Giriş
(6)

falcao transferi gerekli mi?

rusd
falcao belli ki şampiyonlar ligi-uefa için alınıyor. ligde diagne denyosu da oynasa sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. avrupa'da başarı için yıllık 6 milyon eurolara futbolcu alınması da israf. türk takımlarının mevcut kur ve transfer piyasası şartlarında avrupa'nın top30-35 takımlarıyla mücadele ed
falcao belli ki şampiyonlar ligi-uefa için alınıyor. ligde diagne denyosu da oynasa sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. avrupa'da başarı için yıllık 6 milyon eurolara futbolcu alınması da israf. türk takımlarının mevcut kur ve transfer piyasası şartlarında avrupa'nın top30-35 takımlarıyla mücadele edebilecek ekonomik durumu yok. yani tarihte bu denli ekonomik makas oluşmamıştır türk takımları ve avrupa arasında. dandik fiorentina'da bile chiesa 60 milyon euro, milenkovic 30 milyon euro falan. yani avrupa ile istikrarlı bir yarışa giremeyeceğimiz çok açık. gs sadece lige yoğunlaşıp, ekonomik kriz bitene -yani akp gidene kadar- zarar etmemeye çalışmalı. lig için daha acil dmc transferi duruyorken, hatta bence orta saha için onyekuru tarzı dinamik bir adama da ihtiyaç duyuluyorken, falcao'ya milyonlar verilmemeli.
0
rusd
(13.08.19)
Falcao bir dönem iyi bir golcüydü, sonrası hep vasat. Gsde vasat altı olacağını düşünüyorum
0
dolan dolmuş
(13.08.19)
evet gerekli. galatasaray hiçbir zaman sadece lige odaklanmadı odaklanmaz.
felsefemiz türk olmayan takımları yenmek
avrupa fatihi galatasaray
0
dafuq
(13.08.19)
ekonomik kriz var ve sampiyonlar ligi gelirleri euro cinsinden. tam da bu yuzden galatasaray kadrosunu guclendirip avrupa'da ses getirmek istiyor. imkani varken bunu kovalamak zorunda. oraya gidip her mac 4 yese bunun moral bozuklugu lige de yansir.

"avrupa takimlariyla mucadele edemez" diye bir sey yok, sampiyonluga oynamayacak zaten. iyi bir kurayla grupta 2 galibiyet ve 2 beraberlik alarak ciksa bile sadece bu skorlar sayesinde 4 milyon euro gelir elde etmis olacak galatasaray.

falcao transferi eger falcao top oynamazsa ve sampiyonlar ligi'nden grup sonuncusu olarak elenilirse kotu olur. onun disinda gayet makul ve mantikli. su an icin konusulan paralar ucuk degil, gs'nin altindan kalkamayacagi bir meblag degil.

mantik nedir yani anlamadim, chiesa'nin 60 milyon olmasiyla falcao transferinin ne alakasi var? gidip diagne'yle mi oynasin galatasaray avrupa'da, tokat manyagi olup donsun mu basaksehir gibi? tek galibiyetin 1.5 milyon gelir getirdigi (sadece uefa'nin verdigi para bu, bilet satisi falan dahil degil) bir turnuva icin kaliteli forvet almanin nesi sacma?
0
der meister
(13.08.19)
@dafuq abi futbolu cok yakindan takip etmiyorum da, avrupa’daki son basarisi neredeyse ceyrek asir once olan bir kulubun “gercekten” bu vizyonu benimsedigine inaniyor musun? Yoneticilerin bu vizyonda, bu mentalitede oldugunu dusunuyor musun? Tum turk takimlari icin konusuyorum canhiraş bi sampiyonluk telasi icindeler, kim daha fazla ahlaksizligi, tesvigi yaparsa, parametreler o sene kimi gosterirse o sampiyon “yapiliyor” gibi geliyor. Hicbir turk takiminin edirne’den disarida istikrarli bir basari yakalayamayacagini dusunuyorum. İvmeyi alan gidemiyor cunku. Cesitli yollarla onu kesiliyor.
0
Deathrow
(13.08.19)
Şampiyonlar liginde her galibiyet 2.7 milyon € beraberlik 900 bin €. Yani Falcao 2 galibiyet 1 beraberlik aldırsa zaten 6.3 milyon € yapıyor. Şu an takımda 2 galibiyet 1 beraberlik aldıracak adam yok.
0
Take it away honey
(13.08.19)
300 bin euroluk adama 3 milyon euro verecegine, 5 milyon euroluk adama 6 milyon ver. cok daha mantikli.


twitter.com
geçen sezon serdar aziz, selçuk, maicon ve eren derdiyok 9.2 m euro alıyordu.

bu sezon marcao, luyindama, selçuk ve falcao toplam 8m euro civarı alacak.
0
baldur2
(13.08.19)
(7)

Cikan yanginlar

dont eat me
Kocaeli, Marmara adasi, burgazada, canakkale vs. neden her yerde yangin cikmaya basladi? Yaz mevsimi oldugu icin mi, yoksa bi haltlar mi donuyor?
Kocaeli, Marmara adasi, burgazada, canakkale vs. neden her yerde yangin cikmaya basladi? Yaz mevsimi oldugu icin mi, yoksa bi haltlar mi donuyor?
0
dont eat me
(12.08.19)
Ben bunu yazarken Kutahya'dan da yangin haberi geldi.
0
🌸dont eat me
(12.08.19)
3 5 sene önceki gibi pkk'nın işi olabilir.
0
Fodera
(12.08.19)
Kurbanı kesen mangal yakmaya koşuyor. Ondan olabilir. Dün Tuzla'da da ufak çaplı bir orman yangını vardı.
0
her seye atarlanan adam
(12.08.19)
@atarlanan adam

Bu hic aklima gelmedi. Eger oyleyse saglam kufur ederim.
0
🌸dont eat me
(12.08.19)
türkiye'de yaşıyoruz, rant için yangın görmediğimiz şey değil, o yüzden bu ihtimali düşünmek saçma değil ama her yangını da ranta bağlamamak lazım. cidden mangalcılar coşmuş olabilir, tam zamanı işte. onun dışında küresel ısınma ortalığı tam anlamıyla kasıp kavuruyor. artık alışsak iyi ederiz. sadece türkiye değil, dünya yanıyor. sibirya'da yangınları söndürmekle bile uğraşmıyorlar artık. "yerleşim yerine gelmedikten sonra yansın dursun amk onu söndüreceğimiz paraya öküz alırız" diyorlar çünkü gerçekten korkunç bir insan gücü & para gerektirecek çalışmalar. arktik bile yanıyor ulan.

velhasıl bir haltlar dönüyor olabilir elbette ama dönmesine gerek yok... türkiye'de et tüketiminin zirve yaptığı birkaç gün yaşıyoruz. mangalcılar var. üstelik ağustos ayındayız. yanar yani ormanlar bu zamanda maalesef.
0
der meister
(12.08.19)
cam kırıkları da mercek etkisi yaparak birçok yangına sebep oluyor yazları.
0
kelepir
(12.08.19)
yoldan geçerken arabanın camından sigarasını atan hayvanlar
kutu içeceklerin ya da cam şişeleri atan hayvanlar
piknikçilerin mangal ateşlerini söndürmemesi ya da bıraktıkları cam, metal çöplerin mercek etkisi yapması gibi kazalar artıyor.
yağmur olmadığı için kozalaklar, dallar ya da yerdeki otlar çok kuru, hemen alev alıp tutuşabiliyor ve çok çabuk yanıyor.

tabi bir de tarım arazisi açmak, ev yapmak ya da kundaklama, terör gibi sebeplerle kasıtlı olarak da yakılıyor.
0
halanne
(12.08.19)
(9)

%100 komunist bir ülkede yaşasaydınız hangi mesleği yapardınız?

The_Lollok
Para yok, haftada 40 saat çalışmak zorundasınız, istediğiniz mesleği seçebilirsiniz.
Para yok, haftada 40 saat çalışmak zorundasınız, istediğiniz mesleği seçebilirsiniz.
0
The_Lollok
(12.08.19)
Komünistbaşı olmayı seçiyorum
0
malheiros
(12.08.19)
Sefa işlerini seçerdim ben.

Nisan2018-ocak 2019 arası inziva donemimi bekçilik yaparak geçirdim mesela ben. Kimse yoktu, akşam rakımı etimi sarabimi mangalimi çayımı kahvemi zıgaramı laptopumu artik canim o gün ne istediyse alip kurardım tezgahımı. Sabah diğer bekçi gelene dek yıldızlarla dolu geceler gecirirdim :))

Sonra biraz kendime gelince biraz da uretme dürtüsü dürtmeye başlayınca kendi işime döndüm. Arada bir özlemiyor değilim o günleri.
Insanin 3-5 senede bir kendini nadasa bıraktığı dönemler olmalı.
0
aksi kanitlanmadikca cocuktur
(12.08.19)
Arşiv düzenlemekle ilgili bir işi yapmak isterdim.
0
wish i could find a way to disappear
(12.08.19)
e insanların yemesi içmesi de lazım. ben aşçıbaşı veya içki üreticisi olabilirim.
dur ya, içki tadımcısı da olabilirim aslında.
0
pati
(12.08.19)
kutuphaneci.
0
aydonno
(12.08.19)
makinist olmayı isteyebilirdim sanırım.

ulaşımla ilgili şeyler çok hoşuma gidiyor. özellikle treni çok severim. hem çok verimli bir sistem olması, hem endüstriyel devrimi çağrıştırması... post-sovyet ülkelerinde demiryolu taşımacılığının hayvani ölçüde gelişmiş olması da tesadüf değil. makinist olarak komünizmi doruklarda yaşayabilirdim sanırım.

%100 komünist ülke dediğine göre dünya birlik olmuş durumda... portekiz'den çin'e kadar götürürdüm treni valla.
0
der meister
(12.08.19)
%100 komunist bir ulkede meslek secme sansim olmazdi sanki.
0
hot potato
(12.08.19)
En az yorulacagim isi secer, en kisa zamanda yurtdisina kacardim.
0
stavro
(12.08.19)
makine mühendisi olurdum:) mesleğimi yapardım..
0
lata
(12.08.19)
(6)

şeker yememe kararı sonrası mallaşma

roket adam
şekerli gıdaları inanılmaz sever ve gün aşırı tüketirdim, su yerine Powerade içecek kadar abartıyorum bunu. askerlik dönüşü bu alışkanlığımı kırmaya karar verdim, artık gereksiz şeker almıyorum. ancak mal gibi dolaşıyorum. kafam çalışmıyor. böyle bir süreç yaşayan var mı? Benzer sıkıntılar yaşadınız
şekerli gıdaları inanılmaz sever ve gün aşırı tüketirdim, su yerine Powerade içecek kadar abartıyorum bunu. askerlik dönüşü bu alışkanlığımı kırmaya karar verdim, artık gereksiz şeker almıyorum. ancak mal gibi dolaşıyorum. kafam çalışmıyor. böyle bir süreç yaşayan var mı? Benzer sıkıntılar yaşadınız mı yoksa zekamla alakalı başka bi sorun mu var?
0
roket adam
(10.08.19)
düzenli aralıklarla şekeri bırakıp geri başlayan birisi olarak bu mallık bende kronikleşti sürekli başlayıp geri döndüğüm için. güzel haberim şu olacak: bu mallık zamanla azalıyor ve hatta tamamen atlatabilirsen (benimkisi bir aya kadar uzayabiliyor) zihnin çok daha keskinleşiyor. sağlam zihinsel efor gerektiren bir işle uğraştığım dönemde test etme şansım olmuştu bunu. normal şartlarda deli gibi uğraşmam gerekirken şekerden uzaklaşınca çok daha verimli çalışmıştım.

çok sık şeker tüketiyorsan bıraktığında sapıtman kadar doğal bir şey yok. ben 25 yaşındayım, ilk üç gün bayağı duvar yumruklayıp ağlayasım geliyor. seni çok iyi anlıyorum.

geçiyor ama. ben bunun yanında intermittent fasting'i tavsiye ederim. bana en çok bu yardımcı oluyor. çünkü ilk ağır bağımlılığı kırsa bile insanın canı arada çikolata falan yemek istiyor. IF sayesinde benim bu tarz isteklerim ciddi anlamda kırıldı. canım yemek de dahil olmak üzere neredeyse hiçbir şey çekmiyor.

belki benim WHINY ASS BITCH olmamdan kaynaklı bir durumdur bilemiyorum ama şekeri bırakmak kolay iş değil. ben sigarayı bir kez bıraktım, ilk 2-3 gün biraz zor geldi ve sonra arkama bakmadım... şekerde ise eroinman gibiyim, bırakırken inanılmaz zorlanıyor ve sonra saçmasapan biçimde geri dönüyorum.
0
der meister
(10.08.19)
sakın bırakma, devam ettikçe alışıyorsun ve eskisinden çok daha iyi bir hale geliyorsun.
0
contraparal
(10.08.19)
Her bağımlılğın tek tük yoksunluk belirtileri olur. Bir ay falan devam et geçer.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(10.08.19)
Bende de oluyor ve sonunda kendimi nutella yerken buluyorum :( sadece mallık değil, agresiflik, tahammülsüzlük, sürekli uyku hali de oluyor.
0
megalomaniac
(10.08.19)
Ben de yıllar önce şekeri bıraktığımda aynı süreci yaşadım.Abur-cuburu,unlu mamülleri,her türlü tatlıyı.asitli içecekler dahil hepsini bıraktım.Sık dişini,düzelecek herşey.
0
arenas
(10.08.19)
Ben de bıraktım bi ara 1 sene falan. Dediğin gibi Bişi hatırlamıyorum şu an, aksine geriye dönüp baktığımda ne kadar dinç atik çevik ve dinamik olduğum geliyor aklıma. Şu an oturduğum yerde kalıyorum, genel olarak daha uyuşuk ve mal bi yaşam tarzına sahibim.
0
olutaklidi
(10.08.19)
(17)

Napıyosunuz?

megalomaniac
Ben evde yalnızım. Karmaşık bi yemek yedim ama güzel doydum. Yan gözle haberlere bakıyorum. Hava serin dışarı çıkasım yok. Siz cevap yazarken biraz temizlik yapmak istiyorum. Sizde ne var ne yok?
Ben evde yalnızım.
Karmaşık bi yemek yedim ama güzel doydum.
Yan gözle haberlere bakıyorum. Hava serin dışarı çıkasım yok.
Siz cevap yazarken biraz temizlik yapmak istiyorum.
Sizde ne var ne yok?
0
megalomaniac
(09.08.19)
evime dönmüştüm ne güzel. ev arkadaşı bulamadım hala. şimdi gerisin geri memlekete döneceğim bayram için yarın. nefret ediyorum. gitmezsem annem falan çok üzülür, "niye gelmiyorsun bi işin yok orda" der. boşuna bir sürü yol parası. ev işi uzayacak. bıktım ya.

çantamı falan hazırladım ben, şu an tam olarak o yolculuk öncesindeki boş ve sinir bozucu süreci yaşıyorum. yarın sabah erkenden ayrılacağım. haliyle bu akşam için hiçbir şey yapmak istemiyorum. 22'de liverpool-norwich maçı var onu izleyip yatarım herhalde. behzat amirimi izlemek istiyodum ama geç oldu artık, yetişmez.

imkanım olsa şu an direkt 1 ekim'e ışınlanmak isterdim. nefret ediyorum gerçekten, 15 haziran - 15 eylül arasını falan yaşamak istemiyorum arkadaş ben next'e basıp direkt sonbahara atlamak istiyorum bıktım ya.
0
der meister
(09.08.19)
Eve gidip film izlemek istiyorum sanırım
Ne yedin öyle karmaşık? Menemen mi
0
ikikerekac
(09.08.19)
yemek hazırlıyorum, aslında yeni beslenme sistemime göre saat 18:00dan sonra bişey yememem gerekiyordu ama akşam sporununu saatini 23:00a çekerek belki telafi edebilirim diyorum.
0
hem şişko hem deli
(09.08.19)
çay ve şaşıfelek çıkmazı izliyorum.
akşama internet radyo yayınım var ona hazırlanmam lazım.
0
sutlu nescafe
(09.08.19)
Yarın kampa gideceğim datçaya, eşyaları hazırladım. Önce bir duş alırım sonra mutfağa girerim.

Dana jambonlu + iki peynirli + yumurta yapıp + turşu ile dürüm arasında yiyeceğim.

Netflixten trailer park boys izlerken, cam cezvem ile yaptığım mega boy türk kahvesini içerim.

Best day ever!
0
hasmetizm 2046
(09.08.19)
@ikikerekac
Fırında balık, haşlanmış mısır, pirinç lapası, marul, birazcık nutella, muz ve ekmek.
Yeterince karışık dimi?
0
🌸megalomaniac
(09.08.19)
Hepsi aynı sofrada yendiyse sen bu akşam bişi yeme daha:)
Ben ne yiyeyim dostlar? Maks 50 Tl lik öneri?
Avrupa yakası
0
ikikerekac
(09.08.19)
Çok yorgunum ve hastayım. Gönüllü olarak yer aldigim proje acayip yoruyor beni. Arkadaşlarla yemek yedik şimdi çay iciyoruz. Kalkip arkadaslarla sahile gitmek ya da gitmeyip dinlenmek arasında kararsızım.
0
Amaranta ursula
(09.08.19)
@ikikerekac yemem söz :)
Sana subway tavsiye ediyorum, hızlı, sağlıklı ve doyurucu.

@amaranta bence git, hatta benim yerime git... çok çekici geldi.
0
🌸megalomaniac
(09.08.19)
Soylemesi ayip kuzu tandirciya gittim, bir dunya yol gittim tandir kalmadi dediler. Ben de oraya uzak ulan ama eve yakin olan baska bir yere izgara yemeye gittim. Donuste hayvan gibi trafik cektim anam agladi yorgunluktan. Izgarisina da etine de...

Neredesin ki hava serin?
0
stavro
(09.08.19)
Döndüm yine İstanbula. Koskoca ev yine yalnızım. Rakı var, Neşet Ertaş var, hatıralar var gelecek var..
0
heidi'nin dedesi
(09.08.19)
@dionisis
Hayvan gibi butce acigi var. Vergi geliri yaratmak icin yapmislardir.
0
stavro
(09.08.19)
yeni geldim eve, yorgunum ve üzgünüm. cips yiyorum, zaman zaman ağlıyorum.
0
whyamy
(09.08.19)
bebek yeleği ördüm öyle şirin oldu ki, örerken bu kadar şirin olacağını tahmin edememiştim. yetiştirmem gereken 2 tane kitap var. bu arada süt kaynıyor yoğurt mayalayacağım. yarın anneme gidiyoruz bayramcı. bayram sonu bana bağlama alacağız. hayatı çok seviyorum, keşke 1 gün 92 saat olsaydı. o zaman her şeye yetişebilirdim.
0
for day to break
(09.08.19)
Yoldayım. İstanbul'dan 9 buçukta çıktım, daha İzmit merkeze gelemedim. Stop lambası görmekten gözlerim çipil çipil oldu. Ben böyle tongaya gelmezdim trafik konusunda kendime sövüyorum şu anda.

Bi yandan da diyorum ki İstanbul'u uzaylılar işgal etse en fazla böyle bir izdiham yaşanır. O açıdan bi tatbikat sayıyorum bunu.
0
Bruce
(10.08.19)
1 saat önce falan yazlığa geldim, yorgunum.
0
datnet
(10.08.19)
Aşırı sinirli ve üzgünüm şu anda. Yemek yiyecektim iştahım kaçtı o derece.
0
rock n roll
(10.08.19)
(19)

Grup vitamin gibi şarkılar

lorne malvo
Grup fitaminin tarzı komikli ama güzel şarkı var mı
Grup fitaminin tarzı komikli ama güzel şarkı var mı
0
lorne malvo
(07.08.19)
mete kudur
(07.08.19)
mfö - ali desidero şarkısını ben hep grup vitamin tarzına benzetirim :)

onun dışında tenacious d aklıma geldi.
0
king lizard
(07.08.19)
murat akay - kedimi çaldılar

malatyalıların ortak özelliği hepsinin malatyalı olmasıdır
0
sameidiot solo
(07.08.19)
Mansur ark - maalesef
Rüya ersavcı - istemiyorum baba (güzelden çok utanç verici)
0
pati
(07.08.19)
0
ron dennis
(07.08.19)
murat akay - kelim ben
murat akay - hesabi bana kitledin
feyyaz yigit - samsunlu degilim
0
pide
(07.08.19)
eskilerden mahmut abi

www.youtube.com

Murat Akay - 1 yakışıklıyım 2 değilim

v1 www.youtube.com
v2 www.youtube.com

bunlar dışında çok eskilerden gel beri yar gel beri berberi var ama o nsfw.. :)
0
kerem
(07.08.19)
Weird Al Yankovic, bu parodi işlerinin ustalarındandır. birçok ünlü şarkının komik parodilerini yapar 1980'lerden beri.

Kişisel favorilerim:
Another One Rides The Bus (Queen-Another One Bites The Dust) *bu biraz demo gibi
Eat It (Michael Jackson-Eat It)
Yoda (The Kinks-Lola)
Livin With A Hernia (James Brown-Livin In America)
Like A Surgeon (Madonna-Like A Virgin)
Amish Paradise (Coolio-Gangsta's Paradise)
The Saga Begins (Don McLean-American Pie)
Bedrock Anthem (Red Hot Chilli Peppers, şarkının ilk kısmı Under The Bridge, gerisi Give It Away)

Başkasının parodisi olmayan orijinalleri
You Don't Love Me Anymore (orijinal parça, klip Extreme-More Than Words esinli)
One More Minute
When I Was Your Age
0
d max
(07.08.19)
istediğin tarzda mı tam olarak bilmiyorum ama hello malatya'yı çok severim. TİKİŞTE NAKIŞTA HIZLIYDIM: www.youtube.com
0
der meister
(07.08.19)
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.19)
(bkz: bizim murat)
0
captainobvious
(08.08.19)
(bkz: refika)
0
baal
(08.08.19)
baal
(08.08.19)
Flört'ün rasta babaları bu kategoriye girer mı acaba?
0
sen de git sen de unut
(08.08.19)
turkce

(bkz: murat akay)
(bkz: prenslerin ocu)

eskilerden

(bkz: bizim murat)
(bkz: bilo)
(bkz: komedi dans uclusu)

ingilizce

(bkz: weird al yankovic)
(bkz: the lonely island)
(bkz: flight of the conchords)
(bkz: ylvis)
0
tanaka
(08.08.19)
Murat akay - sana küllük bıraktım
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(08.08.19)
MFÖ - Anında Görüntü
0
aynabugusu
(08.08.19)
Bir de önerebileceğim Kanadalı "Arrogant Worms" grubu var. Mizahları biraz Kanada özeline yönelik olduğu için bizim ilgimizi pek çekmeyebilir ama iki şarkısı vardır sevdiğim:

-Last Saskatchewan Pirate
-History Was Made By Stupid People
0
d max
(08.08.19)
der meister'in dediği Grup Raptiye olabilir, zaten Vitamin'in başarısından sonra türemişlerdi. Tarzları epey benzer.

Ayrıca, tüm şarkıları olmasa da Ufuk Yıldırım da bu listede olabilir; eski Vitamin üyelerinden zaten.
0
tel tokasini duzelten samuray
(08.08.19)
(42)

Suriyelilerle ya da diğer göçmenlerle ilgili sorularınız?

but that was just a dream
Varsa eğer cevaplamak isterim. Ben kimim: Daha önce Göç İdaresinde düzensiz göçmenlerle ve Türk Kızılay'da Suriyelilerle sahada çalışan, akademik olarak da göç ve Türk diasporası çalışan bir psikolog.Not: cevaplarım yalnızca beni bağlar, hiçbir kurumu temsil mahiyeti yoktur.
Varsa eğer cevaplamak isterim.

Ben kimim: Daha önce Göç İdaresinde düzensiz göçmenlerle ve Türk Kızılay'da Suriyelilerle sahada çalışan, akademik olarak da göç ve Türk diasporası çalışan bir psikolog.

Not: cevaplarım yalnızca beni bağlar, hiçbir kurumu temsil mahiyeti yoktur.
0
but that was just a dream
(07.08.19)
Gidecekleri tarih belli oldu mu ? Savaş bitti de..
0
kleider
(07.08.19)
Malum bizim bir entegrasyon politikamız yok ama onların entegre olma niyeti var mı? diye merak etmekteyim.
Bir de Türkler ve Türk hükümeti hakkında ne düşünüyorlar?
0
aks-i endaz
(07.08.19)
Bu işte Paraları kim ödüyor?
Kim/Kimler ödüyor? Kime ödüyor?
Nerede harcanıyor?
Dövizin yükselmesinde sebep bu mu?
Ekonominin cortlamasında sebep bu mu?
Vasıfsız suriyeliler çalıştırılabilir mi? Madenlerde vs?
0
onyetele
(07.08.19)
Önceleri suriyelilerin dislanmasina, kizardim. Artik kizmiyorum.
Kulturumuzle uyusmayan bir kulturden geliyorlar, dolayisiyla sorun yaratıyorlar varlığını surdurdukleri yerlerde.
Ayrica sadece varlıkları bile beni rahatsiz ediyor. Varligini neden rahatsiz ediyor dersen Suriyeli oldukları icin. Suriyeli sevmiyorum ben. Suriyelilerin ve kurtlerin cogunlukta oldugu yerlerde rahatsız olurum ben. Humanist degilim. Uc bes suriyeli ya da kurt sorun degil ama cok fazla oldukları zaman rahatsiz olurum, cogunlukta olduklari yerde bulunmak istemem.
Genel olarak Turkiye'nin doğusunda kalanlarin hepsinden rahatsiz olurum, Suriyeli, kurt ozelinde de degil. Ortadogulu sevmiyorum. Ortadogu kulturunu sevmiyorum cunku.
Ortadogulular olsun gebersin demiyorum, benden uzak olsunlar isterim. Yakin olacaklarsa da boyle sallasan degecek kadar cok olmasınlar. Cunku o kadar cok olduklari ortamda sorun cikariyorlar.
Simdilik soyleyeceklerim bu kadar, linc icin buyrunuz.
0
stavro
(07.08.19)
@kleider
Maalesef savaş bitmedi. Son 10 günde 100 sivil hayatını kaybetti www.bbc.com
Kimse ölmese dahi çok parçalı ve çok otoriteli temel ihtiyaçların karşılanamadığı eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlerin dahi olmadığı bir yer olmasından ötürü Suriye hala yaşanabilir bir yer olmaktan çok uzak.
Fakat söylenen şu ki bugün savaş bitse 5 yıl sonra dönüşler başlar.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
suriyelilerin gideceğine gerçekten inanıyor musunuz? böyle bir ihtimal var mı? yani bundan 15 sene sonra 83 milyon kişinin yalnızca 200 bin tanesinin falan suriyeli olduğu bir türkiye görebilecek miyiz, imkân dahilinde mi?

ben bu saatten sonra gideceklerine inanmıyorum. bir kısmı vatandaş oluyor bile. 2012'de buraya gelmiş olsalar, 7 sene yapar. beş sene sonra 12 olacak. bu arada tabii ikişer üçer çocuk da yapmış olurlar... tespit etmek bile çok zor. nereye gönderecekler bu kadar insanı?

4-5 milyon diyorlar. bu insanların tespit edilmesi ve taşınması için gerekecek para bile dudak uçuklatacak düzeyde olmalı. "gitmiyorum" diyene ne yapacaklar mesela, zorla tekme tokat otobüse falan bindirip suriye kırsalına mı atacaklar insanları?

bizim işimiz bitti di mi?
0
der meister
(07.08.19)
Ayrica senin ulkene yerlesen bir azınlık varsa asimile olmak zorundalar, bu isin raconu budur. Bizde oyle olmuyor, adamlar bizim toplum yapisini degistiriyor.
Arapca tabela en basindan yasaklanmaliydi ornegin.
Birak asimile edilmeyi, hukumetimiz büyüksehirde trafik tabelalarını arapca yapmaya calisti bir ara.

Bu adamlar bu ulkeye ciddi mali külfet ve bunu ben ödüyorum. Hem de hayvan gibi butce acigi varken.
Bana sordunuz mu kardesim bu adamlari ulkeye alırken bak bunlar bize pahaliya malolacak ve bunu bu millet odeyecek, hayırseverlik yapmak ister misiniz diye? Ben hayirsever degilim belki?
0
stavro
(07.08.19)
vatanı için savaşmak konusunda genç erkeklerin düşünceleri neler ?
bizlerden farklılar mı ?

savaşmayıp türkiyeye gelenlerde pişmanlık, kendini suçlama gibi duygular var mı ?
0
güneyli çocuk
(07.08.19)
@aks-i endaz
Tek bir düşünce olduğu söylenemez çoğunluğu ırkçılığa ayrımcılığa ve ötekileştirmeye maruz kaldıklarını en azından hissediyor. Özellikle yaşlılar burada yaşamaktan hiç memnun değiller ve savaş bitse de dönsek derdindeler. Gençler daha kolay uyum sağlıyorlar fakat genel olarak eğitim seviyesi düşük bir topluluk ve dil öğrenmede zorluklar yaşıyorlar. Dil olmadığında da entegrasyon anlamında bir şey beklenemiyor. Çocuk ve gençlerde dil sorunu olmadığı için sosyal hayata daha kolay adapte oluyorlar. Fakat halihazırdaki durumu entegrasyon ve uyum kelimelerini kullanarak tasvir etmemiz çok zor. Ve bir çoğu ekmek derdinde olduğu için uyum entegrasyon gibi konuları düşünmeleri biraz fazla lüks kalıyor.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
@onyetele
İlk zamanlar kamplar kuruldu bir dolu insanın barınma beslenme gibi temel ihtiyaçları karşılandı o dönemler biz ödedik. Fakat şu anda devletin kasasından (kabul barınma merkezlerinden kalan 100bin civarı kişiye yapılan market yardımı hariç) para çıkmıyor. 30 milyar dolarlardan bahsediliyor. Bu para bizim ilk zamanlar harcadıklarımız ve sağlık eğitim gibi devletin ğcretsiz sunduğu hizmetler de ekleniyor.
Yapılan yardımlar var Suriyelilere. En önemli 2 tanesi Sosyal Uyum Yardımı ve Şartlı Eğitim Yardımı. SUY belirli şartları taşıyan geçici koruma altındaki bireylere verilen aylık 120 tl.lik yardım. Tamamı AB fonlarından karşılanıyor ve 1.5 milyona yakın Suriyeli faydalanıyor. ŞEY ise okula gidrn ilkokul ve liseli Suriyelilere 50 liralık yardım. 4 gün devamsızlık yaparlarsa kesiliyor. Aynı yardımı TC vatandaşları da SHMler aracılığıyla alabilirler. Bu da tamamen AB fonlarından karşılanıyor.
Araştırmalar genelde göçmenlerin ülke ekonomilerine katkısı olduğunu gösteriyor. www.independent.co.uk
Bu fonlar da Türk ekonomisine katkı sonuçta. Ekonomik krizi Suriyelilere bağlayan bir kaynak hiç görmedim.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
Öncelikle teşekkürler kardeşim.suriyeli göçmenleri çok fazla taciz ve tecavüz olaylarında görüyoruz,hem de çocuklara yönelik. Bunun sebebi nedir sence? Yani nasıl insanlar ki bunlar sigindiklari ülkenin insanlarına bu kadar kötülük yapabiliyorlar? Elbette iyilerini tenzih ederek söylüyorum.
0
laz goril
(07.08.19)
@stavro
Kimseyi sevmek zorunda değilsiniz. Hatta ırkçılık ve yabancı düşmanlığı olarak görülse de bir ırkı bir topluluğu tamamen sevmeyedebilirsiniz. Fakat zarar vermeyin, hakaret etmeyin, ötekileştirmeyin kısaca yasal çerçevede suç teşkil edecek bir eylemde bulunmayın yeterli.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
@der meister

Giden de olur gitmeyen de. Yüzde 60'ı gider diye düşünülüyor genel olarak fakat bence o kadar da gitmezler. Gidemezler. Sorduğumuzda gençler kalmak orta yaş ve yaşlılar gitmek istiyorlar. Fakat Almanyadaki Türklere sorsak şu an bile %80'i dönmek istwdiğini söyler ama dönen çok azdır. Coğrafi yakınlığı da düşünürsek bundan 5 yıl sonra ülkemizde en az 2 milyon Suriyeli olacağını kabul etmemiz ve politikalarımızı buna göre üretmemiz gerekiyor.

Gitmiyorum diyen hiç kimseyi gönderemeyiz non-refoulment hakko gereği. Şu anda her yıl 50-100bin Afgan sınırdışı ediliyor. Onlar içinde de gitmiyorum diyenleri gönderemiyoruz. Ha kaçak gelip neden gitmek istiyorum diyorlar o zaman? Geri gönderme merkezinde yaşamak kolay değil çünkü.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
@güneyli çocuk
Ülkelerinin işgal edildiği gibi bir sanı var ki kendileri de bu hiasiyatta değiller. Ortada bir iç savaş var. Kimin kimi öldürdüğü belli değil. Birçoğu hiçbir gruptan olmayıp evleri yıkıldıktan-bombalanmak sureti ile- sonra geldiler. Şu an İdlipte 4m kişi yaşıyor. Şehir hala yıkılmadığı için sınırımıza dayanmadılar. Şu an dahi gelmiyorlar her gün bomba düşen İdlipten. Şehir yıkılırsa gelirler.
Bir vaka şunu anlatmıştı: bir gruba girdim savaştım annemi öldürdüler, ardından bu gruptan kaçıp başka bir gruba dahil oldum babamı öldürdüler. Sonra sığınmaya karar verdim.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
Gekeni gönderemiyoruz ne demek? Gonderemiyorsan alma. Bizden başka enayi ulke yok mu da onlar almıyor biz alıyoruz. Demek ki istense alınmayabiliyor.
0
prizmatik
(07.08.19)
@laz goril
Suriyelilerin işledikleri suçlar suçun şahsiliği ilkesine dahil görülmüyor algı olarak. Biri yapınca hepsi yapmış gibi lanse ediliyor. Suç oranları resmi kayıtlara göre bizden az binde 8 civarı. Aralarında tabii ki kötüler var. Bizde de var maalesef. Bir öğretmen 8 yaşında bir suriyeli kıza cinsel istismarda bulunabiliyor mesela. O öğretmen hala görevde sebebi ise polisn Suriyeli değil mi boşver gibi bir tutum sergilemesi.

Taciz konusunda bir başka husus erken evlilikler çok yaygın. 14 15 yaşında kızları evlendiryorlar imam nikahı ile. Hamilelik durumunda da cinsel istismar davası açılıyor doğrudan. Bir çoğu Türk kanunlarını hala bilmiyor ve aile mahkemelerinde en sık görülen davalar Suriyelilerle ilgili bu oluyor.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
Bir de masraflarını biz karşılamıyoruz geyiği var. Rte bir cok uluslararası toplantıda 40 milyar dolar harcadık, ab söz verdiği ödemeyi yapmadı diyor. Bir tane ab yetkilisi de çıkıp rte yalan söylüyor, ödemeleri yaptık demiyor.
0
prizmatik
(07.08.19)
@prizmatik
Gerçekten kapıları ben açmadım, uluslararası kanunlara da ben taraf olmadım. 1-2 yıldır sınırlar kapalı bu arada yeni geçici koruma verilmiyor. Afrin tarafından duvarı atlayıp kaçak girenler olabiliyor ama.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
@prizmatik
Bu hususta şu var biz parayı doğrudan harcadık siz de bize doğrudan vereceksiniz deniliyor ab'ye. AB ise proje bazlı veririm diyor. Proje oluşturulunca da yalnızca o projede harcanmak şartıyla para veriliyor. Şu anda halihazırda epey bir proje var AB tarafından fonlanan başta SUY yardımı, Toplum Merkezleri vs. olmak üzere
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
Kendi adima konusacak olursam bu dediklerinizi yapmiyorum zaten. Sadece sevmeme ve istememe hakkimi kullaniyorum bireysel olarak.
Ulkelerinde durum tam olarak nedkr bilmiyorum ama gitsin olsunler de demiyorum. Hatta irkci olmama ragmen (gunumuz liberalleri benim gibisine ircki diyorlar, onların yalancisiyim) cogunlugun aksine "gitsin savassinlar" da demiyorum, savasmak kolay is degil. Surada savas ciksa hepimiz altimiza sicariz. Gidip delikanli gibi savasayim falan demeyiz.
Ben sadece sevmiyorum ve cogalmalarini istemiyorum.

Ailem bazi suriyelilere destek de oldu zamanjnda, besle kargayi oysun gozunu noktasına getirdiler sagolsunlar.
0
stavro
(07.08.19)
Hic bir anlaşma bir ülkeyi bu kadar göçmen almaya zorlayamaz, zorlasa bile o ülke o anlasmayi dinlemez. Adı konulmamış bir işgal yaşıyoruz. Bunu hafifletip süslemeye gerek yok.

* bu arada uluslarası anlaşmalar demişken, türkiyenin kıbrısta bulunmasının hukuki geçerliliği de yok ama o konuda anlaşmaları pek takmıyoruz nedense ?
0
prizmatik
(07.08.19)
@prizmatik
Polemiğe girmek istemezdim fakat işgal kelimesinden ötürü cevap hakkımı kullanmak istiyorum.
Donald Trump'tan duymaya alışık olduğumuz bir kelime invasion ve maalesef aynı kelimeyi en son El Paso'da bir sürü masum insanı öldüren bir caniden duyduk birkaç gün önce
www.vox.com
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
dogu'da 14 yasadim. 2005-6 gibi yillardi. iran siniri. kucuktum o zamanlar. yollarin kenarlarinda bircok afgan gordum. biz korkuyorduk ve onlari arabaya almiyorduk. ancak, bazi kotu niyetliler onlari arabalarina alip, paralarini aliyor ve kandiriyordu. istanbul diye bir x ilcesine goturuyorlardi. (sener sen'in bir filmi gibi)
dil yok, bir sey yok. el kol hareketiyle ve ezberledigi bir sehir ismini sayiklayarak dertlerini anlatmaya calisiyorlardi. istanbul gibi mesela. cocuk ve erkekler vardi. agladiklarini gorunce icim yaniyordu. cok uzuluyordum onlar icin.
ulkelerinde duzgun yasam bulamayip, kefenini giyip bize gelen bunca kacak gocmen. yasadigimiz yerin kiymetini o zamanlar ufaktan farketmeye baslamistim.
afganlarin gocu(tabii biz afgan diyoruz, baska milletten de olabilir bilmiyorum) suriyelilerden yillar once baslamisti.

bu konudaki sorum su: bu afganlara ne oluyor? arzu ve isteklerine ulasabiliyorlar mi? yoksa sinir disi mi ediliyor?

suriyeliler konusunda da sunu sormak istiyorum: toplumdaki suriyeli irkciligi, suriyeli somurusu(insaatlarda hayvan gibi bes kurusacalistirilan gordum bir suru), suriyelilerde tepki olarak onumuze gecebilir onumuzdeki yillarda. bu konudaki gidisati boyle goruyorum.
devlet bunun farkinda ve bunun olmamasi icin nasil bir yol izliyor? ben yanlis mi dusunuyorum?

ben suriyelilerin gitmesi ve kalmasi meselesini ayri; suriyeli irkciligini ayri tutuyorum. irkciliktan fayda gelmez. onlar her seyden once insan.
0
Leonardo~Da~Vinci
(07.08.19)
@leonardo
Afganlar İran sınırını kaçak yollardan geçerek ülkemize giriyorlar. Rüşvet falan da dönğyor sınırda muhtemelen. Neyse kolluk kuvvetlerince yakalanıp göç idaresine bağlı geri gönderme merkezlerine getiriliyorlar. Burada hepsi için sınır dışı ve idari gözetim kararı alınıyor. Bir süre ggm.de kaldıktan sonra pasaportu olanlar hemen olmayanlar ise konsolosluklarından seyahat belgesi düzenlendikten sonra aınır dışı ediliyor. Fakat ggmlerde her zaman yer olmayabiliyor ve bu durumda idari gözetim kararları sonlandırılarak bir şehre gönderiliyorlar imza yükümlülüğü ile birlikte. O şehirden çıkmaları yasak ve her hafta il göç idaresine gidip imza atmaları lazım. Tabii hiçbrii o şehre gitmiyor adam 3000 km yürümüş Uşak'ta durur mu? Doğru İstanbula. kayıt dışı ekonomiye ufak bir katkı. Kısacası yarısı deport ediliyorsa yarısı edilemiyor.

Suriyeliler konusunda çok haklısınız. Özellikle ekonominin kötiye gitmeye başlamasıyal don yıllarda ötekileştirme ayrımcılık ırkçı motifli saldırılar epey arttı. Çocuklar arasında inanılmaz bir akran zorbalığı var. 8 yaşında çocuğa yumruk atabilen insanlar 10 yaşında çocuğa siz ülkenizi sattınız diyebilen öğretmenler var. Ve çoğunluğu ırkçılığa uğradığını düşünüyor. Diğer taraftan Türk toplumunub tepkisi uç boyutlarda. Bu gerginliğin sonu hayır görünmüyor. Umarım devlet yetkilileri farkındadırlar.
0
🌸but that was just a dream
(07.08.19)
@but that
trump'ın bu sözü söylemesi buradaki işgal gerçeğini değiştirmiyor. ad hominem'e gerek yok. ayrıca kendi ağzınla söylemişsin doğrudan yapılan harcamaları ab ödemiyor diye, neyin derdindesin acaba?

bir de tutturmuşlar ırkçılık ırkçılık. Yozgatlılara bu imkanlar sağlansa, yozgatlılara bu şekilde davranıp insanları rahatsız etse, insanlar buna tepki verdiğinde yozgatlılara ırkçılık yapılıyor mu diyeceksiniz? yozgatlılar'ın hiç suçu olmayacak mı ?
fatihte oturuyorum en işlek caddelerden birinin yanında park var, öğleyin nargileyi kuruyorlar. yoldan geçen kadınları kızları dikizliyorlar tüm gün. uzaktan ırkçılık yıpıyırsınız demek kolay.
0
prizmatik
(07.08.19)
Bana en garip gelen bayramlarda gidip, bayram bitince dönmeleri. Savaş varsa nasıl gidiyorlar, bayramda orda ne yapıyorlar. Yoksa savaş neden dönüyorlar. Bir de hastanelerde öncelik tanınması, 0cretsiz tedavileri, hatta doktor arkadaşımın teyidiyle söyleyebildiğim ücretsiz estetik ameliyat olmaları falan onlara karşı daha da düşmanlık ya da düşmanlık demeyeyim kötü niyet beslememize yol açıyor. Kimse düşünmüyor mu bunları?
0
ozzzz
(08.08.19)
@cesario birkaç beyan 3.5m kişiyi temsil edemez fakat birçoğu ırkçılığa uğradığını en azındsn hissediyor. Bir insan ırkçılığa uğramasına rağmen sevilmemesine rağmen yaşamak istememesine rağmen gitmiyorsa önemli bir sebebi vardır bence, hayatta kalma şansını arttırmak gibi.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
@ozzz
Bayramda gitmeleri devlet politikası. Türkiye Devleti Suriyelilerin Suriye ile bağının kopmasını istemiyor çünkü savaş bittikten sonra burada kalmalarını desteklemiyor. Gidenler göç idaresinden izin almak zorundalar. Sadexe bayramda açılıyor sınır. Çoğunun mülklerine el konulmasın diye orada bıraktıkları bir yaşlı oluyor ve onu ziyarete gidiyorlar. Türkiye'nin kontrol ettiği bölgelere gidiyorlar. Son bayramda giden sayısı 40bin dönmeyenler de oldu. Yüzde 1'e denk geliyor. Yani 100 Suriyeliden 1isi gidiyor. Tatil kelimesiyle bu ziyareti nitelemek sahiden adil değil. Üstelik gidenlerin çoğu da sınırdaki kamplardan gidiyorlar. Geri dönmeseler hayatımızda çok bir şey değişmez bence
Diğer soru doktor arkadaşınız yanlış biliyor. Sağlık hizmetleri ücretsiz fakat bizim gibi gss primi ödemeleri lazım fakat çoğunun geliri olmadığı için prim düşüyor galiba. Ameliyat ücretleri karşılanmıyor bizden farkları bu. Fakat Türk Kızılay bünyesinde snf adı altında medikal malzeme yardımı var. Ona başvururlarsa vaka çalışanlarının incelemeleri sonrası gerekli görülüse ameliyat, ilaç, gözlük givi ihtiyaçları karşılanıyor. Bu yardımı Toplum Merkezleri yapıyır ve tamam dış kaynaklı fonlarla yürüyor.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
Suç oranı bizden düşük demek bir şeyleri açıklamıyor maalesef.kötülük kötülüktür ama savaştan kaçmış, akrabalarını savaşta kaybetmiş olarak bildiğimiz insanların önceliği cinsellik hele ki çocuklara tecavüz olmamalı.ama bize gelenlerin çoğu oranın cahil ve suça meyilli kesimi dersen olabilir.
0
laz goril
(08.08.19)
Araştırmalar genelde göçmenlerin ülke ekonomilerine katkısı olduğunu gösteriyor dediniz. suriyeli gocmenlerin ulke ekonomisine katkisi nedir?

sahsi fikrim simdi bebek veya cocuk-genc olan suriyelilerin ileride iclerinde buyuttukleri ofke ile ic savasi buraya tasiyacaklari yonunde. turkiye henuz kendi gelisimini tamamlayamadigi icin gocmen alip onlari donusturmeye de yetkin degil. daha karanlik ve siddet dolu bir gelecek bekliyor hepimizi diye dusunuyorum.
0
jimicik
(08.08.19)
@laz goril
Bu sizin algınız. Varsa elinizde bir kaynak Suriyelilerin cinsel suçlarının söylediğiniz gibi olduğuna daie buyrun paylaşın.
Ayrıca tekrar ediyorum suç şahsidir. 3.5m insanı bu şekilde itham etmek doğru bir yaklaşım olmasa gerek.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
@jimicik
Ekonomist değilim fakat scholardan taratabilirsin araştırma sonuçları genel olarak böyle. Tr için müsiad raporu var oraya bakabilirsiniz. Ve şehir bazlı araştırmalar var.
Benim kişisel olarak görebildiğim fon girişleri nedeniyle bir katkı söz konusu.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
iyide baştan aşağı okudum sen alttan alta komple göçmenleri savunmuşsun? bu empatiyi anlıyor ve saygı duyuyorum peki bizimle de bir gün empati yapabilecek misin? mesleki dezenformasyon oluşmuş gibi.
0
Big bada bum bum
(08.08.19)
@Big bada
Vermiş olduğum yanlış bir bilgi(yorumlarıma katılmamanıza saygı duyuyorum) var ise düzeltmekten memnuniyet duyarım
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
meksikali gocmen abd'ye katki sagliyor olabilir de ben turkiye - suriyeli gocmen ozelindeki katkiyi merak ettim. ekonomist olmasaniz da bu insanlarla birlikte calistiginiz icin fikriniz olur diye dusundum acikcasi.

musiad raporu var dediginiz yaziya baktim. musiad hukumete yakin is adamlarinin orgutlenmesi, makalenin yazari hukumetin destekledigi medipol universitesi ogretim gorevlisi. ve Suriyeli gocmen sorununun olusmasinin sebebi hukumetin sinsi planlari. planlar ters tepip bu yuzden oy kaybetmeye basladiklari icin halk uzerinde algi yonetimi yapmak gerekliligi dogmasi mukabili boyle tatlis raporlarin hazirlanmasi cok dogal. ciddiye alabilecegim bir yazi olamaz ozetle.
0
jimicik
(08.08.19)
@jimicik
Anladım, bu konuda bir iddiam yok. Avrupa'daki göçmenlerle ilgili kaynaklar gösterebilirim. Türkiye'deki göçmenlerle ilgili ciddi okumalarım yok.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
www.google.com

Hemen her hafta haber çıkıyor hala kaynak diyorsun. Ben sana savaş mağduru insanlarin nasıl bir psikoloji ile sürekli tecavüz ile anıldığını soruyorum sen savunmaya geçiyorsun kardeşim kusura bakma. üç buçuk milyon insani suclamiyorum ayrica tenzih ettiğimi söylemiştim. Türkler başka vatana siginsa ve bu şekilde suçlara karışsa yine tepki gösteririm. insanları ırkçı konumuna getirip dezenformasyon yapmaya çalışıyorsun.
0
laz goril
(08.08.19)
göçmen gelmesiyle nüfus artışı gdp'yi (doğal olarak) büyütür ama ekonominin sağlığını bunla ölçemeyeceğinizi ekonomi 101 dersinde öğrenirsiniz.

göçmenler öğretmen, psikolog (sizin gibi:D), çevirmen, memur, polis vb için iş imkanı yaratır. mesela almanya'da öğretmen, psikolog, sosyolog, stk çalışanı, vb.lerin çoğu göçmen almayı savunan partilere oy verir. güzel bir çark olur. ben oy vereyim o göçmen alsın bana iş çıksın. süper. o zaman gardiyanların oy verdiği parti olsa her yere hapishane yapıp işsizleri hapse atalım gardiyanlara iş imkanı olsun. mafyalar(iş adamları) x partiye oy versin o mafyaları(iş adamlarını) korusun mafyalar(iş adamları) para kazansın. böyle söyleyince nasıl iğrenç geldi değil mi?

sucuda tüpçüde çalışan vatandaş, sokakta su satan vatandaş, tuvaletleri silen vatandaş, emek yoğun eğitim istemeyen işlerde çalışan vatandaş, tekstil atölyesindeki vatandaş, onların ekonomisi gelişmez. kaçak işçilik ya da bir şekilde kılıfına uydurulan işçilik ile 1 asgari ücretli yerine 3 göçmen çalışır. göçmenler sinema tiyatro seyahat gezme tozma iyi yemek gibi lüks denen ama herkesin hakkı olan sıradan şeylere para ayırmazlar, üç kuruşun ikisi (aile birleşimi vb ile ya da yine kaçak olarak gelecek) memleketteki kadın ve çocuklara gider biriyle iki göz odada 10 kişi yaşarlar. (evet nedense önce genç dinç erkekler göçer bir yere bi bakarlar şartlar uygunsa kadınlar çocuklar yaşlılar sonradan gelir... avrupa'da da türkiye'de de böyle bir durum var. önden gözcü mü akıncı mı gönderiyorlar ne?)

halbuki işçi ücretleri maliyetin içinde hiçbir zaman çok da büyük değildir. işverenin sesi vergilere faturalara çıkmaz iktidarla yolunu bulmuştur o zaten bi şekilde.

ben de göçmenlerle çalıştım gönüllü olarak, bu insanlar ile bireysel olarak dertlerimiz olmayabilir, benim berberimin çırağı suriyeli idi hala sokakta görünce selamlaşırız sohbet ederiz ama bu insanlar işverenlerin, devletlerin, çıkar gruplarının, siyasilerin kurduğu bir çarkta piyon olarak kullanılıyor. dahil olan birileri para kazanıyor ama bunu iyilik diye satıyor, birileri gerçekten yardım etmek istiyor ama iyi niyeti sömürülüyor, birileri zarar görüyor ama ses çıkarırsa ırkçı denip oturtuluyor. bunu doğru görmek gerek diye düşünüyorum.
0
inekadam
(08.08.19)
@laz goril
Harika bir kaynak Türk medyasında hrr haft çıkan haberler. Şahsıma ithamlarınızı da kabul etmediğimi belirtmek isterim.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
@inekadam
Görüşleriniz için teşekkür ederim.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
Politikasızlığıyla hem Suriyelileri hem de benzer ekonomik ve sosyal konumda olan Türkiyelileri mağdur eden AKP'nin 2014'ten (daha geriye gidilebilir) 2019'a kadar 1 yerel seçim, 1 cumhurbaşkanlığı seçimi, 1 referandum ve 3 genel seçim kazanmasına rağmen tepkinin ve nefretin neredeyse tamamının kendilerine yönelik olması konusunda ne düşünüyorlar?

