Giriş
(12)

Buzdolabı markalarının tümünde lanetli yorumlar

Semi
Uzun zamandır buzdolabı bakıp, en fazla 3000 bütçe belirleyip, baktıkça en az 4-5 bin Tl'ye orta karar bir buzdolabı alabileceğimi anlama aşamasına geldim. Sorun şu ki hangi marka? Neden hepsinde yüzlerce kötü yorum var. Sinirlerim yıpranık, gözlerim yorgun, varsa gelsin güzel buzdolabı beni bulsun.
Uzun zamandır buzdolabı bakıp, en fazla 3000 bütçe belirleyip, baktıkça en az 4-5 bin Tl'ye orta karar bir buzdolabı alabileceğimi anlama aşamasına geldim. Sorun şu ki hangi marka? Neden hepsinde yüzlerce kötü yorum var. Sinirlerim yıpranık, gözlerim yorgun, varsa gelsin güzel buzdolabı beni bulsun. Eskide kalmış 15 20 senelik buzdolabı efsaneleri. Yeni teknoloji ürünlerinden hangisi 8 10 sene götürür onun derdindeyim. Varsa 4 5 senedir sorun cıkarmayan buzdolabı kullanan üstüme bi' toprak atsın.
0
Semi
(16.01.21)
Boşa aramayın. O ürünler bilinçli şekilde belirli bir süre sonra bozulacak şekilde üretiliyorlar. O kadar şikâyet olmasının sebebi bu. 20 yılda bozulmayacak buzdolabı üretseler kimse buzdolabı satamaz.
0
dissendium
(16.01.21)
İşte o yüzden 8 10 sene de olsa gidebilecek kötünün iyisi bir marka önerisi arıyorum. Ne yazık ki öyle
0
🌸Semi
(16.01.21)
Şöyle bir durum var aslında. İnternette ne ile ilgili yorum okursan oku insanlar mutsuz. Çünkü mutlu olanlar kullanıyor geçiyor ve yorum yapmıyorlar bence. Yorum yapanlar sorun yaşayanlar.

En bilinen markalardan 3-5 tane seç rastgele ve 2 saat ver kendine. Bu 2 saatte bu 5 tanesini araştır ve al birini. Diğer türlü içinden çıkılmıyor iyice zaman kaydediliyor. Bir de birbirine yakın markalar arasında ne kadar fark olabilir ki?
0
black mamba
(16.01.21)
bosch veya arçelik'in istediğin fiyatta olan birini alıp geç. renk, büyüklük, dondurucu derken fazla seçenek kalmaz zaten.
0
diffarentiationation
(16.01.21)
Dediklerinize katılıyorum, bu sebepten marka değil de özellik bakmanızı tavsiye ederim.
Bir kere amacınız dayanikliliksa buz makinesi kesinlikle olmasın. Üstüne böyle teknolojik, touchpad gibi şeyler olmasın çünkü anakart bir sekilde bozulacak.

Bana göre hacim bakin, buzluk asagida olmasi daha iyidir, üçüncüsü de enerji sarfiyati.
Buna ek olarak kapi alarmi resmen bir cok cihazda hala yok, bu benim icin onemli. Buna da bakabilirsiniz.

Yoksa harbiden her markada bir şekilde sıkıntı oluyor. O dediginiz makineler eskide kaldi. Bu her sey icin gecerli artik.
0
logisticsmanager
(16.01.21)
www.akakce.com

4 yıldır kullandığımız dolap. Aynısından anneme almıştım o da 5 yılı devirdi. Taş gibi cihaz. Tek eksiği kapak açık kalınca ötmüyor. Hiç sıkıntı yaşamadan kullanılır.
0
baal
(16.01.21)
Aklınız da olsun NoFrost diyenleri almayın.Eski teknolojiyi yeni diye kaktırıp ortada bırakır.AA yada 3A sınıfı enerji kimliği olanları tercih edin.Bide bekonun arçelik e göre daha geniş dolap modelleri var arçelik küçük kalıyor aynı firma olmasına rağmen
0
smokee
(16.01.21)
Annemler için bir süre araştırmıştım. Tabi onlar beklemeden kafalarına göre Profilo aldilar. Evde Bosch var, tavsiye etmem. Takir tükür buz kırıyor. Beko ise avrupada yandığı için mimliymis. İşin zor. Kolay gelsin.
0
fikox
(16.01.21)
Valla biz beko almıştık beğendiğim özelliklerine göre. 4 sene oldu, hiçbir sorun yaşamadım; aksine gayet memnunum.

O dönem bayağı arastirmistik, hatırlıyorum. En sonunda fiyat ve ozellikleri bana uyuyor diye beko alıp geçtik, dediğiniz gibi 7-8 sene kullansam yeter diye düşünmüştüm ki daha da uzun süre idare eder gibi görünüyor şu an için.

O yüzden sizde çok takılmadan bilinen markaların birinden alın bence.
0
fraise
(17.01.21)
Yerli mallardan uzak dur. Git kendine bir adet ucuzundan samsung al, keyfine bak..
0
anteelope_
(17.01.21)
her halükarda arıza çıkarabilir. o yüzden servisi yaygın ve orta halli markaları öneririm ben de. her mahallede bi arçelik, beko servisi var, bakıyorlar uğraşıyorlar, kafa rahatlığı sağlıyor. dolabı arızalanınca 3 ay boyunca yurtdışından gelecek samsung parçası beklemektense arçeliğin tak tak halletmesini tercih ederim.

15-20 senelik buzdolabı diye bir şey yok günümüz dünyasında maalesef.
0
roket adam
(17.01.21)
eğer kötü yorumlara bakarsan hiçbir şey alamazsın.

hepsiburada'nın, vivense'in filan başlıklarına baksan şirket merkezine molotof kokteyl atasın gelir. ikisini de defaaten kullandım hiçbir majör sorun yaşamadım. gecikme, hatalı ürün gibi sorunlar yaşadıysam da anında müdahale edildi, iade aldım.
hele hepsiburada'yı 13 yılı geçmiş kullanmaya başlayalı. 60-80 kalem arası alışveriş etmişimdir. ben mi şanslıyım bilmiyorum.

bir de tavsiye bırakayım:

www.hepsiburada.com

1,5 yıla yaklaştı en ufak bir sorunu yok.
zaten arçelik garantisinde.
4 kişilik aileyseniz filan dar gelebilir de bana fazla bile geliyor.
0
filteria
(17.01.21)
(9)

İskandinavya anadolu balkanlar

black mamba
Bazı bölgeler neden bu isimlerle anılıyor? Mesela kafkaslar da var. Başka yerler var mı bu şekilde isimlendirilen? İngiltere ve fransanın olduğu bölgeye bir şey denilmiyor mesela.
Bazı bölgeler neden bu isimlerle anılıyor? Mesela kafkaslar da var. Başka yerler var mı bu şekilde isimlendirilen? İngiltere ve fransanın olduğu bölgeye bir şey denilmiyor mesela.
0
black mamba
(16.01.21)
büyük britanya?
0
rewlack
(16.01.21)
Bohemya var Çekya'da.
0
himmet dayi
(16.01.21)
Normandiya?
0
fever
(16.01.21)
çok sık el değiştiren topraklara bence böyle demeyi uygun görmüşler ve dışlamışlar. balkanlarda sürekli bir toprak başka bir devlete veya imparatorluğa geçti. anadolu da öyle. kafkaslar da öyle.

ötekiler demenin bir başka yolu aslında. anadolu yunanlar için doğu demekti. anatole kökünden gelir örneğin. fever'ın yazdığı normandiya ise kuzeylilerin olduğu topraklar manasında. yani hep bir dışlama söz konusu.

eskiye dair kaynaklar da neredeyse hep büyük medeniyetlerden kalanlar olduğu için onların olduğu alanlar hariç, henüz feth edilemeyen çoğu toprak hep "öteki topraklar" olarak anlatılmış olabilir. bu da her bölgenin sıfatlarla tanımlanmasına yol açmış gibi.
0
levendis
(16.01.21)
Batı avrupa, doğu avrupa, ortadoğu, kuzey afrika, latin amerika, kuzey amerika, güney asya...
0
acebi
(16.01.21)
@acebi yön değil ama buradaki isimlendirme. Anadolu denince bir yer anlaşılıyor güneyi ve kuzeyi farklı.

Mezopotamya da var yeni aklıma geldi.
0
🌸black mamba
(16.01.21)
doğru örnek olacak mı bilmiyorum, aklıma sibirya geldi, bu da sayılabilir mi?
0
nimberjack
(16.01.21)
bölgenin konumu, yaşayan canlılar, değerli bir maden, ticari bir anlam vs. gibi sebeplerden dolayı bu tarz isimlendirmeler olabilir. örneğin yeni zelanda isminin (sealand) denizin ortasındaki yer gibi bir anlama geldiğini okumuştum.
0
jepa
(16.01.21)
(bkz: pennines)
(bkz: anglia)
(bkz: midlands)
(bkz: pireneler)
0
heritage
(16.01.21)
(5)

Askerlik ve öksürük

black mamba
Geçen yıl tam bu zaman askerden geldim. Bedelliydim. Ciğerlerinden öksürüyordum ve çok kötü hasta oldum. 1 ay kadar sürdü ve ilaç alınca geçti. Ancak soğuk havalarda ciğerlerim acıyor. Sıcak havalarda bir şey olmuyor sadece soğuk havalarda oluyor. Ne olmuş olabilir? Askerden önce böyle bir şey olmuy
Geçen yıl tam bu zaman askerden geldim. Bedelliydim. Ciğerlerinden öksürüyordum ve çok kötü hasta oldum. 1 ay kadar sürdü ve ilaç alınca geçti. Ancak soğuk havalarda ciğerlerim acıyor. Sıcak havalarda bir şey olmuyor sadece soğuk havalarda oluyor. Ne olmuş olabilir? Askerden önce böyle bir şey olmuyordu. Doktora gidicem ama sorayım dedim.
0
black mamba
(13.01.21)
Mikrop komobosu oluyor bence.
0
ir mania
(13.01.21)
Ben de askerde bunu yasamistim. Soğuk ama çok soğuktu. Hava şartları degil fiziksel şartlar kotuydu. Yerlerde kar vardi ama kogus duvari çatlakti. Iceri ordan Ruzgar giriyordu. Neyse orada soğuğa ek olarak en büyük hastalık unsurlarından biri askerdeki battaniyelerdi. Yun battaniyelerin çok ince killari insanların oksurmekten oleyazmasina sebep oluyordu.

Bir bayram namazında yerlere serilmek uzere cikarmislardi koğuşlardan. Evet her firsatta yerlere serilen battaniyeleri örtüyormuşuz. Battaniyeler koğuştan ciktiktan sonra öksürükler azaldi.

Bu tur bir mikrobun biraktigi bir hasar olabilir. Iyi bir göğüs hastalıkları doktoruna gözükmekte fayda var. Gecmis olsun.
0
pass
(13.01.21)
zaatüre geçirmişsiniz. bende de aynısı var. soğuk algınlığı falan oluyorsa anında ciğerim ağrıyor geçiyor sonra
0
argent dawn
(13.01.21)
@argent 1 yıl sonra bile etkisinin devam etmesinin nedeni ne olabilir? Zaatüre de olsa şu an bir sıkıntı kalmamış olması gerekmez mi?
0
🌸black mamba
(14.01.21)
Zaatüre ciğerde iz bırakabiliyor.
0
SiyamkedisiZorro
(14.01.21)
(9)

Nasil is kurdunuz?

ala09
etrafimda ticaretle ugrasan yakinen tanidigim biri yok. ben de maasli calisanim ama bu yasam tarzi ben degilim! nereden baslayabilirim? para biriktirirken bile kuracagim is icin sermaye biriktirdigim güdüsü var. ama rehberim yok.
etrafimda ticaretle ugrasan yakinen tanidigim biri yok. ben de maasli calisanim ama bu yasam tarzi ben degilim! nereden baslayabilirim? para biriktirirken bile kuracagim is icin sermaye biriktirdigim güdüsü var. ama rehberim yok.
0
ala09
(12.01.21)
Bir akrabam kurdu. İşi çok iyi bilmeniz lazım. Bence iş kurmak için 10+ yıl tecrübe gerekiyor. KOSGEB desteklerini araştırın. İyi bir plan gerekiyor. İş yeri tutacaksınız kira, vergiler... bir sürü masrafı iyice düşünmek gerekiyor.
0
dissendium
(12.01.21)
en az 5 yılını kafadan silmen gerekiyor. normal maaşlı hayat lüks oluyor sen düşün.

bunu göze alıyorsan zaten ufaktan başlasan 7-8 yılda bir şeyler olur.

hiç bir zaman sabancı olacağını düşünme. bu koşullar ok ise aramıza hoşgeldin.
0
duyurukullanıcısı
(12.01.21)
Burayı dinleme. İşe göre değişir. 7 8 yılda bir şey olur abartı. 7 8 aç mı kalıyor iş kuran insanlar?
0
black mamba
(12.01.21)
@black mamba zaten yasayanlar tecrubesini yazdi cok gormedim. ama bu konuda uyarmak mantikli insanlar 3-5 ayda zengin olmak beklentisinde
0
🌸ala09
(12.01.21)
doğru zamanda doğru işi yaparsan zengin olmaman için sebep yok.
zaten kendi işini yapanların ticari zekası oluyor. herkes memur olabilir ama iş kuramaz bence.

ama bir yeteneğin var ve bunu pazarlamak istiyorsan genellemeler doğru. bir kaç yıl eksikleri tamamlamak ve adını duyurmak namına kısa bir süre açıkçası.
0
qxgviper
(12.01.21)
bence böyle bir kılavuz yok tamamen cesaret ve içgüdü meselesi gerisi yolda öğreniliyor.

tek önerim ortaklık konusuna çok dikkat edin. iyi arkadaş-dost çok kötü bir ortak olabilir. ortaklıkta biriniz teknik diğeri ticari beceride olsun mesela. aynı konuda uzman ya da işi hiç bilmeyen iki kişi olmaz. biri bilen diğer bilmeyen de olmaz.
0
orpheus
(12.01.21)
Biz (esnaf olarak) ticarette bir cümlenin içinde savruluruz, paran var ise alt sat yok ise imal et sat.

Elinizden ne iş geldiğine , neyden ne kadar anladığınıza , fiziksel gücünüze bile pay biçerim. Sıfırdan imalat ile başladık kozmetik sektörüne , güvenme meselesi yüzünden çok fena çakıldık ama vazgeçmedik , tonlarca yük geçti sırtımızdan , çok aç günlerimizde oldu geçti gitti.Hala akşam memur mesaim bitince , atölyeye gidiyorum, geçen kapanma bittikten sonra açıldığımızda neredeyse yıl sonu kapanmasına kadar hiç bir pazarı evde geçirmedik.
Ticaretten anladığınız açayım bakkal,çerezci,manifatura ise rica ediyorum devam edin maaşlı işinize. Yok benim bir fikrim ve hedefim var yaptım piyasa araştırmasını da diyorsanız hiç korkmayın.
0
synax
(12.01.21)
Öncelikle işi bilme ve tecrübe noktasında @dissendium +1 Örneğin terzi değilseniz, makinaları çalıştıramayacaksanız dokuma atöylesi açmayın veya restoran sektöründe hiç tecrübeniz yoksa kafe-restoran düşünmeyin. Zira karşınıza çıkabilecek engelleri bilmiyorsunuz.

İkinci olarak mali müşavirinizi karşınıza alın ve anlattırın. Ne zaman hangi vergi ödenecek, bu verginin oranı nedir, neye göre hesaplanır ve sizin iş planınıza göre ortalama ne kadar çıkar? Bunlar için iş planınızda bir bütçeniz olsun. Çünkü vergiyi geciktirmek pek mantıklı bir seçenek değil. Mümkünse kazandığınız paranın devlete gidecek kısmına hiç dokunmayın. Ayırın bir başka hesapta dursun, günü gelince devlete ödersiniz.

Üç, market, restoran v.s. gibi nakit çalışmıyorsanız alacaklarınızın ödenmeme ihtimalini değerlendirin. Ne kadarı ödenmezse ayakta kalabilirsiniz? Ne kadar süre hiç para kazanmasanız da iş yerini (kira, belki çalışanların ücretleri, vergiler, v.s.)

Sonuç olarak en azından 1 yıl içinde ne kadar kazanacağınızın tahmini,
aynı süre içinde kazanıp da alamayacağınız meblağların tahmini,
giderlerinizin tahminini yapmaya çalışın. En iyi ve en kötü senaryolarda ayakta kalma süreniz nedir?

Sonra zaten, ne kadar sermayeye ihtiyacınız olduğunu, işe girip girmeyeceğinize daha rahat karar verirsiniz.
0
yargin
(12.01.21)
En büyük handikapın etrafında hiç ticaret yapan olmaması, gerçi başarısız bir örnektense hiç olmaması daha mantıklı olabilir.

Cesaretin olduğu belli, peki ticari zekan var mı? Bunu denemeden bilemezsin, hesabını kitabını bilen biri misin mesela? Kredi kartını sıkıntıya sokan, alacak verecek problemleri olan biri misin?

Gece hayatını sever misin? Para harcamayı, alışveriş yapmayı sever misin? Bunları niye soruyorum, ticarete atılıp da eline geçen her parayı sağa sola harcayıp "nasıl battık anlamadım ya" diyen çok adam var.

Ticarete atılmak için mutlaka bir yerden bir ışık görmeli, bir fikir bulmalısın ki ne yapacağını bilesin. Ticaert yapacaksın da ne alıp satacak, ya da ne üreteceksin? Bu yüzden bir örnek, bir yol gösteren, bir bilen olmalı ki yönlendirsin seni de.

Hiç bilmediğin sektörlerde ticaret yapılır mı? Yapılır ama hepsinde değil, mesela hiç anlamıyorsan kebapcı açamazsın. Çünkü ocakcı işe gelmediğinde, fırıncı kız kaçırdığında, motorcu kaza yaptığında yerine geçebilecek birilerini hemen bulabilmek için o çevreden bir networkun olmalı. Yeni çalışan gelene kadar da işi idare edebilecek tecrüben olmalı.

Veya hiç tornadan tesviyeden anlamıyosan metal işleme ile ilgili bir atölye açamazsın vs vs.

Mesela AVM'lere 10'ar tane akülü araba koyup 2 tane asgari ücretli eleman ile ebeveynlerin çocuklara hayır diyemeyeceği bu iş tipi daha bir kaç sene önce birilerinin aklına geldi.

Nadir olan ya da daha önce kimsenin aklına gelmemiş (süper bişy olmasına gerek yok, basit ama akla gelmemiş bir şey de olabilir) bir iş tipinde çok kazanman ve büyümen zor olmaz.

Zaten bilinen iş tiplerini tekrar etmek de doğru yer seçimi ve istikrar ile yine maaşlı işinden çok kazandırması zor değil.

Aslında yaz yaz bitmez, en güzeli bir iki tüccar esnaf arkadaş bulup biraz takıl yanlarında.
0
John Bloor
(13.01.21)
(5)

Eğitim sosyolojisi ödevi

kezbanietzsche
ödev tanımı şu:"Eğitim, aile, din, ekonomi, siyaset gibi diğer toplumsal kurumlarla da ilişkilidir. İstediğiniz herhangi bir sosyolojik kurumu seçerek, eğitimin bu kurumla ilişkisini tartışınız. Yani ödeviniz, eğitim ve aile, eğitim ve siyaset, eğitim ve ekonomi gibi bir başlıkta, eğitim ve seçtiğin
ödev tanımı şu:

"Eğitim, aile, din, ekonomi, siyaset gibi diğer toplumsal kurumlarla da ilişkilidir. İstediğiniz herhangi bir sosyolojik kurumu seçerek, eğitimin bu kurumla ilişkisini tartışınız. Yani ödeviniz, eğitim ve aile, eğitim ve siyaset, eğitim ve ekonomi gibi bir başlıkta, eğitim ve seçtiğiniz toplumsal kurumun ilişkisini sosyolojik çerçevede tartışmanız beklenmektedir. Mesela, eğitim ve aile ilişkisini, ebeveynlik stilleri, ebeveyne bağlanma vs. gibi bir temelden ziyade, ailenin çekirdek ya da geniş aile olmasının, boşanmış ya da boşanmamış aile olmasının, ailenin sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyinin çocuğun eğitimiyle ilişkisini tartışmalısınız"

1) hoca burada tam olarak ne istemiş?
2) ödevi yaparken nasıl bir yok izleyeyim?
0
kezbanietzsche
(11.01.21)
Makale bulmaya çalışın. Eğitim ve aile gibi bir konu yüzlerce kez araştırılmıştır.
0
dissendium
(11.01.21)
neden hiç kimse sorumu anlamıyor ya :( siz de hocanın ne istediğini anlamıyorsunuz değil mi? o yüzden cevap veremiyorsunuz :(
0
🌸kezbanietzsche
(11.01.21)
Sayısalcı mısın acaba? :d çok açık. Zengin ve fakir kesim arasındaki epştim farkını inceleyeceksin mesela. Ya da doğu anadolu daki okulların ÖSS başarısı ülkede en düşük olan bölge. Nedeni tüm aptalların orada toplanmış olması olabilir mi? Tabii ki değil. Sosyoekonomik nedenler. Bunları inceleyeceksin.
0
black mamba
(12.01.21)
nesini anlamadınız ki? mesela hocanın verdiği örnekten gidersek; eğitim seviyesi düşük aileler daha fazla çocuk yapıyorlar. boşanma oranı eğitim seviyesi yüksek ailelerde daha çok. sebep; kadının eğitim seviyesi düşük olduğu için finansal özgürlüğü kazanması çok zor. bu nedenle boşanmak yerine katlanmak var. ayrıca yine eğitim seviyesi düşük olduğu için boşanınca ayıplanma, "dul kalma" gibi düşünceler hakim. bunları daha detaylı ve akademik dille yazacaksın işte.
0
candide
(12.01.21)
ya tamam da öyle her aklıma geleni paldır küldür yazacak mıyım? bunun belli bir yolu yok mu? onu soruyorum. bana bir şablon lazım ki ona göre ilerleyeyim. nasıl bir yol izleyeyimden kastım bu
0
🌸kezbanietzsche
(12.01.21)
(13)

Yurtdışına gidip YouTube kanalı açan mutlu tipler

trgydl
Neden buraya geldik ne kadar da mutluyuz acayip mutluyuz iyi ki geldik 10 dolara bu kadar şey aldık Tr de alamazsınızkonseptli videolar niye çekiyor? Altta yatan sebep ne sizce?
Neden buraya geldik ne kadar da mutluyuz acayip mutluyuz iyi ki geldik 10 dolara bu kadar şey aldık Tr de alamazsınızkonseptli videolar niye çekiyor? Altta yatan sebep ne sizce?
0
trgydl
(11.01.21)
para kazanmak ve başka insanları bilgilendirmek
0
cemlemikonusuyorsun
(11.01.21)
izleyenler soruyor ve hatta en fazla izlenen videolar bunlar oluyor.
0
sutlu nescafe
(11.01.21)
ileride, türkiye kötüleştikçe daha da fazla izlenecek. ben de bir gün yerleşirsem yurtdışına şayet gayet de çekebilirim diye düşünüyorum aslında. bir süre yaşadım hatta keşke çekseydim market alışverişi, metrolar, günlük yaşam vs iyi kötü bi izlenme olurdu belki sonra ivme yakalardım.

çekenin amacı : para
izleyenin amacı : merak, boş vakit
0
garavel
(11.01.21)
Sadece para değil, geldiği iyi durumu diğerlerine anlatma ihtiyacı. Şu fıkra aydınlatıcı olacaktır :) eksisozluk.com
0
marsli gocmen
(11.01.21)
birincisi çok izleniyor
ikincisi herkes müthiş bir hayat yaşadığını göstermek istiyor. milleti kıskandırmak kültürümüzde var.
0
roket adam
(11.01.21)
Kanka YouTube da japonic vardı. Fetocu diyorlar ama ben severdim ilk zamanlarını. Hatta o dönemde melike uysal diye bir hanım abla vardı onu da çok izlerdim. İkisinin de ortak noktası Japonya'daki yaşaması idi. Melike Hanım abla taşındı, ilgim kayboldu kendisine. Ancak her ikisi de videolarına japonya da hayat diye başladı. Hatta melike hanım abla japon tuvaleti bile tanıttı. Benim gibi ilgi duyanlar için güzeldi. Japonic in sokakta yürüme videosu vardı. Hiçbir şey yapmadan sağa sola yürüyordu. Sonra ne oldu. Millet ısrarla bu tip videolar istiyor. Melike Hanım da o ise girişti, japonic de. Hatta öyle bir hale geldi ki, japonic sadece Nissan gtr fan sayfasına döndü. İlk başlarda hoşuma gitse de artık takibi bıraktım. Durum bu
0
allah yazdiysa bozsun
(11.01.21)
Şimdi ben yurtdışına yerlesmeden gidecegim ülke icin ararken resmen bulamiyordum, ki fransa yani, mozambik değil. Simdi bir baktim oha dedim. Bundan 4 sene önce 3 tane falan vardi belki.

Ulke o kadar dandik hale geldi ki insanlar kacmak istiyor, kaçmak isteyen bunlara bakiyor.
Sirf hayal etmek isteyen bile bunlara bakiyor. Yani ülkede konsol, telefon, giyim kusam resmen zengin isi artik. Bu soru sey gibi; neden oturup zenginlerin hayatini anlatan yapım izliyoruz (hani vardi ya zenginlerin evini gösteren programlar vs)? Işte Türkiye'de seviye o kadar düştü ki kicikirik araba, konsol alan adam bile zengin geliyor. Malesef ama böyle.

Izlendiği icin de çeken cok gibi.
Yalniz bunlarin olmasi, en azından düzgun bilgi verenlerin olmasi, önemli. Ben gelirken kafamda düzgün bilgi yoktu, maas, kira, is hayati vs. Yasayarak ogrendik.
0
logisticsmanager
(11.01.21)
para bence ikinci üçüncü plandadır. Paylaşmak belki üstlerdedir, fakat herkesin atladığı şey, sıfırdan bir ülkede sosyal ortamını kurman vakit alır. Hiçbir arkadaşın yokken bir şeyle meşgul olman lazım, paran da yoksa etkinlik vs yapamazsın. Video çekip Türklere gördüklerini anlatmak iyi bir sosyalleşme yolu. Hatta bu sosyalleşmede sen üst konumda olan biri gibisin, millet izleyip özenip güzel yorumlar yapıyor falan (belki.)
0
rodriguez2
(11.01.21)
Bence altta yatan sebep mutsuzluk. Mutlu olan kimsenin böyle şeylerle uğraştığını görmedim henüz.
0
bruce mclaren
(11.01.21)
Eziklik.. Yurtdışına çıkmamış ve oralarda senelerce yaşamamış olsam neredeyse inancam hayatlarının çok güzel çok şahane olduğuna..
0
superfluid
(11.01.21)
Neden altında olumsuz bir şey arıyorsunuz? Fazla toksik yaklaşımlar bütün bu cevaplar. İnstagrama neden fotoğraf koyuyorsanız aynı sebeplerden. Ben seviyorum. Yurtdışına hiç çıkmadım. Ama en azından yüzeysel de olsa bilgi edindim. Bu insanların tecrübelerini gözlemlemek bir şey katıyor. Bir paylaşımda bulunmak da onları mutlu ediyordur.
0
black mamba
(11.01.21)
Millet deli gibi bunlari izliyor. Yok mehmet su arabayi almis, yok veli 5 saat calisip bilgisayar almis vsvs.

Turkiyenin bile yarisi youtube'a tiktok'a is yapip populer olmanin pesinde ama anlatacaklari ilginc bir sey yok.

Bu adamlarin elinde cok tutan bir senaryo (yurtdisina yerlesmeleri) ve guzel de bir set (yasadiklari ulke) var.

Geriye oynayip populer olmak kaliyor. Onlar da yapiyor.
0
brkylmz
(11.01.21)
Ana sebep tabiiki para kazanmak cunku cogunlugu surunuyor. Surunmeyenler, gittiklerinin ilk 6 ayinda araba alip luks daireye tasinanlar da zengin arkadaslar. Onlar da vallaha param yok, burada alim gucu cok yuksek abi diye sallayip duruyor.

Ciddi yanlis bilgi iceren videolar var, 1-2 seneden beri disarda olmalarina ragmen uzundur orada yasiyormus gibi davraniyorlar, kullaktan dolma bir suru hurafe anlatip duruyorlar.

Cok hatali bilgi yakaladigimda altina bilgi hatali, yanlis yonlendiriyorsunuz diye yorum yaptigim oluyor, genelde negatif donus aliyorum, bana Ahaber tarzi sitelerden linkler yollayip duruyorlar kanit olarak.

Izleyici kitleleri enteresan, ya zir cahil ergen takimi, butun hayalleri disari cikip bir Mustang alip gezmek. Varsa yoksa araba, tartisma en sonunda ama arabalar ve elektronik orada cok ucuz noktasina gelip tikaniyor. Ya da parasi olan ama istedigi hayati Turkiye'de yasayamayan kitle. Bir tanesini yakaladim gecen, ah oralar soyle guzel boyle super keske orada yasayabilsem diye yorum yapmis. Herifin kanalina baktim altinda 911 var, kolundaki Audemars Piguet'in tanitimini yapmis vs.
0
cooperr
(11.01.21)
(13)

Bartu ben

black mamba
Sizce şu sahne 10 üzerinden kaç komik?
Sizce şu sahne 10 üzerinden kaç komik?
0
black mamba
(25.12.20)
Sahne yok
0
clones
(25.12.20)
🌸black mamba
(25.12.20)
0
0
ehti
(25.12.20)
Ben bir şey anlamadım ve hiç komik gelmedi.

