortanın verdiği bir aleti kullanıyor ama artık düzgün ölçmüyor. hastanede yapılan kan testinde 175 çıkan sonuç aynı anda makine ölçümünde 120 çıktı belli ki yeni bir makine gerek. biraz araştırdım ama çok farklı modeller var ve bazılarının çubuklarıda uçuk fiyatlarda. tavsiye ede
babam 7-8 yıldır sigortanın verdiği bir aleti kullanıyor ama artık düzgün ölçmüyor. hastanede yapılan kan testinde 175 çıkan sonuç aynı anda makine ölçümünde 120 çıktı belli ki yeni bir makine gerek.
biraz araştırdım ama çok farklı modeller var ve bazılarının çubuklarıda uçuk fiyatlarda. tavsiye edebileceğiniz uygun fiyatlı, çubuklarını devletin karşıladığı, sağlıklı ölçüm yapan makine var mı?
0
astronom bey
(18.02.21)
Ebsensor marka cihazı kullanıyor annem 1-2 senede bir cihazı değiştiriyor striplerden bulamayınca belki sizinkinin ömrü dolmuştur
0
kararsızataletfilozofu
(18.02.21)
Bayer'in contour ts veya contour plus cihazlarını öneririm.
0
kibritsuyu
(18.02.21)
Accu-chek performa nano kullanıyorum yıllardır. Çok memnunum ve rapora yazdırabilirseniz uzun süre bütçeyi çökertmeden kullanabilirsiniz.
0
synax
(18.02.21)
accu-check kullaniyor aile fertleri - strip lere dikkat edin, sayet cubuklar eski ise sonuclar yaniltici olacaktir.
0
tresrichesheures
(18.02.21)
hastaysa raporla yenisini verirler. gidin alın. surileri beslemesinler ...
0
tenekeadam
(18.02.21)
(17)

Bergamotlu cay iciyor musunuz?

thesomberlain
Ben gunde iki defa demliyorum :) eskiden liptonun aromasi tam kararindaydi su son zamanlarda cok yavan. Su cok guzel dediginiz bir urun varsa zevkle denerim.
Ben gunde iki defa demliyorum :) eskiden liptonun aromasi tam kararindaydi su son zamanlarda cok yavan. Su cok guzel dediginiz bir urun varsa zevkle denerim.
0
thesomberlain
(17.02.21)
Çaykur altınbaş bergamotlu'yu tavsiye ederim. Uzunca zamandır başka çay almıyorum.
0
vampir akrep
(17.02.21)
izmir reyhan pastanesi'nin bergamotlu çayını deniyorum bu akşam. yalnız aroması çok olduğu için yarı yarıya normal siyah liptonla demledim. normalde çok ağır ve koyu çay sevmem, bu hoşuma gitti. tavsiye edebilirim ancak başka şehre kargoluyorlar mi emin değilim.
0
melina
(17.02.21)
bergamot için önce lipton aldım baktım aroma falan hak getire ondan sonra bildiğin berk çay aldım, aroması liptona göre 3 kat daha güçlü ve güzel.

bergamot dediğim earl grey
0
killerbee
(17.02.21)
doğuş çayın bergamotlusu iyi oluyor ,hem poşet hem dökme çayı iyiydi.
0
MtKrt
(17.02.21)
lipton earl grey alıyorum ama iyi değil bence.
0
roket adam
(17.02.21)
Doğadan büyülü bohça, büyülü harman iyi geldi bana.

~Doğuş yazmışım doğadan olacak tabi.
0
hedep
(18.02.21)
Twinings earl grey.

Mutusler otesi
0
baldur2
(18.02.21)
Normalde çay içmiyorum. Bildiğin midemi bulandırıyor. Bergamotlu denk gelirse içiyorum, haz da veriyor. Bergamotlu çay mı olur abi ne o öyle kolonya gibi diyen de çok duydum.
0
onemoremile
(18.02.21)
Beta teaninki de çok güzel
0
suicides underground
(18.02.21)
Bergamutlu çay seviyorum. Bu işin şahikası Twinnings o da hem euro alıp başını gittiği için hem de uzun zamandır yurtdışına çıkamadığımız için çok pahalandı. Korka karka kullanıyorum bitmesin diye. Reyhan pastanesinin çayını çok duydum. Ben de deneyeceğim.İstanbul'a gönderiyormuş.
Bir ara Oba çayın bergamutlusu vardı ama o da bozdu. Doğuş olsun Beta olsun maalesef benim aroma standardımı karşılamıyor
0
SiyamkedisiZorro
(18.02.21)
çok severim ama 90ardaki çaykur un tadını hiç birinde bulamıyorum . o yüzden hiç birini içmiyorum.
0
tenekeadam
(18.02.21)
Ben normal çaya bir tane bergamotlu çay atarak harman şeklinde kullanıyorum. Doğuş'un veya Lipton'un.

Tek içmek için siyah çay değil de liptonun begamotlu yeşil çayı var o baya güzel
0
eatpraylaw
(18.02.21)
Dogadan büyülü bahçe deneyin. Hatta bulursaniz metal kutuda dökmesi var çok güzel.
0
65 derece
(18.02.21)
evet, lady grey i begeniyorum.
0
tresrichesheures
(18.02.21)
Reçel yapmak için bergamot meyvesi aldım internetten. Sarı kısmı kullanılmıyor reçelde. Rendeledim, kuruttum. Çay demlerken atıyorum içine. Muhteşem oluyor. Reçelden daha çok mutlu oldum.
0
oyokbuyoknevar
(18.02.21)
Birlessek parti kurarmisiz :) tesekkurler oneriler icin!
0
🌸thesomberlain
(18.02.21)
Evet, hem de ne! Duyurudan birilerinin tavsiyesiyle Özçay almaya başladım internetlerden. Nefis.
0
fever
(18.02.21)
(6)

Dünyanın salgına karşı uyguladığı strateji doğru mu?

fobfilm
İngiltere'nin başta uyguladığı sürü bağışıklığı stratejisinin sağlık sistemini kilitleyeceği için yanlış olduğunu tüm ülkeler kabul etti.Sağlık sisteminin kilitlenmemesi için salgının hızını yavaşlatma stratejisi uygulamaya konuldu. Bu da bir takım karantina, sokağa çıkma yasağı, izolasyon gibi tedb
İngiltere'nin başta uyguladığı sürü bağışıklığı stratejisinin sağlık sistemini kilitleyeceği için yanlış olduğunu tüm ülkeler kabul etti.

Sağlık sisteminin kilitlenmemesi için salgının hızını yavaşlatma stratejisi uygulamaya konuldu. Bu da bir takım karantina, sokağa çıkma yasağı, izolasyon gibi tedbirleri içeriyor.

Bu stratejinin kısa ve uzun vadede birçok yıkıcı sonucu olacak. Belki gelişmiş ülkeler ekonomik güçleri sayesinde nisbeten daha az hasarla sıyrılacak ama Türkiye, ekonomisi perişan halde olduğu için çok ağır hasar görecek. Sadece ekonomik hasardan söz etmiyorum. Ekonomik hasarın toplum üzerindeki sosyal ve psikolojik etkisi bir yana, izolasyon başlı başına büyük bir psikolojik yıkım süreci. Belki kısa vadede bu problemi hissedemiyoruz ama günden güne etkisini daha da hissettirecek.

Çünkü bu uygulanan strateji çok uzun vadeli bir strateji. Öyle "1 ay dişimizi sıkalım, salgın duracak" gibi bir projeksiyon yok. İşin matematiği bize bunu gösteriyor. Zaten çok yeni bir durumla karşılaştığımız için herkes afallamış durumda.

Panikle tek çıkar yolu şimdilik karantinada görüyorlar ama bu uzun vadede daha ağır sonuçları olabilecek bir strateji olabilir.

Şuanki karantina önlemleri dışında ne gibi alternatifler tartışılıyor? Ben şimdiye kadar başka bir seçeneğin gündeme getirildiğini görmedim.

Son araştırmalardan anladığımız bu hastalığı toplumun % 15'inin ağır geçirdiği, kalan % 85'in büyük kısmının hissetmeden geçirdiği, bir kısmının da rahat atlattığı yönünde.
Aslında şuanda yapılan şey % 15 sistemi kilitlemesin diye, % 85'i bloke etmek. Bunun yerine % 15'i daha katı önlemlerle izole edip % 85'i serbest bıraksak daha iyi olmaz mı?
"Bu % 15'i nasıl tespit edeceksin?" sorusu önümüzde duruyor ama zaten büyük oranda 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan insanlardan oluştuğunu biliyoruz. Risk grubu büyük oranda belli. (Bir takım istisnalar elbette olacaktır maalesef ama bu iki seçenekte de var olan bir problem)
Parçalı bir izolasyonu çok zahmetli de olsa uygulamaya koymak, toplumun tümünü bloke etmekten uzun vadede daha az zarar verecek bir strateji olmaz mı?
0
fobfilm
(04.04.20)
durum tam olarak böyle, güzel özetlemişsiniz. ama bana göre önerdiğiniz çözümün uygulanabilirliği çok düşük. 65 yaş üstünü toplama kamplarında toplayalım diyorsunuz. örneğin bu kampa dışarıdan fark edilmeden 1 tane hastalıklı birey girse, bu oraların idaresinden, temizliğinden, güvenliğinden sorumlu personel de olabilir, ne olacak?

ben annemi devletin toplama kampına göndereceğime bodruma kitlerim kilere kitlerim arkadaş. yaş o iş.
0
nabrukk
(04.04.20)
uzman degilim ve pek cok kisinin bildiginden fazlasini teknik olarak bilmiyorum, fakat eklemek istedigim belli bir yasi etkilese de riskli grup dedigimiz kesim oyle kimlikle tespit edilebilecek birsey degil, ayrica virusun uzun vade hasarlarini bilmiyoruz, henuz oyle bir veri icin cok erken,
ben daha cok bilmedigim konularda bilim insanlarinin hem fikir oldugu yontemlere saygi duymayi tercih ediyorum, bu yontem sayet sadece cin de veya guvenilirligi daha az olan bir ulkede uygulansa idi suphe ederdim fakat dunyanin en prestijli arastirmacilarin bile, elinizi yikayin ve evde kalindan ileri gidemedigi bir konuda tam aksini iddia edebilecegimi sanmiyorum.
0
tresrichesheures
(04.04.20)
@dumbest_man_alive Risk grubunu sadece yaşa bağlamıyorum.
"65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan insanlar" yazmıştım. Yanlış anlaşıldı sanırım.
0
🌸fobfilm
(04.04.20)
riskli grupları ayrı bir yere toplama şansın yok.
öyle bir toplama kampı olmalıki hiçbir insna başka insanla aynı havatyı solumamalı, aynı ortamda bulunmamalı. ve bu izalosyon varsa bu insanların su/gıda/hijyen ve diğer hizmetlerinide sağlayacaksın.
dünyada böyle bir tesis yok.
riskli grupdaki insna sayısı 5 milyon diyelim.
5 milyon kişilik böyle bir tesisin planlaması üretimi tasarımı falan dünyanın en güçlü ülkesi 3 seneden önce inşa edemez.
böyle bir tesisi inşa ettikten sonra yönetimi,çalıştırılması mümkünmü ondanda emin değilim.
0
aslindasorunumpsikolojik
(04.04.20)
@dumbest_man_alive Sigara içen 20 milyon kişi bu % 15'lik grupta değil. 11 milyon diyabet hastası da. % 15'in ağır geçirdiği de benim kafamdan uydurduğum bir veri değil, bilimsel araştırmaların sonucu. Bu oran değişebilir elbette. Zamanla yükselebilir veya düşebilir. Virüsü taşıyıp da hiçbir semptom göstermeyenlerin sayısal olarak ne kadar büyük bir çoğunluk oluşturduğu bilinmediği için bu oranın mantıken düşmesi gerekiyor.
Bu arada benim bir stratejim falan yok, bir fikir alışverişi olsun diye sorular sordum sadece.

Lockdown'un toplum için uzun vadede daha faydalı bir strateji olduğuna dair elinde çok sağlam bir "bilimsel temel" varsa memnuniyetle görmek isteriz.

@aslindasorunumpsikolojik
Risk grubunu izole etmek deyince akla direkt toplama kampında toplamak gibi bir şey çağrıştırıyor farkındayım ama tam olarak onu kastetmemiştim. Serbest dolaşan kesim ile risk grubunun, bir şekilde temasını en aza indirmek gibi bir seçenekten söz ediyorum ama bunun en pratik şekilde nasıl çözüleceği bir tartışma konusu tabi. Belki de pratikte mümkün olmayacak bir şeydir. Belki de bunu pratiğe dökmeye çalışmak, lockdown'un toplumda uzun vadede bırakacağı hasar düşünüldüğünde, faydalı bir uğraş olabilir. Hollanda tam bu şekilde olmasa da, buna benzer bir strateji izliyor. (Ama tam olarak kontrollü bir strateji izledikleri söylenemez)
0
🌸fobfilm
(04.04.20)
Soylediklerine imzami atiyorum, cozum virüsten daha zararli bence.
0
eksimeksi
(04.04.20)
(5)

hangisini tercih ederdiniz ? iki adet soru içerir

sinerji
herhangi bir ürün alırken logo çok önemli mi1) örnek veriyorum ayakkabı alacaksınız sırf logo yüzünden adidas değil de nike aldığınız oluyor mu?2) örneğin herhangi bir yazılım şirketi kuracaksınız. Şirketin isminin yanında logosunun (sayı, bitki, hayvan, işaret ya da terim vs. ) ne olması daha uygu
herhangi bir ürün alırken logo çok önemli mi

1) örnek veriyorum ayakkabı alacaksınız sırf logo yüzünden adidas değil de nike aldığınız oluyor mu?

2) örneğin herhangi bir yazılım şirketi kuracaksınız. Şirketin isminin yanında logosunun (sayı, bitki, hayvan, işaret ya da terim vs. ) ne olması daha uygun olurdu.
0
sinerji
(12.12.19)
1. logoya bağlı marka değiştirmem ancak mümkünse logosu ortada olmayan, en az görünenini tercih ederim.
2. kendi özgün logosu. (işaret-amblem)
0
foolrules
(12.12.19)
1. Açıkçası ayakkabıda markaya önem veririm. Ama foolrules'un dediği gibi abartılı boyutlarda logosu olan ayakkabıları sevmiyorum.

2. Logoya önem veririm ama illa bir nesne olması önemli değil. İlk bakışta be olduğunu anlamasam daha iyi hatta. Vodafone logosunu hep beğenmişimdir mesela. THY logosu da güzel.
0
himmet dayi
(12.12.19)
1- hayır.

2- şirketle alakalı ve kaliteli bir amblem olsun da... sirket ismi ve amblem kombinasyonu pek hos olmuyor aslinda. oncelikle sirket ismi upuzun olmamali. logotype severim ben aslinda. ya da illa amblem kullanilacaksa akilda kalici, basit ama bir o kadar da anlamli bir tasarim olmali.
0
batlegolas
(12.12.19)
1)hayır
2)bilişimle alakalı bir işaret
0
faik abi
(13.12.19)
-Sirf logo su cok bariz oldugu icin almadigim oluyor,
-logo kucuk firmalar icin pek onem teskil etmiyor kanimca, logo su sebei ile satisi artan veya azalan marka bilmiyorum, taninirlik urun/servis kalitesinden (veya kalitesizliginden) kaynaklaniyor. zira coca cola logosu bildigimiz yazi ama simdi sorsan uzerine sayfalarca tez yazarlar, son olarak amator gorunen logolardan markalardan ve kurumlardan uzak duruyor insan ister istemez fiyatina bakmaksizin.
0
tresrichesheures
(13.12.19)
(3)

Viski

aqueenofspades
Yaklaşık 1 yıldır açık duran yarım şişe gentleman jack viski içilir mi? Sıkıntı olur mu açılmış viskinin uzun süre sonra içilmesi?
Yaklaşık 1 yıldır açık duran yarım şişe gentleman jack viski içilir mi? Sıkıntı olur mu açılmış viskinin uzun süre sonra içilmesi?
0
aqueenofspades
(06.09.19)
teoride alkol bozulmuyor. benim dolapta şarap vardı öyle aylardır açık duran, diktim kafaya gitti geçen gün.

zaten fermante adam. daha ne kadar zehirlesin üstüne?
0
cagdas donem kuramcisi
(06.09.19)
İçilir ve normalin dışında bir etkisi olmaz.
Yüksek alkollü içkilerde sorun yaşamazsınız.
0
kisa
(06.09.19)
Sikinti kelimesini gercek anlamda sikinti olarak yorumlarsak olmaz, hasta etmez, kor etmez. genelde viski, cin, votka gibi alkoller acildiktan sonra bir kac yil gidebiliyorlar, uzun sure acik kalinca cesitli dis faktorlere gore tadi degisecektir. sayet tadi konusunda hassas iseniz oda sicakliginda cok sicaga maruz birakmamaya calisin. cok fazla isiga da maruz kalmasin, ki genelde viski siseleri daha koyu sislerde sislenir,oksijenlenden uzak tutmak lazim bir de. son olarak siseyi dikine tutun, mantar ile kapali olan bazi turlerde kapakla etkilesime girmesi tadini epey bozar.
0
tresrichesheures
(06.09.19)
(20)

İş girişimi hakkında

janavarorion
Geçtiğimiz günlerde oğlum için bir bebek odası takımı beğendim. Mağaza satış fiyatı çıplak haliyle 7000 TL civarı, kumaş giydirmesi falan 8000 TL ye gelmekte. Biraz güncelleme yaparak 1.sınıf tüm malzeme listesini, kesimini, bantlamasını, birleştirme elemanlarını 700 tl ye getirdim. kumaşı ile 850 T
Geçtiğimiz günlerde oğlum için bir bebek odası takımı beğendim. Mağaza satış fiyatı çıplak haliyle 7000 TL civarı, kumaş giydirmesi falan 8000 TL ye gelmekte.

Biraz güncelleme yaparak 1.sınıf tüm malzeme listesini, kesimini, bantlamasını, birleştirme elemanlarını 700 tl ye getirdim. kumaşı ile 850 TL ye geliyor (dikim bana ait). (büyüyen yatak, şifonyer) şayet 3 kapaklı dolapta olacaksa + 350 TL masraf çıkıyor.

Şimdi soruyorum; yaklaşık 1 e mal edilip, 10 a satılan bu tarz bir ürünü. ayda 1-2 tane üreterek 1 e 2 veya 2.5 katına satışını yapmak mantıklı bir girişim olur mu ?

aynı ürünü üretmekten bahsetmiyorum. kendim farklı dizaynlarını tasarlayarak internet üzerinden satışını yapmak mantıklı bir iş midir ? Handikapları ne olur ?
0
janavarorion
(16.07.19)
bunu dünya üzerinde ilk düşünen siz olamazsınız haliyle. ürünü satarken fatura kesebilecek misiniz? kime satacaksınız? nereden satacaksınız? nasıl nakliye edeceksiniz? ürünün başına yarın bir iş geldiğinde garantisini nasıl sağlayacaksınız?

1 ürünün maliyetini sadece hammadde ve işcilik üzerinden hesap etme zevzekliği sadece bizim türklere has maalesef..
0
vladimirdökümov
(16.07.19)
bence güzel olur. Yalnız girişim olarak değilde instagram veya sosyal mecralarda bol bol paylaşım yapın yakın çevreden filan iş gelir.

Çevremde ne kadar insan varsa çocuklarına ikinci el bisiklet çocuk arabası,baza filan alıyor. Durumları da baya baya iyi. Böyle şeylere yığınla para vereceğimize bir kenara atalım diyorlar.

Denemekten zarar gelmez. Çizimleri filan paylaşırsınız. İnşallah güzel olur.
0
demirKamil
(16.07.19)
@valdimir

cok dogru diyor.

1 e 10a satiyorlar kanka sadece ilk asamasi.

dikim size ait ama bedava calismiyorsunuz normalde, onu yapanlarda bedava calismiyor. vergisi, iadesi, garantisi, ulasimi derken o kadar ucuz degil.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(16.07.19)
bence deneyin derim. aynı fikir bende de var çünkü:)
önce bulunduğunuz şehire odaklanarak çalışın. şehir dışına kargo olaylarına girmeyin. ayrıca ikea gibi üretip demonte şekilde teslimat yaparsınız.
0
cemiyetin ünlü siması
(16.07.19)
@black fridayde bos kutuya talim eden adam
@vladimirdökümov

-Fatura kesmeyeceğim
-Eşe, dosta, kim gelirse
-İnternet üzerinden satılan çakma tshirt, ayakkabı, 2. el ne kadar ürün varsa garantisi ne kadarsa o kadar olacak elbette.
-Nakliye kısmı soru işareti
-instagram, letgo, sosyal mecralar

Zaten mevcut bir işim var. Bunu sadece ek bir gelir olarak düşüyorum. Adı üstünde sadece bir girişim. İlerleyen zamanda talebe göre neden fatura kesilmesin ? Taş atıp kolum yorulacak bir durum yok. ölçüler hazır, işleyecek hazır. malzemeciye 2 veya 3 numaradan bir tane daha hazırla demem yeterli. Hatta 2-3 bin masraf yapıp bir kaç alet ile sadece hammadde temini ile bile üretim sağlayabilirim.

zevzeklik demek biraz ağır bir üslup. Adı üstünde, sadece bir soru.


@cemiyetin ünlü siması , ürün demonte olarak tasarlandı. tüm birleştirme noktları ve apartları hazır. gerekli malzeme 1 tornovida, 1 alyan anahtarı
0
🌸janavarorion
(16.07.19)
@janavarorion

bence olur her türlü. bizden neden bi ikea çıkmasın:)
0
cemiyetin ünlü siması
(16.07.19)
muhtemelen maliyet hesabınız yanlış, vergi, sigorta,nakliye, işçilik (maaş, prim, vergi, kıdem+ihbar), yemek, yol vb.), kira, elektrik, su, makina, genel giderler vesaire büyük ihtimalle hesabınızın içerisinde yok.

dolayısıyla 1'e mal ettiğinizi sanıp 2'ye satarsanız orta vadede zarar edip batarsınız.

fatura kesmeden kaçak satış yaparsanız er geç yakalanırsınız. o zaman da ödeyeceğiniz ceza kazandığınızın tamamını alıp götürür.

bunlar ciddi işler. girecekseniz ciddi girin. yoksa öyle ek iş olsun diye yapılacak şeyler değil...
0
babilbaligi
(16.07.19)
Maliyet Vs mevzusuna girmiyorum ancak olay sadece işçilik değil. Çocuk odası tasarımı ve üretimi yetkin olmadan tasarlanıp/üretilip satılacak şeyler değil. Güvenlik riskleri var. Çocuk yaralanması ve ölümü ile sonuçlanan şeylerden sorumlu olacaksınız hem de fatura kesmeden satış yaparak sorumluluk alacaksınız.
0
ykyt
(16.07.19)
7000 liralık çocuk odası nasıl bir şey? link var mı?
0
oz suser
(16.07.19)
bu dediklerinizi ve daha fazlasını yapan bir meslek grubu var zaten, içmimar diyorlar kendilerine.

bir içmimar olarak uzun uzun yazmaya hiç mecalim yok ama ykyt +1 diyeyim ilk olarak, üniversitede çocuk odası tasarımı diye ayrı bir dersimiz vardı, o derece. son olarak da göründüğü kadar kolay değil bu işler inanın. yakın çevreniz derken onu iyice daraltın çok yakın çevreniz olmalı çünkü komşu, arkadaşınız bile olsa ufacık bir kaç sorundan sonra itin mbadına sokarlar, çevrenizde kötülemeye başlarlar sizi. hep derim akrabayla, arkadaşla iş yapılmaz.

onun dışında mobilyaları yaptıracağınız yer ne kadar titiz ne kadar temiz iş çıkartacak? piyasada yığınla çakal var, örnek, mobilyayı yaptırırsınız 3 hafta sonra bir yerinde sorun çıkar. e siz de garanti verdiniz ya alır götürürsünüz ustaya, adam kullanıcı hatası diyip, ücret talep ederse ne olacak, ne diyeceksiniz yakınınız eş dostunuz olan müşterinize?

daha yığınla örnek veririm de gerek yok. "yaparım yeaaa güzel iş" kafasıyla işe girerseniz batmanız muhtemel. en basitinden içmimarları, mimarları geçtim bir çok şehrin sanayi bölgesindeki, mobilyacılar bu işi sizin yapacağınızdan çok daha profesyonel ve sağlıklı bir şekilde zaten yapıyor.

işin eğitimini almış ve nispeten içinde olmuş biri olarak, çevrenin tavsiyesine, gazına, "yapersin yeaaaa" laflarına pek kulak asmayın diyorum.

ek: uzun yazmaya halim yok dedim ama yazmışım yine :) neyse son olarak şunu diyeyim, yazdıklarım hep sorun çıkması üzerine kurulu farkındayım, çünkü bu işte sorun çıkar. çıkmaz diye bir şey yok, mutlaka çıkar, sorun çıkmaması imkansızdır :)
0
issiz karga
(17.07.19)
yapın!

birkaç yıl sonra acaba yapsaydım daha farklı bir hayatım olur muydu diye düşünmektense deneyin. ürünlerinizi diğer büyük mobilya üreticilerinden farklılaştırma yoluna gidin. mesela mobilyalara çocuğun ismini ahşaptan yapıp mobilyaya monte edin. hem talebi hem fiyatı artırabilirsiniz.

ayrıca bol bol reklam yapmaya, ürünlerinizi duyurmaya çalışın facebook ve instagram dan.

bu konuda kesinlikle aklınızdan çıkarmamanız gereken şey sağlığa zararlı malzemeler (kaplama, yapıştırıcı, boya vs.) kullanmamanız ve bunu belgeleyebilmeniz. kimse çocuğunu ne olduğu belirsiz malzemelerden yapılmış bir yatakta yatırmak istemez
0
yemrem
(17.07.19)
@issiz karga aslında bu iş iç mimarın da değil. Endüstri ürünleri tasarımcısının.
0
ykyt
(18.07.19)
@yemrem siz marka yaratmaktan onun belgelendirilmesinden, yeni ürün için arge yapılmasından bahsediyorsunuz. Arkadaş firma bile kurmayacak. Bunları tek başına nasıl yapacak? Konudan biraz uzaksınız sanırım.
0
ykyt
(18.07.19)
@ykyt, şirket kurmaktan bahsetmiyorum, instagramda veya facebook ta reklam yapmak için firma olmaya gerek yok. tse belgeli ürün kullanmak için firma olmaya gerek yok.

firma kurma mevzusunu nerden çıkardınız?
0
yemrem
(18.07.19)
@yemrem firma olmadan nasıl üretim, belgelendirme ve satış yapacak?
0
ykyt
(19.07.19)
@ykyt instagrama bir girip bakın, yüzlerce/binlerce kişi nasıl satış yapıyorsa öyle yapacak

ha legal mi? belli bir tutara kadar legal, ondan sonrasında vergilendirme yapılması gerekiyor.

ancak milyar liralık holdinglerin, lüks içinde yaşayan-yaşatan futbol kulüplerinin vergi borçlarının silindiği yerde o kadar da vergi borcu kutsaldır kafasında değilim şahsen
0
yemrem
(19.07.19)
@yemrem Alakasız şeyler söylüyorsunuz.
0
ykyt
(19.07.19)
babuş şimdi bir mağazadan bir şey alınca sen sadece hammddeye para vermiyorsun,
ulaşılabilirlik,
tanınırlık,
farklı ürünler ile kıyas imkanı,
güven,
garanti,
kısa sürelerde satın alma imkanı,
vb bir çok parametre ye de para veriyorsun 1'e mal edilse 7-8'i bu kalemler zaten.
o sebeple bunlar olmadığı zaman belki eş dost senden alır gerisi almaz.
ama şu olur mesela ben kumaş giydirmede iyiyim dersin millete kalite kumaştan giydirme imkanı sunarsın.
0
dedim dedim de kime dedim
(19.07.19)
deneyiniz, deneyin efendim, maliyetlerine katlanip urunuzu uretin bos zamaninizda, satacak onlarca mecra var,
yapilan yorumlara kulak asin ama o kadar da degil,

belli ki amator bir girisimden bahsediyorsunuz, millet sanki dev magazalara rakip olmayi planlamissiniz gibi sabit maliyetlerden, pazarlama dagitimdan, firsat maliyetlerinden ve hic tanimadiklari halde zekanizdan bahsetmisler, ayip cidden.
piyasada genelde kaliteli olan ve emek verilen bir sey kendine yer buluyor, bulmasa da batiyorsunuz zaten.
kolayliklar gelsin,
0
tresrichesheures
(19.07.19)
@ykyt o kadar mobilya projesi derslerini boşuna vermişler demek ki okulda bize. teşekkürler bilgilendirme için.

@janavarorion dostum bu işi hobi olarak yapıp çevrenizde beğenen bir kaç kişiye maliyetin biraz üzerine satmak başka şey, ayda bir iki tane de olsa sabit bir üretime geçip inta vs gibi alanlardan satmak başka şeydir. burada yapın edin diyenler farkındaysanız bu işle alakası olmayan dışarıdan yorum yapan kişiler. seçim tabi ki sizin ama mobilya gibi uzun vadede kullanılacak dayanıklı olması beklenen ürünleri üretmek ayrıca bilgi ve deneyim ister. yahu malzemeyi bile bilmiyorsunuz, iş yaptığınız adam size çam diye ıhlamur kakalasa nereden anlayacaksınız? yada 1. sınıf kalite diye 3. sınıf ahşabı verse? bir kaç hafta sonra o mobilya çatlasa patlasa ne diyeceksiniz? 1 tane yapacağınız kötü iş yaptığınız 50 tane iyi işi çöpe atmaya yeter.

bilmediğini bir alanda işe girerken çevrenin gazına gelmeden kararlar almaya çalışın.
0
issiz karga
(20.07.19)
(12)

Yunanistan miras dolandiricilik?

dunden kalmis yemek
Merhaba,bir tanidigim eksiduyuru'dan sormami istedi. internetten biri ile tanismis.- kizin numarasi 0531'li ama kiz yunanistan'da selanik'te yasiyormus.- annesi babasi vefat etmis, dayisiyla birlikte kaliyormus.- turkiye'de miras kalmis annesi ve babasindan, bu mirasi almak icin turkiye'de nikah kiy
Merhaba,

bir tanidigim eksiduyuru'dan sormami istedi. internetten biri ile tanismis.

- kizin numarasi 0531'li ama kiz yunanistan'da selanik'te yasiyormus.
- annesi babasi vefat etmis, dayisiyla birlikte kaliyormus.
- turkiye'de miras kalmis annesi ve babasindan, bu mirasi almak icin turkiye'de nikah kiymasi gerekiyormus.
- dayisi kizi yunanistan'da evlendirip mirasa konmak istiyormus.

butun bu hikayelerden sonra kizin para istemesi gerekiyor normalde (benim "nigerian money scam" durtulerim bunu bekliyor). ancak para mevzusu acilmamis. (yani henuz acilmamis ilerde ne olur bilmiyorum)

yukaridaki maddelerden "yav bu iste bir is var haci" dediginiz maddeler neler?

Tesekkurler eksiduyuru timi.
0
dunden kalmis yemek
(13.01.19)
"bu mirasi almak icin turkiye'de nikah kiymasi gerekiyormus"
0
malheiros
(13.01.19)
ilk aşamada açmamıştır. devamında açar.
0
lisw
(13.01.19)
@cesario inanan insanlar var ki dolandiricilar halen bu isten ekmek cikartabiliyorlar.
0
🌸dunden kalmis yemek
(13.01.19)
dayisi ile evlenecekmis gibi duruyor:) saka bir yana bu konunun buraya gelmesi basli basina bir scam, neresi inandirici merak ettim.
0
tresrichesheures
(14.01.19)
@tresriches :) sacma oldugunun ben de farkindayim bu topa ben girmezdim. yalnizca merak ediyorum ne zaman ve ne amacla para isteyecek diye su an...

silebilirim basligi ama bence burada kalmasinda yarar var insanlar arama motorlarinda arar ve belki dolandirilmaktan kurtulur...
0
🌸dunden kalmis yemek
(14.01.19)
büyük ihtimalle param yok, para gönder yanına geleyim evlenelim ve mirası alalım diyecek.

senin ki de şöyle desin: ben yarın arabayla selanik'e geleyim, konsoloslukta evlenelim, konsoloslukta yine sen bana vekaletname ver, senin miras işini halledeyim, hesabına düşen paradan sonra bana %20-30 bir şeyler ateşle

bakalım ne diyecek
0
malheiros
(14.01.19)
@malheiros isin ilginc yani da o, kiz selanik'ten otobus/minibus oldugunu ve kendi imkanlariyla gelecegini soylemis. bir arkadasi da gelmesine yardim edecegini soylemis.

patlamis misirimi aldim para isteme sebebinin ne olacagini ogrenmeyi bekliyorum su an :)
0
🌸dunden kalmis yemek
(14.01.19)
"curiosity killed the cat" demiş atalarımız. bence fazla kurcalamasın.
0
orpheus
(14.01.19)
Aklıma nafaka geliyor
0
le jeune turc
(14.01.19)
yalnız bu konu ile tanıdığının ne alakası var ki? bana nikah kıy mı demiş? :)

bu sürece internetten birinin müdahil olması bile başlı başına mevzu değil mi? diğer abuklukları saymıyorum bile.
0
altinci nesil caylak
(14.01.19)
Yapmayın. İnanmayın lütfen.

eksiduyu.ru
0
Carlito Brigante
(14.01.19)
Güzel bir tezgah hazırlayıp siz onları dolandırın, ava giden avlanır.
0
John Bloor
(14.01.19)
(16)

Aseksüel olduğum için gördüğüm toplum baskısıyla nasıl başa çıkabilirim?

Diken
Biliyorum, aseksüellerin internette pek çok beynelmilel forumda bir araya geldiklerini; ama Türk toplumunda bambaşka bir norm yapısı olduğu ve özel hayata dair, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek baskılar bu ülkeye özgü olduğu için Ekşi Duyuru'ya sormak istedim. Doğuştan aseksüelim. Bir travma son
Biliyorum, aseksüellerin internette pek çok beynelmilel forumda bir araya geldiklerini; ama Türk toplumunda bambaşka bir norm yapısı olduğu ve özel hayata dair, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek baskılar bu ülkeye özgü olduğu için Ekşi Duyuru'ya sormak istedim.

Doğuştan aseksüelim. Bir travma sonrası olmadı yani, hiçbir cinse en ufak bir ilgim yok. Ayrıca ne kadın ruhu taşıyorum ne de erkek.

Buna ek olarak aromantiğim. Hiç kimseye aşık olmadım.

Dolayısıyla çok dikkat çekiyorum. Etrafımdaki herkes: "Evlenmeyecek misin, sevgilin yok mu? Ne zaman düğün?" diye sıkıştırıp duruyor. Nasıl cevap vereceğimi şaşırdım artık! Belki eşcinseller kadar baskı görmüyorumdur ama neredeyse ona yakın bir toplumsal ayıplanma batağına düştüm. Ben hiç ilişkiye girmeden ve hiç sevgili edinmeden yaşamaktan SON DERECE MEMNUNUM ama başka insanlar, ne hadlerineyse, memnun değiller ve beni zorlayıp duruyorlar.