Teşekkürler.
0
bruce mclaren
(08.08.19)
@bruce mclaren
Sanırım Suriyelilerin tepki ve nefretin kendilerine yönelmesi konusunda ne düşündüklerini soruyorsunuz.
Bu şekilde bir sorgulama yapan birisine rastlamadım açıkçası fakat açık bir ötekileştirme, ayrımcılık ya da saldırıya uğrayanlar genelde haksızlığa uğramış hissediyorlar. Adaletsizlik algıları var.
0
🌸but that was just a dream
(08.08.19)
(16)

aynı anda birden fazla insanla flört etmek

lunahanım
merhabalar, hiç aynı anda birden fazla insanla flört ettiniz mi, bunu doğru buluyor musunuz? yaş ve cinsiyet belirterek cevaplayabilirseniz sevinirim. sorumun nedeni eskiden çok önemsiyordum ama bir sürü kez üzülüp kırılınca gönül işlerine ve insanlara eskisi kadar dikkatli ve özenli davranmamaya ba
merhabalar, hiç aynı anda birden fazla insanla flört ettiniz mi, bunu doğru buluyor musunuz? yaş ve cinsiyet belirterek cevaplayabilirseniz sevinirim.
sorumun nedeni eskiden çok önemsiyordum ama bir sürü kez üzülüp kırılınca gönül işlerine ve insanlara eskisi kadar dikkatli ve özenli davranmamaya başladım sanırım. ama içlerinden biriyle işler ciddiye binerse diğerleriyle bitirmek kaydıyla yaptım sanırım.
0
lunahanım
(06.08.19)
"bunu doğru buluyor musunuz?"

bundan daha doğru ne olabilir yahu?
0
vladimirdökümov
(06.08.19)
Evet yaptım
Ama flört tanımım öpülünce biter kısmına kadar
0
ikikerekac
(06.08.19)
Hiç yapmadım. Hayatımda şimdiye kadar hiç gelmediğim prensiplerden biri bu. Gerçi ben en son birisiyle flörtleştiğimde Osmanlı devleti henüz kurulmamıştı. O zamanın şartları farklı olabilir.
0
levpontryagin
(06.08.19)
Ettim, ediyorum, edecegim. Bir yanlis gormuyorum, karsi taraf da yapiyor olur zaten genelde. Kasmaya gerek yok. Florte o kadar anlam yuklemenin alemi yok.
Siz anlam yukleyim flortte tek esliligi seçebilirsiniz ama karsi tarafi kontrol edemezdinjz. Dolayisiyla salaklik oluyor bu.
Basit bir prensip var, bir şeylere gereğinden fazla anlam yuklersen uzulursun. Kaçarı yok.
31E
0
stavro
(06.08.19)
Bunu sormuştum, güzel cevaplar gelmişti.

www.eksiduyuru.com

Bana sorarsan çok uygunsuz bir davranış. Hayatımda yapmadım, flörtleştiğim kızın böyle bir şey yaptığını öğrenirsem de onunla devam etmem.
0
iwasbornonamountainside
(06.08.19)
başkasının tavrını doğru bulmamak benim haddime değil ama "doğal" bulmuyorum. dürüst de bulmuyorum.

bak "ben ciddi ilişki peşinde değilim, hoşuma giden kişiyle takılıyorum" diyen insana saygım sonsuz. tasvip ederim ya da etmem, mesele değil, en azından dürüst ve ne yaptığını bilen bir insan olarak saygıyı hak ettiğini düşünürüm.

flört için "hoşlanılan kişiyi tanıma süreci" denir genelde. bir ilişkiden önceki evre kabul edilir. olup olmayacağının anlaşıldığı, tarafların birbirleri için sıradan olmanın ötesine geçtiği, yakınlaştığı süreç. bu ne demek? taraflar birbirinde bir şey görüyor ki sonraki adımı atmak istiyor. bu adımı attıklarında da flört ediyorlar. demek ki flört herkesle girişilecek bir iş değil, "bu kişiyle bir ilişki yaşayabilirim" diyeceğin insanlar için geçerli.

hal böyle olunca ben insanların dört flörtünün olmasını veya bir sene içerisinde SÜREKLİ birileriyle flört etmesini çok tuhaf buluyorum. dediğim gibi, isteyen her gün 399 kişiyle flört etsin ya da sevişsin, beni ilgilendirmez ama şahsen bu tip kadınların etrafında olmak istemiyorum ben. çok itici geliyor.

velhasıl bence sürekli flört eden tipler kendilerinin ahlaksız, *rospu olduğunu düşünüyor fakat bu yaftadan kaçabilmek adına buna "flört" diyorlar. ben yaptığı şeyi kabul eden ve dürüst olan insana saygı duyarım. dediğim gibi, bir kadın "takılıyor" olabilir. kendi seçimidir. ben bu kişiye *rospu demem. ahlaksız demem. öyle istiyorsa, öyle yaşasın. üstelik dürüst. yalan dolan da yok. öte yandan bazıları var ki her gün başkasıyla romantik diyaloğa giriyor, 95959 tane adamla düşüp kalkıyor, sorarsan "flört". hassiktir ordan. bu saçmalık. bir insan bir ay içinde 356 farklı kişiyle ilişki tasarlıyorsa zaten kafayı yemiştir. tasarlamıyorsa da onun adı flört falan olmuyor bence, kusura bakmasınlar.

flört de ele ayağa düştü aq. flört öyle bi şey değil abi. altını çizerek söylüyorum, benim derdim dürüstlük. feminaziler çıkıp da "ADAMLARLA KONUŞUYORUZ DİYE ROSPU MU OLUYORUZ" demesin. hayır, dediğim gibi isteyen günde 35 kişiyle görüşsün, ben ağzımı açıp da "aaa rospuya bak" demem, beni ilgilendirmez. ben kendi kendini ahlaksız sayıp da o yaftadan kurtulmak için flört perdesinin arkasına saklanan tiplerden tiksiniyorum sadece.

konuyu en güzel özetleyen laf benim için "hayatımın aşkını arıyorum ayağına iyi seks yaptınız he" lafıdır.

özetle bu çok kişiyle flört etme saçmalığı, özel ve romantik olması gereken bir şeyi ortalığa mal etme işidir. bir kadın veya adam çok fazla kişiyle birlikte olabilir. HATTA ilişki içerisinde olduğu halde başkalarıyla sevişebilir, görüşebilir. açık ilişki yaşayabilir. tüm bunlar kendi içerisinde tutarlı, makul, dürüst yaklaşımlardır. çok fazla kişiyle flört edenler ise, "BİR TANE SEVGİLİM, AŞKIM OLACAK <3 ÇOK ROMANTİK, MÜTHİŞ BİR İLİŞKİ <3 ÖZEL BİR ŞEY <3" diye ortalıkta dolaşıp, 156 kişiyle ilişki yaşayan tipler. aha bu kendi içinde tutarsız, mantıktan uzak, dürüst olmayan ve dolayısıyla ahlaksız bir iştir.

neyse durduk yere sinirlendim, bana noluyosa. yeter.
0
der meister
(06.08.19)
Flört ten kastina göre değişir.

Gidip çay kahve muhabbet edip tanisiyorsan sorun yok, daha ilerisi bana göre saygısızca olur.
0
nucleon
(06.08.19)
Bir sürü kez üzülüp kırılmanın sebebi belki yanlışlığı evrensel denecek kadar kabul görmüş bi tutumu, birden çok kişiyle flirt etme olayını "belki doğru bulan vardır" fikriyle onlar için bile açık kapı bırakman olabilir. Bu kapıyı başka durumlarda açık tutuyosundur. Kapalı olması gereken zamanlarda mesela. E kapı bu sonuçta açıksa girip üstüne vazife olmayan şeylerle karşılaşınca kendini suçlu da hissetmez insan. Kırılan sen olursun işte.

Cevap; doğru bulmuyor ama yine de umursamıyorum. Başkalarıyla da flirt eden kişi ilgisini tümüyle veremeyip, yaklaşımı yüzeysel olacağı için fingirdek olmasından ziyade yüzeysel, sığ biri olduğuna kanaat getirir iletişimimi koparırım zaten.
0
IncredibleMau
(06.08.19)
@IncredıbleMau bu kırılmalar çook önceydi, o zamanlar gençtim ve motomot bir şekilde ahlaklı davranırdım. Sonradan bozdu bu olaylar neticesinde tam okumamışsınız.
0
🌸lunahanım
(06.08.19)
yapmadım, doğru bulmuyorum. 22, k.
0
candide
(06.08.19)
Yaptim. Dogru buluyorum. Dogru insana karsi yada yuregi temiz olanlara yapmiyorum. Olmayanlarin enerjisini somuruyorum ki baskasina yapamasinlar. Su an 2 yada 3 kisi var hatta.
0
baldan kaymak
(06.08.19)
Yaptım

Doğru buluyorum.

Tek eşlilik doğamıza ters zaten, bu dogmanın bitip gitmesi dileğiyle.
0
Psycho Mantis
(06.08.19)
Son 6 yıldır aynı anda -en az- 3-4 kadınla flört halinde oluyorum. Ama teoman şarkısında geçtiği gibi, çok kadın hiç kadın gerçekten. Yalnızlık sonu.

Doğru da bulmuyorum. Doğru yolu bulmak için çabalıyorum. O kadını bulunca her şeye tövbe edip bu işleri bırakıcam
0
Delay Fuze
(06.08.19)
Yaptım yaparım. Doğrusu yanlışı kişisel, kötü bişey göreni anlıyorum.

Ama bunu yaparken insanları kandırmıyorum. Flört kısmında şeffaf olurum zaten, ilişkiler konusundaki tutumumu, kartlarımı açık oynarım ki sonradan sorun olmasın. Laf arasında "geçen bir kızla buluştum şöyle şöyle oldu" diye anlatırım.

Tabii bunu genelde olumsuz flörtü olumlu flörte anlatırken kullanıyorum. Flört esnasında genelde kadınlar bu durumu "aynı anda 2 kişiyle flört ediyormuş pezemeng" diye değil "hmm bak beni seçmiş" diye algılıyor. Bir tek Flört aşaması kaldırır zaten bu konuları, o yüzden en cesur olduğum zamanlardır.

Bi de biriyle flört ederken boşken bulamadığın fırsatlar çıkıyor karşına, tersine mörfi. Bu fırsatları herhangi bir bağlılık hissetmezken değerlendirmeyeceksen ne zaman değerlendireceksin ki. Ama Mesela mevcut kız arkadaşımla flörtü bi tık geçtikten sonra önceden ilgi duyduğum ancak uzun süredir kopuk kaldığım bi kızla bişeyler yaşama imkanı oluşmuştu. flörtü bi tık bile olsa geçtiğim için hiç oraya meyletmedim. Arada ince bi çizgi var.
0
Bruce
(07.08.19)
Çok yaptım, yapmaya da devam edeceğim.

Benim flörtten kastım mesajlaşma, sohbet, muhabbet, arada bir yerde oturup bir şeyler içmek ama. Ötesi değil. Yani ortada fiziksel bir şey olmuyor. El ele tutuşma bile yok. Zaten libidosu dipte, neredeyse aseksüel bir insanım. Ben bunu daha çok kafamı dağıtmak amacıyla yapıyorum, birini unutmaya çalışırken. Ya da içimin çok sıkkın olduğu, kötü bir dönemden geçerken.

Ve şunu da ekleyeyim, aynı anda birden fazla kişiyle böyle diyaloğum olduğu zaman aslında hiçbirinden gerçekten hoşlanmıyor oluyorum. Sadece muhabbetini sevdiğim insanlarla, kafamı dağıttıkları için konuşmaya devam ediyorum, onları sevdiğim için falan değil. Aslında düşündüm de ben flörtleşmiyorum ya. Karşı taraf flörte kalkıyor ben de izin veriyorum diyelim. Ve onlara karşı da bu konuda dürüst oluyorum, kimseyi kandırmıyorum. Karşı taraf açısından sıkıntı yoksa devam ediyor. Bazıları yok hayır, ben senden hoşlanmıştım, senin hayatında özel bir yerim yoksa ben de yokum diyor ve iletişimi kesiyor. Saygı duyuyorum.

Sevince işler çok değişiyor ama, klişe olacak ancak o zaman gözüm gerçekten de başkasını görmüyor. İstesem de olmuyor yani, aklımda hep o kişi oluyor, hep ona sarmak istiyorum.
0
i m cool with that
(07.08.19)
flört ettim ve doğru buluyorum.

ciddi bir ilişki içindeysem doğru bulmuyorum.
0
dafuq
(07.08.19)
(4)

su entry troll mu, sigara a101

000000
https://eksisozluk.com/entry/93520888
0
000000
(05.08.19)
evet ucuz, 10 11 lira olması lazım, belki daha ucuzdur.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(05.08.19)
A101'de satılıp 9 lira olan sigaralar: MMC, President, Medley

Bugün This isimli bir sigara gördüm A101'de 8 lira idi fiyatı.
0
Deathcomenearme
(05.08.19)
a101lerde sigara satilmiyor?
0
🌸000000
(05.08.19)
satılıyor artık.
0
der meister
(05.08.19)
(11)

şehir planlaması başarılı il ve ilçeler

dali dili havali korna
türkiye'de şehir planlaması bakımından başarılı bulduğunuz iller ve ilçeler hangileri?
türkiye'de şehir planlaması bakımından başarılı bulduğunuz iller ve ilçeler hangileri?
0
dali dili havali korna
(05.08.19)
ben bilmiyorum, gidip görmedim fakat arkadaşımın abisi askerliğini erzincan'da yapmıştı. orası deprem nedeniyle yıkıldığı için sonradan çok güzel planlanmış diye duydum. arkadaşımın söylediği buydu. "uçakla üstünden geçerken avrupa şehri gibi görünüyo" demişti. ne zaman şehir planlaması lafını duysam aklıma bu örnek gelir. gerçekten öyle mi acaba?
0
der meister
(05.08.19)
eskişehir


bozburun
0
sameidiot solo
(05.08.19)
Atça
onedio.com
0
kendi helvasını kavuran zombi
(05.08.19)
paris'in marais ilçesi pompidou mahallesi
0
Hakan1980
(05.08.19)
Diyarbakır kayapınar ilçesi
0
eylul
(05.08.19)
Kesinlikle Kayseri.
Hem planlı hemde En küçük sokak arası dahi 3 gidiş 3 geliş yol.
0
etna
(05.08.19)
atça ne ya 2bin nüfuslu köy,mahalle. bölge olarak eryaman. galiba özal zamanında planlanmış kömün bir bölge gibi yönetiliyor. her etabın kendi yönetimi var ve ısınmayı ısı merkezinden falan alıyor çok şaşırmıştım.
0
mikahakkinen
(05.08.19)
Erzincan şehir merkezi. Arabayla geçerken navigasyon ekranını görünce bile şaşırmıştım. New york gibiydi mübarek.
0
denizgonen
(05.08.19)
ben denk gelmedim, bizim anladigimiz konular degil bunlar. eskisehir'i belediye baskani bayagi toparladi dediler ama gidip gormedim.
0
cooperr
(05.08.19)
erzincan merkez
0
wilhelmwasmuss
(05.08.19)
Artık kaotik olsa da Ataköy
0
reactionic
(06.08.19)
(73)

niye evlendim lan ben - devamı

jamiryow
evet gençler yeni bir olayla karşınızdayım.önceki; https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1370210/niye-evlendim-lan-benşimdki olaya gelirsek. üstteki olay ve daha önceki tartışmalar üzerine ilişki terapisti konusunu açacaktım. boş gerginlik olmasın diye de bayramda benim ailemin yanına gidip geldikten so
evet gençler yeni bir olayla karşınızdayım.
önceki; www.eksiduyuru.com

şimdki olaya gelirsek. üstteki olay ve daha önceki tartışmalar üzerine ilişki terapisti konusunu açacaktım. boş gerginlik olmasın diye de bayramda benim ailemin yanına gidip geldikten sonra açacaktım mevzuyu.

dün elimde çiçek, evlilik için resmi imzayı atmamızı kutlamak için eve geldim. (düğün zamanı ayrıydı, kutlamıştık) öpüştük koklaştık vs. bi sıkıntı yok. sonra ben spor yapıyorum, onun için şu pınar proteinlerden almıştım 3 tane. bizimki gördü söylenmeye başladı şakayla karışık batırcan bizi vs. çok tutumludur istediği zaman. ama arada darlanıyorum böyle bu huyundan. ben de dedim ki canım iki günde bir içiyorum, proteini fazla falan. devam ediyor, dedim ki canım sen de 7 liraya fit ekmek alıyosun, üç güne bir dondurma alıyosun bi kutu. bişey demiyorum, önemli de değil bunlar falan.

bundan sonra başlıyor olay. ağız dalaşına döndü sonra mevzu. ama benim aldıklarım mantıklı diyor ben olabilir de ben mantığını tartışmıyorum bana göre de protein mantıklı hem seviyorum spor da yapıyorum falan diyorum yok. mevzu uzuyor. en son sen şöyle demiştin ben böyle yapmıştım o olmuştu bu olmuştu falan uzuyor iyice karşılıklı. sonra elinde kahve kutusu vardı, tam hatırlamıyorum nasıl zirveye çıkıyo olay ama naparsan yap ben niye didiniyosam falan bişeyler söyledi böyle alçaktan attı kahve kutusunu tezgaha. ben de sinirlendim, az bişey vardı içindekini tezgaha döküp bak öyle olmaz böyle olur dedim. ne saçmasapan mevzuları uzatıyosun her seferinde dedim. bu duydu ya saçma sapanı, içinde kaldı. iki üç cümle sonra ben tam kapıdan çıkarken ama konuşma devam ederken siktirgit dedi. ben sen siktirgit dedim adam gibi konuş. oo öyleemii siktirgit hee, diyip odaya gidip pantolonunu giymeye çalışıyo.(bi önceki mevzudan hatırlarsınız, ben de uyuz oluyorum bu duruma) gittim işte yine atışıyoruz ya kızım bi otur bak bi otur bişey söyliycem falan diyorum, dokunma bana kızımlı mızımlı konuşma falan diyo. neyse oturttum yine tartışıyoruz aynı argümanlarla o haklı ben haklıyım kendimize göre. sonra yine alevlendik, senden nefret ediyorum falan dedi. neyse bişey demiyorum tartışmadır içimden diyorum. konuşuyoruz yine, böyle bi gitmeye çalıştı yine kolundan tutup ittirdim biraz. bitti bu iş bitti bitti diyor bağırarak. tansiyon iyice yükseliyor. koridora çıktım uzaklaşıyorum atışıyoruz halen tam hatırlamıyorum, bişeyler söyledi adam gibi konuş dedim buna. adam olsaydın adam gibi konuşurdum dedi. geri döndüm yine hararetlendi tartışma. kapıyı kitledi üstüne, tekmeledim kıracam bu sefer kapıyı açsın istiyorum. korktu heralde açtı. sonra tartışıyoruz yüzünü elimle tutuuğumu hatırlıyorum ama sonrasını hatırlamıyorum. bişey yapmadım ama. şiddet falan asla olmadı. iddasına göre "seni gebertirim" demişim. hatırlamıyorum. neyse sonra bu duruldu.korktu galiba. ben estim gürledim aldığım çiçeği fırlattım yere, konuştum konuştum susuyor. sonra geldi dışarı çıkmam hava almam lazım dedi gitti.

bugün girdi araya, ayrı uyuduk görmedik birbirimizi falan. akşam geldi yanıma. ne olacak bu kavga hali napmayı planlıyosun falan dedi. (özür bekliyor) dedim benden özür dilemediğin sürece konuşmayacağım. aa hiç utanmıyo musun seni gebertirim dedin yüzün kızarmıyo mu, bi de sen mi özür bekliyosun falan diyor (seni gebertirim dediğimi burda idda ediyor). neyse yine düşük tansiyon tartışıyoruz. ben bu evlilik için herşeyi yapıyorumlar, işten geliyorum yemek yapıyorumlar, çok yoruluyorumlar falan filan. ne alakası varsa mevzuyla.

biz anlaşamıyoruz ben seninle konuşamıyorum. ilişkinin geleceğini sağlıklı görmüyorum falan diyor. iddalar suçlamalar gırla. ben çok para harcıyomuşum ( tek harcadığım majör şey arabaya benzin kredi kartından yeminle). kenara para atmıyomuşşum (ayda 2 bin tl kirayı ödeyip, 3 bin de kenara atıyorum çektiğim krediyi kapatmamıştım parası hesapta onu ödüyorum). bunları söylüyorum ımm.. ama lı bişeyler geveliyor ama yine aynı düşünüyor.

sonra ben bi yerde beraber terapsite gidelim diyecektim anı bekliyorum. ben kendimi haklı gördüm özür dilemiyorum ya da bişey demiyorum ya, pat bana dedi ki senin sinir problemin var ya psikoloğa görünürsün ya da ben böyle bi ilişki istemiyorum. yine sakin sakin dedim ki, bak eğer karşıdakini tamamen sorunlu görüyorsan bile denir ki, iyi değiliz terapiste/psikoloğa gidelim. sen direk bana gitmemi söylüyorsun. ben gitmiyorum, haklıyım ve bence senin gitmen lazım ben de tam sana diyecektim ki seni hatalı görmeme rağmen, beraber gidelim falan dedim. diyor ki hiç duygu sömürüsü yapma ben öyle dedim diye böyle söylüyorsun. neyse baktım bi yol olmuyor dedim tamam konuşmanın uzatmanın anlamı yok. sen zaten söyleyeceğini söyledin. arada yine tartışmalar konuşmalar vs oldu. en son diyor ki belli ki ben senden ayrılacam bu kesin de nasıl yapalım vs. sen bi otele git dedi. ben çıkmıyorum burası benim evim dedim. nasıl ya falan diyor. baktı kararlıyım nasıl ya ben ayrılmayı düşündüğüm adamla aynı evde mi kalıcam diyo. aa öyle mi o zaman ben gidiyorum dedi, taksi çağırdı bastı gitti şimdi. hiç ağzımı açmadım giderken ya da sonrasında. şu anda bunları yazıyorum.

bilmiyorum ne kadar tarafsız yazdım, ben mi sorunluyum sıkıntı nerede çözemedim ama gördüğüm, kendinden her koşulda emin ve mesela çıkıp gidebiliyor şu anda.
0
jamiryow
(04.08.19)
Bence siz haklısınız. Evlenmeden de böyle miydi?
0
influx
(04.08.19)
okurken yoruldum. zor iş. kolaylıklar dilerim.
0
scudman1
(04.08.19)
olaylar anlattığın gibiyse ben karşı tarafın akıl sağlığının yerinde olduğunu düşünmüyorum açıkçası, böyle bir zihniyetle ilişki yürütülmez. safi zarar. sonu hüsran olur. hiç uzatmanın alemi yok. ilişki terapisti falan taraflar bir sorun olduğunu düşündüğünde ve çözmeyi istediğinde işe yarar. asla hata kabul etmeyen, çuvaldızı kendine batırmayan biriyle istediğiniz kadar terapi alın, fayda edeceğini sanmıyorum.

bu nafaka mafaka işleri de çok sıkıntılı, bildiğim kadarıyla öyle he deyince boşanılmıyor ama kolaylıklar diliyorum, gerçekten çok tuhaf.
0
der meister
(04.08.19)
çocuk olmadan kaç kurtar kendini. gençsin paran da var işin de. toplum baskısı da senin değil onun üzerinde. bas boşanma davasını pamuk gibi olmazsan neyim.o da genç yaşta dul kaldım diye ağlasın belki hizaya gelir. bunca şeyden sonra burdaki ilişki terapistine gidin diyenleri minnoşlar ne diye dinledin ki. bas tekmeyi hayatına bak. ben uyuz oldum burda amk.
0
mayeskuel
(04.08.19)
Ya iyi olunca cok iyi. Ilgili ailemi soruyir ediyor kendisi hediye aliyor. Hatta bana sevgisini abartiyor ne istersem yapiyor. Opmekten sevmekten darliyor o derece. Ama ufak bisey oldumu da nemrudun onde gideni. Onun istedigi gibi olmayinca belirli seyler, deliriyor ozellikle. Tripler afra tafralar. Imkani yok konusamiyoruz. Yani beynine hitap edemiyorum, soylediklerimi anlamiyor. Bi de kodumun yerinde dirdir ediyormusum.
Simdi eve geldi. Kapiyi caldi caldi caldi. Cekil surdan diyip odaya gecti valizini falan koyup. Mal gib bi durum.
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
Boşa geç
0
Delay Fuze
(04.08.19)
@influx

Boyleydi. Ben hep biseylere bagladim. Teklif bekliyor, ne bileyim arkadasi evlendi. Cicek bekliyor , guzel soz soylemedim ondan heralde diye diye mal gibi kendim kapatmisim ustunu mevzunun. Simdi farkediyorum.
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
hocam eger bu anlattiklarinizin tamami gercekse, siz psikolojik siddet goruyorsunuz ve bu dongunun icinde kaybolmussunuz. 'iyi olunca cok iyi' bu tam olarak psikolojik ve fiziksel siddet goren - ulkemizde ozellikle kadinlarin - insanlarin siddet dongusu icinde kalma bahanesi oluyor. neden bu siddet sarmalindan cikamadiginizi sorgulamanizi tavsiye ederim. bosanirsiniz bosanmazsiniz bilemem ama gercekten iyi bir terapistten icinizdeki gucun farkina varmaniz icin destek almanizi tavsiye ederim.

ayrica, hicbir iliskide o tamamen suclu ben tamamen sucsuzum, karsimdaki tamamen iyi ben tamamen kotuyum, ya da tam tersi, soz konusu degildir, hepimiz insaniz, hepimiz griyiz, hayat siyah ve beyaz degil, herkesin icinde ve iliskisinde iyiler ve kotuler var, ancak bu grilerinizin ne kadar uyustugu onemli, hepimizin icinde iyiler ve kotuler var, bu durum hayatinizi cekilmez kiliyorsa, bir haftadan uzun surekli ve surdurulebilir bir huzurunuz yoksa iliskinizin getirilerini ve goturulerini iyi tartmanizi tavsiye ederim.
0
kassiopeia
(04.08.19)
diğer duyurudan beri takip ediyorum.
hatta yorum da yapmıştım sanırım.
psikolojik teşhisi olsun, olmasın ya da karakter özelliği olarak ne denirse densin, temel olarak "mutlu olmaktansa haklı olmayı tercih eden insan" sendromu var eşinizde.

o yüzden her zaman haklı olacak, olmak için mücadele edecek ve kabul ettirmek için de her şeyi yapacak.
bu uğurda sizden boşanır bile.
bir de sonra "ben seni boşadım, sana katlanamadım" diye beyninizi yer.

evlilik terapisi, evliliği iki tarafın da kurtarmak istemesiyle işe yarayacak bir şey.
karakteri değiştirecek bir şey değil.
dediğim gibi narsizmi, ukalalığı, egosantrikliği geçtim, bu kadar bilmiş ve her şeye yorum yapan, "control freak" bir insan kendinden şikayetçi olmadığı sürece düzelemez.

hayatta daha çok yol alması lazım gibi görünüyor maalesef.
siz bu yolu onunla birlikte almak zorunda değilsiniz.
üstelik çoluk çocuk da yok.
bu şekilde devam eden bir evlilikte sevgi olduğunu/kaldığını da sanmıyorum.
mücadele etmeye değer bir şey yok bu durumda.

ben aldatılmanın/aldatmanın falan bile çözülebileceğini, ilişkilerde neredeyse her şeyin aşılabileceğini düşünen biriyim, ama sizin durumunuzda madem evden gitti, açın davayı, alsın dilekçeyi, görsün gününü.
siz de hayatınıza bakın.
çirkin bir tabir olacak ama silkeleyip atın, hak ediyor.
en azından egosu sarsılınca belki biraz düşünür, hayatının devamında hatasının farkına varır da uzun vadede iyilik yapmış olursunuz.
hayat böyle şeyler için çok kısa.

edit:
yazacaktım, unutmuşum.
anladığım kadarıyla her seferinde olmasa da, durum genel olarak kızışıyor.
yani çizgi gitgide yükseliyor tartışmalarda/kavgalarda.

bir de işin kötüsü, böyle insanlar başınızı belaya sokar.
orada sinirden kontrolünüzü kaybedip bir dürtseniz, itseniz kaksanız, bu sefer "vay efendim kadına şiddet" diye olay çıkar, siz suçlu olursunuz.
bu sefer kendinizi bir de mağdur hisseder pasifleşirsiniz.

olur da sağı solu morarır ederse gidip sağlık raporu falan alır, bu sefer ömür boyu kurtulamazsınız.
avukata eşe dosta hakime mağdur edebiyatı yapar, sizi hem rezil eder hem de tazminattan nafakaya kadar her şeyi ister ve alır.
o yeri geldi mi sizin gözünüzün yaşına bakmaz yani, o yüzden siz de hem kendinizi hem onu düşünerek kurtarın kendinizi.
0
blatta hiberna
(04.08.19)
İlk duyurunu da okumuştum abı nedir bu çektiğin ya basına bela almışsın insallah tez elden kurtulursun. Bunu da söylüyorum çünkü basımdan benzer olaylar geçti ayrıldık şimdi çok düzgün bir insanla evliyim ve bazen aklıma geliyor o manyak günler deli mi sikmis beni neden katlanmışım diyorum. Hayata bir daha geliyoruz kimseye düzeltmeye çalışmakla vakit harcamamak lazim çünkü bu tamamen hayal. Biliyorum yine aklına bir kaç güzel sey gelecek belki yine barışacaksınız ama emin ol bu iliski hastalıklı kanser gibi yavaş yavaş oldurecek seni içindeki her güzelliği bitirecek. Spor bile yapmak istemeyeceksin. Umarım sonraki hayatında şanslı olursun.
0
monkey
(04.08.19)
ben ilişkileri bu şekilde mücadele alanı olarak görmüyorum. tam tersi olmalıydı. zaten her birimiz 8-9 saat iş yerlerinde harcıyoruz bir de eve geldiğimizde böyle bir ortama neden katlanalım? elinizden geleni yapıyorsunuz ama karşınızdakinde en ufak bir umut ışığı görünmüyor. siz yine de o ışığı görüyorsanız bir çift terapistine gidin elbette.
ama sanki eşinizde narsist kişilik bozukluğu gibi bişi var. buna borderline da eşlik edebilir. bu karakterdeki insanlarla geçinmek bence çok zor.
valla hepimiz tecrübe ediyoruz benzer insanları, belki iş yerinde falan idare ediyoruz da, bir ilişki içerisinde asla!
0
omonia
(04.08.19)
Daha gençsiniz. Hayat böyle çekilmez. Ayrılın.
0
new day new life
(04.08.19)
Tabi bir de o taraftan dinlemek lazım.
0
msb
(04.08.19)
Abi referans verdiğin duyuruya da bu duyuruya da çeşit çeşit yorumlar geldi, geliyor. Hepsini bir kenara koyarsan sen ne yapmak istiyorsun bu hayatta? Nasıl bir yaşamın olsun istiyorsun? Bunca şey yaşandı gitti bundan sonra ne olsun istiyorsun? Şöyle sakin bir kafayla düşün ve cevaplarını kendine ver. Alman gereken kararları belirle.
0
mekaniker
(04.08.19)
bi içecekten nerelere geldi olay. okurken 5 kez boşandım ben.
allah kolaylık versin. hala ayrılmıyosan da hak ediyosundur ya da hoşuna gidiyodur artık ne diyim. bu kadın düzelmez.
0
tinky winky
(04.08.19)
Ayrıca canım kardeşim, sana Yüce Allah'ın ayetlerinden ikisini paylaşıyorum, umarım derdine derman olur.

Nisa suresi 19. ayet:
Ey iman edenler! Kadınlara, zor ve baskı kullanarak mirasçı olmanız size helal olmaz. Kendilerine vermiş bulunduğunuz şeylerin bir kısmını çarpıp götürmek için onları sıkıştırmanız da helal değildir. Kanıta bağlanmış bir fuhuş yapmaları hali müstesna. Onlarla iyi ve güzel geçinin. Onlardan tiksindinizse olabilir ki, siz bir şeyi çirkin bulursunuz da Allah, ona çok hayır koymuş olur.

Tegabun suresi 14. ayet:
Ey iman edenler! Şu bir gerçek ki, eşlerinizin ve evlatlarınızın içinden size bir düşman vardır; onlara karşı dikkatli olun! Eğer affeder, ellerini tutar, hatalarını görmezden gelirseniz, kuşkusuz, Allah da affedici, merhamet edici olur.

(yaşar nuri öztürk meali)
0
the last
(04.08.19)
kardeşim, şu kitabı kesinlikle tavsiye ederim:
urun.gittigidiyor.com

tartışmak, kavga etmek, çekip gitmek onun uzmanlık alanın. senin ise amatör olduğun bir konu. o seni kendi sahasına çekmeye çalıştığında oyuna gelme. oyuna gelirsen, yani onun sataşmasına sataşma ile karşılık verirsen onun istediği gibi davranmış olursun.

senin yukarıdaki yazından bir örnek alıyorum ve alternatifini yazıyorum:
gerçekleşen:
"canım sen de 7 liraya fit ekmek alıyosun, üç güne bir dondurma alıyosun bi kutu. bişey demiyorum, önemli de değil bunlar falan.


alternatif:
kadın: "batırcan bizi"
erken: "canım iki günde bir içiyorum, proteini fazla"
kadın: dırdıra devam
erkek: "tadı çok güzel ama gülüm :)" (espriye vurmak)
kadın: dıdrıra devam
erkek: "tamamdır sevgili eşim benim, dert etme kendini üzme böyle önemsiz şeyler için"

alternatif diyalog gerçekleşseydi, devamı yukarıdaki gibi olur muydu?

sen saygılı ailede büyümüşsün, kavga hakaret senin daha toy olduğun konular. o ise birbirine o.ç. denilen yerde büyümüş. kavga tartışma gündelik hayatın sıradan bir olayı muhtemelen onun için. senin içinse sende iz bırakan birşey. çünkü sende daha yeni yeni oluşan hatıralar onda muhtemelen çokça. onun çocukluk döneminde bence yaralar var, sağlıksız bir yetiştirilme ortamı gibi. şema terapisini özellikle şema terapi yöntemini bir araştırmanızı tavsiye ederim. istanbulda alp karaosmanoğlu var ve muayenesi 600 tl idi en son. maddi durumunuz bunu karşılar gibi duruyor, belki izmirde de kendisine sorarsanız önerebileceği bir hekim vardır.

Allah yardım etsin.
0
the last
(04.08.19)
opsiyon 1: boşanın.
opsiyon 2: orta yolcu olmayın. haksız da olsanız uzlaşmaya yanaşmayın haklı olduğunuz konusunda diretin. ciddiye alınmayacak bir insanmış gibi davranın. sen de böyle yapıyorsundan çok ben yaparım tavrında olun. vurun kırın (kadına değil masa sandalyeye) bağırın çağırın. ortak karar almak yerine kendi kararlarınızı diretin. sonuç: o sizi boşasın.
özet: çocuk olmadan yollarınızı ayırın.
0
oz suser
(04.08.19)
The last diyalog konusunda çok haklı bence. Tamam canım almam bi daha de ama almaya devaö et. Doğrucu Davut olma.
0
beni sen öldürme
(04.08.19)
Bana eski kız arkadaşımı hatırlattı. Aynısı desem yeridir. Şımarık büyümüş, her istediği olmuş, kendini mükemmel gören, kız arkadaşı olmayan (hepsi beni kıskanıyor, çekemiyor kafasında), yalnız kalmasın diye yanında gezdirdiği kızın da karakteri yok zaten.

Neyse işvesi cilvesi derken ben tav oldum, güzeldi de. Kendisinin aynı eşiniz gibi tartışmayı “ben haklıyım özür dile” kıvamına getirmek, böyle devam etmez deyince çekip gitmek, sağdaki soldaki herkesi kötülemek gibi huyları mevcuttu. Başta bunlar garip gelse de libido mevzusu ve çetin ceviz biri gibi görmemden dolayı alttan alır oldum. Bi ara her yaptığıma bir mana bulması artık çokça rahatsız etti ve psikolojimi bozmaya başladı. Ama ne yalan söyleyeyim çok beğendiğim, aurasına kapıldığım için ve en önemlisi kaybetme korkusunu bana derinden yaşattığı için karşısında ezilmeye başladığımı hissettim.

Bir zaman sonra farkettim ki aslında beni sevmiyor. Bana “ben seni seviyorum diyebilen birisi değilim”, “ ben sevgimi pek belli edemem” deyişini bile kabullenmişim. Halbuki seven insan zoraki değil kendiliğinden söyler.

Daha sonra bu sevgisizliğinin olmasına karşın neden benimle hala sevgili olduğunu düşündüm. Bulabildiğim en mantıklı cevap “damat adayı” olmamdı. Sanırım ondan önce sevgilimin olmaması ve görsel ve cinsel açıdan ona hitap etmem onun için yeterli gelmişti. İlişkimizdeki sorunları anlamaya başlamam 6 ayımı, tamamen idrak edebilmem de 9 ayımı aldı. Ondan tamamen soğudum. Başlarda sadece cinsel istek kalmıştı, bir zaman sonra o da silindi. Gördüğüm şu; bana merhameti yoktu. Sonunda ayrıldık.

İşin özü şu: 2-3 senede bu karakterde birinin sana uymayacağını anlamamak ya da bunu göz ardı etmek ciddi kişiliğinden ödün vermekten geçer. Yani istediği kadar o süreçte rol yapmış olsun yine de açık verir yahu.

Yani boşan boşanma diye tavsiye vermeye gerek yok. Sen tamamen soğuyunca zaten kendin boşanacaksın. Buraya yazacak kadar dertleriniz varsa zaten bu işin sonu belli. Çocuk yapmayın bence de.
0
filipis
(04.08.19)
üstteki herkes +1
0
güneyli çocuk
(04.08.19)
Bildiğin psikolojik şiddet bu. Yeni nafaka yasasını bekle, sonra boşan. Zaten Türkiye'de evlilik içi şiddete uğrayan erkek kadından fazladır. Biz adını trip, kapris, kezbanlık koyup yumaşıtıyoruz.
0
rldofiui
(04.08.19)
üstteki entrler -1. burdakileri dinleyip sakın evliliğinizi bozmayın hocam. burda akıl hocalığı yapıp, kirin psikilijik sirinli, diyenlerin ne psikolojik sorunlu olduklarını görebilme şansınız olsaydı keşke, geçmişlerine bakabilseydiniz şayet.

bakın normal günlerde gayet iyiyiz diyorsunuz. aranızdaki şiddeti bir şeyler tetikliyor demek. bunun ne olduğunu çözmeye çalışın. çok para gitmesin diye kaygılanılıyorsa bu kötü değil ki, borç batağında yüzseniz daha mı iyi? aman çok açılmayalım diye herkes der.

ayrıca kavga iki kişiyle olur. şöyle bir söz vardır, biriniz deli olduğunda diğeriniz veli olsun diye. keşke o çok sinirlendiğinde siz sakin kalmayı başarabilseniz.

aslında ikiniz de mantıklısınız ama üsluplarınız, tavırlarınız kırıcı. bu yönde eğitin kendinizi tevazuyla yaklaşmaya çalışın, ona da anlatın bunu.

birde başlığı ergen bir zevzek açtı zannettim önce. valla bak.
0
for day to break
(04.08.19)
Evet dun gece donmustu eve kendi valizini aldiktan sonra. Simdi daha kucuk bi canta aldi, geldi bana ben gidiyorum dedi. Nereye gidiyosun dedim. Gidiyorum iste dedi. Iyi deyince de ben kapidan cikarken allah senin bir degil bin turlu belasini versin dedi ve gitt. Alismis muhtemelen benim daha once gidip geri getirmelerime. Ya da ne dusunuyor su anda bilmiyorum artik. Hic bi fikrim yok. Hic bir hareketine anlam veremiyorum artik. Nolacak bundan sonra onu da bilmiyorum. Bir sure sonra ben onun gitmesine izin verdigim, ailesinin yaninda olmadigi bi sehirde yalniz biraktigim, arayip sormadigim icin ne bicim bi adam oldugum falan suclamariyla karsilasacam. Kafa yapisini da biliyorum cunku. Su anda dahi, giderken bile %100 hakli
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
@ozsuser opsiyon 2 de de iki turlu sonucla karsilasiyorum. 1 onu ciddiye almadigim icin sevmiyorum demek ki onu. Hic konusmuyorum elimi tasin altina koymuyorum.
2 ofke problemim var tedavi olmam lazim.

Cok yol denedim. Ilk baslarda guldum gectim herseye dozaj artti. Her seye mudahele eder oldu. Benim adima karar aldi vs
Tane tane anlatayim dedim. Bak boyle yapiyosun boyle oluyo ben soyle yapiyorum tamam benimki yanlis ama sen soyle diyosun vs onda da cok konusuyo oldum
O nasil tepki verip nasil davraniyosa oyle yapayim gorsun islerin nasil bomlastigini dedim. Gormedi, ben onun yaptiklarinin aynisini yapmama ragmen ne kadar degismisim. Ben baslarda boyle degilmisim oldu. E degildim amk iste sen boyle davraniyosun ben de onu gosteriyorum sana diyorum. Heee tabi kesin oyledir hi hi oldu
Sinirli umursamaz kendi kararlarimi alan oldum bu sefer de ona deger vermiyomusum, hic bi dedigini yapmiyomusum demek ki sevmiyomusum onu falan
En son kesinlikle alttan almayan hata kabul etmeyen gibi davrandim ve geldigimiz nokta bu. Iki kavgada hem de. Halbuki kendisi 4 senedir boyle davraniyordu. Allah benim bin turlu belami versinmis.

Ve hatali oldugunun zerre kirintisi oldugunda bile kafasinda hatasini telafi etme sekli suydu; hadi gel barisalim, hadi op bitane. Hadi uzatma gel. Hic bir ozelestri olmuyordu. Ya evet ben boyle dedim ama yanlisti oyle demeseydim keske. Hep su oldu aksine, ben zorluyorum soyle dedin yanlis degil miydi, e sen boyle yaptigin icin dedim, e sen bana oyle surat yaptigin icin yaptim, e sen de duzgun konussaydin vs.

