Giriş
(4)

Erdoğan’ın B ve C planı

placebo z
Sizce ne ola ki? Bu arada A planı neydi?
Sizce ne ola ki? Bu arada A planı neydi?
0
placebo z
(12.08.18)
Konuşulan iddia döviz hesaplarına el konulması diyorlar
0
housedaki topal doktor
(12.08.18)
yunanistan yapmisti. bankalardaki dovizlere el koymayi planliyor.
0
charlotte blanc
(12.08.18)
ekonomi cahiliyim ama bankalardaki dövizlere el koyulması sistemi tamamen çökertmez mi yahu? dolar 6'yken 10-11'e fırlamaz mı öyle bir durumda?
0
der meister
(12.08.18)
@der meister öyle olsa bile bunu aniden ve kimse duymadan yapmalılar. aksi takdirde bu haber duyulduğu vakit herkes bankadan hesabındaki miktarı çekmeye çalışır(sadece $ olarak düşünmeyin, ₺ si olan bile yapar bunu, çünkü piyasa artık iyice güvensiz bir hal almıştır ve yarın öbür gün sıranın bütün banka hesaplarına gelmeyeceği ne malumdur)

ayrıca herkes $ çekmeye çalışırsa sistem sıçar, büyük ihtimalle çoğunluğu kredi olarak verilmiş haldedir, ilk gidenler çeker yani :)

sonuç olarak elinde $ veya € olan vatandaşların büyük kısmı hesaplarını vb. gibi bankacılık işlemlerini mobil uygulamalar veya internet bankacılığı ile hallediyorlar, yani aslında bizim paramız dediğimiz şey sadece ekranda gördüklerimiz bir nevi :)
0
pianist
(12.08.18)
(5)

10 dakikalık yürüyüş ortalama kaç gram yakmaya eşdeğerdir?

puc
Selamlar,Çok değişkendir elbette, bu cepte. Benim tracker aleti fitbit normal bir yürüyüşte 8 cal/dk harcadığımı söylüyor. Protein ve karbonhidratın 1 gramı 4 kalori, yağın 1 gramı 9 kalori kabul edildiğinde (https://healthyeating.sfgate.com/gram-protein-carbohydrates-contains-many-kilocalories-5978
Selamlar,
Çok değişkendir elbette, bu cepte.
Benim tracker aleti fitbit normal bir yürüyüşte 8 cal/dk harcadığımı söylüyor. Protein ve karbonhidratın 1 gramı 4 kalori, yağın 1 gramı 9 kalori kabul edildiğinde (healthyeating.sfgate.com);

Bu şartlarda 10 dakikada kaç gram harcanıyordur? Bu değerlere göre hepsi yağdan yakılsa en az 8-9 gram gidebilir. Bu değer çok yüksek geldi, bana göre en fazla 1-2 gram ancak gidiyordur 10 dakikada. Ne diyorsunuz?

Bir de şöyle bir anket yaptım, arzu ederseniz kendiniz için seçim yapabilirsiniz.

www.strawpoll.me
0
puc
(12.08.18)
7000 kaloride 1 kilo vereceğini düşü. 7 kalori 1 gram. 10 dk yürüyüşle 80 calori yakılır mı bilemedim ama yakılıyor herhalde hıza ve kilona bağlı olarak
0
glamdr1ng
(12.08.18)
Bu hesap her zaman %100 doğru değil maalesef. Aldığınız kalorinin gerçek enerji karşılığı metabolizma hızınıza, kilonuza, yaşınıza, cinsiyetinize göre değişir. Yürürken yakacağınız kalori de ona keza. Bu sebeple aşırı şişman insanların aynı beslenme ve spor programıyla bir ayda vereceği kiloyla "biraz fazla kilolu" insanların vereceği farklıdır.
0
farabi
(12.08.18)
10 dakika yürümeyle hiçbir halt olmaz. ayrıca hesap hiçbir zaman bu kadar basit değil. hızlı tempoda mı yürüdün, sallana sallana mı yürüdün, boyun-kilon nasıl, eğimli yerde mi yürüyorsun vs. hepsi vücudu etkiler. tek bildiğim 10 dakikalık yürüyüşle yakılacak kalori ya da gramın dikkate değer olmadığı.
0
der meister
(12.08.18)
10 dakika ne yaparsan yap vücuda kalori/kilo verme açısından 0dır. İstersen 10 dakika boyunca deli gibi koş.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(12.08.18)
Günde 10 bin adım ve üstü makul olan.10 bin adım 400 kalori yaktırıyor. 7000/400= 17,5

yani 17,5 günde her gün 10 bin adım 1 kilo yaktırır. ama diyetini bozmazsan. ayda da 1.5 kilo yakarsın. doktoruna danışmadan başlama.
0
silver apple
(13.08.18)
(9)

keyifler nasıl?

passion rules the game
çooooook sıkılıyorum ben.
çooooook sıkılıyorum ben.
0
passion rules the game
(11.08.18)
Yorgunluktan ölüyorum neredeyse. Ayaklarım o kadar sızlıyor ki...
m.youtube.com
0
Amaranta ursula
(11.08.18)
taşınma sürecindeyim bu ara. o yüzden genel olarak gergin, yorgun ve keyifsizim. eylül sonunda muhtemelen gayet iyi hissedeceğim çünkü okul açılmış, düzen oturmuş olacak. böyle deli gibi sabah akşam düşünecek boş vaktim, kendimi yemeye fırsatım kalmayacak. şu an öyle değil... hem fiziksel hem de zihinsel olarak çok yoruluyorum, kendimi ne yeni yere ne de eski yere ait hissedebiliyorum falan. geçici olduğunun, yakın zamanda sonlanacak bir süreç olduğunun farkındayım ama yine de sinirleniyorum.

bu ara o kadar garip hissediyorum ki artık etrafımdaki insanların da beni hiç sevmediğini düşünmeye başladım, basbayağı 9 yaşındaymışım gibi davranıyorum. anneme falan kızıyorum "sen beni artık sevmiyor musun?" diye jsfjsasfks
0
der meister
(11.08.18)
hiç iyi değil
0
i had dreams
(11.08.18)
Normalle iyi arasinda diyebilirim. Birkac eksik var. Onlar da olursa dadindan yenmez.
0
yuzır
(11.08.18)
Yarın sınavım var, gerginim bir miktar.
0
doxanikee
(11.08.18)
Kriz korkutuyor.
0
Traveller
(12.08.18)
İçinde, yaşanmamış ama yaşanması mümkün küçük mutluluklar dolu bir balon var ve elimde iğne yok. O misal. Yine de şükür hala yaşanabilen küçük mutluluklar var ne diyelim.
0
ne zaman emekli olacagim
(12.08.18)
Try canımı çok sıkıyor, onun dışında iyiyim gayet.
0
pike
(12.08.18)
Gelecekle ilgili bir sürü soru işaretim var :(
0
rakicandir
(12.08.18)
(4)

internet bağlantınız nasıl

yuvarlanantencereninkapagi
bizim bir iki saattir kullanılamayacak kadar kötü.
bizim bir iki saattir kullanılamayacak kadar kötü.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.08.18)
normal.
0
sir gawain
(11.08.18)
1.5 saat once youtube sapitir gibi oldu ama onun haricinde fisek gibi. arkadasim dizi izlerken ben mac izliyordum, ikimizinki de sorunsuzdu. dunyanin en guzel sehri ankara'dayiz, saglayici turk telekom.
0
der meister
(11.08.18)
youtube kötü.
0
güneyli çocuk
(11.08.18)
Normal
0
datnet
(11.08.18)
(8)

uzak durulası kitap çevirmenleri

hononu
var mı böyle mimlediğiniz çevirmenler? Bu ismi gördün mü alma dedikleriniz. Ben mesala dost körpe'nin çevirisi olan fahrenheit 451'i okumaya başlayayım dedim. gerçekten okurken bir çok yeri tekrar tekrar okumak zorunda olduğumu fark ettim. Sonra böyle bir entry'e denk geldim.https://eksisozluk.com/e
var mı böyle mimlediğiniz çevirmenler? Bu ismi gördün mü alma dedikleriniz. Ben mesala dost körpe'nin çevirisi olan fahrenheit 451'i okumaya başlayayım dedim. gerçekten okurken bir çok yeri tekrar tekrar okumak zorunda olduğumu fark ettim. Sonra böyle bir entry'e denk geldim.

eksisozluk.com
0
hononu
(08.08.18)
Dost Körpe'yi ben de sevmiyorum, farklı çeviri yapmak öyle fantastik cümleler kuruyor ki kitabı yeniden yazıyor adeta, Fahrenheit 451'i Zerrin Kayalıoğlu çevirisiyle de okudum, arada muazzam farklılıklar var, o nedenle Dost Körpe'ye pek bulaşmamakla birlikte genel olarak İthaki Yayınları'nın bütün çevirileri böyle oluyor.
0
angelus
(08.08.18)
+1 angelus
ithaki yayınlarının 4-5 kitabını okumuşumdur hatırlıyorum hep imla hatası, çeviri hatası ile karşılaşıyordum.
örneğin
cesur yeni dünya
fahrenheit 451
ara dünya aklıma gelenler
biz(yevgeni zamyatin) ilk aklıma gelenler
kapakları güzel ama.
0
çılgındünya
(08.08.18)
mikahakkinen
(08.08.18)
yigit bener degil.
0
ubi dubium ibi libertas
(08.08.18)
sorun cevirmen mi bilmiyorum ama rus edebiyatini cok seven birisi olarak budala'yi (leyla sener cevirisi) bitiremiyorum. cok yavan geliyor, akmiyor resmen. baska cevirisini okumadim, henuz orijinaliyle karsilastirip camur atacak duzeyde ruscam da yok ama hic okunmuyor yani. imla hatalari da girla.
0
der meister
(08.08.18)
mustafa bahar, elanur bahar ve bunlarla alakali yayinevleri.
kum saati yayinlari, iskele yayinlari, beyaz balina yayinlari ve benzerleri.

bu kisilerin var oldugu bile supheli. zaten ikide bir isim degistiriyorlar. cok ucuza satilan dunya klasikleri bu klasmanda. bedava bile olsa alma, uzak dur. kitap okumaktan sogursun.

bunu fark ettikten sonra is bankasi, iletisim, varlik gibiler haricinde dunya klasikleri okumadim.
0
tabudeviren
(08.08.18)
iyi yayınevleri iyi çevirmenlerle çalışıyor zaten. bazı yayınevleri intihal yaptığı için çevirmen adı bile vermez ya da gerçekte olmayan birini adını verirler. tavsiyem ahmet cemal, sabahattin eyüboğlu, erdoğan alkan, mina urgan, roza hakmen(soyadı yanlış olabilir), nihal yaluza tulay gibi isimleri okumanız.
0
black holes in the sky
(08.08.18)
Daha önce de yazmıştım, öncelikle çevirmen adı vermeden Türkiye'de çevrilen bilimkurgu kitaplarının yüzde 80'inin berbat bir çeviriden çıktığını söyleyebilirim. Bradbury, Philip K. Dick, Zamyatin, Douglas Adams'in şu anki çevirileri öyle. Birkaç çevirmen adı vermem gerekirse de Sıla Okur, Defne Akçınar(Allah'tan bir tane çevirmiş), Mehmet Harmancı, Berna Kılınçer(Otostopçu çevirileri kesinlikle berbat) gibi isimleri verebilirim. Ayrıca Bilgi Yayınevi'nden çıkan bütün Hemingway kitaplarını da rahatlıkla buna dahil edebilirim.
0
tzoey
(06.09.18)
(25)

Ayda kaç para kazansanız mutlu olursunuz ?

sinx90
Kaç para kazansanız mutlu olursunuz ?
Kaç para kazansanız mutlu olursunuz ?
0
sinx90
(08.08.18)
>10.000 TL
0
slymene
(08.08.18)
Cok sevdigim bir söz vardır: mutluluk cok seye sahip olmarak degil az seye ihtiyac duyularak yasanir diye. 14 sene ucuk paralar kazandigim, agir bir saglik sorunu sonucu birikimimi kaybettigim, alti ay once iyilesip yine iyi para kazandigim bir ticari isim var. Beni mutlu eden kazancin miktarı degil. Hedeflerime ulasmak, hayal ettigime ulasmak. Suan mesela bugun kazandigimdan yirmi kat fazla kazanma firsati cikti karsima. Ama beni orada motive eden paranin miktari degil o yolda yuruyup hedefe ulasmak. Ha para elbette onemli. Bu hedef icin suan mevcut olandan fazla nakit koymam lazım.bunu ve potansiyelimi bilip isime ortak olmak isteyenler var mesela ama ayni heyecani paylasmadiklari sirf para odakli olduklari icin kabul etmiyorum.
0
a summer day
(08.08.18)
>7-8 bin usd
mutlu olmak göreceli de maddi anlamda kafam rahat olurdu.
0
lazpalle
(08.08.18)
10000 dolar.
0
zgrydn
(08.08.18)
su an turkiye'de okuyan bir ogrenci olarak ayda elime 1000 lira gecse muhtemelen kendimi kaybedip gohoyin alir ve asiri dozdan nallari dikerdim. ustu lazim olursa ufaktan calisir ekleriz.

ogrenci olmasaydim da 3 bine tav olurdum sanirim paranin havadan geldigini varsayarsak. cok cirkeflesip istedigimiz gibi talepte bulunabileceksek aylik €1000'ya karsilik gelen turk lirasinin hesabima yatirilmasini arz ederim, tsk.
0
der meister
(08.08.18)
Ben şimdi de mutluyum ki.
Ama kendimi maddi anlamda rahat/ güvende hissedeceğim maaş ayda 10.000 USD olurdu.
0
SiyamkedisiZorro
(08.08.18)
Valla hic bilemeyecegim. Simdi ayda 100bin kazansam mutlu olurum diyecegim ama 100bin kazaninca ne olacak nasil olacak bilmiyorum ki. Ya mutlu olmazssam? Buyuk ihtimal mutlu olurum ama.
Yasamasini bilmeyen ruhsuz bir adam degilim. Yapmak istedigim bircok sey var, kimisine param, kimisine zamanim, kimisine ikisi de yetmiyor. Iyi para kazandigim da iyi kotu zamanim da olmali. Kapinin onundeki lamborghini tek basina beni mutlu etmeye yetmez.
0
stavro
(08.08.18)
10.000 usd
0
xdenizx
(08.08.18)
a summer day e katılıyorum
benzer şeyi ben de yaşadım.
şu an yaptığım işi yurtdışında yapma şansım vardı.
hatta 2 ay boyunca da yaptım ama o ülkede mutlu olmadım.
şu an kazandığımın 4 katını kazanıyodum.
önemli olan gerçekten para değil çünkü parayla satın alamayacağın şey, içinde bulunduğun ortam, sağlığın ve arkadaşların.
bunlar olmadan istersen dünyaları versinler çok da bi kıymeti haybiyesi olmuyo benim için
0
rentts
(08.08.18)
10bin tl
0
contavolta
(08.08.18)
gerçekçi bir rakam söyleyeceksem sektöre, mesleğe göre 5-6 bin bana yeter.
0
çılgındünya
(08.08.18)
ben 10bin TL ye okeyim.
0
alaimisema
(08.08.18)
5-6 bin TL kazansam mutlu ve güvende hissederim şu anki şartlarda.
0
monogram
(08.08.18)
açıkcası çalışarak kaç para kazandığımın bir önemi yok. parayı harcayacak zamanınız olmuyor. ama çalışmadan ayda 10k gelire fitim.
0
prezarlatif
(08.08.18)
şu an için 70-80 bin dolar
0
slava
(08.08.18)
<50.000 TL. Hayattan beklentilerimi azaltırsam küçük şeylerden daha fazla mutlu olabilirim.
0
iwasbornonamountainside
(08.08.18)
Türkiye'de 5 bin dolardan aşağısı kesmez.
0
Drakath
(08.08.18)
20.000 dolar
0
sta
(08.08.18)
250 trilyar dolar
0
Delay Fuze
(08.08.18)
10.000 - 15.000 tl
0
tabirimekruh
(08.08.18)
Minimum, net 4-5bin dolar civarı.
0
synesthesia
(08.08.18)
40 bin dolar
0
kleider
(08.08.18)
Aylık 2500 TL alıp hiç çalışmasam çok mutlu olurum.
0
kismisolungac
(08.08.18)
şu an beni mutlu edecek parayı kazanıyorum ancak ülkece dünyaya göre her gün fakirleştiğimizden geleceğe hep daha karanlık bakıyorum.
0
basond
(09.08.18)
en az 4-5 bin dolar o da şu an 16-20 bine denk geliyor.
0
buiret
(09.08.18)
(11)

üniversitede yurtta ve ev arkadaşıyla kalmak

hknty
bunlar nasıldır? 2 seçenek var şu an. gitmek istediğim okulun yurt imkanlarına baktım çok iyiler. ancak ben biraz asosyalim. zaman zaman kendi odamda yalnız vakit geçirmeyi seviyorum. yurtta vs. böyle imkanlar olmuyor haliyle. sürekli etrafında birileri var, sosyalleşmek gerek. 7-24 etrafında birile
bunlar nasıldır? 2 seçenek var şu an. gitmek istediğim okulun yurt imkanlarına baktım çok iyiler. ancak ben biraz asosyalim. zaman zaman kendi odamda yalnız vakit geçirmeyi seviyorum. yurtta vs. böyle imkanlar olmuyor haliyle. sürekli etrafında birileri var, sosyalleşmek gerek. 7-24 etrafında birileri var insanın. yaşanır mı?

bir diğer seçenek ev arkadaşı bulup eve çıkmak. ama bu da ilk yıldan kolay değil sanırım. gerçi facebook gruplarına baktım. ilk yıldan da bulunabilir. ama ev arkadaşıyla yaşamak nasıl bir şey? ev kuralları nasıl belirleniyor? her şey bölünüyor mu?

geçinmesi zor biri değilim ama yalnız kalmayı seven biriyim.
0
hknty
(08.08.18)
valla direkt eve çıkmanı tavsiye etmem hatta belki yurt biraz kabuğunu kırmanı sağlayabilir. yalnız kalmak istediğinde yalnız kalırsın ve hayatının en güzel zamanını odanda tek başına yaşamaman daha iyi olabilir.
0
lcha
(08.08.18)
Ben de yalnız kalmayı seven biri olarak tavsiyem mutlaka yurt ile üniversite hayatına başlaman olur. Zamanında üniversiteye başlarken hep ev diye tutturmuştum veya tek kişilik yurt odası olmalı en kötü diyordum. Çift kişilik bir yurt odasında başlamak nasip oldu tek kişilikler dolduğu için. Ama sonradan iyi ki çift kişilikte başlamışım ve yurtta kalmışım dedim. Hem insanları hem çevreyi tanıma konusunda çok faydasını gördüm. Daha sonra 3. yılda tek kişilik odaya çıktım aynı yurtta. Ev işine hiç bulaşmadım ama hangi arkadaşım çok samimi olduğu arkadaşıyla çıksa sonunda hep kavga dövüşle ayrıldılar. Ben her zaman söylerim, iyi arkadaş olmak ile aynı evde yaşamak bambaşka bir durum. Zaman geliyor çok sevdiğin arkadaşınla aynı evde kalınca sorunlar ortaya çıkıyor.
0
bluedad
(08.08.18)
eğer yalnız kalmayı seven bir insansan, tanımadığın birisi ile ev arkadaşı olmak sana hayatı işkenceye çevirir.
çünkü onun nasıl bir yaşam tarzı olduğunu ve arkadaş çevresini bilemezsin ilk seneden ve yurtta göreceğin insan sayısından daha fazla insanı evde görebilirsin. bu sebeple öncelikli olarak yurtta kalmanı tavsiye ederim. hem sosyalleşerek daha da güzel bri ortam kurabilirsin kendine.
0
teritori
(08.08.18)
ben de senin gibiydim ilk sene yurtta kaldım. oda arkadaşım tam bir keko idi. sivri burun ayakkabılar modifiyeli arabalar vsvsvs. odaya para ödeyip gitmediğim aylar oldu. o kadar bunalttı beni.

mümkünse yurtta oda arkadaşınla önceden tanış en azından kültürel olarak sana yakın biri olsun. ha çok ayrı dünyaların insanı olup efsane de anlaşabilirsiniz. şans işi. evde ise işler daha komplike olur. tavsiyem ilk sene sıkıntı çekip ikinci sene bölümden vs bir yerden kafa dengi arkadaş bulup eve çıkman
0
kablelvuku
(08.08.18)
şu an ailemin olduğu şehirde okuyorum. okula gidiyorum, kütüphaneye gidiyorum sonra eve geliyorum. rahatım. ama yurt ortamında bu zor sanki. odana geçsen bile birileri girip çıkacak. insanlarla rahat anlaşırım. karşıdaki aşırı sıkıntılı biri değilse güzel geçinirim insanlarla. ama yeri geliyor yalnız odamda bir şeyler okuyorum, film izliyorum, uzanıp tavana boş boş bakıyorum. hayatta en büyük zevkim yalnız kalmak. :D

şu an bir ev arkadaşıyla eve çıkabilirim. ama ilk yıldan tanımadığım biriyle haliyle nasıl oluyor bilmiyorum.
0
🌸hknty
(08.08.18)
35 kişi yurt demiş sen hala tanımadığım biriyle eve çıkmak nasıl olur bilmiyorum diyosun :D
Yurt iyidir yurt güzeldir eve sonra birini bulunca çıkarsın
0
pastörizesüt
(08.08.18)
iki türlüsü de risk. "yurtta kal" diyenlerin gerekçelerini anlıyorum ama ben üniversiteye başladığımda tanıdığım iki kişiyle aynı odada olmayı başarmama rağmen kafayı yemiştim. ses ve ışık konusunda duyarlı biriysen, hele ki arkadaşınla sorun yaşarsan çok uğraşabilirsin. normal şartlarda yurtta kalmak çevre açısından daha iyi olabilir ama bizim yurtta kimsenin "yurt içinde" iletişimi yok gibiydi, daha sonra gittiğim diğer yurt bu açıdan daha iyiydi. orada da müdürün odasını basıp arkadaşımı camdan aşağı atacağımı söylemiştim sjfsjsk odamı değiştirmişti sağolsun.

ne zaman arkadaşımla eve çıktım, o zaman kendime geldim. evi yönetmek daha büyük sorumluluk. o nedenle "iyi anlaşmak"tan ziyade ev yönetme konusunda aynı fikirde olmak daha iyi arkadaşla. ayrıca sosyallik falan deniyor da dersine giden, öğrenci gibi yaşayan adam zaten sosyallik için yurda ihtiyaç duymuyor. ben yurttayken malın önde gideniydim, en sosyal ve ateş etmeli zamanlarımı evdeyken yaşadım. hepsinden önce "evim var" diyebilmek mental açıdan büyük rahatlık.

ben hiçbir tanıdığıma falan yurt önermiyorum. açıkçası bana hiçbir şey katmadı, hiç öyle güzel bir anım falan da yoktu. öte yandan eve çıktığım zaman hem çok daha sosyal oldum hem daha özgür yaşadım. sinir hastası olmadım, geceleri ev arkadaşımla kavga etmek zorunda kalmadan kendi odamda rahatça uyuyabildim, gece 4'te küfür kıyamet sesiyle uyanmam gerekmedi.
0
der meister
(08.08.18)
@pastörize yok karşılaştırma olarak sormadım. sadece nasıl olur merak ediyorum. yurt olayına pek sıcak bakmıyorum hala :D

evi döndürmek sıkıntı değil. zaten şu an da ailemle yaşıyorum oh ev işlerini yapıyorlar diye düşünmüyorum. evi çekip çevirmek zor gelmez. tek derdim bireysel alanlar. bugün evdeyim mesela. sabah biraz biraz dizi izledim, ders çalıştım, burada takılıyorum, tavana boş boş bakıyorum... haftasonlarım böyle geçiyor. yurtta haftasonları bu konforu bulamam.
0
🌸hknty
(08.08.18)
üniversite ortamında asosyallik seni geriye itecek haliyle mutsuz yapacaktır. bunu aşman için kesinlikle yurt ortamını tecrübe etmelisin. evde kalırsan okuldan arkadaş edinmen çok zora girebilir. yalnızlık da mutsuz eder haliyle
0
sonsuzasagdanyaklasanadam
(08.08.18)
yok şu an zaten okuyorum kendi şehrimde. okul değiştiricem. şu an ailemle kalıyorum. öyle çok asosyal değilim. tabii okulda vakit geçiriyorum ama ev, oda biraz daha tek kalmalık alanlar bence. yurtta bu özel alan yok.
0
🌸hknty
(08.08.18)
ilk başta yurt diyenlere bakma. ben de öyle yaptım artık gına gelmişti. adamın alarmı çalar uyanmaz çalar uyanmaz, her sabah ben niye başkasının alarmına uyanayım. gece 1e kadar yatmaz hiçbiri ışık açık, ses bilmemne. ben başkasının yanında giyinmeyi sevmem. en son ranzanın yan tarafına ip serdim oraya kıyafetleri astım kapandı dışarıya da öyle bi özel alanım olmuştu. ev iyidir odandan çıkmazsın.
0
inekadam
(08.08.18)
(1)

ukrayna savaşı ve çeçenlerin rolü

sack jparrow
çeçenler ve islami grupların bir kısmı yer aldı mı? şu an nasıl bir yol izleniyor ukrayna hükümeti tarafından.
çeçenler ve islami grupların bir kısmı yer aldı mı? şu an nasıl bir yol izleniyor ukrayna hükümeti tarafından.
0
sack jparrow
(08.08.18)
cecenlerin bir kismi ukrayna, bir kismi ayrilikcilar tarafinda savasiyor ama islami gruplar piyasada yok veya varsa bile dini bir motivasyonla savasmiyorlar. katilan herkesin motivasyonu ukrayna ve rusya'yla alakali. cecenlerin sayisi az zaten her iki tarafta da. savasan da genelde ilginc bir sekilde kadirov etkisi nedeniyle rusya (daha dogrusu DNR ve LNR) adina savasiyor.

ukrayna hukumeti ve gonullu birlikler yabanci istemiyor genelde. rus tarafinda daha cok yabanci gonullu var diye biliyorum. onlar zaten yasal olarak bir yere bagli olmadiklari icin daha esnekler o konuda. ukrayna kendi gonullu birliklerini bile buyuk olcude orduya bagladi, oyle kafasina gore 100 adam toplayip cepheye gidenleri kontrol altinda tutmaya calisiyorlar. cunku bu herifler illegal olarak guc kazanir ve bir sekilde ukrayna hukumetine sinirlenirse ukrayna'nin altini ustune getirir, iki ucu boklu degnek.
0
der meister
(08.08.18)
(19)

İstanbul dedikleri kadar yaşanmaz bir şehir mi?

lavie
İzmir'de, Ankara'da yaşadım ama İstanbul'da hiç yaşamadım gelip gitmelerin dışında. ortalama tek yaşayan biri için gerçekten yaşanmaz, kötü bir şehir mi? Yoksa insanlar filan sözlükte abartıyor mu?İstanbul'da yaşayan başka şehre taşınmayı düşünüyorlar mı?
İzmir'de, Ankara'da yaşadım ama İstanbul'da hiç yaşamadım gelip gitmelerin dışında. ortalama tek yaşayan biri için gerçekten yaşanmaz, kötü bir şehir mi? Yoksa insanlar filan sözlükte abartıyor mu?
İstanbul'da yaşayan başka şehre taşınmayı düşünüyorlar mı?
0
lavie
(07.08.18)
doğdum doğalı istanbuldayım ve evet yaşanmaz bir şehir. bunu sadece istanbullular söylemiyor. yaşanılabilir büyük şehirler sıralamasında ağaç fakiri olarak sondan ikinci sırada yer aldı daha geçenlerde.
0
lesmiserables
(07.08.18)
Istanbulda nerede yasadiginla ilgili birsey avcilarda oturup hergun umraniye yapiyorsan evet kotu etilerde oturup bebekte calisiyorsan guzel
0
dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
Abartıyorlar. İşin ve evin yakınsa gerçekten iyi. Bir de oturduğun semt eli yüzü düzgünse değme keyfine. Burdaki etkinliği,canlılığı, çeşitliliği hiç bi şehirde bulamazsın. Her bütçeye göre yapılcak şey var bence. Geçen gün emirgan sahildeydim, kimi mekanlarda bir şey içiyor.Kimi de masaları koymuş denize karşı püfür püfür takılıyor,termosunu getirmiş. Muhabbet gırla. Yeni mekanlar, yeni lezzetler keşfetmeyi çok severim,burası o açıdan cennet.
0
basubadelmevt
(07.08.18)
ya seveni ve memnun olanı elbet vardır ama bunların çoğunluğu gördüğüm kadarıyla doğma büyüme istanbullular. ben 18-23 yaş arasını istanbul'da geçirdim, depresyondan depresyona geçtim, tabiri caizse sığır gibi yaşadım. bir yıldır ankara'dayım ve karakter olarak 180 derece değiştiğimi hissediyorum. çok daha dirayetli, pozitif, güçlü, sağlıklı hissediyorum.

ben öğrenciydim. istanbul AŞIRI pahalı. ben boğulduğumu hissediyordum. ya ahırdan bozma 1200-1300 lira kirası olan evlere 3-4 kişi çıkacaksın ya da okula uçakla gidip gelebileceğin kadar uzak, medeniyetin uğramadığı yerlere taşınacaksın. trafik berbat. mahalleden çıkmak bir saat sürüyor. akşam metrobüse bineceksen direkt ölüyorsun zaten.

inanılmaz kalabalık. her yerden insan fırlıyor, üzerine üzerine geliyorlar. çok gezen adam değilim açıkçası ama şehrin içinde yeşil gördüğümü hatırlamıyorum. her yer bina. park, bahçe arıyorsan spesifik olarak oraya gitmen lazım; bir yerden bir yere giderken parka bahçeye rastlaman neredeyse imkânsız. "denizi yok yeaa", "gri yeaaa" dedikleri ankara bu açıdan bin basar istanbul'a. sadece benim oturduğum yere yürüyerek 5 dakika mesafede iki tane park var. ayrıca ben istanbul'da geçirdiğim 5 yılda boğaz ya da deniz kıyısında alkol aldığımı hatırlamıyorum ama gölbaşı'nda her canım sıkıldığında mogan'a inip sabaha kadar içebiliyorum mesela, kimse de bir şey demiyor. suysa su, manzaraysa manzara. kurbağalar vrak diyo, ben içiyom. mis.

ankara süper şehir demiyorum ama ben bir yılda kendimi buldum resmen. evimde hissediyorum, rahat ve mutlu hissediyorum. ankara'nın o beğenmediğiniz kekoları istanbul'un beyefendilerinden evladır. sana yemin ediyorum ben ankara'da "hayır ben özür dilerim" kavgası gördüm, kanada'da falan da değildim eminim kızılay'daydım.

her şehrin iyi ve kötü yanları var muhakkak ama ben genç bir erkek olarak istanbul'da çok bunaldım, daraldım. yaşam enerjimi sömürüyordu aq şehri. istanbul'da yaptığımın çok daha fazlasını ankara'da yapıyorum. daha ucuza ve daha kaliteli yaşıyorum. çoğu kişinin nefret ettiği aksaray-laleli taraflarını özlemiyor muyum? çok özlüyorum. eminönü-laleli arasını yürümeyi özlemiyor muyum? çok özlüyorum. gece 4'te sokağın başındaki kebapçıda yemek yiyip internet kafede buz hokeyi maçı izlemeyi özlemiyor muyum? özlüyorum. ama o bok çukurunda "yaşamayı" ve yaşadığım yerin orası olmasını sevmiyorum, özlemiyorum.

büyük konuşmak gibi olmasın ama ben türkiye'de yaşadığım sürece istanbul'a gezme haricinde dönmeyi asla düşünmüyorum. ankara'nın gözünü seveyim. büyük şehir dersen yine büyük şehir. tonla imkân ve atraksiyon var. ben gencim yabancılarla tanışıcam dersen yine bir kamyon yabancısı var, öğrencisi var expatı var. türkiye'de doğup büyümüş biri ankara'da neyi eksik buluyor, neyi beğenmiyor inan bilmiyorum.

taam turistik atraksiyonu yok, genel olarak renksiz bi şehir ama cebinde paran yoksa veya kimseyi tanımıyosan her şehir öyle ki. neblim istanbul'da yaşamak gerçekten korkunç geliyor bana şu an. çok fazla enerji gerektiriyor çünkü. ben o enerjiyi yaşamak için kullanmak istiyorum, savaşmak için değil.
0
der meister
(07.08.18)
doğma büyüme istanbulluyum, iyi bir gelirin varsa istanbuldan daha güzeli yok. gelir iyi değilse de gelmeyin, yakın şehirler daha iyidir.
0
tabirimekruh
(07.08.18)
21 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. Gittikçe daha kaotik ve yaşanması zor bir şehir oldu gerçekten geçen bu yıllar içinde. Bir kere betonlaşma anormal bir seviyede. Bu da şehrin iklimini değiştirdi. Yazları çekilmeyecek derecede sıcak ve nemli oluyor. Özellikle şu sıralar. Eskiden sadece belli saat ve zamanlarda, belli yerlerde trafik varken artık zaman ve mekandan bağımsız neredeyse her yerde trafik sorunu mevcut. Sırf bu trafik yüzünden birileriyle buluşmak, sosyalleşmek, bir yerlere gitmek bile işkence. İnsan ve araç sayısı çok arttı ve artık kaldırmıyor bunları şehir. Kitle ve şehrin genel havası da değişti gibi. Bunun en net örneği Taksim. Eski Taksim değil artık.. Bunun yanında yaşam maliyetleri (kira, ulaşım, gıda, enerji v.b.) giderek artıyor. Fakat örneğin Kadıköy'de yaşarsanız, iş ve sosyal hayatınız da bu civarlarda olursa ve bu bölgeden pek uzaklaşma ihtiyacı hissetmezseniz, mutlu bir hayatınız da olabilir İstanbul'da. Veya Yenikapı-Hacıosman metro hattında bir yerlerde aynı şekilde bir hayat kurarsanız da bu durum geçerli. Tabi bu verdiğim son iki örnekteki yaşam maliyetlerinin de oldukça yüksek olacağını belirtmem lazım :)
0
Thredith
(07.08.18)
abartıyorlar, istanbul'a sallamak prim yapıyor çünkü; ben doğa insanıyım, istanbul'a ihtiyacım yok, gördüm geçirdim mesajları falanlar filanlar...

kaçacak yeri olmayanlar için cehennem, benim kaçacak köyüm var; canım yeşil, temiz hava, sahil isteyince gidiyorum kalıyorum en kötü 2 gün. işim evimle 20 dakika yürüme, ikisi de istanbul'un en merkezi 2-3 noktasından birinde. metrobüse 1-2 ay hiç binmediğim oluyor, metro ve vapur ile istediğim her yere gidebiliyorum. arabam yok, istanbul trafiği böyle olduğu müddetçe almayı da düşünmüyorum. mümkün olduğunca yürüyerek mesafe kat ediyorum. bu halde 9 senedir yaşıyorum, daha da yaşayacağım görünüyor.

benim gibi yaşayacaksan yaşanır, benim için eksi yönleri artı yönlerini nötrlemeyecek kadar ama metrobüsle işe gideceksen ve günde 2-3 saatin yolda geçecekse yaşanmaz.
0
Bruce
(07.08.18)
İstanbul iş-ev, okul-ev gibi durumları yürüyerek gidip gelebiyorsanız ya da çok kısa mesafeye ayarlayabiliyorsanız, kendinize minimal, rahat bir yaşam alanı kurabilirseniz ve birazcık da paranız varsa harika bir şehir. Konser, tiyatro, sinema, edebiyat, festivaller, fuarlar, eğlenceler hepsi İstanbul da.
0
maskeli balonun maskesizi
(07.08.18)
nerede yaşadığın ve nerede çalıştığınla alakalı cennette olabilir cehennemde.
abartan haklı olabilir yukarıda dendiği gibi avcılarda oturup ümraniyeye gidiyosan cehennem azabı ama işine yakın düzgün bir muhitte oturuyorsan gayet cennet olabilir.
0
basond
(07.08.18)
@acemi, o cevaptan beğendiğimi nasıl çıkardın yav?
çocuğu olmaktan utandığı ailesinden çeşitli sebeplerle kopamayan ama her fırsatta ailesini kötüleyen ergen genç tribinden dem vuruyorum ben, ben de bayılıyor değilim, alternatifler arasında en iyisi benim için. der meister gibi sikerler diyip gidemeyenler mızmızlanmasın diyorum yani :))))
0
Bruce
(07.08.18)
istanbul kültür sanat etkinlikleri ve aktivite çeşitliliği açısından güzel.
fakat en büyük sıkıntı insan yoğunluğu, trafik ve son yıllardaki aşırı betonlaşma.

benim için mesela bisikleti alıp anadolu yakası sahilinde bisiklet sürmek müthiş bir aktiviteyken son birkaç yıldır hiç binesim gelmiyor. çomar istilası ile mangalköy'e dönmüş sahilde semaver ve mangal dumanında tütsüleniyorum. bir de ikide bir çocukları bisiklet yoluna çıkıyor, ikide bir duruyorsun, rezalet bir durum.

geçen dolmuşla kadıköy'e gideyim dedim. tek şeritli minibüs yolunda dura dura iki saatte kadıköy'e vardık. sıcakta piştim üstüne bir de.

fakat hepsinden önemlisi eğer istanbul'daysan evin kendine ait olmalı. evin kendine ait olursa, kira vermiyorsan kafan rahat olur bir nebze.
0
tabudeviren
(07.08.18)
Birincisi, bana göre yürüyerek sahile inemiyorsanız İstanbul'da yaşıyorum demeyin. Yürüyerek sahile inilebilen bir konumda oturuyorsanız da iş veya okul ile aranız yarım saatten fazla olmasın.

