Giriş
(5)

Çok kötü bir kazağa ihtiyacım var

Zaphod
satın alabileceğim en kötü kazağa ihtiyacım var (örn: ek)(mümkünse yılbaşı konseptli ama olmasa da olur)
satın alabileceğim en kötü kazağa ihtiyacım var (örn: ek)
(mümkünse yılbaşı konseptli ama olmasa da olur)
0
Zaphod
(17.12.21)
buenosdias
(17.12.21)
@buenosdias
adasdf gerçekten hem kazak hem manken aşırı çirkinmiş. akşama kadar daha geyik bir şey çıkmazsa yapıştıracağım bunu
0
🌸Zaphod
(17.12.21)
nolmus yani
(17.12.21)
hair freak
(17.12.21)
Sizin örnekte yolladığınız şey gerçekten çirkin, ancak önerilenlerin birçoğu kendi tarzı içinde güzel şeyler. Bunları çirkin diye alırsanız yemek programlarında "ben aşure sevmem o yüzden 3 puan verdim" diyen teyzeler gibi olursunuz bence.

Eğer niyetiniz ciddiyse pazarlara bakın. Daha geçenlerde berbat tasarımlı "gucci north face" marka sweatshirtler gördüm. Rise big dick yazılı bir şapka aldım. Bulunmaz nimetler var pazarlarda.
0
akhenaten
(17.12.21)
(3)

bilgisayar sorusu monster

Lusid*
https://prnt.sc/23b1gjesu ozelliklerdeki bir bilgisayar icin bu fiyat makul mudur? raft, age of tarzi oyunlar oynamak icin alinacakmis ama daha agir oyunlari kaldirirken sikinti cikarir mi? bir de sarj durumu nasil oluyor monsterlarda?alternatif oneriler de sunabilir misiniz daha makul fiyatlarda ri
prnt.sc

su ozelliklerdeki bir bilgisayar icin bu fiyat makul mudur? raft, age of tarzi oyunlar oynamak icin alinacakmis ama daha agir oyunlari kaldirirken sikinti cikarir mi? bir de sarj durumu nasil oluyor monsterlarda?

alternatif oneriler de sunabilir misiniz daha makul fiyatlarda rica etsem
0
Lusid*
(16.12.21)
amaç şarjdayken oyun oynamak ise akıllıca değil. çünkü elektriğe bağlı olmadığı zamanlarda frenliyor bilgisayarlar kendini.
0
sutlu nescafe
(16.12.21)
GTX1650 yakın zamana kadar çok popüler bir karttı, hala da öyle kurlar sağolsun. Fiyatı bu kurda normal.

Birçok oyunu sorunsuz oynayabilirsiniz, ancak günümüzden sonra çıkan grafik açısından talepkar olan oyunları artık kaldırmayacaktır. Dolayısıyla geleceğe yönelik beklentinizi çok yüksek tutmayın. Yine de önümüzdeki 2 yıl kadar orta segment oyunları rahatlıkla çalıştıracaktır.

Eğer daha çok para vermeyi düşüneniliyorsanız günümüzde popüler olan ekran kartı rtx3060 ve rtx3060ti modelleri.
0
akhenaten
(16.12.21)
10 gün evvel 12,000-TL'ye monster 13.2.3 versiyonunu satın aldım. Çok memnununum. Bahsettiğiniz oyunları çok rahat oynarsınız. Şarja bağlı olmayınca bilgisayarın perfonmansı düşüyor. 2 saat civarı pille kullanabilirsiniz. Fiyat perfonmans olarak monster laptop güzel cihazdır.
0
Sichelangelo
(17.12.21)
(21)

Kaprisli miyim, abartıyor muyum

Mirabel
Bugun 21.00 gibi bulusacaginiz flort var. Dunden kararlastirmissiniz. Bu arada anadolu yakasinda yasiyorsunuz onunla bulusmak icin avrupa yakasinda arkadasinizda kaliyorsunuz (onunla bulusacagiz diye kaldigimi biliyor) aranizda bisey gecmemis ve 4.bulusmaniz olacak. Az once icime bi sey dogdu mesaj
Bugun 21.00 gibi bulusacaginiz flort var. Dunden kararlastirmissiniz. Bu arada anadolu yakasinda yasiyorsunuz onunla bulusmak icin avrupa yakasinda arkadasinizda kaliyorsunuz (onunla bulusacagiz diye kaldigimi biliyor) aranizda bisey gecmemis ve 4.bulusmaniz olacak.

Az once icime bi sey dogdu mesaj attim kacta buluscaz diye. Isleri uzamis, baska is gelmis 12ye kadar ancak bitermis (kendisi muzisyen) ben de asiri gicik oldum bu saate kadar beklettigi hatta ben sormasam boyle biseyi soylemeyecegi icin. Saygisizlik resmen.

Yazmis dondun mu karsiya. Dedim boyle yapacagini bilseydim donerdim ama ben vazgectim zaten hevesim kacti bi daha gorusmek isteyecegimi zannetmiyorum dedim. Planli islere gelemiyormus beyefendi, boyle yapmam icin sebep yokmus.
Ben mi abartiyorum? Bu kapris mi? Kac saatimi aldi. Bi bulusmayi ertelemek icin mesaj atmak cok mu zor? Bu isin geri donusu var mi sizce.
0
Mirabel
(16.12.21)
Bence abartmıyorsun, benzer durumda kaldım ve benzer tepkiyi verdim. Gerçi bende haber verilmemişti ama sen yazmasan sana da vermeyecekti ya da verdiğinde yeterince geç olmuş olacaktı.

Bunun doğrusu yanlışı yok, benim için de önemli bu tarz durumlar. O hayatı planlı yaşamayı sevmeyebilir ama bu senin de o tarz yaşayacağın anlamına gelmez.
Özrü kabahatinden beter ayrıca, özgünüm xxx oldu yazamadım dese neyse; geçerli mazereti varsa sorun edilmeyebilir ama üslup da sıkıntılı.
0
Bruce
(16.12.21)
Şimdiden bunda bile anlaşamıyorsanız, gelecek parlak:)
0
dreamnesiac
(16.12.21)
"Planli islere gelemiyormus beyefendi"
cdn.suslusozluk.com

Beyefendi 16 yaşında atarlı ergen değilse, siz de o yaşlarda isyankâr ve kötü çocuklara hayran bir genç kız değilseniz çekilecek dert değil. Ha insanın işi uzar, acil bir şey olur ama makul bir insan durum belli olduğu anda haber verip özür diler, siz sorana kadar beklemez.
0
kobuzchu kiz
(16.12.21)
Asgari nezaket kurallarına bile riayet etmiyor arkadaş siz haklısınız.
0
anon1m
(16.12.21)
"Planlı işlere gelemiyorum" ne kadar cool lafmış, asi delikanlı. Breh breh. Kaprisli miyim demeniz bana bu laf üzerine çok tuhaf geldi. Gönlünüzü kaptırdıysanız bir şans daha verebilirsiniz elbette, ama nihayetinde tepenize çıkılacak gibi duruyor. Bizim burada edeceğimiz laf ön yargımızdan ve tecrübemizden ibaret. Siz bilirsiniz.
0
tey tey
(16.12.21)
Elbette iş çıkabilir, uzayabilir, aksilik olabilir vesaire vesaire.

Ama haber vermeyip, bunun üstüne de "çok özür dilerim, başım sıkışık akıl edip de sana haber veremedim" yerine, kalkıp da "ay ben planlı şeylere gelemiyorum, şiirsel tesadüfler gak guk" —geçiniz bunları. Dev saygısızlık.

Liseli değilseniz koşarak uzaklaşınız, @kobuzchu kız +1
0
kaptankedi
(16.12.21)
Siz haklısınız. Kapris de değil abartı da. Standart bir nezaketi bile göstermemiş üstüne planlı işlere gelemiyomuş bilmem ne. Ben karşıdan kalkıp senin için geliyorum cevaba bak. Yol verin derim üzer bu adam.
0
buzbebek
(16.12.21)
böyle insanlarla vaktinizi değersizleştirmeyin. ben direkt silerdim.
0
erenderk
(16.12.21)
Dondun mu karsiya diye sordugunda bile cevap yazmazdim ben. Saygisizmis cok. Planli isle ne alakasi var. Madem oyle uzayan isini yarida biraksin. Bence direkten donmussunuz.
0
congratulationsyouwon
(16.12.21)
Özrü kabahatinden büyük.
Nezaket kurallarından bihaber birine vakit ayırdığınıza değmez.
0
juliette
(16.12.21)
Abartmak için yeterli sebep var. Planlı işlere gelemiyor olabilir, ancak siz sırf bu buluşma için bir plan yapıp yer değiştirmişsiniz ve o da bunu biliyormuş. Buna rağmen haber bile vermeden sizin kendi kendinize "heralde bugün buluşmayacağız" noktasına varıp kaderinizi kabullenip "kısmet ya, yarın olur artık" falan demenizi beklemiş.

Diyecek söz bulamadım ben. İnsanlar bu kadar gamsız olmamalı ya. Bana yapılsa ciddi anlamda sinirlenirdim. Böyle şeyler cidden sinirimi bozuyor benim. Bahaneye gel, planlı işlere gelemiyormuş.

Bu pişkinliğin üstüne ben olsam çok da hoşlanmayacağı bir yerde başka bir buluşma ayarlayıp saati geldiğinde "kusura bakma canım ya, koltuktan kalkamadım bir türlü diziye dalmışım, sonra yapalım mı?" yazar gitmezdim. Zaten yüzünü bir daha görmeyeceğim. ajsdkad
0
akhenaten
(16.12.21)
sizi bilmem ama bence asıl onun tarafında geri dönüşü yok zaten.

bulusmayı iptal edip, arayıp söylemiyorsa ve "planlı işlere gelemiyorum" gibi çocukça bir cevap veriyorsa bu buluşmayı hiç istemediğini düşünürüm ben.
0
dafuq
(16.12.21)
Yaşı 15-16 değilse normal değil yaptığı. Abartmak ya da kapris değil yaptığınız.
0
himmet dayi
(16.12.21)
yol yakından bazı şeylerin farkına varmissiniz böyle biri için hiçbir fedakarlığa değmez. gene bütün duyuru tek yürek oldu
0
all girls dream
(16.12.21)
Planlı işlere gelemiyormuş. Uzun saçlı dövmeli anarşist 15 yaşındaki abimiz.

Abartmıyorsunuz kesinlikle. Olgunluk kırıntısı yok.

Ayrıl coco
0
oekuklu
(16.12.21)
sal çocuğu. memur birini bul.
0
marul hirsizi
(16.12.21)
en başında konulan nefis bir tavır. her türlü haklısınız ne kaprisi tamamen akıllıca, tebrikler.
0
sinematikcrop
(16.12.21)
İşi son anda uzamışsa ve bu zaten 4. buluşmaysa gıcık olunacak bir durum yokmuş ortada.

Anlamadığım noktaysa 3 kez buluşulan bir adamdan tek bir şey ters gitti diye neden aniden soğunulur. Empati yap, aynı şey senin başına gelse ne yapardın ?
0
Avoiding The Puddle
(17.12.21)
@Avoiding The Puddle

farklı bir cevap vermiş olmak için yazmışsın sanki.

Bu soruna ben cevap vermek istiyorum. Empati yaptım, aynı şey başıma gelse mesaj atarım "çok üzgünüm işim uzadı, yarın görüşelim mi?"

Bunun yerine bu arkadaş "ben planlı işlere gelemiyorum" diyor. Bunun 4. ya da 24. buluşma ile ilgisi yok. Çocuk değilse planlı işlere dahil olamadığında karşı tarafa bilgi vermesi gerekir. Genel görgü kuralı bu.
0
himmet dayi
(17.12.21)
" ben planlı işlere gelemiyorum." mesajından sonra af buyrun " seni plansız skerim." diye mesaj atmıyorsanız - gerçekten çok afedersiniz ama layık cevap bu - gayet medeni bir şekilde bunun sizi rahatsız ettiğini belirtip bir daha görüşmek istemediğiniz söylemek gayet doğal.
0
kumandanim
(17.12.21)
Abi öptürmemişsin 3 buluşmada daha iyi bi plan yapmış, bu gece de kanca diyeişte :/
0
Deathrow
(17.12.21)
(10)

Aşk olmadan sevgililik

magni
Biriyle düzenli sevgililik ilişkisi yürütmek için kafaca iyi anlaşmanız, uyumlu olmanız, cinsel çekim hissedebilmeniz gibi durumlar yeterli midir, yoksa aşık olmadan olmaz mı?Yorumlarda tercihen cinsiyet de belirtebilirseniz çok daha iyi olur.
Biriyle düzenli sevgililik ilişkisi yürütmek için kafaca iyi anlaşmanız, uyumlu olmanız, cinsel çekim hissedebilmeniz gibi durumlar yeterli midir, yoksa aşık olmadan olmaz mı?

Yorumlarda tercihen cinsiyet de belirtebilirseniz çok daha iyi olur.
0
magni
(15.12.21)
güzel soru. yaş 37, e. bir daha aşık olacağımı düşünmüyorum. aramıyorum da. yani yeterli diyorum.

i.pinimg.com
0
gabe h coud
(15.12.21)
Bi yaştan sonra aşk istesen de olmuyor zaten. 36e
0
antihero
(15.12.21)
Gözardı ettiğiniz nokta, aşk subjektif bir tanımlama. Böyle söyleyince klişe oluyor ama mesela siz "yoksa aşık olmadan olmaz mı?" yazana kadar ben zaten aşktan bahsettiğinizi düşünüyordum.

Şaka bir tarafa, aşk cidden subjektif bir tanımlama. Hayattan ne beklediğiniz önemli, eğer bu saydıklarınızı yetersiz görüyorsanız sizin aşk dediğiniz şeye ben tahammül edemezdim muhtemelen.

Aşık olmadan bir ilişkiye başlayamam, bu aşk da daha ziyade sizin saydığınız uyum ve cinsel çekimin bir arada olması gibi şeyleri içeriyor.

29e
0
akhenaten
(15.12.21)
" iyi anlaşmanız, uyumlu olmanız, cinsel çekim hissedebilmeniz gibi durumlar "

zaten bunları arıyor insanlar

kafana sürekli takılacak bir kusur bulmamak önemli bana göre
0
bir soru sorcam
(15.12.21)
Aşka bakış herkes için aynı değil. Hoşlantı, beraber olunca iyi hissetme, o sevgiyi ve aidiyeti hissetmek mesela benim için aşk denen sağlıksız bağlanma halinden daha önemli.

Cinsel, mantıksal ve etkinliksel uyum her zaman yetmez, eğer sorduğun buysa. Bir insana hayat arkadaşı olarak "katlanmak" için bundan fazlası lazım.
0
Bruce
(15.12.21)
Benim için aşk zaten cinsel çekim, beraber mutlu olma, yanındayken güvende hissetme, iyi anlaşma, ortada buluşma vs.

Ve bunlar ilişki için yeterli.
0
zimbirik
(15.12.21)
yeterlidir. sevgili olmak için aşık olmaya gerek yok. saydıklarınız başlı başına aşık olmak demek değil bence. aşkın içinde bunlar da olabilir tabii ama aşık olmadan da bunlar olabilir. ki genelde öyle olur sanırım. aşk meşk çok nadir olaylar, şans işi. milyonda bir oluyordur. 28 k
0
erenderk
(15.12.21)
sesini duyunca gülümseyeceksiniz, konuşmak rahatlatacak, cinsel çekim yüksek olacak.
"yeterli mi?" diye sorduğunuz şeyleri bu saydıklarım karşılıyor zaten.

önemli olan bunlar.
gerisi yükselerk ve artarak gelirse aşık da olursunuz.
gelmezse de gayet güzel sever, mis gibi ilişki yaşarsınız.

bir yaştan sonra aşkın olmadığı fikrine asla katılmıyorum bu arada.
aksine, ileriki yaşlarda yaşadığınız aşkta gençlikteki gibi kör ve aptal aşık olmazsınız, çok daha nitelikli ve gerçek bir aşk yaşarsınız.

36 k.
0
blatta hiberna
(15.12.21)
Bir sure sonra ask falan filan kalmiyor zaten, normal bir sekilde sevgili olmaya devam ediyorsun. ozellikle cinsel cekim varsa gerisini kurcalamaya hic gerek yok.
0
hot potato
(15.12.21)
Biriyle sadece iyi anlaşmak, cinsel çekim hissetmek ile aşık olmak başka seviyeler bence.

Cinsel çekim hissedip iyi anlaştığın biriyle tamamen seks odaklı bir şey de yaşayabiliyorsun neticede... "Aşık olmak" başka bir şey.
0
norules
(16.12.21)
(5)

either ... or kullanımı

prole
mantıksal ifadelerden ikisi "ve" (and) ve "veya" (or) dır.Ve'nin doğruluk tablosu her iki önerme de doğru olduğunda işlemin doğru olması iken, veya için önermelerden herhangi birinin ya da ikisinin birden doğru olması mümkündür. Ancak ingilizcede "either ... or" kalıbını kullanınca sanki "ya şu ya ş
mantıksal ifadelerden ikisi "ve" (and) ve "veya" (or) dır.
Ve'nin doğruluk tablosu her iki önerme de doğru olduğunda işlemin doğru olması iken, veya için önermelerden herhangi birinin ya da ikisinin birden doğru olması mümkündür. Ancak ingilizcede "either ... or" kalıbını kullanınca sanki "ya şu ya şu" gibi bir anlama sahip oluyor. Halbuki ben, kurmak istediğim bir cümlede bunlardan herhangi biri olabileceği gibi her ikisi birde de olabilir anlamı vermek istiyorum ama nasıl yapacağımı bulamadım.
0
prole
(14.12.21)
and/or tam da bu işi yapmıyor mu?
0
pispinti
(14.12.21)
either writing to duyuru or calling me directly via phone will not change my opinion about question. because either i say you make the question complicated on purpose to answer or i will give you a direct answer you will probably look for more complicated solutions.

try to understamd how language flows it has its own dynamics and that makes the grammer. if you learn the dynamics you will understand the language like a 3 years old child. otherwise either pushing the rules or try to crate links between words wont help you to understand the language.
0
bebekbebesi
(14.12.21)
dil oyle calismiyor.

formal logic'te dediginiz dogru, and derseniz ikisi birden dogru olmali, veya derseniz birisinin dogru olmasi yeterli (ikincinin durumu irrelevant).


konustugumuz dilde (ki biz formal logic konusmuyoruz) and dediginizde ya ikisi de dogru olmali (I ate an apple AND an orange) ya da AND sirayi belirtmeli (I called him and invited him for my birthday party).

OR'a gelince "I will play football or basketball" derseniz ikisini birden oynamaniz garip olur, dinleyende beklenti o sekilde olusmaz cunku.

ikisinden biri veya ikisi demek istiyorsaniz, pispinti'nin dedigi gibi and/or'u kullanmaniz kulaga en dogal gelen secenek. en azindan yazi dilinde boyle.

bebekbebesi ne yapmaya calismis hic anlamadim.
0
reavelyn
(14.12.21)
İngilizce günlük konuşma dilindeki or kullanımının dışlayıcı anlam içeriyor olması (xor gibi) kabul edilen bir şey, dolayısıyla çekincenizde haklısınız.

Bunun için genel olarak either kullanmadan "x, y or both" şeklinde bir tarif yapabilir ya da yazı dilinde "x and/or y" kullanabilirsiniz.

Şu tartışmaya bakın; english.stackexchange.com
0
akhenaten
(14.12.21)
"veya için önermelerden herhangi birinin ya da ikisinin birden doğru olması mümkündür." bu cümlene pek katılmadım. ben, biri bu veya şu dediğinde ikisi olabileceğini düşünmüyorum. Türkçede bunu insanlar ve/veya diyerek sağlıyorlar. @pintinin dediği uygulanabilir bence. çünkü either or dersen dediğin gibi ikisinin de geçerli olma durumu ortadan kalkıyor.

ya da akhenatenin dediği gibi de kullanabilirsin.
0
olutaklidi
(14.12.21)
(6)

Bir spor salonundan beklentiniz nedir?

vatanperver
Ve bu beklentilerinizin karşılanıp karşılanmayacağını üye olmadan önce anlayabilir misiniz? Bir diğer sorum ise şu: banyoyu kullanmayacaksanız bütün spor salonları az-çok aynı mıdır? "En ucuzuna üye ol" mu dersiniz?
Ve bu beklentilerinizin karşılanıp karşılanmayacağını üye olmadan önce anlayabilir misiniz?

Bir diğer sorum ise şu: banyoyu kullanmayacaksanız bütün spor salonları az-çok aynı mıdır? "En ucuzuna üye ol" mu dersiniz?
0
vatanperver
(13.12.21)
Anlık danışabileceğim, bilgili birinin etrafta olması, salon içi temizliğe dikkat edilip gelenlerin de kişisel temizliklerine uymak konusunda teşvik edilmesi ve tabi ki ihtiyacım olan ekipmanın mevcut olması.

