Giriş
(10)

hediye vermek faşizmdir

biseysorcaktim
yıllar önce, üniversite sınavına hazırlanırken miydi bilmiyorum, türkçe soruları arasında bir paragraf sorusu vardı ve özetle hediye vermek faşizmdir diyordu. faşizm kelimesi paragrafta yer aldığı için zihnime kazınmış.metni tam olarak hatırlamıyorum ama anafikir aklımda kalmış.birine bir hediye ver
yıllar önce, üniversite sınavına hazırlanırken miydi bilmiyorum, türkçe soruları arasında bir paragraf sorusu vardı ve özetle hediye vermek faşizmdir diyordu. faşizm kelimesi paragrafta yer aldığı için zihnime kazınmış.

metni tam olarak hatırlamıyorum ama anafikir aklımda kalmış.

birine bir hediye verirsin, beğenmez ama beğenmedim diyemez. belki kullanmak istemez, atmak ister ama manevi değeri olduğu için atamaz. her gördüğünde seni hatırlar. kendini borçlu hisseder falan.

açıkçası aşağı yukarı böyle düşünüyorum. biri tarafından verildiği için atmaya kıyamadığım, ama hiç de lüzumlu görmediğim bir sürü şey var evimde.

sizin konu hakkındaki fikirleriniz nedir?
0
biseysorcaktim
(23.09.22)
hediye vermek birine üstünlük belirtmektir. o hediyeyi atamaz, başkasına veremez. bu üstünlüğünüzü reddetmek anlamına gelir; sizinle ilişki kurmak istemediğini, üstünlüğünüzü reddettiği ifade eder.

bu üstünlük taslamaktan kurtulmasının tek yolu size en azından aynı değerde bir hediye vermesidir.

bu yönüyle hediye bir tahakküm aracıdır evet.

edit: faşizm bambaşka bir siyasal sistem, hediye bir tahakküm aracıdır.
0
babilfish
(23.09.22)
beğenmediğim bir hediyeyi hemen gider değiştiririm.
benim aldığım hediyeyi beğenmeyen de gidip hemen değiştirsin zerre umursamam. yeri geliyor, hayatınızı paylaştığınız eşinize bile beğenmediği bir hediye alabiliyorsunuz.

ama bahsettiğiniz durumda olan çok kişi de mutlaka vardır. yine de ben faşizm olduğunu düşünmüyorum. fazlaca zorlama bir düşünce şekli.
0
teritori
(23.09.22)
Hediye veren kişi beni yeterince tanıyorsa ihtiyacım olan, hoşuma gidecek olan, kullanabileceğim şeyi alır getirir zaten. Tabi burda kastettiğim büyük meblağlı şeyler değil. Atıyorum geçen doğumgünümde 2 ayrı kişiden gömlek geldi, birisi tam benim beğeneceğim tarzdaydı ama diğeri cırtlak bir sarı renkteydi. Şimdi bu sarı gömleği alan kişi, benim onu giymeyeceğimi, tarzım olmadığını bilmiyorsa çok da umrumda değil açıkçası.
Sırf hediye olsun diye alınan hediyelere kıymetli gözüyle bakamıyorum ben. O yüzden işime yaramayacağını düşünüyorsam atarım, faşistlik yapılmış gibi de hissetmem.
0
gallienus
(23.09.22)
Faşizm ağırlığı olan bir kavram ve ota boka kullanılmasına karşıyım çünkü anlamı sulanıyor bu şekilde.
0
peki madem
(23.09.22)
Ben bu konuda net olmak gerektigini dusunuyorum. Benim ailemde mesela obje olarak hediye vermeme anlayisimiz var ortak olarak. Yani al gordum bu bibloyu aldim falan demiyoruz kesinlikle. Kullanilacak seyler aliyoruz giysi, yiyecek, kozmetik veya ihtiyaci olan bir urun gibi, ya da etkinlik hediye ediyoruz, bir yere gitmek, yemege cikarmak falan gibi seyler.
Eger tanimadigim sevmedigim veya onemsemedigim bir yerden formalite olarak bir hediye geldiyse, isteyen birine veriyorum veya elden cikariyorum. Bu konuda kendimi kotu hissetmemeye calisiyorum.
0
sopiro
(23.09.22)
insanoğlu hayatı kendine zehir etmek için her şeyi düşünüyor heralde... hediye hediyedir, beğenirsen kullanırsın ne ala. beğenmezsen atarsın satarsın tutarsın yutarsın kime ne, dert edecek bir tarafı yok. faşizm benzetmesine girmiyorum bile direkt saçmalık.
0
summer timetable
(23.09.22)
İhtiyacım olmayan hediyeler bana da çok yük oluyor. Zaten eşyanın kölesi olmuşuz çok eşya içinde boğulmuşuz. Mümkünse kimse ihtiyacım olmayan bi hediye almasın bu nedenle bana . Bi süre tutup sonra etrafa dağıtıyorum
0
photo85
(23.09.22)
@sumer timetable +1

Eğer olayları tarttığımız kantarın hassasiyetini bu noktaya çekecek olursak yaptığımız her şey faşizm olur.

Bıçakla ekmek de kesebilirsiniz, insan da. Hediyeyi bir üstünlük göstergesi olarak ya da bir baskı altına alma, ses kesme aracı olarak da kullanabilirsiniz sadece ince düşündüğünüz için de.

Kötü niyetli olan insan, hediye kavramının bunda bir etkisi yok. Bu bakış açısıyla hediyenin faşizm olduğunu söyleyip iyi niyetli insanları zan altında bırakmak daha büyük bir faşizm.

Siyasi yobazlık hiç masum olmayan tehlikeli bir şey.
0
akhenaten
(23.09.22)
faşizm ağır bir kelime bu konu için.

ama hediye almanın ve hediye vermenin de bir adabı vardır. örneğin bir arkadaşınıza çok çok pahalı hediye almak onun ihtiyacını görse, hoşuna gitse bile kendini biraz suçlu hissetmesine yol açabilir. çünkü o size hediye almak istediği zaman ona denk bir şey alamayabilir, alamadığı için de kendini suçlu hissedecektir. bu hediye işine karşılık işi mi diye bakmak kulağa çok doğru gelmese bile mahcup olmamak adına bunu hissediyoruz ister istemez.
0
black holes in the sky
(23.09.22)
Aynı seviyeden gelen hediye hediyedir. Beğenip beğenmemek ayrı konu.

Senden alt sınıf/pozisyondan gelen hediyenin genelde bir sebebi vardır, aynı şekilde üstten gelenin de. Rüşvet, teşvik, teşekkür, sugardaddylik vb birçok açıklaması olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.09.22)
(4)

İnsan tam olarak güvenemeyeceği bir dünyada, nasıl tam huzurla yaşar?

psmstc
Özellikle de şehir hayatı için soruyorum. Apartmandaki kimseyi tanımıyoruz. (Ya da çok azını tanıyoruz.) Özel sektörde girdiğimiz işlerin güvencesi yok. "İyi çalışan işte kalır" diye bir kural da yok hani. Bir yandan dünya üç dört senedir inanılmaz belirsiz bir süreç yaşıyor (covid, savaş vb. duruml
Özellikle de şehir hayatı için soruyorum. Apartmandaki kimseyi tanımıyoruz. (Ya da çok azını tanıyoruz.)

Özel sektörde girdiğimiz işlerin güvencesi yok. "İyi çalışan işte kalır" diye bir kural da yok hani.

Bir yandan dünya üç dört senedir inanılmaz belirsiz bir süreç yaşıyor (covid, savaş vb. durumlar)

Özetle hayatlarımızda belirli, kesin olan çok bir şey yok gibi duruyor.

Böyle bir ortamda insan nasıl kaygı, anksiyete vb. durumlar yaşamadan huzurlu bir hayat sürdürebilir gerçekten?

İkinci sorum: Psikiyatriye gitsek anksiyete için böyle belirsizlik gibi durumlara karşı genelde ya ilaç verilir, ya da maruz bırakarak, endişe hakkında düşünceler değiştirilerek bir iyileşme hedeflenir.


Biz bu süreçleri zaten doğal bir şekilde 3-4 senedir, hatta daha da eskiden beridir yaşıyoruz. Niçin belirsizliğe maruz kala kala halen adapte olamadık?

Niçin anksiyete, stres hala dünyada bu kadar yaygın?
0
psmstc
(23.09.22)
herkesi tanımak ve güvenmek zorunda değilsin, bu zaten gerçekçi olmayan bir yaklaşım.
hayat da kesin olan sonuçlardan ibaret bir şey değil. dünyada covid, savaş gibi durumlar olmasa da 1 sn sonra kalbinin durmayacağını bilemezsin.
dünyada anksiyete ve stresin yaygın olmasının bir sürü sebebi var. mesela:
1) gün içinde binlerce ufak ya da büyük karar vermek zorunda kalıyoruz. insanlık son 100 yıl dışında bu kadar seçeneğe sahip oldığu bir dönem olmadı
2) sosyal medya ve tv çağında hep olumsuz haberler abartılıyor ve sanki sürekli kötü olaylar oluyormuş gibi hissediyor insanlar. halbuki insanlık son 2000 yıldaki en barışçıl, en iyi dönemini yaşıyor. savaşta ölen insan sayısı bir 50 yıl öncesine göre çok daha az.
3) insanlık en hareketsiz dönemini yaşıyor. insan vucüdu buna alışkın değil. anksiyeteye en iyi gelen şey spor mesela bende, ama sporu geçtim günde 10 adım atarak yaşayan milyonlarca insan var artık
4) insanlar artık çok güçsüz yetişiyor, aşırı güvenli ve mükemmel bir ortamda yaşamak gibi bir gerçekdışı beklentileri var insanların. halbuki dünya ve doğa her zaman tehlikelerle doludur ve doluydu da zaten.

ben stres ve anksiyeteye geçecek bir şey olarak bakmıyorum. bu baş ağrısı gibi, dönem dönem yaşanacak, etkileri kontrol edilebildiği sürece problem yaşatmayacak bir şey olmalı. mükemmel ve huzurlu bir hayat kimyasal destekler almadığın sürece mümkün değil. bakış açını buna çevirince, neden stresliyim, nasıl geçebilir, stresin kaynağı ne, önemi ne gibi telkinlerle bir nebze azaltabiliyor, fiziksel hareketle daha iyi bir noktaya getirilebiliyor. ama evde oturup, hiç spor yapmayıp, alkol kahve gibi uyarıcılarla yaşayıp, kötü beslenip, üstüne bir de bütün gün sosyal medyadaki çığırtkanları izlersen (milyonların yaptığı şey bu) elbette geçmesi mümkün değil.
0
roket adam
(23.09.22)
Ben ehliyetimi ilk aldığım zaman hep "ya karşıdan gelen araç üstüme kırarsa" gibi bir korku yaşıyordum. Sonra fark ettim ki neden yapsın? Siz ne kadar yaşamak istiyorsanız o da o kadar istiyor.

Aksilikler, kazalar, kötü niyetli insanlar her zaman olabilir bu bir gerçek ancak bunlar istisnalar.

Çevrenizdeki insanlara oldukça yabancılaşmışsınız sanırım. İnsanların birçoğunun iyi niyetli olmadıkları doğru ancak kötü de değiller, sadece nötrler.

Siz neden gidip birinin evini soymuyor ya da ateşe vermiyorsanız onlar da aynı sebepten yapmıyorlar. Siz evini soymadığınız herkesi çok sevdiğiniz için mi bunu yapmıyorsunuz?

İnsanlar hiçbir şey yokken yasalarla başı derde girsin ya da ait oldukları düzenden, toplumdan, çevrelerinden dışlansın istemezler. Bu gerçekliğe aykırı bir düşünce.

Elimizdeki güvenlik sistemleri de öyle ya da böyle bizi birçok tehditten koruyor buna her şeyi dahil edebiliriz, evin tahta kapısı bile sizi açık hedef olmaktan çıkarır, eğer evinizde kapı yerine açık bir boşluk olsaydı tehditler birbirine benzeyen diğer tüm seçenekleri geçerek size ulaşırdı örneğin.

Her neyse çok uzatmanın anlamı yok. Anafikri anladınız sanırım.
0
akhenaten
(23.09.22)
onu bunu kafana takmayacaksın
dertleri kederi çöpe atacaksın
takmayacaksın
tak açacaksın

beyle.
0
ahmet oturum cerezi
(24.09.22)
ben eminim dunyanin en zengin insanlarinin bile uykusuz geceler gecirdigine stresten.

birincisi sonsuz mutluluk veya refah hem mumkun degil hem de zaten asiri sikici, bunaltici olurdu ve devamli mutlu oldukca mutluluktan sagladigin haz ve fayda azalirdi, yani devamli mutlu olmaktan bunalip mutsuz olurdun. hayat da boyle. mucadele, amac, zorluklar olmali ki hem mutlulugu huzuru devamli hedef edinebilesin, hem de bunlara ulastiginda gercek hazzi elde etmis olasin.

apartmanda kimseyi tanimiyorsun mesela, e tamam iste sana niye zarar versinler? insanlara asil zarari zaten esi dostu tanidigi insan verir. senin icin apartmandaki diger insan zaten yok hukmunde, ancak giriste vs gorursen selam verirsin bu kadar. yani zaten aklina bile gelmemesi gereken bir olgunun seni bu kadar endiselendirmesi zaten pratikte mumkun degil. diger turlusu zaten anksiyeteye hatta ilerlediyse paranoyaya girer ki tedavi edilmesi gereken nevrotik ve psikotik hastaliklar evresidir artik.
0
baldur2
(24.09.22)
(7)

Ayarı kaçmış empati

akhenaten
Birkaç hafta önce bir olaya şahit oldum. Arkadaşlar ve arkadaşların arkadaşları falan grup olarak bir yemeğe gidecektik. Ben bizimkileri almaya gittim, öğrendim ki birinin hoşlandığı kız da orada olacakmış. Bu da evde hazırlanıyor, ama ne hazırlanma; soruyor soruşturuyor ne yapayım ne giyeyim falan
Birkaç hafta önce bir olaya şahit oldum. Arkadaşlar ve arkadaşların arkadaşları falan grup olarak bir yemeğe gidecektik. Ben bizimkileri almaya gittim, öğrendim ki birinin hoşlandığı kız da orada olacakmış. Bu da evde hazırlanıyor, ama ne hazırlanma; soruyor soruşturuyor ne yapayım ne giyeyim falan diye, baya heyecanlı. Neyse, giydirdik süsledik falan gittik. Sonra kız, sen tut resmen dalga geç çocukla. Yani dalga geçmek derken, ortamı bozan garip bir şey değildi ama tamamen "arkadaşlar arası" ortama uygun bir yaklaşım. Sadece bir an çocuğun gözünde bir bakış yakaladım, böyle tam bir hayal kırıklığının resmi, bir an ama.

Nasıl kalbim kırıldı, nasıl kötü hissettim, nasıl etkilendim anlatamam. Kendime yapılan hiçbir şey beni öyle etkilememişti.

Her neyse bu olaydan sonra saçmalamaya başladım. Örneğin birkaç gün önce yerel ürün satan bir yerden tereyağı aldım, yağ bir tuhaftı acı gibi. İade edeyim dedim sonra aklıma geldi acaba belki orda duran kadın dükkanını çok seviyor, yağını falan beğenerek oraya koyuyor da birisi beğenmeyip getirirse kalbi kırılacak, üzülecek falan gibi hissettim iade etmedim. Gözümde böyle elinde tereyağıyla depoya gidip sessizce iki damla ağladığı falan canlandı teyzenin.

Başka bir sefer butik, şirin bir cafede yediğim hamburgerin köftesi baya balık kokuyordu, ama buram buram. Ne alaka işte... Baktım garsonlar baya güleç falan, dedim acaba şimdi söylesem beğenmedi burgerimizi diye içerlerler mi... Demedim bir şey.

Deli saçması tabi, eş zamanlı olarak bunun da farkındayım ama engel olamıyorum. Fena travma yaşadım nedense :D çıkmıyor ağzımdan.

Geçer mi acaba bu kendi kendine.
0
akhenaten
(22.09.22)
hocam belki o çocuğun o tavırla yüzleşmesi gerekiyordu duygusal olgunluk kazanmak için

dükkandaki teyzenin de belki yağının biraz acılaştığını bilmesi yeni ürünleri için iyi olur

aynı şekildeki restoranın yağ konusu da böyle

doğru şeyleri uygun bir dille iletmek daha iyi olur
0
freebird5406_2
(22.09.22)
önceden de var mi boyle asiri empati? ben de asiri hisliyim uzuluyorum biri uzulunce hemen. biraz psikoloji kitapları, makaleleri okumak iyi geliyor. bir de daha duyarsiz kisilerle aynı ortamda bulundukca onlar gibi davranmaya calisiyorum. yapacak bir sey yok demeyi ogreniyoruz az biraz.

ustteki yorumun dedigi gibi o tavirla karsilasip duygusal olgunluk edinir ki olgunluk guzel bir seydir :) hangimiz ret yemedik ki?
0
ala09
(22.09.22)
zamanla düzelir, daha önce gözünüzün önünde yıkıcı bir hayal kırıklığı yaşayan birine denk gelmediyseniz normaldir. beğenilmemek, sevilmemek insanı olgunlaştırır. arkadaşınızın hevesi kırılmıştır ama uzun vaadede işine yarayacak bir hayat tecrübesi kazanmış.

Sizin aşırı empati sıkıntınız geçmesine geçer de bu aralar üç boyutlu figürdür, ne bileyim tasarımdır ihtiyacınız varsa göndereyim hemen. Beğenmediği ürünü iade etmeyen müşteri bulmak zor bu ekonomik ortamda.
0
coldegezenkutupayisi
(22.09.22)
@ala09 normalde de empati yaparım ama bu kadar absürt şekilde olmazdı hiç, şu sıralar baya yolundan saptı iş.

@coldegezenkutupayisi, ahahahahah :D
0
🌸akhenaten
(22.09.22)
Asiri empatiden otr kendi hakkinizi savunmak, kendi fikrinizi soylemek ve sesinizi cikarmak konusunda bir sikinti var gibi geldi. Bunu da baskalarinin hissine asiri kendini acarak regule etmeye calisiyormussunuz gibi hissettim
0
mor oje
(22.09.22)
Ben de boyleyim, baskasi adina ondan daha cok ve daha uzun sure uzuluyorum. Kirilmasinlar diye ses etmiyorum vs.

Terapistime bundan bahsettigim bir seansta, 'neden diger insanlara olan inanciniz bu kadar az?' dedi. Nasil yani dedim. Neden insanlarin elestiriyle basa cikamayacaklarini, zor birseyler yasarlarsa kirilip dokuleceklerini falan dusunuyorsunuz ki? Neden kapleri kirilsa da zor durumlardan gecseler de toparlanip hayatlarina devam edebileceklerini dusunmuyorsunuz?' dedi.
Aaa, dedim icimden.
Karsinizdakiler de yetiskin insanlar. Onlarin da sizin gibi dogru kararlar verip dogru sureclerden gecebileceklerine inanmaya calisin bence, dedi.

Ikna oldum.
0
sopiro
(23.09.22)
Hanımefendi kendisinden hoşlanan beyefendi ile biraz flört etmek istemiş ancak beyefendi bunu anlamamış. flört aşamasında kadınlar erkekler ile dalga geçmeye meyillidir, beyefendi eğer bu dalga geçmeleri savuşturabilseydi bir umut bir şeyler olurdu.

sizin bundan etkilenip de başkalarına vermediğiniz tepkiler gereksiz nezaket örneği.

hamburgercideki şef severek yaptığı bir şeyin beğenilmediğini öğrendiğinde yapacağı şey neden beğenilmediğini, düzeltebileceği bir şey ise daha iyi nasıl yapacağını düşünmek.

belki bir önce o tezgahta balık yapıldı ve bu nedenle kokusu sizin hamburgerinize sindi, veya etin bulunduğu dolaba iş güzarın biri balık koydu, siz bunu söylediğinizde bundan sonra buna dikkat edecek belki etrafındaki kişileride uyaracakken hem sizi kaybetti, hemde sizden sonrakileri.

gereksiz nezaket göz çıkarır.
0
selam
(24.09.22)
(8)

Gözüme bir şeyler oluyor

ananiyimioguz
Lise ve üniversite yıllarımda 2 gözüm de 0.25 idi fakat sonra monitöre bakma sıklığımdan olacak ki sol 0.75 sağ 1.75 olmuş.Bakıldığı zaman öyle aman aman değerler değil fakat ben doktora neden gittim..Sağ gözüme sanki şeffaf bir perde inmiş de görüşüme engel oluyormuş gibi hissediyordum.Sanki sabah
Lise ve üniversite yıllarımda 2 gözüm de 0.25 idi fakat sonra monitöre bakma sıklığımdan olacak ki sol 0.75 sağ 1.75 olmuş.

Bakıldığı zaman öyle aman aman değerler değil fakat ben doktora neden gittim..

Sağ gözüme sanki şeffaf bir perde inmiş de görüşüme engel oluyormuş gibi hissediyordum.

Sanki sabah uyanmışım çapak varmış da geçmiyormuş gibi de denebilir.

Önce Etiler dünya göz e gittim, bir şey yok gözünde sadece astigmatın var dediler. Gözlük kullanmaya başlayabilirsin dediler. O zamanlar 1.25 falandı sanırım.

Aradan 3 sene geçti, istanbuldan ayrıldım baş ağrısı ve net görememeden ötürü söke devlet hastanesine gittim. şuan 1.75 olmuş. O doktor da perde gibi görmeni sağlayacak bir şey göremiyorum dedi. Neyse ben de gözlük aldım. full hd den 720p ye düşen görüşüm eskisinden de iyi oldu 4k görüyorum her şey çok güzel fakat

Ara ara o perde varmış gibi hissiyat geliyor mesela şu anda da var ovalıyorum geçmiyor yıkıyorum geçmiyor. Deterjan reklamı gibi oldu biliyorum ama :D doktorlar bunu göremiyorlar. Bazen geçiyor, gözlükle cam gibi görüyorum. Ama şu an mesela gözlükle de bulanık. Su altında görüyorum gibi oluyor.

Nedir bu sıkıntı?
0
ananiyimioguz
(22.09.22)
Gecmis olsun...
Goz ile ilgili hicbir seyi ihmal etmeyin, ertelemeyin..

Tibbi gorus bildirmem dogru olmaz ama en kisa zamanda baska bir hastaneye de gorunmenizi tavsiye ederim.

Ben Istanbul Got Hastanesine daha cok guveniyorum (avrupa yakasinda, bahcelievlerde.. Incili metroya cok yakin).

Gerekli tetkikleri yapip dogru uzmana yonlendirirler.

Ihmal etmeyin.. Goz maalesef kendi kendine cabuk duzelebilen bir organ degil.

Gecmis olsun.
0
parcxerox
(22.09.22)
teşekkürler şu an izmir-bodrum arasına erişimim var. Buralarda bir öneriniz var mı?

bir de bu olay en çok şundan sonra tesir etti, göz çevremdeki yağ bezeleri için aktardan aldığım bir yağı kullanıyordum. Çam ağacı özü yağı mıydı başka bişey miydi adını tam hatırlamıyorum ama deriyi yakıyordu biraz.

gözüme o kaçtı yaktı baya. ondan sonra gittim dünya göz'e. Gözüme renkli bir şey damlattı bir şey yok gözünde gayet sağlam mercek falan dedi. ben de güvendim devam ettim ama ara ara oluyor.
0
🌸ananiyimioguz
(22.09.22)
gözün arkasına baktılar mı göz arkasında kılcal damar kanaması diye bir olay var valide yaşadı benim, bir de ona baktırın isterseniz.
çok geçmiş olsun
0
erty_ksk
(22.09.22)
İzmir'de mucize yararcanı bir araştırın. Ben annemi çok götürdüm ve fayda gördüğümüz tek doktordu.

kaşkaloğlu göz hastanesi de olabilir.
0
Phoebe
(22.09.22)
birebir aynı şikayetlerle altı ay önce hastaneye gittim. kirpik dibi iltihaplanması olduğunu söylediler. damla, şampuan falan kullandım iki hafta kadar. tam olarak sebebin o olduğundan emin değillerdi başka testler de yapacaklardı ama perde hissi geçtiği için ihmal edip gitmedim. nasıl sinir bozucu bir his olduğunu biliyorum bence ihmal etmeyin.
0
coldegezenkutupayisi
(22.09.22)
5-6 yaşından beri olduğunu iddia ettiğim rahatsızlıklarım için doktor doktor, hastane hastane gezdim. Kimse bir şey anlamadı. Bin çeşit teşhis kondu, hatta bir doktor neredeyse sadece yaşlılarda görülen meniere teşhisi koydu kendisi de şaşırarak.

