Giriş
(10)

biseyleri sorguluyoruz

yuvarlanantencereninkapagi
hayata birtakım konularda şanssız ve ' yenik' başladığınız düşünüyor musunuz? bu sabaha yasam şeklimi sorgulayarak başladım ne yazık ki. yapmak zorunda oldugum, yapamadığım, bir şeyleri kötüleştiren en büyük faktörün para olduğunu düşünüyorum. çoğu şeyin belirleyicisi para gibi. bu kadar önemli mi b
hayata birtakım konularda şanssız ve ' yenik' başladığınız düşünüyor musunuz? bu sabaha yasam şeklimi sorgulayarak başladım ne yazık ki. yapmak zorunda oldugum, yapamadığım, bir şeyleri kötüleştiren en büyük faktörün para olduğunu düşünüyorum. çoğu şeyin belirleyicisi para gibi. bu kadar önemli mi bu?

bilmiyorum. vallahi kötü oldum.

böyle biseylere isyan ettiğiniz oluyor mu? bana daha çok yazın oluyor, paranin yarattığı sosyal fark yazın iyice gözümüze sokuluyor gibi.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.07.17)
oluyor tabi de durduk yere buna odaklanıp can sıkmanın lüzumu yok, hayat adil değil. bunu kabullen sal kendini bu kadar yıpranmazsın.
0
evde liyakat kalmamis
(03.07.17)
Senden kötüleri düşün. Onlar ne yapsın?
0
arnold schwarzeneger
(03.07.17)
sürekli bunu düşünüyor değilim de üzüldüğüm ' acaba mutlu değil miyim' düşüncesi.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(03.07.17)
Elbette. Kendimden kötüleri düşünüp tatmin olamıyorum bak senden kötüler de var vs insanı değilim. Gerçekliği kabullenmeye çalışıyorum.
En büyük şanssızlığım ailem mesela. Direkt yenik başlama sebebim. Ama değiştireceğim bişey değil gerçekliği kabul edip yönetmeye çalışıyorum elimden geldiğince.
0
tuborg yesili
(03.07.17)
iki sey var yapilabilecek, ya sufi modda "bu da gecer ya hu" deyip hayatina devam edeceksin. bu biraz daha kisisel olarak icsel meseleleri cozmene yarayacak. metaya baglanmayacaksin.

obur turlu de bahsettigin sinif kinini daha buyuk amaclara yontacaksin. sosyalizm filan bahsedildigi kadar utopik seyler degil. anlattigin dert bi distopya degil de yasadigimiz gerceklikse sosyalizm de o kadar gercek bi ihtimaldir.

iki tercih de bence saygideger bu arada.

ali seriati'in insanin dort zindani diye gayet makul bi metni var. tavsiye ederim.
0
gudastviri
(03.07.17)
hiç düşünmem, bardağı kırdıktan sonra tüh keşke şöyle yapaydım bu bardak kırılmazdı diye hayıflanmak gibi bir şey bu. bunu düşünmek sadece yorar.
0
for day to break
(03.07.17)
Boş zamanlarında isyan ediyorum son zamanlarda, eskiden çok yapmazdım ama şimdilerde arttı.

Para da bir faktör tabi ki ama benim için büyük oranda yanlış seçimler. Bunun nedeni toyluk. Zaman geçtikçe azalacaktır diye düşünüyorum. İsyan ettiğim şeylerin başında da bu seçimler geliyor ama elden bir şey gelmiyor. Hayat devam ediyor.

Arnold'a da katılıyorum. Bir yerde şu dersten kaldım lanet olsun diye üzülüyorsun diğer yanda senden küçük çocuklar maden kazasında ölüyor.

Kendime üzülüyorum ama haddimi bilerek. (Güzel söz söyledim)

Bu arada para olayında hiç umurumda olmuyor, çünkü acayip Zenginim diyormuşum haha. Çünkü öyle bir yapım var, elime imkan geçmesine rağmen telefonumu değiştirmiyorum ya da bilgisayar istemiyorum, bir yerlere gezmeye gitmiyorum(zaman da yok da) gidene bir gram özenmiyorum, onun yerine seviniyorum. Çünkü elime bir şey geçmeyecek biliyorum.
0
Apocalypse
(03.07.17)
para hayattaki en önemli şeylerden biridir.
burada şimdi fakir edebiyatı falan yapılacak, "para her şey değildir" falan denecek, ama aslında para her şey olmasa da, birçok şey.

fakat bunun nasıl başladığınla ilgisi yok, o anla ilgisi var.
"iyi" ya da "kötü" bir başlangıç yapabilirsin, ama yolda neyle karşılaşacağını bilemezsin.
başlangıcın iyi olur, sonra öyle bir geriye düşersin ki, ne olduğunu şaşırırsın.
ya da tam tersi, şanssız olduğunu zannederek, geriden başladığını düşünerek başlarsın, ama sonra herkesin önüne geçersin.

o yüzden bu tip şeylere isyan etmek zaman kaybından başka bir şey değil.
bunun yerine başarıya odaklan, plan yap, hayal kur.
millet ne yapmış, ne giymiş, ne çıkarmış, nereye gitmiş falan diye düşünüp, kendi kendini aşağı çekmek hiçbir işe yaramaz.
sen kendi işine bak, kendi hayatını kurmaya odaklan.
olayları ve durumları olduğu gibi kabul et.
"şöyle olsa daha iyi olurdu, ama böyle. buna göre hareket edeceğim" de ve onu yap.
bu hesaplar sadece zaman kaybı.

üstelik geriye dönülüp bakıldığında, kayıp ya da eksiklik olarak görülen birçok şey, aslında hayatta başardığın ya da yaptığın birçok şeyin birincil etkeni olabiliyor.
0
blatta hiberna
(03.07.17)
Para önemlidir. Ama bütün mutsuzlukların tek sebebi olacak kadar onemli degildir. En azindan benim icin boyle. Ben seçimlerim için de para için de oturup üzülmüyorum. sadece degiştiremeyecegim birkac sabit sey var, onları dert ediyorum kendime.

Para degisken. Su an deli gibi gezip eglenecek kadar paran yoktur belki ama neden hep boyle kalacagini dusunuyorsun ki. En karamsar olmayacağım konu paradır sanırım. Cok cok zengin olmak mühim degil. Artik iyi kotu kazanan herkes tatillere gidiyor, yurtdisina cikiyor, araba aliyor yani calisiyorsan para meselesini halledersin bir sekilde. Simdi olmasa da ileride. Gozun cok yukarilarda degilse tabi. Her an degisebilecek, iyiye gidebilecek maddi meseleler icin uzulmek cok yersiz. Parayi dert ediyorsan daha cok kazanmak icin ne yapiyorum diye sor mesela kendine.

Yukarida arkadas ailem en buyuk şanssizligim demis mesela. Hah buna oturup üzülünür işte. Bütün hayatinı etkileyen ama asla degistiremeyecegini bildigin durumlar yoksa dertlenme boşuna.
0
aquarium
(03.07.17)
Sosyal medyada yazin herkes ayri bir party bitch herkes ayri bir cilgin ve eglenceli hayat yasiyor. Aslinda oyle degil sosyal medya kullanma gitsin daha rahat gorursun insanlarin asil olaylarini.

Bi de katilmiyorum cebine giren para benimkinin yarisi olup da benden cok daha kaliteli yasayan nice insan gordum universite yillarinda da araban olmasin ithal degil de yerli bira ic yurt disina degil de ulke icinde bir yerlere tatile git. Zaten sonrasinda dedigim gibi bos bir hayat yasamamissan o engeller azalir. Ha sinif degistiremezsin ama cebine giren para artar en azindan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.07.17)
(7)

Son 1-2 aydır sözlük bir garip değil mi?

gezegen olan pluton
-Anlamsız şekilde gereksiz başlıklarin yüzlerce entrysi olması, -sırf yazmak için yazılmış boş entry'ler, -gündeme bakıyorsun saçma başlıklar yine hit olmus,-İktidar sempatizanlarınin @2,@3 lerde mütemadiyen yer kapatmasiSon 1-2 ayda içeriğin böyle belirgin kalite düşüklüğü sebebi nedir?
-Anlamsız şekilde gereksiz başlıklarin yüzlerce entrysi olması,
-sırf yazmak için yazılmış boş entry'ler,
-gündeme bakıyorsun saçma başlıklar yine hit olmus,
-İktidar sempatizanlarınin @2,@3 lerde mütemadiyen yer kapatmasi

Son 1-2 ayda içeriğin böyle belirgin kalite düşüklüğü sebebi nedir?
0
gezegen olan pluton
(02.07.17)
yazarların kalitesinin düşmesi.
kalite düştükçe, kaliteli yazanların da yazmaktan soğuması ve az yazmaya başlaması.

zincirleme gidiyor yani.
0
blatta hiberna
(02.07.17)
Bos entry çok var. Orda çok haklısın.
0
all girls dream
(02.07.17)
Zart günü oluyor tüm zartları yazar yaparlar. Zurt günü olur tüm zurt çaylaklar yazar olur. Böyle böyle 4000 adam soksan 2 günde zaten çöp olmaya yetiyor. Artık gündemi falan takip etmeyi de bıraktım arada odatv'ye bakıyorum oda çok nadir. Twitter Bundle falan idare ediyoruz.
0
gozu acik sevisen yahudi
(02.07.17)
1-2 aydır çokça yeni yazar alındı. sırf küfürden oluşan çöp entryler dolu her taraf.
0
doxanikee
(02.07.17)
son 1-2 ay değil o, herkese göre değişiyor. her yıl, bir kaç ayda bir sözlük bozuyor. geçen hafta baya iyiydi sözlük.

(bkz: lost çok bozdu)
0
celeron 300a
(02.07.17)
8 yildir sozlugu okuyorum. son 3 yildir da yazarlik yapiyorum ama bu sene oldugu kadar bosluk gormemistim. sebebi de basit. her onune geleni yazar yaptilar. sanki bunu da bir baski sonucu yapiyorlar gibi. ama engelle/basliklarini engelle ile bir nebze olsun cozum oluyor. yaklasik 250 kisi falan engelli bende. gerci her gecen gun yenileri geliyor ama yine de dedigim gibi bir nebze faydasi var.
0
golgi aygıtı
(02.07.17)
Biraz "Biz Beyoglu'na takim elbise ile giderdik" tribi gibi olacak ama bence birkac aydir degil en az birkac senedir boyle. Sozluk ilk zamanlarinda gercekten bir bilgi kaynagiyken zamanla herhangi bir sosyal medya sitesinden hallice bir yer haline geldi. Eskiden gundem sozlugun isledigi konulardan biriyken simdi sozluk = gundem. Yarin caktirmadan 2015'ten onceki entryleri silseler yazarlarin cok buyuk cogunlugu farketmez, zira kimsenin gecmisle isi yok. Gundeme bu kadar bagli olmak + kotu moderasyon da bize en fazla ortalama bir forumdan biraz daha seviyeli bir ortam sagliyor. Hatta zaman zaman onu bile yakalayamiyoruz. Bazi konularda moderasyonun bir sey yapamayacagini anliyorum, zira 10 sene once sozluge uye olmak fikirlerini sacma yoluyken simdi bir eglence yontemi, yani insanlarin algisi da degisti. Trolleri cezbeden de bu sanirim. Ancak diger yandan da mesela Keanu Reeves basligindaki gibi bariz trolluk yapanlara neden yaptirim uygulanmadigini da merak ediyorum.
0
salihdt
(02.07.17)
(18)

Kızın erkekten yaşça büyük olması

patos64
25 erkek, 28 kız, sizce bu bir sorun mudur? ilerisi olur bugünü olur...
25 erkek, 28 kız, sizce bu bir sorun mudur? ilerisi olur bugünü olur...
0
patos64
(30.06.17)
Benim için sorun değil.
0
dissendium
(30.06.17)
sorun olmaz, benim de benden büyük bir kız arkadaşım oldu. kafalar uyuşuyorsa ve birbrinizle denk iseniz güzel bir ilişki yaşarsınız. ama o kadından sonra diğer kadınlar çocuk gibi geliyor, soğuyorsunuz.
0
free bird
(30.06.17)
sorun olacak kadar yaş farkı yok.

kaldı ki sorun çıkaran aralık da muhtemelen geçilmişse yaş farkı çok önem arz etmiyor gözlemlerimce, nacizane.

yaşlar daha erken olunca biri öğrenci diğeri çalışan, biri askerliğini yapmamış diğeri ise "geç kaldım" telaşında olabilir. bu sorun olabilir, bugün. ileride olmaz.
0
dahinnotha
(30.06.17)
Normal
0
shenergy
(30.06.17)
Evleniyor benim 2 arkadasım. Aynı durumda olan. Bişey olmaz ama takan da takıyor. Ben de takabilirdim. Amk her şeye takıyorum zAten.
0
keep out
(30.06.17)
Kadına bağlı. Yaşça büyük oluşunu, erkeğin üzerinde hakimiyet kurmak için kullanmayacaksa neden olmasın? Yani, önyargı olarak soruluyorsa, ben yadırgamam. Olabilecekler için soruluyorsa da en muhtemeli, ilk yazdığım olabilir. Onun dışında, olgun kafa yapısı erkek için rahatlık olarak da düşünülebilir.
0
skooma
(30.06.17)
Bu tür ilişkilerin kadın tarafıydım uzun süredir. Erkeklerin olgun kadın arayışı işte...

Kendi açımdan diyebilirim ki olgun olarak adlandırılmak ve senden sürekli bir olgunluk beklenmesi gereksiz yorucu oluyor. Hiçbir zaman trip atamazsın, sitem edemezsin, her şeyi başarabiliyor olman gerekir filan. Zor yani.
0
devilred
(30.06.17)
O iki kişininin sorunu yoksa, gerçekten olur. Valla bak olur. Toplumun sana dayattığı kuralları umursayarak hayatının gidişatını toplumun eline verme, kendi hayatını kendi kararlarına bırak. Pişmanlık da senin olsun, mutluluk da.
0
birşeylersoracağım
(30.06.17)
kafaya takılacak bir fark değil. kişilere bağlı tamamen.
0
zgrydn
(30.06.17)
3 yaşın tantanasını yapmak bence komik. aranızda yaş farkı denilecek bir durum yok. akransınız.
0
shin
(30.06.17)
İleride olma ihtimali var. Olmayabilir de tabi.
0
arnold schwarzeneger
(30.06.17)
Önceden olsa hemen olmaz derdim ama şimdi benden hoşlanan 3 yaş küçük biri var sanırım. Çok da küçük değilmiş yani. Yaşlar 27-24
0
fallopian
(30.06.17)
kişisel olarak tercih etmem ama birkaç yaş sorun oluşturmaz.
0
pinkpeony
(01.07.17)
Benim sevgilim benden 3 yaş küçük, hatta aynı sizle, anlaşamıyoruz. Anlaştığımızı düşünüyordum ama olmadı maalesef, sürekli kendisini bir ast üst ilişkisi içerisinde hissediyormuş. Ben de onun bazı davranışlarından dolayı annesi gibi hissediyorum. Olmadı işte, zor bence. Bi de 28 yaş 3 seneye evlenmek isteyebilir, sen hazır olacak mısın o zaman?
0
ave maria
(01.07.17)
Ben de +10 yaş falan sandım. 3 yaş nedir allasen. Benim ilişkilerimin çoğu böyleydi. 3 yıl sorun edilecek kadar devasa bir süreç değil.
0
i m cool with that
(01.07.17)
Kadın statü ve para manyağı olmadıktan sonra sorun olmaz. Erkek 25 kadın 40 bile olabilir.
0
empedokles
(01.07.17)
30 yaş üstü olsalar daha iyi olurdu sanki.
25 yaşındaki erkek henüz çok toy olur/olabilir.

ama istedikten sonra olur elbette.
0
blatta hiberna
(01.07.17)
24 yaş erkek, 29 yas kadin seklini yasıyorum.

Gayet de guzel oluyor, erkek tarafi olarak ondan çok şey ogreniyorum, ogrenicem de..

Bazen sen cocuklasiyosun, bazen o. Yada tam tersi vs.vs.

Deneyin yani :)
0
bir3iki7
(02.07.17)
(11)

Bu sevgiliye soylenmeli mi

Domuz
Merhaba, diyelim bir arkadasiniz var A. Onun bir arkadasiyla sevgili oldunuz B. A'nin baska bir arkadasi C size daha once karsilastiginiz birkac kerede hep asilmis olsa. B'nin yani sevgilinizin C ile arkadas oldugunu ogrendiginizde bu durumdan bahsetmek mi gerekir bahsetmemek mi gerekir. A'nin haber
Merhaba, diyelim bir arkadasiniz var A. Onun bir arkadasiyla sevgili oldunuz B. A'nin baska bir arkadasi C size daha once karsilastiginiz birkac kerede hep asilmis olsa. B'nin yani sevgilinizin C ile arkadas oldugunu ogrendiginizde bu durumdan bahsetmek mi gerekir bahsetmemek mi gerekir. A'nin haberi var her seyden. Yani sizden baskasindan da duyabilir ama bahsetmek de ara bozucu bir tavir mi ya da gereksiz mi sizce? Tesekkurler.
0
Domuz
(30.06.17)
c asılmalara devam ediyor mu? etmiyorsa söylenmemeli. ediyorsa da söylenmemeli aslında.
0
elorelia
(30.06.17)
Etmiyor, karsilasmadik son asilmasindan sonra. Ben kendisine de arkadasima rahatsiz oldugumu soylemistim zaten.
0
🌸Domuz
(30.06.17)
Ya benim tarzım açık sözlülüktür. Erkek olsaydım da söylerdim, bir kadın olarak böyle bir şey başıma gelseydi de söylerdim. Çünkü benden öğrenmesi daha güvenli ve doğru geliyor bana. Hem böyle bir şeyi partnerim yaşasa onun bana söylemesini isterim, olaylara kendim kurup kurup anlam yüklemek çok kötü bir şey.
0
yaren
(30.06.17)
Ben de söylerdim herhalde sonra başka bir şekilde öğrenirse güven sarsıcı olur gerek yok.
0
pastörizesüt
(30.06.17)
Düzgün ve olgun bi biçimde söyle. Kimin ne bok olduğunu bilsin.
0
zirrealist
(30.06.17)
kimin ne bok olduğu bilsin diye bir cevap okudum.

iyi de adam asılmaya devam etmiyormuş. B ile sevgili olduğunuzu bildikten sonra durmuş olma olasılığı yüksek.

sevgiliniz olmadığı zaman da size karşı ilgisi olduğunu göstermesi de oldukça doğal.(burada ilginin dozunu tartışmıyorum)

bir sonraki asılmayı bekleyin. olmazsa bir şey söylemenize gerek yok.
0
eeb
(30.06.17)
bence söylenmeli. herhalde başkasından duysam çok bozulur ve sinirlenirdim.
0
keçeli kalem
(30.06.17)
Devam ediyorsa bence de söylenmeli. Devam etmiyorsa ancak görüşülüyorsa da düzgün bir biçimde söylenebilir zira başkasından bilmek veya kafada kurmak vs. yerine senden duyması daha iyi olur.
0
skooma
(30.06.17)
@eeb ben de şöyle bi şey okudum: C size daha once karsilastiginiz birkac kerede hep asilmis olsa.

c resmen yavşak. bi kadına her gördüğünde asılır mı lan bi insan? tabii eğer yavşak değilse. hatun ilgi göstermiyosa ne uzatıyosun?

asılmasını bekleyecekmiş. bekle bekle. iş işten geçince hareket edersin güzel kardeşim.
0
zirrealist
(30.06.17)
Eğer birdaha yaparsa bahsederim ama geçmişteyse çok bahsetmem.
Ne zaman anlatırım eğer sevgilim beni kızdırıracak bir şey yaparsa azıcık kıskansın der o zaman söylerim :D
0
powerpufgirl
(30.06.17)
söylenmeli.
honesty is the best policy.

ama şakayla karışık, "bu da bana asılmıştı yahu" diye geçiştirilerek mi söylenmeli, yoksa "seninle önemli bir şey konuşmam lazım" diye dramatize mi edilmeli konusu tamamen durumun devam etme şekline, kişilere ve ortama göre değişir.
0
blatta hiberna
(01.07.17)
(24)

En çok nerenizin öpülmesinden hoşlanıyorsunuz?

i m cool with that
Sb.Cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
Sb.

Cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
0
i m cool with that
(30.06.17)
boyun..
0
qazaqwsx
(30.06.17)
Boyun +1

Erkek kişisiyim.
0
skooma
(30.06.17)
kaymak
0
nrmnm
(30.06.17)
Ense, kulak arkası, göğüs , göğüs ucu, sırt.
0
Cursed Chico
(30.06.17)
boyun/ense/kulak üçgeni.
e.
0
filteria
(30.06.17)
Penis affedersin.

Oral seks başkadır.
0
MaNOfTheYear
(30.06.17)
Boyun ama daha romantik bi andaysak elimden nazikçe öpmesi ya da alnımdan öpmesi baya kendimi değerli hissettiriyor *_*

Kadın
0
powerpufgirl
(30.06.17)
Baş.
0
arnold schwarzeneger
(30.06.17)
Daily: dudak
Intimate : kasık
0
shenergy
(30.06.17)
yüzümün. erkek.
0
embermane
(30.06.17)
Boyun.
Erkegim.
Kadinda en cok opmeyi sevdigim yer de belinin arka yan kisimlari ve bacaklarinin ic kisimlari.
0
a r a m i s
(30.06.17)
Boyun ve omuz.

Not: Erkeğim.
0
chicha
(30.06.17)
sırt
0
dusunemedim
(30.06.17)
Açık ara göğüs ucu. Sonra da kulak. Elden kaçmış asfalt kırıcı gibi oluyorum.

E
0
zirrealist
(30.06.17)
Vallahi sevdigim yanaktan opunce bile bi hos oluyor icim. Sevmedigim pipimi opse oyle cok sey etmiyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.06.17)
dudak kenarım. erkek
0
twelfth
(01.07.17)
Koltuk altım ve kasıklarım.

Oral seksten bahsetmiyorum, tam olarak kasık.

Erkek.

Bir de ayaklarım.
0
yirmisantim
(01.07.17)
boyun.

k
0
pinkpeony
(01.07.17)
boyun, sırt, bel.
yanağımdan öpülmekten de hoşlanırım, mutlu olurum.

bir de, işte...


kadın
0
blatta hiberna
(01.07.17)
cins : erkek

yanaktan ve bir kerecik öpülmek kabul edebileceğim tek şey. diğer türlü öpülmekten asla hoşlanmam. öptürmem öperim ben.
0
yuncom
(03.07.17)
boyun, baldirlarin ic kismi.

erkek.
0
eriksatie
(03.07.17)
hiçbir yerimin öpülmesi haz vermiyorum. nötrüm yani öpülmeye. erkek.
0
sckxyss
(03.07.17)
avuç içi, kulak arkası.
kadın.
0
dedim ben sana
(11.07.17)
avuç içi +1
0
cabiday
(11.07.17)
(9)

babamdan nerdeyse nefret ediyorum ve aşamıyorum bunu

art vandaley
basına bişey gelmesini istemem ama hayatta basıma gelen cogu seyin dolaylı ya da direk musebbibi olarak kendisini goruyorum.29 yasındayım, hala en ufak gerginligimizde cocukken arkadaslarımla yuzmeye gittim diye donuste beni dovmesi, ben lisedeyken bigun annemi telefonla aradıgımda geberticem lan ge
basına bişey gelmesini istemem ama hayatta basıma gelen cogu seyin dolaylı ya da direk musebbibi olarak kendisini goruyorum.
29 yasındayım, hala en ufak gerginligimizde cocukken arkadaslarımla yuzmeye gittim diye donuste beni dovmesi, ben lisedeyken bigun annemi telefonla aradıgımda geberticem lan geberticem diye arkadan honkurmesi, bana yaptıgı zorbalıklar bütün pislikleri film seridi gibi gozumun onunden geciyor.
bikac sene once zehirlendigimde sabaha kadar hastanede benimle beklemişti de sasırmıstım baya. simdi maddi olarak sıkıntıdayım, psikolojim normal degil ve cogunlukla ona baglıyorum. çalışmıyorum ve bazı projelerim var. ondan bişey istiyorum ama 2 senedir inatla yapmıyor.
bu mevzuyu asabilecek miyim yoksa olabildigince uzak olup dusunmemeye mi calısacagım?
0
art vandaley
(22.06.17)
Profesyonel bir destekle aşabilirsin belki.
0
angelus
(22.06.17)
babayla ve anneyle görüşmek zorunda değiliz.
ama "geçmişi hatırladığımızda öfkeleniyor ya da üzülüyorsak, o geçmemiştir".

şu anda travmatize bir ruh halindesin.
babanla olan sorununu kendi içinde çözmen lazım.
bunun yolu, "tamam, affediyorum" ya da "görüşmem, olur biter" diye kestirip atmak değil.
gerçekten çözmen lazım.
yoksa bütün hayatına etki eder.
0
blatta hiberna
(22.06.17)
Psikeart dergisinin affetmek temalı sayısını okumanı öneriyorum.
Bazen insanları affedemeyiz, affetmememiz ama bunu aşmamız gerekir. Çok kolay suçu başkalarına yıkmak. Babanın büyük ihtimalle hayatındaki bütün olumsuzluklar üzerinde etkisi vardır ama bunu bilmek neyi değiştiriyor? Hiçbir şeyi. Bir şekilde aşıp yoluna bakmalısın. Sana yapabileceği en büyük kötülük seni zayıf bir insan haline dönüştürmesi; buna izin verme. Onu aş ve ondan iyi ol. İletişimi minimize et ve onu kafanda bitir. Tüm bunları deneyip meseleyi aşamıyorsan profesyonel yardım almayı dene.

Ayrıca direk değil direkt.
0
fragile lady
(22.06.17)
Belki profesyonel yardim alabilirsin. Blatta Hiberna'ya katiliyorum, ailemizi secemeyiz. Ancak su anda issiz oldugun icin de bu destegi alman zor olabilir.

Bir de gozlemledigim kadariyle erkek cocuklar ozellikle ergenlikten sonra babalariyla anlasamiyor. Bu konuda bence yalniz degilsin. Eminim cok daha basit nedenlerden dolayi babasindan siddet goren insanlar var. Seninle ilgili iyi olan sey ise bunu unutmamis olman. Cunku kucukken babasinin ona kotu davrandigini iddia eden bircok kisi kendi cocuguna da iyi baba olamiyor. Sonunda kendi babasina donusuyor.
0
Traveller
(22.06.17)
böyle hissettiğin bi insanın yakınında olduğun sürece aşabileceğini sanmıyorum. önce bi sakinlik dinginlik lazım. uzaklaşmak lazım. durulduğunda belki aşar, affedersin vs. ama bi mesafe olarak uzaklaşmak, görüşmemek lazım. bağları koparmak için de finansal güvencen olması lazım. iş bulman önemli yani.
0
sttc
(23.06.17)
29 yasinda adamsin calismiyorsun ve 2 yildir adamdan birseyler istiyorsun o da yapmiyor.neden yapsin abi.29 yasinda sorumluklarini almayi birilerinden birseyler istememeyide ogrenmis olmalisin.

Evet bazilarinin babalari otobusle para verebiliyor,torpil koyabiliyor,gemi alabiliypr ama bazilarinin iste.bazilarina sagli sollu iki tane topu kaliypr babasinin.

Lisede izin almadan denize gittin adamda nerede bu herif seside cikmadi oldu mu kaldi ki merak etti,gelince bakti ki o kendini kahrederken oglusu deniz banyosunu tamamlamis,tabi sinirin cikmasi lazim,seninle antreman yapti.birde telefondan honkurmus falan,birak abi bunlari.bana kalirsa kendi bahanelerini uretmissin.

Hicbirmizin psikolojisi iyi degil,ama olan durumu en iyi sekilde degerlendirmek zorundayiz.sende bahanelerin arkasina siginmayi birakip biryerlerden baslamak zorundasin.
0
duptıs
(23.06.17)
+çocukken arkadaşlarımla denize kaçmıştım. annem iple dövmüştü beni.
+ağzımdan küfürlü bir laf çıktığında babam ağzımı karabiberle doldurmuştu mesela.

zorbalık mı şimdi bunlar anlamadım? yani sana nasıl zorbalıklar yapmış ki baban? daha açıklayıcı olursan biz de beraber nefret ederiz. ama daha çok @duptıs'in de dediği gibi şu an projelerine destek olmuyor diye ondan nefret ediyorsun gibi geldi bana.

aşmaya çalış. veya gerçekten nefret ediyorsan babanla iletişimi kes. bu kadar basit.
0
burya
(23.06.17)
Cevaplari okumadim ama senin yazdiklarini okudum. Yasadigimiz her seyin sorumlusu biz kendimiziz. Anne, baba, arkadas, akraba degil. Yasadigin her seyin sorumlusu sensin. Ve meseleyi disarida ariyorsan bu sorumlulugu kabul etmemissin demektir. İpleri eline al, basinin caresine bak, kendi kararlarini ver ve hickimseden bisey bekleme. Profesyonel yardim alarak da bu sureci hizlandirabilirsin.
0
janis baby
(23.06.17)
duygun neyse senin için gerçek odur, o yuzden bu konuya odaklanma, normal hayatına bak.
0
acetaminophen
(26.09.18)
(4)

katı meyve sıkacağı vs. blender

Sskywalkeremre
selam raw food tüketicileri, juico hastaları...evde böyle şeyler yapmak için hangisini almam gerekiyor? ;(pancar,maydonoz cart curt hepsini öğütüp suyla karıştırıp içmek için? blender daha çok işlevselmiş gibi geliyor ama iş görür mü acaba?
selam raw food tüketicileri, juico hastaları...

evde böyle şeyler yapmak için hangisini almam gerekiyor? ;(pancar,maydonoz cart curt hepsini öğütüp suyla karıştırıp içmek için? blender daha çok işlevselmiş gibi geliyor ama iş görür mü acaba?
0
Sskywalkeremre
(22.06.17)
blender.
kesinlikle.
katı meyve sıkacağından istediğiniz karıştırma performansını alamazsınız.
bizde ikisi de var. blenderı tercih ediyoruz.
0
interview with the vampire
(22.06.17)
bu saglikli yasam gurulari slow juicer tavsiye ediyor bu is icin, ona da bakmanizi tavsiye ederim.
0
kassiopeia
(22.06.17)
juice fasting yapan biri olarak katı meyve sıkacağı kullanıyorum.
ama bütçeniz yeterliyse slow juicer'ı tavsiye ederim kesinlikle.

blender kullandığınız zaman, sebze ve meyvenin posasını da tüketmiş oluyorsunuz.
katı meyve sıkacağında onlar atılıyor, sadece suyu içiliyor, ki doğru olan da o.

blender'la yaptıklarınız smoothie olur.
0
blatta hiberna
(22.06.17)
posasız meyve suyu içmek kaşıkla şeker yemeye eşdeğer diye biliyorum. meyve şekeri diye bir şey de var.

blender daha iyidir.

slow juicer denilen şeyi bilmiyorum ama ilk yazdığım şeye dikkat edip ona da bkaılabilir.
0
fakyoras
(22.06.17)
(5)

24 erkek-19 kadın ilişkisi

nothing in my way
ben de bir ilişki yaşı sorayım dedim:) sizce nasıl olur 24 yaş erkek-19 yaş kadın ilişkisi?
ben de bir ilişki yaşı sorayım dedim:) sizce nasıl olur 24 yaş erkek-19 yaş kadın ilişkisi?
0
nothing in my way
(22.06.17)
ehhh daha fazla aşmamak kaydıyla olabilir kız yaşından daha olgunsa. ama ben erkeğin yerinde olsam tercih etmem.
0
limoncello
(22.06.17)
olur, neden olmasın?

24 yaşında erkek, normal şartlarda 18-19 yaşında kız olgunluğunda olabilmeli zaten.
erkekler daha geç olgunlaşıyor sonuçta.
o yaş farkı ideal bile sayılır.
0
blatta hiberna
(22.06.17)
Yaş kimlikteki bir sayıdan ibaret, eğer kişi yeterli olgunluğa ulaşmış ve reşit ise. Jenerasyon farkı olmadıkça birkaç yaşın ilişkide önemli bi rolü direkt olarak yok bence.

Ha bi taraf çalışan bi taraf öğrenciyse maddi manevi uyuşmazlık olabiliyor, ama aşılamayacak şeyler değil.
0
bir nick var benden iceri
(22.06.17)
ben tercih etmezdim ama kadının olgunluğuna bağlı olabrak olabilir diyorum.
0
elorelia
(22.06.17)
Min X/2+7 formülünü sağladığından olur diyorum. How i met'te vardı sanırım.
0
bass solo take one
(23.06.17)
(24)

Taksiciden çok hoşlanmam

al-se
Dün gece başıma böyle bir iş geldi. Taksiye bindim ilk beş dakika nefesimi tutmuşum onu fark ettim. Tabi fiziksel bir hoşlanma bu, yarım saat önce podyumdaymış da boş zamanlarında taksicilik yapıyormuş gibiydi. Biraz havadan sudan sohbet ettik, sonra birbirimize isimlerimizi söyledik. Esaslı çocukmu
Dün gece başıma böyle bir iş geldi. Taksiye bindim ilk beş dakika nefesimi tutmuşum onu fark ettim. Tabi fiziksel bir hoşlanma bu, yarım saat önce podyumdaymış da boş zamanlarında taksicilik yapıyormuş gibiydi.

Biraz havadan sudan sohbet ettik, sonra birbirimize isimlerimizi söyledik. Esaslı çocukmuş, ben ayan beyan yürüyene kadar konuşmadı bile :/

Ama o enerjiyi aldım, aynadan bakışıp gülümsedik sürekli birbirimize. Başka bir ortamda tanışsak olaylar gelişebilirdi ama o müşterisine asılmak istemedi, fakat alakamı da karşılıksız bırakmadı gibi geldi.

Sadede geliyorum, adını ve çalıştığı durağı biliyorum, oralarda dolansam denk gelmeye çalışsam, veya takside bir şey unuttum deyip bizimkini tarif ederek telefonunu istesem. Napsam napsam.

Muhabbeti de sardı, on beş dakikadaki çıkarımlarıma göre.

Hiç bulaşmasam mı öyle hayallerde mi kalsa, denk gelmeyi mi beklesem ?
0
al-se
(22.06.17)
Boyle bir sey ben de yasamaistim yillar once:) Gittim cocugu buldum, gorustuk, konustuk fakat daha ilk gorusmede anladim ki cocukla ayri dunyalarin insaniyiz. O anlik bir seymis. Cocuga bir daha gorusmek istemedigimi nasil soyleyecegimi sasirmistim. Ama seninki farkli olabilir tabi, cok aklinda kalirsa git konus:)
0
balpolen
(22.06.17)
(bkz: mustafa hakkında herşey)

Ek gelir maksadıyla part time taksicilik yapan bir üniversiteli değilse yobazın, çomarın, cahilin teki çıkması ihtimali çok yüksek. Adın çıkar, yapma. Ya da yap, nur topu gibi bir bela almış olursun başına <3
0
yirmisantim
(22.06.17)
denk gelmek zor değil mi? ya da pusuya yatıp onun sırası olduğunda taksiye binin sanki denk gelmiş gibi.
şimdiye dek "düzgün" bir taksiciye rastlamadım ama umarım öyledir.
0
wild honey suckle
(22.06.17)
Ortalık bu kadar ruh hastası tacizci tecavüzcü doluyken alınacak risk değil, bırak hayallerinde kalsın.
0
angelus
(22.06.17)
tanımadığınız insanlar üstünden ne güzel de çıkarımlar yapmışsınız.

ikiniz de ayrı dünyaların insanıymışsınız, nerden biliyorsunuz amk ya? ne burdaki kadını ne ordaki adamı tanıyorsunuz anca boş boş konuşuyorsunuz.

hoşlandıysan bul konuş. bir yere otur tanımaya çalış. gerçekten sana uygun değilse çok da kimliğini vermeden yol verirsin.
0
jugador
(22.06.17)
Başına bela alırsın.
0
eylul
(22.06.17)
aynen, bütün taksiciler tacizci tecavüzcü. yapmayın yahu bu kadar. sanırsın doktorlar avukatlar öğretmenler püripak. her erkekte bu risk var ki. ha ben olsma uğraşmazdım ama risk alıp uğraşacaksan duraktan numarasına ulaşmak en mantıklısı.
0
elorelia
(22.06.17)
Bütün taksiciler değil ama %99 u işe yaramaz tipler. Bence sayisal oynayin 25 milyon veriyor şansiniz daha yüksek.
0
tukenmez adam
(22.06.17)
Taksicinin nasil biri olduğunu hadi doğru tahmin ettiniz diyelim. Ama soruyu soran kullanıcıyı tanıyorsunuz ki ayri dunyalarin insanlarısınızdır çıkarımı yaptınız herhalde. Belki tam kendisine uygun biri.

Ama ben bu konularda iki cinsiyet için de eşit bakıyorum. Işinin başındaki bir hanımefendiye yürüyüp, peşine takilip numarasini almak taciz diye nitelendirilebilirdi. Adam mesafesini korumus. Belki ilişkisi var belki sizden hoşlanmadi. Pesine takilip onun rızası olmadan telefonunu ögrenip ulaşamazsınız. Bir sekilde denk gelip karsilikli numaralar verilirse olabilir tabi, o durumda deneyebilirsiniz.
0
aquarium
(22.06.17)
Aquarium+1 taksici için rahatsız edici bir durum.
0
pastörizesüt
(22.06.17)
Tukenmez +1, bir an için öyle zannetmişsindir. Titre ve kendine gel derim.
0
skooma
(22.06.17)
bence tecavüzcü olsa, bir şekilde durakta falan barınamazdı ya da zaten siz ona yürümeden, o size yürürdü.
ama böyle çıkarımlar da saçma, insanların 30 yıllık kocaları da seri katil olabiliyor neticede.

gözlerim piyano öğretmeni taksi şoförü gördü.
üstelik ülkede bu kadar maddi sıkıntı ve iş sorunu varken, o kadar boş biri çıkmama ihtimali bile var.

yine de telefonunu almanız doğru olur mu bilemedim.
"tesadüf" karşılaşmalar denk getirmeye çalışmak daha makul olur.
0
blatta hiberna
(22.06.17)
eğer aramamaya karar verirsen, şu acını dindirir: www.youtube.com
0
legalize marijuana
(22.06.17)
Bu akşam yine aynı duraktan taksiye bindim. Bi abi denk geldi. İşte durakta kaç taksi var, kaç yıldır taksicisiniz muhabbeti açıp dün akşam da çok kibar bir beyin taksisine bindim sizin duraktan dedim. Durakta 27 taksici varmış ama çat diye benimkini tarif etti. Çok iyi efendi çocuktur falan dedi.
Evli barklı değil anladığım kadarıyla. Şimdi sıra taksici amcamızın "kızın biri seni sordu" diye haber uçurmasında :)

Taciz meselesine gelirsek, zorla bir şey yapacak halim yok eşşek kadar adama. Kadın tarafında yürüme işleri telefonunu alıp gün aşırı arayıp rahatsız ederek olmuyor. Telefonunu alıyorsun merhaba ben x diyorsun gerisi geliyor zaten :) Gelmiyorsa da konu orada kapanıyor.