Danışma seçenekleri ve temizlik şöyle bir bakıp sorular sorarak anlaşılır, ama eğer acemiyseniz ekipman konusunu sonradan fark edebilirsiniz.

En ucuzunun ucuz olması için sebepleri vardır. Onun için ayırabileceğiniz maksimum bütçeyi belirleyip bu doğrultuda bakarsanız faydanıza olur. Atıyorum 200 lira verebilecekken 100 liralık salona bence gitmeyin.
0
akhenaten
(13.12.21)
Öncelikle eve yakın olması çok önemli iş çıkışı veya haftasonu üşenmeden gidebilmek için ee yakınsa duşu da evde alabiliyorsun pandemi sebebiyle çekinirsen eğer.

Diğer dikkat ettiğim konu ise grup derslerinin olması pilates, boks, zumba gibi dersler oraya gitmem için inanılmaz etkili oluyor ve eğlenceli geçiyor.

Diğer nokta ise hijyenik olması, her aletleri kullandıktan sonra temizliyorlar, havuzdan günlük test için örnek alıyorlar gibi…

Başka nokta da şu mesela üye oldun 1 yıllık ödedin ama gidemedin 2-3 yıl için o üyelikten faydalanma şansın olabiliyor.
0
esinikaybetmiscorap.
(13.12.21)
Eve yakın olması ve erkek yoğunluğunun az olması.
0
ruhen hastayim ben
(13.12.21)
Eve yakın olması ve erkek yoğunluğunun az olması +1
0
Bruce
(14.12.21)
Etrafta sürekli dolaşıp konuşan kendine hoca diyen ama çoğu spor okulu mezunu ve pek de bilgisi olan kisilerin olmaması (asagiladigimdan değil ama yüzde 90'ina verecegim cevap;
youtu.be )

Eve yakin olmasi
En az bir, ideali birden fazla squat racki olması.
Soyunma odasinin büyük olmasi (bos kabin bulamamak kadar saçma olay yok)
Sporda duş almadığımdan sorun yok.
Yeteri kadar ağırlık olması (şu anki salonda tahminen 1-2 ton var. Önceki salonda tahminen 300-400 kg anca vardi. Haliyle sandalye kapmaca oluyordu.

Evet; salona giriyorum. Squat racki var mi diye bakiyorum. Kaç kg plaka var bakıyorum. Soyunma odasi bakıyorum, bitti gitti. Ne tvli yürüme bandi, ne aletleri umrumda değil.
0
logisticsmanager
(14.12.21)
en ucuz=ergenlerin mekani hele bir de merkezi bir yerdeyse.
0
Coma
(14.12.21)
(7)

insanlar nasıl hamile olduklarını 4 ay sonra farkediyor?

not sure if serious
1 ay geçti 2 ay geçti regli olmuyorsun bu süre nasıl 4 ay'a uzayabiliyor? yoksa bu da birisi koltuğa şeapmış ben de üzerine oturdum kıyaftimden geçmiş yumurtamı bulmuş gibi bir hikaye mi?ek: kişinin bir sağlık problemi olmadığını, çok dikkatli ve panik olduğunu, herhangi bir kürtaj geçmişinin olmadı
1 ay geçti 2 ay geçti regli olmuyorsun bu süre nasıl 4 ay'a uzayabiliyor?

yoksa bu da birisi koltuğa şeapmış ben de üzerine oturdum kıyaftimden geçmiş yumurtamı bulmuş gibi bir hikaye mi?

ek: kişinin bir sağlık problemi olmadığını, çok dikkatli ve panik olduğunu, herhangi bir kürtaj geçmişinin olmadığını varsayarsak...
0
not sure if serious
(13.12.21)
üstüne görmek diye bir şey var.
hamile olduğunuz halde ilk aylarda kanamanız olabiliyor.
bu aslında regl kanaması değil tabii ama hamile olduğundan şüphelenmeyen insan bunu fark etmeyebilir ve regl olduğunu zannedebilir.

bunun dışında eğer çok stresli bir dönemdeyse, 1-2 ay regl olmamak bazen kadınlar için normal demeyelim ama gerçekleşebilen bir şey olabiliyor.
özellikle genç kızlık dönemlerinde.
ya da mesela çok sıkı bir diyette, vücut kısa sürede çok yağ kaybederse regl kesilebiliyor 1-2 aylığına.

yine hamile olduğundan şüphelenmeyen bir kadın 1-2 ay için durumu bu tip şeylere yorabilir.
0
blatta hiberna
(13.12.21)
Benim şahit olduğum örneklerden birisi çok şiddetli bir bastırma psikolojisiyle, konuyu bilen herkes test yaptırmasını tembih ederken "hayır ya ne alakası var olsa anlamaz mıyım" diye diretiyordu.

En son karnı büyümeye başlayınca mecburen kabullenmek zorunda kaldı. Böyle örnekler de var yani.
0
akhenaten
(13.12.21)
Reglin düzenli ve kurulu makine gibi aynı gününde olması bir mit.
Çoğu kadın aynı haftada bile olmuyor.
Hamile kalınca da regl olabilir veya başka benzer kanamalar yaşayabilirsiniz. Özellikle kan tahlili yaptırıp didik didik takip etmiyorsa 3-4 ayda ancak ancak şüphelenmesi gayet normal.
Sürekli ve sürekli korumalı şekilde cinsel birliktelik yaşayan ve kırk yılda bir korunmasız devam edip bunun sonrasında da koşa koşa test vs kovalayan biri farkedebilir erkenden.

Koltuklu hikaye benzetmenizin konuyla ilgisini anlayamadım.
0
rewlack
(13.12.21)
eskiden bu soruyu ben de sorardım hatta bunun da bi tür cahillik olduğunu düşünürdüm. şu an 1,5 yaşında bebeğim var ve eğer hamile olsaydım birkaç ay fark etmeyebilirdim. ne zaman regl oldum ne zaman olucam ne takip edebiliyorum ne de bi fikrim var. ancak appte işaretleyip geçiyorum.
0
deartheodosia
(13.12.21)
benim bir kuzenim neredeyse 6 ay regli olmaya devam ediyor, böyle enteresan vakalarda var
0
hopp
(13.12.21)
regl olmaya devam eden kişiler varmış. tlc hamile olduğumu bilmiyordumun yalancısıyım.
0
all girls dream
(13.12.21)
Genellikle regl düzensizliği yaşayan kadınlar, hamile olduğunu kolaylıkla farketmeyebilir.
0
balik kraker
(14.12.21)
(1)

kan ve idrar tahlili sonucu

candide
halsizlik, yorgunluk şikayeti ile gittim, sonuca bakılırsa idrar yolları enfeksiyonu var gibi. oysa idrarla ilgili, karın ya da böbrek vs. ile ilgili hiçbir sıkıntım yok. testte hata falan olabilir mi?https://www.hizliresim.com/5q77neg
halsizlik, yorgunluk şikayeti ile gittim, sonuca bakılırsa idrar yolları enfeksiyonu var gibi. oysa idrarla ilgili, karın ya da böbrek vs. ile ilgili hiçbir sıkıntım yok. testte hata falan olabilir mi?

www.hizliresim.com
0
candide
(13.12.21)
Doktor zaten söyleyecektir, ancak yanlışlık değerlerden birinin alakasız şekilde yüksek çıkmasıyla düşünülebilirdi. Sizde bakteri tespit edilmiş ve bununla bağlantılı lökosit değerleri de yüksek çıkmış, yani bağışıklık sisteminiz harekete geçmiş.

Bu durumda yanlışlık ancak başka hastayla karışmış bir testle ilgili olabilir, bunun ihtimali de düşük olsa gerek.
0
akhenaten
(13.12.21)
(1)

yarı kıvırcık yarı düz saç sorunu

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Saçlarım eskiden kıvırcıktı sonra düzleştirici vs. derken daha az kıvırcık-dalgalı bir forma dönüştü. Şimdi yine saçın üstleri kıvırcığa yakın ama ense kısmındaki saçlar dümdüz kalmaya başladı. Sarsam bile bana mısın demiyor. Saçım kısa ama ensedeki saçların da bir boyu var, yine de kıvrılm
Selamlar,

Saçlarım eskiden kıvırcıktı sonra düzleştirici vs. derken daha az kıvırcık-dalgalı bir forma dönüştü. Şimdi yine saçın üstleri kıvırcığa yakın ama ense kısmındaki saçlar dümdüz kalmaya başladı. Sarsam bile bana mısın demiyor. Saçım kısa ama ensedeki saçların da bir boyu var, yine de kıvrılmıyor hiç. Bunun nedeni ne olabilir, saçlarımı hep kısa kullanıyorum ya kestirmek etkilemiş olabilir mi?
Not: 5-6 yıldır hiç ısıl işlem uygulamıyorum
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(13.12.21)
Kısadan kastınız nedir bilmiyorum, ancak evet etkiliyor. Saçım normalde gevşek bukleli ve kalın telli. kestirdikten sonra tekrar uzatırken doğal formuna geri sokmak için çok çaba harcamam gerekiyordu.

Temelde şu yöntem işe yarıyor; banyodan çıkınca havluyla sadece saçınızın ıslaklığını alacak kadar, çok nazikçe kuruladıktan sonra kurulamaya devam etmeyin. Bukle belirginleştirici bir banyo sonrası ürününü (mesela köpük) saçınıza uygulayın ve kafanızı öne eğip öndeki, arkaya eğip arkadaki ve yanlara eğip yanlardaki saçlarınızı avcunuzun içine alarak hafif hafif sıkın. Sonrasında saçınıza hiç havlu değdirmeden yarı kuru hale gelene kadar bekleyip avuç masajını daha hafif bir şekilde tekrar uygulayın ve kendi kendine kurumasını beklemeye devam edin.

üst üste 2-3 sefer banyolarınızı bu şekilde tamamlarsanız düzeliyor.
0
akhenaten
(13.12.21)
(3)

Ücretli dating app üyeliği almakla ilgili ne düşünüyorsunuz?

jonas
OkCupid, Bumble gibi mecralarda standart üyelikte sunulan imkanlar oldukça kısıtlanmaya başladı ve sistem seni adım adım Premium üyeliklere zorlamaya başlıyor artık, normal bir üyelikle çok verim alınamamaya başlanıyor.Ben şimdiye dek hiç online dating işleri için ücretli bir üyelik almadım ve açıkç
OkCupid, Bumble gibi mecralarda standart üyelikte sunulan imkanlar oldukça kısıtlanmaya başladı ve sistem seni adım adım Premium üyeliklere zorlamaya başlıyor artık, normal bir üyelikle çok verim alınamamaya başlanıyor.

Ben şimdiye dek hiç online dating işleri için ücretli bir üyelik almadım ve açıkçası bu biraz parayı çöpe atmak olarak gelmiştir bana hep. Şöyle ki; Türkiye'de zaten dating app kültürü çok oturmadı halen. Gerçek bir arayıştan ziyade, duygusunu tatmin için kullanan da çok. Bir anda gayet güzelce konuşurken sebepsizce unmatch yiyebildiğin bir ortama maddi bedel yatırmak, suya yazı yazmak gibi geliyor bana. Ben bu şekilde düşünüyorum şahsen.

Bu tür app'leri ücretli üyeliklerle kullananlar var mı aramızda peki? Verdiğiniz paranın karşılığını gördüğünüzü düşünüyor musunuz, tavsiye eder misiniz?
0
jonas
(13.12.21)
2020 Aralık - 2021 Şubat arası 2 ay kadar paralı üyeliğini kullandım. Bumble'da top üniversitelerden mezun, kariyerli, yurtdışında yüksek yapmış, çalışmış insanlar var. Erkek tarafının mesaj atamaması çok hoş. Ben öyle mesaj falan atamam zaten.

Paralı Tinder kullandım. Lokasyon Ukrayna ve Rusya seçince 1 haftada 1000 üzerinde match aldım. Türkiye'de kadın olmak nedir daha yakından anladım. Kimseye mesaj bile atmadım o zaman. Hangi birine atacaksın.

Bumble'dan tanıştığım kişiyle yakında nişanlanıyoruz. Verdiğim paraya değdiğini düşünüyorum.
0
gabe h coud
(13.12.21)
Ben bir kere tinder almıştım farklı ülkelerde benim tipime olan talebi görebilmek için.

Ufkumu genişletmesinin yanısıra uygulamaya para ödeyince "hizmet süresi bitene kadar" orada kalmak istediğimi farkettim.

Eğer uzun süreli bir birliktelik arayışındaysanız bunu baltalayıcı yönde etkisi olabiliyor bu açıdan.
0
akhenaten
(13.12.21)
Bir süredir hepsi bitik bence. Matchlerde sosyoekonomik durum önemli rol oynuyor. Özellikle Bumble için böyle. Sıradan bir date beklentisi yok Bumble'da.
0
garylineker
(13.12.21)
(6)

merkez bankasi mudahale

exlibris
mer. bank neden dolara mudahale ediyor, amaci ne? mudahale ettiginde 5-10 kurus dusuyor ama bir iki dakika icinde eski haline geri geliyor hatta daha da yukseliyor. bu baglamda mudahale etmesi anlamsiz degil mi? onlarin bilip de bizim bilmedigimiz bir sey mi var?
mer. bank neden dolara mudahale ediyor, amaci ne? mudahale ettiginde 5-10 kurus dusuyor ama bir iki dakika icinde eski haline geri geliyor hatta daha da yukseliyor. bu baglamda mudahale etmesi anlamsiz degil mi? onlarin bilip de bizim bilmedigimiz bir sey mi var?
0
exlibris
(13.12.21)
"Biz üstümüze düşeni yaptık" diyebilmek için muhtemelen. Onlar da biliyor hiçbir işe yaramayacağını. Ancak faiz de yükseltemiyorlar hükumet baskısı yüzünden. E bari boş durmayalım piyasaya dolar verelim diyorlar. Ama işte koca bir bina yanıyor, 1 kova suyla söndürmeye çalışıyorlar.
0
himmet dayi
(13.12.21)
Arabada amortisör olmadığını düşün. Araba çukura girerse, kafanı tavana çarparsın, gözlüğün düşer, elindekileri dökersin vs. Arabada amortisör varsa, araba çukura girerse bunların hiçbiri olmaz.
Merkez bankasının müdahalesi yüksek volümlü dalgalanmalarda amortisör vazifesi görmektir. Değerin düşmesini önlemek ayrı bir konudur.
0
Mirket
(13.12.21)
Himmet Dayı +1

Tayyip hem faizi düşürtüyor hem de aşırı yükselme olan günlerde bi şey yapın diyor. Ellerinde net rezerv yok. Swap mekanizması ile, bankaların parasıyla filan piyasaya dolar sağlıyorlar. Hiçbir işe yaramıyor. Görev savmış oluyorlar.
0
perferil
(13.12.21)
Hayır onların bilip de bizim bilmediğimiz bir şey yok. Ekonominin bütün olayı tahmin edilebilir olması üzerine kuruludur zaten. Gerek politikada gerek ekonomik göstergelerde şeffaflık esastır. Eğer ortada zaten bir "gizem" varsa bunun kendisi sorunlu bir şey.
0
akhenaten
(13.12.21)
dünya lideri diyor ki; bizim maliye politikamız yüksek kur ve düşük faiz olacak. mantık bu olunca müdahaleler bir işe yaramaz. isterse daha büyük tutarlarda müdahale olsun işe yaramaz çükü adam diyor ki ben gaza basacam, sen fren sesi duymayı umuyorsun olmaz. E madem öyle bu müdahale nedir? dünyada ekonomi anlatılırken şu söylenir; maliye politikasını hükümet yani bakanlar kurulu belirler, para politikasını da merkez bankası belirler, merkez bankası bağımsız olmalı aksi halde bu işler maliye politikasının emrine bırakılır ise bunlarda seçim kaygısı olduğu için popülist yaklaşımlar ile bütçenin, rezervin anasını ağlatır diyor. bizim mb biz bağımsız takılıyoz ya havasında , müdahale ettik falan filan. ülke ekonomisinin uluslararası derecelendirme kurumlarının gözünde iyice yerlere düşmesini engellemek maksat ama onlar sizden akıllı olduğu için bütün notlar ve değerlendirmeler yerlere inecek. hükümet, asrın lideri dövizin düşmesini şuan istemiyor. hadi geçmiş olsun.
0
seyduna6687
(13.12.21)
bugün bir hoca da dedi ki mantıklı, onlar da düşmeyecek biliyorlar ama birilerinin almak isteyip de alamaması daha büyük sıkıntıya yol açar, likidite sağlıyorlar.
0
passion rules the game
(13.12.21)
(5)

İzmir otogardan ege üniveristesine nasıl gidebilirim?

beni tedavi et
Merhaba. pazar bir sınavım var. sınavım ege üniversitesi fen fakültesinde olacak en geç saat: 09:30 da orada olmam gerekiyor. Yaşadığım yer aydın aydından otobüsle geleceğim 07:15 de bineceğim 8:45-9:00 gibi izmir otogarada olacağım, izmir otogardan, bornova ege üniversitesine en kısa sürede nasıl g
Merhaba. pazar bir sınavım var. sınavım ege üniversitesi fen fakültesinde olacak en geç saat: 09:30 da orada olmam gerekiyor. Yaşadığım yer aydın aydından otobüsle geleceğim 07:15 de bineceğim 8:45-9:00 gibi izmir otogarada olacağım, izmir otogardan, bornova ege üniversitesine en kısa sürede nasıl giderim nasıl gidebilirim. toplu taşıma var mı ? sınava 10 dan sonra almıyorlar
0
beni tedavi et
(11.12.21)
taksi 20 lira bir şey tutar, mesafe çok yakın. pazar olduğu için dolmuş ve otobüsle geç kalma ihtimalin var değmez bence.
0
kanlakarisikyagmur
(11.12.21)
Otogarın içinden kalkan Menemen dolmuşları geçiyor diye biliyorum ama emin olamadım.
0
Mirket
(11.12.21)
Eğer hala yerindeyse (ki öyledir heralde) otogarda dolmuşların kalktığı bir durak alanı var. Orada Bornova dolmuşuna binin ve Bornova metroda inmek istediğinizi söyleyin. Bornova metro'dan tıp fakültesi, iibf, hemşirelik ve bilgisayar mühendisliğine direkt giriş var. Eğer diğer mühendisliklere ve fen, edebiyat, iletişim, yabancı diller, diş vb. herhangi bir fakülteye gitmek istiyorsanız Bornova metro'da dolmuştan inince aşağı inip metroya binin ve bir durak sonra Ege Üniversitesi durağında inin.

Ama durum şu ki, eğer 9:00'da otogarda olursanız kesinlikle taksi kullanın. Yetişemezsiniz. Sonuçta ilk kez gideceğiniz bir yol. Metrodan inince de yürüme süreniz olacak. Taksi direkt ilgili fakülteye bıraksın sizi.
0
akhenaten
(11.12.21)
Aydın'dan gelen otobüs sabah trafik olmadığı icin 8.30da garajda olur. Otobüs firmasının servis saati uygunsa. Sizi Bornova metroya bırakır ilk duraklardan biri zaten.

Bunun dışında en hızlı olacak dolmuş Alparslan-Yeni garaj. Ortalama 7dkda gelir garajdan bornova metroya. Sizi ege üniversitesinin fen fakültesine uzak olan kapısında bırakır (Bornova metro tarafındakine). Biraz yürürsünüz. 15-20dk falan. Ya da metroda inip 1 durak gidip ege üniversitesi metroda inebilirsiniz.

Taksi de cok tutmaz hem de fakültenin önüne kadar götürür. Ama ordan 20 liradan fazla yazar sanki.
0
westblack
(11.12.21)
Otobüsten iner inmez aşağıya inmeden indiğiniz kattaki menemen dolmuşuna binin 7 dakikada kampüs yakınlarındasınız.
0
hedep
(11.12.21)
(13)

Fiyat mı talebi belirler, yoksa talep mi fiyatı belirler?

saturning
Talep kanuna göre; fiyat arttıkça talep azalır, fiyat azaldıkça talep artar. Bundan dolayı fiyat ve talep miktarı ters orantılıdır, zaten grafikte de eğrinin eğimi eksidir falan filan.Bir de bunun paradoks hâli vardır ki (Giffen Paradoksu, Veblen Etkisi) o zaman da ürün fiyatı arttıkça talep artıyor
Talep kanuna göre; fiyat arttıkça talep azalır, fiyat azaldıkça talep artar. Bundan dolayı fiyat ve talep miktarı ters orantılıdır, zaten grafikte de eğrinin eğimi eksidir falan filan.

Bir de bunun paradoks hâli vardır ki (Giffen Paradoksu, Veblen Etkisi) o zaman da ürün fiyatı arttıkça talep artıyor, fiyatı azaldıkça talep azalıyor; başka bir konu.