Ayrıca nedir bu "İstanbul'da çok etkinlik var, buradaki tiyatro, konser, bale vs başka yerde yok" Ulan bi ben mi sığırım yoksa her hafta tiyatroya konsere filan mı gidiyorsunuz?

Doğma büyüme İstanbul'luyum, kendime ait evim de var. Ev ile işimin arası da yarım saat, ama yine fırsatını bulsam kaçarım. Maalesef kaçamıyorum çünkü yatırımlarım ve işlerim burada.
0
John Bloor
(08.08.18)
Abartiyorlar, gayet de yasanir. 30 yildir yasiyorum, baska sehre gocmeyi dusunmedim hic.
Senin yasam tarzina, beklentilerine bagli biraz da. Kimisi icin TR'de yasanacak en son yerken benim icin Istanbul'dan baska yasayacak yer yok ulkede.

Dogma buyume buraliyim.
0
stavro
(08.08.18)
taze bilgi
www.bbc.com
0
lazpalle
(08.08.18)
6 yılım bitti burada, üniversiteyi ankarada okudum, hatırlıyorum da en güzel zamanlarım ankarada geçmiş, istanbulda birçok insan mutsuz ama buradan da kopamıyor ilginç bir şekilde, çünkü herşey burada konserler maçlar etkinlikler ve bu yüzden de hiçbir şekilde sıkılmıyorsun ama bunlar tabi yeterli değil, ben hiçbir zaman istanbulda sürekli yaşamayı düşünmedim, burda bir aile kurmayı da düşünmüyorum, 1 ya da 2 yıla çeker giderim çünkü yaşlanıyorsun artık ve kaosa, gürültüye, strese, insana katlanamıyorsun.

o kadar övdükleri kadıköyde kiralar en sikko evlerde 2 bin liradan başlıyor, kadıköyün kendisi de çok pahalı ve çok kalabaık olmuş, orada da pek huzur yok, bilemiyorum ben istanbul hakkında artık çok da olumlu düşünmüyorum ama şu bir gerçek kendini çok geliştiriyorsun bir çok konuda.
0
blue rebel motorcycle club
(08.08.18)
dogma buyume buraliyim. maalesef yasanmaz bir yer. ustelik bunu pahaliligi ya da diger belli basli eksi yonlerini gozeterek soylemiyorum sadece. kaotik bir ortam olduktan sonra isterse kultur sanatin baskenti olsun benim icin bir sey ifade etmiyor. buraya yakin daha sakin ve kucuk bir sehirde yasamayi tercih ederim.
0
theworldismine
(08.08.18)
@john evet her hafta tiyatro, konser vd. sanatsal etkinliklere gitmeye calışıyoruz, festival takip ediyoruz.
yapmamak senin sorunun.
0
maskeli balonun maskesizi
(11.08.18)
istanbul'da ancak; eli yüzü düzgün bir semtte kira verebilecek gelirin var ise ve evinle işin birbirine yakın ya da sadece bir vapur uzaklığında ise mutlu olabilirsin (bence). bunun dışı; uzun mesafeli, çarpık kentleşmeli, metrobüslü durumlar artık eziyet. yine de, 15 yıldır istanbul'da yaşayan bir çanakkaleli, hem de kendini çanakkaleliden çok istanbullu hissetmeye başlamış biri olarak bence yukarıdaki koşulları sağladığın müddetçe istanbul artıları eksilerinden daha fazla olan bir şehir. şahsen çanakkale'ye dönüp orada yaşamayı hayal dahi edemiyorum.

zamanında her gün 2 saat beylikdüzü-sirkeci arası gittim geldim 2 sene iş için. hayatımın en zorlu yıllarıydı diyebilirim ve toplu taşıma töleransımı o yıllarda doldurdum. şimdi öyle bir şeye mecbur kalsam istanbul'dan koşarak uzaklaşırım mesela.

uçları olan bir şehir yani, pek ortası yok. kendine uygun yaşam alanını sağlaman lazım ha ama şu da bir gerçek ki, o yaşam alanı dediğim semtler de yakında şehrin geri kalanında mevcut kara delikler tarafından yutulabilir, yakındır yani. hoş o tüm tğrkiye için geçerli de, neyse.
0
londonselic
(11.08.18)
eğer kendi işin varsa başka bir şehirde, istanbul sana cidden kaos gelir.

çünkü herkes, sinema tiyatro sosyal etkinlik diyor ama kimsenin gittiği falan yok. ben bile evimden sadece kadıköye iniyorum o kadar.
he ama şöyle de bir şey istanbula alışkın bir insan da diğer illerde çok yapamıyor. mesela izmire de gittim ben ama amaaan bu muymuş izmir bi kadıköy bi beşiktaş değil nerede o yerler dedim. hemen karşılaştırmaya girdim.


nasıl bir yerde yaşamayı düşündüğüne göre değişir. ben istanbuldayım çünkü işler istanbulda.
ileride çoook ileride muğla olabilir. ama onun dışında şu yaşımda istanbul dışı yaşamam. gidersem de yurt dışına giderim.
0
buiret
(11.08.18)
(4)

Yalnız Çok Güzel Batıyoruz

aradaki uzaklik
değil mi arkadaşlar? Harika batıyoruz. Sizin yorumunuz nedir?
değil mi arkadaşlar? Harika batıyoruz. Sizin yorumunuz nedir?
0
aradaki uzaklik
(06.08.18)
valla yakın zamanda çalıştığı yer kapandığı için işten çıkarılıp üç kuruşluk gelirinden de olmuş, aylık net geliri 0 olup dolar borcu olan bir öğrenci olarak ben affedersin gtümü parmaklıyorum. yaşama ümidimi hiçbir zaman kaybetmiyorum ama geri kalan çoğu şey için sıfır noktasındayım, hiçbir şey skimde değil. başımın üzerinde çatı, giyebileceğim iki parça don, yiyebileceğim ekmek-peynir-domates olduğu ve derslerime devam edebildiğim sürece gerisini umursamıyorum. buna alışmaya, odaklanmaya çalışıyorum. yurtdışı tatiliymiş, rahat yaşamakmış, akşam arkadaşlarla toplanıp pizza söylemekmiş bira içmekmiş falan... olacaksa bundan 6-7 sene sonra olacak, bunu kabullendim.

bana çok karamsarsın diyolar. bi yerde haklılar ama şu durumda ne yapmam(ız) bekleniyor, bilmiyorum. parası olan adam fakirleşiyor, fakir olan zaten enine yemiş durumda. kendi adıma konuşacak olursam daha 4 sene okula gidicem de sonra bi şeyler olacak falan ohoo.

dediğim gibi ben hayat enerjimi hiçbir zaman kaybetmem. kaybettiğim anda ölürüm zaten. uğraşırım, tırmalarım, devam ederim ama bi yanım buruk artık. en azından 5-6 yıl için hayattan hiçbir ümidim, beklentim yok. sadece okula gidebilmek ve aç karnımı doyurabilmek, bu süreçte akıl ve beden sağlığımı koruyabilmek istiyorum. bu ülkedeki geleceğe dair hiçbir ümidim kalmadı. hadi ülke boktandır ama paran vardır, yaşıyosundur... artık öyle bir ihtimal de yok. yıldım, bunaldım, bıktım.

ekonomi açısından düşünürsen evet %52'yi ve iktidarı suçluyorum ama kişisel olarak düştüğüm batakta büyük pay benim, o yüzden kimseye öfke duyacak ya da kimseyi suçlayacak durumda da değilim. öyle metanetli metanetli, gururlu gururlu, fakir fakir oturuyom oturduğum yerde.
0
der meister
(06.08.18)
batarken keman çalan birilerinin yanında olmak isterim. fiyakalı batarız.
0
Neill
(06.08.18)
Abi 90 bin euro kadar borcum var. Yalnızca bugünkü zararım 20 bin tl civarında. Efso batıyoruz öyle böyle değil.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(06.08.18)
çok sevdiğim aşşırı lame bir şarkı sözü var;
"its always darkest before the dawn"

bu söz umudun simgesi ama ban karamsarlık açısından bakıyorum. batalım abicim, milli irade bunu istiyor madem, batalım, dibi görelim. başka türlü çıkamayacağız çünkü, ne çabuk batarsak o kadar çabuk çıkarız.

www.youtube.com
0
Bruce
(06.08.18)
(2)

yurtdışı seyahat sigortası

gonul_isleri
belarusta seyahat sigortası zorunluymuş. onun için seyahat sigortası alacağım. özellikle belarus için diye yazılıyor mu? bu sigortayı ingilizce olarak mı düzenliyorlar? hemen 1 günde yapılır mı? maliyeti aşağı yukarı ne tutar?
belarusta seyahat sigortası zorunluymuş. onun için seyahat sigortası alacağım. özellikle belarus için diye yazılıyor mu? bu sigortayı ingilizce olarak mı düzenliyorlar? hemen 1 günde yapılır mı? maliyeti aşağı yukarı ne tutar?
0
gonul_isleri
(06.08.18)
unico sigorta'dan bak. tüm avrupa olanı seç. 5-6 eur fiyatı vardı. ingilizce-türkçe hepsi sana gelecek pdf dosyasında var.
0
efreet sultan
(06.08.18)
diğer bankaları bilmiyorum ama iş bankası hesabın varsa oradan şrak diye yaptırabilirsin. firmadan firmaya değişiyordur belki bilmiyorum ama iş bankası'ndaki (anadolu sigorta idi sanırım) seçeneklerde direkt belarus yoktu, "tüm avrupa ülkelerini kapsayan" seçeneğini işaretliyordum ben (bir de "schengen bölgesi" için vardı yanlış hatırlamıyorsam).

internet üzerinden yaptırırsanız anında düzenlenir. pdf olarak e-mail adresinize isteyebilir ya da doğrudan çıktısını alabilirsiniz. maliyeti güne bağlı olarak değişmekle birlikte 100 lirayı geçmez ama yanlış hatırlamıyorsam dolar/euro üzerinden yapıyorlar, o yüzden şu an biraz daha pahalı olabilir.

türkçe ve ingilizce olarak düzenleniyor. belarus için yeterli. bana "niye rusçası yok bunun" falan diye sormamışlardı. pasaport polisi falan olup da ingilizce okuyamayan adam sktirsin gitsin zaten eheh.
0
der meister
(06.08.18)
(4)

bu sene kulüpler gerçekten zor durumda mı?

theconqueror
hiç doğru dürüst yeni transfer yok büyük kulüplerde, krizin etkisi diyebilir miyiz? yoksa uefa kriterleri mi tek neden?
hiç doğru dürüst yeni transfer yok büyük kulüplerde, krizin etkisi diyebilir miyiz? yoksa uefa kriterleri mi tek neden?
0
theconqueror
(05.08.18)
dolar geçen sene bu zamanlarda 3,5 tl idi. şimdi 5 tl. 1,5 lira artmış. harcamaya kolay kolay gidemiyorlar.
0
iddaaci
(05.08.18)
Beşiktaş'ta uefa kısıtlaması yok bu sene. Ama aynı duruma düşmemek için kemer sıkmak zorunda takımlar.
0
bos gezenin bos ustasi
(05.08.18)
1.5 milyon tl'den az borcu olan buyuk kulup yok. yillik geliri en iyi ihtimal 300-400 bin tl olan sirketler bunlar. en az 5 yil once bu sekilde kemer sikma politikasina gecmeleri lazimdi ama kendi ceplerinden cikmadigi icin baskanlar 10 yillik gelirleri temlik gosterip sacma sacma transferler yaptilar. simdi aci aci cikacak bunlar. sadece bu sene degil, onumuzdeki sene ve ondan sonraki sene de birsey beklememek lazim. para akisi en duzgun olan ve borclari surdurulebilecek durumda olan besiktas su anda. onlar bile sampiyonlar ligi gelirleri olmayinca ciddi etkilendiler. vida satilirsa toparlar biraz.
0
crucio
(05.08.18)
zor durumdalar tabii ki. dolar yükselmeye devam ederse 3-5 yıl içinde tepetaklak olabilir bütün lig. giderin euro, gelirin lirayken bu ekonomide ayakta kalamazsın. ayrıca insanlar da maça eskisi kadar sık gidemeyecek artık, malum aç karnımızı zor doyuruyoruz.

ukrayna'yı hatırla. savaştan önce gavur gibi ligleri vardı adamların. dinamo kiev, şahtar, metalist harkiv, dnipro dörtlüsü terör estiriyordu. dnipro avrupa ligi finali gördü. şahtar o zamanki adıyla uefa kupası finali oynadı. dinamo kiev'den her zaman çekinilirdi. metalist de güçlüydü. liglerinde 16 takım vardı, kalite genel olarak bayağı yüksekti.

şu an dinamo ve şahtar yine iyi kötü devam ediyor ama metalist ve dnipro battı. geri düştü demiyorum, direkt iflas etti adamlar. dnipro şu an üçüncü ligde, metalist tamamen kapandı; yeni kulüp kuruldu metalist-1925 diye, ikinci ligde oynuyor. ukrayna ligi de 12 takıma düştü, ona rağmen sezon sonunu zor getiren takımlar var.

bu gidişle bizim sonumuz da öyle olabilir. çünkü bu takımlar "aa savaş çıktı biz top oynayamıyoruz ki" deyip de kapanmadılar. hem şehirlerinde oynayamaz hale geldiler hem de para korkunç değer kaybetti. ukraynalı oligarklar ülkeden kaçtı, ruslar da yaptırımlar yüzünden ciddi darbe yedi. haliyle para musluğu kapanınca bok oldu gitti bütün lig.

bu şekilde devam edersek önümüzdeki 5 yılda süper lig de 16-14 takıma düşebilir, bir sürü kulüp iflas edip alt liglere düşebilir. galatasaray, fenerbahçe falan batmaz ama steaua bükreş, panathinaikos gibi avrupa'da kimsenin iplemediği takımlara dönüşebilirler.
0
der meister
(06.08.18)
(13)

"Hayatını yaşamak"

ms brownstone
Sizce bu tam olarak nedir? Şu yaşlarınızda ne yaparsanız kendinizi hayatınızı yaşamış sayarsınız? Neleri gerçekleştiremezseniz sizin için o hayat iyi yaşanmamıştır?"Hayatı yaşamak" konusunda dilediğiniz her şeyi yazabilirsiniz. Hatta yaşınızı da yazın lütfen.
Sizce bu tam olarak nedir? Şu yaşlarınızda ne yaparsanız kendinizi hayatınızı yaşamış sayarsınız? Neleri gerçekleştiremezseniz sizin için o hayat iyi yaşanmamıştır?

"Hayatı yaşamak" konusunda dilediğiniz her şeyi yazabilirsiniz. Hatta yaşınızı da yazın lütfen.
0
ms brownstone
(04.08.18)
insandan insana, hatta insani da gectim ayni kisi icin zamandan zamana bile degisebiliyor.

5 sene onceki bana "26 yasinda nasil olmak istiyorsun" diye sorulsaydi, "evli,mutlu,cocuklu" derdim. hayatimi o zaman yasayacagimi dusunurdum.

simdi sorunca aklima gelen sey yeni bir seyler ogrenip/gorursem, bir seylere faydam olursa hayatimi yasamis sayarim. bir seyler uretemezsem hayatimi yasadigimi soyleyemem.
0
fakyoras
(04.08.18)
bana göre maddi ya da manevi hiçbir kısıtlama olmadan kişinin gönlünce ve keyfince istediği şeyleri, istediği zaman yapabilmesidir.
0
tabirimekruh
(04.08.18)
sağlıklı ve accuk paralı olmak benim için en başta gelir. ondan sonra, çalışmam gerekeceğini varsayarsak, günde 8 saat çalışıyor ve ek mesai için ücretimi alabiliyorsam ve hafta sonu 2 gün tatilin yanı sıra 30 gün yıllık iznim olabiliyorsa ben "güzel yaşıyorum" derim sanırım kendi adıma.

geçen seneye kadar hayat benim için "yatabilmek"ten ibaretti ama aktif olmanın zihinsel açıdan bana çok daha iyi geldiğini fark ettim. kurs, okul, iş... fark etmez. düzenli olarak sokağa çıkmamı, bir yerlere gidip birileriyle iletişim kurmamı mecbur kılacak aktivitelere ihtiyaç duyuyorum. aksi takdirde zaman zaman mutlu olsam ve hiçbir şey yapmak zorunda olmama özgürlüğünü sevsem de uzun vadede mental olarak çöküyorum, iyi gelmiyor.

şunları sağlayabildikten sonra çok şikayetim olmaz açıkçası çünkü hayat her zaman daha fazla yaşanabilecek bir şey. diyelim ki en büyük hayalimi gerçekleştirip almanya'ya yerleştirdim. autobahn'da bastım gaza, altımda şahane bir araba var, eisbrecher çalıyor. leipzig üniversitesinde prof olmuşum, güzel para kazanıyom, sülalem raad. %100 eminim ki o zaman bile hayallerim, pişmanlıklarım, "keşke yapabilsem"lerim olacak. bu hayatın kanunu bi' yerde.

o yüzden buna takılmamaya çalışıyorum. ne kadar yaşayabiliyorsam o kadar. çünkü bunun sonu yok. bazen bungee jumping yapmak evde oturup kitap okumaktan daha keyifli bir deneyim olur ama bunların nasıl olacağını çoğunlukla bilemezsin. bazen çok iyi ve güzel hatırladığın bir anı aslında basittir: o günü çok daha zengin ve farklı bir şekilde geçirme şansın olmuştur ama sen öyle yapmamış, yine de mutlu olmuşsundur.

"bunun sonu yok" ve "önemli olan bakış açısı" düşüncesine göre hareket etmeye çalışıyorum. evet güzel yaşamak istiyorum, planlarım ve isteklerim var ama bunlara körü körüne bağlanarak "evde sığır gibi oturma" özgürlüğümü kaybetmek istemiyorum örneğin. mutluluğu yaşadıklarıma değil de zihinsel yapıma göre şekillendirmeye çalışıyorum. sen yurtdışına mı çıkıyorsun yazın? çok güzel, sen mutluysan ne ala... işte ben onu yapamadığım halde evimin balkonunda çay içebildiğim için mutlu hissedebilmenin peşindeyim - bunu yaptığım sürece hayatımı "güzel yaşanmış" sayarım. çünkü dediğim gibi, "yaşamanın" sonu yok. ben sana başımdan geçen muhteşem, fantastik bi' şey anlatırım. dersin ki "vaooo adam ne hayat yaşamış bee". halbuki ben o an üzülüyorumdur belki, daha güzel veya farklı olabilirdi ya da daha fazlasını görebilirdim diye düşünüyorumdur.

o yüzden ben kendime vakit ayırabildiğim, sağlığımın yerinde olduğu ve para kazanabildiğim bir hayattan genel olarak memnun olurum galiba. "hayatımı yaşadım" diyebilirim. benim için toplum içine karışınca ve bir şeyle meşgul olunca gerisi geliyor çünkü. öyle bir durumda karşı cinsle de tanışıyorum, ilginç deneyimler de yaşıyorum vesaire. aktif olarak kovaladığım şeyler az. diğerleri, bu kovalamacanın sonunda kendiliğinden geliyor zaten. gelmeli. 15 koldan hayatın her şeyine saldıramam, ona enerjim yok. bazılarına ben gideceğim, bazıları bana gelecek.

benim için her şey inandığın ve yapabildiğin kadar güzel. dediğim gibi, ben şimdi bi' arkadaşımla çay içişimi anlatırım burada, "ulan ne güzel çay içmişler, keşke hayatımda böyle şeyler olsa" dersin. halbuki bi şey yok yani çay içiyoz işte oturup, ne özelliği var? ama benim hoşuma gidiyor, ben güzel hatırlıyorum. güzel yaşamışım o zaman bence. yine de dengeyi iyi sağlamak lazım tabii... "iyi görmek"le "kendini kandırmak" arasında ince bir çizgi var çünkü. aşırı pozitifliğin, polyannalığın da anlamı yok. bazen "napıyorum lan ben?" yahut "yaşadığım hayat mı?" diyebilmek lazım. bunlar hep ileri götürür insanı. güzel şeyler.

adım samuel 24 yaşım.
0
der meister
(04.08.18)
zor bir soru. "hayatını yaşamak" kavramı herkes için değişebilecek bir kavram gibi. beklentilerle alakalı sanırım biraz.

benim aklıma ilk gelen şeyler özgürlük ve üretkenlik.

para kazanma kaygısı nedeniyle istemediğin bir işte çalışmak özgürlüğün kısıtlanmasıdır mesela. herhangi bir nedenle arkadaşlarınla yeterince vakit geçirememek gibi, gitmek istediğin bir şehre gidememek gibi, kısacası yapmak istediğin ancak elinde olmayan nedenlerle yapamadığın şeylerin olması, özgürlüğünün kısıtlı olması demektir. bence her insanın özgürlüğünün peşinden gitmesi gerekiyor. yüzde yüz bir özgürlük tabii ki mümkün değil, ancak mümkün olduğunca özgür olabilmek adına adımlar atmak lazım. en nihayetinde insan yaptığı değil, yapmadığı/yapamadığı şeylerden dolayı pişman olur.

bir de üretkenlik... bu bir meslek olabilir ya da hobi olabilir, insanın bir şeyler üretmesi, başarmış olma hissini yaşaması gerekiyor bence. özellikle de sevdiğin bir alanda ilerleme kaydettiğini görmek...

ha bir de sevdiğimiz insanlarla bolca vakit geçirmek lazım. gün gelecek o insanları kaybedeceğiz. hayat ister istemez yollarımızı ayıracak bir şekilde. mutlu anılar biriktirmek büyük bir hazine.
0
novemba
(04.08.18)
Sevgilimle istediğim(iz) çoğu şeyi yapabiliyorsam(ak) "yaşıyorum şu hayatı be" derim. 25 yaşındayım. Bir de ben üniversitede istediğim bölümü okumasaydım da hayatımı yaşamamış hissederdim. Merakı giderme, bilgi edinme, kendini geliştirme süreçleri de en az tatil yapmak kadar keyifli. Ki bence hayatın asıl güzelliği böyle şeylerde.
0
dissendium
(04.08.18)
guzel sorun icin tesekkur ederim.

hayatini yasamak, kendini iyi hissettigin seyi yapmaktir.

benim icin hayatini yasamak, baskasina karsiliksiz yardim etmektir, iyi bir seyler yapmaya hevesli insanlara yardim edecek bir seyler yapmaktir, kafamda kurgudum sirketi hayata gecirmektir, ailemle oturup guzel vakit gecirmektir, arkadaslarimla alemlere akmaktir-hunharca gulmektir-birbirimizle dalga gecmektir. ve gunun sonunda s*cmaktir hayatini yasamak.
sirket kurma disinda digerlerini yaptim ve yapmaya devam ediyorum. hayatin bana yarin ne getirecegini bilmiyorum ama bildigim bir sey varsa o da hemen ileriki kosede bir problemin mutlaka var olacagidir. bu problemin yaninda guzellikler ve firsatlar da olacaktir. benim yapacagim sey basit: problemin ustesinden gelmek icin elimden geleni yapmak ve firsatlari guzel seyleri degerlendirmek olacak.
aklimdaki sirketi kurmazsam kendimi yasamis saymayacagim.

yas 22.
0
BlackRock
(04.08.18)
Hayati yasamak pismanliklarin eriyip gittigi, keskelerin buyuk olmadigi bir hayattir bana gore. Geriye dondugumde kucuk birkac detay disinda "Sunu da degistirmek istemezdim, iyisiyle kotusuyle boyle kalsin" diyorsam ve Frank Sinatra gibi "I did it my way" diyorsam hayati yasamis varsayarim kendimi. "Keske bu bolum yerine su bolumu secseydim", "Keske bu adamla/kadinla evlenseydim/evlenmeseydim", "Keske sunlari sunlari diyebilseydim" ya da "Neden bunu boyle yaptim"lar kafanin icinde mesai yapiyorsa hayat harcaniyor demektir. "Fena olmadi be" deniyorsa da o hayat yasaniyordur.

Bir de benim icin hayat sikici ayrintilardadir. Sabah kah kufrederek kah uykumu alarak kalkmamda, her gun gordugum billboard'da, kapinin onunde buyuyen cicekte, iste mesaiye kalsan bile iyi arkadaslarla kalip bir yandan muhabbet edebilmekte, her ay aldigin dergide falandir. Istedigin gibi sacmalamak, aptallasmak, icindeki sese ihanet etmemektir. Ne olursa olsun, o ani iyisiyle kotusuyle yasayabilmek, o ana sahip cikabilmek ve kafanin icinde birbirini kovalayan sesler olmamasi demetir. Rutinini sevmek ama arada bir hayatin kacamaklarini yakalamak demektir.

Yasim 35 olmak uzere.
0
aychovsky
(04.08.18)
Ibizada kokain partisinden sonra ferrarimle kaza yapan sevgilimi özel jetimle ülkeden kaçırırsam mesela hayatımı yaşadım sayarim
0
ghilleinthemist
(04.08.18)
Diyorlar ya hayat aslında plan yaparken geçen zaman diye, her ne yapmış ve karar vermiş olursanız olun bir alternatifi oluyor oluşu bu “hayatı yaşama” konusunda beni çok kararısız bırakıyor. Yani bence hayatı yaşamak konusuna bu yüzden minimal bakmak lazım. Zamanınızı kaliteli geçirdiğinizi düşünüyorsanız tamamdır, gerisi hikaye.

Yoksa şu an gayet iş olarak iyi bir konumdayım ve kazancım iyi. ama kanser oldum mesela. Ancak ben zaten yaşamayı seven, her anında hayatta olmaktan ve en önemlisi sağlıklı olmanın değerini hayatım boyunca ön planda tuttum. Şimdi kanseri yendim ama hayata tutunma açımda hiçbir şey değişmedi. Tam tersi hayatın tamamen raslantısal çalıştığına iyice kanaat getirdim.

Finalde demem lazım ki, hayatı yaşamak aslında kimsenin ne dediğine aldırmadan gönlünüzce yaptığınız her şeye denir. Hatta o şeye ulaşamasanız dahi, ona ulaşmak için yaptıklarınızda buna dahil.

Bu dizelerde ne güzel açıklar aslında; yunus.hacettepe.edu.tr
0
herospower
(04.08.18)
Kendi zamanını yönetebilmek
0
sadegazoz
(04.08.18)
Aklından geçenleri değiştirmeden uygulayabilmektir hayatını yaşamak.Araba alayım ekonomik olsun,tatil yapayım ekonomik olsun,evleneyim az masraflı olsun,yaşamak bu değil.
0
rotkody
(04.08.18)
şu saatten sonra çalışmadan ölmeyi başarabilirsem, "hayatı istediğim gibi yaşadım" derim. başkalarının hayatını yaşamayayım da açlık çeksem de kafi. tercih etmediğim fiziki acılarla karşılaşmadan nihayete erdirmek de şu ömrü, nişanı olur hayatın. yaş 33.
0
misterturist
(04.08.18)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak. Bunu yazmaktan yorulmayacağım.
0
Amaranta ursula
(05.08.18)
(2)

Düzenli spor yapan insan oranı

filmlovepenguin
Hayatımın belli döneminde farklı sporlar yaptım ama hep araya bir şey girdi. Mesela yaklaşık 4 sene önce, 1 yıla yakın koşuyla uğraştım ama 1 ay falan aram oldu o süreçte. Şimdi kesintisiz 1,5 senedir haftada 2-4 gün fitness ağırlık yapıyorum. Neredeyse hiç aksatmadım, diyebilirim.(uç örneklerde bil
Hayatımın belli döneminde farklı sporlar yaptım ama hep araya bir şey girdi. Mesela yaklaşık 4 sene önce, 1 yıla yakın koşuyla uğraştım ama 1 ay falan aram oldu o süreçte. Şimdi kesintisiz 1,5 senedir haftada 2-4 gün fitness ağırlık yapıyorum. Neredeyse hiç aksatmadım, diyebilirim.(uç örneklerde bile dayandım: kışın sabah -5 derecede 6.30-7’sinde kalkıp, işyerinin salonuna gidip, sonra da işe gittiğim çok oldu.)
Sizce bizim toplumda, böyle aksatmadan 1 yıl civarında düzenli spor yapan insan oranı kaçtır?
0
filmlovepenguin
(03.08.18)
7-8'i gecmez. bizim millet hem bilgisiz hem fakir. ac karnini doyuramiyor, duzenli spor bilincini nasil gelistirecek. o bilince sahip olanlarin da vakti falan olmuyor. o yuzden yuzde 7-8'den fazla oldugunu zannetmiyorum.
0
der meister
(03.08.18)
www.milliyet.com.tr
yalnız ben bu kadar balon haber görmedim.