Offf ne boktan bi durumdayim su anda.
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
isin boktan tarafi, ailene yada akrabadaki buyuklere sorsan burada aldigin %99'luk ayril oraninin tam tersini alacak olman. yani burada 10 kisiden 9u ayril diyorsa o tarafta 10'undan dokuzu karindir evliligin tuzu biberidir der.

bence ne bizi ne akrabalarini dinle. eger bosanirsan, onun, senin ve ailelerinizin hayatinin ne kadar bozulacak onu bi hayal et bi de gercekten tamiri mumkun degil mi ona bak. oyle karar ver
0
mayeskuel
(04.08.19)
@mustang cenesini tuttugum hatirliyorum ama seni gebertirim dedigimi hatirlamiyorum. Bana soyleyince hatirlamiyorum ama cok ofkelitdim demisimdir belki o sinir aniyla dedim. He savunuyosun yani diyor. Katti auratle pisman olmami bekliyor yani. Kendisinde kirintisini gorsem oncesinde bana sotledigi laflar icin pismanligin ya da uzuntunun, aninda ozur diler ayaklarina kapanirim. Kendisi hakli ama.

Ustelik soylemedigim biseyi soylemisim gibi savunuyor. Olaylari bence kendi farkinda degil ama mutlaka carpitiyor sikisinca koseyw. Mesela o siktirgit demeden once ben ona arka arkaya belki on defa embesik demisim. Sinirden onu da hatirlamiyomusum. Halbuki zaten olaylarin fitilini atesleyen bana siktirgit dedikten sonra benim ona ayni cevabi vermemle evden gitmeye kalkismasi. Ve kesinlikla ama kesinlikle dedigi gibi embesil falan demedim. Agzim acik dinledim bunu idda ettiginde. Ve inaniyor buna

Hayir bayram ustu ailemle yegenlerimle bu araya gelecektik. Guzel bayram gecirecektik. Annem babam cocuklarini torunlarini galan sevecekti. Pic oldu her sey. Tek basima gidecegim, sorular sualler tavsiyeler onlari arama cabasi arayi bulma cabasi girla gidecek.

Bi yandan da uzuluyorum su andaki durumuna. Tek basina cikti gitti. Gidip belki bi otelde kalacak. Kimsesi yok birda. Ailesi istanbulda. Yalniz basina ise gidip gelecek, uzuluyorum yalniz kalmasin istiyorum. Atlayip yanina gitmek istiyorum. Ama hic bi seye care degil ki bu aq.
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
Simdi haber geldi kendisinden baska biri araciligiyla
Anlasmali bosanmak istiyormus
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
for day to break'e katılmıyorum.
aşırı bir kemer sıkma politikası güdülmediği sürece kimse kimsenin yediğine içtiğine bile bu şekilde karışmaz.
karışsa bile 1-2 söyler ve bırakır.
kaldı ki, o çok sinirlendiğinde siz nasıl sakin kalacaksınız?
zaten damarına basılan ve tırmanışa geçecek şekilde sinirlendirilen sizsiniz.
yani bu durumda etken değil, edilgen pozisyondasınız.
bu normal bir tartışma değil ki, "bu sefer de sen alttan alsaydın" densin.

ikiniz de mantıklı falan değilsiniz, karşı tarafta mantık değil tamamen benmerkezci bir politika var, üstelik iyi niyet olduğuna da asla inanmıyorum.
kaldı ki, evden gitmesi bile erkeklik algınızı ve içgüdülerinizi hedef alan büyük bir manipülasyon ve mağduru oynamak bana göre.

amacım gaz vermek ya da bir şekilde şeytanın avukatlığını yapmak değil, ama kisa'nın dediklerine harfiyen katılıyorum.
perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
gümbür gümbür geliyor ve daha da kötüye gidecek.
çünkü bu bahsettiğiniz sizin için özel bir durum olsa da, bu karakterdeki insanlar için son derece standart bir davranış biçimidir.
neredeyse basmakalıp.

belki de sizin gerçekten bir psikoloğa gidip (mümkünse ondan habersiz) durumu bir de onunla analiz etmeniz daha doğru olur.

edit:
madem boşanmak istiyor, boşanın gitsin.
0
blatta hiberna
(04.08.19)
Hocam evi terk eden sen olsaydın keşke, sinirin geçince dönerdin. Yalnız başına sokağa çıkmasına izin vermeseydin. Bu büyük bir eksi olarak döner size. Bir de iletişim güçlenirse hallolur gibi mesele. Trafikte haklı olmak değil hayatta kalmak önemlidir. Siz de haklı olduğunuzu ispatlamadan kendinizi ezdirmeyin. He he deyip geçin bazı durumlarda
0
beni sen öldürme
(04.08.19)
arkadaşım eşin evden haklı olarak veya haksız olarak ne zıkkımsa çekip gidiyor. sonuçta çekip 'gidiyor'. evde ne oturuyorsun sen? nasıl yalnız bırakıyorsun? ben sana bu mesajı yazacaktım ki anlaşmalı boşanma isteği sana ulaşmış. diyeceğim şey de şuydu: onu bul, sessiz sakin doğayla iç içe bir yere gidin, bir anlaşma yapın, örnek olarak tamam ben istanbula gelmeyi kabul ediyorum sen de şunu şunu yapma söyleme gibi gibi. kağıda yazın, altına imzanızı atın. artık geleceğe bakalım de, ne bokolduysa oldu geçmişte, her ailede oluyor bu de, kimse 4-4 lük değil de, kul kusur içindedir de, hatalarımızdan ders almamız çok kıymetli de, ona duyduğın sevgiyi sürekli göster. bu sevgi gösterme işini (güzel söz, iltifat, pohpohlama, başkalarının yanında takdir etme...) ister yürekten yap, ister mekanik olarak öyle demen gerektiği için yap. ama yap. onun içindeki eksikliği gidermen gerek. bu böyledir. ve maalesef eşinin karakteri bunu gerektirmekte. şöyle düşün. çamaşır makinasına deterjan ve çamaşırları koyup çalıştırırsın, çünkü o makinanın doğası, karakteri öyledir. deterjanı koymadan temizlenir mi? sen de bu konuda kendi mantığına göre değil, eşinin doğası neyi gerektiriyorsa ona göre davranman gerekiyor.

bu tavsiyelerim, evliliğini sürdürmek isteyenler içindir.
0
the last
(04.08.19)
Aynı şeyleri yaşadım, birebir aynı desem yeridir hatta. Bi de üstüne salak gibi çocuk yaptım. 4 buçuk yıl sonra boşanmayla sonuçlandı. Olan çocuğa oldu. Şimdi başka birisiyle evliyim. Ne kadar çok sabretmişim diyorum. Öyle evlilik mi olurmuş diyorum. Hayatım zindandı resmen. Boşanırken de çirkinleşti. Çocuğumla görüşmelerimde de sıkıntı yaratıyor. Ama iyi ki de boşanmışım. Bi ömür geçmezdi öyle.

Tavsiyem hazır teklif gelmişken boşan gitsin. Hatta mal paylaşımı durumu falan olacaksa mümkünse hakettiğinden fazlasını da ver ki ilerde kafa ağrıtmasın. Yavaş yavaş ömrün çürüyecek yoksa. İntiharın eşiğine geldiğinde kafana denk ederse boşanayım da kurtulayım diyeceksin. Tecrübeyle sabit. Yol yakınken dönmek en iyisi.
0
antihero
(04.08.19)
@the last. Ya hocam bunlari yapmadim mi saniyorsun. Yaptim, konustum anlattim tamam dedik anlastik. Uzmeyelim birbirimiz vs her sey kagit ustnde ok. De ben de insanin yani her ottan boktan kavgada nasil sakin sakin tam yapici olabilirim. Bi kere dedim ki bende neleri yanlis goruyosun yaz kagida bana ver ben de aynisini yapayim. Yazmis; beni sevmemen, mantikli olmaman, sahiplenmemen falan. Evlenme asamasindaydik bu sirada.
Bir de burda konu basit ucuz bi nesne amk. Birak pesini lafini soyledin ne diye uzatiyosun (ona gore de ben uzatiyorum). Bana karsi tahammulsuz yani, demem lazim mis ki tamam hayatim sen bizim iyiligimiz icin bunu soyluyosun madem oyle bundan sonra ben de almiyorum bunlari. Bunu desem her sey gulluk gulistanlik. Ama demeyince it dalasi ve ofke patlamasina giden yol. Ofke patladiktan sonra da ben haksiz oldugum icin ozur dilemeliyim.

Bi kere marketten bisey almistim, sacim dokuluyo sac yagi miydi neydi. sacma sapan 20 tllik bi kere iki kere kullanip belki kullanmayacagim belki de begenip kullanacagim bisey. Market arabasina attim. Alisveris bitti eve geldik, bakiyorum bakiyirum yok. Gordun mu nerde diyirum yok diyor. Sonra ben onu biraktim sen posetlerken diger seyleri, gereksizdi diyor. Ben aldim neden birakiyosun dedim. E kullanmiycaksin ki zaten diyo. La havle diyip uzatmamistim mesela bunu. Sonra sevgiliyken kefir alacaktim beraber marketteyiz, diyo ki meyveli zararli sade al. Tamam canim biliyorum da ben bunu sevdim azicik bisey oyle cok da icmiyorum her gun her gun dedim. Sonrasini tam hatrlamiyorum ama burda da kavga etmistik. Bu da travmaydi benim icin. Simdi neden kavga ettik amk dedim. Neyi yanlis yaptim acaba diye kendimi sorguladim.Temel konu o benim iyiligimi dusunuyomus ben ne diye kabul etmiyomusum. Boyle bi mantik.
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
Hocam sabriniza hayranim. Oneri veremem bu durumda iki ucu boklu degnek ama insallah cozersiniz.
Alah yardim etsin
0
oyeaby
(04.08.19)
Hocam bu arada söylenmemiş sanırım, mesele özünde alfa beta meselesi. Kadınlar alfa istiyor
0
beni sen öldürme
(04.08.19)
alfa beta meselesi değil bu mesela. alfaysa adam tam kıvamında alfa. fazlasıyla da sabırlı. nafakasız kurtulursa ve kadınlara dair tüm ümitlerini yitirmezse umarım ileride mutlu olur.
0
güneyli çocuk
(04.08.19)
@guneyli: hayır olay tamamen adamı betalaştırmasıyla alakalı. kadının her yaptığını alttan alırsan olacağı bu. mesela bu son olayda ilk tepkiyi aldığında telefonunu kapatıp bir şey söylemeden evden çıkıp sonra geç bi saatte eve dönseydi bu durum yaşanmayacaktı, ama tren çoktan kaçmış gibi görünüyor. kadın bariz bi şekilde kendini kocasından üstte görüyor, kocasına saygı duymuyor. çünkü hiç bir (bkz: shit test) ini geçememiş ve geçememeye devam ediyor. hata üstüne hata. oturup nerede yanlış yaptım diye düşünmeli bu arkadaş.
0
tughan
(04.08.19)
@tughan, bir erkek bütün kadınları kendisine bağlayamaz. kendinize bağlanabilecek birini seçersiniz olay bu. adamda problem yok. seçimi yanlış.
0
güneyli çocuk
(04.08.19)
birazcık aklın varsa çocuk yapmadan boşarsın kadını. babam ve annemi görüyorum ilişkinizde. annem yüzünden berbat şartlarda büyüdüm. babam da devamlı annemi çekti durdu. keşke boşasaymış rahat bir hayatı olsaymış adamın. annem de ne yapıyorsa yapardı. boşan, kurtul. bu tip ruh hastalarıyla ömür geçmez. yemek yapmasaymış, yemek yaptığını başa kakar mı bir insan? insan köpeğine böyle davranmaz.

edit: kadını alttan ala ala iyice poposunu fezaya kaldırmışsın.
0
lilyb
(04.08.19)
neresinden dönersen kardır olarak bak.
bir ömür bununla geçmez.

boşan bak dalgana. oh be dünya varmış diyeceksin
0
bana her yer cehennem
(04.08.19)
Annesini cagirmis. Gel bi kac gun yanimda dur demis. Is yerinden evli ve cocuklu bi kadinin evine gitmis kalmaya. Hirsa bakar misin.

Annesi aradi beni, oglum geleyim sen istersen bi iki gun otele git biz evde olalim hem ayri kalin hem ben onu sakinlestireyim falan diyor. 20 dakka konustum ama ben anlasmali bosanacam diyor dedi. Ben eminim ki istemiyor ama ikiniz de su an cok sinirkisiniz falan diyor. Ben de evden gitmesini ve bana saygisizlik yapmasini asla kabul etmedigimi ve ozur dilemedigi surece hic biseyin degis eyecegini soy,edim.

Napayim otele gidip evi birakayim mi iki uc gunlugune ? Tamam ben haber verecem demistim, haber bekliyo muhtemelen
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
Bence sen cikma evden. Onlar disarda kalsinlar, evden gittigi icin rezaleti o yasasin belki devam ederseniz bir daha yapmadan once dusunur.
0
oyeaby
(04.08.19)
kalabileceginiz bir yer varsa gidip kafanizi dinleyin, ne istediginizi, nasil bir hayat istediginizi dusunun. buraya sorularak alinabilecek kararlar degil bunlar. eger annesi gelecekse onlarin otelde kalmasi hic hos olmaz, tabii ki evi onlara birakin.
0
kassiopeia
(04.08.19)
@kassiopeia kalacak yer yok iste. Otele gidecegim. Arakadas vs olsaydinda gitmezdim, yayilmasin mevzu diye
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
işte otele gideceğin için kaybedeceksin. bir alttan alma davranışı da bu. çıkıp gittiyse kendi düşünsün nerede kalacağını. neden yine aşırı düşünceli alttan alan erkek oluyorsun?

bir taraf sürekli alttan alıp diğerinin peşinde olmamalı.
0
lilyb
(04.08.19)
@lilyb galiba karsilasmamak, konusmamak bi sure yuzunu gormemek cn gitmek istiyorum ben de otele. Mesela naparim ohh guzel bi kahvalti yaparim, spor salonuna inerim ordan yukari cikar kitabimi okurum dusunceleri var kafamda. Simdi kapi calacak eve gelecek tedirginligi var su anda bi yandan. Bilemiyorum
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
Hocam iki gün yalnız kal. Evden çık veya çıkma ama görüşme onunla ve annesiyle. Kafanı dinle, seviyor musun onu düşün. Sonra annesiyle bir görüş. Sonra da olumlu giderse kafanda her şey, aile danışmanına gidelim de karına.
0
beni sen öldürme
(04.08.19)
Burada bir aşağılama amacım yok, yalnız bir benzetme yapmak istiyorum. Eşinizi bir kedi gibi düşünün. Kedinin aklına hitap ederek bir şeyleri değiştiremezsiniz. Kedi adaletten anlamaz. Kedi mantıktan anlamaz. Kedinin iç güdüleri ve ihtiyaçları vardır. Vahşi doğası nasıl ise öyle davranır. Biz kedileri seviyoruz. Evimize kediler alıyoruz. Kedilerle vakit geçirmekten hoşlanıyoruz. Bu kedi denilen mahlukat koltuğun kenarlarını pençeleriyle pırtıklayıp afedersiniz içine edip yırttığı zaman mantığına hitap etmeye çalışıp delirmeyiz. Bardakları düşürüp tv yi takla attırıp devirdiği kırdığı zaman kafayı yemeyiz. Alıp dizimize güzelliğine bakıp sevmeye devam ederiz ertesi gün.
Yani demek istediğim, hayatınızı bir kediye göre şekillendirip ona göre yaşaman gerekiyor. Kişinin yapısını kabullenmek durumundasınız. Siz biraz vahşi bir kedi seçmişsiniz. Duygusal ve güdüsel yönü kuvvetli birisi gibi görünüyor ama siz daha iyi bilirsiniz tabi ki. Bence o sizi seviyor gayet. Sizden beklediği de bir kediye olan bakış açısıyla olaya yaklaşmanız ve onu sevmeye devam etmeniz. Bu durum tabi yer yer sizi zor durumlarda bırakacaktır, ama yapacak bir şey yok. Zamanla ona karşı çıkarak aldığınız kararlarda haklı çıktığınızı, ve ondan daha rasyonel bir kişi olduğunuzu içten içe kabullenir. Ama siz üzerine sürekli bunu dayatarak, kafasına ulaşmaya çalışarak bir yere varamazsınız. Sizden beklenilen bir kediye davranılacak şekilde davranmak, sevmek.
Zor bir kedi seçmişsiniz belki, orası ayrı. Ama dersin ben bu kediyle uğraşamam, yoluma bakarım ayrılırım, ama dersin kaderimiz buymuş doğru yolu öğrenirim o senin bileceğin iş. Kavgayla gürültüyle haklı haksız yarışıyla hiç bir yere varamazsınız. Ayrıca saygı / küfür noktasında kötü adımları derhal durdurmalısınız, yara açar bunlar.
0
The_Lollok
(04.08.19)
@the_lollok
Ben kabul ettim zaten bir sure. Demek ki oyle demek ki boyle diye. Sonra baktim onun da beni oyle kabul etmesi gereken yerlerde o etmiyor. Bu is boyle olmaz, sunun dofrusu soyledir, seven insan soyle soyle yapar senin yaptigini yapmaz, ne kadar takintilisin, ne kadar pesimistsin vs. firsati geldiginde yargilamalar girla. Peki bu iliski musterek degil miydi. Sen benim seni oldugun gibi kabul ettigimi gorup sen de beni oldugum gibi kabul etmeyip kendince yontmaya calisiyosan benim seni kabul etmemin bi anlami yok ki. Bi enayi ben miyim yani diyorsun ister istemez
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
eski duyurunuda okumuştum. kusura bakma ama bu dert çekilmez. üstte örnek veren arkadaşlarda var. öncede tedavi terapi önermişlerdi ama eşin yaklaşmıyor anlattığın kadarıyla hakaret filanda var. ayrıca tavsiyem karşı taraf ne kadar kışkırtsa da sinirlerine hakim ol, pişman olacağın şeyleri yapma. okurken ben darlandım. allah sabır versin umarım daha fazla mutsuz olmazsın.
diğer yandan +1 @blatta hiberna
0
Topalordek
(04.08.19)
iki duyuruyu da okudum. ve gerçekten haline üzüldüm. hayatımda binlerce kadın tanıdım. en sevmediğim tipler; kusura bakma ama eşin gibi olan karakterler. genel olarak ilişkileri tek seferde kestirip atmak taraftarı değilim. her zaman mücadele etmekten yanayım. bazı insanların karakteri değişmiyor ve "böyle kabul etmelisin beni" tarzında yaklaşıyorlar. ama gerçekten öyle mi? mecbur muyuz bunlara. yani bin türlü saçma sapan hareketler yapılacak ve normal karşılayacağız öyle mi? işte bu tip insanlar için mücadele etmeye gerek yok. bazen de tek seferde çıkarmak gerekiyor hayatımızdan. o yüzden düşündüğün doğru olandır. bu evlilikten gelecek beklemek saçmalık olur.
0
sorumatik
(04.08.19)
kardeş sana üstteki yazımda iletiğim kitaptan bir cümle:

"öfkelendiğiniz zaman konuşursanız her zaman pişmanlık duyacağınız en iyi konuşmayı yapmış olursunuz."

ayrıca appvice adında bir uygulama var. online psikolog olayı. bir dene belki faydasını görürsün.

apps.apple.com
0
the last
(04.08.19)
olayın yukarıda yazıldığı gibi alfalıkla betalıkla ilgisi yok.
kedi benzetmesi de yanlış ya da yetersiz bence.

şu anda bu boşanma isteği bile siz peşinden gitmediniz, istediği gibi manipüle edemedi diye ortaya atılan bir blöf bana göre.
çocuk gibi dediğini yaptırana kadar tutturacak.
şu anda boşanmayı kabul etmezseniz, yıllar sonra kabul etmediğiniz güne lanet edersiniz gibi geliyor.

ilişkide karşılıklı anlayış olmalı, karşılıklı sevgi olmalı, hoşgörü, alttan alma vb. hepsi olmalı.
ama bir taraf diğer tarafı mağdur etmediği sürece.
o gün sinirlidir, bağırır çağırır sen susarsın ya da işiyle ilgili bir süreçten geçiyordur, evin düzeninin bozulmasını anlayışla karşılarsın vb.
burada böyle bir sorundan söz etmiyoruz.
ilişkide hiçbir şekilde sevgi yok, sadece bir tarafın diğer tarafa maruz kalması söz konusu, çünkü bu karakterdeki insanlar yalnızca kendilerini severler.
bu durumda orta yol bulmaya imkan yok.
sürekli bir tarafın dediği ve istediği de yapılamaz.
diğer tarafın da ilişkiden bir şey alması lazım manevi olarak.

kim ne derse desin, ben karşıdaki kişinin tehlikeli ve kötü niyetli olduğunu düşünüyorum.
bilinçli olarak kuyunuzu kazmıyor olabilir, ama karakteri ve kişiliği "kötü" maalesef.

ağzına laf verip "annemle beni otellerde süründürdü" falan demesin diye gidip bence de bir otelde kalın, daha centilmence bir davranış olur.
0
blatta hiberna
(04.08.19)
@blatta gelmiyor sanirim annesi. Ama aradi ara istersen kalmasin elalemin evinde dedi. Cagir gelsin.
Ben kimseyi evden kovmadim kendi cekti gitti, kendi gelirse hatasinin da kabul ederse kapim acik basimin ustune dedim.
Ha yok oyle bisey yapmayacak ben konustum oyle yapmaz bence dedi. Tamam o zaman dedim. Tamam o zaman olmayacak gibi dedi kapattik telefonu.
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
bu davranışı hak etmediğinden değil, ama boşanacaksanız karşı tarafa boşuna mağduriyet yaşatmanız nafaka olarak geri döner.
yani üç değil, beş alabilir bu şekilde "beni mağdur etti, sokaklarda kaldım, rezil oldum, kadınlık gururum incindi, ya başıma bir şey gelseydi?" diyerek.

bir de üstüne "kapıyı itti içeri girdi, beni çenemden tuttu, gebertirim diye ölümle tehdit etti, evden çıkmaya mecbur kaldım" diye savunma yapar, ondan sonra ayıkla pirincin taşını.

o yüzden bence arayın annesini, o gelsin siz gidin.
hatta gideceğinizi söylemeyin ki gelsin.
çağırın eve dönmesi için.
o geldiğinde siz çantanızı alıp çıkın.
"o gelsin, ben gideceğim" demeyin, bu sefer dönmeyebilir.
0
blatta hiberna
(04.08.19)
@blatta tamam da ben kapiyi kapatmadim ki ne bileyim kilidi degistirmedim kimseyi eve almadim demiyorum ki. Kim geliyosa gelsin ama ben de evimdeyim diyorum.

Ayrica kagit ustunde benim iki katimi kazaniyor, banka hesabinda benimkine yakin parasi evde de altin var bi miktar. Daha nafaka mi oduyorum uste . Nasil bi sistem bu
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
Doktor kizi neden biraktiniz? Dertsiz,tasasiz kizlari zaten kimse sevmez,nerede "askoom sen beni sivmiyosuun" diyen nazli kiz var ona bayilirlar.
0
geçerkenugradım
(04.08.19)
ya abi boşa bırak ya.
0
fyodor fyodorovic
(04.08.19)
eger bosanacaksaniz firsat bu firsat bence, kendi de anlasmali bosanalim demis, once adam akilli oturup dusunun, bosanacak misiniz? oyle ise, o eve gelsin, bir an once anlasip bosanin. bu surecte de tavsiyem kafasini kizdirmayin ama bu isin boyle gitmeyecegini de anlasin ki vazgecmesin.
ben esinizde bosanirken para isteyecek bir potansiyel goruyorum, nafaka mafaka anlasmali bosanirsaniz zaten bunlar uzerinde anlasirsiniz bosanmadan ama yok eger talep eder de anlasamazsaniz, eger cocuk yoksa calisiyorsa, aldatma yoksa, siddet yoksa, en fazla bir sene cuzi bir miktar verirsiniz,
burada gazeteden duyduklarindan ote bilgisi olmayan insanlara bakmayin, turkiye'de calisan siddet gormemis vs. kadina oyle sacma sapan nafaka baglayan hakim yok, kaldi ki nafakayi odeyen erkek gayet istisna zaten. ticari deniz kaptani olup omur boyu cocuguna nafaka vermeyen, maasini asgari ucretten gosterip cocuguna bakmayi yuk goren erkeklerin ulkesi burasi.
maasi sizden yuksekse, hesabinda para vs. varsa ben en fazla psikolojik siddet gordum vs. diyip bir seyler talep edebilir, ya da anlasmali bosanmak icin belli bir miktari sart olarak gosterebilir.
0
kassiopeia
(04.08.19)
doğru söylüyorsunuz, haklı değilsiniz demiyorum.
ama mahkemelerde işler böyle yürüyor.
eğer yine de önemli değil diyorsanız zaten siz bilirsiniz.
fakat genelde söylemler boşanırken değişir, ona karşı uyarmak istedim sadece.

ondan sonra siz sinirlenip "sen nasıl böyle konuşursun?" falan diye tepki verirsiniz, "öfke kontrolü sorunu olduğunu da dilekçede belirtmiştim, görüyorsunuz" der.
bunlar olmayan şeyler değil.

o yüzden bana kalırsa eve çağırın, evden gidin ve hazır anlaşmalı boşanmak istiyorken o şekilde boşanın.
bu şekilde boşanmayıp sonra boşanmak isterseniz çekişmeli olur, o da benim dediğim yerlere gider.

şu anda zaten barışmak isteseniz de siz çağırmadıkça gelmeyecek.

edit:
öyle olmayacak insanlara öyle mis gibi nafakalar bağlıyorlar ki inanamazsınız.
o yüzden ona güvenmeyin.
şu anda anlaşmalı boşanma fırsatınız varken boşanın gitsin.
0
blatta hiberna
(04.08.19)
Buraya yazmam artik sacma geliyor da fikir almak istiyorum galiba.
Evde mesela su an 50 bin tl lik altin var. 10 bini dugunden kalma gerisi beraber biiktirme. Simdi bunu napsam bilmiyorum. Isi eve cok yakin onu almayi kafasina koyarsa gelir ben yokken alir. Alir da ic edebilir mi mesela. Buhar mi olur o altinlar. Ben alsam saklasam gelip yerinde bulamasa o da ayri sikinti. Oyle biri de degilim o da alip ic edip yokmus gibi davranacak biri degil esasen. Dobra durust biri.
Ama ya alip ic ederse diye dusunmeden edemiyorum. Alma da istemiyorum
0
🌸jamiryow
(04.08.19)
Almayın bence olduğu yerden. Dellenir belki aldığınızı görünce
0
oyeaby
(04.08.19)
Alma ihtimali çok yüksek ise yarısını alın. Ama dönüş yoksa alın, barışmayı binde bir düşünüyorsanız bir almayın
0
beni sen öldürme
(05.08.19)
buradaki yorumlara göre karar almanız o kadar yanlış ki; Allah aşkına burda:"ayrıl coco" diye bir kalıp bile var. zaten kişisel sıkıntılara da genelde alaycı cevaplar verilir az bir gözlemlerseniz.


bence siz gidin çok güvendiğiniz olgun bir insandan akıl alın. yada eşinize mektup filan yazın, mesajla anlaşmayı deneyin. hiç mi güzel günleriniz olmadı onların hatrı da mı yok. sonra o günleri hatırlayıp pişman olmayın.

hepiniz elbirliğiyle bir yuva yıktınız. ülkenin geleceği olacaksınız birde. yazıklar olsun.

ya Allahaşkına burdaki insanların başından kaç evlilik geçmişte size: öfff bırak abi ya, kendi düşünsün gibi yorumlarla akıl veriyorlar.

farkettiyseniz siz de kuru bir inat peşindesiniz, neymiş özür dileyecekmiş. diğeri de cık dilemem bu ne ya? hızırıdı yunusudu der gibi.

altınları da saklayın bence. eğer gelir bulamaz size direkt sorarsa huzurumuzdan daha mı önemli dersin.
0
for day to break
(05.08.19)
blatta hiberna +1

Hocam, hazır boşanmak istiyorken boşanın gitsin, hayat geçmez böyle. Ancak şuanda çekişmeli boşanma yada anlaşmalı boşanma bile olsa maalesef eline koz vermiş oluyorsunuz. Blatta'nın dediği gibi doğru-gerçek olsun olmasın mağduriyet için elinde şartlar var. Can tehlikesi hissettim evde duramazdım vs vs. Burada haklı çıkma ihtimalinizi zayıf görüyorum.

Altınların yarısını alın bence, hiç belli olmaz iç eder-etmez.
Bence avukat bulun ve istediği gibi anlaşmalı boşanma dava sürecini başlatın. Sonrada annesini arayın eve geliyorsa gelsin, ben 2-3 gün dışardayım, bende boşanmak istiyorum süreci başlattım diyin.
0
FAtE
(05.08.19)
diger yorum yapanlarin ne yazdigini okumadim ama ilk dusundugum ikiniz de tartismayi bilmiyorsunuz. kahve kutusunu tezgaha atti diye oyle atilmaz boyle atilir, kapiyi tekmelemeler vs. bunlar olacak isler degil. olay bir yerden sonra kontrolunuzden cikiyor ve bence o andan sonra siz de kontrolden cikiyorsunuz. kadin hakli, sen haksizsin demiyorum ama olaylarin farkli boyuta tasinmasinda sizin de sucunuz buyuk. kapi tekmeleyip suratini tutmak falan nedir? yapmayin etmeyin. bunun bir sonrasi omzundan tutup itmek olur, sonrasi tokat olur. ne olursa olsun, bunlari kendinize yakistirabiliyor musunuz?

bence bir suredir yasadiklarinizi kafaya cok taktiginiz icin artik dolup tasiyorsunuz. saglikli hareket ettiginizi de dusunmuyorum. benim esim protein zarti zurtu aldim diye bunlari soylese 'yav he he' der gecerim. burada kimse evlilik terapisti degil, psikolog degil. evlilik zaten cogu kisinin dusundugu gibi de degil. bosverin burada akil almayi. anlatin rahatlayin eyvallah ama sorununuzu cozmez bu. kisa sureli rahatlarsiniz ancak bir sonraki en ufak tartismalariniz daha da buyur beyninizde.

evlilik terapisi vs. bunlari bosver. once kendin icin git bir psikologla gorus. evvelden problem sende olmasa bile yasadiklarin yuzunden muhtemelen yipranmis durumdasin. hic birsey olmasa bile kendine faydan olur.
0
a340
(05.08.19)
for day to break -1

Buradaki insanlar ne bir yuva onarabilir ne de yıkabilir. Bir yuva buradaki 3-5 ses ile yıkılacak durumdaysa, zaten yıkılmıştır aslında.

Ek olarak bir şey hakkında yorum yapmak için o şeye dahil olmaya gerek yok. Evlilik hakkında konuşmak için evli olmak, 5 evlilik yaşamaya gerek yok yani. Zaten insan 5 evlilik yaşasa ve evlilik ile ilgili akıl verse komik olur. E 5 tanesi sonlanmış, ne aklı veriyorsun demezler mi?

Ayrıca ortada inat falan yok. Yığılarak gelmiş büyük bir iletişim problemi var.

Kocaman insana ayrıl veya ayrılma diyemem ben. Ama şiddete meyil etmeye başlayan taraflar varken olayda, "mektup yazın, azıcık inat etmeyin, özür dileyin ne olacak" gibi gerçek dışı ve abuk yorumlar komik oluyor. Ortadaki sorun mektup yazın abi yaaa, tamam özür dile yaaaa gibi şeylerin çok ötesinde belli ki. Adam 30 paragraf anlatmış yani.
0
nasıl yani
(05.08.19)
geçerkenugradım +1 doktor kızın ahını mı aldın nedir. Sorunsuz, uyumlu kızları sevmez zaten erkekler, nerede ruh hastası, nerede kaprisli, manipülatif kadın var peşinde kul köle olurlar senin örneğinde olduğu gibi.

tinky winky + 1 hala ayrılmıyorsan ya hak ediyorsun ya da hoşuna gidiyor onun bu deli deli halleri, içten içe sana çok ateşli falan geliyor. Gerçekten başka bir mantığa oturtamadım, aklı başında hiçbir insan böyle bir akıl hastasına tahammül edemez.
0
i m cool with that
(05.08.19)
@nasıl yani, kaç evlilik geçirmiş cümlesi son derece mutlu evliliği olan insanlar için kullanılmamış sanki daha önce evlenmiş boşanmışta aldığı karardan son derece emin gibi ahkam kesen yıkıcılar için kullanılmış.

bana göre tecrübe önemli öküz gibi teori çalış pratiğin olmayınca kalırsın ortada. eşekten düşenin halinden eşekten düşen anlar diye atasözümüz bile var. komik olmaya gelince komiklik güzeldir bence bol bol gül.

sorunun sahibi arkadaşım: kavgalarda haklıyım diye kendinizi kışkırttırmak yerine karşımdakine ben ne yaşatıyorum diye oturup düşünün. inanın hep kendimizi haklı görürsek odun gibi bir şey olur çıkarız. bence biraz zihinlerinizi dinlendirip ayrılacaksanız bile kanlı bıçaklı olmadan birbirinizin mutluluğunu dileyerek ayrılın.
0
for day to break
(05.08.19)
Üzgünüm ama tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Eşinizden kalır yanınız yok. İlişkiniz kanser. Birbirini seven insanlar gibi davranmıyorsunuz.

Fakat size bir şey diyeyim mi, böyle sinir harpleriyle, sürekli kavga ede ede ilişkinizi sürdüreceksiniz. Sevmeyi sevilmeyi bilmeyen, derdini ifade etmeyi bilmeyen birçok çift sizin gibi. Hakkınızda hayırlısı olsun.
0
Boğazlıkazak
(05.08.19)
benzer bir iliskim bitti gecen ay, evli degildik 3 yildir birlikteydik.

borderline kisilik bozuklugu vardi, benzer hareketleri vardi ve her kosulda hakli cikiyordu. Ben zamanla onun suyuna gitmeyi ogrendim, yukarda da yazilmis diyalog degistirseydiniz farkli yere giderdi diye. Ben o sekilde yapiyordum, yani onun kavga cikarmaya yer aradigi seyleri kapatiyordum farkinda olarak. Ama zamanla ben de yiprandim, bir olay olurdu mesela eski sevgilimden kalan bardak vardi 3 yil gecmis, neden sakladigimla ilgili kavga ettik, duzgunce acikladim ama bana seni seviyorum dedigi baska bir andan sonra bu olay aklina gelip tekrar kavga ediyorduk, ben bunu yediremiyorum tarzinda. Aklina gelir gelir kavga ederdi benimle. Bir de baska yerlerdeydik, yanima gelmisti 10gunlugune ve hergun ben gidiyorum gitmek istiyorum diye tehdit ederdi, hergun kavga edildi evde. Aslinda blof yapiyordu mesela, bana bilet al ben gidiyorum derdi (parasi yoktu gidecek ama arkadaslarindan isteyebilirdi) yem atiyordu bana yani, olay dram yaratmakti. Istiyordu ki ben onu durdurayim sevdigimi soyleyeyim onsuz yapamayacagimi soyleyeyim de kalsin.

Hep trajedi olurdu hem drama yaratilirdi.

Ama bir iliskinin icindeyken pat diye bitirilemiyor, ikili iliskilerde duygusal manipulasyon kitabini okumanizi tavsiye ederim size. Bence duzgun bir sekilde bir yolunu bulup konusmaya calisin, once onu onemsediginizi sevdiginizi gosterir sekilde, sonra cok sik tartismaya basladiginizi ve ikimiz icin de terapi gibi bir sey olsa iliskimiz icin daha guzel olur diyebilirsiniz.
Bence su an bosanma olayi da blof, siz geri adim atmazsaniz o atar buyuk ihtimal. Yorumlardan gaza gelmeyin elinizden gelen her seyi yapin sonra pisman olmayin.
0
Lusid*
(05.08.19)
Ne var sen haklı olsan ya da eşin haklı olsa? Ne kazanacaksın? Zafer mi kazanacaksın kadınına karşı? Neyinden gurur duyuyorsun bunun. %100 haksız demiş bir de... Neresinden baksan elinde kalıyor olay. Tartışmayı yatıştırmak hiç olmadığı gibi bir de yükseltmişsin. Olmamışsın. Çiğsin. Bir de kadını evden göndermek bir erkeğe de yakışmamış. Kuru bir inada da kayınvalideni üzmüşsün. Siz ilişki yürütecek kapasitede biri değilsiniz.
0
Frederick Co
(16.08.19)
Evi mallarını sakın öyle sayko narsist birine terkedip de otele gitme kendi ruh halinin yarattığı sonuçlara katlansın. Gitmeyi seçen o. Evde sen kal. Ya da altınları komple topla apar topar yurdu terket kimseye haber vermeden.

Nafaka davasında bunu koz olarak kullanamaz kendisi sana hakaret ve lanet ederek gitmiş. Ayrıca ilişki boyunca psikolojik şiddet görmüşsün bence sen ondan tazminat istemelisin. Hayatın boyunca kadınlarla sağlıklı bi ilişkin olmayck bu kız yüzünden belki de. Bunun bir bedeli olmalı.
0
glide
(17.08.19)
(4)

koro neden dinlemiyoruz?

diffarentiationation
korolar neden şarkı çıkarmıyor mesela? klasik müzikte falan dinlediğimde tüylerim diken diken oluyor. bayılıyorum ben ama neden yok işte?
korolar neden şarkı çıkarmıyor mesela? klasik müzikte falan dinlediğimde tüylerim diken diken oluyor. bayılıyorum ben ama neden yok işte?
0
diffarentiationation
(03.08.19)
o işte para yok
0
vladimirdökümov
(03.08.19)
tamamen düz vatandaş olarak mantık yürütüyorum, "müzisyenim ve sen haksızsın *bne" diyecek olan varsa düzeltmekten çekinmesin: koroda çok fazla sanatçı var. bir araya gelip eser vermeleri çok zor olur. fazla kalabalıklar çünkü. aynı şekilde, elde edecekleri gelir de az olacaktır. 3-4 kişilik grup değil ki... konser vermesi ayrı dert, taşınması ayrı dert.

ben koro işinden çok anlamam ama kuban kazak korosu ve kızıl ordu korosu'nun hastasıyım. düzenli olarak dinlerim. bunların mesela oturup da "hadi yeni şarkı yazalım" diyeceğini zannetmiyorum, yapıyorlarsa bile albüm gibi değil de neblim 10 yılda 1-2 tane yeni şarkı şeklinde yapıyorlardır.

kapitalist dünyaya çok uygun bir iş değil koro üretimi. kâr yok çünkü. anlamsız. o açıdan koroların genellikle devlet sanatçılarından oluşması, devlet desteğiyle faaliyet göstermesi şaşırtıcı değil bence.
0
der meister
(03.08.19)
Para getirmiyor, evet. En fazla uyarlama yapiyorlar, en son Hollanda'nin bir halk sarkisinin koroda uyarlandigini gormustum mesela.

Bence guzel bir sey böyle müzik yapilmasi. Yani kücük konser salonlarında, kücük davetlerde, köydeki kilisede devam etmesi... Elbette der Philharmonische Chor Wien gibi enstitü olmus, büyük konserler veren populer korolar var.

Yine de bence, böyle bir gelenegi var: kücük caplı kalmak. Bence bu harika bir sey.

der meister'inkine ek olarak, gordugum kadariyla seveni, bir parcasi olmak isteyeni de az degıl koronun. Belediyeler ya da kiliseler hocalar tutuyorlar ve isteyenler, siradan halktan kisiler, gidip koroda sarki soyleyebiliyor.

Ek: Basliktaki soruya cevap vermemisim. Ben dinliyorum. Tanidiklarimin konserleri oluyor, onlara gidiyorum. Yarın Viyana Senfonisi'nin konseriyle beraber pazar korosunun ortak programı var, ona gidecegim mesela.
0
buf-e kür
(03.08.19)
Koro diyince aklıma Scala & Kolacyn Brothers geldi nedense. Gerçekten de şarkıların cover halleri çok farklı hissettiriyor. Tavsiye niteliğinde bir cevap oldu.
0
glutamin
(04.08.19)
(6)

Umut sarıkaya peki uydusu

valarmurgulis
Bu karikatürü duydum Bi yerden ama bulamadım. Yardımcı olur musunuz?
Bu karikatürü duydum Bi yerden ama bulamadım. Yardımcı olur musunuz?
0
valarmurgulis
(03.08.19)
umut sarıkaya uydu yazınca çıkıyor...
0
stanhiver
(03.08.19)
tabirimekruh
(03.08.19)
Ne anlatmak istiyor bu karikatür?
0
🌸valarmurgulis
(03.08.19)
o karikatür, peki uydusu karikatürü değil yalnız... peki uydusu aha şu,

4.bp.blogspot.com

ikisi de aynı şeyi anlatıyor aslında. tavır yapmak için boş ya da "peki" yazılarak gönderilen mesajlarla ilgili. ilkinde türksat uydusu kızın sevgilisine çıkışıyor işte, "sizin yüzünüzden boşa mesai yapıyorum" gibisinden, sürekli antin kuntin boş mesaj falan attıkları için. peki uydusu da sanıyorum ki "o kadar çok 'peki' mesajı gönderiliyor ki bunları işlemek için ayrı uydu lazım" esprisi. meselenin özü çiftlerin birbirlerine gönderdikleri saçmasapan trip mesajları yani.
0
der meister
(03.08.19)
@der meister aynı şeyi atmışsın :)
0
tabirimekruh
(03.08.19)
aa pardon, bende otomatik yönlendirmemiş sanırım, başka bir karikatürün şeysi çıktı, ondan şeyettiydim :)
0
der meister
(03.08.19)
(2)

bir projede benden

matilda
Tutar mı tutmaz mı bilemedim, bir site açsak ya da uygulama. Uygulamanın adı "askıda iyilik var" orada da mesela kıyafet, kırtasiye malzemeleri vs satılıyor. kişi satın aldığı şeye +1 olarak ürün ekleyebiliyor ya da ürün değil para eklemek istediğinde +10 tl bağış yapıyor ve bu bağışlar bir havuzda
Tutar mı tutmaz mı bilemedim, bir site açsak ya da uygulama.
Uygulamanın adı "askıda iyilik var" orada da mesela kıyafet, kırtasiye malzemeleri vs satılıyor.
kişi satın aldığı şeye +1 olarak ürün ekleyebiliyor ya da ürün değil para eklemek istediğinde +10 tl bağış yapıyor ve bu bağışlar bir havuzda toplanıyor. zaman zaman hasta hayvanlara, kütüphaneye, kırtasiye malzemesine muhtaç çocuklara, bir yaşlıya vs gibi her ay farklı bir yere gidiyor para ve uygulama üzerinde "Geçen ay ne yaptık?" diye bir bölüm oluyor. Tamamen şeffaf.
Herkesin ismi, bağış tutarı vs görünüyor. Tabii ismim görünmesin diyenler nick oluşturabilir ya da İSİMSİZ olarak gösterebilir ki isimsizler arada kaynamasın. Ayrıca bağış makbuzları, eşyaların kargo görüntüleri vs ekleniyor uygulama/site içerisine.
İşte böyle bir platform oluşturma fikri aslında senelerdir aklımda var ama tutar mı? Çok paraya mal olur mu? Nasıl yapmak gerekir bilemedim işte.
Sizin fikirleriniz neler?
0
matilda
(02.08.19)
güven sağlanana kadar çok emek verirsin. Ben güvenmem.
0
kimlanbu
(02.08.19)
iyi de bağış/para toplamak için yasal izin gerekmiyor mu? siz belirli bir amaçtan da söz etmiyorsunuz, devamlılık arz edecek bir uygulamaymış. yasal yönü çok uğraştırabilir.

ayrıca kabalık etmek istemem ama fazla temelsiz geldi bana. fazla karışık. satılacak malzemeler nereden tedarik edilecek? ürün yelpazesi nasıl olacak? bağış yapan ya da ekstra ürün alan kişilerin aldığı ürünlerin nereye, ne zaman verileceği nasıl belirlenecek? diyelim ki ben dokuz arkadaşımla birlikte kırtasiye malzemesi aldım ve birer tane de ekstra aldık... 10 tane kırtasiye malzemesi oldu. bunlar ne zaman, nereye verilecek? şeffaf diyorsunuz ama o an ihtiyaç olmadığı için vermediniz diyelim, ben size "aldığım kırtasiye malzemelerinin nereye gittiğini neden göstermiyorsunuz" dediğimde nasıl cevap vereceksiniz? "şimdilik ihtiyaç çıkmadı, henüz bir yere göndermedik" derseniz size "o zaman niye bağış yaptık ulan" demeyecek miyim?

başlangıç için iyi olabilir ama mevcut haliyle fazla belirsiz her şey. daha kapsamlı bir plan ve programa ihtiyaç olursa bir ihtimal tutabilir. bu haliyle kimse zahmet edip de öyle bir şey yapmaz. bağış yapmak, maddi yardımda bulunmak isteyenlerin tercih edebileceği bir sürü vakıf var. neblim adam darüşşafaka'ya, mehmetçik'e, tema'ya, tev'e sallar 20 lirayı işine bakar. bu kadar belirsiz ve temelsiz bir projeyle uğraşmaz kimse.
0
der meister
(02.08.19)
(8)

Tartisma yaratan matematik sorusu

dont eat me
Cevap ya 16 ya da 1 cikiyormus. Ben 1 buldum, cunku "ayni oncelige sahip islemlerde hesaba soldan baslanir." diye bir sey ogrenmedim. "Turk egitim sistemine gore hede mede" demisler. Ulkelere gore degisiyor mu ki kurallar? https://tr.sputniknews.com/yasam/201908011039818671-basit-bir-matematik-islem
Cevap ya 16 ya da 1 cikiyormus. Ben 1 buldum, cunku "ayni oncelige sahip islemlerde hesaba soldan baslanir." diye bir sey ogrenmedim.