Şimdi benim sorum, bu paradokslardan bağımsız olarak sormak istediğim bir soru. İlk paragrafta bahsettiğim talep kanunu neden tersten çalışmıyor? Fiyat arttıkça talep azalır, fiyat azaldıkça talep artar olayı, evet bu şekilde günlük hayatımızda işliyor ve bunun etkilerini görüyoruz zaten. Ama neden aynı kuralın, aynı eğrinin yorumlanması tersten işlemiyor? Sadece kelimelerin yerini değiştirdiğimizde, yani talep azaldıkça fiyat artar ya da talep arttıkça fiyat azalır olmuyor günlük hayatta? Bunun nedenini merak ediyorum. Aşırı basit bir nokta var ve ben mi kaçırıyorum acaba?

Kısacası, klasik talep kanununda fiyat mı talebi belirler, yoksa talep mi fiyatı belirler?

Son olarak, altın ya da döviz için "fiyat (P)-talep miktarı (Q)" için çizilen talep eğrisi neden ters orantılı değil?

Şimdiden teşekkürler.
0
saturning
(09.12.21)
(bkz: kullanım değeri)
(bkz: değişim değeri)
(bkz: emek değer kuramı)

kısaca: bir şeye talep azalıyorsa kimsenin ona ihtiyacı yoktur. fiyatı neden artsın?

edit: burjuva iktisat kuramı sizi bir yere kadar götürür. ondan sonrasını anlamak için sevilmeyene, dışlanana bakmak gerekir.
0
prole
(09.12.21)
1. Kelimelerin yerini değiştirmenin ne etkisi olacağını düşündün acaba?
2. Birbirini belirliyorlar.
3. Finansal varlıklarda beklenen getirinin daha etkili olmasını beklerim ama yine de altın için bir çiz bakalım ters mi düz mü görmek isterim.
0
dunal
(09.12.21)
@dunal,

Son dönemler için konuşursak,
altın ve dövizde talep arttıkça fiyatları artıyor, doğru orantılı olmuş oluyor ?
0
🌸saturning
(09.12.21)
Burada olan şey "metabolizman varsa canlısındır, canlıysan metabolizman vardır" gibi iki taraflı bir durum değil ki ama? Yapı buna benzediği için siz böyle farz ettiniz heralde.

Burada olan şey daha çok hava sıcaksa terlersin, terliyorsan hava sıcaktır derken oluşan durum gibi, terlemek için havanın sıcak olması tek koşul değil, spor yapıyor da olabilirsin. Başka bir şey de olabilir.

Fiyatlarda yaşanan düşme, talep üzerine etkiyen faktörlerden birisi, ancak bu dönüşümlü geçerli olmak zorunda değil.

Böyle bir beklentinin oluşması için bir sebep yok. Bence siz sadece cümle yapısından kaynaklı bir yanılsama yaşamışsınız.
0
akhenaten
(09.12.21)
@prole,

"kısaca: bir şeye talep azalıyorsa kimsenin ona ihtiyacı yoktur. fiyatı neden artsın?"

demişsiniz. İşte ben de tam olarak bunu soruyorum: bir şeye talep azalıyorsa kimsenin ona ihtiyacı yoktur, fiyatı da artmaz, azalır (doğru orantı oluverdi).
Yani "Talep Kanunu"nu talepten giderek değerlendirdiğimizde, ters orantı, doğru orantıya dönüşüyor?
0
🌸saturning
(09.12.21)
@akhenaten,

cümle yapısından kaynaklı bir yanılsamadan ziyade, matematikte kullanmış olduğumuz orantı kurallarına göre yorumladım ve işin içinden çıkamadam diyelim:)
matematikte, iki değişken (a ve b diyelim) arasında ters orantı varsa bu, a artarken b azalır, a azalırken b artar; ya da tam tersi b artarken a azalır, b azalırken a artar değil midir normalde? Buna mukabil bir kafa karışıklığı diyelim.
0
🌸saturning
(09.12.21)
Arz-talep dengesine göre:

bir şeye talep artarsa fiyatı artar. Koşul: üründen sınırlı sayıda olması ve üretici güçlerin gelişmişlik düzeyinin sabit olması. İlişki: Doğru orantı

bir şeyin fiyatı artarsa talep azalır. Koşul: talepte bulunan kitlenin sabit olması ve zenginliğin yukarı doğru daralması. Yani aslında buradaki talep, ihtiyaç ile değil, alım gücü ile belirlenir. İhtiyaçları olmalarına rağmen alım güçleri olmadığı için dolaylı olarak talep azalır. İlişki: Ters orantı.

Bir şeye talep azalırsa fiyatı azalır. Koşul: İşletmenin zarar etmemesi için metanın emek-değer cinsinden karşılığına kadar indirim yapılır. Bu eşiğin altı zarardır. İlişki: Doğru orantı.

Bir şeyin fiyatı azalırsa talep artar. Koşul: İnsanların o şeye ihtiyaçları olması. Kullanım değeri olmayan bir şeyin fiyatı ne olursa olsun talep değişmez. Fiyatı azalan ürün daha "alınabilir" olur. İlişki: Ters orantı.

Dolayısıyla ilişkide arz ve talebin öncelik sonralığına göre orantıların türü de değişiyor.

Bazı durumlarda fiyatı artan şeylere talebin arttığını söylemişsin. Bu teoriler genelde tüketici beklentisine dayanır. Yani ya onun karşılığı olan paranın da artacağı beklentisiyle alınır (dolar, bitcoin), ya da onun kullanım değerinin daha yüksek olduğu düşüncesiyle alınır (reklam: iphone diğer telefonlarla aynı kullanım değerine sahip olmasına rağmen daha pahalıdır ve bu da talebi arttırır: arzu nesnesi)
0
prole
(09.12.21)
Önerdiğim üzere rakamlara giriştiğinde işin teknik boyutlarini göreceksin zaten. Altina ya da dovize olan talebi gözlerinle gözlemleme imkanin ya da tl arzini kafadan bilme imkanin yok.
0
dunal
(09.12.21)
Öncelikle kullanım, değişim, emek değer konularının bunlarla hiçbir ilgisi yok.. O yoldan ararsanız yanıt çıkmıyor.

Talep kanunu tersten her malda çalışmaz sorduğunuz gibi. Çünkü "fiyat" genelde bir etiket değiştirerek belirlenebilir bir şeyken "talep" belirlenemez (çok az bulunan istisnalar haricinde, ki fiyat gibi kolayca da olmaz). Biri endojen biri exojen değişkendir istatistik diliyle. Biz de, buna bakarak bu biçimde koymuşuz kanunu.

"altın ya da döviz için "fiyat (P)-talep miktarı (Q)" için çizilen talep eğrisi neden ters orantılı değil?"

Finansal piyasalarda momentum (fiyatı dün arttıysa yarın daha da artar) etkisine güvenip yatırım yapan kişiler olması Veblen etkisine güzel bir örnektir bu arada.
0
freiefeeler
(09.12.21)
Bu kurallar diger her sey ayniyken gecerli kurallar. Yani? Su an dolar kuru 13.70 falan. Ben 11’den satsam sen 13.70’ten satsan beriki 15’ten satsa hangimize daha cok talep olur?
0
ghilleinthemist
(09.12.21)
Ikincisi fiyat talep arasindaki iliski cift yonlu degil, arzi artirmadan sirf talebi artirmak fiyati dusuremez. Ama fiyati dusurmek talebi artirir. tersinir tersinmez tepkimeler gibi.
0
ghilleinthemist
(09.12.21)
hayir, tam olarak diger her sey ayniyken degil bir denge iliskisi olarak dusunmek daha dogru. esanli denklemlerle analiz edilir. ve iliski muhtemelen cift yonlu.
0
dunal
(09.12.21)
çok detaylı okumadım üstü ama iki noktaya değineyim.

bir mal için toptan ihtiyaç duyulmaz ya da şu seviyede talep oluşur demek doğru değil. esneklikler her birey için farklıdır. kumanda ekonomileri bu yüzden hep patlar.

iktisattaki arz-talep eğrileri matematiksel anlamda bizim anladığımız keskin ilişkileri ifade etmiyor ki geçmişte hangisi hangi eksende olacak çok tartışılmış ve P'nin x ekseninde yer aldığı da olmuş.
0
passion rules the game
(10.12.21)
(7)

Bu prize bu para verilir mi?

edaddy
Şöyle bir şey işlerimi kolaylaştırır fakat ucuz (ve nispeten kaliteli) bir halini bulamadım:https://www.bauhaus.com.tr/aydinlatma-ve-elektro-anahtar-ve-priz-serileri-grup-prizler/brennenstuhl-premium-line-5-li-anahtarli-priz-3x15mm-3m-60948362#tabsPdpYoksa 70 Liralık tek anahtarlı bir Viko alıp geçs
Şöyle bir şey işlerimi kolaylaştırır fakat ucuz (ve nispeten kaliteli) bir halini bulamadım:

www.bauhaus.com.tr

Yoksa 70 Liralık tek anahtarlı bir Viko alıp geçsem mi?

Teşekkürler.
0
edaddy
(09.12.21)
bu kadar detaylı bir ürüne ihtiyaç var mı cidden? bence tek anahtarlı basit bir şey yeter ancak bu ihtiyaç ve tercih meselesi tabi
0
kisa
(09.12.21)
Tek anahtarlı ile bunun arasında fark yok göründüğü kadarıyla. Akım koruması olsaydı alınır derdim ama bu haliyle alınmaz.
0
orient blue
(09.12.21)
fişini kendi üstündeki prize takmışlar. bu şekilde kendi kendine elektrik üretebiliyorsa düşünebilirim.

şaka bi tarafa, prizleri tek tek açıp kapatmaya ihtiyacınız var mı gerçekten? tek anahtarlı bir viko işinizi görür bence de.
0
kibritsuyu
(09.12.21)
Para kazanma derdim olmasaydı dahi bu kadar para vermezdim bir prize.
0
pispinti
(09.12.21)
Bu ürün ciddi anlamda her daim şüphe içinde olan güvensizlik hissi yaşayanlar için.
Bu para da ona verilmez .
0
Erva
(09.12.21)
Eğer kullanacağınız elektronik ekipmanlardan bazıları çalışırken diğerlerine akım gitmesini engellemeniz gereken bir durum yoksa neden tercih edesiniz ki? Aksine normal prizlere göre kalabalık bile duruyor, her anahtar için daha da uzatılmış priz. Ben özellikle tercih etmem şahsen.
0
akhenaten
(09.12.21)
Eğer bir atelye, işletme, üretim yerinde lazımsa baya da mantıklıymış.

Ama ev kullanıcısı için gereksiz +1
0
John Bloor
(09.12.21)
(6)

pişirip memnun kaldığınız en güzel kurabiye

chihirovekohaku
tariflerinize talibim <3chihiro şu tarifi dene, 10 numara, çok lezzetli dediğiniz tarifler :)
tariflerinize talibim <3

chihiro şu tarifi dene, 10 numara, çok lezzetli dediğiniz tarifler :)
0
chihirovekohaku
(08.12.21)
Bilmeyen kaldı mı bilmiyorum, ama; cafefernando.com
0
akhenaten
(08.12.21)
shortbread denen tereyağlı kurabiye

www.youtube.com
0
faithless
(08.12.21)
www.damyskitchen.com
ancak 115-120 gr kadar şeker ve 150 gr kadar damla çikolatayla bence tadı daha iyi, aksi durumda çok fazla tatlı gelebiliyor.
0
ruz
(08.12.21)
Damyskitchen blogundaki brownie cookie <3
0
kobuzchu kiz
(09.12.21)
Burcu Eminoglu'nin Youtube'un en guzel kurabiyesi mi ne basligiyla hazirladigi bir cikolata parcacikli kurabiye tarifi var. Soyledigi gibi yapinca cok iyi oluyor.

www.youtube.com
0
sopiro
(09.12.21)
www.janespatisserie.com

tam olarak kurabiye olmuyor sanirim ancak, kesinlikle bu! piyasadaki hemen hemen butun cookie tariflerini denemisimdir, bu tarifi yaptigim gunden beri baska cookie yapmiyorum. yiyen herkes de baya baya hayrani oluyor. yalniz yapmaniz durumunda 300 gr degil de, 220-250 gr falan cikolata koyun hamura, bu bile fazlasiyla yetiyor. ^^
0
okuyamıyom ben ya
(09.12.21)
(5)

İngilizcenin Tıkanması

meşe
Merhaba,İyi kötü İngilizce biliyorum B2 denilen garabet içinde olduğumu düşünüyorum, girdiğim sınavlar mülakatlar da bunu onaylıyor(upper intermediate) fakat ben çok iyi İngilizcem olsun istiyorum.En baştan başlayayım dedim grammar in use aldım(kırmızı) çok kolaydı, mavisini yaptım o da kolaydı.Son
Merhaba,

İyi kötü İngilizce biliyorum B2 denilen garabet içinde olduğumu düşünüyorum, girdiğim sınavlar mülakatlar da bunu onaylıyor(upper intermediate) fakat ben çok iyi İngilizcem olsun istiyorum.

En baştan başlayayım dedim grammar in use aldım(kırmızı) çok kolaydı, mavisini yaptım o da kolaydı.

Son olarak cesur öztürk'ün building skills for proficiency kitabını aldım başladım e ben bunu da anlamıyorum.

İsim cümleleri, fiil cümleleri edatlar zarflar bi şeyler dolu. Tablolar yapılmış orda bile kısaltmalarda boğuluyorum.

Liseden beri Türkçe dilbilgisi dersi bile görmedim şu an cümlenin öğeleri anadilde bile sıkıntı benim için yani bu kitabı anlamıyorum ve aşırı moralim bozuldu özgüvenim düştü.

Bu B2 batağından neyle nasıl çıkacağım, toefl olsun yds olsun yüksek puanlar almak istiyorum mail yazarken afilli kalıplar kelimeler olsun istiyorum.
0
meşe
(08.12.21)
Merhaba, sorunuz tamamen dil kullanım alışkanlığı ile alakalı. Hata yaptığınızda sizi düzeltebilecek kapasitede bir kişiyle sohbet etmeniz ve yazışmanız zamanla doğru ve doğal kalıpları dilinize oturtacaktır.

Bunun için iki etkili yöntem var; ingilizce anadili olan arkadaş / sevgili ya da konuşma kursu ve mektup arkadaşı.

Eğer bu imkanlarınız yoksa bir diğer çok etkili yöntem şarkı sözü ezberleyip şarkılara eşlik etmek ve ingilizce anadili olan edebi eserleri her bir cümleyi anlayarak okumak. Gerekirse günde yarım sayfa okuyun, ama bir cümlede ne yazdığını anlamadan diğerine geçmeyin, zamanla artık hiç sözlük kullanmadığınızı göreceksiniz. the Wizard of Oz gibi klasik öykü kitapları artık public license altında olduğu için project gutenberg'in websitesinde bulabilirsiniz.

Ezber yapmak kafanıza cümle yapılarını yerleştirir. Daha sonra hiç farkında olmadan yanlış yapılar kulağınızı tırmalamaya başlar. Dil soyuttur, bozuk bir yapıya bile kulağınız alışsa size doğal gelir ve gerçekte olmayan bu dili siz gerçek gibi doğru algılamaya başlarsınız. Dil tamamen kullanım alışkanlığıyla yerleşen bir şey. "Mantığını" öğrenmek bir yere kadar taşıyor sizi o yüzden. Önemli olan ritmini ve akışını içselleştirmeniz.
0
akhenaten
(08.12.21)
Bizim ülke kadar grammar kitaplarına saplanıp kalan, İngilizceyi çok iyi öğrenmeyi kitaplarda arayan başka ülke yoktur. 2022'ye girerken her gün BBC ve CNN yazılarını okumamak büyük bir eksiklik. Bir tane National Geographic yazısı okusanız 20 tane kelime öğrenirsiniz.
0
dissendium
(08.12.21)
ingilizceyi öğretmeyecekseniz dil bilgisine edattı zarftı vs bu kadar hakim olmanıza gerek var mı?

bene speaking ve listening üzerine odaklanın. farklı aksanlar dinleyin, anlamaya çalışın. konuşmayı ne kadar sürdürebiliyorsunuz test edin. bunların olması için en başta kelime bilgisi gerekiyor tabii. ingilizce basın, website, forum vs takip edin.
0
south park in kapusonlu uyesi
(08.12.21)
keptınsın çok güzel bi tespiti var türkler yabancı "dili" (bknz dil) öğrenmek istemiyor puan almak istiyor. sınavlar da zaten gerçeği ölçmüyor e o zaman bu çaba neden? :D
dil, iletişim kurmak için edinilen bişey. yani öyle olmalı. konuşabilmeli ve/veya yazabilmelisiniz.

önerim; çok okumalı, çok yazmalı ve çok konuşmalısınız. cambly preply falan olur başka bişey olur. her gün düzenli bişeyler okumanızı da öneririm.
0
rewlack
(08.12.21)
Yabanci dil vücud geliştirmeye benzer heryeri eşit çalışmak lazım.

Bütün beceriler birbirleri ile bağlantılıdır.

Sadece grammer çözerek ilerleyemezsin.
0
Slynmaster
(15.12.21)
(4)

Covid iken banyo yapmamak

put it in your appropriate place
Arkadaşım dedi ki; covidken sakin banyo yapma, Buharlara yerleşiyor virüs tekrardan ciğere gidiyor.Doğru mu bu?
Arkadaşım dedi ki; covidken sakin banyo yapma, Buharlara yerleşiyor virüs tekrardan ciğere gidiyor.

Doğru mu bu?
0
put it in your appropriate place
(07.12.21)
Değil.
0
archmage mahmut
(07.12.21)
hayır doğru değil, çünkü nefes yoluyla dışarıya vücuttan virüs atarak içinizdeki virüs sayısını azaltıp iyileşmeniz gibi bir şey söz konusu değil. iyileşmeniz vücudunuzda virüsle savaşan sistemlerin etkin bir seviyeye ulaşmasıyla alakalı.

arkadaşınızın dediği şey biraz "sakın yerleri silerken pencereyi kapatma içerde nem birikip tekrar yerleri ıslatır" demeye benziyor.

buhar olsa olsa çevrenizde enfekte olmamış kişiler varsa bunların dikkat etmesi gereken bir şey olabilir. sonuçta covid havadaki damlacıklar yoluyla yayılıyor. ancak bunun ne kadar etkili olduğuyla ilgili bir araştırma var mıdır bilmiyorum.

eğer evde tekseniz ya da herkes hastaysa bunu düşünmenize gerek yok, aksi halde de sorun olsa doktorlar bunu herkese belirtir zaten. her yerde ne yapılması gerektiğiyle ilgili şeyler yazıyor.
0
akhenaten
(07.12.21)
arkadasin belki hakli olabilir. belki az bilinen yada yeni ortaya cikmis bir arastirma olabilir. nerden duydugunu sorun.
0
buenosdias
(07.12.21)
Şöyle bir haber var www.cnnturk.com
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(07.12.21)
(11)

Eski ilişkideki hatalarınız yüzünden cezalandırıldığınızı hiç düşündünüz mü

magni
Beni samimiyetle seven, benim de aynı şekilde onu sevdiğim eski bir kız arkadaşım vardı.Uzun bir süre ilişkimiz karşılıklı çok güzel bir çizgide gitti. İlişkimizin bitmesine yakın dönemlerinde ise şımarıklıklar yaptım, bencilce hareket ettiğim konular oldu. Allah var, o pek çok konuda alttan aldı, t
Beni samimiyetle seven, benim de aynı şekilde onu sevdiğim eski bir kız arkadaşım vardı.

Uzun bir süre ilişkimiz karşılıklı çok güzel bir çizgide gitti. İlişkimizin bitmesine yakın dönemlerinde ise şımarıklıklar yaptım, bencilce hareket ettiğim konular oldu. Allah var, o pek çok konuda alttan aldı, toparlayıcı olmaya çalıştı. O zamanlar yanlış yaptığımı göremiyordum tabii, ona kızıyordum. Ama aradan zaman geçip de kendi fotoğrafına baktığında, net bir yüzleşme yaşıyorsun.

O kızdan sonra hayatımda pek çok denemem oldu. Onun ardından, hep en ufak bir sıkıntı baş gösterdiğinde çizgisini çeken, istediği olmayınca anında uzaklaşma yolunu tercih eden insanlara denk geldim. "Eski kız arkadaşım melekmiş meğer" düşüncesi defalarca aklımdan geçti bu süreçte.

