Giriş
(4)

Neden dalga geçeriz

kiriko
Özellikle sessiz yapıdaki insanlarla neden dalga geçeriz.Neden empati kuramayız.Bunu yapan insanlar o insanın ne gibi acılar çekeceğini düşünmüyor mu? Neden bunu yapıyorlar.Üstelik bunu yapanlar öyle ezik değil gayet kendine güvenli güçlü insanlar.
Özellikle sessiz yapıdaki insanlarla neden dalga geçeriz.Neden empati kuramayız.Bunu yapan insanlar o insanın ne gibi acılar çekeceğini düşünmüyor mu? Neden bunu yapıyorlar.Üstelik bunu yapanlar öyle ezik değil gayet kendine güvenli güçlü insanlar.
0
kiriko
(29.11.22)
"Üstelik bunu yapanlar öyle ezik değil gayet kendine güvenli güçlü insanlar."

aslında öyle değiller, öyle görünmek istiyorlar, belli ki başarılı olmuşlar.

sağlıklı insanlar böyle şeyler yapmaz. bu insanların çocukluktan kalma, derinlerde büyük yaraları vardır. kendi zayıf yerlerine saldırılmasın diye saldırgan bir kişilik geliştirmişlerdir.
(inspired by psychological books)
0
ahm1
(29.11.22)
Savunma mekanizması.
0
black holes in the sky
(29.11.22)
Hayatta dalga geçilecek şeyler var. Ben buna inanıyorum, bazı şeyler çok absürt. Bu durumda kendisiyle haklı sebepten dalga geçildiğini fark eden kişi bunu bence bir şans olarak görmeli.

Tabi dalga geçen herkes haklı bir sebeple bunu yapmıyor. Hatta çoğunlukla haksız sebepler nedeniyle bu yapılıyor. Buna kesinlikle katılabilirim.

Ancak bence şu da bir gerçek ki, dalga geçmenin kendisi hoş bir şey olmasa da dilin kemiği yok ve bu insanlar ortadan kaybolmayacak. İnsan kendini savunabilmeli, bu önemli bir şey. Sessiz sakin insanlar da kendileriyle dalga geçildiğinde bir köşede acı çekmek yerine buna karşı kendi karakteri dahilinde bir karşı çıkış sergileyebilmeli. Kişinin elinde olan şey kendi davranışlarını yönetebilmek. Kendisi dışında kalan herkesin davranışlarını yönetmeye kimsenin gücü yetmiyor. Bu hayatın bir gerçeği.

Herkesin uyumlu bir akış içinde yaşadığı bir dünya ne yazık ki yok. Böyle bir beklentiye girmek yanlış olur, bunu hayatın bir gerçeği kabul edip nasıl baş edilebileceğine kafa yormak hem daha işe yarar hem de daha sağlıklı bir tutum bence. Dalga geçen kişi yakınınızsa bu üzücü olurdu, ancak sizi tanımayan insanların sözleri yüzünden acı çekmek çok anlamsız.
0
akhenaten
(29.11.22)
buna bullying deniyor. bi belgeselde izlemistim. tamamen kendi ruhsal eksiklikleri ve gecmis travmalariyla ilgili.
0
buenosdias
(29.11.22)
(8)

arkadaşım ne yapsın?

baldan kaymak
5 yıldır tanışıyorlar. 2 sene kadar çıkmışlar. 3 yıldır ayrılar. kız ciddi birliktelik istiyor, çocuğun aklında birliktelik yada iletişim kurmak yok ki kız 3 yıl önce de söylemiş ama kızı da kıramıyor olanı biteni anlatıyor sadece, hayatıma bakacağım demiş en son. Ama kız çok sevdiği için kıramıyor.
5 yıldır tanışıyorlar. 2 sene kadar çıkmışlar. 3 yıldır ayrılar. kız ciddi birliktelik istiyor, çocuğun aklında birliktelik yada iletişim kurmak yok ki kız 3 yıl önce de söylemiş ama kızı da kıramıyor olanı biteni anlatıyor sadece, hayatıma bakacağım demiş en son. Ama kız çok sevdiği için kıramıyor.

Kızı bende tanıyorum, iyi biri. Çocuğun hayatına başkaları da girdi, rutin devam ediyor yaşamaya. Ama kız kimseyi almamış bu sürede. En son "sadece düzgün, doğru birini arasam bu kızla olurdum zaten ama ben aşık olacağım birini arıyorum, kimseyi de olumsuz etkilemek hayatını mahvetmek istemiyorum" dedi.

Ben de onun hayatı da diye karışmadım açıkçası tavsiye falan da vermedim. Dinledim. Ne yapacaksın bile demedim yönlendirmiş olurum diye. Sizce ne yapsın? Ve sizce ben doğru mu davrandım, yani sonuçta karışmamak en iyisi gibi gelir hep bana böyle zamanlarda.

Teşekkürler şimdiden.
0
baldan kaymak
(29.11.22)
Karışmamak derken, put gibi dinlemeyi kastetmemistik xd sana doğru gelen davranışı söyleyebilirsin.

Benimki mesela; kıza aşık diilse salsın.
0
abuzer
(29.11.22)
Bir insan bir insanla birlikte olmak istemiyorsa bu bir munazaraya davet degildir ki. Yapilacak bir sey yok yani, konu kapanmis seneler once. Arkadasiniz da zaten kimseye ne yapayim diye sormamis anladigim kadariyla. Herkes kendi isine gucune baksin bence. Arkadasiniz da kizla birlikte olmayacaksa kiramiyorum vs geyigini biraksin, acik acik ilgisi hosuma gidiyordu ama bosuna umit vermeyeyim artik desin ve iletisimi kessin.
0
sopiro
(29.11.22)
Sallantıda kalmış güzel anılara ve hislere. İhtiyaçlarını belirleyip devam etmeli elbette
0
hasmetizm 2046
(29.11.22)
Kıza kıyamıyorsa zamanını gereksiz yere neden harcıyor? Birisi size takıntılıysa bunu iletişimi devam ettirerek bitiremezsiniz. Bir yıl bile çok büyük bir zaman. İnsan hayatını 20'li yaşlarında veya 30'ların başında oturtuyor. Sizin bu uzatmalı çift 10 sene harcamış, neredeyse bütün gençlikleri. Bu çok saçma bir durum. İkisi için de berbat bir şey.

Ha der ki, benim umrumda değil ben hayatıma bakarım, kendi böyle istiyorsa kendi bilir. Kimse bir şey diyemez. Ama yani kıyamıyorum geyiği çok klişe ve alakasız.
0
akhenaten
(29.11.22)
ya bu tür ilişkileri bi çözemedim ya.

hoşlanıyorsa tipini beğeniyorsa çekim varsa kısaca seviyorsa sevgili olsunlar.

ha sevmiyor beğenmiyor mu o zaman tamamen koparsın ipleri.

kız da kurtulur bu ne ya.
0
Hallegadola
(29.11.22)
Arkadaşınız ya sıçsın ya tuvaletten kalksın ne diyeyim.
0
peki madem
(29.11.22)
arkadaşınız dürüst değil, kız çok sevdiği için kıramıyorumun alt metni ohhh mis gibi benden vazgeçemeyen birinin ilgisiyle egom sabah akşam yıkansın.

kız iradesiz ve bağımlı. ilişkin olmayan birini 3 yıl beklemek sağlıklı bir yetişkin davranışı değil.

sizlik bir durum yok, fikriniz sorulursa söylersiniz, sorulmazsa tek kelime etmezsiniz.
0
Phoebe
(29.11.22)
Maalesef bazı erkekler ilişkide acı çekince daha iyi hissediyorlar çünkü acı çekmek onların "vasopressin" hormonu salgılamalarında yardımcı oluyor diye bir teori dolaşıyor günlerde. öyle birşey olabilir.

arkadaşınız sanırım "nice girl" o yüzden istediği kişi onu onun kadar istemiyor.

sayfalarca şeyler yazıldı videolar çekildi bu konuda.

erkekler arafta kalacakları ilişkileri istiyorlar çoğu zaman. dikkat ederseniz buraya yazılmış sorular hep kadınların soru işareti bıraktığı durumlar. kadınlar ancak böyle yaptıklarında ilgi çekiyorlar bir şekilde.
0
my pink
(16.12.22)
(12)

Erkekler arasında kıskanma var mı sizce ?

sassot
Ben bugüne kadar kimseyi kıskanmadım ama az önce bir yazı okudum eleman yakışıklı diye arkadaşları buna kinlenmiş, bana garip geldi.Fiziki özellikleri kıskanmaktan bahsediyorum. Para, mevki, araba falan değil.yani bir erkek mesela başka birini sırf uzun boylu yakışıklı diye ya da güçlü kalıplı diye
Ben bugüne kadar kimseyi kıskanmadım ama az önce bir yazı okudum eleman yakışıklı diye arkadaşları buna kinlenmiş, bana garip geldi.

Fiziki özellikleri kıskanmaktan bahsediyorum. Para, mevki, araba falan değil.yani bir erkek mesela başka birini sırf uzun boylu yakışıklı diye ya da güçlü kalıplı diye kıskanır mı sizce ?
0
sassot
(26.11.22)
Ne gördüm ne duydum
0
birmilyonunvarmi
(26.11.22)
Hiç kıskanmadım
0
grabbing hands
(27.11.22)
cinsiyetle ne alakasi var. cok gordum yerli yersiz elestirilerle arkasindan salladiklarini lakap takarak falan yermeye calismak:/ fiziki ozellikse soz konusu diger olumsuz yonleri belirterek "allah boy vermis gerisini koyvermis" minvali. yav dusununce ne kadar berbat ortamlarda kotu seylere maruz kalmisim he bi ton sey canlandi gozumde

belki bunu erkekler arasinda yapmiyor olabilirler orayi bilmiyorhm
0
ala09
(27.11.22)
bende yok. etrafımdakilerde de yok. söz konusu arkadaş farklı kusurlarına yönelik eleştirileri (yavşağa bak vs.) buna bağlamaya çalışıyor olabilir.
0
zgrydn
(27.11.22)
hiç sanmıyorum.sevdiği kızla beraber olan erkeği bile yakışıklı diye kıskanan erkek görmedim.sanırım ülkede erkeklerin para , şan , şöhret sebebiyle tercih edilmesinden ötürü tipten çok diğer hususlar kıskanılıyor.
0
kendicoplugundeotenhoroz
(27.11.22)
Sanırım erkekler üzerinde bu konuda kadınlar üzerindeki gibi bir baskı yok, haliyle biraz daha rahatız. Ortalama erkekİ alanı oldukça geniş, haliyle çok büyük çoğunluk bunun içinde dolayısıyla da bu ortalamanın altında kalmadığımız sürece çevredeki başka bir ortalama erkeğe bakıp "Ulan ne adamlar var bea" demek aklımıza gelmiyor.
0
salihdt
(27.11.22)
Var var. Burada bir erkek duyurucuya beğendiğim kişiyi attım. Adamı yerden yere vurdu.

Sen de bi yakışıklı fotosu ve gör yorumları.
0
Kahvedesu
(27.11.22)
Sayısız kere şahit oldum. Bir ortama eli yüzü bariz düzgün bir tip girdiyse çoğu erkek ya artistliğinden, ya kendini bir şey sanmasından, ya bakışındaki bir şeyden falan bahsediyor hemen.

Genelde ortalama altı tipler öyle olmasalar da çok efendi, çok harika, müthiş insan diye yüceltiliyor. Ama ciddi anlamda yakışıklı birinin çok efendi, çok harika bir insan falan diye yüceltildiğini nadiren görürsünüz.
0
akhenaten
(27.11.22)
Ne duydum ne şahit oldum. Olsa olsa max 5dk'dır. Genel olarak umursanmaz.
0
optimistbakunin
(27.11.22)
Vücut geliştirmiş erkeği kıskanıyorlar.
İş arkadaşları, iş başarısını kıskanıyorlar.

Onun dışında ne gördüm, ne de duydum.

Vücut geliştirmiş kişi arkadaş çevresindense onunla gurur duyuyorlar. Yabancıysa bir kıskanma durumu var.
Bir de erkeklerin sahiplendikleri bir ortam oluyor. O ortam sakinlerinde bir sorun yok ama dışarıdan o ortama katılan kişi yakışıklıysa ortam üyesi olana kadar geçen zamanda bir kıskanma oluyor. Ortam üyesi olunca yine sorun yok.
0
Mirket
(27.11.22)
kesinlikle var. hatta rekabet erkeklerin doğasında doğmuş bir şey. alfa kişilikli erkeklerin çok olduğu bir ortamda bunu daha rahat gözlemlersin, gibi’deki ekip gibi herkesin loser olduğu ortamlarda bu çok belli olmaz.
0
roket adam
(27.11.22)
Bizim grupta epey yakışıklı biri var. Bir tane de kaslı var. Ben de uzun boylu olanım. Üçümüzü toplasan taş gibi erkek yapıyor yani aşlsfkaşlskf neyse. Bu ve diğer özellikler de dahil olmak üzere fiziksel özelliği kıskanıp sorun çıkaran hiç olmadı. Arkadaş grubunda bu şekilde kıskanmayı hatta ilk defa duyuyorum.

@roket adam 'a şu noktada katılmıyorum, grubun loser ya da komple winner olmasına gerek yok. Arkadaş ortamında pek olmaz öyle şeyler. Öte yandan arkadaş ortamı dışında olup da başka erkeği kıskanan vardır ama tabii.

@Kahvedesu 'nun verdiği örnek için şöyle bir detay var. Arada kadınlar gerçekten çirkin erkeklerle ilgili yakışıklı diye methiyeler düzüyorlar. Onları gömdüğümüzde bunu zevksizlikler üzerinden eleştirerek yapıyoruz, kıskanma değil. Gerçi bahsettiği olayda fotoğrafını gönderdiği kişi ünlü değil yakışıklı biridir gerçekten, karşıdaki de kıskanmıştır. Bilemem.
0
nawar
(27.11.22)
(8)

Gelecekten geldiğimi nasıl kanıtlarım?

ermanen
zaman makinesiyle gelecekten geldim. zaman makinesi ya gelmedi benle ya da calismiyor. onla kanitlayamiyorum diyelim. piyango, borsa falan bilmek de kanit degil. veya gazete, yapit vs getirmek. veya bir teknoloji. bunlarin hepsi gunumuzde gizlenmis, ustlerdeki veya derinlerdeki adamlarin bildigi sey
zaman makinesiyle gelecekten geldim. zaman makinesi ya gelmedi benle ya da calismiyor. onla kanitlayamiyorum diyelim.

piyango, borsa falan bilmek de kanit degil. veya gazete, yapit vs getirmek. veya bir teknoloji. bunlarin hepsi gunumuzde gizlenmis, ustlerdeki veya derinlerdeki adamlarin bildigi seyler olabilir. ya da sahte olabilir. doga olaylari da geldi aklima ama onlar da tahmin edilebilir.

nasil kanitlayabilirim sizce?
0
ermanen
(26.11.22)
ben de şu anda bunun derdindeyim. En kısa yoldan aklıma gelen; bir alttaki cevap "Kanıtlayamazsın!" olacak.

çok sınırlı sürem var. Gelecekten geldim. bana inanmak zorundasınız.
(bkz: bazı şakalar)
0
sparkle kiddle
(26.11.22)
Bana tarot falı bak, inanırım.
0
Kahvedesu
(26.11.22)
Önümüzdeki seçimde hangi adayın ne oranda oy alacağına dair küsuruna kadar doğru bir kehanette bulunsanız mesela ve buna benzer, kafadan sallayarak öngörülmesi imkansıza yakın olan iki-üç tane daha küsurlu sayısal veri sunsanız, şahsen ben yüzde yüz ikna olurum.
0
huçi kuçi
(26.11.22)
Ben de bi ara böyle abuk subuk şeyler düşünüyordum. Hatta kanıt olarak ünlü bir simanın ölüm tarihi ve nedeniyle ilgili detay vermeyi düşünmüştüm ama soruşturma açarlar diye korkup vazgeçtim bu fikirden.

Geçmişe hazırlıksız şekilde gittiysek eğer kanıt olarak sunabileceğimiz doğa olayları, ölümler trajik olaylar, hatırda kalır sansasyonel şeyler geliyor akla ama kitlelere ulaşabilmek biraz zahmetli.
0
IncredibleMau
(26.11.22)
Şimdi araya başka şeyler de giriyor ama... Mesela gelecek sabit mi? Siz herkese gelecekten geldiğinizi kanıtlamak için bir şeyler yaparken gelecekte gerçekleşecek her şey sizin anlattığınız gibi yaşanmak zorunda mı olacak?

Eğer öyleyse kolay, olacak her şeyi önceden söylediğiniz takdirde birkaç seferden sonra herkes inanacak zaten. İlla tek seferde inandırmanız gerekmez heralde. Yani birisi çıkıp her olayı olmadan önce sağa sola çekilemeyecek şekilde net cümlelerle anlatıyorsa insanlar da bu kişinin sözlerini dikkate almaya başlar zaten. Esas problem bu "dikkate almaya başlar" bölümünden sonra ortaya çıkıyor. Geleceğin sabit kalması çok olsı değil birileri size inandıktan sonra.
0
akhenaten
(26.11.22)
Illuminatici der geçerler. Suikaste falan uğramak çok olası, istihbarat örgütleri peşini bırakmaz vs.

Ben olsam etliye sütlüye bulaşmadan full piyango kasardim dicem ama orada da birkaç kez kazandıktan sonra radara girersin.
0
materyalist imam
(26.11.22)
Bin yıl önceye gidersen peygamber ilan ederler içinde bulunduğumuz zaman diliminde söylersen tımarhaneye atarlar. Kanıtlayamazsın.
0
uvcray
(27.11.22)
uzayla ilgili gelişmeleri anlatırdım ben.
0
bohr atom modeli
(27.11.22)
(1)

Protein Tozu Kullanmak Ama Spor Yapmamak

BuddyGuy
Merhaba,Biraz yoğun bir dönemden geçiyorum, özellikle işyerinde öğün geçiştirmeye başladım. Protein eksikliği çekmemek için protein tozu kullansam sağlığa bir zararı olur mu?Malum yoğunluk sebebiyle spor ve hareket sıfır.Teşekkürler.
Merhaba,

Biraz yoğun bir dönemden geçiyorum, özellikle işyerinde öğün geçiştirmeye başladım. Protein eksikliği çekmemek için protein tozu kullansam sağlığa bir zararı olur mu?

Malum yoğunluk sebebiyle spor ve hareket sıfır.

Teşekkürler.
0
BuddyGuy
(26.11.22)
Protein tozlarında önerilen günlük ölçüler spor yapanlara yönelik. Eğer siz o dozlarda kullanırsanız muhtemelen kilo problemiyle karşılaşırsınız.

Düzenli beslenyorsanız ve hareketsizseniz ihtiyacınız olan proteini alıyor olmanız olası. Günlük ortalama protein ihtiyacınız gram kilo x 0.8

Yani 70 kiloluk bir insanın 56gr protein alması yeterli. Bu da ulaşması hayli kolay bir rakam. Bir doz protein tozu genellikle 30 gram protein içerir. Haliyle yarım doz gibi miktarlarda kullanmak daha akıllıca olur bence.
0
akhenaten
(26.11.22)
(15)

Türkiye'deki sokak hayvanına sizce çözüm nedir?

logisticsmanager
Ben kendi fikrimi söyleyeyim;Hayko, heyco, hakko, horco vs bütün dernekler kapatılacak. Yüzde 90'i para yiyen, bagisinin hesabini soramayan dernekler. Isini iyi yapanlara da golge dusuruyorlar.Bunların hepsi tek bir çatıda toplanacak, bu dernek defterleri vs çok ciddi denetlenecek. Devletten ciddi d
Ben kendi fikrimi söyleyeyim;
Hayko, heyco, hakko, horco vs bütün dernekler kapatılacak. Yüzde 90'i para yiyen, bagisinin hesabini soramayan dernekler. Isini iyi yapanlara da golge dusuruyorlar.

Bunların hepsi tek bir çatıda toplanacak, bu dernek defterleri vs çok ciddi denetlenecek. Devletten ciddi destek alacak aynı şekilde bagislarla devam edecek. Ileride başka dernekler de olabilir ama dediğim gibi iyi denetlenecekler. Her bağış makbuz ile ya da online olacak, takip edilecek.

Tek dernek ülkenin her şehrine barinak/lar kuracak devlet+bagis desteği ile.

Köpekler/kediler ilk 7-10 gün normal devlet barınağı, sonra bu yari özel barinaga yollanacak.