"What are you doing step-dayı?"
tadı aldım
0
yarey
(25.12.20)
sıfır valla neye güleceğim diye 2 3 kere izledim. (snob durma çabasında değilim hakikaten bir şey anlamadım)
0
amugochi
(25.12.20)
Buna nasıl gülmezsiniz ya :( acayip saçma komik olan da o.
0
🌸black mamba
(25.12.20)
mimik oynamadı.
0
rose parks
(25.12.20)
hafif gülümsedim diyeyim, 10 üzerinden puanlamam biraz zor.
ama bence bu sahneyi anlamak için bartu ben'i izlemiş olmak lazım.
dayıyı tanımadan, diyalogları bilmeden, tarza alışmadan bundan bir şey anlamak biraz zor.
0
blatta hiberna
(25.12.20)
Bu şahıs ve beraber program yaptıkları mütemmim cüzü şahsiyetten aşırı derecede irrite oluyorum. Komik değiller, eğlenceli değiller, sempatik desen hiç değiller. İsteyen oturur izler, zamanını bunları izlemekle geçirir, eğlenir, mutlu olur tabii ki. Ama benim notum 10 üzerinden sıfır.
0
pass
(25.12.20)
ne bu şimdi :/
0
top_secret
(25.12.20)
Komik değil de KALT'in kirli konusmalar serisine gönderme mi var acaba
0
olaylar olaylar
(25.12.20)
Ya diziyi izlemeyince hic anlami yok. Diziyi izledim bence komik. Dayi bastan sona komik zaten. Bu arada dizi de cok iyi bence turkiye icin.
0
red g
(26.12.20)
Çalıntı/alıntı/esinlenme. Cem yılmazdan. "post ejaküleyşın sendrom" espirisinde vardı, yatakta hanımına diyodu ki "bandırmadaki yazlığı satıcam".

komik değil. ama çok güzel oyunculuk var. sırıtmıyor.
0
esref
(26.12.20)
(7)

Evde spor

opitseri
Arkadaşlar evde spora başlıyorum kısmetse, ama sadece mekik aleti ve direnç bandı var . Bunun yanına dambıl seti eklemek istiyorum . Önerilere açığım
Arkadaşlar evde spora başlıyorum kısmetse, ama sadece mekik aleti ve direnç bandı var . Bunun yanına dambıl seti eklemek istiyorum . Önerilere açığım
0
opitseri
(13.12.20)
bircok kisi ip atlama isini siddetle tavsiye ediyor bilemedim..
0
alttaraf
(13.12.20)
zebragibi
(13.12.20)
Delta’nin demir dambil setini kullaniyorum. Bar da almistim. Cok memnunum.
0
mor oje
(13.12.20)
Vücut gelişimi için dumbell seti yazdım. Sizin önerileriniz biraz daha hanımlara hitap ediyor.
0
🌸opitseri
(13.12.20)
plaka falan yapmak istersen youtube'ta var yapılışı. ben çimentodan yaptım. biraz uğraşıyorsun ama 50 kilo yaptım 30 lira tuttu. hala çimento var elimde. ihtiyaç olduğunda yapıcam.

i.pinimg.com
0
black mamba
(13.12.20)
@black mamba Hocam bahçeli bir evde yaşamıyorum . Evim 8. Katta 1+1 bir daire :)
0
🌸opitseri
(13.12.20)
piotr
(14.12.20)
(8)

Film/dizi arşivi için HDD tavsiyesi

IncredibleMau
Eve fiber internet alınca internet hızı sorun olmaktan çıktı, depolamayı dert etmeye başladım artık. Yüksek çözünürlüklü dizi film arşivi yapmak istiyorum ama yarın bir gün media playera bağladığım zaman aktarım hızı filmin akışını etkilemesin, tak çalıştır kullanabileyim istiyorum. En ucuz ssd ile
Eve fiber internet alınca internet hızı sorun olmaktan çıktı, depolamayı dert etmeye başladım artık. Yüksek çözünürlüklü dizi film arşivi yapmak istiyorum ama yarın bir gün media playera bağladığım zaman aktarım hızı filmin akışını etkilemesin, tak çalıştır kullanabileyim istiyorum. En ucuz ssd ile bu hesapları yapmama gerek kalmıyor ama maliyeti yüksek oluyor.

Veri okuma yazma hızı minimum ne olmalı hdd'nin? Hangi marka, ürünü tavsiye edersiniz?
0
IncredibleMau
(07.12.20)
media playerda disk hızından bottleneck yaşamazsın. 7200 rpm alma sakın, 5400 rpm'lik bir WD Red serisi harddisk işini görür.
0
nahtoderfahrung
(07.12.20)
Film dizi arşivi yapmak sanki sadece bize özgüymüş gibi direkt buradan sordum ama redditte baya tartışılmış bu. Sonradan aklıma geldi. Wd red mantıklı görünüyor.

Teşekkürler.
0
🌸IncredibleMau
(08.12.20)
ben olsam (ki öyle yapıyorum) 3.5" 4-6tb gibi bir WD Essentials diskte depolarım, izleyeceğim filmi flashdisk ile mediaplayera takarım. 2.5" diskler hep az ömürlü ve güvensiz geliyor bana (çok rahat taşındığı için darbeye maruz kalma olasılığı da artıyor vs.)

WD Red oem disk? Kutuyla mı kullanacaksınız?

okuma hızı önemli ama şu anki filmleri usb 2.0 bile (20mb/s) kurtarıyor genelde. Her mediaplayerda usb3.0 yok. Saniyede o kadar veri yok eğer full bluray falan indirmiyorsanız. (40gb'lık film olsa saniyede 8mb falan okuma hızı yetiyor hesabıma göre)
0
nhk ni youkosu
(08.12.20)
3.5" i ayrıca değerlendiricem ama flashdisk neden? Direkt bağlasam ne sakıncası olur?

Kutulu oluyor herhalde. Taşınabilir bir formda kullanıcam
0
🌸IncredibleMau
(08.12.20)
Bence artık arşiv yapmak mantıklı değil. Netflix falan bitirdi bence bu durumu.
0
black mamba
(08.12.20)
mamba +1

arşivin bi 5 yıl sonra "sevdiğim fişmlerin düşük kaliteli kayıtları" halini alınca anlamsızlaşıyor.

"Eve fiber internet alınca internet hızı sorun olmaktan çıktı..."

Anahtar cümle bu. Artık 4K filmler bile direkt stream edilebilirken arşiv yapmakla uğraşmak gereksiz zaman kaybı.
0
himmet dayi
(08.12.20)
Netflix ve benzeri platformların içerikleri indirilebilir diğer sitelere kıyasla çok dar olsa da temelde kabul edebilirim bu fikri. Yine de arşivlemek biraz farklı. İki farklı dilde altyazıyı aynı anda görüntülemek sizin için anlamlı olmayabilir mesela ama benim arada ihtiyacım oluyor buna. Hdd'yi her yere taşıyabiliyoken hızlı internet ve gerekli araçlara her yerde sahip olamayabilirim. Buna benzer bir sürü sebep sayılabilir ama arşivleme ihtiyacı temelde bir ihtiyaçtan değil, okuduğun kitabın rafında durması gibi biraz keyiften.
0
🌸IncredibleMau
(08.12.20)
flash deme sebebim, aslında benim batıl inancım sanırım :D Eski mediaplayer'larda "eject" yoktu ve birkaç kere çalışır haldeki diski çekmem gerekmişti. (durduk yere bile okuyordu bir şey yapıyordu) ve disk bir süre sonra sıkıntı yaratmıştı. Belki de disk bozuktu bilmiyorum ama ben yine de önlem olarak disk takmamaya başlamıştım. Ha şimdiki android boxlarda falan eject de var zaten, ve o anda okuma yazma vb. işlem yoksa direkt çeksen bile bir şey olmuyor zaten. Benimki her ihtimale karşı.


Arşiv gereksiz diyenler film izleyip geçenler sanırım. Ben de kitap gibi görüyorum bunu ayrıca kalitesiz olduğunu kim söyledi? İnternette direkt izleyemeyeceğin HDR Blu Ray'leri torrentten indirebilirsin. OLED bi TV de alırsan ileride harika. Mesela.

Ayrıca geçen Teknoseyir'de konusu geçmişti, Mandolarian dizisinde mesela bi hata olmuş, sonra var olan yayından o silinmiş. (yeni versiyon var şu an disney plusta vs.) Tarihten belli şeyler silinebiliyor. Elindeki kitap sadece stream olduğu için bir chapter'ın atıldığını düşün. Senden sonra izleyenler bundan habersiz, ancak eksi versiyonu olanlar bilebiliyor vs. Bu iş filmlere de geliyor. İleride sansür için de, bir şeyi "düzeltmek" için de kullanılabilir fakat eski versiyonu elinde bulunduranın elinde sonsuza kadar kalacak. (disklerin ömrü vs. ayrı mesela tabii :) Ben bu tür arşivciliği önemsiyorum.
0
nhk ni youkosu
(08.12.20)
(9)

Doktor arkadaşlardan destek

velasco
arkadaşlar merhaba. bir süredir bir problemim var, çeşitli branslardaki doktorlara gittim; ancak halen ne olduğunu bulamadılar. Belki sizlerin bir fikri vardır veya yol gösterir.Yaklaşık 1 aydır, göğsümde ve sırtımda ağrı, nefes darlığı ve başımın kulak üzeri, başımın üst kısmı ve sol gözümün arkası
arkadaşlar merhaba. bir süredir bir problemim var, çeşitli branslardaki doktorlara gittim; ancak halen ne olduğunu bulamadılar. Belki sizlerin bir fikri vardır veya yol gösterir.

Yaklaşık 1 aydır, göğsümde ve sırtımda ağrı, nefes darlığı ve başımın kulak üzeri, başımın üst kısmı ve sol gözümün arkasında ağrı bulunmakta. Kbb, göğüs hastalıkları ve kardiyolojiye gittim. Hatta kardiyolog anjiyo bile yapti; ancak bir şey bulunamadı. ( alerjik rinit rahatsızlığım bulunmakta, sadece göğüs hastalıkları uzmanı desmond verdi, ayrıca covidbtestim de negatif çıktı) ancak halen aynı şikâyetlerim devam ediyor. Sizce bu sorunun teşhisi için hangi branştaki doktora gorunmeliyim? Şu an yazarken bile göğsümde ağrı ve nefes darlığım devam etmekte. Sizden, en azından bir yol göstermemizi rica ediyorum.
0
velasco
(07.12.20)
Covid testinizi tekrarlamak faydalı olabilir. Sürüntü her zaman doğru sonuç vermiyor maalesef. Pozitifse gerçekten pozitif, negatifse soru işaretleri olabiliyor. Geçmiş olsun.
0
esmeralda villalobos
(07.12.20)
Psikolojik olabilir mi? ( doktor değilim)
0
black mamba
(07.12.20)
@black mamba, umarım psikolojiktir; ama stres altında bir dönemde değilim açıkçası
0
🌸velasco
(07.12.20)
Alerji ya da Coviddir.Testlerin yüzde yüz doğru çıkması pek mümkün değil galiba. Bunun yanı sıra hastalığın tek belirtisi ateş, öksürük değil, kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Hasta kişilerde de sizde olan ağrılar mevcut. Özellikle sırt ağrısı, nefes darlığı. Tomografi ve kan değerlerinizin sonuçlarında bir şey çıkmadı mı virüse dair?

Alerjik bir durum söz konusu olabilir diyeceğim ama bu kadar uzun sürmez ilaç içildiği için. Ama ben kullandığınız ilacı ilk defa bir doktorun yazdığını gördüm, keşke kbb doktoruna danışsaydınız bu alerji ilacı için. :(
0
GoodMorningTeacher
(07.12.20)
@goodmorningteacher, çok uzun zamandır desmond kullaniyorum aslında. Donem dönem alerjim azdığında ise de yarıyor aslında. Ama ilk defa bu durumdayım. Covid konusunda bir şey diyemeyecegim; çünkü eşim ve çocuğumuzda herhangi bir sorun yok.. tam 1 aydır bu durumdayım ve geçmiyor.
0
🌸velasco
(08.12.20)
@velasco

Alerji hastalığı ile ilgili şöyle bir durum var, alerjiden kaynaklı tepki gösteren kişilerin alerji belirtileri artabiliyor. Mesela alerjiden dolayı sadece burnundaki etler şişen birisi zamanla kaşıntı, nefes darlığı gibi ek tepkiler gösterebiliyor. Belirtiler arttığı içinde önceki belirtilerde kullanılan ilaç yetersiz kalıyor. Ne yasıkki bunu kendimde tecrübe ederek öğrenmiş oldum. Zaten her durum için farklı bir ilaç kullanılması gerekiyor. Uzun süre kullanılan alerji ilaçları da bir süre sonra yetersiz kalıyor. Eğer sizin durum alerji kaynaklıysa sizin doktorla görüşüp bu durumunuza uygun bir alerji hapı almanız yeterli olacaktır.
0
GoodMorningTeacher
(08.12.20)
Tam sayim kan testi yaptirdiniz mi acaba? Bi yol gosterebilir belki..
0
sen nasıl bir insansın
(08.12.20)
Birbirleriyle bağlı rahatsızlıklar olmayabilir mi? Diş ve fıtık gibi. Fıtık gibi bir şüpheniz varsa bir beyin cerrahisine danışmanızı öneririm.
0
pass
(08.12.20)
Sevgilimin nefes darlığı ve anlamsız ağrılarına doktorlar bir şey bulamayınca psikiyatriye yönlendirmişlerdi. Psikolojik boyutunu da değerlendirebilirsiniz.
0
jazzabel
(08.12.20)
(3)

Telekom fatura

black mamba
Türk telekom dolandıryor mu beni anlamadım. 30 liralık bir tarifem var ancak bubay 50 lira fatura çıkarmış. Tıklayınca internet kullanımı görünüyor ama zaten tarifenin içinde var ve 0 TL yazıyor. Bu 50 lira nereden geldi nasıl görebilirim?
Türk telekom dolandıryor mu beni anlamadım. 30 liralık bir tarifem var ancak bubay 50 lira fatura çıkarmış. Tıklayınca internet kullanımı görünüyor ama zaten tarifenin içinde var ve 0 TL yazıyor. Bu 50 lira nereden geldi nasıl görebilirim?
0
black mamba
(07.12.20)
24 ay taahhüt falan verdiyseniz 12. aydan sonra faturayı arttırıyorlar. Belki öyle bir şey olabilir.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(07.12.20)
Bana ilk başta mesaj gelmişti 19 tlye 4 GB falan diye. Tahhütlü tabi. Kaydoldum tahhütsüz yapmış 36 TL geliyor. Üşendiğim için uğraşmadım ama bu sefer de 50 lira gelmiş. Daha 2. Aydayım.
0
🌸black mamba
(07.12.20)
Fatura için mail girmemişim uygulamaya. Bunun dışında ayrıntılı nasıl öğrenebilirim faturayı?
0
🌸black mamba
(07.12.20)
(22)

abla ve kocasının ilişkisi

black mamba
ablam ve kocası üst katta oturuyorlar. sürekli kavga ediyorlar ve rahatsız oluyorum. ablam da kolay değil kabul ediyorum ama kocası fazla bağırıyor. Ablam da her ne kadar kolay biri olmasa da 2 günde 1 bağırılmayı hakeden biri değil. ablam da altta kalmıyor ama sonuçta ikisinin bağırması bir değil.
ablam ve kocası üst katta oturuyorlar. sürekli kavga ediyorlar ve rahatsız oluyorum. ablam da kolay değil kabul ediyorum ama kocası fazla bağırıyor. Ablam da her ne kadar kolay biri olmasa da 2 günde 1 bağırılmayı hakeden biri değil. ablam da altta kalmıyor ama sonuçta ikisinin bağırması bir değil. üstelik ablamın yaptığı her şeye bir kulp buluyor yarım aklıyla küçümsüyor vs. daha önce de oluyordu ancak yakın zamana kadar yakın oturmuyorduk o yüzden çok maruz kalmamıştım bu duruma.

nasıl çözeyim? gideyim düzgün bir şekilde konuşayım mı yoksa atar mı yapayım? gidip tekme tokat dalasım var ama bu çözüm değil. düzgün konuşsam da bunu haketmeyen bir adam. daha başka falsoları da var. zaten düzgün konuşsam da artistlik yapacak ve yapışcam boğazına. Tam bir toksik insan. Hatasını kabul etmez.

bir de ablası olanlar ne yapıyor merak ediyorum. ablanız ve eşi arasındaki kavgalar sizi hangi noktada rahatsız ediyor? hangi noktada müdahil olursunuz?

Edit: küfür ve argo olduğu için duyuru silindi onları düzelttim.
0
black mamba
(06.12.20)
ablan durumdan memnun değilse, herifi döv rahat edin
ablan memnunsa, mecbur ses etmeyeceksin
0
summatinyourteeth
(06.12.20)
abi yanlış anlama ama sana iş düşmez. ablan senden yardım istedi mi? sana hiç sızlandı mı? bu sorulara cevabın hayır ise karışma. kavgalarına maruz kalmasaydın hiçbir şey yapmayacaktın. şu anda da yapma bence. eğer şiddet yoksa burnunu sokma. sen o adama bir şey yaparsan günün sonunda ablan ile aranız bozulur.
0
himmet dayi
(06.12.20)
Böyle işlere karisilmaz. 2 gün sonra onlar iyi olur, sen kötü. Aile dinamiklerini çok kurcalamamak lazımdır.
0
westblack
(06.12.20)
Müdahale edilmeyecek durumda değil ama. Psikolojik şiddet bu. Üstelik komşu olarak da rahatsız oluyorum. Kendi hiçbir haltı beceremeyen ama kızın her şeyini eleştiren ve bağıran bir tip. 3 yasında çocukları var. Çakarım tokadı ha dedi geçende çocuğa. Çıkıp dalcaktım zor tuttum kendimi.
0
🌸black mamba
(06.12.20)
Yukarıdakiler +1
Yapabileceğiniz şey ablanızla konuşmak olur. Abla hayatından memnunsa, iş fiziksel şiddete (özellikle çocuğa yönelik) varmıyorsa yapacak bir şeyiniz yok. Abla hayatından memnun değilse destek olacağınızı, yanında olacağınızı söyleyip ne yapmak istediğini sorabilirsiniz. Ayrılmak isteyip cesareti yoksa, korkuyorsa sizin desteğinizle cesaret edip durumunu düzeltebilir belki.
0
kobuzchu kiz
(06.12.20)
ablanla konuş. müdahale edeyim mi de bence. ablan istemediği veya şiddet söz konusu olmadığı sürece karışmamalısın bence ancak psikolojik şiddet var diyorsun. bence ablanla teke tek samimi bir konuşma yap. evliliği hakkında ne düşünüyor, normal oldugunu mu dusunuyor, bunları bunları duyuyorum kardeş olarak şu sebeplerden rahatsız oluyorum, sence ne yapmalıyım de.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.12.20)
Ablanıza bu konuyu " Abla bu adam seni sahipsiz mi sanıyor, sesinizin geldiğini bile bile sana bağırıp çağırıp duruyor. Çok ağırıma gidiyor. Artık bilerek bana inat sana bağırıyor diye düşünüyorum. Yazık sen benim ablamsın, kıyamıyorum." diyerek konuşmalısınız.

Ablanızdan olumlu tepki alırsanız, sadece bir kere ses yükseltmesinde yukarı çıkıp sen kime bağırıyorsun diye enişteye bağırmanız yeterli olacaktır. Böyle sadece sesi eşine çocuğuna çıkan tipler, bir iki bağırışa kuzu oluyor.
0
GoodMorningTeacher
(06.12.20)
Bir aile büyüğünüz yok mu? Sen tek mi kalıyorsun alt katta? Şöyle oturaklı, aklı başında bir aile büyüğüne olaya müdahale ettirseniz ve eniştenle konuşup mevzuyu güzelce anlatsa? Sen müdahil olursan, ihtimal, gurur yapıp seninle de papaz olabilir. Zira, alt katta senin o patırtı gürültüyü duyduğunu bilmiyor mu o? kesin biliyordur, tahmin de ediyordur.
0
alessandro del pieroglu
(06.12.20)
@alessandro maalesef aile büyüğü yok.
0
🌸black mamba
(06.12.20)
o halde, yukarıdaki arkadaşların çoğunun dediği gibi davranmak daha makul sanırım. Allah kolaylık versin.
0
alessandro del pieroglu
(06.12.20)
@GoodMorningTeacher +1

Ablanla muhakkak konuşman gerek. Altta ailesi var ama kimse ses etmiyor diyerek ablanı gittikçe daha çok ezebilir. Aileyi sülaleyi başına topla gerekirse.
0
1bir1bir1
(06.12.20)
Ablam da altta kalmıyor ama karşıdaki daha çok bağırıyor. Anlamla konuştum ben de ona bağırıyorum bir şey olmaz diyor. Akılsız o da.
0
🌸black mamba
(06.12.20)
İki insanın hayatı, seni bağlamaz. Şiddet olmadığı sürece bulaşmazdım ben olsam, hatta mümkünse taşınır kendi hayatımı kurardım.
0
roket adam
(07.12.20)
karı koca arasına girilmez.
0
paudi
(07.12.20)
fiziksel şiddet uygulamıyorsa seni alakadar etmez karışma. Yarın ablan sende suç bulur kocamı senin yüzünden kaybettim der öyle kalırsın ortada.
0
KaraSakall
(07.12.20)
bu sorunun çözümünün gidip kavga çıkarmak olmadığının farkındayım ama ne yapmam gerek? bir kere komşu olarak gürültüden rahatsız oluyorum. ikincisi her ne kadar beni ilgilendirmediğini sözleseniz de bırakın ablam olmasını kimse olsa bu muameleye maruz kalsa insan tepki gösterir.

şöyle olaylar yaşandı.

kargocu geldi. ablam evde olmadığı için kargoyu ben alıyordum normalde ve kargocu 2. kata bastı eskisi gibi. ablam da o gün evdeydi ve ben 3. kat yazdım neden 2. kata bastınız dedi. kargocu da cevapladı. arada bir münakaşa vs. olmadı. sonra kargocu gidince kocası çıkıştı "ne polemiğe giriyorsun?" vs. baya bir kafa yedi.

pazar alışverişi için ablam pazara gidiyor. bu herif yatıyor evde ablam alışverişi yapıyor, 3. kata kadar pazar arabasını ablam taşıyor. ben duyarsam geldiğini yardım ediyorum. 9 aydır buradayım kocası 1 kere bile yardım etmedi. geçende ben çıktım yardım etmeye biraz utandı sanırım. "ben sana söyledim alacağımı ne acele ediyorsun" gibi söylenmeye başladı. (bu konuya baya takığım bu yüzden patlama ihtimalim yüksek.)

ben de evde olduğum için duyuyorum sürekli. çocuk bu yokken bir kere bile ağlamıyor. artık oynarken mi beceremiyor bilmiyorum ama bu eve gelince çocuk ağlıyor bir şekilde. nedenini bilmiyorum.

bir kere kuzenlerle oturuyoruz konu depremden açıldı. ablam şöyle bir şey söyledi "depremde merdivenler tehlikeli merdivenlere gitmeyin" bu herif sonra çıkıştı cahil cahil " olur mu ya en güvenli yerler merdivenler. merdivenlere gidin" cevaptaki cahilliği geçtim azarlar bir şekilde söyledi. orada zor tuttum kuzenlerdeyiz diye. çünkü ağzımı açsam baya üzerine yürücektim.

onun dışında her gün mutlaka boş boş sebepler için bir bağırış çağırış var.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Aile apartmanı gibi. Ben tek yaşıyorum. Bunlar sonradan geldi. Eskiden de böyleydi ama çok maruz kalmıyordum. Bu anlayışla karşılayabikecepim bir şey değilö. Onun da çok yanlışı var ve biz alttan aldık. Bu saatten sonra şu olur. Yaptığı en ufak hatada burnundan getiririm. Mesela evle tadilat yaptı batırdı bir şey demedik. Bunları bahane edip uğraşırım. Ya da deprem sohbetinde olduğu gibi duymazlıktan gelmem rezil ederim cahil cahil kınuşma, bir halttan Anlamıyorsun ama ahkam kesiyorsun derim. Başka bir sebepten üzerine yürürüm. Bu üstünü kapatabileceğim bir şey değil.

Bu karı koca mevzusu değil. Bir arkadaşınız sevgilisine bu şekilde bağırsa ne yapıyorsun sen falan dersiniz.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Kısacası ablamın hatrı için biz de birçok şeyi görmüyoruz. Alttan alıyoruz. Bu üsluba devam ederse en iyi ihtimalle ona karşı tavrım değişir. Daha başka birçok olay var.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Dostum sen ablanla bu konuyu açık açık konuşmalısın. Bazı insanlar, kan kusar kızılcık şerbeti içtim demeyi tercih eder. Belki ablan da durumdan rahatsız fakat size açıklayamıyor durumu. Aileden gelecek tepkiden çekinebilir, kötü evlilik, yanlış tercih yapan biri olarak yaftalanmak istemez vs bir çok nedeni olabilir.

Diğer taraftan ise bazı ilişkiler böyledir. Dışardan bakan bunlar nasıl birlikte yaşıyor falan der. Ama onlar hallerinden memnundur. Ablanın rahat konuşabileceği uygun zaman ve ortamı sağla endişelerini onunla konuş. Yapacağın ani bir çıkış hem seni hem ablanı zorda bırakabilir. Kaş yapayım derken göz çıkarırsın.
0
istege bagli sigortasiz
(13.12.20)
Enişte resmen sistematik psikolojik şiddet uyguluyor ablanıza. Bu davranışı ile, 6284 sayılı yasaya aykırı davranıyor ve ciddi yaptırımları olan BİR SUÇ İŞLİYOR. Ablanız çok uzun süredir bu şiddete maruz kalıyor ve ayrılma halinde maddi, manevi ve sosyal olarak baskı göreceği için katlanıyor belli ki. bu durumdaki kadınlar bir dilekçe ile savcılığa başvurabiliyor. Hiç bir delil göstermek zorunda değil aslında ama sizin durumunuzda tanıklığınız ya da ablanızın katından gelen sesleri kaydetmek gibi bir şey eklenebilir. Tekrar ediyorum, BU DURUMDA ENİŞTE YASAL BİR SUÇ İŞLİYOR. Bir suçtan haberi olan ve gerekli mercileri haberdar etmeyenler de suça ortak olmuş sayılır. Karı koca arasına girilmez, kol kırılır yen içinde, kadının karnından sıpayı gibi bilgece olduğunu zannettiğimiz zırvaların nelere mal olduğunu hep beraber görüyoruz.
0
olivia
(13.12.20)
Ablam da biraz mal. Geçen söyledim ben de ona bağırıyorum diyor. Efendi erkek yerine *** erkekten hoşlanan bir tip. Hatta iyi davransa gözünden düşer belki. Maddi olarak kocasından daha avantajlı. Ona muhtaç değil ama duygusal olarak sorunlu.

Nasıl konuşsam bilemiyorum. Üzerine yürürüm, korktuğum bir şey yok ama fayda etmez. Ben huzurlu bir ortam istiyorum sadece. Yoksa hataları görcek olsak, derdim kavga dövüş olsa çoktan bozuşmuştuk. Mantıklı bir şekilde rahatsızlığımı söylemem gerek. Ondan sonra devam ederse kendi bilir, benden çekeceği var. Ama bu rahatsızlığımı hangi zeminde savunmam gerek bilemedim.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Bende de biraz sorun var kabul ediyorum. Sessiz kalmamın sebebi düzgün konuşamayacak olmam. Sakin sakin lafını sokabilen biri değilim. O sinirle savunmaya kalksam baya sert çıkışırdım. Ortası yok bende pek.

Başlangıçta normal bir konuşma yaparım ama seni ilgilendirmeze getirirse konuyu sinirlenirim. Kendi yaptığı hatalarda da üste çıkmaya çalışan bir tip. Hatasını kabul etmez, egosu sarsılır. Hatasını kabul etmemek için saçma bir konuyu savunabilir mesela.

bu arada geçen yıl benzer bir olay yaşadık o yüzden konuşmadan anlamayacağını söylüyorum. benden sakladıkları bir şeyi öğrendim geçen yıl. düzgün bir şekilde aradım gel konuşalım neymiş ne değilmiş öğreneyim diyorum. egosuna yediremedi herhalde posta koymaya falan çalıştı. "neden geleyim, ne konuşcaz, evet oldu öyle bir şey de neden geleyim" gibi saçmaladı. sonra gelince de saçma sapan konuştu üzerine yürüdüm sonra alttan almak zorunda kaldı. kendimi de biliyorum. anneme sesini yükseltti diye dayıma dalmış bir insanım. yakınlarım benim için hassas konular. ama bu şekilde kavga dövüş de bir çözüm değil.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
(5)

Paslı demir tetanoz

black mamba
Paslı bir demir parmağımı çizdi biraz. Kanadı ama derin değil. Tetanoz vurulmam gerekir mi? Üşeniyorum gitmeye.
Paslı bir demir parmağımı çizdi biraz. Kanadı ama derin değil. Tetanoz vurulmam gerekir mi? Üşeniyorum gitmeye.
0
black mamba
(03.12.20)
vurdurmana gerek var. vurdurmazsan pişman olabilirsin. herhangi bir acilde ücretsiz vuruyorlar. yol üstünde uğra. sonra pişman olma.
0
paudi
(03.12.20)
Yarın gitsem olur mu? Zamanı önemli mi?
0
🌸black mamba
(03.12.20)
Gerekir git hemen
0
basond
(03.12.20)
Bu arada sigortam yok sorun olmaz değil mi?
0
🌸black mamba
(03.12.20)
Sigorta gerekmez, ilk dozu devlet hastanelerinde acilden girip yaptır, sonraki dozlar aile sağlık merkezlerinde.