Biriyle birlikte olmak, benim asla katlanamayacağım bir durum. Seks yapmayı denesem sanırım kusarım. Öpüşemem bile! İğreniyorum, şöyle düşünün: Dışkı yeme düşüncesi nasıl iğrenç geliyorsa, bir aseksüel olarak seks düşüncesi de benim için tıpkı öyle tiksinti duyguları uyandırıyor. Bunu seksi hor görmek veya diğerlerini aşağılamak için demiyorum, sadece içinde bulunduğum durumun anlaşılması için belirtiyorum. Hiçbir romantik ve erotik güdüm yok.

Baskıcı, meraklı insanlara ne diyeceğimi bilemiyorum, cinsel yönelimimin farklı olduğunu açıklamaya korkuyorum. İnsanlara dedikodu malzemesi olma fikri beni çok ürkütüyor çünkü... Ha, bu yalnızlığımla zaten yeterince dedikodu malzemesi oluyorum da bir de arkamdan insanların aseksüelliğim hakkında atıp tutmasını göze alamam. Yalnızlığıma bile kafayı takıp beni her fırsatta eleştiren yığınlar, "gerçek ben"i bilseler kim bilir ne pis dedikodular yaparlar...

Ne yapılır, bu baskı nasıl aşılır sizce? Ne yapayım da atlatayım bu insanları? Ölene kadar insanlara bahane sunmakla uğraşacağımı düşündükçe yıpranıyorum.
0
Diken
(13.01.19)
çok ilginç, ben bu kadar baskı olacağını ve rahatsız edileceğini hiç düşünmezdim. ama türk toplumu böyle başkasının işine karışmayı çok seviyoruz. eğer imkan varsa başka bir ülkede yaşamak en temiz çözüm aslında.

heteroseksüel olarak aslında iğrenç gelmesini anlayabiliyorum ve hormonların-beynimizin bize nasıl oyun oynadığını biraz da olsa görebiliyorum.
0
orpheus
(13.01.19)
Bu tip sorular cinsel yönelimden bağımsız yöneltilir insanlara. Çünkü kimse ne yazık ki kişinin kendi içinde oluşturduğu düşünce yapısını göz önüne almayı bilmiyor. Belki çok ciddi bir travma yaşadığı için insan ilişkisi kuramıyordur ve bu soruyu duyunca travmaları tekrar yaşıyordur. Bunu düşünen yok. Aynı şekilde çocuk sahibi olamayan çiftlere ısrarla "ne zaman çocuk yapacaksınız?" diye sormak gibi. İnsanların sorunları ve aldıkları bazı kararlar olabileceği akıllarına gelmiyor. Tek düşündükleri şey kendi çekirdek ortamları içerisinde dedikodu malzemesi çıkarabilmek. Yoksa sizin evlenmenizin onlara kazandıracağı ne olabilir ki?

Toplum baskısı değil bence. Toplum duyarsızlığı bu. Bana da soruyorlar ne zaman evleneceğimi. Yok öyle bir dünya deyip geçiyorum. Sanki belli bir seviyeye gelince herkesin aynı şeyi yapması gerekiyormuş gibi bir hayat yaşıyorlar. Hakikaten dozunu aştıklarını düşündüğüm vakit açık sözlü bir şekilde "Size ne?" diyebiliyorum. Tavsiye ederim. Bu tip saçma sapan muhabbetlerle muhatap olmaktansa etrafımdaki herkesin bu konudan vazgeçmesini talep etmek ve gerekirse iletişimi kesmek çok daha mantıklı ve psikolojik açıdan çok daha sağlıklı oluyor.
0
desdenova34
(13.01.19)
en iyisi, gönlüme göre birini bulamadım, kapattım o defteri deyip kapatmak. heteroseksüel yalnız insanlar üzerinde bile aşırı baskı varken, sizin kendinizi ifade edebilmeniz pek mümkün değil. o yüzden he deyip geçin.
0
j lithium
(13.01.19)
Ne zaman evleneceksin diye soranlara karısından/kocasından boşanmasını bekliyorum de. Sorular azalacaktır.
0
dieselsingle2
(13.01.19)
j lithium'a katılıyorum.
Bence dünyanın neresine giderseniz gidin aynı tepkiyi alırsınız. Sevgilim olmadığı zamanlar, hoşlandığım biri de yoksa insanlar bunun altında bir şey arıyor; "Nasıl ya, nasıl sevgilin olamaz? Bir sorunun mu var? Lezbiyen misin?", bu soruları soranlar hep yabancıydı.
0
gelmeistemem
(13.01.19)
Baski altinda olmayi anliyorum cunku cahil insanlar baskasinin kiminle iliskisi olduguna karistiklari gibi kiminle iliskisi olmadigina da karisirlar.

Veganlara hic ses cikarmazlar saniyordum cunku bir sey yemiyorlar demi? Mantik oyle. Yok illa bizim gibi yesinler, senin durumda da bizim gibi sevissinler... onlari durduramazsin. Uzaklas.
0
Traveller
(13.01.19)
Kendin gibi bir karşı cins bul, arada takılın gezin, anlasirsaniz evkenirsiniz de. Gerci bu sefer de çocuk diye diretirler..
O değil de acayip boş zamanin oluyordur. Neyle vakit geciriyorsun?
0
herhaltibiliyoring
(13.01.19)
J lithium +1

Kimseye bir şey açıklamak zorunda değilsin.
0
farabi
(13.01.19)
pek bir cevabi yok sanirim ama, tassaga sarmak dedigimiz yontem en etkili yontem sanirim. siz sorular karsinida mahcup ya da zayif gorunurseniz uzerinize gelmeye devam ederler. boyle iyi oldugunuzu belli edin, gulumseyin, makara yapin, etraf it hergele dolu deyin bulamadik zengin bir koca valla (hatun veya) diyebilirsiniz. cinsel yoneliminizi kimseye acmak zorunda degilsiniz, zamanla yakin buldugunuz insanlara cinselligin sizin icin onemsizligini paylasabilirsiniz.
0
tresrichesheures
(13.01.19)
Ben şu an hatırlamadığınız bir trawma yaşadığınızı düşünüyorum. Zira insan neden aseksüel olduğunu saklar ki. Çoğu zaman neden evlenmediğimi soran arkadaşlara aseksüelim diyip savuşturuyorum.

Not: gerçek bu değil, tabi. Sadece bahane olarak bunu sunuyorum.


Bence insanlara bir açıklama yapmak istemiyorsanız yapmayın. Cool bir hava katar bu, hem.
0
eylul
(13.01.19)
onlarin duymak istediklerini, anlayabileceklerini soyleyin, yol verin gecip gitsinler.
mesela "Evlenmeyecek misin, sevgilin yok mu? Ne zaman düğün?" gibi sorulara cevap olarak, duzgun birini bulamadim daha diye gecistir.
bu tur sorulari sana soran kisilerin ideolojilerini/inanclarini de bilmen onlara ne tur cevaplar vermen gerektigi konusunda sana kolaylik saglayacaktir.
dindar biri ise soran, kaderde ne yazmissa o olacak diyebilirsin. daha nasip degilmis demekki, de gecistir.

insanlarin kendilerinden farkli insanlari da kendilerine benzetmeye calismak gibi gereksiz bir davranislari var. maalesef.
toplumun ne dusundugu hicbir sekilde onemli degil. gormezden gelin onlari.
0
Leonardo~Da~Vinci
(13.01.19)
tresriches'in dedigini demeye geldim; huzurlu durun, gerekirse kafalarini karistirin, gecin. "ay ne bileyim?", "kismet", "mucerredim", "su ara daha muhim islerim var", gibi cevaplar ve bazen kucuk yalanlarin cok sakincasi olmaz bence. insanlara isitmeye hazir olmadiklari seyleri zaten soylemeyin.

bulundugunuz ortamin egitim ve gorgu seviyesi arttikca bu sorular azalacaktir. caninizi sikmayin. biz sizi severiz.
0
e haliyle
(13.01.19)
Cevaplari okumadim da erkeksen zaten bizim ulkede aseksuel olmak zorundasin. Bisey aciklamana gerek yokki, zaten zeks yapman icin hayvan gibi cabalaman tonla para harcaman lojistik islerini ayarlaman lazim. Sevgilisi olan erkek bile zeks yapamiyor ki.

Yani sen yalandan cabaliyormus gibi gozuksen zaten kimse bisey sormaz.

Kizsan zaten o kadar baski olmamasi lazim.
0
acemi
(13.01.19)
Bir de erkeksen direkt bana kasar bi kiz bulun de. Zaten hepsi kosarak uzaklasacak.
0
acemi
(13.01.19)
Escinseller baski gormuyor ki, sen cok daha fazla baski goruyorsundur sevgilin yok mu evlenmiyon mu falan. Homoseksuel adama kiz arkadasin yok mu olum bul bi tane yarin bir gun evlenmen lazim diye baski yapmazlar. Kendi halinde takiliyor escinseller kayseri'de falan yasamiyorsa.

Aseksuel oldugunu belli etme? Bence istesen belli etmezsin o kadar zor olmamali. Bulamadik birini de gec. Erkeksen aceminin dedigi gibi bana kiz bulsaniza taktigi bocek ilaci gibi yok eder hepsini.
0
stavro
(13.01.19)
gay'im ben de, bi daha sormazlar.
0
selam
(16.01.19)
(6)

ekonomi bilim mi

000000
yoksa guclulerin gucsuzleri somurmesini mesrulastirma araci mi?
yoksa guclulerin gucsuzleri somurmesini mesrulastirma araci mi?
0
000000
(10.08.18)
soruyu değiştirelim mi?

fizik bir bilim midir? yoksa atom bombası yapıp yüzbinlerce insanı öldürme aracı mı?
0
kljgslsdkjsd
(10.08.18)
fizik pozitif bilim ama
0
🌸000000
(10.08.18)
bilim olduguna inanmayanlar (inanmak?) tarafindan ele alindiginda tr deki gibi durumlar yasanabiliyor. cocuklarin eline verilmeyecek kadar onemli bir bilim hem de.
ciddi ciddi cevaplamak gerekirse sorunu,evet, ekonomi fizik , kimya gibi hipotezleri kontrollu deneylerle test etme imkani vermiyor, o acidan farkli. onun yerine tarihsel, cografi, davranissal ve diger bilimlerle karsilastirmali olarak degerlendirme firsati sunuyor. verilerin yorumu elbetteki politik bakis acisina gore degisebiliyor. orada da bilimin bagimsizligi ve birden fazla cozum one surme ozelligi one cikiyor. benim bildigim bu, umarim bir ise yarar. yalnis biliyorsam da umarim duzeltirim.
0
tresrichesheures
(10.08.18)
fed istediği gibi para basıyorsa her şey bunlara bağlıysa bunun bilimdeki adı ne?
0
🌸000000
(10.08.18)
birbirinden cok alakasiz iki soru sormussun. ki zaten cevap seceneklerin mutually exclusive degil.
yani ekonomi ya 'bilimdir' ya da 'guclulerin gucsuzleri somurmesini mesrulastirma aracidir' denemez. kljgslsdkjsd cevabini bir daha oku, ironiyi anla.
0
lamartin
(11.08.18)
Soruda sikinti var.
Gucsuzlerin somurmesini mesrulastirma amaci olan sey de bir olabilir pekala. En ustteki cevap guzel aslinda. Fizik bilimini kullanarak atom bombasi yapip yuzbinlerce insani oldurmusler, bilim ile yani.
Mesela sosuoloji bilimiyle de algi yonetimi yapip insanlari kandiriyorlar. Bir bilimi kotu amacla kullanmak onu bilim olmaktan cikarmaz.
Ayrica gucsuzlerin somurmesini mesrulastirma bira PR isi, ekonomi baska bir disiplin.
0
stavro
(11.08.18)
(10)

start up fikir güvenliği

patronaj
selamlar.buradaki fikirlerin patenti falan var mı?sizin bir fikriniz var birkaç yere anlattınız ama hala yatırım bulamadınız diyelim, fikri nasıl güvenceye alıyorsunuz.
selamlar.
buradaki fikirlerin patenti falan var mı?

sizin bir fikriniz var birkaç yere anlattınız ama hala yatırım bulamadınız diyelim, fikri nasıl güvenceye alıyorsunuz.
0
patronaj
(04.06.18)
fikirler para etmiyor maalesef.
0
rhan
(04.06.18)
bence de fikir önemli değil. süreç, projeyi hayata geçirme önemli. facebook sıradan bir arkadaşlık sitesi sonuçta.
0
hknty
(04.06.18)
tamam da yatırımcıya sunduk diyelim, beğenmeyip yolladı ama gidip kendisi yaptı ne olacak?
0
🌸patronaj
(04.06.18)
fikirlerin pek para etmedigine ben de katiliyorum, bir fikrim var sayet yapilirsa ne milyolar kazanir seklinde ki yaklasimlari gereksiz buluyorum, genelde fikirler degil, fikirlerin hayata gecmis sekillerine yatirimcilar yatirim yaparlar, fikrinizi gercek hayata dokebilme beceriniz ve daha sonra bu fikrin rantabilitesi yatirimcinin dikkatini ceker, aksi takdirde bir bulusunuz varsa nobel e falan basvurmaniz gerekir. isin diger tarafinda yok benim fikrim vallahi akil almaz, fantastik bir proje derseniz bir gizlilik sozlesmesi hazirlayip fikrinizi sundugunuz kisilere on kabulle imzalatabilirsiniz. icerigini avukat arkadaslar daha iyi bilirler. yok ben bir konsept yaptim esi benzeri yok, survivor dan daha cok tutar derseniz patentini alabilirsiniz. kolay gelsin
0
tresrichesheures
(04.06.18)
Fikir para etmez. Yatirimciya sununca kendisinin yapmasi ile siz urunu yaptiktan sonra baskasinin bakip daha iyi yapmasi arasinda bir fark yok.

Zaten bir fikir yok ki o fikirle ortaya cikan sadece 1 tane urun olsun. Urunu iyi yapan fikir degil o fikrin hayata gecirilisi cunku.
0
crown
(04.06.18)
girişimciliğin ilk kuralı para edenin fikir değil execution olduğunu öğrenmek.
0
orpheus
(04.06.18)
yatirimci ile gizlilik sozlesmesi imzalarsiniz. guvence bu. fikirlerin patenti yok.

tabii bazi yatirimcilar kil olur, bana guvenmeyen kisi ile calismam diyip, sozlesme lafini duyar duymaz yatirim yapmama karari alir.

aklindaki fikir senden haberi olmayan kisilerin kafasinda da gecmistir, geciyordur, gececektir. insan kafasi bir yerden sonra ayni nehirde birlesiyor.
0
tomcruise
(04.06.18)
Yatirimcinin vicdanina birakiyoruz, fikir degil ortaya cikan urun onemli demis arkadaslar da , yatirimci dedigimiz adam da bu fikri urune layigiyla cevirebilecek biri oldugu icin arkadas bunu soruyor zaten. Ama soyle bir durum var adama fikirden bahsettin, isin incesini hala sen biliyorsun nasil yapilir neler kullanilmalidir min kac adam lazim olur vs. simdi adamdan ucuk birseyler talep etmedikce yeni bir ekip kurmaktansa seninle devam eder zaten adam.
0
pardonazbirbaksanız
(04.06.18)
patent lazımsa ulaşın, yardımcı olayım.

cevap: genelde yok. patent başvurusu yaparak güvenceye alabiliyoruz.
0
babilbaligi
(04.06.18)
bu arada patentin tek başına para etmediği doğru. ama önemli olmadığı ve para bulmanıza yardımcı olmayacağı doğru değil.
www.forbes.com
0
babilbaligi
(04.06.18)
(6)

para basmak

black mamba
dünya'da yarın bir daha hiç para basılmasa ne olur? tüm ülkeler kalan paralar bize yeter sadece bunları kullanıcaz deseler ne olur? para basmanın nüfus artışıyla bir alakası var mı? mesela para miktarı aynı kalsa nüfus sayısı yarıya düşse enflasyon olmuş olur mu?
dünya'da yarın bir daha hiç para basılmasa ne olur? tüm ülkeler kalan paralar bize yeter sadece bunları kullanıcaz deseler ne olur? para basmanın nüfus artışıyla bir alakası var mı? mesela para miktarı aynı kalsa nüfus sayısı yarıya düşse enflasyon olmuş olur mu?
0
black mamba
(30.05.18)
Yanlışım varsa düzeltsinler. Zaten dünyadaki tüm bankalardaki hesapları karşılayacak fiziksel para yok.
0
sutlu nescafe
(30.05.18)
sweden.se

İsveç parayı kaldırdı.
0
feel the blanks
(30.05.18)
Banknot basılması anlamında değil; genel kaydi para anlamında sordugunuzu varsayıyorum:

Resesyon olur. Ekonomiler küçülür, işsizlik artar.

Para basarak enflasyon yaratılıyor ancak aynı zamanda işsizlik artmıyor.

Nüfus artışıyla ilgisi var. En az nüfus artışı kadar para basılması ekonomik büyümeyi destekler. Ama genelde çok daha fazlası basılır.

not: konunun fiziksel parayla veya isveçin nakiti kaldırmasıyla hiçbir alakası yok. paranın banknota dönüşüp dönüşmemesi önemli değil. aslolan M1 para arzıdır, MB lerin bilançosundaki para rezervidir. Fiziki para miktarı bunun bir oranıdır. İsveç o oranı sıfır yaptı diye sistemi değiştirmiş olmuyor.
0
507
(30.05.18)
507 + is the man. tesekkurler
0
tresrichesheures
(30.05.18)
peki yarın bir daha nüfus artmasa ve para da basılmasa ne olur? yine mi resesyon olur? şu anki para miktarı 7 milyar insana yetmez mi?
0
🌸black mamba
(30.05.18)
Nüfusun neden artmadığına baglı: Japonya gibi srekli yaşlanan bir toplum ise farklı, aniden dünya savaşı patladığı için para arzı artmamış ise farklı sonucu olur. tek başına nüfus artışı değil yani olay. aslolan hep "ekonomik aktivitenin hızı"; yani paranın el değiştirme hızı. paranın hızı düşerse, yönetimler miktarını arttırarak toplam aktiviteyi yükseltmeye çabalar. ancak fazla hılznan para da enflasyon yaratır o zaman da miktarını "fazla arttırmamaya" çalışırlar. düşüş pek olası bir kavram değil; kapitalizm enflasyon sarmallarıyla ilerliyor.
0
507
(31.05.18)
(18)

Şunu söyleyen biri hakkında ne düşünürsünüz?

cymbelina
Ve hak verir misiniz?"Bir erkek fakir doğmuşsa bu onun suçu değildir. 30 yaşına geldiğinde hala fakirse bu onun suçudur."
Ve hak verir misiniz?

"Bir erkek fakir doğmuşsa bu onun suçu değildir. 30 yaşına geldiğinde hala fakirse bu onun suçudur."
0
cymbelina
(29.05.18)
tüm genellemeler gibi bu da yanlış tabi ki. adamın iki kolu birden yoksa ben niye fakirsin olm sen demezdim mesela.
0
elorelia
(29.05.18)
fakirliğin suç olduğunu düşünen sığ biri olduğunu düşünürüm.
0
Bruce
(29.05.18)
Öncelikle böyle büyük atarlı cümleler kullanan biri hakkında zaten iyi düşünmem. Hak da vermem, fakirliği tanımla derim önce, hangi ülkedesin sen derim, bir günde elindeki bütün birikimi kaybedebildiğin, istikrarsız üçüncü dünya ülkelerinde bu neyin şekli diye sorarım.
0
whoosie
(29.05.18)
Günümüz maddiyat anlayışı ile bakarsak haklı önerme. Ama dediğim gibi günümüz insanı için. Fakirlik o kadar göreceli ki. Fakirliği kendini ve bakmakla yükümlü olduğu kişi varsa, ve karınlarını doyuramıyor olarak niteleyebiliriz.

Bazı insanlar gerçekten de şanssız oluyorlar. Dikiş tutturamıyorlar bir türlü. O yüzden suçlamayalım derim ben :)
0
i need dolar
(29.05.18)
Fakir dogan fakir kalir zaten. Dikey gecis zaten zor bir sicrama, turkiye gibi kosebaslarinin tutuldugu bir ulkede toplumsal Dikey gecis cok cok zor.
0
baldur2
(29.05.18)
O, erkek ya da kadın değildi. “ bir insan...” bill gates’in sözü.

Herkes zengin olacak/olmalı diye bir şey yok. Fakirlik de suç değil. Bazen kader ama suç değil kesinlikle.
0
runagain
(29.05.18)
30 yaşına kadar yaşanan bir süreç var. şartlar her erkek için aynı aynı olmuyor. kimilerinin önüne yıl içinde birçok fırsat çıkabilirken, kiminin karşısına bu fırsat çok geç de çıkabiliyor, yada hiç çıkmayabiliyorda.

elindeki kaynağı, mesela internet, kendini geliştirmek için kullanan bir erkek, her şeye rağmen zengin olmayı başaramıyorsa, bu onun suçu değildir. ancak elindeki kaynağı, oyun oynamak için yada kızlarla sohmet muhabbet için kullanıyorsa ve fakirlikten yakınıyorsa bu onun suçudur.
0
booty hunter
(29.05.18)
whoosie + 1
Böyle atarlı genellemeler yapıyorsa, zaten çok da saygı duymam.
Bir de para için her yolu mübah göreceğini, Machiavelli kafasında olduğunu düşünürüm. Haz etmem pek, korkarım.

Bir de bunun versiyonu olan “Baban fakirse suç senin değil, kayınbaban fakirse suç senin” fırsatçılığı var benzer olarak.
0
aychovsky
(29.05.18)
bill amcamin bir sozu. ancak sozde 30 yas diye bir sey yok, oldugunde hala fakirse gibi bir seydi.

fakir dogmak veya olmek bir suc degildir. kimi zaman kisisel bir tercihtir fakir kalmak.
0
tomcruise
(29.05.18)
Ne kadar mal bir laf ya. Neresinden tutsan elinde kalıyor.
0
fırt
(29.05.18)
bir erkek fakir doğmuşsa bu onun suçu değildir, 30 yaşına gelip hala fakirse bu da onun suçu olmayabilir, ama 30 yaşına gelip hala fakirsin bu senin suçun diye bir adet gerzekle muhatapsa bu kesinlikle onun suçudur.
0
jason bourne seksapeli
(29.05.18)
kıro/kezban der geçerim.
0
sir gawain
(29.05.18)
pek bir sey dusunmem, hi hi der isime donerim. nedeni ise fakirligi suc(hata) onkabulu olan birini bu cumlenin digersakat taraflarini dusunmeye itmenin zaman kaybi olmasi.
0
tresrichesheures
(29.05.18)
Mutluluğu parada arayan dar görüşlü biri söyler bunu.

Memurdum Türkiye'de, orta üst sayılan bir sosyoekonomik durumum vardı.

Mutlu değildim. Ev vardı, araba vardı, harika bir eşim var, güçlü biriydim, insanların çekindiği bir konumdaydım. Yani para+taşak vardı ama huzur yoktu.

Şimdi taşak 0, param da çok yok. Dünya'nın en güzel ülkelerinden birinde işçi sınıfı bir çalışanım. Doğayla iç içe yaşıyorum. Bırak birkaç ay sonrasını, komple 10 yıl sonrası bile belli. Sisteme güven var. Tatilim belli, stresim yok. Türkiye'de gel klimalı ofiste sabahtan akşama kadar otur al şu 20 bin lira maaşı desen kabul etmem.
0
bos gezenin bos ustasi
(29.05.18)
Öncelikle teşekkür ederim herkese, düşündüklerimde yalnız olmadıgıma da sevindim:) Bu lafı sarfedebilen bir insanın acımasız, gaddar, sığ, anlayışsız ve "sığır" oldugunu düşünüyorum ben de:) Soruyu yöneltirken de, görüşler etkilenmesin diye belirtmemiştim: bunu söyleyen 57 yaşında, kazancı ultra iyi olan bir adam (fabrikatör gibi diyelim:P). Bu sözün orijinalinin de Bill Gates'e ait oldugunu bilmiyordum, şu durumda o da gayet acımasız, anlayışsız biri demektir.
0
🌸cymbelina
(30.05.18)
Hak veririm.
Fakir olmamak zengin olmak anlamina gelmiyor yalniz, herkes bunu atlamis. Fakirlik ile zenginlik arasinda da bir seyler var.
"Hala zengin degilse" demiyor, "hala fakirse" diyor. Dolayisiyla dogru soylemis olabilir. Bunu soylerken diger degiskenler sabit kabul edilmistir zaten. Dissal etkiler gibi.
Mal bir laf degil en azindan.

Edit: Soze hak verir misiniz degilmis soru. Biri bunu soylese demissin. Biri bunu soylese farkli bakarim olaya. Onerme bahsettigim sekilde dogru olabilir ama bunu soyleyen hakkinda farkli dusunurum.
0
stavro
(30.05.18)
@stavro

Hak verdiğiniz için, şu an kendim de dahil sizi linç edebilecek 500.000 fakir bulabilirim:P :D Şaka şaka:)

Öyle sanıyorum bu lafı duyunca ister istemez buraya, Türkiye'ye göre düşünüyoruz; Türkiye'de eskiden "orta direk" diye tabir edilen sosyal tabaka/sınıf artık kalmadı. Açlık ve yoksulluk sınırını baz alırsak, nüfusun büyük çoğunluğu yoksul = fakir. Gerçi başka bir ülke de olsaydı, gene aynı şeyleri düşünürdüm. İster önerme gözüyle bakalım, isterse bir kendini bilmezin lafı olarak alalım, olabilecek tüm olasılıkları görmezden gelmek bu. Adam, farz edelim, 25 yaşında orta sınıfa yükselir veya zengin olur. Ardından herhangi bir sebepten iflas eder, kaza geçirir, malı mülkü yanar, şudur, budur, 30'unda (veya 60'ında- farketmez) gene fakir hale gelebilir (elinde olmayan sebeplerden).

Sonuç= let the linç begin! :D
0
🌸cymbelina
(30.05.18)
Diger degiskenler sabit modeli diyoruz iste:) Ama lafi soyleyen acisindan bakarsak direkt yazildigi gibi okunmasi gereken sekilde solyenmis gibi.
0
stavro
(30.05.18)
(18)

Turkiye nin basina gelmis gecmis en kotu sey nedir sizce?

cossecant
Sb. Bir olay, olgu veya sahis olabilir.
Sb. Bir olay, olgu veya sahis olabilir.
0
cossecant
(23.05.18)
Menderes ile malum şahıs kapışır. Karar veremedim.
0
taktikmaktikyokbambambam
(23.05.18)
Bu da soru mu? Kim olduğu bariz belli değil mi.
0
sta
(23.05.18)
köy enstitülerinin kapatılması

eğitim kadar bu ülkeye zararı kimse verememiştir
0
çınarım
(23.05.18)
adnan menderes
kenan evren
üçüncüsünü hepimiz biliyoruz
0
sir gawain
(23.05.18)
Siyasal Islam
0
chitosan
(23.05.18)
imam hatipler
0
captainobvious
(23.05.18)
fetullah gülen.
o olmasaydı malum kişi varlık gösteremezdi. düşe kalka ilerlerdik.
0
herhaltibiliyoring
(23.05.18)
Her iç meselemizi dışarıya satmaya hatta bedavaya vermeye hazır kaliteli hainlerimiz var. Muhakkak bir dış müdahale beklerler bunlar. Şimdilik ekonomik kriz ile yüzleri biraz gülümser olmuş olabilir.
0
1adam
(23.05.18)
uçak fabrikalarının kapanması. nuri demirağ zamanı. şuanda kendimize ait %100 yerli uçaklarımız olabilirdi gerçekten de.

ekonomiye ve diğer sektörlerin de gelişebilmesine verebileceği devasa katkıdan, bu konudaki bağımsızlıktan yoksunuz şuanda.
0
ssiradanbirigibi
(23.05.18)
adnan menderes
0
baldur2
(23.05.18)
Batı taklitçiliği
Dinin sömürülmesi
Yetersiz eğitim
Dogmatizm
Fanatizm
Kraldan çok kralcılık
0
harvey
(23.05.18)
Malum şahıs favorimdir.
0
dreadplayer
(23.05.18)
malum zihniyet. isimnleri sayılanlar sadece dönemsel temsilcisi o zihniyetin.

yerli ve milli kuruluşları, ölü eşek parasına satıp (70 milyar dolar) üzerine bir de 450 milyar dolar borçlanan ve bugünkü krizin sorumlusu zihniyetin adamı gelmiş, yine millilik ve yerlilik kasıyor; hain edebiyatı yapıyor.

daha başında abd'yi, avrupa'yı gezen; ne sözler veren(?), kıbrıs'ta rahmetli denktaş'ı dahi hain ilan ederek rumlarla iş tutan, adaları yunana terk eden...

çözüm süreci diye apo itine "bebek katili" denmesini yasaklayan, şehit haberlerini verdirmeyen; ilçelerin bombayla döşenmesine gözlerini yumup, sonra ilçeyi dümdüz edip "terörörö" diyen bir acayip zihniyet...

okul önlerinde uyuşturucu satılırken, cami yaparak, kafasına bir bez bağladığı için bunu müslümanlık zanneden tipler...

din alırlar, din satarlar... tek sermayeleri din!

gelmiş bir de hala utanmadan; millilik/yerlilik, hainlik edebiyatı yapıyorlar.
0
runagain
(23.05.18)
1- cehape zihniyeti
2- solcular
3- islamcılar
4- muasır medeniyetler seviyesini kör topal haliyle ülkenin kendine hedef koyması, onu da çıktığı kabuğu beğenmemeye dönüştürmesi
5- ikinci dünya harbi sonrası yapılan uluslararası anlaşmalar
0
dafaisss
(23.05.18)
deniz baykal olabilir. progresif ve yenilikci olabilecek bir partiyi durasatip, tr yi abidik gubidik partilere, olusumlara tiplere diz cokmus halde biraktigi icin olabilir. elbette tek kisiyi suclayip derin analizlere girmek isin kolayi ama acayip gicigim o tipe.
0
tresrichesheures
(23.05.18)
Dolaylı olsa da Türklerin İslam ile tanışmasıdır.
Yaşanılan tüm gerilimlerin, bilimden, insanlıktan uzak tartışmaların tabanında bu yatmaktadır.
0
yasasin yemek yemek
(23.05.18)
Tabi ki Hıristiyanların ülkeden resmen kovulması, önce ermeni soykırımı üstüne de mübadele.

Mübadele olmasa şu an ülkenin %20-25i hristiyandı, bi %15 de alevi var zaten, o zaman kimse böyle dini kullanarak başa geçemezdi.
0
noluyo yaa
(23.05.18)
Aahah ciddi mi bu soru:)

Cubeli feto falan kesinlikle degiller. Feto bu ulkenin basina gelen sey degil, goz gore gore getirilen sey.
0
stavro
(23.05.18)
(25)

yasal olsaydı, belli bir yaştan sonra ötenazi düşünür müydünüz?

Transa
sb.
sb.
0
Transa
(20.05.18)
evet. ihtiyaçlarımı kendim göremediğim anda fişimi çeksinler.
0
lazpalle
(20.05.18)
bazi ulkelerde yasal, benim yasliligima iyice yayginlasacagini dusunuyorum. yas ile alakali degil ama saglik sebepli hayat kalitem cok duserse (tedavisi artik olmayacak bir sekilde) imkan varsa tabii ki yaparim.
0
robokot
(20.05.18)
Evet düşünüyorum. Kendi kendime yaşamı idame edemiyorsam, yaşamak keyiften çok acı vermeye başladıysa bu acıyı dindirmek mantıklı görünüyor. Yasal olup olmaması da umrumda değil. Bir sürü acısız, zahmetsiz intihar yöntemi var.
0
amortisman
(20.05.18)
bildiğim kadarıyla isviçre'de dignitas diye bir oluşum yapıyor bunu. tabii ki akıl sağlığının yerinde olduğunu ve geri dönüşü olmayan bir hastalıktan veya ultra yaşlılıktan mustarip olduğunu falan belgelemen lazım, öleyim diyeni öldürmüyorlar hemen.

soruya cevap olarak evet düşünürdüm ama muhtemelen o noktaya gelmeden ölürdüm zaten çünkü artık gerçekten hiç ama hiçbir şeyden keyif alamayacağım, sadece başkalarına yük olup yaşamaktan nefret edeceğim bir noktada isterdim bunu. oraya kadar gelebilirsem isterim tabii, tak jileti dudağına öp beni şah damarımdan derim.
0
der meister
(20.05.18)
Kesinlikle.
Yaşla sınırlandırmak istemiyorum da fiziksel olarak güçten düştüğüm bir duruma geldiğimde intihar gibi bir niyetim var zaten.
0
mutekebbir
(20.05.18)
Yaşlılığımda huzurevine, bakıcılara muhtaç kalmaktansa evet ben de ötenazi tercih ederdim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(20.05.18)
@mutekebbir +1
0
apdulera
(20.05.18)
sanirim. bunu maalesef aci cekerek olen bir sevdigimin yatagi basinda gecirdigim anlari gozeterek yaziyorum. kisisel bir tercih oldugunu dusunuyor ve sayet akli melekelerim yerinde ise yapacagimi dusunuyorum. Olaya istatiksel acidan bakarsak kanada nin quebec eyaletinde 'medical aid in dying' seklinde gecen bu yasa ile belli sartlarda olan kisilere devlet boyle bir yardim veriyor , yardim diyoruz cunku isin icinde caresizlik var. herhangi depresyona girmis veya varossal cikmazlar icinde olan birinin merkeze gidip, benim olesim geldi bir el atarmisiniz demesi soz konusu degil, asagida alinti yaptigim sartlari karsilamasi gerekiyor,

" patients must be legal adults, capable of giving consent. They must suffer from a serious and incurable illness, and already be near the end of their natural lives."

yani hastalarin eriskin ve buna onay verecek durumda olmasi isteniyor. ayrica tedavi edielmeyecek ciddi bir hastalikla mucadele ediyor ve dogal yasamlarinin sonuna gelmis olmalari isteniyor.

yasa ciktiktan sonra Haziran-Aralik 2016 aylari arasinda 253 hasta basvuruyor bu yardima ve 166 sinin talebi gerceklestiriliyor.

en buyuk ikilemim cocugumu gormek , dokunmak ve duymak olurdu. onun hayatini iskenceye cevirdigimi anladigim an bu talebi gerceklestirecegimi dusunuyorum, emin degilim tabi.
0
tresrichesheures
(20.05.18)
Can tatlı.
0
[GODDARD]
(20.05.18)
der meister +1 evet isviçrede dignitasta öyle bir hak var tabi özel koşullar şartıyla. Bir de Hollanda'da da yasalmış eskiden ama hatırladığım kadarıyla milletin tepkisiyle 90lı yıllarda kapatılmış. Ötenazi deyince aklıma, me before you kitabı geldi.
0
noeldayın
(20.05.18)
Ben zaten isviçre üzerinden düşündüm ve hala düşünürüm. Ama can sıkıcı olan iğneyi kendine yapman gerekiyor. Umarım teknoloji benim yaşlılık zamanıma kadar gelişir. O iğneyi batırana kadar intihar da edilir yani.
0
protector
(20.05.18)
Evet
0
poncikkurabiye
(21.05.18)
Hayir.
0
stavro
(21.05.18)
evet araştırdım bile her hak gibi bu da bizde yasal değil illa gidip hollanda'da falan ölecez.
0
camene87
(21.05.18)
Hayır.
0
iwasbornonamountainside
(21.05.18)
www.imdb.com

Bu filmi izleyin, başroldeki oyuncu filmin çekildiği sene 91 yaşında vefat ediyor ve film de yaşlılık-ölümle ilgili. Eğer bu adam gibi bir yaşlılığım olacaksa hayır düşünmem, kötü bir yaşlılıksa düşünürüm.
0
i was made for you
(21.05.18)
iflah olmaz bir gamsızım.Polyanna ekolündenim.Burnuma kadar boka batsam burnum bokta değil diye sevinirim.Hayat çok güzel.Önemli olan güzelliklerini görebilmek
0
turkuaz
(21.05.18)
geçen seneye kadar "isviçre'dekinin şartsız versiyonu olsa da gitsem kurtulsam" diyordum. şu an sıkıntılarım katlanılır seviyede ve intihar ancak yalnız kalmam halinde raftan indirilecek bir seçeneğe dönüştü. dolayısıyla bundan 40-50 sene sonra nasıl düşüneceğimi ya da nasıl biri olacağımı kestiremiyorum. belki yastığının altına baklava saklayan ya da gece çöp tenekelerinden eşya toplayan bir yaşlı olurum, kim bilir.

ek: bir de işin ekonomik tarafı var tabii. bbc'de simon's choice diye bir belgesel-film seyretmiştim. isviçre'de bunu yapan yer 7 bin küsur pound istiyordu yanlış hatırlamıyorsam. bu parayı hayvanlara yardım amaçlı kullanmayı tercih edip eski dostum jilete yönelebilmem de söz konusu.
0
misterturist
(21.05.18)
Hayır.
0
hayirsiz
(21.05.18)
Yaşı da beklemem şu an isterim.
0
fatih baker
(21.05.18)
isvicre ve kolombiya'da var bir tek.
igne yapmiyorsun, once uyutan sonra olduren bir sivi iciyorsun. ne oldugunu bilmiyorum.
otanazi diye gecmiyor ayrica, assisted suicide diye geciyor. farki bilmiyorum, belki sadece otanazi yerine baska bir isim olsun diye oyle bir isim koymuslardir. ayni mantik sonucta.
0
baldur2
(21.05.18)
Sadece büyük acılar içindeysem. Onun dışında elden ayaktan düşsem bile istemem, muhtaç kalmayı ve kimse yoksa kendi b.kumda boğulmayı tercih ederim.
0
aychovsky
(21.05.18)
@konusma
sagol haci, bilmiyordum ogrenmis oldum. arastirmaya usenmistim :D
0
baldur2
(21.05.18)
Düşünmezdim. Belli bir yaş benim için bir kıstas değil.

