Giriş
(7)

virüsün ülke dağılımı

diffarentiationation
200 küsür ülke varken neden sadece 20 ülkede hayatı felç etti? Neden güney avrupa, abd ve türkiye?
200 küsür ülke varken neden sadece 20 ülkede hayatı felç etti? Neden güney avrupa, abd ve türkiye?
0
diffarentiationation
(14.04.20)
virüsün şu anda hali hazırda mutasyon geçirdiği tespit edildi bu hafta. bu etkilemiş olabilir.
onun dışında malum sebepler;
sağlık sistemi,
kültürel sebepler,
alışkanlıklar,
bilinç ve kitle refleksleri (mesela türkiye için bana bişey olmazcılık, ölüm riskini tam idrak edememek, başkasına karşı sorumluluk taşımamak gibi)
ekonomik sebepler (hizmete ulaşabilirlik, ekipman yetersizliği,çalışma koşullarının yeterince düzenlenememesi)
ekonomik önlem ve bütçe planlamalarında yetersizlikler,
belki iklim?
0
rewlack
(14.04.20)
tüm ülkelerde aşağı yukarı böyle yasaklar. bu felçli hayat mı türkiyede. sokakta felç hayat göremiyorum ben luppo zevkinden bile mahrum değil halkımız.
0
kelepir
(14.04.20)
Turkiye’de hayat felc olmus degil +1

Bulundugum ulkede 40 gunluk sokaga cikma yasagi var, cevre ulkelerde de durumlar benzer, hayat aslinda burda felc olmus durumda ancak vaka sayisi az oldugundan dogal olarak gundem olmuyor bu ulkeler. Tabi isin bir de baska bir boyutu var. Gerek Turkiye’de gerekse de Avrupa’da bir gunde yapilan test sayisina burda 1-2 ayda ulasabiliyorlar. Turkiye’de en son galiba gunde 20.000 test yapilmisti burda gunluk ortalama 100. Istesen de test yapmiyorlar dolayisiyla vaka sayilari da oldukca dusuk gozukuyor.


Turkiye’de insanlarin hala durumun ciddiyetini anlamadiklarini dusunuyorum
0
kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci
(14.04.20)
hemen her ülkede hayat durmuş vaziyette. hiçbir yerde okullar açık değil, insanlara evde kalmaları söyleniyor, bazı ülkelerde doğrudan sokağa çıkma yasağı var vs... vaka ve ölüm sayısını çok ciddiye almamak lazım. bazı ülkeler gizliyor, bazıları kapasitesi yetersiz olduğu için test bile yapamıyor.

ekvador mesela en güzel örnek. vaka sayılarına bakarsan "bu ülkede bi şey yok" dersin ama adamlar harıl harıl toplu mezar kazıyor ve evlerden o kadar fazla ölü topluyorlar ki sistem çökme noktasına gelmiş. kapasiteleri olmadığı için "bu kişide virüs var, ölüm sebebi de virüstür" bile diyemiyorlar.

bazı ülkelerde çok hızlı yayıldı. onlar fena patladı. bazı ülkelerin ise hazırlanacak ya da sıkı önlemleri erken alacak fırsatı/vakti oldu. onlar nispeten iyi gidiyor ama her halükarda dünyanın her yerinde insanlar evine kapanmış durumda. hayatın normal devam ettiği yer yok. brezilya, belarus gibi saçmasapan ülkelerde etkinlikler devam ediyor ama vatandaşlar kendi çaplarında önlem alıyor. belarus'ta futbol maçları hala oynanıyor mesela ama taraftar grupları kendi aralarında kararlaşıp maçlara gitmeyi reddediyor vs...
0
der meister
(14.04.20)
türkiye'de hayatı felç etti demek bence biraz abartmak oluyor durumu, bu 20 ülke dışında da insanların hiçbir şey olmamış gibi yaşadığını sanmak da aynı şekilde abartmak.

italya ve ispanya'da ne oldu? sağlık sistemi yetersiz kaldı, o nedenle de hayatın felç olamsının ötesinde kimin ölüp kimin tedavi olmaya devam edeceğine dair sağlık çalışanlarının seçim yaptığı üzücü bir tablo ortaya çıktı. bu da ölü sayısını çok etkiledi. sayılara bakarsanız hasta / ölüm oranının en çok olduğu ülkeler bunlar.

türkiyeye baktığınız zaman, bence süreç her ne akdar kötü yönetiliyor olsa da (cuma günkü fiyasko, sokağa çıkmamak adına daha radikal kararların alınmaması, insanlara ve şirketlere yönelik ekonomik kararların yetersiz olamsı gibi) sağlık sistemimiz gerçekten çoğu ülkeye kıyasla daha iyi işliyor ve aynı krizleri (şimdilik) yaşamıyoruz.

mesela süreci, gene sağlık sistemlerinin iyi olamsı nedeniyle en iyi götüten ülkelerden biri almanya ve rakamları ve yüzdeleri kıyaslarsanız çok benzer bir tablo göreceksiniz türkiye ile.

onun dışında rewlack ın listesine katılıyorum..
0
cedric tweedledee
(14.04.20)
turkiye'de hayati bilemem ama dunya epey yavaslamis durumda. bu bir gercek.

afrika'yi duymamanizin nedeni, ozel bir ilginiz yoksa kimsenin zaten umrunda olan bir yer degil, zira ebola zamaninda da kimse umursamadi, ayrica adamlarin ne testi var, ne test yaptirmaya gidebilecek ulasimi vs. yani oralardaki gercek sayi asla bilinemeyecek. ancak, afrika ile dogrudan calisan biri olarak, ulkelerin hemen tamaminda hayatin durdugunu soyleyebilirim.

uae, qatar vs. gibi ulkelerde de ciddi onlemler alindi, sokaga cikma yasaklari vs.
dolayisiyla her yerde onlem alindi, sayilarin dusuk oldugu ucuncu dunya ulkelerinde sebep kayit sisteminin olmamasi, ulasimin sinirli olmasi vs nedeniyle gercek sayiyi aslinda kimsenin bilemeyecek olmasi.
0
kassiopeia
(14.04.20)
20 ülke değil hemen hemen bütün dünyada hayat felç olmuş durumda.
0
acebi
(14.04.20)
(2)

Hırvatistan'daki Dugi Islands denilen yeri duydunuz mu? Nasıl bir yer?

winston insani
Merhabalarhttps://www.tripadvisor.com.tr/Tourism-g1190826-Dugi_Island_Zadar_County_Dalmatia-Vacations.htmlsözlük'te başlığı bile yok ama efsane manzarası var. Tatil olarak gidilebilecek yer gibi duruyor ama sözlükte başlığının dahi olmaması garip geldi bana.Tatil yeri değil mi burası? Bilgisi olan v
Merhabalar

www.tripadvisor.com.tr

sözlük'te başlığı bile yok ama efsane manzarası var. Tatil olarak gidilebilecek yer gibi duruyor ama sözlükte başlığının dahi olmaması garip geldi bana.

Tatil yeri değil mi burası? Bilgisi olan var mı?
0
winston insani
(09.04.20)
dugiyi bilmiyorum ama hırvatistanın her yeri aşağı yukarı böyle zaten. ülkemizden sonra bana en güzel gelen ülke olmuştu :)
0
kelepir
(09.04.20)
kız arkadaşım hırvat, ona sordum. buraya gelmeden önce dugi'nin dibinde (zadar) yaşıyordu. adaya gitmemiş ama hemen dibindeki diğer adaya (ulusal parkın olduğu) gitmiş. kendisi dugi'nin tatil için şahane bir yer olduğunu söylüyor. kumsalını övüyorlarmış bayağı. hatta ben bu soruyu sorunca "niye tatil yapılmasın ki?" deyip internetten kalacak yer var mı diye de araştırdı, buldu. sözün özü evet, çantayı alıp tatil yapmak için gidilebilecek bir yermiş. duyduğu kadarıyla çok da güzelmiş.
0
der meister
(09.04.20)
(7)

Modern tıp ve bilimin virüs konusundaki çözümü

ikikerekac
Tamam bilime bilim adamlarına saygı duyalım ok ama şu anda bu virüsün bu noktaya gelme sebebi bilim adamlarının virüs hakkındaki yanlış öngörüleri değil mi? Şimdi bu bilim bize “evdekalın” diyerek çözüm buluyor ve bilime güvenin diyor. Hangi bilime hangi bilim adamına? DSÖ üç ay önce abartmayın diyo
Tamam bilime bilim adamlarına saygı duyalım ok ama şu anda bu virüsün bu noktaya gelme sebebi bilim adamlarının virüs hakkındaki yanlış öngörüleri değil mi?
Şimdi bu bilim bize “evdekalın” diyerek çözüm buluyor ve bilime güvenin diyor. Hangi bilime hangi bilim adamına? DSÖ üç ay önce abartmayın diyordu.
0
ikikerekac
(09.04.20)
Peki kimi dinleyelim? Bir uçağa binip damacana ile şehrin üzerine okunmuş su döken din adamlarını mı?
0
himmet dayi
(09.04.20)
@himmet
Tercihimiz ne olmalı demedim.
Bilim de bilim bilim de bilim diyen kişilerin de yanılabildiğini ve bilime tapmamak gerektiğini söyledim
0
🌸ikikerekac
(09.04.20)
bilim böyle birşey. önermeler ile başlayıp çıkan sonuçları değerlendirerek daha büyük doğrular üretmek üzerine çalışıyor.


sizin duyduklarınızın çoğu biliminsanları değil. halkı rahatlatsın diye çıkan, aman ekonomi bozulmasın maksadıyla konuşturulan insanlar. devletlerin yönetimi biliminsanlarının değil siyasilerin elinde. ne kadar laf dinliyorlar meçhul.

kararı salt biliminsanları veriyor olsa çok daha sert ve erken tedbirler alınır. kaynaklar çok daha etkin kullanılırdı. ama kararı siyasiler veriyor.
0
orpheus
(09.04.20)
Kimse bilimin asla yanılmayacağını ve kutsal kitap gibi tapılması gerektiğini söylemedi. Bilim insanlarının en önemli özellikleri zaten her şeye şüphe ile yaklaşmaktır.
0
himmet dayi
(09.04.20)
Bilim adamlarını bilemeyeceğim fakat dsö başkanının yargılanması gerektiğini düşünüyorum. Trump'ın dsö hakkındaki açıklamalarına da kesinlikle katılıyorum. Böyle aymazlık olmaz. Dsö Çin yalakalığı yapmak yerine baştan adam gibi tedbir alıp ülkeleri uyarsaydı daha iyi bir halde olabilirdik. İspanyol gribinden beri en ciddi salgının içindeyiz adamlardaki kontrolsüzlüğe bak.
0
black holes in the sky
(09.04.20)
bilim ogrenmenin yoludur. virus konusunda asama kaydedilecek ve bir sey ogrenilecekse bu bilim sayesinde olur. bilimin olmamasi bilimin onemini ve degerini azaltmaz.

"bilime tapmamak lazim" gibi talihsiz argumanlar ya safliktan ya da kotu niyetten ileri geliyor diye dusunuyorum. bilimin alternatifi yok. uzmanlar yanilabilir. dogru bildigimiz sey yanlis olabilir. bilim tam olarak bu yuzden vardir. yanlislari duzeltebilmek, ogrenebilmek, gelisebilmek icin. bu bilimin tutulacak en dogru yol oldugu gercegini degistirmiyor.

sen begenmiyorsan haci dedene inan. konu hakkinda en ufak fikrin olmadigi da dunya saglik orgutu gibi bes para etmez, siyasi bir olusumu bilimin oncu falan zannetmenden belli zaten.
0
der meister
(09.04.20)
"bu virüsün bu noktaya gelme sebebi" politikacılar, siyasetçiler birde şarlatanlar.

Sars virüsü ilk defa insanların karşısına salgın olarak çıkmıyor. Son 10 yıldır ABD ve Almanya'daki bilim insanlarının Çin'den böyle bir salgın bekledikleri,bu konuda gerekli çalışmalar yapılması gerektiğine dair kendi devletlerine uyarıları var. Obama döneminde bu konuda bütçe çok az ayrılırken, Trump ise bu çalışmaları başa geçince sonlandırmış. Bir iki ülke hariç kimse gerekli önlemleri almadı. Bu şekilde hem kendi insanlarına hem de Dünya genelindeki her insana kötülük yapmış oldular.

Üstelik her ülkenin salgın hastalıklara dair zaten bir hazırlığı, planı olması gerekirdi.

Bizim televizyonlarımıza çıkan bazı sözde bilim insanları ve doktorlarda ne yazıkki toplumu çok ama çok yanlış bilgilendirdiler. Virüsü ciddiye almamak gerektiğini, maskeye gerek olmadığını, kelle paçanın yeterli olduğundan bahsedip durdular. Ama bu insanları ciddiye alan doğru ve yanlışı ayırt edemeyen vatandaşa ne demeli bilmiyorum. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı yerine devamlı tvlere çıkarak muayene ücretini zirveye taşıyanları ciddiye almamak gerekirdi. Bunlar sizin bahsettiğiniz virüs hakkında yanlış bilgiler veren kişilerdi.

Dünya genelinde politikacılar bu virüsü ciddiye alıp, önlemleri alsalardı zaten toplumları yanlış bilgilendiren virüsü önemsiz bulan şarlatanlar da ciddiye alınmazdı.

Ek olarak insanların büyük çoğunluğunun gerçekten ne kadar akılsız olduğunu görmüş olduk. Herkes işine gelen lafı doğru olarak kabul etti. Ben bizim ülkede tvlere çıkan kelle paçacılar ile bunları ciddiye alanlara da kızgınım.
0
GoodMorningTeacher
(09.04.20)
(4)

online erişilebilecek gosterimler, tiyatrolar, konserler?

dali dili havali korna
benim bilgim dahilinde olanları paylaşıyorum. siz de yazar mısınız buraya bildiklerinizi?nilüfer kent tiyatrosu oyunlarıvan devlet tiyatrosunun "kahvede şenlik var" oyunuistanbul film festivali 12 filmlik özel seçkisihaldun taner belgeseli: "ve perde""google and the world brain" belgeseli
benim bilgim dahilinde olanları paylaşıyorum. siz de yazar mısınız buraya bildiklerinizi?

nilüfer kent tiyatrosu oyunları

van devlet tiyatrosunun "kahvede şenlik var" oyunu

istanbul film festivali 12 filmlik özel seçkisi

haldun taner belgeseli: "ve perde"

"google and the world brain" belgeseli
0
dali dili havali korna
(08.04.20)
Haluk Bilginer ve 4 soykarı - 7 (Şekspir Müzikali)

www.youtube.com
0
pislick0
(08.04.20)
dubioza kolektiv her pazartesi akşamı tsi 21:30'da yarım saat kadar tıngırdatıyor bi' şeyler. 5 şarkı falan çalıyorlar.
0
der meister
(08.04.20)
berlin filarmoni de ücretsizmiş.
0
a man alone
(08.04.20)
www.youtube.com
Eskişehir senfoni orkestrası ve şehir tiyatroları
0
kobuzchu kiz
(09.04.20)
(6)

Pide/lahmacun yiyememek

Avoiding The Puddle
Herkes şu zamanda bu tarz türk fast-food'larından uzuk durulmasını gerektiğini söylüyor, sebebi ise malum.İyi de virüsün bu gıdalara bulaşması için o hamuru vs. açan kişinin hastalıklı olması ve hastalığı eliyle bu mamullere bulaştırması gerekli.Onu da geçtim, virüs gıdaya bulaşsa bile bu saydığım ü
Herkes şu zamanda bu tarz türk fast-food'larından uzuk durulmasını gerektiğini söylüyor, sebebi ise malum.

İyi de virüsün bu gıdalara bulaşması için o hamuru vs. açan kişinin hastalıklı olması ve hastalığı eliyle bu mamullere bulaştırması gerekli.

Onu da geçtim, virüs gıdaya bulaşsa bile bu saydığım ürünler 300-400 derecelik odun ateşinde pişiyor, virüsün hayatta kalması söz konusu olabilir mi ?

Belki de kastetdilen kurye ve ulaştırma kısmı, bilemedim. 1 aydan fazla süredir lahmacun vs. söyleyemiyorum.
0
Avoiding The Puddle
(06.04.20)
Pişmeden öncesi değil; piştikten sonrası sıkıntı diye düşünüyor herkes; açıkçası ben de güvenemiyorum. Normalde de dışardan yemek yerken 2 kere düşünen biriydim zaten.

Biliyorum aynı tat olmayacaktır ama lahmacunu evde yapmayı deneyebilirsiniz. Bu hafta çeşit çeşit tarifler gördüm.

Edit: kobuzchu kiz'in yazdığını okuyunca hatırladım. Televizyonda birkaç doktor daha bunu önerdi, lahmacun için de efektif olabilir sanırım.
0
fraise
(06.04.20)
@kobuchu düşüncenizi merak ettiğimden soruyorum yanlış anlamayın. Ha kuryenin elinden almışsınız. Ha tabureden. Sonuçta kuryede eliyle getirip koyuyor tabureye ne değişecek ? En azından ben görerek alıyorum ki kuryeninin tuttuğu yerden değil başka yerden tutarak alıyorum ve kuryenin tuttuğu yere kolonya sıkıyorum. Kurye de kolunu uzatıyor ben de uzatıyorum. Aramızda 2 kol mesafesi uzaklık oluyor. Yemeksepeti çıkardı bu temazsız teslimi bana çok saçma geliyor.
0
fezagezgini
(06.04.20)
ben gayet canım istedikçe dışarıdan pizza da, lahmacun da, başka şeyler de söylüyorum.
dikkat ettiğim tek şey güvendiğim ve bildiğim yerler olması.
yani yeni ve bilmediğim, tanımadığım herhangi bir restorandan sipariş vermiyorum.
bir de, ödemeyi online yapıyorum, para veya kart alışverişinde bulunmuyorum.

bu temassız teslimat olayını da işlevsiz buluyorum açıkçası.
kapıya tabure koyma fikri güzel, ama mesela benim kapıya koyabileceğim o tarz bir şeyim yok evde.
dolayısıyla paspasa da bırakılsın istemiyorum, ki sıcak yiyecek bırakılamaz zaten.
mecburen kapıyı açıp alıyorum.
mesela geçenlerde getir'den bir şey istedim ve çocuk torbayı kapıya takmamış, paspasa bırakmış.
hem daha büyük hijyen sorunu, hem de zaten yerden bulaşma ihtimali de yüksek.
temassız teslimat istediğime pişman oldum, yani işin bir de bu yönü var.

tek bir virüs tanesiyle bir şey bulaşmıyor zaten.
yani yüzlercesi, binlercesi aynı anda sisteme girmeli.
şu ortamda kimsenin de pişmiş yemeklerin üzerine nefes verdiğini, üzerine hapşırdığını düşünmüyorum, ki normalde de hijyene dikkat eden ortalama bir müessese bunu zaten yapmaz.

bana göre tek risk paket/ambalaj ve kurye süreci.
onun için de yemeği gelir gelmez poşetinden çıkarıp poşeti/kutuyu atıyorum ve elimi yıkıyorum.
kapıya asılabilecek bir torba olmadıkça mecburen kuryeden alıyorum siparişi.
ama zaten gelen herkes maskeli ve eldivenli.
üç dört adım geriden, olabildiğince uzaktan uzatıyorlar.
bizim mahalledeki kebapçı bile böyle, yani illa kurumsal zincirlerden söz etmiyorum.

bir de, bir pizzacının kutusunda pişen gıdaya temas edilmediğini gösteren "piştikten sonra ilk siz dokunun/bakın/görün/açın" tarzı bir etiket vardı mesela.
yani sanırım bazı restoranlar bu soruna karşı kendi çözümlerini üretmeye çalışıyorlar.
0
blatta hiberna
(06.04.20)
Hazır 50 çeşit bu tarz ürün var dondurulmuş. Riske girme
0
goodman
(06.04.20)
son bir degil iki aydir evdeyim ben, 4-5 gunde bir markete cikmak ve mecburiyetten dis hastanesine gitmek disinda evden ayrilmadim. neredeyse her gun disardan siparis verdim. hala zimba gibiyim. risk tabii ki var ama bence her allahin gunu marketlere gidip de belki binlerce insanin dokundugu seyleri eve sokmaktan daha riskli oldugunu dusunmuyorum ben acikcasi.

bu arada "kapmadigini nerden biliyon belki semptomsuz atlattin" diyebilirsiniz ama sisko ve sagliksizim, cigerlerim de saglam sayilmaz, virusu kaparsam en iyi ihtimalle iki hafta yataktan cikamayacagimdan neredeyse eminim.

insan urkmuyor degil elbette ama bana mutfakta yemek yapmaktan daha tehlikeli gelmiyor siparis vermek ne yalan soyleyeyim.
0
der meister
(06.04.20)
100 tanesi 4 tl'den şeffaf eldivenler satılıyor.
gelen poşeti o eldivenle tutup, pideye dokunmadan fırına atıp 80 derecede 1 saat bekletin. eldiveni be poşeti/ambalajı balkonda ayrı bir çöp poşetine atın.
gelen kişide poşeti kapıya assın, yüzyüze temas kurmayın. çünkü nefes almakla bile virüs dağılıyor.
0
aslindasorunumpsikolojik
(06.04.20)
(10)

karantinada saç traşı

dafuq
saçlarım uzadı. hazır evden çıkmıyoruz, berberler de kapalı, saçımı makine ile 3 numara kazıyayım diyorum. değer mi sizce? ne dersiniz?sizde durumlar nasıl? saçlarınız uzadı mı?kadınların dip boyası, ağdası falan gelmiştir sanırım artık :)
saçlarım uzadı. hazır evden çıkmıyoruz, berberler de kapalı, saçımı makine ile 3 numara kazıyayım diyorum. değer mi sizce? ne dersiniz?

sizde durumlar nasıl? saçlarınız uzadı mı?

kadınların dip boyası, ağdası falan gelmiştir sanırım artık :)
0
dafuq
(04.04.20)
kadin erkek herkes manisa tarzanina dondu oyle boyle degil :)

kendi adima ben zaten berbere gitmiyordum, tarakli ustura on numara alet.
0
kukuleta
(04.04.20)
Ben normal şartlarda ayda 2 kez saç tıraşı oluyorum, saçlarımın uzunluğu belli bir seviyeyi geçince moralim bozuluyor, kendime de güvenemiyorum kesmek için, saçlarımı görmemek için bereyle takılıyorum evde.
0
angelus
(04.04.20)
Ben saçımı eşime kestirdim küt olacak şekilde. O da üç numara yaptı kendi kendine. Kes gitsin, kökü sende değil mi?
0
elorelia
(04.04.20)
hayatımda ilk defa saçları 2 numaraya vurdum, yanlar da 1 numara. ohh misss valla. kaptır gitsin.
0
surprise
(04.04.20)
şubat'ta saçlarımı kestirmiştim, o bana bir sene gider. zaten senede bir kere kestiriyorum, onun da zamanlamasını iyi ayarlamışım.

diğerlerini hep kendim hallediyordum zateni bir değişiklik olmadı.

sen de kes gitsin, en fazla ne kadar kötü olabilir ki?
0
pati
(04.04.20)
"Yanlar 3 üstü kalın kalsın" yaptım ben, görenler yakıştı diyor. Bela geçtikten sonra corona tıraşı modası devam edicek galiba.
0
Bruce
(04.04.20)
@surprise zor olmadı mı yanları 1 numara ile almak? amerikan mı yaptın? :)
yamuk yumuk olur diye korkuyorum öyle yapınca
0
🌸dafuq
(04.04.20)
Zamaninda berbere gitmedim diye kendime epey sovuyordum ama iyi tarafindan bakmak lazim. Tip at hirsizi gibi oldugundan minimumun minimumu disari cikiyorum o da zorunlu alisveris icin stogum var, social distancing konusunda kamu spotunda oynayabilecek kivamdayim aslinda harcaniyorum
0
freedonia
(04.04.20)
bence değer. üç numara yapacağın için zaten istesen de saçını rezil edemezsin, sonuç itibariyle her türlü kısalacak ve eşitlenecek. hem beceremesen ne olur ki, zaten dışarı çıkamıyorsun :)

ben 3 ay kadar önce üç numara yapmıştım, o yüzden saçımın uzayıp kontrolden çıkması için hayli zaman gerekecek. aslına bakarsan ben de bu ara yine kazıtmak istiyorum ama kararsızım, bi' yandan da yeniden uzadığını görmek istiyorum.
0
der meister
(04.04.20)
ben sıfırladım.. jiletledim.
vur gitsin.
0
tabudeviren
(05.04.20)
(5)

korona vakalari nasil ilerliyor?

buenosdias
atiyorum tum turkiye 1 hafta evine cekildi. sadece hasta olanlar disari cikip hastaneye gitti. yakinlari da karantina da kaldi. onlarin icinden de kotu olanlar da hastaneye gidip yatti diyelim. eee 2. hafta sonunda koronalilar hastanede sagliklilar evde kalacagi icin bu duzen korunursa 1 ayda hersey
atiyorum tum turkiye 1 hafta evine cekildi. sadece hasta olanlar disari cikip hastaneye gitti. yakinlari da karantina da kaldi. onlarin icinden de kotu olanlar da hastaneye gidip yatti diyelim. eee 2. hafta sonunda koronalilar hastanede sagliklilar evde kalacagi icin bu duzen korunursa 1 ayda hersey yoluna girmez mi?


not: boyle olsun demiyorum. sadece anlamaya calisiyorum.
0
buenosdias
(01.04.20)
ülkede 1000 kişi falan yaşasaydı dediğiniz mümkün olabilirdi. 82 milyonun 82 milyonu da kontrol altına alınamaz maalesef. bu yüzden azalmalar olsa da aylarca uğraşacağız bununla.
0
tabirimekruh
(01.04.20)
bu düzeni nasıl korumayı düşünüyorsun peki? 80 milyon insanın bir hafta evden çıkmadan yaşaması için ne kadar yiyecek ve içeceğe ihtiyaç var mesela en başta, bunu düşündün mü? böyle olsun demiyorum demişsin de böyle bir dünya yok zaten, olamaz. hastaneye yatanlar diyorsun mesela, onları hastaneye kim götürüyor? hepsi yürüyecek mi? hastanede doktorlar çalışacak. uzar gider liste. herkesi eve kapatmak mümkün olsaydı zaten virüs çıktığı an tüm dünya bir haftalığına eve kapanır ve olayı kökünden çözerdi.

yani yanlış anlamayın ama yaşı 12'yi geçmiş insanların böyle şeyler sormasına cidden anlam veremiyorum, yediğiniz ekmeğin gökten düştüğünü mü sanıyosunuz acaba?
0
der meister
(01.04.20)
Çin insanların kapısına kaynak atıp, tahta çakıp, sert önlemlerle ancak alabildi salgının önünü.