İlk 24 saat içinde yapılması lazım diye hatırlıyorum.

Fakat gerçek şu ki tetanoz mikrobu paslı demirde kolay kolay bulunmaz, nemli toprak ve hayvanlarda bulunuyor. Yani nemli topraktan çıkan bir paslı demirse hikayedeki eyvallah, risk büyük. Gerçi toprak kuru da olsa riske girmemek ve aşı olmak gerekir.

Fakat herhangi bir nemli ortamda bulunmayan, kupkuru paslı demirde tetanoz mikrobu bulunması çok çok zor.

Fakat siz yine de gidip aşınızı vurun, ne olur ne olmaz, bu bahane ile uzun bir süre korunmuş olursunuz.
0
John Bloor
(03.12.20)
(6)

Telefon bagimlisi çocuk

coca cola
13 yaşında telefon bagimlisi kız çocuğunun elinden telefonu almak dogru mu?Yanlış arkadaşlıklar kurmuş ve 7-24 görüntülü olarak onlarla görüşüyor.Yanlıştan kastım temiz düzgün çocuklar değil aşırı bir durum yok.Bir de bu yaşlarda sevgili olayları var doğru mu bu yaşlarda olması nasıl yaklaşılmalı ?
13 yaşında telefon bagimlisi kız çocuğunun elinden telefonu almak dogru mu?
Yanlış arkadaşlıklar kurmuş ve 7-24 görüntülü olarak onlarla görüşüyor.
Yanlıştan kastım temiz düzgün çocuklar değil aşırı bir durum yok.
Bir de bu yaşlarda sevgili olayları var doğru mu bu yaşlarda olması
nasıl yaklaşılmalı ?
0
coca cola
(03.12.20)
Dogruyla yanlisi 13 yasinda asagi yukari ayirdedemiyorsa muhtemelen duzgun yetistirilememistir (bu bir suclama degil, kimi aile gecim derdindeyken cocukla ilgilenemiyor vs.) Telefonu elinden almak, kisitlamalar koymak kisa vadede etkili, uzun vadede problemi buyuten eylemler. Cocugu yalan soyleme ustasi yapar, pek cok seyi is isten gectikten sonra ogrenirsiniz. Genel olarak zor bir durum tabii. Kendini kabul edilmis gordugu bir sosyal grup var, ve bu grup yanlis kisiler diyorsaniz, kendini baska ve daha duzgun bir yere ait hissetmesine vesile olmak gerekiyor. Zaman, emek isteyen bir is. Kendine rol modeli olarak gorebilecegi duzgun bir kisi / kisiler gerekiyor, ama "al sana bu rol modeli" diyerek olmaz, kendi gorup inanmasi gerekiyor vs. Buradan ne desek bos aslinda oturup dinlemek gerek kendisini. Bu duzelme asla "benim dedigimi yapacaksin yoksa ceza!" diyerek olmuyor, oluyormus gibi gozukuyor gecici olarak ama daha kotu sonuclari oluyor. Bir sekilde kendi inanarak degismesi lazim, o inanca vesile olmak lazim. Yonlendirme sozune itimad edecegi birinden, inanma ve degisme zamanla ondan gelmeli.
0
robokot
(03.12.20)
Arkadaş çevresi önemli bence. Hem de bu yaşlarda.
0
black mamba
(03.12.20)
13 yaşındaki bir çocuğu yasaklamak mı? Yasaklarla nereye varılmış ki. Bir uzman yardımı almanızı öneririm, yalnız çocuğun değil, sizin nasıl bir yaklaşım izlemeniz gerektiğine dair. Durumu öncesiyle değerlendirir. Pandemi döneminde pek çok uzman online randevu veriyor.
0
ecece
(03.12.20)
Çocukluğun hangi dönemi olursa olsun ceza vermek etkili bir yöntem değildir ve fayda sağlamaz. Ergenliğe giriş döneminde olan bir çocuk için aile tarafından yapılan her müdahale çocuğa muhtemelen yanlış gelecektir çünkü bu dönemde mantıklı karar veremezler ve artık çocuk üzerinde aile değil de akranlar etkilidir. Bu durumda tavsiyem karşılıklı olarak sağlıklı bir iletişim kurulabiliyor ise çocuğu suçlamadan yaptığı şeylerin ona verebileceği zararlardan bahsedilmeli ve doğru olanı kendisinin tercih etmesi sağlanmalı ayrıca ilgi alanına göre yönlendirmeler de yapılabilir sevdiği bir şeyle meşgul olması teşvik edilebilir veya başarılı olduğu bir alanda daha da yüreklendirilerek ilgisinin tamamen oraya aktarılması sağlanabilir. Ama bunları direterek, emredici ifadeler kullanarak ve çocuğu suçlayarak yapmamak lazım yoksa iş inada binebilir.
0
obsesif kadin
(03.12.20)
Bağımlılıkta, bağımlılık yapan şeyin aniden ortadan kaldırılması durumu kötü etkiliyor. bunun yerine kullanım zamanları yavaş yavaş azaltılıyor. Ben de uzman yardımı almanızı öneririm.
0
turkce konusan uzayli
(03.12.20)
yasaklamak kesinlikle işe yaramaz diye düşünüyorum, veya başka sorunları tetikler. telefonda geçirdiği süreden daha cazip etkileşimler yaratmak lazım. profesyonel destek alınmalı tabii ama fikrim çocuğun seveceği spor, sanat vs dallarıyla tanışmasını sağlayıp, bu gruplardan arkadaş edinmesini sağlamalı. bol bol aktivite lazım yani:/ arkadaş çevresi zorla değil, zamanla organik bir şekilde değiştirilmeli.
0
akil kupuru
(03.12.20)
(6)

sigara kullanan iş arkadaşı

Pertev nail
merhaba, işe 2 kişi yeni başladığınızı düşünün ve iş arkadaşınız sigara kullanıyor. haliyle mesai saatleri içinde sigara içmek istiyor. ancak göze batmamak için sizi de "hava almaya" dışarı davet ediyor. o anda işim olduğunda falan gitmiyorum ve onun kadar sık ve uzun mola vermek istemiyorum açıkça
merhaba, işe 2 kişi yeni başladığınızı düşünün ve iş arkadaşınız sigara kullanıyor. haliyle mesai saatleri içinde sigara içmek istiyor. ancak göze batmamak için sizi de "hava almaya" dışarı davet ediyor. o anda işim olduğunda falan gitmiyorum ve onun kadar sık ve uzun mola vermek istemiyorum açıkçası. sizce ayıp olur mu yoksa iş hayatında duygusal davranmamak mı gerekir? vakit geçirmekten çok da keyif aldığım biri değil.
0
Pertev nail
(29.11.20)
sigara içmiyorum ben teşekkür ederim sen git diyebilirsiniz.

bu kadar büyütmeyin bu olayı. bu olaydan dolayı trip atacaksa da çeksin gitsin zaten.
0
blue eyes white dragon
(29.11.20)
tabi ki ayıp olmaz. ben de eskiden böyle ayıp olmasın diye çıkardım ama ne gerek var. muhabbetin de iyi değilse öyle saf gibi dikiliyorsun orda. bence "yok ya böyle iyiyim" falan deyip çıkma, onun yanında sürüklenmek zorunda değilsin. ayrıca ilerde uyarı durumu olursa da boşu boşuna uyarı almış olursun.
0
livaist
(29.11.20)
yok hocam ne ayıpı, işim var de, yoğunum de salla
0
gazozailacatmauzmani
(29.11.20)
Tabi ki olmaz. Sigara içmeyen insan içen arkadaşına eşlik etmek için neden zorlasın ki kendi şartlarını. Mola bu, aynı anda ihtiyaç duyamayız ki. İçen bi insan olarak söylüyorum, anlamsız yani.

Ayrıca yeni başlamışsınız, kendinizi tanıtana kadar uzak durun dışarda ve uzun molalardan bence.
0
gayda
(29.11.20)
açık hava olsa bile sigara rahatsız ediyor beni kısa ve net
0
jamswety
(29.11.20)
İşi halletmem gerekiyor deyip bahane bulabilirsin. 2 seferden sonra çağırmaz zaten.
0
black mamba
(29.11.20)
(6)

Akp li bıyığı

black mamba
Neden bıyık bırakıyorlar? Rte birine bıyığı yok diye bıyık bırak falan diyordu. İslamda sünnet olan sakal sonuçta. Neden sakal yerine bıyık bırakıyorlar?
Neden bıyık bırakıyorlar? Rte birine bıyığı yok diye bıyık bırak falan diyordu. İslamda sünnet olan sakal sonuçta. Neden sakal yerine bıyık bırakıyorlar?
0
black mamba
(27.11.20)
Vesayet sistemi bıyıksız sinekkaydı memur istiyormuş zamanında, şimdi bunlar iktidara gelince eskiye nispet amaçlı bıyık bırakıyorlar.
0
Hallegadola
(27.11.20)
"Akp'li bıyığı" diye tanımladığınız bir zamanlar İsmet İnönü ve bir çok CHP'li de de olan Türk bıyığıdır gerçi 2000'ler sonrası eskisi kadar bıyık bırakan kalmadı ama insanları bu kadar ötekileştirmeyin bence bıyığın partiyle ne alakası var? İslam'da sünnet olan sakal fakat biz İslam devleti değiliz ve ayrıca AKP'ye katılan bıyık bırakacak veya sakal bırakacak diye bir kaide yok bireyin kendi tercihidir sonuçta. Sakalın yaygın olmamasının sebebi sanırım daha düne kadar olan sakal yasağıdır amacyeni nesil sakal bırakıyor.
0
acebi
(27.11.20)
İslam ile ilgisi yok. Bence iki yönü var. Etrafta koltuğunu garantiye almak isteyen ve garantiye almış olanlar bu bıyığa sahip oluyor. Çaylaklar veya koltuğundan başka kaygısı olmayanlar da meyledince iyice kalabalıklaşıyorlar. Çıkıntı olmamak için bıyığı olmayan da bıraksın ki güç hâlâ onlarda görünsün istiyor.
0
le jeune turc
(28.11.20)
@acebi ötekileştirmedim. Merak ettim. Solcu bıyığı, ülkücü bıyığı da var sonuçta. Ayrıca rte kendisi istemişti birinden bıyık bırakmasını.
0
🌸black mamba
(29.11.20)
bıyık eril bir anlama sahiptir. ergenlikte falan ilk bıyıklar belirginleşir. aynı efekt sakalda yok . dolayısıyla bıyığın patriarkal duruşla bir ilişkisi var denebilir. ve evet, ne yazıkki solcularda da sağcılarda da ataerkillik mevcut sonuçta, bunun görüşle ilgisi yok.

bıyık tipinin kısa ve hacimsiz olmasını, yemek vs bulaşmaması, abdest vs ile ilişkilendiriyorum, bir de zaten bakımlı; traşına, cildine bakacak değiller, böyle bir tasarım yapılmış olabilir. ayrıca akpli bıyığı denen badem bıyık akpden önce de var mütedeyyin cenahta.

sakal memuriyette yasak olduğu için bıyığı saf belli etmekte kullanmış olabilirler.
0
jimjim
(29.11.20)
"insanları bu kadar ötekileştirmeyin bence bıyığın partiyle ne alakası var? "

jshajds bi bak bakalım partinin dünden bugüne önde gelenlerinin hepsinde aynı bıyık var mı yok mu ? norveçte falan mı yaşıyorsunuz aga siz ?
0
ismim ibrahim
(29.11.20)
(5)

sağ alt karında yanma

black mamba
göbek değilinin 4 parmak üstü sağ üst tarafta bir yanma var. 4-5 yıldır ara ara yanma oluyor ve oraya böyle aniden sancı sağlanabiliyordu. 1 haftadır çok stresliyim ve baya yanıyor. doktora gidicem ama merak ettim. nedir sizce?
göbek değilinin 4 parmak üstü sağ üst tarafta bir yanma var. 4-5 yıldır ara ara yanma oluyor ve oraya böyle aniden sancı sağlanabiliyordu. 1 haftadır çok stresliyim ve baya yanıyor. doktora gidicem ama merak ettim. nedir sizce?
0
black mamba
(25.11.20)
ülser
0
plutongezegendegilmi
(25.11.20)
mide sol tarafta tarafta değil mi? apandisit ya da karaciğerin olduğu yer. şu an şişkinlik var gibi.
0
🌸black mamba
(25.11.20)
Valla bilmiyorum ki hocam, bende oluyordu, gittim ülser çıktı, ondan yazdım.
0
plutongezegendegilmi
(25.11.20)
duedonal ülser de var hocam yani ince bağırsak.gastroentreolojiye gidin kanlı dışkı filan yoktur inşallah.
size endoskopi kolonoskopi vs yaparlar illaki ihmal etmeyin
0
birdposing
(25.11.20)
orada 12parmak bağırsağı var. ülser olması, stresli dönemlerde yanması muhtemel. doktor şart. geçmiş olsun şimdiden.

bu arada yediklerinize içtiklerinize dikkat edin.
0
co2s2
(25.11.20)
(5)

Reynmen in evi

black mamba
Şu ev hangi semtte ve ne kadardır? Bahçesine bayıldım. Komşularla pek bir ilişkinin olmayacağı izole bir yer. Şöyle bir arsa alsak tek katlı bir ev yapsak etrafıyla ilişkiyi kesebilir miyiz?https://youtu.be/nTYDDNdrdZM
Şu ev hangi semtte ve ne kadardır? Bahçesine bayıldım. Komşularla pek bir ilişkinin olmayacağı izole bir yer. Şöyle bir arsa alsak tek katlı bir ev yapsak etrafıyla ilişkiyi kesebilir miyiz?

youtu.be
0
black mamba
(25.11.20)
arsanın bulunduğu yere göre değişir. Fakat bahçe olsa bile komşu varsa sorun var. Köpeği, müstakil diye son ses açtığı müziği, bahçesinde partisi mangalı, vs vs rahat yok yani öyle hayal ettiğiniz gibi. en yakın insan 1km ötede olursa rahat olur.
0
zoghurt
(25.11.20)
hadımkoy olabilir ya da zekeriyakoy. büyük bi ihtimal ajansı tutmustur. araştırırsan bulursun. böyle cok yer var istanbul'da. her gördüğüne asık olursun
0
koela
(25.11.20)
6 milyon TL ... daha geçen gün bakmıştım fiyatlara
0
xdenizx
(25.11.20)
Link var mı? Hangi bölge burası?
0
🌸black mamba
(25.11.20)
kilyos, şile, zekeriyaköy, beykoz, bir çok bölge var. özellikle istanbulun karadeniz kıyısında bunun gibi binlerce ev var. hatta ev kullanışsız bile sayılabilir, katları çok küçük olmuş. aynı bunun gibi etrafı ağaçlarla çevrili, kendi otoparkı ve bahçesi olan yerler mevcut.
0
roket adam
(25.11.20)
(14)

evden calisiyorum, sirketten fatura yardimi talep etsem abes kacar mi?

buenosdias
cok mu sacma? boyle bir talepte buluncam. eskiden ofise gidiyorduk. adam simdi ne kira, ne fatura veriyor. dolayisiyla yukler benim uzerimde. mantiken dusununce bu istek gayet normal geliyor ama gene de fikrinizi alayim/.
cok mu sacma? boyle bir talepte buluncam. eskiden ofise gidiyorduk. adam simdi ne kira, ne fatura veriyor. dolayisiyla yukler benim uzerimde. mantiken dusununce bu istek gayet normal geliyor ama gene de fikrinizi alayim/.
0
buenosdias
(16.11.20)
Gitmediginiz icin ofisin kirasinin ödenmedigini sanmiyorum. Hem patronda size, yol parasi ve yeme icme giderleri gibi detaylarla gelebilir. Ayliginizda kisintiya gidilmediyse bence biraz abes kacar. Ayliginizda büyük kisinti varsa teklif edilebilir.
0
VIPCH
(16.11.20)
Bence uygun bir dille istenebilir. Benim çevremden duyduğum bütün şirketler ulaşım yardımlarını kestiler. Yemek fişini çay/kahve masraflarını düşünerek ciddi oranda artıran (900 lira/ay) firma da var, tamamen kaldıranlar da.
0
ganik
(16.11.20)
Çok mantıklı bir şey, ama ben yapabiliyor muyum? Hayır, yemek yardımı ve kesinlikle en azında internet faturasını ödemeleri gerekiyor bence ama işte lafta kalır benim dediklerim :/
0
atom karincanin torunu
(16.11.20)
Bence kaçar.
0
elorelia
(16.11.20)
Kira olmaz da internet-elektrik destegi istenir gayet makul. Bizim sirket multinetlere yatiriyor destegi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.11.20)
Benim bunu istemeye yüzüm olmazdı şahsen. Evden çalışmak ama harici hiçbir ödeme almamak ya da eski usül ofisten çalışmak şeklinde iki seçenek sunulsa zaten evden çalışmayı tercih ederim. Evden çalışmanın sebep olacağı tek gider yemek ve bilgisayarın kullanacağı elektrik. İnternet zaten var evde, kullansan da kullanmasan da sabit bir gider. Bu giderin karşılığında evden çalışma rahatlığını veriyorlar. Madem bu tarz ince hesaplar yapılıyor, sabah giyinip hazırlanma ve gidiş dönüş yolda harcayacağın vakitten kurtardığı için maaşında, priminden ya da diğer kalemlerden kesinti yapsın mesela şirket.
0
IncredibleMau
(16.11.20)
Bence pijamanız için amortisman da isteyin.
0
wrench
(16.11.20)
gidişat yanlış talep doğru. işveren (sanmıyorum ama) ofise kira ödemiyor diye senin kiranı niye ödesin? elektrik ve internet faturaları için destek isteyebilirsin.
0
scudman1
(16.11.20)
Wrench+1
En mantikli talep bu bence :)
0
Kirmizibavul
(16.11.20)
hoşunuza gitsin gitmesin, mantıklı bulun bulmayın; mesai saatleri içerisinde ofiste olmak yerine evde olan birisi eve fazladan gider getirir. elektriğe, suya, yiyeceğe.. internete getirmese bile o internet de şirket işleri için kullandığından bunun da parasının talebi gerekir. sırf 'nasılsa ödeniyor' diye bir şey yok, bir evde oda kiralayınca nasılsa ben kalsam da kalmasam da bu oda burada duruyor diye kira falan vermeyelim o zaman. bu kadar patron yalakası olmayın abi, her halt kendi cebinizden çıkıyor gibi savunmayın patronları.

bunları talep etmek senin durumunla alakalı ama.. insani olarak yemek parasını vermeye devam ediyor olması gerekir, yolu kesmediyse mesela o zaman adam sana zaten yol yokken yol veriyorum diyebilir.. muhattabını sen daha iyi bilirsin, sonra elinde patlayabilir de. mantıken doğru. mantıken çok doğru hatta, olması gereken bu. ama mantıken daha çok sosyal hak ve maaş da almak lazım, ama o işler öyle olmuyor malesef.. haklısın, ama yöneticinin tavrını sen daha iyi bilirsin, kim ne dese yalan.. insansa kabul eder, değilse yollar..
0
mehmed resad
(16.11.20)
Pijama gibi işi sulandırmaya gerek yok. Olması gereken ödenmesi. Hatta evinde düzgün çalışma sandalyesi yoksa bunu bile karşılayan şirketler var. Nasıl dana telefon veriyor bunları da vermek zorunda. Ama Türkiye deyiz. Sigortayı tam ödemeyen yerler varken çoğu bunu da ödemez.
0
black mamba
(16.11.20)
"dolayısıyla yükler benim üzerimde" derken neyi kastettiğinizi anlayamadım. mantıken düşününce yemek parası vermesi gerek, ama başka bir ödeme ne için yapması lazım anlayamadım. evden çalışmasanız internet bağlatmıyor muydunuz veya kira vermiyor muydunuz? mesai saatlerinde kullanılan elektrik için belki ödeme istenebilir ama, o da nasıl olacak ki? o zaman mesai saatlerinde özel işiniz için kullandığınız elektrik ile iş için kullandığınız elektriği de bir şekilde kanıtlamanızı isterse şirket? her şeyi kuralına uygun ve etik şekilde yapmaya kalkarsak şirket de böyle bir şey yapabilir mesela.

teoride size kesinlikle hak veriyorum da, uygulamada nasıl olur emin değilim.
0
ilgisiz garson
(17.11.20)
İş arkadaşım evde çalışma sandalyem yok evden çalışamıyorum deyip kendine sandalye bile aldırdı :D İşin özü ihtiyacınız varsa dillendirin, sonuçta durumun bu hale gelmesini siz istemediniz. Ayrıca evden çalışan personelin kuruma servis, yemek, elektrik, ısınma, diğer ihtiyaçlar vs. ne kadar kar bıraktığını duysanız şaşarsınız. Çekinmeyin derim.
0
koskoca kirpi
(17.11.20)
bizim alman ve ingiliz çalışanlar su faturasından bile yüzdesel olarak destek istedi şirketten. biraz mırın kırın yaptı şirket ama ödedi.
0
Efoody
(21.11.20)
(3)

Burun ameliyatları

black mamba
Neden doktorlar herkese aynı burnu yapıyor? Sanki takma burun var da herkese aynısını takıyorlar gibi. Birebir aynısı hep.
Neden doktorlar herkese aynı burnu yapıyor? Sanki takma burun var da herkese aynısını takıyorlar gibi. Birebir aynısı hep.
0
black mamba
(14.11.20)
Burna farklı ne yapılabilir ki? Kemer varsa kemik törpüleniyor, ucu etliyse küçültülüp kaldırılıyor. Boyutu da yüze göre ayarlanıyor.
0
lancelot du lac
(14.11.20)
Burnun yapısı basil bilmiyorum ama aynı derecede törpülüyorlar sanırım. Herkesinki birebir aynı. Biri daha az törpülenmiş, biri fazla değil mesela.
0
🌸black mamba
(14.11.20)
Beceriksizler, estetikten anlamıyır bazıları
0
rapisa
(15.11.20)
(7)

Hangi fatih akin filminden başlayayım?

ElfElf
Türk yönetmenlere karşı hep bi önyargı'm var.böyle ödüllü falan olanlara. Sanki halkın anlayacağı şekilde olmasın diye kasıyorlar filmlerini. Halkın anlayabileceği, halkla filmi arasına fildişi kuleler örmeye'n nadir yönetmenler var.demirkubuz, turgul gibi (ikincisi sadece senarist ama olsun). Ben a
Türk yönetmenlere karşı hep bi önyargı'm var.böyle ödüllü falan olanlara. Sanki halkın anlayacağı şekilde olmasın diye kasıyorlar filmlerini. Halkın anlayabileceği, halkla filmi arasına fildişi kuleler örmeye'n nadir yönetmenler var.demirkubuz, turgul gibi (ikincisi sadece senarist ama olsun). Ben artık bu önyargı'mdan kurtulmak istiyorum.beni iten ne varsa bu yönetmenlerden yüzleşmek istiyorum. Çok ismini duyduğum fatıh akın ile başlayacağım. Soğuk duran, insanı iten filmlerinin hangisi ile başlayayım?
0
ElfElf
(07.11.20)
Fatih akın o tarz bir yönetmen değil zaten. Ana akım işlere daha yakın.
0
black mamba
(07.11.20)
Duvara Karşı’yı çok beğenmiştim. Daha sonra Yaşamın Kıyısında ardından Temmuzda
0
cemallamec
(07.11.20)
Fatih akin'in filmleri eglenceli ve rahat izlenebilir.

Sirasiyla:

Duvara karsi
Soul kitchen
Im july ile baslayip severseniz devam edersiniz.
0
brkylmz
(07.11.20)
Fatih Akın filmleri pek soğuk değiller aslında. Size önerilerimi söyleyeyim :

1. Keyifli bir yol hikayesi istiyorsanız "Temmuzda" ile başlayın. Fatih Akına güzel bir ısınma turu olur. Film de hoş ve eğlenceli.

2. Hızlı ve çok eğlenceli bir başlangıç istiyorsanız "Soul Kitchen" ile başlayın. Hatta kesinlikle tek izlemeyin en az 2-3 kişi ile seyredin zira müzikler, ortam acayip iyi. Cidden şimdi bir açıp seyredesim geldi valla ki 2-3 kez izlemiştim ^^

3. Seveni de olan sevmeyeni de bulunan bir film arıyorsanız "Kebap Connection" ile başlayın. Bu da aslında oldukça eğlenceli ama başlangıçtan ziyade 2. film olarak düşünün derim.
0
burka
(07.11.20)
Gegen die Wand bence en iyi filmi budur.
0
ruhen hastayim ben
(07.11.20)
benim izlemediğim filmi yok. hepsi güzel. solino da güzel kurz und schmerzlos da. aus dem nichts de güzel auf der anderen Seite de.

tabii ne niyetle izlediğinize bağlı ama hepsi kolay izlenen bağlayıcı filmler. ayrıca kebab connection onun yönettiği bir film değil.
0
bohr atom modeli
(07.11.20)
Sonra faydalanmak icin cevap yaziyorum :)
0
Olric
(07.11.20)
(2)

Plastik karton

black mamba
Böyle mukavva gibi ama plastik, şeffaf şeyler var. Adı nedir bunların?
Böyle mukavva gibi ama plastik, şeffaf şeyler var. Adı nedir bunların?
0
black mamba
(07.11.20)
Polikarbon?
0
John Bloor
(07.11.20)
Şeffaf PVC miş. Buldum.
0
🌸black mamba
(07.11.20)
(14)

Memurla olan diyaloğum

sanguine
İşe başlayacağım yerdeki personel şefi ile geçen gün bir tartışma yaşadım, çok uzun zamandır birileriyle sürtüşme yaşamıyordum üst üste enteresan oldu.Tartıştığımız konuyu postun en sonuna koyuyorum çünkü olayla doğrudan alakası yok, mesele bu manyak karının üslubu. konuyu merak eden orayı da okuyab
İşe başlayacağım yerdeki personel şefi ile geçen gün bir tartışma yaşadım, çok uzun zamandır birileriyle sürtüşme yaşamıyordum üst üste enteresan oldu.

Tartıştığımız konuyu postun en sonuna koyuyorum çünkü olayla doğrudan alakası yok, mesele bu manyak karının üslubu. konuyu merak eden orayı da okuyabilir.

Şimdi ben bu kadını katiyen tanımıyorum, zaten atandığım yere de hiç gitmedim daha. Yani ilk defa konuşuyorum düşünün ve bilgi almak için aradığımdan tamamen karşımdakine kanalize olmuş durumda oldukça nazik ve normal şekilde konuşuyorum. Telefonu açtı, aşırı gergin, merhabalar rahatsız ediyorum kurumunuza avukat olarak atandım, tarafıma sms geldi, şu anda da başka bi yerde çalışıyorum, istifa dilekçemi sundum, bana tebligat göndereceksiniz değil mi görev sürem kaçmasın o yüzden soruyorum, dedim. karı bir başladı bana saydırmaya, smsle başlar süreniz, ama devlet memurları kanunu var vs vs dedim, ardından şöyle dedi.

"burada sizin avukatlığınız geçerli değil, burası adliye değil, ben 32 yıllık memurum, ben böyle diyorum, bana avukatlıkla gelmeyin, ankarayı arayın onlara sorun" aynen bu cümleyi kurdu. neye uğradığımı şaşırdım, sırf küfür etmemek için tamam deyip kapattım. zaten ağzımı açtığım anda ben konuşuyorum diyerek bana da izin vermiyordu. sonra aynı kurumda bir müdür yardımcısını aradım onun da sekreteri mi ne çıktı kendisi yok bana anlatın dedi, anlatmaya başlayınca "göt hanım diyorsa doğrudur, ne uzatıyorsunuz, o kadar kişi alındı sorun çıkmadı sizde mi sorun olacak" deyince tepem attı onun da suratına kapattım.

sonra söz konusu sorunu çözdüm bir şekilde, tabi ki kendisinin embesilliğinden kaynaklı bir durum vardı. bu aynı yere atandığım insanlarla iletişimimiz var, hatta orada çalışmakta olan birinin de telefonunu buldum, "biz de tartıştık onla, gergin birisi, size özel değil, uğraşmayın boşuna (cimere şikayet edeceğimi söylemiştim) buranın demirbaşlarından biri, aynı yerde çalışacaksınız huzursuzluk olmasın" vs bunları dediler. bu karı belli burada bir hegemonya kurmuş kimse buna gık demek istemiyor. bir de avukat olacaklar (bunları diyen arkadaşlar) nasıl olsa sinmişler işte.

ben bu lafı duyduğumdan beri bildiğiniz uyuyamıyorum, senin avukatlığın burada sökmez ne demek, sen nasıl böyle konuşursun, sen kimsin, ilk defa konuştuğun üstelik aynı ortamda çalışacağın (benim üstüm amirim vs hiçbir şeyim olmayacak bu arada, aynı binada olacağız) insana nasıl böyle terbiyesizce konuşursun. aklım almıyor, laf öyle bir oturdu ki içime, zaten daha telefonu kapatır kapatmaz cimer ekranını açtım şikayet yazmaya başladım. sonra yol açtığı sorunu düzeltmek için uğraştım biraz, dedim atamam yapılsın önce bir, ondan sonra şikayet ederim. ama duramıyorum yani.

