Giriş
(10)

Gorilleri sever misiniz?

aretwoane
Goriler çok akıllı canlılar, siz de sever misiniz?
Goriler çok akıllı canlılar, siz de sever misiniz?
0
aretwoane
(28.03.21)
Uzaktan
0
olaylar olaylar
(28.03.21)
severim. genel olarak zaten çok tehlikeli, aşırı büyük veya sinek-böcek tayfasından olmadığı sürece her türlü hayvanı sevimli buluyorum. imkanım olsa oturup sohbet etmek isterdim. hayvanların bu olayı üzüyor zaten beni. konuşamıyor arkadaş. anca el kol yapıyor. onu benim kardeşim de yapıyor birader, bari elinde çubukla yere falan bi şeyler yaz ne bileyim. keşke onu becerebilseler. ama hayvana kızmak da yanlış tabii, ne yapsın, o kadarına yetiyo demek ki. ben çok mu akıllıyım, değilim. olduğu kadar.
0
der meister
(28.03.21)
maymungilleri oldum olası antipatik buluyorum. goril yine nispeten ağırbaşlı kendi halinde de şu maymun, şempanze vs'leri hiç sevmiyorum. sevimsiz ve şirret oluyorlar. gözler ferfecir güven vermeyen ifade falan
0
iggy pop
(28.03.21)
maymun familyasini ben de cok itici buluyorum, hele o kambur duruslari, vucut yapisi falan aci cekiyorlar gibi hissedip rahatsiz oluyorum nedense.
0
neverletyougodown
(28.03.21)
çoğu yabani hayvanı uzaktan seven biriyim ama maymun ve türevleri genelde pek sempatik gelmiyor bana. Yine aralarında en sevdiğim Goril ve Orangutan olabilir. Daha oturaklı ve ağırbaşlı geliyor. Ama bu şempanze gibi olanlar yaramaz insan gibi, onlar itici geliyor bana.
0
nundu
(28.03.21)
Bana da figür olarak sempatik geliyor, yaban hayvanlarına zararsız olsalar bile yaklaşıp alanlarına girmem prensip olarak fakat bir yandan bir gorilin eline dokunmak isterdim
0
freebird5406_2
(28.03.21)
the square filmini izledikten sonra sevemiyorum
0
superb
(28.03.21)
severim. insana çok benziyorlar.
0
dafuq
(28.03.21)
Maymungillerin hiçbirini sevmem. İnsansı halleri garibime gidiyor.
0
inawen
(28.03.21)
ben de tam tersi, insansı hallerini çok ilginç buluyorum ya maymun ailesinin. goril de uzaktan güzel tabi de yakından korkutucudur muhtemelen.
0
ravenclaw
(30.03.21)
(10)

Milletimiz hakkı olmadığı halde neden Türeci ve Şahin'i sahipleniyor?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bu Biontech Corona aşısı geliştirildiğinden beri Türkler hiç hakkı olmadığı yerde Özlem Türeci ve Uğur Şahin'i sahiplenip duruyor. Bu bilim insanlarına geçenlerde Alman hükümeti devlet nişanı verdi başarılarını onurlandırmak için. Bizimkiler o zamandan beri övüp duruyor. Yahu adam
Merhaba arkadaşlar,

Bu Biontech Corona aşısı geliştirildiğinden beri Türkler hiç hakkı olmadığı yerde Özlem Türeci ve Uğur Şahin'i sahiplenip duruyor. Bu bilim insanlarına geçenlerde Alman hükümeti devlet nişanı verdi başarılarını onurlandırmak için. Bizimkiler o zamandan beri övüp duruyor.

Yahu adamlar Almanya'da, Türkiye ile neredeyse hiçbir bağı kalmamış, adamlara hiçbir destek vermemişsin, ülkende tutamamışsın veya ülkene dönmelerini sağlayıp hizmetlerini kazanamamışsın. Adamlar el olmuş artık. Oturup "Biz nerede yanlış yaptık?" diye düşünecekleri yerde kendilerine ait olmayan bir başarıyla övünüyorlar. Neyin kafası bu? Yanılıyor muyum? Siz ne düşünüyorsunuz?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(24.03.21)
Biz buna milliyetçilik diyoruz. Zaten temelde hastalıklı bir düşünce bana göre.
0
himmet dayi
(24.03.21)
İki yüzlülük, üç kağıtçılık vs vs

Bizde genel olarak bir başarı elde edince herkes sahiplenir, ama o yola gelene kadar söverler, döverler, sallamazlar. Bu her durum için geçerli. Klasik Orta Doğu Kafası diyoruz biz buna
0
paramolacak
(24.03.21)
Belli bir kesim pek sahiplenmiyor yalnız, onların ajan olduklarını iddia edenleri bile gördüm.
0
kedimedi
(24.03.21)
Dogru ama bunu yapan tek millet biz degiliz..herkes kendine bir pay cikartma pesinde.
Anormal hareketler degil bunlar, ders cikartmak onemli.
0
cooperr
(24.03.21)
Ben onların gerçekten Türk olduklarını filan sanmıyorum. Gerçekten Türk iseler de, kendi vatanlarında terörü destekleyip körükleyen bir ülkeden devlet nişanı alabilmeleri ve hâlâ bu nişanı taşıyabilmeleri sebebiyle zaten Türklükten çıkarlar benim nazarımda. Bunu bir Alman yapsa yahudilikle suçlanır.
0
1bir1bir1
(24.03.21)
milliyetçi bi insan değilim, milliyetçilikten hoşlanmam.

ama mesela bu aşıyı bulan bilim insanları aynı şekilde Almanya'da yetişmiş Türk değil Yunan, Bulgar, Macar, Hırvat, İspanyol, Norveçli vs herhangi bir millet olsa, o ülkenin insanları gururlanırdı. Ortak kültür ve tarihe sahip olduğun birinin başarısıyla gururlanmak evrenseldir. Bence bu "Biz niye gururlanıyoruz, hakkımız yok" anlayışı da birazcık kendimizi ezmeyi sevmemizle alakalı.
0
nundu
(24.03.21)
birey olamamış insanların çoğunlukta olduğu cahil ve dolayısıyla milliyetçi toplumlarda sık rastlanan bir şey bu. fark ettiysen biz azerbaycan'ın eurovision başarısını bile sahipleniyoruz, aşı üretmiş bilim insanını mı sahiplenmeyeceğiz?

saygı duymak, gurur duymak, "bizden birileri" olduğu için mutlu olmak ayrı. ona bir şey diyemem. sıfır milliyetçi bir adam olmama rağmen böyle bir başarıya "topraam" imza attığı için ben de mutlu oluyorum ama bunu türkiye'ye mal etmek, bunun üzerinden ego mastürbasyonu yapmak, TÜRKÜYE ŞAK ŞAK ŞAK diye gaza gelmek falan acayip komik.

ya milliyetçilik böyle bir şey abi aslında işte. lisede bir arkadaşım vardı. izleyeceği dizi ve filmlerin listesini yapardı. her şeyden çok buna özenirdi... o filmleri asla izlemezdi. ben de burada bissürü duyuru açarım yıllardır, şunu mu yapiyim bunu mu yapiyim... plan yapmak, kendini önemli hissetmek, bir şeyler yapıyor olduğunu düşünmek insana iyi hissettirir. esasında hiçbir şey yapmıyorsundur ama buna tutunursun işte, kendini geliştiremediğin veya aşama kaydedemediğin için hayallerle yaşarsın. onu yaptık veya yapacağız diye debelenir durursun. elin oğlu çok güzel yaşar, güzel evlerde yaşar; sen gecekondunda "ben de şunu yapmıştım!1!" diye kendi kendine gururlanırsın...

milliyetçilik bundan çok farklı değil. o yüzden şaşırmıyorum. en büyük başarısı ölmeden 50 yaşına kadar gelmek olan çok fazla insan var bu ülkede. hep ezilmiş, baskılanmış, birey olmamış, başaramamış... farkında bile değil. hal böyle olunca almanya'nın imkanlarıyla aşı yapan insanı sahiplenmek, daha doğrusu bununla böbürlenmek normal.

şimdi bazı arkadaşlar, "ulan amma edebiyat parçalamışsın godo" diyebilir, onlara da bi şey diyemem ama bence böyle bu mesele biraz. boş toplum refleksi işte.
0
der meister
(24.03.21)
kesinlikle katılıyorum. almanya'nın övünmesi lazım, bizim değil. almanya için tam bir gurur tablosu. orada yetişen göçmenlerin dünyayı değiştiriyor, bence onlar için müthiş bir başarı. bizim için hiç bir şey.
0
roket adam
(24.03.21)
Ben birsey paylasmam ama asinin bulundugu gunden beri haberlerini paylasiyorum. Sebebi yabanci ev arkadaslarim (alman, yunan) asiyi turk bir cift bulmus dedi, ilk onlardan duydum.
Hem hosuma gitti, hem de almanya'da yetismis, kaliteli insanlar ama yine de kendilerinden gormuyorlar sanirim. Turk asilli falan bile demediler.
0
durgunfoton
(25.03.21)
Size katılıyorum. Adamların türkiye ile türklükle alakası yok. Köken olarak olsa da bu başarının sebebi almanyanın eğitim sistemi ve bu araştırma için gerekli zemini hazırlamış olması. Onların övünmesi gerekiyor.Türkiyenin övünmesi bence komik duruyor.
0
turuncu tonlarda
(25.03.21)
(11)

Açık İlişki

yeteramadenedimherseyi
hello. açık ilişki veya friends with benefits hakkındaki düşünceleriniz nedir? daha önce bu tarz bir ilişki yaşayan oldu mu? Olduysa tecrübeleri nasıl oldu acaba?şimdiden teşekkürler.
hello. açık ilişki veya friends with benefits hakkındaki düşünceleriniz nedir? daha önce bu tarz bir ilişki yaşayan oldu mu? Olduysa tecrübeleri nasıl oldu acaba?

şimdiden teşekkürler.
0
yeteramadenedimherseyi
(23.03.21)
Astarı yüzünden pahalı, düz ilişki daha az sorun yaratıyor.
0
epistemic_regress
(23.03.21)
ons dısında hiçbirini yaşamadım , yaşayabilirm gibi de gelmiyor. fakat bazen acık ilişkiye bile sıcak bakan ancak tamah etmeyen biri omlayı istiyorum. yani rahat olmayı, kafaya takmamayı, kıskanmamayı.
0
blacksky
(23.03.21)
Bu ilişkileri istemeden, adını koymadan da olsa yaşadım. Tanınlamaya falan da çalışmadım. O sevgilisini anlatıyor sen sevgilini anlatıyorsun ya da eşini vs. Sonra sevişiyorsunuz sonra dertleşiyorsun sonra tekrar sevişiyorsun ismi yok ama. Tanımlama yok teşebbüs yok. Öyle.
0
tarden
(23.03.21)
hiçbirini bizzat yaşamadım, açık ilişki yaşamış birisiyle birlikte oldum "kapalı" bir ilişkide. gerçi sonradan aldığım duyumlara göre galiba ben kendi kendimi kandırmışım, kendisi benimleyken de pek kapanmamış, sadece benim haberim yokmuş. yine de günahını almayayım, elimde somut delil yok aldatıldığıma dair.

sıkıcı bir cevap olacak belki ama ben "yaşayan yaşasın, herkesin hayatına kimse karışamaz" diyeceğim. kendimce bir mantık çerçevesine oturtabiliyorum bu anlayışı. bir insanın ömür boyu hiç flört etmemesi, bunu isteyip özlememesi, her 2-3 günde bir sevgilisiyle/eşiyle sevişip de bundan hiç sıkılmaması vs. bana düşük ihtimal geliyor. o yüzden insanların neden açık ilişki isteyebileceğini anlıyorum.

öte yandan ben kendim bu tarz bir işe girişebileceğimi hiç zannetmiyorum çünkü duygusal, kırılgan, özgüvensiz bir insanım. sevdiğim insanın hayatında başkalarının olması, bana ayırabileceği zamanı onlarla geçirmesi vs. bana göre değil. hayatımda biri olmasa da olur evet ama varsa eğer "benim" olsun istiyorum ben, diğer türlü çocuk gibi mızıldanırım sürekli. olmaz.

açık ilişkide taraflar birbirinin ne yaptığını bilir bu arada, bir üstte arkadaş "sen sevgilini aldatıyorsun" falan demiş de biriyle birlikteyken başkasıyla ondan gizli bir şekilde birliktelik yaşamak "açık ilişki" değil aldatmak oluyor lol ne alakası var açık ilişkiyle bunun.
0
der meister
(23.03.21)
genelde sonrasında sevgiliye kayıyor, en azından bende hep öyle oldu. benden kaynaklı da olabilir. duygu yaşamayı seviyorum çünkü.
0
roket adam
(23.03.21)
açık ilişki yaşayan biriyle bir süre takılmıştım ama sadece seks odaklıydı. fwb şeklinde yürüyen bir ilişkimde karşı tarafın artık yoğun duygusal hislere sahip olması nedeniyle boka batmak üzereyken ben başkasından hoşlanmaya başlayınca direkt olarak sona erdi.

bir taraf duygusala bağlıyor sonunda çünkü bu kadar uzun süre takılıp hala seks yapma isteği oluyorsa zaten hem arkadaşlık hem seks olmuş oluyor ve bunun da ilişkiden çok bir farkı kalmıyor gibi. sonra da "e niye adını koymuyoruz bunun"a geliyor olay.

3-4 fwb daha oldu hayatımda, bunlar iki tarafın da yavaş yavaş hevesini kaybetmesiyle kendiliğinden sonlandı. kimse sevgili olalım moduna girmedi. en ideali bu bence.
0
bohr atom modeli
(24.03.21)
F*ckbuddy, friends with benefits, one night stand hepsinde oldukça fazla tecrübem var. Çok güzel tecrübelerim de var, sıkıcı olanlar da. Tecrübem şu yönde: Bunları yaşadığım kadınların arasında konuyu sevgililiğe doğru itmeye çalışmayan olmadı. Belkim benim şanssızlığımdır fakat benim tecrübem böyle. (Bu arada harika bir adamım demeye çalışmıyorum.) Bunun dışında herşey güzeldi. Bulgar, Ukraynalı, Rus, Alman, İngiliz ve tabiki çoklukla Türk kadınlarla yaşadım bunları. Yaşlar 18-35 arasında değişiyordu. Farklı mecralardan veya gerçek hayatta tanıştık. Yaşanmasını tavsiye ederim. Sıkılınca da bırakırsın. Yaşım 37 bu arada.
0
twelfth
(24.03.21)
Yaşamam, yaşayamam, gabe+1

video.uludagsozluk.com
Tam olarak bu çizgideyim.
0
Hallegadola
(24.03.21)
FWB: Yapan yapiyor, gayet de guzel yuruyor. Kisisel deneyimim de hep olumluydu, genelde taraflardan birinin monogamik iliskiye girmesi ile bitti. Bu arada duygusallasip sevgili olmaya calisma konusunda sadece kadinlara bok atmayalim. Gayet erkekler de o moda girebiliyor.

Acik iliski: Bir suru formu (Tam acik, bir taraf acik, cuckold, swinger vs...) var ve TR "Elalem ne der acikhava hapisanesi" oldugu icin insanlar gizli sakli yapiyor. O yuzden hic yokmus gibi geliyor.

Her insan iliskisinde oldugu gibi iletisim ve ne istedigini biliyor olmak onemli. FWB isteyen insan aslinda sevgili istedigini ama sevgililigin belli kisimlarindan korktugunu kabul edememis biri olabiliyor.

Acik iliskide de kisi dusundugunden daha kiskanc oldugunu fark edebiliyor ama iliski bir kere acildigi icin dertlerini icine atip patlamaya baslayabiliyor. Acik iliski dusunen bir ciftin bol bol konusup fantazi yapmasi, ufak ufak denemeelerle baslamasi, rahatsizlik olan yerde durup analiz yapmasi felan lazim ama o kadar iletisim kurabilmek de kendi icinde bir basari.
0
cleric
(24.03.21)
twelfth +1

denizcilik mesleğinde olan benim için gayet normaldi bir aralar, her seferinde başa sarıyorduk. hep beklerim ederim ciddi olalım diyen kadınların %99'u beklemiyordu.
0
Northern Mariner
(24.03.21)
Türk insanının olayı biraz çarpık bu konuda. Millet harmandalı büyüdüğü için ons'den evliliğe giden kişi az değil.
Bazen de taraflardan biri veya ikisi tribe girip duygusallaşıyor ancak burada gözden kaçırılan bambaşka bir mesele daha var.
Mesela biri ile FWB ilişki yürütüyorsunuz, bir duygusallık yok, temiz temiz seksinizi yapıp keyfinize bakıyorsunuz, insan neden durduk yere tribe girsin, hep duygusallaştığı için mi? Hayır. Bu anlatacağımı yaşamadım ancak böyle bir olay kuralım, FWB gidiyor, keyfine gerçekten leş bir tiple/tiplerle ilişkiye giriyor. Bunda da bir sıkıntı yok, istediğini yapsın tabi, ancak bu noktada o da tribe giriyor. İçinden bir şekilde kötülük yapmak istiyor, bundan keyif alıyor, her insanın zihninde bilinçsizce fayda maliyeti olayı vardır. Hiç dürüst ve etik olmayan davranışlarda bulunabilir ve tamamen keyfine sizi kötü hissettirmeye çalışabilir. Başta toparlayıp anlatabileceğimi sandım ancak konu derin. Kendi tecrübelerime gelirsek ben herhangi bir sorun yaşamadım, her şey gayet güzel gitti, denk gelmesi lazım.
0
ckisc
(24.03.21)
(7)

sosyalleşiyormusunuz

dafuq
pandemi sebebi ile evdeyiz genelde.ne kadar sosyalleşebiliyorsunuz?işe gidenler işyerinde sosyalleşiyorlar. başka nerede?evden çalışanlar nasıl sosyalleşiyor? sadece aile fertleriyle mi?
pandemi sebebi ile evdeyiz genelde.
ne kadar sosyalleşebiliyorsunuz?
işe gidenler işyerinde sosyalleşiyorlar. başka nerede?
evden çalışanlar nasıl sosyalleşiyor? sadece aile fertleriyle mi?
0
dafuq
(22.03.21)
sadece aile fertleriyle. hem iş hem de okul online olduğu için hiçbir sosyal aktivitem yok. ben zaten hayat normal akışındayken bile pek sosyal değildim, şimdi ağzımda maskeyle ailem dışında kimseyi tanımadığım bir yerde çıkıp da gezmek fikri bile heyecanlandırmıyor. arada bacaklarım açılsın, yürümeyi unutmayayım diye parka falan çıkıyorum sadece. internet üzerinden genelde haftada bir kez falan görüştüğüm iki arkadaşım var, biri zaten yurtdışında, yüz yüze bir daha ne zaman görürüm bilmiyorum.

şahan'ın gözüne dondurma saplanan adam skeci vardı, o geldi aklıma. "sosyal ayat sıfır, eş dost sıfır, ekonomik ayat sıfır, kişisel özgüven sıfır yerlerde"
0
der meister
(22.03.21)
Yürüyüşe ve markete bile çıkmıyorum. Tanıdığım iki kişi genç yaşta covidden vefat etti. Hiçbir kuvvet beni dışarı çıkaramaz. Dışarı çıkmayı hiç özlemedim. Böyle iyiyim.
0
suicides underground
(23.03.21)
işe gidiyorum (iyi ki!). evde otursam kafayı yerdim. belki de korona manyaklarından biri olurdum.

onun dışında tam korona öncesinde ehliyet ve araba almıştım, mobilitenin çok faydası oldu, 2020 yazında hafta sonları kamplara gittim. sosyalleşmeyi ve organize etmeyi çok seven sosyal kelebek bir arkadaşım da kamp yapmayı seven akadaşlarını bir araya getirerek bir kamp grubu kurdu ve grup büyüdü, o vesileyle bayağı insanla tanışmış oldum. yasakların kalkmasıyla tekrar organizasyonlara başladık.
havalar ısınsa da çimlerde takılma sezonunu açsak diye bekliyorum.

not: korona olmadım, birlikte çalıştığım ekipten de kimse olmadı.
0
pati
(23.03.21)
Sosyalleşemiyorum. Sadece büyük kardeşim ve çocukları bize gelirlerse onları görüyorum ve anneannemle teyzeme gidersek onları görüyorum. Onun dışında markete pazara gidersem 2 insan yüzü görüyorum. O kadar.
0
1bir1bir1
(23.03.21)
Salona gidiyordum. Eve ekipman kurunca o da kaldı. Gittiğim 1-2 sportif aktivite ortamı var. Onlar dışında bitti sosyal hayat.
0
arnold schwarzeneger
(23.03.21)
Arkadaşımla sahilde yürüyorum. Başka kimseyle görüşmüyorum.
0
jazzabel
(23.03.21)
Sadece açık havada (sahil, park, orman) ve güvendiğim 2-3 kişiyle bir araya geliyorum. Bunun dışındaki arkadaşlarımla arada online buluşmalar yapıyoruz.
0
fotrsapka
(23.03.21)
(5)

Bu ülkedeki rezilliklere katlanamıyorum artık..

kostüm çok güzel prenses misiniz
Bu sabah İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesi haberiyle uyandım. Twitter'dan gördüğüm kadarıyla siyasal islamın neferleri çok mutlu. Şiddeti meşrulaştırmak ve kadınları sindirmek üzerine kurdukları o meşhur türk aile yapısını devam ettirebilirler artık. Zaten sözleşmeyi kimsenin salladığı da yoktu,
Bu sabah İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesi haberiyle uyandım. Twitter'dan gördüğüm kadarıyla siyasal islamın neferleri çok mutlu. Şiddeti meşrulaştırmak ve kadınları sindirmek üzerine kurdukları o meşhur türk aile yapısını devam ettirebilirler artık. Zaten sözleşmeyi kimsenin salladığı da yoktu, şimdi iyice rahatlamışlardır.

17 yaşındaki Gizem'in bıçaklanıp hayattan koparılması, Serpil Palalı ve kızı Serap'ın bir pislik yüzünden katledilmesi haberlerini de yeni gördüm bu sabah. Her gün bu haberlere uyanmaktan bıktım artık bıktım.

Canım o kadar sıkkın ki. Ben bu ülkede bir kadın olarak yaşayamıyorum artık, nefes alamıyorum sanki. Her tanıştığım, görüştüğüm insan acaba bana zarar verir mi ya da beni öldürür mü diye düşünmekten bıktım. İçimi dökmek, biraz da yalnız olmadığımı görmek istediğim için yazıyorum. Özellikle duyurunun kadınlarına soruyorum, nasıl hissediyorsunuz? Bu bataklıkta nasıl hayatta kalabiliyorsunuz, karşınızdaki insana nasıl güvenebiliyorsunuz?

Böyle nereye kadar gider bilmiyorum. İçim kapkaranlık. Çok dağınık yazmış olabilirim lütfen kusuruma bakmayın.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(20.03.21)
Gidebiliyorsanuz böyle bir imkanınız varsa ülkeyi terk edin, benim olmadığı için gidemiyorum ama olsa giderdim. Onun dışında ülkenin düzelme ihtimali yok, yani bugün gereken adımlar atılsa ortalama refah düzeyine erişmek için bile en az üç jenerasyon geçer, yani bizim yaşadığımız ve yaşayacağımız koşullar bunlar, ya bunu kabullenip devam etmeli ya da gitmeli, başka bir çözüm yok.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.03.21)
Haberi öğrendiğimden beri yüreğimde bir ağırlıkla Twitter'daki birtakım kadınlara kibarca İstanbul Sözleşmesi hakkında birkaç şey anlatmaya çalışıyorum, belki anlarlar da hemcinslerine karşı bu saldırganca tutumlarına son verirler diye. Yazdıklarıma karşı hakaretler havada uçuşuyor; ülkeden defolup gitmemizi salık veriyor bir kadın, diğeri bana ''Sen de mi dönmesin?'' diye soruyor. Mutsuzum, ülke her geçen gün daha da kapalı bir havaya bürünüyor. Mutsuzum, kadınlar bile ataerkiyi o kadar kanıksamış ki bu düzeni içselleştirmeyen hemcinslerine hakaret etme hakkını kendilerinde görüyor.

Güvenemiyorum karşımdaki insanlara, kadınlar da dahil. Artık erkeklerle olan ilişkimi en alt seviyeye indirdim, o herkese karşı tatlı ve neşeli tavırlar içerisinde olan güler yüzlü ve kibar kadın değilim. Mesela 2019'un sonunda en yakın arkadaşım olarak gördüğüm, çok güvendiğim adamın tacizine uğradım. Beni aylarca tehdit etti, onlara anlattığımdaysa beni suçladı ailem. Kimsesizliği, çaresizliği çok derinden hissettim. Daha önceden de tanıdıktı bu his ama bu kez betona çarpmış gibiydim.

Yalnız olduğumuzu, onların gözünde tek vasfı erkekleri mutlu etmek için bir lezzet olarak gönderilme olan kadınlar olarak değersiz görüldüğümüzü biliyorum bu ülkede. Ben gitme planları yapıyorum açıkçası şu noktada. Çok zor benim için bu karar; ama bir yıl da sürse, on yıl da sürse gitmeye kararlıyım. Artık bu ülke insanı için hiçbir şey yapmayacağım; emeğimi, zamanımı, değerlerimi başka ülke halklarının gelişmesi için harcayacağım. Beni, bizi buna mecbur bıraktılar.

Kusura bakmayın, ben de böyle dert yanma gibi uzun uzun yazdım. Moralim bozuk geceden beri, kafam çok dolu.
0
kedimedi
(20.03.21)
türkiye çaresiz ve mutsuz insanların ülkesi.

ya bir yolunu bulup gideceğiz ya da 30-40 medeni/gelişmiş ülke dışındaki milyarlarca insan gibi hayatımızın hiçbir kıymetinin olmadığı, hayatta kalmaya çalışarak geçirdiğimiz saçmasapan yaşamların sonucunda öleceğiz işte.

biz bu kadar gelişmişliğin kıyısında olunca hep onu yakalayabileceğimize inanarak büyüdük. en azından kendi neslim için konuşuyorum, 90 sonrasında doğanlar, özellikle 90-95 aralığı. ergenliğimizde nispeten rahat bir türkiye gördük, en azından genç bir insan için. ekonomi bu kadar kötü değildi, memur çocuğu erasmus'la avrupa'yı görebiliyordu vs...

oraya bu kadar yakın büyüyünce "biz de onlar gibiyiz" diye düşündük. onların standardına erişebiliriz, onlar gibi yaşayabiliriz sandık.

halbuki atatürk'ün hatrına bir müddet ayakta kalmış, sovyet tehlikesine karşı amerika'nın kucağına oturunca hürmeten "birinci dünya ülkesi" sayılmış dandirik bir ülkeyiz, ötesi değil.

bunu sindirmek kolay değil ama sanırım yapmamız gereken şey bu. ya kaçıp kurtulacağız ya da bazen "çöl maymunu" gibi ifadelerle hakaret ettiğimiz insanlar gibi kimse için önemi olmayan hayatlar yaşayıp öleceğiz.

egomuzu kaybetmezsek akıl sağlığımız gidecek çünkü. en azından ben öyle düşünüyorum.
0
der meister
(20.03.21)
Realistik bir yorum yapacağım: ülkedeki rezilliklere fazla odaklanma, kendi hayatına odaklan derim. Aşırı politize olmuş bir hayat yaşarsan burada çok ciddi mutsuz olursun. Kendi hayatına bakacaksın. Her tanıştığın görüştüğün insan sana zarar verir mi düşünüyorsan psikolojik destek alma zamanın gelmiş demektir, o şekilde yaşanmaz. Yerinde olsam bu konulardan, gündemden kendimi uzaklaştırırım bu denli etkileniyorsan.
0
roket adam
(20.03.21)
Bana bu iş artık it dalaşına döndü gibi geliyor. Adamlar sırf karşı tarafı daha da çileden çıkarmak için imza attığı, ismi Istanbul olan anlaşmadan çekiliyorlar

"üstelik bunu da hukuka göre yine yapmıyorlar. hamurabi kanunlarına göre yönetilen babil kabilesi bile şu anda bizim yönetimden daha hukuksaldı eminim. ceza hukuku prof. adem sözüer : "anayasa madde 90: usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile anayasa mahkemesine başvurulamaz
anlamı#istanbulsözleşmesi
yürütme tasarrufuyla feshedilemez
yetki gaspıyla tbmm devre dışı bırakılamaz""

Yukarıda yazılanları ekside gördüm, işlemin hukuki bir geçerliliği var mı belli değil. Sanki millet Twitter'da birbirini yesin, iyice kutuplassin, seçimlerden önce oylar belirginlessin diye yapılmış gibi. Nereden baksan saçmalık. Bu noktadan @roket adam a katılıyorum, şu ortamda politize olmanın kimseye çok büyük bir faydası olmayacaktır.
0
epistemic_regress
(20.03.21)
(2)

opera tarayıcı kullananlar

benoyledemekistemedim
programı silmeye çalışıyorum ama penceresi bir türlü kapanmadığı için program çalışır vaziyette görünüyor. silemiyorum. penceresi nasıl kapatılır?
programı silmeye çalışıyorum ama penceresi bir türlü kapanmadığı için program çalışır vaziyette görünüyor. silemiyorum. penceresi nasıl kapatılır?
0
benoyledemekistemedim
(14.03.21)
Ctrp shift esc yaparak gorev yoneticisinden kapatilabilir
0
fakyoras
(14.03.21)
"penceresi kapanmıyor"dan kastınız nedir? bastığınızda kaybolmuyor mu yoksa pencereyi kapattığınız halde uygulamanın çalıştığı yönünde uyarı mı alıyorsunuz?

ctrl + alt + del yapıp görev yöneticisini seçtiğinizde orada opera'yı görebiliyor musunuz? görüyorsanız oradan "görevi sonlandır" seçeneğine tıklayın, tamamen kapatır.

eğer yanlış anlamıyorsam siz programı kapatmak yerine sadece pencereyi kapatıyorsunuz, o yüzden arka planda çalışmaya devam ediyor.
0
der meister
(14.03.21)
(8)

Çocuk neden sevgilisi olmadığını belirtti sizce?

namidigerkokuc
Üniversiteden, eskiden hoşlandığım kişiye geçen gün kafamı karıştıran bir meseleyle ilgili mesaj attım(yanlış anlaşılmasın yürüme falan yok). Sevgilisi var sanıyordum(ki eskiden vardı, ayrılmışlar), o yüzden inşallah kıza saygısızlık olmaz falan diyerek başladım. O da cevabı yazdı, sonra da ayrıca b
Üniversiteden, eskiden hoşlandığım kişiye geçen gün kafamı karıştıran bir meseleyle ilgili mesaj attım(yanlış anlaşılmasın yürüme falan yok). Sevgilisi var sanıyordum(ki eskiden vardı, ayrılmışlar), o yüzden inşallah kıza saygısızlık olmaz falan diyerek başladım. O da cevabı yazdı, sonra da ayrıca birlikte olduğum biri yok yazdı. Şimdi bu kişi birlikte olduğu biri olmadığını niye söyledi? Sırf 'kiza saygısızlık olmasın diye' dediğim için ve bu yanlış bilgiyi düzeltmek için mi. Yani ortada yanlış bilgi olmasın diye mi?
0
namidigerkokuc
(13.03.21)
Sen özellikle belirttiğin için o da doğal bir şekilde açıklamasını yapmış. Yürümemiş.
İlla yürüyeceksen yürüyebilirsin.
Özellikle birinin yürümesine engel olmak istesem ben hiç girmezdim o konuya boş bırakırdım.
0
megalomaniac
(13.03.21)
bana da sadece bilgiyi düzeltmek için demiş gibi geldi. yani ben onun yerinde olsam düzeltirdim karşımda kim olursa olsun. ama bu size ilgisi yok demek değil tabii, onu söyleyebilmek için daha çok veri lazım :)

hem biz niye yanlış anlayalım, yürümek istersen yürürsün, kime ne?
0
isabella was a ginger
(13.03.21)
şimdi açıkçası
"sana yürüyebilir miyim müsait misin?" diye yoklama yapmışın
o da
"buyur açığız" diye dönüş yapmış.

kıza saygısızlık olmasın diye başlamak pek masumane değil.
ben birine mesaj atarken "kocana saygısızlık olmasın" yazmıyorum
çünkü aklımın ucundan bile geçmiyor
0
summatinyourteeth
(13.03.21)
Ahahah :D yukarıdakiler +1

Kıza saygısızlık olmasın demek "musaitsen yürüyeceğim" demektir.
0
Benyinegulerim
(13.03.21)
"Müsaitim yürüyebilirsin" demiş. "kırmızı don giydiğini tahmin ediyorum" diyen birine "hayır haki renk seviyorum" diyerek bilgiyi düzeltme ihtiyacı hissetmem. Özellikle haki renk don giydiğimi bilmesini istediğim biri değilse tabi..
0
IncredibleMau
(13.03.21)
sevgilisi olduğu varsayımıyla "kafanı karıştıran bir meseleyle ilgili" mesaj atıyorsun, üstüne "yenge hanım kusura bakmasın" diye ekliyorsun ve bu soruyu mu soruyorsun cidden?

