Giriş
(12)

en sevdiğiniz marş, ben buna bayılıyorum?

for day to break
https://www.youtube.com/watch?v=vHSNZK4Je-Y
0
for day to break
(25.02.19)
milli mars ise rusya milli marsi birinci, dogu almanya ikinci sirada benim icin. milli olmasina gerek yoksa, mars sayilir mi bilmem de kizil ordu'nun "В Путь" efsanedir. red army choir - let's go diye aratinca cikar, mobil oldugum icin linkleyemiyorum.
0
der meister
(25.02.19)
Milli marşlarda İtalyanlarınkini çok seviyom. <3

Michael Schumacher yüzünden sanırım bu sevgi. Bir de euro 2000'den.
0
efreet sultan
(25.02.19)
youtu.be

Kömünik marslar candir.
0
dont eat me
(25.02.19)
Böyle birde kanal var TSK Armoni Mızıkası marşları hoşuma gidiyor :)

www.youtube.com
0
Northern Mariner
(25.02.19)
Favorim youtu.be
0
(s)AINT
(25.02.19)
marş olarak sayılır mı bilmem de her türlü "Si me quieres escribir" versiyonu
0
akan dame
(25.02.19)
Polyuşko polye tabi ki.

Onun dişinda Katyuşa da olabilir marş sayilirsa.

Bi de sovyet milli marşi dişinda milli marş olarak kazakistan ve kanada milli marşlarını da beğeniyorum
0
nundu
(25.02.19)
www.youtube.com

Romanya Milli Marşı iyidir.
0
ihanet kac kisilik
(25.02.19)
şu gominis marşı güzel: www.youtube.com

bir de venceremos var. o da güzel. www.youtube.com

bizden de en sevdiklerimden biri. sanırım marş sayılmaz. belki sayılır bilemedim: www.youtube.com
0
ya ben lan neyse
(25.02.19)
www.youtube.com

Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız!
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(26.02.19)
Viyana senfoni orkestrasının yeni yıl konserini sonuna kadar izleme sebebim, radetzkymarsch
0
pilav
(26.02.19)
Sovyet marsi.
0
stavro
(26.02.19)
(7)

biten ilişkiler ve yeni ilişkiler

elma
merhaba,bir gönül işleri sorusuyla geldim :)bir ilişkiniz bittikten ne kadar süre sonra başka biriyle görüşmeye başladınız.kendinizi nasıl hissettiniz.. sizce bunun ideal bir süresi var mı ya da ayrıldığınız eski sevgilinizin sizden ne kadar süre sonra başka ilişkiye başlamasını sizi şaşırtır ya da
merhaba,

bir gönül işleri sorusuyla geldim :)

bir ilişkiniz bittikten ne kadar süre sonra başka biriyle görüşmeye başladınız.
kendinizi nasıl hissettiniz.. sizce bunun ideal bir süresi var mı ya da ayrıldığınız eski sevgilinizin sizden ne kadar süre sonra başka ilişkiye başlamasını sizi şaşırtır ya da şaşırtmaz ?

biliyorum bunların cevabı biten ilişkinin uzunluğuna, duyguların yoğunluğuna, ilişkinin bitme nedenine göre bile değişebilir. ben sadece sizin deneyimlerinizi merak ettim.

varsa konuyla ilgili eklemek istediğiniz fikirlerinizi de paylaşırsanız çok sevinirim.

ilgilenip zaman ayıranlara teşekkür ederim :)
0
elma
(24.02.19)
3 ay sonra.

normal hissettim. eski sevgilim umrumda değil.
0
false pretension
(24.02.19)
eskiden bu konuda düşüncelerim vardı. ilişkim 4 ay sürmüş olsa bile üç aydan önce başkasıyla görüşmeyi uygun bulmuyordum. görüşene de kızıyordum falan. şimdi zerre skimde değil. başkalarının (eski sevgilim dahil) ne yaptığı umrumda değil. bilmek, görmek, duymak istemiyorum. biriyle görüşüyorsam kendime sadece şunu sorarım: ben bunu yaparak birini aldatıyor muyum, birine zarar veriyor muyum? cevap "yoo" ise üç gün sonra bile görüşürüm, uğraşmıyorum artık. ha gerçekten değer verdiğim bir ilişkiyse üç gün sonrasında zaten kimseyle flört edecek, konuşacak halim olmuyor. kendiliğinden rayına oturuyor her şey. onun dışında 10 günmüş, iki aymış... saymam. ne kendim ne de eski-yeni sevgilim için. bana ne.
0
der meister
(24.02.19)
benim hepsi 6 ay sonra olmuş, ölçmüşüm gibi. eski sevgili için de 2-3 ay sonrası şaşırtmaz.
0
taurina
(24.02.19)
Dediğiniz gibi ilişkiye göre değişebilecek bir durum bu fakat şunu söylemek isterim: Aşk acısı 6 ayda geçer
0
purplee
(24.02.19)
Neredeyse 7 ay oldu son iliskim biteli (5 aylikti) kimseyle ciddi bi sey yasamadim. Ama umrunda degil kim naparsa yapsin
0
reavelyn
(24.02.19)
6 aylık bi ilişkiden ayrıldıktan 3 ay sonra başkasıyla tanışıp sevgili oldum, 3 aylık kısımda ciddi olmayan birliktelikler yaşadım.
Bence zamanı yok bu şeylerin. Yaşanan ilişkinin yoğunluğuna göre de değişir tabi.
0
megalomaniac
(25.02.19)
11 ay oldu. Normal hissedemedim. Birkaç kadınla yattım. Ama birini sevmek çok uzak geliyor.
0
twelfth
(25.02.19)
(15)

lisede dil okumak

hknty
merak ediyorum lisede dil sınıfları neler öğreniyorlar? sonuçta üniversitede 1 yılda hazırlık okununca ingilizce öğreniliyor. 4 yıl ne yapıyor bu öğrenciler? sadece dil öğretiliyorsa 4 yıl kayıp değil mi?
merak ediyorum lisede dil sınıfları neler öğreniyorlar? sonuçta üniversitede 1 yılda hazırlık okununca ingilizce öğreniliyor. 4 yıl ne yapıyor bu öğrenciler? sadece dil öğretiliyorsa 4 yıl kayıp değil mi?
0
hknty
(24.02.19)
öncelikle bizim dönemimizde 10.sınıfta bölüm seçimi yapılıyordu, ilk sene bütün öğrenciler standart dersleri görüyordu. Sadece dil öğretilmiyor. Yabancı dil ağırlıklı yalnızca. 14 saat ingilizce, 4 saat almanca vardı bizim. Geri kalan da temel derslerdi.
0
biravekahve
(24.02.19)
temel dersler neler? 10, 11, 12'de öğretiliyor mu diğer dersler? 9'da hepsi aynı. aynen 10'da dil oluyorlar. hazırlıkta 1 yılda öğretiliyor. yine de 3 yıl fazla değil mi sadece dil öğretiliyorsa?
0
🌸hknty
(24.02.19)
sadece yabancı dil öğretilmiyor. eğitim yabancı dil ağırlıklı oluyor. yanlış hatırlamıyorsam benim dönemimde 35 saatin 20'si ingilizce, 2'si almancaydı. diğerleri de işte türkçe, dil anlatım, matematik, kimya vs. seneye göre ne varsa.

"üniversitede bir yıl hazırlık okuyunca ingilizce öğreniliyor" kısmına gülmekle yetiniyorum. üniversitede hazırlık görmesek inanacağız. sen üniversitede bir yıl hazırlık okuyup öğrenirsin o zaman kardeş, üç sene kaybetme boşuna.
0
der meister
(24.02.19)
e boğaziçi hazırlık gayet iyi. bence dil bölümlerinden daha iyidir.

mat-1, kimya 1 falandır sanırım. çünkü diğerleri işlerine yaramayacak. ama onlar 9'da herkese öğretiliyor. ne gereği var tekrarın?
0
🌸hknty
(24.02.19)
dille mutluluğu öğretiyorlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.02.19)
doğrudan doğruya dil öğretmekten ziyade ydt'ye hazırlık amacı taşıyor bu sınıflar zaten. ağırlıklı olarak gördükleri ingilizce dersi sayısı 11. ve 12. sınıflarda artıyor (seçmeli ingilizce dersi 10 saat, zorunlu 4 saat). 10. sınıfta çoğunluğa ya da başka koşullara bağlı olarak seçilebilir ama sadece +2 saat. 9. sınıf için de aynısı geçerli olabilir, ama olmayabilir de. emin değilim. "haftalık ders çizelgesi" diye bakabilirsiniz.

ha bu arada artık ortaöğretimde "x sınıfı" diye bir kavram da mevcut değil. sonuçta çoğunlukla yine aynı yere çıkıyor ama öğrenciler sınıf değil, ders seçimi yapıyorlar.
0
sanat guresi
(24.02.19)
eğer üniversitede herhangi bir dil bölümü okumak amacı taşınıyorsa öğrenci de sayısal ağırlıklı derslerden ziyade dil derslerini seçiyor. bu kadar basit.

ne yapılıyor? grammar, vocabulary, reading, çıkmış sorular, deneme sınavları ve benzeri çalışmalar.
0
sanat guresi
(24.02.19)
Boğaziçi hazırlığa dil öğrencisi gitmez. Sayısal puanla mühendisliğe alınan adam gider çünkü dersi İngilizce görecektir.
Dili o kadar olmayan adam zaten Boğaziçi'ne dil puanı ile giremez.
0
windows95
(24.02.19)
@windows hayır demek istediğim boğaziçi'nde 1 yılda, lisede 3 yılda öğretilen ingilizce öğretiliyorsa lisede 2 yıl kayıp var. öğrencilere
0
🌸hknty
(24.02.19)
lisede o kadar hormonla 3 yılda bir şey öğrenilmesi bile büyük başarı bana kalırsa bu leş eğitim sistemiyle.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.02.19)
Liseyi dil sınıfında okumadım ama İngilizce ağırlıklı Anadolu Lisesinde okudum ve iyi ki okumuşum çünkü iyi öğretmenlerle dili ne kadar erken öğrenirseniz o kadar faydası oluyor ve temel oluyor.
Üniversitede eğer yabancı dil ağırlıklı eğitim almayacaksanız hazırlık okuyarak arkadaş ortamı edinirsiniz başka bir faydasını göremezsiniz en azından benim gördüklerim bu şekilde
0
murtiii
(24.02.19)
Adam anlamamakta israr ediyor.

Lisede 2 yillik dil bolumunde YDS'ye hazirlik yapilir. Ingilizce konusma ya da akademik yazi yazma gibi bir gudu icermez.

Universite, yabanci dili kullanmani ogretir. Akademik Ingilizce dersleri verir.

Her Ingilizce ayni Ingilizce degildir. Turkcede zamir konusu ile Osmanli Edebiyati nasil ayni sey degilse, lisedeki dil bolumu ile universite hazirlik ayni sey degildir.

Yazdim o kadar ama simdi cikip madem o kadar zamir gorduler, Osmanli Edebiyatini nasil anlamiyorlar demek ki liselere gerek yok diyeceksin ama :(
0
Traveller
(24.02.19)
tekrar olacak ama... 80 sorudan oluşan bir sınav var ve içerisinde paragraf çözümleme, paragrafın anlam bütünlüğünü bozan cümleyi atma, en yakın ifadeyi içeren cümleyi bulma gibi soru türleri bulunduruyor. eğer öğrenci mütercim tercümanlık, ingilizce öğretmenliği, ingiliz dili ve edebiyatı gibi yks-dil puanıyla alan bölümlerden birine gitmek istiyorsa seçmeli ingilizce derslerini seçip buna göre çalışıyor. ağırlıklı olarak 11. ve 12. sınıf. dil öğretilmiyor, sınava hazırlık yapılıyor diyorum çünkü sınavda dört temel dil becerisinden olan listening, writing veya speaking yok.
0
sanat guresi
(24.02.19)
karşı argüman nedir şimdi onu da merak ediyorum. adamlar sayısal dersleri seçip mi ydt'ye girsinler? ya da toptan mı kaldırılsın liselerden ingilizce dersleri? yok yok, merak etmiyorum.
0
sanat guresi
(24.02.19)
şimdilerde nasıl oluyor bilmiyorum ama benim zamanımda eğitim neredeyse tamamen yds üzerineydi.
o zamanlar ilkokul ve ortaokulda öğretilen ingilizceden hayır gelmiyordu, o yüzden bölüm seçilen ilk senede ingilizceye neredeyse en baştan başlanıyordu. çünkü herkesin temelini aynı varsayamıyorsun.

ben bölüm seçtikten sonra 1 kere bile matematik, fizik, kimya, biyoloji dersi görmedim. ilk sene coğrafya vardı, sonraki 2 sene o da yoktu. ağırlık ingilizce, ingilizce dersleri 2'ye ayrılıyordu. biri okuma yazma, biri grammar. 2 sene almanca gördük, son sene almanca dersinde yds deneme çözüyorduk.ayrıca türkçe edebiyat ve dil bilgisi dersi vardı. tarih vardı, felsefe ve sosyoloji vardı. bi de din, vatandaşlık, beden falan oldu ara ara.

ağırlık ingilizce, sonra da türkçe edebiyat ve grammar derslerindeydi yani.
biz son senenin ilk dönemi haftada 1, ikinci dönemi de neredeyse her gün yds çözüyorduk. yani son seneye kadar öğrenme işini halletmiştik, arada derslerde abidik gubidik kimsenin kullanmadığı kelimeler, yapılar görüyorduk. ama hiçbir zaman konuşma ağırlıklı dersimiz yoktu, muhtemelen bizim ingilizce zümresindekilerin konuşma pratikleri olmamasından dolayı. tamamen yds odaklı çalıştık, 32 kişinin yarısından fazlası 80 üstü net yapmıştı, full çekenler de vardı 3-4 tane. o zamanlar 100 soru vardı tabii.

dil öğrenmenin fazlası olmaz, ingilizcesi b2 altı olan kimseye de 1 sene hazırlıkta ingilizceyi tam olarak öğretemezsin. dil öğrenmek sonu olmayan bir uğraş, nereye kadar öğrenirsen dili tam olarak bilmiş oluyorsun, burası da muallak. o yüzden kayıp değerlendirmek anlamsız çünkü ingilizce ile daha çok haşır neşir oluyorsun.

daha efektif kullanılabilir mi, evet. mesela ikinci dil genelde öylesine anlatılır okulda. çok baba bir okul değilse ya da alman, italyan, fransız lisesi değilse ikinci dil çok kenarda kalıyor.
0
Jux
(24.02.19)
(8)

hangi şarkıyı siz yazmış olmak isterdiniz?

kablelvuku
ben the drugs don't work ve somewhere only we know diyerek açıyorum
ben the drugs don't work ve somewhere only we know diyerek açıyorum
0
kablelvuku
(24.02.19)
I just had sex - the lonely island ft. akon ve who said we're wack yine the lonely island
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.02.19)
oomph - alles aus liebe

eski sevgilimi inanılmaz özleyip gece gündüz ağladığım dönemlerde aklımdan her ne geçtiyse harfiyen dero gardaşım yazmış. çok isterdim "bu şarkının sözlerini ben yazdım, bu benim eserim" diyebilmeyi. çünkü hissettiğim ama bu kadar kısa ve öz bir şekilde kelimelere dökemediğim bir şeydi.

ergen gibi neue deutsche härte sapığı olmamın bir nedeni de bu: 10 şarkıdan 9'u "ulan bunu ben yazabilmeliymişim" dedirtiyor, adeta "dostoyevski bu romanında beni anlatmış" hissiyatı uyandırıyor.

(fun fact: anam başörtülü, namazında niyazında kadın. alles aus liebe ve du riechst so gut'u çok seviyor jsfjsj, hatta ben aradığımda zil sesi olarak du riechst so gut çalıyodu eski telefonunda ahaha)
0
der meister
(24.02.19)
Unutmamalı-Tarkan
0
(s)AINT
(24.02.19)
morrissey - let me kiss you
0
dont eat me
(24.02.19)
Eagles - Hotel California
Mazlum Çimen - Feryad-ı İsyanım

iki defa oy kullandım ama olsun o kadar.
0
avarel dalton
(24.02.19)
ASAP Rocky - Been Around The World

Eski sevgili yok, aşk yok. Yeni yaptırdığın saç, ojen, rujun umrumda değil. Takılıyorum kafama göre şarkısı. Temiz kafa.
0
eazy
(24.02.19)
ne me quitte pas
layla-clapton
iz bırakanlar unutulmaz
hurt-johnny cash
0
panamera
(24.02.19)
King Crimson - Epitaph
Tim Buckley - Phantasmagoria in Two
The Smiths - Last Night I Dreamt That Somebody Loved Me
Büyük Ev Ablukada - Evren Bozması
0
landho
(25.02.19)
(8)

Kuzey koreden ne farkımız kaldı.

neymis
Bugün gazeteler dikkatimi çekti, çok az gazete kalmış ortada.TV'lerde malum zaten her yerde malum kişi.kuzey korede de böyle zaten. Biz o kadar olmadık diye düşünürdüm ama acı gerçekler gün yüzüne çıktı artık.siz ne düşünüyorsunuz?
Bugün gazeteler dikkatimi çekti, çok az gazete kalmış ortada.
TV'lerde malum zaten her yerde malum kişi.
kuzey korede de böyle zaten. Biz o kadar olmadık diye düşünürdüm ama acı gerçekler gün yüzüne çıktı artık.
siz ne düşünüyorsunuz?
0
neymis
(24.02.19)
insanlar genel olarak baslarina bir bela gelir korkusuyla bu benzeri sorulara bile cevap vermeye korkuyor. fikirlerini ozgurce ifade etmek icin konusmaya ve yazmaya korkuyor. ben dahil.

turkiye'deki mevcut atmosferden endise duyuyorum. uzuluyorum. hepsi bu.
0
Leonardo~Da~Vinci
(24.02.19)
medyanın iktidar güdümünde olması, ana haber bültenlerinin komik videolarla dolu olması mide bulandırıcı ama abartmayın isterseniz? ciddi ciddi "kuzey kore'den ne farkımız kaldı" diye sormuyorsunuzdur umarım.
0
der meister
(24.02.19)
Kuzey Kore hakkında hiçbir şey bildiğini zannetmiyorum.

Escape from camp 14. Bu kitabı oku.
0
japon askeri
(24.02.19)
Kuzey Kore'den farkin halen serbest piyasa ekonomisine sahip olman, halen muhalif oldugunu beyan edebilmen, halen mulkiyet hakkina sahip olman, halen yurtdisina cikabilmen, halen turist kabul ediyor olman, halen seyahat hakkina sahip olman, halen internete sahip olman. Iran dersen evet haklisin, Iran'dan cok farkimiz kalmadi evet gidisat kotu evet tunelin ucu bombok bir yere cikiyor ama abartmayin bu kadar.

Hatta bu aralar ulkenin bu halde olmasinin sebebini biraz da muhalif insanlarin ve partilerin bu sacma abartmalarina baglamaya basliyorum. Cunku mesnetsiz iddialar karsidaki yanlisligin ana noktalarini ortmeye yardimci oluyor. Atese benzin dokmek sana fayda saglamaz icinde sen de varsin o ulkenin. Madem iktidar el degistirmiyor, iktidardakinin kafasini degistirmeye bakmak gerek.
0
bos gezenin bos ustasi
(24.02.19)
Şu anda onlardan iyiyiz
Ama ilerde Pakistan'a benzer bişey olacağız.
0
herhaltibiliyoring
(24.02.19)
Cumhurbaşkanı olacak tabi gazetelerde, yani ülke içindeki bircok şey onunla bağlantılı gelişiyor ya da değişiyor, illa ki bir rolü var, o açıdan tabii ki olacak diyorum, içinde olduğu bir şeyden bahsederken, onu es geçerek nasıl haber yapacaklar.

Yanlilik/tarafsızlık kısmını diyor isen (en son gazete okuyusumun üzerinden 10 yıl geçmiştir) ben gazeteler ve gazetecilerin hepsinin yalan söylediğini düşünüyorum, kimin adına söyledikleri benim için bir şeyi farkettirmiyor. Hatta abartayim, gazetesi ve gazetecisi olmayan bir ülke özgürlüğün simgesi olabilir ^^
0
dafaisss
(24.02.19)
Bizde internet biraz da olsa var, onlarda yok...
0
babilbaligi
(24.02.19)
Gasteyi salla ya, o ozel tesebbus. Onceden de patronlarin elindeydi simdi de onlarin elinde. Sanki eski halleri cok duzgundu. otobus ureten unlu alman firma durduk yere yanip 41 kisiyi oldurdugunde ne yazmislar ac bak. Firma ceza almasin diye neler cevirdiler, ceza veren hakimi mardine surdurduler.

Gazete onemsiz ama internetin durumu kotu. viki kapali, butun *orno siteler kapali, vpn kovalamaktan cigerimiz soldu.
0
acemi
(24.02.19)
(7)

perfect tense sorusu?

mehmed resad
Bu metindeki 2 ve 10'da neden perfect kullanıldığını anlayamadım. zaten perfect mantığını çok oturtmuş değilim, orda neden simple past yerine perfect kullanildi açıklayabilir misiniz? https://i.hizliresim.com/lqPlNk.jpg
Bu metindeki 2 ve 10'da neden perfect kullanıldığını anlayamadım. zaten perfect mantığını çok oturtmuş değilim, orda neden simple past yerine perfect kullanildi açıklayabilir misiniz? i.hizliresim.com
0
mehmed resad
(24.02.19)
ikincisinde öyle kullanılmasının nedeni böyle bir sürecin var olması ve hala devam ediyor olması. yani şöyle mesela: "ben hiç para düşkünü bir insan olmadım" yani hala değilim. "I haven't been a person who is fond of money" gibi.

10.'da ise edilgenlik giriyor işin içine. eğer daha kolaylaştıracaksa have been ile fiilin üçüncü hali kullanıldığında edilgen oluyor.
yani ona bafta ödülü verildi demek istiyor.

"I have been kicked five times in my balls" taşaklarımdan beş kere tekmelendim anlamında mesela. ya da "I have been awarded because of my good work" iyi çalışmam nedeniyle ödüllendirildim gibi.

bu arada bazı bariz hataların var. didn't learned yerine didn't learn demen lazım. haven't olsaydı learned olurdu. oranın cevabı hadn't learned. ama didn't learn de bariz yanlış olmaz. bu tür şeylerde sınavlarda nasıl yanıtlar istendiğini bilmiyorum. genelde TOEFL falan bu kadar detay şeyleri sormuyor mesela.
0
bohr atom modeli
(24.02.19)
Present Perfect iki durumda kullanilir:
1)yakin gecmis ve tumuyle bitmemis olaylar
2) deneyim

2.soruda hayati bitmedi ve hep boyle olmus ve etkilerini gormus. 10.soruda da deneyimlerini anlatiyor, odul almis.

Edit: yukaridaki yaziyi okudum. Edilgenlikle present perfect'in alakasi yok.
0
Traveller
(24.02.19)
ilkinde zamana yayılmış bir durumdan bahsediliyor ve daha da önemlisi kesin bir zaman aralığı yok. hayatı kolay değildi. uzun bir süreç. başlangıcı ve bitişi belirsiz. net bir şey yok. o yüzden perfect.

ikincisinin edilgenlikle alâkası yok. "he was awarded" da edilgen olurdu, "i was kicked five times in the balls" da edilgen olurdu. ikincisinde perfect kullanılmasının sebebi, sürecin devam ediyor olması. adam yaşıyor ve yeni bir film üzerinde çalışıyor. yeni ödüller alabilir.

öğretmen olmayacak ve ingilizceyi başka birine öğretmeyeceksen bu konular için canavar gibi okuma yapmanı tavsiye ederim. konuşurken ve yazarken neredeyse hatasız kullanırım ama açıklarken zorlanıyorum. elin oğlu nasıl kullanıyormuş, onu görüp aşina olunca sen de kapıyorsun kullanımı.
0
der meister
(24.02.19)
Konu dışı olarak. Hocam bu okumayı nerelerden yapalım. Dil öğrenme kitabi mi alalim? İngilizce roman mi alalım? Reddit mi okuyalım? Alanımızda alakalı makale mi okuyalım?
0
westblack
(24.02.19)
10'daki örneğe edilgen değil diyen ya ingilizce ya türkçe bilmiyordur.

bana daha çok ingilizceyi türkçe kitaptan öğrenmişsiniz gibi geldi koçlar.
0
bohr atom modeli
(24.02.19)
@bohr atom modeli, yanlış anlıyorsun. "cümle edilgen değil" demiyoruz. "cümlenin edilgen olmasıyla perfect tense kullanımının alakası yok" diyoruz. çünkü "he has been awarded" gibi "he was awarded" da pekala edilgendir ve görüldüğü üzere perfect kullanılmamıştır. perfect tense edilgenlikle alâkası olan bir şey değil. sen diyorsun ki edilgen yapı olduğu için has been. ben de diyorum ki "was" da edilgen yapı olabilir gayet, cümlenin edilgen olması perfect tense'le ilgili bir durum değil.

@westblack, hocam ben zamanında ingilizce öğrenirken popmundo diye bir oyun oynuyordum. onun yabancı forumlarında sürterdim deli gibi. reddit olur, roman olur (daha düşük düzeyli bir şey olsa daha faydalı olur aslında), forum olur, gazete olur... çok fark etmez. amaç, bu dili konuşan insanların nasıl kullandığını görmek.
0
der meister
(24.02.19)
Kimse "edilgen degil" dememis ki? Ingilizce hatta bu durumda Turkce bilmeden su dil sorularina yanit verenlerden gercekten rahatsiz oluyorum.
0
Traveller
(24.02.19)
(9)

Az uyku ile nasıl zinde oluyorsunuz?

amanda hugnkiss
Hayatım boyunca hiç az uykuyla zinde olamadım. Zaten gastritim var diye kahveyi de kestim. Az uykuyla beyin fonksiyonlarım bile yavaşlıyor.Bu bana tamamen yapı meselesiymiş gibi geliyor. Bazı insanlar sabah insanı (tavuklar) bazıları da gece geç yatıp sabah uyanamayanlar (baykuşlar).
Hayatım boyunca hiç az uykuyla zinde olamadım. Zaten gastritim var diye kahveyi de kestim. Az uykuyla beyin fonksiyonlarım bile yavaşlıyor.


Bu bana tamamen yapı meselesiymiş gibi geliyor. Bazı insanlar sabah insanı (tavuklar) bazıları da gece geç yatıp sabah uyanamayanlar (baykuşlar).
0
amanda hugnkiss
(24.02.19)
Az uyku subjektif bir kavram. Bana göre mesela 6 saat ideal uyku. Bunun altı az, üstü çok.

Şahsen hafta içi / hafta sonu ayırt etmeksizin günde 6 saat uyuyorum. Çoğu sabah alarmsız kalkarım. Önemli olan ritmi bulabilmek. Ritmi tutturduktan sonra (özellikle her gün aynı sürelerde uyuyup, mümkünse aynı saatte yatıp-kalkarak tabii) gününüzün daha enerjik ve dolu geçtiğini fark edeceksiniz.

Uykuya yedirdiğiniz sabahlara üzüleceksiniz.
0
gonion
(24.02.19)
erken uyumak çok önemli. insanların çoğunda melatonin hormonu gece 11-4 arası salgılanır. ışıktan uzak olmak ve uykuda olmak gerekiyor bu hormonu üretebilmemiz için ancak bir çok kişi bu saatlerde uyanık olduğu için etkisini göremiyor.
0
avatar is back
(24.02.19)
araya girerek sunu sormak istiyorum ben de. az uyuyan arkadaslar, hatta alarmsiz uyananlar sabah kacta uyaniyor mesela? kis aylarinda sabah 8de gunes daha yeni doguyor. e ise gitmek icin daha erkenden uyanmak gerekiyor. nasil zinde uyanabiliyorsunuz karanlikta? tatillerde alarmsiz kalkiyorum ve kisin 9 bucuktan once kalkamiyorum kacta yatarsam yatayim. yattigim saati de dusununce tam bi vakit israfi.
0
pide
(24.02.19)
www.bbc.com Böyle bir haber okudum bugün. Bir süre sonra beynim yandı ama bir bakın isterseniz.
0
askywalker
(24.02.19)
soruya cevabım yok ama askywalker'ın verdiği linkteki "uzman" gibi tiplere nefretimi kusmak istiyorum ben de müsaadenle. tutturmuşlar bir rem uykusu, döngüsü... yahu bunu çocuklar bile öğrendi zaten artık. insan ne kadar zamanda uykuya dalacağını kestiremiyor ki. makina mıyım ben yatağa girdiğim an gideyim? yeri geliyor 1.5 saat dönüyorum, yeri geliyor 12 dakikada dalıyorum. "6'da uyanacaksanız 1'de yatağa girin" ne demek? e girdim, 3'e kadar uyuyamadıysam ne yapacağım? uykuya dalmak üzereyken yeni alarm mı kurayım mesela, o zaman uykum kaçmayacak mı?

tamam önemli olan döngü tamamlamak da ben uykuya ne zaman dalacağımı kendim seçemiyorum. hele ki "15 dakika içinde dalsam iyi olur" baskısıyla hiç dalamam. keşke "tam uyku"ya geçtiğimiz anı hesaplayıp, buna göre döngünün bitiminde, uygun bir zamanda bizi ayağa dikecek türde alarmlar olsa. o zaman çok güzel olurdu.

o yapılana kadar bu uzmanlar "rem uykusu" geyiğini bıraksın bence.
0
der meister
(24.02.19)
Az uykuya alışmak gerekiyor. Düzenli olarak aynı saatte yatıp uyuyup aynı saatte uyanınca vücut alışıyor. Bu uyku miktarı da 6 saat civarı olunca öyle uyuşukluk kalmıyor.

Ayrıca zinde olmak istiyorsan daha aktif olmak zorundasın. Gün içinde vücudunu kullanmazsan gece yattığında dinlenemezsin. Zaten dinlenme halindeyken yatağa girdiğin için hemen uyuyamazsın zaten.

Asker gibi yaşarsan asker gibi zinde olursun. Götündeki kasların odundan oyulmuş gibi sıkı olması lazım zinde olmak istiyorsan. Vücudunu daha çok kullan, yorul, 6 saat uyu, kalk, bu düzeni 1 ay devam ettir zinde olursun zaten.
0
bos gezenin bos ustasi
(24.02.19)
Meditasyon yaparken alıştım. Ama kolay olmadı + birkac ay aldı. Şu an birkaç gün 2-3 saat uykuya, bı hafta 4-5 saat uykuya tav olabiliyorum.

Her gün aynı saatte kalkmaya çalış.
0
JohnOakley
(24.02.19)
ben de çok merak ediyorum bunu, az uyku 3-4 günden sonra direk negatif feeedback veriyor
0
mobydick
(24.02.19)
spor yaparak ve guzel beslenerek. hayatimda en az uyku ile yasadigim zamanlar sabahlari ve mesai cikisi 1-1.5 saat spor yaptigim zamanlardi. gunde 5-6 saat uyku ile son derece dinc kalabiliyordum.
0
crucio
(24.02.19)
(8)

Şu an kim gelse aşık olursunuz?

dont eat me
Mesela benim karşıma neşeli, gülümsemesi içimi ısıtan, pozitif enerji veren biri gelse aşık olurdum. Çünkü mutsuz bir hayat sürüyorum, böyle biri insanüstü gelir bana.Demek ki öyle birine ihtiyaç duyuyorum.Ya siz?Başlığa uygun olarak şu anlık düşünün. Genel değil.
Mesela benim karşıma neşeli, gülümsemesi içimi ısıtan, pozitif enerji veren biri gelse aşık olurdum. Çünkü mutsuz bir hayat sürüyorum, böyle biri insanüstü gelir bana.
Demek ki öyle birine ihtiyaç duyuyorum.

