Giriş
(1)

Bir kimya sorusu (mu)? İki suyun birleşmesi

la traviata
Bazen Erikli, bazen Kuzeyden 1.5 litre suları alıyorum. Bazen ikisinden birden oluyor evde.Bugün bir şişede yarım litre erikli, bir şişede ise 1 litre civarı kadar kuzeyden vardı. Ve bunları karıştırdım tek şişede.Sonra bir kaç şey merak ettim.1- Bu sular gerçek anlamda kimyasal olarak karışmış oluy
Bazen Erikli, bazen Kuzeyden 1.5 litre suları alıyorum. Bazen ikisinden birden oluyor evde.

Bugün bir şişede yarım litre erikli, bir şişede ise 1 litre civarı kadar kuzeyden vardı. Ve bunları karıştırdım tek şişede.

Sonra bir kaç şey merak ettim.

1- Bu sular gerçek anlamda kimyasal olarak karışmış oluyor değil mi?
2- Aldığımız tat, miktar olarak fazla olana mı yaklaşıyor? Yoksa ikisinin de atıyorum magnezyum, kalsiyum, flörür, vs. tüm oranları komple değiştiği için bambaşka bir suya mı dönüşmüş oluyor?
3- 0,75 - 0,75 karıştırdığımızı düşünseydik, suların her bir özelliğinin aritmetik ortalamasını aldığımızda yeni suyun değerlerini bulmuş oluyor muyuz?

Google'da bu konuyu inceleyen bir yazı bulamadım.

Not: Kendi karışımımın tadını sevmedim. Tam dünyayı kurtaracaktım, olmadı :/
0
la traviata
(24.06.22)
Kimyasal olarak karışmış olmuyor (en azından dediğinizi tahmin ettiğim anlamda) Çünkü ortada reaksiyona girecek bir şey yok, suya su katıyorsunuz.

Suyun içerisindeki mineraller suyla bileşik halinde bulunmadığı için farklı homojen içeriğe sahip karışımları birbirleriyle karıştırmış oluyorsunuz sadece. Bu durumda su miktarı eklediğiniz su oranında artıyor ve içerlerindeki mineraller de yeniden oranlanıyor.

Neticede suya tadını veren büyük oranda içerisindeki mineral oranları olduğu için ortaya çıkan karışımın yeni mineral oranı suyun tadını belirler ancak ortaya yeni bir "şey" çıkmış diyemeyiz bu durum için.

Bunun atıyorum tuz oranı çok yüksek ayranı seyreltmek için üstüne biraz tuzsuz ayran eklemekten bir farkı yok aslında.

Burada aritmetik ortalamanın pek bir işlevi yok, toplama çıkarma yapıyorsunuz. Sadece ph dengesinde minimal bir fark oluşacaktır, bu da logaritmik bir hesap.
0
akhenaten
(24.06.22)
(10)

Taksiciler nasıl kaza yapmıyor?

plutongezegendegilmi
Her taksiye bindiğimde yüreğim ağzıma geliyor. Benim 50 ile zor döndüğüm viraja adam 90'la gözünü kırpmadan giriyor, kaldırıma çıkıyor, aralara giriyor, kırmızıda geçiyor vs. vs.Ama hiç kaza yapan taksiciye denk gelmedim. Haberlerde de görmüyorum. Tecrübe muhabbeti mi bu?
Her taksiye bindiğimde yüreğim ağzıma geliyor.

Benim 50 ile zor döndüğüm viraja adam 90'la gözünü kırpmadan giriyor, kaldırıma çıkıyor, aralara giriyor, kırmızıda geçiyor vs. vs.

Ama hiç kaza yapan taksiciye denk gelmedim. Haberlerde de görmüyorum.

Tecrübe muhabbeti mi bu?
0
plutongezegendegilmi
(23.06.22)
Evet
Bir de diğer insanlar kaçıyor
0
kisa
(23.06.22)
yamalı veya orası burası kırık tonla taksi var trafikte. gayet de yapıyorlar.
istediğiniz kadar tecrübeli olun, tüm iş gününüz trafikte geçiyorsa kazaya daha yakınsınız.
0
la traviata
(23.06.22)
www.cumhuriyet.com.tr

şu kazanın benzerini yaşadım. maalesef özellikle gece taksiye binildiğinde şoförü mutlaka konuşturmak gerekiyor.
0
crescent
(23.06.22)
Hocam adamlar günde 15 saat araç kullanıyorlar o kadar süre uzay mekiği pratiği yapsalar bırak kaza yapmayı Mars'a giderler.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.06.22)
Kaza yapıyorlar. Ben geçen yaz bindiğim takside kaza yaptık, adam uyudu direksiyonda gündüz vakti.
0
mg3929
(23.06.22)
bir akrabamızın komşusu geçenlerde kendi hatasından kaynaklı sağlam trafik kazası yaptı, kırılmadık kemiği kalmadı. kadıköy'de yolda yürürken yine bir başka kazaya bizzah şahit olmuşluğum var.

kısacası gayet yapıyorlar hatta hem (çoğunlukla) dengesiz sürüşlerini hem de sürekli trafikte olmalarını hesaba katarsak muhtemelen fazla fazla yapıyorlardır... ihtimali düşüren bir etmen genellikle şehir içinde ve dolayısıyla düşük hızda araç kullanmak zorunda olmaları; yani nadiren 90-100 üstüne çıkabildikleri için manevra alanı daha geniş, boş yolda 120'yle yardırıyor olsalar o tip kazaları daha çok duyarız.
0
der meister
(23.06.22)
Taksici ve minibusculerin kaza yapmamasinin nedeni etrafındakilerin onlara caprmamak icin esktra caba göstermesi. Ozelikle minibüsçüler, allah ne verdiyse daliyor adam, bakıyorsun devam etsen carpisacaksiniz en son sen fren yapiyorsun minibuscu geciyor.
0
stavro
(23.06.22)
Stavro+1 ben taksici görünce her an her şey bekliyorum. Trafiğin doğal akışının bozulacağını bilip ona göre hareket ediyorum ve öyle de oluyor.

Taksicilerin kaza yapma istatistikleri bir kenara kazaya sebebiyet verme istatistiklerinin olduğu bir yer varsa merak ediyorum aslında.
0
akhenaten
(24.06.22)
Yapıyorlar hocam birkaç senelik taksilere bak sağı solu hep macun, kırık, bagaj kapağı iple bağlı, teker yalpalıyor vs. bir dünya kusur var araçlarda.

Bir keresinde bindiğimiz bir taksinin tekeri yamuktu, düşük hızlarda yengeç gibi gidiyordu araç. Hızlanınca düzeliyor dedi eleman asdsgfdf. Neyse ki mesafe kısa, saat geçti de başımıza bela almadan kurtulduk o araçtan.

Bir de @stavro'nun dediği gibi herkes aha taksici kesin bir bok yiyecek diye çok daha defansif sürüşe geçiyor.

Gönül istiyor ki şu videodaki abi gibi ulu orta girelim bunlara ama olmuyor işte: www.ahaber.com.tr (Ah*ber linki için özür başka yerde bulamadım)
0
chicha_v2
(24.06.22)
"sakınılan göze çöp batar" derler, biz binbir zahmetle aldığımız aracımızı çalı çizse ciğerimiz yanıyor ama taksi şoförlerinde durum biraz farklı, öncelikle neredeyse tüm taksilerin sahipleri ve şoförleri farklı kişiler adam memur gibi aracı kullanıyor araç kendinin değil, araçlar kaskolu, sigortalı bir de zaten mafya vari hepsi trafikte iki şeyden kaçıyor millet 1. Taksi, 2. Dolmuş yani trafikte bir nevi dokunulmaz gibiler gözü kara hareket ediyorlar bir anda senin önüne kırıyorlar neden? çünkü bir kazaya karışsan en çok dert senin başına patlar onların başına bir şey gelmez (bkz : dolmuşçular odası, taksiciler odası).

Özetle taksiciler ve dolmuşçular rakipsiz oynayan oyuncu gibidir trafikte, kimse onlara bulaşmak istemediğinden kazaya senden benden daha az karışıyorlar. Hiç kaza yapmıyor değiller ama normal araç kullanıcılarından daha az yapıyorlar.

Şöyle bir örnek vereyim, çoğu araç sürücüsü, kendisine yanlış yaptığı sürücünün peşine düşer, korna çalar, hırs yapar vs. Sen hiç birinin taksici ya da dolmuşçuya aynı şeyi yaptığına şahit oldun mu? Olamazsın çünkü adam bir anons çakar anında yolunu kesip radyatörü monte ederler bir yerine işte o yüzden dokunulmaz gibiler trafikte.
0
solo
(24.06.22)
(31)

3500€ Ankara mi 4000€ Eindhoven mi

renatgad
Soru belli. Ikisi de net ele gececek tutarlar. Fikriniz nedir?
Soru belli. Ikisi de net ele gececek tutarlar. Fikriniz nedir?
0
renatgad
(22.06.22)
ankarada o paraya kralsın. o yüzden ankara.
0
jelly bear
(22.06.22)
sadece maddi olarak soruyorsan ankara tabii ki. ankarada kendi evimde 3500 euro kazanma konforu varken eindhoven'a gidip hem göçmen olmanın dertleriyle uğraşıp hem de idare eder bi para kazanmayı tercih etmezdim.
0
roket adam
(22.06.22)
Eindhoven.

O paraya yine markete gideceksin yine, yine otoparka gireceksin yine restoranlarda gunluk medeniyetsiiklere maruz kalacaksin.

Bence kral olunacak bir para degil kesinlikle. Medeniyet onceliginse hollanda
0
floydian
(22.06.22)
Ankarada o parayla muasır medeniyet seviyesini yakalayabilirsin. Kesinlikle ankara.
0
mg3929
(22.06.22)
kardeşim de aynı durumda yazılımcı, ankarada kalmayı tercih etti. benim fikrimce de net ankara. türkiyede döviz kazanıyor olmak büyük lüks. diğer yandan da yurtdışına göçmek, bütün aileni çevreni geride bırakmak, oraya uyum sağlamaya uğraşmak felan az buz şeyler değil. ben de aynı durumda olsam ankarayı tercih ederdim.
0
genc irisi
(22.06.22)
Yaşınız, kaç kişi olduğunuz, sektörünüz, hedefleriniz gibi detayları bilmeden bu soruya sağlıklı cevap vermek pek mümkün değil.

Eindhoven'da bu parayla yaşarsınız ama harcamalarınıza dikkat etmeniz gerekir. Fakat hem tecrübe kazanır, hem insan yerine koyularak yaşarsınız. Avrupa'da göçmen olmak da bir sıkıntı, her ne kadar kimse yüzünüze karşı böyle davranmayacak olsa da müslüman bir ülkeden geldiğiniz için farklı bir davranış olacak.

Ankara'da bu parayla güzel yaşar, güzel de bir birikim yapabilirsiniz.

Ben olsam bu aşamada Ankara'yı seçerdim ama kenara ciddi bir birikim yapardım. Yeterli maddi birikiminiz olduğunda mesleki tecrübeniz de artmış olacak. O zaman halen yurtdışına gitmek istiyorsanız bu hem daha kolay olacak, hem daha iyi kazancaksınız hem de birikiminiz olduğu için kafanız biraz daha rahat olacak.
0
michael_knight
(22.06.22)
3.500€ ankara seneye bu zamanlar da 3.500€ olacak mı?

Eindhoven'da insanların böyle bir derdi olduğunu sanmıyorum.
0
akhenaten
(22.06.22)
Direkt Ankara. Çoğu sevmeyenin aksine damarlarına nüfuz etmeyi bilirsen Ankara bence güzel bir şehir. O parayla daha da güzel olur :D
0
Antrikot
(22.06.22)
Ankara'da bu maaşı ne kadar alabileceğiniz sıkıntılı bir durum. Hükümet yarın bir kanun çıkartır, gelen dövizi bozduracaksın, kuru da 5 TL yaptım der. Elinizi kolunuzu bağlar. Benzerlerini çok yaptı. Daha da çok yapacak.

Hükümet tamamen ülkeyi bitirmiş durumda. Üstüne muhalefette de hiçbir ışık yok. Hepsi, sanki hükümetle anlaşmış gibi hareket ediyor vs. vs...

Kısacası: imkan varsa, daha sonra dönmek üzere yurt dışı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.06.22)
Medeniyetin göbeğinde, saygılı insanlarla yaşayıp, bir sabah parise bir sabah Londra ya birkaç saat içinde gidebilmek mi yoksa en basitinden trafikte biri önünü kesip başına silah mı dayama olasılığını düşünüp, kaos ülkesinde yaşamak mı?
0
robin one persie
(22.06.22)
yurtdışında yaşamayı çok isteyen biri için bile türkiyede euro kazanmak reddilmesi zor bir durum. ülkede olağanüstü bir durum olmazsa ankara'da kral gibi yaşarsınız ama ya olursa?

zor karar. umarım pişman olmazsınız.
0
axl
(22.06.22)
Bekarsanız Eindhoven.
0
inawen
(22.06.22)
Seçime kadar Ankara seçimden sonra tekrar düşünme seçeneği yok mu varsa en temizi o, ilk sene euro biriktirip gidince daha rahat edilebilir.
0
nickimin hakkini veremedim
(22.06.22)
Hollanda'da geçireceğin her gün Ankara'da 3500 € alabilme imkanını devam ettirecek. Ancak Ankara'da geçireceğin her gün seni Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde çalışma imkanını azaltacak.
0
dreamsandcolours
(22.06.22)
hollanda'da parayla krallik yapamazsin ama turkiye gibi 3. dunya ulkelerinde yaparsin. hizmet, kamu, sokaklar vs.. paran varsa hersey degisiyor bu ulkede. ama hollanda'da boyle birseye ihtiyacin olmuyor herkes esit. sanirim philips :)
0
buenosdias
(22.06.22)
2900 euro istanbul mu, 4200 euro amsterdam mi sorusunda amsterdam'i sectim. burada biraz daha fakirim. sadece kira 1650 euro. diger sabit giderlerle 2000 euro civari. arabam vardi, burda almadim, ihtiyac da yok zaten pek. burada kafam daha rahat. hala turkiye gundemini takip ediyorum ama eskisi kadar etkilenmiyorum. bir de gunluk yasantimda oradaki stresi yasamamak cok guzel. rahat, sakin bir ortamda yasamak, yuruyus yapma imkanlari, bisikletle gezme imkanlari cok guzel. ama burda daha yalnizim, esim olmasa patlarim sanirim sikintidan. esim de calisiyor ama o is degistirmedigi icin denklem disi.

kisaca:
maddi olarak ankara
sosyallik olarak muhtemelen ankara
hava olarak ankara (sanirim :)
kafa rahatligi, huzur olarak eindhoven
avrupayi gezmek istiyorsan eindhoven (comert izinler ve vize olmamasi sebebiyle)
hizmet sektoru icin ankara (burada eve siparis, temizlik vs pahali seyler)
0
lemmiwinks
(22.06.22)
ankara. o parayla kaliteli bi hayat sürersin.
0
paintov
(22.06.22)
konuya benzer bir başlık daha açılmıştı sanırım yine ankara ve hollanda kıyaslamasıydı.. bir çok şey yazılıp çizilir konu üzerine ama şu bir gerçek; eğer highly skilled migration statüsünde blue card ile gidecekseniz dil şartı olmadan 5 yılın sonunca avrupa birliği vatandaşı olabilir tüm avrupada yaşayabilir ve çalışabilirsiniz..
ankara' da o gelirle maddi anlamda rahat olursunuz; ama 5 yılın sonunda elinizde ne olur onu hesaplayın bence..
cevabı bence gelecek planlarınıza göre seçin.
0
windymimas
(22.06.22)
Ankara'nın hiçbir albenisi yok. Güzel bir teklif. Hem Ankara'da olmayacaksınız hem de üstüne para veriyorlar.
0
geçerkenugradım
(22.06.22)
2bin euro bile olsa bas git.
Araba surmeyi bilenlerin ulkesinde yasa.

Ankara hep duruyor sevmezsen gelirsin.
0
divit
(22.06.22)
basimizdaki yonetim degismedigi surece ne olursa olsun turkiye degil. her seyin kendini her konuda yetkin sanip diplomasi bile saibeli birinin iki dudaginin arasindan cikacak lafa bagli oldugu bir ulke burasi. yarin tum banka hesaplariniza maliniza mulkunuze el koydum burasi da artik turkiye degil tayyibistan dese ne yapabiliriz ki? yuh bu kadarini da yapmazlar artik dedigimiz nelere sahit olmadik mi ozellikle son 10 yilda? ben hala yurt disi imkani varken turkiyeyi ihtimal olarak tutanlara sasirarak bakiyorum. burada isler iyiye gitmiyor, yakin zamanda da duzelir gibi gorunmuyor. bir kez geliyoruz dunyaya medeni bir ulkede huzur icinde yasamak dururken bu kaos sevdasi niye :) yukarida dendigi gibi sevmezsen gelirsin ama gitmezsen hic gidemeyebilirsin.
0
in vino veritas
(22.06.22)
Bence hala Eindhoven

Yukarda dendigi gibi yarin devletin parana el koymayacaginin, sokakta random siddet gormeyeceginin vs... garantisi yok.
0
cleric
(22.06.22)
Eindhoven'da her ay o maaşla sıradan bir hayat sürersin. Ankara'da ve TÜrkiye'de euro kazandığın sürece her ay o maaşla yapamayacağın çok az şey var. Ama bekarsan ve evlenme niyetin yoksa Eindoven derim :)
0
iwasbornonamountainside
(22.06.22)
ankarada kalırsan birikim yaparsın, eindhoven'da kaliteli yaşarsın.
0
orpheus
(22.06.22)
Maddi kismina bakalim, tabi ki Eindhoven. Neden? 1 yil sonra en iyi ihtimalle hala 3500 euro ya Ankara'da yasayabilirsin, ama Eindhoven'da iken rahatlikla daha yuksek bir maasa baska bir hollanda ya da avrupa sirketinde is bulabilirsin. Sunu rahatlikla soyleyebilirim, avrupa/ amerika sirketleri ozgecmisinde kendi ulkelerini gordukleri anda daha sicak bakiyor gocmen calisana, eger ilk yurtdisi tecrubense dogruca eindhoven'a git. atlaya ziplaya baska sirketlere gecip yillik 6 basamakli maaslara cikarsin 2 yil icinde. Ote yandan sosyal kismi Ankara'da yasamayi ezer gecer. 3500 e Ankara'da kralsin cok komik bir cumle. Ne yapacaksin o parayla? Gidebilecegin restoranlardan , sosyal hayattan vs kisa surede sikilicaksin. Maddi durumu daha iyi olanlarin daha iyi insan oldugu sanrisina kapilma, bos insan her ekonomik olcekte bos. Cok ozlersen Ankara yi hafta sonlari ucar gidersin, neden ayrildigini tekrar hatirlar donersin Eindhoven a.
0
RottenApple
(22.06.22)
Benzer bir durumda Eindhoven'ı seçtik.

Ben ki "Ankara'da deniz bile yok"çulara karşı Ankara'yı ezdirmezdim. Bir haftasonu eşimle yürüyüş yapmak istedim, evin orada (Alacaatlı) zaten yapamayız çünkü çok fazla sahipsiz köpek var. Dedim hadi Eymir'e gidelim. Trafikte çile başladı. Kırmızıda son hız geçip neredeyse bizi biçecek biri, gergin ve saygısız insanlar, kornalar. Her neyse arabayı park ettik, abartısız metrekareye 10 insan düşüyor. Bisikletlisi arkadan önden geliyor, bebek arabası terörü bir yandan, gürültü, pislik. Daha gölü göremeden "Dönsek mi acaba" dedik ve döndük. Seçim olsa bile insanlar değişmeyecek. Bunu kabul edince karar vermek daha kolay oluyor.

Yeme içme dışında maalesef özlenecek bir şey kalmamış. Ona da Eindhoven-Ankara direkt uçuş var. O olmadı Amsterdam'dan uç, o olması Düsseldorf'tan. 40 gün yıllık izin var zaten.
0
marla is in my head
(22.06.22)
Bu soruyu soruyorsan cevap net Ankara. 3500 euroyla Ankara'da bolluk icinde yasamaya alistiysan 4000 euroya hollandada yasam cok zor gelir. Gerek kira, gerek yeme icme masraflari cok daha pahali olacak. Buyuk ihtimalle birikim sifir falan olur, Turkiye'deki aliskanliklarini devam ettirmeye calisacagin icin.
0
hot potato
(22.06.22)
Abi bence işin içinde Ankara olduğu için konuya objektif olamıyoruz duygusal yaklaşıyoruz, şöyle düşünelim: Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin başkenti Kinşasa mı? yoksa Eindhoven mı? Bence Eindhoven.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.06.22)
Maddi rahatlık ve Türkiye'deki dandik hayati bir kenara bırakırsak üç şey var;

- ab vatandaşı olma rahatlığı.

- gerekirse Avrupa'da çalışıp, vatandaş olup sonra tekrar Türkiye'ye gelmek

- Avrupa'daki izinler, çalışma saatleri vs.

Bunlar da sizi kurtarmiyorsa zaten Hollanda'daki hayat kurtarmaz.

Avrupa para için seçilecek bir yer değil. Öyle amerika vs gibi katlaya katlaya maaş alinacak yer değil. Ben hayatimda her sene is değiştirip sonunda parayi katladim falan diyen görmedim Avrupa'da, bilmiyorum. Eğer genel Türkiye canınızı sikmiyorsa Türkiye'de kalin tabi ama açıkçası bu soruyu soruyorsaniz genel Türkiye ile çok derdiniz olduğunuzu sanmıyorum.
0
logisticsmanager
(23.06.22)
angara, net.
0
cooperr
(23.06.22)
Ankara bence.

Dolar ve euro daha da atarsa ve ekonomik gidişat kötüleşirse kaos olabilir. En azından bir süre Ankara denemekte fayda var.
0
nvidia
(23.06.22)
(9)

askere gidene çevresinde verilen harçlık hk

baldan kaymak
selamlar ne yapılır bu para? yani sevdikleri için verdiler biliyorum ama içim de rahat etmedi bugüne kadar kimseden 1 kuruş almadığımdan. harcayıp geçeyim mi sonuçta sevdikleri için verdiler diye?borç da değil ama insanlara borcumu nasıl öderim diye de düşünüyorum.fikirlere açığım teşekkürler.
selamlar ne yapılır bu para? yani sevdikleri için verdiler biliyorum ama içim de rahat etmedi bugüne kadar kimseden 1 kuruş almadığımdan.

harcayıp geçeyim mi sonuçta sevdikleri için verdiler diye?
borç da değil ama insanlara borcumu nasıl öderim diye de düşünüyorum.

fikirlere açığım teşekkürler.
0
baldan kaymak
(21.06.22)
Bu bir gelenektir abi gereksiz evham yapıyorsun. Ha çok rahatsız olursan bi yere bağışla birilerinin karnını doyur kedilere mama al geç.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(21.06.22)
bu tür şeyler bir sonraki jenerasyona ödenir yani 15 yıl sonra başka askere gidene de sen vereceksin.
0
duyurukullanıcısı
(21.06.22)
İhtiyacın olduğu için verilmiyor ayrıca sen talep etmedin adetten bu, ye gitsin düşünme.
0
havadakarada
(21.06.22)
Askerde gofret falan alacaksin, memlekete gelip gideceksin hep para lazim.

Bana vermemisti kimse, 1 ay sonra parasiz kalmistim o zaman anladim ne ise yaradigini.
0
divit
(21.06.22)
Senden ziyade anne babanın hatrınadır bu. Yakın akrabanı arkadaşını çok seversin. Çocuğu askere okula vs giderken harçlık verirsin
0
efruz
(21.06.22)
Düğünde takılan takılar gibi düşün.
Sen de onların çocuklarına vereceksin askere giderken.
Böylece sürüp gidecek.
İşin maddi yanı değil önemli olan, sevildiğini, değer verildiğini hissetmek.
0
Mirket
(21.06.22)
İhtiyacın yoksa eğer, askerdeyken ihtiyacı olan çok adam tanıyacaksın, onlara bir şey ısmarlarsın.

Adettendir askere harçlık vermek +1
0
John Bloor
(21.06.22)
Adetten yapılan bir şey, fazla düşünüyorsunuz +1

İnsanın para alma huyu olup olmamasıyla alakası yok ki bunun. İnsanlar verilmesi gerektiğini düşündüğü için veriyor o kadar. Bunu geri ödemeye kalkmak saygısızca görülebilir tavsiye etmem. Misafirliğe yemeğe gidip yapılan yemeğe burun kıvırmak gibi bir şey olur, ya da düğünde size takı takılacakken kabul etmeyip geri çevirmek gibi. Yapsanız yapılır, ama gereksiz bir atraksiyon.
0
akhenaten
(21.06.22)
Askerde gariban çok, gelen üç kuruş maaşı köyüne ailesine gönderen onlarca kişi tanıdım orda onlara abilik yapar bi şeyler ısmarlarsın.
0
nickimin hakkini veremedim
(22.06.22)
(8)

her sozlesme hukuki midir?

buenosdias
atiyorum, isveren uzaktan calisma ile ilgili bi sozlesme hazirlamis. sacma sapan agir maddeler var ve calisan imzaladi. sonrasinda calisan bu sozlesmedekileri ihlal etti davalik oldu. mahkeme nasil karar verir?aslinda ogrenmek istedigim, herkes kafasina gore sozlesme maddeleri ekleyip imzalattiginda
atiyorum, isveren uzaktan calisma ile ilgili bi sozlesme hazirlamis. sacma sapan agir maddeler var ve calisan imzaladi. sonrasinda calisan bu sozlesmedekileri ihlal etti davalik oldu. mahkeme nasil karar verir?

aslinda ogrenmek istedigim, herkes kafasina gore sozlesme maddeleri ekleyip imzalattiginda kanunen hakli mi oluyor? hakim, bu nasil sozlesme ulan adami koynuna almadigin kalmis diyerekten calisani hakli bulabilir mi?
0
buenosdias
(20.06.22)
kanuna uymayan maddelerin bir geçerliliği olmaz
0
hadsafhada
(20.06.22)
Hayır, sözleşmeler kanuni çalışma şartlarına, tanımlı hak ve özgürlüklere ve ilgili mevzuata aykırı olamaz. Yasal sınırlar içerisinde kalır.

Böyle sözleşmeler imzalansa dahi geçersiz olur.

Detaylı okuma için;

www.google.com.tr
0
akhenaten
(20.06.22)
pekiyi calisan nerden bilecek bu maddelerin sozlesme ile desteklenip desteklenmedigini? her maddenin karsisinda yada altinda xx kanunu xx maddesinde belirtildigi uzere seklinde kaynak gosterilmesi zorunlulugu yok mu?
0
🌸buenosdias
(20.06.22)
Öyle bir zorunluluk bildiğim kadarıyla yok, iş kanununu okuyup çalışan haklarıyla ilgili kitapçıklardan birini elinizin altında bulundurmanız faydalı olur.