Dediğiniz mantık tam anlamıyla doğru, havada asılı kalıp rüzgar ile bulaşan bir virüs değil çok şükür, sadece temasla bulaşıyor.

Ama işte insanların tamamını eve kapatmak imkansız.
0
John Bloor
(01.04.20)
İş yayılmadan yapılsaydı kontrol edilirdi
0
photo85
(01.04.20)
Bunun için biraz kalabalık bir ülkeyiz. Hala karantinadan kaçanlar filan var. Bir pozitif belki 100 lerce insana bulaştırabilir.

KKTC gibi bir ülke olsaydık belki yapılabilirdi ama
0
minikbrowni
(01.04.20)
(10)

Ne zaman evden çıkarız

mg3929
Yani en azından vakalar azalmaya başladı tamam çıkın dışarı ama dikkat edin olayı ne zaman başlar? İşe ne zaman gitmeye başlarız?
Yani en azından vakalar azalmaya başladı tamam çıkın dışarı ama dikkat edin olayı ne zaman başlar? İşe ne zaman gitmeye başlarız?
0
mg3929
(28.03.20)
En iyi ihtimal eylul diyorum uzulerek
0
Flipsflops
(28.03.20)
işe giden gidiyor. her firma üretimi durdurmadı. ne kast ettiğinizi anladım. haziran diyorum. eylül olsa ülke bunu atlatamaz.
0
fezagezgini
(28.03.20)
Haziranda normale dönmeye başlar diye umut ediyorum; aksi halde hiçbir ülke altından kalkamaz bu durumun.
0
fraise
(28.03.20)
biz ne desek boş. ben pozitif düşünüp maksimum 3 ay içinde en azından büyük ölçüde normale dönebileceğimize inanmak istiyorum. normale dönmekten kastım sokağa çıkmak. yoksa ölümler olsun, ekonomik sorunlar olsun peşimizi en az 3-5 sene bırakmaz.

niye üç ay dersen... dünya neredeyse tümüyle karantinada şu an. önümüzdeki 30-45 gün içinde ortalığı perişan edecek ama sonrasında bence hem çok fazla insanın hastalanması hem de havaların ısınması nedeniyle düşüş trendine girecek. biraz nefes alabildiğimizde daha etkili bir biçimde mücadele etme şansımız olacak. bu sayede haziran-temmuz gibi insanlara en azından "birbirinize çok yaklaşmayın, tedbirli olun ama çok istiyosanız çıkın takılın artık" diyebilecekler.

ben böyle düşünüyor, daha doğrusu ümit ediyorum. eylül'e kadar karantinada kalmak mümkün değil. virüs herkese bulaşırsa dünya nüfusunun %10-15'ini (belki daha azını) öldürür ama tüm dünya eylül'e kadar karantinada kalırsa dünya nüfusunun %80'i ölür.

sağlık sistemleri bir nebze toparladıktan ya da virüs çok fazla kişiye yayıldıktan sonra her halükarda karantina gevşetilmek durumunda kalınacak. böyle devam edemez. taş çatlasa 3 ay.
0
der meister
(28.03.20)
Gerçekten birilerinin buna doğru bir cevap verebileceğini düşünmeniz garip. Kimse bilmiyor işte. Olağan dışı bir şey yaşıyoruz sonuçta.
0
catch the arrow
(28.03.20)
Durum cok karanlik.Ben eylul'de bile durumun vehametinin devam edecegini,Turkiye'deki durumun onumuzdeki aylarda Italya'ya benzer seyredecegini dusunuyorum.
0
turkuaz
(28.03.20)
Herkes cok iyimser..

Biz bu gidisat rakamlarina gore zor toparlariz ama.
Italyadan vs daha iyi yonetmiyoruz durumu. Oraya gidicez maalesef.. ben anca fark ettim vehameti.. eylul bile zor da iyi diyelim iyi olsun mantigi iste
0
Flipsflops
(28.03.20)
Gidişatın İtalya gibi olması bir şey ifade etmiyor. Virüsün etkisinin düşmeye başladığı, örnek olarak değerlendirebileceğimiz tek ülke var, o da Çin. Yaklaşık 3 ay sonra orada durum iyiye gitmeye başladı. İlk tecrübe eden ülke oldukları için bizim teoride daha kısa sürede iyiye gitmemiz lazımdı ama önlemler yeterli olmadığı için bizim de minimum 3 ayımız var diyebilirim ben. Hiçbir şeffaflık yok, o yüzden tahmin edemiyorsun ne kadar daha etkili devam edecek.

Bi de bilinmeyen diğer konu şu. Ölümler azaldı diyelim, insanları sokağa salınca yeniden bulaşmaya başlamayacağının bir garantisi yok. Hatta alternatif düşünce olarak, virüsle hiç tanışmamış ve evde kalmış kesim önümüzdeki 1 yıl içinde ne zaman dışarı çıkarsa çıksın, virüse maruz kalırsa o kadar daha devam edebilir. Bunu düşünüp toplumsal bağışıklık gelişsin diye kontrollü kısıtlama yapılmasını tercih eden ülkeler de var.
Bıçak gibi kesilecek bir virüs değil bu, muhtemelen tedavi bulundukça iyileşme süreleri azalacak ve bir noktada insanlar bunu göze almaya başlayacak.

Evden asla çıkmayıncı kitleye bu yüzden kızanlar var. Tedbirli olduktan sonra kısa yürüyüşler hava almalar psikolojik olarak bu sürece dayanmayı kolaylaştıracak. Psikopat gibi burnunuzu bile dışarı çıkarmayın diyenlerin bunu da hesaba katması lazım. Ne kadar süreceği belli olmayan bu krizle sürdürülebilir yollarla başa çıkmak lazım. Çok daha uzun sürdürmemiz gerekecek çünkü.
0
Bruce
(29.03.20)
haziran-temmuz
0
baldur2
(29.03.20)
Alman doktorlar mayis ayinda pick noktasi bekliyorlarmış. Bugun okudum. Varin gerisini siz düşünün
0
ismim ibrahim
(29.03.20)
(7)

Etrafinda Corono magduru olan var mi?

alttaraf
Gecmis olsun cumleten,malûm Corona ile yatiyor Corona ile kalkiyoruz, hergun bi istatistik hergun bir sayi vs.. ama bize değmeden dokunmadan ulasmadan isin ciddiyetini de sanki yeterince kavramiyoruz ya da gercekten yeterince ciddi degil mi? Distopik bir filmde gibiyiz sanki..hani piyango ile ilgili
Gecmis olsun cumleten,
malûm Corona ile yatiyor Corona ile kalkiyoruz, hergun bi istatistik hergun bir sayi vs.. ama bize değmeden dokunmadan ulasmadan isin ciddiyetini de sanki yeterince kavramiyoruz ya da gercekten yeterince ciddi degil mi? Distopik bir filmde gibiyiz sanki..
hani piyango ile ilgili bir geyik vardir "hic etrafinizda buyuk ikramiye cikan oldu mu? yok, demek ki yalan"
elbette bugunku durum ayni sey degil ama, 100 kusur kisi ölmüş, binlerce vaka var falan..
sizin etrafinizda birebir tanidiginiz, bildiginiz, duydugunuz, gördüğünüz ölüm vakasi var mi? ölümü gectik diyelim, yogun bakimda olan, "gidici" görünen hard case ler var mi?
bunlari birbirimize anlatalim ki isin ciddiyeti ortaya ciksin, panik olmayalim, paranoyak olmayalim ama rahatligi genisligi de bir kenara birakalim..
nedir etrafinizdaki ornekler?
0
alttaraf
(28.03.20)
Benim erkek kardeşim var İsviçre'de ama hafif atlatiyor. Annemin bir arkadaşı yine geçiriyor ama hafif hatta tek semptomu koku ve tat duyusu kaybiymiş.

Ingiltere'de teyzem, kuzenim, dayim komple kaptı; teyzem 63 yaşında diğerleri 30lu ve 40li yaşlarında. Onlar da çok şükür hafif geçiriyor. Biz kardeşimin hasta olduğunu söyleyince söylediler, korkmayalım diye söylememisler ve annem her gün konuşmasına rağmen farketmedi. Öyle normal gecirmisler.

Evet, yoğun bakım ve ölüm var ama hafif geçirenler de var
0
fraise
(28.03.20)
New york'ta bi tanidigin dayisi vefat etti. Ailesi cenazeye katilamadi izin cikmadigi icin. (5 kisi 2ser metre arayla kilmislar namazi. Video atmisti)
0
brkylmz
(28.03.20)
yani benimde iki arkadasim kapti, agir atlatiyorlar, ikiside nasil nerede kaptigini bilmiyor ama ölüm görmedim henüz cok şükür
0
🌸alttaraf
(28.03.20)
var.
henüz vefat duymadım çok şükür.

ve ne yazıkki evde karantina önerisi ile hastaneye alınmadılar. çünkü kapasite yok. umarım bu şekilde tedavilerini tamamlayabilir ve iyileşirler.
resmen şansa işte.
0
jimjim
(28.03.20)
bir de her şüphelenen ya da -belirti göstermediği için- şüphelenmeyen insan test imkanına erişemiyor. belki sandığımızdan daha çok ama haberimiz şimdilik yok.
0
jimjim
(28.03.20)
resmi olarak koyulmuş bir teşhis yok. annem ağır sayılabilecek bir grip geçirdi yakın zamanda, bir hafta boyunca yataktan çıkamadı ama sonrasında hızlı bir şekilde toparladı. bu süreçte hastaneye bile gitmedi. onun dışında sağlamız sanırım.

yakın zamanda anneannem ameliyat oldu, dedem ise 80'ini aşmış ve ciğerleri sorunlu bir adam. haliyle ailem benim gözlerimi yaşartacak, benim gibi saykoyu bile solda sıfır bırakacak çok sert önlemler alıyorlar. tedarik için sokağa yalnızca dayım çıkıyor. geldikten sonra poşetlerden kıyafetlere kadar her şeyini dezenfekte ediyorlar. çok şükür bu süreçte evde kalma şansına sahiplerdeniz, o açıdan ailemde şimdilik bir şey yok. ben farklı şehirdeyim ama biz de evden çıkmıyoruz market dışında.

anam babam sevgilim ve birkaç arkadaşım dışında zaten "tanıyorum" diyebileceğim birisi yok. şu an için biz kapmadık gibi.
0
der meister
(28.03.20)
@şisko deli,
mahsuru yoksa detay verebilir misin?
hangi sehir, hangi hastahane?
tani tedavi sonuc nasil gelisti?
baslangic bitis kac gun surdu?
cenazede farkli seylerden bahsediliyor, neler yasandi?
kalanlarin izolasyon veya hastalik durumu ne?
hastalar ne kadar agirlasti neler yasandi?
bunlarin hicbirini birebir ornek olay olarak bilmiyoruz, sadece hergun sayi duyuyoruz ve twitter da falan surdan burdan bir iki video
0
🌸alttaraf
(28.03.20)
(4)

kötü senaryoyu düşünelim. korona...

sizofren06
diyelim korona olduk. en iyi hizmeti almak için hangi hastaneye gitmeli sizce?yer: ankara.(arkadaslar bunu acma sebebim. yogunluktan iyi sağlık hizmeti alamama durumu. ne bileyim belki solunum cihazı yetmez falan)
diyelim korona olduk.
en iyi hizmeti almak için hangi hastaneye gitmeli sizce?
yer: ankara.

(arkadaslar bunu acma sebebim. yogunluktan iyi sağlık hizmeti alamama durumu. ne bileyim belki solunum cihazı yetmez falan)
0
sizofren06
(26.03.20)
öyle bir yoğunlukta hastane seçip gidebileceğini mi düşünüyorsun cidden? italya'da kapasite yetmediği için doktorlar hangi hastayı makineye bağlayacaklarına karar vermek ve diğerlerini ölüme terk etmek zorunda kalıyorlar. atıyorum ankara'da 3 bin tane makine olsun, solunum için bu makineye ihtiyaç duyan hasta sayısı ise 5 bin olsun. herhangi bir hastaneyi tercih edip de tedavi görebileceğini mi düşünüyorsun gerçekten?

corona'nın yol açtığı paniğin sebebi tam olarak bu: sağlık sistemi çöküyor ve cumhurbaşkanının oğlu falan değilsen kimsenin umrunda bile olmuyorsun. çünkü hepimize yetecek kadar ekipman veya doktor kalmıyor hasta sayısı çok fazla olduğu için.
0
der meister
(27.03.20)
kimsenin umrunda olmayacaksın+1

yapılabilecek tek mantıklı şey henüz hala vakit varken, bağışıklığı çeşitli metotlarla ve desteklerle max seviyeye çekmek. hastalanma halinde bir ihtimal kurtulabilmek için.

zaten görüldüğü üzere şu anda bile; sistem çökmemişken yani, iyileştirme oranımız çok çok düşük.
0
rewlack
(27.03.20)
son olarak seni zaten 112 ambulansla gelip alacak, beni geçerken şu hastaneye bırakıverin falan diyemeyeceksin.
0
rewlack
(27.03.20)
Seçme şansı olmayacak.
Solunum cihazları da zaman içinde yetmeyecek zaten.
0
pro9it9is9
(27.03.20)
(7)

Bu durumda Yemek siparişi veriyor musunuz?

pardus
?
?
0
pardus
(26.03.20)
verilmemesi icin bi sebep yok ama ben normalde bile cok utanirdim. simdi hic veremem.

kargo ile gelmesi gereken bir seyi de siparis etmedim ama ondan utanmiyorum normalde
0
yoggi
(26.03.20)
canım isterse vereceğim.
0
sutlu nescafe
(26.03.20)
Hayir zaten evdeyim o yuDen corba da olaa kendim yapiyorum. Resmen deneysel mutfaga cevirdim evi, yarin domates corbasi yapicam, bir de kisir yaparim salata vs
0
exlibris
(26.03.20)
kesinlikle hayır. temizlik konusunda güvenemiyorum.
0
lisw
(26.03.20)
hayır. evin önündeki sokaktan beş dakkada bir getir kuryesi geçmesine de içim acıyor. para kazansın insanlar iyi güzel ama bir taraftan da haksızlık gibi geliyor onlara.
0
windows95
(26.03.20)
Sipariş vermedim ama paket yaptırmaya gittim geçen gün. Adam şu ortamda lahmacuna eliyle dokundu.

*eliyle derken çıplak elle. eldiven falan yok.
0
insomniac
(27.03.20)
vermemeye çalışıyorum ama asıl nedeni temizlik endişesi değil, para kaygısı. evde daha ucuza geliyor. zaten bütçe çok kısıtlı, bundan 15-20-30-40 gün sonra ekonomi ne olur belli değil, olabildiğince elimde tutmaya çalışıyorum parayı.

mesele temizlikse eğer 3-4 günde bir süpermarkete gidip alışveriş yapmak bana daha güvenli gelmiyor açıkçası.
0
der meister
(27.03.20)
(11)

Arabam uzun süre çalışmıyor ve daha çalışmayacak sanırım ne yapabilirim?

komando kani var bende
Merhaba duyuru sakinleri bu korona gündeminde derdimi sevebilirsiniz sıkıntı yok. Akü bitebilir aküyü sökme durumum yok pek. Daha başka ne önlemler alınabilir?Ne yapmak lazım bu durumda? Önerilerinize açığım.
Merhaba duyuru sakinleri bu korona gündeminde derdimi sevebilirsiniz sıkıntı yok. Akü bitebilir aküyü sökme durumum yok pek. Daha başka ne önlemler alınabilir?

Ne yapmak lazım bu durumda? Önerilerinize açığım.
0
komando kani var bende
(25.03.20)
Aküyü söktür o zaman. Arada çalıştırsan iyidir.
0
ykyt
(25.03.20)
daha çalışmayacak derken? arabadan çok mu uzaktasın?
0
sutlu nescafe
(25.03.20)
@sutlu nescafe: yok hayır uzakta değilim ama kullanmayacam galiba.
0
🌸komando kani var bende
(25.03.20)
hergun yada iki-uc gunde bir arabayi 5dk calistirman yeterli olur. sadece aku icin degil, diger hareketli parcalar ve sivilar icin de iyi olur
0
crucio
(25.03.20)
kullanma da 2-3 günde 5-10dk çalıştır.
0
sutlu nescafe
(25.03.20)
Uzun bekletmelerde iki üç günde bir calıştırılırsa akü bitmemiş olur. Elektrik görmesi gereken beyin bundan mahrum kalmaz. Hem calıştırılıp hem biraz yürütülürse lastiklerin yere basan tarafı düzleşmez. Benzin otomatiğinin yapışması gibi abuk sorunlar yasanmaz. Haftada iki defa calıstirilip park yeri değiştirilse yeterli.
0
rezilrusfaadam
(26.03.20)
önümüz yaz, arabanda arızalı bir elektrik donanımı yoksa haftada bir 10-15 dakika çalıştırman yeterli olur. ayrıca şu şartlar altında araba daha büyük ihtiyaç. toplu taşıma yerine mümkün olan her yere arabayla gidiyorum.
0
orpheus
(26.03.20)
"iki-uc gunde bir 5-10 dakka arabayi calistir yeter" olayini ben de dogru saniyordum ama yetmiyor, kendim tecrube ettim.

arac 2 aydan fazla yatacak ise en saglami akuyu sarja baglamak. Noco Genius iyi markadir mesela tavsiye ederim.
0
cooperr
(26.03.20)
@cooper

akü kötü durumda ise ve kendi kendini deşarj ediyorsa, elektrik sisteminde gereksiz akım çeken bir sorun varsa bu dediğin doğrudur. aracı 1 hafta sonra çalıştırırken zorlanıyor, ışıklar sönükleşiyorsa akü gözden geçirilmeli. normal şartlrda akülerin ömrü 3 ile 5 yıl arası.

4 ay otoparkta yatıp tek marş ile çalışan aracım oldu ve bu araç 2001 modeldi.
0
orpheus
(26.03.20)
@orpheus

bahsettigim arac 2 yasinda 15.000km de idi. marsa bastiginizda akuyu bosaltiyorsunuz, 10-15 dakika calistirmayla dolmuyor. bunun her hafta yaptiginizda eninde sonunda aku mars basmaz zira cektiginiz kadarini yerine koyamiyorsunuz. yeni nesil bmwler mesela eger devamli kisa mesafe git gel yapiyorsaniz aku sarji arizasi veriyor.

ozetle arac uzun sure yatacaksa en saglami sarja takmak.
0
cooperr
(26.03.20)
hocam soruya cevap olmayacak ama sadece şunu söylemek için geldim: ben böyle bir soru gördüğüm için sevindim açıkçası. evet gündem corona, herkes korkuyor falan ama corona aşağı corona yukarı, duyuru'da başka hiçbir şey görememekten gına geldi açıkçası. hayır bi' de zkindirik bir soru sorma platformu burası sonuçta, corona mısın ebola mısın kim nerden bilsin allah aşkına, kim ne desin yani. hayatın içinden, böyle sıradan duyurular görmeyi çok özlemişim valla. o açıdan dert sevmek şöyle dursun, bilakis teşekkür etmek istiyorum, okurken gülümsedim ve iyi hissettim.
0
der meister
(26.03.20)
(10)

Sevgilinizle buluşuyor musunuz

dissendium
Koronavirüs salgını nedeniyle bir haftadır buluşamıyoruz. Dışarı çıkmamaya çalışıyoruz. Salgının ne zaman biteceği belli değil. Sizde durum nasıl?
Koronavirüs salgını nedeniyle bir haftadır buluşamıyoruz. Dışarı çıkmamaya çalışıyoruz. Salgının ne zaman biteceği belli değil. Sizde durum nasıl?
0
dissendium
(25.03.20)
masseter
(25.03.20)
1 haftadır buluşamıyoruz +1. Evler de baya uzak. Ne olacak hiç bilemiyorum.
0
ravenclaw
(25.03.20)
evlerimizin arasi yuruyerek bir saat falan ama ben ilk vaka aciklandigi gun tasi taragi toplayip olaganustu hal kapsaminda kendisiyle yasamaya basladim. onun yanina yerlestim. sokaga cikma yasagi gelir, korkar (turkcesi yok, neblim kapiya bir polis ya da asker gelse dusup bayilir herhalde korkudan) vs. diye dusundum.
0
der meister
(25.03.20)
Evlerimiz arabayla 5 dakika olduğu için bazen arabayla gidip kendisini görüp tekrar arabayla dönüyorum. İkimizde ev dışına çıkmadığımız için virüs taşıyıcısı değiliz diye düşünüyoruz.
0
bigcaptain
(25.03.20)
görüşmüyoruz.
farklı şehirde olduğumuz için iki haftada bir görüşelim demiştik, üstüne bir de bu muhabbet çıktı. yaklaşık bir ay oldu.
0
biseysorcaktim
(25.03.20)
İki haftadır görüşemiyoruz :(
0
chitosan
(25.03.20)
askerde :( geldikten sonra da muhtemelen 15 gün görüşmeyeceğiz bulaşıp bulaşmadığını bilemeyeceğinden dolayı. sadece ikimiz olacak olsak görüşürdük de, eve taşımak istemiyorum. çok üzülüyorum.
0
dedi ayca
(25.03.20)
Buluşamıyoruz :(((
0
bitse de gitsek
(25.03.20)
masseter +1
0
i had dreams
(25.03.20)
1 ay sonra bugün ilk defa yazışabildik. daha görüşemedik. yurt dışından geldi, kontrol edildi ama yinede enfekte olduğunu düşünüyor...
0
Tears of Devil
(25.03.20)
(6)

türkiyede ölüm sayısı hakkında fikirlerimi yorumlarmısınız

aslindasorunumpsikolojik
bende en az 400k en fazla 2 milyon ölüm olacak.çünkü herkese yoğum bakım tedavisi uygulasak bile zaten binde 5 öldürme ihtimali var. oda 400.000 kişi ediyor.bizde yaşlı sayısının az olması bir avantaj değil çünkü bizim yaşlılarımız sağlık açısından çok kötü. hiçbiri spor yapmaz. obezite yaygın. siga
bende en az 400k en fazla 2 milyon ölüm olacak.
çünkü herkese yoğum bakım tedavisi uygulasak bile zaten binde 5 öldürme ihtimali var. oda 400.000 kişi ediyor.

bizde yaşlı sayısının az olması bir avantaj değil çünkü bizim yaşlılarımız sağlık açısından çok kötü. hiçbiri spor yapmaz. obezite yaygın. sigara kullanımı çok fazla. 60 yaşının üstünde nerdeyse her yaşlının kronik rahatsızlığı var.
elin almanı 80 yaşındayken bizim 60 yaşındaki dededen daha sağlıklı.

ayrıca karantina zaten uygulanmıyor. kimsenin eve kapandığı falan yok. en az italya kadar umursamıyoruz. sadece okullar zamanında tatil edildi. (ondanda emin değilim) günde binlerce insna ölsede insanlar yine sokağa çıkacak.

türkiyenin bir avantajı yoğun bakım ünitesinin fazla olması.
0
aslindasorunumpsikolojik
(21.03.20)
en az 400 bin? lol. resmi rakam 10 bin, gayriresmi rakam 30-40 bin olsa kiyamet kopar ulkede. 400 bin olmasina imkan yok, bunun icin ulkedeki 85 milyon insanin da bir ay icinde enfekte olmayi basarmasi ve sagliksiz olmasi lazim.
0
der meister
(21.03.20)
ölüm oranı o kadar yüksek değil ya. test yapılmayan milyonlarca insan hasta olup atlatmıştır. nba'de bir ton oyuncu da pozitif çıkma sebebi tesadüf müydü sence? değil çünkü herkese bulaşıyor. tüm dünyada rahat 35-50 milyona bulaşmıştır diye düşünüyorum.
0
avatar is back
(21.03.20)
Buyuk cogunluk hic aksirmadan tiksirmadan atlatiyor bana sorarsan. Tum ulkeye test yapilma imkani olsa en az yarisina bulasmis oldugu ortsya cikar diyorum ben. Coktan tum ulkeye yayildi bu. Onune geleni öldürmüyor yani.
Olum sayisini yorumlayamayaxagim cunku yas dagilimini bilmiyorum ülkenin. Ama olum sayisini alinan onlemlerin hicbiri değiştirmeyecektir, sadece olum sayısının artma hizini degistirecektir. Olum sayisini azaltabilecek tek sey tibbi bir çare bulunmasi. Onun disinds sadece olumlerin hizi değişir, en nihayetinde öldürebilecegi maksimum sayıda insani oldurecek istesek de istemesek de.
0
stavro
(21.03.20)
bence sorunun gercekten psikolojik hocam, 3 ayda(muhtemelen 3 aydan fazla) 7.5 milyarlık dünya nufusundan sadece 11 bin kişiyi öldürebilmiş bir hastaliktan turkiyede 2 milyon kisi ölecek demek ağır bir vaka uzgunum. idda ediyorum korona yüz yılın balonu. rakamlar ortada gripten senede kaç kisi ölmüş, ishalden kaç kişi ölüyor bir google lamaya bakar.
0
bluewhale
(21.03.20)
12 Nisan 2009 - 10 Nisan 2010 tarihleri arasında sadece Amerika'da yaklaşık 60 milyon kişinin domuz gribi olduğunu 275 bin'nin hastaneye yattığını ve 12500 kişinin hastalık nedeniyle öldüğünü tahmin ediyorlar, dünyada ise 150bin ile 575bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Domuz gribi bütün yaş gruplarını etkiliyordu.
Rakamsal açıdan karşılaştırmak için yazayim dedim, o zamanlarda bu kadar sosyal medya kullanılmıyordu ve anlık ülke ülke hasta sayılarını karşılaştırabileceğimiz siteler de yoktu.
Korkmamamız anlamına gelmiyor ama biraz sakin olmakta fayda var gibi.
0
allezz
(21.03.20)
yorumliyim: nikinle musemmasin, psikolojik destek sart gibi gozukuyor,

film izlemeyi de azalt biraz,
0
kopart
(21.03.20)
(4)

net soru: sevgilinizle göüşüyor-buluşuyor musunuz şu ara?

gadlemler
Aynı evde yaşayanlar ve uzak ilişki yaşayanlar haricinde sorum:Büyükşehirde yaşayıp, yakın mesafelerde olup, gün aşırı görüşen ve birbirine arada kalmaya giden çiftler; görüşüyor musunuz?Ben napmalıyım bilmiyorum...Adam tek başına ve depresyona girmek üzere şu ara, annesini kaybetti ve tek başına ya
Aynı evde yaşayanlar ve uzak ilişki yaşayanlar haricinde sorum:
Büyükşehirde yaşayıp, yakın mesafelerde olup, gün aşırı görüşen ve birbirine arada kalmaya giden çiftler; görüşüyor musunuz?
Ben napmalıyım bilmiyorum...Adam tek başına ve depresyona girmek üzere şu ara, annesini kaybetti ve tek başına yaşıyor.
Ablam da biraz anksiyeteli sevdiceğimi eve çağıramıyorum...
Özledim de ama bir haftadır dikkatle karantinadayız. O ise haftanın altı günü dükkanında kadıköy'ün göbeğinde :(

Napayım?
0
gadlemler
(21.03.20)
internetten görüşün o şekilde yanında olun bence. en mantıklısı bu.
0
durme
(21.03.20)
kiz arkadasim yabanci, sokaga cikma yasagi falan gelirse akli cikar diye ben 10-12 gundur onun yanindayim, kalmaya da devam edecegim gibi gorunuyor. ilk vaka aciklandigi gun tasi taragi toplayip yerlestim yanina. "lutfen sktir git biktim artik" demedigi ya da durumlar duzelmedigi surece ayrilmayi dusunmuyorum.

ortalama 3-4 gunde bir market alisverisi icin cikiyoruz disari. muhatap oldugumuz/gorustugumuz kimse yok. virus kapsak da baskasina bulastirsak da markette ya da markete giderken/marketten donerken yapariz bunu. onun haricinde bir sey yok.

ben zaten internet uzerinden calisiyorum, okul da uzaktan egitime gectigi icin burnumuzun dibindeki markete gitmek disinda disariyla hicbir isimiz kalmadi.
0
der meister
(21.03.20)
Sevgilim yok ama olsaydı beni sevdiğim kişiden ayrı düşürebilen şey bu virüs olmazdı. Yanına gideceksem orta çağ şövalye zırhı giyer yine giderdim.
0
eazy
(21.03.20)
Dışarıda görüşmüyoruz. Arabada 5-10 dakika muhabbet edecek olsak birbirimize dokunmuyoruz. O annesine benden virüs taşıyabilir ya da tam tersi olabilir çünkü.
0
inawen
(21.03.20)
(4)

Çin’in korona’yi yendigini dusunuyor musunuz?

c1b2k3
Ben sahsen inanmiyorum. Ekonomik olarak kotuye gittikleri icin yabanci firmalar yeniden calismaya baslasin diye bitti duzelttik diye sahte bilgiler ve videolar verdiklerini dusunuyorum. Herhangi bir tedavi yok, virusu bitiren bi uygulama yok sadece pozitifleri tedavi ediyorlar yaslilarsa genelde ölü
Ben sahsen inanmiyorum. Ekonomik olarak kotuye gittikleri icin yabanci firmalar yeniden calismaya baslasin diye bitti duzelttik diye sahte bilgiler ve videolar verdiklerini dusunuyorum.

