Giriş
(11)

ingilizce anlama

black mamba
özellikle iyi ingilizce biliyorum diyen ve türkiye'de yaşayan arkadaşların durumunu merak ediyorum. yurtdışındakiler zaten alışmıştır. native speakerları rahatlıkla anlayabiliyor musunuz? havada karada her türlü konuşmayı anlayabilirim diyor musunuz? diyorsanız bu kaç yılda ve nasıl oldu? ana dili
özellikle iyi ingilizce biliyorum diyen ve türkiye'de yaşayan arkadaşların durumunu merak ediyorum. yurtdışındakiler zaten alışmıştır. native speakerları rahatlıkla anlayabiliyor musunuz? havada karada her türlü konuşmayı anlayabilirim diyor musunuz? diyorsanız bu kaç yılda ve nasıl oldu?

ana dili ingilizce olanlar çok fazla yuvarlıyorlar o yüzden anlamakta güçlük çekiyorum. youtube'tan bazı akademik şeyler izliyorum anlıyorum ama günlük bir vlog izlediğim zaman kalıyorum öyle.
0
black mamba
(11.10.19)
havada karada anlarım. Amerikan, UK aksanları, Avustralya, Hintliler şuana kadar hiç biri ile sorun yaşamadım. Tabi bu durumlara hintlilerin, gallilerin vs. kendi ürettikleri kelimeler ve yerel dillerinden gelen deyişler hariç.
0
cursor
(11.10.19)
bu kaç yılda oturdu peki? 1 yıldır günde 2 saat listening yapıyorum. çok yol aldım diyebilirim. ancak bir türkün konuştuğu karmaşık bir konuyu bile anlayabilirken ana dili ingilizce olanların günlük konuşmasını bile anlayabiliyorum.
0
🌸black mamba
(11.10.19)
TR de okudum ve yaşadım ama; anadolu lisesine ortaokulda girdim, o zaman hem hazırlık okuduk, hem de fen matematik dersleri hep ingilizceydi, lisede de benzeri bir durum vardı, üstüne odtü. bunun ardından da hep yabancılar ile çalıştım, TR bir Türk şirketindeki ilk işime 30umdan sonra girdim. Kısacası zamanla ve süreklilik ile oturuyor hepsi.

Bununla birlikte şanslıydım derslerime hep native olanlar girdi, hem de farklı aksanlardan, bu da fazlaca etkiledi. 18 yaşındayken de şimdiki kadar belki daha iyi anlayabiliyordum.
0
cursor
(11.10.19)
havada karada benim için biraz fazla olur, telsiz konuşmalarında falan çuvalladığım oluyor ama çok çok spesifik bir konu veya acayip bir terminoloji söz konusu olmadığı takdirde %85-90 oranında anlarım. 5-6 yıldır "ne diyor anlamıyorum" durumunu hiç yaşamadım sanırım.

ingilizce konuşulan bir ülkede bulunmadım, bu seviyeye 15 yılda geldim. ilk 5-6 yılı saymayabiliriz çünkü daha dili yeni yeni öğreniyordum, pek bir halt bildiğim yoktu açıkçası.

buna rağmen ben ingilizcemi en fazla "fonksiyonel" sayıyorum, "çok iyi" değil. ama bugün çoğu insan b1 ingilizcesiyle çok iyi konuştuğunu iddia ediyor. özgüvensiz ya da mütevazı davranıp kendi bilgimi küçümsemek yerine o yüzden ben de artık sıka sıka gidiyorum, sorana "çok iyi, her türlü yardırırım" diyorum.
0
der meister
(11.10.19)
yazıyorum da anlayamıyorum grubundanım. tabi bu iş hayatımın çoğunun ingilizce yazışmaktan ibaret olmasından kaynaklanıyor. maalesef dizi vs. izleyecek hiç zamanım yok. aynı şekilde speaking de sürünüyor.
0
orijinal nick bulamadim
(11.10.19)
Günde iki saat İngilizce konuşan Türk dinliyorsanız yanlış yoldasınız. İngiliz dinleyin, Amerikalı dinleyin, İngilizce programları İngilizce altyazıyla izleyin ama altyazıyı sadece anlamakta zorlandığınızda takip etme alışkanlığı edinin.

Farklı ülkelerden olup da İngilizce konuşan ne kadar çok insanla iletişim kurarsanız o kadar kolaylaşıyor. Ben bir AB projesine katılıp bir hafta boyunca 7-8 ayrı ülkeden konukla aynı otelde kalınca "okuduğumu anlıyorum ama konuşarak iletişim kuramıyorum"dan çıkabildim çünkü konuşmak ve anlamak zorundaydım.

Sonrasında konuşmaya devam ettikçe ilerliyor. Şansıma, pek Türkçe bilmeyen ve sık görüştüğümüz bir arkadaşım var, bir de eşimin işi dolayısıyla sık sık yabancılarla vakit geçiriyoruz, çok başka başka ülkelerden insanlar var ama ortak dil İngilizce olduğu ve hepimiz sürekli İngilizceye maruz kaldığımız için bütün aksanları anlıyoruz. Öğrenciyseniz Erasmus, AIESEC gibi topluluklara dahil olun, öğrenci değilseniz daha zor ama mümkün olduğunca farklı aksanı dinlemeye çalışın.
0
kobuzchu kiz
(11.10.19)
1 yil cok kisa bir sure. kesinlikle daha uzun surer.
0
hot potato
(11.10.19)
Ben de ingilizce dinleme yapıyorum ama geçen bir ingilizle konuştum, sürekli tekrar eder misiniz demek zorunda kaldım.
0
geçerkenugradım
(11.10.19)
Ben de İngilizcemin çok harika olduğunu söyleyemem ama yabancı bir ülkede hiç sırıtmadan yaşamımı kolaylıkla sürdürebileceğime inanıyorum. Bazen turistler falan yol soruyor onlara yardımcı oluyorum.

Bir de özellikle Amerikalı ve İngiliz spikerlerin konuşmalarını çok iyi anlayabiliyorum. O vakit içimde bir mutluluk yükseliyor. Kendimi kaç yıllık native gibi hissediyorum. Ama gerçekten onların konuşma kalitesini çok seviyorum.

Bunun içinse özel olarak çalışmıyorum. Çünkü çocukluğumda İngilizce' ye olan ilgim bayağı yüksekti. O zamanlar temelini attım BBC English ile falan. Sonra video oyunları, yabancı diziler, internet falan derken bugünkü seviyeye geldi.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(11.10.19)
youtube'daki birçok video'yu x2 hızda anlayabiliyorum.

listening kasmanın en iyi yolu podcast dinlemektir.
0
sinek kral
(11.10.19)
Berat albayrak sorusu da senindi. Orda da deginmistim 5, 6 yasinda baslicaksin turkiyedeysen. Herkesin bu imkani olmuyor tabii. Olup hala dogru duzgun konusamayanlar da oluyo bi de. Ilgi ve yetenek de onemli yani.Sen baya azimli gozukuyosun. Ama 1 senelik bir surecten bahsediyosun. Gec ve kisa maalesef. Imkanin olursa en azindan 6 ay yurt disinda bi kursa git bence. Belli yastan sonra dil ogrenmek o dilin ulkesinde mumkun oluyor senin istedigin seviyede. Bu noktada da gene kisinin ilgisi vs devreye giriyor. Bu konuya bu kadar yogunlasmisken yurt disina cikmayi zorla iyi ogrenirsin sen bence. Onun disinda turk, ispanyol vs anadili ing olmayan insanlari dinlemeyi birak. Kulagina bosuna girmesin. Bolca oku ve dinle. Dinledigin seyler de konusu agir olmayan seyler olsun ya da asiri hizli konusanlari es gec. Motivasyon dusuklugu olur bosuna. Ve kendine bi native en speaker hoca da bulabilirsin ayrica yurt disina cikamayacaksan online falan..
0
Flipsflops
(12.10.19)
(3)

Yorgan kullanmaya başladınız mı?

anarsika
Ben arafta kaldım. İki yatak örtüsü üst üste deniyorum bugün.
Ben arafta kaldım. İki yatak örtüsü üst üste deniyorum bugün.
0
anarsika
(11.10.19)
İstanbul'dan bildiriyorum. Başladım. Dün öyle denedim ve üşüdüm epey.
0
chihirovekohaku
(11.10.19)
tabii, 15-20 gun oluyor. gecen hafta mi ne 4-5 dereceye kadar dustu burda gece, oha dedim. ankara.
0
der meister
(11.10.19)
Evet. Bir hafta kadar oldu ama terliyorum, pikeyle de üşüyorum ve arası bir ürünüm de yok :/ Sinsice kış gelsin off diyorum.
Bursa
0
somethinginthewayshemoves
(11.10.19)
(4)

şimdi biz esad'nan mı savaşıyoruz?

for day to break
he? babaannenizi aydınlatın, gerçekten bu savaş hakkında en ufak bir fikre sahip değilim, siyasetle ilgili en ufak haber takip etmiyorum dokunduğu için, bir sabah gözlerimi açtım savaş diyor herkes, neyin savaşı bu?
he? babaannenizi aydınlatın, gerçekten bu savaş hakkında en ufak bir fikre sahip değilim, siyasetle ilgili en ufak haber takip etmiyorum dokunduğu için, bir sabah gözlerimi açtım savaş diyor herkes, neyin savaşı bu?
0
for day to break
(10.10.19)
Türkiye esadla hiç doğrudan savaşmadı. Işid ile savaştık şimdi ypg.
0
catch the arrow
(10.10.19)
Halkı diriliş ve çukur gibi dizilerle şiddet fetisisti yaptılar. Şimdi meyvesini topluyorlar. Yihhu taş üstünde taş birakmayacaz.
0
prizmatik
(10.10.19)
yok. suriye'de ic savas cikinca ulkenin kuzeyinde kurtler bi nevi kendi yonetimlerini kurmustu. abd destegiyle iyice palazlandilar, suriye'nin kuzeyine yerlestiler.

simdi o kuzeydeki koridor basimiza bela olmasin, orada kurt devleti kurmaya kalkmasinlar diye oraya daliyoruz biz. esad hem mutlu hem mutsuz. mutlu cunku kurtlerin canina ot tikayacaklar. mutsuz cunku turkiye suriye topragina girdi ve kolay kolay cikmaz.

velhasil simdilik esadlik bir durum yok.
0
der meister
(10.10.19)
esad değil esed. kardeşim esad oldu kahrolsun esed :(
0
'
(10.10.19)
(9)

köpekler havliyor mu sizin orda da? -istanbul-

kırmızıayakkabılıgargamel
kopekler havliyor burda durmadan, sizin orda da oyle mi? deprem korkusu sardi yineyani hep havladiklari icin mi havliyorlar yoksa bu geceye ozel mi?
kopekler havliyor burda durmadan, sizin orda da oyle mi? deprem korkusu sardi yine

yani hep havladiklari icin mi havliyorlar yoksa bu geceye ozel mi?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(10.10.19)
Burada hep havlıyor
0
horowitz
(10.10.19)
evet
0
msb
(10.10.19)
yani hep havladiklari icin mi havliyorlar yoksa bu geceye ozel mi?
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(10.10.19)
kadıköyde hiç duymuyorum, yalnız şunu da belirteyim, bizim kapının önünde sinek uçsa havlayayarak kıyametler koparan köpeğimiz geçen olan büyük depremde biz hareketlenince uyandı, esnedi ve uyumaya devam etti. köpek davranışlarından kaygı yaratmayın derim.
0
hypathia
(10.10.19)
köpeklere güvenilmez +1.

bizimkiler 7/24 havlıyor, deprem sırasında piyasada yoktu hiçbiri.
0
ravenclaw
(10.10.19)
Köpegine bagli demek.

Hic unutmam 17 Agustos gecesi havlayan kopek kadar uykumu sabote eden baska bi hayvan olmamistir. Hav hav saatlerce uyutmamisti, depremden bi yarim saat once falan uykuya dalmisimdir.
0
msb
(10.10.19)
burada papağanlar ıslık çalıyor. meteor düşebilir.
0
sinek kral
(10.10.19)
benim evin önünde her gün havlıyor istisnasız. yer ege.
0
mikahakkinen
(10.10.19)
geçen teke tek'teki uzmanlardan biri, "hadi bu hayvanlar bizim algılayamadığımız frekansları algılıyor diyelim. e iyi de biz algılayamıyorsak elektronik cihazlar var bu işi yapan, onlar da mı algılayamıyor?" minvalinde bir şey söylemişti.

yani köpek havladı, yılan tısladı, sergen attı şampiyonluk geldi vs. bunlar hikaye gibi. nitekim pek çok hayvan sahibi 17 ağustos da dahil olmak üzere "bizimki mal gibi yatıyodu öyle, hiç tepki vermedi" diyor.

ankara'nın göbeğinde sayılırım, burada bazı geceler köpekler acayip havlar. hatta ulurlar. bayağı ürkütücü bir ses oluyor gecenin derinliğinde. takdir edersiniz ki burada deprem olmuyor, en azından büyük deprem...

velhasıl bulşit yav, siz kendi üzerinize düşeni yapın. köpek bu, havlamayıp ne yapacak?
0
der meister
(10.10.19)
(6)

Turk.net hız düşüşü

dizicolleague
Yaklaşık üç hafta önce bağlattım ve 35 mbps alıyordum. 3 Ekim'de altyapı çalışması oldu sanırım ve son iki gündür 2 mbps download alıyorum. Herkeste mi durum bu?Yer: Kartal
Yaklaşık üç hafta önce bağlattım ve 35 mbps alıyordum. 3 Ekim'de altyapı çalışması oldu sanırım ve son iki gündür 2 mbps download alıyorum. Herkeste mi durum bu?

Yer: Kartal
0
dizicolleague
(05.10.19)
Yaz Twitter'dan. Ben de sorun yok
0
westblack
(05.10.19)
Uygulama üzerinden kayıt oluşturun güncelleme yapsınlar hat degerlerinde
0
protrek
(05.10.19)
ankara'dayim, bende de ayni. gerci ben zaten sehrin merkezinde canavar gibi altyapiyla bile vadettikleri 35mbps'i alamiyordum ama 25'e de raziydim. son gunlerde ozellikle aksamlari cok dalgali. ayni hiz testi icerisinde 1-20mbps arasinda gidip gelebiliyor.

destek talebi olusturdum ama hic umudum yok, sacmasapan onu kontrol ettiniz mi sunu yaptiniz mi deyip isi yokusa surecekler. hiz testi yapip ss'ini gostersen "siz torrent acmissinizdir kesin" diyecekler, her turlu uste cikacaklar.

bu adreste tam bir sene boyunca turk telekom'dan hizmet aldim ve neredeyse kusursuzdu. turknet daha iki hafta dolmadan basladi boyle sacmalamaya.
0
der meister
(05.10.19)
Çözdüm. Modem arayüz ayarlarından channel b/g seçeneğinin altındaki kanalı 11'e getirdim şu anda 35 mbps geldi.
0
🌸dizicolleague
(05.10.19)
Genel bilgi olarak hız testini mutlaka kablo ile de yapın. Herkesin wifi kullanması ve genelde aynı modemler olması nedeniyle bant genişliklerinde sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz. Bu apartman vs ortamda yaşayanlar için geçerli.
0
ozdek
(05.10.19)
hocam sizinki çözüldüyse ne güzel ama bende kanal değişikliği de kar etmiyor; iki dakika arayla aynı kanalda bir ölçüm 33mbps verirken diğeri 14mbps verebiliyor. akşamları zaten hepten saçmalıyor.

türknet tahmin ettiğim gibi saçmalamış yine, sorun yaşadığım süreçte 15 dakika içinde üç kez hız testi yapacakmışım... ulan problem zaten rastgele gidip gelmesi, hız testi dediğin şey beş saniye sürüyor, onu yaparken 30mbps oluyor üç saniye sonra 1mbps'e düşüyor, nasıl göstereyim ben sana onu hız testiyle. resmen dalga geçiyorlar.
0
der meister
(05.10.19)
(20)

Depremden dolayı çok gerginim

tuborg yesili
Beşiktaşta 99u yaşamış bir arkadaşımı yalnız bırakmamak için onunla kaldım. O ilaç içip uyudu ama ben uyuyamıyorum. Sürekli depremlere bakıyorum ve minik minik olmaya devam ediyor. Beşiktaş güvenilir bir yer mi risk altında mı? İnanılmaz huzursuzum. Arkadaşıma belli etmemek için gerginliğimi baskıla
Beşiktaşta 99u yaşamış bir arkadaşımı yalnız bırakmamak için onunla kaldım. O ilaç içip uyudu ama ben uyuyamıyorum. Sürekli depremlere bakıyorum ve minik minik olmaya devam ediyor. Beşiktaş güvenilir bir yer mi risk altında mı? İnanılmaz huzursuzum. Arkadaşıma belli etmemek için gerginliğimi baskıladım ama o uyuyunca şu an kendi kendimi yiyorum.
0
tuborg yesili
(27.09.19)
Bugün haberturk'te şunu söylediler 'bu deprem büyük depremi tetiklemiş olabilir mi? Olabilir. Fakat depremin ne zaman olacağı belli değil, olamaz da. Dünden bir farkı yok bu durumun. 3 saat sonra da olabilir, 3 gün sonra da, 3 yıl sonra da, 30 yıl sonra da.' E sürekli olarak huzursuz bir şekilde uyuyamacagimiza göre kendinizi sakinleştirmeye çalışın. Tedbirli olun tabii ki ama bugün deprem oldu diye hemen yarın büyük deprem olacak diye bir şey yok.

Önemli olan hızlı bir şekilde kendi onlemlerimizi tamamlamak.
0
fraise
(27.09.19)
Herkes çok gergin. İlk başlarda normaldim ama gün içinde her yerden durmaksızın deprem duymaktan gerildim. Bütün sosyal medya deprem. Bakmayayım dedim o aptal ses kayıtlarını yolladı biri. Üstüne 23.20deki deprem olunca ben orda koptum artık. Tedbirim elimden geldiğince var. Bir yerden sonrası gerçekten insanın elinde değil. Tek isteğim öleceksem de huzur içinde ölmek. Bu muhabbetler beni de depremden beter etti.
0
noisette
(27.09.19)
Hangi mahalledesiniz bilmiyorum ama Beşiktaş'ın dolgu zemin olmayan kısımları epey sağlam diye biliyorum. O anlamda rahat olabilirsiniz.
0
chihirovekohaku
(27.09.19)
Ben böyle konularda soğukkanlı ve olursa olur amk napıcaz kafasında bir insanım ama özellikle şu yazıyı okuduktan sonra ben bile başka bir şehre taşınmayı düşünür oldum. Kaldı ki 99'u bire bir yaşamış ve yakınlarını kaybetmiş, uzun süre çadırda prefabrikte yaşamış bir insanım.

evrimagaci.org

Bu deprem olacak ve 30 seneyi bulmayacak yukarıda söylendiği gibi. ve güvenli yerde olup ölmesen bile İstanbul yaşanabilecek bir yer olmayacak uzun bir süre. Bunu bile bile hayata devam etmek benim gibi gamsız bir insan için bile tedirgin edici. Tedirgin olmakta haklısın. Tedirginliği azaltmak için somut ve etkili adımlar atman gerek, o da bana bu şehri terk etmek gibi geliyor. Kolay mı değil, hele ki İstanbul'da yaşamayı seven ve şehrin keyfini çıkarabilen biri olarak benim için hiç kolay değil. Sakinleşip akılcı ve uzun vadeli planlar yapmak lazım.
0
Bruce
(27.09.19)
İstanbuldaki son 6/8 maksimum 10 ayım zaten.
0
🌸tuborg yesili
(27.09.19)
gergin olmakta haklisin. ben zamaninda "depremden korkmuyor musunuz, bu sehirde nasil yasayabiliyorsunuz?" dedigimde demedigini birakmamisti insanlar, "oyle bir ihtimal icin hayati zehir edecek degiliz" seklinde, sanki deprem olacak diye ben kendi mabadimdan uydurmus da paranoya yapmisim gibi abuk sabuk laflar edenler vardi.

mecbur olmadigi halde bu korkunc tehlikeye ragmen istanbul'da 500 yillik binalarda yasayan insanlari asla anlamiyorum. yuz binlerce cana mal olabilecek bir felaket icin "ben orada degilim, kafam rahat" demek imkansiz elbette ama ben yine de ankara'da oldugum icin nispeten rahat uyuyabiliyorum.

bok var herkes dolustu su lanet sehre. yozgat'ta yasayin demiyorum ama iyi okul baska yerde yok mu? iyi is baska hicbir sehirde mi yok? tamam rezil politikalar yuzunden her sey istanbul'a yigildi, bazi alan ve isler icin cidden istanbul disinda ekmek yok ama bu kitle ne kadar kalabalik? 16-17 milyonun gercekten ne kadari istanbul disinda yasasa hayat kalitesinde kayda deger dusus yasar?

gidin kardesim, depremde olmezseniz kaosundan gurultusunden oleceksiniz zaten, hala niye diretiyorsunuz?
0
der meister
(27.09.19)
@der meister Sen 3 senelik bir öğrenci olarak İstanbul'u kolayca terk edip gitmiş olabilirsin Ankara'ya. Fakat insanların evi, ailesi, akrabaları, arkadaşları, hatıraları, düzenleri, her şeyleri burada. Sınırlı hayat deneyiminle atıp tutmaktan, insanlara aptal muamelesi yapmaktan vazgeç artık. İnsanlar yerleşik düzenini ve hayatını, başkalarının rant ve çıkarları için neden terk etmek zorunda? Bu sinir ve çok bilmişliğin hedefi yanlış değil mi sence de? İnsanlar senin kadar düşünemiyor mu sanıyorsun? Ankara'ya taşındığın için seni tebrik ederiz, fakat 3-5 ayda bir çıkıp, deprem bölgesinden farklı bir yere taşındığın için yaptığın bu ukalalığının kimseye faydası yok.
0
gmzo
(27.09.19)
Beşiktaş Güvenilir mi? Soruya bu haliyle kimse yanıt veremez. Neden?

1 zemin
2 binanın kendisi

Hakkında bir şey bilmiyoruz. Diyelim ki çok berbat bir zeminin olduğu yerde bina. Gerekli zemin iyileştirme yöntemleri kullanıldıysa zeminin kötü olması sorun teşkil etmeyecektir.

Binanın sağlamlığını da dışarıdan bakarak anlamak mümkün değil. Projesine bakarak da anlaşılamaz. Malzeme olarak ne kullanılmış ve o malzemenin şu anki durumu nasıl bunu bilmemiz lazım.

Bir başka olay da şu. Diyelim ki müthiş sağlam bir binaya taşındınız Beşiktaş’ta. Zemin de mükemmel.

Deprem oldu sizin yapınız neredeyse hiç hasar almadı. Yanınızdaki 5 katlı bina yan devrildi geldi sizin binaya vurdu. Güm. O depreme dayanan binanız yerle bir olabilir.

Yani şunu demek istiyorum. Elinizden gelen bir şey var mı? Depreme karşı bireysel olarak ne yapabilirseniz yapın. Ama depreme karşı bireysel önlem almak işin belki %1lik kısmı. %1i küçümsemiyorum ama kafaya takmaya değecek bir şey değil diye düşünüyorum. Eğer mümkünse, imkanınız varsa tek katlı etrafı açık Bahçeli güzel bir eve taşının. Onun dışında yapabileceğiniz çok bir şey yok.

İstanbul için genel olarak Marmara denizine yaklaştıkça risk artar kuzeye Karadeniz’e yaklaştıkça risk azalır. Ama çok aşırı genelleme bu tabii.

İstanbul’dan taşınma meselesine gelince.

Ülkede tarım yok. Yapılan her 3 yatırımdan 2si İstanbul’a yapılıyor. Anadolu’daki bir yerel seçimde bile İstanbul’daki mega projelerden bahsediliyor. Çünkü başka bir yatırım yok. Tarımı bitirdik, hayvancılığı bitirdik. Bir zamanlar tarla ekip biçen adamlar şimdi İstanbul’da üç kuruşa hayatta kalmaya çalışıyor. Bu insanlar şımarıklık yapmıyor. Boğaz’da latte içmekten vazgeçemeyip memleketine denemeyen insanlar değil bunlar. Hakikaten adamın memleketinde yapacak iş kalmadı. E şimdi bu adama siktir git memleketine dersen adam da “tabii ki açlıktan ölmek daha güzel deprem olacakmış hemen memleketime dönmeliyim” demiyor. Orada açlık garanti. İstanbul’da şansını deniyor işte. Vay efendim deprem olacağını bile bile burada yaşıyor bu mallar demek bence çok mesnetsiz. Dünyadan ve gerçeklerden aşırı kopuk bir bakış açısı.

Bu nüfusla İstanbul’da herhangi bir afete karşı önlem almanın da imkanı yok. Yok. Bilimsel olarak bu kadar insan trafiğini afet sonrası yönetebilmemize olanak yok.

İstanbul nüfusu 20 milyon desek. Sadece 4te 1i depremden etkilense, bunların da sadece ve sadece 4te 1i evlerinden dışarı çıksa 1milyon 250bin kişi deli dana gibi ortalıkta dolaşacak. En iyi tahmin bu. Her bir toplanma alanına 100 kişi toplansa 12500 tane toplanma alanına ihtiyaç var. Fiziken mümkün değil.

Şu saatten sonra başka şehirlere yatırım yapılıp İstanbul dışındaki şehirleri de iş açısından çekici hale getirmezlerse durum daha da kötü.

Bireysel olarak yapabileceğiniz çok bir şey yok(Boğaz manzaralı katre keyfini bırakamıyorum diyenlerden değilseniz). O zaman bütün gün oturup bunu düşünüp kafayı yemenin anlamı yok.
0
levpontryagin
(27.09.19)
Denize ne kadar yakınsanız o kadar riskli, Beşiktaş da riskli ilçelerden. Binanın yeni ise (en fazla 15 yaş) hiç korkmayın, Allah'ın izniyle birşey olmaz.

Ama bina eskiyse çok riskli, bir an önce eski binalardan uzaklaşmamız lazım.
0
John Bloor
(27.09.19)
ben akşam iki saat deprem programı izledim.

özetle sağlam zemindeki bir gecekondu ayakta kalabilirken, çamurluk, kumluk bir yerdeki son sistem depreme dayanıklı binalar çökebilir dediler.

ayrıca bu japonyada beşik gibi sallanıp yıkılmayan binaların hepsi de çelik konstrüksüyonmuş , bizdeki gibi betonarme ve acayip garip garip temelli değilmiş.

o yüzden kime nasip kime kısmet bilinmez bu iş, zaten ne zaman olacağı da belli değil.

ha şimdi sen korktun uyumadın da ben uyudum mu? ben de uyumadım. çok kafaya takmamak lazım.

uyurken yakalanmasan, tuvalette, banyoda yakalanırsın veya alakasız bi yerde, araçla bir tünel içinde, marmarayda, ne bileyim metroda, yüksek bir binada, yok yani hangi ihtimali düşünebilirsin ki endişelenebilesin?
0
hem şişko hem deli
(27.09.19)
@gmzo, evet benim tanidigim falan yoktu istanbul'da cunku zembille indim ben. ayrica oylesine "cikin sehirden" diyorum ya hani, caniniza mal olabilecek bir felaket yuzunden degil. o yuzden sen de haklisin tabii, yaptigim cok yanlis bir sey. ayrica eger sehrine o kadar bagliysan sen otur, sana kimse kalk git demiyor. ben imkani olanlar icin soyluyorum. kaldi ki boyle bir deprem ihtimali soz konusuyken "ben orayi seviyom ya" deyip bu sehirde yasamaya devam etmek ne kadar mantikli, orasi da tartisilir.

ben atip tutuyor veya sinirimi istanbullulara yoneltiyor degilim. bence senin sinirlerin bozulmus, soylediklerimi anlamiyorsun. muhtesem hayat deneyiminle istanbul'da yasamaya devam et o zaman sen kolay gelsin, umarim deprem oldugunda "keske gitseymisiz zamaninda" demek zorunda kalmazsin.

bir insanin deprem bolgesinden tasinip baskalarini da bunun icin yureklendirmesi neden bu kadar rahatsiz ediyor, anlamiyorum. ist denen bok cukuru disinda da hayat var. cogu insan cesaret edemiyor gitmeye. sen yine kalmak istiyorsan kal, bana ne. benim gibi "dogru lan, gideyim" deyip 20 kisi ayrilsa kardir. sen neden uzerine aliniyorsun?

ayrica insanlar akil edemiyor mu demissin de cok degil daha gecen sene bu konuda actigim bir duyuruya bir suru kisi "sen paranoyaksin yea, deprem olacak diye sehir mi degistirilir yea" minvalinde seyler yazmisti. gayet de cogu insan umursamiyor aslinda. bunu da bir hafta icinde unutacaksiniz.

ben golcukluyum. "sinirli hayat deneyimi" bana depremin ihtimalinin bile ne kadar korkunc oldugunu ogretti. kusura bakma senin de canini sikmis olduk insanlara "gidin" diyerek. hepiniz kalin istanbul'da, kolay gelsin.
0
der meister
(27.09.19)
@gmzo +11111
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.09.19)
arkadaşlar binalar sağlam diye deprem olunca çıkmamazlık yapmayın sakın. tamam doğru eskisi kadar berbat değil demirler nervürlü azıcık daha kontrol var betonlarımız daha iyi. ama sanıldığı kadar iyi değil. zemin etüd raporlarının çoğu nasıl yapılıyor biliyoruz kimse kimseyi kandırmasın. normalde binanın yapılacağı yere sondaj atılır. bunu doğru düzgün yapan yok o fiyatlar kurtarmaz zaten. gidip yanbinanın raporu alınıp kopyalanıyor. normalde atıyorum 10 metre 30 metre sondaj atmak gerekiyorken 30 cm atıp kuyu açılmış gibi gösteriliyor. ben bunun örneklerini sahada çok gördüm.
şunu söyleyebilirim evet binalarımız eskisi kadar kötü değil ama yeni binalar çok iyi sakın korkmayın paşa paşa takılın yok arkadaşlar. bir binanın statiğinin önemi kadar dinamiği de önemlidir. zeminle nasıl çalışıyor bunu bilmek doğru ayarlamak zorundasınız. sıvışlaşma olan zemine siz ne kadar sağlam bina yaparsanız yapın eğer sıvılaşma gözönünde tutulmamış ise, sadece binanın sağlamlığına önem verilmiş ise zemin önemsenmemiş ise istedğiniz kadar binayı sağlam yapın. o bina deprem anında yere gemi gibi batar. gömülür ya da zar gibi olduğu yerde yuvarlanır. bakın mesela bu binayı yapan arkadaş harbi iyi yapmış statiği çok iyi www.izlesene.com
ancak bu binayı zeminine uygun yapmazsanız deprem aynında aynen böyle yuvarlanma ihtimali var. binaya bir şey oldu mu hayır taş gibi duruyor.

siz siz olun binam sağlam zemin iyi ben evden çıkmam gibi hareketlerde lütfen bulunmayın. binayı siz yaparsınız zemin etüdüdü de siz yaparsınız o zaman paşa paşa takılın.
0
turbo sadık
(27.09.19)
@sen de başını alıp gitme ne olur, şu adresteki yayınlarına baktım: web.itu.edu.tr Programın tamamını dinlemediğim için tam olarak ne dedi bilmiyorum ama yorumunuza bakarak bulduğum en yakın çalışma şu: web.itu.edu.tr

"In Istanbul, considering the
proximity of several segments of the active North Anatolian Fault (NAF) in the Sea of Marmara, which
have remained unbroken since 1776, the characterisation of subsidence susceptibility for Istanbul is
crucial with regard to hazard mitigation and urban planning, as it can identify the vulnerable parts of
the region that are prone to possible future earthquake damage."

Tamamını okumadım ama hem zemini doğal olarak sakat olan hem de bozuk şehirleşme nedeniyle sorunlu olan kısımlar Büyükçekmece ve Küçükçekmece golleri arası kalan kısım (Avcılar, Beylikdüzü vs.) ile Bakırköy-Yeşilköy ve çevresi.

Bir de 2000 yılından bu yana doldurulan alanlara (Yenikapı civarı) bakmışlar. Son 20 yılda 2.6 milyon kilometre kare alan doldurulmuş.

Belki bilen biri daha fazla yardımcı olabilir. Ya da en garanti yol kendisine e-posta atmak :)
0
bruce mclaren
(27.09.19)
yeşilköy gayet sağlam bir yer. kireçtaşı olan bir yer. sıkıntılı olan yer bakırköy zeytinburnu eminönü sayfa 3
yerbilim.kocaeli.edu.tr
0
turbo sadık
(27.09.19)
Normaldir, yeni deprem oldugunda her an deprem olacakmis gibi dusunup tirsar insan hicbir mantikli aciklamasi olmasa da. 1-2 gune gecer.
Deprem korkusuyla yasanmaz, temel onlemini alir hayatina devam edersin. Mantik isi degil o korku.
Cok yuksek ihtimalle burayi okuyan herkes deprem disinda sebeplerden olecek.

@der meister gibi dusunmen sadece huzurunu kacirir, doga olaylarini da olasiliklari da degistirmez.
0
stavro
(27.09.19)
istanbul'daki son 10 ayın mı? e daha nereye telaş yapıyorsun? tamam, deprem yeni oldu diye herkes bir tedirgin ama yani 10 ay da oldukça kısa bir süre. ben kendimi "neyse inş beklenen deprem 20-30 sene sonra olur, o zamana kadar herhalde sağlamlığından çok emin olduğumuz bir apartmana veya başka bir şehre taşınırız" falan diye rahatlatmaya çalışıyorum. sevdiklerin için endişelebilirsin de kendin oldukça şanslı durumdasın.
0
ahm1
(27.09.19)
Yeni yapılmış bir bina değilse evet büyük bir deprem riski var. Bütün haritalar da bunu gösteriyor. Özellikle dar sokaklı bölgelerde oturuyorsan zaten depremde canlı kalmak bile bi dert olacak diyorlar.
0
roket adam
(27.09.19)
Ahm1 +1
0
Flipsflops
(27.09.19)
hocam rasathane sayfasına bakıp moralini bozma küçük depremler her zaman oluyor
0
dedim dedim de kime dedim
(27.09.19)
(9)

Check up yaptiriyor musunuz?

Flipsflops
Hafta sonu bi hastaneden aradilar. Check up indirim yapmislar iste.Ben hic yaptirmadim daha once.Ve sanal ortam diye itiraf ediyorum: cok salakca bi dusunce ama ciddi biseyim varsa bunu ogrenmeye hazir degilim. Biliyorum erken tedavi vs ama bu dusunceden dolayi soguk bakiyorum check upaEvet, turumun
Hafta sonu bi hastaneden aradilar. Check up indirim yapmislar iste.