Ama bunların farkında olsanız bile hukuksuz sözleşmeye itiraz etmeniz genelde sancılı bir süreç oluyor. İşverenler sözleşmeyi değiştirmek yerine sizi değiştirmeye yöneliyor, siz de bir sürü dava vesaire ile uğraşıyorsunuz inat ederseniz. Sonuçta işinizde kalsanız da huzurunuz kalmıyor. Denetleme ne yazık ki yetersiz.

Genelde bu işler şöyle yürüyor. Sözleşme yapıldığında taraflardan hiçbirinin şikayeti yoksa uygulanıyor. Bir aşamada bu hukuki olmayan sözleşme maddelerinden biri sorun çıkadığında çalışan dava yoluna gidiyor vesaire. Yani önce sözleşme imzalanıyor, kişi zor durumda kalırsa mecbur mahkemeye gidiyor.

Tam hukuki çalışan şirket sayısı da çok az ne yazık ki. Sözleşmelerdeki istisnai fantastik maddeler bir tarafa, herkesin bildiği konular alan Kıdemini alamayan, mesaisini alamayan, ihbar tazminatını alamayan, istifa etmediği halde istifa gerekçesiyle işi sonlandırılan, primi eksik yatırılan, elden maaş verilen, haftalık çalışma saatleri aşılan, iş güvenliği sağlanmayan bir sürü çalışan var. Şikayet olmadıkça otomatik devreye giren işlevsel bir mekanizma yok ama.
0
akhenaten
(20.06.22)
Sözleşmeler normal şartlarda kanunda belirtilmeyen ya da ucu açık bırakılan şeyleri belirlemek için hazırlanır.

Örneğin kanunda haftalık normal mesai çalışma süresi en fazla 45 saattir. Bunun üzeri fazla mesaiye girer diye yazılıdır. İşveren çalışma süresini haftalık 40 saat olarak belirleyebilir. Bunu sözleşmede yazması lazım. Çünkü iş kanunu üst sınırı belirliyor, alt sınır yok.

Benzer şekilde kanunda 1 yılını dolduran çalışan 14 gün (5 yıla kadar) ücretli izin hakkı kazanır diyor. İşveren bunu 16 yapmak isterse iş sözleşmesine yazar.

Her iki durum içinde kanunla çelişen madde yazsa bile (haftalık normal mesai çalışma süresi 50 saattir mesela) o maddenin bir geçerliliği olmaz. Davada kanun ne diyorsa o esas alınır.

Sözleşmede hangi maddenin ilgili kanunun hangi maddesine atıfta bulunulduğunu belirtme gibi bir zorunluluk yok. Esasen kişilerin kendi hak ve özgürlüklerinin farkında olması lazım. Yani 'ben bilmiyordum' gibi bir durum zaten hukukta yeri yok. Ceza kanunu için de "ben hırsızlık yapmanın suç olduğunu bilmiyordum" deyip kurtulamayacağı gibi iş kanununda da "ben ihbar süresinin 2 hafta olduğunu bilmiyordum" demek gibi bir lüksü de yok çalışanın.
0
himmet dayi
(20.06.22)
İş kanununa uymayan sözleşme maddeleri geçersiz olur.
Toplu iş sözleşmesi ya da sendikal anlaşmalar da önemli tabii burada.
Ama önemli olan iş kanununa uygun olması.
0
anten
(20.06.22)
her yasa anayasa'ya uygun olmalı, anayasa'ya aykırı kanun olamaz bunun gibi sözleşmelerin geçerliliği için de bunların kanunlara uygun olması lazım.

Mesela iş kanunun'da günlük çalışma 8 saattir, kısmı nedenler ile 3 saat fazla mesai yaptırabilirsin ama bu fazla mesailerin toplamı da kanunda bellidir.

3 kişi yerine 2 kişi alıp sürekli fazla mesai yaptıramazsın.

kira tahliye taahütnameleri mesela kira sözleşme süresi içinde olmazsa bütün şekil şartları yeri,nde olsa bile geçersiz, tıpkı işten çıkarılırken ibraneme tarihinin işten ayrılan personelin iş veren ile ilişiğinin kalmaması gerektigi gibi.
0
liberal
(20.06.22)
tabi ki değildir.
0
atacaksinfinke
(20.06.22)
(5)

Tinder'da Hiç Düşünmeden Telefon Numaranızı Veriyor Musunuz?

panda yuva yapmis sogut dalina
Tinder veya benzeri yerlerde konuştuğunuz kişilere numaranızı veriyor musunuz? Bugüne kadar o kadar kişiye verdim, aralardan sadece 2 tanesi ile arada sırada da olsa 1 yılı geçti ve hala mesajlaşıyoruz, diğerleri çöp.O yüzden yeni birinin telefonunu alırken 'Acaba isteyeyim mi' diye üşeniyorum hep v
Tinder veya benzeri yerlerde konuştuğunuz kişilere numaranızı veriyor musunuz? Bugüne kadar o kadar kişiye verdim, aralardan sadece 2 tanesi ile arada sırada da olsa 1 yılı geçti ve hala mesajlaşıyoruz, diğerleri çöp.

O yüzden yeni birinin telefonunu alırken 'Acaba isteyeyim mi' diye üşeniyorum hep ve bazılarından da çekiniyorum çünkü ya çok çok az konuşuyorlar ya dolandırıcı çıkıyorlar vs. Ne bileyim ya. Bazıları ben istemeden birkaç muhabbetten sonra kendi veriyor. Bende hep 'İnşallah dolandırıcı çıkmaz' gibi düşünceler oluşuyor. Belki de çok normal onlar için(Yabancılar) Bilemiyorum artık.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(19.06.22)
Tinder'dan dolandırılacak kadar süzme olan biri tinder olmadığı zaman da dolandırılır. Sadece telefon vermenin dolandırılma ile ilgisi yok ki.

Buluşmak için telefona gerek yok bence, zaten muhabbeti öyle uzun uzun tutmaya da gerek yok. Bu tarz platformlardan tanışıp telefonunu aldığım durumlar işin uzun vadeliye döndüğü durumlar oldu hep.
0
Bruce
(19.06.22)
Evet, iyi bir iletişim yakaladığımız kişilerle numaramı paylaşıyorum.

Ayrıca 2005'ten beridir bu tarz siteleri/uygulamaları kullanırım, o zamanlar Whatsapp değil Msn Messenger vardı; daha bir kez "dolandırıcı" birine denk gelmedim. Karşınızdaki kişinin iletişim dili, profili falan kayda değer düzeylerde fikir veriyor olmalı. Escort tarzı profillere hiç bulaşmam.
0
jonas
(20.06.22)
Evet benim için sorun değil. Dolandırıcılara karşı da doğal bir bağışıklığım var sanırım, daha ağızlarını açıp bir cümle kurunca anlayabiliyorum olayı, gerçi tinder'da böyle bir şeyle karşılaşmadım hiç.

Bir keresinde bir kişi numarasını vermek istememişti. Buluşacağımız zaman çok sıkıntılı olmuştu, telefonu olsa 2-3 saniye sürecek "tam nerdesin şimdi" gibi sorular uzadıkça uzamıştı. Ne gerek var diye düşünmüştüm.
0
akhenaten
(20.06.22)
Hetero erkeksen ve kacak is yapmiyorsan telefon vermenin riski oldukca dusuk. Ben sahsen karsi tarafi rahatlatmak icin veriyorum.

Kadinsan zaten dunyanin riskleri konusunda cocukluktan baslayarak hizlica deneyim elde ediyorsun. Herkes kendi pozisyonuna gore risk aliyor.
0
cleric
(20.06.22)
Biliyorum geç bir cevap oldu ama telefonu verdikten sonra bu kişi dolandırıcı ise elden ele dağıtır numarayı veya yapabilir mi bilmiyorum ama belki bir virüsle telefonu ele geçirir ya da ne bileyim sim kartı kopyalar vs Bu ve buna benzer şeyler..

Çok boş konuşmuş olabilirim. Öyle olduysa kusura bakmayın.
0
🌸panda yuva yapmis sogut dalina
(16.07.22)
(17)

Disney+ hayal kırıklığı mı?

Kaleci Saçlı Forvet
Bana sanki bir an medyanın gazına gelip aldık gibi geldi, yani ne bekliyordum onu da bilmiyorum gerçi ama bana çok yetersiz geldi hem içerik olarak hem ne bileyim çevirileri kötü dublaj yok vs. Sizde durum nedir? Teşekkür ederim.
Bana sanki bir an medyanın gazına gelip aldık gibi geldi, yani ne bekliyordum onu da bilmiyorum gerçi ama bana çok yetersiz geldi hem içerik olarak hem ne bileyim çevirileri kötü dublaj yok vs. Sizde durum nedir? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.06.22)
aylık 23.33 lira yapıyor. 2-3 film veya dizi izlesen bile benim için yeterlidir şu an.
0
floydian
(19.06.22)
Ayda 35 lira, yani 2 dolar. İzleyemeyeceğim kadar film ve dizi var, ben çok beğendim. Bu parayı sadece Buffy ve Angel için veririm.
0
hayirsiz
(19.06.22)
Abi buradaki diziler-filmler zaten piyasada olan diziler filmler, bu tür platformlardan insanın beklentisi zengin bir orijinal yapım içeriği olmaz mı ben mi yanlış düşünüyorum bilmiyorum, o anlamda da hiçbir şey yok mesela.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(19.06.22)
Wandavision var fena degil gibi. What we do in the shadows var mandolorian var.

Piyasada olan derken her sey piyasada var zaten. Onemli olan beni torrent ile ugrastirmamasi.
0
floydian
(19.06.22)
ben de aynı durumdayım. tercihlerle alakalı sanırım. uygulamayı da beğenmedim.

bein connect eğlence paketi kodu vermişti 1 aylık bankam. onu daha çok beğendim inan.
0
adivar
(19.06.22)
Bence de hype, marvel star wars pixar meraklısı değilsen en son ne zaman bir insan acaba bir disney filmi açıp izleyeyim demiştir

Yakında hbo max geliyor onun da muhabbeti döner ama en azından içeriği dolu
0
freebird5406_2
(19.06.22)
Ben almadım. Parasında değilim. Gerek görmedim. Netflix Amazon fazla geliyor. Gerekirse, çok izlemek istersem internetten indiririm. 3-5 tane sevdiğim programı var. Mesela Family Guy. Senede 2-3 kere toplu halde indirip izlerim.
0
gabe h coud
(19.06.22)
Şu anki içerik bile doyurucu bana göre. Bunun ardından gelecekler var. Nat geo belgeselleri Tv'de yayınlanan bütün bölümleri var neredeyse. Eski çizgi filmler var. Mesela Fox kids ve star tvde yayınlanan Spiderman çizgi filmleri var. Ayrıca disneyden çıkan çoğu film birkaç ay sonra platformda oluyor. O mesela güzel bir olay.
0
false pretension
(19.06.22)
Family Guy ve My Name is Earl sayesinde değil fakat bazı teknik eksikler var tabii. En son hangi bölüm izledim özelliği yok misal.

İki diziyi izleyene kadar başka yapımlar eklenir.
0
put it in your appropriate place
(19.06.22)
Vintage store gibi, eski ve güzel şeyler var herkesin tanıdık gördüğü bir dizi film koymuşlar ama yeni içerik çok az.

Önce şöyle bir baktım, içerik dolu dolu geldi sonra anladım ki çoğu izlediğim şeyler... Sanırım herkes başta bunun için heyecanlandı.

Büyük ihtimalle yeni içerikleri parça parça eklerken insanları bunlarla meşgul tutmayı planlıyorlar.
0
akhenaten
(19.06.22)
akhenaten aynen hocam demek istediğim buydu. Yani 300 yıl önce yayınlanmış istesem 1,5 dakikada ulaşabileceğim bir içeriğin burada yer alması açıkçası çok cezbetmedi beni. Bu platforma özel içerikler çıkmadığı sürece boşuna aldım galiba hissi gitmeyecek gibi.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(19.06.22)
dün iki parça birşey izleyeyim dedim gece 3 te , 100 mbps internetle takıldı kaldı. o kadar reklam yapacaklarına biraz altyapılarını geliştirselerdi.
0
Mistyimage
(19.06.22)
içerik olarak beni doyuruyor. marvel ve disney yapımlarını normalde de takip ediyorum. ama uygulamadan hiç hoşlanmadım. çok eksikleri var. umarım en kısa sürede gelişir
0
chanandler bong
(19.06.22)
Toplu liste koymuslardi indirip baktim hepsini izlemisim zaten.

Cnbce'de izledigimiz seyleri neden tekrar izleyelim anlamiyorum. How i met your mother izlemek isteyip bulamayan mi var acaba. Friends netflix'e gelince de olay olmustu, tamam tv'de kolaylik oluyor basinca acilmasi ama bin yillik yapima neden para odeyim ki.

Su an bosuna para odedigim amazon,netflix,spotify var ucunu de actigim yok.
Ben acip youtube vanced ile reklamsiz bos videolar izliyorum.
0
divit
(20.06.22)
Disney+ ile ilgili bir tespitim var, yanlış bildiğimi düşünen varsa uyarsın.

İçeriğindeki hemen her film/dizi türkçe dublajlı üstelik de hemen hepsi kalitesiz dublaj değil o bilindik meşhur seslendirme sanatçılarının yaptığı dublajlar. Anladığım kadarıyla Disney+ bir içeriğin dublaj olayını halletmeden eklemiyor gibi sisteme o yüzden zamanla içerik sayısı da artacaktır bence.

Böyle bir anlayışınız varsa, dublajsız içerik koymuyorsanız ne yaparsınız? önce son, güncel filmleri ekler sonrasında daha eski olanları ekleyerek gidersiniz bence böyle olacak süreç.
0
solo
(20.06.22)
Benim için evet. İçinde doğru dürüst polisiye yok.
0
kaptankedi
(20.06.22)
bence hayal kırıklığı. ailem alınca ne gerek vardı dedim. sitcom&dizi içeriği çok zayıf. marvel, star wars, animasyon fanı değilsen izleyecek pek bir şey kalmıyor.

ama belgesel konusunda iyi gibiler, belki ordan çıkarabilir parasını.
0
beatbox yapan metalci
(24.06.22)
(6)

Birini engellemek / çağrılarını mesajlarını görüp dönmemek

freebird5406_2
Böyle bir durum içinde değilim meraktan sorasım geldiArtık iletişimde bulunmak istemediğimiz bir kişiyi engellemek ergence bulunurken bunun çağrıyı görüp açmamak ya da mesajları görüp dönmemekten farkı nedir, engellemek aktif ve niyeti açıkça belli eden bir eylem, görmezden gelmek de aynısının pasif
Böyle bir durum içinde değilim meraktan sorasım geldi

Artık iletişimde bulunmak istemediğimiz bir kişiyi engellemek ergence bulunurken bunun çağrıyı görüp açmamak ya da mesajları görüp dönmemekten farkı nedir, engellemek aktif ve niyeti açıkça belli eden bir eylem, görmezden gelmek de aynısının pasif agresif olanı, aralarındaki nüansı ve engellemeye olan tepkinin nedenini merak ediyorum :)
0
freebird5406_2
(19.06.22)
Ortada bir hınç ve belki de "yazarsa cevap vermek zorunda kalırım, engelliyim ki yazma imkanı olmasın" noktasında bir ciddiye alma seviyesi var. Uç bir tepkiyi işaret ettiği için olgunluk dışı görünüyor.
0
Bruce
(19.06.22)
her zaman bir kişiye verilecek en büyük tepkinin tepkisizlik olduğunu düşünürüm. birinden nefret etmek / birine gıcık olmak için o kişiye karşı daha çok duygu beslenir. sorduğunuz soruda bu kadar büyük bir duygu durumu yok sanırım ama varsa da engellemektense tepkisiz kalmak daha etkili.
engellemek daha agresif bir tepki, görüp de dönmemek kibarca(!) reddetme gibi geliyor bana.
0
chanandler bong
(19.06.22)
Engelleme sistemi bir araç aynı aracı kullanan farklı insanların farklı motivasyonları var tek bir sebep söylenemez ki buna.

Kimi insan kendine hakim olamayıp yürümeyeceğini bildiği bir iletişimi sürdüreceğine inandığı için kişileri engelliyor, kimi insan prensip olarak iletişimi kopardığı herkesi engelliyor, kimisi karşısındakine söz hakkı vermemek ya da dediklerini duymamak için bir duygu patlamasıyla engelliyor, kimisi bir ders verme düşüncesiyle engelliyor. Kimisi karşısındaki kişinin takıntılı olduğunu ve durmayacağını bildiği için engelliyor. Çok fazla nedeni olabilir bunun. Birini engellemenin ifade ettiği evrensel bir anlam olamaz.

Aynı şey cevap vermeme konusu için de geçerli. Kimi gerçekten önemsemiyor, kimi engellemeyi yanlış buluyor vs.

Şartlar hangisini gerektiriyorsa o yapılır. Engellemek ya da cevap vermemenin anlamı olayla ve bu işi yapan kişinin karakteriyle birlikte değerlendirildiğinde bir anlam ifade eder ancak
0
akhenaten
(19.06.22)
Görüp dönmemek olayını sadece bir kişiye yaptım. Çok sık arıyordu. Aynı ortamlarda da karşılaşıyordur. Cevap vermezsem, kendiliğinden bıkar sandım. Engellemedim.

Engelleyince karşı taraf anlıyor, aynı ortamda kaşılaşma imkanı varsa, açıklama yapman gerekebilir.
0
geçerkenugradım
(19.06.22)
Engellenmeyi "ergence" bulanların çok fazla engellenmiş kişiler olduğunu tahmin ediyorum.

Yeri gelince engeli basmakta hiçbir sıkıntı görmüyorum. Mesela bir kişiyle iletişim noktasında limitlerim tamamen doluyor, artık hiçbir koşulda konuşmak istemiyorum, göndereceği bir mesajı görmek dahi istemiyorum ve ileride bana yine mesaj gönderip de yeniden sinirlerimi zıplatmasını istemiyorum; engeli basar kafamı rahatlatırım. Mis gibi, tertemiz.
0
Berck
(19.06.22)
berck +1

engellemek bir daha görüşmek istemediğin birine çekeceğin iyi bir settir. bazen fazla ergen düşünüp duygusal kararlar verebiliyoruz. ama birini silmek, birinin bize ulaşmasına mani olmak şık bir hareket.
0
sanzelize canavari
(20.06.22)
(2)

Silah almak icin yasal duzenleme

twelfth
Gunaydin arkadaslar. Evde bulundurmak icin silah almak istiyorum. Bunun yasal duzenlemesini internette bulamadim. Istanbul’da bu isi yasal olarak yapmak icin izlemmesi gereken proseduru bilen var midir?
Gunaydin arkadaslar. Evde bulundurmak icin silah almak istiyorum. Bunun yasal duzenlemesini internette bulamadim. Istanbul’da bu isi yasal olarak yapmak icin izlemmesi gereken proseduru bilen var midir?
0
twelfth
(18.06.22)
Eğer yanlış anlamadıysam düzenlemelerin kendisinden çok pratikte izlemeniz gereken yolu soruyorsunuz onun için şuraya;

www.izmir.pol.tr

Eğer mevzuatı soruyorsanız buradan

www.mevzuat.gov.tr
0
akhenaten
(18.06.22)
1. Devlet hastanesinden alınacak heyet raporu, silah alabilir ibareli. (En meşaketli işlem bu)

2. Vergi dairesinden vergi borcu yoktur kaydı, ıslak imzalı (belki artık elektronik imzalı da kabul ediliyor olabilir)

3. Biometrik fotoğraf

4. Bulundurma ruhsat harcını ve ruhsat kart ücretini ziraat bankasına yatırılacak (diğer devlet bankalarından emin değilim)

5. Yarım kapak kırmızı karton dosya, toplanan evrakı içine koyup silah ruhsat şubeye gideceksiniz.

Başvuru için kaymakamlığa hitaben yazılmış bir dilekçe de lazım ama ruhsat büroda hazır basılı dilekçeler var, boşlukları size göre doldurup dosyaya koyabilirsiniz.

Daha önce hiç parmak izi vermediyseniz, emniyette parmak iziniz alınacak. Ama ehliyettir, pasaporttur daha önce verdiyseniz tekrara gerek yok.

Tabanca almadan önce de fikir alışverişi yapalım, kronik sorunlu bir tabanca almayın gidip de.

Hayırlı olsun.
0
John Bloor
(18.06.22)
(9)

alakasız bir zamanda yabancı dil konuşan var mı?

ala09
normalde ingilizce&arapça konuşuyorum birçok arkadaşım da bu şekilde. bütün bu ing arapça tayfa dışındaki insanlara da (sanırım beni çok baydığında ya da net kısa ve öz anlatım ihtiyacımda) ingilizceye geçiyorum ne alakaysa. basit cümleler. idc, idk, i'm sure, no gibi. yeni tanıştığım kişilerde bu m
normalde ingilizce&arapça konuşuyorum birçok arkadaşım da bu şekilde. bütün bu ing arapça tayfa dışındaki insanlara da (sanırım beni çok baydığında ya da net kısa ve öz anlatım ihtiyacımda) ingilizceye geçiyorum ne alakaysa. basit cümleler. idc, idk, i'm sure, no gibi. yeni tanıştığım kişilerde bu malca bir imaj veriyor doğal olarak. ama içimden öyle geliyor

ek olarak normal anadilim türkçe konuşurken bile çok hatalı konuşuyorum grammer açısından. yine de merak ettim durduk yere ingilizceye geçen var mı? tabii film, dizi de çok etkiliyor olabilir maruz kala kala. gerçi çok izlemiyorum da
0
ala09
(17.06.22)
Hayır. En dikkat ettiğim konulardan biridir. Anlamını gerçekten yitirmediği sürece söylemek istediğim şeyin Türkçesi varsa Türkçesini tercih ediyorum. Ancak 'ne diyor bu herif' durumuna düşmemek için de yaygın kullanım neyse onu tercih ederim. Örneğin bir üretim 'prosesinin' maliyetiyle ilgili konuşuyorken buna süreç değil direkt proses derim. Bu da gerçi yabancı dile geçmek olmuyor, proses de Türkçeleşmiş artık. Türkçe konuşurken bazı şeyleri İngilizce söylemem mesela. İş yerinde bazı tipler var "diğer departmanlarla allign oldunuz mu?" falan diyorlar. Kafa atasım geliyor.
0
himmet dayi
(17.06.22)
Hiç yapmam en yalın haliyle Türkçe konuşurum, ayrıca uzun yıllar yurtdışında yaşamış oraya adapte olmuş insanlar dışında böyle konuşan insanları da çok normal karşılamıyorum denk geldiğimde. Yani normal karşılamıyorum derken tutup bozmuyorum konusunu açmıyorum ama farklı bir izlenim oluşuyor kendisiyle ilgili.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(17.06.22)
Yillarca fransizca okudum pardon kelimesini bile kullanmiyorum yabanci olmasin diye.
Nasil yapiyorsunuz onu da cozemiyorum, sirkete amerikadan bi turk geldi 20 yildir oradaymis.
Turkcesini hatirlamadiginda ingilizcesini soylemek yerine bekliyor dusunuyor ya da bzie soruyor.
0
divit
(17.06.22)
25 yıldır abdde yaşayan tanıdığım normal Türkçe konuşurken, 1 senedir londrada olan tanıdığım sanki kelimelerin Türkçesini unutmuş gibi aww oww diye diye konuşuyordu.
Sizi tenzih ederim ama 2.örnekteki tanıdık sırf havasına yapıyordu
Sizin sorduğunuz farklı bi durum, belki konu uzamasın isterken kısaltmak istiyorsunuzdur,
0
photo85
(17.06.22)
bence Türkçe'yi düzgün bilmeyen kullanmayan insanlar yabancı dili iyi öğrenirse kendini o dilde daha rahat hissediyor. Gerçekten Türkçe zor anlattığı şeyi İngilizce daha rahat anlatıyor olabilir bazı insanlar.

ben başlığı gördüğümde aklıma başlıkla alakalı soruyla alakasız bişey gelmişti anlatayım :D Bir arkadaşımız aşırı içtiği bir gece bir anda Almanca konuşmaya başlamıştı. Biz Türkçe soru sorduğumuzda anlayıp Almanca cevap veriyordu çok korkmuştuk. Ama çocukluğu Almanya'da geçen biri herhalde anadil olarak kafasında o kodlanmış, alkolle birlikte o moda girmişti hahah. Almanca konuştuğunu fark ettiğini sanmıyorum.

edit: ek olarak, ben kendimde bir şey fark ettim. Ben artık Türkçe cümle kurarken yazarken vs. bazen "özne + yüklem + tümleç" şeklinde konuşuyorum. Direkt yabancı dil ve düşünme biçimi etkisi.
0
nhk ni youkosu
(17.06.22)
yok valla olmuyor. 2 sene her gün sürekli ingilizce konuştum yazdım. şimdi de ingilizce içerik falan yazıyorum ara sıra da olsa konuşuyorum ingilizce kullandığım oluyor ama nadir. dk dc gibi kullanımları sırf geyiğine kullanıyorum. o da kalıp olarak yani dk dc eheuhe şeklinde falan.
0
floydian
(17.06.22)
zaten itici buldugum icin sordum kafamin icinde konusurken de boyle oluyor nhk'nin dedigi gibi. ayrica sarhosken+1 :) ben de buna ayikmis oldum sen soyleyince

ps: benim dil mevzum is icin bizzat ingilizce kullanmak degil makaleler mailler yazmiyorum sadece sosyal arkadas cevresiyle konusmak. hatta ing arapca karisik konusuyorum bazen bu daha da canimi sikiyor cumlenin basi sonu belli degil
0
🌸ala09
(17.06.22)
ya türkcesi neydi aklima gelmedi diyenler safi artistlik yapiyorlar. kendi dilinizi ne kadar iyi biliyorsaniz, sonradan ögrendiginiz dili de o derecede iyi konusursunuz, insan dil ögrendikce, kendi dilindeki ayrintilarin da farkina variyor ve kendi dilini yeniden ögreniyor bir nevi.

sizin de gerginlikten oluyordur, iletisim kurmak istemediginizde kapilari kapatiyorsunuz, kendinizi kendinizce korumaya aliyorsunuz başka bir dil konusarak bence. oooo coool bir misto cookie ve grande white chocolate mocca demeyi cok sevenler disinda disaridan mallik gibi görünüyor
0
tadellesever
(18.06.22)
Yazışırken bazı memeleri kullandığım zaman karşımdaki kişi de ingilizce biliyorsa yapıyorum, bunlar kalıp halinde olduğu için çevrildiğinde okuyan kişi "ne alaka?" diyor haliyle.

Örneğin; "why so serious?", "shut up and take my money", "triggered", "existential crisis intensifies", "absolutely haram" gibi...

Ama ben kullanmasam da çevremdeki insanların kullanması çok itici gelmiyor bana. Örneğin birisi call geldi sana dönemedim dediğinde onun bir iş görüşmesi olduğunu, telefon geldi dönemedim dediğinde eşi dostuyla görüştüğünü anlayabiliyorum. Faydalı oluyor o açıdan.

Benim sinirimi bozan şey kişilerin istem dışı yaptığı hatalar. Örneğin birisinin "red etmek" yazdığını gördüğümde gıcık oluyorum. Çünkü ünsüz yumuşaması ilkokul konusu. Bunun "reddetmek" ya da "ret almak" olarak yazılması gerektiğini bilmeli bir insan.