Müşteri tarafı ben olduğum için o cesaret edemedi muhtemelen, iş başa düşüyor. Yarın akşam yine oralardayım, bana şans dileyin :)
0
🌸al-se
(23.06.17)
vizyona bak be hahahha
0
docrivers
(23.06.17)
Bence duraktan numarasını öğren. Sonra ona telefon açıp taksi istediğini söyleyerek çağır. Numaramı nerden aldınız derse bir arkadaş taksi olarak sizin numaranızı verdi dersin. Adam seni almaya gelince tesadüfmüş gibi yaparsın. Ya da başka şeyler yaparsın, sana kalmış.
0
humat
(24.06.17)
Zorla bir şey yaptırmasan da birinin telefon numarasını o vermedigi halde ögrenip mesaj atmak doğru mu yani.. evli falan olmasa da hayatinda biri olabilir, mesajınla zor durumda kalabilir. Ne kadar düşüncesiz insanlarsınız.

bunu bir kadına yapsalar burada adamı linç ederdik, ne hakla gidip numarasini alıp mesaj atıyorsun derdik. Yine de sen bilirsin ama bence en azindan telefonunu kendisinin vermesi için sadece ortam yarat.
0
aquarium
(24.06.17)
ben her gün oralardayım ama işlek bi durak olduğu için bi türlü denk gelemiyoruz. Oralardayım dediğim yer de evimin dibi bu arada. İyice manyak bellemeyin beni.

Telefonunu alsam "naber" diye mesaj atmam herhalde, powerbankimi kaybetmişim senin takside mi düştü falan derdim ama geçti artık.
Gün geçtikçe hayalimde başka bir şeye büründü. Sanırım Jon Snow'a benziyor ya da her sakallıyı dedem sandığım gibi her uzun saçlıyı benimki sanıyorum :/

Birkaç gün daha bulamazsam yazıhaneye dayanır anlatırım derdimi.

Günlerdir fena alay konusuyum arkadaş ortamında :/
0
🌸al-se
(26.06.17)
aynı tavrı taksici takınınca tacizci,sapık olarak adlandırılıyor.
0
since1907
(27.06.17)
birkaç ay önce iş çıkışı bir taksiye bindiğimde taksici amca durup dururken, "ablacım, sen düzgün bir insana benziyorsun, ben sana bir tavsiye vereyim. Bir erkek hiçbir baltaya sap olamazsa, ama olabilecek en işe yaramaz erkeği düşün, onları kastediyorum, ya kahvehane garsonu olur, ya da taksici, bunu unutma tamam mı?" dedi bana.

Tamam, dedim.

Gerçi ondan önce de yaklaşık on dakika boyunca iyi antrikot nasıl seçilir onu anlatmıştı. Sormamıştım gerçi. Ama anlatmıştı. Sanırım bu da kendi argümanını bir uçtan destekler bir davranış olmuş. Söyleyeceklerim bu kadar.
0
sopiro
(27.06.17)
ben de birkaç ay önce işe giderken bir taksiciyle karşılaşmıştım ki, heteroseksüel bi erkek olmama rağmen, iş yerindeki kızlara bile anlatmıştım adsfsd
tip olarak lost'taki sawyer'ın biraz daha çelimsizi ve türk tiplisi diyeyim, omuzlarında sarı saçları, renkli gözü, kirli sakalı falan vardı. ve beni yemediyse okulu unuttum ama yapı mimarlığı bölümünden mezun biriydi. epey bi konuşmuştuk, benim ilk tahminim mezuniyetten sonra kendi alanında iş bulamayıp taksicilik yapması, babasının taksisini onun vefatından sonra kullanmaya devam etmek istemesi ya da büyük bi borç yapıp ekstra para kazanacak bi formül ile bu işe başlamış olmasıydı ama 10 küsür senedir de yaptığını söyleyince iyiyce şaşırmıştım. diksiyonu da çok düzgündü. birkaç tane de ilginç mesleki hikaye anlatınca, dedim hacı sen kitap yaz... ama buna bi türlü ikna edemedim. aslında ikna ederdim de, o sırada işe gelmiştim, inmek zorunda kaldım :)
0
reso aga
(27.06.17)
ne oldu bu konu? :')
0
since1907
(04.07.17)
Bi daha denk gelemedik :/ Ama aklım orada. Fyi
0
🌸al-se
(11.07.17)
Arada birileri mesaj atıp soruyor. Geçen bizim orada karşılaştık arkadaşlar, hava feci yağmurluydu. Onu uzaktan gördüm. Yanında bi arkadaşıyla bana doğru yürüyorlardı. Bi saniye kadar bakıştık, tanıdı galiba. Gerçi sıçana benziyordum o ayrı.
Araya insanlar girdi sonra gözden kaybettim, zaten göz gözü de görmüyordu :/
Aklımdakinden daha yakışıklı, hayalimden daha uzun boylu, daha bir şey bir şeydi işte. Kesin aslen model, boş zamanlarında taksici...
0
🌸al-se
(01.10.17)
(28)

Bebeğimi Öpemezsin!!! Duyarı

aradaki uzaklik
Beyler, bayanlar. Yine toplumu ortadan ikiye ayıran başka bir konuyla baş başayız.Öncelikle söylemem gerek ki, 6 aylık dünya tatlısı bir tosuncuk babasıyım. Allah herkese nasip etsin. Çok ayrı bir şeymiş, sahip olmadan inanmazdım.Şimdi geçenlerde yolda "bebeğimi öpemezsin, sevemezsin, dokunamazsın!"
Beyler, bayanlar. Yine toplumu ortadan ikiye ayıran başka bir konuyla baş başayız.

Öncelikle söylemem gerek ki, 6 aylık dünya tatlısı bir tosuncuk babasıyım. Allah herkese nasip etsin. Çok ayrı bir şeymiş, sahip olmadan inanmazdım.

Şimdi geçenlerde yolda "bebeğimi öpemezsin, sevemezsin, dokunamazsın!" duyarı kasan manyak bir anneye denk geldim, yaşlı tosuncuk bir amcaya duyar kasıyordu. Bildiğiniz nedenler işte; "mikrop kapabilir, hasta olabilir, neden tanımadığım biri dokunsun ki bebeğime vs."

Ben ise tam tersi, bebeğime insanlar dokunsun, kucağına alsın, sevsin, gülsün, mıncıklasın istiyorum. Tabi ki bunun bir sınırı var, şapur şupur yanağından öpmesini istemem ama bebeğimin yüzüne gülen, kucağına alan, ayaklarını mıncıran insanlardan hiç rahatsız olmuyorum, bilakis hoşuma gidiyor.

Bizim toplumun da en büyük güzelliklerinden birinin bu samimiyet ve sevgi olduğunu düşünüyorum (batılılarnı aksine).

Ama görüyorum ki bazı anne babalar bebeğin dış dünyayla temasını, yaşlı teyze-amcaların veya genç insanların bebeğe dokunmalı ilgisini, sevmeleri, koklamaları, kucaklamaları kırmızı çizgi kıvamında görüyorlar. Hatta bunu yapmamanın bir medeniyet göstergesi olduğunu düşünüyorlar.

Sizce de bu düşünce tarzında bir sıkıntı yok mu? Bu maymun mu ki tel kafeste büyütesin, balık mı ki akvaryumdan dışarıya çıkaramayasın? Bırakın çocuklarınız dış dünyayla barışık, sevgi dolu, mıncırmalı büyüsün. YA BENİM KENDİ BEBEĞİNİ 2 AYLIK OLANA KADAR ÖPMEYEN ARKADAŞIM VAR!!'1! LANET OLSUN!!!

Her neyse, ne diyorsunuz bu konuda? Fikriniz nedir?
0
aradaki uzaklik
(22.06.17)
Sıkıntı yok bence, yabancıların dokunması çok saçma, kucağına aldığında ne niyetle aldığını da bilemezsin. Tosuncuk amcalardan ne iğrenç düşünceler çıkabildiğini de biliyoruz hiç gerek yok o yüzden. Çocuğum olsa asla izin vermem.

Ben şeyi sevmiyorum, tanıdık bildik bebeklerin annelerinin "ay daha aşıları tam değil kucağına almasan daha iyi" demelerini. Hasta olsam zaten almak istemem yani çok saçma geliyor bu.
0
ekaterina
(22.06.17)
avrupa'da bu daha çok pedofili kaygısıyla yapılıyor diye biliyorum. yoksa çocuğu steril bir ortam içinde yetiştirmek ona faydadan çok zarar getirir. başa dönecek olursak evet manyak ve sapık oldukça fazla o nedenle daima uyanık olmak zorundayız.
0
lazpalle
(22.06.17)
Ben istemedigim birinin beni opmesine de karsiyim. Bana, cocuguma ya da bir esyama bir yabancinin dokunmasi sacma en basta!

Edit: Amcasinin teyzesinin kuzenlerinin opmesiyle onu sevmesiyle otobus duragindaki bir adamin cocuga dokunmasi cok farkli. Bir de konuyu acan kisi umarim cocugunu opturmeye karsi cikanlara antipatisi nedeniyse bebegi onune gelene elletip opturup bebegin zarar gormesine yol acmaz.
0
Traveller
(22.06.17)
ben sana katılıyorum. bazıları akrabaların bile öpmesine karşı. akrabamın, komşumun, iş arkadaşımın çocugunu öpemeyeceksem insan içine de çıkarmasınlar. gereksiz ve kibirli bir davranış.
0
dafuq
(22.06.17)
Oldum olası sevmem öpülmeyi(sevgili harici) küçükken sürekli birileri beni öptükten sonra yanaklarımı silerdim, o yüzden ben de sanırım buna izin vermeyeceğim, fanusta büyütmem çocuğu ama bu öpme koklama olayları gereksiz.
0
devorgilla the gunslinger
(22.06.17)
dış dünya konusunda emin değilim.
biraz karşındaki insanla ilgili.
mesela çok sevimli, yaşlı ve tonton bir çift ya da kadın olsa, sevmek istese sesimi çıkartmazdım, hoşuma giderdi.
ama erkeklere daha şüpheyle bakardım belki.
kucaklarına almalarına izin vermezdim muhtemelen, ama hani sevsinler, konuşsunlar isterdim sanırım.

bunun dışında, yakın çevreye bunu yapmanın kesinlikle bir anlamı yok.
evet, bir ölçüsü olmalı elbette.
sonuçta yeğenini taciz eden amcalar/dayılar da var.
ama benim dayımın oğlu oldu, annesinin manyaklığından bir öpemedim çocuğu.
ancak ayaklarını sevdim, o da üç saniye ve onların kucağındayken.
ondan sonra uzaktan sevmeye devam ettik.
bu, dayımın karısına (yenge diyeceğim, ama benden dört yaş büyük sadece) aşırı antipati beslememe neden olan bir şeydir mesela.

bunu ultra saçma buluyorum.
bebek dediğin, ailede belli ölçüler dahilinde elden ele gezmeli, sevilmeli.
taciz korkusunu belli yere kadar anlayabiliyorum.

ama dokunmanın aşırısı rahatsız edici olabilse de, hiç dokunulmaması da doğru değil.
bebek gelişiminde fiziksel temas, ilerideki ruhsal ve zihinsel gelişim için çok çok önemli bir şey.
0
blatta hiberna
(22.06.17)
Çocukların kişisel alan kavramını ve bedenleri üzerlerindeki söz haklarını küçük yaştan itibaren öğrenmeleri ve içselleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Verdiğiniz örnekler benim için de ekstrem, yani çocuğum olsa tabi ki başka insanlarla yakınlaşsın isterim abartmadan.

Ama önce ebeveyne ve çocuğa sormak lazım (eğer konuşabilecek yaşta ise) ya da sorulmuyorsa da ipuçlarını dikkatli okumak lazım, kimsenin bir başkasının kişisel alanına girmeye hakkı yok.
0
fotrsapka
(22.06.17)
akrabalar dahil çocuğuma kolay kolay dokundurmazdım. toplum igrenc. izole buyusun temiz buyusun.

mikrobunu da kediden köpekten alır mis gibi.
0
turk kizi
(22.06.17)
yakın aile ve akrabalarınızın öpmesinde, kucaklamasında bir problem görmüyorum. biz de seviyoruz canımız gibi ama sokaktaki adamın ya da başka birinin pedofili olmadığını nerden biliyorsunuz. otobüste, dolmuşta sevdirmez ve çocuğumu birine vermezdim. kucağınızda olan çocuğa acıyıp bana verin diyen adam çok üzülüyorsa kalksın bana yer versin. ülkede cinsel açlık var, bence siz de bu kadar iyiniyetli olmayın.
0
cabiday
(22.06.17)
Çocuğun yabancılar tarafından dokunulmayı öpülmeyi yanlış olarak algılayabilmesi için bunun yapılmaması gerekiyor.
Yoksa çocuğun algılarında yabancıların bana dokunması sorun değil gibi bir şey oluşuyor ki bu da çok kötü şeylere yol açıyor.
Yabancıların temasına izin verdiğiniz normal gösterdiğiniz sürece de ne kadar söylerseniz söyleyin çocuk söylediğiniz şeyi değil yaşattığınız şeyi doğru algıladığı için, öğrenemez bunun yanlış olduğunu.

Kastım teyzesi amcası vs değil (ki onlara karşı bile belli bi sınır olmalı) ancak yabancılarla kesinlikle bir mesafe olmalı, ki ileride yaşı büyüyüp tepki verebilecek kadar büyüdüğünde başına bir şey gelirse (allah korusun ama nasıl bir ülkede/dünyada yaşadığımız ortada) tepki verebilsin veyahut bunu size anlatabilsin.

Bu durum aman çocuğum mikrop kapmasından öte, onun psikolojisi sağlıklı yetişebilmesi için önemli.

Ben çocuğumu daha küçücük yaşta dokunulmanın öpülmenin özel ve sadece onun izni ile ve bazı insanlar tarafından olması gerektiğini, o istemediği ve bunu söylediği zaman annesi olarak benim bile dokunmamın yanlış olduğunu öğretecek yetiştireceğim şahsen.
0
bir nick var benden iceri
(22.06.17)
Niyetiniz çok iyi, ancak o yaşlı amcaların arasında otobüste mastürbasyon yapan dayılardan biri de olabilir (umarım asla karşılaşmamışsınızdır ve karşılaşmazsınız bu durumla). Bunun yanında çocuğunuzun bu durumda hoşlandığından emin misiniz, ya da hoşlanacağından, bu da önemli. Hiçbir zaman birilerinin beni öpmesinden hoşlanmamışımdır anne, kardeş, sevgili haricinde. Güvenilir kişiler olmadıkça çocuğumu öpmelerine, ona dokunmalarına izin vermezdim sanırım. Ki sokakta gördüğüm insana da güvenemezdim.
0
yalnizliktan devren kiralik
(22.06.17)
bende yeğenimi 3 yaşına kadar öpmedim. ağız içinde çıkan aft ile ilgili virüsün 3 yaşına kadar vücuda bulaştığını ve 3 yaşına kadar virüs bulaşmadıysa bir daha bulaşmayacağını okumuştum bir yerlerden. başka bebekleri de öpmem. sadece koklarım çok seversem. bunun dışında da avuç içlerinin okşanmasından hoşlandıklarını okumuştum yine bir yerlerden. sakinleştirirmiş. yine bebeği seversem elinden tutarım. Bundan öteye asla gitmem. Gerçekten gereksiz samimiyet. Öpmeden de sevgini gösterebilirsin.
Bunun bir diğer örneği bir şey vererek sevgiyi ifade etmekte. Bozuk para, sürpriz yumurta, şeker,... Çocuğa bir şey vermeden de, sadece sevginin verilebileceğini öğretmek gerek ve bu tavırlar bunu engelliyor. Üstelik bunu yapan genelde ebeveynlerin aileleri olduğundan, çocuğun hem yeme düzenini alt üst ediyorlar, hem de beslenme alışkanlıklarını kökten değiştiriyorlar.
Bu tavırların değişmesi lazım. Ve ne yazık ki Anne Babalar bu tavırlara karşı çok fazla tepki gösteremiyorlar. Kültürümüzün güzelliği! sebebiyle. Ha diğer yandan bir yere kadar tepki göstermemeleri de gerekiyor. Çünkü bebek bir birey ve yine bu toplumda yaşayacak. Hayatını sürdürmek için bu kültüre dair öğeleri zihnine kaydetmeli.
0
cliquot
(22.06.17)
Şu sürekli toplumu gömen insanları anlayamıyorum ben, sanki Buckingham Sarayı'nda yetişme asilzadeler her biri.

Ben sevmiyorum fazla izole hayatları, o çocuk düştüğünde kalkmasını da öğrenmeli. Benim çocuğum olursa öpebilirler, sarılabilirler. "Aman yarabbi, herkes ne kadar da kötü!" diye diye cendereye sokamam kimsenin hayatını. Modern insan elitizminden de midem bulanıyor.
0
devilred
(22.06.17)
ben şahsen bebeklere yaklaşmıyorum bile. hani derler ya "ele avuca gelene kadar". bu aşamaya gelene kadar dokunmam, öpmem vs. en yakın arkadaşımın çocuğuna bile yapmam bunları.

hele millet pis pis sakallarıyla, sigara kokusuyla bebekleri öpünce vs. deli oluyorum.

ama ele avuca gelince ıstırırım :)
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(22.06.17)
Arkadaşlarım, akrabalarım vs sevip kucaklarına alabilirler sıkıntı yok ama tanımadığım yoldan geçen birine asla sevdirmem bebeğimi. Ben de bazen yolda gördüğüm bebekleri çok tatlı buluyorum sevmek istiyorum ama hiç dokunmam ailesinin rahatsız olacağını düşünerek. Sadece abidik gubidik yüz ifadeleri yapıp güldürmeye çalışırım gülerse sevinirim o kadar. Bence çok saçma yabancı birinin çocuğunu öpüp okşamak. Yetişkin olsa söz konusu bile olamayacak bir şeyi bebeğe niye yapıyoruz ki hiç anlam veremiyorum.
Ben olayı bi tık ileri taşıyıp sahipli köpekleri de sahibinden izin almadan okşamıyorum soruyorum izin verirse öyle okşuyorum.
0
pastörizesüt
(22.06.17)
insanların %95'i avucunun içine hapşırıyor. hatta yetmiyor bir de o elleri ovalıyor. o ellerle çocuğumun sevilmesini istemezdim. isteyen varsa kendi tercihidir. yavrucuğa yazık.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.06.17)
çocuğum olsa ben de o duyarı kasarım. tanımadığım insan neden benim çocuğumu mıncırsın? uzaktan da sevebilir. yakınlarımın da yine öle aşırı abartı öğmesine dokunmasına izin vermem. yanağından makas alsın, saçını okşasın yeter. kucağa almak hele çok saçma neden bebek kucaktan kucağa gezsin. hakkaten mikrobu var bilmemenesi var ve hatta hatta sapığı var.

2 yaşında yeğenim var. toplasanız 20 kere öpmemişimdir yanağından. niye öpeyim ki? ilgilenirim, oynarım, elinden tutar gezerim. sevgi gösterisi budur. illa kucağa almak, ayak öpmek değildir. çocuk bunlardan hoşlanmıyor olabilir çünkü.
0
elorelia
(22.06.17)
Ben miktoptan ziyade gizli sapıklardan korurum sanırım yavrunun. Muhtemelen anne olursam elimde gelse fanusta büyütürüm çocuğumu. İşte bu bile anne olmama engel olur heralde.
0
eylul
(22.06.17)
Çok yakın çevrem hariç başkasının öpmesini istemem. Bebeğin beni öpmeyin diyebilecek durumu yok, o savunmayı ebeveyn yapmalı. Ciddi rahatsız oluyorum kendi kardeşlerim ve annem babam hariç başkasının öpmesinden. Kokla işte mis gibi. Yüzünde nokta nokta kabarcıklar oluşuyor zaten. Art niyet olayına girmiyorum bile.
0
insomnia
(22.06.17)
Keşke ben de çocuğumu amcaların elinde hoplattıracak kadar cahil olsaydım ama what has been seen can't be unseen.
Öpmeyen arkadaşın gerçekten çok iyi yapmış. Öpenlerin de çocuk yoğun bakımlarına gidip viral ensefalit yüzünden tedavi gören bebekler hakkında bilgi almasını isterim.
Bu ülkede 1.5 aylık bebeğe tecavüz edildi. Organ sokmalı hem de. Çocuklara yapılan tacizlerin tecavüzlerin haddi hesabı yok. ortaya çıkanlar bile öylesine fazla ki bir de gizli kalanlar var. Tabii bunu işin içinde olmayanlara anlatmak çok zor. O tontiş amcalar sandıklarınız aslında kızına, torununa, komşunun çocuğuna senelerdir tecavüz eden, üstelik o tecavüzden doğan bebekleri de öldürüp gömen biri olabilir. Evet bunu uydurmadım böyle olaylarla çok kez karşılaştım.
Buna rağmen çocuğunuzu sevdirmek istiyorsanız, üzülürsünüz.
0
betsy
(22.06.17)
ateistanbul
(22.06.17)
ve hatta hatta youtu.be

(ilk link'teki hijyen hususunun tamamina katilamasam da george +1)
0
ateistanbul
(22.06.17)
Ne duyurunun tamamını ne de cevapların hepsini okudum.

Hijyen kısmını çok sallamıyorum. Psikolojik olarak ama çocuğun bedensel bütünlük kavramı oluşturmasına engel oluyor bu tip davranışlar. Kendin severken, öperken bile dikkatli davranman lazım. Ödül/ceza sisteminde öpmeyi, sevmeyi kullanmaman; giydirirken/banyo yaptırırken izin alman gerek. Bırak "ay çok tatlıymış," diye saldıran yenge/teyze güruhunu kendi hareketlerinde bile kontrollü olmalısın.

Toplumun sevgisi samimiyet falan yok. Hani bankada sıra beklerken ensende nefes alan kısa boylu gudik tip var ya, onu da bebekken çocukken sürekli mıncıkladılar, pipisini açtırdılar vs vs. Noldu sonuçta? Adamın ne kendisine ne de başkasının kişisel alanına saygısı var. Elletme abicim bence. Ekmeğimizi bile elletmiyoruz, çocuklarımızı da elletmeyelim.
0
sipsi
(22.06.17)
duyari filan bilmem ama bebek yetiskin farketmiyor gözümde, bazi insanlara kanin kaynar erkek kadin art niyet duymasanda sarilmak istersin, ben "ayyy ne kadar tatli kadin yaa" diyip öpebiliyor/sarilabiliyor muyum? hayir, bebegin kadindan farki yok bence.

kisaca kimse kimsenin cocugunu izin almadan öpemez.
0
kurnaz
(22.06.17)
medeniyetle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. ama bir gün çocuk sahibi olursam ben de tanımadığım insanların çocuğumu öpmesine, kucağına almasına izin vermem. en fazla eline falan dokunabilir sevmek isteyen bir yabancı. ki sevmek isteyen kişi kendi çevremde de olsa, çok yakınım değilse, bir süre öpmesine izin vereceğimi sanmıyorum.
0
bossokaklarsensizbensiz
(22.06.17)
çocukları, bebekleri virüs kapması ihtimali nedeniyle öpmüyorum. elbisesi üzerinden bacağını, kolunu seviyorum sadece. bebeklerin ellerine de temas etmek doğru değil. ellerini sürekli ağızlarına götürdükleri için hastalık bulaşmasına açık oluyorlar.
0
boyalı kuş
(22.06.17)
kendi bebeğimi öpmemeye dayanamam sanırım. ancak en yakın arkadaşımın bebeğini öpmemeye çalıştım ilk iki ay. sonra dayanamadım tabi :) ama yakınlık derecemiz = daha kırkı çıkmadan annesi, kendisi uyuyabilmek için bebeğin gece benle kalmasını istedi. anne sütü almadığı için bir sıkıntı olmadı. (kız artık uykusuzluktan duvarlara çarpıyordu)

ben çok yakınım olmadığı sürece uzaktan seven insanım. kendi çocuğuma ne yaparım bilemiyorum. benden 15 yaş küçük kardeşim var, kimsenin kucağına vermezdim o zamanlar da. ama temas etmelerinde bence sıkıntı yok. öpebilir, sevebilir ama kontrolün bende olmadığı biçimlerde olmamalı (kucağına almak, gezdirmek, vs).

bize annem okuldan geldikten sonra ellerinizi yıkayın, dişlerinizi fırçalayın ondan sonra sevin derdi kardeşim için. şimdi de eğer bir bebeğe dokunacaksam, bir saniye ellerimi yıkayım diyip lavaboya koşuyorum. alışkanlık. dışarıda ise dokunmam bile. ama başkası yaparsa aşırı rahatsız olmam.

saçları salkım saçak biçimde, makyajlı, çok sakallı/bıyıklı şekilde bebeklerle temas edilmesini sevmiyorum.
0
pokerface
(22.06.17)
Çocuk öpmek bana çok saçma geliyor. Anne baba çok çok yakın akrabalar neyse de geri kalanlar asla öpemez çocuğumu. Çocuğum isterse ancak.

Şu temas olayından vazgeçilmeli.
0
mutlusismankedi2015
(22.06.17)
(2)

Kedi ne yemeli ne yememeli?

trejemu
Bahcemize yavrulamis olan bi kedi var. anne ve yavrulari artik Allah ne verdi ise beslemeye calisiyorum. ( sut kasat tavuk cideri sosis ton baligi). Bu konuda hic tecrubem yok, 4 yavru var sosislerin anasini aglatsalarda hala annelerini emiyorlar. Doyuralim derken zarar vermeyelim mazallah.Ne vereli
Bahcemize yavrulamis olan bi kedi var. anne ve yavrulari artik Allah ne verdi ise beslemeye calisiyorum. ( sut kasat tavuk cideri sosis ton baligi). Bu konuda hic tecrubem yok, 4 yavru var sosislerin anasini aglatsalarda hala annelerini emiyorlar. Doyuralim derken zarar vermeyelim mazallah.Ne verelim bunlara? Kedi mamasimi falan mi alayim ? Yoksa mutfaktan devam mi?
0
trejemu
(22.06.17)
haşlanmış tavuk ciğeri + haşlanmış yumurta verirsen gayette güzel yerler. herşeyi hazırla büyükçe bi kapta biraz ekmekle bulamaç haline getirip verebilirsin. yavru kedilere vereceksen cigerleri birkaç parçaya bölmen iyi olur.
0
atymaty
(22.06.17)
ciğer ve yumurta bu sıcakta kedilere bile ağır gelebiliyor.
versen bile, çok bekletme.
yani "ne zaman yerlerse" diye koyup, bırakma, çünkü anında ağırlaşır.
koy, yesinler, kalan varsa al hemen.

yoğurt ve süt gaz, bazen de ishal yapar.

ton balığı severler.
sosis de verebilirsin, ama abartmadan tabii.

ya da yavaş yavaş kuru mamaya geçebilirsin ki, alışsınlar şimdiden.
temizmama.com'dan micho alabilirsin mesela.
ya da royal canin fit32.

en sevdikleri bu iki mamadır, ama micho daha uygun fiyatlı tabii.
0
blatta hiberna
(22.06.17)
(18)

Yüzünüzü yıkadıktan sonra

i m cool with that
neyle kuruluyorsunuz?1- Normal bildiğin havlu.Cevabınız 1 ise şu soruları da cevaplayınız lütfen:- Havlunuzu ne sıklıkta değiştiriyorsunuz?- Nasıl bir deterjanla yıkıyorsunuz, yumuşatıcı da kullanıyor musunuz?- Yüz havlularınızı diğer çamaşırlarınızdan (çorap, kilot vs.) ayırıp mı yıkıyorsunuz?2- Ka
neyle kuruluyorsunuz?

1- Normal bildiğin havlu.

Cevabınız 1 ise şu soruları da cevaplayınız lütfen:

- Havlunuzu ne sıklıkta değiştiriyorsunuz?
- Nasıl bir deterjanla yıkıyorsunuz, yumuşatıcı da kullanıyor musunuz?
- Yüz havlularınızı diğer çamaşırlarınızdan (çorap, kilot vs.) ayırıp mı yıkıyorsunuz?

2- Kağıt havlu.

Son olarak yaşınızı, cinsiyetinizi, cilt tipinizi ve cildinizde herhangi bir sorun olup olmadığını da belirtirseniz çok sevinirim.
0
i m cool with that
(21.06.17)
normal havluyla kuruluyorum. 2-3 günde bir yenisiyle değiştiriyorum. normal çamaşır deterjanı ve yumuşatıcı kullanıyorum, diğer çamaşırlarımla birlikte yıkıyorum.

21 k, cildim kuru ve herhangi bir cilt sıkıntısı yaşamıyorum.
0
theseachange
(21.06.17)
1

haftada bir çünkü sadece ben kullanıyorum
toz deterjan
normal çamaşırlarla karışık atıyorum

25 e cildim normal
0
bohr atom modeli
(21.06.17)
2-kağıt havlu
35e karma-yağlı 20 yaşındayken sivilceli bir dönemim olmuştu, şu an iyi
0
limoncello
(21.06.17)
kağıt havlu.
23/kadın/atopik kuru cilt/cildimin kuruluktan pul pul dökülmesi dışında bir sorun yok
0
bir nick var benden iceri
(21.06.17)
normal havluyla kuruluyorum.

yazın genelde her gün değiştiririm, ama hava serinken iki günde bire düşüyor.
yumuşatıcı kullanıyorum.
havlular, havlularla birlikte yıkanır, çamaşırla yıkanmaz.

yani sadece havlular, sadece çoraplar, sadece külotlar gibi bir çamaşır yıkama düzenim var.
doğrusunun bu olduğuna inanıyorum.

31 k.
cildim kurudur, ama bir sorunum yok.
yani gereken şekilde baktığım müddetçe bir sorun yaşamıyorum bu kurulukla.
0
blatta hiberna
(21.06.17)
Bir ara kagit havlu kullaniyordum simdi normal havlu kullanıyorum. 2 gunde bir degistiririm. Deterjan ve yumusatici ile, havluları ayrı olarak yikarim.

24 K normal cilt, hicbir cilt problemim yok.
0
aquarium
(21.06.17)
Normal havlu, 15 gunde bir yikiyorum. Sadece kendim, ellerim ve yuzum icin kullaniyorum bi havluyu.

Camasirlari da hep renklerine gore beyaz, acik renkliler, koyu renkliler diye yikarim. Ic camasirlariyla falan da karistigi oluyor.

Yumusatici hic kullanmam. Sivi deterjan kullaniyorum zaten. Fazladan kimyasala gerek yok.
0
chitosan
(21.06.17)
Mobildeyim editleyemedim.
27 K, epey kuru bir cildim var. Onun disinda bir sorunum olmadi simdiye kadar.
0
chitosan
(21.06.17)
Normal havluyla kuruluyorum. Tek ben kullandığım için haftada bir. Sadece deterjan kullanıyorum. Diğer çamaşırlarla karışık atıyorum ayrıca.
24 e. Normal bir cildim var kuru yanda yağlı değil. Kuru olmaya bi tık daha yakın
0
phoenixboy
(21.06.17)
Normal bildiğin havlu.

- Havlunuzu ne sıklıkta değiştiriyorsunuz?
3 gün.
- Nasıl bir deterjanla yıkıyorsunuz, yumuşatıcı da kullanıyor musunuz?
sıvı deterjan, evet yumuşatıcı da kullanıyorum.
- Yüz havlularınızı diğer çamaşırlarınızdan (çorap, kilot vs.) ayırıp mı yıkıyorsunuz?
havlu, bornoz, vücut havlusu gibi şeylerle beraber yıkıyorum. iç çamaşırı ve çorapları ayrı.

23, e, yağlı bir cilde sahibim maalesef.
0
embermane
(21.06.17)
Yüzümü yıkamıyorum. <3 Banyodan banyoya.
0
yirmisantim
(21.06.17)
yüzümü yıkamıyorum ama yıkadığım zamanlarda normal havluyla kuruluyordum ve 2-3 günde bir değiştiriyordum. normal deterjan ve yumuşatıcı koyuyordum. hepsini bir atardım.
29 e, cildim ne kuru ne de yağlı. sürekli döküntü yapıyor.
0
asuturias
(21.06.17)
1. normal havluyla kuruluyorum. 2-3 günde bir yenisiyle değiştiriyorum.
Normal çamaşır deterjanı ve yumuşatıcı kullanıyorum, havlularım beyaz renkli olduğu için diğer beyazlarla birlikte yıkıyorum. Dolayısıyla karışabiliyor.

31 k, cildim kuru ve herhangi bir cilt sıkıntısı yaşamıyorum.
0
duyond
(21.06.17)
Bildiğin havlu

Bekarlık sebebiyle bazen haftada bazen ayda bir değişiyorum havluyu.
En ucuz market deterjanını kullanıyorum, iki durulama ekstra, ve son durulamada çok az çamaşır suyu ile dezenfekte ediyorum.
Havlular kendi arasında yıkanıyor.
35 e. Yüzde siyah nokta var tek tük.
0
kargn
(21.06.17)
2. Kağıt havlu

24k sivilcelenmeye bahane arayan karma cilt.
0
jazzabel
(21.06.17)
Cevabım: 1

- Eşim değiştiriyor bilemiyorum.
- Eşim hallediyor, bilemiyorum.
- Eşim.

- Yaş 32, erkek, seboreik dermatit hastasıyım.
0
gonion
(21.06.17)
1

4-6 günde bir.
renkli deterjanı, yumuşatıcı da koyarım.
renk dışında ayırmıyorum çamaşırları.

28e. cildim yağlı sanırım.
0
soft
(21.06.17)
Kagit havluya siliyorum, uzun zamandir bornoz disi normal havlu kullanmadim. Herhalde bir 15 yil olmustur. Bir kere kullanistan sonra cok kirliymis gibi geliyor.

33k, cildim kuru, kurulukla ilgili problemim yok. Nemlendiricisini veriyorum. Geri kalani "Bakarsan bag olur, bakmazsan dag olur" ayarinda. Sikintim yok ama sikintim olmamasini ugrasmama borcluyum.
0
aychovsky
(21.06.17)
(7)

Göz kremi seçemedim

kobuzchu kiz
Duyurunun bakımlı hanımlarına (beyler de olur) sorum var. Şu üç kremden hangisi?https://www.dermoeczanem.com/bionnex-sensitiva-yuz-bakim-kremi-50ml-37687https://www.dermoeczanem.com/sebamed-lifting-eye-cream-15mlhttps://www.dermoeczanem.com/vichy-slow-age-eyes-15ml(Yaş 33, cilt hassas ve kuru, kızar
Duyurunun bakımlı hanımlarına (beyler de olur) sorum var. Şu üç kremden hangisi?

www.dermoeczanem.com
www.dermoeczanem.com
www.dermoeczanem.com
(Yaş 33, cilt hassas ve kuru, kızarmaya çok meyilli)

Başka öneriniz varsa onu da alırım ama kozmetik fiyatlarını görünce insanlar aklını oynatmış diye düşündüğüm için ne kadar ucuz olursa o kadar iyi. 500 liraya 10 gram krem mi olur, o ne lan!

Bir de, bu dermoeczanem iyi di mi, önceki duyurulara baktım da baya memnun gibi kullananlar?
0
kobuzchu kiz
(21.06.17)
hiçbirini kullanmadım ve roc'un bu sınıfta nispeten daha kaliteli olduğunu annemden bildiğim için yazayım dedim.
insanlar la roche posay de çok kullanıyorlar, memnunlar sanırım.

her ihtimalde vichy'den falan daha iyidir diye düşünüyorum.
aynı sınıfın markaları olduğu için fiyatlar çok fark etmeyecektir ya da belki 30-40 lira oynar.
ucuz olması tercih sebebi, evet, ama göz çevresi de şakaya gelmiyor.

edit:
clinique'in fiyatı yüksektir diye bakmamıştım, evet bence de clinique o zaman.
0
blatta hiberna
(21.06.17)
clinique pep start öneririm. vichy nin fiyatında ama çok fazla iyi yorum duyduğum bir krem. hem de aynı boy

www.dermoeczanem.com
0
interview with the vampire
(21.06.17)
dermoeczanemden alışveriş yapıyorum ben memnunum.

hiçbirini kullanmadım ama artık dermokozmetik ürünlere marka takıntısı yapmaya başladım içlerinden alacak olsam vichy'i alırdım.
0
cabiday
(21.06.17)
clinique pep start nemlendirici/kırışık önleyici değil de morluk şişkinlik için sanki, bana gereken nemlendiren bir şeyler.
0
🌸kobuzchu kiz
(21.06.17)
morluk veya şişkinlik için değil sadece.
nemlendiriyor da. emin olamazsanız youtube da yorumlara bakabilirsiniz.
0
interview with the vampire
(21.06.17)
kiehls'ın avakado kremi bence, kullandığım en iyi nemlendirici göz çevresi bakım kremi.
0
kulakligin calismayan teki
(21.06.17)
Ben kullanmadim ama Kiehl'sin kremini gercekten cok tavsiye ediyorlar. Benimkini bitirince almayi dusunuyorum.
Bunlar disinda cok onerilenler La Mer The Eye Concentrate, Clarins Super Restorative Total Eye Concentrate ve Shiseido Future Solution LX Eye and Lip Contour Regenarating Cream ama hepsinin fiyati ucuk fiyatlar.

Benim denediklerimden en duzgunu Clinique All About Eyes Rich idi. Cilt yagli ise All About Eyes, kuru ise All About Eyes Rich ise yariyor.

Yalniz su durum var, 33 yasinda 20 yasin hafif nemlendirici kremleri de olmaz, 45 yasin "Enkaza gecit yok!" kremi de olmaz. Yukarida gosterdigin kremlerin ilk ikisi 20 yas kremi, ucuncu krem ise cilde gore normal de gelebilir, hafif de kalabilir. La Roche Posay'in iyi oldugunu soyluyorlar gercekten ama o da cildine asiri bagli. Ayni sekilde Clinique Pep Start da 20'li yas icin daha uygun. Cilt yasin 20'lerde ise olur ama cilt yasi 40'lara yaklasti ise bunlarin yangina tukurukle mudaheleden farki yok. BareMinerals Brilliant Future Age Defense & Renew Eye Cream da cevrede varsa, duruma gore uygun olabilir.

Bu arada, Neutrogena'nin Rapid Repair Wrinkle'i odul aldi fiyat/performans konusunda. Hem goz kenari hem dudak kenari koruyor ve best multi tasking product odulu de aldi. Daha iyi urunler var ama "Bu fiyata bu kadar olabilir" konusunda onu tavsiye ediyorlar.