Bir video izlemiştim. Adam ötenaziyi seçmiş. Görevliler eşliğinde yapıyor bunu. Biliyor, her şeyin farkında. İlacı içiyor, teşekkür ediyor oradakilere. Benim için bir onurdu falan diyor. Sakin. İlacı içtikten, belli bir süre sonra su içmemesi gerekiyor. Ama o suya uzanışı ve çıkardığı ses... Acı çekmediğini söylüyorlar tabii ama hiç öyle durmuyordu adam.

Bunu gördükten sonra, böyle bol keseden konuşmalara gülüyorum. Tabii samimi olanlar da vardır böyle konuşanlar arasında. Belki 1-2 tane.
0
windowsguvenlikduvari
(21.05.18)
ötenaziyi ancak acılar içinde ölmeyi bekleyip ölemediğim bir hastalık durumunda düşünürdüm. onun dışında hayır.
0
aquarium
(21.05.18)
(6)

Ingilizcemin daha iyi olmasi icin

durgunfoton
Bazi degisiklikler yapma karari aldim.Mesela turkce hicbir sey yok artik. Film, muzik vs. Telefonumu ingilizce yaptim.Gunluk notlarimi falan bile ingilizce aliyorum.Sizin oneriniz var mi?Tesekkurler.
Bazi degisiklikler yapma karari aldim.
Mesela turkce hicbir sey yok artik. Film, muzik vs.
Telefonumu ingilizce yaptim.
Gunluk notlarimi falan bile ingilizce aliyorum.
Sizin oneriniz var mi?
Tesekkurler.
0
durgunfoton
(17.04.18)
İngilizce haber izle/dinle mutlaka. Facebook'ta BBC, ABC, Fox News... sayfalarını takip ediyorum. Haberleri çok özenli bir şekilde hazırlıyorlar. Akılda kalıcılığı iyi oluyor. Canlı yayın takip edersen iyi olur. Film ve müzik kişiyi olayın içine tam çekemiyor maalesef. Haber, spor müsabakaları, televizyon programları bu konuda daha etkili.
0
dissendium
(17.04.18)
Film ve dizi izlemek.
Üzerine tanımam.
0
chitosan
(17.04.18)
-----
Mesela turkce hicbir sey yok artik. Film, muzik vs.
> tamamen kesmene gerek yok. komple ingilizce dolu bir dünyaya evrilirsen seni çok boğabilir. azalt ama tamamen yok etme.
-----
Telefonumu ingilizce yaptim.
> bu da internette çok yazılan bir öneri. bilgisayarı falan da ingilizce yapman tavsiye edilir. gereksiz demiyorum ama, bunların ingilizce geliştirmene etkisi sıfıra yakındır. boş iş.
-----
Gunluk notlarimi falan bile ingilizce aliyorum.
> bu güzel. yazma becerilerini geliştirir. devam et.
-----

önerim: bol bol dinleme yap. konuşulanı anlayabileceğin içerikler seç.
bol bol ingilizce yazı oku. ama seni boğucu ve bilmediğin kelimelerle dolu yazılar olmasın. rahat oku ve okurken keyif al.
0
tabudeviren
(17.04.18)
bana vaktinde yardımcı olan, çok sevdiğim film ve müzikleri, TEKRAR TEKRAR, dinlemek ve izlemek olmuştu. yani noktasını virgülünü, içerikte anlamadığım hiçbir şey kalmayıncaya kadar ezberlemek, içselleştirmek. daha derin anlamaya yardımcı oluyor böyle yapınca.
0
mewthree
(17.04.18)
bütün bu yaptıkların güzel ama,

imkanın varsa git 2-3 ay ingilizce konuşulan bir yerde yaşa. bunların hiçbirine gerek kalmayacaktır.
0
eindaclub
(17.04.18)
kitap okumanin faydasini ihmal etmemek gerekiyor, yaninda ufak ince kitaplar bulundur, ilgini ceken konularda okumalar yapmani tavsiye ederim, kelime dagarcigini ve farkinda olmadan guzel cumle kurmana yardimci olur.
0
tresrichesheures
(17.04.18)
(24)

ölüm ve sonrası hakkında ne düşünüyorsunuz?

demirr
Ölümden korkuyor musunuz?Ölüm sonrasına inanıyor musunuz?Ölümü düsünüyor musunuz,düşününce ne hissediyorsunuz?Ben de her fani gibi ölümden korkuyorum.aklima gelince ister istemez bir ürperme oluyor.ölüm sonrasina da inaniyorum.Bu arada ben ölmekten hicc korkmuyorum diyen olmaz insallah :-)
Ölümden korkuyor musunuz?
Ölüm sonrasına inanıyor musunuz?
Ölümü düsünüyor musunuz,düşününce ne hissediyorsunuz?

Ben de her fani gibi ölümden korkuyorum.aklima gelince ister istemez bir ürperme oluyor.ölüm sonrasina da inaniyorum.

Bu arada ben ölmekten hicc korkmuyorum diyen olmaz insallah :-)
0
demirr
(26.02.18)
ölümden korkuyorum, çünkü hazır değilim
ölümden sonrasına inanıyorum
ölümü düşünüyorum, düşününce yapmam gereken bir çok eksikliği farkediyorum
0
dieselsingle2
(26.02.18)
Hayır
Evet
Evet, "oh ne güzel dert yok tasa yok" (tabi günahlarımız bağışlanırsa) diye düşünüyorum.

Hiç korkmuyorum, hatta arada sırada fani işlerden sıkılınca "komuşum amına ölücez nasılsa" diye kendimi avutuyorum :)

Sadece zamansız ölmekten korkuyorum, arkamda eksik işler bırakmak istemiyorum. Ama "benim işim 80'e kadar bitmez" demiyorum tabi ki :)
0
John Bloor
(26.02.18)
Bununla ilgili olarak (ölüm sonrası) aklıma gelen her ihtimalde de "o da olumlu, bitse de gitsek bari" diye düşünüyorum.

Eh, tabii ki içgüdüsel olarak ölüm anına ve ölmeye ilişkin bir korku var mutlaka.
0
skooma
(26.02.18)
çok korkuyorum.
inanmıyorum, yaşamdan öncesindeki yokluğa dönüş olacak sadece bence.
çok defa geliyor aklıma, nefesim daralıyor.
0
rare
(26.02.18)
@john bloor: korkmuyorumla baslayip korkuyorumla biten bir cevap olmus. Olum de sanirim boyle birsey.korkmuyoruz gibi oluyor fakat insan o soguklugu dusununce mutlaka bir korku doluyor icie
0
🌸demirr
(26.02.18)
hayır
hayır
hayır

hayatın pek bir önemi yoktur, ancak ondan başka bir şeyimiz de yoktur.
0
tukenmez adam
(26.02.18)
kendi ölümümden korktuğum söylenemez ama bazi seylerin yarida kalacagi dusuncesi biraz icimi buruyor. sanirim hayatim boyunca hep o his olacak icimde bi yerlerde. aslinda düşününce bu da çok mantikli degil, öldükten sonra yarim kalan şeylerin bi anlami olmayacak nasilsa. ölümden sonrasina da cok inandigimi soyleyemem. dogmadan öncesi hakkinda nasil fikrim yoksa öldükten sonrasi da boşluk olacaktir diye düşünüyorum.
0
in vino veritas
(26.02.18)
Eh iste nasil bir olum olduguna bagli, acili bir sekilde olmekten korkarim, uykumda olmek dusuncesi o kadar korku yaratmaz.
Olum sonrasi tamamen belirsizlik benim icin, varligindan da yoklugundan da supheliyim.
Yani ara sira dusunuyorum, hatta intihara yatkin biri oldugumu bile dusunuyorum. Dusundugumu fark edince dusunmemeye calisiyorum, dusuncelerimden korkup.
0
yuzır
(26.02.18)
1- Korkuyorum
2- İnanıyorum
3- Düşünüyorum. Şu dünyada yapmam gereken, yaşamam gereken şeyler var. Bunlar öyle ekstrem şeyler değil. Baba olmak, çocuklarımın büyüdüğünü görmek, sevdiğim memleketimde yaşayabilmek.. Bunları yaşamadan ölmek istemiyorum. İnsan dünyaya doymaz herhalde ama biraz yaşadıktan sonra ölüm de bir başlangıçtır bana göre.. Kalabalık yapmamak lazım, arkadan gelenlere yer vermek lazım :)
0
silah taciri
(26.02.18)
ölümden korkmayan yoktur heralde.
ölüm sonrası varsa da yoksa da o an düşünülecek bir durum.
çok fazla düşünmüyorum, sürekli düşünürsen ölürsün.
0
mikahakkinen
(26.02.18)
korkuyorum, inanıyorum, düşünüyorum dua ediyorum en sevdiğim yere gidecekmişim gibi mutlu olayım diye. tüm insanlar için. mevlana gibi düğün misali.
0
for day to break
(26.02.18)
Ben ölümden hiçç korkmuyorum:)
Ama mümkün olduğunca uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorum yani hemen gelmezse iyi olur :)
Ölüm sonrası derken; cennet cehennem reenkarnasyon vb şeylere inanmıyorum. Doğayla buluşacağız işte.. Kadavra bağışı yapma düşüncem var, gerçekleştirirsem tıpa katkının yanısıra öğrencilerin elinde şaklabanlık malzemesi olurum diye düşünüyorum. (bence sakıncası yok, dersleri ağır, sorumlulukları ağır biraz eğlensinler yavrucaklar)

Ölümü tabii düşünüyorum ama çok sık değil. Ayda alemde bir aklıma geliyor. Ölümle ilgili tek endişem arkada kalan evlatlarımın çok üzülmeleri. Bunu istemiyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.02.18)
- Aktif bir korkum yok, bir hafta sonra öleceğimi öğrensem korkardım.
- Hayır.
- Evet, bazan her şeyin yok olacağı düşüncesinden kaynaklanan komple bir boşluk ve karanlık hissi, bazan da her türlü sıkıntının sona ereceği hissiyle bir rahatlama.
0
i was made for you
(26.02.18)
valla öyle tuhaf olay ki bu, sözcüklerle tarif edilmesi zor geliyor bana. mesela ölümden korkuyor musun dediğinde ne diyeceğimi bilemiyorum, zira öldüğümden haberim olmayacak ama şöyle diyeyim; hayatta kalmak, varlığımı sürdürmek istiyorum. bu yüzden şu yakın gelecekte ölmek istemem. kendi ölümümden ziyade çok yakınlarımın ölümü korkutuyor beni daha çok, çünkü o süreci ben yaşayacağım, üzüntüsünü hissedeceğim. kendi ölümümde his mis yok.

anlayabileceğin üzere ölüm sonrasına da inanmıyorum tabii, keşke inanabilsem.
0
soso
(26.02.18)
Ölümden tabii ki korkuyorum.
Ölüm sonrasına normalde inanmıyordum ama baktırdığım bir faldan çok etkilendim. Söylenilenler tek tek çıktı, şu an metafiziğe inansam mı inanmasam mı kafasındayım.
Ölümü düşündüğümde toprak olup çürüyüp gideceğim geliyo açıkçası sadece aklıma. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Sonra amaaan diyorum, geriye kalmayacak olan sadece ben değilim. Dünya da bi noktada yok olacak. İnsan ömrü şu evrende bir nefes alıp verme bile değil.
0
sec guard
(26.02.18)
Ölünce bunun bilincinde olmayacağım için ölümden korkmuyorum, sonrasına dair bir inancım da yok. Beni asıl korkutan başkalarının ölmesi, bunun üzerine düşününce çok kötü oluyorum.
0
pike
(26.02.18)
Dilde korkmuyorum diyorum ama yüzleşince korkmuyorum diyenin olacağına inanmıyorum.
Ölüm sonrasına inanıyorum ve bu yaşam tarzıma etki ediyor.
Ölümü düşünüyorum düşününce üzüntü duymuyorum aksine buradan kurtulacak olmanin verdiği huzur var. Tabi öte yandan diğer tarafta nelerle karşılaşacağımı bilememenin endişesi var.
0
Amaranta ursula
(26.02.18)
ölümden korkuyorum evet. ayu gibi duygusal biriyim ve hiç yakınımı kaybetmedim. terk edilince bile az buçuk toparlanmam 1 sene sürüyor. bu acıyı yaşamak da, etrafımdaki insanlara yaşatmak da istemiyorum. hepsini geçtim, ben 30 sene sonraki şampiyonlar ligi finalini izleyebilmek, önümüzdeki kış yağan karı görebilmek istiyorum. öyle çok rafine, sofistike, efendime söyliyim göt göt zevklerim yok. yaşamaya bayıldığımı da söyleyemem, bazen düşüp wefad edesim geliyor. ama tek bir hayatım olduğunu biliyorum ve acısıyla tatlısıyla, dolu dolu yaşamak istiyorum. hani ölürken "tamam yeter artık amk hadi sktir git" desin insanlar benim için, gençti şöyle hayali vardı böyle karı götürecekti vs. diye üzülmesinler. isteğim o.

ilk paragraftan da anlayabileceğin üzere ölüm sonrasına inanmıyorum. o yüzden, adanalı serserinin de söylediği gibi, BU DÜNYADA UNUTULAN DEĞİL İZ BIRAKAN OLmaya çalışıyorum. tek bir roman veya makale yazsam, neblim 30 sene sonra birisi benim yaptığım bi işi görüp "vay aq ne güzel yapmış gebeş" dese falan bana yeter sanırım.

dünyaya kazık çakmak veya dünyayı değiştirmek gibi bir gayem yok. geldim ve gideceğim, bunun farkındayım. ama öyle mal gibi yaşayıp gitmeyeyim istiyorum, tek derdim o. ha bunun için ne yapıyosun dersen hiçbi şey yapmıyom, rastgele yaşıyom öyle. daha bugün aceleyle yola atladım diye araba biçiyodu mesela.

ama bana uzun süre yaşayacakmışım gibi geliyo, neden bilmiyorum. hani böyle "93 yaşında her gün mc donalds'tan yiyen ahlaksız it" tarzı haberler çıkıyo ya, o tarz bi herif olurum gibime geliyo. "iyiler erken ölür" diyolar, o yüzden her türlü ayak kaydırma ve şerefsizliğe de yatkınım, hiç öyle dünyalar tatlısı bi insan değilim. umarım 97 sene daha yaşayıp 120'de ölürüm diyorum şahsen.

buraya da not düşeyim: intihar ettiğime dair çok net, kesin bir kanıt yoksa bilin ki intihar süsü verilmiş cinayete kurban gitmişimdir. kılıçdaroğlu'nun adamlarından korkuyorum.
0
der meister
(26.02.18)
korkmuyorum.
inanmıyorum.
rahatlatıyor.

babam öldü mesela, ölümün kötü bi şey olduğunu düşünseydim muhtemelen asla uyuyamazdım.
0
ghilleinthemist
(26.02.18)
korkmuyorum da, sevimsiz geliyor.
olum sonrasina degil de arasina inaniyorum, arada bir sey var sanki, yeniden dogmaya inaniyorum, ara bir yer, bir form var gibime geliyor, elbette emin degilim,
olumu sik sik dusunuyoum, anne baba vs sik sik aklima gelip senaryolar uretiyorum,
olum beni daha cabuk kararlar vermem, islerimi daha hizli yapmam ve surekli sikayet etmeme konusunda gizliden gizliye motive ediyor.
0
tresrichesheures
(26.02.18)
1) yapmak istediğim şeyler bitene kadar 'evet' , sonra korkmayı bırakacağım.
2) korkma
sadece toprağa gideceksin
sonra toprak olacaksın
sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin
oradan özüne ulaşacaksın
çiçeği özüne bir arı konacak
belki
belki o arı ben olacağım

3) hayır
0
Fayfa
(26.02.18)
kuran' ı kerim mealini okuyorum ve ona, allah' a, ahirete inanıyorum.
0
preldzic
(26.02.18)
1- evet
2- hayır
3- düşünmemeye çalışıyorum
0
i m cool with that
(26.02.18)
1-3) Ölümü günlük hayatta düşünmüyorum ama hatırlatıcı bir şey olursa korkuyorum. Geçen gün kan ve ilik bağışı için bir testler yaptılar; “İhtiyacı olan ben de olabilirim” diye aklımdan geçti, anlık dehşete düştüm.

Ölümden çok korkuyorum, hatta sadece ölümden korkuyorum. Deseler ki “En sevdğin on kişiyi öldüreceksin, sana bin yıl bizden”, oynaya oynaya kabul etmem ama “Yapmam gereken bıysa, yapayım” diyekabul ederim. İyi ama kısa yaşamaktansa uzun ama dandik yaşamayı tercih ederim. Nefes almayı o derece seviyorum ama günlğk hayatın koşturmacasında aklıma gelmiyor.

2) Sonraki hayata, “yalan dünya”ya, sevdiklerimle yeniden buluşacağıma inanmıyorum. Bu dünyada artık 30-40-90 ne yaşarsam o.
0
aychovsky
(26.02.18)
(15)

sigara

tchuck
sigaraya yeni başlayacak biri hangi sigarayı içerse tadı hoşuna gider ve zorlanmadan başlayabilir.cevaplar için teşekkür
sigaraya yeni başlayacak biri hangi sigarayı içerse tadı hoşuna gider ve zorlanmadan başlayabilir.

cevaplar için teşekkür
0
tchuck
(18.12.17)
çok ilginç bir soru olmuş gerçekten.

sigaraya golden virginia ile başladım. malbora ile devam ettim. winston ile uzun dönem ilişkim oldu. şu an kareliasla takılıyorum.

özet;
-malbora touch blue
0
kablelvuku
(18.12.17)
Yeni harman
Samsun 216
Tekel 2000(mavi bandrol)
Birinci
Bafra
Maltepe
0
silah taciri
(18.12.17)
Sigaraya başlama.

Fakat illa bir şeyler içmek istiyorsan günde bir tane Backwoods benzeri ıslak purolardan iç. İçine çekmeden duman tadı alıyorsun falan.
0
malheiros
(18.12.17)
kent switch.

geri kalan hepsi yalan.
0
eindaclub
(18.12.17)
aynı markanın farklı harmanlarının (camel box, camel soft, camel black, camel brown) tatları farklı olduğu kadar, aynı ürünün de tadı günden güne değişebiliyor. standartlaşması olmadığı için buna cevap vermek zor olacaktır. bence akla ilk gelenden başla. beğenmezsen farklı markaya geçersin. şahsen west gray ilk pakedinden sonra camel box içtim. bir süre marlboro touch kullandım ancak uzun zamandır tercihim camel box mesela.
0
rain when i die
(18.12.17)
teknikekip
(18.12.17)
Hiçbiri.

Çıldırdınız mı ya sigaraya başlamak için tavsiye istenir mi?
0
peggy
(18.12.17)
Bafra +1
0
eksimeksi
(18.12.17)
Malbora light
0
eazy
(18.12.17)
Marlboro Special
0
lana del rey
(18.12.17)
Sigaraya ilk başlayacak biri, hangi sigaraya başlarsa başlasın zorlanır. Sonuçta hiç böyle bir bunalım yaşamamış bir ciğer, o pis dumanla karşılaşacak! Sigaranın tadı da güzel değil ayrıca. 10 sene sigara içmiş biri olarak söylüyorum bunu. Verdiği his çok güzel, ona lafım yok. Ama tadı güzel değil. Arada fark var.
0
windowsguvenlikduvari
(18.12.17)
samsun iç ki bir daha dönüşün olmasın. tabi hala satılıyorsa.
0
lazpalle
(18.12.17)
hiçbir boka benzetemedim. ciğere kadar doldurmak gerekiyor demi, öbür türlü zaten hiçbişe anlaşılmıyor. ciğere gelince de yanık hissi yapıyor
0
🌸tchuck
(18.12.17)
dayanamadim, cevap vermem lazim bir insanlik gorevi olarak,

baslamadiysaniz birakin, arada icip tadi hosunuza gitmiyorsa yine birakin, bu zamana kadar baslamadiysaniz tebrikler yine de birakin. birakin oglu birakin. bitcoin den daha karli bir yatirim tavsiyesi olarak birakin. kahve ile alkol ile dayanamiyorum abi yea diyorsaniz da birakin, arada iste paket almiyorum ki diyorsaniz da birakin, biraktiysaniz yine birakin.

allah belami versin ki baslamayin, sigara bir cool olma araci degildir. elimize aldigim gune lanet olsun ki baslamayin.
0
tresrichesheures
(18.12.17)
Şakın bulaşma, öyle diyorum ama zaten başlayacaksın belli. Viceroy iç gör . Ne içersen iç bir süre sonra alacağın tat ve etrafa bırakacağın leş kokusu bu olacak.
0
insomnia
(19.12.17)
(9)

Türk olmayan arkadaşlarınız, eşleriniz çiğ köfte hakkında ne düşünüyor ?

fatih terim akti
Başlık biraz saçma oldu farkındayım ama yabancı demek istemedim.Benim eşim Polonyalı, kendisi ve Türkiye'de yaşadığımız dönemde bizi ziyarete gelen arkadaşları, akrabalarının çoğu Türkiye'de yediği en lezzetli yiyeceğin çiğ köfte olduğunu söylediler. ( Beyin salatasından, mantısına kadar her şey den
Başlık biraz saçma oldu farkındayım ama yabancı demek istemedim.

Benim eşim Polonyalı, kendisi ve Türkiye'de yaşadığımız dönemde bizi ziyarete gelen arkadaşları, akrabalarının çoğu Türkiye'de yediği en lezzetli yiyeceğin çiğ köfte olduğunu söylediler. ( Beyin salatasından, mantısına kadar her şey denendi)

Bir ara neredeyse bir sermaye bulup çiğ köfteci açmayı düşündüm fakat şimdilik bu durumu erteledim. Yabancı bir ülkede böyle bir işe girmek mantıklı olabilir mi ?

Sizlere yakın olan insanlar çiğ köfte hakkında ne düşünüyorlar ve hangi ülkeden olduklarını da yazarsanız daha da sevinirim.
0
fatih terim akti
(11.12.17)
Önceden erasmuslularla takılıyordum gezdiriyordum vs. Hepsi nargile, çiğ köfte, kebap hastası. Kahvaltıda çiğ köfte saran alman gördü bu gözler. Bayılıyorlar cidden.
0
jazzabel
(11.12.17)
ukrayna - kız arkadaşım çok beğendi, kiev'de 4-5 yerde var. arada yiyoruz.
0
ada meltemi
(11.12.17)
komsum ve kardesi cok seviyorlar, ukraynali onlar da
0
pide
(11.12.17)
çiğ köfte, mercimek çorbası, mercimek köfte bağımlısı oluyorlar.
hele ki cacık.
0
dedim dedim de kime dedim
(11.12.17)
ben daha seven gormedim, tukurup geri birakiyorlar :) yer: usa
0
purple rain
(11.12.17)
Berlin'de de seveni cok.
0
chitosan
(11.12.17)
spicy - baharatli veya aci buluyor kuzey amerika damagi, diger etnikler begenebilir.
0
tresrichesheures
(11.12.17)
İtalyan bir arkadaşa denetmiştik biz de. Çok beğenmişti.
0
ms brownstone
(11.12.17)
Benim isvicreli, Portekizli ve İspanyol arkadaşlarım denemişti; biri hariç hepsi sevdi. O sevmeyen ayrandan da nefret etmişti mesela.
0
fraise
(11.12.17)
(30)

Boşanmak

tatlisusamuru
Ekşiciler selam,Kaç yıl oldu hatırlamıyorum, tekrardan çözümsüz kaldığım günlerden birini yaşıyorum.Bugün doğumgünüm. Gündüz saatlerinde 10 yıldır hayatımda olan 5,5 yılı evli geçen eşimle babasına gidip, çocuk istemek(eşim)/istememek(ben) konusunu çözemediğimizi söyledik.Özet geçeceğim;Belki de sin
Ekşiciler selam,
Kaç yıl oldu hatırlamıyorum, tekrardan çözümsüz kaldığım günlerden birini yaşıyorum.
Bugün doğumgünüm. Gündüz saatlerinde 10 yıldır hayatımda olan 5,5 yılı evli geçen eşimle babasına gidip, çocuk istemek(eşim)/istememek(ben) konusunu çözemediğimizi söyledik.
Özet geçeceğim;
Belki de sinir anıyla,
Eşimi yıllarca kullanıp, onun isteklerine olumlu yaklaşmayıp, onu oyalayıp, kandırdığım söylendi bana.
Bunların üstüne beni yaşatmamak üzerine yeminler, bunu yapmazsam sülalemi .... denmeler vs.
Karşı düşünceye göre çocuk istememe dürtüm mantıkla açıklanabilir birşey değil. Hayatın ve evliliğin doğasında olan bir konu ve bir kadının çocuk istemesi en doğal hakkı (buna katılıyorum).
Ben de buna saygı duyuyorum, eşimi yanımda benimle tutmaya hakkım yok, diğer yandan hiçbir zaman çocuk istemediğimi evliliğin değil ilişkinin başında söylemiş birisiyim, ancak bugün de şunu diyorum, ileride bu fikrim değişebilir bilemiyorum (karşı taraftaki karşılığı ise zaman kazanmaya çalışmam..)

Eşimle baskıları sebebiyle bir kez denedik ve hamile kaldı, yalan yok ben çok istemedim ve 4 hfta sonra düştü ve ben sonrasında istemediğimi söyledim... ve olaylar gelişti. 4 aydır terapiste gittik değişmedi..
Ben eşimi kullanmadım, kandırmadım, 10 yılını çalmadım. Bunları duymak, konuyu çözmek yerine bitirmek için iyice sebep oldu.
Ben çocuk istemezken bu tehditlerle mi küfürlerle mi çocuk isteyeceğim.
Eşime yine bu akşam yazdım, birkaç gün iş seyahatine gideyim, sen de sakinleş istersen, ikimiz bize yakışacak şekilde oturur konuşur çözüm neyse karar veririz dedim.
Aldığım cevap “sen kararını vermişsin, ben sakinim zaten, kararın dışında söyleyeceğin birşey varsa dinleyeceğim (çocuk fikrine ok demem bu kısmı)
Öyle içimi dökeyim dedim.
0
tatlisusamuru
(21.11.17)
Doğum günün kutlu olsun :)

Gerçekten bu kadar farklı düşünüyorsanız boşanın gitsin, öyle belalı bi aile falan değilse bir şey olmaz öldürme falan.

Bir de eşiniz sizin ölümle tehdit edilmenize nasıl göz yumuyor gerçekten anlamıyorum, hem de bunu yapan babası yani.
0
noluyo yaa
(21.11.17)
babanın olaya bu derece dahil olması çok saçma ama görünüşe göre zaten eşiniz babasını dahil etmek istemiş ikna için.

eğer dediğiniz gibi çocuk istemediğinizi en başta dile getirdiyseniz bu noktada karşı tarafın çokta itiraz edebileceği bişey yok ama eminim ki olayı ailesine söylerken bunu en başta söylediğinizin hiç konusu geçmedi hemde eşinizin bunu söylediğinizde "şimdi böyle söylüyor ama fikri ilerde değişir" diye düşündüğüne eminim

kendinizi suçlu hissetmenizi gerektiricek hiç bir durum yok bana kalirsa, eşinizin bu duruma babasını dahil edip size küfür etmesine fırsat yaratması bile durumun eşinizle konuşulma evresinin geçtiğinin göstergesi

umarım en kısa zamanda istediğiniz şekilde çözülür bu probleminiz
0
berginyonbaenre
(21.11.17)
esin sen bu kufurleri yerken seni desteklemediyse senden ozur dileyip ayagina kapanmadiysa seni sperm bagisi yapacak birinden ote gor(e)miyor demektir, oyle is mi olur? boyle hakaretlerin dondugu baskilarin yapildigi bir ortamda cocuk nasil yapilir? nasil yetistirilir? bu konu nasil gizli tutulur? dedesi ne diyecek cocuga "babani olumle sulalesini ... ile tehdit ettim seni yaptilar hehehe" mi diyecek?

babasina seni ikna etmesi / korkutmasi icin goturen biri, cocuk yaptiktan sonra anlasamayip bosansaniz cocuga "baban seni zaten hic istemiyordu zorla yaptik" demesini beklememem icin bir sebep olmazdi.

biliyorum tavsiye istemiyorsun ama yani kilictaroglu gibi "bakin bu cok yanlis" diyebilecegim anca. evliliginizde bir huzur bir yakinlik kalmis olabilecegini dusunmuyorum belki herkesin kendini mutlu edecek birini bulma vakti gelmistir hakkaten.
0
robokot
(21.11.17)
doğum günün kutlu olsun.

dertsiz insan yok ya... neler yaşanıyor.

@robokot, güzel yazmış detaylarıyla.

erkeğim. evlenirsem en önemli sebebi çocuk olur. çocuk istemeyen biriyle evlenmezdim. sağlık nedeniyle olmuyorsa da arıza çıkartmazdım ama.

çocuk istememek senin kararın ve hakkın. daha evliliğin de değil, ilişkinin başında söylemişsin üstelik, haklısın.

@berginyonbaenre'nin dediği gibi, "ileride düşüncesi değişir" diye ummuş eşin.

bu tehditler, küfürler nedir ya? nasıl bundan sonra bir aile, akraba olarak kalınır ki bu saatten sonra? bu saatten sonra çocuk olsa ne olur ki...

ayrılık tek çözüm, mantıklı çözüm. aradaki aşkın, sevginin böyle bir "şeye" dönüşmesi çok üzücü.

geçmiş olsun. bundan sonraki hayatında mutluluklar dilerim.
0
runagain
(21.11.17)
hic bosanmadim ama oyle cok buyutulecek bir sey olarak gormemek lazim, sizinde belirttiginiz gibi sakin bir zamanda oturup konusmak lazim. ama ise yaramayan is toplantilari modunda degil de sonuc odakli olmak lazim. babasi zaten rezil bir herifmis k bakmayin. hepimizin ailesinde var oyle tipler. umarim kisa zamanda tatliya baglanir. olum de bu hayatin bir parcasi oldugu gibi, bosanmakta evliligin bir parcasi olabilir. nice huzurlu yaslara.
0
tresrichesheures
(21.11.17)
Boşan gitsin. Demek ki seni hiç ciddiye alıp da ne dediğini dinlememişler bir de üstüne iftira ediyorlar. Çocuğun bir gün olacaksa bile bu insanlardan olmasın derim. Hayatına bak.
0
yaren
(21.11.17)
Ek:

Bense çocuk istemediğime inandıkça reglden kesiliyorum ve kilo alıyorum, henüz erken... ben bu insanları anlamıyorum... babasıyla mutlu olmadığı çocuğu nasıl sağlıklı bir insan olarak yetiştireceğini sanıyor ki? Çocuk ona göre süs hayvanı veya yaşlılık hizmetçisi demek ki.
0
yaren
(21.11.17)
çıkış yok, kadınları bu fikirden vazgeçiremezsin. hele arkasına ailesinin desteğini ve gazını almışken. şu noktadan sonra o evlilik içinde huzur olabilir mi pek sanmıyorum.

şu an çantanı alıp gidebilirsin, oldu ki çocuk yaptın bundan sonra o evlilikten çıkışın çok zor. çocuk olduğunda da canım kocacığım diyerek sana bakışının bir anda değişeceğine inanmıyorum. malesef gerçekçi olmak lazım. tam tersine tüm ilgisi çocuğa kayıp sen sadece o çocuğun ve kadının ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli bir figüran olacaksın.
0
orpheus
(21.11.17)
bosanin, bence de...

ben de cocuk istemiyorum, bu sebeple belki, hep cocuk hayalleri kuran insanlar seviyor beni. te alla'im...
0
e haliyle
(21.11.17)
Herkese teşekkür ederim
0
🌸tatlisusamuru
(21.11.17)
Doğum gününüz kutlu olsun.
Önce eşiniz açısından bakarak yazmak istiyorum. Bazen insanın akşı tutuluyor. Sanıyor ki “insan değişir”. İnsan değişmiyor ki yıllar olmuş değişmemiş fikriniz. “Çocuk istiyor ama benden istemiyor.” Fikri de olabilir bu. Bu düşünceler başta gelip geçici olsa da bazı insanlarda kalıcılığa sahip oluyor sonradan özellikle hırslı insanlarda. Babaya bakınca aileden gelen bir hırs var sanki. Neden hırs diyorum çünkü maalesef “çocuk sahibi olma başarısı” bir hırsa dönüşebiliyor. Bunu ben demiyorum, onlarca yazı var bu konuyla ilgili.
Terapi almanız çok güzel fakat eşinizin tek başına da gitmesi lazım. Bir kadın olarak kendine bu iyiliği yapsa keşke. Sizinle veya başkasıyla, çocuklu veya çocuksuz. Bu tavırlar sağlıklı değil.