Bir sözcüğü sahiplenip bilinçli olarak dile katmak ve bilmediği için yanlış kullanmak bakış açımı değiştiriyor.
0
akhenaten
(18.06.22)
(3)

Kars'tan gravyer

fakyoras
Selam,Kars'tan gravyer siparisi vermek istiyorum. 4sene once karsta yedigimde wow demistim, 2 yil once biri getirdiginde tekrar wow demistim. hatirladigim buyuk marka zavoar var. Baktim siteye, bedava kargo 1000tl uzeri. Normal kargoya 32 tl soguk zincir kargoya 64tl istiyolar. Gravyerin kilosu 190t
Selam,

Kars'tan gravyer siparisi vermek istiyorum. 4sene once karsta yedigimde wow demistim, 2 yil once biri getirdiginde tekrar wow demistim. hatirladigim buyuk marka zavoar var. Baktim siteye, bedava kargo 1000tl uzeri. Normal kargoya 32 tl soguk zincir kargoya 64tl istiyolar. Gravyerin kilosu 190tl iken 60tl kargoya vermek koyuyor :(

İstanbul'da guzel kars gravyeri nerde bulunur bileniniz var mi? Veya baska nerden siparis edebilirim? Eger alternatif yontem yoksa soguk zincirli siparis edicem mecbur.

Tesekkurler!
0
fakyoras
(16.06.22)
Acelem olduğu için kargo ücretini kontrol edemedim ama siz bakarsınız: www.bogatepemandira.com

Ek olarak, Mısır Çarşısı'nda Cankurtaran Gıda'dan alabilirsiniz.
0
fotrsapka
(16.06.22)
İki kere aşağıda linkini verdiğim yerden söylemiştim. Gayet güzel vakumlu paketle yolladılar, sorunsuz aldım.

Ancak şöyle bir olay var ki ben en son iki sene önce falan söylediğimde yazın gönderi yapmıyorlardı erime durumu olabileceğinden dolayı.

koculupeynircilik.com
0
akhenaten
(16.06.22)
kars değil ardahan'dan getirt. çapan süt, alibey, cengiz bey, yanatlı süt.
0
elitoangelito
(17.06.22)
(6)

Anlatma sabrınız tükeniyor mu?

invictae
Hani bir twit vardı ya, görmüşsünüzdür: kişi otobüste ineceği durağa gelmeye yakın düğmeye basar. Daha sonra bir teyze gelir, düğmeye basar mısın der ve kişi tekrar basar. Teyze ben de inicem basmıştım zaten vs demez, twiti de şöyle bitirmişti: bazı şeyleri anlatmaya gücüm yok anlıyor musunuz? Gibis
Hani bir twit vardı ya, görmüşsünüzdür: kişi otobüste ineceği durağa gelmeye yakın düğmeye basar. Daha sonra bir teyze gelir, düğmeye basar mısın der ve kişi tekrar basar. Teyze ben de inicem basmıştım zaten vs demez, twiti de şöyle bitirmişti: bazı şeyleri anlatmaya gücüm yok anlıyor musunuz? Gibisinden bir olaydı.

Tabii bu üç bir örnek, şakalı, komikli sosyal medya şeysi de… özünde bunun gibi şeyler yaşamaya başladınız mı? Birine bir şeyi 2 seferden fazla anlatmaya tahammülüm kalmadı sanki benim. Çoğu zaman OK diyip, he he diyip geçiyorum. İçimden ya buna laf anlatmakla mı uğraşacağım falan diyorum. Çok hayati bi durum değilse de okey aynen öyle gibi geçiştiriyorum.

Eskiden böyle değildi, son zamanlarda olmaya başladı. Size de oluyor mu böyle şeyler?
0
invictae
(16.06.22)
öyle olmak lazım zaten bırak dışardaki insanları ben akrabalara bile he he diyorum. laf anlatacağın insanda algılamak için gerekli reseptörler açık olacak yoksa imkansız.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.22)
Uzun zamandır böyle hissediyorum ve böyle yaşıyorum. Ama bence bu 'vaka' ya da 'sorun' denilebilecek bir şey değil. Hayatın akışında, hayatın getirdiği gayet normal ve sıradan bir şey gözüyle bakıyorum. Bir noktadan sonra bu tarz bir yorgunluk hissetmek, hele de böyle bir ülkede gayet normal.
0
anatomik
(16.06.22)
Valla bende bu durum konuya ve muhatabıma göre değişiyor. Bahsettiğiniz örnekler bana görece önemsiz geldiği için ben de ruh halime göre üzerine düşmeden geçiştirebilirim (Durak örneğinde ben de ineceğim zaten derdim:D). Ama karşımda söylediklerimi dinleyecek, algıları açık bir muhatap varsa konuya göre de değişmek üzere sabaha kadar da konuşabilirim.
0
Amaranta ursula
(16.06.22)
Tükenmiyor. Ben genelde iyi olmaya çalışan biriyim. Karşımdaki de iyi niyetliyse anlatırım. Bir de bence insanların zekâsına güvenmek lazım. Bunu Cem Yılmaz gösterilerinde hep diyor. Seyircilerin zekâsına güveniyorum diye. O espriyi yapıyor. Karşıdaki kişilerin anlayacağına inanıyor. Ben de biraz böyleyim. Sabırlı, tahammül seviyesi yüksek bir insan olmak daha güzel bence. Bu karakteri de geliştiriyor.
0
dissendium
(16.06.22)
Tükendi, önceden böyle değildim.

Askerlikte ve işe başladıktan sonra karşılaştığım insanlar çok şeyi değiştirdi bende.

@mor bembombom güzel özetlemiş. profesyonel hayat dışında kalan siyasi, etik, günlük konular için de aynısı geçerli.

İnsanlar zaten çoğu zaman öğrenmek ya da ciddi anlamda tartışmak niyetiyle değil, kendisi gibi düşünen insanlarla dertleşmek için sohbete başlıyor. Siz bir konuda bir araba laf anlatsanız da o sırada sizi dinlemeyip kendi konuşmasına nasıl devam edeceğini düşünüp siz bitirdikten sonra sanki hiçbir şey söylememişsiniz gibi en baştan başlıyor.

Sizin örnek verdiğiniz otobüste düğmeye basmak gibi küçük şeyler de bu süreçte edindiğim bu ruh halinin bir yansıması artık.
0
akhenaten
(16.06.22)
evet artik oyle yapiyorum. coooook yoruldum insanlara laf anlatmaktan ve karsindakinin anlamamasindan. kesinlikle algi seviyesi giderek dusuyor.
hayir anlayacagini bilsem ben 5 kere de anlatirim normalde. ama anlamiyorlar. o yuzden saf, bilgisiz numarasi yapiyorum ya da kibarlik yapiyormus gibi hi hi evet haklisin falan diye bi seyler soyluyorum gecistiriyorum.

otobus dugmesi karikaturunu gormemistim. cok mantikli buldum anlatilani :)
0
Kittie
(16.06.22)
(8)

elden ring sevemiyorum

Barki
selamlar arkadaşlar,tam türlerinin ismini bilmesem de(open world rpg??) elden ring, the witcher 3, skyrim gibi oyunları bir türlü sevemiyorum. mmorpg gibi sürekli krep kesmek veya görev yapmaktan ibaretler gibi geliyor. bu tarz oyunları sevenler, sizi içine alan şey ne oluyor bu oyunlarda? ben de o
selamlar arkadaşlar,

tam türlerinin ismini bilmesem de(open world rpg??) elden ring, the witcher 3, skyrim gibi oyunları bir türlü sevemiyorum. mmorpg gibi sürekli krep kesmek veya görev yapmaktan ibaretler gibi geliyor.

bu tarz oyunları sevenler, sizi içine alan şey ne oluyor bu oyunlarda?

ben de o açıdan bakmayı deneyeceğim, etrafımdaki herkes inanılmaz fanboy durumda çünkü. ben mi zevksizim diye düşünmeye başladım...
0
Barki
(15.06.22)
Ben de sevmiyorum ama gözlemlerime göre bu oyunların belirli bir bitirme süresi yok ve bu da uzun bir macera sunuyor. Örnek olarak Uncharted 4 15 saatte bitebiliyor ama bu tarz oyunlarda ben birer saatlik 50 video görüyorum. 15 saat nerede, 50 saat nerede.
0
dissendium
(15.06.22)
witcher 3'ü sevemedim,
skyrim iyi gibi
elden ring'e ısınamadım

sorun şu ki standart rpg'lere çok alıştık. yani sihirle adam öldür, kılıçla adam öldür. ateş topu daha büyük ateş topu aynı kılıcın mavisi falan.

artık rpg'ye başladığın anda tüm hikayeyi biliyorsun eline ilk verilen kılıç ile son kılıç arasındaki farkın bir kaç tane tırtık olacağını da biliyorsun

o sebeple sıkıcı

insanlar için oyunlar bitirilmesi gereken şey gibi bir şey oldu. oyunda mesela achivement kovalamak da saçma geliyor bana. insanlarda ben şu oyunu bitirdim demek için oynuyor sadece. dizi izlemek de saçma geliyor bana.

artık bu rpg fps falan değişmeli. daha realist olmalı.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.22)
Ben de sevemiyorum ve sevenlere aşırı imreniyorum. Geçenlerde arkadaşa gittim, PS4'te God of War var dedi. Ben de birkaç videosunu gördüm ama hiç oynamadım, sen oyna ben izleyeyim dedim. Kendim oynasam maksimum 10 dakika tahammül edebileceğim bir oyunu yanımda biri oynarken izlemek çok daha fazla keyif verdi.
Daha öne The Witcher serisine de şans vermiştim ama sevememiştim. İlk oyundan başladım olmadı. Sonra ilk 2 oyunun hikayesinin videolarını izleyip direkt 3. oyuna başladım, yine olmadı.

Fantastik edebiyatı çok severim, cilt cilt serileri okurum ama iş oyuna geldi mi hiç tahammül edemiyorum.
0
anatomik
(16.06.22)
Yaşınızı bilmiyorum ama yeni çıkan oyunları sevmeyen kitlerinin büyük bir çoğunluğu 80 kuşağı gibi bizleriz nedeni de bizim zamanımızdaki bilgisayar oyunlarının mekanikleri ve kuralları.

Bizim bildiğimiz bilgisayar oyunları bizi zorlamak için değil eğlendirmek, bir şeyleri başarmış olmanın verdiği gururu tattırmak için tasarlanmışlardı, Bir Red alert oyuncusu iseniz Easy Mode'da başlar Hard ile bilgisayarı silkeleyecek noktaya kadar taşırdınız yeteneğinizi yani oyunun tek amacı sizi eğlendirmek, size başarmanın tadını yaşatmak ve aynı zamanda strateji geliştirme yeteneğinizi de arttırmaktı.

Yeni nesil oyunlarda bir kusur var ve oyun geliştiriciler bu kusuru bilerek ya da bilmeyerek gidermiyorlar, yeni nesil oyuncular zaten bu kusurla oyun dünyasına girdikleri için bunu yadırgamıyorlar ancak daha agresif, acımasız bir neslin yetişmesine de vesile oluyorlar. Özellikle online FPS türü oyunlarda acımasızlıklık öyle bir seviyeye gelmiş durumda ki, birbirini görmeyen tamamen yabancı iki insan birbirine o an için ölümüne düşman oluyor, gerçekten eline bir silah versen beynini saniyesinde pekmeze çevirir öyle küfürler, hakaretler.

Özetle yeni nesil open world olsun, fps, rts olsun tüm oyunlar sadece ve sadece daha çok adam kes daha çok para harca senin ne hissettiğin, ne yaşadığın umurumuzda değil kafasıyla hazırlanmış.

Ne anlatmak istediğimi anlamayanlar açıp İlk Tom Raider oyunlarının oynanış videolarını izlesin, Time Commando oyununun oynanış videolarını izlesin, bunun gibi oyunların nasıl kademe kademe insanı eğiterek, eğitirken de keyif almasını sağlayarak level atlatttığını görün. İşte o oyunlarda sıkılmadan, usanmadan adım adım bölümleri geçip nihayi sona ulaşıyorduk, şimdi harala, gürele oyunlardaki mekanikler.
0
solo
(16.06.22)
witcher 3'te görüntüler çok karmaşık, orman falan gözümü yoruyor ama skyrim'deki atmosferi hiçbir oyuna değişmem. bildiğin alıp götürüyor insanı bu dünyadan. ayrıca bilgisayarım kaldırsaydı kingdom come deliverance oynayacaktım. onun da atmosferini çok sevmiştim.

bazı oyunlar insanın içini açıyor. ben bunu çok seviyorum. seni bildiğin alıp ortaçağa götürüyor. mükemmel bir şey ya.

ayrıca ben 90'larda age of empires falan da oynamış adamım. öyle yeni nesil oyuncu sayılmam. zaten yeni oyunlardan oynayabildiğim çok yok, sadece bu tür atmosferi güzel açık dünya ve hikayesi olan oyunları çok seviyorum.
0
bohr atom modeli
(16.06.22)
bu oyunlar bana aşırı zor geliyor ya. birkaç ay önce bir hevesle titan quest aldım ek paketleriyle birlikte. ama zor geliyor bir türlü oynayamıyorum. aynı şekilde civilization falan da zor gelmişti. the witcher 3 keza öyle. oyunu anlasam seveceğimden eminim de işte olmuyor bir türlü. eskiden fm serilerinden de anlamazdım, oyunu çözünce hastası oldum.
0
nothing in my way
(16.06.22)
Witcher serisi ve skyrim'i uzunca bir süre oynadım, hala arada açıp skyrime bakarım.

Bu oyunlarda seçenekler geniş, ben bunu seviyorum. Örneğin skyrim oynarken ister imperial, ister stormcloak tarafında olabiliyorsunuz. Bunların birinde olup ya da olmayıp çeşitli alanlarda gelişmiş (magic, one-hand, two-hand, archer...) Karakterlerle ya da bunların karışımlarıyla oynayabiliyorsunuz. Hiç savaş olayına girmeyip sadece iksir yapan, lahana satan bile var. Ya da bambaşka bir oyun stili olarak sadece belli bir daedra üstüne yoğunlaşabiliyorsunuz, bu da olmazsa sadece darkbrotherhood, thief guild gibi yerlerde ilerleyebiliyorsunuz. Bu böyle gider... seçenekleriniz pratikte sınırsız çünkü her kombinasyonu denemeye kalksanız işi gücü bırakıp bir iki seneyi bilgisayar başında geçirmelisiniz.

Gördüğüm kadarıyla sıkılan çoğu insan "oyunu tamamen bitirme" dürtüsüyle bir yapılacaklar listesi içinde boğulup gittiği için sevemiyor bu tarz oyunları.

Tabi doğrudan bu klasik elf, cüce gibi fantastik evren de ilginizi çekmiyor olabilir. Bir de bu tarz oyunlar içine gömülmelik, saatler geçirmelik oyunlar. Çalışırken oynamaya çalışıyorsanız zor. İşten yorgun argın gelip ne yaptığınızı hatırlamaktan hikayeyi takip edemezsiniz ki?

Normalde hiç oynamadığım forza horizon gibi başla bitir oyunlara başkadım çalışmaya başladığımdan beri. Skyrim gibi oyunları çok sevsem de bugün çıkan benzerleri beni sıkıyor artık, takip edemiyorum çünkü.

Her şeyi sevmek durumunda değilsiniz bence kasmayın.
0
akhenaten
(16.06.22)
duyurukullanıcısı +1

son zamanlarda bu kafadayım. ben de sevemedim. arada lol, overwatch, cod warzone falan oynuyorum o yüzden.

witcher biraz sarmıştı ama çok devam edemedim. o tarz oyunlar arasında en çok kendimi kaptırdığım, ilk çıktığı zamanlarda dragon age idi. sonradan dinamikleri pek değişmedi, sıktı bıraktım.

İngilizcem biraz daha iyi olsa skyrim falan oynardım belki ama yok ya witchker ilk çıktığı zamanlar tr yama ile oynamıştım yine devam ettirememiştim artık zaman kaybı gibi geliyor cidden. ve şu refahsızlıkta oyun oynamaya hakkımız yokmuş gibi geliyor.

Belki insanlarda keşfetme heyecanı vardır.. bilemedim. fare - labirent - peynir olayı gibi geliyor single player oyunlar artık.

Ona rağmen Conan Exiles beni nedense çok etkiledi o da açık dünya ve ister single player ister multiplayer hatta pvp bile oynanabiliyor. Neden çok patlamadı bilmiyorum. Ark daha fazla patladı ki o çok daha karmaşık ve zor, yoruyor insanı. Gerçi bunlar survive oyunları. pek dediğin tarza uyar mı bilemedim.

elden ring aşırı zor geldi bana da. yani uğraşsam geçerim ama bi boss için 10 kere ne diye farklı taktik deneyim ya. bir de o kadar canını indiriyorsun ölünce hadi sil baştan.

yani bilmiyorum şey gibi geliyor artık, oldu olacak biraz daha zorlaştırın gerçekten ölelim yani sdjfsjgs veya oyuna bir daha giremeyelim ne bileyim. hatrı sayılır bir oyun geçmişim var belki bu yorum abartı gelmiştir ama şu an ki kafam bu yani.
0
ananiyimioguz
(16.06.22)
(11)

Baba için yatırım önerisi

hadi ya la
Enflasyon ortamında paranın erimeyeceği, risk içermeyen tavsiyeye ihtiyacım var. Kendim için olsa hisse sepeti yapardım, hatta ABD borsası, biraz kripto, biraz dolar/altın sepeti yapardım fakat babam 65 yaşında bir memur emeklisi olarak benden tavsiye istiyor.Bir tarla satışından 400 bin liraya yakı
Enflasyon ortamında paranın erimeyeceği, risk içermeyen tavsiyeye ihtiyacım var. Kendim için olsa hisse sepeti yapardım, hatta ABD borsası, biraz kripto, biraz dolar/altın sepeti yapardım fakat babam 65 yaşında bir memur emeklisi olarak benden tavsiye istiyor.

Bir tarla satışından 400 bin liraya yakın bir para gelecek kendisine. Ne önersem acaba? Yarısı dolar, yarısı altın gibi klasik bir tavsiye mi vereyim?

***

Edit: Cevaplar için teşekkür ederim. Ek bir sorum olacak, alta da ekledim. Buraya da yapıştırıyorum.


Babam arabadan hiç anlamaz, yılların bürokratı olmasına rağmen (kendisi bir büyükşehir belediyesinde daire başkanı) 35 yıldır Renault'nun en ucuz 10 yıllık modelini alır, 10 yıl sonra satıp tekrar aşağı yukarı 10 yıllık ucuz bir modelini alarak tırnak içinde aracını yeniler. Ama artık bu şartlarda aracını tekrar yenileyebileceği bir fırsat olur mu bilmiyorum. Emekli olacağı için maaşı da düşüyor, başka geliri yok.

Bu durumda mevcut aracını değiştirip (2014 Symbol) 4 - 5 yıllık bir Megane alsa mantıklı bir tercih olur mu? Kendisinin bir borcu yok, artık yazlığa gider gelir, bahçeye bir şeyler eker. Böyle bir hayat tarzı olacak.
0
hadi ya la
(15.06.22)
Türkiye ekonomisinde altın ve dolar artık aynı hesaba geliyor. sonuç olarak altın da kısmen dolara endeksli olduğu için ve hükümetin ne yapacağı belli olmadığı için eğer altında önceden paranız yoksa girmek çokta mantıklı gelmiyor. yarın seçim yaklaşıyor diye , biz bir hata yaptık politika faizini yükseltiyoruz derlerse şuan dolar ve altın alan herkesin elinde patlar. seçim olur ve hükümet değişirse yine elinde patlar.
0
janavarorion
(15.06.22)
Enflasyon ortamında paranın erimeyeceği, risk içermeyen bir şey varsa biz de yatıralım:)

enflasyonu belki bir ihtimal yakalayabileceğin tek şey hisse senedi ama o da yüksek riskli sana uymaz.

araba al gez toz, dolaş bir de. yılbaşında 600.000 olur %50 koyar üstüne en az.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.06.22)
arsa satışı mecburi miydi?
ben olsam arsa alırdım diyeceğim de orada dönen katakullinin haddi hesabı yok.
çok daha fazla para gömüp ev aldım ama benimki yatırımdan ziyade ihtiyaca yönelikti.
0
lazpalle
(16.06.22)
Kur korumalıya koyun geçin. Sıfır risk. Dolar artarsa da yüzde 1-2 kayıpla kur farkı kadar para alıyorsunuz.
0
baal
(16.06.22)
biraz altın mantıklı, yakında ons bazında bir yükseliş olacak ama tarla varsa en güzeli onu değerlendirmek olur, ne ekiliyorsa ya kendisi ilgilense ya da kiralasa veya birilerini kiralayıp ektirip biçtirsin, en mantıklısı.
0
tiny penny
(16.06.22)
fiziksel altın
0
nuisance
(16.06.22)
65 yaş için en güzeli fiziki altın. güvenli bi yerde saklanacağından emin olun ama.
0
ehti
(16.06.22)
Riski farklı dağıtabilirsin. Örneğin Kendine alsan yüzde 60 hisse yuzde 15 altındolar yuzde 25 kripto diyelim ; babaya Yüzde 30 hisse Yuzde 20 fon , yuzde 50altındolar kripto0 gibi gibi
0
bnmzz
(16.06.22)
Peki ek bir sorum olacak, arabayı yenilemek mantıklı bir seçenek olabilir mi?

Babam arabadan hiç anlamaz, yılların bürokratı olmasına rağmen (kendisi bir büyükşehir belediyesinde daire başkanı) 35 yıldır Renault'nun en ucuz 10 yıllık modelini alır, 10 yıl sonra satıp tekrar aşağı yukarı 10 yıllık ucuz bir modelini alarak tırnak içinde aracını yeniler. Ama artık bu şartlarda aracını tekrar yenileyebileceği bir fırsat olur mu bilmiyorum. Emekli olacağı için maaşı da düşüyor, başka geliri yok.

Bu durumda (2014 Symbol) 4 - 5 yıllık bir Megane alsa mantıklı bir tercih olur mu? Kendisinin bir borcu yok, artık yazlığa gider gelir, bahçeye bir şeyler eker. Böyle bir hayat tarzı olacak.
0
🌸hadi ya la
(16.06.22)
Yarısı dolar yarısı altın yukarda da söylenen nedenle çok mantıklı değil. Altın dövize endeksli, dolarla birlikte düşüp yükseliyor.

Farklı farklı bankaları arayıp düşük riskli fonları hakkında bilgi alabilirsiniz.

Ama gerçek şu ki yüksek riskli yatırımları saymazsak en iyi yatırım tarlanın kendisiymiş zaten. Gelecek parayı yatırım için kullanmayı düşünmenizden kısa vadede bu parayı kullanmak gibi bir planınız yok gibi anladım, keşke satmasaymışsınız tarlayı aslında.
0
akhenaten
(16.06.22)
Aktif kullanımda olan bir araç yatırım değildir. hatta aracın kendisi bir yatırım değildir :)

yıllık mtv 1200
yıllık kasko 2000
sigorta 1300
bakım 500
muyane yıllık 300 (2 yılda bir 600)
en kötü ayda 300 km yapsa aylık 1000 lira yakıt.yıllık 12.000 tl

toplam yıllık 17.300 tl masraf :)

araç her yıl değerine 17.000 tl katar diyorsanız ancak yatırdığınız parayı kurtarırsınız. Enflasyondan bahsetmiyorum. olurda kaza veya bir şekilde değer kaybında geçmiş olsun.
0
janavarorion
(16.06.22)
(12)

Bunlar bi isaret mi?

kuehles blondes
Merhaba, bir bisiklet turuna cikmaya karar verdim ama aksiliklerin ardi kesilmiyor. Yarin basliyorum, bugune kadar olanlari sayiyim, siz de isaret mi degil mi onu soyleyin :(1. Ilk defa bir airbnb hostum cevap vermedi super host olmasina ragmen, bu aksam kaldigi yeri apar topar dun ayarlamak zorunda
Merhaba, bir bisiklet turuna cikmaya karar verdim ama aksiliklerin ardi kesilmiyor.
Yarin basliyorum, bugune kadar olanlari sayiyim, siz de isaret mi degil mi onu soyleyin :(

1. Ilk defa bir airbnb hostum cevap vermedi super host olmasina ragmen, bu aksam kaldigi yeri apar topar dun ayarlamak zorunda kaldim
2. Cumartesi gunu bacagimi kopek isirdi. Cok kalin pantolon giydigim icin disler tam gecmedi ama yara var, her gun pansuman yapip doktorun verdigi antibiyotigi aliyorum.
3. Trenime 40 dk kala evden ciktim, bi baktim sorunsuz lastik gitmis, icinde hicbir hava kalmamis bir lastik gelmis. 25 dk suruyor normalde istasyona. Lastigi yaptrdim trene de 2 dk kala yetistim. (Nasil yetistim hala bilmiyorum, mucize olmus olmali, tek olumlu kisim)
4. Trende farkettim ki “aa lastik patlamis, eyvah treni kaciricam!!” paniklemesi yaparken bisiklet kilidimi arka bahcede unutmusum. 40€ girdi bana durup dururken yeni kilit almak zorunda kaldigim icin.
5. Bogazim agrimaya basladi
6. Yolda giderken itfaiyenin kaza gecirmis bir aractan insanlari kurtarmasini gordum. Kapiyi kaynak gibi bir seyle kesip iceriden yarali ve baygin insanlari cikarmasi filan.

Yani icimden bir ses “kuehles zorlama iste” diyor, en cok da bogaz agrisi sebepli. (Aksamlari cok serindi ve ben hazirliksiz yakalanmistim) diger ses ise “kuehles bu turu ne zamandir yapmak istiyorsun, vazgecme!” diyor.

Siz ne diyorsunuz?
0
kuehles blondes
(15.06.22)
endişesiz ve moral açısından yenik olmanız oldukça doğal, ancak başınıza gelecekler neşeniz gayet yerindeyken olabilecek şeylerle aynı. hata yapacağınıza inanırsanız, inanınca yapacağınız her şey gibi, yaparsınız. temkinli olun, km hedefinizi düşürün mesela?
0
Etanglement
(15.06.22)
Bundan yeni bir Son Durak filmi çıkar. Daha ne olsun. Zorlama bence. Zaten bu şekilde zevk almazsın.
0
dissendium
(15.06.22)
devam et. cok da anlam yukleme.
0
helenart
(15.06.22)
belki de mesaj "weiter weiter ins verderben"dir, arkana bakma.
0
der meister
(15.06.22)
Senin canın gitmek istemiyor derdim bi arkadaşım anlatsaydı bunları. Git tabii ki ne mesajı. :)
0
naksidil
(15.06.22)
Evren yaşayacağın güzellikler öncesi gözünü korkutuyor.
Durma, devam.
0
neymis
(15.06.22)
Evet, yapmak istediğiniz şeyden vazgeçmemeniz için bir işret.

İnsanın hayatına öyle ya da böyle bir yön vermesi zor bir iş, illa bir şeyler çıkıyor. Bazen çok, bazen az.