Avene'inkinin de guzel oldugu soyleniyor.
0
aychovsky
(21.06.17)
(2)

Fizik Tedavi İçin Doktor Önerisi

dream machine
Merhaba dostlar,Omurgamdaki bi' takım sorunları çözümlemek, düzeltmek için fizik tedavi branşında doktor önerisine ihtiyacım var. Özel hastane falan farketmez. İlgilensin, doğru yönlendirsin yeter.
Merhaba dostlar,

Omurgamdaki bi' takım sorunları çözümlemek, düzeltmek için fizik tedavi branşında doktor önerisine ihtiyacım var.
Özel hastane falan farketmez. İlgilensin, doğru yönlendirsin yeter.
0
dream machine
(21.06.17)
fizik tedavi doktoru değil de, merkezi önerebilirim.
Caddebostan fizyorem.
0
blatta hiberna
(21.06.17)
Eser Alptekin. Hem bel, hem de boyun fıtığı olan babamı, mutlak bir ameliyattan kurtardı.
www.alptekinfiziktedavi.com
0
agluna
(21.06.17)
(17)

sevgilinizin mesaj geçmişini okur musunuz?

siyahliadam
kendi isteği ile size facebook şifresini yahut cep telefonunu verdi diyelim.okur musunuz? haberi olmadan tabii. ve bunu neden yaparsınız/yapmazsınız?
kendi isteği ile size facebook şifresini yahut cep telefonunu verdi diyelim.

okur musunuz? haberi olmadan tabii. ve bunu neden yaparsınız/yapmazsınız?
0
siyahliadam
(21.06.17)
Mesaj geçmişini okumam da kimlerle mesajlaşmış şöyle bi bakarım. Anlamsız birisini görürsem de sorarım bu kim diye, habersiz yapmayadabilirim ama kendi isteğiyle bak diye vermiş.
0
ekaterina
(21.06.17)
sevgiline göre değişir. ciddili sevgilimse bakarım. güvensizlik teşkil eden şeyler varsa ayrılırım. kıvırmaya gerek yok.
0
marul hirsizi
(21.06.17)
kimlerle konusmus diye bakarim ama oyle acip tek tek arkadaslariyla, hemcinsleriyle falan konusmalarina bakmam.
0
duru arsnova
(21.06.17)
şifrelerini ben asla bu yönde bir istekte bulunmadığım halde "ne olur ne olmaz, lazım olursa benim yerime bir şeyi sen yaparsın" diyerek kendisi verdi. sadece bir kez kendisi istediği için girdim, onun dışında girmedim. girmem de. ben prensip olarak şifrelerimi asla kimseyle paylaşmam bu arada, kendisinin de bu yönde bir talebi yok zaten.

neden diye soracak olursan, durduk yere canımı sıkmak istemiyorum. ben onunla kendisine güvendiğim için sevgili oldum. şu an ne yaptığını bilmemin imkanı yok, gidip evine gizlice kamera mı yerleştireyim? böyle hayat yaşanmaz. ya güvenirsin ya güvenmezsin. haliyle, açıp da mesajlarını okuma ihtiyacı hissetmiyorum çünkü beni aldatacağını ya da yanlış bir şey yapacağını düşünürsem ilişkimi keserim direkt. böyle biriyle neden birlikte olayım ki?

bunun yanında, sevgili mesajları yanlış anlaşılmalara çok müsait oluyor. atıyorum onun bir arkadaşıyla kendi arasındaki üslubu, şakayı vs. bilmediğin için çok küçük şeyleri abartıp sorun haline getirebiliyorsun. kendi adıma, buna gerek görmüyorum. dediğim gibi, ben zaten güvendiğim için birlikte olmuşum, mesajlarına bakacak kadar güvensiz hissediyorsam o noktadan sonra ilişkimden hayır geleceğini düşünmem pek.

o yüzden okuyup da boşuna ortalığı karıştırmanın gereği yok, bana ne. ünlü şair mustafa topaloğlu'nun da ifade ettiği gibi, cehalet mutluluktur.
0
der meister
(21.06.17)
her satırını okurum
0
sta
(21.06.17)
O mesaja bakınca hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
0
MaNOfTheYear
(21.06.17)
Okumam okuyani da sevmem. Maco degilim.
0
Traveller
(21.06.17)
ideal olan sevgililerden birinin digerine sormasi "okusam rahatsiz olur musun?" diye. rahatsiz olur ise okumamli ama kendi mesaj gecmisi de gizli kalmali. Eger "okuyabilirsin" der ise iki taraf da birbirine acmali. Bir iliski ya "guven" ya da "seffaflik" uzerine oturabilir. ya iki taraf da birbirine guvenir ve okumasi icin bir neden yoktur, ya da iki tarafta birbirine seffafdir okunmasinda sakinca yoktur. Iliskilerde en buyuk problem bunun onceden netlestirilmemsi, biri iliskiiyi seffaflik uzerine var sayiyorken digeri guven uzerine kuruldugunu dusunuyordur. Bu da ilerde kavgaya neden olur, yada biri bu durumu kotuye kullanir. Kendi mesajlarini saklarken digerininkini okumak gibi. Aslinda seffaflik veya guven iliskisi durumu da dogru ve yanlis degil, dogru olan ortak karar verilmis olmasi, yanlis olan karar verilmemis olmasi yani ciftin birbirinden farkli dusunmesi.
0
emrahday
(21.06.17)
aslında okumamak lazım ama okurum.

yalnız şöyle ki stalk ve dedikodu manyapı bi insan olarak kim şifresini verirse versin okurum. olay sevgilide değil yani.
0
elorelia
(21.06.17)
Sevgilim bana "mesajlarını okusam rahatsız olur musun" dese, savunma psikolojisiyle "yğöö al oku" derim. ama bu yaptığı çirkin davranışından dolayı onulmaz yaralar açılır
0
fallopian
(21.06.17)
eskiden kesin okurdum.
şimdi, şöyle bir bakarım kimlerle konuşmuş ne yapmış diye.

karşımdaki insana, ilişkinin durumuna, süresine, duyduğum güvene göre değişir mesajları da okuyup okumayacağım.
haberi olmadan okuyacağımı yine de sanmıyorum.
ama eğer okursam da, kendimi yemem, okuduğumu söylerim.
kavga edilecekse kaçmam.

bu mail ve mesaj okuma meseleleri gereksiz gerginlik yaratıyor ilişkilerde.
çünkü illaki takacak bir şey bulunur.
çok da girmemek lazım bu konulara.
0
blatta hiberna
(21.06.17)
Ben farklı bir tarayıcıdan oturum açınca ona uyarı gideceği için hesabına giriş yapmazdım utancıma.

Ancak tut ki tesadüfen mesaj kutusu açık bir şekilde denk geldi, önümde kabak gibi duruyor. O zaman kendimi tutamayıp okurum ve %100 moralimi bozacak bir şey bulurum o mesajlar arasında. Okumamak ruh sağlığı açısından en doğrusu.
0
i m cool with that
(21.06.17)
kendi isteği ile biri bana facebook -ya da herhangi başka bir mecra- şifresini verse ben bu şifreyi kabul etmem. eğer bana bir şey yaptırmak için lazım olursa o an geldiğinde şifreyi alırım, sonra şifreyi değiştirmesini talep ederim.

kim olursa olsun bana bir anıyı göstermek ya da fikir almak için gösterilmeyen yazışmaları okumam. neden okuyayım? bu onun başkasıyla arasında olan bir şey. biriyle birlikteysem zaten ona güveniyorumdur. tabii bu güven boşa bir güven de olabilir ama hakkım olmayan şeyler yaparak bunu öğrenmek ile bu güveni boşa çıkaran şeyler yapmak aynı şey bana göre.
0
windowsguvenlikduvari
(21.06.17)
sevgilimin cep telefonu şifresini biliyorum, o da benimkini biliyor çünkü sürekli lazım oluyor. ev arkadaşımın ve sık sık görüştüğüm başka arkadaşlarımın da telefon şifrelerini biliyorum ona bakılırsa.
telefon şifresi dışındaki facebook vs. şifrelerini bilmiyorum. çünkü bana ne.

soruya cevap: bu güne kadar sevgilimin telefonunu karıştırma fikri bir kez olsun aklımdan geçmedi.

o da benim telefonuma hiç bakmamıştır ve bakmak aklına gelmemiştir eminim ki. çünkü bizim aramızda öyle bir güvensizlik yok.

sevgilisinin telefonunu/sosyal medya hesaplarını karıştıran insanları da duyunca çok üzülüyorum. demek ki çok dandik ilişkileri varmış, yazık.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(21.06.17)
@der meister +1
ne şifre alır, ne şifre veririm. sevgili de olsan, evli de olsan, her zaman kendine ait bir hayatı, bir özel alanı olmalı. Birliktelik saygıdır, güvendir, zaten güven(e)miyorsanız, mesajları okumak da, bütün hesabı kontrol etmek de, sizin için bir halta yaramaz.
0
cursor
(21.06.17)
kendi isteğiyle de verse facebook şifresini ya da cep telefonu almam. Evet kimine göre ben bir enayiyim.

Ama bu hareket benim de aynılarını ona vermem gerekmesi gibi bir beklenti yaratacağını düşünüyorum. Sevmem böyle şeyleri ben. Güvendiğim biriyle olmayı ve bana güvenmesini tercih ederim. Özel alan bırakmakta önemli ayrıca.

Ciddi ilişkim oldu. Ne okudum ne de o okudu. Gerçi sosyal medya ile falan işimiz olmadığı için de rahat olmuş olabilir ancak cep telefonu mesajlarımızı kontrol etmedik örneğin. 17 yaşında falan yapıyorduk böyle şeyleri değil mi ??!. Ha bir şeyden ciddi manada şüphelensem belki ama şüphelenmeyeceğin ve güvendiğin bir ilişki olmalı ve bunlar olmamalı.
0
qazaqwsx
(21.06.17)
Okumam ayrıca mesajlarını okumakla kimlerle konuşmuş diye bakmakta bir fark göremiyorum. Sevgilimin telefonu da benim telefonum da şifresizdi bir kere açıp bakmadım ama o benimkine baktı.
0
pastörizesüt
(21.06.17)
(27)

kiminle olmaz?

Bruce
benim için müzik dinlemeyi ve yüzüklerin efendisini sevmeyenle, kot etek giyenle olmaz. sizin için?
benim için müzik dinlemeyi ve yüzüklerin efendisini sevmeyenle, kot etek giyenle olmaz. sizin için?
0
Bruce
(20.06.17)
dış görünüş: çok büyük ve yamuk burun.
karakter: dinine sıkı sıkıya bağlı müslüman ve kıskanç

liste baya uzar gidermiş yalnız onu fark ettim kendimi bi sorguladım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.06.17)
imla kurallarına dikkat etmeyen, dinlere inanan ve sigara içen biriyle olmaz.
0
nesenbilneben
(20.06.17)
Sigara içen, herhangi bir dine dindar, kitap okumayan veya genel olarak cahil olan, agresif, karamsar, hayatta amacı olmayan, plakasında ismi yazan spor arabaya binen, çok küfreden, kendisinden "biz" diye bahseden, futbol tüm dünyası olmuş, eşcinsellere veya herhangi bir azınlığa karşı manasız bir kin besleyen, en ufak bir iması olacak şekilde bile kadına şiddete potansiyeli olan, kavgacı biriyle olmaz.
Az bile saydım.
0
sopiro
(20.06.17)
Kitap okumamışla/okumayanla, yobazla, Türkçeyi düzgün kullanamayanla, neo-Osmanlıcılarla, kıskançla, iletişimsiz biriyle olmaz.
0
inawen
(20.06.17)
herhangi bir siyasi görüşün, dinin ya da futbol takımının fanatiği olan biriyle olmaz. pilava, pizzaya ketçap sıkıyorsa olmaz. yersiz takıntıları olan biriyle olmaz. hele hele burçlara inananla arkadaş bile olamam.
0
zgrydn
(20.06.17)
aslında böyle bir soruya cevap vereceğimi sanmazdım ama gerçekten bazen bazı şeyler önemli oluyor. ilk etapta aklıma gelenler;

-ingilizce bilmeyenle (işe alır gibi oldu ama yaşadım bir kere çok saçma oluyor)
-dindar biriyle
-milliyetçi biriyle
-müzikle işi olmayan özellikle yabancı müzik sevmeyenle
-LGBTQIA insanlara önyargısı olanla.
-Empati kuramayan ben merkezci insanla
-Ağzı bozuk olanla
0
qazaqwsx
(21.06.17)
Hayatını kendisi için değil de başkalarının istekleri, beklentileri ve görüşleri doğrultusunda yaşayanla olmaz.
0
iwasbornonamountainside
(21.06.17)
Dış görünüş: çelimsiz adamla olmaz
Karakter: Dindar/ milliyetci adamla olmaz. Sadece pop müzik dinleyen adamla olmaz. Hareket etmeyi sevmeyen adamla olmaz, iki adim attiginda kan ter icinde kalip solugu kesiliyorsa arkama bakmadan kacarim. Ev kusu insanla olmaz, her dakika pijamalari cekip oturalim yemeksepetinden cigkofte soyleyelim modundaki insan, nope. Tam tersi asiri sosyal, bir aktiviteden digerine kosup herkesle arkadas olan ortam kelebegi adamla da olmaz.

Son olarak; samimiyeti laubalilik, nezaketi "güldü verecek" olarak anlayan, gulucuge odaklanip hemen lakaytlasan, sonra istedigini elde edemeyince cirkinlesen adamla hic olmaz.
0
duru arsnova
(21.06.17)
3. dalga feministiyle olmaz. Adamakilli feministle olur ama.
0
stavro
(21.06.17)
kadınlara heybetli olmak yakışmıyor. şişman olmak da. minyon kadın seviyorum. 1.75 boy bile bana fazla gelebilir ki kendim 1.75 boy 65-70 arası gezen biriyim zaten

aşırı gelenekçilerle yapamıyorum çünkü ben ramazan, kandil dinlemem. canım isterse açarım biramı. aile de öyle.

aklıma 2 detay geldi anlık.
0
rain when i die
(21.06.17)
Bencil insanla, kaprisli insanla, köktendinciyle olmaz.
0
chitosan
(21.06.17)
Öğrenmeyi sevmeyen, kendini geliştirdiği bir tutkusu olmayan, her şeyden şikayet eden, geçimsiz, sinirli (ister saman alevi, ister kronik), huysuz, koyuya doğru dindar, milliyetçi, delikanlılığın kitabı ve benzeri yaklaşımlarla ilkelerini, hayat görüşünü oluşturmuş, imla kurallarını sallamayan biriyle olmaz.
0
aychovsky
(21.06.17)
sanırım artık hiç kimseyle.

biriyle sevgili olabileceğime inancım kalmadı.

güzellik, şirinlik masumluk derdim bi ara, çok anlamlı gelmemeye başladı.

dünya güzeli karşıma çıksa "git ötede oyna, bana bulaşma" diyesim var. arada yalnız gibi hissediyorum ama hemen sonrasında "yok iyi böyle" diyorum.
0
jadle
(21.06.17)
aşırı tayyipçi ya da aşırı tayyip düşmanı, dinsiz ya da yobaz, kemalist, mhpli hdpli ya da baska ırk milliyetcisi
0
hopp
(21.06.17)
kendinde olmayan bir şeyi, karşısındakinden isteyenle olmaz. güzelliği dışında bir özelliği olmayıp sizden yakışıklı, zengin, sporcu, kültürlü vs. olmanızı isteyen biriyle olmaz.
0
yüzyıllık yalnızlık
(21.06.17)
hayvanlara kötü davrananlarla, çevreye saygısız insanlarla, yere tüküren, çöpünü atanlarla, nazik olmayı bilmeyenle, okumayan, araştırmayanla...
0
elma
(21.06.17)
asagidakilerden birisini sagliyorsa o kadinla olmaz: ( cok vasat olmadigi surece fiziginin bir onemi yok)

- nasil tartismasi gerektigini bilmeyen
- hatalarini kabul etmek yerine, bunlari inkar etmeye calisan
- ingilizce bilmeyen
- ogrenmeye kapali, mecbur kalmadikca bir sey ogrenmeyen
- hayati sadece cevresindeki insanlar ve olaylardan ibaret olan (arada bir ac bir bak baska ulkelerde neler oluyor)
- bir hobisi, ilgi alani olmayan
- futbol takimi tutan
- 25 yasindan buyuk olmasina ragmen hala bir dine, uzaylilara, karmaya, fala, buyuye, burclara vs. inanan
- evrimi kabul etmeyen
- lgbti lerin hasta ya da anormal oldugunu dusunen
- romantik solculuk, komunizm, anarsizm gibi utopik/distopik dunya goruslerini savunan
- richard dawkins in kim oldugunu bilmeyen
- kitaplara cok anlam yukleyen, surekli kitap okumanin cooook onemli bir meziyet oldugunu dusunen, hayati yasamak yerine baskalarinin hayatini okumayi sevecek denli kitap kurdu olan
- rasyonalist ya da septik olmayan
0
scars dont fade
(21.06.17)
Dahi anlamındaki -de'yi ayırmayan ve sade soda yerine elmalı soda içen biriyle olmaz.
0
Apocalypse
(21.06.17)
aşırı dindar, hayvanları sevmeyen, edebiyatla alakasız, müzik zevki boktan ve empati yoksunu biriyle olmaz.

dış görünüş olarak da benden kısa ve benden zayıf biriyle zor.
0
theseachange
(21.06.17)
Feminist/bahaneci/pasif agresif ve/ya şişman kızlarla olmaz. Salağa yatmacılarla hiç olmaz.
0
arnold schwarzeneger
(21.06.17)
güven vermeyen, teist, türkçe pop müzik dinleyen kadınla zor.
0
embermane
(21.06.17)
hayatının gidişatını verimli ve düzgün şekilde ele alamamış/alamayan, olaylar ve özellikle kendi hayatı konusunda farkındalığı gelişmemiş, ağır şekilde travmatize olan ve bunun etkisiyle egosantrik kararlar alan, yaşam tarzı ya da temel bakış açıları benimkine yakın olmayan, harekete geçemeyen, tutkusuz ve mantıksız biriyle olmaz.

edit:
ayrıca, eeb+1
0
blatta hiberna
(21.06.17)
şu kişilerle olmaz:

- gözüme hitap etmeyen
- herhangi bir dine inanan
- cinsiyetçi
- geleneklerine bağlı
- futbolsever
- iğrenç bir müzik ve film zevki olan
- saygısız
- kaba
- konuşkan
- aşırı enerjik
- paragöz
- öfke kontrolü olmayan, agresif, kavgacı
- hep yüksek sesle konuşan
0
i m cool with that
(21.06.17)
Dindar ve milliyetci biriyle,
Her isi kendi ayagina bekleyen, tek basina kaldiginda disaridan yemek soyleyip o da olmazsa anca makarna yapip yiyen, bu zamana kadar hic yalniz yasamamis, hep annesinin arkasini toplamasiyla yasamis biriyle,
Ailesine cok bagli biriyle,
Bencil biriyle
Cahil ozguvenine sahip biriyle
En buyuk "basarisi" yakisikli, zengin veya kasli olmak olan biriyle

Olacagini sanmiyorum.
0
yuzır
(21.06.17)
"valla onu bunu bilmem..." şeklinde başlayan cümle kuranla asla olmaz.
0
twelfth
(21.06.17)
Kopek ve mandalina sevmeyenle olmaz. Kulakları cirkin olanla, ust baldiri gucsuz, poposu sıkı olmayanla olmaz. Vallahi (*-*)
0
velvetmorning
(21.06.17)
İstediği dine inanıp inanmamakta özgür olduğu halde başkasının inancına ya da inançsızlığına saygısı olmayanla olmaz.

İçinde en ufak vatan, millet sevgisi olmayanla olmaz.

Atatürk'ü sevmeyenle kesinlikle olmaz.

Cemaat ve tarikata bağlı olanla olmaz.

Türkçe'yi doğru konuşamayanla olmaz.

Akp ve türevlerine bir kere bile oy vermişle olmaz.

Ter kokanla,ağzı kokanla olmaz.

Erkek gibi ağbiiiee diyen kızla olmaz.

Daha vardır ama bir çırpıda bunları sayabildim.

2 ay sonra editi: ağbiiiee diyenle oluyomuş. yani en azından çok sorun olmuyormuş.
0
eeb
(21.06.17)
(7)

sürüklerken masaüstünden dışarı kaçan simge

kibritsuyu
ekran dediğin sabit değil mi usta? windows'un masaüstüsü işte. bu ekranın bir de dışının olması kadar saçma bir şey var mı lan? ekrana sığan kısım yetmedi de, sığmayan kısım ne işimize yarayacak?bi eşşeklik edip simgeyi sürüklerken ekranın dışına bırakıverdim, simge yok oldu. masaüstü klasörüne bakı
ekran dediğin sabit değil mi usta? windows'un masaüstüsü işte. bu ekranın bir de dışının olması kadar saçma bir şey var mı lan? ekrana sığan kısım yetmedi de, sığmayan kısım ne işimize yarayacak?

bi eşşeklik edip simgeyi sürüklerken ekranın dışına bırakıverdim, simge yok oldu. masaüstü klasörüne bakıyorum, orada duruyor, ama mühendisini öptüğümün ve niye ekrana sığmayan bir de dışarısı olduğunu anlamadığım windows masaüstünde gözükmüyor. klasörden girip işlem yapmak kolay ama ekranda görmem lazım onu. kenarı köşesi falan da gözükmediği için tutup geri de çekemiyorum.

asıl soru: nasıl geri çekip masaüstü ekranına koyacam?

bonus soru: ne işe yarıyor lan bu dışarısı? ekran belli, çözünürlüğü belli. sürümeye çalışsam da gitme işte o tarafa, hop bilader ekran bitti de kal orada.
0
kibritsuyu
(20.06.17)
çözünürlüğü değiştir eğer masaüstünde ise gelmesi gerekir.
0
prezarlatif
(20.06.17)
masaüstüne sağ tıklayıp, simgeleri otomatik düzenle seçeneğine tıklarsanız, hepsini bir araya getiriyor.
ama masaüstü düzeninizi de değiştiriyor tabii.
kendine göre sıraya sokuyor.
0
blatta hiberna
(20.06.17)
sana lazım olan auto arrange icons değil, align icons to grid yani bir altındaki seçecek.
0
arakaali
(20.06.17)
neyse ki öyle şeyler windows 10'da yok.
mantığı da herhalde şifrelemeye gerek kalmadan dosya saklama yollarından biri olmasıdır herhalde. yoksa çok saçma bir şey zaten.
0
m e b
(20.06.17)
arkadaşlar önerdiğiniz şeyler masaüstümün ebesine atlıyor.

benim masaüstüm böyle: i.hizliresim.com

gride falan hizalayamam yani.
0
🌸kibritsuyu
(20.06.17)
hocam sen dosyayı yan odaya götürmüşsün. kapıdan çık al gel :D masaüstü çok iyimiş bu arada
0
prezarlatif
(20.06.17)
dosyayı çöp sepetine sallayın, sonra çöp sepetine girip oradan masaüstünün görünür yerine sürükleyin gibi bir öneri geldi aklıma.
0
oldtimer
(21.06.17)
(3)

mahkemeye gittim hakim gelmemiş

nemo problemo
bugün duruşmam vardı. ilk defa gittiğim için pek bir şey bilmiyorum. hakim gelmedi dediler ve bi kağıda kendi mazaretimden dolayı ertelenmesini istiyorum gibi bir şey yazdırdılar. sonra tarama bölümü var oraya gittim teslim ettim. teslim ederken de sordum. bir şey olmaz dedi.çok saçma değil mi? haki
bugün duruşmam vardı. ilk defa gittiğim için pek bir şey bilmiyorum. hakim gelmedi dediler ve bi kağıda kendi mazaretimden dolayı ertelenmesini istiyorum gibi bir şey yazdırdılar. sonra tarama bölümü var oraya gittim teslim ettim. teslim ederken de sordum. bir şey olmaz dedi.

çok saçma değil mi? hakim neden gelmiyor? hakim gelmiyorsa problem neden bizdeymiş gibi gösteriliyor? ben gittim oysaki.
0
nemo problemo
(20.06.17)
Evet öyle bir durum var. Bana da saçma geliyor fakat usul böyle korkacak bir şey yok
0
filipis
(20.06.17)
mazeret nedeniyle ertelenmesini istemenin hukuki olarak bir sonucu olur mu bilmiyorum da, bu aralar ortalık karışık olduğu için son bir yıldır sürekli hakim değişmesi ya da gelmemesi gibi durumlar yaşanıyor.

bizim de sadece karar bekleyen bir davamız var, her seferinde hakim değiştiği ve adamlar dosyayı bilmedikleri için karar verilemiyor.

celse araları da çok uzadı aynı sorundan dolayı.
0
blatta hiberna
(20.06.17)
sakin olun, çok sık karşılaşılan bir durum, telaşe edilecek bir husus yok. hakimler de insan, mazeret izni, yıllık izin, seminer vs. gibi çeşitli sebeplerle hakim izinli olabiliyor ya da görev yeri vs değiştiği için mahkemede hakim olmayabiliyor.

hakim izinli olunca duruşmaya başka mahkeme bakıyor, başka mahkeme de sadece yeni duruşma günü veriyor. o yüzden mazeret verilmesinde sakınca yok. tabi biz mazeretimizden dolayı ertelenmesini istiyoruz yazmıyoruz, size tam olarak ne yazdırdılar bilmiyorum ama hakim değişikliği nedeniyle duruşma saati yeri değişmiş olup başkaca işler sebebiyle duruşmaya katılamayacağımızı bildirir demek yeterli oluyor.

sıkıntı yapmayınız.
0
antonin artaud
(20.06.17)
(4)

Mobilyaları yeniliyoruz - Hangi kredi kartı?

iddaaci
Merhabalar şöyle 12000 lira civarı limiti olan ve mobilya sektöründe taksit yapan kart var mı bildiğiniz. Nakit çalışmayalım taksit ödeyelim kafasındayız.
Merhabalar şöyle 12000 lira civarı limiti olan ve mobilya sektöründe taksit yapan kart var mı bildiğiniz. Nakit çalışmayalım taksit ödeyelim kafasındayız.
0
iddaaci
(19.06.17)
kartın limiti sizin bankalarla olan geçmişinize/sicilinize, taksit meselesi de mobilyacıya göre değişir.

yani bu durumda en yaygın kullanılan kartlardan birine (bonus, World vb.) başvurmanız işinizi görecektir diye tahmin ediyorum.
tabii dediğim gibi limiti sizin bankalarla olan ilişkilerinize göre değişir.
limit olarak bin lira da verebilirler, 20 bin lira da.
0
blatta hiberna
(19.06.17)
kartın limitini belirleyen faktörler size bağlı. eğer ilk defa bir kartınız olacaksa maaşınızın iki katı kadar limit verilir. yani 6000 lira gelir göstermeniz gerekir. eğer ilk kartınızı almanın üzerinden 1 yıl geçmişse maaşınızın 4 katı kadar limit verilir. Bunlar dışında KKB skorunuz da önemlidir. Puanınız 1300den yüksek olmalı ki bu civarlar da limit alabilesiniz.
0
goodman
(19.06.17)
alfemo ve doğtaş'ta paraf geçerli mesela bunu biliyorum
0
burya
(19.06.17)
bu arada modoko ve masko'da senetle çalışan mobilyaccılarda var kart olmuyor derseniz.
0
goodman
(19.06.17)
(3)

Milk Shake ürünleri ile zayıflama

darkknight
Arkadaslar yurtdısında yasıyorum burada oldukca populer olan "Shake It Slim" diye bir ürünü çok aşırı tavsiyeler üzerine satın aldım , 7 günlük günde sadece 2 kere milk shake içerek bır haftada 3-4 kilo vermeyı garantı etiiğini iddia eden bu ve bu tarz ürünler kullananlar varmı aranızda ?
Arkadaslar yurtdısında yasıyorum burada oldukca populer olan "Shake It Slim" diye bir ürünü çok aşırı tavsiyeler üzerine satın aldım , 7 günlük günde sadece 2 kere milk shake içerek bır haftada 3-4 kilo vermeyı garantı etiiğini iddia eden bu ve bu tarz ürünler kullananlar varmı aranızda ?
0
darkknight
(19.06.17)
juice fasting yapıyorum, ama sadece sıvı olmasına rağmen, bundan tamamen farklı bir şey.
o tarz bir şey yapmak istiyorsan, onu araştır.
0
blatta hiberna
(19.06.17)
sağlıklı beslenip basit düzeyde antrenman yapmak dünyanın en zor işi olduğu için böyle ürünlere /diyetlere talep hiç bir zaman bitmez. tv izlerken milkşeyk içmek kesin çok zayıflatır seni. burada da var büssürü benzer ürün. detox muhabbeti işte genel olarak.
0
hasmetizm 2046
(19.06.17)
Kıl cevap vereceğim:
Sağlıklı ve düşük kalorili beslenerek zayıflayabilirsin.
O sırada spor da yaparsan metabolizman hızlanır, mutluluk ve sağlık da cabası
2 haftada bir cheat day yaparsan da nefsin körelir.
Tematik diyetlerden ziyade, az karbonhidrat, kaliteli yağ ve yüksek protein yoluna girmeni öneririm.
(son 8 ayda 33 kg verdim)
0
twelfth
(19.06.17)
(16)

ne düşünüyorsunuz

yuvarlanantencereninkapagi
bir insanla paylastiginiz şeyin dikkate alınmaması nasıl hissettiriyor? mesaj olarak gönderdiğiniz bir video, yazı, müzik vsden bahsediyorum. bu bana apaçık saygısızlık ve sevgisizlik gibi geliyor. insan birbirini merak etmeli, paylaşım içinde olmak istemeli. belki çok basit bir şey gibi görünebilir
bir insanla paylastiginiz şeyin dikkate alınmaması nasıl hissettiriyor? mesaj olarak gönderdiğiniz bir video, yazı, müzik vsden bahsediyorum. bu bana apaçık saygısızlık ve sevgisizlik gibi geliyor. insan birbirini merak etmeli, paylaşım içinde olmak istemeli. belki çok basit bir şey gibi görünebilir ama olmadığını düşünüyorum. çünkü bir şey görüyorsun hoşuna gidiyor, ve onu o kişiyle " paylaşmak" istiyorsun. bir de bu kişinin " sevgili" kişisi olduğunu düşünelim.

tabii ki bu paylaşım dediğimiz şeyin ufak bir parçası. gerçek paylaşım bu değil falan yazacak olanlar yazmasın. su an bu konuya bu açıdan yaklaşıyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.06.17)
seninle aynı şeyi düşünüyorum..

ve zamanında aynı şeyden kendimce şikayet ettiğim de oldu..bazen o noktada acaba bizim ilgi alanlarımız ya da mizacımız uyuşuyor mu diye sormak gerekir..

eğer birden fazla sefer görmemezlikten gelme veya hiç konusunu bile açmama durumuna düşüldüyse veya artık paylaşlımlar tek taraflı olup o da anlamlı olmuyorsa o ilişkiye bir mesafe koymak lazım sevgili/arkadaş..
0
qazaqwsx
(17.06.17)
Böyleleri her zaman tercih ediliyor. Yapacak bir şey yok.
0
clones
(17.06.17)
aynı şekilde düşünüyorum. zaten gönderdiğin şey hem kendi ilgini çeken hem de karşıdakinin beğeneceğini düşündüğün bir şeyler oluyor. rastgele her önüne geleni göndermiyorsan paylaştığın şeylerin karşıdaki için bir önemi olmalı ve bir şekilde geri dönüş yapılmalı.

aynı şekilde geç cevap verilmesi de önemsenmediğini hissettiriyor. tabi o sırada önemli bir işi olmadığını ve interneti olduğunu varsayarsak. yoksa her dakika zaten kimse telefonun başında beklemiyor.
0
nesenbilneben
(17.06.17)
sürekli paylaşım yapıldığı falan yok
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(17.06.17)
Sevgilinin nelerden hoşlanip nelere ilgi duyabilecegini biliyor olmak gerekir, belirli suredir birlikte olan ciftler arasinda zaten belli bir paylaşım aliskanligi gelismistir. Belli seylerden iki taraf da hoslanir. Paylasım alisverisi olur. Sizde de oluşmuş olmasi lazim bunun. Sonradan tek tarafli paylasima donustuyse bir sorun vardir. Sevgili bir sey gonderiyorsa ilgisiz kalmak dogru degil. Ama sevgilinin zerre kadar ilgisini cekmeyecek seyleri de paylasım adi altinda gondermek de cok dogru degil.

Sevgili bu, ilgisiz kalınmaz ama neden ilgisiz kaldigini da sorgulamak lazim. Baska sorunlar olabilir. Ilgisizligi, sevgisizligi sadece buradan cikarmak yerine genel olarak sevgilinizin tavırlarini gozden gecirin bence.
0
aquarium
(17.06.17)
Spesifik olacak belki ama isle ilgili anlattiklarimi ciddiye almiyor mesela bazen benim sevgilim, bu da bi paylasim.

Haksizsin, yanlis davranmissin dese gene kabulum ama dalgaya vuracak cumleler kullaninca ben deliriyorum acikcasi. 1-2 kere uyardim, sonrasinda uyarida kalmaz tepkim.

Cok cirkin bir hareket.
0
piremses
(17.06.17)
mesafe koyarım o insanla arama. arada bakarım hala aynı öküzlüğü yapıyor mu diye hala yapıyorsa mesafeyi katlayarak arttırırım.
0
floydian
(17.06.17)
genel olarak haklısın ama insanın bir anı ötekine uymuyor ki. kendimden yola çıkıyorum, tek tek her paylaştığım şeye tepki verildi mi? hayır. her paylaşılan şeye nezaketen de olsa tepki verdim mi? hayır. yaptığım çıkarım: oluyor demek ki böyle. çok üstüne düşme, kendini yıpratma yani.

ama yaptığın paylaşımlar tek bir konu odaklıdır, mesaj kaygısı vardır, yoksa da karşı taraf böyle algılıyordur; olabilir. böyle durumlarda beni niye ciddiye almıyosun lan başçavuşun eşeği miyim demek gerekebilir. kendi kendinize içleneceğinize uyarınız. denedim yüzde yüz çalışıyor. en kötü ihtimalle yanlış bir sevgililik denemesinden geri dönmüş olursunuz.
0
evde liyakat kalmamis
(17.06.17)
Ben unutkan bir insanim, o an o sey paylasildiginda dinleyemezsem/okuyamazsam belki de hic geri donemem cunku dev bir saflikla unutuyorum. Bunun yanlis anlasilmasi beni de uzuyor.
Bunu ilgisizlik olarak da gormuyorum, oyle olsa karsimdakinden de oyle bir beklentiye girerdim.

Vaktim olup o an dinledigimde filan tabi ki ustune konusmasi filan cok tatli oluyr
0
kuehles blondes
(17.06.17)
@sour bu tarz şeylere kirilmayacagimi bildiğini düşünüyorum.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(17.06.17)
en azindan bir bakip tepki bile vermiyorsa karsi taraf cok da umursamiyordur. ilgisizligi bir kenara biraktim olmasa da olur modudur bence bu
0
yeni dunya duzeni
(17.06.17)
Bu soruyu görünce aklıma Vine geldi, atmayın şu vinelari kimseye, komik olanı yok.

Ben pek takmam böyle şeyleri, saygısızlık denilen şey bu kadar kolay yapılmaz bana göre. Hemen Ercüment çözere bağlamamak lazım.

Ama seni bu kadar rahatsız ediyorsa belli et, ettinse uyar, uyardınsa tepkini göster.
0
Apocalypse
(17.06.17)
dikkate alınmamasından kastın, gönderdiğin bir şarkıyı açıp dinlemeye dahi zahmet etmemesi mi yoksa ilgisizce dinleyip oralı olmaması mı? ben iki şekilde de pek umursamıyorum açıkçası, i got 99 problems paylaşım ain't one. ne bileyim sevgilim attığım videoyu izlemezse, şarkıyı dinlemezse çok da takılmam. beni izlesin, beni dinlesin, beni sevsin de gerisi çok mühim değil bana ne. kaldı ki bazı konularda zevkler bellidir. benim dinlediğim türü sevmiyodur mesela, dinlemek istemez şarkıyı. bu benim için sorun değil açıkçası, yani sevgiyi ve paylaşımı bu kadar basit şeylere indirgemiyorum kendi adıma.

her insanın mizacı farklı. senin için sorun olan, onun için olmayabilir. oturup konuş, niye böyle yapıyon de. belki adam duruma yüklediğin anlamın farkında değil, daha basit düşünüyo. ben bu kadar umursamzadım açıkçası.
0
der meister
(17.06.17)
+1 öyle zaten. ne kadar aksi iddia edilse de ilgisizlik ve sevgisizliktir.
0
kirazıseviyorum
(17.06.17)
ilgisiz sevgili diye bir şey benim dünyamda yok.
ilgisiz adam benim sevgilim olamaz çünkü.

hoşlandığım ya da ciddi olmayan bir münasebet içinde bulunduğum kişiden de ilgi beklerim.
arkadaşımdan, eşimden, dostumdan da beklerim.
yani hayatımdaki insanlar benle ilgilenecek, ben de onlarla ilgileneceğim.
öbür türlü, bir anlamı yok.

ilgi insan ilişkilerinde en önemli ilk 3-5 şeyin içinde yer alır.
ailevi ilişkilerde bile öyle.

ilgi yoksa, sevgi yoktur.
ama erkekler duygusal ilişki içindeyken bazen sevdikleri halde ilgilenmiyorlar.
bunun nedeni de rekabetin ve merak unsurlarının ortadan kalkması oluyor genelde.
yanlış okumamak lazım.
o tarz biriyle olmak da bir tercih meselesi tabii.
çünkü bu bir karakter tipi, yani bazı insan duygusal ilişkilerinde öyle oluyor.
0
blatta hiberna
(17.06.17)
İlgisizlik de olabilir ama hemen çıkarım yapmamak da lazım. Herhangi bir sevgili de arkadaş da seninle aynı ruh halinde olmayabiliyor. Yani, adamın kafasında belki de kırk tilki, kafasında Eye of the Tiger, Die Die My Darling falan çalarken sen ona bembeyaz yavru kediyi "Ne şiriiin" diye gönderirsen adamın aklından en fazla kediyi alıp duvara yapıştırmak geçer ama aynı videoyu ertesi gün göstersen "Yirimmm ayyy" yapabilir.

Bu video gönderme tepkileri eğer ortak zevk içermiyorsa, örneğin sevgilin online oyuncu değilse ve sen ona online oyun videosu göndermiyorsa gönderdiğin bideoya yalandan bir ehe mehe der en fazla. Bana arkadaşlar video göndersiğinde çoğunlukla yalandan tepki veriyorum mesela, çünkü ilgimi çekmiyor. Geçen gün bir arkadaş bir halk oyunu videosu göndermiş, hevesi kırılmasın diye kuru kuru. "Hehe ilginçmiş" dedim. Sevgilim de o videoyu gönderse aynı şeyi yapar, içimden "Eee ne şimdi bu, niye gönderdi. Niye Atabarı izliyorum durduk yerde" derim. Onun ruh halinde değilim ki, ne anlatmak istediğini anlayayım. Gerçi bu tüm gönderilen videoların %20-30'unda oluyordur, sevgili ile nadir gelmiştir başıma ama benim gönül telimi titreten video başkasına çok da anlamsız gelebilir ama benimle aynı ruh halindeyse ancak anlar. Ben kendi izlediğim videoyu bile iki saat sonra anlamsız bılabiliyorum.

Buradaki sınırım heves kırmamak. Dürüstlükle karşıdakinin hevesini kırmamak arasında ince bir çizgi var. İlgilenmeyebilir, hoşlanmayabilir ama biri seninle bir şey paylaşıyorsa en azından paylaşmayı seçtiği için mutlu olurum sanırım. Bir de o anki zevkini ağzına tıkmanon anlamı ypk. Benim bir arkadaşım doğrudan kız arkadaşına "E ne şimdi bu" demişti mesela, kız ona rlbiseler göndermiş. "Hangisini seçeyimi diye, kız da "Gönderdiğim hiçbir şeyi beğenmiyorsun" diye kavga çıkarmıştı, adam da "Ne yapayım, bu tarz şeyleri çok sevmiyorum" demişti. Bir yandan kıza hak verdim "Heveslenmiş, niye hevesini kursağında bıraktın" diye, bir yandan da içimden kıza "Şu zamana kadar sevgilini yanıyamadıb mı, adam sürekli siyah t-shirt üzerine kareli gömlek giyen adam. Bu adamla niye giysi paylaşımını zorluyorsun. Ya arkadaş bul bunları konuşacak, sevgilinin giyslerinle ilgilenmeni istiyorsan da, bu adamdan ayrıl, ilgilenecek adam bul" diye. Açıkçası, adam öküzdü, Sezar'ın hakkı Sezar'a da, sevgili ile %100 aynı şeyi paylaşacak değilsiniz. Sevgili kimsenin %100'ü olmasın zaten, olsa bile olmasın, sağlıklı değil. Arkadaşlar bu günler için. Paylaşmadığınız kısım çok fazla ise ve çoğu durumda heves kursağınızda kalıyorsa ve her şeyden yalnız başınıza zevk aşmaya çalışıyorsanız, adam yanlış. Her insanın ruh eşi olsa bile yalnız başına bir şeylerden keyif almasını bilmesi gerektiğini düşünüyorum ama her şey yalnız yapılıyorsa da bunda bir sorun var.
0
aychovsky
(17.06.17)
(4)

Sketchers vs New Balance

KaraSakall
Günlük olarak giyebileceğim ayakkabı almayı planlıyorum. İki adet.Kriterlerim 1- rahat, ergonomik ve dayanıklı olması, zira gün içinde 15 km civarı yürüyorum genelde.Uzun süreli kullanabileceğim bir şey istiyorum.2- Model çeşitliliği açısından Blazer ceket/ gömlek pantalon altına da giyilebilecek,
Günlük olarak giyebileceğim ayakkabı almayı planlıyorum. İki adet.