"ben onu yokladım, o da bu cevabıyla bana yeşil ışık mı yaktı" diye sormuş olsan daha samimi olurdu bence. duymak istediğin şeyi söylememizi istiyorsun.

ve tebrikler, duydun: kesinlikle yeşil ışık yakmış, boştayım, görüşelim demiş.
0
der meister
(13.03.21)
ya biriylr konusurken sevgilisine atif yapmak "baska" hangi alaka olabilir? dermeister+1
0
ala09
(14.03.21)
der meister +1

"sevgilin var mı?" diye sormuşsun o da yok demiş.
0
himmet dayi
(14.03.21)
(4)

Turkce'de boyle bir kullanim var mi ya?

freedonia
https://youtu.be/fOixiVLNzzM?t=143 Tepkisini almaz gecti diyor. Tepkisini dikkate almadi anlaminda kullaniyor sanirim. Almaz gecti falan boyle bir kullanim var mi gercekten ya yoresel agiz vs hic rasladiniz mi?
youtu.be Tepkisini almaz gecti diyor. Tepkisini dikkate almadi anlaminda kullaniyor sanirim. Almaz gecti falan boyle bir kullanim var mi gercekten ya yoresel agiz vs hic rasladiniz mi?
0
freedonia
(10.03.21)
Adam yıllarca yurtdışında yaşadı. İspanyaya gittiğinde yaptığı şey adapte olmak adına dil öğrenmek ve sadece o dili konuşmak oldu. Bence o kadar normal.
0
rm
(10.03.21)
şöyle bir şey de varmış, ilgisi var mı bilmiyorum da:
eksisozluk.com
0
gkhncnzdgn
(10.03.21)
yurtdışında yaşamakla alakası olduğunu sanmam ya, adam türkiye'de doğup büyüdükten sonra 23 yaşında mı ne gitti ispanya'ya. türkiye'ye sadece yaz tatillerinde gelen almancıdan bahsetmiyoruz ki.

ben daha önce hiç duymadım, belki yerel veya kendi ailesinde kullandığı bir şey olabilir.
0
der meister
(10.03.21)
Öyle bir kullanım duymadım, olduğunu da sanmam. Varsa bile bence çok rahatsız edici. Yine de neticede Nihat Kahveci'nin Türkçesinden bahsediyoruz. Çok bir şey beklememek lazım.
0
stronzo
(10.03.21)
(12)

yapmadan ölseniz üzüleceğiniz şeyler?

matilda
Var mı sizin de yani kesin vardır ama ben çok büyük şeylerden bahsetmiyorum. Mesela ben Dexter'ın 9.sezonunu izlemeden ölürsem ya da GTA VI'yı oynayamadan ölürsem, ölürken kesin aklıma gelir ve çok üzülürüm hatta vaktim varsa bi de bunlar için ağlarım ve kocama falan vasiyet ederim benim yerime izle
Var mı sizin de yani kesin vardır ama ben çok büyük şeylerden bahsetmiyorum.
Mesela ben Dexter'ın 9.sezonunu izlemeden ölürsem ya da GTA VI'yı oynayamadan ölürsem, ölürken kesin aklıma gelir ve çok üzülürüm hatta vaktim varsa bi de bunlar için ağlarım ve kocama falan vasiyet ederim benim yerime izle ve oyna falan diye. Yazarken bile duygulandım. Sizin böyle düşününce küçük ama yapmadan ölseniz üzüleceğiniz şeyler var mı? Hem belki listelerimize de ekleriz daha çok üzülürüz :D
0
matilda
(05.03.21)
www.instagram.com şöyle takılmadan öleceğim için çok üzülüyorum.
0
turkce konusan uzayli
(05.03.21)
Büyük ırk kedilerden birini kucağıma alıp sevip öpmeden ölürsem mezarımda ters dönerim vallahi. Bir kaplan yavrusunu sevsem ne olur ki:(
0
suicides underground
(05.03.21)
Yazmak için giriş yaptım; Belçika' da bi' maraton var 3 bira markasının düzenlediği. Bi' bira fabrikası içinde başlayıp diğerinde bitiyor. Önümüzdeki yıllarda katılmayı planlıyorum, hayal değil hedef diyeyim. Yapamadan ölürsem cidden üzülürüm.
0
kumandanim
(05.03.21)
kuzey ışıklarını canlı görmek
0
amugochi
(05.03.21)
@Mor bembombom

Kemer - Adrasan civarları denizden gün doğumu izleyebilirsin
0
freebird5406_2
(05.03.21)
yurtdışında yaşamak. çocukluğumdan beri almanya ve rusya'nın bende yeri hep ayrı olmuştur ama "burada yaşamak isterdim" diyebileceğim ülke sayısı hayli fazla. çok fark etmez.

benim için bu durum sadece "türkiye'de yaşanmaz" ile açıklanabilecek bir şey değil. küçük yaştan beri isterim. daha 9-10 yaşındayken artık ne gördüysem, ne olmuşsa norveç diye tuttururdum mesela. yağmur yağınca çok hoşuma giderdi, "norveç'te çok yağıyomuş, demek ki burası şimdi norveç'e benzedi" diye düşünüp mutlu olurdum. konu yaşam standartlarıyla, ülkenin geldiği noktayla alakasız. 15 yaşındayken ne bilecektim siyaset falan? yine de avrupa'da yaşamak istiyordum.

işin komik yanı iyi düzeyde ingilizcem var, rus dili ve edebiyatı öğrencisi olarak birkaç yıl içinde rusçam da hayli düzgün olacaktır diye tahmin ediyorum. almanca oturup çalışmadım ama temelim var. peki buna rağmen elde ne var? sıfır. ne yapıyorum? hiçbi şey. iş güç, tecrübe? yok. çimenlere uzanıp puşkin şiiri okumuştum bi kere okulda arkadaşlara, video ve fotoğraf çekmişlerdi, gülmüştük. yeteneklerim bununla sınırlı. türkçeyi doğru konuşamayan fırıncı gidip isveç'te pizzacı açıyor, biz ankara'da ezik ezik dolaşıyoruz. bazen diyorum keşke çocukluğum daha çetin koşullarda ve aile ortamında geçseymiş, keşke "az buçuk kültürlü, yabancı dili olan ama başka bir şey beceremeyen beyaz yaka adayı vasat üstü anadolu lisesi öğrencisi"nin yurtdışına çıkma şansı EN DÜŞÜK tip olduğunu zamanında öğretselermiş bana.

bunun acısını ve bir nevi ezikliğini çok hissediyorum. yurtdışında yaşayacağıma da inanmıyorum açıkçası ama inancımı kaybedersem hayatımı çok negatif etkiler, bir sürü şeyden keyif almamaya başlarım. o yüzden aklımın bir köşesinde "belki olursa" diye düşünmeye devam ediyorum.

bu arada yanlış anlaşılmasın, "gidince hayatım kurtulacak" veya "burası bok, orası süper" şeklinde bir yaklaşımım yok. kısa süreli seyahatlerimde türkiye'yi özlediğim, yurtdışında olduğum için çok zorlandığımı hissettiğim, beynim yabancı dilde iletişim kurmaktan pelteye döndüğü için farkında olmadan aralara türkçe kelimeler serpiştirdiğim, gece 2'de hatay dürüm videosu izleyip ağladığım oldu hahaha. doyçland'da market fiyatları ucuz diye hayatın güllük gülistanlık olduğu şeklinde bir yanılgıda değilim.

diyorum ya merak işte, böyle büyüdüm ben, bunu yapamazsam eksik hissedeceğim. "bir an önce çıkıp gideyim" diye hiçbir şeyde istikrar sağlayamadım, iş verseler "yeaaa ben buraya alışırsam konfora alışırım, bi daha gitmek istemem" deyip reddedecek oldum hajdfdjdk tam bir gerizekalıyım. artık 75 yaşında, boş cüzdanla, elimde bir kağıt parçası ve sadece yabancı dil bilgimle avrupa'da iş ararım jdfjdk. dili bilsem nolcak başka bi numaram olmadıktan sonra, almanya'da herkes biliyo onu sonuçta.

kusura bakma lütfen yine bütün negatifliğimi ve pisliğimi duyuruya saçmış oldum, beni çok rahatsız eden ve üzen bir konu olduğu için yazdıkça yazasım geldi djfdkd
0
der meister
(05.03.21)
kısa süreliğine de olsa fil bakıcılığı yapmak.
evet.
0
rewlack
(05.03.21)
İyi derecede bağlama çalmayı öğrenmeden ölürsem çok üzülüceğim valla.
0
etna
(05.03.21)
aydan dünyaya bakmak. muhtemelen mümkün değil ama olsaydı süper olurdu.
0
das ende der welt
(05.03.21)
Sigarayi birakmadan olursem cok uzulurum. Hatta sirf bu üzüntüden olebilirim.
0
Kirmizibavul
(05.03.21)
bu başlığı gördüğümde

beni seven, sevdiğim biri ile çoluklu çocuklu dertsiz tasasız rahat bir yuva kurmadan üzülürüm demek istedim.

deyip, gidiyorum.
0
rain when i die
(05.03.21)
Rio Karnavali.
Yasliyken de olur, zamaninda gidemedik derim en azindan:) www.youtube.com
0
neverletyougodown
(05.03.21)
(7)

tatlı krizi

kakamelsokoban
selam arkadaşlar. malum karantina sürecinde bir takım gereksiz kilolar alındı. sıkıntıdan kendimizi yemeğe verdik, insan içine girmek istemediğimiz için spora, yürüyüşe gidemedik hareket azaldı. ama artık aktif şekilde işe döndüm ve bu durumu kazanca çevirip yeniden eski hareketliliğime dönüp kilo v
selam arkadaşlar. malum karantina sürecinde bir takım gereksiz kilolar alındı. sıkıntıdan kendimizi yemeğe verdik, insan içine girmek istemediğimiz için spora, yürüyüşe gidemedik hareket azaldı. ama artık aktif şekilde işe döndüm ve bu durumu kazanca çevirip yeniden eski hareketliliğime dönüp kilo vermek istiyorum.

haftasonu evdeyken kahvaltı ve akşam yemeği şeklinde 2 sağlam öğün yiyoruz.

günlük rutinim haftaiçi için şu şekilde. kahvaltı yerine 1 bardak sütlü filtre kahve, öğlenleri 1 saat yürüyüş, öğleden sonra 2 gibi 1 bardak süte 2 yemek kaşığı yulaf ve yarım yemek kaşığı çiya tohumu, 4 gibi ikinci bardak sütlü kahve, sonrasında yarım saat daha yürüyüş.

akşam yemeğini ufak kızıma sofra adabını öğretebilmek için atlayamıyorum bayağı çorbalı, salatalı, ana yemekli bir sofra kurup yiyoruz. ama ekmek yemiyorum hiçbir öğünde.

buraya kadar iyi ancak akşam yemeğinden sonra birden tatlı krizi başlıyor ve o tatlıyı yiyene kadar yerimde duramıyorum resmen. aklımda tatlı yemekten başka bir şey olmuyor, başka şeylere odaklanamıyorum. yemezsem de başım falan ağrıyor. o tatlıyı bir şekilde yedirtiyorum kendime. yoksa rahat edemiyorum.

öncesinde çok tatlı yemezdim ama karantinada evden çalışınca sıkıldıkça kızımla kek, kurabiye vs yapa yapa tatlı yiyebilme limitim yükseldi. eskiden 2 kare sütlü çikolata yesem ay bayılcam derken şimdi gayet rahat çikolatalı muslar, pastalar 2 3 dilim kekler kurabiyeler yiyebiliyorum içim bayılmadan.

kendime yeniden tatlıyı unutturmam lazım, her akşam böyle yemeye devam edersem aldığım kiloları veremediğim gibi yenileri de eklenecek üstüne.

canım deliler gibi tatlı istediğinde bu isteği bastırmak için ne yapmalıyım? özellikle de pms döneminde bu işi kalıp kalıp çikolata yemeden nasıl çözebilirim?

cevap yazanlara şimdiden teşekkürler...
0
kakamelsokoban
(03.03.21)
yulaf, sut, seker, yiyorsaniz pilav, makarna turevinden karbonhidratlari cikardiginizda insulininiz kendine gelir ve en gec 1-2 hafta icinde o krizler ortadan kalkar.

Arti kahvaltiyi zaten atliyorsunuz hepten yok sayin. oglen sacma sapan yulaf ve sut yiyeceginize ya sebze yemegi, et yemegi yiyin veya ogleni de atlayip direkt aksama cekin olayi.

Ayni seyden ben de muzdariptim. Insulin direnci denilen seyi aralikli oruc + keto ile kirabilirsiniz ancak. karbonhidrat almaya devam ettiginiz surece o dongu kirilmiyor.


12 kilo verdim keto ve gunde tek ogun duzeniyle aralikli oruc ile.
0
2oda1salon
(03.03.21)
Hurma, tahin, kakao, keçiboynuzu ve tozu, elma. Bunlarla ölmeden kurtulursunuz, krizi bastırırsınız.
Mesela hurmanın içine ceviz koyup üstüne tahin dökebilirsiniz.

Elmaya kakao veya keçiboynuzu serpebilirsiniz. Keçiboynuzunu kemirebilirsiniz. Tozundan türk kahvesine katabilirsiniz.
0
jalapeno
(03.03.21)
Bi de sütü azaltmalısınız. Sütsüz filtre kahveyi içip sütlü yulaf daha iyi. Yulafın fazlası saçma sapan olabilir, kararındaysa (2-3 yk) kökten kesmeye gerek yok bence.
Ekmek yemiyormuşsunuz zaten.
0
jalapeno
(03.03.21)
yangina benzinle gidip tatli krizini meyve falan yiyerek sozde bastirmaya calismayin.

meyve de yasak olmali.

Edit: hurma falan da yok.
0
2oda1salon
(03.03.21)
senin çözümün krom pikolinat.
0
false pretension
(03.03.21)
sırf tatlı aşkından obez olmuş biriyim. yemeği ölçülü yemeyi başarabilirim ama bir günümün dahi şekersiz, kolasız vs. geçmesi benim için imkansızdı. bu yüzden asla kilo veremiyordum çünkü takdir edersiniz ki neyden kısarsanız kısın bir oturuşta sadece şekerden 1000 kalori alınca insan hem şüşko hem de çok sağlıksız kalmaya devam ediyor. krizlerimi şöyle ifade edeyim bu arada: bayağı dünyam başıma yıkılıyor, utanmasam ağlayacağım. inanılmaz agresifleşiyorum, pisleşiyorum. sigarayı bırakırken çok daha az zorlanmıştım. öyle korkunç bir istek.

lafı uzatmayayım, ben bu problemi en azından şimdilik ketojenik olmasa da onun sınırlarında gezen bir düşük karbonhidrat diyetiyle çözdüm. şüşkoluğumdan mütevellit kalori hesabı da yapıyorum ama genel prensibim karbonhidratı 100 gramın altında tutmak. normalde karbı azaltınca kudururdum, sebebi onun yerine bi şey koymamakmış. artık sevdiğim bir insana sarılacak olsam onun üstüne bile zeytinyağı, köy tereyağı veya kuruyemiş döküyorum.

intermittent fasting'le beraber bu bana inanılmaz yardımcı oldu. acıkmıyorum, canım şeker de çekmiyor. ara sıra sırf can sıkıntısından ve eski alışkanlıktan dolayı vuruyor tabii ama asla eskisi kadar şiddetli değil. bir gün yemek yemesem aramayacak hale geldim.

keto çok çok sıkı bir diyet olduğu için uygulaması zor olabilir (ki ben de uygulamıyorum zaten) ama bence intermittent fasting tarzı bir şey (kahvaltı-akşam yemeği değil de öğle-akşam yapsanız olur mesela, veya kahvaltıyı çok seviyorsanız kahvaltı-öğleden sonra ikilisi de iş görür) çok yardımcı olur. üstüne bolca protein ve sağlıklı yağ alırsanız yoluna girer diye tahmin ediyorum. ilk günlerin zor geçmesi muhtemel tabii ama açıkçası ben ilk üç gün bile neredeyse hiç zayıf/kötü hissetmedim, güzeldi.

özetle kan şekerini fazla oynatmamanız ve insülini yoluna sokmanız lazım ki bunun en iyi yolu sık sık yememek ve karbonhidrattan uzak durmak. öte yandan vücuda ihtiyacı olanı da vermek lazım, o yüzden az sayıda öğün fakat protein & sağlıklı yağ yönünden zengin besinler şahane olur.
0
der meister
(03.03.21)
2oda1salon, ne ketoda ne aralıklı oruçta yasak var. Yasakladıkça cazibe artar, klasik.
Meyveyi minimuma indirebilir ama kime göre yasak ki yani. Meyve yemesin, bir avuç yulaf yemesin, diyetten farkı ne. Aralıklı oruç zamanımda canım deli gibi meyve çekiyordu, yememem lazım kafasından çıktım ve az az yiyerek rahatladım. Canı şeker istiyorsa ölsün mü. Bir porsiyon tatlı yiyeceğine hurma yesin, elma yesin. Katılmıyorum bu katılığa.
0
jalapeno
(03.03.21)
(4)

İnternet yorum

dissendium
Facebook, Instagram, Twitter, YouTube, Reddit gibi yerlerde çok kişi tarafından beğenilen iyi bir espri, iyi bir yorum yaptınız mı? Yorumunuz neydi, kaç kişi beğenmişti?
Facebook, Instagram, Twitter, YouTube, Reddit gibi yerlerde çok kişi tarafından beğenilen iyi bir espri, iyi bir yorum yaptınız mı? Yorumunuz neydi, kaç kişi beğenmişti?
0
dissendium
(28.02.21)
Reddit'te iki farklı sub'da iki farklı postum 1.5k upvote almıştı. 3000 karmamı o upvotelara borçluyum desem yeridir.
0
sydney
(28.02.21)
StackOverflow sayılır mı bilmiyorum ama o var. Reputation'ımın %80'i tek cevaptan geliyor :D
0
plutongezegendegilmi
(28.02.21)
reddit'te 1000 üzeri upvote alan dört yorumum var, gördüğüm maksimum 13.8k oldu tek gönderide. onun dışında 100'ün üstüne çıkan onlarca vardır, toplam yorum karmam 87k. ilginç veya komik bir şey yok, kalabalık sub'larda takıldığım için böyle.

mesela askreddit'te henüz 20 cevap olan bir başlığa yazdın diyelim. 3-5 upvote aldın. o başlık eğer patlarsa 24 saat içinde belki 100 binden fazla görüntüleme alıyor. bir kere yukarı çıktıysan da zaten gören upvote'ladığı için kolay kolay düşmüyorsun.

30 kişinin takip ettiği sub'da dünyanın en iyi esprisini de yapsan bi şey olmaz ama kalabalık bi sub'da "aynen kanka doğru diyon" yazsan 5 bin upvote alırsın.
0
der meister
(28.02.21)
Youtube da 348 beğeni aldığım bir yorum var. Bu otelde kuzey korelilerden başkası kalamıyor ilk biz kaldık yorumuna karşın video içinde küvetin üstünde ingilizce uyarı yazısını belirtmiştim yorumda.
Kör değilsen görülecek bir ayrıntıydı ama:)
0
Unde bach canim
(01.03.21)
(1)

Kocaeli Değirmendere Migros

sunriseee
Selamlar,Şimdi Google maps'te fark ettim. Değirmendere Migros'un olduğu yerde büyük bir inşaat var. Ne yapılıyor oraya?Teşekkürler.
Selamlar,

Şimdi Google maps'te fark ettim. Değirmendere Migros'un olduğu yerde büyük bir inşaat var. Ne yapılıyor oraya?

Teşekkürler.
0
sunriseee
(21.02.21)
hastane
0
der meister
(21.02.21)
(13)

Slav kızlarla evlenilir mi?

ir mania
Yüzü ve huyu güzel türk kızı bulmanın zor olduğunu düşünüyorum. Rusya veya ukraynadan bir kızı evlenmeye ikna edebilir miyim. Sadık olur diyorlar Turkiyeden evlenen çokmus. Bende ingilzice var nasıl tanışabilirim internetten böyle kızlarla var mi bi tavsiyeniz?
Yüzü ve huyu güzel türk kızı bulmanın zor olduğunu düşünüyorum. Rusya veya ukraynadan bir kızı evlenmeye ikna edebilir miyim. Sadık olur diyorlar Turkiyeden evlenen çokmus. Bende ingilzice var nasıl tanışabilirim internetten böyle kızlarla var mi bi tavsiyeniz?
0
ir mania
(19.02.21)
2 arkadaşım var, biri Rus biri Ukrayna'lı ile evli. Her şey güzel gidiyor söylediklerine göre, epey güzel anlaşıyorlar hanımları ile. Biri Facebook üzerinden tanıştı diğeri de çalıştığı mekan vesilesiyle. Nasıl tanışılır konusunda cahilim, bir şey diyemeyeceğim ancak arkadaşlık siteleri üzerinden şansınızı denemenizi önermem. Belki ortak arkadaş varsa onun vasıtası ile Instagram gibi sitelerden vs. bir şeyler denenebilir. Azeri bir hanımla evli dostum da var bu arada, o da muazzam memnun hanımından. İlla ki şans faktörü de lâzım bu işlerde.
0
krang
(19.02.21)
Bizim eski is yerindeki arkadaslar tinder premium alip konumu ukrayna yapiyorlardi. Birkac ayda bir ukrayna yapip donuyorlardi. Sadik olurlar vs konularinda genelleme yapilmamasini oneririm hic bir millete. Normal bir kisi ile nasil evlenilecekse onlarla da oyle evlenilir, kasa goze bakarak evlenme olmaz.

"Evlenilecek slav ariyorum" diyerek bulunmaz sanirim, biraz sans. En yakin arkadaslarimdan biri swarm'da tanisip evlendi, tanistiklari zamani bilmesem inanmam.
0
fakyoras
(19.02.21)
Tüm Slavlar sadık olabilir mi allah aşkına asfasfa. Her milletin iyisi kötüsü var, bizim bi yakını dolandırıp kaçtı mesela Rus bi genç kız.
0
inawen
(19.02.21)
türk kızının kıymetini bilin +1
0
rain when i die
(19.02.21)
eve kedi mi alıyorsun ya, bu nasıl bir tavır? sen evlendiğin insanla hayatını paylaşmayacak mısın, belki birlikte çocuk falan yapmayacak mısınız? olaya bakış açın bu mu yani "türkiye'de yüzü ve huyu güzel türk kızı yok, hmmm o zaman rusya'dan kız bakayım"? elma mı seçiyoruz pazardan? evlenmeye ikna etmek ne demek? karşılıklı sevgi, saygı veya hiç değilse benzer bir yaşam tarzı & fikir birliği falan beklemiyor musun? "sadık olur diyorlar" ne ya jdfdjfdk okudukça deliriyorum.

evleneceği insana böyle muamele eden birinin huyu güzel bir insanla karşılaşma ihtimali yok bence, öncelikle bakış açını değiştirmeni tavsiye ederim. eğer kendini kandırmak istiyorsan, cebinde paran varsa "sadık rus" çok bulursun. sana seks de verirler, yemek de yaparlar, kocişim cicim diye takılırlar onlara para verdiğin sürece. ha ama canları sıkılırsa veya paran biterse durum sıkıntılı. bu kafayla rusun "huyu güzel" olanı bakmaz sana. çünkü düşünce tarzın acayip çirkin. herhangi bir ülkenin iyi niyetli, düzgün bir vatandaşı kendisine meta gözüyle bakan, "herhangi bir kadın" olarak değerlendiren adamla birlikte olmak istemez.

bunu slav kızlarına çamur atmak için yazmadım bu arada, benim kız arkadaşım slav ama kendisine böyle saçma bir tavırla yanaşsaydım muhtemelen yüzüme bile bakmazdı. köpek cinsi değil bu, "türkler kaka slavlar sadık" şeklinde bir yaklaşımla evlilik arayışına girilmez.
0
der meister
(19.02.21)
Seneler once bir arkadasla bulustuk, baktim arabada bir katalog var.
Aldim baktim, rus hatun katalogu. CVleri kuse kagida basmislar, kitapcik yapmislar. Hepsi okumus etmis tipler, turkiye'ye gelip yerlesmek istiyorlar.
Bu ne olm dedim, ayni hatunu burada bulmak istesek Acun olmamiz lazim, bunlar dusuk maliyetli alternatif dedi. Eleman gonul eglendirmek icin degil, ciddi ciddi evlenmek icin hatun ariyordu.

Neyse, bildigim kadariyla bir iki hatun geldi gitti, sonunda biriyle evlendi eleman, su anda iki tane evladi var, halinden memnun gibi.

Ozetle, o katalogdan bul bir tane :)
0
cooperr
(19.02.21)
Abi benim okulum falan var, evlilikten falan çok uzağım ama evliliğe bir gereklilik gibi bakıyorsun sanki. İkna etmek?
0
karahan01
(20.02.21)
Edersiniz. Su an hepsi beklemede. Bagliyorum hemen bir tanesini.
0
buf-e kür
(20.02.21)
Öncelikle der meister+1
Rus kız arkadaşa sahip birisi olarak her ülkede olduğu gibi yabancı erkeklere bir ilgi var. Bu yadsınamaz fakat ikna ile olabilecek bir şey değil bu. Tanışıp ettiniz eyvallah da hayat standartlarınızı eşleştiremezseniz işin oluru yok. Aldatılma işi ise karşıdaki kişinin karakteriyle ilgili.
Bu arada türkiyedeki yüzü ve huyu güzel kadınlar da erkekler gibi azlar, bu yüzden zor. O konuda yapacak bir şey yok, coğrafya kaderdir.
0
filipis
(20.02.21)
Uzun yıllar doğu Avrupa'da yaşadım. Aradığın her neyse (eğlenceli bir kızla takılma, tek gecelik ilişki, huzurlu evlilik) bulmak için Türkiye'de 100 uğraşıyorsan orda 1 uğraşırsın. Yalnız sakın ha kızı Türkiye'ye getirme sen oraya yerleş. Türkiye'de erkeklerden gördüğü ölçüsüz ilgiyle kızın dengesi bozulacak zamanla. Yalnız sen de şımarma orda. Türkiye'de aylarca peşinde koşsan belki bir şey yapacağın kızların daha güzellerinin kendi asıldığı olur orda. Türk, Rus evlilikleri genelde bundan patlar zaten. Rusya'ya yerleşseler bizimki Rus erkeğine evriliyor, yenisini kolay bulduğu için kıza değer vermiyor; Türkiye'ye yerleşseler kız şımarıyor, Türk kızına dönüşüyor, bıkıp kaçtığın şeyle karşı karşıya kalıyorsun yine.
0
rldofiui
(21.02.21)
slav kızlarla ilgili yazılması gerekenler uzun uzun yazılmış, şu anki türk kızlarına baktığımızda ki altın değerinde olanlar gerçekten var ancak ben genel olarak konuşuyorum, çok daha ileriler. bu konuyu uzatmadan söylenmesi gereken bir şeyi söylemek istiyorum:
denildiğine göre bunlarla evli veya birlikteyseniz gerçekten göklerde yaşıyorsunuz her anlamda. ancak bu süreç, sizin artık bir ekonomik gelecek potansiyeli taşımadığınız anlaşıldığı saniye bitiyor. örneğin babadan güzel şirket kalmıştır, siz de hödüğün tekisinizdir (yani o şirket batsa falan tekrar oluşturamayacak biri), veya bir şekilde eliniz kolunuz bağlanmıştır, saniyesinde sessizce giderler.
0
ckisc
(25.02.21)
neden evlenilmesin?
son 4 sevgilisi slav olan biri olarak diyebilirim ki, fevkalade evlenilir en azından tabuların olmadığı her şeyi paylaşabildiğin bir partnerin olur.
0
coksorumvarhiccevapyok
(25.02.21)
Birinin sizi göklere çıkaracağını ya da mutlu edeceğini düşünüyorsanız bence hayata ve ilişkilere bakış açınızı bir gözden geçirin. Rus kadınları yemek yapmayı bilmez. Temizlik ve ev düzenleri bize göre çok farklıdır. Sosyal ilişkileri de çok farklı. Ben uyum sağlayamadım. Uzaktan iyi gibi gelen ilişkiler, tahmin ettiğin gibi yürüyor olmayabilir. Bol şans
0
Frederick Co
(26.02.21)
(2)

türkçe öğrenmek isteyen norveçli nereden bulunur

duyurukullanıcısı
norveççem belli bir seviyeye geldi artık dil uygulamaları youtube vs kesmiyortürkçe öğrenmek isteyen birini bulup dil değişimi yapmam gerekiyorama imkansıza yakın neredeyse her gün twitter a bakıyorum ilan atmadığım yer kalmadı reddit hatta discord vs dahilingilizce de olur ama zaten çoğunun iyi ing
norveççem belli bir seviyeye geldi artık dil uygulamaları youtube vs kesmiyor

türkçe öğrenmek isteyen birini bulup dil değişimi yapmam gerekiyor

ama imkansıza yakın neredeyse her gün twitter a bakıyorum ilan atmadığım yer kalmadı reddit hatta discord vs dahil

ingilizce de olur ama zaten çoğunun iyi ingilizcesi var

böyle bir insan bulmak nasıl mümkün olabilir? norveç'teki türk dili bölümlerine baktım çoğu türk veya türk kökenli
0
duyurukullanıcısı
(15.02.21)
interpals.net diye bir site var karşılıklı dil geliştirmek isteyenler için, belki oradan bulabilirsiniz
0
cometome
(15.02.21)
amacın norveççeni geliştirmekse neden bu konuda yardımcı olmaya, kendi dilinde konuşmaya istekli bir norveçli bulmaya çalışmıyorsun ki? dil pratiği için başkasına dil öğrenme zorunluluğu mu var?

interpals güzel bir öneri ama çok yakışıklı olmayan bir türk erkeğiysen interpals'ta pek iş yapamayabilirsin. kadınların %90'ı türkiye'den gelen mesajları engellemiştir, erkekler de sen erkeksin diye cevap vermez. yok eğer kadınsan işine yarayabilir ama.

günde yarım saat seninle kendi dilinde konuşacak birini bulabilirsin diye düşünüyorum, en azından arama sürecini "türkçe öğrenen birileri" arayarak olduğundan daha kompleks hale getirmene hiç gerek yok.
0
der meister
(15.02.21)
(5)

Pandemide erasmus

tulumba
Merhaba,Seneye tez döneminde erasmus programına katılmak istiyorum. Ama bu pandemi, işleri zorlaştıracak gibi. Anlaşmalı üniversitelerin bazıları 2020-2021 eğitim yılında coronadan dolayı exchange öğrenci kabul edemediklerini duyurdular. Kısacası seneye de aynı durum geçerli olabilir.Benim merak ett
Merhaba,
Seneye tez döneminde erasmus programına katılmak istiyorum. Ama bu pandemi, işleri zorlaştıracak gibi. Anlaşmalı üniversitelerin bazıları 2020-2021 eğitim yılında coronadan dolayı exchange öğrenci kabul edemediklerini duyurdular. Kısacası seneye de aynı durum geçerli olabilir.

Benim merak ettiğimse şu, pandemi sürecinde erasmus yapmak akıllı işi mi? (Şimdi kendimi ikna etmeye çalışıyorum.)Tez döneminde gitmeyi planladığım için labda, hocalarla işim olacak sonuçta. Pandemi en fazla gezme tozma kısmında kısıtlar beni. Lisansta gidemediğim için içimde kaldı :D Biraz da hevesimi almak için gitmek istiyorum.

Pandemi sürecinde erasmus yapanların deneyimlerini merak ediyorum. Paylaşırsanız çok sevinirim.


Peşin peşin söylüyorum. Gitmek istediğimden tam emin olunca erasmus koordinatörlerine mail atıp onların yönlendirmelerini de isteyeceğim.
0
tulumba
(14.02.21)
onumuzdeki bahar donemine kadar asilamalar tamamlanmis olur avrupada, pandeminin etkisi cok kalmaz.

pandemi doneminde erasmus yapan olmadi sanirim, okullar uzaktan egitime filan gectiler, kabul etmediler. onumuzdeki yila kadar lablar filan acilmis olur okul acisindan bir sey kaybetmezsin bana kalirsa.

ulkeler okullari acmak icin ellerinden geleni yapiyorlar.
0
fakyoras
(14.02.21)
pandemi patladığında İTalya'da ersamustaydım. bok gibiydi.
0
prole
(15.02.21)
Erasmus kordinatörlerine yazmaya başlayabilirsiniz bence. Lablar tamamen kapalı değil. Belirli önlemler alınarak çalışmalar devam ediyor.
0
absolutelydevastated
(15.02.21)
eylül 2020'de letonya'ya gittim, yeni geldim sayılır.

pişman mısın dersen kesinlikle değilim, çok farklı bir tecrübe oldu ama neredeyse çocuk yaştan beri hayalini kurduğum erasmus'un yanından bile geçemedi. benim oranın yerlisi arkadaşım vardı, onunla vakit geçirme & sıkışırsam ona danışma şansım olduğu için nispeten rahattım. gidişi, karantinası, dönüşü, testi, kısıtlamaları vs. bayağı stresli bir süreçti. okul zaten bir ay açık kaldıysa kaldı, gerisi online oldu, öyle olunca derslerde de fena çuvalladım şahsen. akademik açıdan yarardan çok zarar veren, bomboş bir dönem oldu.