Aklınıza koyduğunuz şeyi yapın, aksi halde hiçbir şey yapamıyor insan. Her türlü bir aksilik çıkıyor. Sonra bir bkıyorsunuz yıllar geçmiş bütün heveslerinizi ertelemişsiniz.
0
akhenaten
(15.06.22)
ohooo. gerçek bir tur mazoşisti olduğunda bunlar sadece tuzu biberi.

* ben motorla tura çıkmadan önceki gece çantaları sağlam bağladım mı diye görmek için küçük bi teste çıktığımda, dur bakalım şu viraja fazla yatayım çanta dengeyi bozacak mı dedim. bozdu, highside olup düşerek dirseğim çıktı. 6 hafta sonra daha yerine kaynamadan yine tura çıktım. dirsek ağrıdıkça sallayıp rahatlatıyodum. yolun ortasında arabalardan bakıyolar bu niye electro buggie yapıyo diye: youtu.be

* yine bi motor turunda bi yanık yağ kokusu geliyor, bi baktım yağ en az 1 litre eksilmiş. boxer'ın yağ yakma karakterini turda öğrendim. yağ ekledim bu sefer krank sensörü kaynaklı motor durunca stop etmeye başladı. gidip gelene kadar hiç durmamaya çalıştım. motor stop ederse bi daha çalışmayabilir diye. kamil koç otobüs şoförü gibi kırmızı yanınca 1 km kala yavaşlayıp yeşil yanınca durmadan devam ede ede gittim geldim.

* bi uzun yolda motorda pederi de götüreyim dedim. dönüşte arka çanta plakası kırıldı, çanta düştü düşecek, adamcağız 500 km eliyle arkadan çantayı tutarak geldi.

* Sonsuz Rota kanalını izliyorum bazen. yeni evli çift iran turuna çıktı. kız evlendikten sonra değişen soyadını ruhsata işletmemiş, motorun da muayenesi yapılmamış. bunu iran sınır kapısında öğreniyorlar. iran'a giriyorlar airbnbde kaldıkları evde pasaporta mühür vurdurmadıklarını farkediyorlar, kadın motosiklet sürücüsüne şeytan gözüyle bakılan bi ülkede kaçak olarak gözüktükleri için gece gece gümrüğe geri koşturuyorlar hehe. şu bölümde: youtu.be

* ride2world kanalı var. karda kışta Nordkapp yapıp döndüler. lastiğe takacaklaır vidalı çivileri yol üstünde uğrayacakları bir ülkeye kargoyla söylüyorlar, rahatlığa bak. buzda milyor kere düşmüşlerdir. en mutlu oldukları an düşmelerden birinde ön camın kırılması sonucu yapı marketten aldıkları temizlik kovasını kesip ön camın yerine bantla yapıştıracak olmaları.


oluyor yani bişeyler illa ki.
0
onemoremile
(15.06.22)
kötü şansları tükettim diye düşünürdüm.
edirne'ye gideceğim sabah yok yere ayak baş parmağımda ağrı oldu. o kadar hazırlanmışken vazgeçmek işime gelmedi. bisiklete binince ağrıyı falan unutmuştum. sonrasında da geçmişti.
0
lazpalle
(15.06.22)
işaret değil
0
ala09
(15.06.22)
İşaretlere inanmam ben ama bu kadar keyif kaçıran şey sonrasında kendimi şımartacak şeyler yapardım zahmet olacak şeyler değil.
0
jazzabel
(16.06.22)
Kisa bir guncelleme: cevaplar icin tesekkurler herkese.
Tura ciktim.
Tur sabahi antibiyotik yan etki yapti, o yuzden gec basladim. Aslinda son ana kadar vazgececek gibiydim ama trendeki konduktor o kadar iyiydi ki fikrimi o degistirdi gibi oldu.
Harika manzaralar esliginde super bir tur yaptim.

Bu sabah kalktigimda bir gozum sisik durumdaydi, hala da oyle. Sebebini bilmiyorum. Bu da bir sonraki isaret olsa gerek :///
0
🌸kuehles blondes
(16.06.22)
(11)

e-devlet şifremi isteyen memur

Unde bach canim
bir online belgenin gerçekliğini sorgulamak için üzerinde qr kodu olan kısımı taratmak yerine e-devlet şifremi aldı. en azından kendim gireyim dedim ama "neyse yaa sonra şifreyi değiştiririm nasıl olsa" dedim. yaptığı yanlış bir uygulama değil mi?. e-imzalı olması için bu qr kodu sistemini boşuna mı
bir online belgenin gerçekliğini sorgulamak için üzerinde qr kodu olan kısımı taratmak yerine e-devlet şifremi aldı. en azından kendim gireyim dedim ama "neyse yaa sonra şifreyi değiştiririm nasıl olsa" dedim. yaptığı yanlış bir uygulama değil mi?. e-imzalı olması için bu qr kodu sistemini boşuna mı koydu devlet?
0
Unde bach canim
(14.06.22)
sebebi ne olursa olsun şifreyi vermeniz yanlış. onun istemesi de yanlış.
0
brkylmz
(14.06.22)
Hiçbir şifre, hiçbir şartta, bir başkasına verilmez.
Vermiyorum neden demedinin ki?
0
mahone
(14.06.22)
saçmalık. doğrulama kodu ile kolayca kontrol edilebiliyor zaten. kötü niyetli değildir muhtemelen ama beceriksiz biriymiş demek ki.

kredi kartı harcamalarında pin girme olayı ilk çıktığında da esnaf şifreyi soruyordu çıldırıyordum. uzatın cihazı ben girerim diyince bozuluyorlardı bir de.
0
hadsafhada
(14.06.22)
şifre verilmez,istenmez de.

www.youtube.com
0
hlt1985
(14.06.22)
Vasat, beceriksiz memur işte. Kafasında ne dönmüş o anda bilinmez. Keşke vermeseydiniz ama geçmiş olsun artık. Şifreyi değiştirirsiniz bir şey olmaz. O vasat adam sizin şifrenizle de bir şey yapmayı beceremez ya... Neyse.
0
bayc
(14.06.22)
Hadi o istedi de senin vermen daha büyük sorun bence bu hareketinin üzerine düşünmen lazım insanlara nasıl hayır diyebilirim vs gibi
0
mg3929
(14.06.22)
bunun bir benzerini sağlık verilerine ulaşmak için THY iş alımda yapıyordu. dava açanlar oldu. bu uygulamayı kaldırdılar. hiçbir şekilde şifrenizi vermeyin.
0
false pretension
(14.06.22)
@mg39
Normalde çok zıtlaşan bir insanımdır, prosedür uygun olsa dahi aklıma yatmadıysa yokuşa sürerim ama aklımda hep “ulan zaten hergün kişisel verilerimizi çaldırıyorlar, çok önemi yok” diye düşünüyorum. Bir de bilse de hayatımı etkileyecek bir şey yapması mümkün değil bu platformdan. En fazla bazı bilgilerime ulaşabilir. Onları da beyan ediyorum zaten kuruma.
Özetle önemsemedim, şifreyi de değiştirebilme opsiyonu olduğu için.
0
🌸Unde bach canim
(15.06.22)
Ben hiç vermedim ama yaşlı insanların defalarca şifrelerini verip işlem yaptırdığını gördüm.

Böyle durumlar memurlardaki "şifre istenmez" presibine hasar veriyor ister istemez. Durum çok olağan, sıradan bir hale geliyor zamanla.

Yaşlı insanlar için oryantasyon programları düzenlenmeli aslında, evet hepsi öğrenip benimseyemez ama faydası olacaktır.

Sonuç olarak evet, özellikle vergi, nüfus dairesindeki memurların ayarı bozulmuş halde. Şifrenizi vermeyin ama, barkodu okutun deyin. Biz böyle yapıyoruz bu işi derse şifre istenmesinin yasak olduğunu, haliyle bu işi yapması için mantıken başka bir yol olması gerektiğini hatırlatıp ikaz edin.
0
akhenaten
(15.06.22)
evet şifre kimseye verilmez, belki sizin durumunuzda vermeye gerek olmadan da çözülebilirdi, ama öyle durumlar oluyor ki vermek zorunda kalabilirsiniz. burada da suçlu ne sizsiniz, ne de şifreyi isteyen. tamamen sistemi kodlayan kişilerin gerizekalılığı.

mesela iki yıl önce pandemide kısa çalışma ödeneği çıktığında, işverenler için bu kısa çalışma ödeneği başvuruları nereden yapıldı biliyor musunuz? şirket yetkilisinin e-devlet'i üzerinden. peki kim yapacak bu işlemi? uzmanlık gerektiren bir başvuru olduğu için mali müşavir yapacak.

e buyur ne olacak şimdi? adama diyorum senin e-devletinden yapılacak, gir yap, ben ne bileyim nasıl yapayım diyor. e ver şifreni girip ben yapayım diyorum vermiyor. nasıl yapacağız? yani illa kendi bilgisayarımdan yapabileceğim iş için adamın ayağına gitmem gerekiyor. sıkıntı nerede? mali müşavir şifresi ile girebileceğim on tane sistem varken o başvuruyu e-devlet'e koyan gerizekalıda. koysana sgk işveren sistemine, e-bildirge sistemine, kendi şifremle gireyim.

gerçek faydalanıcı formu diye bir şey çıkardı maliye. nereden yapılıyor, yine e-devlet. kim yapacak, mali müşavir. yine aynı muhabbet. koysana herhangi bir beyannamenin ekine (sonradan koydular). ya da koysana beyanname verdiğim sisteme, oradan gireyim. niye e-devlet?

valla mecbur istedim bütün mükelleflerden. vermeyeni de son güne kadar süründürdüm, gitmedim ayağına. çok isteyene telefonda tarif ettim, umarım başarabilmiştir. benim sorunum değil. benim yapacağım işi benim şifremle gireceğim yere değil de yetkilinin e-devlet'ine koyan gerizekalının sorunu.
0
kibritsuyu
(15.06.22)
O memur katiksız gerizekalıymış. Belge dogrulamak için e devlette zaten barkod okuma var sıradan bir kişi dahi yapabilir.

Barkodlu belge adı üzerinde, durum tam olarak ne kadar acil bilmiyorum ama vermeseydiniz o memur bir sekilde dogrulama yapacaktı.

Görevi o, bu zamana kadar sahit olmadım zaten adı üzerinde kisisel sifre
0
Fritz-X
(15.06.22)
(12)

hangi evi seçerdiniz

ishak77
konumu kötü olduğu için ucuz olan evi alıp içini tamamen istediğin gibi dayayıp döşemek mi yoksa konumu güzel olduğu için pahalı olan evi alıp eksiklikleriyle cuk diye oturmak mı ?
konumu kötü olduğu için ucuz olan evi alıp içini tamamen istediğin gibi dayayıp döşemek mi yoksa konumu güzel olduğu için pahalı olan evi alıp eksiklikleriyle cuk diye oturmak mı ?
0
ishak77
(14.06.22)
Konumu iyi olan.
0
excespeace
(14.06.22)
eksikleri neler önemli olan o. tesisat sıkıntısı olan, böcek problemi olan, ısınma sorunu olan, izolasyon problemi olan evlerde oturmak çok sıkıntılı. ama kozmetik sorunlar varsa (kapıları eskidir, mutfağı eskidir vs) çok sorun değil, canımın istediğinde otururum problem olmaz.

mesela kadıköyde falan konumu süper ama 50 yıllık evler var. duvarlar falan rutubet içinde, apartman leş gibi, deprem riski var. orada oturacağıma kurtköyde oturmayı tercih ederim, canımdan önemli değil 1 metro zaten.
0
roket adam
(14.06.22)
eskiliğine bağlı.
deprem yönetmeliği öncesinde inşa edildiyse ben eskiyi tercih etmem.
0
teritori
(14.06.22)
1. öncelik deprem güvenliği için sağlamlık, 2005 yılından eski olmamalı.

2. öncelik konum.

Binanın dışından teknik bir problemi yoksa, içerideki her sorun halledilir.
0
John Bloor
(14.06.22)
önce depreme dayanıklılık sonra konum.
0
lazpalle
(14.06.22)
kesinlikle ama kesinlikle konumu iyi olan. konum içinden çok çok daha önemli
0
sta
(14.06.22)
sessiz, sakin bir ortam olan yeri seçerdim.
0
alt4y
(14.06.22)
Ev alma komsu al. konum iyi derken karisik bi mahalle ama ulasim iyi gibi ise ben ona iyi konum demem. mahalle sakinleri cok iyiyse konum 1

biraz da roket adam+1
0
ala09
(14.06.22)
Önce sağlamlık sonra konum +1

Eve bir şey olursa hem candan hem maldan oluyorsunuz.

Konumu asla oturmak istemeyeceğiniz bir yerdeyse kiraya verir kendi oturacağınız yerin kirasından düşersiniz.
0
akhenaten
(14.06.22)
Evini istedigin gibi doseyebilirsin ama konumunu/cevresini degistiremezsin. Evler saglamsa konuma gore karar verirdim. Eksiklikler yavas yavas ilerde tamamlanir
0
fakyoras
(14.06.22)
metrekare fiyatına bakarım.
Sonra da deprem güvenliğine önem veririm.

Konum çok tartışmalı konu. Atıyorum çekmeköyü, ataşehiri çoğu insan beğenmez ama gidip moda'da 60 yaşında ev alacağıma ataşehir'de bir sitedeki evi alırım.
0
anten
(14.06.22)
istanbul da ise mal konum her türlü ezer geçer.
0
jamswety
(14.06.22)
(8)

Hayattaki gayeniz nedir?

catgroove
Hayattaki en temel gayenizi belirleyebildiniz mi? Yani genel olarak hayattaki amaciniz, niyetiniz nedir? Onu birkac kelimeyle tanimlayabilir misiniz? Gayenize uygun olarak yasayabiliyor musunuz? Onu nasil belirlediniz?*Hayatin anlami ya da gayesini sormuyorum, sizin hayattaki misyonunuzu merak ediyo
Hayattaki en temel gayenizi belirleyebildiniz mi? Yani genel olarak hayattaki amaciniz, niyetiniz nedir? Onu birkac kelimeyle tanimlayabilir misiniz? Gayenize uygun olarak yasayabiliyor musunuz? Onu nasil belirlediniz?

*Hayatin anlami ya da gayesini sormuyorum, sizin hayattaki misyonunuzu merak ediyorum.
0
catgroove
(14.06.22)
Gaye demeyelim de, yaşlandığım zaman kendimi modern family tarzında bir ailenin ortasında görmek istiyorum.

Herhangi bir noktada tercih yapmam gerektiği yerde buna yönelik akıyor bütün işlerim. Olursa olur, olmazsa da kahrolmam. Zorla olacak bir şey değil neticede.
0
akhenaten
(14.06.22)
nasip olursa annecagizima yasliliginda biraz huzur ve imkan saglayabilmek istiyorum. hem eski esi olan rahmetli babamdan hem de evlatlarindan o kadar bir sey goremedi ki bana en buyuk hayalinin arabam oldugunda birlikte bir yerlere gitmemiz, gezmemiz oldugunu soyluyor. kadinin hayattan tek beklentisi sevdikleriyle sapanca'ya, herhangi bir sehre filan gidip birkac gun gecirebilmek. gercek anlamda biz yasayabilelim diye kendisi yasayamadi... bosna'ya goturmek istiyorum mesela onu, cok sevdi bu fikri. hem mutaassip birisi olarak yabancilik cekmeyecegi bir cografya hem de mostar'i kendisi de merak ediyor hep, onun acisindan ideal yurtdisi destinasyonu olur diye dusunuyorum. annem 50'sinden sonra huzur bulur, maddi ve manevi olarak rahatlar, beni iyi anarsa cok mutlu olurum. kendi adima pek beklentim yok, bu ulkede anlamli bir yasam surmeyi beklemiyorum acikcasi.

aslinda cok degisik hayalleri ve fikirleri olan, ufkunu genis tutmaya calisan biriydim ama yas ilerledikce hem tirt/siradan biri oldugumu fark ettim hem de ulke kosullari cok kotulesti. o yuzden aklima gelen en cilgin fikir araba sahibi olup annemle bir yerlere gitmek artik.

ha ideal bir durumda da pek hayalim veya hedefim yok acikcasi, onumu goremiyorum su an, 2-3 sene sonra belki bir seyler isterim. genel olarak son derece standart, "aman sagligim, isim gucum olsun, kimsenin eline kalmayayim" kafasindayim su an. cok klasik olacak ama hayat gercekten kisa ve bos, ben de kirmizi sortli'deki dayinin deyisiyle "o kadar macerali" biri degilim. sadece kafa rahatligi ve sevdigim, beni seven birkac insanla saglikli yasayabilmek istiyorum. hayat anlamli olmak zorunda degil.
0
der meister
(14.06.22)
aile. bir aile nasıl kurulmaz, nasıl çocuk yetiştirilmez çok iyi biliyorum. mutlu, güven dolu, huzurlu bir aile kurmak istiyorum. bunun için para lazım. parayla mutlu olunur demiyorum. parasız daha kolay mutsuz olunur. para konusunu hallettim. aile kurma aktiviteleri de yavaştan ilerliyor. her şey yerli yerine oturuyor son zamanlarda.
0
gabe h coud
(14.06.22)
ruhumu doyuran her sey icin gerekli cabayi gosteriyorsam amacima ulasmisimdir. kendimi kendime ikna etmem lazim konu ne olursa olsun
0
ala09
(14.06.22)
60 küsür yaşına kadar çalışmak zorunda kalmadan emekli olup kendime zaman ayırmak.
0
yürümeyin
(14.06.22)
hayatta kalmak icin calismak zorunda olma seviyesini terkedip, zevkine calisma mertebesine erismek.
0
cooperr
(14.06.22)
Mutlu olmak, sadece bu.
0
hayirsiz
(16.06.22)
bircok hobiyi ilgi alanini denemek, gezebildigim kadar gezmek, yeni yeni insanlar tanimak, kendimi ve sevdigim insanlari mutlu etmek,
0
baldur2
(17.06.22)
(1)

Disney +

flo
Simpsons'ın tüm sezonları var mı acaba?
Simpsons'ın tüm sezonları var mı acaba?
0
flo
(14.06.22)
İlk 32 sezon var, 33 yeni bittiği için olsa gerek henüz yok.
0
akhenaten
(14.06.22)
(3)

mouse dpi ayarı

Barki
selamlar arkadaşlar,hayatımda ilk defa bir gaming mouse sahibi oldum, steelseries rival 3.uygulamasını indirdim, ayarlarını nasıl yapacağımı asla kestiremiyorum. dpi arttırdıkça sensitivity artıyor okey ama, 3000 dpi'dan sonra inanılmaz kontrolsüz hareket ediyor gibi mouse. 8k ya kadar destekliyor,
selamlar arkadaşlar,

hayatımda ilk defa bir gaming mouse sahibi oldum, steelseries rival 3.
uygulamasını indirdim, ayarlarını nasıl yapacağımı asla kestiremiyorum. dpi arttırdıkça sensitivity artıyor okey ama, 3000 dpi'dan sonra inanılmaz kontrolsüz hareket ediyor gibi mouse. 8k ya kadar destekliyor, en yükse kdpi'a çekip alışmaya mı çalışayım sizce?

şu anda 4800'e aldım ekteki gibi ama inanılmaz hızlı akıyor gibi. yükseğe mi alışmalıyım, siz hangi ayarlarda kullanıyorsunuz?
0
Barki
(13.06.22)
dpi'ı en üste çekip oyun için sensivity'yi düşürmelisin. dpi ile sensivity farklı şeyler. Düşük dpi / yüksek sensivity ile farenin ufak hareketleri oyun tarafından algılanmayabilir ama yüksek dpi düşük sensivity ile en ufak hareketi bile algılar.

windows fare ayarlarından da hassasiyeti düşür dpi'ı 8.500 yapıp.
0
himmet dayi
(13.06.22)
en yüksek dpi en iyisi. hem oyunlardan hem windows'tan ayarı düşür dpi yükselt biraz kullan öyle böyle çok minimal hareketler yap mouse ile. sonra tam tersini yap yani dpi düşür hassasiyet arttır bi daha dene minimal hareketler yapmayı. farkı anlarsın. o minimal hareketleri algılamıyor dpi düşükse.
0
floydian
(13.06.22)
Yukardakilere ek olarak evet bir süre yüksek hassasiyette kullanmaya devam ettikçe alışıyorsunuz. Bunlar bilinçli şeyler değil çünkü. Beyniniz kendini yeni duruma uyarlıyor ve yine refleksif hale dönüyor mouse kullanımınız.

Kötü yanı şu ki başka herhangi bir bilgisayara geçtiğinizde mouse hareket etmiyormuş gibi geliyor.
0
akhenaten
(14.06.22)
(6)

"neşeli" müzik

osuran imam
jung'un "dışadönük tip" dediği insanlar hangi müzikleri dinliyor? yani "neşeli" müzik denince akla ne geliyor? sadece pop müzik mi var elde? insanı dert sahibi yapan müzikler dinleye dinleye iyice depresif oldum. müzik zevkimi gözden geçirmek istiyorum. lüzumsuz bir konuymuş gibi geliyor, ama müzikl
jung'un "dışadönük tip" dediği insanlar hangi müzikleri dinliyor? yani "neşeli" müzik denince akla ne geliyor? sadece pop müzik mi var elde? insanı dert sahibi yapan müzikler dinleye dinleye iyice depresif oldum. müzik zevkimi gözden geçirmek istiyorum. lüzumsuz bir konuymuş gibi geliyor, ama müzikle çok içli dışlı biri için önemli bence. bir de bu "neşeli" müzikle "dertli" müzik türsel olarak belirlenebilir mi? mesela sadece insana yaşama sevinci verecek bir müzik "tür"ü var mı acaba? yoksa tamamen müzisyen düzeyinde mi düşünmek lazım bunları?
0
osuran imam
(13.06.22)
Sorunun içeriğini okumadan uzunca bir liste yapmıştım, soru bambaşkaymış:D

Yine de cevap vermem gerekirse bence olay sadece müzisyen ile bitmiyor. Sadece pop da yok, neşel klasik müzik parçaları da var. Bazen slow ağırlıklı çalışan sanatçı ve gruba bakıyorsun bi tane hareketli parçası oluyor. Misal Kings of Convenience- I'd Rather Dance With You, acayip enerjik, mutlu etmeli. Yani değişiyor bana göre.
0
Amaranta ursula
(13.06.22)
remixler neşeli müzik bence www.youtube.com
0
ala09
(13.06.22)
"genre"/"janr" muzigin tarzini ifade eder, fakat duygu meselesi tarzdan farklidir. yani duygusal pop da var, hatta turkiye'de arabesk pop cok yaygin. buna ragmen pop eskiden beri turkiye'de "hafif bati muzigi" olarak bilinir ve rahatca dinlenebilecek yormayan bir tur muzigi ifade eder.

rock yine turkiye'de yanlis anlasilmis bir turdur. niyeyse rock'cilar da oluyorum bitiriyorum deyip duruyorlar...

klasik bati muzigi deyince mesela bunun agir duygusal olani da var, coskulu ve neseli olani da var, epik ayri, fantastik ayri...

bence tur vs ayirma fakat dedigin gibi muzisyenin tavrina gore sec. aglak adamlardan uzak dur.
0
idexo
(14.06.22)
eskiden kral tv'de falan parçalar anons edilirken iki ayrılırdı: duygusal çalışmalar ve hareketli çalışmalar. bu ayrımın türkiye dışında başka bir ülkede yapıldığını duymadım. biz arabeske öyle bulanmış bir toplumuz ki pop müziğimiz bile acılı, o yüzden şarkıları acılı/acısız diye ayırıyoruz.

batıda içkiyi eğlenmek için içer insanlar, biz dertlenip üzülmek için içeriz. biraz bunun gibi.

sorunun net bir cevabı yok. çünkü "neşeli" diye bir tür yok. yeri geldiğinde klasik müzikten de neşe alırsın, rap'ten de, folk müzikten de. ama dışadönük tip dediğinde benim kafamda indie pop-rock dinleyen tipler geliyor genelde. nedense hayat ve gençlik enerjisi en çok bu türde varmış gibi hissediyorum.
0
sir gawain
(14.06.22)
Evet insanın ruh halini çok değiştiriyor. Ben "neşeli müzik" dinleyemiyordum, bilinçli bir şekilde kendimi zorlayarak bir süre sadece böyle şeyler dinledim ve sonra alışmaya başladım.

Şimdi eskiden çok sevdiğimi söylediğim gruplar, sanatçılar içimi şişiriyor.

Genelde pop evet, ama illa pop olmasına gerek yok. Ella fitzgerald'ın I got rhythm'i jazz örneği mesela.

O açıdan türsel konuşmak zor, ama bazı türler içinde bazı duygular daha fazla. Örneğin siz gothic müzik dinleyip çok pozitif parça bulamazsınız. Ancak genel geçer rock, blues, pop, r&b, soul, jazz, country gibi türler içinde her türlü duyguya uygun şarkılar var.
0
akhenaten
(14.06.22)
Neşeli müzik dinlerken keyif aldığın müziktir. Herhangi bir şeyden keyif alabilmen için ise öncelikle neyi sevdiğini bulman, ardından da bağ kurman gerekir. Dinlediğin şeylerin herhangi bir elementiyle(sözleri-poetrisi, melodik yapısı, genel soundu, belki de performansçının güzelliği - yakışıklılığı vs. uzar gider) bağ kurmadığın, içselleştirmediğin, kendinden yahut keşfedip keşfedemediğin türlü isteklerinden bir şey bulmadığın sürece, saatlerce boş boş neşe umut edip dinleye de bilirsin tabi karışamayız.

Farz-ı misâl ben dark soundları seven bir bireysem; Regi(genel olarak neşeli diye tabir edilir) dinlesem dahi o janradaki dark soundlu şarkıları tercih ederim. İnsanları değil, kendi içgüdülerimi dinlerim mutlu ve neşeli olurum.
0
Solit
(27.06.22)
(8)

Mesajlarınızda emoji kullanıyor musunuz?

top_secret
Bu aralar etrafımda dikkatimi çeken bir şey bu genelde emoji kullanmıyorlar. asdsdas şeklinde random harfler yazıyorlar Siz ne yapıyorsunuz?
Bu aralar etrafımda dikkatimi çeken bir şey bu genelde emoji kullanmıyorlar. asdsdas şeklinde random harfler yazıyorlar

Siz ne yapıyorsunuz?
0
top_secret
(13.06.22)
Salt haberleşme amacı olmayan kişisel mesajlaşmalarda kullanıyorum, yüz ifadeleri ve ses tonu olmayınca emojiler bir nebze kurtarıyor.