Ya siz?

Başlığa uygun olarak şu anlık düşünün. Genel değil.
0
dont eat me
(23.02.19)
O.
0
bitse de gitsek
(23.02.19)
Gigi Hadid

data.whicdn.com
0
eazy
(23.02.19)
genel desen cevap verebilirdim de şu anlık, mevcut ihtiyaçlarıma göre düşünmem gerekirse kimseye aşık olamam ya. şu anki temel istek ve eksikliklerimin hiçbiri insanla giderilebilecek şeyler değil çünkü.

gerçi birisi dev ekranla eve gelip, "khl playoffları başlıyor guzum, çanak antenini falan da ona göre ayarlıcam ben, rusya'dan bütün yayınları çekicem sana" dese aşık olabilirdim ama neme lazım aq bu durumda nevzat abiye aşık olmam lazım, tövbeler olsun ://

***

senin aşkın benim memlekette bu arada, iç ısıtan gülümseme demişsin...

pbs.twimg.com
0
der meister
(23.02.19)
hahaha. der meister kardeş, i.melih'in daha bana uygunu olsa evet belki aşık olabilirdim. hayır diyemiyorum.
0
🌸dont eat me
(23.02.19)
hastayım, nefesi kuvvetli birisi iyi olabilirdi :D
0
tabirimekruh
(23.02.19)
kimse. çünkü ilk görüşte aşık olan birisi değilim :p
0
false pretension
(23.02.19)
Mutfağı toparlayacak birine olabilir.
0
askywalker
(24.02.19)
Elinde sütle gelip bana bir bardak dolduran şanslı kişiye aşik oldum gitti. Bak bir bardakla gelmiyor, çok sütle geliyor, şmdilik bir bardak dolduruyor. uu beybi. Bu arada süt bi yana zaten aşıksak soruyu nasıl cevablayalım ? (*-*)/
0
velvetmorning
(24.02.19)
(8)

Türkiye için umudu olanlar

zgrydn
sorum size. ekonomi uzmanları tarafından ülkenin kalkınmasının ve refah seviyesinin yükselmesinin uzun bir süre gerçekleşmeyeceğini belirtilirken, iktidarın ideal vatandaş tanımı dışında kalan her birey için hayat her anlamda günden güne zorlaşırken, toplumun ortalama entelektüellik seviyesi zaman g
sorum size. ekonomi uzmanları tarafından ülkenin kalkınmasının ve refah seviyesinin yükselmesinin uzun bir süre gerçekleşmeyeceğini belirtilirken, iktidarın ideal vatandaş tanımı dışında kalan her birey için hayat her anlamda günden güne zorlaşırken, toplumun ortalama entelektüellik seviyesi zaman geçtikçe düşerken (belki de eğitim sistemi marifetiyle düşürülürken), adaletin, liyakatin ve ahlakın günden güne eksildiği ülkemizde iyimser olmak için bir sebep var mı gerçekten?

iktidarın argümanlarını belirtecekler varsa soruyu cevaplamadan direkt geçebilirler.
0
zgrydn
(23.02.19)
Yokta ne yapalım. İşçilerimi eve mi göndereyim ? Atölyeyi kapatıp evde düşünüp duralım mı ? İktidarların kullandığı en önemli zafiyet bu zaten. Ne yapacaklar toplu olarak ülkeden mi kaçacaklar diye bakıyor olaya. Suyun 1 parmak üzerinde burnumuzdan nefes alarak mücadele ediyoruz, ayağımız yosuna deyse de bırakıp gidecek ülkem yok. Karaya ayak basana kadar mücadeleye devam. İstediğiniz cevaplar değil biliyorum ama hayattaki tek önderimin dediği gibi '' Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim''
0
synax
(23.02.19)
benim zerre umudum yok. ne ekonomi ne de başka hiç bir şeyin düzeleceğini sanmıyorum. kafama da takmıyorum.
0
scudman1
(23.02.19)
umut artık sadece bir erkek ismi :( şeklinde romantizm yapıyorum.
0
Mossy
(23.02.19)
yakın vadede umudum yok, en büyük hayallerimden ve isteklerimden biri yurtdışına çıkmak. gelgelelim, benim bir tane vatanım var ve en azından lafta bile olsa hala laik ülkeyiz, cumhuriyetimiz var, okumuş etmiş insanımız var vs... yurtdışına gidenler sonsuza dek orada kalacak diye bir kaide yok. daha iyi bir yönetimle beyin göçünü kısmen de olsa geriye çevirmek mümkün olabilir.

rezil bir nesil yetişiyor, bu sadece hükümet değişikliğiyle düzelecek bir sorun değil ama ben ister istemez sürekli olarak "o kadar da kötü değiliz" diyorum. ki bence değiliz. türkiye'den en çok şikayet eden, sürekli gitme konusunda mızmızlanan insanlardan biriyim. yurtdışında sadece belarus ve ukrayna gördüm ama farklı ülkelerden arkadaşlarım var. neblim, bakınca cidden özellikle de kendi yaşadığım yer (ankara) için çok şikayet edemiyorum ben. zaten sığır gibi yaşayan bir öğrenciyim, standardım her halükarda düşük. 3-5 yıl acı çekeriz belki ama eğer bir şeyler düzelecekse yine düzlüğe çıkarız gibime geliyor.

kısaca hayatıma devam etmek için ümitli olmaktan başka bir şansım yok benim. kafama bomba düşmediği, kötü şartlarda bile olsa yaşadığım sürece de o umudu koruyacağım. emin ol şu an taş üstünde taşın kalmadığı suriye için bile umudu olan suriyeliler vardır.

şahsen her zaman daha iyisini isterim, eksikleri görmeye ve geliştirmeye çalışırım, "buna da şükür" deyip biat etmek istemem ama bunu yaparken olumlu tarafı görerek biraz sakinleşmek de gerekiyor. evet daha iyisi olabilir ve olsun, bunun için mücadele edelim ama hep bu zihniyetle yaşarsam ben üzüntüden geberip giderim. ben ömrümü almanı, polonyalıyı kıskanarak geçirmek istemiyorum. evet berlin'de bisiklet sürmeyi, leipzig'de HYPEZIG diye hap atmayı istiyorum ama olmuyorsa da olmaz yani, ankara'da olanla yetiniriz. bakıyorum ankara'ya... bisiklet sürülüyor mu? evet. hap var mı? evet. eh yani. idare ediyoz. ümidimiz neden olmasın? ümitsiz nasıl yaşayalım? ümit var. hep var.
0
der meister
(23.02.19)
benim var ama 2040'dan sonrası için, birkaç nesilden sonra daha dengeli bir toplum olacağımızı düşünüyorum.
0
gezegen olan pluton
(23.02.19)
umudum yok
değişim günün birinde olsa bile bizim görebileceğimizi düşünmüyorum
hiç karşılaşılmadık bir dönüştürülmüş; cahil ve ahlaksız bırakılmış, en kötüsü sevgisiz bırakılmış nesil geliyor akın akın.

soruna cevap ; bu ölümü gerçeğine rağmen onu unutup yaşayabilmek gibi. gündelik işlere dalıp idare eder gibi davranıyoruz.

ek:kısa/uzun vadede yurt dışına gitmeyi düşünüyorum. (daha önce ingilterede yaşayıp, geziden "umutlanıp", çevremin tüm itirazlarına rağmen hala bir umut olmalı diyerek tr'yeye dönmüş biriyim.)
0
jimjim
(23.02.19)
Güzel günler geride kaldı Türkiye için. Ama her kriz, her çalkantı kendine yeni fırsatçılar doğurur.

Düşünsene Suriyeli bir orta direksin, bomboş fakir bir hayatın var birden iç savaş çıkıyor kendini Türkiye'ye atıyorsun, ordan Almanya derken hayatın iyi yönde değişiyor.

Veya bir ağır kriz öncesi iyi pozisyon alıyorsun elinde dövizle, sonra parasızlıktan kırılan piyasada gayrimenkul topluyorsun, şirket satın alıyorsun vs.

Veya yeni bir hükümet geliyor, despot bir popülizmle inşaata abanacağını öngörüyorsun, iki suyuna gidiyorsun bütün ihaleleri sana kalıyor.

Ülke dediğin nedir ki? Sen ben o biz siz onlar. Banane ondan, senden, sizden. Ben bana bakarım bize bakarım.

Bir de böyle düşün.
0
bos gezenin bos ustasi
(23.02.19)
Bu gibi konulara umut,inanç,hayal şeklinde yaklaşmanın çok sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Bahsettiğiniz şeyler (ekonomi,refah,eğitim,adalet,liyakat) az çok ölçülebilen şeyler ve geçmiş dönemlere ve diğer ülkelere bakılarak gidişatın ne olacağı kolayca tahmin edilebilirler.

Konuların çoğunu hükümetle bağdaştırmışsınız. Aslında bu da bir noktada mantıksız. Bu hükümet eylemleriyle ve içinde barındırdığı insanlarla bu ülkenin bir yansıması. Bu adamlar ve onlara oy verenler başka yerden gelmediler. Bundan 20 yıl önce başka partilerde bulunuyorlardı veya başka partileri destekliyorlardı. Düşünce sistemleri pek değişmedi.

Türkiye'nin yakın geçmişindeki sürece bakalım. Hiçbir zaman bahsettiğiniz konularda ideal düzeylere ulaşılamadı. Hatta belli bir döngü tekrarlanıyor. Tek başına iktidarlar geliyor ve sonrasında 1.5-2 yılda bir seçimlerin yapıldığı siyasi istikrarsızlık dönemi başlıyor. Aynı döngünün bir kez daha tekrar etmesi muhtemel. Bunun sebebi siyasi sistem vb değil. Halk bunu istiyor.

Kimilerinin hayal ettiği veya umut ettiği radikal değişimler, büyük travmalar veya sorunlar sonrası yapılabiliyor. Nasıl bir insan kötü bir özelliğini değiştirmek için major bir sıkıntı yaşamadan harekete geçmiyorsa, ülkeler de böyle sorunlar yaşamadan değişmiyor.

Peki ne yapmalı? Birkaç seçenek var.
1- Yaşadığı ülkeyi tanımadan umut ederek bir şeylerin değişmesini beklemek. Sürekli hayal kırıklığına uğramak ve en sonunda kabullenmek.
2- Durumu kabullenip işine bakmak. Türkiye'deki eğitimli bireylerin çoğu bunu yapıyor zaten. Ben de bu gruba dahilim. Çözüm değil ama kafa rahat.
3- Yurtdışına gitmek. Kesin çözüm bu olsa gerek. İnşallah ben de bu gruba girerim bir gün.
4- Burada iyi şeyler yapmaya çalışıp, bir şeyleri değiştirmeye çalışmak. Evinin önünü süpürmek gibi biraz. İç huzuru sağlayabilir. Ama aynı 1 gibi hayal kırıklığına uğraması muhtemel.
0
the coon
(24.02.19)
(5)

Fenerbahce kume duser mi iddia orani?

alttaraf
selam gencolar,Fener'in durumu malum, gitti gidiyor, bundan sonraki bazi maclari da Besiktas, Galatasaray, Basaksehir, Trabzonspor, Kasimpasa vs..Simdi siz Iddia yonetimi olsaniz Fener'in küme dusmesine bahis acsaniz oranlariniz ne olurdu?ikincisi, futbolu takip eden biri olarak hangi orana ne kadar
selam gencolar,
Fener'in durumu malum, gitti gidiyor, bundan sonraki bazi maclari da Besiktas, Galatasaray, Basaksehir, Trabzonspor, Kasimpasa vs..
Simdi siz Iddia yonetimi olsaniz Fener'in küme dusmesine bahis acsaniz oranlariniz ne olurdu?
ikincisi, futbolu takip eden biri olarak hangi orana ne kadar para yatirirdiniz?
(not: baslik makara, goygoy, kavga icin degil, ciddi bir anket calismasi icin acildi, o yuzden ozellikle de kizmaya sinirlenmeye gelen fenerliler gelip baslik konusu disinda gereksiz agresyon yapmasin lutfen, fikri olan yazsin)
0
alttaraf
(22.02.19)
1. düşmeye 25 kalmaya 2.50 verirdim. ki bence düşmez.
2. 2.50 a 500 tl yatırır 25 orana 50 tl yatırırdım.
0
mikahakkinen
(22.02.19)
oran değil de yüzde olarak sorulsa daha iyi. düşmeye 25, kalmaya 2.5 oran veren bahis bürosu batar çünkü. tek bir olay için bahis oranı belirlemek mantıklı değil. bahis hacmini bilmiyoruz, sermayeyi bilmiyoruz vs... kalma oranı %90, düşme oranı %10.

ligde kalma oranı çoook düşük olacağı için riske girip de yüklü para yatırmam. düşmesi için küçük bir miktar oynayabilirim sürpriz olarak.

fener küme düşmez. "düşürmezler" demiyorum. "hakemler yardım eder, baronlar izin vermez" demiyorum. fenerbahçe kendisi düşmez. korkunç bir sezon geçiriyorlar ama düşme falan çok abartı. gördük işte, küme düşüyorlardı ne oldu, üst üste iki maç kazandılar.

ha şu an düşme hattıyla aralarında averaj farkı var ama bunun nedeni ankaragücü, rize ve erzurum üçlüsünün bu süreçte oldukça formda olması. bu takımlar (ve diğerleri) kalan haftalarda bu istikrarı sürdüremez. fener ise her zaman "üç maçta iki galibiyet" çıkarabilecek durumda.

fener düşmez. matematiksel olarak ihtimal olduğu için yine oran açılır tabii ama dediğim gibi yüzde olarak taş çatlasa %10 verilir.
0
der meister
(22.02.19)
Türkiye’de değil başka bir ülkede olsak net %50. Düşmeye kalmaya aynı oran derim. Belki kalma ihtimali bi tık fazla.
Lakin burası Türkiye. Fener düşmez. Kalmasına 1.50 falan verseler herkes malını mülkünü satıp basar.
0
shotcrete
(22.02.19)
düşme: 150.00 kalma: 1.25,

yatırılan para: düşme 50 tl, kalmaya yatırmam.
0
makarnavodka
(22.02.19)
fenerin mevcut durumda maç kazanması çok zor bunu görüyoruz. daha dün rezil bir yenilgiye daha imza attı. içeride bir nebze puan alabilme ihtimali olabilir ama ben kalan fikstürde deplasman maçlarından yalnızca kasımpaşa ve alanyaspor maçlarında 3 puan alabileceğini düşünüyorum. diğer alt sıradaki takımların performansı da büyük ölçüde belirleyici olacaktır.
beşiktaş maçından puan alamazsa fener %50 %50 olur ihtimaller.
0
ezkaza
(22.02.19)
(6)

Ukrayna'ya giderken...

Barbaros59
Ukrayna'da 1-2 gün kalacağım.1- Oraya gitmeden önce harcayacağım para kadarını Türkiye'de Ukrayna parasına çevirmem gerekiyor mu?2- İstanbul'da Ukrayna parası satan döviz büroları var mı?3- Ukrayna-Lviv'de Türk parasını Ukrayna parasına çeviren döviz büroları var mı?4- Otel rezervasyonunu kağıt üzer
Ukrayna'da 1-2 gün kalacağım.

1- Oraya gitmeden önce harcayacağım para kadarını Türkiye'de Ukrayna parasına çevirmem gerekiyor mu?

2- İstanbul'da Ukrayna parası satan döviz büroları var mı?

3- Ukrayna-Lviv'de Türk parasını Ukrayna parasına çeviren döviz büroları var mı?

4- Otel rezervasyonunu kağıt üzerinde mi göstermek gerekiyor, yoksa telefonda göstermek yeterli midir?

5- Otel rezervasyonunu yaptıktan sonra iptal edersek farkına varırlar mı?

6- Ukrayna'daki 6-8 kişinin kaldığı odalar tehlikeli midir?

7- Online check-in yaparsam ve bagajsız olduğum için uçuştan en az ne kadar önce havaalanında olmam gerekiyor?
0
Barbaros59
(22.02.19)
1. dolarla veya euroyla gidip orada grivna'ya çevirmek en mantıklısı. ukrayna'da direk tl'yi grivna'ya çeviren az yer var. ama dolar euroyu hepsi çeviriyor.

2. ben üstteki gibi yaptığım için bilmiyorum.

3. bkz cevap 1.

4. telefonda da gösterebilirsiniz. dönüş uçak biletinizi ve yanınızdaki nakit parayı da göstermenizi istiyorlar.

5. varmazlar.

6. müşteri değerlendirmeleri iyi olan bir yer seçerseniz hayır.

7. hangi saatte gideceğinize bağlı, bazen havaalanı o kadar kalabalık oluyor ki bagaj vermeyecek olsanız bile kapıya gitmeniz çok uzun sürüyor. ekstrem bir durum yoksa 1 saat önce havaalanında olsanız yeter diye düşünüyorum.
0
someonewalksalone
(22.02.19)
Peki, harcamalarımı kredi kartı ile yapmamı önerir misiniz?
0
🌸Barbaros59
(22.02.19)
1) ukrayna parasına değil, euro veya dolara çevirmen gerekiyor.

2) vardır ama türkiye'den ukrayna parası (hrivna) alma.

3) vardır ama ukrayna'dan türk lirasıyla hrivna alma.

4) pasaport memurlarının bir kısmı dangalak olduğu için elinde fiziksel belge olması daha iyi olur. someonewalksalone nakit paranı göstermeni istiyorlar demiş ama odessa'da bana özellikle "gösterme" dediler teklif edip "istiyorsanız göstereyim?" dediğim halde. çok farklılık gösterebiliyor pasaport memurlarının tavrı.

5) çok şüphe çekecek bir durumun yoksa bunun peşine düşmezler, uğraşmazlar. isterlerse teyit etmek için oteli arayabilirler ama ben öyle bir şey olduğuna şahit olmadım. booking'den ahır rezervasyonu yaptırsan bile genelde "hmm tamam iyi uygunmuş" diyorlar.

6) ukrayna'da 6-8 kişinin kaldığı odalar derken? hostelden bahsediyorsan, başına bir iş geleni duymadım. diğer her ülkede olduğu gibi hırsızlığa karşı dikkatli olmakta fayda var, onun dışında bir şey olacağını sanmıyorum.

7) ukrayna'da diyorsan 1.5 saat bile yetebilir ama istanbul için soruyorsan genel kurallara riayet edip erken gitmekte fayda var.

***

para çevirme konusunda yapılması gereken şudur: ukrayna'ya euro ya da dolarla girilir. paralar hrivnaya orada çevrilir. dönerken de hrivna bozdurulup dolar veya euro alınır. onlar da türkiye'ye gelince türk lirasına çevrilir.

ukrayna'da türk lirasını hrivna yapabilirsin tabii ama hem her yer yapmıyor bunu hem de kur berbat. normalde şu an 1 türk lirası 5 hrivna civarında. ukrayna'da bir türk lirasına karşılık sana maksimum 3.25 türk lirası verirler. o kadar bile olmaz, ben en yüksek 3'ü gördüm.
0
der meister
(22.02.19)
ben önceden pasaportla giriş yaptığımda kimse ne otel rezervasyonu ne dönüş bileti ne para durumunu sordular. bu uygulama yenimi çıktı? yoksa bunlar kimlikle girenler içinmi?
0
deepest
(22.02.19)
1- grivna alabilirsen istanbul'dan al, alamazsan dolar götür yanında
2- muhtemelen vardır eminönü civarlarında
3- zorlanırsın gerek yok
4- telefondan gösterirsen de olur
5- eğer kıllık yapacaksa oteli arayabilir, ama bu yüzde 1 falandır
6- pek tavsiye etmem
7- sabiha gökçen'den gideceğini varsayarak 1 saat önce xray sırasına girmen gerek en az.
8- kredi kartıyla alışveriş yapabilirsin
9- ben pasaportla girdim yine sordular dönüş biletimi vs
0
prasinos
(22.02.19)
Kredi kartı kullanabilirsiniz ama genelde bankalar harcanan para birimini dolara çevirip dolardan TL'ye çevirerek ekstrenize yansıtıyorlar, tabi TL ekstresinden bahsediyorum, kur farkından ötürü nakit harcayacaginizdan daha fazla harcamış bulabilirsiniz kendinizi, bu dediğim sadece Ukrayna için geçerli değil tabi ki.

@deepest Pasaportla girişte de belgeleri sorabiliyorlar, biraz şans meselesi, sanırım ilk girişi olanlara özellikle soruyorlar bilgileri.
0
(22.02.19)
(5)

Aldığı verdiği kaloriyi adam akıllı hesaplayabilen var mı?

for day to break
Şu işi bir türlü beceremedim gitti. Yapabilen arkadaşlar detaylı bir bilgilendirir misiniz?
Şu işi bir türlü beceremedim gitti. Yapabilen arkadaşlar detaylı bir bilgilendirir misiniz?
0
for day to break
(21.02.19)
her öğünden sonra yediklerinizi fat secret'a ekleyin. kendisi toplayıp gösteriyor.
0
tabirimekruh
(21.02.19)
Ben hissederek ilerliyorum. O gun az kolati almissam zaten hissediykrum bugun cok az yedim biraz dsha yiyeyim diye.
0
stavro
(21.02.19)
bence genel olarak yediklerinin kaç kalori olduğuna bakmak yeterli. hassas hesap yapmaya kalkınca çabuk bunalıyor insan, bırakıyor. tabirimekruh yediğini fat secret'a ekle demiş de o iş o kadar kolay değil. kuru fasulye yedim diyelim. içine koyduğun salçası, soğanı, yağı vs. aynı mı olacak? hepimiz belirli ölçülerde, çok kolay ölçülebilen şeyler tüketmiyoruz. kaşarlı-sucuklu tost yapsan tek tek tartıp kalorisine bakman gereken şeyler ekmek, kaşar, sucuk, sürdüğün yağ vs... yani tam ölçüm yapmak, kalorisi belirli ve hazırlık gerektirmeyen bir yiyecek değilse, hemen hemen imkânsız.

en fazla "ortalama bir tabak kuru fasulye kaç kaloridir?" diye düşünüp, o değeri not edebilirsin. ha çok uğraşırsan evet %90 küsür başarı oranıyla kalori değerini çok yakından tayin edebilirsin ama sen de takdir edersin ki kimse bunu sürdürecek kadar işsiz olamaz.

bu kalori sayma işini makrolara da çok dikkat etmesi gereken, ağır spor yapan birisi değilsen çok da sallama derim. ben kendi adıma 1800 sınırı koydum kilo verirken. yediğim şeylerin kalorisini aşağı yukarı kaydediyorum. protein yedim mi? kursağımdan sebze geçti mi? su içtim mi? işlenmiş üründen, şekerden uzak durdum mu? aldığım kalori en az 1300-1400, en fazla 2000-2100 aralığında mı? öyleyse gerisi hikaye. nitekim bu yöntemle çatır çatır da kilo veriyorum pek kasmadan.

yoksa işte ben gofret yiyeyim, vay efendim 200 kalori boşluğum var lokum yeme hakkım doğdu vs. diye kasarsan ohooo içinden çıkılmıyor o işin. 200 gram yağsız tavuk göğsü yersen bunun kalorisini hesaplayabilirsin ama "yemek" pişiriyorsan hesaplayamazsın.
0
der meister
(21.02.19)
yazio diye bir app var cok memnunum. bir de apple watch hep kolumda. sorunsuz
0
partsch
(21.02.19)
@der meister zaten her yediğini tamı tamına hesaplaman imkansız, bu programlar sana ortalama bir sayı veriyor. bir tık daha az ya da fazla kalori almış olunabilir gayey normal. en iyi yöntem ve program bu bence.

kalorinin yanı sıra yaptığınız egzersizleri de ekleyebiliyorsunuz, yine ne kadar yaktınız ne kadar aldınız hesap ediyor.
0
tabirimekruh
(21.02.19)
(10)

Büyük istanbul depremi olursa

tuborg yesili
Bir planınız var mı? Kaçma planınız vs. Sağ kalsak bile istanbul’dan bile çıkmamız zor.Ben çok korkuyorum bu depremden. Şimdi deprem olunca yine depreşti korkularım.
Bir planınız var mı? Kaçma planınız vs. Sağ kalsak bile istanbul’dan bile çıkmamız zor.
Ben çok korkuyorum bu depremden. Şimdi deprem olunca yine depreşti korkularım.
0
tuborg yesili
(20.02.19)
ben bir iki defa düşündüm, beyoğlunda yaşıyorum. burdan kaçmam mümkün değil. sonra vazgeçtim düşünmekten.
0
scudman1
(20.02.19)
Maltepe deyim. Planım yok
0
kisa
(20.02.19)
Ben de eskiden çok korkuyordum ama bizim kişisel olarak alacagimiz önlemler çok kısıtlı; devletin bir şeyler yapması gerekiyor, sagolsunlar onlar toplanma alanlarina ev dikmek ile meşgul. O yüzden boşu bosuna düşünüp anksiyete krizlerine girmeme gerek yok deyip boşverdim uzun süredir. Deprem çantamız var, nispeten güvenli bir binada yaşıyoruz ama o kadar. Sağ kalsak da yaşayabileceğimiz kesin değil sonucta.

Umalim da bize denk gelmesin.
0
fraise
(20.02.19)
ben ankara'ya taşındım ama istanbul'da yaşamak zorunda olanların da ümitsiz olmaması gerektiğini düşünüyorum. enkaz altında kalırsanız şansınız çok az tabii ama belki oturduğunuz apartman yıkılmayacak? en azından ilkyardım çantanız, sizi 3-5 gün götürecek kadar temiz su, konserve vs. bulunsun. olası bir depremin korkunç olacağına şüphe yok ancak viyadüklerin çökmesi biraz abartılı geliyor bana. kaos büyük olsa da "istanbul'a ulaşmak mümkün olmayacak" gibi bir durumun olacağını zannetmiyorum. ilk 3-5 gün aşırı zor olacaktır ama sonrasında hayatta kalanlar ve ölümcül yarası bulunmayanlar kurtulabilecektir.

deprem anında ne yapmanız gerektiğini bilin, kendinizi birkaç hafta dışarıdan destek almaksızın yaşayabilmeye hazırlayın. bina üzerinize yıkılmazsa şansınız hiç az değil.
0
der meister
(20.02.19)
99 depreminde dedem ve babannemle adapazarındaydık. Orada bile İstanbul'a geri dönmemiz 1 ayı bulmuştu. Sağımızda solumuzda arama kurtarma çalışmaları yapılırken öyle dışarıda oturup bekliyorduk. Yollar kapalı, afedersiniz ceset kokuları, toz duman, insanların çaresizliği falan çok kötüydü ya. Çocuktum o zamanlar ama hiç unutamam, bunları tekrar yaşamak beni çok korkutuyor.

Planlara gelirsek, plan falan yok. Adapazarından bile aylar sonra çıkıyorsak, istanbul gibi bir yerden çıkamayız. Yan evin büyük bir bahçesi var, 20 yıllık komuşumuz ve ordulular. Onlarla bahçede oturur bekleriz işte 99'da olduğu gibi. Bizim mahalle yıllardır birbirini tanır, bu deprem olursa herkes birbirine yardımcı olur diye düşünüyorum. Haa zaten bu ev yıkılırsa ben ölmüşüm ölmemişim farketmez :D Yıkılırsa ve ben dışarıda olayım beni öldü sayın zaten derim. Yaşamam o saatten sonra :D

Çıkamayız ama çıktık diyelim. Gidebileceğim yerler gebze, ordu, adapazarı olabilir.
0
eazy
(20.02.19)
kadıköyde sahile yakınım. bina büyük ihtimalle ya yıkılır ya da ağır hasar alır. planım pek yok.
0
sutlu nescafe
(20.02.19)
sag kalirsam, diger insanlara yardim ederim. bir yere kacmayacagim. planim bu. ben depremden korkmuyorum.

simdi, bir cay ic. rahatla. sorun yok.
0
Leonardo~Da~Vinci
(20.02.19)
Davincinin dediği gibi kurtarma çalışmalarına yardım +1
0
lorne malvo
(20.02.19)
Bizim apartman büyük ihtimalle yıkılır, tek umudum çok can çekişmeden ölmek açıkçası.

Eğer bir mucize eseri kurtulursam katırla köyümüze gitmeye çalışırım sanırım.
0
inawen
(20.02.19)
neden herkes evinde yakalanacağını düşünüyor belki işteyken olacak yoldayken metrobüsteyken ne bileyim.eğer bi önlem alınacaksa o çantadan bir de işyerinde bulundurmak lazım bence.
0
hıkmıkzık
(20.02.19)
(2)

farklı ülkelerden insanlarla tanışmak istiyorum. buna uygun platform ne var

powersurge
hani öyle rus kızlarıyla "are you sex?" değil derdim. demin sigur ros dinlerken aklıma geldi. oncacık küçük izlanda'dan björk de çıkmış mesela. acaba nasıldır bi izlandalı'nın kafası, günlük hayatı falan merak ettim. couchsurfing falan olur mu? ya da böyle birileriyle tanışacağım bir platform biliyo
hani öyle rus kızlarıyla "are you sex?" değil derdim. demin sigur ros dinlerken aklıma geldi. oncacık küçük izlanda'dan björk de çıkmış mesela. acaba nasıldır bi izlandalı'nın kafası, günlük hayatı falan merak ettim. couchsurfing falan olur mu? ya da böyle birileriyle tanışacağım bir platform biliyor musunuz?
0
powersurge
(20.02.19)
reddit
0
mehmed resad
(20.02.19)
reddit +1. mektup arkadaşlığı için interpals iyidir ama türk erkeklerine cüzzamlı muamelesi yapılıyor, karşı cinsin %50'sinde falan engelliyiz direkt, geri kalan %50 için de 100 kişiye yazarsan 2-3 dönüş belki alırsın, gerisi de uyumunuza ve sohbeti ilerletebilme kabiliyetinize kalmış. ben son birkaç yıldır tanıştığım hemen hemen tüm yabancılarla reddit üzerinden tanıştım.
0
der meister
(20.02.19)
(6)

Bugünün Film Önerisi

fırt
Get Out'u izledim birkaç saat önce, bayağı güzeldi. Yine ona benzer psikolojik gerilim film önerisi alabilir miyim dostlar? Böyle gerim gerim gerileyim, gece tuvalete kalkarken canlar sıkılsın, koridordan hızlı hızlı yürütsün, damacanadan su doldururken arkamı göremiyor olmanın huzursuzluğuyla birli
Get Out'u izledim birkaç saat önce, bayağı güzeldi. Yine ona benzer psikolojik gerilim film önerisi alabilir miyim dostlar?

Böyle gerim gerim gerileyim, gece tuvalete kalkarken canlar sıkılsın, koridordan hızlı hızlı yürütsün, damacanadan su doldururken arkamı göremiyor olmanın huzursuzluğuyla birlikte aynalara bakmak dert olsun...