şu biraz daha gerçekçi
www.haberturk.com

ben bunu eğitim ve varlık düzeyiyle orantılı görüyorum. yaz kış bisikletle işe gelip giden biriyim. k.çekmece bakırköy güzergahında o da yaz mevisimi olursa maksimum görebileceğim kişi sayısı 8-10'u geçmez. kışın ara ki bulasın. boğaz hattında ise çok çok daha yoğun kullanıldığını biliyorum.
0
lazpalle
(03.08.18)
(6)

evlenmeyi dusunmeyen birinin kenarda ne kadar parasi olmali

mayeskuel
sizce hangi yasa kadar kac parasi olmali bu kisinin?
sizce hangi yasa kadar kac parasi olmali bu kisinin?
0
mayeskuel
(03.08.18)
ne kadar istiyorsa o kadar bence. evlenmeyecek olmanın güzelliklerinden biri bu değil mi zaten? sadece kendine karşı sorumluluğun var. bir de bir ihtimal annene, babana, varsa kardeşlerine vs. destek olmayı düşünebilirsin belki.

şahsen kesinlikle evlenmeyecek olsam ve hayatımda düşünmem gereken başka kimse olmasa kenara "işsiz kalırsam ne yapacağım?" parası atmaya çalışırdım. bi' de emeklilik önemli. yani sigorta primleri şunlar bunlar vs. onlar yatsın; 65 yaşına geldiğimde beş parasız kalmayayım. mezara götürmeyeceğim için kenardaki paranın amacı "zor durumda işe yaramak" benim için. o yüzden atıyorum türkiye standartlarında aylık maaşım 3 bin liraysa, olası bir sıkıntıda bana 5-6 aylık süre tanıyabilecek bir meblağ (20 bin diyelim düz) yeter de artar kafamın rahat olması için.

velhasıl "standardımı %20 düşürüp 6 ay, %50 düşürüp 10-11 ay" yaşayabileceğim bir paranın kenarda durması ve buna ek olarak sigortamın neyin yatması beni rahatlatır psikolojik olarak. gerisinden bana ne.
0
der meister
(03.08.18)
Evlenmeyi düşünmüyorsa bence kenarda bi parası olmamalı. Gününü gün etmeli. Parayı çatır çatır yemeli. O party senin bu happy hour benim gezmeli.
0
kaderimse np
(03.08.18)
evlenmeyi düşünmeyen
ama istanbulun göbeğinde, gece hayatı, marka kıyafet vs. yaşayan haftada 3-4 kere dışarıda yiyen, pek yemek filan yapmayan biri mi
küçük bir yerde, ev hayatı yaşayan biri mi
ailesel hastalıkları çok olan biri mi yoksa domuz gibi biri mi
...
bir dolu parametre var ? ne bilelim nasıl harcıyor, hayattan ne bekliyor? genetik olarak şanslı mı?
"evlenmeyi düşünmüyor" değilim aslında ama muhtemelen evlenmem çünkü hayatımda kimse yok, 75 yaşıma kadar yaşasam, her sene şu kadar para harcasam filan gibi planlar yapmıyorum. Ama eşim/çocuğum vb. olmayınca hep kendi kedime nasıl yeterim ne yaparım planları yapıyorum. Yine de belki hep bu ülkede yaşamayacağım, o kadar da plan/program da çok tutmuyor.
0
niye ama
(03.08.18)
1 milyon TL'yi 38 yaşında biriktirmeli bence
0
turkuaz
(03.08.18)
tören istiyorsa en az 378,50.

www.cankaya.bel.tr

gerisini istediğiniz kadar yaparsınız, zorunlu değil.
0
babilbaligi
(03.08.18)
Evlenmeyi düşünmeyen birinin kenarda 100bin euro parası olmalı. Kaynak: s. Kalender, çavuşu tokatlayanlar, cilt21, s322
0
[GODDARD]
(03.08.18)
(2)

Duyuruda kullanıcı engellemek?

bir fincan kahve ile film izlemek
Yani mesela bir kişinin duyurularını, cevaplarını hiç görmemek mümkün mü ?Sözlükte engelledik diyelim mesela, duyuruda da engellenmiş olur mu aynı kişi?
Yani mesela bir kişinin duyurularını, cevaplarını hiç görmemek mümkün mü ?
Sözlükte engelledik diyelim mesela, duyuruda da engellenmiş olur mu aynı kişi?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(01.08.18)
hayır
0
rakicandir
(01.08.18)
yok değil. chrome eklentisi vardı aslında bir tane ama güvenli değil sanırım.
0
der meister
(01.08.18)
(10)

Amerika'daki aile adamı imajı merakı

diffarentiationation
Pastör olayında Trump'ın adamdan aile adamı olarak bahsetmesi, kamera önüne çıkan bürokratların ailece çıkması, kızını oğlunu önüne alması gibi örnekler artırılabilir. Bu merakın sebebi nedir? Bizde de aile önemli ama mesela Bekir Bozdağ'ı çocuğu ile hiç görmedim.
Pastör olayında Trump'ın adamdan aile adamı olarak bahsetmesi, kamera önüne çıkan bürokratların ailece çıkması, kızını oğlunu önüne alması gibi örnekler artırılabilir. Bu merakın sebebi nedir?
Bizde de aile önemli ama mesela Bekir Bozdağ'ı çocuğu ile hiç görmedim.
0
diffarentiationation
(01.08.18)
"Bu adam ipsiz, sapsiz, meczup bir adam degil; aile babasi, sorumluluklarini bilen, vergisini veren ornek bir vatandas" anlatisi kurmak, insanlarda sempati uyandirmak icin olmasi muhtemel.
0
salihdt
(01.08.18)
Muhafazakarlar için makbul insan profili işte.

Bizde 40-50 yaşlarındaki bir insanın bekar olabileceğine ihtimal vermediğimiz için belirtme, vurgulama gereği duymuyoruz. O yaşlardaki bir erkeği default "aile babası" olarak kabul ediyoruz.

Mesela Devlet Bahçeli bekâr, hiç evlenmemiş. Zaman zaman siyasi rakipleri tarafından eleştirilir bu yönü ile.
0
amortisman
(01.08.18)
Ozetle salihdt +1

Amerika'da "wholesomeness" diye "ahlaki acidan oturmus, iyi, faydali, derli toplu" gibi bir anlami olan bir kavram var ve bu adla olmasa da her yerde karsisina cikiyor insanin. Ornegin, Hallmark kanali sadece "wholesome" fimler yayinliyor. Aileyle izlenilen filmden daha ote olarak guzel ve uslu mesajlar veren filmler olarak tanimlaniyor. Boyle "Amanin degerlerimiz de degelerimiz" diye tutturan ama ciddi meselelere gelince suya sabuna dokunmayan bir tatli su degercisi gibi dusunulebilir.

Sadece politikacilarda degil, bircok alanda wholesome olmak kariyer icin lazim olabiliyor. Tonya Harding diye bir buz patencisi vardi ornegin, I, Tonya diye belgeselimsi bir filmini de yaptilar. Kadinin teknik super, herkes kadar iyi ama aile yasantisi duzgun olmadigi icin (annesinden ayri yasadigi ve bosandigi icin) kac kere engel olmuslar yukselmesine. Su anda bulamadim aradigim diger kelimeyi ama isyerinde yukselme icin de bu tur seylere bilincsizce dikkat edildigini soyleyen bir yazi da vardi bir dergi de.

Politikacilar bunun da otesinde, cunku dogrudan ulkeyi yonetecek. Genel kani "Ailesini yonetemeyen ulkeyi nasil yonetsin". Iki sene once "Politikacilarin hayati tamamen halka acik olsun" diye bir girisim de vardi. Bazilarinda da "Politikacinin benim evde gundelik olarak yasadigim sorunlarin bilincinde olmasi, bunlari aksiyon almasini beklerim", "Karisini/kocasini aldatan adama ben ulkeyi nasil teslim edeyim", "Ya vergimle fahise tutuyorsa", "Toplumun en kucuk kurumu ailedir. Aile degerlerine sahip cikabilen bir insan ancak ulkenin degerlerine sahip cikar" gibi dusunceler var.

"Degerler" Amerika'da cok onemli seylerdir, ici bosalmis olsa ve formalite icabi da olsa bu degerlere onem verirler.
0
aychovsky
(01.08.18)
Bekir Bozdag ile Donald Trump'i karsilastirirken saka yapiyordun degil mi?

Turkiye'de ya da ABD'de durum farkli degil. Muhafazakar secmen aile babasi goremk istiyor. Bu nedenle biz de Cumhurbaskani'nin ailesini taniyoruz. ABD'liler de kendi baskanlarinin ailesini taniyor. Eski sistemde hem cumhurbaskaninin hem de basbakanin ailesini tanirdik. Yasi kucuk olanlar hatirlamaz ama ornegin Ecevit'in esi af yasasi cikarmak icin kulis yapardi. Ahmet Sezer'in de esini tanirdik ayrica.
0
Traveller
(01.08.18)
amerikanlar hayatları yalan ve feyk olduğu için bu tarz kavramların üzerine fazla düşerler. chicago's best diye bir youtube kanalı var mesela, takip ederim. chicago'da antin kuntin ne restoran varsa oraya giderler. açken ya da acıkmak için izliyorum. neyse, orada müşterilere "niye burayı tercih ediyorsunuz?" diye sorduklarında, muhakkak en az 1-2 kişi "evimizde hissediyoruz" tarzı bir cevap verir. "herkes birbirini tanıyor" derler, "ortam çok samimi" derler, "üç kuşaktır geliyoruz" derler. hani "herkes kendisinde olmayanı ararmış hesabı", amerikanlar "authentic" olana takıntılıdır. asfalt yolda kamyon gibi araba sürer, sağlıklı ve standart dört kişilik bir ailenin bir ayda tüketebileceği şeyi beş günde yer ama iki yumurta kırıp gülümseyen işletmeciye de tapar.

genelde bu tavrın sebebi de zaten salihdt'nin yazdığı gibi "örnek vatandaş" algısı oluşturarak yine halkı skmektir. sözde özgürlükler ülkesi olup da insanların düşünce yapısı olarak bile özgürlükten bu kadar uzak ve kıt olduğu başka bir coğrafya yoktur sanırım.

neyse, özetle amerika'daki diğer neredeyse her şey gibi kolpalık bunun sebebi de. katilin iyi hal indirimi almak için mahkemede uslu durması, takım elbise giymesi falan gibi düşün. kâr amacı güden, gücünü pazarlama ve reklamdan alan bir şirketten bahsediyoruz. amerika bundan fazlası değil. bu rospu çocukları "senin nickin der meister" dese on yıllık meisterliğimden şüphe ederim.
0
der meister
(01.08.18)
@der meister

Abi ABD'de ne kadar yasadin? Bak aychovsky'nin yazdiklari onemlidir cunku orada yasadi, ben de iki yil orada yasadim ama afedersin de Youtube'dan bir video izleyip tum Amerikalilara bok atmak cok sacma. Gidip yasamis olursun o zaman bok gibi yer dersin o ayri. Senin yaptiginla iki haber izleyip Turkleri asagilayan cahil Fransizin yaptigiyla farki yok.
0
Traveller
(01.08.18)
amerikalıları aşağılamıyorum zaten ben, amerika'yı aşağılıyorum. sen de bu varoşların neyini bu kadar seviyorsun da her başlıkta amerikan savunuculuğu yapıyorsun anlamıyorum. açık açık "biz bu yönetimi beğenmiyoruz" deyip darbe üstüne darbe yaptıran, başka bir ülkenin kendi çıkarları doğrultusunda hareket edebilmesinden bile rahatsızlık duyan, kendini dünya polisi bellemiş, dünyanın dört bir yanında sayısız savaş çıkarmış bir ülkeyi böyle şuursuzca övmekten hiç mi rahatsızlık duymuyorsun? kendi yaşantından memnunsundur, çevrendeki insanlar ve hayat şartların iyidir ona bir şey demiyorum da bu devleti bu kadar övmekten gerçekten hiç rahatsız olmuyor musun?
0
der meister
(01.08.18)
Araya girdim, açıkçası der meister’ın yazdıklarının çoğuna katılıyorum büyük oranda. Hani, Oregon’dur, New York’tur gibi demokratik eyalette eğitimle kesim çok yüksek ve anlattığı düşünce yapısı en yaygın düşünce yapısı gibi değil ama iç eyalet ve çoğu cumhuriyetçi kesim bu şekilde gerçekten. Aslında Türkiye’den pek farkı yok Amerika’nın açıdan. Hani “Biz küçük amerika olalım derken, Amwrika büyük Türkiye oldu” geyiği var ya, hakkaten öyle.

Herkes genellenemez, yaklaşık en az bir yüz milyon küsur kişinin hakkı yenmiş olur hepsini bu şekilde söylersek de, der meister’ın anlattığı kosım hakkaten muhafazakar küçük şehir insanını anlatıyor genel olarak. Arizona’da yaşayıp “Eyaletimden çılmadım hayatım boyunca, has Arizona’lıyım” diye dolaşan insan az değil. der meister’ın anlattığı ülkenin belki yarısından fazlasını oluşturan ve tuğralı Fiat Doblo’lu insanın hafif eğitimlisinin karşılığı. Belki bir o kadar, belki daha az “değerler” ile dalga geçen de var.

Madalyonun iki yüzü varsa, bu da kötü kısmı. Yerine göre cuk oturabilir, yerine göre abartılı da olabilir ama çok yanlış değil ama benim gözlemim o şekilde .
0
aychovsky
(01.08.18)
ABD'de secime katilim oranlari cok dusuktur. Yuzde 58 oy vermis son baskanlik seciminde mesela. Dolayisiyla bir kere yuzde 42'sinin kafadan Trump secmeni olmadigini bilmek gerek.

Oy veren yuzde 58'inin de esasinda yarisindan cogu Clinton'a verdi. Yani 500bin gibi bir fark vardi sayisal olarak yanlis hatirlamiyorsam. Ama electrol college sisteminin boktanligindan Trump kazandi. Yani bunun da sebebi var.

Ama cok duz hesapla ulkenin yuzde 29'unun oyuyla baskan oldu herif. Ulkenin yuzde 71'i adami istemiyor oyle ya da boyle. Kimisi Clinton'a oy verecek kadar istemiyor, kimisi dunya hali bana ne diye istemiyor, kimisi sosyalist oy vermem ulan ben bu duzene diye istemiyor vs.

Yani aychovsky'nin ulkenin yarisindan fazlasi doblolu benzetmesi bence cok da oturmuyor.

Bence der meister'in ofkesi, ABD'nin dis politikasindan esasen. Ona da amenna. Kim zaten destekler ki politikalarini adamlarin. Fakat dunyanin varosu falan da bence olmuyor. Hic degilse, adamlarin senin benim tahayyul edemeyecegimiz kadar parasi var. Bu paranin getirdigi sanat, bilim uretimi var. En varos ufacik kentinde, semtinde, koyunde bile gidin cok guzel bir public library vardir. Oradaki gider gitmez ayri hikaye -ki public library cok verimli kullanilan bir sey orada- ama neticede kutuphan kulturu var cok yaygin.

ABD'deki liberal, muhafazakar terimleri bizim kullandigimiz sekillrinden de farkli. Simdi homeschooling diye bir sey var. Cocugu okula gondermiyorsun ailesi olarak; kendin egitiyorsun. Bunun ciktisi genelde sacma sapan tipler haliyle cunku cocugunu ya okulda darwin anlatiyorlar diye gondermez ya da cifligi cok uzaktir en yakin okula, 9-10 cocuk vardir nasil gondersin, nasil gotursun getirsin. Ha hayatinda ilk kez universitede orgun egitimle tanismis homeschooling yapmis tanidigim da oldu. Adam olumune Sanders diyordu mesela. Yani kisiye de bagli.

Ha bunu neden soyledim. Amerika'da liberal olmanin sinirlari bizim kafamizdan ote bir yerde. Okula gondermemeliyiz, cunku devlet ideolojisini enjekte ediyor, biz kendimiz cocugumuza daha bilimsel ve ilerici bir egitim verebiliriz diyen solcular da var mesela dunya'da. Yani ABD'de yasayip, boyle yapan da var.

Kisaca toparlarsak,

- ABD cok cok buyuk. Genellemek imkansiz. Eyaletler cok farkli, kentler bile farkli. Herkesin kendi kanunu bilmem nesi var. Amerikalilari genellemek, Orta dogu diye Fas'tan Pakistan'a bir cizgi cekip, oradakilerin hepsi Musluman ve ayni diye genellemekten farksiz neredeyse.

ABD'deki siyaset setleri bizim anladigimizdan farkli. Soruya gelirsek, aile mevzusuna, cok uzun hikayede aile dedigimiz sosyolojik kavram olarak evrensel bir sey. Amerikali, Turk, Alman diye bir sey yok. Aile ailedir. Farkli formlarda olabilir, buyuklugu degisken olabilir vs. Ama aile ailedir. Amerikan muhafazakarliginin da en onemli yapitaslarindan birisi aile. Oradaki siyaset setlerinden ondan bahsettim. Cok uzun mevzu, ondan girmiyorum. Ama bizim nasil surekli bir dis mihraklar bizi bolecek ama biz turkuz hey de hey uzerinden urettigimiz bir muhafazakar, paranoyak setimiz varsa onlarin da aile en muhim seydir uzerinden, hulyanin uzerinden urettikleri politika setleri var. Kisaca ABD muhafazakarliginin kaynaklarindan birisi aile.

Trump'i gecelim, Pence zaten ruh hastasi bir adam. Karisi yoksa baska kadinlarla yemek falan yemiyormus, bir suru manyaklik. Yani artik onun muhafazakar aile tasavvuru hiper boyuta gecmis. Bir sembol yani bu.

Ama tekrar genellemeye donelim. Mesela "demokratik egilimli" Oregon'da durum bu: www.google.com.tr

su haritada cok guzel eyalet ve county olarak gosteriyor. www.nytimes.com

Birkac daha yogun nufuslu county demokrat ama kalan countylerin hepsi cumhuriyetci. Simdi demokrat diye yerlessen, ucuncu gune kafayi yersin belki. Yani demeye calistigim Amerikalilar soyledir ya da boyledir genellemesi hakikaten calisan bir genelleme degil. Bir kere hangi Amerikali? Hani mesela Amerikali tipi nedir? Bence oyle bir tip yok. Binbir milletten, tipten insan.

Devlet ve milleti ayrimina gelince de, gene bence, ABD federal devleti dis politikada hakikaten korkunc bir sey. Bunu savunmak bile abesle istigal. Eyalet duzeyine gecersek ise, gene genellemek imkansiz. Birinde Darwin okutulmuyor otekinde ot serbest vs. Hani tabii ki bir takim referans noktalari ile genellemek icin cerceve yaratilir ama cok da kestirmeden genellenemez bence.

Neyse, oyle kimseye su boyle bu boyle demek icin yazmadim. Oyle gibi oldu da :) Tartismayi gorup ortaligi bulandirayim dedim :) Yoksa ABD iyi ya da kotu gibi moral bir tartismada zaten bir yerim yok. Kategorik olarak bilim disi bir soru bana kalirsa. Bir de devlet her yerde cok da matah bir sey degildir ya. Devlet devlettir iste.
0
sen de başını alıp gitme ne olur
(01.08.18)
@der meister

Aslinda ayni seyi soyluyoruz, ama olayi YouTube kaynakli vermekle orada yasayanin soylemesi arasinda fark var. Yoksa ben de Wyoming'de Utah'ta Arizona'da eyalet disina cikamis kisiler gordum. Ancak kaynaklar cok farkli anlatabiliyor muyum, biri orada yasayan biri digeri YouTube videosu? Sana Rusya konusunda guvenirim ornegin, cok arastirdin ama baskasinin YouTube'da izledigi videolara guvenmem. Bir de beni rahatsiz eden, sanki Amerika'da ve Avrupa'da kotu seyler son 10 yilda ortaya cikmis gibi bu ulkeleri kotulemede bir patlama yasandi! Onune gelen sozlukte duyuruda Avrupa'yi Amerika'yi kotuluyor. Su Almanlar bizi kiskaniyor, Ingilizler havalimani acilmasini istemiyor geyiklerinin baska turlusu donuyor. Su filmi izledim Amerikalilar cok kasinti insanlar, su haberi izledim ABD'de cok evsiz var, su facebook paylasimini gordum surasi bok burasi bok gibi soylemler gercegi yarim yansitiyor. Kolaysa kendi mahallelerini elestirsinler. ABD'yi de elestirsinler isterlerse ama duzgun bir kaynaklari olsun. Siyasi nedenlerle Bati'yi elestirmek moda oldu iste. Adamlar sanki kendileri bok icinde yasamiyormus gibi surekli ABD'nin Avrupa'nin eksiklerini ariyor. Hangi ulke mukemmel ki? Hem Avrupa'da yasadim hem Amerika'da. Ben aslinda savunmuyorum. Dogrulari soyluyorum. Iyi yani da var kotu yani da var, ama dedigim gibi aychovsky soylediginde sesimi cikaramiyorum cunku orada yasiyor ve dediklerine katiliyorum.
0
Traveller
(01.08.18)
(28)

Şu fani dünya'da sizi tamamen anlayan biri var mı?

Bruce
Kendinizi tamamen açabildiğiniz, ne söylesem anlar dediğiniz biri var mı? Ya da da en azından anlamasa bile anlamaya çalışır, yargılamaz dediğiniz biri var mı?Yok diyenler için harici soru: kendinizi yalnız hissediyor musunuz?Hissediyorum diyenler için alakalı soru: yalnız hissetmenizin sebebinin yu
Kendinizi tamamen açabildiğiniz, ne söylesem anlar dediğiniz biri var mı? Ya da da en azından anlamasa bile anlamaya çalışır, yargılamaz dediğiniz biri var mı?

Yok diyenler için harici soru: kendinizi yalnız hissediyor musunuz?

Hissediyorum diyenler için alakalı soru: yalnız hissetmenizin sebebinin yukarıda bahsettiğim insana sahip olmamanızla ilgisi olduğunu düşünüyor musunuz?

Yukarıdaki kişisel sorulara cevap vermek istemeyenler için ekstra soru: insanların anlaşılmayı beklemeleri nafile midir? Bir insan tamamen anlaşılabilir mi?

Soruların gubidikliğindem da anlaşılacağı üzere uyku moduna giriyorum, tikler sabaha. Ve şimdiden teşekkürler...

Ana akışın uzay bilimi seviyesinde kalması için bu soru gönül işine taşınmış ama gönül işiyle alakası yok, o açıdan bakmayın. Elbet bizi anlayan insan arkadaş, aile olabilir. Havadan sudan sohbet için de açılmadı, ciddi ve direkt sorular içeriyor.
0
Bruce
(31.07.18)
yok, hiçbir zaman olmadı. hiç yalnız hissetmiyorum
0
neverlose
(31.07.18)
var. karakter olarak duyurucuların bildiği üzere olabildiğince detay vermeye, kendini anlatmaya gayret eden biriyim. haliyle hayatımda yer edinen insanlar zaten genelde nasıl hissettiğimi, nasıl biri olduğumu bilir. ne hissettiğimi ve dediklerimi anlayabilecek, anlamasa bile anlamaya çalışabilecek ve yargılamayacak insanlar da var. birden fazla. bu konuda genellikle yapıldığını düşündüğüm bir hata var: çok özel, erişilmez bağlar kurmaya çalışıyoruz. beni çok iyi anladığını ve yargılamadığını düşündüğüm insanlar yakın arkadaşım bile sayılmaz aslında. bana çok anlatıyorsun vikvik diyorlar da anlatmazsanız, korkarsanız hiçbir zaman "her anlattığınızı anlayacak" birini bulamazsınız. yoldan geçene hayat hikayenizi anlatın demiyorum ama korkmayın. kendinizi ifade etmekten, anlatmaktan, tanıtmaktan çekinmeyin. sevmeyeceklerse en azından sizi olduğunuz şey yüzünden sevmesinler. şu yaşıma kadar böyle yaşamaya gayret ettim, bence gayet de iyi yaptım. anlatmazsanız anlamazlar. "anlatmak istemiyorum" derseniz sizin tercihiniz elbette ama anlaşılmak istiyorsanız anlatmak zorundasınız, denemek zorundasınız.

***

bir insan bence tamamen anlaşılamaz çünkü insan genelde kendini bile tam olarak anlayamıyor. zaten bence buna gerek de yok. birini anlamaya çalışmak, sınava çalışırken kitaptaki her kelimenin altını çizmeye benziyor. buna gerek yok. etkisiz, verimsiz, faydasız, şerefsiz. konuyla ilgili olarak mustafa topaloğlu'nun çok sevdiğim bir sözü var, kendimce düstur edindim,


"Wear it like an armor and it can never be used to hurt you."
0
der meister
(31.07.18)
Var. Her tür saçma şeyi söyleyebilirim, beni yargılamaz.
0
Lim5
(31.07.18)
yok maalesef
hissediyorum
-onunla alakalı olabilir ama tamamen bi kişiye de bağlamıyorum.31 yıllık hayatımın sonucu.
-bu sorunun cevabı net olamaz, sonuçta başka hayatları yaşıyoruz, çok kolay bişey değil tamamen anlaşılmak.gerçi ben artık sonuçta hormanlar,kimyasal reaksiyonların yönlerdirdiği yaratıklarız diyip pek sallamıyorum da
0
high hopes of the sozluk
(01.08.18)
Yok. anlayabilen, paylaştığım, anlayacağını tahmin ettiğim birileri olsa da bahsettiğin "tamamen"in içini doldurabilen kimse yok bu aralar.
0
doxanikee
(01.08.18)
Var, çok şükür.
0
damba
(01.08.18)
Kisisel olmayan soruya kisisel cevabim anlasilmanin benim icin sevmek veya sevilmekten daha da onemli oldugu. Bir kisinin beni %100 anlamasini ya da %100 yargilamamasini beklemem, ben kendimi %100 anlamiyorum, kim beni %100 anlasin. Bir kisiden boyle bir sey beklemem ama bir durumda en az bir kisi tarafindan anlasilmayi beklerim. Anlasilmayi iletisimin temel yapitasi olarak goruyorum. Anlasilmadigim kisiler duvara konusuyormusum hissi veriyor. Anlasildiktan sonra yargilanabilirim; hic guzel bir his degil, olmasa daha da tercih sebebi ama yargilanmak daha katlanilabilir ve geri bildirimi olan bir sey. Anlasilmamak tam bir kabusun icinde olmak gibi. Boyle kabus gordugunde bagirmak istersin de sesin cikmaz ya, anlasilmamak oyle bir sey benim icin. "E ben kendimi yirtiyorum, beni neden duymuyorsun" hissi. Belirli bir miktar anlasilmadan karsindaki ile bir baglanti kurmak mumkun olmuyor.

Bir de bugun beni anlamayan yarin anlayabilir, bugun anlamayan yarin da anlayabilir. Ayni sekilde ben de onlari zamana bagli olarak anlayabilirim, anlamayabilirim. Bugun basima gelen kotu bir durumda neden agir tepki verdigimi anlamayan biri, aynisi basina gelince beni anlayabilir, uc gun sonra acisi gecince yeniden anlamayabilir. Ben kotu bir sey yapsam, bugun anlayis gosterebilir ama ayni kotu durum kendisine yapilinca anlamayabilir. Ruh esine inanmak gibi bir sey bence, her an her konuda her durumda anlasilmayi ve de ustune yargilanmamayi beklemek. Anlamanin kolay oldugu durumlar ve zamanlar da oluyor, anlamak icin aktif caba gerektiren durumlar da. Onemli olan da o gayreti gosterebilmek.

Kisisel olan soruya cevabim ise her seyimi rahat rahat anlayabilecek kisiler var ama her zaman onlara yigilmam, her zaman onlara yigilirsam o da yorulur. Ayni sekilde her zaman kendime yigilirsam ben de yorulurum. Bu dayanisma her sekilde lazim geliyor, hatta bazen senin kafanda bir fikir varken bile birinin kendini sana anlatmasi bile lazim geliyor. Bazen kendinin anlamadigini baskasi anliyor. Dunyada nerede durdugunu bilmek ve bu sosyal labirenti bir miktar da olsa cozumlemek onemli geliyor bana.

Birkac hafta once bir durum oldu ornegin, o kisilere anlattim ve duygularimi da paylastim, hatta bol bol sarildik ve karsilikli biraz aglastik da ama icim hala sis sis kaldi. E simdi ayni kisiye civatasi bozuk musluk suyu gibi tum duyguyu yigip biraksam, hem ona fenalik gelir, hem ben ona kiyamam. Dolayisiyla havuz problemi gibi sisen ici bir musluk acarak bosaltmak lazim gelir bana, onu da genelde bircok durumu anlayabilme potasiyeli gordugum kisiyle yaparim. Gelip Duyuru'ya duygu kusmuslugum da coktur mesela.
0
aychovsky
(01.08.18)
köpeğim var. başka sanmıyorum.
0
Tears of Devil
(01.08.18)
Öyle birisine ihtiyaç duymuyorum çünkü komplike, anlaşılması zor bir insan değilim.
0
catch the arrow
(01.08.18)
var, kardeşim. psikolog zaten herif. yani her şeyimi anlamasa bile anlamak için çaba gösterir, yargılamaz çoğu zaman.

bir insan tamamen anlaşılabilir mi? kusura bakma ama çok boş ve soyut bir soru bu. insan kendisini bile tamamen tanıyamazken bir başkası onu nasıl her şeyiyle anlayabilir? ayrıca insan çok katmanlı ve çok yüzlü bir varlıktır. kimisi senin bir yanını anlayabilirken, bir diğeri o yanına hiç anlam veremez.
0
issiz karga
(01.08.18)
yok sen anlamadın ile pardon ben anlatamadım insanları denk gelir hep hayatta.
0
hasmetizm 2046
(01.08.18)
Vardı, farklı şehre taşındı. Yalnız kaldım amk.
0
twelfth
(01.08.18)
Var kanka.
0
datnet
(01.08.18)
Yok.
Evet.

Edit: Bir tane var. Ama iletişimimiz yok artık.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.08.18)
Aha, en sevdiğim soru!

Var öyle bir kimse, birden fazla kimse var hatta. Anlamasa da yargılamaz, anlamaya çalışır. Bu çok güzel bir şey -ki buna rağmen ben her şeyi anlatan bir insan değilimdir.

Mühdeşem bir alıntı bırakıyorum buraya, bunun için iki tane tik isterim:

“Ormanda yolunu yitirmiş çocuklar gibi terk edilmişlik içerisindeyiz. Önümde durup bana baktığında, ne sen benim içimdeki acıları anlayabiliyorsun ne de ben seninkileri ve senin önünde kendimi yere atsam, ağlasam ve anlatsam bile, biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında cehennem hakkında ne bilebilirsen benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin."
0
rahip janick
(01.08.18)
var ama evlendikten sonra onunla karşılaştık, yapacak bir şey yok. başta onunla tanışsaydım durum farklı olurdu.
0
guneyk
(01.08.18)
Yok maalesef. Gerçi benim “en yakın arkadaşım” olarak adlandırdığım biri de yok. Yalnız hissetmiyorum.
0
fırt
(01.08.18)
Var ama çok farklı dünyalardayız.
0
gozu acik sevisen yahudi
(01.08.18)
var, ne yapsam, ne söylesem, ne etsem yargılamaz, beni bilir, anlar, içimi görür. 23 yıllık dostum olur kendisi. bu boyutta olmasa da beni yargılamayan ve anlayan başka yakın arkadaşlarımda var.
0
Phoebe
(01.08.18)
Var.
0
Amaranta ursula
(01.08.18)
Yok, olmasına da gerek yok. Olsa iyi olurdu.
0
monogram
(01.08.18)
Var da ben hic yargilanmamayi sevmem. Yargilama ne icin var? Bazen yargilamak ve yargilanmak gerekir. Yargilanmayi iyilik olarak kabul ederim duruma gore. Yne duruma gore kendim de yargilarim.
0
stavro
(01.08.18)
bi tane var. ne söylersem söyleyeyim, ne yaparsam yapayım yargılamayacağından eminim. arkadaşım kendisi. ben onu yargılarım mesela ama o yapmaz biliyorum. hem anlıyor, anlamaya çalışıyor hem de ne zaman ihtiyacım olsa ne yapıp edip yanımda olacağını biliyorum. dünyanın en kötü en saçma şeyini de yapsam yine beni anlar. ben ona karşı o kadar değilim, ortak arkadaşlarımız bana zaafı olduğunu düşünüyor :P
0
aquarium
(01.08.18)
Tam olarak olmasada anlaşılabildiğini görünce insan seviniyor
Anlayan insanlar olmayınca yalnız hissediyor insan ayrıca anlaşılmayı beklemek nafile değil
0
kararsızataletfilozofu
(01.08.18)
oha, ilk soruya var dediğim için diğer sorular elimde patladı. Hiçbirini cevaplayamıyorum.

ekstra soruyu cevaplayayım; bir insan tamamen anlaşılabilir, bunun için birkaç yeterliliğin üst üste gelmesi gerekiyor sadece. Olur yani, teknik olarak mümkündür.
0
mete kudur
(01.08.18)
Yok, yalnız hissettiğim dönemler oluyor.
0
unstabledotpy
(01.08.18)
kişinin çok zaman kendisini bile anlamlandıramadığı bunu ben mi yaptım dediği zamanların olduğu bir duygu,düşünce dünyasında sizi sizden başka anlayacak birisinin olması çok zor.
0
ssssserkannnnn
(03.08.18)
aman olsa ne olmasa ne ben kendimi anlayamadıktan sonra.
0
for day to break
(03.08.18)
(12)

Gençler ben nası gidicem ayvalık’a

brad pitt
Sorun şu. Babama cumartesi maçlarını izletmek istiyorum. Biliyosunuz rahatsız tek hobisi maçlar falan. Ayvalık’ta bizimkiler. Ben cuma gecesi veya cumartesi sabahtan otobüse binmem lazım istanbulda. Sorun şu ki bilet yok. Bla bla dan da bulamadım. İki kişi vardı biri dönmedi biri de kadın yolcu isti
Sorun şu. Babama cumartesi maçlarını izletmek istiyorum. Biliyosunuz rahatsız tek hobisi maçlar falan. Ayvalık’ta bizimkiler. Ben cuma gecesi veya cumartesi sabahtan otobüse binmem lazım istanbulda. Sorun şu ki bilet yok. Bla bla dan da bulamadım. İki kişi vardı biri dönmedi biri de kadın yolcu istiyomuş. Eşi de varmış çünkü. Anlaşılır. Uçak 360 lira. Ben 360 lira verirsem o uçağı sürerim arkadaş.