Random gülüş (ahsjsj) yeni bir şey değil aslında, hatta yerini emojilere bırakmıştı. Tekrar yayılıyor olabilir, bilemedim. Ama 2000'lerin ortalarından 10'lu yılların ortalarına kadar çok sık kullanılıyordu, artık o kadar görmüyorum.
0
akhenaten
(13.06.22)
Kullanırım. Ama herkese değil. MSN kalıntısı :D :d gibi ifadeleri kullanıyorum. Bir gün torunum olursa dede ":D" ne diyebilir.
0
dissendium
(13.06.22)
Ben de sarı top kafalar yerine :) :p emojilerini kullanıyorum, geçen orta 3 e giden kuzenime yazdığım cümle sonuna bunu koydum ^^ ne olduğunu anlamadı
0
freebird5406_2
(13.06.22)
yakın arkadaşlarımca o şekilde random tepki veririz, ortamımızda smile kullanmak dergahtan atılmaya neden olabilir. Öyle .d :) :D falan zaten itici geliyor ama bazen yerinde gidiyor diye çok nadir başvuruyoruz. biraz daha eski nesil sadece yuvarlak smile lerden anlıyor gibi geliyor. kız arkadaşım ile de ikisinin arası bir kullanımız var. illa noktalama işareti gibiler bir şey kullanılacaksa ben de ^^ tercih ederim genelde.

Ama nedense toplum içinde artık sdfjsgh kullanmak daha genç işi gibi gelmeye başladı. Mesela bizim lise zamanlarımızda xD vardı. Zaaa falan derdik. Onları da harcadık bıraktık. Randomdan da yaş ilerledikçe uzaklaşıyor gibiyim ama yakın arkadaşlar arasında eski iletişim üzerinden haberleşme olayı hep sağlanabildiği için oralarda hep kalabilir.
0
ananiyimioguz
(13.06.22)
Cok yogun emoji kullaniyorum, is mesajlari da dahil.
0
hot potato
(13.06.22)
Kullanıyorum ve çok seviyorum.
0
naksidil
(13.06.22)
Random da noktalama işareti de emoji de kullanıyorum.
0
Amaranta ursula
(13.06.22)
Kisi ile iletisimime o sirada muhabbetin havasina bagli olarak atiyorum.

Klasik :) :D ;) :'( tarzi seyleri kullaniyorum, daha farkli seyleri sadece yakin arkadaslarimla kullaniyorum mesela sticker ve gifler.
0
cleric
(14.06.22)
(5)

Dün aynı arabada olan kişinin covid çıkması

condom kurşunu
Herkes maskeliydi. Covid kişi benim öaprazımda oturuyordu, camlar açıktı. Bana teste gerek var mı ki? Şu an bişeyim yok.
Herkes maskeliydi. Covid kişi benim öaprazımda oturuyordu, camlar açıktı. Bana teste gerek var mı ki? Şu an bişeyim yok.
0
condom kurşunu
(13.06.22)
2-3 gün içinde belli oluyor. Düşük ihtimal de olsa bulaşmış olabilir tabii. Devlet hastaneleri test yapmıyor sanırım, özelde test olabilirsiniz yarın falan.
0
orient blue
(13.06.22)
ihtimal çok düşük bence. Sadece covid çıkan kişi maskeli olsa camlar açık olmasa bile bişey olmayabilirdi, o maskesiz olsa camlar açık olsa da bulaşmayabilirdi. Sizde her tür önlem var.
0
nhk ni youkosu
(13.06.22)
emin olmak isterseniz novacheck hızlı testlerden alın. kendiniz yaparsınız testi. internette de satılıyor.
0
inheritance
(13.06.22)
Test tedavi değil sonuçta, şu anda covid önlemleri de yok. Bir sürü covid hastası kişi dışarda.

Haliyle test de yaptırıp covid de çıksanız ağır semptom göstermeden tedaviye başlanmayacak. Test yaptırmadan ağır semptom gösterseniz neticede hastaneye gitmeniz gerekecek ve test yapacaklar.

Kısaca test yaptırsanız da yaptırmasanız da aynı noktaya varıyorsunuz. Testin bir işlevi kalmadı artık karantina uygulamarı gevşedikten sonra.
0
akhenaten
(13.06.22)
kovit olmuş olmanız yüksek ihtimal. kendinizde de hissedebilirsiniz ama bugün yarın değil belki 3-4 gün içerisinde. sırt ağrısıyla başlıyor.
0
naksidil
(13.06.22)
(5)

Öğle yemeği yerine sağlıklı öneriler

top_secret
Bu aralar zayıflamak için öğle yemeklerini atlamaya veya geçiştirmeye başladım.Sabah yumurta domates peynir zeytin çay Akşam Ana yemek (pilav, ekmek vs yok)Fakat öğlen bazen canım istiyor, o öğün için lifli barlar vs ne yiyebilirim?
Bu aralar zayıflamak için öğle yemeklerini atlamaya veya geçiştirmeye başladım.
Sabah yumurta domates peynir zeytin çay
Akşam Ana yemek (pilav, ekmek vs yok)

Fakat öğlen bazen canım istiyor, o öğün için lifli barlar vs ne yiyebilirim?
0
top_secret
(13.06.22)
Hocam yanlış anlama ofansif bir cevap değil bu ama diyette şu karbonhidrat düşmanlığına son verin ne olur, bakın sonra yoksunluk yaşıyorsunuz diyetinizi sürdüremiyorsunuz, yapmayın böyle, bunlar size kilo aldırmaz kilo aldıran şey bunları ihtiyacınızdan fazla tüketmektir, konuyu bu şekilde değerlendirin. İkinci olarak tavsiyem kalori sayın hocam. Toplam ihtiyacınızı bulun sonra bunları protein/yağ/karb. olarak makrolara ayırın sonra buna göre yiyin yemeklerinizi, böyle yaparsanız neyi ne kadar yediğinizi de ölçebilir hiçbir şeyden mahrum kalmaz diyetinizi daha uzun süre sürdürebilirsiniz. Önemli olan bu yiyeceklerden kaçmak değil sürdürülebilir bir program oluşturup ona göre beslenmenizi ayarlamaktır.

Ekleme: Hatta bu konu şöyle izah edeyim: Bir diyette toplam aldığın kaloriyi hesaplarken bunun için çok basit ve evrensel bir formül vardır; kilo*2 gr protein kilo*0,9 gram yağ alınır kalan açık da karbonhidratla tamamlanır, bunun nedeni diyetler "yıkıcı" etkiye sahiptir, yani sen kaloriyi düşürünce vücut yağları yıkarken sadece yağ yıkmakla kalmaz lüzum görürse, ki bu lüzum görürse ibaresinin anlamı çok geniştir, proteinleri de yıkar çünkü bazı aminoasitler çok kolay bir şekilde glikoza çevrilir, sisteme yeteri kadar karb. gitmezse acil durumlarda bu proteinleri yıkarsın bu da kas kaybına neden olur. Bunun önüne de 2 şekilde geçilir proteini yüksek alır olası protein yıkımlarını tolere edersin ikinci olarak da karbonhidratı "yeter" miktarda alırsın sistemin protein yıkmasını en düşük düzeyde tutarsın, ha yine yıkılır ama daha az yıkılır. Karb. o nedenle önemli. Ha ama senin spesifik bir programın vardır makroları ona göre dağıtırsın orada da karbonhidratı çok düşük alman gerekir onu anlarım ama orada da o programı bilinçli oluşturursun ona göre bi düzenin olur o zaman problem olmaz fakat "dur karbonhidratı az alayım çünkü kilo yapıyor" düşüncesiyle azaltırsan faydadan çok zarar görürsün.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(13.06.22)
lifli barda şeker oluyor. diyette en önemli şey şekerin tadını unutmak. böylece canınız çekmemeye başlıyor.
öğlen aç kalmak diyette doğru bir uygulama değil bu arada. çerez yenebilir. yağlı, doyurucu ve besleyici. karbonhidratı da tamamen kesmek hiç sağlıklı değil. dümdüz zayıflamaktansa sağlıklı bir şekilde zayıflamanın yolunu arayın.
0
neira
(13.06.22)
sabah yedigin oglen ye abi, faydasini goreceksin. onlari yaninda ise gotur ya da evdeysen oglen 12-1 gibi ye.
0
bay b
(13.06.22)
ben öğlenleri smoothie yapıp içiyorum. çilek yoğurt süt bal buz karıştırıyorum. hem tok tutuyor hemde hafif oluyor.

bazende ıspanak maydonoz yeşil elma ve limondan smoothie yapıyorum. Tavsiye ederim.
0
al basmadan donu var
(13.06.22)
Yukardakilere ek olarak öğlenden ziyade akşamdan kısmanız en doğrusu. Gece yatmadan 4 saat önce son yemeğinizi yemiş olursanız hem uyku sağlığınız açısından faydası olur hem de hareketsiz vakitte besin almamış olursunuz. Kilo verme çabasının ötesinde de önerilen beslenme şekli bu.

Sabah kahvaltısı, öğlen yemeği ve akşam da yatmadan dört saat kadar önce hafif bir atıştırma hem gün içinde enerjinizi korumanızı hem de uyku zamanı vücudunuzu dinlendirmenizi sağlar.
0
akhenaten
(13.06.22)
(2)

Çiçek tavsiyelerinize ihtiyacım var

bir peynir kutusu kibrit
Flört aşamasından sevgiliye dönüşmek üzere olduğum hanımefendiye bir çiçek göndermek istiyorum ama ne göndereceğimi bir türlü seçemedim. Hatırladığım kadarıyla papatyaları sevdiğini söylemişti. Çiçek sepetinden göndereceğim. Tavsiye verir misiniz?
Flört aşamasından sevgiliye dönüşmek üzere olduğum hanımefendiye bir çiçek göndermek istiyorum ama ne göndereceğimi bir türlü seçemedim. Hatırladığım kadarıyla papatyaları sevdiğini söylemişti. Çiçek sepetinden göndereceğim. Tavsiye verir misiniz?
0
bir peynir kutusu kibrit
(13.06.22)
Papatya demeye gelmiştim, seviyormuş da zaten. Gönderin gitsin.

Gül flört aşaması için artık çok demode ve ağır geliyor bana. Genç birinin üstünde babaanne parfümü koktuğu zaman da aynı şeyi hissediyorum. Ayrıca güle yüklenen anlam da çok büyük, bu açıdan da ağır olabilir.

İçerisinde 2'den fazla çiçek olan bir demet de göndermeyin bence, onlar da şirketlerden falan gelen tebriklere benziyor. Doğumgünlerinde falan kullanılabilir belki.

Bence flört döneminde jest için en güzeli papatya. Hem ferah, baharı çağrıştırıyor hem şirin, hem de abartısız.
0
akhenaten
(13.06.22)
Ciceksepeti artik cok ozel hissettiren bi yer degil, oyle oldu memnuniyetsizlik de diyebilirsiniz tabii ama ciceksepetinden gelince bi goz devriliyo gozlemimce

Onun yerine kosedeki cicekciden gidip buket yaptırabilirsiniz
www.sosyopix.com soyle bi uygulama var buradan mevsim cicekleri icin fikir de alabilirsiniz

Nergis zamani bitti mi? Bitmediyse cok guzeldir. Aslinda tam gul zamani beyaz pembe falan. Kasimpati da olur
0
will
(13.06.22)
(4)

bu ingilizce cümlede hata var mı?

bugisme
there is no doubt the people who made comment for this masterpiece are soft hearted human beings and that's why It is an honour to be here where the emotions, tears, senses and thoughts are shared mutually, sentimentally, salute!
there is no doubt the people who made comment for this masterpiece are soft hearted human beings and that's why It is an honour to be here where the emotions, tears, senses and thoughts are shared mutually, sentimentally, salute!
0
bugisme
(12.06.22)
Yok gibi ama ben olsam

there's no doubt that the people... derdim.
0
himmet dayi
(12.06.22)
Var aslinda. Grammar hatasi kucuk ama 'style' hatasi var daha cok.
Gercekten ogrenme arzusuyla sordugunuzu varsayarak aciklayayim, 'off sacma sacma seyler' diye dusunurseniz de caniniz sagolsun.

Kucuk grammar hatasi: Ingilizcede sayilabilir nesneler article almadan kullanilmaz. Yani, 'i have car' demezsiniz mesela. 'I have brother' demezsiniz. a/an/the articlelarindan birini almasi veya bir sayi vs ile cogullastirilmasi gerekir. I have two brothers gibi. I have a brother. I have several cars. gibi.
Haliyle, who made comment, yanlis bir kullanim. Who made a comment veya who made comments olmasi gerekir. Kaldi ki comment ayni zamanda bir fiil oldugu icin, who commented on... demek varken made a comment diye kullanmak gereksiz bir uzatma olabilir.

Ayni gereksiz uzatma hali, tautology diye de bilinir, diger cumlede daha belirgin. Emotions, tears, senses hepsi ayni seye gonderme yapiyor sanirim, kaldi ki ayni sey degil. Emotion sense ettiginiz seyler sonucu olan bir tepki. Zaten sense baskasiyla paylasilabilecek bir sey degil, sizin bir seyi algilama sekliniz. Ama bu baglamdaki bir cumlede asagi yukari ayni sey gibi geliyor kulaga. Bir de bunlari sentimentally paylastiklarini soyleyerek benzer bir kelimeyi dorduncu kez kullanmis oluyorsunuz. Yani turkcede veya herhangi bir baska dilde, 'duygularimizi, hislerimizi, gozyaslarimizi ve dusuncelerimizi duygusalca paylastik' diyen biri size de sacma gelirdi herhalde.

Ayrica cumleyi sadelestirince 'people are human beings' demis oluyorsunuz yine bir stil hatasi ama oraya girmiyorum.
0
sopiro
(13.06.22)
Eğer birden fazla insanın yaptığı tek bir yorum yerine birden fazla insanın tek tek yaptığı yorumlardan bahsediyorsanız "people who made comments" olmalı.

O kısımda sanırım türkçe düşünüp "Bu başyapıta yorum yapan insanlar" demişsiniz. Halbuki "Bu başyapıta yorumlar yapan insanlar" olmalı.
0
akhenaten
(13.06.22)
herkese teşekkürler @sopiro hocam vakit ayırıp kapsamlı ele almışsınız teşekkürler, people yerine "the ones" yazsam o stil hatası telafi olmaz mı?
şöyle yazsam saçmalamış mı olurum yine :)

there is no doubt that the ones who commented on this masterpiece are soft hearted human beings and that's why It is an honour to be here where the intense emotions consisting of tears coming from a mourning soul for some or pure serenity for many others are shared truly"
0
🌸bugisme
(13.06.22)
(8)

hangi siteleri geziyorsunuz?

hlt1985
haber okumak için, eğlenmek için, hobileriniz için, boş boş zaman öldürmek için hangi siteleri geziyorsunuz?linkedin, facebook, instagram, sahibinden, bazen reddit, hurriyet vs benim takıldıklarım ve hem sıkıldım hem de kısılmış gibi geliyor bana. Önerilerinize açığım
haber okumak için, eğlenmek için, hobileriniz için, boş boş zaman öldürmek için hangi siteleri geziyorsunuz?

linkedin, facebook, instagram, sahibinden, bazen reddit, hurriyet vs benim takıldıklarım ve hem sıkıldım hem de kısılmış gibi geliyor bana. Önerilerinize açığım
0
hlt1985
(12.06.22)
Ekşi, ekşi duyuru, youtube. Bana da yenilik lazım acayip sıkıldım, insanlar bilgisayarda boş yaparken nerede takılıyor çok merak ediyorum.
0
gallienus
(12.06.22)
Haberi seçtiğim kaynaklardan topluca bundle app'den okuyorum. Arada investing'de dolanıyorum.

Zaman öldürmek için Amazonu dolaşıyorum genelde, çok bilinmedik ürünlere bakıyorum. Geçenlerde oda içerisinde havada uçuşan tozları temizleyen aletlere denk geldim mesela. Toz alerjisi olan için iyi bir şey. Ayrıca reddit ve ekşi de bu zaman öldürme sınıfında.

Eğlenmek için steam, netflix, epic games ayrıca disney'i bekliyorum.

Hobilerim için ilgi alanıma göre seçilmiş hesaplardan oluşan twitter, instagram ve tumblr hesaplarım var. Oralardan olan biteni takip ediyorum. Bu uygulamaları vakit öldürmek için kullanmıyorum, sadece hobi ve ilgi alanı takibi için. Çünkü rutin gündelik konularda içimi şişiren şeyler görüyorum hep.

Evde vakit öldürüyorsam Youtube. Ev yapımı şeffaf motor videosundan, bakterilerin çiftleşmesine kadar geniş yelpazede :D zaman geçirme aracı benim için. En sevdiğim bu.
0
akhenaten
(12.06.22)
Reddit ve gs sözlükte çok vakit harcıyordum ama yeni yaptığım şey fransizca sinavina hazırlık olarak wikipedia randomu Fransızca açıp hem bir şeyler ogrenmek hem Fransızca çalışmış olmak.

Onun dışında youtube. Önceden Twitch çok zaman kaybederdim ama baya oldu izlemeyeli.
0
logisticsmanager
(12.06.22)
Reddit +1
0
put it in your appropriate place
(12.06.22)
www.stumbleupon.com

seçtiğin ilgi alanlarına göre her tıkta başarılı ve ilgi çekici sitelere yönlendiriyor. bir ara üyeydim ama çok uzun süredir girmemiştim, uygulaması falan da çıkmış. zamanında baya ilginç siteler çıkarmıştı karşıma.

edit: baktım da şimdi davetiye kodu istiyor, onsuz üye olunamıyor. benim eski üyeliğe de erişmek mümkün değil. bir haller olmuş siteye. ama reddit falan forumlarda davetiye kodu bulunursa güzel.
0
oldtimer
(12.06.22)
ekşi sözlük/ekşi duyuru/twitter/facebook/instagram..

bunlar haricinde quora bakıyorum. konu konuyu açıyor. ilginç şeyler öğretiyor.
sonra ingilizce geliştirmek için the economist, new scientist, psychology today, new scientist, washington post vb. siteleri geziyor, ilgimi çeken makaleleri okuyorum.
0
tabudeviren
(12.06.22)
Twitter'da iyi bir 'takip edilen' listesi oluşturduğunuz taktirde, başka hiçbir siteye ihtiyacınız kalmıyor.
0
Mirket
(12.06.22)
reddit ekşi reddit tiktok hackernews theverge arstechnica
0
roket adam
(12.06.22)
(2)

ingilizce bir kalip

arkadakiadam
merhaba. diyelim ki bir arkadas grubu icinde bir kisinin disari cikmak icin parasi yok. bu durumda turkcede "sen gel biz seni cekeriz" denir mesela, en azindan boyle kullanildigini duydum daha once :) peki ingilizcede ne denebilir acaba bu durumda gundelik dilde? tesekkurler simdiden.
merhaba. diyelim ki bir arkadas grubu icinde bir kisinin disari cikmak icin parasi yok. bu durumda turkcede "sen gel biz seni cekeriz" denir mesela, en azindan boyle kullanildigini duydum daha once :) peki ingilizcede ne denebilir acaba bu durumda gundelik dilde? tesekkurler simdiden.
0
arkadakiadam
(10.06.22)
Teklifi yaptıktan sonra reddederse "it's on me" denir.

Tabi tek başına bunu deyip durmazsınız, önünü arkasına ısrarınızı, tepkinizi belirten bir şeyler eklersiniz

I'll treat you da kullanılıyor.

Bunu başka bir şekilde şöyle de kullanabilirsiniz; "let's have a cup of coffee, my treat :)"
0
akhenaten
(10.06.22)
akhenaten + 1

grup olarak arkadaşın hesabını ödeyecekseniz de "it's on us" da denebilir.
0
kaptankedi
(10.06.22)
(11)

lokumcu önerisi (istanbul)

monicapp
istanbul'da (tercihen anadolu yakası) en güzel lokum nerede satılıyor? bir de seyahate götüreceğim kutuda 2 günde tadı bozulur mu?
istanbul'da (tercihen anadolu yakası) en güzel lokum nerede satılıyor? bir de seyahate götüreceğim kutuda 2 günde tadı bozulur mu?
0
monicapp
(08.06.22)
Tercihen anadolu yakası demişsiniz ama avrupaya geçebilirseniz en bilinen ve köklü lokumcu ali muhiddin hacı bekir. Yeri eminönünden mısır çarşısını yeni caminin sağından geçip sirkeci garına doğru yürürken sağınızda kalıyor.

Gerçi böyle bir arayış içerisindeyseniz hacı bekiri muhakkak duymuşsunuzdur ama ne olur ne olmaz, söyleyeyim dedim.
0
akhenaten
(08.06.22)
Hacıbekir iyidir hocam.

Kendimize de alıyoruz, hediyelik de götürdük alan memnun veren memnun :)
0
chicha_v2
(08.06.22)
Kadıköyde şekerci cafer erol vardı, bi bakabilirsiniz oraya
0
rumeli beylerbeyi
(08.06.22)
Ben lokum atolyesini begeniyorum. Hilltown avmde subeleri var. Ozellikle manda kaymakli guzel oluyor. Digerlerini de tadarak alabilirsiniz.
0
mesutcang
(08.06.22)
Sadece hacıbekir
0
rewlack
(08.06.22)
Ben Şaşkınbakkal'da Cemilzade'den alıyorum. Gayet başarılı.
0
SiyamkedisiZorro
(08.06.22)
Kaymakli lokum almazsaniz ve vakum yaptirirsaniz baya uzun sure dayanir.
0
kuehles blondes
(08.06.22)
şerifali'de lokart diye bir lokumcu var. linkteki gibi sarma lokum yapıyorlar, muhteşem bir tat. tavsiye ederim.

www.lokart.com.tr
0
teritori
(08.06.22)
afyonun gaymağı gonyanın manyağı demişler.

afyonlu hacı mustafa han bu işin ustası. diğerlerini de yedim ama patates.
0
alperz
(08.06.22)
Kadikoyde de Haci Bekir var bu arada ve en iyilerinden biri.

Cafer Erol da iyilerdendir ama karsilastirmak gerekirse Haci bekir az farkla gecer.
0
cleric
(08.06.22)
ali muhittin haci bekir fistikli cifte kavrulmus+1
ayrica kadikoy carsida dukkanlari var.
0
65 derece
(08.06.22)
(10)

Bel çantasını beğeniyor musunuz?

anarsika
Eskiden çok demode gelirdi, etrafta çok kullanan görüyorum. Yeterli geliyor mu kapasitesi?
Eskiden çok demode gelirdi, etrafta çok kullanan görüyorum. Yeterli geliyor mu kapasitesi?
0
anarsika
(08.06.22)
burhan altintop'a donusmek istiyorsan neden olmasin, en goze batanini alacaksin o zaman, bu tarz risklere "all in" girmek lazim.
0
cooperr
(08.06.22)
İki sene önce bel çantası kullanan birini görse parmağıyla gösterip gülecek gençler (şöyle: tenor.com bunun Yeşilçam'da Ayşecik ya da öyle birine gülen kötü kalpli zenginler görselini bulan olursa bana da gönderseniz ya) moda oldu diye bel çantasıyla gezmeye başladı. Yadırgıyorum. Moda işte.
¯\_(ツ)_/¯

Bana asla yetmez, zaten bel çantasını tekrar kabullenemeyecek kadar yaşlıyım. Ama alışverişe, yürüyüşe, koşuya vs giderken telefon, kart, anahtar koymaya yeter.
0
kobuzchu kiz
(08.06.22)
1 cocuga heveslendigi icin gratis'tekinden almistim icine su sisesini falan koyuyor gayet genis.

ben daha once tarz olsun diye deri bi sey almistim 1 kartlik 1 telefon zorla tıkıştırıyordum daha da kullanmam. ancak genisleri -belki spor modellerde daha yaygindir- is gorur.

not: gratisteki kalitesiz bir sey ben kapasite ici orneklendirdim
0
ala09
(08.06.22)
Aklıma gelen ilk şey bir zamanlar tüpcü ve pazarcı dayıların taktıgı bel çantaları aklıma geliyor. Parayı oraya koyarlardı. Başka bir şey lazım mı applaaa diyişleri bile kulağıma geldi. Bel çantalarının bu coğrafyada özdeştikleri tablo bu
0
limonlu eksi
(08.06.22)
Ben birkac ay once aldim. Onu ekstra cepli falan degil, bayagi ince bir canta. Icine kartimi telefonumu vs koyuyorum ve belime degil, gogsumden capraz takiyorum. 100% tavsiye ederim. Moda diye almadim, yasadigim yerde moda degil zaten. Ellerim bos kalsin ve kucuk olsun diye aldim.
0
sopiro
(08.06.22)
Bele değil göğüsten çapraz takıyor gördüklerim +1
0
Cesario
(08.06.22)
Iris Apfel diye sevdiğim bir moda koleksiyoncusu kadın var. Belgeselinde eski bir ayakkabısını gösterirken bunlar şimdi yeniden kullanılmaya başlandı deyip "eğer yeterince beklerseniz birgün her şey yeniden moda olur" demişti.

Demode kavramı insanların kendisinden 1-2 nesil öncesindeki kişilerin giydikleri üzerinden gelişiyor daha çok. Anne babamız ve nine dedelerimizin giydiği şeyler bize demode geliyor, daha eskilerse ilginç. Sonra bu daha eski şeyler tekrar alınıp günümüze birkaç uyarlamayla girip devam ediyor.

Bu iş hep böyle.

Bel çantaları için vakit henüz geldi mi bilmiyorum ama bir aşamada geleceği kesin. Bol kesim modasına uyabilecek bir şey çünkü.
0
akhenaten
(08.06.22)
Bel degil gogus capraz kullaniyorum. Asiri pratik ve ben seviyorum. Guzel de gorunuyor bence
0
mor oje
(08.06.22)
hiç beğenmiyorum ve insanlar sadece moda olduğu için kullanıyorlar gibi geliyor
0
lcha
(08.06.22)
Üniversite yıllarımın üniformasının oduncu gömlek içi boğazlı kazakla beraber ayrılmaz parçasıydı bel çantam, o zamanki adıyla "Freebag"im. 90'ların 2. yarısı. Bu kadar kullanışlı bir aksesuar yoktur. İçinde cüzdanımı, databankımı tutardım. Ceplerim boş kalırdı. Fonksiyon açısından çok işime yaramıştı.

Amaca göre değişir aslında. Çantadan çantaya fark var. Bende 1 adet seyahat için olan küçük var; içine paramı, kartlarımı koyar, belimden içeri sokarım. Bu yüzden onun kapasitesi az oluyor, esasen cüzdan denebilir. Bir de gayet büyük olanlar var, bazıları doğa yürüyüşü için falan da kullanılıyor.
0
d max
(08.06.22)
(18)

İşyerindeki Toksik İnsanlara Karşı Nasıl Davranılır?

onkiloversemtamamım
Merhaba. Konu insan ilişkileri üzerine olduğu için konuyu gönül işleri olarak açtım ama mevzu karşı cinsle değil, kişisel bir olayla alakalı.Bugün işyerinde başıma gelen olayı çok kafama taktım ve canım sıkıldı. Sizlerle paylaşıp fikrinizi almak istiyorum. Bugün ofisteki ikinci günümdü. Şirkettekile
Merhaba. Konu insan ilişkileri üzerine olduğu için konuyu gönül işleri olarak açtım ama mevzu karşı cinsle değil, kişisel bir olayla alakalı.