Ben hic yaptirmadim daha once.
Ve sanal ortam diye itiraf ediyorum: cok salakca bi dusunce ama ciddi biseyim varsa bunu ogrenmeye hazir degilim.
Biliyorum erken tedavi vs ama bu dusunceden dolayi soguk bakiyorum check upa
Evet, turumun son ornegi olabilirim

Sizde durumlar nasil? Her sene mi yaptiriyorsunuz yoksa
0
Flipsflops
(23.09.19)
Yaptırmıyorum.
Türünüzün son örneği de değilsiniz, çok kişi tanıyorum öyle.
Ama şunu yapabilirsiniz, tatile falan gittiğinizde bir aile hekimine gidip istediğiniz testleri istetebilirsiniz.
Yaşınızın genç olduğunu düşünüyorum, bu durumda erken teshisden de öte, ihtimalleri değerlendirmek için bir fırsat olur. Örneğin ailede kalp hastalığı varsa erken yaşta baktirarak kalp hastalığının ilk evresinde yakalamış olmak yerine, şu değerler önemli, bunlar yükselirse tedbir almak gerekir gibi bir şey söyleyebilirler.
Yani ortada bur sıkıntı yokken bile güvenli sularda tutarlar.
Bu arada checkup yaptırmamamın sebebi, bunu kimse sizim benim iyiliğim için isteyip aramaz.
Onun yerine ailede olan hastalığa ilişkin bir tetkik bana daha mantıklı geliyor. Ayrıca ileride özel sağlık sigortası yaptirirsaniz muhtemelen kapsam dışı kalır bu hastalıklar.
0
kisa
(23.09.19)
Yaptırmıyorum.
0
Amaranta ursula
(23.09.19)
Aile hekimi senin istediğin testleri yazmıyor. Tanıdık doktor olması lazım. Arkadaşımın doktor kardeşi sağolsun detaylı kan tahlillerimi her sene yapıyordu ama tayini çıktı, aile hekimi de yazmıyor, ondan yaptıramadım bu sene. Yapacak doktor bulsam yaptıracağım aklımda hep. Sadece kan tahlili ama. Numune kabına işemekten veya vücuduma dokunulmasından bakılmasından fln hoşlanmadığım için başka bir şey yaptırmıyorum.

Kötü bir şey varsa öğrenmek olarak değil de her şeyin yolunda olduğundan emin olmak için diye bak olaya.
0
pati
(23.09.19)
ben geçen unutkanlık sebebiyle dahiliyeye gittim, başımdan geçen unutkanlık hikayelerini duyunca kadın bi ciddileşti, nörolojik bişey de olabilir diyip zibilyon tane test verdi. bissürü yere işedim 4 tüp kan verdim, bissürü sayfa sonuç çıktı.

sonucunda takiplik şeyler olduğu için seneye bi daha gidicem, yine aynı şeyleri anlatıcam bakıyım yine iliğimi kemiğimi kurutacaklar mı...
0
Bruce
(23.09.19)
Bu arada, o hastanelerin check up indirimlerine de güvenme. İndirimli (!) check up yapacaklar ama sonra önemli bir şeyin olmasa bile çok korkunç ölümcül bir hastalığın varmış gibi anlatacaklar sana, korkutacaklar panikletecekler oradan yolacaklar. Devlet hastanesinde ayarlamaya çalış tanıdık doktor fln varsa.
0
pati
(23.09.19)
Pati: ben de oyle dusundum. Ekstraya girecek bir suru gereksiz test isteyip indirim oranini kapatip ustune kara gecerler muhtemelen
Arayan hastane benim hep gittigim ve deli para almasiyla unlu bi yer zaten. Temiz, duzgun ilgileniyorlar diye gidiyorum...
0
🌸Flipsflops
(23.09.19)
Kronik hastalığım olduğu için her ay tahlil yaptırıyordum. Şimdi 3 ayda 1. Sıkıntılı bir durum varsa ekstra tahlil istiyorlar.
0
sutlu nescafe
(23.09.19)
İsraf.
0
reno
(23.09.19)
param olmadığı için yaptıramıyorum, olsaydı kesinlikle yaptırırdım.

daha önce ben bu platformda "imkanım yok ama check up yaptırmak istiyorum, devlet hastanesinde bu işlevi görebilecek hangi tetkikler var? hangisini istesem yaptırabilirim ücretsiz olarak?" dediğimde paranoyak ve hastalık hastası olmakla suçlanmıştım. duyuru'dan zaten müthiş bir seviye beklemedim hiçbir zaman ama yine de büyük hayal kırıklığı olmuştu benim için. düzenli aralıklarla sağlık kontrolü yaptırmak istemek paranoya olmuş, vay anasını.

kitle değişmediyse eğer cevapların %95'i "yaptırmıyorum" olacaktır. ben param olsa üç ayda bir yaptırırım. hoşuma da gider. bi şey varsa erkenden öğrenmiş olurum, yoksa da sonuçları alınca kendi gtüme "aferin" gibisinden şaplak atıp kendimi meyve suyuyla ödüllendiririm. mis. öyle fakir gibi her ağrıda bi şey mi oluyor diye endişelenmekten iyidir.
0
der meister
(23.09.19)
(16)

Favori temizlik urunleriniz neler?

stavro
Efendim yuzey temizleyicisidir, banyo mutfak temizleyicidir, leke cikaricidir, leke cikarici spreydir, mr muscle'dir cif'dir bilmemnedir boyle cok iyi is cikaran hayatinizi kolaylastiran favori temizlik malzemeleriniz neler?
Efendim yuzey temizleyicisidir, banyo mutfak temizleyicidir, leke cikaricidir, leke cikarici spreydir, mr muscle'dir cif'dir bilmemnedir boyle cok iyi is cikaran hayatinizi kolaylastiran favori temizlik malzemeleriniz neler?
0
stavro
(23.09.19)
amway leke çıkarıcı sprey
0
kablelvuku
(23.09.19)
Rossman'daki sirkeli çok amaçlı temizleyici. Yine rossman'da domol'un fırın içi temizleyicisi. Hem fırın için hem de ocak için kullanıyorum bunu.

İkisini de bittikçe alırım, özellikle sirkeli olan doğal içerikli olduğu için daha içim rahat şekilde kullanıyorum.
0
fraise
(23.09.19)
Sivi bulasik deterjani ve cif.
Olmazsa olmaz.
0
chitosan
(23.09.19)
Bulaşık için fairy platinum'dan memnunum, aşındırmalı temizlik için de cif krem vazgeçilmez. Ama mesela bulaşık makinası için parlatıcı kullanmıyorum (beyaz sirke en iyisi), bir de marka sadakatim olmaksızın sıvı çamaşır deterjanı kullanıyorum. Toz deterjanlar makinada kalıntı bırakıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(23.09.19)
rossmann leke çıkarıcı. büyük boy sprey şişede satılan.

bizim sıpanın bütün pisliklerini ancak temizliyor...
0
babilbaligi
(23.09.19)
Cif banyo.

Banyo için denemediğim şey kalmadı. Bunun kadar hızlı kir çıkaranı daha görmedim. Uzun süre temizlenmemiş duşa kabindeki sabun artıklarını bile söküyo kör olasıca.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(23.09.19)
yillardir bu soruyu beklemiscsine cevap vericem.

rossmann'in her seyi. ama en cok uzun sure alip almama konusunda kararsiz kalip dayanamayip aldigim mop. islak mendilimsi bezleri var, mopun ustune parmaginizla sokaliyorsunuz. kil tuy toplayan kuru bezi de var. nefis.

sari paketli islak bezi ve mavi paketli cam bezi guzel. sirkeli temizlik sivisi guzel.
0
jimicik
(23.09.19)
jimicik+fraise +1

rossmandaki temizlik ürünleri hem hesaplı hem kaliteli çıktı hep, domolcuyuz :D
0
9kuyruklukedi
(23.09.19)
Lofçalı Arap Sabunu.
0
candanag
(23.09.19)
Rossmann'daki domol ürünleri +1500
0
kedili madam
(23.09.19)
benim yaptigim temizlikten bir halt olmuyor genelde ama yine de cif'le musluk-armatur parlatmak kadar keyif aldigim is sayisi azdir. adeta buyuleniyorum her seferinde, hic "yok abicim burasi fazla kirli" falan demiyor. dokuyorum, kopurte kopurte siliyorum, sonra suyu + bezi bir cekiyorum vauuuu resmen isil isil. super.
0
der meister
(23.09.19)
Swiffer (jimicik’in mop diye bahsettigi sey) evi supurdukten sonra bir de swifferla geciyorum, muhtesem oluyor.

Bir de cillit bang. Her cesidi.
0
kuehles blondes
(23.09.19)
Elma Sirkesi
0
levent bilgen
(23.09.19)
Donestos.
Akşamdan döküyorum kirli yüzeylere, diğer gün geldiğimde temizlenmiş oluyor. Adam benim yerime temizleyiveriyor. Öyle ovma falan da yok dokunmuyorum bile o derece.
0
[GODDARD]
(23.09.19)
Cif banyo & cif mutfak
0
el conquerador
(23.09.19)
birkac ekleme yapayim;

rossmann'in 5'li sunger bez paketi var. mutfak lavabo bezi olarak kullaniyorum. iyice eskiyince yerler icin kullanip aticam, eskimedi. cok emici, kuruyunca kabuk gibi oluyor, islak kalma kokusu olur ya bazi bezlerde, bunda olmuyor hic. sari bezler gibi cirkin bir gorunum de almiyor, boyutu da mukemmel.
www.rossmann.com.tr

daha once aliexpress'ten aldigim beyaz melamin sungerler vardi, her seyi temizleyen, yanik caydanliktan duvardaki boyaya kadar. burda da bulunabiliyor artik, sihirli sunger diyorlar.

ailemin evinde her kosede tek kullanimlik gozluk temizleme mendillerinden var. cok guzel temizliyor gozlukleri.

bir ara da su aspirin dedikleri kirmizi siseli temizlik spreyinden almistim. evet her seyi super temizliyor ama asiri kimyasalli. almam bir daha. sirke varken gerek yok.
0
jimicik
(24.09.19)
(4)

GS'li Lemina'nın cezası

speedy
Bunca yıl futbolu takip ederim, ilk defa böyle bir şey duydum. Adam premier leaguede kırmızı kart görüp 3 maç ceza almış, 2 maç cezayı orda çekmiş, kalan bir maç cezayı da bizim ligde çekmiş. Böyle bir şey var mıydı ya? şampiyonlar ligi, avrupa ligi olsa neyse, gittiği takımın bir sonraki avrupa maç
Bunca yıl futbolu takip ederim, ilk defa böyle bir şey duydum. Adam premier leaguede kırmızı kart görüp 3 maç ceza almış, 2 maç cezayı orda çekmiş, kalan bir maç cezayı da bizim ligde çekmiş. Böyle bir şey var mıydı ya? şampiyonlar ligi, avrupa ligi olsa neyse, gittiği takımın bir sonraki avrupa maçında cezalı oluyorlardı. Ligler arasında böyle bir şey yoktu sanki ya, yeni mi geldi bu kural?
0
speedy
(22.09.19)
yeni geldi evet. dortmunda giden bir oyuncuda da oldu geçen.
0
avatar is back
(22.09.19)
lemina değil andone abi. evet eskiden yoktu da kaç sezondur var bu kural onu tam bilmiyorum. ağır disiplin cezaları için devam etmesi mantıklı ama 2 - 3 maçlık normal kırmızı kart cezaları için saçma geliyor
0
semaforo de medianoche
(22.09.19)
bana da tuhaf geliyor ama var oyle bir sey evet. perisic de bayern'de ilk macina cikamamisti bu yuzden.
0
der meister
(22.09.19)
@semaforo aynen ya Lemina nerden çıktı, Andone imiş
0
🌸speedy
(22.09.19)
(6)

Kombiler kıvılcım çıkarmaya başladı mı?

dolan dolmuş
Senenin ilk hastalığına tutuldum. Burnum akıyor, üşüyorum, her yerimde sızı var. Bugün ilk defa bütün pencereleri kapattım. Şimdiyse kombiyi açsam mı diye düşünüyorum. Hayat çok saçma. Köpek gibi çalışıp kombiyi açsam mı diye düşünüyorum. Sizinkiler açık mı?
Senenin ilk hastalığına tutuldum. Burnum akıyor, üşüyorum, her yerimde sızı var.
Bugün ilk defa bütün pencereleri kapattım.
Şimdiyse kombiyi açsam mı diye düşünüyorum.
Hayat çok saçma. Köpek gibi çalışıp kombiyi açsam mı diye düşünüyorum.

Sizinkiler açık mı?
0
dolan dolmuş
(21.09.19)
kombi kapalı ilk defa camları kapadık bizde
0
basond
(21.09.19)
kapalı. daha kombilik hava gelmedi. cam kapanabilir tabi.
0
sutlu nescafe
(21.09.19)
ankara'da yaşıyorum ama aralık'tan önce kombi açmam. çok acayip şeyler olması lazım öncesinde kombiyi açmam için. ödeyemiyorum çünkü, kartlı sistem zaten, önceden parayı koyuyorsun, koyduğun kadar yakıyorsun. kalın giyiniyorum, şişkoyum bi de. uyurken zaten yorganın altındayım. idare ediliyor yani, dışarıda 0-5 derece arasına inmediği sürece açmıyorum ben. zıpkın gibi genç adamım küçük çocuk yok yaşlı yok bana ne ne açıcam kombiyi, ona vereceğim parayla pizza yiyom.
0
der meister
(21.09.19)
Ankaradayım haftaya yakıcam olmuyor böyle. Ev eski ısınmaz ama yapacak bir şey yok.
0
glamdr1ng
(21.09.19)
İstanbul’dayım pike’den battaniye moduna geçtim. Şorttan da uzun eşortmana ama daha kombi yanmadı.
0
reno
(21.09.19)
içlik alın.
0
aziz dostum jack
(21.09.19)
(9)

Kendinden Uzun Kadına İlgi Duyan Erkek

rakunzelll
Merhabalar.Bu sorum erkeklere. Boyu sizden 10-15 cm daha uzun bir kadına ilgi duyuyorsunuz. Hem karakter, hem tarz, hem seksüel olarak beğendiğiniz biri ama kısasınız. Daha doğrusu kadın bir at, kadın 1.80. Nasıl bir aksiyon alırsınız ya da aksiyon alır mısınız, neler düşünürsünüz? İlgilendiğinizi a
Merhabalar.

Bu sorum erkeklere. Boyu sizden 10-15 cm daha uzun bir kadına ilgi duyuyorsunuz. Hem karakter, hem tarz, hem seksüel olarak beğendiğiniz biri ama kısasınız. Daha doğrusu kadın bir at, kadın 1.80. Nasıl bir aksiyon alırsınız ya da aksiyon alır mısınız, neler düşünürsünüz? İlgilendiğinizi açıkça belli etmek yerine zarf atar mısınız ilgilendiğinizi belli etmek ve boy farkından dolayı uzak durur mu diye anlamak için? Nasıl bir politika izlersiniz? Erkeklerin fikirlerini merak ediyorum. Buyrunuz
0
rakunzelll
(20.09.19)
benden kısa kadınlardan farkı olmaz.
0
datnet
(20.09.19)
uzun boylu kadınlar bana daha samimi ve kendine güveni olan, kendi işini kendi yapabilen insanlar gibi geliyor. hoşlandıysam boydan dolayı negatif düşüncem olmaz. çoğu arkadaşım kendinden uzun boylu hanımefendilerle takılmaktan korkuyor :D hiç sorun etmem
0
MtKrt
(20.09.19)
yani ayılığımı mazur gör ama karakterini sevip cinsel açıdan da çekici bulduğum uzun boylu bir kadına ben tüm hücrelerimle yürürdüm açıkçası, "taktik maktik yok bam bam bam" durumu. direkt söylerim, reddedecekse de en başta etsin sonra daha çok üzülmeyeyim.
0
der meister
(20.09.19)
kendinden kısa erkeğe olumsuz bakmıyorsa ya da baktığını bilmiyorsam boy benim için bir şey değiştirmez, normalde neysem o olurum.
olumsuz baktığını biliyorsam yanaşmam.
0
Bruce
(20.09.19)
Küp şeker teklif ederim.

şaka bir yana bende de bir şey fark etmez, gerçi biraz kompleks yapabilirim. kız çok uzun olunca bir garip oluyor ama engel değil

1.80 de çok uzun değil bence
0
passion rules the game
(21.09.19)
hiç sorun olmaz. boy kadınlar için sorundur, erkekler için değil. bunu yorumlardan anlayabilirsiniz:)
0
nothing in my way
(21.09.19)
Benim kız arkadaşım hem benden uzun (ben 170 o 185) hem de yaş olarak büyük (ben 30 o 37)
Farklı ülkelerdeniz. İlişkimiz de onun adımıyla başladı, ben farkında bile değilken o hoşlandı ve böylece ilerledi. Hiçbir sıkıntımız filan da yok. Oluyor yani.
0
burka
(21.09.19)
uzak dururum.
0
ya ben lan neyse
(21.09.19)
Normal taktikle yürüyün. Zarf atıp kendi önünüzü tıkamayın. Normalde tabii ki kadının kriterleri arasında vardır boy. Kendinizi sevdirin gerisini boşverin. Boy birlikte olmak için gerekli onlarca şarttan birisi sadece. Diğerlerine yüklenin.
0
gatherer
(21.09.19)
(9)

yurtdışındaki escortlar

black mamba
twitter'da birçok escort hesabı var. yurtdışındakiler baya profesyonel. belli bir takvimleri var ve şu hafta şu şehirde olcam falan diyorlar. bazılarının yüzleri görünüyor vs. neden böyle? vergi mi veriyorlar? çok profesyonel duruyor. bir de nasıl şehir şehir plan yapıyorlar?
twitter'da birçok escort hesabı var. yurtdışındakiler baya profesyonel. belli bir takvimleri var ve şu hafta şu şehirde olcam falan diyorlar. bazılarının yüzleri görünüyor vs. neden böyle? vergi mi veriyorlar? çok profesyonel duruyor. bir de nasıl şehir şehir plan yapıyorlar?
0
black mamba
(20.09.19)
ajanslar gezdiriyor onları turla. kendi başına gezen de var ama azınlıktadır.
edit: ne vergisi la asdfghgfd
0
fyodor fyodorovic
(20.09.19)
ne bileyim porno şirketleri var amerika'da. bu da yasal olabilir :D ne ajansı? ajans değil bence bireysel.
0
🌸black mamba
(20.09.19)
bak tarihleri yazmış profile

twitter.com
0
🌸black mamba
(20.09.19)
kurumlar vergisi ödüyorlar o yüzden böyle. mesela 25 nisanda ülkemize yabancı escort akımı oldu. neden? çünkü kurumlar vergisi beyannamesi 25 nisana kadar dolduruluyor. hemen ay sonunda da vergilerini ödeyip tahakkuklarını alıp devam ediyorlar. hazır gelmişken burada da biraz iş yapıyorlar işte.
0
Tears of Devil
(20.09.19)
neden dalga geçiyorsunuz? amerika'da porno sektörü var. şirket kurmuş adamlar vergisini ödüyor. neyse konu bu değil. neden bu şekilde çalışıyorlar?
0
🌸black mamba
(20.09.19)
Redditte sexworkers adında subreddit var orada baya baya resmi işliyor her şey. Vergi var yani
0
olaylar olaylar
(20.09.19)
ben dalga geçmedim. benim dediğim şey şu. ajanslar. adult agency. yani yurt dışında o porno filmlere oyuncu gönderen cast ajansları var ya bu da öyle bir ajans. kadına müşteri buluyor, komisyon alıyor. kurumsal pezevenk işte.
0
fyodor fyodorovic
(20.09.19)
Ufku yaşadığı ille sınırlı insanlar dalga geçiyor. Seks işçiliğinin yasal olduğu memleketler var, evet. Ve her yasal iş gibi bunun da vergisi olabiliyor arkadaşlar.
0
microfiction
(20.09.19)
o değil de ben bu eskortların yavşaklığından tiksiniyorum ya. "is it sexy or rude to show booty like that :p :p" sktir git salak kadın. bunların hiç şöyle "alın bu da benim memem" deyip boş boş cilve yapmadan delikanlı gibi masaya vuranı yok mu ya. iki tane göd görmek için 55 tane emojiye, saçmasapan açıklamalara maruz kalıyoruz. bu kadar konuşmak ve emoji koymak zorunda mı bu eskortlar? fotoğrafı at geç işte kardeşim ne tatava yapıyosun bu kadar.
0
der meister
(20.09.19)
(7)

Devlet hastanesi vs Özel Hastane

adwokat
Sırf kurumla anlaşması var diye özele gideyim dedim. %40 indirimliydi.Yarım saat kayıt sırası bekledim.Sonra muayenemizi olduk. Doktor mr ve daha birçok şey istedi.Sadece mr 250 tl idi. İndirimli olmasına rağmen.Tüm testleri şusunu busunu yaptırsam 400 tl tutacaktı.Başlarım öyle işe dedim ve devlett
Sırf kurumla anlaşması var diye özele gideyim dedim. %40 indirimliydi.
Yarım saat kayıt sırası bekledim.
Sonra muayenemizi olduk.
Doktor mr ve daha birçok şey istedi.
Sadece mr 250 tl idi. İndirimli olmasına rağmen.
Tüm testleri şusunu busunu yaptırsam 400 tl tutacaktı.
Başlarım öyle işe dedim ve devletten randevu aldım.

Şimdi sorum şu, bu kadar pahalı olmasına rağmen kim, neden gidiyor bu özellere? Aynı işlemler devlette ücretsiz. Özel bu kadar pahalı olmasına rağmen sırf kayıtta yarım saat sıramı bekledim. Demek ki bu millet çok zengin lan.

Aylık kazancım 10k üstü olsa giderim ama altındaysa özele gitmek hastane tarafından silkelenmek olmuyor mu?
Özele giden herkes zengin mi? 10 k kazanmayan adam neden devlet yerine özel tercih etmeli?
0
adwokat
(20.09.19)
Sadece cumartesi gidebildiğim için özelden randevu almayı tercih ediyorum. Tabii osu busu şusu mr'ı olan işlemlerim olmadı hiç. Düz muayene hep.

Birkaç kez devlete gitme girişimim oldu. Ne sıra, ne randevu bulabildim. O kadar kalabalık ki.

Ayrıca tamamlayıcı sağlık sigortası ile bu işlemleri çok çok ucuza getiriyor insanlar.
0
kablelvuku
(20.09.19)
devlet hastanesinde 30dk bekleyip muayne olabilirsiniz, sonrasında doktorun istediği tahlilleri alıp geri döndüğünüzde doktorun size ayıracağı zaman 10 maksimum 15dk çünkü sistem ancak bu şekilde dönebiliyor. haliyle ne siz verim alabiliyorsunuz ne de doktor verimli olabiliyor (doktorlarda bunu kabulleniyor ne yazık ki.)

neden özel hastaneye gidiliyor? çünkü insan gibi muamele görmek için. devlet hastanelerinin çok çok büyük kısmı ahırdan farksız durumdalar maalesef. özel hastanelerin en azından eli yüzü düzgün. kayıttaki personelden, doktoruna, teknikerine herkes gülümsüyor çünkü siz onlar için hasta değil 'müşteri'siniz.

bu ülkede sağlık ticari var ve bu yüzden bir şeyler daha 'sempatik' kanallarla çözülmeli.

Özel hastaneye giden herkes zengin mi değil mi bilemem ama biraz daha iyi muamele görebilmek adına tercih sebebi oluyor.

* konudan bağımsız dipnot *
istenilen kan/idrar tahlili ya da tıbbi görüntüleme o gün ya da ertesi gün çözülmüş olabilir, bu harika ancak bir çok devlet hastanesinde inanılmaz şekilde ileri bir zaman dilimine atanıyor çünkü sıra çok..
* konudan bağımsız dipnot *

vs. vs. vs.
0
cemiyetinünlüsiması
(20.09.19)
Özelden özele fark var. Bazı özel hastaneler marka olmuş, isim parası bile alıyorlar. Özele gitmeden önce biraz iyi doktor, uygun fiyat araştırılması yapıp öyle gitmek gerek.
0
el conquerador
(20.09.19)
Kurumun anlaşmasıyla ilgili bazı firmalar 100 de 100 anlaşma yapıyor. Sadece muayane, tahlil, görüntülemelerin katkı paylarını ödüyorsunuz. Eğer katkı payı ödemek istemezsen sadece görüntüleme merkezi ile anlaşması olan kurumlar da var oraya da gidebiliyorsun ama genelde insanlar 2-3 günde bütün işlemler tek yerden halolsun istiyor ve farkları ödeyip çıkıyor. Dediğim gibi ödenen farklarda kurumun anlaşmasına göre değişiyor. Mesela acıbademde 2 usg farkı için 27 tl ödedim. Babamın sigortasından faydalanıyorum. Özel sigortayı Garanti bankası emekli sandığı karşılıyor.
0
nick konusunda kararsizim
(20.09.19)
çok param olsa doktorla bir saat konuşabileceğim özel hastaneyi tercih ederdim ben ama genel olarak haklısın ya.

benim bissürü sağlık sorunum var ki bazıları için bissürü MR çekilmem gerekiyor, bi çekiyolar çıkarıyolar ilacı basıp geri sokuyolar vs. şırıngayla içine baharat karışımı basılan fırında tavuk gibi hissediyorum. özele gitsem çoktan evsiz kalmıştım, belki benim şansım bilmiyorum ama sağolsun devletteki doktorlar da hep ilgilendi. o kadar ki bi tanesi oturup basbayağı laboratuvarlar arasındaki farkı ve bazılarının değerlerinin neden farklı olabileceğini anlatmıştı sanki ben çok anlayacakmışım gibi.

hastaneden hastaneye, doktordan doktora değişiyor sanırım. bi keresinde mesela haseki'de nörolog bende tehlikeli olabileceğini düşündüğü bi şey keşfedince diğer bikaç doktoru daha odasından alıp bana bakmaya getirmişti, "nesi var bunun, niye düzgün yürüyemiyo bu" diye. normalde iki hafta sonraya verdikleri MR'ı benim için aynı güne aldırmıştı sağolsun. kendimi rockstar gibi hissetmiştim yahu. düşünsene sırada onlarca hasta bekliyor, doktor önde sen arkada branş doktorlarını teker teker odalarından alıyosunuz. niye? der meister'i tedavi edecekler. breh breh. sağolsunlar böyle ilgileniyorlardı işte. tabii bunda kapılarını yumruklamamamın, insan gibi iletişim kurmamın payı olabilir - bu cevap vesilesiyle buna da değineyim, "doktorlar dayağı hak ediyo yağuu" diyen görürsen yumruğu vur, kaslı adamsın zaten iki vuruşta öldürürsün. bunu diyenlerin çoğu doktorlara hayvan gibi davranan, kapı çalmadan odaya dalan, sanki başka kimsenin işi yokmuş gibi "ACELEMİZ VAR YAUU" diye ortalığı birbirine katan barzolar. ben insan gibi davranıp da terslenen, sorun yaşayan birini görmedim gittiğim hiçbir hastanede birkaç istisna dışında. onlar da zaten doktor değil tekniker falandı.

ben o açıdan kendi doktorlarıma minnettarım. 5-6 yıldır farklı şehirlerde bissürü devlet hastanesine gittim. gerekiyosa 25 dakika baktılar, konuştular, incelediler. çok nadir oldu öyle iki dakika bakıp yollayanı. hal böyleyken ben yalnızca çooook param varsa ve doktorla her detayı uzun uzadıya konuşmak istiyorsam falan giderim özele. yoksa çok ciddi olmayan hastalıklar için cidden gerek görmüyorum, devlette çalışan doktor veya cihaz da çok farklı şey söylemiyor neticede. atıyorum bacağın kırıksa devlette de kırık deyip tedavi ediyolar.

ulan çok gaza geldim gideyim de akp'ye oy vereyim, şaka maka türkiye'de devlet hastanelerine sürekli gitmesi gerektiği halde memnun olan tek adam benim herhalde.
0
der meister
(20.09.19)
özellere beyaz yaka gidiyor. bu çok net. bizim özel sağlık sigorta poliçemiz anlaşmalı kurumları %100 karşılıyor, anlaşmalı olmayan kurumlarda da %80 karşılıyor.

eş çocuk vs.. eğer bir de poliçeniz doğum-diş kapsıyorsa süper.

benim bütün çevremin farklı şirketlerde çalışıyor olmamıza rağmen benzer haklara sahip poliçeleri var, dolayısıyla özele giden herkes çok zengin değil ama cebinden para çıkmıyor.
0
benaslinda
(20.09.19)
Sorunuza cevap değil ama okuyunca aklıma geldi. Anlaşmalı özel hastanelerde ücreti fahiş bulursaniz ödeme yapmadan once her seyin kalem kalem göründüğü detaylı fatura isteyin diye bir bilgi okumuştum. Çünkü devletle o tetkik ya da hizmetler için anlaşma yaparken gösterdikleri ücretle hastadan talep ettikleri farklı olabiliyormus. Detaylı fatura istendiginde bu konuyla alakalı şikayet edilme durumu olduğundan sisirme fiyatlarda geri adım atmaları olası diye böyle bir şey tavsiye ediyorlardı.
0
nick dedigin
(20.09.19)
(3)

Şu menünün kalori değeri

etki
Bir üniversite yemekhanesinin kalori değerleri verilmişhttps://eksiup.com/p/u31396296vzyhttps://eksiup.com/p/bv139669s9na 4lü tabldot tabağına konan yemeklerin toplam kalori değerleri nasıl bu kadar yüksek olabiliyor?Tabldot tabak da şu : https://eksiup.com/p/bm139634bp3vNot: duyuru bir süre sonra k
Bir üniversite yemekhanesinin kalori değerleri verilmiş
eksiup.com
eksiup.com

4lü tabldot tabağına konan yemeklerin toplam kalori değerleri nasıl bu kadar yüksek olabiliyor?
Tabldot tabak da şu : eksiup.com

Not: duyuru bir süre sonra kendini imha edecektir
0
etki
(20.09.19)
en altta 50g ekmeğin 160 kalorisinin de eklendiği yazıyor. en başta onu çıkar mesela. ikinci olarak dikkat ettim hemen her öğünde tatlı veya meyve mevcut. onu da çıkar. yani asıl yemeğin kalorisi genelde 700-800'ü pek geçmez.

bizim okulda da böyle ama bizde her yemeğin kalorisi ayrı yazar. öğün olarak baktığında toplam 1200-1400 arası evet ama istisnasız her öğünde kalorinin %30-35'i tatlıdan geliyor.

ben zaten okul yemekhanesi niye her öğüne tatlı çıkarır onu da anlamıyorum. dünyanın en açgözlü ve şüşko adamı olabilirim, ben bile her yemekten sonra tatlı aramam. okul yemekhanesi orası, örğenciler uygun fiyata yemek yesin diye var. tatlı çok mu lazım. şu an 3'e satıyorsan yemeği tatlıyı çıkar, 2.25'e ver öğrenciye. tatlıyı da 1.5 liraya ayrıca sat. zaten çok para değil, canı isteyen versin ekstra alsın. iki kaşık çorba ve bir parça patates yemeği yiyen öğrenciden sanki çok lazımmış gibi tatlısı matlısı olan menü parası almak tuhaf yani.
0
der meister
(20.09.19)
Pilavdan ve tatlıdan geliyordur kalori, bol koyuyorlardır porsiyonları ne bileyim tepeleme dolduruyorlar belki.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(20.09.19)
@cevap

örneğin 4 eylüle dikkat edelim ikinci linke tıklayıp

Ekmek 150 kalori çıkalım
Salata ve ayran toplam 150 kalori onu da çıkalım

Çorba ve fırın piliç nasıl 1050 kalori edecek hadi en fazla 150 kalori diyelim 300 gram olsa çorba

900 kalori nasıl edecek garnitür fırın piliç

500 gramı zaten 400 kalori?

www.diyetkolik.com
0
🌸etki
(20.09.19)
(5)

sevilmeme- reddedilme korkusu/ yalnızlık

meet me in montauk
sevilmeme korkusunu nasıl astiniz, asabildiniz mi? insanlardan tarafından herhangi bir konuda, çok basit bir şey bile olabilir, reddedilme korkusunu nasıl astiniz? bugünlerde yaşamakta zorlanıyorum. kendimi öldürebilsem öldürürdüm. insanlarla doğru iletişim kuramıyorum, iliskilerimi sürdüremiyorum.
sevilmeme korkusunu nasıl astiniz, asabildiniz mi? insanlardan tarafından herhangi bir konuda, çok basit bir şey bile olabilir, reddedilme korkusunu nasıl astiniz?

bugünlerde yaşamakta zorlanıyorum. kendimi öldürebilsem öldürürdüm.

insanlarla doğru iletişim kuramıyorum, iliskilerimi sürdüremiyorum. yanlış bir seyler var bende, artık böyle düşünüyorum. çok yalnızım ve bu patolojik bir hale büründü. bunun ilerlemesinden, büyümesinden, derinleşmesinden korkuyorum.


çocukluğunda ailesi- annesi ve/veya babası tarafından sevilmeyenler, ilgi görmeyenler anlayacaktır.
0
meet me in montauk
(19.09.19)
Yaptığın ne olursa doğru olduğunu sen düşünüyorsan kimseden sevgi beklemene gerek yok. Kendine daima güven. Ne oluyorsa olsun.
İletişim sorununu bende çok yaşıyorum tahmin edemezsin o kadar söylüyorum. Ama bakıyorum bazen çok güzel anlaştığım yeni insanlar da oluyor demek ki diyorum. İletişim sorunu yok frekansların uyup uymaması var. Bunu bi düşün illaki iletişiminin iyi olduğu kimseler vardır onları düşün onlarla neden iyi bunu düşün.