Sokaktaki köpekler sirayla toplanacak; karakter problemi olanlar (agresif, reaktif vs), ciddi hastaligi olanlar vs bulunulan durum sebebiyle uyutulacak. Uyutulmasina karşı olan varsa alıp kendi evinde bakabilecek.

Geri kalanlar sahiplendirilmeye çalışılacak ama bir noktada onlarda da yaşlı olanlar vs zamanla uyutulacak.

Barınaktan çıkan her köpek kisirlastirilacak, ciplenecek.
Cipli köpeklerini bırakıp sonra geri almayan kişilerin gelecek 10 sene köpek alması yasak olacak (para cezasi verirsek köpekleri öldürme ihtimalleri var)

Barınaklar ciddi denetlenecek, icindeki insanlarin kalifiye olmasina dikkat edilecek.

Saldırgan ya da tür olarak sıkıntılı olanlar agizliksiz gezmesi yasak olacak ve uygulanmayan para cezalari artık uygulanacak.

Ütopya tabi benim dediklerim. Olacaklar toplu zehirleme ile hayvanlar itlaf edilecek, barinaklarda birbirini kemirecek. Ya da sokaklar hayvan dolu olacak, köpeği olan rahatca gezemeyecek, köpekten korkan sokaga zor çıkacak, arada saldirilan vs insanlar olacak.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Evcil hayvan beslemek, satın almak, satışını yapmak, ve üretmek ... ruhsatlı olmalı. Ruhsat sahibi, kanunlar ile net sorumluluk ve ceza görmeli.

(1) Ruhsat: Ruhsatsız koyun beslemek yasak. Almak satmak da yasak vs. Ama köpek beslemek, almak, satmak serbest.

(2) Döğüş köpekleri: Unutmayalım, köpek döğüştürmek de serbest aslında. Agresif köpek yetiştirip, karşısındakini öldürmek üzere eğitim verip, sonra da sokağa atan çok insan var. Normal bir köpek insanı/çocuğu istese de öldürmez. Döğüşçü özel bir köpek ise öldürür. Köpek döğüşü yapanlar, maçı kaybeden köpeği sokağa atarlar. O köpek de ürer, ve herkese saldıran köpekler ortaya çıkar. Döğüş köpeği besleyen insanlar için kanunlar caydırıcı olmalı.
0
alfired
(26.11.22)
Maddi gücünü hayvanseverlerden alan, hayvanseverlerin gönüllülük esasıyla çalıştığı modern barınaklar yapılmasına Belediyeler önayak olmalı.

Ve bütün sokak hayvanları sokaklardan düzgün bir şekilde, hayvanseverlerin nezaretinde Belediye ekiplerince toplanmalı diye düşünüyorum.

Çöplüklerden yiyecek arar durumdaki sokak hayvanları modern Türkiye'ye hiç yakışmıyor.
0
Mirket
(26.11.22)
Zor vrutopik bir şey doğru. İş işten geçmeden doğru şekilde hareket edilmeliydi.
Soylenbir entry var, bunun doğruluğu yanlışlığı üzerine konuşulabilir

eksisozluk.com
0
kisa
(26.11.22)
İnsanların dernek kurmaları bir hak, hem de anayasal bir hak (bkz. Madde 33)

Bunları denetlenmesi doğru, ancak kafanıza göre dernek kapatıp birleştirmeye kalkarsanız bu sadece hayvansever derneklerini değil her konudaki, her politik çizgideki, her türlü dernek faaliyetini etkiler ve anayasal hak ve özgürlüklerin yeniden düzenlenmesini gerektirir. Bunlar basit konular değil.

Sokak hayvanları konusunda popülist değil bilimsel mücadele yöntemlerinin izlenmesi yeterli zaten. Ancak böyle olmuyor, içinde bulunulan zamanda kimin sesi yüksek çıkıyorsa onlar memnun edilmeye çalışılıyor. Haliyle uygulanan şeyler sürdürülebilir değil, "nerde patlarsa orda değiştiririz" düsturuyla ilerliyor. Devlet her konuşanın lafına göre hareket eden, yönlendirilmeye açık, gazla iş yapan insan tipine benzememeli. Bilirkişi heyetleri ve bilim kurulları toplanıp alanında yetkin danışman grupların önerilerine dayalı uzun vadeli bir politika üretilmeli ve sürdürülmeli.
0
akhenaten
(26.11.22)
Açıkçası bir çok yapıcı çözüm önerisi getirilebilir, bazıları da burada bahsedilmiş zaten... Ancak hemen her gerçek çözüm halkın ve devletin bugüne kadar hiç gösteremediği bir organizasyonel kararlılık gerektiriyor. Yani barınakların iyileştirilmesi, sokak hayvanlarının topluca kısırlaştırılması, hayvan satışının ve sokağa terkedilmesinin engellenmesi... Bunlar bu ülkede yapılabiliyor olsa zaten İsviçre falan olurduk, bırakın sokak hayvanlarını ülkede dişe dokunur sosyal ya da ekonomik dert kalmazdı.
0
salihdt
(26.11.22)
Hayvan besleme ruhsatindan emin değilim çünkü o tam tersi hayvan sahibi olmayi zorlastirir. Bugünkü durumda misal Fransa'da konuşuluyor da ama orada bile dediğim gibi insanlarin hayvan edinmesini azaltacagi riski söylenirken Türkiye'de daha var o noktaya.

Devlet mama uretmesine katılmıyorum. Çünkü mama uretmek bu kadar kolay bir is değil aslinda. Ama bu noktada çok basit şekilde bu barinaklari birlestirince toplu alim gücü olacağından daha ucuza alınır. Ki düzgün olması lazim, her hayvan yiyemez. Misal benim köpeğimde çok hassas mide var, bu sebepten veteriner onayiyla alinan mama veriyoruz artık, o da bilmem kaç tane klinik çalışmalı sirketlerden geliyor. Devlet bunu yapamaz.

Sokakta hayvan kesinlikle olmamali. Ben birkaç kere Türkiye'deki barınaklarin videolarina baktım ama icler acisi durum. Barinakta bu halde olan hayvanlar sokakta ac, susuz, soğuk. Ya benim oğlan iki gün gaz sancisi cekti de kafalari yedim, sokaktakilere neler oluyor kim bilir.

Bu arada köpek yetiştirmek kesinlikle denetlenmeli. Öyle her önüne gelen yapamamali, yasak olmalı. Bir de barinaktan gelen hayvan kısırlastirilsa da satin alinan hayvan kisirlastirilamamali, kisi belki de yavrusunu istiyor vs. Buna karisamayiz.
0
🌸logisticsmanager
(26.11.22)
Valla ben acikcasi oyle tum hayvanlari barinaklara alalim, orda dursunlar olayina katilmiyorum. Sayi oldukca fazla oldugu icin tamamina bakim olayi da masrafli olacaktir.

Benim dusuncem, tum sokak kopekleri populasyonu belli bir esik degerinin altina gelene kadar hayvanlarin yakalanip uyutulmasi yonunde. Sayi idare edilebilir bir degere ulastiginda ise barinaklar devreye girebilir. Tabii bu cozumler zaten hep vardi sikinti ise @akhen in belirttigi gibi bu cozumleri kararlilikla uygulayacak bir sistemin olmamasi.
0
j r r tolkien hayrani
(26.11.22)
@tolkien; yok ben de zaten bu sebepten belli kisminin uyutulmasini soyledim.
Misal zamanında epilepsi husky buldum sokakta, veterinere götürdüm. Epilepsi var, sahibi tahminen atti hayvani sokaga dedi. Malesef barinaga da gitse uyutulur kimse ilgilenmez dedi. Bu noktada uyutulmasi mantıklı ki böyle bir sürü hayvan var.

Yani zaten çözümün kolay olmayacagi çok açık. Bu noktada sahiplenilecegi düşünülen köpekler tutulup sahiplendirilmeye calisilir. Yani yalan olmasin ama tipik türk sokak köpeğini kimse evine almaz, anca önüne bir kap mama koyar geçer çoğu kişi. Bu noktada bu karma irka dönmüş sokak köpeği türünün uyutulmasi en mantıklısı olacak. Dediğim gibi o noktada isteyen olursa da sahiplenebilecek.
0
🌸logisticsmanager
(26.11.22)
ben zamanında peta başkanının mı ne bir röportajını okumuştum. yanlış hatırlamıyorsam kısırlaştırma ve bir kısmının direkt uyutulması dışında bir çözüm yok demişti. vahşi belki ama cidden başka nasıl olabilir bilmiyorum özellikle köpekler gibi aç kalınca vahşileşebilen hayvanlar için.
0
roket adam
(26.11.22)
sahipli olanlar hariç, ben hepsinin uyutulmasından yanayım. sokaklarda hayvan olmaz. olmamalı. bunlar çeteleşip insanların can ve mal güvenliğine tehdit oluşturuyor. insanları öldürüyor veya sakat kalmalarına sebep oluyorlar. komşunun tavuklarını ve kazlarını yediklerini gördüm. telef olan bu kanatlı hayvanların hakkını niye kimse görmüyor?

ben türcüyüm ve kendi türümden yanayım. şu an yaşayabiliyorsam bu, insanlar sayesindedir, köpekler veya kediler sayesinde değil. hastalanında beni bir insan tedavi ediyor, bir köpek değil.

dileyen kedi köpek sahiplenebilir. pitbull vs. hariç. bu tehlikeli türler için caydırıcı cezalar getirilmeli.
insanlar hayvanları üstüne zimmet edip bakabilir. bunda sakınca yok. karşı olamam. ancak sokak köpeği kavramı oldukça yanlış bir şey ve toplumun işleyişine zarar veriyor.

belediyelerin barına ve mama için bütçe ayırması israftan ibaret. o köpekleri niçin besleyeceksiniz? inek beslersiniz anlarım, zira yanlış olduğunu bilsem de; insanlar inekleri yiyor. bir sonuç var burada. köpekleri besle besle nereye kadar? o bütçeyi daha verimli kullanabilirsiniz.

bazı insanların duygu tatmini için vergilerin harcanması durumuna katılmıyorum. uyutulmasının doğru olduğunu düşünenlerdenim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(26.11.22)
Başıboş köpek diye bir sey kesinlikle olmamali. Hayvanlara da kesinlikle eziyet edilmemelidir. Ideal olani modern ve temiz barinaklar kurulmasi ve tum hayvanlarin ciplenerek sahiplerine terk etmeleri durumunda caydirici cezalar verilmesidir. sahipsiz hayvanlar bu barinaklarda belirli bir sure bakilarak sahiplendirilmeli, aksi halde de uyutulmalidir. Bununla birlikte su an milyonlarca basibos kopek var. Bunlarin barinaklara alinip sahiplenmesi ici beklenilmesi uygulanabilir degil. Sayi cok fazla. Kopek basina 5m2 alan dusunulse 5 milyon metrekare alana ihtiyac var bunu kim sağlayabilir? 1 milyon köpeği beslemek için (ki 10 milyonu astigini soyleyenler de var) ne kadar kaynak ayirilmali? Bence mevcut durumda hayvanlari aci cektirmeden uyutarak devaminda bu problemin olusmamasi icin ilk basta soyledigim modern barinak cipleme ve caydirici cezalar uygulanmalidir.
0
kolaygelsin
(26.11.22)
ülkenin genel işleyişi düzelmeden hiçbir konuda kurulacak sistem işlemez. bu da genel ahlak ve düşünce yapısıyla alakalı.
0
orpheus
(26.11.22)
Ben yukarıda barınakların giderleri hayvanseverler tarafından karşılansın dedim. Bu düşüncemi biraz daha açmak için şöyle bir örnek vereyim.

İsmail saymazın şu twitinde bir şehit babasının evinin fotoğrafı var.
Bu baba, gerek Belediye'ye ve gerekse Devlete, çevre ve temizlik vergisi, KDV vs diye dünya kadar vergi ödüyordur. Ben bu babanın ödediği vergilerin modern barınak gideri olarak kullanılmasını kabul edemiyorum.

twitter.com

Sokaklara, kaldırımlara dökülen, yağmurda çamurda heba olan, gelen geçence çiğnenen yemlerin parası bu işe yeter diye düşünüyorum.
0
Mirket
(26.11.22)
Çözümün iki parçası var:

1- Sokaktaki mevcut hayvan popülasyonunun azaltılması
2- Sokaktaki hayvan sayısını artıran aktivitelerin azaltılması

Birinci için yapılacak belli. Yani yakala, sahiplendir, kalanı uyut. Bunu özel şirketlere ihale edersin, koşulların insancıl olması için denetleme yaparsın, mis gibi ilerler. Belediyelerin yeterince efektif olabileceğini sanmıyorum bu konuda. Özellikle oy kaygısı, imaj vs. gibi bir sürü çözümsüz sorunları var onların, hiç bu işe bulaştırmaya gerek yok.

İkincisi hiçbir zaman %100 çözüm bulunamayacak bi sorun. Çiplendirme, köpek sahiplerine ek vergi getirme, zorunlu kısırlaştırma, hayvan satışı / sahiplendirme işini sadece devletin yapması vs. gibi bir sürü yöntem var. Ama burada 2 büyük sorun var:

1- Devletin bireyin hayatına müdahale alanının genişlemesi
2- Kaş yaparken göz çıkarılması. Misal, çipi / kısırlaştırmayı zorunlu yaptın, adam para vermemek için köpeği öldürdü / sokağa saldı. E daha kötü. Yakalaması da zor bunu.

Onun yerine sokakta besleme yapanlara ceza verilmesi, aşı karnesi denetimi yapılması, aşı karnesi olmayan köpeklere el konulması, büyük ırk köpek sahiplerine düzenli denetim vs. gibi önlemler daha iyi.

Mesela TR'de şey çok yaygın, adamın dükkanı var ya da inşaatçı, şantiyesi var vs. Adam getirip dükkana koyuyor köpeği ki gece hırsız gelirse hayvan korusun. Sonra taşınıp gidiyor ya da inşaat bitiyor vs hayvan kalıyor orada başıboş. Bu olmaz yani, böyle bişey görürse "nerede kardeşim bunun aşı karnesi" diyip sormalı, cevap alamazsa da köpeğe el koymalı. Köpek isteyen bunun sorumluluğunu alıyor olmalı.
0
plutongezegendegilmi
(26.11.22)
aşılama, çipleme zorunluluğu ve kısırlaştırma. agresif köpek varsa ayrıca bunun bir protokolü olmalı.
0
yuto
(26.11.22)
(8)

Başıboş köpekler hakkında

kolaygelsin
Öncelikle herhangi bir canlının eziyet edilerek öldürülmesi kabul edilebilir bir şey değil, bu konunun savunulacak veya güzelleştirilecek en ufak bir yanı olmadığını ve mutlaka önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.Konya'da yaşanan olaya gösterilen tepki ile kuduz olarak ölen çocuğa veya başıboş k
Öncelikle herhangi bir canlının eziyet edilerek öldürülmesi kabul edilebilir bir şey değil, bu konunun savunulacak veya güzelleştirilecek en ufak bir yanı olmadığını ve mutlaka önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Konya'da yaşanan olaya gösterilen tepki ile kuduz olarak ölen çocuğa veya başıboş köpek saldırılarında ölen, uzvunu kaybeden, yaralanan insanlara karşı gösterilen tepki ve oluşan kamuoyu sizce ne kadar farklı? Benim gördüğüm kadarıyla ilkine tepki gösteren sayısı ikincisinden çok daha fazla ve bunu anlayamıyorum, o nedenle sizlere de sormak istedim.
0
kolaygelsin
(26.11.22)
Çünkü birincisinde tepki gösterilecek şey köpek, ona da nasıl ne tepkisi gostereceksin nereden bulacaksın. Devlete tepki gostersen, aksiyon alın yaptiklari sey de Konya'daki olay iste çünkü kapasiteleri bu.

Ikincisinde devlet çünkü bu işi asla ama asla düzgün yönetemeyecekler. Bu adamlar öyle bir yetkinlik seviyesinde ki itlaf et desek hayvanlari zehirlerler, aci çekerek oldururler.

Bu arada ikincisinde insanlara olanları açık açık yazarken köpeklere olanlari "Konya'da yaşanan olay" diye gecmeniz biraz enteresan duruyor.
Şöyle diyelim; kopeklerin aci cektirilerek oldurulmesi, toplama kamplarinda ac susuz birakilmasina

Ülkedeki eksiklik belli kitle köpekler aci cekerek ölse umursamiyor, belli kitle köpekler yüzünden insanlar sokaga cikamasa umursamıyor.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
@logisticsmanager enteresan olan nedir? Ben zaten eziyet edilerek öldürmenin kabul edilebilir bir şey olmadığını belirtmişim. Her satırda detaylı bir şekilde yazmamı mı bekliyorsunuz anlamadım?
0
🌸kolaygelsin
(26.11.22)
@kolaygelsin; yani okurken Konya'daki olayi kucumser bir anlam ortaya çıkıyor diger olaylari detayli yazarken. Bir yanlış anlaşılmadir, doğrudur. Sadece okurken garip durmuştu.

Misal ben Konya'daki olayın ne olduğunu bilmiyordum siz yazana kadar, gidip baktım ne oluyor diye.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Çocuğun kuduzdan ölmesi sonucu insanların galeyana gelip sokakta köpek avına çıkmasını mı bekliyorsunuz ki?

Hayvansever grupları bir kenara bırakmalısınız. Onlar özelleşmiş topluluklar, bunun politikasını güdüyorlar. Politik olarak hayvansever olmayan yani geri kalan çoğunluk insanların köpek nüfusunun kontrol altına alınmasıyla bir derdi yok ki zaten? Birçok insan her iki olaya da tepki verdi.

Sorun şu ki bu konuda politik bir tutumu olmayan insanlara hayvansever örgütlenmelerin önerileri ne kadar olağandışı geliyorsa, "köpeksiz sokaklar istiyoruz" grubunun önerileri de o kadar olağandışı geliyor.

Siz bireysel olarak köpeklere uugulanan vahşeti doğru görmüyor olabilirsiniz. Ancak şu anda köpek nüfusunu azaltmaya yönelik örgütlenen grupların genel eğilimi tamamen "köpek karşıtı" bir eğilim gösteriyor. Bu da kimseye hoş gelmiyor. Yukarda yaptığınız kıyas bile yanlış.

Evet köpek nüfusu kontrol altında olmalı, evet kimse kuduzdan ölmemeli ve köpekler de tamamen sokaklardan silinmemeli. Genel görüş benim gördüğüm kadarıyla bu ve bu genel görüşe sahip hiçbir ılımlı yaklaşım yok politik çevrelerde. Onun için kimse bu iki grubun da çok içinde görünmek istemiyor.
0
akhenaten
(26.11.22)
@logisticsmanager bu olay çok yeni ve gündemde olduğu için bu şekilde ifade kullandım küçümsenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum.

@akhenaten böyle bir beklentim yok, bu minvalde bir şey söylemedim de. Benim burada bahsettiğim sosyal medya platformları üzerinde görmüş olduğum paylaşımlarla alakalıydı.
0
🌸kolaygelsin
(26.11.22)
Problem insanlarda. Köpek ithal eden (kaçak), sokağa köpek atan, öldüren, köpek üretimini evinde yapıp para kazanan, köpeği eğitip saldırgan hale getiren, vs. Hepsi insan. Bunların cezası filan yok. Yıllardır bu konuları devlet önemsemiyor (hükümet değil, devlet).

Bu konuları yıllardır bilen, yakından yaşayan kişiler "ey devlet paramızı alıyorsun, kanun yapmıyorsun, duy sesimizi" demeye çalışıyor.

Türk toplumunun yaklaşık %30u evcil hayvan besler. Bu sorunları az veya çok yaşıyorlar ve biliyorlar yıllardır. Ama muhatap bulamıyorlar. Yani en az 25 milyon kişi. Bu önemli.

Karşı kesim ise, hayvanların tümünü öldürelim diyor. Hiç kimse kanunları düzenleyelim, insanları kanunlarla cezalandıralım demiyor.

Köpekleri öldürelim, kuşları da öldürelim, seni de öldürelim, börtü böceği de öldürelim (mera ve orman), problemli herşeyi öldürüp yok edelim... gibi bir mantık var. Aslında tepki bu mantığa karşı.

Bence böyle :)
0
alfired
(26.11.22)
Bu karşılaştırma çok mantıksız. Daha köpekle insanın bilinç ve zeka seviyesini aynı olarak kabul ediyorsan ve de köpeklerin, insanlara öfkesini kusup yanlarına kar kalacağını düşünerek belirli bir canilik peşinde koştuğunu düşünüyorsan karşılaştıralım. Yoksa boş ve popülist bir önerme bu.