Neyse. Siz zeki insanlarsınız. Nasıl yapayım?
0
brad pitt
(31.07.18)
Araba kirala git, 360 tl'ye 3 gün araba kiralanır, gider gelirsin işte. Benzin masrafın olur ama bence çok olmaz sonuçta ayvalık o kadar da uzak değil.
0
ekaterina
(31.07.18)
Obilet'ten baktim epey bi otobus seferi var. 100 liraya cuma gecesi de cumartesi sabahi da var efetur, uludag falan.
0
charles montgomery monty burns
(31.07.18)
Arkadaşlar söylemeyi unuttum. Cumartesiden kastım 18 agustos cumartesi.
0
🌸brad pitt
(31.07.18)
17 agustos cuma gecesi ve 18 agustos cumartesi sabahı yani. Mobildeyim. Kusura bakmayın.
0
🌸brad pitt
(31.07.18)
17 agustos'ta istanbul'dan ayvalik'a nasil bilet olmaz? nereden bakiyorsun?
0
der meister
(31.07.18)
@der meister 17'sinden itibaren tatil oldu.
0
iddaaci
(31.07.18)
18 Agustos 11:15 Uludag Istanbul Anadolu - Ayvalik. Uc koltuk bos. Olmadi 7'de feribotla Bandirma'ya gidip oradan 10 otobusune binebilirsin ama bu biraz riskli. Feribot 150 dakika diyor. Yarim saat icinde otogarda olunur mu olunmaz mi bilmiyorum.
0
charles montgomery monty burns
(31.07.18)
ayvalık otobüsleri nereden kalkıyorsa... dediğim otobüsler kurumsal büyük firmalar değil. daha çok yerel olan firmalar. onların oraya git. tek kişiyim şoförün yanına da otururum diyin bişeyler çıkar.
0
iddaaci
(31.07.18)
o zamana kadar blablacarda fırsat sayısı artar.
0
carabelli
(31.07.18)
idoyla bandırma, ordan otobüsle ayvalık.otobüsle ayvalık bileti bulamazsan, otobüsle en kötü balıkesir, oradan vip tur gibi araçlarla ayvalık.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(01.08.18)
Geçen arkadaşlar pazar gecesi ayvaliktan İstanbul'a bilet bulamamışlar. Sonra gara gitmişler böyle çok insan varmış, Boole şehir merkezine ci minibüs gibi bişey çıkarmışlar.
0
red g
(01.08.18)
(0266) 715 58 61 bu numaradan bandirma-ayvalik biletini ayirt 50 tl bandirmaya vardiginda veriyorsun parayi araca binmeden, ido saatine gore de sana binecegin araci soyluyorlar bence rahat oluyor. www.ido.com.tr burdan da biletini alirsin 70 tl yer var gorunuyor.
0
groove
(01.08.18)
(4)

Banyo da buhar nasil olur?

sabor
Banyo komple seramik kapli ve kucuk bir penceresi var. Suyu en sicaga alip bir sure acsam icersini buhar kaplar mi? Hamamlardaki gibi keselenmeden once cildi yumusatmak icin buharda kalmak istiyorum da biraz.
Banyo komple seramik kapli ve kucuk bir penceresi var. Suyu en sicaga alip bir sure acsam icersini buhar kaplar mi? Hamamlardaki gibi keselenmeden once cildi yumusatmak icin buharda kalmak istiyorum da biraz.
0
sabor
(31.07.18)
%50 mi? Vay babanin kemigine
0
🌸sabor
(31.07.18)
Buhar olur da ise yaramaz. Hamam gibi olmaz yani. Suyun altında oturun daha mantıklı.
0
kisa
(31.07.18)
Valla bu gece 12den sonra dogalgaz %50 zamlaniyormus, soyle bi guzelce uzun uzun keseleneyim bari son kez :)
0
🌸sabor
(31.07.18)
dogalgaz ureticiler icin zamlaniyor, bizim icin degil. ucu tabii yine bize dokunacak, en basta yakinda elektrige saglam bir zam gelir ama bu gece 12'den sonra siz evde kullandiginiz dogalgaza %50 daha fazla odemeyeceksiniz.
0
der meister
(31.07.18)
(2)

CS host bulma soruları

Cursed Chico
Kaç gün önceden buluyorsunuz, kaç günde cevp geliyor?Aynı anda kaç kişiye atıyorsunuz isteği? Ne gibi şeyler yazıyorsunuz istekte?Gİderken de hedye götürüyor musunuz?Ve son olarak 1 haftalık bir gidiş için ne kadarlık bir eşya alırsınız?
Kaç gün önceden buluyorsunuz, kaç günde cevp geliyor?

Aynı anda kaç kişiye atıyorsunuz isteği? Ne gibi şeyler yazıyorsunuz istekte?

Gİderken de hedye götürüyor musunuz?

Ve son olarak 1 haftalık bir gidiş için ne kadarlık bir eşya alırsınız?
0
Cursed Chico
(30.07.18)
2-3 hafta onceden sorarim. sormamissam veya bulamamissam gittigim yerin 'last minute couch' grubu varsa oraya yazarim, donerler illaki.

2-3 kisiye atarim, red geldikce baskalarina da atarim. farkli kisilerden kabul alip sonra aralarinda secim yapmaktan hoslanmiyorum.

ben kimim, seyahatim nereleri kapsiyor ve toplamda ne kadar suruyor, o kiside kac gun kalmak istiyorum, kac kisiyiz, profilini okurum mutlaka, ortak bir sey varsa belirtirim, ortak bir sey yoksa profilinden bir seyle ilgili yorum yazarim.

goturmem ama gittigim yerde sarap vs alirim ya da disarida cay/kahve/bira ismarlarim.

nereye, hangi kosullarda gittigime bagli.
0
orange coffee
(30.07.18)
ben 2-3 hafta onceden yaziyorum. cevap gelirse en gec 2-3 gun icinde, genelde 24 saat icinde geliyor. esmer bir turk erkegi oldugum icin her seferinde ucer kisiye yaziyorum cunku %95'i reddediyor. kisaca kendimi tanitiyorum, su tarihlerde sehirde olacagim, cocugunuz olayim mi diyorum. ozel bir sey yazmiyorum. eccuk sirinlik, yavsaklik yapiyorum.

hediye gotururum evet. kiyafet icin bir sey diyemem, bazen YOLO yapip bir aylik yola don atletle cikiyorum bazen bir hafta icin uc bavul esya cikiyor, hicbirini giymiyorum.
0
der meister
(30.07.18)
(9)

Ülkelerin Başkentinden daha meşhur olan şehirleri hangileridir?

iddaaci
İstanbul ----- ANKARA.? ? ?
İstanbul ----- ANKARA.

? ? ?
0
iddaaci
(30.07.18)
sydney - canberra

edit: ben melbourne sanıyodum lan başkenti ahahah o bile değilmiş.
0
yeteramadenedimherseyi
(30.07.18)
Sidney - Canberra
0
dissendium
(30.07.18)
Zurich - Bern
0
AlsterWasser
(30.07.18)
kanada'da var bu. toronto, vancouver ve montreal baskent ottawa'dan cok daha fazla bilinir genelde.
0
der meister
(30.07.18)
rio de janeiro, sao paulo - brezilya
toronto, vancouver, montreal- kanada
şangay, hong kong - çin
girne - kıbrıs
mumbai - hindistan
kazablanka - fas
mekke, medine - suudi arabistan
new york, los angeles - abd
0
tabirimekruh
(30.07.18)
Shanghai - Beijing
0
cossecant
(30.07.18)
almaty - astana
0
tejeve
(30.07.18)
Barcelona Madridten çok biliniyor bence. Gerçi orada politik durum da var.
0
senolll
(31.07.18)
balayi konseptli turkler icin:
Phuket > bangkok

tayland’a gidip bangkok’u gormeden gelen var.
0
cedex
(31.07.18)
(7)

uyuşturucu etkisinde çocuk videosu

gogu delen adam
bir video vardı, çocuk duraksayarak ve bağırarak birbirinden alakasız şeyler söylüyordu. mesela;ELLERİM (3 saniye ara)KELEPÇELİ (3 saniye ara)Böyle devam ediyordu. Ya da bunu dememiştir. Ama videoyu bilenler kesin hatırlar.Neydi bu video? Muhtemelen tiner etkisindeydi veya bonzai vs artık neyse
bir video vardı, çocuk duraksayarak ve bağırarak birbirinden alakasız şeyler söylüyordu. mesela;
ELLERİM (3 saniye ara)
KELEPÇELİ (3 saniye ara)
Böyle devam ediyordu. Ya da bunu dememiştir. Ama videoyu bilenler kesin hatırlar.
Neydi bu video? Muhtemelen tiner etkisindeydi veya bonzai vs artık neyse
0
gogu delen adam
(30.07.18)
mobilden gieiyorum düzeltemedim

etki değil video olacaktı başlıktaki kelime
0
🌸gogu delen adam
(30.07.18)
speedy mustafa ? :D
www.youtube.com
0
MtKrt
(30.07.18)
çok teşekkürler, evet speedy mustafa idi

BİLETLER
BİLETİX’TE
0
🌸gogu delen adam
(30.07.18)
Global versiyon:
youtu.be
0
bos gezenin bos ustasi
(30.07.18)
Ahaha :) ilk defa görüyorum speedy'i. Koptum sonunda :) biletler biletix'te.
0
denhia
(30.07.18)
bu arada gerçekten mustafa'ya nutella atmışlar

www.youtube.com
0
hononu
(30.07.18)
abi su an otobusteyim, kahkaha atmamak icin zor tutuyorum kendimi. bu videonun en buyuk gizemi benim icin nutella kismiydi. cidden atmislar jddkskssk
0
der meister
(30.07.18)
(29)

duyurunun en güzel nicki sizce hangisi?

binder dandet
ilginç hale getirilmek istenen uzun sıkıcı nicklerden bahsetmıyorum ama, size güzel gelen nickler hangileri?üğpoıuy çok yaratıcı ve ilginc geliyor bana her zaman mesela
ilginç hale getirilmek istenen uzun sıkıcı nicklerden bahsetmıyorum ama, size güzel gelen nickler hangileri?


üğpoıuy çok yaratıcı ve ilginc geliyor bana her zaman mesela
0
binder dandet
(30.07.18)
Benimki.
0
Amaranta ursula
(30.07.18)
Ben üğpoıuy in neden yaratıcı geldiğini merak ettim valla
0
kisa
(30.07.18)
benimki. çünkü beni çok iyi anlatıyor. genelde yanlış anlaşılıyorum.
0
false pretension
(30.07.18)
bence de benim nick.
0
sorunlu sorumsuzun zorunlu sorumlulukları
(30.07.18)
benim ki değil onu biliyorum bi boka benzemiyor.
0
clones
(30.07.18)
market arabasıyla terör estiren trafik canavarı.
0
carabelli
(30.07.18)
popolocoqoqo
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(30.07.18)
üğpoıuy neden yaratıcı ben de merak ettim? qwertyu olmadığı için mi, yoksa kız olduğu için mi? böyle yürünüyor mu? ahahaha

Senin nickin bile daha iyi bence eğer "iyi" endişesi içeriyorsa. "Benim nickim değil"ler arasına ben de katılıyorum neticede iş görsün diye olan bir şey. Genel olarak da Türkçe karakter içermeyen (ş yerine s, ı yerine i gibi) nickler, anlatım bozukluğu ya da imla hatası içeren nickler ve yeterince karakter olduğu halde boşluk bırakılmadan yazılan nickler dışında hemen her nicke sıcak bakıyorum. :D
0
nawar
(30.07.18)
cosmicgadin
0
ben de
(30.07.18)
zam sampiyonu domates vardi eskiden, baska bir nick'le aramizdaysa selam olsun, bayagidir gormuyorum. kaynaklarini etkin kullanamayan iktisatci idi sanirim onu da cok begeniyorum. bir tane daha kelime oyunlu vardi ama cikaramadim. intihal komandosu tarzi bir kelime oyunuydu, cok hostu djkdkdk
0
der meister
(30.07.18)
Yazarken ellerini bırakan var süper bence
0
Giovanni Pipitto
(30.07.18)
"kanzuk seni yiyeceğim arslanım" banlandı ama arkadaşım.
0
altin yumurtlayan lavuk
(30.07.18)
altin yumurtlayan lavuk yazinca aklima geldi, duyuru'da degil ama eksi'de (dusununce aslinda ayni zamanda duyuruda da) "atakan seni sikecegim arslanim" vardi fjjdjskd her aklima geldiginde yariliyorum hala. her kelimesi ayri, butunu ayri komik geliyor. o tehditkar ama ayni zamanda sogukkanli ve yatistirici tavir...
0
der meister
(30.07.18)
ananiyimioguz
0
damla sakızlı dondurma
(30.07.18)
senialanaglasin’lı nick’i her gördüğümde tıhıhı diye güldüğüm için o.
0
aychovsky
(30.07.18)
godoşu beklerken vardı mesela. Tanımam etmem ama ilk aklıma o geldi.

Bir de benimki tabii.
0
skooma
(30.07.18)
Kelime oyunlu nickleri seviyorum nedense bi sürü var nihlist nihlistim demez herkes kaka yapar gibi bi nick vardi bunun gibi seyler iste
0
basond
(30.07.18)
güzeli bilmiyorum da senialanaglasin... komik geliyor bana da +1 sdjkhfjsk
0
tabirimekruh
(30.07.18)
teoride feminist pratikte geyşa çok güzel bence
0
şubatsonrası
(30.07.18)
şerefsizim benim aklıma gelmişti. geçen hafta ben açacaktım bu duyuruyu, arada kaynadı gitti.

el cevap:
feridunbitir (uzun zamandır görmüyorum kendisini)
ananiyimioguz
0
datnet
(30.07.18)
Hayat aklını konuşacak bir filozof üret+1

Sahibine de söyledim. Çok güzel nick gerçekten.
0
eksi sozlugun tatli insani
(30.07.18)
‘Barbara herhalde barbara manken olan’

Böyle biri vardı yanlış hatırlamıyorsam.

ayrıl coco
Kitap arasında kalmış silgi tozu
0
naksidil
(30.07.18)
benimki +1
0
ya ben lan neyse
(30.07.18)
En cok hosuma giden nick'market arabasıyla terör estiren trafik canavarı' ;)
0
noeldayın
(30.07.18)
Benim nick değil mi ya? Cevaplarda göremedim.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(30.07.18)
"market arabasıyla terör estiren trafik canavarı" hoşuma gidiyor. Bir de "j r r tolkien hayrani"
0
olabilir ya da olmayabilir
(31.07.18)
üğpoıuy nasıl yaratıcı yahu ilginçsiniz. :d

kaptan maydanoz sevimliymiş cidden. tnşlm mı? .s
0
dont eat me
(31.07.18)
zam sampiyonu domates +1
0
harekatamiri
(31.07.18)
benimki çünkü telaffuz edemiyorsunuz
0
pitjantjatjara
(31.07.18)
(10)

Bayram planlarınız var mı ? Nedir ?

bana her yer cehennem
Valla açıkçası benim planım yok.Gürcistan yapayım dedim bu sabah ama tek olduğum için vazgeçtim.Sanırım evde oturup gelenlere çikolata ikram edicem. Ciddi manada birşeyler yapmayı düşünüyorum çadırlı filan da olur...off... Ama ne ??Sizde durumlar nedir ??
Valla açıkçası benim planım yok.
Gürcistan yapayım dedim bu sabah ama tek olduğum için vazgeçtim.
Sanırım evde oturup gelenlere çikolata ikram edicem.
Ciddi manada birşeyler yapmayı düşünüyorum çadırlı filan da olur...off... Ama ne ??

Sizde durumlar nedir ??
0
bana her yer cehennem
(30.07.18)
hangi ildesin?
0
redskull
(30.07.18)
hiçbir planım yok. param olursa annemi görmeye giderim bir ihtimal. yoksa otururum evde, okulsuz-kurssuz 2-3 gün camış gibi yatmanın tadına doyarım. kaç gün ki zaten tatil?
0
der meister
(30.07.18)
@der meister naptın ya, pts yarım günü saymazsan 9 gün tatil var...
0
piremses
(30.07.18)
Bizim evimize gelen giden olmadığı için yatıp dinlenmeyi düşünüyorum.
Eğer ziyaret edilen bir ev olsaydı mutlaka bir yerlere kaçardım.

Ben tüm tatil boyunca yatıp film izlemeyi ve kitap okumayı düşünüyorum.
Gördüğüm bazı yapımları listeme eklemeye başladım yavaştan.


Bu arada neden yalnız olmak tatil planınızı iptal etmek için bir sebep oluyor ki.
İnsanlar yalnızken de gayet güzel zaman geçirebilir.
Geç değil, turlara bakın ya da sakin yerlere gidip hem dinlenin hem gezin.
Benim maddi durumum el verseydi yalnızlık falan dinlemez yakın da olsa bir yerlere giderdim mutlaka.
0
mutekebbir
(30.07.18)
@redskull kocaelideyim
0
🌸bana her yer cehennem
(30.07.18)
bence yap gurcistan.

benim gurcistan (tiflis + svaneti veya tusheti'de çadırlı kamp) + son birkaç gün memleket.

kuzenimin satış koyması ve yalnız kalma ihtimalimde bile gidicem ben gurcistana
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(30.07.18)
datça'da kamp yapıcaz kısmetse arkadaşlar ile. o olmasa bisiklet turu yapardım çadırlı. tek kişilik sıkıcı görünebilir ama insanın kendini tanıması ve keşfi için çok özel ve önemli bi tecrübe. bu fırsatları kaçırmayın, gezin dolaşın yeni insanlarla tanışın. ben asos'u gezmek istiyorum bisiklet ile, son baharda yaparım büyük ihtimalle izmir'den çıkıp. ha kuzenim beni yalnız bırakmaz ayrı mesele.
0
hasmetizm 2046
(30.07.18)
ilk gün aile, sonrası alanya galiba, daha belli değil. olmadı köyde kafa dinliycem ki bir yandan canım bunu istiyor. bakalım...
0
Bruce
(30.07.18)
köyü bekliyorum adım adım, kurban kesilir kavurma yapılıp yenir, etin tadı süper olur.

gelen çocuklara şeker verilir, tanıdıklık durumuna göre harçlık vs. verilir.

verandadaki salıncakta malak gibi yatılır.

bahçede olmuş meyvelerden yenilir.

baklava börek çörek itinayla yenir.

bendeki planlar böyle :))
0
hosein
(30.07.18)
Bi aksilik olmazsa Ukrayna.
0
datnet
(30.07.18)
(8)

Sıkıntıdan ölmek üzereyim

denef
Dün aşırı heyecanlıydım, bugün feci sıkılıyorum. Duygu durumum hep uçlarda. Eskiden kendi kendime yeterken şimdi hiçbir şey bana yetmiyor. Zaman da hızlı akmıyor tabi bu durumdan dolayı. Siz neler yapıyorsunuz?
Dün aşırı heyecanlıydım, bugün feci sıkılıyorum. Duygu durumum hep uçlarda. Eskiden kendi kendime yeterken şimdi hiçbir şey bana yetmiyor. Zaman da hızlı akmıyor tabi bu durumdan dolayı. Siz neler yapıyorsunuz?
0
denef
(29.07.18)
Haftada 72 saat çalışıyorum günler yetmiyor : ) Tek tatil günüm Pazar, göz açıp kapayıncaya bitti.

Gün boyu uzun dönem projelerime fiyat araştırdım.
0
idexo
(29.07.18)
dota2; küfür kıyamet.
0
mete kudur
(29.07.18)
Ayni sekilde sıkılıyoruz. İnisler cikislar
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.07.18)
ben de öyleyim ya. okulun açılması için sabırsızlanıyorum ama daha iki ay var neredeyse. kafayı yemeden eylül ortasına çıkabilirsem iyidir. çalışıyorum ama iş proje bazlı sayılır, o açıdan düzensiz. bu ara yok mesela iş. e bi' yere girsem bir ay sonra çıkacağım, kimse istemiyor öyle elemanı. gezip tozayım desem cebimde beş kuruş para yok. öyle salak gibi oturuyorum yani. bunaldım, bıktım, yıldım, diskindim. ara sıra biraderimle pişti oynuyordum şimdi o da yok, teyzemin yanına gitti. film, belgesel falan izliyom ama ondan da sıkıldım. şunu yazarken bile sinirden monitörü yumruklayasım geldi aq yeter.

atwar oynayasım var aslında ama orada da kaybetmekten nefret ediyorum, çok sinirleniyorum ajhasfjk. bir yandan sabaton açıp bir yandan blitzkrieg deyu deyu saldırır genç osman diyerek tüm avrupa'yı fethediyorum, sonra saatler boyunca imparatorluğumun yavaş yavaş çöküşünü izlemek zorunda kalıp hepten çıldırıyorum.

sıghıntı büyük. vatandaş tepkili.
0
der meister
(29.07.18)
Bugün geçmek bilmedi, yarın iş var. Salı günü uzun zamandır tanışmayı beklediğim bir arkadaşımla tanışacağım. Perşembe büyük ihtimalle işten kovulacağım. Yuvarlanıp gidiyoruz işte
0
rakicandir
(29.07.18)
Namaz kıl
0
her gece aç
(29.07.18)
Napcaz senle bilmiyorum, resmen kendinle mücadele ediyosun. Calm down
0
Nature Works
(29.07.18)
Zamanın hızlı akmaması güzel
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.07.18)
(6)

Bu rahip meselesi başımıza iş açmasın?

goodman
Nedense aklıma franz ferdinand’ın öldürülmesi geliyor. Bu emperyalist şerefsizler bu adamın başına iş getirip de bize özgürlük getirmeye kalkmazlar değil mi?
Nedense aklıma franz ferdinand’ın öldürülmesi geliyor. Bu emperyalist şerefsizler bu adamın başına iş getirip de bize özgürlük getirmeye kalkmazlar değil mi?
0
goodman
(29.07.18)
Niye özgürlük getirsinler bize petrolümüz mü var, bor için de uğraşmazlar sanırım.
0
angelus
(29.07.18)
yok abi naptın. demokrasi ve özgürlük götürmenin maliyeti milyarlarca doları buluyor. suriye karışınca dünyanın düzeni değişti resmen. yunanistan ve bulgaristan'a sınırı olan 80 milyonluk ülkeye demokrasi getirmezler şu an, belki 6-7 sene sonra.

arka planda başka pazarlıklar dönüyor muhtemelen. s-400 mevzuu olabilir, suriye olabilir, genel olarak erdoğan'ı hizaya çekme isteği olabilir vs. o yüzden ayak yapıyorlar. ayrıca trump da şu ara dindar seçmene oynamak istiyor midterm nedeniyle.

ambargo uygulasalar da dolar 5 değil 6 olur, şu aşamada daha ağır bi şey göreceğimizi sanmıyorum. abd için tam baş ağrısıyız şu an, atsan atılmaz satsan satılmaz, bi yandan müttefik ama bi yandan kafasına göre takılıyo falan. radikal hamleler yapmazlar. gerek yok çünkü.
0
der meister
(29.07.18)
büyük devletler bolgesel çatışmalara ve bölgesel devletlerin (özellikle ortadoğu) savaşmasına olanak sağlamaya devam edecektir ama bir dünya savaşı en büyükler için bile korkunç bedelleri olan bir süreç. o yüzden dünya savaşı çıkmayacaktır.

uzun vadede yapmak istedikleri şeyler iran ve türkiye'nin karışması, bölünmesi, parçalanması, iç savaş gibi şeyler. bizim için felaket tabii.
0
Neill
(29.07.18)
Derin bilgim yok. Trump hükümeti için yorumum: Buradaki hükümet nasıl dış politikayı içeride kullanıyorsa. Bu mesele de Amerika için aynı.
0
idexo
(29.07.18)
Yani olay, trump’ın kendi seçmeninin gazını alması durumu.
0
🌸goodman
(29.07.18)
Petrolumuz yok ama kibris ve dogu akdenizdeki dogalgaz rezervi pek cok seyi acikliyor.
0
rn
(29.07.18)
(8)

Neden İngilizce öğrenemiyorum? Gerizekalı mıyım?

banagazozalnuri
Geçen gün British Council'ın seviye tespit sınavını çözdüm ve B1 çıktım. Kelime bilgim B1'e göre epey üst düzeyde (kurstaki hocam söylemişti) ancak cümle kurarken (hem yazarken hem konuşurken) ve orta zorluk seviyesinin üstündeki metinleri okurken zorlanıyorum. Gramerde epey eksiğim var, en son lise
Geçen gün British Council'ın seviye tespit sınavını çözdüm ve B1 çıktım. Kelime bilgim B1'e göre epey üst düzeyde (kurstaki hocam söylemişti) ancak cümle kurarken (hem yazarken hem konuşurken) ve orta zorluk seviyesinin üstündeki metinleri okurken zorlanıyorum. Gramerde epey eksiğim var, en son lisede doğru düzgün gramer görmüştüm (anadolu lisesiydi). B1-B2 seviyesinde podcast dinlediğimde hemen hemen eksiksiz anlıyorum listening fena değil.

Yani anlayacağınız İngilizce'ye çok yabancı değilim ancak ilerlemiyor, ilerletemiyorum. Ne yapayım, grameri tekrar gözden geçirirsem ilerleme olur mu? Hedefim sınavlar (YDS vb) için öğrenmek değil, örneğin bir reddit'e girip rahatça surf yapabilmeyi istiyorum.
0
banagazozalnuri
(29.07.18)
Bence öncelikle gramer konularına hakim olmanız gerekiyor. Zaten vocabulary bilginiz iyiymiş. Ondan sonra da expressions öğrenirsiniz ve gelişirsiniz.
0
ovungec zeus
(29.07.18)
dil düzeylerindeki seviye aralıkları (yani, bir sonraki seviyeye geçmek için gereken çalışma/öğrenme miktarı) giderek artar. A1 de bu 90 saat civarı içinken B2'de 500-600 guided hour biçiminde. (yani öğretmen eşliğinde)
Öncelikle bu eforu sarf edin, sonrası kendiliğinden gelir zaten. Tekrar bir gözden geçirme ile yapılacak bir şey değil, seviyenize uygun, dört beceriyi geliştiren dersler ile bir öğretmen rehberliğinde mümkün.
0
idonthaveatvset
(29.07.18)
şu durumdaysan zaten aslında reddit'te sörf yapabilecek konumdasındır sıkılmadan. bence bol bol okumaya ve yazmaya çalış. reddit bu açıdan çok çok güzel bir yer çünkü hem genel olarak gramere dikkat edilir, hem insanlar nasıl ingilizce yazıyor onu gösterir hem de senin yazabileceğin bir sürü şey olur.

bir de gramer çalış bence de. çoğu insan dil öğrenirken gramer kısmını önemsemiyor. bence tam aksine, gramer dilin en eğlenceli ve güzel tarafı. "yabancı dil öğrenmeye yatkın" denen insanların hepsinin kendi dilinde gramer temeli vardır. yabancı dilde gördüğünü uygulamakta biraz daha hızlıdır. genelde en büyük farkı yaratan bu olur.

çok basit bir örnek vereceğim: ben lisede yabancı dil okudum, 10-12 yıldır ingilizceyle içli dışlı biriyim, ielts ya da toefl gibi bir sınava girmedim (hem fakirim hem de ihtiyacım olmadı) ama C1'den aşağı olduğumu sanmıyorum. bazen benim bile nispeten basit görünen bir cümle kurmaya çalışırken afalladığım oluyor. bu noktada sadece grameri düşünerek çözüyorum.

örnek: "yav bulaşık yıkayan kadının bu konuyla ne alakası var" diyeceğim. "onun bu konuyla ne alakası var" diyecek olsam, "what does she have to do with it?" derdim. kadını tanımlamamız gerektiği için kafam karıştı, iş uzadı...

kafamda bölüyorum çat diye. en basit formu "what does she have to do with it" ya mesela. "she" yerine "the woman doing the dishes" koyuyorum. şrak diye oldu mu sana "what does the woman doing the laundry have to do with this?" he?

ingilizcede bu yöntemle kuramayacağın cümle yok neredeyse. en alası, en karışığı gelsin, en temel ve basit halini düşünerek pat pat yerine koyarsın. e zaten yıllar içerisinde bunu yaparken hızlanıyorsun, yani benim şu yazdığım şeyi düşünmek bir saniyemi bile almıyor, konuşurken yapabiliyorum direkt.

o yüzden okumaya, yazmaya ve grameri oturtmaya bak derim. bir de belki çok sağlıklı bir yöntem olmayabilir ama belirli bir konuya odaklanmak, bazı şeyleri içselleştirmek açısından çok faydalı oluyor. ben 19 yaşımdayken (ingilizceyle aktif maceramın 7. senesi) yazma ve konuşmada gayet iyiydim fakat anlamada zorlanıyordum. bir dizi izlesem harfiyen anladığım yer %40-45 civarında kalıyordu.

sonra ben bir sene falan gece gündüz dota maçı izledim. ingilizce geliştirmek için değil tabii, sevdiğimden. konu belli, ortada maç var. dolayısıyla terimler, cümle yapıları vs. genelde benzer oluyor ama çok katı da değil. başlarda çoğunlukla yine anlamıyordum. bir yılın sonunda ise o %40-45 dediğim oran %80'lere fırladı.

diğer cevaplarda da yazıldığı gibi, b1'den b2'ye geçmek, a1'den a2'ye geçmeye kıyasla daha zordur ve daha uzun sürer ama belirli eşikler vardır işte onları aştığında da bir hafta içinde "aaa daha geçen hafta a2'ydim lan ben ne ara c1 oldum" diye sorarsın kendine, olursun.

uzun lafın kısası gramer, gramer, gramer. kelime bilgin B1'e göre epey üst düzeyse zaten sıkı bir gramer çalışmasıyla 6 ayda bile C1'i bulabilirsin. aheste aheste ilerlersen de bir yıl diyelim hadi en fazla.
0
der meister
(29.07.18)
Chrome eklentisi olarak Transover kullanın. Duyduğunuz her kelimeye sözlükten üşenmeden mutlaka bakın. Ben de aynı dertten muzdarip idim. C2 olana kadar böyle gideceğiz. Yolu bu yani.

Tureng de aşırı iyi. Anlamlardan biri kalmazsa çağrışım yoluyla başka biri kalabiliyor aklınızda.
0
taktikmaktikyokbambambam
(29.07.18)
Şu abiyi takip et;
www.youtube.com
0
bos gezenin bos ustasi
(29.07.18)
Hangi dil olursa olsun B1'den itibaren bol bol yabancı yayın 'tüketerek' adeta dilin içinde yaşamaya çalışmak gerek.

Derdin muhtemelen şu: Önce Türkçe düşünüyorsun, sonra düşündüğünü İngilizce'ye çevirip aktarmaya çalışıyorsun.
Oysa İngilizce düşünmen veya bir noktadan sonra refleks haline getirip düşünmeden konuşabilmen gerekiyor.
0
idexo
(29.07.18)
idexo +1,

Isin gramerle cok alakasi yok bence, ben C1'in ama gramerim sifir sayilir, tenslerin adlarini bile bilmiyorum. Isin onemli kismi olabildigince yayin tuketmek, ingilizce bir sey okurken okudugunu kafanda turkceye cevirmeden okudugun gibi anlaman lazim. Bir yerden sonra zaten turkce yerine ingilizce dusunmeye basliyorsun ve boyle olunca cumle kurman akici hale geliyor.
0
Haldamir
(29.07.18)
Bazi podcastlarin scriptleri de paylaşılıyor. Dinlerken okuyarak takip edin. Bir de devamlı yabancılarla pratik yapın. Bir ton uygulama var artık bu türde.
0
filmlovepenguin
(29.07.18)
(6)

Yaz günü spor kıyafeti

yaraticinick
Tayt giymek aklıma geldikçe spora gidesim gelmiyor, nedir bu işin oluru? Salonda bazı kadınlar mayısta şorta geçti, bazıları taytta ısrarcı. Şort rahat bir şey mi, alıp denemeli mi acaba. Şunlar nasıl mesela,http://www2.hm.com/tr_tr/productpage.0582257004.htmlhttp://www2.hm.com/tr_tr/productpage.061
Tayt giymek aklıma geldikçe spora gidesim gelmiyor, nedir bu işin oluru?