Sonra büyüdüm, yaşıtım bir asistan genç bt istemeyi akıl etti. Bt'de bir kitle görüldü. MRI istendi ve anlaşıldı ki kulağımda doğumdan beri bir kitle bulunuyormuş ve şikayetlerimin sebebi buymuş. Ameliyat oldum, hiçbir şeyim kalmadı.

Demem o ki, eğer şikayetleriniz geçmiyorsa siz de doktora gitmekten vazgeçmeyin ve her gittiğiniz doktora daha önce geçirdiğiniz muayene süreçlerini anlatın.
0
akhenaten
(22.09.22)
Benim de zıt kulağımda doğuştan beri bir delik var içeri doğru gidiyor biraz iltihap yapabiliyor ama çok büyük olmadığı için kalsın demişlerdi.

Benim bildiğim göz sinirleri ortada bir yerde yer değiştiriyor. O yüzden o deliğin ucu bir kitleye dayanıyor olabilir ve sol kulağımın oradaki şey sağ gözüme vuruyor olabilir mi acaba merak ettim. Bir şu kirpik dibi iltihabını sorayım bir de bt çektireyim ben de bakalım. Eşim de bulanık gördüğüm gözün tarafında, kulağın biraz üstündei kafamda bir şişlik hissettiğini söylüyor. Her şey olabilir valla
0
🌸ananiyimioguz
(22.09.22)
Doktor bugün 5-6 farklı cihazla gözün önüne arkasına baktı, göz tomografisi denen bir şey varmış ondan da çektirdim, onu da inceledi.

Gözünde hiçbir şey yok diyor :/ Göz kuruluğu ve alerjik bir yapın var, göz sıvısının kıvamı da sanki ayrı bir katman varmış hissiyatı verebilir dedi.

Molalar verip gözlerini dinlendir ve verdiğim damlayı gün içerisinde 3-4 saatte bir damlat dedi.

Sağ gözümde astigmat dışında 0.25 hipermetrop tespit etti. Aslında gözün 1.75 değil 1.25 astigmat, 0.25 de hipermetrop gözlük yaptırman lazım dedim. Devlet hastanesinde 1.75 astigmat demişti ben de onun için 2 gün önce gözlük yaptırmıştım boşa gitti şimdi :/

Kirpik dibi çapaklanma, iltihabı da kötü etkiler dedi onun için de bir yıkama şampuanı yazdı. Bunu almazsan bebek şampuanı da olur gün içinde ara ara göz çevreni yıkarsın dedi.

Sarı nokta denilen yerin iltihaplanmasından şüphelendi, onda bir şey yokmuş.

Ama yine de gözüm sanki ayrı bir sıvı içerisinde yüzüyormuş, önünde ayrı bir zar varmış, perde varmış gibi hissediyorum, gözlükle bile bulanık görebiliyorum dedim.

Sağ gözün çok tembelleşmiş, hipermetrop birinde var diğerinde olmadığı için farklı bir hissiyat yaşatabilir normaldir dedi.

Şimdilik biraz damla ve yıkama ile gözlemleyeceğim, geçmez ise tek yol beyin tomografisi çektirmek ama onu da keyfe keder çektirmeyin diyorlar. Çözüm bulamazsam mecbur ama tabi..
0
🌸ananiyimioguz
(23.09.22)
(4)

Sosyalist partiler arasındaki fark nedir?

sonhakan
Tkp,Tip, Emep, Sol gibi partilerin temelde ayrıştıkları konular nelerdir?
Tkp,Tip, Emep, Sol gibi partilerin temelde ayrıştıkları konular nelerdir?
0
sonhakan
(21.09.22)
şu şöyledir bu böyledir denecek bir şey yok ortada.
"tkp bunu der, emep bunu der, o yüzden aynı partide değiller" diyemeyiz yani.

dünyaya bakış açıları, politik tavırları, kendilerini konumlandırdıkları yer, hatta yaptıkları "faşizm", "demokrasi" tanımları, örgütlenme biçimleri, siyaset yapış şekli her şey farklı.

türkiye emparyalist midir yoksa sömürülen faşist bir devlet midir sorusu bile bir tartışma konusu.

türkiye'de konu mihri belli'nin milli demokratik devrim tartışmalarıyla çıkıyor. bunun detaylarına bakabilirsiniz google'dan.

ayrıca twitter'da falan çok parti olunca "türk solu böyle böyle" muhabbeti de çok yapılıyor. biri gelip "türkiyenin solu bile şöyle" demeden diyeyim, dünyanın her yerinde böyle. çoğu zaman doğrusu da bu maalesef.
0
patronaj1
(21.09.22)
birinin söylediği şeye diğeri hayır demeyecektir. çoğu fikirleri birbirinin aynısı/benzeridir. (pratik anlamda) ancak mücadelelerinin en ortasına koydukları şeyler farklı farklıdır. yani temelde ayrışılan bir konu yok bence.
0
co2s2
(21.09.22)
Birçok şey var, en temelinde yattığını düşündüğüm birine örnek vereyim. Örneğin bu partilerde adı açıkça konulmuş bir lider taraftarlığı ve adı açıkça konulmamış bir gelenekçilik eğilimi var. Haliyle farklı grupların savunduğu liderler ve bu liderlerin "sünnetleri" birbirlerinin yollarına uyum sağlamalarını engelliyor.

Marx, lenin, troçki, mao gibi kimseleri savunan insanlar tarihte bu kişilerin birbirleriyle de olan etkileşimlerini hala gözetiyor. Kalan çoğu şey de bu durumdan zamanla dallanıp budaklanıyor denebilir.

Bu öne çıkan kişilerle özdeşleşmiş ideolojileri okursanız cevabınıza da büyük oranda ulaşırsınız.

Gelenekçilik eğilimi de zaten bu sıkı lider bağlılığından oluşuyor.
0
akhenaten
(21.09.22)
Tanıl bora nın cereyenlar kitabını öneririm. Pdf var galiba ortalarda da
0
fistikthecat
(21.09.22)
(6)

Erkekte goze yakin kisimlardaki tuyler

mirafiori
Yillar icinde sakal keserken jiletin hafif hafif kaymasiyla goze yakin yerlerde siyah tuyler daha sik cikmaya basladi. Bunlarin cozumu nedir, nasil almak daha uygundur. Jilet atmiyorum oraya cimbizla cekmeye calisiyorum. Lazer mi yaptirmam lazim?
Yillar icinde sakal keserken jiletin hafif hafif kaymasiyla goze yakin yerlerde siyah tuyler daha sik cikmaya basladi. Bunlarin cozumu nedir, nasil almak daha uygundur. Jilet atmiyorum oraya cimbizla cekmeye calisiyorum. Lazer mi yaptirmam lazim?
0
mirafiori
(21.09.22)
makine ile alıyorum ben. en ince ucuyla.

lazer belki kesin çözüm ama sakalın bittiği yerde kalemle çizilmiş gibi bir iz çıkarıyor. fazlasıyla çirkin bir görüntü bence o.

şundan bahsediyorum
scontent.fteq3-3.fna.fbcdn.net
0
teritori
(21.09.22)
Her berbere gittiğinde sir ağda yaptır.
Zamanla azalır.
0
Mirket
(21.09.22)
kıllara değil ama cımbız eziyetinize bir son vermek isterim. tıraş edilen tüylerin daha kalın çıkacağı miti bir yanılsamadan ibarettir. eski yeni bir çok çalışma bunu gösteriyor.

kökten yeni çıkan kıllar herhangi bir dış etkene maruz kalmadığından, her yeni şey gibi gıcır gıcır ve parlaktır, henüz güneş ve dış etkenler yüzünden ağarmamış ve zedelenmemiştir. yeni kesildiği ve köke yakın olduğu için dokunduğunuzda da küt ve güçlü hissedilir. kısa bir aramayla bu konudaki çalışmaların hepsine ulaşabilirsiniz ama bir örnek yazı bırakayım.

www.healthline.com

o yüzden böyle uğraşacağınıza çıktıkça basın jileti diyorum. ben de yıllardır böyle yapıyorum ve en ufak sorun yok.
0
kaichi
(21.09.22)
lazer yaptırıyorum ama hiç tam anlamıyla bitmedi.
ağda cımbız vs çözüm değil tekrar çıkar. lazer azaltır.
0
jelly bear
(21.09.22)
Yüz için olan ağda bantları var, ben onlardan kullanıyorum. Kuaföre gittiğimde de orada ağda yaptırıyorum.
0
akhenaten
(21.09.22)
@teritori gercekten igrenc bir goruntu zaten o sekilde degil de rastgele 6 7 noktaya ates seklinde yaptirirdim yaptirsaydim.

agda veya jiletle dalarak daha fazla kilin uzamasini tetiklemek istemem ama agda denenebilir
0
🌸mirafiori
(21.09.22)
(5)

1 ayda İspanyolca öğrendiğini söyleyen kız gerçek mi ?

sassot
18 yaşında ve 9 dil biliyor. 1 ayda İspanyolca öğrendiğini söylüyor. Gerçek mi bu yav ben hiçbir şey anlamadım. Ve dilleri de kendi kendine öğrendiğini söylüyor. Bu zamana kadar biz mi yanlış şeyler yaptık? Açıkçası kızın yalan söylemek için bir sebebi de yok, anladığım kadarıyla da gayet güzel konu
18 yaşında ve 9 dil biliyor. 1 ayda İspanyolca öğrendiğini söylüyor. Gerçek mi bu yav ben hiçbir şey anlamadım. Ve dilleri de kendi kendine öğrendiğini söylüyor.

Bu zamana kadar biz mi yanlış şeyler yaptık? Açıkçası kızın yalan söylemek için bir sebebi de yok, anladığım kadarıyla da gayet güzel konuşuyor dilleri siz ne diyorsunuz ?

youtube.com

Kanalın adı : İclal
İclal dağcı yazarsanız çıkıyor.
0
sassot
(20.09.22)
Evet mümkün. Bilhassa bir kaç dile sahip olduktan sonra yeni bir dil öğrenmek daha hızlı oluyor dillerin yapısının birbirine benzediğini keşfediyorsunuz ve belki bu kişi ispanyolcaya yakın Latince, İtalyanca veya Fransızca gibi dilleride biliyor bu yüzden daha da hızlı öğrenmiş olabilir.
0
beemaker
(20.09.22)
Doğru olması muhtemel, örneğin o 9 dilin içinde italyanca da varsa diğer bildiği dillerin getirdiği yatkınlıkla yapılabilir.

Ama dil bilmekten kastedilen şey önemli. 1 ayda bir dilde yetkin olamazsınız. Ancak o dilin konuşulduğu ülkede hayatta kalabilecek kadar öğrenebilirsiniz. Eğer yeteneğiniz de varsa bu "hayatta kalma" kısmını çok fazla devrik cümle kurup ezbere kalıplarla konuşmadan yapabilirsiniz. Bu kişinin "dokuz dil bilmekten" kastettiği de büyük ihtimalle bu.

Bir ayda bundan daha ilerisini yapmak için anadil altyapısı gerekli. Anadili Türkçe olan biri bir ayda Azerbaycanca ya da Kırım Tatarcasını oldukça ilerletebilir. Anadili örneğin İspanyolca olan biri bir ayda İtalyancasını oldukça geliştirebilir. Anadili İngilizce olan biri Flemenkçe'de, Fince konuşan birinden daha fazla şey öğrenir. Yani sizin sorunuzda bu kişinin hangi dillerde yetkin olduğu da önemli.
0
akhenaten
(20.09.22)
1 ay bana kalırsa biraz kısa ama yukarıdaki arkadaşların yazdığı gibi bir durum var. öncesinde hangi dilde ne kadar bilgisi olduğu önemli.

yoksa tamamen alakasız bir şekilde sıfırdan 1 ayda zorlasanız a2.1 falan olursunuz herhangi bir dilde en fazla. o da zorlarsanız.

dillerin içinde bulunduğu dil ailesindeki yakınlık ve benzerlik seviyesine göre öğrenme hızlanabiliyor evet. genelde bu iş böyle yapılıyor zaten ağaç tırmanıyorsunuz bir devi. dil ağacı. bir de üç dört dilden sonra dil öğrenme daha da kolaylaşabiliyor benim de araştırdığıma göre.

ama bazı polygotlarda şöyle bir şey var ben artık gerçek polyglot bir de wanna-be polyglot diye ayırıyorum.

bazıları gerçekten yetkin seviyede dili kullanacak kadar öğreniyor. insan saygı duyuyor hayret ediyor.

bazıları ise (bu kız için demiyorum onu tanımıyorum aratmadım da) ilginç bir şekilde belli bir seviyede öğreniyor her dili. her dilde yetkinliği aynı seviyede. öğreniğin X dilinde A B C diyebiliyor ama D diyemiyorsa diğer dillerde de en fazla A B C diye biliyor ama sonra çıkıp ben polygolotum haa diyor. biraz gösterme oluyor o.
0
AlsterWasser
(20.09.22)
akhenaten +1

ben ispanyolca ve ingilizce bildigim icin girdigim fransizca seviye sinavinda b1 cikmistim halbuki A0 olmam gerekirdi.
0
hewit
(20.09.22)
ben bu kanalı biliyorum bu kız fransızca biliyor. ilk yabancı dili fransızcaymış. o nedenle gayet normal ispanyolcayı kısa sürede öğrenmesi.
0
curious mind
(20.09.22)
(14)

İkinci yabancı dil

dissendium
Merhabalar. 500 kez sorduğum sorulardan bir tanesi daha. Son durumda birkaç şey sormak istiyorum.Şimdi ben mühendis olduğum için hep Almanca önerildi ikinci yabancı dil olarak. Ben de katılıyorum bu düşünceye. Gerçekten işime yarayabilir.Ama Instagram'da İtalyanca hesapları çok ilgimi çekiyor. Kendi
Merhabalar. 500 kez sorduğum sorulardan bir tanesi daha. Son durumda birkaç şey sormak istiyorum.

Şimdi ben mühendis olduğum için hep Almanca önerildi ikinci yabancı dil olarak. Ben de katılıyorum bu düşünceye. Gerçekten işime yarayabilir.

Ama Instagram'da İtalyanca hesapları çok ilgimi çekiyor. Kendimi istemeden kelime, cümle öğrenirken buluyorum. Doğal şekilde öğreniyorum resmen.

İlginç kısmı birçok şey aklımda kalıyor.

Oggi, ieri, domani falan basit ama sanki uzun süredir biliyormuşum gibi öğrendiğim kelimeler. Bir insan dolce, Versace derken zevk alır mı? Alıyorum...

Durum böyleyken yönümü yine Almancaya mı çevirsem?

Almanca sanki şakır şakır konuşabileceğim bir dilmiş gibi gelmiyor ama niyeyse İtalyanca sanki üstüne düşsem konuşabilirim gibi geliyor.

Sizce İtalyanca, İspanyolca öğrenmek Almanca varken gereksiz, boş uğraş mı?
0
dissendium
(19.09.22)
bahsedilen ülkelerde bizzat yaşamayı düşünmüyorsan ikinci yabancı dil kariyer için gereksiz bir uğraş. c1 seviyesinde sertifikalı almanca bilen biri olarak yazıyorum. ha zevk için yapacağım dersen sıkıntı yok tabii, orası ayrı.

buna ayıracağın vakti mesleki olarak işe yarayacak skiller öğrenmek için harcamanı öneririm. atıyorum makina mühendisiysen sallıyorum catia öğrenmek gibi. salladım tamamen.
0
roket adam
(19.09.22)
ben aktif fransızca konuşan biriydim, almanca ve norveççe de anlıyordum.

ikinci dili çalışmakta, geliştirmekte sıkıntı yok çalışıyor ve gelişiyor ama bıraktığın anda daha doğrusu ingilizceye döndüğün anda dil geri gidiyor.

yani ikinci dili seçerken en azından dili unutmamak adına bir kullanım alanı açmalısın

fransızca mesela sohbet
italyanca mesela opera
almanca mesela teknik kitaplar
norveççe mesela hiçbir şey

gibi

ben olsam buna göre seçerdim ikinci dili hani sürekli takip edebileceğin bir hobini o dilde kullanmak üzerine.
0
duyurukullanıcısı
(19.09.22)
@roket adam, makine mühendisiyim. Catia biliyorum ama geliştirsem daha iyi olur tabii ki.

Aslında amacım sadece kariyer değil. İngilizce dışında bir dil daha biliyor olma düşüncesi hoşuma gidiyor. Belki 20 yıl sonra çalışmak için giderim. Yakın zaman için düşünmüyorum bunu.
0
🌸dissendium
(19.09.22)
hocam siz ikinci dilinizi bulana kadar millet üçüncü dili öğrendi ülke değiştirdi hatta yanına profesyonel yeni bir yatırım daha yaptı kendine..

görünen o ki zorluyorsunuz. yani şu anlamda, hangi dili sevdiğinizi bulamıyorsunuz. muhtemelen hiçbirine ilginiz yok. olsa zaten ya sıradan başlardınız ya da zaten belli olurdu o dil. her gün başka bir dil ilginizi çekiyor ama gerçekçi değil de heves olduğu ortada.

zorunluluktan dil öğrenme de bir yere kadar olur aktif profesyonel kullanılmayınca onun dışındaki öğrenim ise direkt dile hatta dilden daha geniş olarak kültüre ilgiden gelen doğal bir motivasyonla olur.

bu noktada ben de @roket adam+1 diyorum.
0
AlsterWasser
(19.09.22)
"Bir insan dolce, Versace derken zevk alır mı? Alıyorum" bundan herhangi bir sekilde italyanca ogrenmelisin anlami cikmaz bence...

ben de roket adam'a katiliyorum. zaten gidip o ulkelerde yasamadikca birazcik kurs biraz duolingo'yla falan ne italyanca ne almanca asla kayda deger bir seviyeye varmayacak. tamamen bos zaman dolsun diye yapacaksan yap da kariyer gelisimi icin beklentilerin gercekci olsun.

edit: AlsterWasser +1
0
hot potato
(19.09.22)
İkisini de aynı zamanda öğrenebilirsiniz. Birer kitap pdf i bulun, ya da youtube dersleri izleyerek başlayın.
0
GoodMorningTeacher
(19.09.22)
kardeşim italyan dili mezunu. ancak italya'ya turist olarak gittiğinde kullanıyor. yaptığı işte bile bir işine yaramıyor.

romantik nedenlerle (kulağa hoş geliyor vs.) öğrenmeye başlanan yabancı diller çoğu zaman bir yere varmaz. bir planın programın yoksa bir heves başlar sonra bırakırsın. sana mesleki anlamda katkı sağlayacak ya da ileride aktif biçimde kullanım alanı bulacağın bir dile yönelmeni ve bu işi ciddiye alarak yapmanı öneririm.
0
sir gawain
(19.09.22)
Dili ne amaçla öğrenmek istiyorsunuz? Mühendislik ise ve Almanya'da yaşamayı düşünüyorsanız Almanca öğrenilebilir bunun dışında İtalyanca, Fransızca gibi Avrupa dillerinin devri geçti fazla gelecekleri yok artık Fransızca desek frankkfon ülkelerde ciddi bir Fransa karşıtlığı var artık fransa hem pazar kaybediyor hem de halklar artık yerel dillerine dönüyor İspanyolca tercih edilebilir zira bir çok ülkede konuşuluyor büyük bir pazar şayet akademik olarak düşünüyorsanız Bulgarca, Norveçce veya Zazaca bile öğrenebilirsiniz eğer ticaret dili öğrenmek ve bu işten para kazanmak istiyorsanız Arapça'yı tavsiye ederim
0
beemaker
(19.09.22)
"ispanyolca ilerde cok degerli olacak" geyigi bence patlamis bir boomer teorisidir, 80lerde gozumu actim ispanyolca diye millet aglasiyordu ama bir cacik oldugu yok, olacagi da yok zira ispanyolca konusulan ulkelerin alayi batik.

almanca muhendislik acisindan dunyaya parmak atmis ulkelerden biri o yuzden almanca, fransizca/italyanca gibi dilleri tepeler..

o yuzden beynim almanca diyor. Ama kalbim rusca der, elfleri seviyorum yaw nabayim..
0
cooperr
(20.09.22)
İspanyolca zaten değerli bir dil ticaret dili aynı zamanda ve dünyada cinceden sonra konuşan sayısı bakımından 2. Sırada hatta ABD'de bile belli bolgelerde göçmenler ingilizce bilmiyor İspanyolca konusuyorlar fakat İspanyolca mühendislik için değil. Aslında Avrupa dilleri demode oldu bir zamanlar Fransızca diplomasi diliydi veya İtalyanca önemliydi bana kalırsa iş amaçlı düşünülüyorsa ingilizce yeterli Avrupa devri 20. Yüzyılda kaldı günümüzün hasta adamı artık bugün ne fransizcanin ne italyancanin önemi kaldı hatta bir zamanlar çok önemli olacak geleceği parlak dedikleri Rusça bile gereksiz bence eski SSCB ülkelerinde artık gençler Rusça bilmiyor ve çoğu ülke krilden latinize edildi keza 90'li yıllarda geleceği parlak dedikleri Mandarin bugün Çinli tüccarlar Türkçe öğreniyorlar veya ingilizce yeterli diye düşünüyorum.
0
beemaker
(20.09.22)
Dil öğrenme sebebi illa ki işlevsellik olmak zorunda değil ki?

Sizin amacınız nedir örneğin? "Almanca öğrenip alanımda yazılmış makaleleri çevireyim, alman ortaklığı olan bir şirkette işe gireyim, dil yardımıyla iletişimi geliştirip belki her şey yolunda giderse ordan da almanya'ya geçerim kim bilir" gibi ya da benzeri bir planınız var mı?

Eğer yoksa, yani almanca öğrenip herhangi bir fabrikada, şantiyede vesaire maaşlı çalışacaksanız zaten almancanın bir katkısı olmayacak ki size? Bu şey gibi, kas gelişimi için protein ağırlıklı beslenmek iyiymiş deyip hiç spor yapmayı planlamamak gibi. Pratikte bir faydası olmaz.

Eğer somut bir planınız varsa bence hevesinizi bir kenara bırakıp almanca öğrenebilirsiniz.