Herhangi bir tedavi yok, virusu bitiren bi uygulama yok sadece pozitifleri tedavi ediyorlar yaslilarsa genelde ölüyor zaten.

Karantina ile tedavisiz bu kadar kisa zamanda o kadar kisinin hastalik kapmadan duzelecegine inanmiyorum.

Peki siz ne diyorsunuz? Sonucta ilk basta da sakladilar. Simdi de sakliyor olamazlar mi? Milyardan fazla insani bu kadar kisa surede virusten uzak tutup virusu bitirebilir mi?
0
c1b2k3
(20.03.20)
Ben acaba bir tedavi yöntemi mi buldular diye düşünmekteyim. Baya uzun bir süredir uğraşıyorlar ama sanki bir anda kesildi gibi geldi bana belki de dikkat etmemisimdir bilmiyorum.
0
scorpion37
(20.03.20)
Çin Türkiye'ye kıyasla daha baskıcı ve otoriter bir ülke. Türkiye'de nasıl her şey eksik/yanlış yapılmasına rağmen gizleniyor/çarpıtılıyor/tehditle baskılanıyorsa onlar bunu en az x2, x3 yapıyor.

Çindeki salgının şuan ne aşamada olduğunu çin devleti dışında kimse bilmiyor bence. Trump bile açıklamalarında laf arasında "Eğer Çin'in verileri doğruysa tabi" diye laf çakıyor.
0
fobfilm
(20.03.20)
www.youtube.com

Bu videoyu izlemeni oneririm. Cin asiri otoriter bir ulke. Aldiklari onlemler Avrupa'yi gec Turkiye gibi devlete tapan bir ulkede bile isyan cikartir.

Videonun ozeti, gunder onlarca kere herkesin atesi olculuyor, metroda guvenlik gorevlisi, trafik isiginda polis, otobuste sofor tarafindan. Metroya binince hangi vagona bindigini sisteme bildirmek zorundasin, boylece herkesin her an nerde oldugu biliniyor, herhangi bi vaka durumunda kontakt kurmus olabilecegi herkese ulasiliyor. Boyle boyle onune gectiler de, tamamen distopik bir durum.
0
Haldamir
(20.03.20)
ya adamlar sonradan yaptiklari hastaneleri yiktilar, italya'ya hem yardim hem doktor gonderdiler. kendi ulkelerinde ihtiyac olsa yaparlar mi bunu?

tamamen durdurduklarini dusunmuyorum ama vaka yogunlugunun azaldigi ve isi buyuk oranda kontrol altina aldiklari belli. iki ay once yuzlerce video dolasiyordu internette. istedigi kadar baskilasin hukumet, bir seyler disari cikabiliyordu. simdi var mi? yok.

cin'in rakamlari dogru olmayabilir ama cogu ulkeninki degil zaten. millet kafayi yemis. fazla amerikan hayranligina yoruyorum ben bunu. abd super memleket, cin ve rusya asla ama asla iyi bir sey yapamaz. cogu insan bunun otesini goremiyor. cin salginin kontrolunu saglayamasa etkilerini zaten hissederdik.
0
der meister
(20.03.20)
(7)

sizce korona vakası ne kadar sürer?

lenin benim amcam olur
soru başlıkta. bazı pandemiler gibi iki yıl falan sürüp hayatı felç eder mi sizce? yoksa yaz mevsimiyle birlikte hayat normale mi dönecek? tahminleri alalım.
soru başlıkta. bazı pandemiler gibi iki yıl falan sürüp hayatı felç eder mi sizce? yoksa yaz mevsimiyle birlikte hayat normale mi dönecek?

tahminleri alalım.
0
lenin benim amcam olur
(17.03.20)
1 sene sürer. Aşı 1 senede yapılacakmış
0
integrative
(17.03.20)
corona'da asil sorun asiri bulasici oldugu icin cok fazla insanin tibbi destege ihtiyac duyarak saglik sistemini cokertmesi. ekonomik ve sosyal yansimalari belki yillar surer ama ben hayatin normale donmesi konusunda iyimserim - insanlarin virusu dusunmeksizin sokaklara firlamasi icin en fazla uc aya ihtiyac var diye dusunuyorum. siki onlemler, zaten cok fazla insanin virusu kapmasi vs. derken yaza dogru biraz rahatlar.

virus kaybolmaz ama kaptiginda hastaneye gidebilirsin, uc gun rapor alip evde kalabilirsin mesela. en azindan benim umidim/dilegim bu yonde.
0
der meister
(17.03.20)
kendi dengesini kendi bulacak bir sistem var. şu an virus umrunda olmayan adam, tanıdığı biri hasta olunca panikle kendini kapatacak. belli bir adımda devlet sokağa çıkma yasağı uygulayacak ve giderek bu önlemleri arttıracak.

iki yıl sürmez ama 2 aydan da kısa olmasını beklemiyorum.
0
orpheus
(17.03.20)
2003'te uzmanlar SARS virüsü için henüz hayvanlar üstünde deney yaparken virüs kendiliğinden ortadan kalkmıştı bile.

Bu arada ilacın-aşının bulunması değil, piyasaya sürülüp, yaygınlaşması uzun sürer, çünkü bu yeni tip Corona virüsü, SARS ve MERS ile %80 benzer özellik göstermekte.
0
Avoiding The Puddle
(17.03.20)
Bizim okulda yaza kadar bisey kalmaz dendi ama ins.
0
durgunfoton
(17.03.20)
new york belediye başkanı 45 gün sonra zirveye ulaşacak dedi.
bizdeki rakamlar gizlendiği için bizdede abd kadar hasta var diyebiliriz.
45 gün sonra zirve, 2 ay zayıflaması, nerden baksan 4 aydan önce karantina bitmez.
0
aslindasorunumpsikolojik
(18.03.20)
Alman Robert Koch Enstitü uzmani iki seneye yayilabilecegini söyledi. Illaki yazin hayat biraz normale dönecek ama eger Kisa kalirsa isler biraz zorlasir. Asi bulunmasi lazim.
0
bonaparte
(18.03.20)
(9)

Üniversite öğrencileri 3 haftalık tatilde memlekete mi dönecek?

turkish director
Özellikle öğrenci olanlar. Ne yapacaksınız? Ve memleketiniz, üniversite okuduğunuz şehirden ne kadar uzakta?
Özellikle öğrenci olanlar. Ne yapacaksınız? Ve memleketiniz, üniversite okuduğunuz şehirden ne kadar uzakta?
0
turkish director
(12.03.20)
Aklı başında insan nerede yaşıyorsa orada kendi kendini karantinada tutar bu süre boyunca. Vay efendim annem çağırdı, sevgilim özledi, toprağımı özledim triplerine girerlerse vay halimize. Tanı koyulan hasta 1 olsa da henüz tanı konulamayan, belirti göstermeden atlatabilecek birçok taşıyıcı insan olma ihtimali çok yüksek. Sağa sola taşınacaksa ne anlamı var tatilin?
0
desdenova34
(12.03.20)
yani evet herkes mal bulmus magrubi gibi seyahate akin edecekse o tatil onlemi son derece anlamsiz hale gelir. tatilin amaci herkes bulundugu yere kendini kapatsin, kisiden kisiye virus gecisleri azalsin. cok aptalca olur.
0
hot potato
(12.03.20)
ben şansıma ailemi ziyarete gelmiştim birkaç günlüğüne, görünüşe göre birkaç gün birkaç hafta olacak. Biletimi açığa aldım hatta..
0
helena
(12.03.20)
Şu an Erzurum'un en işlek caddesinde yaklaşık 50 metre uzunluğunda bilet kuyruğu var. Trafik felç olmuş durumda. Muhtemelen diğer şehirlerde de vaziyet aynıdır.
0
lafıolmaz
(12.03.20)
Öğrermenim yarın eve dönüyorum.
0
valarmurgulis
(12.03.20)
ben gitmeyi dusunmuyorum. yurttayim.

millet gidecek sanirim. az once yemekten geldim, asansorde bavulu elinde biri ile karsilastim:) bu ne acele, daha tatil haberi cikali 40 dk olmus.
herkes gider, ben yalniz kalirim boylece, yurtta kendimi karantinaya alirim.

ayrica ogrenci arkadasalrim tatil vesilesiyle cok mutlu. oldukca yersiz bir mutluluk. sanki hapisten cikiyorlar gibi.. oyle mutlular.
ben tatil olmasina uzuldum, ancak ne yazikki tatil gerekliydi. o dersleri vermek ve yazin calismak zorundayim. para lazim. simdi verilen tatil yazdan caliyor.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.03.20)
@The colors of my sea perfect color me, yurtta kalanlara diyecek bir seyim yok da dolu otobuse, ucaga binip memlekete gitmek virus kapma riskini 500'le carpmak demek.
0
hot potato
(12.03.20)
Dönmeyeceğim. 400 km. Gerek yok, sanki evde karı bekliyor da telaş yapacağım.
0
ryhmer
(12.03.20)
ben evden cikma yasagi falan gelir korkusuyla apar topar kiz arkadasima gectim. ara sira hava almak ve temel ihtiyaclar icin alisveris yapmak disinda uc hafta boyunca evden cikmayi dusunmuyoruz sanirim. ben online calisiyodum zaten o acidan pek bi sey degismedi, okul da kapaninca komple kapattim kendimi eve.
0
der meister
(13.03.20)
(16)

Virüs çok abartılmadı mı?

mg3929
Medya sadece ölü ya da enfekte olanın sayısını veriyor. Yabancı da öyle Türk de. Şu kadar yüzdelik bi iyileşme oranı var demiyor kimse. Bugün marketler falan talan edilmiş, bence borsa bile olması gerektiğinden çok daha berbat seviyelere geriledi (sadece bist değil tüm dünya neredeyse). Ben bir deta
Medya sadece ölü ya da enfekte olanın sayısını veriyor. Yabancı da öyle Türk de. Şu kadar yüzdelik bi iyileşme oranı var demiyor kimse. Bugün marketler falan talan edilmiş, bence borsa bile olması gerektiğinden çok daha berbat seviyelere geriledi (sadece bist değil tüm dünya neredeyse). Ben bir detayı falan mı kaçırıyorum? Sıfır alışveriş yaptım, evde yarım ekmek ve buzdolabında normalde ne varsa o kadar yiyecek var. Borsa düştükçe saldırıyorum alım yapıyorum, virüs geçtiğinde biz ne boktan şeylere kafa yormuşuz denileceğini düşünüyorum. Yanılıyor muyum ben? Eğer öyleyse neden?
0
mg3929
(11.03.20)
Acıkınca hisse senetlerini mi yiyeceksin?
0
malheiros
(11.03.20)
ben de senin gibi düşünüyorum. ekstradan da hiçbşr şey yapmadım.
0
mahone
(11.03.20)
Sen gibi düşünüyorum
Edit: bana niye tik atmadın ni? Sebebi neydi?
0
basond
(11.03.20)
salgın olduğu zaman insanlar evden çıkmayacak. kendine bir şey olmasa bile evdeki, yakını yaşlı, düşük bağışıklığı olan, virüsü atlatamayacak insanlara taşımamak için çıkmaycak.

market çalışanları, kamyon şoförleri, kasiyerler evde kalacak. bir o kadar insan evden çıkmayacak zorunda olmadıkça, evde yemek yiyecek, restoranlardaki kuryeler manyak mı salgın varken çalışsın.

salgın başladıktan sonra marketler dönmeyecek. italyada çinde vs olan bu,

başta abartmayanlar ise iş işten geçtikten sonra maske bulup bir yerden market market dolaşıyor aç kalamamak için.
0
masseter
(11.03.20)
@malheiros günlük hayatta büyük bir etkisi olacağını düşünmediğim için acıkınca her gün ne yiyorsam onu yiyeceğim. Soruda zaten bunu yaparken doğru mu düşünüyorum yoksa herkesin görüp benim kaçırdığım bir detay mı var diye soruyorum.
0
🌸mg3929
(11.03.20)
yayılma hızı şimdiye kadar rastlanan virüslerden çok yüksek. tüm dünyaya yayılmış bir virüs var sizce de ekstrem bir durum değil mi? üstelik tedavisi yok.
iyileşen hasta sayısı da paylaşılıyor sonuçta? ayrıca özellikle altı çizilmese bile genel sayıdan, ölenleri çıkarırsanız iyileşenleri* bulursunuz.
*iyileşip tekrar yakalanmayacakları ya da uzun vadede ne olacakları belli olmadıkları için de hastalığı atlatan hastaların sayısı "iyileşmiş" olarak verilmiyor olabilir.

medyanın abartması da vardır belki ama belki de ilk defa abartmaları gereken şeyleri abartıyorlar. abartmayan iran'ın durumu açık mesela :/ buna ne diyorsunuz?

kaos ve tedirginlik ortamında mantık, rasyonelite aranmaz, market yağmalamaları bununla ilgili.
peki basit bir maske üretiminde bile ihtiyacı karşılayamayan ya da bunu fırsata çeviren insanlığa ne diyeceğiz? bu tip sosyal durumlar; stokçuluk, fırsatçılık vs de kaosu besleyen şeyler aynı " yeea bişey olmaz raad olun" diye demeçler veren kafalar gibi.

eyorlamam bu kadar
sevgiler.
0
jimjim
(11.03.20)
virüs çok bulaşıcı. önlem alınmadığı takdirde nüfusun %60-70'ine bulaşabilir. hastaların %2-3'ü ölebilir. %10 kadarı yoğun bakıma ihtiyaç duyabilir. bu sayıların ne anlama geldiğinin farkında mısın? italya, iran ve çin'de olanları görmüyor musun? hastane hizmetlerinden hiçbir şekilde faydalanamadığında, karantinaya alınıp da evinden çıkamadığında hangi markete gidip de ne satın alacaksın pardon?

abi ciddi soruyorum siz şaka mısınız? kaç gündür sürekli aynı geyik, yok abartılıyor bilmem ne. milyar dolarlık organizasyonlar çatır çatır iptal ediliyor, herkes teyakkuza geçmiş durumda, bir siz mi akıllısınız? insanların %90'ı "ölürüz" diye korkmuyor zaten. başkasına bulaştırırız, ciddi sorunlar yaşarız, ortalık karışır diye korkuyor.

hiç mi haber takip etmiyorsunuz, hiç mi dünyadan haberiniz yok? türkiye de italya gibi olursa markete gidip alışveriş yapabileceğini mi sanıyorsun gerçekten?
0
der meister
(11.03.20)
Bence insanlar hükümetin bir şeyler sakladığını, güvenmediklerini ve bir süre sonra da bir anda genel sokağa çıkma yasağı, karantina ilan etme olasılığını göz önünde bulundurarak makarna falan almışlar. Mesela ben de hiçbir önlem almadım ama bakıyorum, Fahrettin Koca ilk zamanlarda acayip rahattı, havalimanlarına termal kamera konmasına gerek yok dedi, ertesi gün kamera ile yolcuları izlemeye başladık dedi falan. Şimdi yarın da sokağa çıkmayın derse, ekmek bile bir süreliğine zor bulunabilir.
0
malheiros
(11.03.20)
market talan etmeye falan tabii ki gerek yok ama tüm dünyayı etkileyen bir salgın tehlikesinde temkinli olmak, önlem almak iyidir.

ben domuz gribine yakalandım mesela, 6 aydan fazla sürdü tamamen iyileşmem. devlet hastanelerinde sıralarda bekleyecek takatim ve zamanım olmadığı için medicalparka verdiğim paranın kendi bütçeme göre haddi hesabı yok. yüksek ateş ve halsizlikten bayılıp kafa travması geçirmem ve o 6 ayda bunun içinde ayrıca tedavi görmem de bonus oldu. o dönem iş için çok sık seyahat ederken, domuz gribi salgını var diye bana temkinli ol diyen arkadaşlarıma nolcaek yaeehhh ehi ehi diye gülüyordum ben.
0
Phoebe
(11.03.20)
bir de hastalığı nispeten ŞİMDİLİK az ölümle geçiren (bak ÖLÜMLE diyorum) almanya, belçika gibi ülkelerin insana, kendine, birbirine saygısıyla ; medeniyetiyle üzgünüm ama çok sevdiğim canım ülkemin insanlarını bir tutabilir miyiz? mağara adamı gibi insanlarla aynı havayı soluyoruz, kimse kimsenin göz yaşına bakmaz.
mesela sen yakalanmasan bile virüs taşıması olası bir kişinin önlem alıp,seni beni düşüneceğini mi sanıyorsun?
hastanelerde yeterli hizmeti ve teknolojiyi alabilir misin?
hastalığın seyriyle ilgili ya da genel olarak güvenilir bilgiye ulaşabileceğini mi sanıyorsun?
üretim ve ekonomi konusunda tamamen dışa bağımlı olmamız, uzun vadede nelere sebep olabilir tahmin edebiliyor musun?
0
jimjim
(11.03.20)
Küresel bir resesyon bekleniyordu ekonomide virus süreci hızlandırdı. Bist için ayrıca yabancı çoktan gitti. Virüs bahanesi oldu. Endekste rekor rakamlar verenlere de virüs mazeret oldu. Bist ülke durumu ile uyumlu mu bakmak lazım iyice kumarhane oldu.
0
Topalordek
(11.03.20)
Bence de aşırı abartıldı. Aynı dünyaya milyara bir olasılıkla çarpacak göktaşı haberlerinde insanların "kıyamet geldi hepimiz ölcez" paniği gibi oldu. Ama bu panik süper ötesi cehaletten mi yoksa millet kendine eğlence mi arıyor aşırı sıkıcı hayatlarında tam çözemedim.

Yani risk var önlem ve tedbirler alınmalı ama bu denli abartmak komik duruma düşürüyor. GErekli önlemleri alırsın halkın paniğini dindirecek açıklamalarda buunursun somut veriler gösterip olur biter. Şimdi üstlerinde durmayacak bilimsellik (!) ile oraya buraya dezenfektan sıkmakla halkın paniği dinmiyor çünkü halk cahil. Gerçi ne kadar biliçlendirirsen bilinçlendir yine cahil. Bi 15-20 senedir cahiliz mesela aşırı şekilde. Neyse konu başka yerlere gidecek :D Ama şu anki medyaya yansıyan durumu abartı.
0
superfluid
(11.03.20)
Ben de abartıldığını düşünüyorum.

Abartıldığını düşünmek önlem alınmasın demek değil. Salgın durumunda karantina mı olacak, dezenfektan mı dağıltılacak ne yapılacaksa yapılsın tabi. Yanlış hatırlamıyorsam Tayvan'da yaptılar, tek ölümle kurtuldu adamlar. Yani durum çözümsüz falan değil, o zaman ne paniği bu? Konuyu öğren, kendini koru, otoritelere çözüm için baskı kur, yeterli.

Ama 20 yaşında adamların market yağmalaması mallık. Maskeyi "bana hastalık bulaşmasın" diye takmak mallık. Üstelik bu mallık bu ürünlere asıl ulaşması gereken kişileri engellediğinden ve/veya stokçuluğa/fiyat artışına vs. yol açtığından zararlı da.

Abartılmadığı ve panik olunmadığı durumda süreç daha rahat atlatılır. Medya 3-5 tık fazla alıcam, sosyal medya ünlüsü 5-10 takipçi kasıcam diye gazlıyor milleti, bu yaptığı kime ne zarar veriyor umrunda değil.
0
plutongezegendegilmi
(11.03.20)
Ben de cok abartildigini dusunuyorum.

Hukumet onlem alsin tabii ama orada da tum dunya onlem aliyor, dur biz de harekete gecelim mantigi var aslinda.

Evler, is yerleri ne halde kimsenin ilgilendigi yok mesela. Niye deprem, global sorun degil, kimse niye harekete gecmiyorsunuz diye ulkeyi ayiplamaz.
Bir suru insan belki yeni evde oturuyor ama curuk binalarda calisiyor.
Neden bu konuda harekete gecilmiyor mesela?

Insanlara gelince millet felaket senaryosu seviyor. Siradan, mutsuz hayatlarina heyecan geliyor galiba. Ne zannediyorlar acaba, sokaga cikma yasagi mi gelecek. Deprem sonrasi da yok her yer hastalik kapacak, yok aclik olacak vs yaziliyor.

Tamam en kotu senaryolar hep dusunulmeli ama bu bizimki baska bi sey. Felakete duyulan aclik.

Cehalet diz boyu yani.