Sanki geçmişte ona yaptığım hatalar yüzünden hayat beni cezalandırıyor gibi hissetmeye başladım, hiç böyle bir kafaya girdiğiniz oldu mu sizin de? "Ben onun değerini bilemedim ve hayat artık karşıma bu tür insanları çıkararak bedel ödetiyor" falan gibi bir şey yani?
0
magni
(07.12.21)
adına karma diyoruz
sonsuza kadar sürmez
0
bir soru sorcam
(07.12.21)
Yok öyle bir şey. Tamamen algıda seçicilik. Hiç kimse mükemmel değildir, bence vicdan azabı çekmene gerek yok. Bu ilk zorlukta uzama olayı genelde yaşla alakalı bir şey, kafana takma.
0
roket adam
(07.12.21)
Hayır hiç olmadı. Eski sevgiliye şımarıklık yapmış olmak hayatının devamında bedel ödemeni gerektirecek kadar evil bir şey değil. Bu rasyonel bir şey de değil zaten. Pişmanlık belki seni o yönde düşünmeye itiyor. Psikolojide vardır mutlaka karşılığı.
0
IncredibleMau
(07.12.21)
benzerini yaşattım yaşadım. çok uzun süre bu yüzden lanetlendiğimi düşündüm ama bence yeterince burnum sürttü.
0
lcha
(07.12.21)
sanki var gibi böyle bir şey. algıda seçicilik olduğu büyük ihtimal de, böyle bir şeyin olması ihtimali hayatı daha anlamlı kılmıyor mu?

tam tersini düşün. sürüm sürüm sürünsün istemez misin :)
0
gabe h coud
(07.12.21)
Böyle şeyler daha ziyade yeni tanıştığınız insanları eski sevgilinizle kıyaslamanızdan kaynaklanıyor. Eğer kendinizin de hatalı olduğuna inanmışsanız bu da tuzu biberi oluyor.

Kendinizde gördüğünüz hataları yapmamaya çalışın, yeni tanıştığınız insanları da eski sevgilinizle kıyaslamayın. Her soruna herkes aynı şekilde yaklaşmaz. Siz eski sevgilinize ayarlı bir sorun çözme dürtüsüne sahip olabilirsiniz. Bu başka biriyle bu sorunları çözemeyeceğiniz anlamına gelmiyor, sadece başka yolları denemelisiniz.
0
akhenaten
(07.12.21)
Düşünmedim.
0
j r r tolkien hayrani
(07.12.21)
Hayır. Kader/karma/ilahi adalet inanmam.
0
jazzabel
(07.12.21)
Varsa karmanın bile bir ekonomisi olsa gerek. Haksızlık yaptığınız bir ilişkiye karşılık sizin haksızlığa uğradığınız bir ilişki. Bütün ilişkileriniz kötü gidecek diye düşünmemek lazım...
0
the thrill of the chase
(07.12.21)
Ben karmaya inanıyorum. Eden bulur.
0
geçerkenugradım
(08.12.21)
yanlış anlamayın eskiden ben de aynı şekilde düşünüyordum. ancak şu bir gerçek ki eski kız arkadaşınızın sizden tamamen ayrıldıktan sonra hayatınızı yönetebilmek gibi gizli güçleri olsaydı emin olun sizle hiç uğraşmazdı kendi devletini kurar kraliçe olurdu :)

muhtemelen daha farklı bir şehire/ortama girdiğiniz için arkadaş çevreniz değişmiş ve insanların ilişki anlamında daha rekabetçi olduğu bir ortama girmişsiniz.(belki istanbul bilemem tabi) bir de tabi boşluğa düşmüş gibi hissediyorsunuz beklentiniz karşılanmayınca. Bunlar doğaldır ve eski kız arkadaşınızla diğer potansiyel kız arkadaşlarınız arasında korrealasyon kurmanız sadece hepsinin cinsiyetinden kaynaklanıyor tek ortak noktaları bu.

Hayat devam ediyor, geçmiş eski bir tiyatro sahnesi, perdeyi aralasanız bile artık cansız. Bunları düşünmektense anın akışına bırakın kendinizi. En azından değiştirebilme şansınız var bazı şeyleri.

Ayrıca bu dünyada adalet yoktur.
0
stavroqin
(12.12.21)
(5)

ingilize basit bir soru?

beyinter
why your sister is so happy?why is your sister so happy?bu iki cümle yapısal olarak doğru mu ve çevirileri nedir?
why your sister is so happy?
why is your sister so happy?

bu iki cümle yapısal olarak doğru mu ve çevirileri nedir?
0
beyinter
(07.12.21)
İkincisi soru ilki devam edecek olan bir cümlenin öznesi

İkincisi: neden kız kardeşin bu kadar mutlu?
İlki: kız kardeşinin bu kadar mutlu olmasının sebebi
0
but that was just a dream
(07.12.21)
bu halleriyle ilki cümle değil. ikincisi bir cümle.

ilkini şöyle kullanabiliriz:

can you tell me why your sister is so happy?

ikincisini doğrudan yazdığınız gibi kullanabilirsiniz.
0
co2s2
(07.12.21)
>> anahtar sözcük "noun clauses" daha detaylı incelemek istiyorsanız.
0
kucukne
(07.12.21)
Günlük kullanım için ikisi de doğru, ikincisi daha kurallı.

İkisi de kız kardeşin neden sinirli olduğunu soruyor ancak kimi duygu durumlarında farklı nüanslar verip, biri diğerine göre daha doğal durabilir. Birinci cümle "neden senin kız kardeşin hep bu kadar mutlu olmak zorunda, çok tuhaf biri değil mi?" gibi bir anlam içerebilir mesela, ancak ikinci cümle "neden kız kardeşin bugün bu kadar mutlu, bir şey mi oldu?" anlamını daha düzgün karşılar.

Kurallı olmayan her cümle yanlıştır demek konuşma dilini hesaba katmamak olur, bu açıdan ikisi de doğru.
0
akhenaten
(07.12.21)
ikisinde de aynı soruyu, kız kardeşin neden bu kadar mutlu? sorusunu soruyorsak, ikincisi doğru. ilkinde "is" cümlede hiç olmazsa daha doğru, konuşma dilinde buradaki is yutulabilir, ya da göçmenlerin kullanımına benzetilebilir. ama yeri öyle sonda olmaz. ignorant, ignorant! derler adama.
0
gabe h coud
(07.12.21)
(6)

Fon işlemleri

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar, İlk defa fon aldım, ancak nasıl yönetileceğini tam anlayamadım. Mesela ben bugün saat 12.00 den önce satmak istesem ertesi günün fiyatıyla bi sonraki gün satışı oluyor anladığım kadarıyla, ancak belki zararda olacak onu bilemeden satış yapmak çok riskli oluyor. Fonda kısaca satış veya al
Merhabalar,

İlk defa fon aldım, ancak nasıl yönetileceğini tam anlayamadım. Mesela ben bugün saat 12.00 den önce satmak istesem ertesi günün fiyatıyla bi sonraki gün satışı oluyor anladığım kadarıyla, ancak belki zararda olacak onu bilemeden satış yapmak çok riskli oluyor. Fonda kısaca satış veya alış yaparken fiyatı görmeden mi yapıyoruz? Çünkü işlem fiyatları ertesi gün veya sonraki günün fiyatlarıyla gerçekleşiyor benim anladığım?

Teşekkürler.
0
esinikaybetmiscorap.
(01.12.21)
Evet, öyle oluyor. Alım satım fiyatlarını bilmeden işlem yapılıyor. 12'ye kadar olan alım emirleri için ertesi gün (T+1 deniyor) belirlenen fiyattan almış olur.
12'den sonraki emirlerde de T+2'nin belirlenecek fiyatından alım olur.
0
himmet dayi
(01.12.21)
evet, doğru anlamışsınız.
0
rewlack
(01.12.21)
Evet dediğiniz gibi, hatta satış işlemi birkaç güne kadar uzayan fonlar var. Bu yüzden fon alacaksanız orta ve uzun vadeli düşünmenizde fayda var.

Yani birgün yüklü bir harcama yapacağınız zaman kırmak üzere tuttuğunuz bir kumbara gibi bu. Ya da fonun doyuma ulaştığına inandığınız bir dönem geldiğinde "ya şu fonda yatırımım vardı, artık satayım da başka fonlar bu dönemde çok daha getiri sağlıyor" diye satabilirsiniz.

Ama altın, dolar ve coinlerde şu sıralar çokça yapıldığı gibi iyi fırladı, satıp alttan toplarım stratejisi fonlarda çok tutarlı değil.
0
akhenaten
(01.12.21)
ilke olarak hiçbir zaman nasıl çalıştığını bilmediğiniz finansal ürüne yatırım yapmayın, uzun vadede zarar edersiniz. önce eğitimini alıp sonradan başlarsanız başarı şansınız artar.
0
stavroqin
(01.12.21)
fon uzun dönem bağlanmak isteyenler için uygun aksi halde hiç bulaşmamak gerek.
0
lcha
(01.12.21)
Cevaplar için çok teşekkürler, çok az miktarda fon aldım açıkçası sırf işleyişi görmek için alacağım paranın hepsiyle değil çok çok azıyla girdimki neyle karşılaşabilirim önceden bir görmek için.
0
🌸esinikaybetmiscorap.
(01.12.21)
(12)

annem yoğun bakımda - korkuyorum

the thrill of the chase
ishal ve iştahsızlık vardı, birkaç gün hastanede genel bakım yapıldı, serum verildi. hatta daha iyi bir özel hastaneye nakledecektik bugün, daha iyi bakılsın toparlansın diye.her şey normalken sabah kalbi durmuş, masajla geri gelmiş. şu an yoğun bakımda hayati tehlikesi var, solunum yetmezliği, böb
ishal ve iştahsızlık vardı, birkaç gün hastanede genel bakım yapıldı, serum verildi. hatta daha iyi bir özel hastaneye nakledecektik bugün, daha iyi bakılsın toparlansın diye.

her şey normalken sabah kalbi durmuş, masajla geri gelmiş.
şu an yoğun bakımda hayati tehlikesi var, solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği.
yaşı 70. annem.

kaskatıyım. bizi eve yolladılar, haber bekleyin dediler. böyle bir tabloda yaşama dönme ihtimali var mı? ne olur dua edin, bir de böyle bir tabloda durumu düzelen örnekler varsa ne olur söyleyin.
0
the thrill of the chase
(29.11.21)
öncelikle gecmis olsun. umarim annenizin kendi toparlar ve taburcu olur.

3 sene once babam agir akciger enfeksiyonu yasarken pihti atti ve kalbi durdu. yaklasik 7 dakika falan kalp masaji ile geri dondurdum. sonra ambulans, hastane falan derken 2 ay tedavi oldu. normal hayatina devam ediyor.

yas: 80 +
0
helenart
(29.11.21)
Çok geçmiş olsun. Elbette var böyle bir ihtimal. Şu anda elinizden gelecek bir şey yok ve yapılması gerekenleri yapmışsınız. Acil şifalar diliyorum.
0
kisa
(29.11.21)
umudunuzu yitirmeyin ve doktorlara- hemşirelere güvenelim.toparlayacaktır.
dua mızı eksik etmeyelim teyzemize.
turp gibi çıkacaktır eski toprak.
0
jamswety
(29.11.21)
Şans annenize ve size gülmüş ki hastanede bu olay gerçekleşmiş, hemen müdahalede bulunulmuş. Bakın şu anda da tedavi altında.

Size tek düşen moralinizi yüksek tutmak. Bunun ilk kez annenizin başına gelmediğini ve etrafında ne yaptığını bilen insanların olduğunu aklınızdan çıkarmayın, bakın olumlu sonuçlanmış bir örnek burada size anlatmış kendi hikayesini. Bunlar somut olan elle tutulur olumlu örnekler.
0
akhenaten
(29.11.21)
çok geçmiş olsun.
umudunuzu yitirmeyin.
umarım bir an önce iyileşip sağlığına kavuşur.
0
blatta hiberna
(29.11.21)
çok geçmiş olsun.

tabii ki güzel ihtimaller de var.

acil şifalar diliyorum, umarım siz de en yakın zamanda güzel haberler alırsınız.
0
elma
(29.11.21)
çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda rahatlatıcı haberlerini alırsınız anneciğinizin.

benzer tabloda yaşama dönme ihtimali tabi ki var. anneniz şu an zaten alabileceği en doğru tedaviyi alıyor ve yoğun bakımda yakından takip ediliyor. bir an önce iyileşerek yoğun bakımdan çıkmasını, sağlıklı günlere kavuşmasını dilerim.
0
evde liyakat kalmamis
(29.11.21)
Geçmiş olsun dualarımız sizlerle.
0
komando kani var bende
(29.11.21)
önce sakin ve sağlam kalın. geçmiş olsun.

annem bir kalp krizi, bir beyin kanaması, bir beyin ameliyatı atlattı. hepsinde de küçücük ihtimaller vardı ama düzeldi.

iyi olacağını düşünün. dualarımız sizinle.
0
la traviata
(29.11.21)
yüreğim yanıyor, böbrek yetmezliğinden dönüş var mı bilmiyorum. herkese teşekkür ederim
0
🌸the thrill of the chase
(29.11.21)
çok geçmiş olsun. endişenizi ve korkunuzu anlıyorum ama içinizi ferah tutun, doktorlara güvenin. inşallah en kısa zamanda anneciğinize sağ salim kavuşursunuz. dualarımız sizinle.
0
miranda
(29.11.21)
öncelikle geçmiş olsun. inşallah olumsuz ilerlemez.
her şey normal iken demişsiniz ama hastanede yoğun bakıma giren hast için kesinlikle normal olmayan şeyler vardır ve solunum durması kalp durması ihtimaline karşı hasta yoğun bakıma alınır. maalesef annenizde de kalp durması olmuş ve üzerine solunum yetmezliği ve böbrek yetymezliği gelişmiş. tahminim multiple organ yetmezliğine ilerleyebilir ve geri dönülmez yola girer. inşallah toparlar emin olun herke elinden geleni yapıyor yoğun bakımlarda. kendimizi her şeye hazırlamakta fayda var.
0
andlee
(29.11.21)
(18)

Şu erkek davranışını yorumlayalım

vestasy
Kırk yaş üstü bir beyefendi söz konusu. Kendisi bir kadınla sevgili oluyor, kadına daha ilk günden kendisiyle yaşaması konusunda ısrarcı davranışlarda bulunuyor. Kadın da sonunda kabul ediyor ve adamın evine taşınıyor. Her şey güzel gidiyor, oldukça sevecen ve kibar bir adam kendisi.Adamın ailesiyle
Kırk yaş üstü bir beyefendi söz konusu. Kendisi bir kadınla sevgili oluyor, kadına daha ilk günden kendisiyle yaşaması konusunda ısrarcı davranışlarda bulunuyor. Kadın da sonunda kabul ediyor ve adamın evine taşınıyor. Her şey güzel gidiyor, oldukça sevecen ve kibar bir adam kendisi.

Adamın ailesiyle çok yakın bir ilişkisi var. Annesi, kardeşleri, yeğenleri sık sık adamı ziyarete geliyor ve bu sırada kadınla da tanışıyorlar. Güzel, tatlı bir aile ve kadını seviyorlar da. Ailesinin yanındayken adam kadını öve öve bitiremiyor. Memleketini, mesleğini, eğitimini, güzelliğini... Ailesi ne zaman gelse her şeyini övüyor kadının.

İlk zamanlar aslında aralarında hiçbir sorun yok ama sonrasında adamın tavırları değişiyor. Ailesi orada olmadığında yani evde yalnız olduklarında, ki genellikle öyle oluyorlar, adam ailesinin övdüğü özelliklerinden kusur olarak bahsediyor kadına.

Kadının müzisyen olmasıyla ilgili ailesinin yanında övgüyle bahsederken yalnız kaldıklarında kadına "boş işle uğraşan beceriksiz" diyor mesela. Ailesine "Çok güzel ama hala diyet yapmaya çalışıyor, bence kilosu mükemmel." derken ailesi yokken sık sık "Amma kilolusun, hiçbir yakışmıyor üstüne." demeye başlıyor. Ya da ailesinin yanındayken "Kitabın evinde kaldıysa gidip alırız hayatım. Orası çok uzak, ben seni götürürüm." derken, kadın adamın ailesi yokken evine gidip kitabını almak istediğinde "Şoförün mü var senin? Kendin git al çok istiyorsan." gibi cevaplar veriyor. Bunlar sadece birkaç basit örnek.

Bu adamın ailesinin yanındayken ortaya koyduğu davranışlarının bu kadar farklı olmasını nasıl yorumlayabiliriz? Bir de ilişki başladıktan birkaç ay sonra bu hale gelmiş tabii ki, o da var.

Akla ilk gelen cevap hakkında bir şey diyeyim. Ailesinden kötü özelliklerini gizlemeye çalıştığını düşünmüyorum çünkü ailesi adamın bu tarz sağlıksız eğilimleri olduğunu zaten biliyor(muş).
0
vestasy
(29.11.21)
Psikolojik bir rahatsızlığı olabilir mi acaba. Sosyopat vs
Çünkü bunun mantıklı bir açıklaması olamaz. bunun böyle normal insan davranışı ile açıklanabilecegini asla düşünmüyorum.
0
logisticsmanager
(29.11.21)
(bkz: love bombing)
Hatta şu entry: eksisozluk.com
0
kobuzchu kiz
(29.11.21)
akla ilk gelen cevap ile ne kastettiniz? ailesi hangi egilimlerini biliyormus?

kişilik bozuklugu seviyesinde mi bilemem ama ben narsisizm kokusu aldim.

israr
ilk baslarda cok iyi giden iliski ve ovguler - love bombing donemi
sonra bir anda degisen bir adam ve ovgulerin yerini bitmek bilmeyen elestirilerin almasi

ailesinin yaninda sizi ovuyor cunku siz onun sevgilisi olarak mukemmel olmalisiniz. ailesine ve aslinda o an kendisine karsi "bakin nasil mukemmel bir adamim ki boyle mukemmel bir sevgilim var"i oynuyor.

sizin de ozguveninizi yerle bir etmeye calisiyor ki sizi baska kimsenin sevmeyecegine inanip onun yanindan ayrilmayin.
0
la lykia
(29.11.21)
daha ilk günden kendisiyle yaşaması konusunda ısrarcı olan erkek--birkaç ay sonra kadını aşağılamaya başlayan erkek.

bunun tek nedeni, geçimsiz olunması. kim sevgili olmak için, aynı evde yaşamak için, evlenmek için abartılı bir ısrara sahipse, zaman içinde zaten değişeceğinin, çekilmez biri olacağının ve ilişkisinin kısa süreceğinin farkındadır. o yüzden acele ettiriyorlar ki yaşadıkları yanlarına karşılar kalsın veya bir şekilde ilerlemiş olan ilişki karşı taraf tarafından kolayca bitirilemesin.

bunun yanında, ailesinin yanında söylediği şeyler ve başlasa olunduğunda söyledikleri çelişiyor mu? gerçek düşünceleri her zaman başlasa olduğunuzda söyledikleridir. başkalarının yanın da doğruyu söyleyip, neden sonrasında yalan söylesin ki? yalan derken, kendi düşüncelerine göre yalandan bahsediyorum. kadını içten içe kıskanıp, başkalarının yanında övdüğünde kendisini yüceltiyor, ama çok da havalanmasın diye de yalnız kaldıklarında karşı tarafın enerjisini düşürücü konuşuyor da olabilir. ama sonuçta kadına saygı duymadığı kesin.

bir ilişkide en gerçek olan şey başbaşayken ve basit rutinlerde yaşadıklarınızdır. instagrama herkes kahkaha atarken foto koyar. kimsenin o fotoğraflarda sivilcesi olmaz. mühim olan, televizyon izlerken sizden bir şey rica ettiğinde "hayatım sana zahmet şunu uzatsana" mı diyor, "çekil önümden be" mi diyor. bu rutin, gündelik konuşmalarda saygı olmazsa insanı yiyor bitiriyor bu ilişkiler.

yorumlanması neyse de, biri bana "şoförün mü var, git kendin al" dese, şoför tutar ve evi terk ederdim. asla anlatılan kişiyi yargılamak için demiyorum. ama yemişim öyle aşkın ızdırabını. kırk yaşındaki bebeyi büyütmek kırk bebek büyütmekten daha zor.
0
lovemyself
(29.11.21)
Gercek deli olabilir, artik kimseye deli demiyoruz ozel adlar cikti ama bence bu adam deli.
0
divit
(29.11.21)
oyyy çok kötü ya. meslektaşıma yapılıyor olması ayrı bir sinirlendirdi. ayrıca
kobuzchu kiz +1
0
guitarissimo
(29.11.21)
Sebebi nedir, rahatsızlık nedir bilmiyorum. size bu şekilde davranan herhangi birisini hayatınızda tutmayın.
0
yercekimini kendine ceken adam
(29.11.21)
yorumlanacak bir sey yok adam ust duzey rahatsiz iste besbelli.
0
bay b
(29.11.21)
Eleman narsist. Kaç.
0
westblack
(29.11.21)
lovemyself bence de haklı. uğraşmaya gerek yok, hayat kısa sal gitsin.
0
roket adam
(29.11.21)
la lykia +1

Bu kadar hakaretten sonra kadın nasıl hala o adamla birlikte yaşıyor enteresan.
0
pispinti
(29.11.21)
aslında her şey apaçık ortada ama olurda bir ihtimal excuse bulabilirim umuduyla soruldu sanırım bu soru zira eski bir duyurunuzu hatırlıyordum baktım, doğru hatırlıyormuşum. iç sesiniz size her şeyi söylüyor ama...

arkadaşlarda yazmış. narsizm, lovebombing, gaslighting, ghosting şeklinde ilerleyecek bu süreç çok çok yüksek bir olasılıkla. erkeğin ailesinin bu durumlara şahit olduğu ilk kadın olmadığınızdan da eminim.

hiç kimse kendisine böyle davranılan bir ilişkinin içinde kalmamalı. 20'li yaşlarının başında olsaydı eleman, birkaç ay daha şans ver bir uzmanla görüşmesi konusunda şerh koy ve gözlemle derdim. ama 40+ birinin bu konularda aşama kaydetmesine, özellikle bu aşamadaysa (bu derece bariz farklı ve uç davranışlar vb) pek ihtimal vermiyorum.
0
Phoebe
(29.11.21)
Bence merak etmeniz gereken son şey neden ailesinin yanındayken farklı, değilken farklı biri olduğu.