Ancak eğer somut bir plan yoksa sevdiğiniz bir dili öğrenmek sizi eğlendireceğinden, ilgi alanınızı genişleteceğinden sizin için almancadan çok daha fazla faydalı olur. Yemek yerken de sadece sağlık için yemiyoruz değil mi? Örneğin tatlıların size hiçbir faydası yok, ama canınız isteyince yiyorsunuz. Çünkü güzel.
0
akhenaten
(20.09.22)
@akhenaten, dil öğrenmenin kendisini keyifli buluyorum. Arapçaya çok ilgim yok ama öğreten olsa onu da öğrenirdim. Bunu kişisel gelişim olarak görüyorum. Daha sonra iş geliyor. Alman şirketine girmek için Almanca düşündüm. Ama diğer taraftan da mühendislik dışında ticaret ile ilgili alanlarda da iş tecrübem olabilir. Dilin iş hayatında işe yaraması için iyi seviyede bilinmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de ilerleyebildiğim dili seçmek mantıklı geliyor. Ama bu noktada işe yarayıp yaramama durumu kararsız kalmama neden oluyor.
0
🌸dissendium
(20.09.22)
çok açık konusacağım maymun iştahlısın, işine yarayacak olan ama görev gibi olan neye başlarsan başla devamını getirmeyeceksin, o yüzden kariyer için değil keyif için öğrenmek istediğini öğren.
0
kuzey li
(20.09.22)
Ne ogreniyorsan ogren once cevrene bak o dili ne kadar insan konusuyor. Yoksa pisman olursun benden demesi.
Not : internet var ama insan bi cafeye bara restauranta gidince yada yolda o dilden insan ariyor
0
Slynmaster
(21.09.22)
(5)

NVİ İmkansız Randevu

Kirmizibavul
Selamlar, ehliyet ve kimlik için nüfustan nasıl randevu almayı başarabiliriz. Ne zaman girsem tü ilçelerde randevular %100 dolu görünüyor. Bunun bi tricki var mı, belli saatler arasında vs denemek gibi. Veya randevusuz gitsek işlem yaparlar mı?
Selamlar, ehliyet ve kimlik için nüfustan nasıl randevu almayı başarabiliriz. Ne zaman girsem tü ilçelerde randevular %100 dolu görünüyor. Bunun bi tricki var mı, belli saatler arasında vs denemek gibi. Veya randevusuz gitsek işlem yaparlar mı?
0
Kirmizibavul
(19.09.22)
bir hafta oldu gideli çok rahat almıştım. sanırım millet yavaştan yüklenmeye başladı.
randevusuz kesinlikle yapmazlar. yalnız aklıma geldi geçen sene başka bir siteden yapıyorduk o işi bu sefer e-devlet üzerinden başvurmuştum. siz nereden yapıyorsunuz?
0
lazpalle
(19.09.22)
Randevu.nvi'den ve e-devletten eszamanli anlik denemeler yapiyorum ama pek unut yok gibi.
0
🌸Kirmizibavul
(19.09.22)
Sabah 6da aldim ben. Bir gece once 11:30da baktığımda her yer fulldu
0
instant crush
(19.09.22)
şimdi istanbul için deneme yaptım direkt ekranda saat seçenekleri çıktı karşıma. zaten yaptırmıştım o nedenle daha fazla sayfa ilerlemedim.

i.ibb.co
0
lazpalle
(19.09.22)
Ben de internette bulamamıştım ama telefonla ertesi güne bulabildim.
0
akhenaten
(19.09.22)
(15)

Maaşınızın ne kadarını kenara koyuyorsunuz?

ismim ibrahim
Oran olarak soruyorum tabi. Her ay gelirinizin yüzde kaçını kenara koyuyorsunuz ? Yada ideali nedir sizce ?
Oran olarak soruyorum tabi. Her ay gelirinizin yüzde kaçını kenara koyuyorsunuz ? Yada ideali nedir sizce ?
0
ismim ibrahim
(19.09.22)
eskiden %20 falan koyardım şimdi bir kuruş koymuyorum direkt bir şeyler alıyorum. Sonra alamayacağım düşüncesiyle yani...
0
alaimisema
(19.09.22)
Gelir gider tablosu gibi tuttuğum bir Excel var. Oraya baktığımda 2022 ilk 8 ay ortalaması %43 olarak gerçekleşmiş. Kira yok, konut kredisi var... Evliyim, eve giren toplam para üzerinden hesapladım.
0
pispinti
(19.09.22)
sene başında %80 ve üstü gibiydi. Şimdi %70-75 bandında. Ekim'de minik bir zam alıyoruz, benzer harcama planında %75-80'e çıkıyor.

ideal yerine asgari birikim fikir vermesi açısından daha mantıklı. %20'den aşağısını biriktiriyorsan ya az kazanıyorsun ya da çok harcıyorsun derim.
0
gabe h coud
(19.09.22)
Maaşın yüzde 80'ini nasıl kenara koyuyorsunuz abi helal
0
🌸ismim ibrahim
(19.09.22)
yüzde 0 (sıfır)

ideali yüzde 5-10 arasıdır bence. ev araba cart curt varsa kenara öyle çok bir şey koymaya gerek yok. he bende bunlar da yok ama zaten maaştan artan bi şey olmadığı için eksilere düşmediğime seviniyorum
0
summer timetable
(19.09.22)
bu aralar %0
0
lazpalle
(19.09.22)
Kenarı para biriktiremiyorum. Yaklaşık %60ı ile borç ödüyorum. Kira ödemiyorum, evliyim. Borç bittiğinde yine tl olarak para biriktirmem, evin yıllık ihtiyacını karşılarım, temettü veren hisse alırım ama tl de kalmam.
0
predecessor
(19.09.22)
Şimdi hesaplayınca tam sayı %46 çıktı. Ama taksitlerin olmadığı dönemlerde atış azalış oluyor.

%30-%40 arası diyeyim. Birikimi önemsiyorum, ama benim bu kadar ayırmamın sebebi şu an hiçbir şeyi harcamaya değer bulmamam. En basitinden doritos nacho'nun aroması bile azalmış geliyor, karton gibi tadı. gerçeklik payı var mıdır bilmem. Alışverişten, etkinliklere kadar çoğu şeyden elimi eteğimi çektim. İçimde çok bir heves yok.

Ancak salt oran hesabı da çok mantıklı değil. Maaşı görece düşük olan biri az bir harcamasını kıssa oranda çok büyük bir tasarruf görünebilir, aynı şekilde normalden biraz daha fazla harcasa oranda çok büyük bir azalış olabilir. Ya da maaşı görece yüksek birinin %10 tasarrufu düşük ve orta-alt maaş alan kişiler için fikir vermek açısından çok sağlıklı olmaz.

Bence asgari ücret için her türlü tasarruf ideal. Eğer 20.000 civarında maaş alıyorsanız %30-35 iyi bir oran. Eğer 8-10 bin civarında maaşınız varsa %25'i tutulabilir. Daha fazlası şu ortamda ancak para eritiyor, tasarruf gibi bakmak yerine önemli harcamalar için bütçe oluşturma amacıyla harcamaya yönelik ufak birikimler yapılabilir. Herkesin kendi bileceği iş.
0
akhenaten
(19.09.22)
%70-80 arası genelde
0
basond
(19.09.22)
gelir gider tablom var benim de, 2022 ilk 8 ay %52 biriktirmişim ama bu yıl hayatımda en çok para harcadığım yıl olabilir.

bunun bir ideali yok çünkü herkesin maaşı farklı. 10 bin kazanıp istanbulda yaşayan biri kenara hiç para atamazken, 50 bin kazanan biri en az 30'u atabiliyor olmalı. ama ben minimum %25-30'unu kenara koyacak gibi plan yapmışım her zaman.
0
roket adam
(19.09.22)
son 12 ay %68 çıktı.

Ev kredisi ödediğim dönemlerde bu ortalama %30 civarlarında geziyormuş.
0
prezarlatif
(19.09.22)
Sıfır
0
megalomaniac
(19.09.22)
3 ay önceye kadar hiç koymuyordum, şimdi her ay maaşımın %20 kadarı ile bankadan gram altın alıyorum. hatta maaş yatar yatmaz ilk yaptığım iş bu oluyor. eğer ay sonunda eksi bakiyedeysem, önümüzdeki ay giderlerime daha fazla dikkat edip eksi bakiyeyi kapatıyorum.
0
amour fou
(19.09.22)
Sıfır.
Birikim yapmıyorum kazandığımı yemeyi seviyorum. o ay param bitmediyse kalıyor hesapta, her ay bitiremiyorum tabii. Ama illa bi 3-5 ay sonra onu da harcayacak yer buluyorum. Yaza kadar baya birikmişti bu yaz oraya buraya git derken bitti.
0
Bruce
(19.09.22)
0
Maaş yetti de ayırması kaldı :D

Borçlar biterse ayıracak duruma gelebilirim ama o zaman da yeni borçlar yapacağım için zor görünüyor.
0
ananiyimioguz
(19.09.22)
(5)

2D (Boyutlu) Oyun Önerileriniz

sislerrr
Merhabalar,Yaş 30 geçince nedense 2d boyutlu oyunlar daha çok hitap ediyor bizlere. Mesela Stardew Valley. 620 saat devirdik. Bu tarz ( başka bir konsept de olabilir) kapsamlı bir oyun bakıyorum. Önerileriniz nelerdir? Teşekkürler.
Merhabalar,

Yaş 30 geçince nedense 2d boyutlu oyunlar daha çok hitap ediyor bizlere. Mesela Stardew Valley. 620 saat devirdik. Bu tarz ( başka bir konsept de olabilir) kapsamlı bir oyun bakıyorum. Önerileriniz nelerdir?

Teşekkürler.
0
sislerrr
(18.09.22)
Çok meşhur bir oyun ama belki denemediniz Hotline Miami I ve II çok güzeldir, top down twin shooter hikayesi ilginçtir.

Rogue Legacy rogue lite bir oyun(muş) rouge like gibi ama genel bi level atlama durumu var keyifliydi epey sarıyor.

Sevdiğim diğer indie platformer'lar.
Rayman Origins (indie değil de ubiart)
Rayman Legends (ubiart)
Shovel Knight
Super Meat Boy
Dustforce
Hollow Knight
Celeste

~Stardew ben de 100+ oynadım.
0
hedep
(18.09.22)
Her telden:
GRIS
distraint
distraint 2
flashback
Helltaker
Monaco
There is no game
Limbo
0
late viper
(18.09.22)
Graveyaed Keeper'a bakabilirsiniz. Stardew Valley ile "ruhdaş?"
0
akhenaten
(18.09.22)
Dead cells
Vampire survivors
Children of morta
Slay the spire
Prison architect
Stacklands
Islanders
Kingdom two crowns
Oxygen not included
0
unalub
(18.09.22)
Benim de 400 saatim falan var stardew'da. 2D olmasa da bence Minecraft. Tek başıma belki stardew'dan daha fazla oynamış olabilirim, ayrıca arkadaşlarla server alıp modlarla falan arada bişeyler ekleyip 100lerce saat oynamışızdır.

Bir de ben oynamadım ama arkadaşlarım Terraria oynuyor.
0
mirafiori
(18.09.22)
(5)

katlanir cep telefonu

Kittie
z flips3 5g diye bir telefonu var samsung'un.bu telefonlari nasil buluyorsunuz?cok pahali ama hadi aldim sanki hevesim gecer neden fold aldim derim gibi hissediyorum bi sure sonra.eskilerden motorola v3 delisi biri olarak sevdim galiba.v3 havasi yok tabii ama ne dersiniz bu fold model icin?mor rengi
z flips3 5g diye bir telefonu var samsung'un.
bu telefonlari nasil buluyorsunuz?
cok pahali ama hadi aldim sanki hevesim gecer neden fold aldim derim gibi hissediyorum bi sure sonra.
eskilerden motorola v3 delisi biri olarak sevdim galiba.
v3 havasi yok tabii ama ne dersiniz bu fold model icin?
mor rengi bende biraz pembe v3 etkisi yaratti bilenler bilir
0
Kittie
(18.09.22)
Ben tam alıyordum şirket telefonları yenilendi vazgeçtim almadım. Yenisi çıktı onun kullanıcı yorumlarına bakıcam biraz kullanılsın, aklımda var alıcam.

Ekranı katlanır olsun diye normal cam gibi değil bence en büyük sıkıntı o, ben koruma filmi bile taktırmıyorum o kaliteli cam hissi gitmesin diye normalde. Gittim teknosada kurcaladım, çok da dandik değilmiş o yüzden göze aldım onu.

Değişik bir form olduğu için heves odaklı denenebilir, alıcam ben de

Flip'ten bahsediyorum bu arada, katlanıp küçülsün mantığı açılıp büyüsün mantığından daha yakın bana.
0
Bruce
(18.09.22)
Anlamsız buluyorum. Telefonun amacı iletişim. Kocaman ekrana ihtiyacım olsa tablet alırım. Eskiden 3d tvler vardı onlara benzetiyorum
0
olaylar olaylar
(18.09.22)
olaylar olaylar: kocaman ekranla ilgisi yok ki. normal siradan bi teli ikiye boluyor kapakli tel yaklasimiyla. kapaninca boyu kuculuyor. acinca normal boyut oluyor. kimse bence normal telefonun iki kati bi telefon kullanmak istemez zaten :)
0
🌸Kittie
(18.09.22)
Benim hoşuma gitmiyor, hem katlanan telefon olayını zaten hiçbir zaman beğenemedim hem de ekranın kendisi hoşuma gitmiyor.
0
akhenaten
(18.09.22)
Büyük diyen arkadaşlar bununla karıştırdı galiba. www.vatanbilgisayar.com

www.teknosa.com

16.900 TL. Çok da pahalı sayılmaz sanki Dolar 20'ye dayanmışken ve vergileri ekleyince.

Ben olsam aynı fiyata düz s22 alır geçerim. Katlanır telefonlar bana o katlanan kısımlar yalama olur ve bozulur gibime geliyor.

not: Samsung s20 fe'den selamlar.. ;)
0
Cesario
(18.09.22)
(4)

Narsistler niçin özgüvenli kişilere zarar veremiyor?

psmstc
Ayrıca özgüvenli kişilerin de narsistle dura dura özgüveni etkilenir mi? 2- Narsist bireyler çok yakın, aynı çatı altındaki bir aile üyesi ise, öfke hakaret gibi durumlarına karşı nasıl karşılık vermek lazım. Malum kişilik sınırı filan da tanımıyorlar. Özür dileme desen zaten yok.Ve son olarak: öfke
Ayrıca özgüvenli kişilerin de narsistle dura dura özgüveni etkilenir mi?

2- Narsist bireyler çok yakın, aynı çatı altındaki bir aile üyesi ise, öfke hakaret gibi durumlarına karşı nasıl karşılık vermek lazım. Malum kişilik sınırı filan da tanımıyorlar. Özür dileme desen zaten yok.

Ve son olarak: öfke patlamasıyla birisi üstüme geldi mi ona bir yere kadar sabır gösteriyorum, sonrasında soğuduktan sonra ona sözlü bir ayar cerip, yaptıklarını söylemedim mi stres oluyorum. Bu sağlıklı bir durum mu?

Tamamiyle alttan alıp hiç birşey olmamış gibi devam etmek mi en doğrusu?
0
psmstc
(17.09.22)
Narsistler karşısındaki insanın gerçekliğiyle oynayarak manipüle ederler, özgüvenli olmak ise her şeyde en iyi olmak değil kendi sınırlarını hayatta yapabileceklerinin ya da yapamayacaklarının, farkında olmak gerçeklikle sahici bir bağ kurmak demek bu yüzden narsistler bu kişileri manipüle edemiyor
0
freebird5406_2
(17.09.22)
Narsistle Ateşkes - Wendy Behary
www.hepsiburada.com
0
mor oje
(17.09.22)
Narsistler özgüvenli insanlara "çoğunlukla" zarar veremezler demek daha doğru sanırım.

Çünkü temelde zaten narsistler kendilerinden üstün gördükleri kişilere yöneliyor en başta. Ondan sonra geçen süreçte bu kişileri kendilerine yeterince bağlamalarının ardından gözlerinde değersizleştiriyor ve bu değersizleştirmeyi onlara her şekilde hissettiriyorlar.

Eğer siz narsiste bağlanmazsanız o sizin çevrenizde hep bulunmak isteyen bir kişi olarak kalıyor. Eğer bağlanırsanız aşama aşama sindirilmeye başlıyorsunuz.

Her aşamada bir çıkış yolu mevcut, ancak biz artık mağdur olmuş bir kişiden bahsederken çıkış yollarını kullanamamış ve zarar görmüş insanlardan bahsediyor oluyoruz.

Neticede en başta bir narsistin size yönelmesi için onun gözünde imrenilesi ya da ilgi çekici bir kişiliğiniz olması gerekiyor. Acı olan da bu oluyor zaten genelde.
0
akhenaten
(17.09.22)
1. Evet etkiler. Narsist kişilik bozukluğu olan biriyle kimse rutin ve uzun vadeli sağlıklı bir kliski kuramaz.

2.Buna karşı yapabilecek fazla bir şey yok sadece mümkün mertebe zaruri haller haricinde muhattap olmamak lazım yalanlarına manipülatif hareketlerine hiçbir tepki göstermemek lazım

3. Herzaman alttan almak sağlıklı bir iletişim detislir
0
beemaker
(17.09.22)
(19)

Teoman sever misiniz?

olimpia
En çok hangi şarkısını? Şarkılarını ergence mi buluyorsunuz
En çok hangi şarkısını? Şarkılarını ergence mi buluyorsunuz
0
olimpia
(17.09.22)
Eh, gemiler cover, evet.
0
snowman
(17.09.22)
Severim. Nostalji yapmak istediğimde bazen dinlerim bile.
0
ruhen hastayim ben
(17.09.22)
Ben de nostalji olsun diye açıyorum arada, ergence bulmuyorum.

En sevdiklerim kupa kızı sinek valesi, renkli rüyalar oteli
0
akhenaten
(17.09.22)
severim ama sanirim renkli ruyalar oteli albumunden sonra takip etmeyi biraktim. bazen kendime teoman gunu yapiyorum eski albumlerini shuffle olarak dinliyorum. cok iyi geliyor. surpriz ve kiskanclik sarkilari favorilerim secemem sanirim. ama sevdigim cok sarkisi var, ergence buluyorum diyemem ama ergenligime ait buluyorum diyelim :)
0
in vino veritas
(17.09.22)
lisedeyken severdim. ergence buluyorum evet
0
Kittie
(17.09.22)
hiç ısınamadım bu adama ama istanbul'da sonbahar şarkısı bence bir şaheser.
0
lazpalle
(17.09.22)
Severim dinlerim
Çokça sevdiğim şarkısı var
Mavi bunlardan birisi
0
basond
(17.09.22)
teoman hayranı değilim fakat türkiyede bir müzik figürü olmasına saygı duyuyorum

kittie ye cevap gibi olmasın fakat teoman şarkı sözlerini kişide karşılık bulması için belirli bir hayat deneyimine sahip olması gerektiğini düşünüyorum, yaş olarak 30 lardan sonra anlam kazanan sözleri hisleri var şarkıların
0
freebird5406_2
(17.09.22)
İstanbul'da Sonbahar, Papatya akustik. Ergence olduğunu düşünmüyorum.
0
black holes in the sky
(17.09.22)
Ergence bulmam, çok bayıldığım birisi değildir ama bu ne onu ne de beni daha iyi/kötü yapmaz. Zevk meselesi
0
kisa
(17.09.22)
ergen buluyorum ama sesini begeniyorum. dinlemek hayatta aklima gelmez ama konserine gitsem eglenirim diye dusunuyoru
0
ala09
(17.09.22)
Hiç de ergence değil. 5 yaşımda tvde görüp çok beğenmiştim, hatırlıyorum. Anneme de bu adam çok ünlü demişim, annem dalga geçmiş benle ama hala dinliyorum. Yaş 32 :)
0
duma duma dum
(17.09.22)
Teoman'ı sevmem. Açıp dinlemem. Çoban Yıldızı şarkısını seviyorum biraz. Sevmesem de Türkiye'nin bir rengi olarak görüyorum.
0
dissendium
(17.09.22)
Özellikle bayıldığım bir şarkıcı değil ama sevdiğim şarkıları var. Rapsodi istanbul, kupa kızı, papatya en sevdiğim şarkıları.
0
asteriks
(17.09.22)
şebnem ferahlı yıllarda teoman'ı da cok severdim. şimdi ikisini de dinlemez oldum. yalnız ara ara "kıskançlık" şarkısını açarım, seviyorum onu.
0
anna sun
(17.09.22)
Teoman'i kendimi bildim bileli cok severim. en cok sevdigim sarkisina kesinlikle karar veremem. sevmedigim sarkilari da yok degil ama cidden birkac tane.

ben ergence bulmuyorum ama isterse ergence olsun. adam muazzam sarkilar yaziyor, cok da guzel soyluyor.

Teoman bizim neslin basina gelmis en guzel seylerden biri. on yillar sonra bile hala adindan soz ettiriyor olacak.
0
supergirl
(17.09.22)
Sevmem, beelki 1 sarki ama o da 8 yilda bir
0
mor oje
(17.09.22)
ben çok severim her şarkısını defalarca dinlemişimdir dönüp dönüp, ezberimde yarısından çoğu. kırmızı kapaklı teo albümü var oradaki şarkılar favorim. ama özellikle şunları çok seviyorum:
saat 03.00, senden önce senden sonra, üç beş kişi, gönülçelen.
0
sivilceli ergen
(17.09.22)
Severim dinlerim, gönülçelene özelce gönlüm çelmişti vaktiyle. Güzel şarkıları var, güzel söylediği şarkılar da…

Ama evet bazı şarkılarındaki cümleler ergence, +18 kasmaya çalışmasa çok daha iyi olacak…
0
epitaf
(18.09.22)
(6)

uzaylılar geliyor mu?

izole
siz de farkında mısınız bilmem ama bu aralar medyada sürekli uzay ve uzaylılar ile ilgili programlar yapılıyor. ne oluyor kardeşim birileri bişeyler tezgahlayıp dikkatleri başka yöne mi çekmeye çalışıyor yoksa yakın zaman da uzaylılarla tanışacak mıyız gerçekten. kafayı yemeye az kaldı.
siz de farkında mısınız bilmem ama bu aralar medyada sürekli uzay ve uzaylılar ile ilgili programlar yapılıyor. ne oluyor kardeşim birileri bişeyler tezgahlayıp dikkatleri başka yöne mi çekmeye çalışıyor yoksa yakın zaman da uzaylılarla tanışacak mıyız gerçekten. kafayı yemeye az kaldı.
0
izole
(16.09.22)
sanırım siz google da buna dair bir kaç makale okudunuz ve bu haberler geliyor önünüze
bende sıfır medya hareketi
0
yirmibesonbes
(16.09.22)
Bize gelmiyorlar biz tanışmayız hemen.
0
Bruce
(16.09.22)
yakin zamanda olacagini dusunmuyorum ama yavas yavas alistiriyorlar iste. bir gun elbet aciklanacak
0
Kittie
(16.09.22)
internet google araması falan değil arkadaşlar. tv kanallarında bu aralar hep bu konular işleniyor. hatta şu anda tv100'de bir program var aynı anda türkmenelitv'de marslı filmi oynuyor. dünde aynı anda hem boomberg tvde hem dmax kanalında aynı anda uzay filmleri denk gelinde biraz afalladım yani.
0
🌸izole
(16.09.22)
Benim hiç karşıma çıkmıyor. Bilmiyorum Fransa'da hiç görmüyorum. Türkiye'ye geleceklerdir belki uzay dovizlerini yemeye.
0
logisticsmanager
(16.09.22)
Tv kanallarında dönem dönem belli bir pseudoscience konusu popüler olur sonra geçer. Homeopati olur, doğaüstü antik medeniyetler olur, uzaylılar olur, coğrafyasına göre kocaayak ya da van gölü canavarı gibi bir şey olur, kozmik enerji bilmem neleri olur, parapsikoloji olur... Hep olur.

Uzaylılar da ara ara patlar. Bazen modern zaman üzerinden patlar bazen antik uzaylılar olur. Yeni bir şey değil ki...

Marslı filmini örnek vermişsiniz mesela, o film de bu uzaylı olaylarının moda olduğu başka bir dönemde çekilmişti, yine herkes her yerde uzaylı konuşuyordu. Sözde uzmanlar uzaylı sergileri açıyordu, bilim insanlarının "dünya dışı hayatın var olabilmesi mümkün" sözleri bu sahte uzmanların sözde ispatlarıyla harmanlanıyordu falan.

Aynı şeyler hep.
0
akhenaten
(17.09.22)
(12)

Taşınma sorusu // Sizce hangisi?

Kaotik Notral
Merhaba ahali,Ofisim levent Kanyon'da. Yeni bir eve taşınacağım. 2 alternatiften hangisi mantıklı sizce?1 - Kanyon'a yakın ev = Eski binalarda ortalama 8-9 bin TL kira verip ne idüğü belirsiz komşularla dolu apartman. Ama işe gidiş 10 dk2- Kanyon'a 80 dk uzakta ev= Yeni bina + 6,5k kira + huzurlu or
Merhaba ahali,

Ofisim levent Kanyon'da. Yeni bir eve taşınacağım. 2 alternatiften hangisi mantıklı sizce?