Salonda bazı kadınlar mayısta şorta geçti, bazıları taytta ısrarcı. Şort rahat bir şey mi, alıp denemeli mi acaba.

Şunlar nasıl mesela,
www2.hm.com
www2.hm.com
www.nike.com

fiziğim bu ablalar gibi değil, bu da göz önünde olmalı tabii.
0
yaraticinick
(29.07.18)
Şortun altına kısa tayt giy?

edit: Şortu giymeye çekindiğin için kısa tayt dedim.
0
idexo
(29.07.18)
@idexo tayt giymek problem zaten, şort neden giyeyim üzerine
0
🌸yaraticinick
(29.07.18)
erkeğim, tayt tecrübem kışın giydiğim İÇ DONUyla sınırlı ama şortun acayip rahat ve güzel bir şey olduğunu söyleyebilirim. kendini içinde rahat ve iyi hissedebileceğin bir şort al bence. fiziğinin nasıl olduğu önemli değil, spor yapıyorsun sonuçta. beğenmeyen dönüp kendi gtüne baksın. spor için şort en güzeli. bu sıcakta taytın düşüncesi bile iğrenç bence de. derinin hava alması lazım, püfür püfür olması lazım. taytla spor yaparsan 10 dakikada buharlaşırsın, 100-120 litre su içince biraz kendine gelirsin sanırım anca.
0
der meister
(29.07.18)
Linklerdeki içi taytli sortlar gayet kullanışlı ve rahat. Baska turlu şort giyilmez zaten rahat hareket edemezsin. Tayt ve şort arasında fiziğin nasıl olduğu konusunda fark yok bence.
0
aquarium
(29.07.18)
fiziğinin nasıl olduğunun önemi yok. istersen obez ol; kendini nasıl rahat hissettiğin önemli.

bu kendinden taytlı şortlar spor yaparken rahat. eğer spor salonuna birini düşürmek için gitmiyorsan tavsiye ederim <3
0
111111
(29.07.18)
Evet şort kesinlikle daha rahat ve kullanışlı ama ozellikle bacak çalıştığınız ekipmanları işiniz bittikten sonra havluyla silmeniz gerektiğini de unutmayın lütfen.
Bazı salonlarda bağzı kadın arkadaşlar bu konuyu atlıyor hepsine laflar hazırladım ;)
0
maskeli balonun maskesizi
(30.07.18)
(3)

2 haftalık vakitte gidilecek gezilecek ülke önerileri

Cursed Chico
Vİze çıkma şansı bu kadar kısa sürede olmayacağı için vizesiz ülkelere bakıyorum.gürcistan ilgimi çekiyor. Kamp da olacak ağustosta.Gürcistana gidip ordan ukrayna, belarus, kosova makedonya vs yapıp dolaşabilirim.Kıbrıs da olabilir ama kıbrısa gidersem ordan başka ülkeye gitmem zor olacak gibi. anta
Vİze çıkma şansı bu kadar kısa sürede olmayacağı için vizesiz ülkelere bakıyorum.

gürcistan ilgimi çekiyor. Kamp da olacak ağustosta.

Gürcistana gidip ordan ukrayna, belarus, kosova makedonya vs yapıp dolaşabilirim.

Kıbrıs da olabilir ama kıbrısa gidersem ordan başka ülkeye gitmem zor olacak gibi. antalyaya geçerim en fazla.

direk Makedonya da gidip ordan doğuya yönelebilirim.

Bu tarihlerde o ülkelerde durum ne, sıcak olur mu gezilir mi hiç bilmiyorum.

Var mı öneriler? Özellikle şehir olarak.
0
Cursed Chico
(29.07.18)
karayoluyla gidecek olursanız arada rusya toprağına girmeden ukrayna geçilmiyor diye biliyorum. rusya vize istiyordu en son.
onu da geçtim binlerce km zaten, vizesiz makedonya tüm romanya filan demek...
bu ülkelerden birinden diğerine uçak olduğundan emin misiniz?
Makedonya-kosova-sırbıstan-bosna gibi güya yakın ülkeler bile birbirine 4-5 saat sürüyor. 2 hafta bile olsa o rota olmaz. araba kiralasanız her ülkede al bırak 1 gün yer.
en başta uçak bağlantılarına bir bakın da ona göre plan yapın.

merak ettiğimden harita açıp baktım:)
makedonya uçup kosova sırbıstan romanya --moldova odesa veya --lyiv. harita üzerinden en oluru bu duruyor.
0
niye ama
(29.07.18)
@niye ama, romanya vize istiyor diye biliyorum.

bu mevsimde ukrayna ve belarus da dahil olmak üzere her yer sıcak olur ama buradaki kadar bunaltıcı değildir istisnai durumlar haricinde.

gürcistan'dan vizesiz ukrayna'ya geçemezsin. ukrayna'ya gidersen de geçebileceğin yer en fazla trenle (uçak çok pahalı) veya arabayla belarus olur. ikiden fazla ülke görmek istiyorsan sırbistan-karadağ taraflarına gidip gürcistan yahut ukrayna'yı unutman lazım. yani,

1) sadece gürcistan
2) belarus-ukrayna
3) karadağ-sırbistan-makedonya

tarzı bir şey düşünmen gerek.
0
der meister
(29.07.18)
romanya da istiyorsa harita üzerinde bile olmuyor o zaman :)
tabi gürcistandan ukraynaya oradan da makedonya ya uçak varsa bilemem. en bağlantılı uçak olabilecek yer ukrayna, koca ülke.
sadece makedonya gidiş gelişler 1000 lira filan olmuş zaten delirecem.
0
niye ama
(29.07.18)
(18)

Yarin icin neler planliyorsunuz?

balpolen
Kahvaltiyi evde mi yapacaksiniz? Disaridaysa nerede yapacaksiniz? Sonrasinda planlariniz nelerdir? Biz ne yapsak diye dusunuyoruz da. Sizde planlar neler? Or
Kahvaltiyi evde mi yapacaksiniz? Disaridaysa nerede yapacaksiniz? Sonrasinda planlariniz nelerdir? Biz ne yapsak diye dusunuyoruz da. Sizde planlar neler? Or
0
balpolen
(28.07.18)
4 gündür arkadasimla ve bize eslik eden bir yayla köpegi ile yayla evinde kaliyorum. Tamamen saglikli ve taze ürünlere evde kahvalti :p öglen cikip gezmece, hava kararinca sobayi yak, gaz lambasini yak falan sonra raki iceriz herhalde :)
0
eazy
(28.07.18)
sabah denize gitmeyi, ardından bi yerde öğle yemeği yiyip, eve gelip tez yazmayı planlıyorum.

ha olacak olanı da söyleyeyim, sabah kalkamayıp denize gidemeyeceğim; öğleden sonra tv karşısında kahvaltı yapıp koltukta pinekleyeceğim.

at fava bekle /:
0
treamorg
(28.07.18)
Sabah ormanda piknik. Öğlen çamaşır var atıştırmalık gider,.akşam yemeğine restoranlar kapalı pizzacı bakarız.
0
bos gezenin bos ustasi
(28.07.18)
bi kız arkadaşımla alaçatıya gideceğiz. gerçi öğleden sonra olacağı için brunch gibi bişey olacak. sonrası için plan yok.
0
false pretension
(29.07.18)
Uykuya yenilmezsem sabah çok erken kalkip denize inip yüzmeyi, sonra gelip güzel bi kahvalti yapmayi planliyorum. Sonrasi belli degil.
0
aquarium
(29.07.18)
Kuzenin düğünü var muhtemelen sabahtan akşama koşturacam.
0
kljgslsdkjsd
(29.07.18)
Nöbet :(
0
ms brownstone
(29.07.18)
erkenden kahvaltı sonra deniz <3
0
damla sakızlı dondurma
(29.07.18)
sansliysam evde yatip uyuycam ve bir an once pazartesi gunu olmasini bekliycem. bi planim yok.
0
der meister
(29.07.18)
kahvalti evde, sonra da ev. ev ev ev.
0
robokot
(29.07.18)
son bir haftadır çılgınlar gibi çalıştığım için yarın evi toplayacağım, çamaşır yıkayacağım, akşam üstü de sahile iner 2 bira içer erkenden yatarım diye düşünüyorum.
0
infernal majesty
(29.07.18)
Sabah erkenden kalkıp Türkbükü'ne gidecegim. Gece de dönüş için yola cikacagim.
0
datnet
(29.07.18)
24 saat boyunca nöbet :(
0
112 hayat kurtarır
(29.07.18)
boğazda kahvaltı ardından polonezköye piknik
0
basond
(29.07.18)
Evde kahvalti.oglen 2'de is basi gece 12'de paydos.mukemmel bi pazar :(
0
astrid
(29.07.18)
Gözlerime çayla ıslatılmış pamuk bırakıp saatlerce yatmayı planlıyorum.
0
Amaranta ursula
(29.07.18)
aslında kardeşimin dogumgünü ve bir dogumgünü kahvaltısı hazırlamayı planlıyordum. evde hiçbir sey yok belki birazdan markete giderim. sonrası ev
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.07.18)
Kahvaltıyı bisiklet üstünde yaptım (muz) günün z raporu 128 km 1650mt yükseklikle bisiklet.
0
Tears of Devil
(29.07.18)
(13)

En son hangi kitabı/kitapları satın aldınız ? -2

aquarium
Sb
Sb
0
aquarium
(28.07.18)
Üstteki arkadaşla güzel denk gelmiş bende Mezbaha no5 i yazmaya girmiştim o da kurt vonnegut
0
surface noise
(28.07.18)
Sanırım en son satın aldığım kitap birine hediye etmek için Küçük Prens'ti.

Oğuz Atay gibi Saint-Exupery de pek anlaşılmadı : (

İndirme sayılıyorsa da kendim için en son indirdiğim: Harry Browne - How I Found Freedom In An Unfree World

Bunu henüz okumadım. Normalde e-kitap okuyucu bile kullanmıyorum direk laptoptan okuyorum : )

Çok uzun zamandır kitap almadım.
0
idexo
(28.07.18)
gogol - müfettiş
cevat fehmi başkut - buzlar çözülmeden

ödev için aldım, güya ikisini okuyup karşılaştırarak kompozisyon yazacaktım ama allah affetsin yapmadım, hocam da sağolsun üstelemedi çok puan kırmadı. okuyacağım bir ara.
0
der meister
(28.07.18)
Amin Maalouf - Afrikalı Leo
0
megalomaniac
(28.07.18)
Melisa kesmez- atları Bağlayın Geceyi burada Geçireceğiz
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.07.18)
John verdon - seytan ayrintida gizlidir
George orwell -1984
Jane casey -11.kat
0
noeldayın
(28.07.18)
ortega gasset - insan ve herkes
0
nice tnetennba
(28.07.18)
Yer altından notlar
Savaş sanatı
Siddharta
Satranç
İnsan ne ile yaşar
0
sacrilegious
(28.07.18)
Steve Biko- Siyah Bilinci
Aiskhylos- Zincire Vurulmuş Prometheus
0
Amaranta ursula
(28.07.18)
necati cumalı'dan iki kitap
roald dahl ve robert graves'in öykü kitapları.
0
lesmiserables
(29.07.18)
Sicher! Deutsch als Fremdesprache - Übungsgrammatik (B1+/C1 Niveau)
0
sonsuz
(29.07.18)
Suyu arayan adam
Saatleri ayarlama enstitusu
0
tociess
(29.07.18)
İrfan değirmenci, herlanda
Süha oğuzertem, eleştirirken
0
mutlusismankedi2015
(29.07.18)
(9)

pasaporttaki fotoğraf mı, pasaportun fotoğrafı mı ?

them bones
almanya yurt başvurusu için sizce burada hangisini demek istemiş, ikisini de yükleyen var. "please download a recent passport photograph in jpg format"
almanya yurt başvurusu için sizce burada hangisini demek istemiş, ikisini de yükleyen var. "please download a recent passport photograph in jpg format"
0
them bones
(27.07.18)
Pasaport
0
lion de la Turquie
(27.07.18)
Pasaportun fotosu bence de :)
0
cok joleli ozgur
(27.07.18)
Passport photo: genel olarak pasaporta konmak icin cekilmis vesikalik fotograf anlamindadir (kanada'da boyle en azindan).

Pasaportun fotografi icin genelde "Scan of passport" tarzi bir sey soylenir. Basvurunun geri kalanina bakmak lazim.
0
fortisvita
(27.07.18)
"recent" dedigi icin pasaporttaki fotograf diye dusunuyor insan ama mevcut son pasaportunuzun fotografi da demek istenmis olabilir. belirsiz bir dil kullanildigi kesin. ben vesikalik diyorum son olarak. belki biometrik foto demek istemislerdir...
0
kisa bisey olsun istemistim
(27.07.18)
Passport fotograf vesikalık oluyor. Son zamanlarda çekilmiş vesikalık isteniyor bence.
0
curukturpkokusu
(27.07.18)
pasaportta kullanılabilecek özelliklere sahip, yakın zamanda çekilmiş bir fotoğraf bence.

yani pasaport fotoğrafı "A" tipi fotoğraf olsun diyelim özellikleri itibariyle. işte beyaz arka fon, boyut, diğer gereklilikler vs... hah işte o kriterlerin tümünü karşılayan, resmi olarak pasaportunda da kullanabileceğin, tüm bu özelliklere sahip, yakın zamanda çekilmiş bir fotoğraf istiyor.

pasaporttaki haline kıyasla değişmediysen direkt onu da kullanabilirsin bence.
0
der meister
(27.07.18)
çok çok teşekkürler, sanırım pasaportluk bir fotoğraf anlamındaymış ve ben de o şekilde yolladım.
0
🌸them bones
(27.07.18)
Biometrik foto diyo kisaca kafan karismasin bosuna
0
perfectum
(27.07.18)
fortisvit +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.07.18)
(10)

internet ücretiniz

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
Eve yeni internet bağlatıcam. Sokakta türk telekom var sadece. Ancak fiyatlar uçmuş gibi geldi. Bi de özel bir internet bağlantısıymış bu, önce belge yollayacakmışlar imzalamam gerekiyomuş sonra gelip bağlantı yapacakmışlar.24 Mbps,35 GB AKK 59.90 tl24 Mbps,100 GB AKK 71.90 tlhele tivibu dahil eders
Eve yeni internet bağlatıcam. Sokakta türk telekom var sadece. Ancak fiyatlar uçmuş gibi geldi. Bi de özel bir internet bağlantısıymış bu, önce belge yollayacakmışlar imzalamam gerekiyomuş sonra gelip bağlantı yapacakmışlar.

24 Mbps,35 GB AKK 59.90 tl
24 Mbps,100 GB AKK 71.90 tl

hele tivibu dahil edersen 21 lira daha ekleniyor(belgesel kanalları var.) bu ne arkadaş ne kadar pahalıymış bu. Sizin kullandığınız ve ödediğiniz ücretler nasıl?
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(27.07.18)
En mantiklisi Turknet. 59.90 oduyorum hiz 30-35mbps civari akk yok sozlesme yok.
0
stavro
(27.07.18)
www.turksatkablo.com.tr

şurda en alttaki tarife.

100 Mbps'ye kadar 100 GB AKN'li Eko-Sınırsız 130.99 tl dediği.

TV olarak tüm kanallar da açık. son derece memnunum.

maaşımı dolarla almıyorum ama 130 lira 26 dolar ediyor :)
0
washe
(27.07.18)
Uydunet kullanıyorum. AKK yok, 25 mbps hız, modem dahil 75 tl.

O 24 mbps çakallıktan başka bir şey değil. 25 olsa, akn aşılınca 16 ya düşecek ama 24 olunca akn aşıldı mı 8 e düşürüyor bebeler.
0
giovanne
(27.07.18)
Şuan için
türknet 75 mbps'ye kadar, 65 tl

Çok merkezi bir yerde olmama rağmen hız olarak 50yi hiç görmedim, bazen 30lara bile düşüyor.
0
karabasun
(27.07.18)
herkes turknet, uydunet falan diyor da başkentte 600 milyor öğrencinin yaşadığı yerde altyapısı yok bu adamların. o yüzden mecburen türk telekom'dan aldım ben. 2 yıl taahhütlü. ilk iki ay 40 ya da 50 liraydı, sonra 75. 100 cigorayt akk, hız 10mbps. kotayı aşınca 5'e düşüyor.

yalnız yaşarken memnundum, iyiydi ama şimdi üç kişi eve çıkacağız ve yükseltme seçeneklerim aşırı absürt. akk 150gb'a çıkıyor, hız aynı, fiyat 210 lira. oldu aq. o yüzden mecbur (taahhüt bitmedi) bununla devam etçez gibi.
0
der meister
(27.07.18)
Telekom.

35mbit / 100 gb akn. 71 tl

Avantaji hiz 16ya dusuyor.
0
brkylmz
(27.07.18)
TTnet adsl, 100 gb akn, 16 Mbpsye kadar hız, 71TL.

Geçen sene 300 gb akn için 90 küsür lira demişlerdi, kabul etmedim ihtiyacım yok.
0
inheritance
(27.07.18)
türk net
0
lonelyman
(27.07.18)
Turknet, taahhütsüz, 35 mbps, sınrsız, 65 lira(Engelli, şehit, gazi, malul veya yakını iseniz de 51 lira falan olması lazım, engelsiz tarife olarak geçiyor).

Müşteri himetleri olmayışından dolayı sorununuzun uzun sürelerde giderilme ihtimaline karşın interneti ticari faaliyetleriniz için kullancaksanız ya da ben internetsiz yapamam kardeşim, bi' dizi keyfimiz var onun için de türknet efendinin keyfini bekleyemem diyorsanız önermem. Bunun haricinde daha uygunu yoksa kesinlikle Turknet.
0
apdulera
(27.07.18)
turknet olsa kullanirdim tasinmadan once kullaniyordum. ama simdi yeni yerde kapiya fiber var. 100mbit 200gb AKN ile 98 lira mi ne veriyorum ttnet. 100mbit de hiz alabiliyorum gercekten ama aradaki VPN 10mbit farka maloluyor. VPN kullanmazsan internetin yarisina erisemiyorsun zaten. turknet sansurleri uygulamiyor o iyi butun siteler acik vpn e gerek olmuyor.
0
robokot
(27.07.18)
(7)

Arabadan inip dans etme çılgınlığı/manyaklığı?

Belchior
Nereden çıktı?Drake'in şu şarkısından çıkmış diyorlar. https://www.youtube.com/watch?v=gTrt2J-Fm_Y Ama ben klipte böyle bir hareket göremedim.Hatta birisi bunu yaparken ölmüş: http://www.mynet.com/haber/yasam/do-the-shiggy-tehlikesi-buyuyor-dans-eden-genc-kiz-canindan-oldu-4293856-1Türkiye'ye de Hül
Nereden çıktı?

Drake'in şu şarkısından çıkmış diyorlar. www.youtube.com Ama ben klipte böyle bir hareket göremedim.

Hatta birisi bunu yaparken ölmüş: www.mynet.com

Türkiye'ye de Hülya Avşar başlatmış.

Şuna çok güldüm ya :D www.izlesene.com

2) Siz de yapacak mısınız shiggy dance challenge?
0
Belchior
(27.07.18)
ben ilk bi kızın videosunda görmüştüm ama o arabanın dışından çekilmişti ve kız şoför koltuğundan inip dans ediyodu, araba da yanında gidiyodu. daha güzel bi görüntüydü.

kaza videosu da after effects gibi duruyo.
0
yeteramadenedimherseyi
(27.07.18)
bir garip melek
(27.07.18)
Nereden cikti bilmiyorum da boyle internette dolasan ilginc/komik vidolaradan falan yayildi bence.

2- Yaparim niye yapmayayim? Dans guzeldir, yapmak lazim arada. Eglenceli seyler bunlar.
0
stavro
(27.07.18)
Şu videodan çıktığını düşünüyorum belki de yamuluyorumdur.

eksisozluk.com
0
zombi
(27.07.18)
burdan çıkmamıştır da taa 2010'da behzat ç'nin ilk bölümünün fragmanında vardı: vimeo.com

moda olmakta biraz geç kalmış :)
0
rotten head
(27.07.18)
sosyal medyaya karşı falan değilim ama böyle maymunluklardan nefret ediyorum. büyük konuşmak gibi olmasın ama bir tanıdığım şu saçmalığı yapsa iletişimi keserim muhtemelen. hepsini geçtim bu zaten tehlikeli bir şey, hareket halindeki arabanın yanında dans etmenin mantığı ne? böyle aptal aptal şeyler görünce sinirleniyorum ben. herkes oturup fizik çalışsın kimya öğrensin demiyorum, evet eğlenceye ve şımarmaya da ihtiyaç var ama bu her yönüyle düpedüz gerizekalılık. üstelik tek amacı başkalarına "göstermek". tiksiniyorum.
0
der meister
(27.07.18)
bahsettiğim videoyu buldum.

www.youtube.com
0
yeteramadenedimherseyi
(27.07.18)
(16)

Su isvecli yolcunun protesto olayi biraz show degil mi?

stavro
https://www.independent.co.uk/news/world/europe/sweden-plane-protest-video-afghanistan-asylum-seeker-erin-ersson-a8462491.htmlHaber sitelerinde ve sosyal medyada takdir yagmuruna tutulmus.Benim kafama takilan konu su; iyi guzel de bu adam bir sonraki ucakla gonderilmedi mi simdi bu gecikmenin ardin
www.independent.co.uk
Haber sitelerinde ve sosyal medyada takdir yagmuruna tutulmus.

Benim kafama takilan konu su; iyi guzel de bu adam bir sonraki ucakla gonderilmedi mi simdi bu gecikmenin ardindan? Adam ebediyen kurtuldu falan mi?
Adamin gonderilmesine engel olmaya calisiyor ama kendini videoya cekiyor ve bunu sosyal medyada yayinliyor. Adam bir sonraki ucakla gonderildi sen 1 saatte fenomen oldun. Kendini videoya alirken aglamalar falan. Ben aglayacak durumda olsam videoya cekemezdim kendimi sahsen. Bu kiz insanlik adina muthis bir sey mi yapti harbiden ben mi kaciriyorum, afgani gondermekten temelli vaz mi gecildi?
Bu simdi show degil mi, show degilse neden kendini kameraya alip yayinliyorsun?
Ben mi cok kotu kalpliyim de anlamiyorum:)
0
stavro
(27.07.18)
Show mu degil mi bilmiyorum ama kamera ve sosyal medya günümüzde kitlelere ulaşmanın en etkili yolu.

O kadın tek başına büyük bir iş yapmamış olabilir ancak böyle bir protesto yapmanın mümkün olduğunu gösterdi. Kitlelere cesaret verdi. Protestoların amacı her zaman doğrudan değişiklik yapmak değildir. Algida seçicilik sağladı, insan hakları savunucularına moral verdi.
0
Traveller
(27.07.18)
fazlasıyla. sadece Lufthansa pilotları iki yüzden fazla sınır dışı işlemini yolcuyu indirerek engellemişler, bir tanesinde böyle olaylar yok.

bir de istanbul uçağından "cehenneme" gitmekten kurtarmak falan diye bahsetmesine rağmen bu kadar sevilmesi enteresan.
0
babilbaligi
(27.07.18)
Orada başkasını videoya almanın belki daha kritik kuralları falan vardır belki de. Ortam dar, kayda girmek istemeyenler olabilir ve çekerse çok daha büyük tepki görebilirdi muhtemelen bu yüzden sadece kendisini çekmekle yetindi. Ya da şu an ben çok pozitifim bilemedim.
0
jamiro
(27.07.18)
Tabii ki "show". Protestonun temeli dikkat çekmektir zaten?
0
farabi
(27.07.18)
@babilbaligi

afganistan'a cehennem diyor. muhtemelen direkt ucus olmadigi icin istanbul aktarmali gonderiyorlar.

kendisi cekmesinin sebebi, baskalirinin izinsiz goruntusunu almak istememesi. deport edilecek kisiyi cekse daha "acikli" bi video olurmus ama saygili davranmis.

kizin yaptigina show demek acimasizlik olur. asil show isteyenler instagram'in, youtube'un yuzde 95ine bakabilir.
0
brkylmz
(27.07.18)
"bir de istanbul uçağından "cehenneme" gitmekten kurtarmak falan diye bahsetmesine rağmen bu kadar sevilmesi enteresan." denmiş. kız adamın afganistan'a gitmesinden bahsediyor.

başlığı açan arkadaş da "fenomen oldun" demiş.

kötü kalpli olup olmadığınızı bilmiyorum ama insanları tek bir bakış açısı ile değerlendirdiğiniz şüphesiz.

*shots fired*
0
calucifer
(27.07.18)
şov. tipik beyinsiz sjw işte. afganı göndereceklerse bir sonraki uçakla da gönderirler. ayrıca sanırım hapis cezası alacakmış bu aptal isveç'te. sebebini bilmiyorum ama okuduğum kadarıyla "kanuna karşı geliyür" tarzı bir şey vardı. yani isveç yasaları bu adamın deport edilmesine karar vermiş, bu kız da bunu engellemeye çalışmış. ne suçu olarak geçiyor bilmiyorum.

göçmenlerin hepsi iyi değil maalesef. bu kızın da ya doğrudan şeytan ya da gerizekalı olduğunu düşünüyorum.
0
der meister
(27.07.18)
protesto işte. amaç konuya dikkat çekmek daha çok. bu sayede konu gündem oldu ve konuşuluyor işte. yoksa kız da biliyor tabii ertesi gün tekrar gönderileceğini.

şayet amaç hakikaten yardım etmek olsa o kız ya da bağlı olduğu aktivist grup, o kişinin afganistan'a gönderilmemesi adına yapılması gereken işlemleri yerine getirebilecek imkana sahiplerdir, öyle çok zor değil yani (kişinin suçlu olmadığını varsayıyorum) örneğin, almanya'da afganistan olmasa da eşcinseller için tehlikeli olan ülkelerden birisine gönderilmek üzere olan eşcinsel kıza burada bir aktivist yardımcı oldu ve şu an almanya'da yaşıyor. bilinmiyor tabii, bi yakın çevresi biliyor işte. bunun gibi her gün gerçekleşen onlarca örnek var ama haber olmuyor. bu ise ses getirmek için yapılmış bilinçli bir şov yani. sokağa çıkıp bir şeyi protesto etmek gibi düşün.
0
soso
(27.07.18)
Ben video kaydi yapmasindan bahsediyorum. Kadaraja neyi alip neyi almadigindan degil:) Olayi videoya aliyorsun "bakin ben kahramanlik yapiyorum" gibisinden.
0
🌸stavro
(27.07.18)
@ stavro: kayda aldığı halde salağın biri fiziki müdahalede bulunuyor. Almasa muhtemelen daha sert bir müdahaleden korktuğu için canlı yayın yapmış. Dünyaya duyurmak da cabası. O bakımdan şovdan ziyade bir güvenlik önlemi gibi.
0
babilbaligi
(27.07.18)
@babilbaligi +1

Kayda alirsam baskalari bana karismayi göze alamaz, diye düsünmüs olabilir.
0
chitosan
(27.07.18)
babilbaligi +1

A Turkish guy is helping me dediğinde mutlu oldum niyeyse :)
0
megalomaniac
(27.07.18)
Eylül ayında İsveç'te seçimler var ve göçmen karşıtı SD'nin birinci parti olarak çıkacağına yönelik anketler çıkmaya başladı. Sosyal Demokratlar ile aralarında %0.2'lik fark görünüyordu anketlerde.

Background information olarak değerlendirilebilir. Göçmen konusu çok hassas bir konu İsveç'te. Her iki tarafın da kaçırdığı noktalar olduğunu düşünüyorum göçmen meselesinde.
0
monogram
(27.07.18)
yani show tarafi var ama dogasi geregi. bazen bir seyleri degistirmek icin bagirmak zorunda kalirsin.

21 yasinda bebenin koca gotumu nasil kucultecem, su cocuk benden hoslaniyo mudur disinda da kaygilari var mesela ne guzel, aferin.

disardan sallamak kolay ama cogu insanda ayni seyi yapacak cesaret, ozguven bulunmaz. koca ucagin hareketini engelliyor tek basina. oyle bir anda destek gormek de cok duygusal bir an. empati yapabilen biri zaten dogal karsilar aglamasini.

siginmacinin karakteri ile ilgili bilgi sahibi degilim ama orada mesele konuya dikkat cekmek. haberde yaziyor zaten, bu konuda bir oylama yapilacakmis eylulde.
0
jimicik
(27.07.18)
Tamamen show, aynı olayın benzerini geçtiğimiz sene Norveç dönüşünde yaşadım.

Uçakta bağırıp çağırıp olay çıkartmaya çalışan göçmenleri pilot uçaktan indirilmesini aksi takdirde uçuşun gerçekleşmeyeceğini söyleyerek gönderdi. Bu durumla ilgili yanımda oturan bay ve bayan Norveçlilere ne düşünüyorsunuz diye sordum, onlarda polismiş :) Yani uçakta yaklaşık 40-50 sivil polis daha vardı.

Neyse peki bu adamları Suriye veya Irak’a kadar götürüyor musunuz dedim? Onlarda tabiki hayır İstanbul’dan geri dönüyoruz dedi. Yani İstanbul Atatürk Havalimanımız bir manada çöplük, bırakıp kaçıyorlar....
0
Northern Mariner
(27.07.18)
şov değil mallık
0
burya
(27.07.18)
(11)

Sevgi ve çıkar ilişkisi

sylr
Bütün sevgiler çıkara mı dayalı ?Arkadaşlar arasındaki sevgi, sevgililer/eşler arasındaki sevgi, ailenin birbirine duyduğu sevgi ?Farklı görüşleri merak ediyorum bu konuda.
Bütün sevgiler çıkara mı dayalı ?

Arkadaşlar arasındaki sevgi, sevgililer/eşler arasındaki sevgi, ailenin birbirine duyduğu sevgi ?

Farklı görüşleri merak ediyorum bu konuda.
0
sylr
(27.07.18)
çıkar demeyelim de beklenti diyelim.

erich fromm'dan birkaç alıntı yapacağım bu konuda, kitap yanımda değil buna yakın olarak düşünün.

''ben bir şeyi seviyorsam onun büyümesi ve gelişmesi için çaba gösteririm fakat bunu beraber olduğumuz için değil onu sevdiğim için yaparım''

'' sevgi, bir şeye gösterdiğimiz etken ilgidir. düşünün bir kadın gelip çiçekleri çok sevdiğini söylüyor fakat evine gittiğinizde görüyorsunuz ki çiçekleri solmuş, bu kişinin çiçek sevgisine nasıl inanırız''
0
biravekahve
(27.07.18)
Türkiye'de parasız adamın sevildiğini görmedim. Para yoksa da bir yerlerden bulabilme yönü olması gerekiyor
0
gölgede aynı
(27.07.18)
"çıkar" kelimesini nasil tanimladigina gore degisir.

kimsenin gormeyecegi bir yerde ihtiyacli birine yardim eden, parasini veya zamanini veren kisi (altruist kisi) cikari icin mi hareket ediyordur?

yaptigi bu iyiligi yardim ettigi kisi harici kimse gormeyecek, bilmeyecek. kimseye de soylemeyecek.

kimisi der ki "bu kisi bunu yine kendi icin yapiyordur, yardim edince kendini iyi hissediyordur, kendi idealingeki gibi bir insan oldugunu dusunuyor, bu inancini pekistiriyor, mutlu oluyordur. mutluluk da bir kazanimdir, bu yuzden bu kisi bu yardimi onunde sonunda kendi cikari icin yapiyordur"

eger bu goruse katiliyorsan, evet annenin cocuguna hissettigi sevgi dahil her sey cikar iliskisine dayalidir.

Yok yukaridaki tanima katilmiyorsan, degildir.
0
robokot
(27.07.18)
Ben kardeşlerimi hiçbir çıkar gözetmeden seviyorum. Beni sevmediklerinde, dinlemediklerinde de seviyorum. Başlarına bişey gelse, biri üzse deliriyorum, saldırganlaşıyorum. İleride yanımda olmayacak olsalar da seviyorum. Beni istemeyecek olsalar üzülürüm, ama yine de sevmeme engel olamam.
0
megalomaniac
(27.07.18)
Maddi çıkar veya manevi çıkar...veya beklenti... veya karşılık... Hepsi aynı kapıya çıkar mi? Bazen çıkar bazen çıkmaz.
Maddi çıkarları bir yana bırakalım. O zati belli bir konu onun hakkında konuşmaya bile değmez.
Yalnız manevi olarak bakarsak... Sevgi karşısında sevgi ister. Çünkü sevilmek kabul görmek, varlığına onay almaktır bence.
Özellikle ailemizden bahsederken tabiki onlar kusur da isleseler biz de islesek dahi döner dolaşır affeder/affediliriz. Ama temelde ne var biliyor musunuz? Milyarlarca insan içinde sizin ait olduğunuz yerin ora olduğu duygusu... Anan, baban, kardeşin... Düşünsenize uzunca bir süre size hasmane davransalar, sizi dışlasalar, gözlerinde tek bir sevgi kıvılcımı görmeseniz içinizdeki sevgi ne kadar dayanacak? Beslenmeyen şey kurur ölür. Yani entropi gibi düşünün. Sistemin yaşaması için dışardan enerji alması lazım. Dışardan enerji almayan sistem bir süre sonra ölür.
Dışarı çıkıp insanlara annelerini babalarını neden sevdiklerini sorsak nasıl cevaplar alırız?
- çünkü o benim annem. Beni doğurdu.
- çünkü bize hep şefkatlidir.
- babam hayatını bize adamıştır.