"Turk egitim sistemine gore hede mede" demisler. Ulkelere gore degisiyor mu ki kurallar?


tr.sputniknews.com
0
dont eat me
(01.08.19)
Cevap 16
Sorunun kaynağını tespit etmişsin aslında. Çarpma-bölme arasında işlem önceliği soldan sağa doğru gider. Bu kural evrenseldir.
0
takıl yani takmıyo belli
(01.08.19)
yanlış öğrenmişsiniz.
0
tabirimekruh
(01.08.19)
@tabirimekruh

Yanlis ogrenme yok aslinda, basbayagi ogrenmemisim ya da hatirlamiyorum. :D
0
🌸dont eat me
(01.08.19)
ben 16 buldum. bu konuyu okulda öğrendiğimizi hatırlıyorum ama o zamanlar matematikten çok soğumuştum ve açıkçası anlamamıştım da. ben basbayağı dümdüz gidiyordum.

yani mesela parantez içi varsa önce onu yapıyorum. sonra dışarıda 8 bölü 2 kalmış mesela... önce çarpmak olmaz. parantez içini yaptık zaten. parantezden çıkıp hemen çarparsak ayıp olur. önce bi' 8/2 işlemini yap. orada 4 oldu. parantez içi de 4 çıktı. en son çarpcan onları. yaaa.

bu türban olayını çok garıştırdılar. böyleyken iyiydi de işte iki tane daha parantez geldi sonradan, kafam yandı. bıraktım. yakşamlar.
0
der meister
(01.08.19)
sorunun cevabı 1 dir
16 diyen matematik 4 işlem bilmiyordur.
eyyorlanmam bu kadar
0
bana her yer cehennem
(01.08.19)
Cevap net 1. 2 orada katsayı, çarpma işlemi değil.
0
vhdl
(01.08.19)
Valla ben de ısrarla 1 buluyorum. 2+2 yi yapınca parantez yok olmuyor ki, başındaki 2 çarpanı duruyor. Önce parantezi yok etmek iç güdüsü var bende.:)
0
Trene çelme atan adam
(01.08.19)
@tren

Vallahi ben de oyle dusundum. Oncelik parantezdeyse parantezi yok etmemiz lazim sanki. :D tabii ben matematik ozurluyum, emin olamiyorum.
0
🌸dont eat me
(01.08.19)
(12)

İş Yerinde Sorun

auroraaurora
Merhaba,Yeni bir ise başladım. 1 ay oldu. Ekiple kaynaşmakta sorun yaşıyorum. Geçen gün akşamüstü kahvaltı organizasyonu yaptılar aralarında. Sen şunu getir, ben bunu vb. Sabah beni de davet etti birkaç kişi. Katılmadım. O zamandan beri surat asıyor bazı kişiler bana. Kendi aralarında organize olduk
Merhaba,
Yeni bir ise başladım. 1 ay oldu. Ekiple kaynaşmakta sorun yaşıyorum. Geçen gün akşamüstü kahvaltı organizasyonu yaptılar aralarında. Sen şunu getir, ben bunu vb. Sabah beni de davet etti birkaç kişi. Katılmadım. O zamandan beri surat asıyor bazı kişiler bana. Kendi aralarında organize oldukları için ben nezaketen davet edilmiş hissettim kendimi. Bu nedenle katılmadım. Şimdi kendimi haklıyken haksız duruma düşmüş hissediyorum. Nasıl toparlayacağım bu durumu?
0
auroraaurora
(01.08.19)
yeni olduğun için onlar da nezaketen sana birşey getirmeyesin diye soylememislerdir belki. sabah ne güzel davet edilmissin. katilsana be arkadasim. tabi sürat asarlar.
0
catch
(01.08.19)
bir şey al yiyecek ikram et onlara. tatlı gibi. hayırlı olsun anlamında.
0
sizofren06
(01.08.19)
Yeni bir iş ortamında insanlarla kaynaşmak istiyorsanız sizin daha fazla çaba göstermeniz gerekiyor. İnsanlar kahvaltıya davet etmişler, laf olsun diye söyleseler bile gidip iletişim kuracaksınız ki insanlar zamanla sizi tanıyıp sevsin, bir sonraki etkinliğe laf olsun diye davet etmesinler. Madem katılmıyorsunuz katılmama sebebini uygun bir dille söyleseydiniz bari. Artık ekstra çaba sarfetmeniz gerekiyor, bence iletişimi iyice koparmayın, etkinliklere gönüllü ve aktif olun.
0
Abdurrahman
(01.08.19)
İş ilişkisini hallettikten aonra sosyal olarak görülmek zorunda değilsiniz ki. Ayrıca hep bi boklık çıkar iş arkadaşlarından. İyi insanlar mı değil mi biraz zamana bırakıp ona göre dılarıda görüşmeye karar vermeniz daha mantıklı bence.
0
sorusor
(01.08.19)
Merhaba. Çok ayıp etmişsiniz gerçekten de, hiç yakışık almamış. Nezaketen ekibi topluca evinizde çaya veya dışarda bir yere davet etmeniz icap eder.
0
yardım edin
(01.08.19)
Yeni iş yerinde sizin ekstra çaba sarfetmenize gerek yok bence. 1 aydır tutumları genel olarak nasıldı o önemli. Sizi aralarına almadıklarını hissettiyseniz hep, boşverin gitsin o insanları.
0
meraklitursucu
(01.08.19)
onemli bir durum degil, zamanla duzelir. sizofren +1, kucuk bir jest yaparsin gecer.
katiyen eve falan cagirma, gerek yok oyle seylere.
0
ebabil curnatasi
(01.08.19)
@merakli
Kaynaşamadıktan derken kastım tam da buydu. Ama davet eden kişiler nispeten sohbetim olan insanlardı. Tavrım onlara değildi aslında. Şimdi açıklama yapmaya falan kalksam iyice ilkokul 3 mevzusuna dönecek.
0
🌸auroraaurora
(01.08.19)
işe yeni girmişsin, iletişim kurmadan nasıl kaynaşmayı bekliyorsun ki? kahvaltıya davet etmişler, daha ne yapsınlar? henüz tanışmıyorsunuz, belki mesafeli bir şekilde ve "laf olsun diye" davet ettiler ama normali bu değil mi zaten, henüz tanımazken ne kadar samimi bir davet bekliyorsunuz? yeni iş arkadaşları olarak benimsemişler sizi, "bize katıl" demişler. hiçbir şey söylemeden direkt ektiyseniz çok ayıp olmuş. nazikçe, sebep sunarak reddetseniz neyse... insanlar belli ki sen kendini dışarıda hissetme diye davet etmişler, sen reddetme zahmetine dahi katlanmayıp ekmişsin.

tamam iş dışında kimseyle muhatap olmak zorunda değilsin, boş zamanını iş dışında iletişim kurmayacağın insanlarla çay içerek geçirmek mecburiyetin de yok ama yeni başlamışsın. keşke gitseydin veya en azından sebep belirtseydin.

bence de çaya falan davet et, "geçen sefer gelemedim kusura bakmayın, kaynaşamadık ehe mehe" diye şirinlik yap. tanışsanız, iletişim kursanız belki iyi anlaşırsınız. kaldı ki öyle bir mecburiyet de yok. "iş arkadaşımla samimi olmak istemiyorum" ayrı, "iş arkadaşlarım davet ediyor ama ben hiç umursamıyorum" demek ayrı... öyle yapmamak lazım. ayıb.
0
der meister
(01.08.19)
Aşırı ayıplık bir durum yok yahu. Eve çaya çağırmak falan aşırı hareketler. Sevdiğiniz bir pastaneden kurabiye almak ya da sabah 5-10 tane simit+peynir götürmek işi halleder.
0
sorusor
(01.08.19)
Sohbet ettiğiniz kişilerle devam edin, diğerlerinin de samimimiyetine güvenmeyin. Yeni biri gelmiş banane kafasında olanlardan hayır gelmez. Aynı kaderi yaşıyoruz, kolay gelsin size de. Biraz gelecekten bildiriyorum; işten ayrılmak istiyorum.
0
meraklitursucu
(01.08.19)
Ilk maaş ikramı kurabiye söylemiştim sabahtan ilk iş. Tatlıya bağladık gibi. ;)
0
🌸auroraaurora
(01.08.19)
(64)

ailem ve eşim arasında kaldım

august
herkese merhaba içinden çıkamadığım bir haldeyim. hesabım bilindiği için mecbur kalıp farklı bir isimle bu konuyu açma cesareti gösterdim. dışardan birilerinin görüp fikir vermesini istiyorum.özetle 10 yıldır beraber oldugum şuan eşim olan insan ve ailem arasında sıkışıp kaldım diyebilirim. valla ne
herkese merhaba içinden çıkamadığım bir haldeyim. hesabım bilindiği için mecbur kalıp farklı bir isimle bu konuyu açma cesareti gösterdim.

dışardan birilerinin görüp fikir vermesini istiyorum.

özetle 10 yıldır beraber oldugum şuan eşim olan insan ve ailem arasında sıkışıp kaldım diyebilirim.

valla neresinde başlasam konuya bilemiyorum yazıp yazıp siliyorum.
babam vefat ettikten sonra evin erkeği artık sensin deyip tüm sorumlulugu bana yükledi annem. eşimle benim okullarımız bitmişti çalışın para kazanın öyle evlenin dedi eşimde benim ne senden ne annenden bi beklentim yok hemen evlenelim dedi.
annem yanımda yaşayın 1-2 sene para biriktirin madem alt katı yaptırın yanımda aynı yerde kalalım dedi. eşim kabul etti. biz bir süre beraber yaşadık ama annemin odamıza pat diye girmesi olsun eşim mutfakta bişey yaparken sürekli uyarması pazar sabahları evi süpürmesi falan aslında küçük gözüken ama bir süre sonra sinir bozan şeyler yapması sebebiyle biz kendi evimize çıktık.1 seneyi doldurmadan.

babamdan 2 daire 1 dükkan kaldı. hepsi aynı apartmanda. bizim oturdugumuz daire küçük bir kısmı dükkan olan daire,annem ve kardeşiminki büyük.

bütün bunları olayları daha net anlayın diye yazıyorum.
ayrı eve çıktık sanki ama her akşam beraberiz eve çat kapı giriyor kardeşimde annemde. ve tabi ki en sonunda eşim patladı bu böyle olmaz git konuş annenle sen konuşmazsan ben konuşurum gibi.
ve tabi ki eşim dayanmadı gitti söyledi belki yanlış bir uslupla söyledi bilmiyorum ama araları açıldı.bebek olduktan sonra annem eşime çok yardım etti.araları düzeldi bir süreliğine.

sonra bizim bebeğimiz oldu eşim işten çıkıp ben büyütcem dedi. nasıl istiyorsan dedim ama eşim başka biri oldu tanıyamıyordum artık evde annem ve kardeşimin hareketlerini batıyordu ona sanki evdeyken bu süreçte sürekli ona acaba işe mi dönsen diye inceden söyleniyordum. en azından göz görmeyince gönül katlanıyordu diye düşündüm.

çocuk 1 yaşına girince eşim işe girdi. bebeğe annem bakıyordu.eşimde işe döndüğü için mutlu gibiydi. sonra yine sorunlar çıkmaya başladı eşim anneme bebeğe baktıgı için para veriyor faturalarını ödüyor hediyeler alıyor eli benden daha açık.ama bir süre sonra eşim ne zaman evi arasam ali sürekli bizim evde yiyip içiyor girip bi işe çalışmıyor ben onlar benim evimde rahat takılsın diye mi çalışıyorum deyip durdu.

kardeşim okulu bitireli 1 sene oluyor ısrarla işe girmiyor zaten okudugu okul bi boka yaramıyor. gir bir fabrikaya diyoruz onuda yapmıyor mal mal bilgisayar başında takılıyor. annemde üzülüyor ama karım hepimizden çok takmış durumda sürekli faturasını ben ödüyorum yediği ekmeği bile ben alıyorum böyle şey olmaz diyor. ve bunu artık dile getirmekten hiç çekinmiyor.

zorla işe sokamam anneme biz evde yokken eve gelmesin diyemem çaresiz kaldım.
çık işten bu kadar sorun ediyorsan diyorum bu mu bana verdiğin çözüm diyor.
en sonunda işten çıktı. ama şimdide anne her ay gelip farklı bahanelerle para istiyor açık açık para verin demiyor ama bu ay çok sıkıştım bilmem kimin düğünü var onlar size çeyrek taktı vs vs. eşimde fırsatını buldu mu hiç kaçırmıyor hemen benim annem babam hiç gelip dişimi yaptırdım onun düğünü var fatura çok geldi gibi bize ağlamıyor seninki her fırsatta bizi sömürmeye çalışıyor diyo.

dükkanda kiracı vardı çıktı şimdi annem tekrar kiracı bulalım yoksa kirayı sen ver bana diyor.şimdi anneme her ay 300-400 versem beni etkilemez ama eşim delirir evde kardeşin sığır gibi yatıyor annen bize güveniyor sırtımızda bir kamburlar falan diyor.
artık saygısını tamamen yitirmiş durumda.

annemi sevdiğini biliyorum ama kardeşimden dolayı şuan ipleri koparma noktasında.
her masaya oturdugumuzda annem bugün bişe istemese de kavga çıkmasa diye oturuyorum.
eşimden de annemden de soğudum eve gitmek istemiyorum sürekli mesaiye kalıyorum.

anlatacak bir sürü şey var 4-5 yılda yaşanan en kısa hali ile fikir verin bana ben ne yapmalıyım.
eşim işe dönmek istiyorum ama ben çıktıktan sonra kardeşinin aşağı inip kahvaltı yapması benim aldıgım kaşarı haftasonuna kadar bitirmesini istemiyorum diyor.
ister istemez aramızda sürekli sözlü tartışma çıkıyor. artık yediklerini içtiklerine bile takmış durumda.
0
august
(01.08.19)
1- Evinin anahtarı annenle kardeşinde varsa al. Ya da evinin kilidini değiştir. Kendileriyle konuş, böyle bişey olamaz.

2- Annenin konuyu paraya getirmesi olayını annenle yalnız kalıp konuş, yapma de. Bi ihtiyacın olursa beni tek bulup söyle de.

3- mümkünse oradan taşın başka bir eve geç. Annen ve kardeşinle görüşme sıklığını azalt. Sen artık evlisin. Her gün anneni telefonla arayıp konuş, haftada bi ziyarete gidin, imkanlar nispetince ihtiyaçlarını giderin.

4- eşin iyi dayanmış. Kendisine sabrından dolayı teşekkür et.
0
Kahir ekseriyet
(01.08.19)
acilen taşının.
0
orijinal nick bulamadim
(01.08.19)
Başkan senin yapacağın ilk iş o yan gelip yatan kardeşine sert çıkıp işe girmesini sağlamak. Kilit nokta kardeşin gerekirse bağır çağır çalıştır onu o çalışmadığı müddetçe annen sen ile eşine saracak.

Kardeşin işe girdikten sonra evi değiştir bence.
0
slm ben yalnız komando yasin
(01.08.19)
Allah esine sabir versin, arada kalacak bir sey yok sen ailene sinir koyamayan, kendi ailesini kurdugunun idrakinda olamayan bir insansin, esin de iyi dayanmis. Su duyuruyu esin acsa, cok afedersin sigir gibi yatan kardese, ozel hayat nedir bilmeyen saygisiz sinirsiz anneye, kendi ailesine sahip cikamayan kocaya s.tiri cek yazilirdi.
Acilen kendinizi toparlayin, ya kendinizi degistireceksiniz ya esinizi ve kendi kurdugunuz ailenizi kaybedeceksiniz. Ne annenizi ne kardesinizi degistirebilirsiniz, ancak ve sadece kendinizi degistirebilirsiniz. Degistirmezseniz de sonuclarina katlanirsiniz bu kadar.
Annenizin hic mi geliri yok? Ceyrek takacak parasi yoksa takmasa olmuyor mu? Esinizle anlasip aylik 500-1000 neyse bir takviye yapip annenize gerisine karismayin.
Ayrica kadin yine hakli, siz onun ailesinin komsusunun altinini aliyor musunuz? Kendi cocugunuzun rizkini baskasinin dugunune harcamakta sorun gormuyor musunuz? Sizin ailenize saygi duymamasi da normal, kadin hic saygi gormemis ki anneniz kardesiniz ve siz saygi bekliyorsunuz?
Birey olmayi bilemeyen ailelerin sonu boyle oluyor iste, kabile hayati geride kaldi artik. Birey olmak ile bencillik/bireysellik ayni seyler degil bu arada.
0
songforsomeone
(01.08.19)
Kahir ekseriyet cok guzel demis eklenecek hicbir sey birakmamis. +1 diyorum ben de.
0
in vino veritas
(01.08.19)
taşının derim o evden
yeni bir başlangıç iyi gelecektir
0
superb
(01.08.19)
çocuk da varmış ama eğer böyle devam edecekse harbiden eşini kurtarın. çok iyi sabretmiş. bence iyi bile korumuş psikolojisini. eğer kaybetmek istemiyorsan acilen evini taşı, anahtarını da kimseye verme. çocuğa annen bakacaksa gündüz bırakırsın oraya. size gelip bakmasın.

eşin kesinlikle çok sabırlı ve iyi bir insana benziyor. bence kaçırırsan bir daha zor bulursun böylesini.
0
prodeq
(01.08.19)
kahir çok güzel açıklamış, diyecek başka bir şey yok.
0
benaslinda
(01.08.19)
Valla yine bir bayan terörü okuma niyetiyle girdim basliga, fakat muthis bir es secmissin hocam kendine. Kadin cok iyi dayanmis senin aileye. Ne dese hakli.
0
Deathrow
(01.08.19)
Ortada bir sorun yokmuş da eşiniz kendi kendine sorun çıkarıyor gibi "çık işten bu kadar sorun ediyorsan" demişsiniz bir de, kadıncağız gerçekten iyi dayanmış.


songforsomeone +1
Biraz uzağa taşının, evin anahtarını vermeyin, çocuğa bakacaksa çocuğu annenize götürün önerilerinin hepsi çok haklı ayrıca.
0
kobuzchu kiz
(01.08.19)
Eşin haklı. Annen ve kardeşin tarafından açık ve net sömürülüyorsunuz.

Uzak bir yere taşının, yoksa size huzur yok.

Ayrıca artık senin ailen eşin ve çocuğundur. Yukarıda biri demiş, katılıyorum, kendi aileni kurduğunun farkında değilsin.
0
peggy
(01.08.19)
Anneniz ve kardeşiniz haksız, türkiye de anneler böyle. Duracakları yeri bilmezler, çocuklarının yetişkin olduğunu anlayıp sınır çizemezler. Anneniz ve kardeşiniz haksız, çeki düzen vermek de size düşer.
0
doxanikee
(01.08.19)
Hocam ev üstünde ev olmaz, daha kendi başına ayrı eve çıkacak durumun yokken gidip bir de çocuk yapmışsın ne bekliyorsun.

Evin anahtarını annenlerden al, eşin de bakmayı çok istiyosa kendi baksın. Zaten işten de çıkmış en son anladığım durumda. Bir süre bu insanları birbirinden ayrı tut.

Herkesi vıcık vıcık edip sonra da "ay ben dayanamıyorum" demeye hakkın yok. İçini bize dökme eşine&annene dök.
0
lcha
(01.08.19)
Vakit kaybetmeden taşının. Evinizin anahtarı yalnızca eşin ve sende olsun.
0
takıl yani takmıyo belli
(01.08.19)
verilen tavsiyeler gayet açık, bunları uygulayacaksın. ayrıca ''sen ailene sinir koyamayan, kendi ailesini kurdugunun idrakinda olamayan bir insansin, esin de iyi dayanmis.'' +1
0
contraparal
(01.08.19)
Sen karını bu kadar ezerken ailesinden biri kalkıp senin kulağını çekmedi mi ben onu anlamadım. Ya da kız kimsesiz olduğundan çöreklenmişsiniz üstüne. Sen benim ablama bunları yapsaydın o "beğenmiyorsan işten çık" diyen ağzını yüzünü kırıp eline vermiştim.

ya da bu duyuruyu kadın tarafı yazdı erkek ağzıyla, bu da bir ihtimal. ortada çok büyük haksızlık görünüyor ve adam bize soruyor bilemedim.
0
windows95
(01.08.19)
Eşiyle annesi arasında kalan bir erkek olarak (bundan çok daha önemsiz sebeplerle) seni savunmaya gelmiştim ama eşin çok net olarak haklı, kıymetini bil ve onun huzurunu tesis etmeye çalış. Benzer şeyleri ben yaşasaydım olacakları hayal bile edemiyorum.
0
temasettin
(01.08.19)
arkadaşlar sağolun anneme gömmüşsünüz ama babamdan kalan 1100 lira emekli maaşı var o yüzden maddi anlamda yardımda bulunmak zorunda hissediyorum her zaman.
ayrıca taşınma ihtimali mümkün değil annemi yalnız bırakamam babamdan sonra kendisine söz verdim.
kardeşim konusunda kesinlikle haklısınız ama zorla işe gir çalış diyemem koskoca adam.
bizim eve girme kola içme peynir yeme nasıl diyeyim?
evet karımın anlayışlı oldugunun farkındayım ama annem ve kardeşimi silip atamam.
taşınmak çözüm değil annemle bi kaç kez konuştum para konularını o zaman da ben seni ne çilelerle okuttum şimdi verdiğin 3-5 liranın lafını yapıyorsun diyor.
0
🌸august
(01.08.19)
ayrıca şuan eve çat kapı girme evden yukarı yicek taşıma gibi bir durum yok eşim evde oldugu için.
ama eve yemek söylerken bile annemle kardeşime söylemek istediğimde eşim söyleme diyor ola ki annem gelirse o saatte oo bensiz köfte mi yediniz balık mı yediniz diye sitem ediyor.
evet taşınmak en güzel çözüm gibi gelebilir ama şuan için imkansız.
0
🌸august
(01.08.19)
Tüm konularda eşin haklı sen haksızsın. Bir erkek olarak söylüyorum. Asalak bir kardeşin var, çatkapı giren özel hayattan anlamayan bir annen var. Sende karakter olarak zayıf kalmışsın, evini oturtamamışsın. Eşin ne sabırlı mükemmel bir kadınmış.

Asalak kardeşinin sizde ne işi var, kendi evinde takılsın, kov gitsin. Bal gibi de söylenir, kıvırıp durma onu nasıl söylerim, bunu nasıl söylerim diye.

Sen kendi karakterinden soğu. Çapsızsın kardeş biraz.
0
KaraSakall
(01.08.19)
onemli olan senin ve esinin huzuru. zaten annen de bunu diliyordur. bunu saglamak icin ne gerekiyorsa yapacaksiniz. anneniz sizi anlayacaktir.

kardes gecici bir sey, mecbur kaldiginda gider is bulur. bu sorun degil.

karinizin ve toplumumuzu liberal sanan duyurucularin doldurusuna gelip annenize patlamayin lutfen. sakin kalin. iki tarafli dengeyi kurun.
0
Leonardo~Da~Vinci
(01.08.19)
kahir ekseriyet +1

Annen ceyrek takamiyorsa, gram altin taksin, onu da yapamiyorsa 100 lira taksin. Bu dügünde para takma olayi ekmek degil, su degil, elzem bir ihtiyac degil sonucta.

Kardesine de "Burasi market degil, git calis, kazan, istedigini al!" de.

Esinde peygamber sabri varmis.
0
chitosan
(01.08.19)
annem kardeşime karşı daha farklı hisler içinde ben okurken maddi durumumuz iyiydi fakat kardeşim okurken babamın vefatına denk geldi ve düzgün bi okul hayatı olmadı bende yeni evliydim ve kendisine yardımım olmadı.
o yüzden şuan kendimi onlara sorumlu hissediyorum evet bunların hiç biri eşimin kabahti değil ama beni anlaması lazım.

eşim işten çıkmak istemiyordu şuan da çalışmak istiyor evde delirmek üzere ama evi takıntı haline getirdi. evime girmesinler dolabımı açmasınlar diyor.
tuvalet kağıdını bile bizden taşıyorlar diyor.

7000 e yakın gelirim var kira vermiyorum aylık 500 lira yese annem kardeşim ne olacak ?
kadın 3000 alsa benden böyle beklentisi zaten olmaz.
0
🌸august
(01.08.19)
Yuh... eşin ne kadar sabırlı. Sizin acilen mümkünse şehrin taaa diğer ucunda bir eve taşınmanız lazım. Hatta keşke satın alsanız öyle bir ev.
Sonra kimse gelmez bence. Çocuğunuza da baktırmayın sadece arada ziyaret etsin babaannesini.
Anneye maddi yardımı bi düzene oturtun belli miktarı her ay verin ve gerisine karışmayın. Ya da siz evden taşının ki kadın oturduğunuz evi kiraya versin.
Amneme söz verdim diyip ömür boyu bu huzursuzluklarla nasıl yaşayacaksınız? Zaten böyle devam ederseniz ömür boyu sürmez, bi sabah yalnız uyanıverirsiniz.
0
megalomaniac
(01.08.19)
arkadaşlar eşimin haklı oldugunun farkındayım ama bu devirde 1100 lirayla nasıl geçinilir bana bi anlatsanıza? yardım etmeyip ne yapayım ?
0
🌸august
(01.08.19)
kardeşim işe girmiyor diye anneme el uzatmayayım mı çünkü eşimin istediği bu.
0
🌸august
(01.08.19)
şu düzen en aklı başında en yardımsever insanı bile çileden çıkartır. eşinizde de haklı olarak tahammülsüzlük oluşmuş. bir ailenin özel alanına bu kadar müdahale edilmemeli.

olay sizin sergileyeceğiniz güçlü duruşa bağlı tamamen. eşinizden soğumanıza hiç gerek yok. yapmanız gerekenleri arkadaşlar da özetlemiş zaten.

edit: sorun yardım etmenizde değil, sorun bunu düzensiz yapmanızda. kadının burnuna kadar sokmanıza gerek yok yardım etmek için anne ve kardeşinizi.
0
muslugubozukhayrat
(01.08.19)
Annenize yardım etmenin yolu iç içe yaşayıp akrabanın çocuğuna altın almasına yardım etmek değil ki.

Ev annenizin zaten, faturalarını, aylık yemek masrafını hesaplayın, sıkışmayacağı bir miktarı düzenli verin annenize ama kardeşiniz çalışmayıp, gelip sizin evinizde kendi evi gibi yiyip içip yatarsa tabii ki sinir bozar. Siz fiziksel olarak uzaklaşmalısınız, kardeşiniz de iş bulmak için ciddi çabalamalı artık.

Ayrıca eşinizin haklı olduğunu söyleyip durumu düzeltmeniz için öneri veren herkese "ama..." diye başlayıp yine annenizi ve kardeşinizi savunacaksanız bizden ne bekliyorsunuz? Fikir verin deyip fikrimizle kavga ediyorsunuz :/
0
kobuzchu kiz
(01.08.19)
Kahir ekseriyet +1

rica ediyorum karına bu akşam eve giderken bu kadar büyük sabrı için bizim adımıza da bi hediye al ya da ben bi orkide göndereyim. karın seni gerçekten seviyor. çünkü bütün bu anlattıklarında karın aşşıııırrııı haklı.
taşının.
ailenin huzur ve mutluluğu için (eşin ve bebeğinden oluşan) annen ve kardeşinle görüşmeleriniz azaltmalısın.
kaç yaşındasın bilmiyorum ama lütfen sen de bu olumsuzlukları görebiliyorken anneni ve kardeşini kayırmaktan vazgeç yoksa elinde olan seni seven bir eşi ve bebeği de kaybedeceksin.
0
dedim ben sana
(01.08.19)
eşin çok haklı. senin anneni ve kardeşini düşündüğün kadar kardeşinin de annesini ve kendisini düşünmesi gerekir. Kardeşin bile olsa bir yere kadar yardım edebilirsin. Eşin çocuğunu bırakıp çalışırken kazandığı paranın tabi ki de evde boş boş oturan insanlar tarafından yenmesini istemez. Kardeşini alıp karşına düzgün bir şekilde konuş bence. Gerekirse annen ile ayrı konuş bu konuyu.
0
ladybird
(01.08.19)
yardımcı olmak, destek olmak farklı kendine aldığın özenip seçtiğin şeyin eve geldiğinde dolapta olmaması ve bunun tekrarlanması farklı şeyler.
Kadının ailesinin sizden yardım istemediği konusu geçmiş aranızda, bu konuda yardım konusunu açığa kavuşturmanız eşinizle konuşmanız gerekir. Haklısınız 1.100 tl ile geçinilmez. Eşinizle konuşup iki ailenin maddi durumlarının farklı olduğunu ve sizin ailenizin desteğe ihtiyacı olduğunu söyleyip nakdi yardım yapmayı istediğinizi, bunun haricinde evden erzak vb bir çıkış olmayacağını anlatırsanız anlayacağına inanıyorum. Sonuçta bu kadar şeye katlanan kadın gayet de mantıklı olan bu çözüme laf etmez hatta bence sevinir. Taşının ayrıca desteği sadece aylık belli bir tutar nakdi destek olarak kısıtlayın, bu kararı da eşinizden habersiz almayın. Yeni anahtar kimsede olmasın.
0
okumayi sevmeyen okur
(01.08.19)
herkes söylenmesi gereken şeyleri halihazırda söylemiş, tekrar etmeyeceğim o yüzden.

ancak şunu belirtmeden geçemedim, tüm olay aslında sizin basiretsizliğinizden kaynaklanıyor ve bir de bunun üzerine "eşimden de annemden de soğudum eve gitmek istemiyorum sürekli mesaiye kalıyorum" cümlesini zikrediyorsunuz.

hem süreci yönetmekten aciz olup hem de kendi davranışlarınızla oluşturduğunuz durumdan kaçmaya çalışmanız, duble falso. eşiniz bu yönden de iyi sabrediyor; benim bir kadın olarak kesinlikle tahammül edemeyeceğim bir davranış biçimidir bu. eşin ailesiyle olumsuzluklar yaşanması bir yana, problem çözme yoksunluğu ve bunun üzerine sorundan kaçmaya çalışarak hayatını idame ettirmeye çalışan insandan net bir şekilde soğurum.

umarım değiştirmeniz gereken davranış biçiminiz hakkında biraz fikriniz olmuştur verilen cevaplar ışığında.
0
brena
(01.08.19)
august kardes, sen ailene yardim etmekle aileni kendi ailenin onune koyup, tum sinirlari alt ust etmenin farkini anlayamiyorsun. kimse sana anneni at bir koseye bir daha da gorme demiyor. bunun bir yolu yordami vardir.
tuvalet kagidina kadar kadinin evini 'elleyebilen' bir insana esin neden anlayis gostersin bana bir soyler misin? kadinin evini anahtarla aciyorlar giriyorlar, olayin b.ku cikmis hala bana anlayis gostermesi lazim diyor. hadi siz ailenizden ayri bir birey olamamissiniz, ya onun sinirlari? ya onun ozel hayati?
bunu anlayamiyorsaniz profesyonel yardim alin. esinizi karsiniza alip konusun, bir miktar belirleyin, her ay hesaplarina gonderin onun disinda evinize girip cikmalari, kadinin ev duzenine karismalari falan kabul edilebilir seyler degil. boyle bir sacmaliga da kimsenin anlayis gostermesini bekleyemezsiniz.

bu arada son olarak, bu olayda siz magdur falan degilsiniz, onu da soyleyim, hic kendinizi magdur pozisyonuna falan sokmayin. siz kendi basiretsizliginizin sonuclarini yasiyorsunuz.
0
songforsomeone
(01.08.19)
babandan 2 daire 1 dukkan kalmis. ekstra bir de emekli maasi 1100 var.

geliri gayet de 1100den daha fazla.


sen annen ve kardesine gerekli siniri koyamadigin icin yillarin getirdigi bir sinir var ortada. sen annene sakiz alsan sinirlenir karin. cunku bikmis.

annen kira vermiyor. faturalari 300 marketi pazari 600 tutar.

2 dukkan yahu onlardan gelen kirayla mis gibi de yasar. annene kiraci bulmada yardim et intetnete koy emlakcilara ver. o kardesin ne ise yariyor o yapsin bu isleri.

annen cok yuzsuz. benim babam ben 12 yasimdayken vefat etti. ben unvyi bitirdim ise girdim. maasim yeterli degildi annemden hala yardim aliyodum. buna ragmen bi gun geldi snnem benden para istedi ve kadin bunun icin agladi agladi. kizimdan para istiyorum diye icerledi kadin. ki o bana hala para veriyor zaten. sizin annenizin dedigine bak ben seni okuttum yedirdim bana 3 5 veriyon...

hicbir sekilde annen ve kardesin sizin evinize cat kapi giremez. her hafta da gorusulmez. 1 haftasonunu esinin ailesine 1 haftasonunu annenize 1 hafta kendi cekirdek ailenize ayirin.


senin onceligin karin ve cocugun. once onlara karsi sorumluluk hisset. once onlari mutlu et.


annen dugunlerde altin takmak zorunda degil. taki takmak zorunda degil. elalemin dugunune takacagi altini siz odememelisiniz. ne alaka ya ne alaka? komsulara verecek 300 500 liran varsa onu biriktir de cocuguna yatirim yap.


annen yemegini alamaz kirasini odryemez yardim edersin tabii. ama ortada boyle bir durum yok.


siz annenize acidiginiz icin bole yapiyorsunuz. o da bakti sizin kiyamadiginizi anladi sizi somuruyor.

annenize acimayi birakin. durumu dogru gozlemleyip degerlendirin.


kardesinize de 5 kurus vermeyin. gitsin ise girsin.


ne demek baban oldu ve sen sorumlusun simdi? annen seni bu sebeple mi dogurdu? cocuklari onlara baksin diye doguran ailelerden ne hayir gelir ki zaten...


git karinin gonlunu al, cicek al vs. komsunun dugunune verdigin 500 lirayla karina bir hediye al da onu mutlu et.
0
batlegolas
(01.08.19)
iyi de, esiniz annene bes kurus vermeyeceksin demiyor anladigim kadariyla. sinirlarin cizilmesini istiyor. hayatinizin tam orta yerinde olmasinlar, sizi somurmesinler istiyor. annenizi dusunmeniz gayet guzel bir davranis bu arada. sizi yetistiren kisiye elbette sorumluluk hissedecksiniz. ama yontemde sikinti var. kardese peynir yeme denmez. buna da katiliyorum.

ilk is ev tasinacak. soz verdim kismini bos verin artik. eli ayagi tutuyor annenizin sonucta. kardesiniz de yaninda. hic gormeyin de demiyoruz. ama evler uzaklassin. sizin daireye kiraci bulun, kirayi anneniz alsin. esiniz ise girsin, sabahlari cocugu annenize biraksin, aksam alip eve gelsin.
ya da cocuk bakiyor diye para verecekseniz kirayi siz alin annenize vermek yerine. ama anneye verilecek para belli olsun. siz de bir borca falan girin. anneniz sizden ekstra isteyemesin. kardesiniz dukkani alsin, is kursun orda, bir seyler satsin.
0
jimicik
(01.08.19)
sen annene ve kardeşine yine destek ol ama uzaktan destek ol. böyle kıç kıça olmaz.
annen sana yüklediği sorumluluğu senden alıp kardeşine yüklemeli.
kısacası sen eşine, kardeşin annene karşı sorumlu olmalı.
0
dafuq
(01.08.19)
Tavsiyelere verdiğin yanıtlardan tüm bu anormallikleri normalize etmeye çalıştığın anlaşılıyor, öncelikle bu kafadan çıkmalısın. Ailenin içinde bulunduğu maddi durum dolayısıyla yardımcı olabilirsin tabi ki, eşin de geçmişte senden daha fazla yapmış zaten, sorun olacağını sanmıyorum. Sorun ailenin vurdumduymazlığı. Sen olması gerektiği gibi onlarla konuşup çözüm bulmak yerine eşinin bu anormal durumu kabullenmesini ve anlayış göstermesini bekliyorsun. 'Nasıl söylerim' dediğin şeylerin hepsi gayet de söylenebilir şeyler ve ailenin geleceğini düşünüyorsan söylemek zorundasın.
0
temasettin
(01.08.19)
ben okurken tiksindim bu ne ya. kardeşinizi üstünüze geçirin bari. annenizin maddi durumu kötüyse dairelerden birini veya dükkanı satabilir. babanıza söz vermişsiniz eyvallah da o zaman eşinizi boşayın madem, annenizle yaşayın. ayıp ya. utandım sizin adınıza. eşinizde çok iyi sabır varmış maşallah
0
burya
(01.08.19)
Hocam altta verilen cevaplara verdiğin cevapları okudum. Valla karın çok sabırlıymış, başkası olsa çoktan kildii değiştirip kapıda bırakmıştı annenle kardeşini.

"bizim eve girme kola içme peynir yeme nasıl diyeyim?" sen bunu diyemiyorsan zaten bu işin sonu boşanmak olur. Sen de ananın evine taşınır kardeşinle birlikte 7000 maaşını bir güzel yersiniz.

Ya aklını başına toplar ve birey olursun ya da boşanırsın. Seçim senin.
0
lcha
(01.08.19)
ay bir de valla eklemek istiyorum "ama annemin odamıza pat diye girmesi olsun eşim mutfakta bişey yaparken sürekli uyarması pazar sabahları evi süpürmesi falan aslında küçük gözüken ama bir süre sonra sinir bozan şeyler yapması"

bu sana kucuk gozukuyorsa bosan, annenle yasa kardes. allah esine sabir falan vermesin, insallah kendinde cekip gidecek gucu bulur.
0
songforsomeone
(01.08.19)
yukarıdaki herkes +1 öncelikle, eşinde gerçekten peygamber sabrı varmış.

eşin artık yaşadığı hiçbir şeyi tolere edebilecek durumda değil, bence bunu gerçekten anlaman lazım. şu an en öncelikli şey senin bunu gerçekten idrak etmen. senelerdir zaten birsürü hadsizlikle uğraşmış, düzelir geçer diye sabretmiş. kardeşin bir işe girer çalışır ve sizin sırtınızdan bir nebze iner diye beklemiş kadıncağız. senin ailene yaptığın yardım falan değil derdi, geçinebilen herkes zaten ihtiyacı varsa anasına babasına destek olur. kadın şu an mental olarak bitmiş durumda, ekmeğinde peynirinde değil yıllardır evlisiniz, bunu göremiyor musunuz?

siz eğer anahtarı değiştirip ailenize dönüp kusura bakmayın diyemeyecek kadar basiretsizseniz o evden çıkacaksınız, bunun lamı cimi yok. anahtarı değiştirdiğiniz anda zaten kardeşiniz de anneniz de kafaları azıcık çalışıyorsa durumu anlayacak, sizin evinizde yaşama konusunda bir adım geri atacaklardır. atmazlarsa da artık evinizi değiştireceksiniz, üzerinizdeki anneme kardeşime kol kanat germeliyim sorumluluğunu biraz atmanız ve sorunlara çözüm odaklı yaklaşmanız gerekiyor. yarın öbür gün sizin başınıza bir şey gelse size kim kol kanat gerecek?
0
evde liyakat kalmamis
(01.08.19)
Dostum, eşin çok iyi aman kıymetini bil.
Eşiniz kendi evi, mutfağı, dolabı olsun sürekli birileri bunları kurcalamasın istiyor esasen. Asıl sıkıntısı bu.

Benzer şeyi bende yaşadım, yalnız annem mecburen bizimle yaşıyordu, 3 katlı müstakil ev tutup en alt katı ona ev yapmıştık ama mutfak vs ortak olunca çat kapı olaylarından vs rahatsızlık oluyordu. Şimdi yine müstakil ama alt-üst tamamen iki daire gibi eve taşındık, mutfak dolap vs ayrı oldu. Alışverişimizi bile birlikte yapıp anneminkiler bizimkiler diye ayırıyoruz. Sınırlar belli olunca onun kendi yaşam alanı bizim kendi yaşam alanımız olunca sorunlarımız inanılmaz birşekilde çözüldü, şimdi eşim sürekli iyiki bu eve geçtik çok mutluyum diyor. Alışveriş vs konularında ise kendi diyor annemin şuyu azalmış alalım vs. Ama eskiden atıyorum bir yemek yapılacak o anda dolap açılıyor ve ee tereyağı vardı bitmiş nasıl olur diye söylendiği oluyordu.

Sizin durumunuzda normalleştirmeye çalışmayın, ev ve dükkan vs var aylık geliri 1.100 TL olmamalı gibi sanki burası bir net değil. 1.100 TL bile olsa sınırları çizin eşinizle konuşun belli bir miktar destek olun düzenli olarak, bunu eşinizde sorun etmez. Ama sizin evinize mevcut durumda olduğu gibi öyle çat girmeyecekler.

Anahtar onlarda olmayacak, siz haftanın birkaç günü yarım saat gider oturur, arada bir hafta sonu birşeyler yapabilirsiniz. Siz evde yokken kardeşinizin sizin evde işi ne, annenizin evi yok mu? Orada neden vakit geçirmiyor. Anahtarı alın anneniz ve kardeşiniz ile de bunu açık açık konuşun, ortada çoğunuz var. Annenize de açık açık söyleyin, benim aile huzurum evliliğim tehlikeye girecek, bu duruma bir çözüm bulmamız lazım. Bunu bulduk. Bundan sonra böyle.
0
FAtE
(01.08.19)
kahir ekseriyet + 1.

uzerine yapacagim oneriler:

1) ayri eve kiraya cikin. annenin evinden uzak olsun. cok asiri uzak olmasina gerek yok, ama arada en az 15 dakika yurume mesafesi olsun. babandan kalan evler ve dukkan tamamen annene kalsin. ister kiraya versin, ister bos biraksin. hem sorumlulugu, hem gideri hem geliri annenin uzerine olsun. kiracilarin kirasini aksatabilecegini, evlerin ve dukkanin bos kalabilecegini, masraf cikartabilecegini ongorerek kendi maddi duzenini kursun. bu durumlarda da ona yardim etmeyeceginizi soyleyin. yoksa ilk aksilikte tum duzen bozulur.
2) kardesinin sorumlulugunu kendi uzerine almayacagini kabul et ve ona gore hareket et. kardesin yetiskin bir insan gibi davranmayi ogrensin,
3) cocugunuza ister annen baksin, ister bakici tutun. annen bakacaksa, aylik belirli bir miktar da annene verin.
4) bu duzeni kurduktan sonra, cok acil bir durum olmadikca annene maddi yardimda bulunma ve bu kararini kendisine anlat.
5) daha once onlarca kez yazilmis lakin, asla ve asla kiraya ciktiginiz evin anahtarini annene ve kardesine verme. esin senin aileni her gun gormek zorunda degil. eger cocuga annen bakacaksa, cocugu her sabah annenin evine birakip, geri annenin evinden almak senin gorevin olsun.
0
saygilarefendim
(01.08.19)
duyuruyu okurken kahroldum, kendini savunmanı görünce kanım çekildi.

konuyu çarpıtıyorsun. kimse sana anneni ve kardeşini yüzüstü bırak demiyor. önce kendi ailene, eşine ve çocuğuna sahip çıkacaksın. eşin seninle evlendi. annene ve kardeşine hizmetçilik edip onları beslemek zorunda değil, hele ki kendi evladı varken.

kendi hayatını kuracaksın, annene ve kardeşine de maddi olarak destek olabilirsin dışarıdan. ihtiyaçları ölçüsünde para verirsin kendi aileni zor duruma düşürmeden. ara sıra ziyaretlerine gidersin, oturup çaylarını içersiniz, bir günü birlikte geçirirsiniz ve sonra herkes evine döner.

"babama söz verdim" diye bir şey yok abi, aileyle ilgilenmenin tek yolu onlarla aynı çatı altında yaşamak değil. öyle yapacaksan evlenmeseydin. kimse sana avustralya'ya taşın demiyor ya da evlenip başka yere taşınanlar annelerini ihmal etmiyor.

1100 lira geliri var, dükkanınız var, ne maddi açıdan zor durumda olması allasen? hayır gerçekten zor durumdaysa da eşinle konuşursunuz, anlaşırsınız, atıyorum aylık 500 lira ailene gönderirsin kendi maaşından. kadın yıllardır her türlü terbiyesizliğe maruz kaldığı halde ses etmemiş, "anneme para göndereceğim" demene mi kızacak sence?

yani kusura bakma ama karakterli durman lazım, yaptığın inanılmaz çirkin ve saygısızca. sen evli adamsın, babasın. eşine ve çocuğunu buna mı layık görüyorsun? gözlerime inanamıyorum aq.
0
der meister
(01.08.19)
- o evden çık.
- dükkanın ve çıktığın dairenin kirasını annen ve kardeşine bırak. başka para verme.
- farklı bir semte taşın. mümkünse senin ya da eşinin işine yakın, annenin toplu taşımayla kolay kolay gelemeyeceği bir semte.
- ayda yılda bir ziyarete gidin yeter.
0
sinek kral
(01.08.19)
Çok sinirlendim size ya, kardeşiniz için zorla işe sokamam deyip eşinize çık işten bu kadar sorun ediyorsan demişsiniz, pes. Bu sınır bilmez anne ve kardeşinize karşı "ama ama nasıl derim" kafasıyla giderseniz sizden maalesef bir yol olmaz. Ayrıca tarafların arasında kalmamışsınız ki siz? Eşinizden taraf bir tavır göremedim. Herkes +1.
0
saveur
(01.08.19)
Kendimi eşinin yerine koyunca yazının sonuna kadar cinnetin eşiğine geldim. Kadın nasıl dayandı bu kadar şeye, bir de soğudum yazmışsın, ayıp ya. Kadının senden soğuyup bırakıp gitmediğine dua et bence.

Kardeşime biz yokken gelme diyemem yazmışsın, neden diyemiyormuşsun? At kadar adamın başka birinin evinde aksama kadar yiyip içip yatması normal mi? Ayrıca bunun temiliği bilmem nesi var. Belki kardeşin, eşine yeterince titiz gelmiyordur, sürekli onun ellediği, istediği gibi kullandığı şeyleri kullanmayı midesi almıyordur. Ben olsam tiksinirim çünkü. Ayrıca eşin el kadar bebeğine hasret çalışacak, kardeşin yatacak! Annen 1100 lira alıyor o da çalışınca eve kira vermediklerini de hasaplarsak mükemmel geçinirler. Sen millete küçük altın takmak zorunda değilsin, bu geçinmeye girmiyor.

Neyse valla bana ne oluyorsa ben aşırı sinirleniyorum böyle insanlara.

Çözüm olarak başka yere taşın, gelirim 7 bin yazmışsın yetwr de artar. ailenle eşini daha az görüştür. Annene ve kardeşine para verme gerçekten ihtiyaçları olmadığı sürece. Çünkü kardeşinin hayatın böyle bir şey olmadığını anlaması lazım. Annen de sizin evi kiraya verirse para konusu çözülür herkes kendi gelirini bilir.

Eşine de bu kadar şeye katlandığı için artık hediyeler mi alırsın, tatile mi görürürsün, iltifatlar mı edersin... bilmiyorum ama o kadın çok güzel şeyleri haketmiş, sabırlı insanmış.


Bir de şeyi eklemek istiyorum: annenin odanıza pat diye girmesi küçük gözüken bir şey değil. Baya büyük bir şey. Karın mutlaftayken kötü davranması da öyle. Bunlar sana küçük görünüyorsa da zaten sorun var. Karın bunlara bas bas bağırıp kavga etmediyse safi bir melek olduğu için.
0
Mossy
(01.08.19)
arkadaşlar teşekkür ediyorum yazdığınız bir çok şeyin bende farkındayım zaten benim tek sorunum ne zaman anneme bu konularda konuşsam sürekli ama ben senin için öyle yaptım böyle yaptım diye lafı ağzıma tıkması.

dükkanı kiraya verdiricem ve ama evden çıkamam bu onu kahreder.
anahtarı da artık eve girmiyorlar ama yine de isteyeceğim büyük ihtimalle eşimle tekrar arası açılacak.
kardeşimi dövsemde sövsem de istemediği sürece zorla işe sokamam ne yazıkki kendisi tembel sürekli yatan biri.
karımın kıymetini biliyorum aq bana sürekli karın iyi dayanmış deyip durmayın.
yaşananlar onu farklı biri yaptı değişti o yüzden soğudum eve gitmek istemiyorum eskiden beni gülerek karşılardı şimdi ölü gibi.
herkese teşekkür ediyorum. bu aksam düzgün bir konuşma yapacağım inşallah.
0
🌸august
(01.08.19)
August kardeş, sen o evden taşınmazsan ya bu evlilik uzun sürmez ya da hep bu şekilde yarak gibi yaşarsın (ki evliliğin sürmemesinden daha kötübu opsiyon).