"bu benim hep hayalimdi ve kesinlikle tecrübe etmek istiyorum" diyorsan bence pandemide bile güzel olabilir. insan eğlenceli anılar biriktiriyor her halükarda, sonuçta burada yaşayacağından daha farklı şeyler yaşamış oluyorsun. ama işte partiye gideyim, gezeyim, her şeyiyle nefis bir erasmus tecrübesi olsun dersen onun için zorlamaya gerek yok.

ben beş ay boyunca ülke dışına çıkamadım mesela. bir ara kısıtlama yüzünden arkadaşla markete birlikte giremiyorduk düşün, birbirimizi tanımıyormuş gibi 1-2 dakika aralıkla giriyorduk kdfdjfdk öyle saçmalıklar. hiç erasmus yapıyormuş gibi değildik yani.

özetle akademik kaygın ve büyük beklentilerin yoksa, erasmus yapmadığın takdirde içinde ukte kalacak türde bir şeyse git. en azından "yapmadım" demezsin. yok eğer düzgün erasmus tecrübesi istiyorum dersen riskli. olmaz demiyorum, belki o zaman şartlar çok daha olgunlaşır ama belli olmuyor. ben letonya'ya gittiğimde hiçbir kısıtlama yoktu ve toplu taşımada maske bile takılmıyordu. döndüğümde avrupa'nın kişi başına vaka sayısı konusunda en kötü ülkelerinden biri haline gelmişlerdi. çok çabuk değişiyor her şey.
0
der meister
(15.02.21)
Altı senelik üniversite hayatımın en güzel dönemini erasmusta geçirdim. Erasmusta aldığım kararlar dönüm noktam oldu ve yurtdışına yerleştim. İyi ki yapmışım.
0
hepbiarayisicinde
(15.02.21)
(11)

Son zamanlarda yakınınız corona oldu mu?

ayseee
2 aydır ne aile ne çevreden kimseden corona olduk lafını duymuyorum. sizdede durumlar aynı mı?
2 aydır ne aile ne çevreden kimseden corona olduk lafını duymuyorum. sizdede durumlar aynı mı?
0
ayseee
(14.02.21)
arkadaşım ve ailesi oldu hatta ben de temaslı oldum ama negatif çıktı.

umarım kimse olmaz.
0
jelly bear
(14.02.21)
Benim bu zamana kadar hiç bir tanıdığım korona olmadı. Arkadaşlarımın akrabalırını falan duydum sadece ama iki üç aydır onlarda da yok.
0
cometome
(14.02.21)
Oldu geçti ocakta
0
kisa
(14.02.21)
bizim akrabalardan olmayan yok neredeyse. sadece annem, kız kardeşim ve erkek kardeşim olmadı. olduysalar da haberleri yoktu. onun dışında babam, halalarım, kuzenlerim, annemin dayıları vs. hepsi geçirdi. bir yakınımızı kaybettik. kendi çevrem için konuşacak olursam bizde tam aksine son zamanlarda çok artmaya başladı, eskiden pek duymazdık.
0
der meister
(14.02.21)
Bizim ailede benim dışımda olan olmadı :D Benimki de kaçınılmazdı zaten pandemi hastanesinde ve covid’in ilk zamanlarında. 2-3 ay öncesine kadar birkaç kişi duymuştum çevremde ama hep evde atlattılar. Sadece en yakın arkadaşımın babası hastanede yatarak çok kötü geçirdi ama o da atlattı sonuçta. Son 2-3 aydır tanıdığım kimsede duymadım.
0
ms brownstone
(14.02.21)
aile dostumuz 2-3 kişi oldu. bi tanesinin kalbinden sıkıntısı vardı. hafif atlattı.
0
false pretension
(14.02.21)
dün itibariyle tescilli covid19 hastasıyım.

çevremde de bir arkadaşım, eşi ve annesiyle yakalandı.

eşime yapılan test negatif çıktı şükür. bir kaç güne tekrar yapılacağı söylendi.
0
sylr
(14.02.21)
kuzenim ve dayimin esi.
diger bir kuzenim.

1. dereceden bunlar.
0
camussar
(14.02.21)
Ben oldum bu sayılıyor mu?
0
pudra
(14.02.21)
Kuzenim olsu. 15 gün yoğun bakımda entübe kaldı. Aradan 1 ay geçti hala nefes alamıyor evde yatıyor. Kronik hastalığı ve sigara kullanımı yok. 35 yaşında erkek
0
suicides underground
(15.02.21)
yakın arkadaşım ve ailesi oldu. bir diğer yakın arkadaşımın babannesi öldü. onun dışında kendi ailemden pek duymadım.
0
wild honey suckle
(15.02.21)
(5)

hayat dair umudutlarım, beklentilerim tükendi

bana bir nick verin
27 yaşındayım. 2012'de üniversiteye başladım şu an yüksek lisans tez aşamasındayım, ama aylardır hiçbir şey yapamıyorum. Normalde İstanbul'da okuyorum, korona da çıkınca memlekete gideyim tez yazayım sonra iş ararım diye düşünmüştüm. Temmuz ayında memlekete döndüm, tez konum da şöyle buradaki bir il
27 yaşındayım. 2012'de üniversiteye başladım şu an yüksek lisans tez aşamasındayım, ama aylardır hiçbir şey yapamıyorum. Normalde İstanbul'da okuyorum, korona da çıkınca memlekete gideyim tez yazayım sonra iş ararım diye düşünmüştüm.

Temmuz ayında memlekete döndüm, tez konum da şöyle buradaki bir ilçede proje yapacağım, ama yılmış vaziyetteyim. Belediye'ye gidiyorum belge istemeye adeta yalvarttılar vermek için. sanki ben kendim para kazanacağım bu işten. tanıdık biri olmayınca hiçbir şey yapamamaktan çok yoruldum. alt tarafı harita alacağım onun için bile tanıdık aramak zorunda kaldım. alanda fotoğraf çekiyorum her gören 5 dakika sorguya çekiyor. kaç aydır gitmiyorum da, bıkkınlık geldi insanlardan.

ales çalışayım diye evde kaldım onu da yapamıyorum, hiçbir şeye odaklanamıyorum. sürekli oyun oynuyorum.

kafamda hep çalışsam ne olacak ki düşüncesi var. bir şantiyede işe girsem üç kuruşa yıllarımı harcama düşüncesine dayanamıyorum. tecrübe edinirsin, kendini geliştirirsin fikirleri bana çok boş geliyor. ülkenin hali belli, artık çok çalışarak bir yerlere gelineceğine inanmıyorum.

işe girdim, benim yarı kalifiyemdeki eleman sırf ağzı iyi laf yapıyor diye benden iyi maaşla işe girdi. üstüne "ben çok çalışıyorum." demekten çalışmaya fırsat bulabildiğini de görmedim ama sırf birilerinin tanıdığı diye bütün haksızlıklara ben uğradım. başka bir işte de bu ne kadar değişecek?

26 yaşından 27 yaşına geçtiğim gün kendimi çok geç kalmış gibi hissetmeye başladım. açıkçası iki yıl hayatımı yaşadım okul uzadı vs. o zamanlar bu günler bir daha gelmez diye bu fırsatları değerlendirdim, ama şimdi de gerçek hayata geç kalmış gibi hissediyorum ve şimdi bile hayata atılsam kendimi hiçbir şeye ve hiçbir yere ait hissetmiyorum. hala acaba başka bir şey mi okusam diye bile düşünüyorum. ne istediğimi de bilmiyorum açıkçası. günlerimin yarısı uyuyarak diğer yarısı da oyun oynayarak falan geçiyor. sokağa bile çıkmaz oldum. kendimi çok çaresiz hissediyorum.

soru ne dersek, nasıl tutunacağım ben bu hayata?
0
bana bir nick verin
(12.02.21)
27 daha cok erken, (ben 29 yasindayim benim icin de erken) daha ysayacagin cok sey var rahat ol. Kafana taktikca daha da buyur her sey.
0
fakyoras
(12.02.21)
ben de senin gibi hissediyorum(28 yaşındayım) ama umudumu kaybetmiyorum. üstteki yazara katılıyorum daha genciz. istediklerimizi yapabilecek imkanımız var, yeter ki enseyi karartmayalım.
0
gadasiz
(12.02.21)
valla ben 26 yaşında 2018 yılında sydney'de yaşıyordum. vizemin sonlarına doğru gelirken almanya'da yüksek lisans yapma fikri düştü aklıma. ekşiden x yaşından sonra yüksek lisans yapmak vs gibi başlıklara bakıp "çok geç" diyenleri falan okuyup moralimi bozduğum oldu ama hiç vazgeçmedim. para da kazanmıştım yeterince. sıfırdan almanca öğrendim geldim başladım burada okula. almancam da iyi seviyede şu an. burada bölümümde iranlı bi kızla aynı gruba düştük bi derste. sonra tanıştık ettik kız benden 6 yaş büyük ve yaşı umrunda bile değil. tek başına çıkmış gelmiş. şimdi kendi alanında da iş buldu. master tezini yazacak öbür dönem.

geç diye bir şey yok. kendini kimseyle kıyaslama.
0
bohr atom modeli
(12.02.21)
yaşın genç, bi şeye geç kaldığını düşünmüyorum ama 26 yaşında birisi olarak ben diğer duyurucular kadar pozitif de olamayacağım açıkçası. bundan daha iyi hissederiz belki ileride ama pek bi şeyin değişeceğini zannetmiyorum. ülkedeki durum belli, bizim durumumuz belli. 26 yaşında sydney'de yaşayan adamla istanbul'da okul bitirmeye çalışan insanın şartları aynı değil.

bazılarımız fakir ve saçma hayatlar yaşayacağız, galiba çok kurcalamamak gerekiyor. daha da üzülüyor insan öyle olunca. ben umutsuz hissetmiyorum çünkü umudum veya beklentim zaten yok artık, bi şekilde arpam suyum var yani, onlar da biterse "aa tüh ulan resmen aç kaldık vay aq" deyip ölürüm herhalde bir köşede. önemli insanlar değiliz, bi şey olmaz.

yazdıklarında katılmadığım tek şey geç kalmışlık hissi. 26-27 yaşında en fazla profesyonel sporculuğa falan geç kalırsın. çoğu insan için hayat 30-35'te yeni başlıyor daha. onun dışında yazdıklarına katılıyorum ama. ben kendi adıma çok zorlamıyorum artık, yiğit özgür karikatüründeki gibi "sktir et gafa yok demek ki" deyip geçiyorum. sen de kendine yüklenmemeye çalış, tüm dünyanın yükünü omuzlayamazsın. bırak ne oluyorsa olsun, hep böyle hissetmeyeceksin, bir zaman elbet bi şeyler değişir, iyi ya da kötü. sen o değişim geldiğinde sağlıklı ol yeter ki, gerisi hikaye.
0
der meister
(12.02.21)
@der meister
sydney'e annemlerden aldığım 15 bin tl borçla körlemesine gitmiştim. (ki bu cüzi miktarı kredi olarak da çekebilirdim) zengin falan değilim. :) sonra da fazlasıyla geri verdim zaten. önemli olan bir adım atabilmek.

edit: tabii herkes aynı şeyi yapmak zorunda değil. halinden memnun olan insanın bir adım atmasına falan gerek yok. herkes mutlu olduğu gibi yaşamalı.
0
bohr atom modeli
(12.02.21)
(6)

Yabanci biriyle sevgililk/evlilik

catgroove
Biliyorum bu konunun net kurallari yok ama yine de sormak istiyorum. Yabanci birisiyle, hatta daraltarak sorayim, gelismis bir Avrupa ülkesinin vatandasiyla kurulacak bir duygusal iliskide (ve hatta evlilikte) olmazsa olmazlar nelerdir? Yani böyle bir iliskiyi/evliligi uzun süreye yayacak olan ekstr
Biliyorum bu konunun net kurallari yok ama yine de sormak istiyorum. Yabanci birisiyle, hatta daraltarak sorayim, gelismis bir Avrupa ülkesinin vatandasiyla kurulacak bir duygusal iliskide (ve hatta evlilikte) olmazsa olmazlar nelerdir? Yani böyle bir iliskiyi/evliligi uzun süreye yayacak olan ekstra faktörler ne olabilir? Sadakat, karsilikli anlayis, hayat tarzi uyumu gibi yerli-yabanci farketmeden her iliskide olmasi gereken durumlari degil de, özellikle yabanci birisiyle olan iliskinin icermesi gereken bazi püf noktalarini soruyorum. Kendinizden veya yakin cevrenizden basarili olmus veya olamamis iliskilerden örnekler vererek anlatabilirseniz güzel olur (basarili iliski demek de cok sacma oldu ama anladiniz siz :D)
0
catgroove
(12.02.21)
ozellikle yabanci birisiyle olmasi gereken puf nokta nedir? acik fikirlilik. gittigin ulkenin kurallarina ve sosyal hayatina, sosyal rituellerine uyum saglaman gerekir. kendi kulturunu dayatma, uyum sagla. yerel dili ogrenmeye gayret et. sosyal kurallara dikkat et.
0
JohnOakley
(12.02.21)
Yani ben vereyim hemen olm. Ilk aklıma geleni yazayım. Jeff artık Almanlaşmış bir Amerikan boy. Belirli bir mesafe herzaman var ilişkide. Adam kendini ifade edip samimi olarak böyle düsünüyorum dese bile film karakteri gibi konuşyor, yav bu bana yine da mini çakal gibi geliyor diyorsun. Duyguyu ifade ederken bile. Bu beni epey çekiyor açıkçası. Yani isterse en yakın ilişkiyi kur yine de arada kapanmayan bir mesafe var, o hiç kapanmayacak. bedensel bir şeyden bahsetmiyorum. Bir de susuyor ya, susmasını biliyor. Konuşmadığında seninle ilgilenmiyor, seni sevmiyor falan degil. Konuşmuyor. Turklerde bitmek bilmez bi konuşma var. Bana kalırsa suskunluk ve mesafeyi arayan ya da aramasa be kabul edebilecek biri çok sağlam ilişkiler kurabilir. Tabi bunların sevgi eksikliği olmadığını benimsemeli.

Sonra epey planlı. Yahu adam zaman cetveli yapmış kendine, günlük, yani grafiklerla falan, deli çıkacagım. Şimdi mesela ben iki dakika burada duyuruda bir sey yazıyorum ya, o böyle bir sey yapmaz, yapsa bile günlük zaman çizelgesine işler (*-*)/ Bakar ki zamanını alıyor, bırakır. Duş zamanı bile yazılı. Benim fark ettiğim epey zaman planlamasına sahipler ve boş zaman geçirmiyorlar. Bu yuzden yaşam tarzın buna yakınsa süper ilerler gibi geliyor. Gün içinde çok iş yapiyorlar bu yüzden. Senden de bu hıza ve plana ayak uydurman bekleniyor. Kendine ait ugraşının olması çok önemli. Cünkü onun yalnız yapmak istediği seyler var. Seni istemiyor yani. Neyseki ben de onu istemiyorum, bu yüzden bazı durumlarda istenmemek gayet normal. Bir de ben en çok şunu seviyorum. Ebeveyni olmuyorsun, o da senin olmuyor. Anne, baba rolü yok. Türklerde her şey birbirine karişmış, yahu anne şefkati istesem anneme giderim, kaybettiysem de onu baskasında bulamayacağımı bilirim. Anne baba istemiyorum ben kendime eşitimi istiyorum. Bu Jeff'le tam oldu mesela. Yani "her şeyim" olsun falan diyorsan o iš yaş. Bu iyi. Aklıma bunlar geldi bir çırpıda. bu arada uzun süredir birlikteyiz. Farklı evlerde yaşıyoruz ama birbirimizde kalıyoruz çoğunlukla. Raad bir ilişki.
0
velvetmorning
(12.02.21)
yabancı diye kendinizi aşağıda görmeyin, 1 numaralı kural bu sanırım. arkadaşlarım çok yapıyor sinir oluyorum.
0
aguen
(12.02.21)
Benim için tek sıkıntı aile faktörü olurdu sanırım. Malum bizim ailelerin en açık fikirli olanı bile çiftlere müdahale ediyor
0
olaylar olaylar
(12.02.21)
türkiye'deki saçma sapan kıskançlıklar olmuyor. mesajlaşırken anında yanıt beklemek gibi ergenlikler yok. (bütün genellemeler yanlıştır) iltifat ederken bayağı ölçülü olmak lazım yoksa garipsenebiliyor. senin için ölürüm falan gibi şeylerden net uzak durmak lazım:D (yaptığımdan değil ama anlamsız olacağı bariz) böyle arabesk şeyler bizde var daha çok. yalnız kalma ihtiyacının dile getirilmesi de bunlardan biri doğal olarak. bunlar genelde ilişkinin başlarında olabilecek şeyler tabii.
bunlar bizdeki ilişkilere göre olumlu tarafları. olumsuz kısım da kendinizi bir ilişki içinde hissetmeniz bazen uzun sürebiliyor, bu da bizim alışkanlıklara göre biraz değişik. ev arkadaşım biriyle tanışmıştı ve 3-5 ay geçti hala "seni seviyorum" deyip dememe konusunu kafaya takıyordu. ingilizlerin böyle deyimleri vardır ya, nefret/aşk güçlü bir kelimedir falan gibi. bu görülebilyior bence.

tabii bunları önemseyip önemsememeniz kimin hangi ülkede olduğuna bağlı. bu avrupa vatandaşı türkiye'deyse o düşünsün nasıl davranacağını. siz bu ülkelerin birindeyseniz siz biraz ayak uydurmalısınız. yine de kişiliğinizden ödün vermemelisiniz. kimse türklerden aşağı olmadığı gibi üstün falan da değil. sizi uzun vadede ilgi çekici yapacak olan şeyler deneyimleriniz ve kafanızın içindekiler. birey olma olgusu batıda daha önemsendiği için nereden geldiğiniz nereye gittiğinizden ziyade kişisel olarak ne olduğunuz daha çok önem taşıyor gibi.
0
bohr atom modeli
(12.02.21)
uzak mesafe olacaksa (hatta olmayacaksa bile) aradaki gelir/sınıf farkının çok olmamasına dikkat etmek lazım. yabancı kişi avrupalıysa bu durum daha da zor olabilir.

biz bu yüzden çok zorlanıyoruz çünkü kız arkadaşım benim bir ayda kazandığım parayı üç günde kazanıyor. başına bir şey gelse ülkesine gidemem çünkü vize bile vermezler. hayattaki konumumuz olsun, hayata bakış açımız ve ideallerimiz olsun çok farklı. ben mesela "nasılsa işsiz kalcam" diye okulu bitirmeye korkuyorum, o ise gelecek kaygısı olmadığı ve okul ortamını sevdiği için bitirmek istemiyor. bazen içinde bulunduğum durumu, yaşadığım stresi vs. gerçekten hiç anlamadığını düşünüyorum. benzer şekilde benim de onun dünyasını anlayamadığımı düşündüğüm oluyor. bu açıdan ortak bir noktada buluşabilmek veya en azından karşı tarafı anlayabilmek önemli.

bence onun dışında ne desek boş çünkü yabancı dediğin insan da genellenmiyor sonuçta. yerine göre bi türk bi ingilizden çok daha soğuk veya mesafeli olabiliyor insan ilişkilerinde. benim iki tane yabancı sevgilim oldu. ilk ilişkimde her şey gayet normaldi, açıkçası bi türkle olmaktan daha farklı gelmedi bana, ufak tefek bazı olumlu detaylar haricinde (daha özgüvenli olması, daha az kıskanç olması vs.). şu anki ilişkimde ise bazen çok soğuk olduğunu düşünüyorum. bir yıl geçti ama hala alışamadım. "canım konuşmak istemiyor" deyip susabiliyor mesela. aslında hiç garip bi şey değil bu. ben de "yalnız kalmak istiyorum" diye o türkiye'deyken, vaktimiz kısıtlıyken kızı bırakıp kendi evime gidiyodum yalnız oturmak için, yani hiç öyle yapışkan ve sürekli ilgi bekleyecek bi sevgili değilim ama ona rağmen tuhaf geliyodu bana hiçbi işi gücü yokken aktif bi şekilde benimle konuşmayı reddetmesi.

bence kişiden kişiye çok değişir bu, o yüzden ne desek boş. kimi avrupalıyla 20 yıllık arkadaşınmış gibi rahat iletişim kurar ve iyi anlaşırsın, kimisiyle de hiç olmaz.
0
der meister
(12.02.21)
(3)

futbolda ön safta oynamak

aydonno
upfront adj. Sport playing in a front line (as in football) ön saf denir mi ne denir buna? teşekkürler
upfront adj. Sport playing in a front line (as in football)

ön saf denir mi ne denir buna? teşekkürler
0
aydonno
(11.02.21)
ileri uç?
0
passion rules the game
(11.02.21)
ofansif pozisyonda oynayan; ileri uçta oynayan; forvet olarak oynayan

bu üçü uyuyor mu yazdığım tanıma?
0
🌸aydonno
(11.02.21)
sen böyle şeyleri niye bana sormuyosun inatçı görl, ayıp ayıp.

spora göre değişir bu aslında, metinde nasıl geçiyor bilmiyorum ama "ileri uç" genel olarak en doğru tabir olur. "ofansif pozisyon" çok açıklayıcı bir ifade değil, "forvet olarak" dersen de sporla hiç alakan olmadığını belli etmiş olursun. bir de her sporda ofansif oyuncuya forvet denmez, o da var.

belli bi sporla ilgili bir metinse sporu yaz ona göre bi şey uydurayım, yok genel bir ifadeyse veya futbol için soruyosan "ileri uç" sık sık kullanılan, genel ve kapsayıcı bir ifadedir.
0
der meister
(11.02.21)
(6)

Gelişmiş ülkelerde fiyatlar zamlanıyor mu?

masmeleddin erdogan
Türkiye'de malum ekmek, su, elektrik, doğalgaz, akaryakıt gibi yaşamak için gerekli olan ihtiyaçlar başta olmak üzere her şeyin fiyatı senede birkaç defa artıyor. çünkü devlet bir şekilde açığını kapatmak zorunda kalıyor. ona binaen de maaşlar belirli bir oranda artıyor. peki gelişmiş ülkelerde, abd
Türkiye'de malum ekmek, su, elektrik, doğalgaz, akaryakıt gibi yaşamak için gerekli olan ihtiyaçlar başta olmak üzere her şeyin fiyatı senede birkaç defa artıyor. çünkü devlet bir şekilde açığını kapatmak zorunda kalıyor. ona binaen de maaşlar belirli bir oranda artıyor.

peki gelişmiş ülkelerde, abd, kuzey avrupa, japonya gibi ülkelerde de herhangi bir ürünün fiyatı sürekli değişiyor mu? mesela ekmek şu an 1 dolarsa beş sene sonra 2 dolar oluyor mu? onlarda da bizde olduğu gibi "o zamanın parasıyla" diye bir kavram var mı, yoksa 50 sene önce ekmek fiyatı neyse şimdi de aşağı yukarı o mudur?

maaşlar da buna göre artıyor mu, yoksa hayat standartları yükselsin diye mi maaşlara zam yapılıyor?
0
masmeleddin erdogan
(09.02.21)
artmiyor cunku onlarda enflasyon turkiye'deki gibi her sene yuzde 10'la 50 arasinda degismiyor. ev fiyatlari degisiyor mesela ama bu nufus artisi ve imar izniyle alakali bir durum ornegin, yoksa bugun markette 2 euro olan cikolata uc sene sonra gittiginde hadi 2.5 euro olsun... temel urunlerin fiyatlari fazla degismez.

bu tabii ki son 20-30 yil icin gecerli bir durum, tum avrupa'yi sarsacak buyuk bir kriz olursa onlarda da tablo degisebilir tabii.
0
der meister
(09.02.21)
kanadada yaşayan türk youtuber çift var bilirsiniz. onu izleyebilirsiniz. geçen seneki sepetin aynısını almışlardı. sanırım ufak tefek değişiklikler dışında bazı ürünlerde düşüş bile vardı.
0
jepa
(09.02.21)
Dünyada enflasyon ortalamsı %2.8
AB’de eksi enflasyon var
0
but that was just a dream
(09.02.21)
50 senede tabi farklar oluyor ama 3-5 yilda cok fark olmuyor.

İngilterede bazi sirketler maas zammini sadece terfilerde yapiyorlar. (Cogunda oyle diyenleri gordum ama pek inanmiyorum). Enflasyon dusuk oldugu icin cok sorun olmuyor.
0
fakyoras
(09.02.21)
İspanya'da yaşayan bir arkadaşım günlük tüketim ürünlerinin fiyatlarının aynı kaldığını, bazı durumlarda da tüketimi arttırmak amacıyla ufak düşüşler olduğunu söylemişti. Yani bizdeki gibi bugün 3 lira olan şey yarın 5 lira olmuyormuş.

Ev konusuna gelirsek orada bir arz / talep sözkonusu olduğundan artış oluyormuş çünkü Türkiye'deki gibi kafana göre ev dikemiyorsun.
0
burka
(09.02.21)
Kanada icin ani artislar yok gibi, senelik enflasyon guyya %2 civari ama hissedilen kesinlikle daha fazla. Maas artislari da beyaz yaka icin o seviyede olur her sene maasiniz erimesin diye, ama yine de erimenin onune gecilemiyor. Tek care ya isvereni 3-4 senede bir %10 civari zam yapmazsaniz cikarim diye tehdit etmek ya da istifayi basip daha yuksek bir maasa baska sirkete gecmek.

Son 5 senede asgari ucreti yaklasik %50 arttirdilar, bu da mutfak masraflarinda ciddi artisa neden oldu. Bundan 5 sene once haftada $200 harcadigimiz zaman bu hafta cok para verdik derdik, simdi $300 altina ciktigim zaman bu sefer az harcadik diyorum.

Ayni sekilde dogalgaz ve elektrik fiyatlarinda da artislar var.

Kanada'da yasayan tuber arkadaslar malesef size ulkeyi gercekci olarak yansitmiyor, hit alma niyetiyle, izleyici kitlesinin hosuna giden seyler cekilip tekrar tekrar yayinlaniyor. Kanada'da dar gelirlinin ne sartlarda yasadigini gormek icin buyrun:

youtu.be
0
cooperr
(09.02.21)
(14)

tüm sezonlarını izlediğiniz yabancı diziler hangileri?

tabudeviren
friends'ten lost'a, dexter'den house md'ye bir sürü dizi var.hangilerinin tüm sezonlarını izlediniz?edit: vay arkadaş. ne çok dizi izlemişsiniz be. beklediğimin çok çok üstünde.ben daha friends'in ikinci sezonunu yeni bitiriyorum :(
friends'ten lost'a, dexter'den house md'ye bir sürü dizi var.
hangilerinin tüm sezonlarını izlediniz?

edit: vay arkadaş. ne çok dizi izlemişsiniz be. beklediğimin çok çok üstünde.
ben daha friends'in ikinci sezonunu yeni bitiriyorum :(
0
tabudeviren
(04.02.21)
lost
fringe
person of interest
the office (bir kaç defa)
parks and recreation
the it crowd
american horror story
an idiot abroad
it's always sunny in philadelphia
0
uuth
(04.02.21)
community
futurama
gravity falls
rick and morty
the office
parks and recreation
coupling
black books
disenchantment
south park
b99
the good place
bojack horseman
glow
the ranch
santa clarita diet


daha bir sürü var da ilk olarak aklıma gelenler bunlar.
0
inheritance
(04.02.21)
Lost
HIMYM
Love
Skins
Breaking Bad
Bron/Broen
Forbrydelsen
The Sopranos
0
heritage
(04.02.21)
lost
the sopranos
house md
frasier
futurama
archer
simpsons
bob burgers
six feet under
how i met your mother
shtisel
coupling uk
sherlock
rick and morty
the it crowd
lilyhammer
brooklyn nine-nine bitmek üzere
zen
the marvelous mrs. maisel
mad man
chernobyl
the boys
peaky blinders
narcos

daha vardır ama aklıma gelmedi hepsi.
0
sutlu nescafe
(04.02.21)
hımym
the sopranos
seinfeld
breaking bad
mindhurter
the crown
hannibal
chernobyl
peaky blinders
narcos
prison break
0
mikahakkinen
(04.02.21)
bazıları devam etmekle birlikte: after life, b99, this is us, himym, normal people, hollywood, bir başkadır, aşk 101, parks and rec, the good place, the red band society, virgin river, prison break, game of thrones, dark, atiye, fleabag, black mirror, chernobyl, into the night, kalifah, messiah...
0
black holes in the sky
(04.02.21)
lost,
fringe,
dr who,
black mirror,
rome

çok dizi izleyen birisi deilim ama yazayım dedim :)
0
dafuq
(04.02.21)
lost
fringe
house md
friends
breaking bad
himym
prison break
the it crowd
chuck
0
hayirsiz
(04.02.21)
house md
black mirror
coupling
lost

bunlara başlayıp bitirememek baya zor : )
diğer tüm sezonlarını tüm bitirdiğim dizileri meraktan ve yarım kalmasın diye bitirdim. bunları ise seve seve.
0
la traviata
(04.02.21)
milyorlarca vardır sanırım ya:)

şu an sırf kendime liste olsun diye yapmayı deneyeceğim bakalım olacak mı

seinfeld
six feet under
coupling
e.r
ally mcbeal
my name is earl
gilmore girls
buffy
angel
providence
nip tuck
as if
two guys and a pizza place
mad about you
freeks and geeks
fraiser
without a trace
guardian
dharma and greg
scrubs
cold case
the closer
mom
two guys, a girl, and a pizza place
lost
dexter
breaking bad
damages
canivale
cheers
desperate housewives
how i met your mother
the 4400
the it crowd
extras

baya oldları toparladım. cine 5, cnbceden filan. üşenmezsem torrentlere, netflix, beinconnect, blu, amazon olaylarına da girerim. orası da bi 3 misli çıkar galiba. şu an hayatımın büyük mislinin dizi izleyerek geçtiğini fark ettim.
0
red g
(04.02.21)
breaking bad
the it crowd
black books
spartacus
chernobyl
black mirror


belki başka vardır ama aklıma ilk olarak bunlar geldi. başlayıp da bitiremediğim/devam edecek kadar sevemediğim çok dizi var.
0
der meister
(04.02.21)
Dexter
Dark

Bu kadar
0
suicides underground
(04.02.21)
o kadar cok var ki... ilk aklıma gelenler:

sharp objects
hannibal
this is us
mindhunter
six feet under
lost
manhunt unabomber
the night of
chance
new girl
battlestar galactica
firefly
fringe
dexter
supernatural
house md.
doctor who
0
anna sun
(04.02.21)
onlarca dizi sayılmış the wire'dan bahseden yok. ayıp valla.
0
heavy smoker
(04.02.21)
(4)

Decline ne demek?

kedikumunaiseyenadam
Gramer çalışırken sürekli decline tabirine denk geliyorum. Translate sürekli azalmak, düşmek gibi anlamsız çeviriler yapıyor. Gramer konularında "decline" ne anlama geliyor?The simple comparative form does not decline.The compound comparative form is necessary when the adjective must be declined.The
Gramer çalışırken sürekli decline tabirine denk geliyorum. Translate sürekli azalmak, düşmek gibi anlamsız çeviriler yapıyor. Gramer konularında "decline" ne anlama geliyor?

The simple comparative form does not decline.

The compound comparative form is necessary when the adjective must be declined.