Kriterlerim

1- rahat, ergonomik ve dayanıklı olması, zira gün içinde 15 km civarı yürüyorum genelde.
Uzun süreli kullanabileceğim bir şey istiyorum.

2- Model çeşitliliği açısından Blazer ceket/ gömlek pantalon altına da giyilebilecek, çok fazla sırıtmayan modelleri olabilmesi.

Birde önerdiğiniz marka/Modelleri alabileceğim nereyi önerirsniz? Gidip deneyerek alabileceğim
bir yer olması benim için daha tercih edilebilir.

Fiyat aralığı olarak ne kadar tutar birde?
0
KaraSakall
(17.06.17)
1 için sketchers, 2 için new balance bence.

sketchers'ın kot pantolon, ceket falan altında iyi durmadığını düşünüyorum.
new balance onun için daha uygun.

fakat sketchers'la insanın yürüdükçe yürüyesi geliyor.

ben internet üzerinden satın aldım.
fiyatlar da çok değişken.
benim istediğim model, şansıma indirimdeydi.
350 lira yerine 175'e aldım sketchers'ı mesela.
öyle şeyler de denk gelebilir.
0
blatta hiberna
(17.06.17)
Sketchers cok dayanıksız. O kadar yürüyceksen bi de asla dayanmaz.
0
funl
(17.06.17)
blatta+ 1

Gerçi Kılışdarın malum ayakkabısı iş için uygun görünüyor. yine de görüntü açıdan new balance.


t24.com.tr
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(17.06.17)
skechers aşırı dayanıksız.Uzun süre yürüyeceksen düşünme bence
0
turkuaz
(17.06.17)
(13)

Ayrılma bahaneleriniz neydi ?

sorunvar
Ayrılma bahaneleriniz neydi ?
Ayrılma bahaneleriniz neydi ?
0
sorunvar
(17.06.17)
Farklı değerler
0
EXXE01
(17.06.17)
bana söylenen bir tane yazıyorum

sen beni, benim seni sevdiğim kadar sevmiyosun ve bu beni çok yıpratıyor

türkçe mealide şöyle; bana senden daha çok ilgi gösteren birini buldum
0
berginyonbaenre
(17.06.17)
Beni onu sevdiğim kadar sevmiyordu

Türkçe meali; daha fazla ilgi gösteren birini bulmadım ama yeterince sevilmediğimi düşünmek bazı şeylerin bitmesine neden oldu
0
scomalt
(17.06.17)
@scomalt ayrılma nedeniniz bu olabilir ama ayrılırken bunu mu söyledin ?

ayrılırken söylediğiniz ayrılma sebebi soruluyo anladığım kadarıyla
0
berginyonbaenre
(17.06.17)
@berginyonbaenre evet böyle bir cümleyi içinde barındıran bir kaç şey daha dedim, o da cevap bile vermedi :) Sanırım bu beni terkeden değil terkedilen yapıyor haha
0
scomalt
(17.06.17)
Hiçbir şey hissetmemek
0
catch the arrow
(17.06.17)
Zamanını çalmak istemedim. Çünkü başlarken bir gün ayrılacağımı biliyordum.
0
dissendium
(17.06.17)
Valla bi sey demedim. Kendisi yedigi boklari biliyordu. Aldigim en isabetli karardi sanirim.

Bikac kere de sanirim "seninle ayni seyleri ayni oranda hissetmiyorum" benzeri seyler dedim. Dogrusu buydu cunku.

Ha bi kere de "sen benim dogru kisi oldugumu dusunuyorsun ama ben oyle dusunmuyorum, dogru kisi olsaydim ben de ayni seyi dusunurdum."
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(17.06.17)
mutsuzluk.
ilişkinin geleceğine dair hayal kuramamak.
sıkışmışlık.
0
blatta hiberna
(17.06.17)
duyduğum: haklıymışsın bu çok hoşuna gider senin; aşk geçiyormuş.

söylediğim; artık yeterince güzel değilsin.
ben bunu söyledikten sonra ağladı tabi, ben de kıyamadığım için ayrılamadım. bu sayılmayabilir o yüzden. sanırım ben hayatımda hiçkimseden ayrılamadım. bu dünya için fazla gerçekçi ve bi' gerçekçiye göre de fazla naif bi' insanım galiba.
say be, hayat çok tuhafmış gerçekten.
0
mete kudur
(17.06.17)
"Aşık olamadım."
0
twelfth
(19.06.17)
konuşmanın artık içimden gelmemesi
karşı tarafın beni darlaması
en ufak şeylere bile müdahale edilmesi, benim de buna gelememem.

ve daha niceleri...
sözün özü; ayrı teller, farklı frekanslar.
0
finsidigi
(20.06.17)
benle üzüleceksin dedim.
bana aynısı dendi.

Üzüntü ihtimali bile korkunçken insanlar nasıl sevgili olabiliyorsa?!
0
fallopian
(20.06.17)
(1)

apartmanda kopek/kedi icin kiminle konusacagim?

sergerde
kiraciyim.ev sahibine mi sormaliyim? ya da yoneticiye mi?yoksa kimseye sormadan mi? mesaj mi aticam, napcam?
kiraciyim.
ev sahibine mi sormaliyim? ya da yoneticiye mi?

yoksa kimseye sormadan mi? mesaj mi aticam, napcam?
0
sergerde
(15.06.17)
kedi için kimseye bir şey sormanıza gerek yok.

köpek için hem ev sahibine, hem apartman yöneticisine sormalısınız.
apartman yönetmeliğinde evcil hayvan beslenemez diyorsa, apartman dava açıp, ev sahibi bir şey demiyor bile olsa, hayvanı tahliye ettirebilir.

kedi için sorun yok, kedi varlığını belli eden bir hayvan değil.
tabii alıp, evden çıkartmamanız lazım.
apartman içine salacağım, girecek çıkacak derseniz başka.

biri gördüğünde sorarsa da, "annemin kedisi, biraz bende kalıyor" diye geçiştirirsiniz.
kedi genelde önemsenmiyor.
0
blatta hiberna
(15.06.17)
(9)

uzun süre içinde çay kalan çaydanlığım küflendi !!!

eksimeksi
1-2 ay varlığını unuttuğum çaydanlığımın içi beyaz beyaz küflenmiş. Bunu kurtarmanın bir şansı var mı ? yoksa direk çöpe mi atayım?
1-2 ay varlığını unuttuğum çaydanlığımın içi beyaz beyaz küflenmiş. Bunu kurtarmanın bir şansı var mı ? yoksa direk çöpe mi atayım?
0
eksimeksi
(15.06.17)
onun kokusu çok zor geçer. uğraşırım diyorsan uğraş kurtarılmaz değil ama vaktime değer mi diye sor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.06.17)
ne çöpü yahu
porçöz ile çalkala içini, sonra iyice durula. dakikalarca durula.
mis gibi oh.
0
teritori
(15.06.17)
Bulaşık deterjanıyla yıka.
Sonra varsa bulaşık makinesi.
Olmadı porçöz dene.

Benden önce yazanların özeti gibi oldu biraz :D
0
chitosan
(15.06.17)
Çaydanlığın içi değil, çay kalıntıları küflenmiştir. Kalıntıları temizlersen geçer. Ama yediğiniz içtiğiniz kaplarda porçöz gibi ağır kimyasallar kullanılmayın derim, içinde yüksek oranda bulunan nitrik asit sağlığa çok zararlı.
0
peggy
(15.06.17)
yikadiktan sonra sirkeli suyla kaynat bir tur.
bir tur da cay demle ama icme dok.
0
jimicik
(15.06.17)
Porcoz kullanmayin ya, dogaya da asiri zararli bisey.

Sirkeli suyla filan bekletin, yikayin. Hallolur o.
0
kuehles blondes
(15.06.17)
bulaşık makinesine atın, küfler çıkabilir.
çıkmış olsa da sirkeli su kaynatın içinde birkaç kere.
limon tuzlu su da olur.

porçöz ve çamaşır suyu gibi şeyleri ben de yenilen içilen şeylerde kullanmıyorum.
0
blatta hiberna
(15.06.17)
içine 2 kaşık toz çamaşır deterjanı koyun köpürtmeyecek şekilde oldukça kısık ateşte 10 15 dk kaynatın. mucizeye inanamayacaksın
0
taflan
(15.06.17)
küflendi diye çaydanlığı çöpe atmak da iyiymiş valla. benim öyle sürekli olur. tertemiz yıkar durular, kullanmaya devam ederim. ama karaciğeri hasta bir insanım. acaba ondan mı lan? yok ama anne karnında hepatit kapmışım.
0
for day to break
(15.06.17)
(7)

oyuncak ayının üzerine parfüm sıkmak

tejeve
merhaba arkadaşlar. biz bayağı, bildiğiniz liseliyiz de, kız arkadaşıma hediye olarak 1 metre oyuncak ayı aldım. ben bunun üzerine parfüm sıksam sarılıp uyuduğunda benim gibi koksun diye, zamanla kokusu değişir mi parfümün, kötü olur mu?sıkacaksak ne kadar sıkmak gerekir, ayarı nedir? daha önce yapa
merhaba arkadaşlar. biz bayağı, bildiğiniz liseliyiz de, kız arkadaşıma hediye olarak 1 metre oyuncak ayı aldım.
ben bunun üzerine parfüm sıksam sarılıp uyuduğunda benim gibi koksun diye, zamanla kokusu değişir mi parfümün, kötü olur mu?
sıkacaksak ne kadar sıkmak gerekir, ayarı nedir? daha önce yapan var mı?
çok teşekkürler,
sevgiler, saygılar
0
tejeve
(15.06.17)
Dostum sen liselisin büyük düşün. Ayıya acaba ne kadar parfüm sıkmalıyım diye düşünmeden nasıl olsa zamanla uçacak diye bütün şişeyi boşaltmalısın.

Koltuk altına deodorant sık hatta. Hatta Ayıya senin bikaç gün giydiğin bir tshirt giydir.

Öpüyorum derslerine dikkat et.
0
emfuzi
(15.06.17)
parfümüne bağlı. deodorant tarzı şeyler durdukça ekşi bir kokuya dönüşüyor. iyi bi parfümse, sağına soluna 3-5 fıs sık, durduğu kadar durur işte.
0
manuel mandalina
(15.06.17)
Ayının yanında kullandığın parfümden de bir şişe hediye et. Kokusu azaldıkça kız tazelesin.
0
joker06
(15.06.17)
çok güldüm, çok şeker :)

bence de sarılıp uyu, sadece parfümün değil, teninin kokusu da geçer biraz da olsa.
onu sonra 3-4 fısla desteklersin.

ayrıca ayıcığa senin parfüm sıktıktan sonra giydiğin, üzerinde birkaç saat ya da bir gün kalmış olan bir tişörtü giydirmek de işe yarayabilir.
0
blatta hiberna
(15.06.17)
ayıya tshirt giydir
0
dedim dedim de kime dedim
(15.06.17)
selam liseli, oncelikle dilbilgisi 5 pekiyi, tebrikler! bayagi'yi bile dogru yazmissin ^^

cok parfume bogma ayiyi. bi fis sik uzaktan yeter. yani parfumu havaya sik, ayiyi damlaciklar havadayken icinden gecir. tshirtunu giydirip bir sure ayiyla uyumak da iyi fikir.
0
jimicik
(15.06.17)
Ah benim liseli kardeşim. Neyse bişey demeyeceğim şevkini kırmayayım... Ayıya atletini giydir birkaç gün. Biraz da parfümünden sık tamamdır.
0
primetime
(15.06.17)
(37)

sosyal fobik birey

limoncello
önceden sosyal fobik olduğunu söyleyen, bu yüzden hayatında zorluklar yaşamış ve hiç sevgilisi olmamış 28 yaşında bir kadın birey sizde ne canlandırır?çok güzel, iyi eğitimli, çok tatlı, iyi kalpli birine benziyor. cidden entelektüel ve kültürlü. ama sosyal fobi hep engel olmuş.ilişki için korkmalı
önceden sosyal fobik olduğunu söyleyen, bu yüzden hayatında zorluklar yaşamış ve hiç sevgilisi olmamış 28 yaşında bir kadın birey sizde ne canlandırır?
çok güzel, iyi eğitimli, çok tatlı, iyi kalpli birine benziyor. cidden entelektüel ve kültürlü. ama sosyal fobi hep engel olmuş.

ilişki için korkmalı mı 35 yaşında bir erkek birey olarak? tecrübesiz biri olduğu için.


bir de böyle ezik gibi gözüküyor mu gözünüzde? galiba ezik gibi gözükeceğini düşündü bana söylerken. bende böyle bir şey olmaz da.
az çevresi olan sakin bir kız. olgun biri

edit: flört bile yok. anladığım kadarıyla bayağı eline erkek eli değmemiş cinsinden gerçek manada, el tutuşma bile yok.
0
limoncello
(14.06.17)
niye 28 yaşına kadar kendini tedavi ettirememiş diye sorgulardım. tedaviyle çözülebiliyor çünkü bu sorunlar. ezik gibi gözükmez ama tedavi kısmı önemli.
0
dedimmidemedimmi
(14.06.17)
Bire bir benimleyken problem yaşamasına sebep olacak bir sorun değil bu. Ezik olduğunu düşünmem.
0
arnold schwarzeneger
(14.06.17)
profesyonel yardım almış tabii daha önceden şu an 28 yaşında ve zaman zaman insan içine girmekte zorlansa ve bir daha girmek istemese de bu anlamda daha iyi olduğunu söylüyor.

bir de kimseye birden sosyal fobi var bende diye vahiy inmiyor ki. insanlar genelde kendilerini eksik, yetersiz ve değersiz hissediyorlar ve bu 'gerçek'miş gibi geliyor, sosyal fobiden kaynaklandığını bilmiyorlar. sonra 'haa ben sosyalfobikmişim vs.' deniyor genelde.
hikayede de yargılayıcı ve eleştirel baba faktörü varmış.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
ben severim ama o beni sevmeyebilir.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(14.06.17)
28 yaşına kadar kendi ömründen hayır görmemiş kadından siz o saatten sonra nasıl bi verim almayı planlıyosunuz?

eğer tam anlamı ile tedavi olmadı ise veya bu yönde çabası yok ise, ne bileyim sizi de dibe çekecekse olmaz o iş.
0
elorelia
(14.06.17)
Tabiki degildir.kafa dengi birisi cikmamistir hem sevgili hem arkadas olarak...
0
part time pollyanna
(14.06.17)
@elorelia verim almayı düşünmüyorum zira kendisi bir makine ya da damızlık hayvan değil. olabilir herkesin kendine göre sorunları vs vardır. sonuçta en fazla sosyal ortamlardan kaçınarak kendini güzelliklerden uzak tutmuş biri. başka türlü kendine de, bana ya da bir başkasına da zararı yok. gerçekten iyi bir kıza benziyor. çok kültürlü ve entelektüel. sosyal hayata ayıramadığı zamanda kendini çok geliştirmişe benziyor.

aslında sosyal ortamlara girmeye istekli, ama insanlar onu eleştirecek, aşağılayacakmış gibi geliyormuş çünkü eleştirilerek ve başarı odaklı büyütülmüş.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
cidden anlattığın gibiyse hiç de problemli gelmedi bana. hiçbirimiz mükemmel değiliz sonuçta, herkesin bir yerden kusuru veya eksiği var. sosyal fobi küçümsenecek bir şey değil, uzun vadede içinde bulunduğu durumun sorun yaratması gayet mümkün ama üstesinden gelinmeyecek şeyler olmaz diye düşünüyorum. bence temkinli ol ama korkma.

iyi eğitimli, iyi kalpli, entelektüel birinin kendi hayatına hayrı nasıl olmamış onu da anlamadım. sosyal fobiyle bu kadarını yapıyorsa birazcık kendine gelse çok daha fazlası olabilir muhtemelen.
0
der meister
(14.06.17)
Sen de sosyal fobi sahibi değilsen bir dene. Belki seninle aşabilir. Ezik olduğunu düşünmezdim. Özellikle bizim toplumda sayıları yadsınamayacak kadar fazla.
0
hayde bre
(14.06.17)
bi insandan verim almak için damızlık yerine koymanıza gerek yok. sosyal olarak verimli diye tanımlayabileceğiniz arkadaşlıklarınız yok mu? bu da o hesap.
0
elorelia
(14.06.17)
@der meister haklısın. tabii kendine hayrı dokunmadığını falan düşünmüyorum. yaklaşık 15 gün oldu tanıştığımız. 3 defa görüştük. genel olarak da whatsapp üstünden yazışıyoruz. kendisi söylemese aklıma gelmezdi sosyal fobi falan.
ilk başta soğuk gibi görünüyor sanki ama öyle biri değilmiş. ama yakınlaşması, yaklaşması zor gibi.

bir de çok bilgili, kültürlü falan. uzun zamandır böyle bir kıza denk gelmemiştim. etkilendim cidden, kaybetmek de istemiyorum. dışardan falan da hiç 'sıkıntılı' gözüken biri değil. sıkıntılı da kime göre neye göre. işte sosyal kaygı yaşayan biri.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
bende uyandıracağı şu olur; sosyal ilişkilerdeki tecrübesizliği dolayısıyla gireceği yeni durum ve ortamlarda normale göre daha beceriksiz ve yabani olur. var olan az arkadaşına da çok bağımlı olur. ex erkek arkadaşım böyle biriydi, onda gözlemlediklerim bunlar. ben de çok sosyal olmadığımdan önemli bir sorun değildi benim için. fakat o içine kapalılığın derecesi önemli. yıllardır o kadar içe dönük yaşamış insan sosyalleşmekten öte, kendini birebir ilişkilerde dahi açmakta yetersiz kalabiliyor. özetle normale göre sorunlu ve sıkıntılı bir ilişki olma ihtimali yüksek. yine de denemeye değip değmeyeceği tamamen sana kalmış.
0
manuel mandalina
(14.06.17)
@elorelia şimdi bu kızı sosyal alanda kaygı yaşıyor diye çöpe mi atalım.
haa bazısı der ki '' bunla mı uğraşacağım, sosyalmiş, fobiymiş vs.' ama ben değeceğini düşünüyorum ve kaybetmek isteniyorum.
herkes ortamdan ortama akan biri olmak zorunda da değil.
ya da bu kız sosyal kelebek bir kızdan daha değersiz değil.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
@manuel aslında doğru noktaya değinmişsin kendini açmaya pek istekli değil gibi yani yüzeysel çok güzel ama derinlikli bir insan olsa da yakınlaşmakta sıkıntı yaşarız gibi.

tabii onun da ben ve aramızdaki şey hakkındaki düşüncesini bilmiyorum daha ama şu an 'aradaki şey'den mutlu gibiyiz. hoşuna gittiğini hissediyorum.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
kızın değersiz veya değerli olması ile alakası yok söylediğim şeyin.

sabır gerekiyor mesela, bende o yoktur. doğal olarak ben olsam 'bunla mı uğraşcam' derdim. sen değer diye düşünüyorum diyosun. e öyle düşünüyosan dene.

ortamdan ortama akmak ile sosyal fobi arasında ince bi çizgi yok zaten. ikisinin ortası idealdir.
0
elorelia
(14.06.17)
İnsanlar çeşit çeşittir. Anlattıklarınıza göre harika birisine benziyor. Sırf sosyal fobisi var diye böyle bir insan bırakılmamalı. Boş bir insan değil paylaşabileceğiniz çok şeyiniz var. Belli olmaz belki de birlikte aşarsınız bu sorununu.
Tedavisi var neden olmamış diyenleri anlamıyorum, psikolojik sorun sonuçta bir gün hap içip yarın düzelecek diye bir şey yok.
0
uyusam iyi olur
(14.06.17)
Kendi adima konusuyorum gucenmece olmasin. 28 yaşına kadar eline karşı cins eli değmemiş insan tipsizdir ya. Kendini çarşafa sarıp dışarı çıkmadıysa elbet bir bakan eden olurdu bunca sene. Hiç flört falan bile yok diyosun, ya yalan söylüyo ya agir tipsiz. Daha da önemlisi tecrübesizdir. Her konuda. Sevgiliyle kavga etmenin bile bir adabı vardır mesela kız bunları hiç bilmiyor olucak hepsini sen ogreticeksin. Ben olsam hayatta tahammul edemezdim. Ayrıca yatakta kotudur :(. Bilmiyorum ben olsam 3 hayirla ugurlardim. Ama herkesin iliskiden beklentisi farkli tabi.
0
duru arsnova
(14.06.17)
@duru arsnova yooo valla taş gibi kız. hem yüzü, hem fiziği harbi güzel, ortalamanın çok üstünde. dedim ya en başta söylemese asla kafamdan geçirmezdim sosyal fobi vs. galiba hepimizin bazı önyargıları var. şöyleyse kesin böyledir diye.
zaten ilişkisinin olmama sebebi sosyal ortamlardan kaçınma, kendini açmakta sıkıntı, güzellik değil ki.

zaten ben de bir ilişkiye evrilse olabilecek sıkıntıları vs. soruyorum.
edit: gerçi olgun bir kız. iyi niyetli ve istekli olduktan sonra çok bir sıkıntı yaşamayız gibime geliyor.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
bu soruyu sorduğuna göre hiç girişme bu işe.
0
Apocalypse
(14.06.17)
@apocalypse neden öyle dedin?
0
🌸limoncello
(14.06.17)
İlişkide ne sorunlar olabilir mesela? Arkadaşlarınızla kaynaşamayabilir, ileride işler o noktaya gelirse ailenizle de. Siz çok dışa dönükseniz zamanla sıkılabilirsiniz aynı ortamlardan hoşlanmıyor olmak yüzünden. Sosyal kaygı yüzünden iş yerinde sıkıntı yaşayabilir ve bu ilişkinize yansıyabilir belki. Başka ne sorun olur bilemedim. Bence çok da takılacak bir durum yok hoşlandıysanız.
0
inawen
(14.06.17)
@inawen bu yaşa kadar hiç sevgili olmama, flört bile etmemiş olması başlangıçta garip ve hatta korkutucu gelmişti. aslında tanıkça canayakın ve sıcak bir kız olduğunu gördüm. sadece kolay kaynaşan bir kız değil. biraz duvarları olan biri. ve ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tutmam umarım.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
bence hiç bir sorun olmaz. sosyal fobisi olması sadece pek fazla arkadaşı olmamasına ve bazı durumlarda çekingen olmasına yol açar. bu yüzden ya sana çok açılamaz ya da tam tersi aranızda gelişecek olan ilişkiye göre sana çok fazla bağlanabilir. senin kişiliğine göre avantaj ya da dezavantaj olarak değişir bu durum.

bende de vardı sosyal fobi. bir ara tedavi olmaya çalıştım, 1 sene kadar psikoloğa gidip antidepresan kullandım ve o dönem kendimi gayet iyi hissettim ama ömür boyu ilaçlara bağımlı olmak istemediğim için bıraktım doktor kontrolünde. benim de belli bir yaşa kadar sevgilim olmadı bu yüzden. hala sorun yaşıyorum bu konuyla ilgili, dışardan tanımadığım insanlara karşı çok soğuk ciddi görünüyorum. pek arkadaşım yok ve insanlarla kolayca tanışamıyorum.

sosyal fobisi var diye uzaylı muamelesi yapmışsınız kıza ama zaten bu yaşa kadar insanları gözlemleyerek belli bir tecrübe edinmiştir ilişkiler konusunda. yaşamak gibi olmaz tabi ama anlattığın gibi entelektüel ve kültürlü bir insansa bence kaçırma.
0
nesenbilneben
(14.06.17)
@maleficent bir şekilde uzak durmak istemiş. sanırım yakınlaşmaktan korkan biri. sosyal olarak da zaten ortamlardan uzak durunca, sosyalfobik biri için normal bir durum değil mi?
bu tabii ki duygusal ve cinsel birlikteliğe ihtiyaç duymuyor anlamına değil, ama istese bile korkuyordur. yani yaşamayan anlayamaz belki, garip gelmesini anlayabiliyorum.
çünkü bu kadar mükemmel birinin bu şekilde olması. ama özgüvensizlik falan işte
0
🌸limoncello
(14.06.17)
o kadın pimi çekilmiş el bombası gibi. bulaşılmaz.
0
acımasız gerçekler
(14.06.17)
@acımasız gerçekler ne demek o?
0
🌸limoncello
(14.06.17)
Yorumların hepsini okumadım da o kız bence efsane rol yapıyor. Sen de kızın rolüne bayağı bir inanmışsın. Çok güzel ve iyi eğitimli bir kız düşünebileceğinden çok daha fazla şey yapmış olabilir. Hatta "ben sosyalim" diyen insandan bile daha sosyal yaşamış olabilir. Kızı tanımıyorsun. İlk görünüşe kanma kesinlikle. Ben ne kızlar gördüm lisede. Dışarıdan eline erkek eli değmemiş dersin. Beş dakika boş kalınca hemen yiyişmeye başlar. İlişkiye başlarken her zaman büyük düşün. Böyle eline erkek eli değmemiş gibi kalıplara takılırsan dar görüşlü düşünmüş olursun. Her şeyin bir adım ilerisini ya da ardını düşünmeye çalış.
0
dissendium
(14.06.17)
Bir arkadaşımın ilk sevgilisi 33-34 yaşında oldu. Sosyal fobik, çirkin, kısmeti çıkmamış ya da huysuz biri de değildi. Tam tersine aşırı aktifti, çok arkadaşı vardı, çok gezerdi ama 'Bir şeyler hissetmeden ilişkiye başlamak istemiyorum' diyordu ve hakkaten karşılıklı bir şeyler hissettiği bir kişi bulana kadar da başlamadı. O zamana kadar erkek arkadaşı olup olmamasını sallamıyordu hiç. Erkek arkadaşıyla ilişkilerinin bitme nedeni ise sosyal fobi oldu, adamın sosyal fobisi vardı. Bizim kız arkadaşlarıyla buluşmayı, laflamayı seviyor; gittiği her yerde milletle konuşmayı seviyor; konserlere gitmek istiyor, gezmek istiyor. Parayı da kazanıyor bunları yapacak, bir engeli yok. 2 seneden sonra ilişkileri bitti, çünkü sevgilisini arkadaşları ile buluşturmuyordu. Yalnız gitmekten çekinmiyordu ama her yere ve her zaman yalnız gitmekten ve insanların 'Sevgilin neden gelmedi şekerim' baskılarından sıkılmıştı. Eğlenmeye, dans etmeye falan gidemiyordu, çünkü sevgilisi 3 dakikada boğuluyordu. 'Yolda biriyle karşılaşıyoruz, iki dakika 'Nasılsın, iyi misin' konuşması yapamıyordum. Birini gördüğümüz anda karşıdakine ve bana davetsiz misafir gelmiş gibi somurtmaya başlıyordu hemen. O bunalmasın diye lafı kısa kesmek zorunda kalıyordum. Bazen ben karşılaştığım kişiyi 'A aa, merhaba, nasılsın' diye öperken durmuyor, beni bırakıp gidip 10 metre ötemde 'Hadi, konuş da gel artık' der gibi sinirli sinirli bakıyordu. Apar topar 'Merhaba, ay, hadi sonra görüşürüz' diye kaçmak zorunda kalıyordum. Yavaş yavaş çevremle aram kötü olmaya başladı. Arkamdan 'Bu yabaniyi neden çekiyor' demeye başladıklarını duydum, yüzüme söyleyen de kişi oldu. Aileme karşı, çevreme karşı onu 'Aslında çok iyi insandır. Size saygı duymadığı için konuşmuyor, biraz içine kapanık da' diye sürekli savunmaktan, herkesin bana acıya acıya bakmasından yoruldum. Hepsini geçtim, kendimden ve kim olduğumdan vazgeçmekten yoruldum' demişti.

Kızın ezik olduğunu düşünmem ama kızla sevgili olacak kişi dışa dönükse, kalabalık çevresi varsa, dışarı çıkmayı, partileri falan seviyorsa, aktifse ve kızın tedavisi bitmemişse kişiye ayak bağı olabilir ama ev insanıysa, çok da arkadaşı yoksa ya da arkadaşları ile zaman geçirmeyi çok önemsemiyorsa, zaten normal zamanda da dışarı çıkası yoksa o zaman ne de güzel anlaşabilirler.

Bir de kızdaki fobinin derecesine de bağlı. Yani, arkadaşımın sevgilisi kadar da fobik olmayabilir, olabilir de. O kadar yoğun değilse, sorun çıkmayabilir.
0
aychovsky
(14.06.17)
azıcık daha yakından tanısan hayatı zehir etmeye başlar demek.
0
acımasız gerçekler
(14.06.17)
@acımasız gerçekler ve @dissendium hoşlandığım kızdan bu şekilde bahsetmeniz hoşuma gitmese de, yine de fikir özgürlüğünden dolayı saygı duyuyor ve tikinizi veriyorum.

@dissendium mesele zaten eline erkek eli değmiş, bilmem ne yapmış, yaşamış, yiyişmiş, sevişmiş, sevişmemiş değil. ha, tecrübesiz olmanın getireceği sıkıntılar eğer bi ilişkimiz olursa ki ben bunu istiyorum var.
ben 'sen ilksin aşkım' çekeceği bir adam değilim, o da böyle biri değil.
'ooo kanka bu yaşta eline erkek eli değmemişi bulduk oleyyy' demiyorum, olayın bu kısmına takılan sensin. burda mesele sosyal fobi ve burdan kaynaklanan sıkıntılar.
bu durum benim gözümde bir artı değil aksine en güzel yıllarını kendini insanlardan ve güzelliklerden uzak tutmasına üzüldüm. ama bu yüzden de sil kızı at çöpe değil.

yani böyle bir yalan söylenecek insan değilim, zaten bunu anlamıştır. o da zaten asla böyle bir insan değil. fikirlerinden ve zihniyetinden anlıyorum.
zannediyorum ki sosyal fobi vs. gibi durumları cidden yaşamayan anlayamadığı için herhalde 'nasıl olur abii, hele böyle bir kız nasıl boşta kalır gibi' kalıplarla düşünüyorsunuz. ilk başta bende de böyle olmuştu. ama olabiliyor.

hatta bunu bana söylemesinin kendi adıma olumlu bir işaret olduğunu düşünüyorum. 'öyle birkaç takıldığım oldu' dese bile ilişkimiz olsa arkadaş çevresi, ailesi falan öyle olmadığı anlaşılacaktı. yalan söylemek istemediğini anlıyorum. zaten utanıyor bu durumdan o da, ezikçe göründüğünü, tercih edilmemiş gibi gözükeceğinden utandığını söyledi
0
🌸limoncello
(14.06.17)
@aychovsky üniversite döneminde birkaç yıl okula gidemediği olmuş çünkü o ortama girdiğinden aşırı kaygılı hissediyormuş, ve uzaklaşınca şakinleşebiliyormuş. sanki gözler onun üstündeymiş, herkes onu aşağılayacak, alay edeckmiş gibi geliyormuş. öyle dedi. tabii bu eskiden

@acımasız gerçekler mesela ne gibi?
0
🌸limoncello
(14.06.17)
Hoşlandığın kız hakkında nasıl konuşmuşuz? Ben saygısızca bir şey yazdığımı hatırlamıyorum. Tik atıp atmaman önemli değil benim için. Ben bu yorumu zaman ayırıp başkasına yazmadım. Sana yazdım. Tikimi kaldır, gerek yok tik atmana. Kaldı ki, sen hoşlandığın kız hakkında insanlara "böyle biri size ezik görünür mü?" demişsin. Ben sevdiğim bir insan için başkalarından böyle bir görüşe ihtiyaç duymazdım mesela. Bunu sorduğuna göre gelecek yanıtların tarzını da az çok tahmin etmen gerekiyor. Eline erkek elinin deyip değmemesi önemli değil diyorsun ama soruda bunu bahsetme ihtiyacı hissediyorsun. Buna takılan ben değilim. Bu kız gerçekten sosyal fobi sahibi olabilir. Benim bunu reddetmek gibi bir yorumum zaten olmadı. Sadece kızı kafanda başka bir yere koymaya çalışıyorsun. Tecrübesiz, saf gibi bir şey canlanıyor kafanda. Ben de sana diyorum ki, o iş gerçekten öyle olmayabilir. Bunu deyince senin aklına hemen seks geliyorsa benim yapabileceğim bir şey yok. Belki de kızın böyle bir şey yaşamış olması seni rahatsız etti de bunu saygısızlık olarak gördün.
0
dissendium
(14.06.17)
sosyal fobi, hiçbir zaman sadece sosyal fobi değildir.
bu tip kaygı bozukluklarının ya da panik bozuklukların altında mutlaka travmalara bağlı ya da aileden, çocukluktan gelen bir takım duygusal sorunlar yatar.
ve genelde obsesif kompulsif bozukluklar, panik ataklar vb. hepsi bir paket olarak gelir.
sosyal fobisi vardır, üstüne gitmeye çalışır, panik atak yaşar, sonra "ben bunla baş edemiyorum" der ya da "ben neden böyleyim?" diye depresyona girer.
bu bir örnek tabii.

dolayısıyla, bu tip kişilerin psikolojileri, yanlarında bulunan insanlarınkini de bozmaya meyillidir.
çünkü bu tip bozukluklar, yaşayan için olduğu kadar, yanlarındakiler için de zordur.

yanınızdaki insandan nezle nasıl bulaşıyorsa, bu tip şeyler de bulaşır diyeceğim, ama direkt değil tabii.
en azından sizi de etkiler diyeyim.
hayatınızı etkileyecek bir fobiden bahsediyorsunuz en basit haliyle.

o yüzden, kendinize güvenmiyorsanız, niyetiniz ciddi değilse bu kişilerle ilişkiye girmemek lazım.
çünkü yeri geldiğinde normalden daha fazla ilgi, daha fazla anlayış gibi şeyler talep etmek durumunda kalabiliyorlar.
ve psikolojileri elbette çok daha hassas oluyor.

bunun bir hastalık ya da durum olduğunu kabul ederek hareket etmeniz lazım.
şimdi uzaktan bakınca olgun olgun yorum yapmak elbette kolay, ama film izlerken sinemada gerildiğinde yarıda kesip çıkabilirsiniz, çok eğlendiğiniz yılbaşı partisinden erken kalkmak zorunda kalabilirsiniz, gitmek istediğiniz bir konsere gidemeyebilirsiniz, keyifli bir yemek sohbetini bölüp eve dönmeniz gerekebilir.

yapacağınız her programda onun istek ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulacak.
o gidemezse, siz de gidemeyeceksiniz gibi şeyler yaşanacak.
bunlar hafife alınamaz.
ilk başta anlayış gösterip, sonra patlayabilir, sinirlenebilirsiniz.
çünkü genel durum bu şekilde gelişiyor genelde.

bunda asla ezik olunacak ya da ezik görülecek bir şey yok.
ama kolay şeyler değil bunlar.
kendinize güveniyorsanız, aklınıza gelen en son şey eziklik olmalı zaten.

bunu panik bozukluğu olan bir anneyle büyümüş biri olarak yazıyorum.
yani atıp tutmuyorum.
her şeyi etraflıca düşünmek lazım, çocuk oyuncağı değil çünkü.
0
blatta hiberna
(15.06.17)
@dissendium tik meselesi değil mesele. senin hoşlandığın kız için de 'rol kesiyordur o, neler çıkar altından' dese birileri sen de bi rahatsız olursun. ama senin düşüncen saygı duyarım. ha, bi ihtimal belki sen haklısındır bilemem, öyle olduğunu düşünmüyorum ama.

ben kızı gözü açılmamış sığırcık yavrusu olarak görmüyorum. bu kız tabii yurtdışına çıkmış, büyük şehirlerde okumuş, yaşamış, iyi okullarda okumuş, dünya görüşü olarak da avrupa seviyesinde düşünen biri. yani bir şeyler yaşamasa bile 'her şeyi bilen', 'neyin ne olduğunu bilen' biri. cinsellik olarak da, ilişki anlamında da. yalnız bilgileri okuma seviyesinde, izleme seviyesinde, gözlem seviyesinde. birebir yaşadığı bir şey değil.

eline erkek eli değmeme cümlesini ben olumlu bir şey olarak yazmadım. hani 'elime erkek eli değmedi' abartmasının gerçek olduğunu, hani nerdeyse o tarz bir uç nokta olduğunu, ve bunun da beni düşündürdüğünü ve bu durumun olası bir ilişkiyi nasıl etkileyeceğini belirtmek istedim. mesele de sosyalfobiyle alakalı. her sosyalfobili insan böyle değildir belki de.
bu zaten laf lafı açınca bahsi geçen bir konu lank diye söylenen bir şey değil.

son cümleni anlamadım saygısızlık olarak gördüğün neymiş?
0
🌸limoncello
(15.06.17)
İşte bak hala aklına seks geliyor.

"rol kesiyordur o, neler çıkar altından"

Birincisi ben böyle bir şey yazmadım.

"Çok güzel ve iyi eğitimli bir kız düşünebileceğinden çok daha fazla şey yapmış olabilir. Hatta "ben sosyalim" diyen insandan bile daha sosyal yaşamış olabilir."