Bunun haricinde içinde vıcık vıcık aşk hikayesi geçen filmler hariç her türden öneriye açığım.
0
fırt
(19.02.19)
Sybil.
m.imdb.com

Size pek gerilim türünde gelmeyebilir, ben biraz ödlek olduğumdan gerilmistim. Yine de çok iyi bir filmdir.
0
Amaranta ursula
(19.02.19)
A perfect murder
Derailed
Diabouluqe
A history of violence
Arlington road
Breakdown
0
gurur
(19.02.19)
ben bu gece ikinci kez plemya'yı izleyeceğim. tavsiye ederim. muazzam bir film. oyuncuların tamamı işitme engelli. bu yüzden diyalog yok. sadece işaret diliyle iletişim kuruluyor. bilmene gerek yok... en fazla 10 dakika sürer kendini kaptırman. film bittikten sonra "ben burayı anlayamadım" ya da "buraya kendimi veremedim" diyebileceğin hiçbir yer olmadığını fark edeceksin.

insanın ciğerini söken tarzda pis bir film. ukrayna'ya gidince yine aklıma düştü, özledim. oy anam.
0
der meister
(19.02.19)
get out'tan aldığım tadı skeleton key'den de almıştım. yalnız biraz korkulu söyleyeyim.
aynalara bakmak dert olsun yazmışsın ya hah, al sana film.
0
kedikumunaiseyenadam
(19.02.19)
ben searching'i tavsiye ederim. get outla benzer değil ama bence seveceksiniz.
0
kljgslsdkjsd
(19.02.19)
a cure for wellness
0
not dark yet
(19.02.19)
(10)

iradesizliği yenememek, şekeri bırakamamak

yine de geldim dunyaya
şekerin zararlarına dair makaleler okuyor, belgeseller izliyorum. dolayısıyla şekerin ne kadar tehlikeli olduğuna dair az çok bilgim var. ama nasıl bir bağımlı olmuşsam artık, şekerli gıdaları -özellikle abur cuburları- yemeden duramıyorum. bir süre yemesem, adeta yoksunluk geçiren bir uyuşturucu ba
şekerin zararlarına dair makaleler okuyor, belgeseller izliyorum. dolayısıyla şekerin ne kadar tehlikeli olduğuna dair az çok bilgim var.

ama nasıl bir bağımlı olmuşsam artık, şekerli gıdaları -özellikle abur cuburları- yemeden duramıyorum.

bir süre yemesem, adeta yoksunluk geçiren bir uyuşturucu bağımlısı gibi, yine tatlı gıdalara abanıyorum. irademe hakim olamıyorum. ya da şöyle söyleyeyim: hani sigara tiryakileri, sigaranın tüm zararlarını bildiği halde onu bir türlü bırakamaz ya, hah, işte, benim şekeri bırakamam da tam olarak öyle bir durum.

ne yapmalıyım?
0
yine de geldim dunyaya
(19.02.19)
merhaba diger ben. ben de senin gibiyim, ustune benim bir de alerjim var fakat donem donem engelleyemiyorum ve yiyorum. yemekle zerre aram yok bu arada, yesem de olur yemesem de hatta tatliyi yemekten once yerim, oyle bir sevgi duyuyorum. bunun bir cozumu yok, ben yedigim donemden bi sure sonra cikiyorum canim bile cekmiyor pastaneye gidip yemeden kalkiyorum. tamamen beyinde ve irade icin hicbir yerden cozum gelemez. sartlaman lazim kendini bu zehirli diye.
0
mula
(19.02.19)
bir anda değil de yavaş yavaş bırakmaya çalış

çok eskiden çaya 3 şeker atardım. bir müddet sonra 2, sonra 1, sonra yarım. çok uzun süredir şekersiz içiyorum.

abur cubur çok yiyorsan bir anda bırakma. yavaş yavaş bırak.

bir de evde yiyeceğinden fazla bulundurma. o şey evde duruyorsa muhakkak yenir çünkü.
0
makbur
(19.02.19)
3 4 gün yoksunluk hissediyorsun sonra geçiyor. Sabır lazım.
0
caletti
(19.02.19)
caletti +1
ilk 4-5 gun bayilacagim sandim, artık şekerli bir şey yiyince içim bayılıyor, canım istemiyor.
ilk bir hafta zor gerisi kolay
0
cedex
(19.02.19)
Şuursuz gibi şekerli gıda, çikolata, bisküvi, tatlı tüketen biriydim. 6 şubat'ta sıfır şeker hareketine katıldım. Sadece bir kez, başladıktan birkaç gün sonra açık büfe yemeğe gittiğim için tatlı yedim, onun dışında bugüne kadar rafine şekersiz geldim.

Özellikle yemeklerden sonra, sigara tiryakisi gibi yoksunluk çekmeye başladım son bir iki gündür. Çözüm olarak kuru kayısı aldım, canım tatlı çektikçe bir iki tane yiyorum.

Yer fıstığı yemek de şekersiz bir çözüm.

21 gün kendimi ve nefsimi terbiye ettikten sonra, çerçöp önüme gelen tatlıyı bisküviyi yemek yerine, kaliteli ve temiz tatlılardan (baklava gibi, dondurma gibi) ikram edildikçe abartmadan yemeyi planlıyorum.

Bu 12 günde geri çevirdiğim, ikram edilen, yemekten sonra önerilen tatlıları saysam aklınız hayaliniz durur. Eski ben olsam hepsinden fazla fazla yemiştim. Hepsini zor da olsa reddettim. Kararlıyım.

Bir şeylere bağımlı olmak fikri beni çok rahatsız ediyor. Bu sebeple sigara, alkol bağımlılığım da yok. Tatlı bağımlılığımdan da kurtulacağım.
0
Boğazlıkazak
(19.02.19)
aynı şeyleri yaşadım. şeker yüzünden kendime belki geri dönüşü olmayan zararlar verdim. aşırı şeker tüketimine bağlı olarak gerçekleşen aşırı kilo artışı yüzünden eklemlerimi, belimi vs. darmadağın ettim.

ne yazık ki işe yarar bir tavsiye veremeyeceğim ama belki güç verir: ben son iki ayda yaklaşık 10 kilo verdim ve inan neredeyse hiçbir şeyi değiştirmedim hayatımda. sadece meşrubat tüketmedim, kalori alımımı sınırlamaya çalıştım. daha önceki denemelerimde çok sıkıldığım için bu sefer kendimi sıkmadım. yediğim her şeyin kalorisini saymaya çalışmak yerine, akşam yemeğinde iki tabak yediysem, o gün gofret yememeye karar verdim mesela.

benim için en büyük motivasyon sigarayı bırakmak olmuştu. "sigarayı bıraktım, şekeri de bırakırım" dedim. tamamen bırakmış değilim ama memnunum. ekstrem önlemler işe yaramıyor. bir yerde kafayı yiyip bırakıyorsun.

ilk bir hafta gerçekten ölümdü. bak yetişkin adamım, kek-çikolata istiyorum diye kafamı duvara vuruyordum. kendimi eve kilitleyecektim neredeyse. o "detoks" haftasında gerçekten hiçbir şey yapamadım, tüm gücümle kendimi disipline etmeye çalıştım.

sonra istek azaldı. kolasız yaşayabildiğime hala inanamıyorum. akşam eve dönerken çikolata alma zorunluluğu hissetmemek, "rahatlamak" için yemek zorunda olmamak... bunlar büyük nimetler. artık şekere abanma fikri rahatsız ediyor, o yüzden geri "düşme" korkum bile kalmadı açıkçası. istemiyorum çünkü, mücadele etmek zorunda değilim.

umarım en azından motivasyon sağlayabilir. çünkü bu işten kurtulmanın belirli bir yolu yok. ben belki 5 sene okudum, araştırdım, denedim... hiçbir şey 3-4 günün ötesine götürmedi beni. en sonunda kafayı tamamen yaktım, kendimi gerçekten aşırı zorladım ama "zehri" attım. 10-15 gün sonrasında kafam da yerine gelmeye başlayınca aşırı şeker tüketerek kendime verdiğim zararı daha net gördüm.

dediğim gibi tamamen bırakmış değilim, öyle bir şey düşünmüyorum da açıkçası. benim isteğim sağlıklı olmaktı, bu yolda adım attım. bağımlılığı kırdım. beslememek için de ölçülü olmaya gayret ediyorum. zaten canım çekmiyor bile artık, sadece teklif edilirse ya da ortamda varsa yiyorum.

sana da bunu hedeflemeni tavsiye ederim. ben kendimce detoks yapıp belirli bir süre için HİÇ tüketmemiştim ama gerek yok. azaltmaya çalış.

sigarayı bıraktım, şekeri azalttım. dünyadaki en iradesiz insan olabilirim. vallahi yaparsın. evet çok zorluyor, çok üzüyor ama en fazla bir hafta sürüyor bu. kendini bir şeye ver. ben o süreçte mesela sapık gibi nba maçı izliyordum kardeşimle. tatilde ve stressiz olmamı fırsat bilip, tüm gücümü bağımlılıkla mücadele etmek için ayırmıştım. bazısında ters teper bu tarz bir yaklaşım. bende çalıştı. kendin bulacaksın. yaparsın.
0
der meister
(19.02.19)
Azaltma ile olmuyo kesmek lazım bağımlıyım
0
photo85
(20.02.19)
abur cubur yerine, instagramda unsuz şekersiz kek vs. gibi şeyler oluyor onlara geçiş yap. ben çikolatalı kek yapmıştım mesela çok sevmedim tabi ki ama ülker kek yiyeceğime daha iyi bir alternatif oldu.
0
wishmaythşngs
(20.02.19)
Artık internette rafine şekersiz tatlı tarifleri veren birçok site/instagram sayfası var.

örn: badeninsekeri.blogspot.com

Ben de annem şeker hastası olduktan sonra şekeri azalttım. Hem kendim hem onun için böyle tarifler deniyorum. Eğer üşenmiyorsan -ki bence bu tip tarifleri normal tatlılara göre yapması daha kolay- bunları deneyip tatlı isteğini bastırabilirsin.
0
amanda hugnkiss
(20.02.19)
Tamamen kesmen gerekiyor ancak sadece tatlıyı degil bir sure sekere donusen neredeyse her seyi kesmen lazim. O zaman yoksunluk daha kisa suruyor, daha az istek duyuluyor ve daha kolay bas ediliyor. Yani icinde un olan hicbir sey+nisastali gidalar+ glisemik undexi yuksek olan sebzeler vs yeme. Bol su ve hareketi arttir 1 hafta icinde ataklar etkisini yitirecek. Bir sure sonra lan benim canim neden seker istemiyor diye sasiriyorsun. Biraz da aliskanlik degisimi lazim. Mesela yemekten sonra 10-15 dakika da olsa yuruyus yapmak vs. Bi de kahve ve kuruyemis ogunleri iyi oluyor. Zamanla biraz hafifletirsin seker disindakilerden gene ufaj ufak yersin.
0
red g
(20.02.19)
(10)

Vizesiz nereye gitmeli?

scudman1
Pasaport var, vize istemeyen, çok pahalı olmayan ve bir kaç günlüğüne nereye gidilmeli? Şuraya git, gitme önerilerine açığım.
Pasaport var, vize istemeyen, çok pahalı olmayan ve bir kaç günlüğüne nereye gidilmeli? Şuraya git, gitme önerilerine açığım.
0
scudman1
(19.02.19)
lviv - belgrad ikisinden birine bence lviv.
0
total paranoia
(19.02.19)
Macaristan.
0
komando kani var bende
(19.02.19)
Geçen sene 4 günlüğüne Belgrad'a gittim, bu sene de Makedonya'ya gideceğim. Sırada Beyrut ve son olarak da Ukrayna var.

Belgrad'dan çok memnun kaldım, tam 3-4 günlük yer. Makedonya'da da Üsküp'e 2 gün Ohrid'e 1 gün ayrımayı planlıyorum.
0
miss copernicus cadisi
(19.02.19)
"şuraya gitme" önerisi olarak macaristan diyebilirim çünkü macaristan schengen ülkesi olduğu için vize istiyor.

onun dışında ben şahsen ukrayna'yı severim, eskisi kadar ucuz değil (hem savaş sonrasında ukrayna ekonomisinin toparlanması hem de türk ekonomisinin göçmesi nedeniyle) ama hâlâ bir türk için en uygun fiyatlı avrupa destinasyonlarından biri. kiev ve lviv iki farklı ülke gibi... ikisi de çok tatlı şehirler. hele ki ikinci dünya savaşı'na ilgin varsa kiev'de kendinden geçersin, tek başına rodina mat ve çevresi MUHTEŞEM. genel anlamda şöyle bir "gezdim" seyahati lviv için 3, kiev için 4 günden fazlasını gerektirmez ancak iki şehrin de müzelerinin, anıtlarının altını üstüne getirmek için belki iki hafta bile yetmez.

velhasıl ukrayna'nın batısını ve ortasını şiddetle tavsiye edebilirim. gelgelelim ingilizceleri leş gibi ve özellikle batıda rusça da konuşmuyorlar. öyle bir sıkıntı söz konusu. iletişim kurmak batı'da eziyet olabiliyor. ben bu durumdan bunaldığım için lviv'e gitmeyi pek düşünmüyorum artık yanımda ukraynaca konuşabilen biri olmadığı sürece. "rusça konuşuyorsan ukraynacayı neden bilmiyorsun?" diye lümpenlerden azar yemekten sıkıldım. şaka değil, bunu yapan insanlar var. onun dışında iyi ama. gezmelik, görmelik güzel topraklar. hele ki daha önce yurtdışına çıkmamış biriysen eğer daha bile iyi. neblim orta avrupa'yı görmüş birine lviv pek özel gelmez mesela ama türkiye'den çıkmamış birisi için muhteşem etkileyiciliğe sahip bir yer.
0
der meister
(19.02.19)
Macaristan denmis. Oyleyse Amerika Birlesik Devleteri.

Paran varsa Japonya'ya git.
0
Traveller
(19.02.19)
Balkanlar.
Karadağ çok güzel bir doğaya sahip, halkı çok cana yakın birkaç gün kafa dinlemelik düşünüyorsanız Budva'yı öneririm, oldukça ucuz bir yer.
Bosna da hoş bir yer. Sarajevo ve Mostar'ı 4 günde gezebilirsiniz toplam.
Sırbistan, Belgrad büyük ve hateketli bir şehir 1-2 günde gezilebilir.
Makedonya, Üsküp ve Ohrid'yi gördüm. Ohrid çok şirin bir şehir. Manastır yani Bitola için de benzer şeyler söyleniyor.
0
but that was just a dream
(19.02.19)
schengen alabilirim sorun değil ama hiç uğraşmadan bir kaç günlüğüne gidip gelmek istiyorum. o yüzden vizesiz diye belirttim. ukrayna, makedonya ve sırbistan harici pek alternatif yok gibi. bosnaya gitmeyi düşünmüyorum.
0
🌸scudman1
(19.02.19)
Makedonya +1. :)
0
Boğazlıkazak
(19.02.19)
Biraz da nasıl bir yere gitmek istediğinize bağlı. Moldova vizesiz. Kişinov Avrupa'nın en yeşil yerlerinden biri ve şarapları çok güzel. Sakin, küçük ve huzurlu bir şehir. Böyle bir yer size uygunsa tavsiye ederim.
0
amanda hugnkiss
(19.02.19)
Vizesiz, biletleri ucuz ve hesapli en iyi sehirler kiev ve belgrad. Havalar iyiyken, minimum 4-5 gece kalacak sekilde plan yapin. Kosturmadan sakin sakin gezin. Her yerde farkli bir sey bulursunuz. Bileti ucuz bulursaniz bir de tiflis+erivan oneririm. Ona da 7 gece iyi olur. 3+3 gece seklinde yapilir. Yersiniz, icersiniz.
0
gocuklu madonna
(20.02.19)
(5)

Çeviri Ücret Sorusu

duseyazar
Selam çevirmenler,Çeviribilim mezunuyum ama epeydir çeviri işiyle uğraşmadığım için piyasaya hakim değilim. Akademik makale çevirisi için fiyat teklifi istediler. İngilizce'den Türkçe'ye. 15 bin 600 kelime, boşluksuz 78 bin karakter.İşine özenen insanım, hatasız bir metin çıkarırım Türkçe'de. Siz ol
Selam çevirmenler,

Çeviribilim mezunuyum ama epeydir çeviri işiyle uğraşmadığım için piyasaya hakim değilim. Akademik makale çevirisi için fiyat teklifi istediler. İngilizce'den Türkçe'ye. 15 bin 600 kelime, boşluksuz 78 bin karakter.

İşine özenen insanım, hatasız bir metin çıkarırım Türkçe'de.

Siz olsanız fiyat teklifi ne kadar verirdiniz?
0
duseyazar
(17.02.19)
"İşine özenen insanım, hatasız bir metin çıkarırım Türkçe'de."

teklifi bilmem de ironide cigir acmissin eheh.
0
der meister
(17.02.19)
ne var cümlede ironide çığır açmasına sebep olacak, ben bir kusur göremedim?
0
kaufman
(18.02.19)
Sanırım tez çevirisi falan bu. Boşluksuz 1000 karakteri 15 lira, akademik olduğu için de %50 üstüne ekleyerek 22-23 lira gibi bir fiyata çevirebilirsin. O da 1750 lira falan yapıyor. 1500'e kadar inersin (1000 karakteri 20 lira oluyor). Kapıyı 2000'den aç istersen de dikkat et kaçmasın.
0
shangrilla
(18.02.19)
@kaufman

"Türkçede" diye yazılıyor güncel dil bilgisi kurallarına göre. yapım ekinden sonra gelen çekim eki bitişik yazılıyor. Türkçedeki çe eki yapım eki çünkü.

çeviribilimde de bunu kafamıza kaka kaka öğretiyorlar lakin sonuç ortada :-)
0
windows95
(18.02.19)
TDK'nın sürekli kural değiştirmesi neticesinde hata yapmış ve "ironide çığır açmış" mı oluyorum? Gerçekten güzel bakış açısı. :)

Biz çeviribilimde TDK kurallarını değil, çeviri kavramının bilimsel bağlamını ve rolünü çalıştık. Mütercim tercümanlık bölümlerinde TDK kuralları öğretilmesini anlarım da çeviribilim gibi bilim odaklı bir bölümde imlâ kuralları öğretilmesi yazık olmuş.

Verilen bilgiler için teşekkürler.
0
🌸duseyazar
(18.02.19)
(15)

Kilolu Kadınlardan Hoşlanıyorum

yanqoue
Böyle chubby, thick, pawg diye tabir ettiğimiz kadınlar beni aşırı cezbediyor. Kadın cılızlaştıkça beden yapısı erkeklerinkine benzediğinden cazibesini yitiriyor benim için.Hatta bazen borderline bbw kadınlar da ilgimi çekiyor.Arkadaşlarım bakıyor, olm bu ne böyle diyor her tafafı sarkmış, elbiseye
Böyle chubby, thick, pawg diye tabir ettiğimiz kadınlar beni aşırı cezbediyor. Kadın cılızlaştıkça beden yapısı erkeklerinkine benzediğinden cazibesini yitiriyor benim için.

Hatta bazen borderline bbw kadınlar da ilgimi çekiyor.
Arkadaşlarım bakıyor, olm bu ne böyle diyor her tafafı sarkmış, elbiseye zor sığmış bu kadın, bunu mu beğeniyorsun diyor. Ama karşı koyamıyorum.
Üç tane kriterim var. Balık etli, beyaz tenli ve kırmızı şaçlı olacak. Tatlı da bir yüz ifadesi varsa isterse 100 kilo olsun bu kadın aklımı başımdan alıyor.
Ne var bunda diyeceksiniz, bütüların yanı sıra ben çok tıfıl birisiyim.

Size normal miyim? Böyle kadınlar gerçekten çekici gelmiyor mu size?
0
yanqoue
(16.02.19)
Normalsin. Benim için de yüz güzelliği olduktan sonra kilo ve boy ikinci planda kalıyor. Üstelik şişmanların yüzleri daha güzel oluyor
0
her gece aç
(16.02.19)
So what?
Kilolu seviyorsan kilolu seviyorsundur. (Bu nasıl bir cümle:/) Her neyse bunun normalliģini tartışabilecek merci değiliz bence. Millete de bakma.
encrypted-tbn3.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(16.02.19)
aynı ben :D ama siyah saç beyaz ten de olur. adele'e bayılıyorum mesela.
0
black mamba
(16.02.19)
herkes kadar normalsin. zevklerin kimseyle benzemek zorunda değil. herkesin bir alıcısı var. kendini tıfıl diye tanımladığın için söylüyorum çevremde gördüğüm kadarıyla daha ufak zayıf erkekler iri veya kilolu kadın seviyor. minyon kadın sevmiyor. herkes kendinde olmayana ilgi duyuyor ben öyle tanımlıyorum.
0
damla sakızlı dondurma
(16.02.19)
Bana gelmiyor. Ama gelene geliyor iste, normal yani olabilir :D

Valla ben oynadigim tum oyunlarda kadin karakter yaratirim mesela. Niye? Cunku kadin vucudu estetik oluyor, bakmasi keyif veriyor. Bence estetik kadin vucudu cok guzel bir sey <3

*keske kadin olsaydim aq, kesin model olurdum :D
0
eazy
(16.02.19)
Beren Saat'in şirinliğinde bir zayıflığa tercih ediyorsan bence normal değilsin. ya da bulamadığın içindir.
0
for day to break
(16.02.19)
normal. benim abim de hoşlanıyor, yengem de baya kilolu.
0
nothing in my way
(16.02.19)
seks cok zor ama onlarla.
tavsiye etmem.
bir de sucu sana atarlar.
0
baldur2
(16.02.19)
Bana gelmiyor ama bunun normali, anormali yok yahu.. Cok genis bir skala neyi/kimi begeniyorsan begenirsin yani
0
twq
(16.02.19)
normalsin. çekici gelmiyor
0
dafuq
(17.02.19)
İnsanların kendilerinde olmayan ya da kendilerinde eksik gördüğü şeyler karşı tarafta daha çok hoşlarına gidiyor +1 Misal ben çok minyon bir kadınım (164 cm’e 44 kg) ama kendim gibi tıfıl erkekleri hiç beğenmiyorum, bana hiç erkeksi görünmüyorlar. Uzun boylu, yapılı hatta 190 üzeri erkekleri çok çekici buluyorum. Kapı gibi ohh asfsfs. Doğal yani böyle hissetmen.
0
i m cool with that
(17.02.19)
karım 110 küsur kilo, başta senin gibiydim, sana tavsiyem, yapma, etme aman diyim
0
firemanjonny
(19.02.19)
neyin cekici oldugu tanimi ne yazik ki medya tarafindan pompalanan bilgilerle degisti, kendimizi unuttuk bu kadar fazla dayatma neticesinde. 40 kilo kadin begenen erkek kadar normalsin.
0
kassiopeia
(19.02.19)
balık etli başka kilolu başka. 100 kilo dersen obez sınıfına bile girebilir boyuna ve yağ oranına göre. ayrıca büyük konuşmamak lazım. belki de hiç beğeneceğini düşünmediğin bir kıza kapılacaksın. bu işler hiç belli olmaz :)

www.allure.com
0
hocam
(19.02.19)
hayatının ilk 19 yılını SEXS BOİ olarak geçirip sonrasında OBEZ olan bir erkek olarak, linç edilme korkusuyla yazıyorum: zevkinde "anormal" bir şey yok, bence ekstrem ya da aşırı tuhaf bir durum değil ama kendi adıma benim anlayamadığım, anlamlandıramadığım bir şey.

günümüzde "medya dayatması" mevzuunun bku çıkmış durumda. evet sıfır beden, incecik kadın vs. bunlar medya dayatması da... marketlerde "yemek" diye satılan kalori bombaları, sağlıksız besinler, asla hareket etmeyen ya da sporu "ekstra" haline getirmeye çalışan ve ücretlendiren bir anlayış... bunlar ne o zaman?

insan vücudunun çalışma prensibi nispeten basit. biz acayip hareket etmek, dağda bayırda bulduğumuz eti-otu yemek durumundayız. et kısmı mevcut şartlarda biraz sıkıntılı tabii. hayvanlara yapılan muamele olsun, et için harcanan para ve kaynak olsun vs. tartışmalı konular ama sonuç olarak bilim b'sine inanan bir insan, vücudun nasıl evrimleştiğini ve az çok neye "uygun" olduğunu bilir.

3-5 kilo fazlalık hiç sorun değil ama obezite ya da çok kilolu olmak vs. hastalıktır. kendim yaşadığım için biliyorum ne kadar korkunç bir şey olduğunu. bence insanın doğası gereği "sağlıksız" olandan hoşlanması ilginç bir durum ama seni bu yüzden yargılamam şahsen. bok yemekten, penisine iğne sokmaktan hoşlanan insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz; dombili hanımları seven adama (ya da dombili adamları seven kadına) "yuh sen ne yapıyorsun manyak" diyecek değilim. benim açımdan hiçbir sorun yok.

ama ilginç geliyor bana bu durum. balık etli kadınlara lafım yok, ayva göbek vs. eyvallah ama düz ŞÜŞKO kadınları ben çekici bulmuyorum. habire kan şekeri falan düşen, iki adım yürüyemeyen, leş gibi terleyen, hormonları bozuk, diyabete ve çeşitli kalp rahatsızlıklarına yakalanma ithimali yüksek bir insanı "cinsel açıdan çekici" bulmam cidden zor. ben açıkçası tek hamlede boynumu kırabilecek, hayat dolu, delifişek, ağzında jilet çeviren kadınları seviyorum. çünkü evrim bunu gerektirir.

ha gelgelelim insanlık olarak çok yol aldık ve artık mamut avlayıp kafasına odunla vurduğu kadınlarla sevişen yaratıklar değiliz... önceliklerimiz, anlayışlarımız, beklentilerimiz değişti. ben de böyle diyorum ama mesela en güzel ilişkilerimi, en "çekici" hissettiğim dönemlerimi ironik bir biçimde şüşko bir adamken yaşadım. sigara içiyordum, gençliğimin belki en güzel döneminde diz ağrısından ayakta duramıyordum, nefesim kesiliyordu, 3-5 saat kola içmesem deliriyordum vs. öyle saçmasapan bir heriftim. bu süreçte yaşadıklarımı "taş gibi"yken yaşayamamıştım mesela. gerçi biraz yaşla da alakalı bu ama neyse.

velhasıl ben chubby, thick, pawg seven adama "aa ne kadar anormal, tuhaf birisi" demem asla. hakkındaki fikrim, görüşüm, değerlendirmem değişmez. ama kendi adıma "ulan pawg da sevilir mi" diye sorarım, ilginç gelir. arnold olalım demiyorum ama İNSAN dediğin zayıf, kaslı, affedersin MAYMUN GİBİ olur. olması gereken budur çünkü.
0
der meister
(19.02.19)
(21)

Devletin üniversite mezunlarına iş verme zorunluluğu

bana her yer cehennem
siyasi düşünceden bağımsız olarak bu konuda ne düşünüyorsunuzşahsi olarak öğretmen adaylarının bu konuda çok fazla demagoji yaptığı ve gereksiz yere ağladıklarını düşünüyorumyurtdışında bu işler nasıldır mesela ? örneğin neden inşaat mühendisliği mezunları devlet bize iş vermiyor diye bas bas bağırm
siyasi düşünceden bağımsız olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz
şahsi olarak öğretmen adaylarının bu konuda çok fazla demagoji yaptığı ve gereksiz yere ağladıklarını düşünüyorum
yurtdışında bu işler nasıldır mesela ?

örneğin neden inşaat mühendisliği mezunları devlet bize iş vermiyor diye bas bas bağırmıyor ?

yada ne bileyim arkeoloji mezunları çıkıp eylem yapmıyor devlet bize kadro vermiyor diye.

şahsi görüşüm devlet hiçbir üniversite mezununa iş vermek zorunda değil
ihtiyaç olursa mezunlardan devlet gerekli şartları sağlayanları kadrosuna alır çalıştırır diye düşünüyorum.

peki atanamayanlar ne yapsın derseniz: bence bunu okumadan önce kişi kendi düşünecekti derim.

sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz
0
bana her yer cehennem
(16.02.19)
Öğretmenlik okuyanlar özel sektörde iş yapabilme yeteneği ve azmine sahip olmayan kişiler. Okul bitsin atanalım sonra hemen evlilik + çocuk kafasındalar.
0
fake fakeoğlu
(16.02.19)
düşüncemi değil ama bir ''fact'' ı söyleyeyim.

Devlet sosyal devlettir tanımı vardır, Devlet imkanı ölçüsünde istihdam yaratır vardır.

Devlet size bir şey vermez, siz zaten sizin olanı alırsınız. o kadroyu devlet vermiyor yani, lütfetmiyorlar.
0
Techsavvy
(16.02.19)
Öğretmenler mezun olunca isim hazır mantığıyla o bölümü seçerek başlıyor lisansa, hatta tercih dönemi bile öyle, çoğu böyle. Bence kpss ile atanamayan x intihar etti vakaları da bu yüzden oluyor, devlet bir sürü şeyi değiştirdi "atanıp öğretmen olma" konusunda ama eğitim fakültesine girerkenki beklentiler hala aynı.

Bir de Türkiye'de adı konulmamış bir "devlet bize bakmıyor" geleneği var o da etkili olabilir. Şartları kötü giden beklentileri gerçekleşmeyen devlete kusuyor öfkesini.

Niye öğretmenler diye yazdım, varsa bile bizzat tanıdığım ya da tanidiklardan duyduğum "ben lisans mezunuyum devlet beni atasin" mantığına bizzat şahit de olmadım ikinci ağızdan da duymadım diğer bölüm mezunlarından.

Bunda öğretmenler için özel sektörde pek hareket alanı olmaması da etken diye düşünüyorum mesleğinin dışında bir iş alanına yonelmedigi sürece. Bu da başlı başına "o kadar sene boşuna mı okuduk" ofkesi doğuracak bir şey. Bu da bir etken.
0
dafaisss
(16.02.19)
dünyada tek bir devlet biçimi yok, çeşitli biçimler var, mesela ödev olarak türkiye anayasasından türkiyenin hangi devlet biçimiyle yönetileceği yazar bunu öğrenebilirsin, sonra bu devlet biçimi nedir diye hem yurttaşların hem devletin karşılıklı görev ve sorumluluklarını düşünebilirsin, cevabını kendin bulacağından eminim öyle çok hazırcı olmayalım :)
0
freebird5406_2
(16.02.19)
Olaya tek taraflı bakmak yanlış.

Devletin üniversite açması, buralara öğretim görevlileri ataması, onlara maaş vermesi, binanın kendi masrafı, araç gereç, yurt zart zurt derken hepsi dünya para. Buraya öğrenciler gidiyor, bunlar 4 sene en az orada zaman öldürüyor. Sonuç? Hiçbir şey öğrenemiyorlar, bomboş elde diploma dolanıyorlar.
Neden? Devlet üniversite açmış.

Ben kişi başına bu kadar çok üniversite düşen başka bir ülke var mı bilmiyorum, muhakkak vardır gerçi ama Türkiye'de üniversite mezunu ihtiyacımız bu kadar çok mu? Bence değil.

Madem öğretmen lazım değil ne halt yemeye devlet masraf edip bu kadar fakülte açtı?

Madem fen fakültesi, iktisat, işletme vb mezunları işsiz devlet neden para akıtıyor? Kapatın gitsin.