Bir de yani bu dünyaya bir sen fazla değilsin ki metrobüse bindim de şimdi az önceki bir duyurudan sağolsun dostların tavsiyesiyle lan onu diycem insanlar o kadar birbirini eziyor. Hepsi fazla aslında bir sen değil.
Saygılar.
0
benbirbenibulup
(19.09.19)
Şu kafayla hepsini okuyamadım ama sevilmeme nedir ya sen nesin sen bir bireysin boşver herşeye kendine sahip çık
0
benbirbenibulup
(01.11.19)
her insanda reddedilme, sevilmeme korkusu var. bunu ne kadar hayatının merkezine alıyorsun o önemli.
0
xvyz
(01.11.19)
aslında biraz düşünülse korktuğun şey o kadar korkulacak bir şey değil. mutlak sevilmemek diye bir şey mümkün olmadığına göre yani melekler şeytanlar dünyasında yaşamadığımıza göre mutlak sevgi diye de bir şey yok. sevgi kırıntıları var sadece sıkıca tutunduğumuz. burayı uzatmayayım.
yani diyorum ki en kötüsünü düşün. hiç kimse seni sevmiyor. canları cehenneme god dem it. bu duygu senin şu an baş edebileceğin bir şey. çocukken değildi. bu farkı çok iyi düşün. yani şu an senin için tehlikeli değil bu ama savunmasızken sevilmek çok gerekliydi. bu çelişkiyi aşarsan sevilmeme duygusunu aşarsın
0
jeharfi
(01.11.19)
abi valla ben çok fakirim, insan ilişkisi geliştirememekten de yalnızca "ya iş hayatında tutunamaz ve iyi para kazanamazsam?" diye korkuyorum. kişisel olarak alıştım. sonuçta baktığın zaman hiçbir insan süper değil. etrafında insanlar olan, sevilen kimse şahane olduğu için sevilmiyor. hepimiz birbirimize muhtacız. çeşitli çevrelere giriyoruz, zamanla şekilleniyoruz. üzerinde fazla durmaya gerek görmüyorum. hatta eminim seni de sevenler olmuştur, senin etrafında da insanlar vardır... sen diğer insanlardan çok daha hassas olduğun için böyle geliyor. yanlış olan sen değilsin, olsa olsa düşünce yapın olur. kendine yüklenme bu kadar.

sevilmemek bence korkulacak bir şey değil. sevilsek elbette ki daha mutlu oluruz ama insanların özellikle sevmediği, istemediği şerefsiz biri olmadıktan sonra bence sorun yok. tam olarak ne istiyorsun bilmiyorum ama eksikliğini hissettiğin şeylerin %99'u için "sevilmek" gerekmiyordur muhtemelen.
0
der meister
(01.11.19)
(7)

Beden işçileri nasıl dayanıyor çalışmaya?

sessiz kalma hakkina sahipsin
2 sene önce 23 gün tezgahtarlık yaptım full time, bir ara ağladım neden girdim bu işe diye. Şimdi mali durumum felaket olduğundan baristalık yapıyorum 1 hafta oldu yine pişman oldum, evde yatıp dizi izleyip para harcamadan yaşamak daha iyi diye düşünüyorum pişman oldum girdiğime. Bugün izin günüm, n
2 sene önce 23 gün tezgahtarlık yaptım full time, bir ara ağladım neden girdim bu işe diye. Şimdi mali durumum felaket olduğundan baristalık yapıyorum 1 hafta oldu yine pişman oldum, evde yatıp dizi izleyip para harcamadan yaşamak daha iyi diye düşünüyorum pişman oldum girdiğime. Bugün izin günüm, normalde 2 3 günde bir ağırlık çalışırdım ama dışarı çıkıp gezecek halim bile yok. Bakıyorum millet normal yaşantısına devam ediyor hem çalışıp. Ben uyumaktan başka bir şey yapamıyorum. Ben mi tembelim?
0
sessiz kalma hakkina sahipsin
(19.09.19)
abi sen de çok tuhaf adamsın ha. okulu uazttın diye kızların bakmayacağını düşünecek kadar kafayı yakmışsın ama para lazım olunca aslanlar gibi de evden çıkıp çatır çatır çalışıyorsun, paranı kazanıyorsun. kendine bu kadar yüklenme. ben de yapamam değil ama mesela acayip anksiyeteli ve sayko biriyim, bana "çık barista ol" desen belki intihar ederim, sürekli insan ilişkisi gerektiren işlerden o kadar korkuyorum. sen para lazım deyip pat diye sokağa atlayabiliyorsun. genç adamsın daha okulun bitmemiş, tezgahtarlıkla baristalıkla günü kurtarıp işine bakacaksın işte, kendine neden bu kadar yükleniyorsun? sakin ol.

soruna cevap: o insanların çoğu mecbur maalesef. insan sıkışınca ve de alışınca çok şeye katlanıyor. sen "anam babam laf ediyor" diyordun. o insanlar çalışmazsa akşam ekmek yiyemez. o motivasyonla gerekirse taş bile taşırsın. 14 saat çalışır, sadece uyur, ertesi sabah kalkıp yine işe gider de gıkını çıkarmazsın. niye? alternatifin aç kalmak çünkü. şartlara bağlı yani. senin hayat standardın günde 10-11 saat ayakta durup iş yapmadan yaşayabilecek kadar iyi. haliyle bunu yapmak seni yoruyor, sana batıyor. diğerleri hem alışıyor zaman içinde hem de "bunu yapmayıp ne yapacağım, alternatifim mi var?" diye düşünüyorlar.

o yüzden allah aşkına sen de sabah akşam "okul uzadı, hayatımın anlamı yok" diye dövünmek yerine önüne bak. "iki sene kaybettim" deme, "15 tane ders verince okul bitecek" de. hukuk okuyordun. üzerine düşersen iyi iş yaparsın. işini bilen avukata kimse "ama sen okulu geç bitirmişsin" demez.

sen tembel değilsin de düşünce yapın çok sakat işte. kendini aşırı yıpratıyorsun. para lazımsa çıkıp çalışıyorsun, kazanıyorsun. ağırlık çalıştığına göre öyle disiplinsiz, hımbıl adam da değilsin. e hukuk öğrencisisin. okul uzamış, bırak uzasın. genç adamsın, alttan 2-3 ders bırakmak dünyanın sonu değil. sen niye bu kadar geriyosun kendini yav. sakin olsana.
0
der meister
(19.09.19)
Evde yatip dizi izleyip para harcamadan yasamak diye bir sey yok. Bazi insanlar tum ihtiyaclarini kendi karsilamak zorunda. O yuzden baska meslegi olmayanlar beden iscisi olarak da olsa calisiyor. Evden cikmasan da temel masraflar var cunku.

Sen alismamis oldugun icin oylesin. Aksama kadar bedenen calismaya vucut alisinca senin gibi olmuyor. Ama ona gore de beslenmek lazim tabii. Masa basi calisan insandan fazla enerji harciyorsun cunku. Ona gore beslenmezsen yine halsiz olursun.
0
stavro
(19.09.19)
rumelihisarı'ndan fulya'ya kadar yayan yürüyerek 1 ay anketörlük yaptım. marketleri dolaşıyordum. gün sonunda ebem dikiliyordu ama kendi kazandığın para ve muhtaç olmamak gibisi yoktur.
0
9kuyruklukedi
(19.09.19)
"Merkezi bir yerde çalıştığımdan liseden biri görecek diye utanıyorum o okuldan mezun olup ola ola garson mu oldu bu diyecekler diye, lisede tanınan bir tiptim. Walter da nobel sahibiyken o durumlara düşmüştü."

-önceki duyuruya ithafen

öncelikle hiçbir kimse emeğiyle çalıştığı ve para kazandığı yerden utanmamalı.
çalışan insanların büyük bir kısmı fiziksel güç gerektiren işlerde çalışıyorlar. doğru-yanlış bunu tartışmıyorum durum tespiti yapıyorum.
bellki siz çaresiz kalmamışsınız. evden para almak yerine bir iş macerasına koyulmuşsunuz. peki ya evde para alacak kimse olmasaydı? ya okuyup ve daha zor şartlarda çalışmak zorunda kalsaydınız aynı zamanda? hayatta hiçbir şey kolay değil. kimse şu okulu bitirdi diye direkt olarak başarı basamaklarını 4'er 5'er atlamıyor. işin zorluğunu görmeden işi kolaylayamazsınız.

bence bu kısa zamanda olsa bu deneyimler sizin hayatınız için bir fırsat. sonrası için bir ders çıkarabilmek hatta ileriye sağlam bir adım atabilmek için bazen yerinde saymalı hatta bir adım geriye gitmek çok faydalı olabilir!
ek olarak hukuk okuyorsunuz diye herkes kapılarını açıp sizi bekliyor çalışmak için sanıyorsanız şimdiden söylüyorum yok öyle bir dünya! sizin gibi binlercesi var bunun farkına varın.
biraz tembel birazda zorluk görmemiş olarak gördüm sizi.
0
ezkaza
(19.09.19)
Kusura bakmayın, günlerdir duyurularinizi okuyup duruyorum ve yazmadan duramadım. Tabii ki sadece duyurulariniza bakarak yorum yapmak çok doğru değil ama şunu söylemek istiyorum; hayata bakış açısınız, ruh haliniz ve düşünce biciminizde değiştirmeniz gereken şeyler var gibi duruyor. Sürekli aynı şeyleri düşünüp, takip hayatınızı sağlıklı bir ruh hali ile geçirmeniz mümkün değil pek. O yüzden lütfen kendiniz için bir şeyler yapın. Anladığım kadarıyla maddi konularda sikintidasiniz, bu yüzden profesyonel yardım oneremiyorum (belki devlet hastanesine gidebilirsiniz) ama durumunuzu toparladiginiz anda mutlaka yardım alin. Şu anda da belgeseller izleyerek, birkaç kitap okuyarak az da olsa kendinize yardımcı olabilirsiniz. Kitap ve belgesel vs tavsiyesi için bana mesaj atabilirsiniz. Hiçbiri kişisel gelisim kitabı vs degil, merak etmeyin. Psikiyatri ve psikoloji bilimleriyle ilgili kitaplar. Dunyayı sevin, hayata pozitif bakın, haydi sevgi çemberi kuruyoruz önerileri vermiyorlar yani. Ruh sağlığı alanında eğitim alanlarin, çalışanların da yararlandığı kitaplar.

Yorgunlugunuzun sebebi alışkan olmamanız,iyi beslenmemeniz gibi faktörler dışında ruh halinizin iyi olmaması olabilir. Bu durum bedeninizi sandığınizdan çok daha fazla etkiler.
0
fraise
(19.09.19)
Nasıl iyi besleneyim ki? Uyanıp kahvaltıda 3 5 bir şey yiyip gidiyorum işe. Dışarıda sağlıklı nasıl besleneyim günlük yemek parası diye verdikleri 3 kuruş 15 lirayla?

Ben de anketörlük yaptım 16 yaşımda. 5 gün yaptım onu da. Tutunamayanım tam :d
0
🌸sessiz kalma hakkina sahipsin
(19.09.19)
Hocam biraz da alışkanlık kazanıyor insanlar sanırım.Benim bir arakdaşım su dağıtım bayisinde 3 ay süre ile çalışmıştı harçlığını çıkartmak için.Diyordu ki ilk haftalarda tek damacanayı bile kaldıramıyordum fakat son zamanlara doğru 2 damacanayı rahat taşıyordum diye.
0
bbb_1
(19.09.19)
(6)

İnternet paketi önerisi olan?

chicha
Şu an Türk Telekom kullanıyoruz, 24 mb tarife vardı ve taahhüt bitti 150 lira çekmişler karttan.Yenilemek için aradığımda eski fiyattan veririz ama 200 GB kota var dediler. Kota bitince ne oluyor dedim, internet duruyormuş. Nasıl yani hız falan düşmüyor mu diye sorunca da maalesef direkt kesiliyormu
Şu an Türk Telekom kullanıyoruz, 24 mb tarife vardı ve taahhüt bitti 150 lira çekmişler karttan.

Yenilemek için aradığımda eski fiyattan veririz ama 200 GB kota var dediler. Kota bitince ne oluyor dedim, internet duruyormuş. Nasıl yani hız falan düşmüyor mu diye sorunca da maalesef direkt kesiliyormuş.

Bu olay yeni mi çıktı?

Sizin tarifeler neler, kaç tl ödüyorsunuz?

Not: İstanbulspor
0
chicha
(16.09.19)
çevrende iyiyse türknete geç ya da kablonetspor
0
glamdr1ng
(16.09.19)
Doğrudan kablonetin internet paketlerine bakmanızı öneririm.
0
murtiii
(17.09.19)
türk telekom idi. 16mbps, kotasız/sınırsız, ayda 75.

aynı sizde olduğu gibi taahhüt bitti diye "normal fiyatı 275 lira ama size iki yıl taahhüt karşılığında aylık 85'ten veririz" ayağı yaptılar. aslında mevcut paketten memnunum ama 10-11 ay sonra taşınacağım, nakil yapma şansım da olmayacak. bu durumda 10 ay sonunda yanılmıyorsam bana yaklaşık 2 bin liralık cayma bedeli çıkıyor. haliyle reddetmek zorunda kaldım.

türknet'e başvurdum şimdi onun bağlanmasını bekliyorum. 35mbps, kotasız/sınırsız, taahhütsüz, 75 lira yine... altyapı destekliyorsa eğer aylık 10 lira fazla ödeyip 100mbps'ye kadar alabiliyormuşsun.

çok övdüler, bakalım. gerçi ben taahhüt istemediğim için türknet'ten başka şansım yoktu, beğenmesem bile seçmek zorundaydım.
0
der meister
(17.09.19)
direk şu iyi demek zor. binadan binaya altyapı kalitesi değişiyor. binada süperonline yada vodafone kullanan varsa hız testi yaptırın muhtemelen sizde aynı hızı alabilirsiniz.

vodafone superonline altyapısı kullanıyor. fiyatları da süperonlineye göre ucuz. düşünebilirsiniz. ben 100mbit sınırsız 75 lira veriyorum. şu an bu fiyatlar yok tabi geçen sene almıştım.

halihazırda türk telekom altyapınız varmış hızdan falan memnunsanız netspeed netgalaxy oris turknet gibi turktelekomdan altyapı kiralayan şirketlere başvurabilirsiniz. aynı kaliteyi alırsınız. hem küçük firmalarda sıkıntı olan kurulum derdi sizin mevcut daireye gelen altyapınız oldugu için sizde problem çıkarmaz
0
egokalp
(17.09.19)
Turknet 75 lira. Taahhüt yok. Limit yok. 35mbit. 100mbit 85 lira. Çok memnunum. Tt altyapısı kullanıyor zaten
0
westblack
(17.09.19)
Türknet +1 22 Aydır kullanıyorum sıkıntısız.
0
kitik
(17.09.19)
(3)

Gs passoligim ve gençler kombinem var. Gençler-Gs maçı?

rolandobia
Hem önceki dönemlerden galatasaray passoligim var hem de sezon başında gençlerbirliği kombinesi almak için gençler kombinesi çıkarttım. 5 ekim'de oynanacak gençler-gs maçına kombinem ile girebilir miyim? Benzer bir tecrübe yaşayan oldu mu? Kombine alırken gişede sorduğum çocuk gs kartını maçtan önce
Hem önceki dönemlerden galatasaray passoligim var hem de sezon başında gençlerbirliği kombinesi almak için gençler kombinesi çıkarttım. 5 ekim'de oynanacak gençler-gs maçına kombinem ile girebilir miyim? Benzer bir tecrübe yaşayan oldu mu?

Kombine alırken gişede sorduğum çocuk gs kartını maçtan önce iptal ettrimen lazım dedi. Geçen gün telefonda sorduğum paso yetkilisi ise kombine ile girmende bir sıkıntı olmaz dedi. Net bir görüş yok yani.
0
rolandobia
(16.09.19)
tabii ki girebilirsin. önemli olan hangi kartla hangi maça girmeye çalıştığın. gençlerbirliği kombine kartın varsa paşalar gibi de gençlerbirliği'nin içerideki maçlarına gidersin, kimse "galatasaray kartın var?" diye hesap soramaz.

galatasaray kartınla gençlerbirliği tarafından bilet almaya çalışırsan izin vermez. olacağı en fazla budur. senin dediğin gibi bir sistem olsa kimse maça gidemezdi ülkede, passolig gerzek bir sistem olsa bile o kadar aptal değil hala :)
0
der meister
(16.09.19)
gs passoligin varsa gs'nin deplasmanda olduğu maçlarda ev sahibi tribününe giremiyorsun kesin bilgi. gs özelinde değil tabi bu durum tüm takımlar için geçerli. aynısı başıma geldi; beşiktaşlıyım, tt arenada gomez'in golüyle yendiğimiz maça gs tribününden bilet bulunca gs passoligi için başvurdum. başvuru onaylandı ama aynı zamanda bjk logolu kartım da olduğu için o bileti gs logolu da olsa kartıma tanımlamaya izin vermedi sistem. kombine için ayrı bir uygulaması var mıdır bilemiyorum. en kötü ihtimalle kombineyi başka birinin kartına aktarıp girilir. doğru düzgün bakan yok zaten girişte kartlara.

sitesinde de yazıyor (www.passolig.com.tr):
Aynı maç için hem ev sahibi hem de misafir takım logolu Passolig kartım var, maça giriş yapabilir miyim?​
İl ya da İlçe Spor Güvenlik Kurulu tarafından logo kısıtlaması kararı alındı ise ya da ev sahibi kulübün diğer logolu kartlarla ilgili kısıtlama kararı var ise ve hem ev sahibi hem de misafir takım logolu kartınız var ise ilgili müsabaka için maç bileti alamazsınız. Kulüp, İl ya da İlçe Spor Güvenlik Kurulu tarafından aksi bir karar alınmadığı sürece Passolig Kartınızın logosu ev sahibi takıma aitse, ev sahibi takımın tribünlerinden, kartınızın logosu misafir takımın logosuna sahipse misafir takım tribünlerinden bilet alabilir, Spor Toto Süper Lig ve Spor Toto 1. Lig'deki tüm maçlara giriş yapabilirsiniz.
0
hadsafhada
(16.09.19)
Çözümü basit gs Passolig iptal ediyorsun. 6 gün içinde hemen açıyorlar. Aynen mevcut kartını kullanmaya devam ediyorsun. İkili Passolige kendi çözümü bunlar
0
intihar etsem de kendime gelsem
(16.09.19)
(12)

Bu adama göbekli denebilir mi?

Bukre
Kendi aramızda çıkan bir "göbekli-göbekli denemez" tartışması sonucu soruyorum bu saçma soruyu. Bu adam sizce göbekli mi?Not: Fotoğrafın kalitesi çok iyi değil, farkındayım ama ne yapalım :/
Kendi aramızda çıkan bir "göbekli-göbekli denemez" tartışması sonucu soruyorum bu saçma soruyu. Bu adam sizce göbekli mi?

Not: Fotoğrafın kalitesi çok iyi değil, farkındayım ama ne yapalım :/
0
Bukre
(15.09.19)
Göbekli bence
0
westblack
(15.09.19)
Ben demezdim. Vücudu iyi bence
0
amanda hugnkiss
(15.09.19)
bu açıdan bakınca ben demem ya. bu adam göbekliyse benim gibileri falan direkt gömün yani.
0
der meister
(15.09.19)
çok hafif var ama göbekli demek haksızlık olur tabii.
0
tabirimekruh
(15.09.19)
ne göbeği la aşkfaaşdkfa yok göbek falan.
0
fyodor fyodorovic
(15.09.19)
gobekli falan degil.
0
turbo sadık
(15.09.19)
Pek göbekli değil ama vücudu şekilli de değil, tam türk erkeği potansiyeli var.
0
roket adam
(15.09.19)
Oha gobekli falan denmez buna. Buna gobekli diyen six pack'siz herkese gobekli diyip geciyor muhtemelen. Kesinlikle gobekli degil.
0
stavro
(15.09.19)
Göbekli denmesi için yandan baktığında göbeğin meme ucundan ileride olması lazım. Buna en fazla karın bölgesi yağlı denir.
0
Jux
(15.09.19)
Göbekli değil
0
yanginmerdiveni
(15.09.19)
No
0
Flipsflops
(15.09.19)
ne gobegi arkadaslar bu adam zamaninda spor bile yapmis hatta. bu arkadadin vucudu kilosu normal olmasi gerektigi gibi. fazlasi zaten ust kategorilere fazla ugraslara girer.
0
turbo sadık
(17.09.19)
(5)

Rutin şarkılarınız

dolan dolmuş
X yaparken önce şunu dinlerim, mesela alköl alırken.Ne dinliyorsunuz?Benimkisi: https://youtu.be/2g3-Ba0NA5E
X yaparken önce şunu dinlerim, mesela alköl alırken.

Ne dinliyorsunuz?

Benimkisi: youtu.be
0
dolan dolmuş
(14.09.19)
alköl alırken unter diesem mond dinleyip ağlamadığım sürece kendimi alköl almış saymam,

www.youtube.com

yemek pişirirken (özellikle kahvaltı hazırlarken) şunu kesinlikle dinliyorum,

www.youtube.com

çünkü rummelsnuff dayının bir röportajı vardı böyle, acayip komikti. sabahleyin yumurta pişiriyordu. arkada da bu çalıyordu röportajda. sözleri de zaten yemekle ilgili sayılır. o yüzden ben de özellikle yumurtalı, boroteinli kahvaltı hazırlıyorsam bunu dinleyip kendi etrafımda dönüyorum.
0
der meister
(14.09.19)
Ben de John Toshack geçiyorum. Yoksa adeyyo dinleyecek halim yoktur
0
🌸dolan dolmuş
(15.09.19)
duyduğuma sevindim, ben de merak edip açmıştım ama "kapat lan kapat abooov" diye kaçtım, kusura bakma :(
0
der meister
(15.09.19)
Temizlik yaparken ya da önemli bir şeye(sunum, görüşme vs) giderken Amon Amarth dinliyorum. Özellikle Varyags Of Miklagaard dinledikten sonra acayip enerji doluyorum az kalsın kuzeyi fethedeceğim.

m.youtube.com
0
Amaranta ursula
(15.09.19)
Tek başıma canım sıkkınken içiyorsam;

youtu.be
0
Başkalaşım
(15.09.19)
(2)

Ankara, Çankırı ve Civarındakiler

2027
Selam, Sabahki depremi hissettiniz mi? Arka arkaya iyi salladı.
Selam,
Sabahki depremi hissettiniz mi? Arka arkaya iyi salladı.
0
2027
(14.09.19)
ben uyuyordum, hissetmedim.
0
der meister
(14.09.19)
uykumdan uyandım. 1. kattayım yatak sallandı
0
glamdr1ng
(14.09.19)
(6)

Ev interneti tavsiyesi

orin
Merhaba ttnet ile tahattüm ekim ayının 3 ünde bitiyor. Şuan sınırsız hiper internet diye birşeye 72 tl ödüyorum. Arayıp sorduğumda 24 aylık taahhüt verirsem ilk 12 ay 95 ikinci 12 ay 105 lira dediler. Eski fiyata göre fazla geldi. Şu an için fiyat olarak daha uygun bildiğiniz yalın internet var mı?
Merhaba ttnet ile tahattüm ekim ayının 3 ünde bitiyor. Şuan sınırsız hiper internet diye birşeye 72 tl ödüyorum. Arayıp sorduğumda 24 aylık taahhüt verirsem ilk 12 ay 95 ikinci 12 ay 105 lira dediler. Eski fiyata göre fazla geldi. Şu an için fiyat olarak daha uygun bildiğiniz yalın internet var mı? Yada hangi firmayı önerirsiniz?
0
orin
(12.09.19)
Tabiki Türknet. 50mbit'e kadar 75 TL 100mbit'e kadar 85 TL. taahütsüz.
0
kitik
(12.09.19)
turknet,netspeed hangisi kafanıza yatarsa.
0
drako
(12.09.19)
mevcut hizmetten memnunsanız ve önümüzdeki iki yıl içinde hattı kullanmayı herhangi bir sebeple bırakmayacağınızı düşünüyorsanız bence devam edin. fiyat tabii ki fazla olacak ama mevcut koşullarda aylık 95-105 çok fazla değil internet için.

benim taahhüdüm de 21 eylül'de bitecek ve tekrar taahhüt verebilecek durumda değilim bir yıl içinde taşınacağım için. ben türknet'e geçmek için başvurumu yaptım bugün.

kağıt üstünde türknet harika görünüyor. yazılmış zaten. taahhütsüz fişek gibi internet. ama gördüğüm kadarıyla çok fazla da şikayet eden var. ayrıca referans kampanyaları biraz tuhaf geliyor bana, müşteri çekmek için fazla agresif davranıyorlar sanki.

yine de türk telekom'la devam edemeyeceğim için onları seçtim ben, umarım pişman olmam. taahhüt süresinin sonuna kadar hizmetten faydalanacak olsam (ve halihazırda memnunsam) aylık 20 lira için risk almazdım ben açıkaçsı.
0
der meister
(12.09.19)
Kablonet baglatabilseydim eve kesinlikle kablonetti ilk tercihim. Ama turknet baglattim 76 lira oduyorum. Memnunum
0
hindistan cevizi
(12.09.19)
Ttnet performansından memnunsanız,aynı altyapıyı kullanan netspeedi tavisye ederim.Taahhütsüz 75mbps 76₺ dan kullanıyorum
0
arenas
(12.09.19)
netspeed var memnunum turk.net te canlı yardım yok o sebeple almadım.
0
Topalordek
(12.09.19)
(17)

İlişkilerdeki red-flag'leriniz neler?

plutongezegendegilmi
"Ya bu belki çözülür, dur bi bakalım" dediğiniz değil de, gördüğünüz anda kaçasınızın geldiği davranışlar neler?Mesela ben her şeyi bilen ve bildiğinden hiç şüphe duymayan insanlara dayanamıyorum. Baya baya zeki olduğu halde "belki hatalıyımdır, yanlış düşünüyorumdur" payı bırakan insanları ekstrada
"Ya bu belki çözülür, dur bi bakalım" dediğiniz değil de, gördüğünüz anda kaçasınızın geldiği davranışlar neler?

Mesela ben her şeyi bilen ve bildiğinden hiç şüphe duymayan insanlara dayanamıyorum. Baya baya zeki olduğu halde "belki hatalıyımdır, yanlış düşünüyorumdur" payı bırakan insanları ekstradan çok seviyorum.

Herhangi bir hatasında özür dilemek yerine bahane üreten, savunmaya geçen insanlara dayanamıyorum.

Bi de şakalarıma gülmeyenler üzüyor beni ama o konudan tam emin değilim, belki şakalarım hakkaten kötüdür :'(
0
plutongezegendegilmi
(11.09.19)
küçük dağları ben yarattım havasında olanlar.
0
candide
(11.09.19)
bağlaç olan de'nin birleşik yazılmasına bile tahammül edebilirim ama,

meblağ > mevla
asgari > askeri
kontenjan > kontejyan
falan/filan > felan

diyen biriyle çay dahi içmem. nefret ediyorum. hele ki "falan felan feşmekan" diyen insanlarla aynı ortamda bulunmamaya gayret ediyorum.

onun dışında eski sevgilisine sallayanları sevmem. demek ki ilişkisine saygısı yok, boş ilişki yaşıyor, hiç "hayatımızı paylaştık" falan demiyor, sövmekte sakınca görmüyor.

bunun dışında işi yarış haline getirenleri hiç sevmem. atıyorum ben yazmadığım sürece yazmıyorsa falan ı ıh, uğraşamam öyle hesaplarla.
0
der meister
(11.09.19)
erkek şöyle olacak böyle olacak diyen, sürekli bir iş karıştırma/entrika peşinde olan ve denetlenmeyi+kısıtlanmayı bekleyen +kıskanılmanın sevgi olduğunu sanan, ayakları üzerinde duramayan kadınlar çok soğutuyor.

kadınlar için de;
twitter.com

+ tespih kullanan kim varsa :D
0
MtKrt
(11.09.19)
Pucca vb. kitaplar okuyan (ki bu tipler ekseriyetle "kitap okuduğu" için kendini zeki falan sanıyor), burçlara inanan, fal baktıran kadınlarla ilişkiyi falan bırak normal sohbet bile edemiyorum.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(11.09.19)
Burnu bir karış havada iki muhabbet edince bana yazıyor triplerine giren abaza muamelesi yapan kadınlardan nefret ediyorum. Böyle olunca da selam da vermez oluyor insan bi sure sonra
0
Topalordek
(11.09.19)
Süreki içip, bununla övünmesi
Eski sevgililerinden bahsedip durması
Bakımsızlık
Kibir

End sub
0
piranase
(11.09.19)
burç fal olayına ciddi ciddi inanması, eğlence amaçlı anlarım ama iş ciddiyete bindiğinde, önemli kararları buradaki yorumlara göre aldığında düşük profil imajı çizer, zeka seviyesini sorgulatır, kendimle aynı seviyede görmem bu kişiyi. sevgili bile olabilirim ama eğlencesine, kısa süreliğine. beni karşısına alıp konuştuğunda, memeleriyle yapacaklarımı düşünür, başımı emme basma tulumba gibi sallar, evet haklısın canım, merkür retrosu seni bu sıralar zorluyor, aslında çok sakin ve aklı başında kararlar verirsin, hıhım, şu işi seçme bu işi seç, çünkü falcı demişti zaten sana aylar öncesinde, derim.
0
Jesus Christ
(11.09.19)
alkolle övünmesi ve modernliğini buna dayandırması
öfke konusu ve erkek olmayı bununla kanıtlamaya çalışması
kadın dediğn şööle olacak, erkek dediğin böyle olacak kafaları..

-de'leri -da'ları birleşik yazabilir "ya da"yı ayırmadan yazabilir, bunlara takılmıyorum
0
füt
(11.09.19)
Çok gözle görülür şeyler olmuyor bende deal-breaker'lar. Toplantı saatinin gelmesini beklerken boş zamanım var :) Uzun uzun yazıcam ama aslında belki her biri bir kelime ile özetlenebilir. İlişki anlamında şunlardan uzak duruyorum:

- Beni 30 küsur yaşında, tipi kötü olmayan, kariyeri iyi, dolayısıyla tam evlenilecek adam gibi gören, ama aslında bir nedenle çok da heyecanlanmayan kadınları hemen algılayıp ilişki olasılığını kafamdan siliyorum. Bir kadınla onu "en" heyecanlandıran adam olduğumu hissetmezsem ilişki istemiyorum. Hem tutkulu hem de şefkatli sevgi seviyorum. İlk etapta sevgiyi ölçmek kolay olmadığından heyecana bakıyorum. Sonrasında sevginin sıcaklığını da hissetmek gerekiyor tabi. Bu en önemli konu.

- Geçmişinde atlatamadığı çok tutkulu aşkı, unutamadığı sorunlu ilişkisi (uyuşturucu, alkol, dayak yaşatan) problemli aile ve en önemlisi baba ilişkisi olmuş kadınlar istemiyorum, ortamdan uzaklaşıyorum.

- İlgi delisi kadınlardan uzak duruyorum. Bundan kastım, benim ilgimi çok istemesi değil, hatta bundan hoşlanıyorum bile. Kastım her zaman etrafından, sosyal medyadan vs. ilgi talebi içinde olacak olan kadınlar. Arada bir mutlu anını sosyal medyada paylaşıp ailesinden etrafından 70-80 like alan insanları kastetmiyorum. Kastettiğim, profili çoğu zaman açık olan, bir şirkette aşırı sosyal olmayan bir meslek sahibi olmamasına rağmen bin tane takipçisi olan her gün en az 3-5 tane benle ilgilenin lütfen story'si paylaşan tipler.

- Bana karşı hevesi olmadığını, hevesi olsa bile bunu gösterme konusunda benim tavırlarıma göre konumlandırma yaptığını hissettiğim kadınlar. Özellikle daha yeni tanışmışken hissettiği gibi davranmak yerine, bu adam şöyle yaptı o zaman mesaja geç cevap vereyim gibi tavırlar hissettiğim zaman yok oluyorum.

- Genel olarak arkadaşları ailesi çevresi tarafından saygı görmeyen ve aslında kendine saygısı olmayan kadınları çok çekici bulmuyorum. Hayatta mutluluğa dair doğru-yanlış ama maddi olmayan bir formülü olan ve bunu uygulamaya çalışan kadınlara saygı duyuyorum.

- Hayatın müşterek olduğunun, kadınların insan olduğunun farkındayım. Bu nedenle kadınlara yüklenen yüklerin neredeyse %95'ine ben de karşıyım. Fakat kadın, işin sadece bu tarafına odaklanıyorsa, erkeklerin de bazı yüklerle donandığının farkında değilse, özellikle sahiplenilme, kıskanılma, ev işinde ortak olma gibi konuları çok ortaya döküp, takıntılarını belli ediyorsa ilişki olayına girmiyorum. Mesela ev dışı konular, şoförlük, tamirat ve koruma kollama konularında erkeğin üzerindeki yüklerin farkındaysa, kafaya vurmadan beraberce yemek yapıp bulasık yıkayabiliyorsak, öyle oturmak yerine evin genel halinin nasıl güzel olabileceği konusunda kafa yoruyor ve heves gösteriyorsa, ne bileyim eve gelen temizlikçi kadına neyi nasıl temizlemesi gerektiği konusunda benden daha cabbarsa hoşuma gidiyor. Açıkçası güncel tanımı ile feminist olmayan ya da feminizmini
beni görünce camdan atan kadınlar hoşuma gidiyor. O yumuşaklığı ve değişim eğilimini görmezsem iş arkadaşım gibi bakıyorum.

- Karşılıklı kendini yok etmeden ödün vermek güzel bir şey. Karşımda senin için bazı seylerden vazgeçerim diyen kadını olduğu gibi değiştirmeden muhafaza etmek istiyorum. İnatçı ve değişime kapalı kadınsa çok itici geliyor. Hatalarını yüzüne çarpıp kaçıyorum.
0
twelfth
(11.09.19)
Tipki herkes gibi, temiz olmayan insani görünce kosarak uzaklasiyorum.