1 - Kanyon'a yakın ev = Eski binalarda ortalama 8-9 bin TL kira verip ne idüğü belirsiz komşularla dolu apartman. Ama işe gidiş 10 dk

2- Kanyon'a 80 dk uzakta ev= Yeni bina + 6,5k kira + huzurlu ortam. Ama haftada 3 gün işe giderken metrolu, marmaraylı yolculuk

yorumları beklerim
0
Kaotik Notral
(15.09.22)
Daha doğru cevap verebilmek için birkaç bilgiye ihtiyacımız var.
Çalışma saatleriniz, kimlerle yaşadığınız, sosyal hayatınızın ne kadar aktif olduğu vs.
Konserlere mi gitmeyi seversiniz yoksa evde oturup kitap okumayı mı?

1. seçenek bana daha güzel görünüyor..

80 dakika uzakta ev dediğiniz şey işe gittiğiniz günlerde yaklaşık 3 saatinizin toplu taşıma kullanarak yollarda geçmesi anlamına geliyorsa sakın ha o uzak eve taşınmayın.
0
michael_knight
(15.09.22)
Eğer bakımsızlıktan dökülen bir muhit değilse benim için tartışmasız 1.

Ne idüğü belirsiz tiplerden kastınızı anlamadım ama eğer bu tipler mafyatik, asık suratlı, üstünde kaplaması olmayan sıvalı gri merdivene benzeyen tiplerse isterse iş yerine ışınlanarak gideyim, orda durmazdım. Ama eğer bu tipler marjinal, hippi tiplerse benim için tercih sebebi bile olurdu bu durum.
0
akhenaten
(15.09.22)
Bariz bir sosyal çevre problemi yoksa mantıklı olan 1 ama nedense 2'ye daha çok yükseldim ben. 3 günü zaman zaman 2'ye indirebiliyorsanız, ofis giriş çıkış saatleriniz çok erken ve geç değilse üstesinden gelinebilir bir durum gibi geldi bana. Min 2.5k cepte kalıyor + istanbul şartlarında huzurlu ortam.
0
axl
(15.09.22)
ben 2 diyorum çünkü;
1 daha ucuz
2 haftada sadece 3 gün
3 yeni bina
4 düzgün muhit
0
neira
(15.09.22)
yorumlara istinaden genel bir toparlama yapayım: sürekli konserden konsere giden biri değilim ama haftada 2 3 gün çıkmak isterim. uzaktaki evin çevresinde Hilltown ve büyük bir otel var muhtemelen spor salonu ve havuzuna üye olmayı planladığım. Kadıköy ve karşıya gitmek biraz daha yol tabi.

1'de bahsettiğim binaları diken üzerinde hissettiren olarak tanımlayabilirim. Kurtuluştaki, fulyadaki, 3 5 ayda bir oturanların değişebildiği kaotik apartman formatı.

2'de işe giderkenki yolculuk kara trafiğine girmeden full metro + marmaray ile gerçekleşecek.
0
🌸Kaotik Notral
(15.09.22)
Kurtuluş ya da Fulya'yı beğenmiyorsan avrupa yakasında zaten ev bulabilmen mümkün değil. Kurtuluş'da apartmanlar eski ancak muhit gayet iyidir. Kendi mahalle pub'ları, cafe'leri ile kurtuluş-bomonti taraflarını, kanyonda çalışan biri için ilk seçenek olarak önerirdim.

80 dakika ciddi mesafe. Her ne kadar trafiğe takılmayacak da olsan mesai çıkışlarında çılgın bir kalabalıkla o kadar süre yolculuk yapmak, seni işte çalıştığından çok daha fazla yoracak. Bence sürdürülebilir değil. Özellikle de seçeneğin varken.

Yani mesela hadımköy'de çalışıyorsundur da o zaman o kadar yol çekilebilir daha iyi bir yerde oturmak için ama zaten civarda iyi alternatifler varken o kadar yol çekmek anlamsız. Kaldı ki kurtuluştan kanyona bisikletle bile gidip gelinir güzel havalarda.

Eğer haftada 3 değil de 1 gün falan olsaydı, o zaman karşıya taşın kesinlikle derdim. ama haftada 3 gün o çile çekilmez.
0
thracia
(15.09.22)
Küçükyalı iyidir. Ne idüğü belirsiz komşu pek yoktur. Sahile yakın, marmaraya ve metroya yakın, kadıkoy metroyla gayet kolay. Gece konsere vs gitseniz e5den gebze harem minibüsü ya da havaalanı otobusleriyle gelip e5de inersiniz. Zaten e5-sahil arası mesafe diğer yerlere göre kısa olduğu için çok sorun da olmaz.
0
jazzabel
(15.09.22)
Marmaray kullanıyorum sabah 8'de ve akşam 5'te binmediğin sürece pek problem olmuyor. İş saatlerin esnekse marmaray + metro İstanbul'da binebileceğin en düzgün en temiz taşıt. Ama klasik iş saatlerinde bineceksen çok dolu.

10 dk'lık yol ile 80dk'yı karşılaştırınca tabii 10dk öne çıkıyor ama evindeki rahatlığın da önemli. Düzgün evler için mecbur uzak yerlere gidiliyor ki Hilltown'ın çevresi iyidir diye tahmin ediyorum.
0
nhk ni youkosu
(15.09.22)
1 - Kanyon'a yakın ev dediğiniz eğer Gültepe ise kardeşimin çok yakın arkadaşı orada oturuyor( erkek) örn gelirken araçla gelmeyin diye tembihliyor araç hırsızlığına karşı..
2- Kanyon'a 80 dk uzakta ev , aradaki kira fiyatı farkı günlük 3 saati karşılayacak kadar çok değil, eyüp haliç çevresine bakabilirisiniz belki.
0
delidiyorum
(15.09.22)
kurtulusun adi cikmis sadece iyi diye bu bir. fulya desen oranin iyi muhiti su devirde 8, 9kya verilmez. ama yine de bir kustepe, gultepe degiller en azindan. ben olsam 80dk mesafede iyi muhit yeni yapiya giderim. fiyati da daha ucuz ustelik. haftanin 3 gunu gidilir maks 15gune tempoya alisirsin. hafta sonu iyi yerde oturmak o yorgunlugu dengeler
0
Kittie
(15.09.22)
80 dakika istanbul için normal bir yolculuk süresi. Hatta anadolu'dan avrupa'ya gidiş için gayet ideal, uygun bir süre. Metro,marmaray kullanılacağı için trafik çilesi yok. Marmaray ile yolculuk rahat. Hilltowna yakın metro durağı var, ek olarak otobüs-minibüs hatları çok kullanışlı.

Kurtuluş'un kirliliği, gürültüsü çekilir dert değil.
0
GoodMorningTeacher
(15.09.22)
Tamamen kisisel sinirlarinizla alakali bir mesele. Ben metro disinda vasita kullanacagim ise de girmem evde de oturmam istanbul'da. 2 vasita yapacaksam da acayip bunalima girerim gibi geliyor. Bi keresinde bulusmak icin 2 vasita kullanmam gerekiyor diye date ekmistim de yemedigim laf kalmamisti. Onceki isimde de ise gidis gelis uzun suruyor diye istifa surecim cok hizlanmisti. Ote yandan, kotu evde de mahallede de oturmak istemem. Yerinizde olsam haftada sadece 6 kez metro ve marmarayi tolere edebilecegim icin ve mahalle iyi olacagi icin 2. Secenegi secerim. Vasitalar farkli olsaydi isterse saray olsun uzak yerde oturmazdim. Sizin de kirmizi cizgileriniz ne ona gore dusunmeniz gerek bence.
0
summer timetable
(15.09.22)
(5)

Böyle bir şey nasıl oluyor?(Matematik sorusu)

duchess jessamine
-45’i 13’e böldüğümüzde nasıl 7 kalıyor? Bölüm -3 olup kalanın -6 olması gerekmiyor mu?
-45’i 13’e böldüğümüzde nasıl 7 kalıyor? Bölüm -3 olup kalanın -6 olması gerekmiyor mu?
0
duchess jessamine
(14.09.22)
Eksili sayı bölme pek karşıma çıkmamıştı ama kural gereği bir sayıyı bölerken, böldüğün değer ile bölümü çarptığında ya tam olarak o sayıyı vermeli, ya da o sayıya en yakın, o sayıdan küçük bir değeri vermeli. Ki ona en yakın içinde kaç tane var onu bulalım, kalanı da üstüne eklediğimizde o sayıyı versin.

Negatif taraf üzerinde çalışıldığından, o sayıya yakın olup ama daha küçük olan bir sayı arandığında, -39 değil -52 bulunuyor. Yani -3 ile değil de -4 ile çarpmak gerekiyor. Mantık biraz ters işliyor. Onu göstermek için bir örnek sanırım.
0
ananiyimioguz
(14.09.22)
Matematikte "kalan" tanımı gereği pozitiftir.
0
cek
(14.09.22)
bölüm -3 olsa kalan negatif olur. e negatif bir şey de kalan olamayacağına göre kalanın pozitif olması için bölümün -4 olması lazım.
0
sta
(14.09.22)
-6=7=20=33=... bunlar aynı kalan sınıfındadır. Kalan sınıfları müfredattan kaldırıldığı için mevzuyu bilmiyorsunuz sadece.
0
rodeocu
(14.09.22)
Hatırladığım kadarıyla ikisi de mümkün, ancak karışıklık olmaması ve standartlaşma açısından bir tanesi seçilip uygulamaya konuyor.

Yani şöyle -45'i 13'e bölme işlemini tersinden yaparsak

Eğer negatif kalana izin vermezsek

-45 = (13.(-4))+7 oluyor. (-45 bölünen, 13 bölen, -4 bölüm, 7 kalan)

Eğer negatif kalana izin verirsek

-45 = (13.(-3))+(-6) (-45 bölünen, 13 bölen, -3 bölüm, -6 kalan)

Temelde aynı şeyi yapmış oluyorsunuz ancak işlemin akışı farklı. Ancak negatif kalan kullanmamak daha yaygın bir uygulama. Neticede kaç farklı sayıyla denerseniz deneyin hesapta bir yanlışlık çıkmaz.
0
akhenaten
(14.09.22)
(2)

1436

thin capitalization
Yunanistan'da park ettiğimiz TR plakalı aracın arkasına 1436 yazmışlar, biraz araştırdım fakat bulamadım ne anlamı var bu tarihin?
Yunanistan'da park ettiğimiz TR plakalı aracın arkasına 1436 yazmışlar, biraz araştırdım fakat bulamadım ne anlamı var bu tarihin?
0
thin capitalization
(14.09.22)
Benim görebildiğim göze çarpan tek şey bu tarihte eflak tahtına ilerde dracula diye bilinecek Vlad II Dracul'un geçmesi. Onun da Osmanlıyla git gelli karmaşık bir ilişkisi varmış. Yunan tarafının simge gördüğü bazı olaylar olabilir gerçi, ama göze çarpan bir şey görmedim.

edit: @d e j i n'in söylediği hiç saçma değil, çok mantıklı bence :D
0
akhenaten
(14.09.22)
saçma olacak belki ama park etme saati olabilir mi? 14.36
0
d e j i n
(14.09.22)
(10)

Sizce çay hangi demlikte (porselen, cam, metal) demlenmeli?

Unde bach canim
Çayın tadını harikalaştırmak için hangi üst demlik kullanılmalı sizce?Ben cam demliğin hepsinden daha iyi tat verdiğimi düşünüyorum mesela. Sizce?
Çayın tadını harikalaştırmak için hangi üst demlik kullanılmalı sizce?

Ben cam demliğin hepsinden daha iyi tat verdiğimi düşünüyorum mesela. Sizce?
0
Unde bach canim
(13.09.22)
1. cayin kalitesi
2. kullanilan su ve derecesi vs
3. pisirme yontemi(semaverde mi ocak mi kettle mi)
4. koyulan kap etki ediyor bence.

oyumu celikten yana kullanacagim. porselende hic ozel bir keyif kalmadi aklimda
0
ala09
(13.09.22)
Eskiden çay paketlerinin üzerinde 'En iyi neticeyi porselen demlikle alırsınız.' şeklinde bir cümle yazardı.

Artık yazmıyor mu?
0
Mirket
(13.09.22)
porselen
0
freebird5406_2
(13.09.22)
Tabiki porselen
0
etna
(13.09.22)
aluminyum veya bakir olmasin yeter
cayin tadini harikalastirmak icin guzel cay almak lazim. market caylari benim beklentilerimi karsilamiyor
0
nibba
(13.09.22)
Ben porselen demlik dışındaki delikte yapılan çaydan tat alamıyorum. Bir de kettleda kaynatilan su ile direkt demleyince çay yine kötü oluyor, suyu mutlaka ocakta caydanlikta tekrar kaynatır altını kapatip 1 2 dk dinlendirdikten sonra bu suyu porselen demlige aktarır, suyun üzerine çayı ekler kendiliğinden çökmesini beklerim.
0
slndbbkdglm
(14.09.22)
heryerde herkes porselen diyor ama bence bu tamamen ingilizlerin uydurduğu ve ingiliz hayranlarının destekleyip çığ misali büyüyerek yaygın bir kanıya dönüşen saçmalık. bir sürü çay ve bir sü materyal denedim. en iyisi bakır. fikir de yürüteyim. hani bazı otantik kahvelere gidersiniz buram burak çay kokar ya. tadı da mis gibi olur ya. işte onun sebebi, kayanayan suyun yarattığı buharın çay kokusuyla harmanlayarak tüm odayı kaplaması. overall da tüm bu koku, buhar, atmosfer vs.. beyin ve damağınızı etkiliyor. çayın kalitesini üst noktaya çıkaran şey buhar bence. buhar da en iyi bakır yada çelikte olur. porselen ise tamamen görüntü ve seramonisiyle cezbeden romantiklerin uydurduğu bir saçmalık. çayın tadına katkısı sıfır BENCE. biliyorum çok radikal bir çıkış oldu ve çoğu kişi eleştirecek ama bu fikir yürütmemi çürütecek biri varsa ve lütfen bilimsel verilerle gelsin. porselenin daha iyi olduğunu bilimsel olarak kanıtlayan bir araştırma, tez vs.. var mı?
0
buenosdias
(14.09.22)
Çaya önem veririm benim sıralamam şöyle

1 porselen
2 cam
3 çelik
0
hedep
(14.09.22)
Biz en sevdiğimiz tadı şöyle yakalıyoruz çok çay içtiğim için detaylıca yazıyorum;

1- 4/3 oranında normal 4/1 oranında tomurcuklu çay, ağız tadına göre değiştiği için marka yazmıyorum. Bu oranı karıştırıp cam kavanozda karanlık ortamda saklıyoruz.
2- Her demliğe 3-4 adet karanfil
3- Çayın yanmaması için su kaynadıktan sonra biraz soğumasını bekleyip o şekilde demliyoruz
4- Şahsen demlikte en iyi tadı camdan aldık
0
mirty
(14.09.22)
Çayın ortaklaşa harika kabul edilen bir tadı yok ki ama...

Benim bayıla bayıla içtiğim çaya burun kıvırıp, dönüp bakmayacağım çiğ tatlı, açık çayı işte böyle olacak diye içenler var. Ya da çay demliğini özellikle kireç tutturup kireçli suyla içmeyi sevenler bile var. Başka şekilde olduğunda beğenmiyorlar. Bunlar istisna da değil, çayın nasıl olması gerektiğiyle ilgili çok fazla fikir var.

Benim için en güzel çay çelik demlikte, çayın demliğe sudan önce değil, suyla birlikte, önceden yıkanmadan eklendiği ve uzun süre demlendiği hali.

Porselen demlik de güzel bir seçenek, ama ben onu siyah çay dışındaki çaylar için tercih ediyorum genelde.
0
akhenaten
(14.09.22)
(8)

İlişkide bir zamandan sonra beraber yaşamak "olması gereken" midir?

Berck
Aynı şehirde yaşayan, 30+ yaşlarda, ilişkileri gayet mutlu mesut gitmekte olan bir çift düşünelim. Bu tip bir süreçte bir zamandan sonra beraber yaşamak, ilişkide olması gereken midir sizce? Taraflardan birinin "Ben beraber yaşayabilmemizi istiyorum artık. Bu olmayacaksa da devam ettirmek istemiyoru
Aynı şehirde yaşayan, 30+ yaşlarda, ilişkileri gayet mutlu mesut gitmekte olan bir çift düşünelim. Bu tip bir süreçte bir zamandan sonra beraber yaşamak, ilişkide olması gereken midir sizce?

Taraflardan birinin "Ben beraber yaşayabilmemizi istiyorum artık. Bu olmayacaksa da devam ettirmek istemiyorum" tavrı nasıl karşılanmalıdır?
0
Berck
(13.09.22)
Taraflardan birinin bir şey talep etmesi için illa ki normlara uygun olması gerekmiyor ki? Aynı şekilde gelen talep sırf normlara uygun diye istemediğiniz bir şeyi de kabul etmeniz gerekmez.

Birlikte yaşamaya başlamak belli bir aşamaya gelen bir ilişkide alınması olası ve alışılmış bir karar. Çok anormal gelmedi bana talep. Burada karşınızdaki kişinin bununla ne hedeflediği önemli bence.

Örneğin hedefi ilişkinin ilerlediğini hissetmekse ancak sizin bakış açınızdan bu ailenize açıklayamayacağınız vs. bir durumsa o zaman bunu sizin de istediğinizi, ancak evlilikten sonra bunun olabileceğini anlatabilirsiniz. Bu kişiyi büyük ihtimal zihnen gevşetecektir.

Eğer kişinin hedefi evlenmeden önce birlikte ya da hiç evlilik planı olmadan birlikte nasıl yaşadığınızı görmekse o zaman seçim sizin.
0
akhenaten
(13.09.22)
youtu.be

şu yarım saatlik videoda evlilikle ilgili aynı evde yaşamak şart mı ve başka konularla ilgili tatlı bi sohbet var
0
freebird5406_2
(13.09.22)
dinen yanlış obviously
beraber yaşamak evlenmek zaten sadece hukuki bağ yok
boşanması kolay
0
bir soru sorcam
(13.09.22)
7/24 birlikte yaşamak fikri bana biraz korkunç geliyor. Eğer zaten birlikte yaşıyor gibiyseniz arada kendi evlerinize dağılıyorsanız bunu talep eden kişiden uzaklaşırdım. Fakat 30+ olmanıza rağmen birlikte yaşayamıyor, aile gibi engellere takılıyorsanız karşı tarafın bu istekle gelmesi hem olağan hem de haklı bence.
0
ruhen hastayim ben
(13.09.22)
Ruhen'e kismen katiliyorum. bence beraber yasamadimtan sonra o birliktelikte bir bosluk kaliyor. iki ayri ev olsa bile birinin evine odaklaniliyor genelde. zamanla iki ayri ev manasizlasabiliyor yakin iki arkadasimda bu sekilde uzun sure kalip en son birlikte kalmaya basladilar gayet mutlular. ev krizi vb sebeplerden dolayi bana da mantikli gorunuyor ama atiyorum ikisi de home office olabilir, biri muzikle fazla ilgilidir veya ailesi sik sik yanina geliyorsa iki ayri evi de elde tutmaya okeyim.

30+ oldugumda beraber yasamayacagim biriyle neden birlikte oldugumu sorgularim. pek sevmiyorumdur muhtemelen
0
ala09
(13.09.22)
Eğer 7 24 sevgilinizle yaşama fikri korkunç geliyorsa AMA karşınızdaki de bu fikri paylaşıyorsa burada bir problem yok. İki taraf da memnun demektir. Senin durumda karşındaki insan net bir şekilde bunu istemediğini belirtip resti çekmiş. Resti görmek ya da görmemek senin bileceğin iş.

mesela ben eninde sonunda aynı eve taşınmak isterim, karşımdaki istemezse de beni kalıcı biri olarak görmediği, ancak vakit geçirmek için kullandığı biri olarak görüyor diye düşünürüm. Bir terslik ararım yani.
0
roket adam
(14.09.22)
Gayet makul bir istek olarak görürüm. Ama herkes aynı şeyi isteyecek diye bir şey de yok. Yine de derim ki keşke ortak amaçlara sahip olmadığınız biriyle ilişki içine girmeseydiniz. Bunlar ilişkinin başlarında, belli bir noktada konuşulmalıydı.
0
inawen
(14.09.22)
1- ilişkinin başları mı yoksa olgunlaşan bir ilişki mi ona göre değişir. ancak genel anlamda aynı evde yaşamaya tahammülüm olmayan biriyle sevgili kalmaya ne gerek var diye düşünürüm.

2- normal bir beklenti olarak karşılanmalıdır. cevap samimiyetle verilmelidir. sırf ilişki biraz daha devam etsin diye tutulamayacak sözler verilmemelidir.
0
zgrydn
(16.09.22)
(2)

Onerdiginiz piyano hocasi var mi? istanbul veya online

ala09
coook sevdigim bir piyano hocam var muzigi asiri saglamdi guzel temel oturttuk ama bir kursa bagli calisiyor o kursa gitmek istemiyorum artik. acemilere uygun bir hoca ariyorum devam edebilmem icintesekkurler
coook sevdigim bir piyano hocam var muzigi asiri saglamdi guzel temel oturttuk ama bir kursa bagli calisiyor o kursa gitmek istemiyorum artik. acemilere uygun bir hoca ariyorum devam edebilmem icin
tesekkurler
0
ala09
(12.09.22)
Şuraya bir göz atın; youtube.com
0
akhenaten
(12.09.22)
Besiktas veya 4.levent'e yakinsaniz bir akrabam 30 yillik piyano ve yan flut hocasi yonlendireyim..
0
ananiyimioguz
(12.09.22)
(3)

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar hk. bir soru (HIV)

grabbing hands
Aids'i örnek alırsak, HIV pozitif birine oral sex yapınca virüsün bulaş riski söz konusu mudur? yoksa sadece cinsel organın cinsel organa/anal bölgeye teması durumunda mı hastalık bulaşıyor?
Aids'i örnek alırsak, HIV pozitif birine oral sex yapınca virüsün bulaş riski söz konusu mudur? yoksa sadece cinsel organın cinsel organa/anal bölgeye teması durumunda mı hastalık bulaşıyor?
0
grabbing hands
(12.09.22)
Vücut sıvıları ile bulaşıyor. Vajinal ilişkide kadından erkeğe bulaş riski binde beş. Anal ilişkide, oral sekste dişeti kanaması vs durumlarında risk daha yüksek. İmkan varsa hiç riske girmemeli sanki.
0
en bi orijinal
(12.09.22)
HIV pozitif birey tedavi görüyorsa ve kanındaki virüs miktarı belirlenemez seviyedeyse bulaştırma riski hiç yok. Onu da ekleyelim.

www.kirmizikurdele.org
0
kobuzchu kiz
(12.09.22)
Normal şartlar altında oral seks yoluyla bulaş dünya genelinde sadece birkaç vakada görülüyor. Bu kişilerin de farkında olmadıkları bir diş kanaması ya da boğaz enfeksiyonu olma ihtimalleri göz önünde bulunduruluyor.

Ağız ve midenizin doğal durumu virüs için ölümcül. Tükürük ve mide asitleri hiv'yi öldürüyor. Ancak yine de tam bir güvenlikten söz edemeyiz, buna bir örnek işte dişinizde kanama olması.

Ancak aynı şey öpüşme için de geçerli. Eğer ikinizin de ağzında kanama varsa az da olsa bulaş ihtimali var. Ancak bunlar gözardı ediliyor genelde, düşük ihtimaller çünkü.

Virüs zaten cinsel organın temasıyla bulaşmıyor. Cinsel ilişki sırasında gözle görülür olmayan kanamalar meydana geliyor, özellikle anal ilişkide bu illaki olur, ancak gözle görülmez. Haliyle bu sırada penisten gelen sıvılarla anal kanaldaki kanama bulaşa yol açıyor. Anal doku özellikle hassas çünkü iki kat epitele sahip ince bir doku. Vajina ise çok daha kalın, ancak anal ilişkiye göre az da olsa vajinal yoldan bulaş riski de çok yüksek.