Devlet üniversite mezunu vatandaşına iş bulur bulmaz umrumda değil. Devlet neden kaynaklarını böyle gereksiz yere savuruyor asıl mesele burada. Üstelik açmasa o okulları yerine 2 yıllık okul açsa her yere meslek sahibi olur bu insanlar.

Sevmiyorum artık kıyaslamayı ama mecbur kalıyorum. İsveç'te ufak bi şehirde yaşıyorum. Üniversite yok, meslek lisesi var. Meslek lisesinde de çok limitli bölümler var. İhtiyaç yoksa kapatıyorlar o bölümü. Fotoğrafçılık/kameramanlık gibi bir bölüm vardı mesela, kapattılar. Çünkü mezunları işsiz kalmaya başladı, otomatikman insanlar da seçmemeye başladı.

Bir de şu var; bizde akademisyenin önceliği farklı. İsveç'te bir akademisyen çalıştığı bölüme katma değer katıp, o bölümü ileri götürmekle mükelleftir yoksa çalıştığın bölümü kapatırlar işsiz kalırsın.

Mesela su ürünleri fakültesi. Bu bölümün hocaları neden bu bölümü geliştirecek ilerletecek adımlar atmıyor yıllardır Türkiye'de? Al kimse seçmiyor işte. Çünkü değersiz, mezunları işsiz.

Halbuki bu bölümleri kapatıyoruz, sizi de siktirediyoruz dese devlet korkudan köpek gibi çalışmaz mı bu bölümün hocaları? Yani bu bilinçle çalışsalar daha fazla katma değer üretmezler mi? Üretirler.

Robotik kafes sistemleri, yeni teknolojilere sahip türk malı filtrasyon sistemleri, genetik ıslah, farklı ve daha sofistike sistemler vs mümkün mü? Evet. Ama araştırma var mı? Sadece kağıt üstünde.

Yazacak çok şey var bu konuda. Ama bir halt olmaz bizden. Tek çözüm beni ülkeye diktatör seçmeniz. O zaman belki bir şansınız var. Yoksa olmaz evet.
0
bos gezenin bos ustasi
(16.02.19)
Sonradan aklıma geldi, bir de şu var, farazi bir şey söylüyorum ama devlet+özel sektörde ortalama "x lisans bölümü mezunu" kaç kişi istihdam edilebilir, bunu hesaplayabilsek, yine acikta kalanlar olacaktır.

Sorun bu kadar lisans mezunu olmasıyla da ilgili. İş verme kısmından önce, madem lisans mezunu sayısı=muhtemel istihdam miktarı sayısı saglanamiyor, ya bazı bölüm ve fakülteler kapatılır ya da dengeyi sağlayacak yatırımlar yapılır. Ama gözüktüğü kadarıyla ikisi de pek olagelen şeyler değil.
0
dafaisss
(16.02.19)
o zaman neden bu kadar mezun öğretmen çıkaracak kadar bölüm açıldı, kontenjanlar genişletildi? dahası öğretmen açığı sorunundan bahsedilirken atanamayan yığınla öğretmen de mevcut. bu planlama hatası değil mi? özel sektörde zaten uç noktalarda sömürülme durumu var. sendikalaşıp hakkımızı koruyalım deseler bu yöndeki girişimler siyasi sebeplerle yine devlet bünyesindeki odaklar tarafından sabote ediliyor.

not: ortalamaya vurursak inşaat mühendislerinin de götünde ayı bağırıyor şu ara. memur yapın la bizi diye bağırmıyorlar diye devlete kızmadıkları sanılmasın.
0
zgrydn
(16.02.19)
çok güzel, net ve yalın şekilde açıklamış.
www.youtube.com
0
jimjim
(16.02.19)
Ben de aynı şekilde devletin sorumluluğunda olmadığını düşünüyorum. Tamam bir mühendis kadar iş imkanları yok. Ama bunu en baştan biliyorlardı. Bide şuan birçok firma tüm lisans mezunlarına sınavlar yapıyor. Bankalara girebilirler. Pilot bile olabilirler. Ama köreldikleri için doğal olarak öğretmenlik mezunları bu sınavlarda geride kalıyor.

Ben bir makineci olarak çok zor bitirdim okulu. Ögretmenlik veya işletme vb bölümlerdeki arkadaşlarımın dersleri nasıl kolay geçtiklerini gördüğümde çok sinirleniyordum. Şuan ise mühendislerin okulda çok yönlü analitik derslerle zorlanmalarının onları hayatta ileriye götürdüğünü anlıyorum. Mühendis olarak çoğu ingilizce öğretmeninden yüksek yds toefl yapabiliyorum. Daha iyi bir gelecek için çabalıyorum. Ögretmenlerin de belirli kısmı tırnaklarıyla kazıyarak hayatını kazanıyor. Dersanelerde 3-5 kuruşa çalışıyorlar ve özel dersler vererek isim yapmaya çalışıyorlar.

Çabalayıp iş bulmak zorundalar. Ağlayan kısım aslında başarısız olanlar. Akıllı olanlar zaten yollarını çiziyor.

İşsizliği ve iş bulmanın zorluklarını çok iyi biliyorum. Ama iş özünde karınca ağustos böceği hikayesine geliyor. Ben hayatım boyunca çok çalışıp başarısız olan görmedim. Çalışıp hakettiği kadar kazanmadığını düşünen çok. Ama çalışan başarılı oluyor.
0
the coon
(16.02.19)
türkiye cumhuriyeti özelinde eğitim, sağlık, güvenlik gibi konuları devletin üstlenmesini, ( düzenleme, planlama )gerekmediğini düşünenler alamadıkları bu hizmetler için devlete neden hala vergi ödemeye devam ettiklerinin bir açıklamasını yaparlarsa sevinecem :)
0
freebird5406_2
(16.02.19)
ahaha "özel sektörde iş yapabilme yeteneği ve azmi" ne ya? ne zaman bu kadar köle ruhlu aciz yaratıklar haline geldiniz? özel sektörü skiyim. iş yapabilme yeteneği ve azmi dediğiniz şey hayatınızı üç kuruş para için başkasına bırakmak, haftanın bir gününü boş geçirebilmekle mutlu olmak demek. ha elbet çalışanına sosyal haklarını sonuna kadar veren, çalışma saatlerini insani düzeyde tutan, mesai ücretini de veren firmalar vardır ama bunların sayısı gerçekten az. başkasını zengin etmek için ömrünü heba etmekten daha iyi bir seçeneği olmayan tipler insanları tembellikle, yeteneksizlikle ve azimsizlikle suçlamıyor mu bayılıyorum. herkes sizin gibi hayatsız olmak zorunda değil, kusura bakmayın.
0
der meister
(16.02.19)
Kpss kasıp hakkariye giden köle ruhlu olmuyor mu? Ha tabi sabahtan akşama kadar memurlar solitare oynadığı için olmuyor olabilir.

Sana göre bunlarda köleyde köle olmayanlar kim? İnstagram gezgincileri mi fındıkzade travestileri mi?
0
fake fakeoğlu
(16.02.19)
bence de ogretmenlerin yada daoktorlarin atama icin aglamasi cok sacma. bu bolumleri tercih ederken ne kadar acik pozisyon oldugu ve ne kadar acikta bekleyen ogretmen/doktor oldugu belliydi. sirf okumus olmak icin ve bir sekilde kamuya gireriz diye bu bolumleri tercih edip daha sonra 8373937549 ogretmen atama bekliyor diye aglamak cok sacma. bilgisayar muhendisleri, avukatlar da atama beklesin o zmn?

kadrolu calisan olmasi bile basli basina sacmalik. performansa bagli olmadan bir kere ise gir, daha sonra yata yata bir bok yapmadan, tum gun cay kahve icerek emekli ol. kamuda belli basli pozisyonlar disinda kadrolu calisan olmamasi gerekiyor. ozellikle doktorluk, ogretmenlik, gise memurlugu gibi pozisyonlarda.

sosyal develtin amaci kisilere esit olanaklar ve imkanlar saglamaktir. ogretmenlere, doktorlara kadro acip, bu mesleklerin itibarini dusurmek ve vatandaslar/meslekler arasinda adaletsizlik saglamak degildir. rekabetin olmadigi yerde kalite olmaz. rekabet varsa herseyin en iyisi olur.

devlet olabildigince ozel sektor gibi calismali ve devletin yapmasi gereken tek is denetleme olmali. cok yuksek maasli, genis yetkilerle donatilmis ve cok dikkatli bir sekilde secilmis denetleme/mufettis personeli olmali. bunlar hem devlet dairelerindeki her turlu usulsuzlugu, rusveti, vs denetleyecek hem de is yerlerini vergi ve calisanlarin sigortalarinin duzgun yatirilip yatirilmadigini denetleyecek. bu mufettisler hem yuksek maas(15-20 bin TL) almali, hem de tespit ettikleri usulsuzlukler icin belli oranda yuzde almali. boylece bu kisiler kendilerine karsi yapilabilecek hicbir rusvet teklifine tenezzul etmeyecek durumda olacaklar. tabi bu kisiler gerektiginde birbirlerini de denetleyebiliyor olacaklar.
0
crucio
(16.02.19)
Devlet memurluğu bu kadar cazip olduğu sürece (bir devlet memurunu şikayet edip karşılık alabilen oldu mu? İşini yapmadığı gerekçesiyle atılan kaç tane memur gördünüz?), bu kadrolar hükümetler tarafından seçim yatırımı olarak kullanıldığı sürece ve özel sektördeki iş güvencesi ve çalışma şartları genel olarak devletin gerisinde olduğu sürece vatandaş bu talepte bulunur. Devleti küçülteceğiz diye gelen Özal ve RTE'nin tam tersi büyütme sebepleri de bu.

Türkiye'de üniversite diploması meslek kazanma amaçlı değil statü amaçlı alınıyor. Halbuki çoğu meslek için iyi meslek okullarını bitirmek yeterli olmalı. Ama bizim halkımız illa doktor, öğretmen, mühendis ya da asker olacak.

Üretmeyen ve eğitime önem vermeyen bir ülkenin sayısı çok ama kalitesi düşük üniversitelerinden bu kadar çok mühendis, öğretmen vs. çıkartırsanız böyle sorunlarla karşılaşırsınız.
0
bruce mclaren
(16.02.19)
Devlet iş vermeyecekse, istihdam etmeyecekse bu kadar ünivetsiteyi ve bölümü neden açtı diye de sorarlar mesela.
0
Seriusestquamcogitas
(16.02.19)
Kimse de dememiş ki öğretmensiz okul varken öğretmenlerin işsiz olması devletin beceriksizliğidir diye.
Sen hiç öğretmen eksiği olan özel okul duydun mu? Duymadın tabii. Eğer olsaydı, o zaman öğretmenler zaten devlete demezdi bizi ataman lazım diye. Devlet bir yerde okul açmış, ama öğretmen yok. Halkın başka bir yerde okula ihtiyacı var ama değil öğretmen, okul bile yok. E kime söylesin öğretmenler bu durumda?
0
paslanmaz pencere
(16.02.19)
Arkadaşların büyük çoğunluğu madem bu kadar üniversite mezununa iş yok neden bu kadar üniversite ve bölüm açıldı sorusuna takılmışlar.
Arkadaşlar üniversite, ön lisans, lisans hatta yüksek lisans insanlara sadece dersleri öğretmez ki hayata hazırlar, yeni ufuklar açar, vizyon verir, misyon yükler. Yani bu ülkede yaşayan vatandaşların sosyo kültürel standartlarını yukarı taşımak istiyorsak eğitimli insan sayımızı artırmalıyız.
En basitinden trafikte çokça karşılaşıyoruz. Hayattan hiç bir beklentisi olmayan gelecek kaygısı sıfır o gün kazandığı parayı yiyen yarını düşünmeyen vb. eğitimsiz boş insanlarla dolu ve trafikte sürekli kavga ediyorlar. Bu devlet bize en azından eğitimli, kültürlü, hayata bir tavrı ve tarzı olan "kaliteli" insanlarla yaşama lüksünü tüm vatandaşlarına sağlamalı.
Gel gelelim mühendislere, doktorlara bir çok arkadaşım mühendis olduğu halde x marka sigara satışında çalışıyor, sabahtan akşama kadar transit minibüsün tepesinde bakkallara mal satmaya uğraşıyor. Çok daha farklı işler yapıyorlar satıştan pazarlamaya oradan imalata. Ben mesela mühendisim günde 50 kez ellerimi yıkıyorum o kadar çok yağ kir içerisinde çalışıyorum. O kadar çok işe dokunuyorum. Bu mühendislik mi gayet öğretmenlerinde yapabileceği iletişim + (hayat bilgisi+türkçe)+matematik işi. Gayet öğretmenlerde yapar ama mühendisler yapıyor bu işi. Doktorlar iğrenç çalışma ortamlarında çalışıyorlar, illaki işimiz düşmüştür. Sağlık ocaklarında aile hekimleri senin gibi öğle arası çıkıp starbucks a gidemiyor malesef. Sultangazinin, bağcıların, fatihin kenar mahallesinde yıllarca çalışıyorlar. Çok aman aman paralarda almıyorlar bence çok daha fazlasını hak ediyorlar. Bırakalım bu devlet bize bakmir ayaklarını.

Gayet bir sürü iş var. İşsizlikte var. İlanların çoğunluğunda lisans mezunu arıyor iş verenler. Öğretmenlerin kendini gözden geçirmesi lazım.
0
graywolf
(16.02.19)
@graywolf, abi sizin hiçbir şart altında devleti kabahatli görmeme, ona laf söyletmeme refleksinizi ne yapıcaz? kim devlet bize baksın biz ense yapalım diyor? insanlar çalışmak için yalvarır hale geldi. sen zilyon tane atanamamış öğretmenin gözünün içine baka baka "x miktarda öğretmen açığımız var" diyorsan bunu ortaya çıkaran şey ya kötü niyettir ya da salaklıktır.

ayrıca eğitimli toplum böyle yaratılmaz, toplumun refahı böyle yükseltilmez. bir mesleğe yönelik yetişecek mezun sayısını, o alanda yaratabileceğin istihdama göre planlarsın. aksi halde uzmanlık alanı dışında çalışan, ünvanını kullanamayan, bu yüzden verim ortaya koyamayan bir yığın insanla karşılaşırsın. transporter tepesindeki mühendis adamın içi rahat mı şimdi?
0
zgrydn
(16.02.19)
@zgrydn
Hacı öğretmenler zaten çalışmak istemedikleri için öğretmen olmak istiyorlar gibi bir sonuç var yukarıdaki yorumlarda.
Benim bir çok atanamayan arkadaşım gitti polis oldu başka kadrolardan devlete girdi adam hala kpss kovalıyor. Sebep 3 ay tatili olan başka iş yokta ondan. O zaman halihazırdaki öğretmenlerin çalışma standartlarını da değiştirmemiz lazım. Tüm devlet memurları gibi 8-5 5 iş günü 260 gün standart bir tapu memuru gibi çalışılsın bak öğretmen kalıyormu piyasada o zamanda diyceklerki ben senin şımarık çocuğunu ne çekeceğim. Gider valilikte başka bir memuriyet yaparım. Şuan haftanın 3 gününe ders saatlerini sıkıştırıp 4 gün tatil yapan ya da başka mesleklerle uğraşan binlerce öğretmen var. 3 güne 4-5 bin maaş adamın günlüğü 460 tl'ye geliyor. Bana devlette günlük 460 tl kazanan bir doktor bir profesör gösterirseniz memnun olurum.
0
graywolf
(16.02.19)
Şuan devletin en büyük ihtiyacı düzen, planlama, nizam, kontrol, finans

Bu mantıkla devletin öğretmen ihtiyacından daha çok stratejik planlamacı, iş süreçleri yöneticisi, planlamacı, mühendis, müthiş finansçılara ihtiyacı var.

Açılan kadrolara bakın sürekli öğretmen, doktor, düz memur, Bunlar bir şey kazandırmıyor.
Kimse kusura bakmasın her şirkete muhasebeci lazım ama asıl ürünü işçiler mühendisler planlama vb. üretiyor.

Bizim stratek planlama, iş süreçleri, planlamacılar, mühendisler sokaklara dökülmüyorlar kadro diye. İyiki dökülmüyorlar :)
0
graywolf
(16.02.19)
devlet kimseyi işe almak zorunda değil. yarın 10 yıl boyunca memur almıcam dese kimse bir şey diyemez. ancak devlet özel sektörü denetlemek zorunda. bugün bir öğretmen dersanede çalıştığı zaman 2 bin liraya haftada 60 saat kölelik yapmasını engellemek zorunda. bir mühendisin 2-3 bin liraya mahkum olmasını engellemek zorunda. bir çalışanın sigortasının asgari ücretten yatmasını engellemek zorunda. bunları yaparsa kimse memur olmak istemez zaten.
0
black mamba
(16.02.19)
(5)

üniversitelerin öğrencilerine sağladığı imkanlar

yuvarlanantencereninkapagi
birtakım veritabanlarına ulaşım, makale siteleri gibi. okulunuzun size sağladığı ve " çok iyi" bulduğunuz bu tip erişimler var mı, neler?
birtakım veritabanlarına ulaşım, makale siteleri gibi. okulunuzun size sağladığı ve " çok iyi" bulduğunuz bu tip erişimler var mı, neler?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.02.19)
Lexpera
0
adwokat
(11.02.19)
Kazancı içtihat bankası.
0
signore
(11.02.19)
bizim okulun havuzu alti aylik 200 lira mi ne, ben sisko oldugum icin utaniyorum ama zayiflarsam giderim. muazzam. ankara universitesi gibi 4848494 tane ogrencisi olan bir okul icin cok etkileyici bence. iu'deyken cok arastirmamistim, o yuzden bok atmak da istemiyorum ama bu tarz seyler hic yoktu sanki ya.
0
der meister
(11.02.19)
24 saat açık kütüphane, kütüphanede gece 12'de ücretsiz çorba servisi. uzun bir süre sabah-öğle-akşam öğünleri 1'er liraydı, biraz zam gelmiş olabilir şimdi. önce sadece öğlendi, sonra sabah akşamı da eklediler. hem de temiz düzgün. maddi durumu yetersiz öğrencilere burs, öğrenci işçi çalışma olanağı. erasmus. havuz ve diğer spor imkanları. klüplere destek.
0
panamera
(11.02.19)
devasa bi makale ve ebook erişimi var online, kütüphane eşsiz büyük, eksik kitap varsa söylüyorsun getiriyorlar.. havuz, gym bedava, yemekler 2 lira. kulüpler çok aktif ve is dünyasıyla iç içe, bu başlı başına büyük bi imkan. yurtlar çok ucuz.
0
mehmed resad
(11.02.19)
(10)

2019 sizin için nasıl başladı?

lordoz
Sb..Benim için aşırı boktan başladı ve öyle devam ediyor.
Sb..

Benim için aşırı boktan başladı ve öyle devam ediyor.
0
lordoz
(09.02.19)
2018'den bir farkı yok...
tıpkısının aynısı denebilir.
0
livaneli kadir
(09.02.19)
Hayatımın en korkunç yılı oldu daha şimdiden
0
the beste
(09.02.19)
2012-2018 uzak ara hayatımın en boktan dönemi olduğu için gelen yılların o standardı yakalaması neredeyse imkansız. O yüzden, nefes alıyorum, sağlık problemim yok, aç değilim diyerek bile oha mükemmel bir yıl diyebiliyorum 2019 için. Şu ana kadar mükemmel.
0
godsparticle
(09.02.19)
Berbat basladi:D Ilk defa bir yilin kotu baslamasindan yakiniyorum.
0
stavro
(09.02.19)
2015-2018 benim icin mütareke yillari gibiyken, bir Atatürk cikar icimden 2019'da kurtulurum diye bekliyordum. Cikmadi. Resmen Mondros'tan vazgecip, Sevr'i uyguluyor bana 2019.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(09.02.19)
2018'den daha kötü başladı
0
Mossy
(09.02.19)
maaşa zam,yeni sevgili daha nolsun.
0
essoist
(09.02.19)
fena değil. şu an için tek iyi yanı zam almış olmam.
0
nathanieltroy
(09.02.19)
valla şaşırtıcı derecede iyi gibi, bakalım inşallah bozulmaz.
0
biravekahve
(09.02.19)
2017-18 periyodu bir anlamda "hayata geri dönüş" süreciydi benim için. 2019 da "stabilizasyon" evresi olacak diye umuyorum. o açıdan bu yıldan özel veya büyük bir beklentim yok, kafayı falan yemeden sakin ve normal bir şekilde geçirebilirsem iyi sayacağım.

şimdilik fena gitmiyor. en önemli kaygım maddi ve sağlık mevzuları. sigarayı bıraktım ve kilo veriyorum ama 25'i dolduracağım için sigorta bitiyor. gözler bozuldu. bunlar uğraştıracak biraz. maddiyat açısından da çok şükür anamız babamız, kendi işimiz vs. öğrenci olarak yuvarlanıyoruz ama işte kriz mevzuları korkutuyor. bugün iyiyim de 6 ay sonra giyecek donum olmayabilir. kenara para koyacak, birikim yapacak durumda da değilim açıkçası.

şu ana kadar iyi o açıdan. kötü bir şey olmadı, nispeten iyi şeyler oldu. böyle devam etse yeter.
0
der meister
(09.02.19)
(11)

yurtdışında dilenciler/evsizler?

pembepembepembe
bir avrupa şehrinde yaşıyorum, evsiz ve dilenci sayısı muazzam. kfc, mcdonalds gibi yerlerde her oturduğumda en az bir dilenci gelip para, yemek falan istiyor. bir sokak aşağımda evsiz bir eleman yatıyor, zaten şehrin en ışıltılı ve popüler caddelerinde bile sağda solda evsiz görebiliyorsun. amerika
bir avrupa şehrinde yaşıyorum, evsiz ve dilenci sayısı muazzam. kfc, mcdonalds gibi yerlerde her oturduğumda en az bir dilenci gelip para, yemek falan istiyor. bir sokak aşağımda evsiz bir eleman yatıyor, zaten şehrin en ışıltılı ve popüler caddelerinde bile sağda solda evsiz görebiliyorsun. amerika'da, ya da geliri aşırı yüksek iskandinav ülkelerinde, isviçre'de falan durumlar nasıl? tr'de gelir seviyesi daha düşük ama çok az evsiz gördüm, türkiye'deki dilenciler de kfc'ye falan girip dilenecek kadar cesur değil pek.
0
pembepembepembe
(08.02.19)
İskandinavya'ya çok yakın gdansk, gydnia, sopot şehirlerinde hiç yoktu, soğuktan dolayı olabilir. Romanya'da adım başı vardı. Macaristan'da da baya vardı yanlış hatırlamıyorsam.
0
diffarentiationation
(08.02.19)
yanılmıyorsam ABD evsizlik konusunda bir dünya markası. avrupa'dan çok daha kötü olduklarını biliyorum.
0
der meister
(08.02.19)
Amerika'da iklimsel sebeplerle evsizlerin ciddi bir kısmı San Francisco'da. Sokakta hemen her kaldırımda evsizler var, sokakta kafayı bulmuş şekilde etrafa pek rahatsızlık vermeden takılıyorlar.

Dublin'de evsizlik ciddi bir sorun yüksek kiralar sebebiyle, dilenci çok yok ama evsizler var.
0
crown
(08.02.19)
Kanada'da da durum kotu. hele Vancouver'da bir bolge var yuzlerce kisi beraber sokakta yatiyor, kaldirimlarda yuruyecek yer yok herkes bir koseye devrilmis. her ay onlarca kisi asiri dozdan oluyor. sikintili isler.
0
cooperr
(08.02.19)
Turkiye'de bircok sehir icin KFC luks. Amadolu'da Starbucks bile luks ama Avrupa'da bizdeki donerciler cig kofteciler gibi
0
Traveller
(08.02.19)
Türkiye'de insanlarin ekonomik durumu kötü olsa bile adam ya ailesinin ya da bir akrabasinin yaninda kaliyor. Iyi kötü bir is bulup tutunuyor hayata.
En olmadi adam köyüne gider, dedesinden kalma evde yasar.

Avrupa'da insanlarin akrabalik iliskileri bizdeki kadar iyi degil. Madde bagimliligi varsa, isi gücü yoksa sokakta kaliyor.
0
chitosan
(08.02.19)
Isvec'te her ICA, Lidl, Systembolaget, Hemköp, Ikea vb kapisinda kamp sandalyesinde oturan bir dilenci bulunur. Bunlar sanirim o yer icin hava parasi falan oduyor cunku her birinde 1 adet var sadece.

Bu insanlar Romen cingeneler ve Bulgarlar %99. Hayat tarzlari calismamak uzerine kurulu. Gelip burada dilenip, gidiyorlar. Genelde karavanlarda falan yasiyorlar.

Evsiz de cok var Isvec'te. Arabada yasayan falan da cok, tamamen evsiz barksiz, sokakta yatan da var. Ee soguk diyeceksiniz ama yasiyorlar bir sekilde. Tren otobus duraklarinda falan yatiyorlar. Tuvalette yatan bile gordum. Sogukta donarak olen de oldu bizim komunde, evsiz bir sarapci alkolik.

Siz simdi nasil olur falan diyeceksiniz ama sisteme ayak uydurmazsan burada sistem seni tukurup atar ve emin olun sistem oyle bizim aile kavramimiz gibi bagislayici falan degildir, gozunun yasina bakmaz. Bosuna herkes harfiyen kurallara uyarak yasamiyor. Cunku vicdani yok 5 dakikaligina 10cm beri park ettin diye arabani 400 kron cezayi yapistirir giderler itiraz da edemezsin. Kopek sahiplendin ama gidip kaydettirmedin mesela, elinden alip oldururler hayvani sana da binlerce euro ceza keserler. Bir gram vicdani yoktur burda sistemin. Buna katlanamayanlar da oyle duskun olur sokaklarda yasar iste.
0
bos gezenin bos ustasi
(08.02.19)
Avusturyadakilerin %95i macaristan, romanya ve bulgaristandan geliyor. Hatta yazlari ve noel zamani ozellikle bir dilenci akini olur. Eskiden cok degildi, simdi daha cok.

Evsizler de var ama avustuyada evsiz olmak biraz kendi secenegin. Yani evsiz yurtlari var, isteyene destek var, o var bu var. adam mesela kopegi var diye o yurtlarda kalmiyor mesela.
0
kuehles blondes
(08.02.19)
Helsinki'nin evsizlik sorununu nasıl çözdüğüne dair şu haberi okumuştum: www.bbc.com
0
bruce mclaren
(08.02.19)
abd'de restoran icine girip dilenemezler tabii ama sokakta vardir dogrudur.
0
aati kya khandala
(08.02.19)
Hollanda'da sokakta, arabada ve cadirda uyumak yasak (kamp alanlari ve otobandaki mola yerleri istisna). polis bunlari gordugu zaman (ki hem ozel olarak bakiyolar hem de insanlar polisi arayip sikayet ediyo), uyandirip arabadakilere ceza yaziyolar veya sokakta uyuyanlari uyandirip 'hadi baska yere git' filan diyolar. durum boyle olunca hollanda cingene ve dogu avrupadan gelen dilenciler icin baya sikintili bi ulke olmus oluyo. sonuc= dilenci sayisi cok az.

30. 000 kadar evsiz var. ki nufusun 17 milyon oldugunu dusunursek oran cok fazla degil.
0
lamartin
(09.02.19)
(11)

Brexit'e değecek mi yahu?

chicha
Aşağıdaki haberde bankalar, finans kuruluşları, özel şirketler dahil birçok şirketin varlıklarını İngiltere dışına çıkaracağını ve bu paranın toplamının yüz milyarlarca dolara denk geldiğini gördüm de merak ettiğim bu kadar efora ve zarara değecek mi gerçekten?Bu çıkışlardan çok daha fazla mı zarar
Aşağıdaki haberde bankalar, finans kuruluşları, özel şirketler dahil birçok şirketin varlıklarını İngiltere dışına çıkaracağını ve bu paranın toplamının yüz milyarlarca dolara denk geldiğini gördüm de merak ettiğim bu kadar efora ve zarara değecek mi gerçekten?

Bu çıkışlardan çok daha fazla mı zarar mevcut birlikte kalındığı durumda? Yoksa hesaplar ters mi gitti İngiltere tarafında?

www.bloomberght.com
0
chicha
(08.02.19)
brexit'in aslinda hicbir avantaji yok ingiltere'ye. siyasetciler bir anlik gaz ve oy ugruna referanduma gitti, milliyetcilerin gaza gelmesi ve halkin cogunun olayin ne oldugunu kavrayamamasi sonucu referandumdan gecti simdi de siyasetciler yedikleri boku temizlemeye calisiyor. Brexit'i referanduma sunan David Cameron bile oylamadan sonra istifa etti cunku ne bok yedigini cok iyi biliyor. kendisi de gecmesini istemiyordu. muhtemelen Theressa May de istifa etmek zorunda kalacak yada bir sonraki secimde yok olup gidecek.

Avrupa Birligi'nin en onemli avantajlari:
- Schengen birligi: ingiltere zaten Schengen antlasmasina dahil degil
- Ortak para ve ekonomi politikasi: Ingiltere Euro bolgesine de dahil degil ve kendi ekonomik/finansal kararlarini alabiliyor
- gumruk birligi ve serbest ticaret antlasmasi: kiyametin asil koptugu nokta bu. bu antlasma sayesinde avrupa birligindeki ulkeler birbirleri arasinda ekstra gumruk vergisi olmadan ithalat/ihracat yapabiliyorlardi ve sirketler fabrika kurarken yada yeni ofis acarken bu konularla ilgilenmiyorlardi. ingiltere brexit sonrasi da gumruk birliginde kalmak istiyordu ama EU biraz da kozlar elinde oldugu icin buna pek yanasmadi.
- vizesiz oturum/calisma hakki: bu madde brexit savunucularinin en cok ustunde durdugu noktaydi. savunuculara gore dogu avrupa'dan gelen ucuz is gucu Ingilizlerin is bulmasini zorlastiriyordu. Ama istatistiklere gore dogu avrupa'dan ingiltereye cok fazla goc yok. tam aksine ingilizlerden is gucunu alanlar cogunlugu hintli olmak uzere avrupa birligi disindan gelen gocmenler. Bu gocmenler zaten ozel calisma/oturma izni almak durumundalar ve brexit bu durumu degistirmeyecek.

kisacasi ingiltere gote gelmek uzere ve en az zararla nasil kurtulur onun hesabini yapiyor.
0
crucio
(08.02.19)
Referandumda ağırlıklı olarak kırsal kesim Brexit'i destekledi diye hatırlıyorum. Onlar da bu finansal etkilerin çok bilincinde olan kesim değildi.

Bir nevi (bkz: dağdaki çoban ile benim oyum bir değil) durumu yaşanıyor yani.
0
crown
(08.02.19)
Dünyada hemen her seçim/referandumda yaşlı, köylü ve cahil kesim; genç, şehirli ve modern kesimin geleceğini elinden alıyor. Max 10 yıl ömrü olan yaşlılar çikalım oyu verdiler ve 50 yıl daha yaşayacak gençler ceremesini çekecek.
0
nundu
(08.02.19)
İngiltere için durum hiç iç açıcı değil. Birlik mutlu bile İngilizlerin gereksiz kaprislerinden de böyle kolay kurtulacağız galiba diyorlar. Vallahi öyle yaşlı genç hikayesi de değil bu. Bu çok sığ bir bakış açısı.
0
windowsguvenlikduvari
(08.02.19)
Rusya dışında kimse için olumlu bir durum yok ortada.
0
chavezding
(08.02.19)
Tabiki degmeyecek. Salaklar panik yapti, sicti, sivadi, simdi toplamaya calisiyorlar.