The simple superlative form of adjective declines similarly to the long-form adjectives

possessive pronouns agree in case with nouns, i.e. they also decline
0
kedikumunaiseyenadam
(04.02.21)
reddetmek, kabul etmemek gibi bir anlamı da var
edit: sapma anlamı da vardı, şimdi aklıma geldi. ama gramerdeki kullanımını bilmiyorum maalesef.
0
gkhncnzdgn
(04.02.21)
dilemma of subscribtionability
(04.02.21)
credit card request declined - red
What are some causes of cognitive decline in old age? - dusus
0
camussar
(04.02.21)
cekim demek. kelimenin cumle icindeki anlama gore ek almasi falan
0
der meister
(04.02.21)
(3)

mutant virüsün koronadan farkı

gelmeistemem
Ne tam olarak?
Ne tam olarak?
0
gelmeistemem
(03.02.21)
Geçirmiş biri olarak söyleyeyim, öyle "aman allah herkes ölecek mutant virüs" diye bir durumu yok. Daha kolay bulaşıyor, ama zarar vericiliğinde bir fark yok öğrendiğim kadarıyla.
Semptomlar biraz değişkenlik gösteriyor. Hiç ateş geçirmeden, aşırı vücut ağrısıyla atlattık biz. Tat ve koku hastalığında başında gideceğine, son günlerinde gitti, 1 hafta sonra geri geldi.
0
quaker
(03.02.21)
korkulan asıl şey mutant virüsün üretilen aşıları etkisiz hale getirmesi. bulaşıcılığının veya öldürücülüğünün artması da kötü tabii ki ama şu an endişelenmemiz gereken şey mutant virüsün aşıyı etkisiz kılması olur çünkü virüs zaten bin çeşit mutasyon geçiriyor, bu anormal bir şey değil. yalnız aşıyı bertaraf edecek bir mutasyon geçirirse o zaman şu ana kadar kaydedilen aşama büyük oranda yitirilmiş olacak.

gerçi bir bilim insanının yazdıklarını okumuştum, "mutant virüs nedeniyle mevcut aşılar etkisiz hale gelse bile yeni virüse karşı aşı geliştirebiliriz. sonuçta sıfırdan üretmedik bunu, yıllardır üzerinde çalışılan bir teknoloji. biraz vakit alır ama mevcut bilgi birikimimizden faydalanarak yenisi için de aşı üretebiliriz" demişti. o yüzden biraz içim rahatladı şahsen.

yine de o tarz bir mutasyon geçirmemesi daha iyi tabii. şimdi bile nüfusunun %2'sinden fazlasını aşılayabilen tek ülke israil sanırım, işin içine yeni aşılar ve üretim süreçleri girerse bu hikaye daha çok uzar.
0
der meister
(03.02.21)
teoride öldürücülüğü artarsa bulaşıcılığı düşecektir.(bkz: vice versa)
0
nuisance
(04.02.21)
(3)

s sport +

camussar
uye olmaya calisiyorum, bu email adresi kullanilamaz diyor, gmail adresimi de is adresimi de kabul etmedi. yurtdisindayim diye mi?bilgisayardan deniyorum. cep telefonuna mi ozel bu uygulama?
uye olmaya calisiyorum, bu email adresi kullanilamaz diyor, gmail adresimi de is adresimi de kabul etmedi. yurtdisindayim diye mi?

bilgisayardan deniyorum. cep telefonuna mi ozel bu uygulama?
0
camussar
(03.02.21)
Hayır. Web'den olması lazım ama yurtdışından olmuyor olabilir.
0
himmet dayi
(03.02.21)
yurtdışı kaynaklı olabilir. Bazen vpn açık unutup giriyorum, maç yayını yapmıyor. [email protected] bu adrese mail atıp sor istersen, genellikle aynı gün içinde dönüş yapıyorlar.
0
borumu
(04.02.21)
yurtdışı için ayrı bir paketleri falan yoksa s sport yurtdışına hizmet vermiyor. bir keresinde promo koduyla mail atmışlardı, "dur lan girip deniyim bi ay" diyerek üye olmaya çalıştım ama izin vermedi yurtdışındasın deyip.
0
der meister
(04.02.21)
(19)

8-14 yaslari arasinda fiyat hesabi yaptiginizi animsiyor musunuz?

bollocks44
Sorum 26+ yas uzerindekilere,Cocukken ozellikle market alisverisi sirasinda hic fiyat hesabi yaptiginizi animsiyor musunuz? Ben genellikle hep ebeveynlerin bir seyin pahali mi ucuz mu olduguna karar verdigini hatirliyorum. Bugun market alisverisi sirasinda biri 8-10, digeri 12-14 yasinda iki cocugun
Sorum 26+ yas uzerindekilere,

Cocukken ozellikle market alisverisi sirasinda hic fiyat hesabi yaptiginizi animsiyor musunuz?

Ben genellikle hep ebeveynlerin bir seyin pahali mi ucuz mu olduguna karar verdigini hatirliyorum.

Bugun market alisverisi sirasinda biri 8-10, digeri 12-14 yasinda iki cocugun bonibon alirken, 3'lu paketin mi tekli paketin mi daha pahaliya geldigini, hangi markette adet fiyatin ne kadar oldugunu konustuklarina sahit olup sasirdim.

Sasirmak bir yana, uzuldum de acikcasi, bonibon almak icin dahi hesap kitap yapmak zorunda birakilan bir jenerasyon olmalarina uzuldum.
0
bollocks44
(01.02.21)
Yani bunun aslinda super market kategorisine giren marketlerin mahallelerde artmasina mi bagliyorsunuz? Konjonktür ile bir bagintisi oldugunu dusunuyordum ben de.
0
🌸bollocks44
(01.02.21)
o zamanlar daha çok yapıyordum.

harçlığım limitliydi sonuçta ve abur cubur limitsizdi o yüzden her şeyin hesabını yapardım.

13-14 yaşında ise yatılı okulda bir öğr*nci idim o zamanlar zaten ekonomik olarak dibi görmüştüm ailem istedikleri kadar destekleseler de.
0
aguen
(01.02.21)
Sonlarina dogru evet biraz yapardim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.21)
pahalı olan şeyleri direkt eliyordum zaten yasaktı onlar kafamda :) şunu mu alsam bunu mu diyemiyordum. dondurma max alabilirdim sadece mesela. magnum ve korneti ilk kez 12 yaşında almıştım. sebebi de paramız az masraf olmasın kafası işte.
0
pide
(01.02.21)
yapiyorduk tabi, zengin pci Oktaylar, sitede buyuyen basket sever ergen irileri haric herkes yapiyordur harcligini en akilci nereye nasil kullanacagini. Cok market yoktu mahalle bakkali ilk durakti sonra sonra mahalleye bim falan gelince her halikarda daha ucuz oldugundan bime kayma oluyordu otomatikman. Bizim mahalle bakkali vardi, bimin acilacagini duymus mahalleye, satmis dukkani. Bakkali devralan gariplerin de haberi yok 1-2 hafta islettiler bir baktilar koca Bim acildi, onlar da kapatti sonra. En son lahmacuncuydu o dukkan simdi ne oldu bilmiyorum. O degil eski nesil daha sansizdi sanki ya magnum falan nasi pahaliydi. Muz lukstu anasini satayim, veli toplantisinda beslenmeye muz koyulmasin alamayanlar var muhabbeti donuyormus annem anlatiyordu, fakir semt falan da degil o zmaanin orta sinifi sayilir
0
neverletyougodown
(01.02.21)
Daha küçükken de yapıyordum. Okula gitmiyorken bile, tamam iki basamaklıları kafadan toplayamıyordum tabi de mesela üç basamaklıları alma diyorlardı, veya 8'le 9'la başlıyorsa alma diyorlardı, almıyordum. Şimdiki çocuklar gibi tutturup zırlamıyordum. Alayım mı bike demiyordum. Paramız yoktu, ama üzülecek bir şey yok bence :)
0
pati
(01.02.21)
ilk aklıma gelen, ilkokuldayken radikal ve yeniyüzyıl gazeteleri karton maketler verirdi. ikisini aynı anda alacak kadar harçlığım olmadığı için bu tip fiyat/performans hesapları yapardım. daha sonraki yaşlarda da yaptım, tasarruflu olmak evde ve okulda öğütlenen birşeydi. harçlığımızı hafta bitene kadar yetirmeye çalışırdık. harçlığı çok olan da az olan da böyleydi.

sizin örnekte çocukların matematik hesapları yapmaları bana sevimli geldi. ayrıca çocukluk zaten böyle birşeydir, ufak şeylere büyük değer yüklemektir. canım çocuklar :) bir örnek vereyim, oturduğumuz sitede çocuklar bahçede deneyimsi birşeyler yapmak için marketten su almışlar, hangi boyuttaki şişenin daha ekonomik olduğunu hesaplamışlar onu konuşuyorlardı. hepsinin ailelerinin durumu iyi, yetiştirme tarzı böyle.

eskiye kıyasla bu jenerasyonun herşeyi bol bol var, üzülmeyin.
0
starlightz
(01.02.21)
Bazen aklıma gelir. O zamandan ekomoniye ilgim varmış. Ne bok yemeye yonelmediysem! Neyse. Çok küçüğüm. 9 10 olmalı. Kendi kendime şunu düşünüyorum. "Ekmek gecen sene şu kadardı şimdi bu kadar. Demek ki ben evlenince 1 milyar filan olur." enflasyon algim bile varmış.
Babamın da sayesinde parayla çok erken tanıştım. Varlıklı bir aile değiliz. Ama ben borca doğdum. Sıkıntılı bir dönemdi. Babam o dönem eline geçen 5 10 lira ile mark alırdı. Hatırlıyorum çocuktum 1000 marka yakın param vardı.
Kredi kartı ile de erken tanıştım. 14 15 yasinda babamın kredi kartını taşıyordum. Başına birsey gelirse al kullan diye vermişti. İlk bir iki yıl hiç kullanmadım. Ama ilk kullandığım dönemde insanlar slipe imza attiriyordu.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.02.21)
Ayıptır söylemesi bana o yaşlarda acayip çok harçlık veriyorlardı, nereye harcayacağımı bilemiyordum. Hesap yaptığımı hatırlamıyorum, işin kötüsü şu anda da bi hesap yapma alışkanlığım yok. İyi yapıyorlar yani bence çocuklar.

Öte yandan mesela şeyi hatırlıyorum, 1 sene boyunca para biriktirmiştim kendime bisiklet almak için, bi sene sonra kumbarayı açtığımızda biriktirdiğim paraların bazıları tedavülden kalkmıştı, enflasyon yüzüden de değil bisiklet çikolata falan anca alabiliyordum :'( Döviz (mark) ile tanışmam da aynı döneme denk gelir.
0
plutongezegendegilmi
(01.02.21)
yaptım :) o zaman da yaptım, hala da yapıyorum. türkiyede yaşayınca, mecburen.. :)
0
superfluid
(01.02.21)
26 yaşındayım.

benim markette "çokolat istiyom aksi takdirde burayı yakarım" tribi attığım yaşlarda maddi durumumuz çok çok iyiydi. şöyle söyliyim annemin dediğine göre o dönemde babamın sadece ticket'ı ortalama maaşın üzerindeymiş, düşün. ticket çok markette geçmezdi, o yüzden arabayla şehir dışındaki bir markete gider, oradan yüklü yüklü alışveriş yapardık.

haliyle çocukluğumda fiyatlara bakmazdım, canım ne istiyorsa üçer beşer atardım sepete. babam açgözlü olmama ve çok fazla yememe (üç gofret almışsam genelde eve varmadan gömerdim hepsini) kızardı ama bir kez olsun "oğlum paramız yok" veya "onu alamayız oğlum, yerine bırak" dediğini hatırlamam. daha ziyade "zaten ne istiyosan alıyoruz, niye kıtlıktan çıkmış gibi saldırıyosun, biraz tadını çıkarmaya çalışsana" şeklinde haklı bir tepkisi vardı.

aradan geçen 20 yılda dar gelirli durumuna düştük, ben de o kadar şımarık büyümüş birisi olarak hayatın sert zumzuğunu yedikten sonra hala yerden kalkabilmiş değilim, zorlanıyorum.
0
der meister
(01.02.21)
Yaş : 30..

Babam ilkokuldan sonra haftalık para vermek yerine maaş gibi aylık para vermeye başladı. bende o parayı yetiştirmek (tekrar para istemeyi sevmezdim) ince hesap yapıp harcamaları öyle yapardım ve sürekli para arttırıp ileride doğabilecek beklenmedik bir harcama için birikim yapardım :D
0
pislick0
(01.02.21)
Evet, çok hatırlıyorum tabii ki. Köfteciye gidince ikinci kolayı söyleme tedirginliğini de net hatırlıyorum :) toplu satış yapan marketlerden alışveriş yapıyorduk. kantinden gazoz almayayım diye babam 1 kasa gazoz alıyordu eve her gün evden götürüyordum 1 tane öğle yemeği yanında. vs, vs.
0
roket adam
(01.02.21)
2001 krizi, doların fırlamasına denk geldim. Migros, Tansaş yeni açılmıştı, herşeyin market markalı olanını alırdık. Hala da aynı tercihi yapıyorum çoğu üründe.

Yine birgün biz herşeyin ucuzunu, market markalısını alırken bir aile gelip fiyatına bakmadan premium markalısını almıştı. Aklımda yer etmiş o günden beri.
0
inheritance
(01.02.21)
yaş 29, o zamanlar ailenin maddi durumu orta (gerçek orta, şuan o klasmanda yaşamıyoruz kendimize orta sınıf derken karı koca çalışan bir çift olarak), yoğurt fiyatlarını bile karşılaştırırdık, market alışverişi önemli bir işti, büyük bir alışveriş yaparsak aldığımız güvendiğimiz markalar arasında gramaj fiyatı üzerinden bir karşılaştırma yapma görevi bana verilirdi. Ne istersem alınırdı bir yandan, alışveriş bitince şuan ocağımıza incir ağacı dikecek kitapçı gezmeleri olurdu elim kolum dolu çıkardım. Hiçbir ihtiyacımın sonraki ay alındığını bilmem. Ama her şeyin fiyatına bakılırdı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(01.02.21)
Çocukken maddi durumumuz çok iyi olduğu için ne abim ve ben ne annemle babamın bir şeylerin hesabını yaptığını hatırlamıyorum. Hesap yapmaya evlenince başladım. Küçücük çocukların bunları düşünmesine çok üzülüyorum. Çocuk sadece çocuk olmalı.
0
suicides underground
(01.02.21)
Yapmadım ve hala para yönetimim berbat. Bazen oturup parayı ne yaptığımı sorguluyorum.
Bence paradan anlama yaşına gelmiş çocukların bu hesabı yapıyor olması iyi bir şey. Finansal okuryazarlıkları benimkinden iyi olacak.
0
marla is in my head
(02.02.21)
evet, çok net hatırlıyorum, ilkokul 3-4'e giderken kitapçıdan annemle bir şey almıştık, ürünün fiyatını ödeme yaparken kasada öğrenince yüzüm asılmıştı ama oradan da geri dönemedim, "kalsın" diyemedim. kitapçıdan çıkınca "kazık yedik" demiştim anneme.

hatta kitapçıdan çıkınca sınıf arkadaşım ve annesiyle karşılaştık, annem "kazık yedik" dedi, ertesi gün okulda benimle dalga geçiyordu kız "kazık yemiş hlot" diye, ben de durumu zor kurtarmıştım "annem öyle demedi, 'kazık yiyecektik' dedi" diye :)
0
hlot
(02.02.21)
yapmıştım hem de çok, maddi durumumuz çok iyi değildi. alt-orta arası en fazla.
maalesef bir çocuk için iyi değil, daha sonrasında da hesapçı birisi oluyorsunuz (biraz da kişilik özelliği yatkınsa)

yukarıda bir arkadaş köftecide ikinci kola alma gerginliği demiş, biz çocukken dışarıda eğer bir şey yersek yanına içecek alınmazdı, hey yavrum ikinci kolaymış :)

bizimkiler market alışverişine, fatura ödemeye v.s. beni gönderirdi, bu nedenle fiyat karşılaştırmayı paranın yetip yetmeyeceğini v.s. iyi bilirdim.

şimdi bir şey alırken, bir şeye karar verirken çok fazla hesap yapıyorum, bazen bu nedenle fazla kararsız kalıyorum hatta.

bi ara f/p olayına fazla takılıyordum, onu üzerindem atmaya başladım.

tek iyi yani para yönetimi konusunda iyi oldu, hiç bir zaman borç alacak duruma gelmedim. her zaman kenarda 2-3 yıl çalışmasam yetecek param olmuştur.
0
nuisance
(02.02.21)
(18)

Telefonda sevgilinizin adını değiştirme eşiğiniz?

bilet
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
0
bilet
(01.02.21)
Hicbir zaman.
0
cleric
(01.02.21)
Hiç :D 10 yıldır aynı. 10 yılın içine arkadaşlık, flört, sevgililik, nişanlılık, evlilik dahil. Hep sadece adıyla kayıtlıydı, hiç de değiştirmeyi düşünmedim. Allah korusun ayrılsak da değiştirmek zorunda kalmayız bu sayede :P :D
Ben de onda ismimle kayıtlıyım. Kafalar hep rahat, süper :))
0
pandispanya
(01.02.21)
Hiçbir zaman +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Evlendik, yine değiştirmedik. İsim soyisim şeklinde kayıtlıyız karşılıklı, hatta eşim yeni soyadımı bile eklemeden orijinal soyadımı kullanıyor yine.

Edit: Senede bir falan ben onun telefonunu sinsice alıp kendi adımı "aşkitom <3 <3" falan yapıyorum. Gülüyoruz eğleniyoruz, düzeltiyor sonra.
0
kobuzchu kiz
(01.02.21)
Hicbir zaman. Ad soyad durur oyle.
0
turkce konusan uzayli
(01.02.21)
ben tanışınca direkt isimle kaydediyorum öyle kalıyor. soyad yazmıyorum.
0
jelly bear
(01.02.21)
Sadece adıyla kaydetmiştim zamanında ve öyle duruyor. Hiçbir zaman +1
0
ms brownstone
(01.02.21)
Yok oyle bir esik. Isminden memnunsa ozellikle, ismiyle kalsin.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Ben kadın tarafıyım. Şimdiki eşim, erkek arkadaşımken bana iletişim bilgilerini contact olarak göndermişti. O haliyle kullanıyorum. Epey formal duruyor Dr. X. Y. Zoğlu gibi. Telefonun kısa yolunda X'im gibi bir kısaltmayla kayıtlı taa baştan beri hiç değişmedi. Ben de onun telefonunda baştan beri Siyamım gibi kayıtlıyım.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
biz iki yil sonra falan degistirmistik ama sonra kavga edince geri isme döndü jdjdjs
0
ala09
(01.02.21)
sevgi sözcüklerinin söylenmeye başlandığı yani çağ kapatılıp çağ açılan o günde telefonda kayıtlı olan isim-soyisim ikilisinden soyismi silerek olaya samimiyet katmıştım. hala öyle duruyor.
0
starlightz
(01.02.21)
eski sevgilim ilk baslarda ismiyle kayitliydi. sonra komik bir sohbet gecti ve ona o sohbetle alakali bir hitap bulup ismini oyle degistirdim. sonra aska geldigim zamanlarda askim yaptim. kizdigim zamanlarda okuz yaptim. sonra tekrar o hitaba gecis yaptim. oyle kafama gore takildim.
0
batlegolas
(01.02.21)
2. hanımın yanına giderken sonuna r harfi ekliyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.21)
Sadece isimle kaydedip değiştirmem, veya ilk kaydettiğimde isminin yanına mesela hangi ali olduğunu hatırlatacak bir kelime yazmışsam sevgili olacağımıza inandığım zaman onu silerim sadece ali kalır. Eski sevgilimin iş telefonu hala isminin baş harfi olarak kayıtlı, aceleyle öyle kaydetmiştim, kaldı.

Sevgilimin beni soyadımla kaydetmesi ayrılma sebebi olur :/

Edit: müdürüm >10 yıldır evli, eşi isim+eski soyadıyla kayıtlı telefonunda.
0
pati
(01.02.21)
genelde ad soyad kaydederim. iki eski sevgilimi aramızdaki bazı goygoya ithafen farklı kaydetmiştim. sonra da ayrıldık. bir daha birisi girerse hayatıma ilk kaydettiğim gibi (isim soy isim) olarak tutarım.
0
ananotherlife
(01.02.21)
ben genelde isimle kaydederdim. şu anki sevgilimle de tanışma, flört ve birlikteliğin ilk 3-4 ayında isim vardı. sonradan lakabına çevirdim. lakabını kendi arkadaş grubu çok sık kullanıyor. öyle olunca ben de alıştım, artık ismini telaffuz ettiğimde sanki yabancı birinden bahsediyormuşum gibi geliyor.
0
der meister
(01.02.21)
bu konuyu düşünmem asla. moduma göre. bugüne kadar isimleri dışında bir başka kelime ile de değiştirmedim. değiştirmek istersem değiştiririr. öncesinde zihnimi meşgul etmesini istemem böyle bir konunun.
0
matrix
(02.02.21)
22-23 yaşına kadar güzel sıfatlarla kaydederdim,şimdi dümdüz
ayşe ise ayşe diye kaydeder, senelerce de değiştirmem

tanışırken ne diye kaydettiysem o
0
megacracker
(14.02.21)
(14)

Kışın Dondurma Yer Misiniz?

ofelia
Az önce canım çok tatlı çekince iş yerinin dolabında dondurma bulup yedim ayıptır söylemesi. Normalde kışın hiç yemem. Psikolojik olarak boğazım ağrımasın şimdi :) Siz yiyor musunuz? Bir şey olmuyor değil mi?
Az önce canım çok tatlı çekince iş yerinin dolabında dondurma bulup yedim ayıptır söylemesi. Normalde kışın hiç yemem.
Psikolojik olarak boğazım ağrımasın şimdi :) Siz yiyor musunuz? Bir şey olmuyor değil mi?
0
ofelia
(29.01.21)
canım çekerse yerim. geçen senelrde yemiştim aralıkta falan. bu sene nedense çekmedi.
0
papuayenigine02561
(29.01.21)
yerim, yedim, yiyorum
0
passion rules the game
(29.01.21)
Düzenli olarak dolabımda olur, aklıma gelince yerim. Bak şimdi sen söyleyince hatırladım dolapta dondurma var, gideyim de yiyeyim :)

galeri14.uludagsozluk.com
0
John Bloor
(29.01.21)
evde olur ve canım çekince yerim tabi +1
ne olacak ki?
0
pati
(29.01.21)
dün getir'de kampanyayı görünce altılı altım yedim mesela.
o kampanyayla arsenik olsa "alayım bulunsun, lazım olabilir" derdim gerçi.

şaka bir yana, her türlü dondurmayı yerim kışın.
0
filteria
(29.01.21)
ben hiç yemiyorum ya. kışın aklıma bile gelmiyor çok ilginç. yazın da serinlemek için yiyorum herhalde.
0
violetsky
(29.01.21)
dondurma slav ve baltik ulkelerinde (ki kislari malum bizden 10-20 kat cetin geciyor) yilin 12 ayi tuketilen, cikolatadan daha farkli gorulmeyen bir tatli. belki baska yerlerde de oyledir. turkiye'de neden dondurmayi yazla iliskilendirdigimizi, marketlerdeki dondurma dolaplarinin kisin neden kayboldugunu anlamiyorum.

ben cok dondurma yemem ama canim cekiyorsa kisin da yerim tabii, hatta daha guzel olur. disaridasin diyelim hava eksi uc derece. donma, akma, dokulme derdi yok. mis.
0
der meister
(29.01.21)
Genelde yemiyorum. Buzlanmış dondurmalar ya da direkt buz dondurmalar biraz riskli.
0
dissendium
(29.01.21)
Tabii ki yerim. Ama alışık olmak lazım.
0
heritage
(29.01.21)
Tabii ki.
Ama hazır dondurma değil dondurmacı dondurması
0
kisa
(29.01.21)
Buzlukta dondurma yoksa mutsuz oluyorum, bütün yıl ara vermeden tüketiyorum <3
0
kobuzchu kiz
(29.01.21)
eskiden hasta olurum diye yemezdim. şimdi çok saçma geliyor o düşünce, yerim yani.
0
nothing in my way
(29.01.21)
Her mevsim yerim. Bir şey olmaz.
0
pro9it9is9
(29.01.21)
Yemem, yiyemem. Bademciklerim karar verir böyle şeylere
0
kendi helvasını kavuran zombi
(29.01.21)
(8)

Leaderboard için tek kelimelik Türkçe isim önerisi

alessandro del pieroglu
Merhaba,Leaderboard veya scoreboard ifadeleri için tek kelimelik Türkçe bir ifade lazım. Ne olabilir sizce? Normal sözlüklerde,Puan tablosuLider tahtasıLiderlik tablosuPuan durumuvb.ifadeler var. Tek kelime olarak sadece TABELA diye bir şey gördüm ama çok sıcak gelmedi o da. Başka ne olabilir sizce?
Merhaba,

Leaderboard veya scoreboard ifadeleri için tek kelimelik Türkçe bir ifade lazım. Ne olabilir sizce? Normal sözlüklerde,

Puan tablosu
Lider tahtası
Liderlik tablosu
Puan durumu
vb.

ifadeler var. Tek kelime olarak sadece TABELA diye bir şey gördüm ama çok sıcak gelmedi o da. Başka ne olabilir sizce?

Not: İngilizce öğretmeniyim ama işin içinden çıkamadım.
Not2: Merak edenler için; bir grup insanın ismini belli kriterlere göre alt alta sıralamak istiyorsunuz ve listenin üstüne de mesela "BİLMEM NE ......" yazacaksınız. Nokta nokta olan yerde "leaderboard" yerine ne yazarsınız? Tek kelimelik bişi lazım işte.
0
alessandro del pieroglu
(28.01.21)
Tabela en çok kullanılanı maalesef.
0
pass
(28.01.21)
hocam en iyi isimlerin sıralanacağı bir tablo olacağını düşünerek söylüyorum, "sıralama" olmaz mı? yani BİLMEM NE SIRALAMASI yazsanız mesela? en iyilerin listelendiği anlaşılacaktır zaten herhalde 1-2-3 diye sıralanırsa.
0
der meister
(28.01.21)
@der meister, duyurunun orjinaline "not3: sıralama ifadesi de olmaz" diye yazıp sonradan sildim, hepten milletin önünü tıkamayalım diye :)

Olabilir tabii ama. Teşekkürler önerileriniz için sevgili @der meister ve @pass.
0
🌸alessandro del pieroglu
(28.01.21)
çetele.
0
goodz
(28.01.21)
@goodz, yeni nesil bilmez hocam onu :) hem o kadar bilmezler ki, leaderboard'u bile anlayabilirler ama çeteleyi hiç anlayamazlar asdagfasd.

şaka bir yana, fikir için teşekkürler.
0
🌸alessandro del pieroglu
(28.01.21)
Çizelge?

Tabeladan daha sıcak ve yeni neslin daha kabul gördüğü bir kelime.

"puan çizelgesi" en iyi örnek.
0
yarimadali
(28.01.21)
@yarimadali, teşekkürler ancak çizelge ifadesi tek başına kullanılmıyor. sizin de dediğiniz gibi, puan çizelgesi diye kullanmak icap ediyor. Yani o da tek kelime olmuyor bu durumda.
0
🌸alessandro del pieroglu
(28.01.21)
Klasman?
0
yarey
(29.01.21)
(27)

influencer'lardan etkileniyor musunuz?

in vino veritas
takip ettiginiz, guvendiginiz, bir sey oneriyorsa gozum kapali tercih ederim dediginiz influencer(lar) var mi, varsa kimler ve neden guveniyorsunuz? alisveris tercihlerinizde influencer'larda gormus olmanizin ne kadar etkisi oluyor? yas ve cinsiyet belirtebilirseniz super olur.
takip ettiginiz, guvendiginiz, bir sey oneriyorsa gozum kapali tercih ederim dediginiz influencer(lar) var mi, varsa kimler ve neden guveniyorsunuz? alisveris tercihlerinizde influencer'larda gormus olmanizin ne kadar etkisi oluyor? yas ve cinsiyet belirtebilirseniz super olur.
0
in vino veritas
(28.01.21)
yok 30 e
0
nahtoderfahrung
(28.01.21)
bir şeyi almamam için tek geçerli sebep onu bir influencer'ın övüyor olması.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(28.01.21)
super kahraman olsaydim baba olurdum +1

vasıfsız influencer takip etmiyorum. ama normal ünlüler de artık bir şeylerin reklamını yapar oldu ve çok itici geliyor bu ürünler. asla terci sebebim olmaz, daha çok negatif etkiler. o ürünü alsam sanki kandırılmışım gibi hissederim.

30-k
0
istanbul kanatlarimin altinda
(28.01.21)
Evet, ilgimi çeken bana lazım olacak bir şey olunca bakıp alıyorum. Yeni ürün keşfetmek açısından faydalı bir şey bence, ama sırf yorumlara inanıp dan diye ürün almak biraz saflık.
31e.
0
roket adam
(28.01.21)
negatif yönde etkiler.
influencer'lığa en aklı başında başlayanlar bile zamanla bi değişik oluyorlar. bu işe girdiğini gördüğüm herkesi engelliyorum, görmek istemiyorum. örn: numerusclauses. çok tatlı kadın aslında. ama linklerinden içim bayıldı.

30küsur k
0
evanka
(28.01.21)
Bende de ters etki yapıyor. Ürün tanıtacaksan da azıcık gerçekçi tanıt yani. Her gün 10 tane krem tanıtıyor, aynen hepsini aynı anda kullanıyorsundur kesin. Ama altlarına mercedes audi çekebildiklerine göre muhtemelen iyi satış yapıyorlardır, gözü kapalı tercih eden kesim çoğunluktadır.
22 k
0
Hazelelif18
(28.01.21)
İnfluencerler ile herhangi şekilde etkileşimim yok, olsa da etkilenmezdim muhtemelen.
0
Tochinoshin
(28.01.21)
hayır, hiçbirini güvenilir bulmadığımdan verdikleri önerileri ciddiye almıyorum.
29 k
0
juliette
(28.01.21)
Hepsi satış için sevgi ponçiğine dönüşüyor, normaldeki cool havaları birden gidiyor. Ama bazen ilgimi çeken ürün olduğunda etkileniyorum ve çok nadir de olsa alıyorum. Ece Targıt tanıtım işini dengeli yaptığı için takip ediyorum, tarzısın seviyorum.
0
kaset
(28.01.21)
25-e

nope. hatta bunlar paylaşıyorsa kesin bir bokluk vardır diyorum.
0
westblack
(28.01.21)
Hayır ya aksine itiyor yani. Nisan hakan takip ediyordum komik şeyler paylaşıyor diye. Adam da Trendyol linki verme terör örgütüne katıldı. Yakında çıkacağım takipten. Saçma sapan şeyler öneriyor bir de yani aşırı saçma geliyor. Alacağım varsa da almıyorum.
0
elorelia
(28.01.21)
Hayır. 32 E.

Reklam parası için, iyi teklif ile gelenin ürününü övecek kişiye güvenmek mantıklı gelmiyor. Evet, reklam izleyip de gaza gelip ürün almaya ikna olmak da pek yaptığım bir şey değil.

Not: Takip ettiğim bir influencer yok.
0
nawar
(28.01.21)
Reklamı yapılan ürün için etkilemiyor ama sosyal medyada sürekli tüketimin vurgulandığı gönderiler, reklamlar sinirlerimi bozmaya başladı. Farkında olmadan tüketime itiyor mu diye düşünmeye başladım. Takip ettiğim bir influencer yok ama bir yerlerden denk geliyor illa.

27k
0
jazzabel
(28.01.21)
influencer denilen şeylere neden influencer acaba diyordum, şu an öğreniyorum. bana yeterince influence edememişler demek ki şimdiye kadar. neyse özetle hayır, zaten hiçbir ürünü biri güzel dedi diye almıyorum, ihtiyacım olan şeyler için ekşi ve muhtelif alışveriş sitelerinden yorumlara bakıyorum. sonuçta influencer önerisi kanald reklamından farklı bir şey değil.
33 k
0
fiddler s green
(28.01.21)
Hayır 24 K
0
ruhen hastayim ben
(28.01.21)
25-e

hayır hatta olumsuz etkiliyor. iyi bir ürünün bu şekilde değil de mouth-to-mouth anlayışıyla tanıtımını yapacağını düşünüyorum.

kalitesiz bir ürünüm olsaydı ilk influencerlara reklam verirdim
0
oekuklu
(28.01.21)
Cevap sayılır mı bilmiyorum ama etkileşim halinde olmamama rağmen "influencer" kelimesini duyduğum an saçlarım diken diken oluyor.
39 e
0
wrench
(28.01.21)
evet çok etkileniyorum. tiksinti ve türevi etkiler yaratıyorlar bende. yani aşırı etkileniyorum infuluınsır lardan.

30küsür E
0
ghostinthemech
(28.01.21)
Bir kremci beyefendi var. Onun tavsiyelerinden secerek alisveris listemi oyle olusturuyorum, cunku guven veriyor urun denerken.

Kremci bey dedigim, biyolog aslinda.

Sarap alirken de, deneme listemi olustururken de, Instagram´dan bol bol faydalaniyorum. Damak tadimin yakin oldugu isimler var, onlarin onerileri genelde beni tatmin ediyor. Ne icmis, ne soylemis onlar hakkinda? Profesyonel mi yoksa sarapsever mi? Prof. ise tabii bir tik daha onyargi ve acaba ile yaklasiyorum. Tabii ki kendi sattigi saraplari ovecek ve sunacak. Ancak tüketicilerdense influencerler, boyle bir durum yok. Bir üretici ile isbirlikleri vs. olursa, o ayri tabii.

Mesela V. Milor yabanci sarap onerilerinden masama koyup "ya hu ne alaka?!" dedigim bir sarap olmadi. Sürekli iyi cikan onerileri var, bu nedenle güveniyorum.

Bunlar disinda, moda ürünlerinde vs. kimseyi takip etmiyorum.
29 K
0
buf-e kür
(28.01.21)
Amazon com yorumları referans noktam

İnfulinsır övüyorsa hayatta almam
0
hochgeschwindigkeitszug
(28.01.21)
Artık gelinen nokta evinin mobilyasını çekip en güzel mobilyalar için kaydırın. Kaydırınca da kel alaka ürünler :)
O kaydırın tayfasını topyekün çıktım takipten. Yemek sayfası bile takip etmiyorum tencere tas kaydırını yüzünden artık aradığım şeyi googlelayarak araştırıyorum.
0
cilekli pasta
(28.01.21)
Sosyal eczaci’yi takip ediyorum ben.
Bir de link, kaydirin vs umrumda olmuyor ama restoran vs bakabiliyorum bazen.

Bazen story e “dun giydigimi cok soran oldu, aynisini bulamadim ama benzerlerini ekledim, yukari kaydiriiin” diyenlere sinir oluyorum :/ influencer arkadasim var birkac tane ama millet gercekten soruyor bunlari, gercekten merak ediyorlar, gercekten aliyorlar.