Neticede korunun, ağız sağlığınıza dikkat edin ve düzenli aralıklarla test yaptırmayı ihmal etmeyin. Ağız sağlığınız için en önemli şeylerden biri diş taşlarınızı düzenli temizletmeniz, çünkü birikmiş diş taşı sık sık kanamaya yol açar ağızda.
0
akhenaten
(12.09.22)
(3)

acı yemek sonrası makat?

blackidom
2 hafta öncesi öldüresiye acı bir meksika soslu tavuk yedim. ertesi gün başlayarak makat bombe yaptı. hala tam toparlamadı. kanama yok ama dışarı doğru şişiklik var. ne yapmalı? nasıl normale döner bu?``acılı bir tavuk sote yaptım diye hemoroidlerim mi oldu şimdi kalıcı?
2 hafta öncesi öldüresiye acı bir meksika soslu tavuk yedim. ertesi gün başlayarak makat bombe yaptı. hala tam toparlamadı. kanama yok ama dışarı doğru şişiklik var. ne yapmalı? nasıl normale döner bu?acılı bir tavuk sote yaptım diye hemoroidlerim mi oldu şimdi kalıcı?
0
blackidom
(11.09.22)
hemoroid geçmiş olsun.

bol su iç, uzun süre oturma. baharatlı yeme. lifli gıdalarla beslen. leğene sıcak su doldurup üzerine oturabilirsin.

geçmezse doktora git.
0
jelly bear
(11.09.22)
Hemoroid olmaya da bilir. Eğer yakın zamanda ishal geçirdiyseniz ya da başka bir sebeple fissür oluşmuş olabilir. Siz de acı yiyince dokuyu irrite edip bekçi meme oluşmasına sebep olmuştur.

En saplıklısı erkenden doktora gitmek.
0
akhenaten
(12.09.22)
Sicak su iyi geliyor bu durumlara. Dusta comelip o bolgeye bir sure sicak su akisi saglarsan rahatlarsin. Bor sure baharatli seyler yeme. Sebze iyi gelir.
0
nax
(12.09.22)
(4)

çamaşır kurutma makinesi

stationary traveller
belirli bir süre çamaşırlarımı çamaşır kurutma makinesinde kurutmam gerek. bu makinede kurutulan çamaşırlar zarar görür mü?
belirli bir süre çamaşırlarımı çamaşır kurutma makinesinde kurutmam gerek. bu makinede kurutulan çamaşırlar zarar görür mü?
0
stationary traveller
(11.09.22)
Biraz biraz deforme oluyor tabii ama ben 3 yıldır kullanıyorum. Öyle ciddi bir zarar vermiyor.
0
himmet dayi
(11.09.22)
Zararı varsa da kayda değer değil.
Eğer çok değerli bir şey değilse ayırmıyorum.
Çok dikkat ettiğiniz bir şey ise onu ayırmak en makul çözüm.
0
mhm
(11.09.22)
Çamaşırların etiketinde kurutucu ayarı etiketleri var onların anlamlarını öğrenin. Bazı çamaşırlar kurutucuya atılmamalı, atılınca zarar görebiliyor (çekme, deformasyon, büzüşme vb.) Bazıları da yüksek ısıda atılmamalı.

Bir de kurutucuyu çalıştırınca illa programın bitmesini beklemeniz gerekmiyor, arada açıp erken kuruyan çamaşırları çıkarabilirsiniz.
0
akhenaten
(11.09.22)
Dusuk isida kullanmak ve makineyi doldurmamak (yari veya daha az dolu calistirmak) favori tavsiyelerim.
0
hot potato
(12.09.22)
(6)

Hiç bişeyden zevk alamamam ama almak istemem

top_secret
Merhabalar, ben hiç bir hobi yada etkinlikten zevk alamıyorum. Mesela deli gibi formula, basketbol takip ediyorlar hiç bişey anlamıyorum beni heyecanlandırmıyor. Bir futbol takımını tutuyorum, maçında telefona bakıyorum uykum geliyor 90 dk zor bitiyor benim için. Kitap okuyamıyorum sıkılıyorum. Kons
Merhabalar, ben hiç bir hobi yada etkinlikten zevk alamıyorum. Mesela deli gibi formula, basketbol takip ediyorlar hiç bişey anlamıyorum beni heyecanlandırmıyor. Bir futbol takımını tutuyorum, maçında telefona bakıyorum uykum geliyor 90 dk zor bitiyor benim için. Kitap okuyamıyorum sıkılıyorum. Konsere filan gidince anlamsız geliyor, neden internetten açıp izlemiyorum diyorum.

Harry Potter hoşuma gidiyordu ama son bölümünü izlerken resmen uyuyakaldım halbuki ilk filmi izlediğimde ne heyecanlıydım.

Herkesin ölüp bittiği diziler bi anlam ifade etmiyor, himym komik değil bence, office izledim o biraz komik ama o bölümleri teeek teek izlemek yoruyor beni.

Kesintisiz olarak black mirror izlemiştim bir de zorla abd başkanı olan bir adam vardı o diziyi izledim ama 2. sezondan sonra sıktı.

Spora başladım 2 haftadan sonra görev gibi her akşam gitmek zor geldi, bıraktım.

Şarapların hepsinin tadı aynı geliyor, yeme içme de herkese farklı gelen bana aynı geliyor

4 yaşında iken bir kazada kafamın ön kısmını çarpmıştım, bir süre hafızamı kaybettim hatta. Acaba beynimin ön tarafı hasar gördü de ondan mı böyle oluyor

Sonuç olarak benim neden hobim, zevklerim, keyif aldığım şeyler yok.
Normal mi yoksa bir sorunum mu var ?
0
top_secret
(11.09.22)
Anhedoni
0
beemaker
(11.09.22)
Hocam takip etmediğin bir şeyin seni heyecanlandırıp heyecanlandırmayacağını bilemezsin. Gözüne hoş gelen, takip etmesi kolay bir şeylere yönelip detaylarına hakim oldukça heyecanlanırsın. Mesela tenis çok heyecanlı değil gibi geliyor hiç izlemeyenler için. 3-4 saat top bi oraya bi oraya diyorsun. Ama ben federer'in maçlarında ufak çaplı kalp krizi geçirdiğim zamanları hatırlarım (good old times). Geçen yıl f1'i ucundan kıyısından izlemiş biri abu dhabi gp'de heyecanlanmıyorsa zaten ölmüştür, gömeni yoktur.

Senin sorunun psikolojik. Tükenmişlik sendromu da olabilir.
0
himmet dayi
(11.09.22)
Söylediğiniz hiçbir şey beni de heyecanlandırmıyor, benim hobim daha önce bilmediğim bir şeyler öğrenmek ve resif akvaryumları mesela.

Binbir çeşit şey var. Siz sanırım biraz "hobi hobidir" diye bakmışsınız olaya. O iş öyle değil ama...

Öylesine bir şeyler denemenize çok gerek yok. Büyük ihtimalle neyin sizin ilginizi çekeceğini biliyorsunuz ancak her insanın ilgi alanı ucuz ya da imkanlı olmayabiliyor. Örneğin belki siz dünyayı gezmekten, değerli taş koleksiyonculuğundan, taş kakmacılığından ne bileyim pokemon kartı toplamaktan (çok pahalı bir şey inanın :D) ya da lüks araçlardan hoşlanıyor olabilirsiniz. Neyden hoşlanacağınızı biliyorsunuzdur.

Ama eğer düşününce aklınıza kesinlikle bir şey gelmiyorsa o zaman muhtemelen bir depresyonla uğraşıyor ve hiç fakında olmuyor olabilirsiniz. Hiçbir şeyden tat alamıyorsanız bir psikolog ya da psikiyatriste uğramanızda fayda var. Uzun süredir depresyonda olan kimseler artık kendilerini normal görüyorlar. Ben yakınlarımın ısrarıyla doktora gitmeden önce depresyonda olduğumun hiçbir şekilde farkında değildim. Şimdi yıllar geçti atlatalı, fark muazzam.
0
akhenaten
(11.09.22)
Normal hissettiklerin, hayattan keyif almak / almaya çalışmak bile neredeyse bir part-time iş eforu istiyor. En basitinden uygun bir filmi seçmek. Hangi kategori, oyuncuları kim, yapımcısının yönetmenin geçmişi nasıl, hikaye ne ve sana ne kadar hitap ediyor. Hazır dümdüz ekrana bakıp tüketeceğin içeriği bile detaylandırsan 20 tane parametre çıkıyor. Uzatmadan varacağım nokta şu, denemekten geri kalmamak lazım, sabır ve motivasyon ile.
0
wiekannich
(11.09.22)
Verdiğiniz örnekler (Spor hariç) hep edilgen aktiviteler. Etken aktivitelerde de durum aynı mıdır? Seyahat etmek, farklı yerleri gezmek, resim, heykel, müzik yapmak, bir şeyler tasarlamak, yemek yapmak vs…

Belki de takip etmeyi değil yaratmayı seviyorsunuz.

Yahut sosyal aktiviteler? Arkadaşlarla buluşup geyik yapmak. Bir şeyler yiyip içmek. Oyunlar oynamak vs.

Hayatta bu tür zevk aldığınız yahut en azından sıkılmadığınız bir şeyler yok mu?

Spor için de tüm fiziksel aktivitelerin hepsi mi sıkıcı? Mesela sahil, orman, kır yürüyüşleri, bisiklete binmek, halı saha falan da spor…

Bir de bu hep mi böyleydi? Aşk acısı, depresyon, üzüntü yahut huzursuzluk da haz almanıza engel olabilir…

Edit ve ekleme: Hobi dediğiniz ille de sofistike görünmek yahut çeşitli kalıplarda olmak zorunda değil. Dans da hobi, sebze ekmek de, tavla oynamak da, dedikodu yapmak da… sözlük, duyuru yahut sosyal medyada takılmak da hobi…
0
yadigar
(11.09.22)
Sizi çok iyi anlıyorum. Ben de bir ay öncesine kadar tam 10 yıldır aynı durumdaydım. Aşık olduğum bi kız var 1 aydır tekrar onla konuşmaya başladık 10 yıl sonra. Şu an farklı düşünüyorum. 1 ayda nasıl değiştim anlam veremiyorum. Çok şaşırıyorum ve bu beni korkutuyor aslında tekrar ayrılırsak falan diye.
Velhasıl küçüklükteki kaza ile falan alakası yok. Hayatımızda eskiden olan bir şey, o şey her ne ise sizin bulmanız lazım, artık olmadığı için hayatı pek iplemiyorsunuz. O şeyi bulup üzerine gidin..
0
dakota
(11.09.22)
(3)

15 bin tl bandında en iyi oyun bilgisayarı nedir

abuzer
sb
sb
0
abuzer
(11.09.22)
oyun için kaliteden ödün verip monster alabilirsin şu dönem. geçen yazın 15 binlik oyun bilgisayarları şimdi 25-30k bandında ve bilinen markaların netbookları 15 bin bandında geziyor.
0
carisch
(11.09.22)
masaüstü olarak düşünüyorsanız o fiyat civarında gördüğüm en f/p kasa bu

pckolik.com
0
hakmut
(11.09.22)
@hakmut'un önerdiği bilgisayarın işlemci-ekran kartı kombinasyonunun oyun performansı şöyleymiş;

youtu.be

Bence o fiyata gayet iyi
0
akhenaten
(11.09.22)
(7)

"Şimdi bir şey demiyorum ama bunun hesabını soracağım" edası nasıl verilir?

ya ben lan neyse
mesela iş yerinde müdürünüz bir yamuk yaptı."neden böyle yaptın." dediniz, "ben öyle uygun gördüm." deyip gülümsedi.dayak, hakaret vs. olmaz. belki haklıyken haksız duruma düşülür.öyle bir tavır takınmalısınız ki o anda, müdür anlamalı ki "bu adam bunu kenara yazdı, hesabını soracak..."ne yapardınız
mesela iş yerinde müdürünüz bir yamuk yaptı.

"neden böyle yaptın." dediniz, "ben öyle uygun gördüm." deyip gülümsedi.

dayak, hakaret vs. olmaz. belki haklıyken haksız duruma düşülür.

öyle bir tavır takınmalısınız ki o anda, müdür anlamalı ki "bu adam bunu kenara yazdı, hesabını soracak..."

ne yapardınız?

ben böyle bir şey yaşamadım ama öğrenmek istiyorum.
0
ya ben lan neyse
(11.09.22)
Somut ayrıntılar olmadan net bir cevap bulmak zor geldi bana.

Ama gulunebilir ya da kahkaha atılabilir eğer o müdür onun size ters bir şey olduğunu biliyorsa. Yani soğukkanlı olduğunuz ve o durumu umursamadiginizi göstermek adına bir güç gösterisi minvalinde.

Olumsuz sonuç ya da basarisizliklarin size yıkılma ihtimali varsa "neden böyle karar verdiğinizi xyz açılardan anlamadım ama ben bu konuyu ABC olarak ele aldığım için bu açıdan sorumluluğu üstlenmek istemiyorum, mümkünse sizin karariniz olduğuna dair tutanak vb düzenleyelim"
0
encokbenisevinnolur
(11.09.22)
Gayet sakin bir sekilde “peki”
0
65 derece
(11.09.22)
Hatta “peki, anladim”
*Mobildeyim editleyedim
0
65 derece
(11.09.22)
“Umarım pişman olmazsınız” denebilir belki.
0
Mihendiss
(11.09.22)
Bu söylediğiniz şeyden ziyade nasıl söylediğinizle daha çok ilgili bir şey.

Gerçekten bunu hissederseniz karşıdaki kişi de ister istemez anlayacaktır zaten. Eğer karşınızdaki kişinin idrak kabiliyeti zayıfsa açıkça söyleseniz dahi anlamayabilir. Aptal insanları zor yapan da bu anlama kapasitesi zaten. Zeki biriyle iletişim kurmak kolay, ancak aptal insanlarla uğraşılmıyor.
0
akhenaten
(11.09.22)
basarsınız istifayı, ben de böyle uygun gördüm dersiniz. hayat kısa, günde 8 saat muhattap olduğunuz kişilerle çekişmeye değmez. şansen böyle rest çekip ya zam ya imtiyaz aldığım çok oldu. not: işinizde iyi olduğunuz ve sektörünüzün kısıtlı olmadığı varsayılmaktadır.
0
rca
(12.09.22)
"Siz bilirsiniz"
Bunu dediğim her durumda, sonradan o zamanki yöneticim dönüp yaptığını düzeltmek zorunda kaldı. Ego meselesi değildi benimki. Ben işi bilen senior elemandım, o havadan üzerime getirilmiş yönetici. Ben yönetici olduktan sonra insanları dinlemeye önem verdim.
0
SiyamkedisiZorro
(19.09.22)
(1)

Çizim Programları ve FM oynatacak laptop önerisi

elfangor
Solidworks, AutoCad, Anysy, SAP200, İdeCad ve benzeri programları sorunsuz çalıştırabilecek, arta kalan vakitte de kasmadan donmadan akıcı bir şekilde football manager oynatacak bir laptop arıyorum. Direkt monster mı almak gerekir, yoksa daha uygun laptoplar var mıdır?Teşekkürler şimdiden.
Solidworks, AutoCad, Anysy, SAP200, İdeCad ve benzeri programları sorunsuz çalıştırabilecek, arta kalan vakitte de kasmadan donmadan akıcı bir şekilde football manager oynatacak bir laptop arıyorum.

Direkt monster mı almak gerekir, yoksa daha uygun laptoplar var mıdır?

Teşekkürler şimdiden.
0
elfangor
(10.09.22)
Bütçeniz ne kadar bilmiyorum ama bugün sizin de işinizi görecek "iyi bilgisayar" statüsüne giren giriş seviyesi bilgisayarların özellikleri genel kabule göre şu şekilde

-i5 10. nesil ya da daha üstü işlemci (amd için ryzen 5000 serisi veya üstü)
-rtx 3060 ekran kartı
-3200mhz 16gb ram
-512gb (tercihen 1 tb ssd)
-144hz (tercihen 165hz) IPS panel monitör

tercihinizi bunu baz alarak yapabilirsiniz.

Şu sıralarda bu donanımlara sahip bir bilgisayar için fiyatlar genellikle 23-27 bin aralığında. Ekran kartı modelini değiştirerek çok performans kaybı yaşamadan fiyat düşürmek mümkün.

En çok tercih edilen laptop markaları lenovo, acer, dell ve monster. Monster tercih ediliyor ama çoğu kişi de müşteri ilişkilerinden çok memnun olmadığını söylüyor.
0
akhenaten
(10.09.22)
(3)

İrade nasıl güçlendirilir?

psmstc
Sürekli bir irade ve öz disiplin orta yaşlardan sonra gelişebilir mi? Başardıysanız nasıl? Ve bu kavramların ne kadarı genetik, ne kadarı geliştirilebilir?
Sürekli bir irade ve öz disiplin orta yaşlardan sonra gelişebilir mi? Başardıysanız nasıl?



Ve bu kavramların ne kadarı genetik, ne kadarı geliştirilebilir?
0
psmstc
(10.09.22)
sonuç odaklı yerine süreç odaklı olmayı severseniz her yaşta olur.
0
lazpalle
(10.09.22)
Ben hayır demekte çok zorlanan bir insandım. Başlangıçta utana sıkıla insanları geri çevirip mahcup olarak başladım. Bunu yapmaya devam ettikçe mahcubiyet de ortadan kalktı.

Ne kadarı genetik ne kadarı değildir bilmiyorum ama bir şeyin genetik altyapısı olması o şeyi yapmaktan kendinizi alıkoyamayacağınız anlamına gelmiyor zaten. Hayatta kalma içgüdüsü genetik altyapısı en bilinen kavramlardan birisi tüm canlıların içinde olan bir şey. Ancak çok çaresiz hissettiğiniz, çok sinirlendiğiniz bir zaman hop diye birini öldürmüyorsunuz değil mi? Çünkü genetik yatkınlığımız olan davranış biçimlerine direnebiliyoruz.

İrade de daha çok bir kas gibi. Pratik yaptıkça geliştirebilirsiniz. Başta zorlanırsınız, ancak iradenizi öne çıkararak yapmadığınız ya da yaptığınız şeyler biriktikçe artık irade faktörü devreye sokmanız da kolaylaşmaya başlar.
0
akhenaten
(10.09.22)
Okumadıysan eğer:

Ali Fuat Başgil - Gençlerle Başbaşa
Jules Payot - İrade Terbiyesi

İrade geliştirmenin ve özdisiplinin yaşı olmaz. Sadece küçük yaşlarda edinilmediyse bir parça zorlanırsınız o kadar.

Motivasyona değil, özdisiplin, iradeye ve başarmak için sahip olduğunuz “nedene” önem vermelisiniz.
0
levent bilgen
(11.09.22)
(4)

LOTR - lore kelimesi üzerine

biseysorcaktim
yüzüklerin efendisi dizisinden sonra "lore" kelimesini çok duymaya başladım. ingilizce'de anlatı, mitoloji, efsane gibi anlamlara gelmekteymiş. tolkien lore'u, ortadünya lore'u şeklinde kullanılıyor.iyi kötü ingilizce biliyorum ama bu sözcüğü son günlerde duydum ben. bu benim cahilliğim mi?yüzükler
yüzüklerin efendisi dizisinden sonra "lore" kelimesini çok duymaya başladım. ingilizce'de anlatı, mitoloji, efsane gibi anlamlara gelmekteymiş. tolkien lore'u, ortadünya lore'u şeklinde kullanılıyor.

iyi kötü ingilizce biliyorum ama bu sözcüğü son günlerde duydum ben. bu benim cahilliğim mi?

yüzüklerin efendisi başlığında arattım, onlarca entry çıktı bu şekilde. o kadar yaygın mı kullanılıyor gerçekten.
eksisozluk.com

neden insanlar bu sözcüğü kullanmakta bu kadar ısrarcı çözemedim, yeri dolmayacak bir sözcük değil. lore başlığında bu konuyla ilgili entry yok, demek ki insanlar son zamanlarda bu kadar yoğun kullanmaya başladı.
0
biseysorcaktim
(09.09.22)
fantastik edebiyat/sinema/tv/oyun vs. işlerine azcık bulaşmış çoğu kişi bilir bence lore kelimesini.

son zamanlarda popüler olan bir şey değil. zaten ekşideki başlığında da 2001'den bile 4 entry var.

Türkiye'den olan aratmalarda google trends'e baktığımızda da son 5 yılda benzer bir ilgi görüyoruz.

trends.google.com

hatta peak'ini 17-23 ekim 2021 tarihlerinde yapmış. o sırada ne oldu bilmiyorum, bilen biri aydınlatabilir merak ettim :)
0
king lizard
(09.09.22)
duymamak sizi cahil yapmaz da kullaniliyor olmasina neden bozuldugunuzu anlamadim. folklor diye bildigimiz sey de folk ve lore kelimelerinden geliyor, 100 yildan fazla tarihi var. yeni bir kelime degil, bence gayet aciklayici ve guzel ayrica.
0
der meister
(09.09.22)
@king lizard, ayni isimli Taylor Swift albumu varmis. cikis tarihine bakmadim ama ondandir muhtemelen.
0
der meister
(09.09.22)
Lore terim anlamlı bir sözcük, yerleşik bir Türkçe karşılığı yok "hikaye, evren, kalıp rol, bir karaktere biçilmiş kişilik, gelenek, adet, mitoloji" gibi sözcük ve ifadelerin alaşımı gibi bir şey.

Türkçede bunu doğrudan her durumda karşılayacak bir kalıp oluşmuş değil henüz. Yerine göre birine; "hikayenin dışına çıkma" derkenki gibi kullanımları olabilir ama biz atıyorum hikaye sözcüğünü daha çok olay akışı ve senaryo ile eş anlamlı kullanıyoruz. Bu da doğal bir şey çünkü konseptin kendisini biz üretmedik, dışardan aldık ve bu konsept somut değil, soyut bir şey; bir fikir ürünü. Haliyle başka birçok dil de dahil Türkçede tam bir karşılığı yok. Diller arasında sözcük alışverişi tarihin başından beri var, bunun önüne geçmek mümkün değil.

Bazı karşılıklar da hem tam anlamı içermiyor hem de demode. Örneğin oyun oynarken "efsanede (ya da anlatıda) bu geçmiyor" dediğiniz zaman biraz tuhaf bir tınısı olur. Fazla akademik duruyor.

Diğer taraftan, mitoloji, efsane gibi sözcükler daha çok gerçek hayat ve gerçek tarihi materyallerle bağdaşıkken lore kurgusal mitolojiyle bağlantılı. Örneğin Yunan mitolojisi derken tarihi bir mefhumdan söz ediyoruz, lore kelimesi söz konusu olduğunda bir edebi ürünün içerisinde geçen kurgusal bir şeyden bahsediyoruz.
0
akhenaten
(10.09.22)
(4)

Hangisi doğru?

Kahvedesu
C ve D şıkkı aynı değil mi? Zıddı doğru yazılışı ama aynı gibi iki şıkta da.
C ve D şıkkı aynı değil mi? Zıddı doğru yazılışı ama aynı gibi iki şıkta da.
0
Kahvedesu
(09.09.22)
C şıkkında kişlik yazıyor.
0
pispinti
(09.09.22)
A şıkkında "biribiri tam zıddıydı" yazdığı için yanlış.

C şıkkında "görünüş kişlik ve yaşam tarzı" yazdığı için yanlış

E şıkkında "tam zıttıydı" yazdığı için yanlış

F şıkkında "biribirinin" yazdığı için yanlış.

D doğru.

Yalnız eğer bu test yazım hatalarını bulma ya da detayları fark etme yeteneğini değil de, çeviri yeteneğini ölçüyorsa tamamen işe yaramaz görünüyor.
0
akhenaten
(09.09.22)
zıttı olur, zıddı olmaz. tek heceli kelimeler yumuşamaz. E şıkkı doğru.
0
sirkelimon
(09.09.22)
@sirkelimon o kuralda istisnalar var aslında, örneğin çok - çoğu ve ret - reddi kullanımı da buna bir örnek.