Hele bir de kontrolsuz cat diye cikarlarsa AB'den sen gor o zaman kaosu Ingiltere ekonomisinde. Adamlarin gumrugu YOK. Bir suru altyapi ve sistem demek gumruk demek. Simdi adamlarin gumruk kurmasi gerekiyor. Hepsini gec bu bile kaos demek UK icin.

Ustune soyledigin sirketlerin tasinmasi, ekonominin daralmasi olayi var.

Hepsini gec Iskocya yarin bigun UK'den cikar da AB'ye girmeye kalkarsa sen gor o zaman tantanayi.

Kuresel bir zeka geriligi yasiyor dunya, ozellikle de modern bati ulkeleri. Hayat kolaylastikca zekalari koreldi aptallarin. Biri gitti Trump salagini secti, oburu gitti AB'den cikmaya kalkti.
0
bos gezenin bos ustasi
(08.02.19)
bu sağcıların muhafazakarların her zaman kendi bildiklerinin en değişmez düstur olduğu hususunda yanılmaz tarihi bir bilinçleri vardır ve bu da periyodik olarak ülkelerin ve genellikle topluca ülkelerin yarı-yıkımlarına, yıkımlarına sebep olur. böyle ilerliyor işte tarih.
0
kaufman
(08.02.19)
Duyuruda ilk kez herkesin yanitini sevdim. Acaba bu kisiler bu dangalak populism sevdasinin ulkemizde de yaygin oldugunu dusunuyorlar mi?
0
Traveller
(08.02.19)
".. dogu avrupa'dan ingiltereye cok fazla goc yok. tam aksine ingilizlerden is gucunu alanlar cogunlugu hintli olmak uzere avrupa birligi disindan gelen gocmenler. Bu gocmenler zaten ozel calisma/oturma izni almak durumundalar ve brexit bu durumu degistirmeyecek" bu yargiya nereden vardin bilmiyorum, lakin tamamen yanlis. kapilar acildiktan sonra, ingiltere'ye gelen -basini polon ve romenlerin olusturdugu- milyonlarca adam var. ayrica, ingiltere'de gordugunuz hintlilerin cogunlugu, belki bir asir once hindistan'dan isci olarak getirilmis insanlarin cocuklari.

"Dünyada hemen her seçim/referandumda yaşlı, köylü ve cahil kesim; genç, şehirli ve modern kesimin geleceğini elinden alıyor. Max 10 yıl ömrü olan yaşlılar çikalım oyu verdiler ve 50 yıl daha yaşayacak gençler ceremesini çekecek." yaslilarin brexit'e oy verdigi dogru, lakin ulkeye gocmen olarak gelip yerlesmis insanlarin cok buyuk cogunlugu brexit'e oy verdi. Gocmenin dusmani yine gocmendir. Amerika'da, trump'i destekleyenlerin basini yine trump'in asagiladigi meksikalilarin cekmesi gibi bu olay. ayrica, referandumu yenileseler, genclerden gecen ref'de oy vermeyenler yine oy vermeye gitmeyecektir.

"İngiltere için durum hiç iç açıcı değil. Birlik mutlu bile İngilizlerin gereksiz kaprislerinden de böyle kolay kurtulacağız galiba diyorlar." Deyim yerindeyse EU ski tutmus durumda. Birlik icindeki cozulmeleri yavaslasmak icin, ingiltere'yi birlikte tutmaya calisiyorlar. Oyle ohh kurtulduk gibi bir durum yok.

ingiltere'nin temel sorunlari: - eu'ya girmeleriyle birlikte kendi sanayilerinin cogunu kapatmalari - besleyemecekleri kadar gocmen almalari ve tembelligi alistirilmis bir toplum. Sosyal bir devlet olmanin acisini, calismayan milyonlarca insani besleyerek cekiyorlar. insanlar, bu durumdan cok rahatsiz. Enflasyon almis basini giderken, maaslar artmiyor.
0
ubi dubium ibi libertas
(08.02.19)
@libertas, tamamen haksızsın diyemem ama EU'nun ingiltere'yi tutmak için uğraştığını nereden çıkarıyorsun? may'in yeniden müzakere talebine daha geçen gün "de get teyze bırak allah aşkına ya" diyen EU değil miydi? EU ilk etapta ingiltere'nin ayrılmasını tabii ki istemedi ama o olay referandumdan önceydi. şu an herkes belirsizliğin giderilmesini istiyor ve açıkçası ingiltere istese de istemese de çıkmak zorunda kalacak gibi duruyor. şu saatten sonra kimse ingilizlerin nazını çekmez.
0
der meister
(08.02.19)
@der meister, bir tarafta gercekler bir tarafta da tvlerde yapilan showlar var. Ayrilma gerceklesse bile, bunu uzun surede yapacaklar. ticari anlasmalari vs coktan ayarlamaya basladilar. Ingiltere'ye coktan gelmis dogu avrupalilara sinirsiz calisma izni verecegini referandumdan hemen sonra soylemislerdi zaten. Iki tarafin da kozlari var. Ingiltere, burada olan eu vatandaslarinin calisma iznini uzatmiyorum-sinir disi ediyorum dese, (en az) 3 milyon dogu avrupaliyi neresine sokacak almanya/fransa?
0
ubi dubium ibi libertas
(08.02.19)
(13)

Sosyallik

Rengarenk
Herkese selam,Ankara'ya yeni geldim sayılır. Ancak hiç çevrem yok arkadaşım yok burada. Çok sıkılıyorum üniversite ortamımı aşırı özlüyorum. Burada da böyle ortamım olsun istiyorum. Nası sosyalleşcem ben?Bu arada kadın kişisiyim. Benim gibi kimsesiz hemcinslerim varsa tanışıp tavla atabiliriz.
Herkese selam,

Ankara'ya yeni geldim sayılır. Ancak hiç çevrem yok arkadaşım yok burada. Çok sıkılıyorum üniversite ortamımı aşırı özlüyorum. Burada da böyle ortamım olsun istiyorum. Nası sosyalleşcem ben?
Bu arada kadın kişisiyim.
Benim gibi kimsesiz hemcinslerim varsa tanışıp tavla atabiliriz.
0
Rengarenk
(07.02.19)
Zamanla ve acele etmeden. :D
0
JackDanielSparroww
(07.02.19)
Son cümleye kadar herşey iyiydi!

Kursa yazılın. Derneğe üye olun, yürüyüştür, gezdirir yapan grupları bulun.
0
FeykIM
(07.02.19)
iran caddesi macfit, sonra altındaki starbucks. ben ankarada en çok o bölgeyi beğeniyorum. belli bi yaştan sonra samimi kankaların yoksa ortam yapmak zor olabilir:(
0
lata
(07.02.19)
@feykim
Nesi varmış son cümlenin anlamadım?
0
🌸Rengarenk
(07.02.19)
Benim gibi kimsesiz hemcinslerim varsa tanışıp tavla atabiliriz' diye kendinize duvarlar örerek sosyalleşmeniz kolay olmaz. İsiniz zor. Yarin sabah namazinda haci bayram camiinde corba dagitirlar, cok samimi bir ortam. Deneyebilirsiniz.
0
hepbiarayisicinde
(07.02.19)
herkese acik bir ortama "sosyallesemiyorum, kadin kisisiyim, kimsesiz kadin yok mu" yazmak cirkin ve tuhaf duruyor. bizim cocuklar agliyor mesela su an seninle sosyallesemedikleri icin. en basa yazsaymissin keske hic degilse. "yalnizim" demesen, "aksam icesim var, kadinim, katilmak isteyen hemcinsim varsa beklerim" yazmis olsan bir nebze ama bu haliyle biraz komik olmus, biz ocuyuz sanki. ortam yapacak ama sadece "yalniz hemcins" ile takiliyor lol. zor olur oyle. umarim su "x kisisi" denen igrenc kalibin yok oldugunu gorurum bir gun.

selam ve dua ile
0
der meister
(07.02.19)
ne amaçla buradasın? İş falansa zamanla oluşur.
0
passion rules the game
(07.02.19)
Tango kursuna git
0
Mossy
(07.02.19)
Ahahah hemen linç yemişiz.

Açıklamak farz olmuş, kimsesiz kadından kastım şuydu, benim burada hiç arkadaşım yok benim gibi arkadaşı olmayan sosyalleşemeyen kadın varsa beraber takılabilir gezebilir alışveriş yapabiliriz. Hatta belki birkaç kişi vardır toplanıp buluşabiliriz duyuru kadınlar buluşması gibi.


Kadın arkadaş yazma kastım da erkekler yazmasın ıy pis sapıklar değildi. Sadece yakın kadın arkadaşlarım olsun istiyorum ve bunu eleştirmek de kimsenin haddine değil. Her başlığın altına ukalalık taslamak, laf sokmaya çalışmak zorunda değilsiniz bi geri basın artık bıktırdınız.

İsa sizi kutsasın.
0
🌸Rengarenk
(07.02.19)
dışarı çık ben de ankaradayım
0
bardakigüneşgözlüğü
(07.02.19)
bu ota boka alinan erkek tripleri de yeni cikti. gilette basliginda falan aglayin gidin. kadin arkadas istemis demek ki hanimefendi benim gibi arkadasi olmayan hemcinslerim demis anormal hicbir sey yok.

keske hic gitmeseydiniz bastan ankara'ya, sikici ve boktan bir sehir. guzel insanlarla karsilasirsiniz umarim
0
aydonno
(07.02.19)
ben de sıkılıyorum , arada dışarı çıkacak insan bulamadığım oluyor , hemcinsin değilim not: böbrekler sağlam
0
wishboneash
(09.02.19)
selam ben de aynı dertten muzdaribim, sosyalleşelim:)
0
ashleybon
(28.02.19)
(7)

Reddi miras hk

lordoz
Reddi miras yapmak istiyorum.Yaptığım zaman babamın/annemin haberi olur mu? (Hayattalar)
Reddi miras yapmak istiyorum.

Yaptığım zaman babamın/annemin haberi olur mu? (Hayattalar)
0
lordoz
(07.02.19)
reddi miras için öncelikle bir miras, miras için de ölüm olması gerekiyor.

ölümle birlikte mirasın reddi için gereken süre başlar.
0
trajikomix
(07.02.19)
yanlış bilmiyorsam bunu ancak mirasçı olduğunda yapabilirsin, şuan değilsin, yani ilgili kişiler vefat ettiklerinde mümkün olabilir, tüm miras, borçlar da dahil devlete kalır. yine yanlış bilmiyorsam tam tersi ise geçerli, kişi hayattayken mirasçılarını belirleyebilir, yani çocuklarını mirastan mahrum bırakabilir, hatta geçerli bir sebep bulabilirse eşini dahi mirastan mahrum bırakabilir.
0
rca
(07.02.19)
benim durumum şöyle;

babamın bir miktar mal varlığı var ve ben bunu istemiyorum. ne şimdi, ne de -allah gecinden versin- vefatından sonra.

bunu şimdiden netleştirebilmemin bir yolu var mı?
0
🌸lordoz
(07.02.19)
bildigim kadariyla yok. once miras olusmasi gerekiyor (simdi baban hayatta oldugu icin oyle bir sey yok, mal varligi var), sonra belli bir suresi vardi yanilmiyorsam, vefattan sonra o sure icerisinde halletmen gerekiyordu. bilgiler cok taze degil ama zamaninda arastirdigimda boyle gormustum ben, once olmesi gerekiyor diye.
0
der meister
(07.02.19)
Miras bırakanın ölümünden sonra miras reddedilebilir. Miras bırakan ölmeden red hakkı doğmaz. Fakat miras bırakan ölmeden önce mirastan feragat sözleşmesi yapılabilir.
0
hepbiarayisicinde
(07.02.19)
sakin ol şampi. istemiyorsan almayacaksın kimsenin zorla verecek hali yok. Birisinin sana miras bırakacağı kesin değilken nasıl reddi miras yapasın.
0
ayin yazari
(07.02.19)
olumu beklemen gerek +1. belki baban seni coktan mirasindan mahrum birakti haberin bile yok. once bi mirasci konumuna dus, daha sonra rededersin
0
crucio
(07.02.19)
(34)

30 yas ve uzerine soruyorum

stavro
Eskisi kadar kafaniz calisiyor mu? Mesela 20lerin basindaki kadar. Not: Kafa calismaktan kastin ne diyeceksiniz, kafasi calismaktan siz ne anliyorsaniz o. Hayat tecrubesi falan degil, bildigin beyin fonksiyonlariniz.
Eskisi kadar kafaniz calisiyor mu? Mesela 20lerin basindaki kadar.

Not: Kafa calismaktan kastin ne diyeceksiniz, kafasi calismaktan siz ne anliyorsaniz o.
Hayat tecrubesi falan degil, bildigin beyin fonksiyonlariniz.
0
stavro
(05.02.19)
30 olmaya ramak kaldı ama ben yine de cevap veriyorum haddim olmayarak, cok daha fazla çalışıyor ne yazık ki.
0
obaa
(05.02.19)
Tam tersine o zamanlardaki halimin aptal olduğunu düşünüyorum. Şu an daha iyi çalışıyor bence.
0
mentat
(05.02.19)
34'ten bildiriyorum. Yok, çalışmıyor bence :/
0
kobuzchu kiz
(05.02.19)
36 evet kobuzchu'nun kafasının çalışmadığına katılıyorum

benim zehir gibi maaşallah, arap atı gibi koştukça açılıyorum.
0
killerbee
(05.02.19)
Öğrenme hızım düştü zaman içinde yaş 31. Fakat artık daha iyi odaklanabiliyorum. Kişisel disiplinim daha yüksek, öğrenmeyi öğrenmiş vaziyetteyim.

Dil öğrenme kısmında sorun yaşıyorum yaştan ötürü ama bilimsel bir şeyi eskisinden daha rahat öğrenebiliyorum tecrübemden ötürü.
0
bos gezenin bos ustasi
(05.02.19)
bence kafam 20lere göre daha iyi çalışıyor ama daha az odaklanabiliyorum. odaklanamama sorunum hep 'ne gerek vardı şimdi bu işlere' diye düşünmekten kaynaklanıyor.
0
taurina
(05.02.19)
İş: evet
Karı kız olayları : üssel olarak arttı
Girişimcilik: aklıma fikirler gelirdi artık gelmiyor. Daha az risk alıyorum.
0
valentinov
(05.02.19)
daha iyi çalışıyor. 20'lerdeki halim karşıma çıksa adam yerine koyup bir konu tartışmam şu an.
0
sir gawain
(05.02.19)
Taurina artı 2
0
000000
(05.02.19)
30 değil 24'üm fakat 18-19'la kıyasladığımda ciddi anlamda aptallaştığımı düşünüyorum. en azından kendi alanımda (okul, bölüm vs.) algılarım hala büyük oranda açık ve başarı düzeyim pek değişmedi ama genel olarak memnun değilim. daha fazla çaba harcamam gerekiyor anlamak için. eskisi kadar kıvrak değil zekam, çok bariz. daha yavaş çalışıyor. mesela 17-20 yaş arasında ingilizce bir metin okuyup da ne yazdığını anlamadığımı hatırlamıyorum. anlamını bilmediğim bir kelime ya da yapı çıkıyordu tabii ki ama "ne denmiş burada?" diye cümleyi tekrar okumama gerek olmuyordu. şimdiyse bazen "iyi ingilizce biliyorum" diyen birinin adı gibi bilmesi gereken kalıpları idrak etmekte bile zorlanıyorum. unutmaktan, pratiksizlikten değil - hemen her gün kullanıyorum ingilizceyi.

ama ben 18-23 yaş arasında yaklaşık 40 kilo aldım, çeşitli sağlık sorunlarım var ve b12 düzeyim tehlikeli derecede düşük. doktor şaka yollu da olsa (umarım?) "sen nasıl hayatta kalabiliyorsun bu vücutla" demişti bir kere. belki o yüzdendir de iyileşince falan beynimi geri kazanabilirim, bilmiyorum.

velhasıl durum kötü. vatandaş tepkili.
0
der meister
(06.02.19)
daha çok çalışıyor
0
rurouni
(06.02.19)
Zehir gibi çalışıyor
0
all girls dream
(06.02.19)
35, insanların puştluğunu daha iyi görüyorum, bakışları, tavırları daha iyi analiz ediyorum. Tecrübe...

Gençler bilse yaşlılar yapabilse demişler. Bilge ihtiyar olunabiliyor galiba.

Özet %100 çalışıyor.
0
4530 merkez
(06.02.19)
iyi veya kötü tecrübeler sayesinde kafam daha iyi çalışıyor.
0
scudman1
(06.02.19)
çalışıyor.
*30'lar erken yahu, 50'lerde tekrar konuşalım.
0
asisamus
(06.02.19)
Daha cok calisiyor, yazilimla ugrasmaktan zekam acildi.

Unide kaldigim derslere sasiriyorum, simdi geriye donsek 3.5la rahat bitiririm.
Bi ara issizdim iyice zekam dusmustu.
0
acemi
(06.02.19)
35'ten bildiriyorum, çalışıyor.

25 yaşıma göre bakınca, hem de zehir gibi çalışıyor. 25te biraz aptal mıymışım? ya da hülyalara mı dalmışım? bilemedim.

şu an 25 yaşıma göre 10 kat daha verimliyim.
0
kaptankedi
(06.02.19)
yaptığım iş tüm gün hesap kitap modelleme, boş zamanlarımda programlama öğrenmeye çalışıyorum, bi yandan dil öğreniyorum.
henüz kafam almıyor moduna girmedim.
0
sttc
(06.02.19)
Çok bi fark hissetmiyorum ben.

20'lerin başından beri yaptığım bir işim var, tecrübem it gibi arttığı için daha bile iyi durumdayım gibi bi hissiyat bile var ister istemez.

Ama o zaman çıkan bi problemi 10 dakikada hallederken şimdi uuu bi saatimi alıyor gibi bi deneyimim yok yani.

Motivasyon derseniz ama evet o daha az sanki :D
0
hedep
(06.02.19)
yok maalesef. 20li yaşlarda bir şarkıyı bir iki kere dinlediğimde ezberimdeydi, şimdi milyon kere dinliyorum aklımda kalmıyor. okuduğum kitaplar da hakeza öyle, eskiden çok daha fazla şey kalırdı aklımda.
0
tabudeviren
(06.02.19)
Daha iyi çalışmasının yanında insan sarrafı oldum sanıyorum. 40 larıma gelince bakalım nasıl gelecek şimdiki halim.
0
rakidabalikolsa
(06.02.19)
30 yaşından sonra hiç bilmediğin bir alanı öğrenmek zor, ama 10 yıldır üzerinde çalıştığın konuda çok daha tecrübeli ve iyi oluyorsun.
0
pembepembepembe
(06.02.19)
Çalışıyor ama eskisi kadar uzun sürmüyor. Sonuca varacak enerjiyi kendimde bulamıyorum. Önceden 2 günde yaptığım (kafa çalıştırması gerektiren) işleri şimdi 1 haftada zar zor yapıyorum.

31.
0
talasas
(06.02.19)
Yaş 30. Kafa çalışıyor ama yeni bir şey öğrenmek veya zihni yoran şeylerle uğraşmak daha zor oluyor. Geçen sene bir sınava girdim(toefl) ve beynim çatladı diyebilirim. İstediğim puanı aldım çok şükür. Bir daha girmek istemem çok uzun ve yorucu oluyor. Bir yaştan sonra insan böyle şeylerle uğraşamıyor. Tabi biraz da uzaklaşmakla alakalı. Beynin öğrenme hızı zamanla ve kullanmayarak yavaşlıyor.
0
the coon
(06.02.19)
20'lerin başında şu andaki kadar komplike işler yapmadığım için yorum yapmam zor ancak daha iyi çalıştığını söyleyebilirim.
tek sorun konsantre olmak. çetrefilli bir işe konsantre olurken gerçekten zorlanıyorum.
0
teritori
(06.02.19)
hem daha iyi çalışıyor hem de daha odaklı, daha kararlı
0
Jesus Christ
(06.02.19)
neredeyse 50'den bildiriyorum.
40'lı yaşlarımda çocuklar henüz mini miniyken bir ara aptallaştığımı hissetmiştim. Şimdi performansım arttı epey. Büyük kız 8. sınıfta ona ders çalıştırırken açıldım sanırım. Yeni bir dil öğrenmeye niyetliyim. Almanca ve ingilizcem var. Yeni kelime de öğrenebiliyorum. Ama örneğin eskisi kadar kolay şiir ezberleyemiyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(06.02.19)
öss :) sorularını daha yavaş çözüyorum
0
bir soru sorcam
(06.02.19)
Abi valla her ikisi de.

Hafıza konusunda mesela eskisi gibi değilim. Bazı şeylerin aklıma gelmesi zaman alabiliyor. Özellikle isimleri unutmaya başladım.

Ama sir gwain'e katılıyorum. 20 yaşımdaki beni alıp karşıma adam yerine koymam. Buna hayat tecrübesinden ziyade bilgi birikimi derim. Ama olayları yorumlama konusu bence birazda tecrübeyle ilgili.
0
himmet dayi
(06.02.19)
geçenlerde gittiğim bi kursa hocamız bi test yapmıştı. orda 20lerin başındaymış gibi öğrenmeye açık olduğum çıktı. daha iyi düşünüp daha iyi analiz edebildiğimi farkediyorum. bi de yüzeysel değilim daha derinlemesine anlayabiliyorum. tabi bunların hepsi bi işe kendimi tamamen verince oluyor. sallıyosam hiç biri geçerli değil.
0
dedim ben sana
(06.02.19)
Abi tecrube ve bilgi birikimi acisindsn bakmayalim, o konuda zaten ilerlemis oluyorsunuz normalde:)
0
🌸stavro
(06.02.19)
çalışmıyor net! eskiden zehir gibiydim hem hafıza olarak hem de pratik zeka olarak ama artık düşünmeye bile üşeniyorum.
Hayatın koşturmacası, eski heyecanı kaybetmek vs etkiliyor tabi ama teknolojinin de etkisi olduğuna inanıyorum. Hiçbir şeyi ezberlemek/öğrenmek zorunda olmamamız bi yana beynimizi saçma sapan görüntülere kullandığımız için dikkat dağınıklığı, odaklanamama gibi sıkıntılarım artıyor.
0
cikolata selalesi
(06.02.19)
31 yaşında bir kadınım. Daha çok çalışıyor kesinlikle.
0
inawen
(06.02.19)
soruyu soran kişi beynin sayısal zekasıdan, problem çözmeden bahsetmiş.
daha çok çalışıyor diyenler tecrübelendiğinden bahsetmiş.
Zaman geçtikçe insanın sayısal zekası, problem çözme hızı düşer, odaklanma daha noktasal olur, çevre uyarılarına tepki azalır, dolayısıyla yorum da azalır. Tecrübe artar. Bu sebepten daha kalite sonuçları biraz daha uzun zamanda alır.
Soruyu bile anlayamamaları gerilediğine delalettir.
0
Frederick Co
(09.02.19)
(8)

Reddedemeyeceğin teklif :)

su olsam ates olsam
Diyelim bugün size dediler ki:- Bundan sonra bütün günler ve saatler sadece senin.- Kurumsal bir işte çalışmaya devam etmeyeceksin artık.- İstediğin yerde oturacağın bir ev ve yemek, ısınma vb temel ihtiyaçların da karşılanacak. Nereye yerleşirdin? Ne iş ve genel olarak neler yaparak hayatını geçiri
Diyelim bugün size dediler ki:

- Bundan sonra bütün günler ve saatler sadece senin.
- Kurumsal bir işte çalışmaya devam etmeyeceksin artık.
- İstediğin yerde oturacağın bir ev ve yemek, ısınma vb temel ihtiyaçların da karşılanacak.

Nereye yerleşirdin?
Ne iş ve genel olarak neler yaparak hayatını geçirirdin? Bir gününü nasıl geçirirdin mesela?
0
su olsam ates olsam
(04.02.19)
tam olarak hasvik komününe yerleşirdim.

şu an yaptığım işi yapardım, şu an geçirdiğim gibi bir gün geçirirdim.
0
killerbee
(04.02.19)
Valla kuzey ülkelerinden biri olabilir, Asya'da Moğolistan civarı olabilir Güney afrika ve Tierre del fuego da olabilir. Yaşamak için çalışmak zorunda değilsem toprakla bahce ile ilgilenir, kitap dizi film gezmece filan takilirdim galiba.
0
Amaranta ursula
(04.02.19)
Eski hayatim ABD'de az cok boyleydi. Maslow'un pramidinde yukselmek kisaca

Derslerime daha cok odaklandim.
Isimde daha basarili oldum.
Daha saglikli beslendim.
Az cok spor yaptim.
Arkadaslarim icin daha fazla zamanim oldu.

Tum bunlari tekrar isterdim.
0
Traveller
(04.02.19)
çalışmadığım zaman kalan zamanı dolduracak kadar hobileri olan bir insan değilim. bu yüzden kurumsal bir firmada çalışmamak yerine, şu anda aklıma gelmeyen daha eğlenceli olabileceğini düşündüğüm işleri tercih edebilirdim.

temel ihtiyaçların karşılanması ve bütün günün benim olması benim için işi bırakmak için yeterli değil.
0
bazenuyur
(04.02.19)
Bir yere yerleşmem. Bir arazi aracı satın alır geniş geniş dünyayı gezerim.
0
mekaniker
(04.02.19)
hiç bilmiyorum ya. aklımda birden fazla yer var. hamburg, düsseldorf, berlin, leipzig ya da dresden'e yerleşmek isterdim galiba. bunlardan birinde yaşardım. hiç antin kuntin "üretken yaşam" geyiği yapmayacağım, sığır gibi yaşardım. psikolojimi bozmamak adına haftada 2-3 gün katılacağım bir etkinlik bulurdum. dil kursu ya da yılan dansı falan gibi. maksat insan tanımak, "bugün x'im var" diyebilmek. sabah akşam köpek gibi maç izlerdim valla. öğlen-akşam avrupa futbolu basketi hokeyi, gece amerikan hokeyi basketi vs... nisan-haziran arası zaten playoff zamanı, "keşke işim, okulum olmasa, aç kalsam ama maç izleyebilsem" diye mızmızlandığım bir dönem sjfsj.

müreffeh bir evropa ülkesinde part-time çalışırdım gerçi sanırım. çünkü gezebilmek isterdim. çünkü sadece ev, yemek, ısınma gibi temel ihtiyaçların karşılandığından bahsetmişsin. ben kışın rovaniemi'ye kadar çıkıp kuzey ışıklarını görmek, lulea'da hokey maçı izlemek, beyaz gecelerde petersburg'da olmak, arjantin'de kusana kadar et yemek vs. isterim mesela. "dünyayı gezeyim" hippiliğim yok ama düzenli olarak görmeyi isteyebileceğim çok yer var. cafer reyiz gibi TATİLLERİMİ NAMAZGAH DAĞLARINDA GEÇİRİRİM diyebilmeyi isterdim.

çok spesifik bir şey yok yani, şu an yaptıklarımı daha az vicdan azabı duyarak yapardım.
0
der meister
(04.02.19)
Hayvanlara bakardım. Çok param olursa da dünyanın en güzel hayvan bakım evini açardım. Olmazsa da olduğu kadar...
0
gretchellen
(04.02.19)
Bir ömür kalacaksam sıcak iklimi olan ve istediğim herhangi bir hobi, sanat, eğlence vb şeylere kolay ulaşabileceğim bir yer olmalı. Ben LA diyorum.(los angeles)

Günlerim şöyle geçsin isterim;
-sabah kumsalda koşu.
-ailemle güzel bir kahvaltı
-bebeleri okula bırakıp atölyeme/stüdyoma geçip sanatımı icra ederim. Heykel mi yapıyorum resim mi yapıyorum yoksa tasarımcı mıyım bilmiyorum. Hatta hepsi.
-öğleden sonra bir arkadaşla dışarda takılmaca(yemek veya içki)
-sonra bebeleri okuldan al
-bebelerle evinin bahçesinde top oyna havuza gir vb
-hanımla beraber arkadaşlarla görüşmece veya sinema-tiyatro-sergi gezmece
-haftasonları tekneyle veya sahilden balık tutmak
-arada surf veya hanggliding gibi manyaklıklar yapmak motorla gezmek(çocuklarım olursa bunları yapmam herhalde)

Tabi bunların hepsi bir günde değil hayatımın içinde olsun isterim.
0
the coon
(05.02.19)
(17)

En son ne zaman karnınız ağrıyana kadar güldünüz?

takıl yani takmıyo belli
Ama böyle gülmekten yanaklarınız, karnınız ağrıyana kadar. Ben düşünüyorum hatırladığım en yakın olayın üstünden birkaç yıl geçmiş. Özledim sanırım o günleri. Ayrıca neye gülmüştünüz?
Ama böyle gülmekten yanaklarınız, karnınız ağrıyana kadar. Ben düşünüyorum hatırladığım en yakın olayın üstünden birkaç yıl geçmiş. Özledim sanırım o günleri.
Ayrıca neye gülmüştünüz?
0
takıl yani takmıyo belli
(04.02.19)
hatırlayamadım :(
0
tabirimekruh
(04.02.19)
bunyemin ironisi mi desem kucuk bi hediyesi mi desem bilmiyorum ama, ne zaman stresli, kotu bi donemden geciyor olsam gulme krizlerim baslar. guldugum seyler oyle komik de olmaz genelde. ama enerjimi tuketene kadar oyle cok gulerim ki gorenler agliyorum zanneder. gecenlerde krizimi tetikleyen buydu mesela :( twitter.com
0
pide
(04.02.19)
yilbasinda annem babam gelmişti ve abimlere gidip oyun oynamistik. kulaga yüksek sesle müzik calan bir kulaklık takip karşındaki de kelimeyi söyleyip dudak okumaya calisiyordu ve asiri yarıldık isin icine anne ve baba girince cok komik olmustu.
0
fıytfıyt
(04.02.19)
birkaç hafta önce, müdürümün yaptığı bir şeye öyle gülmüştüm.
0
pati
(04.02.19)
Hatırlamıyorum. Ota boka gülerim canım isteyince ama şöyle düşman çatlatan, yanaklarımı ağrıtan şekilde gülmedim hiç son birkaç senedir.
0
m e b
(04.02.19)
1 saat önce

fıytfıyta gülmüştüm.
0
killerbee
(04.02.19)
Çocukken.
0
diffarentiationation
(04.02.19)
2 saat önce. Arkadasimin erkek arkadaşindan ayrilma gerekcesine güldüm.