İlk günlerden beraber yaşamak istemesi olağandışı bir durum bunu geçiyorum, ancak birlikte olduğu kişiye hele ki yanına alıp ve daha bu kadar kısa zaman geçirdiği kişiye "özel şoförün mü var senin" gibi laflar eden birisinden herhangi bir şekilde olağan davranışlar göstermesi beklenemez.

Bu beklentinin kendisi hata. Bu davranışların sebebini anlamaya çalışmanın kendisi yanlış bir yol.

Şu kısa paragrafta ne hemen birlikte yaşama isteği, ne aileyle hop diye tanıştırma, ne ailenin hemen beğenmesi, ne de adamın iki role bürünmesi normal değil.
0
akhenaten
(29.11.21)
bu tip insanlar çok sağlıklı kişiler değil. kendi mantığımızla anlamlandırmaya çalıştığımız için işin içinden çıkamıyoruz. bir insan bilerek neden bir insanın hem de hayatındaki özel insanın canını acıtacak şeyler söylesin ki... çok saçma... ama bu insanlarda bizim tarif edemediğimiz bozukluklar var. dışarıdan sağlıklı gibi görünüyorlar ama karanlık yönleri var.

kendinizin hırpalanmasına izin vermeden uzaklaşmanız sağlıklı olacak gibi duruyor.
0
elma
(29.11.21)
aile kadını beğenmiş ve adam kendi eksikliklerinin farkında. adam kadından/ilişkiden sıkılmış ve ailesini hayal kırıklığına uğratmak istemediği için ayrılık kararının kadın tarafından alınmasını istiyor.
0
golgi aygıtı
(29.11.21)
NARSIST ALARM

Ailesinin yaninda ovmesinin sebebi su: eger kadini kotulerse kendisi de iyi gorunmeyecek cunku o 'mukemmel' biri ve hayatindaki kisi de oyle olmali.
0
my pink
(30.11.21)
bu adamdan uzaklasacak o kadin hemen. ikiyuzlu, dengesiz, bozuk karakterli...anlattiklarinizdan bu kadari cikarilabiliyor.
0
gunes123
(01.12.21)
Bu davranış kalıbının adı nedir hiç önemli değil, önemli olan bu ilişki içinde kadın çok ciddi bir istismara maruz kalıyor ve acilen orada uzaklaşmalı.

Bir sonraki adımda, kadın ayrılmak istediğinde adam hemen özür dileyip yeniden love-bombing yapmaya başlayacaktır. buna kanmamalı, çünkü kesinlikle aynı davranışı tekrarlayacaktır.
0
kaptankedi
(01.12.21)
(11)

telefonda hakarete uğramanın cezai yaptırımı

tabudeviren
ses kaydını aldım. buradan bir şey çıkar mı, nasıl bir yol izlemek lazım? daha önce deneyen varsa tecrübelerini alabilirim.alacağı cezanın büyük küçük olması önemli değil.
ses kaydını aldım. buradan bir şey çıkar mı, nasıl bir yol izlemek lazım? daha önce deneyen varsa tecrübelerini alabilirim.
alacağı cezanın büyük küçük olması önemli değil.
0
tabudeviren
(26.11.21)
İzinsiz ses kaydı delil olmaz, bi şey çıkmaz yani.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.11.21)
Şimdi, hakaret suç, o konuda şüphe yok. Cezası da TCK da yazıyor. En kötü alt sınırdan ceza alır, o da HAGB ile ertelenir. (Daha önce sabıkası yoksa)

AMA

Bu delili nasıl elde ettin ve bu delil hukuka uygun mu?

"Sistematik ve planlı bir şekilde delil üretmek amacıyla gizlice/habersizce kaydedilen, bu nedenle hukuka aykırı bir şekilde elde edildiği kabul edilen ses, görüntü veya video kayıtları bir vakıanın ispatı için hukuk veya ceza mahkemelerinde delil olarak kullanılamaz."

Ayrıca;
TCK 133 der ki; "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
0
infernalcadre
(26.11.21)
@infernalcadre

iyi de ben başkasının konuşmasını kaydetmiyorum ki, iki kişinin telefon konuşması. kaydı almadan nasıl kanıtlayacağım?
0
🌸tabudeviren
(26.11.21)
O ses kaydını delil olarak kullanamazsın.
0
zoghurt
(26.11.21)
Ben zaten yazdıklarımda başkasının konuşmasını kaydediyorsun demedim ki.

Daha anlaşılır yazalım hemen;

"Tabudeviren ile hakaret eden arasındaki aleni olmayan konuşmaları, hakaret edenin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden tabudeviren, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Bruce dediği gibi yap o zaman.

Bak aklıma ne geldi. Madem ki sen bu yola baş koydun, görüşme olurken hoparlörü açtığını ve yanında bulunan iki kişinin de bu hakaretleri duyduğunu söyle. İki kişiyide bulursun sanırım. Ama dikkat et yanında olmadıkları anlaşılırsa yalan tanıklık ile suçlanabilirler
0
infernalcadre
(26.11.21)
Bu yuzden cagri merkezleri gorusmemiz kalite standartlari geregi kaydediliyor diyor.

Radar cezasinda bile radar uyarisi ariyor devlet, diger turlu adama tuzak kurmus oluyorsun.
0
divit
(26.11.21)
üstüne ses kaydını izinsiz yaptığın için başın ağrıyabilir.
0
anten
(26.11.21)
ses kaydını tanıdığınız bir iki kişiye dinletin, onlar da konuşma anında hoparlörden dinlediklerini söyleyerek şahitlik yapsınlar. Ses kaydı aldım deme ve asla ses kaydını delil olarak gösterme.
0
alaimisema
(26.11.21)
Kayıtların geçerli sayılabilmesi için kanıt yerine geçecek cümleden önce görüşmeyi kaydediyor olduğuna dair açık bilgilendirme yaptığını da kanıtlaman gerekiyor.

Ancak bu şu durumda geçerli değil, örneğin sen hoparlörde telefonla konuşuyorsundur o sırada da ev arkadaşın ailesiyle görüntülü görüşüyordur, ev arkadaşının ailesiyle görüntülü görüşmesini kaydediyordur ve senin uğradığın hakaret de bu kayda yansımıştır. Bu durumda farklı işliyor süreç.
0
akhenaten
(26.11.21)
Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama Yargıtay böyle bir durumdaki ses kaydını “suçun ispatlanmasının başka bir yolu olmaması” GİBİ bir sebeple delil olarak kabul etmişti. Araştırıp öyle bir örnek karar bulursan işine yarar.

Öte yandan, ne yazık ki alıp hapse atmıyorlar sinirimizi bozanı.
0
lazor
(26.11.21)
@lazor

şöyle bir sayfa buldum.

avukatcerenyanik.com

mesele hapis cezası alması değil. uğraştırmak. bu sırada küçük bir ceza alsa, herhangi bir şekilde siciline işlense bile yeterli.
0
🌸tabudeviren
(26.11.21)
(5)

soğuk algınlığının bağışıklığı olur mu?

Wakatakakage
Mesela soğukta 1 saat yürüdüğüm için hasta oldum. 1 hafta sonra iyileştim. Tekrar aynı şartlarda yürürsem tekrar hasta olabilir miyim yoksa şartların daha ağır olması mı gerekir hasta olmam için?
Mesela soğukta 1 saat yürüdüğüm için hasta oldum. 1 hafta sonra iyileştim. Tekrar aynı şartlarda yürürsem tekrar hasta olabilir miyim yoksa şartların daha ağır olması mı gerekir hasta olmam için?
0
Wakatakakage
(25.11.21)
soğuk algınlığının, soğukta yürümekle ilgisi yok. bağışıklık sisteminin zayıflaması ile ilgisi var. iyi beslenir, spor yaparsan soğukta 24 saat kalsan gene hasta olmazsın.

soruna yanıt ise, bu anki bağışıklık sistemin ve vucut direncine bağlı bir durum.
0
orpheus
(25.11.21)
Soğuk algınlığı için soğukta yürümenize gerek yok zira soğuğun kendisinden değil başta rinovirüs olmak üzere çeşitli virüs türleriyle enfekte olmanız sonucunda soğuk algınlığı geçiriyorsunuz.

Bağışıklığınız da hangi virüsün hangi mutasyonuyla enfekte olduğunuza göre değişir. Daha sizde hastalığa sebep olmamış başka bir virüsle karşılaşırsanız yeniden hasta olmanız yüksek ihtimal. Aynı şekilde virüsler sürekli mutasyona uğradığı için aynı yıl içerisinde birden fazla kere hasta olabilirsiniz.

Covid ve gripte geçerli olan aynı dinamikler bunda da geçerli kısaca.
0
akhenaten
(25.11.21)
Soguk alginliginin sogukta yurumekle ilgisi var. Zira, hastaliga virusler yol acsa da soguk burada senin viruse karsi direncini dusuruyor ve sonucta hasta oluyorsun. Yani yazin ayni viruse maruz kalsan bir sey olmama ihtimali cok daha yuksek. Yuzlerce yildir bosuna soguk alginligi denilmiyor.

Bence de kismi bagisiklik mumkun olabilir.
0
ahm1
(25.11.21)
Arkadaşım kendisini soğuğa alıştırmak istiyordu. Bir süre kışın odanın penceresi açık uyudu. Hasta oldu, iyileşti, tekrar devam etti. Bir süreden sonra soğuğa alisti. Şimdi 10 derecede bile gömlekle dolaşıyor hiçbir şey olmuyor. Yani bence bağışıklığı var soğuğun. Üzerine gittikçe üşüme ve hastalanma eşiğin değişiyor.
0
sckxyss
(25.11.21)
soğuk algınlığı viral bir hastalıktır. hatta covid19 ile akraba koronaviruslerin de yol açtığı bir hastalıktır. soğukta bir etmen ama tek başına yeterli değil zaten arkadaşlar yazmış.
0
false pretension
(25.11.21)
(2)

sizce gıda sektörü ekonomiden nasıl etkilenir

isimsiz uye
olumsuz anlamda etkilenmeyecek sektör olmayacağının farkındayım ama tekel ve gıda işi bitmez goygoyu var, siz ne düşünüyorsunuz?
olumsuz anlamda etkilenmeyecek sektör olmayacağının farkındayım ama tekel ve gıda işi bitmez goygoyu var, siz ne düşünüyorsunuz?
0
isimsiz uye
(24.11.21)
Gıda sektörü çok geniş. İthalat yapan fabrikalar için bitmez. Üretim ve hizmet birbirinden ayrı değerlendirilmeli. Üretim için ham madde sorunu olursa olumsuz etkilenebilir. Bir de gıda sektörü tarımla bağlantılı. Fiyatlar artar kısaca.
0
dissendium
(24.11.21)
Zannedersem bu kriz en fazla orta sınıfa hitap eden işletmeleri vuruyor. Şimdiye kadar duyduğum yorumların dengeye ulaştığı nokta burası.

Gıda sektörü için de atıyorum lüks restoranlar ve ucuz lokantalar ve büfeler daha az etkilenirken orta sınıfa hitap eden cafe ve orta karar restoranlar diğerlerine göre ziyadesiyle fazla zorlanıyor şu anda.

Kendi gözlemlerime göre konuşacak olursam ucuz börekçi, büfe ve dönercilerin işine bile geliyor olabilir şu durum. "orta sınıfın" birçoğu buraların müdavimi oldu şu sıralar, yemeğini kendi getirmeyen herkes buralardan sipariş veriyor.
0
akhenaten
(24.11.21)
(12)

Son yıllarda geliriniz döviz bazında ne kadar düştü?

gmzo
2017 Haziran'da maaşım 1030 euroymuş, bugün itibariyle 530 euro. Devlet kurumunda araştırma görevlisiyim. 750-800 eurolara alışmıştık ama dün bu hesabı yapınca sinirim bozuldu.
2017 Haziran'da maaşım 1030 euroymuş, bugün itibariyle 530 euro. Devlet kurumunda araştırma görevlisiyim. 750-800 eurolara alışmıştık ama dün bu hesabı yapınca sinirim bozuldu.
0
gmzo
(24.11.21)
Nisan 2017'de mevcut işime başladım. O zaman 2030 dolardı. Şimdi 1030 dolar...
0
mey17
(24.11.21)
2019'da 1000 dolar alıyordum, şu an 384.
0
akhenaten
(24.11.21)
valla ben de ar görüm, ilk başladığım yıla kıyasla yarıya inmiştir :D ki bu sırada dil tazminatı, kıdem mıdem arttı. son yıllarda da herhalde 2/3e inmiştir
0
passion rules the game
(24.11.21)
İş hayatına Mayıs 2020'de başladım, o zaman maaşım 390 dolardı. Hala aynı şirkette çalışıyorum, aldığım zama rağmen şu anki maaşımı 286 dolar.
0
deveyidiken
(24.11.21)
"Hani herkes 30-40 bin kazanıyordu burada?" demek istiyorum öncelikle. Sonra da cevap veriyorum: Kamudayım ve enflasyonun çok çok altında zam aldığımız için dolar bazında da alım gücü açısından da son 3-4 senede yarı yarıyadan fazla düştü. Eskiden birikim yapabilirken şu an zor geçiniyorum.
0
prole
(24.11.21)
from 1700$ to 840$ baya %50 yemişim. psikolojik etkisi ise %70 ama
0
avatar is back
(24.11.21)
%45 düşmüş dolar bazında.
0
unalub
(24.11.21)
@avatar is back haklısınız psikolojik etkisi hatta reel etkisi daha da fazla, çünkü ödediğimiz dolaylı ve dolaysız vergiler de arttı. bir de onları karşılaştırmak lazım birkaç sene öncesine göre.

kamu kurumlarında @prole'nin dediği gibi zaten çok az zam alıyoruz ama, görünüşe bakılırsa özel sektörde de maaşın erimesini engelleyebilen pek yok.
0
🌸gmzo
(24.11.21)
Ben hafif comezken 3bin dolar aliyordum su an hesaplayasim yok. Uzebilir.

Cok yurt disi teklifini reddettik o donem :)
0
divit
(24.11.21)
2010-11 yılında 5bin dolar olan maaş, şimdi benzer pozisyonda 1500 dolar etmiyor, belki yılbaşı zammı ile 1,5-2bin arası olur..
0
nuisance
(24.11.21)
2016'nın başında şimdiki işime girdiğimden bu yana dolar bazında %10 azalmış. Yine iyiymiş benimki. (Şimdiki doları 12 aldım, 13 alınca %17 azalmış oluyor.)
0
peki madem
(24.11.21)
2018'de girmiştim işe, yıllık %30'dan fazla zam almama rağmen (son zammı saymazsam) şimdi hesapladım tam 1249 dolar içerideyim.
0
roket adam
(24.11.21)
(9)

Huzur hakkı vs 300 tl

noxell
Selamlar,Bir derdimi paylaşıp sizinle fikir alışverişi yapmak istiyorum. Tam bir orta sınıf tedirginiyim şu an.Uzun zamandır çok uygun fiyatlı bir dairede oturuyorum. Apartman geçtiğimiz ay satıldı. Yeni ev sahibi daireye %45 zam yapıyor. Oysa ki Tüfe oranı olan %17.09'dan fazla yapamaz. Avukatla bi
Selamlar,

Bir derdimi paylaşıp sizinle fikir alışverişi yapmak istiyorum. Tam bir orta sınıf tedirginiyim şu an.

Uzun zamandır çok uygun fiyatlı bir dairede oturuyorum. Apartman geçtiğimiz ay satıldı. Yeni ev sahibi daireye %45 zam yapıyor. Oysa ki Tüfe oranı olan %17.09'dan fazla yapamaz. Avukatla birlikte gidip konuştum, anlaşamadık tam. Dava açayım o zaman diyor.

1100 tl olan kirayı 1600 tl yaptı. (1600'den 1 tl aşağı inmiyor) Oysa ki yasal olarak en fazla 1300 tl olabilir. İki avukatla görüştüm, 1300 tl yatır geç dediler. Çok uzun sürüyormuş dava süreci, ben avantajlı konumdaymışım. 1 yıldan önce sonuçlanmazmış. Ben de en fazla o kadar kalırım herhalde, bilemiyorum. Bir de bu evde pek kalmıcam şu an, biraz kenarda dursun diye tutuyorum.

Ama bu süreçte beni sürekli arayıp taciz eder gibi geliyor tabiri caizse. Ben de 1300 verecekken 1600 verip huzur hakkımı koruyayım mı? 300 tl fazla verip kafam rahat etsin diye düşündüm ama kerizlik de oluyor biraz tabii. Siz ne dersiniz?
0
noxell
(23.11.21)
Ayağı kayanın treni kaçırdığı bir zamandayız, ben kendi adıma şöyle ilerlerdim

Eğer avukatların ilerde başım ağrımayacağına dair dediklerine güveniyorsam ve bütçeme uygun başka bir ev bulabileceğimi düşünüyorsam kirayı 1300'den verir ve aynı anda ev arayışına başlar bulunca da çıkardım.

Eğer bütçeme uygun başka bir ev bulacağıma inancım yoksa ve avukatların da sözleri çok rahatlatıcı gelmediyse 1600 liraya indirmeyi kendime kar sayıp kabul ederdim.
0
akhenaten
(23.11.21)
Böyle bir çakala hayatta 300 TL fazla vermezdim. Para sokakta bulunmuyor. Size her ay hiçbir şey yapmadığınız hâlde 300 TL veren var mı? Yoksa siz de kimseye fazladan 300 lira vermeyin. Avukat değilim de artış yasal oranın üstündeyse zaten kazanma ihtimaliniz yüksek davayı.
0
dissendium
(23.11.21)
yerinizde olsam demeye kalmaksızın neredeyse aynı olayı yaşıyorum. defalarca konuştuk ama laf anlamıyor ben de bir şikayetiniz varsa mahkemeye başvurabilirsiniz diyerek artık tüm iletişimi durdurdum. önümüzdeki aydan itibaren yasal oranda zamlı olarak ödemeye devam edeceğim.

300 lira sizin için huzurumdan önemli değil diyebileceğiniz bir meblağ ise neyse fakat diğer türlü bu işin sonu yok. seneye yine %50 zam isterse ne yapacaksınız?
0
hadsafhada
(23.11.21)
bir dakika bile durmam gerekirse çadirda kalirim. evini başina çalsin. minnet etme. mal adamin. başina dizine dursun de çik.
0
tunaktunaktun
(23.11.21)
emlakkulisi.com

Daireyi aldığında sizin eski ev sahibiyle yaptığınız sözleşmeyi de üstüne almış oluyor. kafasına göre zam yapamaz. versin mahkemeye madem o kadar inanmış.
0
zoghurt
(23.11.21)
huzur önemlidir hele de oturduğunuz evde çok önemli.

yeni alan kişinin mahkemeye verme hakkı var, o süreçte dava ile v.s. uğraşırsınız, kaybederseniz masrafları ödeyip tahliye etmek durumunda kalırsınız. süreç boyunca aramalar mesajlaşmalar mahkeme v.s. hep bi yerden aklınızda olacaktır.

ucuza oturduğunuzun kendiniz de farkındasızın zaten, ki gördüğüm kadarıyla fiyatı x2 felan da yapmamış. sizin yerinizde olsam 1500tl teklif eder oturmaya devam ederdim, tahminim ev sahibi makul teklifi kabul edecektir.
0
nuisance
(24.11.21)
1 hafta daha 1300 de diretirdim. mahkemeye verin falan derdim (adamın kavga çıkarmayacağına eminsem) sonra 1500 son fiyatım der çekilirdim büyük ihtimal
0
gizemli dede
(24.11.21)
Tekrar kira tespiti için açılan mahkeme 60. Aydan sonra açılabiliyor. Ve bu mahkemenin tüm masrafları ev sahibinw ait oluyor. Çünkü davayı zaten evinin değeri tekrar hesaplansın diye açıyor, sizi evden çıkartmak için açmıyor. Zaten evden çıkartamaz öyle durup dururken. Ve evet bu dava en az 1 sene sürecek vs. Size giren çıkan yok yani.