Babasının söylediklerine çok üzüldüm. Babayı susturamamasına daha çok üzüldüm. Böyle şeyleri okudukça evlilik fikrinden uzaklaşıyorum.

Sizin açınızdan ise, mutsuzsanız durmayın. Hasta oluyor insan üzüntüden. Sağlık gittikten sonra gerisi boş. Ben hasta olursam eşim bakar diyorsanız kalmaya devam edebilirsiniz o ilişkide.

Çocuk olma senaryosunda ise yukarıda yazılanlara katılıyorum. Anne mutsuz, baba evlat istemiyor. Çocuğa yazık değil mi?

Hiç boşanmadım, eminim çok zordur. Başıma gelse bu kadar rahat konuşabilir miydim bilmiyorum fakat kimse için mutsuz olmaya değmiyor. Size bunları yaşatmasına izin vermeyin.

Çok mutlu yaşlarınız olsun.
0
irene
(21.11.17)
ben de çocuk istemeyiyorum, ama herhangi bir kadının "çocuk istememe" fikrini hayatı boyunca sürdüremeyeceğini de biliyorum. dolayısıyla daha önce evlenmiş, çocuk yapmış, yetiştirmiş bir kadınla beraberim, tavsiye ediyorum.
0
idris amil zula
(21.11.17)
bu tur rezilliklerden sonra dogacak cocuk ve ailenin o cocukla hayati nic'olur?
0
tabudeviren
(21.11.17)
çocuğa yazık olur. biraz kafa dinleyin ikiniz de. ama pek çözülecek gibi değil.

hani derler ya "ailesi ile evnlemiyorum ya banane ailesi nasıl birisiyse" çok yanlış bi önerme bu gerçekten.
0
kablelvuku
(21.11.17)
Bugün benimde doğum günüm :)

Bence gayet mantıklı yaklaşyorsun olaylara bakışını beğendim. Herşeyi önceden açıksözlülük ile konuşmanız sizin açınızdan bir sorun kalmadığını gösteriyor. Eşiniz öyle oturup mantıklı konuşulcak bir tipe benzemiyor hareketleri bunu gösteriyor. Bence hazır çocuk yokken ayrılın rahatlayın.
0
gozu acik sevisen yahudi
(21.11.17)
insanların en büyük yanılgılarından biri, söylediklerine ters düşen hareket ve eylemlerde bulunmalarıdır.

karşınızda çocuk istediğini bildiğiniz ya da isteyeceğini tahmin ettiğiniz bir kadın varsa ve onunla ilişkiye girip, hatta bir de evleniyorsanız, "ama ben çocuk istemediğimi ilişkinin başında söyledim" yeterli ve doğru bir "mazeret" değil.
bunun sizin için mazeret olmadığını ve dürüst olduğunuzu anlıyorum.
fakat gerçekçi değil.

çünkü insan doğasında aslolan söz değil, davranış ve eylemlerdir.
bunu söylemenize rağmen evleniyorsanız, karşı tarafın "demek ki fikri değişebilir" ya da "sonradan isteyebilir" mesajını almasına neden olursunuz.

bu temelde olan bir sorun.
ilişkide kimse kimseden üstün değil.
siz, "ben istemediğimi söyledim" derken, o da "ben de istediğimi söyledim ya da istemediğimi söylemedim, bunu bile bile benimle evlendi" diyebilir.
bu durumda kim haklı?

çocuk istemiyorsanız, çocuk istemeyen insanla birlikte olacaksınız, ki yukarıda yazılanlardan birinde doğru bir şey yazıyor.
bir kadının çocuk istememe fikri hayatının herhangi bir döneminde anında değişebilecek bir şeydir.

kaldı ki, gerçekten çocuğu olsun isteyen ve bu fikre aşklı bağlı olan erkekler zaten azınlıkta.
hangi erkeğe sorsanız, evlenmeden önce çocuk istemiyor zaten.
etrafımdaki erkeklerden yalnızca 1-2 tanesi gerçekten isteyerek çocuk yaptı.
geri kalanların (ki bu yüzde 90'ı oluşturuyor) neredeyse hepsi kadının zoruyla ya da "hamile kaldı, doğursun bari" mantığıyla çocuk yaptı.
şu anda istisnasız hepsi çocuklara annelerinden daha düşkün, o ayrı.

ama şimdi düşününce, bana da bir erkek "ben çocuk istemiyorum" dese, "amaan bu da, üf" der ve ciddiye almayabilirim.

eğer son derece ciddi ve değişmeyecek bir kararsa, o zaman gerçekten biraz "bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" gibi olmuş.
dizilerde izlediğimiz çocuksuz ve mutlu çiftler size göre normal olabilir.
ama türkiye şartlarında çocuk istemeyen kimsenin evlenmemesi ya da en az kendisi kadar çocuk istemeyen biriyle evlenmesi lazım.
kültür, kadına yüklenen rol, kadının biyolojik/psikolojik/fiziksel/ruhsal ihtiyaçları (genel olarak, istisnalar dışında), aile gelenekleri bunu gerektiriyor.

ya çocuk yapın ya da boşanın.

babasının tarzı çok çirkin olsa da, sadece kendi isteklerine göre ilişkisini şekillendiren ve bencil insan yaftası yemeniz normal.
hem nesil, hem kültür, hem çağ farkı var.
bir de babalık duyguları tabii.

bence yapmanız gereken şey anaya babaya boş verip, gerçekten çocuk isteyip istemediğinizi, bunu o kadınla yaşamayı isteyip istemediğinizi, onu kaybetme ihtimalinin mi, çocuk yapma ihtimalinin mi sizi daha çok korkuttuğunu düşünmek.

doğum gününüz kutlu olsun.
0
blatta hiberna
(21.11.17)
kadinin cocuk istemesi ne kadar hakkiysa, istememek de senin hakkin.
konuda mutabik kalamiyorsanmiz bosanin +1
0
pilav
(21.11.17)
üff babayı falan niye karıştırdınız ki. aranızda halletseydiniz keşke.

sırf eşin çocuk istiyor diye çocuk yaparsan bence bir gün pişman olursun ve sonu gene ayrılık olur. pişman olacağın şey çocuk değil bu arada, eşin. senin net olarak istemediğin bir şey hakkında seni zorluyorsa bu ilişki biraz sıkıntılı gibi. bu şey ister çocuk olsun, ister ev değiştirmek olsun, ister başka bir şey.

böyle bir arkadaşım var. kendisi çocuk istemese de eşi istiyor diye çocukları oldu, aslında çocuk oldu diye pişman değil çünkü her ne kadar başta çocuk istemese de çocuk doğduktan sonra her türlü seviliyor, tatlı bir şey. iyi ki olmuş diyor şimdi. ama bir adama zorla bir çocuk fikrini dayatan ve kabul ettiren bir kadından normal hayatta nasıl bir eş olmasını bekleyebilirsin ki. sonuçta arkadaşım ve eşi şu anda çocuktan bağımsız olarak geçimsizlik yüzünden boşandılar. çocuğun keyfi yerinde sanırım ama gene de değer miydi?

benim fikrim, kesinlikle çocuk istemiyorsan ama aranızda başka bir sorun yoksa, birbirinizi seviyorsanız boşanmayın. çocuk da yapmayın. eşinin de bu süreçte anlayışlı olması ve ikiniz için de doğru zamanı beklemesi gerekiyor. o çocuk ikinizin sorumluluğu olacak. eve bir ev hayvanı alırken bile evdeki herkesin bunu kabul etmesi gerekir, çocuk söz konusu olunca neden tek kişinin istemesi yetsin ki? oturun konuşun, bunu kabul etmeyecekse de boşanmaktan başka yapacak bir şey yok. çocuk yapmak bu şartlar altında yapacağınız son şey olsun.

diğer yandan, bir kadın çocuk istiyorsa ama karşısındaki adam ona çocuk vermeyecekse, yani düz tabirle kadın kocasından döl alamayacaksa, döl alabileceği birine yönelmek ister. bu noktadan sonra kocasını ne kadar sevdiği ve onunla mutlu olduğu falan çok önemli değildir, kadının üremesi gerekmektedir ve onu döllemeyi kabul edecek herhangi bir kişi bile senden daha iyi görünür şu anda. bu biraz doğanın kanunu. yani şunu demeye getiriyorum, sen ona çocuk vermeyeceksen ne yaparsan yap o senden ayrılacaktır.

sen de bir gün çocuk istemeye başlarsın gibi geliyor bana. genelleme yapacağım ama herkes bir gün çocuk yapmak ister çünkü üremek doğamızda var. yaş kaç acaba? yaş demişken, iyi ki doğdun nice mutlu yaşlara!
0
istanbul kanatlarimin altinda
(21.11.17)
çocuk olsa da boşanırsınız olmasa da
0
devilone
(21.11.17)
Herkese teşekkürler. Blatta baska bir pencereden bakmış ki ihtiyacım olan şeylerden biri de bu.
Demek istediğim evet bunları bugün düşünebilirim ama o gün 26 yaşında böyle perspektiften bakamazdım.
Çocuk yapmıyorum diye defalarca eşim tarafından baskılanmak, kavga etmek, sonrasında terapiste gitmek ama fikrimin değişmemesi, sonrasında babasının tehditleri.
Polise de git şikayet et demesi.
Şimdi yapmayacağım ama bütün bunlardan sonra çocuk konusuna evet desem tam bir omurgasızlık değil mi? Çocuk istemedim diye tehdit edileceğim ve sonra tamam mı diyeceğim.
En sonundaysa sen bizi basamak olarak kullandın kandırdın, bunun bedeli olur şartları olur demek ne demek.
Bunları duyduktan sonra dvlilik sürdürülür mü?
Ben bunu doğru bulmuyorum, siZlerle paylaşıp kusurumu bulmaya çalışıyorum yada yanlış mantığımı saptamaya..
Yaşım 31
0
🌸tatlisusamuru
(21.11.17)
babayla yaşadığınız anlaşmazlığı önemsemeyip, babayla görüşmeden evliliğinizi de sürdürebilirsiniz, bunu boşanma gerekçesi de yapabilirsiniz.
bu tamamen eşinizle aranızdaki bağa ve ilişkiye bağlı bir şey.

eşinizde de bu durumun getirdiği bir gücenmişliğin ve yıpranmışlığın verdiği bir bezginlik ve (pasif de olsa) agresiflik var belli ki.
önceki cevabımda da yazdığım gibi, "madem çocuk istemiyor, o zaman neden evlendi kızımla?" diye düşünen babasıyla hemfikir olmaya meyilli bile olabilir.
çünkü bu kafadaki insanlara ve bu tarz babalara "ama ben demiştim" diye açıklayamazsınız durumu.
hem yeterli bulunmaz, hem de zaten anlaşılmaz.

mesele omurgalılık, omurgasızlık değil.
kendinizi kurban ve mağdur konumuna sokmayın.

-evliliğinizi devam ettirmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
-çocuk yapmayı istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
-çocuk yapma/yapmama sorununuz olmasaydı eşinizle evliliğinizi bitirir miydiniz, bitirmez miydiniz?
-eşiniz mi daha değerli, çocuk yapmamak mı?
-eşinizi sevdiğiniz halde çocuk yapmamakta diretecekseniz ve ayrılmak zorunda kalırsanız, pişman olma ihtimaliniz (kendinizi tanıdığınız kadarıyla) var mı?

bu sorulara cevap vermeye çalışın.
gerekirse babasına tavır koyar, görüşmez ve eşinize de bu konuda diskur çekersiniz.
konunun odak noktasından sapmayın.
burada mesele baba ya da omurgalılık falan değil.
çocuk isterseniz yaparsınız, kimseye ya da söylediklerine hesap ya da değer vermek zorunda değilsiniz.
bunları mazeret olarak kullanıp, konuyu dallandırıp budaklandırmayın.
konunun özünde kalın.
0
blatta hiberna
(21.11.17)
@blatta hiberna +1 çocuk yaparım ama babası tehdit ettiği için yapmış gibi olurum bu da onuruma dokunur diye düşünmene gerek yok yapasın varsa yapın gitsin bee. 8 senedir çocuk sahibi olmak için dötümüzü yırtıyoruz karı-koca. ama çok yaklaştık gibi. inşAllah sana vermez Allah madem istemiyorsun sen bize verir. karlar da yağıyor allam inşAllah.
0
for day to break
(21.11.17)
ne yaparsiniz bilemem, bosanin demek de kolay bir sey degil.

ama ben kimilerine gore paranoyak bir acidan bakmak istiyorum, eger cocuk yapmaya karar verirseniz lutfen dikkate alin. esinize ve ailesine eskisi gibi guvenebileceginizden emin degilseniz cocuk isine cok dikkatli girin.

zira esiniz sunu dusunuyor da olabilir, '10 yilimi verdim, bu saatten sonra baskasini bulup, cocuk yapma asamasina gelemeyebilirim/gelememe ihtimalim cok yuksek, bu nedenle ne olursa olsun bu adamdan cocuk yapmam lazim, sonrasina sonra bakarim'.
bugun bunlari yapan bir aile ile esinizin bu zamana kadar neler konustugunu bilmiyorsunuz. sonrasinda okkali bir nafakali bosanma davasi ile karsi karsiya kalabilirsiniz, cocugunuzu gostermeyebilirler, her firsatta, her kavgada cocuk bir koz olarak kullanilabilir, bu yasadiklariniz/cocuklara iliskin fikirleriniz velayet davasinda delil olur, bugun ayrilsaniz bu insanlari omur boyu gormek zorunda degilsiniz ama cocuk olunca ayrilirsaniz asla 'tamamen' ayrilamazsiniz. vs. vs.
0
themeningrey
(21.11.17)
doğum günün mutlu olsun

çözümsüz bir nokta gibi duruyor. ev değiştirmek değil bu, çocuk yapmak. bence eşiniz ve babası sağlıklı düşünselerdi istemediğiniz halde bir çocuk yapmanızın o çocuk için çok da iyi bir şey olmayacağını düşünürlerdi. ha çocuk doğduktan sonra elbette sevilir, hiçbir şeyi esirgeyeceğinizi de sanmıyorum ama.. eşinizin babasını hesaba katmadan düşünerek karar verin. zira şu an fazla duygusal bir karar olacaktır...
0
her giriste sifresini unutan adam
(21.11.17)
nice yıllara,

diğer cevapları okumadım. evliliği sonlandırma gibi bi düşüncen var mı onu da bilmiyorum. benim söyleyeceklerim varsa diye. boşanmak sanıldığı kadar zor değilmiş. kızım üç yaşındayken boşandım, onca sene nasıl sabrettiğime hala şaşıyorum. boşanma davam on dakika sürdü sürmedi. sonrasında yaşadığım tek sorun eski eşimle artık farklı şehirlerde yaşamamızdan doğan çocuğu görme günlerim. sizde böyle bi sorun da yok, nafaka almak için sebebi de yoksa sıfır sorunla hayata yeniden başlayabilirsiniz.

şimdi ise tekrar evlendim, önceki evliliğim zehir zemberekmiş resmen, belki de dünyadaki tek anlaşamadığım insandır eski eşim. geçmişe baktığımda iyiki cesaret edebilmişim boşanmaya diyorum.

hakkınızda iyi olan gerçekleşir umarım.
0
antihero
(21.11.17)
Eger bastan beri istemediginizi soyluyorsaniz belli ki esiniz zamanla fikriniz degisir diye beklemis. Ve bir sey diyeyim mi, insanlar gercekten degisiyor. Birkac ay onceye kadar cocuklara yarim saat tahammulu olmayan ve istemeyen biriydim, aniden anlamadan fikrim degisti. Simdi hamileyim ve sanki yasam amacim anca tamamlanacakmis gibi hissediyorum. Sizin henuz hazir olmadiginiz acik, hazir olmayi bekleyin. Diger turlusu cocuga yazik olur kesinlikle.
0
lallala
(21.11.17)
-evliliğinizi devam ettirmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
-çocuk yapmayı istiyor musunuz, istemiyor musunuz?hayir
-çocuk yapma/yapmama sorununuz olmasaydı eşinizle evliliğinizi bitirir miydiniz, bitirmez miydiniz?
Hayir
-eşiniz mi daha değerli, çocuk yapmamak mı? Soru buysa, Cocuk yapmamak
-eşinizi sevdiğiniz halde çocuk yapmamakta diretecekseniz ve ayrılmak zorunda kalırsanız, pişman olma ihtimaliniz (kendinizi tanıdığınız kadarıyla) var mı? Yok
0
🌸tatlisusamuru
(22.11.17)
ben daha farklı düşünüyorum. bir insanın çocuk sahibi olmayı istemesi çok normal. eşine istediği bir hediyeyi alıyorsan (evet çocuk ve hediye karşılaştırması yapmış oldum) çocuk yapmasına da yardımcı olabilirsin. benim evlenme nedenlerimden çok önemli bir kısmı çocuk istememdir mesela. eşim ben çocuk yapmayacağım dese herhalde evlenmezdim onunla, veya evlenip fikrini değiştirmesini sağlardım. eğer fikrini değiştiremesem de boşanırdım. sevgi başka bir şey, genetik devamlılığı sağlamak için veya sırf şefkat verebilecek bir varlık olarak çocuk yapma isteği daha da başka bir şey. siz bundan eşinizi mahrum bırakıp ona bir nevi ceza veriyorsunuz.

çocuk yapmama isteğinizi merak etmekle birlikte "ileride fikrim değişebilir" lafınıza da takıldım biraz. neyse yahu. eşinizi sevmiyorsanız boşanın, gerçekten seviyorsanız onu mutlu eden davranışlar sergileyin. benim eyyorlamam bu şekilde

edit: babanın tehditleri kısmına hiç girmedim. babanın tepkisi oldukça saçma bence de
0
burya
(22.11.17)
çocuk konusu ciddi bir konu. aldatma gibi taraflar kesin olarak eminse boşanma nedeni olduğunu düşünüyorum. ikinizin de birbirinize bunu yapma hakkınız yok, bence boşanın.
0
pinkpeony
(22.11.17)
doğum günün kutlu olsun. bence böyle konuları etrafında güvendiğin ve senden yaşça büyük insanlara sormalısın. durum konusunda tavsiye verecek vasıfta biri değilim aynen burada sana yazan insanların %95'inin olmadığı gibi.
0
Apocalypse
(24.11.17)
(17)

tek gecelik ilişkilere nasıl cesaret ediyorsunuz

qazedcsrfvtyhngujmkol
yıllardır tanıdığın insanı bile tam olarak bilemezken barda veya bilmemnerde tanıştığı biriyle nasıl yakınlaşabiliyor insanlar artık anlam veremiyorum. türkiyede değil ama avrupada çeşitli clublara gittim bildiğin et pazarından farksızdı kim kimi tutarsa olayı vardı resmen hadi o zamanlar cahıldım d
yıllardır tanıdığın insanı bile tam olarak bilemezken barda veya bilmemnerde tanıştığı biriyle nasıl yakınlaşabiliyor insanlar artık anlam veremiyorum. türkiyede değil ama avrupada çeşitli clublara gittim bildiğin et pazarından farksızdı kim kimi tutarsa olayı vardı resmen hadi o zamanlar cahıldım dünyanın rengine gandım ama durup düşününce tanımadığın biriyle hele öyle bir ortamda tanıştığın biriyle bırak sevgili olmak yakınlaşmak bile çok riskli değil mi.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(24.01.17)
kardeş sen hiç tek gecelik ilişki yaşamadın sanırım, bu sorunun cevabını yaşadığında bulacaksın. burada sorman anlamsız
0
balpolen
(24.01.17)
turkiyede cok farkli degil hocam haberin olsun
0
jedilance
(24.01.17)
saglık riskleri acisindan söylüyorsan, evet haklisin. dikkatli olmak ve önlem almak en iyisi her zaman.
seks sirasinda siddet uygulayabilir, vücuduna zarar verebilir. bunda da haklisin, bu sebeple secimlerini iyi yapiyorsun. kontrolü elden birakmiyorsun.
bunun disinda yakınlasmak gerekmiyor zaten, sevisiyorsun, sen karsi tarafa keyif veriyorsun, alabildigin kadar keyif aliyorsun. yalan yok, dolan yok. beklenti yok.
0
thewizardofearthsea
(24.01.17)
Ülkedeki psikopat oranı, adalete bakış açısı belli iken ben de insanların birbirine bu kadar guvenmesine şaşırıyorum. Işin sağlık boyutu var, manyağı denk gelir rahatsiz eder, şikayet etsen e sen bu adamla zaten birlikte olmuşsun ne şikayeti diyecek bir sistem var. Benim gibi kimseye kolay güvenmeyen biri için imkansız.
0
cabiday
(24.01.17)
Ben cesaret edemiyorum.
0
eksimeksi
(24.01.17)
başa vurunca. bi de avrupa'dan örnek vermişsin de asıl avrupa'da kafan rahat bu konuda açıkçası. hani tamam erkek olarak dayak yemekten korkmasam da cinsel hastalık konusunda türkiye'nin daha fena olduğunu düşünüyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.01.17)
Cesaret edemeyen biri olarak ben de merak ediyorum. Benim merak ettiğim, güvenin sağlandığını farz etsek dahi psikolojik olarak nasıl cesaret ediyor insanlar. Şahsen ben bi barda bi yerde tanışıp çekici bulduğum bi insan dahi olsa korkup yakınlaşamıyorum :D
0
kozmosta bir nokta
(24.01.17)
Sağlık açısından da çok riskli bence binbir türlü cinsel hastalık var hiç korkmuyorlar, geçen burda sevgiliden bile cinsel hastalıklar için test istenmeli mi başlığı vardı, sevgili bile düşündürücüyken hiç tanımadığın birisi omg. ayrıca @asilov'un dediği gibi yarın evine gelip arıza çıkartmayacağı belirsiz. Gerçekten çok cesaret isteyen bi iş. Bende yok o cesaret, gerek de görmüyorum zaten.
0
ekaterina
(24.01.17)
gelecekte farklı bir erkek arkadasım olursa cinsel sağlık testlerini istemeyi düşünen bir birey olarak bu beni de cok düşündürüyor. RESMEN ÇILGINLIK.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.01.17)
Torpidoda genellikle 2-3 tane prezervatif bulunduruyoruz. Öyle çok alengirli işlere (oral) girmiyoruz. Zevk alıyor, olabildiğince zevk veriyor ve küçük bir öpücükle bitiriyoruz.
0
Polaroid
(25.01.17)
bazı basit önlemler almak ve biraz insan sarrafı olmak gerekiyor. erkek olarak bu konuda kafam biraz daha rahattı ancak kadın arkadaşlarımızın bu konuda başı daha çok derde giriyor. bu iki nokta onlar için biraz daha önemli.
0
zgrydn
(25.01.17)
yıllardır tanıdığın kişiyi de bilemiyorsun neticede orada burada tanıştığını da. risk budur diyip devam edeceksin. o anki duruma göre yaparsın ya da yapmazsın.
0
cekilmis gayfe
(25.01.17)
Sağlık açısından riskleri mimimize etmek senin elinde. Karşı tarafı sevgili gibi değil, parasını verdiğin seks işçisi gibi düşüneceksin. Tek gecelik ilişkiyi kabul eden kadın, kimbilir senden önce kaç erkekle yatmıştır...Özellikle vücut sıvılarıyla cinsel hastalıklar bulaştığı için, bunların önlemini ilişki sırasında alıcaksın. Güvenlik açısından da çok riski tabi. Kaç yiğidin hayatı sönmüştür bu şekilde.. Parasını, böbreğini, itibarını, ailesini kaybeden sayısız örnek var..

@zgrydn'nin dediği gibi insan sarrafı olmak, hayatın her alanında olduğu gibi bu konuda da çok önemli.
0
iwasbornonamountainside
(25.01.17)
Ya bir vakitler baya tanınan bir adamla birlikte olmama sebebim bu...

1- Manyak mı bilmiyorsun
2- Bu gece benimle yatmak istiyorsa, her gece birileriyle yatıyordur uff hastalık diyorsun
3- Ertesi sabah "hadi siktir git" mi diyecek belli değil...

Yani hem duygusal hem sağlık açısından baya gerilimli geliyor bana... Referansı olsa bile güvenilir gelmiyor. Ama yakın çevremde bu şekilde yaşayan çok arkadaşım var. Hallerinden memnunlar bi yerde.. Sağlık kontrollerinde de (jinekolojik) temiz çıkıyorlar.
0
lcha
(25.01.17)
tek gecelik olmayan ilişkilerde bile 3 defa hastalık kapıp tedavi olmuş biri olarak artık kondom yoksa cesaret etmiyorum.
0
tughan
(25.01.17)
Hepimiz gerizekalıyız (ciddiyim).
0
manuel mandalina
(27.01.17)
sex feeling ile gut feeling ile, icgudu ile yani, oyle cok hesaplamiyorsun, zaten ya iyi bitiyor ya da bobrek.avi
0
tresrichesheures
(27.01.17)
(16)

Uçak kalkarken ve inerken

okuyamıyom ben ya
Telefonunuzu kapatıyor musunuz? Uçak moduna alıyor musunuz demiyorum bakın. Anonslardan anladığım kadarıyla uçak havadayken uçak modunun sakıncası yok ama kalkarken ve inerken telefonların kapatılması isteniyor. 2 3 yıl önce tamamen kapatılıyordu, kapatıyordum. Şimdi sadece kalkarken inerken kapatı
Telefonunuzu kapatıyor musunuz? Uçak moduna alıyor musunuz demiyorum bakın. Anonslardan anladığım kadarıyla uçak havadayken uçak modunun sakıncası yok ama kalkarken ve inerken telefonların kapatılması isteniyor. 2 3 yıl önce tamamen kapatılıyordu, kapatıyordum. Şimdi sadece kalkarken inerken kapatıyorum, havada müzik dinlemek istersem uçak modunda açıyorum. Ama kimi görsem telefonları hep açık, yani uçak modunda mı bilmem de kalkarken inerken baya açık yani. Saklamıyorlar da. Ben mi yanlış duyuyorum acaba o anonsları?

Evet teşekkürler.
0
okuyamıyom ben ya
(30.06.15)
Kapatıyorum , açık olanları da çaprazımdaysa filan ispitliyorum, yanımdaysa uyarıyorum.(yanımdakini ispitlemiyorum tüm uçuş onun tribini suratını çekemem afsdagad)

30 yaşında eşşek kadar adam o hale düşürmesin kendisini bi zahmet, kapatın diyorlarsa kapatılsın, türk mantığındaki gevşek insanlara uyuz oluyorum bu yüzden.


Bir de hostesten uyari yiyince " benimki ucus modunda?!!!" Diye atar yapan mallar var onlar yilin dahisi odulu filan vermek lazim. Kulakligi cikarsa anonsu duyar en azindan.
0
neferkitty
(30.06.15)
kapatırım da aslında kapatılmasına pek gerek yok sanırım. kabin ekibinin hep telefonları açık.
geçen yanımdaki çocuk uçak kalkıp inene kadar mesajlaştı foto çekip yolladı falan, ispiyonlamadım. öyle gittik.
0
cekilmis gayfe
(30.06.15)
ben uçağa binmeden uçuş moduna alıp kapatıyorum, kalktıktan sonra açıp müzik dinliyorum. İnişe hazırlanıyoruz dediklerinde kapatıyorum, sonrası malum.

Normalde uçuş modunda olduğu sürece sıkıntı değil diye biliyorum ama yine de kapatıyorum ben. baya açık dediğiniz mesajlaşıyorsa falan sıkıntı uyarmak lazım, gerçi o bile etkilemeyebiliyor galiba ama ne gerek var 3-5 saat bakmayıversin insanlar yahu. Bir pilot forumunda bi tartışma vardı birkaç alet arızalanmış doğru göstermiyormuş, pilot hostesi çağırıp telefon kontrolü yapmasını istemiş 4-5 kişininki açık çıkmış falan öyle bişey okumuştum bi ara. Dikkat etmeyen de vardır yani ama edilmeli.
0
rodriguez2
(30.06.15)
Müzik dinlemeden yolculuk mu geçer?
0
cetoxim
(30.06.15)
uçak kalkıp/inerken kapayan, uçak modundan da çıkarmayan birisi olarak ben uçakların açık olan bir iki ya da beş telefonla düşürülebileceğine inanmıyorum. teröristler niye o zaman uçak kaçıracağı zaman o kadar kassın ki?
0
reavelyn
(30.06.15)
bir sey yapmiyorum.
0
baldur2
(30.06.15)
@reavelyn super mantık böyle devam
birincisi zarar vereceği kesin değil, sadece zarar verme ihtimali var. yoksa illa bir kaç salak açık bırakıyor her seferinde uçak düşerdi.
ikincisi bu aletler uçağı düşürmüyor zaten. Kimi elektronik sistemlerin yanlış göstermesine sebep olabiliyor yaydıkları dalgalar yüzünden, bu da normalde çok sıkıntı olmasa da iniş ve kalkış gibi uçuşun en kritik anlarında kazaya yol açabilir bu yüzden tehlikeli.
0
yakuza123
(30.06.15)
eskiden tüm otobüslerde de telefon yasaktı. şoförler epey yaygara çıkarıyordu. üstelik otobüsler mercedes 303 falan yani. sanıyorum önümüzdeki 3-5 senelik süreçte bu sıkıntı olmaktan çıkacak. ancak ben de her seferinde kapatıyorum.
0
kallesnikof
(30.06.15)
uçakta 100 kişiye aynı anda arama geldiğini düşününün. o radyo dalgaları elektromanyetik alana sebebiyet verip uçağın sistemlerinde arızaya neden olabilir.

ha o kadar da değil, birden öyle arama mı gelir diyeceksiniz, ama nerden bilebiliriz, düğünde adamın kafasına havaya atılan kurşun sekip geliyor ve öldürüyor misal.

kapatmak lazım.
0
nucleon
(30.06.15)
çok tehlike arz etse kesin uçağa bindiğimizde toplarlardı. O nedenle bence çok da etkileyen bir mevzu değil sadece önlem amaçlı yapılıyor ama ben yine de kapatıyorum, sonuç olarak amaçladıkları şey mantıklı, riski düşürmek.
0
sos fistik olsun mu
(30.06.15)
olm milet sesli konusup baskasini rahatsiz etmesin diye konmus bir uygulama. sonucta 10-11 saat suren yolculuklar var millet uyuyor. otobusle ayni mantik. bakin simdi hicbir yerde otobuste telefon kullanmayin tabelasi yok. onceden millet birbiriyle kavga ederdi lan. vay aq ne gunlerdi.
0
baldur2
(30.06.15)
@yakuza baba haklısın o minvalde bi şey yazmamışım, illa ki zararı vardır da kapatın diyordur adamlar kıllığına yapmazlar herhalde farkındayım ben de :D demeye çalıştığım bu uçakta açık telefon görünce deliren insanların daha sakin olması gerektiğiydi :D
0
reavelyn
(30.06.15)
Ucak moduna aliyorum ve hic kapatmiyorum. Gerek yok. Milyon dolarlik alet benim sikindirik telefondan etkilenip dusecekse dussun amk. Hangi cagda yasiyoruz. :)
0
isott
(30.06.15)
Komple kapatıyorum, uçuş boyunca açmıyorum. Zaten en fazla bir saat sürüyor o arada da kitap okuyorum.
0
inheritance
(30.06.15)
telefon acik olsa dahi seyir yuksekliginde sinyal alamayacagi icin acik tutulmasi telefon sahibinin bir isine yaramayacaktir. hatta cep telefonlari baz istasyonu bulamadiklarinda daha yuksek enerji kullanip daha genis kapsamdan sinyal almaya kastiklari icin sarji da hizlica dusurecektir. dolayisiyla sadece inis ve kalkis esnasinda sinyal alabilen cihazin seyir irtifasinda acik olmasini zaten sacma degil mi? Elektronik haberlesmeci vardir illa, daha iyi aciklar elbette ama telefonlarin tum seyir ya da inis-kalkis esnasinda acik olmasi halinde de ucaktaki telefonlarin tumu ornegin iniste baz istasyonuyla iletisime gececekler, siz konusmasaniz dahi bu iletisim ve sinyallesme olacak. dolayisiyla ucak elektronik sistemle inis yaparken yuzlerce cihazin sinyal kirliligi yaratmasi riski goze alinabilir mi?
0
kartonpiyer
(30.06.15)
kapatiyorum, bilimum elektronik aletle ilisgimi kesmek hosuma gidiyor, okumayi seviyorum, uyumayi seviyorum, ama bir sure sonra bi film acip izliyorum, yoksa zaman gecmiyor:)
0
tresrichesheures
(30.06.15)
(8)

İçli köfte

old possum
Bu akşam ilk defa içli köfte yapmayı deniyicem. Rahmetli yengem ben çocukken, harika haşlama içli köfteler yapardı. Tarsusluydu kendisi. Keşke yapmayı öğrenseymişim ondan :(Ben youtube videolarından bakıp yapmayı deniycem ama pek cesaretim yok. Bir de bunun dışına da (yani bulguruna) kıyma konuyormu
Bu akşam ilk defa içli köfte yapmayı deniyicem. Rahmetli yengem ben çocukken, harika haşlama içli köfteler yapardı. Tarsusluydu kendisi. Keşke yapmayı öğrenseymişim ondan :(

Ben youtube videolarından bakıp yapmayı deniycem ama pek cesaretim yok. Bir de bunun dışına da (yani bulguruna) kıyma konuyormuş ya, ben öyle hatırlamıyordum.

Annesinden yapılırken görenler vardır belki içinizde, Nelere dikkat edeyim. Yoksa vaz mı geçeyim bu sevdadan? Çok canım istiyo be, kepabçılardaki kuru kuru kızartma olanları çok kötü.
0
old possum
(29.04.15)
Dışına kıyma konulan senin dışarda yediğin kızartmalar için geçerli, haşlama için koymayınız efenim. Verebileceğim en iyi tavsiye hazırlıklı olun, o kollar yorulacak :)
0
busuta
(29.04.15)
tek mevzu bulgurunun kıvamı.kıvam tutması için de kaya tuzunu ezerek kullanın.
0
dahili meddah
(29.04.15)
bulgur kıvamı için annem irmik de ekliyor içine. iç için kuzu-dana kıyma karışık kullanıyor. ayrıyeten biraz da kuyruk yağı.
not: Adana
0
amuzende
(29.04.15)
disina kiyma konulanlar hepsi icin gecerli diye biliyorum, zira haslamalik, kizartmalik diye bir ayrim yok yapimda, pisirmede oluyor o ayrim, zira et koymazsaniz yapismaz (baska urunler kullaniliyorsa bilemem tabii) elde yapacaksaniz sabirli olmaniz gereyor, fakat et kiyma makinelerinin icli kofte aparatlari var onlari tavsiye ederim, harci icin ise abarmamak kaydi ile ceviz ve yeni bahar guzel tat verir, internetteki tariflerde tereyagi vs diyor fakat kiymanin kendi yagi yeterli olacaktir cok yagsiz degilse.
0
tresrichesheures
(29.04.15)
Şimdi annem adana(kozan)lı babam tarsuslu annemin söylediğini aynen aktarıyorum;

Malzemeler
2 bardak köftelik bulgur
1 bardak un
Suyunu ekle (kulak memesi kıvamında hamur olana kadar ekle)
Harç için; yağsız kıyma, yarım paket tereyağ,maydanoz, karabiber, kimyon,tuz,iri soğanlardan 5 6 tane ufak olursa yarım kilo

Not: Yalnız harcın donması gerekiyor sıcak sıcak koyamazsın hamurun içine

Yapılışı;

Önce kıymayı ocağa koy o haşlanırken soğanları doğra içine koy ağzını kapat 10 dk kavrulsun daha sonra yağını koy 1.5 yemek kasığı biber salçasını koy(sadece biber),karabiber, kimyon,tuz istersen acı da koyabilirsin en son maydanozu doğra üstüne serp ağzını kapat, buzluğa at.