1-doğrudan adını zikrederek ve şikayet sekmesi altından şikayet edecektim olayın ilk öfkesiyle, bundan vazgeçtim. çünkü şahsileştirmiş olacağım, gitmeden bir düşman edinmiş olacağım, baya bildiğiniz baş düşmanım olacak o kurumda, uzun yıllar çalıştığı için kurum amirleri nezdinde sorun çıkartma durumu olabilir, haklıyken de haksız duruma düşmek istemiyorum.

2-şikayet yerine görüş ve öneri olarak, atama işlemlerinde yaşadığım problemi ve personelin tarafıma yaklaşımıyla ilgili böyle daha soft bir metin kaleme almayı düşündüm bunu da hazırladım, karıya da o lafını yutturacak şekilde. işyeri hekimi de o zaman işyerinde doktorluk yapmasın o zaman orası hastane değil, 30-40 sene tecrübesi olup avukatların tek çalışma alanının yalnızca adliye olduğunun bilinmemesi memurlar adına çok üzücü vs gibi (tabi ki son derece resmi bir üslupla) kendisinden değil yaptıklarından bahsederek bu olayı gündeme getirmek, susup oturmadığımı ve tepkimi bu şekilde göstermek. nasıl olsa o lafı diyen kendini biliyor.

3-içim katiyen soğumadı, kendimi dizginliyorum, hala cimerde bir şey yapmadım, göndermedim, cimerden bir şey çıkacağı için değil bu arada, kendisinin verdiğim tepki kulağına gitsin yeterli, sadece bu. arkadaşlarımla konuşuyorum ya boş ver sana ileride izinlerini kullanırken, özlük dosyanı hazırlarken zorluk çıkarır, her gün göreceksin, (uzun yıllar durmayı düşündüğüm bir yer bir de) daha hiç gitmemişsin, bu olayla beraber anılma, gider gitmez sorun yaşama vs diyorlar. şu an çalıştığım yerdeki memurlar da sallama dedi, yalnızca çok sevdiğim bir abla tabi şikayet et dedi. hiçbir şey yapmamak belki en makul seçenek ama bunu yapamayacağım galiba

hangi yolu izlemek konusunda kararsız kaldım, en güzeli ikincisi bence ama. o cahilliği, iş bilmezliği, kanun tanımazlığı ismini vermeden gözüne sokmak. sen kimsin de avukatlığı küçümsüyorsun, allahım aklıma geldikçe deliriyorum, ben kendi mesleğimden zaten nefret ediyorum ama kendi mesleğime sadece ben bok atabilirim sen atamazsın. nereden ne tanıdığı varsa var, böyle bir cümle kuramaz bana. görsünler en azından bunu cimerde, bu lafı hangi gerizekalı memur söylemiş ehehehe desinler bakalım ben dedim diyebilecek mi.

mesele: şu an bi devlet kurumunda çalışıyorum, başka bir devlet kurumuna da yeni atandım oraya geçeceğim. atandığım yerden geçen cuma günü mesaj geldi, atamanız onaylandı, kuruma müracaat edin diye. sonra ben kurumu aradım, smsten sonra tebligat da göndereceksiniz değil mi dedim, çünkü usulü böyle, resmi görevlendirme yazısı gönderirler onu tebliğ aldıktan sonra 15 günlük göreve başlama süreniz başlar. ilk atandığım yerde böyle olmuştu. düz memur evet deyince ben de döndüm hazır çalıştığım yere bu ayın 14ünden itibaren geçerli olacak şekilde istifa dilekçemi verdim. 14ünde istifa etmemin sebebi hem çalıştığım kurumu seviyorum, maaşı önden aldığımız için bir kısmını iade etmekle uğraşmak istemiyorum, üçüncüsü de zaten sürem başlamadığı için kafadan tebligat gelene kadar 5-10 gün artı 15 günüm var. Acelem yok.

Sonra yeni atandığım yerde aynı konumda çalışacağımız insanlarla kurduğumuz bir whatsapp grubu vardı, orada işe benden önce başlayan arkadaşa bu tebligat olayıyla beraber çeşitli şeyler sordum. o da ben personel şefi (insan kaynaklarında çalışan memurların şefi yani şube müdürü falan değil öyle bir unvanı yok) kadın sms ile süre başlar dedi, dedi. Bunu duyunca benim bütün planım berbat olmuş oldu çünkü smsi tebliğ kabul edersem (ki bu kanuna katiyen aykırı ve emsali görülmemiş bir saçmalık) sürem istifa edeceğim tarihten bir gün önce dolmuş oluyor. Yani hakkımı kaybetmiş oluyorum gibi bir şey. Bunu duyunca hemen aradım bu kadının dahilisini ve bağlandım. Dediğinde diretince istifamı geri çekmeye çalıştım, çalıştığım kurum kabul etmedi, az daha göt gibi ortada kalacaktım. Sonra ankaradaki hukuk müşavirliğini aradım avukat meslektaş allah razı olsun ilgilendi ve bu kadının da üstü olan ildeki atama şube müdürünü aradı, kimlik numaramı verdi ona ve ayın 16sinda başlayabileceğimi tebligatın çıkacağını vs söyledi. bu karının götünden uydurduğu bir şey olduğu ortaya çıkmış oldu yani. Ben de rahat bir nefes alabildim.
0
sanguine
(05.11.20)
İlk önce şunu diyeceğim, merkez uzman yardımcısıyım 2 yıl olacak, hayatımda görmediğim en değişik, saçma, allah belasını versin diyeceğiniz insanları bu iki yılımda gördüm, hayatımda hiç bu kadar bezdiğim dönem olmamıştı.

İkincisi, personelciler kıldır. Bizde de hemen ertesi gün gelin dediler, ben işin acemisiydim, siz tabi önceki tecrübenizle biliyormuşsunuz başlama sürenizi. Bizde şehir dışından gelen adamlara hemen gelin dediler. Muvafakatname zamanında daire başkanından memuruna bir sürü sıkıntı çıkardılar. Daire başkanıma hakkımı helal etmiyorum. Sevgilimle aynı iş yerindeyiz, ona bir haksızlık yapıldı ama o hakkını çatır çatır savundu, sonra istediğini de aldı. Yine de başka bir konuda yaşadığımız şeylerin aynısının beteri sülalesinden çıksın.

Hiçbir şekilde kimseye kendinizi ezdirmeyin. Doğrudan amiriniz olmayan kişi hariç lafınızı kimseden esirgemeyin. Bu bir taktiktir, yenilere her zaman psikolojik olarak baskı yapılır, ezdirme ve özgüvenim düşürme yöntemleri. Bir kere kendinizi ezdirdiniz mi devamı gelir.

Sizin yaşadıklarınıza gelince, yazılı bir şey vermeyin. İlk önce kuruma başlayın, insanları gözlemleyin. Bu kadın herkese böyledir ve davranışları alışılagelmiştir belki, bu size yaptığı saygısızlığı ortadan kaldırmaz ancak acele bir davranışınız ilk günlerde antipati yaratır. Telefonda gereken cevabı vermişsiniz zaten. Konu açılınca ilerde lafı gediğine koyarsınız.
0
Hallegadola
(05.11.20)
"sana ileride izinlerini kullanırken, özlük dosyanı hazırlarken zorluk çıkarır" mı? orası bakkal mı, hiçbir şey yapamaz. onun adını da vererek cimere yaz
0
esref
(05.11.20)
Klasik devlet memuru. Her yerde böyle bunlar. Ben de denk geldim. Alttan alma kesinlikle. Avukatsın. Kanunu, hakkını daha iyi biliyorsun. Eğer tanıdığı falan varsa senin konumun daha iyi olduğu için daha yetkili kişilerden çevre edinebilirsin. Gücünün farkına var bence ve zaman içinde uğraş bence onunla. Düşman edinirim diye düşünüyorsan o düşman edindi bile. Ondan daha avantajlı konumdasın. O alttan alsın .
0
black mamba
(05.11.20)
Ben sadece cimer tecrübemi aktarayım. Siz şikayet ediyorsunuz, o memur da, öyle bir şey olmamıştır, diyor şikayet kapanıyor. Kaç kere denedim, hep aynı.
0
gelmeistemem
(05.11.20)
Özür dileyeewk avukat hanım/bey şunu diyecegim ama kan davası gitmenizi anlayamadım doğrusu.
Bahsini ettiğiniz kişi gerçekten de kompleksli olabilir ancak yazınızı baştan aşağıya okuduğumda sizi de ondan çok daha rasyonel hareket ediyor görmedim . Bunu söylemek biraz beni de tedirgin etmedi değil. Hatta bana dava açar mısınız diye de düşündüm doğrusu.
25 yılı aşkın yurt içi dışı memuriyet hayatım az konuşup az duyarak rahat edilebileceğini bana gösterdi. Hayırlı olsun yeni işiniz, savaş baltanizi gomunuz ve muvaffakiyetler dilerim.
0
fempusay
(05.11.20)
Bence bulaşmayın. Sadece ilk kadın değil, sekreter de size bayağı ters cevap vermiş. Telefonda böyle konuşan gerçekte daha fazla huzursuzluk çıkarabilir. O kurumda çalışmaya başladıktan sonra düşünürsünüz.
0
dissendium
(06.11.20)
Bulaş. Yanına gittiğinde nasıl bir konuşma tarziydi o, siz kim olduğunuzu zannediyorsunuz de. Zorluk falan da çıkaramaz. Çıkarırsa senin de elin armut toplamicak
0
abuzer
(06.11.20)
hem cimere şikayet et hem de işe gittiğinde bi söyle sen hayırdır amacın neydi diye, dava aç hakaret davası aç. ben böyle aptal insanlara asla tahammül edemiyorum. yok öyle "onun mizacı o takılma" demek. o kadar çabala "senin avukatlığın burada sökmez" desin yok ya.
0
Cebrikkuş
(06.11.20)
bir devlet kurumunda memurum. size tek önerim bence cimerden cevap alamazsınız hiç kendinizi boşuna saçma bir şeyin içine atmayın fakat kurumda dik durun sözünüzü esirgemeyin, hatta ters davranın fakat kavga da etmeyin. kim kime diş geçirebilirse.
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(06.11.20)
@fempusay

Hangi davranışım irrasyonel söyleyin, gerçekten farkında değilim, biraz da onun için açtım duyuruyu yani haklı olduğumu düşünüyorum elbette ama dışarıdan bakamıyorum. Ben bu kadina hakaret etmedim, üstünlük taslamadim, bir şey sordum sadece. Kendi fikri her ne kadar yanlis da olsa, bunu daha düzgün dile getirebilirdi.

Cimerden yanıt almak ya da yaptırım uygulatmak niyetim yok. Bunu zaten yazdım yukarıda da hiçbir şey çıkmasın önemli degil. Ben tepkimi göstermek istiyorum yalnızca.
0
🌸sanguine
(06.11.20)
Bu kadın gibileri çoğunluktadır kurumlarda. Bunun kuramı bile var. Bunlarla uğraşarak ömür tukeyenez, performans uretemezsiniz.
Benim dünya görüşüm kan davasına elverişli değil. Sizde bir kan davası arayışı görüyorum. Oysa insan nitelikleri itibariyle, özellikle medenilesememis, kurallara uymayı becerememislere ne şart altında olursa olsun örnek olmalıdır
Siz farkında değilsiniz zannımca ancak kendi mesleginiz itibariyle sanıyorum fazla elitist hareket ediyorsunuz. Ancak bunca elitizmin bir köşesine de "kan davası" girişiminizi sıkıştırmak istiyorsunuz (tesbih için kusura bakmayın) kan davası dememin hususi nedeni ziya gokalptir. Ona göre kan davasının bittiği yerde devlet başlar. Ben böyle bakıyorum.biraz daha sakin olup kin gutmeden işinize odaklanirsaniz, çeşitli kompleksler barındıran muhataplarinizdan daha çok yararlanır, iş hayatında daha az yara alırsinız.
Sanıyorum biraz gencsiniz, kizginliklarinizi yönetmek ve yaşamınızın merkezine almamak konusunda kendinizi ikna edin ve yönetin. :)
İrasyonalite çok duygusal hareket etmenizden kaynaklanıyor. Kimse sizi ezmedi, kırmadı,dagitmadi, rezil etmedi. Küçük dustugunuzu (avukat olduğunuz ve muhataplarinizin sizden daha düşük statülü olduğundan bahisle) düşünüyorsunuz, gururunuz incindi değil mi? Gerçek büyüklük işte bunlarin hiçbirine takılmamak yürüyüp gitmek, kendi işine, yoluna bakmaktır. Tavrinizin, davranisinizin orijin olarak kendinizden çıkmasıdır, baskalarininkine eklemleenmesi, başkalarına tepki verilmesi, sırf onlara had bildirme, ders vermede değil.
0
fempusay
(07.11.20)
@fempusay

Özür diliyorum ama yazdıklarınızın benim yaşadığım olay ile ne yazık ki hiçbir ilgisi, alakası yok. Önemli tavsiyeler hepsi tabi ki.

Mesleğiniz ne bilmiyorum, önemi de yok zaten. Çünkü meselenin benim avukat olmamla da hiçbir alakası yok. Bu olayin içine avukatlığı çeken kendisi. Muhtemelen yazdıklarımın tamamını okumadınız. Tekrar etmem gerekirse, ilk defa konuştuğum birisine kurumlarina atandığımi, tebligat gönderip göndermeyeceklerini soruyorum. Konuyla hiç alakası olmamasına rağmen, mesleğime hakaret ediyor kendisi. Olay bu.

Siz bir insaat muhendisisiniz diyelim, bu şahıs, tamamen durduk yere size burası şantiye değil, senin bilginin geçerliliği yok dese "ezilmiş, kırılmış" hissetmeyecek misiniz, gülümseyerek estağfurullah mi diyeceksiniz, eğer öyleyse tamam, bu sizin tercihiniz ve sorgulamiyorum.

Ayrıca kompleksi olan da kendisi, konunun mesleklerle hiçbir alakası yokken, bilgisinin yanlış olabileceğini söyleyince komplekse girip burası adliye değil diyerek kibrin, ilkelligin, kural tanımaz ligin, nezaketsizligin Allah'ını yapan yine kendisi.

Bu hareketini üstelik sıkça herkese tekrarladığı da biliniyor ayrıca. Ben kan davası gitmek istesem, hiçbir şey çıkmayacagini bildiğim halde savciliga hakaretten suç duyurusunda bulunurdum ve gerçekten ömür boyu bu kan davası olarak devam ederdi.

Ben yalnizca, cimer üzerinden görüş ve öneri olarak yaşadığım bu terbiyesizligi kendisinin ismini vermeden ama o olduğu anlaşılacak şekilde anlattım ve gönderdim. Artık utanır mi yediği halttan ötürü, yoksa kan davasına mi dönüştürür kendi bileceği iş.
0
🌸sanguine
(07.11.20)
Şansınıza tam olarak şunu okudum şimdi:
"Pay bad people with your goodness; fight their hatred with your kindness. Even if you do not achieve victory over other people, you will conquer yourself."
Leo Tolstoy, "War and Peace"
-
Yazdıklarınızı harfiyen okudum. Dikkat ederseniz reddetseniz bile, kaç gündür bu olayla yatıp kalkiyorsunuz. Sakin olun, o kadın şimdi koca bir taş kahve içip kendine göre mükellef bir kahvaltı yapıyor. Sizi çoktan unuttu bile. Ama siz maalesef atağa kalkmissiniz bile.
Kendimi daha fazla yormayayim. Ben uzun yıllar yöneticilik yaptım. Sanırım son bir iki sen hariç. Eski memurlar kadar iyi koku alabilen ve sabırla avını bekleyeni görmedim. Sakin olmakta her zaman fayda vardır. Bana kizmaniza gerek yok. :)
Farkında değilsiniz ama kendinizi muhataplarinizla denk hale getirdiniz. Hiç de seçkin bir tavır değil.
Arada kavganın gidişatını yazın madem umalım ki ben külliyen haksız çıkayım. Ama uygar tavır,medeni tepki benim onerrdigimdir.
0
fempusay
(07.11.20)
Güncelleme yapayım ise başlayalı bir hafta oldu

İlk gün kadını gördüm, her ne kadar insanları genelde dış gorunusuyle yargilamasam da karşımda pespaye, pasakli, kısa boylu, yuvarlak suratlı, himbil, gözlüklerinin cami kirden görünmeyen, kadınlar günü hirkasiyla gezen ve bağıra bağıra konuşan bu insan kaynakları şefi kadını gördüğüm anda bütün hırsım kayboldu ve şikayetçi olmadım. Zaten onunla da hiç isim olmadi, olmayacak. Beklediğim iyi olmuş dedim.
0
🌸sanguine
(20.11.20)
(34)

Kiracıyla olan diyaloğum

sanguine
İstanbul'da bir tane kiracımiz var 2019da eve girdi. Ben evin bos olduğu zamanlar İstanbul'a yerleşmeyi düşündüğümden bir süre ev boş kaldi, sonra yerleşemedim olmadı ve sonunda bu adama kiraladık. Bir yıllık sözleşme yaptık, girerken de dedim ben seneye sizin sözleşme bitiminizde eve çıkmak isteyeb
İstanbul'da bir tane kiracımiz var 2019da eve girdi. Ben evin bos olduğu zamanlar İstanbul'a yerleşmeyi düşündüğümden bir süre ev boş kaldi, sonra yerleşemedim olmadı ve sonunda bu adama kiraladık. Bir yıllık sözleşme yaptık, girerken de dedim ben seneye sizin sözleşme bitiminizde eve çıkmak isteyebilirim haberiniz olsun diye. Salgın dönemi geldi birinci senesi doldu, zam yaptık devam ettik. Birkaç ay sonra ağustosta ben İstanbul'a atandım. Haliyle kendi evimde kalmak istiyorum. Atandigim gibi aradım ve dedim ki ben İstanbul'da calisacagim artık, ama atama işlemleri Kasım aralığı bulur. O da ben, daha önce çıkmaya çalışırım ama kontrat bitiminde yani Mayıs ayında çıkarım diye anlaşalım dedi. Tamam dedim kal, zaten kanuni olarak da kalma hakkın var. Yani ben 9 ay öncesinden ona çıkmasını söylemiş oldum. Kendi uzerime duseni yerine getirdiğimi düşünüyorum.

Kendimi garanti altına almak ve herhangi bir uyusmazlikta dava süreci ile uğraşmamak için de Mayıs ayinda çıkacağına dair tahliye taahhüdü almak istedim, bunu da kabul etti. Imza inkarı gibi bir olay olmasın diye noter huzurunda imzalamasini istedim. Geçen 2 ayda işinden izin alıp notere gidip imzalayacakti, ama nedense bir türlü yapmıyor. Çok yoğun çalışıyormuş. Iki üç haftada bir mesaj atıp soruyorum yaptınız mı diye. Eylül'de yapın dedim olmadı, Ekim ayı içinde yapın olmadı. Iki hafta sonra Istanbulda çalışmaya başlayacağım. Neyse ki geçici kalacağım yerim var ama kendi önüm de açık olsun istiyorum. Artık bugün dayanamadım aradım, biraz beni azarlar gibi konuştu. Niye taktın buna, çıkacağım merak etme, benim gibi kiracıyı hayatta bulamazsın (kirayı ödedigi için bunu diyor, ki genellikle 20 gün geç yatırıyor ağzımi açıp sormuyorum alistigim için, sadece bir ara ikinci ayın kirasi artık geldiğinde hala yatirmamisti o zaman sordum), bunun için mi aradın bu saatte (akşam 8de aradım bu Ağustosta atandığımi söylemek için olan aramamdan sonra ikinci arayışım), istenmediğim yerde durmam vs. geçen ay da taahhütteki Mayıs ayını Haziran olarak değiştirelim garanti olsun dedi. Ona da sesimi çıkarmadım.

Ya iyi de ben zaten tamamen senin koşullarını kabul ederek cikmani istemisim. 10 ay önceden bunu beyan etmişim sana. Hala da o tarih gelince bile çıkamamış olursan birkaç hafta süre taniyacagimi söylemişim. Sen kendi verdiğin sözü kağıda dökmeyi sürekli erteliyorsun. Ben üzerine düşüp arayıp sorunca da taktı oluyorum. Yani anlamadım neden böyle yapıyor? Madem çıkacaksın imzala seni önümüzdeki 6 ay boyunca hiç rahatsız etmeyeyim. Alt tarafı notere gidip imza atacaksın, on dakikalık bir iş. Tanıdık noter dahi buldum, istediği saatte hallettirecektim beyefendinin işyerine uzakmis o noter ama evin dibinde.

Taahhütte ısrarcı olmamin sebebi de, adamın çıkacağını düşünüyorum gerçi yokuşa sürmez gibi geliyor en fazla bir ay daha durur, ama yuzseksen derece dönerse ben elinde taahhüt olmadığı için ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açmam lazım bunun içinde ihtar çekmek gerekiyor 9 ay öncesinden yani gerçekten uzun bir süreç. Garanti ama uzun. Bununla uğraşmak istemiyorum.

Işin özeti, evden çıkmasını 10 ay önceden rica ettiğim kiracı, on dakika sürecek bir taahhüt imzalama işini aylardir sürekli erteliyor. Bunu sormak için aradığımda da beni üstü kapalı olarak azarladı. Bundan sonra da arada bir yoklayayim mi yoksa artık ellemeyeyim mi bilemedim.
0
sanguine
(03.11.20)
sen o taahhütnameyi imzalatsan ne değişecek imzalatmasan ne değişecek, hukukçu arkadaşlar bunu açıklasın. ona göre "adamı boşuna darlıyorsun zaten her şartını kabul etmiş" diyeceğim ya da demeyeceğim.
0
Bruce
(03.11.20)
Ben avukatım zaten. Taahhüdü imzalatirsam dava açmak yerine doğrudan tahliye talepli olarak icra takibine koyabilirim ve daha hızlı sonuç alırım. O da taahhüdu imzaladığı için zaten çıkmamak gibi bir yola başvurmaz. Yani niyeti zamanı gelince çıkmak olan adamın imzalamaktan kacinmasini gerektirecek bir durum yok.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
Beni ev sahibi bu kadar darlasa bir de o ev sahibi avukat olsa sittin sene imzalamam herhangi bir evrak. Ben sözleşmemi yapmışım hiç bir başkaca evrakı imzalama zorunluluğum yok derim çekilirim kenara, ev sahibi de Mayıs ayına kadar evin içinde dört dönsün dursun derdinden.

Madem böyle bir niyetiniz vardı, ilk sözleşmeyi imzalarken alacaktınız bu evrakı boş tarihli (noter kanalıyla bidiriminden şu kadar gün sonra boşaltacağım diye) oldu bitti.
0
koskoca kirpi
(03.11.20)
Dediğiniz gibi yapmış olsaydım "çakallık" yapmış olurdum, ve kiracı daha zor durumda kalirdi. Ayrıca ben bunu kendisine dayatmadim, taahhüt yapalım siz yine hazirana kadar kalın o zaman dedim. Kendisi "hiç sorun değil yapalım" diyerek rıza gösterdi en başında. Şimdi kendisi sebepsiz yere erteliyor. Ben çıkmaktan vazgecmeyeceginden başka türlü emin olamam ki.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
Hukuka uygun bir şey neden çakallık olsun. Şu an yapmanızla 1 sene öncesinde yapmanız arasında ne fark var. Konuyu kendinize göre yorumluyorsunuz. Adam rızasını göstermiş siz adamı üstelemişsiniz, kimse sizin keyfinize notere gitmek zorunda değil. İsterse gitmez gitmez kim zorla götürebilir, adam kirasını veriyor yasal hakları belli. Klasik ev sahibi zihniyeti.
0
koskoca kirpi
(03.11.20)
Ben hala anlatamıyorum galiba, ben kendisiyle hiç muhatap olmadan dava yoluyla tahliye etmek istesem hem önumde bir engel yok hem yargılama giderlerini ve vekâlet ücretini kendisi ödeyecek. Her türlü zarara uğrayacak olan o. Ben iyi niyetle yaklaşarak 10 ay öncesinden haber veriyorum, kendisinin de kanuni hakkına saygı duymak bir kenara kontrat bitiminden itibaren 1 ay daha fazla kalmasına izin veriyorum. Üstüne kendisi taahhüt yapacağını söylüyor. Ve kendi sözünü kendisine hatirlattigimda "benim keyfime göre notere gitmek zorunda değil" oluyor.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
normal kiracıların yaptığı gibi sözleşme bitiminde çıkması gerekirken taahhüt imzalatmaya çalışmak bence iyi niyet göstergesi değil. bu devirde kendini koruma altına alan bir yaklaşımda olmak isteyebilirsin tabii, onu anlıyorum ama ben iyi niyet gösterdim dediğin süreç isteğinle çelişiyor bence.

bu taahhüt imzalatma olayının sözleşmeden farklı yükümlülükler içermesi enteresanmış. buna gerek varsa sözleşme niye var, neyi koruyor neyi korumuyor? normalde yapılmayan bir uygulamayı istemen kiracıyı rahatsız etmiş olabilir, beni ederdi şahsen, sanki baştan hır çıkarmaya niyetliymişim gibi algıladığını düşünürdüm.

o zaman niye kabul etti diyeceksin. bilmiyordur bunun detayını, ya da o an düşünememiştir. sonradan araştırınca bundan rahatsız olmuş olabilir. samimi olup "ya şöyle şöylemiş niye ihtiyaç duydunuz ki buna" diye sorabilir miydi? evet. ama senin baştan tedbirli davranma hakkın varsa onun da bu taaahhütü imzalamama hakkı var diye düşünüyorum.

burada bilmesine gerek olmayan hukuki bir detaydan ötürü köşeye sıkıştırılmış bir tüketici görüyorum, bu noktada kaçarak kendini savunmaya almış gibi.
0
Bruce
(03.11.20)
Sözleşme bahsettiğim gibi Mayıs ayında sona erecek ancak kendisi ben başta sorduğumda hayır cikmiyorum kendin çıkart deseydi direkt ihtar çekip dava açacaktim. Kendisi çıkacağım dedi, ben de madem öyle taahhüt ile bu kararını yazıya dökelim dedim. Ve tabi ki bunun neticelerini de kendisine açıkladım. Tahliye davasının neticelerini de açıkladığım gibi. Ikincisinde daha uzun süre evde kalsa da daha büyük zarara uğrayacaktı dava nedeniyle. Zamanında çıkması her ikimizin de lehine. Taahhüt kendisini "evden kanuna uygun olarak kontrat bitiminde (hatta bir ay daha fazlası) evi tahliye etmesi" gereğinden başka kendisine maddi manevi hiçbir yükümlülük yüklemiyor ki. Zamanında çıkacağıni noter tasdiki altına alıyoruz, tam tersi "çıkacağım" deyip bunu imzalamamasi kötü niyetli. Niye bunu anlatamiyorum. Çıkacağım diyen adam neden bunu imzalamaz. Bu taahhütte "evden çıkmazsam 1 milyon dolar tazminat ödeyecegim" yazmıyor. "Şu tarihte çıkmayı taahhüt ediyorum" yazıyor.

Ayrıca dediğim gibi sözleşme başında tahliye tarihi yazmayan bir taahhüdü kendisine imzalatmış olsaydım resmen bana açık çek vermiş olacaktı ve sozlesmesi bitmeden bile onu çıkarabilecektim ama bu yolu seçmedim. Üstelik kontrat bitiminden sonra bir ay daha kalmak istedi tamam dedim. Hatta siz taahhüdü imzalasaniz bile Haziran ayı geldiğinde işinizi yoluna sokamazsaniz birkac hafta daha kalabilirsiniz sorun değil dedim.

Daha ne yapayim bilmiyorum.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
çok avukat gözüyle bakıyorsun bu işe, o yüzden hukuken her şeyin usulünde yürüyecek olması senin için bunun kabul edilmesini gerektiriyor. anlatamıyorum diyorsun ama bizim de anlatamadığımız nokta şu:
"Kendisi çıkacağım dedi, ben de madem öyle taahhüt ile bu kararını yazıya dökelim dedim. "
çıkacağım demişse buna güvenmeyip ekstra bir taahhüt imzalatmak istemen adamı rahatsız etmiş. bu çok normal, imzalamak zorunda olmadığı bir şey var ortada. kanun ona bunu imzalama zorunluluğu getirmiyor.
0
Bruce
(04.11.20)
mantıken adamın taşınma ve yeni ev bulma masraflarını ödemelisin. taahhüde bunları da eklersen bence ertesi gün gelir imzalar.
0
orpheus
(04.11.20)
Teşekkür ederim, demek ki daha fazla üzerine gitmemek gerekiyor, bu cevaplardan bunu anladım. Umarım zamanı geldiğinde vazgeçmez, o zaman da ben elimde hiçbir teminat olmadigi için önümdeki 1-2 seneyi buna harcamak zorunda kalacak, kendi evime de çıkamamış olacağım.