Senelik 3600 tl. Tatile gidersiniz yahu. Neden ev sahibinize tatil ısmarlayın ki? size boştan 300 tl veren oluyo mu her ay, hayır.

Kaç senedir oturuyorsunuz siz bu evde?
0
zimbirik
(24.11.21)
Ben böyle konularda orta yolu bulma taraftarıyım. Çünkü evde değişecek, tamir edilecek bir şey olur, yine başınız ağrır. yasal sınır 1300, ev sahibinin istediği 1600 ise, 1450-1500'te anlaşalım derdim. Diretmeye devam ediyorsa da buyur dava aç diyerek 1300 ödemeye devam eder, yeni ev aramaya başlardım.
0
gmzo
(24.11.21)
(1)

APA'da atıflar arasında yazarın cümlesini bulma?

The colors of my sea perfect color me
GünaydınApa'da aynı paragrafta bir atıftan sonra 4-5 cümle var ve bu cümlelerin sonunda başka bir atıf var. Şimdi atıflar karışmasın diye bize okulda hoca, X'in de dediği gibi bla bla bla (1989:5). şeklinde göstermişti. Burada nasıl yazarın atfını bulacağım? Şöyle örnek vereyim: Örnek örnek örnek...
Günaydın

Apa'da aynı paragrafta bir atıftan sonra 4-5 cümle var ve bu cümlelerin sonunda başka bir atıf var. Şimdi atıflar karışmasın diye bize okulda hoca, X'in de dediği gibi bla bla bla (1989:5). şeklinde göstermişti. Burada nasıl yazarın atfını bulacağım? Şöyle örnek vereyim:

Örnek örnek örnek... örnek (Yılmaz, 2000:34). Yazı yazı yazı yazı. Bla bla bla.... bla. Bişi bişi bişi... bişi. Devam devam devam.... devam. Misal misal misal... misal(Çelik, 2013:78).

Makalenin yazarı da X olsun. Yukarıdaki pragrafa neresi X'in neresi Çelik'in?
Bunu nasıl anlıyorsunuz?

Teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(23.11.21)
Bu konu çok yanlış anlaşılıyor, sizin bir kaynakta okuduğunuz bütün cümleler o makaleyi yazan kişinindir. Alıntılanan kişinin cümleleri doğrudan alıntılanacaksa o cümleler girintili şekilde ve tırnak içinde verilir.

Alıntı yaptığınız kişinin cümlelerini kullanamazsınız.

Alıntı yapılan kişinin konu hakkında ne dediğini anlamak için kendiniz açıp kaynağa bakmalı ve kıyaslamalısınız.

Örneğin birinci kaynağımız şu olsun, 1993 yılında yazılmış ve Abc yazarı tarafından yazılmış olsun;

"Eskiden insanlar daha anlayışlılardı, birçok konuda daha tahammülkar davranıyorlardı."

Sizin okuduğunuz makale ise 2021 yılında Xyz yazarı tarafından yazılmış olsun ve şöyle densin;

"90'lı yılların ilk yarısı içinde yaşamış olan insanların kendilerinden önceki dönemleri uzlaşmacı bir karakterde gördükleri anlaşılır. Abc. (1990)"

Şimdi bu alıntıda neresi ABC yazarının fikri? Hiçbir yer. Abc yazarı burada kendisi bir örnek olarak bulunuyor ve Xyz yazarı onunla ilgili bir çıkarım yapmış. Eğer siz bu cümlede bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız verilen kaynağa gidip bakıp makalesini okuduğunuz yazarın kritiğini sorgulayabilirsiniz. Bunun için alıntı yapılıyor.

Verilen bir referans size makale yazarının orada yazdığı tezi neye dayandırdığını gösterir. Alıntı yaptığı kişinin fikirlerinin ne olduğunu değil. Alıntı yaptığı kişinin fikirlerine tamamen zıt konuşuyor veya onu yanlış anlamış dahi olabilir.

Yani o cümlenin hiçbir yeri alıntı yapılan yazarlara ait olmayabilir. Alıntı yapılan yazarları doğru yansıtmıyor olabilir.

Eğer bahsettiğiniz şey hangi cümle hangi alıntıyı temel alarak yazılmış gibi bir şey ise; bu durumda bu referanslar cümle sonunda ya da verilmek istenen fikir, örnek, yargı, görsel her neyse verildikten sonra onun sonrasında verilir. Yani bir kişiye ait bir referans görüyorsanız, ondan önce gelen öbek o referans üzerine yazılmıştır.

Sizin örneğinizde "Örnek örnek örnek... örnek " kısmı Yılmaz kişisinin eseri, "Yazı yazı yazı yazı. Bla bla bla.... bla. Bişi bişi bişi... bişi. Devam devam devam.... devam. Misal misal misal... misal" kısmı Çelik kişisinin eseri dayanak gösterilerek yazılmış.

Ama bunun tamamı X'in yani makale yazarının.
0
akhenaten
(23.11.21)
(3)

Edebi bir mekan tasviri konusunda yardım

utherofo
1-1.5 sayfalık mekan betimlemesi yapmam gerekiyor nasıl olması gerektiği konusunda yardımcı olabilecek biri var mı,ben hiç anlamıyorum da.Mekan gerçek bir yer ya da kurgusal olabilir,mekanın özellikleri,insanda uyandırdığı çağrışımların vs edebi bir dille anlatılması lazımmış,yardımcı olursanız çok
1-1.5 sayfalık mekan betimlemesi yapmam gerekiyor nasıl olması gerektiği konusunda yardımcı olabilecek biri var mı,ben hiç anlamıyorum da.Mekan gerçek bir yer ya da kurgusal olabilir,mekanın özellikleri,insanda uyandırdığı çağrışımların vs edebi bir dille anlatılması lazımmış,yardımcı olursanız çok sevinirim
0
utherofo
(21.11.21)
Tam olarak ne istediğinizi anlamadım, ama bu soruyu sorduğunuza göre çok da akademik bir çalışma falan yapmadığınızı varsayıp iş görecek bir yol olarak birkaç şey söyleyebilirim.

Google images, pinterest, tumblr gibi mecralardan kafanızda yaratmaya çalıştığınız ya da sizden istenen bütünle az çok uyuşan bir görsel bulun. İç dizayn bloglarına vesaire bakabiliriniz.

Sonra o fotoğrafta özellikle belli başlı klasik tasarımları yapabildiğiniz kadar tespit edin. Örneğin perdeden bahsedecekseniz kruvaze perdeleri "perdeler iki yana ayrılıp iplerle bağlanmıştı" diye tarif edip yüzlerce yıllık tasarımı çok ilginç bir şeymiş gibi anlatmanız manasız. Bunun yerine kruvaze tanımını kullanmanız daha yerinde olur.

Eğer bu tasarımların adlarını bilmiyorsanız perde türleri, masa çeşitleri, halı desenleri vesaire diye aratıp eşleşen şeyler olup olmadığına bakın.

Sonra bu mekanı tarif etmeye başlayın, öncelikle genel bir hava sunun örneğin içeri girdiğinizde ilk ne hissediyorsunuz sorusuna cevap olabilir. Bazı mekanlara gözü kapalı da girseniz oranın ne olduğunu bilirsiniz, eczanelerin kendilerine has kokusu vardır mesela. İlk göze çarpan şeyler neler? Buna cevap verebilirsiniz. O mekanın görünüşünün sizde uyandırdığı hisleri anlatabilirsiniz, örneğin depolar genellikle kör ışıklı ve kasvetli ortamlardır, gibi.

Sonra eşyaları ve eşyalar hakkındaki fikirlerinizi yazmaya başlayın; yine örnek olarak bir tablonun orada çok absürt durduğunu düşünüyor olabilirsiniz, mesela bu tablo aslında bir sarayda olmalıyken adını duyuramamış hangi yetenekli ressamın değer görmemiş tablosuydu acaba?

Vesaire vesaire, durum bu.
0
akhenaten
(22.11.21)
Bence burada esas olay şu: öyle betimlemelisiniz ki okumuş değil izlemiş kadar etki bırakabilsin. Gerçek detaylar + o nesneye dair benzetmeleriniz ve çağrışımlara da yer vermelisiniz.

Betimleme konusunda ilk aklıma Marquez ve Yaşar Kemal geldi ama mekan özelinde örnek vermesi açısından Tezer Özlü'nün Eski Bahçe Eski Sevgi kitabındaki "Cafe Boulevard" öyküsünü öneririm. Dilerseniz özelden pdf'ini atabilirim.
0
Amaranta ursula
(22.11.21)
her zamankinin aksine, kolu sağa konuşlanmış devasa bir kapıyı kendime çekerek açtığım an fark ettim kapının ne kadar ağır olduğunu. bu kapıyı bu kadar ağır kılan şey neydi? ceviz ağacından olması mıydı yoksa bu kadar büyük olması mıydı? sanki yıllardır hiç insan yüzü görmemiş yaşlı bir adamın inlemesi gibi gıcırdayan kapı aralanınca içeri dolan gün ışığyla birlikte, kapının neden ağır olduğunu düşünmeyi bırakmıştım bile. içeriye dolan ışıkla birlikte bu ağaç dağ evinin gizemi beni içeriye doğru sürüklemeye başlamıştı.

ilk adımımı attığımda fark ettim zeminin kapı ile aynı ağaçtan yapıldığını ve evet, aynı yaşlı adam zeminde de beni karşıladı inlemesiyle. daha ilk adımımda merhaba dedi ve devamında attığım hemen her adımda ben buradayım diye hatırlattı kendisini. giriş kapısının hemen sağında yığılmış odunlar sanırım karşıdaki şöminede yanmak üzere sıralarını bekliyorlardı. şöminenin bacası en kısa yoldan tavana ulaşmak istememiş de içeride biraz dolaşmak istemişcesine uzanıyordu tavanda boylu boyunca. olası en uzak rotayı çizip terk ediyordu dumanlar bu kasvetli dağ evini.

gibi gibi devam edebilirsin.

şimdi bu duyuruya cevap verirken bir çırpıda yazdım bu arada.
0
reanarchy
(22.11.21)
(10)

10, 20, 30 yıl önceden "patlayacak" denilen teknolojiler nelerdi?

ya ben lan neyse
ben çocukken "insan ömrü artık 1000 yıl olacak" diye manşetler vardı. şu an o seviyeye gelinmedi sanırım.sizin yıllar öncesinden köpürtüldüğüne şahit olduğunuz teknolojiler neler, bugün gerçekten patladı mı?dipnot: cem yılmaz'ın "mars'ta su bulundu! ama kuyu suyuymuş içilmiyormuş." esprisi çok güze
ben çocukken "insan ömrü artık 1000 yıl olacak" diye manşetler vardı. şu an o seviyeye gelinmedi sanırım.

sizin yıllar öncesinden köpürtüldüğüne şahit olduğunuz teknolojiler neler, bugün gerçekten patladı mı?

dipnot: cem yılmaz'ın "mars'ta su bulundu! ama kuyu suyuymuş içilmiyormuş." esprisi çok güzel anlatmış derdimi.
0
ya ben lan neyse
(21.11.21)
Patlayanlar malum, klişe zaten görüntülü konuşma falan.

Asla patlamayan klişelere bir örnek de hapların öğün yerine geçmesi falan...

Daha sıradan bir olay belki ama divx playerlar vardı bir ara; vcd ve dvd player arası bir yerde kabul ediliyordu. asla gün yüzü görmeden yok oldular, ilk ortaya çıktıklarında baya kişi tarafından zikredildiğini duymuştum. Çıktığı gibi kayboldu ama...
0
akhenaten
(21.11.21)
Uçan araba
0
olaylar olaylar
(21.11.21)
Milli uçağımız göklerde.
0
apistogramma
(21.11.21)
3d yazici, en cok kolpalanan sonra taca atilan teknoloji oldu.
0
divit
(21.11.21)
yakın zamanda en hypelanan ve fos çıkan olay şu segway zımbırtısıydı. o da duyurulduktan 20 sene sonra falan dünyayı değiştirdi.

bir de 90'lardan iridium efsanesi var, onun da hikayesi epey ilginç. uydu telefonu olayı.

minidisc player'lar

hd-dvd olayı (blu ray alternatifi idi patates oldu)

microsoft zune
0
roket adam
(22.11.21)
3D sinema/tv ler. Çok popülerleşip zamanla kayboldular
0
senolll
(22.11.21)
Adını bilmediğim için Google'a sordum. İki tekerlekli Segway olarak çıkıyor. O isim doğru mudur yoksa bir marka ismi midir bilmiyorum. İlk çıkışında Dünya çapında yüzyılın icadı olarak lanse edilmiş, ne olduğu bir süre gizlenmişti.
Şimdi aklıma geldi de güldüm.
0
Mirket
(22.11.21)
minidisc player +1

zamaninda baya ovulmustu ama populerlesmeden yokoldu gitti.
0
cooperr
(22.11.21)
Bence VR
0
nhtzmc
(22.11.21)
2000’lerin basinda ginger’in acayip parlatildigini hatirliyorum. Ulasimda devrim, artik arabalari kullanmayacagiz vs. Bush surerken dustukten sonra yalan oldu.
0
gibicibicis
(22.11.21)
(2)

Bozuk besin

uykulu
Olay şu: marketten şu plastik kutu içinde parmak sucuk geldi dün akşam 17:00 gibiPoşeti bu akşam 19:00 da farkettim.Bozulmuş olabilir mi soğuk zincir kırıldı ?Tşk.
Olay şu: marketten şu plastik kutu içinde parmak sucuk geldi dün akşam 17:00 gibi

Poşeti bu akşam 19:00 da farkettim.

Bozulmuş olabilir mi soğuk zincir kırıldı ?

Tşk.
0
uykulu
(21.11.21)
Fotoğraf görünmüyor, ancak bozulmuş bir besini kokusundan ve tadından anlayabilirsiniz. Bu konuda biyolojik yapınızın size verdiklerine güvenin. Eğer kokladığınızda ve/veya tattığınızda size her zamankinden farklı bir his vermiyorsa bozulmamıştır.

Sucuk diğer etlerin aksine çok hızlı şekilde bozulan bir ürün değil. Uzun süre dışarda kalabilir, kalıyor da. Sadece çok nemli bir ortamda bulunmasın yeterli. Dün akşam 17'de gelen sucuk bugün 19'da bozuluyorsa onu soğuk zinciri kırılmadan da tüketmenizi tavsiye etmem.
0
akhenaten
(21.11.21)
Bir sey olmaz gom gitsin. Sucuk eskiden dolaba bile konmazdi.
0
divit
(21.11.21)
(2)

laptop tutucu

bebekbebesi
şundan almak istiyorum ama benim laptopları tutsun istiyorum. iki tane laptopum var kullandığım.onun için ne almam gerekir?laptoplar yatay duracak tabihttps://www.amazon.com.tr/BONTEC-E%C4%9Filebilir-Bilgisayar-Monit%C3%B6r%C3%BC-Boyutlar/dp/B07PN8XQ78/ref=rvi_3/262-0803307-1658307?pd_rd_w=yEKIF&pf_
şundan almak istiyorum ama benim laptopları tutsun istiyorum. iki tane laptopum var kullandığım.

onun için ne almam gerekir?

laptoplar yatay duracak tabi

www.amazon.com.tr
0
bebekbebesi
(21.11.21)
tutucudan kastınız nedir tam anlamadım ama geçenlerde şöyle bir şey dikkatimi çekmişti; tinyurl.com
0
akhenaten
(21.11.21)
size bundan lazım

www.aliexpress.com
0
lancelot du lac
(21.11.21)
(6)

Elektronik ürünlerden altın çıkarma

buffy de vampir sayılır
Bunu yapan, ya da yapmayı deneyen oldu mu hiç? YouTube önerilerinde karşıma şu video çıktı;https://youtu.be/1BOzNPvg-ucŞüphe ile yaklaşılması gereken bir video mu bu?
Bunu yapan, ya da yapmayı deneyen oldu mu hiç?

YouTube önerilerinde karşıma şu video çıktı;
youtu.be

Şüphe ile yaklaşılması gereken bir video mu bu?
0
buffy de vampir sayılır
(21.11.21)
Hayatta her şeyin bir değeri var. Elbette ki üreticiler cihazlarda iyi bir iletken olmasından dolayı altın kullanıyorlar ve bu da cihazın fiyatına dahil ediliyor zaten, çünkü cihazın üretimindeki gider kalemlerinden birisi de bu altın.

Videodaki kadar altın üretmek için videodaki kadar hdd pini ve elektronik parça kullanmak gerekiyor. Bu sana gerçekçi geliyor mu? Eğer bu parçaları bir yerden bol miktarda elde edebiliyorsan ve 4 gram altından daha az maliyetle bu parçaları alıp gerekli ayrıştırıcı ekipman ve kimyasalları sağlayabiliyorsan neden yapmayasın?

Böyle bile olsa "yoktan" 4 gram altın elde etmiş olmayacaksın, bildiğin ticaret yapmış olacaksın. Bunun yerine bilinen yollardan ticaret yapman daha kazançlı olur.
0
akhenaten
(21.11.21)
Evde verimli olmaz. Zannediyorum ki bu tip videolardan elde ettikleri kâr altından daha fazla. Yine de meraklanıp izlemek isterseniz şu kanal bedavaya anlatıyor. m.youtube.com
0
emirleblebikemir
(21.11.21)
altın oranı yüksek elektronik hurdayı ucuza bulabiliyorsan olur ya da altını elektronik komponentten ayıracak daha ucuz bir yöntem keşfetmen gerek.
0
reactionic
(21.11.21)
Denklem gayet basit.
Bir seyin egitimi varsa isin kendisi karli degildir zaten.
0
divit
(21.11.21)
O videolar kurnazların geçim kapısı. Videolarda bahsettikleri malzemeleri pazaryerlerinde satarak keriz.avi yapıyorlar. Evet elektronik malzemelerden ayrıştırılabiliyor ama bu 3-5 elektronik kartla olacak iş değil. Örnek olarak bir Cep telefonu hurdasında altın oranı 350ppm yani 1 karttan yaklaşık 35mg altın ayrıştırılabilir. 1 gr altın için 2858 adet karta ihtiyacınız var.
Elektronik atıklarda ki değerli metal oranları için tabloya bakabilirsiniz
ibb.co
0
delikedidilimiyedi
(21.11.21)
karlı değil. yurtdışında elektronik ürün atıklarını toplayıp toplu olarak bu işlemi yapan tesisler var. sizin türkiye'de parayla alacağınız atıklardan işlem ile elde edeceğiniz altın çok fazla olmayacaktır. hemde işlem riskli olduğu için riskleri var diye biliyorum.
0
kendicoplugundeotenhoroz
(21.11.21)
(5)

Direksiyon sınavını ilk seferde geçme oranı nedir?

ya ben lan neyse
veri ya da tahmininiz var mı?100 adaydan kaçı ilk seferde başarır?
veri ya da tahmininiz var mı?

100 adaydan kaçı ilk seferde başarır?
0
ya ben lan neyse
(20.11.21)
Benim zamanımda araç stop edince direkt kalıyordun. Şimdi 1 kez stop hakkı var. Dolayısıyla yüzde seksen geçiyordur bence.
0
adwokat
(20.11.21)
Bir hocadan 10 kişi ders alıyorsa bunların 8 tanesi kalır, 2 tanesi geçer. Geçenlerin sayısı 5'i geçmez. Bu işin sürücüyle alakası yok. Gözetmenler için gelir kapısı olmuş durumda. Adaylar sınavdan kaldıkça her hafta sınav ücreti alıyorlar. Eskiden puan sistemi varmış. Şimdi paralel parkta araba paralel olsa bile yeşil alana yeterince yakın değilse bırakıyorlar.
0
dissendium
(20.11.21)
%72.
0
j r r tolkien hayrani
(20.11.21)
Ben tam bir oran veremem ama azımsanmayacak bir insan tanıyorum bizzat kalan. Ben geçmiştim mesela, ama ben de kalsam kalırdım. Çünkü araç sürme alışkanlığı olan birinin refleksif olarak yapacağı birçok şeyi henüz alışkanlık kazanmadan bilinçli olarak yapmanız bekleniyor. Ek olarak sınav heyecanı var.

Birkaç ders alarak bu alışkanlıkların oturması biyolojik olarak mümkün değil. Mesela ben park için her yanaştığımda sinyal verip duruyorum, bunu düşünmüyorum artık, ama sınav günü "evet şimdi sınavın sonuna geliyoruz, sağa yanaşırken sağ sinyal vermeyi unutma, aynadan sağı solu da kontrol et, araçtan ineceğin zaman kapıyı açmadan yolu kontrol etmeyi de unutma. Tabi en önemlisi bütün bunları düşünürken el frenini çekmeyi unutma sakın" diye içinden bilinçli olarak planlamak gerekiyor bunları.