Yoğurduğumuz hamuru yumurta büyüklüğünde elinde yuvarla ve parmaklarınla aç(yengenden açma şeklini görmüşsündür diye tahmin ediyorum) içine hazırladığımız harçtan(kıymadan koy) ve hamurun ağzını kapat

Haşlamak için; büyük tencereye su koy içine tuz ve yarım limon sık ağzını kapat kaynasın kaynadıktan sonra içine köfteleri at su üstüne çıkınca çıkart.

Not:Adana - Tarsuslular köftenin içine ceviz koymaz.

Afiyet olsun :)
0
verbanadüşlerimi
(29.04.15)
yuvarlak küre şeklinde yap öyle güzel oluyor. bizimkiler öyle yapar ben bizimkilerden güzelini hiç bi yerde yemedim
0
platoniclover
(29.04.15)
Tenceredeki buharı kullanabileceğiniz büyük kevgire benzeyen bir takım aparatlar var eğer onlardan edinirseniz hiç korkmayın yapmaktan. Dağılmadığı sürece ne kadar kötü olabilir ki? Tencerenin kapağı açıkken kaynatmak, suya biraz limon damlatmak ve iç harcın çok soğuk olması işin püf noktaları. Afiyet olsun.
0
buraya yalniz uyanmak icin geldim
(29.04.15)
Dışına kıyma koymaya gerek yok.

referans alacağın tarifi buraya koy, nesi eksik nesi fazla söyleyeyim.
0
yirmisantim
(29.04.15)
(15)

bakimli olmak zorunda miyim? yalnizlik falan

prisoner
Tabi ki degilim, provokatif olsun diye basligi boyle sectim.dayatilan kaliplara hayat boyu hemen hic girmemeye cabaladim. Kadin bakimli olmali kadin cicek gibi olmali, agzina kotu laf almamali falan bana gore safsata. tabi tahmin edilecegi uzere ozel hayatim da cok tatmin edici gecmedi bu sebeplerle
Tabi ki degilim, provokatif olsun diye basligi boyle sectim.

dayatilan kaliplara hayat boyu hemen hic girmemeye cabaladim. Kadin bakimli olmali kadin cicek gibi olmali, agzina kotu laf almamali falan bana gore safsata. tabi tahmin edilecegi uzere ozel hayatim da cok tatmin edici gecmedi bu sebeplerle. Cunku kafama gore insanla karsilasma olasiligim cok dusuk, bunun zor olacagini biliyordum ve yas ilerledikce iyice zorlasiyor. ama kendimi de biliyorum, prensiplerinden/inanclarindan kolay vazgececek biri degilim. E napcam ben kendime gore birini bulamayip bi noktada ehh yeter diyip ins bebisim yha kizlarindan mi olucam sirf hayati paylasabilecek birini bulmak ugruna(ki boyle buldugum biri de beni tatmin etmeyecek biliyorum), yoksa bekleyip bekleyip yalniz bi hayat mi yasicam? karsi cinsle iliskiyi sordum spesifik olarak ama bu az cok arkadasliklarda da boyle.
0
prisoner
(27.04.15)
bunun sonu anlaşabileceğin insanlar bulmak.yani en azından kendi deneyimim bana bunu gösterdi.başka hayatlarda farklı deneyimler de olabilir elbet
0
rakicandir
(27.04.15)
birini bulana kadar evet. Sonra salabilirsin kendini.
0
oğlum çok zor lan
(27.04.15)
tipik türk kadını - hepsi değil - evlendikten sonra balina gibi yaşamıyor mu? köprüyü geçene kadar takılın işte herkes gibi :))
0
masa penisi
(27.04.15)
hiç bakımlı olmayan bir arkadaşım var ve senelerdir erkek arkadaşı var, nişanlılar, birlikte yaşıyorlar. Çocuk filan düşünselerdi çoktan evlenmiş olurlardı.Kafa/yaşam tarzı, harcama alışkanlıkları, oturup konuşabilme... böyle şeylerde uyumları var ve gayet mutlular.

full makyajlı filan bir kadın değilim ben de ama belli bir bakım oranım var bunu da dayatıldığı için değil sevdiğim için yapıyorum. Ben de şimdiye kadar hiç bakımla ilgili bir beklenti, eleştiri vs. öyle bir şey duymadım ilişki içinde olduğum bir adamdan. Hatta bir yandan doktora yapıp bir yandan çalışırken erkek arkadaşım senin bu haline şükür, zaten heder oluyorsun diyordu.

neyse yani kısacası bakım çok genel bir kavram neyi ne kadar kast ettiğini bilemiyorum ama ilişkide tek faktör buymuş gibi düşünmemek lazım, her erkek aynı değil.
0
niye ama
(27.04.15)
Tabii ki yalnız bir hayat yaşamayacaksın. Kalıpların dışına çıktığın için etkilenebilecek birçok kişi olacaktır.

Önemli olanın kalıp içi veya kalıp dışı olduğunu düşünmüyorum, önemli olanın kimsen o olduğuna sahip çıkmakla ilgili olduğuna inanıyorum. Sadece kadınlık, erkeklik için de değil; titiz bir insan pasaklı olursa rahat olamaz, kendini ortaya çıkaramaz. Aynı şekilde pasaklı bir insan titiz bir yerde elini kolunu nereye koyacağını bilemez. Bu en genel hali gibi. İnsanlar senin olduğun kişiden etkilenir, sen sen olduğun ve farklı bir kişi olmadığın için, içindeki neyse dışındaki de o olduğu için etkilenir. Erkeklerin de kadınların da hepsi aynı değil ki, bir milyon çeşit. Eğer Rio sahilinde kutup ayısı aramıyorsan, her zaman güzel bir olasılık var.

Arkadaşlık için daha da büyük olasılıklar var. Kimse arkadaşını bakımlı-bakımsız olmadığı için seçmez ki. Hatta "harbi" insanları daha çok severler. Böyle insanlara ihtiyaç duyarlar.

Yine de kılları almak önemli bence.
0
aychovsky
(27.04.15)
kendin olmaktan vazgeçme illa kendin gibi birini bulursun ortamında böyle kişiler yoksa ortamını değiştirmeye çalış
0
limoncello
(27.04.15)
Bakım derken ne kast ettin ki
Lazere agdaya gidilecek
Ee saçlar iyi kötü taranıp kestirilecek (günlük fön demiyorum)
Hafta da 4 kere yıkanılacak
Fiziken de saçmalamazsan en başta senin için karlı olur, kilo zaten bi hastalık

Ee, bunun aşağısı zaten oksijen israfı


Canımmss mı olduk

Aman diym bunlardanaşağısı da olmasın

Bunların bi tık üstü de güzel işte ideal hatun :)
Gerçi olmadı biz bunu bi erkeğe soralım, ben yetkisiz kaldım
0
cecilia
(27.04.15)
Ya cecilia haklisin, tembellik yaptim tam aciklamadim. Sadece bakim degil tabi bu, bi prototipten bahsediyorum. Cnmslar falan ordan:)
0
🌸prisoner
(27.04.15)
aslında bakımlı, temiz ve sağlıklı olmak da mutlu eden bir şey; seni mutlu eder yani bir nevi.
0
aithra
(27.04.15)
ins bebisim yha
0
empty bottle
(27.04.15)
Ben kadınların bakımlı olmaya zorunlu olmadığını savunan erkeklerdenim. Yani hijyen, epilasyon vs. umursadığım şeyler değil. Fiziği düzgün, kafası çalışan, fikir sahibi, beynini kullanan bir kadınsan varsın kaşlarını bacaklarını almayıver, varsın dişlerini fırçalamayıver, varsın haftada bir iki kez yıkan. Benim için hiç sorun değil.

Not: fazla kiloya tahammülüm yok ama.
0
yirmisantim
(27.04.15)
yaş kaç, ona göre yorumlayalım ?
0
kayipkentindelisi
(27.04.15)
"Çok güçlü ve kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olduğum için yalnızım" diyip ekmek arası ekmek yiyeceksin tabii ki. Milyonlarca hemcinsin yanılıyor olamaz.
0
arnold schwarzeneger
(28.04.15)
olmaz, hem kendi dogrularim var, onlardanb odun vermiyorum, o sebeple yalnizim diyorsun , hem de nasil olacak bu isler diyorsun, sorunun icinde cevabi veriyorsun ama aslinda lutfen o hayallerimdeki bana katlanacak kisi ortaya ciksin diye bagiriyorsun, bu isin belli bir yastan sonra fizikle mizikle olmadigini hepimiz iyi biliyoruz,
ego nu ve beklentileri asagi cekersen asagilarda bekleyen ayni durumda milyonlarca insan var, beraber rahat edecegin bir canli bulursun buyuk ihtimalle, fakat buldugum biri de beni tatmin etmeyecek biliyorum, olmayacak hissediyorum tarzi onden kendini zkici varsayimlarda bulunursan, karsina gelene yazik edersin,
sorunun cevabina gelirsek, bakimli olmak zorunda miyim? hayir, yalnizlik falan? e normal.
0
tresrichesheures
(28.04.15)
Kafana göre insan elbet var. Çevrende kendilerini alışkanlıklra kaptırmış insnnlar olsa da, İstanbul gibi bir yerdeysen zor değil karşına çıkmaları.

Çoğu kadın erkek sosyalist ve bazı anarşistlerin durumu da biraz böyle. O tür ortamlara girebilirsin mesela.
0
Cursed Chico
(28.04.15)
(8)

Evlilikte sadakat

cenkist
Mesela 2 yoğun iş hayatı olan biri evlendi .Bu kişiler sadece aksamları evde bulusup yiyp sabahlayıp işe gidiyorlar.Bunların çalıstığı kitle erkek için çok güzel kadınlar kadın için de çok yakısıklı erkekler .Bunlar birbirini aldatır mı ?Bu sadakat yükümün nasıl sağlar eşler ?
Mesela 2 yoğun iş hayatı olan biri evlendi .Bu kişiler sadece aksamları evde bulusup yiyp sabahlayıp işe gidiyorlar.Bunların çalıstığı kitle erkek için çok güzel kadınlar kadın için de çok yakısıklı erkekler .Bunlar birbirini aldatır mı ?Bu sadakat yükümün nasıl sağlar eşler ?
0
cenkist
(27.04.15)
sadakat kişilerin bulundukları ortama göre değişen bir şey değil bence. aldatacak olan adam/kadın internette bulur, sokakta bulur, komşusunu bulur, eskisi sevgilisini arar bulur yine aldatır. aldatmayan insanı ise ortamın tetikleyebileceğini sanmıyorum.
0
koynundakiyilan
(27.04.15)
aldatacak zamanı buluyosa o "iş yoğunluğunda" eşine ayırsın vakti
koynundakiyılan+1
0
la noix
(27.04.15)
Aldatma yoğun olup olmamakla alakalı değil, adamın ya da kadının içinde varsa, karakterler arızalıysa aldatacak olan her türlü aldatır. Her türlü imkan elinin altında.
0
elikası
(27.04.15)
Karaktersizlik.
0
bigbadabum
(27.04.15)
yukumun nedir? hukmu mu, yuku mu?
0
tresrichesheures
(27.04.15)
sorun ciftlerden birinin veya ikisinin - genlde erkek oluyor tr de- hem evliligin sosyal nimetlerinden faydalanmak hemi de erkekligin vahsi sahip olma durtulerine engel olmak istememesinden kaynaklaniyor, kapali kutularda aile yapilari olusturarak yasayan bir cins oldugumuzdan, oyle her sana kiviranla ya da biyik buranla hasir nesir olmayacaksin evliligin sursun istiyorsan,
soru ise sacma, bunlar birbirini aldatir mi, bekle ve gor, aldatir derlerse bosanacaklar mi yani? ya da yuzde kac alditlar cevabi bekleyorsun ki, ozet insan sevisgen bir yaratik, aile kurumu ise bunu kaldiracak bir kurum degil.
0
tresrichesheures
(27.04.15)
uygun şartlar sağlandığında herkes herkesi aldatır.
0
marido
(27.04.15)
Ciftin karsilikli sunduklari maddi manevi seylerin yoksunlugu ile alakali.
0
2006
(27.04.15)
(24)

Insanların o kadar da tatlı olmayan çocukları hakkında ne düşünüyorsunuz ?

telet abi
Dostlar 2-3 arkadaşım var sürekli çocuklarının, yeğenlerinin fotolarını paylaşıyorlar sanki çok tattıymış gibi.insanları silsen olmuyor,silmesen olmuyor.birgün risk Alıp altına yazmak istiyorum -KARDEŞ yeğenin hiç tatlı değil - diye.örnek bi foto yükledim bakalım.
Dostlar 2-3 arkadaşım var sürekli çocuklarının, yeğenlerinin fotolarını paylaşıyorlar sanki çok tattıymış gibi.insanları silsen olmuyor,silmesen olmuyor.birgün risk Alıp altına yazmak istiyorum -KARDEŞ yeğenin hiç tatlı değil - diye.örnek bi foto yükledim bakalım.
0
telet abi
(25.04.15)
Bir değil iki değil herkes böyle.çocuk yeni uyanmış ağzının kenarınında kusmuk var,-ay ne kadar tatlı- diye paylaşmış.
0
🌸telet abi
(25.04.15)
sadsfdgfhjh aynen.

ben altına 'çok fotoğraf paylaşma nazar değer' yazıyom afgsdhfhj.
0
seksen9
(25.04.15)
ben çocukları güzelliğine yada sevimliliğine göre sınıflandırmamak gerektiği düşüncesindeyim.

direk genel olarak bir ufak insanın üzerinden prim yapmaya çalışan herkesi silmek gerek.
0
gliderpilot
(25.04.15)
Bir arkadaşım var, kuzeninin çocuğunun ne kadar çirkin olduğunu söyler durur. Ben de "Canım, her çocuk tatlıdır" falan dedim. Resmini gösterdim. Çocuk 3 aylıktan altılı ganyan oynamaya hazır bir tipi var. Altındaki yorumlara baktım, "Allah bağışlasın" tarzı kuru kuru yorumlar. Bir iki kişi kibarlık etmiş. Birisi "Kundak çirkini, ileride mahalle güzeli olacak" demiş. Bir de anneye, halaya, amcaya yeğen tabii ki tatlı görünecek. Niye silesin ki, çok da sevimli olmayan çocuklardan bin kat daha sevimsiz şeyler görüyoruz sonuçta.
0
aychovsky
(25.04.15)
nesi varmış bıcırın hay maşallah allah düğün fotolarını layklamayı nasp etsin inş.
0
klar
(25.04.15)
bir sonraki aşamada da çirkinler ölsün kampanyası başlatalım isterseniz,

ayrıyeten paylaştığın resimdeki çocuk da gayet şirin
0
neseranni
(25.04.15)
fotoğrafı buraya eklemen hoş olmamış. herkese kendi yavrusu sevimli görünür. annesi/babası beğeniyordur.

ben de sevmiyorum böyle foto paylaşanları. en az yediği yemeği gittiği mekanı paylaşanlar kadar itici geliyor. ama altına "çocuk tatlı değil" yazma bence. bildirim almayı bırak yada şahsı engelle sil.
0
corneillus
(25.04.15)
bi tane kuzenim var saolsun çocuğun babasının testislerindeki sperm halinin fotosunu bile çekmiş, hergün aynı saatte resim atıyor. timelapse gibi sperm halindeki organizmanın 5 yaşına kadar olan serüvenlerini facebooktan takip ediyoruz.
0
masa penisi
(25.04.15)
Bence bu çocuk tatlı, bu ayrı konu.

İkincisi de, bence baba olduğun zaman fikrin değişecek.

Ha benim çocuğum olsa zırt pırt fotoğrafını paylaşıp "layk" peşinde koşmam, kendim binlerce fotoğrafını çekerim ama saklarım hatıra kalsın diye, fakat yine de böyle çocuğunun yavrusunun fotoğrafını paylaşanları görsem hoş görürdüm sanırım.

Facebook, instagram kullanmıyorum, ne kadar rahat olduğumu tarif edemem.
0
yirmisantim
(25.04.15)
Paylas :) Belki ters tepki filan yapar
0
bir varmis bir yokmus
(25.04.15)
(git: www.youtube.com izlemeni tavsiye ederim :D

2:15'den sonrası
0
unsuz bir turk dusunuru
(25.04.15)
Ben size en iyi fotosunu paylaştım zaten anlatmaya çalıştğım durum Abidik gubidik fotolarını yüklemeleri.çocuk Şirin diyenlere ise kusmuklu fotolarını özelden yollayabilirim.derdim bu tarz fotolarınla.
0
🌸telet abi
(25.04.15)
@yirmisantim beni bi sen anlamışsın.
0
🌸telet abi
(25.04.15)
Telet abi yalnız değilsin karşim. Eyvallah.
0
yirmisantim
(25.04.15)
harbiden çirkinmiş çocuk :D
0
tirt star
(25.04.15)
Malesef ay ne tatlı vb türevi yorumlar yapamıyorum elim gitmiyor, görmezden geliyorum.
Ama kargaya yavrusu şahin görünürmüş, benim de çirkin çocuğum olursa "aman da dünya güzeli yavrum benim" diye severim kesin :)
0
innerbliss
(25.04.15)
sosyal medya ile icli disli olmak sizin seciminiz, fakat bu cocugun ne var olmasi, ne fotografinin cekilmesi, ne de paylasilmasi kendi secimi deigil, o sebeple gereksiz yere cocuklarin ya da ebeveynlerin ilerde ya da simdi canlarini sikabilecek seyler yazmamak daha iyi olur, zaten cokca boktan sey yasiyoruz bu ulkede, ilerde cocuk buyupte kendini dunya guzli ya da yakisiklisi sanip poz atarsa o zaman gotume benziyorsun vs tarzi seyler denebilir, fakat simdi bu ufakliklara negatif yaklasmamak lazim, ben cocugumun resimlerini paylasmiyorum, bazen komiklikleri ilgili kisilere whatsapp tan atiyorum ama bu beni daha elit vs kilmiyor, sadece cocugumun ozeline saygi duymaya calisiyorum, velhasil cok takmamak lazim
0
tresrichesheures
(25.04.15)
ben arkadaşlıktan çıkartmıyorum ama sayfamdan kaldırıyorum arkadaşı, instagram için henüz çözümüm yok hızlı hızlı geçiyorum :D
sakın yazma tenhada kıstırır döverler çocuk at hırsızı gibi olsada annesine babasına pirenses, pirens gibi geliyor.

edit: çocuk sempatik, tatlı veya güzel değil.
0
kuzey li
(25.04.15)
Facebook'ta takip etmekten vazgeçince fotolar gözükmüyor timeline'da.insagramda böyle bir çare yok malesef.
0
🌸telet abi
(25.04.15)
Çocuk tabii güzel gelir anasına babasına. Bokuna kadar çekip paylaşmak ve önden "çok tatlıaaa" demek çok saçma. Kendi fotoğrafını paylaşıp "harikayım çok tatlıyım taş gibiyim" yazmaktan pek bir farkı yok bence. Senden çıkan bir şey sonuçta. Ve evet katılıyorum gördüğüm fotoğrafların %99'u sevimli gelmiyor bana da.
Kendi fotoğrafım bile 2-3 tane var. Çocuğumu hiç koymam. Ama bu bi' hastalık haline geldi. İnsanlar saçma sapan her şeyi paylaşıyorlar çocuklarını mı paylaşmayacaklar?
Not: Sosyal medyada kendi fotoğrafını paylaşma işi bir süre yapmadıktan sonra çok saçma geliyor. Denemesini tavsiye ediyorum herkesin. Çok ilginç.
0
ay nov kung fu
(25.04.15)
Ben çaktırmam pek, evet haber kaynağından kaldırmayı deneyebilirsin. Bu arada tepkini görünce aklıma bu geldi :D www.youtube.com
0
sevgikusunkanadinda
(25.04.15)
Kendi cocuklari kendilerine tatli geliyordur, tatli ya da degil, kendi cocugunu olumune seversin.
Takip etmeyi birakabilirsiniz cocuk fotografi paylasanlar. Ornegin ben bana cok bos gelen paylasimlar yapanlari takipten cikariyorum.
0
stavro
(25.04.15)
kargaya yavrusu kuzgun görünürmüş.
0
uykulu_fb
(26.04.15)
(2)

şengen vizesi hk bir soru

eloharp
Selam,Emin olmak için sormak istedim bunu.Mart ayında aldığım, temmuza kadar geçerli almanyadan alınmış bir şengen vizem var. 3 aylık, multiple, 30gün kalmalı. Ben almanyaya giriş yapıp 10 gün kaldım geldim martta. Şimdi bu vizeyle mayıs veya haziranda yunanistana gidebilirim değil mi sorun yaşamada
Selam,

Emin olmak için sormak istedim bunu.

Mart ayında aldığım, temmuza kadar geçerli almanyadan alınmış bir şengen vizem var. 3 aylık, multiple, 30gün kalmalı. Ben almanyaya giriş yapıp 10 gün kaldım geldim martta. Şimdi bu vizeyle mayıs veya haziranda yunanistana gidebilirim değil mi sorun yaşamadan?
Sadece sağlık sigortası lazım sanırım yeniden?
0
eloharp
(18.04.15)
Evet. Sağlık sigortasına gerek olup olmadığından emin değilim ama sadece vizeye başvururken istediklerini düşünürsek olmadığını sanıyorum. Hatta vizeye başvururken vize sürenizi kapsayacak şekilde sigorta yapıldığına göre hayır hiçbir şeye gerek yok bilet alıp gidebilirsiniz.
0
reinder
(18.04.15)
evet gidebilirsiniz, giristeki vize memurunun killik durumuna size extra soru sorabilirler, gidis donus biletinizin ciktisini, rezervasyonlari vs elde bulundurmakta fayda var,sigorta bir zorunluluk degil fakat yaptirmanizda cok cok buyuk fayda var, iyi yolculuklar,
0
tresrichesheures
(18.04.15)
(12)

lufthansa?

lorenz egrisi
arkadaşlar istanbul-houston gidiş dönüş uçak biletlerine bakıyorum şu sıralar. thy 1800 tl civarında,klm 1900 tl, lutfhansa ise şu ana kadar gördüğüm en düşük fiyatta ve 1300 tl. bu kadar fark olması beni biraz şaşırttı. daha önce lutfhansa ile yolculuk yapan arkadaşlar varsa yardımcı olabilirler mi
arkadaşlar istanbul-houston gidiş dönüş uçak biletlerine bakıyorum şu sıralar. thy 1800 tl civarında,klm 1900 tl, lutfhansa ise şu ana kadar gördüğüm en düşük fiyatta ve 1300 tl. bu kadar fark olması beni biraz şaşırttı. daha önce lutfhansa ile yolculuk yapan arkadaşlar varsa yardımcı olabilirler mi? güvenlik sorunu olur mu ya da sizce neden bu kadar fiyat farkı var? sizce tercih etmeli miyim?
0
lorenz egrisi
(04.02.15)
oha lufthansa'da nasıl bir güvenlik sorunu olabilir? sanki aeroflot'un iç hat uçağına bineceksin. mis gibi gidersin işte thy gibi gereksiz pahalı firmalara para kaptırma.
0
domates yiyom
(04.02.15)
içkiler thy'den güzel, yemekler thy'den kötü. iki kere kullandım, bi sorun yaşamadım.
aktarma sayısından dolayı daha ucuz olabilir.
0
kahin ahtapot paul
(04.02.15)
henüz hiç okyanus ötesi uçmadım, fakat lufthansa çok sağlam hava yoludur. Almanların uçakları düşmez.
0
hophophoba
(04.02.15)
lufthansa ile güvenlik sorunu mu?
yapmayın arkadaşım alman malı bişeyde güvenlik sorunu mu olur :)
THY ile ne farkı var dersen (transatlantik uçmadım ama) yemekleri kötü hostesleri azcık SS subayı ama lounge'ları güzel
aradaki fark 500 TL tabi ki lufthansayı al
bazen öyle fiyat farkı olabiliyor bazı parkurlarda bi de bazen THY türkiyeden alırken daha pahalı oluyor
neye göre fiyatlandırıyorlar fikrim yok
0
niye ama
(04.02.15)
güvenlikten kastım, uçakların eski olması falan. birkaç yerde uçaklarının eski olduğunu falan okudum; ne derece doğru bilemem tabi. bu yüzden sormak istedim
0
🌸lorenz egrisi
(04.02.15)
lufthansa'nin tarihinde ölümlü 2 kazasi var, 59 kisi 1974 ve 2 kisi 1993. thy'nin ise toplam 4 ölümlü kazasinda 147 kisi hayatini kaybetmis..
0
kimse
(04.02.15)
thynin cogu almanya ucusu lufthansa ile ortak ucus. birinden aliyorsun bileti, hop ucakta digerinin logosu, digerinin calisanlari.

bence cok fark yok. hizmet dersen thy bir tik ötede, ancak yanlis bilmiyorsam (?) ucak bakim prosedürleri lufthansanin daha agir, daha güvenli anlayacagin. 3. kisiden falan degil 5. kisiden bilgidir, tam teyit edemem. ama gecen ay thynin kalkista kuyrugu sürtüp, havada 2 saat gecirip, sonra hatali cikistan aslinda hic ucmamasi gerektigi, bu yüzden para cezasi kesilecegi söylenen pilotun varis noktasinin üzerinden geri dönüp istanbula dönmesi.

öküzlük.

kabin ekibinin de panikleyen yolculara dair hicbir sey yapmamasi, pilotun vs bilgilendirme yapmamasi. ögrendigimiz kisilerde thyde calisan birileri, kuleyi arayip bilgi aliyor ki bize ulassin.

euheheheueheu ama yani.
0
wiillii
(04.02.15)
cevap 2: yaslari evet cokmus. 11.3. thy ise 6.2. arastirmaya dair bir bilen yorumu söyle. thy son dönemde cok katladi hacmini. ayni sekilde filoya yeni araclar aldi. bu yüzden ortalamanin düsmesi gayet normal. ancak lufthansa köklü kurum, stabil bir bünyeye sahip. bu yüzden ucaklarimiz genel olarak ayni yas araliginda. ancak ortalamanin cok üstünde bir arac bulmaniz zor. ayni durum emirates thy ve diger filolar icin gecerli degil.

bir baska yerden devam ediyorum alintilamaya. konusan lufthansa basin danismani. almancadan tercüme ediyorum. "ucaklarda yasin etkisini gözde büyütmemek gerek aslinda. önemli olan bakimlarin ve kontrollerin nasil yapildigidir. biz her 5-6 yilda bir her ucaga D-Check yapiyoruz. bu ucagin tamamen parcalanip tek tek test edilip incelenip daha sonra tekrardan bir araya getirilmesidir. cogu firmada bu kontrolleri daha uzun sürede degil, hic göremezsiniz. bu asamadan sonra teknik olarak yeni bir ucaktan daha bile genctir. "

"bunun en büyük kanitini lufthansanin emekliye ayirdigi ucaklarin baska firmalar tarafindan (genelde kargo amaciyla da olsa) alinmasi ve onlarin uzun senelerce sorunsuz calismasidir."

bir de almanyadaki son düzenlemelere göre gürültü ve emisyon kriterleri varmis, "özellikle dikkat ediyoruz" diyor. ancak bu aciklamadan bir önceki sene atmosfair diye bir rapora göre dünya siralamasi 54. bu konuyla alakali da "duyarliligimizi tüm filoyu yenilemekle gösteriyoruz" diyor. "bir baska firma tüm filosunu yenileyerek listede bizi gecebilir, ancak 630 ucakli bir filoyu kisa sürede yenileyebilecek bir firma yoktur" diyor. (30-40 ucak aliyormus her yil.)

zaten a380 bile 400 milyon dolar. hadi onu gectim airbus ana fabrika bile son seriden 25 tane üretebiliyor aylik. adam da hakli ama. "zaten bizim bu zamana kadarki en büyük kriterimiz minimum emisyon degil, güvenilir, verimli(! ki asil nokta o diyor) ve hizli olmasiydi" diyor. (bu kismi bu kadar sert dememis tabi. cakallll)

yetti mi güvenmene? öyle iki haberle kötülemek bence cok yetersiz. kaza oranlarina, verilen incelemelerde bulunanlara (baska ucakla carpistiysa baska, yok motorda ariza ciktiysa baska mesela) hizmete en önemlisi de bakima ve teknik ekibe bakmak gerek. ucak yasi ana kriter degil yani.

cevap 3:ben nerden bileyim o isleri dersen bununla alakali da bir index varmis, ben de yeni ögrendim. www.jacdec.de

nasil hesaplandigini okuyorum simdi, son kazalara kayitlara ölüm ve ucak kayiplarina bakiyorlar genel olarak. tercüme etmek uzun sürer terim vs de bilmiyorum pek. ama genel olarak mantikli bir indexe benziyor.
0
wiillii
(04.02.15)
thy'nin avrupada en çok yarış içinde olduğu şirket lufthansa. en son şikago'ya git gel yaptım lufthansa ile thy kadar güzel. hatta bazı özellikleri thy'den daha iyi. bir tek arkadaşın dediği gibi yemekleri çok iyi değil.
0
himmet dayi
(04.02.15)
okyanus ötesi hep lufthansa uçtum. Hiç sorun yaşamadım. İşlemler daha hızlı
0
laranja
(04.02.15)
lufthansa aktariyor genelde, ondandir, yemek disinda bariz bir fark yok, bi de thy nin ucaklari daha gicir duruyor acikcasi.
0
tresrichesheures
(04.02.15)
(28)

Sözlük'teki homofobi,transfobi,antisemitizm ve milliyetçilik

burberry
Sadece benim mi gözüme çarpıyor?En son trans bireyi içeri almayan hamamcı hakkındaki başlığın altında okudum. Bakıyorum, "ibne açılımı yapacaklar herhalde" "ne desem homofobik dersiniz ibneler, hamamcı haklı" tarzı entryler en çok favorilenenlerden olmuş.Aynı şeyi bir kaç gün önce içinde "Kürt" keli
Sadece benim mi gözüme çarpıyor?

En son trans bireyi içeri almayan hamamcı hakkındaki başlığın altında okudum. Bakıyorum, "ibne açılımı yapacaklar herhalde" "ne desem homofobik dersiniz ibneler, hamamcı haklı" tarzı entryler en çok favorilenenlerden olmuş.

Aynı şeyi bir kaç gün önce içinde "Kürt" kelimesi bulunan bir başlıkta görmüştüm. Bir ırka yönelik açıkça hakaret içeren her entry favorilenme rekoru kırmış.

Tam dersi, daha terbiyeli, saygılı ve ayrımcılıktan uzak entryler ise kıyıda köşede.

Herkes farklı düşünebilir tabi ki, ama hakaret içeren, buram buram ırkçılık, yahudi-gayrimüslim düşmanlığı kokan entrylerin bu kadar alkış alması yeni bir şey mi? Eskiden de oluyordu da ben mi fark edemiyordum?

Yazar kadrosunda akp'ye olduğu kadar insan haklarına ve sola da karşı olan milliyetçi bir güruh mu hakim?
0
burberry
(30.01.15)
Evet, ülke böyle olunca ekşisözlüğe de sirayet ediyor doğal olarak.
0
nuka cola
(30.01.15)
(bkz: ekşi tavır)
0
namus ninjası
(30.01.15)
(bkz: #48060176)
0
rakicandir
(30.01.15)
sözlüğü çok çok uzun zamandır takip etmiyorum, belki 2-3 senedir. ama önceleri daha "seçilmiş" tipler yazarken internet yaygınlaştıkça yazarların ortalaması gittikçe türkiye ortalamasına yaklaştı.

e kürt nefreti, eşcinsel düşmanlığı ve adını andığın diğer özellikler, ülkede görüş ayırt etmeden en yaygın problemler. bir sen rahatsız olmuyorsun hatta neredeyse her gün benzer duyurular açılıyor. ama bu tip entryler ve fikirler beğeni aldıkça, alıcısı oldukça devam edecek.
0
doxanikee
(30.01.15)
algıda seçicilik bence ya. tam aksi şekilde entry girenler de çok var mesela ama bunlar akılda kalıyor işte.
0
Lt. Col. Frank Slade
(30.01.15)
Çünkü güzide coğrafyamız kadar sözlük de mal değneği dolu maalesef. AKP karşıtı da yanlısı da bu duruma bir şekilde dahil oluyor.

Bunların bir kısmı da okullarında polis çatışması varken, insanlar dayak yerken aval aval bakıp götünü yayıp oturan, sonradan Gezi'de iki gaz tekmeledi, gidip instagram'da fotoğraf paylaştı diye kendini fasulye gibi nimetten sayanlar. Gezi'nin bizim açımızdan kaybı ne oldu derseniz, böyle sığırların kıçını havaya dikmek oldu. Diğerlerine zaten diyecek birşey yok.
0
sevgikusunkanadinda
(30.01.15)
Ben de acikcasi ayni yaklasimdan rahatsizim, sadece sen degilsin. Nefret sucu grubu vardi bir ara, moderatorlerin bunalip toplu istifa etmesinden once onlar bir 'Eyh, yeter be. Ne haliniz varsa gorun' dediler. Pesinden de moderatorler gidince sozluk iyice dagitti. Ku Klux Klan'a postmodern bir yaklasima yakinsadi.
0
aychovsky
(30.01.15)
ana/bacı olaylarına giren bile olmuş daha ben ne diyeyim. trans diyince aklına "ibne"den başka şey gelmeyen akıl fikir fukarasının yapacağı yorumlar ancak bu kadar olur arkadaşım.

tiksinerek yukarıya havale ediyorum.
0
piremses
(30.01.15)
Sözlük ovası, apaçi yuvası.
0
nereye bu gidis
(30.01.15)
eşcinsel olmamama rağmen bu konuyla ilgili başlık açıyorum.
gelen giden hakaret ediyor.