Küçük bir çocuğun kafasına kürekle vura vura öldürseler ya da küçük çocukları toplayıp aç bıraktıktan sonra öldürdükleri küçük çocukları kalanlara yedirseler bu vahşeti yapan insan da olsa, köpek de olsa karşılaştırma yapılmayacak kadar büyük tepki verirlerdi merak etme.

Kaldı ki tepkileri konuşacaksak, sokak köpekleri sonrasında bütün köpekleri katletmeyi konuşanlar, konya'daki vahşet sonrası bırak tüm insanları, bütün konya'yı uyutalım demiyor mesela. Ne kadar saçma bir karşılaştırma bu örnek, değil mi? Çünkü yukarıda verdiğin karşılaştırma da bu kadar saçma.

Sokak bu yaklaşım olduğu sürece insanlar sokak köpeği sorununun çözümünde hemfikir olamayacak.
0
nawar
(26.11.22)
@logistic
kedi köpek işin zabıtanın, zabıta da belediyenin
belediye de zaten 100 senedir mamalara zehir katıyor ara ara, bütün yetkinliğiyle
i.hizliresim.com
0
comp
(26.11.22)
(5)

yumurta ve makarnayı kullanabileceğim bir tarif

mark greg sputnik
var mı, önerir misiniz?carbonarada mesela yumurta oluyor diye biliyorum ama o kadar komplike değil de daha az malzeme gerektiren, yumurtanın bir nevi sos olarak değerlendirilebileceği bir tarif arıyorum. amacım makarnayı boş yemek yerine yanına ucuz yollu protein ekleyebilmiş olmak. aslında noodle'a
var mı, önerir misiniz?

carbonarada mesela yumurta oluyor diye biliyorum ama o kadar komplike değil de daha az malzeme gerektiren, yumurtanın bir nevi sos olarak değerlendirilebileceği bir tarif arıyorum. amacım makarnayı boş yemek yerine yanına ucuz yollu protein ekleyebilmiş olmak.

aslında noodle'a direkt tavada kızarttığım yumurtayı atıyorum ama makarnada yapınca kuru oluyor, tadı aynı şekilde güzel olmuyor. hani yoğurtlu veya salçalı yiyeceğime 2-3 tane yumurta atabileceğim bi' tarif olsa daha besleyici olurdu diye düşündüm ama hiç tarif bulamadım da işin açığı.
0
mark greg sputnik
(25.11.22)
İsimli bir tarif bilmiyorum ama ben nadiren spagettiye koyu kıvamlı rafadan yumurta döküyorum. Yani spagettiyi pişirip tabağa koyduktan sonra sarısını üstüne sos olarak döküyorsunuz, beyazını da küp küp doğrayıp içine koyup karıştırıyorsunuz. Karabiberle fena olmuyor.

Bahsettiğiniz kuruluk problemi de yaşanmıyor. Ek olarak maydanoz da eklenebilir seviyorsanız.
0
akhenaten
(25.11.22)
Pasta with fried eggs

Fried eggs güzel oluyor.
Onun dışında basit yumurta ve peynir ile tarifler de var.
0
logisticsmanager
(25.11.22)
Ben avakado ile haşlanmış yumurtayı karıştırıp sos yapıyorum bazen. İçine biraz sıvıyağ, limon, tuz.

Avakado ve yoğurtla başka tarif yapıyordum. Yoğurt da ekleyebilirim üstteki karışımın içine.

Bunu makarna sosu olarak kullanabilirsin gibi
0
zimbirik
(25.11.22)
Biz sey yapiyorduk onceden kavanoza bir sogan yagi hazirliyoruz, sonra istedigimiz zaman noodle haslayip ustune bu yagi, julyen salatalik, susam ve 7 dk haslanmis yumurta koyuyorduk, adi ne diye geciyor hatirlayamadim. Dekor olarak yesil sogan da eklenebilir. Normal makarnayla nasil olur bilmiyorum.

Bir alternatif olarak taze yumurtali makarna yapabilirsiniz :D. Sonra ister domatesle yiyin ister ustune tereyag peynir. Carbonara haric sos olarak aklima gelmedi yani makarna salatasi gibi taze domatesli feslegenli hazirlayip ustune pose yumurta falan koyabilirsiniz belki. Italyan tipi makarnayla asya usulu kizarmis cirpilmis yumurta guzel karismiyor.
0
mirafiori
(25.11.22)
Bol soğanı bol yağda kavurup üzerine biraz salça, nane vs atıp içine haşlanmış küp doğrayıp uydurması yumurta salatası yapıyorum arada kendime. Sonra bunu haşlanmış makarna üzerine koyup yedim sırf makarnayı proteinle yemek için. Ben seviyorum o şekilde. Hatta üstüne de maydanozu çok yakıştırıyorum. Alternatif olarak bol soğanı yağda kavurup yine haşlanmış küp doğranmış yumurtayı koyuyorum. İçine varsa toz biber atıyorum. Sıcağı çıkınca mayonez koyup yine salata olarak tüketiyorum. Yine bunu aynı mantıkla makarnaya koyup yediğimde güzel oluyor
0
yazdonumu
(25.11.22)
(2)

PC'ye RAM Takviyesi / Uyum Sorusu

mr rosebud
Selamlar.Masaüstü bilgisayarımda takılı Corsair Vengeance (2x8 Gb) 3200 Mhz DD4 Ram'im var. Bunların yanına Corsair Vengeance (2x16 Gb) 3200 Mhz DD4 Ram taksam sıkıntı yaşar mıyım?Mhz ve DD4 marka model aynı. 2x8 ve 2x16 beraber takılacak yani.Eğer önemliyse anakartım da şu:MSI Z270A PRO Intel Z270
Selamlar.

Masaüstü bilgisayarımda takılı Corsair Vengeance (2x8 Gb) 3200 Mhz DD4 Ram'im var. Bunların yanına Corsair Vengeance (2x16 Gb) 3200 Mhz DD4 Ram taksam sıkıntı yaşar mıyım?

Mhz ve DD4 marka model aynı. 2x8 ve 2x16 beraber takılacak yani.

Eğer önemliyse anakartım da şu:
MSI Z270A PRO Intel Z270 Soket 1151 DDR4 3800Mhz(O.C.)

Şimdiden teşekkür ederim.

Ek Bilgi:

Elimdeki RAM : Corsair Vengeance LPX 16GB (2x 8GB) 3200 MHz DDR4 CL16 Dual Kit Ram

Yanına takmak istediğim RAM : Corsaire Vengeance LED 32GB (2x16GB) DDR4 3200Mhz CL16 Dual Kit Ram
0
mr rosebud
(25.11.22)
Anakartınızın 64gb ram desteği var. Farklı bellek boyutlarındaki ramler çok önerilmiyor ancak çalışır.

Yalnız takarken anakartınızın kullanma kılavuzunu indirip ramlari dual channel olarak tam performansla kullanmak için hangi slotlara takmanız gerektiğine bakın.

Örneğin siz 8-8-16-16 şeklinde takarsanız single channel olarak kullanıp performans düşüklüğü yaşarsınız. Genel olarak 8-16-8-16 ya da 16-8-16-8 şeklinde kullanmak gerekir.

Hatta şimdi bile eğer iki rami yan yana slotlara taktıysanız single channel olarak çalışıyor olabilirler. Bu durumda 8-0-8-0 ya da 0-8-0-8 şeklinde arada boş yuva bırakmalısınız.

Dediğim gibi, anakartınızın kullanım kılavuzunu indirip bakın, orada yazar nasıl takmanız gerektiği.
0
akhenaten
(25.11.22)
@akhenaten

Çok teşekkür ederim.

Anakartımın kullanım kılavuzunda şöyle bir görsel var. eksiup.com Yani hangi sırayla takmam gerektiği konusunda tam emin olamadım ne anlama geliyor bu şema acaba?
0
🌸mr rosebud
(26.11.22)
(8)

tütün firmalarının herhangi bir marketing çalışması var mı?

duyurukullanıcısı
çok merak ettim.herhangi bir şekilde pazarlama, reklam yapabiliyorlar mı?yasal, yasal olmayan ne olursa.ne yapıyorlar 2022 de mesela?
çok merak ettim.

herhangi bir şekilde pazarlama, reklam yapabiliyorlar mı?

yasal, yasal olmayan ne olursa.

ne yapıyorlar 2022 de mesela?
0
duyurukullanıcısı
(24.11.22)
ilk aklıma gelen gece klüplerinde, festivallerde ve buna benzer yerlerde açtıkları standlar.
Bazı gece klüplerinde sadece bir markanın ürünleri satılıyor.

Ayrıca satış noktalarına (bakkal-büfe) güzel kızlar gönderiyorlar. Sigara alırken; "Kendiniz için mi alıyorsunuz?" diye soruyorlar önce. O soruya evet dediğinde "bizim markayı denemek ister misiniz bu sefer?" gibi soru soruyor. (Bu soruyu sormasının sebebi sanırım yasal olarak sigara içmeyen birine sigara tavsiyesi vermenin sıkıntı olması)

Ayrıca satış noktalarına, satış elemanları pazarlama yapıyordur.
Bundan yaklaşık 15-20 yıl önce bir şirket içi eğitimlerine hizmet vermiştim. Müşterileri ayırdıkları kategoriler aklımda kaldı. İşlerini ciddi yapan büyük firmalar bunlar.
0
michael_knight
(24.11.22)
evet, hatta marketing alanının top çalışma alanlarından bir tanesidir. marketing "tv reklamı bilboard" değildir. bir ürünün üretilip son kullanıcıya ulaşana kadar tüm süreçlere dahildir. ayrı görünen tedarik zinciri ve ik bile aslında marketing'e dahildir, şirket konumlanmasına göre işe alacağı insan tipi ve buna biçtiği değeri bu konumlanma stratejisine göre belirler.
0
1195
(24.11.22)
@1195
ne yapıyorlar yani şimdi kasım 2022'de tam olarak?
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.11.22)
Formula 1de sponsorluğu devam ediyorlar.

Mission winnow
A better tomorrow
0
inheritance
(24.11.22)
tam olarak türkiye'de şu an ne yapıyorlar onu merak ediyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.11.22)
Bazı ülkelerde tekel ürünlerinin reklam kısıtlaması yok. Türkiye'de ise yasaların izin verdiği ölçüde pazarlama yapılıyor sponsorluk bunlardan bir tanesi. Aklınıza hiç gelmeyecek şekilde yöntemler kullanıyorlar aksi durum olsaydı tekel ürünleri kullanımı ciddi oranda düşerdi zaten
0
beemaker
(25.11.22)
Birkaç sene önce merkezi tekel bayilerinde çeşitli markaların temsilcilerine denk geliyordum. Yeni ürünümüzü denemek ister misiniz, daha az koku yapan bir ürün çıkarttık denemek ister misiniz gibi şekillerde tek dal sigara veriyorlardı.

Hala yapılabiliyor mudur bilmiyorum.
0
akhenaten
(25.11.22)
Türkiye'de açık kanallarda reklam yapamıyorlar. Diğer ülkelerdeki durumdan tam emin değilim. Gördüğümü de hatırlamıyorum ama. İşte sigara ile gezenler, tanıtanlar, tekellerde konumlandırmalar vs. gibi şeyler oluyor benim bildiğim kadarıyla.

Yine de ben sigara satan firmalardan birine gittiğimde çok hazırlıksız yakalanmıştım. Her yerde sigara içen insanlarla dolu reklam afişleri vardı. Sigaraları sınıflara göre ayırmışlar. Evet, sigara içmek de sınıfsal. İşte sigara içen işçiler, sigara içen öğretmenler, mühendisler vs. Kadınlar ayrı, erkekler ayrı vs. Hatta eskiden çalışanlara sigara da veriyorlarmış, atıyorum ülker'in çalışanlarına çikolata paketi vermesi gibi.
0
nawar
(25.11.22)
(2)

Baluster'in Türkçesi nedir?

akhenaten
Merdiven küpeştesindeki ufak sütunumsu mermer ya da ahşap olabilen süslemelerden bahsediyorum.https://en.m.wikipedia.org/wiki/Baluster
Merdiven küpeştesindeki ufak sütunumsu mermer ya da ahşap olabilen süslemelerden bahsediyorum.

en.m.wikipedia.org
0
akhenaten
(21.11.22)
dunga
(21.11.22)
@tunga teşekkür ederim ancak bunlar genel isimler, tarif ettiğim şey için kullanılan özel bir teknik isim vardı, onu hatırlamaya çalışıyorum.
0
🌸akhenaten
(21.11.22)
(18)

Yaslanmaktan mutsuz olmak

abuzer
Arkiler s.a gelin dertlesek31 yaşımı doldurdum sanırım gecenlerde. 30 u gectigimden beri zamanın geri dondurulemez oluşu canımı sıkıyo :) ölüme yaklaşmak... Seviyorum çünkü yaşamayı. daha gençsin diceksiniz de değil bence. Max 30-40 yıla ölürüm heralde. Yani şimdiye kadarki kadar daha yaşarım Max. V
Arkiler s.a gelin dertlesek

31 yaşımı doldurdum sanırım gecenlerde. 30 u gectigimden beri zamanın geri dondurulemez oluşu canımı sıkıyo :) ölüme yaklaşmak... Seviyorum çünkü yaşamayı. daha gençsin diceksiniz de değil bence. Max 30-40 yıla ölürüm heralde. Yani şimdiye kadarki kadar daha yaşarım Max. VE BU ÇOK AĞĞĞZZZ :///

zaten artık zaman aşırı hızlı geçiyor :/ sizce de öyle diil mi 30 yaş üstü kardeslerim?

Yaşadığın anları güzel yasa diyenler olacaktır. Bence eppey de güzel yasiyorum aslında. 1-2 ayrıntı dışında her şey tıkırında.

Napak? Var mı bu histen kurtulmanin yolu? Yoksa siz "ölsek de kurtulsak" modunda misiniz:')
0
abuzer
(20.11.22)
30lar ilerledikce bu his artiyor kesin bilgi yayalim :))
Durumu kabullenmek, geriye donup bakinca ulan guzel gunler gecirdim, sunlari sunlari yaptim diyecek sekilde zamani degerlendirmek, hayal ettiklerinizi elden geldigince gerceklestirmek bi cozum.
0
mor oje
(20.11.22)
Yürü git,alalalala :))))

Yok yok haklısın. Hayat güzel. Yaoacak bir şey yok ama. Mevcut hali en iyi şekilde yaşayıp çok da düşünmemek lazım.
Senin derdin çok bir derdin olmaması aslında.
0
kisa
(20.11.22)
Sürekli seyahet eğlence gibi şeylerle gerçeklerden kacabilirsin mesela ama eninde sonunda yakalar seni. O yüzden kabullen ve çok da şeetme
0
kisa
(20.11.22)
32 yaşındayım, katılıyorum. hayatı hem iş hem seyahat vs adına tadına varacak şekilde yaşadığımı düşünüyorum, hatta daha iyi yaşayamam gibi geliyor ama yine de zamanın geçmesi evet çok koyuyor insana.
0
roket adam
(20.11.22)
Yakında gençleri kıskanacagim diye korkuyorum
0
kisa
(20.11.22)
Yaş 27 boşuna yaşıyorum hissi var bende de hiç keyif almıyorum.
0
darkwizard
(20.11.22)
Geçen yine bir başka duyuruya yazdım mı yoksa yazıp sonra sildiğim onlarcasından biri miydi hatırlayamadım ama yazayım yine.

yanlış hatırlamıyorsam bir filmde duymuştum. karakterlerden biri zamanla ilgili endişesi olan diğerine "şu ana kadar yaşadığın hayat uzun geldi mi sana" diye soruyor. 35 belki 40larında olan da evet diyor. diğeri de "işte önünde yaşayacak bir o kadar hayatın daha var" diyor. basit bir düşünce ama benim aklımda baya yer etti. zaman bundan sonra biraz daha hızlı geçecek, daha az verimli geçecek, daha az kayda değer olacak ama nihayetinde aklının ermeye başladığı yaşı 20 falan kabul etsen, kendi hür iradenle özgürce karar verip yaşayabildiğin hayatın 10 seneden ibaret olduğunu düşünsen, önünde bunun aynısından 4 tane daha var.

kafayı zamanla çok erken yaşlarda bozmuş biri olarak anlıyorum bu psikolojiyi ben. benim kendi çözümüm evlenip çoluk çocuğa karışmak. ilk çocuğu elime aldığım zaman omuzumdan büyük bir yük kalkacağını hissediyorum. benim için ahsen umut verici bir düşünce bu.
0
IncredibleMau
(20.11.22)
@incre, benim çözümüm de benzer. Hep çok mantıklı gelmissindir bana zaten. Ama onu da yemiyo.. :')
0
🌸abuzer
(20.11.22)
çok sağol, güzel böyle şeyler duymak :P şurda kaç kişiyiz otuzlarının başlarında
0
IncredibleMau
(20.11.22)
Ölsek de kurtulsak modundayım. Yaşanabilecek şeyler bitmez ömrün ne kadar olursa olsun, bu arayış hali beni çok yoruyor. Öldüğümde gözüm açık gitmeyecek tatmin seviyesinde yaşadım, bardağın dolu tarafına bakıp doydum ben kalkıyım diyorum.
0
Bruce
(20.11.22)
yaşlanmak diilde bedensel sorunlar yaşayacak olmak zoruma gidiyor :) öyle bir dönemdeyiz ki nerede ise her sene müthiş teknolojik gelişmeler, bilimsel çalışmalar oluyor öldükten sonra bunlardan haberim olmayacak, çok koyuyor :)

bunlardan sonrası amaan bu ne be dünün aynısı :=)
0
selam
(20.11.22)
kesinlikle zaman asiri hizli geciyor + yaslanmaktan asiri mutsuzum. onumde secenek olsa sonsuza dek yasamak isterim
0
hot potato
(21.11.22)
İşte bunlar hep görelilik kuramı. 1 yaşında birinin 2 yaşına kadar geçirdiği 1 yıl ömrü kadarken, 60 yaşında birinin 61 yaşına kadar geçirdiği 1 yıl önrünün 1/60 ı kadar. Ondan dolayı yaşlandıkça zaman hızlanıyor galiba. Ama iyi haber insan ömrü uzuyor.
0
yazdonumu
(21.11.22)
abuzer yoksa sen ben misin? ben de gectigimiz gunlerde 31 yasimi doldurdum ve ayni seyleri hissediyorum.

30'dan sonra artik her seye gec kalmis gibi bir his var uzerimde. guzel bir isim var, vs ama artik gelecege umutla bakma durumunu kaybettim. bu safaktan sonra atomu parcalayacak halimiz yok.

benim aklima gelen cozum evlenmek. bir yuva kurup cocuk falan yapmak artik. sadece asik olabilecegim son bir kadin ve onunla beraber yaslanmak... otesinde bir beklentim yok hayattan.
0
antikadimag
(21.11.22)
Zaman cok hizli geciyor evet ama bence 30lu yaslar cok cok daha guzel 20li yaslardan. 40lar daha da iyi olur umarim. Yani su an 38 yasindayim, hep bu yasta kalacagimi bilsem bir an bile uzulmem.

Tavsiyem yok. Olmekten kacinmak gibi bir secenek de yok. Dusundugumde kafamin icinde alarm caliyormus gibi bir panik yasiyorum. O yuzden dusunmemeyi seciyorum.
0
sopiro
(21.11.22)
Ben ölmekten ya da hayatın kısalığından değil de parça parça ölmekten korkuyorum. 20'li yaşlarda yapılacak şeyler ayrı, 30'lar ayrı vs. 60 yaşında tutup da 20'lik arkadaş topluluğunda gibi davranamam sonuçta.

Yapabileceğim şeyleri istediğim gibi yapamıyor olmak sıkıyor canımı.

Bunla nasıl baş ediyorum? Edemiyorum :D
0
akhenaten
(21.11.22)
Tamam 20ler ayrı 30lar ayrı 60lar ayrı ya, heh işte, ben 60lardakileri istemiyom :') çok saçma.. nene olmak istemiyom.