Zıt için tdk'nın önerdiği zıddı olarak yazmak. Sözcüğün tdk sayfasında da gösteriliyor bu durum "zıt -ddı" ibaresiyle.
0
akhenaten
(09.09.22)
(1)

Okyanusta kanın kokusu veya açık havada çiçeğin, balın kokusunu alma

ananiyimioguz
nasıl oluyor?Hep duyuyorum mesela köpek balıkları kanın kokusunu 500km den alır diyor. Rakamları sallıyorum hatırlamıyorum ama şok edici rakamlar.Yahu ben elimi oracıkta kanatmışım. Koku molekülleri gerçekten o kadar uzağa yayılıyor da onun sayesinde mi algılıyor? Ne hızda yayılıyor ses hızında mı m
nasıl oluyor?

Hep duyuyorum mesela köpek balıkları kanın kokusunu 500km den alır diyor. Rakamları sallıyorum hatırlamıyorum ama şok edici rakamlar.

Yahu ben elimi oracıkta kanatmışım. Koku molekülleri gerçekten o kadar uzağa yayılıyor da onun sayesinde mi algılıyor? Ne hızda yayılıyor ses hızında mı misal?

Veya bir arı çiçeğin kokusunu yüzlerce hatta belki binlerce kilometre uzaktan nasıl alabiliyor gerçekten bir maddenin kokusu dünyanın herhangi bir yerinden alınabilir mi duyu organının hassasiyetine göre?

Örnekler çoğaltılınabilir..
0
ananiyimioguz
(07.09.22)
Siz biraz şaşkınlıkla gerçekliği bozacak kadar büyütmüşsünüz kafanızda sayıları :D

Köpekbalıkları 500m'ye kadar mesafeden koku alabiliyor, 500km değil. Tabi hepsi değil, her ortamda da değil. bu ortalama bir şey. Bundan daha kısa ve uzun mesafeler de mümkün, ama 500km değil.

Belgesel dilleri bence çok sorunlu, heyecan uyandırayım diye gerçekliği gerçek dışı bir şey gibi veriyorlar. Şahsen çoğu belgeselin bilime genel olarak büyük zarar verdiğine inanıyorum. İnsanlara bir şeyleri öyle bir anlatıyorlar ki "böyle bir şey nasıl olabilir ya" diyorsunuz.

Arılar hakkında çok bir fikrim yok ama onların da binlerce kilometreye çıkabileceğini sanmam.

Koku gayet hızlı yayılıyor, ancak koku moleküllerinin iletim hızı dış etkilere daha açık. Ses ya da ışık hızı gibi şeylerle tam olarak karşılaştırılamaz, çünkü koku dediğimiz şey dalga değil, bildiğiniz somut moleküller. Sabit bir yayılma hızı yok. Zaten köpek balıkları da bir yeriniz kanar kanamaz sizi bulmuyor, önce kokuyu alması ve takip etmesi gerekiyor. Zaten çoğu belgeselde de köpekbalıklarının 500m'den koku aldığı söylenmesine rağmen aldıkları kokunun kaynağını ne kadar hızlı bulduklarından ya da her aldıkları kokunun sonunda başarılı bir av yapıp yapmadıklarından çok bahsetmiyorlar, heyecansız geliyor. Belgesele göre bir yeriniz kanıyor ve yanınıza bir köpekbalığı ışınlanıyor.
0
akhenaten
(08.09.22)
(2)

Kkm mi mantıklı doğrudan döviz almak mı?

Trafalgar
Ya da aralarında bir fark yok mu?
Ya da aralarında bir fark yok mu?
0
Trafalgar
(06.09.22)
Aralarında fark var,

Fark şu, kkm aldığınız zaman vadeli hesap açmış oluyorsunuz (min. 3 aylık)

Dolar üzerinden örnek verirsek, bu süre içerisinde dolardaki dalgalanmalar sizi alım satım kararı anlamında ilgilendirmiyor. Sizi ilgilendiren tek şey vadeniz bittiği gün doların kaç olduğu.

Örneğin dolar bir lirayken alsanız ve dolar birkaç hafta içinde 10 lira olsa, ancak vadeniz bittiğinde 1 liraya geri dönmüş olsa bu size bir kazanç sağlamıyor.

İyi tarafı, döviz üzerinden kazanç sağlamak gibi bir isteğiniz yoksa, al-sat yapmıyorsanız ya da bunun riskine girmek istemiyorsanız kkm size her ne olursa olsun hesabınızda 100 dolara denk gelen birikiminiz varsa vade sonunda 100 dolarlık birikimi o günün tl değerinden veriyor. Doların düştüğü ya da yeterince yükselmediği bir senaryoda ise faiz alıyorsunuz.

Hangisinin mantıklı olduğu da size göre değişir haliyle. Ancak kkm'nin olayı döviz yükseldiğinde paranızın döviz cinsinden ederini sabit tutarken, döviz sabit kaldığında ya da düştüğündeyse önceden belirlenmiş mevduat faizini vermek. İlk senaryoda kazancınız olmuyor, sadece paranız erimiyor, ikinci senaryoda bankanın belirlediği oranda faiz getiriniz oluyor, bu da enflasyona göre düşük bir faiz oranı tabi ki.
0
akhenaten
(06.09.22)
Bugün 100.000TL'niz olduğunu düşünürsek; MB'nin saat 12.00 kuruna göre bu 5482$ yapar. 100.000TL'yi %16.75 faizle 92 günlük KKM'ye bağlarsınız 92 gün sonra beklenen bakiye 104.222TL olur.

Eğer 3 ay sonra dolar/TL kuru 19.01'den yüksek olursa (104.222/5482) aradaki fark kadar daha hesabınıza -TL olarak- para yatırılır. Sizin yine reelde 5482$ karşılığı TL'niz olmuş olur.

Yok 3 ay sonra dolar kuru 19,01'in altında olursa o zaman KKM'ye para bağlayarak kazançlı bir iş yapmış olursunuz. Örneğin 3 ay sonraki kur -olmaz ya- 17,35 olarak gerçekleşti. Sizin elinizdeki 104.222TL, artık 6000$ değerinde olur.

Özet; üç ay sonra kurun ne olacağı belli olmaz, belki de düşer diyorsanız, al-sat yapmayacaksanız, 3 ay boyunca acil bir ihtiyaç nedeniyle vadeyi bozma durumunuz yoksa KKM mantıklı olabilir. Diğer tüm ihtimallerde dolar alıp dolar vadeli olarak değerlendirmek daha makul.
0
pispinti
(06.09.22)
(4)

Istanbul'u bir turist gibi gezmek

mukrime
Merhabalar,Dogma buyume bir Istanbullu olarak bu soruyu sormak beni biraz utandirsa da, son 4 senedir Turkiye'de yasamiyor olmam, bunun oncesinde de dusuk sosyal hayatli bir insan olmam sebebiyle Istanbl'u hic bilmiyorum gibi geliyor. Belli basli cogu muze ve camilerini zamaninda okul gezileriyle ge
Merhabalar,

Dogma buyume bir Istanbullu olarak bu soruyu sormak beni biraz utandirsa da, son 4 senedir Turkiye'de yasamiyor olmam, bunun oncesinde de dusuk sosyal hayatli bir insan olmam sebebiyle Istanbl'u hic bilmiyorum gibi geliyor. Belli basli cogu muze ve camilerini zamaninda okul gezileriyle gezmis olmama ragmen, hakkinda bir iki kelime konusamayacagimi biliyorum.

2 haftaya Alman arkadaslarimizda 3-4 gunlugune Istanbul'a gelecegiz. Firsat bu firsat, onalra Istanbul'un en guzel yanlarini gostermek, sokak lezzetlerini tattirmak ve gercek doner yedirtmek istiyoruz. Anadolu yakasinda kaliyor olacagiz. Arabamiz yok dolayisiyla toplu ulasim kullanacagiz.

Sorum su: olabildigince stressiz ve trafiksiz bir sekilde bu 3-4 gunde nerelere gitmeliyiz. Aklimda sunlar var simdilik:
-Kadikoy, Moda, Caddebostan vs
-Vapurla Eminonu,Sirkeci (balik ekmek, baklava muhallebi vs) belki oradan Kapalicarsi (nusret?)
-Taksim istiklal(?), Galata kulesi, funikuler
-Besiktas, Ortakoy kumpir (?), dolmabahce? yildiz parki?

Bunlarin hangilerini bir gun icinde kombinleyebiliriz? Su restorana git dediginiz bir yer var mi? Su muzeye git dediginiz bir muze? Ayasofyayi cok seviyorum belki oraya gideriz.

Marmaray ve vapur kullanmak mantikli geldiginden bu yollarla ulasilabilecek yerler arayisindayiz.

Butun oneriler icin tesekkurler simdiden!
0
mukrime
(04.09.22)
Bir günü Sultanahmet'e ayırırsanız tarihi-kültürel gezi programını tamamlayabilirsiniz.

Şöyle ki; İstanbul Arkeoloji Müzeleri dünyadaki sayılı arkeoloji müzelerinden, mutlaka görülmeli. Tramvayla Gülhane'de inip müzeye geçersiniz. Çıkınca hemen müzeden doğrudan Topkapı Sarayına giriliyor. Saraydan çıkarken isterseniz Aya İrini'ye uğrarsınız. Saraydan çıkar çıkmaz Ayasofya'nın önünde olacaksınız, orayı turladıktan sonra Sultanahmet Camisine girersiniz kapanışı da Yerebatan sarnıcında yapıp Emininönüne inip balık ekmek yersiniz, Mısır çarşısına falan bakarsınız.

2. gün Kadıköy, moda, caddebostan yapılır.

3. Gün Karaköy'de inip yürüyerek Galata üzerinden İstiklal'e çıkarsınız, İstiklal'de yapılacak bir şey yok orası öleleli çok oldu ama görmüş olurlar. Taksim meydana varınca iki ıslak hamburger atıp gümüşsuyundan Dolmabahçe'ye inersiniz. İsterseniz orayı gezip 10dk daha yürüyerek Beşiktaş'a varırsınız. Zaten hayli yorulmuş olacaksınız tam yemek yemelik bir zaman olur. Ya da Beşiktaş'a gitmek yerine Bebek'e giden bir otobüse atlayıp Nusret'e orada gidersiniz. (Yıldız parkı ve Ortaköy yolunuzun üstünde olacak, isterseniz oralarda inersiniz otonüsten) Yemekten sonra da bebek sahilde biraz dolanıp akşam eğlenecek bir mekan bakarsınız. (Not: Baktınız enerjiniz var, Dolmabahçe'den Ortaköy'e kadar yürüyüş de yapabilirsiniz, biz arada yapıyoruz yorucu ama güzel oluyor. Yıldız parkında dinlenirsiniz Ortaköy'den otobüse atlayıp Bebek'e geçersiniz.)

4. günde de belki adalardan birine gidip kahvaltı yaparsınız.
0
akhenaten
(04.09.22)
Almanlar Nusret'i sevmeyebilir. Bence bu tip bir plan işe yaramaz. Onlara sorarsınız ne istiyorsunuz diye. Tatlıcı önerim Hafız Mustafa. Ama içerisi Arap dolu. Ben kesinlikle içeride durmazdım. Bir de ne yemek istedikleri önemli. Belki Türk tatlılarını sevmezler.

Müzelerde aşırı sıra var bu arada. Bir günün 1 saatini sırada harcarsınız.
0
dissendium
(04.09.22)
Ben şöyle yapardım herhalde;
1. Topkapı sarayı ve çevresine (müzeler, aya İrini vs.) 1 tam gün.
2. Eminönü denen ucube yere sokmak yerine Marmaray Sirkeci-Cağaloğlu çıkışından yürüyerek Kapalıçarşı'ya, oradan Sultanahmet çevresine. Veyahut vapurla Karaköy veya Eminönü, oradan tramvay ile Sultanahmet.
3. Taksim-İstiklal-Tünel vs.
4. Daha sonra Kadıköy-Moda. Burada Tatar Salim'den döner, Çiya'dan yöresel bir iki şey.
0
uvcray
(04.09.22)
İstanbul'u turist gibi gezecek biri caddebostan modaya gitmez Topkapı sarayı arkeoloji müzesi Sultanahmet Ayasofya camiine gider. Ayrıca sadece Topkapı sarayını gezmek yaklaşık bir tam gün sürüyor keza arkeoloji müzeside öyle ki bu arada İstanbul arekoloji müzeleri dünyanın en büyük koleksiyona sahip arkeoloji müzesi. Sadece Sultanahmet bölgesini için aşağı yukarı bir hafta gerekir tabi siz bunu 1 güne de çekebilirsiniz size bağlı. Sultanahmet bölgesinde yaklaşık 10 müze var.

Birisi Eminönü için ucube yazmış ama turistler o ucubeler için geliyor

Bunların haricinde deniz müzesi, askeri müze, camiler, türbeler, rahmi koç müzesi, Pierre loti, saraylar geziye dahil edilmelidir
0
beemaker
(05.09.22)
(4)

Gundemi takip etmek

yemektehamsivar
merhaba,kendimi türkiyede ve dünyada olan bitene tamamen kapatmış durumdayım yıllardır. herşey çok can sıkıcı olduğu için takip etmemeyi seçtim. ama arkadaş ortamlarında çok bihaber olduğumu fark edip kötü hissediyorum. en azından sıcak gündemi bilmek bir iki kelime fikir beyan etmek istiyorum. daha
merhaba,

kendimi türkiyede ve dünyada olan bitene tamamen kapatmış durumdayım yıllardır. herşey çok can sıkıcı olduğu için takip etmemeyi seçtim. ama arkadaş ortamlarında çok bihaber olduğumu fark edip kötü hissediyorum.

en azından sıcak gündemi bilmek bir iki kelime fikir beyan etmek istiyorum. daha önce de bu şekilde istediğim oldu ve çeşitli haber uygulamlarını falan denedim ama bir turlu süreklilik sağlayamadım.

yine ekşisözlüğe bakayım dedim ama o da sarmıyor artık, tamamen copluk. ne önerirsiniz? artık ben de olan biteni bilmek istiyorum. hadi dünya olmasa da türkiyeyi bileyim siyasi olarak neler oluyor bitiyor mesela gibi.

cok uzun olmayan ve kendi ilgi alanlarima gore kisisellestirebilecegim haberleri bana gunluk sunan bir site, app? video mu izlemeliyim ya da?
0
yemektehamsivar
(04.09.22)
Haber sitesi seçmek siyaset seçmekle aynı şey. Hangi bakış açısından haberlere bakmak istediğine göre site değişir. Bence sendika.org'u, evrensel'i takip edebilirsin başlangıç olarak.
0
prole
(04.09.22)
ben sadece sözlock tabip ediyorum gün gün tüm debe listesini arşivliyorlar, fazla veriye boğulmadan hızlıca bakıp çıkıyorum, onun dışında dünya gazetesi vs olabilir belki.
0
mrctrk
(04.09.22)
Bundle'ı yükleyin app olarak. Son dakika ve önemli haberler bildirim olarak gelir telefonunuza. İlginizi çekene açıp bakarsınız. Ayrıca kendi haber kaynaklarınızı seçebiliyorsunuz, hemen hemen her kaynak var zaten içinde.
0
akhenaten
(04.09.22)
Bundle +1
0
oldtimer
(05.09.22)
(3)

Almancanın söz dizimine (syntax) alışmam ne kadar sürer?

hadi ya la
20 yıldan uzun süredir İngilizce hayatımda, 7 yıl önce İspanyolca öğrenmeye başladım ve 6. ayda neredeyse her şeyi anlıyordum, çünkü söz dizimi neredeyse birebir aynı. İki haftadır Almanca öğreniyorum ama şok oluyorum her seferinde. İngilizce bilip sonradan Almanca öğrenenler, ne düşünüyorsunuz? Alı
20 yıldan uzun süredir İngilizce hayatımda, 7 yıl önce İspanyolca öğrenmeye başladım ve 6. ayda neredeyse her şeyi anlıyordum, çünkü söz dizimi neredeyse birebir aynı. İki haftadır Almanca öğreniyorum ama şok oluyorum her seferinde. İngilizce bilip sonradan Almanca öğrenenler, ne düşünüyorsunuz? Alışmanız ne kadar sürdü?
0
hadi ya la
(04.09.22)
almancanın tüm olayı o zaten. resmen matematik gibi model kurar gibi..bağlacı,yan cümlesi, durum halleri vs vs derken katı kurallar..

ne kadar dille vakit geçirdiğinizle alakalı. süre herkes için farklı ama en azından hemen oturmayacağına garanti verebilirim.

biraz sabır lazım.

ingilizce, ispanyolca vs vs bunlar çok daha kolay öğrenilebilen diller bana kalırsa almancaya göre. o yüzden onlarla kıyaslamayın.
0
AlsterWasser
(04.09.22)
En iyi yöntem bilen birisi tarafından düzeltilmek, ancak Almanya'ya yaşamıyorsanız çok underrated bir yöntem var.

Metin ve şarkı sözü ezberleyin. Neden kimse bunu yapmıyor bilmiyorum ama sihir gibi işe yarıyor. Sevdiğiniz birkaç şarkıyı ezberleyin. Bir iki tane de metin seçip ezberleyin. Başı sonu belli kısa bir şey olursa daha iyi olur.

Şarkı ve metin ezberlediğiniz zaman hatalı cümleler kulağına batmaya başlıyor. Dil öğrenirken sorun da bu zaten, neyin doğal neyin anormal olduğunu bilmiyor oluyoruz. Beyninize ne kadar fazla kalıp sokarsanız o kadar faydalı.
0
akhenaten
(04.09.22)
türkiye’de büyümüş ve almancada c1 seviyesine kadar çıkmış biri olarak yazayım: zorluğu orada zaten hocam. çok sabır lazım, gerçekten çok zor bir dil. biraz tıngırdatmaya gelene kadar gerçekten yıllar geçiyor. almancaya verdiğim emeği başka bir şeye versem o zamanda 4 avrupa dili öğrenirdim net bir şekilde. full time olarak net min 1 sene lazım o da az çok konuşmak için. o almancayla da ancak almanya’da turist olunur.
0
roket adam
(04.09.22)
(13)

Sevgili ile din sorunsalı

dakota
Çok eskiden beri aşık olduğum kızla konuşmaya baladım. Yalnız ben bi 10 yıl oldu herhangi bi dinim yok. Yalnız bu kişi bazen bana laf vuruyor dinle alakalı. Bugün de Tanrıya inanmıyorsun ya mesela dua ederken kimden nasıl istiyorsun dedi. Ben de kimseden bir şey istemediğimi söyledim ve bu konuyu ne
Çok eskiden beri aşık olduğum kızla konuşmaya baladım. Yalnız ben bi 10 yıl oldu herhangi bi dinim yok. Yalnız bu kişi bazen bana laf vuruyor dinle alakalı. Bugün de Tanrıya inanmıyorsun ya mesela dua ederken kimden nasıl istiyorsun dedi. Ben de kimseden bir şey istemediğimi söyledim ve bu konuyu neden sürekli açtığını sordum. Sonra tamam açmadım konu falan dedi kapattık. Din konusunun kendisi için önemli olduğunun farkında olduğumu, bu konuda elimden gelen bir şey olmadığını, belki yanlış düşündüğümü ve ilerde fikrimin değişeceğini söyledim. Yani bazen de şöyle düşünüyorum doğru olmadığını bilerek bütün dünya salak da bi tek ben mi akıllıyım, tüm dünya neredeyse bir yaratıcıya inanıyor. Siz hepiniz ben tek gibi bi durum var gibi oluyor. Ama sonra bilimsel olarak yaklaştığım zaman bu aklıma gelen şey de uçup gidiyor.
Bu din konusunu onu da kırmadan nasıl çözerim ?
0
dakota
(03.09.22)
Bilimsellikten bahsetmişsiniz de bilimsel düşünce dine karşı değildir sadece din ve tanrının varlığı bilimin konusu değildir bu durum bilimin dini reddettiği anlamına gelmez siz bilimi yanlış anlamışsınız sanırım hatta bilim felsefesinde tek tip düşünce yoktur.

Kırmadan konusuna gelirsek herkesin inancı kendisinedir
0
beemaker
(03.09.22)
İnanan birisi için karşısındakinin inanıp inanmadığı elbette önemlidir çünkü inançlı birisinin hak kitaplara inanmayan birisiyle evliliği caiz değil.
0
usudum ustumu ortsene hande
(04.09.22)
Ekşi Sözlük'teki liboşlar hariç herkes bilir ki dini görüş ile ilgili konu açılıyorsa oradan bir halt olmaz. Olursa da toksik olur. Burada ama çıkar birileri babam rakı içerken başörtülü annem ona kavun kesiyor ama sofraya oturmuyordu diye.

İnsanların dini görüşü farklı insanlarla birlikte olması değil, o konuyu açıp çaktırmadan muhafazakar seviyesi laf sokma çabasında olması. Sene olmuş 2022 hatta bitmek üzere ya hu.
0
nawar
(04.09.22)
Usudum +1
Siz de belki ileride değişir fikrim deyip açık kapı bırakmışsınız, arada sırada yoklamaya devam edecektir muhtemelen.
0
black holes in the sky
(04.09.22)
“belki yanlış düşündüğümü ve ilerde fikrimin değişeceğini söyledim.“

Çok yanlış yapmışsınız. Kimseyi böyle bir beklentiye sokmayın. Kimseden de fikirleri değişir beklentisinde olmayın.

Şahsi fikrim çok oluru yok böyle bir ilişkinin. Hayata bakış açınız farklı. İlişki dediğin insanı huzurlu hissettirmeli, sürekli din gerilimli, fikir çatışmalı ilişki yürümez.
0
Gradient_tabanlı_mor
(04.09.22)
Usudum +1
Gradient +1

Doğrudan ben buyum demeliydiniz. İnanç meselesini sürekli gündeme getiren biriyle yürümez.
0
pro9it9is9
(04.09.22)
Bana öyle geliyor ki (belgeselci gibi konuştum :D) ilerde fikrinizin değişebileceğini söylediğinizde karşınızdaki insan bunu "hımm olur belki değişebilir" olarak algılamıyor. "Evet, zaten kafası karışık, onu inandırmak için elimden geleni yapmalıyım" olarak algılıyor ve kendine bir hedef koyuyor. Bu hedefinde başarısız olduğunu hissettiğinde de sizden vazgeçme eğilimi artıyor, çünkü "görev başarısız oldu" düşüncesine kapılıyor.

Bunun yerine konuşmak ve sorduğu sorulara kendi bakış açınızdan cevap verip sohbet etmek daha doğal bir sonuca ulaştırıyor bence. O zaman ya ortak bir noktada dengeye ulaşıyorsunuz ya da biriniz sağlıklı bir şekilde yeni bir bakış açısı kazanıp fikrini değiştiriyor.
0
akhenaten
(04.09.22)
Onu kırmadan cozemezsiniz hele böyle konusarak.

Bunun tam tersini siz yapsaniz kendisi ağlar büyük ihtimal (yani inanan kişiye laf sokma). Genelde böyle oluyor çünkü, inancima saldirdin muhabbeti dönüyor, çok gülüyorum.