Olayın temelinin para olduğunu da hiç sanmıyorum, eşin resmen kendi evinde özel alanı olmadığını hissediyor ve bu sinirlerine dokunuyor, bu da artık her alanda kendini göstermeye başlamış.
0
noluyo yaa
(01.08.19)
Evden çıkman anneni kahır falan etmez. Bu kadar abartmasın, sen de abartma. Her normal evlenen insan gibi başka bir yerde yaşayacaksın. Annen kahroluyorsa karın kahrolmuş zaten olacağı kadar. Kadın kapıyı ölü gibi açıyor diyorsun kendi ağzınla, bu kadın daha ne kadar kahrolabilir? Valla anormal.
0
Mossy
(01.08.19)
Anneniz kardeşiniz okurken de aynı şekilde kendi deyimiyle fedakarlık etmemiş mi? Kira vermeden, emekli maaşı + 2 dükkan kirası ile geçinemiyorlarsa diyecek birsey bulamıyorum gerçekten, sizin çekirdek aileniz neden maddi olarak da destekliyor bu ikiliyi hiç anlamadım. Maddi olarak kardeşinizden elinizi çekin bakalım biraz, ha yok o bizim ikinci çocuğumuz diyorsanız o başka.
0
saveur
(01.08.19)
Öncelikle benzer durumlar yaşadığım için eşinizi daha iyi anladım ve onun adına çok üzüldüm. Bakın burada maddiyattan öteye geçen bir sınır ihlali durumu var. İhlal olan yerde öfke başlar. Öfke de öylesine yıkıcı ve bulaşıcı bir duygudur ki kendi çekirdek ailenize sirayet ederse, özellikle de bu çocuğunuzun gelişim dönemine rastlarsa çok tatsız sonuçlar doğurabilir. Benzer şeyleri yaşadım ve ne kadar sinir bozucu olduğunu tahmin edebiliyorum. Benim de karıştırılan iç çamaşırı çekmecelerim, illa yıkanan donlarım, eve gelen sucuya, market çırağına göz banyosu yaptıracak şekilde asılan iç çamaşırlarım karşısında her gün ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Ya da evdeki çay, kahveyi saydığım söylenerek başucuma para konarak trajik şekilde terk edilen evimi... Veya nişanımdan hemen sonra gelip oğlunun ne kadar kötü bir insan olduğunu anlatıp annemi hastanelik etmesini ki eşimin hala bu kısımdan haberi yoktur. Kısacası lütfen en kısa sürede bir çözüm bulun. Rafa kaldırdığınız çekirdek aileniz kırmızı alarm veriyor, bunu mesaiye kalıp sorundan uzaklaşarak çözemezsiniz. Bence annenize limiti olan bir kredi kartı verin ve bundan başka yardımda bulunmayın. Bu miktar içinde yapacağı harcamaları kendisi tayin etsin. İstiyorsa kardeşinizi de buradan geçindirsin. Eşinizin ve çocuğunuzun sınırlarını koruyun, doğru konumlanın. Umarım bir an evvel çözülür...
0
gergedan
(01.08.19)
eşim anneme bebeğe baktıgı için para veriyor
ooohaaa
0
dedim dedim de kime dedim
(01.08.19)
Kadının asıl problem ettiği şey maddiyat, kaşar peyniri vs değil aslında. Özel hayatı yok, mahremi kalmamış. İnan karın şu an çok kötü bir psikoloji içinde, yazık lan kadına.

Kadın belki seks hayatınız için bazı fantezi kıyafetleri alacak? Ama korkudan, görülürse rezil olurum utancından alamıyor. Belki sabah kahvaltısını geceden kalan sevişmenin yorgunluğuyla kocasının gömleğini üstüne takıp donla yapmak istiyor?

Acilen uzak bir yere kiraya çıkın, ev ve dükkanın kiraya verilmesini sağlayıp kira gelirini ananıza bırakın.

Kaldı ki kira ödemeyen yaşlı bir kadına 1100 TL hayli hayli yeter, siz üstüne iki tane kira geliri bırakacaksınız.

Karınızın ruh sağlığı, çocuğunuzun psikolojisi ve kendi mutluluğunuz için satırı vurmaktanbaşka çareniz yok.

Satırı vurun ve kangren olan bu kolu kesin.
0
John Bloor
(01.08.19)
öncelikle: eksiduyuru'yu gelişmelerden (ne yaptın ne oldu ne bitti) haberdar etmezsen yazıklar olsun sana NET, bu kadar kişi alaka gosterdi yanıt verdi, sonunu da getirmelisin!

cevaben, bebeğin büyür de şu durumlar hakkında senin için sizin için neler düşünür ben sana şimdiden söyleyeyim (büyüdüğüm aile ortamı birebir aynı olmasa da benzer yanları çok)
" sana yazıklar olsun baba! senin bu tutumun başta annemi, sonra seni, sonra da beni içten içe mahfetti yıllarca. sayende bir dünya insanı olmak, fikri hür vicdanı hür birey olmak nedir hiçbir zaman tam manasıyla bilemeyeceğim. dahası beni de kendin gibi yapmış olmandan korkuyorum: bağımlı bir kişilik. ancak bu öyle bir bağımlılık ki; senin gibi aileye olan zaaflar olacağı gibi kötü alışkanlıklara yanlış insan ilişkilerine karşı da olabilir. teşekkürler!"

bu kadar. otuzuna kadar baba evinde yaşayıp evlendirildikten sonra altlı ustlu yaşamaya devam eden bir babaya sahip olarak, neler gördüm ne tatsız anlara çocuk halim ile tanıklık ettim bilir misin bilemem... hadi şimdi yemedim-yedirdim-anaya da, tipik-mirasyedi-kardeşe de yol ver. evet.
0
nickimi verin bana
(01.08.19)
Ayh açıklamaları okuyunca iyice daraldım, fenalaştım.

Ben seni ne çilelerle okuttum, şimdi 3-5in lafını yapıyorsun ne demek ya. Valla çocuğunu karşılık bekleyerek bakan büyüten insanları anlamıyorum ve hiçbir zaman anlamayacağım.

3-5in lafı dediği aslında torunun rızkı hem de. Senin de çocuğun var.
Canı istemediği için çalışmayan bir adamı doyurmak zorunda değilsin.

1100 TL + dükkan kirası ile yalnız yaşayan ve kira vermeyen bir kadın gayet de geçinir ayrıca.

Cevaplarına da bakılırsa güzel manipüle ediliyorsun. O evden taşınmazsan sonunuz boşanma. Olan çocuğunuza olacak.

Kendi anamın kıymetini anladım, canım anam.
0
peggy
(01.08.19)
savunmanı da okudum, hala sen haksızsın Mahmut
"napıyım aq" demişsin ben sana sorayım karın napsın "aq"
aklından ne geçiyor bunu derken, el kızı benim annemi neden çeksin kardeşimi neden çeksin diye hiç mi düşünmüyorsun birader. senin gibisinin evlilik neyine.

burada normalde her konuda kadar sayısız farklı fikir çıkar, burada ise herkes birleşmiş sana tek ağızdan aynı şeyi söylüyor sen hala çekmek zorundayım diyorsun. tekrar soruyorum, karın çekmek zorunda mı bunu? yok mu bu kadının kimsesi yahu? onu da mı senin annen yetiştirdi?

sen ne onu ne bu kadar insanın dediğini anlamıyorsun. çok ciddiyim boşan. senden ne koca ne de baba olur. otur annenle kardeşinle. kimsenin de günahına girme bir daha.
0
windows95
(01.08.19)
herkes yazmış ama eşiniz haklı. kadın kendi evinde rahat etmek istiyor.sizin eviniz bütün ailenin paylaştığı oturma odası gibi olmuş. ailenizin kişisel alanı kalmamış. benim de erkek kardeşim evli ve bırakın yatak odasına dalmayı dolabından habersiz su bardağı almıyorum. herkesin evi, düzeni kendine. ayrıca eşiniz,yetişkin kardeşiniz işe girmek zorunda kalmadan yaşayabilsin diye bebeğinizi bırakıp işe gidiyor. kolay sindirilebilecek bir durum değil. anneniz bahsettiğiniz maddi duruma göre de muhtaç durumda değil. anneniz hem kendini hem de kardeşinizi geçindirdiği için sıkıntı çekiyor olabilir en fazla. eşinizin işini vs bahane edip bir an önce başka eve çıkmanız en iyisi olur.bulunduğunuz daireyi de kiraya verirsiniz. şu an kira vermiyoruz diyorsunuz ama anne ve kardeşe yapılan harcamalar kira kadar ediyordur. ane ve kardeş muhtaç durumda olsa tabii ki destek olun ama kendi kendilerine yetebilecek gibi duruyorlar. çocuğunuza huzurlu bir yuva sunabilmek için aksiyon alırsanız iyi olacak gibi.
0
boyalı kuş
(01.08.19)
kendine bir comfort zone oluşturmuşsun. burası senin için ideal ortam ama eşin için kara zindan haline gelmiş. bu kadın seni aldatsa bile suçlayamam. yuvasında huzur bulamıyor çünkü. anneni ve kardeşini karşına alıp özel hayatının kalmadığını, yuvanın dağılma noktasına geldiğini söylemen lazım.

2 kira ve kardeşinin alacağı maaşla rahat rahat geçinecekler ama önce kardeşine çalışmak için bir sebep vermelisin. bu da evi terk etmen, senin ensende pişen bozanın bundan sonra kardeşinin ensesinde pişmeye başlaması anlamına geliyor.
0
sinek kral
(02.08.19)
tüm duyuru ortak cevap vermiş tek noktada buluşmuş ancak siz ikna olmuyorsunuz. Bu kafa ile evliliğinizi bitirirsiniz, böyle giderse eşiniz ayrılmak isteyecek.
0
damla sakızlı dondurma
(02.08.19)
bu kadar kişi yanılıyor olamaz tabi size karımı haklı bulmuyorum da demedim hiç bir zaman.
dün eşimle konuştum hazır ev fiyatları düşmüşken ev alalım yine buralarda daha büyük bir ev alıp taşınalım burasını da kiraya verelim dedim çok sevindi kirasını almamıza gerek yok annene bırak dedi ki ben onu da yapmayacağım.
ev alıp şimdi oturdugumun kirası ile kredi ödeyeceğim.
annemlere her ay 500 lira para veririz başka bir yardımımız olmaz bundan sonra söz veriyorum dedim.
eşim sıkıntısının para olmadığını ama konuşmak dahi istemediğini eğer sözlerimde ciddiysem bir an önce ev bulup çıkmamızı istedi.

annemi çağırıp ona da krediler düştü bir daha bu fırsat elime geçmez daha büyük bir daire alacağım burasını da kiraya vereceğim dedim beklediğim şekilde aman oğlum gitme aldıgın evi kiraya ver dedi ben de hayır kararlıyım eski ev istemiyorum daha fazla dedim ağladı torunundan nasıl ayrı kalacakmış vs. bir sürü şey söyledi.
eşim yakınlarda ev bakcaz hergün görüşürüz üzülme diye yine annemi teselli etti ama annem en son bana yine tavırlı ve kızgın şekilde gitti kendi evine.

durum bu.
acil şekilde arabayı satıp evi kiraya verip oturabilcek bir ev almam lazım.ve tabi zamanla hem eşimle hemde annemle aramı düzeltmem.

herkese tek tek teşekkür ediyorum.kim oldugumu bilseniz şaşırsınız aslında ama böylesi daha doğru oldu.
0
🌸august
(02.08.19)
Herkesin tahmin ettiği gibi eşinizin derdi para değil, ev huzuru öyle görünüyor. Yakın bile olsa yeni bir ev, kendi evinizin size ait olması, eşinizin kendi ortamının olması, çat kapı olayının olmaması emin olun eşinizin ve sizin huzurunuzu inanılmaz bir şekilde düzeltecektir. Annenizle de ne sizin ne eşinizin arası bozulmaz, bir süre sonra göreceksiniz daha bile iyi olacaktır. Az az görüşülünce birbirlerine batma durumu olmaz. Gerekirse para yardımı da aynı şekilde.

Siz aynen hemen bir ev bulup bir şekilde taşının, gerisi yoluna girecektir.
0
FAtE
(02.08.19)
Adım attığınız için tebrikler <3
Bundan sonra geri adım atmayın, anneniz üzülse küsse de alışır, eviniz daha huzurlu olduğu için anneniz ve eşiniz bir aradayken de her şey daha güzel olur eminim. Mutluluklar. (Gelişmelerden bizi haberdar edin, çok ilgilendik meseleyle!)
0
kobuzchu kiz
(02.08.19)
Bravo sağlam bir adım olmuş. Tek bir hatırlatma, en başında taşınma temizlik aşaması ve öncesinde dahi anahtar verme kimseye.
0
okumayi sevmeyen okur
(02.08.19)
(7)

Minnacık çeviri

neverletyougodown
Kafam durdu ya. Maç öncesi bir futbolcu hakkında konuşuluyor, eski sakatlığı vs varmış sanırım. "There are no concerns that he will not be available for the game"1. hiç bir şüphe, concerns yok, he will not be available (oynamayacak)2. hazır olmayacağına dair hiç bir şüphe, concern yok. (oynayacak)
Kafam durdu ya. Maç öncesi bir futbolcu hakkında konuşuluyor, eski sakatlığı vs varmış sanırım. "There are no concerns that he will not be available for the game"

1. hiç bir şüphe, concerns yok, he will not be available (oynamayacak)

2. hazır olmayacağına dair hiç bir şüphe, concern yok. (oynayacak)
0
neverletyougodown
(31.07.19)
1
0
sameidiot solo
(31.07.19)
there is no doubt*

"concern" bu şekilde bir ifadeye uyumlu değil.
0
Psycho Mantis
(31.07.19)
2.

maça hazır olmayacağına dair bir endişe yok. sakat ve oynayamayacak olsa "there are no concerns" demezlerdi, ifade olarak saçma oluyor. "kazada şans eseri kurtulan olmadı" demek gibi bir şey olur.
0
der meister
(31.07.19)
@Psycho Mantis benim cümlem değil hocam, bizzat tvde native adamın kullandığı cümle
0
🌸neverletyougodown
(31.07.19)
2, maça hazır olmayacağına dair herhangi bir endişe yok.
0
gkhncnzdgn
(31.07.19)
O zaman cümlenin çevirisi hatalı (ki türkçe kısmı da anlayamadım valla çok kopuk yazılmış).

Bir tahmin üzerine söylenmiş bir cümle gibi algıladım dolayısıyla "concern" kelimesi bu yargıya uygun düşmüyor. Bir de neden "plural" formda onu da anlamadım.
0
Psycho Mantis
(31.07.19)
orijinal cumle hatali falan degil.

cevap da tartismasiz bir sekilde 2.
0
hot potato
(31.07.19)
(20)

Her şey iyi olacak, değil mi?

zola123
Ben mutsuzluktan ölüyorum. Lütfen birisi her şeyin düzeleceğini söylesin. İhtiyacım olmasa yazmadım. Lütfen geçiyor diyin. 1 sene sonra 2 sene sonra ama geçiyordiyin. Lütfen. dayanıcam ama dayanamıyormuşum gibi. anlatabiliyor muyum?
Ben mutsuzluktan ölüyorum. Lütfen birisi her şeyin düzeleceğini söylesin. İhtiyacım olmasa yazmadım. Lütfen geçiyor diyin. 1 sene sonra 2 sene sonra ama geçiyordiyin. Lütfen. dayanıcam ama dayanamıyormuşum gibi. anlatabiliyor muyum?
0
zola123
(30.07.19)
bizim de talebimiz o yönde.. :/
0
candide
(30.07.19)
Üzgünüm.
0
adwokat
(30.07.19)
birkaç sene sonra umrunda bile olmuyor, iyiki bu şekilde gelişmiş olaylar diyorsun hatta. kaç kere başıma geldi...
0
benim adim kerim hepinizi severim
(30.07.19)
Zaman zaman zaman. Geçiyor.
0
fezagezgini
(30.07.19)
doğanın kanunu bu. geçiyor.
0
bonanza
(30.07.19)
Geçiyo tabi baba. Ne yapmışsın kendini böyle. Gel bir bira ısmarlayalım kötü kötü olmuşsun.
0
Giovanni Pipitto
(30.07.19)
Geçmeyecek de ne olacak? Geçiyor tabi.
0
pati
(30.07.19)
geçiyor yav kesin bilgi. duygusal olarak çok sağlam biri değilim. genel olarak ilişkilerim kötü sayılmaz ama sevgililik konusunda berbatım. aşık olunca 6 sene falan takılıp kalabiliyorum. ona rağmen ben bile atlatıp hiçbir şeyim eksik değilmiş gibi yaşamayı öğrendim. oluyor. canını sıkma. bence önümüzdeki 20-30 yıl içinde su için savaş çıkması ihtimali, güneydoğu asya'da yaşayan yüz milyonlarca insanın iklim yüzünden göç etmek zorunda kalacak olması vs. çok çok daha korkutucu hehe.

geçiyor, şeyapma. şu an üzül. kendine o fırsatı tanı. her şey zamanında güzel. acın tazeyse üzül. yanlış bir şey yok bunda. zamanla azalacak. kendini yıpratmamaya, acın bittiğinde "tamam lan geçti gitti işte, bi şey kaybetmedim, ben hala benim" diyebilmek üzere çabalamaya odaklan.
0
der meister
(30.07.19)
geçiyor arkadaşım/kardeşim. merak etme. sonra bundan belki daha hafif şeyler de gelebilir hayat bu hiçbir zaman dümdüz olmayacak, ama bu bahsettiğin herneyse* o istemesen bile geçecek ve ferahlık elbette gelecek.

bu süreci karlı bitirmeye bak sadece.
0
ssiradanbirigibi
(30.07.19)
hayatta kalabilmek için beynin bu mutsuzluğunu normal seviyeye çıkartacak. biraz dayan.
0
lilyb
(30.07.19)
Bazen, hatta çoğu zaman, 1-2 sene kadar kısa sürmüyor ama emin ol geçiyor :) Ve geçikten sonra kendini zayıf hissetiğin her anlamda daha dirençli hissediyorsun. Zaten amaç bu :)
0
superfluid
(30.07.19)
Netfkix after life izleyin
0
senolll
(30.07.19)
Geçiyor tabi. Her durum geçicidir hiç merak etme. Yaz bana anlatmak istersen
0
bisorumolacaktı
(30.07.19)
geçecek. başka şansı yok. öyle bir geçecek ki nasır tutacak bıraktığı iz. bi daha da ne olursa olsun o kadar acımayacak.
0
sinek kral
(30.07.19)
Mutluluk da mutsuzluk da daimi değil. Merak etme geçecek.
0
rock n roll
(30.07.19)
Bir iyi iki kötü şeklinde de olsa geçiyor
0
hasmetizm 2046
(30.07.19)
eksiduyu.ru

Bu duyuruyu başından sonuna kadar oku.
0
drya08
(30.07.19)
tam olarak 1-1.5 senedir çok ciddi mutsuz ve umutsuzdum. fakat 2 gün önce hayatın gerçekten çok şaşırtıcı olduğunu fark ettim. hiç merak etme vakti gelince hayat sana ödülünü veriyor.
0
zencipanda
(30.07.19)
ne oldu?
0
ilhamirem
(31.07.19)
Gün gelecek, bu olanlar için "ne boktan şeyler için kahrolmuşum be" diyeceksin inan.

Hayat böyle.
0
Psycho Mantis
(31.07.19)
(8)

ultraslan boykot çağrısı hakkında

catch
yahu arkadaşlar cidden bu insanlar neden bu kadar rahatlar ? hiç mi dertleri sıkıntıları yok? yahu tuttuğun takımın futbolcularından teknik heyetine , başkanına kadar herkes köşeyi dönmüş kimsenin umrunda değilsin , hatta verdiğin paralarla son model arabalarına yakıt koyuyorlar , her biri dünya vat
yahu arkadaşlar cidden bu insanlar neden bu kadar rahatlar ? hiç mi dertleri sıkıntıları yok? yahu tuttuğun takımın futbolcularından teknik heyetine , başkanına kadar herkes köşeyi dönmüş kimsenin umrunda değilsin , hatta verdiğin paralarla son model arabalarına yakıt koyuyorlar , her biri dünya vatandaşı olma şansını yakalamış. sen ne yapıyorsun ? güya boykot çağrısı yapıyorsun. vallahi anlayamıyorum ? bu kadar boş bir uğraş , insana hiçbir şey katmayan böyle bir durumun içine nasıl girebiliyor. aynı durumu fenerol kampanyası için de düşünüyorum.
0
catch
(29.07.19)
futbol toplumların afyonudur.
0
sutlu nescafe
(29.07.19)
ultrAslan ve diğer takımlardaki türevleri kadar boş topluluğa rastlamadım hayatımda. Konuyu da bilmiyorum gerçi. Neyi boykot ediyorlarmış?
0
himmet dayi
(29.07.19)
ne yazık ki sütlü nescafe +1

mantık yok.
0
baldan kaymak
(29.07.19)
bu arada opeti falan boykot ediyorlar da galatasaraylı "ilginç taraftarlar" sarı lacivert diye opetten alışveriş yapmıyorlardır bence :)) gidip shell'den alıyorlardır.
0
sutlu nescafe
(29.07.19)
galatasaray taraftarıyım ve ali koç'un bu aptal saptal gs ve terim düşmanlığını tamamen kendi yönetiminin ve takımının başarısızlığını örtmek, taraftarın gazını alıp oyalamak için olduğunu biliyorum.

fakat bu ultraslan denilen dangalaklar da hakikaten çok boş insanlar. ama bu ultraslana ait bir şey değil, körü körüne herhangi bir şeyi savunan tüm insanlar eşit dangalaklıkta bence. antu da böyle, çarşı da böyle, eses de böyle, tatangalar da böyle, gözgöz de böyle. trabzonlular da böyle.
0
reanarchy
(29.07.19)
Boykot çağrısı denk geldi de okudum. Böyle ipsiz sapsız boş beleş tiplerin sözde bir taraftarlık duygusunun arkasına saklanıp böyle büyük büyük laflar etmesi bende hep başkası yerine utanma hissi yaratıyor. Ülkede ne kadar tribüncü/fanatik varsa tamamı cahil, yüzünden kir akan, pis kokan zavallı tipler. Üstteki delpiero da meseleyi anlayamamış mesela, senin özgürlüğünü kısan hükümete isyan etmenle 2 büyük takımın senin umrunda olmayacak geriliminin ne alakası var? Gs kazansa bana ne FB kazansa bana ne! Hayatıma ne etkisi olacak? Tepişsin dursunlar. Kaldı ki bu takımların hepsi trilyonluk borçları affedilen, hesabı kitabı benim cebime negatif yansıyacak oluşumlar. Keşke hepsi batıp kapansa umrumda olmaz.
0
doxanikee
(29.07.19)
futbolu çok seven birisi olarak söylüyorum, kendine "taraftar" diyenlerin büyük bölümü konu futbol olduğunda paralize oluyor. korkunç bir akıl tutulması. eskiden ben beşiktaşlılara çok sallardım mesela ama yok abi, dışarıdan baktığın zaman hepsi birbirinin aynısı ya. fenerlisi kendine "cumhuriyet" deyip türkiye'yi fenerbahçe'nin kurtardığını iddia ediyor, beşiktaşlısı şerefli üçüncü, galatasaraylısı yönetimde söz sahibi olmadığı halde halkın takımı olduğu iddiasında falan filan...

dikkat et hepsine göre rakipleri suçludur. o şikecidir, beriki şerefsizdir, federasyonda şunun adamı vardır... istisnasız hepsi birbirine aynı ithamlarda bulunuyor. 5-6 yaşımdan beri futbol izlerim. bir pozisyon oluyor mesela. adamlar onu bile tartışıyor. veya neblim herif kendini çok bariz biçimde yere bırakmış, yurtdışında mesela izletip de "evet faul" diyecek bi tane adam bulamazsın, bizimkiler ısrarla faul diyor.

boş oğlu boş adamlar çünkü. vasıfsızlar. kendilerine ait bir dünyaları yok. herif günde 11 saat çalışıyor, gtüne don alacak parası yok ama fener'e para gönderiyor. galtasaraylısı desen işte böyle, koç ürünlerini boykot etse acından ölüp gidecek ama "ben neden daha çok kazanamıyorum" diye sormuyor, "neden kriz var" diye sormuyor, "niye daha iyi koşullarda yaşayamıyorum" demiyor da "koç galatasaray düşmanı" deyip boykot yapmanın peşine düşüyor sjfjsjsfjs. inanılmaz.

hepsini geçtim bu hareketler ciddiye alınacak ölçekte olmaz zaten hiçbir zaman. ultra troller boykot etse ne olur, etmese ne olur.
0
der meister
(29.07.19)
Endüstriyel sporlar ve toplumun böyle ilgiyle izlediği her şey genelde. Devamı yok :)
0
CursedChico
(29.07.19)
(8)

yurtdışına çıkmadan ingilizce'de akıcı olmak

kahverengi mont
15 yaşımda liseden ayrıldım. bu dönemde ticaret yapmak/çalışmak gibi planlarım vardı fakat genel olarak üniversiteye gitmeye karar verene kadar yaklaşık olarak 3-4 yıl evde takıldım. bol bol yabancı dizi izledim. farkında olmadan veya istemeden ingilizce öğrenmiş bulundum. şu an iyi seviyelerde ingi
15 yaşımda liseden ayrıldım. bu dönemde ticaret yapmak/çalışmak gibi planlarım vardı fakat genel olarak üniversiteye gitmeye karar verene kadar yaklaşık olarak 3-4 yıl evde takıldım. bol bol yabancı dizi izledim. farkında olmadan veya istemeden ingilizce öğrenmiş bulundum. şu an iyi seviyelerde ingilizce biliyorum. fakat altyazılardan ingilizce öğrenmenin sıkıntısı ilk olarak konuşma pratiğimin olmamasıdır. rahat iletişim kurabiliyorum, özellikle yazılı olarak web makaleleri yazabiliyorum bir seviyeye kadar, sözlü iletişim kurduğum kişiler ingilizcemin gayet iyi olduğunu falan söylerler fakat genellikle hata olur çoğu cümlelerimde. hemen düzeltirim fakat akıcılık sağlayamıyorum böyle olduğunda.

mesleğimle alakalı ingilizce bir youtube kanalı açma planım var. aynı işle alakalı diğer kanalları izlediğimde akıcı konuşabilmek adına hem kelime dağarcığım yeterli görünmüyor hem de konuşma konusunda pratiğim olmadığı için şu aşamada zor görünüyor bunu temiz bir şekilde başarmak.

önce yazıp, kamera karşısında okumak gibi bir plan yaptım, ya da hata yaptığım yerleri keser, doğrusunu tekrar çekerek eklerim diye düşündüm fakat tasarım üzerine olduğu için, ekranda tasarım programlarıyla yapmayı planladığım çalışmalarda kesmek/geriye almak absürt olur. haliyle sorunsuz bir şekilde konuşuyor olmam gerekiyor.

soru şu: yurtdışına çıkmadan hem kelime dağarcığımı geliştirmek istiyorum, hem de konuşmamı daha akıcı ve net bir hale getirmek istiyorum. siz ne gibi yöntemler tavsiye edersiniz?
0
kahverengi mont
(28.07.19)
Yabancı gazeteleri (tercihen amerikan) bol bol oku sesli ya da mırıltı şeklinde.

Reddit'teki politik başlıklara yaz ve diğer yazılanları oku.
0
Psycho Mantis
(28.07.19)
Programda yapacağınız işlemi ayrı olarak çekip üzerine hazırladığınız metni okuyup birleştirseniz olmaz mı?

Ben kelime dağarcığımı geliştirmek için mümkün olduğunca Economist, New Yorker, Atlantic gibi yerleri okudum. İlgilendiğiniz bir alan varsa o alandaki kült kitapları ve makaleleri okumak da epey yardımcı oluyor. Hatta Reddit'te /r/AskHistorians gibi yerlerin de epey faydasını gördüm. Öbür türlü sırf kelime öğreneyim diye merak edilmeyen bir şeyi okumak azap gibi geliyor.

Konuşmayı geliştirmek için İngilizce konuşulan bir ortamda yaşamak haricinde işe yarar bir yol yok gibi. Ben dört küsür ayda bile acayip ilerleme kaydettim. 1-2 kişi haricinde kimsenin ana dilinin İngilizce olmadığı bir yerde çalışıyorum.
0
bruce mclaren
(28.07.19)
kusura bakmayın biraz tırt bir cevap olacak ama yapacağınız şey ingilizceyle çok haşır neşir olmak. gerçekten. mantis'e katılıyorum. reddit'te yazmak ve okumak çok faydalı olabilir. çünkü tabiri caizse beyin içerisindeki ingiliççe bağlarını kuvvetlendirir. sürekli yazdıkça, okudukça, gördükçe beyninizi çalıştırmış ve geliştirmiş olursunuz ingilizce açısından. işlem hızınız ve kapasiteniz artar. atıyorum normalde 3 saniyede kuracağınız cümleyi kafanızın içinde 1.2 saniyede halletmiş olursunuz.

bunun dışında tavsiyem şudur: kendinize bir konu seçin. çok spesifik veya mantıklı olmasına gerek yok. SESLİ OLARAK konuşun. ağzınız hareket etsin, sesler temiz çıksın ve bunları duyun. fısıldayarak falan değil. karşınızda insan varmış gibi, konferans veriyormuş gibi... bu çok önemli. ben ingilizcede iyi olduğum halde yurtdışına çıktığımda ilk 1-2 gün şefik subaşı gibi konuşuyorum. kesik kesik, ağır ağır, yorgun argın... sonra alıştıkça hızlanıyor ve rahatlıyor insan.

fiziksel aktivite gibi düşünün. beyninize ne kadar ingilizce verirseniz, ağzınızı ne kadar açarsanız o kadar rahat edersiniz.

sesli okuma gibi şeyler de yapabilirsiniz. yani bir yandan beyninizin ingilizceyi daha hızlı işleyebilmesi gerekiyor, diğer yandan da ağzınızın beyninizle aynı performansı verebilmesi gerekiyor. bunun için de sesli pratik çok önemli. o açıdan verilebilecek en iyi tavsiye sanırım "ağzınızı çalıştırın" olur. beyniniz istediğiniz kadar bilsin, ağzınız alışık değilse konuşurken takılıyorsunuz.
0
der meister
(28.07.19)
Reyiz ben anlamıyorum, günlük hayat için mi ingilizce futbol için mi sanayi için mi ticaret için mi bırak akışına gün içindeki konuşmayı öğren devamı gelir ve zorlama yapma politik dil sana lazım degil. Türkiye İngilizcesi konuş bak hintliliere catur çutur Hint İngilizcesi konuşuyor çorba ediyorlar
0
protrek
(28.07.19)
teşekkürler yorumlar için. gayet faydasını olacağını düşünüyorum bu tavsiyeleri uygularsam çünkü kitap okumaya ağırlık verdiğim dönemlerde ana dilimde dahi akıcı ve temiz konuşuyorum normale nazaran. aslında bunu yapmak aklımda vardı fakat bilmediğim kelimeleri tek tek aramak, anlamına bakmak yavaşlatıcı bir etkiye sahip. yani gün içerisinde zaten bir sürü ingilizce metin okuyorum fakat bir amaç belirleyerek okuduğumda konu yine buraya varıyor. ama kasmadan, bilmediğim kelimelere başlarda o kadar takılmadan süreklilik sağlarsam sanırım işe yarayacaktır.

@protrek soruyu anlayamadım çünkü ben zaten ne için olduğunu belirttim? günlük ingilizcem de zaten iyi. o konuda çok bir sıkıntım olduğunu ya da aksanımı yok etmek istediğimi söylememiştim. bahsettiğim şey düzgün cümleler kurabilmek çünkü binlerce insana bir şeyler anlatmak niyetindeyim. sokakta herhangi birisi ile iletişim kurmak gibi bir durum olmadığı için, haliyle bir saygı göstermem gerekiyor. hem kendime, hem de izleyen, dinleyen kişilere. bu da "kasma ya" düşüncesiyle başarılabilecek bir şey değil bence.
0
🌸kahverengi mont
(28.07.19)
Eger varsa kendi alaninizda ingilizce alt yazili ingilizce videolar izleyin bol bol, hem alana iliskin kelime ogrenirsiniz hem konusma dilinde kullanimi gorursunuz hem de diliniz epey gelisir
0
kassiopeia
(28.07.19)
kitap okuyun bol bol. ara sira kitaplari sesli okuyun.
0
Leonardo~Da~Vinci
(28.07.19)
hicbirzaman bir İngiliz gibi konusamayacaksiniz, Bücür cadı komplesine girip ağzımızı sağa sola oynatıp antrenman yapmak akıcı doğru hatasız dil öğrenmenin anahtarı diyorum.
0
protrek
(28.07.19)
(14)

vücut geliştirme amelelik

bir soru sorcam
damacanayı kapıdan alıp yerine götüremediğimi fark edip spora başladımama amelelik gibi geliyoriş masa başı olduğu için parmak kası yapıyorumyüzme ve basketbol da yapıorum hafta da bir gün bunlar o kadar mantıksız gelmiyor daha eğlenceliama ağırlık kaldırıp indirmek 32322 kişinin terini akıttığı ale
damacanayı kapıdan alıp yerine götüremediğimi fark edip spora başladım
ama amelelik gibi geliyor

iş masa başı olduğu için parmak kası yapıyorum

yüzme ve basketbol da yapıorum hafta da bir gün bunlar o kadar mantıksız gelmiyor daha eğlenceli

ama ağırlık kaldırıp indirmek 32322 kişinin terini akıttığı aletlerle çalışmak çok manasız geliyor

derdimi sever misiniz
0
bir soru sorcam
(26.07.19)
severim.
0
cern de cayci olmak vardi
(26.07.19)
belinde sorun olduğu için kaldıramıyorsundur belki
0
Neill
(26.07.19)
yaptığın hareketten ziyade neticeyi düşünmeye çalış.
0
Etanglement
(26.07.19)
hayatın kendisi de manasız, kendi manalarını yaratmazsan..

so, derdini seveyim git o halteri kaldır.
0
AlsterWasser
(26.07.19)
Tamam. Evde mi olsun paket mi istersin?

Bu işten zevk almıyorsan hiç yapma boşuna. Yüzmeye git, evde barifks şınav çalış ama salona gitme.
Spor salonuna gitsen birkaç haftaya sıkılıp bırakacaksın çünkü.
Bu sporda gelişim görmek ciddi emek, sabır ve disiplin istiyor.
Olur da 4-5 ay düzenli gider, iyi beslenir, güzel bir programla çalışırsan vücudundaki değişimi görürsün. Sonra yavaş yavaş bağımlılık haline gelir.
0
adwokat
(26.07.19)
sana aşırı hak veriyorum bir kadın olarak.

vücut geliştirme o uüzden bence, sadece spor yap dinç kalabilmek için. o kaslar falan sanıldığı kadar çekici değik.
0
mojiziku
(26.07.19)
amelelik değil, zevkli.
0
garavel
(26.07.19)
kaslar mojiziku için çekici değilmiş o kadar, bence de o yüzden vücut geliştirmeyi bırak. spor dünyası şokta. salonlar birer birer kapanıyor. mojiziku için yapılan tüm kasların yakılmasına karar verildi. tüh.
0
der meister
(26.07.19)
@der meister jfkdks, hasta yatağında yüzümü güldürdün sağol valla.

Ağırlık çalışmasına yerden al yere bırak/indir kaldır şeklinde bakarsan amelelik gibi gelebilir, evet.

Onun yerine, her hareketi mükemmele yakın yapmaya özen gösterirken, her tekrarda dahi vücudunda yarattığı etkiyi hissetmeye çalışsan? Böyle diyince bi garip oldu evet, ama anlatmaya çalıştığım şey şu, ağırlık idmanı aslında kendinle savaştığın bir süreç. Vücuduna karşı acayip bi meydan okuma. Hele ağırlıkları artırdıkça mazoşistçe bir zevk aliyosun valla hehe. Kadın olarak diyorum bak bunu, ben de vücut geliştirmeyi bu kadar sevebileceğimi hiç düşünmezdim seneler evvel. Kilometrelerce yüzerdim falan. Maksat biraz güçleneyim diye bir başladım, şimdi bildiğin bağımlısıyım. İlk 3-4 ayı ciddi bir şekilde temel hareketleri ve etkilediği kasları, postürün nasıl olması gerektiği vb gibi noktaları halletmeye ayırdıktan sonra, emin ol aşırı zevk almaya başlayabilir, buna kendin bile şaşırabilirsin. Bakış açını değiştirip birazcık şans vermeye çalış, ha sonrasında da olmuyorsa olmuyordur herkes severek yapacak diye bir kaide yok.
0
brena
(26.07.19)
herkesin aslında belli bir yağ kas oranına sahip olması gerekir. amelelik olarak düşünme. vücudunda belli bir kas oranı gereklidir ve iyidir. onun için uğraşıyorsun.
0
black mamba
(26.07.19)
Bi zamanlar bana da öyle geliyodu. Ama değil. Bunun faydasını uzun dönemde görürsün, uzun dönemde zevk almaya başlarsın.

Sırt çalışıyosun mesela. Sırtında daha kas yok. O yüzden çalışırken kası hissetmen ve keyif alman çok zor. Ondan dolayı boş gelir. Ama zamanla kanatlar, göğüs, triceps oluştuğunda, latissimus dorsiyi, pec majörü çalıştırdığını net bir şekilde hissetmeye başladığında, üstelik hareketin mekaniğini sinir sistemine ezberletmiş olduğunda keyif almaya başlayacaksın.

Yoksa amelelik tabii. 22 delinin bi topun peşinden koşması gibi.
0
(s)AINT
(26.07.19)
Kasların da çekici olmadığını söyleyenlere bakma.

Dolgun, kalkık kalçalar, dik göğüsler ne kadar çekici değilse kaslar da o kadar çekici değildir. Lol

Ağırlık antrenmanları bana göre her erkeğin yapmak zorunda olduğu antrenmanlardır. Zorunda. Bu sporun sana kattığı bedeni yeterliliği hiçbir şey veremez. Allahın bir lütfu bence. İyi ki var.
0
(s)AINT
(26.07.19)
Eski California valisinin gencken soyledigi bi soz var pumping iron belgeselinde:
Hep agirlik basisimda, kaslara kan pompalar, bu penise kan pompalanmasi gibi orgazm hissi yaratir.
0
tunaktunaktun
(26.07.19)
Haftada 2-3 gün compound hareketler yaparsanız hem minimum sürelik periyotlarla (haftada 2-3 saat) güçlenmiş olursunuz hem de kas iskelet sisteminizi geliştirerek ileriye dönük fıtık eklem rahatsızlıkları ihtimalini düşürmüş olursunuz.

Bunun dışında kas oranı belirli bir haddeden sonra vücuda ne yararlı ne de zararlı olduğu söylenemez. (Fiziksel bir iş yapmıyorsanız)
Sağlık için kolu 45-50 cm yapmak tamamen palavra. Sadece fiziksel tatmin, daha fazla güç isteği gibi kişisel arzulardan ibarettir.
Demem o ki dediğim şekilde çalışırsanız hem o hissi vermez hem de amacınıza ulaşırsınız.
Öte yandan sporların atası bence cimnastiktir :)
0
filipis
(26.07.19)
(17)

Obez sevgiliniz oldu mu?

bezginbekir
obez sevgiliniz oldu mu veya obez birisiyle sevgili olurmusunuz?erkek veya kadın farketmez obez insanlar genellikle çekici bulunmuyor. çekici gelse bile elalem ne der diye düşünerek ilişki kurmak istenmiyor.siz sevgili olurmusunuz veya oldunuz mu?cinsiyet belirtirseniz daha iyi olur.
obez sevgiliniz oldu mu veya obez birisiyle sevgili olurmusunuz?

erkek veya kadın farketmez obez insanlar genellikle çekici bulunmuyor. çekici gelse bile elalem ne der diye düşünerek ilişki kurmak istenmiyor.

siz sevgili olurmusunuz veya oldunuz mu?

cinsiyet belirtirseniz daha iyi olur.
0
bezginbekir
(25.07.19)
pipim yetse olurdum.
0
acımasız gerçekler
(25.07.19)
olmam. obeze yakın biriyle ons oldu. yüzü ve memeleri mükemmel biriydi, göğsünden sonra farklı bir görüntü başlıyordu. baktım gece oksijen tüpüyle yatıyor, üstümü giyip kaçtım.

unutmuşum, evet oldum. fb ile başlayıp sevgilimsiliğe (biz şimdi neyiz'e) dönen, 1.80'e 90 kg sevgilim oldu. bir kaç ay sürmüştü.
0
Jesus Christ
(25.07.19)
fb olduk bi ara. kafası dolu biriydi.
0
sinek kral
(25.07.19)
Acımasız gerçeklerin cevap nick uyumu güldürdü :)

Ben de olmak istemezdim sanırım
0
mg3929
(25.07.19)
Obezi bırak şişmanla bile olmam.

Not: 180cm, 90kg, %12 yağ oranı
0
adwokat
(25.07.19)
Olmazdim. Olurum diyenlere de inanmıyorum.
0
westblack
(25.07.19)
Obez değil de kilolu biriyle oldum.
0
Boris
(25.07.19)
Olmam.
E.
0
rakicandir
(25.07.19)
olmam. hiç olmadı. çok şükür bu zamana kadar olanların hepsi tay gibiydi.
0
scudman1
(25.07.19)
olamadı. çünkü bir sebepten dolayı beni redetti. bazısı şişmanım ama özgüvenim tavan psikolojisinden dolayı kafayı yemiş durumda. kendisi burnunun ucunu göremeyecek kadar şişman ve göbekliydi. ben iste fiziği toplumun genel güzelik normlarına göre iyi durumda biriydim. kendisini tanımaya çalışıyordum. fiziken bile bana kötü görünmüyordu ama işte dediğim gibi beden olumlama manyakları yüzünden tuhaflaşmış durumdalar.
0
sorusor
(25.07.19)
Soru eklerini ayıran bir obezse neden olunmasın ya, olunur.

Bir arkadaşım(kendisi öküzdür) ona yazılan kıza "kilo verirsen seninle sevgili olurum" demişti. Sonra kız kilo verdi, bunlar sevgili oldular, evlendiler, kız eski kilosuna döndü, devam ediyorlar.
0
lcha
(25.07.19)
Ne kadar parası olduğuna bağlı.
0
malheiros
(25.07.19)
obezlerin en bakımlısı bile koktuğu, hareket edemediği ve gereksiz harcamalara sebep olduğu için hayır.
0
contraparal
(25.07.19)
erkeğim. obez sevgilim olmadı ama benim obezken iki sevgilim oldu. ikisi de fiziksel olarak füze gibi kızlardı.

ilişki konusunda büyük konuşmak olmaz ama obez bir kadının fiziksel ve cinsel açıdan ilgimi çekebileceğini zannetmiyorum maalesef. elalem ne der falan umrumda değil, ben kendim ilgi çekici bulmam.

kendim de şüşko olduğum için saydıracağım müsaadenizle. hastalığı ayrı tutuyorum, onun dışında şişmanlık kötü bir şey. evet insanların şişman olma hakkı var, bu yüzden kimseyi ayıplamamalıyız ama ben şişmanlığın normalleştirilmesine de karşıyım. şişman olmak sağlıksız olmak demektir. olumsuz şeyler çağrıştırır (hımbıllık, tembellik, oburluk, disiplinsizlik, gebeşlik ve hatta buna bağlı olarak temiz olmama vs.).

ben 19 yaşıma kadar at gibiydim. tartıya çıkma ihtiyacı bile hissetmedim. takip eden 5 yılda coştum, obez oldum. iki ucu da gördüm yani. vücuduma verdiğim zararı, yaşadıklarımı, yaşam tarzımdaki değişiklikleri... o açıdan obez bir insandan etkilenebileceğimi sanmıyorum pek. biz birlikteyken obez olması ayrı. ama obez bir kadınla görüşüp de kendisine aşık olmam saydığım sebeplerden dolayı çok zor.