Aslında bir daha hiç 20 yaşında olamayacak olmak canımı sıkıyo:') yaşamayı çok seviom
0
🌸abuzer
(21.11.22)
yasımı fıksleme ımkanı olsa sececegım yas otuzlarda olurdu. 31-32 falan olurdu muhtemelen.Benım omrumun en guzel yasları bunlardı sımdıye kadar. 40 ustunden bıldırıyorum
0
turkuaz
(21.11.22)
(5)

İngilizce'de klişe ve vasat kelimelerin karşılığı

put it in your appropriate place
İngilizce'de klişe ve vasat kelimelerin tam karşılığı ne? İki örnek cümle veriyorum.Ulan ne klişe bir davranış ya bu.Ulan ne vasat bir insansın ya, vizyonun olsun biraz.Bu iki cümledeki klişe ve vasat kelimelerin karşılığını ne? Sözlüklerde çıkanlar sözcükler birebir karşılıyor mu?
İngilizce'de klişe ve vasat kelimelerin tam karşılığı ne? İki örnek cümle veriyorum.

Ulan ne klişe bir davranış ya bu.
Ulan ne vasat bir insansın ya, vizyonun olsun biraz.

Bu iki cümledeki klişe ve vasat kelimelerin karşılığını ne? Sözlüklerde çıkanlar sözcükler birebir karşılıyor mu?
0
put it in your appropriate place
(17.11.22)
cliche
basic/average
0
marla is in my head
(17.11.22)
@marla is in my head teşekkür ederim öncellikle.

cliche, normal düz.
Average bekliyordum ama basic'i beklemiyordum.
0
🌸put it in your appropriate place
(17.11.22)
vasatin turkce anlamina bakin. ingilizcesi mediocre
0
aydonno
(17.11.22)
klişe olarak corny duyuyorum ben filmlerde sıkça.
0
bcdhms
(17.11.22)
Basic anlam olarak örnek verdiğiniz cümlelere daha uygun. Özellikle ikinci cümlede anlamı tam karşılıyor.

İngilizcede klişe sözcüğü var, ancak genel olarak sözcüğün esas anlamını vermek için kullanılıyor. Biz Türkçede klişeyi kısmen daha geniş anlamda kullanıyoruz.

İlk cümlede klişe sözcüğünü kullanabilirsiniz, ancak "ulan" şeklinde başlayacak bıkkınlığı ve agresif hali taşıyacak bir duygu uyandırmaz cümle. Daha ciddi ve gözleme dayalı bir anlam taşır. Klişe yerine ilk cümlede "lame" kullanabilirsiniz.
0
akhenaten
(17.11.22)
(9)

Delirdim mi ?

dakota
Uzun zamandır tek yaşıyorum, bunun etkisi var mı bilmem ama şöyle bir şey oluşuyor ve bunu iki üç dakika sonra fark ediyorum. Bugün neredeyse beş dakika sonra falan fark ettim ve delirip delirmediğimi sormak istiyorum. Mesela biriyle kahve içeceğim diyelim birkaç gün sonra bi yerde buluşup, o buluşm
Uzun zamandır tek yaşıyorum, bunun etkisi var mı bilmem ama şöyle bir şey oluşuyor ve bunu iki üç dakika sonra fark ediyorum. Bugün neredeyse beş dakika sonra falan fark ettim ve delirip delirmediğimi sormak istiyorum. Mesela biriyle kahve içeceğim diyelim birkaç gün sonra bi yerde buluşup, o buluşmayı beynim aynı bi sinema kesiti gibi hemen kurguluyor, ve o kişiyi de karşıma oturtuyor be aramızda bi diyalog başlıyor. Ben kendi cevaplarımı kendim veriyorum ama onun cevaplarını da ben veriyorum ve konuşma böyle muhteşem şekilde ilerliyor. Sonra bi bakıyorum yüzümde bir tebessüm; napıyorum lan ben diyip kendimden utanıyorum.
Delirdiğimi düşünmeye başladım. Beynim buluşma gerçekleşmeden önce o kişiyle bi ön görüşme yapmış gibi bir şey oluyor aslında. Normalde özgüveni yüksek, Türkçesi çok iyi ve duraksamadan aksamadan konuşan biriyimdir.
Bu beyinde konuşma kurgulama olayını da tek bir kişi ile yapıyorum buluşmadan önce, yeni barıştığım eski kız arkadaşım…
Sizce en sonunda delirmiş olabilir miyim?
0
dakota
(16.11.22)
Gerçekten delirmiş olsan bu farkındalığı yaşayacağını sanmıyorum . Sadece biraz fazla düşünüyor olabilirsin (:
0
lüzumsuz adam
(16.11.22)
Yok delirmedim bence sadece yalnız kaldıkça düşünmek için daha çok zaman ayırmaya başladım analiz yeteneğim biraz daha kuvvetlendi
0
kisa
(16.11.22)
Hiç unutmam 4 yıl önce aynada kendimle konuşurken kendimden geçerek gideceğim yere gecikmiştim. İnsan ürperiyor tabii ama bir daha hiç yaşamadım. Bence delilik böyle bir şey değil.
0
ruhen hastayim ben
(16.11.22)
Obsesyon olabilir
0
the sound and the fury
(16.11.22)
bir yerde gün içindeki sosyal etkileşimleri 6 saniyeden fazla düşünmenin zararlı olduğu gibi bir şey okumuştum. okumamış da olabilirim
0
transleta
(16.11.22)
"Bir deliyle benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum." - Salvador Dali.
0
ermanen
(16.11.22)
ahahah ben de boyleyim ya, hatta kendimi bildim bileli boyleyim. Hayatimda cok fazla atraksiyon olmamasina bagliyorum bunu. Yani o biriyle bulusup kahve icmek cok basit siradan bisey olsa da ben bunu epey nadir yaptigim icin karsimdaki kim olursa olsun heyecan yapiyorum.

Bence siz de eski kiz arkadasinizla yeni baristiginiz icin heyecan yapmissiniz sadece :)
0
taurina
(16.11.22)
Kafanızda beklenti oluşturuyorsunuz işte. Hoşunuza giden bir olayı kafanızda kurgulayıp o olayın nasıl gerçekleşmesini istediğinizi detaylı şekilde tarif ediyorsunuz kendinize.

Sonra o gün geldiğinde işler kafanızda canlandırdığınız gibi gitmezse canınızın sıkılabilme olasılığı da artıyor.

Neticede ikili ilişkiler söz konusuysa karşınızdaki kişinin "ben senin beklentilerini karşılayamıyorum dakota" diyerek son noktayı koyduğu bir senaryoya ilerlemeniz de bir ihtimal :D

"Çok beklentiye girmeyin" denilen durumların altyapısında yatan şey bu davranışınız.

Böyle şeyleri hiç kurgulamamak çok zor, ama siz yine de çok kurgulamamaya çalışın. Sonra hiç neden yokken karşınızdaki kişinin size soğuk olduğunu falan düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(17.11.22)
bir keresinde herhangi bir sosyal ilişki üzerine 5 saniyeden fazla düşünmeyin türünde bir şey duyduğumu hatırlıyorum ya da öyle bir şey duymadım, ben de delirdim :)
0
transleta
(07.12.24)
(10)

Artik Türkiye´de yasamayan kisilerin vatandasligi

buf-e kür
Bu konuda ne düsünüyorsunuz? Uzun yillardir Türkiye´de yasamayan insanlarin oy kullanmalari konu olmustu gecen senelerde de. Türkiye´den vatandasligi olan ve de uzun yillar Türkiye´de yasamis ama artik Türkiye´ye donme dusuncesi icinde de olmayan insanlarin, artik yasadiklari ve hayatlarini kurdukla
Bu konuda ne düsünüyorsunuz? Uzun yillardir Türkiye´de yasamayan insanlarin oy kullanmalari konu olmustu gecen senelerde de.

Türkiye´den vatandasligi olan ve de uzun yillar Türkiye´de yasamis ama artik Türkiye´ye donme dusuncesi icinde de olmayan insanlarin, artik yasadiklari ve hayatlarini kurduklari ulkelerin vatandasligini almalari konusundaki yorumunuz?

Örnegin bir tanidiginiz size vatandasliktan cikip ve Avusturya ya da Irlanda vatandasligina gectigi soyledi. Ne dusunursunuz? Sizce cok duygusal bir konu mu mesela?
0
buf-e kür
(16.11.22)
Sorunuz oy kullanma hakkında değil anladığım kadarıyla, kimin vatandaşlığının nerde olduğu hakkında hiçbir pozitif ya da negatif düşüncem yok.

Ancak çifte vatandaşlığa izin verilen yerlerde, buna izin verilmesinin tek nedeninin çifte vatandaş sayısının genele oranla etkisiz seviyede olması olduğunu düşünüyorum. Sayı belli bir sınırı aşsaydı izin verilmezdi.

Şöyle düşünün, diyelim ki a ülkesinin b ülkesinde %10'luk oy potansiyeline sahip vatandaşı yaşıyor olsun. Sizce o halde a ülkesi çifte vatandaş olanlara oy kullanma izni verir miydi? Bu açık şekilde B ülkesinin A ülkesindeki politikalar üzerinde etkili olmasına yol açar. Sayı az olunca göze batmıyor sadece. Bence yanlış bir uygulama çifte vatandaşlık.
0
akhenaten
(16.11.22)
Sorum sadece oy kullanma hakkinda degil. Vatandasligin katilimcilikla ilgili kismini unutmamak adina yazdim onu.

Cift vatandaslikla cok ilgili degil de daha cok vatandasliktan cikmislar hakkindaydi sorum ama yine de baslikla birlestirilmis ilk soruya cevap olmus sizinki @akhenaten.

Avrupa´da yasayan Türkiye kökenlilerin, hem yurt ici hem uluslararasi politakada etkin oldugunu dusunuyorum. 2018 seciminde 1,5 milyon oy kullanildi yurt disindan. Avrupa-Türkiye arasindaki politakalarda da oy verme konusu onemsiz bir konu degil asla.
0
🌸buf-e kür
(16.11.22)
"Örnegin bir tanidiginiz size vatandasliktan cikip ve Avusturya ya da Irlanda vatandasligina gectigi soyledi. Ne dusunursunuz? Sizce cok duygusal bir konu mu mesela?"

hayir degil. neticede bana ne yani. sence neden duygusal olabilir?
0
hot potato
(16.11.22)
@hot potato, cünkü vatandaslik duygusal bir konu. modern toplum ve modern insan icin cok onemli bir pattern. bkz. "emotional bond of citizenship”
0
🌸buf-e kür
(16.11.22)
Ben dediginiz gibi cifte vatandasim (Turkiye ve Irlanda). Ancak tezinizin aksine herhangi bir duygusal vatandaslik bagim yok. Cevremdeki tanidigim kisilerle de konusu acilinca benzer yorumlar duyuyorum, duygusalliktan ziyade genelde insanlar fayda/kolaylik ekseninde yaklasiyorlar vatandasliga.
0
sertac akin
(16.11.22)
@serkan akin, bir ulkenin pasaportuna sahip olmak, tipki bircok markanin yaptigi "x sahibi olmak" gibi birlestirici bir kimlik yaratir ve rasyonel bir tarafi oldugu gibi duygusal bir tarafi da vardir. buna benim tezim demek sosyolojinin son 20-30 yildir zaten kafa yordugu bir konudan ilk kez ben bahsediyormusum gibi olur.
0
🌸buf-e kür
(16.11.22)
Sosyolojinin "birlestirici bir kimlik yaratir ve rasyonel bir tarafi oldugu gibi duygusal bir tarafi da vardir" seklindeki tezi adi ustunde tez, her sartta ve her kiside gecerli bir kanun gibi yaklasmamak lazim.

Benim kucuk gozlem kumemdeki ornekler bu tezle celisiyor ama istisnalar kaideyi bozar mi, sosyologlara sormali :)
0
sertac akin
(16.11.22)
Cifte vatandas olmakla ilk vatandaşlığını bırakıp farklısına geçmek tamamen farklı durumlar.

Ben isveçte yaşıyorum. ülkesi çifte vatandaşlığa izin vermeyen ülkelerden gelen göçmenler vatandaşlığını hiç bırakmıyor. bulunduğumuz avrupa ülkesinde süresiz oturum almış, isveç vatandaşı olmadan devam ediyor çünkü geldiği ülkenin vatandaşlığını bırakmak istemiyor.

Açıkcası benim deneyimlerime ve çevremde gördüğüm insanlardan duyduklarıma göre memleket hasreti cidden kolay değil. Eğer türkiyede sevdiğiniz büyük bi aileniz varsa, sevdiğiniz arkadaşlarınız varsa, ülkenin dört bir yanı ile duygusal bağ durduysanız o zaman türkiye vatandaşlığını bırakmak cidden çok zor.

Benim için de duygusal bir durum olurdu. Açıkcası çevremdeki bir çok insanın türkiyede de ekonomik problemi yoktu, kültürel nedenler ile ülkeyi terketti, herkes eğer iyiye bir gidişat görse türkiyeye geri döner. En azından düşünceleri o yönde.

Bı bağlamda baktığımda türkiye vatandaşlığını tümden bırakmak bana çok çok zor geliyor. Demekki o kişiyi originlerine bağlayan bir bağ kalmamış, kişinin doğduğu ülkede bu kadar yalnız hissetmesi, doğduğu ülke ile bu kadar bağ kuramaması çok üzücü.
0
zimbirik
(17.11.22)
cifte vatandasim.

bilerek isteyerek turkiye secimlerinde oy kullanmiyorum, cunku adil bulmuyorum. bence engellenmeli.

kanada secimlerinde mutlaka oy kullaniyorum, ihtiyar heyeti oylamasi bile olsa gidip oyumu atarim, gerekirse o gun isi gucu birakirim.

yarin kanada cikip birini sec dese hic dusunmeden turkiye'yi secerim, pasaportu kivirip yollarim. MHP tandansli degilim, ama anavatan olayi baska, mevzu derin.
Belki soyle aciklanabilir, kanada ile "cikar iliskisi" bagim var sadece, duygusal bir bagim yok. Turkiye ile bir cikar iliskim yok, duygusal bir bagim var.

Turkiye'nin x noktasinda bomba patlasa, deprem olsa kalbim agriyor ve kalp kontrol edilebilen bir kas degil. Kanada'danin atlantik kiyisinda daha yeni sel oldu, his olarak etkisi bana sifir oldu.
0
cooperr
(17.11.22)
Devlet ve onun çatısı altında vatandaşı olarak yaşayan birine bir hak tanıyor ve o da onu kullanıyor. Bu tanınan hak ne kadar saçma ne kadar adaletsiz olursa olsun, ben de o devletin vatandasiyken bu konuda mantıklı olan benim buna itirazimi devlete sunmak olur çeşitli sivil toplum vs ya da bireysel faaliyetlerle. Doğrudan o kişiye yönelik bir şey yapıyor ya da söylüyorsam burada modern toplumun temelini eşeliyorum demektir.
0
encokbenisevinnolur
(17.11.22)
(8)

Tansiyonunuzu hiç ölçüyor musunuz kaç çıkıyor, yaşınız kaç?

Ranchoddas
merhabalar, ben tansiyonum ölçtüm 132/84 çıktı. bu yaşa göre çok diyenler oldu 29 yaşındayım. kilolu vs. değilim. sizin kaç çıkıyor bir ortalamaları görmek istedim
merhabalar, ben tansiyonum ölçtüm 132/84 çıktı. bu yaşa göre çok diyenler oldu 29 yaşındayım. kilolu vs. değilim. sizin kaç çıkıyor bir ortalamaları görmek istedim
0
Ranchoddas
(15.11.22)
genelde 10'a 7 bazen de 9'a 6 falan çıkıyor.
yaş 38.
0
sta
(15.11.22)
12/7
11/7 çıkıyor genelde
0
freebird5406_2
(15.11.22)
@sta ile bire bir aynı
0
akhenaten
(15.11.22)
ara ara ölçmek lazım. hareket edince yükselmiş olabilir. tuzlu yemişsinizdir vs. vs.

sürekli yüksekse doktora gitmek gerekir.
0
gurur
(15.11.22)
Çok insan gördüm, tesadüfen tansiyon ölçtürüp, tansiyon hastası olduğunu öğrenip, küt diye gitmeden doktor yolu tutup, ilaca başlayan.

Yaşı önemsemeyip ara ara ölçtürmek lazım.
0
Mirket
(15.11.22)
8/6 ya da 9/6 olur. 10'u nadir görürüm. 28 yaşındayım, düşük tansiyon benim genel durumum. Evde düzenli ölçerim.
0
Amaranta ursula
(15.11.22)
42 yaşındayım, bildim bileli 9/6 ya da 9/5 tansiyonum. Düzenli olmada da ara ara evde takip ederim.
0
balik kraker
(15.11.22)
freebird gibi benimm de. 28y
0
ala09
(15.11.22)
(8)

Instagram'ın Sürekli Çıplak Kadın Önermesi

vaveylababa
Sadece benim başıma mı geliyor? Keşfetime alakasız hiçbir şey düşmesin diye neredeyse sadece Fenerbahçe postu beğeniyorum ısrarla ama ısrarla çıplak ve giyinen kadınlar, memesini, poposunu sallayan kadınlar, spor yapan seksi kadınlar pushlayıp duruyor. Benim aramalarımla ya da beğenilerimle bi alak
Sadece benim başıma mı geliyor? Keşfetime alakasız hiçbir şey düşmesin diye neredeyse sadece Fenerbahçe postu beğeniyorum ısrarla ama ısrarla çıplak ve giyinen kadınlar, memesini, poposunu sallayan kadınlar, spor yapan seksi kadınlar pushlayıp duruyor. Benim aramalarımla ya da beğenilerimle bi alakası da yok. TikTok'la mı yarışmaya çalışıyor nedir? "İlgilenmiyorum" seçeneğiyle onlarca post'la boğuşuyorum ama dönüyor dolaşıyor yine aynı. Herkeste aynı sorun var mı? Kurtulmanın bir yolu var mı?
0
vaveylababa
(13.11.22)
Karikatürlere bak, bir süre sonra azalır.
0
neymis
(13.11.22)
45 dk aktif gezinmeyle çözersin. futbol beğenileri istemediğin o paylaşımların önünü kesmez, beğendiğin topçular zaten beğeniyor takip ediyor arada ilişki var.

biraz komedi + edit sayfaları + manzara fotoları ile halledilir
0
avatar is back
(13.11.22)
"Genç adamsın, lazım olur" diyo algoritma.

Yapacak pek bişey yok, 3-5 tane engelle, "görmek istemiyorum" diye işaretle, bi ay rahat edersin. Sonra tekrar karşına çıkar.
0
plutongezegendegilmi
(13.11.22)
En cok vakit geçirmenizi sağlayacak içerikleri sunuyor ya tutarsa diye
0
mirty
(13.11.22)
futbolla alakalı şeyleri beğenince genç bir erkek oldugunu ve çıplak kadınları da beğenebileceğini düşünüp öneriyor. bana da ekşisözlükte abuk subuk şeyler öneriyor, hayatımda bakmadıgım trendyol bikini fotoları çıkıyor önüme. erkek adamsın lazım olur diyor
0
abelardo
(13.11.22)
Bağlandığınız wi-fi'daki hareket de etkiliyor durumu.

Bir kere bir arkadaşınızın modeminden falan bağlandıysanız tekrar normalize olması zaman alıyor. Tek bir bağlanma sonucu çok büyük değişimler yaşandığına defalarca kere şahit oldum.

Evde sizden başka birilerinin de etkisi olabilir bu duruma.
0
akhenaten
(13.11.22)
Bir kaç tane çıplak kadın postuna ilgilenmiyorumu oradan da bu konu ilgimi çekmiyoru işaretleyin kayboluyorlar kesin bilgi.
0
rodeocu
(14.11.22)
İlgilenmiyorum derken, bu hesapla ilgilenmiyorum değil de

"bu konu ilgimi çekmiyor" derseniz, bir kaç defa yaptıktan sonra algoritma normale dönecektir. +1
0
John Bloor
(14.11.22)
(22)

Paralı hangi platformları kullanıyorsunuz?

sassot
Dizi film izlemek için ya da müzik dinlemek için ya da başka aktivite de olur para vermek şart sadece.Ben YouTube premium kullanıyorum öğrenci hesabı aylık 5 liraya denk geliyor. Onun dışında bir şey yok. İş bulursam cambly almayı düşünüyorum.
Dizi film izlemek için ya da müzik dinlemek için ya da başka aktivite de olur para vermek şart sadece.

Ben YouTube premium kullanıyorum öğrenci hesabı aylık 5 liraya denk geliyor. Onun dışında bir şey yok. İş bulursam cambly almayı düşünüyorum.
0
sassot
(11.11.22)
-Spotify
-Amazon Prime video
-Storytel
-Udemy
0
sam martin
(11.11.22)
Amazon Prime
Spotify
Netflix
0
pavlis
(11.11.22)
Amazon Prime
Netflix
Disney+
Youtube Premium
Spotify
IPTV
Xvideos Red
Pornhub Premium
Beş Altı Tane Onlyfans Hesabı
MUBI
0
coldegezenkutupayisi
(11.11.22)
Amazon prime,blu,netflix
0
yazdonumu
(11.11.22)
Spotify, netflix, youtube, amazon prime, disney+, gain, arada bir storytel.