Bir arkadasim spor ayakkabisini corapsiz giyerek kronik mantar olan ve buna cözüm bile aramayan bir cocugu hayatindan cikartmisti.
Hala güleriz.
0
chitosan
(11.09.19)
ilgisizlik, dengesizliğe varan derecede tutarsızlık, yalancılık, egoizm, sens of hümır yokluğu gibi gibi..
0
zgrydn
(11.09.19)
Flört döneminde kıza erkeklerde itici bulduğu özellikleri sorarım, eğer "cimrilik" ön sıralardaysa kızın yiyici olduğunu anlarım.
0
rldofiui
(11.09.19)
Belki de karşı taraf gerçekten işin uzmanıdır ve her şeyi biliyordur ve hata yapmıyordur ? Olamaz mı ?
0
Avoiding The Puddle
(11.09.19)
küfre yatkınlık+şiddete meyil
0
9kuyruklukedi
(11.09.19)
red flag'lardan pek hoşlanmam genelde, çünkü yeterince yaşamış olan herkes bilir ki, zamanı geldiğinde hayat bu flag'ları insana beton bir zemin üzerinde diz çöktürerek yedirir. tek dileğim, aynı hatayı ikinci kez yapacak kadar sıkıcı bir hayatım olmasın.
0
night train
(12.09.19)
bir kesimi aşağı görenlerden hoşlanmıyorum, sinirleniyorum geriliyorum. Hangi kesim kısmında ise belirli bir grup yok ama en zoruma giden kağıt toplayan vb. zor/pis işleri yapan insanları aşağı gören yada ayıranlar.
0
selam
(13.09.19)
eski sevgiliyle konuşma, instagramdan fotoğraflarını sil, neden x'in fotoğrafını beğendin, o kızla neden konuştun vb.
0
inekadam
(17.09.19)
(9)

Bu 2 sene geçer mi?

sessiz kalma hakkina sahipsin
Okul 2 sene sonra bitecek, uzattım. Üniversite yıllarım yalnız başıma geçti. 4 sene boyunca kafelere barlara gidip tek başıma oturdum, bol bol sinemaya gittim, ayda 10 filme gittiğim oldu. Neyse ki devam zorunluluğum yok okula gitmiyorum. Kendime yatırım yapıp İngilizcemi üst seviyeye çıkarmaya çalı
Okul 2 sene sonra bitecek, uzattım. Üniversite yıllarım yalnız başıma geçti. 4 sene boyunca kafelere barlara gidip tek başıma oturdum, bol bol sinemaya gittim, ayda 10 filme gittiğim oldu. Neyse ki devam zorunluluğum yok okula gitmiyorum. Kendime yatırım yapıp İngilizcemi üst seviyeye çıkarmaya çalışıyorum. İyi bir iş bulamazsam zaten yaşamımı sonlandırırım, pek yaşama meraklısı biri değilim. Bu dünyaya uyum sağlayamıyorum. Geçen senelerde dünyaya veda etmeyi çok düşündüm fakat belki iyi para kazanırım diye erteledim ve sakat kalırım diye korktum. Laf olsun diye yaşıyorum. Kış aylarında içime kasvet çöküyor. Bu sene daha şiddetli çekeceğim okulu uzattığım için. Düşünmemeye çalışıyorum ama düşündükçe kötü oluyorum. 2 sene, 24 ay, 720 gün. Zaten şu saatten sonra da hiç bir kız bana bakmaz okulu uzattığım için. Yaşıtlarım araba almaya başladı bile.
0
sessiz kalma hakkina sahipsin
(10.09.19)
Onu bilmiyorum da önceden kadınlarla ilgili sorduğun troll benzeri soruları düşündüğümde kadınlar konusunda gerçekten sıkıntıların olduğunu düşünmekteyim. Haftada 9462846 tane okul sorusu açmak yerine belki de vaktini daha faydalı işlerde harcamalısın.
0
wmeh
(10.09.19)
yazınca siliyorlar da ciddi soruyorum, psikolojik destek almayı düşündün mü? eğer troll değilsen düşünce yapın inanılmaz sağlıksız ve hastalıklı çünkü. okulu uzatmanın ve "bitirsem de bir bok olamayacağım" hissinin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. bu yüzden özellikle yaz aylarında ben de kafayı yerim. seni anlamadığımı düşünme ama bu kadarı cidden çok fazla.

okulu uzattığım için kızlar bakmaz ne demek mesela? ya da okula gitmeyip sinemaya giderek ne kattın kendine? senin yaptığın sağlıklı adamın yapacağı iş değil kardeş, kusura bakma. liseli gibi davranmayı bırak, kimseye uyum sağlamak zorunda değilsin. geç mezun olursun, fakir olursun, işsiz olursun... ne olacak? kendince yaşamaya devam edersin işte, kime ne? niye hayatını sonlandıracakmışsın?

okulu uzatan ne ilk ne de son kişisin. bu kadar dert edilecek mesele değil bu. sen işine odaklan, iki sene göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor zaten. denendi %100 çalışıyor.
0
der meister
(10.09.19)
düşünce yapın sağlıksız +1
okulun uzamışsa ne olmuş, hukuk okuyorsun. iş bulamayıp aç kalacağın bir ton bölüm varken yat kalk hukuk okuduğuna şükret bence. iş de bulursun para da kazanırsın gayet. bunun dışında çok para odaklısın, hep para para para diyorsun, ekstra bir değer veriyorsun yani bu kadar önem verme. ayrıca bu düşüncelerinden arınmak için bir psikologa git ve kendine gel.
0
candide
(10.09.19)
Yaşıtlarının araba almasından sana ne? Üstelik neden okulu bitirmeyen insana bakmasınlar.
Bence böyle düşünen insanlar varsa önce çevreni degistirmelisin anladığım kadarıyla sen de çevrendekiler de ilişkide maddiyata bakıyor.ingilizce işine devam et kendin ile mutlu ol.

Bugün başlayacağım uzun soluklu ilişkin sebepsiz yere bitebilir. Önemli olan insanın kendi ile birlikte güzel zaman gecirebilmesi. Kendine sosyal olarak zaman geçirebileceğin aktiviteler bul
0
hakyememyemekyerim
(10.09.19)
Evde küçüklüğümden beri sürekli para konuşulduğu için para hastası olmam normal.
Ne gibi sosyal olarak kendimle vakit geçirebileceğim etkinlikler var? Gym geliyor aklıma bir tek.
0
🌸sessiz kalma hakkina sahipsin
(10.09.19)
Ben onceki duyurularini da görmüştüm yanlis bir sey yazip daha da moral bozmamak adina yazmamistim. Kadinlarin bakmamasi sadece okulu uzattigin icinse duydugum en garip kriter. Benim sevgilim 7 senede bitirmis bolumunu adama cok asigim umrumda da olmadi hic. Bazen rüyasında hala universitede okudugunu goruyor ben mezun oldum hayir diplomam var benim filan diye uyaniyor o biraz komik oluyo sadece.
Okula gitmedim sinemaya gittim kendimi gelistirmeye calisiyorum vs yazmissin e demek ki genel.kulturun iyi bu da kadınlaricin bir arti.
Bir de ben mi yanlis anladim 22 yasindasin ve yasitlarin araba mi aldi? Oyleyse eger bu yasta araba alamayan sende sorun yok oanlarin sansi yaver gitmisyir belki. Ha 42 yasinda da araban olmasa evin olmasa nolur. Kendini başkalarıyla kiyaslayarak asla mutlu ve huzurlu olamazsin.
0
hindistan cevizi
(10.09.19)
23 yaşımdayım
0
🌸sessiz kalma hakkina sahipsin
(11.09.19)
Çocuk seni bu hale nasıl getirdi ebeveynlerin ya?

Cevap: geçmez, eğer araba alamazsan kesinlikle intihar etmelisin.
0
aksi kanitlanmadikca cocuktur
(02.10.19)
profesyonel destek almayi dusunmelisin. hangi sehirdesin?
0
JohnOakley
(02.10.19)
(5)

Kaç yıl yer bu adam?

insomniac
https://eksisozluk.com/kovalayip-bicaklayan-milli-sporcu--6172552Kovalayıp bıçaklamış. Müebbet değil mi cezası?
eksisozluk.com

Kovalayıp bıçaklamış. Müebbet değil mi cezası?
0
insomniac
(09.09.19)
Max 5 yıl.

Takım elbiseyi giyicek, yanımdaki namusuma göz diktiler diycek, anama, dinime küfür ettiler diyecek. Milli sporcu networkünü kullanacak, ülkemi dünyada temsil ettim pişmanım diyecek. Max 5.
0
ehti
(09.09.19)
Oha ya. Bu mu adalet. 20-30 yıl hangi suçlara veriliyor peki?
0
🌸insomniac
(09.09.19)
çok yatmaz herhalde ya. hele ki sabıkası yoksa... iyi hali, denetimli serbestliği, zartı zurtu derken 60 yıl alan adam bile 10-12 yıl sonra çıkıyor.
0
der meister
(09.09.19)
Çok da büyük bi suç içlememiş. Baklava çalsa 20-30 yıl yatması normaldi ama bu suçla o kadar yatması tuhaf olur.
0
Delay Fuze
(09.09.19)
en az 20 yıl alır.
0
alicandan
(09.09.19)
(5)

bir video izliyoruz- yalnızlık

yuvarlanantencereninkapagi
https://youtu.be/n3Xv_g3g-mAöncelikle video hakkındaki genel görüşünüz nedir? kendini videodaki tanımıyla " yalnız" hisseden var mı, evetse ne zamandır? bunu yaşayıp kurtulabilmis olan var mı, nasıl?
youtu.be

öncelikle video hakkındaki genel görüşünüz nedir? kendini videodaki tanımıyla " yalnız" hisseden var mı, evetse ne zamandır? bunu yaşayıp kurtulabilmis olan var mı, nasıl?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(09.09.19)
güzel video, kurzgesagt beybimi çok severim zaten. videodaki tanımıyla yalnız hissediyorum evet. en doğru kısmı da "yalnızlık yüzünden coşup herkesin olumsuz olduğunu düşünmek, bu yüzden davranışlarının değişmeye başlaması ve çok soğuk/tuhaf görülmek". "ben seni ilk gördüğümde burnu kalkık itin teki zannetmiştim hiç kimseyi umursamıyo gibi duruyodun" cümlesini 83583 kez duydum sanırım. aslında gayet canayakın, konuşkan, ilgili biriyim ama düzenli ve düzgün iletişim kurmadığım için sosyal ortamlarda sapık gibi davranıyorum ister istemez. hem karşımdaki insanları hem de kendimi çok fazla yargılıyorum. eziyete dönüşüyor sohbet. tam olarak osuruktan nem kapan biriyim ama tutumum agresif değil. mesela insanların beni aralarında istemediğini düşünüyorum ama kendimle ilgili olumsuz bir şeyle ilgili görmüyorum bunu. "ben eğlenceli değilim, o yüzden istemiyorlar. başkası olsa isterlerdi" demiyorum. genel olarak "beni niye istesinler ki" diyorum. samimiyetle, bi' insanın benimle oturup konuşmak ve arkadaş olmak istemesi için bir sebep göremiyorum. bu bana eksik hissettirmiyor, üzmüyor. ben de mesela hayatımda kimseyle durduk yere arkadaş olmayı istemedim. herhangi bir konudan açıldı muhabbet, öyle yürüdü.

bence bu zamanda bu histen kurtulmak çok ama çok zor. gerçekten kimsenin kimse için vakti yok. 1-2 yakın arkadaş, aile üyeleri, aynı ortamda bulunduğun için az buçuk muhabbet ettiğin insanlar... o kadar. beynimiz 50 bin yıl önceki gibi çalışıyor evet ama biz artık 5 kişi toplanıp da gece aynı ateşin etrafında toplanmıyoruz veya birlikte yaşamıyoruz. şu an öyle yapsak bile millet birbirini boğazlar. konfora, yalnızlığa alıştık bi nevi.

bak yalnızlıktan şikayet ediyor insanlar ama hiçbiri de oturup seninle bir saat geçirmez. hepimiz için geçerli bu. hızlı yaşıyoruz ama yavaşlama şansımız da yok. herkesin işi, gücü, sorumluluğu başından aşkın. modern yaşamda bunun alternatifi olduğunu sanmıyorum. bazı insanların ilişkileri daha kuvvetlidir, daha sağlamdır ama yalnızlık hissinin şehirlerde yaşayan günümüz insanları için tamamen geçmesi bence imkansız.

gerek de yok zaten. tamam evrimsel bi tepki bu ama artık beynimiz de yalnız kaldığımızda ölmeyeceğini idrak edecek kadar akıllanmıştır herhalde. yani 50 bin yıl öncenin yalnızlığıyla bugünün yalnızlığı evrimsel/zihinsel açıdan aynı şekilde etkilemiyordur sanırım. bugün yalnız olan netflix izliyo işte, o zaman yalnız olan ölüyomuş direkt. bence çok fark var jsfjs.

yalnız dikkatimi çekti sen son zamanlarda hep yalnızlıklı, bunalımlı duyuru açıyosun. böyle yapma. bira iç.
0
der meister
(09.09.19)
ben sanırsam ergenliğimden beri

edit:Aaaa eski ev arkadaşım yazmış önce
0
guitarissimo
(09.09.19)
Basindan sonuna kadar izledim videoyu simdi, tam da ne kadar yalnizim diye dusunurken cikti karsima cok ilginc:) dedigim gibi cok yalniz hissettigim bir donem, aslinda kendimi bildim bileli alisik oldugum bir durum ama videodakinden farkli oldugunu dusunuyorum. Yani benim tavirlarimdan ya da asasyolligimden gittikce icime kapanmam vs. degil aksine sosyal birisiyimdir fakat ya sevdigim insanlardan uzak kalmak zorunda kalmisimdir( tasinma vs. nedeniyle), ya anlasabilecegim birileri denk gelmemistir yalnizligi tercih etmisimdir, sansla alakali birazda.
Aslinda videoyu izledikten sonra dusunmedim de degil acaba bilmeden farkinda olmadan itiyormuyum cevremdekileri diye. Videonun bi yerinde yalniz kalmaya alistikca cevrendekileri yaklastirmiyorsun, daha savunmaci oluyorsun diye, ozel hayatim icin dogru olabilir o kismi bu arada.
0
carmenta
(09.09.19)
"being alone" ve "being lonely" farklı şeyler.
birçok şeyi tek başıma yapmaktan hoşlanan biriyim. kendi kendime yetebiliyor olma hissi beni mutlu ediyor. kalabalık ortamlara girdiğimde ise genellikle ortamdaki kişilerin birbirleri ile yarıştıklarını gözlemleyip topluluktan tiksinmem uzun sürmez. diplomalarını, telefonlarını, tatillerini, fotoğraflarını, içebildikleri alkol miktarını...vb yarıştırıyorlar.

hayatımda, etrafında birkaç saat durmaktan sıkılmayacağım çok az kişiyle tanıştım. karşı cinsle aram iyi ama internet üzerinden onaylanmaya karşı duydukları açlık beni rahatsız ediyor. whatsapp'tan günde 45616581 kez mesajlaşmasza ölecekmiş gibi yaşayan, bi yerde oturup iki çift laf ederken kafayı telefona gömüp like'larını sayan kadınlar hevesimi kaçırıyor.
0
sinek kral
(09.09.19)
Çok güzel videoymuş teşekkür ederim öncelikle. Ne zamandır böyleyim bilmiyorum ama videoda 'bu genellikle yıllarca süren yavaş ve ürkütücü bir süreçtir' dediği tanım çok doğru. 27 yaşına girmek üzereyim. Yaklaşık 20 yaşından beri arkadaş sayım azalarak 2'ye düştü. Ve artık bu kalan iki kişiden bile uzak durmaya başlama sürecindeyim. Nereye kadar yok olucam bilmiyorum.

Video çok ironik fakat. Yalnızlık hissinin seni giderek yalnızlığa itmesi. Daha iyi bir cehennem tasviri düşünemiyorum. Ve önerdiği çözüm de beklentisiz bir şekilde insanlarla iletişime geçmek olmuş. İnan ki denemedim değil. Hali hazırda yalnızlığa itilmeme sebep olan yalnızlık hissini tekrar tekrar yaşamaktan başka bir şey olmuyor. Beklentileri nereye kadar düşüreceğiz abi, kişiliğimiz de bir yere kadar el veriyor. Öyle çok özellikli bir insan değilim, çok özel biri değilim, çok eşsiz kişiler olsun istemiyorum hayatımda. Yine de bir şekilde o enerjinin tuttuğu insan sayısı hep çok az olmuştur. Sanırım videodaki her şeyi olumsuz görme illüzyonu bu oluyor. Ben hep şanssızlık demiştim.

Cevaplara bak, klonlar gibiyiz. Tekrarlamak gibi olmasın diye yazmadım ama yukarıdaki çoğu şeye katılıyorum da. Hey allahıma ya. Cidden her şey çok ironik :D
0
noisette
(09.09.19)
(5)

Siz olsanız hangisini seçerdiniz?

yeni eksici hatun
Şimdi size iki seçenek vericem, hangisini seçmek istediniz ve neden?Öncelikle, uzun zaman sevgili olduğunuz biri ile evlendiniz. Daha evliliğinizin ilk yılından beri eşiniz sizi başkaları ile yalnızca cinsel ilişki kurarak aldatıyor. Daha çok bu aldatma bir kişi üzerinden devam ediyor. O kişi ile ha
Şimdi size iki seçenek vericem, hangisini seçmek istediniz ve neden?

Öncelikle, uzun zaman sevgili olduğunuz biri ile evlendiniz. Daha evliliğinizin ilk yılından beri eşiniz sizi başkaları ile yalnızca cinsel ilişki kurarak aldatıyor. Daha çok bu aldatma bir kişi üzerinden devam ediyor. O kişi ile hala iletişim halinde ama kimse bilmiyor ve birde eşiniz sizi sevdiğini ve onun için hayatta en değerli olduğunuzu düşünüyor. Birlikte olduğu kişilere dahi bunları söylüyor eşimi çok seviyorum diye. Sizde onu çok seviyorsunuz, bu aldatmalardan haberiniz yok ve evliliğiniz çok güzel gidiyor.

Bu durumda tüm düzeniniz, psikolojiniz ve tüm hayatınız altüst olması pahasına bu durumu öğrenmeyi mi isterdiniz? Yoksa sonsuza kadar haberdar olmayıp belkide kandırılarak eşinizle mutlu mesut yaşamayı mı?

Ben şahsen hiç öğrenmek istemezdim. Zaten olaydan haberim yok evliliğime yansıyan bi durumda yok sadece mutlu huzurlu olurdum böyle. Ama öğrensem çok büyük depresyona girip belkide bir daha hiç aşık olamazdım o yüzden bu konuda cahillik mutluluktur diyorum ben. Ya siz?
0
yeni eksici hatun
(06.09.19)
ogrenmek isterdim. omur boyu aptal yerine konmaktan iyidir.
0
der meister
(06.09.19)
İsterim. Yalanlarla mutlu olmaktansa gerçekleri bilmeyi tercih ederim.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(06.09.19)
hastalık kapma riski %100... Bir an önce öğrenmeyi tercih ederdim.
0
lcha
(06.09.19)
Öğrenmek isterim. Çocuk kandırır gibi, salak yerine konularak mutlu edilmek, bir köşede tutulmak kabul edilecek şeyler değil.

Bu konuda cahillik mutluluk olmayabilir. Evlilikten bahsediyoruz neticede, bütün hayatını paylaşacaksın bu insanla. Bugün olmazsa yarın mutlaka bu bir şekilde ortaya çıkacak. Kişi çok saf olmadığı sürece, böyle bir şeyin uzun vadede ortaya çıkmaması mümkün değil bence.
Ayrıca tozpembe bir evlilik olacağını da hiç sanmıyorum bu senaryoda. Hep konuşulan konu mesela evlilikte cinselliğin mühim olduğu. Bu konunun kimi zaman çiftlerin arasında mesafe açtığını falan herkes duymuştur. Senin bu senaryonda bir taraf partnerine bağlı, diğeri birileriyle sevişiyor. Evdeki seks sıradanlaştıkça, "ben nasıl olsa uçan ve de kaçanla sevişiyorum" psikolojisine girip eşine kanka deyip, el ense çekmesi çok olası değil mi? Bence öyle. Bu da evde tatların kaçması, o pembe toz bulutunun dağılması demek.
Bir de bu işin uzun vadede ne kadar sürdürülebilir olduğu var. 3 yıl, 5 yıl, 10 yıl hiç yakalanmadan çatır çatır aldatan insan bile bir süre sonra durulmak zorunda kalacak. Evlisin yani, eşinden ne kadar farklı çevrelerin olabilir ve bu çevrelerden ne kadar farklı insanla sevişebilirsin ki. Durulduğu zaman da bu sefer sıkılmayacak mı? "Lan ne güzel sevişiyoduk, çekirdek çitliyoruz şimdi" demeyecek mi?
Bunun hastalığına, hamileliğine falan hiç girmiyorum.

Özetle bu senaryoda uzun vadede güzel giden bir evlilik olmaz diyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.09.19)
öğrenmek isterim, beni kandıran birine enayi gibi iyi davranmak istemem açıkçası. düzenim ve psikolojim de bozulacak olsa toparlamasını bilirim.
0
muslugubozukhayrat
(06.09.19)
(13)

ev internetinizi nerden aldığınızı,ve içerğini söyler misiniz?

neoluyokardesimnebutantantana
fiyatını ve memnun olup olmadığınızı da yazar mısınız?
fiyatını ve memnun olup olmadığınızı da yazar mısınız?
0
neoluyokardesimnebutantantana
(06.09.19)
superonline fiber 24 mbps + tvplus 89 lira. memnunum hızım ve pingim sabit tertemiz.
0
bahoho
(06.09.19)
Türk Telekom 16 mbps, 57 lira. Gayet memnunum.
0
levent bilgen
(06.09.19)
Netspeed 75kbps 76₺ taahhüt ,akn yok ,en çok ben memnunum:))
0
arenas
(06.09.19)
65 tl civarı, 24mbit kablonet fiber.
0
i ve been mistreated
(06.09.19)
türk telekom, 16mbps, 75 lira.

memnuniyetim de 10 üzerinden 7 diyebilirim. genel olarak oldukça stabil. iki senede toplamda iki kez kesildiyse kesilmiştir, onda da birkaç saat içinde çözüldü sorun. tek kişilik kullanım için yeterli. öte yandan memnun olmadığım konular da şunlar: birden fazla kişi aktif kullanıyorsa sapıtabiliyor, bence yeterince hızlı değil yalnız yaşamayanlar için. 75 lira, 24 ay taahhütlü fiyat... ucuz evet ama taahhüt süresi de ona göre çok fazla. daha fazla para verebilecek olsam kesinlikle en az 25mbps tercih ederim ama fena değil yani türk telekom gibi rezil bir firma için.
0
der meister
(06.09.19)
superonline fiber 100 mbit kotasız 200 tl
0
false pretension
(06.09.19)
Arenas ile aynı. Memnunum. VDSL
0
Topalordek
(06.09.19)
96tl ttnet 50mbit akn yok, memnunum
0
awareim
(06.09.19)
Turknet, uzun süredir kullanıyorum, çevremi de geçmeleri için destekliyorum. 35e kadar vdsl, 32-33 sabit, 75 tl.
0
lostys
(06.09.19)
Altyapı yok.
Superonline superbox 10mbit sabit sınırsız, 129 lira.
Mobil hatla çalışıyor, taşınabilir.
0
yasasin yemek yemek
(06.09.19)
sokakta ne fiber ne kablo.net olduğu için mecburen adsl. 16 mpbs ttnet kullanıyorum, akn yok sanırım. memnunum ama 16 mpbs için 70 küsür vermek koyuyor artık. sene sonu taahhüt bitince türknet'e geçicem.
0
sir gawain
(06.09.19)
100 mbps kablonet sınırsız, 100 falan.

yanında kablotv iteledikleri için bir de telefon hattı aldık, etti 135.
0
passion rules the game
(06.09.19)
35mbit turk telekom (71 tl)

taahhüt bu ay bitiyor. aynı pakete 129 tl istedikleri için turk.net'e zıplıyorum. batırdıkları şirketin parasını benden çıkarmasın telekom bi zahmet.
0
brkylmz
(06.09.19)
(25)

Bağlanabileceğim dizi arıyorum

pegi
Yılı ve sezonu önemli değil sadece samimi, komik bağ kurabileceğim bir dizi önerisi istiyorum. Ders calısıyorum çokça ve aralarda birer bölüm izleyip calısmaya keyif katmak niyetindeyim. İts always sunny in phili yi yarım bırakmıştım ona devam edebilirim, weeds ve everybody loves raymond aklımda. Si
Yılı ve sezonu önemli değil sadece samimi, komik bağ kurabileceğim bir dizi önerisi istiyorum. Ders calısıyorum çokça ve aralarda birer bölüm izleyip calısmaya keyif katmak niyetindeyim. İts always sunny in phili yi yarım bırakmıştım ona devam edebilirim, weeds ve everybody loves raymond aklımda. Sizin önerileriniz neler?

Friends, himym, sex and the city, seinfeld, scrubs office filan izlendi
0
pegi
(05.09.19)
louie, entourage
0
000000
(05.09.19)
Brooklyn nine -nine
The Good place
Russian doll
Grace and Frankie
New girl

Cerezlik komedi dizileri bunlar geldi ilk aklima.
0
hindistan cevizi
(05.09.19)
@hindistan cevizi Russian doll dısında izledim teşekkürler
Ama çerezlik değil de sağlam komediler arıyorum yani seyirlik değil ömürlük olsun asdfs
0
🌸pegi
(05.09.19)
O zaman The bing bang theory benim bebegim ama onu da izlemis olma ihtimalin cokk yüksek:) bu arada cevaplari takipteyim cunku 5. Kez bastan avrupa yakasi izliyorum. Yeni bi seyler bana da iyi olur :)
0
hindistan cevizi
(05.09.19)
Shemaless
0
bedrozan
(05.09.19)
hep amarigan amarigan şeyler yazılmış, ingiliz olur mu bilemedim ama olursa kesinlikle black books diyorum. tam aradığın tarzda hem komik, hem samimi hem de karakterleriyle bağ kurabileceğin bir dizi. zaten 2-3 kişi etrafında dönüyor olay ama benim en çok güldüğüm karakter ne yazık ki çok az görünen, simon pegg'in canlandırdığı saykoydu.
0
der meister
(05.09.19)
better call saul
0
orpheus
(05.09.19)
coupling çerez niyetine iyi gidiyor. arada bir doz atıyorum, belki sizde de işe yarar.
0
cagdas donem kuramcisi
(05.09.19)
Önerilerin hepsini izledim ne yazık ki :/

@der meister bayılırım zaten ingiliz komedisi sevdam bernard black ile tanısmamla basladı <3 en son fleabag izledim britiş o da güzeldi öneririm
0
🌸pegi
(05.09.19)
Leyla ile Mecnun?
0
damba
(05.09.19)
how not to live your life
friday night dinner
love (netflix)
0
000000
(05.09.19)
Easy
0
kaset
(05.09.19)
That’s 70’s show
0
adwokat
(05.09.19)
Peep Show. İngiliz dizisi. Henüz 3. sezondayım ama bu iki ucube beni acayip güldürüyor.
0
bruce mclaren
(05.09.19)
Master of none
0
necron
(05.09.19)
karakterlerle bag kurma isini bir yana birakip, madem ingiliz komedisi seviyorsunuz ben blackadder diyorum.
0
tanaka
(05.09.19)
Community de iyidir bu arada söylemeyi unutmuşum. İngiliz değil ama sanırım.
0
necron
(05.09.19)
vis a vis
0
enesra
(05.09.19)
Schitt's Creek ve Community +1 diyorum.
0
peki madem
(05.09.19)
the good places
0
muslugubozukhayrat
(05.09.19)
İkisi de birer sezon ama Sex Education ve Komminsky Method son zamanlarda izleyip sevdigim diziler oldu, biri ergenlerle ilgili, biri yaslilar. Episodes'u onerebilirim.
0
(05.09.19)
Spaced
0
Uncle Sam
(05.09.19)
the league
0
bir garip melek
(05.09.19)
its always sunny in filedelfiya
0
spirit crusher
(05.09.19)
The it crowd
0
lumos
(06.09.19)
(21)

Çevrenizde iyi okumuş ama kardeşi okumamışlar var mı?

bonanza
örneğin kendisi iyi bir ünv. bitirmiş ama kardeşi liseyi zor bitirmiş insanlar var mı?bu farkın nedeni ne? neden kendisi okudu ya da neden kardeşi okumadı?3-4 kardeş olanlarda da benzer durumları okumak isterim.teşekkürler.
örneğin kendisi iyi bir ünv. bitirmiş ama kardeşi liseyi zor bitirmiş insanlar var mı?

bu farkın nedeni ne? neden kendisi okudu ya da neden kardeşi okumadı?

3-4 kardeş olanlarda da benzer durumları okumak isterim.

teşekkürler.
0
bonanza
(04.09.19)
var. ama bu kardeşlerin karakterleri çok zıt. biri sorumlu iken diğeri haylaz, yalancı, burnu çamurdan çıkmayan bi tip.
0
sttc
(04.09.19)
Var, ben. Yüksek mühendisim, abim orta 2 terk. Özel bir sebebi yok, bana sunulan her imkan ona da sunuldu. Zorla okula gönderilip sürekli sınıfta kaldı. Sonunda ben okumam işe girip çalışmak istiyorum dedi bizimkiler pes etti, bu çocuğun içinde yok ne yaparsak yapalım olmayacak dediler. İşe girip çıraklıktan başladı. Şu an ticaretle uğraşıyor ve benden çok daha fazla kazanıyor. Öyle kara cahil falan da değil kendini sosyal anlamda oldukça geliştirdi, ama hödük bir tarafı da var okusaydı olmazdı belki.
0
temasettin
(04.09.19)
Ben iyi bir üniversite okumadım ama üniversite okudum bir meslek ünvanım için de uğraşıyorum aynı zamanda kişisel gelişimim için de çaba gösteriyorum ama iki kardeşim öyle değil. İkisi de ortaokul terk çünkü benden büyükler ve bu onların tercihi değildi o zamanki koşullar, kayıplar onları başka sorumluluklara itmiş okulu bırakıp çalışmaya başlamışlar. Ancak şu an ikiside bolca boş vakte sahip olmalarına rağmen ne dışarıdan okulu bitirdiler ne de kitap okurlar. Kişisel gelişim için hiçbir çaba sarf etmiyorlar acaip bilgisiz ve cahiller söylememe rağmen de bir şey yapmıyorlar. Ben de anlam veremiyorum nasıl bu boş vakitlerini sadece sosyal medyayla harcıyorlar diye.
Benim çevrem tam tersi ama mesela iyi bir çevreden erkek arkadaşım olsa nasıl bu aileye sokarım diye düşünmeden de edemiyorum :/
0
Kediyi üzdün
(04.09.19)
Komsumuz, kadin ilkokul mezunu abisi doktor.
0
euteamo
(04.09.19)
bitirmiş değilim, hala devam ediyorum. daha önce iki kez bölüm değiştirdim, ikisi de istanbul üniversitesi'ndeydi. şu an ankara üniversitesi'ndeyim, bunu bitirmeye kararlıyım.

kız kardeşim liseyi bitirdi, açıköğretimde ilahiyat okumak istedi ama yarım bıraktı, 20 yaşında ve önümüzdeki yaz evlenecek.

böyle deyince ben suçlu oluyorum, "SENİN YAPTIĞIN ÇOK YANLIŞ, BUNUN MUHAFAZAKARLIKLA ALAKASI YOK!1!!" diyorlar da biz sülalecek muhafazakarız. içlerindeki tek "bozuk" benim, bir de erkek kardeşim.

ben dinle ilişiği kestim, o çevredekilerden daha farklı olmak istedim. okudum, kazandım. ailemi çok seviyorum ama akrabalarla görüşmüyorum mesela. ailem de zaten muhafazakardır ama çok yalvardılar kız kardeşime okusun, kendi parasını kazansın, iş sahibi bir insan olsun diye... o ise hep "namazında niyazında ev hanımı" çevresinde büyüdüğü ve başka hiçbir şey yapmak istemediği için öyle kaldı. tek hayali evde kocasını beklemek olan birisi olup çıktı ne yazık ki. üstelik annemin okuyamadığı için çektiği zorlukları gördüğü, o kadının para kazanabilmek için bu yaşta hâlâ nasıl uğraştığına şahit olduğu halde...

bu konuda çok doluyum ben. kendim bir halt başardım diye demiyorum, ben de 25 yaşında hala okuyan bir adamım sonuçta ama kız kardeşimin kendine bu rolü biçmesine katlanamıyorum. yine ev hanımı olsun, yine kocasını beklesin tamam da kızım senin abin okudu, baban okudu, annen zamanında okuyamamış şimdi 50 yaşında açıktan lise okuyor ve sabahtan akşama kadar çalışıyor para kazanabilmek için bir başına. koca bulursun da ayrılırsan ne olacak, onun eline mi bakmak istiyorsun hep?

yok, dinletemedik. niye böyle oldu bilmiyorum. uğraşmıyorum da artık. yetişkin kadın oldu. biz söyleyeceğimizi söyledik. kendi kararı, kendi hayatı. görür dünyanın kaç bucak olduğunu 5-10 yıl sonra.

***

"muhafazakar kızlar okumaz" demiyorum, öyle anlaşılmasın. sınıf arkadaşlarımdan ikisi kız kardeşimle yaşıt, muhafazakar kızlar. ama işte benim kız kardeşim öyle bir çevrede büyüdü ve asla başka bir şey görecek cesareti/isteği bulamadı. herkes dünyayı kurtarmak isteyecek değil ama 99 doğumlu bir çocuk, hele de bu şartlarda büyümüşse, bundan daha fazlasını düşünüp isteyebilmeli bence. çok şey istemedim, okuyup kendi ayakları üzerinde dursun. ondan sonra istiyorsa amuda kalkarak halay çeksin, o beni ilgilendirmez. ama şu zamanda insan "ben evleneyim de parayı kocam kazanır zaten" demesin, dememeli.
0
der meister
(04.09.19)
Arkadasimin babasi ve amcasi var. Amca ankara hukuk mezunu ve prof. Baba liseyi aciktan bitirdi sonra da acikogretim uni diplomasi aldi. Bu kardeslerin babalari cok kucuk yasta ölmüş. Buyuk kardes çalışıp aileye bakmis kucuk kardes de okula devam etmis. Ayni imkanlara sahip olamamislar maaalesef.
0
hindistan cevizi
(04.09.19)
Babamlar 6 kardeş, babam liseyi zor bitirmiş. Amcam cerrahpaşa ingilizce tıp mezunu.
0
noluyo yaa
(04.09.19)
Babam odtu mezunu ve iş hayatında baya iyi yerlere geldi. Amcam ve halam ortaokul mezunu. Babam 3 aile geçindirirdi. Babamın zekayla alakalı. Her sene üniversite kazanmasına rağmen liseden mezun olamamış ve sınıfta kalmış. Dersleri hep kötüymüş. Odtü kazanınca mezun etmişler.
0
jazzabel
(05.09.19)
Ben iühf mezunuyum, kardeşim liseyi zor bitirdi. Ekonomik olarak aynı imkanlara sahiptik ama o lisede ergenliği biraz ağır geçirdi sanırım, ben okumayacağım triplerine girdi, halbuki çok zekiydi.

2 yıllık bişi okumaya çalıştı okumadı, şimdi de işletme okuyor. Bitirecek mi bilmiyorum, ailecek izliyoruz.
0
turuncu tonlarda
(05.09.19)
Bir akrabamızın çocukları öyle
Kızların hepsi(3 Kız) doktor olmuştu tek tercih yapıp istedikleri üniversiteyi seçecek kadar iyiydiler
erkekler(2 erkek) lise mezunu orada burada çalıştılar hala belli bir işleri yok
bir sebebi yok kızlar küçüklükten beri okuma aşkıyla yanıp tutuşurken erkekler zorla okula gidiyordu

Yine bir akrabamızın çocukları da öyle 5 erkek kardeşler 2si çok iyi derece ile doktor oldular şu an özel hastaneleri vs var diğer 3 çocuk ilkokul ortaokul düzeyinde kaldı

Her iki hikâyede de ortak nokta okumuş kardeşler küçüklükten beri okumaya ilgili diğer çocuklar aile zoruyla okula gidiyorlardı
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(05.09.19)
Bu arada okuyacak çocuk 7 yaşında belli olur diye bir söz vardır ne kadar doğrudur bilmiyorum
Ben sınıf öğretmeniyim kesin konuşmak istemiyorum ama gerçekten okuyacak çocuk az çok belli ediyor kendini :/
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(05.09.19)
1. Cocuk odtü makina
2. Cocuk galatasaray uai
3. Çocuk liseyi 5 senede bitirip bitirince askere

Boyle bir örneğim var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.09.19)
4 kız kardeşten biri hakim, biri ziraat mühendisi oldu, diğer ikisi liseyi bile bitiremedi 16 yaşında dedem evlendirdi görücü usulü.
0
diffarentiationation
(05.09.19)
Bir tanıdığım var;

İlkokul terk ailenin en büyük çocuğu, hayvanları varmış eskiden onlarla ilgilenmiş, ailenin geçimiyle ilgilenen o olmuş hep. Mecburiyetten okuyamamış yani. Okumadığı için pişman olduğunu söylüyor. Muhtemelen iyi bir mesleği olurdu akıllı bir insan çünkü.
Erkek kardeşi doktor
Kız kardeşi eczacı
En küçük kız kardeşi mimar
0
mor.inek
(05.09.19)
annem itu lisans + yuksek lisans.
dayim onlisans
teyzem lise

sartlar ayni, akademik kafa ve okumayi sevme meselesi. annem hevesliymis, teyzem hic okul insani degildir. dayimin da zorla okumus bir hali vardi.
0
cooperr
(05.09.19)
@scheherazade‘ye bi kaç detay dışında katılıyorum.