Enteresan yani.
0
kuehles blondes
(28.01.21)
influencer veya ticari hesap takip takip etmiyorum 38e
0
groovettyn
(28.01.21)
o kadar ilgimi çekmiyor ki sanki hiç görmemiş gibi oluyorum
34 e
0
maksit08
(28.01.21)
26E.

influcancer kitlesinden kimseyi takip etmiyorum, dolayısıyla neyi tercih ettikleri konusunda da fikrim yok. bir şeyi öneriyorlarsa da bunu para aldıkları için yaptıklarını biliyorum, haliyle beni hiçbir şekilde etkilemiyor. yani ortada bir ürün söz konusu, bu ürünü yapanlar atıyorum 5 bin lira verip birilerine "bizim ürünümüzü öv" diyorlar. bu beni niye etkilesin ki? ürünün özelliğiyle ilgili şeyler dikkatimi çekebilir tabii ama bu durumda da zaten işin influencer'lık bir yanı kalmıyor.

bir tüketici olarak reklamın benim için iki anlamı var: birincisi aşinalık (sürekli maruz kaldığım bir markayı tercih etmem veya benimsemem daha kolay oluyor), ikincisi firmanın satış için aktif çaba göstermesi ve reklam yapması. yani birisi reklam yaptığında, "ürünlerini satmak için uğraşıyorlar" diye düşünüyorum; bu otomatik olarak biraz daha olumlu bir izlenim uyandırıyor reklam yapmayan işletmeye kıyasla, biraz daha fazla güven veriyor. ama influencer dediğimiz kitlenin yaptığı şeyin benim açımdan reklamın bu "olumlu" yönüne hiçbir katkısı yok. o açıdan ben umursamıyorum. tercihimde kullanıcıların yorumları, ürünün işlevselliği vs. daha belirleyici olur.
0
der meister
(28.01.21)
influencer'lardan sadece güzel memesi olanları takip ediyorum. sattıkları ürünlerle hiç ilgilenmiyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(28.01.21)
evin yolunu bulabilecek kadar zeki olan birisi oldugum icin hayir,
buyuk firmalar reklam yaptirirsa almiyorum, yorumlara da yaziyorum
30k
0
wishmaythşngs
(28.01.21)
(8)

"barely"nin anlamı

ahm1
ya şu "barely" kelimesini yıllardır görüyorum ama bir tam olarak oturtamadım. sözlük anlamında "ancak, zar zor, hemen hemen" yazıyor ama mesela "It’s barely imaginable" cümlesi nasıl çevirilir? "zar zor hayal edilebilir" şeklinde mi, türkçe'de biraz garip geliyor bu cümle bana (bu cümleye translate
ya şu "barely" kelimesini yıllardır görüyorum ama bir tam olarak oturtamadım. sözlük anlamında "ancak, zar zor, hemen hemen" yazıyor ama mesela "It’s barely imaginable" cümlesi nasıl çevirilir? "zar zor hayal edilebilir" şeklinde mi, türkçe'de biraz garip geliyor bu cümle bana (bu cümleye translate "Hayal bile edilemez" diyor)?

"barely legal" vardı mesela :) "hemen hemen yasal" demek mi?
0
ahm1
(27.01.21)
Aynen öyle hemen hemen, sınırda, kıl payı anlamları var.
0
vanhad
(27.01.21)
neredeyse hic anlamina geliyor.
almost never gibi dusun
0
baldur2
(27.01.21)
çeviri yapmayacaksanız türkçe düşünmeyin zaten, ingilizce olarak oturtmaya çalışın. bir dildeki ifade başka dilde tuhaf gelebilir kulağa.

"barely imaginable" için söylediğiniz doğru evet, "hayal etmesi zor", "düşünmesi bile güç" gibi bir anlamı var. tabii bağlama da bağlı bu biraz. yani olumlu anlamda mı söylenmiş, olumsuz anlamda mı kullanılmış vs. türkçeye çevirisi veya türkçedeki karşılığı da buna göre değişebilir.

"barely legal" hemen hemen değil de "ucundan yasal" demek. mesela "uff kıza bak" dersin, kız 18 yaşına 20 gün önce girmiştir. bu şahıs işte "barely legal" oluyor mesela. bu örneği verdim çünkü bu ifadeyi hep cinsel içerikli bağlamda görüyorum ben jdfdkd. burada barely legal "daha yeni legal olmuş" anlamında.

yani genel olarak vanhad'ın dediği gibi kıl payı, sınır, hemen hemen anlamları var; bir şey "barely" ise gerçekleşmiştir ama ucu ucuna. barely legal mesela legaldir ama çok minik bir farkla legaldir. barely imaginable akla hayale gelmeyecek bir şey değildir ama tahayyül etmesi zordur. sen hakemsin diyelim, faul verdin, faul yapan oyuncu sana "i barely touched him!" demişse eğer rakibine dokunmuştur ama faul olacak kadar sert dokunmadığını söylemeye çalışıyordur. gibi gibi.
0
der meister
(27.01.21)
hemen hemen degil. sinirin ustunde ama ancak, kil payi ustunde. yani barely imaginable dersen imagine edebilirsin ama anca demektir, barely legal'sa legaldir.
0
acan99670
(27.01.21)
sabah bu kelimeyle bir kez daha karşılaşıp sözlüğe bakmıştım şimdi burada gördüm.. hep görüp unuttuğum bir kelime. benim de kafama yatmıyor.
0
tabudeviren
(27.01.21)
Zar zor, ucu ucuna demek.
0
i ve been mistreated
(27.01.21)
Cümle çevirisinde translate yanlış sonuç verebiliyor, aynı cümleyi sadece "barely imaginable" olarak yazınca "zar zor hayal edilebilir" diye çeviriyor bu kez.
0
mikro patlama
(27.01.21)
zar zor demeye geldimdi ben de. bence en guzel karsiligi bu.
0
yoggi
(27.01.21)
(22)

Evleneceğiniz kişinin maddi durumuna bakar mısınız?

top_secret
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?(Borç kumar vs. g
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;

1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?

2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?
(Borç kumar vs. gibi bir borç olmayıp, ev araba tarzı da değil. Misal bitirdiği özel üniversitenin ücreti yada hasta bir aile bireyinin yüklü hastane masrafı gibi)
0
top_secret
(23.01.21)
1) Hayır, etmez.
2) Hayır. Ancak borcun neyden kaynaklandığına göre değişir. Örneğin kumardan kaynaklanan borç karşımdaki kişiye olan düşüncelerimi etkiler.
0
Başkalaşım
(23.01.21)
1-çok zenginse istemem gibi.
2-kendi maaşıyla ödeyebilecekse sorun yok
0
sttc
(23.01.21)
1. Maaşı zaten eğitimi ve kariyeriyle direkt ilgilidir, bu sebeple evet eder.
2. Eğer hali hazırda sahip olduğu bir ev - arsa - iş sebebiyle bu borç olmuşsa sorun etmem. Ama birine iyilik için bu borç varsa koşarak uzaklaşırım
0
otopsicocugu
(23.01.21)
1 eder.
2 borcun ne olduğuna bağlı. getirisi olmayan borç engel olabilir.
0
andlee
(23.01.21)
Eğer sorumluluk sahibi biriyse fark etmez
0
rapisa
(23.01.21)
1- Evet..

2- Evet
0
Andrew
(23.01.21)
bir kisiyle evlenmeye karar vermissem, o kisiyle uzun suredir sevgiliyim demektir. biriyle uzun sure sevgiliysem, her seyini kabul etmisim demektir. herifle takilip takilip hmm bunun maasi az, borcu cok, evlenmem hadi bye mi diyecegim? sonra da kendime evlenmelik zengin koca mi bakacagim?

ben egitimsiz, kariyeri olmayan biriyle sevgili olmam. sogurum zaten. cunku ben egitimli ve kariyer sahibi biriyim. kendim gibi orta halli biriyle olurum. fazlasinda gozum yok ama aziyla da anlasamam.

kendim gibi birinin de maasi, borcu sorun olmaz. illa benden cok alsin demem. benden az aliyor da olabilir ama egitimli ve caliskan olmali. ben de iskolik biriyim zaten. ya zaten boyle birinin maasi dusuk olamaz ki. genelde kendimden 10 yas buyuklere asik oldugumu da dusunursek boyle bir sey mumkun degil.

hem biriyle sevgiliysem zaten seviyorumdur yani. insan sevdigini bu sebeplerle birakip evlenmekten vazgecer mi?

mesela su an "o" bana gelse, borcu da olsa, isten de atilsa evlenirim.
0
batlegolas
(23.01.21)
Valla bakmıyorum diyen bana uyduruyor gibi geliyor, bir arkadaş ama güzel açıklamış yukarıda. Maksat eğitim seviyesi denkliği. Eğitim seviyesi aşağı yukarı aynı olan biriyle birlikte olunur, o an sizden az kazanıyor olabilir ama gün gelir sizin maaşınızı ikiye katlar.

Maaş önemli çünkü bir aile kuruluyor, herkes hayattan bir beklenti içersinde. Ailenin birliği bir nevi ekonominin de birliği demek. Aşırı zengin birlikte birlikte olmazdım zaten ben. Şu an manitamla aynı seviyedeyiz, eğitim ve aile denkliği olarak, iyi gidiyor bence.
0
Hallegadola
(23.01.21)
İkinci soru konusunda da kendisine araba ev alır o borç ödenir o sorun değil. Ailesine ona buna başkasına saçmasapan krediler çekilmişse kabul etmem, söylerim zaten.
0
Hallegadola
(23.01.21)
1- Evet
2- Evet. 300 bin tl dediğin rakam ayda 5 bin tl ödesen 5 senede bitiyor. Ciddi bir rakam yani küçük bir para değil.

Hayır diyen insan hayatında yokluk görmemiştir ya da kendisi zengindir, diğer tarafı dengeler. Bence evlilikteki en önemli konulardan bir tanesi maddi uyum. Bir tarafın maddi seviyesi çok iyi değilse de diğer tarafın bunu dengeleyebilmesi lazım, aksi takdirde sürünmek zorunda kalıyorsun. Huzursuzluk oluyor.
0
roket adam
(23.01.21)
ben okul okurken eğitimim için (rakamlar 50-100K değişebilir) toplam 750K borca girdi ailem...

ona göre de kazançlı olacağını düşünülen bölüm..

karşı taraftan da aynı oykuyu bekliyor insan..

benim borcum benim borcum politikasından ilerledim..

sonucta ben okurken aileme cocuguma yararım olsun diye de okudum..

karşı tarafta elini taşın altına koyup bu anlattığım gibi yapması gerekir/di..

sağlık konusunda TR sosyalist sayılır.. o kadar borç çıkacağını düşünmüyorum..

özel okul borcuna ise okuduğu bölüme bakarım, çalıştığı kurumlara bakarım, maaşına bakarım, açıkcası herşeyine bakarım ve karar veririm..

ben dert aramıyorum, eş arıyorum fikrini savunurum.

asya ya da ilyas diye ölümler kaldı mı emin değilim
0
hunharca ben
(23.01.21)
ekonominin sosyal ve kültürel hatta psikolojik (hatta ve hatta dolaylı olarak fiziksel) etkileri var.
saedec flört değil arkadaşlıklarda da sosyal yapı önemli? ztaen başka ne önemli olacak.

1-e heralde. maaş veya genel ekonomik hayat standardının benden "aşırı farklı" olması/olacağı garantisi çok yüksek maaş da olsa çok düşük maaş da alsa olumsuz bir yargıya sebep olur.

2-hayır. yüklü derken kime göre yüklü? bu soruyu sorana yüklü galiba? 30k kazanan insana yüklü olmuyordur.

özetle hayatını ne düzeyde yaşamak istemesiyle ilgili. az para kazanıyım, kendimi de geliştirmeyeyim. orta altı bi hayat yaşayayım diyen biriyle -serveti olsa da- sosyokültürel bakışı nedeniyle birlikte olmam.
0
rewlack
(23.01.21)
1) hayır. maaşından ziyade çalışabilme, disiplin, sorumluluk alabilme gibi özelliklerine dikkat ederim. yani çok yetenekli, zaman zaman çok para kazanabilen ama devamlılığı olmayan birine kıyasla asgari ücretle çalışan ama devamlılığı olan, insana güven veren birini öne koyardım. sonuçta birlikte yuva kuracağız, belki 30-40 senemizi birlikte geçireceğiz. o aralıkta yaşam standardımız, kazandığımız para belki 50 kez değişecektir ama insanın karakteri kolay değişmiyor. asgari ücret alıp da çok sıkıştığımızda ek iş bakacak bir kadını ayda 10 bin lira kazanıp zora gelemeyen, kafasına göre işi bırakan birine tercih ederim. ikinci kişinin "kötü" olduğunu falan söylemiyorum, kişisel tercih elbette herkes istediği gibi yaşasın ama konu evlilikse eğer ben bir insana ne kadar güvenebileceğimi ön planda tutarım açıkçası. para sonra kazanılır. kaldı ki sevdiğim insanla "parası olduğu için" evlenmeyi düşünmüyorum, para kazanıp kendi hayatımı idame ettirmeyi şahsi sorumluluğum olarak görüyorum. eşimin çok para kazanması pastanın çileği olur, çok önemli bir şey değil.

2) kolay bir durum değil tabii ama evlenmemize engel olacağını zannetmiyorum. yine karakter ve bakış açısı meselesi bu esasen. atıyorum ben kendi maaşımla bir tanecik çikelata aldım diye "o kadar borcumuz var sen para harcıyosun" gibisinden laflar ederse ümüğünü sıkarım. onun dışında problem değil, elimden geldiğince ödemesine de yardımcı olurum. sevgi kolay bulunan bir şey değil, birlikte mutlu olduğum insana borcu var diye rest çekemem. varsa var nabalım, kimin borcu yok ki şu zamanda, canımızı mı alacaklar?
0
der meister
(23.01.21)
hayır diyenler yalan söylüyor. tr'deki boşanmaların %90'ı maddi kaynaklı şiddetli geçimsizlik kavga vs. kimse kimseye sen az para kazanıyorsun demiyor başka şeyleri bahane ediyor.

evleneceğin adam/kadın imza atmadan bir hafta önce sana geldi dedi ki benim 500k borcum var 15 yıl bunu kapatıcaz beraber

babayı evlenirsin.
0
duyurukullanıcısı
(23.01.21)
maaşına bakmam ama mesleği, mesleğinin geleceğine bakmak lazım karşılıklı.
Birimizin başına bir iş gelse diğeri tek başına evi döndürebilir mi?

borcu harcını kendi ödeyecekse sorun yok
yine de 20 bin borca ses etmem
300bin borç çok, sorumsuz biri demektir 300bin borcu olan kişi (mortgage veya araba kredisi hariç)
0
summatinyourteeth
(23.01.21)
Ben evlenmeyi düşünmüyorum ama Türkiye'deki evliliklerin çoğu mantık evliliğidir.
0
rldofiui
(23.01.21)
1- evet
2- hayır
0
silah taciri
(23.01.21)
ikisi de sevgili olmamda sorun yaratmaz. ikisi de evlilik kararımı etkiler. maasinin/parasinin miktarina bakmam, ama neyi nereye harcadığına bakarim. ev gecimini saglayamayacak gibiyse evlenmem. sacma sapan seylerle parasini carcur edip temel seyleri kısıyorsa askimdan olsem de ciddi dusunmem. tek basina yasasa ev gecindiremeyecek insanla evlenilmez. evlilik sadece ask/sevgi isi degil, olmamali.
0
hazen
(24.01.21)
Sorunun cevabı 2 türlü,
1)mantık evliliği durumunda iki sorunun cevabı da evet.
2)aşkın gözü kördür derler, böyle bu durumda hiç bir şey negatif etki etmez.

Ama çevremde gördüğüm kadarıyla o deli divane aşklar de bir müddet sonra bitiyor. Tanıdığım boşanmış olan çiftlerin hepsi zamanında aşık olarak evlenmişler, zamanla aşk bitince maddiyat dahil daha önce göze batmayan şeyler sorun oldu ve kaçınılmaz son.

Kimse kimseyi kandırmasın maddiyat önemli, aşk karın doyurmuyor. Belki az maaşla yaşamak bir derece tercih meselesi olabilir, ama borç meselesi sakat.
0
zikardo
(24.01.21)
1- eğitim durumu ve hayattan/kendinden/evlilikten beklentileri, kariyer hedefleri benimle uyumluysa aldığı maaş sorun olmaz (uçurum yaratmıyorsa eğer. yaratıyorsa da zamanla bir şey paylaşamadığım için soğuma olabilir direkt olarak maaşı az ya ds benden çok fazla diye bitmez benim için. paylaşımla ilgili biraz). geliri için durum buyken yaptığı meslek çok daha önemli çünkü insanın yaptığı iş yaşama bakışını etkiliyor. burada yine işin içine sosyo-kültürel paylaşımlar giriyor. o yüzden mesleğine en başta dikkat ederim zaten.

2. yüklü miktarda borcu varsa eğer bunu kendi başına ödeyip eve de benim kadar katkı sağlayabilecek durumdaysa önemsemem. ama o, borcunu öderken evi yıllarca ben geçindirmek zorunda kalacaksam ve bu benim kişisel gelişimimi, kendimi gerçekleştirmek için harcayacağım kaynakları fazlasıyla etkileyecekse böyle bir evliliği yapmam.

elbette evlilik uzun bir sürecin meyvesi. yıllarca sevgili olup bunları görmezden gelip işler ciddileşince terk etmem. en başından zaten mesleği ve gelir durumu belli herkesin. hayatta beraber yürümek istemeyeceğim biriyle birkaç aydan fazla ilişki kurmuyorum (birkaç ay da tanıma evresi)
0
Mossy
(24.01.21)
1-) Evet
2-) Evet
0
nawar
(24.01.21)
1. soru icin "tembellik" diye cevap vereyim. iki insandan nefret ederim kadin erkek fark etmeksizin. tembel ve cimri olan. ikisinin de kokusunu alirim tabir-i caizse. boyle tiplerle arkadas dahi olunmamali ama is sevgililikten evlenmeye filan gelmisse ola ki; tembellik zaten hepsine bir anlamda etki ediyor; bu da vizyonu etkiliyor bence. Valla ben biraz isin vizyon tarafina bakiyorum. Ben dunyayi gezmek isterim; adamin hic o taraklarda bezi yoksa, cocuklarin egitimine degil de arsaya parayi yatirmak istiyorsa filan beni cok etkiler ki etrafimda da bu sebeple iliskilerin bittigini cok gordum.

borcu filan beni ilgilendirmez. ama destek de olmam; benim borcuma da destek olmasini istemem veya beklemem.
0
nefertarii
(24.01.21)
(7)

Nerde o eski futbolcular?

skywalker.anakinn
Merhabalar. Ne zamandır sürekli aklıma düşen bir konu bu. Günümüz futbolu neden eskisi kadar zevk vermiyor? Ronaldo, Messi, Zlatan bıraktığı zaman kim kalacak geriye? Ben yaş olarak yetişemedim o efsane Real-Barça kadrosuna. Hagi, David Beckham, Ronaldinho, Roberto Carlos, Ronaldo, Zidane hep çocukl
Merhabalar. Ne zamandır sürekli aklıma düşen bir konu bu. Günümüz futbolu neden eskisi kadar zevk vermiyor? Ronaldo, Messi, Zlatan bıraktığı zaman kim kalacak geriye? Ben yaş olarak yetişemedim o efsane Real-Barça kadrosuna. Hagi, David Beckham, Ronaldinho, Roberto Carlos, Ronaldo, Zidane hep çocukluğumda kaldı. Yani son zamanlarını hatırlıyorum. Daha çok 2010 dünya kupası jenarasyonu ile geçirdim ömrümü. Severim de o jenerasyonu. Ama bu eski isimlerin videoları dolandırdı youtube ta. Hatta Rihanna ve Sean Peul'un break it off şarkısı ile futbol cambazları adında bir videosu vardı. Deli gibi izlerdim. Pepsinin özel reklamları artık yok.Demem o ki şimdi de çok güzel futbol oynanıyor ama eskisi gibi bu tarz futbol cambazı, seyir zevki veren futbol yok. Sürekli aynı futbol kulüpleri şl' de görüyoruz. Yani geçen yıl bir iki takım şaşırttı. Ama ne futbol kulüpleri ne yeni nesil futbolcular heyecan yaratmıyorlar. Bunun sebebi ne? Alt yapıda nasıl yetiştiriliyor futbolcu, para mı mahv etti her şeyi? Düşünceleriniz neler?
0
skywalker.anakinn
(22.01.21)
arada eski futbolcular aklıma düşüyor açıp youtube dan videolarına bakıyorum

Mesela geçen gün aklıma jimmy floys hasselbaink düştü, çok klas bi oyuncuydu

Soruna cevap değil ama kısa bir video bırakayım
youtu.be
0
freebird5406_2
(22.01.21)
Soruna cevap değil amaaaa nike'ın kafes futbolu reklamı vardı o geldi aklıma. Müzik, cambazlıklar, o zamanın futbolcuları falan efsaneydi ya..

www.youtube.com
0
eazy
(22.01.21)
Eazy e cevap gibi olmasın ama en güzel futbol reklamı nike take it to the next level dır, daha güzeli varsa çıkar göster
youtu.be (maksat goy goy olsun eskileri hatırlayalım yanlış anlama eazy :))

Şaka bi yana eğer duyurunu sabote ettiğimizi düşünüyorsan silelim yazdıklarımızı insanlar fikirlerini de belirtsinler :)
0
freebird5406_2
(22.01.21)
sorun futbolculardan ziyade senin de değindiğin üzere hep aynı takımları görmemiz. inanılmaz paralar dönüyor ve büyük kulüpler pastadan daha fazla pay alabilmek için kozlarını kullanarak uluslararası turnuvaları bile ellerinden geldiğince "kapalı" hale getirmeye çalışıyorlar. atıyorum liverpool, juventus ve real madrid üçlüsü diyor ki, "ulan avrupa futbolunda 10 kuruş para kazanılıyorsa bunun 7'si bizim sayemizde geliyor. ya bizim katılımımızı kolaylaştırır/garantiye alırsınız ya da çıkar gideriz". uefa'nın "ilk dört ülkenin ilk dört takımı şampiyonlar ligi gruplarına doğrudan katılır" şeklindeki saçma düzenlemesi de bunun bir sonucu aslında: kulüpler uefa çatısı altından kaçmasın, daha çok para üretecek başka organizasyona geçmesin diye onların suyuna gidilerek yapılmış bir iş.

bununla birlikte galiba bizim yaşımızın ilerlemesi ve sosyal medya sayesinde oyuncuların ıncığını cıncığını dahi öğrenebiliyor olmamız da etkili. ben mesela 13 yaşında olsaydım belki neymar hastası birisi olurdum. şimdi bakıyorum neymar benden sadece iki yaş büyük, twitch'te counter strike falan oynayan bir adam jdfjdfkd haliyle "idol" gözüyle bakmak zor oluyor.

politik doğruculuk, pr ve sponsorluk çalışmaları dolayısıyla artık "karakter" sahibi futbolcular da kalmadı. çoğu aynı tornadan çıkmış gibi hiç etliye sütlüye dokunmuyor, öyle renkli kişiliği olan pek adam kalmadı. olanı da saydığım sebeplerden dolayı sanırım törpülemeye çalışıyor bunu.

cantona'yı, maradona'yı falan geçiyorum yakın zamandan aklıma gelen joey barton delisi var. fm 2012'de kendisiyle kavga ettiği için oyuna sinirlenmişti mesela. twitter'da antin kuntin bissürü şey yazardı ahaha.

artık böyle adamlar pek yok. sektör inanılmaz şiştiği için rockstar gibi takılıp para içinde yüzmeye bakıyorlar sadece. ha ama böyle oyuncular hiç mi yok? var tabii. her zaman da olmaya devam eder.

futbol artık globalleştiği, liverpool futbol kulübünün asıl gelirini liverpool halkı değil de asyalılar, amerikalılar vs. sağlamaya başladığı için o tat yok tabii. kulübe aidiyet duyan topçular yok. nadir çıkıyor. bence kötüye gitse de hala o kadar berbat değil.
0
der meister
(22.01.21)
@freebird5406_2

bunu bilmiyordum ben çok iyiymiş lan bayıldım :DD
0
eazy
(22.01.21)
Oncelikle ben de paylasayim efsane bir reklam: www.youtube.com

Oyun evrildi kisaca, cok fazla teknik, taktik, analiz, veri girdi mekaniklesti oyun. Pragmatizme kaydi. Hele o Yunanistan sampiyon falan oldu ya iste, orda esegin aklina karpuz kabugu dustu bir anlamda. Yan toptan atar yatariz, rakibin hatasini kollariz, sifir sifira oyunu kitleriz, soguturuz falan baska alternatif yollar da varmis demek basari icin diye gaza geldi tum duz adamlar, kazmalar. Oynatmama uzerine tezler, yaklasimlar getirdiler bir suru: cift on liberolar falan. Alan daraltmalar, sert savunmalar, siki markajlarla yetenekli futbolcular eskisi gibi fark yaratamamaya basladi. Klasik 10 numara kalmadi zaten. Bu sefer kosmayan 10 numara yerine her isi yapan daha az yetenekli adamlar dolusmaya basladi takimlara, altyapilara. Altyapidaki Hucumcu beke "kontrollu cik, arkani bos birakma, suursuz cikma, sen R. Carlos musun" diye bagirirsan bu adam R.Carlos gibi olma hayali kuramaz, daha kucuk hayaller kurar. Daha duz bir adam olur. Evrilen oyunda fizik, kondisyon, hiz one cikti. Simdiki futbolcularin cogunda cok saglam vucut var, ne kadar ikili mucadeleyi girdin ne kadar kazandin, hava toplarindaki basari oranin ne kadar, bir milyon tane veri var artik ellerinde. Messi, Ronaldo gibi uzaylilar disinda gelmez artik eskisi gibi topcular. Mbappe'yi ele alalim: okuz gibi fizik var, inanilmaz hizli, bu tarz adamlar istiyor modern futbol. Messi genc olsa: siska bu, boyu da kisaymis kilo alsin deyip max Shaqiri yaratacak adamlar belki de Messi'den su anda.
0
speedy
(22.01.21)
@freebird ben de bilmiyordum bunu bayıldım. Ayrıca sabote etmiyorsunuz. Özlemişim bu tarz videoları. (bkz:youtu.be bu da benden. Biliyorsunuzdur belki.
0
🌸skywalker.anakinn
(22.01.21)
(2)

bir cümlelik çeviri

ardt
"Don’t make excuses to justify any lapses that occur and accept responsibility for your actions."translate'teki şu çeviri doğru mu: "Meydana gelen herhangi bir hatayı haklı çıkarmak için mazeret üretmeyin ve eylemlerinizin sorumluluğunu üstlenmeyin.""eylemlerinizin sorumluluğunu üstlenin" mi "üstlen
"Don’t make excuses to justify any lapses that occur and accept responsibility for your actions."

translate'teki şu çeviri doğru mu: "Meydana gelen herhangi bir hatayı haklı çıkarmak için mazeret üretmeyin ve eylemlerinizin sorumluluğunu üstlenmeyin."

"eylemlerinizin sorumluluğunu üstlenin" mi "üstlenmeyin" mi?
0
ardt
(18.01.21)
hahaha translate yavrumun kafası karışmış baştaki don't yüzünden. belki virgül olsa daha iyi olurdu.

ikinci söylediğin. "hataları hoş görmek için mazeret üretmeyin ve eylemlerinizin sorumluluğunu alın" demek istiyor. "hataları hoş görmek için mazeret üretmek yerine eylemlerinizin sorumluluğunu alın" tarzı bir çeviri türkçede daha hoş durabilir.
0
der meister
(18.01.21)
ben de "translate bayağı gelişmiş galiba ya, bir öyle okuyayım bakayım" dedim ama arada kontrol ede ede gittim, bu cümle de garip, hatalı geldi. sorayım dedim. hala tam olmamış demek ki :)
0
🌸ardt
(18.01.21)
(6)

should be completed by Sunday 17 January at the latest

duyurukullanıcısı
bu şimdi pazar gecesi 23.59'a kadar mı demek yoksa cumartesi gecesi 23.59'a kadar mı demek?
bu şimdi pazar gecesi 23.59'a kadar mı demek yoksa cumartesi gecesi 23.59'a kadar mı demek?
0
duyurukullanıcısı
(16.01.21)
pazar
0
hazen
(16.01.21)
Pazar 23.59
0
kojonotsuki
(16.01.21)
"by sunday 17 january at the latest" denmişse ben cumartesi gecesi 23:59:59'da gönderilmesi gerektiğini düşünürdüm açıkçası ama bu ifadeler hep sıkıntılı gerçekten, hele başka dilde olunca yanlış anlaşılmalara çok müsait oluyor. "by sunday" görürsem ben "en geç saturday" diye algılarım onu mesela, on sunday dememiş ki.
0
der meister
(16.01.21)
@der meister

hacı karıştırma ortalığı şimdi. herkes pazar diyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(16.01.21)
Öncesi tamamlasan iyi olurmuş gibi bi hava estirmişler :D ama en kötü PAzar 23:59a kadar vakit tanınmış.

saat kısmını farklı belirtmedilerse tabii.
0
superfluid
(16.01.21)
pazar'ı pazartesiye bağlayan gece 23.59.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.21)
(13)

Neden Barselonaya Göç Etmeyeyim?

rewlack
bu duyuruda Barselona ve İspanyayı gömüyoruz :/gelecek sene civarı eu'ya göç etmek istiyorum. blue kartla ve iş aracılığıyla yapmak istiyorum bunu. birden fazla mesleğim var. almanca ve ispanyolcam şu aşamada B1 civarı gibi düşünün. her iki tarafta da öyle veya böyle iş bulabilirim diyorum ama mesel
bu duyuruda Barselona ve İspanyayı gömüyoruz :/
gelecek sene civarı eu'ya göç etmek istiyorum. blue kartla ve iş aracılığıyla yapmak istiyorum bunu. birden fazla mesleğim var. almanca ve ispanyolcam şu aşamada B1 civarı gibi düşünün. her iki tarafta da öyle veya böyle iş bulabilirim diyorum ama mesele "öyle veya böyle" oluşu.

amacım kısa vadede eu'dan kalıcı oturum alabilmek. bu beni motive eden birşey. almayaya gidersem berlin'den başka seçeneğe bakmayacağım.
ancak berlin vs barselona karşılaştırmasında ekonomik gerekçelerin dışında berlin benim açımdan bir sürü dezavantaja sahip : ( genel olarak almancanın zorluğu (aynı sürede ispanyolcaya aşırı hakim olabilcekken almancada çok zorlanacağım) , sosyal ilişkiler, iklim, adaptasyon, almanyadaki türk algısı, kiraların yüksek oluşu vs vs.

öte yandan özellikle pandemi sebebiyle barselona zaten iç açıcı olmayan ekonomisini artık daha da zor toplar gibi düşünüyorum bu da bence sosyal yaşama dolaylı olarak yansıyan bişey. yani tr'nin son 10-15 yıldaki sosyokültürel dönüşümünde de ekonominin direkt etkisi olduğunu gözlemliyorum. bir kişi de duymuyorum zaten barselonaya göç ettim, çok rahatım, mutluyum, gelin vs diyen :D

ama işte berlinde de yalnızlık, coğrafi mutsuzluk amaan ne bileyim..
iş bulmak berlinde daha kolay olacak, belki alım gücü yüksek olacak ama cezbedici tarafları benim için biraz eksik kalıyor. tabi herkes aptal mısın git berline orada düzen kur bi daha dönme falan diyor..

yani karşılaştırma kötü.. berlin londra olsa kendi adıma direkt londrayı tercih ederim. berlin venedik olsa direkt berlini tercih ederim. ama bu ikilemde aşırı kararsız kalıyorum.

söyleyin neden gitmeyeyim?
gelsin yorumlar : (




*barselonada katalanca konuşulduğunu biliyorum.
** iki şehirde de bir kaç defa, 3-4 hafta civarı bulundum.
*** master+deneyim var. ist.da 10k kazanıyorum şu an. eski beyaz yakalıyım.
0
rewlack
(16.01.21)
berlini seçerdim ben kesin olarak, ispanya tamam çok güzel ama sıfırdan başlamaya özellikle bizim gibi ekonomik sebeplerle göçenler için değil. Berlindeki kazançla yılda 1 ay rahat şekilde tatil yaparsınız diyorum zaten.
0
garavel
(16.01.21)
bir alman hayranı olarak söylüyorum: berlin'de yaşam fikri bu kadar üzüyorsa göçün hocam. istediği kadar kötü olsun, AB ülkesi sonuçta ispanya, orada bir kez tutunduktan sonra barcelona'da değilse başka yerde yaşarsınız mesela ne bileyim, bir yol bulunur. hepsini geçtim AB'de kalıcı oturum aldıktan sonra isterseniz zaten almanya'ya geçemiyor musunuz?

ispanya'yı eskiden hiç sevmezdim, hatta ispanyol dili ve edebiyatı bölümünü "kendimi veremiyorum, o bölgeye ilgi duyamıyorum" diyerek bırakmıştım zamanında. yaş 26 oldu, şimdi deseler ki seni valencia'ya gönderiyoruz, valla kar buz hastası bir adam olarak şıpıdık terliğimi ve domatesimi alır koşarak giderim.

kaldı ki bahsettiğiniz yer ispanya'nın köyü değil yahu, barcelona... barcelona'nın çekici olmadığı, yaşanmaz hale geldiği, "yeni türkiye"den daha kötü olduğu bir dönem olmuş mudur ki tarihte? savaş falan çıkmadığı sürece orası bence her şekilde buradan iyidir. sarmadı diyelim 1-2 sene sonra (olmadı 3-4 diyelim hadi) yine gidersiniz berlin'e, ne olacak?

bana öyle geliyor ki bu şekilde siz berlin'e giderseniz pek iyi hissetmeyeceksiniz. anladığım kadarıyla almancayı öğrenmek de istemiyorsunuz. kafanızın bir köşesinde barcelona da varken berlin'e tutunmak, adapte olmak vs. zor olabilir.

o yüzden bence barcelona'ya gidin. bunu tabii ki iyi kötü bi geliriniz olacağını varsayarak söylüyorum, yok eğer "berlin'de iş garanti, barcelona'da sıkıntı" gibi bir durum söz konusuysa bence almanya'ya gitmek daha iyi olur. barcelona'ya gezmeye gidersiniz.
0
der meister
(16.01.21)
vallaha ben barcelonaya goc edip mutluyum diyen duydum, lakin zaten parasi var ve azimsanmayacak aylik geliri.

barcelonada yuksek nitelikli is gucu olunca calisma izni alabiliyorsunuz, eger sektor it ise yazilim falan...sansiniz var...

barcelonada kazanacaginiz maksimum aylik 2500-3000 euro olur.(net) o da yuksek nitelikli is gucu iseniz.

yeter mi? tek kisiye evet iki kisiye hayir.

yani is buluyorsaniz gitmemeniz icin hic bir neden yok.
0
cairo
(16.01.21)
Berlin'i bilmiyorum, barcelonada sadece tatil yaptım.
Yalniz sunu bilmiyorum; almanya, fransa, Avusturya. bu üç ülke kendi bilgilerim dahilinde en iyi maaş oranlarina sahip.
Barcelona'da yasamak benim gibi izmirli biri icin hepsinden güzel olurdu ama maas ve ekonomik durum iyi değil ispanya ve İtalya'da (burada da cok guzel yasardim :(
Ikisinde de yaşayan arkadaşlarım bu dedigim 3 ülkeye gitmeye calisiyor/gidiyor.