Hicbir seyi efektif yonetmeyi bilmiyoruz turk toplumu olarak.
0
Flipsflops
(12.03.20)
gerçekten fazla abartılıyor bence, her yerde felaket tellalı gibi açıklamalar var. İtalya öldü bitti falan diyorlar ama geçenlerde öğrendim ki ölenlerin yaş ortalaması 81.5'muş. Yani virüs öldürmese 3-5 gün sonra eceliyle gideceklerdi belki. Ölenlerin çoğu da bence bu kaos ortamından etkilenip, stres yüzünden bağışıklığı iyice zayıflayanlar. İddiam odur ki insanların böyle bir vürüsün varlığından haberi olmasa, sıradan soğuk algınlığı vb. sansalar ölüm oranı en az yarıya düşerdi.
0
bobinhoo
(12.03.20)
galeyana gelmek, panik olmak başka şey. ciddiye almak başka şey.
bence abartılmadı.
italya'da dün 180 kişi ölmüş coronodan. bak bir günde. ve daha ne kadar ileri şekilde yayılacağı belli değil. günde 500 ölüme mi çıkacak düşecek mi belli değil. sizde bir etki yaratmıyor mu bu?
yaşlılardı zaten ölecekelerdi ne saçma bi bakış açısı. yaşlılıktan (coronadan önceki gibi) ölümler durdu mu sanki? bunlar üzerine eklenenler. bir diğer önemli nokta da yakalanan;enfekte olan kişilerin bir de taşıyıcı olması.
yaşlı yaşlı kendi halinde köşede ölmüyor, sana bana da bulaştırıyor.
0
rewlack
(12.03.20)
(8)

çok kararsızım

9kuyruklukedi
önümüzdeki hafta sonu için ankara'dan edirne'ye gitme planı yapmıştım arkadaşımı görmeye. çorlu'ya uçakla gidip oradan geçecektim ama koronavirüsün ülkedeki vehametine dair doğru bilgi aldığımızı sanmıyorum ve gidiş dönüş uçak yolculuğu-otobüs aktarmaları gözümü biraz korkuttu. siz olsanız gider miy
önümüzdeki hafta sonu için ankara'dan edirne'ye gitme planı yapmıştım arkadaşımı görmeye. çorlu'ya uçakla gidip oradan geçecektim ama koronavirüsün ülkedeki vehametine dair doğru bilgi aldığımızı sanmıyorum ve gidiş dönüş uçak yolculuğu-otobüs aktarmaları gözümü biraz korkuttu.

siz olsanız gider miydiniz?
0
9kuyruklukedi
(10.03.20)
gitmezdim.

ctesi 1 haftaligina izmir'e geliyorduk, kasimda planladigimiz bir haftalik tatildi, gelmekten vazgectik. bence kimse bir yere gitmese, salginin yayilma hizi oldukca azalirdi :/
0
the end of time
(10.03.20)
Hayır gitmezdim
0
sta
(10.03.20)
Arkadaşa bağlı, ölüm kalim olayi yoksa gitme
0
basond
(10.03.20)
endişeniz tam olarak nedir? virüs kapmak ise bence bu konuda yapabileceğiniz fazla bir şey yok. edirne'ye gitmeseniz bile yaşadğınız yerde muhtemelen toplu taşımayı kullanmak ve her gün yüzlerce insanla sıkış tıkış ortamlarda bulunmak durumundasınız. yok eğer başkalarına bulaştırmaktan ya da karantinaya takılıp geri dönememekten korkuyorsanız bence o açıdan haklısınız, 5-6 gün sonra ne olacağı hiç belli olmaz.
0
der meister
(10.03.20)
göçmen akını olayını düşün.

ben arkadaşlarıma sordum geçen, otogardan tut pazarkuleye kadar her yerde, her köşede, her boş alanda göçmen var. hatta geçen a101i yağmaladılar ve karağaçta belli bir yerden sonra türkleri salmıyor polis barikat kurmuş.

halk çok zor durumda, insanlar tarlalarını ekmiş gidemiyor, bahçelerine bakamıyor edemiyor her şeyin içine sıçıyolar demişti.

virüs diyorsan zaten ilk önce bu insanlardan korkman lazım. münübüste otobüste hatta uçakta bile denk gelme ihtimalin çok yüksek.
0
hem şişko hem deli
(10.03.20)
Ben yanlış mı anladım ? ülkede olmayan bir virüsten korktuğunuz için mi gitmiyorsunuz ? Haftada 3 gün uçuyorum işim gereği sıkıntı yok, ayrıca uçak neden kullanıyorsunuz daha uzun sürer uçakla, binin otobüse yapıştırın gidin hiç bişey olmaz
0
paramolacak
(10.03.20)
Bu ara tedbirli olmakta fayda var. Ben olsam gitmezdim.
0
al sana nick it
(10.03.20)
@paramolacak ama dün var dendi :D
0
🌸9kuyruklukedi
(11.03.20)
(5)

ikiyüzlü insanlar sizi de yoruyor mu ? yoksa benmi fazla takıyorum..

simsey
ikiyüzlü bir arkadaşım tabiki olay konu şu benim yanıma gelip X kızı şöyle bi daha bi yere çağırmam konuşmam vs. dedi diyen kişi ERKEK .Sonra benden hoşlandığını anladım ve ilişkimi kestim (tam olarak böyle değil buda karışık) o ise X kızının dibinde bitti filan. İnsanlar neden sözlerinin arkasında
ikiyüzlü bir arkadaşım tabiki olay konu şu benim yanıma gelip X kızı şöyle bi daha bi yere çağırmam konuşmam vs. dedi diyen kişi ERKEK .Sonra benden hoşlandığını anladım ve ilişkimi kestim (tam olarak böyle değil buda karışık) o ise X kızının dibinde bitti filan. İnsanlar neden sözlerinin arkasında duramıyor doğrucu olamıyor hep eğriler?
0
simsey
(05.03.20)
Takmamın sebebi konuştuğumuz sıralarda beni kışkırtmak için bunu yaptığını söylemesiydi.Bunda da halen başarılı oluyor.Umursamıyordum ama birden umursamaya başladım.
0
🌸simsey
(05.03.20)
adam anasının gözü ve taktik uygulamış. ben de burda bunları ifşa ederek bazısına göre hıyanet suçu işlemiş oluyorum neyse :-D

merak etmen takılman normal yani. adamın taktiği bu. kim olsa senin yerinde merak ederdi ama işte adam cibiliyetsiz :-) başka açıklaması yok.
0
windows95
(05.03.20)
Ben iki yüzlü insanla ilişkimi keserim fakat ikili ilişkilerde anlık soğuma ve yakınlaşmalar olabiliyor bunun ne olduğuna şahit olduğun için sen daha iyi bilirsin
0
alicek
(05.03.20)
Ben de bunu kadınlarda çok görüyorum. Genelde “ben kadınları sevmiyorum ya” diyen kadınlarda. evet itici
0
neysene
(05.03.20)
senin için söylemiyorum da ben belli bir yaştan sonra çevresindeki insanların kalitesizliğinden yakınan kişilerin çok tırt ve kof olduğunu düşünüyorum. yav yetişkin insanlarız hepimiz. insanlar ikiyüzlü, insanlar şöyle, insanlar böyle... e muhatap olmayıver o zaman, bitsin gitsin. benim etrafımda hiç öyle şerefsiz, pislik birisi yok mesela. varsa da ben fark etmiyorum. öyle olmadıklarını düşünüyorum çünkü. düşünsem muhatap olmazdım.
0
der meister
(05.03.20)
(8)

doğal maden suyu adıyla satılan içeceklerin zararı olur mu?

der meister
gubarmalı içecekleri çok seven biriyim. her türlü asitli içeceğin ve kimyevi maddenin hastasıyım ama takdir edersiniz ki geberip gitmemek için bunları bırakmak durumunda kaldım ve netice itibariyle maden suyu manyağı oldum. genelde 250-500ml'yi geçmiyor günlük tüketimim ama kendimi şımartmak isterse
gubarmalı içecekleri çok seven biriyim. her türlü asitli içeceğin ve kimyevi maddenin hastasıyım ama takdir edersiniz ki geberip gitmemek için bunları bırakmak durumunda kaldım ve netice itibariyle maden suyu manyağı oldum. genelde 250-500ml'yi geçmiyor günlük tüketimim ama kendimi şımartmak istersem bir litre devirdiğim oluyor. düz su da içiyorum, genel olarak tüketim yarı yarıya diyebilirim, bir litre maden suyu içiyorsam bir litre de renksiz, vasat su içiyorum.

bu durum uzun vadede sorun yaratır mı, bu içecekler güvenilir midir? işin yararında değilim, sudan ne bekliyorsam maden suyundan da onu bekliyorum, hücrelerime "ooo su, su iyidir hocam, allahıma iyidir su" dedirtse ve su ihtiyacımı karşılasa yeterli.

ama işte mineral diye içine siyanür falan karıştırıyolar vs. bu tip şeylerden çekiniyorum biraz. içiyim mi bi şey olmaz mı bu millet benimle mi, ne dersiniz?

not: aldığım şey DOĞAL MİNERALLİ MADEN SUYU. öyle limonlu soda falan değil, maden suyu.
0
der meister
(03.03.20)
yemekten hemen sonra içme ki mideyi tembelleştirmesin. böyle yazıldığını gördüm. onun dışında doğal olanları tercih ediyorsun, zaten meyvelileri de doğal ve sağlıklı değil.
0
MtKrt
(03.03.20)
duz maden suyunu gunde max. 2 sise oneriyorlar diye kalmis aklimda. ama kim oneriyor orasindan cok emin diilim. yine de her seyin cogu zarar mantigiyla yaklasirsak 1 lt biraz cok gibi sanki? duz vasat su ic sen yine :)
0
in vino veritas
(03.03.20)
yok bi şey olmaz. bi bildiğim böbrek taşı olanlara önermiyorlar o kadar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.03.20)
yurt disinda bunlar gazli su (sparkling water) diye satilmiyo mu zaten? yani bizim bildigimiz su yerine bunu icen milyonlar var.

www.healthline.com

burasi dogal oldugu surece sikinti yok demis mesela. ama cok calisma yok bununla ilgili diye de eklemis.
0
ehti
(03.03.20)
@ehti, gazlı su ile maden suyu aynı şey değil diye biliyorum. ben de ukrayna'da sabah akşam gazlı su içiyordum ama yanlış hatırlamıyorsam onlar sadece karbondioksit basılmış düz su. maden sularında mineral oluyor. gazlı sularda sadece gaz var, yoksa dümdüz su.
0
🌸der meister
(03.03.20)
30 yıldır içiyorum bir bağımlılığını görmedim muhabbeti gibi olacak ama 17-18 yildir gunde 2 tane gomuyorum zararini gormedim henuz, gayet de saglikliyim. Devam.
0
twq
(03.03.20)
her marka için analizler var. analizlerde kimisi hileli hurdalı fln çıkıyor. analizleri araştırıp içeilirsiniz. kimisinin tuzu fazla ama diğer mineralleride fazla. kimisinin herşeyi düşük vb...
0
morcivert
(03.03.20)
en meşhur markanın na sodyum oranı en yüksek. Tansiyonu çıkartır çok içerseniz. Alıp birer tane hepsinin içeriğini karşılaştırın
0
gatherer
(04.03.20)
(5)

Hoffenheim Başkanı protestoları

freedonia
Adam boş adam değil, liyakatın sözlük anlamı, hakkıyla çalışarak milyarder olmuş baba parası değil. Spora da ilgisi varmış. Hoffenheim'a destek oluyor işte, sıfırdan alıp zirveye oynayan takım yapmışlar plan programla. Yaş ortalaması düşük, 30u aşmış isim alıp sansasyon yaptıklarını da hatırlamıyoru
Adam boş adam değil, liyakatın sözlük anlamı, hakkıyla çalışarak milyarder olmuş baba parası değil. Spora da ilgisi varmış. Hoffenheim'a destek oluyor işte, sıfırdan alıp zirveye oynayan takım yapmışlar plan programla. Yaş ortalaması düşük, 30u aşmış isim alıp sansasyon yaptıklarını da hatırlamıyorum. Arap, uzakdoğu sermayesi olsa gene anlarım. Olum manyak mısınız, ne istiyorsunuz adamdan, böyle birini bulduysanız öpün başınıza koyun. Olay ne tam olarak?
0
freedonia
(03.03.20)
almanya'da 50+1 kuralı var. yani kulübün en az %51'i taraftarlara ait olmak zorunda. dışarıdan yatırımcı gelip de kulübü satın alamaz, arka bahçesine çeviremez. kulüp kontrolü daima taraftarların üye olabildiği kuruldadır. çok uzun yıllar kulübü desteklemiş firmalar için bu kural esnetilebilir - örnek olarak wolfsburg (volkswagen) ve leverkusen (bayer) söz konusu. bu kulüpler çok uzun yıllardır şehirle özdeşleşmiş firmalar tarafından desteklendiği için bu kuraldan muaf tutuluyorlar.

hoffenheim için de aynı durum söz konusu ancak hopp, hoffenheim'ı tek başına yürütüyor. şirket ya da organizasyondan ziyade tek adamlık durumu söz konusu. bu yüzden leipzig ve hoffenheim'dan çoğu alman futbolsever nefret eder. niye? çünkü bu durumun alman futbolu için zararlı olduğunu, taraftar odaklı anlayışla uyuşmadığını düşünüyorlar. özetle futbolu TAMAMEN kapitalizme teslim etmek, doğup büyüdükleri şehrin takımı üzerinde hiçbir hak iddia edememek gibi durumlarla karşı karşıya kalmak istemiyorlar.

türkiye gibi kraldan çok kralcıların olduğu, taraftar denen kitlenin %90'ının başarı peşinde koştuğu ve hayatında üç kez gördüğü şehrin takımını desteklediği bir ülkede bu tarz protestolar fazla anlaşılmıyor tabii ama şahsen sonuna kadar arkasındayım ben bunların. rostock'tan tut da nürnberg'e kadar futbol seven insanların tek bir isteği var: kulüplerimiz bizim kalsın, biz bu şehirde yaşayıp bu takımları seven insanlar olarak sahip olduğumuz bu değeri sırf para uğruna başkalarına peşkeş çekmek istemiyoruz, buna mecbur bırakılmak istemiyoruz. hoffenheim ve leipzig gibi örnekler bu anlayışla zıtlaştığı için insanlar doğal olarak nefret ediyor bu kulüplerden.
0
der meister
(03.03.20)
bazen taraftarlarla klüpler uyuşmaz. önreğin göztepe şahısa satıldığında tüm taraftar karşı çıktı. karşıyaka satılacağı zaman tüm taraftar engel oldu, ancak taraftarlar şu an pişman. klüp yönetimleriyle taraftarlar uyuşmayabiliyor.

@der meister +1 çok düzgün açıklamış. hoffenheim bayer leverkusen rb leipzig gibi takımlar 50+1 kuralı ile satılan takımlar. bu tarz takımlar alman taraftar grupları tarafından sevilmediğinden tepki var.

bayern münich yönetimi neden taraftarına kızdı? Dietmar Hopp bayern münichin sponsorlarından biri de ondan. taraftar için görüş değişmez. ben de Karşıyakalıyım ancak takımımın göztepe gibi satılıp yeni futbol düzenine uymasını istemiyorum. taraftarlık amatör bir ruhtur saflıktır. göztepelilere her zaman satılmış göztepe diyeceğiz. bu da onlara ağır gelecek. taraftar bakış açışı böyle.
0
mikahakkinen
(03.03.20)
%50+1 kuralını son yıllarda delmeye çalışıp kulüplerin içine eden Hannover ve 1860 Munich örnekleri var bir de. 1860 bu yüzden dördüncü lige düştü.

Ayrıca Hoffenheim'ın düzgün yönetildiğini ve Leipzig'den farklı olarak A takıma oyuncu yetiştiren aktif bir akademisinin olduğunu kabul ediyorum ama bunu yapmak için bir para babasına gerek yok. Dışarıdan yatırımcı almadan da bunları yapan ve uzun yıllardır Bundesliga'da oynayan Mainz ve arada bir gidip gelen Freiburg gibi takımlar var.

Bir de, taraftarları asıl çileden çıkartan ırkçı ve seksist tezahüratlara ve pankartlara ses çıkarmayan futbolcuların ve yöneticilerin Hopp için oyunu durdurmaları ve taraftarlardan pankartı indirmelerini istemeleri. Bochum taraftarlarının "bir orospu çocuğu için bunları yapıp onca ayrımcılığa ses çıkarmıyorsunuz" minvalinde bir pankartı vardı.

Bütün bunlar ve Pazartesi akşamı maçları üst üste gelince bütün ülke çapında olay oldu.
0
bruce mclaren
(03.03.20)
bildigim kadariyla kendisi bayer munih'in direkt sponsoru degil, ancak sap bayer munih sponsoru, hopp da sap'nin kurucularindan biri.
0
the end of time
(03.03.20)
Kültür farkı. Bu ülkede 50 milyon cemaatçi Ertuğrul'un takımını destekledi, şampiyon yapılsın diye kırk takla attılar. Hala daha Bursa hakkıyla şampiyon oldu diyebilecek tipler var hem zeka, hem fanatiklik seviyesi bakımından. Avrupalı bakıyor ortada bir kayırma, adaletsizlik gördüğü an çat tepkisini koyuyor
0
speedy
(03.03.20)
(2)

Su sarkinin adi ne

000000
https://open.spotify.com/track/2IdZrjTUCbEJDgej5PpfEl?si=VS3uBVRbRHmXRSHf2DBVcQ
0
000000
(28.02.20)
доедешь: пиши
doedeş: pişi

böyle bakınca "ulaşacaksın: yaz" diyor google translate.
ilk sözcük ulaşmak, ikinci sözcük yazmak fiileri sanırım.

пиши yazmak/çizmek,
доедешь gitmek, bir yere varmak gibi anlamları var. Galiba şarkının adı "varınca haber ver" :)

edit: ama der meister daha iyi bilir, ona sormak lazım.
0
kobuzchu kiz
(28.02.20)
merhaba, ben ancak görebildim duyuruyu kobuzchu kız'ın mesajı üzerine, bu saatten sonra faydası olur mu bilmem ama kendisini onaylamaya geldim :) rusçada do- ön eki "kadar" anlamı verir, en kısa açıklama galiba böyle olur. örneğin "yehat" gitmek iken "doyehat" bir yere varmak, bir şeyin sınırına kadar gelmek vb. anlamlar taşır. bağlama bağlı olarak anlam değişebilir, şarkının gerisine bakmadım ama şarkının adı доедешь: пиши ve anlamı da "vardığında yaz" evet, kobuzchu kız bilmiş.
0
der meister
(03.03.20)
(4)

Bu virüsün corona olduğu nasıl anlaşılıyor ki?

ikikerekac
Belirtiye göre mi teşhis yoksa? Yani belki corona değil domuz gribi? Ya da hasta ağrım var diye yalan söylüyor belirtisi hastanın söylemlerinden tespit ediliyorsa?
Belirtiye göre mi teşhis yoksa? Yani belki corona değil domuz gribi? Ya da hasta ağrım var diye yalan söylüyor belirtisi hastanın söylemlerinden tespit ediliyorsa?
0
ikikerekac
(26.02.20)
ankara hıfzısıhhada testi yapılıyor şüpheli vakalar. semptomdan şüpheli vaka belirleniyor sadece.
0
unalub
(26.02.20)
Tamam da test yapılınca bu korona nasıl deniliyor yahu
0
🌸ikikerekac
(26.02.20)
valla tıbbın t'sinden anlamam ama mikroskopta soğan neyin incelemişliğim var. hastanın kanından ya da bi' şeyinden örnek alıp gerekli test kitleriyle bakıyolardır işte. sen ahmet'i görünce nasıl "bu ahmettir" diyosan corona virüsünün de huyu suyu, şekli şemali belli sanırım, onu görürlerse "aha corona" diyolar.
0
der meister
(26.02.20)
dunal
(26.02.20)
(25)

favori dizinizi kaç defa izlediniz?

everythingok
çok sevdiğiniz bir dizi var diyelim ve izleyip bitirdiniz. tekrar izlemek saçma ya da komik mi sizce? max kaç defa izlediniz bir diziyi?
çok sevdiğiniz bir dizi var diyelim ve izleyip bitirdiniz. tekrar izlemek saçma ya da komik mi sizce? max kaç defa izlediniz bir diziyi?
0
everythingok
(18.02.20)
Kurtlar vadisi ilk 97 bölüm.

10 kereden fazla izlemişimdir.
0
kibritsuyu
(18.02.20)
2 kere izledim. vaktim olsa 10 kere de izlerim.
0
sttc
(18.02.20)
allah affetsin, breaking bad'i baştan sona 6 kez izledim. canım sıkıldıkça arada rastgele bölümlerini açarım hala.
0
der meister
(18.02.20)
sadece breaking bad i 2. defa izledim.
0
trajikomix
(18.02.20)
avrupa yakasi

belki 6 kez bastan sonra kadar izledim. simdi yine basladim
0
allanpoe
(18.02.20)
Friends'i 5 kez izlemişimdir. Onun dışında da 2-3 kere izlediğim çok dizi var.. Yarın ne olacağını kestiremediğimiz bir dünyada, devamında ne olacağını bildiğimiz dizileri izlemenin rahatlatıcı ve kaygıyı azaltıcı etkisi var. O yüzden saçma değil, bir nevi terapi veya kaçış diyelim.
0
gmzo
(18.02.20)
Buffy the Vampire Slayer
Friends

Rahat beşer defa izlemişimdir.
0
hayirsiz
(18.02.20)
Yedi numara ve friends

3 kez.
0
biseysorcaktim
(18.02.20)
Ben yeni bir şey izlemekten sıkılıyorum. Dikkatim dağılıyor. Beğenmeyecegime dair bir o yargı ile yaklaşıyorum. Film bile senede bir izler oldum. İzlediğim şeyleri izlemeyi daha seviyorum.
0
biseysorcaktim
(18.02.20)
Rick and morty yi 3 defa izlemisimdir. Aynı diziyi izlemek çok saçma da eve gelip gidenler yüzünden sürekli su bölümü izleyelim a sen izlemedin mi hadi açalım bir bölüm daha izleyelim olayından izledim. Yanı yine açsam izlerim hep yeni bir şey yakalanıyor. Efsane dizi. Bir de it crowd vardı bir kere izledim yıllar sonra netflix e gelince bir daha izledim baştan :)
0
monkey
(18.02.20)
breaking bad’e 3. kez başlamak için gerekli cesareti arıyordum, teşekkürler. ben netflix başına geçiyorum. ;)
0
🌸everythingok
(18.02.20)
Six feet under x 2
0
brkylmz
(19.02.20)
Bişeyi tekrar izlemekten nefret ederim, 2 kere izlediğim tek dizi var o da lost. Kendimce bir ritüel geliştirdim, her 6 senede bir izleyeceğim. 16'da ikinci kez izledim, 22'de üçüncüye izliycem.
0
Bruce
(19.02.20)
Lost 3, avatar the last airbender 2. Dizi olmuyor da filmlerin 10a kadar yolu var tabi :f
0
kedili bisiler
(19.02.20)
sadece game of thrones'u ikinci tur izlemişliğim oldu. sonra da kitaplarına daldım.
0
sinek kral
(19.02.20)
breaking bad: 4-5 kere baştan sonra.
will and grace: on kere falan herhalde.
house m.d.: 2-3 kere baştan sona. arada bölüm bölüm tekrar izlediklerim de oldu.
dexter: 2 tekrar yapmışımdır.

edit:
seinfeld'i de çok izledim.
0
blatta hiberna
(19.02.20)
Seinfeld'in bircok bolumunu 2-3 kere izlemisimdir.
denk gelirsem ve cok onemli bir isim yok ise yine oturur izlerim.
0
cooperr
(19.02.20)
friends i 3 kez bitirdim.
0
reklaminiyisikotusuolmaz
(19.02.20)
Friends'i 2011'den beri bittikçe başa dönüp dönüp izlerim. Sahneleri oyuncularla aynı anda tamamlayabiliyorum artık.
How I Met Your Mother'ı iki defa izledim.
Gilmore Girls'ü iki defa izledim.
Brooklyn 99'ı iki defa izledim.
On sene önce vs izleyip sevdiğim ve favorim diyebileceğim bazı dizileri ise havası kaçmasın diye tekrar izlemedim. (Prison Break mesela)
0
sopiro
(19.02.20)
behzat c.
3 tur bitti, 4.nun ortalarinda bir yerde takildim
0
ezeriko
(19.02.20)
çok var aslında ama oz'u 5 defa izledim.

canım sıkıldıkça açar 2-3 bölüm seinfeld izlerim.
0
spirit crusher
(19.02.20)
Bazı diziler var ki biri tavsiye istese söylemem belki ama izlemesi bana inanılmaz huzur veriyor canım sıkılınca açıyorum bir bölüm. Derry Girls, Psych, Archer bunları en az 5er kez izlemişimdir.

Ben tek başıma yaşıyorum ve evde sessizliği hiç sevmiyorum o yüzden hep bir dizi podcast falan açık olur arkada, onu dinleyerek uyurum kalkınca da ilk iş tekrar açarım. Son 6 aydır My Favorite Murder dinliyorum tekrar tekrar. Kimi bölümlerin yeniden dinlenme sayısı 15'e yaklaşmıştır.
0
peki madem
(19.02.20)
it crowd x 2
futurama x 2
the office (us) x2
community x2
peep show x2
utopia x2
malcolm in the middle x3
0
givemesomesubstance
(19.02.20)
community, rick and morty, futurama, gravity falls.

kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum ama ikiden fazladır.
0
inheritance
(19.02.20)
Black Books, 3 sezon 6'şardan toplam 18 bölüm var. 20'şer dakika bölümler. En az 5er 6şar kez filan izlemişimdir.
0
battal gemalmaz
(19.02.20)
(6)

Bu karikatürdeki espiri ne?

kljgslsdkjsd
?
?
0
kljgslsdkjsd
(13.02.20)
googlede "ulan manavgat" diye arattim karsima bu cikti.

"Ulan Büyükşehir Manavgata, Manavgatta Büyükşehir belediyesine suç atıyor. Biriside çıkıp çözüm üretmiyor ! "

Bence "Ulan Manavgat" diyerek tam olarak halinin yerini söylüyor.
0
VIPCH
(13.02.20)
özel bir esprisi olduğunu zannetmiyorum, yiğit özgür'ün bazı karikatürleri sözlerin ve tepkilerin yersizliği/saçmalığı üzerine kuruludur. onun örneklerinden biri bu bence. "başka yerde bulamazsın" geyiğini tiye almış. adam "başka yerde bulamazsın diyodun, al işte manavgat'ta buldum" diyor. karşılığında da böyle saçma bir tepki alıyor. yani çok zorlarsan, "satıcının özel bir ürün sunamadığı için sinirlenmek yerine manavgat'a sinirlenmesi" üzerinden gidebilirsin ama özel bi anlamı yok yani.
0
der meister
(13.02.20)
der meister +1

yiğit özgür bu. kalıplaşmış deyimlerle dalga geçer hep. "bundan Türkiye'de başka hiçbir yerde bulamazsın" gediğini ciddiye alan müşteri gidip bulmuş ve bir de geri getirmiş. lafı gerçek zannediyor çünkü. zaten yüzüne bakarsanız aşırı saf halıyı taşıyan adam.
satıcının tepkisi de "lafı ciddi ciddi söyledim ama Manavgat'ı hesap etmedim la" tepkisi. gündelik hayatta söyleyen de, müşteri de bu lafı ciddiye almaz. ikisi de ciddiye alınca ve olayın üstüne gidip değerlendirmelerini söyleyince komik oluyor.
Manavgat da, sadece şu haliyle komik burda: "İstanbul'dan buldum" bile dememiş adam. gidip araştırmış ciddi ciddi, aklımıza gelmeyecek bir yerde bulmuş :)
0
lovemyself
(13.02.20)
"ulan gavat" ile fonetik benzerlik yakalayıp kelime oyunu yapıyor gibi geldi bana.
0
kibritsuyu
(13.02.20)
Hani küçük çocuklar süper kahramanlara, noel babay vs inanır bozmak istemezsin, ona göre cevaplar verir, tepkiler verirsin burda çocuk kadar saf bir adam gelmiş, ciddi ciddi ben buldum benzersiz dediğiniz halıyı diyor, satıcı da saflığını görünce hayallerini, kafasındaki tasavvuru yımak istemiyor "Ulan Manavgat""Nasıl oluyor ya" vs aşırı tepki vererek adamı bozmuyor, olağan üstü bir durum olmuş da bulmuşsun izlenimi veriyor.