şüşko dostlarım alınmasın lütfen, dediğim gibi ben de şüşkoyum, ona güvenerek yazdım biraz. kaldı ki herkes benim gibi "şekilci" (buna da şekilcilik deniyor nedense... bence tercih ama neyse) değil. benim şüşkoyken sevgilim oldu işte, oluyor yani. üzülecek bir şey yok ama şişmanlık kötü. imkan varsa kurtulmak en iyisi. yazık günah, kendimize yazık ediyoruz, bırakın başkasının beğenisini, o sonra gelir zaten.
0
der meister
(25.07.19)
Tıbbi anlamda obez olması için 30% ve üstü yağ oranı olması gerekiyor sanırım. Diyetisyen öyle demişti zira bize. Bu şekilde obez sevgilim oldu. Hayatımda da tanıdığım en süper insanlar listesi yapsam ilk üçe girer. Fakat Ağır Bedenler tarzı programlardaki gibi bir obezlikse kastettiğiniz olmadı. Öyle insan da tanımadım zaten şimdiye kadar.
0
sopiro
(26.07.19)
Erkek.
Olmadim, olamam. Obez birine en fazla baci gozuyle bakarim, otesi olmaz. Obezin kendine saygisi yoktur zart zurt degil isin o kismiyla ilgilenmiyorum. Obez hic cekici gelmedigi icin istemem. Yoklukta moklukta hicbir durumda hicbir sekilde istemem.
0
stavro
(26.07.19)
Erkek, kendim obezim. O yüzden tutup da "obez hatun istemem" demek haddini bilmemek olur. "Sen kim köpeksin de beğenmiyorsun" derler adama.
0
d max
(27.07.19)
(6)

Rusya gezisi

thin capitalization
Kaç gün ve hangi şehirleri önerirsiniz?
Kaç gün ve hangi şehirleri önerirsiniz?
0
thin capitalization
(24.07.19)
Gezmedim ama internetteki resimlerden görüp hayran kaldım: St. Petersburg.
0
gijilti
(24.07.19)
soru çok fazla genel. ne kadar paran var, ne kadar zamanın var, ne görmek istiyorsun, özellikle ilgilendiğin bir şey var mı vs. bunları söylemeden cevap vermek imkansız. çok genel olacak o yüzden,

st. petersburg, moskova ve kazan. en başta bu üç şehir gelir sanırım. sonra moskova'nın etrafındaki "altın halka" dedikleri bölgede irili ufaklı tarihi şehirler var. en büyükleri yaroslavl, en güzelleri suzdal olsa gerek. bunların dışında rostov velikiy, sergiyev posad, ivanovo, vladimir, kostroma görülebilir. hakkıyla gezmek için ne kadar zaman gerekir bilmiyorum açıkçası. sadece aralarındaki mesafe oldukça kısa, ondan eminim.

ben sibirya'yı çok merak ediyorum ama saydığım üç şehrin üstüne altın halka bölgesi gezilirse sanırım en azından 8-10 gün harcamak ve bolca yol katetmek gerekir, bunların üstüne sibirya için hem çok para hem çok zaman olması lazım.
0
der meister
(24.07.19)
Moskovada 4 gün kaldım. Bana yeterli geldi.
0
arşivci
(24.07.19)
Der meister’a ek olarak imkanınız varsa soçiye de bir bakın derim.
0
filipis
(25.07.19)
Kusura bakma ama bu soru şunun gibi: "Marslıyım, dünyaya geldim, dünyada ne tavsiye edersiniz?"
Rusya dünyadaki en büyük ülke, 11 saat dilimi var! St. Petersburg'dan başla, Vladivostok'tan çık. Süre: 2 ay.
0
ebabil curnatasi
(25.07.19)
Rusya inanılmaz büyük bir bölge. Ben de birkaç kez Moskova'ya gittim, bence 2-3 gün orası için yeterli.
0
roket adam
(25.07.19)
(4)

Ankara - Erzincan otobüsle kaç saat sürer?

raskolnikovv
Kamil Koçla
Kamil Koçla
0
raskolnikovv
(24.07.19)
10-11 saat
0
der meister
(24.07.19)
neden kamilkoç'un sitesinden açıp bakmıyorsunuz?
0
elorelia
(24.07.19)
elorelia +1

eksiup.com

linki açınca tab kısmında adına bakmayı unutma
0
same idiot
(24.07.19)
9 saatte refahiyeye gidiyor, orda yarim saat mola + 45 dk 1 saat falan erzincan, 10.5 saat filan olur
0
The_Lollok
(24.07.19)
(9)

Hobi, bilgi, uğraşı vs olsun diye okunacak bölüm

tuborg yesili
Moda tasarımıArkeolojiAntropolojiTarihSosyolojiSizce hangisi daha çok şey katar?
Moda tasarımı
Arkeoloji
Antropoloji
Tarih
Sosyoloji

Sizce hangisi daha çok şey katar?
0
tuborg yesili
(23.07.19)
sanat tarihi
0
alwayschargeneverbend
(23.07.19)
Ne konuda bilgi edinmek istediğine bağlı değil mi bu? "Hobi" dediğine göre bireysel bir şey, bu konulardan hangisi senin ilgini çekiyor?

Ben olsam tarih okurdum mesela. Ya da dil bilimi gibi bir şey.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(23.07.19)
Ticaretle alakalı bir bölüm. Bir gün işe yarar belki.
0
diffarentiationation
(23.07.19)
ya ben tarihe bayılıyorum genel olarak. 10 bin sene yaşayıp da bir tane alet yapamayan homo dingilustan (gerçi bu antropolojinin konusu olur sanırım) tut da cumhuriyet tarihine kadar her konuda okumak, araştırmak inanılmaz hoşuma gidiyor. bugün ayak bastığın toprağın 1000 sene önce bambaşka zihniyetlere ve şartlara ev sahipliği yapmış olması... böyle antin kuntin binlerce detaya bayılıyorum, müthiş keyif alıyorum.

gelgelelim, eski ev arkadaşım tarihçi ve kendisi lisansta osmanlı dışında neredeyse bir şey görmediklerini söylüyor. yani benim gibi gaza gelip de tarih bölümünü seçersen sanırım sırf osmanlı ile ilgilenmen gerekecek. roma dönemi olsun, daha önceki dönemler olsun vs. onlara çok az girildiğini söylemişti.

ne okuyacağın senin ilgi alanına bağlı. ben mesela tarihi seviyorum ama 4 sene boyunca osmanlı hakkında okumak istemiyorum. o yüzden ben kendi adıma antropoloji seçerdim. sen sevmiyosundur, seçmezsin eheh.
0
der meister
(23.07.19)
aöf web tasarım ve kodlama. Sonra dgs ile mühendisliğe tamamlanabilir.
0
bahoho
(23.07.19)
Sizin ilgi alanınıza göre değişir. Ben dikiş dikmeyi seviyorum. Benim sıralamam
1. Moda tasarımı
2.antropoloji
3. Arkeoloji

Olurdu. Diğerleri ilgimi çekmedi.
0
balik kraker
(23.07.19)
Hobi olarak diyorsan moda tasarimi. Bir seyler katsin dersen sosyoloji veya tarih.
0
stavro
(23.07.19)
bölüm adı bilgi paketi şeklinde arama yapıp ders içeriklerine erişin. ben antropoloji diyorum.
0
engelbert humperdinck
(23.07.19)
seramik.
0
e haliyle
(23.07.19)
(68)

Niye evlendim lan ben ?

jamiryow
Evet gençler,Er kişisi olarak son zamanlarda kendime sıkça sorduğum soru. Biraz uzun olabilir, sebeplerini yazacağım.1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik.Ben 29 o 28 yaşında. Benim hatun bir şekilde herhangi bir konuda herhangi bir tartışmada şu yolu izliyor. Önce konu kendiyle alaka
Evet gençler,

Er kişisi olarak son zamanlarda kendime sıkça sorduğum soru. Biraz uzun olabilir, sebeplerini yazacağım.

1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik.Ben 29 o 28 yaşında. Benim hatun bir şekilde herhangi bir konuda herhangi bir tartışmada şu yolu izliyor. Önce konu kendiyle alakalı değilse bir şekilde kendine döndürüyor mevzuyu. Sonra başarabilirse mağdur ediyor/gösteriyor kendini o konuda ve ordan (gerek ajitasyon gerek acındırma) hararetli ve sinirli şekilde yürüyır. Ne güzel kafa. ve herhangi bir konuda %100 haklı olduğuna inanarak konuşuyor her zaman. Garson masaya yanlışlıkla suyu hızlı koyduysa mesela kesin bize gıcık olduğu için yaptı. Başka açıklama kabul etmiyor aq ya. Yok yani.. Her konuda o haklı hiç daha özeleştri yaptığını görmedim, saçsaça gelsek bile ya evet ben de böyle dememeliydim demedi sonrasında hiç bir zaman. Hep şöyle; sen öyle yaptığın için ben öyle yaptım. Sen öyle desiğin için ben öyle dedim. Haklı yani yine, suçlu benim. Bu da bir yerden sonra kaldırılacak gibi olmuyor artık. Mağdur ve haklı olamadığı konularda da tansiyonu en yükseğe çıkarıyor (tartışırken/konuşurken arabadan inip gitme, camı çerçeveyi daaan diye vurma vs.) beni bir şekilde delirtmeyi başarıp sonra da sen bana bağırdın sen bana fazla sinir gösterdin diyip yine mazlum oluyor ve özür bekliyor. Deli oluyorum artık.

Hatun fazla şüphecidir. Mesela parkta oturan yaşlı varsa o kesinlikle çocuk tacizi için ordadır. Aksini söylersem, olmayanilir torunu vardır belki dersem ya ben saftiriğimdir ya da onun görüşünü kabul etmek istemiyorumdur. Yol sıkışıktır yanından adam geçer, kesin ona dokunmaya çalışmıştır misal. Ben nasıl tepki vermem. Aynı konu ailem için geçerli. Kimsenin işi gücü yok aslında, herkes onu böyle el üstünde tutup aramalı sormalı, eğer öyle değilse ona gıcık oluyorlar, beğenmiyorlar ya da sevmiyorşar vs. Kendi doğrularından başka doğru olamıyor. Öğretemiyorum belki şöyledir belki böyledir diye.

Son iki kavgayı yazayım mesela. İkizimle iki kere telefonda konuştum aynı gün ikimiz yanyanayken, bi baktım suratı düşüyor her konuşmadan sonra. Yeğenim var 1 yaşında normalde her çocuğu çok sever bayılır fotosunu gösteriyorum hımm diyor. Nokdu canım problem ne diyorum yok bişey nolacak ki diyor. Aptal yerine koyuyor bir de. Neyse en son hanımefendi diyor ki bak bana ailen yüzünden sorun çıkarma. Dellenmiyorum bişey demiyorum ama iğrendim artık ve dedim ki sen ne beni ne ailemi tanıyamamışsın. Sokağın ortasındayız arabayla gelmişiz beraber dönmemiz gereken allahın siktir ettiği bi yerde bastı gitti. En katlanamayacağım şey afedersiniz g*t gibi orda kalmak. Delirdim elim ayağım titredi. Arıyorum açmıyor falan. Neyse ulaştım dedim 5 dakkkan var ya gelirsin ya da ben gidiyorum. Geldi arabaya biner binmez ondan özür dileyecekmişim. Sebep surat ifadem o kadar iğrençmiş ki duramamış orda. Gidemezsin nolursa olsunwvlilik böyle bişey değil diyorum sen öyle yaparsan giderim diyor. Yani basıp gittiği için haklı yine.

Bugün de istanbula dönüp dönmeme mevzusu var. İstanbul doğma büyüme piremses. Her fırsatta evi anneaine yakına taşıma mevzusunu açıyor tilt oluyorum. Ben anadoludan geldim her yer bana aynı. Farketmez aslında istanbul ama 2 yul yaşadım canımdan bezdim istanbulda ve o kadar ısrarcı ki alerji oldu artık. Bir de izmirdeyiz lan aq. Her tarafın tatil beldesi ne istiyosun daha anlamadım ki. Ne anne sevdasıymış aq. Ben 10 bin tl alıyorum izmirde o 7 bin tl. Mesleklerimiz aynı.Diyorum ki izmirde aldığım para istanbulda aynı olacaksa ne anlamı var taşınmanın. Nasıl diyor izmir de şöyle izmir de böyle istanbul daha güzel falan filan. Onun şimdiki benim de eski yöneticiyle ( ben ayrıldım şirketten) konuşmuş biz istanbula dönmek istiyoruz orda pozisyon var mı diye. Konuşucam demiştii bana öncesinde ben de konuş dedim. Neyse işte maaş aynıysa ne anlamı var diyorum ters ters cevaplar veriyor. Burda oturduğun kiraya orda oturamazsın diyorum istanbulu bilmesine rağmen beylikdüzünde oturursun diyor. İşe gideceği yer de şişli. Yine beni çıldırtmaya oynuyor. Neyse bu sefer sakin kalabildim ve mantıklı konuşmaya çalışıyorum. En son konuyu konuşurken dedim ki “iki dakika mantıklı düşünebilirsen” hoop kalktı ayağa terkediyor odayı. Sen nasıl benimle böyle konuşursun falan. Mağdur oldu hemen. Öyle olunca konu da piç oluyor kalıyor. Hiç bir şeyi doğru düzgün konuşamıyoruz. Hep tırmandırıyor sürekli bundan besleniyor. O da aynı şeyi söylüyor bana senle konuşulmuyor diye.

Tıkandım kaldım kodumun yerinde. Daha 1 sene oldu. Bu iş böyle olacaksa ne bok yemeye evlendim. Geçmiyor da bendeki bu his. O hiç bişey olmamış gibi devam ediyor iki gün sonra ben devam edemiyorum. Yıpranıyorum. Mesela artık dışarı çıkmak istemiyorum beraber. Aktivite yapmak istemiyorum. Zaten yalnızlığı seven bi adamım da hani beraber hiç bişey yapmak gelmiyor içimden. Çünkü ya bişeyler demedim/yapmadım diye trip yiycem ya da kavga edicez mal mal.
Uyuyamadım kalktım yataktan telefonla yazdım bu kadr yazıyı da aq. Öyle dertleşmek istedim heralde bilmiyorum niye yazdım
0
jamiryow
(23.07.19)
İngilizce de dediğin duruma narsist biri tarafından emotional abuse durumunun yaşatılması diyorlar.

ama 2 yıllık ilişki sonunda böyle biriyle evlenebilmekte ayrı sıkıntı. Niye evlendin?
0
KaraSakall
(23.07.19)
cidden üzüldüm yahu, bu tipler sinirden hasta ederler insanı. evlilikten önce yok muydu bu huyu?
0
mcsword
(23.07.19)
sakın çocuk yapmayın da.
ilişkilerde uzman değilim de maalesef bunun sonu ayrılığa gidiyor gibi.umarım çözüm bulabilirsiniz.
0
high hopes of the sozluk
(23.07.19)
abi kendini ve eşini en iyi sen tanırsın, bu sizin hayatınız, şimdi buradan "AYRIL COCO" diye ahkam kesmek istemem ama sen sorunu çok iyi bir şekilde görmüş ve analiz etmişsin zaten. eşin ne yazık ki ağır manipülatif, karasakal'ın da yazdığı gibi el oğlunun abusive dediği türden, kendini beslemek için başkalarını yeme/yok etme ihtiyacı duyan bir insana benziyor. ben şunu anlamadım: evlenmeden önce böyle değil miydi? uzun sayılabilecek bir birlikteliğiniz varmış, hiç bu tarz tavırları yok muydu?

bu ara canı bir şeye sıkkın mı? yeni evli sayılırsınız, belki evlilikle ilgili oturtamadığı bir şeyler vardır? gelgelelim saydığın özellikler açıkçası genelde "karakter özelliği" olarak bilinir, kolay değişecek şeyler de değil.

niye evlendiğini sormakta haksız değilsin. böyle devam edecekse yol yakınken, fazla uzatmadan kendini kurtarmaya bak bence. bu kadına eşim diyorsun sen. bir ömür geçirmeyi planlıyorsun. insanın enerjisini emen, hiçbir şekilde orta yolda buluşmayı kabullenmeyen, asla "sen haklısın" diyemeyen bir insanla ömür geçmez. kendine yazık edersin.
0
der meister
(23.07.19)
@karasakall

Tutulup gittigim zamanlari hatirliyorum da icimden o kadar kiz tanidin (simdi dusununce 5-6 aq fazla geliyodu o zaman) bu tam senlik demistim iliskinin baslarinda. Her sey guzel olacak aa ne kadar superiz kafasi yasadim yani 1.5 sene falan. Sonra zaten aile cevre ve tabi ki kzin baskilari derken surukleniverdik. Simdi donup bakinca bu ozeti yapabiliyorum. O ilk duygulardan eser yok ama su anda. Kendi kendime diyorum zaten niye evlendin ki. Ona hayat cok guzel ama, superiz kavgalar olur gecer. Gecmiyo ama aq hepsi bende iz birakiyor. Cunku ceviz kabugunu doldurmyacak meseleler ama her seferinde o kadar buyuyor ki. Hakli oldugu icin hep alttan almam gerekiyor. Oyle olsa her sey cozulecek. Almiyorum ben de alttan aq. Onu da dendim cunku zamaninda hic biseyi cozmedi. Bu sefer ben de herseyde hakliyim kafasndayim bu da bi boka yaramiyor. Kizip bagirip cagiriyorum o da olmuyor. Ben degisiyorum deniyorum o hep hakli ama. Soyleyince boyle bunu da kabul etmiyor. Ozur diledigin bi ornek soyle diyorum 4 senede, sonuc mavi ekran. Ama aynen devam zamaninda dilemisimdir de hatirlamiyorum simdi diyor ve tekrar hakliii...
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Buraya yazmak seni rahatlattı tabi ki iyi ettin, ama herkes ayrıl ayrıl diyecek, bu konuda kararı herkesten bağımsız olarak kendin vermelisin, asla acele edilecek bi konu değil bu konu. Biz bu yazıyı okuyarak geçmişinizin muhakemesini yapamayız, iyi günlerinizi de görmedik sonuçta bilmiyoruz. Sakin ol, fevri davranma. Belli ki sen de çok alttan almıyorsun ve bu yüzden çekişiyorsunuz patlıyorsunuz. Çocuk düşünmeden birbirinizi tanıyosunuz işte ilk 2 senede olması gerektiği gibi yani.
Sevgililik zamanını zaten sil kafandan, o bambaşka bi dünya. Evlenince farklı oluyor her şey. Bu anlattıkların olağanüstü şeyler değil ilk 3 seneye kadar herkes yaşıyor genelde.
0
megalomaniac
(23.07.19)
damdan düşen adam yazıyor, dikkate alın lütfen: işler daha da boka sarmadan bir ilişki terapistine gidin. düzelir diye beklemeyin düzelmeyecek ve işler daha da çıkmaza girecek.
0
yemrem
(23.07.19)
Yanlış kişi ile evlenmisşin
Bahsettiğin kişinin adam versiyonu ile bi yakınım evli fena
0
damladamla
(23.07.19)
@megalomaniac

Gel gör ki çocuk için de baskı yapıyor. Yaşım geldi artık geç olcak çocuk istiyorum ben diyor. Ona kalsa evlenir evlenmez olmalıydı. Kavga gürültü idare ediyorum çocuk yapmadan. Mantıklı davranmıyor yani. Yarın bir gün yakındır çocuk yüzünden büyük kavgalar. Aileler de aynı şekilde baskı yapıyor. Bir direnen benim. Kendini düzeltebilecek durumda da değil çünkü farkında değil. Kafamda cahil aq diyip geçiyorum da bazen patlıyorum işte. Aslında tanıdığım en mantıklı insan diğer her konuda. Ama psikolojik problemi olduğuna inanmaya başladım. Ve böyleyken çocuk yapmak... bilmiyorum. Düzelecek bi durum da değil bence. Mal gibiyim işin özeti. Basiretim bağlandı. Her şeyin farkında olarak hem de
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
ben net bir sorun göremedim. içinde ekonomik dinamiklerin olmadığı sorunlar küçük sorun gözümde ki aldığınız ücretler çok iyi, izmir için hele bu yaşta zaten efsane. yakında barışırsınız ya da alışırsınız.
0
laptu
(23.07.19)
İlk paragrafta anlattığın şeyler aşağı yukarı tanıdığım tüm kadınları anlatıyor, zira daha dün bu yüzden, böyle bi evlilik içinde kendimi bulmaktan korktuğum için 2 yıllık ilişkim bitti. O imzayı atarak hata etmişsin, keşke atmasaydın.

(Bkz: kadın siniriyle mücadele)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(23.07.19)
Fazla takma hocam, boşanmaya kalksan bir sürü nafaka ödeyeceksin. Yeni sevgili yap dalgana bak ama yakalanmamaya dikkat et.
0
Elduinnnn
(23.07.19)
Ayrıl diyenlere bakmayın. Psikolojik sorunları vardır. Biraz maneviyata yönlendirin. Benliğini bırakabilirse işler düzelir inşallah.
0
kckmlqm
(23.07.19)
Kesinlikle ortak Terapiste gitmelisiniz ve emin olana kadar çocuk yapmamalısınız. Kendisinden ne denli sıkıldığınızı ve bu şartlarda ço uk yapmayacağınızı açıkça söyleyin. İster kendine gelir, ister gelmez, keyfi bilir. Allah sabır versin, inşallah sıkıntılarınızı çözersiniz.
0
mslny
(23.07.19)
Bak kendin de demişsin diğer konularda hayatımda gördüğüm en mantıklı insandır diye, belli ki kavgalarınızda o “o” olmaktan çıkıyor. Dünyanın en zor şeyi evlilik... ama başlayınca da öyle pes edip gitmek yok, bu yola girildiyse her iki taraf da elinden geleni yapıp düzgün bir ilişki kurmak zorunda. Kimse kimsenin hayatının içine öyle bi imzayla s*çamaz.
Terapi kesinlikle sizin çözümünüz.
5 senelik evli olsanız, 10 senelik evli olsanız terapiyle bişeylerin değişmesi çok zor olur ama şuan hem yaşlarınız küçük hem de evliliğiniz taze. Yol yakınken düzeltin, en azından denedik dersiniz ileride yine ayrılıj gündeme gelse bile.
0
megalomaniac
(23.07.19)
peki müdür bu iş evliliğe ne kadar sürede gitti ? o süreçte değişik durumlardaki tepkilerin ne olduğunu gözlemleyemedin mi ? (ki zayıf ihtimal. kesin bir şeyler görmüş olman lazım bence) eğer tüm bu terslikleri görmüş olmana rağmen "düzelir yağv" diye yaklaştıysan vay haline...yok eğer her şey iyi gözükürken köprüyü geçtikten sonra böyle değişmeye meyilli kadınlar çoksa vay bizim halimize.

hikayeyi okumadım yaşadım olm lan ! :o
0
kuul
(23.07.19)
Geçmiş olsun nafaka yasasını bekle düzelmezse o zamana kadar kaç kurtar kendini. Aile terapistine gidin, bir de çocuk olunca aranız düzelir diyen aile büyüklerine sakın kanmayın. En büyük hata bu oluyor genelde.
0
alwayschargeneverbend
(23.07.19)
Ben de direkt boşanın demek istemem, ama ciddi bir konuşma yapıp aile terapistine gitmenizi öneririm. Ayrıca sakın çocuk yapmayın şu an +1

Yani aynısından bizde de var, eltim olur kendisi. 5 senedir evliler ve artık ailelere de hayatı zehir ediyor, çocukları var o da arada harcanıyor yavrum. Bu hale gelmeden çözebilirsiniz umarım, yoksa da böyle ömür geçmez.
0
gmzo
(23.07.19)
Ayrıl coco
0
(s)AINT
(23.07.19)
sakın, çocuk, yapmayın.

benzeri tipte bir annem var ve hayatımın büyük bölümü bana zindan oldu, birseyler hep eksik büyüdüm. bunun adı istismar ve hastalık.

sakın, çocuk, yapmayın.
0
nahtoderfahrung
(23.07.19)
ayrılmak en kolayı. düzeltmek için şartları zorlayın bence.

erkek tarafı yönlendiren olmalı evliliklerde. ağırlığını koy ve hissettir. her kararı eşine bırakırsan olmaz. istanbul'a gitmek mi istiyorsun? ben istemiyorum. bitti. kadınlar çoğu zaman ne istediğini bilmez. sen de bu çelişkiler içinde kaybolursun.
0
tantunisultansuleyman
(23.07.19)
aynı ben.. aramızda iki fark var. benim 5 yıl oldu, üstüne bi de kızım var.

ilk 3-4 yıl aynı boktan hadiseleri yaşadım. aile olayları dahi bire bir aynı:)

sonra şu oldu, alayına siktir çektim ve yemin olsun kuzu oldu kuzu.. arkamda köpek gibi geziyor ben umursamıyorum, nötr davranıyorum ve daha önce görmediğim yemekler, hörmetler, saygılar o biçim.. iyi olmak yaramıyor haberin olsun.
0
jesues
(23.07.19)
@kuul

2 senede evlilik aşamasına geldi. ama kendisinin evlilik baskılarıyla vs, en son ben de bir şekilde ikna oldum ya da kendimi kandırdım evlendik. öncesinde büyük şeyler olmadı güzeldi her şey ama mesela bi kez kendisine salak dedim diye kıyametler kopmuştu. ağzım açık öyle kalmıştım yani ne dedim lan ben diye. ufak bi iki sinyal aldım ama önemsemedim bir MAL gibi. özelliği şu, eğer kafasında bir düşünce, beklenti, senaryo varsa o olacak. öyle olmalı yani. yoksa vay çevrendeki ve en yakınındaki(ben) haline. o beklentiye kapılıp öyle hayaller kuruyor öyle yaşıyor ki o hayali, olmayınca dünyası yıkılıyor gerçekten. gerçekten o kadar üzülüyor yani malca bişey için. ya çok iyi ilişki genelinde, böyle boğacak kadar iyi, ya da çok çok kötü aq. ortası yok yani.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
bu yazdiklariniz duygusal siddet evet ayrica bir insanin her zaman hakli olmasi mumkun olmadigi gibi evlilik "ben hakliyim o zaman canini cikaririm" gibi bir sidik yarisi da degil.

karsinizdaki insan duygusal siddet uygulamaktan mi besleniyor, gerginlikten ve sizi surekli germekten mutsuz etmekten mi besleniyor, mesela ortamin icine edip gerdikten sonra bir rahatlik goruyor musunuz onda? oyle ise gercekten sonraki adimlarinizi cok dikkatli atin. evlendiniz diye, ki daha 29 yasindasiniz, bu sekilde yasamaya mecbur musunuz? bunu sorgulayin.

esinizle mutlaka acik acik konusun, terapiste gidin, o ayrica kendisi de gitsin, emek verin elbette ama kimse evlendi diye duygusal siddetle yasamak zorunda degil. ancak asla unutmayin, ortada sorun varsa sizin tek tarafli ugrasmaniz pek fazla bir seyi degistirmez, iki tarafin ortak caba gostermesi zorunlu.

ilerde cocuk yaparsaniz, her seyde bu kadar sorun cikaran bir insanin elinde afedersiniz ama daha buyuk bir 'koz' olacak, cocugu ailenize gostermeme gibi bir durum olabilir mi, nasil bir cocuk yetistireceksiniz, vs. bunlari cok ciddi sekilde dusunun. bu gerginlik icinde bir cocuk olmali mi bu asamada? cocuk hicbir seyi degistirmiyor cunku, aksine sorun varsa evlilikte bu sorunlar derinlesecek cunku bu gerginligin icinde bir de minnak bir canlidan sorumlu olacaksiniz.

ayrica kendinize sorun mesela istanbul'a tasinmamak konusunda bu kadar netseniz neden fikrinizi ortaya koyamiyorsunuz, neden bu konuyu kapatamiyorsunuz, size boyle davranmasina neden izin veriyorsunuz? bir insan sinirlarinizi bu kadar asiyorsa, siz de asmasina bu kadar cok izin veriyorsunuz demektir. neden? kendinizi guclendirmek ve sinirlarinizi ortaya koymak icin ne yapabilirsiniz? yapmalisiniz?
0
songforsomeone
(23.07.19)
evliyim, bunları kocama yapsam ağzıma ... kendisi. yaptığı şeyler çok çirkin, belki sana saygı duymuyor belki ağırlığını yeterince koyamıyorsun. insan ilişkilerinde böyle, zayıf görürlerse saldırırlar. nasılsa evlendim, bana katlanacak kafası da olabilir. kimseye katlanmak, çekmek, egosunu pışpışlamak zorunda değilsin. emotinal abuse +1
0
deartheodosia
(23.07.19)
@songforsomeone

şimdi izin vermiyorum ama evet zamanında o sınırları aşmasına izin verdim. kendi doğrularımı net bir şekilde ortaya koymadım. çünkü o mutlu olsun ben mutlu olurum nasılsa kafasındaydım. kendimi düşünmedim öncelikle.

istanbul konusunda da o kadar net değilim gitmeme noktasında. eşimin işi bitiyor burda, yeni iş bulmak gerekecek neticede. mantıklı görünüyor istanbul ama izmir'deki fırsatları daha değerlendirmeden, ben şuraya geçmek istiyorum, şu zamanda da çocuğum olsun istiyorum vs gibi net beklentileri var. benim yok o kadar net beklentilerim. sorun burda galiba. ben izmir'deyiz, hazır rahattayız burda kalmanın yollarını da arayabiliriz, istanbul'a da dönebiliriz kafasındaydım. ama artık o kadar baskı en ufak gediği değerlendirme fırsatçılığı var ki istanbul alerjisi oluşturdu bende. gitmek istemiyorum ben de bu sefer. baskı unsuru haline geldi yani.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
3 yıldır berabermişsiniz o zaman bu fikir ayrılıkları olmuyor muydu ? Yaşanacak şehir mesela en önemli konulardan birisi konuşmadınız mı bunu ? Bence fazla toleranslı davranıyorsun, açıkça konuş, hatta terapiste gitmeyi öner, sorunların senin için huzursuz edici olduğunu söyle. Sen alttan aldıkça tepene çıkacak.
0
elikası
(23.07.19)
boşa gitsin hazır çocuk yokken, çekilmez. daha gençsin.
0
fyodor fyodorovic
(23.07.19)
@elikaslı

bu şehir konusunda fikir ayrılığı hep oldu. hep tartıştık, sonuca bağlanmadan hep kapandı üstü. neticede bunları tartışırken istanbuldaydık. izmire kalkıp geldik tartışmalar olsa da. ben de kabul etti sonunda, buranın rahatlığını görecek sevecek vs diye düşündüm. aradan 2 yıl geçmiş izmire geleli. halen aynı kafa. halen gitmek istiyor, ben burada yaşamak istemiyorum buraya geldim ama orayı daha çok özlüyorum diyor. vicdan yaptırıyor bir de, ben senin için geldim buraya ama dönmek istiyorum falan diye. e kodumun işi böyle bişey değil ki o zaman ben de senin için istanbula geleyim 2 sene sonra başka yere gidelim diyorum, bu sefer de e başka yerde iş yok ki diyor. var aslında ama evet istanbul şartlarında yok başka yerde iş. bi izmir-ankara var tutunduğum. onları da piremses istemiyor.
boktan çıkmaza girmiş bir durum yani. ona göre (böyle söylemedi hiç ama kafasındakini tahmin ediyorum) o zamanında taviz vermiş, şimdi sıra bende.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Okurken çok tanıdık geldi. Çoğu ilişkide erkek yada kadın tarafından sergileniyor bu durum yani eşinize özgü değil. Dozajı farklı olabiliyor. Anladığım kadarıyla sizdeki durum kendisinde hata olduğunu bile hiçbir şekilde kabul etmiyor. Bu durumda bunun çözümü de bir hayli zora girmiş oluyor. Öncelikle sorunu kabul etmesi lazım. Bunu bir şekilde kabul ettirmelisiniz.

İlişkinin devamını ne kadar istediğinize bağlı olarak sizin de yapmanız gerekenler mutlaka vardır. O nedenle de birçok arkadaş ilişki terapisti önermiş. Belli ki düzgün bir konuşma yapıp sorunlarınızı ortaya dökemiyorsunuz bile, çünkü sizin bir sözünüzden rahatsız olup ortalığı velveleye veriyor. O halde sizde mümkün olduğunca ilk etapta buna mahal vermeyecek şekilde onunla konuşmaya çalışmalı ve bir sorun olduğuna ikna etmelisiniz. Marshall Rosenberg'in Şiddetsiz İletişim diye bir kitabı var, kısa bir kitap şiddetle tavsiye ederim. Hem sizin hem siz okuduktan sonra eşiniz için. Gerçekten faydalı oluyor.

Olurda başarıp konuşabilirseniz, bunun böyle gitmeyeceğini bırakın çocuk yapmayı bir ömrü beraber geçirmekte birbirinizi çok yıpratacağınızı anlatmalısınız. Kesinlikle çocuk yapmayın bu arada. Yakın arkadaşlarım 5-6 yıllık evliliklerinde ki inanılmaz yol katettiler, başta kavga gürültüden geçilmezken bahsettiğiniz şeyler olurken şimdi çok uyumlular ama hala çocuk için tereddütlüler, hala ufak tefek birbirlerini rahatsız eden şeyler olduğunu söylüyorlar.

Sorunu kabul edip, bunun böyle gidemeyeceğini görmesini sağladıktan sonra artık bunun üzerinde çalışabilirsiniz. Bu önerdiğim kitap gibi farklı kitaplarla da olabilir. Terapist ile de olabilir. Kitap okumayla aranız varsa önce siz yavaştan okuyup ona davranışlarınız ve kitaptan etkilendiğiniz şeylerle aktarıp sonrasında onu okumaya teşvik ederek yapabilirsiniz. Bu uymazsa çok değil haftada 1-2 gün terapiye gidin gerçekten.

Bu durum tamamen eşinizin kişisel eğilimleriyle ilgili, bu durumda eğer oda isterse açık fikirli olabilirse gerçekten çözülebilir.

Ama olmayacaksa uğruna biraz uğraş gösterin ondan sonra da yaşınız daha çok genç çocuk olmadan ömrünüzü heba etmeyeceğiniz bir gelece için adım atmayı planlayabilirsiniz.
0
FAtE
(23.07.19)
Ailesi nasıl? Mantıklı insanlar mı, yoksa kayıtsız şartsız kızlarının her tartışma/konuda haklı olduğunu mu düşünüyorlar? Uzun vadede terapi falan da fayda etmeyebilir eğer böyleyse. Annesi ile her konuştuğunda kimyası tekrar bozulucak.

bekarım, kolay boşarım. ömür geçmez abi böyle...
0
metal sock
(23.07.19)
boşan başkan. çekilecek gibi durmuyor.
0
prodeq
(23.07.19)
@metal stock

ablası var bitane mesela. ya benim hanımın hiç haksız olduğunu görmedim diyorum. göremezsin diyor ben 28 senedir görmedim falan diyor. annesine diyorum, oyy oğlum allah sana sabır versin falan diyor. benim kız hep haklıdır, hep trip yaptı hayatı boyunca hep kavga ettik falan diyor.

geçmiş hikayelerine bakıyorum anlattıkları, işte annesi bunlara küfür ediyommuş, bunlar birbirlerine "o. çocuğu" falan diye küfürler ederek kavga ediyorlarmış. ben ailemde kesinlikle böyle büyümedim, en ufak saygısızlık yaşamadım ama bilemiyorum belki normal olan bunların ki mi aq. dünyam şaşırdı anlamadım.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
hazır karşı tarafın işi gücü varken ayrıl, nafaka ödemek zorunda kalmazsın. çocuk olayını düşünme bile!
0
nuisance
(23.07.19)
sonda soyleyecegimiz basta soyleyeyim; cocuk icin acele etmeyin.

benzer seyler yasayan bir arkadasim ve esi cozumu cocukta buldu, cocuk su an 2 yasinda ama girdikleri girdaptan artik cikamiyorlar da. farkli illerde yasiyorlar (ikisi de calisiyor), bosanmak istiyorlar ama nafaka konusunda anlasamiyorlar vs. olay inanilmaz cirkin yerlere gitti yani.

oyle bir sey ki bu profesyonel yardim olmadikca disardan mudehale hic bir ise yaramiyor. anladigim kadariyla da anlik kavgalar degil sizinki de, karakteri boyle (ikinizin de tabi ki).

burasi tamamen benim cahilce yorumum, ya da ben olsaydim ne yapardim kismi; sakinligimi korur ve bir aksam sakince yemek yerken bosanma dilekcesini onune koyardim. restine rest. kimsenin pasa gonlunu eglemek icin evlenmiyor insanlar.
0
brkylmz
(23.07.19)
Boşan diyenlere kulak asmayın. Belli ki eşiniz bir yanlışa düşmüş ve bunu sizin çözmeniz mümkün gözükmüyor.

1. Kesinlikle bu işleri çözene kadar, çocuk yapmayın.

2. Profesyonel destek alın. Sizin sözünüz eşiniz üstünde, o kadar etkili olmaz. Önce rahatsızlığınızı bir kaç kere dile getirin. Sonrasında konuyu açıp, gerçekten çözmek için profesyonel birine gidin. Çok sabırlı olmanız lazım.

Çözülmeyecek olursa, ayrılırsınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.07.19)
bu kadar kısa sürede böyle bozulan bir ilişki iki şekilde çözülür.
1) geleneksel yöntem: ilk 5 yıl her şey olur yavrum hepimiz çektik zamanla her şey oturuyor (bok oturuyor)

2) ilişki terapistine gitmek tarafların evlilikte mutlu olup olmadığını anlamalarını, esas sıkıntının ne olduğunu herkesin çözmesini sağlıyor ki akabinde boşanma ya da devam etme kararı almak daha sağlıklı.
0
9kuyruklukedi
(23.07.19)
evlilik noktasına nasıl geliniyor? ben bunla okeyim nası deniliyor yav peki böyle bi karakterse? körlük mü öncesi, nedir yani. anlamıyorum gerçekten. bu karakterde bi insan arkadaşım olmaz, arkadaşımın arkadaşıysa arkadaşımı sorgularım. bence sizin psikolojik abuse eğiliminiz var, aile, çocukluk döneminden yamulmalar vardır belki. kendinize odaklanın. ay içim daraldı, insanlar nelerle uğraşıyor yahu.
0
neynep
(23.07.19)
@neynep
evet onu da düşündüm. ben demek ki bunu istiyorum abicim, bundan hoşlanıyormuşum dedim. çünkü aklı başında sakin huylu aile yapısı birebir bana uyan birini kendim terk edip bu yola girip sevgili oldum. demek ki ben bunu istiyormuşum kendi mallığım diyorum. ama sonuçta bunun benim mallığım olması bu durumun çözülmesi gerekliliğini değiştirmiyor. sevgililik sonrası bir şekilde ilerledi. sevdim ama zamanında. şimdi seviyor muyum bilmiyorum aq. bişey hissetmiyorum şu anda. darlandım sadece. her türllü baskıdan, çocuk yapmak, şehir değiştirmek, "bana hiç çok güzelsin demiyorsun" larla uğraşmak, "ne kadar güzelim ya bi bak ya böyle güzel bir karın var el alem neler vermez böyle eş için sen daha kavga edip duruyorsun" larla uğraşmaktan içim şişti yani son kertede. dalga geçiyorum ben de. aynı zamanda ne kadar da mütevazisin bundan hiç bahsetmedin falan diyorum.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Eşinizde psikolojik problemler var bence, ben olsam terapiye gönderirim bir şekilde. Ona da iyilik yapmış olursunuz, böyle yaşanmaz.
0
roket adam
(23.07.19)
"ne kadar güzelim ya bi bak ya böyle güzel bir karın var el alem neler vermez böyle eş için sen daha kavga edip duruyorsun"

karın narsist. geçmiş olsun.
0
xvyz
(23.07.19)
Valla bu sorunlar düzelmez kardeşim. Huya karaktere geçmiş. Benim bundan çok daha düşük seviye sorunlarım vardı düzelmedi.
"Sen böyle yaptın o yüzden ben de böyle yaptım."
Bunun aynısı da bizde var.
Düzeleceğine dair çok umutlu olma yani.
0
Trene çelme atan adam
(23.07.19)
Anladığım kadarıyla eşinizin aile yapısı, kültürel birikimi ve yetiştirilme tarzı sizinkinden oldukça farklı. bunun her zaman sorun yaratması muhtemel.

Benim asıl merak ettiğim mevcut fikir ayrılıkları ve çatışmalar dışında para mevzuları ve cinsellikle ilgili. Bunları özelden de paylaşabilirsiniz dilerseniz. Mesela cinsellik konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz? Pek çok konuda anlaşamasa da cinsel doyum ve uyum sayesinde evliliklerini yürütmeyi başaran çiftler tanıdım. Bir de para mevzularını merak ediyorum. Mesela eşiniz sizinle evlendikten sonra (veya ilk çatışmalar başladıktan sonra) aşırı harcama, lüks tüketim, mal kavgası vs. gibi davranışlar sergiledi mi? Bu hususlar ışığında daha net bir değerlendirme yapılabilir.
0
redskull
(23.07.19)
olm böyle hayat geçmez. sen normal şeyleri kabul ettirememişsin kadına, hasta olduğunu terapi görmesi gerektiğini söyle bakalım bi ne diyecek? terapisiz de sizin ilişki berbat bir halde kalmaya devam edecektir. böyle ömür mü geçer olm.
0
hasmetizm 2046
(23.07.19)
İnsan dediğin şey hasarlı zaten. Hepimiz bi şekilde debeleniyoruz. Ok ama ben de belamı arayip buldum ve şunu öğrendim : bazıları değişmiyor, değişmek istemiyor, farkında değil, sen ne kadar emek versen, kendini versen, zaman versen, bazısı öyle ölecek. Sen de öleceksin. Belki yarın. Böyle zaman geçirmek için bir sebep yok bence şu hayatta.
0
neynep
(23.07.19)
başlıktaki soruya cevap: büyük ah almışsın. geçmiş olsun.
0
windows95
(23.07.19)
“Hastasın terapi alman gerek” denilen hangi insan “tmm yarın hemen gidiyorum” der? Bunu diyosa zaten terapilik bi durumu yoktur sadece zamana ihtiyacı vardır. Tavsiye verirken kafanıza geldiği gibi değil günlük hayata uygulanacağı gibi verin sevgili duyurucular. Bu insan zor durumda ve ne yapacağına karar vermekte zorlanıyor ki burada sormuş. Sizin de ayaklarınız yere bassın ki yardımcı olun.

Burda eşe söylenecek olan çift terapisi almanın gerekliliği. Zaten çift olarak başlasanız da uzman gerek görürse bireysel seanslar yapacaktır.
0
megalomaniac
(23.07.19)
Ayrıca, diğer ornek gibi sakin, iyi huylu ile olmadı, bunla daha heyecanlı, daha iyi yürüdü ok. Ama bitmedi ki çeşit yani. Milyon tane insan var. Heyecanlı olup, sana daha uyumlu olup hayatı dar etmeyen de var biyerde. O değilse bu diye iki seçeneğe indirgemek de gerçekçi değil bence.
0
neynep
(23.07.19)
annesinin yanına giderse voltran'ı oluştururlar.

kafada gelecek yılların planı yapılmış olabilir dikkat edin.
bebek olacak, istanbula gidilecek, böylece annesi bebeğe bakacak, kadın ise işe gidebilecek. sen mi ? sen kimsin ki ?
saat gibi plan bak tıkır tıkır işliyor.
0
güneyli çocuk
(23.07.19)
@güneyli çocuk
anne de kesinlikle her şeyi bildiğini sanan cahil biri. eğitimle sınıflandırmam kimseyi ama ilkokul mezunu olmasına rağmen boğaziçi mezunu bir adama, oğlum sen okumuşsun ama hocaların sana hep yanlış öğretmişler o iş öyle değil şöyle şöyle diyebilecek özgüvene sahip birisi. konuştuğu konu da astronomi aq. gel de çıldırma şimdi
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Öncelikle eşinizle sakince konuşmayı, iletişim kurmayı deneyin. Empati kurmayı denemesini isteyin. Ne kadar yorulduğunuzu, boğulduğunuzu ve böyle sürerse evliliğinizin sürmesinin mümkün olamayabileceğini söyleyin.

Bu durumu düzeltmek için kendinizin elinizi taşın altına koymaya hazır olduğunuzu, belki ilişki psikoloğuna da gidebileceğinizi söyleyebilirsiniz.Bu da samimiyetinizi gösterir.

Bunları söyleyin, gidişatın nereye doğru olduğunu bilsin. Eğer davranışlarını düzeltmezse siz de yolunuza bakarsınız. Evlendiniz diye mutsuz olduğunuz, iletişim kuramadığınız ve boğulduğunuz bir ilişkiyi sürdürüp durmak zorunda değilsiniz.

ve lüütfen,

Çocuk yapmayın. Hem sağlıklı bir birey yetiştirebilmeniz için, hem de kendi ruhsal sağlığınızı koruyabilmeniz için; çocuk yokken bu kadar duygusal sömürü varken, çocuk doğunca nelerle uğraşmak zorunda kalırsınız düşünün... aman aman.
0
chihirovekohaku
(23.07.19)
burdan gaza gelip iş yapma da.

ilk önce evlilikte belli bi eşiği aştıktan sonra kavgalar azalıyor, alışıyorsun birbirine, nasolsa kavga edince de suratına bakıcam diye kavga edesin gelmiyor. o olgunluğa dönünce şeedersin, sakince bakarsın duruma.

ailenizle olan ilişkisini çok anlatmamışsınız da, aynı şehirde yaşıyorsanız bi mesafe koymaya çalışıyor gibi anladım. çok şeetmeyin minimum seviyede görüşün ailenizle eşiniz varken, siz kendiniz görüşün ama asla ailenizi bırakmayın da, o görüşmek istemiyorsa görüşmesin boşverin, zorla güzellik olmaz. kaynana - gelin çekişmeleri yaşamak bu tablonun üstüne felaket olur. olan sizin kafanıza olur. minimum ilişki iyidir, öyle bayram seyran, aynı şehirdeyseniz 2 haftada bir falan gitmece.

bu tarz gönül işlerinde tek taraflı suçlu olmaz sizin de kusurlarınız vardır, önemli olan kusurları gözardı edecek olgunluğa ulaşmakta.
0
kveldulv
(23.07.19)
@kveldulv

elbette kusurlarım vardır hocam. mesela ben uzunn uzun yazdım. ona da yaz desem kim bilir neler yazacak benim hakkımda. fakat ben mesela rezerv koyabiliyorum "elbette denim de kusurlarım vardır" diyerek kendime. o diyor ki ben şöyle şöyle yaptım çünkü sen şöyle şöyle dedin. adam gibi anlatmıyor da bana bende ne yanlışsa. anlat başkalarıyla konuş arkadaşlarına anlat ne bileyim annenle konuş falan diyorum. kimseye de ser verip sır vermiyor. kendi içinde kendi haklılığıyla hayatına devam ediyor. işine gelmiyor çünkü başkalarına anlatınca duyduğu eleştiriler. öyle tahmin ediyorum. yaa aman o ne anlar ki kafasına giriyor muhtemelen. bilemiyorum yani, konuşamadığımız için. ama en yüksek tansiyonda çıldırttığında artık en ufak bir hakaretimsi lafta " salak, gerizekalı vs" pat konuşma kesiliyor, başka yerlere gidiyor kapılar vuruluyor falan. çözüm olmuyor yani. hakaret olmasa da surat ifaden çok iğrenç, benimle nasıl böyle konuşursun, şu oturuşuna bak falan diyip illa ki bir şeye takılıyor sonra ona tutunup mevzuyu başka yerlere çekiyor. ben bir şekilde tuzağa düşüp sinirleniyorum sonunda. bombok hissediyorum en sonunda da.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Annesinin astronomi hakkında söyledikleri uzaklasmak için yeterli bence :( Ciddiyim.
0
neynep
(23.07.19)
değişmek istemeyen, değişmesi gerektiğini kabul etmeyecek, hatta bunu söylediğinizde ego meselesi yapacak insanı değiştiremezsiniz.

herkes terapi demiş, ama bence bugün teklif etseniz yer yerinden oynar.

her zaman çözüm odaklı olan biriyim, ama perşembenin gelişi de çarşambadan belli oluyor.
kendiniz için yanlış kişiyle evlenmişsiniz.
yapı olarak temelde uyumsuzsunuz.
bence henüz bir yıl olmuşken boşanın.

evlilik zaman içinde birçok şeyi monotonlaştırabilir, ama sonuçta yanınızda sevdiğiniz biri vardır ya da olmalıdır.
bu hiçbirine uymayan bir durum maalesef.
"seviyorum" deseniz, "öyle kabul etmeye çalışın" denir.
ama öyle bir şey olduğunu da sanmıyorum.

kaldı ki, kişilik bozukluğu olan birinden söz ediyoruz gibi geldi.
İstanbul-izmir meselesinde size hak vermesem de (İstanbul'da doğmuş büyümüş insan izmir dahil, başka yerde yaşamak istemez genelde), temelde sorun çok farklı.

hayat kısa, kendinizi boşuna böyle girdaplara sokmayın.
0
blatta hiberna
(23.07.19)
Bana borderline kişilik bozukluğunu hatırlattı, belirtiler tutuyor mu bir bakın, tutuyorsa psikolojik yardım almadığı sürece başa çıkamazsınız.
eksisozluk.com
0
mikro patlama
(23.07.19)
Ayrıca sakin karakterde biriyle olmadı diye demek ki bunu istoyorum demek değil bence. Milyon tane insan var, seçeneği, kombinasyon ihtimalini ikiye indirmek hiç gerçekçi değil yahu. Daha tutkulu ama daha sağlıklı da olabilir. Kötüyü bitir ki sonraki adıma geç. Bence
0
neynep
(23.07.19)
Ayrı dünyaların insanlarıymışsınız. İşler daha fazla tatsızlaşmadan boşanın.
0
iwasbornonamountainside
(23.07.19)
burada atıp tutanlara fazla takılma. bekara boşamak kolay tabi ben de bekarım gerçi ama ahahah :) neyse, eşin sana saygısını yitirmiş, seni bazı konularda yeterli görmüyor gibi sanki. yatak ilişkiniz ne durumda? cezalandırma yoluna falan gidiyor mu? bence bu maruz kaldığın şey tamamen (bkz: dırdır) biraz redpill'ci tayfaya takıl derim. aile terapisti falan sakın girme. dırdırla nasıl başa çıkacağını öğren yeter. hatta yukarıda jesues diye bir arkadaş yazmış güzelce çözümünü. bence sen de bu şekilde çözersin olayı, bu kadar büyütmeye gerek yok.
0
tughan
(24.07.19)
ben olsam ekşi duyuruya yazmak yerine, kadını karşıma alıp nazikçe, aramızda problemler olduğunu, ayrılmak istemediğimi, çift terapisi ile sorunu çözmek istediğimi söylerdim.
0
nice tnetennba
(24.07.19)
Borderline a çok benziyor+1
0
Trene çelme atan adam
(25.07.19)
senden büyüğüm muhtemelen. bir abi tavsiyesi olarak al. zararın neresinden dönersen kardır. 1 sene çok bir süre değil. boşanmayı düşün. ipin ucunu kaçırırsan, hayatın böyle devam eder.
0
burya
(25.07.19)
profesyonel destek alın diyenlere kıçımla gülüyorum.