Ek olarak şunu söylemek isterim, öğrencilerin bireysel başarısının daha çok etki ettiği (yukarıdaki örneklerde odtü makinayı, tıp fakültelerini kazanmak vs gibi) örnekler haricinde eğitime önem veren orta üstü ailelerde bu duruma çok çok az rastlanır.
Birini saint josephe yolladılarsa -yani ailenin çocuğa saint josephi kazanacak alt yapıyı gerekirse daha erken müdahaleyle ek ders vs vererek/aldırarak sağladılarsa- diğer çocuğa da en kötü saint benoit’e göndermeye çalışıyorlar.

Okulları temsili verdim. İstanbul’la da sınırlandırılmasın. Demek istediğim aile eğitim konusunda (bknz eğitim diyorum, sadece öğretim demiyorum) titizse ve bilinçliyse zaten çocuğa bi alt yapı kuruyor bi yatırım yapıyor.

Hatta orta sınıf diye başladım ama bu örneği bi köyde, çocuklarına küçük yaşta okuma alışkanlığı kazandıran kız çocuklarının okuması konusunda aşırı hassas bir anne babanın katkısı olarak da değelendirebiliriz.

Çocuk tek başına “yapamadı” , “isteği/yatkınlığı yoktu” , “başaramadı” vs diye ele alınamaz. Tesla edison çıkarmııyoruz sonuçta düz üniversite birecek dahi olmaktan söz etmiyoruz.

Çocuklardan biri eğitimde başarılı diğeri başarısızsa aile, çevre, coğrafya, ailenin sosyokültürel yapısı sebep olmuştur.
0
jimjim
(05.09.19)
ben

ben okudum abim okumadi. 5 yas buyuk benden.

sulalede pek okuyan yok zaten.
0
icim urperiyor
(05.09.19)
Tanıdığım varlıklı bir aile var. Büyük çocuk Türkiye'de üniversiteyi kazanamayınca okumaya Avrupa'ya göndermişler. Orada bir "gavur"la evlenmiş. Bu yüzden küçük kardeşi göndermemişler. Lise'den sonra sermaye sağlamışlar ticarete atılmış.
0
zombi
(05.09.19)
Dedem iki oğlunu da ucuz iş gücü olarak yanına bakkal çırağı almış. Halamı veterinerlik fakültesine göndermiş.
0
auroraaurora
(05.09.19)
Babam orta okul terk, amcam üniversite mezunu. Halam ise ilkokul mezunu. Halam, görgü olarak babamın kat be kat daha fazlası.

Babamın okumaya niyeti yokmuş. Gerçi dedem eğitime, okumaya merak birisiydi. Nedense babam okumadı. Halam neden devam etmedi bilmiyorum. Kendisi çok becerikli, eli kıyafet kesimi olsun, resim olsun epey yatkın. Amcam ise vizyon sahibi biri. Babam ise düz insan.
0
put it in your appropriate place
(05.09.19)
şu an aklıma spesifik örneği gelmedi ama geçmişte dinlediğim hikayelerden çıkardığım şöyle bir sonuç var, kardeşlere her ne kadar aynı aile ortamı sunuluyor olsa da içlerinden birinin çocukken hayatının bir noktasında karşılaştığı bir deneyim (bilge biriyle tanışmak, sohbet etmek, kitap veya filmden etkilenmek gibi) tüm akademik serüvenine yön verebiliyor. bu işin birazı da kader kısmet belki..
0
evanka
(05.09.19)
(6)

Almanca öğrenmeye yeni başlayan biri için...

numunelik
Merhaba,Almanca öğrenmek istiyorum. 'Coffee break german' podcastını takip ediyorum. Ama grammerden başlayacak bir site bulamıyorum. Bulsam bile ufak tefek de olsa hatalar gözüme çarpıyor.Size sorayım dedim. Özellikle ingilizce üzerinden almanca grammeri anlatan kullanımı kolay bir site önerebilir
Merhaba,
Almanca öğrenmek istiyorum. 'Coffee break german' podcastını takip ediyorum. Ama grammerden başlayacak bir site bulamıyorum. Bulsam bile ufak tefek de olsa hatalar gözüme çarpıyor.Size sorayım dedim.
Özellikle ingilizce üzerinden almanca grammeri anlatan kullanımı kolay bir site önerebilir misiniz?
Şimdiden teşekkürler.
0
numunelik
(04.09.19)
ganbatte
(04.09.19)
(bkz: learn german with jenny)

şu youtube kanalı tek başına ihtiyacınızın çok büyük bölümünü karşılayacaktır. en baştan başlıyor, sıra sıra gidiyor. her şeyi üzerine basa basa, geri döne döne anlatıyor. bu kadın parti kursa oy veririm. almanca öğretmeni olsam topuklarına sıktırırım, "senin yüzünden ekmeğimizden olduk, kimse para verip ders almıyor" derim.
0
der meister
(04.09.19)
Kendiniz bal gibi de öğrenirsiniz. Ben bir yıl içinde sıfırdan yds'den yetmiş küsur alacak kadar öğrendim. Üstelik yoğun çalışıyordum. Bir sonraki yıl sınava tekrar girdim sonucum on puan arttı. Şimdi yine bir başıma İspanyolca öğreniyorum.
Zaman ayirabiliyor, kaynak aramaya üşenmiyorsaniz öğrenirsiniz. Ama disiplinsizseniz, motivasyonunuz yoksa sınıf ortamı şart.
Bence en iyisi orta seviyeye geldikten sonra native hocadan ders almak.
0
ganbatte
(04.09.19)
@duygusuzromantik, hocam 13 yıldır dil öğrencisi olan birisi olarak ne kastettiğinizi çok iyi anlıyorum. ben türkçeyi bile C2 seviyesinde konuşabildiğimi düşünmüyorum açıkçası. dönüp dolaşıp 100 kelime kullanıyorum, kompleks cümle kurarken beynim yanıyor ama dili sıfırdan öğrenen birisi için yds'den yüksek puan almak bence gayet olumlu bir durum. 20-25 yaşında oturup kendi başına öğrenen birinin iki senede sizin seviyenize erişmek gibi bir beklentisi zaten yoktur ama kendi başına çok sağlam bir almanca temeli atmak ve sonrasında bunun üzerine koyarak 5-6 senede çok iyi seviyeye erişmek bence mümkün. almancam zayıf ama ingilizcem iyidir, üç yıldır da grameri almancadan daha zor olan bir dili öğreniyorum. bence ingilizcesi iyi olan birisi disiplinliyse, yüksek motivasyona sahipse kendi başına almancayı öğrenebilir.

almancada en çok zorlayan şey genelde ismin hallerinin kullanımı oluyor. ingilizce bilen biri zaten otomatik olarak almancanın temelini kavrama konusunda ciddi avantaj elde ediyor. eh ismin halleri de türkçeden alışık olduğumuz bir konu her ne kadar almancadaki kullanımı farklılık gösterse de... yani bir ingiliz, der mann/den mann yahut im kino/ins kino ayrımını anlarken akla karayı seçiyor ama bir türk için bu konsept yabancı değil. biz de adam/adamı veya sinemada/sinemaya diyoruz. evet kullanım bununla sınırlı değil ama ingilizce bilen bir türk o altyapısıyla dilin genel mantığını, türkçe bilgisiyle de ismin hallerini en azından konsept olarak kendi zihninde oturtabiliyor, "burası neden dem oldu şimdi?" diye sormuyor.

öğretmen bence bu tarz sorunların çözümü için lazım. yoksa kişi bunları kendi çözebildiği sürece kendi başına yol almaya devam edebilir zaten. sonuçta kimse kafamıza vurarak dil öğretmiyor. biz çabalamazsak, farklı yapılar görmezsek, oturup almanca okumazsak zamanla köreliyoruz. öğretmen istediği kadar anlatsın, o farkı cümle içinde görmedikten sonra işe yaramıyor.

dediğim gibi, ben sizin neyi kastettiğinizi çok iyi anladım ama o seviyeye erişmek zaten bence anlamsız bir hedef açıkçası. sizin bahsettiğiniz düzeyler belki 20-25 yılda erişilecek cinsten. almanca öğrenmeye başlayan birinin önceliği neyin nasıl kullanıldığını, dilin genel mantığını anlamak ve kelime öğrenmek olur. o da bence yapılabilir. yalnız altını çizerek söylüyorum, duyuru sahibi ingilizce bildiği için yazdım bunu. yoksa evet, ilk yabancı dili bilgisayar karşısına geçip de not alarak öğrenmek bence de çok zor. ha onu da yapan var ama çok çok zordur herhalde. temel sağlam oturmayabilir.

ben 13 yıldır ingilizceyi neredeyse her gün kullandığım halde hâlâ b1'mişim gibi hissediyorum, tek bir kelimeyi hatırlayamasam kötü hissediyorum, "çok iyi ingilizcem var" demekten çekiniyorum ama birisi bana gelip "sen ingilizce bilmiyorsun, aldığın puanların bir anlamı yok" derse de gülerim açıkçası, o kadar değil.
0
der meister
(04.09.19)
@duygusuzromantik alfabesi aynı, telaffuz problemi olmayan, internette zibilyon kaynak bulunan bir dilde kişi kendi çalışmasıyla b1-b2 seviyesine çok rahat gelir ve geliyor. şunu tırnak içine alayım: "Bence en iyisi orta seviyeye geldikten sonra native hocadan ders almak." çünkü orta seviyeye geldikten sonra kelimelerin farklı anlamlarda kullanımları, yöresel farklılıklar, particlelar...işin içine giriyor ve ilerleyemiyorsunuz. ben sorularıma cevapları gramer kitaplarında ya da stackexchange, reddit, wordreference gibi forumlarda aradım. ama karşımda bir native olsa çok çok rahat ederdim.
okuma konusuna gelince... almanca öğrenmeye başladığımdan beri kitap, dergi, gazete, çizgi roman, manga... elime ne geçerse okudum. keşke bizim gazetelerimiz de alman gazeteleri (bild'i saymıyorum) kadar kaliteli ve dolu dolu olsa. okumadan, dinlemeden, izlemeden kısaca dile maruz kalmadan dil öğrenilebileceğini düşünmüyorum. olsa olsa gramer kitabı ve kalıp ezberlemiş olursunuz.
cevher görmek istiyorsanız r/languagelearning'de bir dolaşın. insanlar hobi olarak özbekçe öğreniyorlar.
ek: yds okuma becerisini ve kelime bilgisini ölçen bir sınavdır. sadece gramer kuralı ezberleyerek iyi bir not alamazsınız.
ek2: meister'rın cevabını yeni okudum. ben hiçbir yerde iki senede c2 seviyesine geldim ya da almanca benim için bitmiştir demedim. sadece bir önceki seneye göre daha iyi bir puan aldım yani kendimi geliştirebildim, yerimde saymadım. bildiğiniz üzere öğrenmenin de farklı düzeyleri var.
0
ganbatte
(04.09.19)
m.dw.com DW'nin sitesi A1'den başlayıp C2'ye kadar götürüyor. İnsanlar çok tavsiye ediyor. Üstelik mobil uygulaması da var. Ben de Almanca çalışmaya başlarken bu site/uygulamayı kullanmayı düşünüyorum.
0
microfiction
(05.09.19)
(22)

para biriktirip faizi ile yaşam

neymis
Bir 500.000 biriktirip tatil yerlerinden birine yerleşip faizi ile geçinmek hakkında ne düşünüyorsunuz?Bu aralar çok mantıklı gelmeye başladı.
Bir 500.000 biriktirip tatil yerlerinden birine yerleşip faizi ile geçinmek hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu aralar çok mantıklı gelmeye başladı.
0
neymis
(03.09.19)
500 bin lira para değil, iki üç sene sonra değeri iyice düştüğünde ne yapacaksın? Mesela verdiği 2000 lira faizle bu sene x alabiliyorken 3 sene sonra alamayacaksın, öyle düşün.
0
angelus
(03.09.19)
5 milyon tl olsa dediğin olurdu
0
OrangeYellow
(03.09.19)
500.000 e 6.000 getiriyor.
Strese girmeye değmez bence. 3-5 sene çalışıp sonrasında yeterli olır diyorum. Tarla ile falan uğraşırım.
0
🌸neymis
(03.09.19)
tatil yerlerinden birine nasıl yerleşiyorsun? ev alayım desen zaten o paralar, kirada oturayım desen faizi kiraya gider, çok paran varsa zaten brokerlar neyim senin yerine kazandırıyorlar.
0
selam
(03.09.19)
turk lirasi tutarsan o para donem donem liranin deger kaybetmesi sonucu kus kadar olma yolunda ilerler. turk lirasi tutmazsan da faizi az olur (dogal olarak)

tabii ki de boyle bir yasam mumkun degil. millet salak mi da parasiyla is kuruyor vs. yatarak hayat idame ettirilebilseydi herkes yapardi.
0
hot potato
(03.09.19)
MtKrt
(03.09.19)
ben cebinde 35 lira olsa 30 lirasını zıplayan topa yatıracak kalibrede bir adamım, haliyle söylediklerim ne kadar ciddiye alınmalı bilemiyorum ama bu fikri hiçbir zaman sevmedim. yerinde duran para kazandırmaz. en iyi ihtimalle değer kaybının önüne geçilmiş olur. gencecik insanlarsınız. o kadar paranız varken işletmek yerine neden faiz yemeye meraklanıyorsunuz, anlamıyorum. günde 22 saat çalışın, hırs yapın, daha çok kazanmak için kendinizden geçin demiyorum ama neblim abi 500 bin dolar parayı bankada yatırıp faiz yemek tuhaf geliyor bana.

30 yaşında çok sağlıklı, fit, kaslı maslı bir adam ya da aynı ölçülerde kadın düşün. bu kişinin sürekli evde yatmaya karar verdiğini... bana biraz öyle geliyor bu durum. benim çok sevdiğim bir atasözüm var: erken kalkan ışıldar, işleyen demir yol alır. para parayı çeker. kullanmak lazım.

hele ki türkiye gibi paranın bir yılda pul olabildiği, tek bir siyasi hamlenin her şeyi değiştirebildiği bir ülkede çok büyük risk bence. 500 bin liram olsa hesapta tutmak yerine alabildiğim kadar şahin alıp DEMOLITION DERBY yapmayı tercih ederdim açıkçası, o kadar manasız geliyor bana parayı yatırma fikri.
0
der meister
(03.09.19)
500bin lira, faizi ile uzun sure geçinilebikecek bir para degil.
Angelus hakli.

500bin tl biriktirebiliyorsam daha iyisini yapabilirim.
0
stavro
(03.09.19)
6000 lira versin 7000 lira versin 10000 lira versin, bu para bugün için sana yeter, aynı para enflasyon karşında değer kaybedecek, bugün bu parayla kurduğun yaşam standartını 3 sene sonra aynı parayla yakalayamayacaksın. Misal 3 sene önce 100 lirayla yaptığın alışverişi bugün 300 lirayla yapıyorsun, senin bugün 6000 lirayla yakaladığın standartı 3 sene sonra 10000 lirayla gerçekleştirmek zorunda kalacaksın ama senin bankadaki para aynı para verdiği faiz aynı faiz, sana pozitif bir katkısı olmayacak. Ha 10 milyon liran olur da faizle yaşarım dersin o olur, değeri düşene kadar zaten yaşlanmış olursun.
0
angelus
(03.09.19)
10-15 milyon TL gibi yüksek meblağ bir tutarın faizinden tırtıklayarak (tırtıklayarak diyorum, tamamını almayacaksın). Ortalama standartta bir ömür yaşayabilirsin. Ama 500 bin lira faiziyle hayat süreceğin bir para değil maalesef. Bir de faizin tamamını almak ana tutarı yok etmek demektir, ki 500 bin TL faizi olmadan kısa sürede eriyebilir. Her şeyden önce de Türk Lirası'na güven olmaz.
0
msb
(04.09.19)
dolara çevirip faizini yemek daha mantıklı. TL sıkıntı. malesef.
0
[GODDARD]
(04.09.19)
Cevapları ağzım açık okudum.. Yok faiz tembellikmiş, yok 30 yaşında evde durulmazmış..
500 bin param olsa faiz & bankacılık işlemleri dışında başka bir şey düşünmezdim. ülkede sanayi , inşaat, otomobil sektörü rezalet durumda. Yaş geçiyor sağlık gidiyor. Ömür boyu iş peşinde koşamayacağız.
0
kanlakarisikyagmur
(04.09.19)
500bin az, dediğini yapmak için 2-3milyon tl lazım
ve evet bunu yapanlar var
0
dafuq
(04.09.19)
böyle bir düşünce için o paranın hem değerini enflasyon karşısında koruması, hem de gelir getirmesi lazım. yoksa arkadaşların da dediği gibi 3-4 sene sonra anapara yerinde dururken, eline geçen faizle aynı standardı yakalayamayacaksın ve anaparayı tırtıklamaya başlayacaksın. maksimum 1-2 sene sonra da elde avuçta bir şey kalmayacak.

eğer böyle bir düşünce varsa 500.000 lirayı faize yatırmak yerine kira getirisi olan bir yerde ev alıp kiraya vermek daha mantıklı olur. gayrimenkulün değeri kendini korurken, yani 500.000 liraya aldığın evi 3-4 sene sonra 700.000 liraya satabilecekken, aldığın kira ile de geçinirsin.

faiz ile olmaz o iş.
0
kibritsuyu
(04.09.19)
yaşanır, gayette mantıklı ama faizin tamamını yememek için barınma işini çözmeli ve mümkünse bir ek gelir yaratılmalı. şuan 3 ayrı tanıdığım bu şekilde yaşıyor. biri datçada, biri urlada biri de edremitte. hepsi de üniversite mezunu en yaşlısı 47-48 yaşında insanlar. biri ablasıyla birlikte takı-toka dükkanı açmış urlada ki sörfçülere bunları satıyor hem vakit geçiriyor hem de 3-5 ek gelir oluyor. diğeri kaz dağlanının eteklerinde baya ucuza 500 metrekare bir yer aldı ufak bir kahvaltı salonu açtı orda takılıyor felan. gayette olucak bir iş moral bozulcak bir durum yok. ama bu üçünün de ortak noktası aileden kalan ev olması ve ufak da olsa yan gelirleri olması. bu adamlar 3-5 sene öncesine kadar muhasebesini tuttuğum insanlar belli bir seviyeye gelince yeter bu kadar diyip basıp gittiler. benim de idolum bu adamlar standartları düşürüp beklentiyi sadece huzurlu bir yaşama göre ayarlarsan yapılmıycak iş değil.
0
genc irisi
(04.09.19)
Arkadaslar hepiniz haklisiniz ama miktari iyi belirlemeniz lazim.Tersde kalmamak icin bence su an beyaz yaka standardinda yasayan biri icin minimum 5 milyon TL uzeri para lazim derim.
0
turkuaz
(04.09.19)
100 bin doların olsa yılda en iyi 4 bin dolar getirir. o parayla yaşarım dersen olur.

yoksa faizle yaşamaya çalıştıkça para yavaş yavaş erir. sen de 5-10 seneye kafanı vuracak taş ararsın.
0
babilbaligi
(04.09.19)
@genc irisi aynen bu kafadayım bende.

500.000 'i 3-5 yılda eritenler hangi kafada bilmiyorum ama rahat yaşanır bence.
aylık 6.000 in hepsini yemeyeceğiz sonuçta.
ek olarak da bir iş gelecek , üç beş bir şeyler damlar.
0
🌸neymis
(04.09.19)
@neymis, ustte yazilmis.Sadece 500 bin TL'nin getirecegi reel faizi yiyebilirsen olabilir.Reel faizi vadeli mevduat faizi ile enflasyon arasindaki fark olarak alabilirsin kabaca (aslinda ayri bir formulu var)

500 bin TL'ne banka net %2 reel faiz verse yilda 10 bin TL yapar.Yilda 10 bin TL'den fazla yersen paran deger kaybeder demektir bu.O yuzden yukarida min. 5 milyon TL demistim bu olaya girisme parasi olarak
0
turkuaz
(04.09.19)
@turkuaz 5milyon çok çılgın bir para aylık 60bin faiz veriyor o parayla da yaşayın artık bir zahmet. ben hala bu parayla yaşanılabileceğini düşünüyorum. ama dediğim gibi ufak da olsa yan gelir/güvence lazım. hatta yukarda yazdığım adamlardan biri 2 daireden kira alıyor bir de emekli maaşı var(2500tl) datçada kral gibi takılıyor. ha tabi kraldan kastım dertsiz tasasız aynı şort,tişörtle yazı geçiriyor işte. zaten böyle hayali olan birinin yüksek idealleri yoktur o yüzden 5milyon felan çok büyük paralar. ha bir de 500bini sadece mevduat olarak düşünmemek lazım o kısma katılıyorum. faizler sürekli %20lerde gitmeyecek sonuçta. ben mesela kendim için temettü veren hisseler toplamaya başladım kısa süre önce. yıllık %8-10 temmetü alsan paran değer de kaybetmez gayet güzel rakam yada 3 tane daire alıp kiraya verilebilir vs. aylık gelirin çok yüksek olmaz ama kafan rahat olur. zaten benim amacımda o.
0
genc irisi
(04.09.19)
@genc irisi, yanlis anlasilmasin 500 bin TL ile yasanmaz demedim.Dedigim su ,kazanilan mevduat faizinin harcanan kismi reel getiriden fazla olursa su gunun 500 bin TL'si 5-6 yilda su zamanin 300-350 bin TL'sine duser.Nominal olarak dusmez ama satinalma gucu olarak duser.

Temettu hissesi olayina ben de girdim.Benim de nihai amacim 46-49 yaslarimda calisma hayatina nokta koymak.Calisacaksam sirf keyfine calismak.Bu yuzden bu konuyu ilk defa dusunuyor degilim,gecmisten beri dusundugum hesap yaptigim bir konu.Batililar bu konuyu FIRE altinda cok incelemisler.FIRE= financial independence retire early demek.

Gerci onlarin bulduklari genel formulde son aylik harcamanizin 300 kati kadar yatirimlik varliginiz varsa calismaya gerek yok o para olene kadar size yeter derler ama dikkatinizden kacmamistir onlarin teorisinde paranin bitmemesi esasken benim yaptigim yorumlarda paranin reel degerini korumak esas.Herkes kendi secimini yapsin :)
0
turkuaz
(04.09.19)
@turkuaz hocam ölümlü dünya boşver ölene kadar kimseye muhtaç etmesin yeter işte :) biz emsal çoğu kişi de olduğu gibi ben de emeklilik için 65i beklemek istemiyorum. birkaç sağlık sorunum var onlardan dolayı erken emeklilik ihtimalim var. şuan 34 yaşındayım 45de emekli olsam bugunun parasıyla 1000 lira felan maaş bağlanır o güne kadar da ben biriktirsem mütevazi bir şekilde de olsa yaşarım diye hayal kuruyorum ama 300 kat çokmuş onu biriktirmek zaman alır biraz :)
0
genc irisi
(04.09.19)
(25)

Seven erkek cinsellik için bekleyemez mi?

ceann deas
Genelde erkekler kadınlardan daha fazla cinselliğe düşkün oluyor kabul ediyorum ama bir iliskiye başlar başlamaz sex bekleyenler de fazla abartmıyor mu? Soruyu genelleme yapmak için değil de kendim için sordum aslında. Şimdiye kadar sevgilim diyebileceğim 2 kişi oldu. Biri lisede diğeri üniversite
Genelde erkekler kadınlardan daha fazla cinselliğe düşkün oluyor kabul ediyorum ama bir iliskiye başlar başlamaz sex bekleyenler de fazla abartmıyor mu?


Soruyu genelleme yapmak için değil de kendim için sordum aslında. Şimdiye kadar sevgilim diyebileceğim 2 kişi oldu. Biri lisede diğeri üniversitede, biri 3 hafta digeri 1 hafta sürdü. İlkinde ilk sevgili olarak buluşmamızda elini tutmak istemediğim için kavga ettik öyle böyle 3 hafta sürdü. Bu 3 haftada 2 kez falan buluştuk her seferinde bir yakınlaşma bekledi benden karşık alamayinca ayrıldık. Ayrılırken “Senin kafandaki ilişki türü bu dünyada yok” gibi bir şey söyledi sirf yakınlaşmak istemediğim için. Üniversitedeki de aynı şekilde daha yeni sevgili olmuşuz kolunu omzuma atmalar yürürken karşıdan erkek geçiyorsa diğer tarafa çekiştirmeler falan. İnanılmaz kıro ve özgüvensiz biriydi bunu anladığım an ayrıldım.

Madem el ele tutuşmayacaksın kol kola gezmeyeceksin neden sevgili oldun derseniz de şöyle söyliyeyim kişisel alan sınırlarına acayip takıntılı bir insanım. Öyle düşünce olarak falan değil çok yakından tanıdığım insanlar dışında birisi fazla yaklaşınca midem bulanmaya başlıyor. Kişiliğini ne kadar seversem seveyım belli bir yakınlık ve temas için zamana ihtiyacim oluyor. Geçen seneki duyurularım duruyor o kadar yoğun duygular hissettiğim adama karşı bile cinsellik falan düşünemiyordum. Ayrıca konuşmaya yeni başladığım biri boydan fotoğraf atar mısın falan dediginde de inanılmaz irrite oluyorum. Sanki sadece bedenimden ibaretmişim, onunla o ana kadar konuştuklarımı sırf bitsin de fotograf isteyeyim iyiyse dinliyor gibi yapmaya devam ederim beğenmezsem ortadan tüyerim kafasında dinlemiş diyorum.

Neyse durumu genel olarak anladığınıza göre net 2 sorum var.

1- Bu durumda bir insanı tanımadan, onunla belli bir süre geçirmeden cinsel çekim hissedemediğim için ben mi sorunluyum? Çok mu eski kafalıyım?

2- Gerçekten de benim aradığım ilişki türü bu dünyada yok mu? Erkekler çok sevseler de cinsellik olmadan birini gercekten bekleyemez mi?
0
ceann deas
(03.09.19)
1-) belli bir süre ne kadar? İlk baş başa kalmak temas olmadan geçebilir ama 2., 3.’de de böyleyse ben de ayrılırım.

2-) var da onlar da sana gelmez.
0
valentinov
(03.09.19)
3 haftada el ele bile tutuşamıyorsan ve bunu sen engelliyorsan ve de kişisel alanına giren birisi olduğu vakit miden bulanması yaşıyorsan tedavi olman gerekebilir. aşağılamak için söylemiyorum bunu.

2- anlattığın olaylarda cinsellik yok denecek kadar az gibi geldi. el tutuşmak çok normal birşey. uzaktan birbirinize dokunmadan yaşanacak bir ilişki türü yok. cinsellik belki bir süre ertelenebilir. ne kadın ne erkek cinsellik olmadan birini beklemez.
0
false pretension
(03.09.19)
1)süresine ve ortama bağlı

2) erkekler cinsellik olmadan bekleyebilir. ama herkesin bi tahammül sınırı vardır. kimisininki 1 ay kimisininki de 3 senedir. bence değer verip seven erkek kendi isteklerini 1 süre göz ardı edebilir. ne kadar süre göz ardı ettiği karisdakinin ona cinsellik disinda verdigi başka şeylere göre de artabilir.
ben mesela bir kişiye güvenmem onunla cinsel bir seyler yaşamamdan önce gelir (erkekim)
0
lata
(03.09.19)
1. sorun sende değil.

2.aradığınız tarzda erkekler var ama çok nadir.
0
candide
(03.09.19)
1. sorunlusun denmez tabii de karşı tarafın kötü hissetmesi veya sıkılması doğal. ortada yanlış bir şey yok. sadece karakteriniz/düşünce yapınız ve ilişkiye bakış açınız uyuşmuyor. eski kafalılıkla alâkası yok ama. onu çözemedim. eskiden insanlar sevişmiyor muydu?

2. elbette vardır, "böyle düşünen/yapan bir tek ben miyim" sorusunun cevabı %99 oranında "hayır" olur ama öyle birini bulmak kolay değil çünkü gerçekten nadir rastlanan türde bir şey bu bence. "evlenmeden ilişki yaşamam" desen tamam, ülkenin belki yarısı öyle zaten ama yani sen hem sevgili olalım hem de el ele tutuşmayalım diyorsun. bu ikisini birden sindirecek adam bulmak kolay olmaz.

***

ayrıca erkekler konusundaki genellemelerin can sıkıcı. biz aynısını yapsak kadın düşmanından girip cinsiyetçiden çıkarsınız, demediğinizi bırakmazsınız. erkekler daha çok seks istiyor, erkekler şöyle, erkekler böyle... alâkası bile yok. ben daha önce "ilk aşamada cinsellik istemiyorum" dedim diye kibarca sktir edilmiştim. öncesinde kötü bir ilişkim olmuştu, o yüzden çok çekiniyordum, tıpkı senin gibi önce iyice tanımak ve yanında kendimi güvende hissedebilmek istedim. tek sınırım seksti, yoksa elini de tutuyordum, öpüşüyordum da. vurdu ama kız tekmeyi, seninle mi uğraşcam dedi. haksız değil, eyvallah. beklentileri ve istekleri farklıydı, insanca vedalaştık. ama çok rica ediyorum böyle erkekler seks düşkünüdür, erkekler göt ellemeden duramaz, erkekler pancar motorudur gibi genellemelerde bulunmayın ya.

her şeyi geçtim yetişkin bir insanın "sevgilim" dediği insandan cinsellik beklemesi de oldukça doğal zaten, bunun erkeğin azgın veya seks düşkünü olmasıyla alâkası yok. sen sevişmiyosundur, o ayrı mesele, herkesin yaşam tarzı farklı ama yani sevgilisiyle sevişmek isteyen adama da sapık muamelesi yapmamak lazım.
0
der meister
(03.09.19)
1) Tutumunuz ve yaklaşımınız son derece normal. Böyle olguların katı, köşeli, evrensel sınırları ve kaideleri yoktur, olamaz da. Doğrusu, yanlışı da sadece onu yaşayan ve yorumlayan kişiyi bağlar.

2) Böyle bir sürü erkek var ama sosyal çevreniz ve içine dahil olduğunuz sosyolojik ekosistemde sınırlı gibi.
0
levent bilgen
(03.09.19)
Hem cinsellik yaşayıp hem sevilmiyor mu?
0
valentinov
(03.09.19)
Kimseyle beraber olmak zorunda degilsin. Bunu kendine izah ettiginde cok daha rahatlayacaksin ve kendine guvenin olusmaya baslayacak. Sevismek istemiyorsan sevisme. Nokta.

Ote yandan seninle birlikte olan erkegin sonsuza kadar beklemesi gerekebilir gibi. Hani anlattigin seye gore 1 hafta/1 ay/1 yil gibi bir sure yok. Ne kadar beklemesi gerektigini bilmeyen biri illa ki sikilacaktir.
0
hot potato
(03.09.19)
Belki de aseksüelsin ne zorluyorsun? Daha el ele tutuşmaktan bile kaçıyosun. Cinselliğe daha çoook yolun var.
0
tinky winky
(03.09.19)
Çok haklısın. Her şey mi canım seks. Adım Samuel, 25 yaşım
0
Bu vaka baya şi
(03.09.19)
2. Hayir yok. Cinsellik yoksa iliskinin bir anlami yoktur erkek icin, kimse kuru iliski istemez.
Kimse cikmaz ayin son carsambasini beklemez senin icin.
0
stavro
(03.09.19)
bekler tabi, ama süre önemli
ne kadarlık bir süre lazım?
0
effa
(03.09.19)
2-Cinsellik yaşamadığım bi kadınla beraber olmam. Sevgilim yok kabul ederim. Kimseyi beklemem. Ama vardır illa ki seks yapmamaya takılmayan erkekler.

1- ilk buluşmada el ele tutuşmak isterim ama kız kabul etmezse dert etmem. İlk buluşma sonuçta. Bence 1 ay iyi bi süre birbirini az çok tanımak için. 1 ay sonrasında hala seks yoksa, cinsel çekim oluşmadıysa sorun vardır bana göre.

Çok tecrübesizsin. Enteresan.
0
Delay Fuze
(03.09.19)
"kişisel alan sınırlarına acayip takıntılı bir insanım. Öyle düşünce olarak falan değil çok yakından tanıdığım insanlar dışında birisi fazla yaklaşınca midem bulanmaya başlıyor. Kişiliğini ne kadar seversem seveyım belli bir yakınlık ve temas için zamana ihtiyacim oluyor. Geçen seneki duyurularım duruyor o kadar yoğun duygular hissettiğim adama karşı bile cinsellik falan düşünemiyordum. "

:/
e ama aseksüel olabilir misin? yani neden böyle düşündüğünü inceleme lazım, sıra dışı bir durum çünkü.