Ben bunu yazarken bu kız yüzlerce kez seks yapmıştır demiyorum ki. İnsanlarla konuşmaya çekinen bir kız o konser senin, bu konser benim gezmiştir. Erkek arkadaşı da olmuştur demek istiyorum. Sen buradan "altından bir sürü şey çıkar" diye bir şey anlıyorsun. Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı. Senin aklına bu geldiği için sen yazdığım şeyi saygısızlık gibi gördün. Ki seks yapmış olsa ne olacak? Seksin ne olduğunu 15 yaşındaki çocuk da biliyor. Soru metninde bu bahsettiğin şeyler yazmıyor. Biz sadece soru metninde yazanlara göre bir yorum yapıyoruz.
0
dissendium
(15.06.17)
@dissendium 'efsane rol yapıyordur bence, sosyalim diyenden daha fazla şey yaşamış olabilir demişsin.' rol kesmek vs.yle aynı şey.

zaten cinsellik olarak anlamadım. herkeste aynı olmayabilir. belki başka bir sosyalfobiğin erkek arkadaşı vardır. ama onun olmamıştır. yani neden yalan söylesin. sonuçta 28 yaşına gelmiş birine 'nasıl erkek arkadaşın olmuş olabilir' diyecek değilim. tabii kültürlü bir kız muhakkak konserlere vs. gitmiştir ama genel olarak yakın 1-2 arkadaşı hariç ki onlar da başka şehirde yaşıyorlarmış genelde eski zamanlar için söylüyorum bunları, bireysel etkinlikte bulunan biriymiş genelde.
insanlardan kaçınan diyebiliriz.
cinsellik de sonuçta sosyalliğin bir açısı olduğu için söylüyorum. yalan söylüyorsa ben bilemem böyle olduğunu düşünmüyorum, burdan elde edebileceği bir şey yok ki anlaşılır zaten söylüyorsa zira tanıdığım arkadaşları var. ama henüz bu tarz bir şey sormadım.
0
🌸limoncello
(15.06.17)
Kız dediğin gibi biri olabilir gerçekten. Ona itirazım yok. Sen insanların görüşünü sormuşsun. Ben de rol yapıyor olabilir dedim. Sen de bunu olumsuz algıladın ve hoşlandığım kız hakkında bu şekilde bahsetmenden hoşlanmadım dedin. Ben bu kısma takıldım. Biz bu kızı tanımıyoruz ki. Bu nedenle her ihtimali ortaya koymakta bir sorun görmüyorum ben. Buradaki sorun senin bu ifadeyi neden olumsuz algıladığın. "Çok" güzel ve iyi eğitimli kızların çok nadir yalnız kaldıklarını gözlemledim ve buna dayanarak böyle bir şey söyledim. Ayrıca "neden yalan söylesin" kısmı için de onlarca neden var. Kızlar evlenmek istedikleri zaman karşıdaki erkek kaçmasın diye kendilerini olduklarından daha farklı bir şekilde göstermeye çalışabiliyorlar.
0
dissendium
(15.06.17)
(11)

Kadınlara soruyorum; konumuz tampon !

burchak
Merhabalar, uzun zamandır tampon kullanıyorum bir şey fark ettim tampon kullandığım dönem adet surem kısaldı. Orkid kullandığım zaman 1 haftayı buluyordu tampon ile 5 günde bitiyor her şey. Bu psikolojik mı sizde de aynı durum oluyor mu ? Sebebi ne olabilir ki ?
Merhabalar, uzun zamandır tampon kullanıyorum bir şey fark ettim tampon kullandığım dönem adet surem kısaldı. Orkid kullandığım zaman 1 haftayı buluyordu tampon ile 5 günde bitiyor her şey.

Bu psikolojik mı sizde de aynı durum oluyor mu ? Sebebi ne olabilir ki ?
0
burchak
(14.06.17)
bi kısmı içerde kalıp kuruyordur bence. 30 saniye falan düşünüp bunu buldum.
0
pgup
(14.06.17)
Bende hic olmadi böyle bir sey.
0
fraise
(14.06.17)
Yaşlanmak böyle bir şey.
0
bipolar
(14.06.17)
ben de öyle gözlemliyorum ama jinekologlar öyle bir şeyin olmadığını söylüyor ısrarla.
0
orange coffee
(14.06.17)
benim öyle bir tespitim olmadı ya, ilginçsedim.
0
turk kizi
(14.06.17)
benim de öyle bir gözlemim olmadı.
0
blatta hiberna
(14.06.17)
Bende öyle bir şey olmuyor. Tampon ile regl süresi alakasız geldi düşünsem de bilimsel olarak bir bağ bulamadım.
0
peggy
(14.06.17)
25 yaşındayım yahu ara ara tüm periodu orkidle geçirdiğim oluyor yine de tampons gore daha uzun sanki.
0
🌸burchak
(14.06.17)
Tamponla alakalı değil bence de yaşla alakalı gibi geldi.
0
lcha
(14.06.17)
bende de aynısı oluyor. pede ulaşma mesafesi ile tampona ulaşma mesafesi diyorum ben kendi kendime.
0
Phoebe
(14.06.17)
Aynısını yaşıyorum, tampon kullanınca o son akıntı süresi kısalıyor, sanırım içeride emdiğinden
0
kaymaktutmayansicaksut
(14.06.17)
(12)

Aşık olma süreci

ya ben lan neyse
şu aşk diye bilinen nörolojik olay hakkında...ilk görüşte mi oluyor yoksa tanıdıkça mı? ikisi de oluyor illaki ama baskın olan hangisi?özellikle bilimsel kaynaklar daha çok işime yarar. kendi gözlemlerinizi de duymak isterim.sağ olunuz.
şu aşk diye bilinen nörolojik olay hakkında...

ilk görüşte mi oluyor yoksa tanıdıkça mı? ikisi de oluyor illaki ama baskın olan hangisi?

özellikle bilimsel kaynaklar daha çok işime yarar. kendi gözlemlerinizi de duymak isterim.

sağ olunuz.
0
ya ben lan neyse
(13.06.17)
bilimsel kaynak bulabilir misin bilmiyorum. bilimsel olduğunu iddia etse de ne kadar gerçekçi veriler olabilir ki.

ben o gece arkadaşlarımın yanına gittiğimde gördüm onu ilk defa. ilk görüşümde çok etkilenmiştim. gerçi bu güne kadar pek çok insandan etkilendim zaten, o yüzden pek önemli bir şey olarak görmüyorum etkilenmeyi. sonra konuşmaya başladık ve o günün sonunda ondan ayrılıp vapura bindiğimde aşık olduğumu fark ettim. çünkü içimden bir ses o vapurdan acilen inip ona "ben çok aşık oldum, al bu da kalbim" dememi söylüyordu :D

sonra çok aşığım falan sandım. sonra bir şeyler oldu, şanslarımız yaver gitti ve sevgili olduk. onu tanımaya devam ettikçe, hayatımda onun gibi düşünen, onun kadar müthiş hiç kimsenin olmadığını fark ettim. ve daha çok aşık oldum.

bence tanıdıkça aşık olmaca baya baskın.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(13.06.17)
An itibariyle bildiriyorum, tanıdıkça.
0
helena
(13.06.17)
Benden bir yasanmislik.

Bundan onceki bir iliskimde karsi taraf beni cok tanimadan asik olmustu. Cidden asikti yani..Haller hareketler tepkiler.. Ben degildim ama sevilebilecek degerli bir insan diye dusunup vakit gecirmeye basladim. Sonra uzun bir iliski yasadik ve bu surecte ben asik oldum sanirim. Zamanla daha da baglandim ama sonra bitince aslinda benim yasadigim duygu daha cok bir aliskanlik bir bagimlilik hali ve ben bunu askla karistiriyorum sanirim diye dusunmeye basladim. Coook sevgi besledigim bir insandi.. Bu surecte o karsi tarafin o eski halleri de ilk zamanlar gibi degildi gecti gitti.

Yani bence bu olay kisa ve ilk baslarda olan bir sey..zamanla yasanan ise ask degil de daha baska bir duygu belki sevgi saygi belki asktan daha kiymetli bir his ama sanki ask degil. Olmasi gerekiyor mu tartisilir.
0
qazaqwsx
(13.06.17)
Gündem Özel'in Neden Aşık Oluruz benzeri isimli bir bölümü var YouTube'da, onu izle. Bilimsel yönleriyle tartışıyorlar.
0
devilred
(13.06.17)
Ben hiçbir zaman tanıdıkça aşık olmadım. Hep ilk anda felaket bir çekim hissettim. İlk anda bir kıpırtı hissetmezsem, genel olarak beğenime hitap etmiyorsa tanımak için pek şans vermiyorum zaten. Tanıdıkça da insan olarak, arkadaş olarak seviyorum en fazla.

Yalnız tanıdıkça hali hazırda etkilendiğim insandan git gide daha çok hoşlandığım, hatta bunun aşka evrildiği oldu. Bak böyle söyleyince kendimle biraz çelişmiş oldum sanki ama yok ya çelişmedim. Şu ana kadar ilk etapta hiçbir şey hissetmediğim bir insana zamanla aşık olmadım çünkü.
0
i m cool with that
(13.06.17)
genel olarak gözlemim erkekler ilk görüşte kadınlar tanıdıkça ancak bir erkek olarak benim durumum tanıdıkça oluşuyor.
0
floydian
(13.06.17)
tanıdıkça olur ama ilk görüştede olması lazım biraz devamı gelmesi için
0
empty bottle
(13.06.17)
bence her ikisi de olabilir ve hatta daha başka türlüsü de olabilir. çok çeşitlidir.
0
for day to break
(13.06.17)
bence, tanıdıkça artan bir şey, ama illa bir çekim olmalı.
ilk görüşme, ilk konuşma, ilk yazışma olması fark etmez.

yazıştığında bile farklı bir çekim hissediyor insan bazen.
sonra da onun üzerine koyabildikçe ve heyecanı yaşadıkça, deli gibi aşık olursun işte.
0
blatta hiberna
(13.06.17)
Bilimsel kaynağım yok, gözlemimden geliyorum.

Aşka inanmamakla birlikte; insanların aşk adını verdiğini düşündüğüm kafayı takma sürekli düşünme hali bende o kişiyi tanıdıkça oluşuyor.. İlk görüşte çok beğendiğim tipler tabii ki oldu, ama o akla takılma hastalığı sadece tanıdıkça olabilen bir şey..
0
lcha
(14.06.17)
benim bundan güzel çocuğum olur lan. ailem de beğenir, arkadaşlarım oha çeker falan diyebiliyorsan ve bu konuda umudun varsa aşık olursun. umudun olmasa istersen adriana lima olsun bakar geçersin. mesele onun sana ait olduğunu ve aradığın kişi olduğunu düşünmekte. ama doğru olanı hayatına giren herkesi her an gidebilecekmiş gibi sevmek.
0
tughan
(15.06.17)
i m cool with that +1 . tam olarak böyleyim ben de.
0
moratoryumkisilik
(15.06.17)
(5)

Risk mi alayım yoksa sıradan hayatıma devam mı edeyim?

allaccess
merhaba,yaklaşık 2 yıldır sektörün enlerinden bir firmadan çalışıyorum. ben işe girdiğimde her 6ayda bir prim, zam, 500 TLlik Zara çeki ve özel sigorta varmış. Girdiğimden beri malum kriz yüzünden şirket kurudu. ne zam ne prim ne statü ne de çekler (sadece bir kez aldım). Özel sigortamız hala var.za
merhaba,
yaklaşık 2 yıldır sektörün enlerinden bir firmadan çalışıyorum. ben işe girdiğimde her 6ayda bir prim, zam, 500 TLlik Zara çeki ve özel sigorta varmış. Girdiğimden beri malum kriz yüzünden şirket kurudu. ne zam ne prim ne statü ne de çekler (sadece bir kez aldım). Özel sigortamız hala var.
zam mam, prim, güler yüz falan da yok.
Patronumuz da sinir hastası ve çalışanını çok değersiz hissettiren biri bu yüzden ilk girdiğim zamana göre özgüvenim çok düştü.
Evleneli 10 ay oldu (bu cepte)
-- Eşimin annesinin handmade yaptığı bir iş var. online satış yapıyor. Şu an gayet iyi gidiyor üstünde durulsa 2 katı gelir getirebilir.
-- Bir de eşimle proaktif geliştirmeye çalıştığımız birkaç projemiz var. -vakit olmadığı için ilgilenemiyoruz-

Şimdi soru şu;
Sizce istifayı hemen şimdi basıp, en azından evlilik tazminatımı alayım da bu hem eşimin annesinin işini köpürtüp hem de proaktif projelere mi odaklanayım?
Yoksa otur oturduğun yerde, bu işler sana kariyer, statü ve sosyal çevre vaat etmediği için sıkılırsın, güvenin iyice kırılır mı diyorsunuz?
0
allaccess
(12.06.17)
Merhaba,

Çalışanına değer vermeyen, daha önceki haklarını bile elinden alan şirket nasıl sektöründe en olabiliyor orasını anlamış değilim ama. Ben olsam yerimde kalırdım, ortam fena içerdeyken dışarını göremiyoruz ama hakikatten öyle. Hem çalışırkende eşiniz ile olan projenize ağırlık verebilirsiniz baktınız tutuyor istifa edersiniz. Şu an alacağınız evlilik tazminatı hoş gelebilir ama hazıra sağ dayanmaz, hoş ne kadar tazminat alacaksınız orasıda var.
0
ugrcn
(12.06.17)
bence gördüğünüz ilk zor dönemde böyle ani bir karar vermeyin.
ben garantilere inanan biri değilimdir, ama şimdiki işinizle, "yapacağız" dediğiniz işler arasında büyük bir fark var belirsizlik olarak.

evli insanın almaması gereken bir risk bu sanki.
ülke olarak ekonomik anlamda zor bir dönemdeyiz, kim ne derse desin.
o yüzden bence dişinizi sıkın.

özgüveninizi dış nedenlere/etkilere bağlamamaya çalışın.
bunun üzerinde çalışabilirsiniz mesela.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
Benzer düşüncelerle sizin düşündüğünüzü yapan biri olarak sonuç hüsran oldu. Üstne bir de iş bulma sıkıntısı yaşıyorum. Çok karlı ve yolunda gidecekmiş gibi duran o işler ülkedeki kriz nedeniyle rayından çıkabilir. Riske atmaya gerek yok bana kalırsa. Daha sonra çok pişman olabilirsiniz.
0
filipis
(13.06.17)
bir birikiminiz varsa bence yapmak istediğiniz şeye girişin. birikiminiz yoksa da girişebilirsiniz ama ilk sene baya afallayacaksınız haber olsun
0
otonomo
(13.06.17)
ikisini ayni anda yapamaz misin? yani bedenen ise git gel ama tum enerjini projelere ver. toplu parayi kredi cekerek de bulabilirsin. maasli isin varken en azindan kredi sorun olmaz. sonar bakarsiniz nasil gidiyor, duruma gore bsarsiniz istifayi.
0
jimicik
(13.06.17)
(23)

Anne/baba olmak

Selektivite
Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?Olmak istemiyorsanız, yakınlarınızla bunu paylaştığınızda tepkileri nasıl oluyor?Çocuk sahibi olmak istemediğimi söylediğimde, hiç mi olmak istemiyorsun? genç yaşta mı olmak istemiyorsun? vs. gibi sorularla karşılaşıyorum. Bir kadın anne olmak istediğini söylediğin
Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?
Olmak istemiyorsanız, yakınlarınızla bunu paylaştığınızda tepkileri nasıl oluyor?


Çocuk sahibi olmak istemediğimi söylediğimde, hiç mi olmak istemiyorsun? genç yaşta mı olmak istemiyorsun? vs. gibi sorularla karşılaşıyorum. Bir kadın anne olmak istediğini söylediğinde herkes olumlu karşılarken neden olmak istemediğini söylediğinde bu kadar anormal karşılanıyor,mutlaka olması gereken bir şeymiş gibi davranıyorlar?
Çevremde her türlü görüşe sahip olan insan var. Hepsi ortak bir paydada buluşuyor, "çocuk sahibi olmak başka bir şey, mutluluk kaynağı. Mutlaka anne-baba olmalısın. "
Benim kaçırdığım bir ayrıntı var da farkında mı değilim?
0
Selektivite
(12.06.17)
Bana da aynı şeyleri söylüyorlar ki ben öyle kesin bir şekilde karşı değilim.
Maddi olarak çok iyi bir durumda olmam gerek çocuk istemem için, eğitim masraflarını karşılayabilecek en azından bir ev alabilecek durumda olmam gerekir diyorum.
Etrafımda kimse böyle düşünmüyor, kendine zor bakan insanlar çocuk yapıp duruyor ve bunun çok güzel bir duygu olduğunu söylüyor tamam annelik güzeldir de o çocuğu böyle sıkıntılar çekeceği bir hayata getirmek haksızlık değil mi?
Ve çok büyük bir sorumluluk beni biraz da korkutan bu.
0
mutekebbir
(12.06.17)
İstiyorum.

Bir sağlık sorunun var mı yok mu diye merak ediyor olabilirler. Üremek, canlıların ortak özelliklerinden biri. Böylesine bir temel bir şeyin insanların dikkatini çekmesi çok normal. Çocukları herkes sevmeyebilir ama çocuk bir yatırımdır aslında. Dünya için, ülke için bir şanstır. Anne ve baba için de bir şanstır. Çocuk olunca yalnız kalmazsın. İki yaşındaki bebek bile yalnız kalmanı engeller. Çocuklar büyüyünce ailelerine destek olurlar. Yaşlandıkları zaman bakacak kimsesi olmayan bir sürü insan var. Bunlar basit gibi görünüyor ama hepsi hayatın gerçekleri.
0
dissendium
(12.06.17)
Ben de istemiyorum hiç. Hatta bağlatmayı bile düşündüm ne varsa. Yakınlarımda herkes karsı çıkıyor. Sevecek birini buldugumda isteyecegımı düşünüyor. Halbuki böyle değil. Zaten kimse için cocuk yapmam.Hele bir erkek için asla. Bir kadın olarak maddi ve manevi gücüm yeterliyse çocuk düşünürüm ancak. Ne yazık kı erkekler genelde yaparken olayın içinde olmaya bayılıyorlar,sonrası foss.Sorumluluklar hep kadınların üzerinde. Boşanmış bir sürü tanıdıgım var, hepsi zor durumda. Yeni ilişkilerini de baya etkiliyor çocuk olayı.
Gelecekte cocuk sahibi oldugum kişiden ayrılırsam daha sonra bu yüzden sıkıntı da çekmek istemiyorum. Çocuga harcayacagıım parayı,gezilere yatırmak tercihim.Fikrim de yüzde bin beş yüz değişmicek
0
maria puder
(12.06.17)
bu soru daha 1000 sene falan sorulacak sanırım. çocuk sahibi olmak istemeyen ve "neden istemiyorsun" diyenleri anlamayan kadın... yahu istemiyorsanız istemiyorsunuzdur, bırakın ne düşünüyorlarsa düşünsünler. istemiyorum diye kestirip atacaksınız.

ben kararsızım. çocuk süper bir şey bence ama korkunç büyük bir sorumluluk. gözüm yemez gibi geliyor.
0
der meister
(12.06.17)
İnsanın en temel içgüdüsü üremektir. Sen bu en temel içgüdüye karşı çıkıyorsan tuhaf karşılanmanı tuhaf karşılamaman lazım. O kadar üst insanım ki varoluş amacımı bırakıp çocuk sahibi olmak istemiyorum diyenlere gülüyorum ben mesela.
0
devilred
(12.06.17)
çocuk sahibi olmak, anne olmak istiyorum.
ama mutluluk kaynağı olduğu için değil.
mutlu olmak için çocuk yapmak, dünyada yapılabilecek en büyük yanlışlardan biri.
ve insanlar bunu sürekli yapmaya devam ederek, çocuklarına da yazık ediyorlar.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
ben istiyorum ilerde bir gun. su an icin kendimi ebeveyn olacak kadar birikimli biri olarak gormuyorum, daha cok kendimle ilgilenmeliyim simdilik. ayrica belirli sartlarin da olusmasi gerek.


istemeyene de neden istemiyorsun demem; sorumluluk istemiyordur, kendini yeterli gormuyordur, her ne kadar klise de olsa dunyanin bir 40 sene sonraki halini gozunde canlandiramiyordur vs vs.

cocuk istemiyorum diyene sasirmak sadece bizim milletimize ozgu bir sey degil ama, alismak gerek.
0
fraise
(12.06.17)
Ben erkegim. Istemiyorum cocuk. Madden ve manen hele su sartlarda su ulkede istemedigim bir sorumluluk. Benim o cocuga karsi sorumluluklarim var. Nasi hayatini madden ve manen garanti edebileceksin. Ne kazaniyorsun. Nerede yasiyorsun. Sen baba olma nitelginde misin. Hayir.
0
brad pitt
(12.06.17)
@mutekebbir Sadece küçüklüğümden beri anne olayım, bebeklerimle ilgileneyim gibi bir düşüncem olmadı hiç. Çocukları seviyorum ama bana ait olmadıkları sürece. Bu konuda çok haklısınız, miniklerin hiç suçu yok, gelecekleri için yeterli koşullar sağlanmadan çocuk sahibi olmak büyük bencillik ve haksızlık.
@dissendium sağlık sorunu olayını düşünmemiştim. Siz de olumlu taraftan bakmışsınız konuya. Her çocuk bir yetişkine dönüştüğünde ailesine destek olmuyor, tamamen bireysel bir hayat yaşamak isteyenler de oluyor.
@maria puder Bana da gerçekten doğru kişiyle karşılaştığımda isteyeceğimi söylüyorlar. Siz de gerekli koşullar sağlandığında çocuk düşünüyorsunuz anlaşılan.
@der meister ben bu konuda netim zaten ama gerçekten kaçırdığım bir şey olmasını istemiyorum. O yüzden farklı görüşlere ihtiyacım var. Çocuk isteyen herkesin gerekçeleri hemen hemen aynı gibi, o yüzden bir de burada yorumları almak istedim.
@devilred fikirlerinize saygı duymakla beraber, üst insanlık gibi bir iddiam olmadığını belirtmek isterim.
@blatta hiberna siz bilinçli bir anne olacaksınız,buna inanıyorum.
@vegas, @fraise @brad pitt gerekli şartlar sağlandığında bu fikre olumlu bakıyorsunuz.
0
🌸Selektivite
(12.06.17)
İstemiyorum. Ya ne gerek var ayak bağına falan? Annem torun göremez diye üzülür en fazla, kimsenin ne diyeceğimi de s. değil zaten. Çok isteyen kendisi +1 yapsın benim yerime.
0
doxanikee
(12.06.17)
Hayir sartlar saglandiginda olumlu bakmiyorum. Zaten o sartlarin saglanmasi da mumkun degil ki. Ben istemiyorum her seyden bagimsiz. Sahsen ben istemiyorum.
0
brad pitt
(12.06.17)
O kadar üst insanım ki varoluş amacımı bırakıp çocuk sahibi olmak istemiyorum.
Ülke, ekonomi, dünya kalabalığı falan gibi bir sürü rasyonelleştirme yapabilirim ama yok, çoğalmak yönünde bir istek yok bende.
0
kobuzchu kiz
(12.06.17)
anne baba olmak konusuna çok fazla anlam yüklendiğini düşünüyorum. ozellikle ebeveyn olmak istemeyenler bu konuyu gereksiz fazla onemsiyorlar. Çocuk dünyaya getirmek istememek gayet doğal. Evrimsel açıdan üremek bundan daha doğal.
Ben hayata zevkler ve deneyimler çerçevesinden baktığım için doğurmak ve o hissi tatmak isterim.
Bu dünyaya çocuk mu getirilir, zaten nüfus çok fazla doğal kaynaklar tükeniyor vb. bahaneleri garip buluyorum. çünkü devasa petrol sirketleri dunyayi mahvederken bunu cocuk dogurmayak protesta etmeyi mantikli bulmuyorum. maksimum 50 sene sonra artık bu dünyada olmayacağım için çok da umrumda değil. senin çocuğun sana benim çocuğum bana.
0
betsy
(12.06.17)
Çocukları oldum olası sevmedim. Hiç sevimli bulmadım. Bana göre çocuklar gürültücü ve bencil canlılar. Sana bağımlılar ve çok büyük bir çoğunluğu nankör oluyor.

Anne baba isen elini kolunu bağlıyorlar. Yapmak istediğin hiçbir şeyi yapamıyorsun, tüm hayatını çocuklarının istek ve ihtiyaçlarına göre şekillendirmek zorundasın. Uyku saati, mama saati, okul saati, zırt saati pırt saati... Atacağın her adımda ona ne olacak diye düşünmek zorundasın. Hasta olur mu? Yaygarayı basar mı? Çocuğu kime bıraksam? Arkadaşlarla kahve içmeye gitsem başına bir şey gelir mi?

Çoğu çocuklu kadın uzun bir banyo yapmayı bile özlemiş. Eşleri sağ olsun çocukları ile çok ilgililer(!)

Kısacası çocuk Türk toplumunda bir kadın için hayatının bir anda 180 derece değişmesi demek. Ve en acısı da bütün gençliğini bu çocuk için feda ettiğinde onun da kendi kanatlarıyla uçup gitmesi. Çoğu bir teşekkür bile etmez. Nankörlük eder.

Çocuk yatırım değildir, peki kabül ancak bu şekilde bir canlı için tüm ömrünü feda etmek bana çok korkunç görünüyor. Hatta hayattaki en büyük korkum çocuk sahibi olmak diyebilirim. Benim tek istediğim sessizlik ve huzur. Ayrıca başına buyruk bir yaşam. Kimse bana bağımlı olmasın, ben de kimseye olmayayım istiyorum ama insanlar rahat bırakmıyorlar. Tavşan gibi ürüyorlar ve senden de aynısını bekliyorlar.

Ben artık insanlara kendimi açıklamaya uğraşmıyorum. Çocuk sahibi olma bahsi açılınca sessiz kalıyorum, yorum yapmıyorum çünkü nedenlerimi her seferinde sayacak takatim yok. Saysam bile anlamazlar, uzaylı görmüş gibi bakarlar. Sana da aynısını tavsiye ederim.
0
i m cool with that
(12.06.17)
10 dk sevisiyorsun cocuk oluyor. Asil amac cocuksa 3 dk.da da halledilirken anne baba olmaya bu kadar anlam nasil yukleniyor merak ediyorum. Bir de kadin calisiyor erkek calisiyor cocugu hftasonlari goruyorlar. Daha da kotusu erkek calisiyor kadin tun gun evde ve hayati cocuk bakmakla geciyor. Cocuk da zaten mahalle mektebine godiyor 15 yasinda McDonalds ve benzerlerinde calisiyor. Aptal bir bolum okuyor. Kendine topluma bir faydasi olmuyor. Boyle kitleler yetisiyor. Yani daha ne cocuk isteyesin. Cok israr eden olursa soyle onlar bakacaksa evlat edinebilirsin. Zaten 2 cocugun varsa 3.yu isterler. 3 varsa 4.yu...
0
Traveller
(12.06.17)
Kararim degismicek, hic bir kosulda cocuk istemiyorum.Yazimdan bu cikmasi lazimdi:)Bir cok anne pisman ayrica.
0
maria puder
(12.06.17)
istemiyorum, mantıklı gelmiyor mevcut şartlarda. hormonlarım da kabarmadı, ''baba ol baba ol'' demiyor :)

maddi olarak iyi olmak lazım, iyi çevrede iyi bir eğitimle yetiştirmek lazım vs vs. ki bunlar olsa bile çocuk yapıp ayak bağı neden edineyim ki kendime diye düşünüyorum. üreme içgüdüm yok be ciddi ciddi :)
0
soft
(12.06.17)
Ayrı ayrı cevap yazamadıklarım da dahil, görüşleriniz için teşekkür ederim (:
0
🌸Selektivite
(12.06.17)
anne baba olmak evet mutluluklarin en güzelidir. hele dogum anina sahit olmak ermek icin yeterlidir. ömründe bu tecrübenin kiyisindan bile gecmemis insanlarin agiz dolusu laflar etmesi onlar adina üzücü. ki cogu günün birinde o laflari tek tek yutacaklar.

bence yasami anlamli kilan sey, ister senin geninden olsun, ister baskasinin geninden(evlatlik) bir cocugu yetistirip, iyi bir insan yapmak.

elbette bilincli, anne ve babanin birbirlerine destek olarak, bol bol okuyup, destek alarak anne baba olmak cok önemli.
0
ingenieur und musiker
(12.06.17)
Çocuk sahibi olmak istemiyorum. Bir kaç kez aile, arkadaş ya da başka ortamlarda konusu açılıp bunu söylediğimde sanki çok garip bir şey söylemişim gibi "aaa nasıl istemezsin, olur mu öyle şey" falan diyorlar. sanki herkes default olarak çocuk yapma isteğiyle yanıp tutuşmalıymış gibi düşünüyor insanlar genelde. yok evlenince istersin, yok ilerde fikrin değişir vs diyerek ikna etmeye çalışıyorlar bir de. hormonlar ya da başka bir sebeple fikrimin değişeceğini pek zannetmiyorum.

zaten çocuk sahibi olanlar da, bilinçsiz bir şekilde çocuğun geleceğini hiç düşünmeden tamamen bencil amaçlarla çocuk sahibi oluyor genelde. ilerde bana baksın, canımız sıkılmasın, evde ses olsun vs. çok saçma bence, çocuk sahibi olunduğunda ona iyi bir gelecek sağlayıp onu en iyi şekilde yetiştirmek gerekir. ilerde o çocuğun kendi ayrı hayatı olacak, belki başka bir ülkede yaşayacak ve yaşlanınca bakılmayı bırak göremeyeceksin bile.
0
nesenbilneben
(12.06.17)
Hiç kimse sizin hayatına karışamaz. Zorla sizi anne-baba yapacakları yok.

Ancak erkekler ve kadınlar için en ideal anne-baba olma yaşı 25-30 yaşları arası. Bundan sonra da tabii ki anne-baba olunabilir, ancak pek çok açıdan işler zorlaşıyor. İnsanlar da muhtemelen kendi tecrübelerinden faydalanarak, sonradan kararınızı değiştirirseniz, sizin için zor olur diye uyarıyor.

İyi düşünülmesi gereken bir karar bu. Yine de istemem derseniz kim ne diyebilir...


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.06.17)
Kendim ve sevgilim gibi birini yetiştirmek istiyorum aslında. Ne bileyim doğa seven hayvan seven duyarlı insanların sayısını arttırabilsem keşke diyorum.

Ama bu ülkede çocuğum olsun istemiyorum. Bir kere onu devlet okuluna gönderemem, liseye hatta üniversiteye kadar iyi eğitim alabileceği bir okula gönderebilecek maddi seviyeye ulaşmadan zaten düşünemem. Ulaşsam, oğlumun askerlik yapmasını istemem. Kızımın her gün benim gibi taciz korkusuyla yaşamasını istemem.

Amaan... imkanlar el verse isterim evet. Ama bilmiyorum Altan bilemiyorum
0
mutlusismankedi2015
(13.06.17)
Kadınım ve en azından şimdilik çocuk istemiyorum. 'Belki bir gün ister miyim ki' diye düşünüyorum ama gerçekten hiç ama hiç içimden gelmiyor. Hatta bununla ilgili kaç yıl önce 'Şu çocuk ve nesli devam ettirme geni nerede' benzeri bir duyuru açmışlığım da var. Yok, gelmiyor içimden. Hani, 'Çocuklar ne güzel'ci bir doğam da yok, çocukları sevmiyorum hiç, sevimli bulamıyorum. 25 yaş civarına kadar 'Neden sevemiyorum' diye çok üzülüyordum. Bebek fotoğrafları bana sevimli değil, çoğunlukla çirkin geliyor. Bebek kokusundan da hoşlaşmıyorum. Bir iki arkadaş çocuğu istisnası var ama onun dışında çocuk görünce mutlu olmuyorum, hatta huzursuz, gergin oluyorum. Üniversitedeki en yakın iki arkadaşım deli gibi çocuk seven ve bir yerde oturduğumuzda çocukla konuşan, onlarla oynayan insanlardı. Ben bir oynamaya çalışırdım, iki zorlardım, sonra puflayıp yerime otururdum ve çok da üzülürdüm 'Neden sevemiyorum. Onlar nesini seviyor' diye. Sonra kendimi kabul ettim artık, n'apayım. Resmi olarak çocukları sevmediğimi ilan ettim. Kedi-köpek sevmeyen bir insan için ortamda kedi-köpek olması ne ise, benim için de çevre civardaki çocuk öyle. Bu aşırı sakin, içine kapanık, inek ve büyümüş de küçülmüş gibi çocukları seviyorum ama; onlarla konuşup anlaşabiliyorum. Onun dışında anaçlığa sarılmaya çok çalıştım, olmuyor, bulunamıyor bünyede.

Buna 'Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum', 'Ay benden sonra Fetret Devri mi olacak' gibi kalıplar veya bahaneler de bulabilirim, ki çok kolay. Sorumluluk ya da dünyanın hali değil derdim, sorumluluğunu da alabilirim. Sorumluluk almak göbek adım. İstememeyi her türlü mantığa yatırabilirim ama hepsinin ötesinde, içimden gelmiyor. Hamilelik sürecini de yaşamak istemiyorum zaten. Zevk almak için sevişeyim ama korunayım ben; libidoyu inkar etmiyorum sonuçta. Demek ki bir yerden bir üreme isteği var ama çok da üremek istemiyorum galiba. Türümüzü devam ettirmek çok da umrumda değil. Türümüzü çok seviyorum, benim insan arkadaşlarım da var; yine de o devam ettirme içgüdüsünü keşfedemedim henüz. İnsanın soyunun kuruyacak olması içimde bir his oluşturmuyor. Düşünmek değil, doğurudan hissetmekten bahsediyorum ve üzmüyor, sevindirmiyor, mutsuz etmiyor, içimde kocaman bir 'Eeeee? Yani?' oluşturuyor. O içgüdü içimden bir yerlerde ise de kazdım kazdım, çıkmadı. Sağlam derindeymiş. Doğal seleksiyonla elenecek genlerim ve bu da kötü hissettirmiyor. 'İyiymiş' diyorum. Ben hayatta olmadıktan sonra genlerimin hayatta olması çok da fifi geliyor. Çocukta can bulacağıma veya onun varlığıyla varoluşumu sürdüreceğime düz insan olarak inanmıyorum. Bir de zaten bir nihai amaca da inanmıyorum, rassallığa ve tesadüflere inanıyorum.

10 seneye ne olur bilmiyorum. 20 yaşındayken 'İleride fikrin değişir' dediler, değişmedi. Şimdi de 'Kendi çocuğun olursa seversin' diyorlar. Kuzenim 41 yaşında doğurdu çocuğunu ve doğumundan üç gün öncesinde bile hala 'Ben bu çocuğu isteyip istemediğimden emin değilim' diye ağlıyordu, doğurduktan sonra sevmenin ötesinde taptı. Yine de 'Şimdi var olduğu için canımdan ötem, kendimden değerlim ama hiç olmamış olsa, o dönem hamile kalmamış olsam şimdi istemezdim' diyor. Bilmiyorum, belki ben de öyle olurum. Çocuk istemiyorum ama bir gün çocuk istemeyi istiyorum. Geç kalırsam da evlatlık olur ama istemesem de olmaz sanırım. Zaman gösterecek. Şundan 2-3 yıl önce de evlenmek istemiyordum, belki hepsinin sırası vardır. Kısmet.

Ha, bir tek o bebekte sevgilinin bir parçasının olması fikri güzel geliyor. Sevgiliden bir parçanın içeride olması mutluluk veriyor. Bir kadın kalbinin üstünden bir yerden derisini kesip içine sevgilisinin saçını dikmişti 'İçimde onun bir parçası olsun' diye. Böyle bir psikopatlığa gerek yok ama sevgilinin etinden, kemiğinden bir şeyin bedenin içinde olması huzur ve mutluluk verici.
0
aychovsky
(13.06.17)
(11)

Aslında bu hayatta sadece bir kez...

qazaqwsx
Merhaba,Bu hayatta aslında sadece bir sefer gerçekten aşık oluyoruz değil mi?İlk ve aklı başında yaşanan aşktan (yani öğreneğin 10 yaşındayken, 25 yaşındaki komşu kızına/oğlanına olan platonik aşktan bahsetmiyorum) sonra eğer biterse diğerlerinde sanki başka kriterler duygular amaçlar işin içine gi
Merhaba,

Bu hayatta aslında sadece bir sefer gerçekten aşık oluyoruz değil mi?

İlk ve aklı başında yaşanan aşktan (yani öğreneğin 10 yaşındayken, 25 yaşındaki komşu kızına/oğlanına olan platonik aşktan bahsetmiyorum) sonra eğer biterse diğerlerinde sanki başka kriterler duygular amaçlar işin içine giriyor.

O saflık, salaklık, saçma garip ama samimi haller bir daha sanki o ilki gibi olmuyor ya da olmayacakmış gibi..

evet baya klasik bir soru oldu ama böyle sanki bilmiyorum.. Tecrübeleriniz?
0
qazaqwsx
(12.06.17)
aşk her zaman aşktır.
bir kere falan da olmuyor.

şıpsevdi bir insan olmamama rağmen, 31 yaşındayım ve birden fazla kez aşık oldum.

sanırım her yaşta tadı farklı.
ama birbiriyle karşılaştırılabilir olmuyor genelde.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
bence bir kez aşık olmuyoruz ama ilki daha farklı geliyor. çoğu şeyde böyle aslında. ilk deneyim en özeli ve ilginci olur ama en iyisi midir, en güzeli midir dersen orası tartışılır. ben de 2-3 ay öncesine kadar "bi kez aşık oldum bi daha olmam herhalde" diyodum. oldum. aşık mıyım? öyleyim evet. 17 yaşındaki gibi mi? yoo değil. daha farklı oluyor. sonuç olarak karşında farklı bir insan var. sen değişiyorsun, büyüyorsun. kafa yapın değişiyor. karşındaki insanla yaşadıkların, ilişkinin geişimi, hayata bakışın vs. farklılaşıyor. yani aşk diye tanımladığın şey de seninle birlikte farklılaşıyor. insanlar genelde "aşk" dedikleri ilk şeyi yaşayacaklarını düşünüyor her seferinde. yaşamadıklarında da "hmm demek ki bi kez aşık olunuyo" diyolar. yani en azından ben böyle değerlendiriyorum. bence aşık olunur birden fazla kez. neden olunmasın yav.
0
der meister
(12.06.17)
Ben de senin gibi düşünüyorum. Belki bir kere değil daha sonra da aşık olunabilir ama o saflık o koşulsuz aşk bir daha yaşanmaz. Çünkü değişiyorsun sen de o eski sen değilsin karşındakinden bağımsız olarak.
0
pastörizesüt
(12.06.17)
"Belki bir kere değil daha sonra da aşık olunabilir ama o saflık o koşulsuz aşk bir daha yaşanmaz. "

pastorize +1
0
MaNOfTheYear
(12.06.17)
Bir kere olmuyoruz aslinda. Ama yalan soylenip darbe yedikce bir daha ayni saflikla kimseyi sevemiyorsunuz, ne kadar sevgisinden delirseniz de yuzde yuz guvenemiyorsunuz. Bi daha gelmeyen sizden aldiklari saflik yani, ask degil.
0
lallala
(12.06.17)
O saflik/kosulsuz aska inanmiyorum. Saflik dediginiz nedir? Cinsellik olmamasi mi? Yoksa kiskandirmaya calismak, trip atmak vb seylerin olmamasi mi? Eger ikincisiyse her iliskide bunlar yasanmiyor. CinselliksiZlikten bahsediyorsaniz da garip geldi, birbirlerini guzel tamamladiklarini, aska ekledigini dusunuyorum cunku. Ya da gizli gizli bulusmak mi? Ona adrenalin filan deniyor, baska aktivitelerle de o duyguya ulasabiliriz.

Birden cok asik oluruz, birinde guzellige asik olup otekinde zekaya vuruluruz.