Artı alternatif bir yorum olarak da satıcı, esnaf kurnazlığı üzerinden yorumlanabilir, saf ve cins bir müşteri gelmiş satış sonrası, bizim çakal esnaf hemen nabza göre şerbet veriyor. Abi reklamdı, slogandı, satış sırasında ağzımızdan çıkmış diye hiç geri vites yapmıyor direk zeytin yağı gibi üste çıkıp aşırı tepki veriyor "Ulan Manavgat"diye çok şaşırmış, şok olmuş gibi artı sinirlenme:) Ulan Şerefsiz Manavgat'a bak ya, bizim halının aynısı yapmışlar, nasıl olmuş bu iş ya Allah Allah, Abi bizlik bir durum yok diye devam edecek sonra :)
0
neverletyougodown
(13.02.20)
never+1 Esnafın anında kaypaklığı, hazır cevaplılığı, hedef saptırması. Müşteri çok absürt bir olay ile gelmiş, olayın saçmalığına, adamın o lafı ciddiye almasına, saflığına vs hiç takılmıyor, sonuç odaklı, pratik zekalı şark kurnazı esnaf. Anında masaya yumruk vurup, öfke, şaşırma duyguları ile karışık müşteriye suçluyu, hedefi gösteriyor: Manavgat. Adam aynısını aşağı mahallede eskici de buldum dese Ulan şerefsiz Eskici diye çıkış yapacak. Manavgatın oraya uymaması önemli değil, orda karşıdaki muhatabına anında bir hedef göstermesi, olayı kendinden saptırması
0
speedy
(14.02.20)
(13)

Kendinize yakın gördüğünüz kitap kahramanları

Alyoşa
Şimdiye kadar okuduğunuz kitaplar içinden psikolojik, duygusal ve kişilik özellikleri açısından kendinize en yakın gördüğünüz kahraman hangisi ve neden? Film kahramanı da söyleyebilirsiniz.Benimki hangisidir diye düşündüm ama karar veremedim, Alyoşa değil yani nicki öylesine yazmıştım. Sizinkileri m
Şimdiye kadar okuduğunuz kitaplar içinden psikolojik, duygusal ve kişilik özellikleri açısından kendinize en yakın gördüğünüz kahraman hangisi ve neden? Film kahramanı da söyleyebilirsiniz.
Benimki hangisidir diye düşündüm ama karar veremedim, Alyoşa değil yani nicki öylesine yazmıştım. Sizinkileri merak ettim neler çıkacak diye.
0
Alyoşa
(13.02.20)
Oblomov'a yakın hissediyorum. Oblomov deyince de pek açıklamaya gerek kalmıyor sanırım nedenini. :(
0
hold short of the runway
(13.02.20)
@hold short of the runway kitabı okumadım ama kitabın kazandırdığı oblomovluk teriminden dolayı anladım az çok nedenini :(
0
🌸Alyoşa
(13.02.20)
ya benim yakın hissettiğim değil de bir arkadaşım beni budala'daki prens mişkin'e inanılmaz benzettiğini söylüyor. kendisi tezini de o roman hakkında yazıyor hatta şu sıralar. ben maalesef çevirisini beğenmediğim için 300-400 sayfa okumama rağmen sonunu getiremedim budala'nın... düzgün bir yayınevinden alacağım, maaşı bekliyorum hehe. o kadar çok anlattı, o kadar çok söyledi ki merak ediyorum.

mişkin benim aklımda gerzeklik derecesinde saf biri olarak kalmıştı hep, umarım ben yanlış hatırlıyorumdur :(
0
der meister
(13.02.20)
@der meister mişkin melek gibi bir karakter değil miydi aşırı iyi niyetli saf biriydi, arkadaşınız güzel bir benzetme yapmış bence^^
0
🌸Alyoşa
(13.02.20)
Küçük Kadınlar'daki Jo March. İlk okuduğum anda kendimi özdeşleştirdim. 10 yaşındaydım ancak. Şimdi baktığımda biz de ailecek maddi zorluklar çekerdik. Ben de bir süreliğine ailemden uzak yaşadım ve her ne kadar benden yaşlı olmasa da bir akademisyenle evlendim ;)
0
SiyamkedisiZorro
(13.02.20)
Güzel bir soru. O kadar çok ki..

Püsküllü Deve - Latif diyeyim.
Hâlâ, bazen tüm kalbimle vitrindeki mitralyöze sahip olmak istiyorum. :)
0
ebabil curnatasi
(13.02.20)
The End of Mr Y romanındaki Ariel Manto. Entelektüel arayışları yüzünden kendini binbir belanın içinde bulması ve çok fazla sorgulamadan büyük kararlar içeren her şeye atlaması açısından...

16-17 yaşlarındayken bir erkek arkadaşım vardı. Karamazov Kardeşler'deki Alyoşa'nın ona beni hatırlattığını söylemişti. Ne kadar sağlıklı bir değerlendirmeydi bilemiyorum, kendimi hatırlamıyorum o yaşlarda nasıl bir insandım.
0
sopiro
(13.02.20)
kavgam- adolf amca.

Danke schön.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(13.02.20)
Kızıl ve Kara - Julien Sorel

sadece Julien kadar kadın delisi değilim.
0
karahan01
(13.02.20)
Tatar çölü - giovanni drogo.
0
olutaklidi
(13.02.20)
yabancı-meursault
0
datnet
(13.02.20)
Kendimle özdeşleştirmiyorum ama Rama Serisi'ndeki Richard Wakefield gibi bir arkadaşım olsun isterdim. Bozuk bir aileden gelmenin derdini günlük hayatında fazlasıyla çeken bir karakterdi. Bütün seride bana en gerçekçi ve samimi gelen karakterdi.
0
bruce mclaren
(14.02.20)
Birçok var evet.
Ancak 30'uma vardığım şu günlerde içimde hala bir Holden Caulfield taşıyorum.
(bkz: the catcher in the rye)
0
vonkhar
(14.02.20)
(7)

Dev Kopuş Muzigi Araniyor...

brkylmz
Buyuk bir alanda, dev bir makine sov yapacak. Sozlu de olur ama varsa sozsuz, ortaligin anasini aglatacak sarki ariyorum.Telif sorunu yok. Alternatif buldugum: https://youtu.be/fh-o8Bxc3Ys
Buyuk bir alanda, dev bir makine sov yapacak. Sozlu de olur ama varsa sozsuz, ortaligin anasini aglatacak sarki ariyorum.

Telif sorunu yok.

Alternatif buldugum: youtu.be
0
brkylmz
(05.02.20)
darude - sandstorm :)
0
freebird5406_2
(05.02.20)
@freebird

Eyv. hocam super sadece biraz tek duze gidiyor.
0
🌸brkylmz
(05.02.20)
Sunu seviyorum ben, birkac cumle soz var: open.spotify.com

Ayni grubun wolfpack diye de bir sarkisi var, o da gayet kop kop
0
fakyoras
(05.02.20)
heidi'nin dedesi
(05.02.20)
youtu.be enter thy ninja! Baya iyi gider:

Die antwoord şarkılarına bir bak baby on fire da güzel :)
0
monkey
(05.02.20)
ebabil curnatasi
(05.02.20)
abime eisenfunk vereyim,

www.youtube.com
0
der meister
(05.02.20)
(9)

GTA Vice City rc helikopter görevi

ya ben lan neyse
hala anlatılıyor ama bana çok basit geliyordu. neredeyse 2-3 dakika artıyordu bitirdiğimde.öyle el becerisi yüksek, oyun manyağı bir tip değilim ha. cs'de hep sonuncu olurum, en son cup head'i 1000 küsür ölmeyle bitirdim.var mıydı takır takır yapabilen bu görevi?fon: https://www.youtube.com/watch?v=
hala anlatılıyor ama bana çok basit geliyordu. neredeyse 2-3 dakika artıyordu bitirdiğimde.

öyle el becerisi yüksek, oyun manyağı bir tip değilim ha. cs'de hep sonuncu olurum, en son cup head'i 1000 küsür ölmeyle bitirdim.

var mıydı takır takır yapabilen bu görevi?

fon: www.youtube.com
0
ya ben lan neyse
(04.02.20)
Çocukken hiç beceremezdim ancak nostalji yapmak amaçlı birkaç kez indirip yeniden oynadım ve hiç zorlanmadım. Tekniği bilince bence zor değildi. Ama mayınları bırakırken inşaat işçilerinin saldırısına uğramak çok can sıkıyordu.
0
marowak
(04.02.20)
25 yaşındayım, hala ara ara aklıma düştükçe bu bölüme kadar oynarım oyunu. buraya gelince de ağlaya zırlaya bırakır, küfrederim. ben geçemiyorum abi. ha ben gerçekten kötü bir oyuncuyum orası ayrı mesele ama olsun yani 94 doğumlu adamım, bilgisayarla büyüdüm, gta 3 oynarken kör olduydum neredeyse, öyle bu işlerden hiç anlamayan biri de değilim yani. yok, olmuyor. asla geçemiyorum. bi de gurur yaptım, o bölümün geçildiği save dosyası falan da indirmedim hiç. gta vice city en sevdiğim oyunlardan biridir, hala ara ara talatpaşa bulvarı'nda kulaklığımı takıp self control dinleyerek yürür ve yalıkent night club'ın önünden geçerken ışıltılı vice city günlerimi yad edip sessizce ağlarım ama ben o rc helikopter bölümünün ötesini göremedim bu oyunda. bence laura branigan da o şarkıyı zaten oyunu öngörerek yazmış... you take my self control diyor, yani ben seni kontrol edemiyorum helikopter kardeş, allah belanı versin.
0
der meister
(04.02.20)
Hiç geçemezdim, oyunu 2 3 kere baştan oynadım. Hep kuzenime oynatırdım o bölümü
0
kablelvuku
(04.02.20)
cuphead i nasıl bitiriyorsunuz ya. ilk bölümü bile geçemedim.
0
chavezding
(04.02.20)
Helikopter yönlendirme tuşlarını ok tuşlarına ayarlarsanız çok kolaylaşıor. Bana getir 2 dk fazlayla bitireyim sana görevi.
0
i ve been mistreated
(04.02.20)
Küçükken hiç yapamazdım. O görevi hep pas geçtim. 4 5 yıl önce kardeşimi oynarken gördüm o da benim gibi o bölümü pas geçmişti. Aldım ben yaparım diye yine geçemedim.
0
valarmurgulis
(04.02.20)
numpad ile dan diye bitirirdim.

call of gibi oyunlarda hep invert mouse oynaardim
0
vhs kaseti
(04.02.20)
görevi bitiremeyenler numpad tuşları ile manevra yapıldığından bi haber olanlar genelde.
0
nahtoderfahrung
(05.02.20)
bu görev çok basit bir görevdi. asıl mesele haiti'lileri rc uçağı ile hava bombalaması sureti ile avladığımız bölüm (bombs away) ve film stüdyosunun reklam dağıtma görevleriydi.
0
a darkness coming
(05.02.20)
(13)

Ankara'dayım ne yapayım?

işimdeyim gücümdeyim
Şu an Kızılay'dayım.Haftasonu 2 gün boş ve yalnızım.Ne yapayım sizce?
Şu an Kızılay'dayım.
Haftasonu 2 gün boş ve yalnızım.
Ne yapayım sizce?
0
işimdeyim gücümdeyim
(01.02.20)
Hasta olma gir bir yerlere. Ankara 'da bu havada hicbir şey yapılmaz.
0
luluki
(01.02.20)
Organ donörü olabilirsin.
0
ycm
(01.02.20)
Döner ye.
0
kerem555
(01.02.20)
Ankara maalesef tek başına neredeyse hiçbir şey yapılamayacak bir şehir. En azından şehrin yabancıları için.

Favori yemek mekanları falan tarzı bir liste bulup 2 gün boyunca yiyip içebilirsiniz sanırım
0
aguen
(01.02.20)
Cafe laba gidip london fog tea ic
0
nax
(01.02.20)
Hosta da susamlı ekmek arası et döner ye. Ah öğrenciliğimin bu n sahane yemeğiydi.
0
lion de la Turquie
(01.02.20)
kızılay'a yakın bir mesafede yer alan cer modern'i ziyaret edebilirsin. gitmeden internet sayfasından güncel etkinlikleri görebilirsin.
0
tekilabambam
(01.02.20)
valla abi ankara'yı çok seviyorum, türkiye'de yaşamaya devam ettiğim sürece başka bir yere taşınmayı kesinlikle istemiyorum ama inan "ankara'da ne yapılır?" sorusuna ben de hiç cevap veremiyorum. haftaya arkadaş gelecek erasmus'a, heyecanlanıyor falan, şimdiden imanım gevredi, bi' hafta sonra "bu ne biçim şehir, sen ne biçim adamsın, skim böyle memleketi bu ne lan" derse yumruk atmamak için nefes egzersizleri yapmakla uğraşıyorum.

ben param varsa sakarya'da rastgele bi yerlere girip bira mira içiyom dışarıdaysam. param yoksa da kızılay-cebeci yürüyorum. sinema düşünürsen büyülü fener'e falan bakabilirsin mesela, ilgini çeken bir şey çıkar belki.

allah yardımcın olsun ne diyim. dediğim gibi yaşamayı, yaşadığım yerin ankara olmasını seviyorum ama "nereye gideyim?" diye soran adama verilecek bir cevap yok bence ankara'da.

ha belki biz cahilizdir, belki tek başına yapabileceğin güzel aktiviteler/gidebileceğin şahane yerler vardır ama ben gerçekten bilmiyorum. ben okula, kızılay'a, kurtuluş parkı'na, arkadaş bulursam mogan'a içmeye, gençlerbirliği maçlarına gidiyorum. canım sıkılırsa cebeci'den kaptırıyorum öyle yürüyorum cebeci-kurtuluş-kızılay diye. yaşarken şikayet etmiyo insan, yaşamak kolay çünkü. pahalı değil, çok kalabalık değil, istanbul gibi boğmuyo. ama bi şey yok yani sjfjsj arkadaşın markadaşın olursa onlarla takılıyosun işte :(
0
der meister
(01.02.20)
İstanbul'a dön :DDDD
0
eazy
(01.02.20)
Anadolu Medeniyetleri Müzesine gidebilirsiniz.
0
evrim halkasi
(01.02.20)
Kızılayda şu kafede bir türk kahvesi içip müthiş bir tatlı yiyebilirsiniz. Butik ve tatlış bir yerdir.

www.zomato.com
0
E.
(01.02.20)
Anıtkabire git, müzesini gez.
Hamamönü nü gez.
Anadolu medeniyetleri müzesi, etnoğrafya müzesi,
Merakın varsa itfaiye nin oradaki bit pazarı olabilir.
Ankara Kalesi ne git gez, içinde koç müzesi var onu da gezebilirsin. Gözlemecide gözleme ye, gramofon cafe ye git.

Tunalı hilmi yi gez, bestekar ı, arjantin i, oradaki mekanları keşfet. Benim için çıtır da kokoreç ye :)

Sakarya da dolaş, mekanlarında bira iç :)

Karanfil sokaktaki pasajlara gir dolaş, cafelerinde otur

7.caddeye git,

Bunlar 2 güne sığmaz, seç beğen al.
0
ardolf rendall
(01.02.20)
Eskişehire git trenle gez gel
0
kveldulv
(02.02.20)
(1)

süper lig maçına gitmek için ne gerekli ?

kendi ekseni etrafinda donen insan
paso ligim falan yok, en son maça 10 yıl önce falan gittim. a.gücü-fb maçına gitmeye çalışacağım, direkt bilet alıp girebiliyor muyum ?
paso ligim falan yok, en son maça 10 yıl önce falan gittim. a.gücü-fb maçına gitmeye çalışacağım, direkt bilet alıp girebiliyor muyum ?
0
kendi ekseni etrafinda donen insan
(01.02.20)
giremiyorsun. passolig denen zıkkıma ihtiyacın var. bunu "ön koşul kartı" gibi düşünebilirsin. passolig yoksa süper lig ve 1. lig maçlarına giremezsin. passo varsa da da gireceğinin garantisi yok... çünkü passo'yu da takımına göre (veya takımsız) alıyorsun. diyelim ki sen fenerbahçelisin ve fenerbahçe passolig kartı aldın. ankaragücü-fenerbahçe maçını sadece deplasman tribününden izleyebilirsin, ankaragücü sana bilet satmaz. deplasman tribünleri de genelde çıkar çıkmaz biter, muhtemelen birilerine peşkeş çekiliyor. neblim diyelim ki arkadaşınla gitmek istedin, atıyorum ankaragücü "galatasaray passolig kartına bilet satmıyorum kardeşim" dedi, ankaragücü bileti alamıyorsun :)

sözün özü önce passolig alman lazım. onun da ya ankaragücü veya ankaragücü'nün izin verdiği başka bir kart olması lazım.
0
der meister
(01.02.20)
(16)

bir kadın, yakışıklı olmayan bir erkeğe aşık olabillir mi?

Transa
epey bir kızla muhabbet etme fırsatım oldu. ilişki yaşadıklarım oldu vs. - yaptığım gözlemler sonucunda; kızların önceki ilişkilerinde çok sevdigi, gerçekten hoşlandığı, etkilendiği (belki aşık olduğu erkekten daha çok etkilendiği) insanlar olmasına rağmen "aşık" olduğu kişiler genelde yakışıklı erk
epey bir kızla muhabbet etme fırsatım oldu. ilişki yaşadıklarım oldu vs. - yaptığım gözlemler sonucunda; kızların önceki ilişkilerinde çok sevdigi, gerçekten hoşlandığı, etkilendiği (belki aşık olduğu erkekten daha çok etkilendiği) insanlar olmasına rağmen "aşık" olduğu kişiler genelde yakışıklı erkekler oluyorlar. bu konuda görüşleriniz neler? ayrıca bir not daha, bu aşık oldukları kişiden bir şekilde nefret ediyorlar ve aşık olmanın iyi bir şey olmadığını da söylüyor bu insanlar. sanki kötü bir şeymiş gibi anlatıyorlar.

bana mı denk geldi böyleleri yoksa geneli böyle mi? kızların kendi güzellikleri hep ortalamanın üstündeydi bu arada.
0
Transa
(31.01.20)
Dediklerinin tamamen ön yargı olduğunu düşünüyorum, gözlem falan hikaye yani. Ha gerçekten gözlemse de kalitesiz bir ortamdasın muhtemelen, kal orada.
0
wmeh
(31.01.20)
Hayır, asla.
0
valentinov
(31.01.20)
@uğpouıuy :

erkeklerde dış görünüşün eş / partner tercihinde daha ön planda olduğu bilinen bir gerçek (kadınlara oranla) ancak demek istediğim şey bu değil.

piç erkekle alakası yok. bahsettiğim erkekler piç değil, gayet düzgün; işi gücü yerinde ya da kendi hayatını yaşayan insanlar. "badboy"'lardan bahsetmiyorum.

@wmeh : haklı olabilirsin. ancak girdiğim ortamların kalitesiz olduğunu düşünmüyorum. bu kadınlar kendilerini ifade etmekten çekinmeyen ve çoğunluğu kendi kariyerlerinde bir şekilde ilerlemişler. öyle "zengin & yakışıklı" erkeklere kendilerini yamamaya çalışan insanlar değil.

duyuruda da söylediğim gibi, aşık oldukları erkekten daha çok güvendikleri, daha çok sevdikleri, daha çok etkilendikleri vs. vs. insanlarla da ilişki yaşamışlar ama bakıyorum "aşık olduğu" erkek denildiğinde yakışıklı oluyorlar. sekmedi şuana kadar. böyle yani.
0
🌸Transa
(31.01.20)
20'e kadar yakışıklı, 20-30 arası paralı, 30'dan sonra nefes alsın yeter.
0
rldofiui
(31.01.20)
Sevmek, yakınlık duymak mümkün görünüşünü beğenmeden de; ama aşk çok farklı bir şey bana kalırsa. Bir kere aşık oldum o da şuanki erkek arkadaşıma. İlişkimizin çok öncesinde de etkileyici ve çekici buluyordum kendisini.
Beğenmediğim birisine aşk gibi büyük miktarda hayranlık içeren bir duyguyu beslemem mümkün değil.
0
fingers of fury
(31.01.20)
hayır, asla +1

yaş aralığı ile değişen tercihler farklı bir konu.

ama "aşık olmak" diyorsan yakışıklı olmayan biri için mümkün değil.
0
tabudeviren
(31.01.20)
Kime göre yakışıklı neye göre yakışıklı
0
fezagezgini
(31.01.20)
Ben yakışıklı değilim. hatta 10 üzerinden kendime 4 filan veririm.(ciddiyim)

O yüzden cevabı ilk elden duy. Olabilir.


İkili ilişkiler birçok faktöre bağlı. Kadının içinde bulunduğu durum bunların en başında geliyor.


Fakat bu aksiyom yakışıklı adamların şansının çok çok daha yüksek olduğu gerçeğini yadsımıyor, yadsıyamaz.

Zaten tüm bunların dışında; genelde de çirkin insanlar güzellerden ''arda kalan''larla hayatlarını sürdürürler. Bu sadece sosyal ilişkilerde de değil iş hayatında da böyledir. Güzellik/yakışıklılık(aynı şey) çok ilginç bir konum, malum güzellik tanrının tavsiye mektubudur güzel olan fazla çalışmaya ihtiyaç duymaz. Yoksun olan hep çalışmak zorundadır derler.


Bir de güzelliğin dışında ''ilgi budalalığı'' ''açlık'' ''müptezellik'' var. Aslında güzellerin değil de bunların aşık olması zor, çok zor.

Burada erkek için aslolan şey-aslında kadın için de öyle; özfarkındalık ve kendine güven. Altı boş bir kendine güvenden bahsetmiyorum, durumunun farkında olacaksın ve bu çerçevede geliştirebildiklerini geliştirip ''hayallerine layık'' olma yolunda ilerleyeceksin. Böyle yüklendiğinde ikili ilişkiler yan hak olarak geliyor zaten. Mesela ben tinder'ın da tr'de çalışmadığını düşünmüyorum. bir müddet de kullandım gayet aktif çalışıyor. Fotoğraflarda daha belli olan birşey bu kendine güven. bakıştan mı yoksa duruştan mı değişiyor bilmiyorum ama senin özgüvenin var mı yok mu bunu anlamak için benim uydurduğum en iyi yol fotoğraf çektirmek. Fotojeniklik değil burada kaygım. Orada bakıştan anlaşılıyor bence.


edit: 1de bunu düşünen birisinin bakmasında faydalı olan bir başka kavram da (bkz: charm)
0
mete kudur
(31.01.20)
Olur tabi niye olmasın. Çok örneği var bunun. Ama tam tersi olarak yakışıklı bir erkeğin çirkin bir kıza aşık olduğunj görmedim.
0
valarmurgulis
(31.01.20)
Olur. valar +1.
0
kedili bisiler
(31.01.20)
Etrafımdaki bütün güzel kız arkadaşlarım kelimenin tam anlamıyla çirkin adamlarla birlikteler, öyle ekşide yazıldığı gibi zengin adamlarda değil bunlar,yani olabiliyor.
Kendimden örnek vereceğim bir tane, geçen yıl almanca kursuna gidiyordum ve sınıfta asla dikkatimi çekmeyen ve gerçekten hiç çekici gelmeyen bir çocuk vardı. bir gün geldi bu yanıma oturdu. O gün tüm kurs süresi boyunca en çok güldüğüm ve eğlendiğim gün oldu. Sonuç ne diye sorarsan kursun son günüydü araya 10 günlük bir tatil girdi sonrasında da ben kursa devam etmedim. Yani bir şey olmadı fakat yine görüşseydik sanki şans verirdim.
Kadınların hoşlanma durumları erkeklerden çok daha karışık erkekler için çoğu zaman düz güzellik yetiyor, kadınlar saçma sapan bir şeyler bulup onu sevebiliyor.
Ama her zaman dış görünüş ilk intiba oluyor, insan dışını beğenmediğinin içini merak etmiyor sözü çoğu zaman geçerli.
0
kayanyıldız
(01.02.20)
Yanlis knk. Hic yakisikli olmayan dumduz adama da asik oluyorlar gayet. Erkek gibi degiller, dis gorunus birinci planda degil kızlar icin. Bana da asik olanlar oldu. Yakisikli falan da sayilmam.
0
stavro
(01.02.20)
olur ya. oluyor. tipsiz olduğumu düşünmüyorum ama yakışıklı da değilim, en fazla "eli yüzü düzgün çocuk" olurum sanırım. üstelik şu an şişkoyum. beni bile sevdiler. tipi geçtim bende başka bi şey de yok açıkçası. mızmız, anksiyete topu, yürüyen problemim resmen. çok sevildiğimi hissettiğim zamanlar oldu. ha hepsinin sonunda sktiri yedim ama olsun, hangi ilişki sonsuza kadar sürüyo ki di mi?
0
der meister
(01.02.20)
Olmazlar. İnsan kendi güzel/yakışıklı bulmadığı birine nasıl aşık olsun?

Aşık olduysa illa yakışıklı buluyordur.
0
noluyo yaa
(01.02.20)
genelde cevaplarda "hayır birlikte olanlar gördüm" - "hayır sevdiler" gibi cevaplar alıyorum.

seviyorlar, çirkinlerle de birlikte oluyorlar zaten. aşık olmak ayrı bir şey.
0
🌸Transa
(02.02.20)
şuan hayatımda sallantıda olan ilişkimdeki adam yunan heykeli gibi birşey. ama aşık değilim. kendisi bile dedi bir gün kavgamızda, ona aşık olmayan nadir bir cinsmişim.

aşık olduğum iki kişi vardı biri 175 boyunda sempatik ama yakışıklı da demezsin. diğeri odan da çirkin.

yaş 30. bir yıl öncesine kdr 175 boyundakini unutamıyordum. hayat işte bir garip.
0
mobydick
(06.02.20)
(4)

Kız arkadaşınızın yanında hiç rezil oldunuz mu?

ya ben lan neyse
burundan sümük akması olur, dayak yemek olur, saçma bir laf etmek olur... oldu mu?
burundan sümük akması olur, dayak yemek olur, saçma bir laf etmek olur... oldu mu?
0
ya ben lan neyse
(28.01.20)
oturduğum sandalye kırılmıştı, evet.
0
gadasiz
(28.01.20)
ben bu duyuruda yıllar içerisinde neler neler paylaştım, bak ona rağmen benim bile açıkça yazmaktan utanacağım kadar saçma bir şey yaşadım. aslında çok komik ama cidden paylaşmak istemiyorum, çok ağır bir travma olmuştu benim için. öyle erken boşalma falan gelmesin akla. zaten asıl komik olan şey yaşanan olay değil, sonrasındaki tavrımdı. kızın boynuna sarılıp salya sümük ağlamıştım valla. o zamanlar inanılmaz etkilemişti ama şimdi hatırladıkça gülüyorum.

onun dışında daha normal ölçülerde de "rezil" olduğum oldu. bu konuda zaten hassas biriyim, sosyal anksiyete falan çok yüksek, sakınan göze çöp batar hesabı, neyden korkuyorsam daha kötüsü başıma geliyor. ama yaş 25 oldu artık, ergen halime kıyasla azıcık daha iyiyim. neblim elimde olmayan bi' sebepten sümüğümü gördü diye benden soğuyacaksa zaten soğusun bana ne, o stresle hayat mı yaşanır.
0
der meister
(28.01.20)
ona bir şeyler satmak isteyen ufak bir çocuğa sokakta (tekin tipi olmayan) sert çıkmıştım, çocuk ıslık çalınca bir anda yaşı büyük ekip toplanmaya başlamıştı, aha dayağı yedik derken beni kolumdan tutup kaçırmıştı, bir apartmana saklandık. baya utanmıştım.
0
aziz dostum jack
(28.01.20)
Eksi 10-15 küsür derecede "2 saat sonra görüşürüz" öpücüğü vermek üzere yabıştım dudağına çok afedersin. Derken ağzım yüzüm sümük oldu. Benim miydi onun muydu bilmiyorum.
0
IncredibleMau
(28.01.20)
(10)

Suc ve ceza hangi cevirisi?

ala09
Selamlar, tekrar okumak istedim ama ara ara vay efendim bu rusca ceviriler kotudur diyen yazilara denk geliyorum eli kalem tutanlar tarafindan yapilan. Ben iletisimden mazlum beyhan cevirisini okumustum daha once. Sizin oneriniz var midir?Cok tesekkurler
Selamlar, tekrar okumak istedim ama ara ara vay efendim bu rusca ceviriler kotudur diyen yazilara denk geliyorum eli kalem tutanlar tarafindan yapilan. Ben iletisimden mazlum beyhan cevirisini okumustum daha once. Sizin oneriniz var midir?
Cok tesekkurler
0
ala09
(24.01.20)
iş bankası çevirisi çok başarılı.
0
avianthem
(24.01.20)
'Rusça çeviriler çok kötü yeea' diyen herbokologlara kulak asmayın. Bana göre de Almanca çeviriler çok kötü mesela. Ee napacaz okuyacak edebiyat eseri kalmadı böyle böyle. Tabi ki hiçbir çeviri orjinali kadar başarılı olmaz.