Ezberden metin okumak gibi bir şey bu. Eğer iyi ezberlemişsen rahatça geçersin. Eğer bir "kelime" unutursan bırakıyorlar ki bu da çok olası bir durum.
0
akhenaten
(20.11.21)
Yüzde 72nin neyini beğenmedin
0
buffy de vampir sayılır
(21.11.21)
(1)

tez yazarken alıntı yapma

Wakatakakage
"According to Teece (1994) sustainable advantage requires notonly the ownership of difficult to replicate assets but also unique and difficult to replicate dynamic capabilities. Corecompetencies are resources and capabilities that serve as a source of competitive advantage for a firm over its rivals
"According to Teece (1994) sustainable advantage requires not
only the ownership of difficult to replicate assets but also unique and difficult to replicate dynamic capabilities. Core
competencies are resources and capabilities that serve as a source of competitive advantage for a firm over its rivals.
Competencies act as a linkage between the firm’s internal resources and the current environment. Though two firms
might have the same resources, employing these resources to meet market needs will make one firm successful and
the other not so. The role of competence building in a firm is therefore of utmost importance."

şeklinde yazılmış ve sonra yeni paragraf başlamış. bunun tamamı aktaranla mı alınır? burada hangisi yazarın, hangisi Teece'nin tespiti olur?
0
Wakatakakage
(17.11.21)
Siz alıntılayacaksanız kendi gördüğünüz kaynak neyse onu alıntılamanız gerekir, yani Teece (1994) değil alıntı yapacağınız kişi.

Bu zaten mantıken de doğru olmaz, çünkü esas kaynağı bilmiyorsunuz. Dediğiniz gibi ne kadarı aktaranın ne kadarı kaynak yazarın fikri bilemezsiniz.

Örneğin ben "Wakatakakage (2021)'e göre kaynak gösterme konusunda bir takım belirsizlikler mevcuttur, bu durum yazarların kaynakçalarını oluşturmaları konusunda sorunlara sebep oluyor gibi görünmektedir." dersem

ve bir başkası benim bu dediğimi wakatakakage (2021) de kaynakça göstermek konusunda bir takım belirsizlikler olduğunu dile getirmiştir derse hatalı alıntılama yapmış olur. çünkü bu wakatakakage (2021)'in söylediği şeyi değil, akhenaten (2021)'in ondan yaptığı bir çıkarımı alıntıları aslında.

bu açıdan alıntı yapan kişinin;

1- akhenaten (2021) olarak kaynak göstermesi gerekirdi.
2- wakatakakage'nin eserine kendisi bakıp akhenaten'in çıkarımlarından bağımsız şeyler söylemesi gerekirdi.
3- eğer akhenaten'in çıkarımlarıyla aynı şeyi söyleyecekse wakatakakage'den alıntı yapması zaten yanlış, bu durumda akhenaten'den alıntı yapmalı.

kısaca siz hangi kaynaktan okuyorsanız onu alıntılamalısınız.

örn. "akhenaten (2021) bazı araştırıcıların kaynak gösterme konusunda yaşadığı belirsizliklerden bahseder", gibi.
0
akhenaten
(17.11.21)
(2)

ing sorusu

jimjim
girls' school attendance mı?school attendance of girls mü? neden?thanks.
girls' school attendance mı?
school attendance of girls mü?
neden?

thanks.
0
jimjim
(16.11.21)
İkisi de olur. Çünkü neden olmasın.
Ama girls' yerine ikincisini tercih ederim ben. Ama bir yerde "the" gerekiyor sanki, "of the girls" gibi, tam olarak ne demek istediğinize bağlı olarak.
0
kobuzchu kiz
(16.11.21)
School attendance rates for female students tarzı bir anlamdaysa ikincisi,

School attendance rates in single-gender schools tarzı bir anlamdaysa ilki.

Bana böyle daha olağan göründü en azından.
0
akhenaten
(17.11.21)
(8)

Batı Avrupalı/ Amerikalılarla Çalışırken Sorun Yaşıyor musunuz?

dreamnesiac
Kastettiğim günlük iletişim sorunları daha çok. Genelleme yapmak istemesem de bazıları bizi genelliyor sanırım:) Yazı dilinde mesela gayet kibar yazdığım bir maile "In anywhere in the world, in whatever language.." gibi bir cevap aldım az önce. Ben şeyi soruyorum, işte İngilizce sayfadan Türkçe'ye v
Kastettiğim günlük iletişim sorunları daha çok.

Genelleme yapmak istemesem de bazıları bizi genelliyor sanırım:)
Yazı dilinde mesela gayet kibar yazdığım bir maile "In anywhere in the world, in whatever language.." gibi bir cevap aldım az önce. Ben şeyi soruyorum, işte İngilizce sayfadan Türkçe'ye ve Lehçe'ye link yok neden bunlar raporda görünmüş. İlk kez yazıştığım biri, anadili İngilizce olan biri için daha kibar yazabilirdi gibi geldi. Benim sorular would'lar could'lar Cem Yılmaz misali :)

Eskiden yüzyüze toplantıya gittiğimde de bazı Doğu Avrupa ülkeleri dışında nezaketen bile hiç dialoğa girmeyen insanlarla çalıştığımı hatırladım düşününce.

Yakın coğrafyadaki insanlarla bu tarz sorunları daha az yaşıyorum sanki.

Ne diyorsunuz?
Teşekkürler
0
dreamnesiac
(16.11.21)
Bati Avrupa'da yasiyorum, gün içinde asya, amerika, avrupa, orta doğu herkes ile görüşüyorum.

Bir sorun yaşamadım hiç. Çok da öyle would/could da kasilmiyor is dünyası yani. Aldığınız cevabı da tam anlamadım açıkçası.
0
logisticsmanager
(16.11.21)
Bati Avrupa'da calisiyorum. Gun icinde Dunyanin her yerindeki ofislerle iletisimim var. Bahsettiginiz sorun kulturel bir sorun degil bireysel.
0
cleric
(16.11.21)
"Yazı dilinde mesela gayet kibar yazdığım bir maile "In anywhere in the world, in whatever language.." gibi bir cevap aldım az önce. Ben şeyi soruyorum, işte İngilizce sayfadan Türkçe'ye ve Lehçe'ye link yok neden bunlar raporda görünmüş. İlk kez yazıştığım biri, anadili İngilizce olan biri için daha kibar yazabilirdi gibi geldi."

Bu kısımdan hiçbir şey anlamadım açıkçası, ama ben kendi adıma sorun yaşamadım. Bence gayet uyumlu insanlar. Çalışma sahasına göre farklılık gösterebilir belki, ben akademik bir alanda saha çalışmalarında birlikte çalıştım. Belki atıyorum finans sektörü farklıdır...
0
akhenaten
(16.11.21)
almanya'da cümleyi ingilizce kurup, hatirlayamadigimda almanca devam ediyorum. hatta bazen türkce objelerde kullandigim oluyor. daha haci sen ne diyorsun diyen cikmadi :)
0
helenart
(16.11.21)
bir ihtimal farkinda olmadancok damarina bastiginiz bir ifade kulandiniz, ondan ters bir cevap gwlmis olabilir, is hayati acisindan duzgun is yapan turk nadirdir, duzgun is yapmayan batili nadirdir, isahlaklari kesinlikle daha iyi bizimkiler sark kurnuazligi diye dusunerek goz gore suc isleyecekler neredeyse. fakat nadir de olsa tabi anlayissiz bir bireye denk gelmis olabilirsiniz, is yerinde inigilzicesi iyi olan birisi sizin sektor acisindan kesin hata bir ifade olup olmadiginiz kontrol etsin bence emailde
0
mavicorap
(16.11.21)
Cevaplar için teşekkürler. Uzun yıllardır İngilizce kullanarak çalışıyorum, bu nedenle direkt dil üzerinden olan cevaplar doğru gibi gelmedi.
En yakın cevap @mavicorap'ınki bence, Türklerin ve bulunduğumuz bölgelerin iş yapışıyla ilgili önyargılar sanırım.
0
🌸dreamnesiac
(16.11.21)
amerikalılarla çalışmayı çok eğlenceli ve kolay buluyorum.
çok rahat ve çözüm odaklılar.
işi halledebilmek için gerekirse fazladan efor sarf edebiliyorlar ve bunu yaparken de mutsuz olmuyorlar.
avrupalılar biraz daha zor olabiliyor ama ülkeye göre değişkenlik gösteriyor o da.

hiç böyle bir tepkiyle karşılaşmadım şimdiye kadar, size denk gelmiş bence.

sektör: medya / post prodüksiyon
0
blatta hiberna
(16.11.21)
(5)

Amazondan sıfır monitörün çerçevesinde eğiklik

marlonbranda
Dün Amazon'un kendisinden 32" bir monitör aldım, bugün geldi ölü pixel vs yok fakat sağ üstte çerçevede montajda oluşmuş şöyle bir eğiklik mevcut -fotoda-, yani çok rahatsız edici bi şey değil ama göze takılıyor, sanki düşmüş de eğilmiş gibi. satmak istesem sorun çıkarır mesela orası.iade, değişim v
Dün Amazon'un kendisinden 32" bir monitör aldım, bugün geldi ölü pixel vs yok fakat sağ üstte çerçevede montajda oluşmuş şöyle bir eğiklik mevcut -fotoda-, yani çok rahatsız edici bi şey değil ama göze takılıyor, sanki düşmüş de eğilmiş gibi. satmak istesem sorun çıkarır mesela orası.

iade, değişim vs ile hiç uğraşmak istemiyorum açıkcası, amazona durumu anlatıp hediye çeki veya bir miktar iade istesem var mı böyle bi imkan? veya değişim yapacağım en son ihtimal.


siz ne yapardınız böyle bir durumda, kozmetik defoyu kabullenip kullanır mıydınız yoksa kafaya takar mıydınız?

imgyukle.com
0
marlonbranda
(14.11.21)
foto yok.
rahatsız olursan yolla. ben olsam göndermezdim ama görmek lazım tabi
0
sutlu nescafe
(14.11.21)
Ben değiştiririm. Böyle durumlarda içime bir "hoşnutsuzluk"(?) doluyor, diyorum ki şimdi bunu yollasam gitmesi gelmesi bir süre alacak, ayrıca ya gelen monitörde ölü piksel çıkarsa..." vs. vs.

Sonra içimdeki anneyi çıkarıp, "Evladım bu böyle kullanılmaz." dedirtiyorum. "İade hakkın var, ürün kusurlu daha ne olması gerekiyor? Bunun köşesi yamuk 300 lirasını iade edin bari desen edecekler mi sana? yok. E sen niye bunu böyle kullanasın?" deyip iade sürecini başlatıyorum.
0
akhenaten
(14.11.21)
amazondan alacağın elektronik eşyaları koşulsuz iade edebiliyorsun. 1 ay geçmediyse geri yolla. sıkıntı çıkarmazlar.
0
false pretension
(14.11.21)
iade et, yenisini al. kafan rahat olsun. ayrıca para verip ürün alıyorsun sonrasında dilencilik gibi oluyor hediye çeki verin bari filan demek.
0
ronartest
(14.11.21)
Valla ben olsam iade ederdim sıfır ürünü defolu kullanmak istemem.
Amazon bazen iadelerde bu problem kullanımı etkiliyor mu diye sorup bir miktar para iadesi teklif edebiliyor ürün iadesi yerine. Ama bunu siz teklif ederseniz kabul etmezler, onlardan teklif gelirse gelir.
0
mg3929
(14.11.21)
(4)

Virüsler evrim ağacının neresinde?

ya ben lan neyse
neticede yoktu ve bir yerden başladı.google a "virüs evrim" yazınca hep virüslerin mevcut evrimi listeleniyor. "evrim ağacı" da yazınca sitesine yönlendiriyor.ilk canlılık oluşurken virüsler ne konumdaydı?bakterilerden önce mi sonra mı ortaya çıktı? bilinen evrim ağacında yeri var mı?
neticede yoktu ve bir yerden başladı.

google a "virüs evrim" yazınca hep virüslerin mevcut evrimi listeleniyor. "evrim ağacı" da yazınca sitesine yönlendiriyor.

ilk canlılık oluşurken virüsler ne konumdaydı?

bakterilerden önce mi sonra mı ortaya çıktı? bilinen evrim ağacında yeri var mı?
0
ya ben lan neyse
(13.11.21)
Virüsler canlılığın oluşumunda yer almıyor. Çünkü hücresel canlılar değiller. Hatta virüsler canlı mı değil mi o bile belli değil.

"Virüs sınıflandırması, virüslerin taksonomik bir sistem içinde adlandırılma ve gruplandırılmalarını içerir. Hücresel canlıların görece oturmuş sınıflandırma sistemlerinde olduğu gibi, virüs sınıflandırması da süregiden tartışma ve önerilerin konusudur. Bu, büyük ölçüde, virüslerin henüz kesin bir şekilde "canlı" ya da "canlı olmayan" varlıklar olarak tanımlanamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla da virüsler, bitkiler ve hayvanlar gibi hücresel canlıları konu edinen biyolojik sınıflandırma sistemleri içine çeşitli nedenlerle sorunsuz bir şekilde yerleştirilememektedir."
0
himmet dayi
(13.11.21)
Şurada özeti var ama kesin kanaat yok.

www.nature.com
0
Euxinos
(13.11.21)
Tanımlara baktığınızda neden evrim ağacına yerleştirilmedikleri anlaşılıyor aslında, canlılığın ortak kriterleri arasında sayılan özelliklerden birisi de hücresel yapıda olmalarıdır. Hücrenin tanımında ise onun canlılığın tüm özelliklerini sergileyen, kendi kendi kendine yeten en temel yapı olduğu vurgusu öne çıkar. Tüm hücreler kendilerine yetecek enerjiyi üretebilecek kapasitedirler, virüslerse kendi başlarına enerji üretemezler. Haliyle "canlı" çatısı altında ele alınmıyorlar genel olarak. Ama tabi herhangi bir "cansızdan" farklı olarak genetik materyalleri var. Bu da işleri karıştırıyor.
0
akhenaten
(13.11.21)
bana kedicik derdi
(14.11.21)
(1)

İstanbul ekmek fiyatı

prole
Haberlerde 250 gram ekmeğin fiyatı 2.5 lira oldu haberleri geçti geçtiğimiz günlerde. Lakin bizim burada ekmek 3 aydır 2.5 liradan satılıyordu. Bu işte bir sorun mu var? Bu farkın sebebi nedir?
Haberlerde 250 gram ekmeğin fiyatı 2.5 lira oldu haberleri geçti geçtiğimiz günlerde. Lakin bizim burada ekmek 3 aydır 2.5 liradan satılıyordu. Bu işte bir sorun mu var? Bu farkın sebebi nedir?
0
prole
(13.11.21)
Doğrudur kararı beklemeden zam yapanlar olmuş, haberlerde bu da geçiyor zaten örneğin;

www.haberler.com

"Bazı ilçelerde 1 Eylül'den itibaren 2,5 TL'den satılmaya başlanan ekmek fiyatlarındaki yüzde 25'lik artış, İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) bu akşamki meclis toplantısı sona ermesiyle resmileşti.

BAZI FIRINLAR ZAMLI SATIYORDU
İstanbul'da ilçelere göre ekmek fiyatının değişkenlik gösterdiğini söyleyen fırıncılar, özellikle Büyükçekmece, Çatalca, Sarıyer, Ümraniye, Eyüpsultan, Bağcılar ve Şişli ilçelerindeki fırınlarda fiyat artışının henüz kesinleşmemesine rağmen uygulandığını söyleyerek tepki göstermişti."
0
akhenaten
(13.11.21)
(1)

bu mevsimde kıbrıs a gidilir mi?

bebekbebesi
ucuzdur insan yoktur vs diye düşündümhiç gitmedim
ucuzdur insan yoktur vs diye düşündüm

hiç gitmedim
0
bebekbebesi
(13.11.21)
Deniz, kum, güneş kısmı için şimdi uygub olmaz haliyle. Şehir gezisi olarak Kıbrıs'ın aman aman bir hali yok, daha ziyade yaz tatili için güzel Kıbrıs. Bu mevsimde Sapanca falan hem daha güzel hem de ekonomik olarak daha uygundur. Sonbaharda ormanlık bölgeler kesinlikle daha güzel oluyor.

Kıbrıs için diğer seçenek de kumarhane ve otelde kafa dinleme tatili modeli ki bu da dört mevsim yapılabilir bir şey. İster şimdi gidin ister kış ortasında.
0
akhenaten
(13.11.21)
(2)

kyk taksitlerimi birkaç ay ödemesem nolur?

floydian
kyk kredi taksitlerimi düzenli ödememe rağmen vergi dairesine aktarılmıştı yani şu an takibi vergi dairesinde. bu zaten normal pek çok kişiye oldu. benim sorum şu, birkaç ay geriden ödesem kyk taksitlerimi, mesela 3 ay hiç ödemeyip sonra yavaş yavaş eritsem gecikme faizi dışında bir zararı olur mu?
kyk kredi taksitlerimi düzenli ödememe rağmen vergi dairesine aktarılmıştı yani şu an takibi vergi dairesinde. bu zaten normal pek çok kişiye oldu. benim sorum şu, birkaç ay geriden ödesem kyk taksitlerimi, mesela 3 ay hiç ödemeyip sonra yavaş yavaş eritsem gecikme faizi dışında bir zararı olur mu? gecikme faizi cidden çok düşük çünkü ve kredi notuma etki etmiyor. sene başı zammına kadar ödemesem sonra ödemeye başlasam sanki daha avantajlı olurum gibi ne dersiniz?

sene başında en az 35-40 zam alacağım varsayımıyla ilerliyorum.
0
floydian
(13.11.21)
Gecikme zammı dışında bir şey olmuyor bildiğim kadarıyla. Benim borcum 6 ay kadar gecikmişti (başladığından haberim yoktu, erken başlamış) Bu sırada vergi dairesine geçmiş ve oradan da yapılandırma duyurusu gelince haberim olmuştu. Neticede ödedim, bir şey de olmadı.
0
akhenaten
(13.11.21)
Bir şey olmaz hocam kafanıza göre aralıklı olarak ödeyin. Zaten yapılandırma vs çıkıyor. Vergi dairesine aktarılsa da daire öyle kolay kolay haciz yapmıyor. Düzenli ödeme yapıyorsanız hiç uğraşmazlar. Belki 1 tl dahi ödememiş olanlara haciz yapmaya çalışıyorlar diye biliyorum. Sıra size gelene kadar çok zaman geçer zaten. Ben de yapılandırmadan önce 2-3 ayda bir ödeme yapıyordum bir sıkıntı olmamıştı.
0
bayc
(13.11.21)
(4)

Otoyol Ücretleri Gişe ve SGS Farkı

akhenaten
Selam, ehliyetimi yeni aldım ama anlamadığım bazı şeyler var. Şu iki listedeki ücret tarifesi mesela;1- KMO Anadolu Otoyolu 2021 Ücret Tarifesihttps://tinyurl.com/5fvcwukt2- KMO Anadolu Otoyolu 2021 SGS Ücretlerihttps://tinyurl.com/r626vz9pBirincisinde nereden girip nereden çıktığına göre ücretlendi
Selam, ehliyetimi yeni aldım ama anlamadığım bazı şeyler var. Şu iki listedeki ücret tarifesi mesela;

1- KMO Anadolu Otoyolu 2021 Ücret Tarifesi

tinyurl.com

2- KMO Anadolu Otoyolu 2021 SGS Ücretleri

tinyurl.com

Birincisinde nereden girip nereden çıktığına göre ücretlendirme yapılmış onu anlıyorum, SGS olayını anlamadım. Nedir bu olay? Nasıl bir mesafeye göre, neyi ücretlendiriyor?
0
akhenaten
(13.11.21)
SGS serbest geçiş demek. herhangi bir gişeden geçmeden, yol üzerindeki TAK altından geçtiğinde tahsilat yapıyor. Ana gişelere gelmeden veya çıktıktan sonra var.
0
obscure
(13.11.21)
Yok sistemin kendisini anlıyorum da, bu yaptığı 2-3 liralık ücretlendirmeler neyin ücretlendirmesi ki? Örneğin Mermerciler'den girip Kurnaköy 2'den çıksam 13,5 lira yol ücreti + 3 lira da SGS toplam 16,5 lira mı vereceğim onu anlamadım. Örneğin A kuzey-güney diyor, bu nedir?
0
🌸akhenaten
(13.11.21)
obscure'ında söylediği gibi o takın altından geçince tahsilat yapıyor.geçtiğin anda parayı çekecek.
0
biergarten
(13.11.21)
Dostum o tarifeleri anlayani ulastirma bakani yapiyorlar.

Ben ayni yoldan ayda 3 kere git gel yapiyorum her seferinde farkli para oduyorum.