Kız gecenin bir saati yolda kaliyor arabasi bozulduğu icin. Sevgilisini ariyor gelip beni alabilir misin diye, çocuk da " Askim keratin bakima geldim hani 2 hafta önce Brezilya fönü çektirmiştim ya bugün de bakimini yaptirmam lazim yoksa tutmayacak sen bekle 1-2 saate gelirim." demiş.
0
Amaranta ursula
(04.02.19)
Geçen ay bill burr'ü canlı izledim. Orda güldüm. Ciğerim patlayacak falan sandım hatta.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(04.02.19)
Annemle babam genel kültür yarışması yapıyoruz bu gruba bazen yengeler ve dayilar da ekleniyor. Yaş grubu 50 üstü olduğu için ben baya eğleniyorum ailemle. Bu yarışmayı da ara ara yapıyoruz en çok ona eğlendim son zamanlarda.
0
damla sakızlı dondurma
(04.02.19)
bir ay olmadı. ev arkadaşım, aynı zamanda en yakın arkadaşım. ikimiz de o kadar gevezeyiz, birbirimizle o kadar çok konuşuyoruz ki bazen sadece oturma odasında konuşarak 6-7 saat geçiriyoruz. akşam 9'da oturuyoruz, kağıt oynayalım şunu yapalım bunu yapalım derken bir bakıyoruz sabah 5'i bulmuşuz, fırına gidip simit falan alıyoruz o zaman da. bu tarz kafa dengi bir adamın olması güzel. "inside joke"lar sayesinde en saçma şeyde bile deli gibi gülebiliyoruz çoğunlukla.

bu arkadaşım inanılmaz şefik subaşı taklidi yapıyor mesela. "bunun yüzünden tam üç sefer intihara kalkıştım" dediği zaman temiz 10 dakika gülüyorum, şaşmaz. bu tarz şeyler. böyle olunca gülünüyor yani. yakın zamanda gülmekten nefessiz kaldığımı hatırlıyorum ama konu neydi, onu hatırlamıyorum hiç.
0
der meister
(04.02.19)
Geçen hafta bir devlet dairesinde memur komik bir şey söyledi, ortam uygun olmadığı için layığıyla gülemedim fakat sonra arkadaşlarıma anlatırken hakkını verdim :) Şimdi yazarsam komik olmayabilir.
0
pike
(04.02.19)
Az önce aaaaaaahahaha
0
for day to break
(04.02.19)
yılbaşında sanırım. kafası güzel olan arkadaş grubuna sonradan, absürt bir şekilde dahil olan ve daha önce tanımadığım bir komşunun karısıyla neden çocuk yapamadığı üzerine yaptığımız konuşmaya güldüm.
bunu kaydetmiş bizden biri, ertesi gün ayık kafayla izleyince baya gülmüştüm. gecenin 3'ünde "garı ariyü" diye aramızdan kalkıp giden cengiz abi görse o da gülerdi, sonra da muhtemelen ufak bir namus cinayetiyle beni ortadan kaldırırdı.
0
Jux
(04.02.19)
Yazmaya çalıştım ama sildim. Komik olmadı hiç. Ama bir dostumla bende şöyle bir sey oluyor, komiklik bir notkada başlıyor ve bu zincirleme seklinde devam ediyor, sahiden bir o bir ben karnım agrıyana kadar gülüyoruz. 2 gün önce falandı sanırım. Altıma yapacağım sandım, kapının yanına gidip yere çömeldim. Gercekten. artık salarsam da buraya salayım diye. Nesyseki yapmadım. (*-*)
0
velvetmorning
(04.02.19)
Hiç beklemediğim bir anda şu videoyu görüp güldüm birkaç gün önce. Bir de vakit geceyarısını geçmişti, resmen ağzımı kapattım konu komşu duymasın diye. Komik de değil sanki o kadar ama güleceğim varmış: www.youtube.com
0
wish i could find a way to disappear
(05.02.19)
Sık gülen biriyim, kahkaha dahil. Ama karnımı gerçekten tuta tuta güldüğüm zaman 8 sene önce hamileyken 7 kocalı hürmüz'e gitmiştim. Ertesi hafta da doğdu zaten bebecik.
0
SiyamkedisiZorro
(05.02.19)
(21)

elinizde imzalı ne var? kitap kaset cd vb..

tabudeviren
eser sahibine imzalattiginiz neler var?
eser sahibine imzalattiginiz neler var?
0
tabudeviren
(03.02.19)
18 yaşımda Murathan Mungan' a Şair' in Romani' ni imzalatmistim. Sonrasinda bu eser imzalatma olayini gereksiz bulunca kitaptan soğudum. 6 yıldır okumak icin kitapliktan alma motivasyonu bulamıyorum.
0
Amaranta ursula
(03.02.19)
Brazzaville Jetlag Poetry
0
try again fail again fail better
(03.02.19)
kitap, hakan gunday.
bir de konser kitapcigi vardi attim ama sanirim.
0
kassiopeia
(03.02.19)
İlber Ortaylı ve Ataol Behramoğlu'nun kitapları
0
Mossy
(03.02.19)
albüm içinden çıkan poster.
0
tabirimekruh
(03.02.19)
Kitap. Ben imzalatmadim, yazar imzalayip hediye gondermisti.
0
nax
(03.02.19)
Umut Sarıkaya imzalı, işindeyim gücümdeyim.
0
karacigerim vur kadehlere
(03.02.19)
jay-jay johanson imzali plak
0
in vino veritas
(03.02.19)
turgut özakman'a imzalattığım şu çılgın türkler kitabı
0
gezegen olan pluton
(03.02.19)
Çocukken çok fazla kitabım vardı Muzaffer İzgü ve Gülten Dayıoğlu'na imzalattığım ama maalesef hiçbiri yok şimdi.

Şu an en kıymetlisi Patti Smith'e imzalattığım M Treni ve Çoluk Çocuk benim için. Bir de rozet vermişti bana.

Bir de Eril Tekeli'ye imzalattığım Asia Minor plağım ve Sunay Akın'ın yazlık bir yerde küçük bir gemi çizip imza attığı peçete var bir kitabının arasında sakladığım.
0
ms brownstone
(03.02.19)
BB King imzalı CD var epey değerli.
0
goodz
(03.02.19)
ersin karabulut'un "sevgili günlük" adlı çizgi romanı.
0
kurabiye kirpisi
(03.02.19)
Bi kitaplik dolusu imzali kitap var kitap fuarlari ve D&R toplantilarinda imzalattigim ama hepsi eski en sonuncusu lisans doneminden kaldi sanirim.
0
superfluid
(03.02.19)
Adima imzali ajda pekkan kaseti var. 90 li yillardan kalan
0
exlibris
(03.02.19)
John Nash tarafından imzalanmış makale.
0
pike
(03.02.19)
jean claude van damme imzalı bir foto var 90 li yillarda bir dergiden adresini alip posta göndermiştim.
0
Sir Anthony Hopkins
(03.02.19)
rammstein'ın tüm üyelerinin imzaladığı bir kart. VE KAYBETTİM. evet. orijinal imza mı gerçi bilmiyorum ama rammstein'ı türkiye'ye getiren organizatörlerden biri vermişti bana sağolsun, orijinal olduğunu düşünüyorum o yüzden. bu kokoreççide mi nerede fotoğrafı olan kadın, kıvırcık saçlıydı yanılmıyorsam, ismini hatırlayamıyorum şu an. elinde sınırlı sayıda vardı ve onları hediye ediyordu galiba. mesaj atıp "ben de çok istiyorum bana yok mu :((" demiştim, sağolsun bana da göndermişti. o vardı bir tek. o da taşınırken falan kayboldu gitti ya da bir kitabın arasında duruyor hala. çok aradım, bulamadım.
0
der meister
(03.02.19)
Bir eser değil ama koyu galatasaraylı Nejat Uygur'un benim için "en büyük Fenerbahçe" yazıp imzaladığı kağıt.
0
mayday
(03.02.19)
Erdal beşikçioğlu imzalı bir delinin hatıra defteri tiyatro broşürü.
0
kibritsuyu
(03.02.19)
Donem baski Ara dinkjian ve mfo plaklari.
0
brkylmz
(03.02.19)
İmzalı Moğollar ve Redd albümlerim (CD) var. Redd’in dağılmamış ilk kadrosu ve Moğollar’da da Engin Yörükoğlu’nun da imzası var.
Altay Öktem’e bir sürü kitabını imzalatmıştım.
Hugh Howey’den imzalı Silo var.
Geçen yıl TÜYAP’ta Yalvaç Ural’a kitap imzalattım.

Fakat bir arkadaşımda adına imzalı Aziz Nesin kitabı var, onu çok kıskanıyorum.
0
kobuzchu kiz
(03.02.19)
(13)

Gunaydinnn, kahvaltilar yapildi mi?

balpolen
Bugun kahvaltida ne var? Biz de patatesli omlet ve simit. Bir de kahvalti sonrasi neler yapacaksiniz? Sanirim biz pazara gidecegiz:)
Bugun kahvaltida ne var? Biz de patatesli omlet ve simit.

Bir de kahvalti sonrasi neler yapacaksiniz? Sanirim biz pazara gidecegiz:)
0
balpolen
(03.02.19)
Pastırmalı yumurta. Kahvaltı sonrası da antika pazarına gideriz , ordan da havuza geçip akşamı ederiz. Akşam da beşiktaş maçıyla günü kaparım ben:)
0
solenkol
(03.02.19)
günaydın atıştırmalık yapıldı.şimdi sıra asılında.ballı,kaşarlı,yumurtalı...olması gereken güzel kahvaltılıklar.

gün için plan da yok!pruva neta olsun da rüzgarı nerden alırsam.
0
jactantia
(03.02.19)
Annemle babam disarida yapalim diyor, tereyagli simit varmis bakalim.
0
Traveller
(03.02.19)
Kahvaltı yapamadım :( Arkadaşın çocuğunun doğum günü var. Evleri de ebesinin hörekesinde olduğundan erkenden yola düştüm.
Artık orada tüm gün pasta börek gömeceğim :)
0
bokmuhendisi
(03.02.19)
Pazar pazar saat 6.30da kalkıp kaşarlı tostla geçiştirip dershaneye geldim, pazar kahvaltisi yok yani :/
0
nundu
(03.02.19)
beyaz peynirli simitli zeytinli iş yeri kahvaltısı işte :/
akşam 5'e kadar çalışmaca sonra gidip uyurum gece 2.30'da superbowl izlemeye kalkarım
0
prasinos
(03.02.19)
Küçük bir peynirli poğaça ve çay.
0
Amaranta ursula
(03.02.19)
Akşam patatesli peynirli rulo börek yapmıştım çok güzel oldu. Tek başıma olsam uğraşmazdım sanırım. Kahvaltı sevdiklerinle keyifli ne yediğinin de bir önemi yok pek :) Öğleden sonra kuzenle buluşurum belki. Ya da deniz kenarında köpekle bir yürüyüş.
0
sacrilegious
(03.02.19)
Spordan çıktım şimdi kahvaltı yapacağım.
Beyaz peynir, 5 zeytin, kırmızı tatlı biber, 1 dilim ekmek, 2 haşlama yumurta
0
gazozailacatmauzmani
(03.02.19)
bayat ekmekli peynirli omlet yaptım, mis gibi olmuş. dün sinemada organize 2 izledik. bugün de 1'ini izleyelim diye tutturdu eşim. pek de sevmiyorum ama onu kırmamak için.
0
for day to break
(03.02.19)
Az once kahvaltidan kalktik.
Acik hava yesillik bir yere gidiyoruz simdi, hava güzelken hava alip laflayacagiz. Kahvalti anadolu urunlerinden olusan sadece ama lezzetli bir kahvaltiydi.
Sevgiler.
0
stavro
(03.02.19)
yaratıcılıkla ilgili bişeylerle uğraşırken kahvaltı etmem, zaten kahvaltı etmem de, mesela sabah erken kalktım, gece işim saat 2 ye kadar sürsün bişey yemem.

yaratıcılığımı etkiyor, bütün gün after effects, photoshop ve fotoğraflarla uğraşıcam.
0
killerbee
(03.02.19)
kadın anam sağolsun güzel bir pazar kahvaltısı yaptık biz de, papatesli sucuklu kaşarlı omlet, yanına ayrıca fırında patates, zeytin peynir, domatesli biberli adını bilmediğim değişik bi' şey, çay... güzeldi. bugün ben bile çok pozitifim ya. sanırım uzun zaman sonra sabah erken uyandığım için biyolojik saatimin yaptığı bir jest.

günün geri kalanı için bir planım yok, gece 10'da erkek kardeşimle boston-oklahoma maçını izlerim, onun dışında evdeyiz. canım bi şey istemiyo, film falan bakarım belki.
0
der meister
(03.02.19)
(7)

Yarışma programları hakkında

rumeli beylerbeyi
Kim milyoner olmak ister gibi ödül vaadeden programlara hiç başvurdunuz mu?Niçin başvurdunuz?Ya da niçin başvurmuyorsunuz?Sizce bu tarz programlar reyting endeksli kurgu mu?
Kim milyoner olmak ister gibi ödül vaadeden programlara hiç başvurdunuz mu?

Niçin başvurdunuz?

Ya da niçin başvurmuyorsunuz?

Sizce bu tarz programlar reyting endeksli kurgu mu?
0
rumeli beylerbeyi
(02.02.19)
vurdum.yarışmak-eğlenmek,tecrübe etmek...rating bir kanalın olmazsa olmazı.programlara karar verenler tvler değil reklam verenlerdir.ve sanıldığı gibi eğlenceli değil.bir ekşın var bir de sonrası.
0
jactantia
(02.02.19)
basvurdum. para var diye eheh. mulakata cagirdilar ama oradan bir sey cikmadi.
0
der meister
(02.02.19)
ben katıldım kim milyoner olmak ister'e. mülakat yapıldı, sonra kamera ile tekrar yapıldı, sonra yazılı sınav yapıldı. programa çağrıldım. bekleme odasına 15 kişiyi alıyorlar ve odadaki enerjine göre sahneye çıkıp çıkmayacağına karar veriyorlar. ben mesela ilk çekim günü odada kaldım çekime almadılar. iki hafta sonra tekrar çağırdılar ve çekime girdim. kurgu filan yok. sorular arasında duraklamalar olabiliyor ama çok kısa. ben aşırı heyecanlandığım için ilk sorudan sonra su getirmişlerdi filan. kazandığınız parayı da 9 ay sonra mı ne veriyorlardı. beni de kazandıktan aylar sonra arayıp hesap bilgisi istediler ve hesabıma vergisini düşüp yatırdılar. vergi %10 oluyor. ben katıldığıma memnun kaldım, havadan para kazanıyorsun işte : )
0
aati kya khandala
(02.02.19)
Başta annemin olmak üzere benimle tanişan tum arkadaslarimin yoğun bi baskısı var katılmam yönünde milyonere ama yukarida bahsedilen mülakat vs süreci ve katilmanin kesin olmaması yüzünden başvurmak istemiyorum.
0
nundu
(02.02.19)
Milyonerde yarismistim seneler once, para kazanmak icin katilmistim tabi. Bana da asagi yukaru 10 ay sonra vermislerdi parayi. Kurgu sayilacak bir sey gordugumu hatirlamiyorum(ha yaptigimiz muhabbetin bir kismini yayinlamadiklari icin sacmalamis gibi gozukmustum biraz) Onun disinda hayatimin en keyifli zamanlardindandi o surec.. Para da bereketliymis yalniz, neye yatirdiysam kazandim sonra(Kenan isik doneminden bahsediyorum bu arada, Murat bilmem ne sundugundan beridir izlemeiyorum. Su an kurgunun alasi donuyor olabilir, sasirmam)
0
twq
(02.02.19)
Ben milyonere basvurmustum 19 yaşımda 5 sene oldu arayan olmadı. Geçen arkadaşlar Amaranta başvursana beraber harcarız, bin lira da gelse gider ocakbasinda yemek yeriz diye gaza getirdiler. Açtık sayfayı kaydolayım diye ama kaydiniz var dedi:/

Reyting endekslidir bence. Genelde ya çok iyi üniversitelerden mezun olanlari cikariyorlar ilk sorularda elensin diye ya da anadoludan yaşlı teyze ve amcalari cagiriyorlar basit sorup ileri sorulara gelsinler diye.
0
Amaranta ursula
(02.02.19)
Kim milyoner olmak istere başvurmuştum ancak mülakattan geçemedim. Öylesine başvurmuştum açıkçası.
0
halitkin
(03.02.19)
(7)

Gunluk 1000 kalori yeyip 500 kalori kardiyo yapmak

lion de la Turquie
110 kilo ve ameliyat olmadan zayiflamak zorunda. Boyle yaparsa ne olur? Bayilir kalir mi?1000 kalori sarsmiyor. Protein ihtiyaci tamamen gideriliyor.
110 kilo ve ameliyat olmadan zayiflamak zorunda.

Boyle yaparsa ne olur? Bayilir kalir mi?

1000 kalori sarsmiyor. Protein ihtiyaci tamamen gideriliyor.
0
lion de la Turquie
(02.02.19)
bazal metabolizmanın altında kalori alacağı için vücudu zarar görür.
çok hızlı zayıflama sağlıklı olmuyor maalesef. 1700 alıp, 500 yakarsa ama ayda 3-4 filan verir sanırım.
0
cedex
(02.02.19)
Çok düşük kalori aldığı için vücut stres moduna girer zayıflamayı önlemeye çalışır.
0
pastörizesüt
(02.02.19)
Bayılır kalır, boyu kaç bilmiyorum ama 2000 alıp 500 kardiyo daha mantıklı ama yediği yiyeceğin karakteristiği de çok önemli doğal olarak.
0
dougsampson
(02.02.19)
Kaslardan gider ayni zamanda.
0
perfectum
(02.02.19)
110 kg kişinin en az 1800 kalori alması lazım, karbonhidrat ve yağdan düşük protein ağırlıklı. Ondan sonra 500 kalori kardiyo yapılmalı. Yağsız doğal işlenmemiş gıdalar yeşillik. Çok az ekmek makarna. Kontrolsüz ve hesapsız diyet metabolizmayı yavaşlatır hem aç kalıp hemde kilo veremezsiniz.
0
Fritz-X
(02.02.19)
ağır konuşacağım, kusura bakmayın ama aşırı saçma bir plan bu. birincisi, sürdürülebilir değil. uzun vadede hiçbir kazanç sağlamadığı gibi hem fiziksel hem de mental olarak çok yorar. üstüne verilen kilo da geri alınır. ikincisi, etkili değil... bu kadar az kalori alırsan vücut bir noktadan sonra "bu adam hiçbir şey yemiyor" diye yağ yakmayı durduracak. 1700 kalori tüketen birisi ayda 3.5 kilo veriyorsa sen belki 750 gram vereceksin çünkü metabolizman yavaşlayacak, vücudun yağ yakmayı reddedecek. verdiğin kilo da kaslarından gidecek. kas demek kalori yakımı demek. kas kütlen azalınca vücudunun ihtiyaç duyduğu enerji de azalacak. oradan da yedin tekmeyi, geçmiş olsun. üçüncüsü, sağlık açısından ciddi risklere yol açabilir. günde 1000 kalori tüketip 500 kalorilik kardiyo antrenmanı yapmak inanılmaz sakat bir durum.

ben de kilo veren bir şişmanım ve hemen her istediğimi yiyebiliyorum. sadece artık günde 4 çikolata yiyip haftada bir sebze yemek yerine haftada dört kez sebze yiyip bir kez çikolata yiyorum. bu tarz değişiklikler ve meşrubatı bırakmak benim için milat oldu, pek de zorlanmadan gayet güzel veriyorum. bi' beklentim yok, artık böyle yaşıyorum; zamanla ideal kiloya ineceğim zaten.

kalıcı sonuçlar elde etmek istiyorsan yapman gereken basit. vücuduna ihtiyaç duyduğunu verecek, bunu yaşam tarzı haline getirecek ve sabredeceksin. şişman insan kilo vermeye koşmamalı. yürümeli ve kilo vermeyle orta yolda buluşmalı. agresif bir şekilde "hedef"e ulaşmaya çalışırsan düşersin. ulaşsan da bir noktada koşmayı bırakman gerekeceği için başa sararsın. sen yürüyeceksin. bu yürümeden kastım hem gerçek anlamda yürüme hem de sağlıklı yaşam tarzı... böyle yaptığında kilo kaybı da karşıdan sana yürümeye başlayacak. koşmak yerine sakin sakin ortada buluşacak ve yolun geri kalanına birlikte devam edeceksiniz.

günde 1000 kalori tüketip 500 kalorilik kardiyo yapılmaz. denersen kendin de göreceksin zaten ama deneme bile. vücuduna eziyet etme. günde 1000 kalori tüketip 500 kardiyo yapacak kadar azimliysen çok daha kolay şekilde kilo verirsin. senin aklın kesiyor mu bunu?

ayrıca vücudun tek ihtiyacı protein değil. karbonhidrat ve yağa da ihtiyacı var. makinayı bunlar besliyor. biz şüşkoların sorunu gereğinden fazla tüketmemiz ve dolayısıyla vücudun kapasitesini aşmamız. vücudun ihtiyaç duyduğunu verirsen, vücut ideal düzende çalışır ve fazlalığı zamanla atar. ihtiyaç duyduğunu vermezsen yavaş çalışmaya başladığı için fazlalıkları atmaz, uğraşmaz. "zaten ölüyom amk ne uğraşıcam" der. sen günde atıyorum 100g protein, 35g karbonhidrat, 20g yağ ihtiyacı duyuyorsun. şişman olmanın sebebi 35g protein, 85g karbonhidrat, 60g yağ tüketmen. sen bunu normale (belki biraz daha aşağısına) çekeceksin, niye tümüyle yoksayıyorsun?

ha sonuç olarak günde 1000 kaloriyle kesin kilo verirsin ama pek uzun yaşamazsın. ya pes edip kilo almaya başlarsın ya da düşüp ölürsün.
0
der meister
(02.02.19)
1000 kalori vucudun ihtiyac duydugunu minimum kalorinin altinda. ustune 500kalori ekstradan harciyorsun. vucut yeterli yiyecek bulamiyorum, kitlik var moduna girecek ve metabolizmayi daha da dusurecek ve kas dokulari yakmaya baslayacak. gunun sonunda tartida belki hafiflemis ama su ve kas kaybetmis ve yag depolamis bir vucudunuz olacak. tebrikler.
0
crucio
(02.02.19)
(30)

Baylar bunlarla doyuyor musunuz?

stavro
Orta boy pizza, bir adet karisik pide, bir porsiyon iskender, bir porsiyon et doner.Bunlardan herhangi biri ya da bu gibi seylerin bir porsiyonu sizi doyuruyor mu genelde? Kizlara sormuyorum cunku genelde erkeklerden az yedikleri icin kistasim degil onlar. Kocam doymuyor, abim doyuyor, erkek kuzenim
Orta boy pizza, bir adet karisik pide, bir porsiyon iskender, bir porsiyon et doner.
Bunlardan herhangi biri ya da bu gibi seylerin bir porsiyonu sizi doyuruyor mu genelde?
Kizlara sormuyorum cunku genelde erkeklerden az yedikleri icin kistasim degil onlar. Kocam doymuyor, abim doyuyor, erkek kuzenim 3 porsiyonla doyuyor gibi etrafinizdakiler uzerinden de cevaplayabilirsiniz.
Thx.

Ben doymuyorum net. (sisman degilim)

Son zamanlarda her seyin porsiyonu kuculdu mu bana mi oyle geliyor? Ozellikle gida fiyatlarindaki artisalrdan sonra.
0
stavro
(01.02.19)
malesef doymuyorum. :(
0
datnet
(01.02.19)
hepsini ilk gördüğümde doymam gibime geliyor. yiyip bitirince de doymamışım gibi geliyor, biraz bekleyince aslında doymuş olduğumu fark ediyorum.

doymam/doymadım diyip fazlasını yediğimde sonradan rahatsız ediyor.

105 kiloyum, kronik şişkoyum. yaş 40.
0
kibritsuyu
(01.02.19)
tıka basa olmasa da doyuyorum.
0
prasinos
(01.02.19)
Porsiyonu 1,5 yaparsak doyarim. 1 porsiyon olunca insan daha yemeden ben bununla doymam hissine kapılıyor zaten..
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.02.19)
doymuyorum
misal döner en az iki porsiyon
75 kiloyum
0
superb
(01.02.19)
Doymuyorum :(

77 kiloyum
0
nundu
(01.02.19)
Her söylediğin örneğin 1,5 ya da 2 porsiyonu ile doyduğumu hisediyorum. Ama sonra da rahatsız ediyor.
0
twelfth
(01.02.19)
Benim kocam doyuyor, ama çok dikkatli yiyen biri. Normal yiyen erkek 1,5'la doyar.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.19)
Ben doyuyorum.
0
kablelvuku
(01.02.19)
doymam 1.5 tan aşşaya 3 çeyrekten aşşaya doymuom.
0
mikahakkinen
(01.02.19)
hatun bir kişi olarak hayvan gibi yiyebildiğim için cevap vermek istiyorum.
doyma olayı bende her zaman porsiyonla alakalı olmuyor, özellikle akşamları, daha çok ne yediğimle alaklaı oluyor.
örneğin sıcak etli bir yemek varsa nörmal bir insan evladı gidi doyabiliyorum ama öyle bir seçeneğim yoksa, pide, pizza vs hepsini birlikte yesem doymuyorum.
0
tiny penny
(01.02.19)
doyuyorum. tıka basa doymaya alışkın değilim, belki ondandır.
0
sir gawain
(01.02.19)
pide evet diğerleri hayır. porsiyonlar, gramajlar küçülürken fiyatlar artıyor sürekli.
0
scudman1
(01.02.19)
porsiyonlar sürekli küçülüyo ama ben doyuyorum. 75 kiloyum.
0
spirit crusher
(01.02.19)
önden su iç bolca, yavaş ye. doyacağız.
bakın burası önemli:
y a v a ş y e
:D
0
ebabil curnatasi
(01.02.19)
if yaptığım için son tokluk öğünümü nispeten yüklü alıyorum. bu öğünde bazen bir orta pizza yiyorum, gayet iyi doyuyorum 16 saat tutuyor beni.

diğerleri orta boy pizza kadar doyurucu değil ama orta boy pizzanın doyuruyor olması lazım, günlük 4bin kalori ihtiyacı olan bir body builder değilsen.
0
Bruce
(01.02.19)
ben doyuyorum. 78 kiloyum. sadece çok aç olduğumda 1,5 iskender yiyebilirim.
0
nathanieltroy
(01.02.19)
sir gawain +1, az az ama çeşit yemek isterim. 2 porsiyon döner yerine, 1 porsiyon döner, az çorba bir kaç saat sonra dondurma vs. kalorisini düşünüp, burada fazladan yiyeceğim x yerine akşam y yerim derim.
0
Jesus Christ
(01.02.19)
1 tane pideyle nasıl doyuyorsunuz? Ben doymuyorum:/
50 kiloyum. Bay değilim.

Edit: Ama zaten sağlıklı olan tıka basa doymamak. O yüzden takviye almıyorum.
0
Amaranta ursula
(01.02.19)
Tam doymuyorum da orada birakiyorum, ofis insaniyiz cunku. O porsiyondan fazlasini yakamiyoruz yag oluyor.
0
acemi
(01.02.19)
bizim kociş doyuyor
0
for day to break
(01.02.19)
Mümkün değil. Hele o gün spora gitmişsem falan imkanı yok.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(01.02.19)
pizzaya gerek yok, diğer üçü ile doyarım. yalnız iskender ve döner peşpeşe pek iyi olmaz, 1 pide, peşine 1.5 iskender tercih ederim.
0
altinci nesil caylak
(01.02.19)
Doyarım. Pideyi bitiremem genelde
0
zoghurt
(01.02.19)
Benim günlük yediğim et miktarı 700 gram civarında, bunu komple tek seferde yediğim de oluyor, o nedenle benim için pek mümkün gözükmedi.
0
angelus
(01.02.19)
Klasik fast food tarzı yerlerin orta boy pizzası ile doyarım da döner, pide doyurmuyor.
0
dox
(01.02.19)
bir porsiyon iskender dediğin ne o çocuk iskenderi gibi. bursa çocuğuyum her yerde en az 1.5 yerim.

bir porsiyon et döner -- 1 saat sonra falan tekrar acıkıyorum

bir adet karışık pide + bir tane de kuşbaşılı pide koy onun yanına oh mis

en büyük boy pizzalardan gelmezse doymuyor insan

67 kiloyum gşslkjanjkgsad kilo alamıyorum linç etmeyin
0
isvicre rakisi
(01.02.19)
türk erkeklerinin neden agresif olduğunu bulduk
hepiniz aç geziyormuşsunuz!

keşke şu doyuyorum doymuyorum yazanlar bir de yaş yazsalardı.
ben kadın olarak 25 yaşında doymuyordum. 35 yaşında 1 iskenderi anca bütün gün bir şey yemediysem yiyorum ama porsiyonu normal olan yerlerde yemek yerim. erkek kardeşim var, doyuyor diye biliyorum...ofis canlısı kendisi de şu sıralar.
0
niye ama
(01.02.19)
şişmanım ve saydıklarının hepsiyle doyuyorum normalde. sipariş verirken hepsini 1.5 veya büyük boy söylerim ama. doymam diye korkarım. o yüzden şişmanım zaten.

doyma anlayışına bağlı biraz. ben terleyip nefes alamayıncaya kadar yiyordum "doymak" için. öyle doymaksa evet, yetmiyor; büyük boy pizzanın yanında patates falan da olması gerekiyor. yok normal bildiğimiz doymaysa fitness boi değilsen, günlük kalori ihtiyacın 4-5 bin değilse şunların hepsinin yetmesi lazım aslında. en azından 2.5-3 saat yemek düşündürtmemesi lazım.
0
der meister
(01.02.19)
@niye ama
30E ofis calisani sporsuz. Acken ortaligi benzin dokup atese verecek hale geliyorum.

Doyman lazim diyonuz da ben doymuyorum abi valla. Spor falan da yok. Ac geziyorum ortalikta. Porsiyon et doneri ayiptir soylemesi tam doydum diyebilmem icin 1.5 falan degl direkt 2 porsiyon yemem gerekiyor. Pide gecen gun 1.5 da doyurmadi. Orta boy pizza bazen doyuruyor yalan yok, ama ciddi sekilde ac isem no way.
0
🌸stavro
(01.02.19)
(15)

ailenizle ne sıklıkla görüşüyorsunuz?

duchess jessamine
1)yüzyüze2)telefonla3)yaşınız4)evli misiniz
1)yüzyüze
2)telefonla
3)yaşınız
4)evli misiniz
0
duchess jessamine
(30.01.19)
yüz yüze çok ender.
telefonla her cumartesi günü.
36
evsizim sokakta yaşıyorum.
0
killerbee
(30.01.19)
Haftada 1
Her gün benim aramama gerek yok annem hergun arar :)
36
Evet
0
brnbrs
(30.01.19)
şu an ayrıyım 4-5 ayda 1 görüyorum
yazışırız her gün
25
hayır
0
reactionic
(30.01.19)
yüz yüze: yaklaşık 100 gün (20-30 güne düşecek).

telefonla: haftada 1 kere falan sadece annemle yaklaşık 10 dk. babam ve kardeşlerimle telefonda neredeyse hiç konuşmayız.

yaş: 19

bekarım.
0
million dollars
(30.01.19)
1) Haftanın 4 günü
2) Yüz yüze görüşmediğimiz her gün günde en az 3 kere
3) 30
4) Hayır
0
i m cool with that
(30.01.19)
Senede 3-5 kere, en son 29 ekim tatilinde gittim
Ortalama haftada bir
31
Hayır
0
pati
(30.01.19)
Yüzyüze yılda 2 kez.
Telefonda, haftada 3-4 kez.
Yaş 25.
Bekarspor.
0
landho
(30.01.19)
1) senede 2-3 kez, her seferinde 3-5 günlüğüne
2) her gün
3) 28
4) evet, eşimin de istatistikleri benimle aynı.
0
taurina
(30.01.19)
baba 3-4 senede bir, anne 2 senede bir
iki - üç haftada bir
28
hayır
0
755904A
(30.01.19)
Genelde iki haftada bir
İki günde bir, bazen her gün
25
Değilim
0
aquarium
(30.01.19)
1) 4-5 Ayda bir
2) annem ve ablamla her gün
3) 30
4) hayır
0
antikitleruhlu
(30.01.19)
ayda bir
üç dört günde bir
otuz bir
evet
0
rurouni
(31.01.19)
1) yüz yüze ortalama 4-6 ayda bir. bilet fiyatlarını pahalı bulduğum için en az bir hafta geçiremeyeceksem gelmiyorum, o yüzden 4 aydan önce zaten hemen hemen imkansız okul yüzünden.