1-sorunlu değilsin.cinselliğinle ilgili sorunlar olabilir bu "seni" sorunlu yapmaz.
2-ne aradığını anlamadım.

not: önceki deneyimlerindeki hareketlerin kıroluğuna katılıyorum.
0
jimjim
(03.09.19)
Cevapların hiçbirini okumadım.
Bana güven
- senin hiç sevgilin olmadı aslında, bunu bil. Sevgili olmak için sadece hoşlanmak, sevmek, çıkmak yetmez. Tanımak, güvenmek, bişiler paylaşmak gerekir.
- bi insanı tanımak için zaman gerekir. Yeterince tanımadığın , yaşamadığın biri ile cinsellik yaşama mecburiyetin yok . İçinden gelirse yaparsın. Gelmemesin sorunun değil, demek ki karşı taraf ve aranızdaki duygu bu hissi henüz vermiyor ya da sen buna hazır değilsin

- hiç cinsellik olmadan da müthiş sevgililik olur. Bırak da önce arkaşlık flört eğlence olsun
Sex için aceleye inan hiç gerek yok.
0
photo85
(04.09.19)
bence cinsellik olmadan sevgilik olur erkeğim
sen cinsellik yaşamamışsın hatta bence sevgililik de yaşamamışsın dedikleri gibi.
birine karşı yakın durunca alanını kaybedince miden bulanıyorsa bence de problemlerin var?
benim sormak istediğim bir sorum var oğlanlarla gördüğüm kadarıyla özel birşey paylaşmamışsın anı olarak.el ele tutuşmak bile istemiyorsun cinsellik hiç istemiyorsun.sen neden sevgili olmak istiyorsun.bence sen şekilcisin seviglim olssun ortamda hava atayım kafasındasın.
bana göre de senin düşüncendekine göre sevişeyim sevgilim olsun diye 10larca kişiyle yatıp kalkan biri sanan göre daha dürüst bir insan.
ayrıca bence seven insan bir şey yaşamasa bile karşıdakini ister aşk cinsel arzuyu doğurur.bence sen aseksüel olabilirsin
0
birdposing
(04.09.19)
Erkeklerin kadınlardan daha fazla seks düşkünü olduğunu nasıl çıkardınız? Elinizde böyle bir araştırma mı var? Bu toplumun genel kabulleriyle alakalı bir durum. Yoksa erkeklerin kadınlardan daha fazla seks düşkünü olduğu külliyen yalan. Kadınların erkeklerden daha fazla seks düşkünü olduğunu da çıkaramayız bu sonuçtan. Bunu bireysel çerçevede değerlendirmeliyiz.

İlişkiye başlar başlamaz seks bekleyenlerin durumu sizi hiç ilgilendirmez. Herkes beklentilerini ortaya koyar. Gerisi karşı tarafa kalmış. Bunu abartı olarak görmek hakkınız değil. Kimseyi bu düşüncesiyle yargılayamazsınız. Kadın veyahut erkek, fark etmez.

Benim anladığım kadarıyla, eğer bu soruları soruyorsan sen de bu durumdan rahatsızsın. Eğer erkekleri veya kadınları değiştirmeyi düşünmüyorsan; çok net söylemek gerekirse iğneyle kuyu kazman gerekiyor. İnsanın varoluşundan bu yana cinsellik onun parçasıdır. Bu cinsellikten kastım sadece seks değil, aynı zamanda dokunma, koklama ve bilumum temastır. Bunları istememek de bir tercihtir saygı duyulabilir ama erkek ya da kadının bunlar olmadan bir ilişkinin yürüyemeyeceğini söylemesine de saygı duymak gerekiyor. Açıkçası sizin yazdıklarınızı okuduğumda sizin karşı tarafa saygı duymadığınızı anlamak zor olmuyor. Bence bunu bir düşünün.

Sorularınıza gelirsek;

1) Herkesin kendi fikridir saygı duymak lazım ama bu durumdan bir rahatsızlık hissedip hissetmediğinize göre değişir bu sorunun cevabı.
2) Bahsettiğiniz sadece evlenmeden seks yapmam türünde bir bakış açısı olmadığı için, bence yok. Sevgi cinsellikten ayrı bir mefhum değildir. Sevgiyi cinsellikten soyutlayarak, kavramı yüceltmiyor aksine içini boşaltıyorsunuz. Gerçekten seven kişi bekleyemez. Eğer sizi belli toplumsal cinsiyet argümanlarına göre kafasında konumlandıran birini bulursanız bekleyebilir ( Örneğin ceann deas'dan iyi anne olur, iyi eş olur... ).
0
Khalkedon
(04.09.19)
seks bütünleşmenin, bir olmanın araçlarından biridir, öcü değildir, kutsal günlerde eylenebilecek bir özel aktivite değildir, sadece belirli insanlarla yapılması makbul bir ayin değildir. arzuladığın insanla sevişmek dünyanın en güzel eylemlerinden biridir. arzulamıyorsan sevişmezsin olur biter ama arzulamadığın biriyle sevgili oluyorsan bu manasızdır, arkadaş ol o zaman. yani içinde meyve olmayan meyve salatası istiyorsun, sonra da garipliği başkalarında arıyorsun. sevgililik-sevmek-sevişmek bunlar aynı kökten gelir. elini tutmaya bile kişisel alan olarak bakıyorsun, nasıl bir mantık aklım almıyor, dindar insanlar bile bu kafalarda değil. birlikte olduğun insanın bedenini merak etmek, keşfetmek istemek, bunlar güzel şeyler, bayağılık falan değil yani. bayağılık karşındakini sadece bedene indirgemektir ama karşındakini sadece bir bilince indirgemenin de ondan geri kalır yanı yok, robot değiliz neticede. aseksüel olduğunu sanmıyorum, bence kendini kasıyorsun, onun da sebepleri vardır muhakkak.
0
night train
(04.09.19)
"Genelde erkekler kadınlardan daha fazla cinselliğe düşkün oluyor kabul ediyorum"
Kabulun baştan yanlış, genellemen bile yanlış.

1-Sorunlu değilsin
2-Bekler
0
liberal
(04.09.19)
1- Tersten bakıyorsunuz. Cinsel çekim yoksa, bir arzulama hissetmiyorsam, dokunmak/keşfetmek/hissetmek istemiyorsam neden tanımak isteyeyim? Neden flört edeyim?

2- Mutlaka vardır böyle düşünen ama sağlıklı değil, ikifarklı cins neden beraberlik kurar? Evlilik, beraber yaşama, sevgililik, bunların hepsinin temelinde seks var, cinsellik var.

Eğer seks iyiyse diğer her negatif huy/karakter/alışkanlık idare edilebilir. Ama seks kötüyse diğer herşey mükemmel olsa bile beraberlik olmaz, yürümez.

Eğer aseksüel değilse nasıl ve ne kadar bekleyecek erkek?
0
John Bloor
(04.09.19)
"o kadar yoğun duygular hissettiğim adama karşı bile cinsellik falan düşünemiyordum."

Selamlar kardeşim, bence sorunun erkekler değil. Öncelikle kendini iyice tanımalısın. Boşver erkekleri. Profesyonel birileri ile görüş, terapiye başla.
0
twelfth
(04.09.19)
1) Değilsin. senin kafandaki ilişki türü bu dünyada var. Kimse herhangi bir şeyi yapmak veya yapmamak zorunda değil. Hasta oluyorum şöyle normlar belirleyip yüksek notadan atıp tutanlara. Bu konuda problem yaşaman karşı tarafla aynı bakış açısına sahip olmamandan kaynaklanıyor. Taraflardan herhangi biri haklı, haksız, aydın veya eski kafalı değil. Tarz, karakter ve keyfinin nasıl istediğine bağlı bunlar.

2) İlk soruda cevap vermisim
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.09.19)
herkes uzun uzun yazmış hepsini okuyamadım ama söylenmesi gereken şeyler kesin söylenmiştir. ben daha kısa ve öz konuşucam.

sevgilisiyle sevişmek dünyanın en doğal eylemidir. ancak ülkemizde sekse bakış ve toplumsal normlar yüzünden bir kadının evlenmeden biriyle seks yapması tü kaka olarak benimsenmiştir. bu ülkenin ortalama bir vatandaşı olarak bu kadar doğal olan bir eylemi yapmak istemediğini sanman ne yazık ki normaldir ama sağlıklı değildir. "sanman" diyorum çünkü böyle yetiştirilmesen senin için de kolay olacaktı, istediğinin farkına varacaktın. zaten bu ülkedeki seks/taciz saldırı/suçlarının çoğu bu tarz bastırılmışlıklar yüzünden yaşanıyor.

herkesin bir anda kültürel/cinsel devrim yapması beklenemez, o yüzden sana "duvarlarını yık ve bu bakış açını değiştir" diyemem ama "nolcak canım çok doğal bişey bu" denmesini de doğru bulmuyorum. temel yanlışların yanlış kalmasına sebep oluyor bu tutum. sen istemiyorsan elbet sevişme ama bunun temelinde yatan şeylerin gerici düşünceler olduğunu da unutma. sevişmekle ilericilik oluyor evet, soranlara şimdiden söyleyeyim. insanın en temel hakkını elinden alacak her türlü baskı gericidir.

kısa yazıcam dedim ama söyleyeceklerimin yarısı bile olmadı, vay amk.

bi de bu işin herkes seks mi istiyor kısmı var. işte herkes sevdiğiyle sevişemediği için erkekler de sadece bu ihtiyacı karşılayacak taktikler geliştiriyor. kısır döngü ama bu erkeklerin oiyasada olmasının sebepleri arasında yukarıda bahsettiğim gerici düşünce de var.

birinci sorunun cevabı bu yüzden bence evet, eski kafalısın. cinsel çekim hissedemediğin için değil, sevişmeye gereğinden fazla anlam yüklediğin için. senin suçun ne kadar bunda, çok diyemem.
0
Bruce
(04.09.19)
Erkekleri cinsel olarak arzulamıyor olabilirsin. Senin eski bir duyurun vardı bi kızdan hoşlanıyorum diye diye hatırlıyorum. Gay olup olmadığını irdele.
0
glide
(04.09.19)
eski kafalı değilsin, her şey tercih meselesi. belki yanlış ülkede doğmuşsun diyebiliriz. imkanın varsa uzak doğulularla takılmanı öneririm. istediğin ilişki türüne saygı duyacak adamlar onlardan çıkabilir.
0
windows95
(04.09.19)
(5)

no context tam olarak ne anlama geliyor?

işimdeyim gücümdeyim
`no context turkey` diye bir twitter hesabı gördüm mesela.başka yerlerde de görüyorum no context bilmem ne falan.bağlam anlamına geliyormuş context ama türkçesini de tam özümseyemedim.bağlamsız türkiye? yani? nedir?
no context turkey diye bir twitter hesabı gördüm mesela.
başka yerlerde de görüyorum no context bilmem ne falan.

bağlam anlamına geliyormuş context ama türkçesini de tam özümseyemedim.

bağlamsız türkiye? yani? nedir?
0
işimdeyim gücümdeyim
(02.09.19)
"türkiye'den paylaşımlar" diye çevrilebilir. yani belirli bir konu üzerine değil. rastgele.
0
acımasız gerçekler
(02.09.19)
ülkeden seçmeler manasında.
0
candide
(02.09.19)
sanırım "no context" tanımlaması özel bir bağlamı olmayan, her türden olabilecek, genelde de spor, siyaset, sanat gibi bağlamların dışında, bağlamsız da denebilecek, ya da bağlamı gündelik olaylar olan şeylere işaret ediyor. her şey olabilir aslında, o hesapta görülecek içeriğin özel bir bağlamı yok demek. ama genelde absürd şeyler oluyor böyle hesapların içeriklerinde.
0
nimberjack
(02.09.19)
"no context" demek "baglam yok" demek ama espri anlaminda bunun karsiligi "baglam olmayinca cok absurd/komik duran laflar" olur. no context turkey'i bilmiyorum, orasi belki farklidir ama genel olarak bir no context ornegi vereyim,

"bodruma indim ve hepsini bir guzel dovdum" cumlesinden no context sakasi cikabilir. sen bunu deyince bodrumda tutsak olarak bulundurdugun birilerini dovdugun anlasilabilir. sense bodrumdaki yorganlari dovmussundur aslinda.

yani ozunde no context olayi "aciklanmadigi takdirde yanlis anlasilabilen" anlamina geliyor daha ziyade.

cok les bir ornek olacak ama cay icerken "bana da koy :))" demek de no context sakasi mesela jdjdkdk
0
der meister
(02.09.19)
der meister'den önceki cevaplar çok yanlış ve alakasız. ben bunu baya popüler herkesin bildiği bi kalıp sanıyodum oysa. hele nimberjack aşırı yanlış anlamış hiç alakası yok.

"cımbızla seçmek" diyebiliriz. bir şeyin önünü arkasını kesince başka anlamlara gelmesi, komik görünmesi vs.
0
rotten head
(03.09.19)
(12)

nasılsınız

yuvarlanantencereninkapagi
yarin okulum başlıyor, çok heyecanliyim. ( ya da stres) üç dört gündür yarını düşününce midemde kelebek ucusma hissini yasiyorum. işin tuhaf yanı okulda son senem ^^ minik kedi kızlarım evde yalnız kalacakları için üzülüyorum bir yandan.sizler nasılsınız?
yarin okulum başlıyor, çok heyecanliyim. ( ya da stres) üç dört gündür yarını düşününce midemde kelebek ucusma hissini yasiyorum. işin tuhaf yanı okulda son senem ^^ minik kedi kızlarım evde yalnız kalacakları için üzülüyorum bir yandan.


sizler nasılsınız?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(01.09.19)
Dudagimin kenarındaki benin büyüdüğünü fark ettim. Belki mikronluk büyüme ama tadim kaçtı biraz. Onun dışında iyiyim balkonda salincakta sallanıyorum.
0
Amaranta ursula
(01.09.19)
Çok yorgunum
0
rock n roll
(01.09.19)
saçma sapan bir gün geçirdim. benim de o huzursuluğumu alan kedi oldu.
0
AlsterWasser
(01.09.19)
mutsuzum. melankolik şarkılar dinleyip çekirdek çitliyorum. kedilerimi özledim lan
0
noisette
(01.09.19)
Hayatımda hiç bir şey düzgün gitmiyor. Çare bulamadık. Sadece benim değil ailemin de hiç bir işi düzgün gitmiyor. Sürekli olumsuz haber alıyorum. İş güç yok. Master kabulü de alamadım. Kafayı yememe ramak kaldı. Oyalanıyor ve hayırlısı diyorum sürekli. Hayattan hiç bir beklentim yok. Bir şeyin değişeceğine de inanmıyorum. Ölümden beter haldeyim. Bir şekilde hayata tutunuyoruz arada ufak tefek şeyler bulup gülüyoruz işte. Bizimki de hayat :(
0
westblack
(01.09.19)
Amcam yurt dışından döndü, canım sevgilim yanı başımda. Ailevi sorunlarımı düşünmüyorsam mutluyum, gelecekten umutluyum.
0
whyamy
(01.09.19)
Hakuna matata
0
Bu vaka baya şi
(01.09.19)
hiç iyi değilim, çok bunaldım. bir yumruk atsam karşıki dağlar yıkılır.

(ben ikinci cümleyi büyük harflerle yazmıştım ama moderasyon sağolsun hiç uyarı bile eklemeden küçültmüş. demek ki herifler istese bizim yazdığımızı silip, "ben fedöcüyüm" yazabilecek... vay be, süper moderasyon. such mahremiyet, much wow. insan not düşer bari moderasyon tarafından şu şu düzeltme yapılmıştır diye, yuh)
0
der meister
(01.09.19)
Yorgun
0
datnet
(02.09.19)
Cuma ve cumartesi günüm bol alkol, zıplamalı dans, çok sigaralı geçtiği için yorgundum. Neyse, yatar dinlenirim derken maç muhabbeti çıktı. Bira içip maçı izledik derken yine gg olduk.

Bir benim keyfim yerinde herhalde. Genel olarak iyiyim, itlik ve serseriliğe devam.
0
eazy
(02.09.19)
iyiyim, üzerimde güzel bir hafiflik var. sonbahar da geldi oh mis.
0
füt
(02.09.19)
Çok heyecanlıyım.

Okulum başlıyor ama öğretmen olarak gideceğim :) Bugün de dairemi kiralamaya gidiyorum. Daire okulun yanında ve deniz görüyor. Şimdiden şuraya şunu koyarım buraya bunu yaparım diye bir sürü hayale daldım. Her şey çok güzel olacak resmen.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.19)
(3)

hangi seviye için kurs önerirsiniz?

mariposa
İtalyanca öğrenmeye başlayacağım, kendi başıma da öğrenebilirim aslında ama motivasyon olması için kurs seçeneğini de aklıma tutuyorum. Sizce hangi seviye için kursa gidilmesini önerirsiniz? Yani a1-a2 seviyesine kendi başıma gelip mi gitsem daha mantıklı olur yoksa temeli sağlam at, a1'den itibaren
İtalyanca öğrenmeye başlayacağım, kendi başıma da öğrenebilirim aslında ama motivasyon olması için kurs seçeneğini de aklıma tutuyorum. Sizce hangi seviye için kursa gidilmesini önerirsiniz?

Yani a1-a2 seviyesine kendi başıma gelip mi gitsem daha mantıklı olur yoksa temeli sağlam at, a1'den itibaren gitsen daha mantıklı olur mu dersiniz?
0
mariposa
(29.08.19)
İtalyanca a1-a2 için kursa gittim. Şimdi kendim çalışıyorum. Kursa gitmenin büyük faydasını görüyorum diyebilirim. Gitmeseydim kendi kendime çalışırken birtakım taşlar yerine tam oturmayacak, dediğiniz gibi temel sağlam olmayacaktı.
0
microfiction
(29.08.19)
kurs temeli atma konusunda daha çok yardımcı olur. italyancayı belli bir seviyede öğrendikten sonra zaten kursa gitmenize gerek kalmayacak ki, pratik yaparak ve mevcut italyancanızla ulaşabileceğiniz materyalleri kullanarak zaten ilerleyebileceksiniz. insan dil öğrenirken rehbere, dış desteğe en başta ihtiyaç duyuyor. dilin mantığı, sizi zorlayabilecek kısımları gibi pek çok konu rehber eşliğinde daha rahat anlaşılıyor.

ben vakti ve parası olan herkese gidebildikleri kadar uzun süre kursa gitmelerini tavsiye ediyorum bir yabancı dil öğrencisi olarak (12-13 yıldır birden fazla dili okulda öğrendim, kursta öğrendim, hazırlıkta öğrendim, kendi çabalarımla öğrendim vs. her türlü çabayı sarf etmiş oldum yani) çünkü mental açıdan daha kolay oluyor. bazen hiçbir kitapta bulamadığınız cevapları, asla anlamlandıramadığınız yapıları hocanızın iki cümlesiyle tak diye anlayabiliyorsunuz.

o yüzden ben kesinlikle A1-A2 ve hatta sonrasında imkân varsa B1-B2 için de kursa gidilmesini öneririm. şöyle düşünün: kursa giderken, aynı zamanda kendi programınızı da uygulayabilirsiniz. zaten "kursa gidiyorum, kendi kendime bir şey yapmama gerek yok" diye bir durum söz konusu değil... her halükarda çalışmak, emek vermek zorundasınız. bunu en azından ilk aşamada işi iyi bilen bir uzmanla pekiştirmek, kursa giderek disipline olmak daha faydalı olmaz mı?
0
der meister
(29.08.19)
bence direkt kursa basla. mukemmel disiplinli ve yatkinligi olan biri degilsen kendi calisma isinin yalan olmasi kacinilmaz.
0
hot potato
(29.08.19)
(2)

whom?

osuran imam
We may also be persuaded by people whom we admire to select a career for which we are unsuited.Bu cümleden "Bize uygun olmayan bir kariyer seçtikleri için hayran olduğumuz insanlar tarafından da ikna edilebiliriz." çıkıyor. Doğru mudur?
We may also be persuaded by people whom we admire to select a career for which we are unsuited.

Bu cümleden "Bize uygun olmayan bir kariyer seçtikleri için hayran olduğumuz insanlar tarafından da ikna edilebiliriz." çıkıyor. Doğru mudur?
0
osuran imam
(28.08.19)
dogru degil. "bize uygun olmayan bir kariyer secmeye de sevdigimiz/takdir ettigimiz insanlar tarafindan ikna edilebiliriz"
0
der meister
(28.08.19)
der meister +1
0
mezzosprite
(28.08.19)
(11)

Başardığınız şeyler şans mı?

canercuxy
ben bazen hayatımdaki bütün kazanımları şans olarak nitelendiriyorum ve bu beni endişelendiriyor. örnek verecek olursam; -liseye daha önce ve daha sonra olmayan bir biçimde bir anda 4. tercihler açıldı. 120 kişi içinden 119. olarak girdim. -üniversiteye hazırlanırken ailem mezuna kalmama karşıydı. ş
ben bazen hayatımdaki bütün kazanımları şans olarak nitelendiriyorum ve bu beni endişelendiriyor.

örnek verecek olursam;

-liseye daha önce ve daha sonra olmayan bir biçimde bir anda 4. tercihler açıldı. 120 kişi içinden 119. olarak girdim.

-üniversiteye hazırlanırken ailem mezuna kalmama karşıydı. şansa dedem vefat edince üzüldüğümü düşünüp bir sene daha kalma fikrini desteklediler.

-şuan çalıştığım sektörü bir akrabam önerdi. onun önermesiyle araştırıp girdim sektörde işe.

-işte takımımdan memnun değildim. alanımda türkiyenin en iyisi olan kişiyle bir gün toplantıda rast geldik. bir anda olaylar gelişti ve alanında türkiyenin en iyileri ile çalışır oldum.

bir çırpıda aklıma gelenler bunlar... bazen acaba bu şansım nerde bitecek nerde patlayacağım acaba diye aklıma gelmiyor değil.

sizin var mı böyle durumlarınız? hiç böyle hissettiğiniz oluyor mu?
0
canercuxy
(28.08.19)
- İki soru daha az yapmış olsaydın o liseye giremeyecektin, senin çalışmanla ilgili bir şey
- Mezuna kalma fikrinde aileni karşına alacak kadar ısrar etmeseydin onlar ne olursa olsun ikna olmayacaklardı
- Akrabanı dinleyip iyi bir sektöre başlaman senin kararın, dinlemeyebilirdin de
- O toplantıda olmasaydın o kişiyle rast gelemeyecektin, kendi becerilerin seni o toplantıda o kişinin önünde öne çıkarmış

Dolayısıyla bunların hiç biri şans değil. Şans sayısal loto oynamaktır, burada kendi şansını kendin yaratmışsın.
0
roket adam
(28.08.19)
- çalıştığım yere başvurmadım. bi arkadaşım başvurmuş çağırmışlar o aklında başka bir iş olduğu için beni tavsiye etmiş. beni çağırdılar başladım. /buraya başlamam şans ama bu pozisyonu sürdürebilmem başarı.
aklıma başka örnek gelmedi şansım hiç yaver gitmez çünkü :)
0
benbirbenibulup
(28.08.19)
aksine çalışmamın karşılığını pek alamadım, şansım bazı kritik anlarda gerçekten çok kötü gitti.
0
rusd
(28.08.19)
olduğumdan daha iyisini hak ettiğimi düşünüyorum aksine ben her şeyi tırnaklarımla kazıyarak yaptım. benden daha iyisini hak etmeyenler şanslarının kaymağını yiyor. ( iyi torpille iyi makam, iyi maaş gibi)
0
damla sakızlı dondurma
(28.08.19)
Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(28.08.19)
boyle "son siradan girmek" seklinde degil de hayatin genel akisinin sans oldugunu dusunuyorum. rastgele.

cok buyuk bir faciaya tanik olmamam sans. "yanlis yapiyorum" deyip geri donecek kadar zeka sahibi olmam sans. ben dort yasindayken babamin vefat etmemis olmasi, benim orta halli aile cocugu olarak buyuyup nispeten duzgun cevrelerde bulunabilmem sans. tacize, tecavuze ugramamis olmam sans.

ben universitede istedigim bolume girdim ama dil ogrencisiyim, cok severim, dogru durust cabalamadim bile hayatimda sevdigim seyler icin. yapmaktan keyif aldigim icin o yonde ilerledim. neden boyle oldu? atiyorum ingilizce ogrenirken arkadasim relative clause'u anlayamiyordu da ben neden sak diye kapmistim? boyle olmasi icin ne yaptim? diyelim ki ilgi duydum, onceden arastirdim, uzerine dustum... niye peki? somut olarak, belli bir amaca yonelik calisma mi yaptim? yoo. yapmis olsam bile bana bu zeminin saglanmasinda payim ne?

ben bu acidan cogu seyin sans olduguna inaniyorum. insanlar olarak bizim karar verebildigimiz, kontrol edebildigimiz ve sinirlandirabildigimiz seylerin sayisi o kadar az ki...

batmak degil belki ama cikmak bence buyuk oranda sans. vietnam'da karin tokluguna gunde 14 saat calisan bir cocuk olmamak benim kazandigim bir sey degildi. sansti.
0
der meister
(28.08.19)
bunun adı kazanmaktı yapana dek canım çıktı
0
bardakigüneşgözlüğü
(28.08.19)
Şans %100 tesadüften ibaret değildir. Sen şansını görüp değerlendirebilecek kabiliyete sahip olarak şansını elde edersin.

Senin endişelendiğin konu daha ziyade tesadüfen ve kendi kontrolün dışında bir hayat yaşamak sanırım. Oysa gerçekte hayat evet tesadüflerle doludur, ama kısmen de olsa kontrol sendedir. Seçenekler arasından seçip hayatına yön verebilirsin ve veriyorsun.

Bunun en büyük kanıtı da senin yerinde bir başkası olsa aynı hayatı yaşayamazdı.
0
marsargo
(28.08.19)
imposter sendromu diyorlardı galiba buna.
0
lalu
(28.08.19)
bir sey basarmadigim icin sanssizlardan olabilirim.
0
xvyz
(28.08.19)
ben tum yasadiklarimizin kacinilmaz tesadufler oldugunu dusunuyorum. mesela 2 sokak otedeki bir evde dogsaydik bile hayatimiz buyuk olcude farkli olacakti. anne veya babamizdan herhangi biri 2 sokak otede dunyaya gelmis olsaydi belki bugun dunya uzerinde biz var olmayacaktik bile.

bir seyi istemeyi akla getirebilmek bile icinde bulundugun durum ve sartlar sayesinde oluyor. evet bir seyler icin caba gosteriyoruz ve kimi zaman basarip kimi zaman da basaramiyoruz mutlaka. ama bu seyler icin ugrasmayi istemek bile bulundugumuz noktaya gelmemizi saglayan (veya neden olan) etkenlere bagli.

hayati tinder gibi dusunursek hayatinin askiyla aranda 5 km varsa ve sen arama menzilini 4 km olarak ayarladiysan bu buyuk sanssizliktir. bunun yaninda, 2 km uzaktaki arkadasina oturmaya gittiginde hayatinin askiyla eslesebilirsin ve bu buyuk bir sanstir. hayat tam olarak bu sekilde isliyor bence.

"sonsuz bir evren ve zamanda her sey gerceklesecektir. bu, imkansiz olanlar da dahil tum olaylarin kacinilmaz oldugu anlamina gelir."
0
in vino veritas
(28.08.19)
(24)

11 yıldır Cola içmiyorum

nickimi verin bana
"şekersiz cola" ile geri dönüş yapmayı düşünüyorum, ne dersiniz?
"şekersiz cola" ile geri dönüş yapmayı düşünüyorum, ne dersiniz?
0
nickimi verin bana
(27.08.19)
Kötü fikir derim.
0
legolasin son oku
(27.08.19)
İçme derim.
0
orient blue
(27.08.19)
pepsi iç
0
teknikekip
(27.08.19)
11 yildir icmiyorsan hiiic bulasma.
0
Deathrow
(27.08.19)
neden ki
0
kisa
(27.08.19)
ne gerek var?
0
teritori
(27.08.19)
@

cola, sık terch edilen bir içecek. her türlü organizasyonda (çekirek kolasından yemek siparişlerine) alternatif içecek seçmek, açıkçası sıkmaya başladı. kolanın sağlığa zararı olduğu iddiası da artık umurumda değil, kaldı ki yeteri kadar sarı kola tuketiyorum.
0
🌸nickimi verin bana
(27.08.19)
O zaman oldu olacak orijinale dönün
0
somethinginthewayshemoves
(27.08.19)
Bende saglikli beslenen spor yapan biriyim ama hayatada bir kere geliyoruz. Abartmadan tüm gidalari tüket.
0
VIPCH
(27.08.19)
@somethinginthe...

neden?
cola içtiğim yıllarda şekersiz işi var mıydı hatırlamıyorum bile bu yüzden soruyorum: şekersiz kola kola değil midir? aynı tadı almaz mıyım?
0
🌸nickimi verin bana
(27.08.19)
fanta iciyorsan zaten ayni seyin laciverdini tuketiyormussun. seninkisi kardesleri icin de bira icip, kendisi alkolu birakinca yalnizca onlarin yerine icmeye devam eden temel'in fikrasi gibi olmus.

donmelik bir sey yok sen zaten kola iciyorsun yillardir, rengi sariymis sadece. hic mi bakmiyorsunuz ictiginiz seyin ustunde yazana? sekeri, katkisi, susu busu %90 oraninda ayni pislik. kola zararli da fanta yararli falan mi saniyorsunuz? cidden cok tuhaf ya, 60 yasinda amcalar bile artik "sari kola ver yegenim onda vitamin varmis en azindan" demiyor.
0
der meister
(27.08.19)
şekersiz içeceğine normalinden iç.
0
sutlu nescafe
(27.08.19)
@der meister

şimdi hocam aynı şeyi ben de dedim zaten, şekeri katkısı şusu busu. yalnız sarı kola dediğimizde "portakal" olmasa bile aroması oluyor. portakal ya, canım benim! konu siyah kola olunca ise "kolaya siyah rengini veren ne?" vay efenim "Meksika tarlalarından toplanan kokina boceğinin özütü" vb kulaktan dolma bilgiler yüzünden 2008 yılı şubat ayında bir hevesle son kolamı yudumladım. olay kısaca bu. bu yüzden fıkralık bir durum yok, varsa da çukurovalılık vardır!
0
🌸nickimi verin bana
(27.08.19)
original taste yerine şekersiz daha doğru. yapma ama yapacaksan bari kalori alma.
0
Jesus Christ
(27.08.19)
şimdi @Jesus Christ yazınca fark ettim, soruyu eksik sormuşum;

yıllardır kola içmemiş biri için şekersiz kola, orijinal lezzetle eşdeğer midir? şekerin varlığı/yokluğu, "cola" tadında/lezzetinde farklar yaratır mı?
0
🌸nickimi verin bana
(27.08.19)
tabii ki şekersizin lezzeti orijinal ile aynı değil ama bu fark, kalorisine asla ve asla değmez.
0
Jesus Christ
(27.08.19)
donun, kolasiz gecmez. sari kolayi da birakin.


sahsen kola harici hicbir siseli mesrubat icmiyorum. kola da bagimlilik, cok sukur steviali var...
0
supergirl
(27.08.19)
sekersize donun bari. zaten sarisindan devam ediyormussunuz varsin kola da sekersiz olsun. ben sekersiz icmeye basladigimdan beri normalini icemez oldum. midemi bulandiriyor, kup seker emikliyormus gibi hissediyorum. ha diyeceksin ki onda da stevia var. dogrudur. o da benim beynin malligi iste
0
65 derece
(27.08.19)
Bu havada buz gibi harika gider hee, özellikle cam şişe olanlar :DD Afiyet olsun, bir taneden bir şey olmaz yapıştır gitsin.
0
eazy
(27.08.19)
@supergirl

sarı kolayı bırakmak mı? asla! zira portakal sevgisi sürecek sonsuza dek ! kaldı ki yıllardır siyah kolanın yokluğunda ve hiç sevemediğim sprite tarzı onyüzbinmilyon baloncukların yanında bu sarı/şın kola tüm güzelliğiyle var oldu, nasıl bir anda terk ederim onu...

vs vs
0
🌸nickimi verin bana
(27.08.19)
ben de 7 senedir içmiyorum. eskiden içtiğim şekersiz kolalar ağızda tat bırakıyordu. hiç sevmezdim. kola içmemeye devam!
0
false pretension
(27.08.19)
@nickimi, ben sekersiz, light ve zero larin tadini sevmiyorum bu yuzden bari orijinale donun dedim. Kaloriyi hezaba katmadan onerdim
0
somethinginthewayshemoves
(27.08.19)
Cola içmiyorum deyince hiçbir asitli içecek içmediğinizi sanmıştım. Le cola'nın şekersiz olanı normal olandan daha iyiydi. Ama coca colanın şekersiz olanı normal olandan iyi değil bana göre. Şekerli fanta içen birine tatlandırıcılı kola farklı gelebilir.
0
aokp
(27.08.19)
@bulunsun kenarda

emin olun o ilk aylardaki "iyi bir iş yapıyorum" fikri haricinde hiçbir şey. sağlığa olumlu katkısı,değişimi oldu mu, sanmıyorum. şunu da söyleyeyim; kayıp veya eksiklik olarak görmüyorum. yokluğunu "sarı koladaki benzer asitliliğin de katkısıyla" çekmiyorum, arada laf olsun diye cola krizine girdim diye rol kesip kola şişesini tiner çeker edasıyla kokluyorum:)
0
🌸nickimi verin bana
(27.08.19)
(21)

Üç kuruş maaşla çalışıp başkasının servetine servet katmak

dakota
Çok saçma değil mi ? Mesela asgari ücretle çalışan biri nasıl geçiniyor? Veya 4 bin tl maaş alan biri arabası ve ev kirası ve de haftada bir 50’lik rakısı olan eğer bir de sigara içen biri de bu maaşla geçinemez. Evli ise zaten geçinemez. Yani bu sistemde çalışmak çok saçma değil mi ? Tamam yapacak
Çok saçma değil mi ? Mesela asgari ücretle çalışan biri nasıl geçiniyor? Veya 4 bin tl maaş alan biri arabası ve ev kirası ve de haftada bir 50’lik rakısı olan eğer bir de sigara içen biri de bu maaşla geçinemez. Evli ise zaten geçinemez. Yani bu sistemde çalışmak çok saçma değil mi ? Tamam yapacak bir şey yok mecburuz falan. Veya istemiyorsan git kendi işini kur diyecek insanlar da vardır mesela. Ben kendi adıma 10.000₺ maaş alsam da patronuma milyonlar kazandırıyorum diyelim. Ve bu kadar para tek bi adamın cebine gidiyor. Hani devletin cebine gitse neyse ve devlet kazandığı para ile yeni iş sahaları açsa ve insanlar iyi maaşlarla çalışsa olabilir ama diğer türlü çok saçma.
Siz neler düşünüyorsunuz bu konuda.
0
dakota
(25.08.19)
Güzel düşünmüşsün gerçekten.
Önemli olan bu gizi çözmek zaten şu aşamadan sonra patronluk diye tabir ettiğin iş kurma yolunda adımlarını atabilirsin. Seni tutan birşey varsa eğer emin ol servetine servet kattıklarını da o şeyler tutuyordu.
0
Yavuşuhlu
(25.08.19)
Patron dediklerin de uzaydan gelmiyor. Evet bazisi dogustan avantajli ama senin de elini kolunu tutan yok.