Neyse bu konuda hic romantik degilim, ya da cok mu okuzum bilmiyorum ama farkli dusundugum kesin.
0
kuehles blondes
(12.06.17)
blatta hiberna + 1
Her yaşta oluyor ve her yaşta liseli aşık gibi de olunabiliyor. Şartlara bağlı.
0
aychovsky
(12.06.17)
@kuehles dediklerinin hiç biri değil. Saflık derken kastettiğim çocuksu bir şekilde her şeyi o kişinin önüne koyman, her anını onla geçirmek istemen, beraber sonsuza kadar mutlu yaşayacağından aşırı derecede emin olman, kötü hiç bir özelliğini görmemen gibi şeyler. Bütün haftasonumuzu beraber geçirdiğimiz halde aynı yurda gelip odalarımıza çıkınca şu an yanında değilim diye ağladığımı bilirim. Bunun gibi bir duyguyu bir daha asla yaşayacağımı düşünmüyorum.
Bünün dışında zaman geçip olgunlaştıkça ve deneyim edindikçe ilişkiden, sevgiliden beklentiler oluşuyor. Kriter de diyebiliriz buna. Mesela şu an tanıştığım bi insanı aklımdaki birkaç özelliğe göre filtreden geçiririm bunlara uyuyorsa tanımaya çalışırım. Bu şekilde de o şekilde koşulsuz şartsız bir aşk olmasını bekleyemezsin.
0
pastörizesüt
(12.06.17)
@kuehles safliktan kastim, en azindan benimki su: hani sevgilinize tamamen kendinizi acarsiniz, hicbir oyuna girmezsiniz ya, sonra bakarsiniz her tur stratejiye sahip biri almis parmaginda oynatiyor, iste o an safligin gittigi andir. Siz kosulsuz guvenirsiniz cunku hic aldatilmamissinizdir, rol yapmazsiniz cunku size hic yalan soylenmemistir. Peki bir dahaki iliskinde bunlari sorguluyor muyum? Evet. Cunku tecrube dedigimiz nasil yediginiz kaziklarin toplamiysa iliski dedigimiz de bir nevi ustunluk savasi. Ha bunu ogrenmemis olmayi ister miydim, evet. Belki baska turlu bitse iliskiler o guvenme hissi kaybolmayabilirdi ama insanlar elimdeki dursun dedikce oyle olmuyor maalesef.
0
lallala
(12.06.17)
Her yaşta aşık olabilirsiniz. İlk aşkınızın daha saf, daha coşkulu daha yoğun olduğunu düşünmenizin sebebi, o dönemde salgılanan hormon seviyeleriniz. İlk aşık olduğunuzu düşündüğünüz zamanlar, genelde ergenlik dönemine denk gelir. Bu dönemde de vücudunuz, tam olarak bir hormon denizinde yüzer ve hayatınızın hiçbir döneminde de bu ölçekte bir hormon salgılaması olmaz. Dolayısıyla bu dönemde yaşadıklarınızı çok farklı olarak hissedersiniz.

Hayatınızın başka dönemlerinde de, bu sefer edindiğiniz tecrübe, hayat algısı ve entellektüel birikimin etkisiyle aşkı başka bir tatta hissedersiniz. Bu dönemde hissettiğinizi de ergenlikte hissetmenizin imkanı yoktur aslında. Her ikisi de (belki üçü ya da dördü) birbiriyle kıyaslanamaz. Kıyaslanmamalı da.

Nasıl ki beraber olduğumuz tüm kadın ya da erkekler birbirinden farklı kişilerse, farklı tepkileri, farklı karakterleri, farklı sevme biçimleri varsa, aşık olma dönemleri de kendi içinde birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmeli. Biri, buz gibi bir karpuzu yarıp, kaşıkla suyunu üstümüze başımıza akıta akıta, kana kana yemekse, diğeri şık bir restoranda rafine lezzetlerin birbirine karıştığı özenle hazırlanmış bir yemeği yemek. İkisini de birbirine tercih etmek zorunda değiliz. İkisi de güzel, ikisi de lezzetli.
0
thracia
(13.06.17)
Ben de senin gibi düşünüyordum ama 9 yıl aradan sonra yine köpek gibi aşık oldum. Saflık maflık o kadarını bilemeyeceğim. Ben eski saf, masum ben değilim. Şimdi daha bilinçliyim ama aşkın tadı böyle de güzel. Aşk her şekilde güzel.
0
i m cool with that
(13.06.17)
(11)

Sosyal medyada ilişki paylaşımı için ne düşünüyorsunuz?

megerse
Sürekli ilişkisiyle ilgili bir şey paylaşanlar, birbirlerine sürekli yorum yapanlar, her dakikasını gösterenler ve tam tersi hiçbir paylaşımda bulunmayanlar, ilişkisi olduğunu bile anlayamadığınız kişiler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sürekli ilişkisiyle ilgili bir şey paylaşanlar, birbirlerine sürekli yorum yapanlar, her dakikasını gösterenler ve tam tersi hiçbir paylaşımda bulunmayanlar, ilişkisi olduğunu bile anlayamadığınız kişiler hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
megerse
(12.06.17)
yaptıkları paylaşımlar kendilerini bağlar diye düşünüyorum ama hiç paylaşım yapmayan; sevgilisi olup olmadığını anlamadığım kişilere sürekli sevgilisini gözüme sokan kişilerden daha sıcağım. şov sevmem.
0
evde liyakat kalmamis
(12.06.17)
Her dakikayı göstermek gereksiz evet ama beraber fotoğraf atmak normal.
0
gazozailacatmauzmani
(12.06.17)
bir arkadaşım 4 aylık ilişkisi boyunca sürekli story'e ve instagram'a sevgilisiyle beraber çekildiği fotoğrafları paylaşıyordu. tabii anormal bir şekilde neredeyse her gün paylaşım yaptığı için çok gözüme batıyordu. terk edildikten sonra 1 hafta boyunca story'de atarlı giderli aşk sözleri ve geceleri slow şarkılar paylaştı. aradan 2 hafta geçtikten sonra sürekli güldüğü, ''ben eğleniyorum haaa'' modunda fotoğraflarını paylaşmaya başladı. uzun uğraşlar sonucu aradan 1.5 ay geçtikten sonra başka birini buldu. şu an film başa sarıldı.
gelelim ne düşündüğüme.
başkası adına utanmanın zirvesini yaşıyorum ve çok çok eğleniyorum. insanların sıkıcı rutin hayatlarını ve ilişkilerini, böylesine bir istekle, tüm detaylarıyla paylaşılmaya değer görmeleri hoşuma gidiyor. benim gibi düşünen 1-2 arkadaşımla bazen toplandığımızda açıp eğleniyoruz. 2. sınıf amerikan sitcomları izlemekten daha eğlenceli bir aktivite tavsiye ederim.
0
steve rogers
(12.06.17)
Bence çok itici bir şey ama sevgili olmanın gerekliliği gibi. Benim de 7 aylık bir ilişkim var. Kendisiyle fotoğraf atmadım ama deliriyor resmen. En son benden utanıyor musun neden saklıyorsun beni herkesten dedi de gönlü olsun diye story e attım. Arkadaş çevrem de aynı şekilde yaptığımı çok saçma buluyor. Sevgilim olduğu belli olmalıymış. Sevgili bul fotoğraf koy ayrılınca sil sonra bir daha başkasıyla koy bir daha sil rutini çok komik.
0
jazzabel
(12.06.17)
Birakiniz yapsinlar diye dusunuyorum.
0
stavro
(12.06.17)
paylaşımda bulunmamak anormal bana göre.
yani sürekli vıcık vıcık olmak zorunda değil insanlar elbette, ama bir insanın profiline baktığınızda, sevgilisinin kim olduğunu görmek için dakikalarca dolaşıyorsanız, bu doğru değil.

yeri gelir geyik yaparsın, yeri gelir sırnaşırsın, fotoğraflar paylaşırsın vs.
ama "ortalıkta" olmak önemli bence.

zaten ilişkide sürekli diyalog olmalı.
sosyal medya da sürekli bulunulan mecralardan biri olduğu için sosyal medyadaki diyalogun zayıflığı, normalde de bir mesafe, soğukluk ya da en azından bir eksiklik anlamına gelir bence.
ki sosyal medyada çok aktif değilim, instagramım bile yok.
ona rağmen böyle düşünüyorum.

insanların ilişkileriyle ilgili yaptıkları paylaşımlardan da rahatsız olmam, tam tersine bazı fotoğraflara falan bayılıyorum.
aşık insan görmenin nesi rahatsız edici olabilir ki?
tabii gösteriş için yapılınca biraz gülünç olabilir, o ayrı.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
laçkalaşmadığı müddetçe fitim ama allahın her günü de paylaşım yapılmaz ki ya. bir şeyleri kimselere ispatlamak zorunda değilsiniz. ama ne yazık ki laçkalaşıyor.

bu durumla ilgili en güzel karikatürü de paylaşayım.

2.bp.blogspot.com
0
blue eyes white dragon
(12.06.17)
ben uçan sineğe bile "ÖYLE UÇULUR MU İTOVLİT" diye bağırıp kızabilecek kadar uyuz bir herifim. gelgelelim sosyal medya hesaplarına yapılan bu eleştirileri anlamlandıramıyorum. abi komik ve eğreti geliyor olabilir ama sonuçta onun kişisel hesabı o. ne paylaşmak istiyorsa, ne paylaşınca iyi hissedecekse onu paylaşır. ben de ulusa sesleniyorum bazen facebook'ta. 150 arkadaşım bile yok ama "neden komünizme ihtiyacımız var" deyip altı kitaplık yazı yazıyorum. beğenmeyen "sie oç" diye yorum yazıyor, kimisi gönderilerimi engelliyor yani olması gereken bu değil mi?

ben de ilişkisini, çocuğunu vs. insanların gözüne sokanları biraz dingil ve çiğ buluyorum ama sonuç olarak bu onların hesabı ve onlar böyle yapmak istiyor. sevmiyorsam gönderilerini görmemeyi tercih ediyorum, bana ne.
0
der meister
(12.06.17)
Hicbir paylasimda bulunmayan insan ozwlini sakliypr filan degil yeni akternatifler pesindedir. Evdeki sevgili beklesin ama kizlar beni bekar sansin. Ha bunlarin amsalak olup senelerce kiz arkadaslarimla prensip geregi fotograf cektirmiyorum deyip sizden ayrilmadan bulduklariyla boy boy fotograflari olup boy boy paylasan serefsiz modelleri de vardir, bakarsiniz cektirmeyen adam instagramina bile koyar olmus bunlari. Koymayan adam o yuzden privacy diye gelmesşn bana, ortamlarda bekar takiliyordur, baska da bir amaci yoktur.
0
lallala
(12.06.17)
Sosyal medyadan ilişkimle ilgili hiçbir şey paylaşmıyorum. Sevmediğimden değil, sakladığımdan değil, alternatifleri yolarım. Facebook'un benim için o kadar "kişisel" de değil. Linkedin'in gevşeği gibi. Patronuma söylemeyeceğim veya göstermeyeceğim bir şeyi Facebook'ta yayınlamam. Her türlü iş arkadaşım ve akrabam ekli ve resmi bir şey olmadığı sürece paylaşmam. Ha sevgiliyi eklerim, beğenirim ve laf atarım duruma göre, sadece arkadaşlara açık olsa ya da yakın aileye açık olsa yine gösteririm ama 10 yılda iki kere gördüğüm hala, idare amiri Necati Bey, eski ve yeni öğrenciler, eski ve yeni patronlar, vb'ye karşı özel hayatımı açmak istemiyorum. Ha evlensem "Evlendim" derim, ötesinde yine paylaşacağımı düşünmüyorum, taş çatlasın bir iki foto olur. 10 yıl olmuştur herhalde hesabı açalı, hesabı açtığımda birlikre olduğum kişi ile yıllar yıllar süren bir beraberliğim de oldu. İlişki durumunu değiştirmedim ya da fotoğrafımızı koymadım hiç. Şimdi de koymuyorum. Zaten ilgili yakın çevre kiminle ilişkide olduğunu biliyor. İlgisiz yakın çevre de her şeyimi bilmeyiversin. Instagram'ım yok zaten.

Sürekli sevgili ile paylaşımlar yapan kişi hakkında da bir şey düşünmüyorum. Arada güzel fotoğraf görürsem beğenirim.
0
aychovsky
(12.06.17)
Yine aycho+1 (Aycho evlenelim mi?)
Ek olarak, sürekli çok aşığız çok mutluyuz çok geziyoruz çok gülüyoruz ÇOK AŞIĞIZ DEMİŞ MİYDİM diye gözümüze sokanların gerçekten mutlu olduklarına inanasım gelmiyor, IRL eksiklerini sosyal medyada kapatmaya çalışıyorlar sanki.
Ha arada eşinin doğum günü için çok tatlı not yazıp kutlayan, ara sıra bir tatil fotoğrafı, bir eğlence fotoğrafı koyan çiftler var. Onlar benim canım. <3
0
kobuzchu kiz
(12.06.17)
(8)

Eski sevgilinizin en yakın arkadaşıyla ilişki yaşadınız mı ?

iwasbornonamountainside
Erkek/kız arkadaşınızla veya eşinizle ilişkiniz tamamen bitti diyelim. Bundan bir süre sonra onun en yakın arkadaşlarından biriyle kısa veya uzun süreli bir ilişki yaşadınız mı ? Yaşadıysanız bu durumun eksileri ve artıları nelerdir, eğer iki taraf ta birbirinden hoşlandığı halde bu bir ilişkiye dön
Erkek/kız arkadaşınızla veya eşinizle ilişkiniz tamamen bitti diyelim. Bundan bir süre sonra onun en yakın arkadaşlarından biriyle kısa veya uzun süreli bir ilişki yaşadınız mı ? Yaşadıysanız bu durumun eksileri ve artıları nelerdir, eğer iki taraf ta birbirinden hoşlandığı halde bu bir ilişkiye dönmediyse bunun sebepleri nelerdi ?
0
iwasbornonamountainside
(12.06.17)
Yaşadım. Zaten uzun zamandır hoşlanıyordum kendisinden (sırf dış görünüşünden dolayı beğeniyordum yani hoşlanma demeyelim) ama merhaba nasılsın dışında konuşmamıştık bile. Ben kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonra erkekler arasındaki bi muhabbetin kızın kulağına gitmesiyle ortaya çıktı kızın hakkında düşündüklerim. Özel bir artısı ya da eksisi yoktu, zaten çok uzun sürmedi. Oldukça farklıymışız. Bi kaç kez dışarda buluştuk, bi kaç kez de yüzeysel bi cinsel münasebet.
0
norek
(12.06.17)
yaşamadım, çok şükür.

bu dünyada kadın erkek ilişkilerine dair çok şeye karşı esnek ve açığım, ama sevgililerin yakın arkadaşları, yakın arkadaşların sevgilileri gibi konular bana çok büyük yanlış gibi gelir her zaman.
fantezisi bile doğru değil, o derece.

olur da, hakikaten önüne geçemez, aşık olursun falan...
böyle filmlerdeki gibi bir kenara atılamayacak bir aşktır, o zaman herkesi kaybetmeyi göze alarak bir şeyler yaşanır.
sonuçta hepimiz insanız, çok da kınamak, dışlamak doğru değil.

ama yani "ayy mehmet de çok hoş çucuk ya" tarzında, olsa da olur, olmasa da olur ilişkiler için hiç doğru bir şey değil.
ayıp yahu, olmaz.
dost dediğin, insana bazen annesinden babasından daha sadık, yakın olur.
bütün güveni sarsacak bir şey.

allah büyük konuşturmasın tabii.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
Sevgililerin yakın arkadaşları, ya da arkadaşların sevgilileri gibi konular neden bu kadar büyük yanlış oluyor anlayamadım. Neticede ilişki bitmiş, herkes yoluna gitmiş, olaysız dağılıp evlere dönülmüş. Sorun nerede?

İnsanlar ilişki yaşadığında birbirlerini mühürlemiş, damgalamış mı oluyor? Örneğin eski sevgilinin yakın arkadaşı ile bir ilişki yaşamaktan neden çekiniyoruz? Çünkü onlar yakın arkadaşlar ve bunu kaldıramaz da araları bozulur diye mi? Eğer bitmiş gitmiş bir ilişkinin ardından bile hala sahiplenmeler yaşanıyor ve bu sorun ediliyorsa bunun adı bencilliktir. Asıl bu bencilliğe hürmet edip buna sadakat, dostluk demek yanlış. Dost dediğin, senin mutlu olmanı isteyen, senin mutlu olma ihtimallerini destekleyen kişidir. Kendi bencilliği için bitmiş gitmiş bir ilişkinin ardından o benimdi, ona dokunman doğru değil diye kibirlenen kişiye dost denmez.
0
thracia
(13.06.17)
Hayır yaşamadım.

Aynı şey değil ama elime bir kez şöyle bir fırsat geçti, en yakın arkadaşımın hoşlandığı kişi beni seviyordu. Ben de ona karşı boş değildim ama arkadaşıma ayıp olur diye duygularımı belli etmedim. Sonuç olarak birlikte olamadık o kişi ile.

Şimdi düşünüyorum da çok yazık oldu. Şimdiki aklım olsa kimse umrumda olmazdı. Seviyorsam sonuna kadar giderdim, gözüm başka kimseyi görmezdi.
0
i m cool with that
(13.06.17)
Ben yaşamadım ama benim çok yakın arkadaşım farkında olmadan 10 küsur yıl öncesinde, ergenken çok aşık olduğum biri ile birlikte olmaya başlamıştı. Sonradan konuşurken aynı kişi olduğunu anladık, arkadaşımı o zaman tanımıyordun ve haberi yoktu. İlk seferinde garip geldi ama sonrasında zaten sallamadım. Onlar evlendiler ve iki çocukları oldu, ara ara da görüşürüz. Bir alevlenme falan olmadığı gibi, ilk anda o dönemki sevgilime "Amanın, iyi ki olmamış bir şey, iyi ki sen olmuşsun" dediğim olmuştur. Sonrasında zaten iyice "enişte mode on" oldu.

Daha ötesi başıma gelmedi ama iki tarafı üzmedikçe, acıları geçtiyse ve hayattlarına devam ettilerse bir sakınca görmüyorum. Benim anlaşamamış olmam onların güzel bir çift olmayacağı anlamına gelmez. Onları bu şanstan mahrum etmek istemem. En azından deneyip görsünler, içlerinde kalmasın. Öyle bir durumda ilk anda garip olsa bile, aorun olmaz benim için.
0
aychovsky
(14.06.17)
yaşadım ve geç de olsa emin olmadan öylesine yaşanmaması gerektiğini düşünüyorum.

en yakın arkadaş olmamasına rağmen keşke yaşamasaymışım diyorum, çok gereksizdi bence.
0
yaraticinick
(14.06.17)
Cevaplar için herkese teşekkür ederim. Ben de blatta hiberna gibi düşünüyorum.

Somut bir örnek olması açısından @fleur du mal nickli kullanıcının yazdığı duyuruyu şuraya bırakmak istiyorum.

webcache.googleusercontent.com
0
🌸iwasbornonamountainside
(14.06.17)
Ben de merak ediyordum bunu. Arkadaşım bir çocukla takılıyordu, ona göre sevgililermiş, çocuğa göre fuckbodymiş falan. Neyse bu çocuk bu kızın arkadaşıyla sevgili olup onu bıraktı, sonra bana yazmaya başladı.

Birkaç kere arkadaş olarak görüştüm, sonra aynı şey başıma gelince yaptığımın hoş olmadığını anladım. Bkz: Brocode.
0
geçerkenugradım
(18.06.17)
(4)

Ev yapimi dogumgunu pastasi

balpolen
Arkadasimin dogumgunu, pastasini ben yapmak istiyorum. Tarif oneriniz var mi?
Arkadasimin dogumgunu, pastasini ben yapmak istiyorum. Tarif oneriniz var mi?
0
balpolen
(12.06.17)
İngilizceniz varsa, pasta konusunda martha stewart diyorum.

www.marthastewart.com
0
blatta hiberna
(12.06.17)
yapması kolay, çok tarif bulursun ancak sakın unutma;
kekin arasına ne zaman krema koyarsan koy, 10-15 dk buzlukta bekletmeyi unutma. her katı döşedikten sonra buzluğa koy. böyle yapmazsan kenarlardan taşan, cıvık bir pastan olur.
0
cliquot
(12.06.17)
Kedi diliyle yaparsan baya kolay oluyor ama ıslatmayı unutma
0
anarsika
(12.06.17)
butik pastacılar var onlardan al ben yaptım de işte. ne uğraşıyon ki...
0
joooper
(12.06.17)
(12)

umutlu musunuz?

runagain
iş, aşk, para, memleket meselelerinde... "iyi olacak" diyorum ben hep. biter mi bu saçmalıklar, güzel günler görür müyüz çocuklar?
iş, aşk, para, memleket meselelerinde... "iyi olacak" diyorum ben hep.

biter mi bu saçmalıklar, güzel günler görür müyüz çocuklar?
0
runagain
(12.06.17)
Görmeyiz. Her şeyin kötüye gitmek gibi bir huyu var.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(12.06.17)
iş, aşk, para konusunda umutluyum. memleket konusunda ise tam tersi karanlığım. içim şişti artık karamsarlıktan.
0
olkol
(12.06.17)
hiçbir şey aynı kalmaz.
o yüzden her zaman umut vardır.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
Ya hem de nasıl. Ama bence bu sadece umut değil. Mesela ben işlerimi çok iyi planlıyorum ve geçmişten ders çıkarıyorum. Dolayısıyla gelecek için daha iyi işler çıkaracağımı biliyorum. Bu çıkarımı yapabildiğim için gelecekten umutluyum.
Diğer yandan; hayatta saçmalıklar bitmez. Mutlu olmasını öğrenebilmek lazım. Güzel bi yemek yapmak, hoş biriyle tanışmak, tanıdık bi yüzle selamlaşmak, mahalledeki çocuklarla oynamak, arkadaşlarla derin bi sohbete dalmak, komik bi şaka duymak, yeni bi diziye başlamak, aylar sonra bisiklete binmek, yoldaki kediyi sevmek, hareketli bi şarkıya denk gelmek... Bunlar oluyorken mutsuz olunmaz. Unutma ki her şeyin çaresi var. Baktığın yerde pozitif olan ne varsa onu görmesini bilmen lazım. Yok mu sözlükte ya da burada sebepsiz yere kanının ısındığı birisi? Mesaj at hemen şimdi. Birilerini mutlu et, onlar da seni mutlu edecekler.
Hayat bu kadar güzelken de umut bitmez.
0
norek
(12.06.17)
umut şu an en çok ihtiyacım olan şey. en küçük kırıntıya bilee sevinecek durumdayım.
0
[GODDARD]
(12.06.17)
hayır. beklentin düşecek, alışacaksın. başka şekillerde mutlu olacaksın. her şeyde başarılı olabilen azınlıkta değilsen. ki onların da başka türlü sorunları, aşması gereken engelleri olabiliyor. tavsiyem, fazla ciddiye alma hayatı ve olanları. olabildiğince sinirlerini bozmadan. geçinmeye bak.
0
degilim
(12.06.17)
Bir umuttur yaşatan insanı.
Güzel günler görme umudumuz olmasa, yaşamın ne çekilir yanı kalır?
0
diffarentiationation
(12.06.17)
Tabi ki değiliz :)
0
gkct
(12.06.17)
Hayır.
0
i m cool with that
(12.06.17)
artık umutlanmamam gerektiğini düşünüyorum çünkü umut olunca sorumluluğu ona yükleyip hiçbir şey yapmıyorum. sadece belirsizlik var şu anda.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(12.06.17)
0
soulforge d
(12.06.17)
bitmez. umutlu değilim.
0
nick konusunda kararsizim
(12.06.17)
(11)

Hayat çok boka gittiğinde ne yapıyorduk?

sargeras
Genç yaşta keder sahibi oldum. Bayağı kötü durumdayım, sizin başınıza geldi mi kötü şeyler? Nasıl atlattınız?İyi günler hepibize.
Genç yaşta keder sahibi oldum. Bayağı kötü durumdayım, sizin başınıza geldi mi kötü şeyler? Nasıl atlattınız?

İyi günler hepibize.
0
sargeras
(11.06.17)
önce bi' duruyoruz; ruhumuzun bize yetişmesini bekliyoruz. Bu sırada çokca uyuyoruz, çokca koşuyoruz, çokca okuyoruz. sonra böyle bi' zaman geliyor, mesela susadığımızı filan farkedebildiğimiz anda, yani aklımızı tekrardan yavaş yavaş kullanabildiğimizi farkettiğimizde ; elimizde kalanlarla birlikte neler yapabileceğimize bakıyoruz. Elimizdekileri yazıyoruz bi' tahtaya, sonra bunlarla neler yapılabilir acaba diyor ve kendimize yeni yol haritamızı çiziyoruz.

Yani, tabiri caizse yeniden başlıyoruz. Sürekli hemde, herseferinde daha da azalarak. Sonra bi' yerden sonra yani; rutine biniyor. dertler toplumsal sıradanlık çizgisine oturuyor, bunun bi' diyagramı var. O saatten sonra da para kazanıp, etrafımızı mutlu etmeye çalışıyoruz, sonrası sonrası sessizlik işte.
0
mete kudur
(11.06.17)
önce duruyoruz.
olaya dışarıdan bakıyoruz.
sorun neyse, onu benliğimizin parçası haline getirmiyoruz.

içimize dönüyoruz, sorunlarımızı, travmalarımızı çözüyoruz.

merkezimizde kalmayı ve dış etkenlerden minimum seviyede etkilenmeyi öğreniyoruz.
hayatı olduğu haliyle kabul ediyoruz, kızıp, küsmüyoruz.
ama içimizde birikmiş öfke, üzüntü vb. varsa, önce bunları boşaltıyoruz.
0
blatta hiberna
(11.06.17)
mete kudur +1
öfkesini dışarı atamayan bir insansanız ağlamak ve lustral de baya yardımcı oluyor. ha bir de uyumak. bence sorunları çözecek gücü bulana kadar fırsat varsa insanın kendisini dinlemesi ve dinlenmesi en iyisi.
0
amugochi
(11.06.17)
atlatamıyorsun, sadece alışıyorsun... bu laftan nefret ediyorum ama tek çare zaman. ölüme bile zamanla alışıyor insan
0
part time pollyanna
(11.06.17)
Geldi. Çokça... hâlâ da bitmedi, gelmeye devam ediyor.

Soyle bir durmaya, uyumaya falan vakit yok cok. Depresyonunu bile yasayamiyorsun.

Nasil mucadele ediyorum? Bazen kulac atıyorum, kurek çekiyorum... bazen de akintiya birakiyorum kendimi.
0
runagain
(11.06.17)
hayatımın her konuda pisliğe battığı bir dönem vardı. dönem diyorum, çünkü 3 adet birbiriyle bağlantılı girift bir sergüzeşte girmiştim(öeh) uzak da değil öyle. 1,5 yıl öncesi falan. tam bir kasvetli sanat filmi sahnesiydi hatta.

kendimi uykuya verdim, zamansız ve yersizce ağladım, kimseyi dinlemedim, inatlaştım derken en sonunda beynimin üzerindeki perde kalktı ve psikiyatriste gittim. dedim bana masal anlatma hoca, bana ağlatmayıcı bir ilaç ver (bunun biraz daha kibarını dedim)

Neyse bu ilaçlı süre zarfında kendimi telkin ettim bolca (nasıl oluyorsa) düşünce tarzımı değiştirdim kendimce yine. Sonra bir baktım ki o sıkıntılı 3 olayın birini artık az takıyorum, biri benden bağımsız şekilde düzeldi, diğeri için de beklemedeyim. En azından neşeli halime kavuştum. Böyle yazmamın sebebi de belki azıcık da olsa bir destek Alman gerekiyordur. Zaten bir zaman sonra duyarsızlaşacağın ya da kendiliğinden düzelecek şeyler için o zaman gelene kadar en azından mutsuzlukla değil de farkındalıklar neblim aydınlanmayla filan geçir. Nasılsa bir şekilde oyalanıyor insan
0
fallopian
(11.06.17)
Yaklaşık bir senedir sağlık sorunlarımla uğraşıyorum. Bu sürenin beni her anlamda ne kadar geri götürdüğünü kelimelerle anlatamam. İnsanın kendisinin ve sevdiklerinin sağlığı yerindeyse kendine dert edinmesini anlamsız buluyorum. Sağlık varsa her şey halledilebilir, çok takmamak lazım.
0
devilred
(11.06.17)
Genc yasta oldugun icin keder olur zaten. 30-35 gibi anliyosun ki hersey geciyor. Nereden nereye geldim, o zamanlar buraya gelecegimi hic dusunemezdim diyorsun. Ama gencken ve olaylari yasarken hic gecmez gibi gorunuyor. Bu dunyada milyarlarca insan var, milyonlarcasinin acimasiz dertleri var. ama onlarin bile umudu var. cunku hayat oyle ki, herseyin degismesi yillar alabiliyor ama bir anda hersey bambaska oluyor.
Bana da gencken boyle nasihat ederlerdi, dinlemezdim, karalar baglardim. O yuzden biliyorum cok takmiyacaksin yazdiklarimi. Ama sen de duse duse kendin ogreneceksin, her gecenin bir sabahi vardir.
0
beriberi
(11.06.17)
Başına her ne gelirse gelsin şu an gözüktüğü kadar korkunç değil ve geçecek öyle düşün. Ben zor durumlarda kendimi böyle rahatlatıyorum olayın iyi bi yönünü bulmaya çalışıyorum bu da şu sebepten olmuş demek ki bunu öğrendim bu sayede diye kendimi avutuyorum, kendimi uzun süre yargılıyorum (bu iyi değil) sonra kendimi affediyorum ve hafifliyorum.
Sevdiğin insanlarla vakit geçir hayatındaki iyi giden şeylere odaklan. En önemlisi de başta da söylediğim gibi hepsinin geçici olduğunu unutma.
0
pastörizesüt
(11.06.17)
çocukken geldi o keder. çocukluğum yitti gitti ama geçmedi. sevdiğin birinin yanında olması yeter diyemeyeceğim zira onun da hayata karşı dik durabilmesi lazım.

kendinden başka çaren yok. kendine şefkat göstermeye alışman lazım. ben pek beceremiyorum. bu hayatta en çok kendime acımasız davranmışımdır heralde.
derdin ne bilmiyorum ama tek çare kendinsin, kimseye bel bağlama.

edit: bir de ilaç, terapi falan bi yere kadar etkili olabiliyor. onu da denemek lazım
0
ruh i tibbiye
(11.06.17)
Ben hiçbir şey yapamıyorum. Ne zamana kadar yanıcam onu merak ediyorum. Her nefesim acı dolu sanki. Küllenmeyi bekliyorum.
0
[GODDARD]
(12.06.17)
(2)

yavru kedi poposu temizleme :)

jonestown
yaralı yavru bir kedi aldım birkaç gün önce sokaktan. mamaya tuvalete daha yeni alıştırdım. ishaldi daha yeni yeni düzeliyor ama kendini yalamayı falan pek bilmiyor anca kendine geldi ölecek durumdaydı. herşey iyi güzel hoş ama tuvaletini yaptıktan sonra bazen poposunda ve bacaklarında kakası kalıyo
yaralı yavru bir kedi aldım birkaç gün önce sokaktan. mamaya tuvalete daha yeni alıştırdım. ishaldi daha yeni yeni düzeliyor ama kendini yalamayı falan pek bilmiyor anca kendine geldi ölecek durumdaydı. herşey iyi güzel hoş ama tuvaletini yaptıktan sonra bazen poposunda ve bacaklarında kakası kalıyor. hemen göremediğim zaman da kuruyup yapışıyor ıslak mendille falan çıkmıyor. sürekli de poposunu yıkamak pek iyi gelmez hayvana. başka yolu var mıdır keyfini bozmadan temizlemenin?
0
jonestown
(10.06.17)
biraz büyümesini bekleyin. benimkisi küçükken poposunu kumaşlara sürterdi. bildiğin kumaşta çizgi kaka olurdu :D biraz büyüyünce hanımefendi oldu artık düzgünce temizliyor.
0
latsc
(10.06.17)
alkolsüz ıslak mendilden başka pek seçeneğiniz yok maalesef.
çok uzun sürmez, birkaç hafta içinde öğrenir.
ama kirlenmeden kendi kendinize müdahale etmeyin.
yani "temizlememe gerek yok, nasılsa temizleniyor" algısı yaratmayın.
biraz zaman verin, baktınız temizleyemiyor ya da temizlememiş, o zaman temizleyin.
kum kabının başında bekleyip, kaka yapar yapmaz kucağınıza alıp silmeyin yani.
0
blatta hiberna
(10.06.17)
(15)

Eski sevgilimin seks videoları

sen bana gec geldin ben sana erken
Hala bilgisayarımdaAçar açar izlerim.Yanlış yapmış oluyor muyum
Hala bilgisayarımda
Açar açar izlerim.
Yanlış yapmış oluyor muyum
0
sen bana gec geldin ben sana erken
(09.06.17)
gelen cevaplara göre fikrimi belirtecem. taşlanmak istemiyorum.

ya da yazayım ya.

ilişkide belli bir seviyeye gelmiş kişiler bence seks videoları çekebilir. bu ilişkiye farklı bir fantezi ve heyecan katıyor bence. benim hoşuma giden bir durum.

yalnız ayrıldıktan sonrası sıkıntı ben olsam silerdim.
0
gliderpilot
(09.06.17)
Iste bunlari goren kadinlar sizi istemiyor, sonra Turk kizlari neden "kezban", neden erkeklere guvenmiyor... Haklilar bence.
0
Traveller
(09.06.17)
evet yanlış yapmış oluyorsun. bence sen de farkındasın, zaten aksini düşünüyor olsan gelip buraya sormazdın.
0
keçeli kalem
(09.06.17)
ben bir ara bir kızla görüşüyordum, kız fotoğraflar atıyordu sürekli.
sonra bir şey oldu kavgalaştık, ayrı düştük, kızgınlıkla saniyesinde sildim fotoğrafları. sonra da dedim ki "ulan niye sildim ya? bakardım."
lakin silmiş olduğum için de sevindim çünkü silmeseydim, bencil ve kalitesiz bir adam olduğumu düşünürdüm.
ha, diyeceksin ki; şimdi çok mu kalitelisin?
bilmiyorum.
bence sil. o görüntüler sen yabancı olmadığın, birlikte olduğun ve onun güvenini kazandığın içindi. artık her şey eskisi gibi değil. dolayısıyla görüntüleri de silmek gerek.
0
attirmayin makedonun kafasini
(09.06.17)
sadece izliyorsan evet, hayli yanlış.
0
baba jo
(09.06.17)
İzni var evet. Neden sileyim ki onu anlamadım?
0
🌸sen bana gec geldin ben sana erken
(09.06.17)
Işine geldigi gibi degil de farazi düşünmek gerekir bence bu durumda. Yani şu an o videoları hâlâ elinde tutup izliyor olmani ister miydi bilseydi ? Bu izni sevgili oldugunuz sure icin, ayrilik durumunda silecegini farz ederek mi vermisti sadece yoksa su an bilse de bunu sorun etmeyecek biri mi ? Biraz böyle bakıp ona gore yapman gerekene karar verirsin.
0
aquarium
(09.06.17)
Yanlış. Zannetmiyorum ki bir türk kadını ayrıldıktan sonra videolarının sende durmasını ve senin izlemeni istesin, silmelisin bence.
0
powerpufgirl
(09.06.17)
insan doğası açısından normali, etik açıdan yanlışı yapıyorsun.
0
blatta hiberna
(09.06.17)
Kız ayrıldıktan sonra o videoları sil demediyse izlemenizde hiçbir yanlışlık göremiyorum.
0
inawen
(10.06.17)
seks videolari ne demek? sizin sevisirken olan videolariniz mi, kadinin sana sanal seks minvalinde attigi masturbasyon videolari mi?

eger ilkiyse rahatca izle, sen de varsin onun icinde. ikincisi icin de karsindakine sorman gerek. bazi insanlar hic onemsemez, bazilari icin cok rahatsiz edici bir durum olabilir. onemsemiyorsa gene sorun yok.
0
i drive the hearse
(10.06.17)
yanlışlık yok burada yanlışlık var yada sil diyenlere aldırma
0
empty bottle
(10.06.17)
Çok rahatsız edici bir durum. Yanlış kesinlikle.
0
duyond
(10.06.17)
video yetmez, aklındakileri de silmen lazım, çok ayıp. rahat ol kardeşim takma böyle şeyleri.
0
yeraltindan potlar
(10.06.17)
Kopyalayıp başına iş açtığında anlarsın durumun vahametini.
Yaş kaçta buraya soruyorsun bunları?
Klasik olacak ama, yakınların için düşünmediğini başkası için de düşünme..
0
1adam
(10.06.17)
(3)

knorr firin poşeti çeşnileri zararli midir?

hasmetizm 2046
içinden fırın poşeti de çıkıyor, tadını da beğenmiştim. doğranmış tavuk göğsü vb + mantar + biber falan atsam sağlıklı olmaz mı? çin baharatı mı basıyorlar içine yoksa. sizin pratik fırın poşeti tariflerinizi de alabilirim. teşekkürler.
içinden fırın poşeti de çıkıyor, tadını da beğenmiştim. doğranmış tavuk göğsü vb + mantar + biber falan atsam sağlıklı olmaz mı? çin baharatı mı basıyorlar içine yoksa.

sizin pratik fırın poşeti tariflerinizi de alabilirim.

teşekkürler.
0
hasmetizm 2046
(08.06.17)
Paketlenmiş her ürün gibi bu da zararlı, monosodyum glutamat var içinde benim de bildiğim. ama lezzetli ve pratik oluyor evet. onun yerine kendiniz de baharatlayabilirsiniz. tuz karabiber kimyon kekik biberiye vs koyarsanız lezzetli olur.
edit: tavuk but, patates, domates, doğranmamış diş sarımsak, soğan, biber atarsanız harika oluyor.
0
veritaslibertas
(08.06.17)
fırın poşetinin çeşnilerinden çok, kendisi zararlı diyorlar, ama ben çok severek kullanıyorum.