Siz ya bu konuyu tamamen kapatacaksiniz ya dine inanacaksiniz ya da böyle laf sokusturmalarla dolu hayat olacak. Inanan biriyle bunun ortasi olmaz.
0
logisticsmanager
(04.09.22)
inanan biri inanmayan birinin kimden ne istedigini anlamak zorunda degil ki.istemiyorum hic kimseden bir sey bu bir hayat tarzidir. senin yerinde olsam "dinsizler azinliktadir bu tarz sorulara cok maruz kaliyoruz bizim icin rahatsiz edici olabiliyor" de ki karsi taraf tamam kapattim konuyu falan demis. sen de bi gun inanabilirim falan sanma oyle bir sey yok. senin dinle veya dinsizlik uzerine ozel bi caban yok (nacizane dusuncem)

hemen bi ornek verecegim eski bi iliskimde sevgilim yavas yavas dinsizligi kabullenmeye baslamisti normalde ailesinden fazla dinle ilgiliydi namaz kiliyordu vs iken hem ortami hem hayat tarzi cogu sey degisti. uni cagindayiz normal tabii bi yerde. ben bu degisimden rahatsiz oldum ve yurumedi. sanirim ordaki nokta dinsizlik degil derin degisimlerdi cunku hemen ardindan Allahsizligin kitabini yazmis biriyle askin dibine vurduk. istemedigim halde evliligin esigine kadar gelmistik(evlenmedik). onun dinsizligi sorun degildi, ben muslumanim bu arada, cunku onu hep dinsiz olarak taniyip sevmistim
0
ala09
(04.09.22)
Sizi ciddiye almıyor, ama "belki yanlış düşündüğümü..." demenizden dolayı bence siz de kendi inanç durumunuzu ciddiye alamıyor gibisiniz.
0
encokbenisevinnolur
(04.09.22)
islam'da, Allah'a inanmayan biriyle evlilik yasak
bu konu hakkında ne düşündüğünü sor
0
bir soru sorcam
(04.09.22)
hala seninle görüşüyorsa seni "doğru yola" getirebileceğini düşündüğündendir. ancak inanç konusu oldukça önemli ve hayatını bu düşünce ile temellendirmiş birisi ile bugün olmazsa yarın ciddi sıkıntı yaşayacaksınız. o zaman da ya siz ya da karşınızdaki taviz vermek zorunda kalacak.
0
tantunisultansuleyman
(05.09.22)
muhafazakar aile çıkışlı eşim ile bu konuyu ilişkimizin ilk haftasında 1 saatlik muhabbetle çözdük. anladığım kadarıyla ailesini inançlarından dolayı hor görmeyeceğimden emin olmak istedi. başımdan çok büyük, ultra spiritüel bir olay geçmezse deizme bile dönmemin zor olduğunu, müslüman olmamın ise herhangi bir şekilde mümkün olmadığını, konuya yaklaşımımın bundan ibaret olduğunu söyledim. müslüman olmam durumunda zaten kuran-ı kerim'de yer alan kurallara göre yaşayacağımı, ondan kapanmasını vs. talep edebileceğimi, dışarıya öyle kolay kolay tek başına çıkamayacağını şakayla karışık söyledim. "valla sen uğraşırsın." dedim.

taviz vermeye hazır olduğun izlenimini vererek çok yanlış yapmışsın. bu konuda en yakınının dahi seni suçlama, hor görme hakkı yoktur. konuyu kafanda oturt ve kendini anlat, seni böyle kabul edebiliyorsa ne ala. yoksa güle güle.
0
zgrydn
(05.09.22)
(8)

ev fiyatları

tute
şu ev fiyatları gerçek mi? emlak endeksine baktım metrekare üzerinden hesaplayınca 2-3 katı falan çıkıyor evler. müşteri çekmek için verilmiş gibi geldi. gidince o ev elimizde kalmadı diyip daha yüksek bir ev gösterecekler sanırım. yoksa gerçek midir? https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-sati
şu ev fiyatları gerçek mi? emlak endeksine baktım metrekare üzerinden hesaplayınca 2-3 katı falan çıkıyor evler. müşteri çekmek için verilmiş gibi geldi. gidince o ev elimizde kalmadı diyip daha yüksek bir ev gösterecekler sanırım. yoksa gerçek midir?

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

bir de 2. ilandaki gibi nasıl 0.88 faiz oranıyla kredi kullanılıyor? faizler o oranda değil.
0
tute
(03.09.22)
Tabii ki gerçek değil.
0
orient blue
(03.09.22)
Bu evler kendilerini 5-6 senede amorti ediyor bu durumda. Hatta kiraların daha da artacağını düşünürsek daha hızlı.

Satan da kişi değil, şirket.

Bir şirket bu fiyata ev satıyor olsa ilana koymasına bile gerek yok, fısıldasa zaten 10 kişi biter teklif veren.

Sırf bu durum bile gerçekçiliği öldürüyor. Büyük ihtimalle İstanbul'daki "beylikdüzü" evleri gibi boş ilanlardır.
0
akhenaten
(03.09.22)
Amaç nedir peki? Zaman kaybı değil mi? Müşteri çekmek için olsa müşteri gerçek fiyatı öğrenince sorun olmayacak mı?
0
🌸tute
(03.09.22)
Aradığınızda muhtemelen orası satıldı ofise gelin baska opsiyonları değerlendirelim deyip davet ediyorlar.

Bir de emlakçılar arasında "pürüzlük" tabir edilen evler var örneğin imarda taşma olan hala insaat elektriği suyu kullanan davalık olan vs. Bu tip yerler ucuz olabiliyor ancak ileriki süreçte belediyeyle inanılmaz şekilde uğraşmak gerekiyor...
0
apocalipy
(03.09.22)
gittiğinde "hee hocam o daire 5 dk önce satıldı yauv, muadili var 1,5 milyona ona bakalım gel" derler. Hiç mi gitmediniz emlakçılara :D
0
avatar is back
(03.09.22)
e işe yarıyor mu peki? 400 binlik ev için gidip satıldı diyip bana 700 binlik ev gösterse dalga mı geçiyorsun derim. insanların zamanlarını alıyorlar. hiç mi tepki görmüyorlar? ya da alıyorlar mı insanlar?
0
🌸tute
(03.09.22)
Bunlarin hepsi hikaye. İnsanların vakti degersizmis gibi bir de bunlarla uğraştırıyorlar.

eksisozluk.com

www.sikayetvar.com

www.sikayetvar.com

Vega yapı, yeva yapı, eva yapı diye görürsünüz, üşenmemişler.
iz yapı, çağ yapı bunlarin hepsinden uzak durun.

Hukuk ve düzgün sistem olmayınca böyle oluyor.
0
melancholia
(03.09.22)
Evet bu fiyatlar gerçek metrekare endeksi adı uzerinde endeks temsilidir endeksin çok üzerinde veya çok altında bir çok yer var faiz ise emlakçının kendi kullandırdığı özel faiz
0
beemaker
(03.09.22)
(9)

Hangi dil daha karizmatik

dissendium
Hangi dilleri konuşan kişileri karizmatik buluyorsunuz?Bir erkek için İtalyanca mı daha karizmatik yoksa İspanyolca mı?
Hangi dilleri konuşan kişileri karizmatik buluyorsunuz?

Bir erkek için İtalyanca mı daha karizmatik yoksa İspanyolca mı?
0
dissendium
(03.09.22)
İspanyolca bence ama rusca kadar karizmatik değil bir erkek için :)
0
kabile dovmesi istiyom
(03.09.22)
Fransızca, eskiden hiç beğenmezdim fransızcayı hangi noktada fikrim değişti bilmiyorum.

İtalyanca mı ispanyolca mı sorusuna gelince, umarım zamanla bu iki dili de severim ama şu an italyanlar konuşurken hişşşşt deyip susturmak istiyorum fazla geveze geliyor, ispanyolcayı duymak da hoşuma gitmiyor ama birini tercih etmem gerekirse italyanca derim.

Birinin anadili olmayan bir dili konuşması hangi dil olursa olsun karizmatik bir durum bence bu arada.
0
(03.09.22)
İtalyanca benim kulağıma çok neşeli, mutlu ve arkadaşça geliyor, asla karizmatik değil. İspanyolcaysa seksi bir dil ama "eğlenceli seksi" karizmatik diyemem. İspanyolca bana hep dini bir çağrışım yapıyor ayrıca, ince bıyıklı conquistador abilerin emevileri ispanyadan çıkarmak için ince kılıçlarla falan saldırıp ağızlarında gülle haşin haşin baktığı görüntüler canlanıyor kafamda.

Bence illa karizma takıntınız varsa başka bir dil seçin.
0
akhenaten
(03.09.22)
@akhenaten, hangi dil olabilir?
0
🌸dissendium
(03.09.22)
@dissendium bence Almancada ağırbaşlı bir karizma var, Fransızca ise daha kızgın tonlarda etkileyici oluyor, tam bir kavga dili. Şimdi anlatırken fark ettim, baya bütün dilleri kişileştirmişim kafamda :D

şu aklıma geldi: www.youtube.com
0
akhenaten
(03.09.22)
Rusça. Öğrenmeye de çalışıyorum ayrıca.
0
uvcray
(03.09.22)
ispanyolcayla italyanca arasinda karizmasi farkedecek kadar fark yok.

genel olarak sadece bir dili 10 uzerinden 8+ konusabiliyorsa karizmatik buluyorum. Turkiye'de de acikcasi birkac galatasaray lisesi/istanbuldaki bazi ozel okullar mezunlari haricinde ingilizce disinda bir dili idare edebilecek seviyede konusan kimseye rastlamadim.
0
hot potato
(03.09.22)
Bence yunanca ve fransizca.

Italyanca ise sondan birinci olabilir ancak. Soyle ki Avrupa'nin kekolari Italyanlardir. Bagira bagira konusurlar, italyan = gurultu demektir. Arti Italyan erkegi cok curetkar, maco ve actir. Gece hayatinda herkese teklif eder, askinti olurlar. En hazzedilmeyen millet Italyanlardir kisaca. Turkiye'de ise imajlari cok iyi sasirtici bir bicimde:)
0
neck_and_neck
(04.09.22)
Hiçbiri
0
beemaker
(04.09.22)
(9)

Erkekler saçlarınızı sabah nasıl düzeltiyorsunuz?

yazar yazmaz yazan yazar
her sabah fön mü mesela? suyla ıslatıp tarakla mı düzeltiyorsunuz? veya vax mı kullanıyorsunuz?
her sabah fön mü mesela? suyla ıslatıp tarakla mı düzeltiyorsunuz? veya vax mı kullanıyorsunuz?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.09.22)
saçlarımı uzatırken o iğrenç az uzun zamanlarda her sabah yıkayıp kuruturdum, sonra jöle wax allah ne verdiyse dalardım.
0
teritori
(02.09.22)
bere takıyorum ben
0
gameofannen
(02.09.22)
Havlu ile kuruladıktan sonra çok az nemli iken elle şekil verdip sprey sıkıyorum. Taft saç spreyi, 4 numara.
0
himmet dayi
(02.09.22)
her sabah duş alıyorum. taramıyorum. havlu ile ıslaklığın çoğunu alıyorum. saç kurutma makinesi ile çok kısa kurutuyorum. nohut tanesi kadar da wax sürüyorum.
0
gabe h coud
(02.09.22)
düzeltmiyorum. çünkü saçım yok, kelim. yazmak istedim.
0
sorucu
(02.09.22)
sadece fön ile önleri havaya kaldırıyorum dışarı çıkarken. tarak/wax vs yok
0
jelly bear
(02.09.22)
bu arada bir şey belirtmek isterim.
herkesin saç stiline göre bir yöntemi vardır.
mesela benim saçlarım ince telli ve dümdüz. lepiska gibi.
o yüzden sadece fönle havaya dikmek, az bir jöleyle idare etmek gibi bir şey söz konusu değildi. mutlaka en az iki parmak boğumu jöle ile düzeltiyordum.

bu değişkenleri de göz önünde bulundurmak gerekir.
0
teritori
(02.09.22)
Benim çok bir çarem yoktu açıkçası, borumsu lüleli kıvırcık karma bir saçım vardı. Kestirdim kurtuldum.

Yapabileceğim tek şey ellerimi hafifçe nemlendirip yatışması için nazikçe masaj yapıp lütfen kendine gelir misin diye rica etmekten ibaretti.

Genel olarak gece yatarken önlem almaya çalışıyordum, örneğin banyo yapıp havlu sarıp uyuyunca sabah kalkıp biraz avuç içleriyle açmak yeterli oluyordu, hem de yumuşak oluyordu saçım. Ama hergün de havluyla yatılmıyor.
0
akhenaten
(02.09.22)
Her sabah fon. Baska turlu olmuyor, oyle duzgun bir sacim yok.
0
stavro
(02.09.22)
(2)

annemdeki bu durum nasil degistirilir

Kittie
dun konusuyoruz telefonda. bir suredir gozlerindeki agridan bahsediyordu. dun yine gozlerinin ne kadar agridigini, sanki bi igne battigini, kanlandigini, kuculdugunu soyledi ve agrim var yaticam kapiyorum dedi. normalde ben kapatiyorum derim hep ve o ne guzel konusuyorduk diyip bozulur.anne dedim ar
dun konusuyoruz telefonda. bir suredir gozlerindeki agridan bahsediyordu. dun yine gozlerinin ne kadar agridigini, sanki bi igne battigini, kanlandigini, kuculdugunu soyledi ve agrim var yaticam kapiyorum dedi. normalde ben kapatiyorum derim hep ve o ne guzel konusuyorduk diyip bozulur.

anne dedim artik bi doktora gider misin. sinirlenip doktor lafi etme bana diyor.
babamdan ogrendigime gore ki tahmin ediyordum doktor katarakti oldugunu ve ameliyat olmasi gerektigini soylemis en son. simdi giderse ameliyat dermis o yuzden gitmiyormus!
ayni konusma icinde bu ara zaten cok yorgunum falan dedi. annem cok enerjik, hareketli bi kadindir. kan degerlerime baktirsam iyi olur ama simdi bi sey falan cikar ugrasamam kalsin boyle dedi. bunu gecen hafta da demisti aslinda. dun bi sey falan cikar... kismini belirtti.

napsak da ikna olsa. hic kendine bakmiyor doktor korkusundan.
0
Kittie
(02.09.22)
Benim annem de öyle, tam olarak aynı. Önce mantıklı yaklaşmaya çalıştım, testte sorun çıkacaksa test yaptırmayınca kendi kendine iyileşmeyecek diye anlatmaya çalıştım. Sonra bunu haliyle kendinin de bildiğini ama korkusuna engel olamadığını anladım.

Sonra korkusuna oynadım, bak ne olduğunu bilmediğin bir hastalığın vardır erkenden öğrenmektense neden ilerleyip seni çok daha zor duruma sokmasını bekleyesin ki şimdi uğraşmak, sorun büyüdüğünde uğraşmaktan daha kolay diye anlatmaya çalıştım bu sefer bastırma psikolojisine girdi.

Baktım olmuyor, artık sormuyorum bir şeyden şikayetçi olduğunda habersiz randevusunu alıp hadi anne doktor vakti, gidiyoruz diye emrivaki yapıyorum.
0
akhenaten
(02.09.22)
Ne yapıp edin annenizi kesin kes hastaneye götürün gerekirse zorla yoksa üzülen başkaları değil sizler olursunuz, sağlık bu şakası ve ertelemeye gelmez.

Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum en kısa zamanda sağlığına kavuşur inşallah.
0
spacenet
(02.09.22)
(9)

KKM kur farkı ödemesi

synesthesia
KKM'ye az biraz para atmıştım. Dün 2. vadesi doldu ama yatan kur farkı olması gerekenden az gibi geldi bana.- 31.05'te hesap bakiyesi 47400- O günün TCMB kuru 16.3876- 31.08 TCMB kuru ise 18.1704- İki kur arasında %10.8'lik bir fark var.- Haliyle dün yatması gereken fark 5156 lira olacaktı.- Fakat y
KKM'ye az biraz para atmıştım. Dün 2. vadesi doldu ama yatan kur farkı olması gerekenden az gibi geldi bana.

- 31.05'te hesap bakiyesi 47400
- O günün TCMB kuru 16.3876
- 31.08 TCMB kuru ise 18.1704
- İki kur arasında %10.8'lik bir fark var.
- Haliyle dün yatması gereken fark 5156 lira olacaktı.
- Fakat yatan para 2911 TL

Aradaki 2245 lira nerde?

i.hizliresim.com
0
synesthesia
(01.09.22)
2209+2911 yatmış zaten. bakiyeniz 52521 olmuş. en üstte gözüküyor.
0
adivar
(01.09.22)
2209TL 3 aylık faiz ödemesi. Kur farkı ayrı.
0
🌸synesthesia
(01.09.22)
dogru yatmis

31 mayis tl toplamnin usd karsiligi 2890 usd
31 agustos tl toplaminin usd karsiligi 2890 usd

bir kac usdfark olabilir. yanlis yok

bunun mantigi su aslinda. uc ay once paranla kac usd alabiliyorsan vade sonunda da paranla ayni dolari alabiliyorsun. dolar alma da tl'de kal diyor sana devlet guya...
0
exlibris
(01.09.22)
sistem öyle değil ki. faiz veya kur farkından hangisi büyükse o yatıyor hesaba. banka sistematik olarak faizi yatırıyor arka tarafta kur farkına bakıyor bununla arasındaki tutarı da 2. kalem olarak yatırıyor. hem kur farkından kazanç hem faizden kazanç yok yani.

bir önceki aya bakın o da aynıdır. ikisini toplayın kur farkı kazancını verecek (kur yükseldiği için)

bu ay kur düşmüş olsaydı sadece 2209 tl yatacaktı.
0
mr.goodcat
(01.09.22)
@mr.goodcat +1

Nedense insanlar hep faiz + kur farkı sanıyor. Öyle değil, hiçbir zaman öyle olmadı.

Banka size her türlü faizi veriyor, eğer kur kazancı faizden fazlaysa size kur kazancını tamamşayacak kadar kur farkını veriyorlar.

Zaten bankaların kkm açıklama sayfalarında da bu şekilde tarif ediliyor olay. Sizin dediğiniz şey nasıl yayıldı insanlar arasında anlamadım ben ama herkes sizin bildiğiniz gibi biliyor. Zannediyorum insanlar ellerine geçen parayı hesaplamıyor. Bakıyor sisteme faiz ve kur farkı ayrı ayrı düşüyor, arkadaşlarına "ikisini birden veriyorlar" diye söylüyorlar. Çok ilginç gerçekten.
0
akhenaten
(01.09.22)
herkes açıklamış ama hala kimseye tik atmamışsınız.

inanmakta zorlansanız da hata yok. hangisi yüksekse o verilir. hem faizi tam alayım hem kur alayım diye bir şey yok.
0
adivar
(01.09.22)
Beni de öyle yediler. İkisini de alıyoruz sanmıştım ben de :) sonuç: 3 ay boşu boşuna dolarımı kitledim. Tüm sistemi bu yanlış anlaşılma üzerine kurmadılarsa bişe bilmiyorum. 3 ay boşu boşuna dolar faizinden oldum.
0
kandaz3
(01.09.22)
Sistem gayet açık vadeli hesap gibi düşün bunu diyor faiz vericem hatta faizi verdiğimde dolar bazında kur farkından dolayı zarara uğrarsan kur farkı yatırıcam yani zararın olmayacak.
Kur artmazsa zaten faizden kazanmış olacaktın
Ama gidip gerçek kağıt olarak almaya kalkarsan makastan dolayı zararın oluyor tabi
0
kararsızataletfilozofu
(01.09.22)
@adivar sakin ol corç, yeni okudum :)

açıklamalar için teşekkürler arkadaşlar. kkm'ye önemsiz bir miktar para attığım için detaylarla çok ilgilenmedim. durum net şimdi.
0
🌸synesthesia
(01.09.22)
(3)

Bir işin veya programın matematiği iyi ne anlama geliyor

damladamla
?
?
0
damladamla
(01.09.22)
genel bir tabir olmakla beraber işleyiş şekli anlamına gelir.
mesela sahibinden.com gibi bir sitesin sen.
ürünü üreticiden tüketiciye ulaştırman lazım. bu iki nokta arasındaki bütün işleyişe "işin matematiği" denebilir. eğer bu düzeni iyi kurarsan "adam zaten işin matematiğini oturtmuş abi" derler.
0
teritori
(01.09.22)
Girdi ve çıktı arasında kalan bütün şema o işin "matematiğini" oluşturur.

Bir seri üretim bandını düşünün belgesellerde görmüşsünüzdür ürünler hızlı şekilde banttan geçerken robotik kollar, fırınlar, dikiş ve dokuma makineleri, paketleyiciler artık ürün her neyse onun üretiminde rol alan her şey neredeyse hatasız ve çok hızlı bir şekilde çalışır. Bunların ortalığı darmadağan etmeden çalışabilmesi için belli aralıklarla, belli işleri, belli bir süre içinde gerçekleştirmeleri gerekir. Bu düzeni kurmak da matematiksel bir hesaplama gerektirir. Eğer bu hesaplamayı düzgün yapamazsanız ürünler hatalı üretilebilir, verim düşük olabilir, makineler daha sık arızalanabilir ya da hiç çalışmayabilir.

Aynı şey birçok işçinin çalıştığı bir şamtiyede de geçerli. İşçiler ne zaman mola yapacak, ne zaman nerede bulunacak, hangi güvenlik önlemleri nerede fayda sağlar, bir işçi a noktasından b noktasına giderken ihtiyacı olan her şeye git gel yapmadan ulaşması için neyi nereye koymalısınız hepsi matematiksel çıkarımlarla oluşturulur.

Programlar için de aynı mantık geçerli. Elinizde 2 ve 1 varsa bundan 3 elde etmek istiyorsanız bunu ((2x1)+(2x1)+(2x1)x0)+2+1=3 şeklinde de yapabilirsiniz. 2+1=3 olarak da yapabilirsiniz. Bunlardan biri sistemi gereksiz yorar, diğeri yormaz. Haliyle iki programın verimliliği farklı olur.
0
akhenaten
(01.09.22)
istisnalara izin vermeyecek, yorumlamaya dayali olmayan, kurallari kesin algoritmalarla cizilmis bir duzeni iceriyor demektir. ayni matematik gibi, yoruma acik degildir, hep ayni input icin hep ayni output sunar. 2+2 onluk duzende 4 eder ve kosullar ve sonuc kisiden kisiye degismez.
0
emrahday
(01.09.22)
(2)

Unutkanlık

beemaker
Akılda bir şeyi tutamama dikkat dağınıklığı, konsantre olamama yüzleri unutmak, konsantrasyon ve algılamada sorun yaşamak hatta söylediği yalanları unutma neden olabilir?
Akılda bir şeyi tutamama dikkat dağınıklığı, konsantre olamama yüzleri unutmak, konsantrasyon ve algılamada sorun yaşamak hatta söylediği yalanları unutma neden olabilir?
0
beemaker
(01.09.22)
ad(h)d?
0
valkin rockefeller
(01.09.22)
Depresyon, stres, b12 eksikliği, tiroit bozuklukları, diğer başka hastalıklar sebep olabilir. En yaygın sebepleri stres ve b12 eksikliği.

Dahiliyeye gidip söylerseniz önce kandeğerlerinize bakar, sorun yoksa psikiyatriye sevk eder.
0
akhenaten
(01.09.22)
(6)

Doğum hediyesi

sacrilegious
Senede 1-2 kez görüştüğüm hamile arkadaşımın doğum yaptığını instagramdan öğrendim. Hayırlamak gerekir ama ne zaman gidilir ne alınır hiç bilmiyorum. Sizce?Teşekkürler
Senede 1-2 kez görüştüğüm hamile arkadaşımın doğum yaptığını instagramdan öğrendim. Hayırlamak gerekir ama ne zaman gidilir ne alınır hiç bilmiyorum. Sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(31.08.22)
senede 1-2 kere görüştüğüm bir arkadaşım doğum yapsa, senede 1-2 kere görüştüğüm o günlerden birinde ufak bir hediye verirdim. tulum mulum bir şeyler alırdım. çok da büyütmezdim yani senede 1-2 defa görüştüğüm birinin doğumunu.
0
teritori
(31.08.22)
senede 1-2 görüşüyorum
doğum yaptığını instagramdan öğreniyorum.

sonuç: dünyanın en önemsiz insanı olduğu için girişimim olmazdı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(31.08.22)
Teritori +1

O doğumlar ne zaman başladı bilmiyorum, ama bir süre sonra ardı arkası kesilmiyor tanıdık doğumlarının. Bir daha görüştüğünüz zaman bir çift ayakkabı verirsiniz. Doğumgününü biliyorsunuz, o tarihten itibaren hesaplarsınız kaç aylık olduğunu, iki ay büyük alırsınız ayakkabıyı.
0
akhenaten
(31.08.22)
Az görüşmek parametre değil ama doğum yaptığını Instagram'dan öğrendiğim birisine ben de hediye vermeyi tercih etmezdim.