Ayrıca hiç düşünmeden İş Bankası derim.
0
anatomik
(24.01.20)
Birkaç güvendiğim insan Ergin Altay tavsiye etmişti, iyi ki de etmişler. Açıkçası İş Bankası çevirisini okumadım ama İletişim'i kesinlikle başarılı buldum.
0
alessea
(24.01.20)
Mazlum Bey'in cevirisi fena degil.
Mehmet Özgül'un cevirileri oldukca kotu. Onlari almayin.
0
ebabil curnatasi
(24.01.20)
Ergin Altay Rusçanın dil yapısından ileri geldiği gerekçesiyle bence akıcı bir dil kullanmıyor. Mazlum Beyhan iyidir.
0
karacigerim vur kadehlere
(24.01.20)
İletişim’den mazlum beyhan’ın diğer dostoyevski çevirilerinden biri olan budala’yı okuyorum. Çeviriyi değerlendirebilecek Rusça bilgim yok fakat ben çeviride rahatsız olacak bir şey görmedim. Fakat editör sıçmış. Yani öyle böyle değil. Ne...ne bağlacının kullanımındaki hatalar, dahi anlamındaki de’nin yanlış kullanılması vs. Tonla yanlış var. Eğer bunlara aldırış etmiyorsanız sorun yaşamazsınız. Ben sinir ola ola okumaya devam diyorum şu an.
0
levpontryagin
(24.01.20)
is bankasininkini okuyorum su anda. kitap zaten kocaman ve konu da agir bir konu. ceviri bu kadar akici olmasa mumkun degil gitmez. ben de mazlum beyhan cevirisini tavsiye ederim.
0
in vino veritas
(24.01.20)
Ben İletişim'den okumuştum, okurken hiç, Rusça bilmesem de, "ya burada bi olmamışlık var" hissi oluşmadı bende.
0
angelus
(24.01.20)
rusca ceviriler kotudur diyenlerden biri de benim. peki neden diyorum?

piyasada cok fazla uyduruk ceviri var. kitaplar ile koseyi donmek isteyen haydutlar saibeli cevirileri cok ucuza satiyorlar. insani kitap okumaktan tiksindiriyor. ogrencilere çeviri yaptiriyorlar, ceviriden ceviri yapiyorlar, saibeli isler ceviriyorlar.

o yuzden rusca ceviri okurken su kisileri okuyacaksiniz:

hasan ali ediz
nihal yalaza taluy
ergin altay
leyla soykut
mazlum beyhan

bunlarin cevirisi kötü olmaz.
0
tabudeviren
(24.01.20)
mazlum beyhan çevirisini okudum iş bankası yayınlarından, bayıldım. bizde pek çok klasiğin antin kuntin çevirisi var, anneme kaç kere dedim, "anne allah aşkına ucuz diye böyle saçmasapan şeyler alma, ben param olunca en iyilerini alıcam, onlardan başkasını okuma" diye. "yok yea abartıyosun" falan dedi. ezilenler'i okuyor şu an (yine iş bankası yayınları çevirisi, nihal yalaza taluy'un), dün "gerçekten çok fark ediyormuş oğlum, ne güzel çevirmiş kadın" dedi bana hahaha.

velhasıl tabudeviren +1 derim, konu klasikler olunca verilen bu isimlerden şaşmam. tabii diğer çevirmenlere karşı da önyargılı olmamak lazım, muhakkak kaliteli çevirmenler vardır ve olacaktır ama klasikler benim hassas noktam. klasik çevirisi çok iyi olmalı. rus bir yazarın üç sene önce yazdığı romanda kusursuz, muhteşem çeviri beklemem tamam ama klasikler özel eserler. klasikleri rezil edip de insanları klasikten, okumaktan soğutmak bence suç sayılmalı.

çeviri kalitesi anlamak için o ülkenin dilini bilmeye gerek yok bu arada, türkçeyi az çok biliyor olmak yeterli... öte yandan ben rus dili-edebiyatı öğrencisi olarak elimden geldiği ölçüde kitapların rusçalarını da okumaya, bir yandan türkçe çeviriyi takip etmeye gayret ediyorum. "üçü dışındakiler kötü" demiyorum ama mazlum beyhan, nihal yalaza taluy ve ergin altay üçlüsünü gözüm kapalı okurum. üzerlerine tanımam.

beğenmediğim isimler yok değil ama ben de bu alanın içinde sayılırım, o yüzden maalesef isim veremiyorum. yarın bi' gün yüksek lisans yahut doktora yapacak olurum, karşıma çıkar falan, neme lazım hehe.
0
der meister
(24.01.20)
(16)

Terk eden kadının mesaj atması

esoxlucius
Merhaba arkadaşlar. 3 yıl süren bir ilişkinin ardından (ilişki içinde birkaç kez ben ayrılıp barıştım) bir buçuk ay önce kız arkadaşım benden ayrıldı.Ayrılırkende yeni birileriyle görüştüğünü vs ima etmişti. Ayrılıktan bir buçuk ay sonra kısaca şöyle bir mesaj aldım:Seni sevebilmek ve sana alışabilm
Merhaba arkadaşlar. 3 yıl süren bir ilişkinin ardından (ilişki içinde birkaç kez ben ayrılıp barıştım) bir buçuk ay önce kız arkadaşım benden ayrıldı.Ayrılırkende yeni birileriyle görüştüğünü vs ima etmişti. Ayrılıktan bir buçuk ay sonra kısaca şöyle bir mesaj aldım:

Seni sevebilmek ve sana alışabilmek için çok çabalamıştım.Tam birşeyler oldu herşey yolunda derken ne kadar da hevesimiz kursağımızda kaldı.Zamanında sevmek için çabaladığın adamı bir zaman geliyo ki unutmak ve özlememek için çabalıyorsun.Nazım'ın da dediği gibi sensiz de yaşıyorum ama seninle bir başkaydı yaşamak.Bazılarına göre ''Nazım okuyorum'' demenin farklı bir anlamı vardır,sen de biliyorsundur belki.

Arkadaşlar bu kadın ne yapmaya çalışıyor sizce? Bu mesaj geri dönmek istediğini mi gösterir yoksa beni yedeklemeye çalıştığını mı?
0
esoxlucius
(19.01.20)
"taam kes" yazardım ben olsam.
0
edgenabby
(19.01.20)
cringe.

3 yıl sürmüş ilişki, "seni sevebilmek ve sana alışabilmek için çok çabalamıştım" diyor, öyle mi? başka birisi olduğunu ima ederek seni dehlemiş, sonra da her ne olduysa birden seni özlediği aklına gelmiş?

3 aylık ilişki olsa neyse diyeceğim de 3 yıl birlikte olduğun insana "seni sevebilmek ve sana alışabilmek için çok çabalamıştım" demek zaten bence doğrudan ayrılmayı gerektirecek ölçüde büyük bir hakaret ve saygısızlıktır. kusura bakma ama daha iyisi yok, boşta kalmayayım diye seninle oynamış resmen. başka bir ihtimal doğunca da muhtemelen can sıkıntısının, yeni şeyler yaşama isteğinin etkisiyle seni çarçabuk sepetlemiş. sonra bakmış ki karşı tarafta aradığını bulamıyor veya yeni bir düzen oturtmak zor geliyor, boşluğa düşer düşmez yine sana sarılmış.

nazım kısmıyla da ağır saçmalamış zaten, amirim izin ver yumruğumla öldüreyim. senden de çok özür diliyorum, sonuçta bir ilişki yaşamışsın, bunu asla sana ve ilişkinize saygısızlık etmek için söylemiyorum ama şu duyurunu okuyan birinin öfke, tiksinti ve nefret duymaması bence gerçekten zor ya.

arkana bakma derim, hiç düşünme bile. bak "ben onursuz ve gurursuz bir adamım, hayatımın sonuna kadar onun iti olurum, yeter ki yanımda dursun" desen ona da saygı duyulur ama böyle insanların gözü dışarıdadır ve "daha iyisini" buldukları an kaçarlar. böyle insanlar senin yanında durmaz, böyle insanlara sırtını dayayamazsın. "yanımda olsun da ne olursa olsun" diyemezsin, çünkü olmaz.

ulan çok gaza geldim, senin yerinde olsam "ben de seni özledim, lütfen geri dön" falan deyip bir hafta sonra "hadi sie" diye basarım tekmeyi. hani çok beğendiğin gönderiyi beğenmek, beğeniyi geri almak, sonra tekrar beğenmek gibi.
0
der meister
(19.01.20)
yeni görüştüğü kişiyle olmamış, şimdi boşta kalmış sana yem atıyor. muhtemelen kendi ilk adımı atmak istemiyor, senin atman için heveslendiriyor.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(19.01.20)
Ünlü düşünür jhony sins'in dediği gibi diye lafa girmek lazım.
Sonra akışına bırak bence.
0
neymis
(19.01.20)
engelle sürekli aynı şeyleri mi yaşıyacaksın. olmadı yaşlanacak baş lazım diyor.
0
mikahakkinen
(19.01.20)
Yeni ufuklara yelken açınca aradığını bulamamış demek ki. Aman geri dönme, yarın yine aynısını yapacaktır
0
gazozailacatmauzmani
(19.01.20)
herkes yazmış der meister+1 diyorum 3 yıl beraber olup seni sevmeye çalıştım ne demek?
0
basond
(19.01.20)
neden kadin linclenmis anlamadim. duyuruyu acan da birkac kez terk edip barismis, kadin da aynisini yapmak istemis iste.
0
xvyz
(19.01.20)
Başkanlarının genel geçer kanılarını dinleyip zamanında ilişkide yalpalamış bir kimse olarak verilen gazları umursamayıp ne hissediyorsan ona göre dönüş yapmanı öneririm ben. Eğer sende de özlem varsa, dönüştürebileceğin bir şeyler olduğunu düşünüp denemek istiyorsan, amaç ve beklenti gözetmeksizin dene. Ne kaybedeceksin ? Kaybedecek bir şeyin varsa da hiç bulaşma.
0
halen
(19.01.20)
Bu kadınların genel tavrı. Erkekler kadar duygusal işlemiyor ilişki olayları onlarda bana göre. Biraz bakınıyorlar çevrelerine senden daha iyi birini bulamazlarsa ya da umdukları kişiden karşılık göremedilerse eskiye geri dönmeye çalışıyorlar.

Benim tavsiyem de diğerleri gibi. Tekrar gel yapalım desen de patlak verir bir yerde. O yüzden hiç gerek yok. Bir kere zaten başka biriyle görüştüğünü ima edip senden ayrıldıysa ve sen bu kızı tekrar kabul edersen onun gözünde değerin tamamen düşer. Sonuç olarak da sana ezik biri olarak bakmaya başlar.
0
synthetic a priori
(19.01.20)
nazımlı kısımdan bir şey anlamadım ama "ilişki içinde birkaç kez ben ayrılıp barıştım" yazdığına göre bir kere de ondan dolayı ayrılıp barışmış oluver derim.
0
tabudeviren
(19.01.20)
Birini sevmek için çaba harcamazsın, seversin. İlgisiz, sevgisiz kalmış, seni bir yoklamak için mesaj atmış, geçiniz.
0
elikası
(20.01.20)
Diger adamdan yuz bulamadigi icin u donusu yapmis. Saf degilseniz kesinlikle karsilik vermeyin.
0
postmodern rh
(20.01.20)
"Seni sevebilmek için çabaladım" demek çok ayıp. Düpedüz hakaret. Der Meister+1
Edit: Ayıp olan ayrılıp barışmak değil, sevmeye çabalamış olmak. Ne bu yaa, lütuf mu bu şimdi?
0
SiyamkedisiZorro
(20.01.20)
organize işler'deki müslüm hıyarı misali, sevebilmek, alışabilmek, sevmek için çabalamak gibi şeyleri kullanması güzel olmamış da, çok tekrar etmesi tabii, hiç hoş olmamış.
0
onemoremile
(20.01.20)
Geri donmek istedigini, ayni zaman da senin de hastir ordan diyip yoluna devam etmen gerektigini gosterir.
0
stavro
(20.01.20)
(11)

İnsanlardaki "ya daha güzelini / yakışıklısını bulursam" düşüncesi?

avatar is back
son yıllarda çok duymaya başlıyorum bu cümleyi. adam ya da kadın cinsiyet hiç fark etmiyor bu düşünceyi çok fazla önemsiyorlar. Bazı arkadaşlarımla konuşurken bile "ya işte çok iyi bir insan, işi de iyi, çok sakin biri çok seviyorum o da beni seviyor.. ama ya daha güzelini/yakışıklısını bulursam? be
son yıllarda çok duymaya başlıyorum bu cümleyi. adam ya da kadın cinsiyet hiç fark etmiyor bu düşünceyi çok fazla önemsiyorlar. Bazı arkadaşlarımla konuşurken bile "ya işte çok iyi bir insan, işi de iyi, çok sakin biri çok seviyorum o da beni seviyor.. ama ya daha güzelini/yakışıklısını bulursam? belki bundan daha mutlu olacağım biri karşıma çıkar?" diye söylenip duruyorlar.

ciddi ciddi bu yüzden zaten hali hazırda çok güzel ilişkisi olup baltalayanlar bile var. bunun altındaki sebep nedir?

aç gözlülük mü bu yaptıkları? değer bilmemezlik mi? salaklık mı? cidden merak ettiğimden soruyorum.
0
avatar is back
(18.01.20)
davranışsal iktisatta bolca tartışılmıştı bu konu :)

başlıca sebebi artık alternatiflere erişimin çok kolay olması. sosyal medya, tinder ıvır zıvır
0
passion rules the game
(18.01.20)
efsanevi bir atasözü söylüyorum:

- gelin ata binmiş, "ya nasip" demiş.

bunu kadınlarda daha çok görüyorum. evlenme aşamasında bile.
"acaba hak ettiğimden düşük birine mi gidiyorum"
0
tabudeviren
(18.01.20)
bu konuda bir fıkra vardı. taa yıllar önce dersanede matematik hocamız anlatmıştı. şimdi google'ladım kopyalayıp yapıştıyıroum:

Kadınların gidip kendilerine erkek seçebilecekleri bir erkek mağazası açılmıştır. Mağaza 5 katlıdır ve her kat çıkıldıkça, erkeklerin nitelikleri de yükselmektedir. Mağazada sadece tek bir kural geçerlidir: Herhangi bir katın kapısından içeri giren kadın, o kattan alışveriş etmek zorundadır ve eğer bir üst kata çıkmak isterse, tekrar aşağı katlara inemez. Bir gün bir grup kız arkadaş, kendilerine erkek seçmek için mağazaya gider.

1. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Bu kattaki erkeklerin çalışacak bir işleri var ve çocukları da severler.' Kızlar yazılanları okur ve şöyle derler: 'Eh, hiç yoktan iyidir ama bir de üst kata bakalım.'
2. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Buradaki erkeklerin iyi bir işleri var, çocukları severler ve son derece yakışıklıdırlar.' Kızlar: 'Hiç fena değil ama acaba bir üst katta ne var?'
3. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Buradaki erkeklerin çok iyi birer işleri var, çocukları severler, son derece yakışıklıdırlar ve ev işlerine de yardım ederler.' Kızlar: 'Aman Tanrım, çok etkileyici ama yukarıda başka katlar da var.'
4. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Buradaki erkeklerin işleri çok iyi, çocukları çok severler, gayet yakışıklı olup, ev işlerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler.' Kızlar çığlık atmaya başlarlar: 'İnanılmaz, bir üst katta bizi neyin beklediğini bir düşünün!'
Ve bir kat daha çıkarlar...
5. Katın kapısında şunlar yazmaktadır: 'Bu kat boştur ve sadece, kadınları memnun etmenin mümkün olmadığını kanıtlamak için konulmuştur.'
0
tabudeviren
(18.01.20)
Bunu söyleyen sevmiyodur, kesinlikle.
Sevilmekten hoşlanıyodur, egoisttir. Sevmesini de bilmiyodur. Uzak kalmak lazımdır.
0
zahlebinin
(18.01.20)
Sevginin ne olduğunu ne kadar değerli bir şey olduğunu bilmeyen, kavrayamayan insanlar bunlar genelde. Sevgiliyi eşya gibi görüyor. Bir yeni modeli çakmaya yakın kararsızlık yaşarsın ya, ulan acaba bekleyip azıcık üstüne para koyup en yeni modeli mi alayım dersin. Bunlar için sevgili de böyle. Maalesef bu insanların da alınlarında böyle insanlar olduğu yazmıyor.
0
levpontryagin
(18.01.20)
Bence çeşitli değişkenleri var ama ömür denen şeyi hiç düşünmedikleri ortada. Bir de maalesef saygı anlayışımız yerlerde olduğu için kadir kıymet bilme hissi de oluşmuyor. Yanlış bir düşünce tabii. Ama insanlar gençliğin verdiği toylukla böyle davranabiliyorlar. Ya da zihinlerinin olgunlaşmamasından.
0
muhayyer divan
(18.01.20)
kendi mutsuzluklarını garantiliyorlar, kendileri için çok da iyi oluyor. zeka olarak da pek parlak olmadıklarını düşünüyorum.
0
xvyz
(18.01.20)
levpontryagin +1

oha ya, bence çok güzel yazmış. o kişi onun için özel değil demek ki, değiştirebileceği, sevdiği bir oyuncak.

"eh işte bunu bulabildim. ben daha iyisini bulana kadar en iyisi bu" diyorlar herhalde.
0
ahm1
(18.01.20)
sevgiyi, birlikteliği de tüketim unsuru haline getirmiş instagramcı ve tiktokçu tiplerin düşüncesidir bu olsa olsa.

insan yeni tanışıp ilişki düşündüğü biri hakkında bunu söylese belki anlarım da güya sevdiği, ilişki içerisinde bulunduğu birine karşı böyle hesaplar yapan birinin samimiyetine ve sevgisine güvenmem şahsen. hiç sevmediğini, hiç sevilmediğini düşünürüm.
0
der meister
(18.01.20)
desdenova34
(18.01.20)
insan birini çok severse daha iyisini bulur muyum acaba diye düşünmez ki gözü ondan başkasını görmez bence bu düşünce yeterince sevmemekten kaynaklanıyor.
0
iwillsee
(20.01.20)
(8)

20-25 Yaşında Emeklilik Planı Yapmak

rahip janick
Bu coğrafyaya özgü bir durum mu yoksa başka ülkelerde de var mı?Ben batıdaki gençlerin çalışmaya başlar başlamaz "aman hemen ev alayım" gibi bir kaygı güttüklerini düşünmüyorum. Ailelerinin onlara "hadi ev kredisi çek" dediğini de düşünmüyorum. Bizde böyle bir kaygı olmasının sebebi de emekli maaşın
Bu coğrafyaya özgü bir durum mu yoksa başka ülkelerde de var mı?

Ben batıdaki gençlerin çalışmaya başlar başlamaz "aman hemen ev alayım" gibi bir kaygı güttüklerini düşünmüyorum. Ailelerinin onlara "hadi ev kredisi çek" dediğini de düşünmüyorum.

Bizde böyle bir kaygı olmasının sebebi de emekli maaşının ev kirasını, faturaları ödeyip geçinmeye yetmemesi sanırım. Okuldan mezun olur olmaz çoğu genç emekliliğe yatırım yapıyor. Genç yaşta da evlenmiş olsalar 50 yaşındaki anne-babaları gibi yaşıyorlar hayatlarını.

Uzaktan bakınca rahatsız ediyor beni. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
rahip janick
(14.01.20)
gelecek kaygısı bizde daha somut bir realite de ondan. sistem bireylerin lehine işlemiyor.
0
zgrydn
(14.01.20)
İnsan bu yaşlarını bir daha yaşamayacak. Sürekli gelecek planlaması yaparak gençliği tedirgin ve parasız geçirmek mantıklı değil. Şahsen ben 40 sonrası emeklilik planı yapmayı düşünüyorum.
0
kanlakarisikyagmur
(14.01.20)
abd'de var aslında. gençlere herkesin tavsiyesi sigorta durumunu göz önünde bulundurmak ve emeklilik için birikim yapmak şeklinde oluyor. aptal amerikanların öcü gibi korktuğu sosyal devlet anlayışı sayesinde avrupalılar daha rahat. çok çok tuhaf durumlar olmadığı sürece gençliklerini, orta yaş dönemlerini iş sahibi ve nispeten iyi standartlara sahip insanlar olarak geçirebileceklerini, başlarına bir şey gelirse devletin destek çıkacağını biliyorlar. hal böyle olunca 60 yaş sonrasını düşünmek için pek sebep olmuyor; adam zaten kazandığı paradan %10'cuk arttırsa bile geleceğini de büyük oranda garantilemiş oluyor.

iyi yaşamak, iyi kazanmak önemli elbette ama emeklilik konusunda çekincenin olmaması için en başta sosyal devlet anlayışı lazım. vatandaşa müşteri ya da yolunacak kaz gözüyle bakmayan, "bana para vermiyorsan allah senin belanı versin" demeyen ama tabii buna karşılık vatandaşın da sistemi suistimal etmediği bir devlet anlayışı. bunun olduğu yerlerde insanların kafası rahat. parası var, biliyor. olacağını da biliyor. bir aksilik oldu da parası kalmadı diyelim, o zaman devletin kol kanat gereceğini biliyor. emeklilik kimse için kolay bir süreç değildir sanırım ama en azından 27 yaşında emeklilik tasarlayacak kadar ciddi bir durum oluşmuyor avrupalılarda.

avrupa dediğim de batı avrupa ama, belki yer yer orta avrupa. gerisinin de bizden çok farkı yok, siyasal islamcılar ülkeyi batırmasaydı türkiye atıyorum slovakya'dan, hırvatistan'dan falan bin kat daha cazip bir ülke olabilirdi.
0
der meister
(14.01.20)
net ozeti @zgrydn yapmis. gelecek kaygisi.
ustelik bizim isimiz ana babalarimizdan cok daha zor. Benim annem 42 yasinda emekli olmustu. Simdi emeklilik yasi 56. Sanki 56 yasinda biri is bulabiliyormus gibi?

birisi almanya'da da boyle falan demis. alakasi yok. Alman emeklisi, hem de cok ortalama adamlarin her yil Kemer'e gelecek ve tatil yapacak parasi var. Geliyorlar, konusuyoruz, anlatiyorlar, oradan biliyorum. Ama benim anne babamin oyle bir parasi yok.

turkiye emeklilik acisindan OECD'nin en kotusu. Bu da link: bit.ly
bos lafa degil, rakamlara bakin. Boktan bir ulkedeyiz biz.
0
ebabil curnatasi
(14.01.20)
emeklilik benim kulağıma ölüm gibi geliyor. insanlar sürekli emeklilik hayatı düşünmesi çok acayip bence. genelde esnaf serbest meslek sahibi olanlar değil de işçi memur bu hayaller peşinde gibi geliyor bana.
0
nedendir bilinmez
(14.01.20)
Almanyada benim tanidiklarim emeklilikte yuksek maas almak icin firsatlarini degerlendirmeye calisiyorlar.Isverenin matching contribution'i varsa ona uye olmak vb. Onlar icin emekli maasini yuksek tutmak onemli.Paralari Euro, dolar karsisinda deger kaybediyor son yillarda ama kimsenin umurunda degil.Is bulma dertleri yok.Her seyi zaten devlet dusunuyor onlar icin.Sosyal guvenlik haklari cok ust duzeyde
0
turkuaz
(14.01.20)
"Ben batıdaki gençlerin çalışmaya başlar başlamaz "aman hemen ev alayım" gibi bir kaygı güttüklerini düşünmüyorum." - senin karsilastiklarin oyle olmus olabilir gercekte islerligi oldugunu dusunmuyorum bu inancin. Beyaz amerikalilar kanadalilar falan 20'li yaslarinda ev sahibi olur cogunlukla. Ve birikip yapma / yatirip yapmaya baslama kulturu de Turkiye'dekinden cok daha yaygin.
0
hot potato
(16.01.20)
bu kuzey amerika'da ata sporu. ilk profesyonel isinden itibaren insanlar para biriktirmeye basliyor. altin kural 1 milyon dolar biriktirebilmek, insan omru sanirim ortalama 85 yil ustunden hesaplaniyor zira burda 90'i gormek ozellikle kadinlarda normal. neyse, mantik soyle 65 yasinda emekli oluyorsun gelirin sifirlaniyor, sana o 1 milyon dolardan ufak ufak odeme yapiyorlar ki hayatina asagi yukari ayni kalitede devam ediyorsun. senede 50-60 bin cekiyorsun oradan, tabii bir suru kurali var. detaylara gerek yok.

bizim ise zaten omur ortalamamiz dusuk, tek dedem haric yaslilarin hicbiri 80'i goremedi. dolayisiyla 70li yaslarda oluyorsak o kadar para bitiktirmemize zaten gerek yok. bir de 65'i bulunca ertesi gun uyanacagimizin garantisi yok. malesef hayati boyunca para biriktirip, emekliligimde soyle tekne alacam boyle balik tutacam tarzi hayal kurup emekli olunca birkac sene icinde tahtali koyu boylayan cok tanidigim oldu.

ben emekliligi dusunmuyorum, para biriktirdigim falan yok (zaten biriktirmek istesem de biriktiremem gelen gidiyor) bana para 30-55 arasinda lazim ki hayatin tadini cikartabiliyim. eger yurumekte zorlaniyorsam bankada 1 milyon dolarim olsa ne olur? kafasinda takiliyorum. zaten emekli olana kadar para problemini cozemediysem demek ki kismet degilmis, ben dusuk profilli bir adamim o yuzden o sekilde geberip gidecem demektir.
0
cooperr
(16.01.20)
(12)

Çapkınlık maliyeti ve evlilik

problem34
Özellikle erkekler için çapkınlık ve günü birlik ilişkilerin maliyeti yüksek oluyor değil mi ? Bu tür ilişkilerde erkek hiç bir maliyeti kadına paylaşamazken ama ciddi ilişkilerde kadınlarda ortak oluyor .Doğal olarak toplum evlenmek istiyor ..Buna rağmen neden evlilik oranları düsüyor ? Erkek için
Özellikle erkekler için çapkınlık ve günü birlik ilişkilerin maliyeti yüksek oluyor değil mi ? Bu tür ilişkilerde erkek hiç bir maliyeti kadına paylaşamazken ama ciddi ilişkilerde kadınlarda ortak oluyor .Doğal olarak toplum evlenmek istiyor ..Buna rağmen neden evlilik oranları düsüyor ? Erkek için çapkınlığın maliyeti yüksek değil mi ?