Kimisi arabasini evini satip kendi isyerini kuruyor.
0
brkylmz
(25.08.19)
Ben de senin gibi düşünüyorum. Ama bu yeni bir şey değil.
170 yıl önce Avrupa'da bir takım güzel insanlar da aynı senin benim gibi düşünüyorlardı. Dediler ki: "bu nedir aga, değiştirelim bu düzeni.." Sonra çok meşhur oldular..
0
ebabil curnatasi
(25.08.19)
Ben de bi iş kurabilir ve çok para kazanabilirim. Ama insan emeği sönürmek istemiyorum.
0
🌸dakota
(25.08.19)
Erhan Erkut'un videolarına bir göz atın derim. Tam sizlik şeyler söylüyor.
0
microfiction
(25.08.19)
haklısın da işte fakir kitleler kendilerinin zengin olabileceği umudu nedeniyle ses etmiyor. burada bile görüyorsun işte, gelmiş adam "sen de ol tutan mı var" diyor, lol. evet mesela ali koç ve ben aynı şartlarda büyüdüm, zengin olmamak bizim suçumuz tamamen, sonuçta zengin olabilenler var ve isteyen herkes olabilir o yüzden, di mi? zihniyet buyken ne bekliyorsun ki? yarın kalkıp devrim yapalım desen, yarı aç yarı tok yaşayan çomarlar "bizi ekmeğimizden edeceksin" diye sana saldırır ve patronunu zengin etmeye devam eder.

sen günde 8-9 saat çalışıyorsun. kazandığın paranın HER KURUŞUNU bir şekilde yine harcıyorsun. ev, araba, o yoksa işte kafede içtiğin çaydan tut da elindeki telefona kadar... özellikle türkiye gibi vasat ülkelerde insanların %80-90'ı birikim bile yapamıyor. aldığın her şeyi, normal şartlarda "insanlık hakkı" sayılabilecek şeyler için harcıyorsun. kaynak var, yok değil. sen okula gidecek, doktora gidecek, iyi bir evde yaşayacak kadar enerji sarf ediyorsun zaten ama sana 3 kuruş verip senin yaptığın iş üzerinden 33 kuruş alıyorlar. sonra sen şikayet ettiğinde de tembel, şükürsüz, nankör, madem öyle sen de zengin ol diyorlar :)

velhasıl evet üç kuruş maaşla çalışıp başkasını zengin etmek saçma ama üremekten başka bir vasfı olmayan düşük zekalı yaşam formlarının sayısı bu kadar fazlayken herhangi bir şeyin değişmesi pek mümkün görünmüyor. biraz arz-talep meselesi aslında. "ben senin kölen olayım, bana hiçbir şey vermesen de olur, ben hayatımı sana adayayım" diyen onlarca kişi olsa mesela sen de önünde sonunda "iyi lan ol madem o kadar istiyosan" dersin. kafana eserse birini gönderip diğerini alırsın. isteyen çok sonuçta.

eh, kapitalistler de günde 10 saat çalışıp altına araba çekebildi diye kendini "zengin" zanneden tipleri davar gibi güdüyor. adam böbürlene böbürlene ne kadar satış yaptığını falan anlatıyo mesela, gurur duyuyo bununla jsfjsj. çoğunluk böyle artık.
0
der meister
(25.08.19)
devletin cebine gitse neyse mi? gitmesin devletin cebine bir şey. beğenmiyorsan kendi işini kurarsın, o milyonlar kazanıyor dediğin insanlar da bedavaya kurmadılar o işleri.
0
nahtoderfahrung
(25.08.19)
ya kac kisi ali koc standartlarinda buyuyor? sifirdan gelip de cabalariyla cok varlikli olan insanlar var.

insanlar kendi basarisizliklarina, tembelliklerine kilif bulmaya, baskalarini suclamaya egilimliler. ama benim annem soyle, babam boyle. bana su sans verilmedi, bana bu yapilmadi... ne alaka? internette ofke sacarak, dusmanlik yaparak bir yere varilmiyor.
0
xvyz
(25.08.19)
bir isveren olarak acikca sacmaladigini soyleyebilirim. benim alanimda oyle bir sey yok. bir kisi mi milyon dolarlari kazandiriyor. acaba baskalari da boyle mi dusunuyor merak ediyorum.
0
turbo sadık
(25.08.19)
burada bu sisteme karşı çıkanlar, şirket kurup karlarını tüm işçileriyle paylaştıkları gün bunu konuşabiliriz. sözde sol partilerin cafelerinde bile insanlar sigortasız çalışıyorken, bu tartışma bana çok kofti geliyor. ayrıca isteyen gidip doğada yaşayabilir, bunun önünde bir engel yok, yapan yapıyor zaten. böylece kimseyi zengin etmezsin ve tümüyle kendi ihtiyaçların için çalışırsın.

i2.wp.com
0
night train
(25.08.19)
komunizm kafasiyla ne ulkeyi ne de kendinizi kurtaramazsiniz karl'i cok mu okudunuz cok mu ornek aliyorsunuz bilmiyorum ama dunyanin en yanlis en ongorusuz filozofu olabilir.

kar etme konusunda da benim bir isci calistirabilmem icin onun bana kar ettirmesi gerekiyor!
sen 2500 maas mi aliyorsun demek ki 2600 luk is yapiyorsundur 2500 maas alip 2400 luk is yaparsan 3 ay sonra issizlik maasi alirsin.

sorun iscinin isverenden daha az kazanmasi mi? bu mu? milyon dolarlari kazandiriyorum mu saniliyor?
sanirsam isveren ne riskleri aliyor ne gibi sorumluluklari aliyor ne gibi yatirim ve para harcaniyor hic dusunmuyorsunuz? iyi sirketlerse zaten patron bile yok kurumsal olmus is kendiliginden gidiyor. patrona nefret niye. iyi ya adam ekmek kapisi acmis calisiyoruz calisiyorlar. faize yatirsa uretim yapmasa daha mi iyi?
sorunun ne oldugunu tam anlayabilsem daha guzel anlatacagim da. neden sikayetci insanlar onu anlamis degilim. maaslar calisma saatleri gibi etmenler ise bu ulke ekonomisi ile alakali patronla alakali degil.
0
turbo sadık
(25.08.19)
somurmeyip varlikli olanlar gayet fazla. tabii zenginse kesin insan somuruyordur agsjj. kendi sigligina donup asla bakmaz. bir sey olsa adamlarin mallarini yagmalar kendine “insan somurduler onlar” diyerek, hic konusmaya gerek yok.
0
xvyz
(25.08.19)
öyle 0'dan gelme arabayı evi satma filan hikaye. patronların çoğuna bakın en düşüğü orta-üst sınıftan gelir ki onun bile payı çok çok azdır. gerisi babadan zengindir. illa patronluk zenginliği değil bir sürü evi,arsası vardır vs. kimse kendini kandırmasın. patron derken 3-5 çalışanı olanları kastetmiyorum; onların durumu karışık.

0'dan gelen yüzde olarak 0,001 filandır heralde. onu da sadece çalışmayla, yetenekle, zekayla açıklayamazsınız. işin içinde şans da var. başka şeyler de olabilir. (bkz: galip öztürk)

para parayı çekiyor arkadaşlar yalan değil.
0
alors
(25.08.19)
çok saçma değil çünkü dünya bu sistemin üzerine kurulu. sen kendini çok geliştirip ayda 40bin lira falan da kazanabilirsin. biz engel olmayız buna. ayrıca patron şirketi demek tüm para patronun cebine gidiyor demek değildir, devlet her şirketin %40 ortağıdır bu ülkede. üzgünüm ama gerçekler böyle..

(aç parantez) yukarda sayfa sayfa yazan arkadaş 25gün önce burada ev kirası ile ilgili sıkıntı yaşadığını yazıyordu paragraflarca, şimdi "dünyanın en şanslı %10-20'lik dilimi içerisinde" olduğunu beyan etmiş. hayat tuhaf yer vallahi.. (kapa parantez)
0
cemiyetinünlüsiması
(25.08.19)
eyvallah sovyet tipi sosyalizm kötü de liberalizmi, serbest piyasayı da bu kadar göğe çıkarmak ne kadar doğru bilemedim.

yani olay o kadar basit değil. elinden tutan mı var vs. herkesin kendine göre şartları var.

bu arada patron olup yakınanlar da komik geliyor. e o zaman çekmeyin bu zorlukları gidin ücretli çalışın. yani para hırsı için bu iştesin işte, yok "ekmek veriyorum" yok "insan besliyorum" vs. nedir?
0
alors
(25.08.19)
Patronun işçinin emeğinde işçinin de patronun sermayesinde gözü varmış gibi bir algı var anladığım kadarıyla. Bu saçmalık. Buna odaklanmayın. Birkaç yüz kişi çalıştıran şirketler var. Ben bunlardan bahsediyoeum. Yukarıda da bi arkadaşın söylediği gibi patronların bizi işe alıp maaş ödemesi ve sigorta yapması bir lütuf değil. Patrona emeği haricinde başka bir şeylerini bile verebilecek insanların söyleyebileceği türden şeyler bunlar.
Sıkıntı bu sistemde. Bu işte bi terslik var ve hep böyle gidemez. Dağa çık orada yaşa diyen arkadaşa da Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi tablosuna bakmasını tavsiye ederim. Sistemin kokuşmuşluğu nedeniyle güvenlik sorunu yaşayan insan üç tavuk bir inek alıp daha da yerleşemiyor doğaya da.
0
🌸dakota
(25.08.19)
Ortam alevlenmis biraz. Bazi arkadaslar cok "kitabi cumleler" ediyor. Sanirim yaslari kucuk ya da hic calismamislar bu yaslarina kadar.

Keske dedikleri gibi olsa her sey :)
0
brkylmz
(25.08.19)
Serbest piyasa dünyasında gerçekten "tek başına" patronuna milyonlar kazandırabilen hiç kimse 3 gram aklı varsa gidip maaşlı çalışmaz. Lakin genelde çalışma dünyasına yeni atılan insanlar, patronun sermaye gücünü veya çevresini kullanarak iş yapıp, benim sayemde 3 milyonluk satış oldu demek ki tek başıma 3 milyonluk satış yapabiliyorum gibi düşünüyor. İş hayatında biraz daha ilerledikten sonra fark ediyorsun ki sen çarkın ufak bir dişlisisin aslında, ve asıl para eden şey senin emeğinden ziyade patronun "büyük resmindeki" büyük çarklar oluyor. Düzen mükemmel değil ancak olabilecek en iyi düzen, fırsat eşitliği var, dolayısıyla senin fikrin baştan sona yanlış. Hemen kanıtlamak istersen de kendi işini kurmanı önerebilirim. Bir beyaz yakalı olarak kendi işimi kurmayı hiç düşünmedim desem yeridir, böyle çok iyiyim çünkü.
0
roket adam
(25.08.19)
@dakota ben de iş kurup çok kazanabilirim ama emek sömürmek istemiyorum demişsin. Daha ne duruyorsun? hemen kur işini, işçilerine 10 kat maaş ver ya da milyonlarını paylaş, sen idealini gerçekleştir, biz de hep birlikte görüp öğrenelim nasıl yapıldığını!
0
mikro patlama
(25.08.19)
2020 tl asgari ücretle bir kişi nasıl evlenir nasıl yaşar üzerine tartışma yürüttüğüm grupla sizi tanıştırayım. Adamlar 2020 tl ile 5 yıla evlendirip yuva kurdular gözümün önünde. Şöyle ki özetle ayda 1000 tl kenara koyacakmış :) 1000 tl ile yaşamını idame ettirecekmiş.
0
creedwar
(25.08.19)
ben de maaşlı çalışan bireyim ve bende de zaman zaman bu tür düşünceler oluşuyor. fakat bazı gerçekler var ve biz insanlar rahata alıştıkça bunları çabuk unutuyoruz.

bundan 100 sene 200 sene önce doğsaydık eğer, %99.9 ihtimalle bir çiftçinin çocuğu olarak doğup, eğer şanslıysak 40 yaşımıza kadar yaşayıp basit bir hastalıktan veya savaş sırasında ölecektik. şu anda çalıştığımızdan çok daha fazla çalışıp, akşam bi' ekmek yiyebildiğimize şükredecektik. ve yine %99.9 ihtimalle de bizden önceki yedi sülalemiz gibi bizden sonraki yedi sülalemiz de aynı kaderi paylaşacaktı yani sınıflar arası geçiş olamayacaktı.

evet şu anda zengin aileden doğanlar çok büyük avantajla başlıyor fakat "çalışan" bireyler için yaşam kalitesi milyonlarca kat yükseldi.

yanlış anlaşılmasın, kaderci değilim; şükür bil otur yerinde de demiyorum bunlar da gerçekler. birileri her zaman daha zengin olacak. önemli olan zengin olmayanların da insanca şartlarda yaşayabilmesi. avrupa bu sorunu bizden çok daha iyi çözmüş gibi görünüyor, biz de o standartlara ulaşabiliriz umarım.
0
selimcigimisik
(25.08.19)
(7)

İranın en büyük futbol takımı?

gameofannen
Hangisi Persepolis mi? Derbi maçları hangileri
Hangisi Persepolis mi? Derbi maçları hangileri
0
gameofannen
(25.08.19)
Tahran derbisi Esteghlal (Istiklal) & Persepolis
0
ezeriko
(25.08.19)
Peki traktörle Persepolisin haftaya olan maçlarının önem derecesi nedir?
0
🌸gameofannen
(25.08.19)
iran'da sezon yeni basladi, o acidan uzun vadede cok etkisi olmayabilir ama traktor-persepolis maclari manyak gecer, imkanin varsa kesinlikle tavsiye ederim. ben oyle bir sansim olsa kacirmazdim.

traktor, tebriz takimi. iran azerileri tutar agirlikli olarak. persepolis ve esteghlal baskent takimi, buyuk takimlar. bizdeki gs-fb gibi dusunebilirsin. traktor ise kendi bolgesinin en iyisi sayilir, baskent takimlarina kafa tutabilecek kapasitededir ve zannimca iran'in taraftar acisindan en iyi kuluplerinden birisidir.

ozetle traktor-persepolis hem kalite hem atmosfer acisindan iran'da izleyebilecegin en saglam maclardan biri olur.
0
der meister
(25.08.19)
en.wikipedia.org

Oyle tarihi, sinifsal veya etnik bir anlami yok. Tractor'un ulkenin her yerinde taraftari oldugu ve deplasmanda tribunde kalabalik oldugu icin atesli geciyormus maclar.
0
ezeriko
(25.08.19)
turkiye'de sanirim trabzon-fenerbahce eslesmesi uygun dusebilir karsilastirma olarak. o tarz bir mac. trabzon'un sampiyonluk yarisinda oldugunu varsay.
0
der meister
(25.08.19)
Eyv. Gitmeyi planliyorum ama bu sene bizdeki gibi pasolig sistemine geçmişler kağıt bilet kalkmış dediler. Netten satılacak ama onun da nasıl olacağını Henüz aciklamamislar
0
🌸gameofannen
(25.08.19)
bu arada maça gittim geldim. muazzamdı. 70 bin kişilk stadda 90-100 bine yakın insan vardı.
0
🌸gameofannen
(22.09.19)
(13)

türkler abd'yi neden sevmiyor?

rusd
aklıma gelen potansiyel sebepler:"1- pkk'ya destek veriyor."kendinizi amerikan nizamının yerine koyun. neden türkiye gibi 70 yıldır nato üyesi, amerikan'ın hemen her askeri operasyonuna destek vermiş, orta-üst sınıfı tamamen abd kültürünün etkisinde bir ülke yerine pkk gibi marksist orijinli, çoğunl
aklıma gelen potansiyel sebepler:

"1- pkk'ya destek veriyor."
kendinizi amerikan nizamının yerine koyun. neden türkiye gibi 70 yıldır nato üyesi, amerikan'ın hemen her askeri operasyonuna destek vermiş, orta-üst sınıfı tamamen abd kültürünün etkisinde bir ülke yerine pkk gibi marksist orijinli, çoğunluğu eğitimsiz, hafız esad'la bir dönem müttefik olmuş bir örgüte destek verirsiniz? türkiye ciddi bir eksen kayması yaşamadıkça abd, pkk'ya verdiği desteği kesme konusunda kolaylıkla ikna edilebilir.

"2- ülkede (en başta 12 eylül darbesi olmak üzere) çeşitli karanlık olaylarda parmağı var."
abd ülkede tabii ki çeşitli illegal işler yaptı. ama bunları yaparken hemen her zaman ülke içindeki unsurları kullanmıştır. kenan evren 9 yıl ülkenin diktatörüydü, ulan adam 82 anayasası denen garabeti %92 ile geçirdi. halktan böylesine destek almasını abd mi sağladı? akp amerikan projesiymiş, ulan adamlar cumhuriyet tarihinin seçimlerde en başarılı partisi. abd gidip tüm ülkeye rüşvet mi verdi akp'ye oy verin diye? ki açık söyleyeyim, 12 eylül öncesindeki abd karşıtı sol ayaklanma haricinde abd'nin ülkeye direkt müdahale etmesini gerektiren hiçbir olay yok. özal ya da akp'nin de proje partisi olduğunu düşünmüyorum, özal değil turgut sunalp kazansaydı, ya da akp değil chp gelseydi de abd'nin çıkarları hemen hiç zedelenmezdi.

bunların ötesinde, türkiye abd ile olan ittifakı sayesinde çok büyük kazanımlar elde etti. bugün ülkedeki iyi üniversitelerin (odtü, boğaziçi, bilkent, koç, sabancı) ya finansmanı ya da kuruluş planları amerikalılardan geldi. bölgede modern bir ordu kurmamızı sağlayan nato'dur, 1950'de tsk halen süvarilere dayalı, motorize ya da mekanize hemen hiçbir ciddi gücü olmayan arkaik bir orduydu. abd ve ab ile olan ihracat ve ithalatımız diğer tüm ülkelerden fazla. ki rusya-çin-iran bloğu ile ittifak edip iflah olmuş tek bir ülke var mı?
0
rusd
(23.08.19)
çünkü dinciler ve solcuların sesi haddinden fazla çıkıyor. bu iki grup abdyi sevmez haliyle
0
dafuq
(23.08.19)
çok saçma sapan çıkarımlar yapmışsın. ülkelerin hiçbiri melek değil ve her ülke gücü doğrultusunda hele ki emperyalist zihniyetindekiler diğer ülkelerdeki her şeyi çıkarları doğrultusunda manipüle ederler. abd ve veya başka ülke bize bir konuda destek veriyorsa bu kara kaşımız kara gözümüz için değil elbette.
0
orijinal nick bulamadim
(23.08.19)
terorist, emperyalist, yapay bir devlet cunku. agresif, yayilmaci bir politika izliyorlar. sosyal devlete neredeyse tumuyle karsilar. bunlari savunan tipler, "almayacagim saglik hizmeti icin neden para vereyim?" diyor ama kimse saglik hizmetinin maliyetinden, seker hastasinin insulin alacak parasi olmadigi icin oldugunden bahsetmiyor. kapitalizm tumuyle degilse bile (ki o da tartisilir) bir noktadan sonra tehlikeli bir hal aliyor. "parayi veren dudugu calar" zihniyeti yuzunden yarin icecek su bulamayan, maasinizi nestle'ye vermek zorunda kalanlar da bu amerikan & kapitalist saksakciligina devam edecek mi, merak ediyorum.

bu "dis gucler bizi kiskaniyor" meselesi degil. kalbinde insanlik ve iyilik olan kimsenin abd denen devlete ve onun yonetimine sempati duyabilecegine inanmiyorum. her devletin imkani olsa ayni sekilde davranacak olmasi (ki hayatimda bu kadar aptalca bir arguman duymadim) abd'nin halihazirda terorist ve agresif oldugu gercegini degistirmiyor.

abd'yi neden sevecekmisiz, ben gercekten anlamiyorum. abd'yi sevmem, abd'yi seveni de sevmem sahsen. senin gibi tiplerle de elimden geldigince muhatap olmamaya calisiyorum zaten, bu cevabi yazdiklarini okumadan, yalnzica duyuru basligina bakarak vermistim. aynen knk muthis kazanimlar elde ettik, amariga muhtesem bi sey, olmasaydi olmazdik, nato super <3 sen kendine 3-5 kurus karsiliginda terorist bir devletin bolgeyi karistiran eli olmayi uygun goruyorsan soylenecek bir sey yok zaten, ne desek bos.
0
der meister
(23.08.19)
ayrica turklerin abd'yi sevmedigi yok. oyle saniyorlar sadece. turkiye bugun "ekmek bulduguna sukret" diyen comarlarla dolu. tam abd'nin istedigi kapitalist, esek gibi calisip ustune uc kurus parasini gosteris icin harcamaya bayilan, sozde milliyetci kekodan bol ne var ulkede? sorsan abd'den nefret ediyorlardir ama abd'nin cikarlarini savunmak icin baskalarini oldurmekten cekinmezler.
0
der meister
(23.08.19)
biri bana ekşi ne dese yemin ederim çıkarır bu entry yi gösteririm.

son paragrafa ithafen: minnet mi duymamız lazım? para verdiler yol yapın diye, araba sattılar. ucuz iş gücü olsun diye fabrikalar açtılar, sonra odtü yü kurdular fabrikanın başında birileri yine ucuza durabilsin diye. keza aynı şekilde yıllarca odtü den orta doğu ya aynı sebeplerle çok mühendis, özellikle mimar gitmiştir. bu yüzden abd çok iyi, abd yi sevelim demenin bi manası yok. çıkar ilişkilerinda kimseyi sevemezsin.

pkk'ya destek veriyor, evet. pyd'ye giden silahlar, yatırımlar ortada. çok dahasını merak edersen hillary nin wikileaks teki mail lerine bakabilirsin kürtlerle ilgili. ülkeler arası ilişkiye bakışın sorunlu. çıkarın iyi gittiği sürece iyisin, değilse kötüsün. bu kadar basit bi mantık. gitmediği zamanlarda da türkiye ye karşı kullanmak için pkk dan daha iyi ne olabilir bilmiyorum. suriye de ülkenin dibine kurdukları prefabrik kürt devleti de aynı fikrin ürünü. oraya operasyon düzenlemek için devlet neler neler verdi kim bilir abd den icazet almak için. al sana koz. al sana uygulama.

ikinciye ithafen de ahahahahahah diyorum yani %92 ile almış. afrika daki liderler de %90 dan aşağı götürmüyor valla oyları bütün ordu ve korku rejimi ellerindeyken. baya meşru yani bunlar. kıçımla gülerim ne diyim. son olarak, akp amerikan projesidir değildir bilemem, ama siyasal islam denen şey türkiye ye özel değil. abd nin köpekliğini yapan müslüman ülkelerde gayet de var olan bi şey. ne tesadüf değil mi? gerisi senin yorumun cnm benim.
0
mehmed resad
(23.08.19)
kardeşim ben gerçekçi adamım, goygoyu bırakalım, bu ülkede de nice el-kaideci cirit attı, devlet daha düne kadar ypg ile görüşüyordu, yani terör örgütüne yardım ediyor falan filan bunlar liseli tezleri.

bu dünyayı illaki birileri yönetecek, eskiden imparatorluklar vardı, şimdi devletler var. ha bana kalsa finlandiya yönetsin ama o koltuğa finlandiya'yı da oturtsan 3 gün sonra onun da götü başı oynamaya başlar. o zaman ne olacak? çin yönetse kendini kömür madeninde bulacaksın, rusya yönetse sibirya'nın soğuğuna türkü yakacaksın. bu koşullarda abd'den daha iyi alternatif yok. güç dengesi belki bir nebze daha iyi olabilir, ama o da riskli işte, denge bir bozulursa terazinin kefesinde başın sallanır. herkes şikayet ediyor ama açın istatistiklere bakın, dünya bugün insanlık tarihinin en az savaş, en az hastalık, en az bebek ölümü, en az gıda kıtlığı olan evrelerinden birini yaşıyor. ama babannemin deyimiyle "insanoğlu namkör, namkör". kimse abd'nin süper olduğunu iddia etmiyor zaten ama bir gün abd o tahttan inerse o zaman -keşke wyoming'deki savunma hattına destek ataydık da bu hallere düşmeyeydik- diyeceksiniz, aha buraya yazdım.
0
night train
(23.08.19)
"dünya bugün insanlık tarihinin en az savaş, en az hastalık, en az bebek ölümü, en az gıda kıtlığı olan evrelerinden birini yaşıyor."

Şu cümle var ya, tarih bilimine atılan bir kurşun adeta. Sosyolojiye fırlatılan bir taş, jeolojinin suratına bir tükürük. Şu cümle var ya şu cümle, gerçeğe karşı kulak tıkamak.

Bu evreyi kaç yılla sınırlıyoruz? 1 gün mü? 1 gün dahi olsa, bile kafaya oynayacak zamanlardayız.

Gerçi vücut bölümlerinin "ayrı ayrı oynaması üzerinden" dünyadaki siyasi ve sosyal gelişmeler korelasyonu kuran biri için çok da abuk değil bu cümleler!
0
windowsguvenlikduvari
(23.08.19)
@windowsguvenlikduvari, al kardeşim doya doya bak:

pbs.twimg.com

istersen diğer istatistikleri de bulurum, zamanında hepsine baktım, götümden salladığımı düşünüyorsan getir ispatını sun.

edit: al bu da bebek ölümleri oranları:

ourworldindata.org

edit 2: bu da hastalıklar nedeniyle olan ölümlerin azalması ve yaşam süresinin uzaması ile ilgili veriler:

ourworldindata.org

kısacası siz öyle düşündüğünüz için öyle olmuyor, tekrar söylüyorum dünya müthiş bir yer değil ama eskisinden çok daha iyi durumda olduğu kesin.
0
night train
(23.08.19)
Diyorum ki, paylaştığınız verilere tarafsız gözle bakın. 2000 yıllık tarih ile ilgili çıkarım yaparken, son 1 güne bakılmaz. son 100 yıla baktığımız zaman, en yüksek kayıpları yaşadığımızı görebilirsiniz. Bundan bahsediyorum. Ki bunun daha iklim değişikliği var, açlığı var, gelir eşitsizliği var, orada gözükmeyen. Bunları geçince bir de yaşadıkları halde, çok dipte yaşayan insanlar var. Var da var. Ama son 3 saat ile, ikinci dünya savaşını kıyaslayınca tabii bugün az kişi ölmüştür yani. Onu diyorum.
0
windowsguvenlikduvari
(23.08.19)
@windowsguvenlikduvari, tarafsız nasıl bakabilirim, yani verilere bakmaktan daha tarafsız bir bakış nasıl olacak? hocam düşün ki dünya bu şartları bugün kaç katı fazla nüfusa rağmen sağlıyor. geleceği tabi ki kestiremeyiz, teknoloji işe el atacak kadar gelişmezse bir yerde ben de patlayacağını düşünüyorum ama ben bugünden bahsediyorum, şu an içinde yaşadığımız evreden.
0
night train
(23.08.19)
Tekrar söylüyorum. Tarihi incelerken, bugünden, yani 23.08.2019'dan bahsetmek mantıksız. Yani 2000 yıllık süreç son günden bakılarak anlamlandırmaya çalışılır mı? Ayrıca 2035'te korkunç bir savaş çıksa, yine milyonlar katledilmiş olsa, çizgi grafik kendini yenileyecek. Büyük savaştan sonra düşüş, sonra büyük savaş. Tekrar düşüş, sonra büyük savaş ve milyonların ölümü. 1650-1700 arası dibi görmüş mesela. Sonra 1700 yine zirve. Veriye bütün olarak bakmaktan bahsediyorum ısrarla.
0
windowsguvenlikduvari
(23.08.19)
@windowsguvenlikduvari, işte o dibi gördüğü zamanlarda bile oransal olarak şimdikinden daha yüksek görünüyor, yani şu an yaşadığımız zamandan daha dip yok. atıyorum belki 1000 sene önce vardır ama öyle olsa bile genel şartlara bakınca (sağlık, gıda, teknoloji vs..) yine geriye düşecektir. bugün çevirelim insanları soralım, kaç kişi 1000-1500 sene öncesine dönmeyi ister, sittirik bir yaradan ölür gidersin. yarın bir gün büyük bir katliam olursa ve o grafik değişirse, içinde yaşadığımız zaman dilimi insanlık tarihinin en yaşanılası zamanlarından biri olarak görünecek. daha da polemiği uzatmak istemiyorum.
0
night train
(23.08.19)
Bunlar ancak yıllardır kafalarını kuma gömmüş kişilerin söyleyebileceği laflar. Abd dediğin ülke en büyük terör ihracatçısı o yüzden sevilmiyor. İkna edilebilir denmiş. Kalleşlere destek veriyor demek liseli tezi olmuş. Laflara bak. Her yerinden basiretsizlik akıyor. Senin ülkenin önceki genelkurmay istihbarat daire başkanı diyor amerikanın pkkya verdiği destek devlet kayıtlarına geçmiştir diye. Bunu söyleyen adam orgeneral! Liseli teziymiş. Bölgede operasyon yapan paşaların demeçleri var. Bu amerikan seviciler hala havaya bakıyor.

Güney sınırına binlerce tır, yüzlerce uçak sevkiyatı yapılmış. Kimin için yapıldı sanıyorsunuz onlar. Yarın öbür gün kurmaya niyetlendiği devlet senden toprak koparmaya çalışacağı zaman dersin ama amerika bize çok yardım etti, arkaik bir orduyduk, ata biniyorduk diye. O arkaik dediğin ordu daha az imkanlara sahipken dünyaya kafa tuttu. İnsanının onurunu çiğnetmedi. Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır diyen atamın ruhu şad olsun.
0
mekaniker
(23.08.19)
(15)

şaraptan nefret ediyorum

neynep
arada alıyorum alışmak için, "benim dışımdaki insanlar içiyor, herhalde alışılır" diye kendimi kandırmaya çalışıyorum. çünkü ucuz. biraya göre daha ucuz.ama hiç sevmiyorum. benim gibi çabalardan geçip alışan var mıdır? beyaz da sevmiyorum. rose de sevmedimdi. yemek arasında yutarken biraz ok. ama iş
arada alıyorum alışmak için, "benim dışımdaki insanlar içiyor, herhalde alışılır" diye kendimi kandırmaya çalışıyorum. çünkü ucuz. biraya göre daha ucuz.
ama hiç sevmiyorum.
benim gibi çabalardan geçip alışan var mıdır? beyaz da sevmiyorum. rose de sevmedimdi.
yemek arasında yutarken biraz ok. ama işte :(
0
neynep
(22.08.19)
ucuz diye sevmediğiniz bir şeye alışmaya çalımak işkence olur. ben de sevmiyorum, içmiyorum. şarap içmediğim için hayatımda bir eksiklik hissetmiyorum :)
0
sadakatsiz
(22.08.19)
Orta kalite bir şarap biraya göre ucuz değil. Kötü şarapları ben de sevmiyorum, ama alışınca her türlü gider...
0
malheiros
(22.08.19)
F/p olarak bira daha iyi. Şarap değmez
0
dolan dolmuş
(22.08.19)
Ben de hiç sevmiyorum. Arada içiyorum ama severek içmiyorum. Alışamadım, damak tadımıza uygun değil herhalde. Çok zorladım olmadı, olacağını sanmıyorum. Zorlama boşver :D
0
eazy
(22.08.19)
Sangria yapmayı deneyebilirsin belki öyle seversin
0
kablelvuku
(22.08.19)
ortamda varsa katılırım ama onun dışında para verip de alacağım bir içki değil, ben de sevmiyorum pek. isteğin ucuza kafayı bulmaksa iki biranın üstüne şarap deneyebilirsin. hafif kafa gittikten sonra tadı daha çekilebilir gelecektir ama genel olarak şarabın daha ucuz olduğu konusuna katılmıyorum.

sana gelsin, hep istemiştim bu videoyu uygun bir zamanda paylaşmayı,

www.youtube.com
0
der meister
(22.08.19)
Kim başlamış ki tadı çok güzel diye bira ya da şarap içmeye? Senelerce içmedim şarap, çünkü ya tatları ya fiyatları korkunçtu. 2-3 senedir de iyi şarabın peşinden koşuyorum. Yani, sonradan sevenlerdenim.

Başlangıç şarapları şunlar: Cidre: İspanyol sidrasi olur, Alman Apfelwein'i olur. Aralarında küçük farklar var. Önemli olan içinde on tane kimyasal olmayan yalın bir cidre bulmanız. Alternatif olarak: Filtre edilmemiş 'yeni şarap' aslında şarabın yan ürünü(Almanca konuşulan ülkelerde Federweißer, Sauser olarak bilinir.). Basit, ucuz ve tatlı bir şaraptır. Belki üreticilere sorabilirsiniz, hangi isim altında satıyorlar Türkiye'de bilmiyorum. Sadece birkaç ay bulunabilir.

Genel tavsiye: Genç şarap tercih etmek ve sek şaraptan ilk başta uzak durmak. Chardonnay gibi 'ağır' beyazlardan uzak durmak, fıçı görmüşlerden uzak durmak... Yemekte tüketmek istiyorsanız köpüklü şarap tercih edebilirsiniz. Yemeklerle, tatlılarla eşleştirilmesi çok daha kolaydır.

Dömisek beyazlar iyidir. Ama yemek ile şarap eşleştirmeyi bilmiyorsanız, eşleştirmeyin. Yemek berbat olmasın.
0
buf-e kür
(22.08.19)
Ben. Boğazımdan geçiremezdim. Şimdi şarap konusunda damak zevkim var.

Bir ara kafaya taktım. İyi şaraplar denedim. Yanında ne giderleri araştırdım. Okumalar yaptım böylelikle motivasyonum daha da arttı. Güzel ortamlarda bilerek kaliteli tadım yaptım. Ben de böyle çalıştı.

O zaman oluyor.

Benim de derdim home partylere, davetlere sürekli sixpack bira ile gitmekten gına gelmesiydi. Bi işe yaramıyor ağırlık vs. Millet şarabını alıyor geliyor çok kıskanıyordum.
0
AlsterWasser
(22.08.19)
ben de içkinin ve şarabın hiçbir türlüsünü içemem ama geçen carrefour'da rangers diye bir markanın gazlı kardadut şarabı vardı 0.33 lt sanırım, onu içebildim ilk defa ve cidden şaşırdım. tavsiye ederim ben içebildiysem siz de lıkır lıkır içersiniz.
0
candide
(22.08.19)
şarap içme ritüelinden, keyfinden, imajından değil; kesinlikle FİYATINDAN.
hani kolonya içenler vardı eskiden, onun gibi hissediyorum kendimi alköl diye buna alışmaya çalışırken.

f/p bira iyi kesinlikle evet, p yüksek. keyif, zevk katsayısı bölende yüksek. ama f de yüksek işte alla karetmesin


sangria yapınca bunun alkölü o2 ile birleşip uçmuyo mu? bana alköl lazım, o yüzden ucuzunu arıyorum.

bi de üç kadehte, 3 kutu bira etkisi gibi bişey oluyor ya. hacimsel olarak da az, yoğunlu. fiyatı ok ( evdeyken).
0
🌸neynep
(22.08.19)
Ucuz diye istiyorsan carrefour'un sava ve sava premium'u var ona bak. Fiyatı eskiden 15-20 liraydı şimdi 30+ olmuştur herhalde(2 yıldır falan almadım:D) ama tadı iyiydi, ha ben kırmızı şarap severim arada alırım o yüzden nesnel değerlendirme yapamayacağım.