"namus ninjası" denen kişi gelip "hepiniz ibnesiniz" diyor mesela.
"masa penisi", ve "asilov" denenler de akıllarınca hakaret ediyorlar.

www.eksiduyuru.com
0
titiraprap
(30.01.15)
niye onlara küfür edilemez mi yani? galatasaraylılara fenerbahçelilere ana bacı dümdüz gidilirken ses yok; amerikaya, israile, yunanistana, araplara vs sövülürken ses yok. ama translara ve kürtlere sövülünce aauuuuuu. bırakın bu işleri.
0
domates yiyom
(30.01.15)
domates yiyom

abi tam şu kafada insanlardan bahsediyorum işte. hayatı çekilmez hale getiriyorsunuz. şu tarz yorumları görünce sahibine de kızmıyorum. kafamı duvarlara sürte sürte parçalamak istiyorum sadece.
0
doxanikee
(30.01.15)
ya sözlük tam anlamıyla bir bok çukuru artık. tanım bile olmayan entry'ler debeye giriyor, bazen öyle entryler oluyor ki yazarlar bile not düşüp "la neyini beğendiniz" demek zorunda kalıyor. kimisi artistik olsun diye yazıyor da biliyorum bazıları ciddi yazıyor yani çok net çünkü. adam bile şaşırmış.

sözlüğün o güzel zamanları eskide kaldı. sözlükte eskiden solcular olduğundan falan değildi bunlar. eskiden mürekkep yalamış, iyi kötü kültür ve bilgi sahibi düzgün insanlar yazıyordu. şimdi herkes yazıyor. e türkiye'nin kalitesi ortada.
0
der meister
(30.01.15)
doxanikee
ne kafası la bebe? onlara sövülünce de cephe al da adam sanalım. transların ve kürtlerin dokunulmazlığı yok bu dünyada.
kimse kimseye sövmesin diyeceğinize ay translarla kürtler cici onlara küfür etmeyin diye gerzek gerzek konuşuyorsunuz.
0
domates yiyom
(30.01.15)
sözlüğü bok çuvalına döndürdünüz, bakasım gelmiyor. şu tip vasat altı adamlar burayı da doldurmuş.

abi sen kafanı yorma, Kürt'e de eşcinsele de söv. boşverrrr.
0
doxanikee
(30.01.15)
@domates


kafan iyi mi kardeş? armutla elma farklı şeyler biliyor musun?

senin dediğin, bir insana "burnun var" diye küfretmekten farksız. kimse kimseye küfretmesin elbette ama bunu uluslararası ya da fanatik meselelere bağlaman komik. başka yerde söyleme böyle şeyler, duymamış olalım.
0
piremses
(30.01.15)
@domates

kusura bakma da hayatımda daha cahilce bir kıyas ve yorum görmedim.

takım tutmak ile cinsel yönelim ve etnik kimlik aynı şeyler olamaz.

ben burada "küfür çok kötü bir şey" tribi atmıyorum. Ben bol bol küfrederim, duyuruda bile görürsün, hatta küfürlerimin çoğu cinsiyetçi küfürler ama alışkanlık.

her neyse, rakip takıma sövmekle insana ırkı, dili, dini, yönelimi sebebiyle küfretmek aynı şey olamaz. "Heteroseksüellere hakaret edilsin, transeksüellere edilmesin" diye bir laf etsek belki birazcık mantıklı kalabilirdi söylediğin.
0
🌸burberry
(30.01.15)
domates

ben birbirine sırf takım tuttuğu için küfreden insanlara da kızıyorum. bundan da şikayetçiyim. bunu ne yapıcaz şimdi?
0
rakicandir
(30.01.15)
yav he hee siz haklısınız. siz belirleyin kime sövülür kime sövülmez ona göre yapalım. ayrımcılık yapıyor diye çemkirip ayrımcılık yapmanız güzel kafa. kimseye sövülmesin diyemiyorsanız anca çene çalarsınız.
0
domates yiyom
(30.01.15)
Çok bölünmüş, nefretle dolmuş, politize olmuş bir toplum var. Bir de özellikle Gezi'yle birlikte olup biteni geyiğe vurma, mizaha dökme alışkanlığı edindik ya ikisinin birleşimi çok acayip bi şey oldu gibi. Özellikle internette çokça rastladığımız sağlam bi yaratıcılık, baskı altında kendini var eden ilginç bi ifade biçimi var. Geziciler yukarıda saydığınız vasıfsızlıkları tabi göstermiyor. Ama o dönemle birlikte ortaya çıkan ve politik olanın dile getirilmesindeki mizahi, samimi ve rahat tavır Gezi'nin aslında tam karşısında olduğu ideolojilerden insanlara da bi alan açtı. O alanda insanlar daha fütursuz oldu. İyiler daha iyi kötüler daha kötü oldu bi bakıma. Mesela bundan 3 sene önce içindeki faşizmi kendi gibi olmayan insanların ulaşamayacağı yerlerde saklayan adam bugün sosyal medya üzerinden bangır bangır nefret söylemleri geliştiriyor. Hiç acımıyor. Çünkü söylediklerine tepki duyacak güruhun bu tür olaylara -bakış açısı olarak net olsa da- yaklaşımı artık eskisi kadar göz korkutmuyor. Bi de şu var ki kendinden olmayanı ötekileştirmek, dışlamak, ona hakaret etmek iktidar tarafından olmayacak bi şekilde normalleştirildi. Bu devletin dili haline geldi. Özetle ortam var, gelebilecek tepki göz korkutmuyor ve zaten bu devir onların devri.
ama elbet bizim zamanımız da gelecek <3
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(30.01.15)
@domates yiyom Etmesinler zaten kimseye, niye etsinler ki. Sanmıyorum ki burada rahatsızlık duyan kimse (veya çok kişi) bunun yanında olsun. Nefret söylemi grubu tam olarak da bu yüzden vardı zaten. Yoksa eşcinsele küfretmekle herhangi bir gruba küfretmek arasında ne fark var. Ben günlük hayatta da cinsel ağırlıklı küfretmiyorum zaten, en fazla "Kafama sıçayım" demişimdir. O da görüldüğü gibi kendime yönelik. Gerçi ben insanın kendine yönelik şiddetine de karşıyım ama o kadarını arada kaçırıyorum.
0
aychovsky
(30.01.15)
Ben bazen entryleri okurken utanıyorum yazılanlardan, Kürt olsam kafayı yerdim herhâlde, benim de vardır bir iki mesajım belki ama kesinlikle ağır şeyler yazmıyor. Ben veganlara ve komünistlere falan sağlam sövüyorum, onlar da etnik kimlik falan değil zaten kendi tercihleri.
0
i was made for you
(30.01.15)
@ i was
bi türlü anlayamıyorsunuz.
birisi "ingilizce isim alanlar orospu cocugudur" dese normal mi?
o da bir tercih sonuçta.
0
titiraprap
(30.01.15)
@titiraprap
Derse desin kardeşim, ona küfretme buna küfretme, kime küfredeceğiz? Yukarıda tartışmışlar, takımlara nasıl küfrediliyorsa ırklara da edilebilir diye, hayır edilemez çünkü ırkımızı seçmiyoruz ama takımımızı kendimiz seçiyoruz herkes de küfrediyor, aynı şekilde diğer tercihlere de edilebilir, hiçbir fark yok.
0
i was made for you
(30.01.15)
hiçkimse hiçkimseye küfür etmese daha iyi değil mi?
0
titiraprap
(30.01.15)
Değil, küfür dediğimiz şeyin hiç kimseye zararı yok, ben hiç küfür yedikten sonra canımın yandığını ya da bunalıma girdiğimi hatırlamıyorum, ama küfredince zaman zaman son derece rahatladığımı hatırlıyorum. Ne yani küfretmeyeyim de gidip adamın adresini alıp döveyim mi, o sinirin bir şekilde çıkması lazım, bunun da en zararsız ve kolay şekli küfür. Öcü olarak görmeyin küfrü.
0
i was made for you
(30.01.15)
sözlükteki ortalamalaşma sorununu adresleyen yeni bir sözlük çalışması yaptık.

bu sözlüğü tam da sizin yakındığınız sebeplerden ötürü açtık. bu kadar kalitesiz ve düzelmek için hiçbir çaba sarfetmeyen bir ortama alternatif yaratabilmek için.

lütfen aşağıdaki yazıları bir reklam yazısı olarak görmeyip hepsini okuyunuz. hiçbiri yazmış olmak için yazılmış reklam amaçlı metinler değildir. sizinle aynı fikri paylaşan ve samimi olarak ekşinin geldiği noktadan kaygı duyan birinin yazıları.

metasozluk.com
eksisozluk.com
eksisozluk.com
metasozluk.com

elbette ki yazıları okuduktan sonra gelip gelmemek size kalmış.

selamlar.
0
plsqldvlpr
(01.02.15)
valla ben bilmiyorum homolarmi artmis homofobikler mi, translar mi, turkler mi kurtler mi ama, tek bildigim, bunlar ucuz laf, bunlar bos zaman mesgalesi, issizlik gucsuzlukten insanlar yaziyor, insanlara ulasip ilgi toplamak kolay, saymak sovmek daha kolay. gercek hayatta sokakta biri ciksinda sallasin bakalim iki transin yanindan gecerken, agzini yuzunu cizerler, biri yolda ya da toplulukta sallasin kurtlere, yemez, delikanlilik dedigimiz sey gercekten dizilerde var, ben bayagidir soyle ozu sozu bir, haksizlik karsisinda, ama gercekten esitlik ve insanlik adina ,sesini cikarani gormedim, illa menfaati olacak, ya puan toplayacak ya da isini gorecek, temel olarak, delikanlilik, hem erkek hem kadin da pek kalmadi diye dusunuyorum,herkes telefondan sagdan soldan yaziyor ciziyor laykliyor sikertiyor, ama ortada tibbi olarak, ilmi olarak, edebi olarak, sanayi olarak, siyasal hareket olarak, kritik olarak bisey yok, ici bos, safi dedikodu ve bayt tuketimi
pisan sinen laklakaci, is ve ozel hayatinda gerceklerden uzak goy goy bir toplum olduk, insan gercekten cok uzuluyor.
0
tresrichesheures
(01.02.15)
(8)

dertsizlikten dertli olmak

monty python
merhabalar. 21 yaşında üniversite öğrencisiyim. hayatımda ekstrem duygular yaşadığımı pek hatırlamıyorum. hiç sevgilim olmadı. bırakın sevgiliyi, yakınlaştığım bir kız bile olmadı. dönem dönem platonik aşklarım oldu ama aşırı özgüvensizliğim nedeniye son dönemlerde platoniğim bile yok. "ne de olsa o
merhabalar. 21 yaşında üniversite öğrencisiyim. hayatımda ekstrem duygular yaşadığımı pek hatırlamıyorum. hiç sevgilim olmadı. bırakın sevgiliyi, yakınlaştığım bir kız bile olmadı. dönem dönem platonik aşklarım oldu ama aşırı özgüvensizliğim nedeniye son dönemlerde platoniğim bile yok. "ne de olsa olmayacak" diye düşünüp kimseyi sevemiyorum bile artık. yani kısacası hiç aşk acısı çekmedim.
annem, babam çok iyi insanlar. iyi de anlaşıyorlar, şimdiye kadar hiç kavga ettiklerine şahit olmadım. bana da yeterince iyi davrandılar ve özgür bi şekilde büyüdüm.
üniversite hayatım boyunca hiç maddi sıkıntı çekmedim. parasız kaldığımı hiç hatırlamıyorum. uç harcamalar yapmıyorum. sigaram var bi tek, alkolle aram pek yok. onun haricinde yemek vs. konusunda çekinmeden harcama yapıyorum. yani maddi yönden de bi sıkıntım yok çok şükür.
not ortalamam düşük sayılır ama bi şekilde dersleri geçecek kadar not alıyorum. alttan falan da dersim yok. ortalama bi öğrenci sayılırım.
hobim hiç olmadı. hep bi enstrüman çalmak istedim ama hiç harekete geçip de kursa falan gitmedim. bi de maymun iştahlılık da var. mızıka, ukulele falan aldım evde çalarım diye, bi süre denedikten sonra attım bi kenara. bende o azim de yok, her şeyden çabuk sıkılıyorum.
küçüklüğümden beri hep bilgi açlığı hissettim. çok kitap okuduğumu söyleyemeceğim, ama internetten her konu hakkında çok şey okudum. ama bir şey üzerine yoğunlaşıp da "ben bunda iyiyim" diyebileceğim hiçbir şey yok. genel olarak her konuda böyle.
üşengecim ve harekete geçme konusunda sıkıntılarım var. anca işte beni birinin sürüklemesi lazım bi şeylere. ama arkadaşlarım da benim gibi oldukları için o da olmuyor.
arkadaş konusunda şanslıyım. ortak ilgi alanlarım olan, her şeyden konuşabildiğim arkadaşlarım var. ilkokuldan, liseden arkadaşlarımla da hala görüşüyorum. hatta liseden iki arkadaşımla aynı evde yaşıyoruz. arkadaşlarım sayesinde yalnızlık yaşadığım zamanlar da epeyce az.
bunlar haricinde şimdiye kadar büyük hastalık geçirdiğimi de hatırlamıyorum. sağlığım da yerinde çok şükür.
bütün bunlar beni duygusuz, ot gibi yaşayan bi insan haline getirdi. günlük yaşantımda pek duygu hissedemiyorum ve çevremde ki insanlar da genel olarak gamsız, duygusuz bir insan olarak görüyorlar beni.
hayatta olduğumu hissedebilecek hiçbir şey yaşamıyorum. bu nedenle de kendimi yetişkin olarak bile göremiyorum. ne bileyim çocuk gibiyim hala.
sizlere kısaca hayatımın özetini yazdım :d nasıl olacak böyle ? belki diyorum çalışma hayatına başlayınca değişir bu durum. ama o da kesin değil, yine ot gibi yaşamaya devam edebilirim.
bişeyler tavsiye edin bana. ne bileyim kavgaya falan çağırın, gerekirse dövün de acı falan hissedeyim asfagda

not: belki pişman olup silebilirim duyuruyu. öyle bir şey olursa cevap verenlerden özür dilerim.
0
monty python
(28.01.15)
mezun olur olmaz askere git.
0
rectoa
(28.01.15)
ilk bir kaç cümle dısında okuma gereği bile duymadım.

sevgili bulman lazım.sevgilisiz, cinselliksiz 20'li yaşlar azaptan baska bir şey değildir. bunları tatmin edemedikçe hep ilk basamakta kalacaksın, aklını mesgul edecek ve mutsuz olmaya devam edeceksin.

yalnızlık zor.

ve evet, büyük oranda cocuk gibi kalıyorsun, aşk yaşamamıs, duygusal geçmişi olmamıs ask hayatı olmayan yetişkin olamaz.
0
fransizkalanadam
(28.01.15)
spor yap.
0
aeroflot
(28.01.15)
Asiri guven ortami icindesin.Sıfır risk sıfır heyecan. biraz da sen bu ortami surduruyorsun korkudan. Cunku hoslandigin bi kizla konusurken dudaklarina yapissan ve kiz sana napiyosun be salak diyip tokat atsa durduk yere dertsiz basina dert acmis olacaksin. Sen de bunu hicbir kiza ilgi duymayarak kökten cozmusssun. Ilk kez fransiz'la ayni fikirdeyim bu konuda. Onun disinda universite dagcilik kulubu, gezi kulubu, muzik ya da tiyatro kursu gibi seyler bulabilirsin. Ihtiyacin olan seyler degisiklikler, biraz risk almak.
0
instant crush
(28.01.15)
Ilk birkac cumleden sonrasink ben de okumadim. Baktim ki fransizkalanadam yazmis yazilmasi gerekenleri.
0
joy luck club
(28.01.15)
ilk defa dürüst insanlar çıkmışta komple hak vermişler bana. en azından bir iyileşme var.

ben daha cok ''sevgilisizde yasanıyor yeaaa; sevgilisizliği cok abartıyorsunuz; olmasa da olmuyor mu???' gibi bu konuda tuzu kuru samimiyetsizler cevap verir diye bekliyordum.

eğer öyle bir cevap gelirse tınlama, bu durumunu anlamaları zor. kendileri 1-2 aycık yalnız kalınca nasıl yalnızlık korkusuna kapılıp duyuru acıyorlar görüyoruz.
0
fransizkalanadam
(28.01.15)
sevgilisizlik kötü bişi hakketten bu konuda fransızadama katılıyorum, büyümenin yolu sevgiliden geçer.

maddi durumun fena değilmiş bak, demekki bir şeylerle ilgilenecek vaktin ve paran var, bu da kendine bir meşgale bulmanı kolaylaştırır, sanat sepet olmadı teknik olmadı bilim vs. ile ilgilenip kendini kaptırabileceğin bişi bulman lazım bunun da en kolay yanı o maymun iştahını da yanına alıp bol bol bir şeyler denemek oluyor sonunda ahanda lan ben bu işi çok sevdim diyeceğin bişi çıkacaktır elbet. yani 5 şeyi deneyip de bırakmış olmak o kadar kötü bişi değil, bir sonra 5 şeye doğru yelken açman lazım ki kendine uyan şeyi bulasın. müzik demekki seni açmamış başka bişi lazım, belki teknik bi adamsındır o konuya yönelirsin.

bunları da benden bi bok olmaz minvalinde ki sözlerine binayen yazdım.
0
selam
(28.01.15)
tam cay gunleri veya altin gunune gidecek kivamdasin. allah dert vermesin de, gonul ilseri senin secebilecegin ya da satin alabilecegin birsey degil, ama olmadigina gore istememissin, sorun yok,hormonlarinla ugrasma, olgunlasmak icin ask acisi cekilmesi gerektigini de dusunmuyorum, olgunlasmanin bir formulu yok, dayak yemek biraz olgunlastirir ama.
bir tavsiye, interneti azalt, part time veya full time bir ise gir, suriye kamplarinda gonullu bile calisabilirsin,bisikletle corba dagitanlar var evsizlere, onlara takil,
kucuk kucuk hedefler koy, illa para ile alakali olmasi gerekmez, paran varsa seyehat et mutlaka, bir dil daha ogren,
eger icinden hicbirsey yapmak gecmiyorsa da, pislik yapma, kimseye zarar vermeden kosende bekleyip zamanin akmasini bekleyebilirsin.
0
tresrichesheures
(28.01.15)
(14)

Lutfen bir akil verin

badamli
1ay once ayrilmasaydik bugun 8senemiz olacakti. 2sene de nisanli kaldik..ayrilmayi o istedi..yani terketti beni..bu bir aylik surede cok seyler gecirdim az cok kendime geldim ancak icimde o yarayi hala hissediyorum. Kendime soz verdim onun hakkinda bir daha dusunmemek icin kendime soz verdim ama sur
1ay once ayrilmasaydik bugun 8senemiz olacakti. 2sene de nisanli kaldik..ayrilmayi o istedi..yani terketti beni..bu bir aylik surede cok seyler gecirdim az cok kendime geldim ancak icimde o yarayi hala hissediyorum. Kendime soz verdim onun hakkinda bir daha dusunmemek icin kendime soz verdim ama sure vermistim. Bugun surem doldu. 2007yilinda cikma teklifimi kabul ettigi gun onu dusunmeyi birakiyorum. Ama ona son kez bir seyler yazmak istiyorum. Uzun suredir yazdim aslinda dosyamda duruyor gonderemedim. Bugun gondermem istiyorum ama kendi adimdan da yazmak istemiyorum..aklima tek gelen fake bi mail acip arkadaslarimdan biriymisim gibi benden habersiz yaziyormus gibi maili gondermem. Yaziyi da eksiden almis olsun arkadasim. Boyle bir sey yapayim mi ne yapip edip o yazdiklarimi gondermek istiyorum yoksa bir omur rahat uyuyamam...
0
badamli
(28.01.15)
atma reyis. yapma. tek taviz verirsen bayağı bir süre daha acı çekersin
0
yeni dunya duzeni
(28.01.15)
anonim falan değil göstere göstere yaz gitsin. zaten zirvedesin en fazla 3-5 gün daha rüzgar eser üşürsün.
0
istege bagli sigortasiz
(28.01.15)
istege bağlı +1
içimde kalır diyosan anonim olarak değil de kendi adına gönder bence. ileride keşke diyip dövünmek yerine yap gitsin, 3 günlük dünya...
0
100 monkeys
(28.01.15)
Tek cekincem yuzsuzlesip hsla bana mesaj atiyor rahatsiz ediyor diye haber salarsa ve babama ulasirsa cok pis tartisabiliriz ve bunu istemiyorum
0
🌸badamli
(28.01.15)
Babamla yani
0
🌸badamli
(28.01.15)
Niye terk edildin ki? Yüzsüzlük olmasa gerek bir mail atmak 8 yıllık ilişki sonrası..

Niye ayrıldınız, esas sorun orada? Bi haltlar yediysen ve hala üste çıkmaya çalışıyorsan otur acını yaşa ve hayatına devam et sonra..

Ama haksızlığa uğrayan taraf olduğunu düşünüyorsan yaz gitsin.. İçinde kalmasın.
0
hayal bilgisi
(28.01.15)
Hayir benim tarafimdan ayriligi gerektirecek hic bir sey olmadi
0
🌸badamli
(28.01.15)
Yapma bunu. O destanı döşeme. Hiç bir şekilde iletişime geçme.
0
[silinmiş]
(28.01.15)
Başkan ben derim ki bul bir yerde ağzının ortasına bir tane okkalı şekilde yapıştır. Orada birkaç kelimeyle nefretini dök. Sonra dünya güllük gülistanlık olacak senin için. Hatta deliler gibi sana geri dönmek isteyecek. Amma velakin bence başka insanları tanımanda fayda var.
0
juvee
(28.01.15)
Aga o kadar cok uzdu ki bu yazi beni. Resmen 2 sene oncesine gittim, bugin son bugun son diye. Kliniklere dustuk.

8 sene bir insanla zaman gevirebiliyorsaniz 80 seme de gecirirsiniz.

Kendinize deadlinelar koymayin bence. Typolar icin pardon teldeyim. Uzun surse de zamanla duzelir. Baglari lpparin.
0
joy luck club
(28.01.15)
eskiye takılı kalma. derhal yenisini bul, bosluktan bunların hepsi
0
fransizkalanadam
(28.01.15)
ben boyle bir mail atmistim benzer bir durumda, tabi seninki kadar uzun bir surec degildi ama rahatsizlik duymusum ki, sitemli bir mail attim, daha sonra bir sekilde denk geldigimizde de, aa evet okudum, cok guzel yazmissin, cok duygulandim vs dedi, ben de zaten kapatmistim o sayfayi, ama kapatmam icin yazmam gerekti diyebilirim, bence yaz ama, dik duran, icindekileri net, kisa ve ajitasyon olmadan belirten bir dille yaz, aglak yazma bence, degmez, degmiyor, degmeyecek.
0
tresrichesheures
(28.01.15)
8 sene birliktelik 2 yıl nişan. baya baya sindire sindire yaşıyorsunuz. bak herşey vaktinde güzel. ertelenmiş hayatlarda ancak kendinizi kandırırsınız. olmazmış zaten o iş boşver.
0
gokhan atestepe
(28.01.15)
yazma. yazmak, icini dokmek istiyorsan otur kendine yaz, 1-2 hafta sonra, 1 ay sonra oku.
0
aleksey fyodorovich karamazov
(28.01.15)
(13)

yabancı kız arkadaş türkiye'de ne iş yapabilir?

tolga asp
türkçe bilmediği için alternatiflerimizin oldukça kısıtlı olduğunu biliyorum, bu yüzden fikir almak istiyorum.kendisi türkiye'ye yerleşmeyi düşünüyor, mesleği petrol ve rafineri mühendisliği ama burada o işi yapabilir mi bilmiyorum, zaten bildiğim birkaç firma var onlarla görüştük ama cv gönderin ba
türkçe bilmediği için alternatiflerimizin oldukça kısıtlı olduğunu biliyorum, bu yüzden fikir almak istiyorum.

kendisi türkiye'ye yerleşmeyi düşünüyor, mesleği petrol ve rafineri mühendisliği ama burada o işi yapabilir mi bilmiyorum, zaten bildiğim birkaç firma var onlarla görüştük ama cv gönderin bakalım falan dediler, pek ilgilenmediler açıkcası.

anadili rusça, ingilizcesi gayet güzel. bunun yanında tatarca ve başkurtça gibi dilleri de biliyor ama bilmiyorum faydası olur mu. burada birkaç otele sordum 800 lira maaş+kalacak yer sağlıyorlar bu iş daha çok kaçak köçek yaşayan sığınmacılar için gibi geldi. biz daha eli yüzü düzgün bir iş bakıyoruz. bu arada kendi mesleğini yapsa 6-7 bin lira maaşı olacak ama başta belirttiğim gibi hem türkçesi yok hemde içeriden adam lazım sanırım.

bunun dışında ne iş yapabilir sizce? hangi alanları araştıralım? çevrenizde benzer durumda olanlar var mı?
0
tolga asp
(26.01.15)
dersahanelerde öğretmenlik yapabilir.ing veya rusça olarak.veya tekstil üzerine satış departmanları kabul eder.sonuçta rusça bilmesi önemli faktör.otelde çalışmasın bence.
tekstil derken bu arada merterdeki dükkanlar değil de ofis tarzı yerler,kurumsal firmalar ı araştırın derim
0
high hopes of the sozluk
(26.01.15)
ne oteli ya?
yok mu petrol ofisi gibi sirketler o pozisyonda eleman arayan? ingilizce konusur is arkadaslariyla da. oralarda calisanlarin cogu biliyodur heralde ingilizce. zaten is ilanlarinda ingilizce bilmeyenle görüsmüyolarmis bile gibi bi havalari var hepsinin. madem öyle hadi bakalim?
0
kucukharfler
(26.01.15)
rusya ile iş yapan bi şirkette iş bulabilir. ama çalışma izni vs gibi süreçler nasıl işler orasını araştırmak lazım.
0
prezarlatif
(26.01.15)
Otel falan unut hacı. En kötü çocuk bakar, otel alternatif bile olmamalı.

Gerisini bilemiyorum :/
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(26.01.15)
bence yurtdisinda is bulsun, burda verilen paraya degmez, sen bakacaksan o ayri tabii de, yani uzun sureli bi planiniz varsa, yurtdisina bakin derim.
0
tresrichesheures
(26.01.15)
yerleşmeyi düşünyorsa türkçe öğrenmesi şart. Türkçe öğrenene kadar avm'lerdeki Zara vb. magazalarda çalışabilir.
0
accorbite
(26.01.15)
Yok arkadas. Biz de esimle Turkiye'ye tasinirken oyle dusunduk, dunya kadar firma var ruslarla is yapan, illa birinde is bulnur filan dedik ama hic de dusundugumuz gibi olmadi. en iyisi once Tomer'de Turkce ogrenmesi, sonra is aramasi. Ve biliyor musunuz, isin sacma tarafi da su, aslinda bahsettiginiz kisi icin is cok ama mulakat yapacak IK'ci ingilizcesine guvenemedigi icin bu durumdaki adayi bastan eleyecek! Belki isi alsa harikalar yaratabilir ama gelin gorun ki IK'cilar isi mahvediyor. O nedenle en en iyisi once mulakat yapacak kadar Turkce ogrenip oyle is aramak, o zaman bir anda isler degisiyor, pek cok alternatif firsat ortaya cikiyor. Benim esimde boyle oldu.
0
kartonpiyer
(26.01.15)
öncelikle türkçe öğrenmesi +1;

geçici olarak ingilizce veya rusça ders verebilir,

ayrı gayrı yaşamayı göze alıyorsanız botaş'ın çalıştığı firmalara bir bakın. mutlaka bir yerlerde ruslarla bir işler vardır ama tanıdık gerekir gibime geliyor. yeni yeni boruhatları falan yapılıyor şu sıralar ama hangisi nerede pek bir bilgim yok. enka en son gürcistandan gelen bir boru hattının ihalesini aldı sanırım.
0
argent dawn
(26.01.15)
rusça + ingilizce kombosuyla rahatlıkla kendi alanında iş bulabilir. olmadı, inşaat firmalarına özellikle müracaat edin.
0
dieselsingle2
(26.01.15)
3-5 sene önce Alman petrol mühendisi bir kız ile tanışmıştım. İzmir'e 1 saat kadar mesafedeki yabancı bir şirkette çalışıyordu. Şirketin yerini ve ismini hatırlayamadım malesef. Sektördeki yabancı yatırımcıların şirketlerini araştırın derim.

Bunun haricinde bir sektör düşünürseniz ben de diğer arkadaşlar gibi turizmden uzak durmanızı tavsiye ederim. Biran önce Türkçe öğrenmeye başlasın bence kız arkadaşınız. Rusya ile ticari faaliyet yürüten tonla şirket var Türkiye'de.
0
Sandeman
(26.01.15)
derste türkçe konuşulması yasak olan bir kursta ingilizce + rusça öğretmenlikle başlasın. wallstreet falan. bu sırada yavaş yavaş türkçe öğrenecek zaten, asıl mesleği ile ilgili başvurulara devam eder, sonunda elbet bulur. otele falan gerçekten gerek yok.
0
freya
(26.01.15)
eğer alanında deneyimli ise, bazı özel üniversitelerde alanı ile ilgili derse girebilir. özellikle yeni üniversiteler yabancı hoca olayını seviyorlar.
0
o degil dee
(26.01.15)
ha bir de akkuyu nükleer santral olayını takip edin. ruslarla beraber yapılacak orası.
0
argent dawn
(27.01.15)
(6)

bir şeyin yapılışını adım adım anlatan grafiklerin ismi

novotni
nedir? tam olarak bir web sitesinin bir özelliğinin nasıl kullanıldığı ekran görüntüleri ile 3-4 adımda anlatılacak. şuraya tıkla şunu seç gibisinden.bu tarz grafikler hangi isimle anılıyor?
nedir? tam olarak bir web sitesinin bir özelliğinin nasıl kullanıldığı ekran görüntüleri ile 3-4 adımda anlatılacak. şuraya tıkla şunu seç gibisinden.

bu tarz grafikler hangi isimle anılıyor?
0
novotni
(23.01.15)
infografik mi acaba? çok ekran görüntüsü kullanılmaz gerçi ama
0
yuto
(23.01.15)
Tutorial, how to..
0
onurlu
(23.01.15)
how stuff works sitesini incele bi orda ne ad vermısler
0
bryan fury
(23.01.15)
flowchart
0
kaptan memo
(23.01.15)
flowchart akışa diyagramı, ne alakası var? akış diyagramının şekli şemali bellidir, ekran görüntüsü ile anlatılan şeye akış diyagramı yani flowchart diyemezsin.

atar mode off :)

@onurlu +1
0
himmet dayi
(23.01.15)
tutoryil, step by step, walk thru
0
tresrichesheures
(23.01.15)
(10)

iş görüşmesi kıyafet yardım

gates
arkadaşlar bir yere staj için mail atmıştım hiç olmaz diyerek, adam dönüş yaptı ofise görüşmeye çağırdı. Şimdi benim blazer ceketim falan yok. Kumaş Pantolon üstüne standart bir gömlekle iş görüşmesine gidilir mi acaba?
arkadaşlar bir yere staj için mail atmıştım hiç olmaz diyerek, adam dönüş yaptı ofise görüşmeye çağırdı. Şimdi benim blazer ceketim falan yok. Kumaş Pantolon üstüne standart bir gömlekle iş görüşmesine gidilir mi acaba?
0
gates
(22.01.15)
işin ne olduğuna ve şirkete göre kot tişört falan da gidilebilir.
0
lemmiwinks
(22.01.15)
arkadaşlar iş yurtdışı kökenli bir ilaç firmasının küçük bir türkiye ofisi.
0
🌸gates
(22.01.15)
o kadar gözde büyütmeye gerek yok, gidilir elbet.
0
ron dennis
(22.01.15)
Git sıkıntı olmaz.
0
gece lampulu
(22.01.15)
o zaman hiç fikrim yok. :(
0
lemmiwinks
(22.01.15)
gidilir yahu. ben cogu zaman kanvas pantolon üstüne gomlek giyiyorum resmi bi durum oldugunda.
0
mystb
(22.01.15)
ayrıca staj görüşmesi yani o kadar abartmamak lazım bence.
0
nuka cola
(22.01.15)
Erkek arkadasim hep o pantolon-gomlek kombinasyonu ile gitmisti bir sorunla karsilastigini sanmıyorum gorusmeye gittigi 3 sirketten 2si olumlu yanitla dondu, birinde ise basladi. Ki yillardir o şekilde gidermis görüşmelere.

Demek ki kotu bir secim degil :) seninki de staj gorusmesi oldugu icin sorun olmaz bence.
0
fraise
(22.01.15)
gidilebilir, firma buyuklugune gore ve icerdeki kiyafet koduna gore giyinilir genelde ama, duzgun bir pantolon ve gomlek ile, varsa belki kravat takip ustune mont ile gidebilirsin, tras olmakta fayda var.
0
tresrichesheures
(22.01.15)
Gidilir. Gayet iyi bence.
0
phoenixboy
(22.01.15)
(14)

izmir-istanbul seçimi

egoksen
selamlar. arkadaşlar istanbul'da çalışırsam maaş 6000 tl kadar, izmir'de çalışırsam 3500 tl alacağım. geçen gün istanbul'a gittim yok böyle bir kalabalık. herkes birbirinden korkuyor şehirde. izmir'e ise hiç gitmedim daha önce. her iki şehri de bilen arkadaşlara soruyorum. nereyi tercih ederdiniz?
selamlar. arkadaşlar istanbul'da çalışırsam maaş 6000 tl kadar, izmir'de çalışırsam 3500 tl alacağım. geçen gün istanbul'a gittim yok böyle bir kalabalık. herkes birbirinden korkuyor şehirde. izmir'e ise hiç gitmedim daha önce. her iki şehri de bilen arkadaşlara soruyorum. nereyi tercih ederdiniz?
0
egoksen
(26.09.14)
izmirde 3500'e çok güzel yaşarsın, neredeyse krallar gibi.

istanbul'da ise hayattan zevk alacak vaktin bile kalmayabilir koşuşturmacadan, hep stres hep stres. ve istanbul'da tutacağın ev iyi bir yerde, güzel bir ev olursa zaten maaşının büyük kısmı ona gidecek. izmir'de bu şartı çok daha ucuza sağlarsın. izmir'de huzur bulursun diye düşünüyorum.

ama şu zamana kadar istanbulda yaşamış ve oranın koşuşturmasını, her gün/hafta başka bir yere gitmeyi seven bir insansan izmirde bir süre sonra sıkılabilirsin.

bence paradan daha önemli şeyler var. izmir'de istanbulda biriktireceğiniz paranın daha azını biriktirir ancak daha sakin bir yaşam sürersiniz.
0
111111
(26.09.14)
domates ekmek peynir karşılığında istanbul dışı her yerde yaşarım.
0
justinho26
(26.09.14)
istanbulda, net yıllık 17 bin TL daha fazla geçeceği düşünülürse, gelecek planları ve ev- araba hayalleri varsa, ona göre değerlendirilebilir.
yükselme ve terfi gibi şartlarda göz önünde bulundurulmalı tabii.
ama elbette istanbul diyen biri ile de tartışmam, tartışılacak şeyler değil bunlar zira.
özet, izmir.
0
tresrichesheures
(26.09.14)
İstanbul
Boğulacaksan büyük denizde boğul derler. 6bin maaş, tekneyle denize açılmaya benzedi. Koşulların makul. İstanbul'da her halükarda başarılı olursun.
0
cliquot
(26.09.14)
bu konu hakkinda yorum yaparken iki parametre atlanmis.