Örnek verirsek erkek haftada 1 kızla bulussa harcama 500 -600 TL
Fakat evlense bunun maliyeti baya düşüyor? Neden böyle ? Neden insanlar evlenmiyor ?
0
problem34
(13.01.20)
Çapkınlıkta para harcarken sürekli ereksiyon halindesin, evlenince girdiğin borçtan dolayı erektil disfonksiyon yaşıyorsun.
0
Hakan1980
(13.01.20)
ikisinin de kendine göre avantajları var, sadece parasal yönden bakarsan haklısın ama bazen diğer faktörler para kısmını gölgeleyebiliyor. evliliği çat diye kafana estiği zaman bitiremezsin, belli bir bedeli olur, bu bile yeterli bir sebep.
0
makinelere tapan adam
(13.01.20)
olaya hiç çapkınlık maliyeti açısından bakmamıştım. bundan sonra çapkınlık yaptığımda hesapalama yapıcam ve kendime üst sınır belirleyeceğim. evlilikle bağını henüz çözemedim. konuya çok uzağım sanırım.
0
scudman1
(13.01.20)
Ben acikliyim.

Capkinlik maliyetli evet ve evlilik degil. Ama evlilikle kiyas yaparsaniz:

100k bir dugun ortalama maliyeti.

Bununla ortalama 100 kez bulusabilirsiniz.

Buradan hareketle dusunurseniz olayin vehameti ortada. Kimse 30k bulamiyor ki askere gitmesin..
0
baldan kaymak
(13.01.20)
Evliliğin zıttı niye çapkınlık oluyor ki? Düzenli ilişkisi olup hem evlenmek istemeyen hem de duygusal ve cinsel ihtiyacını karşılayan erkekler de evliliklerin düşmesinin sebebi olabiliyor.
0
Bruce
(13.01.20)
Eğer konuyu seks sayısı birim maliyetine indiriecek kadar terbiyesizleşirsem;

Evlilikteki seks sayısı başına düşen birim fiyat bekarlıktaki seks sayısı başına düşen birim fiyattan çok fazla.
0
John Bloor
(14.01.20)
insanlar genelde "seks başına ücret"ten fazlasını düşünecek kadar kompleks canlılar çünkü.
0
der meister
(14.01.20)
john bloor efsane bir yorumla konuyu netleştirmiş :D +1

bruce +1
0
dafuq
(14.01.20)
sadece cinsel ihtiyaç gidermek için evlenen insanlar hayal kırıklığına uğrar, her iki yılda bir başkasıyla evlenmesi lazım :)
0
ravenudon
(14.01.20)
Sebebi maliyet değil, Türkiye'deki çarpık ilişki kültürü. Bizim millet Avrupalı zaten değil, Ortadoğulu olmasıyla da barışık değil; hem Avrupalılar gibi 30 yaşına kadar evlenmeyelim sevgililerimiz olsun istiyor hem evlilik dışı cinsellik geniş bir çevrede tabu. Erkekler yokluk içinde bu vermedi belki bu verir diye en leş kızın peşinde bile köpek oluyor. Sonuç: Yeryüzünün en kibirli, egoist, antipatik kız milleti. Bunları çekeceğime 31 çekerim diyen erkekler türemeye başladı.
0
rldofiui
(15.01.20)
ne maliyeti hacı.. 3 farklı şehirde 3 tane sevişme kankam var. hiçbirine gitmiyom hepsini sırayla evime çağırayırum. tek maliyet pre =D evlenene kdar sevgilin olmasın sadece sevişme kankan olsun.
0
(.)
(15.01.20)
evlenince çocuk da yapabilirsin ama. onun maliyet avantajlarını neden hesaplamıyosun. bi de evlenince kadın yemek yapıp ütünü yapıyor. bunları da maliyetten düş.
0
xvyz
(15.01.20)
(11)

büyükler için de olabilecek çocuk kitapları

tabudeviren
nelerdir?
nelerdir?
0
tabudeviren
(13.01.20)
freebird5406_2
(13.01.20)
Robert Dahl- Matilda, Charlie' nin Çikolata Fabrikası
Grimm masalları bir de.
0
Amaranta ursula
(13.01.20)
Küçük prens ve şeker portakali diyerek klasikleri kapiyim.
0
hindistan cevizi
(13.01.20)
Bitmeyecek öykü bu tanıma uyanlar arasında en sevdiğim.
0
Bruce
(13.01.20)
alice harikalar diyarında.
0
meyal
(13.01.20)
Momo?

Harry P. serisi de sayilir bence.
0
buf-e kür
(13.01.20)
momo +1, başta "yeaaa çocuk kitabı gibi okumasam mı" diye düşünüyordum. bitirdiğimde bir LİDIL BİÇ gibi ağladım ayıdan hallice yetişkin birisi olarak. niye bilmem çok fazla duygulandım ben okurken.
0
der meister
(13.01.20)
Küçük Kara balık.
Sineklerin tanrısı.
0
deer hunter
(13.01.20)
Bir Şeftali Bin Şeftali
Yerdeniz Büyücüsü
0
burka
(13.01.20)
pal sokağı çocukları
0
mesa
(13.01.20)
Martı
0
zahlebinin
(13.01.20)
(15)

bana şöyle karlı, kuzeyde geçen bir film önerir misiniz?

der meister
bu soğuk ve sıkıcı ankara akşamında izleyeyim diyorum. karlı dedim ama coğrafyanın soğuk ve filmin kasvetli olması yeterli aslında, doğa filmi istemiyorum. aksine şehirde geçse daha güzel olur. madde madde toparlayacak olursam,* avrupa ya da rusya'da çekilmiş/geçen,* kış mevsiminde, serin-soğuk-karl
bu soğuk ve sıkıcı ankara akşamında izleyeyim diyorum. karlı dedim ama coğrafyanın soğuk ve filmin kasvetli olması yeterli aslında, doğa filmi istemiyorum. aksine şehirde geçse daha güzel olur. madde madde toparlayacak olursam,

* avrupa ya da rusya'da çekilmiş/geçen,
* kış mevsiminde, serin-soğuk-karlı olduğu belli olan bir memlekette geçen,
* mümkünse son 20 yıl içinde çekilmiş,
* ağırlıklı olarak dağda bayırda değil de şehirde geçen,
* hüzünlü, duygusal, yer yer sayko yönü olan

bir film arıyorum. "bunlar ne biçim kriterler hayvan oğlu hayvan" derseniz kraftidioten, jagten, ondskan, klass, plemya'nın yanı sıra andrey zvyagintsev'in tüm filmlerini bu kategoride değerlendirebilirim sanırım, bunlardan birini dahi izlediyseniz ve "aha aynı onun gibi, çok severim" dediğiniz film varsa paylaşın lütfen.
0
der meister
(12.01.20)
The Grey
0
lisw
(12.01.20)
the grey bildiğim kadarıyla avrupa ya da rusya'da geçmiyor.
0
🌸der meister
(12.01.20)
Ama şehir olayı yok greyde. Full orman.

Netflixte hold the dark var. Azıcık kasabalı ama film genel olarak süper kötü yani.
0
lisw
(12.01.20)
Hmm nerede geçtiğini tam olarak bilmiyorum galiba demek ki. Özür dilerim.
0
lisw
(12.01.20)
force majeure
0
brkylmz
(12.01.20)
The Snowman
0
heritage
(12.01.20)
Force majeure demeye geldim soylenmis, Kosmos diyorum, Rusya'da degil ama rus etkisi olan Kars'da geçiyor, biraz dag bayir var yalniz...
0
(12.01.20)
the shipping news. bir kısmı amerika’da geçmekle birlikte büyük bölümü kuzey avrupa’da geçiyordu sanırım. karlı sahneleri bol.
0
miranda
(12.01.20)
Kosmos, Reha Erdem.

-Kis mevsimi, Kars (yeterince Rus esintili bir sehir?), son 20 yil, sayko yon. Cok severim dedigim bir film degil ama.
0
buf-e kür
(12.01.20)
stalker
0
esraiesra
(12.01.20)
Şehir değil ama Leviathan
In order of disapperence
0
kaset
(12.01.20)
Dizi olur ise: Ófærð / Trapped
İzlanda'da geçiyor.
www.imdb.com
0
yanginmerdiveni
(12.01.20)
funny games'i izlemişsindir illa ki de, '97 versiyonu; evde geçiyor olması dışında bütün beklentileri karşılıyor sanki.

da bilmiyorum, prog. rock grubu isteyene pink floyd önermek gibi bir şey yaptığımı hissediyorum.
0
bilinmez bir yazar
(12.01.20)
Son 20 yıl demişsin ama yine de yazayım dedim.

Fargo

Dr. Jivago

Groundhog Day

On Dangerous Ground

The Shining

Marketa Lazarová

My Winnipeg
0
old possum
(12.01.20)
film neymiş, the long dark oyna üşümek neymiş gör.
0
ya ben lan neyse
(12.01.20)
(5)

iddaa sorusu

alvarez
handikap olayını tam çözemedim. şu görseldeki oranları açıklayacak birileri var mı?bilale anlatır gibi lütfen.https://i.hizliresim.com/kMNzRq.png
handikap olayını tam çözemedim. şu görseldeki oranları açıklayacak birileri var mı?

bilale anlatır gibi lütfen.


i.hizliresim.com
0
alvarez
(12.01.20)
Parantez içindeki sayılar teorik olarak hangi takımın kaç sayı ile önde başladığını gösteriyor. Örneğin 0-21,5 handikaplı maç gerçek skor olarak 100-80 biterse deplasman takımı iddaada kzanmış sayılır. Maçın 1 bitmesi için ev sahibi takım en az 22 sayı farklı kazanmalı.
0
himmet dayi
(12.01.20)
hms 1 i seçersem 21.5 üstü hms 2 yi seçersem 21.5 altı farkmı oluyor yani?
0
🌸alvarez
(12.01.20)
abi en üstteki sütuna göre maça deplasman takımı 21.5 sayı önde başlamış sayılıyor. sen bahsini buna göre yapacaksın, öyle hesap et. alt-üst diye düşünme. HMS 1 oynadıysan, bahsinin tutması için ev sahibinin en az 22 sayı farkla kazanması lazım (çünkü deplasman takımının 21.5 sayı avantajı vardı). HMS 2 oynadıysan, deplasman takımının 22 sayı fark yememesi lazım; çünkü maça zaten 21.5 sayı önde başlamışlardı, 22'den daha az fark yedikleri veya kazandıkları sürece kazanmış sayılıyorlar.

bir alttaki sütunun oranları da deplasman takımının 22.5 sayı önde başladığı senaryoya göre verilmiş. onun altındaki de 23.5 sayıya göre verilmiş. bu şekilde gidiyor. bu maçta handikap deplasman takımına verilmiş, yani handikaplı seçeneklerde deplasman takımı önde başlamış sayılıyor.

yani en üstteki sütun için durum şöyle,

HMS 1 oynarsan bahsinin tutması için ev sahibinin en az 22 sayı farkla kazanması gerekir.
HMS 2 oynarsan bahsinin tutması için deplasman takımının 21 sayıdan fazla fark yememesi gerekir.

iddaa'yı yöneten adamlar 10000 IQ'ya sahip olduğu için saçmasapan oranlar vermişler, sanırım o yüzden kafan karıştı. daha fazla farkla kazanmasına verilen oran daha düşük çünkü jsfjsj saçmalık.
0
der meister
(12.01.20)
@dermeister bilgi için teşekkürler.

ama yine benim dediğime çıkmıyor mu?

yani ben hms 1' seçtiğimde yazan rakam neyse o sayının üstünde farkla yenmesi ve hms 2'yi seçtiğimde yazan sayıdan daha az farkla yenmesi gerekmiyor mu?
0
🌸alvarez
(12.01.20)
ben ilk okuduğumda başka türlü anlamıştım yazdığını ama bu sefer doğru anladıysam evet, aynen dediğin şekilde oluyor. maça handikapsız başlayan takım kazanmak için o sayı farkını aşmalı, maça handikaplı başlayan takım ise kazanmak için o sayı farkının altında kalmalı.

çok kafan karışırsa direkt düz mantıkla parçaları yerine koy. diyelim valencia-malaga maçı var. HMS 1-2 oranları var, parantez içine de (0:7,5) yazmışlar. bu şu demek: maç valencia 0-7.5 malaga skoruyla başlıyor. bahsini ona göre al. eh haliyle HMS 1 dediysen valencia'nın kazanması için 8 fark atması lazım, HMS 2 dediysen malaga'nın kazanması için maksimum 7 sayı fark yemiş olması ya da kazanması lazım. olay bundan ibaret.

birbirine yakın güçteki takımların maçlarında iki tarafa da handikap açılabiliyor, ona dikkat etmek lazım ama.
0
der meister
(12.01.20)
(3)

romanlar hakkında spoiler yemeden bi' şeyler okuyabileceğim site

der meister
var mıdır? öncdesinde, bir nevi ön hazırlık gibi. bu romanda yazar şunu şunu anlatmıştır, şu dönemde geçmektedir, şu açıdan kıymetli bir eserdir tarzı bilgiler olsun. spoiler vermesin, hikayeyi fazla anlatmasın. kitaba ne okuyacağımı, nasıl okumam gerektiğini bilerek başlayayım yani, derdim biraz o.
var mıdır? öncdesinde, bir nevi ön hazırlık gibi. bu romanda yazar şunu şunu anlatmıştır, şu dönemde geçmektedir, şu açıdan kıymetli bir eserdir tarzı bilgiler olsun. spoiler vermesin, hikayeyi fazla anlatmasın. kitaba ne okuyacağımı, nasıl okumam gerektiğini bilerek başlayayım yani, derdim biraz o.

bu amaca yönelik bir site, katalog vs. var mı? goodreads'teki yorumlar uygun olur mu örneğin?
0
der meister
(11.01.20)
Goodreads'de yorumlarda spoiler kısımları gizlenebiliyor ama yorum yazanın uğraşıp yapması lazım. Fantastik ve bilimkurgu için Kayıp Rıhtım'ın incelemeleri var, spoiler varsa belirtiyorlar o kısımları. Benim blog var azıcık?
Edit: Yok valla ben klasik incelemiyorum, bilimkurgu klasiği var birkaç tane.
0
kobuzchu kiz
(11.01.20)
senin blog da olur kobuzchu kız ama bana böyle x romanını arattığımda onun hakkındaki değerlendirmeleri çıkaracak bir platform lazım. "aratınca çıkmaz ama biz de az klasik incelemedik" dersen ne ala :)
0
🌸der meister
(11.01.20)
İsteğinizi ne kadar karşılar bilemem ama 1000kitap var. İncelemeler ve alıntılar bulunuyor genel olarak.
0
rusalka
(11.01.20)
(2)

Aynı anda iki dil öğrenme?

bbhkeydefe
Duolingo'da iki dil birden çalışmayı düşünüyorum. merak ettiğim şu: aynı anda iki dili birden öğrenmeye çalışmak öğrenmeyi zorlaştırır mı? Günlük hayatında birden fazla dil kullanan insanlar için bir dildeki kelimeyi ve gramatik yapıyı başka bir dildekiyle karıştırmak çok olağan elbette ancak uzun v
Duolingo'da iki dil birden çalışmayı düşünüyorum. merak ettiğim şu: aynı anda iki dili birden öğrenmeye çalışmak öğrenmeyi zorlaştırır mı? Günlük hayatında birden fazla dil kullanan insanlar için bir dildeki kelimeyi ve gramatik yapıyı başka bir dildekiyle karıştırmak çok olağan elbette ancak uzun vadede öğrenmeye etkisi nasıl oluyor onu bilemiyorum. bireysel deneyimi olan varsa ve paylaşırsa sevinirim. bu konuda yapılan çalışma falan varsa onları da paylaşabilirsiniz.
0
bbhkeydefe
(09.01.20)
gramer altyapisi ve calismasi olmadan duolingo denen luzumsuz sitede sadece kendinizi oyalarsiniz, dil ogrenmezsiniz. o yuzden duolingo'da isterseniz 9 dil ogrenin, fark etmez.
0
der meister
(09.01.20)
Bence de hicbir faydasi olmaz. Duolingo'nun yetersiz olmasini gectim, bir tek dili bile duzgun ogrenmek senelerce konsantre ve duzenli calisma gerektiriyor. Iki tanesini ayni anda ogrenme ihtimalin sifira yakin.
0
hot potato
(15.01.20)
(8)

Geçen hayatınızı "yaşadım" kabul ediyor musunuz?

outis2
yoksa yaşamak bu değil diyenlerden misiniz?sizin için yaşamanın ölçütü ne?nefes almak mı? istediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mı?2-3 haftalık yurtdışı tatili için yıl boyunca çalışıp para biriktirmek mi?
yoksa yaşamak bu değil diyenlerden misiniz?
sizin için yaşamanın ölçütü ne?
nefes almak mı? istediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mı?
2-3 haftalık yurtdışı tatili için yıl boyunca çalışıp para biriktirmek mi?
0
outis2
(09.01.20)
Diyorum, elime geçen fırsatı bunu diyebilmek için kullanıyorum. Beni mutlu eden ufak tefek şeyleri yapabiliyor olmak, bunlara zaman ayırabilmek bile yeterli benim için.
0
Bruce
(09.01.20)
benim için yaşamanın ölçütü değişmek. seneler sonra hala aynı kişi olursam, hiçbir şey yaşamamış, hiçbir fikrimi test etmemiş, korkularımı aşmaya çalışmamışsam, bir hikayem yoksa yaşamıyorum demektir. bu göreceli olarak kontrol edebildiğim bir şey.
frekansların tuttuğu insanlarla karşılaşmak ve hayatın öyle anlamlanması var bir de. böyle insanlar varsa hayatımızda yine yaşıyoruz demektir ama bu 'başarılacak' bir şey değil bence, zorla olmaz. o yüzden ilk kısım asıl önemli.

başka bir deyişle önce kendinde sonra da etrafında gördüğü problemlere yararlı çözüm arayışındaysa bir insan yaşıyor demektir. bu da aynen bir organizmanın etrafına adapte olması ve tepkiler vermesi gibi somut bir ölçüt.
0
curious mind
(09.01.20)
Yaşamayi manevi olgunluğa ulaşmak, tekamülde ilerlemek olarak görüyorum. Ote yandan modern dunyanin sunduğu imkanlara sahip olmak ve kaliteli yaşamak istiyorum. Hem ruhun hem modern dünyanin gerekliliklerini karşılamak zor. Bir süredir ikisinde de geri gittiğimi hissediyorum.

Velhasıl, bir kac gün önce bunu düşündüm ve "şimdi ölsem hayatımı boşa geçmiş saymam, bir çok deneyim edindim ama bundan sonrası için daha fazla çaba sarfetmem gerek yoksa hayatımın bundan sonrası belirlediğim yaşam ölçütlerini karşılamayacak."
0
biseysorcaktim
(09.01.20)
kucuk yastan itibaren azar azar para biriktirdim, arab aldim, ev aldim vb. daha sonra yilda 3-4 yurtdisi, 5-6 yurtici tatiller basladi, istedigimi alip yiyebiliyorum vb. ancak bu hayatta ne yaparsam yapayim "keyif" alamiyorum artik... ne en iyi yemek, ne cok iyi bir tatil, ne de muhtesem bir seks.
0
sweetoffice
(09.01.20)
@kasabanın en güzel kız ve @curious mind +1

Şahsen benim arzuladığım hayat, geçen yıllara dönüp baktığımda yaşamaya değer bir hayat görmek istiyorum. Lise yıllarım heba oldu. Üniversitede de çok kayda değer şeyler yapmadım ama değişimin başladığı ve altyapısının olduğu bir dönem oldu. Zaman zaman eksiklik hissettiğim oluyor ama bunu kabul etmeye çalışıyorum.

Birkaç ay önce kuzenim eşi 2016 senesine ait bir fotoğraf yolladı. Baba tarafındaki tüm kuzenlerimle evden kaçış oyunundan sonra çektirdiğimiz bir fotoğraftı.

3 senenin nasıl geçtiğini anlamadığım söylediğimde kuzenim eşi, demek ki güzel geçmiş dedi. Bunun üzerine geçen 3 seneyi düşündüm. Yaşamaya değer bir 3 sene geçirdiğimi düşündüm.

Üniversitedeyken arkadaşlara diyordum sinemaya gideyim diye ama gidemedik. Neden sinemaya gitmek için başkalarına ihtiyacım var ki diye düşündüm. Hep tek gittim. Final dönemi bitiyordu, son sınav sonrası ilk yemeği yiyordum - özellikle Burger King - sonrasında sinemaya gidiyordum. Bugün düşününce iyi ki de gitmişim diyorum.

15 - 23 yaş aralığında harcadığım boş zamana çok üzülüyorum ama yine de o zamanlar da hayatımın bir parçası. Çalışmaya başladıktan sonra karakterimin geliştiğini, olgun biri olduğumu ve halen bunun üzerine koyduğumu görüyorum. 2014 senesinde anksiyete tanısı koyuldu. Kendi içimde yaşadığım endişelere, krizlere rağmen çalışmaya başladıktan (2013 Aralık) yaşamaya değer bir hayat görüyorum.

@kasabanın en güzel kız

Farklı deneyimler yaşamak, okumak, gezmek, dil öğrenmek güzel çaba fakat biraz seçici olmak lazım. Her şeyi yapacağım diye, güzelleri gözden kaçabilme durumu da var.

@curious mind

Keşke çevremizde frekansların tuttuğu insanları olsa. Sanırım hayatımda eksikliğini hissettiğim frekansların tuttuğu insanlar. Tek başıma yetibiliyorum çok şükür fakat yine de çevremde anlaşabileceğim insanlar olsa dediğim oluyor.
0
put it in your appropriate place
(09.01.20)
yasamak ne demek bilmiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(09.01.20)
Yaşamanın ölçütü benim için yeni biriyle ilk tanışmandan seks yapana kadar ki süreç. Onu dışında yaşadım saymıyorum.
0
Hakan1980
(09.01.20)
tabii ki yaşadım sayıyorum. şöyle düşün: şu ana kadar yaşadığın hayatı beğenmemeni, daha fazlasını istemeni sağlayan şey bile esasında senin şu ana dek yaşamış olduğun hayat. bugün "umarım akşama yiyecek bir şey bulabilirim" değil de "et neden bu kadar pahalı? keşke daha sık et tüketebilsem" diye hayal kurabiliyorsan bu bile aslında bir şeyler yaşamanın, bir noktaya gelmenin, bir çeşit gelişimin ve değişimin sonucu. o açıdan ben tabii ki geçen hayatımı yaşadım kabul ediyorum. çok daha iyi ve renkli olabilir miydi? kesinlikle. objektif bakarsan, hayatımı "tırt" bile sayabilirsin ama ne çıkar? bence insan yaşadığı hayata bakıp da "ulan boş yaşamışım" diyebiliyorsa, zaten çıkarması gereken dersi çıkarmıştır. çünkü öteki türlü yaşamanın sınırı yok. çok çılgın, akıllara zarar bir hayat yaşarsın ama yine eksik hissedersin. bu somut olarak ölçülebilecek bir şey değil. o yüzden nasıl hissettiğine, nasıl değerlendirdiğine, kendi içinde nasıl sindirdiğine bağlı sadece. ben o yüzden "renkli" ve "özenilesi" bir hayat yaşamadığımı bilmek ve kabul etmekle birlikte kendi hayatımla kesinlikle barışığım, onu yaşadığım için mutluyum.
0
der meister
(09.01.20)
(7)

genel yetenek sorusu

surprise
23546, 9253, x, 8632, 4565, 3245yukarıda verilen sayılar ikili eşleşme olarak ortak özelliklere sahiptir.buna göre, x sayısı ne olmalıdır?a)8421 b)9321 c)9123 d)9122 e)9082not: orjinal metini de ekliyorum.edit: Cevap D imiş. Rakamların toplamı 14 olmasindan dolayi. Kardeşim bir bankanin müdürlük sın
23546, 9253, x, 8632, 4565, 3245

yukarıda verilen sayılar ikili eşleşme olarak ortak özelliklere sahiptir.

buna göre, x sayısı ne olmalıdır?

a)8421 b)9321 c)9123 d)9122 e)9082

not: orjinal metini de ekliyorum.

edit: Cevap D imiş. Rakamların toplamı 14 olmasindan dolayi. Kardeşim bir bankanin müdürlük sınavına hazırlanıyor ve elindeki bir soru kitapçığından bu soru.
0
surprise
(05.01.20)
D mi cevap?