ülkemizde böyle kadınlar bollaşmaya başladı. bir tane efendi erkek bulup kafalıyorlar, zamanla içlerindeki manyak ortaya çıkıyor. büyük ihtimalle 3 yıllık flört ve 1 yıllık evlilik süresince olayların buraya varacağını tahmin edemedin ve hep alttan aldın. al işte sonuç bu.

bu yaşta böyle olan kadını menopozda düşünemiyorum. bence ayrılmalısın. 1 sene hiç bir şey. ama bu kadınla boşanmak kolay olmayacak. nafaka falan çok uğraştırır bu seni, donuna kadar almaya çalışır.

çevremde de buna benzer evlilikler görüyorum. canım cicim aylarından sonra, aileler ile tanışınca birde geri dönülmez bir yola girmiş gibi kendilerini düğünde göbek atarken buluyorlar. sanırım sizde de böyle oldu.
0
dafuq
(25.07.19)
hem kezban hem piremses hem de kötü biri öeahh. böyle birini nerden buldun hacı. çocuk olmadan kaç kurtar kendini. gençsin paran da var işin de. toplum baskısı da senin değil onun üzerinde. bas boşanma davasını pamuk gibi olmazsan neyim.o da genç yaşta dul kaldım diye ağlasın belki hizaya gelir.
0
mayeskuel
(04.08.19)
neyse evlenemiyoruz diye üzülüyordum şimdi sevindim :))
0
problem34
(04.08.19)
'1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik' den sonrasını okumadım.
ama sanırım 3 yılda baş göstermeyen şeyler o 1 yılda toptan kendini salıvermiş.
aklıma hep şu sahne geliyor ;
youtu.be
0
dedim dedim de kime dedim
(04.08.19)
Eşinizin bu sorununuzun normal olmaması bir yana, sizin de böyle birini seçmeniz tesadüf değildir. Annenize ve daha önce hayatınıza giren kadınlara bir bakın, benzer şeyler var mı?

Eşiniz için ve kendiniz için psikoloğa gidebilirsiniz önce.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.08.19)
www.youtube.com

bunu görünce aklıma geldi sizin durum
0
neynep
(15.08.19)
(4)

ist çorlu 35tl

dedim dedim de kime dedim
2 firma var istanbul seyahat ve metro. eskiden pamukkale vardı 3 firma varken 15tl idi.pamukkale çekildi konkordato yüzünden bunu fırsat bilen istanbul seyahat 35tl yaptı biletlerigit gel 70tl 1.5 saatlik yol. kimse metro ya binmiyor zaten.cimer'e vs şikayet etsem mi?
2 firma var istanbul seyahat ve metro. eskiden pamukkale vardı 3 firma varken 15tl idi.
pamukkale çekildi konkordato yüzünden bunu fırsat bilen istanbul seyahat 35tl yaptı biletleri
git gel 70tl 1.5 saatlik yol. kimse metro ya binmiyor zaten.

cimer'e vs şikayet etsem mi?
0
dedim dedim de kime dedim
(21.07.19)
Kaç yil once on bes tl idi acaba?
Dört yildir o civarda yaşıyorum ve pamukkale kullanirim. Son iki uc yildir 22 den 32 tl ye geldi fiyatlar. Belki ilk geldigim sene filan 15 tl gormusumdur. Şikayet edin istiyorsaniz tabii ama bi sonuç çıkacağını hic sanmam.
0
a perfect lie
(21.07.19)
pamukkale indirim yapıyordu kamudaki insanlara
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(21.07.19)
metrobüs tüyaptan araçlar var onları arayıp sordun mu fiyatları?
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(21.07.19)
istiyorsan et de bir şey olacağını zannetmiyorum. bundan 10-15 yıl önce arena, kalebirlik gibi acayip acayip bir sürü firma vardı. bunlar rekabete tutuşurdu, dolmuş parasına giderdik istanbul'a. benzer şey istanbul-kocaeli arasında efe-asya tur arasında da vardı... sonra asya tur battı. yakın zamanda da pamukkale nalları dikti. 40-50 lira olan kocaeli-ankara biletleri bugün 75 lira.

şimdi baktım, kocaeli-istanbul da 40 olmuş. çok değil 2-3 sene önce falan 25 liralara varınca çok pahalı diye düşündüğümü hatırlıyorum. piii.

ekonomi rezil, sektör mafyaların elinde olunca böyle oluyor.
0
der meister
(21.07.19)
(16)

Üzerime kasvetli kitap atın

eylul
Mesela dönüşüm gibi ya da genç wertherin acıları.. Bu aralar bu tarz kitaplar okuyasım bar
Mesela dönüşüm gibi ya da genç wertherin acıları.. Bu aralar bu tarz kitaplar okuyasım bar
0
eylul
(21.07.19)
Sadık Hidayet- Kör Baykuş
0
Amaranta ursula
(21.07.19)
Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles
0
ruhen hastayim ben
(21.07.19)
kör baykuş demeye gelmiştim
0
freebird5406_2
(21.07.19)
Dag Solstad'ın Mahcubiyet ve Haysiyet'i de olabilir.
0
tel tokasini duzelten samuray
(21.07.19)
Çürümenin Kitabı
0
alfred
(21.07.19)
Sana gül bahçesi vaadetmedim

Yazarken yine içim daraldi, off

Bi de iklimler diye bi kitap vardi, belki sana kasvetli gelmez bilemiyorum.
0
a perfect lie
(21.07.19)
Kafka, Dava
0
black holes in the sky
(21.07.19)
Malte-Laurids-Briggenin-Notlari bu da var bak,
0
a perfect lie
(21.07.19)
yeraltından notlar.

ben dostoyevski okumaya alışığım. buna rağmen zamanında okumaya yeltendiğimde bir tanıdığım, "senin bu ara canın sıkkın. şimdi okuma bunu. biraz toparlanınca okursun. şimdi okursan hepten kafayı yersin" deyince "aaa o kadar mı lan" diye düşünüp merak etmiş ama yine de ona güvenip okumamıştım.

dosto baba bunu yazdığında "sosyal fobi" yahut "anksiyete" hastalık sayılıyor muydu, literatürde böyle bir rahatsızlık geçiyor muydu bilmiyorum ama adamcağızın o zaman için (muhtemelen) ismi bile konmamış rahatsızlığı inanılmaz bir hassasiyetle açıklamış olması ürpertici.

bu rahatsızlıklar hiçbir zaman kolay değil ama şimdi en azından insanlar biliyor. tedavi olabiliyorsun. bunun dışında artık psikolojik-zihinsel rahatsızlıklar konusunda bilinç düzeyi de oldukça yükselmiş durumda; herhangi bir sebeple problem yaşadığında seni anlayışla karşılayıp bu konuda destek olabilecek birini görebiliyorsun, artık insanlar bir hafta evden çıkmayana "aa gafayı yemiş yazık, dangalak" demiyor çoğunlukla. belki 50-60 sene sonra bu tip hastalıklar basit bir enfeksiyon gibi olacak, kolaylıkla çözülecek.

ama işte daha ismi bile konmamış ve insanın hayatını darmaduman eden bir rahatsızlığı o dönemde yaşayan bir adamın kaleminden okumak beni kahretti. kitabın kendisi öyle inanılmaz boğucu veya karanlık gelmedi bana açıkçası, kısa zaten, ama yine de çok üzdü.
0
der meister
(21.07.19)
Knut hamsun- açlık
0
brena
(21.07.19)
David Vann - bir intihar efsanesi
0
megalomaniac
(21.07.19)
bugünlerde okuduğum jose saramago - körlük.
0
nothing in my way
(21.07.19)
martin eden.
0
aziz dostum jack
(21.07.19)
Kartal yuvasi - Anna Kavan
0
EasyTiger
(21.07.19)
kırmızı pelerinli kent
0
aziz dostum jack
(21.07.19)
xu
(21.07.19)
(2)

Ön eleme maçlarından puan geliyor mu?

Jeckson
uefa ve şl ön eleme maçlarındaki galibiyet ve beraberliklerden katkı geliyor mu ülke puanına?geliyorsa ne kadar?geliyorsa ön eleme maçlarından puan gelmesi saçma değil mi sonuçta bu takımlar nispeten çok güçsüz ekipler.
uefa ve şl ön eleme maçlarındaki galibiyet ve beraberliklerden katkı geliyor mu ülke puanına?

geliyorsa ne kadar?

geliyorsa ön eleme maçlarından puan gelmesi saçma değil mi sonuçta bu takımlar nispeten çok güçsüz ekipler.
0
Jeckson
(19.07.19)
galibiyet 1, beraberlik yarim (0,500). on eleme boyleydi diye hatirliyorum. sonra toplanan puan, o sene ulkenin avrupa'ya giden takim sayisina bolunuyor ve ulkenin puanina ekleniyor.

puan gelmesi niye sacma olsun? kendileri gucsuzse rakipleri de gucsuz. turnuvaya katilmislar sonucta. on eleme oldugu icin zaten az kazandiriyorlar. sampiyonlar ligi grubuna kalmak 4 ekstra puan getiriyor mesela. on elemede bunun icin dort mac kazanman gerekir.
0
der meister
(19.07.19)
evet geliyor hatta bu yüzden eskiden uefa'ya direkt katılım olmadığı için en çok puanı sevilla filan alıyordu, sırf gruplara kalmak için ekstra maç yaptıkları için. saçma değil, diğer türlü daha başarısız ülkeler puan alamaz ve bu ülkeleri ayırt eden bir sistem olmaz. bir de genele baktığında elemelerden gelen puanlar kayda değer değil.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(19.07.19)
(10)

Fenerbahçe bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?

meldaras
Sizce?
Sizce?
0
meldaras
(18.07.19)
1
0
000000
(18.07.19)
2. trabzon sapıtmazsa 3.
0
der meister
(18.07.19)
3-4
0
(s)AINT
(18.07.19)
Bu sezon şampiyonuz ahanda buraya yazıyorum!
0
klar
(18.07.19)
Bu işler sırayla gider. Önce bjk, sonra gs şimdi sıra fenerde. Zaten bu sene de gs şampiyon olursa seneye Katarlılar çekilir bütün kulüpler iflas eder.
0
'
(18.07.19)
hiç heveslenmeyin imparator bu sene de çıkarıp vuracak
gs -1
trab -2
bjk -3
fener -4
0
🌸meldaras
(18.07.19)
3
0
mikahakkinen
(19.07.19)
Fenerbahçenin bu sezon şampiyon olmayacağına 500 lira bahse girebilirim.
0
(s)AINT
(19.07.19)
7
0
since1907
(19.07.19)
ali koç varken hala fenerbahçe'nin şampiyon olabileceğine inananlar var. vay arkadaş, şaka yapmıyorsunuz umarım.
0
nothing in my way
(19.07.19)
(22)

21 yaşında üniversiteye başlamak

rhye
Merhaba.. 2017 yılında mezun oldum ilk sene bazı sebeplerden ötürü ders çalışamadım, ailem de pek sorun etmedi. Daha sonra da ben sapıttım.. Aklım başıma daha yeni geliyor. Üniversitenin sıralarını 3 senedir sınavlara girerek aşındırıyorum, hala öğrenci olabilmiş değilim.. Çok mu geçtir acaba? O kad
Merhaba.. 2017 yılında mezun oldum ilk sene bazı sebeplerden ötürü ders çalışamadım, ailem de pek sorun etmedi. Daha sonra da ben sapıttım.. Aklım başıma daha yeni geliyor. Üniversitenin sıralarını 3 senedir sınavlara girerek aşındırıyorum, hala öğrenci olabilmiş değilim.. Çok mu geçtir acaba? O kadar yalnız, geç kalmış ve umutsuz hissediyorum ki. Ailem de artık bu kız gerizekalı gözüyle bakmaya başladı bana. Biliyorum potansiyelim bu değil, daha iyisini yapabilirim.. Öte yandan +1 sene daha düşünmek kalbimi sıkıştırıyor. Ben her şeye çok geç kalmış hissediyorum, sizce ? :(
Evde tek başıma destek almadan aşabilir miyim tüm bunları..?
0
rhye
(18.07.19)
21 yaş gayet erken bi yaş. Daha fazla zaman kaybetmeden planını yapıp harekete geç derim.
0
mg3929
(18.07.19)
ofiste bir eleman 33 yaşında. ilk 2000'e girdi ve üniversiteye başlayacak bu sene.
örnek olması için yazayım dedim.
0
teritori
(18.07.19)
potansiyeliniz buymuş demek ki. aşamazsınız o yüzden her şey için artık çok geç.
0
vladimirdökümov
(18.07.19)
21 18'den daha makul bir yas
0
hewit
(18.07.19)
başarılı olabileceğiniz ama aynı zamanda geleceğiniz açısından (çünkü sadece bölümünüzde başarılı olmanız, sevmeniz yetmiyor, iş imkanları vs açısından da değerlendirme yapın) mantıklı doğru bir bölüm seçerek yolunuza devam edin yeter. geç değil.
0
AlsterWasser
(18.07.19)
Hocam 18 çok erken zaten, 21-22-23 bence daha iyi yaşlar üniversiteye başlamak için. Hayata biraz daha geç atılacaksın belki ama aklın daha başında olacak, sıkma canını o yüzden.
0
plutongezegendegilmi
(18.07.19)
21 yaş asla geç bir yaş değil, 25-26 yaşlarında mezun olacaksınız, okurken kendinizi yetiştirin, kendinize güvenin, ailenin desteği çok önemli evet ama siz bir şeyler başardıkça o destek de yavaş yavaş gelir zaten. Bir an önce başlayın.
0
elikası
(18.07.19)
sapıtıp aklının başına gelmesi daha iyi bir deneyim. üstelik üniversiteye başlamak için en ideal yaş 21'dir. öncesi erken yaşta evlenenlerin ki gibi kendini tanımadan gerçekleşiyor, sapıtma dönemde kendini biraz olsun tanımışsındır.
0
füt
(18.07.19)
35 yaşında mühendislik tamamlamaya gelen abiler vardı bizde. 21 gayet normal.
0
the coon
(18.07.19)
liseden mezun oldum 18de üniversiteye başladım. iki sene üst üste yaz okulu aldım ki alttan derslerimi vereyim de okul uzamasın. son dönemimde bölümün en zor 2 hocasından 3 ders alıyordum. derslerden birini 3. defa alıyordum hatta. kıçımdan ter akıyordu bir dersi veremicem, okulu uzatıcam diye. öyle böyle derken verdik dersleri 22de mezun oldum. 2 sene kpss için çalışmaca vs derken 24te işe başladım. 4 senedir de çalışıyorum. geldik 28e. ne oldu? acele acele ter akıtınca noldu? instagrama bakıyorum hala bir gün bile iş tecrübesi edinmemiş arkadaşlarım gayet mutlular :D dert eden bir benmişim heralde. her zaman söylüyorum, şimdiki aklım olsa bir iki dersi bırakır bir sene daha okulda aylaklık ederdim. sanki cernde atom parçalayıp dünyaya katkı sağlayacakmış gibi koştur koştur yaşadık.

neyse uzattım. diyeceğim o ki geç kalmış değilsin.
0
elorelia
(18.07.19)
21 yaşında (2. üniydi ama olsun) üniversiteye başladım ve mezun olduğumda 25 yaşındaydım. Pırıl pırıl bir kariyerim var.
0
SiyamkedisiZorro
(18.07.19)
Hepinize cook tesekkur ederim boyle olumlu seyler duymak gercekten moral konusunda cok yardimci oluyor
0
🌸rhye
(18.07.19)
Hangi bölümü okuyacağına bağlı olarak geç olup olmadığı değişir.

18 de işsiz mezun eden bir bölüme girsen de diploman sadece bir kağıt parçası olacakken bu yaşlarda düzgün bir bölüme girersen mezun olunca hemen işe başlarsın.

Tavsiyem romantik seçimler yapma. yani demek istediğim bu benim hobim işsiz kalsam da okurum mantığı ile bölüm seçme. iş olanaklarını ve mesleğin geleceğini araştır. İş para kazanmak için hobi eğlenmek içindir. profesyonel düşün

bir de apartman üniversitelerinde okuyacaksan hiç okuma. git anadoluda bir devlet üniversitesinde oku ama ticarethanelere diploma almak için para ödeme
0
insomniac
(18.07.19)
ben 20 yaşında üni mezunuydum

bi faydasını görmedim, sonradan tembel oldum

21 iyi, 22 de iyi, 30 bile olsa ne olacak ki
0
passion rules the game
(18.07.19)
21 de geçse biz bırakalım bu işleri. ben bu sene odtü hazırlık taydim, her sınıfta min. 2-3 tane 21+ yaş vardı. (20 kişilik) normal yani. kimse dert etmiyor, sen de etme.
0
mehmed resad
(18.07.19)
26 yaşında bilgisayar mühendisliğine başladım 30 yaşında bitirdim. 21 ne ki =)
0
amour fou
(18.07.19)
ben, "artık karar vermem ve okumam gerekiyor, daha fazla saçmalama lüksüm kalmadı" dediğimde yaşım 23'tü. hazırlık da okudum (ingilizce değil, bölümün kendisi için. 5 yıllık düşünebilirsin) şu an birinci sınıfı bitirmiş durumdayım, 25'i doldurdum. velhasıl en iyi ihtimalle arkama yaslanıp "aaa işim var, okulu bitirdim, tam zamanlı çalışıyorum" dediğimde yaşım 30 olacak. bölümümü ve alanımı çok seviyorum, mevcut durumda başka bir alanda üniversite okumayı sanırım asla hayal dahi edemezdim.

gelgelelim gerginlikten gebermek üzereyim ve son bir yılda okulda çoğu şey oldukça iyi gitmiş olmasına rağmen ruh sağlığımın bozulduğunu hissediyorum. 25 yaşında, okulu bitirmekten hâlâ üç yıl uzakta, deneyimsiz, görünürde iki yabancı dil bilmek dışında hiçbir yeterliliği olmayan, tişörtü yırtılsa yenisini almakta zorlanan birisi olmak inanılmaz bunaltıcı. kaldı ki mezuniyet sonrasında nefes alacağımın da garantisi yok, malum kimse diplomasını aldıktan sonra işe giremiyor. girdi diyelim, "günde 11 saat çalışıp 2250 lira alacağım öyle mi?" deyince "şükürsüz" oluyor, insanca şartlar istediği için şımarıklıkla itham ediliyor haha.

tüm bunlara rağmen ben kendimle gurur duyuyorum ve lisansı bitirmeye kararlıyım. çünkü en başta yaptığım şeyi seviyorum. ikinci olarak da alternatiflerimin hepsinin uzun vadede benim açımdan daha kötü olacağının farkındayım. zaman hızlı geçiyor. hiç "geç kaldım" diye düşünme. ölürsen zaten sorun yok ama yaşarsan 25-26 yaşını göreceksin, değil mi? o yaşa geldiğinde iş hayatına atılmaya hazır, en azından lisansını başından savmış birisi olmayı mı istiyorsun yoksa hâlâ üniversiteyle cebelleşen biri olarak kalmayı mı?

21 yaş okumak için, 25 yaş da lisansı bitirmek için geç değil AMA bu süreçte mental olarak çok zorlanabilirsin özellikle de ailenin parası yoksa. herkes yine adet olduğu üzere 30-35 yaşında üniversite okuyan insan örneği vermiş... hep söylüyorum, yine söyleyeceğim: arkadaşlar, 18-25 yaş aralığında olup da üniversiteye yeni başlıyor olmanın kaygısını taşıyan insanlar %90 ihtimalle herhangi bir alanda uzmanlığı olmayan, iyi para kazanamayan kişilerdir. 10 sene devlet memurluğu yapmış, altında arabası olan, bir anda mühendislik okumaya karar veren adamlarla 22 yaşında sıfırdan, elinde hiçbir şey yokken üniversite okuyan insanları aynı kefeye koymayın artık. tamamen farklı hikayeler çünkü.

velhasıl, sakin ol. kolay olmayabilir ama inan bana, böyle düşünüp de sene üstüne sene kaybederek kendini içinden çıkılmaz berbat bir duruma sokarsın. 4-5 sene dişini sıkıp, sefillik çekip okumak bu kaygıları ömür boyu taşımaktan daha iyi. kolay bir yol değil ama alternatiflerin arasındaki en kolay yol işte, öyle söyleyeyim.

tabii bu tamamen benim şahsi düşüncem ve beklentim. her zaman olduğu gibi "okul okuyacağına tesisatçı ol" falan diyenler olacaktır. dört sene üniversite okumak mı yoksa direkt iş hayatına atılmak mı vs. o kısmı senin bileceğin iş, orasına bir şey diyemem.

üzülme. genciz. fiziksel ve zihinsel sağlığına dikkat et. dünya değişti, teknoloji gelişti. ecelimizle ölecek olursak muhtemelen 80'i göreceğiz en az. artık insanlar 30 yaşından öncesini ciddiye almaz oldu, 40-50 yaş "genç" sayılıyor, anca 60 yaşındakilere "yaşlandı" diyorlar... o açıdan çok da şeyapma, 21 yaşında lisansa başlamak dünyanın sonu değil. yaparsın. kendine yüklenme.
0
der meister
(18.07.19)
19 yaşımda girdim ama 26 yaşımda mezun oldum. Benden daha çok uzatanlar da vardı beraber girdiğimiz arkadaşlardan. Niye geç kalmış olasın ki? Kim ne derse desin dinleme lütfen. Ama maddi açıdan zorlanabilirsin ailen çok rahat değilse. Bu yüzden derslerine engel olmayacak bir iş bulmalısın bence.
0
megalomaniac
(18.07.19)
Bir dönem bir üniversitede mühendislik bölümünde Akademisyenlik yapmıştım. iyi bir bölümdür.

Bir öğrencim vardı. Bir kadın. Kocasından psikolojik ve fiziki şiddet gördüğü için boşanmış tek çocuğuyla ve annesiyle yaşıyordu. Çocuğun da kronik rahatsızlığı var sürekli hastane hastane geziyorlardı.

O kadın 38 yaşında üniversiteye başladı. Ben ayrıldığımda sene kaybı olmadan 3. Sınıfı bitirmişti. Ortalaması öyle çok iyi bir ortalama değildi ama olsun yani sene kaybı yaşanmadan oraya gelmesi bence zaten başarı.

Eğer kendinizi bu durumdan daha zor bir durumda görmüyorsanız yapabilirsiniz. 21 yaş hiç bir şey değil.
0
levpontryagin
(18.07.19)
Su an sana oyle geliyor. 21sin yahu..25te mezunsun, hadi 26 diyelim. Bi kayip olmuyor merak etme. Alt tarafi 2 veya 3 yas buyuk olursun sinif genelinden. Ne olacak yani...
Belki sana sans da gulucek digerleri is bakarken sen hemen ise giricen. Ayrica bu bi yaris da degil. 26, 27 gayet dinamik olacagin yaslar hala. Bak 27ye de ciktim :) Bu gunlerini zehir etme kendine, sorun yok. Universite hayatinda basarilar simdiden
0
Flipsflops
(18.07.19)
sormaya değmez
0
meldaras
(18.07.19)
bu eyvah gec kaliyorum mental konseptini bir kenara birakmaliyiz. kendini bir yarista gormemeli insan. hayat kesinlikle bir yaris degildir. her bir anin hakkini vererek yasanmasi gereken bir seydir hayat.
mesela hayat, su an benim icin, sana cevap yazmaktir. bu cevabin bitmesini arzulamadan yazmaktir.

kendinizi taniyin. hangi isi yaparken icinizde heyecan ve istegin bitmedigini kesfedin. ondan sonra eger o is icin akademik egitim gerekiyorsa gidin universiteye egitiminizi alin. gerekmiyorsa universite okumayin, bosuna zaman harcarsiniz.

cogu kisi, goz onunde durmamak, okuyorum demek ve toplum oyle istedigi icin universiteye gidiyor. kendisini degil, dis etkenleri baz alarak hareket ediyor ki bu da en sonunda husrandan baska bir sey getirmiyor. cunku dis etkenler ve onlarin istekleri hicbir zaman bitmez. hicbir yasta bitmez.
mesela universite bitince baska bir yaris baslayacak. o bitince baska yaris. bu yasliliga kadar devam eder. en sonunda da yasitlar patir patir öluyor olacak. kendini o zaman da halen kiyasliyor olacaksin. kendine ben neden ölmuyorum? diye soruyor bulacaksin kendini.

bu sebeple ne kadar erken bu fake etkinin farkina varir ve ondan vazgecersek, hayat kalitemiz o kadar artacaktir.
her an bir yere bir seye ulasmaya calismak, bitirmek... bunlar mental konsept. bunlar kabullenis. bunlari kabullenmek zorunda degiliz.
hayati yasamak icin baska bir yol daha var. simdiyi yasamak.
insanlar ve toplum kabullenislerinin hicbiri gercek degil. bu gerceksizligi farkedip, insanin kendisini tanimasini ve kendisini yasamasini dogru buluyorum.

yas ve rakamlara da takilmayin. pratikte isimize yararlar evet ama derinde kendimizi bunlarla tanimlayamayiz. yas bir zamandir, zaman ise bir iluzyon. bir kabullenis. yani gercekte zaman diye bir sey de aslinda yok. insani bir icat sadece.
bu iluzyonu derinde kabullenerek zamani hayatimizin dikdatoru haline getiririz. ancak pratikte kullanir ve derinde yassiz oldugumuzun farkinda olursak, o zaman zaman sorun olmaktan cikar.
0
Leonardo~Da~Vinci
(18.07.19)
(11)

Martin eden'i okumakta zorlanıyorum

lionel andres
Bir yandan okumak da istiyorum. Sayfa 250'deyim yarısı bitti ama çok zorlandım. Bir kitap sizi sıkıyorsa bırakın, okunacak bir sürü kitap var diyor Zülfü Livaneli. Çok doğru ama böyle bir eseri de yarım bırakmak Jack London'a ayıp olur diye bırakamıyorum. Kitaptan bunca etkilenen insan boşa etkilenm
Bir yandan okumak da istiyorum. Sayfa 250'deyim yarısı bitti ama çok zorlandım. Bir kitap sizi sıkıyorsa bırakın, okunacak bir sürü kitap var diyor Zülfü Livaneli. Çok doğru ama böyle bir eseri de yarım bırakmak Jack London'a ayıp olur diye bırakamıyorum. Kitaptan bunca etkilenen insan boşa etkilenmemistir herhalde. Benim gibi okumakta zorlanan oldu mu ki?
0
lionel andres
(17.07.19)
Aman aman bir roman değil. İnsanlar finalinden etkileniyor genelde. Roman, biraz şaşaalı bitiyor çünkü.
0
amortisman
(17.07.19)
amortisman+1 sadece finali etkileyici. onun haricindeki sayfalar biraz yoruyor kendini.
0
kablelvuku
(17.07.19)
epey okumuşsun zaten ama keyif almıyorsan kendini zorlama bence de. kendisinin de çok bunalımda olduğu bir dönemde yazdığı bir kitap; çok önemli bir eser olduğunu hiç düşünmedim ama hayat ve bireysellik hakkında bazı zihin egzersizlerine sürükleyebiliyor. En güzeli, hızlıca okuyup birileriyle kitabı tartışacak ortamının olması.
Çok kişinin etkilenmiş olması benim için artık bir kriter değil çünkü kitleleri intihara sürkleyen kitaplar var mesela; benim okuyup anlam verebildiğim biri olmadı hiç.
0
tiny penny
(17.07.19)
Ben lisede okuyup çok etkilenmiştim. Ama bağlantı kuramadıgim okumakta zorlandığım yerler olmuştu. Lisede başucu eserlerinden biriydi diyebilirim. Yakın zamanda okuduğumda dilinin o kadar da iyi olmadığını fark ettim. Tatmin etmedi beni kitap. İsbankas kültür den okumuştum. Ama halen benim için önemli bir kitap kendisi. Aynı yeraltından notlar gibi
0
westblack
(17.07.19)
eheh yalnız olmadığımı görünce sevindim doğrusu. aynı sıkıntıyı bende yaşamıştım zamanında hatta buraya da yazmıştım sorun bende mi diye. çevirmende kusur bulmaya bile çalıştım.
belki gerçekten sorun çevirendedir. sizdeki kitap hangi yayınevinin baskısı?
0
izole
(17.07.19)
hangi yayınevinden okuyorsun bilmiyorum ama çevirmen kaynaklı olabilir durumun. Başka bir yayınevini de denemeni öneririm. iş bankası gibi yayınevleri bile bazen kötü çeviriler basabiliyor.
0
windows95
(17.07.19)
benim için akıcı bir kitaptı, ben aksine kolay sıkılan biriyim.
0
damla sakızlı dondurma
(17.07.19)
damla sakızlı dondurma +1, üç yaşındaki çocuktan daha beter bir dikkat aralığına sahip olmama karşın müthiş keyif alarak okumuştum martin eden'i. üstelik o dönemde üç ayda bir kitaba el süren biriydim. düzenli okuma alışkanlığım yoktu, 10 sayfa okusam bunalıyordum. ona rağmen martin eden yağ gibi akıp gitmişti, acayip sevmiştim.

ayrıca kimse martin eden'i beğenmek zorunda değil tabii ama böyle bir eser için "sonu vurucu diye seviyolar" demek, kusura bakmayın ama biraz "şey" oluyor. show tv'de yayınlanan yaz dizisi değil bu, sonunun vuruculuğu yüzünden hiçbir eser bu kadar dikkat çekmez. martin eden hakkında bunu söyleyen, oblomov için de "adam tembel ya sürekli yatıyo, çok tembel yani onu anlatmışlar, çok sıkıldım ben" deyip geçiyordur herhalde...

onun dışında çeviri yorumuna katılıyorum. kimin çevirisini okuyorsunuz? ben rus edebiyatı aşığı olmama karşın budala'yı bir süre okuduktan sonra yalçın küçük gibi fırlatmıştım kenara, "10 kere okudum kızcağızın ne dediğini anlamadım" diyerek... çeviri hiç akmıyordu çünkü, çok bunaltıcı ve tuhaftı.

böyle kült eserler okuyacaksanız edinebileceğiniz en iyi versiyonunu edinmeye çalışın. bilindik, isim yapmış, çok iyi çevirmenlerle çalışan yayınevlerini tercih edin. inanılmaz fark ediyor.

tüm bunlara rağmen hâlâ okumakta çok zorlanıyorsanız gerçekten de bırakmanız en iyisi olur çünkü tek bir kitaba takılı kalmak insana bazen aylar kaybettirebiliyor. evet bence de jack london'a çok büyük ayıp etmiş olursunuz ama dört ay boyunca okumaktan nefret etmek yerine martin eden'i bir kenara bırakıp o arada 3-4 tane yeni kitap okumuş olmak daha iyi değil mi?
0
der meister
(17.07.19)
ben yarım bıraktım.
0
for day to break
(17.07.19)
Sonu hariç bayılarak okumuştum ben de, düzgün bir yayinevinden değilse tekrar alıp birkaç sene sonra okuyun şimdi bırakın gitsin.
0
nickimin hakkini veremedim
(17.07.19)
öncelikle çeviri ve yayınevi benim için önemli. Öyle olması gerektiğini de düşünüyorum sizler gibi. Iş Bankası yayınlarından Levent cinemre çevirisi. Gayet de iyi çevirmiş kesinlikle laf yok. Olmayınca olmuyor demek ki.

Beni üzen iki şey var. büyük eserleri yarım bırakınca kötü hissetmiyor musunuz siz de? Ben şöyle düşünüyorum. Yazar büyük, eser büyük. Kim bilir ne duygularla yazıldı, hangi yollardan geçti de bu kadar büyük kitlelere hitap edebildi. Böyle bir durumda sıkıldım okumuyorum demek benim için çok acı.

öte yandan okuma şevkim de kırılıyor bu şekilde. Neredeyse 8 aydır diyebilirim 3-4 günde bir kitap bitiriyorum. Zweig öyküleri gibi 70-80 sayfalık kitaplar az olmakla birlikte daha çok 300 sayfa ve üzeri kitapları bitirdim yani okuma hızım hiç de fena sayilmaz. İlk defa bir kitapta takıldım o da Martin Eden oldu maalesef. İlk boş vaktimde hemen kitabımı açıp okuyayım diye düşünürken şimdi içimden gelmiyor mesela. Bana en çok koyan da bu. Yine de okumaya devam. Jack London ve sevenlerinden özür dilerim :) çok konuştum evet.
0
🌸lionel andres
(17.07.19)
(5)

Tinder

baldan kaymak
Son zamanlarda iyice fok baligina donmedi mi sizcede?
Son zamanlarda iyice fok baligina donmedi mi sizcede?
0
baldan kaymak
(16.07.19)
Bence hala iş görüyor.
0
[GODDARD]
(16.07.19)
3 sene kadar önce 2 hafta falan kullandım. her karşıma çıkan kızda uzun uzun düşünüyordum. gerçekten beğeniyor muyum, sevebileceğim, ortak hayat kurabileceğim biri mi vs. diye. daha sonra sağa kaydırıyordum. zaten bursada yaşıyorum fazla kullanan insan da yok. neyse baktım eşleşme olmuyor sildim. sonra baktım yanlış kullanıyormuşum. arkadaşın birinde var bakmadan toptan sağa kaydırıyor ne kadar resim gelirse. 1-2 dul kadınla birlikte olmuş falan dedim bizim ülkede iş yapmaz bu program. en azından istanbul, belki ankara izmir hariç.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(16.07.19)
İstanbul da işe yaramayan uygulama yırtınsam match yok ortalama tipim var ama inanın boş siyah ekrana bile yürüyen cinslerimiz sayesinde Tinderdaki kızlar arşa çıktı imkansız efendim Türkiyede
0
tolgame
(16.07.19)
ya bu tinderla ilgili ben de başlık açmayı düşündüm. geçen yıl ve önceki yıllarda az da olsa match alan ben artık hiç alamıyorum ya. sanki uygulamada bir bozukluk var gibi.
0
nothing in my way
(16.07.19)
valla özgüveninize hayran kaldım beyler, ben ukrayna'da bile match alamadım ve hiç de "program bozuk galiba" demedim, "hayret bi şey yaa" deyip sildim direkt jsfjhsjhsj. negzel keşke ben de match alamayınca programın bozuk olacağını düşünebilseydim keşke :// ben match alsam bozuk olduğunu düşünürdüm galiba.
0
der meister
(16.07.19)
(11)

yabancı dilde şarkılar

absel
ingilizce dışında ama. beğendiklerinizi yazar mısınız? keşfedelim.ben size tiziano abimizin perdono gölgesinde kalmış nadide eserini paslayayım: https://www.youtube.com/watch?v=G8CY2Amfa90
ingilizce dışında ama. beğendiklerinizi yazar mısınız? keşfedelim.

ben size tiziano abimizin perdono gölgesinde kalmış nadide eserini paslayayım:

www.youtube.com
0
absel
(13.07.19)
Если ты меня не любишь

youtu.be
0
levpontryagin
(13.07.19)
rusça benim içinçok ama çok fazla var, o yüzden farklı türlerde olmasına dikkat ederek birden fazla önereceğim.

post-punk/sovietwave seven kızlar eqlesin: www.youtube.com (albüm baştan sona çok güzel ama en çok bu şarkıyı seviyorum)

luna canım beybi: www.youtube.com

milliyetçi duygularımız kabarsın, alaska'yı geri verin: www.youtube.com

endüstriyel metal ararken bulmuştum, kendi yaptıkları müziğe omni-metal diyorlar, hastasıyım: www.youtube.com

80'ler nostaljisi isteyenler için mutluluktan ve duygu yoğunluğundan ağlamalık: www.youtube.com

en sevdiğim... bu ukraynaca, hayatımda dinlediğim en sevimli şey olabilir: www.youtube.com

***

ilk etapta aklıma bunlar geldi.
0
der meister
(13.07.19)
azerice ve çok az bilinen bir şarkı gelsin benden

open.spotify.com

youtube: www.youtube.com
0
onkiloversemtamamım
(13.07.19)
Amor Marginal-Johnny Hooker (Portekizce)
www.youtube.com
0
nundu
(13.07.19)
Çince (Mandarin): www.youtube.com
Bad Boy (A-Mei) Tayvan, 1997

Çince (Hokkien): www.youtube.com
Kuai-lok-e-thsut-pan (Delphine Choi) Tayvan, yıl bilinmiyor
(aslında bir Japon şarkısından coverdir ama bu versiyonunu daha çok severim)

Korece: www.youtube.com
Chollima Dallinda (Pochonbo Electronic Ensemble) Kuzey Kore, 1989-90 civarı

Japoncaya girersem uzar konu. Burada bitireyim şimdilik.
0
d max
(14.07.19)
youtu.be
youtu.be
youtu.be
youtu.be

evet ispanyolca seviyorum ben :)
0
in vino veritas
(14.07.19)
Portekizce;

open.spotify.com
0
Psycho Mantis
(14.07.19)
Lehce; zegarmistrz światła purpurowy
youtu.be

Rusça; viktor tsoi - packa sigaret

youtu.be

Viktor tsoi- peremen
youtu.be

Fransizca; notre dame - belle
youtu.be

Indochine-la vie est belle
youtu.be

Renaud-manhattan kaboul
youtu.be

Alain souchon-foule sentimentale
youtu.be

Macarca; republic - a 67-es ut

youtu.be
0
logisticsmanager
(14.07.19)
benden de hollandaca gelsin

1 www.youtube.com
2 www.youtube.com
3 www.youtube.com
4 www.youtube.com
0
lamartin
(14.07.19)
wishmaythşngs
(14.07.19)
iwasbornonamountainside
(14.07.19)
(4)

erdoğan 2023'te emekli mi olacak? erken seçim isteseler nasıl yapacaklar?

avatar is back
erdoğan için 2.döneminin sonu 2023 ve kendi koydukları yasaya göre de seçilemiyor. ancak meclis erken seçime giderse cb seçimi de yenileniyor ve erdoğanın görev süresi uzuyor. ancak 2017 referandumuna göre meclisin 3/5'ü erken seçime evet demeli. yani 360 kişi. ancak akp + mhp oyları bugün 340 yapıy
erdoğan için 2.döneminin sonu 2023 ve kendi koydukları yasaya göre de seçilemiyor. ancak meclis erken seçime giderse cb seçimi de yenileniyor ve erdoğanın görev süresi uzuyor.

ancak 2017 referandumuna göre meclisin 3/5'ü erken seçime evet demeli. yani 360 kişi. ancak akp + mhp oyları bugün 340 yapıyor. chp hdp ve iyip desteklemezse seçim de olmayacak? ee nolacak? herkes erken seçim diyorda nasıl olacak bu iş
0
avatar is back
(13.07.19)
Bunu ben de merak ediyorum. Belki başkanlık sistemi öncesini saymıyoruz diyebilir
0
cudananin laneti
(13.07.19)
geçen başka bir platformda da bu tartışma dönmüştü. yanılmıyorsam şimdiki "başkan" ile eskinin "cumhurbaşkanı" görev tanımı olarak farklı olduğu için önceki dönemler sayılmıyor. yani 2017'de referandum yapıldı, evet dendi, sonrasında başkanlık sistemine geçilip ilk seçim yapıldı. rte kazandı, göreve 2018 itibariyle başladı. görev süresi beş yıl, ikinci kez seçilebiliyor.

ben o yüzden 2018-2023 ve sonrasında 2023-2028 arasında görev yapabileceğine inanıyorum. böyle bir imkân söz konusu. ha kendisi o kadar kalamayacak, orası ayrı. kalabilecekse direkt kapatsınlar meclisi falan bizi de uğraştırmasınlar artık, reis ne diyosa ona göre yaşayak. boşuna seçim propagandasına da para dökmesinler, kaç tane gemi alınır o paraya.
0
der meister
(13.07.19)
Ölür ya artık o zamana kadar
0
somethinginthewayshemoves
(13.07.19)
Saltanat gelecek.
0
Elduinnnn
(13.07.19)
(2)

Yunanistan'ın Jeopolitik Konumu

suzgectenkayagecirenadam
Selam,S-400'ler gelmeye başladı ve Doğu Akdeniz kaynayan bir kazandan farksız.Farklı kişiler ve kurumlar, ülkemize uygulanması muhtemel yaptırımlardan söz ediyorlar ve bir çok anlamda köşeye sıkışmış durumdayız maalesef. Bu hususta sormak istediğim soru, başlık gibi, komşumuz Yunanistan'ın jeopoliti
Selam,

S-400'ler gelmeye başladı ve Doğu Akdeniz kaynayan bir kazandan farksız.

Farklı kişiler ve kurumlar, ülkemize uygulanması muhtemel yaptırımlardan söz ediyorlar ve bir çok anlamda köşeye sıkışmış durumdayız maalesef. Bu hususta sormak istediğim soru, başlık gibi, komşumuz Yunanistan'ın jeopolitik konumu ile alakalı. Olmaz ya, NATO ile ilişkilerimizin kesilmesi durumunda Yunanistan, bizim ülkemiz yerine geçebilir mi jeopolitik konum olarak? Türkiyedeki ABD ve NATO üslerinin ikamesinin orada yapılması mümkün mü? Böyle bir olasılık dahlinde Yunanistan'ın rolü ne olur?
0
suzgectenkayagecirenadam
(13.07.19)
dunaynin dogal kaynaklari ortadogu'da. yunanistan orta dogu ve israil'e uzak kaliyor. yunanistandan kalkan bir ucak orta dogu'ya iran'a gidene kadar her turlu onlem alinir. ucaklar ses hizi ile bile gitse 1 saatlten daha uzun bir mesafe ve arada Turkiye var. turkiye hava sahasina girebilmeleri icin bizden izin almalari lazim.
0
crucio
(13.07.19)
bizim ülkemizin yerine geçmesi imkânsız ama çeşitli gelişmelere bağlı olarak ülkelerin jeopolitik değeri azalıp artabiliyor. jeopolitik dediğimiz şey zaten konumun siyaset üzerindeki etkisi bir nevi. bunu belirleyen şey konumdan önce siyaset. sözgelimi amerikanlar ortadoğu'yu kendi haline bırakıp balkanlar ve adriyatik civarına yoğunlaşsa yunanistan çok daha önemli olurdu. bunun dışında zaten kıtalararası balistik füzeler ve uçak gemileri nedeniyle askeri üslerin önemi azalmış oldu. hâlâ önemliler tabii ama eskisi kadar değil.

velhasıl doğu akdeniz ve ortadoğu önemli yerler olmaya devam ettiği sürece türkiye hem coğrafi yakınlığı hem de bölge üzerindeki etkisi nedeniyle önemini korur. zaten durum böyle olmasaydı amerika çoktan bize de demokrasi getirirdi. bizi nispeten stabil tutma gayretinde olduklarına inanıyorum ben. türkiye çok uzun süredir abd güdümünde. elinde boğazlara da sahip böyle bir kukla devlet varken onlara sktir çekip yunanistan'la iş tutmazsın. hem yunanistan'ın bölgeyle pek ilişkisi yok hem de uzak kalıyorlar. türkiye'nin tarihsel olarak bölgede etkisi çok daha büyük yunanistan'a kıyasla. bakma şimdi sallıyorlar da türkiye, israil'in önemli müttefiklerinden biriydi. mısır, suriye, lübnan, filistin, israil... hepsiyle ilgili olarak bizim politikamız ve ilişkilerimiz mevcuttu. bu açıdan yunanistan'a kıyasla hem manevra hem de etki kabiliyetimiz daha yüksek.

tüm bunların dışında türkiye boğazları kontrol ediyor ve 80 milyon kişilik devasa bir pazar. yunanistan daha ziyade bize istediklerini yaptırmak için kullanabilecekleri bir maşa olur. her iki ülke de amerikan çıkarlarına farklı biçimlerde hizmet ediyor. aynı değiller, birbirlerinin yerine geçemezler.
0
der meister
(13.07.19)
(7)

Dolar ne olacak?

cosmicgadin
Sb
Sb
0
cosmicgadin
(10.07.19)
#herşeyçokgüzelolacak
0
vladimirdökümov
(10.07.19)
Ben tırmanacak diyorum, sonbahara kalmadan.
YTD
0
stavro
(10.07.19)
twitter da @mrarslanoglu var. analizleri çokca tutuyor.

bence
5.50 veya 5.40 maksimum sonra 6 ya doğru gidecek gibi.
0
walter white kilikli
(10.07.19)
şimdi bu gurbetçi ve belli başlı ithalat kalemlerinin azalmasından dolayı mı
0
same idiot
(10.07.19)
bu sorunun cevabını bilmek pek tabii imkansız ama iyiye giden hiçbir gösterge yok gibi. s-400 ve doğu akdeniz meseleleri ümüğümüzü hepten sıkacak. kaldı ki bu sorunlarımız olmasa bile ciddi sorunlar yaşıyorduk.

umarım yanılırım ama ben 8-9'u aşacağını ve çok ciddi sonuçlarla karşılaşacağımızı düşünmeye başladım. gidişat normal değil. hele ambargo falan yersek ohoo... cidden fena olur.
0
der meister
(10.07.19)
FED faiz indirmeyecek beklentisi var. Bununla birlikte TCMB faiz indirecek, indirip indirmeyrcegi degil ne kadar indireceği tartisma konusu. 150-200 puan tartisiladururken baskanj faiz indirmiyor diye gorevden aldi adam bir de. Dusunun faiz olayini simdi.
Edit: fed beklentisi tersine donmus sanirim.
0
stavro
(10.07.19)
FED faiz arttirim donemini bitirdi indirime basladi.Bu tarz degisimler 6-7 yilda bir oluyor.Cok major bir degisim.Eger Tayyipin faiz teorileri ve S400 olayi olmasa su an tum dolarlarimi satardim.Satmamamin tek nedeni ustteki iki olay.DOlar bence gecmis 5 senedeki getirilerine yaklasamayacak.
0
turkuaz
(11.07.19)
(4)

ab aciklamalari ve suriyeliler

in vino veritas
sozlukte bu baslikta millet yardirmis biz de sinir kapilarini acariz suriyelileri avrupaya salariz vs vs. benim kacirdigim nokta neresi tam anlamadim standart beyaz yaka calisanlar dosyalarca evrak vs. toplayip beeelki vize alabilirken bu insanlar nasil turkiyeden avrupaya gidecek ki? multeciyim diy
sozlukte bu baslikta millet yardirmis biz de sinir kapilarini acariz suriyelileri avrupaya salariz vs vs. benim kacirdigim nokta neresi tam anlamadim
standart beyaz yaka calisanlar dosyalarca evrak vs. toplayip beeelki vize alabilirken bu insanlar nasil turkiyeden avrupaya gidecek ki? multeciyim diyince avrupa iceri gec kardes mi diyecek? nesi bizim icin koz oluyor tam anlamadim. sehzade bilale anlatir gibi anlatin pilis.
0
in vino veritas
(09.07.19)
Geri kabul anlaşması diye aratın
0
speedy
(09.07.19)
Malumunuz olduğu gibi Türkiye ile AB arasında göçmen geri kabul anlaşması var. Yani herhangi bir şekilde kaçak yollarla ab ülkelerine giren göçmenleri Türkiye iade alıyor.