çeşnilerin de çok kalitesiz olduğunu sanmıyorum, knorr sonuçta, ne bileyim...

göğüs etinden ziyade bütün tavuk ya da but, baget falan yaparsanız daha lezzetli olabilir.
ama göğüs de güzel, yumuşak olur.

patates, biber, istediğiniz ve tavuğa yakışacak sebzelerle birlikte kullanabilirsiniz.

yalnız, mantardan emin değilim.
mantar hem çok su salar, hem de fırın poşeti içinde kıvamı nasıl olur bilemedim.

onu direkt fırın kabına mantar, üzerine biraz (aşırı az) zeytinyağı, mozarella ya da kaşar falan, onun üzerine de toz kırmızı biber şeklinde pişirmenizi tavsiye ederim.
kullanacağınız peynirin yağ oranına göre zeytinyağı hiç koymasanız da olur hatta.
içine küp küp doğranmış kapya ya da çarliston biber falan da ekleyebilirsiniz.

tavuğu da poşette yapın baharatıyla, sebzesiyle falan.
0
blatta hiberna
(08.06.17)
knorr ürünlerinin en büyük olayı, bulyonundan hazır çorbasına, çeşnisinden salata sosuna kadar tek numarası monosodyum glutamat.

msg dışındakilerin tamamı zaten kuru baharat, soğan sarımsak tozu falan. aktardan alıp kendiniz de yapabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(08.06.17)
(25)

Cinsiyetçi Küfüre Takılmak

aradaki uzaklik
ya beyler bayanlar,bu ülkeye yarın öbür gün şeriat gelecek, bursa'da kadınlara ayrı metro vagonları var, ülkenin yarısı oruç tutmayanlara kafa göz dalacak kıvamda, mezhep çatışmasının dibindeyiz, kalkmış bir hanımefendi, sinirle küfür edip "...na ..yayım" diyen bir adama "cinsiyetçi küfür edemezsin"
ya beyler bayanlar,

bu ülkeye yarın öbür gün şeriat gelecek, bursa'da kadınlara ayrı metro vagonları var, ülkenin yarısı oruç tutmayanlara kafa göz dalacak kıvamda, mezhep çatışmasının dibindeyiz, kalkmış bir hanımefendi, sinirle küfür edip "...na ..yayım" diyen bir adama "cinsiyetçi küfür edemezsin" diyor.

ya kadın ve erkek eşitliği için canımı veririm, ama şimdi bu zurnanın en en en son deliği değil mi? lütfen böyle şeylere takılmayalım.

ne düşünüyorsunuz?
0
aradaki uzaklik
(08.06.17)
katılıyorum zurnanın son deliği, sonuçta küfür etmek güzel bir şey değil cinsiyetten bağımsız ama alfabe gibi bir şey bu kalıplar. Cinsiyetçi küfür olarak takılmak bence fazla marjinal.
0
basond
(08.06.17)
cinsiyetçi küfür ne oluyor ben hiç anlamıyorum. ben de ediyorum bu küfrü. yani takılacağımız daha somut sorunlar var bence. ama bunun sınırını şahsi olarak sen ben belirleyemeyiz, kişi kendisi belirler. ki bence bunun sınırı zurnanın en zırt dediği yerden belirlenmeli ki bu tip ayrımcılıkları kökten kazıyabilelim. sen bugün bu küfrü mü sorun edicez dersin, başkası çıkar vagonlara gelene kadar cinayetler var der. anlatabiliyorumdur umarım.

bu biraz şey gibi. sokakta kuşlara yem atan insana afrikada insanlar ölüyor demek gibi.
0
elorelia
(08.06.17)
kadın erkek eşitliği için canınızı vereceğinize cinsiyetçi küfür etmemeyi deneseniz daha kolay olmaz mı? gerçi cinsiyetçi olmayan küfür pek yok.
0
luchetti
(08.06.17)
olaya tersinden bakmaya çalışın. o zurnanın son deliğini bu kadar normalleştirdiğimiz için zurnanın sonraki deliklerine sırayla sıra geldi. göle bile bir taş attığınızda, halka en küçükten başlayıp büyüyor ve dağılıyor. o en küçük halkaya dahi tepki göstermek, normalleştirilmesine, bu eril söylemin yaygınlaşmasına katkı koymamak gerekiyor ki o halkalar büyümesin. taşın atılmasına tepki göstermek asıl mesele ama o çok başka başlıklarda konuşmamız gereken bir alan bence. bu tarz ifadelerin gündelik dilimize çok yerleşmiş olması, kadın cinayetlerine/ayrı vagonlara vesaireye kadar götüren zihniyete hizmet ettiği ve katkı koyduğu gerçeğini değiştirmiyor.
0
Phoebe
(08.06.17)
böyle yaklaşırsak yapılan her şeyi normalleştirmiş oluruz, bu da çok tehlikeli bir bakış açısı.
0
veritaslibertas
(08.06.17)
küfür edilir edilmez bilmiyorum ama erkeklerin böyle konularda öncelik belirlemeye çalışması saçma görünüyor. hem alışkanlık deyip bir insan cinsini aşağılıyorsun, hem de aşağıladığın insanların önceliğini belirlemek de istiyorsun. takıntı yapıyorlar diyorsun.

can vermeye gerek yok kadınlarla empati yapabilmek lazım.
0
otonomo
(08.06.17)
küfür etmek dışarıdan iğrenç görünen bi şey.
herhangi bi şeye de cinsiyetçi demek çok aptalca görünüyor ama :D
bu kelimeyi cümle içinde kullanan 10 kişiden 9'u laf olsun diye kullanıyor.
0
sanrı
(08.06.17)
Bi yerden baslamak gerek. Belki de zurnanin son deliginden baslamak gerekiyordur.
0
baldur2
(08.06.17)
az önceki duyuruya yazdığım koymalı küfür için bir yazar tepki göstermiş ki bence kesinlikle haklı. cinsiyetçi küfürler+adamlık muhabbetleri tatlı şeyler değil. ama şunlar şunlar var, sıra buna mı geldi?" bahanesine de katılmıyorum. bunlar böyle basamak basamak savunulacak, sırası gelecek şeyler değil. her koşulda savunulmalı, hiçbiri lüks değil. aynı şekilde veganlık, feminizm vb. de hepsi kendi cephesinde savunulmalı bana kalırsa.
0
doxanikee
(08.06.17)
kendini kufur kullanmadan ifade edememek buyuk sikinti.
0
jimicik
(08.06.17)
Phoebe +1

"bursa'da kadınlara ayrı metro vagonları var" Cinsiyetçi küfürler ufak sorunlar gibi görünüyor, ya da sizin deyiminizle zurnanın son deliği gibi. Ama verdiğiniz örnekteki büyük durumlar da böyle "ufak" yanlışlardan doğuyor ve güç alıyor malesef.
0
fotrsapka
(08.06.17)
Zurnanin son deligi degil. Sasilacak sey, bu kadar hice saymaniz, hele de böyle bir toplumda? kadincinayetleri.org

Bana göre de, dünyanin en büyük sorunu küresel mevsim degisikligi. Ne yapayim, bu sorun disindaki her seyi kücümseyeyim mi? Mesela kuraklik ve cöllesme artarken, Hollanda´daki gay nicin yeni haklar istiyor, daha önemli sorunlar var demeli miyim?

Sence kadini bu kadar asagilayan, kadina fiziki siddet uygulamayi her alanda sorunsuz olarak goren bir yerde, senin dilinle bunu desteklemen dogru mu?

Cinsiyetciligi kücümsemek, gecmiste kaldi, gercek degil demek, ya da su an yaptigin gibi "daha büyük sorunlarimiz" var demek cok tehlikeli bir sey.

Ayrica, düzgün konusarak kimseye bir iyilik yapmayacaksin.
0
buf-e kür
(08.06.17)
Bizim üniversiteden bi kız arkadaş vardı .mına koyma cebine koy derdi.
0
[GODDARD]
(08.06.17)
dilin yapısı ve kültürel nedenler dolayısıyla, argo öyle şekillenmiş.

günlük hayatta ağız dolusu küfür etmek istesen, başka bir şey söyleyemiyorsun zaten.
ben bu tip şeyler yerine, daha geniş kapsamlı, daha iş bitirici şeylerden yanayım.
şimdi biri "a.ına koyayım" dedi diye, kimse gidip kadın cinayeti işlemiyor.
ama belki kadın cinayetleri konusunda net adımlar atılır, denetim artar, cezalar ciddileşirse, o zaman toplumda bu algı oluşabilir, insanlar yeni bir argo türü yaratmaya meyledebilirler.

yani toplum yapısı ve kültür değişmeden, dil de değişmez.
değiştirmeye çalıştığınızda, radikal kalır, sivri ve emanet durur.
ki öyle de oluyor zaten.

bizim ülkemiz için olayı biraz her türlü kuş ve leylek ilişkisi olarak görüyorum açıkçası.
0
blatta hiberna
(08.06.17)
Küfür dilden eğriliyor. Malesef bu ülkede cinsiyetçi olmayan küfür yok gibi. Benim bildiğim en ağır küfür "o.. çocuğu" cinsiyetçiliğin gibi. Ama yerine şöyle okkalı bir küfür bulamıyorum.
0
lcha
(08.06.17)
ettiğin küfür cinsiyetçi mi? evet,

küfür etmek kaba bir eylem mi? evet,

ne diye tepki gösteriyorsun anlamadım. hepimiz yeri geliyor küfür edebiliyoruz ama bunun savunulacak bir yanı yok, hele ki biri kalkıp da bize karşılık verirken küfür etmeden yaptığımızın yanlış olduğunu söylüyorsa bir durup düşünmemiz lazım. bahanelere sığınmak yerine. alışkanlıktan yaptığın bir şey olduğunu düşünsen de cinsiyetçi olduğu gerçeği değişmiyor sonuçta.
0
neseranni
(08.06.17)
bu ülkede cinsiyetçi kelimesinin anlamını bilmeyen 30 milyon insan bulabilirim, hatta belki daha fazla da bulurum. sistemi değiştirmek konusundaki klişe burada da işliyor; bir sorunu üreten yapıyı değiştirmeden, yapı üzerinde kökten bir değişim veya reform gerçekleştirmeden sorunu çözemezsin. yani niyeti sorgulamıyorum ama bir karşılığı olmaz.
0
yeraltindan potlar
(08.06.17)
ben bunu söyleyene hak veriyorum. bu konuda da "elimden geleni yapıyorum. etmiyorum, ettirmiyorum. elim nereye kadar uzanabiliyorsa oraya kadar olan şeylere engel oluyorum." diye düşünüyorum. etmiyorum, ettirmiyorum. çevremde eden olunca da rahatsızlığımı dile getiriyorum.
0
mojiziku
(08.06.17)
Kufurleri acik acik yazinca silmisler asdgg
O zaman soyle diyelim. Kadin cinsel orgni yerine herkesin sahip oldugu delikleri uyaran kufurler kullanabilirsiniz bence.
Bir de birinin annesine kiz kardesine ya da esine tecavuz edeceginiz beyani yerine erkek akrabalarini siraya koyabilirsiniz. Dayini mikiim ne kadar tatli bi ifade oysa:) (bunu da silmezsiniz umarim. Biliyorum en basta agza tam oturmuyor ama zamanla verim alacaksiniz ve yillarca neden sadece tek bir cinsiyet uzerinden kufur etmisim, boyle daha genis bir yelpazeye hitap ediyorum diye mutlu olacaksiniz.

(Aslinda mikmek, mokmak, koymak filan da cinsiyetci cunku eril guce vurgu yapiyor bu nedenle cinsel organinizi degil kolunuzu bacaginizi kufurlerinize meze ederseniz tam super olur, bye)
0
red g
(08.06.17)
cinsiyetçi küfür hassasiyetinin aşırı dangalakça bir şey olduğunu düşünmekle birlikte bakış açını sağlıksız ve mantıksız buluyorum. "ona gelene kadar bu var" diyecek olursan, çok fazla "olmaması gereken" şeyi meşrulaştırmış olursun. bu, sokakta tecavüze uğrayan bir kadın görünce, "yav ışid milleti seks kölesi olarak satıyor" deyip hiçbir şey olmamış gibi yürümeye benziyor. sonuç olarak, ona gelene kadar neler var... bunu her zaman, her şey için söyleyebilirsin.

küfür dediğin şey cinsiyetçi olur zaten bence, yani bunun özünde ahlaksızca ve kirli olması yok mu? evet küfür bazılarınca samimiyet olarak algılanıyor ama bunun temelinde bile "kibarlığa gerek bırakmayacak kadar yakın olmak" yatmıyor mu? ben "mna koyim" küfrünü sık sık kullanan birisi olarak kadınların "koyulacak" şeyler olmadığının bilincindeyim mesela. adı üstünde, KÜFÜR bu. çocuklar bu küfürleri duydu diye cinsiyetçi olmaz, bu eğitimle ilgilidir. bugün çok daha medeni, kadınların çok daha fazla saygı gördüğü toplumlarda dahi küfür dediğin şeyin çok büyük bölümü cinsiyetçidir.

kendi adıma konuşayım, bu tip saçmalıklara takıldığını gördüğüm kadınların büyük bölümü sikimsonik bir üniversitede sikimsonik bir bölüm okuduğu için kendini aydın veya önemli zanneden insanlardı. çok ciddi söylüyorum. duyuruda bile görebilirsin bunu. çok iyi eğitim almış, önemli yerlere gelmiş, çok fazla insan tanımış, kendine güvenen kadınların bu tarz bulşitlerle uğraştığını hiç görmedim. nerede vasat karı var, ağzını açsan CİNSİYETÇİ!1!1!! diye höykürüyorlar. bu mevzunun büyük bölümünün kompleksten kaynaklandığını düşünüyorum. şu sosyal medya feministleri kocasından dayak yiyen bir kadına destek olsun, bu sosyal medya feministleri sayesinde bir kadın daha iyi eğitim alma fırsatına kavuşsun, o zaman ben diz çöküp tövbe isterim, derim ki siz gerçekten çok kıymetli insanlarsınız, sağolun. ama bunların derdi öyle bi' şey değil, tek istedikleri mevzu çıkarıp kendilerini önemli hissetmek.

özellikle belirtmek isterim ki bu söylediğim herkes için geçerli değil elbette. muhakkak bu konuda çok güzel işler yapan değerli insanlar da vardır. onlara öpücükler.
0
der meister
(08.06.17)
cinsiyetçi küfür hassasiyetinin aşırı dangalakça olduğunu düşünmek başlı başına dangalakça bir davranış aslında.

"mna koyiyim" derken kadınların koyulacak varlıklar olmadığının bilincindeyseniz o küfürü etmeyin o zaman. yoksa emre belözoğlu'nun zamanında zokora'ya "pis zenci" deyip sonra basın toplantısı düzenleyip "içimden ırkçılık geçmiyordu yea, benim de zenci arkadaşlarım var :(" demesinden ne farkınız kalıyor?

üniversite bölümünden vasatlık çıkarımı yapıp cinsiyetçiliğe tepki vermelerini de komplekse bağlamanız karşısında ise nutkum tutuldu.
0
luchetti
(08.06.17)
@luchetti, ahahaha birine pis zenci demekle iki erkeğin birbiri arasında "mna koyim" demesi aynı şey yani, öyle mi? sırf bana uyuzluk yapmak için her yazdığımın altına salak salak argümanlarla geliyorsun, kaçıncı oluyor bu. ayrıca evet, kendini gerçekleştirmiş ve özgüven sahibi olan insanların çok büyük bölümü böyle gerzekçe şeylere takılmıyor bunun aşırı duyar kasmaktan ileri gelen bir hastalık olduğunu bildikleri için. konu "cinsiyetçilik" ise müdahale edilmesi gereken son şey küfürlerdir. adı üstünde, küfür bu. cinsiyetçiliği küfre indirgemek de tipik karşı çomar kafası işte; kitapla fotoğraf çektirip yazar olduğunu zannetmenin başka bir çeşidi. KÜFREDERKEN AM FALAN KULLANMAYIN!1!!! deyince otomatik olarak cinsiyetçiliği yeryüzünden silmiş oluyorsunuz, çok faydalı bir iş yapmış oluyorsunuz falan. içi boş, tamamen anlamsız çabalar.
0
der meister
(08.06.17)
insanlığın en büyük düşünüş sorunu ne biliyor musunuz? her örneklemi kendi üzerinden meşrulaştırması. mesela 5 kişi tanımış hayatında, onlar "böyle" değil diye herkes aynı koşulda "böyle" olmayacak sanıyor. bu var ya gerçekten çok enteresan geliyor bana. mesela bazısı çıkıp, ben hiç böyle birini görmedim, böyle oldu diye kadına şiddet gösterilmez, çocuklar böyle böyle olduğunu görünce böyle düşünmez falan diyor.

ben de örnek veriyorum o halde. ben gönüllü olarak bir çok kadın derneğinde çalıştım. okuduğum bölümle alakası olmamasına rağmen; öğrencilik hayatımda gönüllü olarak "kadın çalışmalarına" katıldım ve hala katılıyorum. hiçbir şey yapamazsam bu konuda yapılan araştırmalardaki kayıtları deşifre ediyorum, -yani yazıya döküyorum- gönüllü olarak. bunlar söylenmesi doğru olmayan şeyler ama bir sürü örnekle karşılaştığımı vurgulamak için söylüyorum.

yıllarca şiddet görmüş, bir sürü kadın ve çocuk ile konuştum. bütün bunlarda gördüğüm şeylerden kendini en çok tekrar eden şu oldu. erkek, fiziksel şiddet uygulamadan önce hakaret etmeye başlıyor. sürekli şunu duydum; normalde küfür etmezdi ama 3 ay önce küfür etmeye başladı. sesimi çıkarmadım, kızgındır dedim, geçtim. sonra üstüme yürümeye başladı. sonra bir kere vurdu ve uzun süre vurmadı. sonra çok vurdu...

hiç vurmadığı halde sürekli küfür edeni de gördüm. sadece futbol maçı izlerken küfür edeni de. çocukların bunlara maruz kaldığında nasıl şiddete eğilim gösterdiklerini, oyun oynarken kendi akranlarına anlamını bilmediği halde küfür ettiğini, belirli hareketleri temsili olarak yaptıklarıyla da karşılaştım. bu konuda ortaya konulan çalışmalar da var.

yani yok kimse böyle olmaz, şöyle olmaz falan demek; boyundan fazla büyük konuşmak. durumu algılayamamak. yeri geliyor sosyologlar bile bir "şey "söyleyemeden bitiyor araştırmalar, o dönem için. bunu söylemeye geldim.

küfrün ne olduğunu ve neden edilmemesi gerektiğini sağ olsunlar bazı arkadaşlar açıklamış. işte o insanlar çok güzel insanlar.
0
windowsguvenlikduvari
(08.06.17)
benim yazdığım cevapta "pis zenci" demek ile "mna koyiyim" demek aynıdır gibi bir şey yazmıyor,
"pis zenci" dedikten sonra "ama benim zenci arkadaşlarım var yea, ırkçı değilim" demek ile "mna koyiyim" dedikten sonra "kadınlar koyulacak varlıklar değildir :(" demek arasında bir bağlantı kurmuştum, bunu bile anlamaktan acizsiniz.

her yazdığınızın altına salak salak argümanlar yazdığımın farkında değildim, nicklere dikkat etmiyorum. Ancak bundan sonra sizin nickinizi gördükten sonra pek fazla ciddiye alacağımı sanmıyorum yazdıklarınızı.

"aşırı duyar kasmak", "özgüven sahibi insanlar", "hastalık" anahtar kelimelerini kullanarak oluşturduğunuz kısıma ise maalesef cevap verme gereği duymuyorum.
0
luchetti
(08.06.17)
Bunların arkasında hep bahanecilik var. Ondan bu tür kıytırık şeylerle uğraşıyorlar.
0
arnold schwarzeneger
(08.06.17)
(12)

eski ev sahibi ile yasadigim sikinti

ahoy kaptan
yaklasik 7 ay once bir dairede kiraci olarak oturuyorduk fakat sozlesme suresinden erken olarak cikmamiz gerekti. ben de ev sahibimizi arayip durumu bildirdim, 1 ay daha kirasini odeyip evde kaldim. ayrica evden cikarken de magduriyetinin giderilmesi acisindan kapora + 1 aylik oturmadigim ayin da ki
yaklasik 7 ay once bir dairede kiraci olarak oturuyorduk fakat sozlesme suresinden erken olarak cikmamiz gerekti. ben de ev sahibimizi arayip durumu bildirdim, 1 ay daha kirasini odeyip evde kaldim. ayrica evden cikarken de magduriyetinin giderilmesi acisindan kapora + 1 aylik oturmadigim ayin da kirasini ev sahibine biraktim (yani toplamda 2 aylik kira hibe ettim zararina karsilik).

simdi aradan aylar gecmis, beni altinda calisan bir avukata arattirdi gecen diyalog soyle (ev sahibinin kendisi de avukat, ufak bir hukuk burosu var):

aca(altinda calisan avukat) - merhaba batuhan bey, xxx hanim evi hala kiraya veremedi bu parayi sizden talep etmek icin dava acacak, isterseniz anlasabiliriz?

b(ben) - biz sozlu olarak anlasmistik ve ben 2 aylik kira bedelini birakarak evden cikmistim. boyle sacmalik olur mu aradan aylar gectikten sonra keyfine gore dava acmak nedir?

aca - ev hala kiraya verilmedigi icin dava acacak, mahkeme 5 aya kadarki paraya kadar tazminat cikarabiliyor kiraciya

b - dedigim gibi biz sozlu olarak anlasmistik, bende anlastigimiz tutari birakip evden cikmistim. bunu emlakci da ev sahibi de biliyor. dilerse dava acabilir, iyi gunler.


sizce bu olayda dava acabilir mi? acsa da kazanabilir mi? ne yapmam gerekir, fikir verebilecek var mi?
0
ahoy kaptan
(08.06.17)
açabilir tabii ki, yasal hakkı var.
ve davayı kazanır da.

sizle anlaşmıştır, kiraya verir diye düşünmüştür.
şimdi veremeyince de hakkını almak istemiştir.
yaptığı etik olarak doğru değil tabii, yani anlaştıktan sonra böyle bir geri dönüş yapması hoş olmamış, ama yasal hakkı var.

böyle durumlarda mal sahibinin elinden imzalı yazı almanız lazım, kontrat varken ortada sözlü anlaşma mı yapılır yahu?
0
blatta hiberna
(08.06.17)
güzel tezgah gerçekten. avukat olarak bunun açığını bilerek adım atmıştır
0
gazozailacatmauzmani
(08.06.17)
eve kiraci bulamamasinin ana sebebi zaten cevresindeki emsal dairelerden fazla kira talep etmesi, hatta biz ciktiktan sonra ilan verirken kiraya tekrar zam yapip oyle vermis(cevrede o donemde kiradaki agir dusus trendine ragmen).

sozlu olarak bir konuda anlasmanin nasil bir degeri olmaz? bu anlasmamiza emlakci da sahit oldu, o da biliyor yani.

benim bu durumda yapmam gereken nedir? orta yolu bul vs. demeyin, bu kadinla anlasmak gercekten imkansiz. problem yasadim diye demiyorum, evinde yasadigimiz 4-5 ayi goz onune alarak soyluyorum inanilmaz cirkef bir insan.

internet de bu konuda tamamen bilgi coplugu, kimi yerler mahkeme 3.5 aylik kiraya kadar talep edebilir demis kimisi sozlesmenin tamamini isteyebilir demis. bunun dogrusu/ortalamasi nedir, bunu bilen var mi?
0
🌸ahoy kaptan
(08.06.17)
Tehdit edin sözlü olarak sizde 5 aylık daha kira veririm ama yakarım o evi 5 ay içinde benden sonra oturacak adam bulamazsın diyin. Bu tarz sözünün eri olmayan denyo tipler anca bundan anlar.

Tabi bu sözleri söylerken kadın ispat edemesin öyle bir anda söyleyin yani.
0
gozu acik sevisen yahudi
(08.06.17)
@gözü açık sevişen yahudi
o meslegini kullanarak, etik olmamasina ragmen bana zarar vermeye calisiyorsa; ben de meslegimi/yetkinligimi kullanarak ona verebilirim :) hem de bana verdiginden cok cok daha aci olur ve hicbir sekilde kanitlayamaz ama o yola gitmek istemiyorum ben.
0
🌸ahoy kaptan
(08.06.17)
peki kontra yapsak burada? ben de bir kiracı olduğum için ve bilmediğim için soruyorum.

ev sahibinin böyle bir talebi olması demek o kontratın hala devam ediyor olduğu, yani evin hala sizin kullanımınızda olduğu anlamına gelmiyor mu?

"çıktığı eve kiracı bulamadım, o zaman eski kiracıya yükleneyim" diye bir şey olmaz, olmamalı. olsa olsa "evden ayrıldı, kontratı devam ediyor ve kirasını ödemiyor" olur.

çıktığınızı kabul etmişse böyle bir dava olacağını sanmıyorum. "kira cık çıktı evet ama ben kiraya veremedim". ee kime ne bundan? ikrar ediyor işte kiracının çıktığını. verememek tamamen ev sahibinin problemi.

çıktığınızı kabul etmemişse, ev hala sizin demektir. eve emlakçı soktuysa, hatta kendi girdiyse "kendi anahtarıyla evime izinsiz giriyor, benim hala kontratım var" diyerek haneye tecavüz şikayetinde bulunulamaz mı?

ayrıca mahkeme ceza veremez, zira bu bir ceza davası olmaz. mahkeme sadece zarar verdiğinize hükmederse tazminata hükmedebilir. onun adına da ceza denmez. bir avukat size bu konuda "ceza" kelimesi kullandıysa boş sallıyordur.
0
kibritsuyu
(08.06.17)
@kibritsuyu
burdan sonra kontra yapsan o aylarin kirasini borclu cikarsin bence.

olay aslinda tamamen arada emlakci da varken yapilan sozlu anlasmaya tamamen keyfine gore yok saymasi. yoksa ben anahtari evden ciktigim gun teslim ettim ve evde maddi acidan hicbir zarar da yoktu (kaporadan dusulmesi gereken) yani tam 2 aylik kirayi zaten biraktim.

not: ceza dememistir, ben simdi yazarken oyle yazmisimdir buyuk ihtimalle.
0
🌸ahoy kaptan
(08.06.17)
sözlü yapılan anlaşmalar da yazılı anlaşmalar kadar geçerlidir hukukta. bu anlamda, eğer ev sahibiyle anlaştığınıza ilişkin emlakçı da şahitlik yaparsa ev sahibinin talepleri havada kalır. fakat emlakçı buna yanaşmaz veya başka bir şekilde bunu ispatlayamazsanız yazılı evrağı fesh ettiğinize yönelik de bir kayıt veya belgeniz yoksa ev sahibi kontrat bitinceye kadar geçen süredeki tutarı sizden isteyebilir.
0
re noreno
(08.06.17)
@re noreno
bakalim ben de ona guveniyorum. acaba isler yolunda gitmez de kaybedersem en fazla kac aylik kirayi tazminat olarak odettiriyor mahkeme, internette 3 yaziyor ama emin olamadim
0
🌸ahoy kaptan
(08.06.17)
Bu tip davalarda, erken fesih yapan kiracının, av sahibinin mağduriyetini engellemek için, en fazla 2-3 önceden haber vermesi veya bu kadar parayı ev sahibine ödemesi gibi bir karar çıkıyor. Ev sahibi 2 ayda kiracı bulamıyorsa, o evi fahiş fiyata kiralamaya çalışıyor demektir. Bence avukat gözünüzü korkutmaya çalışmış.
0
agluna
(08.06.17)
@agluna
zaten 2 ayi odeyip ciktim, besiktasin gobeginde daireyi o kadar surede kiraya veremediyse zaten benim de yukarida yazdigim yuksek kira istemesinden dolayi.

bana da oyle geliyor ama bakalim ne olacak
0
🌸ahoy kaptan
(08.06.17)
2 aylık kirayı verirken sözlü dışında yazılı belge aldın mı, veya elden mi verdin?
0
KaraSakall
(08.06.17)
(6)

@arnold'un genellikle en son cevap veren olması

hasmetizm 2046
bi benim mi dikkatimi çekiyor, yoksa bana mı öyle geliyor?
bi benim mi dikkatimi çekiyor, yoksa bana mı öyle geliyor?
0
hasmetizm 2046
(08.06.17)
sana öyle geliyor sanki.

kendisine sıklıkla +1'lerimle katıldığım için, genelde arkasından yazıyorum.
oradan biliyorum yani.
0
blatta hiberna
(08.06.17)
ben dikkat etmemiştim
konuya göre muhabbete göre denk gelmiş de olabilir. Muhabbet bittikten sonra(konu açıklığa kavuştuktan sonra) da gelmiş olabilir. Yada ağam senin lafının üstüne laf olmaz diyenler de çıkıyor olabilir(aşskdaşlskd).
0
basond
(08.06.17)
Öyle denk gelmiştir, benim dikkatimi çekmedi. Daha dün bir soruya hemen cevap vermişti mesela.
0
peggy
(08.06.17)
Akşam açılan duyurulara sabah ya da öğlen yazıyor, başlık popülaritesini yitirmiş olduğu için de yeniden dönüp kimse bakmıyor.
0
yirmisantim
(08.06.17)
Benim de dikkatimi çekmişti ve sormuştum, sabahları duyuruya girdiği için öyle.
0
cabiday
(08.06.17)
Valla ben sporla ilgili soru sordugumda angelus ve arnold'dan cevap gelmeyince cok uzuluyorum. Dunde soru sordum angelus cevaplamis arnold cevaplamamis. Sabah baktim Arnold'da cevap atmis. Sevindim mk.
0
duyurumvar
(08.06.17)
(24)

sevdiğinizin ayağını yıkarmısınız

bana her yer cehennem
evlisiniz veya değilsiniz soru yukarıdanedeni ile birlikte yazarsanız mutlu olurum
evlisiniz veya değilsiniz
soru yukarıda
nedeni ile birlikte yazarsanız mutlu olurum
0
bana her yer cehennem
(07.06.17)
Erkeğim. Yikarim. Neden yikamiyim?
O da benimkini yikarsa hosuma gider. Aşın bunlari artik yaaa
0
dafuq
(07.06.17)
Her akşam 'Hanııım, işten geldim, leğeni hazırla' gibi bir Kakılmış-İtilmiş tarzı ilişkimiz varsa hayır ama arada şımarmak isterse veya ben rahatlatmak istersem, morali bozuksa, hastaysa, içimden gelmişse, vb. yıkarım.

Edit: 'Ayak yıkama' konseptini hayal de edemedim aslında. Yani, ben rahatsız olurdum ıslak ayakla otururken falan. neseranni'nin dediği ayak masajıdır, sırt keselemedir, çıkan kire bakıp 'Anaaa, silgi şeysi gibi' falan da denir ne güzel de, zaten duşa giren insanlarız. Ayağın ne zaman yıkanacağını şey ettiremedim.
0
aychovsky
(07.06.17)
Yıkarım, sırtını kaşımak gibi bence
0
rhan
(07.06.17)
Ben yikatmam ama yikarim.

Erkegim.
0
runagain
(07.06.17)
@runagain +1

gerekirse ya da isterse neden yapmayayım..

neden: e sevdiğim kişi..
0
qazaqwsx
(07.06.17)
yıkamaktan gocunmam ama ne gerek var... duşta sırtını keselemeyi tercih ederim.
0
zgrydn
(07.06.17)
bir insan neden ayağını yıkatmak ister ki? ben ayağımı yıkatmazdım, sevdiğim kişinin de böyle bir istekte bulunacağını zannetmem. ha ama masaj vs olur o bağlamda yapılabilir, o da ayağa özel değil kapsayıcı zaten.

sırtını keselemek +1 bana samimi gelen bu. hani kendin sırtını da yıkayabilirsin ama yine de birinin sırtını yıkaması sanki iki kişinin birbirinin eksiğini tamamlaması gibi sevimli bir his veriyor.
0
neseranni
(07.06.17)
ayak fetisistiyim, yikatmazsa olay cikaririm. kremler masajlar uu beybi ayak onemli.
0
der meister
(07.06.17)
yıkarım. çünkü neden yikamayayim ki? yikatirim da.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.06.17)
ayaklarımı yıkamaktan büyük keyif alan bir sevgilim vardı, gerçekten o masaj bağımlılık yapıyor.
ben yıkamam ama çok üşengeç biriyim.
0
sanrı
(07.06.17)
valla ne yalan soyleyeyim, hastalik vs gibi bir durum yoksa durduk yere yikamam. zaten aychovsky'in dedigi gibi o konsepti de hic hayal edemiyorum. her gun dus aliyoruz zaten, ayrica bu ayak niye yikaniyor ya da banyoya girip iki dakika kendi kendimize yikamak cok mu zor?


gerci ben mesaj yapmayi/ yaptirmayi da sevmem. belki bu yuzden anlamiyorumdur.
0
fraise
(07.06.17)
Hastalık gibi bişey varsa, masaj da yaparım yıkarım da.
Ama onun dışında yok şımarsın yok bilmem ne, yapmam. O benimkini yıkasa da yıkamam.
Arada masaj yapabilirim canım isterse.
0
megalomaniac
(07.06.17)
Eğer kendisinin yıkamasını ya da direkt duşa girmesini engelleyen bir durum varsa, ya da iddia şaka v.b. bir durum varsa yıkarım. Ama onun dışında neden yıkayayım? Hani ayak olduğu için değil, gömleğini de yıkamam eli kırık değilse. He eğer cinsel fantezi tarzı bir şeyse de deneyebilirim sanırım bana seksi bir fikir gibi gelmese de. Ama ayağının önceden temiz olması şartıyla. Bütün gün ayakkabısının içinde kalmış ayağını değil, ahgsfd.
0
love my way
(07.06.17)
Bi hastalik ya da yorguunluk hakikaten yapmasina mani bi durum yoksa yapmam. Yaptirmam da gene boyle bi neden yoksa. Sacma geliyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(07.06.17)
Nein. Cunku kendi ayaklarimizi kendimiz yikayabiliyoruz. Sirtini falan da keselemem ya, annesi gibi hissetmek istemiyorum (._.)
0
velvetmorning
(07.06.17)
Velvetmorming+1 sırt keselerken kafasına tasla vurasım gelir rahat dur diye ahahahah. Ayak da yıkamam, ayak fobim var ayaklara dokunamıyorum.
0
ekaterina
(07.06.17)
Ben yatalak modda hastayken duşumu da aldırdı, ayağımı da yıkadı, tuvalete de taşıdı.
Gerekirse ben de yaparım.
Ama keyfi durumlarda yapmam/yaptırmam. Kendim yapabiliyorken kendimiz yaparız zaten.
0
bir nick var benden iceri
(07.06.17)
tek başına bir ayak yıkamanın hayatın hangi noktasında gerekli olacağını kestiremedim ben de.

yani nasıl bir şey olacak, salona baya leğen getirip tuzlu suyla ovalamaca mı?

hayır gocunmam, "acil ayaklarımın yıkanması lazım, çok mühim bir durum bu" falan derse kafamda soru işaretleriyle ovuklarım, tamam da niye insan gibi duş almayalım ki?
gelsin duşta sırtına kese vurayım, topuğuna taş süreyim, çıkınca saçına fırçayı ben saplayayım falan öyle olmaz mı yani?
0
cay koy geliyorum
(07.06.17)
Yıkarım. Yıkar. Yıkaşırız.
0
lüzumsuz adam
(07.06.17)
ayaklarla ilgili herhangi bir fetişim yok.
ama yıkarım elbette.

aycho +1 tabii bir de.
0
blatta hiberna
(07.06.17)
Yıkamam. Çünkü kendisi yıkayabilir. Ha hastaysa altını bile değiştiririm o ayrı.
0
peggy
(08.06.17)
Bunu bir gereklilik olarak görüyorsa asla yıkamam. Bunun dışında sevgilimin şurasını ellemem, şurasına dokunmam gibi bir düşüncem yok. Allah ne verdiyse yıkarım paklarım öperim koklarım. Nedeni onu seviyor olmam tabii ki. :)
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(08.06.17)
Yıkamam ama o kendiliğinden yıkamak isterse hayır demem :) Benim hiçbir beklentim olmamasına rağmen kendiliğinden ayaklarımı yıkayan bir kız arkadaşım olmuştu. Aslında biraz da hem çocuğu hem de eşi olarak görüyordu beni. Çayımın şekerini karıştırıp ta getiriyordu, yemekleri-meyveleri tek lokmada yiyebileceğim şekilde keserek önüme getiriyordu, bütün çamaşırlarımı yıkayıp, ütüleyip tek tek yerleştiriyordu,vs.. Böyle içinden gelerek erkek arkadaşının/eşinin her işini kendi üstlenen kızlar da var. Kıymetini bilmek lazım ;)
0
iwasbornonamountainside
(08.06.17)
Gece gece nedense aklima geldi bu duyuru.

Sirtimda da tasirdim, hamallik da yapardim falan diyesim geldi niyeyse.
0
runagain
(04.08.17)
(20)

AKP öncesini bilmeyen nesil

amortisman
Sizce kaç senesinden itibaren doğanlar akp’den öncesini bilmiyordur? Başlığı AKP öncesini hatırlamayan nesil olarak açmayı düşündüm ama sonra hatırlamamakla bilmemenin farklı şeyler olduğu aklıma geldi.Misal, kardeşimle konuştum. 1990 doğumlu. Ecevit’i, Erbakan’ı hatırladığını söylüyor ama AKP ve Er
Sizce kaç senesinden itibaren doğanlar akp’den öncesini bilmiyordur? Başlığı AKP öncesini hatırlamayan nesil olarak açmayı düşündüm ama sonra hatırlamamakla bilmemenin farklı şeyler olduğu aklıma geldi.

Misal, kardeşimle konuştum. 1990 doğumlu. Ecevit’i, Erbakan’ı hatırladığını söylüyor ama AKP ve Erdoğan iktidara geldiğinde kendisi 12 yaşındaydı. Haliyle televizyondan Ecevit, Çiller, Erbakan gibi isimler duymuş olsa bile bunları anlayacak yaşta değildi.

Siyasi olarak ne olup bittiğini az çok anlayabilecek yaş nedir sizce? 15 olabilir mi mesela?

15 dersek, 1987’liler AKP iktidarını 15 yaşında karşıladı demektir. Yani 1987 ve sonrası doğanlar AKP iktidarını bilmiyor/yaşamadı diyebilir miyiz?

Sizde durum ne? Kaç yaşındasınız, öncesini ne kadar biliyorsunuz?
0
amortisman
(07.06.17)
akp öncesi dün gibi aklımda
çillerin seçim vaadleri
erbakanın seçimi kazanması
sonrasında ecevitin tekrar yükselişi
parti probagandaları uçaklardan halk üzerine zarf atılması vs vs

bunları tiye alan levent kırca

33-34 yaşındayım
0
basond
(07.06.17)
ben 24 oldum, akp'nin iktidara geldigi gunu cok iyi hatirliyorum zira annemler cok ahlanip vahlanmisti. bir de ahmet necdet sezer'in cumhurbaskani oldugu gunu hatirliyorum. bunlarin oncesi komple yok bende. hep anlatilanlardan biliyorum.
0
fraise
(07.06.17)
33 yaşındayım ve Özal'ın televizyonda yayımlanan ulusa sesleniş konuşmalarını hayal meyal hatırlıyorum. Sanırım Çiller'den sonrası daha bir oturmuş durumda bende.
0
kobuzchu kiz
(07.06.17)
@mermize, Erdal İnönü, 95'de siyaseti bıraktı. Yani sen 10 yaşındayken. 10 yaşındaki bir çocuk siyasette neler olup bittiğini bilemez. Televizyonda yüzünü görmüşsündür en fazla.
0
🌸amortisman
(07.06.17)
Bu biraz degisken bence. Yani aile siyasetle yakindan ilgiliyse cocuk da erken yaslarda neler dondugunu anlayabiliyor. Benim ailem fazlasiyla ilgiliydi, 89 dogumluyum. Ugur Mumcu'nun katliyle basliyor ilk siyasi anim, cunku ailede dehset infihal yaratmisti. Hayal meyal hatirliyorum, annemin agladigini falan cok net biliyorum. Tabii bunda tam olarak neler dondugunu anlamamistim.

Tansu Ciller'i, Erbakan'i, e dogal olarak Ecevit donemini falan hatirliyorum. Ilk ikisi biraz daha flu ama Ecevit cok net. Anayasa firlatma olayi dun gibi, okuldan eve gelmistim, evdekiler tv'de olayi izliyordu. Cok kotu bir sey oldugunu anlayabilecek yastaydim.

AKP'nin secimleri kazandigi gun de dun gibi. Evde neler olabilecegi konusuluyordu, sonra o konusulanlar tek tek yasandi. Mahallede kornalarla, cigliklarla kutlama yapanlar vardi, simdi cogu icerde, AKP doneminde atanan cocuklari ihrac edildi.

Ben bunlarin hepsini hatirlarken, AKP'nin secildigini bile hayal meyal hatirlayan arkadaslarim var. Cunku ailede dogru duzgun konusu bile gecmemis, tum olanlar normal bir durum gibi gecistirilmis. E onlarin da hafizaya islememis tabii.
0
evrim halkasi
(07.06.17)
86'liyim. cocuklugumdan beri siyaset hobim.

ozal'in olumunu de (en azindan oldugu gunku haberleri, gazeteleri), mumcuyu, adnan kahveciyi hatirliyorum (oldugu gun izmit'te dayimlarda kalmistik, haberler aklimda hala). tabi ki bu kisim sadece hatirlamakla kaliyor. konjonkturu o an bilemiyordum (haliyle). buyuduk, okuduk, ogrendik.

gazi olaylari, faili mechuller, 94 krizi, jetski falan filan bunlari dun gibi hatirliyorum.

siyaseti adim gibi bildigim zaman ise 97 fadime sahin, muslum gunduz aczmendiler ile basliyor. 28 subat ve sonrasi cok net.

dolayisiyla;

1990'li biri cok rahat hatirlayabilir. hayatina etkisi cok azdi akpnin iktidarda olup olmamasi, bu nedenle iyi tahlil edemeyebilir farki fakat hatirlar.