Bugün işyerinde başıma gelen olayı çok kafama taktım ve canım sıkıldı. Sizlerle paylaşıp fikrinizi almak istiyorum. Bugün ofisteki ikinci günümdü. Şirkettekilerden ortalama 10 yaş kadar küçük stajyer bir erkek öğrenciyim. Stajyer olduğum için angarya iş verdiler, dolapları düzenle dediler. O gün sabahtan gelmemiş olan elemanın kenarındaki masayı toplarken kağıdımı kalemimi de onun masasına bırakmıştım. (ofis oda oda değil, herkes açık düzen çalışıyor). Masa sahibi öğleden sonra gelip de masasında benim kağıt kalemimi görünce "Bunlar senin mi, bak bi daha olmasın" dedi. Ben de haklısınız, kusura bakmayın dedim ve gülümsedim. Daha sonra masasına bir şey koymamaya dikkat ettim lakin masanın kenarında dolaplarda düzenlediğim bir torba kalmış. Bu sefer masa sahibi, "bak eşyalarını koyma dedim sana, bu iki oldu üçüncüde ayağını kaydırırım senin" dedi. Ben de tekrar gülümseyerek kusura bakmayın benim hatam dedim.

Masa sahibi beni uyarmakta haklı, kabul. Ama bana olan tavrı haddinden fazla agresif ve saygısızcaydı. Ben de daha genç ve staja yeni başlamış olmanın özgüvensizliğiyle gülümsedim ve bana olan tavrını alttan aldım. Yani masasında bi eşya unuttuk diye niye bana "senin ayağını kaydırırım" diyebiliyor? Adama cevap veremedim, durumu kendime de yediremedim. Stresi içimde kaldı.

Siz böyle bir durumda nasıl tepki verirdiniz?
0
onkiloversemtamamım
(07.06.22)
Ne stajyerisiniz ki size dolap düzenletiyorlar?
Başka birileri var mıydı etrafta?
Ayrıca eşya senin değilmiş neden demedin benim değil diye?
0
sevilen progressive türkücü
(07.06.22)
Bir şirketin kalitesi stajyere verdiği değerden belli olur. Sizinki iyi bir şirket değilmiş. Şirketler maalesef iletişim bilmeyen insanlarla dolu. Hiç kafanıza takmayın. Buna tepki ciddi bir yüz ifadesiyle olabilir. Bir şey demeye gerek yok. Ayağını kaydırma ifadesi iş hayatında kullanılıyor. Gülerek deniliyorsa "bizimle iyi geçin" anlamı çıkıyor.
0
dissendium
(07.06.22)
@sevilen, pazarlama departmanındayım ama masa ve laptop henüz ayarlanamadığı için angarya iş verdiler ikinci günden. Etrafta başkaları da vardı. Eşya benim değil, ortak dolabın eşyasıydı. onu düzenlerken orda kalmış. Eşya benim değil ama ben koymuştum. Kibarca dikkatli olmamı söylese ben zaten dikkatli olurum. Benim gücüme giden şey kibarlık yapıp gülümsemem ve kibarlık yapıldığı zaman karşıdaki insanın daha da ezmeye çalışması oldu.

@dissendium, hayır gülerek demedi gayet agresifti.
0
🌸onkiloversemtamamım
(07.06.22)
karsidaki tam bir kazma fakat sen de kendini ezdirmissin malesef. daha once hicbir yerde calismadin mi? garsonluk vs?

kusura bakmayin + gulumseme ve bunu iki defa yapmak.. cok buyuk sikinti

el cevab: ucuncu kez masasina bir sey koy, yine ters yapacak. sen de hayirdir birader derdin ne senin diyeceksin. saka degil cidden bunu yapmalisin yoksa o kazma seni ezmeye devam edecek
0
nibba
(07.06.22)
@nibba biliyorum, kendimi ezdirdiğimin de farkındayım. Daha önce hiç çalışmadım. Mizaç olarak da kibar ve güleryüzlü birisiyim. Böyle olunca da işyeri için ezilmeye çok müsait olunuyor, onun da farkındayım.

Bir yandan da ilk günden tartışma yaratmak istemedim. Birdahakine alttan almam diye düşünüyorum.
0
🌸onkiloversemtamamım
(07.06.22)
Staj defteri yazacaksanız şirketi tanımaya çalışın. Diğer çalışanlara sorular sorun, varsa normal birileri onlarla iyi olmaya çalışın. Yanlarında oturun ne yaptıklarını öğrenmeye çalışın.
Nasıl bir yer bilmiyorum ama stajlardan sorumlu kişi varsa bu şekilde daha verimli olacağınızı söyleyebilirsiniz.
Olayın şokuyla bir şey diyememiş olabilirsiniz. Staj süreniz fazla değilse bu kişiyle yüz göz olmamaya bakın. Stajınız uzun süreli değilse tabi.
0
sevilen progressive türkücü
(07.06.22)
bu muydu yani? ben de cok buyuk mesele var sandim. Stajyersin alt tarafi ne olabilir ki? Isi gucu yok stajyere sardi diye dalgaya bile alinir is yerinde o kisi. Bir stajyere soylenen ayagini kaydiririm lafi da ciddi soylenebilecek bir laf gibi durmuyor bu arada. Deadpan humour dedikleri espri anlayisli biri olmasin o.
0
speedy
(07.06.22)
@speedy espri degil, dominasyon kurmaya calisan bir insandi.

Ayrica espri de olsa beni rahatsiz edecek bir espriye katlanmak zorunda degilim ki. Ki benim sorunum, şu an bana üstünlük kuran bir insanı anlatıp onun üzerinden görüşlerinizi almak istiyorum sadece. Çünkü biliyorum ki iş hayatımda daha bir çok buna benzer olayla karşılaşıcam ve tekrar başıma geldiğinde içine sinmiş bir karakter olmak istemiyorum.
0
🌸onkiloversemtamamım
(07.06.22)
beyaz yakalı değilim o dinamikleri çok bilmiyorum ama şunu derdim;

"rahatsız olduysan daha düzgün bir üslupla söyleyebilirdin (o noktadan sonra siz falan demem) bunun nazik, medeni hali "masada kalemini bırakmışsın, bir daha dikkat edersen sevinirim"

daha da üstüme gelirse hiç alttan almazdım. belki işten çıkarılırdım tabii onu da göze alırdım.

bunları hayat tecrübesi olarak gör. biliyorum rahatsız edici. haksızlığa uğramı hissediyorsun ama böyle böyle öğreniyorsun. geri bildirim yapma durumu varsa üst yöneticiye falan bahsedebilirsin. "yaptığım şey hata olabilir (ki büyük bir şey değil) bu şekilde bir iş yerinde birini tehdit etmesi, kabadayı gibi konuşması rahatsız etti. işyeri olduğu için huzur bozulmasın diye alttan aldım, nazik bir şekilde karşıladım ama üslubu gerçekten rahatsız ediciydi" vs. diyebilirsin. böylelikle hem şikayet etmiş olursun hem de kendi nazik tavrınla puan toplayıp lehine çevirirsin belki. aslında olanı direkt söylemiş olacaksın.
0
black mamba
(07.06.22)
@onkiloversemtamamım daha once hic calismadigini duyurudan anladim zaten. :))) ulkemizde part time is kulturu yok dogru duzgun. eger daha once calismis olsaydin o kazmaya agzinin payini verirdin eminim. senin karakterinde bir sikinti yok. evet, kibar ve guleryuzlu insanlar cogunlukla ezilir fakat bu isyerinde olmamali. sen bu olayi comezligine ver. gercek hayati yeni ogreniyorsun gibi dusun. ama lutfen ucuncu sefer fiziksel siddet kullanmadan ustesinden gel o kazmanin. yani benim gibi hayirdir birader degil de, derdin ne senin kacinci kez bunu yapiyorsun tarzi konus. sonucta her speech her karaktere uymuyor. :))) merak etme bu olayi unutacagin bir gun gelecek hatirlayinca da gulup gececeksin
0
nibba
(07.06.22)
Sizi uzen adamin okuzlugu degil, sizin silik davranmis olmaniz. Siz gene de dusunun ama bunu hazir henuz sicakken tepkinizi gosterin. Ozsayginizi yitirmemek icin. Ya hemen yarin ne soylemek istiyorsaniz iyice dusunup ama sakin kurgulamadan gidip bam bam bam soyleyin ya da olcuyi tutturamayacginizi dusunuyorsaniz direk amirine/bagli oldugu bi ust pozisyondaki kisiye duydugunuz rahatsizligi iletin. Hatta sikayet olarak degil de sanki ne yapmaniz gerektigine dair fikir soruyormus gibi iletin.

Bu arada bu sefer dogru olani yapamadim ama bu bana ders olsun bir sonraki sefere ayni yanlisa dusmem dusuncesi yanlis. Geregini yapmadan asla dogrusunu yapmayi ogrenemezsin.
0
Kirmizibavul
(07.06.22)
Alttan alirsan cok ezerler. Benim hatam falan deme bi daha. Belli ki manyagin tekine denk gelmişsin. Yav he de geç.
0
instant crush
(07.06.22)
Okurken vucut isim 2-3 derece artti valla..

Ben de mulayim biriyim, ama malesef bazilari sert seviyor. Ise yeni baslaman, ya$in, deneyimin falan onemli degil, sana birisi tekrar tekrar boyle davranirsa ne olacagini dusunmeden hemen tavir koymani tavsiye ederim. Yoksa seni daha cok uzerler. Baktin devamli ters davraniyor, cek kenara sen ne ayaksin birader neyin pesindesin diye bir sor bakalim ne diyecek, %99 geri adim atacaktir ve noktada sen de ciddi bir deneyim kazanacaksin.
0
cooperr
(07.06.22)
silik olmayın elbette ama pasif agresif veya agresifte olmayın kendinizi dolduruşa getirip. iş hayatında diplomasi nedir, nasıl uygulanmalıdır, iş hayatında stres yönetimi, iş hayatında etkili ve şiddetsiz iletişim vb. konuların peşine düşün. enerjinizi bana bunu diyemez ulayn, bir dahaki sefere gününü gösteririm/göstermeliyim yerine bu tarz konuları araştırmaya ve uygulamaya harcayın. daha yolun başındasınız, bu tür kavramları içselleştirebilirseniz normal sosyal hayatınıza da çok ciddi olumlu katkıları olur.
0
Phoebe
(08.06.22)
Şöyle bir şey var, insanlar mobbinge suyu yavaş yavaş ısıtarak başlıyor. Sizin alttan aldığınız her davranış daha sonra buna karşı çıkma ihtiyacı hissederseniz vermeniz gereken tepkiyi artırıyor.

Örneğin sizin örneğinizde ikinci durumda özür dilerim dikkat ederim derken aynı anda gülümsemeyip "bu ne kaba bir tavır" anlamı verecek şekilde kaşınızı çatmış olsanız belki de ilermeyecek bir durum daha sonra artık kaş çatmayla değil "benimle böyle konuşamazsınız" evresine ilerleyebiliyor.

Yılanın başını küçükken, aynı dozda kuvvetle ezmek gerek.

Hoşlanmadığınız bir durumda kesinlikle hiçbir sorun yokmuş gibi yapmayın, dozunda tepkinizi gösterin. Karşınızdaki kişi bunun farkında olmasa bile davranışlarına bir sınır çekmeye başlayacaktır.

Bonus olarak

İş hayatında en rahat kişi rahatça ve ciddi şekilde "ben şaka sevmem, şakadan da anlamam" diyebilen kişi oluyor sanırım.
0
akhenaten
(08.06.22)
Bu tür bir şey hiç yaşamadım ama gözümde şu canlandı ben olsam napardim diye düşününce: önce çok anormal bir şeyle karsilastigimi belli edecek bir yüz ifadesi takinir, kaşlarımı hayretle kaldırırdim. Sonra da kocaman bir kahkaha atardım, o eşyayı da oradan alırdım ki kafası karışsın :)

Niye böyle bir tarif yaptım, yani söylenebilecek başka şeyler de olabilir ama bu tür bir konuşmayı yapmayı kendine hak gören tiplerle sözlü iletişim kurmaya çabalamak beyhude oluyor. Ancak alaycıliktan ve görmezden gelerek had hudud bildirebiliyorsun diye düşünüyorum ben.

Neden canınızın sıktığını tahmin edebiliyorum, ama olur da böyle şeyler insan gafil avlanır dalgın olur. Ama sizi bence biraz kilitleyen kendinizi tanimlayisinizla olayı ortusturmeniz.

Daha açık ve anlaşılır olsun diye abartılı bir örnek vereyim, eğer o kişiye o anda "masani yedik mi la (küfürler küfürler)" deyip boğazına sarılmış olsanız bile bu sizi kibar olmayan/kaba biri yapmaz. O anki duruma aşırı tepki veren biri yapar sadece.

Demek istediğim, kibarlikla/kaba olmakla karsinizdakine haddini aştığını belirtmek/hatırlatmak birbirinden apayrı şeyler.
0
encokbenisevinnolur
(08.06.22)
Aslında senin kaybedeceğin hiçbir şey yok. Şikayet et, arıza çıkar. Neyden korkuyorsun anlamadım
0
nvidia
(08.06.22)
Valla 10+ senedir beyaz yakalıyım bi dünya saçma tiple çalıştım ama bu örnekteki kadar "pis insan" görmedim. Eğer bir kez daha yaparsa, duymazdan gel asla ne olumlu ne olumsuz cevap verip kendisine pay çıkarmasını bekleme. Burada laf söyle vs diyenler karşındaki adamın bu lafı yiyince susup oturacağını mı düşünüyor? ayrıca "stajyerin attitude problemi nedeniyle gönderilmesi gerek" diye üstüne ispiyonlamasına da malzeme olur.

O nedenle tekrar ederse git önce müdürü yoksa İK'ya söyle mevzuyu. İlgilensinler. Böyle ego bombaları egolarının ezilmesinden anlar ve onu stajyer halinle yapamazsın.
0
lcha
(08.06.22)
(7)

ne renk elbise?

melodi
takıya göre elbise seçmek gibi bir çılgınlık yapıyorum :) ve lacivert pırlanta ile takabileceğim abiye elbise sizce ne renk olmalı
takıya göre elbise seçmek gibi bir çılgınlık yapıyorum :) ve lacivert pırlanta ile takabileceğim abiye elbise sizce ne renk olmalı
0
melodi
(06.06.22)
Ten rengi açık kahve gibi bir şey olur mu acaba?pastel bir ton.
0
kisa
(06.06.22)
Takı merkezli olacaksa takıdan biraz daha bahsetseydiniz keşke.

Örneğin yüzük mü, kolye mi neyin üzerinde pırlanta? Üzerine yerleştiği metal altın mı gümüş mü? Metal öne çıkan işlemeli bir model mi yoksa düz ve ince mi? Taş ne ölçüde öne çıkıyor? Metal içerisinde kalan ufak bir renk mi yoksa taşın kendisi çok mu ön planda?

Sade gümüş üzerine lacivert ve öne çıkan pırlanta yüzük diye düşününce benim kafamda en iyi transparan şal benzeri eklentilerle destekli beyaz hakim gümüş detaylı olan elbise tonlarıyla eşleşiyor.

Ama mesela altın üzerine olsa çimen yeşili vurguları iyi gidebilirdi.

Vs. Vs.
0
akhenaten
(06.06.22)
@akhenaten haklısınız fazla havada kalmış. birebir olmasa da takı seti buna çok benziyor.

www.bilezikci.com
0
🌸melodi
(06.06.22)
Ben siyah ya da gri diyorum.
0
hipopotamus
(06.06.22)
Krem ya da beyaz. Beyaz ten mavi göz gibi düşündüm. :)
0
naksidil
(06.06.22)
beyaz düşünmüyorum düğün olması sebebiyle. krem veya pudra bi elbise alacağım teşekkürler
0
🌸melodi
(06.06.22)
krem ve pudra da dugune uygun dusmez bence.
Pembe, tarcin, gri falan olabilir.
0
sopiro
(10.06.22)
(12)

Görseldeki kaza senaryosunda kim (%kaç) kusurlu?

ccna
Cuma günü Eskişehir’de (otogar yakınlarında) bir trafik kazasına karıştım. Kazanın gerçekleştiği noktanın harita görseli üstünde kazanın nasıl meydana geldiğini çizdim. Koyu renkli olan oklar kazaya karışan araçların geliş yönünü gösteriyor. Daha silik olan çizgiler, kaza olmasaydı, araçların gidiyo
Cuma günü Eskişehir’de (otogar yakınlarında) bir trafik kazasına karıştım. Kazanın gerçekleştiği noktanın harita görseli üstünde kazanın nasıl meydana geldiğini çizdim.
Koyu renkli olan oklar kazaya karışan araçların geliş yönünü gösteriyor. Daha silik olan çizgiler, kaza olmasaydı, araçların gidiyor olacağı istikameti gösteriyor. Sarı renkli çarpı ise, çarpışmanın yaşandığı nokta…

Kazada yaralanma olmadı ama araçlardan birisi hafif/orta hasarlı, diğerinde ise (hava yastığı açılmasa da) ağır maddi hasar var. Henüz polis raporu çıkmadığı için, kimin kusurlu olduğu resmî olarak kesinleşmiş değil. Sizce kusur kırmızı araçta mı yoksa mavi araçta mı? Yüzde olarak da tahmininiz varsa çok sevinirim.

Not: Araçları temsilen, okları kırmızı ve mavi olarak çizdim ama cevabınızı etkilememek için benim kullandığım aracın hangisi olduğunu yazmadım. Merak eden olursa mesajla sorabilirsiniz.
0
ccna
(05.06.22)
Mavi araç tali yoldan çıktığı için ana yoldan gelen araca yol vermesi gerekir gibi görünüyor.
0
en bi orijinal
(05.06.22)
Geçiş üstünlüğü kırmızıda, yüzdesi hakkında hiçbir fikrim yok ama mavi kusurlu bence de.
0
kobuzchu kiz
(05.06.22)
sadece yönlerle kesin kanıya varılabilir mi emin değilim.

kırmızı araç mavi araç kavşağa girdiğinde neredeydi?
mavi araç kavşağa girmeden bekledi mi?
çarpışma mavi aracın hangi bölgesine zuhur etti?
yolda, fotoğrafta görünmeyen herhangi bir trafik işareti, levhası var mı?

bir kaç soru daha vardır aklıma gelmeyen kesin. ama kırmızı araç standart bir sürüş ve kurallara uygun şekilde geldiyse mavi %100 hatalıdır. neredeyse tamamen aynı bir kazayı mavi araç olarak ben de yaptım 3-5 yıl önce.
0
NightBringer
(05.06.22)
Kırmızı araç için herhangi bir 'Dur', 'Yol Ver' işareti görünmüyor. Kırmızının geldiği yol ana yol mu tali yol mu o da belli değil. Ana yol işareti Türkiye'de şöyle: trafikisaretleri.gen.tr

Bu olmasa bile, hatta bu kavşak kontrolsüz kavşak olsa bile kırmızı aracın yol vermesi gereken tek yer kendi sağıdır. Mavi araç soldan geldiği için ona yol vermesi gerekmiyor. Haliyle mavi hatalı. Yüzdesini bilemiyorum ama bence %100 mavi.
0
himmet dayi
(05.06.22)
Kırmızı kendi yolunda gidiyor. Dönerken mavinin kontrol etmesi lazım. Bence mavi hatalı.
0
dissendium
(05.06.22)
Mavi kirmiziya orta yandan mi one yakin yandan mi yoksa arkaya yakin yandan mi vurdu?
0
floydian
(05.06.22)
Mavi araç potansiyel birkaç kuralı ihlal ediyor

1- Kontrolsüz kavşaklarda sağdaki araçlara ilk geçiş hakkı verilir.

2- Tali yoldan gelen araçlar, anayoldaki araçlara ilk geçiş hakkını verir (anayol gibi görünüyor kaza olan yer)

3- Sola dönecek araç sağdan ve karşıdan gelen araçlara yol verir.

Burada kırmızının suçlanabileceği tek konu, eğer böyle bir durum varsa kavşağa hızlı girmek olur.
0
akhenaten
(05.06.22)
@floydian Kırmızı kurtarmak için fren yaparak kendi gidiş (yönüne göre) sağa kırdığı için, mavi aracın ön yanına vurdu. Kırmızı araç sağa kırmasaydı, mavi aracın (yolcu tarafı) tam ortasından çarpardı muhtemelen. O yüzden mavi araçta hasar daha az ama kırmızı aracın önü komple gitti.
0
🌸ccna
(05.06.22)
çok büyük ihtimal mavi %100 hatalı çıkar o zaman. yolda mobese falan varsa onları da izliyorlar diye biliyorum.

bence kırmızı araç sensin ve kaskon yok. aracının hasarını karşılayabilmek için endişelisin. eğer öyleyse bence müsterih ol. karşı tarafın sigortası öder hasarı.
0
NightBringer
(05.06.22)
@karayel

mavi araç sağdan gelmiyor yalnız. soldan geliyor.

benim bahsettiğim kontrolsüz kavşaklarda genelde dur işareti olur. dur işareti de yoksa kavşağa geldiğinde sağındaki araç yolun ortasında ya da başında diye fark etmez. eğer ona yol vermezsen ve gelip sana çarparsa suçlu sen oluyorsun. ama bu duyuruda konu o değil. dediğim gibi mavi araç soldan geliyor.
0
himmet dayi
(05.06.22)
%100 mavi araç kusurlu gibi duruyor.
hangisi sensin merak ettim.
0
sta
(06.06.22)
www.sbm.org.tr
sayfa 15’teki duruma benziyor
0
oz suser
(07.06.22)
(4)

çalışmayacaksınız fakat alım gücünüz sabit kalacak, ne yapmalı

tejeve
merhabalar, buyrun sohbete!bir gün bile çalışmak zorunda olmasanız fakat şu an kazandığınız gelir banka hesabınıza her ayın birinde ölene dek alım gücü sabit kalacak şekilde yatacak olsa 24 saatinizi, 7 gününüzü, bir ayınızı, bir yılınızı ve hayatınızı nasıl değerlendirirdiniz?neler yapardınız?hadi
merhabalar, buyrun sohbete!

bir gün bile çalışmak zorunda olmasanız fakat şu an kazandığınız gelir banka hesabınıza her ayın birinde ölene dek alım gücü sabit kalacak şekilde yatacak olsa 24 saatinizi, 7 gününüzü, bir ayınızı, bir yılınızı ve hayatınızı nasıl değerlendirirdiniz?

neler yapardınız?

hadi kira vermekte olanlar kira da vermesin, o para da cebe kalsın, eviniz sizin
0
tejeve
(05.06.22)
Oyun yaparım herhalde. Sonrasını sıkılınca düşünürüm.
0
plutongezegendegilmi
(05.06.22)
Alım gücünün sabit kalması ve dolar cinsinden sabit ödeme almak farklı şeyler olsa da ana fikir alım gücünün sabit kalması diye düşünerek;

İlk akla gelenin aksine dünyadan elimi eteğimi çekerdim gibi geliyor. Bir şeyler öğrenmek benim hobim, game of thrones perspektifinden bakarsak boynumdaki zincire bir bir yeni halkalar eklemeye başlarım heralde (ama spor da yaparım, got'daki maester'ların formu malum, pek iç açıcı değil)

Para kazanma kaygım olmasa insanlarla falan hiç işim olmazdı. Çocukluğumdaki gibi bakardım sanırım dünyaya.
0
akhenaten
(05.06.22)
kimsesizlere, evsizlere yardım ederdim. eğitim olsun, direkt bakım olsun. anadolu kırsalında okulların hali felaket. onlara da yardım ederdim. tek başıma değil de dernek, vakıf kurardım.
0
gabe h coud
(05.06.22)
şu anda o durumdayım ve hiçbir şey yapmıyorum :/
0
sta
(06.06.22)
(3)

î nasıl okunuyor?

mungojerry
normal i'den farklı olarak nasıl bir ses çıkarmamız gerekiyor?
normal i'den farklı olarak nasıl bir ses çıkarmamız gerekiyor?
0
mungojerry
(05.06.22)
uzatarak. çift i sesi gibi.
0
himmet dayi
(05.06.22)
Nispet i'si olarak geçiyor bu. Aynı a harfinde olduğu gibi eğer iki sözcük arasında karışıklığa sebep olacak bir durum varsa kullanılıyor. Kendisi harfi uzun okutmuyor, ama zaten uzun okunan harfleri kısa okunanlardan ayırmak için kullanılıyor.

Askeri, askerî hususta bilgilendirin.

Burada ilk asker sözcüğü ismin belirtme halinde, ikincisi ise "askerlikle ilgili" anlamı verecek şekilde nispet eki almış. Yazılışları aynı olduğu için karışıklığı önlemek adına nispet eki olan i düzeltme işaretiyle yazılır.
0
akhenaten
(05.06.22)
Orada gizli ve minik bir y varmış gibi düşünün. Minik derken mesela ferdî'yi ferdiyy olarak okutacak kadar da değil de belli belirsiz üzerine basmadan bir telaffuz
0
encokbenisevinnolur
(06.06.22)
(2)

kyk erteleme

fff02561
kyk kredisi almıştım temmuzda geri ödeme başlıyor. ben şimdi bir işte çalışıyorum yine de yüksek falan yapsam tezsiz vs. gene erteleyeilir miyim eğitim durumundan dolayı?
kyk kredisi almıştım temmuzda geri ödeme başlıyor. ben şimdi bir işte çalışıyorum yine de yüksek falan yapsam tezsiz vs. gene erteleyeilir miyim eğitim durumundan dolayı?
0
fff02561
(05.06.22)
Benim zamanımda eğitim sebebiyle erteleme yapmak için arada kesinti olmaması gerekiyordu. Yani lisansı bitirip ara vermeden yükseğe ya da bütünleşik doktoraya falan başlamanız gerekliydi.

Eğer değişmediyse ve ara verdiyseniz erteletemezsiniz.

Eğer ara vermediyseniz de sigortalı çalışan olduğunuz için erteletemezsiniz.

Kısaca erteletemezsiniz.
0
akhenaten
(05.06.22)
sonradan bir değişiklik olmadıysa akhenaten+1

zaten erteletebiliyor olsanız bile erteletmeyin. erteleme başvurusu yaptığınız zaman otomatik 1 yıllık daha faiz toplam borcunuza kalıcı olarak ekleniyor. oysa borcunuzu ödemeyip gecikmeye düşerseniz en fazla 2 senede bir çıkan afta gecikme faizi siliniyor, en başta ödeyeceğiniz borcu ödüyorsunuz. o sırada tl'nin değer kaybıyla ödediğiniz miktarın döviz, alım gücü vb karşısında düşmesi de cabası.
0
hadsafhada
(05.06.22)
(10)

Çivi çiviyi söküyor mu, yoksa daha beter mi hissettiriyor?

magni
Ayrıldığınız birine dair duygularınız tamamen yok olmamışken başka birileriyle tanışmak, flört etmek, yakınlaşıp beraber olmak size iyi geliyor mu? Bunları yaptıktan sonra saçma bir şekilde içinizdeki kalan duygulara ihanet etmişsiniz gibi bir şeyler hissettiğiniz oldu mu?Yoksa öncelikle içinizde o
Ayrıldığınız birine dair duygularınız tamamen yok olmamışken başka birileriyle tanışmak, flört etmek, yakınlaşıp beraber olmak size iyi geliyor mu? Bunları yaptıktan sonra saçma bir şekilde içinizdeki kalan duygulara ihanet etmişsiniz gibi bir şeyler hissettiğiniz oldu mu?