Gecen aradim tam 15dk kavga ettim, dosya olusturdular.
bi baktim 35 tl iade etmisler.

Kendileri de bilmiyor yani.
Bagiriyorsa haklidir deyip iade ediyorlar.
0
divit
(13.11.21)
(4)

kaliteli/makul fiyatlı en iyi takım elbiseyi nereden alabilirim?

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
ilk defa takım elbise alacağım. hangi markaya bakmalıyım? ben 1000 lira civarı bir bütçe ayırdım ama internette 600-700'e de görüyorum. tüm tavsiyelere açığım.
ilk defa takım elbise alacağım. hangi markaya bakmalıyım? ben 1000 lira civarı bir bütçe ayırdım ama internette 600-700'e de görüyorum. tüm tavsiyelere açığım.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(13.11.21)
valla tan france'ın da dediği gibi, erkek takım elbisesinin tek bir kriteri var o da üstünüze tam olarak oturması. üstünüze tam olarak oturduğu takdirde pazardan da alsanız, sarar'dan da alsanız fark yok. bir renk beğenin ve denemeye başlayın.

takım elbiseyi internetten almak asla uygun değil, milimetrik ayarı tutturmanız gerek. bunun için mağazalara gidip tek tek denemek en doğru olanı.

youtu.be
0
akhenaten
(13.11.21)
Mağazadan alman en doğru olanı. İlaveten, O takım elbiseyle giymeyi planladığın gömleğin, kravatın ve özellikle ayakkabıların üzerinde olsun.

Gömlek kravat renk uyumu için değil. Tişört, kazak, spor gömlek vs üzerine ceket denenmez.

Pantolon bol geldiyse, belinden azıcık alıveririz diyen satıcıya inanma.

Bütçe önemli değil dersen ve İzmirdeysen Hugo Boss'un outlett mağazasına uğramayı unutma.

İster pazardan al diyen arkadaşa itibar etme. Önce kumaş kalitesi, sonra kesim'dir.
0
Mirket
(13.11.21)
damat iyi ama "ds damat" değil o düşük kaliteli markası. orada prova yapıp kolunu bacağını tam üstünüze oturacak şekilde ayarlatın.
0
xrated
(13.11.21)
Kiğılı da polyester takımlar oluyor. Senede 10 kere falan giyilecekse bence 10 numara. Fiyatlar da 600-700 dü Ağustos'ta. Hatta 100 lira farkla kravat, gömlek de vermişlerdi. Sürekli giyilmek değil, düğün dernek için alınıyorsa sıfır sorunla kullanırsınız.
0
baal
(13.11.21)
(2)

beslenme sorusu

Pertev nail
merhaba, her gün dönüşümlü olarak et, tavuk, köfte veya balık yiyorum. bunun bir zararı var mıdır? mesela tavuk makarna, et pilav, balık salata vs.teşekkürler
merhaba,

her gün dönüşümlü olarak et, tavuk, köfte veya balık yiyorum. bunun bir zararı var mıdır? mesela tavuk makarna, et pilav, balık salata vs.

teşekkürler
0
Pertev nail
(08.11.21)
Yakın ölçülerde lif almıyorsan kabız olursun, suyu fazla içmezsen protein artığı üreyi daha geç atarsın vs vs.
0
Zaman Tamircisi
(08.11.21)
Günlük diyetinizde zaten et ve et ürünleri bulunmalı, ancak her şeyde olduğu gibi miktarı önemli. Özellikle kırmızı et tüketimini haftalık ~500gr'ı geçmeyecek şekilde tutmanızda fayda var. Düzenli olarak fazla kırmızı et tüketmenin en bilinen zararı kalp damar sağlığı üzerine etkileri. Eğer fazla tükettiğinizi düşünüyorsanız kolesterolünüze baktırmanızda da fayda var.

Balık seçerken de her zaman somon gibi çok yağlı balıklar tüketmemeniz daha faydalı, kilo problemlerine yol açabilir. Başka bir önemli husus da büyük balıkları küçük balıklara oranla çok da az tüketin, çünkü büyük balıkların ağır metal içerikleri küçüklere oranla çok daha fazla.

Beyaz etin sorunuysa yetiştiricilikte yaşanan kanunsuz besleme yöntemleri uygulanması gibi şeyler... Örneğin antibiyotik takviyesi alan hayvanları tükettikçe antibiyotik direnci geliştirmeniz olası. Benzer risk hormon takviyesi alan hayvanlarda da mevcut, bunlar hormonal dengede düzensizliğe sebep olabiliyor düzenli tüketimde, onun için güvenli markaları tercih edin.

Bunları gözetirseniz bir sorun yok.

Not: dukan diyetinde olduğu gibi sadece et yiyerek yaşamadığınızı varsayıyorum, aksi halde bu kadar yoğun et diyetini 2 haftadan fazla devam ettirmemeniz gerekir. günlük aldığınız toplam kalori içinde et, süt ve süt ürünleri, tahıl, sebze ve bakliyat kendi paylarına sahip olmalı.
0
akhenaten
(08.11.21)
(6)

kulüp güzel bir dizi mi cidden?

veritaslibertas
sb.pek türk dizi izlemiyorum, tv de izlemiyorum.ama fi'yi çok övmüşlerdi, izledim ve aşırı abartılmış olduğunu gördüm.kırmızı oda mesela, öve öve bitiremiyorlar bir bölüm denk geldim çok sığ diyaloglar, beğenmedim kötü de demeyeyim de, yani..şimdi kulüpten çekiniyorum da merak ettim güzel mi cidden?
sb.
pek türk dizi izlemiyorum, tv de izlemiyorum.
ama fi'yi çok övmüşlerdi, izledim ve aşırı abartılmış olduğunu gördüm.
kırmızı oda mesela, öve öve bitiremiyorlar bir bölüm denk geldim çok sığ diyaloglar, beğenmedim kötü de demeyeyim de, yani..

şimdi kulüpten çekiniyorum da merak ettim güzel mi cidden?
0
veritaslibertas
(08.11.21)
Kırmızı oda başlı başına bir fiyasko zaten özellikle de ruh sağlığı alanında çalışıyorsanız asla izleyemiyorsunuz. Ben fi'yi sevmemiştim.

Kulüp'ün dün bir bölümünü izledik; fena değil gibiydi. En azından atmosferini sevdim ben. Yoksa senaryosunda abartılacak kadar bir şey yok.
0
fraise
(08.11.21)
Konusu türkiyedeki azınlık bir topluluğun etrafında dünyasında geçiyor bu bakımdan farklı, bu ilgini çekerse güzel çekmezse değil
0
freebird5406_2
(08.11.21)
Görselliğe çok özenildiği belli. Kostümler, makyaj harika. Müzikler özenle seçilmiş. Oyunculuklar için ekstra bir şey söylemeyeceğim, çünkü ülke standartlarında normal. Sadece teknik anlamda dünya standartlarında bir dizi olmuş bence, ancak oyunculuklar lokal standartlara göre değerlendirilebilir, kötü demiyorum.

Konu olarak da eğer Türkiye'deki Sefarad Yahudilerinin kültürüne ilginiz varsa ya da bu insanları merak ediyorduysanız, bizim ülke için son derece orjinal bir konuya sahip. bu zamana kadar neden hiç işlenmedi bu konu bilmiyorum. Aynı zamanda dönemin şehir yaşamını da güzel ele alıyor.

Yani bence teknik anlamda dizide bir sorun yok, eğer konuyu seviyorsanız seveceksinizdir.
0
akhenaten
(08.11.21)
Hic sarmadi, konuyu bile anlamadim.
0
divit
(08.11.21)
Kulübün ilk bölümünü izledim beğendim devam edeceğim.
0
mg3929
(08.11.21)
Ben çok beğendim, keyifle izledim. Hayatımda izlediğim en güzel değil ama bir zamanlar böyle bir Türkiye olduğunu görmek nostalji yarattı bende sanırım. Bu insanlar hala burda olsaydı bugün İstanbul nasıl olurdu diye düşünmeye sevk etti beni, ve galiba o yüzden de çok sevdim bu diziyi
0
euteamo
(09.11.21)
(8)

hepatit b testi istemeyen havuz :/

rewlack
cadde'de istek vakfının/lisenin havuzunu kullanan takımlar, kursiyerler ve hocalar var. ben de stil öğrenmek için özel ders veya grup dersi için aradım, detayları anlattılar. yalnız girişte, kayıtta rapor falan istemiyorlar. bu biraz hoşuma gitmedi ama tabi öte yandan tatilde şurada burada da aynı d
cadde'de istek vakfının/lisenin havuzunu kullanan takımlar, kursiyerler ve hocalar var. ben de stil öğrenmek için özel ders veya grup dersi için aradım, detayları anlattılar. yalnız girişte, kayıtta rapor falan istemiyorlar. bu biraz hoşuma gitmedi ama tabi öte yandan tatilde şurada burada da aynı durum. (tatilde şurada burada havuza girmeyeli 10 sene olacak) bunun hpv'si var, hepatiti var :/

gitmesem mi?
daha tedbirli başka seçenek neresi var?
bu durum normalse başka yerler neden test sonucu istiyor peki?

nenen ölsün burhan felek. çok uzaksın yaa.
0
rewlack
(07.11.21)
havuzdan hepatit b, c virüsleri kapma şansınız yok sayılacak kadar düşük. aksi halde zaten havuza gitmek bu kadar kolay olmazdı merak etmeyin. yani atıyorum evli olduğunuz kişinin sizi aldatması sonucu hastalık kapma olasılığınız eminim daha yüksek olurdu.

ayrıca test isteyen havuzlar da sonuçta bir sefer istiyor. bu da göstermelik bir durum... havuzun temizliğine dikkat etmeniz ve kriter olarak bunu göz önünde bulundurmanız sizi daha çok şeyden koruyacaktır. havuzun bakımı düzgün yapılıyorsa hastalık kapma şansınız testle alıp vasat durumda olan havuzlardan daha düşük olur.
0
akhenaten
(07.11.21)
istek vakfının havuzuna 7 yaşındaki yeğenim 2 yıldır haftada iki gün gidiyor, babası da stil öğrenmek için bir dönem yoğun şekilde gitti. ne çocuğu ne kendisi herhangi bir sağlık sorun yaşamadı ki kendisi de oldukça titiz ve dikkatli bir insandır.
0
hypathia
(07.11.21)
@hypathia
yani nickinizi bile hepatit A diye okuyacak haldeyim :D

istek vakfı bana da güven veriyor neblim kontrollü falandır diye. ama işte ne benim ne de sizin verdiğiniz argüman "ruşen amcanın oğlu sedat da yapmış bişey olmamış" tan öteye gidiyor.
0
🌸rewlack
(07.11.21)
:) işte o kısım da artık sizin kararınız, sizin kaygılarınız. yani mesela covid konusunda endişeli bi insanım, iki sene neredeyse evden çıkmadım, insan görmedim diyebilirim ama bi havuzdan hastalık kapma fikri beni endişelendirmiyor. ayrıca akhenaten in dediği gibi test isteyenler de ilk seferde istiyor ardından herhangi bir takip kontrol yok. yani hastalık riskini hiçbir zaman yok edemezsiniz. ben sadece etrafımdaki birebir tanıdığım insanların yaşadığı konuda bilgi verebilirim. karar size kalmış :))
0
hypathia
(07.11.21)
yıllardır bir sürü şehirde antreman için havuza gittim daha test isteyen bir havuz ile karşılaşmadım.

Sanırım neredeyse hepsi devlet havuzları olduğu içindir. (Üniversite, belediye, Gençlik Spor)

şu ana kadar havuzun kendisinden bir hastalık kapan arkadaşım olmadı, zira antreman yapılan havuzlar, otel vs.nin eğlence havuzlarına göre oldukça temiz oluyor. Sonuçta havuz suyu oldukça ilaçlı ve bir organizmanın içinde yaşaması be bulaşması hiç kolay bir durum değil.

Arada soyunma odasından mantar kapan arkadaşlarım olmuştu, ama bu durumu da uzun bir süredir (15 seneden fazladır) hiç görmedim. Ki bu da doğrudan havuz ile alakalı değil, spor salonunda hijyen riskleri havuza göre çok daha büyüktür.
0
yeninesiltupcu
(07.11.21)
Test isteyen de düzenli istemiyor ki. +1

Yani ben test yaptırdım negatifim ve havuza devam ediyorum diyelim, 3 ay sonra hepatit kaptım ve havuza girmeye devam ediyorum. Ben dahil kimse hepatit olduğumu bilmiyor ki?

Bence de göstermelik bu havuz kaydından önce test isteme işi.

Ha desen ki xxx havuz işletmesi var, 3 ayda bir düzenli test istiyor. Ona şapka çıkartırım.
0
John Bloor
(08.11.21)
valla her yer başka demekki.
benim daha önce gittiğim havuzlarda (ibb) periyodik olarak isteniyordu. hatta çok net hatırlıyorum, kayıtta sıra olduğunda testi şimdi yaptırmayın nasılsa geçerliliği bitecek, sıra gelince yaptırırsınız falan diyorlardı.
0
🌸rewlack
(08.11.21)
valla her yer başka demekki.
benim daha önce gittiğim havuzlarda (ibb) periyodik olarak isteniyordu. hatta çok net hatırlıyorum, kayıtta sıra olduğunda testi şimdi yaptırmayın nasılsa geçerliliği bitecek, sıra gelince yaptırırsınız falan diyorlardı.
0
🌸rewlack
(08.11.21)
(4)

Haritada nerelerden gitmişim uygulamasi

i-pek
Günün sonunda arabayla, bisikletle, yürüyerek fark etmez nerelerde dolasilmis olduğumuzu eforsuzca görebileceğimiz app var Mı? Tek tek simdi bisiklete geçiyorum falan diye elle seçmeden. Android için. Teşekkürler.
Günün sonunda arabayla, bisikletle, yürüyerek fark etmez nerelerde dolasilmis olduğumuzu eforsuzca görebileceğimiz app var Mı? Tek tek simdi bisiklete geçiyorum falan diye elle seçmeden. Android için. Teşekkürler.
0
i-pek
(07.11.21)
Geo Tracker: play.google.com
0
himmet dayi
(07.11.21)
Muhtemelen yıllar öncesinden kalan her adımınız kayıt altındadır zaten hali hazırda. Google maps timeline'ınızı kontrol ettiniz mi? timeline.google.com çok yuvalar yıktı.
0
akhenaten
(07.11.21)
Google maps günlük olarak kaydediyor zaten.
0
lappuntamento
(08.11.21)
Google maps time-line kapalıydı. Dün açtım ama hiç detaylı kaydetmemis, upuzun düz çizgilerle cokgen çizmiş.
Geo trackerda da kayıt a basmayı unuttum.
Daha eforsuz çalışan ve düzgün kaydeden bir şey var mıdır?
0
🌸i-pek
(08.11.21)
(6)

overthinking - aşırı düşünme

bebekbebesi
bir mesajdan, bir olaydan aslında hiç kastedilmeyen bir anlamı çıkarıp onun üzerine felaket senaryoları kurup bütün günümü, haftamı rezil ediyorum.bunu kendi çabamla nasıl aşabilirim?kendimi ikna etmeye çalışıyorum öyle olmaz saçmalama diye ama panik hali sürekli devam ediyor.
bir mesajdan, bir olaydan aslında hiç kastedilmeyen bir anlamı çıkarıp onun üzerine felaket senaryoları kurup bütün günümü, haftamı rezil ediyorum.

bunu kendi çabamla nasıl aşabilirim?

kendimi ikna etmeye çalışıyorum öyle olmaz saçmalama diye ama panik hali sürekli devam ediyor.
0
bebekbebesi
(07.11.21)
zgrydn
(07.11.21)
burcun su grubu mu?
yengeç-akrep-balık

öyleyse burcunu iyi öğren kendini tanı ve vesveseleri her fark ettiğinde arkasından, bu bir vesvese, varsayım ise bu bir varsayım de.
her bir cümlenin arkasından bir cümlede bunu kurmayı dene.
yani kendini ikna etmiyorsun, duruma dışarıdan sakince bakıyorsun, asla kendine kızma ve savaşma bu durumu artırır.

ya da depresyonda olabilirsin, taktik aynı ama yardım alman en iyisi böyle hayat geçmez
0
hopp
(07.11.21)
Kafaniza taktiginiz seyin sizin icin 3 gun-5 gun-1 ay ,artik ne kadar derseniz, sizin icin ne kadar onemsiz oldugunu dusunun.

Yillardir ayni sorunlar bas etmeye calisiyordum, bunu kesfettigimden beri cok daha kolay ustesinden geliyorum boyle seylerin.

Biri size kotu bir sey mi soyledi, bir hafta sonra onun sizin icin bir onemi olmayacagini dusunun mesela.
0
yaraticinick
(07.11.21)
Valla ise farkli bir acidan bakarsan bu duyuru bile cozum degil sorun olusturur cunku nasil fazla dusunmem diye dusundukce bu sefer de fazla dusunmemeyi fazla dusunmeye basliyorsun. Dolayisiyla sorunu sadece farkli bir zemine tasimis olursun. Pek caba sarfetmene gerek yok aslinda, meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz diyen kisiyi dinleyip meseleleri mesele etmemek yeter sadece.
0
j r r tolkien hayrani
(07.11.21)
Bunun temelinde yatan sebeplerden birisi güvensizlik duygusu. Benimle benzer şeyler yaşıyorsanız benim olayım şöyle;

Aynı şeyi ikili ilişkilerimde çok fazla yaşıyordum. En sonunda birlikte olduğum kişiye aklıma takılan her şeyi doğrudan sormaya başladım. Zaman zaman rahatsız hissediyordu, ama eğer sormazsam manasız şekilde böyle şeyleri kafamda büyüttüğümü dertleşir şekilde anlattım, o da beni anladı. Her şeyi sordum, bazen çok detaylıca irdeledim ve nihayet bu davranışım yok oldu gitti. çünkü artık güveniyorum. sorular sormaktan kendim vazgeçmedim, zamanla bu alışkanlığım kayboldu sadece, çünkü hiçbir zaman kuşkulu bir şeyle karşılaşmadım.

Benim güvensizliğime sebep olan şey birlikte olduğu kişiyi aldatıp bunu da marifet gibi her yerde anlatan çok fazla insan olduğunu keşfetmemle başlamıştı. Sonrasında kimseye güvenmemeye başladım. Karşımdaki kişi bana cevaplar vermeye çalışmasaydı ya da beni anlamak istemeseydi sanırım bu güvensizliği üzerimden atamazdım.

Demem o ki, güvensizliğinizin kaynağı neredeyse orasıyla yüzleşin. İrdeleyin. Somutlaştırın ki sizde tam olarak hangi mekanizmanın bu güvensizliğe sebep olduğunu ortaya çıkarıp sadece ona karşı tetikte olun. Bunu bulamazsanız her şeye karşı sürekli tetikte dolanıyorsunuz.
0
akhenaten
(07.11.21)
david burns- iyi hissetmek kitabını okumanı öneririm.
0
elitoangelito
(07.11.21)
(4)

Yeni Laptop İndirim Önerisi Verebilecek Var mi? (Kasım fırsatlarinda)

technicalte
SelamlarŞirkette iş icin kullanilacak bir laptop ariyorum ekran 15.6Autoacad vs kullanilacak, SSD en az 512 olmali, RAM de en az 8gbİslemci de en az i5Bütce max 10 bin falanEfsan kasim denen olaylarda guzel bir indirim kampanyasi var mi tavsiye edeceginiMarka model onerisi varsa o da olurTesekkurler
Selamlar

Şirkette iş icin kullanilacak bir laptop ariyorum ekran 15.6
Autoacad vs kullanilacak, SSD en az 512 olmali, RAM de en az 8gb
İslemci de en az i5
Bütce max 10 bin falan

Efsan kasim denen olaylarda guzel bir indirim kampanyasi var mi tavsiye edecegini
Marka model onerisi varsa o da olur

Tesekkurler
0
technicalte
(07.11.21)
amazon.com.tr de msi lar indirime giriyor. takip et 26 kasımda
0
xrated
(07.11.21)
İndirimsiz olarak da zaten tarif ettiğiniz tarzda laptoplar bu fiyatlara satılıyor.

örneğin; tinyurl.com

bu laptopun işlemcisi ryzen-5 5600h ki bu da intel için i7-11800h'a tekabül eden bir işlemci. ekran kartı rtx 3050. Bu da 8gb ram beklentinizi rahatça karşılayacak bir render performansı almanızı sağlar gerekirse. ssd ve ram seviyesi de istediğiniz gibi.
0
akhenaten
(07.11.21)
ryzen5 nasıl i7 'ye tekabül ediyor ryzen 7 olmasın o.
0
xrated
(07.11.21)
@xrated, i7 10. nesilden bahsediyordum, 11 nesil örnek vermişim haklısınız. tinyurl.com
0
akhenaten
(08.11.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.