Neyse, su covid dönemi hele ben almanya varken İspanya'ya gitmem. Ekonomik etkisi oldukça büyük. Covid sonrasi nasil olacagini kimse bilmiyor.
0
logisticsmanager
(16.01.21)
boyle bir secim luksunuz varsa biraz birinde biraz birinde yasayin? ya da once birine gidin, deneyin. olmazsa oburune gidin. engel ne?
0
hazen
(16.01.21)
Bi gidene soralim podcastinda barcelona bolumu vs var, onlari dinleyebilirsiniz.

Ayrica berlin vs barcelona baya alakasiz geldi iklim ve tarz olarak.

Eileengray +1 diyorum, hicbir yerde sirketler sizi almak icin yarismayacak muhtemelen, cok kisitli seceneginiz olacak.
0
kuehles blondes
(16.01.21)
@hazen yaş ve buna bağlı olarak hadi biraz da şurada takılayım demek istememek. eğer böyle istesem zaten berlini öncelikli tercih eder, 2 yılda oturum/çalışma izni alır sonra da istediğim yerde daha kolay iş bulurum. üstelik süreç de ekonomik açıdan daha rahat geçer. ama uzun vadede almanyada kalmayacaksam dille cebelleşitiğim, nispeten yalnız ve soğuk geçen 2 yıl elimde kalmış olacak. tabiiki berbat bi durum değil, ne güzel deneyim işte ama değer mi veya o süreç mutsuz eder mi bilmiyorum.

@eileengray, evet kolay olmayacağını tahmin ediyorum. sadece şu olacak her ikisinde de iyi ihtimalleri düşünelim. barselona bana kesinlikle daha az ücret teklif edecek. gerçi kiralar bi tık daha ucuz ama.. sonuçta blue kart skalasında bile iki ülkenin maaş farkları belli. ayrıca işsizlik,eleman ihtiyacı oranları da belli. barselonada -ispanya bölgesinde en gelişmiş şehirlerden biri olsa da- iş bulmak berline göre daha zor.
0
🌸rewlack
(16.01.21)
4,5 senedir Berlin'de yasayip, Barcelona'yi 3 günlük seyahatte görmüs birisi olarak Berlin'i gözden cikarmadan önce cok iyi düsünmeni tavsiye ediyorum.

Burasi Almanya'nin genelinden cok farkli, cok kozmopolit bir yapisi var ve sosyallesmek istedigin anda her milletten envai cesit arkadas ediniyorsun. Kücük bir Amerika modeli gibi. Son dönemde Berlin'e gelmis olan, beyin göcü yapmis Türkler de cok burada. Benim iki tane farkli ve can arkadasim diyebilecegim Türk grubum var Berlin'de yabanci arkadaslarimin yani sira.

Buraya gel, yasa, 6 ay sonra begenmezsen kalkip Barcelona'da is ararsin.
0
chitosan
(16.01.21)
ben berlini seçerdim. akdeniz iklim ve curcuna sıktı artık. ispanyollar büyük avrupa ülkeleri arasında en kaba olanlar. barcelona için genelleme olsa da kuzey avrupa her daim ilk tercihtir. türklere her yerde ön yargı var.
0
mikahakkinen
(16.01.21)
Neden Barcelona'ya Goc Etmeyeyim?
Pahali cunku. Turist tokatlamak uzerine bir sehir Barcelona. Hani Big Mac indexi vardir ya, benim de Lidl indexim var:) Lidl'a 5dk uzakliktayim Ingiltere'de, o yuzden cogu urunun ezberimdedir fiyati. Gittigim yerlerde karsilastiririm fiyatlari, cogu urun de standarddir, asagi yukari ayni markalar vardir, ambalaj dili degisir ulke degistikce sadece. Otelime yakin Lidl var diye de sevindirik olmustum Barcelona'da, gittim gezdim, fiyatlari karsilastirdim, Londra Lidl'larindan 20% gibi falan daha pahaliydi urunler Barcelona'da. Simdiye kadar gezdigim yerlerde hep Londra Lidl'i pahali oluyordu, Barcelona istisnasi olmustu. Ispanya'da maaslarin da yuksek oldugunu sanmiyorum.
0
neck_and_neck
(16.01.21)
Bir akdenizli olarak barselona'yı seçerdim ama siz seçmeyin:) almanya'da alım gücü daha fazla, sistem daha düzenli. Berlin de almanya'da yaşanabilecek en ideal şehir bence. Hareketli, çok farklı kesimlerden insanın yaşadığı, sosyalleşmeye elverişli bir şehir. Bir de bu katalanlar kendilerini pek seviyorlar, o da belki sıkıntı yaratır.
0
asteriks
(16.01.21)
Merhaba,
Almanya’da neden sadece Berlin düşünüyorsunuz? Münih mesela hem iklim olarak hem de maaş ve doğa olarak çok daha iyi. (Kiralar da buna göre artıyor tabii ama maaş daha iyi olduğu için görece standart çok değişmiyor.)
Merak ettim:)
0
bfm
(17.01.21)
münihi pek sevmedim. evet classy bi yer ancak benim için çok küçük çok sakin.
metropolsüz yapamıyorum. öğrenciyken ingilterede birmingham'da bile yapamadım kaçıp kaçıp londraya gidiyordum.

üstelik ev bulmak daha zor. iş alanım orada daha dar.
0
🌸rewlack
(17.01.21)
(7)

Son zamanlarda yurtdisindan test yaptırıp gelen var mı?

fraise
Şu anda yurtdisindayim ve turkiye'ye döneceğim. Test örneğinin 72 saat içinde verilmiş olması gerekiyormuş. Benim olduğum ülkede pcr testini herkese hemen yapmıyorlar ve sonuç da 72 saate kadar uzayabiliyor. Bir de yine burundan orneklemle hızlı testler var. Bunların sonucu 5 6 saatte cikabiliyor.S
Şu anda yurtdisindayim ve turkiye'ye döneceğim. Test örneğinin 72 saat içinde verilmiş olması gerekiyormuş. Benim olduğum ülkede pcr testini herkese hemen yapmıyorlar ve sonuç da 72 saate kadar uzayabiliyor. Bir de yine burundan orneklemle hızlı testler var. Bunların sonucu 5 6 saatte cikabiliyor.

Sağlık bakanlığını, Türk Hava Yollari'ni aradik; kimse net bir şey bilmiyor. Dönen kişilerden tecrübelerini paylaşacak biri var mıdır? Bu hızlı testlerle ilgili sorun oluyor mu? Teşekkürler şimdiden herkese.
0
fraise
(16.01.21)
hizli test kabul edilmiyor, pcr yaptirmaniz lazim. bazi havaalanlarinda mesela ny orada hemen test yapilip sonucu cikiyor. 72 saate kadar sonuc cikmaz ise thy bilet degisikligi yapiyor.
0
oscar
(16.01.21)
Oscar, işte o test pcr testi değil; pcr testi teknik olarak o kadar çabuk çıkamıyor. Dün uzun uzun anlattılar bana. O test de hızlı test, havaalanlarinda olan yani.
0
🌸fraise
(16.01.21)
thy'nin sitesindeki bilgi şu şekilde,

"30 Aralık 2020 itibariyle, Türkiye'ye gelen 6 yaş ve üzeri yolcuların (denizci, tır şoförü, transit yolcu hariç) planlanan kalkış saatinden önceki 72 saat içerisinde numune vererek alacakları negatif PCR test (nükleik asit testi olmalıdır) belgelerini uçuştan önce ibraz etmeleri gerekmektedir."

anladığım kadarıyla uçağın planlanan kalkış saati, TESTİN YAPILDIĞI saati takip eden 72 saatin içinde olmalı. test de yine senin söylediğin gibi tükürüklü falan değil PCR testi olacak.

yani pazartesi günü 14'te test yaptırdıysan perşembe günü kalkış saati 14 olan uçuşa kabul edilirsin, daha sonrası 72 saati aştığı için olmaz. ben öyle anladım en azından, yanlış yönlendirmiş olmayayım.

ben de eğer becerebilirsem 10-11 gün içinde türkiye'ye döneceğim ama aynı dertten mustaribim. bana uygun/sürpriz yaşatmayacak tek uçuş almanya üzerinden. o da pazartesi günü sabahtan var. hafta sonu test yapılmıyorsa veya sonuç verilmiyorsa yandık. yok başka ülke üzerinden gireyim desem her yerde öyle farklı şeyler yazıyor ki (sağlık bakanlığının sitesinde bile karman çorman her şey) ülkeye giriş için neye ihtiyacım olduğunu anlayamıyorum, türkiye için PCR testi yaptırıp da hollanda'ya girememek var. kafayı yiyeceğim, bi çuval para bi de bu test. kolay gelsin diyorum, umarım halledebiliriz.
0
der meister
(16.01.21)
Der meister, doğru anlamışsın 72 saat içinde olması lazımmış; saat yüzünden havaalaninda kalan bir sürü insan varmış.

Sadece test kısmı sıkıntılı çünkü pcr öyle şak diye sonucu çıkan bir test değil. Benim olduğum ülkede yine sürüntü orneklemiyle test yapıyorlar, sonucu en geç bir gün sonra elinde ama klasik pcr değil tabii. Zaten klasik pcri herkese yapmıyorlar artık. Sağlık Bakanlığı da doğru düzgün bir şey bilmiyor.

Şimdi burdaki bir acenteyi arayacağım.
0
🌸fraise
(16.01.21)
Sadece PCR kabul ediliyor (test isteyen cogu ulke aslinda sadece pcr kabul ediyor, hizli testler kabul olmuyor)

Sonucta ozel yaptirilacagi icin yurtidisi cikisi icin istiyorum diyip yaptirabilirsiniz her yerde. Normalde benim yasadigim ulkede de pcr testini ancak hizli test pozitif sonuc verirse yapiyorlar ama yurtdisina cikis amacli pcr testi baska bir sey, sertifikali lab.dan parasiyla yaptirabiliyorsunuz.
0
kuehles blondes
(16.01.21)
@fraise öncelikle kimle görüştünüz bilmiyorum ama sizi bayağı yanlış yönlendirmişler sanırım. Yurtdışındaki sistemi açıkçası bilmiyorum ama türkiyede işler şöyke yürüyor. Örneğin:
Memorial hastanesi:
“PCR testlerinde, burun ve boğazdan ucu pamuklu ince bir çubuk vasıtasıyla sürüntü örneği alınmaktadır.“
“Gerçek zamanlı PCR sonucu 1-3 saat içinde çıkarken, hızlı sonuçlu olanlarda 15 dakikadan 1,5 saate kadar sürede sonuç alınabilir.”

www.memorial.com.tr

İstanbul havalimanındaki bir kurum: cdnuploads.aa.com.tr
Özel istanbul şafak hastanesine bağlı ve pcr testi yetkisi var sağlık bakanlığından: hsgm.saglik.gov.tr

Özetle, havalimanındakile hızlı tanı test kitiyle yapılmıyor ve 3-6 saat arası sonuç çıkıyor. Bu da pcr testi olmadığını göstermiyor.
0
Unde bach canim
(17.01.21)
Sonucu söyleyeyim bari. Ben pcr yaptırdım ama hızlı test yaptiran ve uçağa alınan 5-6 kişi vardı.

Biz sağlık bakanlığı ve Türk hava Yollari'yla görüşmüştük. Bence kimse net bir bilgiye sahip değil; görevli kişinin yorumuna göre uçağa alım yapıyorlar.
0
🌸fraise
(17.01.21)
(3)

Olası bir uluslararası uçuş yasağı?

bir fincan kahve ile film izlemek
Tekrar olur mu sizce? Genel vaziyete bakıldığında?Çok istediğim bir esc (european solidarity corps) projesine kabul aldım. Şubat-mart arası bir ay. (Bosna'da)Fakat önemli bir mülakatım olacak (meb- öğretmenlik) henüz takvim belli değil yalnız, hala duyuru bile yapılmadı. Takvim durumuna göre ya orad
Tekrar olur mu sizce? Genel vaziyete bakıldığında?
Çok istediğim bir esc (european solidarity corps) projesine kabul aldım. Şubat-mart arası bir ay. (Bosna'da)

Fakat önemli bir mülakatım olacak (meb- öğretmenlik) henüz takvim belli değil yalnız, hala duyuru bile yapılmadı. Takvim durumuna göre ya oradayken tek gün için izin alıp gelip hemen döneceğim veya şanslıysam oradaki proje bitince dönüp mülakatlara yetişeceğim.

Tek korkum uçuşların kapatılması, kapatılırsa ve kötü bir tesadüfle ben oradayken mülakat olursa benim için epey trajik olur.

Şimdi dediğim gibi bu projeye katılmayı çok istiyorum fakat aklımdaki tek soru işareti bu.

Daha önceki mart-haziran dönemindeki uçuş yasağı nasıl oldu tam onu merak ediyorum. Diyelim pat diye dediler ki uçuşlar kapatıldı. Bilet alımını hemen kapatıyor mu firmalar yoksa atıyorum uçuş yasağı duyuruldu ve iki üç gün de olsa süre veriyorlar mı dönüş için?

Şu an tam bir mantıkla ve duygularımla karar verme konusunda savaş yaşıyorum
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.01.21)
Eğer gideceğiz ülkedeki salgın kontrol çıkmadıysa düşük bir ihtimal olarak görüyorum. Fakat aşı olmanızı isteyebilirler.
0
bagcivan
(14.01.21)
bagcivan +1.

artık virüsün ne olduğu biliniyor, pandemiyle yaşamaya alıştık. çok ekstrem bir durum olmadığı sürece (aşıyı devre dışı bırakacak mutasyon vs.) çok sıkı önlem geleceğini zannetmiyorum, en fazla aşı veya negatif PCR testi talep ederler. bosna'nın mevcut kriterlerini bilmiyorum ama ön yargılı bir tavırla "bosna'nın kendisi ne ki ne talep etsin" diyeceğim maalesef.

gitmeden önce bol bol bijelo dugme ve dubioza kollektiv dinle, gidersen benim için de bir cevapcici yemeyi ihmal etme lütfen, şimdiden bol şans, umarım gidersin :)
0
der meister
(14.01.21)
@der meister; güzel dileklerin için teşekkür ediyorum, ben de öyle ümit ediyorum. Söz, gidersem cevapcici mideye indireceğim:)
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(14.01.21)
(4)

Lebron James en çok sayı atan oyuncu olabilir mi?

sermayeyi kediye yukleyen veteran
Abdul jabbar'ın 38.000, lebron'un 34.000 sayısı var sanırım. Geçebilir mi sizce? Bir sezonda yaklaşık kaç sayı atıyor? 40'a kadar oynarsa her türlü geçer sanırım.
Abdul jabbar'ın 38.000, lebron'un 34.000 sayısı var sanırım. Geçebilir mi sizce? Bir sezonda yaklaşık kaç sayı atıyor? 40'a kadar oynarsa her türlü geçer sanırım.
0
sermayeyi kediye yukleyen veteran
(11.01.21)
Geçecek bence. En fazla 3 sezon sürer.
0
Andrew
(11.01.21)
geçer abi.
0
anti-kahraman
(11.01.21)
şimdi baktım da 3 bin 883 sayı atması lazımmış geçmek için.

en kötü ihtimali düşünüyorum, valla her maç ortalama sadece 10 sayı atsa bile 388 maçta geçer. yine en kötü ihtimalde takımı hiç play-off yapamadı diyelim, beş sezon bile etmiyor bu. lebuş 36 yaşında daha. kendini sıkarsa 2-3 sezonda halledebilir bu işi. hadi dört olsun.

ağır sakatlık yaşamazsa ve geçmek için hırslıysa her türlü geçer bence.
0
der meister
(11.01.21)
25 sayı ortalamasıyla 60 maça çıksa 2.5 sezonda geçiyor. fakat hem sezonda 60 maçtan fazla oynamış hem de 27 sayıları görmüş ortalamada. o yüzden 2 yıl sonra bu istatistiği yakalayabilir. lebron'u 5 sene daha sahalarda görmek isterdim.
0
golgi aygıtı
(12.01.21)
(8)

Mesut Ozil nasil bur dusus yasadi?

vogojin
Biraz futbola uzak kaldim ama daha yakin donemde bu adam dunya stariydi, Fenerbahce dedikodularindan sonra bakayim dedim adamin transfermarkt degeri 5 milyon euro'ya dusmus. Ne oldu da boyle bir dusus yasadi?
Biraz futbola uzak kaldim ama daha yakin donemde bu adam dunya stariydi, Fenerbahce dedikodularindan sonra bakayim dedim adamin transfermarkt degeri 5 milyon euro'ya dusmus.

Ne oldu da boyle bir dusus yasadi?
0
vogojin
(10.01.21)
adam 32 yaşında artık her yaşlı futbolcu gibi türkiye'ye gelip iki gol atıp foto çektirip parasını alacak.

bu futbolcular cidden futbol için gelmiyor. taraftara foto çektirmek için geliyor.
0
duyurukullanıcısı
(10.01.21)
Arsenal'de Wenger'den sonra Teknik direktör ile anlaşamadı. Kadro şansı bulamadı. en büyük sebep bu.

2. olarak da dünyada artık 10 numara olayı yavaş yavaş bitiyor, futbol anlayışı değişiyor
0
giovanne
(10.01.21)
Çin’e çatmasının da biraz etkisi olduğu üzerine yabancı basında haberler çıkmıştı.

www.nytimes.com
0
i ve been mistreated
(10.01.21)
wenger varken oynuyordu. ancak fizik kuvvetindeki düşüşten ötürü wenger'den sonra gelenler mesut'a forma vermedi. premier lig gibi fiziğin önemli olduğu bir ligde tutunamadı ve sonrasında bir oynayıp bir oynamamaya başladı.

bu süreçte alman milli takımındaki formasını da kaybetti. hatayı kendisinde aramak yerine türk asıllı olduğu için oynatılmadığını falan söyledi (ki ilkay gündoğan bu süreçte forma giyiyordu)

son olarak da muhtemelen sonuçlarının nereye gideceğini hesap etmeden çin aleyhine bir tweet attı ve sponsorların da etkisi ile ingiltere futbolundan tamamen aforoz edildi.

ortada kalınca ve kendisi ile ilgilenen kimse kalmayınca da siyasete yöneldi, reisçi oldu. 4 sene önce kendimi alman gibi hissediyorum diyen adam şu sıralar abdülhamit resmi falan paylaşıyor.

kendi sonunu hazırladı yani.
0
tantunisultansuleyman
(10.01.21)
Emre Can, İlkay Gündoğan gibi sadece işine odaklanmak yerine yapmaması gereken şeyler yaptığı için. Transfermakt'ta 2018'de piyasa değeri 50mn Euro görünüyor. (O sene ona kim o parayı verir o ayrı)Sonrasında yaptığı açıklamalara paralel olarak değeri 10'da 1 oranında düşmüş.
0
Anthony McCarten
(10.01.21)
tantuni sultan güzel özetlemiş.

mesut en iyi olduğu dönemde bile fiziksel olarak zayıf ve savunmaya katkısı az olan bir oyuncuydu. geri kalanını çok iyi yapabildiği için fazla göze batmıyordu. belli ki mental olarak da çok güçlü bir karakter değilmiş, formayı kaptırdıktan sonra hiç uğraşmayıp kendini bir kenara çekti, reisçi oldu, çin'e salladı vs...

canı top oynamak isterse form tuttuktan sonra türkiye'de tek bacağıyla bile yıldız olur ama ben bu adamın bu saatten sonra kasımpaşa, erzurum, malatya vs. karşısında motive olup da şıkır şıkır top oynayacağına falan inanmıyorum açıkçası ya. belki bir sezon verim alınabilir.

mesut'un artık üst seviye takımlarda istenmemesinin nedeni biraz da bu işte. oynarsa efsane topçu ama hücuma katkısı durduğu anda tamamen zarara dönüşüyor adam çünkü oyunun defansif yönüne hiçbir katkısı yok. yerine göre forvetler bile deli gibi koşuyo, pres yapıyo, rakibi rahatsız ediyo; top rakipte diye elleri bellerinde beklemiyorlar. bugün üst düzey futbolda hareketsiz adama yer yok. mesut o konuda sıkıntılı bir oyuncu.

dediğim gibi canı top oynamak isterse bu adam her maç 1-2 gol attırır zaten, savunmaymış koşuymuş o zaman kimse umursamaz bunları ama işte o gol paslarını veremediği zaman çok göze batıyor çünkü tek yönlü bir oyuncu.
0
der meister
(10.01.21)
- Ilk hatasi acilarin takimi Arsenal'e gitmesi. Arsenal de zaman zaman iyi performans da gosteriyor fa cup falan aliyor ama winnerliktan loserliga gecis sureci basliyor boylece adamin. Arsenal'i yola getirecek adam daha anasinin karnindan dogmadi su an.
- 2018 dunya kupasi oncesi Ilkay ile birlikte RTE ile fotograf cektiriyor bunlar, o foto sonrasi adamin kariyeri tepetaklak oluyor zaten dususe geciyor. RTe'nin Nazi artigi bilmemne Almanlara epey soylemleri de vardir o siralar. O fotograf tepki cekiyor bunlar bizim milli takima sadik degiller epey tartisma donuyor Almanya'da ustune Almanya dunya kupasinda da gruptan cikamiyor Almanya tum ihaleyi Mesut'a yukluyorlar, federasyon baskani bana irkcilik yapti, Matthaus da PUtinle gorustu hic bir tepki olmadi ona kamuoyunda diye Mesut da saydiriyor, kazanirken Alman, kaybedince gocmen olduk diye tum dunyada gundem olan o efsane sozu soyluyor. Milli takimi birakiyor falan.
- Arsenal'de kontrat uzatmisti bu 2018de cok yuksek maas aliyor bu arada adam o yuzden surekli sorgulaniyor performansi. Arsenal zaten kotu takim ustune sik sakatliklar yasiyor. Emery ile pek anlasamiyorlar. Pandemide maasinda indirim yap diyorlar kabul etmiyor. Arteta zaten Mesut'u listeye yazmiyor, kadro disi birakiyor. Kimisi diyor uygur Muslumanlarina yonelik tweetleri yuzunden cinli sponsorlar, cin lobisi baski yapti falan.
Sonuc olarak Arsenal'in berbat performansi+ sik sakatlanmasi+ yuksek maas almasi yuzunden adamin performansi dususe geciyor, kadroya alinmayinca da hepten gonulden uzak gozden uzak kaliyor adam. Adam haftalik 350 bin pound aliyor su an ne servet yapmistir kariyeri boyunca, Turkiye'ye gelsin fabrika falan acsin ekmek kapisi olsun insanlara ekonomiyi duzeltsin:) Adam bir de fenomen influential'in sozluk anlami resmen. Hayirseverlik, tv, spor, eglence bir cok sektoru ihya eder
0
neverletyougodown
(10.01.21)
bu sabah bakmıştım sadece arsenal’den 60 milyon pound, 82 milyon dolar 4 senelik garanti ücreti vsr. sadece arsenal diyorum ve garanti ücret diyorum bak. bunun daha sponsorluğu, bonusu, primi, reklamı, instagramı, arsenal öncesi var. bu zenginlikte bi adamın bence çok sağlam psikolojisi olması lazım kariyerne profesyonel devam edebilmek için, hele ki genlerden türk olduğunu unutmazsak bu epey zor hale geliyor.

paralara bak abi şaka gibi :) 4 yilda nerdeyse 100 milyon dolar :)
0
garavel
(10.01.21)
(5)

Kilo vermem sıfırlandı

Karmaşıklık
İf diyeti yapıyorum 6-7 aydır. Şeker yok, ekmek yok, paketli gıda vs yok. Ayda bir kaçamak oluyor o kadar. 27 kilo verdim ve artık gitmiyor. Aç kalıyorum, spora daha fazla asılıyorum ama ayda 3 kilo vermişim. Ne öneriyorsunuz, beslenmeyi mi değiştireyim?Sporu 50dk kardiyo, 20-25dk bölgesel çalışarak
İf diyeti yapıyorum 6-7 aydır. Şeker yok, ekmek yok, paketli gıda vs yok. Ayda bir kaçamak oluyor o kadar. 27 kilo verdim ve artık gitmiyor. Aç kalıyorum, spora daha fazla asılıyorum ama ayda 3 kilo vermişim.

Ne öneriyorsunuz, beslenmeyi mi değiştireyim?

Sporu 50dk kardiyo, 20-25dk bölgesel çalışarak yapıyorum.
En az 12 kilo daha vermem gerek.
0
Karmaşıklık
(06.01.21)
kilo verme eğrisi budur, ilk olarak fazlalıklar hızlıca gider sonra vücut yeni tempoya alışır ve kilo verme hızı azalır. ayda 3 er kilo olarak devam edecek bir yerden sonra belki ayda 1 kg verebileceksin max. aynı tempo devam vücudu fazla zorlayıp strese sokmaya gerek yok, 12 kg verene kadar 3-4 ay daha bu şekilde devam edeceksin
0
zikardo
(06.01.21)
ben de iki aydır kilo veremiyorum diyeceksin zannettim, ayda üç kilo çok iyi bir sayı, daha ne istiyorsun acaba? çoktan çok, azdan az gider vücut konusunda. kendini zorlama, vermeye devam ediyorsan kurcalamaya gerek yok.
0
der meister
(06.01.21)
Ayda 3 kilo, 6-7 aylık diyet dönemi sonrası gayet iyi bir hız. Daha fazlasını zaten hedefleme.
0
arnold schwarzeneger
(06.01.21)
Tebrikler çok güzel gidiyorsun.
Daha fazla asilirsan sıkılırsin bu sefer de ters teper. Aynen devam. Içinden gelirse 5-10 dk bölgesel ekle. Fazla Aç kalma ama yoksa vücut yakmaz, depolar. Tadında ye
0
yarey
(06.01.21)
if yapmanız kilo vermenize direkt katkı yapmaz.
yağ yakmanın tek formülü: günlük enerji tüketimi > aldığınız kalori miktari olmalı.
eski kilonuza göre günlük kalori açığınız yettiği için hızlı kilo vermişsinizdir bir de uzun süre diyet yapıldığında bir süre durağanlaşması normal.
artk yeni kilonuza göre günlük kalori açığınızı hesaplayıp ona göre beslenmeniz gerekiyor.

ben fitekran ı takip ediyorum. tavsiye ederim.
0
windymimas
(06.01.21)
(11)

kadının ilgi göstermesi

alko ikarus
bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az d
bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az durdu gitti. sonra yine geldi uyuyamıyorum dedi sohbet açtı. dertliymiş biraz ailesinden dert yandı. ben de dinledim akıl vermeye çalıştım. sonra gitti.

geçen gün bizim elemana olanı biteni anlattım senin kız hala dertli mi o gün bana tv izletmedi dedim. o da kız sana yürümüş dedi. benim kafam basmadı. yalnız bu kız arkadaş nasıl desem sevişmeyi seven bir arkadaş, takılır kafasına göre. hakketen yürümüş mü buna?

EK: 26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.
0
alko ikarus
(06.01.21)
Sevişgen kızın nasılsın diye sorması = yürümek

Evet.
0
elorelia
(06.01.21)
kız mı demiş yürüdüm ama izimi belli etmedim diye? yoksa, yürümemiş.
0
stewie
(06.01.21)
ben kafama göre takılan ve çok sevişen birisi olsaydım yürüdüğüm insana dert yanmakla kalmazdım. bunu sohbet başlatmak için kullanır, sonradan konuyu daha kişisel meselelere getirir veya doğrudan "sevişex mi?" derdim. yürüme maksadıyla biriyle sohbet etmeye başlamışsam şansımı zorlardım yani, bir noktada karşı taraf yürüdüğümü kesin olarak anlardı.

sizin durumunuzda bence yürüme yok. ha yürümeyi düşünerek yapmış olabilir tabii ki ama fazla belirsiz olmuş o zaman. yani pekala uyku tutmadığı için öyle sohbet etmek istemiş olabilir kız, niye yürümüş olsun?
0
der meister
(06.01.21)
kız sevişmek istediyse o olay sevişmeyle sonlanırdı çok büyük ihtimalle. gidip biraz takılayım iş çıkarsa çıkar demiş olabilir belki kendi içinde. fakat sadece gelip hal hatır sormasından, dert anlatmasından yürümüş-yürümemiş diyemez sanırım kimse.
0
hadsafhada
(06.01.21)
@der meister
kişisel özel meseleler açtı. hatta ben bunun yakın arkadaşı değilim neden anlatıyor diye düşündüm.

26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.
0
🌸alko ikarus
(06.01.21)
kızın benden dilini görmeden bilemeyiz, gerçekten canı sıkılmış oyalanmak için biraz ilgi istemiş olabilir.
0
orpheus
(06.01.21)
Arkadaşın godoş galiba.
Bence yürümemiş, evde yalnız kalınca sıkılmış ve sohbet etmek-takılmak istemiş.
0
megalomaniac
(06.01.21)
yürüme olmamış. kadın sevişgen biriyse zaten nasıl yürüneceğini, erkeği nasıl yatağa atacağını bilir. o yüzden anlamanı gerektirecek bişi olmamış.

diğer bir konu da o kızın flört ettiği arkadaşın eğer sana böyle bişi söylemişse @megalomaniac'ın dediği gibi arkadaşın yılın godoşu olabilir.
0
amandil
(07.01.21)
yürümemiş diyenler size gerçekten inanamıyorum abi.

türk kızlarında canının istediği gibi davranma olayı pek az kızda var. sevişmek istiyorum sevişelim mi demez çoğu kız. örnekteki kız akşam akşam yanına gelip saçmalar. olayı senin ileri taşıman gerekir. böyle yaparlar ki bütün sorumluluk erkeğin üstünde olsun ileride belli bazı şeyleri deny edip kafalarındaki pure kız imajı sağlam kalsın isterler.

orada senin yapman gereken iki bira açıp bir iki adım atmandı. yapmamışsın. kız da vazgeçmiş.

@orpheus hariç, beden dili çok açık belli eder niyeti. ses tonu, bakışı, yanına mı oturuyor, şakalaşırken fiziksel temas var mı ıvır zıvır tonla şey. eğer beden dili o gerilimi ve vibe ı vermiyorsa gerçekten uyuyamamış ve ilgi istemiş olabilir.
0
charlotte blanc
(07.01.21)
yürümüş, kesin bilgi
0
dafuq
(07.01.21)
yurumus bence.

ama charlotte blanc in dedigi gibi degil o isler. insan biraz istendigini anlamak ister. kadinin sevisgeni robot degil arkadaslar. bir adim atmis ortami kurmus badak gibi anlamazliktan geldiysen gule gule cekmis o da.
0
2oda1salon
(08.01.21)
(7)

Robot resimlerden korkan var mı ?

ishak77
Dehşete düşüyorum robot resim görünce ne bu böyle ekrandan fırlatacakmış gibi tedirgin. Hayır gerçek hali gelse bu kadar korkmam :d gerçek hali sketch olarak gelirse o başka. Var mıdır bu fobimin adı sanı dostlar?
Dehşete düşüyorum robot resim görünce ne bu böyle ekrandan fırlatacakmış gibi tedirgin. Hayır gerçek hali gelse bu kadar korkmam :d gerçek hali sketch olarak gelirse o başka.
Var mıdır bu fobimin adı sanı dostlar?
0
ishak77
(05.01.21)
fobinin adını bilmiyorum ama evet robot resimler bana da inanılmaz rahatsız edici geliyor. sanırım çağrıştırdığı anlam dolayısıyla böyle. çünkü aranan, tehlikeli olduğu addedilen insanların robot resimleri olur. bu insanların nerede olduğunun bilinmemesi de ayrıca geriyor insanı sanırım. sokakta görsem bir daha dönüp bakmayacağım bir insanın robot resmini görsem herhalde çok gerilir ve rahatsız olurdum
0
der meister
(05.01.21)
Umraniye sapığındandır.
0
OrangeYellow
(05.01.21)
Robot resim diyince herkesin aklına aynı şey geliyor demek ki “ümraniye sapığı”
Elinde şırıngayla motorla gezen tuhaf ürkütücü sapık.
0
megalomaniac
(06.01.21)
(bkz: uncanny valley) olabilir sebebi.