"Buna güvenmeyip taahhüt imzalatmak istemem" yani Türkiye'de yaşıyoruz, sözle işini yürüten kaldı mı. Açıkçası bunu kendisine sorarken de gerçekten yanlış anlamaması gerektiğini, sahsiyla alakalı olmadığını ama devrin bunu gerektirdiğini, böyle bir şeyi teklif etmek zorunda olduğum için de üzüldüğümü söylemiştim.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
koskoca kirpi'nin "klasik ev sahibi zihniyeti" sözüne katılıyorum +1
ayrıca Bruce +1

ben olsam bir an "tamam" desem de sonradan düşününce imzalamak istemeyebilirim ya da denk getiremezsem de çok üstüne düşmeyebilirim.
adam tamam demiş zaten.
bu kadar üstüne gidip darlamak, "bu sözünü yazıya dökelim, resmileştirelim demek neden?
tam aksine, bu onun sözüne güvenmemek demek ve ben de mal sahibinin bu konuda güvenini kazanmak zorunda olmadığımı düşünürdüm.
çıkacağını söylemiş işte.

kaldı ki, işleri gerçekten yoğunsa notere gitmek "alt tarafı bir noter" denecek bir şey değil.
gerçekten nefes almadan çalışıyorsa vaktinin olmaması çok doğal çünkü noterler ana baba günü oluyor ve insanın birkaç saatini bile alabiliyor.
sizin tanıdık noteriniz eve yakın olsa da, iş yerinden zamanında çıkamıyorsa yine bir anlamı yok.
üstelik covid döneminde notere gitmek istemeyebilir bile.
ben kendi miras davamız için gereken belgeyi bile mecbur kalmasam çıkartmayacaktım, ev sahibimin istediği taahhüt için hayatta notere girmezdim şu dönemde.

insanın hali hazırda tamam dediği bir şey için tepesinde aylardır sürekli imza bekleyen birinin olması ve sürekli bunu hatırlatması çok rahatsız edici.
insan imzalayacağı varsa bile sinir olur, imzalamaz.
sözleşme bitmeden bir ay önce ihtarı çekersiniz o da çeker gider işte.

çok tek taraflı düşünüyorsunuz.
0
blatta hiberna
(04.11.20)
İyi bir avukat olabilirsiniz ama çok avukatsınız. Biraz da sosyal bir insan olmanın gereği olarak bazı sözlü anlaşmalara da güven duyulması taraftarıyım ki zaten yasal olarak sorun yaratacak bir konumda da değil kiracı. Hem ev sahibi hem de kiracıyım. Böyle darlamak çok doğru değil bence.
0
armagan abanuz
(04.11.20)
Aslında çok da darlamadim. Ağustos ayında dedim ki Eylül ayı içinde halledelim. Eylulde de Ekim'de yapalım. En son da Kasım'da olsun o zaman dedim.

Açıkçası beni sallamamasi beni rahatsız etti. Çünkü tamam diyor aradan 3 hafta geciyor ses yok, insan en azından haber verir, kusura bakma şu an yapamadım ama 1 ay sonra da olsa su gün yapacağım der ve ben o gün gelen kadar hiç rahatsiz etmemiş olurum. Ki en başta yapsaydı 10 ay boyunca hiç konusmayacaktik bile. Bir de kirayı daima 20-25 gün geç yatıran, bir "ya geç yatırdım pardon" bile demeyen de kendisi. Bir kez hesabını sormadım, eninde sonunda yatırıyor diye. Ama bir kere de bunun için bana haber vermedi ya da kusura bakma demedi. Bu genel kayıtsızligi yüzünden en azından bu konuda üzerine gitme ihtiyacı duymuştum.


Ama sanırım bu da fazla olmuş.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
"yani Türkiye'de yaşıyoruz, sözle işini yürüten kaldı mı"

bu isteğini anlıyorum zaten ama şöyle düşün. kanuni olarak uygulanması zorunlu olan sözleşme ev-kiracı arasındaki akdin asgari sorumluluklarını zaten belirliyor. yani senin bir kiracıdan isteyebileceğin, onun uyması gereken şeyler bu bazda belirlenmiş. bunun haricindeki detaylara uymamak kiracının ve ev sahibinin bir nevi "hakkı" oluyor. hukukçu değilim, muhtemelen hukukçular arasında bu söylediğim şeyin daha net ve keskin(ve kesin osmanlı türkçesi olan) bir ifadesi vardır. yani bir noktada düşününce, kiracının sözleşme bitiminde evden çıkmama "hakkı" var. kanun kiracı bu hakkından feragat etmek zorundadır da dememiş. o halde senin ondan bunu isteme hakkın yok.

birbirimizi anladığımız için, yaklaşımımı genişletmek adına yazdım bunu; perspektif katar belki diye. kiracı vakti geldiğinde çıkmazsa gelip ben demiştim deme hakkın saklı :)
0
Bruce
(04.11.20)
öğrendiğim bir şey var, o da insan ilişkilerinde tepkiyi tepkili olduğunuz konuda vermeniz gerektiği.

siz kirayı geç yatırdığı ve anlayışlı davrandığınız halde bu imza konusunun üzerine düşmemesinden dolayı kendisini sıkıştırdığınızı söylemiyorsunuz ama şimdi normal tepki vermeye başlayıp kirayı geç yatırması konusunda uyarırsanız, "mal sahibi istediğini yapmadım diye pislik yapıyor" diye algılayacak, ki kim olsa böyle algılar.

bu sefer işler karışıyor.
buna gerek yok.
ha, çok çıkartmak istiyorsanız kirayı sözleşmede yazandan geç yatırdığı zaman protesto çekin.
üç haklı protestoda tahliye edebiliyorsunuz zaten.
ki siz daha iyi bilirsiniz, benim söylememe gerek yok.
ama işte bu da "fazla avukatlık" ve hatta bir noktada kötülük olur bana göre.

yani hukuki süreçlerle sosyal süreçler birbirini tutmuyor maalesef.
sözüne güvenememekte haklı olabilirsiniz belki çünkü insanlar biraz tuhaf, doğru.
ama siz kendinizi güvende hissedin diye o kağıdı imzalamak zorunda değil.
gerçekten çıkmaya niyeti olan insan için de çok lüzumsuz bir talep.
size tamam demiş olması da normal çünkü mal sahibi bir şey söylediğinde refleks olarak genelde tamam deniyor.
benim de çok olmuştur önce tamam deyip sonra "neden tamam dedim ki ya?" diye düşündüğüm.
insan evinde huzuruyla oturmak istediği için refleks olarak böyle hareket ediyor çünkü hukuki ve yasal üstünlük mal sahibinde.
bu güç dengesizliği içinde mecbur olmadığı şeyi yapmaktan sonradan vazgeçmiş ya da "yahu avukat adam, şimdi bir de yanlış bir şey imzalarım da başıma dert alırım" demiş olabilir.
0
blatta hiberna
(04.11.20)
yerden göğe kadar haklısın.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.11.20)
kiraciyim, senin anlattigin tarafiyla sana da hak veriyorum ama sunlar var:

avukat ev sahibinin hazirladigi dokumani noterde imzalamaya korkarim. arkasindan benim bilmedigim anlayamayacagim neler cikabilir diye suphelenirim. suphem yersiz olabilir, ama sen nasil adamin sozunu tutmayacagi ihtimalini goz onunde bulundurmak istiyorsan o da bir ketenpereye gelebilecegi ihtimalini goz onunde bulunduruyordur.

bir de... bu belgeyi imzalamanin ona hic bir getirisi yok. sadece yapabilecegi seyleri kisitliyor. oyun teorisi acisindan bakarsak imzalamamasi rasyonel bir davranis olur. evet belge sadece sozunu tutacaginin garantisi ama adam sozunu tut(a)mama opsiyonunu hic bir getirisi yokken elimine etmek istememis olabilir.
0
robokot
(04.11.20)
Yukaridakine ek olarak:

Mesela soyle bir sey olabilirdi: 1 ay fazla mi durmak istiyorsun? Gel imzayi atalim olmus bil, hazirani da oraya ekleyelim sana da garanti olsun vs. O zaman kazanacagi bir sey olurdu. Sen iyi niyet gostermek istemissin ancak aci ama boyle bir durum var.
0
robokot
(04.11.20)
Bir de son olarak, bunun kolay bir yolu yok mu ya? Bir sekilde resmi bir tebligat yapilamiyor mu "daireye ev sahibi girecegi icin kontrat bitiminde bosaltmaniz gerekiyor, su tarihte bilgilendirildiniz" diye kayda gececek bir sey... Ille notere mi gitmek gerekiyor sozde kalmamasi icin, bunun baska bir mekanizmasi yok mudur durumu kiraciya tarihinde bildirdigini kanitlayacak ve kiracinin keyfine kalmamis bir yontem?
0
robokot
(04.11.20)
1 ay fazla mi durmak istiyorsun? Gel imzayi atalim olmus bil, hazirani da oraya ekleyelim sana da garanti olsun vs.

diğer cevaplarımı da okudunuz mu bilmiyorum, birebir harfi harfine dediğiniz gibi oldu. henüz taahhüt metnini göndermiştim, haziran olarak değiştirelim dedi. tamam dedim, değiştirdim yeni metni gönderdim. işte en son bugün aradım, henüz yapamadı hala. bir de kendisinin bunu kabul ettiğini unutup sanki ben basından beri yok yere ona böyle bir şey dayatıyormuşum gibi konuşuyor en canımı sıkan şey de o. yine yapacağım merak etme dedi ama ihtar çekip süreci başlatmamak için tutuyorum kendimi.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
avukatsan gözü korkmuştur işinde gücünde bir adamsa çıkar, uğraşmak istemez. -bence-
0
ya ben lan neyse
(04.11.20)
elimde bu tip bir hatta birkaç, belge olmasina rağmen,bu devirde, kiraci hiç odeme yapmadigi halde 6 ayda çikaramadim.
0
tunaktunaktun
(04.11.20)
Valla ben olsam sözleşme bitiş tarihinden önce resmi tarihi içerisinde sözleşmenin uzatmayacağına dair bir tebligat yollardım. Bu kadar sürüncemede bırakması kesin bir pislik yapacağı kanısı uyandırdı bende. Zamanında çıkacak adam neden kaçınsın tahliye taahhütü imzalamaktan?
0
en bi orijinal
(04.11.20)
Bence noter mevzuyla isi yokusa surmussunuz, adamin yanina gidip elden imzasini almis olsaydiniz, imza benim degil topuna girmezdi diye dusunuyorum. Ki hala bunu yapabilirsiniz.
0
pofudukayi
(04.11.20)
noteri alıp adamın işyeri adresine gitmeyi düşündün mü?
0
reanarchy
(04.11.20)
Valla şu ara çok fazla çakal kiracı ve çakal ev sahini hikayeleri duydum.

2 ayda gidip bi imza atamadıysa oyalıyordur, Noter'den ihtarname çekin. Her halukarda bu adam çıkmazsa davalık olacaksınız, bari avantaj sizinle olur.

Herkes kiracıyı savunmuş. Ben de kiracıyım ve geçen sene ben de ev satılması nedeniyle evden çıkarılmak istendim ama ev sahibimle anlaştık ve anlaştığımız sözleşme koşullarına bağlı kalarak çıktım evden. 2 taraf sözleşmeyi imzalar konu kapanır, bu kadar terbiyesizliğin lüzumu yok. Anlaşma kuralları belli, imza atması gerekiyor ve bunu yapmıyorsa geçmiş olsun.
0
lcha
(04.11.20)
Kiracı pislik yapacak, kendini belli etmiş. En kötü iki ay kira takıp çıkar bu.
0
adivar
(04.11.20)
Haklısın. Bakma burada yazılanlara. Darlamamışsın. İmzalamak istemiyorsa söylesin. Tamam deyip 3 aydır oyalıyorsa haklı olarak arıyorsun.
0
black mamba
(04.11.20)
Ben sözleşmesini yaptığım ev için avukat ev sahibinin yeniden hazırladığı bir evrağı hayatta imzalamam. Siz de zaten söylüyorsunuz, şu konularda bana kolaylık sağlayacak diye. Ben çıkacak olsam da imzalamam. Bunu imzalamıyorum demek zorunda da değilim.
0
ykyt
(04.11.20)
basgan yogunlugun var imza ile ugrasma de kiracıya
ben ihtarname cekiyorum de ama senin icin bir zararı yok sadece son dk golu yemek istemiyorum de
0
kingcyrax
(04.11.20)
sevmedim kiracıyı. yıllardır kiracıyım ve böyle bir iletişime girmedik mal sahipleriyle.

bir sorum var; zaten tayininiz çıkmış ve konuta ihtiyacınız var. bu halde zaten doğal olarak çıkartma hakkınız yok mu?
0
fever
(04.11.20)
Tabi ki var ama dediğim gibi kendi rızasıyla çıkmazsa bu hakkımı ancak dava yoluyla kullanabilirim. Bu durumda kira dönemleri 6 aylık periyotlara ayrılıyor. 6 aylık periyotun başlangıç tarihinden en az 3 ay önce ihtarname çekmem gerekiyor. Yani Mayıs ayında çıkartmak için Ağustos ayında en geç ihtar çekmem 3 ay sonra da tahliye davası açmam gerekiyordu. Ben de bununla uğraşmamak için kendisini aradım, çıkacak misin diye sordum, evet dedi. O zaman ihtarname ile ugrasmayayim sen bu taahhüdü imzala ve çıkman gereken zaman olan Mayıs'ta çok dedim.

Olay bundan ibaret. Şimdi onun sözüne güvenerek ihtar çekmedim. O nedenle o davanın açılması suresi bu kira periyodu için kaçırdım. Şimdi ancak Kasım 2021de çıkması için dava açabilirim. Ve eğer beni buna mecbur bırakırsa çok sinirlenecegim. Çünkü bütün iyi niyetimi suiistimal etmiş olacak.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
adam çıkmayacak. 2-3 ay kira takip topuklayabilirde. dikkatli ol.

şu durumda sorunsuzca çıkıp işlerinin rast gitme olasılığı daha düşük. şimdiden önlemini almanı tavsiye ederim.

not: bazı noterler artık pazar günleride açık bilgin olsun.
0
paudi
(04.11.20)
(6)

Sahibinden den nasıl alışveriş yapılır?

paramolacak
Cehaletimi maruz görün. Bir ürün buldum bütçeme uygun, satıcı ile aynı şehirde değiliz sadece telefon numarası var ilanda. Ben arkadaşı arayıp konuşçam tabi ürün fotoğraflarda ki gibi mi vsvs ama ürün elektronik bir ürün 1- Çalışıp çalışmadığından nasıl emin olurum2- Hadi anlatşrık diyelim ödeme nas
Cehaletimi maruz görün.

Bir ürün buldum bütçeme uygun, satıcı ile aynı şehirde değiliz sadece telefon numarası var ilanda. Ben arkadaşı arayıp konuşçam tabi ürün fotoğraflarda ki gibi mi vsvs ama ürün elektronik bir ürün

1- Çalışıp çalışmadığından nasıl emin olurum
2- Hadi anlatşrık diyelim ödeme nasıl olur?
3- Bozuk gelir ise soğuk suyu hazırlayayım mı ?

Sevgiler
0
paramolacak
(31.10.20)
-normal telefon + anlaşma + banka işlemleri + güven ile çalışır,
-get ile çalışır.
PS. alacağınız ürünü mutlaka kontrol edin ya da ettirin.
Mal gelmedikçe para vermeyin.
Kapıda ödeme isteyin filan. filan..
0
ankara06
(31.10.20)
Get li bir ürün değil @ankara06 o nedenle o seçim iptal, ben satın alan olarak tabi ki isterim önce mal sonra para ama satıcı da haklı olarak göndermez ki.
0
🌸paramolacak
(31.10.20)
yuzyuze bulusup almadiklarim hep patlak cikti. hak iddia edemezsin.
riske girme.
0
tunaktunaktun
(31.10.20)
şahsen ben elden alıp elden satıyorum. ufak ürünlerde para gönderdiler kargoya verdim, ama büyük ürünleri parayı gönderse de kargoya vermem, kaybolur, kargoda kırılır. adam sonra parasını ister. olan benim ürüne olur.

başka şehirlerde varsa arkadaşımdan rica ederim o görür alır bana kargolar.

çok hayati birşey değilse kendi şehrinize bakın.
0
efruz
(31.10.20)
Söyle get ilanı açsın. Komisyonu karşılamak istenezse hesaplayıp ilana eklesin sen karşıla. Tanımadığın birine 1 TL bile gönderme.
0
black mamba
(31.10.20)
İnternetten ikinci el elektronik eşya almaya tövbe ettim. Aldığınız an bozulmasa bile kısa sürede kusurları çıkıyor. Adama 1 hafta sonra burası bozukmuş demek bir şey ifade etmiyor, can sıkıyor.
Ha mağaza garantisini etkileyecek bi kusuru yoksa, haliyle garantisi devam ediyorsa sadece elden alırdım ben olsam.
0
Unde bach canim
(01.11.20)
(27)

İzmir Depremi

black mamba
Devamı olur mu ki evlere girilir mi, sizlerde durum nedir?
Devamı olur mu ki evlere girilir mi, sizlerde durum nedir?
0
black mamba
(30.10.20)
Devamı olup olmayacağını burdakiler nereden bilir bilmiyorum da :/

Ben asıl istanbuldan nasıl beşik gibi sallandık onu anlamaya çalışıyorum.

İzmir'de yıkım var mı 6.6 - 6.8 yüksek çünkü inşallah bişey olmamıştır.
0
ananiyimioguz
(30.10.20)
İzmir'de olsam eve girmezdim.
0
stewie
(30.10.20)
nazilli böle sallandıysa izmir bangır bangır sallanmıştır.
0
mikahakkinen
(30.10.20)
Ev baya sallandı. Sağa sola gitti. Uzun sürdü bir de.
0
🌸black mamba
(30.10.20)
kuşadası kötü deniliyor. yıkılan birkaç ev fotoğrafı da geldi arkadaştan maalesef.
0
onemoremile
(30.10.20)
şu ana kadar büyük deprem olup devamı geldiği oldumu aynı gün? küçükartçıları kastetmiyorum. hatırlamıyorum.
sadece bina hasarlı olabilir ve kendiliğinden yıkılabilir deprem olmasa bile.ondan dolayı daha çok eve girmemek öneriliyor diye biliyorum?
0
ShadowOfMoon
(30.10.20)
şuan artçılar oluyor hala hissediliyor :/ (torbalı)
0
redeath
(30.10.20)
Yurtdışı sitelerde 7.0 derecesinde diyor. Dikkat etmek lazım
0
Erva
(30.10.20)
artçılar oluyormuş, daha devam eder. bugün binalardan uzak durun. bir de kıyılardan.
0
rose parks
(30.10.20)
AFAD açıklama yaptı. Artçılar bekleniyor ve binalara girmeyin diye. Mümkün mertebe girmemekte fayda var. Büyük geçmiş olsun.
0
himmet dayi
(30.10.20)
ege üniversitesi kan ihtiyacı için bağış istedi, bilginize....
twitter.com
0
pccopath
(30.10.20)
Biz evdeydik çok kötü salladı kesin binalar yıkılmıştır dedim
0
olaylar olaylar
(30.10.20)
salladı baya. evdeyim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(30.10.20)
izmir'de degilim, ailem kusadasinda, neyse ki bornovada yasayan ablam ve esi de dun kusadasina annemlere gittiler.

videolarda gorulen, ziraat bankasinin yanindaki yikilan 8 katli bina eski evime 2 dk yurume mesafesinde, onunde her gun servis bekledigim yer, ben burada bu kadar kotu olduysam depremi hissetmeden hissedenlerin halini dusunemiyorum bile.

su ana kadar ulasabildigim herkes "korktuk ama biz iyiyiz" dedi, evlerde catlaklar, patlayan fayanslar, kirilan esyalar varmis.

cok gecmis olsun.

asagiya ayrica duyuru actim ancak, depremzedelere maddi olarak yardim edebilecegimiz guvenilir kuruluslar varsa lutfen paylasin.
0
the end of time
(30.10.20)
bornovadayım, deprem esnasında evdeydim. tv kitaplik vs bi sürü sey düştü ama ev simdilik iyi durumda. civarda ciddi hasar gören evler var. kimse giremiyor haliyle. artcilar devam ediyor ama tekrar büyük siddette olmaz umarim :(
0
pink cadillac
(30.10.20)
Ben girmiycem. Arabada bile son bir saate 2 defa sağlam sallandım.
0
Phoebe
(30.10.20)
çok sallandık. şu an evdeyim, evde bir sıkıntı yok gibi ama eğer yine buna benzer bir depremi atlatırsam pılımı pırtımı toplar kaçarım.

hayatımda yaşadığım en şiddetli ve bitmeyen depremdi. bit artık dedim.
0
false pretension
(30.10.20)
Ben 2. Kattaydım. Yukarda teras var. Asma çatı ve üzerinde saç var. Teras daha güvenilir midir?
0
🌸black mamba
(30.10.20)
Karşıyaka da eve girmiştim deprem sonrası. Şimdi Seferihisar da yine evdeyiz
0
gazozailacatmauzmani
(30.10.20)
Üçyol'da gece evde uyudum mecburen. Sabaha karşı artçılar devam etti.
0
kanlakarisikyagmur
(31.10.20)
28 saat için 500ü aşkın artçı olmuş. Bayağı sallandık da mecburen girip eve yattık. Her sallanmada uyandım, baktım devamı yok geri yattım. Ama hangi bölgedesin? Evinde çatlak var mı? Bunlar önemli. Ona göre gir ya da arabada/çadırda yat ya da başka semte geç.

Edit: bu arada artçılar bi 15 gün daha gidermiş Prof. Ercan öyle açıkladı ve 5.9a kadar çıkabilirmiş.
0
superfluid
(31.10.20)
Bornova'da, iş yerinde, altıncı katta idik.
En üst kat.
Vademiz bu kadarmış diye düşündüm, duvarların üzerimize yıkılmasını bekledim. Çok korkunçtu.
Yarın o binaya çalışmaya gideceğim.
0
pro9it9is9
(01.11.20)
oluyor sürekli durum kötü
0
kushkush
(01.11.20)
riskli bölgede değilseniz ve evinizde hasar yoksa bence girebilirsiniz.
0
ilkot
(01.11.20)
Binalarda görünen veya görünmeye hasarlar olabilir.
Artçılar da bir süre daha devam eder ve şiddetleri farklılık gösterebilir.

Yetkilileri dinlemek, binadan şüphe ediliyorsa da acil hasar tespiti yaptırtmak gerek.
0
anten
(03.11.20)
evimde hasar vardı, tüm binayı kontrol ettiler. şimdilik sıkıntı yok.

ofis maalesef yıkılan rıza bey apartmanına 4 bina mesafedeydi. o alandaki pek çok binaya yıkım kararı çıktı, ofisimizin olduğu 2 blokta dahil.

lütfen şüphelendiğiniz bir durum varsa binanızı kontrol ettirin.
0
Phoebe
(06.11.20)
(10)

Başbakanın evi

black mamba
Cüneyt özdemir'in başbakanla 24 saat belgeselini izledim. RTE uzun süre linkteki evde yaşamış. Baya 2014e kadar burada yaşamış araştırdığıma göre. Bu doğru mu?Bir başbakan neden böyle sıradan bir apartmanda yaşar? Lüks bir yerde yaşasın demiyorum ama izole ve güvenlikli bir yer gerekmez mi? Alt komş
Cüneyt özdemir'in başbakanla 24 saat belgeselini izledim. RTE uzun süre linkteki evde yaşamış. Baya 2014e kadar burada yaşamış araştırdığıma göre. Bu doğru mu?

Bir başbakan neden böyle sıradan bir apartmanda yaşar? Lüks bir yerde yaşasın demiyorum ama izole ve güvenlikli bir yer gerekmez mi? Alt komşu rahatlıkla o evde konuşulanları duyabilir mesela.

Diğer taraftan bu adam öncesinde belediye başkanlığı yaptı, başbakan maaşı da gğzel. Daha aşağıda kazanan insanlar bile daha izole yerlerde yaşıyor.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
black mamba
(30.10.20)
pr
0
duyurukullanıcısı
(30.10.20)
Bu da olabilir tabi ama basit bir ör değil bence. Oturduğun ev bile sıradansa kazandığın paranın anlamı kalmıyor. Diğer taraftan devletin buna müsade etmesi ilginç geldi. Subaylar için bile lojmanlar var ve izole bir hayat yaşayabiliyorlar. Başbakan suikaste bile uğrayabilir.
0
🌸black mamba
(30.10.20)
İlk hükümet olduklarında yaptığı icraatlerden birisi de vekil lojmanlarını tasviye etmek oldu diye hatırlıyorum, kendisi de başbakanlık konutunda ailesi ile birlikte ikamet etmedi başbakanken.

Resmi misafir vs ağırlandığında, ne bileyim adına kokteyl mi denir ne denir o tür toplantılar yapıldığında başbakanlık resmi konutu kullanılıyordu, ama ikamet etmiyordu.

İstanbul'un en güzel yerinde evi vardı zaten, ankarada neden bir daha ev alsın ki? Zaten AKP'li olan (m. vekili olabilir) birine aitti bu bina yanlışım yoksa.

Ayrıca bu fotoğraf binanın yeni bittiği zamanalra ait sanırım, yoks anormalde bulunduğu semt bölgenin kaliteli semtlerinden.

Şimdi baktım da yaşadığı daire de sıradan bir daire değilmiş, 320 m2 dubleks diyor.

Bi alt kattaki daireler yüksek ihtimal korumalara tahsis edilmiştir, binanın girişinde de sokak giriş çıkışlarında da hem resmi hem sivil polisler hem de başbakanlık korumaları güvenliği sağlıyolardır zaten.
0
John Bloor
(30.10.20)
sen inanıyor musun buna ?
0
orpheus
(30.10.20)
o apartmanın baya etrafı polis çevriliydi, yakın apartmanlarda oturanlar bile kontrolden geçiyordu :D
0
passion rules the game
(30.10.20)
"Diğer taraftan bu adam öncesinde belediye başkanlığı yaptı, başbakan maaşı da gğzel. Daha aşağıda kazanan insanlar bile daha izole yerlerde yaşıyor." vah benim kalbi temiz, yüreği pür-i pak kardeşim. rte'nin gelirlerinde maaşın önemli bir yer tuttuğunu düşünmen gözlerimi yaşarttı buna değinmek istedim öncelikle.

2. olarak dışardan düz apartman gibi gördün diye rastgele bir apartman sanman da gerçekten takdire şayan. aynen alt katta kiracı var bi tane önümüzdeki ay çıkacakmış sahibinden'e ilan vermişler 3+1 kiralık. konuşulanları duymasın diye işitme engelli kiracı arıyolarmış ama.
0
semaforo de medianoche
(30.10.20)
Ankara'da o zamanlar bu binalar kötü değildi. Kentsel dönüşümden yeni yapılan binalardır. Mesela başka iyi nereler vardı derseniz, Yıldız, Bilkent, Ümitköy, Beysukent vb. ama oralarda da oturanlar geneliyle sosyal demokrat insanlardı. RTE de o zamanlar büyük ihtimalle, tanıdık ve kafa dengi müteahhitin yaptığı, komşuların falan aykırı tipler olmayacağı binaya yerleşmiştir.

Bugün mesela Binali Yıldırım'ın oturduğu daire Ankara'da gerçekten iyi bir site içinde, dışından geçerken burada eski başbakan oturuyor demezsiniz, ama Ankara'da oradan da daire almak herkesin yapabileceği bir şey değil. Bugün RTE ev alacak olsa öyle yerlerden alırdı...
0
malheiros
(30.10.20)
sen bu apartmanda komsuların olduguna ve seslerin asagıya gidebileceğine nasıl inandın acaba :)
0
koela
(30.10.20)
gerçekten erdoğanın 2014'e kadar normal bir apartman dairesinde yaşadığına mı inanıyorsunuz ciddi ciddi :)
0
rose parks
(30.10.20)
keçiörende bir evi vardı. halkın adamı kafasından işte. yanına yaklaşamazsın ki. şov time.
0
mikahakkinen
(30.10.20)
(5)

Sosyal fobi, yalnızlık, bir baltaya sap olamama

huçi kuçi
Başlıktaki üçlü, 25 yıllık yaşamımın gelip dayandığı noktayı en iyi özetleyen kavramlar. O kadar ki, durumumu tarif ederken bunların üstüne bir şeyler eklemek, bu genel olgular altındaki özel konumumu belirleyen detaylardan bahsetmek bile bana lüzumsuz görünüyor. Bu saate kadar hep bir asalak olarak
Başlıktaki üçlü, 25 yıllık yaşamımın gelip dayandığı noktayı en iyi özetleyen kavramlar. O kadar ki, durumumu tarif ederken bunların üstüne bir şeyler eklemek, bu genel olgular altındaki özel konumumu belirleyen detaylardan bahsetmek bile bana lüzumsuz görünüyor.