Gain dışında hepsini aktif kullanıyorum.
0
akhenaten
(11.11.22)
amazon prime
youtube
spotify
netflix
0
cooperr
(11.11.22)
Bende bir tek YouTube öğrenci kullanıyorum başka yok ama o da 19,5 olmuş nerede 9 lira?
0
etna
(11.11.22)
Hiç birini kullanmıyorum. Subscription ekonomisinden nefret ediyorum. Reklamları da pihole ile hallediyorum.

Onun haricinde en çok para harcadığım platform steam'dir muhtemelen. 369 tane oyun almışım şimdiye kadar.
0
plutongezegendegilmi
(11.11.22)
Spotify
Netflix
Amazon prime
Gain alicam bi de.
0
mor oje
(11.11.22)
Mobilde editleyemedim; mubi ve blutv baskasinin hesabi seklinde kullaniyorum ayrica. Olmasa mubi’yr de para verirdim
0
mor oje
(11.11.22)
netflix
amazon
ssport
beinconnect
youtube
spotify
amazon
dsmartgo
blutv
0
mikahakkinen
(11.11.22)
spotify
netflix
amazon prime
disney+
s sport
blutv
mubi
youtube premium
storytel
0
unalub
(11.11.22)
içerik platformu olarak youtube premium ve spotify var (bir de ücretsiz gelen bi blutv hesabımız var, artı olarak netflix ortaklığı var onu unutmuşum). eskiden daha çoktu da artık gerisini torrentten hallediyorum, 50 tane platform oldu hepsine abone olmakla uğraşamam.
0
roket adam
(11.11.22)
netflix
spotify
amazon prime
disney+
hbo max
nordvpn
turkcell tv+
blutv (esimin sirketi veriyor)
lingoda (sirket karsiliyor)
0
lemmiwinks
(11.11.22)
hiç biri
çok şükür bunlara para harcayacak kadar fakir değilim.

birde son dönemde statü göstergesi oldu. birine dizi öneriyorsun ay nekfilikste yokmu, ay bende mubi var sabah akşam festival filmi izliyoruz.

paralı olan birçok içeriğe ücretsiz ulaşılabilecek durumdayken bunlara para vermek enayilikten başka bir şey değildir.
içlerinden belki amazon prime mantıklı olabilir oda sadece hızlı kargo imkanı için
0
astronom bey
(11.11.22)
youtube,
spotify,
prime video,
netflix,
disney+
0
tchuck
(11.11.22)
Netflix
Spotify
YouTube Premium
Amazon Prime
Disney+
Blu tv
Exxen
Xbox Gamepass (Bunun içinde EA oyunları da var)
Curiosity Stream + Nebula
SkillShare
Pokemon GO'yu hileli oynamak için PGSharp Premium üyeliği xd
Backstory Youtube kanalı katıl üyeliği
Kaspersky VPN Premium
iPad için 50 gb icloud yeri

Şimdi aklıma gelenler ve telefondan kontrol ettiğim bunlar var.

Exxen ve Youtube Premium'u annem ödüyor, kalanları ben ödüyorum.

Exxen'de ben sadece Gibi izliyorum. Babam bi şeyler izliyo sanırım ordan.

BluTv'ye aylardır girmemiş olabilirim. The Big Bang Theory izlemek için almıştım kaldı öyle.

SkillShare'ı buradan sanırım bi kampanya görmüştüm yıllığı 2 dolar mı neydi, öyle aldım ama hiçbir şey izlemedim henüz.

Curiosity Stream ve Nebula pakedini sevdiğim youtuberların ekstra içeriklerine ulaşayım ve farklı belgeselimsi videolar izleyeyim diye aldım.

PGSharp Premium'a aylık 5 dolar veriyorum en pahalısı olabilir aralarındaki. Hesabım banlanana kadar oynarım. Başka oynayan varsa yazsın ekleyeyim sdhsh

Diğerleri zaten standart herkeste olan şeyler. Netflix'i benden çok annemler izliyor yine.

Backstory de sevdiğim bi kanal, destek olmak için katıldan üye oldum.

son ikisi en son aklıma geldi. VPN için yıllar önce kampanya görmüştüm, uzun süredir aynı fiyatla kullanıyorum. Kaspersky yerine Nord VPN falan olsa daha iyi olurdu ama onun kampanyalarını kaçırdım hep.

Edit: Aha kesin bi şeyi unutmuşumdur diyodum hatırladım. Socrates dergi online aboneliğim var bi de. Basılı versiyon değil sadece dijitalde tüm içeriklere ulaşmak için. Başka da vardır kesin hatırladıkça yazarım, kendim için de iyi bir database oldu :)
0
nundu
(11.11.22)
youtube premium
netflix
amazon prime

kız arkadaşımda disney+ var,
onu ortak kullanıyoruz. netflix ve youtube aktif kullanıyorum, amazon prime ayda yılda bir açıp ne var diye bakıyorum, prime orjinal'de güzel dizi veya film olunca anca bakıyorum, oda popüler olmuş olması bir yerlerde görüyorsam falan aklıma geliyor
0
selam
(11.11.22)
-Netflix
-Matrix
0
Mirket
(11.11.22)
Spotify
Patreon sayılıyorsa orada desteklediklerim var
Bir de sesli kitap dinlemek için telefonumda Smart AudioBook Player diye bir uygulama indirmiştim onun paralı versiyonunu kullanıyorum.
0
peki madem
(11.11.22)
- YouTube
- Spotify
- Amazon Prime
- Netflix
- Disney+
- Exxen
- Microsoft Office
0
BuddyGuy
(11.11.22)
youtube premium
udemy
steam
0
nickini degistiren yazar
(11.11.22)
(13)

Arkadaşım bana açıldı...

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Beraber işe başladığım ve 1 yıldır birlikte çalıştığım arkadaşım bugün bana açıldı. Çok sevdiğim birisi, hem kibar hem düşünceli. Ama işte ben ona o gözle bakmıyorum, çekim hissetmiyorum:( Ayrıca 7 yaş büyük benden ve bazen konuşurken araya kuşak giriyor sanki.Ona sinyal verecek hareketler
Selamlar,

Beraber işe başladığım ve 1 yıldır birlikte çalıştığım arkadaşım bugün bana açıldı. Çok sevdiğim birisi, hem kibar hem düşünceli. Ama işte ben ona o gözle bakmıyorum, çekim hissetmiyorum:( Ayrıca 7 yaş büyük benden ve bazen konuşurken araya kuşak giriyor sanki.

Ona sinyal verecek hareketler yaptığımı düşünmüyorum, hatta bro diye hitap ederim. Bunları göre göre arkadaşlığımızın içine edip bu yola girdi. Küçük bir iş yerindeyiz sürekli beraber çalışıyoruz, 4 kişilik arkadaş grubumuz içinde güzelce geçinip gidiyorduk. Şimdi bu durumu bozduğu için aşırı sinirliyim ama bir taraftan da onu üzmeden bu işi nasıl hallederim diye düşünüyorum. Fena afalladım cevap da veremedim, sonra konuşalım sakin kafayla diyebildim sadece. Çok da yersiz bir zamanda söyledi zaten. Ne yapıcam ben ya kafam allak bullak. Nasıl eskisi gibi olabiliriz ki? Hoşlanmadığımı bile bile söyleyip belki bir aklıma düşer de şans veririm diye mi düşünüyor sizce?

Benim en çok üzüldüğüm şey benden net bir karşılık görmeden arkadaşlımıza gölge düşürmesi. Aslında gelecek cevapları tahmin ediyorum ama yine de derleşmek için yazmak istedim. Ne yapmalıyım bir yol gösterin nolur:(
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(11.11.22)
Klişe olacak ama gerçek olan bu ; arkadaşım olarak görüyorum diyeceksin. Biz erkekler laftan pek anlamıyoruz; başka birinden hoşlanıyorum da dersen pes eder bence.
0
sassot
(11.11.22)
Arkadaşlığınızın "eski halinde" bu kişi sizden hoşlanıyormuş. Yani bu güzel arkadaşlığın çok büyük parçası büyük ihtimalle bu kişinin size olan hoşlantısıyla ortaya çıkıyor zaten. Elbette her şey bunun üstüne kurulu değildir, ama insan hoşlandığı kişiye karşı diğerlerinden daha farklı yaklaşır.

Her neyse, kısaca eskisi gibi bir şey zaten olamaz. Öncelikle bunu kabullenmelisiniz bence. Sinirlenmeniz de bu açıdan saçma, bu çocuk size hoşlandığını söylemeden önce sizden hoşlanmıyor değildi. Sizin haberiniz yoktu. Ancak bu sürdürülebilir bir şey değil haliyle.

"Ben aynı şekilde hissetmiyorum" konuşması yapıp hayatınıza devam etmekten başka yapacak çok bir şey yok gibi. Kendisiyle ilgili kararı da o verecek.
0
akhenaten
(11.11.22)
"bir taraftan da onu üzmeden bu işi nasıl hallederim diye düşünüyorum."

böyle bir dünya yok, karşı taraf seninle doğru dürüst flört etmeden, beğendiğini daha öncesinde belli etmeden kafasında seninle ilgili hayaller kurup durmuş, kendi hayalindeki sen'den hoşlanıyor, sonra da gelip bunu sana söylüyor bodoslama, sende üzülmesin istiyorsun.

aksine üzülsün ve bu duruma neden nasıl düştüğünü oturup düşünsün, böylece belki ileriki gönül ilişkilerini ve arkadaşlık ilişkilerini daha iyi yönetebilsin.

onu üzmemeye çalışmak ona kötülük yapmaktır, bundan sonra yapacağın şey sadece iş ilişkisinde kalmak, bu şekilde cevap vermemek ya bir düşüniim demek umut vermektir ve kötülüktür.

ona yapacağın en büyük iyilik;
ben seni öyle görmüyorum dedikten sonra her hangi bir şekilde "normal arkadaşlık" ilişkisini de bitirmendir, bu onun iyiliği ve sağlığı için önemli.
insanlarla ilgili hayal kurmaması gerektiği, gidip bir flört koçundan nasıl flört edilir diye eğitim alması gerektiğini de söyleyebilirsen dünyanın en iyi insanı olursun. kısa vadede belki kötü olacaksın ama uzun vadede sana dualar eder.
0
selam
(11.11.22)
aklından çıkarmak istemiştir sen de net şekilde reddederek bunu sağlayabilirsin
sen onun için iyi bir seçenek iken, o senin için değilmiş

başa çıkamıyorsa soğuk yaparsın
ufak iş yerinde işkence çekmeye gerek yok

peki sen hiç öyle sinyal almadın mı 1 sene boyunca
0
bir soru sorcam
(11.11.22)
Net ol net ol net ol. İhtimal kalmasın aklında. Sonra süreç yenilenip duracak.
0
westblack
(11.11.22)
westblack +1

"onu üzmeden bu işi nasıl hallederim diye düşünüyorum" demişsiniz. Siz net olmazsanız o zaman üzülecek. En ufak bir umut ışığına yer bırakmayacak şekilde konuşmanız gerekir.
0
pispinti
(11.11.22)
Ay hocam ne abartmışsın allasen... Böyle düşünmüyorum ama arkadaşlığımızı engellemesin bu durum, eskisi gibi devam edelim de geç. Eder, etmez onun kendi bileceği iş.
0
lcha
(11.11.22)
Cem yılmaz'ın tabiriyle; kibar,düşünceli.. Yani, yazık :)
Tüm gün aynı ortamda bulunduğun kişiye flört etmeye çalışmadan açılmak nedir ya? O iş olmaz da, bir sevgili edinirsen garip durumlar oluşacak is yerinde.
Zaten bir sevgilim ya da platoniğim var, zaten seni kardeş arkadaş görüyorum de.
İşin zor.
0
vizivozo
(11.11.22)
hoşlandığım bir var falan deme sakın. net bir şekilde 'arkadaşlığımızın da içine ettin, ben böyle bir şey hissetmiyorum' de.
0
brkylmz
(11.11.22)
bir insanın başka bir insana açılması suç değildir. adamı suçlar biçimde yazmışsın. bu durumu bozduğu için niye sinirli oluyorsun ki? senle ciddi bir ilişki düşünülemez mi? arkadaşsanız arkadaşlığınız biter, sinirlenecek ne var? sanki arkadaşlık ilişkiniz bitince çıkar ilişkiniz de bitiyor gibi anlaşılıyor.

öncelikle bu durumun olmayacağını belirtip, arkadaşlığınızı bitirin. sinirlencek ya da üzülecek bir durum yok.
0
false pretension
(11.11.22)
@bir soru sorcam 1 yıldır hoşlanmıyor aslında seni tanıdıkça son zamanlarda gelişti dedi. Belki o belli etti ama ben görmedim ya da görmek istemedim
0
🌸kostüm çok güzel prenses misiniz
(11.11.22)
@false pretension benim sinirlendiğim nokta arkadaşlığımızın zedelenmesi zaten
0
🌸kostüm çok güzel prenses misiniz
(11.11.22)
aslında "bro" diyerek arkadaş sinyalini net bir şekilde vermişsiniz. hoşlandığı kişi ile arkadaşlığa devam etmek bir insanın kendisine yapacağı en malca hareketlerden biri. insanın ne kendine saygısı kalır, ne sevgisi kalır. arkadaşlığınızın bitmesinden başka bir seçenek göremiyorum. hatta siz duygularınızın karşılıklı olmadığı söyledikten sonra geri vitese takıp özür dileyip arkadaş kalalım derse bile arkadaşlığınızı bitirin.
0
Refik
(12.11.22)
(9)

İlişkide yaş farkı önemli midir?

NeinClein1
Arkadaşlar bu soruya ben yapmazdım ben yapardim şu kadar yaş farkına kadar varım şu farktan sonra yokum gibi cevaplar değil de gerçek ve tek cevap verir misiniz sebebi de lazım. 5 10 20 30 yaş farkı kaç olursa olsun bu bir iliskide önemli midir?
Arkadaşlar bu soruya ben yapmazdım ben yapardim şu kadar yaş farkına kadar varım şu farktan sonra yokum gibi cevaplar değil de gerçek ve tek cevap verir misiniz sebebi de lazım.
5 10 20 30 yaş farkı kaç olursa olsun bu bir iliskide önemli midir?
0
NeinClein1
(09.11.22)
Kendisinden 18 yaş küçük erkek arkadaşı olan arkadaşım var sorun etmiyor ikisi de. Benden 3 yaş küçük erkek arkadaşım ediyordu.

+-5 sorun olmaz jenerasyon farkı açısından.
0
naksidil
(09.11.22)
önemli
0
Erestor
(09.11.22)
kişilerin hayattan istedikleri, şart ve koşulları,ihtiyaçları, iletişim biçimleri birbiri ile uyumlu olduğu sürece ilişkiler devam eder, farklılık açıldığında biter.

Bu kanun gibi bişiydir, her koşulda geçerlidir. geri kalan her şey bu kuralın etrafında şekillenir.


ahmet ve ayşe arasında yaş farkı çok önemli bir hal olabilirken yine ahmet ve fatma arasındaki ilişki için hiç bir öneme sahip olmayabilir.

örneğin; 20 yaşında genç bir erkek, 45 yaşında bir kadın ile beraber olabilir, zira 20 yaşındaki bir erkeğin evleneyim çoluk cocuk yapayım gibi bir derdi yoktur. erkek 30 kadın 55 olduğunda, erkek çocuk istiyorum dediğinde her ikisinin de istekleri arasında fark açılmıştır ve ilişki biter.

aynı erkek 30 yaşında iken 20 yaşında bir kadın ile ilişkisi olabilir ve yukarıda ki arzularını gerçekleştirebilir.

biraz kime göre, neye göre durumu var.

bununla ilgili olarak zamanla yapılmış gözlemler sonucu edilmiş laflar var.
0
selam
(09.11.22)
Benim istediğim şey dış koşullar değil siz ister miydiniz. Mesala örnek vermişsiniz 30 yaşında erkek 55 yaşında kadın olmayabilir çünkü erkek çocuk isterse bunu karşılayamazlar. Ben diyorum ki ya karşıliyor olsaydı bu ilişkiyi yapar mıydınız.
0
🌸NeinClein1
(09.11.22)
kız arkadaşım bende 14 yaş küçük (44-30) ciddi bir sıkıntı yaşamıyoruz. ama daha geçmişte (35-23) gibi ilişkiler oldukça yorucuydu. sadece yaş farkı kriter değil. ilerleyen yaşlarda 10-15 yaş gibi farklar ciddi sorun yaratmıyor.
0
orpheus
(09.11.22)
tam olarak ne öğrenmeye çalıştığınızı anlamadım ben. bir insanı çekici buluyorsam ve karakteri, zevkleri vs de uyumluysa yaş farkı tek başına gözüme batmaz. fakat bu "yaş farkı önemsiz" demek için de yeterli değil. insanın fizik durumunu, karakterini, beklentilerini belirleyen etmenlerden biri de yaşı sonuçta. ayrıca bugün sorun olmayan bir şey belli bir süre sonra sorun olabilir, bu durumda da ilişkiyi noktalarsın.

özetle benden 5 yaş küçük x kişiyle olmayabileceği gibi 20 yaş büyük y kişisiyle olabilir.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(09.11.22)
Yaş, sosyal statü, siyasi görüş, dini inanç bunların farklı olması hep birbiriyle aynı ancak konuları farklı sorunlar ortaya çıkarıyor.

Eğer ilişkide olan kişilerin "her ikisi de" bunu sorun etmiyorsa zaten bu fark gündeme hiç gelmiyor ya da adetten konuluşulup kapanıyor. Ancak ortada sizi şüphe ettirecek ve etraflıca düşündürecek bir vaziyet oluştuysa sorun yaşamanız da muhtemel. İçinize tam anlamıyla sinmeyen bir ilişkiye başlamayın. Dünyada herkese yetecek kadar insan var.
0
akhenaten
(10.11.22)
Aradaki fark kuşak farkına varınca problem olabiliyor. Anlaşma zor, konular başka.
0
d max
(14.11.22)
önemli. 3 yaştan fazla olmasın mümkünse.
0
gabe h coud
(14.11.22)
(8)

hiç klozet kapağının üstüne oturdunuz mu

bir soru sorcam
genelde dizi filmlerde görüp garipsediğim bir şeysizler yaptınız mı, neden nasıl oldu böyle bir ihtiyaç
genelde dizi filmlerde görüp garipsediğim bir şey

sizler yaptınız mı, neden nasıl oldu böyle bir ihtiyaç
0
bir soru sorcam
(08.11.22)
duştan çıkınca tansiyonum düşüyor ara sıra. oturuyorum.
0
coldegezenkutupayisi
(08.11.22)
oturdum. soğuk oluyor. kusarken dibine çöküp sarılıyorlar klozete yine o filmlerde. ya mideleri çok sağlam ya da tuvaletleri çok temiz.
0
IncredibleMau
(08.11.22)
Dişlerimi fırçalarken.
0
Amaranta ursula
(08.11.22)
Lisede bir sebepten epey üzülmüş ve tuvalette ağlamıştım. Gözlerim şiştiği için dışarı da çıkamamıştım bir süre. O zaman tuvalet kapağında oturduğumu hatırlıyorum. kıyamam. <3
0
chihirovekohaku
(08.11.22)
camasirlari makinaya yerlestirirken kapagi kapatip oturuyorum.
0
tadellesever
(08.11.22)
haftada 3-5 gün. çocuk duş alırken.
0
brkylmz
(08.11.22)
Çocukken ev kalabalık olduğunda, özellikle yatılı misafir falan varsa bazen tuvalete gidip çok kritik bir toplantıdan çıkmış şirket yöneticisi edasıyla oturur kafa dinlerdim.
0
akhenaten
(09.11.22)
tuvalet işim bittikten sonra telefonda oyun oynarken ihtiyaç duymuştum.