Vs vs... gibi yanıtlar alırız herhalde.

Kadın erkek ilişkilerine gelirsek Duygusal ve fiziksel ihtiyaclar daha farklı bir boyutta ve birazcık daha farklı ama temel mantık aynı bence.

Yani ihtiyaçlar hiyerarşisi işte. Madden ve manen, farklı rollerde birbirimize ihtiyacımız vvar işte. Çıkar dersek üstünkörü biraz kaba bir yaklaşım oluyor ama aramızda sürekli bir alışveriş olduğu gerçeğini de yadsiyamiyoruz bence.
0
çok yorgunum kaptan
(27.07.18)
İnsan ilişkilerini bilmiyorum ama hayvanlara duyulan sevginin tamamen çıkarsız olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden hayvan sevmek sevginin en güzel hali bence.
0
ms brownstone
(27.07.18)
evlat sevgisi hariç bütün sevgilerin bir çıkara dayalı olduğunu düşünüyorum.

Edit: insanlar için konuştum. Hayvanlar bizi severse çıkarsız seviyor o ayrı.
0
alaimisema
(27.07.18)
Her iliski bir alisveristir. Buna aile de dahil. Anne seni cok sever ve ucu bucagi olmayan fedakarliklar yapar, neden? Cunku seni o var etti, bir ego soz konusu. Askta bile bir cikar vardir, kendini mutlu etmek, tatmin etmek ugruna karsindakine yagdirirsin.
0
perfectum
(27.07.18)
Cikar sozcugu biraz alengirli bir sozcuk, "bencillik" gibi. Ornegin, bazilari "Sevgilim oldugu icin kotu gunde yanimda olmasini beklerim"i bir cikar olarak goruyor."Iyilik yapinca mutlu oluyorum, dolayisiyla buradan ben de bir kazanc sagliyorum. Bu kazancin maddi olmamasi benim bir seyler elde etmedigim anlamina gelmez" gibi iyilik nedenini bencillik olarak goren tanimlar da var.

Benim gorusum "Hoh, anasini satayim. O kadar da abartmayin". Biyolojide uc farkli birlikte yasam tipi var ya mutualizm, kommensalizm ve parazitizm. Mutualizmde ikisi de birbirinden fayda saglar, kommensalizmde taraflardan biri fayda saglar diger bir halt saglamaz, parazitizmde biri batarken digeri cikar. Acikcasi, cikar iliskisi deyince benim aklima parazitizm geliyor, yani bir alis-veris dengesinin orantisiz olmasi. Bir de bir taraftan gelen fayda eksilince diger tarafin fiymasi geliyor aklima.

Bir de "cikara dayali" iliski var, "cikar iceren" iliski var. Burada cikardan ziyade anahtar kelime dayali olmasi bence, temelinin cikar olmasi. Yani, annenin cocuguyla iliskisinin yogun kismi "Gelecekte bu bakacak bana" uzerine kuruluysa o iliskiye cikara dayali diyebiliriz ama "Cocugum mutlu olsun" dusuncesi ile baslayip yan madde olarak gelecekte cocugun annesine yardim ettigi iliski cikar icerse bile cikara dayali degildir bana gore. Birinin diskili beziyle ugrasilan bir iliskinin cikara dayali olacagina inanmam.

Hatta, soyle soyleyeyim, iliski cikara dayali olsa bile bunun arkasinda bir miktar da olsa sahte duygular olmadigini dusunuyorum. Hatta, bir laf vardi: Insanlarin birbirini kullanmasi arada gercek duygular olmadigi anlamina gelmez. Kullanmanin derecesi tabii ki etkileyici de, kimse kaldiramadigi veya en azindan sempati beslemedigi bir kisi ile cikar iliskisine de baslamaz.

Yani, bu acidan siyah ve beyaz olsalar, her sey tam siyah ya da tam beyaz degil ama grinin cok genis tonlari. Hepsinin icinde birazindan var ama asagidaki iki gri de ayni degil
www.beautycolorcode.com
images3.pixlis.com

Yolumuz yoremizi, limitlerimizi artik bu grilerin icinde kendimize gore belirliyoruz. Herkesin grisi ve tanimi kendine. Asil tehlikeli olanin bu grilerin hepsini ayni degerlendirmek, “Hepsi ayni” muamelesi yapmak oldugunu dusunuyorum; bunun bir pusula kaybetmek oldugunu dusunuyoum. Bir “Bakkaldan sakiz caldim. Kotu tarafa gectim bir kere, o zaman cinayet de isleyebilirim” gibi bir mantik oldugunu dusunuyorum.
0
aychovsky
(27.07.18)
ben bütün ilişkilerin çıkar içerdiğini düşünüyorum. çıkar dediğim maddi bir şey olmak zorunda değil, daha çok manevi kazançtan bahsediyorum.

birini seviyorsan seni mutlu ediyor diye seviyorsun, birine yardım ediyorsan temelde bu sana huzur verdiği için ya da iyi bir insan olduğunu düşündürdüğü için seviyorsun gibi gibi. Bunun kötü bir şey olduğunu da düşünmüyorum. ilişkilerin doğası böyle bence.
0
şubatsonrası
(27.07.18)
belki karşılığında bir şey almak için sevmiyoruzdur fakat kişisel görüşüme göre sevgi yalnızca bir karşılık olduğunda oluşabilen bir şey. belki çok hastalıklı ve nahoş bir düşünce, belki ben sevmeyi bilmiyorumdur ama benim için böyle. evlat sevgisi dahi "çıkara dayalı" demeyeyim ama çıkardan beslenir.

karşılıklı sevgide hissettiklerimizi ve bize verilenleri, karşılıksız sevgide ise egomuzu ve sahip olabileceklerimizi severiz.

düşünüyorum, baba oldum. eşimi çok seviyorum, birlikte dünyaya yeni bir canlı getirmişiz. bu düşünce beni büyüleyen bir şey. eşimi ve çocuğumu çok seveceğimden hiç şüphem yok. karşılıksız mı peki bu? asla. zannetmiyorum. bana verdiklerini ve yaşattıklarını seveceğim. başka bir insanla bir araya gelip ortaya yeni bir "ürün" çıkarmak, çocuğumun bana hissettireceği "ben baba oldum" hissi, beni sevecek olması, benim onu dünyadaki en güzel şey olarak görüp onu destekleyecek olmam... burada çıkar yok mu? alası var. bir anne çocuğunu yıllarca görmese, çocuğu itin teki olsa bile sevebilir ama hepsinin önünde bir "ben anneyim" düşüncesi vardır; kadın nasıl olursa olsun bir insan doğurmuştur, asla değiştirilemeyecek bir gerçek ("o benim oğlum") yaratmıştır. belki çocuğu doğurmaktan pişmanlık duyuyordur ve çocuğunu sevmiyordur ama sonuç olarak böyle bir şey yapmıştır. bir evladının olmasının neye benzediğini, çocuk doğurmayı, anne olmayı vs. tatmıştır. oğlunu/kızını illa sevecekse bu yüzden sever.

ben sevginin bizlere öyle gökten inen bir şey olduğuna asla inanmıyorum. biraz hayatın bizi yönlendirdiği bir şey olarak bakıyorum. örneğin ben bugün bir suriyeli mülteci çocuğa türkçe dersi vereceksem, onu sevip kardeşim belleyeceksem ilk etapta bunun nedeninin benim çok yürekli, muazzam bir insan olmam olduğu söylenebilir. halbuki bu içgüdüsel bir şeydir: o çocuğu güçlendirmek, benim aracılığımla gerçekleştiği için, beni de psikolojik olarak güçlendiren bir şeydir. o çocuğun tinerci olup insanları bıçaklamasındansa türkçeyi düzgünce öğrenmesi, iyi bir eğitim alması, toplumun mutlu ve başarılı bir ferdine dönüşmesi çoğumuz için faydalıdır.

sevgi bence tümüyle bizim kendimizi iyi hissetme, besleme ve koruma içgüdümüzden kaynaklanan bir şey. bize verilen, bize hissettirilen için severiz. somut olarak hiçbir şey alamadığımız noktada da alabileceklerimiz, egomuz, gururumuz, "fight or flight" refleksimiz yüzünden mücadele edip "sevmeye" devam ederiz.

ben böyle düşünüyorum. "sevgi yoktur" demiyorum. kendi yaşantımda sevgiye, iyiliğe önem veren duygusal ve elit bir beyefendiyim (kızlar eqlesin) ama bunun bu kadar mucizevi ya da gökten inme bir erdem olduğunu düşünmüyorum. zaten kendi düşüncemde de bir yanlışlık görmüyorum, bana bunun tam tersi daha garip ve anlamsız gelirdi.

sevgi bir nevi anlaşmadır. bir şey alırsın, bir şey verirsin. sevgi daima olur çünkü sosyal varlıklar olarak daima almak ve vermek durumundayız. ticaret yapan birisi nasıl ki sürekli olarak bu işin içinde olacaktır ve olmadığı anda "tüccar" sıfatını yitirecektir, biz de insan olduğumuz sürece seveceğiz ve sevileceğiz ama bu sevgi öyle bize gökten indirilmiş bir erdem veya sadece bazı insanlara has özel, güzel bir şey değil. olmayacak. ben oğlumu "aslında bana verdiklerin yüzünden seviyorum seni, sktir git mk bidonu" deyip dövmeyeceğim tamam ama sonuç olarak bana hiçbir şey vermiyor ve hissettirmiyor olsaydı, bende güzel duygular uyandırmasaydı sevmezdim. koltuğu sempatik veya güzel bulmuyorum mesela çünkü bana bir şey hissettirmiyor. bu benim sevgisiz olduğum anlamına gelmez, ona karşı bir şey hissetmediğim anlamına gelir.

evet konuyla tamamen alakasız absürt örneğimi de verdiğime göre artık susabilirim.
0
der meister
(27.07.18)
(10)

Başarılı sahne

senolll
Merhaba,Yetenekli bulduğunuz bir aktörün başarılı olduğunu düşündüğünüz bir film/dizi sahnesini paylaşır mısınız?Teşekkürler
Merhaba,

Yetenekli bulduğunuz bir aktörün başarılı olduğunu düşündüğünüz bir film/dizi sahnesini paylaşır mısınız?

Teşekkürler
0
senolll
(26.07.18)
www.youtube.com

Edward Norton, Primal Fear, son sahnesi.
0
rahip janick
(26.07.18)
Aklıma ilk bu geldi başka gelirse eklerim:
Cennetin rengi
m.youtube.com

The shining
youtu.be
0
Amaranta ursula
(26.07.18)
mutekebbir
(26.07.18)
sinemadan, oyunculuktan pek anlamam lakin captain phillips'teki şu sahnede tom hanks oyunculuğun kitabını yazmış resmen. ne kadar yetenekli bir aktör olduğunu cümle alem zaten biliyor ama bu sahnedeki şok ifadesi falan inanılmaz iyi, rol yaptığına inanasım gelmiyor,

www.youtube.com

onun dışında christoph waltz'un şu sahnesine yarılıyorum, hem 50 tane dili konuşması hem de mimikleri, tepkileri falan muazzam iyi. özellikle "dağa tırmandığın için mi oldu bu?" dedikten sonra gülmesi,

www.youtube.com
0
der meister
(26.07.18)
scient of a woman - al pacino
www.youtube.com
4. dakikadan sonrası

rahip janick +1
primal fear'ın son sahnesinde gerildiğim kadar hiç bi filmde gerilmemişimdir.
0
elorelia
(26.07.18)
müsait olsam da buraya onlarca video bıraksam.
bulması en basitleri koyayım müsait oldukça.

herkesin "oha evet" diyeceği sahne, söylendi sanmıştım, püh yazıklar olsun size.
www.youtube.com
beybi feysin elini kesmesine rağmen devam etmesi bahse değer.
www.youtube.com
bu uzun biraz ama bağlantılı şekilde çok iyi
www.youtube.com
bu dizide böyle birden fazla sahne var ama ilk bunu bulabildim, kadına bayılıyorum zaten
www.youtube.com
adamın surat ifadesi yetiyor
www.youtube.com
bu da efsane
www.youtube.com
hasta abimiz fletcher
www.youtube.com
0
Bruce
(26.07.18)
0
isvicre rakisi
(26.07.18)
En beğendiğim aktör Sir Michael Caine. Bütün filmlerindeki oyunculuğunu beğenmişimdir ama şu az bilinen filmindeki performansı beni beni almıştır.

(bkz: )www.youtube.com
0
old possum
(26.07.18)
Türk dizi tarihinin en iyi sahnelerinden biridir net! Efsane;
www.youtube.com

Edit : 1-2 sahne daha paylaşayım;

Bir insan nasıl böyle oynar aklım almıyor..

8:40 dan sonra www.youtube.com

www.youtube.com

1:20 Ali diye bağırışı.. www.youtube.com
0
allahkitapwesli
(26.07.18)
Javier Bardem, No Country For Old Men, yazı tura sahnesi. efsane.

www.youtube.com
0
rockdriller
(27.07.18)
(15)

Beylere cinselli soru +18

vhs kaseti
Sevgiliniz /eşiniz / partnerinizle yaşadığınız orgazmin hemen arkasında nasıl hissediyorsunuz? Kadından sebepsiz bir itilme rahatsızlık duyuyor musunuz? Şehvetiniz yeniden gelene kadar birazcık da olsa uzak yada mesafeli durma ihtiyacı hissediyor musunuz?Go go go
Sevgiliniz /eşiniz / partnerinizle yaşadığınız orgazmin hemen arkasında nasıl hissediyorsunuz? Kadından sebepsiz bir itilme rahatsızlık duyuyor musunuz? Şehvetiniz yeniden gelene kadar birazcık da olsa uzak yada mesafeli durma ihtiyacı hissediyor musunuz?

Go go go
0
vhs kaseti
(26.07.18)
Sevgiliniz /eşiniz / partnerinizle yaşadığınız orgazmin hemen arkasında nasıl hissediyorsunuz?
- iyi

Kadından sebepsiz bir itilme rahatsızlık duyuyor musunuz?
- hayır

Şehvetiniz yeniden gelene kadar birazcık da olsa uzak yada mesafeli durma ihtiyacı hissediyor musunuz?

- hayır
0
eeb
(26.07.18)
(bkz: boşalma sonrası hissedilen boşluk ve anlamsızlık)

fizyolojik bir süreç olduğunu düşünüyorum, hele ki coşkulu bir boşalma ise bir süre elleşilmesini sevmiyorum. benim için seviştiğim kişiyle alakası yok, hatta ne kadar muhteşem bir seks olmuşsa o kadar uzun sürüyor bu etki; olumsuz bir şey değil benim açımdan.
0
Bruce
(26.07.18)
asdghj hem de nasil. yataktan kalkip gidip cekyatta uyudugum oldu. kisisine gore de degisir gerci.

'iftar yemegini yedikten sonra tabakta kalanlara nasil bakiyosan, seksten sonra erkekler de kadinlara oyle bakar.' diye bi laf var.
0
icim urperiyor
(26.07.18)
1- İyi hissediyorum
2- Hayır itilme hissetmiyorum. ( ne demekse)
3- Evet. İsteyerek uzak durmuyorum fakat Bir süre kimse dokunmasın istiyorum.
0
ihanet kac kisilik
(26.07.18)
yok hiçbiri olmuyor, tam aksine daha yakın ve daha iyi hissediyorum, daha çok seviyorum. doğru bir karşılaştırma olmayacak belki ama bu biraz şeye benziyor, adam vardır hamile eşine bakıp "ohooo bu da ayı gibi şişti, sevişilmiyo da artık" der; adam vardır eşinin mucizevi bir şey yaptığını ve kendisine verebileceği en güzel şeyi verdiğini düşünüp ona daha çok bağlanır. sevişme sonrasında soğumak tabii ki bu kadar "ağır" bir şey değil ama biraz aradaki aşka, sevgiye ve bakış açısına bağlı diye düşünüyorum. aşık olduğum, sevdiğim bir insanla yaşadığım güzel bir tecrübeden sonra ondan anlık da olsa soğumamın ya da kendimi kötü hissetmemin imkânı yok. olsa bile garip bir hormonal durum olduğunu düşünüp üzerinde durmam açıkçası. yapı olarak genelde fiziksel temastan hiç hoşlanan biri değilim ama sevgili konusunda bunun tam tersiyim, imkânım olsa 24 saat ellerim jsfjss o açıdan mesafeli durma, "iki dakika rahat durma" ihtiyacı da hissetmiyorum.
0
der meister
(26.07.18)
Hepsine evet. Hayır diyen yalancıdır. Orgazm sonrası testesteron düştüğü için bu normaldir. Bunda ayıp bir şey yoktur.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(26.07.18)
ten uyumun yüksek, sevdiğin biriyle seks yaptıysan boşalma sonrası bir itilme olmuyor. gayet yatakta sarmaş dolaş sohbete başlayabiliyorsun. çok da çekim hissetmediğin biriyle yaparsan evet hadi kalk git diyesin geliyor.
0
pitjantjatjara
(26.07.18)
Hayır. Sarılıp öpmek istiyorum.
0
noluyo yaa
(26.07.18)
araya kaynadım (kadınım) ama bizim ilişkimizde bende oluyor bu. bi yerlerde gizli çüküm falan mı var acaba?
0
piremses
(26.07.18)
@piremses ben de kadınım bende de oluyor. Kadınlarda da olması son derece normal bence.
0
sta
(26.07.18)
@sta, sürekli erkeklerin durumu ön planda konuşulunca anormalim sanıyordum. :)
0
piremses
(26.07.18)
Harika hayır hayır
0
ghaash
(26.07.18)
robokot
(26.07.18)
yalnız bu durum döndü götünü yattıyla aynı şey değil, biz de 2-3-5 dakika sonra, artık ne kadar sürüyorsa bu durum, sarılıyoruz öpüyoruz. bi siz mi romeo'sunuz lan, akıllı olun!
0
Bruce
(26.07.18)
Arada ciddi bir sevgi varsa her türlü iyi hissederim, itilme olayı da olmaz, mesafeli durmam ama one night stand ise hepsi olabiliyor, pişmanlık dahil. Bir an önce partnerden uzaklaşmak istediğim de oluyor.
0
dapda
(01.08.18)
(6)

Kiev'de 7 saatlik aktarmada ne yapılabilir?

opethian
Borispyl havaalanindan Amerika'ya aktarmam var. Bileti değiştireceğim Bir 40 dklik bir de 7 saatlik aktarmasi olan uçuş var. 7 saatlik aktarmada sehre git geli de düşünürsek 4-5 saatlik bir süre kalıyor. Bu sürede neler yapabilirim? Değer mi bu süreye ?
Borispyl havaalanindan Amerika'ya aktarmam var. Bileti değiştireceğim Bir 40 dklik bir de 7 saatlik aktarmasi olan uçuş var. 7 saatlik aktarmada sehre git geli de düşünürsek 4-5 saatlik bir süre kalıyor. Bu sürede neler yapabilirim? Değer mi bu süreye ?
0
opethian
(26.07.18)
Deger. 35-40dk da sehir merkezine inersin. Birkac saat takilip geri donersin. O arada biriyle bir seyler icmeye bile gidersin zorlarsan.
0
stavro
(26.07.18)
ismini hala yazamadigim ana caddelerine (hryshatik gibi bir seydi) gidebilirsin. maidan'a cok yakin. kiev merkezi gezip bayagi dolasmis olursun. pechersk lavra'ya da vakit olabilir, metroyla pek uzak degildi, arsenalna duraginin orada. bu arada arsenalna yanlis hatirlamiyorsam dunyanin en derin metro istasyonu. ben sirf orayi gorebilmek icin ozellikle arsenalna'da inip yukari cikmistim bir kez sjjdkdsk. 105 metre. iki kez yuruyen merdivene biniyorsun. roket gibi ciktiklari halde bayagi suruyor. eglenceli.

onun disinda 4 saatte kiev'de cok sey yapilmaz, hatta bence lavra'yi bosverip maidan-hrisatik taraflarini dolassan yeter, riske gerek yok.

bu arada borispol'e uber ile gitmeyeceksen tren istasyonundan surekli otobus kalkiyor. cooook daha ucuza gelir. paran varsa uber kullan tabii hem daha hizli olur hem de ugrastirmaz ama aklinda bulunsun yine de. vokzalna duraginda tren istasyonu. borispol otobusleri guney terminalden kalkiyor ama. istasyona girip diger tarafa cikman lazim, iceriden yuruyerek 10 dakikayi bulabilir.
0
der meister
(26.07.18)
Ben Varşova dönüşü 6 saat kadar beklemiştim. Ben olsam aktarma esnasında şehir merkezine gitmezdim. Tam vaktinde indiğini varsaysak; 7 saatin 2 saati şehir merkezine gidiş-dönüş olarak geçecek. Boryspil şehir merkezine 40 km civarında. En az 1 saat de erken dönmen lazım kaldı 4 saat. Tam saatinde Kiev'e ineceğinin de garantisi yok yarım saat-1 saat de öyle gidebilir. Mutlaka el bagajın vardır, elde valiz gezmesi de sıkıntı.

Uçaktan indikten sonra yemek yersin, kahve içersin, internette takılırsın, duty free'de gezersin, kitap okursun vs. derken o zaman geçer gider. Benim görüşüm bu, Kiev çok ilginç bir yer değil 3-4 saat için değmez derim.
0
Lethe
(26.07.18)
Deger:)
0
kuehles blondes
(26.07.18)
masaj salonuna gitmek istersen özelden adres verebilirim.
0
kanlakarisikyagmur
(26.07.18)
Taksi ile gidip geleceksen değer, Merkez taksi ile 40dk civarı sürüyor saate bağlı olarak. Khreshatikte inersein oraları gezmek zaten 4 saatini alır.

Merkezde güzel bir yemek de yersin ve dönersin. Kiev havalanı büyük değil orada sıkılırsın.

Taksi ücreti Uber kullanırsan: Git-gel 550-600 Grivna tutar.
0
zaxurani
(26.07.18)
(8)

yüksek kolestrol

spell of flame
selam ahali,1,5 ayda 8 kilo verdim. tabii yediklerimi azaltıp, spor yaparak. bunun sonucunda metobolizmada bir sıkıntı var mı diyerekten kan tahlili yaptırdım.sonuç (git: https://pbs.twimg.com/media/Di8hbRQXoAAI86f.jpg)-hamburger tarzı ürünleri haftada 1 defa yiyorum.-yağlı, hamur işi yemiyorum.-sal
selam ahali,

1,5 ayda 8 kilo verdim. tabii yediklerimi azaltıp, spor yaparak. bunun sonucunda metobolizmada bir sıkıntı var mı diyerekten kan tahlili yaptırdım.

sonuç (git: pbs.twimg.com )

-hamburger tarzı ürünleri haftada 1 defa yiyorum.
-yağlı, hamur işi yemiyorum.
-salata her gün yiyorum, meyve yiyorum.

buna rağmen bu kolestrol normal midir?

düşürmek için ne önerirsiniz? aq devlet hastanesi 3 ay sonrasına gün verdiği için danışmak istedim.
0
spell of flame
(25.07.18)
Vegan ol spora devam et düşmezse ben et yemeye başlayacağım.
0
bos gezenin bos ustasi
(25.07.18)
vegan olmana gerek yok. hayvansal gıdaları azalt, özellikle yemekleri tereyağı ile yapıyorsan zeytinyağına geç. bol bol sebze yemeği ye zeytinyağlı, oh mis. her gün kırmızı et yemeye gerek yok sonuçta.
0
111111
(25.07.18)
Şekeri bırak, spora devam et. Düşmezse ben şekere başlayacağım :)

Bir de, doktorun daha iyi bilir gerçi de, ayrıca bir kalp-damar hastalığın yoksa dert etme o kolestrolu.
0
oguz altun
(25.07.18)
teşekkür ederim yanıtlar için.
tereyağını hayatımda toplamda kaç kere kullandım, hatırlamıyorum bile.
şeker de keza. en son ne zaman yedim hatırlamıyorum (ciko pasta vs)

tavuk da mı yasak ya :'(
0
🌸spell of flame
(25.07.18)
Direkt kolestrol yuksekligi cok da sey degil.
Yani hdl/ldl orani onemli ama bu orani sayisal olarak bilmiyorum.

Aile hekiminize de gidip yorumlamasini isteyebilirsiniz. Benim mesela aileden kolesterolum yuksek ama iyi kolesterol de yuksek diye kimse hicbir sey yapmadi (ailem saglikci, kankalari da saglam doktorlar, oyle diyim)
0
kuehles blondes
(26.07.18)
Aile hekimi veya dahiliyeciye danışabilirsiniz.

Benim değerlerim de sizinkine yakın (yaş 32). Doktorun dediği bu beslenmeyle alakalı değil, vücudun kendi ürettiği bir şey (ben de genel olarak bahsettiğiniz gibi besleniyorum bu arada).

Ben yağlı pek bir şey yemem dediğimde "trigliserid'in yüksek değil, zaten yağlı yesen oradan belli olurdu" demişti.

Sizin ailede (Anne/baba) yüksek kolestrol varsa genetik olarak yatkınsınız demek oluyor.
0
burfak
(26.07.18)
hocam kan değerleri için 1.5 ay uzun bir zaman sayılmaz, 3-6 ay gibi aralıklar daha isabetli sonuçlar verecektir. şu aşamada çok dert etmene gerek yok diye düşünüyorum.

bu arada şeker tüketmediğini söylemişsin fakat bu şerefsiz ketçaptan tut da aldığın salata sosuna kadar her şeyin içinde var. light, diyen adıyla pazarlanan ürünlerde bile deli gibi şeker var. en iyisi ambalajlı ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmak.

şahsen şekerin bundan 20-30 sene sonra sigara gibi bir şey olacağını düşünüyorum. nasıl ki eskiden uçakta sigara içilebiliyor olması şu an bize inanılmaz geliyorsa (ki ben sigara içen birisi olarak, uçuşta sigara içen olsa kalkıp kafasına sıkarım direkt) bundan 20 sene sonra da yiyeceklerin bu kadar şeker içerebiliyor olması inanılmaz gelecek.

ben sadece bu faydasız şerefsizi tüketmeyi bırakarak bir ayda oturduğum yerde 8 kilo verdim. gerçi yediğim otlardan dolayı artık kendimi at, eşek, efendime söyleyeyim inek gibi hissetmeye başladım ama olsun, değiyor.
0
der meister
(26.07.18)
1,5 ayda 8-10 kilolar nasıl veriliyor?

bilimsel açıklaması nedir bu işin?
0
üç nokta
(30.07.18)
(18)

800.000 dolara ihtiyacım var

osuran imam
Bu para nasıl toplanır? Mesela 5 yıl içinde. Diyelim aylık 2500 dolar maaşım var (yani yok ama biz var diyelim). Bu maaşla 30 yılda anca birikir o para. Bu maaşla nasıl bir işe girmeli ki 5 yılda 800.000 dolar biriksin?
Bu para nasıl toplanır? Mesela 5 yıl içinde. Diyelim aylık 2500 dolar maaşım var (yani yok ama biz var diyelim). Bu maaşla 30 yılda anca birikir o para. Bu maaşla nasıl bir işe girmeli ki 5 yılda 800.000 dolar biriksin?
0
osuran imam
(24.07.18)
şans oyunları dışında mlsf şansınız yok.
0
lata
(24.07.18)
800k / 60 = 13.300dolar.
maaşın yarınısını kenara attın diyelim 26.600dolarlık işe girmen lazım. tl ile 126.084tl maaş alman lazım ayda.
6 ay için firmanın sana ödemesi 756.504 net. vergiler dahil sen adama 200.000tl'ye mal olursun ayda o da 6 ayda 1.200.000tl eder.
bir iş veren cironun ortalama %2-3'ünü CEO'ya verse 1.200.000 / 0.03 = 40.000.000tl

yani bir firmaya girip şöyle diyeceksin ben size her 6 ayda 40.000.000tl satış yaptırırım bunun karşılığında da ayda 200.000tl'nizi alırım. bunun 120.000tl'si sana gelir 60.000tl'sini kenara koyarsın.
60.000tl * 60ay = 3.600.000tl o da 4.74'den 760.000 dolar yapar. 40.000dolar da işte prim falan filan bulursun.
0
dedim dedim de kime dedim
(24.07.18)
bir fikir bir acik bulacaksin kendi isini kuracaksin. o cins paralar o sure icinde genelde kendi isini kurarak ve basarili olarak kazanilir. maas vs. zihniyetinden cikmak lazim yani, maas veren sen olacaksin.
0
robokot
(24.07.18)
1- Para kazanmayı öğrenmek gerek.
2- Kesinlikle tasarrufu öğrenmek gerek.
3- Yatırım yapmayı/iş kurmayı öğrenmek gerek.
4- Birikim yapmayı(artı değer üretmek) öğrenmek gerek.
5- Ancak yukarıdakileri şu anda biliyor olsaydın bu parayı çalışıp, iş kurup kazanabilirdin.
6- Sıfırdan başlıyorsan ilk 5 yılın yukarıdaki ilk 4 maddeyi anlamakla geçebilir. Ondan sonraki 5 yılda böyle bir para kazanabilirsin.

ilham editi: www.youtube.com
0
idexo
(24.07.18)
@dedim dedim, hocam fikir mantıklı ama o iş zor. Ceo'luk vasfım yok, olsa zaten hiç düşünmem direkt olaya girerim.

@robokot, evet aslında aklımdaki o. Tarımda mesela getirisi yüksek ürünler yetiştirip bunları pazarlamak... Ama bu işte tutturmak ne kadar mümkün? Risk nedir acaba? Onları merak ediyorum.

@hey corc, kardeş hayatları takas edelim mi?
0
🌸osuran imam
(24.07.18)
Benim 30000 dolara ihtiyacım var daha onu bile nasıl oldururum bulamadım

Sana kolay gelsin
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.07.18)
abi ozel olmayacaksa merak ettim ne icin istiyorsun bu parayi? yani rakam fazla spesifik geldi, neden 1 milyon falan degil de 800 bin?

bu corc da kanadalara gitmis milyoner olmus adam hala duyuruda kendini ovuyor. eee vizyon parayla alinmiyor tabii. kanada'da yasayip senelik 500k usd+ gelirim olacak, duyuruya yazacagim ben de zengin oldugumu. ohooo. reddit'e falan git bari abi.
0
der meister
(24.07.18)
@idexo, şimdiye kadar hiç böyle bir ihtiyacım yoktu açıkçası, tam da bugüne kadar. Hazırlıksız yakalandım.

@kitap arasında, eyvallah hocam, cümlemize...
0
🌸osuran imam
(24.07.18)
@meister, biraz özel bir mevzu kardeşim, hırs filan değil de bir tür manevi operasyon diyelim (dini değil tabii). Ama manevi işler bile parayla oluyor.
0
🌸osuran imam
(24.07.18)
trade yapmayi ogren, her ay duzenli olarak bitcoin/ethereum al. scalp yada day trade yapmak zor ama swing trade yapabilirsin, yada direk position trade edersin.
0
crucio
(24.07.18)
@hey corç, onun farkındayım, o çerçeveden çıkılabilir mi diye düşünüyorum zaten. Belki bir çare...

@aristarkos, kardeş gerçek hayat (haşa huzurdan) bok gibi, biraz kendimi aşmak istiyorum. İyi mi kötü mü bilmiyorum ama, insan dediğinde ruh var. O ruh yapıyor ne yapıyorsa...
0
🌸osuran imam
(24.07.18)
5-10bin'lik bir yatırımla e-ticaret işine girebilirsin. Alibaba'dan alıp amazon.com'da satacaksın. Tutturursan o para rahat kazanılır.

Şurada detaylı anlatımı mevcut:

sampriestley.com
0
nec12
(24.07.18)
şans oyunuyla kazanılmaz o para. şans oyunuyla para kazanılmaz. 3-5 tutturursun belki ama öyle paralar, büyük ikramiyeler hayal.

bu fetö operasyonları yeni başladığında bir haber görmüştüm. son 10 yılın mp büyük ikramiye kazananları fetö'den göz altında diye. doğrudur yanlıştır bilmem ama o paraları sana bana yedirmezler.

ticaretle kazanırsın. ancak ticarette de 100 kişiden 1'i başarılı oluyor.

bir de şu bir fikir bir kod bilgisi olayı var.
0
not sure if serious
(24.07.18)
>@robokot, evet aslında aklımdaki o. Tarımda mesela getirisi yüksek ürünler yetiştirip bunları pazarlamak... Ama bu işte tutturmak ne kadar mümkün? Risk nedir acaba? Onları merak ediyorum.

Sana pesinen soyleyeyim herkesin yaptigi iyi bilinen bir is ile bir yenilik bir "fikir" ama dahice bir fikir sunmadan dedigin surede boyle bir kar elde edemezsin, dedigin seyler sansin yaver giderse gecinmelik isler olur.

Ha mesela tarimda kimsenin akil etmedigi bir acik (atiyorum), uretimi, verimliligi, pazarlamayi, lojistigi, herhangi bir seyi kimsenin gormedigi bir acidan gelistirecek bir fikrin olur (veya herkesin bildigi ama yapamadigi bir fikri hayata gecirmene yardimci olacak baglantilarin olur), bunu hayata gecirirsin, o zaman bu cins paralar seni bulur. Bunu yapabilmek icin o isi yalayip yutmus olmak gerekir en bastan genelde ki neresi verimli neresi verimsiz, neresi gelistirilebilir bulasin. Bir uzmanlik istiyor yani. Yoksa bilmedigin bir sektorde bilmedigin bir isi yapmaya kalkip boyle paralar kazanmayi bekleme.