1 - istanbul'un neresinde calisacaksiniz?

istanbul, devasa bir sehir ve calisacaginiz semtin neresi oldugu cok onemli. nerede ev tutacaginizi ve istanbul'u istanbul yapan guzelliklere nasil ulasacaginizi bilmeniz lazim. istanbul hakkindaki olumsuz yorumlar hep bunlardan kaynaklaniyor. mesela bir arkadasim besiktas'ta deniz manzarali bir evde oturuyor, minibusle 10 dk suren bir mesafede calisiyor. izmir'in disinda bir fabrikada calisip her sabah iki otobus degistirip 1.5 saatte evden ise giden insanlar var. hangisi daha iyi?

2 - yapacaginiz iki is birbirinin kopyasi iki is mi? tahminen degildir. bahsi gecen bu iki isin gelecekleri nasil? hangisini daha keyifle yapacaksiniz? hangi firma daha iyi? sadece para ve yasanacak sehir degil, haftada 5 gun, gunde 10 saat gecireceginiz isyerinin onemi de cok yuksek.

tabii istanbul deyince akliniza surekli eglence gelmesin. her aksam taksim'de kopmuyoruz, her aksam bogazda raki-baliga oturmuyoruz ama yine de izmir'den daha fazla eglence vardir. bu tarz seyler istiyor musunuz? yoksa doga adami misiniz? istanbul'da oturan birisi olarak izmir'dekileri tek kiskanma sebebim cesme'ye ya da denizi cok guzel olan, dogasi cok guzel olan bazi yerlere cok kolay ulasabilmeleri. (yazin her haftasonu gunubirlik ya da bir geceligine gidebilmek)

yoksa aradaki para farki, dogrudan istanbul demem icin yeterli sebep.
0
co2s2
(26.09.14)
Bütün şartları sabit kabul edersek, O paraya istanbul. Aynı ya da en fazla 1000 lira fark olsaydı izmir.
0
phoenixboy
(26.09.14)
iki şehirde de 0'dan başlayacaksın anladığım kadarıyla. o yüzden istanbul diyorum.
0
konskenkova
(26.09.14)
40 yaşından gençsen tabi ki istanbul.

3000tl olsaydı da istanbul diyecektim.
arkadaş izmirde 3500 alsan ne, 1000000 alsan ne. o parayı kullanacak bi sik olmadıktan sonra.

istanbulda 6000tl'ye kral gibi yaşarsın. kral gibi.
0
kamera motor
(26.09.14)
izmir. ama spor, sağlık, sosyallik vb.. koşulları nedeniyle.
istanbulda o paraya 2-3 seneye tipin kayar, sağlığın bozulur.

ha ama kariyerine çok etki edecek bir firmadır 1-2 sene istanbul çekilebilir.
0
cocodancer
(26.09.14)
Tabii ki izmir. Tartisilmaz.
0
hkku
(26.09.14)
görşleriniz için çok teşekkür ederim. sanırım izmir'i seçeceğim bu durumda. huzur istiyorum :)
0
🌸egoksen
(26.09.14)
6000tl alıp istanbulda huzursuz olan mı var mk
0
kamera motor
(26.09.14)
@kamera motor abi o kadar insan birarada yaşamamalı bence ya. kurbanlık pazarındaki keçiler gibi istiflenmiş millet istanbul'da.
0
🌸egoksen
(26.09.14)
sen bilirsin bişe diyemicem. toplu taşıma kullanmıcaksın nasılsa, insan istifi olsa ne olmasa ne.

bin tane konser, etkinlik, festival olan yer istanbul. parası olana en güzel yer istanbul
0
kamera motor
(26.09.14)
(7)

gün nasıl hızlı geçer?

dahinnotha
selamlar. eğitim kısmını saymaz isek henüz on günüm bile dolmadı, bir çağrı merkezinde çalışıyorum. inanılmaz zor geliyor bana çünkü sevemedim bu işi. müşteriler hep memnuniyetsiz ve çok çok fazla yalan söylenmiş. yaptığımız iş onları oyalamak ve yokuşa sürmek, vs. etik ve ahlaki kaygıları olan bir
selamlar. eğitim kısmını saymaz isek henüz on günüm bile dolmadı, bir çağrı merkezinde çalışıyorum. inanılmaz zor geliyor bana çünkü sevemedim bu işi. müşteriler hep memnuniyetsiz ve çok çok fazla yalan söylenmiş. yaptığımız iş onları oyalamak ve yokuşa sürmek, vs. etik ve ahlaki kaygıları olan bir insanım. o sebeple çok zorlanıyorum.

işe gitmek korkutucu oldu. en yakın zamanda ayrılacağım. henüz bir hafta olduğu için mi zor geliyor bana, yoksa cidden zor bir iş mi bu. onu düşünüyorum bir yandan.

neyse, asıl olay gece eve gelince yatmak istemiyorum. çünkü sabah tekrar işe gideceğim. evde hızlıca geçiyor zaman da iş yerinde geçmiyor. günü hızla geçirmek için ne yapmalı? her iş böyle deyip biraz koyvermeli, daha rahat mı olmalı.

sabah büyük enerjiyle kalktım, duşa girdim. kendimi motive ettim falan. ardından inanılmaz bir yorgunluk çökti ve kolkta uyukladım üzerimi bile dğeiştiremeden. enerjim öyle dökülüyor.

işi biraz sevebilmem, günümü hızlı geçirmem için ne yapmalıyım? sabah erken kalkıp işe gitmeden önceki süreçte evde kendimi oyalasam günüm hızlı başlamış olur ve hızlı mı devam eder?

bu şarkı da benden size gelsin, tikler akşama gelecek.
www.youtube.com
0
dahinnotha
(16.07.14)
hoşnut olmadığın ortamda zaman hızlı geçmez.ordan ayrılmaya bak.
0
tosunpasa
(16.07.14)
askere gitmeni tavsiye ederim.
time stands still in the iron hill
0
joe dalton
(16.07.14)
Ilk ayligimi aldigim gibi ayrilmaya calisacagim. Fakat o zamana kadar bir aya yakin bir sure daha var. Isimi sevmeye mi calisayim. Kendimi olumlu motive mi edeyim. Sabah erken kalkip aksam erken mi yatyaim. falan. Bir sure daha calismaliyim. Ya da yakinda cikacam diye dusunmeyim de hep orada olacakmisim gibi calismaya mi bakayim.
0
🌸dahinnotha
(16.07.14)
gün saymaya başla.az kaldı diye motive et kendini o halde.
0
tosunpasa
(16.07.14)
İşle ilgili etik kaygılarınız olduğu sürece, ne yaparsanız yapın sevemeyeceksiniz. Yalan söylenmiş insanların sorunlarının dürüstçe çözümüne dönük bir iş yapsaydınız, şu an bu hissettiğinizi hissetmezdiniz. Yalan söylemenizi ve kandırılmış insanları oylamanızı gerektirmeyen bir iş bulmanızı öneririm. İnsan hayatta birçok şeyi görmezden gelerek yaşayabilir ama kimse vicdanına sağır kalamaz.
0
istinyede bekle
(16.07.14)
işyerinden birine platonik bi aşk beslemeye çalış, besleyemezsen sokağa atabilirsin, ayıp değil günah değil.
0
tresrichesheures
(16.07.14)
başka iş ara, işyerindeyken girip arayamıyorsan da kendini bununla motive etmeye çalış. çağrı merkezinde çalışan çok kişiden duyuyoruz yaşam enerjimi emiyor diye senin bir de etik meselen var bu durumun normal. işi hiçbi türlü sevmeyeceksin gibi duruyor, sevmeye değil kabullenmeye bak.
0
niye ama
(16.07.14)
(8)

Aseksüeller nerede?

ipmus90
Arkadaşlar selamlar.Türkiede LGBT yürüyüşü yapılıyorda aseksüeller neden yürüyüş yapmıyor? Aseksüellerin iletişim kurduğu bir ortam var mı?
Arkadaşlar selamlar.
Türkiede LGBT yürüyüşü yapılıyorda aseksüeller neden yürüyüş yapmıyor? Aseksüellerin iletişim kurduğu bir ortam var mı?
0
ipmus90
(25.06.14)
bakim evleri
0
melancholia
(25.06.14)
kendi hallerinde takılıyorlar işte, ne hakkı talep edecekler ki
0
neseranni
(25.06.14)
aseksuele karsi bir yasa, kinama yok ki
0
beriberi
(25.06.14)
"Bunlar sevişmiyor oh oh çok iyi, günaha da girmiyorlar ne güzel" şeklinde teşvik bile görebilirler hükümetten. Yürüyüş yapacakları bir durum yok yani.
0
angelus
(25.06.14)
cinsellik yoksa ne dertleri olabilir ki? asdsdfklsd

valla merak ettim harbiden, niye orgutlenme ihtiyaci var?
0
nawres
(25.06.14)
aseksuellik ile ateistlik arasında bir bağ var mı acaba? sex yoksa günahların büyük bir kısmı da olmuyor gibime geliyor, cinselliğe susamış aç köpekler birbirini öldürüyor sanki, ya da başkalarını.
neyse cevap, sanmıyorum,ama kendin gibilerini bulup sosyalleşmek istersen bi duyuru açıp toplanmayı deneyebilirsin.

lafımı geri alabilirim, festivalleri varmış

www.facebook.com
0
tresrichesheures
(25.06.14)
aseksüeller dışlanıyorlar, yanlış tanınıyorlar
0
🌸ipmus90
(25.06.14)
lgbti'nin bunu da kapsamasi lazim aslinda, en son i almislardi, bir de a eklesinler bence;

lgbtia
0
nawres
(25.06.14)
(10)

avrupada maden suyu

mukrime
Az önceki bi duyurudan aklıma geldi, şimdi bu insanlar su niyetine bizim maden suyu dediğimiz sulardan içiyorlar ya almanya'da falan, onlara normal mi geliyor tadi? Nasıl ki bize biraz daha sert gelir, lıkır lıkır içemeyiz, onlarda bu olay nasil? Normal su içince de aşırı yumuşak mı geliyor ve de ac
Az önceki bi duyurudan aklıma geldi, şimdi bu insanlar su niyetine bizim maden suyu dediğimiz sulardan içiyorlar ya almanya'da falan, onlara normal mi geliyor tadi? Nasıl ki bize biraz daha sert gelir, lıkır lıkır içemeyiz, onlarda bu olay nasil? Normal su içince de aşırı yumuşak mı geliyor ve de acaba? Bilen?
0
mukrime
(25.06.14)
benim kuzenim sürekli soda içiyordu, bir kere o hem mideye hem de tansiyona zararlı.. bi bok yaptıklarını sanıyorlar..
ayrıca sade suyun yerini hiçbir şey tutamaz..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(25.06.14)
ben onların bırak maden suyunu, su olayını da anlamadım. evian evian diyorlar, yok bilmem kim konsere geldiğinde 40 şişe evian istemişmiş vs. merak ettim zamanında metro markette bir tadına bakayım dedim, balkon demiri yalamış gibi oldum, yemin ederim bedava verseler içmem. şişenin yarısını içip rafa geri koydum adsafgds bence bizim sular yumuşacık, mis gibi. ama işte bunlar hep damak tadı, alışkanlık :/
0
kerbeee
(25.06.14)
dereceleri var fakat normal olanı yine bizdeki maden suları kadar gazlı ve sert değil. içimleri çok yumuşak.
0
utkucbkc
(25.06.14)
soyle, burada suyun tadi bi acayip. mineralli su diye satiyorlar, adam gibi icine mineral katilmamis ya da mineralsiz, turkiye'de ictigimiz su gibi su satilmiyor adam gibi. bu sularin tatlari o kadar igrenc ki insanlar gazli maden sularindan iciyor. ben mesela fransaya ilk geldigimde hep musluk suyu iciyordum, musluk suyuna ulasamiyorsam perrier aliyordum. cunku ne zaman gidip bir sise su alsam, boyle tatlimsi, igrenc bir suyla karsilasiyordum.
0
beriberi
(25.06.14)
bir çok avrupa ülkesinde su direkt musluktan içiliyor ve aynı şekilde şişede sudan bile daha saf halde.

bu nedenle genelde dışarıda ve yemeklerde mineral suyu içerler, evde normal su da içerler, spor yaparken de normal su içerler.
0
kuja
(25.06.14)
evropa'da table water dedikleri sıulari cokca tuketiyorlar

bir de perrier
apollinaris
s.pellegrino

icerler bunlar

hicbiri kizilayin yerini tutmaz afedersiniz
0
exlibris
(25.06.14)
maden suyundan ziyade gazlı su içiliyor. bizim soda diye ufak cam şişelerden içtiğimiz şeyler kadar mineral vs yok bunlarda. anyonları katyonları vs az. pellegrino güzel bir su mesela, belki de cam şişede geldiği için, ama arkadaşın dediği gibi, bizim sodaların yerini tutmaz. konsept farklı zaten.
0
uzumlerin gazabi
(25.06.14)
ben bizim maden suyu gibi sertini , geğirtenini görmedim, bizdekiler harbi doğal mı? dışardakiler karbondiksit basılmış gibi daha çok. biri aydınlatsa iyi olur valla.
0
tresrichesheures
(25.06.14)
isveç'te musluk suyu dahil bütün sular çok temiz ve lezzetli. sparkling water diye satılan su da bizim soda gibi gazlı değil. pellegrino da dahil hiçbir gazlı su bizim soda kadar acı değil ve geğirtmiyor. içerik farkı var muhtemelen. haa bizim sodayı da severim ama yurtdışına çıkınca tercihimi sparkling water olarak kullanıyorum, zira isveç dışındaki ülkelerde satılan normal suların tadı berbat. normal su satışı da yaygın avrupa'da.
0
spatzle
(25.06.14)
@tresrichesheures
dogal maden suyu diye gecenler gercekten yeraltindan cikan mineralli su

maden sodasi dedikleri ise (hatta su aromali limonlu, elmali olanlar) direkt co2 basilmis su oluyor.

onlari tercih etmemek lazim gelir
0
exlibris
(25.06.14)
(13)

mit olur cia olur kgb veya mosad farketmez ajan olmak istiyorum

ivettivett
universite mezunuyum.almanca ve ingilizcem mukemmel.ingilterede ve almanyada yasadim ama su an baska bir ülkedeyim.cok basit bir is yapiyorum ama aksama kadar 1000 lerce insanla yüzyüzeyim.bekarim.nereye nasil basvurayim, aranizda ajan varsa lütfen yardim etsin.
universite mezunuyum.

almanca ve ingilizcem mukemmel.

ingilterede ve almanyada yasadim ama su an baska bir ülkedeyim.

cok basit bir is yapiyorum ama aksama kadar 1000 lerce insanla yüzyüzeyim.

bekarim.

nereye nasil basvurayim, aranizda ajan varsa lütfen yardim etsin.
0
ivettivett
(20.06.14)
kariyer.netten cv gönder.
0
rectoa
(20.06.14)
Bizim mudurle bi konusayim bakalim.
0
kerbeee
(20.06.14)
@rectoa o tarz bi ilan bulamadim

@kerbeee kardesim sana zahmet lütfen, bu arada hangisindesin?
0
🌸ivettivett
(20.06.14)
eveeeet, herkesin birbiriyle daşşak geçtiği bir duyuruya daha hoşgeldik.
0
bili
(20.06.14)
ikametgah, iyi hal kağıdı, son 3 ayın ödenmiş elektrik ve su faturalarını al gel, pazartesi başla.
0
pandispanya
(20.06.14)
mit internet sitesine cv bırakabilirsiniz. sitede böyle bir kısım mevcut.
ayrıca, siz onları değil, onlar gerekirse sizi bulur.
0
ete summer
(20.06.14)
fark etmez diyerek baştan kaybediyorsun zaten.
0
baldur
(20.06.14)
onlar seni bulurlar artık.
0
tresrichesheures
(20.06.14)
boyle ajan olunmaz pampa. daha nereye basvurman gerektigini bilmiyorsun.

mesela diyelim ki cia'de ajan olmak istiyorsun, once kgb'de ise basliyican, topladigin kadar bilgi toplayip oyle gidicen cia'e, direkt alirlar ise seni.
0
nawres
(20.06.14)
cemiyetin unlu simasi
(20.06.14)
[email protected] mail adresleri
0
exbono
(20.06.14)
sultanahmet'e gidip bir zenciyi gözüne kestir, yanına gidip hey gel buraya serseri de. o da sana hey bayım ben vergilerini düzenli ödeyen bir amerikan vatandaşıyım desin. hevesini al kanka. :(
0
patr
(20.06.14)
alacağın eğitimler bahsettiğin kurumlara yük teşkil edecek. dil dışında ne bilirsin? düz kontak yapar mısın? havada karada denizde her türlü taşıtı kullanabilir misin? tüm bu kalifikasyonlara rağmen 3 kuruş maaşa gizem içinde yaşayıp her an kelle koltukta gezebilir misin?
bulunduğun kurum seni bir ülkeye veya başka bir kuruma gitmekle görevlendirecek ama çoğu zaman kendi imkanlarınla gideceksin, top level olmadan da seni kurtarmaya nah gelirler, başının çaresine bakacaksın.
bildiklerim bunlar, bide böyle kolay ifşa olmaman gerektiğini biliyorum. eğer hazırsan @kerbeee ile görüşmelere başlayabilirsin.
0
blossom
(20.06.14)
(7)

rakıyla ilgili

asg bu dunyada bir tanedir
yaklaşık altı ay önce rakı içip ertesi gün onu kusmuştum. o günden beri ne zaman rakı içmeyi denediysem midem bulanmaya başladı. kokusunu bile alamıyorum. rakı içmeye tekrar nasıl başlayabilirim?
yaklaşık altı ay önce rakı içip ertesi gün onu kusmuştum. o günden beri ne zaman rakı içmeyi denediysem midem bulanmaya başladı. kokusunu bile alamıyorum. rakı içmeye tekrar nasıl başlayabilirim?
0
asg bu dunyada bir tanedir
(04.06.14)
ben 3 sene önce aynısını yaşadım hala içemiyorum.
0
yatagants
(04.06.14)
ben 5 sene once aynisini tekilayla yasadim hala icemiyorum.

zorlamamak lazim. illa icicem diyorsaniz cok seyrek yaparsiniz agzinizda yemek varken ufak yudumlar alirsiniz alisirsiniz yine.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(04.06.14)
ben de 7 yıl önce viski ile yaşadım, o gün bu gündür ağzıma viski koymadım desem?

sanırım psikolojik koşullanma, kötü deneyimin ardından.
0
vendorth
(04.06.14)
6 ay önce aynısını yaşadım.
aklıma gelince bile içim kötü kokusunu anımsar ve rahatsız hissederdim.

geçen arkadaş sofradayken önüme koydu, ortamı bozmamak için pek koklamadan içtim. hatırladığım kadar kötü değilmiş, az miktarda içmiş olsam da rahatça kaydı gitti.

psikolojiktir aga o diyerek ve soruna cevap olmayarak gidiyorum.
0
dahinnotha
(04.06.14)
ala ile yumuşak giriş yapabilirsin
0
tresrichesheures
(04.06.14)
salgamla deneyin bi de.
0
tasa oturma soguk ceker
(04.06.14)
rakıdan önce bir bardak ev yapımı zeytinyağı iç. sabaha kadar içsen kusturmazmış.
0
b1019
(04.06.14)
(5)

yurtdışına nakit çıkarmak

baldur
türkiye'den en fazla ne kadar nakit para yanımızda çıkarabiliyor muyuz? gideceğimiz ülkeye göre de değişiyor mu bu acaba?
türkiye'den en fazla ne kadar nakit para yanımızda çıkarabiliyor muyuz? gideceğimiz ülkeye göre de değişiyor mu bu acaba?
0
baldur
(25.05.14)
usa icin 10.000 usd olmasi lazim.
0
anonimyususer
(25.05.14)
deste deste goturmeyecekseniz kimse saymiyor,10,20,40, pek farketmiyor. bazi ulgelerde siz beyan ediyorsunuz. ama yine abartmamak da fayda var.
0
tresrichesheures
(25.05.14)
Ulkeden ulkeye degismez Turkiye'den cikacak para limiti. Ancak gidilecek ulkeye sokulabilecek para limiti varsa o ayri bir konu.

Turkiye'den cikacak para icin:

"32 sayılı Karar çerçevesinde, yurt dışına gümrükler üzerinden çıkarılacak nakde ilişkin miktar sınırlamaları bulu-nuyor. Bu itibarla, yasal sınırları aşan miktarlarda nakit çıkışının önlenmesinden, tespitinden, yakalanmasından ve bunlara ilişkin yasal işlemlerin yapılmasından gümrük idaresi sorumlu oluyor,
Yurt dışına çıkan kişilerin bankacılık sistemi dışında çıkarabilecekleri Türk Parası'nın üst limiti 5 bin dolar karşılığı Türk Lirası'dır. Aynı limit yabancı para için de geçerlidir. Ancak, 32 sayılı Kararın 4'üncü maddesinin f fık-rasında, yabancı paranın yurt dışına çıkışı ile ilgili olarak bazı istisnalar getirilmiştir. Buna göre;
Yurt dışında yerleşik kişiler ile Türkiye'de yerleşik sayılmakla birlikte yurt dışında çalışan Türk uyruklu kişilerin, yurda girişlerinde beyan etmiş olmak koşuluyla 5 bin dolar üzerindeki dövizi yurt dışına çıkarmaları mümkündür."
0
crown
(25.05.14)
@crown
türkiye'de yerleşiğim, yurtdışına çalışma vizesiyle gideceğim. 15 bin dolar götürsem bunu çıkmadan önce mi beyan edeceğim yoksa döndüğümde mi beyan edeceğim tam anlamadım orasını?
0
🌸baldur
(25.05.14)
Malesef bilmiyorum o detayini. Ancak yurtdisinda yasayan bir arkadasim bir seferde en fazla 40bin Euro cikartmis (80 adet 500 Euro'luk banknotlar halinde) ve kimse bir sey dememis. Dikkat cekmesin diye banknot sayisini minimumda tutmaya calismis :)
0
crown
(25.05.14)
(12)

işaretlere inanır mısınız?

all girls dream
sb.
sb.
0
all girls dream
(25.05.14)
evet.
0
devilred
(25.05.14)
trafik isaretlerine inaniyorum.
0
she was my baby
(25.05.14)
"Trafik dışında bir de noktalama işaretlerine inanıyorum" dersem dayak yer miyim?

İşaretlere değil de, bizim olan bitene kendisinden fazla anlam yüklemeye çalıştığımıza inanıyorum.
0
aychovsky
(25.05.14)
inanmıyorum.
0
baldur
(25.05.14)
nope.
0
wiillii
(25.05.14)
hayır.
0
ben smyrna
(25.05.14)
işarete göre değişir
0
Lirazervatif
(25.05.14)
işaretler, bir şeyi anlatmak için kullanılan üzerinde uzlaşılmış iletim biçimleridir zaten.
inanç konusu değiller.
0
yalnux
(25.05.14)
işarete bağlı, eğer uzun zamandır müracat edip beklediğim bir iş varsa ve personel müdürü gel evraklarını kontrol edelim diyorsa, inanırım, yoksa burdan dümdüz git kasımpaşa...
0
killerbee
(25.05.14)
gozumle gorunce inanabiliyorum, saatin kac olduguna gore degisiyor.
0
tresrichesheures
(25.05.14)
soru bu haliyle fazla metafizik... isaretlere inanmam; isaretlerle isaretlesirim.

diger taraftan, bugun bir kahvalti vardi, mesela; beni uyandirmamislar; cok sevindim. simdi burada isaret ne? cok guzel uyudugum mu? degil: birilerinin gonlunu almak zorunda kalacagim. (smayliy halay cekerek uzaklasir...)
0
o da olur
(25.05.14)
Isime geleni isaret sayiyorum:)
0
seyyar satıcı
(25.05.14)
(20)

istanbul'un en çok sevdiğiniz yanı nedir?

Aerdem
şikayetlerinizi ya da ironilerinizi bi kenara bırakın. seven dostlar, istanbulun en sevdiğiniz yanı nedir?
şikayetlerinizi ya da ironilerinizi bi kenara bırakın. seven dostlar, istanbulun en sevdiğiniz yanı nedir?
0
Aerdem
(24.05.14)
Herşeyin her zaman bulunulabilmesi.
0
sapkasiz cikmam abi
(24.05.14)
Denizi,martısı,vapuru.Sokagında şarkısı,türküsü,darbukası..Dar sokaklarında eski evleri.İnsanı aşık etmesi,uykusuzlugu.
0
kokhucre
(24.05.14)
en sevdiğim tarafı kendisine muhtaç olmamam. her bi şeyi burada öğrendim ama buraya mecbur olmamam, kendine bağlamaması, hep buradan daha güzelini bulabilecek olmam, buranın vasatlığı.
ayriyetten androidin klavuesine sokayım.
0
namus ninjası
(24.05.14)
kadınları, kokusu, hakkında yazılmış şiirleri, kitapları, boğazı, vapuru, her yanı.......
0
Lorik Cana
(24.05.14)
Sabiha gökcen taraflari.
Izmir'e gidis munasebetiyle.

Edit:kadikoy besiktas vapuru da olur.
0
demoniclewinsky
(24.05.14)
ruh hastası olduğum düşünülebilir ama cevizlibağ-beylikdüzü metrobüsü ve kadıköy-eminönü vapuru.

benim için özel zamanlarda, bu araçlarda özel zamanlar geçirmiş idim. güzeldi. evet bildiğin kalabalık, insanların birbirini ezdiği metrobüs. binebilmek için 10 dakika beklediğin cevizlibağ durağı. mazoşistim zaten ben.
0
pescador
(24.05.14)
Sabahin 5inde uykusersemi haremden karsi tarafi,camileri,tepeleri gormek.
0
safsafinaz
(24.05.14)
"Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer..

Nice revnaklı şehirler görünür dünyada
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan… "

İstanbul benim en büyük romantikliğim sanırım.

Her semtinin farklı bir güzelliği var.
Beyazıt'ta, Sultanahmet'te dolaşırken bir zamanlar orada yaşamış Romalıları düşünürüm hep. Hipodromda benden önce yürüyen milyonların ayak seslerini duymaya çalışırım. Sur içinin büyüsünü en çok oralarda yaşarım.

Suriçi'ndeki tramvayın ruhu var bence. Şiirdeki gibi. İstanbul'un şiirleri güzel, Laleli'den dünyaya giden tramvayları güzel.

İskeleleri, sahilleri güzel. Kabataş'ı güzel.

Galata'nın yokuşlarında yürürken insanlarla selamlaşmanın, sokak aralarında daha önce keşfedilmemişleri bulmanın keyfi bambaşka.

İstiklal çok güzel. İnsanları izlemek keyifli. Daha önce var olduğunu bile bilmediğin bir pasajdaki rastgele bir dükkanda beklemeyi hiç ummadığın bir güzellik bulabiliyorsun.

Sadece bu yaka değil, Anadolu da güzel. Gecenin bir vakti tanımadığın adamlarla hep bir ağızdan şarkı söyleyip onlarla içkini paylaşabildiğin için Kadıköy'ü güzel.

Sessiz sakin bir şekilde denizi izleyebildiğin Moda'sı güzel.

Üsküdar'dan karşıyı izlemesi güzel.

Metrobüste bile, yazın köprüden geçmesi güzel.

İstanbul bir insan gibi.

Sokaklar damarları, binalar kemikleri. Sen güzel bulursan güzel.
0
g man
(24.05.14)
Gezmek. İstanbul'da turist gibi gezmek güzeldir. Tarihi mekanları, boğazı gezmek, boğaz turu yapmak güzeldir.

İlk cevaptaki gibi her şeyin her zaman bulunabilmesi var bir de.
0
soft
(24.05.14)
tarihi yarımadadaki metropolitan yapı.
0
japon askeri
(24.05.14)
çok ama çok sevdiğim bir yeri var, kimseye demedim, oraya bu kadar yakın olmayı seviyorum..
çok başka sevdiğim bir iki insan var, onlarla görüşebilmeyi seviyorum..

az gösterimi olan filmleri izleyebilmeyi, konserlerden istediklerime gidebilmeyi de..

gerisi olmasa da olurmuş, tüm bu dediklerim memleketimde olsa burayı hiç aramam..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(24.05.14)
dinamizmi. yapilacak tonla aktivite olusu. mekan kesfetmesi. yalniz basina yurumesi. tarihi.

ogluma yazmis idim:

Bak oglum dedim, burasi istanbul. Nefesini istanbul'un bogazindan alirsin burada. Zamani vapur sesleri ile sayarsin. Hasir tabureli bahcelerde aci cay icer, belki sevdigine mektup yazarsin. Bak dedim yamuk yollarina, tarih yogurmus bu sehri. Kalabaligin icine karisirsin burada. Etrafindan gecenlerin konusmalari calinir kulagina. Yuzlerce sohbete ortak olursun. Tek basina yurursun. Hic yalniz hissetmeden. Kokla istanbul'u, iyice cek havayi icine. Roma'nin sarabi, fatih'in kaftani, ata'nin tutunu kokar. Kendini bir kez istanbul'un kaosuna biraktiysan, artik diger ulkelerdeki cetvelle olculmus sehirleri asla tam olarak sevemezsin. İstanbul cagirir seni hep, sen de hep gidersin.
0
aklimiseveyim
(24.05.14)
Kendisi tek askim olur, sanirim platonik
0
balpolen
(25.05.14)
cocuklugumun gectigi mahalleyi, inonu stadi'ni, sairler sofasi parki'ni, burgaz'i, arnavutkoy'u. anilarini galiba. baska da bir boku yok zaten.
0
John Finn
(25.05.14)
bazi insanlardir.
0
o da olur
(25.05.14)
dışına çıkıldığında değerinin anlaşılmasını.
0
geberix
(25.05.14)
Bayramlarda gidilecek bir memleketi olan insanlar barindirmasi. Bi tek o zamanlar boş oluyor malum.
0
nightswimming
(25.05.14)
bagzi insanlari
0
tresrichesheures
(25.05.14)
kuledibi
0
düşünüyorum öyleyse vurun
(25.05.14)
eski mahalle ve sokaklarında serseri serseri dolaşmak.

beyoğlu, üsküdar, balat vs.
0
mavi istiridye
(25.05.14)
(15)

en büyük pişmanlığınız

discopolice
ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. belki birazdan belki yarım asır sonra.. gözlerinizi ebediyen yumduğunuz vakit sizinle birlikte karanlığın hüküm sürdüğü derinliklerde kaybolacak ya da gittiğiniz her neresiyse gölgeniz gibi sizinle gelecek pişmanlığınız nedir ?sadece "yaşamak" fiilinin içini tümden g
ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. belki birazdan belki yarım asır sonra.. gözlerinizi ebediyen yumduğunuz vakit sizinle birlikte karanlığın hüküm sürdüğü derinliklerde kaybolacak ya da gittiğiniz her neresiyse gölgeniz gibi sizinle gelecek pişmanlığınız nedir ?

sadece "yaşamak" fiilinin içini tümden gözden çıkardığım, boşalttığım o gündür benimki, boşa kürek çektiğimi farkettiğim günle aynı gün, aynı dakika, aynı saat...
0
discopolice
(24.05.14)
arayacağımı söylemiştim, arayamamıştım. 3 saat sonra bir daha asla arayamayacağımı öğrendim.
0
Celestial
(24.05.14)
hayatta yapmak istediğim tek şeyi sürekli erteledim. artık istemesem de ertelemek mecburiyetindeyim. öyle işte.
0
Aerdem
(24.05.14)
İki zaafım var ve bu iki zaafla savaşamamak tüm hayatımı mahfetti. Şimdi savaşma zamanı..
0
Lola90
(24.05.14)
liseyi st michel'de okumamak.
0
baldur
(24.05.14)
şu an olmasa dahi, ileride bunun kumar olacağına eminim. başım da göğe erer o zaman.
0
ufukcel
(24.05.14)
henuz yasamadiklarimiz.
0
tresrichesheures
(24.05.14)
hicbir sey yok diyebilirim. saptigim her yolda kendime faydali bir seyler buldum. her seferinde ferahliga cikmayi bir sekilde basardim.
0
osuruklu
(24.05.14)
boş bir üniversite hayatı ve gençlik yasıyor olmak. yasıtlarımın yaptıklarına ve yasadıklarına baktıkca beyin soğancığım zarar görecek gibi oluyor. dısarıdan baktıgın zaman bende onlardan biriymiş gibi gözüküyorum ama değilim, asosyalliğe düştüm.

biraz böyle ''first world problems'' gibi gelebiliyor kulağa ama bir daha gelmeyecek zamanları sap,yalnız, ortamsız ve aktivitesiz geçiriyor olmak koyuyor be ustam. yapacak bişi yok yapamadım ben.

özet: yaşadıklarımdan değil yaşayamadıklarımdan pişmanlığım.
0
fransızkalanadam
(24.05.14)
bana göre yeterli araştırma yapmadan dinden çıkmam. 6 sene ağır ateist hayatı yaşamam. küfür içinde geçen imansız günler. çok pişmanım. 6 seneye yanıyorum. hayırlısı olsun.
0
tutun kolonyasi
(24.05.14)
bir tane daha var. efes pilsen altyapısına yazılmamak. gitmiştik merter'deki yerine kayıtlar mı ne bitmişti. keşke daha sonra babam tekrar yazdırsaydı.
0
baldur
(24.05.14)
yaşamamak. bilgisayarın başından kalkmadığım için hayatı ıskalıyorum ama buradan kalkacak enerjim ve gücüm yok...
0
kuzey li
(24.05.14)
anneannem ölürken yanında olmamak. ameliyattan yeni çıkmıştı, ama canım çok sıkkındı, arkadaşlarla dışarı çıktım. ertesi gün gidecektim, hangover'dım, yarın giderim ayık kafayla dedim. o gece kaybettik.
0
trachemys scripta elegans
(24.05.14)
dislerime daha iyi bakacaktim. dün discideydim, dolgu yapildi bir dise. 20liklerde cürük baslangici olmus sonra durmus, gözüm gibi bakacagim bu saatten sonra da tek pismanligimdir.
0
wiillii
(24.05.14)
birkaç sene evvel başlayıp bitirebilirdim. basiretimi kendi ellerimle bağladım.
0
devilred
(25.05.14)
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(25.05.14)
(10)

Halinden memnun olanınız var mı?

basond
Yada etrafınızda halinden memnun olan var mı?Dahasını istemek değil, benden daha kötüleri de var ben halimden memnunum diyen.Edit:Tikler sonra.
Yada etrafınızda halinden memnun olan var mı?

Dahasını istemek değil, benden daha kötüleri de var ben halimden memnunum diyen.