FIFA 98 RTWC'yi hatirlamiyorsa, AKP oncesini de bilemez. bu sekilde sorabilirsin sorunu.
0
no christ requires
(07.06.17)
1997liyim :) yani yakında 20 olacağım ve akp öncesini hiç hatırlamıyorum. Sanırım akp döneminin başlarını da hafırlamıyorum. Gerçi şuanda gündemi takip etmediğimden ileride de hatırlamayacağım. En iyisi..
0
powerpufgirl
(07.06.17)
1992spor, politika ile ilgilenen bir ailem de olmadığından akp öncesindeki siyaseti bilmiyorum. Yol yaptık, bu kadar.
0
senolll
(07.06.17)
No christ requires, son paragrafinda ozetlemis. Katiliyorum. Turuncu sahayi da severim.
0
brad pitt
(07.06.17)
1993 yılında doğdum. Bir kez yaşadığım yerdeki stadyuma Mesut Yılmaz gelmişti. Çok küçüktüm ama hatırlıyorum. Kendisi 1991-2002 yılları arasında Anavatan Partisi genel başkanlığı görevini üstlenmiş. Bu anımı dikkate alırsak AKP iktidarının öncesini hatırladığımı söyleyebilirim. 2002 yılını tam hatırlamasam da 2007 genel seçimlerini çok net hatırlıyorum. Ülkede bir şeylerin değiştiğini çok rahat hissediyordum.
0
dissendium
(07.06.17)
76'lıyım... Neler gördük neler. 80 sonrası en ağır siyasi krizlerin tamamını görmüşümdür herhalde... En güzel zamanlar Özal zamanıydı. En pis zamanlar 28 şubat ve Ecevit zamanlarıydı. Akp zamanı ise ecevit zamanından bir tık üstte...
0
gotic
(07.06.17)
33um erdal inonu ve murat karayalcin net bende zira ailem siyasetle cok yakindan ilgili. Bence bizim kusak icin ailenin siyasetle ne kadar ilgili oldugu onemli.
0
kassiopeia
(07.06.17)
19 yaşındayım. normalde hastalık gibi bir şekilde 8 yaşımdan öncesine dair az şeyi hatırlarım. baya az yani. ancak 2002 deki genç parti olayını, seçim zamanını, ak partinin iktidara gelişini hd çözünürlükte hatırlıyorum. 4 yaşındaydım düşün. ama çok net hatırlıyorum. ondan önce normal olarak yok tabi. hatırlayış sebebim büyük ihtimalle dedemin siyasetle aşırı ilgili olması ve sürekli benim dedemle gezmemden dolayı siyaset içerikli muhabbetlere ve olaylara şahit olmam. ve bu hatırladığım en eski olay da değil. hayatıma ilişkin hatırladığım en eski olay 11 eylül saldırısı. 3 yaşındaydım ama dedemin 2 li koltukta cnn açıp haberlere baktığını çok net hatırlıyorum. ladin in fotoğrafının ekrana verilişi falan kafamda. nasıl bir travma yaşatmışsa 3 yaşımı hatırlamam korkunç geliyor. sonrası pek yok zaten 8 yaşına kadar silik. insanın hafıza kuvveti farklı oluyor yani. buradan onu anlatmaya çalıştım.
0
fyodor fyodorovic
(07.06.17)
92 doğum, ecevit'i hatırlıyorum ama açıkçası anlamlı bir hatırlama değil, sima olarak. kriz döneminde de zor zamanlar geçirmiştik, annem işsiz kalmıştı, boşanma, evden çıkma, dedemlere yerleşme vs. öyle daha ziyade bunlar yer ediyor aklımda siyasetin yerine. akp iktidarının ilk yıllarının da bir anlamı yok gözümde. 2006 gibi, liseye başladığımda/başlamadan önce bu farklı iktidarların farklı zihniyetlerin ayrımına dair fikir sahibi olmaya başladım. ama bu benim kişisel geç kalmışlığım da olabilir. sokakta, mahallede budala gibi koşturuyordum, bilgisayarda salt oyun oynuyordum ya da fantastik kurgu kitaplar okuyordum o dönemlerde, dünyadan mahalle dışında soyuttum epey. aslında bir de her gün gazete alıyordum okuyordum o sıralar (12-13) ama aldığım gazete posta'ydı :D bulmacası için alıyordum ilk iki sayfasına ve son sayfasına, spor haberlerine bir de döviz kurlarına (sebebi neydi ki? kuveyt dinarını takip ediyordum ne alakaysa) bakıyordum o kadar. abudik gubidik haberler...
0
neseranni
(07.06.17)
89luyum net hatirliyorum. Okumayi soktugumden beri gazete okuyorum. Biraz da farkindalikla alakali.
0
baldur2
(07.06.17)
94'lüyüm, hatırlamıyorum. kendimi bildim bileli akp var.
0
embermane
(07.06.17)
Özal'ın öldüğü gün ilkokul 5'teydim(Bisiklet almaya gitmiştik, alacağımız yerde vitrinler tv doluydu orada gördüm). Neler olup bittiğini anlamam lise yıllarını buldu (1990'ların sonu).

Peder bey yüzünden devamlı siyaset izlenirdi evde ama benim pek ilgilimi çekmezdi. Yaşanan skandalları levent kırca'yla hatırlıyorum desem yeridir.
0
kimlanbu
(07.06.17)
82'liyim. kenan evren dönemini çok net hatırlıyorum çünkü dedem ile oturup her gece trt ana haber'i izlerdik saat 20'de başlardı o zamanlar. yaşananlar ile ilgili fikrim yoktu ama bilgim vardı. hatta bakanların isimlerini falan biliyordum. evren'in görevi bırakması, özal ile akbulut'un gerilimini, çiller'in esip gürlediği dönemleri çok iyi hatırlıyorum.
0
prompter
(07.06.17)
84'lüyüm. Güncel siyaset Özal'ın ölümüyle başlamıştı benim için diyebilirim. Demirel'in cumhurbaşkanı, Çiller'in ilk kadın başbakan olması en eski anılarım.
AKP öncesini nostalji hissetmeyecek kadar iyi hatırlıyorum. Kirli iç savaş, yolsuzluk, 28 Şubat, DGM'ler... O zaman da berbat bir yerdi bu ülke.
0
auroraaurora
(07.06.17)
çok net hatırlıyorum birçok şeyi.
mesela 94 yerel seçimlerinde zülfü livaneli'nin aday olup, ilhan kesici'nin oylarını bölmesi ve rte'nin seçilmesi.
ailede edilen küfürler dün gibi aklımda.
bugünümüzün nedenidir o seçim.

ve tabii herkese çöken moral bozukluğunu ve sessizliği de hatırlıyorum.
erdal inönü, tansu çiller, mesut yılmaz, necmettin erbakan...

iski skandalının mahkemeleri, susurluk, uğur mumcu suikastı (dedemin arkadaşıydı ve aynı sokakta oturuyorlardı, o yüzden ailede büyük olay olmuştu), "sürekli aydınlık için her gün bir dakika karanlık" uğruna kapatılan ışıklar, olacak o kadar skeçleri (özellikle de jet-ski meselesi), siyaset meydanı, Turgut özal öldüğünde televizyonlarda bir şey olmadığı için canımın sıkılması, "neden televizyonda bir şey yok?" diye anneanneme sormam...
ulusal/milli yas denen şeyi ilk o zaman duymuştum.

her şeyi hatırlıyorum.


@amortisman:

ben de 32'yim ve ben de bütün bunlar olduğunda, 8-10 yaşlarındaydım.
dediğim gibi, dün gibi hatırlıyorum, yazsam kitap olur.
burada mesele o zamanlar tarih, siyaset, politika hakkında neler bildiğin, ona göre neleri nasıl hatırladığın değil.

belki haberlerde izlediğimde hiçbir şey anlamıyordum (ki Susurluk olayını anlamamıştım çocuk halimle mesela), ama evde konuşulanları, yapılan yorumları duyduğumda oturuyordu kafama her şey.

hatırlamak da bu demek zaten.
0
blatta hiberna
(07.06.17)
(27)

Doğum gününü unutan sevgili

turuncu sufle
İlişki 9 aylık, yaşlar 24 ben kadın tarafıyım diyerek başlıyorum. 2 gün önce doğum günümdü ve insan sevgilisinden bir şeyler bekliyor tabi. Büyük bir kutlama vs degil, hatırlasa ve kutlasa yeterdi. Unuttu. Ertesi gün söyledim unuttun diye. Çok özür dilerim diyip durdu. Öküzlük yaptım diyor ama bence
İlişki 9 aylık, yaşlar 24 ben kadın tarafıyım diyerek başlıyorum. 2 gün önce doğum günümdü ve insan sevgilisinden bir şeyler bekliyor tabi. Büyük bir kutlama vs degil, hatırlasa ve kutlasa yeterdi. Unuttu. Ertesi gün söyledim unuttun diye. Çok özür dilerim diyip durdu. Öküzlük yaptım diyor ama bence önemsemediği için unuttu. Çok değersiz hissettim kendimi. 2 gündür doğru düzgün konuşmuyoruz zaten. Siz ne diyorsunuz öküzlük mü önemsememek mi? Ne yapayım ben?
0
turuncu sufle
(06.06.17)
Çok öküzlük hiç öyle nolcak insanlık hali falan diyemeyeceğim. İnsan sevgilisinin doğum gününü haftalar önceden düşünür. Ama gerçekten samimi olduğuna inanıyorsan affet yapacak bir şey yok. Zaten samimi ve mahcupsa o telafi eder.
0
pastörizesüt
(06.06.17)
Boyle gunleri önemsemeyin yaa tarzında biri olmadigim icin bence hoş olmamış. Insan sevgilisinin, kaldı ki 9 aylik sevgilisinin dogum gunu icin heyecanlanır bile. bir seyler organize etmeye gerek yok. Bir pasta bir kutlu olsun yeterli. Aşırı yoğun calisan ya da cok kotu bir donemden gecen biri degilse bence unutmamaliydi. (ki insan yogun bile olsa telefona bir hatirlatma birakir gercekten onemsiyor olsa) telafi etme çabası olmalı en azından. Bir de genel durumunu göz önünde bulundurmalısın. Normalde de bu tarz degersiz hissettiren hareketleri var mi yoksa bu ilk mi ona gore düşün.
0
aquarium
(06.06.17)
Ben ilişkimi bitirmiştim bu sebeple. İnsanı acayip değersiz hissettiriyor.
0
bir nick var benden iceri
(06.06.17)
Facebook olmasa hatırlamak zor. Ben kimsenin doğum gününü bilmiyorum. 9 aylık sevgili diyorsun üstelik. Adam daha ilk defa denk geliyor senin doğum gününe. Süpriz beklemiyorsan söyleseydin bişeyler yapalım diye. Milletin tek derdi o sanki
0
hasmetizm 2046
(06.06.17)
Unutmuştur olabilir, bazen adımı bile unutacak seviyeye geliyorum ben. İnsanlık hali olarak görüyorum.

Ama bundan sonrası için, kendini nasıl affettireceğine, telafi edip etmemesine göre bakarım ben duruma. Telafi ederse ok. Telafiden kasıt büyük şeyler yapması/alması değil, içtenlikle bir özür dileyip, güzel şeyler söyleyerek kendimi iyi hissetmemi sağlaması.
Ama umursamamaya devam ederse kavga çıkarırım sanırım.
0
peggy
(06.06.17)
Yoğun bir dönemi değil. Doğum günlerimizin arası çok yakın yani biliyor olması gerekir tarihi.

@aquarium kesinlikle küçük bir pasta güzel bir söz yeterdi. Normalde de önemsiz hissettiren şeyler olduğu için iyice kafam karıştı. Sadece doğum gününü unutma meselesi değil, önemsiz hissettirmesi sorun.
0
🌸turuncu sufle
(06.06.17)
insanların içinde bulunduğu dönem çok belirleyici olabiliyor, direkt öküzlük olarak adlandırmadan önce bir düşünmek lazım; acaba bu aralar stresli bir dönem mi geçiriyor, çok mu yoğun vs diye.

benim 7 senelik sevgilimin doğum gününü unutmuşluğum var, kadınım ve önemsiz de görmüyordum. fakat o aralar iş hayatım o kadar karışıktı ki bir gece öncesinde "şöyle kutlayayım" diye düşünmüş olsam dahi o gün içerisinde komple unutmuştum.

insanız. olabilir böyle şeyler.

edit: ben cevabı yollayana kadar yoğun olmadığını belirtmişsiniz. o zaman ruh halini hesaba katın, belki canı sıkkındır, depresyondadır vs? cevap hiçbiri ise bilemiyorum altan /:
0
treamorg
(06.06.17)
Bunun yüzünden değersiz hissetmen, iki gündür doğru düzgün konuşmaman falan bana süper saçma geldi. Defalarca özür dilemiş, "öküzlük yaptım" demiş daha ne yapacak mesela bu adam?

Gördüğünüz değer bu kadar mı ki "doğum günümü unuttu" diye "tamam demek ki değer vermiyor bana" diye düşünüyosunuz anlamadım ki.
0
cay koy geliyorum
(06.06.17)
Ya ben bir de şunu ekleyeceğim. Öküzlük mü onemsememek mi demişsin ama öküzlük, arkasina sığınılacak bir marifet degil ki. Kadınlar aman da öküzlük yapmis benim sevgilim seklinde yaklastikca, önemsemeyen düşüncesiz erkekler öküzlük yaptim deyip geçiyor işte böyle. Dogum gunu dışında baska "öküzlüğü" yok deseydin bu seferlik affet derdim ama genel hali buysa otur düşün derim.
0
aquarium
(06.06.17)
Fikir belirten herkese tesekkur ederim. Baskasini bulur diye bi dusunce yok kesinlikle. Iliskide yeterince mutlu olamama durumu var.

Sevgilisinden surekli pahali hediyeler isteyen, sevgilisine soforlugunu yaptiran kadinlar mutluyken ben mutsuz olmayi kabullenemiyorum. Kucuk bi kutlama bekledim sadece. Zaman zaman degersiz hissettiren seyler oluyo ama bu patlama noktasi oldu galiba.
0
🌸turuncu sufle
(06.06.17)
bir kere kaç yıllık sevgilim unutmuştu.
ve o süreçte kavgalıydık.

herhalde hayatımda ilk ve tek defa bir kadın olarak dırdır etme deneyimini yaşadım, hatta öyle bir dırdır ettim, öyle bir konuştum ve öyle bir hayatı zindan ettim ki adama, sonraki yıllarda "blatta'nın doğum günü haftası şenlikleri" falan gibi bir hafta önceden kutlamaya başlamıştı garibim.
hediyeler, pastalar falan, ne yapacağını şaşırıyordu.

dediğim gibi, kavgalı olduğumuz dönemdi ve insan hakikaten kendini çok değersiz hissediyor.
sonra doğum gününü unuttuğum insanları düşündüm, hakikaten değer vermediğim ve umursamadığım insanlarınkini unutuyorum.
bir de yüzlü yüzlü bana, "sana çok kızgındım, unutmam doğal" demişti, çıldırmıştım. :)

ama bunun ilişki dinamiğiyle ilgisi var.
ilişkide genel olarak mutsuzsan, sevilmediğini hissediyorsan, genel olarak ilgisizlik varsa, duygusal tatmin yoksa, o zaman "eh tamam artık" denecek bir noktaya taşıyabilir.
o zaman zaten durum, "doğum günümü kutlamadı diye ayrıldım" olmaz.

asla kabul edilebilir bir şey değil doğum gününün unutulması.
yoğunluk, bilmem ne, hiç önemi yok.
ama bunun karşılığında verilecek tepkiyi, ilişkinin genel durumu belirler.
0
blatta hiberna
(06.06.17)
Önemli olan kutlama, hediye, yemeğe çıkarılması falan değil; insanın hatırlandığını, önemsendiğini hissetmesi.

İki dk. telefon açıp kutlayabilirmiş yoğun değilse.
Ben böyle şeyleri hep karşı tarafın sizi önemsemediğine yorarım ki hepi topu 9 ay çıkmışsınız. İlk doğumgünün senin.
Bunu önemsememek için çok erken bir süre.
0
chitosan
(06.06.17)
Böyle erkekleri çok mu arıyorsunuz cidden?

Ayrıl.
0
MaNOfTheYear
(06.06.17)
Bikac sene once tam boyle bir iliskim oldu, dogumgunu unutmalar, ameliyattan sonra nasil oldun diye aramayi unutmalar... "ay yogun donemden geciyor anlayis gostereyim", "cok stresli biraz alttan alayim", "insanlik hali, cok buyutmemek lazim" deyip durdum kendi kendime tam 1 bucuk sene. Sonra o iliski benim kicimda patladi.

Hayir efendim, seven insan dogumgunu unutmaz, apple ceo'su falan olmadigini farzederek soruyorum, ne stresi ne isi gucu varmis bu kadar onemli, sevgilisinin dogumgununu unutacak kadar? Tek bir tarihi aklinda tutamayan adam ya agir morondur, ya zerre deger vermiyordur. Kendi adima konusacak olursam su saatten sonra kimsenin nazini, kaprisini cekmem, eski iliskim bana cok guzel ders oldu. Beyefendi cok stresliyse, cok mesgul zor donemlerden geciyorsa buyursun bekar halde o donemden gecsin. Sen alttan aldikca tepene biniyor bu tipler, tavsiyem alttan almaman ve burnundan getirmen yonunde. Bu tip erkekler anlayisli hosgorulu olgun kadin haketmiyor, ama kezbanlik yaparsan pesinde kul kole oluyor. Biraz it cekersen hemen kendine gelir, lutfen taviz verme, yoksa seneye yine unutur hatta daha kotu unutur. Ay eski sevgilim olacak okuzu hatirlayip cok pis kin doldum seninkine de :D
0
duru arsnova
(06.06.17)
unutamaz.

burada unutanları görünce biraz empati yaptım ancak @blatta hiberna güzel açıklamış. geçmişten gelen bir birikim olduğu belli, dolayısı ile bu konunun bardağı taşıran son damla olması gayet doğal. eğer böyleyse evet, yeterince değer vermiyor.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(06.06.17)
İnsanlık hali olabilir de, olmayabilir de. Geçen sene kendiminkini unuttum ben. Doğum günümden önceki gün 'Yarın doğum günüm' diye yattım, uyandıktan 1-2 sonra Facebook'ta 20 küsur bildirimi görünce aklıma gelen şey 'Galiba bir yer patladı ve insanlar güvende olduğunu bildiriyorlar. Eyvah, deprem mi oldu acaba, neresi patladı' idi. O bildirimlerin açıldığı 10 saniye var ya, hayatımda o kadar telaşlandığım azdır. Doğum günüm olduğunu görünce nasıl rahatladığımı anlatamam. Kendi doğum günüme alınmıyorum ama insanlar hatırlamayınca alındıkları için doğum günü stres kaynağı bana. Bir kere iki gün öncesine kadar 'Unutmayacağım, unutmayacağım' diye kasarken erkek arkadaşımın doğumgününü unutmuştum. Sağ olsun 'Doğum günüm bugün' diye hatırlatmıştı. Öyle bir kötü geçmişimiz de yoktu ya da değer vermiyor da değildim. Birlikte çok gülmüştük. Tam tersine iki gün öncesine kadar çok stresliydim unutmayayım diye, çok gerilmiştim. Sanırım biriyle birlikte olmanın en zor gelen yanı bu, keşke eskiler gibi 'Domatesler olgunlaştığında doğmuşum, nüfus memuru 1 Ocak yazmış' döneminde olsam.

Öküzlük mü, önemsememek mi olduğu kişiye göre çok değişir. Normal zamanda önemsediğini hissettiriyorsa ve hatta 'şımartılmış' hissediyorsan, unutulmuş bir doğum gününün lafı bile edilmeyebilir ama normal zamanda da o kadar ilgili değilse, önemsemiyor da olabilir. Kendisi için çok önemsiyorsa, kutlu doğum haftasına çeviriyorsa ve benimkini es geçip gitmişse o zaman kızardım. O durumda bardağı taşıran son damla da olabilirdi ama benim gibi kendininkini bile zor hatırlayan biri ise ben pastamı alıp giderdim 'Hadi, gel kutluyoruz. Kaçamazsın, bugün doğum günüm. Gel buraya, sırnaşacağım. Hadi şımart beni. Elmyra mode on' diye. Tabii hatırlarsam.
0
aychovsky
(06.06.17)
@duru+11111, duru gerçekten söyleyeceğim ne varsa yazmışsın arkadaş olalım mı <3

benim de 3 farklı tarihte doğumgünümü kutlayan ama esas tarihte kutlamayı unutup ehe mehe diye geçiştiren bi sevgilim olmuştu. Umursamıyordu evet. Bence çok haklısın, ben en yakın arkadaşlarımınkini bile unutmuyorum, sevgilliyi unutmak ne demek. Bu yüzden ayrıl diyemem ama ilişkideki diğer şeyleri iyi bi gözden geçir derim.
0
ekaterina
(06.06.17)
Ne öküzlük ne de önemsememek. İnsan önemsediği şeyi de unutabilir ve unutmak sadece öküzlere ait bir özellik değil. Buradan ancak bir ihtimal doğum günlerini önemsemediği çıkarılabilir ki o da eleştirilecek bir şey olmasa gerek.
0
harvey
(06.06.17)
benim kız arkadaşım art arda 2 kez mi 3 kez mi ne unuttu doğum günümü. artık unutsun da taşak geçeyim diye bekliyodum. bi keresinde ertesi gün ağlayarak aradı ben yarılıyodum telefonda gülmekten.

doğum günü falan takmam ama hayatında pek bi önemi sahip değildim, olsam kutlardı
0
klar
(06.06.17)
Sallamıyor seni.
0
arnold schwarzeneger
(07.06.17)
sallamıyor valla, üzgünüm.
0
piremses
(07.06.17)
kadınlar bayağı takıyor bildiğim ve buradan da gördüğüm kadarıyla. yaptığı özensizlik keşke yapmasaydı ama benim için de doğum günleri bir şey ifade etmediği için hiç önemsemezdim kendim için böyle durum olursa.

ama senin özelinde kötü olmuş, bir insana ne olursa olsun değersiz hissettirmek bayağı kötü bir durum.
0
Apocalypse
(07.06.17)
sadece bu olaydan onun sizi önemsemediğini çıkaramazsınız. belki öküzlük, bir nebze... türlü sebepleri olabilir. basitçe "unutmuş" olabilir.

kutlasa daha iyiydi. ama büyütmeyin. iki gündür trip havası varmış zaten. özel günlere önem verdiğinizi ve bu olayın sizi kötü hissettirdiğini söyleyin yeter.
0
dahinnotha
(07.06.17)
saçma suçlamalar görüyorum, üzülüyorum ..
yahu adam daha önce hiç kutlamadığı bir şeyi nasıl hatırlasın, asıl garip olan o.
sanki 5 yıllık ilişki, adam 4 yıl hepsinde kutlamış etmiş ama 5. yılı unutmuş gibi bir tavır var ..
adam özel günleri kafasında tutmak istemiyordur , senin kadar önem vermiyordur falan filan ..
sen de onunkini hatırlama böylece yıllar boyu birbirinize trip atacak sebebi ortadan kaldırmış olursunuz..
0
taylor durden
(07.06.17)
Doğum günü denen şeyin hiç bir anlamı yok.Miladi takvim kullandığımızdan 365 günde bir denk geliyor başka bir takvim kullansak belki 700 yada 300 günde bir denk gelecekti.

Kutlanması bile saçma.Tam tersi insanlar doğum günlerinde üzülmeliler. Yaşlanıyoruz neyin kutlaması bu.Neyine bu kadar anlam yüklüyoruz.
0
turkuaz
(07.06.17)
ayril hakkaten.
0
gizli vezne
(07.06.17)
burdaki saçma sapan kezban tripleri atanları unut. Herşeyden önce sevgiliniz insan hayatın doğal akışı iş yaşamı stres ve sorumluluklar insanların sosyal ve özel hayatına yansıyor, bakma burda ahkam kesen öğrencilere ve ergenlere. bir zamanlar sevgilim şimdiki müstakbel eşimin doğum günü bende unuttum ama o hafta iş yogunlugu maddi meseleler vs derken aklıma bile gelmedi ve geçen sene turkcell dogum günümü kutlayana kadar dogum günüm oldugunun farkında degildim. kısacası özür dilemiş pişman olmuş hayat filmlerde ki gibi çılgın partiler süpriz dogum günleri yada bir kaç tane görgüsüzün sosyal medyada dikta ettigi gibi şen şakrak mükemmmel toz pempe degil.
0
Fritz-X
(07.06.17)
(23)

birlikte olduğunuz insanları arkadaşlarınıza anlattınız mı? (cinsellik)

limoncello
özellikle erkekler ve tabii kadınlaredit: kızlar galiba bu durumdan çekiniyormuş da, adımı çıkarırlar falan diye hala var mı böyle durumlar merak ettim. bir de kadınlar adamın yatak performansından, çükünden falan bahsediyor musunuz siz de yakın arkadaşlarınıza?not: sevgili ve tek gecelik takılmalık
özellikle erkekler ve tabii kadınlar

edit: kızlar galiba bu durumdan çekiniyormuş da, adımı çıkarırlar falan diye hala var mı böyle durumlar merak ettim. bir de kadınlar adamın yatak performansından, çükünden falan bahsediyor musunuz siz de yakın arkadaşlarınıza?

not: sevgili ve tek gecelik takılmalık gibi fark ediyor mu anlatıyorsanız?
0
limoncello
(05.06.17)
hiç anlatmam. erkek
0
embermane
(05.06.17)
Asla anlatmadım. Anlatmam da.

O benim özelim yahu
0
MaNOfTheYear
(05.06.17)
(bkz: gentlemen never tell)

anlatan arkadaşlarımı da özellikle ikimizin de tanıdığı bir hatun ise malum kişi itici buluyorum.
0
floydian
(05.06.17)
yakınsam anlatırım, anlattım da, anlatmayan biriyle de karşılaşmadım. her şeyi anlatmak değil tabi ama hiç bahsetmedim diyen de poz kesiyordur.
0
yeraltindan potlar
(05.06.17)
Sadece yakin kiz arkadasima arada bahsediyorum konusu acilirsa, "x yatakta on kaplan gücünde" gibisinden kabataslak, genel bir fikir verecek şekilde anlatirim. Başka kimseye anlatmam. Detay vermem. Verenden de hazzetmem.
0
duru arsnova
(05.06.17)
Bir iki kere anlatmadığım oldu. En yakın arkadaşım uzun süredir biri ile birlikte değildi ve bu nedenle kendisinin de söylediği bir 'Sevgili gördüğümde dayanamıyorum' hezeyanları vardı. O nedenle, bir erkek arkadaşımı anlatmamıştım. Kimin sevgilisi olduğunu öğrense onun hakkında karalama kampanyası başlatıyordu. O dönemi atlatana ve sevgilisi olana kadar söylemedim. Ondan sonra saklamadım.

Bir de artık uzun süreli sevgiliyi herkes bilir de, atıyorum ki 'Şundan hoşlandım' kısmını en yakın arkadaşlar ben söylemeden bilir zaten. Uzaktakiler bilmez.

Yatak performansından, şöyleydi böyleydi'den bahsetmem, çok iyiyse sabahına 'Höleley höleley harikaaa!', 'Bütün dünya buna inansa, hayat bayram olsa' diye bir öfori ile dolanabilirim, oradan anlar zaten ama gece ile ilgili ayrıntıya girmem. Arkadaşlarla 'Ne seviyorsun', 'Şu şöyle mi oluyor', 'Bu böyle mi oluyor' diye cinsellikli konuşmaya girerim. Bu tarz şeyler paylaşılmadıkça bilgisiz kalıyoruz. Ne kadar çok kadının 'Öyle bir şey mi var' dediğini bilirim, aynı tepkiyi benim verdiğimi de bilirim. Pozisyonlarla ilgili tartışırız mesela, en sevdiğimi bir arkadaşıma borçluyum. Pornodan çok daha kesin ve kaliteli bilgi veren bir kaynak. O yüzden, daha çok seks konuşalım ve öğrenelim, bu artık normalleşsin isterim ve konuşurum ama sevgili ile ilgili kişisel ayrıntılara, performans polemiğine, en-boy-yükseklik konusuna girmem. En fazla 'Aynı şeyleri sevmiyoruz'a kadar girerim, o şeylerin de ayrıntısına girmem pek.
0
aychovsky
(05.06.17)
Ohoo hiç fark etmez anlatırız birbirimize. 5 yakın kız arkadaşız.
0
jazzabel
(05.06.17)
ciddi ilişkiler anlatılmaz, takılmalıklar anlatılabilir. erkek ortamlarında hep böyle gördüm bugüne kadar.
0
cekilmis gayfe
(05.06.17)
anlatırım ama detay vermem. şöyle görüştüğüm biri var şeklinde vs.
0
rayde
(05.06.17)
ergenken, evet.
arkadaşlarımın duvarlara tırmandığı yıllarda benim kız arkadaşım vardı. yaptıklarımı ballandırarak anlatırdım.
kız arkadaşlarıma da... hatta onlar erkeklerden daha meraklı ve ayrıntıcıydılar. neleri merak edip sorarlardı, şaşırırdım.

bir yaştan sonra bu tavır o dönemdeki birçok şey gibi iğrenç göründü gözüme.
0
filteria
(05.06.17)
kadınlar genelde çok detaylı anlatır, benim de anlatmışlığım vardır.
ama belli bir yaştan sonra ancak kayda değer, farklı, komik, tuhaf, üzerinde konuşmaya değecek bir şey varsa anlatıyorsun.

onun dışında, biriyle ilk kez bir şey olduysa, "nasıldı?" falan diye soruluyor genelde arkadaşlar tarafından.
ama illa ayrıntılı bir cevap olmaz, "süperdi/iyiydi/yani, eh idare eder" falan gibi sadece durumu belirten şeyler de söylenebilir.
artık didik didik anlatılmıyor pek.

yapılan seksin birebir anlatıldığı, en çok ayrıntının paylaşıldığı dönem, 16-17/23-24 yaşlar arası sanıyorum.

ama bunun dışında genel olarak seks konusu hep konuşulur.
"ya, şuna da çok meraklılar, ama hiç sevmiyorum, ne anlıyorlar acaba?" falan gibi kişilerden bağımsız konularda son derece ayrıntı paylaşılıyor ileri yaşlarda da.
0
blatta hiberna
(05.06.17)
Penis boyundan falan bahsetmek çok çirkin bir şey bence ya, aghsfa. İster dalga geçmek ister övmek amaçlı olsun, partnerin hakkında özel bir bilgiyi başkasına açmak... Ne bileyim. :D Onun dışında seviştiğimi detaylı olarak anlatmam, gerekiyorsa söylerim sadece. İşte "Uzun zamandır ilk defa sevişiyoruz çok iyi geldi." ya da "Bu aralar pek sevişiyoruz nazar değmesin." tarzında, konuşma arasında. En en en fazla performansı normalden çok daha iyiydiyse onu belirtirim o kadar. Sevgili-tek gecelik-fuck buddy fark etmiyor.
0
love my way
(05.06.17)
@şubatsonrası, kadınların çoğu pozisyonlarına kadar anlatıyor bacım. çok gevşekler o konuda
0
cekilmis gayfe
(05.06.17)
never.

anlatanı da dinlemem, sustururum.
0
manuel mandalina
(06.06.17)
bunu yapan çok kalitesiz insandır
0
sik kullanilanlar
(06.06.17)
asla anlatılmaması lazım
0
dreadplayer
(06.06.17)
Sevgilimle yaşantımı kimseye anlatmadım anlatmam. Sadece yatak ilişkilerimdeki deneyimlerimi de yeri gelirse anonim olarak anlatırım, asla isim ya da başka kişisel bilgi vermem.
0
yirmisantim
(06.06.17)
Anlatmam, bana anlatılmasını da istemem
0
gazozailacatmauzmani
(06.06.17)
Anlatmam. Bir yerden sonra kişisel alan diye bir şey kalmıyor. İnce bir duvar olmalı her zaman.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.17)
şu soruya anlatmam diyen herkes bana kalırsa yalan söylüyo çünkü ben hiç anlatmayan görmüyorum

erkeklerin anlatması göreceli olsada özellikle kadınlar accayip detaylandırarak anlatıyorlar.
0
berginyonbaenre
(06.06.17)
her daim kontakta kalacak kadar samimi arkadaşım yok, yakın dostlarım var. bir tanesi one night standlerini bile anlatır, bir tanesi erkekler konusunda zaten şanssız o yüzden malzemesi yok. ben bugüne kadar seks yaptığıma dair bir imada bile bulunmadım valla, onlar da sormadı. :D

gereksiz geliyor bana, konusu açılsa da geçiştiririm. aynı şeyi erkek arkadaşım yapsa çok kalbim kırılır çünkü.
0
piremses
(06.06.17)
genelde anlatmam ama cinsel yaşam üzerine örneklendirerek tavsiye vereceksem yüzeysel olarak bahsediyorum.
0
zgrydn
(06.06.17)
Bir tane en yakın arkadaşım var. Tek gecelik işikilerin bile detayını vermem. Yattık der geçerim. Sevgiliden ise asla bahsetmem. Tanıştırıyorsam zaten cinsel olarak da yakınız demektir. Erkek.
0
twelfth
(06.06.17)
(3)

küçükyalı civarı yemek önerisi

domatescorbasi
maltepe, küçükyalı, bostancı veya bağdat cd'de açık havada mümkünse terası olan, yemekleri çok lezzetli nereye gidilebilir? iftar civarına denk geleceğiz korkarım :(
maltepe, küçükyalı, bostancı veya bağdat cd'de açık havada mümkünse terası olan, yemekleri çok lezzetli nereye gidilebilir? iftar civarına denk geleceğiz korkarım :(
0
domatescorbasi
(05.06.17)
cemil usta
0
esmer
(05.06.17)
ben bu mevsimde kırıntı'nın yan bahçesini çok severim.
gerçi ben her mevsimde yan bahçesini ve kırıntı'yı seviyorum, o ayrı.
0
blatta hiberna
(05.06.17)
suadiyeye kayıyor ama kırıntı +1
onun yanında idealtepe sahil full restoran, denenebilir.
0
wild honey suckle
(06.06.17)
(5)

Raketin kordajı (teli) kırıldı

diffarentiationation
Birkaç ay önce aldığım Head marka raketin kordajı kırıldı bugün. Raket 100 liraydı. http://urun.gittigidiyor.com/spor-outdoor/head-sonic-pro-17-tenis-raket-kordaji-12-m-9nr-285254869Şöyle bir şey de 27 lira. Sizce gerginliğini bağlamayı falan becerebilir miyim yoksa riske girmeden yeni raket mi alay
Birkaç ay önce aldığım Head marka raketin kordajı kırıldı bugün. Raket 100 liraydı.
urun.gittigidiyor.com
Şöyle bir şey de 27 lira. Sizce gerginliğini bağlamayı falan becerebilir miyim yoksa riske girmeden yeni raket mi alayım?

Dip not: Head markasından uzak durun.
0
diffarentiationation
(05.06.17)
tabii ki de raket almayın. kordaj alıp taktıracaksınız, bunu spor malzemesi satan yerler de yapıyor, tenis kulüpleri de.
0
la mort heureuse
(05.06.17)
@la mort heureuse kendim yapabilir miyim? eskisi gibi olur mu? vuruş hissi çok iyiydi, teli takınca titremeye başlarsa raket almadığıma üzülürüm.
0
🌸diffarentiationation
(05.06.17)
kendin yapamassın, aleti var onun.ayrıca stock tel kullanıyordun sanırım o tele iyi diyen de ilk seni görüyorum bildiğin çöp onlar.
0
valkin rockefeller
(05.06.17)
head'den uzak durulacak bir şey yok.
kordaj taktırmak her tenis oyuncusunun arada bir, hatta birkaç ayda bir yaptığı bir şey.
aynı kordajla beş yıl oynayamazsın zaten.
bugün kırılır, kopar, yarın esner.
kordaj için yeni raket mi alınır yahu?

dedikleri gibi, kendin yapamazsın.
spor mağazalarında ya da kulüplerde yaparlar.
0
blatta hiberna
(05.06.17)
Kordaj kısmı koptuyse yani raketti bir yamulma yoksa kordaj alıp aldığınız yer takıyorsa oraya taktırın. Spx diye bir mağza var orada takıyorlar öneririm.
0
powerpufgirl
(05.06.17)
(5)

Apartmanımda fare ve kafamda deli sorular

cthrag
Arkadaşlar merhaba. Size Hüsnü'den bahsetmek istiyorum. Hüsnü apartmanda yaşayan lağım faremiz. Kolum kadar olmakla birlikte tepelere tırmanıp olmadık yerlerde karşımıza çıkmasıyla sıçırtıyor.Bu kardeş tam bir survivor olup yaşamayı hak ediyor. Öldürmeden nasıl uzaklaştırabilirim.acaba yakalayıp uza
Arkadaşlar merhaba. Size Hüsnü'den bahsetmek istiyorum. Hüsnü apartmanda yaşayan lağım faremiz. Kolum kadar olmakla birlikte tepelere tırmanıp olmadık yerlerde karşımıza çıkmasıyla sıçırtıyor.

Bu kardeş tam bir survivor olup yaşamayı hak ediyor. Öldürmeden nasıl uzaklaştırabilirim.

acaba yakalayıp uzaklaştırsak, kedi köpek gibi yuvasına geri döner mi ?

Küçük hüsnü için el ele lütfen, apartmandakiler öldürmeden bir şeyler yapmam lazım. Eminönüne yardırıyorum şimdi.
0
cthrag
(05.06.17)
öldürmeyen, tuzaklı kafesler var.
Eminönü'nde bulabilirsiniz belki.
onlardan alırsanız, öldürmeden kafes içine hapsetmiş olursunuz, sonra da Hüsnü'yü istediğiniz yere bırakabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(05.06.17)
Blatta +1

Fakat şöyle bir şey ekleyeyim. Onlar genel olarak tek olmazlar. Yani birden çok olma ihtimali yüksek. Bir de youtube'de kendiniz yapabileceğiniz ve yakalama odaklı tuzak örnekleri bulabilirsiniz.
0
windowsguvenlikduvari
(05.06.17)
Bence de tek Hüsnü yok birden çok Hüsnüler var.. bence ilaçlayin apartmanı direkt, bircok hastalik taşıyan hayvanlar onlar öldürmeme takintiniz bence cok masumca
0
nundu
(05.06.17)
yapışkanlı kapanlar var. bir kartona tüpten döküyorsunuz bu jeli. üstüne de yem koyuyorsunuz. hoop, fare gelmiş ve yapışmış.
neyse çok konuşmayım, ekşinin duyar kasıcılar geliverir...
0
cliquot
(05.06.17)
"Taht oyunlarında ya kazanırsın ya da kaybedersin. Orta yol yoktur."
Bu işte biraz öyle.
Kolunuz kadar fareyi, ona zarar vermeden atmaya çalışmanız hoş; ama bence nafile bir çaba.
Bizşm apartmanda da vardı handiyse eşşek kadar bir fare.
Bayer'in fare zehirlerinde alıp apartmanın her katına küçük kaplara dökerek yerleştirdim.
O gün, bugündür fareyi gören eden olmadı.
Üstelikte apartmanda kahraman ilan edildim! Ha, ha! Bir taşla iki kuş!
0
pangea
(05.06.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.