2) whatsapp falan 3-4 günde bir kısa da olsa muhabbet olabilir, telefon görüşmesi bir, bazen iki.

3) 24

4) yoo
0
der meister
(31.01.19)
1) 6 ayda bir
2) haftada bir
3) 29
4) Hayır
0
chitosan
(31.01.19)
1) 3 4 ayda 1 kere
2) 2 günde 1 annemle, babamla haftada 1 kere. Abimle ayda 3 kere, 2 ablamla da ayda 2 şer kere konuşuruz.
3) 30
4) Bekarım
0
tesla01
(31.01.19)
(5)

has as much to do with

million dollars
bu kalıbın türkçe karşılığı nedir?şunu çevirebilir misiniz: "ISIS has as much to do with Islam as the Ku Klux Klan has to do with Christianity."
bu kalıbın türkçe karşılığı nedir?

şunu çevirebilir misiniz: "ISIS has as much to do with Islam as the Ku Klux Klan has to do with Christianity."
0
million dollars
(30.01.19)
ilgili olmak anlamında sanırım. be related to gibi.
0
ackapaackapaartema
(30.01.19)
kkk ne kadar hristiyansa isid de o kadar musluman diyor. alakasi olmak gibi evet.
0
der meister
(30.01.19)
IŞİD'in İslamiyet ile alakası, KKK'nin Hristiyanlık ile alakası olduğu kadar.
0
himmet dayi
(30.01.19)
KKK'nın Hristiyanlıkla ne kadar alakası varsa IŞİD'in de İslamiyetle o kadar alakası var.
0
0721079
(30.01.19)
Yukaridaki arkadaslar guzel cevirmisler, ben de sunu ekleyeyim: Basliga yazdigin bir kalip sayilmaz. Iki ifadenin birlesimi gibi.

1) have/has to do with something: birsey ile ilgisi olmak
ornek:
This lecture has nothing to do with your grades.
Bu dersin notlarinizla hicbir ilgisi yok.

2) as much as: kadar cok, ayni miktarda
ornek:
He likes hockey as much as he likes basketball.
Hokeyi basketbolu sevdigi kadar cok seviyor.
0
cortado
(30.01.19)
(19)

Dünya'daki en güvenli yer neresi?

lukas
hadi biraz beyin fırtınası yapalım.hemen her yere yayılan çok büyük ölçekli bir dünya savaşı gerçekleştiğinde sizce en güvenli yer neresi olur?bana günümüzdeki savaşın silahla değil ekonomiyle olduğu gibi konu ile alakasız cevaplarla gelmeyin rica ediyorum. yalnızca senaryo yazıyoruz. ortada bir dün
hadi biraz beyin fırtınası yapalım.
hemen her yere yayılan çok büyük ölçekli bir dünya savaşı gerçekleştiğinde sizce en güvenli yer neresi olur?

bana günümüzdeki savaşın silahla değil ekonomiyle olduğu gibi konu ile alakasız cevaplarla gelmeyin rica ediyorum. yalnızca senaryo yazıyoruz. ortada bir dünya savaşı var; hangi halk, hangi ülke, hangi şehir, hangi nokta en güvende olurdu?
nedenleriyle birlikte yorumlayabilirseniz süper olur.
0
lukas
(29.01.19)
Kuzey Avrupa ülkeleri.
0
levent bilgen
(29.01.19)
tahiti tarafları. adamlar her yere uzak. kafaları rahat
0
hononu
(29.01.19)
Küba
0
mekaniker
(29.01.19)
Okyanusya kıtası genel olarak. Avustralya, yeni Zelanda civarı.

Genel olarak etrafı denizlerle çevrili, mümkün olduğunca Avrupa'ya uzak, ada devletler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(29.01.19)
yozgat. düşman işgaline bile uğramadığı için adamların zkinde olmayabilir bu savaşlar falan. ekmek yiye yiye yaşarlar muhtemelen.
0
Tears of Devil
(29.01.19)
İsviçre
0
(s)AINT
(29.01.19)
Çorum.
0
washe
(29.01.19)
Tam da bu dediginiz senaryolar icin olusturulmus olan Kapadokya yeraltı şehirleri. Nevsehir-Derinkuyu.
0
hepbiarayisicinde
(29.01.19)
Ozellikle alaskanin yuksek rakimlari. Kimse gidip fethetmez bile.
0
baldan kaymak
(29.01.19)
Sibirya'nın ortasında Allah'ın unuttuğu lokasyonlar var sanki. Hani oraya bomba atsam bombaya yazık. Ha nükleer deneme yapıyorlar derseniz, savaş çıkınca denemeye gerek kalmadan direkt icraatte kullanırlar o bombaları.
0
wish i could find a way to disappear
(29.01.19)
Antarktika. Şartlar çetin biraz ama.
0
habarbey
(29.01.19)
konum olarak bir şey söyleyemem ama özellik açısından kendine yetebilen, stratejik önemi olmayan yerler. aklıma şu an öyle bir yer gelmiyor. lüzumsuz görülen pek çok yer ya stratejik açıdan önemlidir ya da kendine yetme kapasitesi yoktur. örneğin avustralya yahut amerika açıklarında antin kuntin bir sürü ada var ancak bunlar olası bir savaşta kimse tarafından umursanmasa bile tam olarak bu sebepten dolayı açlıktan kırılır. bugün lojistik bağlantılar inanılmaz gelişmiş durumda. düşününce insan şaşıp kalıyor. çok alıştığımız için farkına varmıyoruz ama gittiğiniz markette her zaman süt olması bile aslında muazzam bir olay. bunun için sarf edilen efor, gereken düzen, sürdürülebilirlik çabası vs. bambaşka hikayeler.

o yüzden dünya savaşında bir yerin yaşanılabilir ve güvenli olması için hem önemsiz olması hem de kendine yetebilmesi gerekiyor. oraya kaçtın diyelim... su bulabileceksin, ekip biçebileceksin ya da hayvanın olacak. öyle bir yer de benim aklıma gelmiyor açıkçası.

canım sibiryam mesela bence olası bir dünya savaşının en tehlikeli yerlerinden biri çünkü yeraltı kaynakları açısından inanılmaz zengin. oraya sahip olan, küresel ısınma nedeniyle insanların kuzeye doğru çıkmak zorunda kalacağı da düşünülürse, büyük şeyler kazanabilir. çin mesela... 50-60 sene sonra nüfusunun belki de 400-500 milyonluk kısmı göçmek zorunda kalacak kendi toprakları çöle döneceği için. 300-400 kilometre yukarısı sibirya... ayrıca sibirya nükleer tesisler açısından da önemli bir yer olabilir. ikinci dünya savaşı'nda ruslar nasıl kazandı? bütün üretimi ural-sibirya tarafına çektiler. düşmanın gelemeyeceği kadar uzakta "tank bas knk" dediler, paladin bastılar vs. öylelikle yürüdüler. sibirya önemli. nükleer savaşta sibirya'da canlı kalmaz muhtemelen.
0
der meister
(29.01.19)
ortadogu?

fiji
yeni zelanda
amerikan samoasi gibi yerler. ulasimi cok zor ve uzak
0
exlibris
(29.01.19)
kanada'nin kuzeyi.
0
cooperr
(29.01.19)
Izlanda.
Polis 2013te adam öldürdü. Bu İzlanda tarihinde ilkti.
0
stavro
(30.01.19)
İsviçre +1

Dağların arasındaki bankamatik.
0
ravenclaw
(30.01.19)
Corvo adası. Yerine ve yerleşimine bak anlarsın.
0
himmet dayi
(30.01.19)
kodiak
0
mirty
(30.01.19)
olası bir dünya savaşında yaygın iki tehlike var. bunlardan biri nükleer silahların aşırı kullanımı, ikincisi de dolaylı felaketler.

birincisi, nükleer meselesi. bildiğiniz gibi nükleer silahların etkileri yayılıyor. yani Çernobil patlaması bizim kıyıları da etkiledi, filan. dolayısıyla savaşa girmeyen ülkelerin yakınlarında böyle patlamalar olursa etkilenmemeleri imkansız. dolayısıyla isviçre tipi ülkeler pek güvenli değil. kuzey ve güney yarımküredeki hava birbirine çok az temas ediyor. savaş da esas olarak kuzey yarımküre üzerinde döneceği için, güneye kaçmak daha mantıklı.

ikincisi, açlık, kıtlık, sefalet, salgın hastalık, sağlık hizmetlerine ulaşamama, vb. bu gibi şeyler aslında savaşlardan çoğu zaman daha öldürücü. yani güvenli dediğimiz yerin kendi sağlık sistemini idame ettirebilen, dünyanın geri kalanına bağlı olmadan da aşısını ilacını üretebilen bir yer olması önemli.

bunların dışında savaşmanın maliyetli olması, bir önemi olmaması, kendi petrol kaynakları olması gibi sebeplerle ben Avusturalya-Yeni Zellanda ikilisi diyorum.

p.s. kuzey avrupa ülkeleri iki olası taraf arasında sıkışma ihtimali çok yüksek ülkeler (abd-rusya, abd-avrupa, avrupa-rusya vb.) dolayısıyla güvenli olacaklarını söylemek zor. ikinci dünya savaşında finlerin falan başlarına gelmeyen kalmadı.
Sibirya ve kuzey kutbu petrol dolu, bir savaş durumunda öyle kıymetli ki artık oralar.
0
babilbaligi
(30.01.19)
(17)

Birinci Dünya Problemleriniz

bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
Selamlar.Şimdi hepimizin böyle Afrika’da açlıktan ölen bir çocuğa anlatsak “ya bi siktir git” tepkisi alacağımız dertlerimiz vardır ya, onları anlatıp böyle söylenme partisi yapalım diyorum gece gece, “derdini sikeyim” denme riski olmayan bir ortam yaratalım, şöyle negatif enerji kusalım falan.Ben b
Selamlar.

Şimdi hepimizin böyle Afrika’da açlıktan ölen bir çocuğa anlatsak “ya bi siktir git” tepkisi alacağımız dertlerimiz vardır ya, onları anlatıp böyle söylenme partisi yapalım diyorum gece gece, “derdini sikeyim” denme riski olmayan bir ortam yaratalım, şöyle negatif enerji kusalım falan.

Ben başlayayım mesela, şu avmlerdeki hareket sensörlü sabunluk ve musluklara uyuz oluyorum aq. ya abi bi elimi yıkıycam, sensörün önünde aikido yapıyorum amk ya. bi de su başlıyo 2 saniye sonra kesiliyo ya. Aq beyzbol sopasıyla parçalayasım geliyor aleti.

Evet.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(28.01.19)
Bazen arkadaşlarla dışarda yemek yiyince herkesle ayni şeyi aynı miktarda yememe rağmen herkes doyuyor ama ben doymuyorum. Bu durum acayip canımı sıkıyor. Her zaman doymadım da diyemiyorum. Oha Amaranta bizi de ye diyorlar:/
0
Amaranta ursula
(29.01.19)
nhl ve nba'i çok seviyorum. playofflar aynı dönemde oynanıyor. bir tanesini takip etmek bile büyük zulümken iki tanesine nasıl vakit ayıracağımı bilmiyorum. 6-7 yıldır NHL'i takip ediyordum, ilk kez ikisini birden aktif olarak takip etmeye çalışacağım. bu zamana kadar ya okul olmazdı ya da iş olmazdı... şimdiyse hem okul, hem iş, hem de üstüne iki organizasyon var.

cidden şu dünyada tutkuyla, it oğlu it bir sapık gibi sevdiğim sayılı şey var. nisan ortasından başlayarak hazirana kadarki süreç bayram benim için. gece 9-10 gibi uyanır, kahvemi içer, board'larda muhabbetlere katılır, play-off ağacını inceler, hayallere dalar, maçımı izler, sabah 8-9 gibi yatağıma giderim...

bu sefer öyle olmayacak galiba. hadi işi internetten yaptığım ve keyfime göre ayarlayabildiğim için masrafımı kısıp "iki ay çalışmıyorum" diyebilir, en azından daha az çalışabilirim ama play-off'lar final dönemiyle de çakışıyor aynı zamanda...

tam olarak kimseye bahsedilemeyecek türden birinci dünya problemi. teşekkür ederim bu duyuru için. bu konuda iç dökmeye ihtiyacım vardı. hep böyle mi kalacağım yoksa 30-35 yaşına gelince durulacak mıyım bilmiyorum ama ben şu an tam "yıllık iznimi nisan ortasında kullanırım, en azından ilk turda evde yatar maç izlerim hehe" kafasındayım... yurtdışı gezmesi, dolaşması vs. hafta sonu tatillerinde ya da diğer tatillerle birleştirebileceğim 1-2 günlük izinlerle de yapılır ama 10-30 nisan arası bana bulaşmayın aga.

hadi şimdi öğrenciyiz yine hallediliyor da ben 8-17 arası çalışırken nasıl izleyeceğim bunları? yemek ye, işe git, yolda vakit geçir vs. robot olsan günde 12 saat zaten sokakta geçecek. pfff.

abd'den nefret ettiğim için (ironiye gel lul, nhl & nba aşığı olup abd'den nefret etmek) orada yaşamayı asla düşünmüyorum ama canım sibiryamda yaşasam iyi olabilirdi. gece 2 sabah 8 arası değil de sabah 5-11 arası takılabilirdim. böyle bi durumda mesela 12-21 arası çalışabileceğim bir iş ideal olurdu. hem işe gider hem de hokey izlerdim misler gibi.
0
der meister
(29.01.19)
Bazı minibüs ve iett'lerde cam kenarına oturunca pencerenin önündeki çıkıntı dirseğimi rahat koyabileceğim kadar geniş olmuyor, o zaman nalet ediyorum. Hele ki kışın mont vs. olunca hiç sığmıyor, telefonu tutan elim ağrıyor falan; hiç hoş değil...
0
Bruce
(29.01.19)
@Bruce + 1 :D

Telefonumda, silmeye kıyamadığım ama dinlerken sıra kendisine gelince sürekli sonrakine geçtiğim şarkılar var.
0
m e b
(29.01.19)
Uçakta ben online check-in yapamadan pencere önu ve onlerde olan koltuklar dolmussa resmen hüzünleniyorum, o yolculuk benim için asla iyi olmuyor. Pencere önünde de bir şey yaptigim yok halbuki, uçağa biner binmez uyuyan gruptanim.
0
fraise
(29.01.19)
kulaklığımın temassızlık yapması
0
bardakigüneşgözlüğü
(29.01.19)
Apple Watch üzerinden evin ışıklarını açma kapatma rengini değiştirme fonksiyonu tamamen rastgele olarak bazen çalışmıyor. mal mal koluma bağırıyorum her Siri ışıkları aç diye. gören olsa salak zanneder.
0
roket adam
(29.01.19)
Kapüşonlu bir kıyafet üstüne mont giyince kapüşon kısmı içerde kalıp rahatsızlık veriyor ya onu dışarı montun üzerine çıkarana kadarki rahatsızlık hissinden nefret ediyorum bununla birlikte bazen onu çıkarmaktan üşenip rahatsız ve mutsuz bir şekilde geziyorum.

@roket adam sana sesli güldüm :D

Aa bi de asıl şeyi unutmuşum aslında bu birinci dünya sorunu değil bu ilkel bi sorun niye hala buna bi çözüm bulunmadı anlamıyorum, duştayken suyun sıcaklığını istediğim gibi ayarlayamamak tam ayarladım sanarken soğuması ya da ısınması. Duş başlığını yerlere çalasım geliyor.
0
pastörizesüt
(29.01.19)
Yükseklik ayarlı ofis koltuğunun kolçakları masanın tam ucuna denk geldiğinde kendimi içeri doğru sokamıyorum, çalışmaya hiç uygun bir ortam değil.

Normalde ayarın sabit olması lazım ama bazen bağcığım çözüldüğünde eğilmek zor geliyor, koltuğu indiriyorum ve bu yüzden ayar bozuluyor. Üzücü.
0
Bruce
(29.01.19)
istanbul denen bu köyün yarısı karadenizli ama çay demlemeyi bilmiyorlar. eğer dışarı da çay içeceksem mutlaka çay demli olsun demek zorundayım. yoksa oraletten hallice çay getiriyor amk lavukları.
0
scudman1
(29.01.19)
oje surmedigim halde tırnağımın kırılması, naylon çoraplarımın kaçması, avmdeki baş döndüren kalabalık, bozuk para üstümü vermeyi geciktiren dolmuş şoförü, akan göz makyajı, kulaklığımdaki temassizlik, eteğimin belinin bol gelmesi, başka bir eteğimi yarın tadilata verecek olmam ama terzi bilmemem (çünkü eteğin renki farklı ona uygun ipe sahip terzi bulmam zor)
0
damla sakızlı dondurma
(29.01.19)
Telefondaki S Voice'a Whatsapp'i aç deyince ok diyor ama parmak izi/şifre ile telefon kilidini açmadıkça göstermiyor. E elim ıslak/dolu ki ocağına düşmüşüm S Voice, ne anladım ben senden?
0
wish i could find a way to disappear
(29.01.19)
Sabah arabaya binince soğuk oluyor ya lanet olsun bu soğuklara diyorum.
0
Boris
(29.01.19)
Gotume uygun pantolon yok.
2 senedir 10 taneden fazla pantolon aldim ya toschaklari sikiyor ya bilegin ustundeki kas neyse onu. Ya da acayip bol geliyor.

Allah belasini versin boyle modanin. Dikis makinesi bakiyorum alip kendim dikicem.
0
acemi
(29.01.19)
galiba hayatta hiçbir şeye uyuz olmuyorum. çok boşvermiş bir insanım galiba.
0
kablelvuku
(29.01.19)
O sabunluk ve musluk derdi bende de var, beni ne kadar sinirlendirdigine inanmazsin:)

Yolda yururken onumde birinin agir agir yurumesi.
0
stavro
(29.01.19)
Telefonun şarj yüzdesinin görünmesine sinir oluyorum. %92 %56 gibi rakamlar beni boğuyor. Şarj azalınca düşük güç modunda kendinden açılıyor, gıcık.
0
gerenkyok
(29.01.19)
(9)

Hiç sebze yememenin sağlığa etkisi

diffarentiationation
Bu pahalılığı atlatana kadar yemesek mesela, hemen kanser olmayız herhalde? Hiç de sevmem zaten. Meyve yenir de hiç sebze yemeyen bir tanıdığınız var mı? Nasıllar?
Bu pahalılığı atlatana kadar yemesek mesela, hemen kanser olmayız herhalde? Hiç de sevmem zaten. Meyve yenir de hiç sebze yemeyen bir tanıdığınız var mı? Nasıllar?
0
diffarentiationation
(28.01.19)
Kanser olmazsın. ytd
0
shangrilla
(28.01.19)
biraz paranoyakça olabilir ama hiç bir sebze meyveye güvenmiyorum. hepsi ilaçlı, tadsız, tuzsuz. yemezsek bişey olucağını sanmıyorum.
0
scudman1
(28.01.19)
sebze ve meyvelerde yoğun lif var. zamanla ilk adımda bağırsak tembelliğine, o da ikinci adımda kabızlığa yol açar. üçüncü adım kabızlığa bağlı olarak anal fissür, makatta çatlak veya polip oluşumu gözlemlenebilir. poliplerin neye sebep olduğunu araştırabilirsiniz.

kısacası sebze-meyve olmadan uzun süreli beslenme mümkün değil, imkansız.
0
sibrizzio
(28.01.19)
Meyve sebze ilaçlı diyen vatandaş bence toprak kemirsin çünkü etteki ve sütteki antibiyotik, hormon, hayvanlara vurulan katkı iğneleri falan bir görse bir daha kasap reyonunun önünden geçmez.

Üstte yazan arkadaş çok iyi özetlemiş. Bunlara ek olarak ister istemez kilo alırsın sebze olmaksızın. Çünkü ağırlık/kalori oranı en düşük gıdalar sebzelerdir.
0
bos gezenin bos ustasi
(28.01.19)
iyi de sebze zaten en ucuz şey, sebze yemeyip ne yiyeceksin ki?
0
der meister
(28.01.19)
Zaten yemeyin. preview.redd.it
Biri yapacakti:)
0
stavro
(28.01.19)
Pahalı diye sebze yememek mi ? Antarktika da mı yaşıyordunuz ?
0
Bostan
(28.01.19)
Meyve sebzelerin zaten dış yüzeyi kanserojen. Hele ki mevsiminde yemediğiniz her meyve ile bir bardak tarım ilacı içmiş oluyorsunuz. Hiç bir şey Olmaz.
0
rakidabalikolsa
(29.01.19)
Meyve sebz ilaçlı diyen vatandaşım. Çünkü bu işin içindeyim. Ailemde tarımla ilgilenen çok insan var büyük ölçekte. Etteki antibiyotikmiş. Hahah çok komik. Hayvan başına bir iğne antibiyotik vurmanın maliyetini biliyor olsaydın hiç bir üretimcinin bu işe girmeyeceğini bilirdin. Gerçekten bol keseden atıp tutmak bu olsa gerek. Ette hormon da yok aynı sebepten. Et ye kardeşim. Yiyebileceğin en tabii şey.
0
rakidabalikolsa
(29.01.19)
(19)

kyk borçlarının silinmesi oy tercihinizi etkiler mi?

dox
benim etkilermiş gibi gelmeye başladı da sizi merak ettim.
benim etkilermiş gibi gelmeye başladı da sizi merak ettim.
0
dox
(27.01.19)
Etkiler.
Silen babam olsa oy vermem :)
0
acemi
(27.01.19)
Etkilemez. Oy vermeyeceğim birine yine oy vermem.
0
(s)AINT
(27.01.19)
etkilemez.
0
zgrydn
(27.01.19)
etkiler.

devletin kasasından alınan borcu kafasına göre silen adama oy vereceğim varsa bile vermem.
0
yukselen gunes evi
(27.01.19)
etkilemez, her türlü malum partisiye oyum. o tayfanın ekmek için yalvardığını görmeden ölmeyeceğimdir
0
dertli gönüllere giren işte benim zeki müren
(27.01.19)
Etkilemez. Üniversite harçlarının kaldırılması da etkilememişti. Ayrıca o kredi borcunu ödemeyen tiplerden dolayı devletin uğradığı gelir kaybını nasılsa yeni bir vergi ile yine bizden çıkaracaklar; öyle düşünün.
0
wish i could find a way to disappear
(27.01.19)
etkilemez, 13 bin lira için geleceğimi satacak değilim. normal bir ülkede olsak, onca sene emek eden üniversite öğrencileri iş bulabilir ve borcunu ödeyebilirdi. bizim anamız babamız işçi maaşıyla ev ve araba almıyor muydu? biz dört sene boyunca aldığımız çerez parasını mı ödeyemeyeceğiz? gerçekten bunu göremeyecek, borcun silinmesine muhtaç hale getirildiğimizi anlamayacak kadar saf mısınız?

üstüne para verseler de ben bunlara oy vermem. "toplumu kutuplaştırmayı bırakacağız, liyakata önem vereceğiz, hak edenin hakkını vereceğiz, üreteceğiz, antin kuntin işleri bırakıp üretim-bilim-sanat üçlüsüne yardıracağız, villada zkiştiricem olum sizi villada" vaatlerinde bulunurlarsa veririm. borcuma bir 13 daha eklesinler o zaman sesimi çıkarmam.

çok değil bundan 6-7 sene önce abd para pompaladığı dönemlerde güzeldi her şey. memur maaşıyla çatır çatır avrupa'da tatil yapabiliyordun, kral gibi yaşasan 2500 liraya geçinebileceğin şehirlerde 4 bin lira para alıyordun... öyle bir ortam olsa, benim iş ve yaşam güvencem olsa ben borcumu zaten kendim öderim.

neyse. uzun lafın kısası, etkilemez. yavşaklığa gerek yok, geri ödeyeceğimizi bilerek aldık sonuçta.
0
der meister
(27.01.19)
Etkilemez. Zaten o tıynette partilere oy vermiyorum CHP dahil.
0
bos gezenin bos ustasi
(27.01.19)
Etkiler ama olumsuz yönde.
Borç aldığını bilmiyor muydu bu krediyi alan insanlar? Alacaklı devlet diye borç, borçluktan çıkıyor mu? Bunun, normal bir arkadaştan ya da bankadan borç/kredi alıp "Borcumu silin" demekten ne farkı var?

Ödeyenlerin suçu ne hem? Suç işle, af bekle; kredi çek, af bekle; usulsüz şekilde ev yap, af bekle; başka?
0
m e b
(27.01.19)
hayır, ayrıca burslu okudum zaten :)
0
candide
(27.01.19)
Bu borç silinmeyecek, niye böyle bir ihtimali düşünüyorlar ben anlam veremiyorum. Silinmeyecek silinmeyecek... silinmedi silinmeyecek...
0
patos64
(27.01.19)
iktidar partisine oy ver, kyk borcunu sileceğiz deseler oy veririm.diğer türlü etkilemez.
0
m4a87td
(27.01.19)
Etkilemez. Uc kurus borc (adi ustunde borc) kapanacak diye kendi gelecegimi ve cocuklarimin gelecegini satmam. Ulkede her sey guzel olsun, ay sonu rahatca gelsin, paramiz yetsin o borc zaten odenir.
0
kedi kovalayan astronot
(27.01.19)
@acemi +1
0
dikensiztel
(27.01.19)
Etkilemez
0
ruh i tibbiye
(27.01.19)
ustune makarna ve komur de isterim. vermezlerse etkilemez.
0
Leonardo~Da~Vinci
(27.01.19)
etkilemez. siyasi görüşün neyse odur.
0
mikahakkinen
(27.01.19)
acemi +1
0
Goldstein
(27.01.19)
etkilemez, makarnaya oy vermekten farkı yok
0
Mossy
(27.01.19)
(2)

Sabahın köründe Avustralya Açık finalini yayınlayan bir mekan bulma umudu?

bir fincan kahve ile film izlemek
Lokasyon : İzmir Mümkünse bornova veya Çankaya, konak taraflarında böyle bir mekan bulmak mümkün müdür acaba ?
Lokasyon : İzmir
Mümkünse bornova veya Çankaya, konak taraflarında böyle bir mekan bulmak mümkün müdür acaba ?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(27.01.19)
abi hic sanmam ya. neden lazim? ozel bir durum yoksa netten izleyebilirsin aslinda. aus open finali oldugu icin cam gibi, canavar bir suru link olur. ozellikle mekan sormanin bir sebebi yoksa, sadece maci izleyeyim diyorsan netten bak bence. uyanik olursam ben link atarim. yaninda bilgisayar yoksa internet kafe bakabilirsin. ben yurtta kalirken 24 saat acik bir internet kafe bulmustum, nhl playofflarinda her aksam gece 1 sabah 8 arasi orada takiliyordum dhdjdjd. neti saglam bir yer bulup orada izleyebilirsin. yok illa mekan lazim dersen hic zannetmiyorum :/
0
der meister
(27.01.19)
@der meister; illa mekan olması önemli değil dostum ya, internetim kötü olduğu için canavar gibi link bulsam bile takıla takıla izleyeceğim:(
O yüzden mekan sorayım dedim. Olmadı, dediğin gibi internet cafe'de de takılabilirim.
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(27.01.19)
(8)

Rus mantısı yiyen var mı ?

Fusha
Nasıl bir şey ve nerde yiyebilirim İstanbul'da?
Nasıl bir şey ve nerde yiyebilirim İstanbul'da?
0
Fusha
(26.01.19)
Ben de henüz bir fırsat yaratıp buraya gidemedim ama burada yersiniz: www.ayaspasaruslokantasi.com
0
wish i could find a way to disappear
(26.01.19)
istanbul'da yemedim ama çok seviyorum şahsen, acayip güzel. açıkçası bizim mantıdan çok farklı sayılmaz, yani yiyince "mmm çok ilginçmiş, farklı bi kültür farklı bi yemek omg ufkum genişledi" durumu olmaz ama güzel tadı. bana mantıdan daha hafif geliyor. bas üstüne tereyağını smetanayı göm gitsin mis.
0
der meister
(26.01.19)
@der meister, Ankara'da yiyebileceğim bir yer biliyor musun?
0
🌸Fusha
(26.01.19)
Rus manitası diye okudum asdfghjk

ne olduğunu bile bilmiyormuşum.. izmir'de nerede yenir acaba?
0
dikensiztel
(26.01.19)
maalesef türkiye'de bilmiyorum, ben ukrayna'da yemiştim.
0
der meister
(26.01.19)
Pelmeni.
Rus-ukrayna-belarus-polonya ortak yemegi sayilir. Pirogi diyolar polonyada.