Bu saate kadar hep bir asalak olarak yaşadım, 25 yaşımda bile halen ailemin sırtında yük olmaya devam ediyorum. Hiç iş deneyimim olmadı. Paraya dönüştürebileceğim bir meziyetim de yok, kelimenin tam anlamıyla vasıfsızım. Felaket korkağım ayrıca, başkalarının kafasından benimle ilgili neler geçtiğini düşünmeden adım bile atamıyorum. İnsan içindeyken kendimi hilkat garibesi gibi hissediyorum. Acınası bir yaratığım. Güvenli alanımın dışında bulunduğum anlar, etrafımdaki insanların her hareketimde ve her sözümde bir acayiplik saptadıkları düşüncesiyle çarpışarak geçiyor. Hiçbir şeyi sıradan bir insan gibi doğru biçimde yapmayı beceremiyorum. Basit, gündelik bir diyaloğu bile geride utanç duyacağım bir anı bırakmadan tamamlayamıyorum. Bu da beni az konuşmaya, insanlarla ilişkilerimi asgari düzeyde tutmaya itiyor. Yalnızım, hiç arkadaşım yok. Günlerim evde oturarak geçiyor. İnternette geziniyorum, oyun oynuyorum, bir şeyler okuyorum, müzik dinliyorum, haberlere bakıyorum vesaire vesaire... Kendimi ikna edebildiğim zamanlar, ara sıra dışarı çıkıp deniz kıyısında öylece yürüyorum. Yürüyen bir boşluğum. Kapasitemin sınırlarına dayanmış gibiyim. Görülecek yeni bir şey yok, daha ilerisi yok. Herkese rolleri dağıtılırken beni es geçmişler sanki, senaryodaki yerime dair hiçbir fikrim yok. Mantığım, bundan böyle bu varoluşu sürdürmenin anlamsız ve acı verici bir çırpınış olacağını söylüyor. Bu yargıyı başkasının ağzından duymak gurur kırıcı olurdu ama doğruluğuna itiraz edemiyorum. Yine de olduğum kişiyi bazı yönleriyle seviyorum. Hayatta olmayı yeğliyorum. Ancak hayatımla ne yapacağımı bilmiyorum. Baştan yanlış temeller üzerine kurulmuş bir kişiliğim var, başarısız bir ürünüm. Böyle gitmeyeceği çok açık.
0
huçi kuçi
(30.10.20)
Öncelikle kendine acımayı bırakmadıkça bu durumun düzelmeyeceğini bilmelisin. İki şey insanı başarısız yapıyor; birincisi “benden bi halt olmazı kabullenmek” diğeri de “benim suçum değildi deyip hatalar için başkasını suçlamak”

Hayatta başarının en önemli sırrı da pes etmemek. Çok boş laf gibi gelebilir ama hayatın her alanında bu kesin kaidedir. Bazıları şanslıdır/yeteneklidir çok uğraşması gerekmez ama başkası için çok uğraşmak gerekliliktir.

Tenis, piyano ve gitar eğitimi aldım. Hepsinde orta düzeye gelince pes ettim. Halbu ki benimle devam edenlere baktığımda iyi seviyelerdeler. Örneğin profesyonel olduğu halde başarılı olabilmek için bir tenisçi haftada kaç kez topa vuruyordur? Gerçekten binleri buluyor. Hayatın her ayrıntısı böyledir. Bir hedef belirleyip pes etmeden devam edersen başarmamak için dünyanın en şanssız insanı olmalısın ve emin ol o kişi sen değilsin.

Asosyallik konusunda bi tavsiye verecek olursam ancak psikolog tavsiyesi verebilirim.

Yaşım senden büyük ve mesleğim artık kazandırmıyor ve işsizim. Çok azimli olmasam da aöf yönetim bilişim sistemleri okuyup yazılım öğreniyorum kendi çabamla.

Son olarak da; eğer bu senin için anormalse ve normal olmak istiyorsan bir sorun olduğunu kabullenip yardım almalısın.
0
Unde bach canim
(30.10.20)
Sakin ol. Bu dönem yaşamakta olan insanların herhalde 4/10 bu şekildedir.
Bakış acini ve şimdiye kadar yaptığın şeyleri yapma biçimini değiştir bence...
0
fempusay
(30.10.20)
Bir yardım almadan sosyal fobiyi aşabilirsiniz ama yardım alarak daha kolay bir süreç geçirirsiniz bence. Hayatınızı bu kadar etkileyecek seviyede olduğuna göre almanız iyi olur. 1-2 sene önce sizinle aynı şeyleri hissediyordum, şuanda da özgüven patlaması yaşamıyorum ama, rezil olma korkum yok. Düşüncelerimle savaşmıyorum kabullenip geçiyorum. Kendimizi kastıkça daha da sıkıntı çekiyoruz. Ben karakter olarak da içedönüğüm. Ailem ve 3 4 kişi hariç çok yakınlığım yok, bu bana normal geliyor aslında. İyiki çevremde çok insan yok yani mutluyum bu durumdan. Ancak kendime eziyet etmeyi de bıraktım. Psikologtan yardım almak bana iyi geldi.
0
Hazelelif18
(30.10.20)
Hayatı yeniden keşfedin ve iyi hissetmek diye iki kitap var. Kendi kendine yardım, terapi kitapları. Oku mutlaka. Testleri çöz onlardaki.
0
black mamba
(30.10.20)
Psikolojik danışmanlık yapacak bilgiye sahip değilim ama 25 yaş bir şeyi düzeltmek için hala çok erken.
0
arnold schwarzeneger
(30.10.20)
(12)

anestezi bayılmak

black mamba
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. antestezide bayılma nasıl oluyor? yapılan işlemin bayıtlmama ihtimali var mı? bayıldığınız zaman nasıl oluyor? uykuya dalmış gibi mi?
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. antestezide bayılma nasıl oluyor? yapılan işlemin bayıtlmama ihtimali var mı? bayıldığınız zaman nasıl oluyor? uykuya dalmış gibi mi?
0
black mamba
(25.10.20)
"yapılan işlemin bayıtlmama ihtimali var mı?"
bununla ilgili bir film vardı. hatta ameliyata girmeden önce izlemiştim :)
anlık birşey. uyku gibi değil. benim durumumda, o maskeyi hafifçe yüzümün üstünde geçirince gözüm falan kaymıştı. en son onu hatırlıyorsun zaten. damardan verilen ilaçlarla da güçlendiriliyor olabilir.
0
sutlu nescafe
(25.10.20)
maskeyi takınca etkisi hızlı mı oldu? uykun gelmiş gibi miydi?
0
🌸black mamba
(25.10.20)
Uyumuş gibiydim ben. En son anestezi verildiğini hatırlıyorum, 1 dakikadan kısa süre içinde de uyudum.
Normal uykudan tek farkı normaldeuykuya dalarken hissettiğimiz o "uykuyla uyanık arasi" halin olmaması. Keskin bir şekilde dalıyorsun.
0
Benyinegulerim
(25.10.20)
ben ilkokul 1'deyken veya daha küçükken dişçiden korkuyordum, en sonunda genel anestezi yapmak zorunda kaldılar.

popomdan bir iğne ve pat diye uyumuştum, halen aklımda :)
0
passion rules the game
(25.10.20)
uyku gibi değil. uyku bukadar çabuk ve birdenbire olan bir şey değil.
0
sutlu nescafe
(25.10.20)
uykuya daldığında uyuyup uyandığını anlarsın, aradaki zaman farkını hissedersin. bunda ise şöyle kaldığın yerdesindir zaman kavramı yok, hiç uyumamışsın gibi açıyosun gözünü. e şimdi bayıltıyorlardı daha oha ne ara uyanım demişim, arada 8 saat vardı :)

bayılma işleminde de koluma bi iğne yaptılar 10 a kadar say dediler 4 5 derken gittim sanırım.
0
rayde
(25.10.20)
aniden oluyor. hakikaten sayıları geri saymışlardı.
kalkınca çok pis, hatırlamıyorsun.
uykuya bazen o şekilde dalabiliyorum aniden, o yüzden kast ettiğin şeyi bilemiyorum.
0
janderzel zartanyan
(25.10.20)
maskeyi bana taktilar, "derin derin nefes al" dediler..
tabii ben de 7 yasindayim, saf gibi olumune içime çekiyorum hahaha
sonra gözümü açtigimda, etrafi yargilamakla birlikte, çükümde bir aci...
bayildigini kesinlikle hissetmiyosun. ve aradaki zamani da farketmiyosun.
ayiktiginda "beni ne ara buraya getirdiler" hissi
0
yarey
(25.10.20)
saniyeler içinde gidiveriyorsun. Bana damar yolundan vermişlerdi ilacı, 10'a kadar say diyorlar aynı zamanda. Koldan bir soğukluk geliyor omzuna doğru zaten 4-5 demeden şalter kapanıyor. Sonrasında ayılınca hurda gibiydim.
0
reactionic
(25.10.20)
genelde anestezi doktoru uykuya geçiş halinizi kontrol etmek amaçlı sizi konuşturuyor, bir süre sonra konuşmalarınız yavaşlıyor sarhoş gibi oluyorsunuz ve yavaş yavaş uyuşuyorsunuz. sonrası uyku hali. gerisi uyanırken, o kısımda uyanmak zor olabiliyor yine aynı şekilde uyanmanız için sizinle konuşan doktorlar eşliğinde ayıltılıyorsunuz.
0
apurucikipi
(25.10.20)
ben 10 saniyede filan gitmiştim sanırım, bayılma anına dair hiçbir şey hatırlamıyorum asla.

uyanma anı daha ilginçti benim için. hemşire yüksek sesle bana seslenip beni uyandırmaya çalışıyordu. nefes alın filan diyordu yüksek sesle. ilk başta çok derinden duyuyorsun, rüya gibi geliyordu anlamlandıramadım. sonra hasiktir noluyor lan diyip şaşkın bir şekilde uyandığımı hatırlıyorum. ama zor kendime geldim.
0
king lizard
(25.10.20)
ben de ne göz kayması ne de kararması oldu, direk film koptu bende:) iki kez ameliyat oldum şimdiye kadar. annem oldu bu yaz. o gözlerinin karardığını söyledi.
0
nothing in my way
(25.10.20)
(5)

Okullardaki Tüm Sınıf Kademelerinin Eğitim-Öğretime Açılması Hk.

jamiro
2 ay önce de sordum herkes açılmalı demişti.Ve o duyurudan sonra da kısmi olarak açıldı, bazı sınıflar okula giderken, bazıları gitmiyordu, ve gidenler için okul günleri dönüşümlü idi. Şimdi ise haberlerde gördüğüm kadarıyla tamamen açılıyor. 23 Kasım’da.Bu arada vaka sayıları ile ilgili şeffaflık t
2 ay önce de sordum herkes açılmalı demişti.

Ve o duyurudan sonra da kısmi olarak açıldı, bazı sınıflar okula giderken, bazıları gitmiyordu, ve gidenler için okul günleri dönüşümlü idi. Şimdi ise haberlerde gördüğüm kadarıyla tamamen açılıyor. 23 Kasım’da.

Bu arada vaka sayıları ile ilgili şeffaflık tartışmaları oldu vs.

Durumu özetlemek gerekirse: Bazı okullardaki sınıfların 50 kişilik olduğunu, bazı büyük okulların mevcudunun 1000den fazla olduğunu, 100’den fazla öğretmenin olduğu, bunların çoğunun toplu taşıma ile ulaştığını, bazı okulların ısınma ihtiyaçlarının sınıftaki ev tipi bir klima ile sağlandığı düşünüldüğünde; okulların açılması size mantıklı geliyor mu?

Düşüncelerinizi merak ediyorum buyrun serbest kürsü.
0
jamiro
(25.10.20)
okullar başladığından beri gün 2-3 temaslı öğrenci bildiriliyordu. geçen hafta günde 20nün altına düşmedi bu sayı. ayrıca 3 öğretmenimiz covid oldu bu hafta içersinde. iyi durumdalar ama çember daralıyor.
0
dedim ben sana
(25.10.20)
mantıklı mı? sence mantığa göre mi hareket ediyorlar? en başından beri attıkları hiçbir adımda mantık yoktu zaten. bundan sonra da olmayacak.
0
black mamba
(25.10.20)
@black lamba, bence başından beri mantıksız zaten ama geçenki duyurumda herkes açılsın diyip duruyordu. bir kez daha nabız yoklamak istedim.

bu sefer açılmalı destekliyorum diyen yok sanırım?
0
🌸jamiro
(25.10.20)
belki subjektif bir bakış açısı ama gördüğümden yorumlarım.

1. bu cocuklar okula gitmediklerinde de sokak ve parklarda iç içe oynuyorlar. yani mart-nisan dönemi gibi çocuğu sıkı şekilde evde tutan ailesi sayısı muhtemelen az.

2. uzaktan eğitim özellikle ilk-orta dönem öğrencileri için bence uygun değil.

3. sınıf ortamında çocuklar sokaklardan daha sakin ve disipli oluyor genelde.

4. vektörü insan olan virüs salgınını insan olarak sokağa çıkmayarak bitiremezsiniz. bu ne maddi ne de manevi olarak mümkün değil. en temel bir bitişi tarihi olmaması. bunu sadece tr için de demiyorum. dünya genelinde durum aynı.

5. tüm bu sebeplerden virusle yaşamaya alışılması gerekiyor. bir aşı çıkarsa alışmak daha kolay olabilir.
0
helenart
(25.10.20)
açılsın diyenler öğretmenler yatıyor zannedenlerdi. şu anda öğretmenlerin yarısı 5 gün ve 30-35 saat gidiyor okula.
0
ya ben lan neyse
(25.10.20)
(11)

Bu kuşun kafası niye böyle

messina123
Bugün hediye geldi. Geldi geleli kafası hep böyle. Hasta mı? Hediye eden kişi yaşı küçük ondan böyle dedi. Ama bence bu kuş hastahttps://i.hizliresim.com/jBtuYt.jpg
Bugün hediye geldi. Geldi geleli kafası hep böyle. Hasta mı? Hediye eden kişi yaşı küçük ondan böyle dedi. Ama bence bu kuş hasta

i.hizliresim.com
0
messina123
(22.10.20)
Bu kuş kesinlikle hasta. Mutlaka bir bilene danışın.
0
JohnOakley
(22.10.20)
hep mi öyle? hareket etmiyor mu? eline alıp bakmadın mı? bence de bir sıkıntı var gibi. küçük olmasıyla bir alakası yok.
0
black mamba
(22.10.20)
Gavur bu duruma stargazing ya da torticollis der.oyle gozukuyor gibi.

Sana hediye getirenlere sorsana aldıklarında böylemiydi.hiç düzelme olmuyorsa bir veterinerin görmesi lazım.
0
duptıs
(22.10.20)
Bence de bi sorun var. Benim önceki kuşlarım hasta olsa bile böyle durmuyordu. En yakın zamanda bi veteriner +1
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(23.10.20)
Gece gece çok üzüldüm lütfen veterinere götürün yazık... su içiyor yem yiyor mu? İştahı yoksa durum ciddi çünkü. Çok da şeker bir yavrucak. Ah yazık..
0
helena
(23.10.20)
ay ben de çok üzüldüm kesinlikle bir sıkıntısı var küçük olmayla alakası yok. ayrıca küçük de değil. veterinere götürün :/
0
tabirimekruh
(23.10.20)
Arkadaşımın kuşunda da benzer duruş vardı, veteriner gözlerinde ve denge merkezinde sorun olduğunu söylemişti. Daha iyi görebilmek için bu şekilde duruyormuş. Farklı bir durum da olabilir sizinki, en yakın zamanda veterinere götürün bence.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(23.10.20)
Kuş hasta olabilir. En yakın zamanda veterinere götürün lütfen. Bakışı durduğu yer, genelde hasta ve mutsuz olduklarında zeminde böyle duruyorlar. Kakası normal mi yemek yiyor ve su içiyor mu kıyamam yaa benim Fikri'me çok benziyor :((
0
Corpsebridee
(23.10.20)
Egzotik hayvan bakan bir veteriner hekime götürün bence. Hasta olduğu belli.
0
Unde bach canim
(23.10.20)
hocam, bu kus kendisini buyuk ihtimal cama vurmus ve boynunu incitmis. sonra da hediye diye size vermisler. tahminim bu..cunku aynisi benim. guvercinlerime de oluyordu.
minik kusa da gecmis olsun. resimde normal olan bir sey yok. veterinere goturmek en iyisi.
0
turbo sadık
(23.10.20)
"A head tilt in budgies is almost NEVER ear infection, and rarely is a balance nerve issue"

enfeksiyon DEGIL diyor dr. pat ki epey iyi aciklamis durumu. gecmis olsun...
0
ateistanbul
(23.10.20)
(6)

araba kaydıran apaçiler

black mamba
burada yarım sattir ara ara araba kaydıran apaçiler var. bütün mahalle sesten dışarı çıktı. az kalsın bir komşuyu eziyorlarmış. ne yapılabilir bunlara? polise şikayetin de pek işe yarayacağını sanmıyorum ama arasak bir şey yaparlar mı?
burada yarım sattir ara ara araba kaydıran apaçiler var. bütün mahalle sesten dışarı çıktı. az kalsın bir komşuyu eziyorlarmış. ne yapılabilir bunlara? polise şikayetin de pek işe yarayacağını sanmıyorum ama arasak bir şey yaparlar mı?
0
black mamba
(21.10.20)
Polise şikayet işe yarar.video çekebilirseniz plakaları dahil,twitterdan yardırın gitsin,arayıp buluyorlar adamları.
0
duptıs
(21.10.20)
plakaları alabiliyorsan al, video çek. sonra da polisi ara. çevredeki mobeselerle yakalarlar.
0
false pretension
(21.10.20)
ülkenin her yeri aynı demek ki. kaç milyon tane doğan şahin varsa artık hesap edemedim şu an.

hiçbir şey olmuyor hocam. polisi/jandarmayı aradığında çoktan tüymüş oluyorlar.

insen yanlarına, tamam özür dileriz diyecek tipler değil, kesin kavga çıkacak, sonunda ya bıçaklanacağım/öldürüleceğim yada birini dayaktan komaya sokacağım diye korkuyorum.
0
jamiro
(22.10.20)
Cimer e yazın. Polis işini yapmıyor belli ki.
0
catch the arrow
(22.10.20)
Bu olay suç mu peki? Polisi biliyorum çünkü "yapabileceğimiz bir şey yok ne yapayım tutuklayım mı?" diyebilir.
0
🌸black mamba
(22.10.20)
suç, o kaydırmanın cezası yanlış hatırlamıyorsam son düzenlemeyle 5bin liraya çıkarılmıştı.
0
antihero
(22.10.20)
(7)

bedelli askerlik için tavsiyeler

rahmi pinkfloydoglu
Samsun'da 21 gün askerlik yapacağım.ne yapmak, ne götürmek, neye dikkat etmek lazım?
Samsun'da 21 gün askerlik yapacağım.

ne yapmak, ne götürmek, neye dikkat etmek lazım?
0
rahmi pinkfloydoglu
(21.10.20)
21 tane don
21 çift çorap
21 atlet
0
jamswety
(21.10.20)
Parkanın cebine sığacak boyutta cep tipi birkaç kitap götürün çünkü çok boş vaktiniz olacak.

Bir de geceleri rahatça uyumak için göz bandı ve kulak tıkacı. Bunları kantinde bulamayacağınız için söylüyorum. Geri kalan temel ihtiyaçları kantinden karşılarsınız.
0
halitkin
(21.10.20)
2 adet vatka al, botun içine topuklarının tam arkasına koy.
bir de memory-foam tabanlık
www.decathlon.com.tr
çok faydasını gördüm.

bir oldukça çok pastil al. güvendiğin gıda takviyesi - c vitamini hapı vs varsa onu da al. 1 kişi hasta olunca herkes oluyor. pastil çok işe yaramıştı ama hemen bitiyor.
0
MtKrt
(21.10.20)
Ben Samsun'da yaptım askerliğimi. Sahra Sıhhiye ise kantinde fazlasıyla var her şey. Gereksiz masraf yapmayın. Zaten her şeyi veriyorlar gidince. Bedelliler aldıklarının çoğunu kullanmadan bırakıyordu. Askerlikle ilgili verilecek çok tavsiye var. Sadece ne götürülmesi gerektiğiyle ilgili konuşayım. Kesinlikle silikon tabanlık alın botlar için. Girişte arama yapıyorlar. Hattınızı alırlarsa vermezler. Çok fazla nakit taşımayın. Bot için kilit alın mutlaka. Çanta için de kilit alın.
0
dissendium
(21.10.20)
samsun soğuk olmaz belki ama soğuk bir yerse içlik götür. sürekli dışarıda bekliceksiniz.
0
black mamba
(21.10.20)
ben de acemiliği samsun'da yapmıştım. duşları çok uzakta ve haftada 2 gün duş günüydü. sabah 4-5 gibi kalkıp alabilirsin ama.

çok can sıkıcı zamanlardı ama hüzünlendim şimdi. gidince benden selam söyle telefon kulübelerine. :)
0
bohr atom modeli
(21.10.20)
8-10 tane don
8-10 çift çorap
8-10 atlet
0
hlot
(21.10.20)
(9)

hep 3 kez hapşuran adam

owaki
bi arkadaşım hep 2 veya 3 kez hapşuruyor aralık olmadan. hiç 1 kez yapıp bıraktığını görmedim, kendisine sordum hep böyle diyor.bu mümkün mü, bilerek yapıyor olabilir mi, buna tıpta verilen bi ad var mı?
bi arkadaşım hep 2 veya 3 kez hapşuruyor aralık olmadan.
hiç 1 kez yapıp bıraktığını görmedim, kendisine sordum hep böyle diyor.
bu mümkün mü, bilerek yapıyor olabilir mi, buna tıpta verilen bi ad var mı?
0
owaki
(21.10.20)
Buraya birazdan Polat Alemdar esprileri gelecek, ama değil 3 ard arda 5 kez hapşıran da var. Genelde alerjik bünyeler yapıyor bunu, benim bazen tutunca 5-10 kere hapşırabiliyorum, hapşırma aralarında bir kaç saniye olabiliyor.
0
John Bloor
(21.10.20)
(bkz: alerji)
0
alors
(21.10.20)
alerjik olabilir
0
koela
(21.10.20)
ben de büyük oranda (%80 diyelim) 3 kere hapşururum. alerjik bir bünyem var ama özellikle 3 kere hapşurmanın alerjik bişey olduğunu sanmıyorum.
0
kalifiye balta sapi
(21.10.20)
Bende de alerji mevsiminde olur. Hatta ortalama 5 olur. Bazen 6-7'ye de cikar. Ama 3-4'ten asagi olmuyor
0
mirafiori
(21.10.20)
ben seye takildim, nasil bilerek hapsiracak ki insan bilerek nasil hapsirir :) alerjidir evet, 3-5lerimle ben de dahilim o gruba.
0
in vino veritas
(21.10.20)
Bende boyleyim.

Bende ışığa bakınca hapşurma olayı var.3 kere hapşuruyorum.zevzeğin biri bana polat alemdardan mı gördün diye sormuştu,ben polat alemdar ne bilmiyordum o da birisini taklit etmek için 3 kere hapşurulur sanıyordu.

Gölge bir yerden güneşe çıktığım her seferde aynısı oluyor.
0
duptıs
(21.10.20)
mehmet karahanlı'nın oğlu olabilir.
0
black mamba
(21.10.20)
Bir ara bende de vardı. Hiçbir şekilde bilerek yapmıyordum allerjim vardı ve hapşırıklarım üç kere olmadan rahat bırakmıyordu beni.

Bence çok şey etmeyin. Herkese de tanı koyma meraklısı olmayın. Eminim o sizden daha çok bıkmıştır bu durumdan, kendimden biliyorum.

Doktorum ve günlük hayatta çok ilginç vakalar geliyor, misal 2 yıldır elinin aynı yerinde çıkan egzama. Niye orda niye hep orda misal. Tıp kitaplardan ibaret değildir, her durum kişiye özeldir. Adam da 3 kere hapşırıyorsa bu onun normalidir sizin bakış açınızdan onay almak zorunda değil.
0
mobydick
(24.10.20)
(12)

sorun bende mi

black mamba
aslında bu olay önemli bir sorun değil ama bu basit olayda bile sorun yaşıyorken daha büyük olaylar daha büyük sorun oluyor. insanların nezaketsizliğinden çok rahatsızım. ben mi çok hassasım yoksa insanlarda mı sorun? siz ne yapıyorsunuz? apple servisi aradım. 2012 model bir macbook var ve eski mode
aslında bu olay önemli bir sorun değil ama bu basit olayda bile sorun yaşıyorken daha büyük olaylar daha büyük sorun oluyor.

insanların nezaketsizliğinden çok rahatsızım. ben mi çok hassasım yoksa insanlarda mı sorun? siz ne yapıyorsunuz?

apple servisi aradım. 2012 model bir macbook var ve eski modellere yedek parça sağlanmıyor diye biliyorum. servise götürdüğüm zaman tamir edilip edilmeyeceğini öğrenmek istedim. telefondaki çalışan modelini sordu söyledim. şöyle bir diyalog oldu

-cd rom olan modelden mi?
-bilmiyorum.
-seri numarasını söyleyin.
-(numarayı söyledim)
-retina modellere benziyor. sağ tarafında cd rom var mı?
-hayır retina değil. cd rom var mı yok mu bilmiyorum.
-BEYFENDİ SAĞ TARAFINDA BİR ÇİZGİ VAR MI? (burada sinirlendi ve biraz yükseldi.
-ne bileyim var mı yok mu bir çizgi var ama cd rom mu bilmiyorum. (o sinirlenince ben de yükseldim ve sonra o alttan aldı biraz)

sorun bu. bir sorun olmadığını biliyorum. ancak bir insan bana azıcık bile sinirlenince sinirleniyorum ve sert karşılık veriyorum. sertten kasıt aynı oranda gerçi. bu olayda ben mi gereksiz alınmışım yoksa adam mı gereksiz yükselmiş bana? siz olsanız böyle bir durumda sesini yükselten birine ne tepki verirsiniz?


not : 7-8 yıldır kullandığım bilgisayarda cd rom olduğunu yeni öğrendim kabul. ama cd'ye ihtiyacım olmamıştı ve o çizginin ne işe yaradığını bilmiyordum.
0
black mamba
(16.10.20)
Ben servis sağlayacak kişi olsam
1- cd rom denen bir icattan haberdar olmadığını daha önce hayatında hiç karşılaşmadığını düşünürüm
2- İnsan bilgisayarında cd rom olup olmadığını bilmez mi kardeşim derdim.

Bazen öyle şeyler oluyor ki - e yuh artık bunuda nasıl bilmezsin- moduna girip sınırlanıyor insan. Ben bu durumda karşımdakine bir tepki vermez hatta utanç içinde olurdum.
0
paramolacak
(16.10.20)
Bambaşka bir durumda aynı sebepten (2014 kasa mı 2012 kasa mı belli olması için) cd rom'u var mı, e hadi onu bilemedin sağ tarafında uzunca bi çizgi boşluk var mı diye sorup bilmiyorum yanıtı aldığımda arkadaş nasıl bilmezsin diye kendi kendime hayretler etmiştim :D (seri no ya da part no belirttiğinizde hangi yıl hangi kasa ne olduğu belli olması gerekiyor çalışan da ilginç miymiş acaba azcık)

Ama kimseye hizmet vermiyordum günlük yaşantıda alakasız bir şeydi. Call center'daki kimsenin sesini yükseltmesi deli saçması öyle şey olmaz ama sizden önce bambaşka götün teki ona çemkirdiyse hali hazırdaki gerginliğiyle saçmalamış da olabilir. Azıcık ama çok çok azıcık sesini yükseltmiş olabilir siz alınganlık ediyor olabilirsiniz.

Duyuruyu açtığınıza göre bu tarz şeyleri takıyor olma ihtimaliniz var. Telefondaki çalışan denyolaştıysa bile kafaya takıp saatlerce bu konuda düşünmek gerçekten sağlıksız zararlı bişey (ben de yapıyorum oradan biliyorum) Hayatı gamsızlar yaşıyor sanki, böyle ufak şeyler için şeffaf olup içimizden geçip gitmesini sağlayabilmeliyiz bence.
0
hedep
(16.10.20)
@paramolacak macbooktaki CD ROM farklı. Sağ tarafta sadece çizgi şeklinde bir boşluk var. Dışardan CD ROM olduğunu bilmek zor çünkü diğer laptoplardaki gibi değil. 8 yıldır da CD ile işim olmadığı için bilemedim.

Sorun bu da değil aslında basit bir nedenden ötürü birinin sesini yükseltip, sinirlenmesi. Ben olsam salağa anlatır gibi anlatırdım.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
Ben burada sana hak veriyorum, karşıdaki çalışanın işi bu süreci düzgün yürütmek. Süreci düzgün yürütmek sizin işiniz değil. O sorusunu sakince sorabilir, açıklama yapabilir, bir sürü yolu var bunun. Alakasız atar yapmış, profesyonel değil.