Yok ben illa vereceğim diyorsanız tulum +1
0
pispinti
(31.08.22)
alınmaz
0
arveles gibiyim
(31.08.22)
Senede 1 2 kez görüştüğün arkadaşın, sacrilegious ben doğuma giriyorum haberin olsun demez. Ben kendi doğumumda annemlere zor haber verdik. Sonra instagramdan doğumun olduğunu paylaştık arkadaşlar için. Daha çok eş paylaşır bir de böyle bir haberi. Taze anne panikte çünkü.
Bir tulum ya da alt üst takım alıp ziyaret edersiniz.
0
mellifica
(31.08.22)
(3)

ötesinde ne demek?

juan pablo pino
TDK'da bulamadım tam anlamını."ilerisindeki" anlamında mıdır,"çok daha fazlası" anlamında mı?
TDK'da bulamadım tam anlamını.

"ilerisindeki" anlamında mıdır,
"çok daha fazlası" anlamında mı?
0
juan pablo pino
(30.08.22)
Bence ikisi de.

Bir ressamın ötesinde, bir sanat bilimcisiydi aynı zamanda

Bakkalın ötesindeki ağaç.

İkisi de oluyor sanki.
0
duma duma dum
(30.08.22)
ikisi de arti 1.
0
baldur2
(30.08.22)
Çekimlenmiş bir sözcüğü sözlükte bulamamanız doğal. Bulmak için "öte" sözcüğüne bakmalısınız.

Öte:

1- Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı

2- Bir şeyin arkadan gelen bölümü, devamı.

3- Bulunulan yere göre karşı yanda olan

4- Daha fazla, çok

5- Dış

Yani bahsettiğiniz iki anlamı da karşılıyor.

Örnekleyelim:

1- Görünen dağların ötesindeki küçük köy masal diyarı gibi. (İlerisindeki)

2- Zamanımız az, bunları bitir de ötesini sonra düşünürüz. (devamını)

3- Dediğin ev güzel, ama öte yandakini daha çok beğendim (diğer taraftakini)

4- Yapabileceğim bu kadar, ötesini bekleme (daha fazlasını)

5- Sınır ötesinde devam eden karışıklıklar var.


Ama özellikle bulunma hal ekiyle çekimlerseniz temelinde anlamı "ilerisinde" olan bir sözcüğü "fazlası" anlamında kullanmış olursunuz.

Örneğin 4. Örnekteki cümleyi değiştirelim; "yapabileceğim bu kadar, ötesinde bir şey bekleme"

Bu sefer "bunun ilerisinde bir şey bekleme" demiş olduk ama anlam olarak hala daha fazlasını beklenmemesini kastettik.
0
akhenaten
(30.08.22)
(21)

Kızlık zarı sizin için önemli mi? Olmazsa olmaz bir şart mı gençler?

soper
Bence sevdiği kişi için beklemeli bir kız. İlk olmak ayrıdır
Bence sevdiği kişi için beklemeli bir kız. İlk olmak ayrıdır
0
soper
(30.08.22)
Zar anlamında ilktir ama ruh anlamında, sürtünme, ön sevişme, ters ilişki, flört anlamında çoktur. O zaman okey misin?

Her haltı yiyeyim ama sevgilim bakire olsun kafası bana çok ilkel gelmiştir.

Bir erkek bakir ise bakire seçmesinde bir sakınca yok bence.

Ama ben bir şeyler yaşadıysam, karşımdaki insan da yaşamış olabilir sorun yok.

Ne istediğini bilsin, kafa ve beden olarak sadık kalsın da gerisi önemli değil.

Hem bu zar takıntısı olanların korkulu rüyası diktirme ameliyatı var öyle denk gelirse çok gülerim.
0
ananiyimioguz
(30.08.22)
90'li yillarda eksisozluk = kizlik zari tartisma platformu gibiydi. Sonraki yillarda o basliklarin yerini envai cesit erasmus basliklari aldi. duyuruyu gorunce aklima o geldi.

neyse... dengi dengine diyip cekileyim.
0
WithWorth
(30.08.22)
Eskiden insanlar 18 ine gelmeden evlenirdi. O zamanlar onemliydi. Simdilerde is bulma egitim para meselesi gibi turlu sebeplerle evlilik yasi cok ilerledi. Evlilik oncesi seks bu yuzden cok artti.
0
halk
(30.08.22)
Sevdiği kişi için derken? İnsan her sevgilisini seviyor hangisini beklesin mesela?

Erkek de beklemişse “sevdiği” kız için o zaman tamam ama bu kutsal görev sadece kadınlardan bekleniyorsa çok yanlış. Kadınların da el değmemiş erkek bekleme hakkı doğuyor bu durumda.
0
kaptan maydanoz
(30.08.22)
O devir o muhabbetler geçti artık. Önemli gören çok azaldı, önemsiz demiyorlar ama üzerinde de konuşulmuyor.
0
Mihendiss
(30.08.22)
kizlik zariyla ilgisi yok , turkiyedeki kizlar kamuflaj anlaminda uzman:) belki oral sex, anal sex yapiyor nereden bileceksin?
burada olay kizin daha onceki kisilerden neden ayrildigi? karsidaki adamlarin mi yoksa kizin mi can sikintisindan ayrildigi. duygusal zekasi, size adanmisligi, empatisi vs.
ayrilmaya karar verdik iliski monotonlasti diyen kizlardan uzak durabilirsin mesela.
cok seks kimi zaman kizlari travmatize edebiliyor. bunu rahatlikla anlayabilirsin.
0
kadirulu
(30.08.22)
Küçük yerlerde hala önemli. Büyük şehirlerde de tecrübe arıyorlar. +1 ananiyimioguz. Özellikle öyle birini arayana.
0
Kahvedesu
(30.08.22)
vay, nostalji başlık.

15 sene önce tartışılıp bitmedi mi olm bu kızlık zarı meselesi? yemin ediyorum sosyal medyada 10 sene olmuştur görmeyeli. geçmişe gittim.

cevap: olmazsa olmazımdır.
0
sir gawain
(30.08.22)
Bu beklenti kendine karşı özgüveni düşük insanların beklentisidir, ya başkaları ile birlikteliğinden benimki ile olduğundan daha zevk aldıysa vb. düşünceler içerisindeler.

Halbuki bu dünya öyle bir dünya değil. nedense ilk ve son olmakla ilgili bir ilinti var. yani kişinin ilk beraber olduğu kişi aynı zamanda son birlikte olduğu kişi de olacak.

ilk olmak önemli ise kim kimin hangi konuda ilk'i olacak? ilk tekne gezisini beraber yapınca oluyor mu? ilk yamaçparaşütünü beraber yaptık, oluyor mu? ilk motor gezisini beraber yaptık, oluyor mu?

Sex dediğin bir saat, hadi seni mi kıracağım 2 saat olsun, sen kralsın 4 saat diyelim. eee sonra? koskoca hayatı bu 4 saat ile mi değerlendiriyorsun?

Hadi hepsini geçtim, daha kendisi ile ilgili şeyleri bilmeyen biri ile nasıl hayat geçecek? keyif alınan şeylerin kendisi için keyifli olup olmadığı konusunda bir fikri, düşüncesi olmayan biri ile ne yapcaksın? konu sadece cincellik değil yani. o çok küçük bir parçası.
0
selam
(30.08.22)
25-30 yaş arası erkek grubumuzun fikrine göre sevgili olmak için önemli değil ama iş ciddiye binecekse ve evleneceksek çok önemli sırf bu yüzden evlenmeyen arkadaşlarım oldu.

şuan ne kadar önemsiz diye pompalansa da önemli.

ama yeni tip erkekler türedi zar önemli değil diyen. sonuçta herkesin terrcihi
0
alp9900
(30.08.22)
genelde kendine güvensiz erkeklerin hissettiği gereksiz bir takıntı. bir kadının başkalarını deneyip, sende karar kılması daha ego okşayıcı bir durum, çünkü ömrü boyunca tek bir kişiyle yatan birinin içindeki merak duygusunu asla öldüremezsin. evliliğği boyunca başkalarıyla nasıl olurdu acaba diye fantezi kurmasındansa deneyip öyle evlenmesi daha mantıklı geliyor bana. ayrıca evlilik öncesinde orgazm olabiliyor mu, vajinismus gibi bir problemi var mı gibi cinsel sorunların tamamını da bu yolla çözmüş oluyorsun (hiç küçümsemeyin inanılmaz yaygın bu hastalıklar, kolay da tedavi edilemiyor ve boşanmaların - aldatmaların da en büyük sebeplerinden biri bu). son olarak 15 dakikalık bir işlemle sonradan da zar yaptırılabiliyor, yani hiç bir zaman orjinal mi değil mi bilemiyorsun. bu şartlar altında hala bekarete takılan hemcinslerimi komik buluyorum.

hiç ilişkiye girmediğiniz biriyle kolaylıkla yanlış bir evlilik yapabilirsiniz, çünkü dikkatiniz başka bir yerdedir, mantıklı düşünemezsiniz. erkeklerin evlendikten sonraki "ulan ben ne yaptım" pişmanlığı hep buradan geliyor.
0
roket adam
(30.08.22)
İlk olmak kız için de ayrıdır erkek için de ayrıdır bence.

Madem ayrıdır, ikisi de o ayrıcalığı "sevdikleri" kişiye sunmalılar.

Ama sorun şu, cinsel anlamda ilk olan kişi güvenilir sayılıyor ama çok daha farklı konularda hiç de güven vermiyor hatta hayatı zindan ediyor mesela. Onu ne yapalım? Gitti elden "ilk"... ne olacak?

Saçma. Kızlık zarıyla güven elde edilmez. Kızlık zarı değil önemli olan...

Sen ruhu masum olan kadını tanıyamıyorsun kızlık zarına yüklüyorsun koskoca bir sorumluluğu. Önemli olan bu.
0
muhayyer divan
(30.08.22)
20'lerimin başında önemsizdi, ancak artık önemli. 30'larına merdiven dayamış biri bu yaşına kadar cinsel ihtiyaçlarını tümden bastırdıysa tuhaf hissettiren çok fazla problem ortaya çıkıyor. Onun için hiçbir cinsel deneyimi olmamış biri beni geriyor.

Cinsellik biyolojik bir ihtiyaç, eğer hayatınızın büyük bölümünde cinsel arzunuzu bastırdıysanız bu sizde bir şeyleri kötü yönde değiştirir.

Çok değer verdiğiniz, ancak sıradan bir şeyi yıllar boyunca korumak için bir çok şeyden vazgeçtiyseniz o koruduğunuz şey sizin için o kadar önemli hale gelir ki sizden başka kimse ona o değeri vermez. O açıdan bekaret takıntısı olanlara önerim, fazla geç kalmadan evlenmeleri olur heralde. Bir yerden sonra kendilerinden daha çok "evlenecekleri kişiye vaadettikleri o şeyi" öne çıkarmaya başlıyorlar, bir nevi hayatını adadığı tek şeyi size verip vermeme konusuna evriliyor olay. Her olayda, her durumda, sizin yaptığınız fedekarlığı ve ortaya koyduğunuz her emeği onun size vaadettiği ve kendince bir değer biçtiği şeyden değersiz ve yetersiz buluyorlar. Ne yapıyorsanız "e tabi yapacak" olarak görüyorlar.
0
akhenaten
(30.08.22)
Bence önemli. 2022'de hala bunu dert edinen ve tartışma konusu haline getiren kafaların kalıp kalmadığını gösteriyor. Çomar turnusolü diyebiliriz.
0
himmet dayi
(30.08.22)
yanıma almadan dışarı çıkmam, öyle söyleyeyim.
0
sparkle kiddle
(30.08.22)
Kızlık zarı bisiklete binerken bile yırtılabilen bir şey, hiçbir anlamı yok.
0
peki madem
(30.08.22)
38 yaşında erkeğim. Önemli değil.

Cinsellik bakımından daha sıkı olma durumu var mı bilmiyorum. varsa, güzel bir şey.

30-35’ini geçmiş hala bekaretini evleneceği adama saklayan ama o zar hariç yapılmadık aktivite bırakmamış kızlardan uzak dururum.

Erkeğin onlarca farklı kişiyle cinsel ilişkisi olsun ama evleneceği kızın bakire olmasını istemesi de üstteki insan tipiyle aynı seviyede benim için. Bu iki cins insan birbirini çok iyi tamamlar. Match made in heaven.

Tam tersinde de, bakir erkeğin bakire kız istemesi hakkıdır sözüne katılmıyorum. Önce bekaretin böyle bir şey olmadığını, alınacak, verilecek hak olmadığını ifade edeceksin sonra da bakirsen bakire beklemen normal diyeceksin. Çelişki bu da.

Bir de onlarca erkekle birlikte olup son sevgilisine ya da evlendiği kişiye “sen ilksin” diyenler oluyor. Kapıya çarptım bekaretimi kaybettim vs. Onlar da ayrı bir kategori.

Son olarak fikir beyan etmek serbest. Kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün. Fikirleri baskı altına almak hiç kimseye, kuruma, organizasyona, topluluğa yakışmaz. Düşünmek, ifade etmek serbest olduğu kadar düşüncesini beğenmediğin kişiden uzak durmak da serbest.
0
gabe h coud
(30.08.22)
tr şartlarında x y kuşağında önemliydi. z kuşağında durum be bilmiyorum. yani çok önemli olmamalı ama tr şartlarında beklenti bu. insanlar cinselliği çok geç yaşıyor ülkemizde bu da salak muabbetleri açıyor. dönemsel değişir bu cevap 2000 sonrası doğumlularda bence çok sıkıntı değil.
0
mikahakkinen
(30.08.22)
Himmet dayı + 1 milyon
0
Phoebe
(30.08.22)
küçük bir azınlık ve bu şekilde kızları kafaya alacağını sanan bir erkek grubu hariç hala baya önemli.

i.pinimg.com
0
nuisance
(30.08.22)
ben aksine hayatında hiç sevişmemiş kızlardan kaçmaya çalışıyorum ama hep beni buluyorlar. tecrübesiz kız istemiyorum ya. evlenmelik de olsa. ben öğretmen olmak istemiyorum. te.rübesiz kızı anca libidosu yüksekse iyi sevişiyosa isterim.

-bence bir erkek hiç sevişmemişse hiç sevişmemiş bir kız isteyebilir. ama kızlık karı bunu kanıtlamaz o ayrı bir konu.

-kızlık zarını kocasına saklayan çok kız tanıdım. erkeğin sevişip sevişmediğini dert etmiyolardı. onlarak göre erkek yapabilir. kadın saklamalı vs. saçmalık resmenç
0
jelly bear
(31.08.22)
(10)

kaç yaşında adamım hala numara isteyemiyorum

lionel andres
nasıl çat diye numara istiyonuz siz bi deyiverin hele? az önce bir hatun kişisi ile küçük bir muhabbetimiz oldu. hoş biriydi. konuştuk ettik muhtemelen o da benden hoşlandı ama ayrılırken mal gibi görüşürüz dedim ben. o da iyi akşamlar dedi ve noktayı koyduk. hiç tanımadığım birinin numarasını istem
nasıl çat diye numara istiyonuz siz bi deyiverin hele? az önce bir hatun kişisi ile küçük bir muhabbetimiz oldu. hoş biriydi. konuştuk ettik muhtemelen o da benden hoşlandı ama ayrılırken mal gibi görüşürüz dedim ben. o da iyi akşamlar dedi ve noktayı koyduk. hiç tanımadığım birinin numarasını istemek doğru gelmiyor sanki bana. ya da o durumda ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. şey mi demeliyim hoş birisiniz, acaba numaranızı alabilir miyim gibi bir şey mi. ulan niye bu kadar zor geliyor böyle şeyler bana?
0
lionel andres
(29.08.22)
muhabbet zaten tutmuşsa sonradan iltifat etmene gerek yok, doğrudan numaranı alabilir miyim ? diye sorman yeterli, olumlu cevap verirse telefonunu uzatırsın numaranı kaydeder misin diye
0
freebird5406_2
(29.08.22)
Numaraya gerek yok +1
Telefonu çıkarmaya çalışırken bir yandan "yaa şöyle mi yapsak" de, o arada telefon çıkmış olucak, instagram'dan arama kısmını açıp telefonu kıza uzat pişmiş kelle gibi sırıt.
0
Bruce
(29.08.22)
Bu casual flört olayında numara almak daha cool ve sağlam, herkesin instagram hesabı olmayabilir fakat telefonu olan herkesin numarası vardır :)
0
freebird5406_2
(29.08.22)
Muhabbet esnasında laf yediğiniz güzel bir yemeğe içtiğiniz güzel bir kahveye getirilir, sıradan bir şekilde, tamamen önerir bir tavırda istersen birlikte gidebiliriz diye sorulur; cevap olumluysa hem numarayı alırsınız hem de bir date'i garantilemiş olursunuz.
0
akhenaten
(29.08.22)
Soyadını biliyorsan hala instagram’dan bulup ekleyebilirsin.
0
duma duma dum
(29.08.22)
sana görüşürüz dediğinde dumanla mı diyebilirsin, tamam ben sana güvercin gönderirim diyebilirin vs. vs. yok bunlar aklına gelmiyorsa numaranı versene diyebilirsin, en fazla ne diyebilir? bıçak çekecek hali yok ya kibarca red eder sende peki dersin. kafanda kurdukça düşündükçe çıkmaza girersin, düşünme.

Öyle hoş birisin, aman çok güzelsin, ben seni beğendim gibi bişi demene gerek yok ki numarasını istemen zaten karşı tarafı beğendiğin anlamına geliyor.

Instagram konusuna girme, naapcan arkadaş mı olcan? okey'e 4 ncü olarak mı çaarcan?
0
selam
(30.08.22)
dostum insanların birçoğu dürüst, kendine güvenen, ne istediğini bilen kişilerden hoşlanır. tam zamanı artık dediğin an direkt söyle. lafı evirip çevirme. pozitif bir dönüş alacaksın...
0
shane.rp
(02.09.22)
Sevgilisi olup/olmadığını bilmediğiniz birinin numarasını nasıl alacaksınız? SOhbette ortak konu varsa, o konuyla ilgili haberleşmek üzere numara isteyebilirsiniz. Atıyorum iş ilanı, etkinlik gibi.
0
Kahvedesu
(02.09.22)
Numara alınmıştır, görev tamamlandı.
0
🌸lionel andres
(06.09.22)
dediğimi yaptın değil mi minik kazanova ahahaha
0
shane.rp
(09.09.22)
(3)

mutfak blenderi nasil kullanilir? bilmedigim bir sey mi var acaba?

buenosdias
su aletten aldim.https://www.hepsiburada.com/bosch-ms61b6150-el-blenderi-ergomixx-1000-watt-p-HBCV000024AIOXicine ne atsam 2,3 saniye sonra kesilen/dogranan sebzenin sikismasindan dolayi duruyor. neden oluyor acaba?
su aletten aldim.

www.hepsiburada.com


icine ne atsam 2,3 saniye sonra kesilen/dogranan sebzenin sikismasindan dolayi duruyor. neden oluyor acaba?
0
buenosdias
(29.08.22)
Muhtemelen yanlış kapta yanlış şeyi doğramaya çalışıyorsundur. Bir de en üstten gücünü seçiyorsun. Gücü zayıf kalıyordur.

Örneğin linkteki görselde direk bağlı olan başlık çorba, milkshake vs. için olan başlık. Onunla büyük ve çok sert parçaları bölmeye çalışınca tıkanır. Kullanım kılavuzunda hangi başlığı nerede nasıl kullanacağın yazıyordur.
0
himmet dayi
(29.08.22)
Eğer tek başlık fotoğrafta görünense o parçalama başlığı değil püre ya da lapa yapmaya uygun bir başlık, haliyle muhtemelen çekmeye çalıştığınız parçalar büyük geliyordur. Daha küçük parçalar kullanmayı deneyin.

Edit: parçalama haznesini şimdi gördüm, fotoğrafta en solda görünen bıçaklı kutuyu parçalama için kullanmanız gerek. Yine de atıyorum içine salatalık koyacaksanız tüm ya da ikiye bölerek atmak yerine irice dilimleyerek ya da dörde bölerek atın.

Blenderın amacı bütün sebzeleri atıyorum bir salataya koyacak gibi doğramak değil, çok küçük parçalara ayırmak ya da püre haline getirmek. haliyle eğer doğrama amaçlı kullanmaya çalışıp çok iri parçalar koyuyorsanız verim alamamanız normal. Blender ismi aslında işlevini açıklıyor.
0
akhenaten
(29.08.22)
resimde ki ilk ürünü kullanıyorsan tüm blenderların içinde sıkışıyor malzeme hangi yemek videosunu açarsan aç illa içine kaşıkla müdahale edilip tekrar çalıştırılıyor.
0
eja
(29.08.22)
(4)

Aşırı heyecan için ne yapmalıyım?

Seedy
Hoşlandığım kişi değil sevgilim. Yarın yurtdışına çıkıyor ve ben haftalardır ağlama krizleri, heyecan nöbetleri geçiriyorum. Zaten bir anksiyete problemim vardı ama bu kez anlam veremiyorum. Sabah kalktığımda yüreğim hoplamış gibi oluyor mesela. Sürekli endişe korku içinde oluyorum. Bir süredir daha
Hoşlandığım kişi değil sevgilim. Yarın yurtdışına çıkıyor ve ben haftalardır ağlama krizleri, heyecan nöbetleri geçiriyorum. Zaten bir anksiyete problemim vardı ama bu kez anlam veremiyorum. Sabah kalktığımda yüreğim hoplamış gibi oluyor mesela. Sürekli endişe korku içinde oluyorum. Bir süredir daha iyiydim çünkü meşguliyet aradım kendime ve kafamı dağıttım ama zaman yaklaştıkçaya gitmeden hemeb önce yine kötü olurum da herkesin canını sıkarım diye korkuyorum. Bu heyecan durumuna karşı aktivite, bitki çayı, yiyecek vs önerilere açığım.
0
Seedy
(29.08.22)
"Hoşlandığım kişi değil sevgilim" cümlesini anlayamadım.

Sevgiliniz hoşlandığınız kişi mi değil, yoksa bu giden kişi yalnızca hoşlandığınız kişi değil de sevgiliniz mi?
0
akhenaten
(29.08.22)
@akhenaten yani kaybetme ihtimalim yok, şu an bağlıyız, ona rağmen korkuyorum anlamı çıkar.

Bence problem fiziksel değil ne içip yerseniz yeyin durum ya nötr kalır ya da daha şiddetlenir (bkz: alkol kötü yapabilir).

İnsan bilmediği şeyden korkar, içinde kurar, kafasında büyütür. Oturup karşılıklı konuşursanız, size yurtdışında yapacağı işleri, rutinini, ''ayrıntılı'' olarak anlatırsa, her gün sonunda gün değerlendirmesini birlikte yapacağınıza söz verirseniz kaygılarınız çok yüksek yüzdelerle azalmış olur. inanılmaz rahatlarsınız. maksimum normalleşmeye yaklaşırsınız. bu durumun 5 yıl sürdüğünü düşünün, pek heyecan kalmaz sanki hı? işte bu süreci hızlandırmanız lazım o kadar.
0
onemoremile
(29.08.22)
Ben meditasyon yapmayı öneririm. oturmak da zor gelebilir tabi. Nefes çalışması yapılabilir. Oturup icinizden nefeslerinizi saymaya başlayın. 4e kadar alın 8e kadar sayarak bırakın.
0
faredenkorkankedi
(29.08.22)
Kaygılı bağlanma durumunuz var.

İlacınız bu kitap: www.dr.com.tr

Okuyup anlamaya çalışın, mümkünse sevgiliniz de okusun. Altından kalkamazsanız destek şart.

Öyle çayla çorbayla geçiştirilecek bir şey değil maalesef.
0
Cesario
(29.08.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.