Türkiye bu anlaşmadan geri çekilirse biraz da görmezden gelirse bazı ülkeler üzerinde ciddi bir baskı oluşabilir.

Ancak Suriye iç savaşının durulması ile ilk senelerdeki yığılma azalmış durumda.
Ayrıca sığınmacıların çoğu Türkiye'de iş, güç yatırım sahibi oldu ve bir yere gitme niyeti de pek yok. Hatta batıda aradığını bulamayıp dönenler bile var.

"Vallahi salarım göçmenleri ha!"
Tehdidi biraz içi boş olsa da çok görmezden gelinecek bir şey de değil.

Ab Akdeniz'deki doğalgaz yatakları gibi meseleler için bunu göze alabilir mi göreceğiz
0
Ufuk
(09.07.19)
avrupa'nın bir şey demesine gerek yok ki, binlercesi sınıra yığılınca ya ateş açmaları ya da kabul etmeleri gerekecek. daha önce çok kez yaşandı avrupa'da bu tür krizler. o zaman 3-5 bin mülteci yüzünden deliriyorlardı, şimdi bunun onlarca katı büyüklükte bir krizle uğraşmak zorunda kalacaklar. bulgaristan ve yunanistan'a boylu boyunca sınırımız var. dereden tepeden bayırdan sal bakalım 100 bin tane adamı tutabiliyorlar mı sjfsjs. dediğim gibi anca ateş açıp takır takır öldürmeleri lazım.

ama tabii bu bizim gaza gelmiş milliyetçilerimizin ıslak rüyası sadece, "mültecileri salarız" tehdidi bizi daha fazla rezil etmekten başka bir işe yaramaz. uluslararası arenada mülteci üzerinden pazarlık yapıyorlar, siyaset uğruna canı hiçe sayıyorlar vs. diye bir güzel karalarlar bizi. dünyayı kendimize düşman ettiğimiz için de kimse yanımızda durmaz tıpkı doğu akdeniz'de olduğu gibi.

böyle bir şey olursa ambargo manyağı oluruz ve doğu akdeniz'de de zırnık koklatmazlar. "göndeririz" diye tehdit ederek belki bir şey koparırız ama gerçekten gönderirsek çok fena işler olur. o yüzden öyle bir şey olacağını hiç sanmıyorum.
0
der meister
(09.07.19)
Hiçbir şeye inanmayan adam geldi.
S400, Akdeniz'de arama falan, hep gundemi meşgul etmek için kopurtuluyor. Ses çıkaracak adam adalarin işgaline ses çıkarırdı. S400 lerinde parasını ödeyecegiz ama kullanmayacagiz. Erdocan hiçbir şeye karşı çıkacak durumsa değil.
0
prizmatik
(09.07.19)
(8)

Polonya'dan ufak ufak avrupayı nasıl gezeceğim?

hıkmıkzık
eylüle kadar burda erasmus stajdayım ama daha Varşova-Krakov'a filan da gitmedim, avrupaya ilk çıkışım, tek başıma nasıl giderim, gelirim, nerde kalırım bilemiyorum hiç tecrübem yok, korkuyorum başıma bişey gelecek diye sebepsiz ama kırmam lazım nasıl başlayayım napayım akıl verin.teşekkürlerdziękuj
eylüle kadar burda erasmus stajdayım ama daha Varşova-Krakov'a filan da gitmedim, avrupaya ilk çıkışım, tek başıma nasıl giderim, gelirim, nerde kalırım bilemiyorum hiç tecrübem yok, korkuyorum başıma bişey gelecek diye sebepsiz ama kırmam lazım nasıl başlayayım napayım akıl verin.
teşekkürler
dziękuję
0
hıkmıkzık
(08.07.19)
flixbus ucuz oluyor diye biliyorum. oradan başlayabilirsin. kalacak yer için de couchsurfing ya da booking.com'a bakabilirsin, ucuz hostel falan. başına bi şey gelmez niye gelsin, otobüse-trene bincen hostelde uyucan bissürü insan olur etrafında zaten, bi şey olmaz.
0
der meister
(08.07.19)
Tek başına gitme. Gerekirse ayrı gezin ama aynı otobüsle, uçakla aynı rotayı takip edin. Mutlaka bulursun birini.
0
diffarentiationation
(08.07.19)
@diffarentiationation tek başıma neden gitmeyeyim? kimle ayrı gezeyim anlamadım?
0
🌸hıkmıkzık
(08.07.19)
Wizzair ve ryanair. Bunlarla 5-10€ya biletler bulursun hele de polonyadan.
Polonya ici ucuslar da cok ucuz. Bagaj kurallarini oku anla, sikinti cikmaz.

Hostellerde kalip, gittiginiz sehirlerde free walking tour denilen nanelere katilirsaniz gittiginiz hicbi yerde yalniz kalmazsiniz.

En cok nereye gitmek istediginize dair bi liste yapin, 1- 2- diye devam eden. Sonra da ucak + konaklama fiyatina gore siralayin bunlari. (Maddi kaygilar varsa)

Onun disinda normal seyler gecerli, istanbulda/trde nasil yasiyorsaniz, neye dikkat ediyorsaniz onlara dikkat edersenjz bi suru yer icin “asiri dikkatli” bile olmus olursunuz.
0
kuehles blondes
(08.07.19)
@kuehles blondes ya sorunum haftaiçi stajdayım sadece cuma 4'den sonra cıkıp pazartesi dönebilme zorunluluğu yakın olan Prag vs daha kolay olabilir ama İtalya'ya Fransa'ya kaçmak zor olur herhalde 2 gün için.
hostelde şimdiye kadar hiç kalmadım 12 kişilik odada kalmak bilemiyorum hakikaten zor geliyor, korkudan tüm gece uyuyamazmışım geliyor şuan acaba soyulacak mıyım, çantamı mı çalarlar telefonu mu tutayım vs.

ben nereden başlarsam sonrakiler için cesaret kazanırım onu bi bilsem aslında.
0
🌸hıkmıkzık
(08.07.19)
ilk önce gitmek istediğin yerleri belirle, ulaşım, kalacak yer, couchsurfinge de bak.
ayrı ayrı mı gideceksin yoksa her yere bir anda mı? onları belirle, gideceğin müzeler falan varsa internette ücretleri yazar, ücretsiz olduğu günlerde var, yiyecek vs. bütçeni belirle. bir de hacı cüzdanın olsun, benm başıma birşey gelmedi ama turistlerde çok gördüm. tedbir iyidir.
0
durgunfoton
(08.07.19)
Şuradan başlarsan cesaret kazanırsın denilecek sabit bir yer olduğunu sanmıyorum. Kısa mesafelerden başlayın,gerekirse günübirlik gidin ama bir yerden başlayın. Hostellerde her oda 12 değil,tek kişilik odalar bile var. Şehir turlarına katılıp da birileriyle tanışabilirsiniz. Otel değerlendirmelerine bakın,güvenlikten temizliğe çeşit çeşit yorum var. Facebook,meetup gibi yerlerden sizin gibi gezmek isteyenleri,öğrenci gruplarını vs bulabilirsiniz.
0
asteriks
(08.07.19)
diffarentiationation iki kişi aynı şehire gidin ama yapışık ikiz gibi dolaşmanıza gerek yok diyor, başına bir şey gelirse birisi olsun yanında diyor. (yanında derken yanyana değil yani o şehirin başka bir yerinde olabilir, ulaşabileceğin birisi iyidir)

hostellerde ise illaki 12 kişi aynı odada kalacaksın diye bir şey yok, 4 kişilik odalarda var, 6 kişilik de var. çoğu hostelde yatak altında yada oda içinde kilitli dolaplar var, onları kullanıyorsun. aynı odada olduğun insanlara güvenmediğin gibi, o insanlarda sana güvenmiyorlar. sen ne hissediyorsan onlarda aynısını hissediyorlar.
0
selam
(08.07.19)
(10)

[ANKET] Aynı kişiyle ilk sevişmeniz mi yoksa ikinci sevişmeniz mi?

a darkness coming
daha iyiydi, daha başarılıydı, daha güzeldi. siz nasıl tanımlamak isterseniz.gündemde çok fazla seksli başlık olmaya başladı farkındayım ama uzun zamandır bu sorunun cevabını merak eder dururum. sorudan çok uzaklaşmadan direkt cevap verirseniz sevinirim.derdimi de şey edebilirsiniz. izin veriyorum.
daha iyiydi, daha başarılıydı, daha güzeldi. siz nasıl tanımlamak isterseniz.

gündemde çok fazla seksli başlık olmaya başladı farkındayım ama uzun zamandır bu sorunun cevabını merak eder dururum. sorudan çok uzaklaşmadan direkt cevap verirseniz sevinirim.


derdimi de şey edebilirsiniz. izin veriyorum.
0
a darkness coming
(07.07.19)
sonraki sevişmelerimiz daha güzeldi, ten uyumunu, nelerden hoşlandığını sevip sevmediğini bilmediğin için ilk sevişmede mal gibi kalabiliyor insan
0
the beste
(07.07.19)
ilk sevişme hep biraz tedirginlik barındırdı, sonrakilerde de grafik sonlara doğru düşüyor.
0
olaylar olaylar
(07.07.19)
İlk sevişme..daha heyecan verici
0
astrid
(07.07.19)
ikincisi. sadece sevişmede değil genel olarak hemen her şeyde "öğrendikçe, alıştıkça, benimsedikçe daha iyi" insanıyımdır. gerçi sanırım çoğumuz için böyle bu. neyse. 365 günün 365'inde de sevişsem, 366. gün karşıma daha önce hiç görmediğim farklı birisi çıktığında tedirginlik ve ürkeklik olur, rahat hissedemem. iki ve sonrasındakiler daha iyi olur o açıdan.
0
der meister
(07.07.19)
keşfetmenin heyecanı unutulmaz, tabiki ilk
0
clever
(07.07.19)
meister +1

2., 3., 4. ve sonraları.
0
xvyz
(07.07.19)
bugün anlayacağım. ilki aşırı iyiydi ikincisi bakalım nasıl olucak.
0
scudman1
(07.07.19)
2
0
somethinginthewayshemoves
(07.07.19)
kişiye bağlı. ilk seferinde tedirginliğe rağmen güzel reaksiyonlar alındıysa ikinci sefer için daha fazla özgüven gelişiyor. çıplakken beğenilmeme gibi kaygılar da olmaz.
0
sinek kral
(07.07.19)
İlki daha heyecanlı olsa da ikinci daha keyifli olur.
0
gazozailacatmauzmani
(07.07.19)
(5)

Şu anda beni Anadolu'da bir bozkırın ortasına koysalar diye düşündüğünüz

habarbey
Oluyor mu?
Oluyor mu?
0
habarbey
(07.07.19)
hiç düşünmemiştim. şimdi düşündüm de ne işim var benim bozkırda.
0
neymis
(07.07.19)
Hayır.
0
sutlu nescafe
(07.07.19)
yoo ankara'da yaşıyorum zaten.
0
der meister
(07.07.19)
Bozkır'ın ortasından beni alsalar diye düşündüğüm oluyor.
0
for day to break
(07.07.19)
Beni bozkırın ortasından alsalar diye düşündüğüm oluyor +1
0
i m cool with that
(07.07.19)
(11)

Listedeki kitaplardan hangisine başlayayım?

lionel andres
https://hizliresim.com/odrP3qSon ada ve amok koşucusu okundu.
hizliresim.com

Son ada ve amok koşucusu okundu.
0
lionel andres
(06.07.19)
martin eden'i okudum güzel kitap.
0
nahtoderfahrung
(06.07.19)
Valla herkes iclerinden okuduğu birini soyleyecek nitekim ben de Sineklerin Tanrısı ni diyecegim. Ama ben olsaydim o piti piti yapar rast gele birinden baslardim.
0
Amaranta ursula
(06.07.19)
amaranta ursula +1, büyük bölümünü okudum ve hepsi çok güzel, çok tatlı eserler. şuna başla deyip de birini seçsem diğerlerine haksızlık olur. "boş yapma bi tane söyle işte aq" dersen martin eden derim. hangisinden başlarsan başla, hepsini okumaya çalış bence.
0
der meister
(06.07.19)
Yok abi boş yapma falan demem. Zaten bilerek isteyerek aldım hepsini de okuyacağım. Kararsız kaldım sadece.
0
🌸lionel andres
(06.07.19)
bukowski
0
xvyz
(06.07.19)
Martin Eden.

Ekmek arası hayatımda okuduğum en bayık, en insanın ruhunu darlayan ve hiçbir şey katmayan kitaptı bu arada.
0
Mossy
(06.07.19)
açlık, yabancı, siddhartha

bu üçünü bir solukta okursun; illa üçünden birini seç dersen yabancı derim ama üçü de harika
0
vedatchilipeppers
(06.07.19)
en incesinden basla. once inceleri bitir. kalin olani en son oku.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.07.19)
Önce Açlık,
Sonra geniş geniş Sidherta,
Sonra yaban,
Sonra Dokuzuncu Hariciye Koğuşu der devam ederdim ben olsam.

Ama kesinlikle Açlık'ı da Sidherta'yı da aceleye getirme.

Ekleme:
Sineklerin Tanrısı da mı var? Onu 3 numaraya koy :)
0
Mirket
(06.07.19)
Çok net Martin Eden.
0
black holes in the sky
(06.07.19)
İnsancıklar ya da sineklerin tanrısı(sonra filmini de izle)
0
tociess
(07.07.19)
(11)

ekmek yeme ihtiyacı öğrenilmiş çaresizlik mi?

diffarentiationation
yıllardır hiç ekmek yeme ihtiyacı duymadım ama ekmek olmadan masaya oturmayanlar var. her gün aynı şeyi yemeyi vücut neden istiyor? 3 gün üst üste ne yesek bıkkınlık başlar, beyin yedirmemek için alarm verir. bu ekmekte neden böyle değil?"ekmeksiz yemek olmaz." gibi çok eskilerden gelen bilgi geneti
yıllardır hiç ekmek yeme ihtiyacı duymadım ama ekmek olmadan masaya oturmayanlar var. her gün aynı şeyi yemeyi vücut neden istiyor? 3 gün üst üste ne yesek bıkkınlık başlar, beyin yedirmemek için alarm verir. bu ekmekte neden böyle değil?

"ekmeksiz yemek olmaz." gibi çok eskilerden gelen bilgi genetiğe işlenmiş olabilir mi?

bu ekmek neden bu kadar popüler olmuş olabilir? bir de kırıntısını ziyan etmeme, öpüp başa koyma edebiyatı var ve onlara hiç girmiyorum zaten.
0
diffarentiationation
(05.07.19)
ekmek roma imparatorluğundan beri çok büyük önem taşıyan bir şey. daha öncesinde de muhtemel öyleydi.

neden istiyoruz? hem sosyokültürel aktörler. ekmeğe önem verme israf etme gibi kampanyalar sizinde dediğiniz gibi hem de türk mutfağının genel özellikleri ekmek yemeye sevkediyor insanları.

onların dışında ekmek güzel bir şey. tadı güzel bol karbonhidratlı ve en basit şekliyle bildiğin bağımlılık yapan bir şeker. kısa ve dağınık oldu ama genel çerçeve böyle.
0
kljgslsdkjsd
(05.07.19)
Vücut doymak için karbonhidrat istiyor. Özellikle sulu yemeklerde yemeğe banmak için insan istiyor.
Ve çoğunlukla ekmeksiz doyulmuyor. Bunun temelinde de aslında biraz fakirlik var.

100 gr et yediğinizi düşünün. Doymanız imkansız, ekmekle desteklemeniz lazım ki doyasınız.
He parası olan 300 gram alır doyar o başka.
Ayrıca mesele sade et yemek de bayar insanı. Yanında ekmek yemek biraz daha hafifletiyor.

En ucuz yemek türü olduğu popüler bence ve doyurduğu için.
0
tinky winky
(05.07.19)
@tinky winky bilimsel yönünü sormuştum olayın. ayrıca 250 gram ekmeğe 1.5 lira dersek, kilosu 6 lira yapar. bu paraya kilolarca makarna, pilav yiyebilirsin. yani makarnadan kat kat pahalı.
0
🌸diffarentiationation
(05.07.19)
benim ilgincime giden bütün hayvanlar da ekmek yiyor. kedi, köpek, kuş, tavuk, karınca...

normalde kedi, köpek etobur. domates, salatalık versen yemez. ama ekmek yiyorlar.
0
nickini degistiren yazar
(05.07.19)
sene 2019 oldu hala "vücut doymak için karbonhidrat istiyor", "ekmeksiz doyulmuyor" diyenler var, cidden inanılmaz.
0
der meister
(05.07.19)
Mantıyla ekmek yiyen insanlar gördükten sonra bunun bir kültür olduğunu anladım.
0
mekaniker
(05.07.19)
der meister, seni görmesek bilmesek, gayet fit, skinny, hatta yüzücü kaslı birisi olarak hayal edicez, enine boyuna aynı ölçülere sahip adamsın, böyle söyleyince komik oluyor.
0
Fodera
(05.07.19)
başka ülkeleri örnek gösteren arkadaşlar hiç yurtdışında bulundular mı merak ediyorum. tamam biz biraz fazla yiyor olabiliriz ama arada uçurum falan yok. herkes sabahları kahvaltısını ekmekle yapar. birçok kültürde bu böyledir.

mantıyla ekmeği bir biz yiyoruz denmiş. daha geçen gün şu haber düştü timeline'ıma.

www.popsugar.com

ekmeğin önemi binlerce yıl öncesinden geliyor. vazgeçilmesi de mümkün değil çünkü elde edilebilecek en kolay temel gıda maddesi ekmek vasıtasıyla karbonhidrat. normal yani.
0
bohr atom modeli
(05.07.19)
avcı, toplayıcı insan anlamında ekmek ve türevleri etin ikamesidir. ayrıca dişlere de zararlıdır. dişleri bizden daha sağlıklı mağara adamı iskeletleri var.
0
sinek kral
(05.07.19)
@fodera, senden bu seviyenin fazlasını zaten beklemiyorum ama yine de anlamanı ümit ederek söyleyeyim: konu benim ölçülerim değil, bu çağda kolaylıkla ulaşılabilecek bilgilere erişmeye dahi zahmet edilmeyip üstüne bunların varlığının reddedilmesi ve duyuru gibi skindirik bir platformda olsa bile insanların yanlış yönlendirilmesi. sen kaslı bir yüzücü olarak hayal edebilirsin ilgini çekiyorsa. bu ekmeğin lüzumsuz, boş karbonhidrat olduğu gerçeğini değiştirmeyecek.
0
der meister
(05.07.19)
Binlerce yıldır süregelen diyetimiz. Pirinç her yerde yetişmiyor. Yoksa birim ağırlığa bakıldığında pirinç daha besleyici. İleride sırf bu sebepten pirince yönelimin artacağını söyleyenler var.

Tahılların bozulmadan uzun süre saklanabilmesi çok büyük avantaj. Atalarımız eti saklamak için sucuk, pastırma vb yöntemler geliştirmiş. Yine birçok gıdanın turşunu kurmuşlar. Tabi reçelleri de unutmayalım. Süt ürünlerinde ise yoğurt ve tereyağı yaparak saklama yoluna gitmişler.

Şuan alkollü içecek olarak tükettiğimiz bira ise zamanında besin amaçlı üretilirmiş. Hititlerde askerlere maaşın bir kısmı bira olarak veriliyormuş. Ayrıca ortaçağ ingilteresinde temiz suya ulaşım zor olduğu için bazı bölgelerde çok fazla bira tüketilirmiş. Çocuklar 5 yaşından itibaren içiyorlarmış. Günümüz biraları gibi değil elbette.

Mesela göbekli tepe'yi inşa eden insanlar tarım yapmıyorlardı, ama yabani tahılları tüketiyorlardı. Bu noktada aslında joker gibi bir şey oluyor ekmek. Çünkü her zaman av hayvanı bulamayabilirsiniz. Daha çok örnek verilebilir elbette. Ama özet olarak şu; tahılların neredeyse her iklimde yetiştirilebilmesi, kolayca saklanabilmesi ve büyük kitleleri besleyebilmesi.
0
the coon
(06.07.19)
(2)

kolej-aşti

gelmeistemem
Oradaki metro aştiye gidiyor mi?
Oradaki metro aştiye gidiyor mi?
0
gelmeistemem
(04.07.19)
ankaray o, bi yirmi yıldır gidiyo
0
same idiot
(04.07.19)
gidiyor
0
der meister
(04.07.19)
(15)

Sevmediğiniz özelliğiniz nedir?

brnbrs
Ben aşırı aceleciyim. Kendime engel olamıyorum. Mesela en basiti az önce arkadaşlara sordum lgs tercihlerini yaptınız mı diye hiç birisi yapmamış. Hatta okula bile girmemisler.birisi biz pazartesi yapicam dedi.Yaa ben lise arayışına aralık ayında başladım.ocak ayında gidip oğlanı özel e yazdırdım.yo
Ben aşırı aceleciyim. Kendime engel olamıyorum. Mesela en basiti az önce arkadaşlara sordum lgs tercihlerini yaptınız mı diye hiç birisi yapmamış. Hatta okula bile girmemisler.birisi biz pazartesi yapicam dedi.

Yaa ben lise arayışına aralık ayında başladım.ocak ayında gidip oğlanı özel e yazdırdım.yok ben bekleyemiyorum.bunun birde uni si var .

Iş hayatında da öyleyim.öldürüyorum kendimi o iş olması gerektiğinden erken olsun diye.

Neyse sizde durumlar nasıl ?
0
brnbrs
(03.07.19)
Tezcanliyim. Bir şey hemen olsun isterim.

Dakikim. Çoğu zaman erken uyanmasam da randevum vs. olduğunda 2 saat önceden gidiyorum. Sonra mal gibi bekliyorum, canım çıkıyor.

Mukemmeliyetciyim. En kötüsü de bu. Bir şey ya iyi olmalı ya da olmamalı. Ya hep ya hiç. Bir sey mukemmel olmadığında hepten vazgeciyorum, bu sefer elimde hicbir sey olmuyor. :D
0
dont eat me
(03.07.19)
maymun iştahlıyım. her şeyi yapmak istiyorum. hiçbir şeyi tam manasıyla yapamıyorum. bu aralar, matematik çalışıyorum, piyano öğreniyorum, hırka örüyorum, makamlı kuran öğreniyorum, ve bir sürü kitap aldım. önceliğimi belirleyemiyorum. gömlek dikiyorum.
0
for day to break
(03.07.19)
Valla epey düşündüm de beni epey rahatsız eden sevmediğim bir özelliğim gelmedi aklıma:/
Ama ille de bir şey yazmak gerekirse birinden çok çabuk soğuyabiliyor ve eskisi gibi olamıyorum. Sanırım birilerini kolay harcayabiliyorum.
0
Amaranta ursula
(03.07.19)
Over-analyzing.
Fazla düşünme, fazla araştırma.
0
dreamnesiac
(03.07.19)
Sevdiğimi tam sevmem, bu o kadar da kötü değil de, sevmediğimi hiç sevmemem.
0
black holes in the sky
(03.07.19)
çok gergin ve anksiyete manyağıyım. bir kısmını "psikolojik rahatsızlık" olarak değerlendirip sorumluluğu belki üzerimden atabilirim ama kesinlikle karakterime de sirayet etmiş bir şeyler var. bazı insanlar normalde pamuk gibidir ama çeşitli sebeplerle "hastalanmış" ve çok endişeli olmuştur. ben öyle değilim. kontrol delisi denemez de her şeyi tam anlamıyla idrak etmek, her şeyin nasıl ilerlediğini bilmek zorunda hisseden birisiyim. o nedenle bir şey plana göre gitmediğinde veya olması gerektiğini düşündüğüm şekilde gerçekleşmediğinde acayip sinirleniyorum.

otobüs 10:30'da kalkacak diyelim. normalde de yol 15 dakika sürüyor olsun... her ihtimale karşı 10:15'te yerimde olmaya çalışırım. bu yüzden 10:00'da çıkmam lazım. yolda sorunla karşılaşma ihtimaline karşılık bir 15 dakika daha erken çıkarım.

normalde "aa negzel temkinlisin işte, işini garantiye alıyorsun, hiçbir yere geç kalmazsın" dersin di mi? 6 saat önceden gitmiyorum sonuçta. ama ben işte 09:45'te evden çıkıp da 09:58'de durağa/terminale varırsam çok sinirleniyorum. hayat olması gerektiği gibi akmıyormuş, birisi her şeyi bozmuş, çomak sokmuş gibi hissediyorum.

bu beni inanılmaz üzüyor. planlamadan, gelişine yaşamak istiyorum. tutmak, anlamlandırmak, sindirmek, akışına tanıklık etmeksizin öylece yaşayıp gitmek... yapamıyorum.

5 yaşındayken bile vardı bende bu. arkadaşlarımla oyun oynarken bir köşeye oturur, daha iyi konsantre olabilmek için gözlerimi kapatıp kulaklarımı ellerimle tıkar, o ana kadar olanları kronolojik sırayla geçerdim aklımda: evden çıktım, parka geldim, ilk önce şunu oynadık, daha sonra buna geçtik, şu an böyle yapıyoruz... o ana kadar olan her şey kronolojik biçimde aklıma girmeliydi.

param olsa doktora gideceğim bunun için ama yok. şu an tabii ki bir köşeye geçip gözlerimi kapatmıyorum ama bu kontrol manyaklığı hala var. ironik bir şekilde hiç mi hiç "normal" bir hayatım olmadı - hep olumlu veya olumsuz değerlendirildi herkesçe.

bu özelliğimi hiç sevmiyorum işte. ben şimdi çıkıp sokakta yürüyüş yapabilmeyi, kafamı boşaltabilmeyi istiyorum. neblim canım sıkıldı diye sahile inmeyi, kitap okumayı, yapmayı tasarlamış olduğum bir şey o an için çekici gelmediyse onu bırakmayı...

yok, olmuyor. disiplin falan değil benimkisi. öyle bir şey değil anlattığım. tamamen mental bariyer, başka bir şey değil. kendi kendime koyuyorum. beni neyden koruduğunu, ne işime yaradığını da anlamadım. düşünmeden, sindirmeden yaşarsam boşa gidecekmiş ve bir anda kendimi ölüm döşeğinde bulacakmışım gibi hissediyorum.

bazen zihinsel bir engelim olduğunu düşünüp üzülüyorum. sanki bir şeyleri algılayamıyormuşum, zekâm yetmiyormuş, dünyayı işleyemiyormuşum da normal bir insan beynine kıyasla çok daha fazla mücadele etmem gerekiyormuş gibi... doktora gideceğim diyorum da gitsem ne olacak sanki, "aaa deli midir nedir" deyip gönderir, ne çıkacak?
0
der meister
(03.07.19)
Ölümüne tembelim. Çoğu kolayca halledilecek işi erteleye erteleye çıkmaza sokma gibi bir yeteneğim var.
0
doxanikee
(04.07.19)
iş görüşmelerinde sorulduğu zaman verilen cevaplar bunlar, gömerken övme... abiler yapmayın cidden bunlar mı sadece?
0
olaylar olaylar
(04.07.19)
tembelim +1 erteleme +1
doksaniki kardeş sen ben misin :-)
0
windows95
(04.07.19)
Çabuk parlıyorum
Üşengecim
Dağınığım
0
cemallamec
(04.07.19)
@der meister +1, okurken kendim yazmışım gibi hissettim. Kontrolümde olmayan ufacık şeylerde bile inanılmaz gergin ve mutsuz oluyorum. Bir olayı/konuyu tüm boyutlarıyla bilmeden hakim olmuşum gibi hissedip varsayımla hareket edemiyorum. Tümevarım yeteneğim sıfır. Yorucu bir hayat oluyor tabii, o yüzden daha rahat olmak isterdim açıkçası. Param olsa bile bunlara kalıcı çözüm bulunacağına inanmadığım için yardım alır mıyım, bilmiyorum. Normal bir insanın bunu "mış" gibi yapmadan anlayabileceğini düşünmüyorum çünkü.
0
piremses
(04.07.19)
@der meister - @piremses +2
0
put it in your appropriate place
(04.07.19)
çok bencilim
neredeyse her konuda ilk önceliğim kendim
ve öfkem bazen çok kontrolsüz olabiliyor
0
superb
(04.07.19)
Üşengecim, girişken değilim, hayatın hiçbir alanında adım atmıyorum. Hayat geçip gidiyor ve ben bir köşede hobilerimle ilgileniyorum, film vs. izliyorum. Aktif biri değilim. Hem sosyalleşsem keşke diyorum hem de insanlar beni aradığında açmıyorum, mesajlarına ertesi gün falan dönüyorum, görüşmüyorum kimseyle.

Daha çalışkan, hırslı ve arkadaş canlısı birisi olmayı isterdim.
0
i m cool with that
(04.07.19)
Ekstra bir şeyler yazayım.

Kendimi ikna edemiyorum. Hep bir üst sınır var. Benim içinde beynimde bir anahtar deliği var. Bir türlü açılmıyor. Anahtarı çeviriyorum çeviriyorum, kilit dönmüyor. Dönmediği için kendimi ikna edemiyorum. Dönse kendimi ikna edeceğim. Bununla birlikte Kilit dönse bütün gizemler çözülmüş ve bütün soracaklar cevaplanacak sanki.
0
put it in your appropriate place
(04.07.19)
(5)

Radyasyon sızıntısı var mı?

'
Çeşitli yerli ve yabacı kaynaklardan yanan Rus denizaltısından ciddi bir radyasyon sızıntısı olduğu iddia ediliyor. Ruslar iddiaları yalanlamışlar ve devlet sırrı diyip fazla bilgi vermemişler fakat dünkü olağanüstü hareketliliğin gerçek sebebi bu muydu acaba, sızıntı olmuş mudur?
Çeşitli yerli ve yabacı kaynaklardan yanan Rus denizaltısından ciddi bir radyasyon sızıntısı olduğu iddia ediliyor. Ruslar iddiaları yalanlamışlar ve devlet sırrı diyip fazla bilgi vermemişler fakat dünkü olağanüstü hareketliliğin gerçek sebebi bu muydu acaba, sızıntı olmuş mudur?
0
'
(03.07.19)
Denizalti nukleer ise, ki nukleer olsugu soyleniyor, radyasyon sizintisi olmasi gayet olasi diye dusunuyorum.
0
stavro
(03.07.19)
Var var olmaz mı
0
(s)AINT
(03.07.19)
sırtımızda göz çıkınca anlarız olmuş mu olmamış mı
0
vladimirdökümov
(03.07.19)
1987 yılında değiliz, radyasyon sızıntısı olsaydı çevre ülkeler bunu tespit eder ve bu yönde uyarı yapardı. almanya'nın radyasyon tespit edip de rusya korkusundan bunu gizleyeceğini falan mı düşünüyorsun?
0
der meister
(03.07.19)
Radyasyon konusunda pek bilgiye sahip degilim ama:
Barents denizi anasinin nikahında ve ne yoğunlukta bir sizintidan bahsedoyoruz? Barents denizinin ortasinda bir yerden yayilan radyasyonun en ufak miktari Norvec'ten tespit edilebiliyor mu mesela?


Ruslar kendiliginden ortaya cikmadikca asla ve asla kaza oldu radyasyon yayıldı ortaligin mina koyduk diye soylemez cikip. Rusyada boyle kazalar cok olur, sovyet mirasi.
0
stavro
(03.07.19)
(7)

Futbol Klüpleri Nasıl Batmıyor ?

burka
MerhabaMuhakkak dünyada da örneği vardır ama Türkiye için konuşuyorum ve çok merak ediyorum, futbol klüpleri nasıl batmıyorlar ? Artık şirketleşmiş, marka olmuş kurumlar bunlar. Çok büyük gelir kalemleri, taraflar grupları ve destekçileri olduğu da aşikar ancak diğer taraftan bakıyorum oyuncu maaşla
Merhaba

Muhakkak dünyada da örneği vardır ama Türkiye için konuşuyorum ve çok merak ediyorum, futbol klüpleri nasıl batmıyorlar ? Artık şirketleşmiş, marka olmuş kurumlar bunlar. Çok büyük gelir kalemleri, taraflar grupları ve destekçileri olduğu da aşikar ancak diğer taraftan bakıyorum oyuncu maaşları, stat harcamaları, organizasyon giderleri vb. bir sürü de büyük ve mecburi gider kalemleri var. Ayrıca sürekli duyuyoruz ki borçları da katlanarak artıyor. Nasıl yeni futbolcu anlaşmaları yapılıyor, ne şekilde çekip çeviriyorlar klüpleri ?

Ayrıca, batsa mesela ne olur, nasıl olur ?
0
burka
(30.06.19)
Siyasi nedenler tabi ki. Dünyanın birçok ülkesinde bu kadar borcu olan kulüpler direkt küme düşürülüyor. Glaskow rangers, leeds united Vb. Bizim memlekette hassas konuların gündeme gelmesindense insanların futbolun yarattığı gündemle meşgul olması daha uygun devlet için.
0
jiletimigetirin
(30.06.19)
ozellikle avrupa ve guney amerika'da spor organizasyonlari toplumla cok ic icedir. sosyal fonksiyonlari ve anlamlari vardir. kuzey amerika gibi yalnizca eglence olarak degerlendirilmez. arizona'daki buz hokeyi takimini gelir elde etmedigi gerekcesiyle takim sahibi kapatabilir ya da baska yere tasiyabilir, hicbir sey yapamazsin. istanbul'da ise "zarar ediyor" diye fener'i kapatirsan savas cikar. insanlar icin spor kulubu hayatin onemli bir parcasidir, amac sadece eglence degildir. bu saydigim yerlerde yerel futbol kulubunu kapatmak bile cogu kisi tarafindan neredeyse okul ya da hastaneyi kapatmak gibi tepki gorur. bu nedenle kah ozel sirketler kah devlet destegi sayesinde kulupler her zaman ayakta tutulur, butceleri desteklenir.

devlet de infialin onune gecmek icin vergi borcu siler, belki devlet bankasindan uygun faizli kredi verir vs. bu sekilde zaman zaman destek olur.

buyuk futbol kuluplerinin normal ekonomide aslinda zarar etmesi icin hicbir sebep yok, bizimkiler aptallar tarafindan yonetildigi (ayni aptallik duzeyindeki taraftarlarin baskilari nedeniyle) icin zorluk yasiyorlar. plansizlik, beceriksizlik, ayagini yorganina gore uzatmama vs...

tum bunlara ragmen kulupler batabilir, kume dusebilir. her sey bir yere kadar. glasgow rangers dorduncu lige mi ne dusurulmustu zamaninda. iflas edip yeni kimlikle baslayabiliyor bazi takimlar ama buyuk takimlar onu yapamaz, inanilmaz karizma cizdirmis olurlar. batarsa amatore duser, profesyonel liglere alinmaz. ondan sonra ne yaparlar bilmiyorum, orasi hukukcularin ve iktisatcilarin bilecegi is.
0
der meister
(30.06.19)
devlet destekli banka kredileri ile dönüyor.
0
mutantking
(01.07.19)
çok değişkenli bir denklem, biraz devlet desteği, biraz katekulli, biraz taraftar, biraz maç ve yayın gelirleri vs. vs.

hiç dönderemedikleri yerde kulübü lağvedip aynı takımı farklı bir isimle tekrar piyasya çıkarıyorlar (örnek: malatyaspor yeni malatyaspor oldu) veya oyuncularını bir alt ligde yedekte tuttukları takıma aktarıp onunla devam ediyorlar (kayserispor, kayseri erciyes spor gibi)

ayrıca bir de içimde yaradır, adam gidip ihtiyacı olan bir öğrenciye burs vermez, ama gidip fenere bağış yapar, sonra fener gidip o parayla krus u alır, kruse da gider o parayı kumarda-karı kızla ezer. adama sorsan fenere destek oldum. senin beyninin kıvrımlarını seveyim.
0
yemrem
(01.07.19)
Borçla borç döndürüyorlar çünkü. Bizim gibi. 10 bin lira kredi kartı borcun var, 10 ay vadeli. Ayda 1000 lira ödemek seni yoruyor diyelim. Gidip 12 bin lira kredi çekip 24 ay vadeli yapıyorsun. Hem kredini ödüyorsun, hem harcamalarını yapmak için kaynak yaratıyorsun. Ama 10 bin liralık borcun faiz ile birlikte 15 bin oluyor. Borcun artmış oluyor.

Ayrıca kulüplerin çok fazla gelir kalemleri var. Bankalar falan bu gelirlere temlik koyarak çok rahat alabiliyorlar borçlarını. Mesela Fenerbahçe'nin başında Ali Koç olmasaydı kredi falan alamazdı hiçbir yerden. Çünkü tüm gelirleri eski borçlar için temlik altında. Kulübe gelmeden bankaya gidiyor.
0
akatreil
(01.07.19)
çünkü dar gelirlinin en ucuz uyuşturucusu futbol. ver futbolu, ver holiganlığı. adamın götünden donunu al, feneeeeer diye bağırır durur. sen olsan kapanmasına izin verir miydin?
0
Tears of Devil
(01.07.19)
@akatreil
Evet, özellikle köklü klüplerin çok geniş destekçisi ve gelir yelpazeleri var ama bunun bir sınırı yok mu ? Yani borçları sürekli katlanarak büyümeye devam ederek mi ilerliyor klüplerin ? Hmm... Bu durumda herkes işin içinde yani ? Farzedelim klübün borcu var, x bankası kredi veriyor ve öyle ya da böyle parasını alıyor, yöneticiler de parasını alıyor, futbolcular da keza. Onlar beslendiği sürece borcun büyümesinde bir sakınca yok yani, sonuçta gelirin büyük kısmı taraftarlardan geliyor. Hem maddi destek veriyorlar, hem de kendilerini klübe adıyorlar, bir yandan eğlenmiş oluyorlar vb. mi ?

@Tears of Devil
Günümüzün Roma gladyatör arenaları gibi yani aslında, hiçbir farkı yok. Doğru...
0
🌸burka
(05.07.19)
(4)

Nasıl Unuttunuz(?)

bitchesaintshit
Bir ilişki yaşadınız ve bitti. Düzgün bir şekilde ayrıldınız veya aldatıldınız. Dediniz ki kendinize ''Ben patlayacağım galiba. Dayanamıyorum'' vs vs.Ne oldu da kendinizi duvarlara vuracak kadar kötü hissederken ya da intiharı bile düşünürken normal hayatınıza geri döndünüz? Cidden merak ediyorum ve
Bir ilişki yaşadınız ve bitti. Düzgün bir şekilde ayrıldınız veya aldatıldınız. Dediniz ki kendinize ''Ben patlayacağım galiba. Dayanamıyorum'' vs vs.

Ne oldu da kendinizi duvarlara vuracak kadar kötü hissederken ya da intiharı bile düşünürken normal hayatınıza geri döndünüz? Cidden merak ediyorum ve anlamaya çalışıyorum. Ben bu soruyu gerçekten bunalıma, depresyona(her neyse) girmiş ve sonrasında büyük oranda(tamamen) atlatmış kişilere soruyorum. Yoksa hani benim sorum ayrılmış ve birkaç gün ağlayıp unutmuş kişilere değil.

Mesela ilişkim biteli 1 seneyi geçti. Şu anda tabii ki ilk günlere göre iyiyim(e bir zahmet di mi) ama ne zaman bir fotosunu görsem veya aklıma gelse bildiğiniz moralim bozuluyor yav. Artık cidden bıktım çünkü ergen filan da değilim. Lisede, üni'de olsam anlarım ama yok yani öyle bir şey de. Tamam kabul ediyorum takıntılıyım ama geçsin gitsin be arkadaş :)
0
bitchesaintshit
(27.06.19)
ingilizcesi bir şarkıda geçiyordu ama benim durumum tam olarak öyle:

I never got used to it, but I learned how to turn it off
0
ilkot
(27.06.19)
18 yaşındayken terk edildiğimde (üniversiteye başladığım ara, zaten hayatım çeşitli sebeplerle altüst olmuş durumdaydı ve çok kötüydüm) intihar girişiminde bulunmuştum. toparlamam, kafamı kaldırıp "yaşıyom le" demem iki seneye yakın sürmüştü. bunun üzerinden iki sene daha geçmiş olmasına rağmen bir gün gece rüyamda gördüm diye sabah oturup ağlamıştım. daha sonra başka birini çok sevdim, onun üzerinden de iki yıl geçti ve hâlâ ara ara çok özlediğimi hissediyorum.

bunun sonu yok yani, evet 10 sene sonra muhtemelen çok daha az hissedilecek etkisi ama sonuç itibariyle unutulmuyor ya da o acının yerini başkası alıyor zaten. o açıdan üzerinde durmuyorum ben. bu yazdığımı da olumsuz bir şey olarak düşünme, yani "ohooo sonu yok demek ki" diye düşünme. sonu yoksa bile bir noktadan sonra umursamıyorsun açıkçası, normalleşiyor. yoğun bir gün devam ederken kendini plajda hayal etmek gibi biraz. olamayacağını biliyor ve özlüyorsun ama sana acı vermiyor, senden bir şey alıp götürmüyor.

"ne zaman geçecek?" diye bekleyerek beyninin bir bölümünü bu işe ayırmak ve hayatı kaçırmak üzücü. boşver. sen kendi hayatına bak, geçerse geçsin geçmezse geçmesin.
0
der meister
(27.06.19)
5 senelik ilişkimi 3 ay önce bitirmiş biri olarak konuşuyorum. Burda önemli olan ayrılma sebebin aslında. Beni paramparça etmiş bir adam var ise karşımda gözyaşlarımı harcamam. Eğer o son muameleyi hak etmediysem aklıma bile getirmem.
0
Flamboyant
(11.07.19)
çok klasik ama zaman herşeyin ilacı. Zaman geçtikçe anılar eskiyecek, zaman geçtikçe sende uzaklaşacaksın. Zaman insana annesinin babasının ölüm acısını bile unutturuyor. Sen en zor zamanları atlatmışsın bile. Şimdi hayatına bakma zamanıdır. Çevremde aynı dediğin olayları yaşayan kişiler var. Yani bu yoldan geçen ilk sen değilsin son kişi de sen olmayacaksın. Kendini başka işlere yönlendir ve artık başka birileri hayatına girebilir bunu kabul et. Bir süre sonra düşünüp düşünüp güleceksin bu günlerine emin ol.
0
kraldan cok kralci
(11.07.19)
(4)

İngilizce yazmayı geliştirme

meiyisi
merhaba,İngilizce dinleme ve okuma seviyemin iyi olduğunu düşünüyorum. Konuşma da fena sayılmaz ancak günlük olarak kullanmıyorum maalesef.Benim asıl sorunum yazma.İngilizce yazışma, günlük kullanma durumum yok. Bu durumda sizce nasıl geliştirebilirim yazmayı? Konu seçip essay yazmak pek cazip gelmi
merhaba,

İngilizce dinleme ve okuma seviyemin iyi olduğunu düşünüyorum. Konuşma da fena sayılmaz ancak günlük olarak kullanmıyorum maalesef.

Benim asıl sorunum yazma.İngilizce yazışma, günlük kullanma durumum yok. Bu durumda sizce nasıl geliştirebilirim yazmayı? Konu seçip essay yazmak pek cazip gelmiyor. Okuduğum ve duyduğum konuları tekrar kopya ederek yazmak mantıklı mı?

Fikir vermesi açısından IELTS'den 7.5 (yazma:6) ve YDS'den 96 almıştım.

Teşekkürler.
0
meiyisi
(26.06.19)
mantıklı.
0
diffarentiationation
(26.06.19)
reddit ya resulullah.

gir reddit'e, ilgi duyduğun alanların sub'larına dal. reddit'in avantajı ve güzelliği saymakla bitmez. en başta ilgi duyduğun alanlarda keyifli vakit geçirme şansın olur, canın sıkılmadan eğitim almış olursun. ikinci olarak yazım kurallarına dikkat edilir, genel olarak neredeyse hatasıza yakın ingilizce olur. ingilizi, amerikanı, iskoçu, ana dili ingilizce olmayanı... yetmiş milletten insanın ingilizcesini görürsün. gerçek insanların nasıl yazdığını, nasıl iletişim kurduğuna tanıklık edersin. eh haliyle sen de yazmaya, komünitenin parçası olmaya başlarsın.
0
der meister
(26.06.19)
reddit e alternatif olarak quora da güzel bi yer, bana kalırsa çok daha güzel ve daha nezih ve eğitim seviyesinin yüksek olduğu bi yer. yazmak istersen de turkiye deki yaşamla, şehirlerle vs. ile ilgili sorular oluyor, onları cevaplayabilirsin.
0
mehmed resad
(26.06.19)
(bkz: Couchsurfing ) forumlarından yaşadığın yerle ilgili sorulara yanıt verebilirsin, evinde ağırlayacakların ya da gezdireceklerin de olursa o kişiyle gezi öncesi haberleşme vs günlük yazıyı çok geliştiriyorsun.

Ayrıca grammarly yükleyip maillerini gramer açısından kontrol edebilirsin ama fazla alışmamak lazım. Ben 2 ya da zorlayıp 3 kere yazdığım şeyi okuyup takıldığım yerlere bakıyorum ve sonra grammarly ile düzeltiyorum.
0
kaset
(27.06.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.