çünkü ortası delikli bir şeyin üstünde otururken popomun yanları acımıştı.

ben de kapağı kapatıp üstünde devam edeyim biraz demiştim.

onun dışında oturmuşluğum yoktur bana da garip geliyor.

bazı kapaklar dandik oluyor esniyor beni rahatsız ediyor.
0
ananiyimioguz
(09.11.22)
(3)

diyalektik nedir?

hlot
anlatabilecek var mı?internette araştırma yapıyorum bir süredir ama net bir şekilde anlatan bir yer bulamadım.
anlatabilecek var mı?

internette araştırma yapıyorum bir süredir ama net bir şekilde anlatan bir yer bulamadım.
0
hlot
(07.11.22)
Modern dönem tanımları gereği kafanız karışmış olmalı.

Temelde diyalektik dediğiniz şey, "diyalektik materyalizm" gibi bir kavramdan farklıdır. Diyalektik materyalizm bütün bir ideolojiyi kapsar, bir özel isim gibi düşünün. Bunun hakkında fikir sahibi olmak için marx'ın yazılarına bakabilirsiniz.

Diyalektik ise bir metot. Antik çağlardan beri uygulanıyor. Eristik ve didaktik yaklaşımlar da buna alternatif metotlar. Hepsinin anlamına bakınca daha anlaşılır olacaktır. Eristik metodun hakim olduğu bir tartışmada tartışmacılar karşıt argümanı ortadan kaldırmaya yönelik eğilim içindedir. Kazanan-kaybeden durumu vardır. Didaktik yaklaşım ise tartışma içermez, bir tarafın diğerine "öğrettiği" ya da nutuk verdiği bir yöntemdir.

Diyalektik tartışma ise tarafların fikirlerini öne sürdüğü ve bu karşıt fikirlerden her iki argümanı da kapsayacak ortak bir doğruya ulaşma çabasının güdüldüğü yöntemdir. Yani ideal halinde tartışmanın sonunda tartışmacıların uzlaşıp, önceki savundukları şeylerden belli oranlarda daha farklı "sentezlenmiş" yeni bir görüşü benimsemesi ya da benimsemeseler de böyle bir ortak görüşün ortaya çıkmasına yol açmaları öngörülür.

Bunu da kabaca subjektif görüşleri dışlayarak yaparlar. Örneğin ben öğrencilerin sınava tabi tutulmaması gerektiğini, bunun bir yarışa dönüştüğünü ve bunun da kötü olduğunu, bu şekilde kişinin sahip olduğu bilginin gerçekten ölçülemediğini savunuyorumdur. Sizse öğrencilerin sınava tabi tutulmaksızın bir yerlere gelmesinin liyakati ortadan kaldıracağını, öğrencilerin zorlanmaları gerektiğini ve sınavların şart olduğınu savunuyorsunuzdur.

Neticede benim burada sınava karşı tutumum subjektif bir his, sizinse öğrencilerin zorlanması gerekliliği hakkındaki görüşünüz subjektif bir görüş. Bunları devre dışı bırakmalıyız. Ancak ikimizin de derdi bir yere gelecek olan insanların bilgi seviyelerinin doğru şekilde ölçülmesi. O halde bunu nasıl gerçekleştirebiliriz üzerine kafa yorup atıyorum sınav sistemi yerine alternatif bir yöntemde uzlaşırsak diyalektik bir yaklaşımla yeni bir fikir ortaya koymuş oluruz.

Bu hegel zamanında klasik tez, antitez ve sentez şeklinde formüle edilen bir felsefik bakış açısına evriliyor işte.
0
akhenaten
(08.11.22)
herşeyin bir karşıtı olabilir, yani bir olgunun ters olgusu da olabilir. olgu ve ters olgu birleşince yeni bir olgu doğurabilir.

sen bu soruyu sorarak tembellik yaptın, bize cevap arattırıyorsun. "olgu"
ama aslında sen zaten araştırdın bizdeki bilgi ile karşılaştırma yapmak istiyorsun. "ters olgu"

demek ki bir şeyi öğrenmek için önce kendin araştırma yapıp(tersolgu) sonra millete hiç bilmiyormuşsun, tembelmişsin gibi sorman(olgu) lazımmış. (yenibirolgu)

temel olarak bu. ama bence saçmalık. çünkü mesela yukarıda senin tembellik yaptığına kanaat getirdikten sonra ters olgu ve yenibirolgu'yu ben kendim uydurdum. normalde böyle bir şey yoksa boşu boşuna olmayan bir değer yarattım. o değeri de sana atfedersem yandı gülüm keten helva...

allahın tembeline vay be meğerse neler düşünmüş adam demiş olacaktım,
halbuki tembelsin işte.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.22)
Tesekkurler.

Aslinda ben daha cok marx'in kullandigi anlamdaki diyalektigi merak ediyordum. Bu da cevaplarinizdakiler gibi mi, yoksa onun daha farkli bir aciklamasi mi var?
0
🌸hlot
(13.11.22)
(17)

Ebeveynlerin Boşanmış Olması Sorunsalı

sacrilegious
Merhaba,hayatımın her önemli anında problem olan bir konu yine hortladığı için duyuru ahalisi olarak fikrinizi sormak istedim. Annem ve babam 12 sene önce babamın annemi aldatması sebebiyle olaylı bi şekilde boşandılar ve o günden sonra hiçbi şekilde asla iletişim kurmadılar. Yaşananlardan sonra ann
Merhaba,hayatımın her önemli anında problem olan bir konu yine hortladığı için duyuru ahalisi olarak fikrinizi sormak istedim.

Annem ve babam 12 sene önce babamın annemi aldatması sebebiyle olaylı bi şekilde boşandılar ve o günden sonra hiçbi şekilde asla iletişim kurmadılar. Yaşananlardan sonra annemden babamla ilgili beddua dışında birşey duymadık diyebilirim. Üniversite mezuniyetime babamı da çağırmak istememe rağmen annem “ya o ya ben” triplerine girdi vs vs. Ben babamın da o gün yanımda olmasını istememe rağmen sırf annem yüzünden dahil edemedim.

Önümüzdeki yaz, sevdiğim adamla evlenmeyi planlıyoruz. Çok mutlu olmam gerekirken ben yine önümde aşılması gereken kocaman bir problem var gibi hissediyorum. Mesela isteme muhabbetleri nasıl olacak. Ben babam da bu süreçlerde bulunsun istiyorum. Ama annem asla kabul etmiyor. Bu kadar güzel bir günde annem sırf babam var diye drama queen olacaksa ben bu şekilde bir gerginlik yaşamayı kaldıramam diye düşünüyorum. Annem ve babam böyleyken biz bu düğün süreçlerini nasıl geçireceğiz, ne olur akıl verin. Bu işin en kolay oluru nedir? Mutlaka aramızda benzer durumda olan vardır. Siz nasıl aştınız bu durumları? En az zararla nasıl atlatabiliriz?

Not: ikisi de 60 yaşında koca insanlar olmasına rağmen hiçbi zaman çocuklarının psikolojilerini düşünmedikleri için yine durumu idare etmesi gereken bizleriz. Annem bu saatten sonra değişmeyecek ve babam sürece dahil olursa durumu olaysız atlatmamız mümkün değil. Neredeyse herşeyden vazgeçmek üzereyim. Bu durumda olası isteme-düğün mevzuları için siz ne önerirsiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(06.11.22)
Ayrılma süreci sonrası yola annenle devam etmişsin anladığım kadarıyla.

Babana 'Kusura bakma.' diyeceksin ve annenle yoluna devam edeceksin.

Anneni üzeceğini bile bile babanı da dahil etme gayretini anlamadım ben.

Kadın 'herşeye rağmen' 'aman da çocuğum mutlu olsun' diye kendini aldatan adamla elele gülücük mü dağıtsın etrafa?
0
Mirket
(06.11.22)
baban zamanında aldatarak ailesini gözden çıkartmış zaten.
0
deartheodosia
(06.11.22)
annenize aldatılanın ve ayrılanın kendisi olduğunu, sizin babanızın çocuğu olmaya devam ettiğinizi hatırlatmanız lazım.
bunu ya konuşarak ya tartışarak ya da bir şekilde ona hatırlatmalısınız.
hayatınızın en önemli adımlarından birinde odak noktasını kendisi olarak belirlemeye hakkı yok.
evet bunlar zor süreçler ama yaşı ve konumu itibariyle bu süreci daha iyi yönetebilmesi gerekirdi.
yönetememiş olması da normal, sonuçta anne de olunsa mükemmel olunmuyor ama dediğim gibi, babanızı yanınızda istemenin ona bir ihanet olmadığını, babanızın hâlâ babanız olduğunu, bu yaptığının size haksızlık olduğunu, onu anladığınızı ama daha olgun davranmasını beklediğinizi bir şekilde ona yansıtmalı, onunla konuşmalısınız.

gerekirse psikolojik destek alın.
zaten bu süreçlerde terapistler anneyle, babayla, eşle vb. görüşmek isteyebiliyorlar.
annenizi de bu sürece dahil edecektir, belki bu şekilde çözersiniz.

bu sorunlar yüzünden sizin vazgeçmeniz de çocukça olur.
sonuç olarak bu sizin hayatınız ve bu, çevrenizdekilerin size uyum sağlaması gereken bir süreç.
en kötü ihtimalle "olduğu kadar" olur, babanızla ayrıca tanışırlar ya da başka bir yol bulunur.

ebeveynler arasında seçim yapmak çocuğu psikolojik olarak bölen bir şey.
diğer yandan, maalesef ebeveynlerden biri tarafından diğerini dışlamaya zorlamak da çocuğa bir tür psikolojik şiddet uygulamak demektir.
anneyle baba arasında bir kadın-erkek ilişkisi var ve bu ilişkide swinger olmaktan tutun, birbirini aldatmaya ya da ölümsüz bir aşk yaşamaya kadar her şey yaşanabilir.
bunu sorgulamak aile dinamikleri açısından çocuğun haddine olan bir şey değil.
ebeveynler arasında yaşanan herhangi bir sorun ve ayrılık sonucunda da, ebeveynlerin çocuklarla olan ilişkisinin taraflarca manipüle edilmesi doğru bir şey değil.
çocuğun iki ebeveyne de ihtiyacı var.
kadın erkek ilişkisiyle, ebeveyn çocuk ilişkisini karıştırmak çocukta kalıcı travma yaratır, hayatını etkiler.
yani burada asıl "ebeveyn olma bilinci"nin devreye girmesi lazım.
ne kadar kırgın olunursa olunsun, ebeveyn olarak olgun davranılmalı ve yetişkin olarak da sorumluluk alınmalı.

erkeğin kadına ihaneti çocuklarına ihanet demek değildir, bunu ayrıştırmayı öğrenmedikçe de böyle ebeveynlerin duygusal manipülasyonuna maruz kalmaya devam edeceğiz.
yani bu sadece evlilik sürecinizle ilgili değil, hayatınızın geneliyle ilgili bir konu aslında.
sadece bu sebeple değil, zaten çözmeniz gereken bir sorun bu.


edit:
bu arada şu da var.
sırf bu yüzden evlilik planlarından vazgeçmeyi düşünmeniz, sizin de zaten bu aile dinamiği içinde büyüyemeden çocuk kaldığınızı gösteren bir şey.
bir yetişkin olarak karşınızdaki insana verdiğiniz söz her şeyin üzerinde olmalı ve bunu tüm zorluklara rağmen gerçekleştirebilmelisiniz.
yani siz de bir yuva kuracakken belli bir "sağlamlığa" erişmiş olmanız lazım.
işte bu tip travmaların çocuklar üzerinde böyle bir etkisi oluyor maalesef çünkü annenizin oğlu/kızı olmaya zorlanıyorsunuz.
o yüzden bu sorun için psikolojik destek alırsanız her yönden fayda görürsünüz.
0
blatta hiberna
(06.11.22)
Eşiniz sizi aldatsa ve siz üzülüyorken çocuğunuz size drama queen dese ne hissedersiniz?

Bu olayda babanızın yeri olmamalı.

Annenizi aldatan biri için bu kadar ısrarınızın sebebi ne?
0
dissendium
(06.11.22)
Annenizle babanızın arasında olanlara sizin dahil edilmemeniz gerekirdi. Baba sorumluluğu başka kocalık başka. Annenizin tavrı doğru değil. Kendisi iletişimi en aza indirebilir ama sizin baba-evlat ilişkinizi bu şekilde etkileme, engel olma hakkına sahip değil.

Eğer babanızla iletişiminiz iyiyse, o anı babanızla geçirmek istiyorsanız annenizin ikna olmasını sağlayacaksınız. Bir tanıdığınızdan rica edin annenizle konuşsun. Böyle özel günlerde odak nokta anne babanızın iletişi olmamalı.

Benim çevremde çok fazla anne babası boşanmış tanıdığım var, hiç öyle o gelmezse ben gelmem muhabbeti duymadım. Ha araları kötü olan boşanmış çiftler böyle günlerde yan yan oturmayıp, konuşmuyorlar ama ortamda sorun, kavga olmadı. Gerekirse aynı fotoğraf karesine bile girdiklerini gördüm ben kuzenimin eşinin anne-babasında.
0
GoodMorningTeacher
(06.11.22)
Nerdeyse aynı durumdayız. Bizde aldatma olmadı ama her şey çok olaylıydı.

Biri anneniz diğeri babanız, siz çocuksunuz. Ebeveyn gibi davranmaları gereken kişi onlar, siz değilsiniz. Nasıl istiyorsanız öyle yapıp dik durmanız lazım. Terapiye +1 diyorum. Benim annem bu konularda çok drama yaratıyordu ben yine dik duruyordum ama üzülüyordum da. Terapiden sonra doğru yaptığımı fark edip asla çizgiyi geçmesine izin vermedim.

Ben isteme nişan vs için dışarda yer tutmaya karar verdim, benzer durumda olan arkadaşım da dışarda tatlı bir yer tuttu. Anne baba yine aynı ortamda ama evde değiller. Benim annem de baban bu eve giremez ondan ayrı benden ayrı istesinler gibi saçma sapan şeyler söylüyordu. Çocuk değilsiniz aynı ortamda duramayacaksanız nikahıma misafir gibi gelip gidersiniz demiştim. Sonra kabul etmişti.
0
jazzabel
(06.11.22)
@Dissendium +1

Aldatan insan sadece eşini aldatmıyor ailesini de gözden çıkarmayı kabul etmiş oluyor. O sebeple çok da üzülecek bir şey yok.

Ayrıca anneyi çok haklı buldum, ben de beni çok üzen bir insanı evladım sevmeye devam etsin istemezdim.
0
kaptan maydanoz
(07.11.22)
babanız annenizi aldatmış ancak eylemi babanızın annenize karşı. ve ayrıca boşanmışlar. o sizin hala babanız. babanızın yanında olmasını istemeniz normal. bence bunu sakince annenize anlatmaya çalışın.
0
drako
(07.11.22)
babalık görevi varsa ailesine sadık kalsaymış diyenlerdenim ben de
haksız tarafın yanında yer almazdım

anlaşamadıkları için boşansalardı bunları yaşamayabilirdin

anne tarafının da öfkesinin bitmiş olması iyi olurmuş ama bu yaştan sonra değişmez diyorsun

bence annen aynı ortamda bulunmak istememekte haklı
0
bir soru sorcam
(07.11.22)
Babanız mı daha varlıklı anneniz mi? Babanız gibi geldi bana…

Benim babamla annem de boşandı aldatma falan yok psikolojik baskı sebebiyle. 25 yıl anneme çok çektirdi. Ve biz 8 yıldır görüşmüyoruz. Ne üniversite mezuniyetine ne düğüne çağırdık.

Babanız annenizi aldatmış. Sizin için bir sorun yok mu?
0
andy kaufman
(07.11.22)
Dissendium +1

Benim bi akrabam var, boşandılsr, kızları evlendiğinde anne çok zor günler yaşamış olmasına rağmen kızımın mutlu günü ve o da babası diyerek olaylara dahil etti babayı, her ne kadar üzülse de kızının mutluluğunu bir anne olarak kendi üzüntüsünün önüne koydu. Olması gerekn budur.

He gelgelelim annenle baban boşanmamış olsa evlilik süreci çok mu güzel olacaktı? Cevap: kesinlikle hayır.

Ben de geçen yaz evlendim. Ne çektiğimi ben bilirim. Babam ben evlenmek istediğim için "drama queen"e bağladı. Delirdi adam, gerçi zaten aklında vardı bir iki tahtası eksikti de iyice kötü oldu.

Ben de dedim ki, nikah başvurusu yapılırken benden anne-baba muvafakatnamesi istemicekler nasılsa. Paşa gönlünüz bilir. Eğer mutlu günümde yanımda olmak istiyorsanız gelirsiniz. Yok biz senin mutluluğunu çekemiyoruz, görmeye bile dayanamıyoruz diyosanız da tercih sizin, saygı duyarım dedim.

Efendi gibi geldiler sonra.

Sanma ki anne baba boşanmamış olsa her şey güllük gülistanlık oluyor. Her ailede yaşanıyor, yok efendim niye altın takmadı yok efendim niye bohça getirmedi, yok niye öyle dedi, niye şu niye bu. Sorun çıkarmak isteyen insan bi şekilde çıkarıyor. Sana da sıkıntı stres panik atak kâr kalıyor. Çünkü ebeveynler kendi duygu durumlarından çıkıp süreci mantıklı bi şekilde ve çocuğunun mutluluğuna odaklanarak geçiremiyorlar. Yapılacak bir şey yok. Sen o adamla aynı yastığa baş koymaya karar verdiysen yolundan dönme, bi şekilde geçiyor.
0
turuncu tonlarda
(07.11.22)
babanı neden davet ediyorsun sorusunu soracak veriye sahip olmadığımızı düşünüyorum. bireysel yaklaşmak gerekli. babası annesini aldatmış, evet. fakat çocuğa karşı babalık görevlerini yerine getirdi mi? maddi manevi destekde bulunmaya devam etti mi? bunları bilmeden çağır ya da çağırma diyemeyiz. keza başlık sahibinin sorusu da bu değil.

açıkçası yıllar boyunca annem beni manipüle ederek babamdan soğuttu. belli bir yaşa geldikten sonra babamın %100 hatalı olmadığını anladım. evet annemle çalkantılı bir ilişkileri vardı ve bu ikisi arasındaydı. bana karşı görevlerini her zaman ama her zaman yerine getirmişti. anneme karşı hatalarına göz yumduğum anlamına gelmiyor bu. bunlar için her zaman tavrımı ortaya koydum ve dediğim gibi, tek hatalı babam değildi, annem de babamın ona yaptıklarının aynısını babama yapıyordu. ben bu insanlara ne yapayım, döveyim mi kulaklarını mı çekeyim? yaptıklarını tasvip etmediğimi söylemekten başka bir şey çıkmaz elimden aga, benim de kendi hayatım var yani...


blatta hiberna'nın dediği her şeye katılıyorum. jazzabel'in çektiği rest de çok mantıklı. ben olsam ikisini de davet ederim. en mutlu günüme isteyen gelir isteyen gelmez der geçerdim. annemle aram bozulacaksa da bozulsun ne yapayım, o babamla hatıralar yaratmama engel olurken iyiydi allah allah.
0
nolmus yani
(07.11.22)
baban aldatmakla tercihini yapmış diyenlere katılmakla birlikte, hısım akraba olunan bir dönemde ileride sana karşı kötü ithamlar duymamak adına anne ve babanın yan yana olması iyi olur. başkalarına karşı kendinizi dağılmış bir aile tablosu içinde göstermeyin.
0
Hallegadola
(07.11.22)
annenin olayı kendi içinde kapatıp baba hakkında kötü konuşmaması olması gerekendi

ama sen nasıl 2sini bir arada görerek mutlu olmak istiyorsan annen de aynı şekilde eski eşini görmeyerek mutlu olmak istiyor
0
bir soru sorcam
(07.11.22)
Çok benzer olmasa da benzer bir durumu yaşadım, yaşıyorum. bizde baba anneyi terkediyor. anne 4 çocuğunu bırakıyor ve geri almak ya da görüşmek için yeterli eforu sarfetmiyor, özetle. benim kardeşlerim annemle görüşmez, affetmezler. babamı da hayatlarından çıkarmadılar ama adam zaten herkesi hayatından iten birisi olduğu için iyice araları soğudu. yeni evlendim. ne annemi, ne babamı düğüne çağırdım. annemi çağırmak istedim ama kardeşlerim istemedi. önceliğim kardeşlerim olduğu için anneme anlattım, o da kabul etti, gelmedi. babamı sildim.

yıllar geçmiş, olan olmuş, ben anneme bir şans daha verdim ve iyi gidiyoruz. senin için de yıllar geçmiş, babana bir şans daha vermişsin ve bu şansı geri alamazsın şimdi. annenle bunu güzelce konuş. annen olmaz derse, benim kardeşlerimi seçmem gibi, anneni seçmen gerekir diye düşünüyorum.
0
gabe h coud
(07.11.22)
Babalık vazifesi ve eşlik vazifesi farklı şeyler. Baba sadakatsizse eşine sadakatsizlik göstermiş, nasıl ki eşlerden biri bir çocuğuyla görüşmek istemiyorken kardeşlerin ya da diğer eşin görüşmesini engellemesi saçmaysa bu da saçma olur.