Tek olay sarhoş olmaksa, işin içine şeker katarsan olayı hızlandırır. Beyaz şarap veya rose artı gazoz içen öğrenciler var mesela :D

ayrıca ben viskiyi hiçbir şeye değişmem ya(kimisi de vodka sever) yani 1 tane 70lik viski bana ara ara içerek 1.5 yıl yetti. %40 küsur alkol olduğundan az az götürüyordum. Başta pahalı gibi gelse de 1.5yıl diyorum bak, gerçi o süreçte her haftasonu dışarıda bira vs içiyordum yani sürekli evde içiyorsan o kadar gitmez tabii.
0
nhk ni youkosu
(23.08.19)
üç dört yıl önce ben de sevmiyordum. fiyat/ performans acisindan biraya göre daha tercih edilebilir oldugundan sangria ve şargoz şeklinde içmeye başladım. sonra yavaş yavaş alıştım, şimdi severek iciyorum. şarapta nasıl bir tat sevdiğini keşfedip ona göre hareket edebilirsin.

ilk etapta şarap eşlikcileri de tahammülünü artırabilir. beyaz nohut, kraker gibi nötr tatlar. mide bulantısını da önlüyor
0
yuvarlanantencereninkapagi
(23.08.19)
meyve şarabı dene, belki seversin.

sevmediğin bir içkiyi herhangi bir sebeple içmek mantıklı değil.
0
babilbaligi
(23.08.19)
uzun yıllar ben de sevemedim. meğerse kalitesiz şaraplar içip durduğumdanmış. orta ve üst kalite şaraplar içerek ya da fiyat/performans şaraplarından damak tadınıza uygun olanları tespit ederek bu işe girişirseniz şarabı sevebilirsiniz.

ha bu durumda daha ucuz mu oluyor? hayır, fakat biranın verdiği şişkinlik olmuyor, daha tatlı bir kafası var, biraya kıyasla azıcık biraz daha sağlıklı, sıcak/soğuk içilebiliyor hem kampa falan giderken alın 3-5 şişe mis. mantarlarını da biriktirin sonra güzel şeyler yaparsınız onlarla :)
0
givemesomesubstance
(23.08.19)
Ben de nefret ediyorum zannederdim ama guzel bir st emillion sarabi icince sadece zevklerimin pahali oldugunu anladim. :) kalitesiz sarabi icenlere hayret ediyorum ne anlami var tadi guzel degilse, keyif yapamiyorsan sarabin ne anlami var diye. Ama tabi onlarin da kendince sebepleri var benim kafamin basmadigi.
Ozet olarak, bir de unlu ve biraz pahali bir sarabi denemeni oneririm. Ozellikle Fransa’dan gelmis. Bulabiliyosan st emillion’dan gelmis olan. Turk saraplarinda guzel ben bulamadim.
0
beriberi
(23.08.19)
(11)

Sözlük duyuru takılmayan arkadaşlarınız

rosey
Özellikle sözlük duyuru gibi sitelerde takılmayan arkadaşlarınız şu bahsedeceğim yönden çok fazla şey kaybetmiyor mu:Sözlükte yüzlerce dalda uzman olan 100 bin insana anında soru sorma fikir alma şansımız var. Mesaj atmasan dahi yüzbinlerce insanın deneyiminden faydalanıyorsun ne gibi mesela fuji da
Özellikle sözlük duyuru gibi sitelerde takılmayan arkadaşlarınız şu bahsedeceğim yönden çok fazla şey kaybetmiyor mu:

Sözlükte yüzlerce dalda uzman olan 100 bin insana anında soru sorma fikir alma şansımız var. Mesaj atmasan dahi yüzbinlerce insanın deneyiminden faydalanıyorsun ne gibi mesela fuji dağına çıkmak istiyorsun adam fotograflarla anlatmış. donanımhaber sitesi de çok faydalıydı bu yönden.

Bir fikir almak istediğinde duyuruya soruyorsun o tecrübeyi yaşamış insanlar nokta atışı tavsiye veriyor. Hatta sözlük ve duyuruda dünyanın her ülkesinde insanlar var dünyaya da hakim oluyorsun.

Bu denli sosyal medyanın avantajlarından faydalanacagın bir çağda bazı arkadaşlar sosyal medyayı hiç kullanmıyor. Çoğu arkadaşım insta ya foto yüklemekten ibaret hayatları. Blogla falan da işi yok çoğunun.

En azından bir makale aranıyor duyurusu
Bir kan aranıyor duyurusu

İle bile başka yerden bulamayıp sadece ekşide bulduğum biçok şey oldu. Bir işe gireceğim zaman o işi yapan insanlarla oturdum tanıştım ve tanımasaydım sormasaydım kesinlikle yanlış yapacakmışım.


ÖZETLE

Yukarda sadece bir iki avantajını örnek gösterdim ama onlar gibi yüzlercesi yaşıyoruz. Sözlüklerden Duyurulardan yararlanan insanlar ile yararlanamayan insanlar arasındaki fark, Somali de yaşamakla Gelişmiş bir ülkede yaşamak arasındaki fark gibi geliyor bana.

Siz ne düşünüyorsunuz. Nasıl yaşıyor bu insanlar :)
0
rosey
(21.08.19)
yüzde yüz katılmasam da katıldığım yerler var. mesela adam oto tamirci piyasayı daha iyi tanıyor ancak buralara yazmıyor. tek alanda uzman. tamam buralarda yetkin insanlar var ama reel hayatta burdaki öneriler tam uyuşmayabiliyor.

bir de sadece okuyan ancak yazmayan katkıda bulunmayan kesim var onlarda gayet yetkin. somali örneği çok acımasız bence.
0
mikahakkinen
(21.08.19)
Sosyal olan ve bu sosyalliği sayesinde çevresi çok geniş olan insanlar var. Telefonu eline alsa numara çevirerek 5 tane avukata ulaşabilecek birisi mesela ne yapsın internet üzerinden alacağı tavsiyeyi? Buradaki bir diğer sıkıntı da kimin kim olduğu belli değil. Kim olduğunu bilmediğin birinden aldığın tavsiye ne kadar güvenilir tartışılır.
0
gddr5
(21.08.19)
artık internet ve telefonlar sayesinde bu işler çok kolay da bu tarz bilgilere önceden de başka mecralarda ulaşılabiliyordu ancak faydalanan ve faydalanmayan insanlar yine vardı. Mesela artık herkes bir yere giderken sözlüğe bakıyor, duyuruya soruyor, youtubeta video izliyor, blogları okuyor falan ama tee seneler önce de kitapçılarda seyahat rehberleri satılırdı. O bilgiyi edinmek isteyen gider onları okurdu. Çevresine sorar gitmiş olanları bulur konuşurdu. Ben hatırlıyorum daha evlerde internet yeni yaygınlaşırken bizde bir kitap vardı basit sağlık bilgileri gibi. Her gün burada sorulan sağlık sorularının herhalde bi yarısına cevap şeklinde. Ne oluyor her zaman bu tarz bilgiden ve imkandan yararlananlar ve yararlanmayanlar var, kimisi sıfırdan teecrübe ediyor. İyi sonuçları da olabilir kötü sonuçları da. Ben mesela bazen artık bir yere gidecek olduğumda araştırmak falan istemiyorum çok. Herkes aynı yerlere gidip aynı şeyleri yapar oldu çünkü. Mesela Pisa'da böyle birkaç büyük sokak vardı, tren istasyonu kule arası akın akın insan gelip gidiyor. O yoldan çıkıp biraz ilerideki sokaklara giriyorsun oralar da çok güzel ama kimse yok. Buraya sorulsa herkes "o ana yolu takip et gidersin" der ama başka yoldan giden de başka tecrübeler ediniyor.
0
senolll
(21.08.19)
12 yaşından beri internette ve özellikle de sözlükerde yaşayan biriyim. şu an 25 yaşındayım. geriye dönüp baktığımda sözlüğün beni kalıpçı, yaftacı, herhangi birine kıyasla belki iki tane daha fazla fikri irdeleyebilen fakat bunun dışındaki her şeye kendini kapatan, tam aksini düşündüğü halde aslında kendini dışarıya kapatan ve aklında sürekli çeşitli idealler oluşturan birisine dönüştürdüğünü görüyorum. kusura bakma ama sende de aynısını gördüm. sözlük ve duyuru gibi skimsonik iki tane internet sitesini kullanmamayı amma abartmışsın...

"çok şey kaçırıyorlar" dediğin insanlar belki tamamen sosyal yeteneklerine güvenerek bizim öncesinde 355 tane soru sorduğumuz şeyleri hiç dertlenip tasalanmadan kendi yöntemleriyle çözüyorlardır, bunu düşündün mü? biz "gündemde ne var acaba" diye düşünürken ya da sözlükte birbirimizle laf dalaşına giriyorken onlar insanları yaftalamıyordur, gördükleriyle değerlendiriyordur... belki sabah uyanıp "ekşi'ye bakayım" demek yerine mis gibi canları ne istiyorsa onu yapıyorlardır. belki kampa gidiyorlardır mesela. rafting yapıyorlardır ne bileyim. sen bunları yapan insanlardan daha çok ve güzel yaşadığını mı düşünüyorsun?

yanlış anlama, bu siteleri kullanmak zararlı demiyorum. gerçekten ben de buraların çok faydasını gördüm ama iki tane siteye bu kadar önem atfetmek de tuhaf geliyor. ihtiyacı yoksa kullanmıyordur. kimsenin ekşi ve duyuru'ya ihtiyaç duyacağını da düşünmüyorum açıkçası. ben daha rahat geldiği için kullanıyorum şahsen. duyuruda sorup, duyuru olmasa çözüm bulamayacağım problem sayısı bir elin parmağını geçmez ki herhalde 1000'in üzerinde duyurum vardır...

velhasıl hayat böyle bir şey değil. ben günümün %50-60'ını internette geçiririm. "ne yaşadın? sana ne mutluluk verdi?" diye sorarsan aklıma gelen şey okuldan çıkınca arkadaşımla kızılay'da içtiğim bira ve onunla geçirdiğim 2-3 saat olur sadece. internetteki yüzlerce saate karşılık 3-5 saatlik gerçek deneyim (parkta yürüyüş bile olabilir) daha çok mutlu ediyor beni açıkçası. genelde kendimde o enerjiyi bulamadığım için öyle boş boş oturuyorum.

şimdi diyeceksin ki "ben senin gibi aptal olsunlar demedim. faydalanmadan söz ediyorum sadece. günde 10 saat ekşi'de takılmak zorunda değilsin. siteden bunu yapmadan da faydalanabilirsin".

haksız değilsin. gelgelelim, ekşi ve duyuru'ya yüklediğin anlam dolayısıyla bence ben de haksız değilim. bu iki site hakkında böyle düşünen birinin burada çok fazla vakit geçirdiğini veya burayı çok önemsediğini düşünürüm. bence bu çok yanlış. ben de yapıyorum ve hiç memnun değilim. evet bu sitelerden çok şey öğrendim, bu sitelerden çok güzel insanlar tanıdım ama bu potansiyelimi GERÇEK DÜNYADA kullansam biriktireceğim anılar bunun 100 katı olurdu. ekşi'de geçirdiğim vakti başka işlerde kullansaydım çok daha iyi olurdu. falan filan. o açıdan katılmıyorum ben sana, çok abartmışsın.
0
der meister
(21.08.19)
sözlük artık forum gibi kullanıldığı için buralara pek ihtiyaç duyduklarını zannetmiyorum.
0
eksisozlukokuryazari
(21.08.19)
Yoo kaçırmıyorlar. En basitinden Twitter var, reddit var.. Buraları donunda sallarlar. Ekşi ne ya..

Sözlüğün o söylediğin kaliteli hali 7-8 yıl önce bitti zaten. Uzatmaları oynuyor artık, şu an düzenli olarak takip etmem için cuzi bir miktar teklif etmeleri lazım.. Duyuru desen açıldığı zaman breaking bad seviyesinde ise şu an anca arka sokaklar falan. Kullanıcıların en az yarısı çomar ya da çoluk çocuk..

Arkadaşlarım sözlük gibi donanımhaberden bir tık öte olan sikko bir oluşuma ihtiyaç duymayan gayet donanımlı insanlar, sıkıntı senin çevrede anlaşılan.. Gereksiz anlam yüklemişsin, 2019 senesi için çok talihsiz bir tespit olmuş. Yanımda birisi söylese; Egemen Bağışa bakan İmamoğlu ifadesi takınırım yüzüme.. Muhtemelen bu ortamlarla tanışman çok eskilere dayanmıyor
0
twq
(21.08.19)
'yüzlerce dalda uzman olan 100 bin insana anında soru sorma fikir alma şansımız var.' bu uzmanlarla istişare edebileceğimiz tek platform ekşi değil yahu!
0
'
(21.08.19)
@ illa sözlük, duyuru şart değil
Genel olarak sosyal medyada diğer insanlarla iletişime geçip fikir almayan insanları kast etmiştim aslında.
0
🌸rosey
(21.08.19)
Sözlüğün özellikle popüler konularda ve ürünlerde tavsiye alınacak bir yer olduğunu düşünmüyorum. Ortalama bir sinema seyircisi düşünelim. Ortalama seyirciyi tatmin edecek çoğu filme ekşi sözlükte gereksiz yere bok atılıyor. Sırf popüler olduğu için çoğu şeyin hakkı verilmiyor. Ya da muhaliflik taslamak için bir tarafın sadece yanlışları görülürken diğer tarafın yanlışlarını gösteren kişilere ad hominem saldırılarak konu kapatılmaya çalışıyor. Muhaliflik örneğinde twitter da pek farklı değil. Twitter'da Türkler arasından takip edilecek hesap sayısı her geçen gün çoğalıyor bence. Kültür, mimari, edebiyat, siyaset vs. her konuda aklımıza bile gelmeyen şeylerin üzerine kitap yazıldığını görüyoruz. Sadece Medyascope'u takip etmenin bile kişiye yararı olur bence.

Duyuru ise tavsiye konusunda ekşi'ye göre daha rasyonel. En azından bilgisi olmayan insanların yazdığını çok fazla görmüyorum.

Sosyal medya kullanabilmekle alakalı aslında. Milyonlarca insan hiçbir kültürel yarar sağlamadan kullanıyor sosyal medyayı. Ekşi'de gündeme bakmadan, belli yazarların çok eski entrylerini okumak bile faydalı bir eylem.
0
black holes in the sky
(21.08.19)
Amma da abartmışsınız yahu bu duyuru ile sözlüğü. Tamam bazı şeyler katıyor insana ama o kadarda değil.

Duyuruya hem o kadar cevap falanda gelmiyor. Ben bir duyuru açsam, cevap yazacak 1 elin 5 parmağını geçmez.

Millet ifşa falan yapıyor güzel bayanlar ve yakışıklı erkekler arasında cevap yazıyor.Güzel bir kadınsan herkes cevap yazar.

Çoğu burayı anonimliğinden dolayı tercih ediyor. Söyleyemediği anlatamayacağı şeyleri buraya yazıyor.
0
komando kani var bende
(21.08.19)
Bu dediğin kimin umrunda ki...
0
[GODDARD]
(21.08.19)
(7)

abd vs turkiye?

mehmed resad
bir abimizin sorusu.abd'de düşük seviye ve işsizlik oranı hayli yüksek bir law school da yaşam masrafları ve barınma dahil bir burs şansı yahut bilkent te siyaset bilimi yüksek lisans.siz olsanız ne seçerdiniz ve neden?ek bilgi: kredi şansı var mı burdan cekmelik? ya da burs? böyle bir durum olursa
bir abimizin sorusu.

abd'de düşük seviye ve işsizlik oranı hayli yüksek bir law school da yaşam masrafları ve barınma dahil bir burs şansı yahut bilkent te siyaset bilimi yüksek lisans.

siz olsanız ne seçerdiniz ve neden?

ek bilgi: kredi şansı var mı burdan cekmelik? ya da burs? böyle bir durum olursa maryland gibi hoş bir okula gitme şansı doğuyor. boktan üni tamamen yaşam masraflarini karşıladığı için. (artı kyk borcu var)
0
mehmed resad
(21.08.19)
Bilkent yüksek lisans ne üzerine?

law school sonrasi ne yapmayı planliyor? Denklik alabilecek mi? ABD'de kalma şansı olacak mı?
0
cedex
(21.08.19)
law school senaryosunda lsat ile ilgili bir sorun olmadığını varsayıyorum

amerikada alınan hukuk eğitimin ülkemizde ne derece bir karşılığı var, ben bilmiyorum. bildiğim kısmı, hukuk sistemlerinin farklı olduğu. orada law school okumanın, eğer amerikada çalışmayacaksan herhani bir faydası görünürde yok. dediğim gibi, varsa bir detayı ben bilmiyorum.

amerikada yaşayıp avukatlık vs. yapmayacaksam bilkenti seçerim.
0
cay koy geliyorum
(21.08.19)
cedex, abd de kalma şansını bilemeyiz. law school sonrası avukat olarak da devam edebilir, ki o işsizlik oranıyla zor gibi, doktoraya da. bilkent sonrası da doktoraya devam yine burda.
0
🌸mehmed resad
(21.08.19)
şimdi gördüm, siyaset bilimi yüksek lisans sonrası ABD'ye doktoraya gitsin bence.

maryland'e gitse de iyi olabilir zira washington'in dibi ama yıllık 40 kusur bin doları geri ödemesi zor olabilir. buradan o kadar kredi cekemez bence.
0
cedex
(21.08.19)
ben bilkent'i seçerdim çünkü abd denen abartılmış balondan tiksiniyorum. ekonomisi, ordusu, uluslararası propaganda mekanizmaları vs. çok güçlüdür bunu asla inkar edemeyiz ama sıradan vatandaş açısından yaşamın yine propaganda yoluyla abartıldığını ve olduğundan çok daha güzel lanse edildiğini düşünüyorum.

abd eğer halihazırda zengin değilsen, çok iyi bir iş fikrin yoksa, diğer bir deyişle kapitalizmi doruklarında yaşayıp emek sömürebilecek vaziyette değilsen bence kalkıp da gidilecek bir ülke değil. ha meksikalısındır, abd kurtuluşun olur ama türkiye'den kalkıp abd'ye gitmeyi (hele ki bilkent'te okumak dururken düşük seviyeli bir okul için... çalışmaya bile değil!) ben kendi adıma anlamsız buluyorum.

hiç öyle "türküyemiz çok güzel!11" insanı da değilimdir, beni bilen biliyor 6 yaşımdan beri yurtdışı hayaliyle yanıp tutuşan biriyim. büyük konuşmayayım ama abd s*kseler gitmeyeceğim saçmasapan bir ülke. gideni de "3 sene çöp kovasında yaşadım ama sonra toparladım, burası bambaşka abi yeaaa" gibi tuhaf tuhaf argümanlarla övüyor.

sözün özü düşük seviyeli ve işsizlik oranı yüksek bir okula öğrenci olarak gitmek bence mantıklı değil. "git yauuu kendini kurtarırsın" diyenler amerika'da başına bir iş gelirse hastane masrafını karşılamayacak, gitmek istiyorsan yine git tabii ama bunu unutma derim.
0
der meister
(21.08.19)
cedex, maryland ücret istemiyor. sadece yaşam masrafları için paraya ihtiyaç var.
0
🌸mehmed resad
(21.08.19)
Elbette ki ilkini secip kalmaya calismak olmali. Bilkent siyaset bilimi yüksek lisans her zaman bulunabilecek tarzda siradan bir sey. Maryland opsiyonu da fena degil. Turkiye'den kredi cekip gidebilir, sonra oder.
0
hot potato
(21.08.19)
(8)

Herkes mi bunalımda?

Çağa ayak uyduramayan
Etrafta sürekli sızlanan, mutsuz insanlar var. Hiçbir şey yapmak istemeyenler, sürekli bir şeylerden şikayetçi olanlar, kendini tam görüp başkalarını beğenmeyenler, yalnız kalmak isteyenler. Benim çevrem mi böyle sizde de var mı böyle insanlar. Çekiliyor hissediyor musunuz bu negatifliğe? Enerjim ac
Etrafta sürekli sızlanan, mutsuz insanlar var. Hiçbir şey yapmak istemeyenler, sürekli bir şeylerden şikayetçi olanlar, kendini tam görüp başkalarını beğenmeyenler, yalnız kalmak isteyenler.

Benim çevrem mi böyle sizde de var mı böyle insanlar. Çekiliyor hissediyor musunuz bu negatifliğe? Enerjim acayip düştü şu an :/
0
Çağa ayak uyduramayan
(19.08.19)
Son 2 senedir bence insanlar genel olarak böyle. Siyasi şeyler, ekonomik sorunlar, geleceği görememe. Ama benim gibi olan bazı insanlar bunu biraz fazla hissediyor. Basiyoruz o yüzden sağa sola negatifi
0
westblack
(19.08.19)
sosyal medya + bilgiye erişimin kolaylaşması. modern insan dünyanın tüm yükünü ve derdini omuzluyor. hal böyle olunca eksik, yetersiz hissetmek ya da başkalarını görüp onlarla aynı standartları istemek kaçınılmaz. mevcut düzenin bir parçası olarak huzur bulmak kolay iş değil açıkçası.

öte yandan benim çevremdeki insanlar bunalımda ya da mutsuz falan değil. aksine, gayet sakin ve normal hayatlar yaşadıklarını düşünüyorum. kendi çevremdeki en hüzünlü, mıymıy, dingil insan benim. kaldı ki ben bile kendimce çeşitli problemlere değinsem ve farklı sebeplerle üzülsem de GENEL OLARAK yaşamayı seven ve pozitif düşünmeye çalışan bir insanım. sadece çok fazla anksiyete var, "ya kötü olursa?" korkusu ağır basıyor kontrolsüz bir şekilde. yoksa biz çevre olarak iyiyiz açıkçası, bi' tek paramız yok gördüğüm kadarıyla. o da olsa bizden iyisi yok.
0
der meister
(19.08.19)
Kendi adıma konuşacak olursam evet bunalım geçiriyorum bu aralar.
0
rock n roll
(19.08.19)
Bizzat kendim böyleyim. Etrafıma yansıtmıyorum ama kendi içimde böyleyim. 1-2 aydır fln galiba.
0
pati
(19.08.19)
hiç bu kadar bunalımda olmamıştım. sabah 8,30 beri aklımdan geçenleri bir bilseniz. yeni bir hayata başlayacağım. anne babayı üzmeyeceğim.
1 barı açıyorum
2 ayla ile aramı düzeltiyorum.

bu kafadayım.. birileri çıkış yolu göstersin.
0
catch
(19.08.19)
bende motivasyon eksikliği var, yoksa yapmam gereken iş güç hepsi planlı programlı önümde

neyse yarın kickbox a başlayacağız, belki spor iyi gelir
0
sameidiot solo
(19.08.19)
ben de sporun iyi geleceğini düşünenlerdenim. ve dediklerin konusunda kesinlikle haklısın, bende okb var ve antidepresan kullanıyorum. ama antidepresandan önce de hiç depresyona giren bir tip değildim, okb hep ön plandaydı. belki bir kere falan girmişimdir depresyona, onun dışında bir şekilde -belki de takıntılı olduğum için- kafamı hep oyalayabiliyordum. şimdi ise antidepresana rağmen depresyondayım. valla bildiğin bileklerimi kesesim geliyor her gün. işin kötüsü bir tek ben değil, evimdeki ve çevremdeki herkes böyle. negatif olmayan kimse yok gibi birşey. anlayamıyorum neler olduğunu. kiminle konuşsam hareket edesi yok, başı ağrıyor, paso uykusu var, motivasyonsuz, neşesiz, negatif, enerjisiz.....böyle olumsuzluk ekleri ile gidiyor sıfatlar halinde. hepimize sağlam bir dayak mı atsalar, ardinalimiz mi yükselse nolsa?
0
pasp
(19.08.19)
Herkes mutsuz. Bunun en büyük sebebi bence sosyal medya. Sürekli beklenti içerisinde olmak. İnsanlardan beklentiler ne kadar azalır kişi kendinden beklentisi olur ve bunu başarırsa o kadar mutluluk oluyor. Mesela geçen günümüz için 3 yıl gibi bir süreye tekabül eden 3 gün sosyal medya detoksu yaptım kendimce ve inanır mısınız kendimle kalınca daha mutlu oldum.. Tabi sonra 9 gün datça akyaka marmaris vs.. gezdim.. elbette sosyal medyaya bir milyon tane şey attım. Sonuç al sana pazartesi. Al sana memnuniyetsizlik. Eskiden pazartesinin tek kötü tarafı okul iş ders vs.. başlangıç tarihi olmasıydı.. Şimdi buna sosyal medyada diğerlerinin ( o sırada tatilde olan ya da dünyayı gezen kişileri ya da süper lüks ev arabasında gezenleri ) hayatlarını görmece ile sınanmaca var. Tabi ülkenin durumu alım gücü sağlıksızlıklaşmış toplum ota bo.ka bağıran sokaktaki insanlar ve regl gibi gezen tüm Türkiyeyi de ekleyince sen de nasipleniyorsun elektriklerinden.
0
denizmaniaherif
(19.08.19)
(16)

Hangi dillerin tınısı hoşunuza gidiyor?

enis buyutucu
İlk 3ünün sırasıyla;1. Almanca2. Fransızca3. Rusçagibi.
İlk 3ünün sırasıyla;
1. Almanca
2. Fransızca
3. Rusça
gibi.
0
enis buyutucu
(18.08.19)
cok sacma ama
ingilizce,
ingilizce,
ingilizce.
0
sparkle kiddle
(18.08.19)
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
0
ms brownstone
(18.08.19)
Almanca
Rusça
Japonca
0
Olive
(18.08.19)
fransızca
italyanca-yunanca
ispanyolca
0
pati
(18.08.19)
rusca-almanca en tepede benim icin, sonra fransizca ya da yunanca olabilir. sanirim yunanca.
0
der meister
(18.08.19)
1. almanca
2. İngilizce (British)
3. İtalyanca/Fransızca/İspanyolca (üçü arasında seçim yapamıyorum)
0
blatta hiberna
(18.08.19)
italyanca, fransizca ve portekizce
0
in vino veritas
(18.08.19)
bende farklı bi cevap vermek istiyorum ama diğer dilleri pek beğenmediğimden kaynaklı aslında

ingiliz ingilizcesi
italyan ingilizcesi
rus ingilizcesi
0
tabii lan manyak mısın
(18.08.19)
yunanca <3
0
exlibris
(18.08.19)
İspanyolca
Yunanca
İngiliz İngilizcesi
0
pastörizesüt
(18.08.19)
1-Kore/Çin
2-İspanyol
3-Fin
0
alfred
(18.08.19)
1- spanish
2- french
3- jony ive ingilizcesi
0
Leonardo~Da~Vinci
(18.08.19)
Yunanca
Ibranice
Arapca

Slav dilleri cok kotu geliyor.
0
dont eat me
(18.08.19)
1. Türkçe (Ağır aksansız, temiz Türkçe duyduğumda kulak verip dinliyorum. Sesli uyumu ve yormayan hece-söz vurgusu sağ olsun, ne de güzel geliyor kulağa.)

2. Macarca (Yine bir sesli uyumuna sevda söz konusu.)

3. Almanca (Bana bağırıyorlarmış gibi gelmiyor. Seviyorum.)
0
buf-e kür
(18.08.19)
1) ispanyolca
2) Flemenkce
3) Italyanca
0
crucio
(18.08.19)
Almanca, ispanyolca ve italyanca.
Ben fransızcayı beğenmiyorum insanların neden göklere çıkardığını da anlayamıyorum...
0
megalomaniac
(18.08.19)
(5)

Özel isimlere gelen bulunma eki (-de, -da) nasıl yazılır?

gezegen olan pluton
Bunlar sertleştiklerinde yine -te -ta şeklinde mi yazılır. Mesela:Of'da mı Of'ta mı?Kıbrıs'da mı Kıbrıs'ta mı?Uşak'da mı Uşak'ta mı?Sanki bize okulda -de -da şeklinde öğretmişlerdi ama günümüz yazıtlarında -te -ta şeklinde örneklerini çok görüyorum.
Bunlar sertleştiklerinde yine -te -ta şeklinde mi yazılır. Mesela:

Of'da mı Of'ta mı?
Kıbrıs'da mı Kıbrıs'ta mı?
Uşak'da mı Uşak'ta mı?

Sanki bize okulda -de -da şeklinde öğretmişlerdi ama günümüz yazıtlarında -te -ta şeklinde örneklerini çok görüyorum.
0
gezegen olan pluton
(17.08.19)
of'ta, kıbrıs'ta, uşak'ta.

(bkz: ünsüz sertleşmesi)
(bkz: fıstıkçı şahap)
0
der meister
(17.08.19)
ben de şeyi merak ediyorum. mesela ayşe'nin diyoruz ok kolay ama isim su olunca ne dicez? su'yun? çok saçma durdu. su'nun desem kulağa güzel gelmiyor :P
0
neira
(17.08.19)
Bitişik yazılan -de/-da sertleşir, ayrı yazılan de/da sertleşmez.
Uşak'ta / Uşak da
İsmet'te / İsmet de

(Bizim Su diye arkadaş var, Su'yu, Su'ya falan diyoruz.)
0
kobuzchu kiz
(17.08.19)
Yazarken Su'nun okurken Su'yun diyebilirsin. Arnavutköy'üne gidiyorum diyen bir keko kadın vardı tanıdığım.
0
goodz
(17.08.19)
"Kıbrıs'ta". D sertleşir.

@neira: Su'nun doğrusu. Arzu ismi gibi düşün. "Arzu'nun" dersin, "Arzu'yun" değil.
0
lovemyself
(17.08.19)
(4)

Bursa mi Ankara da mi yasamak ?

samiabi19
Öyle imkanim yok sirf merak dan soruyorum. Ankara da mi veya Bursa da mi yasamayi tercih ederdiniz.Ve neden ?
Öyle imkanim yok sirf merak dan soruyorum. Ankara da mi veya Bursa da mi yasamayi tercih ederdiniz.
Ve neden ?
0
samiabi19
(16.08.19)
bursa'da yaşamadım, o yüzden şehir hakkında pek bir şey söyleyemem. hayatımın ilk 18 senesi çorlu'da, takip eden 5 yılı istanbul'da geçti. her sene 1-2 ay, bazen daha fazlasını kocaeli'de geçirdim. iki yıldır ankara'da yaşıyorum. benim olayım buydu.

hayatımın geri kalanında türkiye'de kalacaksam ankara dışında yaşamayı düşünmüyorum, öyle bir isteğim ya da niyetim yok. ben çok sevdim. gri, memur şehri, lö lö lö... bu geyiklerin fazla abartıldığı kanısındayım. özetlemem gerekirse ankara'da hem büyük şehirde olduğunu hissedersin hem de sessiz-sakin bir muhitte yaşama, kafa dinleme şansın olur.

ekstrem bi durum olmadığı sürece ben ankara'dan çıkmam. gerçekten çok acayip şeyler olması lazım, neblim "ankara'da yaşarsan seni her gün sopayla dövücez ama istanbul'a taşınırsan her ay 35 bin euro alacaksın" gibi bi şey. ankara'yı terk edeceksem moskova'ya, petersburg'a, berlin'e falan gitmem lazım. aşağısı kesmez.
0
der meister
(16.08.19)
İkisine de iki kez kısa süreliğine gittim. İkisini de sevdim.
Ankara sanki Bursa’dan daha yaşanılası.
Bursa daha kapalı bir şehir gibi, Ankara daha özgür ve rahat gibi görünüyor.
0
mutekebbir
(16.08.19)
bursa çok niş bir yer. Ne doğma büyüme ne de buraya göçmüş pek kimseyle tanışmadım abi seviyorum ben bursayı güzel diyen. elbet vardır seveni de nasıl desem herkes abi parayı bir bulsam kaçıcam buradan der gibi yaşıyormuş gibi görünüyor bana. bir de sosyal olanakları biraz daha muhafazakar kesime yönelik. şimdi kesin biri fsm var görükle var ne muhafazakarlığı diyecektir de anladı herkes ne dediğimi işte. adamlar mcdonalds dan çıkıp 200 metre yürüyünce önüne tavuğun çıktığı yeri amsterdam mahallesi diye pazarlıyor.
0
denek hayatım
(16.08.19)
ikisinde de yaşamadım ve ikisinde de uzun süreli bulunmadım ama ankara diyorum. bursa'ya göre daha açık görüşlü insanlar var gibi hissediyorum.
0
sanal uyku
(16.08.19)
(3)

Üniversite e kayıt

kirmizipilotkalem
Merhabalar duyuru ahalisi İnternette her yerde çok farklı bilgiler olduğu için sizlere danışmak istedim bu konuyu, üniversiteye e kayıt yaptırınca yine üniversiteye gitmek gerekiyor mu?Kardeşim Eskişehir teknik üniversitesini kazandı e kaydını yapacak da tekrar Eskişehire gidecek mi?Lütfen aydınlatı
Merhabalar duyuru ahalisi İnternette her yerde çok farklı bilgiler olduğu için sizlere danışmak istedim bu konuyu, üniversiteye e kayıt yaptırınca yine üniversiteye gitmek gerekiyor mu?
Kardeşim Eskişehir teknik üniversitesini kazandı e kaydını yapacak da tekrar Eskişehire gidecek mi?
Lütfen aydınlatın beni...
0
kirmizipilotkalem
(16.08.19)
okul e kayıt imkanı sunuyorsa e kayıt yapın ve okul başladığı zaman ilk 1-2 hafta içinde evrakların aslını isterler zaten. e kayıt süreci böyle işliyor. dolayısıyla okul başlayana kadar tekrar okula gitmeye gerek kalmaz.
0
outis2
(16.08.19)
Aksi istisnai bir durum yoksa gerek yok
0
infernalcadre
(16.08.19)
e-kayıt yaptırınca üniversiteye gitmesine gerek yok. herhangi bir sebeple e-kayıt yaptıramıyorsa sistem bu konuda uyarır zaten, "okula gitmeniz lazım böyle olmaz" diye.

ağustos 2017'de şu anki okuluma e-kayıt yoluyla kaydoldum. hiçbir şekilde belge vermedim. hatta ilk hafta derse bile gitmedim doğru dürüst. okuldaki üçüncü seneme gireceğim. kimse benden ne belge istedi ne de herhangi bir sorun yaşadım.

en kötü ihtimalle öğrenci işleri ya da okulun diğer birimlerini arayıp sorun, ben öyle yapmıştım. "kaydım tamamlanmış mı, sizde görünüyo mu?" gibisinden sormuştum. "he olmuş" dediklerinde kafam rahat etmişti.
0
der meister
(16.08.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.