İnsana az benzeyen stilize şeyler(disney çizimi) ve direkt insana benzeyen şeyleri (normal insan) soldan sağa bir grafik olarak düşünecek olursak stilize şeylere ve normal insan imajına sempati duyabiliyorken benzerlik insana çok yaklaşıp ama bazı kusurlar olduğunda insanları rahatsız ediyor. İşte sempati grafiği burada dev bir çukur, vadi oluşturuyor o sebeple bu duruma uncanny valley deniyor. (götüm gibi anlatmış olabilirim)

spectrum.ieee.org

Bu sebepten hala virtual reality oyunlarda fotorealistik insanlar yerine stilize bir tarz tercih ediliyor. Ya da Tom Hanks'in meşhur Polar Express filmini insanlar rahatsız edici bulabiliyor.
0
hedep
(06.01.21)
Sanırım birçok fobinin ayrışmasından oluşan bir pan/poli fobi mevcut.
Literatüre yeni giren bir fobi oldu mu bununla alakalı emin değilim ancak, parçalara ayırdığımızda,

Robot resim için,

Siyah baskın tonundan ötürü melanophobia, beyaz baskın tonu için leukophobia, derinliğinden ötürü bathophobia, karanlık his uyandırıyorsa lygophobia, bir hayalet düşüncesi akla gelirse phasmophobia, eğer robot resmin size baktığını düşünüyorsanız ophthalmophobia, bu durumları düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsanız phronemophobia, çıldıracak gibi oluyorsanız maniaphobia, birşeyler hissediyorum olacak diyorsanız da prosophobia adlandırmasını yapabiliriz.
0
Lir Psikoloji
(06.01.21)
Robot resmin urkutucu gelme sebebi grotesk+bilinçaltina biraktigi etkidir.

Hiç bir robot resim estetik ve sanatsal bir üslupla çizilmedigi için insana tuhaf ve korkunç gelir.
0
Avoiding The Puddle
(06.01.21)
Cevaplrın hepsi çok tatmin ediciydi cevap yazan herkese teşekkürler.
Bunun haricinde evet sanırım ilk defa ümraniye sapığını gördüğümde korkmuştum böyle
@hedep uncanny valley enteresan bi teori oldu mutlaka bakıcam
@lirpsikoloji bir çoğunun mixi gibi geldi bana , tabi bu kavramları görmek öğretici oldu.
0
🌸ishak77
(06.01.21)
(18)

Boğaziçi Üni. olayları halk direnişine dönüşür mü?

msb
Üzerine bu alkol zamları vb de gelince zaten fitili ateşlenmeyi bekleyen halk eyleme geçer mi?Gündemden uzak kaldım bugün ama akşam haberleri görür görmez bi gezi çağrışımı yaptı bana.Ne dersiniz?
Üzerine bu alkol zamları vb de gelince zaten fitili ateşlenmeyi bekleyen halk eyleme geçer mi?

Gündemden uzak kaldım bugün ama akşam haberleri görür görmez bi gezi çağrışımı yaptı bana.

Ne dersiniz?
0
msb
(04.01.21)
Olmaz
0
adventchant
(04.01.21)
Bu ülkede toplumunun geneli sinik, sokağa çıksak anında marjinalleşip tüm sıkıntıları üzerimize yıkarlar. İktidarın da işine gelir. bu halk için sokağa çıktığımızda yine aynı halk için yuhalandığımız zamandan beri pasif direnişe geçtim.
0
olaylar olaylar
(04.01.21)
ilk atanan rektör boğaziçi'nin ki değil ki..

sürekli farklı farklı zamlar yiyoruz zaten değişen bir şey yok
0
fezagezgini_4
(04.01.21)
Olmaz.
0
himmet dayi
(04.01.21)
İnfiale yol açacak onca şey oldu geçti hiçbiri fitili ateşlemedi. Rektör ataması vs gibi "toplum" dediğimiz kalabalığın gündemi olmayan şeyler kimsenin tını değil. Olmaz yani.
0
IncredibleMau
(04.01.21)
donusmez

ayrica alkol zamlari ne alaka? alkole gelene kadar bu memlekette daha zaruri ürün hizmetlere her gun zam geliyor, meyve sebze gibi, ekmek gibi, kopru otoyol, ulasim, benzin gibi daha zaruri ihtiyaclara zam geliyor, kabullenip oturuyoruz.
0
exlibris
(04.01.21)
zaten şimdiden orası elitlerin yeriydi çok şükür milletin oldu paylaşımları yapılıyor. bir de dhkp-c marşı söyleyenleri gösterip, "polisime saldırıyor hainler" denilerek, bu atama sistemini eleştirenleri teröristlikle suçladın mı oldu bitti. geçmiş olsun.
0
jepa
(04.01.21)
boğaziçi yıkılıp yerine rezidans avm yapılsa gene bir şey olmaz.
0
Whily
(04.01.21)
çok yazık gençleri dhkp-c lileri aralarına aldı olarak medyaya servis ettirdiler. dhkp-c bi terör örgütüdür. hal böyleyken terör örgütü üyeleri polisin önünde halay çekebiliyo ve bu ülkenin emniyet gücü dhkp-c üyelerini gözaltına almıyosa emniyetin hükümeti korumak dışında vasfı ne?

gencecik çocukları hükümet medya aracılığıyla dhkp-c li gibi göstermeye çalıştı. tekrar bi gezi parkı olayı olması ihtimalini halkı öğrencilere karşı kışkırtarak bastırdılar. böyle onursuzluk, haysiyetsizlik yeryüzünde nadir görülür.
0
johnnie w lker
(04.01.21)
İkinci direniş ayaklanma diye bişi olmaz. Gezi bitti. Sonuç alınamadı. Gezi benzeri ayaklanmalar elli yılda bir olur. Boun rektörü umurumda değil. Hdp Li birisini atasalardı halay çekiyor olurdu o kitle.
0
ikikerekac
(04.01.21)
Boğaziçi Ortadoğunun en başarılı ve oturmuş üniversitelerinden biri. bu gösteriler kesinlikle üniversitenin kapanmasına kadar gitmez, rahat olun
0
esref
(05.01.21)
bu milletten hiçbir bok olmaz. olanı da zaten ya hapse atarlar ya öldürürler. yetmez.

hala dhkpc muhabbeti falan yapılıyor. türkiye'nin %30'u reisçiyse geri kalan %60'ı falan aşırı milliyetçi, salak bir kitle.

türkiye'den hiçbir şey olmaz. atatürk'ün hatrına dayandı işte 100 yıl.
0
der meister
(05.01.21)
Dönüşmez
Sebebi için der meister +1
Gerçekten yüzde 30 reisçiyse yüzde 60 milliyetçi ve AKP'nin en zor zamanlarında attığı milliyetçilik yemine atlayan (ulusalcısını, kemalistini zaten geçtim üstüne en sekülerini de ekle) bir garip kitle.

Alkol zammı dediğin şey zaten bu reisçi kitlenin içlerinin yağını eriten bir şey, asla bir ayaklanma sebebi olmaz. Yukarıda yazıldığı gibi alkol zammına gelene kadar neler neler var ama işte bir cacık olmuyor ve olmaz.

Bir bok olmaz o yüzden. "Şahsımın" lehine işlemeyen her türlü kolektif hareket yanmadan söner bu saatten sonra.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(05.01.21)
Halk direnişi için halk gereklidir, sence bu ülkede halk var mı olsa bile neye kime direnişte bulunacaklar. Bir direniş olacaksa seçimde olacaktır yerel seçimler gibi.
0
zekicalik
(05.01.21)
bu saatten sonra o geri zekali makarnaci kitle de biseylere aysin diye kimse sokaga dokulmez. gezi bir seylere dikkat cekme amaciyla yapilmisti, baslatanlar piril piril zeki genclerdi. cok guzel bir kitlesel direnise donustu. tam birileri bir seyleri anlar belki denirken geri zekali makarnaci kitle tarafindan terorist yaftasi yapistirildi hepsine. gencecik piril piril cocuklar katledildi. vs vs. yani hepimizin bildigi seyler. o zaman dolar 1 kurus artti diye gezicileri topa tutan geri zekalilar simdi dolar 10 liraya giderken acaba asgari ucretle kac ekmek alirim diye hesapliyor. mustehak. bu saatten sonra svihs, isterlerse ac gezsinler kimsenin umrunda degil. o yuzden ikinci bir gezi olmaz, olamaz. kucucuk bir umudu kalmis olan genclik ulkenin cogunlugunun aptal oldugunu net sekilde idrak etti zira.
0
in vino veritas
(05.01.21)
Zorlama olduğu yüz kilometreden belli. Bir de şunu şuraya bırakayım: www.reddit.com
0
alperz
(05.01.21)
boşbeleş iş.
muhalif ünlüler tweet atsın max 2 de gün halay+biber gazı oldu bitti
0
owaki
(05.01.21)
hiç ihtimal vermiyorum. son zamanlarda yaşadıklarımız arasında boğaziçi çok ufak bir detay. evet önemli, sıkıntılı bir durum ama işsiz-aç kaldığı için intihar edenler, devamlı artan zamlar vb. bunlar ayaklanma sağlamıyorsa boğaziçi devede kulak
0
gazozailacatmauzmani
(05.01.21)
(28)

Hangisine Abonesiniz?

oekuklu
Aşağıdaki platformlardan hangilerine abonesiniz?NetflixBlutvAmazon primeExxenS Sport PlusBein Connectedit:mubi'yi eklemeyi unutmuşumAyrıca ücretsiz olan Gain ve puhutv yi de kullanıyor musunuz?Sizce de çok fazla platform yok mu? Ki şubatta disney+ da gelecekmiş, HBO hiç yok bile
Aşağıdaki platformlardan hangilerine abonesiniz?

Netflix
Blutv
Amazon prime
Exxen
S Sport Plus
Bein Connect

edit:mubi'yi eklemeyi unutmuşum

Ayrıca ücretsiz olan Gain ve puhutv yi de kullanıyor musunuz?

Sizce de çok fazla platform yok mu? Ki şubatta disney+ da gelecekmiş, HBO hiç yok bile
0
oekuklu
(04.01.21)
netflix = yancıyım
amazon prime = aboneyim
bein connect = digitürk üyeliğim var.
youtube premium var bide.
0
false pretension
(04.01.21)
Netflix, amazon prime, disney plus.

Hbo Fransa'ya geldiginde onu da alacagim.
Sporu izleyecek zamanim olsa onu da alirdim ki bir dönem bein connect de aldim.
0
logisticsmanager
(04.01.21)
Netflix.
Prime'ı kargo için aldım ama sadece Fleabag izledim.
0
black holes in the sky
(04.01.21)
Hiçbiri. Yine de tercihimi Netflix'ten yana kullanırdım.
0
IncredibleMau
(04.01.21)
netflix
blutv (bu ay çıkacağım abonelikten)
amazon prime
bein connect (evde digiturk olduğu için)
youtube premium

çok fazla ama bir şekilde hepsini kullanıyorum öyle ya da böyle.
0
blatta hiberna
(04.01.21)
Hiçbiri
0
epitaf
(04.01.21)
ben de hiçbirine üye değilim. bir tek kardeşimin netflix'i var ama ona da aylardır girmiyorum.
0
ahm1
(04.01.21)
sadece bein connect'te spor paketi alıyorum. süper lig'i içermeyeninden. aylık 24 lira mıydı neydi.

televizyonum yok. televizyonda bir şeye bakmak istersem tüm kanallar açık olduğu için izleme şansım oluyor. onun dışında euroleague, avrupa ligi ve şampiyonlar ligi için de ideal. çok nadiren takılıyor. s sport plus'ta yayınlanan ligleri ve süper lig'i kaçak izliyorum.

netflix denen şeye üye olacağımı hiç sanmam. eğlenceyi bile tektipleştirip ekmek satar gibi dizi çekiyorlar. hiçbir içeriği ilgimi çekmiyor. eminim tek tük güzel olan da vardır ama onları yine filmlerle birlikte torrentten çekerim zaten. mesele para değil, netflix'e verecek param var ama bu tarz oluşumlara destek olmak istemiyorum.

"o zaman çektiği filmi de izleme" diyen olursa gitsin devlete verdiği parayla, vergiyle falan uğraşsın netflix'i savunacağına. şimdi durduk yere niye kendi kendime kimse bi şey dememişken kavga çıkardım bilmiyorum, hoş olmadı ama öyle yani.
0
der meister
(04.01.21)
Netflix ve Amazon prime
0
inheritance
(04.01.21)
Netflix
Blu vardı kapadim ama belki tekrar açabilirim

Bein de var
0
all girls dream
(04.01.21)
hiçbiri.
0
candide
(04.01.21)
hiçbirine üye değilim.

puhutv'de Şahsiyet'i izledim.

ileride amazon prime düşünebilirim.
0
late viper
(04.01.21)
Netflix
0
paramolacak
(04.01.21)
netflix, blu, amazon üçüne üyeyiz.

gain'i indirdim, telefondan bir şeyler izlemeyi sevmedim. eğer bu her şeye para ödeme çılgınlığı devam ederse hepsini iptal ettirip sadece kargo için amazon, müzik için spoti tutar, torrente geri dönerim.
0
roket adam
(04.01.21)
-Netflix kullanıyprum
-Gain indirdim terapist ve 10bin adım için. Tüm bölümler yayınlansın topluca izlerim diye bekliyorum şimdilik içerik izlemedim
-amazon prime almayı düşünüyorum bu aralar
-puhu da şahsiyeti ve babili izledim bir tek
-blu tv de izlemek istediğim bir kaç içerik var belki onların izlerim diye birkaç ay almayı düşünüyorum bir ara
-exxen hiç ilgimi çekmiyor
-disney+ loki için düşünmüyor değilim.
0
yazdonumu
(04.01.21)
Netflix
S Sport Plus
Bein Connect (Digiturk uydu yayını olduğu için bedava verilen connect üyeliği)

Puhu'dan Şahsiyet'i izlemiştim sadece.

Ek olarak IP TV var. Yukarıdakilerin çoğu, hatta Exxen içerikleri bile var. Ama arada takılıp beni delirttiği için S Sport Plus aldım F1 izlemek için.
0
himmet dayi
(04.01.21)
netflix var 3 kişi kullanıyoruz
blutv var, bozkır için aldım ilk, yerli dizi severim, sonra da behzat için kaldım, şimdi özel yapımları hoşuma gidiyor
amazon prime, alışveriş kısmını kullanmak için aldım esas, ucuz diye devam ediyorum
bein connect- digiturk var

puhu da şahsiyet ve dip'i izledim o kadar sonra girmedim.
exxen deneme üyeliği başlattım ücretsiz 1 hafta, iptal edeceğim.
0
fezagezgini_4
(04.01.21)
netflix, blutv, youtube premium şirket veriyor yan hak olarak

amazon prime, bein connect üyesiyim kendim ödüyorum

s sport plus f1 varken almıştım ama sezon bitince yenilemedim
0
ayin yazari
(04.01.21)
Sadece Netflix üyeliğim var. Gain’i de indirdik ama hiçbir şey izlemedim henüz.
0
ms brownstone
(04.01.21)
hiçbirine değilim.
dizi-tv-spor yayını izlemiyorum.
filmler için de torrent kullanıyorum.
mubi trial denedim. komedi gibiydi.

platform üyesi olsam içeriğe mahkûm olurdum. bir süre sonra kanepeye yayılıp "amaan x platformda ne varsa onu izleyeyim" gevşekliğine teslim olacağım da kesin gibi bir şey.

torrent daha zahmetli ve daha çok zaman alıyor ama özellikle biraz sinema tarihine eğileyim, az bilinen dünya sineması örneği izleyeyim filan diyorsan hiçbir platform torrent alternatifi olamaz.
0
filteria
(04.01.21)
torrentsporluyuz
0
alperz
(04.01.21)
Benim aboneliklerim ve önem sıram şu şekilde
Spotify
YouTube premium
Netflix
Amazon
Mubi
Blu tv(iptal edilecek)
0
kaderimse np
(04.01.21)
Strem.io Türkçe içerikler zayıf olsa da para verdiğiniz ve buraya gelmediği için veremediğiniz bütün içerikler var ve bedava.Netflix yancıyım ama izlemeyi planladığım film oradaysa açıp izliyorum aksi halde açmıyorum. Gain telefona indirdim ama TV app i yapmadıkları sürece asla açıp izlemem.
0
guitarissimo
(05.01.21)
Hiçbiri
0
Ven
(05.01.21)
sifir aboneligim var. netflix ve amazon prime'i arkadastan kullaniyorum.
0
hot potato
(05.01.21)
netflix aile hesabı
amazon prime
beinconnect iki arkadaş ortak aldık, herkes kendi takımının maçlarını izliyor.
spotify aile hesabı

puhu ve gain kullanmıyorum.
0
reanarchy
(05.01.21)
Netflix
Youtube premium

Hergün yeni birşey çıkıyor, netflix'i de ayda 1-2 sefer ya kullanıyorum ya kullanmıyorum, 2-3 arkadaşta var onlar takılıyor
0
birbilsem
(05.01.21)
netflix ve amazon prime duzenli uyeyim; ben arada netflix izliyorum sadece
0
sweetoffice
(05.01.21)
(7)

Havalarin durumu ne olacak?

rumpleteazer
Arkadaslar, istanbulda gunlerdir parlayan gunes uzuyor beni, hayatimda ilk kez boyle bir ocak ayi yasiyorum. Yazin bu ulkenin hali ne olacak, dahasi artik hep boyle imis. https://youtu.be/UXiy_Vgqgqk bu videoda Atilla Yesilada nin yorumlarina bakiniz ne kadar aci degil mi? Bizler kendi kesemizi du
Arkadaslar, istanbulda gunlerdir parlayan gunes uzuyor beni, hayatimda ilk kez boyle bir ocak ayi yasiyorum. Yazin bu ulkenin hali ne olacak, dahasi artik hep boyle imis. youtu.be bu videoda Atilla Yesilada nin yorumlarina bakiniz ne kadar aci degil mi? Bizler kendi kesemizi dusunmeyi birakip benzinli araclara donmeliyiz. Uc kurusluk ucak biletleri ile saga sola kacismamaliyiz.havslar yuzunden depresyona girdim. Benim gibi olan var mi?
0
rumpleteazer
(02.01.21)
Valla Boku yiyeli çok oldu, bu saatten sonra yapacak bişey yok, kendimi bildim bileli hobi olarak başlayan bu konularda ki ilgim sonra mesleğim oldu. Senelerdir insanlara,kurumlara, şirkelere, devletlere yurtiçi ve yurt dışlarında anlatmaya çalışıyoruz. Ben kendi üzerime düşeni senelerdir yapıyordum ( hoş bi işe yaramıcak) ama içim rahat.
0
paramolacak
(02.01.21)
Ben türkiye’de bu durumu gözlemledim, bulunduğum avrupa ülkeleri normal sayılırdı. Londra’da ağustos sonunda mont giyiyodum ara sıra, ekimde komple monta başlamıştım, amsterdam keza aynı.

Türkiye evet birbirine girmiş mevsimler izmir falan da bitik.
0
garavel
(02.01.21)
Atilla Yeşilada ekonomist değil mi ya? Ben meteoroloji uzmanlarının söylediklerine bakıyorum. Daha önce böylesi kuraklık 90'larin başında olmuş. Küresel iklim krizinin sonuçları bunlar. Hep böyle mi olacak? Belki. Bireyler olarak az su harcamaya, deodorant, araba kullanmamaya, yani karbon ayak izimizi küçültmeye çalışabiliriz.

Ancak... Bizim günlük hayatımızda saldığımız karbon krizin nedeninin ufak bir kısmı. Fabrikalar, santraller asıl su tüketiminin olduğu yerler. Yani endüstri. Aynı zamanda karbon salınımı da buralarda yoğunlaşıyor. Başında da et endüstrisi geliyor, hem su tüketimi hem de karbon salınımının sorumlusu olarak.

Dolayısıyla öncelikle antikapitalist olmadan durumu düzeltemeyiz. İkincisi, et üretiminin düzenlenmesi gerekiyor. Bu da bireysel davranış değişimiyle değil de ekonomik ve siyasi biçimlerin radikal değişikliğini gerektiriyor. Bireyler olarak hem tüketim alışkanlıklarımızı, davranışlarımızı değiştirmeliyiz, hem de bunun siyasal mücadelesini vermeliyiz.

Sonuç: evet, benin de canımı sıkıyor. Çözüm olarak da bu yukarıdakileri görüp bunlar için uğraşmayı gerekli görüyorum.

Ek: durum tr'ye özgü değil, küresel. Geçen kış İtalya'nın kuzeyindeydim. Tüm İtalyanlar ilk defa kışın kar yagmadigini ve havaların cok sıcak olduğundan şikayet ediyordu. Neredeyse yağmur bile yağmadı geçen kış. Farklı olarak orada normal halk da bunun iklim krizi sebebiyle olduğunu biliyordu ve cumalari eylemler oluyordu.
0
prole
(02.01.21)
Depresyona girmeye gerek yok, bu çoook uzun zamandan beri devam eden bir süreç. Bunları kafaya takmayıp uzun yaz mevsiminin tadını çıkar derim.
0
roket adam
(02.01.21)
prole hay ağzına sağlık ya, konu iklimden açıldığında böyle millet uyuz uyuz hiç önemi olmayan minik detaylarla vicdan mastürbasyonu yoluna gitmiyor mu deliriyorum valla. adam doğayı korumak lazım deyip markette poşet almıyor, alana sövüyor ama 35 çift ayakkabı satın alıyor. bir tane fabrikanın bir haftada harcadığı/kirlettiği suyu ben bir ömür musluğu açık bıraksam harcayamam halbuki. biraz konfordan taviz vermeden, daha kısıtlı yaşamayı öğrenmeden bunu değiştirmenin yolu yok. bu gezegen bu kadar kirliliği kaldırmıyor, bu kadar basit. onu azaltmak da mevcut teknolojiyle pek mümkün değil, tam tersine "mevcut teknolojiyi kullanmamak" ve daha basit bir hayata dönmek şart. e onu da hiçbirimiz yapmıyoruz, millet daha temel haklarını aramayı öğrenemedi, bi' de iklim duyarlılığına mı sahip olacaklar.

@roket adam'ın yazdığını da çok talihsiz buluyorum. "uzun yazın tadını çıkarın" ne demek yahu? tadı çıkarılacak bir şey mi bu? her şeyin dengesi ve zamanı var. ocak ayında 20-25 derecelik hava istanbul gibi bir yer için hiç sevinilecek bir durum değil. yazın nasıl ki havalar ısınıyorsa kışın da karlı, yağmurlu, çamurlu, soğuk olması lazım. bunun su kaynaklarına, tarıma vs. etkisini düşünmek gerek. kışın yetişen sebze ve meyveyi ocak ayında 20-25 derecede yetiştiremezsiniz maalesef. çiftçi biter, fiyatlar daha da artar, bıraktım konforlu yaşamayı besin değeri olan sebze-meyve bile yiyemez hale geliriz. şimdiyi mumla ararız.

gidişat inanılmaz kötü. durum türkiye'yle sınırlı değil bu arada. geçen ispanya'yla ilgili mini belgesel tadında bi şey izledim, içim gitti. meyvenin, sebzenin en güzelinin yetiştiği mis gibi coğrafyada ülkenin yarısı çöl olmaya yüz tutmuş, millet perişan.

çok kötü oldu.
0
der meister
(02.01.21)
Yok sevinin demiyorum, yanlış anlaşılmasın. Bireysel bazda etkinizin inanılmaz düşük olacağı konulardan biri bu. Yani biz milyonlarca kişi inanılmaz bi su tasarrufu da yapsak, elektrikli araba da kullansak, bir yük gemisinin çin'den buraya gelmesi ile aynı karbon footprint'e sahip oluyoruz. Kapitalizmin çarklarından ötürü o yükü başka yöntemlerle de buraya getiremiyoruz. O yüzden dedim genel önlemler dışında bir konuda daha anksiyete sahibi olmaya gerek yok, önleyebileceğimiz bir şey değil çünkü. Konu kapitalizmin kendisini tehdit edecek noktaya gelince insanoğlu kendi yöntemlerini icat edecektir (covid'de olduğu gibi)
0
roket adam
(02.01.21)
iklim degisikligi onumuzdeki yillarda bizi daha cok etkileyecek ama bu yaz da bizi cok zor bir donem bekliyor. benim anlamadigim avrupa'da bu kadar yogun kuraklik yok sanki, avrupanin bir cok yeri yeterli yagis aliyor, biz neden boyle olduk cok uzucu,

bir de su bildigim kadariyla kaybolmuyor, buharlasan su neden yagmur olarak geri donmuyor? ya da bizde buharlasiyor gidip avrupa'ya mi yagiyor?
0
exlibris
(02.01.21)
(11)

Yakından Tanıdığınız Birisi İntihar Etti Mi?

silah taciri
S.b.
S.b.
0
silah taciri
(01.01.21)
evet 4 ay once bir arkadasim intihar etti.

neden sordugunu merak ettim acikcasi.
0
lamartin
(01.01.21)
etmedi.
0
ateistanbul
(01.01.21)
dusundum de kuzenim etmis, onu da yakindan tanimiyorum.
0
ateistanbul
(01.01.21)
Etti. Öğrenmek istediğiniz nedir?
0
ultranil07
(01.01.21)
Geniş aileden 2 kişi.

Biri üzerine benzin döküp yakmış, diğeri belden aşağı felçti, nasıl intihar ettiğini bilmiyorum.
0
stewie
(01.01.21)
Teyzemin oglu.

Zaten ciddi mental sikintilari vardi, bir gece kendisini evin asagisindaki bayir arazide agaca asili bulmus teyzem..
0
Avoiding The Puddle
(01.01.21)
Dayımın oğlu borçlarından dolayı etti ama vefat etmedi. Hastaneye kaldırdılar, midesini yıkadılar, duran kalbini çalıştırdılar falan. Sonra bir müddet psikyatrik tedavi gördü. Şimdi hiçbir problemi yok çok şükür.
0
dilemma of subscribtionability
(01.01.21)
yakından tanıyorum denmez ama kuzenim etti.
0
der meister
(01.01.21)
tanıdık aramasanız ibretlik bir intihar vakası anlatacaktım.
0
Fatih_BaKeR
(02.01.21)
Bunu sordum çünkü bence intiharların çok büyük kısmı uzun vadede alınmış bir karardır. Yani anlık olarak karar verilen bir şey değildir. Psikiyatrlar, psikologlar daha iyi bilir tabi..

Benim merak ettiğim şey, intihar kararı için bir sınır var. O sınır geçildikten sonra geri dönüş olmuyor. Bu sınırın geçilmesini, o kararın alınmasını öğrenmek istedim..
0
🌸silah taciri
(03.01.21)
Etti ama ben yanında değildim. Çok şükür kurtulmuştu. Ben yanındayken de bir kere etmek istemişti yalvar yakar geri döndürmüştüm. Lisedeydik ergenlik zamanlarıydı.
0
skywalker.anakinn
(04.01.21)
(24)

32 yaşındayım hiç alkollü içecek içmedim

işimdeyim gücümdeyim
Çok şey kaçırıyor muyum?
Çok şey kaçırıyor muyum?
0
işimdeyim gücümdeyim
(31.12.20)
Evet.
0
buff
(31.12.20)
Bence hayır.
0
himmet dayi
(31.12.20)
Hayır. Ilgın ve merakın varsa iç.
Ben de hiç içmedim ve açıkçası hiç merak etmiyorum. Aksine kokusundan rahatsız oluyorum. Işin sağlık boyutuna hiç girmiyorum bile.
0
Amaranta ursula
(31.12.20)
İçinde başka Bi güzel oluyor ama içmeyince de kötü olmuyor.
0
valarmurgulis
(31.12.20)
Bol bol eğlenceyi, normalde yapmayacağın şeyleri yapmayı, arkadaşlarınla bol bol duygusallaşmayı gülmeyi falan kaçırıyorsun.
0
eazy
(31.12.20)
niye denemiyorsun?
0
jepa
(31.12.20)
yeryüzünde başkalarının yaşayıp deneyimlediği bazı şeyleri yaşamamış oluyorsun.

bu yaşanmamışlığı eksiklik olarak görmüyorsan bir şey kaçırmamışsındır.
0
tabudeviren
(31.12.20)
Hayir hic bir sey kaybetmiyorsun. Ama deneyebilirsin. Zaten deneyimce begenmeyeceksiN. Alkol tadi guzel oldugu icin icilen bir sey degil.
0
exlibris
(31.12.20)
sanmam...iste karacigerin kullanim omrunu bi 10 sene uzatmissindir iste. yoksa su icen de hep ayni yere
0
hay sikfuck
(31.12.20)
Bana göre evet.
Güzel viskinin, romun, sıcak ve spor yapildiktan/is yapildiktan sonra icilen soğuk biranin, bazi kokteyllerin hepsinin yeri baska.

Kişiden kisiye değişir, bana göre alkol hic almayan kisi cok sey kacirir.
0
logisticsmanager
(31.12.20)
bir şey kaçırdığın yok hocam. tamamiyle senin tercihin.

alkol ortama göre güzel giden bir içecek. belki 10 kere içiyorsun birinde keyif alıyorsun öyle bir şey. kebapla aynı yani.

o sebeple kaçırdığın bir şey yok.
0
duyurukullanıcısı
(31.12.20)
hiç içmediğin için evet.
0
Piukh
(31.12.20)
Hiç de bir şey kacirmiyorsun.
Iğrenç. Sadece şekil yapmak için içiliyor.
0
yarey
(31.12.20)
Kaçırdıkların; içmeye başladıktan yaklaşık bir saat sonra söylemek isteyipte söylemediklerini söyleyipte rahatlamak, içinden geldiği gibi kendini kasmadan eğlenebilmek, deşarj olmak, yaşamayı-arkadaşlarını-sevgilini-karını o an yanında kim varsa işte daha çok sevdiğini anlayıp ona sevgi cümleleri kurmak. Üç saat sonra daha çok içme isteğiyle masadaki bütün alkollere saldırmak. Dört saat sonra mide bulantısıyla uyumaya çalışmak, kusmak yada sızmak. Sabah kalktığında deli gibi baş ağrısıyla kendine sövüp geceyi düşünmek, gecenin yarısını hatırlamayıp kötü birşey yapmadım yada saçmalamadım umarım diye paranoyaya girmek. Muhtemelen ilk içtiğinde başına gelecekler bunlar tabi ortamına da bağlı. Düzenli içmeye başladıktan sonra nerede durup nerede devam edeceğini öğrendikten sonra bunları nadir yaşayacaksın. Sonuç olarak dene tabiki pişman da olsan bir tecrübe olur.
0
IcedFlames
(31.12.20)
hmm yani çok şey kaçırıyorsun diyemem ama bazen çok hoş oluyor insan sevdiklerinle beraber içerken böyle bir mutluluk geliyor, harika bir his :D bir kere bile olsa deneyimlemeni tavsiye ederim.
0
theseachange
(31.12.20)
ben de hiç içmedim. içen çok arkadaşım var ama içmek hiç aklıma gelmedi. 17-18 yaşıma kadar içen kimseyi görmediğim için olabilir belki. bir şey kaçırdığını sanmıyorum
0
avatar is back
(31.12.20)
kaçırmıyorsun. zaten kaçırmışsın.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.12.20)
evet ve hayır. neden hoşlandığına bağlı
0
argent dawn
(31.12.20)
Neden içmediniz? Dini nedenlerden ötürü mü? Ben de sevmem. Midem kaldırmıyor.
0
gelmeistemem
(31.12.20)
hiç içmediysen iki bira bile yeterli olabilir hafif bir sarhoşluk yaşamak için. yani tam olarak en yakın tekele gidip 25-30 lira vererek yaşayabileceğin bir tecrübeden söz ediyoruz. haliyle çok şey kaçırdığını zannetmiyorum ama sarhoşluk ŞAHSİ FİKRİMCE herkesin en azından bir kere tecrübe etmesi gereken değişik bir his. yaşamayan çok şey mi kaçırmıştır? hayır. küçük bir şey yani, üzerinde düşünmeye değmez.

ben ilk kez 18 yaşımdayken içmiştim. arkadaş kadıköy'de bir mekana götürmüştü. buz gibiydi bira. tadını beğenmemiştim (ilk içişte alkolü seven kimse yoktur herhalde) ama hem dışarıda oturuyorduk hem de arkadaşımlaydım, haliyle güzel bir ortam vardı. çerezle fındıkla fıstıkla iki tane içiverdim. çok tatlı bir sarhoşluk yaşamıştım o gün. hafif gevşeme, rahatlama, her şeyin göze daha güzel görünmesi vs...

ama bu da biraz uyuşturucu gibi elbette, açıkçası alıştıktan sonra hem sarhoş olmak zorlaşıyor hem de sarhoş olsan bile ilk seferki gibi tatlı gelmiyor.

bence bi ara kap iki tane bira, al yanına çerezini, otur iç yavaş yavaş. hiçbir şey kaybetmezsin.
0
der meister
(31.12.20)
Zamanında alkol kullanıp bırakmış biri olarak söylüyorum kesinlikle bir şey kaçırmıyorsunuz ve doğru olanı yapıyorsunuz. Tekel ürünleri sağlığa zararlıdır zehirdir. Siroz, diyabet, obezite gibi hastalıkların en büyük sebeplerinden biridir. Alkol kana karıştığı andan itibaren iç organlarda tahribata sebep olabilir. Ayrıca suç oranları alkol kullanımıyla paralel olarak artış göstermektir.
0
acebi
(31.12.20)
Kesinlikle bişi kaçırmıyorsun
Matah bişi değil
0
photo85
(01.01.21)
Sırası geldiğinde kafayı bulamayanlar kesinlikle bir şeyler kaçırıyor. Sizin adınıza sizden rica ediyorum, şu hayatınızda bir kez olsun kafanız güzel olacak kadar için.
0
huçi kuçi
(01.01.21)
çeşitli sebeplerin vardır sanırım ama hiçbiri hiç içmemek için yeterince makul değildir. bence böyle düşünmek yerine yanında tuzlu atıştırmalıklarını da hazır ederek hemen koş bi şeyler iç. yavaş yavaş, güzellerinden başlayıp deneye deneye kaçırdığın şeylere yetişebilirsin. sevmezsen ya da kötü deneyim yaşarsan vazgeçip kaçma, ağırdan da al o yüzden. hadi inş.
0
snape i başından beri tanırım
(01.01.21)
(4)

Almancamı tekrar nasıl canlandırabilirim?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Ben dil alanında Türkiye'nin en iyi eğitimini veren okullardan birinde Alman Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Öğrenciyken ve mezun olduğum dönemde Almancam çok iyiydi. Çatır çatır Almanca konuşuyordum, Alman hocalarla, gelen değişim öğrencileriyle falan iletişimim harikay
Merhaba arkadaşlar,

Ben dil alanında Türkiye'nin en iyi eğitimini veren okullardan birinde Alman Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Öğrenciyken ve mezun olduğum dönemde Almancam çok iyiydi. Çatır çatır Almanca konuşuyordum, Alman hocalarla, gelen değişim öğrencileriyle falan iletişimim harikaydı. Alman hocalar, diğer Türk hocalar falan beni seviyordu, çalışkan bir öğrenciydim. O dönemler Almanya'da yaşasaydım hiç zorluk çekmezdim, o derece kendime güveniyordum.