Eşler birbirine düşman diye çocuğun yaşayan ve kendisini kabul eden bir ebeveynden mahrum yetişmesi haksızlık.

Anne babanız arasında kötü bir olay yaşanmış, ancak anlıyorum ki babanızla aranız kötü değil.

Babanız annenizi aldatarak kötü bir şey yapmış, ancak bu babanızın komple aforoz edilmesini gerektirmiyor. O halde eşini aldatan kimseleri kendi anne babaları da reddetsin. Bu gerçekçi bir tepki değil. Aile bütündür, ancak aile bağları bireyseldir. Annelik, babalık, kardeşlik kavramları bireye göre tanımlanır. Birisi sizin babanızken, diğerinin eşidir. Bu ikisi aynı şeyler değiller.

Annenize bunu anlatmaya çalışmalısınız. Bu düğün vesile olsun, çünkü bu zincirin bir yerde kırılması lazım.

Babanızla aranız kötü olsa zaten sorun olmayacak, ancak hayat akıp geçiyor ve siz istediğiniz halde babanızı hayatınıza katamıyorsanız, bunun için annenizden vazgeçmeniz bekleniyorsa ortadaki tek mağdur sizsinizdir.

Üzerinden yıllar geçmiş, annenizin en başta kendisi için artık bunu atlatıp yoluna bakması lazım. Sizi istediğiniz halde babanızdan mahrum edemez.
0
akhenaten
(07.11.22)
Babaniz annenizi aldatip bosandiktan sonra, sizinle olan iletisimini nasil tuttu, bu da onemli bence.
Eger sizinle ilgilendi ve maddi/manevi sorumluluklarini yere getirdi ise, yani kendisinden "kotu kocaydi ama iyi babaydi" diye bahsedebiliyorsaniz bir nevi, annenizin bugunun sizin gununuz oldugunu vs kabullenmesi gerekir. Bunun ustune destekle vs calismasi gerekir.

Eger bosanmalarindan sonra babaniz sizi arayip sormadiysa, annenize sorun cikardiysa, size cok da bakmadiysa yani, ama simdi siz "aman ille de babam" diyorsaniz, ben de annenizin yerinde olsam "eeh simdi mi kiymete bindi otuz senedir ben bakiyorum, ne bu baba sevdasi arayip sormayan adama" derdim.

Bunlarin disinda blatta+1
0
sopiro
(08.11.22)
(13)

neden bu davranışlar

antikitleruhlu
merhaba,geçen yazdığım bir yanıttan sonra mesajla fikir belirtenler olmuştu. Genel olarak fikrinizi almak istedim.+30 yaşlardayız. Çok fazla vakit geçirmemizden yola çıkarak flörtüm olarak düşündüğüm adama arkadaş olmak istemediğimi söyledim, ve bir güzel red yedim.Ancak bundan sonrasında aramızın i
merhaba,
geçen yazdığım bir yanıttan sonra mesajla fikir belirtenler olmuştu. Genel olarak fikrinizi almak istedim.

+30 yaşlardayız. Çok fazla vakit geçirmemizden yola çıkarak flörtüm olarak düşündüğüm adama arkadaş olmak istemediğimi söyledim, ve bir güzel red yedim.
Ancak bundan sonrasında aramızın iyi olmayacağının kendisini üzeceğini söyledi. Ben de arkadaş kalabileceğimizi belirttim. Ama arkadaşlık, eskisi gibi sık görüşmelerin olacağı "kankalık" olabilecek bir durum değil.

Ancak o günden beri sürekli arayan, plan yapmak isteyen, görüşmek isteyen kendisi. Mesajlaşmalardan sonra ilk defa dün yürüyüş teklifine tamam dedim. Ama bana iyi gelmedi. Bugün yine neden böyle diye üzüntü içindeyim.

Fikrinizi almak istediğim şey şu: Reddeden bir erkek olarak neden hala aramayı ve iletişimde kalmayı sürdürüyor. Flörte girebilecek mesajlar atıyor. yedekte tutuyordur desem artık benden ona giden/gidecek bir iletişim yok.

Aslında farkındayım bunun net bir yanıtı yok. Sanırım içimi dökmek istedim. Çünkü alışma sürecime izin vermediği için zorlanıyorum. bu durum hala acaba hoşlanıyor da başka bişey mi var dememe sebep oluyor. O zaman yine başa dönüyorum. Alışamıyorum bu yanıtına.

İyi pazarlar :)
0
antikitleruhlu
(06.11.22)
Bir beklentiniz var haliyle ama bana daha cok adamin avci ruhu tetiklenmis gibi geldi. Tekrar adim atsaniz kacacak gibi. Tam bir kacinganlik davranisi.
Guven vermedi acikcasi
0
mor oje
(06.11.22)
@mor oje, bir daha adım atmayı düşünmüyorum. konuyu da tekrar açmıyorum. o aramasa ve mesaj atmasa ben herhangi bi şekilde iletişime geçmiyorum
0
🌸antikitleruhlu
(06.11.22)
Siz kendinize böyle bir söz verdiniz, tamam ama karşı taraf sizi biraz tanıdıysa ve @mor oje'nin bahsettiği gibi avcı ruhluysa yelkenlerinizi hemen suya indireceğiniz bir jestle, mimikle, teklifle, davetle vb. karşınıza çıkar, yine bir şekilde kendini düşündürür. Ben açık açık konuşmanız taraftarıyım açıkçası, derdi neyse konuşsun, bu iş olmayacaksa da olacakmış gibi davranmasın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(06.11.22)
"Ama arkadaşlık, eskisi gibi sık görüşmelerin olacağı "kankalık" olabilecek bir durum değil. "
Bu senin düşüncen o böyle düşünmüyor. Ya arkadaşlığınız bozulması diye soğukluk gitmesi için yapıyor ya da bir zaman sonra yelkenleri suya indirip fwb'ye evrilmesi niyeti var.
0
Bruce
(06.11.22)
Sebebini bilemiyorum ama "orada" kalmanızı istiyor. Bu yaptığını yapmasa belli bir mesafede olacaksınız. Yaptığında uzaklasamayacaksiniz ama. Siz nasıl tavır gösterirseniz gösterin nedenini belli eder zaten. Kontrol oyunu gibi geldi bana biraz.
0
encokbenisevinnolur
(06.11.22)
Nedeninin ne önemi var ki? Birlikte bir şey yapmak istiyor ancak istediği şey size iyi gelmiyor, onaysa iyi geliyor. Bu kişi sizi zaten reddetmiş, yani desteğe ihtiyaç duyan sizsiniz ancak nedense onu mutlu hissettirecek ve sizi sıkacak şeyleri onun için kabul ediyorsunuz.

Nereye varmaya çalışıyorum anlatabildim sanırım. Yapmayın bunu kendinize. Sebebi neyse ne, sonuçta sizi reddetmiş. Bu sebep her neyse sizden daha önemli onun için. O halde herkes kendi yoluna gitse daha iyi değil mi?
0
akhenaten
(06.11.22)
bazı şeylerden vazgeçmeyi kabullenemediği için böyle yapıyordur

sadece bir soruyla bir ilişkinin kopması erkek mantığına ters

ama önemli olan sizin nasıl huzurlu hissettiğiniz
kimseyi memnun etmek gibi bir göreviniz yok
0
bir soru sorcam
(06.11.22)
böyle davrandığı için benim de umudum maalesef devam etti. bi anda kesemedim iletişimi. sonunda da her türlü huzursuz oldum :(
0
🌸antikitleruhlu
(06.11.22)
iletisimi kesinlikle sürdürmeyin, birakin. hisleriniz devam ederken bu durumda olmak kesinlikle iyi bir sey degil. beklentilerinizi sifirlayin, sadece romantik niyetlerle görüsmeye devam edebileceginizi, bunun haricinde görüsmek istemediginizi söyleyip yol verin. kem küm ederse buna saygi duymasi gerektigini söyleyin. onun gözündeki degeriniz artacaktir. bir süre sonra tekrar iletisime gecerse de bu söylediginizi tekrar yeni bastan hatirlatin, ayni döngüye girmeyin. sinirlarinizi ve isteklerinizi net söyleyin.
0
catgroove
(06.11.22)
her türlü iddiaya girerim, bu şekilde sürekli arafta bıraktığı birden fazla kişi var ve sizlerle kendi egosunu yelpazeliyor, kendi tüylerini parlatıyor. bu konudaki özne ne sizsiniz ne de sizin arkadaşlığınız bla bla bla. özne herkes her daim her koşulda benimle ilgilensin duygusu.
0
Phoebe
(06.11.22)
İnsan bir açık kapı gördüğü zaman buradan girer. Her insan yapar bunu. Eğer bu durum her ne isim altında olursa olsun size iyi gelmiyorsa o kapıyı kapatmak (en azından siz yolunuza devam edene kadar) bir çözüm. O istediği hayatı sürdürebiliyorken sizin üzülmeniz hiç mantıklı değil çünkü...
0
charbiel
(07.11.22)
ne yaptığını bilmiyor da olabilir.
0
gabe h coud
(07.11.22)
Benzer durumda olan biri olarak, kendim de duymayi pek istemesem de, diyorum ki adam size cevabi vermis. Burda sizin onun ustunden degil kendi ustunuzden cevaplamaniz gerekiyor.

O oyle yapti, boyle dedi, boyle mi dusundu diye sorgulayacaginiza, 'ben her gordugumde birazcik uzulecegim biriyle vakit gecirmek istiyor muyum' diye sormaniz gerekir. 'beni neden etrafinda tutmak istedigini net anlamadigim birine vaktimi sunmak istiyor muyum' diye dusunmeniz gerekir.

Otuz yasinda olup da reddettigi birinin, hala etrafinda olmasi sonucu zaman zaman uzulecegi gercegini sanki boyle bir sey yokmus gibi "ama biz arkadasizzzz" diye vurgulayan insan her seyden once duygusal olarak olgunlasmamis biridir. O kadar kiymetli bir arkadasliksa karsinizdakine zaman verirsiniz, ruhunun dinlenmesini beklersiniz, o size ulasirsa da arkadasliginiza zaman verirsiniz. Ama arkadasiz yuruyelim, ama arkadasiz flort edelim diye darlamaya gerek yok. Bu manipulasyondur.
0
sopiro
(08.11.22)
(13)

Sevgiliye telefon alarm sesi şarkısı kaydetmek

Caremio
Sevgilinizin şarkı söyleyen sesiyle uyanmak isterseniz hangi şarkıyı söylesin isterdiniz?Yerli ya da yabancı olması türü fark etmez.
Sevgilinizin şarkı söyleyen sesiyle uyanmak isterseniz hangi şarkıyı söylesin isterdiniz?
Yerli ya da yabancı olması türü fark etmez.
0
Caremio
(06.11.22)
Istemezdim
0
balpolen
(06.11.22)
ben de vokalle uyanmak istemezdim fakat çaldığı bir enstruman varsa sevdiğim ya da onun sevdiği bir şarkıdan kaydettiği melodiyi zil sesi yapabilirim
0
freebird5406_2
(06.11.22)
Şunu isterdim:

youtu.be
0
ruhen hastayim ben
(06.11.22)
yiyosa en sevdigim sarkiyi soylesin youtu.be

istemezdim tabii ki. ama boyle agir romantik takiliyorsak xanima min olabilirdi. veya enta omry ÖMRÜMMMM temali
0
ala09
(06.11.22)
Hakkı Bulut'tan "Uyan Be Kardeşim".
0
huçi kuçi
(06.11.22)
uyan guzeeel ac gozunu dinle asigin sooozunu
0
ala09
(06.11.22)
Herkesin romantizmine kimse karışamaz tabi ama @balpolen +1 diyorum. Ha yok ben çok isterim illa da duyacağım derseniz nazende sevdiğimi söylesin bari. Romantizminize uyar en azından
0
yazdonumu
(06.11.22)
Net bu youtu.be
0
Bruce
(06.11.22)
ala09 +1 ahahahahahah
0
Hallegadola
(06.11.22)
İstemezdim, çünkü eninde sonunda kullandığım bütün alarm seslerinden tiksinti duymaya başlıyorum. Çok kritik bir olay :D

İlla ki isteseydim

Mika - relax, take it easy
0
akhenaten
(06.11.22)
istemezdim, çok cringe ve ateş başında "akdeniz akşamları" söyleyen gitarlı tatil köyü erkeği imajı yaratıyor bende.

ama "günaydııııııığğğğnnnnn" falan diye sesini kaydedip beni yerimden sıçratsa çok gülerdim.
komiklikler şakalar her zaman olabilir ama şiir okumak, şarkı söylemek falan "no-no".
0
blatta hiberna
(06.11.22)
Sevgilim Michael Buble bile olsa boyle bir sey yapsin istemezdim.
0
sopiro
(08.11.22)
ben de istemezdim. çünkü genelde beni uyandıran sesler bana antipatik gelmeye başlıyor kızdan soğumak istersem o zaman belki mantıklı bi eylem olabilir.
0
dnzy 1
(07.12.22)
(18)

Çevrenizde mutlu evlilik var mı?

KUCO
En az 10 yıldır evli olup hala birbirini seven, mutlu ve sadık olan evli çiftler var mı bilip tanıdığınız?(bu arada bunun gönül işleri ile ilgili olduğunu düşünmüyorum lütfen soru kısmında kalsın)
En az 10 yıldır evli olup hala birbirini seven, mutlu ve sadık olan evli çiftler var mı bilip tanıdığınız?

(bu arada bunun gönül işleri ile ilgili olduğunu düşünmüyorum lütfen soru kısmında kalsın)
0
KUCO
(06.11.22)
Var. 10 yil ustu kriterse 1 tane :)
0
mor oje
(06.11.22)
Evet var. Epeyce hatta

Haklisin, medikal bu soru xd
0
abuzer
(06.11.22)
Var kuzenim var, 2006'da evlendiler halen çok mutlular. Kuzenim acaba ben ne dua ettimde böyle bir adama denk geldim diyor.
Annem-babam. 1987'de evlenmişler. Babam hayatta en büyük şansının annem olduğunu annem sayesinde tüm güzelliklerin ayağına geldiğini söyler. Iki torunları var çiftçi köyde yaşayan insanlar ama taze aşık gibiler.
Ve beni aşka değil saygi ve sevginin aslolduguna inandıran anneannem ve dedem. 1955'te evlenmişler. Dedem 92 yaşında ama anneanneme bakışında saf sevgiyi görebilirsin.
Yine amcam ile yengem var, 25 yıllık evli onlarda çok mutlular.

Sizin sorduğunuz sanırım 10-20 yıllık arası evlilikler, işyerinde iki kadın arkadaşım var ikiside çok mutlu eşleriyle.
Halen mutlu evlilikler birliktelikler var, ben olduğuna inanmak istiyorum ve bir gün benimde olacağına inanıyorum.

(Bahseettigim kişiler sadıklar bu arada)
0
hayalhayal
(06.11.22)
Çok var.
Hatta bir ben mi beceremedim diye düşündüğüm zamanlar olmuştur.

Bu arada evlilik 'Eşimle mutlulukta Nirvana'ya ulaşacağım' diye yapılmamalı. 'Hayatı birlikte göğüslemek', Hayat arkadaşlığı', 'birbirine destek olabilmek' konuları ön plana çıkıyor 10 yıl üzeri evliliklerde.
Evet, çok arkadaşım var, mutlu ve sadık.
0
Mirket
(06.11.22)
Yok.
0
ruhen hastayim ben
(06.11.22)
Var
0
kisa
(06.11.22)
var tabii ki
0
ala09
(06.11.22)
Pek yok. Aceleyle alınmış evlilik kararları, çift maaş olalım düşüncesi vb evlilikleri genelde yaygın.
0
seaman
(06.11.22)
yok
0
nothing in my way
(06.11.22)
Mutlu evliliği geçtim, çevremde örnek alacağım evli bir aile yok. Hepsi kedi köpek gibi birbirini yiyor, kalabalık ortamlarda mutlu aile profili çiziyorlar.
0
grabbing hands
(06.11.22)
var, biz. evlilikte 12 yılı bitirip 13. yıla giriyoruz 1 ay sonra. bizi yakından tanıyan herkes "evlilik kurumuna inancı ayakta tutan çift" olarak tanımlar.
bizim çevremizde başka yok ama :(
0
halanne
(06.11.22)
Var benim de. Hatta mutsuz evlilik daha az diyebilirim.
0
roket adam
(06.11.22)
Var çevremdeki herkes diyebilirim
0
basond
(06.11.22)
Hayır, neredeyse hiç yok. Yani vardır ama aklıma örnek gelmedi. Boşanmalar ve mutlu olmayıp devam edenler var. Mutlu evlilik görmedim diyebilirim. Yani tabii burada mutluluktan kasıt ne, ona bakmak lazım.
0
nawar
(06.11.22)
çoğu zorlama, görev birliktelikleri gibi evet ama spesifik olarak iki tane mutlu örnek var çevremde. Birlikte bir şeyler yapıp gezip eğlenmek modunda takılıyorlar. İmreniyorum. Hatta bunlardan biri çocuk yaptı, şaşırdım. Ne güzel gezip eğleniyordunuz neden yaptınız dedim. Bunu da istedik dediler. Daha anlatayım mı acaba ya?! çok hoşuma gitti.
0
sparkle kiddle
(06.11.22)
Bildigim evlilikler arasinda bana mutlu gorunen, iyi iliski kriterlerime uyan, veya imrendigim bir tane yok. Ha ama kendilerine sorsaniz mutluyuz diyebilirler, onu da ben bilemem.
0
sopiro
(06.11.22)
Boşanan çok olduğu gibi, mutlu evlilik sürdüren eş dost da çok
0
gazozailacatmauzmani
(06.11.22)
Gördüğüm kadarıyla var, arkaplanını bilemem. Hepsinin ortak noktası severek ve görece geç evlenmiş olamaları. Bunu özellikle takip ediyorum, bence evliliğin başarısına büyük katkısı var bu iki durumun.

Erken ve kısa sürede evlenenler genelde zoraki evliymiş gibi davranıp, arkadaş ortamında kaçamaklarını falan anlatıyorlar.
0
akhenaten
(06.11.22)
(17)

soğuk demlemenin olayı nedir? (çay)

coldegezenkutupayisi
normal çay bu?geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı va
normal çay bu?

geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı var? benim ağzım bozuk da tad mı alamıyorum?

sabahtan beri bebek gibi başında bekliyorum. söylendiği şekilde kısık ateşte üç saatten fazla ocakta tuttum. yazarken bile gözlerim doluyor. neyse. çökünce de on beş dakika kadar devam ettirdim demlenmeyi. gelecek doğalgaz faturasına kıyasla içtiğim şeyin über farklı bir şey olduğunu düşünmüyorum. max yarım saatte bu sonucu alıyorum zaten ben normal demlemede.

demliğe çayı ve soğuk suyu koydum. altına da soğuk su koydum ve buharıyla yavaş yavaş demlenmesini bekledim. yanlış yaptığım bir şey var mı? kendimi kandırılmış gibi hissediyorum. herkes eğleniyor da ben partide bir köşede yalnız başıma kalmışım gibi bir his oluştu. aldatılmış gibi hissettim kendimi. üç buçuk saatimi verdim ben bu demliğe bir bardak içip dökücem neredeyse.

utanmasam ağlayacağım ya. siz beni kandırdınız mı? bu bir şehir efsanesi mi? keriz gibi çay demlensin diye bekliyorum sabahtan beri. allah belamı versin hayatımdaki en büyük hayal kırıklıklarından biri oldu.
0
coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
www.eksiduyuru.com

ağır sallamış onu yazan arkadaş. soğuk demleme nedir ya? 3 saat sürer o çayın ısınıp demlenmesi. gitmişsin sen de en troll cevabı uygulamışsın. benim yazdığımı yapsam çok mutluydun şu an:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.11.22)
tahmininiz doğru üç saat sürdü gerçekten.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Çay içme konusunda yaşamış ve ölmüş yüz milyonlarca insana sahip bir ülkeyiz. Onca yıllık deneyimlerimiz var, aktarılan bilgiler var. Kısacası ülke olarak çay konusunda profesyoneliz. Ve biri çıkıp "çay soğuk demlenir" diyor.
0
prole
(03.11.22)
hocam sadece bir kişi değil ben double check yaptım. internette de böyle demlemeyi önerenler olmuş. herhalde bir bildikleri vardır dedim :(
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Bir misafirlikte öğrenmiştim (yer Adıyaman) çayı demliğe koyduktan sonra önce az bir şey (hepsini islatacak ve içinde tutacak kadar) soğuk su koyup 10-15 dk. bekletiyirsunuz, o arada altında su da kaynıyor kaynamamis olsa da ısınmış oluyor ve o sıcak suyu demliğe koyuyorsunuz.