Ha bu hatadan dolayı arayıp bir yere şikayet etmem, insanlık hali der geçerim. Ama sonuçta haklısınız.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.20)
Bu konu özelinde sen haklısın. Karşındaki kişi bir profesyonel, yanlış anlama sözüm meclisten dışarı, karşısında "Bilal" de olabilir, izah ederken her şeyi hesap etmeli, küçük bir anlaşmazlıkta çıkışmak doğru değil.
0
angelus
(16.10.20)
sorun aslında bu değil. bu olayı sadece örnek olarak anlattım. asıl sorun insanların en ufak bir hatada karşıdakini azarlaması ve benim de buna tahamülümün olmaması ve aynı şekilde karşılık vermem. birçok böyle olay oluyor ve açıkcası bu yüzden pek kimseyle muhattap olmak istemiyorum. bu olaya takılmayın bu sadece bir örnek.

mesela askerlik şubesinde bir işim vardı. şöyle bir olay oldu. sırada bekliyordum bankoda numaram yandı ve kalktım gittim. memur kadın "hadi kardeşim hadi sizin yüzünüzden sıradakine basıyorum" dedi. halbuki oyalandığım yoktu. numaram yanınca kalktım ve yanına gittim. bu sözüne karşılık bir şey demedim. sonra sorunu anlatırken saçma sapan sorular sorup azarlarvari bir tavır takındı. sonra ben de sesimi yükseltim ve "benimle düzgün konuş çocuk yok karşında" falan dedim. sonra kadın üslubunu düzeltti.

ya da başka bir olay. geçende arkadşımla arabada gidiyorduk. polist durdurdu. ruhsatı, ehliyeti vs. unutmuş arabadan indi polislerle konuşuyor. ben de tek başıma arabadayım. sonra arkadaşım bana "evdekileri arasana orada mı unutmuşum" falan dedi. ben de kardeşini aradım. telefonla konuşmak için maskeyi indirmiştim ve çenemde kalmış sonra. oradan bir polis bağırdı "TAK KARDEŞİM MASKENİ" diye. acayip uyuz oldum. polis olmasaydı ve arabada olmasaydım bu ufak olayı büyütürdüm. bu konuya acayip takığım. hatta üstelerse bilmiyorum polis molis dinlemem saldırma ihtimalim var ve başım belaya girebilir.

sorun nezaket yani. bir şekilde bir insanın sinirli bir tonda konuştuğunu hissedersem sinirleniyorum ve üzülüyorum.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
@black lamba hayatımda mac dışında bir ürün kullanmadım o nedenle bana tarif etme bire :) nersinde ne olduğunu biliyorum yine de ilk bakışta herkesin anlayabileceği bir çizik o
0
paramolacak
(16.10.20)
@param olacak ben anlamadım :D hatta bunun ne işe yaradığını uzun süredir düşünüyordum. sonra kağıt soktum az bir şey girince anladım cd rom olduğunu. ama dışardan benzemiyor gerçekten.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
Hayatın her alanında böyle oluyorsa sorun sende demeyelim ama senin için sorun olur bu diyelim, bazen soğukkanlılığı korumak kontrolü çabuk kaybetmemek haklı bir pozisyonda da olsan daha iyi olabilir senin için.
0
angelus
(16.10.20)
aslında soruyu şöyle sorarsam daha doğru sormuş olurum. yukarda anlattığım saygısızlıklarla herkes muhattap oluyor mu? bu tarz üslupla siz de muhattap oluyorsanız önemsemeyip geçiyor musunuz yoksa tepki mi veriyorsunuz?

bu tarz şeyler yüzünden gerekli olmadıkça insanlarla muhattap olmuyorum. ancak bu şekilde yaşamak da mümkün değil sonuçta. bundan dolayı ne zaman bir işim olsa, devlet dairesine gitsem, bir görevliyle muhattap olmak zorunda kalsam sürekli tetikteyim. bir şey söylerse cevap vereyim vs. diye.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
son mesajdaki sorulara bakıyorum. evet, ben de bunlara sık sık maruz kaldığımı hissediyorum ve anlık bir tepkiyle en azından aynı seviyede ses çıkaramazsam o rahatsız olduğum ton devam etme eğilimine giriyor ve sonra bunu dert de ediyorum kendime. hatta artık özellikle resmi kurumlar ya da bazen özel kurumlarda, evrak işlerinin döndüğü yerlerde laflardan değil, gözlerin gidip gelmesinden, hal, hareket ve tavırlardan bile nem kapmaya başladım (işin kötü tarafı buna diyecek bir şey de yok elde kanıt olmadığından). bu gibi durumlara maruz kalmazsam şaşırıyorum ve kafada "ulan yine nasıl bir hırbolukla karşı kalacağım acaba?" sorusuyla gidiyorum oraya.

birkaç tane örnek gelecek buraya.

geldi.

(internet kafe)
- mailden çıktı almak istiyorum.
- tamam. fiş al. şunu şunu yap. bilmem ne.
- nasıl?
- sen buraya hiç gelmedin mi?
- gelmedim.
- sen nerelisin???????
- ???? buralıyım?
- sen nasıl buralısın? buralı değilsin bence sen. buranın sistemini bilmiyorsun. 20 yıldır var burası.
- iyi hadi eyvallah.

(iki kafede de çıktı alamayıp eve geri döndüm)

(ptt)
güvenlik: tamam siz şu gişeye geçin.
gişedeki görevli: (ilgilenmiyor)
güvenlik: bilmem ne hanım müşteri var.
gişedeki görevli: (ilgilenmiyor. ben hala bir şey demiyorum ve az sonra laf dalaşına giriyorlar. benim işi zar zor yapmaya başlıyor. sonra işi halledemeyince başka gişeye gönderiyor)
diğer gişedeki görevli: aaaa siz niye buraya geldiniz, kapattık!
(ben artık patlıyorum.)
diğer gişedeki görevli: arkadaşlar gişe kapalı, buraya göndermeyin!

(verdiğim belgeleri aldım, çıktım gittim. bizim iş yine olmadı.)
0
sanat guresi
(16.10.20)
tam ben sinirlenmiştim ki baktım adam da aynı yerde sinirlenmiş asdfgh

bu olay özelinde konuşursam adam öğrenmeye çalışıyor sen kayıtsız kalmışın, bilmiyorum deyip geçmişin gibi bi havan var ama tonlamalar da önemli tabi.

ama senin söylediğine göre bu hep başına geliyor sanırım. türkiyede işler böyle yürüyor biraz. herkes sinirli, saygısız, kaba... bağırmadan işini yaptıramıyorsun. herkes her şeyi yokuşa sürüyor, başından savmaya çalışıyor. bence sana düşen kafayı değiştirmek. evet huzur kalmıyor insanda ama anladıkları dilden konuşmak gerek. işin bitince de hadi eyvallah deyip konuyu kapatıyorsun, alınganlık etmiyorsun.

en nihayetinde iyi yapmışsın. adamlar cd karanlık çağ teknolojisi diye laptoplarına bile koymuyorlar. sen ihtiyaç duymamış, bilmemişin çok mu.
0
olutaklidi
(16.10.20)
(6)

macbook

black mamba
bataryası olmadan kullanan var mı? kasıyor mu batarya olmayınca? ya da başka bir sıkıntı oluyor mu?
bataryası olmadan kullanan var mı? kasıyor mu batarya olmayınca? ya da başka bir sıkıntı oluyor mu?
0
black mamba
(16.10.20)
kasmaz da, elektrik giderse çat diye kapanır. Voltaj oynaması vb. durum olursa anakartı yakarsınız derlerdi ama adaptör koruyor da olmalı sanki emin değilim.

Bu arada en son 2009 model laptoplarda falan bataryayı çıkarıp kullanıyorduk, yeni seri bişeyse zaten içinde bütünleşiktir.
0
nhk ni youkosu
(16.10.20)
Ya modeline bağlı. Bu usb-c olanlarda sorun olmaz da magsafe elin çarpsa çıkıyor hemen, o da pat diye kapanmasına neden olur.

Model farketmeksizin içini açıp sökebiliyorsun bataryayı, onda bir sorun yok. Pil için bir çip var üzerinde, ilk sökünce sapıtabiliyor ama smc reset yapınca düzeliyor.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.20)
Macbook'lar bataryasız işlemcisini dramatik oranda düşürerek çalışır. Yani kasar!

Kullanılmaz hale gelmiyor ama ancak idare eder şekilde çalışıyor 1ghz civarında bir saat hızı ile.

Yan sanayi bataryalar da kumar gibi genelde düzgün çıkan da oluyor 3 defa üst üste şarj almayıp iade olan da.


Bu arada apple servisleri batarya değişimini ancak eski batarya cihaz üzerindeyse ya da teslim edilirse yapar. Depozito gibi düşünelim :) Eski bataryayı atmayın sökseniz dahi, orijinal ile değişecekse (tavsiyem budur) normal fiyattan değiştirmenizi sağlayacaktır.


apple.stackexchange.com
0
hedep
(16.10.20)
@hedep eski batarya bende ama üzerindeki plastiği biraz söktüm alttaki metal batarya görünüyor. sorun olur mu? fiyat olarak 1100 lira dediler.

2013 öncesi modellere servis desteği sağlamıyor diye biliyorum. servisi aradım ama parça sipariş verebiliriz falan dedi. gidicem bu hafta. 2012 model olması sorun olur mu?
0
🌸black mamba
(16.10.20)
Batarya bir şekilde sizdeyse sıkıntı çıkmaz, azcık kem küm diyebilirler ama batarya dediniz batarya işte diye kapatabilirsiniz konuyu azıcık insiyatif meselesi. (Bana illa biz değiştircez deyip biraz ısrar etmişlerdi ben sıçmayım değiştirmenize deyip bataryayı teslim edip yenisini almıştım)

1100 lira maşallahmış tabi güncel kur ile tabi normal gibi değil gibi bilemedim. 2 sene evvel 2012 mbp bataryası yetkili servisten 420 lira mıydı neydi sanki tam emin de olamadım ama.

Yani günlük işler için kullanıyorsanız 2012mbp'ye catalina geldi bi kaç sene daha sorunsuz güncelleyerek götürür o alet sizin bileceğiniz iş 1100 lira verip vermemek. Yan sanayileri gerçi 800 lira civarında ama 1100 bu durumda normal gibi kalıyor.

Arkadaşım 500 liralık olan yan sanayi pilden 3 defa iade yaptı geçtiğimiz aylarda şirket tamam boşverin deyip para iadesi yaptılar :D
0
hedep
(16.10.20)
@hedep apple'ın sitesinde 989 lira yazıyor. 1100 lira fiyatı neden vermiş olabilirler?

yan sanayiler çok kötü. ben bir tane almıştım kablosu yetişmiyor bile. o yüzden iade ettim. başka aldım o da o kadar kötü ki yarım saat sonra şarj %7'ye düşüyordu. şu an o bile olmuyor sadece ağırlık olsun diye kullanıyorum. çok kötü yan sanayiler.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
(9)

dövizin artacağını bilenler

black mamba
5 yıl önce falan dolar 2.5 - 3 lirayken bir yerde yıl sonu doların 4 lira olacağını duymuştum. yok artık o kadar olmaz sallıyorlar dedim ama oldu. bu yıl dolar 6.5 lirayken yıl sonunda 8 lira olacağını okumuştum sözlükte yok artık demiştim. ama gördüğümüz gibi 8 lira oldu. keşke bu soruyu bu beklent
5 yıl önce falan dolar 2.5 - 3 lirayken bir yerde yıl sonu doların 4 lira olacağını duymuştum. yok artık o kadar olmaz sallıyorlar dedim ama oldu. bu yıl dolar 6.5 lirayken yıl sonunda 8 lira olacağını okumuştum sözlükte yok artık demiştim. ama gördüğümüz gibi 8 lira oldu. keşke bu soruyu bu beklentilerini okduğum insanlara sorsaydım ama nerede okuduğumu hatırlamıyorum. bu insanlar bu beklentilerini neye göre belirliyor ve tahminleri tutuyor? bankalar da sanırım bazı hesapları yıl sonu dolar beklentisine göre yapabiliyor. ya da apple da sanırım ürünlerini çoktan yüksek kura göre fiyatladı. bunu nasıl hesaplıyorlar?
0
black mamba
(15.10.20)
Tabiki grafiğine bakarak. Teknik analiz bunun için var.
0
sta
(15.10.20)
dövizin artacağını biliyorsun o sebeple herkesin birikimi dövizde.

sorun ne zaman ne kadar artacağını nerede duraksayacağını bilebilmek. ona göre yatırım yapabilmek.

yoksa zaten türkiye'nin katma değerli bir ürünü yok. ekonomi iyi denilen dönem yurtdışından alınan kredilerin harcandığı yıllar sadece.
0
duyurukullanıcısı
(15.10.20)
Ülkede üretim yok, tüketim çok.
Üretimin artması için atılan adım yok. Gitgide fakirlesiyoruz. Ve fakirlesecegiz. Bu ortamda liranın düşeceğini bilmek çok da zor değil.
0
prizmatik
(15.10.20)
yok çıkacağı bariz. yıllardır çıkıyor zaten. ama 4-5 yıl önce yıl sonu 4 lira olacak diye okudum ve 4 lira oldu, 5 lira değil. bu yıl da sözlükte 8 lira olacak diye okumuştum. 7 ya da 9 lira olmadı 8 lira oldu.
0
🌸black mamba
(15.10.20)
evet, teknik analize bakan bunu çok öncesinde görebiliyordu zaten. hepsi de çok zengin oldular.
0
stewie
(15.10.20)
döviz artınca kimse zengin olmuyor. sadece paranın değerini koruyorsun.

eve gelen doğalgaz, elektrik, suyu pompalayan pompa
pazardan aldığın sebzeyi getiren kamyonun mazotu
sütü içtiğin ineğin yemi
demir
plastik

dolar ile.

o sebeple ddolarda parası olan zengin olmaz. sadece eşyasının değerini korumaya çalışır.
0
duyurukullanıcısı
(15.10.20)
Goldman sachs vb şirketlerin tahminlerine bakıyorlar genelde.
0
the coon
(15.10.20)
Kimse bilemez tamamen tesadüf. Bu şekilde tarih verenlere A. Y. gibi şarlatan iktisatçılara itibar etmeyin. 2018'de 10 TL olacak diyorlardı algıları ellerinde patladı . 31 Mart seçimlerinden sonra 10 TL'yi geçecek diyorlardı yine tutmadı :) Dalgalı kur politikasında döviz arz ve talebe göre fiyatlanır kimse 90'lı yıllardaki gibi devalüasyon falan beklemesin iniş ve çıkışlar ani olmaz. Bu arada ben orta vadede TL'nin ABD doları karşısında değerleneceğini ve hatta muhtemelen 2006 - 2007'deki fiyatlamalara gelebileceiğini düşünüyorum. Döviz kuru dahili meselelerden çok dışardaki gelişmelere göre fiyatlanıyor (ABD'nin cari açığı, ABD - Çin ekonomik çekişmesi, ticaret savaşları vs.) Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalarda bu dalgalanmalar daha hızlı oluyor fakat dünyada dolarizasyondan hızlı bir kaçış var özellikle gelişmekte olan ülkelerde.
0
acebi
(15.10.20)
damat geçen çıkmış 8-9 dan toplayıp 15 den satacaklarmış diye dalga geçiyordu.

ben damatı dinliyorum artık. üstü kapalı yatırım tavsiyesi veriyor. insanlarda beğenmiyor. daha napsın adam.

www.youtube.com
0
morcivert
(15.10.20)
(4)

motosiklet ekipmanları

black mamba
motosiklet montu, pantolonu gerçekten koruyor mu? sonuçta bunlar da bir kumaş değil mi? asfaltta sürüklenme olunca nasıl bir koruma sağlıyor? 50cc kullanan birçok insan kask dışında bir şey takmıyor. neden?
motosiklet montu, pantolonu gerçekten koruyor mu? sonuçta bunlar da bir kumaş değil mi? asfaltta sürüklenme olunca nasıl bir koruma sağlıyor?

50cc kullanan birçok insan kask dışında bir şey takmıyor. neden?
0
black mamba
(13.10.20)
Kaliteli markalar kaliteli korumalar kullanıyor, gerçi dandik de olsa belirli bir hıza kadar hepsi korur.

Yani montta mesela dirsek ve omuzlarda sert koruma var, yere düştüğünde bu noktalar korunuyor, sürtünmede de mont parçalansa da baya bir hasarı engelliyor korumalar. (sırtlık ayrı konu)

Pantolon burada çok önemli, dizlerde dizlik ya da dahili pantolon için dz koruması olmalı. Düşme ve sürtünmelerde en çok popo veya basen üstünde sürüklenilir, buralarda kevlar gibi sürtünmeye ve erimeye dayanıklı kumaşlar kullanılıyor. Yine pantolon parçalansa da baya bir hasar önlüyor.

Aynı şekilde doğru bot, doğru kask da maximum koruma sağlar.

Fakat bakıyorum eleman 100 bin liralık motora biniyor, kask mont toplasan 10 bin lira eder. Ama alt taraf kot pantolon ve spor ayakkabı, ne anladım o işten?

Her şey eksiksiz tam korumalı binilse dahi bunlar ortalama 70-80 km hızlardaki düşüş sürtünmelerinde işe yarar. Yüksek hızlarda hiç bir şey korumaz maalesef, şansız yaver gider de bir engele çarpmadan temiz bir asfalt ya da yolun dışında toprak alana yuvarlanırsan ne ala.

Edit: 50 cc ile alakalı soruyu okumamışım.

Çünkü 50 cc motora bisiklet gibi davranıyorlar, yasak olmasa kask da takmazlar.

Şehir içinde bisiklet hızlarında kullanılıyorsa çok da sıkıntı olmaz aslında.
0
John Bloor
(13.10.20)
günlük hayatta bu ekipmanlarla dolaşmak sıkıntı olmuyor mu? spor ayakkabı bana da saçma geliyor ama motoru günlük ulaşım aracı olarak kullanan bir insan için sürekli o kıyafetlerle dolaşmak zor olmaz mı?

bir de pantolon falan min. 500 lira. her gün motor kullanan biri belki 2-3 pantolon almalı. sadece bu bile baya maliyetli. ondan giymiyorlar diye düşündüm.
0
🌸black mamba
(13.10.20)
john bloor +1

günlük hayatta robocop gibi gezmek zor oluyor evet. o yüzden kaliteli markaların günlük kıyafetlere benzeyen ama tabii ki koruma sağlayan ürünlerine bakabilirsiniz ama doğal olarak pahalılar.

ya da rider denim'e bakabilirsiniz. yerli bir marka, ürünleri de gayet iyi. ilk bakışta motor kıyafetine pek benzemiyorlar. kot kumaşından pantolonlar her gün yıkanmayacağı için çok sorun olmaz, 2 pantolon alsanız yeter bence. 1 tane bile olur eğer şantiyede toz içinde çalışmıyorsanız.
0
orient blue
(13.10.20)
korur, senin kot ya da kumaş pantolonun ilk 5 metrede parçalanıp asfalt derini yüzmeye başlarken sağlam bir motosiklet pantolonu bunun belki on katı sürtünmede parçalanmadan dayanır.

sıradan bot ya da ayakkabın kazanın ilk saniyesinde ayağından çıkıp yerdeki taşlar bileğindeki kemikleri zımparalarken. sağlam bir motosiklet botu metrelerce ayağında kalır metal korumalar bu sürtünmeleri engeller.

nasıl oluyor dersen kevlar-goratex vs pamuklu kumaş.
0
orpheus
(13.10.20)
(8)

Gerçekten iyi üniversitelerden mezun olup işsiz olan var mı?

kayanyıldız
+90 youtube kanalında izlediğim alanında iş bulamayanlar video serisi beni çok şasırttı. işsizlik olduğunu biliyorum ama durum bu derece vahim mi? İşsiz arkadaşlar geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz ve gelecekle ilgili planınız ne?
+90 youtube kanalında izlediğim alanında iş bulamayanlar video serisi beni çok şasırttı.
işsizlik olduğunu biliyorum ama durum bu derece vahim mi? İşsiz arkadaşlar geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz ve gelecekle ilgili planınız ne?
0
kayanyıldız
(07.10.20)
arkadaşım var. aynı üniversiteden mezunuz. anne ve babası emekli. onlar bakıyor. yaş 37. evli bir de çocuğu var. bu zamana kadar çalışabildiği süre sadece 2 yıl, giriş seviyesi.

üniversiteden sonra askere gitti. sonra idealist davrandı. çok az iş imkanının olduğu bir alanda şansını denedi. 3-4 yıl işsiz gezdikten sonra o alanda çok az maaş veren bir iş buldu, hatta sonra çok güzel bir şirkete geçti. sonra oradan ayrıldı ve son 7-8 senedir işsiz.
0
stewie
(07.10.20)
Var. Bunun bir kaç sebebi var,
1 -''ben o paraya o şartlara çalışmam'' Okullarda hocaların şişirmesi ile üniversiteyi bitirir bitirmez havada kapılacağını düşündüklerinden dolayı.
2- Sektör bazlı değişim- misal çalıştığım sektörde kars kafkas mezunlarının oxford mezunlarını çatır çatır elediği ve işi aldığını çok gördüm :) en azından benim sektörümde iş yapacak kişi ve yetkinlikleri önemli. Eskiden çok iyi üniversitelerden insan alıp çalışamamışlar şimdi ''yetkinliği biz kazandırırız önemli olan atik, pratik zekalı iş yapacak insan kafasındalar'' (burada bahsettiğim iş asgari ücretle çalışılan iş değil bu arada, bilmem kaç bin tl ilk maaşları olan dünyaca ünlü alanında lider bir kurum)
3- ülkemizin mevcut durumu. Mesela ODTÜ den senede 10 mezun varken kıymetliydi orası şimdi elini sallayan giriyor.
0
paramolacak
(07.10.20)
insaat muhendisligi, mimarlık, harita muhendisligi vb falan sektor olarak sıkıntıda oldugu icin evet var.
0
komorebice
(07.10.20)
@paramolacak hangi iş o merak ettim. bir kafkas mezunuyla oxford mezununun yollarının kesişmesi çok çok zor bırak iş kaptırmasını. hiçbir şey olmasa oxford mezunu dünya görmüş, iyi ingilizce biliyordur. bunlar da önemli şeyler.
0
black mamba
(07.10.20)
o video serisine konuj olanların (bi itü mimarlık hariç) çoğu sınavda bir milyonuncu olup da girenler. videonun yarısında yolda sessiz sessiz yürüyorlar, yorumlar da ağlama duvarı.
0
owaki
(07.10.20)
öyle diyorsunuz ama videoya serisinin birinden Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesinden mezun biri bile var.
0
🌸kayanyıldız
(07.10.20)
ben iş ararken çok zorlandım ve okuduğum bölüm nispeten iş garantisi oldukça yüksek bir bölümdü, IK sektörünün leşliği yüzünden süründüm bir süre IK işini nispeten teknik adamların yaptığı bir şirkette iş bulabilmiştim şansıma. bazı büyük firmalar ten rengine, facebook profil fotoğrafına vs bakarak adam eliyor duysanız ağzınız açık kalır. profil fotoğrafında denizde deve güreşi yaparken fotoğrafı olan bir arkadaşın global bir otomotiv şirketinde işe girdikten bir süre sonra IK ile olan samimi bir konuşmasında deve güreşi fotoğrafının konuşulduğunu ve elenmek üzere olduğunu işitmişti.
0
nahtoderfahrung
(07.10.20)
ben ortalamanın az üstü bir okuldan mezunum 2016 yılında 2 ayda falan bulmuştum iş. ingilizcem çok iyi bence bunun çok etkisi var. benim kadar ingilizcesi olan çok fazla kişi olmuyor şirketlerde.
0
bohr atom modeli
(07.10.20)
(15)

barfiks barı yaptırsam ama nasıl?

scudman1
(git:https://urun.n11.com/kapi-ve-sinav-bari/wodeco-pro-crossfit-barfiks-bari-P425203544?Renk+Tercihi=Sar%C4%B1&gclsrc=aw.ds&&gclid=Cj0KCQjwwuD7BRDBARIsAK_5YhVu4a8qfBvig4Ku04zZmXdBx8L5GanUpxZCQFIp9YOOGgNss8QlLOoaAnEcEALw_wcB )şundan yaptırmak istesem almaktan daha mı pahalıya gelir? ve nasıl bir mal
(git:urun.n11.com )

şundan yaptırmak istesem almaktan daha mı pahalıya gelir? ve nasıl bir malzeme kullanılması lazım.

*kapıya barfiks barı takamıyorum, denedim kapı dağılacaktı az daha.
0
scudman1
(03.10.20)
duvara matkapla monte edeceksin işte.
gerekenler matkap, vida, dübel, sandalye ya da merdiven. bir de uzatma kablosu.
0
ozdek
(03.10.20)
duvarin gazbetonsa olmaz bastan diyim.
0
turbo sadık
(03.10.20)
ozdek, montaj demiyorum gidip parça kestirip yaptırsam diyorum.
0
🌸scudman1
(03.10.20)
yaptırabilirsin ama tanıdığın yoksa pahalıya gelir.

görüntüye de takılmaman lazım. yani metal kaynak vs bu sistemi yapar ustalar ama görüntüsü iğrenç olabilir. güzelleştikçe ustanın parası artar.

ama çok sağlam olabilir.
0
ozdek
(03.10.20)
görüntüden çok işe yarar bişey çıksa yeter aslında.
0
🌸scudman1
(03.10.20)
1.Malzemeyi hurdalıktan toplamazsan ve tanıdık birine yaptırmazsan daha pahalıya malolur

2. Bizim memlekette bunu ve buna asılmış vaziyette seni taşıyacak duvarı zor bulursun. Gazbeton, priket, delikli tuğla duvar taşımaz.

3. Perdebeton duvar bulduğunu varsayarsak, o çelik dübelleri duvara monte işi seni aşar, ayrıca montaj işçiliği ödemen lazım.
0
Mirket
(04.10.20)
Emin değilim ama gazbeton sanırım ya. Deli olucam ne duvara ne kapıya barfiks barı takamıyorum.
0
🌸scudman1
(04.10.20)
www.youtube.com

Şu videoyu izle. Önemli bilgiler veriyor, özellikle montaj konusunda.
0
allahkitapwesli
(04.10.20)
o kadar tutmaz bence. bir demirciden fiyat al.

urun.n11.com

şuradan hesapla ne kadar demir gideceğini. kaynak makinası olsa ve anlasan yaparsın bence. benzer bir şey için 2 metre demir gitsin. 150 ye yapılır herhalde. belki uğraşmak istemeyebilirsin ama.
0
black mamba
(04.10.20)
Ürünün fiyatından bahsetmeden bir demirciye sabit kaynaklı olarak yaptırılırsa bu kadar pahalı olmaz tahminimce.

Duvar da taşır, yeterki montajı yeterli olsun. Bir kaç dübel ve vida ile o duvarlara mutfak dolabları asılıyor beyler, içi boş dolap ağırlığı bile insandan ağırdır, ki içine bi o kadar da eşya koyuluyor.

Ha durup dururken kendi kendine yıkılan mutfak örnekleri de var, ama montaj doğru olduktan sonra hiç sıkıntı olmaz.

Duvara monte edilecek ayak kısmını çok kısa tutmazsanız ağırlık da dağılır, o ayak 50 cm kadar olsa ve 3-4 montaj vidası ile fil bile asılır.

Yeterki doğru montaj yapılsın, duvara göre dubel mi yoksa ağaç mı çakılacak? Çelik dubel mi kullanılacak? Yoksa tork vida mı düzgün belirlenmeli.
0
John Bloor
(05.10.20)
Güzel öneriler geldi çok teşekkürler herkese. İlk fırsatta gidip bir kaynakçıyla konuşup duruma bakıcam. Kapılar kağıt gibi olmasaydı bunlarla uğraşmama gerek kalmazdı.
0
🌸scudman1
(05.10.20)
demirciye gideceksen bence şunu yaptır,
daha portable ve dips yapma imkanın da olur
bunu yapacak iyi bir demirci ustası bulursan bana da haber ver, ben de yaptırırım.

www.youtube.com
0
technicalte
(05.10.20)
technicalte, bu çok iyiymiş ama bunu yapacak usta türkiye'de yoktur :)
0
🌸scudman1
(05.10.20)
250 euro'ya satıyorlar, nakliyesi vergisi şusu busu derken 300 Euro'yu bulur
çarp bunu 9 ile kabaca 3 bin TL , az para değil.

alternatif olarak evde yeterince alan varsa şu alınabilir onun yerine

www.decathlon.com.tr
0
technicalte
(05.10.20)
Duvar gaz beton olsa bile tavan döşemesi betonarmedir. Dübel+epoxy ile sabitlenirse senin yükünü taşır.

Benim mutfak ile balkon arasında bir geçiş boşluğu var. oraya sıkıştırmalı olan barfikslerden monte ettim. altına da duvar içine 1'er plaka vidaladım. Sürtünme ve vida kuvveti beraber taşıyor.