Yoksa öncelikle içinizde o kişiye duygu kırıntıları bile kalmayana dek beklemeyi, tam anlamıyla yenilenmeyi mi tercih ediyorsunuz?
0
magni
(02.06.22)
Bana iyi gelmiyor, zaten yeni biriyle flört etmeye zaman ayırmaya enerjim olmuyor yani ayrılığı atlatma süremi kısaltmıyor

Kişisine göre değişir belki başkaları da böyle enerji topluyor süreyi kısaltıyorlardır kişisel durumlar bunlar
0
freebird5406_2
(02.06.22)
İyi geliyor, ama zorla değil. İlk başta bir süre hiçbir şey içimden gelmiyor zaten, o süreyi kendi halimde geçiriyorum. Sonra sinirli bir dönem geliyor, o zaman gayet iyi geliyor ve atlatma sürecimi kesinlikle hızlandırıyor.
0
akhenaten
(02.06.22)
Ayrılıktan ayrılığa, kişiden kişiye değişir. Duygulara ihanet ettiğim gibi bir düşünceye hiç düşmedim ama çivi çiviyi söker yöntemi bende işe yaramamıştı.

Çünkü karşındakini bir insan bir flört gibi değil de, çivi olarak görüyorsun. Bunun da farkındasın. Karşındaki insan konuşuyor, sana bir şeyler anlatıyor. Hatta belki kendini beğendirmeye çalışıyor. Sen o anda eski sevgilini düşünüyorsun. Keşke şimdi karşımda konuşan o olsaydı diyorsun. Ben niye buradayım, şu birkaç saat bitse de ağlama nöbetlerime dönsem diyorsun.

O yüzden zamana bırakmak en güzeli. Karşına çıkan insanların zamanına da yazık etmemiş olursun.
0
chihirovekohaku
(02.06.22)
daha kötü olur mevzu çözülmediyse
eski sorunlar yeni kişiye yansıtılır
0
bir soru sorcam
(02.06.22)
Gelmez mi?

Tek sıkıntı kırıntılar. Onları aşmak kolay tabi karşınızdaki hassassa yıllar demek.
0
baldan kaymak
(03.06.22)
bence bu biraz mizaç ve karakter meselesi. karaktersizlik anlamında demiyorum. her insanın baş etme yöntemi farklı. ben mesela "çivi çiviyi söker" diye ayrılıktan bir ay sonra başkasıyla yakınlaşsam kendimi çok daha kötü ve aptal hissediyorum, biriyle yakınlaşmak eski sevgilimle flört dönemimi hatırlattığı için hem moralim bozuluyor hem de karşımdaki kişiye büyük saygısızlık yaptığımı düşünüyorum. hayatıma biri girmemişse ben üç sene sonra bile eski sevgilimi özlerim çünkü en son o vardı. acısı tabii ki azalıyor hatta tamamen geçiyor ama konu ilişki, sevmek, sevilmek vs. olunca en taze anılar canlanıyor doğal olarak.

ben severken dehlendiğim bir ilişki sonrasında genelde ilk bir sene kimseye dönüp bakmam bile. sağlıklı bir şey yaşama ihtimalim düşük çünkü, aklımda başkası var hala. sonrasında karşıma birisi çıkarsa neden olmasın?

kısacası benim için çivi çiviyi sökmüyor, daha fazla dert ve üzüntü yaratıyor. kendi adıma yıkıcı bir ayrılığı mental anlamda işlemeyi, acısını çekmeyi, bir süre yalnız kalmayı daha doğru ve verimli buluyorum. başka birisi için bu daha zararlı olabilir, ona bir şey diyemem ama ben biriyle ayrıldıktan üç ay sonra başkasına karşı bir şeyler hissetmişsem saçmaladığımı varsayarım.
0
der meister
(03.06.22)
İyi geliyor, yalnız kalmak kötü hissettiriyor.
0
jelly bear
(03.06.22)
Çivi çiviyi hemen sökmez. Eskisine olan duygularınız, ayrılma şekliniz vs.. bağlayıcıdır. Böyle bir durumda çivi çiviyi söker diye önünüze gelene atlarsanız sonuç daha beter olur. Ayrıca içinizdeki duygudan çok karşınızdaki kişiye ayıp edersiniz zira kimse kimsenin yara bandı değil
0
olimpia
(03.06.22)
Sana iyi geliyor. Ona şüphe yok gerçekten. Özellikle yaşadığın ilişki sayısı fazla değilse yeni birisi "ondaki bunda da varmış" dedirtebilir :) Ama başkasına olan hislerin tamamen gitmeden yeni biriyle birlikte olunca, o yeni kişiye âşık olamıyorsun. Sevemiyorsun. "Yara bandı" diye boşuna demiyorlar.

Yani sana iyi geliyor ama karşındaki kişiye iyi gelmeyebilir. Üzülebilir.
0
hitokiri kenshin
(04.06.22)
O kirintiyi check edecek enerjiyi baska kisilere vermek daha saglikli bence.

Bi' de öyle hastalikmis gibi bahsetmemek gerek iliskiden. Biriyle flört ediyorsanız zaten artik yeni biriyle sosyallesme ihtiyaci icerisindesiniz ve cift olmaktan cikmissiniz demek.
0
buf-e kür
(04.06.22)
(7)

Antropoloji, dil ve evrimle alakali kitap onerisi

nefertarii
Tam olarak nasil anlatsam bilemedim; tufek mikrop celik gibi kitaplar ariyorum. Dunyanin farkli yerlerinde hic bir arada yasamamis insanlarin kulturel ortakligini filan da cok merak ediyorum.Ornegin, mezopotamya’daki cok tanrili inancta tanrilarin ve tanricalarin yunan mitolojisinde ve roma mitoloji
Tam olarak nasil anlatsam bilemedim; tufek mikrop celik gibi kitaplar ariyorum. Dunyanin farkli yerlerinde hic bir arada yasamamis insanlarin kulturel ortakligini filan da cok merak ediyorum.

Ornegin, mezopotamya’daki cok tanrili inancta tanrilarin ve tanricalarin yunan mitolojisinde ve roma mitolojisinde karsiliklari var; bu nasil gelisti vs gibi bilgiler veren kitaplar. Bu kultur antropolojisi mi oluyor tam bilmiyorum ama?

Bir de dillerin evrimi ile alakali kitaplar ariyorum.
0
nefertarii
(01.06.22)
(bkz: mircea eliade)
0
tadellesever
(01.06.22)
- Derek Bickerton_Adem'in Dili
- Marcel Mauss - Sosyoloji ve Antropoloji
- Jacob Bronowski - İnsanın Yükselişi
- Leonard Mlodinow_Akıllı Homo Sapiens
- Michael Tomasello_İnsan İletişiminin Kökenleri
0
buzbebek
(01.06.22)
Alaeddin Şenel - İnsanlık Tarihi
0
OttoVonLilienthal
(01.06.22)
www.oglak.com
Kaybolan Sesler'i önereyim ben de.
0
kobuzchu kiz
(01.06.22)
Victor Turner- Ritüeller Yapı ve Anti-Yapı
0
Amaranta ursula
(01.06.22)
Evet, doğrudan kültürel antropoloji ya da antropoloji ya da sosyal antropoloji başlıklı ders kitabı olma amacıyla yazılmış farklı farklı kitapları alıp okuyabilirsiniz. Bahsettiğiniz konu hakkında en tatmin edici olan bunlar okur. Sonradan onların kaynakçalarından ilginize göre kitap seçip ilerlersiniz.

Kottak antropolojiye bir bakın.
0
akhenaten
(02.06.22)
@playing star again linkte sorun var sanirim
0
🌸nefertarii
(02.06.22)
(5)

ehliyet kursu

black mamba
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. kursların zorunlu olması saçma değil mi? birçok insan kursta öğrenmiyor bir de para ödeniyor. sağlam bir sınav yaparsın (ki şu an o da yok belki) isteyen kursa gider. üniversiteye hazırlık, dil kursu gibi olmalı bence.
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. kursların zorunlu olması saçma değil mi? birçok insan kursta öğrenmiyor bir de para ödeniyor. sağlam bir sınav yaparsın (ki şu an o da yok belki) isteyen kursa gider. üniversiteye hazırlık, dil kursu gibi olmalı bence.
0
black mamba
(31.05.22)
Yo ben gayet kursta öğrendim kursa gidene kadar bir kere bile sürücü koltuğuna oturmamıştım, bak tek seferde çürüttüm teorini demek ki gerekli bir şey.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.05.22)
hayır zorunlu olmasından bahsediyorum. isteyen gider isteyemen gitmez. bugün araç kullanmayı bilen biri bile gidip 3000 lira ödemek zorunda. neden ödesin?
0
🌸black mamba
(31.05.22)
Abi sana katılmıyorum o zaman ben Youtube'dan mimarlık yapmayı öğreneyim sonra bana bi sınav yapsınlar becerime göre mimar olayım, dediğin böyle bir şey ama isteyen yine üniversiteye gitsin. Bu bir eğitim sürecidir keyfe bırakılmaz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.05.22)
Lobileri cok guclu, cogu eski meb personeli. Taban fiyat uygulamasi bile koydular.
Kurs sana indirim yapamiyor cunku belli bir fiyat altina dusurmuyorlar bunu da kaymakam ya da vali belirliyor.

Herkes 1 kere ehliyet aldigi icin kimse ustune dusmuyor tonla parayi niye veriyoruz belli degil. Mesela tam aldigin gun 60 tl polis vakfina bagis yapmak zorundasin.
Yapmazsan alamiyorsun.
0
divit
(31.05.22)
Ben pandemi döneminde kurs falan yapılmadığı halde olmayan şeye ödeme yaptım. En azından şimdi parasını verdiğiniz şeye gidebiliyorsunuz, bir de böyle bakın.
0
akhenaten
(31.05.22)
(4)

Bana Kol Saati Seçelim

depresif çocuk
Aslında iki farklı modeli beğendim, pahalı olan modelin farklı varyasyonlarını harfle ayırdım. İlk modele bayıldım ancak bütçemi zorlayacak, sizce fiyat farkını karşılayacak kadar önde mi diğerinden? Veya sizin favoriniz ikinci model mi?Ucuz olanı almak beni sarsmaz ancak pahalı olan için sizden ric
Aslında iki farklı modeli beğendim, pahalı olan modelin farklı varyasyonlarını harfle ayırdım. İlk modele bayıldım ancak bütçemi zorlayacak, sizce fiyat farkını karşılayacak kadar önde mi diğerinden? Veya sizin favoriniz ikinci model mi?

Ucuz olanı almak beni sarsmaz ancak pahalı olan için sizden ricam gerçekten

1a) www.quadran.com.tr

1b) www.quadran.com.tr

1c) www.quadran.com.tr

1d) www.quadran.com.tr

1e) www.quadran.com.tr

2) www.quadran.com.tr
0
depresif çocuk
(29.05.22)
valla hocam yalan olmasin ben hicbirini begenmedim
isvicre saati alacaksan omega'dan sasmayacaksin
15 20 daha ekleyip moonwatch bak bence
0
nibba
(29.05.22)
1 1a
2 1e

sonra 2
0
all girls dream
(29.05.22)
modelleri ben de pek beğenmedim aslında ama verilenler arasında en iyisi 1e sonra 1d diyorum.
0
nasil olacak bazi seyler
(29.05.22)
1a - Çok old school duruyor, tarzınıza uyuyorsa alabilirsiniz, yoksa almayın bence.

1b- Nedense gazeteden kesilip yapılmış gibi bir tasarımı var

1c- Renk uyumunu beğenmedim çok kargacık burgacık duruyor

1d- Bence aralarında en iyisi bu. Birçok kıyafeti güzel tamamlar.

1e- Siyah, sıkıcı. Herkesin kolaya kaçtığı renk. O kadar para veriyorsanız bence öne çıkan bir şey alın.

2- Çok spontane duruyor, kırda bisiklet sürmelik gibi. Bence güzel, ama ağırlıklı olarak işte kullanacaksanız bence tercih etmeyin.
0
akhenaten
(29.05.22)
(4)

keriz gibi az maaş istedim, kabul ettiler: part 2

abelardo
6 ay kadar önce 2021 kasım ayında bir firma ile anlaşmıştım, link aşağıdahttps://www.eksiduyuru.com/duyuru/1504608/keriz-gibi-az-maas-istedim-kabul-ettiler2022 ocak başında işbaşı yaptım. ben keriz gibi 10500 liraya anlaştım, kasım aralık ocak aylarında euro çılgınca arttı. ocak ayı sonunda bana o g
6 ay kadar önce 2021 kasım ayında bir firma ile anlaşmıştım, link aşağıda
www.eksiduyuru.com

2022 ocak başında işbaşı yaptım. ben keriz gibi 10500 liraya anlaştım, kasım aralık ocak aylarında euro çılgınca arttı. ocak ayı sonunda bana o günkü kurdan çevirerek 700 euro yatırdılar.

bir çok kişi işten ayrıldı o dönemde, piyasada maaşlar kaos olmustu. genel müdür beni çağırdı, nasıl gidiyor memnun musun, alıştın mı diye sordu. ben de memnunum ama maaşım az dedim. tamam halledelim dedi. ve ondan sonraki aylarda maaşım 900 euro oldu.

şimdi ben yine zam isticem. çünkü piyasa benim işi yapanlar 1000-1500 euro arasında kazanıyor. haziran ayı sonunda 6 ayım bitince konusmak istiyorum. ama bunu nasıl yapacağım ki zaten maaşını artırdık daha ne istiyorsun demesinler.

kredi çekip ev almak istiyorum, maaşım yetmiyor falan mı desem

not: bizim departmanda en sevilen kişi benim, hala adam eksiği var departmanda, ve dediğim gibi maaşımın diğerlerine göre az oldugunu tahmin ediyorum.
0
abelardo
(29.05.22)
Piyasa değerinde ücret teklif eden bir iş bulmanız en kolayı olur. Böylece şirketinizden memnunsanız zam isteğinizi söyleyip kalabilirsiniz. Değilseniz değiştirirsiniz. Eğer zam isteğinizi kabul ederlerse yeni anlaştığınız şirkete zam aldığınızı söyleyip başka teklifleri olup olmadığını sorabilirsiniz.

Piyasa çok oynak olduğu için bu işler genelde böyle dönüyor şu sıralarda.

Diğer taraftan bu ortamda sene ortası maaş artırımı istemek tuhaf değil. Haberi açıp bakmadım ama bundle'dan bildirim gelmişti geçen, özel sektörde şirketlerin %67'si maaş artırmayı planlıyor diye. Herkesin malumu yani durum. Çekinmeyin.
0
akhenaten
(29.05.22)
itici bi durum bence. 700 euro ile devam ediyor olsan iste derdim ama bi kere soylemissin 900 yapmislar. o da az deseydin. ben olsam ekonomi her kotuye gidisinde gelip zam isteyecek bu herhalde derdim senin icin. 1 sene dolmasini beklerdim. zaten bu parayla geciniyorsundur, sen sadece digerlerinden geri kaldigini dusunuyorsun sanirim. bu seviyede bir maasla onu dusunup yukselmezdim. antipatik olursun. sene dolumunda tam manasiyla pazarligini yapman daha dogru geldi bana
0
Kittie
(29.05.22)
"kredi çekip ev almak istiyorum" demeyin sakın. O kulağıma çok antipatik geliyor.
"Geçinebiliyorum, keyiflerime de para harcayabiliyorum ama yine de zam istiyorum" şeklinde duyuyorum ben bu talebi, bir patron/yönetici benim duyduğumdan da daha çirkin bir şekilde duyabilir bunu.

Diğer arkadaşın da önerdiği gibi ya başka bir teklif bulun ve ikisini çarpıştırın ya da zam zamanına kadar bu konuyu düşünmeyi bırakın.
0
michael_knight
(29.05.22)
Ev almak istemen veya pavyonda yiyecek olman sirketin konusu degil. Maasin sirket ve sektor skalasina gore dusukse ona gore zam istenir.
0
pofudukayi
(29.05.22)
(7)

Vefat eden yakının eşyası

meraklitursucu
Vefat eden yakınınızın size hediye ettiği eşyayı kullanır mıydınız yoksa zarar görmesin diye saklar mıydınız?
Vefat eden yakınınızın size hediye ettiği eşyayı kullanır mıydınız yoksa zarar görmesin diye saklar mıydınız?
0
meraklitursucu
(29.05.22)
eşyanın ne olduğuna bağlı.
kırılabilecek, kullandıkça yıpranacak bir şeyse kullanmayabilirim.
0
blatta hiberna
(29.05.22)
Saklardım, eşyalara anlam yüklüyorum. Evimde ufak çaplı bir müze var. İlk sim kartım bile duruyor, telsim ox kart.
0
akhenaten
(29.05.22)
Bende babaannemin verdiği bi çanta süsü var, ona da kendi annesi vermiş, benim için anlamı ölçülemeyecek kadar büyük, o yüzden kullanmıyorum, bir ara kullandım sonra kaybolur diye korkumdan kaldırdım. Kaybolursa aşşırı üzülürüm çünkü.

Ama bi baş örtüsü var onu bazen saçıma bandana gibi bağladığım oluyor.
0
turuncu tonlarda
(29.05.22)
bana hediye ettigi degil de kendisinin surekli örgü yaptigi icin bize de yuzlerce patik biriktirdigi icin rahmetli babannemin sislerini cok severek sakliyorum. patiklerden de vardir ama ben sislerini hususi tutuyorum elimde.

dedemin ananneme dogum hediyesi olarak aldigi bir saati var. bir de fincan takimi. bunlari sakliyorum cok cok kiymetli.
edit: kullaniyorum da. kirilan fincan oldu ama kalan saglar bizimdir :)
0
ala09
(29.05.22)
eşyadan eşyaya değişmekle beraber eşyanın sende yarattığı duyguyla da değişir.
hediye değil ama ben babamın saatini takıyorum. bir parçası benimleymiş gibi hissediyorum.
0
nasil olacak bazi seyler
(29.05.22)
2 dedemin kol saatleri bende. İkisi de iyi marka ve 40-50 seneleri var. Hatta dedemin babasinin kol saati de bende ama bunları kullanmıyorum. Ha masa saati olsa gozunun yazasina bakmazdim ama kolda tasimaya icim el vermiyor.
0
duster
(29.05.22)
dedemin saatleri bende. ara ara takılıyorum. ayrıca bataniyesi kaldı gün içerisinde bacaklarına örtüğü. Annem atacaktı, dedim atma. Kullanıyorum kışın.
0
put it in your appropriate place
(29.05.22)
(4)

Arkadaşlarınıza karşı tutumlarınız hk.

digits
İş yerinde veya okulda ya da özel hayatınızda. Arkadaş gruplarındaki bireylerin size karşı hatalı olduğunu düşündüğünüz davranışlarına karşı genelde nasıl bir tutum sergiliyorsunuz?Okb'li olduğum için bu duyuruyu açma gereksinimi hissettim. Bunun normali nedir? Ben bu normalden ne kadar uzaktayım on
İş yerinde veya okulda ya da özel hayatınızda. Arkadaş gruplarındaki bireylerin size karşı hatalı olduğunu düşündüğünüz davranışlarına karşı genelde nasıl bir tutum sergiliyorsunuz?

Okb'li olduğum için bu duyuruyu açma gereksinimi hissettim. Bunun normali nedir? Ben bu normalden ne kadar uzaktayım onu görmek istiyorum.

Örneğin beni ilgilendiren bir hususta büyük bir zarar doğurmasa bile yalanını yakaladığım kişilerle olan arkadaşlığımı pasifize ediyorum hemen.

Ya da gündemle ilgili sürekli karamsar konuşan, herhangi bir hobisi olmayan , sürekli herkesin arkasından konuşan insanlara selam dahi veresim gelmiyor. Böyle olmayan bir iki arkadaşım var hayatta. Onlarla bu hayatı eskitiyorum.

Ben de arada sırada yalan söyleyen bir insanım ama arkadaşım dediklerim söz konusu olduğunda sınırlara ve kurallara çok dikkat ediyorum.

Siz arkadaşlarınıza kusurlarıyla katlanabiliyor musunuz? Nasıl katlanıyorsunuz?
0
digits
(27.05.22)
Umursamiyorum. Is arkadaşıymis okul arkadaşıymis hiç ama hiç dinlemiyorum. Size de arkadaşlarınızın dediğini kafaya takacak kadar değer vermemeyi tavsiye ederim naçizane.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.05.22)
okb+1 ama terapi goruyorum. benim de sinirlarim cok kolay kesiliyordu ama kavga gibi degil kafada bitiriyirdum. is arkadaslarima olabildigine saygi gostererek paylasimlardan geri durmuyorum. cunku saatlerce ayni ortamdayiz ve onlara olumsuz hisler besledikce kendimi daha cok yipratmis oluyorum bu beni isten, hayattan her seyden sogutabiliyor.

iyi ve kotu insanlar var ve mudahale edemeyecegimiz yerde durmayi bilmemiz gerektigini dusunuyorum. sevebilecegim yonlerini goz onunde bulundurup selami kesmiyirum. ornegin feministim ama karsi goruste bana gore "kotu" biri var. ama bir ikram getirir dagitir yerim reddetmem. cunku onunla beraberim ve kavgayla kuslukle bir seyi degistiremem. eger bana zarar verecek duzeyde hissedersem uzaklasirim ama "bana zarar verme çitasi" cok yerlerde olmamali. dogrudan zarar gormedigim surece umursamaz oluyorum. hatta laf sokup sakalasiyoruz vs. bu sekilde :)

okb bugun is arkadasina, yarin baska bir seye donusebilir. benim eskiden temizlikti, sonra baska dusmanlar edindim kendimce. temizlik takintim gecince okb bitti sandim ama degildi.

tedaviye hazir hissettim ve oyle yola ciktim. iyi olmaya cabaliyorum ve kalben daha iyi hissediyorum, daha adapteyin, daha esnek ve "insanlar hata yapar veya yanlis dusunebilir, eger gercekten arkadasimsa tartisabiliriz, zorunlu arkadasliksa is yerindeki, selam, merhaba, nasilsin, tesekkurler"
0
ala09
(27.05.22)
sallamıyorum +1

bir ortamdaysam sohbet ederim. özellikle buluşup görüşmem. ama bunlar zaten tanıdıklarım.

gerçek arkadaşlarıma da takılmam. onlar da bana takılmaz. kırılmayız yani birbirimize. varsayalım kırıldık, kırılsak da uzatmaz arayı soğutmayız.
0
naksidil
(27.05.22)
Yakınlık durumuna göre değişiyor, böyle bir prensibim yok.

Yani atıyorum yakın bir arkadaşım ben bir yere çağırdığımda hastayım falan deyip başka biriyle çıkarsa bir açıklama beklerim ama tanıdıklar ya da uzak arkadaşlıklarda istesem de önemseyemiyorum, bir tepki koymaya kalksam yapay durur, çünkü cidden dert edineyorum bunu. Tek etkisi bu kişilerle daha fazla yakınlaşmamak olur sanırım benim için. O anki durum sabit kalır.
0
akhenaten
(27.05.22)
(3)

Bedelli askerlikte atlet/fanila farkı

neverlose
Beyler selam. Yazın burdurda bedelli olacağım. Bu atlet kolsuz olan bildiğimiz atlet, fanila da tshirt olan. Şimdi yazın olacağı için fanila almadan atlet alsam olur mu? Yoksa fanila zorunlu mudur askerde?
Beyler selam. Yazın burdurda bedelli olacağım. Bu atlet kolsuz olan bildiğimiz atlet, fanila da tshirt olan. Şimdi yazın olacağı için fanila almadan atlet alsam olur mu? Yoksa fanila zorunlu mudur askerde?
0
neverlose
(26.05.22)
yazın tişörtün üzerindeki kıyafeti çıkarmaya izin veriyorlar arada çok sıcak olduğunda, herkes tshirtle takılıyor o zaman. atletle olmaz heralde.
0
king lizard
(26.05.22)
Bizde zorunluydu. Ağustos ayında Aydın'daydık, sıcak falan demediler.
0
plutongezegendegilmi
(26.05.22)
Gömlek yakasının açık düğmesinden altınıza giydiğiniz içliğin görünmesi zorunlu, eğer dar yakalı, rengi uygun bir atlet bulabilirseniz olur, ama normalde atlet yakaları geniş olduğu için gömlek yakasından görünmüyor haliyle komutanın gözü takılırsa laf işitirsiniz, bir sürü acayip tiple aynı kefeye girmek durumunda kalırsınız. Bence tatsız bir durum.
0
akhenaten
(26.05.22)
(6)

Şu çanta kadın çantası mı, erkek çantası mı?

büyük engizisyoncu
https://www.hepsiburada.com/targus-15-tartsb964gl-newport-drawstring-sirt-cantasi-siyah-p-HBV00000RDGQUKadın çantası mı bu, erkek çantası mı yoksa fark etmez mi?Gri renk için soruyorum özellikle.
www.hepsiburada.com

Kadın çantası mı bu, erkek çantası mı yoksa fark etmez mi?
Gri renk için soruyorum özellikle.
0
büyük engizisyoncu
(26.05.22)
satıcı bir müşterinin sorusunu cevaplarken kadın çantası yazmış.
onun dışında bence de kadın çantası gibi duruyor.
0
sivil
(26.05.22)
Kadin ve erkegi birbirinden cok farkli gormeyen bir insan olarak unisex diyebilirim
0
nosmoke
(26.05.22)
Bence gayet unisex duruyor. Tek tartışılabilir detay altın fermuar sanırım, bu da giyim tarzıyla erkek için de gayet uyumlu olabilir. Smart causala yakın bir tarzda kadın için daha uygunken, daha spor tarzda erkekte daha bile iyi durabilir.

Sonuçta kafanızda böyle bir soru işareti oluştuysa muğlak bir yerde duruyor demektir.
0
akhenaten
(26.05.22)
tipik bir kadın çantası modeli.
0
blatta hiberna
(26.05.22)
bariz kadın çantası
0
durbidakka
(26.05.22)
net kadın.
0
teritori
(26.05.22)
(14)

Yetişkinken bisiklet sürmeyi öğrenen var mı?

signore
Yaş 27, bugün itibarıyla bisiklet sürmeyi öğrenmeye başladım. 2 saat falan uğraştım beklentimin üzerine çıktım açıkçası çok korktuğum gibi gitmiyor. Ama yine de çocukken öğrenenler kadar olabilir miyim acaba diye düşünmüyor değilim. Belli bir yaştan sonra öğrenip bisikletin ustası olanlar var mı?
Yaş 27, bugün itibarıyla bisiklet sürmeyi öğrenmeye başladım. 2 saat falan uğraştım beklentimin üzerine çıktım açıkçası çok korktuğum gibi gitmiyor. Ama yine de çocukken öğrenenler kadar olabilir miyim acaba diye düşünmüyor değilim. Belli bir yaştan sonra öğrenip bisikletin ustası olanlar var mı?
0
signore
(26.05.22)
ustası mıdır bilmem ama var tanıdığım. gayet yeterli seviyede kullanıyor.
0
syozkn
(26.05.22)
Kucukluk kadar olmaz ama ogrenirsin.
Bisikletin bir zorlugu yok, surmeyi bilenler ogretmeyi bilmiyor.