Bu soru tarzını bilmiyorum sadece mantık yürüttüm. Sayıların rakamlarını topla 2 tane 20, 2 tane 19 var, kalan da 14 (3245). Şıklardan da D şıkkının rakamlar toplamı 14. Aranan şey böyle bir şeyse cevap d.
0
mesa
(05.01.20)
soruda tam olarak ne sorulduğunu bile anlamadım ama D yaptım ben de. rakamları toplayınca 20, 19, x, 19, 20, 14 diye gidiyor. cevabın rakamları toplamı 14 olan bir sayı olması lazım diye düşündüm.
0
der meister
(05.01.20)
İlk ve üçüncü sayı 2ye bölünüyor, son 2 sayı 5e bölünüyor diğer sayı ise 19a bölünüyor. Şıklarda 19a tam bölünen tek sayı E şıkkı. Böyle bir ortaklık da kuruluyor aralarında ama aşırı işlem gerektiren bir çözümü var bu şekilde. Saçma geldi, bilemedim.
0
Alyoşa
(06.01.20)
sıçam ya ben de D buldum, hiçbir ayrıcalığım yok şu dünyada moralim bozuldu.
0
ssiradanbirigibi
(06.01.20)
@Alyoşa e şıkkı da ikiye bölünüyor. cevap d şıkkıdır da uğraşsak başka bir şeyler de uydururuz illa ki bu sayılara.
0
mesa
(06.01.20)
hayatımda gördüğün en saçma mantık sorusu bu olabilir. Resmen adamın teki şöyle bir şey yapayım demiş, önce cevabı kurgulayıp soruyu da kendisi cevabı bildiği için anlaşılırlığını hiç düşünmeden sormuş. en azından sıralı ikililer arasında mı bi benzerlik var onu yazar insan. hayır soruyu sorandan başkası daha farklı bi benzerlik bulsa ve cevabı da şıklarda olsa soruyu soran bile adama yanlış çözmüşsün cevap bu olacak diyemez.

yani demek istediğim @mesa ve @der meister de doğru, @alyoşa da doğru. soru aşırı derecede saçma.
0
icerden cikan adam
(06.01.20)
Ösym böyle ikircikli sorular sormaz, sorsa da sonradan itiraz edilir ve soru iptal olur.
0
Alyoşa
(06.01.20)
(20)

işsizlik ve intihar

problem34
Son zamanlarda işsizlik kaynaklı intihar vakaları görüyorum.Ne bileyim bunlar hiç mi simit satayım vb düsüncesi içine girmiyor ? Neden direkt canına kıyıyolar ? Bu kadar intihar kolay mı ? Türkiyede cidden açlık var mı ? Belediye vb kurumlar yardım etmiyor mu ?
Son zamanlarda işsizlik kaynaklı intihar vakaları görüyorum.Ne bileyim bunlar hiç mi simit satayım vb düsüncesi içine girmiyor ? Neden direkt canına kıyıyolar ? Bu kadar intihar kolay mı ? Türkiyede cidden açlık var mı ? Belediye vb kurumlar yardım etmiyor mu ?
0
problem34
(05.01.20)
hiç simit satmayı denedin mi?
0
rentts
(05.01.20)
Onlar simit satmayı düşünüyordur da, işveren bu bizle kaç gun simit satabilir ki, sonuçta üniversite mezunu, yarın bir gün bırakır gider, istediğimiz gibi de ezemeyiz diyip işe almıyordur.


Memurlar.net sayfasında isyan eden kişileri görebilirsiniz. İyi puan alıyorsunuz mülakatta eleniyorsunuz. Özele gidiyorsun "sen bizi bırakıp gidersin" diyorlar.

İnsanlar çaresiz kaldığı için intihar ediyor. Ben hiç kimsenin masa başı iş olmadığı için intihar ettiğini düşünmüyorum.

Ve evet, yardım eden kimse yok. Aç olan kişilerin sayısı oldukça fazla.
0
geçerkenugradım
(05.01.20)
İntihar etmek için sadece aç olmak gerekmiyor. Aslında kimse kolay kolay açlıktan intihar etmez zaten, bazı şeyleri gururuna yediremediği için eder. Yoksa git sokakta bir lira iste milletten karnını doyurursun yine yada lokantaları gez karnım aç param yok de illa ki yemek verir sana birileri. Hayattan beklentisi kalmamıştır, bugüne kadar istediği hiçbir şey olmamıştır, toplum baskısından yılmıştır, aile baskısından yılmıştır, arkadaşı kalmamıştır vs. bin tane ana sebep var aslında. İşsizlik bataklığına girdiğinde bunların birçoğu default olarak geliyor zaten. her gün babandan 20-30 lira harçlık beklemek koyar insana bir süre sonra. Arkadaşların bir yere gider paran olmadığı için gidemezsin, gitmek istesen bile giyecek doğru düzgün kıyafetin olmayabilir, gururuna dokunduğu için türlü türlü bahaneler uydurursun, bir süre sonra ister istemez asosyal olursun, ondan sonra da intihar fikri kafanda ciddi yer etmeye başlar.
0
mesa
(05.01.20)
@rents sokakta kağıt dağıttım.Simitte satarım.

@geçergünugradım ve @mesa sanırım haklısınız ama intihar sırf iş bulamıyorum diye olmamalı .İnsanı iş bulamamak girişimci yapmalı !
0
🌸problem34
(05.01.20)
bir işsiz olarak söyleyebilirim ki etmiyor. işsiz gençleri anlayamıyorum bende. ama 30+ işsizlik ağır geliyor insana. kimseden para isteyemiyorsun birde insanın gururu kırılıyor yani. ama 30 yaş altı hele 22 23 yaşında gencecik çocukların yapabileceği bir sürü iş var. bir çoğu üniversite mezunu olduğu için "iş" 'i kendine yakıştıramadığı için çalışmayıp bunalıma giriyor. tanıdığım bir sürü minibüs şöförü seyyar satıcı vb var üniversite mezunu. biraz onur kırıcı olsa da hayatın gerçeği çalışıp para kazanmak. ama gençler biraz şey... şey işte... yani bir sürü bar günlük 100 150 liraya işçi arıyor, tanıdığım 2 bar sahibi çalışacak adam bulamıyor her hafta birini işe alıyorlar, önümüzdeki hafta "bu iş zor" diyerek insanlar işten çıkıyor. sebebi de kendilerinin üniversite mezunu olması diyor arkadaşım. ama türkiyede ciddi manada açlık var. bunu tartışmak yersiz olur. ülkede çalışsan bile açsın şu an. asgari ücret açlık sınırının "biraz" üstünde, yoksulluk sınırının ise epey altında. dolayısıyla büyük bir kesim aç, ama genel olarak çok büyük bir kesim yoksul diyebiliriz.
0
Tears of Devil
(05.01.20)
işsiz insan nasıl girişimci olsun peki? örnek verin mesela. cebinde para yok girişimci olacaksın?

kuzenim ankara antlaşmasıyla ingiltereye gitti. tüm birikimi gitti. ailesi de üç evini sattı.
0
geçerkenugradım
(05.01.20)
O zaman genç işsiz %25'in tamamı çıksın simit satsın, pazarda limon satsın, kağıt toplasın. Hatta bunların büyük bir bölümü de 4 yıl okumuş olsun. Okumamış kitle de siyasi bağlantıları ile bağladıkları işlerle altlarına Range çeksinler. Böyle mantık olur mu yav? Aynen islam devriminden sonraki İran ve Amerikan işgalinden sonraki Irak'taki gibi senaryolar. Kasım Süleymani inşaat işçisiyken komutan yapılmış. Irak'ta tanıştığım işadamı vardı, mütahhitlik yapıyordu, Saddam döneminde bakkal işletiyormuş, sonra koskoca mütahhit yapmışlar adamı. Hocam işte bu ziniyet gençleri intihara demesek bile karamsarlığa sürüklüyor. Devletin görevi elbette her gence iş bulmak, her açı doyurmak değildir; fakat piyasayı canlandırıcı ve her bireyin kendi ayakların üzerinde durabilceği ortamı desteklemektir. Bizim iç politika ayrı, dış politika ayrı... Aha Suriye bitecek mi diye düşünürken Libya başladı. Böyle yönetilmez...
0
malheiros
(05.01.20)
Hocam şimdi dünyada bin bir çeşit insan var. Milyon tane farklı karakterde insan var, milyon tane farklı yaşanmışlığı olan insan var. "Bak ben simit sattım bla bla yaptım herkes yapsın" diye bir genelleme yapamazsın. Kahve muhabbeti olur yani bu. İnsan psikolojisi bu kadar basit bir şey değil.
0
mesa
(05.01.20)
sokakta simit falan satamazsın.
çorap bile satamazsın.
bir sefer kadıköy de midye satan bir çocugu 15-20 kişinin dövdügünu gördum. iki uc kişi olsa ayırırsın bu oyle degil bildigin çete gibiler. tezgahı kafasına vura vura kırdılar.
0
kulustur
(05.01.20)
İnsan psikolojisi bu kadar basit bir şey değil.

nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum ama dünyanın birçok ülkesinde açlık var.

olayın belediyenin yardım edip etmemesiyle alakası yok. bu soru için bir uzmanın cevap vermesi gerekir. bunlar da, ekonomist, toplumbilimci, ruh bilimci ve ruh doktoru.

olay gerçekten simitlik bir durum değil çünkü. bireysel bir ihtihar ancak uzmanlar bunu farklı ve gerçekçi boyuttan açıklar. burda da o yok.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(05.01.20)
Olaya sadece sokakta bir şey satmak yönünden girip gideceğim. Her köşe tutulmuş siz tek başınıza bir şey yapmak isteseniz dayak, tehdit vs ile yaptırmıyorlar . Sandığınız kadar kolay değil.
0
damla sakızlı dondurma
(05.01.20)
aynen damla sakızlının dediği gibi geçen tvde zabıta simitçinin simitlerini götürdü. adam 750 liram gitti diyordu.

bir de çiftçilere destek vereceğiz dediler. tarım kredisi desteği verenler 50 bini 150 bin olarak ödüyormuş.bunun linkini bulamadım. fox haberde izlemiştim 2 gün önce.
0
geçerkenugradım
(05.01.20)
Sokakta mafya ve çeteler var kolay değil o işler. Anında tepene çökerler senin.
0
komando kani var bende
(05.01.20)
Simitçi çok acil işim çıktı, tezgaha bakar mısın desin sana yalvara yakara. Sen de kabul etmiş ol, o 10 dakika sana 10 yıl gibi gelir, tanıdık biri görse rezil olucam düşüncesiyle kurdeşen dökersin
0
neverletyougodown
(05.01.20)
sen nerede yaşıyorsun l.a'da falan mı?
0
anarsika
(05.01.20)
İnsanlar durumlarının düzelme imkanı olmadığını düşündükleri için hayatlarına son veriyorlar.

Ayrıca, sanki simit satmak çok kolaymış gibi yazmışsınız. Küçük girişimcinin Türkiye'de devlete veya devletin gayriresmi aygıtlarına (mafya vb.) haraç vermeden serbestçe iş yapması mümkün değil. Simit ve limon satmayı geçtim dilenemezsiniz bile. En iyi ihtimalle vergi gelirinin dörtte üçü dolaylı vergilerden sağlanmıyormuş, kimse vergi kaçırmıyormuş gibi tepenize çöküp "sen devletine nasıl vergi ödemezsin" diye tepene çökerler.

İşsizlikten fırsat yaratıp girişimci olmak için mülkiyet haklarına saygılı bir hukuk devletinde yaşamak lazım.
0
bruce mclaren
(05.01.20)
@angina instagramdan satış yap,büyük şehirde iş ara hayat güzel !
0
🌸problem34
(05.01.20)
insanlar onca sene dirsek çürüttükten sonra günde 10 saat karın tokluğuna çalışmak istemiyorlar, hele ki diğer insanların nasıl yaşadığını çok daha rahat bir şekilde görebildikleri böyle bir devirde. bunun adı da "şımarıklık" oluyor, "nankörlük" oluyor. bu zihniyetteki adamların yatacak yeri yok. yattığı yerden para kazanmak isteyen birinin intihar ettiğini zaten görmezsiniz. o fakir diye beğenmediğiniz, iş beğenmediğini söylediğiniz insanların çoğu türlü türlü aşağılamalara, terbiyesizliğe maruz kalarak sırf karnını doyurabilmek için türlü türlü işte çalışıyor genelde. onca sene eğitim aldıktan, belli bir alanda kendilerini geliştirdikten sonra insanca simit satabilmekten fazlasını yapmak istemeleri tuhaf mı?

bugün 4 bin lira maaş alan şanslı sayıyor kendini. bu parayla ne yapabiliyorsun sen mesela? ömür boyu çalış. ev mi alacaksın? araba mı? sabah akşam peynir ekmek yersen belki 45-50 sene sonra yaparsın işte. insanların psikolojisi bozuluyor. kimse yatmak ya da saraylar sahibi olmak derdinde değil. sadece şunu soruyor insanlar: başkaları refah içinde yüzerken ben niye bunca uğraşıma rağmen hep mücadele etmek zorunda kalıyorum? etsem ne olacak, ömrümü sırf aç kalmamak için çabalamakla mı geçireceğim?

buna diğer sorunları da ekle, dağ gibi büyüyor işte. psikolojin bozuluyor. çalışkan, mücadeleci, yırtık insanlar yerine göre günde 16 saat çalışır, gardırobun içinde uyur, tuvalette yatar vs... onlara helal olsun tamam ama bu "norm" değildir. insanlık onuruna, gururuna yakışan bir şey değildir. insanların bunu normalleştirmesi, insanlardan bunun beklenmesi şerefsizliktir. hele ki okula gitmiş, eğitim almış, 22-23 yaşına kadar dirsek çürütmüş insanların yarına çıkıp çıkamayacağını düşünmek zorunda kalması devletin ve düzenin ayıbıdır. hiçbir kimse insanca yaşayabilmek için "katma değer üretmek" zorunda olmamalı; komünizmi mabadından anlayan arkadaşlar gibi "doktorla işçinin maaşı aynı olsun" falan demiyorum ama insanlar iş bulabilmeli ve günde 8 saat çalışan her insan belli standartlara kavuşabilmelidir. oyuncak değil bu, insan. haftada 40-45 saat çalışan insanlar bir parça et yiyemiyorsa, yırtık ayakkabısını yaptıramıyorsa bunun sorumlusu o insanlar değildir. devletin görevi de bu insanlara sahip çıkmak, insanlara iş ve yaşam konusunda destek olmaktır.

robot değiliz hiçbirimiz. sen yıllarca uğraşıp bir ev yapsan, ben de seninle dalga geçer gibi gelip dinamitle patlatsam "neyse yenisini yaparım" deyip gidecek misin? hiç üzülmeyecek misin? bu ülkenin başına ne geldiyse bu garibanlığı normal bulan, hak arayana "nankör" diyen, vasatlığı ve varoşluğu yücelten anlayıştan geldi. bunu üniversite mezunu olup da iş bulamadığı için intihar eden insanlar yerine gidip patronlara anlatsanıza. onlara sorsanıza bakalım çalışanları tembel miymiş?

ulan benim annem 50 yaşında sabah akşam, gece gündüz demeden çalışıyor. bir ara temizliğe giderdi, ben masaj yapmasam ertesi gün yerinden kalkamıyordu kadın. şu kadıncağız 200 lira fazla istese "tembel" olacak, "nankör" olacak; iyi yaşayamadığı, çocuklarına gelecek sağlayamadığı için psikolojisi bozulup da intihar etse "niye simit satmamış" olacak öyle mi?

şu kapitalizmi, patronları, girişimcileri sevdiğiniz kadar sadece insanca yaşamayı arzulayan ve bunun için halihazırda haftanın 40-45 saatinden vazgeçmeyi göze almış insanları sevseniz ya lan, çok mu zor?
0
der meister
(05.01.20)
Soru saka gibi
Der meister +1
0
hindistan cevizi
(05.01.20)
@der mister o kadar güzel ve net yazmış ki ekleyecek bir şey bulamadım cevap olarak.
0
nifak tohumu
(05.01.20)
(25)

bana ingiliz dizisi önerir misiniz?

der meister
bu aralar canım o taraflardan bi' şeyler izlemek istiyor çok. sık sık the it crowd ve black books'u özlediğimi fark edip hüzünleniyorum. komedi olması şart değil ama bu iki diziyi çok sevmiştim, o yüzden bu tarzda bi' şeyler olması artı puan olur. şöyle bölümleri 20-40 dk arası, bitirmesi yıllar sür
bu aralar canım o taraflardan bi' şeyler izlemek istiyor çok. sık sık the it crowd ve black books'u özlediğimi fark edip hüzünleniyorum. komedi olması şart değil ama bu iki diziyi çok sevmiştim, o yüzden bu tarzda bi' şeyler olması artı puan olur. şöyle bölümleri 20-40 dk arası, bitirmesi yıllar sürmeyecek ama bölüm sayısı çok az da olmayan, buram buram cheeky cunt kokan esaslı bir ingiliz dizisi önerir misiniz?

peep show ve peaky blinders var aklımda, onları tavsiye eder misiniz mesela? bunun dışında "dizi yok ama film var" derseniz onlar da olur ama öncelik dizi tabii.

teşekkürler.
0
der meister
(03.01.20)
coupling
0
freebird5406_2
(03.01.20)
Dizi
Fleabag
Film
İ am Daniel Blake
0
Amaranta ursula
(03.01.20)
misfits
0
whoosie
(03.01.20)
Broadchurch
Coupling
0
kisa
(03.01.20)
Peep show'u şiddetle tavsiye ederim. İzlediğin hiçbir komedi dizisine benzemez, gerçekten efsane. Hem netflix'te vardı en son. Rahat rahat izlersin.

onun dışında şöyle sağlam tertemiz bir ingiliz polisiyesi izleyeyim dersen Luther'i tavsiye ederim.
0
philiptraum
(03.01.20)
peaky blinders tavsiye ederim.

onun dışında 2 gün önce dracula başladı. sherlock yapımcısından ona başladım. sevdim gibi ama bakalım.
0
ozdek
(03.01.20)
misfits +1

gerçek bir cheeky cunt dizisi.
0
cay koy geliyorum
(03.01.20)
fleabag cok populer. guncelden kopmamis olursun hem.
0
hot potato
(03.01.20)
Black Mirror sevdiysen Years and Years.
0
epistemic_regress
(03.01.20)
spaced
0
nothing in my way
(03.01.20)
Peep show +100
0
ravenclaw
(03.01.20)
Taboo. Tom Hardy oynuyor 18.yy ingilteresi.
0
burockbudarock
(03.01.20)
@epistemic_regress, yok mirror değil books benim sevdiğim ama black mirror da tarz itibariyle çogacayip bir şeye benziyor, onu da izlemek istiyorum.
0
🌸der meister
(03.01.20)
after life
0
archmage mahmut
(03.01.20)
office uk
gavin and stacy
0
try again fail again fail better
(03.01.20)
Peaky blinders
The crown
Wanderlust(özellikle favorim)
0
astrid
(03.01.20)
Skins
0
heritage
(03.01.20)
downton abbey
0
redskull
(03.01.20)
Spaced +1
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(03.01.20)
Peep Show kadar underrated baska bir dizi var midir bilmiyorum. Bence sans verin.
0
pike
(03.01.20)
Coupling eskidir how i met your mother gibidir

Peaky blinders guzeldir
0
basond
(03.01.20)
netflixte sex education'ı sevmiştim ben. Hem aşırı güzel manzaraları olan bi yerde geçiyor. British havasını alırsın sırf o evlerin olduğu mahalle sahnelerinden bile. Mizahı, karakterleri de iyiydi. Tatlış bi dizi işte.
0
nundu
(03.01.20)
nhk ni youkosu
(03.01.20)
skins ve misfits ergen dizileridir, yaş 20 üzeriyse sarmayabilir. couplings hatırladığım kadarıyla o kadar da iyi değildi. himym daha iyi mesela. peaky blinders'a fragmanında bayılmıştım fakat izlemeye başlayınca yarım saat tahammül edememiştim.

the it crowd ve black books seven insan için peep show biçilmiş kaftan. fleabag'e yeni başladım ben de, güzel duruyor fakat kulvar farklı sanki bahsettiğin ikisinden. peep show tek geçer hepsini. sex education'ı da keyifle izlemiştim. inbetweeners var bir de ki baya kalitelidir. dizinin ardından 3 filmlik serisi çekildi, son filmlerde cazibesi hafiften kaybolmuş olsa da keyifle izlettirir kendini.

idris elba'nın yazdığı ve oynadığı turn up charlie var. tek bir kategoriye sokmak mümkün değil fakat baya iyidir.

yukarıda saydıklarım ağırlıklı olarak komedi dizileri. drama olarak this is england var ki tadından yenmez. 2007'de film olarak çıkıyor, ardından 2010'dan itibaren this is england '86, '88, '90 şeklinde 3 sezonluk dizisi yayınlanıyor. defalarca izlemişimdir.

suç kategorisinde top boy var netflixte fakat dikkat et, iki ayrı yapım mevcut, ben izlemeye başladığımda son yayınlananı izlemiş, ilk seriyi, dolayısıyla başını kaçırmıştım ve fark ettiğimde baya pişmanlık hissetmiştim.

saydıklarımın hiç birisi pişman etmez.
0
kahverengi mont
(04.01.20)
Luther/idris elba
0
suser maaslarini yapan mutemet
(04.01.20)
(5)

Yurtdışına tatile gidecek olsanız nereye giderdiniz

buenas
Yılbaşından sonra vizesiz gidebileceğim Bi yere tatile gitmeyi düşünüyorum. Siz olsanız nereye gidersiniz?
Yılbaşından sonra vizesiz gidebileceğim Bi yere tatile gitmeyi düşünüyorum. Siz olsanız nereye gidersiniz?
0
buenas
(31.12.19)
Balkanlar.
0
but that was just a dream
(31.12.19)
benim canım bu ara sırbistan istiyor. imkânım olsa sırbistan, daha çok imkânım olsa genel bi' balkan turu düşünürdüm.
0
der meister
(31.12.19)
Turkiye'ye giderdim, canim bolca guzel kebap ve meze cekiyor.
0
crown
(31.12.19)
İspanya ( kız arkadasımdan dolayı ) bir diğeri ise Tayland.. Üzerine tanımam..
0
sislerrr
(31.12.19)
para varsa maldivler


para yoksa balkanlar
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(31.12.19)
(12)

yılbaşını çok abartmıyor muyuz sizcede?

baldan kaymak
sonuçta bu da bir ayın bitişi.kasım sonu yada mart sonundan farksız. sadece makul şekilde soruyorum sizce de abartmıyor muyuz? fikirlerinizi merak ettim.
sonuçta bu da bir ayın bitişi.

kasım sonu yada mart sonundan farksız. sadece makul şekilde soruyorum sizce de abartmıyor muyuz? fikirlerinizi merak ettim.
0
baldan kaymak
(31.12.19)
İnsanlar mutlu ve güzel vakitler geçirmek için böyle günleri bahane ediyor sadece, çok da abartı değil.
0
angelus
(31.12.19)
abartmıyoruz. maksat yeşillik olsun. eğlenmeye bahane işte ne güzel.
0
fezagezgini
(31.12.19)
angelus +1, sembolik önemi olan ve insanların sevdikleriyle bir araya gelip güzel vakit geçirmeye çalıştığı bir gün sadece. abartılı olan kısmı nedir, anlamıyorum. kutlayanlar da aralık ayının bitmesinin özel bir anlamı olmadığını biliyor, merak etmeyin.
0
der meister
(31.12.19)
geçen bir arkadaşın çocuğu oldu böyle sevinçli falan
dedim çok abartıyorsun sonuçta dünyadaki 7,53 milyar olaydan biri,
bir küfretti aboovvv
0
dedim dedim de kime dedim
(31.12.19)
ya insanları rahat bırakında eglensinler. bir bahane.
0
sizofren06
(31.12.19)
@angelus +250
@sizofren06 +250
0
datnet
(31.12.19)
Burada olay herkesin başına aynısının gelmesi. Mesela herkes depremi hissettiği ve kimlik fark etmeksizin etkilendiği için herkes depremi konuştu. Oysaki trafik kazasında ölme riskimiz daha yüksek. Ama herkes trafikte değil, konuşulmuyor.
Örneğim kötüyse af diliyorum. Özetleyeyim:
Büyük olmasının sebebi herkesin aynı anda bir şeyi, (bir yılı bitirmek) başarması. Tek başımıza olduğumuz bir gezegende yaşasak umursamayız mesela. Ama iki kişi olsak, muhtemelen bir şeyleri farklı yaparız. Bu da böyle, gezegende birçok ulus bunu anlamlı ya da anlamsız olarak büyüttüğünde doğal olarak herkes yapmış olmak istiyor. Sonra dünyaca kutlanıyor. Amaç moda, amaç iletişim, amaç ''biz de sizin kadar insanız'' demek. Moda bunu sağlar.
0
Etanglement
(31.12.19)
abartan biz miyiz sadece? bi avrupa ülkelerini gör. abartılsın neden kafana takıyorsun ki.
0
mikahakkinen
(31.12.19)
Sizofren ve Angelus +1 demeye geldim. Kutlamak istemeyen kutlamaz da kutlayanlara karsi sürekli bir eleştiri içinde olmak da doğru değil. İnsanların hayatlarında o kadar kötü şey varken bırakalım da böyle günlerde bahaneleri de varken eğlenip mutlu olsunlar.
0
fraise
(31.12.19)
Kimsenin abarttığı yok ? Tatil günlerinde ne yapıyorsa farklı bir şey yapmıyor insanlar. İnstagramda herkes sahte takılıyor aydınlanmasını yasayan üniversite 2. Sinif öğrencisi tespiti bunlar.
0
twq
(31.12.19)
Abartıyoruz tabi ki, abartmaya özel gün arıyoruz, şimdiden 2020 resmi tatili hesaplayan arkadaşım bile var herif bırak 2020 ye girmeyi şimdiden yılı bitirdi.
0
paramolacak
(31.12.19)
bence bu sene çok sönük, sen birde 2000'i hatırla, yada ne bileyim 1997'yi hatırla, çok değil 5 sene öncesini hatırla.

bu yıl başı için ise hissettiğim yeni bir ayı bitirdiğim ve bir yıla girdiğimin, biraz daha yaşlandığımı anladığım biraz daha mutsuz, sinirli biraz daha ruhsuz bir gün mesela, işten kaçmak için bir bahane etrafıma soruyorum onlarda benzer durumda, işte aslında yılbaşı kutlanılması demek bu hissiyattan kurtulmak biraz olsun ortama ısınmak demek aslında. dolayısı ile bence abartmıyoruz, abartamıyoruz, o seviyeye gelemedik, gelemeyeceğiz. başka şeyleri abartacağız ama.
0
selam
(31.12.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.