Sonra mezun oldum falan. Dil çıkışlı birinin öğretmenlikten başka yöneleceği kesin bir meslek olmadığı için iş bulmam zordu. Mezun olduktan sonra bölümümden epey uzaklaştım. Almanca'yı falan kullanmadığım için epey köreldi. Mülakatlarda falan İngilizce konusunda hep iyi bir sınav verdiğimi düşünürken Almanca konusunda hep rezil olma noktasına geldim. Çünkü o anlara kadar bu kadar paslandığımın farkına varamamıştım. O eski görkemli günlerimin eskide kaldığını anladım.

Geçen yıl serbest çevirmenliğe başladım. Büyük bir Almanca çeviri projesi aldım. O esnalarda Almancam biraz canlandı ama konuşma pratiğine katkısı olduğunu söyleyemem. Yazılı anlamda da epey zayıfladım ama çeviriyle falan biraz toparladım.

Bazen Almanca bildiğim için ayağıma o kadar güzel iş fırsatları geliyor ki paslandığım için değerlendiremiyorum. Az önce yine çok iyi bir yerden arandım ve paslandığımı söylediğim için olmadı. Üstelik başvuru yapmamışken. Bir insan kendini nasıl hayal kırıklığına uğratabilirin en iyi örneği galiba.

Başkalarına bakıyorum, yeni diller öğrenmeye çalışıyorlar. Ben elimdekini, 5 yıl emek verdiğim dili bile değerlendiremiyorum. Yazık cidden bana. Fakülteye eşek bağlasanız eşeğin daha başarılı olacağı tipler, ödevlerine falan yardım ettiğim, notlarımı verdiğim tipler öğretmen oldu, çocuklara Almanca öğretiyor. Benim geldiğim duruma bakın. Kendimi nasıl harcadım bilmiyorum, harcamaya da devam ediyorum.

Her neyse benim bu Almanca'daki en büyük problemim İngilizce gibi hayatımın bir parçası olmaması. İkisini de aktif olarak kullanayım istiyorum ama Almanca hep kenara atılmaktan kurtulamıyor. Ne yapsam, kendime ne hedef koysam da eski görkemli günlere dönebilsem? Biliyorum konuşma pratiği gidip Almanya'da yaşamadan veya biriyle konuşmadan pek ilerlemez ama hiç değilse ihmal etmem. Ne önerirsiniz? Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür ederim
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(30.12.20)
peply'de nativelerden ders alın. en ucuzlaı seçersiniz nasılsa maksat pratik
expatlarla takılın biraz etrafınızda varsa
bir de çok önemli bişey; almanca güncel kitap, dergi okuyun.
tutup da faustu okumayın yani nebileyim zate okuduğunuz bişeylerin sapiens falan veya yüreğinin götürdüğü yere git :D tarzında migros romanı gibi kitapların almanca versiyonlarını okuyun..
yazı ve okuma dili zihinde başka türlü bir çalışma mekanizmasını harekete geçiriyor bence.
0
jimjim
(30.12.20)
abi bence sen kendine çok haksızlık ediyorsun ya. proje alıp da para karşılığı çeviri yapabilecek bir adamın paslansa bile iş yapamayacak kadar kötü olacağını hiç sanmıyorum. kaldı ki eskiden çok iyiydi diyorsun, tamam almanca zor dil ama o pas dediğin şey çabucak atlatılır bence, aktif kullanmadığın için o kadar da kolay unutacağını sanmıyorum. sonuçta sen 6-7 ay almanca çalışıp b1 seviyesine gelmiş, sonra bırakmış biri değilsin. dili zamanında çok iyi öğrenmiş, çatır çatır kullanmışsın. bence kendine güvenemediğin için fazla geri çekiyorsun kendini.

dil bölümü öğrencisi olarak hislerini çok iyi anlıyorum ve hatta tam olarak "yardım edip notlarımı verdiğim tipler öğretmen oldu" durumunu bizzat yaşadım. bizim onlardan tek farkımız ne biliyor musun, onlar bu kadar ince düşünmeden ve hassas davranmadan hareket ediyor. onların yerinde sen olsan yöneticin belki seni çok daha başarılı bulacak ama hamleyi yapan onlar olduğu için sen doğrudan devre dışı kalmış oluyorsun.

kolay değil biliyorum ama bence bu tip durumlarda biraz daha yırtık olmaya çalışıp "ne kaybederim ki" düşüncesiyle gir o projelere. hem özgüven kazandırır hem de bence tam olarak istediğin şeyi sağlayıp almancana katkı sağlar.

ben şimdi çok şey görüp geçirmiş birisi gibi konuşacak donanıma sahip değilim ama kendi hayatımda net olarak gördüğüm şudur ki İNİSİYATİF ALAN her zaman daha avantajlıdır. senin almancan en iyisi olabilir. kalkıp, "benim almancam iyi, çekilin kenara" demediğin veya en azından başkalarına almancanın iyi olduğunu anlama fırsatı vermediğin sürece maalesef kenarda kalırsın.

o ilk adımı atmak zor olacaktır muhakkak ama ondan sonrası bence çok daha kolay olur. eminim herkes etrafındaki bir sürü insan için "ya bu dangalak nasıl hayatta kalıyo bu zekayla, nasıl iş bulup para falan kazanabiliyo" demiştir. aynı şekilde bissürü insan da çok daha fazlasını yapabileceğini bizzat bildiği halde hep yetersiz ve eksik hisseder.

aradaki fark çok affedersin ama bence tamamen YÜRREK. başka bi şey yazardım da şimdi silerler, anlamışsındır.

o yüzden bence bi daha teklif geldiğinde "paslandım" falan deme ve yardır. en fazla "bilmiyomuş bu herif" derler. şimdikinden daha mı kötü olur? hamle yapmak, ön plana çıkmak lazım. yoksa kimse elimizden tutup da bi şey yapacak değil. sen yaptığı işe çok saygı duyan, iyi niyetli bir insansın bunun farkındayım ama bazı alanlarda bu işe yaramıyor maalesef, yamyam gibi bilip bilmediği her boka atlayan tipler senin performansının %30'unu gösterse bile sırf "orada" oldukları için daha iyi zannedilebiliyor.

aha bak kendin yazmışsın işte. sen o notlar verdiğin insanlardan daha iyisin. bunu kendin de biliyorsun. onlar nasıl öğretmen oldu? "iyi değilim", "paslandım" vs. demeyip yardırdıkları için. sen de bunu yap.
0
der meister
(30.12.20)
Hocam,bence en iyi öğrenme/canlandırma,öğretmekten geçiyor.Ben naçizane 1.5 yıldır almanca öğrenmeye çalışıyorum.Örgün eğitimde kursum çok verimliydi.Çünkü öğretmenden ziyade arkadaşlarla ; pauselerde birbirimize anlatıyoduk,en iyi o şekilde anlayabiliyodum.Online eğitime geçtik,çuvalladım.
Naçizane tavsiyem A1 seviyesi de olsa instagram,pinterest,facebook,twitter üzerinden Almanca öğretme amaçlı hesaplar açın ve düzenli paylaşımlarda bulunun..Malum Almanca "nitelikli iş gücü"yasasıyla son 1-2 yıldır eskiye göre daha popüler.Hatta sosyal medyadan iyi dönüşler alırsanız Udemy kursu,özel ders falan olaylarına girersiniz.Şu an inanın, bazı özel ders veren Almanca hocalarının boş saati dahi yok.Başarılar.
0
arenas
(30.12.20)
@ jimjim Maalesef etrafımda hiç Expat yok. Öyle ortamlardan fazlasıyla uzağım. Nativelerden ders almak mantıklı evet. Tüm önerileriniz için çok teşekkür ederim :)

@ der meister Başkan çok haklısın yazdıklarında. Maalesef pek yürekli değilim. Almancamın paslandığının henüz farkında olmadığım bir dönemde gittiğim iş görüşmesinde "Almanca biliyorum" balonu o kadar fena patladı ki yerin dibine girdim adeta. O zamandan beri Almanca konuşmanın çok önemli olduğu ne kadar çok iş fırsatı geldiyse hepsinde de o hissi hatırladım ve haliyle durumu belirttim. Başkası rezil olmayı göze alabilir ama ben yapamıyorum. O rezil olma hissini bir kez yaşayınca acısı kolay kolay geçmiyor. Tabi bunu bahane edip bir köşeye çekilmek de son derece yanlış dediğin gibi.

O örnek verdiğim kişiler gibi öğretmen olma hayalim yoktu zaten, bundan sonra da olmaz. Bana göre değil öğretmenlik. Dikkat çekmek istediğim nokta bahsettiğin gibi, yetersizliklerine bakmadan alıp yürümeleri. Yaşamışsın zaten örneğini de. Ama cidden merak ediyorum iki harfi bile yan yana getiremeyenler, okulu 7 senede bitirenler falan nasıl Almanca öğretecek seviyeye geldi? Ne öğretiyorlar öğrencilerine? 1.sınıfın kıçı kırık Grammar I dersini bile kaç sene verememiş insanlar bunlar bir de :D Ama haklısın yürek işi bunlar. O rezil olma hissi kolay geçmeyecek biliyorum ama zorlamak tek şansım. Verdiğin bu motivasyon için çok ama çok teşekkür ederim.

Bu arada haddime olmayabilir bunu söylemek ama dil-edebiyat öğrencisi olduğun için bu durumun seni de ilgilendirdiğini düşünüyorum. Zaten seni başlıklarından takip ediyorum ve Rusça'ya ne kadar aşık olduğunu biliyorum ama senin de çok iyi bildiğin gibi diller bir anlık gözardı etmeye bile gelmiyor. Öğrendiğin dilleri İngilizce gibi hayatının bir parçası yap. Ben ettim sen etme :D Uzun ve samimi cevabın için çok teşekkür ederim.

@ arenas Aslında çok iyi bir noktaya parmak basmışsınız. Bilgilerinizi karşı tarafa kusursuz olarak aktarmak için sizin de kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Haliyle bu durumda kendinizi aktif tutmuş oluyorsunuz. 3 yıl önce falan özel ders almak için iletişime geçenler olmuştu. Kendimi öğretmen olarak görmediğim için olumsuz cevap vermiştim. Aslında kabul etseymişim hem belki şu an bu durumda olmaz hem de kendime bayağı bir iş fırsatı yaratmış olurdum. Bazen büyük düşünmek gerekiyor. Tavsiyeniz için teşekkür ederim.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(30.12.20)
(8)

Neden yaşıyoruz?

ayakkokususeveninsan
Neden yaşıyoruz?Daha saygın biri olmak için mi?Genlerimizi diğer nesillere aktararak insan soyunun devamını sağlamak için mi?Herhangi bir dini inancı olmayan bir insan olarak neden yaşıyorum sorusuna cevap bulamıyorum. Belki de yoktur cevabı. Her yaptığım eylemin nedenini sorguladığımda en son neden
Neden yaşıyoruz?
Daha saygın biri olmak için mi?
Genlerimizi diğer nesillere aktararak insan soyunun devamını sağlamak için mi?
Herhangi bir dini inancı olmayan bir insan olarak neden yaşıyorum sorusuna cevap bulamıyorum. Belki de yoktur cevabı. Her yaptığım eylemin nedenini sorguladığımda en son neden yaşıyorum sorusuna ulaşıyorum.
0
ayakkokususeveninsan
(29.12.20)
merak duygusu? bilemiyorum bu varoluşsal kaygı çok su kaldıracak bir konu. üstüne konuşulacak bir çok bakış açısı var.
0
drystedb efficacious
(29.12.20)
hiç vslla
0
papuayenigine02561
(29.12.20)
Bana kalırsa hayatta olan herkesin ona yaşama hevesi aşılayan nedenleri, geleceğe ilişkin ifade edilmemiş umutları ya da en azından, ıstırap verici de olsa hayatını sürdürmeyi onun için bir gereklilik haline getiren, kendisini sorumlu hissettiği bağlılıkları vardır. Bunlar tamamen duygusal şeyler, makul bir varoluş gerekçesi yok kimsenin. En sonunda bütün çırpınışlarımız hiçliğe gidiyor, burada mantık aranır mı? Duygularımız yaşatıyor bizi: arzularımız, umutlarımız, sorumluluklarımız... Mantığın bakış açısından hepsi en nihayetinde beyhude, boşuna. Bunu bile bile yaşıyoruz. Çünkü eylemimizi belirleyen şey bizi yaşamın boşunalığına dair bilinç sahibi kılan akıl yürütmelerimiz değil. Akıl sadece amaçlara uygun araçları tayin eden bir yeti, eylemlerimizi duygularımızla seçiyoruz. Duygularınız size yaşamaya değer bir şeylerin varolduğunu fısıldıyorsa, mantığınız kendi köşesinde istediği kadar hiççilik oynayabilir, siz yine de hayatta olmayı yeğlersiniz.
0
huçi kuçi
(29.12.20)
Çünkü neden yaşamayalım?

www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(29.12.20)
Sevdiğim bir kadın ve zaman zaman tattığım anlık mutluluklar var. Yaşamamanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum, ben de çoğunluk gibi gün geçiriyorum.
0
monty python
(29.12.20)
neden varız? varlık var mıdır? tanrı var mıdır? tanrı varsa ve her şeye gücü yetiyorsa bizim gibi sınırlı varlıkların olduğu bir şeyi neden yarattı?

bazı soruların cevabı malesef yok yaşadığımız kainatta. cevap olarak var yok %50 %50 ihtimal varsa düşünmenin de önemi yoktur.

Hava burda soğuk. parmaklarım üşüyor. ayın dördünde sınava gireceğim onun stresi var. bu sene artık amuda durabilmek ve sırbistanı ziyaret etmek istiyorum.
0
aloneinthedark
(30.12.20)
Sebebi yok Tanrının yazmış olduğu romanının bir parçası gibiyiz ve sahnede onun filmine renk katmak için oynuyoruz .
0
yeni ve işsiz
(08.01.21)
ben almanya'ya yerleşebilme hayaliyle yaşıyorum.

bildiğim tek şey "var olmak". insan o yüzden sebep bulmakta çok zorlanmıyor bence. o olmasın, başka bir şey olur.

yuvarlanıyoruz işte bi şekilde. taş çatlasa yaşayacağımız 100 yıl zaten, çok da zorlamanın anlamı yok bana kalırsa.
0
der meister
(08.01.21)
(31)

Öğrenim kredisi almış mıydınız? (Anket)

dissendium
Öğrenim kredisi borcundan yakınanları görünce merak ettim. Üniversitede öğrenim kredisi almış mıydınız? Eğer aldıysanız gerçekten ihtiyacınız var mıydı? Yani o para olmasa üniversite okuyamayacak durumda mıydınız? Paranızı gerçekten ihtiyaçlarınıza mı harcadınız? Bunları merak ediyorum.İnternet'te 1
Öğrenim kredisi borcundan yakınanları görünce merak ettim. Üniversitede öğrenim kredisi almış mıydınız? Eğer aldıysanız gerçekten ihtiyacınız var mıydı? Yani o para olmasa üniversite okuyamayacak durumda mıydınız? Paranızı gerçekten ihtiyaçlarınıza mı harcadınız? Bunları merak ediyorum.

İnternet'te 10 bin, 20 bin TL borcum var diyenleri görünce bayağı şaşırıyorum. Ben öğrenim kredisi almadan okudum. Doğal olarak hiç borcum yok. Kendimi biraz şanslı sayıyorum. Yeni mezun olup 10 bin TL borcumun olması beni çok rahatsız ederdi. İhtiyacı olmayıp da öğrenim kredisi alan öğrencilerin motivasyonu ne?
0
dissendium
(28.12.20)
evet aldım. almasam okuyamazdım kesinlikle. hatta aldıktan sonra bile okurken maddi sıkıntılar çektim. okul bittikten sonra 2 sene müddet veriyorlar yanlış hatırlamıyorsam. bir de enflasyon farkını da ekliyorlar tabi.
0
gizemli dede
(28.12.20)
kredi almadım. burs aldım. çok ihtiyacım vardı, olmasa okuyamazdım evet. burs bulamasam kredi alacaktım mecbur.
0
pati
(28.12.20)
aldım.
ihtiyacım vardı.
hayır, yine de okurdum ama para o zaman lazım. keşke daha çok verselerdi daha rahat okusaydım.
yeri geldi ihtiyaca yeri geldi gezmeye harcadım.

bu kadar rahatsız olma, benim 8bin, eşimin 12bin borcu vardı, 5 yıldır ödemiyorduk, bu ay peşin ödeyip kapattık. yukarıda da belirttiğim gibi okurken daha çok verseler daha çok alırdım. o zaman harcayacak ve yaşayacak vaktim vardı çünkü.
0
trajikomix
(28.12.20)
Aldım, almasam da olurdu aslında çünkü ailemle yaşıyordum. Öğrenim kredisinin ne olduğunu bile bilmeyen 17 yaşında bir lise mezunuyken arkadaşlarım "aa o formu da doldur, başvur mutlaka" dediler, ben de "ha peki" deyip başvurdum. Sonra da "oo para" diye harcadım.

Gerçi ben aldığımda geri ödeme faizi o kadar yüksek değildi, çok zorlamadı.
0
kobuzchu kiz
(28.12.20)
10 sene önce 1 yıl aldım 5bin lira falandı daha geçen sene ödedim 6 bin tl olarak, o zaman 220 lira yatıyodu aylık, ihtiyacım yoktu ama ailenin üstündeki çocuk okutma yükünü almak için aldım krediyi. iş bulurum illaki azar azar öderim diye düşünmüştüm.
0
nahtoderfahrung
(28.12.20)
Kredi aldım. İlk başlarda ihtiyacım vardı Daha sonra ise başlayınca pek ihtiyacım kalmamıştı. Iptal ettirmekte istemedim. Ayrıca 27. taksidi daaha bugün ödedim Kaldı son 17:)
0
spacevan
(28.12.20)
Aileye yük olmamak için aldım. Ailem rahatça karşılardı masraflarımı. 5 yıllık imza attım 17bin lira için. Artışlarla beraber 21-22bin lira harcadım. Şimdi 33bin borcum var. Yeni mezun olacaklara çok daha fena hesaplar çıkıyor
0
avatar is back
(28.12.20)
burs aldım. burs çıkmasaydı kredi almazdım, dediğiniz gibi borçlu olmaktan nefret ederim ve bu yüzden asla borç almam bir yerlerden. ne kadar param varsa o kadar harcarım. cebimde 2 kuruş varsa 2 kuruşluk yaşarım. banka kredisi, kredi kartı vs. hiç bana göre değil.
0
candide
(28.12.20)
Aldım.
İhtiyacım vardı.
Almasam da okurdum ama bu sefer de çalışmak zorunda kalırdım. Çalıştığım için kendimi geliştirmeye daha az zamanım kalırdı.

Lisans 12 k + Y.L.+ 22=34 k tl borcum vardı. Ödedim çok şükür.
0
Anthony McCarten
(28.12.20)
ben iyi bi sıralamaya ragmen kredi almistim. cok gerilerde olup burs alan vardi. o iste de bi haksizliklar dönüyor da neyse. sorumuza gelirsek, evet ihtiyaclarim icin kullandım. okuldan da burs aliyordum ama yeterli degildi. kredi olmasa da okurdum ama zor olurdu. kredi bir nebze rahatlatiyordu. calisirken odedim gitti. ben odedim diye herkes odesin falan da demiyorum. herkes surunsun kafasindakilere sinir oluyorum. umarim her ogrencinin aldigi kredi bursa çevrilir de azıcık yüzleri güler.
0
hazen
(28.12.20)
burs kazanmıştım. ilk sene sonunda bölüm değiştirdiğim için krediye döndü. böylelikle üç sene kredi almış oldum.

o dönem krediden biraz daha fazla gelirim vardı. annem de destek oluyordu. arada burs falan da çıkıyordu ufak tefek. sanırım kredi olmadan da okuyabilirdim ama ailem bu konuda yanımda durdu açıkçası, durumları iyi olmadığı için "bize çok güvenme, böyle şansın varken al" dediler.

dört yıllık burs/kredi ödemem 2016 yılında bitti. ben şu an üçüncü sınıftayım. çok verimli ve doğru (!) kullandığımı düşünüyorum o yüzden.

borcumun olması şu an hayattaki en son derdim diyebilirim... ben en iyi ihtimalle 28, en gerçekçi ihtimalle 29 yaşında mezun olacağım. şanslıysam hadımköy'de 2800 liraya kölelik yaparım işte. yine ev arkadaşıyla yaşarım, yine tek bir çift ayakkabım olur, yine akşam makarna yerim. türkiye'de bunun ötesini beklemiyorum. böyle yaşayınca da borcu ödemek veya maaşımın 1/4'üne haciz gelmesi çok koymaz. o para benim olsa yatırım mı yapacağım, daha güzel mi yaşayacağım? türk lirasını biriktirsem ne olur ayda 300-400 lira? ne yapacak devlet, canımı mı alacak? almazsa ayıp eder.

özetle ben türkiye'de kalırsam zaten paranın benim için geçerli bir meta olacağını düşünmüyorum. kazanacağım paranın 3/4'ü köpek gibi yaşamama yeterli olur, kalanıyla da borç ödenir. 3-4 sene sonra da kazandığım paranın 4/4'üyle köpek gibi yaşarım.

yurtdışına çıkabilirsem de zaten 2-3 aylık maaşımla bütün borcu kapatma şansım olur, dert edilecek bir meblağ değil.

o yüzden umrumda değil şu an. "ödemem" demiyorum, "silinsin" demiyorum kesinlikle. zamanında aldık, yedik. veririz eyvallah. sadece önemsemiyorum. cebinde para olan adam düşünsün borcu, bana ne.
0
der meister
(28.12.20)
Aldım, ihtiyacım vardı. Kira-faturalar-ders notları-yemek derken epey masrafım oluyordu kendi harçlığım yetmiyordu. Zaten yetmediğini farkedince başvurdum ve aldım. Sürekli gezip tozup alışveriş yapan bir öğrenci olmadım hiç.
0
megalomaniac
(28.12.20)
Aldım ve geri ödedim.
Para gönderenim olmadığı için ihtiyacım vardı. İlk aylar cepten yedik sonra iş buldum. kyk kredisi + kendi kazançlarımla okudum.
0
battal gemalmaz
(28.12.20)
Şaşıracak bir şey yok ki. Tamamen kobuzchu kız gibi oldu benim durumum. Bi baktım para geliyor, o dönem alkole sigaraya yemeğe gömdüm tüm parayı ve yetiyordu da. Şimdi büyüdük bulgur emcüklüyoruz evde. Ödüyorum işte bir yandan sorun yok rahatsız değilim.
0
vedatchilipeppers
(28.12.20)
Aldim.
Vallaha okuldan 400 falan, bir de bir dernekten başarı bursu aliyordum 350 civarı. Kısacası 2011-2015 arası kredisiz zaten 750 lira kazaniyordum. Üstüne kredi de aldim, annemlere yük olmadim.
Ihtiyacim var miydi? Vallaha parayi ezdim ben, ihtiyac denemez.
O yüzden kendi ödememe zerre lafim yok ama harbiden burs kazanmasi gerekip kredi alan, kredi alması gerekip burs kazananlari gördükçe insanlara hak veriyorum.
0
logisticsmanager
(28.12.20)
aldım, almasam zorlanırdım. ailem de biraz gönderiyordu ancak yetiyordu. kredi borcumun olması beni iş bulma konusunda motive eden faktörlerden biriydi çünkü ailem ödemekte zorlanabilirdi kendim halletmek istedim. zamanı gelince geri ödedim, ödemeye itiraz etmek de hiç aklıma gelmemişti, edeni de duymamıştım. 10 sene önceki hadise..
0
evanka
(28.12.20)
aldım. almasam okuyamazdım. ailemden ayrı şehirdeydim ve okul seçimi benim tercihim olduğu için maddi yardım isteme hakkını göremedim kendimde. aldığım parayı da eğitime harcadım zaten ancak yetiyordu part time iş geliriyle beraber.
işe başlayınca ödeniyor her türlü.
0
pink cadillac
(28.12.20)
aldım. okurken ilaç gibi geliyordu. öderken de pek zorlanmadım düzenli gelirim olunca ödedim bitti.

şuan ihtiyacım olmasa yine alırdım. düşük faizli hatta ileride ödenecek her türlü kredi alınmalı bence.
0
entropik
(28.12.20)
Off ailemin beni en çok sinir ettiği şeylerden birisi bu. Kredi aldım ve kesinlikle ihtiyacım yoktu. Annemin eski bir öğrencisi girdi akıllarına “alsın, çok rahat eder” vs diye ama bu öğrenci zaten babasıyla görüşmeyen ve ailesinden bir kuruş yardım almadan okuyan biriydi. Yani tabii ki onun işine yaramıştı. Ama bence benim asla ihtiyacım yoktu ama ailem sağ olsun her zamanki gibi milletin lafıyla başıma iş açtı. Özellikle aylık ödemesi büyük bir para değil tabii ki ama sırf böyle milletin lafıyla saçma sapan uğraştığım için çok sinir oluyorum bu kredi meselesine.
0
ms brownstone
(28.12.20)
Kredi aldım. Hali hazırda üniversitemden burs alıyordum ve hatta üniversite yurdunda ücretsiz kalıyordum (vakıf üniversitesi). Ailemden para almadan rahat bir öğrencilik geçirmek istedim, o yüzden krediyi aldım. Aynı zamanda part time çalışıyordum da. Ama çok güzel öğrencilik geçirdim, yedim içtim gezdim. Tadını çıkardım yani. Aileme de günlük masraflar yerine yurtdışında staj, work and travel vb. gibi konularda iş düştü. Şimdi de hiç şikayet etmeden düzenli olarak ödüyorum.
0
tss
(29.12.20)
evet vardı, aldım. okula gidemeyecek durumda farklı bir şehirde ve zor bir durumdaydım. özel bir şirketten o dönemki kredi miktarını yarısı kadar burs kazanmıştım onunla birlikte ancak okuyabildim. hala borç ödüyorum. oç çocukları alakasız kişilere burs verdi, bana çıkmadı. zor zamanlar geçiriyordum hala geçiriyorum. durduk yere sinirlendim tekrar.
0
anarsika
(29.12.20)
Yurtdisi yuksek lisans kredisi aldim 2 yillik, almasam okuyamazdim gibi. 45 bin felan toplam borc. Odemesi bitti sayilir da tek canimi sikan sey, alirken yuksek lisanstan sonra direkt doktoraya baslarsaniz doktora suresince ertelenir diyorlardi. Ben de mezuniyetten 6 ay sonra doktoraya basladigim icin basvurdum, direkt (!) olmadigi icin reddettiler. Ondan dolayi gicik olmustum. Bir de dilekceme verdikleri cevapta "Yurtdisinda oldugunuz icin issizlik sebebi ile 1 yil erteleyebilirsiniz" demislerdi. Baktim, eger issizlik sebebi ile ertelersem yillik 11 bin lira faiz ekliyorlar, o da ayri bir kazik. Kendimi biraz zorlayarak da olsa odedim eninde sonunda.
0
Haldamir
(29.12.20)
Ben de aldım ve almadan İstanbul'da pek tutunamazdım. Hatta almama rağmen hep kısmak, bir şeylerden feragat etmek zorunda kaldım.

Birkaç sene önce yapılandırdım, birkaç taksit kaldı şükür bitiyor. 12-13 bin tl gibi bir şeydi benim aldığım toplam para.
0
chicha_v2
(29.12.20)
kredi aldım. çok ihtiyacım yoktu aslında ama daha rahat okudum, istediklerimi daha çok yapma fırsatı buldum. 10 ya da 11 taksidim kalmış olmalı, ödüyorum.
0
a darkness coming
(29.12.20)
Aldım ama almasam da olurdu. Ailemle yaşıyordum paranın bir kısmı eve de harcanıyordu. Eve destek gibi bir şey oldu aslında arada gezmeye, içmeye da harcadım tabii. Bir de krediye güvenip kredi kartı da çıkartmıştım çok zekiymişim.

Şimdi ki aklım olsa almazdım. Ödeyemediğim için hesaplarıma e-haciz falan geldi ama ödedim sonunda.
0
red morning
(29.12.20)
aldim cunku okurken ailemden para almak istemedim.
odemeyi bitirmem 10 sene surdu, bu sene bitirdim..
0
cooperr
(29.12.20)
almadım.

ihtiyacım yoktu. (gerçi kimin fazladan paraya ihtiyacı olmaz ki.)

burs muhabbetlerini duyunca alsam mı diye sordum bizimkilere. babam memur, ve tam bir "devlet memuru" olduğu için "devletin parası ihtiyacı olana gitsin, bizim almamız doğru olmaz." dedi.

yaaa işte biz böyle naif naif 3 kuruşların hesabını yapalım, hükümet bizim o emek emek tasarruf ettiğimiz paraların kaç katıyla olaylar olaylar.

neyse. iyi ki almamışım. devlete ne borcum olsun, ne de alacağım.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(29.12.20)
aldım, yine de biraz zorlandik. babam hayatta olmamasina ragmen burs cikmadi.

ben alkol alan, barlarda takilan biri degilim. surekli malzeme almam gereken bir okul okudum, guzel sanatlar fakultesi. o yuzden bu para hep okula gitti.

simdi maasimla kirami ve faturalarimi anca oduyorum, istanbul'da. bunu odemee baslayamadim henuz. maasim artinca baslarim diye dusunuyorum. faizini silseler keske.
0
batlegolas
(29.12.20)
aldım , ihtiyaç vardı.
daha sonra lisansüstü eğitim sebebiyle borcu geri ödemede erteleme talep ettim. 2014 gibi geri ödemeye başlamıştım 12 bi tl yi. 4 senede az az ödeyerek bitirmiş oldum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.12.20)
Aldım, çünkü başka çarem yoktu. 2011 yılında mezun olup 2013 itibari ile ödemeye başlayarak 2019 tarihinde bitirdim. Nakış nakış ödeyerek kıt kanaat azıcık kazancımdan kısarak hiç aksatmadan ödedim. Bu yüzden bazen ödemeyen ya da burs alan arkadaşlarıma kızarım, elimde değil.

Bir de hiç bir zaman bitmeyeceğini düşünürdüm ödemelerin, hayat çok enteresan...
0
va
(29.12.20)
Calişarak okudum ama aldığım maaş gecinmeme yetmiyordu, kredi destegiyle ucu ucuna geciniyordum, o yuzden almam mantıklıydı.

Odemesine gelince bu sene yeni cikan yasayla yapilandirdim. 2 ayda 1 900 tl odeyerek 18 taksitte bitirmeyi düşünüyorum, zor olacak benim için ama bir yerden başlamak lazim.

Okurken okul bitip hayata atilinca bitecek bu sefalet diyorduk ama hayat oyle olmuyor ne yazik ki.

Şimdi üniversite okuyan 3 kardeşim var..
0
eylul
(29.12.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.