Uzmani oldugun bir is var mi? Egitimini aldigin? Sektorunu, musterisini vs. bildigin? Ona odaklan orada fikir uretmeye calis.
0
robokot
(24.07.18)
@robokot, hocam kendi sektörümde maksimum kazancım 10 bin lira. O da maksimum yani. Demek istediğim şuydu, ben az da olsa sermaye sağlayacağım, işi bilen birisiyle iş yapacağım. Mesela türkiye'de yeni yeni yetiştirilmeye başlanan meyveler var, bunlar alternatif tıpta filan kullanılıyor diye getirisi yüksek. Ama işte evdeki hesap çarşıya uymayabilir. İki yıl içinde 150-200 bin lira biriktirme ihtimalim var, eldeki üç beş kuruşu da kaybederim diye korkuyorum. Mevzu o.
0
🌸osuran imam
(24.07.18)
baska bir yol da programlama bilmiyorsan programlama ogrenip, mobil oyun yapabilirsin. eger tutacak bir oyun yaparsan 1 yilda kazanirsin o parayi
0
crucio
(25.07.18)
iyi bir is fikri bulur ve bunu ilerletirsen 2 - 3 sene icinde bu yatirimi alabilirsin. girisimcilikle ilgili kitaplara bir goz atmani tavsiye ederim. fakat kotu haber su. salt para kazanma ugruna icine girecegin islerden para kazanma olasiligin genelde cok dusuktur.
0
orpheus
(25.07.18)
ahlakını ve vicdanını bir kenara koyarsan türkiye'de böyle bir para gayet tabii toparlarsın, hem de çok daha kısa bir sürede..

yasa yok, keriz çok: dolandırıcılık.

geçmişten günümüze titan, jet fadıl, çiftlikbank, aralarda mesela bir herif 600-700 taksi plakası parası topladı kaçtı vs bunlar gibi onlarca örnek, senin çapındaki paralarda da yüzlerce belki de bini aşmıştır örnek sayısı.

önemli olan yaratıcılık. afili isimler bulabilmek; geçmişte saadet zinciri, şu anda da "network marketing" gibi.

sonra günün konseptlerini yakalayabilmek; bak o çiftlikbank'ın açılışı efsane mesela, kurban kesip dua okutup dış güçe sövüp tayyip övüyorlar millet de şakşaklıyordu pokasdpad

kredi çekip bahis bürosu da açabilirsin. 3-4 ay millete düzgün hızlı ödeme yapıp sonra bir anda yok olursun. zaten illegal, kimse hukuki bir mecraya başvuramaz.

ha alnının akıyla dersen,

türkiye'de alnının akıyla iş yapana ceza olarak az para verilir.
0
makbur
(25.07.18)
(22)

25 yaşında hiç çalışmamış birine çalışması için ne demek gerekir?

sakatattor
merhaba durumu özet geçiyorum. 25 yaşına gelmiş hiçbir işte çalışmamış ve çalışmaya niyeti olmayan, sürekli evde duran annesi ile yaşayan, arada bir binasında üniversiteye giden sosyal çevresi olan arkadaşları ile görüşen birisi çalışması geleceği için bir şeyler için çabalaması, çalışması için kırm
merhaba durumu özet geçiyorum.
25 yaşına gelmiş hiçbir işte çalışmamış ve çalışmaya niyeti olmayan, sürekli evde duran annesi ile yaşayan, arada bir binasında üniversiteye giden sosyal çevresi olan arkadaşları ile görüşen birisi çalışması geleceği için bir şeyler için çabalaması, çalışması için kırmadan nasıl tavsiye verilebilir sizce?

adam çok hassas kendince doğruları var iletişime çok açık değil. bu yüzden olabildiğince etkili ve kalbini kırmadan ne demeli? ayrıca yetiştirilme tarzının da etkisi olduğunu düşünüyorum. anne baba ayrılmış uzun zaman önce. annesi ile yaşamış hep. annesi de çalışması için yüreklendiren veya kendi ayakları üzerinde durması için hiçbir şey yapmıyor.

Son soru, psikolog yardımı gerekli mi?

Teşekkür ederim.
0
sakatattor
(24.07.18)
Çalışması gerekli mi? Bırakın çalışmasın. Zorda kalınca illa çalışacaktır, özel bir rahatsızlığı yoksa insanın hayatına çok da kafamıza göre müdahale etmemek gerek.
0
whoosie
(24.07.18)
ne ile geçiniyor?
0
elorelia
(24.07.18)
maddi bi kaygisi yok o zaman. olsa birak is bulmayi ek is bile yapabilir kimsenin baskisi olmadan.
0
superfluid
(24.07.18)
@whoosie, katılmıyorum, zorda kalınca çalışamayabilir bu durumda. iş bulması ayrı dert tecrübe ayrı dert alışık olmadığı bir düzene belli yaştan sonra geçebilmesi ayrı dert.
ama ne yapılabilir onu bilemiyorum.
bir kuzenim var, maddi yönden rahat, dünyayı geziyordu iki ay öncesine kadar, şimdi ise birden bire iş kurup çalışmaya karar verdi ve her ey şimdilik yolunda gidiyor. bir şekilde kendisi de değişebilir.
0
kisa
(24.07.18)
annesinin emekli maaşı var, babası da aylık üç beş kuruş para veriyor. hani hayatı evde ne varsa yemek üzerine kurulu. kaç yaşına geldim anneme yardım edeyim falan gibi bir kafa yok. hoş gerçi anne de yanımda dursun çalışmasın kafasında.

@whoosie iyi diyorsun ama diyelim annesi yarın bir gün öldü gitti, 25-30 yaşında hiç tecrübesi olmayan bir çocuk ne yapacak kim işe alacak. öyle ağır işlerde de çalışamaz kırılgan bir tip.
0
🌸sakatattor
(24.07.18)
ne okuyor? okula duzenli gidiyor mu, dersleri nasil? okula devam ediyorsa cok uzerine gitme derim ama aktif olarak ilgilendigi ve surdurdugu bir sey yoksa sikinti. "vakti gelince calisir" dusuncesine katilmiyorum sahsen, 25 bunun icin cok gec bir yas. tembellik ve atalet zehir gibi, yerlesince kurtulmasi cok zor.
0
der meister
(24.07.18)
ana baba beslemeye devam ettiği sürece neden çalışsın ki niyeti yoksa? kessinler musluğun suyunu, alıp karşılarına konuşsunlar. anlar belki.
0
elorelia
(24.07.18)
okulu bitirme yolundaysa sıkıştırmana gerek yok. senin yakınlık derecen nedir bilmiyoruz tabi ama geleceğe dair planlarının ne olduğunu sormakla başlayabilirsin.
0
zgrydn
(24.07.18)
Üniversite devam ediyorsa niye çalışsın. Anlamadım bu kısmı. Okulda yoksa çok sıkıntı ya. Yarın bir gün annesine bişi olsa maaşta kalmaz. Çok karanlık bir gelecek. Tembel tenekenin teki,doğruları varmış filan geçiniz bunları. Anne yanlış yapmış muhtemelen en başta. Konuşmakla düzelmez, aç kalacak ama cidden böyle aç kalacak yani ölüme yakın derecede, o zaman çalışır. Adamın bir şekilde karnı doyuyor, barınacak yeri var, niye calıssın aslında:)
0
basubadelmevt
(24.07.18)
www.facebook.com

OECD'nin su raporuna bakarsan zaten Turkiye'de 15 - 29 yas araligindaki her 3 kisiden biri ayni durumda.
0
Traveller
(24.07.18)
Ne demek kırmadan la? Kalbinin amk afedersin. Ağır konuşmazsan kaldırmaz götünü o tipler.
0
bos gezenin bos ustasi
(24.07.18)
@bos gezenin bos ustasi +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.07.18)
Valla anlattigin kadariyla cocugun arada okula gidip gelmek disinda bir sosyal hayati da yok. Ot gibi yasayip gidiyor yani.

Depresyonda olabilir ya da baska psikolojik sorunlari olabilir.
0
kuehles blondes
(24.07.18)
babasının verdiği paranın kesilmemesi için okulunu uzatıp duruyor okulu da anadolu üniversitesi uzaktan eğitimli bişey gidecek bir okulu kampüsü falan da yok. ekonomik durumu öyle iş kuracak gezecek gibi bir durumda değil. diyorum ya genelde evde, annesi ne yemek yaparsa onu yiyor, birkaç tane arkadaşı var arada bir onlarla evinin çevresinde öyle basket falan oynuyorlar. başka da bir aksiyonu yok.

kuru ekmek versen onu yer yine de çalışma için bir istek olmaz gibime geliyor.

Valla bir tek ben mi dert ediyorum diye düşünüyorum bazen. bir de elin ekmek tutsun kıvamında saçma sapan şeyler de söylemek istemiyorum. akla yatabilecek ama bu durumdaki bir adamı da kırmayacak üslup bulamıyorum.
0
🌸sakatattor
(24.07.18)
annesi mannesi de dert etmiyormuş, o zaman size ne ki? aynı durumdaki kişi olsam ve bana ıdısının dıdısı biri "çalış" dese "annem dert etmiyorken sana noluyor" derdim. kusura bakmayın da sjdjdjdd
0
nice tnetennba
(24.07.18)
kendi haline bırakın, mecbur kalmadıkça çalışmayacaktır.
0
tragedystreets
(24.07.18)
Toplum baskisi ile herkesi kolelik duzeninde calismaya itmeyin. Calismak koleliktir.

Tembellik hakki diye bir sey var.
0
ykyt
(24.07.18)
25 yaş çok geç değil, ben 28de üni'yi bitirip başladım çalışmaya. benim durum biraz daha siyasiydi üni bitmemesinde.

annesinde bitiyor o iş, konfor alanından çıkartılması gerek. annesi evin önüne koyacak işlerini yapmayacak vs. vs. böyle bir adam başka türlü çalışmaz.

ha şu var, herif memnunsa kime ne. geçen ekşi'de 117bin tl ile hayat boyu yaşamak gibi bir başlık vardı, belki çocuğun bakışı cidden budur.

amacın nedir niye çalışmıyorsun diye sorabilirsin. annene bişey olursa planın nedir diye de eklersin. belki bilmediğin, bankada 100-200 bin para vardır ve ona güveniyordur. kimisi hayata tembellik için gelir bu kişi de onlardan biridir.
0
hosein
(24.07.18)
Adam zerre tutarsız gelmedi bana. Çalışmıyor ama sizden bir şey de beklemiyor. Annesi de dert etmiyor bu durumu. Çalışmasın efenim.
0
rahip janick
(24.07.18)
daha önce mobilde olduğum için uzun uzun yazamamıştım, "boşverin çalışmasın" yaklaşımının sağlıklı olacağını ve bu tarzda birinin "ihtiyacı olduğunda çalışacağını" düşünmüyorum çünkü yakın zamana kadar ben de böyleydim. beni hayata katılmaya ve çalışmaya teşvik eden şey isteklerimin olmasıydı. görünen o ki bu çocukta o da yok. bence bu net bir şekilde depresyonda olduğunun veya sağlıklı düşünmediğinin göstergesi. o çocuk emin olun bu zihniyetle para kazanması gerektiğinde de tutunamayacak. belki aç kalmamak için bir yerde işe girecek ama kendini biraz rahatlattığı anda oradan ayrılacak. böyle insanlar tanıyorum. devamlılık ve istikrar gerektiren hiçbir şeyde başarılı olamıyorlar, aç karınlarını doyurmak için çalışırken de mutlu değiller. çünkü kendilerine tamamen yabancı olan bir konseptle karşı karşıya kalıyorlar ve inanılmaz bunalıyorlar. bir obezin maraton koşmasına benzetiyorum şahsen bunu. bir obez maraton koşabilir mi? evet ama öncelikle fazla kilolarını vermesi ve çokça antrenman yapması, kendini hazırlaması gerekir. bu arkadaş ise maraton gününe kadar obez kalmaya devam edecek ve o gün geldiğinde çalışmak onun için maratondan farksız olacak. bunalacak, nefret edecek, kusacak ve maratonun aksine "ben istemiyorum, bırakacağım" bile diyemeyecek; koşmaya devam etmek zorunda kalacak. bu mental olarak bitirir insanı, daha kötü hale sokar. çünkü şu an "azla yetinebiliyorum" diyorsa bile, yarın "çalışmam gerekse dahi çalışamıyorum" demeye başlayacak. bunu görecek. varsa özgüveni de tamamen paramparça olacak.

ben "şu an okuyorsa üzerine gitmeyin" dedim ama düzenli olarak okula gittiğini, başarılı olduğunu, evden çıkıp okula falan gittiğini varsaymıştım. durum buysa bence hafife alınmamalı. o yüzden psikolog yardımı gerekli bence. dediğim gibi, bunları aşağı yukarı aynı şeyleri yaşamış birisi olarak yazıyorum ve rahatlıkla söyleyebilirim ki o dönemde sağlıklı değildim ben, hastaydım.

kimseye "sen hastasın" diyemem elbette ama şahsi görüşümce, böyle yaşamayı isteyen bir gencin de sağlıklı olması pek mümkün değil. insan yerine göre parasız veya çalışmadan yaşamayı dahi arzulayabilir ama bunun için bir şeyler yapma gayretinde olur. bu arkadaş gördüğüm kadarıyla sadece anne ve babasının verdiği parayla hayatta kalmaya gayret ediyor. hiçbir şekilde yaşam ya da hareketlilik emaresi yok. bu tehlikeli. "ben çalışmak istemiyorum" deyip bahçede kendine bir ev yapsa bile "bir şeyle uğraşıyor, istediği bir şey var" dersin... bu adamda hiçbir şey yok.

ayrıca ykyt'nin şaka yapmak istediğini varsayıyorum. "kimse çalışmak zorunda değil" ne ya? çalışmayı, kendine ve topluma faydalı olmayı "kölelik" olarak değerlendirmek nasıl bir çiğlik örneği? çalışma şartlarına, fazla mesaiye, gelir adaletsizliğine bulduğunuz çözüm bu mu yani, tamamen çalışmayı bırakmak? insan olarak fonksiyonunuz nedir? çalışmadan, kimseyle muhatap olmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir fonksiyona sahip olmadan yaşadığınızda mutlu oluyor musunuz?

ha oluyorsunuz diyelim, hadi biz "sistemin köleleri" olarak başkalarına yaranmak isteyen ezikler olalım... o zaman kaynağınızı kendiniz yaratmak zorundasınız. evet çalışmak zorunda değilsiniz ve tembellik bir hak ama kimse size bakmak ve para vermek zorunda da değil. böyle saçmalık olmaz. 25 yaşında anamın babamın verdiğiyle yaşayacağım ve "kölelik istemiyorum cnm sağolun tembellik haktır" diyeceğim. yok ya. anam babam eşek mi o zaman, onlar neden çalışmış?
0
der meister
(24.07.18)
dedigin hic bir sey ise yaramaz, finans kaynaginin kesilmesi lazim anca oyle. biri baktikca ona o hayat devam eder, aci ama gercek. sayisiz kere gordugum bir olay.
0
robokot
(24.07.18)
hiç bulaşma ne hali varsa görsün derim. Yakın akrabam falan değilse zerre umurumda olmaz böyle çalışmayan tipler.
0
basond
(24.07.18)
(26)

ekşiduyuru'da kullandığınız nickin anlamı var mı, varsa da nedir ?

biravekahve
benim, grizu grubunun bira ve kahve adlı şarkısından geliyor. hayatımın bir döneminde aylarca, bıkmadan dinlerdim hala dinlediğim zaman aynı keyfi veriyor.'' seni düşünüyorum bu gece genebenden kurtulmasını bilirsin diyebunca güzellik varken çevredetüm geceki dostum yine 'bira ve kahve' ''sizin kull
benim, grizu grubunun bira ve kahve adlı şarkısından geliyor. hayatımın bir döneminde aylarca, bıkmadan dinlerdim hala dinlediğim zaman aynı keyfi veriyor.

'' seni düşünüyorum bu gece gene
benden kurtulmasını bilirsin diye
bunca güzellik varken çevrede
tüm geceki dostum yine 'bira ve kahve' ''

sizin kullandığınız nicklerin anlamı nedir ?
0
biravekahve
(24.07.18)
Var kanka.

www.google.com.tr
0
datnet
(24.07.18)
dede mesleği
0
silah taciri
(24.07.18)
(bkz: yüzyıllık yalnızlık)
Duyuru hesabini aldigim gün bu kitabi bitirmiştim.
0
Amaranta ursula
(24.07.18)
Old Possum's Book of Practical Cats. T. S. Elliot

Cats müzikali de bu kitaptaki şiirlerden uyarlandi.
0
old possum
(24.07.18)
bi gün babam faust'u verdi okumam için. çok ağır ve ucuz bir çevirisi vardı. orada geçen hiss-i kableluku kelimesi hoşuma gitti, araştırdım. o zamanlar tumblra girişecektim. hiss-ikablelvuku.tumblr.com çok saçma ve uzun geldi. kablelvuku yaptım.

bu kadar.

senin nickini her okuğumda genelde melodiyle "bira ve kahveee" diyorum.
0
kablelvuku
(24.07.18)
Allah'ın isimlerinden biri.
0
mutekebbir
(24.07.18)
janick gers & judas priest sentezi. Bir de yıllar evvel yazdığım kısa bir öyküyle ilgili.
0
rahip janick
(24.07.18)
nick secme konusunda kotuyum, cok uzun sure dusunur ve bir sey bulamam. eksi'ye uye olurken o yuzden gozumu kararttim. o an der meister caliyordu, dedim dusunme yap bunu iste. cok da guzel oldu ha, benimsedim. hem almanca, hem anlami guzel (yeryuzune dusen ilk fuhrer tanesi), hem kisa. cok iyi.
0
der meister
(24.07.18)
Ekşi Sözlük’e üye olduğum dönemde Ekşi Sözlük’ün ne olduğunu bile bilmiyordum. E-ticaretle ilgili bir ödev yapıyordum ve amazon’u falan incelemiştim, hepsiburada yeni yeni çıkıyordu. Arkadaşlarımdan herhangi biri de Sözlük’ü bilmiyordu. Bir arkadaşım “Ekşi Sözlük diye bir site varmış, orada da insanlar alım satım yapıyorlarmış galiba” dedi. Normalde her siteye kullanıcı adı olarak adsoyad kombinasyonunu giriyordum. Buraya da öyle yapacaktım, yazarlık falan olduğunu bilmiyordum. Mal alıp satma, iade koşulları, kart güvenliği gibi bir şeyleri inceleyecektim.

Adım Ayça, abim bana ara ara birçok isim takar. Adımla ilgisi olan olmayan birçok şeyi de kullanır. Örneğin, ara ara Ayçonella der, ara ara Nursultan Nazarbayev der, Ayçoettin Keyhüsrev der. O an aklına ne gelirse onunla seslenir bana. O gün tam üye olacakken abim telefonla aradı ve “N’aber Ayçovski” dedi. Kahkaha attım, lafladım ettik, telefonu kapattım. Ondan sonraki sitelere de aychovsky yazayım dedim. İlk yazdığım site de Ekşi sözlük oldu. Sözlük’ün ne olduğunu 7-8 ay sonra öğrendim. Bugün tüm kimliğimle burada dolaşmamamı abime borçluyum.
0
aychovsky
(24.07.18)
Ben bu nicki günde 17 18 saat çalışırken almıştım ironik olsun diye. Millet kronik işsiz zannediyor ama olsun hehe.
0
bos gezenin bos ustasi
(24.07.18)
Pulp Fiction filmindeki Vincent Vega'dan esinlenerek almıştım.
0
vincent
(24.07.18)
@e bana nick birakmamissiniz zalimler

aslında hasretindenprangalareskittim adlı nicki alacaktım ahmed arif'e ithafen sonra mutlu bir anıma denk geldi şarkıya bir göndermeyle bu nicki aldım. aslında pek kahve içmeyi de sevmem sadece bir yaz akşamı, kumsalda bira içip uzun uzun oturup düşünmüştüm o anı da anımsatıyor.

@hissikablelvuku

nickin çok sevdiğim bir kelime benim. gerçek hayatın içerisinde tanışsaydık, muhtemelen çok iyi arkadaş olacağımızı düşündüğüm kişilerden birisin.



ayriyeten bir sorum daha var size de şarkılar anları hatırlatır mı ? ben şarkıyı ne zaman, nerede, hangi hissiyatla dinlediysem o durumu anımsatır.
0
🌸biravekahve
(24.07.18)
Bruce
(24.07.18)
uzun zamandır açmadığım bir kitabı açmıştım, masada duruyordu. uye olurken kitabın arasındaki silgi tozlarını fark ettim. uye oldugumda lisedeydim sanırım, test kitabı falan da olabilir :D

şarkılar anları hatırlatır evet. örn. mor ve ötesi araf böyle bir şarkı benim için
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.07.18)
the it crowd dizisinde geçen, hiçbir anlamı olmayan bir kelime, tnetennba. bir kelime bir işlem yarışmasına moss'un cevabıydı, hatta cümle içinde de kullandı. "good morning, that's a nice tnetennba"
0
nice tnetennba
(24.07.18)
ekşi sözlük'e defalarca üye oldum, defalarca kaydımı sildirdim sinirlenip. oradaki rumuzum da "m e b" ve türevleriydi tıpkı uludağ ve itü'de aldığım rumuzlar gibi. sadece "meb" ya da "m e b" olsun istedim, olmadı. ben de şarkı dinlerken içinden benim ruh halimi yansıtan ifadeyi seçtim ve onunla devam ediyorum.

ekleme: her şeyi yazmışım ama niye bu rumuzu aldığımı söylememilim. isimlerimin + soyadımın baş harflerinden oluşuyor.
0
m e b
(24.07.18)
Aslında la fraise olacaktı ama o nick alinmisti. Ben de la'sİnş silip fraise'ini bıraktım. Fransizca çilek demek, en sevdiğim meyve.
0
fraise
(24.07.18)
sir gawain and the green knight'ı yeni okumuştum. sene 2003 ya da 2004 olması lazım.
0
sir gawain
(24.07.18)
chemical brothers'ın out of control adlı şarkısının klibinin sonunda muhaliflerden birisinin duvara yazdığı bir cümle aslında. substance birden fazla anlama sahip olduğundan farklı manalara çekilebiliyor. madde, mal, cisim gibi fiziksel karşılıkları varken aynı zamanda öz, anafikir, hakikat gibi elle tutulamayan anlamları da var.

t1.daumcdn.net

bu arada @nice tnetennba harika bir rumuz :)
0
givemesomesubstance
(24.07.18)
işimdeyim gücümdeyim
(24.07.18)
arkeoloji ve mitolojiye merakımdan, phoebe / titan tanrıçası.
0
Phoebe
(24.07.18)
bir simgesi var ama anlamı yok.
0
basond
(24.07.18)
doctor who'nun en sevdiğim bölümlerinin adı.
0
the end of time
(25.07.18)
alaimisema / gökkuşağı / çünkü LGBT
0
alaimisema
(25.07.18)
Küçükken İngilizce hocamızın (kendisi İskoçyalıydı) bana taktığı lakap, gerçek hayatta da kullanmış olduğum bir nickname yani. Aslında Margaret'ın kısaltması.
0
peggy
(25.07.18)
ilk nikim jedicik'di. işyerinde ifşa olunca o sıralar okuduğum (bkz: nakşidil sultan) adlı kitaptan esinlenerek bu niki aldım. buraya da sözlükten geldim.
0
naksidil
(25.07.18)
(13)

Samimi olalım. Sizce siz daha iyi yerlerde olabilir miydiniz?

ya ben lan neyse
"daha iyi eğitim alsaydım, annem-babam birazcık daha bilinçli olsaydı daha iyi yerlerde olabilecek potansiyelim vardı." ya da "bendeki cevheri açığa çıkarabilecek (sanatsal-sportif-akademik) kişi veya kurumlarla yolum kesişseydi her şey bugün daha farklı olurdu." diye düşünüyor musunuz?ben matematik
"daha iyi eğitim alsaydım, annem-babam birazcık daha bilinçli olsaydı daha iyi yerlerde olabilecek potansiyelim vardı." ya da "bendeki cevheri açığa çıkarabilecek (sanatsal-sportif-akademik) kişi veya kurumlarla yolum kesişseydi her şey bugün daha farklı olurdu." diye düşünüyor musunuz?

ben matematik konusunda ilköğretimde hakkımda yanlış karar verildiğini düşünüyorum.

sağ olunuz.

edit: tikler gelecek.
0
ya ben lan neyse
(22.07.18)
''matematik'te'' bütün suçu ne güzel çevreye atmışsınız.
daha çok çalışsaydım, iyiydi.

edit : ''matematik'te''
0
dedim dedim de kime dedim
(22.07.18)
"bütün suç" değil matematik.
0
🌸ya ben lan neyse
(22.07.18)
Bazı önemli sınavlara az çalıştığım icin ve dikkat eksikliği yüzünden potansiyelimin altında kaldım, şimdi telafi etmeye çalışıyorum.

Hobi olarak ilgilendiğim seyde doğru kişilerle (bana yol gösterip ilgimin ve enerjimin doğru yere aktarilmasini saglayacak) tanışabilseydim ve biraz da aileden varlıklı olsaydım çok farklı bi hayat yaşıyor olurdum. Nasip değilmiş.
0
lata
(22.07.18)
ağlatacaksın şimdi beni, neyse.
0
goodz
(22.07.18)
elbette olabilirdim ama gelişimimi engelleyen veya yolumu tıkayan öyle trajik veya büyük bir olay falan olmadı - başardıklarım gibi başaramadıklarım da büyük ölçüde kendi salaklıklarımdan oldu.

yalnız en BUTTHURT olduğum şey lisansı almanya'da okuyamamak. ben daha 11. sınıfta almanya'daki okullara mail atıyordum keko gibi, böyle böyle ben sizi çok seviyorum ama benim param yok sizin çocuğunuz olayım mı diye. ciddi ciddi leipzig üniversitesine falan "orada yaşamak kaç para, ben 16 yaşındayım geliyim mi" yazıyordum ajfjsks.

ve hepsine cevap veriyorlardı. burs sayfalarına yönlendiriyorlardı, vize almak için neye ihtiyacım olduğunu anlatıyorlardı vesaire.

o dönemde euro uçmamıştı böyle. çocuğunun üniversite eğitimine aylık 2000-2500 lira ayırabilecek bir ebeveyn oğlunu/kızını almanya'da okuturdu.

o ara babam battı. değil almanya'da okumak, lise sonu teyzemin yanında okurken (ailem başka yere taşınmıştı, ben teyzemin yanında kalmıştım düzenim bozulmasın diye) "üniversiteyi hangi parayla okuyacağım?" diye ağladığımı hatırlıyorum. kadın bana harçlık ya da yemek vermese direkt açım yani, üniversiteye mi hazırlanayım iş mi kovalayayım, öyle bir durumdaydım.

16 yaşında leipzig'e "size geliyim mi" diyen adam 24 yaşında üniversite hazırlığı yeni bitirdi aq. babamı ayrı, kendimi ayrı skeyim. ama inat ettim aga, geçen sene kafam yerine geldi, it gibi uğraşıyorum. lisansa gitme şansım yok artık da yüksek lisans için kafaya koydum. kader ağlarını örüyorsa ben de kendi ağlarımı örüyorum artık, ağzını burnunu kırıcam onun.

hedef 2022. gerekiyosa böbreğimi satıcam ama çıkarıcam o parayı. 4 sene var önümde, eşek değilsem giderim. 18'de gidemedim 28'de gidicem. gittikten sonra bi çay içip huzur içinde ölebilirim, koymaz. ama gidicem.
0
der meister
(22.07.18)
olabilirdim ama cok cok kotu yerlerde de olabilirdim. Dunyanin buyuuuk bir bolumune gore cok cok sansli bir hayat yasadim ve yasiyorum. zengin degilim, alt-orta ekonomik sinif, kirada, devlet okullarinda büyümüş siradan bir vatandasim. buna sahip olmak bile koca dunyada buyuk bir sans. o yuzden ben nedense hep sansli tarafini goruyorum. yoksa milyar dolari olan bir aile icine de dogabilirdim tabii ki ama dusun dusun nereye kadar? bir faydasi yok.
0
robokot
(22.07.18)
Klişe ama neye göre daha iyi? Genelgeçer başarı kıstaslarına göre evet, hatta kesinlikle. Beni tanıyıp da potansiyelimi gerçekleştiremediğimi düşünen insanlar çok ama ben olduğum noktadan mutluyum. "daha mutlu olmak" düşüncesi tehlikeli bir durum, her zaman daha mutlu olunabilir ama mutlu olma kriterlerimi sağlayabildiğim için öyle düşünmüyorum.

Tam da böyle düşündüğüm için o "daha iyi noktada" olamadım, bunun da farkındayım ama bir önemi yok.
0
Bruce
(22.07.18)
Bazı şeyler farklı şekilde gelişseydi şu anki kafa yapımda ve alanımda olamazdım. Daha iyi yerde olabilirdim ama alanımı ve şekillendiğim insanı seviyorum mutluyum.
0
jazzabel
(22.07.18)
Arda Turan'ın transfermarkt grafiği gibiyim
0
owaki
(22.07.18)
Olabilirdim de olmayabilirdim de. Bu neyi değiştirecek ki? Çok kafa yormadım yoracağımı sanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(22.07.18)
Kesinlikle daha iyi bir yerlerde olabilirdim diye düşünüyorum. Hiperaktivitem oldugu farkedilseydi ve bir enstrüman çalmaya teşvik edilseydim engin deham ve inanılmaz müzikal yeteneklerim boşa gitmezdi.
0
curukturpkokusu
(22.07.18)
Hayir, potansiyelimi canimi cikararak sonuna kadar kullandigim yerdeyim. Daha ustune kapasitem yok.
0
aychovsky
(22.07.18)
ben hedeflerime göre epey iyi bir yerdeyim diye düşünüyorum

yalnızca çocukken spora yönlendirilseydim iyi bir sporcu olabilirdim gibime geliyor
geçtiğimiz günlerde ajax erkek futbol takımının kamp yaptığı otelde konaklama fırsatım oldu
sabah taktik, öğlen kuvvet antrenmanlarını izledim, içim gitti, çok imrendim

kendim haftada 5 gün spor yapıyorum ama profesyonel seviyede bir sporcu olmak hep ukte kaldı içimde :)
0
superb
(23.07.18)
(17)

domuz eti vs. alkol. vs zina?

x0x0
bunlar arasında herhangi bir günah sıralaması var mı? yani bu günahların hepsi aynı seviyede mi? umarım anlatabilmişimdir.not: tartışma yaratmak için sormuyorum, gerçekten bilmediğim için soruyorum.
bunlar arasında herhangi bir günah sıralaması var mı? yani bu günahların hepsi aynı seviyede mi? umarım anlatabilmişimdir.

not: tartışma yaratmak için sormuyorum, gerçekten bilmediğim için soruyorum.
0
x0x0
(22.07.18)
Zina 10 point domuz eti 6 point alkol 4 point.
0
angelus
(22.07.18)
kur'an'da her birinin kaç kere geçtiği tespit edilip puanlama yapılabilir. yapan da vardır mutlaka angelus gibi.
0
diffarentiationation
(22.07.18)
bununla ilgili bir hüküm varsa bilmiyorum, tamamen mantık yürüteceğim,

1. alkol: fazla tüketildiğinde insanın kontrolü yitirmesine neden olabiliyor. uzun vadede sağlığa zararı olabilir, hatta alkolik olursan direkt hem kendi hayatını hem başkalarının hayatını paramparça edebilirsin. o yüzden bence ilk sırada bu vardır. bir nevi "bunu yapan her boku yer" şeysi.

2. zina: müslüman değilim ama islami ahlak anlayışında evlilik, kadın-erkek ilişkileri vs. üzerinde büyük hassasiyet ve önemle durulan konular. nikahsız tuftuf o yüzden büyük günah bence.

3. domuz eti: bu da günah neticede evet ama diğerleri kadar ağır olmasa gerek. tavuktan, inekten tek farkı allah'ın "yemeyin" demiş olması - yani domuz eti yiyenin eşini kıskanmayacağını düşünen saykoları bir kenara bırakırsak, domuz eti yemek sadece domuz eti yemekle ilgili bir günahtır. öte yandan cinsel seks olsun, alkol kullanmak olsun vs. bunlar toplum geneline yayılabilecek günahlar. domuz eti ise tamamen bireysel, tamamen kişisel.