Tavan döşemesi zor geliyorsa oda ortasından geçen kirişlerden birine as. Ama delik delerken donatıya denk gelme ihtimalin var. Bikaç defa denemek durumunda kalabilirsin.
0
trixi
(05.10.20)
(11)

trafikte yol verme

black mamba
araç kullanmıyorum o yüzden bilmiyorum. bu tam olarak nedir? bir araç sağ şeritte giderken arkadan bir araç yaklaşıyor ve kendisi geçene kadar öndeki aracın sol şeride geçmesini mi bekliyor? bu yol vermek? neden kendi sollamıyor? diğer taraftan bu bir sorumluluk mu? öndeki araç yol vermeli mi? sol ş
araç kullanmıyorum o yüzden bilmiyorum. bu tam olarak nedir? bir araç sağ şeritte giderken arkadan bir araç yaklaşıyor ve kendisi geçene kadar öndeki aracın sol şeride geçmesini mi bekliyor? bu yol vermek? neden kendi sollamıyor?

diğer taraftan bu bir sorumluluk mu? öndeki araç yol vermeli mi? sol şerit uygun değilse ne yapacak?
0
black mamba
(02.10.20)
İngiltere ve Kıprıs'ta değilseniz tam tersi.
0
boray eris
(02.10.20)
Sağ şeritte giden sürücünün yol vermesi teknik olarak mümkün değil.
0
angelus
(02.10.20)
şeritleri soldan sağa olarak hızlıdan yavaşa giden limit çizgileri olarak düşünebilirsiniz. en solda yavaş giden hızlıya yol vermek için yavaş şerite geçmez zorundadır, yol vermezse selektörü yer bir de küfür yer. bak sinirlendim şimdi.
0
marlonbranda
(02.10.20)
Bana bir kere bir tır öyle yaptı, ben sol şeride geçip yol verene kadar tamponuma dayanıp selektör yapmak suretiyle taciz etti. Mümkün ama normal değil.
0
pati
(02.10.20)
yanlış yazmışım. trafiği olduğu gibi düşünün. soldan akıyordu sanırım. burada yol isteyen mi suçlu yoksa vermeyen mi?
0
🌸black mamba
(02.10.20)
Trafik soldan akıyorsa en sağ şerit bizdeki sol şeride tekabül ediyor işte, o şerit önündeki aracı geçmek için kullanılır normalde seyahat için değil, adam önündekini geçip uygun bir anında da kendi şeridine geçecekse arkadaki eleman yol isteyerek taciz ediyor demektir, arkadaki hatalı; yok eğer öndeki araç sağ şeridi seyahat için kullanıyorsa ve arkasında kendisinden daha hızlı gelen biri varsa ve diğer şerit müsait olduğu halde yol vermiyorsa, öndeki hatalıdır. Şimdi olay nerede geçiyor trafiğin sağdan ya da soldan aktığı ülkeler için durum farklı, bu cevabım soldan akan trafik için ama Türkiye'de sağdan akıyor mesela, kafa karışıklığı olmasın.
0
angelus
(02.10.20)
@angelus yanlış yazmışım sanırım. türkiye gibi sağdan akan bir ülkede merak ediyorum.
0
🌸black mamba
(02.10.20)
Öndeki araç trafiğin akışını bozmayacak bir hızda seyrediyorsa arkadaki sürücü hatalı fakat işin içine tırlar kamyonlar vs girince iş biraz değişiyor zira üçe bölünmüş yollarda tırlar orta şeride sadece sollama yapmak için girebiliyor sürekli gidemiyorlar, manevra kabiliyeti kör noktaları araçlarının fiziki yapısı vs derken sollama yapmak yerine yol isteyebiliyorlar, böyle bir durum da var.
0
angelus
(02.10.20)
türkiyede yazılı kurallar geçmez. trafiğin içinde kendi raconu adabı vardır. arkadan gelen araç preminyum araçsa yol vermezsen tr de sıkıntı olur. hızlı geliyorsa da bu böyle. insiyatif arkadan gelende çok saçma ama böyle.
0
mikahakkinen
(02.10.20)
şeritlere baktım. sanırım en sağ şerit zaten yavaş gidilen şeritmiş. ben en sağ şeritte de yol isteniyor sandım. o zaman sadece orta ve sol şeritte mi yol isteniyor? en soldaki şerit en hızlı gidilenmiş. en sağdakinden yol istenmez sanırım.

o zaman şöyle sorayım. en sol ve orta şeritte giderken yol vermeyen mi suçlu yoksa isteyen mi? en sağdakinde de kimse yol istemez sanırım. değil mi?
0
🌸black mamba
(03.10.20)
En sol şerit sollama şerididir orada sürekli seyredemezsin sollamaya çıkarsın işin bitince orta şeride geçersin, bu işlem bitene kadar da kimse senden yol isteyemez. Trafik kuralı bu. Ha ama sen bana ne ya ben sol şeritten gidiyorum dersen arkada senden daha hızlı olan araca yol vermek zorundasın, bu da trafik raconu. İlkinde arkadaki hatalı ikincisinde ikiniz de hatalısınız. Neden? Çünkü sol şerit sollama şeridi.

Orta şeritte trafiğin seyrini bozmadan uygun bir hızda gidiyorsan kimse senden yol istemez öyle bir hakkı yok, ben bugüne kadar orta şeritte yol isteyen de görmedim zaten istiyorsa da haklı bir yanı yoktur muhtemelen. Yani sen otoyola çıktın hız sınırı 120 km/s %10 da toleransı var, sen orta şeritte 60 km/s ile gitmiyorsan kimse sana selektör yapmaz. Ha desen ki 60 km/s kurallara aykırı mı? Değil. Asgari hız sınırı değişmediyse 40 km/s sanırım ama 40'la gideceksen de sağ şeritte git.
0
angelus
(03.10.20)
(7)

oda aydınlatması

black mamba
evde standart fakir aydınlatması olarak tepede tek bir ışık var. akşam hava kararınca açınca rahatsız oluyorum. ev ışıl ışıl. özellikle çalıştığım odada biraz daha loş, yumuşak bir ışık olsun istiyorum. neler yapabilirim?çalışma lambası olarak şöyle bir şey alayım diyorum. başka neler yapılabilir? t
evde standart fakir aydınlatması olarak tepede tek bir ışık var. akşam hava kararınca açınca rahatsız oluyorum. ev ışıl ışıl. özellikle çalıştığım odada biraz daha loş, yumuşak bir ışık olsun istiyorum. neler yapabilirim?

çalışma lambası olarak şöyle bir şey alayım diyorum. başka neler yapılabilir? toptan elektrik tesisatının değişmesi mi gerek?

www.trendyol.com

bir de sizce beyaz ışık mı iyidir sarı ışık mı? sarı ışık daha çok gibi ama aynada kendime bakınca insanın rengini de değiştiriyor. :d
0
black mamba
(29.09.20)
Tepe lambası yerine sadece bunu açarsan çok yetersiz kalır sanki. Bence lambader almalısın. Bir de elektrik tesisati ile bir işin yok ki. Lambayı degistirsen bile olur hani dereceleri oluyor ya onların da.

Ben beyaz ışık seviyorum. Sarı icimi bayiyor.
0
elorelia
(29.09.20)
ampülü değiştir, şu yeni çok fonksiyonlu led'lerden al. uzaktan kumandalı falan olanlardan. hem beyaz ışık, hem sarı ışık veriyor. ışığı ister ışıl ışıl yapabiliyorsun, ister yumuşak yapabiliyorsun.
0
co2s2
(29.09.20)
Lambader, warm white ya da soft sarı ışık
0
sarcophagus
(29.09.20)
senin çözümün lambader. en ucuzundan al geç
0
insomniac
(29.09.20)
Çalışma lambasından beklentini bilemiyorum ama gösterdiğin lambayı çizim, boyama vs yaparken daha iyi görebilmek için çalışma kağıdının üstünde
kullanıyorum.
Masa lambası olarak yeterli olmayabilir.
0
epitaf
(29.09.20)
@epitaf ders vs. çalışırken, kitap okurken masayı aydınlatmak için kullanıcam onu. yeterli olur mu?
0
🌸black mamba
(29.09.20)
yeterli olur ama led beyaz ışık bu. biraz gözü yoruyor onu söyleyeyim. yoksa tek kitap okumak için yeterli. iki tane açarsan yetmez.
0
sarcophagus
(29.09.20)
(1)

İkinci el ders kitaplarını değerlendirmek için..

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,İkinci el ders kitaplarını satabileceğim, kullandığınız ya da bildiğiniz aktif bir site var mı? Sahaflar ders kitabı almıyor, bazı kitap satma sitelerinden veya letgo üzerinden de satamadım:( Teklif olsa ücretsiz de verebilirim ama o da yok. Yeter ki birinin işine yarasın, çöpe atmak istemi
Selamlar,

İkinci el ders kitaplarını satabileceğim, kullandığınız ya da bildiğiniz aktif bir site var mı? Sahaflar ders kitabı almıyor, bazı kitap satma sitelerinden veya letgo üzerinden de satamadım:( Teklif olsa ücretsiz de verebilirim ama o da yok. Yeter ki birinin işine yarasın, çöpe atmak istemiyorum.

Kalkülüs, yds denemesi, iş sağlığı ve güvenliği vs. bu tarz kitaplar var elimde.

Yardımcı olabileceklere çok teşekkür ederim.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(24.09.20)
donanımhabere koyabilirsin.
0
black mamba
(24.09.20)
(4)

duvar sıvası

black mamba
şurayı nasıl yaparım? kabarmış. kazıyıp tekrar sıvıcam. kalekimle mi yapmalıyım çimento ile mi?
şurayı nasıl yaparım? kabarmış. kazıyıp tekrar sıvıcam. kalekimle mi yapmalıyım çimento ile mi?
0
black mamba
(24.09.20)
Önce kazınabildiği kadar kazı, sonra hazır sıva ile sıva, bi nevi kalekim gibi hazır bir torba ürün.
0
John Bloor
(24.09.20)
Önce o kabarmaya sebebiyet veren suyun kaynağını halledin, yoksa sürekli kazıyıp sıvarsınız. O hal olduktan sonrası kolay, ister beyaz çimento,alçı,derz hangisi el atında varsa onunla ince sıva yaparsınız. Önce hastalığı kurutun.
0
synax
(24.09.20)
gri çimento, kalekim ve az miktarda derz var. derz yetmez sanırım. kalekim ya da sadece çimento ile olur mu? çimento için kum da var ama kum pütürlü oluyor.
0
🌸black mamba
(24.09.20)
Çimento ve kalekim kıvamını yakalayınca sorunsuz sürülebilir ürün, ikisi de olur. Kumu eleyip kullanırsanız bir nebze pütürleri yok etmiş olursunuz. Ben uyguluyor olsaydım kalekim ile yapardım, çimentodan daha dayanıklıdır , özellikle nemli yerler için.
0
synax
(24.09.20)
(13)

İngilizce öğretmenliği vs hukuk

dissendium
Özet geçeyim. Makine mühendisiyim ve ikinci bir üniversite kazanmak istiyorum. Kazanırsam ileride okumak da istiyorum. Açık öğretimde adalet bitirmiştim. Hukuk kazanmak için DGS'ye çalışacağım. İngilizce öğretmenliği için ise TYT'ye ve yabancı dil sınavına çalışacağım. KPSS ve YDS sayesinde bilgiler
Özet geçeyim. Makine mühendisiyim ve ikinci bir üniversite kazanmak istiyorum. Kazanırsam ileride okumak da istiyorum. Açık öğretimde adalet bitirmiştim. Hukuk kazanmak için DGS'ye çalışacağım. İngilizce öğretmenliği için ise TYT'ye ve yabancı dil sınavına çalışacağım. KPSS ve YDS sayesinde bilgilerim taze. Sadece birini seçmek istiyorum.

Benim gönlüm İngilizce öğretmenliği okumaktan yana. Ama hukuk da gözüme fena gözükmüyor. Elma vs armut karşılaştırması olduğunun farkındayım ama Türkiye'nin önümüzdeki 5 yılı için hangisini okumak daha mantıklı? Hangisi gelişime daha açık? İngilizceye ve hukuka ilgim var bu arada. Sırf kazanmış olmak için kazanmak istemiyorum. Kazanırsam bir şekilde okuma ihtimalim var. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(20.09.20)
ingilizce oku. hukuk okuyup ne yapacaksın, hukukçu dediğin adam üç kuruşa sana hizmet etmeye hazır zaten her türlü ihtiyacın için. ki sen bilgili bile olsan bu konularda yine hukuki hizmet almak için bir avukat tutman gerekebilir.

ingilizce bildiğini iddia edenlerin yüzde 90'ı ingilizce bilmiyor doğru düzgün nasıl olsa. o yüzden ingilizceni geliştirmek için iyi olur bence. ama öğretmenlik değil de dil ve edebiyat veya tercümanlık.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.09.20)
Eğer makine mühendisliğine devam edecekseniz ikisi de çok mantıklı gelmedi. Yani hukukta o çileyi çekmenize değecek mi mesleği yapmadıktan sonra?

İngilizce öğretmenliğinde malum pedagojik formasyon alacaksınız ve programın önemli bir kısmını eğitim dersleri oluşturacak. Bu konulara ilgiliyseniz okuyun tamam ama yoksa İngilizce anlamında aman aman bir şey katar mı, bilmiyorum. İlginize göre dil edebiyat ya da tercümanlık daha mantıklı proletarier'in dediği gibi. Eğer mesleğinizi değiştirecekseniz İngilizce öğretmenliği. Hali hazırda makine mühendisi iseniz. 24 25 yaşında varsınız e az. Neredeyse 30 yaşınızdayken okul bitecek. Bedavaya ya da cüzi miktara hukuk stajı yapmak insana her yaşta ağır gelir belki ama 30 yaş bunun için geç bence. (Dgs ile geçince 2 sene mi yoksa 4 sene mi okuyorsunuz bilmiyorum, yanlışım varsa düzeltin)
0
black holes in the sky
(20.09.20)
abi sen zaten mühendis olmayacak mısın, ingilizce öğretmenliği ne alaka allasen? illa okuyacaksan bence hukuk oku. sonuçta hukuk hayatın her alanında lazım, kendi alanında iş yapabilirsin belki, yani mühendislik kollarında hizmet verebilirsin. ingilizce öğretmenliği okursan yapabileceğin tek iş (istisnalar haricinde) ingilizce öğretmenliği olur ki bu tip mesleklerin artık bir cazibesi kalmadı, herkes fakir zaten.

halihazırda mühendis olmuş bir adam bence kendi alanındaki yenilikleri, teknolojileri vs. öğrenebiliyorsa onları öğrenmeli, onun dışında ingilizceyi çok iyi bilmeli. gerisi kişisel tercih olur artık.

ben bir dilci olarak cidden şoktayım, mühendis adam niye öğretmenlik okusun dayı nabıyon allah aşkına. kursa git, ingilizce falan öğren, başkasına öğretip napcan senin mis gibi işin var zaten.
0
der meister
(20.09.20)
ingilizceye yeteneğiniz vardır ama öğretmenliğe yeteneğiniz var mı? konusunda çok başarılı ama bildiğini aktaramayan veya on dakikadan sonra dinleyemediğim öğretmenlerim oldu. herkesin olmuştur. başka bir iletişim türü öğretmenlik.
hukuk eğer başka bir alanla birleşirse işe yarar bence de.
0
not dark yet
(20.09.20)
@proletarier çok saçma bi mukayese bence hukukçu neden üç kuruşa hizmet etmeye çalışan adam olsun? vekalet ücretlerine bak istersen.
0
black mamba
(20.09.20)
bana ikisi de mantıklı gelmedi. başka meslek yapacaksanız adalet zaten yeterli hukuk okuyup ne yapacaksınız? yani miras hukuku öğrenmek size bir şey katmaz ki? Borçlar falan temeliniz var ilgilendiğiniz alanla ilgili yargıtay kararlarıyla destekli bir kaynak çalışmanız yeterli olur iş için. İngilizce öğrenmek için okul okumak da mantıklı değil. 2. bir dil öğrenmek daha iyi olabilir fransızca, çince, rusça vs.
0
eatpraylaw
(20.09.20)
Biraz daha bilgi vereyim.

Hukuk okursam mühendislikle ilgili bir alanda çalışmayı düşünebilirim. İngilizce öğretmenliğini İngilizce öğrenmek için okumayacağım. Kazanıp da bitirirsem iyi bir okulda çalışmak isterim. Atanmak da bir seçenek. Mesleğimi seviyorum ama öğretmenliğe de uzak değilim. Mühendislik okumadan önce matematik bölümünde okuyup bırakmıştım. O sürede öğretmenlik tecrübem olmuştu.
0
🌸dissendium
(20.09.20)
Öğretmenliğin geleceği hukuktan daha parlak. İngilizcenin taban puanları oldukça düşük, ataması kolay bir bölüm.
0
ruhen hastayim ben
(20.09.20)
meslek değiştirmek istediğiniz varsayıyorum. planlar türkiye'ye göreyse ikisi de makul seçenekler değil ve ikisinin de okuması eziyet olacak. okullarda deli gibi ödev veriliyor son iki yıldır, hele alengirli üniversitelere girerseniz çok vakit ister. öğretmenliğin parası iyi değil, hukuku bilmiyorum ama bana fazla eziyetli bir iş gibi geliyor. öğretmenlikte para kazanmak için okul+dersane+özel ders falan sürekli çalışmak lazım. mühendislikten yola çıkarak ilgilendiğiniz alanlarda yüksek lisans falan bakarsanız muhtemelen daha iyi seçenekleriniz olabilir.
0
simbolmina
(20.09.20)
Bence de ogretmenligin gelecegi hukuktan daha parlak. Ama madem hayatindan memnun degilsin ve standardlarini yukseltmek istiyorsun biraz daha kas ve tip falan oku. Ingilizce ogretmenligi/hukuk biraz lateral degisiklik gibi ve memnun kalacagin muglak.
0
hot potato
(20.09.20)
avukatım önümüzdeki sene dgs'ye girip bilgisayar mühendisliği okuyacağım. benim hayalimdkeki meslekti. Ancak sen de mekatronik gibi bir alana kayabilirsin
0
hoot
(20.09.20)
Ing öğretmenliği atama puanları düşük değil. Sadece diğer branşlara göre düşük. Hele ki 5 sene sonra hepten yükselir. Is istiyorsan sağlıkla ilgili bölüm oku. 2 yıllık falanca teknisyenlik gibi. Ya da tip dis hekimliği v.b.
0
luluki
(21.09.20)
selamlar,

tıp ve eczacılık öneririm.

kalanı maalesef sizin için çok zor olur
0
konsomatrix
(21.09.20)
(4)

20+ Yıldır Sigara İçen Yakınımı Sigaradan Vazgeçirmek

pantepember
Selamlar,Bunu nasıl yapabilirim?Aklıma gelen şu:Onun hastaneye gidip ilgili tahlilleri almasını ve doktorun "kesinlikle bırakmalısın, yoksa şu kadar zaman içinde şu olacak!" biçiminde uyarmasını sağlamak. (Büyük ihtimalle böyle bir uyarı yapılacaktır.)Kişi SGK'lı. Ne önerirsiniz? Hastaneye ne şekild
Selamlar,

Bunu nasıl yapabilirim?

Aklıma gelen şu:
Onun hastaneye gidip ilgili tahlilleri almasını ve doktorun "kesinlikle bırakmalısın, yoksa şu kadar zaman içinde şu olacak!" biçiminde uyarmasını sağlamak. (Büyük ihtimalle böyle bir uyarı yapılacaktır.)

Kişi SGK'lı. Ne önerirsiniz? Hastaneye ne şekilde başvurulacağı, hangi tahlillerin isteneceği/yapılacağı gibi.

Not: Bu konu şu videoyu izlerken aklıma düştü -> www.youtube.com
0
pantepember
(20.09.20)
30+ versiyonu bunun annem. Bir şeyler veriştirmeden bırakmasının yolu olmadığını gördüm maalesef. Ben de iki sene sigara içip bir sene bırakıp dokuz ay içip bir sene bırakan filan bir insanım, içmemek kolay geliyor dışarıdan. Ama her gün de orta/ağır seviye alkol tüketimim var olmasına rağmen nasıl bırakacağım ile ilgili hiçbir planım yok. Sağlığımı iyi etkilemediği aşikar. Karaciğerini, beyin sağlığını geçtim.. Bir buçuk sene önce 6 pack sahibi iken bugün göbekliyim. :) Ona rağmen herhangi bir motivasyonum olmadığı için bırakmak adına devam ediyorum. O açıdan rapor filan alıp ciddi bir şeyleri doğrudan doktordan duymak etkili olursa olur, onun dışında bir şeyler anlatmak nafile diyebilirim ben de.
0
jack of hearts
(20.09.20)
Requiem for a dream i izlet.
0
black mamba
(20.09.20)
(bkz: allen carr)
0
hoot
(20.09.20)
Sigara içen insan strese karşı iyi geldiğine inandığı için içmeye devam eder. Eğer siz şöyle olur böyle olur diye strese sokaraanız daha çok içmeye yönlendirmiş olursunuz.

Bu anlattığımım detayları için allen carr. Alın randevuyu gönderin zorla.
0
japon askeri
(20.09.20)
(4)

evde spor

xiii
20 kg'lık delta dumble seti vardı. uzun süredir çalışıyorum fakat artık hareketleri kolayca yapıyorum. tek dambılda çalışmak istemediğim için yeni bir set almak istiyorum.malum sitelerde halter seti adı altında ürünler satılıyor fakat yorumlar kötü. sizin tavsiye ettiğiniz bir set var mı? uzun vade
20 kg'lık delta dumble seti vardı. uzun süredir çalışıyorum fakat artık hareketleri kolayca yapıyorum. tek dambılda çalışmak istemediğim için yeni bir set almak istiyorum.

malum sitelerde halter seti adı altında ürünler satılıyor fakat yorumlar kötü.

sizin tavsiye ettiğiniz bir set var mı? uzun vade için 100kg'lık set götürür diye düşünüyorum.
0
xiii
(20.09.20)
fiyat belirtmemişsin, en pahalısını gönül rahatlığıyla alabilirsin.
0
diffarentiationation
(20.09.20)
en dandiği vinyl (plastik içinde kum,talaş vs), daha iyisi döküm, bir üst kalite dökümün üzerine lastik kaplanmış olanlar.

döküm bir set alabilirsin. bütçen uygunsa decathlonun markası domyos veya voit, kettler gibi bilinen markalardan bakabilirsin.
0
orpheus
(20.09.20)
Youtubeta çimentodan nasıl yapıldığına bak. 50 kilo çimento 15 TL. 15 kilo kum 5 TL. 30 TL ye 100 kilo ağırlık çıkar.
0
black mamba
(20.09.20)
Delta barbve plaka çapları 25.4 iken domyos 28 mm çapa sahip. yani çapı sar plakqlqri geniş bar alırsan kullanamazsın, delta krom döküm set uygun olur sana.
0
candanag
(21.09.20)
(7)

toplu taşıma yerine motosiklet kullanmak

black mamba
sizce mantıklı değil mi? 10-15 bine 2. el motosiklet var başlangıç seviyesinde. ya da şu kurye motorlarının sıfırları 6-7 bin falan sıfırı. üstelik çok az yakıyorlar ve trafik sorunu olmuyor. toplu taşımada perişan olmaktansa motor çok mantıklı bir seçenek değil mi? bir de 50cc'lik kuryelerin kullan
sizce mantıklı değil mi? 10-15 bine 2. el motosiklet var başlangıç seviyesinde. ya da şu kurye motorlarının sıfırları 6-7 bin falan sıfırı. üstelik çok az yakıyorlar ve trafik sorunu olmuyor. toplu taşımada perişan olmaktansa motor çok mantıklı bir seçenek değil mi?

bir de 50cc'lik kuryelerin kullandıkları motorlar araba ehliyeti ile kullanılabiliyormuş. a2 ile de kullanılır değil mi?
0
black mamba
(20.09.20)
Kış?
0
antihero
(20.09.20)
Mantıklı ama biraz risk var. Türkiye'de bisikletliler ve motosikletliler pek adam yerine konmuyor trafikte. Trafikte sıkıştırabiliyorlar. Yağmur, kar, rüzgâr gibi durumları da düşününce ben tercih etmezdim. Ama alışıp da kullanırsanız mantıklı.
0
dissendium
(20.09.20)
kış tabii zor olur. onu pek düşünmedim.

bir süredir youtube'tan motosiklet vlogları izliyorum. videoları izleye izleye biraz alıştım sanırım. ama yine de korkuyorum. yine de diğer taraftan kullanan çok insan var. kuryeler her gün kaç saat motor kullanıyor. üstelik ucuz ve trafiğe pek takılmıyor.
0
🌸black mamba
(20.09.20)
ufak bir düşüşte bile bacağını kırarsan, çapraz bağlarını koparırsan keşke almasaydım dersin. bence alma.
0
diffarentiationation
(20.09.20)
bugün 20 dakikalık yolu 1 saatte gittim. acayip aklım yattı benim. çok karamsar değil misiniz? hiç mi motorcu yok motive edecek?
0
🌸black mamba
(20.09.20)
Anadolu'da nispeten küçük bir şehir olmadıkça getirisi risklerinin altında kalıyor bence.

Faydasından öte zevk-yaşam tarzı olarak yaklaşırsanız zaten buraya fikir danışmazdınız diye düşünüyorum.
0
angelofdeath
(20.09.20)
Yağışlı hava ve yaz kış sürekli olarak çizme, mont, kask, eldiven giymek sıkıntılı oluyor. Onun haricinde 2014'ten beri düzenli olarak dört mevsim kullanıyorum ve memnunum.
Hala ilk motorum olan 125cc'lik YBR'yi kullanıyorum.
0
d e j i n
(20.09.20)
(3)

ehliyet almak

black mamba
maliyetler sadece bunlar mı?B sınıfı ehliyet harç ücreti: 751 TLUluslararası Sürücü Belgesi harç ücreti: 504 TLBütün sınıflar için sürücü belgesi değerli kağıt bedeli: 200 TL +kurs ücretikurs ücreti ile 3000 lira olur sanırım.eğitim de sanırım bir teorik eğitim var bir de direksiyon eğitimi var prat
maliyetler sadece bunlar mı?

B sınıfı ehliyet harç ücreti: 751 TL
Uluslararası Sürücü Belgesi harç ücreti: 504 TL
Bütün sınıflar için sürücü belgesi değerli kağıt bedeli: 200 TL
+
kurs ücreti

kurs ücreti ile 3000 lira olur sanırım.

eğitim de sanırım bir teorik eğitim var bir de direksiyon eğitimi var pratik olarak. direksiyon eğitimi yeterli oluyor mu kurstaki? kurs dışında öğretebilecek biri yok. bu durumda daha fazla özel ders almam gerekir mi? kursa pek bırakmak istemiyorum gerçi. hoca sesini yükseltir ben de alttan almam kavga çıkar. genelde saçma sapan tipler olduklarını duyuyorum.

bir de şu an araç yok. doğal olarak kurs dışında pratik yapamıcam. e iyi bir hale gelmeden de araç almak saçma sanırım. nasıl çıkılacak bu döngüden? 1 yıl sonra fiyatlar daha da artmazsa 30 bin liralık 25 yaşında bir araç bakabilirim.
0
black mamba
(19.09.20)
bi de sınav ücretlerini ekle.

uluslararası sürücü belgesi harç ücretini ilk defa duyuyorum bu arada.
0
jelly bear
(19.09.20)
şuradan baktım ücretlere. www.ikinciyeni.com

bir de bugün kayıt olsam tek başıma trafiğe çıkmaya kaç ayda başlarım? araba alabilirsem her akşam 12'den sonra 2 saat pratik yapma düşüncem var.
0
🌸black mamba
(19.09.20)
direksiyon sınavını geçip de iş ehliyeti almaya gelince üç kalem ödeme yapılıyor, isimlerini hatırlamıyorum ama geçen sene 810 tl civarı bir şeydi toplam.

kurs ücreti teorik + direksiyon için ödüyorsun. minimum 14 saat direksiyon dersi almak gerekiyor. daha fazla ders istersen kursla pazarlık yaparsın (ben 22 saat ders almıştım).

ilave olarak teorik sınav ve direksiyon sınavı ücretleri var, direksiyon sınavından kalırsan bir sonrakine gireilmek için de en az 2 saat ders almak gerekiyor, sınav ücreti + 2 saat ders ücreti ödüyorsun. yine kalırsan üçüncü ve dördüncü sınavlar için de aynı şekilde.

kursun yetip yetmemesi de sana ve kursa çok bağlı. ben kazma olduğum için fazla ders almama rağmen yetmedi. ilk seferde geçtim sınavı ama ehliyet aldıktan iki ay sonra araba aldığımda o arabayı eve nasıl getireceğim diye kara kara düşündüm. kendi arabamla özel ders aldım, sağolsun hocam çok iyiydi. kursta sınav güzergahında çalıştırıyorlar bir de, çok büyük ölçüde sınavı geçmeye yönelik. gerçek hayatla çok alakası olmuyor. sen bir ehliyetini al da durumuna bakarsın o zaman. yeteneklisindir, kursun eğitimi yeter mesela. sana bağlı işte.
0
pati
(19.09.20)
(2)

apple satıştan kaldırılmış ürünler

black mamba
satıştan kaldırılmış ve klasik ürünler diye 2 ayrı kategori var. satıştan kaldırılmış ürünler için hiçbir şekilde servis desteği vermiyor mu apple? 2012 macbook pro'nun bataryasını değiştircektim. yarın arıcam ama sorayım dedim.
satıştan kaldırılmış ve klasik ürünler diye 2 ayrı kategori var. satıştan kaldırılmış ürünler için hiçbir şekilde servis desteği vermiyor mu apple? 2012 macbook pro'nun bataryasını değiştircektim. yarın arıcam ama sorayım dedim.
0
black mamba
(14.09.20)
Olur mu canım öyle şey? iphone 11 çıktığında iphone 10 satıştan kalkıyor. 1 sene sonra servis desteğini mi kesecek?

Direkt Apple Store yardımcı olmasa bile Türkiye'de bir sürü yetkili servis var. Onlar değiştirir. Parasıyla nasıl olsa.
0
himmet dayi
(15.09.20)
support.apple.com

"Satıştan kaldırılmış ürünler 7 yıldan uzun bir süredir üretilmeyen ürünlerdir. Monster markalı Beats ürünleri ne zaman satın alındığına bakılmaksızın satıştan kaldırılmış ürün olarak kabul edilir. Apple satıştan kaldırılmış ürünlere verilen tüm donanım servislerini hiçbir istisna olmaksızın kesmiştir. Servis sağlayıcıları satıştan kaldırılmış ürünler için parça sipariş edemez."

duyuruda biri 10 yıl destek vermek zorunda yasal olarak demişti ama mesajı bulamadım.
0
🌸black mamba
(15.09.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.