Edit:Tikler sonra.
0
basond
(24.05.14)
Ben genelde memnunum. Su an degil ama. Etrafimda yok memnun olan. Vidividividi kafa sisirip isyan ediyolar her seye.
0
barbara herhalde barbara manken olan
(24.05.14)
var ama hepsi alman. standartlarından, işlerinden vs memnun oldukları için bu bütün hayatlarına yansıyor.
0
letheavendangered
(24.05.14)
Ben bilmiyorum. Hani memnun olmam gereken durumdayim. Ama gecmis borc harc kapimda.. Su an memnunum degilim. Bilmiyorum.
0
ibomiu
(24.05.14)
Dün akşam bir tarafımda patlayan bir haber alana kadar memnundum. Şu an onu sindiriyorum, en geç Pazartesi'ye yine halimden memnun olurum ben.
0
aychovsky
(24.05.14)
Ben memnunun sanırım.\o/ (git: 778310)
0
ay nov kung fu
(24.05.14)
bazen yes, bazen no . ben iyiyim de cevrem kotu, kotu haberler var tv de, etrafta kotu insanlar var, hinlik dolu, onlar yoksa guzel guzel yasiyoruz, ama hin insan cok, olmasa iyi.
0
tresrichesheures
(24.05.14)
ya yok, yani yine şükür ama 2-3 ay sonra anca rahatlayacağım gibi. yani halinden ben ve etrafımdaki çoğu kişi memnun değil.
0
buiret
(24.05.14)
Ben memnunum
0
efrasiyab87
(24.05.14)
mevcut durumdan bağımsız olarak, evet.

sıralayacak olsam ortalama bir insandan daha fazla derdim tasam vardır ama bunların beni ele geçirmesine izin verdiğim zamanlarda benden mutsuzu yok. ne yaparsan yap zevk alamıyorsun. ama bazen, kendiliğinden, ya da birkaç güzel olay neticesinde güçleniyorsun ve hayata daha alaycı bakmaya başlıyorsun. o zaman daha kolaylaşıyor pek çok şey. ve bu duygu değişimleri çok ani olabiliyor, bir gün öyle bir gün böyle olabiliyorsun maalesef. diyeceğim o ki, halinden memnun olma durumu aslına 'hal' ile ilgili değil de 'sen' ile ilgili.
0
malmazel
(24.05.14)
kendim ve çevrem adına: genel anlamda yok. yaşla alakalı sanırım. yani tam üniversite sonrası depresyonu gibi. iş hayatı geçiş dönemi. keyfim yerinde olsa da sürekli bir endişe, ne olacak bu mezuniyet sonrası düşünceleri, mezun olanların işlerinden memnun olmaması gibi durumlar hakim.
0
patiska
(24.05.14)
(16)

Saatiniz var mi?

idearch
herkese selam,bu bir tavsiye sorusudur.once hangi kriterden baslayacagimi biliyorum fakat kalani icin sirasiz olarak eklemek istiyorum.saat mekanik olmali. kurmali degil, otomatik olmali.- butce maks. 3000 tl- kayis mumkun mertebe deri olmali.- cam mumkun mertebe safir olmali.- 42mm capini asmamali.
herkese selam,
bu bir tavsiye sorusudur.

once hangi kriterden baslayacagimi biliyorum fakat kalani icin sirasiz olarak eklemek istiyorum.

saat mekanik olmali. kurmali degil, otomatik olmali.
- butce maks. 3000 tl
- kayis mumkun mertebe deri olmali.
- cam mumkun mertebe safir olmali.
- 42mm capini asmamali.
- ince olmali.
- altin gozume hos gozukmuyor cercevede, kendisi de rengi de.
- koseli bir saat olmamali.

onerileri ve maddeler uzerine yorumlari ilgiyle beklemekteyim.
0
idearch
(24.05.14)
3000 e kadar dediğin özellikte omega modellerinden bulursun...çok sağlam markadır
0
Leporidae
(24.05.14)
longines tavsiye ederim bi kaç ay önce aldık yalnız 4000 civarındaydı saat & saatte. ama peşinde indirim yapıyorlar. biz 3000e aldık
0
sta
(24.05.14)
model de tavsiye ederseniz bence cogzel olur. arar bulurum gorurum en azindan. bu arada ozelden gelen 2 soruya da deginmek istiyorum: butcemin en fazla 3000 olmasi 2000 tl'lik bir saati almayacagim anlamina gelmez.
0
🌸idearch
(24.05.14)
Türksaatforumunda modeller tanıtılıyor.oraya bakmanızı öneririm.

Bir de mekanik saatler hassas oluyor.manyetik alanlardan etkilenip sapma miktarı artabiliyor ya da yere düştüğünde darbe aldığında bozulma olasılığı artıyor.ayrıca periyodik bakımlarıda yapılması gerek.

Mekanik olsa da elle kurulma özelliği olmasına dikkat edin.masabaşı çalışıyorsanız güç rezervi sağlanmayabilir.
0
Leporidae
(24.05.14)
cinsiyet?
0
sen git ben geliyorum
(24.05.14)
www.mauricelacroix.com

fiyatını bilmiyorum. ama marka olarak maurice kesinlikle ilk tercihim olurdu. gerçi 3 binden fazla çoğu modeli.
0
sen git ben geliyorum
(24.05.14)
@sgbg erkek.
0
🌸idearch
(24.05.14)
@sgbg bahsettiginiz modeli konyalisaat'te bookmark etmistim.

ikinci bir soruya geleyim yeri gelmisken: saati aldigim yerde bakim yaptiracaksam, istanbul'da kimden saat almaliyim? hem pazarlik yapmak istedigimde tatava yapmayacak hem de servisi ve hizmeti iyi olacak.
0
🌸idearch
(24.05.14)
@nohut bey, 42mm ve asagisinda model onerirseniz neden olmasin?
0
🌸idearch
(24.05.14)
ucuz saat alabilirsin, 50tl ye casio lar var, retro, kalan parayi ihtiyaci olan birine ver, ya da tatile git, olur yani.
0
tresrichesheures
(24.05.14)
idearch umarım kişisel olarak almazsın düşüncelerim ortaya

bu kadar adaletsiz bir gelir dağılımı varken 3000 liralık saat takmak bana yersiz geliyor (70.000 liralık saatlere hiç değinmiyorum bile)

ayrıca bir hayvanı kolumuza aksesuar parçası olarak takmak için öldürülmesi ya da öldürülmesinin sonucu orada yer bulmasını yine haksızlık olarak görüyorum

böyle hassasiyetleri olan kadın ya da erkekler her türlü pahalı aksesuar, statüs sembolü taşıyanlardan daha hoş olmaktalar diye düşünüyorum :)
0
freebird5406_2
(24.05.14)
kızsa guess erkekse bilmiyorum :D
0
buiret
(24.05.14)
@freebird, buyrun metal bilezik onerin?

mesele sagdaki sifir sayisi degil, insanin yaptigina bictigi degerdir. o saat ureticisi o emege ve kaliteli makine bulunan saate 3 tl fiyat bicerse gidip alalim yine?

emek kavrami her yerde bence. bu da sahsi bir elestiri degildir elbette.
0
🌸idearch
(24.05.14)
@Freebird Saat 50-60 kullanılabilen bir aksesuar. Omega,longines,rolex gibi markaların saatleri insanı bir ömür idare eder. 60 sene kullanılanilecek bir alete 3000 tl az bile bence.

Sonuçta 1500 tl lik telefonu 2 sene kullanıp atıyoruz.
0
Leporidae
(24.05.14)
zengin bir arabi bilmem ya da dot.com zengini bir cinliyi. isin emek boyutundan girdim oradan devam edeyim, 1000tl degerinde bir certina da begenmistim, 4000tl degerinde bir maurice lacroix da, 18000tl degerinde bir iwc de. su anda calismamin karsiliginda kazandigim para icinde bir 15 sene mutlu mesut kullanacagim bir saat ariyorum. o zaman da gelirim ne olursa ona gore bir model bakarim.

sozun ozu: insan kazandigina paralele yasamali. abartidan kacinmali. ama kalitenin izini suruyor diye de elitist diye damgalanmamali.

saat elestirisi veya saat onerisi olan? :)
0
🌸idearch
(24.05.14)
benim onerim birden fazla saat almaniz.

is icin, spor icin, davet icin... evet! -_-
0
o da olur
(24.05.14)
(9)

bahçe işleri

lucy in the sky
başlık konularında nasıl kötüyüm hep.merhabalar, ben istanbul'da çok sevimli bir gecekonduda kalıyorum. ufak da bir bahçesi var. bahçede de ekim dikim yapabileceğim -daha da ufak- bir alan var. yani bir şeyler ekebileceğim toprak alan 60x600 cm falan. üç tane de ağaç var ara ara. aslında oraya bir ş
başlık konularında nasıl kötüyüm hep.

merhabalar, ben istanbul'da çok sevimli bir gecekonduda kalıyorum. ufak da bir bahçesi var. bahçede de ekim dikim yapabileceğim -daha da ufak- bir alan var. yani bir şeyler ekebileceğim toprak alan 60x600 cm falan. üç tane de ağaç var ara ara. aslında oraya bir şeyler ekmem imkansız diye düşünüyordum hep boyutları yüzünden, ama bir ay kadar önce dolapta unutulmuş, üstünden yeni şeyler filizlenmeye başlamış bir patates ektim ve şu an aldı başını gitti, güzeller güzeli oluyor. şimdi, soracaklarım şunlar:

1) bahçede 20 kadar kedi besliyorum, bunlar da genelde kakalarını o toprak alana yapıyorlar ve o alanda çok oynuyorlar. aralarında 6 tane de yavru var, yani hareket had safhada. yan evin de bir toprak alanı var kakalarını çişlerini yapabilecekleri. oraya alışabilirler mi? ben kedilerim bahçeden gitsin istemiyorum, ama bu patatese saldırı girişimlerinin de ardı arkası kesilmiyor.

2) bu işe nereden nasıl başlayayım? yıl boyunca hasat veren (bunun adı hasat vermek mi ondan bile emin değilim, o kadar uzağım bu konulara) bir şeyler ekmek istiyorum. domates, fasulye, soğan, patates, en çok istediklerim ama bunlar birbirine uyar mı bilemiyorum.

3) bu konularda el kitabı niteliğinde okuyabileceğim bir şey tavsiye edebilir misiniz?

gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan opşınıl bonus soru: mesela ben uruguay'da hollanda'da falan yaşasam burada başka yeşillikler yetiştirebilir miydim? etrafta evler var ama.
0
lucy in the sky
(24.05.14)
o özel yeşillikleri yetiştirmek istiyorsan güzel güneş alan bir yer olmalı. ayrıca acele etmen lazım yoksa çok geç olacak.
0
bira sisesi kapagi
(24.05.14)
Kediler rahat birakmaz. Uruguay in kedileri fenadir. Yerler hepsini. :)
0
jaaaccckkk
(24.05.14)
uruguayda yasayip, burada(istanbulda) baska yesillikler yetistirirsen olur, skype falan yapilabilir, olur yani:)

hortumlari unutma, once topragi sur mutlaka, kazma kurekle veya kucuk kazmada olur, agzi genis,sonra tohum bul ziraatcilerden, yerli olursa ne ala ama pek kalmadi, tanidikta falan vardir, uaz boyunca gunus goren yerde ekebilirsin, biber patlican falan, tomato nun topragina gore verimi cok degisir, ama bi dene, cok sulak bir yerse yesillikler zaten kendiliginden alir basini gider, degilse her aksam ustu veya guzes dogmadan sularsin. guzel seyler bunlar tabievler etrafta var genelde, evlere bakma sen.
0
tresrichesheures
(24.05.14)
daha evvel ekim yapılmamış ise önce toprağı islah etmelisin bir bel ile, kazma ile olmaz. önce güzelce belleyeceksin yabani otları temizleyeceksin daha sonra kazmayla bellediğin yerdeki toprağı incelteceksin daha sonraysa mesela domatesi güneş çok alan yere ekeceksin yeşillikleri duvar diplerine. fideledikten yaklaşık 1 ay sonra diplerini çapalayacaksın ve her hafta 2 kez hortumla bollca sulayacaksın. bu tarz şeyler kolay değildir baştan savma yaparsan ürün alamassın ona göre karar ver. kedi olayına diyeceğim o kediler bahçe için fazla, ekinlerini haşat ederler.
0
bal dok yala
(24.05.14)
eklemek isterim işi ciddiye alacaksan, organik gübre temin etmelisin koyun gübresi olur fideleri dikince fide ocaklarına birer avuç gübre koyup çapalaman lazım. bunlar kolay işler değil baştan söylüyüm ona göre karar ver.
0
bal dok yala
(24.05.14)
çok teşekkürler, yanıtlarınız aydınlatıcı oldu. bu bir hafta hızlandırılmış araştırmama devam edip işe girişeceğim sanırım.
0
🌸lucy in the sky
(24.05.14)
öncelikle,yapabilirsin, çok da güzel olur.

kedi köpek dışkıları insan için zararlı, yiyeceğin şeyler yetiştireceksen kedi ve köpekleri uzak tutman gerekiyor.
toprak alan şu anda kedi dışkılarıyla dolu bunu nasıl çözeceksin araştırıp belirlemen lazım. güneş çok iyi bir dezenfektan, bu yazı kedisiz ve bitkisiz geçirirsen kışlık bitkilere hazır olmuş olur. yazın da kullanayım diyorsan ne yapılabilir bi araştıralım.

domates, fasulye soğan patates... yıllık bitkiler. her yıl dikiliyor.
şimdilik fide alıp dikersin, sonra, doğal tohum takasları oluyor, onlardan doğal gdo suz tohum edinip onları dikersin.

ağaçlar.net sitesi sana her konuda çok yardımcı olur. bir de domatesle ilgili, birbirine uyumlu kardeş bitkilerle ilgili "meyvelitepe" blog adresini tavsiye ederim.

uzaktayken de yetiştirebileceğin şey ağaç olur. ağaç topraktan suyunu alabilir. diğerlerini sulaman gerekir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(24.05.14)
yardımınız için sağolun, ne güzel uzun uzun açıklamışsınız. ancak kedilerden vazgeçemem, bunun hem kedili hem bahçeli bir yolu yok mu?
0
🌸lucy in the sky
(24.05.14)
kedi konusu zor. sanırım seçim yapman gerekecek. kedilere parazit,tenya için ilaç verebilirsin yine de kedi çişi bitkilere ağır gelir, çimleri sarartıyor öldürüyor kedi çişi. verim alamama olasılığı çok.

büyük zeytinyağı-peynir tenekelerine dikebilirsin. biber, domates soğan olur. patatesten iyi verim alamazsın gibi geliyor ama o da olur yani. araba lastiği büyüklüğü yetiyor alan olarak patatese. hatta patatesleri kemirgenlerden korumak için toprağa lastiği gömüp ortasına patates ekmişti birileri.

şimdi aklıma geldi başka bir öneri de; senin alan 6 metreymiş, 3 metre gibi bolümünü ayır istersen, ağ gibi bişeyle. kediler girmesin. orada eker biçersin, gerisinde çiçek dik kedicikler de orada gezerler.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(24.05.14)
(25)

Kaşar Peyniri - Muz - Magnum

ya ben lan neyse
selamlar,eskiden bunlardan hiçbiri bizim eve girmezdi lan. ekonomik seviyemiz de hemen hemen aynıydı.türkiye mi zenginleşti? bunlar mı ucuzladı? şimdi çok şükür ulaşabiliyoruz bunlara.sadece bunlar değil tabi bunlar akla gelenler.edit: şu konuya akp yi karıştırmasak arkadaşlar? ben 20 yıl öncesinden
selamlar,

eskiden bunlardan hiçbiri bizim eve girmezdi lan. ekonomik seviyemiz de hemen hemen aynıydı.

türkiye mi zenginleşti? bunlar mı ucuzladı? şimdi çok şükür ulaşabiliyoruz bunlara.

sadece bunlar değil tabi bunlar akla gelenler.

edit: şu konuya akp yi karıştırmasak arkadaşlar? ben 20 yıl öncesinden bahsediyorum.
0
ya ben lan neyse
(13.05.14)
hem ülke zenginleşti, hem ulaşılır hale yaygın hale geldiler.
ama ekonomimiz şişmiş bir balon bence orası ayrı.
0
basond
(13.05.14)
bunlarin satin alma algisi farkliydi.

ben de cocuklugumda kasar peyniri muz falan aldigimiz cok nadir hatirlarim. hele ki muzu sadece misafirlige gelenler getirirdi. aslnda bence eskiden de cok pahali degildi ama erisim sinirliydi diyelim. simdi her yerde satiliyor. bim falan ananas satiyor mesela. eskiden ananasi sadece luks semt manavlarinda gorebilirdik.
0
exlibris
(13.05.14)
bunlar pahalı şeyler değil ki? statü sembolü filan hele hiç değiller.
0
mea maxima culpa
(13.05.14)
bunların dağıtımı arttı, maliyetlerinin düştüğünü sanmıyorum ama tüketimleri arttığı içinfiyatları da ucuzladı diye düşünüyorum.
-psikolojik lüks olmaları algısı da kırılmıştır artık sanırım-
0
tresrichesheures
(13.05.14)
magnum için: (bkz: glikoz şurubu)
0
baldur
(13.05.14)
Olum şaka mı yapıyorsunuz? Bu saydıklarına dar gelirli kişiler bile ulaşabilir. Kaşar demiş muz demiş magnum demiş bunlar pahalı/ulaşılamaz şeyler değil ki. Ulkenin zenginleştiği yok, olsa olsa bu ürünler eskiden pahalıysa şimdi ucuzlamıştır çeşitli nedenlerden dolayı.
0
royal
(13.05.14)
pazarın genişlemesi bence.
muz pazarı türkiye de yeni yeni oturmaya başladığı dönemlerdi onlar.
magnum ise yeni abur cuburların çıktığı,yeni tüketim dönmeine girmişti.
şimdi bir sürü markanın bir sürü çeşit abur cuburu var.
kaşar peynir için ise yorumum yok.

+ okuduğunuzu mu anlamıyorsunuz ? diyor ki bir zamanlar pahallıydı evet beni çocukluğumda da 5 gün max yiyorsam 1 gün belki magnumdu.şuan öyle olmayabilir ama o zaman öyleydi.
0
blmnrvs
(13.05.14)
sanirim akp yi ovmemizi istiyorsun.

akp cok re-ro-re-ro


ona bakarsak, 100 yil once kimsenin evinde renkli televizyon yoktu, kimsenin cebinde telefon yoktu, simdi herkeste var ? ekonomi iyiye gittigi icin olmali, haklisin. :(

budut: tv ile muz nasil bir olur ? (iktisat 101 giris)

renkli televizyon ilk ciktigi donemler turkiyede sayili kisilerde, zenginlerde vardi muhtemelen cunku uretimi, ihracati azdi, uretildigi bolgeden kendin ithal etmen gerekiyordu, turkiye gibi 3. dunya ulkesi ancak avrupa ve amerika nin ihtiyac fazlasini ithal edebilir, muz da ayni boyle oldu.

alim gucumuz hala ayni, etrafiniza bakin, asgari ucretle calisipta cebinde iphone 5s ile gezen bir suru insan var, yasam kalitesini dusurerek sacma sapan ithal urunlere para harciyorlar.
0
grimer
(13.05.14)
40 yaş veya üzerisiniz herhalde? muz'un lüks olduğu dönem o zamana denk geliyor çünkü. gümrük anlaşmaları, kotalar ve daha nicesi yüzünden muz lüks görülüyor. ondan sonra tabii bunlar ülkeye daha rahat girmeye başladı. fiyatları düştü vs..

benim babam, geçimi sağlamak için bir dönem ek iş yapmak zorundaydı. işten çıkıp, sonra gece 12'ye kadar bilet saatığını falan hatırlıyorum ben çok küçükken. şimdi 26 yaşındayım bizim o maddi durumumuza rağmen hiçbir zaman muz ya da kaşar peynirinin lüks olduğunu hatırlamıyorum.

magnum ise çocuk harçlığı göz önüne alındığında lükstü tabii. hani o konuda fiyat ve büyüklük karşılaştırılması yaptığı için daha ucuz olan cornette en pahalı alternatif oluyordu benim için.

türkiye'nin zenginleşmediğine eminim fakat borç ile dönen değirmende bir "oha galiba paramız var" algısı var tabii.
0
nawar
(13.05.14)
@grimer: he amk. babam cimriydi sonradan açıldı.

tv ile muz nasıl bir oluyor bi açıkla da iktisat bilgimiz artsın? muzun yeni versiyonu çıkınca muz ucuzluyor mu?

edit: cevabını kendin veriyorsun işte. "üretim arttı." demek ki senin dediğin gibi babamın tutumu ya da iktidarın çalışmaları etkili değilmiş. bildiğin bakkal hesabıymış.
0
🌸ya ben lan neyse
(13.05.14)
türkiye zenginleşti kardeşim, bunlar eskiden lükstü, asgari ücret bundan 15 yıl evvel 200 milyon civarındaydı ama bu ürünler hep bu banttaydı. eskiden her bakkalda yok muydu, salam sucuk yada sosis. pazarlarda muz yokmuydu vardı ama nasıl alırdın 2 tane muz alırdın. şimdi 2 kilo muz alsan koymuyor. bunun mimarı akp mi tabiki değil, akp koyun sürüsünü bile güdemez. bunun mimarı kemal derviş dir. acı reçeteyi kestiğinde özel sektörün anası ağladı, çok banka batmak durumunda kaldı ama olması gereken buydu ve şu anda kaymağını yiyoruz.
0
pinman
(13.05.14)
şimdi işin akp/siyaset kısmını falan geçicem, o beni bağlamaz.
ama cevaben;
özal zamanından önce millet kaçak marlboro içer ve paçalara saklardı.
çünkü yoktu, alım gücüyle alakalı değil. yoktu ve alınamıyor, bulunamıyordu.
serbest piyasaya geçişle, sonradan herkes içmeye başladı ve biz manyak bir tüketim toplumu olduk. nokta.
0
gece lampulu
(13.05.14)
rekabet arttıkça fiyatlar düştü
kusura bakma ama hala gerçek eski kaşar alamazsınız ekonomik seviye artmadıysa
sadece aynı tadda yapılan daha ucuz versiyonlarını alırsınız

araba gibi, bugün içi tofaştan daha dandik olan duster'a binen de cipim var diyor, rubicon'a binen de.

fakirler için bu ürünlerin muadilleri yapıldı sadece.
Magnum başından beri fakirler için olan bir ürün zaten, haagen dazs, ben and jerry's, baskin robbins alamayanlar içindi, ben bana para versen magnum almam mesela.
0
cruseo
(13.05.14)
hem alım gücü arttı, hem bu ürünler ucuzladı, hem de daha kolay erişilebilir oldular.

mesela benim çocukluğumda hayalim doyana kadar muz yiyebilmekti, siz anlayın artık
0
yemrem
(13.05.14)
(bkz: çin)
0
modesttiago
(13.05.14)
magnum ben kucukken 1.000.000TL idi. o sirada max 25.000TL yada 50.000 TL'ydi. Aradan 15 yil gecmis magnum 2TL, max 1TL sanirim. Okul harcligim da haftalik 500.000TL'ydi sanirim. magnum icin konusursak eskiye gore cok cok ucuz. Pringles da oyleydi mesela. Bunlar bizim zamanimizda bir cocuk icin en ulasilamayacak urunlerdi. Bir iddiaya girilecegi zaman magnumuna yada kucuk boy pringles'ina girilirdi. simdiki cocuklara magnumuna iddaa desen para vereyim git kendine iki tane al derler.
0
crucio
(13.05.14)
bizim eve de eskiden kuru fasulye girerdi şimdi kilosu 12 lira oldu.
o zaman ülke fakirleşti :S
0
kamera motor
(13.05.14)
Bunlar 20-25 yıl önce erişilebilir şeyler değildi. Muz bir memur ailesinin evine belki iki ayda bir girerdi. Magnum piyasaya tam ne zaman girdi hatırlamıyorum (yine 20 yılı var herhalde) ama ilk çıktığında evet, bir dondurma için ÇOK pahalıydı. Kaşar peyniri, çikolata gibi, evin küçük çocuklarının gizlice buzdolabından aşırdığı bir şeydi. Bugünse her yemeğin bir de kaşarlı versiyonu var (ayrı bir tartışma konusu).

Bunların ucuzlamasının başlıca sebebi rekabet. Artık çok sayıda alternatif var.

Önceden parayla bile satın alamadığımız şeylerin olduğunu hatırlatırım. Vaktinde gurbetçi akrabalar yaz tatilinde getirirse ancak görebildiğimiz Snickers bugün 1 Lira (en son öyleydi). Bir zamanlar "Amerika'da kolayı lavabo açmak için kullanıyorlarmış," geyiğini "Vay canına, ne zenginler," diyerek dinlerken, bugün 1 Litrelik Le Cola 1 Liranın altına alınabiliyor (olmalı). Lavabo açıcıdan daha ucuz en nihayetinde.

Ayrıca bu pahalı "statü" nesnelerinin yerini bugün yenileri aldı. Yani hak ettiğinden fazlasını ödeyerek satın aldığımız şeyler hala var.
0
actionary
(13.05.14)
Ben de muz ve çilekle ilgili fikirlerimi şurada dile getirmiştim:

eksisozluk.com

Kapitalizm daha stabil hale gelince, bu ürünlerin de tedariği ucuzladı, fiyatları düştü.
0
saygilarefendim
(13.05.14)
benzer durum kinder sürpriz'de de var. ben çocukken bütün büyüklerime kinder sürpriz diye yalvarırdım, annem kızardı isteme oğlum ayıp derdi. delisi olmama rağmen ancak ayda bir iki kez yiyebilirdim. şimdi markette üçlü halde satıyorlar, kimse dönüp yüzüne bakmıyor. bunun ülkenin zenginleşmesiyle, alım gücüyle vs ilgisi yok. kapitalizmle, vahşi rekabetle ve lojistikle alakası var.
0
sir gawain
(13.05.14)
tayyip kafası da böyle çalışıyor işte; 2003'de 20k genişbant kullanıcısı şimdi oldu milyonlar diyor. bu soru da aynı zihnin ürünü. cevabı da aynı mantık da gizli; eskiden 2003'teydik şimdi 2014'e geldik. kimin sayesinde? tabi ki akp.
0
tuyra
(13.05.14)
magnum glikoz şurubundan, kaşarlar kalite düşürmüş olmaktan kaynaklanıyor büyük ölçüde. yalnız şeyi anlamadım, muz ucuz mu olm ya? yedi liraya aldım ben iki gün önce kilosunu?
0
john lee hooker
(13.05.14)
@tuyra: mına koyim her siki akp ye getirmeseniz olmuyor mu oğlum?

20k internetle muz bir mi? muzun da yeni versiyonları mı çıkıyor? muz 10 sene önce mi icat edildi de şimdi piyasası genişlesin?

sikicem akp yi de yaftalamacı anlayışı da. akp partiyle kafayı yemişiniz olum siz. onlara çatamıyorsunuz çatacak yer arıyorsunuz. defolun gidin onlarla hesaplaşın. ruh hastalığıdır, paraşizofrenidir bu benim gözümde. yat akp-kalk akp-sıç akp-ye akp... sizin yüzünüzden soru sormaya korkak olduk. herkese ajan diyen manyamış bdp liler gibisiniz.

bu dediğim sadece sana değil ha. duyuruda senin gibi olan herkese. bi de yazmışız yukarda ki yapmayın şu manyaklığı...

bu dediğimi ersin karabulut da çizdi, levent kırca da zamanında oynadı. demek ki benim gibi düşünen çok kişi var. cevaplardan bile belli. neresi akp bunun?
0
🌸ya ben lan neyse
(13.05.14)
vaay ne kadar orjinal bir şey bulmuşsun.

(bkz: magnumun pahalı olduğu yıllar)
0
esenboga
(13.05.14)
abi, abiler, agalar, conlorem,

pek sevgili hatta sefkili akpolular

yapmayın etmeyin lan. muzmuş. olm ben memur çocuğuyum. yaşım da var iyi kötü. (olmayaydı iyiydi çok isterdim 92li olmak ama maalesef var işte emikö) velhasıl, bizim arabamız vardı. (arabayı almak çok zordu bak. ona bi itirazım yok. kartal vardı ve iki aile ortak almıştık.) ve o arabaya doya doya doya doya doya doya binebiliyorduk lan. baya bildiğin gezebiliyorduk. arabayla türkiyenin nerelerine gittik saysam inanmazsınız. onu da geçtim,

et

yiyorduk abi. baya bildiğin alabiliyorduk. et şimdiki gibi pahalı bir şey değildi. pirzola falan yiyebiliyorduk. dar gelirli yine yiyemiyordu ama şimdiki kadar da değil yani. bi de onun da dışında, benim aklımın yetmediği,

bir yerde çalışınca insan yerine koyuluyorduk. üniversite okumak bile yetmez, yüksek lisans yapman lazım ki 1200 tl ye işe girebilesin muhabbeti yoktu.


bi de onu bunu falan boşver de, insanlık vardı lan. dostluk vardı. arkadaşlık vardı. komşuluk vardı. çanakkaleye gitmiştik (arabayla lan ne sandın) bi tane dayı görmüştük yaşlıydı adam balıkçıydı falan muhtemelen kulübede yaşıyordu biz de oturup yemeği yiyecek yer arıyorduk. pirzolalı bulgur pilavı vardı hep beraber yemiştik doymuştuk falan. herneyse saçmalamış olabilirim siz akıllı ekonomik ve siyasi argümanlarınıza devam edin. bana beyin bedava.
0
pusula
(13.05.14)
(8)

Türkiye de internet girişimciliği

lawist
Watsappa 16 milyar dolara facebook tarafından alınmış.Bu çok ciddi bir para ,türkiye de böyle büyük bir internet girişimcisi var mı ? Fikir ile zengin olanlar ?
Watsappa 16 milyar dolara facebook tarafından alınmış.Bu çok ciddi bir para ,türkiye de böyle büyük bir internet girişimcisi var mı ? Fikir ile zengin olanlar ?
0
lawist
(21.02.14)
gittigidiyor -> ebay sayılır mı?

ekonomi.milliyet.com.tr
0
tzum_tzum
(21.02.14)
ne kadar peki alınmış ?
0
🌸lawist
(21.02.14)
itiraf.com olabilir belki.
0
sutlu nescafe
(21.02.14)
Turkiye'den cikma uluslararasi basari yakalamis internet sitesi hic bilmiyorum acikcasi. Yerel girisimlerin de 16 milyar dolar gibi manyak rakamlara ulasmasi pek mumkun degil. En son en ciddi yatirimlardan biri (web yatirimi olmasa da), crytek studyo actiydi istanbul'da, ne yaptilar ne ettiler bilmiyorum.
0
fortisvita
(21.02.14)
Yurtdışında ki siteleri türkiye'ye uyarlayanlar dışında yok.

Girişimci olsa bile yatırımcı, altyapı ve ülkenin durumu engelliyor her açıdan.

Whatsapp türkiye'de büyümeye kalksa yerli yatırımcı bulması mümkün olmazdı.
0
christopher nolan
(21.02.14)
Peki,Türkiye de evrensel boyutta ulaşmış büyük bir girişim neden yok ?
0
🌸lawist
(21.02.14)
Abd ve belki biraz Avrupa'da ki girişim imkanları o kadar iyi ki, neredeyse her fikri buralarda kuruncaya kadar önceden görüp deniyorlar aslında. Bu sebeple buralardan büyük şirket çıkması pek mümkün görünmüyor.
0
christopher nolan
(21.02.14)
girişimcilik denen şey, farklı bakışlar ve ruh hali isteyen birşey, afganistanda niye IT alanında bişey çıkmıyorsa, ya da Suudi lerde neden çok yenilikçi şeyler çıkmıyorsa türkiyede de nedeni benzer.
dükkan, köşeyi dönme, çok iyi bir fikrim var ama evde acun izliyorumla olmuyor sanırım. genel olarak çalışkan olup olmamakla alakalı biraz millet olarak.
türkiye sokak ortasında kameraların önünde gençlerin öldürüldüğü ve suçluların yargılanmadığı bir ülke, o sebeple, fikri ve sınai haklar, özgürlük, girişimcilik vs konuların konuşulmaması, konuşulmadığı içinde gelişmemesi normal bence. internet kalmayacak yakında ki girişimciliği olsun.
0
tresrichesheures
(21.02.14)
(18)

Yabancı Hatuna Hangi Rakıyı İçireyim?

ack3000
Dedi daha önce rakı içtim de hiç sevmedim. Dedim, huop, orada dur... Yanlış içmişsindir.Burada yalnızca Tekirdağ Altın ve Yeni Rakı bulabildim. Sizce bir yabancıya hangisi daha iyi gider?
Dedi daha önce rakı içtim de hiç sevmedim. Dedim, huop, orada dur... Yanlış içmişsindir.

Burada yalnızca Tekirdağ Altın ve Yeni Rakı bulabildim. Sizce bir yabancıya hangisi daha iyi gider?
0
ack3000
(20.01.14)
yaş üzüm rakısı içir 100% çalışıyor.
0
zebragibi
(20.01.14)
abi bi soruyu okuyaydın:) sadece 2 seçeneğim var
0
🌸ack3000
(20.01.14)
tekirdağ bence
0
by the power of grayskull
(20.01.14)
soruyu okudum da sence bir yabancı hem de hatunun tekirdağ altın ya da yeni rakı arasındaki tadı ayırabileceğini düşünüyor musun?
ben de diyorum standart rakının dışında tat olarak seveceği yaş üzüm rakısı var.
0
zebragibi
(20.01.14)
onun ictigi uzodur. Pehh...
0
hain kostokk
(20.01.14)
trakyada yenı rakı trakya dısı tekırdag.
0
anti silence
(20.01.14)
duyurunun bütün kafası güzelleri toplandı manyak manyak cevaplar veriyor....
0
🌸ack3000
(20.01.14)
Altin elbette mumkunse export olanindan
0
blossom
(20.01.14)
meze sağlam olsun meze. balığı kavunu limonu şalgamı vs. vs.
0
icim urperiyor
(20.01.14)
mezeye abanmasını izle ses etme az içsin kötü emellerini sonraya sakla
0
tek millet tek dil tek yuzuk
(20.01.14)
ben de balık düşünüyorum. meze olarak da yalnızca patlıcan ezme, acı ezme, haydari ve humus var. peynir ve kavun yok malesef
0
🌸ack3000
(20.01.14)
Bence boşuna uğraşmayın, rakı herkesin damak tadına uygun bir içki değil.
Her allahın günü burada rakı içemediği için içine meyve suyu falan dökmeye kalkışan insanlara cevap veriyoruz.
Bana kalırsa da ahım şahım bir içki değil ama illa hangisi derseniz daha az keskin olması sebebiyle yeni rakı derim.
0
sanal hayvan
(20.01.14)
yeni rakı

şalgam içirin yanında. belki o zaman sever.
0
supergirl
(20.01.14)
yabanciya iyi gider dedigin, iceceksiniz di mi onu,

hepsi anason, hepsi yek, takilin bosver
0
tresrichesheures
(20.01.14)
Yeni rakı tekirdağa göre biraz daha keskin ve serttir. içiminden bille belli olur.

tekirdağ kesinlikle.
0
zbrs
(20.01.14)
tekirdağ tabi ki!
0
in search we trust
(20.01.14)
rakının salt kendisi bana bile zor arkadaş... şalgam önemli, meze daha da önemli... muhabbet klişesine girmeden kaçarım... altın tabi ki..
0
natalya tommiks texas julyet
(20.01.14)
Ben lisedeyken rakı icemiyordum altın serisi ile sevmeye başladım. Altın denenebilir.
0
materyalist imam
(20.01.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.