***

not: müslüman değilim, dediğim gibi bu günah listesini de herhangi bir şeye dayandırmıyorum. islami düşünce yapısına göre kendi mantığımca böyle uygun gördüm. ben günah yazacak olsam bu şekilde yapardım sıralamayı. 10 puanım varsa alkol 5, zina 4, domuz 1.
0
der meister
(22.07.18)
genel olarak islam'da büyük günahlar ve küçük günahlar olarak ikiye ayrılır ancak hangi günahlar hangi gruba aittir, bu çok net değildir. 72 büyük günah vardır ve bu üçü de o günahların içindedir. özetle bu üçü de aynı derecededir diyebiliriz.
0
tabirimekruh
(22.07.18)
bireysel müslümanlar için günah sıralaması alternatif keyifler bulabilmeyle orantılı. yoldan geçen bir insana öldürseniz domuz yediremezsiniz ancak bira içirebilirsiniz yeri gelirse zina yaptırabilirsiniz. ona göre domuz yemek en günahtır çünkü başka etler ile domuz yeme üzerindeki avantaj kapatılabilir.
0
goodz
(22.07.18)
@goodz; ben de bu yüzden soruyorum. doğrusu neyse öğrenmek için ama bir farklılık yok sanırım aralarında.
0
🌸x0x0
(22.07.18)
angelus tam katsayıları vermiş.
0
neymis
(22.07.18)
Angelus'un sıralama doğru aslında. Zina hep yasak, ölüme kadar cezası var. Domuz haram ama zorda kaldığında açlıktan ölmeye alternatif olarak yiyebiliyorsun. Alkol ise kurana farklı başlayıp, ilerleyen ayetlerde harama dönüşüyor. Tabii "göz yumduk abarttınız şeklinde harama dönme ile en büyük sınıfına da girmiş olmasın?" diye düşünebilirsiniz ama hala ölüm ya da fiziksel başka cezası yok hala alkolün o yüzden sıralama böyledir diye düşünüyorum.
0
nawar
(22.07.18)
haram demiş o kadar bunun yanında faiz de var o da haram ama önlerinde bir katsayı yok.
0
thefin
(22.07.18)
nawar'ın dediği doğru. zina yapınca taşlanarak ölüme kadar gidiyor. domuz ise açlıktan ölüceksen (ancak ölüceksen) hayatta kalıcak kadar yeme iznin var. alkol de diğerleri gibi kesinlikle yasaklanıyor ama sopa cezası var ve vücudundan temizlenene kadar ibadetten uzak kalman gerekiyor.

yani kabaca zina aralarından en ağır ve büyük olan yasak. hatta o kadar büyük ki "zinaya yaklaşmayın" ayeti var, o adımları dahi atmayın anlamında.
0
sayns
(22.07.18)
zina > domuz eti > alkol.
değerlendirme aynen angelus'un dediği gibi.
0
ada meltemi
(22.07.18)
dalga geçtiğini düşünerek tik vermediğim @angelus'dan özür diliyorum o zaman.

72 büyük günahı ilk kez duydum mesela bugün.

benim bildiğim de en büyük günah "kul hakkı yemek". o hariç tüm günahların affı var. o yüzden diğerleri arasında büyük küçük ayrımı var mı merak ettim.
0
🌸x0x0
(22.07.18)
böyle başlıklarda @1adam'ı arıyor insan :P kendisiyle en çok tartışmaya girenlerden biriydim. ama aranıyor yine de nedense. okuyorsa selam...

en büyük günah şirk koşmaktır. yani, Allah'a ortak koşmaktır. bu bir siyasi lider olur, eş olur, çocuk olur, para olur, mal mülk olur. bunun affı yoktur. bir diğeri de kul hakkıdır, bunun da affı yoktur.

son yıllarda alkol benim için sıradanlaştı. hemen her gün içiyorum. içmediğim zamanlar da vaktim olmadığı içemiyorum. vaktim ve yeterli param olsa her gün içerim. ama bağımlı değilim :P

domuz eti > zina > alkol

çünkü domuz eti, sadece ölmek üzereyken ve sadece ölmeyecek kadar yeme ruhsatı verilmiş bir şey. ve sünnet gibi, islam'ın alameti farikalarından biri, yani kişinin müslüman olduğunun göstergelerinden biri. ama müslüman biri alkol alabilir, zina edebilir. bunlar da günahtır ama domuz eti yemek bunlara benzemez. zinaya ya da alkole meyletmeyle, alkol ve zinaya meyletme arasında fark vardır.

bu da benim kişisel görüşüm.

alkolü, sınırlarımı bilerek tüketiyorum. bugün gelen müşteri gibi duvara yumruk atıp elimi kırmıyorum, insanları da kırmıyorum, kimseyi de ezmiyorum. efendi gibi evimde içip uyuyorum.
0
runagain
(22.07.18)
kesin olarak söylüyorum aksini iddia edenle allah katında bile kapışırım.

en büyük günahtan aza doğru: zina>domuz eti>alkol
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.07.18)
Domuz eti en buyuk gunah, sonra zina, sonra alkol :D sdjsajsd
0
perfectum
(22.07.18)
İçkinin diğer günahlardan daha tehlikeli olduğunu gösteren bir sürü hadis var, ana temaları da şu "içki içen biri diğer günahları kolayca işleyebilir, içki diğer günahların anahtarıdır."

Yani ham sofi birini silah altında tutup "ya zina yapacak, ya domuz eti yiyecek, ya da içki içeceksin" diye tehdit ettiğinizde içlerinden ona en hafifi gibi olan içkiyi kolayca seçer.

Ama yeteri kadar içirdikten sonra zina da yaptırırsınız, domuz da yedirirsiniz, adam da öldürtürsünüz.

Bununla ilgili ya mevlanadan hikayeler vardı, ya da benzer hadis olması lazım. Bi aratmak lazım google'da.
0
John Bloor
(23.07.18)
zina ve alkol %10 exp kaybına yol açıyor. domuz eti yemek direk level düşürtüyor diye biliyorum. hepsini aynı anda yaparsan ban sebebi. gidip yeni çar açman lazım.
0
Tears of Devil
(23.07.18)
(8)

Sorun somutlaştırma

aychovsky
Bir arkadaşımın bol dertli bir dönemi olmuştu, gece uyumakta zorlanıyordu. Bir hafta sonra nasıl olduğunu sorduğumda “Yattığımda kendimi bir tenisçi olarak hayal ediyorum, sorunlar geldiğinde raketimle onları karşı sahaya gönderiyorum ve rahat uyuyorum böyle” dedi.Gel zaman, git zaman; bu kış bir st
Bir arkadaşımın bol dertli bir dönemi olmuştu, gece uyumakta zorlanıyordu. Bir hafta sonra nasıl olduğunu sorduğumda “Yattığımda kendimi bir tenisçi olarak hayal ediyorum, sorunlar geldiğinde raketimle onları karşı sahaya gönderiyorum ve rahat uyuyorum böyle” dedi.

Gel zaman, git zaman; bu kış bir stres eğitimi verildi bize. Orada da gözlerimizi kapattırdılar ve yeşilliklerin içinden uzaklardan gelen bir minik oyuncak tren hayal etmemizi istediler. Sonra sorunlarımızı o trene yükleyip uzakta tok oluşunu izlememizi söylediler.

Dün de bir bekleme salonunda elime bir dergi geçti. Orada da “Hayalinizdeki bir doğa manzarasında beyaz köpüklğ ama narin akan bir nehir hayal edin. Uzaklardan minik bir gemi gelsin. Sorunlarınızı o gemiye yükleyin ve geminin gidişini seyredin” diyordu. Üçüncü kez görünce biraz kurcaladım, gerçekten meditasyon yöntemlerinden biriymiş bu.

Sorum da şu, dün deneyeyim dedim ama dertleri top yapamıyorum. Daha çok hava gibi geliyor bana, kaba koyacak kadar somutlaştıramıyorum. Hatta havadan da öte, her şeyi her şeyi karışık ve her şeyi birbirinin içinde görüyorum; yani, derdi sevinçten ayıramıyorum. Yani, hayat yemekse, o yemeğin tuzunu ayırmak, sudan oksijeni ayırmak gibi geliyor bana hayatı sorundan arındırıp göndermek.

Sorum şu, siz yapabiliyor musunuz ve nasıl somutlaştırıyorsunuz, ayırıyorsunuz?
0
aychovsky
(22.07.18)
Ben bunu duymamıştım ama kendim yapıyorum. Ama benimki minnoş minnoş gemili nehirli falan değil :D benim dertlerim genelde insanlarla ilgili, onları uçurumdan this is spartaaa tekmesiyle aşağı attığımı canlandırıyorum hep kafamda :D baya bir rahatlatıyor anlık.
0
pastörizesüt
(22.07.18)
"sorun çözme" konusunda uzman olmadığımı zaten biliyorsun ama bu tarz yöntemler bana kişisel gelişim zırvalarından farksız geliyor açıkçası, fazlasıyla saçma ve anlamsız buluyorum. şahsi görüş/önerilerim/saçmalamalarım,

dertleri top yapamıyorsan, dertlerin temeline inmeyi dene. arkadaşının uyuyamaması örneğinden gidelim. "gece uyuyamıyorum" derdi somut gelmiyorsa, uyuyamamana neden olan faktörleri somutlaştırmaya çalış örneğin. geriye git. uyuyamıyorsun çünkü streslisin. streslisin çünkü işte yoğun bir dönemden geçiyorsun. bu yoğun dönemin nedeni senin sorumsuz, her şeyi son ana bırakan bir zalımey olman mı yoksa elinde olmayan sebepler mi var? varsa eğer bu sebepler nedir? böyle parçalamak, gerekiyorsa oturup yazmak, stres ya da huzursuzluk kaynağı olan her şeyi ayrıntılarıyla birlikte dökmek lazım.

ikinci olarak, ben niye dertlerimizi gemiye yahut trene yükleyip başka bir yere gönderdiğimizi anlamadım. bunun gümrük vergisi var, lojistik masrafları var, gidilen yerde alıcı bulup bulamaması var... anlamı nedir bu davranışın? sorunları çözmek ya da uyuyabilmek için niye gerçek sorunlarımızı, hayalimizde yarattığımız bir trene yahut dereye yükleyip başka bir yere gönderiyoruz? bunu yaptığımızda temiz akarsuları, denizleri atıklarıyla kirleten fabrikalardan ne farkımız kalır?

sorunlarla yüzleşmek gerekiyor bence. söylemenin çok kolay olduğunun farkındayım ama bak benim durumumu sen biliyorsun. başkalarına akıl danışıyorum. pozitif yönde değişiklikler yapmaya çalışıyorum küçük bile olsa. "beynime ihtiyacım olacak, onu daha fazla kullanmam gerekecek" diye beslenmemi düzeltmeye çalışıyorum mesela, belki %10 daha fazla performans alırım diye. böylelikle sabahleyin iki yumurta yemek, akşam yarım saat yürüyüş yapmak bile benim için stresi azaltan ve bazı şeylerin daha iyiye gitmesine yardımcı olan faktörler oluveriyor.

dediğim gibi bence sorunları parçalamak hem somutlaşmalarına hem de kolay halledilebilir hale gelmelerine yardımcı olur. örneğin 100 bin lira borcun varsa ve bu yüzden uykuların kaçıyorsa "ben 100 bin lirayı nasıl ödeyeceğim" diye düşünmek veya bu sorunu trene bindirip auschwitz'e göndermek yerine günlük harcamalarından, ihtiyaçlarından başlayabilirsin. atıyorum sadece daha az çay içerek ayda 20 lira kâra geçebileceğini, dışarıda yemeyi keserek ayda 200 lira arttırabileceğini hesaplayabilirsin. ayda 20 lirayla 100 bin lira borç ödenmez ama elinde daha somut, daha yönetilebilir, daha küçük problemler olur: artık 100 bin lira ödemeyi değil, aylık borç ödemene +500 lira eklemeyi düşünürsün.

en somut problemler dahi zihne soyut olarak yansıyacaktır zaten; yani gelip biri kafana vurmadığı sürece sorunların ne kadar somut olursa olsun, uyuyamama sebebin "soyut" olacak. haliyle bence trene yüklediğimiz sorunları başka bir yere göndermek yerine onlara yumruk atmamız, "gelin lan buraya" deyip arkalarından koşmamız daha makul.

daha yazasım vardı aslında ama şu an ben de toparlayamadım ahaha o yüzden şimdilik susuyorum. arkadaşın faydasını görüyorsa ne ala ama ben böyle bir şey yapacak olsam gülmekten uyuyamazdım sanırım.
0
der meister
(22.07.18)
@pastörizesüt İnsanı tepiklemeyi anlıyorum ve süper bir şey hakkaten. Derdim bir insanla olursa ben de elime alıp rendeliyorum peynir gibi :) Örneğin, işsizlik olur, ülke şartları olur ya da evlilik sorunları olur; bunun gibi kişiselleştirilmeyen dertler nasıl sonutlaşır?

@der meister Bu sorunun köküne gitmeye engel bir yöntem olarak görülmüyor. Bu bir dertten kaçma mekanizması değil de, duygular bastırdığında anlık rahatlama mekanizması. Atıyorum, ağlarken bir anda nefes alıp kendine gelip açık düümebilmek gibi. Bu tarz yöntemlerin genel amacı sakinleşerek derdin altında duyguların tarafından ezilmeyi engelleme. Bu şekilde, rahatlayarak yüzleşmeye destek mekanizması aslında. Böylece duygularının esiri olan fiziksel sorunlarını rahatlatmak için.

Herkeste her yöntem işe yaramıyor tabii. Bazı insanlar kedi gibi kendi kolunu okşuyor mesela, kendini severek daha iyi hissediyorlar. Ben kolunu sevince moron gibi hissediyorum. Benim sorum yöntemden ziyade insanların sorunu nasıl elle tutulur hale getirdiği ile ilgili.
0
🌸aychovsky
(22.07.18)
O geminin dumeni kirilmis bizim limana bir turlu gelmiyor.oyle tenis topu gibi salliyorum insanlarinin yaradilislari farkli,sonradan olunabilecek bir sey degil.hayatimda en cok yattigi gibi uyuyabilenlere ozendim.bir turlu koyver gitsin olamadi.

Isin kotusu disaridan herkes hayat sana guzel aq seklinde goruyor.
0
duptıs
(22.07.18)
O tür sorunlarımla ben de başedemiyorum ne yazık ki. Bazal bir stres düzeyiyle yaşıyorum sürekli onlar yüzünden
0
pastörizesüt
(22.07.18)
Sorunlar uzun ömürlü mü? Yani "napalim bu da böyle ve idare ediyoruz" minvalinde ele alıp gerek görmezden gelerek gerek normallestirerek bir şekilde onların ömrünü uzatmış olabilir misiniz?

Yani anlattıkları yöntem somutlayin deyiveriyor ama bu o kadar basit bir şey değil. Somut düşünmek de somutlaştırmak da zordur. Tabii bunu aman ugrasmayin zor zaten anlamında söylemiyorum, sadece zorlanmanizin sıradışı bir şey olmadığını belirtmek adına söylüyorum.
0
dafaisss
(22.07.18)
@dafaiss Olay soyle gerceklesti, uc kere karsima cikinca "Bir sey bir kere oluyorsa sanstir, ikinci kere oluyorsa tesaduftur, ucuncu kere oluyorsa istikrardir" misali ucuncu kere karsima cikinca "Hadi, nasil oluyormus ki" dedim. Derdim var tabii kendime gore irili ufakli da, bu yontemden sorunlarimi cozmek icin medet ummuyorum su an. Bunlardan ikincisi de dogrudan bir klinik psikologdan gelince biraz daha merak ettim.

Buradaki kilit nokta sanirim bu yontemin anksiyeteli zamanlar icin onerilmesi. Duygularin esiri olup da dusunemez hale gelince, kaygi alip basini gidince ya da fiziksel olarak yipranmis hale gelince ve insana yuk ustune yuk bindirince, yorgunluktan anlik kurtulma ve rahatlama icin anladigim kadari ile. Kaygi belirtileri olmadiginda cok anlamli degil sanirim zaten bu yontem; kaygilar elini kolunu bagladigi zaman kisa sureli bir yardimci olarak anladim. Tabii, dogru anladiysam.

Benim de kendi capimda kaygilandigim ve bunun icin profesyonel yardim aldigim bir iki sey var; uyutmayacak ya da paniklettirecek kadar degil ama yine de o bir iki sey icin "Dur bir deneyeyim" dedim. Sorunlari top yapip bir yere koymayi beceremedim. Yani,benim kafamda en beyaz boyanin icine siyahi atinca gri olur ve eger tum siyah boyadan kurtulmam gerekirse beyazi da yok etmem gerekir; benim kafamda en fazla bu canlandi.
0
🌸aychovsky
(22.07.18)
Sorun olmayan şeyleri sorun olanla birlestiriyorsunuz ya da onlar zaten birbiriyle bağlantılı şeyler kendilerinde ve ayırmak mümkün olmuyor. Şimdi bu denli soyut bir alanda söylediğim neye karşılık gelir, ya da ciddiye alınır da zarar veren bir şeye de dönüşebilir mi kestiremedigim için bu kısmından devam etmeyeyim :) sorun ne diyeceğim ama ondan bahsetmeniz bir seçenek olsaydı sizin için zaten bahsedersiniz ufaktan diye tahmin ediyorum ve bu alanda susuyorum :)

Bu bahsettiğinizi bilhassa bilmiyorum ama söyleyebileceğim şu ki, bu tip yöntemleri uzun vadeli ya da spesifik durumlara yönelik meditasyon yöntemlerinden, terapi yöntemlerinden, psikolojik danışmanlık yöntemlerinden... birinin ortasından cımbızla çekip almış oluyorlar aşina olduğum kadarıyla. Ama yöntemin içinde istenilen sonuca ulaştırıyor sizi ve bilhassa diyelim terapi için bir aşamada kullanılıyor, çünkü işlevsel olmasını sağlayan zemin 6 aydır hazırlanmış oluyor. Travma sonrası psikolojik danışma yaklaşımlarında yeri olduğunu bu tip antrenmanların bizzat biliyorum, ama dediğim gibi zaten o çalışmanın zeminini zaten hazırlamış oluyor danışman sizin için, ve etkililiği de bununla ilgili.

Ama şu hâliyle etkisi ancak plasebo etkisi olabilir, yani o kadar kolay olsaydı çoğu insan bunlari tercih etmez miydi? Size ay bende çok işe yaradı diyenler ya bu etkinin altındalar, ki bu kendilerini çaresiz gormelerinin bir tezahürü de olabilir ^^ ya da kötü niyetli düşünelim ay ben ne kadar neşeli ve sorunlarını kolay çözen biriyim pozu kesmeye çalışıyorlar. Ya da meraksiz insanlar belki, siz oturup arkaplanini sizle ilgisini, sizde neden etkisi olmadığını dusunmussunuz, onlar dusunmemis.

İllüzyon gösterisini sahnenin arkasından ya da illuzyonun altında ne var, ip mi var ^^ diye düşünürseniz keyif alamazsınız, ama bu sizi potansiyel bir illüzyonist de yapar :)
0
dafaisss
(23.07.18)
(13)

Yumurta kokusu

yaraticinick
Garip bir hassasiyetim var bu konuda, artık canımı sıkıyor. Kahvaltıda yumurta, omlet, menemen vs. yersem eger catalımı bardağımı hatta tabağımı bile değiştiriyorum. Yumurtalı bulaşıkları yıkamak da ayrı eziyet, koku bir türlü gitmiyor gibi geliyor.Sizde de var mı böyle bir durum ? Gerçi ailede tek
Garip bir hassasiyetim var bu konuda, artık canımı sıkıyor.
Kahvaltıda yumurta, omlet, menemen vs. yersem eger catalımı bardağımı hatta tabağımı bile değiştiriyorum.

Yumurtalı bulaşıkları yıkamak da ayrı eziyet, koku bir türlü gitmiyor gibi geliyor.

Sizde de var mı böyle bir durum ? Gerçi ailede tek sorunlu benim.
0
yaraticinick
(22.07.18)
Aynı durum bende de var. O yumurta kokusunu alır almaz öğürtü geliyor.
0
goodman
(22.07.18)
bende yok da babamda vardi. annem gayet temiz ve titiz olmasina ragmen (gerci makina yikiyordu bulasigi zaten) babam neredeyse her yemekte tavuk ya da yumurta kokusundan sikayetci olur, bazen yemek yemeyi reddederdi. yumurtanin o kokusu beni de rahatsiz ediyor ama ucuz ve nefis bir borotein kaynagi oldugu icin ses etmiyorum kerataya, yeterince takintim var bir de yumurtaya satasirsam acliktan geberirim. yalniz degilsin ama yani cok duyuyorum ben bunu. babam gibi esinizin emek verip de yaptigi yemegi gaipten yumurta kokusu duydugunuz icin birakip gitmediginiz surece bir anormallik yok gibi.

edit: annemle babam ayrıldı bu arada, peder emmi vefad etmiş gibi anlatmışım da yok yaşıyo hala. eminim uzaklarda bi yerlerde hala "yumurta kokuyo bu çatal" diye kendisiyle kavga ediyodur, yıldızı parlasın.
0
der meister
(22.07.18)
madem kokudan nefret ediyorsunuz neden/nasıl yiyorsunuz ben de onu anlamıyorum.
0
naksidil
(22.07.18)
Bende de var. Bulaşık makinesine asla yumurtalı bir şey koymam. İşin kötüsü bu koku yıkanınca da çıkmıyor, ilk anda geçmiş gibi olsa da sanki içinden kusuyor o kokuyu. Hele yazın tam işkence.
0
hair freak
(22.07.18)
Yumurta yeniyorsa mutfağa girmem, mecbursam cam açarım
0
owaki
(22.07.18)
evet var tabi ki. hatta yumurta ile birlikte çay içersen o bardakla keyif çayı içilmiyo.

bi de mesela yumurta ile domates yersen -şimdi bile midem bulandı- ortaya bambaşka fena bi koku çıkıyor. yiyenleri görünce midem kalkıyor.

bu ikisinin kaynağı yumurtanın içindeki aynı madde bence.
0
ssiradanbirigibi
(22.07.18)
Makineye atmak yok zaten, yumurta ve tavuk bulaşıklarını atmıyoruz; elde yıkamadan önce de sıcak suda filan bekletiyoruz, biraz işe yarıyor.

@naksidil cok fazla yemek secen biriyim, yumurtayı da çıkarırsam protein kaynaklarım oldukça azalacak. Yoksa senin düşündüğünü birçoğumuz düşünmüşüzdür.
0
🌸yaraticinick
(22.07.18)
yumurta kokusunu özellikle takip ederim bardağa, çatala hemen siniyor, tek çözüm çamaşır suyu. Kaynar suda ayrıca. Tek su ile çıkmıyor yoksa.
0
damla sakızlı dondurma
(22.07.18)
Hastasınız hepiniz.
0
dramadi
(22.07.18)
ben asla almiyorum kokusunu. kuzenimde var ama, yemesini seviyor (orta derecede) ama ayni tabagi kullanamaz bulasigini elleyemez, yumurta kokusu diye yana yakila dolasir.
0
robokot
(22.07.18)
Ben once elde yikayip oyle makinaya koyuyorum yumurtali bulasiklari.

Ben de hic sevmem.
0
kuehles blondes
(22.07.18)
Bu denli takıntılı değilim. Bulaşiklardaki kokuyu pek almiyorum makineye girince zaten yikaniyor iyice. Sadece haşlanmış yumurtanin kokusu bana ağır geliyor. Yaptıktan sonra mutfağı havalandirriyorum derhal dişlerimi fırcaliyorum.
0
Amaranta ursula
(22.07.18)
yumurta değen her şeyi hidroklorik asitte bir saat bekletirim, ardından çamaşır sodasıyla güzelce durularım. el, eğız ve dudak için de ayrı bir işlem uygularım çeşitli kimyasallar ile.
0
diffarentiationation
(22.07.18)
(7)

siz olsanız ne yaparsınız?

mehmed resad
fikirlere ihtiyacım var.diyelim bir kralsınız. ama zalim, halkın ağzına sıçan, şerefsiz bi kral. (günümüzdeki örnekleriyle empati kurabilirsiniz xjdj) halk devrim yaptı ve indirildiniz, canınız bağışlandı, sokağa atıldınız. artık eskiden kendi yönettiğiniz ülke ile bas basasiniz ve geri isyan çıkarm
fikirlere ihtiyacım var.

diyelim bir kralsınız. ama zalim, halkın ağzına sıçan, şerefsiz bi kral. (günümüzdeki örnekleriyle empati kurabilirsiniz xjdj) halk devrim yaptı ve indirildiniz, canınız bağışlandı, sokağa atıldınız. artık eskiden kendi yönettiğiniz ülke ile bas basasiniz ve geri isyan çıkarmayacaksiniz.

ne yapardınız bundan sonra?? mesela koy koy dolaşıp insanlara öğütler veren bir bilge olması gibi kralın ya da kendi zalimliklerinin yaşantıda yüzüne vurması ve bunlardan dersler çıkarması gibi.. söz sizde böyle şeyler.
0
mehmed resad
(20.07.18)
kitap yazar kerizlerin parasını yerdim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.07.18)
intihar ederdim muhtemelen, bu kadar şeye tahammülüm olmazdı.
0
bokmuhendisi
(20.07.18)
geri isyan çıkarmayacaksınız demişsin ama bu bir koşul mu yoksa o anlık imkânsızlıklardan ötürü mü isyan çıkaramıyorum? çünkü eğer ülkeyi yönetmişsem o süreçte boş durmamışımdır, bir yerlere bir şeyler saklamışımdır. maddi olur, manevi olur. etrafımda birileri vardır. evet artık tamamen önemsiz biri olduğum için insanların beni dinleme sebebi yok ama kralken sokağa atılmış biri olarak benim de kaybedecek bir şeyim yok.

ben o yüzden yahşi batı'da şerif lloyd'un yaptığı gibi fakirlere para verip (kralken yolumu yaptığımı varsayıyorum, hem kralsam demek ki eski zamanda yaşıyom offshore hesabına vergi cennetine ihtiyacım yok gömerim bi' yere kim bulacak) uvelek uvelek diye koşun, bozgunculuk yapın derim. mevcut krala karşı insanları doldururum, sağda solda huzursuzluk çıkarttırıp "bakın bu hep kral yüzünden oluyür" derim, kurban kartımı oynayıp bana haksızlık yapıldığını ve mevcut yönetimin çok daha kötü olacağını anlatırım, yeteri kadar taraftar çekebilirsem silahlı minik ve sempatik örgütler kurup kral ve askerlerine karşı gerilla taktiğiyle (ormanda çelme takmak, arkadan sıkıp fark edilince "kaçın la kaçın" demek, bilhassa krala yakın olan kişilere suikast düzenlemek vs) mücadele ederim. tabii bunların hepsinde arka planda kalacağım. neredeyse herkes benden bilecek ama kanıtlayamayacaklar, net olarak bir hamle yapamayacaklar.

ha bir gece ansızın gelip hiçbir şeyden şüphelenmeseler bile "ileride sorun çıkarmasın" diye gırtlaklayabilirler ama dediğim gibi zaten kralken soytarı olmuşum, kaybedecek hiçbir şeyim yok, bana ne.

sözün özü ben şerefsiz, despot bir kralken tahttan indirilmişsem ya ölürüm ya da o tahtı geri alırım; öyle yaşamış birisi zaten başka türlü bir hayat bilmez. ben mesela kral değilim, o yüzden "anne akşam ne yemek yapcan" diye mesaj atıyorum hala. kral olsaydım ama böyle bir tip olurdum. son adama, son mermiye kadar şerefsiz gibi, sinsi gibi savaşırdım. gerekirse krallığı yıkardım ama beni indirenlerin hepsinin teker teker çanına ot tıkardım.

"yok bunların hiçbirini yapamazsın" diyorsan da intihar edeyim ben o zaman, skerim öyle hayatı.

HEY GURL, ARE YOU COUNTER-REVOLUTION? BECAUSE I WANT YOU <3
0
der meister
(20.07.18)
Başka bir ülkeye giderdim.
0
dissendium
(20.07.18)
Gerçekçi olmak gerekirse uzun süre hayatta kalamam sanırım. Şerefsiz bir kral olduğuma göre zamanında bir çok insanın ahını almış, çok düşman edinmiş olmalıyım. Devrimi gerçekleştirenler her ne kadar canımı bağışlamış olsalar da illa ki halkın arasında bana kin besleyen, intikam almak isteyenler vardır.

Her diktatörün diktatör bir dostu vardır. Dostumun ülkesine kaçar, orada kitap neyim yazar kendimi savunmaya çalışırdım herhalde.
0
amortisman
(20.07.18)
@der meister, harika özetlemiş. öyle bir şerefsiz kolay vazgeçmez.

hem, öyle bir ihtimal mi var? şerefsiz krala karşı halk devrim mi yapacak?
0
runagain
(20.07.18)
@der meister +1

eğer onları yapamayacaksam, alternatif olarak kaçırdığım/sakladığım altınlar ile gider uzak bir yerde ya krallar gibi yaşarım ya da orayı örgütler geri gelir yıkarım oradaki düzeni. altın falan yoksa da manipülasyon falan artık yapabilecek bir şey yok. hayatta gidip ev ev gezip insanlara öğüt falan vermezdim ama.
0
nawar
(21.07.18)
(16)

Günde kaç dakika müzik dinliyorsunuz ortalama olarak?

ya ben lan neyse
ben bugün hesapladım, ayda ortalama 10dk. ayda...
ben bugün hesapladım, ayda ortalama 10dk. ayda...
0
ya ben lan neyse
(20.07.18)
ortalamaya vurursak günde 2-3 saat olabilir. akşam 6'dan 12'ye kadar olan sürede dizi veya film izlemediğim zamanlar hep dinliyor oluyorum. hafta sonu evdeysem 10 saat çaldığı da oluyor. evde olmadığım zamanları düşünce 2-3 saat oluyor galiba.
0
Bruce
(20.07.18)
artik calisirken bile dinledigim icin gunde 5-6 saati buluyor. bilgisayar basindaysam zaten dinlemiyor olma ihtimalim cok dusuk. yolda yururken dinlemem ama toplu tasimada olsun, bankada sira beklerken olsun vs. affetmem.
0
der meister
(20.07.18)
last.fm raporuna göre geçen hafta 650 şarkı. hepsi ortalama 3,5 dk desek 2275 dk / 7 = günde 325 dk. bunun yarısı kadarını da youtube'da dinlediğimi varsayarsak günde ortalama 8 saat yapıyor. tabii bunların çoğu çalışırken arka planda çalan müzikler. sadece müzik dinleyip başka hiçbir şey yapmadığım an bunun yüzde biri falandır.
0
sir gawain
(20.07.18)
sanirim benim de ayda ortalama ancak 10dk oluyodur :D hic sevmiyorum muzik dinlemeyi.
0
superfluid
(20.07.18)
Eğer içmiyorsam nerdeyse hiç. Ssdece içerken dinlemeyi seviyorum.
0
sta
(20.07.18)
Bilgisayar başında olduğum her an. Sabah 10 gibi çalışmaya başlayıp akşam 5 gibi ayrıldığım düşünülürse epey ediyor. Akşamları da yemekten sonra uyuyana kadar.
0
voyager 1
(20.07.18)
kafe restoranda çalıştığım için mesai boyunca 11-21 müzik dinliyorum. tabii arada sevdiğim şarkılar çıkınca dikkat kesiliyorum daha çok, bu şekilde çok da dinleme denemez belki. bir de işe gidiş ve işten dönüşlerde dinliyorum.

yani en kötü 5-6 saat dinliyorumdur.
0
runagain
(20.07.18)
Spotify raporuna göre geçen yıl 70.000 dakika müzik dinlemişim. Günde ortalama 194 dakika yapıyor :(
0
yeteramadenedimherseyi
(20.07.18)
günde on saat çalışıyorum, ofiste hep müzik dinliyorum. eve geliyorum, oyun oynarken de müzik açıyorum. yatağa yatıyorum uyumak için de müzik açıyorum. 10-16 saat arası çıktı.
0
allineed
(20.07.18)
Sıfır. Çok yoğunum. Şu an canlı müzik dinliyorum sayılırsa.
0
[GODDARD]
(20.07.18)
bugün 2 albüm, 2 buçuk da radyo programı dinledim uyandığım saatten itibaren. hesapladım; 8 saat 15 dakika olmuş toplamda. uyuyana kadar 1 saat falan daha dinlerim herhalde. film izlediğim, kitap okuduğum ya da biriyle buluştuğum günlerde düşüyor ama bu süre. ortalama 6-7 saat oluyordur sanırım.
0
misterturist
(21.07.18)
superfluid +1
0
c1b2k3
(21.07.18)
Çalışırken radyo açık. Günde 10 saat onu dinliyorum bir kere. Gece uyurken muhakkak bir şarkıyı loopa alıp öyle yatıyorum. İşe gidip gelirken telefondan dinliyorum. Dışarı çıktığımda arabada dinliyorum. Eve gittiğimde eğer dizi & film izlemiyorsam muhakkak şarkı çalıyor arkada.

Günde müzik dinleMEdiğim süre en fazla 5 saattir.

Edit: Üniversitedeyken sapık gibi bir şarkıyı bir hafta loopa alıp araya başka şarkı sokmadan dinlediğim oluyordu. Evden de dışarı çıkmadığım için 24 saat müzik açık oluyordu sanırım.
0
rahip janick
(21.07.18)
arabaya biner binmez açarım. işe gelir gelmez de sabah 8:30 gibi açar akşam 18:00'da bilgisayarı kapatırken müziği de kapatırım. arabada usb'lerim var moduma göre takıyorum. işte youtube'dan. ara ara radyo da açıyorum.
0
naksidil
(21.07.18)
3-4 saat dinliyorumdur en az.
0
pike
(21.07.18)
7-8 saat kadar
0
firemanjonny
(21.07.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.