Ozbek mantisi benziyorsa eger artik her yere ozbek lokantalari aciliyor, onlara sorabilirsiniz.
0
kuehles blondes
(26.01.19)
ayaspaşada yedik ama tadı rusya ve ukrayna daki gibi değildi, ankara'da hiç yok malesef.
0
ada meltemi
(27.01.19)
ankarada rus arkadaşın varsa yaparlar anca :) benim var :)) borş yapmışlardı mesela, mantı da yaptırayım
0
prasinos
(27.01.19)
(15)

Çok mutlu olduğunuzda ne yapıyorsunuz?

dont eat me
Kahkaha atmak ve kahkaha atarken gözlerin yaşarmasından başka? :)
Kahkaha atmak ve kahkaha atarken gözlerin yaşarmasından başka? :)
0
dont eat me
(26.01.19)
Zıplarım. Oturuyorsam da yerimde zıplarım.
0
wish i could find a way to disappear
(26.01.19)
moonwalk yaparım.
0
karayel
(26.01.19)
camdan sarkarım.
0
dayrise enterprises
(26.01.19)
genelde hüzünleniyorum ben o kadar mutlu olduktan sonra, açıyorum bi tane de hüzünlü müzik ooh
0
apdulera
(26.01.19)
müzik açar oynarım, müzik yoksa kendim söyler oynarım. yandan yandan
0
windows95
(26.01.19)
amuda kalkarım
0
prasinos
(26.01.19)
Ben de zıplayan gruptanim; etkisi de birkaç gün sürüyor ustelik, çok sevindigim zamanlarda günlerce yerimde duramam.
0
fraise
(26.01.19)
Geçmesini beklerim. Lâkin çok uzun sürmez.
0
iste buralar hep uzay
(26.01.19)
evdeysem evin içinde amaçsızca yürürüm.
0
biravekahve
(26.01.19)
"amuda kalkarım" cevabından sonra "takla atarım" denmesini bekliyorum.

nereden inanalım sevindiğinize di mi ama?
:))

umarım hep mutlu olursunuz.
0
🌸dont eat me
(26.01.19)
beni tanıyanlar "hiç öyle biri olmadığım" için çok şaşırıyor ama dans ediyorum ben. genelde afrikalı kabilelerdeki dayılar gibi acayip acayip hareketler yapıyorum. bazı figürleri taklit ediyorum ama beceremiyorum. kafamın üstünde dönmek istiyorum ama onu yapamıyorum. 100 kiloyum zaten öyle bir şeye kalkışsam boynum kopar muhtemelen.
0
der meister
(26.01.19)
Arkami donup kis kis gulerim sonra buzlar kralicesi moduma geri donerim. Cok da uzatmamak lazim.
0
superfluid
(26.01.19)
dans ederim/şarkıya eşlik ederim bağıra bağıra. roman, cıstak cıstak yabancı müzik allah ne verdiyse.
0
olutaklidi
(26.01.19)
ofis sandalyesiyle olduğum yerde üç beş tur dönerim..
0
strobist
(26.01.19)
Başka insanları sevindiririm, lokum dağıtmak olur, sadaka vermek olur, sokaktaki çocuklara hediyeler olur, olur da olur.
0
antihero
(26.01.19)
(3)

sumo

diffarentiationation
maçlara nasıl hazırlanırlar? ağırlık çalışırlar mı? neden hepsi yağ tulumu gibi? body building şampiyonu neden sumoda birinci olamaz?teşekkürler.
maçlara nasıl hazırlanırlar? ağırlık çalışırlar mı? neden hepsi yağ tulumu gibi? body building şampiyonu neden sumoda birinci olamaz?

teşekkürler.
0
diffarentiationation
(24.01.19)
Sumocular görüntülerinin aksine çok atikler sebebi de karşılaşmaların çok kisa sürmesi. Bir de aşırı yağlı ve kilolu olmalarına rağmen sporu aktif yaparken hic kalp vb sorunları olmuyormuş, tum kan değerleri (seker vb..) ideal çıkıyormuş. Yani sağlıklılarmis da.
0
herhaltibiliyoring
(24.01.19)
maçlara hazırlanma tarzlarını spesifik olarak bilmiyorum ama deli gibi antrenman yapıp yemek yiyorlar ve uyuyorlar. esneklik için özellikle çalıştıklarını biliyorum.

yağ tulumu gibi olmalarının nedeni şu: oyun alanı küçük, amaç oyun alanında kalmak (rakibi dışarı atmak). ne kadar büyük ve şüşko olursan rakip o kadar fazla güç uygulamak zorunda kalır. yani ağırlık ve ayılıkla güç-çeviklik birleşmeli ki hem rakibin seni yerinden oynatamasın hem de sen onu kulaklarından tutup fırlatabil.

body building şampiyonu, sumocu kendisine doğru hamle yaptığında hastanelik olur muhtemelen. velhasıl sumocular (profesyonel olanları) sürekli antrenman yapar, çok ciddi oranda ve büyük bölümü "sağlıklı" olan kalori tüketir (bkz: chankonabe). böylelikle hem esnek-güçlü hem de öküz gibi olurlar.

benim bildiğim hakiki sumocular zaten grup halinde yaşar ve çalışır. rutinleri sabah erken saatte başlar. arada yemek yiyip uyurlar, uyanıp devam ederler vs. böyle full-time meslek gibi yoğun ve ağır bir programları oluyor.

ağırlık çalışmıyorlar bu arada. en azından klasik "ağırlık kaldırma programı" gibi bir şey yapmıyorlar, kaldırıyorlarsa da kişisel bir plandır bu. geleneksel olarak öyle bir kısım yok antrenmanlarında.
0
der meister
(24.01.19)
- Neden hepsi yağ tulumu gibi?

+ Yere daha sağlam basmak, dışarı itilmemek için kiloyu arttırmaları lazım. Ama kiloyu artırırken de güç ve atikliklerini koruyorlar. Yoksa en şişman olan adamı al gel koy kazansın.

Ama görünüşleri yanıltmasın hiç biri obez değil, hatta vucut yağ ve kas oranlarının diğer sporculara göre çok daha iyi olduğunu okumuştum.
0
John Bloor
(24.01.19)
(14)

Fener küme düşer mi

adwokat
Öyle bi ihtimal var mı?
Öyle bi ihtimal var mı?
0
adwokat
(23.01.19)
yok. alt siralarda oldugu icin hakli olarak geyik yapiyor millet. fener iki mac ust uste kazansa zaten altindaki takimlarin 6 puan toplamasi 5-6 hafta surecek en az. simdilik kotu gidiyorlar evet ama geriye 15 kusur mac kaldi. fener'in bunlardan sadece 2-3 galibiyet cikaracagini dusunmek hayalperestlik olur. dusmedikleri gibi 10'uncu sirada falan bitirirler muhtemelen.
0
der meister
(23.01.19)
Bence var. Futbol oynamıyorlar ki doğru düzgün.

Ayrıca kondisyonları da çok zayıf. 55. dakikadan sonra oyuncu kalmıyor sahada. Hadi maç kaybettiniz gidişat kötü falan anladık. Antrenman da mı yapmadılar anlamıyorum ki.
0
lisw
(23.01.19)
düşürmezler. ligi 20 takıma çıkarırlar fener düşmez merak etme.
0
prasinos
(23.01.19)
futbol çok kötü ama düşmez bence. 12-13. sıralarda bitirebilir ki o da küme düşmenin bir tık üstü..
0
ayin yazari
(23.01.19)
Düşmez.
0
valarmurgulis
(23.01.19)
ilk 7 içerisinde bitirir.
0
mistikla
(23.01.19)
bu performansla giderse duser. iki mac ust uste kazansa dusme hattindan cikar demisler de bu alttaki tum takimlar icin gecerli. fener'in iki mac ust uste kazanacak hali yok. ne kadar dusuk bir ihtimal olsa da risk var. 3-4 hafta daha gecsin, eger alt gruptan kopamazsa o stresle ciddi ciddi dusebilir. henuz birsey demek icin erken.
0
crucio
(23.01.19)
son 3'te bitirebilir ama düşürürler mi bilmiyorum. dalavereyle ligde kalmak düşmekten daha kötü gerçi.
0
zgrydn
(23.01.19)
kim ne derse desin düşürmezler.
0
nothing in my way
(23.01.19)
düşer.
0
koela
(23.01.19)
18 maçta 3 galibiyet alabilmiş bir takım için "15 kusur mac kaldi. fener'in bunlardan sadece 2-3 galibiyet cikaracagini dusunmek hayalperestlik olur." demek bence asıl hayalperestlik.

bu ihtimal hayal değil. ihtimal var ama bence düşmez.
0
himmet dayi
(23.01.19)
Düşsün adiler. Futboldan soğuttular beni. Ali Koç bir de çıkıp Ayew'i kesinlikle alıcaz diyor. Baya dalga geçiyorlar bizimle. Ulan 32 yaşında adamım fener maçlarından sonraki gün can sıkıntısından işime konsantre olamıyorum. Twitter'da fener kelimesi gördüğüm anda midem bulanıyor. Bizi bu hale düşürdüler. Yazık gerçekten çok yazık.
0
taipan
(23.01.19)
Hayır bir de sen ilk yarıyı 17. bitirmişsin. Transfer ihtiyacı bangır bangır bağırıyor. Slimani Guiza'dan bile kötü. Senin ligin 10. haftasında transfer bakman gerekiyordu. Ortasaha da oyunu tutacak tek adam Ekici o da zaten 60'ta kesiliyor. Yazık ya gerçekten çok yazık. Koca fenerbahçe'yi ne hale getirdiler.
0
taipan
(23.01.19)
ben de farkındayım fenerbahçe'nin 18 maçta üç galibiyet alabildiğinin ama burası türkiye. ben düşmelerini isterim. türk futboluyla işim yok artık açıkçası, öyle fener nefretimden söylemiyorum bunu. el oğlunun deyişiyle JUST FOR GIGGLES. eğlenceli olurdu, ilginç olurdu.

iki maç kazanınca küme düşme hattından çıkma durumu diğer takımlar için elbette geçerli ama bu takımlar fenerbahçe'nin sahip olduğu desteğin çeyreğine bile sahip değil. hakem kayırması gibi ihtimalleri bir kenara bırakıyorum, fenerbahçe'de 2-3 tane topçu "lan biz ne yapıyoruz" deyip üzerindeki ölü toprağını atsa, çok değil kalan 5 haftada 2 galibiyet, 1 beraberlik, 2 yenilgi alsalar tamam işte bitti gitti. düşme hattındaki takımlar böyle seri yakalayacak durumda değil. yakalarsa fener yakalar.

ayrıca şöyle bir şey var: fener'in "iyi" olması kurtulmalarına yeter. fener'in düşmesi içinse 3-4 takımın birden iyi olması lazım. akhisar, erzurum, rize, alanya, ankaragücü vs. bunların en az 2-3 tanesi fener'in önüne geçecek. olmaz o iş.

fenerbahçe en geç 21'inci haftaya kadar bir galibiyet alacak ve o günden sonra küme düşme muhabbetleri bıçak gibi kesilip sadece klasik "bu takım niye böyle dandik" geyiklerine dönülecek. yeterince uzadı zaten, güldük eğlendik. daha fazla uzamaz.
0
der meister
(23.01.19)
(3)

Almanya - Shengen Basvurusu

chitosan
Merhabalar, Annemi yasadigim sehre beni ziyaret etmesi icin davet etmek istiyorum. Ziyaret tarihi ve basvuru zamani ile ilgili bir kisitlama var midir? Mesela Haziran'da gelmeyi planliyorsa ben ucak biletlerini simdiden alsam ve vize basvurusu yapsa oluyor mu?Yoksa atiyorum ziyaret tarihinden en erk
Merhabalar,

Annemi yasadigim sehre beni ziyaret etmesi icin davet etmek istiyorum.
Ziyaret tarihi ve basvuru zamani ile ilgili bir kisitlama var midir?
Mesela Haziran'da gelmeyi planliyorsa ben ucak biletlerini simdiden alsam ve vize basvurusu yapsa oluyor mu?
Yoksa atiyorum ziyaret tarihinden en erken 3 ay öncesinde basvuru yapilabilir gibi bir kural var midir?
0
chitosan
(22.01.19)
3 ay diye biliyorum, daha erken basvuramiyordu sanki. haziran icin su an basvuramaz yani.
0
der meister
(22.01.19)
Ben de öyle birsey okudugumu hatirliyordum.
Simdi tekrar baktim 3 aymis. Duyuruyu silmeyeyim belki baska sormak isteyen olur.

www.idata.com.tr
0
🌸chitosan
(22.01.19)
biletini şimdiden alabilirsin ucuza bulduğunu düşünüyorsan. vize başvurusunu sonra yaparsın. hatta bak 6 ay öncesinden bilet aldım planlı bu falan diye iyi bile gözükebilir.
0
argent dawn
(22.01.19)
(4)

Tinder'daki Escort Kadınlar

herhaltibiliyoring
Böyle nasıl rahat takılıyorlar yahu.Bakıyorum da özellikle rus olanlaramerika, italya, ispanya, fransa, türkiye, dubai (kime aitse) Gezmedik yer bırakmamışlar. Hep lüks ortamlar.. Kimse sen ne ayaksın demiyor mu bunlara?Escort vizesi falan var da biz mi duymadıkBir de ons istemiyoruz yazmışlar
Böyle nasıl rahat takılıyorlar yahu.
Bakıyorum da özellikle rus olanlar
amerika, italya, ispanya, fransa, türkiye, dubai (kime aitse)
Gezmedik yer bırakmamışlar. Hep lüks ortamlar..
Kimse sen ne ayaksın demiyor mu bunlara?
Escort vizesi falan var da biz mi duymadık
Bir de ons istemiyoruz yazmışlar, sanırım gezdirin tozdurun demek istiyorlar.

Turk olanlara hic girmiyorum, transseksuel çok bar aralarında .
0
herhaltibiliyoring
(22.01.19)
parasi varsa vize alirken sorun yasamiyordur, surekli aliyorsa zaten cogu ulke bir yerden sonra "eeeh al su uzun sureliyi sktir git" diyordur. eskort olunca dunya gezilmiyor mu ne alaka, asil parasi var diye onun gezmesi lazim.
0
der meister
(22.01.19)
Eskiden net ortamında sosyal medya mecralarında güzel çekici alımlı kızlarla tanışılabiliyordu artık güzel seksi giyimli birisine kesin escort diyorum eklemeyi bırak yanından bile geçmiyorum. Polonya Çekya Romanya Rusya gibi ülkelerde bu kadar güzel kızlarla tanışılıp sohbet ediliyor bizde ancak otomatik mesaj geksin saat seans yer mesajı olarak şaka gibi
0
tolgame
(22.01.19)
Masraflarını birine itelesen ve bunu zevk alarak yapsan, sen de gezersin knk.
0
datnet
(22.01.19)
Su vize olayini bizim millet kadar gozunde buyuten gormedim.

Adamlarin vize sarti bile yok, tek istedikleri sey burayi gezecek kadar paran var mi? ulkeme gelince geri donecek misin? bunu ispatla.

Formun ustune kafam kadar issiz yazip vize aldim, bu hanfendiler kobi statusunde oldugu icin ticari vize bile alabilirler.
Her ay bagkurlarini duzenli olarak yatiriyorlardir.
0
acemi
(22.01.19)
(24)

10 yıl önceki hayatınızla şimdiki arasında nasıl bir fark var?

respect
tip olarak sormuyorum. işinizde yükseldiniz mi? ev mi, araba mı aldınız, evlendiniz mi? vs vs.
tip olarak sormuyorum. işinizde yükseldiniz mi? ev mi, araba mı aldınız, evlendiniz mi? vs vs.
0
respect
(20.01.19)
2009 da 5 kuruşsuz bir öğrenciydim.Şimdi 34 ülke gezmiş evi ve arabası olan orta segmentte iş kurmus çok olmasa da kendi yağımda kavrulacak kadar kazanan birisi oldum .Allahım bana verdiğin nimetler için çok şükür ha buna rağmen kendimi bazen bunalmış hissediyorum.Sanırım az şükrediyorum.
0
avukat34
(20.01.19)
10 yıl önce öğrenciydim üniversitede şimdi çalışıyorum, bekardım hala bekarım. evim yok arabam yok. kilo olarak da aynıyım.
0
nahtoderfahrung
(20.01.19)
Ocak 2009'da 8. sınıf öğrencisiydim, iyi bir lise kazanmak için SBS çalışıyodum ve dershaneye gidiyodum.
Ocak 2019'da Tıp 5. sınıf öğrencisiyim. Seneye TUS'ta iyi bi uzmanlık kazanabilmek için şimdiden ders çalışıp dershaneye gidiyorum.
0
nundu
(20.01.19)
Ogrenciydim.
Simdi ev araba is guc.

Eskisi daha iyiydi.
0
acemi
(20.01.19)
Liseden yeni mezun olup uni icin yurtdisina gitmistim, calisma iznim vs yoktu. Simdi o ulkenin vatandasiyim, cok sevdigim bir isim var.

O zaman da yalnizdim, simdi de yalnizim ama.
0
kuehles blondes
(20.01.19)
2009 doktora yapıyordum yurtdışındaydım
2019 ankaradayım, yazın muğladayım. freelance çalışıyorum. Ev aldım, arabayı hala inatla almıyorum...

araba almam lazım benim yavvv.
bekarım. edit: 2029'da da bekar olmam olası.
0
niye ama
(20.01.19)
10 yıl önce hayalleri olan bir üniversite öğrencisiydim.
Şimdi gün geçirmek en büyük amacı olan, eğitim aldığı alan dışında emek veren bir çalışan...
Ev yok, araba yok, evlilik yok.
0
livaneli kadir
(20.01.19)
2500 km fark var arada. Üniversitemden memnun değildim on yıl önce. Şimdi iyi bir ALman üniversitesinde MA bitirdim, işe başladım.

Öğrenci evinden müstakil bahçeli eve bir geçiş oldu.

Araba yok. On yıl önce vardı. Gerek yok yaşadığım yerde arabaya.
0
buf-e kür
(20.01.19)
Evlendim, çocuk sahibi oldum, kendi işimi kurdum, mesleğimi yapmama izin veren sınava girdim, geçtim, kendi alanımda dünyanın en iyi kurumlarından eğitimler aldım, kurduğum işte Türkiye'nin en büyük kurumlarına hizmet veriyorum. ev aldım, iki araba aldım, iki çocuğum olursa diye iki arsa aldım, ileride üstüne ev yaparsam diye bir villa arsası aldım, hayatımı sadeleştirdim, spora başladım, bir dil daha öğrendim,enstrüman çalmaya başladım, çevremi çok daha nezih hale getirdim, ülkeden gitmemek için direniyorum.
0
babilbaligi
(20.01.19)
istanbul'a yeni gelmiştim, nerede ne yenir bilmiyordum; şimdi biliyorum. 10 yıldır en dramatik fark bu.
0
Bruce
(20.01.19)
10 seneki halim şimdiki halimi görse "ezik misin lan ne bu böyle ne sıkıcı yaşıyorsun moruq xdxd" der. öyle bi hayat oldu işte. yoksa gram yol kat edemedim daha.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.01.19)
Okuldan işe geçmiş olmak dışında hiçbir şey değişmedi.
0
desdenova34
(20.01.19)
10 yıl önce aile zoruyla istemediğim bir lisede arkadaşsız depresif bir hayat geçiriyordum.

şu an ailemden kurtuldum başka bir ilde istediğim alanda okuyorum, mezuniyet sonrası aile zorlaması devam ettiği için üniversiteye hemen başlayamadım, cesaretimi toplamam zaman aldı vs.

yani hala öğrenciyim ama daha mutlu bir öğrenci, ve daha yaşlı.
0
nolmus yani
(20.01.19)
hayalleri susleyen bir kentte bulmustum ilk dogru durust isimi. guzel, keyifli projelerde baslamistik. kendimi azicik gosterebilmistim. on yil once oralarda hem keyifle hem buyume sancilariyla isliyordum. ama kriz oldu. cikardilar. (bir sure sonra koca firma battiydi zaten). disimle tirnagimla cattigim, koltuklarini trene yukleyip sirtimda tasidigim yuvam sarsildi, goctu. hayaloglu'nun "yuregim kaniyor"u gibi hissediyordum o siralar.
yirtilmis bir tul gibi savrulup durdum. k. afrika'ya gittim o yil yine. orada da bir suru kavga, mucadele. toplama kampi gibi ortamlarda yasadim. arkadaslarim, guluslerim oldu. gerisi omur torpusu.

on yilda kitalardan collerden astim savruldum. simdi daha iyiyiz cok sukur. yarinimiz ne olur bilemem. dikili agacim yok, malim mulkum yok. calisiyorum ama bir kosede. agzimin tadi var cok sukur. iki de sipam ellerinizden oper. bir tek gidenlere yetisemiyoruz iste. ezilip durur icim dustukce aklima yuzleri.
0
viva paulista
(20.01.19)
aynı ruh haline sahibim. yani değişen bir şey yok.
0
koela
(20.01.19)
Maldim. O kadar mal degilim simdi.
0
stavro
(20.01.19)
Herşeyim var ama mutsuzum. Tünelin ucu bombok biyere çıktı.
0
japon askeri
(20.01.19)
Bok gibi sürünüyorum.
0
Neyazayım
(20.01.19)
Ogrnciydim-akademisyenim
Bekardim-evliyim cocugum var
Borcsuzdum-borcluyum
Sakallarim yoktu - ayi gibi sakallarim var
Sigara icmezdim-sigara iciyorum
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(20.01.19)
Liseliydim dolayısıyla çok şey değişti o halim şuanki ben değil.
Meslek edindim ve bir parça yükseldim ama sevmedim geri düştüm yakın zamanda yine yükselicem :D
Araba aldım. Ev alamam yakın bir gelecekte. Bekarım daha. Aslında bu on yılım tam da öngördüğüm gibi geçti ben asıl bundan sonraki 10 yılda ne durumda olucam onu merak ediyorum.
0
pastörizesüt
(20.01.19)
kız arkadaşımla evlendim. ev araba sıkıntısını aştım. yaşadığım şehir değişti. hayattan beklentim hep aynı on yıl öncekinin aynısı. okuduğum öğrenci olduğum veya gençken gittiğim yerlere gidip gene aynı kafayla takılıyorum. ruhen değişmedim aynen devam.
0
mikahakkinen
(21.01.19)
14 yaşındaydım, parlak bir öğrenciydim. 24 yaşındayım ve yine en azından hocalarının parlak gördüğü bir öğrenciyim ama takdir edersin ki 24 yaşında lisansa yeni başlamış olunca istediğin kadar "parlak" ol, öyle fizik-mühendislik falan da okumuyorsan pek bir numaran olmuyor.

gerizekalı gibi davranarak 5 senemi çöp etmiş olmasaydım aslında şu an muazzam bir yerde olabilirdim ama genel olarak yine de kötü veya pişman değilim. sadece fiziksel olarak ciddi anlamda geriledim (aşırı kilo aldım) ama şu an onu da toparlamaya çalışıyorum. şu an gerçek sorun olarak değerlendirebileceğim tek şey parasızlık, kriz nedeniyle uğraştığım öğrenci işinin dahi hiç para getirmez olması ve de sağlık sorunlarım. biraz da "93 yaşında mezun olcam amk o saatten sonra kim iş vercek bana" kaygısı var ama onu şimdilik çok düşünmüyorum. onun dışında iyiyim yani. hele ki 18 yaşında intihar etmeye kalktığım düşünülürse ben kendimle gerçekten gurur duyuyorum, benim gibi bir WEAK ASS için inanılmaz bir performans. üzerine koyarak ilerleyeceğiz, sibiryalara motorlar süreceğiz inş. ölmezsem keyfim yerinde. ölürsem de siz üzülün bana ne.
0
der meister
(21.01.19)
orta halli gidiyoruz bakalım. borçlar var .evlenemedik tabi ki
0
hebanon
(21.01.19)
Güzelim saçlarım. Son 1 kaç yılda gitti. Hala da gidiyor. Umarım Bi 10 yıl sonra şu saça Bi çözüm bulurlar.
0
valarmurgulis
(21.01.19)
(10)

Bir dil beyninize otomatik olarak yüklenecek olsa hangisini seçerdiniz?

zunkatsar
Bir dil şu an beyninize otomatik olarak yüklenecek. Akademikten argoya konuşmadan okumaya o dilde harika kusursuz olacaksınız. Hangi dili isterdiniz? NEDEN?
Bir dil şu an beyninize otomatik olarak yüklenecek. Akademikten argoya konuşmadan okumaya o dilde harika kusursuz olacaksınız. Hangi dili isterdiniz? NEDEN?
0
zunkatsar
(19.01.19)
Japonca kesinlikle. Orijinal diliyle anime izlemek isterdim.
0
shangrilla
(19.01.19)
İsveççem kötü hala.
Sidekick almanca.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.01.19)
almanca ya da rusca. cok seviyorum cunku, hayatim almanya-rusya arasinda ya da bunlarla ilgili bir meslekte gecsin isterim. ruscayi zaten ogreniyorum ama cok zor oldugu icin galiba ruscayi cok iyi konusabilmeyi isterdim, almanca kisisel cabayla da iyi ogrenilebilir daha kisa zamanda.
0
der meister
(19.01.19)
Fransızca
0
i m cool with that
(19.01.19)
Nietzsche’yi orijinal dilinden okuyabilmek için Almanca ağır basıyor. Fakat Japonca ya da Çinçe de parası güzel olduğu için çekici.
0
siyah giyen adam
(19.01.19)
Rusca.
0
stavro
(19.01.19)
Edit: nedeni ingilizce bilmeyen rusca konusan kizlar.
0
stavro
(19.01.19)
Japonca, vurgular, tonlamalar..animeler sağolsun
0
Uncle Sam
(19.01.19)
Rusça. Dünyanın çok büyük bölümünde geçerli bir dil çünkü.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.01.19)
Almanca. Öğrenecek enerjim yok ve mesleğim için gerekli oluyor.
0
wish i could find a way to disappear
(19.01.19)
(18)

Evlenmek istiyor, ne yapmalı ?

top_secret
Özellikler-30 yaşında erkek-Kilolu (balık etli beden kitle endeksi 38)(zayıflayamıyor)-Aylık gelir 3500-4000 TL memur-Sosyal ortam yok, Sosyal medya filan hiç yok-Hiç bilmediği bir yerde yaşar çevresi yok. Ailesinin tanıdığı (komşu kızı akraba bağlantıları filan) yok.-Girişken değil şimdiye kadar sa
Özellikler

-30 yaşında erkek
-Kilolu (balık etli beden kitle endeksi 38)(zayıflayamıyor)
-Aylık gelir 3500-4000 TL memur
-Sosyal ortam yok, Sosyal medya filan hiç yok
-Hiç bilmediği bir yerde yaşar çevresi yok. Ailesinin tanıdığı (komşu kızı akraba bağlantıları filan) yok.
-Girişken değil şimdiye kadar sadece 3 sevgilisi olmuş

Artık evlenmek istiyor. Çevresine filan söylemiş ama çekici biri olmadığı için red almış bir kaç defa.

Ne yapmalı ?
Yoksa bu şekilde yaşayıp ölecek mi ?
0
top_secret
(18.01.19)
ailesine çıtlatsın. görücü usulü vs.

bana kalsa kendisinden memnun değilse değiştirip özgüven kazansın ama belli ki buna pek gönlü yok.
0
interview with the vampire
(18.01.19)
Asosyal ve sisman birine 3 sevgili cok iyi bence. Bence gayet girisken bi kardesimizmis. Benim daha 1 tane oldu.
0
acemi
(18.01.19)
Zaman ve geliri varmış ne güzel. Spora başlayıp fiziksel görünümünü düzeltsin,zayıflayamıyor diye bir şey yok. İnsanlarla tanışmasını sağlayabilecek etkinliklere katılsın,dışarı çıksın.
0
biravekahve
(18.01.19)
Hayir oyle olmayacak. Kimler kimler hayatini birleştiriyor. Herkesin bir esi var bu dünyada. Sadece denk gelebilmek ve zamanının denk gelmesi lazim.

Kimler kimler derken kimseyi kucumsemiyorum. Herkesin bir esi var. Umarim bulmak icin asosyallikten vazgecmeyi basarir.

Biraz sosyallesip arkadas edinirse o arkadaslar vesile oluyor biriyle tanismaya.

Benzer dusuncelerde olan, doguda bir sehirde memur olan arkadasimi istanbuldaki bir arkadasi, memleketi benim arkadasimin gorev yaptigi sehir olan bir kadinla bugun tanistirdi. Ben de kendisinun ulasimini sagladim az once hatta.

Iki taraf da hoslanmis birbirinden. Hic akla gelmezdi. Cocuk istanbulda yasayan erzincanli bir kizla istanbulda ankarali arkadasi sayesinde tanisti. Kizin da temennisi erzincana yerlesebilmekti. Ankarali arkadasim erzincanda görev yapiyor. Istanbulda calisan erzincanli kizla muhtenelen evlenecekler ve erzincana yerlesecekler. Ve bunlarin tanismasina vesile olan kisi ankaradan. Buluşmalarıni saglayan ben de erzincanliyim fakat istanbuldayim. Arkadasimla istanbulda tanismistim fakat o da ankaraliydi ama görev yeri erzincan cikti falan. Hayat surprizlerle dolu.

Ikisi de sizin bahsettiginiz kisi gibi karamsardi. Ikisi de muhtenelen bugunden itibarwn guzek hayaller kurmaya basladi.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(18.01.19)
balık etli mi? morbid obez la adam, 38 ne? kilo versin en başta. karıyı kızı geçtim kendi hayatı için. genç adam, işi gücü de varmış üzerinde yükü bi atsın sosyalleşir sonra, özgüveni de yerine gelir. 38 bmi ile kimse ona kız bulamaz yani kusura bakmasın.

evleneceğim diye de acele etmesin bence, çoğu insan "bu kız uygun gibi ya" diyerek evleniyor. wtf. birlikte ömür geçireceği, çocuk falan yapacağın insan konusunda biraz seçici olur insan. eli yüzü düzgün, oturmasını kalkmasını biliyo diye evleniyolar resmen. daha vakti var. kilo versin, spor yapsın, etkinlik-aktivite bulsun kendine, İSTAKRAM falan açsın.
0
der meister
(18.01.19)
zayiflasin. zayiflamamasinin nedeni hormon bozuklugu degilse zayiflayabilir.
0
kassiopeia
(18.01.19)
Kasigi pilava saplasin aksam yemeginde.
0
stavro
(18.01.19)
allah aşkına daha kendisi için bir şey yapamayan adam evlenip napacak. sadece olumsuzluklara odaklandığı şu yazdığınızdan belli. evlenince sihirli değnek değmeyecek. hayattaki nihai amacı evlenmekse onu bilemem tabii.

kilo versin öncelikle, veremiyor diye bir şey yok. balık etli olduğu sanrısından bi sıyrılsın. spor salonuna gitmek bile bi sosyalleşme. zaten özgüven artınca sosyal çevre bi şekilde gelir. evlilik de zamanı geldiğinde olur. hayat bizim planlarımıza göre işlemiyor.
0
bxgx
(18.01.19)
evlenmek istemiyor, seks yapmak istiyor o. daha doğrusu seks yapabilmesinin tek yolunun evlennmek olduğunu düşünüyor. birkaç dakikalık zevk için hayatını zindana çevirmesine gerke yok nette ufak bir araştırmayla taş gibi escortlar bulabilir.

kiloyu kendisi için tabii ki versin ama bu kız bulmasına yardımcı olmayacaktır. yani kilo verdim şimdi kızlar akacak diye bir durum yok. değişen hiçbir şey olmayacak bu hususta ama kilo versin yani kendini iyi hisseder en azından.

alttaki arkadaşa cevap: kondom diye bir icat var.:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.01.19)
@yazar yazmaz, netteki o escortlar hiv , hpv ve nice virusleri zerk ediyorlar insanlara. :( hic bulasmasin arkadaş o işlere.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(18.01.19)
özgüven kazanmaya baksın. bence tek sorunu bu. kilolu insanlar evlenemez diye bir şey yok ama zayıflayamıyorum diye de kestirip atmasın. hiçbir şey yapmayarak evlenmeyi beklemesi yanlış. sosyal olmaya çalışsın. iş çıkışı ya da hafta sonu gidebileceği bir arkadaş ortamı, kurs, hobi vs bi şeyler bulsun.
0
j lithium
(18.01.19)
Spora git, kilo vermek için gerekirse hastaneye git hormonlarını ölçtür vs.
0
gkct
(18.01.19)
der meister ağzına sağlık +1
0
dont eat me
(18.01.19)
Girişken ve sosyal değilse çok zor. Evlenmesi çok zor.
0
komando kani var bende
(18.01.19)
der meister+1
0
dox
(18.01.19)
sadece 3 sevgili mi. 30 yaşında birini. kaç sevgilisi olacak zaten ciddi olarak. hadi olsun 4-5, bu rakamın üstü daha garip

kendisine özenmeli. bedenini öylece bırakmış biri hayattan çok zevk almak istemiyor ya da tembel ve özensiz hissi uyandırıyoe insanlarda. herkesin belirttiği gibi spor yapmalı, diyetisyene gitmeli. bence önce bunu halletmeli ki özgüveni de tazelensin.
0
blacksky
(19.01.19)
beni alsın :)
0
gadlemler
(20.01.19)
niye "zayiflayamiyor"?
0
e haliyle
(20.01.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.