Ben 10 yasinda gunumun 12 saati falan bisikletle geciyordu, benim kadar ustasi olman icin o kadar saati doldurman lazim o da yetiskin halinde imkansiz zaten.
0
divit
(26.05.22)
23-24 yasimdayken ogrendim.

Bir iki sene sonra da tura ciktim. Danimarka ve Isvec´i turladim.

Surekli kullaniyorum günlük hayatta da. Ustasi degilim elbette, bence kücük yastan ogrenenler cok daha iyi sürüyor.

Sürekli sürecekseniz, dogru bir training programiniz olsun. Ben ust bacak kaslarimi yeterince guclendirmedigim ve dizlere yuklendigim icin, o büyük turda dizlerimi sakatladim. Sonrasinda da bisiklet kullanmaya ve sehirler arasi yol yapmaya (günlük 35-40 km gibi) devam ettim. Yillarca kronik agrim oldu ve gecen hafta da dizimden ameliyat oldum.
0
buf-e kür
(26.05.22)
Abi şöyle düşün, ben 7-8 yaşlarında öğrendim bisiklet sürmeyi çocukluk günlerimde de sürekli kullandım, bununla birlikte mesela son 20 yılda bir kere bile bisiklete binmedim ama çocukluk günlerimde beyin-motor hafızasına kodlanan bu bilgi ve kazanılan yeteneği sen yetişkinliğinde kazandığında ne kadar pratik yaparsan yap o seviyede kazanamazsın zira benim bilgilerim son 20 yıldır hep orada hiç kaybolmadan duruyor, sonrasında hiç kullanmasam da sana göre neredeyse 30 yıllık bi tecrübe avantajım var, bisiklet sürmenin de kazanılan başka yeteneklere göre böyle bir avantajı var 20 seneden sonra bugün kullansam 20 sene önce kullandığım gibi kullanabilirim nöronlarım kaslarım yine aynı şekilde çalışır aynı refleksleri gösteririm bu acayip süper bir şey. Yani sen de elbette çok iyi bisiklet sürebilirsin ama çocuklukta öğrenilen kadar olamaz. Ben de mesela araba kullanmasını 30 yaşında öğrendim, ömrümün sonuna kadar pratik yapsam 17-18 yaşında öğrenmiş biri kadar usta olamam, öyle düşün; ne kadar erken o kadar iyi :)
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.05.22)
bisikleti sonradan ogrenmek ile cocukken ogrenmek arasinda cok bir fark yok bence.

Cocukken ben bisiklet ogrendigim zamanlari hatirliyorum, oyle bir saniyede ogrenmedim, 4 tekerlekli bisikletim vardi ilk, onun iki tekerini sokup, 2 tekerlekli yapinca dengede durmakta cok zorlaniyordum ilk zamanlar, pedal cevirmeden sadece kendimi ayaklarimi yere koyarak itiyordum o sekilde biraz dengede durmayi ogrendim, sonra yavas yavas pedal cevirerek sadece duz gittim, oyle oyle ayni bir yetiskinin ogrendigi gibi ogrendim yani.

demem o ki, yetiskin-cocuk diye cok ayirmaya gerek yok, bu bir process, bunu cocukkende yapabilirsiniz, yetiskinkende.

Mesela 28 yasima dek hic motorsiklet surmemistim, baya buyuk motorlu racing motorsikleti tek basima hic kimsenin yardimi olmadan, vitesli bir de, 28 yasimda 1 gunde ogrendim, 2. haftamda artik otobanda suruyordum, pratik yaptikca beyin ayni seyi tekrar etme konusunda hizlaniyor, bunun cocuklukla falan pek ilgili oldugunu sanmiyorum, gercekten dogru olsaydi ust mesajdaki arkadasin soyledigi, insanlara araba kullanmayi 7 yasinda ogretmeleri gerekirdi 18 yerine.
0
nosmoke
(26.05.22)
Araba kullanmayı öğrenmekten kastınız ralli yapmak olmadığı gibi, bisiklet kullanmayı öğrenmekten kastınız akrobasi yapmak değilse hangi yaşta öğrendiğinizin bir önemi yok.

Ulaşım, gezi amacıyla bisiklet sürmek çok ustalık becerisi isteyen bir durum değil. Öğrenin, hiçbir eksiklik hissetmrzsiniz.
0
akhenaten
(26.05.22)
öğrenmekten kastınız bisikletin üstünde devrilmeden ilerleyebilmek mi, yoksa cayır cayır kullanabilmek mi?

araba kullanmak, yüzmek, bisiklete binmek. bunlar omurilikten yapılan işlerdir. yaparken düşünmezsiniz, yani düşünmemeniz gerekir, kendiliğinden olur.

araba kullanırsınız, ama kullanırken devir yükselince vites büyütmem lazım, şimdi frene basıp yavaşlayınca vites küçültüp dönerken tekrar gaz vermem lazım falan diye düşüne düşüne yapıyorsanız siz araba kullanmıyorsunuz, sadece sürüyorsunuz. araba kullanmaktan kasıt ralli yapmak değil zaten, düşünmeden, beynini kullanmadan, omurilikten sürmek. omurilikten kullanan kişi fren yerine gaza basmaz mesela. basıyorsa bile 0,5 saniye içinde yanlış yaptığını fark edip toparlar. araba elinin kolunun parçası gibi olmuştur zira. panik anında düşünmeye gerek duymaz. ustalık budur, ralli yapmak değil.

yüzmek keza, şimdi kulacımı atayım, ayağımı aynı anda çırpayım, bu kolumu çekerken öbür kolumu uzatayım diyorsanız o yüzmek değil, su üzerinde hareket edebilmek. suyun üzerinde durmak için hebele hübele elleri kolları oynatıyorsanız, yüzmek değil, suda durmak bile yoruyorsa onun adı yüzmek değil, boğulmadan durabilmek. yüzme bilen kişi suyun üstünde sakince durabilir. durmak için çaba sarf etmez.

bisiklet de aynısı. ben de çocukluğumda öğrenemedim. üniversitedeyken bisiklet ile düşmeden ilerlemeyi öğrendim. hala da üstüne binip düşmeden ilerleyebiliyorum ama bisiklet kullanmayı öğrendiğim söylenemez. çünkü düşüne düşüne gidiyorum. şimdi gidonu kırayım, ama devrilmemek için frene mi basmalıyım, evet fren yapayım ama aynı anda pedalı çevirmeyeyim, freni bırakınca çevireyim vsvs. böyle olmaz. bu bisiklet kullanmak değil, düşmeden ilerlemek sadece. giderken çaba sarf etmemek gerekiyor. siz yürürken sol adımımı atayım, sonra onun üstüne basıp güç alırken sağ adımımı ileri atıp gücü ona vereyim diye düşünüyor musunuz? kendi kendine oluyor.

böyle bisiklet kullanılmaz ki. 1-2 km bisiklet sürünce insanın kolları ağrır mı? yorulursun bacakların ağrır ama benim gidonu kasmaktan kollarım ağrıyor. ne yaptıysam, ne kadar uğraştıysam da omurilikten yapamadım bu işi. ha düşmeden gidiyorum ama eziyet oluyor, keyifle süremiyorum. çocukken kullananlar bu işi omuriliğe bağlayıp düşünmeden kullanıyor.

çok çalışırsanız yetişkinlikte de o mertebeye ulaşabilirsiniz. ya da ayakta durmayı öğrenir öğrenmez omuriliğe bağlayan varsa onun da istisna olduğunu düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(26.05.22)
arkadaşım 40 yaşında öğrendi. öğrenicem dedi ve öğrendi bi kaç günde
0
euteamo
(26.05.22)
yarışlara katılıp madalya peşinde koşmayacaksanız çocukken öğrenip bu bilgelik mertebesine ulaşan, biz evrenin sahiplerinden* bir farkınız olmaz :))
0
teritori
(26.05.22)
tolstoy'un bisikleti

Her yaşta öğrenilir +1
0
John Bloor
(26.05.22)
20 yaşında öğrendim. 49 yaşındayım düzenli şekilde istanbul trafiğinde yol bisikleti kullanıyorum.
0
lazpalle
(26.05.22)
Cevapların çocuğuna katılmıyorum. Bisiklete binmek kompleks bir şey değil ki çocukluğundaki gibi öğrenemeyesin. Pedallara basınca hareket ediyor ve dengede duruyor. Tüm mevzu bu. Küçükken cesaret edemez insan belki o yüzden gözünde büyür. Hani ufak bir ipi koparıp kaçmayan yetişkin fil muhabbeti biraz. Küçükken kaçamadığı için kaçamayacağını sanıyor.
0
black mamba
(26.05.22)
25 yaşındayım, 2-3 sene önce öğrendim. Tek başınıza değil de birisi yardımcı olursa daha kolay olur.

Önce birisi bisikleti tutacak, siz de ayaklarınızı havaya kaldıracaksınız sadece. Dengenin ilk aşaması.
Sonra pedallara dokunmadan kendi kendinizi yerden iterek çok kısa mesafe süreceksiniz. Yani ayakları yerden destek alıp ileriye doğru iteceksiniz kendinizi, birkaç metre ilerleyeceksiniz. Bu da dengenin bir sonraki aşaması.
Üçüncü adımda normal şekilde pedallara basarak sürmeye başlayacaksınız. Kısa kısa ilerleyeceksiniz ama zamanla mesafe artacak ve öğrenmiş olacaksınız.

Bu şekilde 22-23 yaşındayken 10-15 dakika içinde öğrendim.
0
rose parks
(26.05.22)
Yetişkinlere bisiklet sürme eğitimi veren sonra da onlarla deneyim sürüşleri yapan gruplar var. Onları bir araştırın, insanların kaç taşında öğrenip sonra neler yaptıklarına inanamayacaksınız.
0
Phoebe
(26.05.22)
(5)

Mantik Sorusu

pinkman1
Çözebilecek olan var mı?
Çözebilecek olan var mı?
0
pinkman1
(21.05.22)
F
0
lovemyself
(21.05.22)
@lobemyself neden?
0
🌸pinkman1
(21.05.22)
Aynı renklerin zeminde olduğu B-F, C-H, D-E çiftlerinde renk komşulukları birbirini tutuyor ama kırmızı rengin zeminde olduğu A-G çiftinde yeşil aynı yerdeyken mavi ve sarının konumları farklı. Dolayısıyla bu iki piramit aynı piramit değil.

G ve A piramitlerini kırmızı solda kalacak şekilde yatırırsak E piramidi renk sırası ortaya çıkmalı G bunu sağlıyor A sağlamıyor.

A yanlış.
0
akhenaten
(21.05.22)
@akhenaten +1
A yanlış
Hepsini kafanızda prizmayı çevirerek bulmaktansa hızlı çözümü de şu şekilde.
Hepsi aynı prizmadan alınan görüntüler olduğuna göre;

1- iki renk aynı konumda iken 3. renk farklı olamaz. Bu A ve D yi ilk şüpheli yapar. Mavi ve sarının görüntülerdeki konumları aynı)
Ama ikinci taramayı yapmadan hangisinin başka bir prizmaya ait bir görüntü olduğunu bilmeyiz.

2- İki farklı görüntüde iki renk farklı konumda iken 3. renk iki görüntüde de aynı olamaz. Bu da A ve G'yi öne çıkartıyor. (ikisinde de 3 renk aynı, yeşil ikisinde de aynı konumda ancak diğer renklerin konumları farklı.)

Sonuç olarak, kesişim noktası olan A kesin olarak farklı bir prizmaya ait bir görüntüdür diyebiliriz.
0
yeninesiltupcu
(21.05.22)
F
Üst ve alt sıradaki renkleri karşılaştırınca; yani A’yı E, B’yi F ile karşılaştirinca, alt satırdaki üçgene yeni bir renk ekleniyor. Bu kurali bozan F.
Bu tarz mantık sorularında bir sürü doğru cevap olabilir ama doğrusu en basit olanıdır genelde..
Doğru cevabı biliyorsanız yazın lütfen…
0
ya volna
(22.05.22)
(6)

Fransizca, ispanyolca, italyanca yada portekizce bilen arkadașlara soru

Slynmaster
Bu dillerin gramer yapisi ve kelimeleri bildigim kadariyla cok yakin. Bazi kelimeler ayni gibi.Siz hangi dili biliyorsunuz ve hangisini ek olarak öğrendiniz kolay bir sekilde.Sizce yakin veya ayni kelime olmasi isinizi kolaylastirdimi yoksa kafanizi daha mi cok karistirmakta?Ben birseyler ayni olunc
Bu dillerin gramer yapisi ve kelimeleri bildigim kadariyla cok yakin. Bazi kelimeler ayni gibi.

Siz hangi dili biliyorsunuz ve hangisini ek olarak öğrendiniz kolay bir sekilde.

Sizce yakin veya ayni kelime olmasi isinizi kolaylastirdimi yoksa kafanizi daha mi cok karistirmakta?

Ben birseyler ayni olunca cok karistiriyorum bu gecici midir sizce bu dil ailesinden mi yardirayim mi karar veremiyorum.
İspanyolca ogrenirken ingilizceye benzedigi icin zorlamisti bilemiyorum yorumunuz nedir
0
Slynmaster
(21.05.22)
Fransızca biliyorum; lisede İtalyanca da görmüştüm ve Fransızca biliyor olmam işimi bayağı kolaylastirmisti hem gramerde hem de kelimelerde. Portekizce yanımda konuşulduğunda aradan çok nadiren kelime seçebiliyorum ama italyanca gibi kolay olmuyor. İspanyolcada portekizceye oranla bir tık daha fazla kelime seçimi yapıyorum; grameri de daha yakın geliyor.
0
fraise
(21.05.22)
Kolay kolay portekizce ogrenemezsin zira kaynak ve pratik yapma imkanin kisitli olacak. Ispanyolca tecrubem yok ama diger ucu arasindan en kolayi diye biliyorum. Ingilizceyle benziyor diye karistirip zorluk yasiyorsan Almanca falan da ogrenemezsin zaten. Bence takilma ona.
0
hot potato
(21.05.22)
Fransizca biliyorum bazi dizilerde italyanca ve ispanyolca muhabbeti yakaladigim oluyor.
Yazili olarak denk gelirse italyanca anlasiliyor biraz.

Portekizcede tamamen ayri dil gibi, fenerbahce oyuncularinin basin toplantisini yillarca izledim bir halt anlamadim.
0
divit
(21.05.22)
Ben de fransızca biliyorum, ama bu ingilizce'de daha çok işime yaradı açıkçası. İspanyolca bilen bir arkadaşım italyanca öğrenme sürecinin İspanyolcasını bozduğundan bahsetmişti, yani gramer olarak öğrenmek kolay olsa da iki dil birbirine karışabiliyor. Ufak nüansları bu onda mıydı, diğerinde miydi diye karıştırabiliyorsunuz. En güzeli bir tanesine odaklanmak bence.

Bu dilleri ana dili olarak konuşanlar kendi aralarında öyle böyle anlaşabiliyor olsa da yabancı dil öğrenirken bu benzerlikler kafa karıştırıcı oluyor bence.
0
akhenaten
(21.05.22)
merhaba,
Direkt degil, dolayli olarak cevap vereyim. Esim Portekizli, Ispanyolcada native. "Ispanyolcayi nasil ogrendin" diye sormustum tanistigimiz yillarda, "Mantikli bir aciklamasi yok, birbirine cok yakin. Televizyon, sagdan soldan duydugumdan, kulturlerin etkilesiminden vs" diye cevap vermisti. Portekizlilerin cok buyuk kisminda da bu benzer sekilde.
Orta ve lisede Fransizca ve Latince dersleri almis. Fransizcayi is icin yazismalar yapacak, Ingilizce konusmayi reddeden bir Fransizla sohbet edecek kadar biliyor. Latince temelli oldugu icin ogrenmesi kolay olmus, boyle soyledi.
Italyanca'yi konusuldugunda anlayabiliyor, iyi kotu yazilanlari da okuyabiliyor. Is ve sosyal cevremizde Italyanlar var, bir sure sonra sablonlari farkedebildigini ve oradan cikarip yapabildigini soylemisti. Latince temelli dil oldugu icin grammer ve kelimelerin Portekizce, Ispanyolca'ya benzedigini soyluyor.

Ben Portekizceyi temel seviyede anliyorum, konusabiliyorum. Duolingo'da kendi capimda ilerleme de kaydettim son zamanlarda. Ispanyolca film, dizi falan izlersek aradaki benzerlikleri yakalayabiliyorum zaman zaman. Digerleri ile benzer baglanti kuramiyorum.
0
whisky
(22.05.22)
Bilmesem bile bazı anektodlar:
1. Yurtdışında öğrenci değişimine gittiğimde İtalyan ve İspanyol öğrenciler kendi aralarında kendi dillerinden konuşuyorlardı.
2. Belçika'da kaldığım bir hostelde oda içinde sigara içme talebinde ısrar eden Fransız elemana laf anlatamadığımda uyanan İspanyol sinirli bir şekide Fransıza İspanyolca olarak konuyu anlattı, Fransız anladı.
3. Otobüsle Romanya'ya giderken Romanya sınırında yolcular indirilip bagaj kontrolüne tabi tutuldu. Otobüsteki İspanyol öğrenci grubu biraz huzursuzlandı, otobüsteki bir Rumen karşılarına geçip Rumence olarak durumu açıklayınca İspanyol öğrenciler duruldu.
0
d max
(26.05.22)
(16)

Anayolda sola dönüş (görselli)

jamiro
Bugün sola dönüş ile ilgili yanlış bildiğim bir şeyi fark ettim. Görsele bakarsanız sola dönüşte ben kırmızı ile işaretlediğim alanda bekleyip trafik güvenli olana kadar bekliyordum. Bu yanlış imiş. Dönerken görseldeki gibi yolda beklemeliymişiz. Arkadaki trafik de bunu beklemek zorunda imiş. Kural
Bugün sola dönüş ile ilgili yanlış bildiğim bir şeyi fark ettim. Görsele bakarsanız sola dönüşte ben kırmızı ile işaretlediğim alanda bekleyip trafik güvenli olana kadar bekliyordum. Bu yanlış imiş. Dönerken görseldeki gibi yolda beklemeliymişiz. Arkadaki trafik de bunu beklemek zorunda imiş.

Kural kuraldır itiraz edecek halim yok ama fikir alışverişi yapalım: Bana şey gibi geliyor, eğer kurala uyarsak ve yolun soluna doğru durursak daha güvensiz bir pozisyonda kalırmışım gibi geliyor hala, sizce?
0
jamiro
(20.05.22)
Orası emniyet şeridi abi oradan ambulans geçer bilmem ne geçer, senin orada beklemen o nedenle mantıksız yolda bekleyeceksin arkadakiler de seni bekleyecek, mantıklı bi kural.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.05.22)
Kirmizi alanda duran bir aracin sola donmesini bekleyip ona gore pozisyon alacak bir sofor tanimiyorum. Sadece seridinizdeki degil karsi seritteki araclar icin de gecerli.
0
joelskellington
(20.05.22)
Abi iyi güzel diyorsunuz da görseli daha çeşitli ortamlarda düşünün, arkada bir sürü araba oluyor. Bırakın durmayı yavaşlayınca bile sorun oluyor sol şeritte. Mahalle arası gibi düşünemeyin ilçeler arası bir yol düşünün mesela, 90-100 seyrinde gidiyorlar araçlar, hatta kimisi 120 yapıştırıyor orda dursam beni biçerler.
0
🌸jamiro
(20.05.22)
Abi onun için de işte ışık mışık bi şey koymaları lazım ya da karşı yola bi cep açmaları lazım öyle bi ortamda, hata o olabilir.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.05.22)
i.ibb.co

Şu tarz yapılabilir ama bizde kafa kafaya girerler muhtemelen
0
reactionic
(20.05.22)
Sagda beklemek 120 yapilan bir yolda daha da tehlikeli olmaz mi? Solda beklersen sadece karsi serit bosken gecebiliyosun, sagda iki seridi de kollaman lazim. Ayrica sagda beklersen 120yle gelen aracin seni gormesi ihtimali daha dusuk degil mi?
0
joelskellington
(21.05.22)
doğrusu olan o zaten. emniyetin her ay yayınladığı mobese kameralarına yansıyan kaza görüntülerinde sizin yaptığınız gibi en sağdan en sola dönmeye çalışıp kazaya sebep olan bir çok araç görebilirsiniz.
0
jepa
(21.05.22)
Genelde senin dediğin gibi 120 yapılan yollarda sola dönüş için ekstra şerit açılıyor tali yola yaklaşınca. Ha olmayan hiç mi yok var. O yollarda da böyle şerit değil orta refüj oluyor çimenli ışıklı, kendini onun hizasına atıp öyle bekliyorsun şeritlere taşmadan. Hadi diyelim 5 10 arabanın dönesi tuttu refüj açıklığına sığmıyoruz artık, sol şeridi kapattık... Tehlikeli.

Bunun trafik yönetmenliğindeki kuralını bilmiyorum ama 10 sene önce ehliyet aldığımda senin dediğin gibi yaptırıyorlardı u çekerken. Ama acemi olduğumuzdan trafiği kitlemeyelim diye mi yoksa kuralı bu mudur bilmiyorum.
0
olutaklidi
(21.05.22)
Ikisi de iki ucu pislikli degnek. Yolun gerisini rahat gorebileceksen sagdan cikarken sag mantikli ama bazi yerler oluyor ki mesela rampanin tam baslangici diyelim mi, adam 120 ile gelirken seni gordugu an ile sana ulasmasi arasinda 3 saniye var. Iste oyle durumda sol daha mantikli olur. Neddn dersen, sagdan sola donerken hic kacma payi olmayan an oluyor tum seridi kapattigin ama solda beklerken arkadan gelen beklemese bile sagindan gecebilir.

Valla trafik cok zor tr'de ya. Araba kullanma tecrubem yok yillardir bazen geriliyorum dusununce bile.
0
floydian
(21.05.22)
amerika'da senin dedigin gibi yapiyolar sola donusleri, bizde nedense saga cekip bekleniyor. bence senin dedigin mantikli olan ama bizde kimse bilmedigi icin cok dikkatli olmak lazim.
0
bay b
(21.05.22)
Asıl öyle süratli bir yolda o kırmızı alanda durup sola geçmeye çalışırsan biçerler. Daha tehlikeli orası. Özellikle sürat motorları anında bitiyorlar yanında, görmezsin ışık yanılsaması olur vs alır götürürler seni karşıya geçerken.
0
not sure if serious
(21.05.22)
Sizin yaptığınız temel olarak sağa dönerken sağ şeride geçmek, sola dönerken sol şeritten dönmek gereklilikleriyle çelişiyor emniyet şeridini hesaba katmasak bile.

Siz kendinizce arkanızdakine kolaylık tanıyorsunuz, ama ben arkadan gelen kişi olarak sizi emniyet şeridinde duraklayan bir araç olarak görüyorum. Eğer benim geldiğimi fark edemezseniz size yandan çarpmam çok olası. Sol sinyalinizi görsem bile bunu kalkış sinyali olarak düşünüp sağ şeritten ilerleyeceğinizi varsayabilirim. Tek sinyalle çift şerit değiştirmek zaten başka bir ihlal biliyorsunuz.

Temel mantık hep aynı, nereye dönecekseniz arkadan gelen aracın önüne kırmamak için döneceğiniz şeritte beklemelisiniz.

Kuralla ilgili bu, insanlar sizin bakış açınızı bilemez, kuralı uygular. Sizin dediğiniz yöntem bir kural haline getirilirse o da uygulanabilir. Ama şu haliyle siz kendiniz kural koymuşsunuz gibi olmuş.
0
akhenaten
(21.05.22)
emniyet seridi ihlali trafik kurallarina aykiri.

ama turkiye gibi bir yerde iki durum da tehlikeli olabilir. senin yaptigin daha da tehlikeli olabilir, iki seride birden bakmak zorunda kaldigin icin.

normalde donusler icin ayri donme seridi, cep vs. koyarlar. olmayanlari duzeltiyorlar diye biliyordum. ama turkiye gibi bir yerde boyle tehlikeli donusler vardir.

yapabileceklerin:
- boyle bir donusu es gecmek ve daha guvenli donebilecegin yerde donmek
- illa da ordan donmek gerekiyorsa, oraya varmadan yeterli sure once yavas yavas yavaslamaya baslamak ve sinyalini vermek
0
ermanen
(21.05.22)
bu işin kuralı nedir ben de bilmiyorum. ama ben böyle durumlarda yolun durumuna göre davranırım. ama nasıl davranırsam davranayım bu dönüşte önceden sinyal vermek çok önemli. arkadaki araç için müthiş bir farkındalık oluşturur.
0
benibulmanlazim
(21.05.22)
bazı ülkelerde sol şeritin daha solunda dönüş için ayrı bir alan bulunuyor, böyle bir şey lazım bize de.
0
nuisance
(21.05.22)
dogru bilinen yanlışlara güzel bir örnek:

1. bu tip sorunlar genelde ilçeler arasındaki yollarda ortaya çıkıyor. sebebi de malum insanlara ehliyet verilme sekli.

2. kural olarak siz sola dönecekseniz ve sola donüş cebi veya seridi yoksa sizin kendi seridiniz de durmanız ve dönmeniz gerekir (görseldeki gibi). bunun nedeni de kırmızı ile işaretlediğiniz alandan sola dönmeye çalışırken hem kendi şeridinizi hem de bulunduğunuz şeridi kesmeniz gerekmesidir.

3. peki görseldeki gibi yaparsanız sorun nedir? madde 1 bu kuraldan haberi olmayan büyük bir kitle sizi fark etmeyebilir. aslında yapmaları gereken görseldeki sarı araç gibi sizin sağınızdan geçmeleridir. Zaten bu kural, araçların sağdan geçilmesinin yasak olduğunu ifade eden kuralın tek istisnasıdır (karayolları trafik yönetmeliği, madde 103/c).

4. sizin gibi dönüş yapan (kırmızı alanda durup) bir arkadaş bu tip bir yerde yazaya karıştı ve haksız bulundu.
0
helenart
(21.05.22)
(1)

çok kuru cilt ve çok hassas cilt farkı

hsktr
nedir? bir de bunun sadece kuru cilt olanı var.
nedir? bir de bunun sadece kuru cilt olanı var.
0
hsktr
(19.05.22)
Hassas cilt, kendinden kaynaklı bir kuruluk, kızarıklık problemi olmayan ancak dış etkenlerden çok fazla etkilendiği için en ufak bir güneşe maruz kalma durumunda, kuru rüzgarda vs. kızarma, kuruma, kaşıntı, döküntü vs. yaşanmasına sebep olan cilt tipi oluyor.

Kuru cilt ise herhangi bir dış etkenden bağımsız, kendi kuruluğu nedeniyle döküntü, kuruma, kaşıntı gibi problemler yaşıyor.

Farkı bu.

Çok kuru ve çok hassas olduğu zamansa bu karakteristik özelliklerin çok daha yoğun olduğu anlamına geliyor. Haliyle daha çok bakıma gereksinim oluyor.
0
akhenaten
(19.05.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.