Kalanı tamamlayıp tekrar kaynamaya bırakıyorsunuz. Buna Arap usulü demleme deniyormus, başka bir yerde duymadım ben de bu arkadaşların yalancısıyım. Hayal kırıklığı durumunda mesuliyet kabul etmiyorum.

Kullanılan çay da kaçak çay diye satılan çaydan. İcimini yumusattigini söyleyebilirim. Bilirsiniz daha sert olur bu çay.

Ancak ben Çaykur ve karali markalı caylarla denedim pek bir şey farkettigini söyleyemem.
0
encokbenisevinnolur
(03.11.22)
Soğuk demlemeyi ilk defa duydum, ama çayla ilgili ritüel haline gelmiş çok yöntem var. Mesela kimi insan da çayı demledikten sonra bir kağıtla demliğin ucunu kapatmayınca aromasının azaldığını düşünüyor.

Ben normal, kaynayan suyu döküp geçiyorum. Böyle yaptığımda bana çayı yakmışsın diyen de olmadı, böyle yapmadığımda bir tat farkı oluştuğunu da hissetmedim.

Aynı çayda tat farkına sebep olan etkenler içinde %99'luk dilimi sanırım demleme süresi kapsıyor. %1'lik dilimi anlayacak kadar gurme bir damağım yok açıkçası. Siz de demleyin geçin ne olacak.
0
akhenaten
(03.11.22)
ben yazmıştım soğuk demlemeyi. evde de sürekli yapıyoruz, 3 saat falan sürmüyor. kısıt ateşte mi demlediniz anlamadım. 45 dk sürüyor max. ocağın altını full açmanız lazım kaynayana kadar, kaynadıktan sonra biraz kısabilirsiniz. 3 saat sürmesi imkansız cidden.

neden burda karşı çıkılmış anlamadım. fırında hiç kısık derecede 6 saatte et pişirmediniz mi? kemiği tuttuğunuz gibi et yere düşer, öyle güzel pişer.

çay da böyle. alttaki kaynağan suyun buharıyla yavaş yavaş güzelce demleniyor. max 45 dk sürdüğüne de eminim hep yapıyorum. kahvaltıyı hazırlamaya başlamadan altını açınca kahvaltıyla birlikte hazır oluyor gayet.

soğuk demleme diye bir şey gayet var uydurma da değil. yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor. özellikle güveçte pişen yemekler mesela. et ürünleri. çay da kahve de böyle. kısık ateşte güzel olur. kumda türk kahvesi diye pazarlanıyor. sebebi ne? yavaş pişmesi.

edit: entrye tekrar baktım kısık ateş dememişim. alt taraf full kaynıyor olmalı, üst taraf onun ısısıyla ısınıyor zaten. bu çok uzun sürmüyor.

edit2: bunlarla uğraşamam diyorsanız (ki zor değil bence daha kolay, sadece bekleme süresi daha uzun), kaynamaya yakın olan suyu üste koyun biraz ılısın. ondan sonra çayı üstüne koyun yavaş yavaş çöksün. ama asla kaynar su ile çayı birleştirmeyin. ve önce suyu sonra çayı koyun.
0
jelly bear
(03.11.22)
@jelly bear; hocam size çok kızgınım. o başlıkta da değişik geldiği için aklımda bir tek sizin yazdığınız şey kalmış.

evet baştan sonra işlemi kısık ateşte yaptım yavaş pişen şey daha lezzetli olur yazdığınız için. üç saat sürmesi de imkansız değil benim gibi bir keriz yaptı çünkü demlemeyi. tam olarak fırın örneğiniz gibi düşündüm ve mantığıma yattığı için denedim. çok bir fark göremedim şahsen.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
@jelly bear, @coldegezenkutupayisinin kızgınlığından bağımsız olarak parantez açmak istedim (bu arada bence kendisi fazla tepki vermiş bu olaya :D) Sanırım her şeyin yavaş pişmesinin daha iyi sonuç verdiğini düşünüyorsunuz ancak tam böyle değil aslında.

Örneğin kızartmalar hızlı pişmelidir, soğuk yağın içine koyup yavaşça ısıtırsanız yağ çeker. Yağda uzun tutarsanız da yanar. Kızgın yağda kısa sürede pişirilmeli.

Örneğin sebze haşlamaları uzun pişerse rengini kaybeder hem de besleyici özellikle bakımından ve ayrıca kıvam anlamında da kayıp yaşanır.

Kahvede hızlı ve yavaş demleme yöntemleri var, ancak en çok tercih edilen kahveler yüksek basınçta hızlı pişenler, yani espresso. Böyle pişen bir kahve daha derin tat verir, hem de çekirdeğindeki istenmeyen yağlar kahveye geçmemiş olur. Uzun demlemelerde bunu önlemek için daha düşük sıcaklık tercih ediliyor.

Çay konusunu bilmiyordum, bi ara deneyeceğim soğuk demlemeyi.

Ancak etler ve güveç farklı bir konu, nasıl ki kızartma kısa pişme süresine ihtiyaç duyuyorsa etler ve güveç gibi yemekler de doğası gereği daha uzun ve ağır ateşte pişmeye ihtiyaç duyuyor.

Sonuçta bütün gıdalar için geçerli evrensel tek bir yöntem yok ama.
0
akhenaten
(03.11.22)
Kutup ayısı sen son yılın en büyük sorusunu cevapsız bıraktın ama ben sana bu çay demleme konusunda hayatın sırrını vereyim
0
kisa
(03.11.22)
kisa
(03.11.22)
@kisa ben bunu da denerim yalnız
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
:))))))
Bu arada mobil'deyim hepsini okuyamadım Ama soğuk demleme ile ilgili şunu söyleyeyim Ben de arada yapıyorum ve tadı farklı geliyor.
Seviyorum.
Ayrıca kullandığın çay da çok farklı olabilir damak tadına göre değişiyor.
Ahmet ya da Mahmut çaylarını deneyebilirsin
0
kisa
(03.11.22)
@akhenaten

"yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor."

verdiğim örnekler belli zaten. kimse kızgın olmaya yağda kızartma yapın demiyor :)
evde karamelize soğanı 3-4 saate kısık ateşte yapıyorum. şeker kullanmadan. ve baldan tatlı oluyor. yiyen bayılıyor. daha iyisini de yemedim.

bu bir örnekti sadece. tandır gibi düşünün aşırı lezzetlidir ama 6 saatte pişer. neyse herkes anlayacağını anladı diye umuyorum :)
0
jelly bear
(03.11.22)
Normal çayı şöyle demliyorum:

Demliğe istediğim miktarda içme suyunu dolduruyorum, oda sıcaklığında işte damacana suyu. Üzerine kendi poşetlediğimiz çaylardan istediğim miktarda ekliyorum. Alt hazneye de istediğim yerden istediğim suyu dolduruyorum, harlı ateş olacak şekilde ocağa koyuyorum, alttaki su kaynayınca önce harlı ateşi orta seviyeye indirip 2-3 dk devam ettiriyorum (dem miktarına göre 5 dk da olabilir) sonra ocağı kısıyorum, bi 5 veya 10 dk da öyle devam ediyor.

Mis gibi soğuktan demlenmiş siyah çay. Kolay kolay acımıyor, ama ateşin harını yani demleme süreçlerini iyi yönetmek lazım. Harlı ateşin üstünde unutmamak lazım çünkü alttan helen buharı küçümseme, çok ciddi pişiriyor öyle böyle değil.
0
muhayyer divan
(03.11.22)
Ben hiç içmedim, geçenlerde muhabbeti dönünce birisi; bayatlamıyor, daha tozsuz berrak oluyor gibi bir şeyler demişti.
0
iustitia omnibus
(03.11.22)
birinci elden bilgilerim tazeyken bayatlama konusundaki tecrübemi paylaşayım. evet bayatlamıyor. doğalgaz parasına acıdığım için bir bardaktan sonra hemen dökemedim.

üç saat içtim. ilk bardakla son bardak neredeyse aynı tazelikteydi, aynen benim yaşadığım hayal kırıklığı gibi....
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
(9)

şirketlerde senior unvanı hakkında

soru
normal senior denince 5+ yıl tecrübeli biri geliyor benim aklıma. ama bazen linkedinde görüyorum mesela bir yıl çalışmış şirkette sonra senior olmuş. öncesinde başka yerlerde tecrübesi uzun olur tamam ama öncesinde de fazla değil 1-2 yıl tecrübesi. şirketlerin verdiği bu senior unvanıyla normal "sen
normal senior denince 5+ yıl tecrübeli biri geliyor benim aklıma. ama bazen linkedinde görüyorum mesela bir yıl çalışmış şirkette sonra senior olmuş. öncesinde başka yerlerde tecrübesi uzun olur tamam ama öncesinde de fazla değil 1-2 yıl tecrübesi. şirketlerin verdiği bu senior unvanıyla normal "senior" kavramını farklı mı düşünmemiz lazım acaba? bu arada dediğim şirketler kafadan unvan verilen can kardeşler ltd. şti değil big4 falan.

böyle çok örnek gördüm ama en son twitter biosuna senior x at y yazıp insanlara iş hayatı hakkında önerilerde bulunan birinin toplam tecrübesinin 2-3 yıl olduğunu görünce la noliy dedim.
0
soru
(02.11.22)
İçi boşaltılmış bir şey bu. Gerçekte senior dediğin insanın çalıştığı yerlere ve sürelere bakınca öeh dersin.
0
dissendium
(02.11.22)
Maaş farkını açıklanabilir hale getirmek için kullanılıyor genelde. Bazı sektörler var, aynı işi başka sektörde 5 sene bile yapmış olsan sektör farkı yüzünden senior sayılmıyorsun. O sektör, hatta o şirket özelindeki kıdemliliğini de gösterebiliyor.
0
Bruce
(02.11.22)
Ya bence çok sıkıntılı değil. Yazılım tarafı için konuşuyorum, junior mı senior mı olduğun bence tamamen içinde bulunduğun takımla alakalı. Bi takımda senior iken öbüründe junior olabilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(02.11.22)
bir çok şirkette artık uzmanlık kademeleri var. şuan bulunduğum şirkette 5'li bir skala kullanılıyor u1-uzman yardımcısı, u5-baş uzman gibi. u3 ise kıdemli uzman. 3-4 sene yüksek performans çalışan birisi yüksek lisansı da varsa u1'den u3 olabiliyor. kendini olduğundan daha yukarıda göstermek, farklı tekliflerde maaş beklentisini ortaya koymak için senior unvanı ekleniyor linkedinde.
0
a darkness coming
(02.11.22)
big4'da maaslar dusuk oldugu icin rutbeyle avutuyorlar

edit: ayrica sunu da eklemek isterim. rutbe kavrami sadece surekle kisitlandirilabilecek bir sey degil. ben de dahil kac tane adam tanidim junior haliyle senior isleri yapan. bu durum olunca da mecbur rutbe veriliyor. mesela ben hayata biraz gec atildim ama kendimi daha onceden gelistirmem is hayatinda hizli yukselmeme sebep oldu.
0
nibba
(02.11.22)
Tecrübeli çalışanı kaçırmamak için kıdemini yükseltip maaşını artırıyorlar.
0
sevilen progressive türkücü
(02.11.22)
sevilen progresif türkücü +1

zam veremiyorlar diye kidem zammı yapıyorlar herkes title sahibi oluyor ama yapılan iş aynı.
0
kuzey li
(02.11.22)
İşyerinin müdür ve yöneticilerle dolmaması için tasarlanmış bir kıdem yöntemi olarak kullanılıyor bu çoğu yerde.
0
akhenaten
(03.11.22)
//kişisel tecrübeye dayanır//

ben 10 yıl çalışıp senior olmaması gereken, ekibe hakim olamayan, tecrübe biriktiremeyen, hatalarından öğrenemeyen insanlar da gördüm, 2 senede 20 kişinin tecrübesini biriktiren de. Türkiye'de de, yurtdışında da meraklı olan, sorumluluk alan, ilerleyen, öğrenmeye istekli olan senior oluyor. yıla fazla da bakmıyor bu iş.
0
babilfish
(03.11.22)
(14)

birinin türkiye'de "zengin" klasmanına girmesi için

Transa
sizce aylık ne kadarlık bir kazancının olması gerekiyor?
sizce aylık ne kadarlık bir kazancının olması gerekiyor?
0
Transa
(01.11.22)
150.000+
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(01.11.22)
Bana gore 50k üstü iyi durumdadir. 100k ustu zengindir
0
abuzer
(01.11.22)
100k
0
yazar yazmaz yazan yazar
(01.11.22)
türkiye'de kılçıksız 10 bin usd kazanan birisi zengingin sınıfına girer sanırım.
0
golgi aygıtı
(01.11.22)
12+ m motoryat alabilecek, bakımını, masrafını da üstlenebilecek kişi zengindir. ha yapar yapmaz ayrı konu, istese bunu yapabilecek durumdaysa, zengindir.

kıçında don yok, teknesi var. öyle durumlar istisnadır, kural değildir.
0
gabe h coud
(01.11.22)
Şu anda yoksulluk sınırı 24.185 lira.

25-30 bin kazananlar yoksulluk sınırında yani.

Zengin tanımı muğlak, üst sınırı yok çünkü. Ünlü isimler sanırım zengin sayılabilirler. En azından üst-orta sınıf sayılabilecek ünlüler etkinlik ya da program başına 150 bin civarı para alıyordu birkaç yıl önce. Şimdi bu daha fazladır.

Haliyle 1 milyondan başlatabiliriz sanırım zengin sınıfına girişi. Net kazancı olmasa da, eline bu miktarın bir şekilde geçtiği düşünülebilir.

Bizde orta sınıf ve ortadirek aynı şey gibi görülüyor. Bizim ortadirek dediğimiz şeyle "middle class" ne yazık ki çok da aynı şeyler değil aslında. Normalde orta sınıf olan biri bizde genel algıya göre zengin kabul ediliyor.

Bizim, fakirler olarak :D yani sıradan halkın genel manada günlük hayatta karşılaştığı bu tip bir zengin (ya da hali vakti yerinde denilen kişi) kaç kazanıyordur diye soruyorsanız 75-100k dan açılabilir sanırım.
0
akhenaten
(01.11.22)
Zenginliği hiçbir zaman "aylık kazanç" olarak düşünmemiştim. Benim aklımdaki zenginlik birikmiş varlıkla olur ancak.

Bir insan ömrünün sonuna kadar çalışmadan aynı hayat standardını yaşayabilecek varlığa/gelire sahipse zengindir bence. O paranın miktarı da kişinin yaşına ve ayda ne kadar harcadığına bağlı.

Türkiye Cumhuriyeti gelir vergisi dilimlerinde en üst dilim yıllık 880 bin TL, yani aylık brüt 73 bin TL, aylık 46 bin TL net gelir demek. Belki bu bir fikir verebilir size. Ama ayda 46 bin TL geliri olan birine sanırım kimse zengin demez.
0
michael_knight
(01.11.22)
aldığı maaşı değil verdiği maaşı hesaplaması gerekir.
0
coldegezenkutupayisi
(01.11.22)
@coldegezen +1

Maaş alan zengin mi olur yahu :)

Ayda bir milyon tl kazanıyorsa zengindir. Düşündüğümüzden daha çok böyle insanlar bu arada. Ticaretle uğraşan x turizm, bilmem ne dış ticaret, hatta köşedeki kuruyemişçi bile ne paralar kazanıyor ama sorsan işler eh işte der barzosu bmw'yle biraz kendini belli eder ama çoğunluğu göze sokmaz parasını. Eh işte diye diye kaç apartman dikti millet :)
0
chicha_v2
(01.11.22)
Benim için ayda 15 bin dolar
0
Erestor
(01.11.22)
Zenginlik, varlılık tanımı aylık kazanca göre yapılmıyor. Birikmiş paraya göre yapılıyor.

Çalışmadan aynı hayatını, hiç kısmadan 1 sene sürdürebiliyorsan varlıklısın, 5 sene sürdürebiliyorsan zenginsin gibi bir kuralı vardı bunun kabul gören. Süreleri attım. Ama yakındı buna diye hatırlıyorum
0
zimbirik
(01.11.22)
valla kazananı değil de harcayanı zengin gördüğümden kim ne kadar harcıyorsa o kadar zengindir diye düşünüyorum. paranın kaynağı baba da olabilir, kar payı da, maaş da, hırsızlık da, koca bir hiç de. miktarı önemsiz. harcama tutarı önemli. ben mesela ayda rahatça 30k tl harcayabilseydim zengin hissederdim.
0
summer timetable
(01.11.22)
Yoksulluk sınırının 25k tl olduğu ülkede 100k tl zengin değildir. iPhone 14 Pro Max 50k yaklaşık. ABD'nin orta gelirli adamı bile o telefonu almak için maaşının yarısını vermiyor, bizim zenginimiz neden versin?

aylık geliri $30k altında olan birinin zengin olma ihtimali yok. 150k demek dolar bazında 10k bile değil. Yurt dışına kafasına estiğinde çıkamayan, istediği ürünü istediği zaman alamayan zengin mi olur?
0
nawar
(01.11.22)
Maaş vermek tek başına zenginlik demek değildir.

Bu gözler neler gördü. Nette eline çalışanına verdiği maaştan az geçenler, batık üstüne batık şirketleri olanlar, çalışanının maaşından kestiği SGK’yı bahise yatıranlar.

Sermaye üstüne kredi çekersin, istersen bir sürü çalışanın olur. 2 senede krediyi sermayeyi çalışanlarınla yer, bitirirsin. İş bilmezlerin çoğu böyle yavaş yavaş batar. Sonra, maaş veriyorum, zenginim.
0
gabe h coud
(01.11.22)
(16)

Sevmemem gereken biri

yirmibir
Sevgili gönül işleri sever dostlar sonunda açtım bu duyuruyu. Beni çok etkileyen biri var. . Baştan söyleyeyim ikimiz de evli değiliz aşkı memnu olayları dönmüyor. Ancak yine de kalbim başka bir şey diyor aklım başka bir şey. Birkaç aylık flört döneminin ardından fark ettik ki ikimizde de duygular ş
Sevgili gönül işleri sever dostlar sonunda açtım bu duyuruyu. Beni çok etkileyen biri var. . Baştan söyleyeyim ikimiz de evli değiliz aşkı memnu olayları dönmüyor. Ancak yine de kalbim başka bir şey diyor aklım başka bir şey. Birkaç aylık flört döneminin ardından fark ettik ki ikimizde de duygular şelale. Fakat bu kişi duygusal açıdan ağır sorunlu. Yapmam dediği şeyi üç gün sonra yapıyor, sorun etmem dediği şeyden 3.dünya savaşı çıkarıyor. Tartışma anında hiçbir şekilde acıması yok. Ağzına geleni söyleyen biri. Bu yaştan sonra (27) kimseye duygu regülasyonu öğretme zorunluluğum olmadığından ve bunun çok sağlıksız olduğunu düşündüğümden ilişkiyi bir üst levela taşıyamadan karşılıklı konuşup anlaşarak bitirdik. Amma lakin ben bu kişiyi özlüyorum. Hem hayatımda olsun istiyorum hem de kendine biraz saygın varsa hayatına almazsın diyorum. Kendimle sürdürdüğüm bu savaşı bitirmenin bir yolu var mı? Yoksa kendimi korumaya almaktan vazgeçip kaderde ne varsa yaşamalı mıyım? Savcı Esra gibi ben seninle mutsuzluğa da varım mı demeliyim? Görmüş geçirmiş feleğin çemberinden geçmiş dostlar bi yardım edin hele.
0
yirmibir
(31.10.22)
Kaderde ne varsa yaşaman demek göz göre göre kendimi ateşe atman demek. Bu sizinki, narsist-borderline ilişkisini andırıyor. Sende acaip sevgi bağlılık, onda çok aşırı bir güvensizlik ve saldırı halleri, seninki de onunki de bitmiyor.. bence başkalarına odaklan. Gerekirse çivi çiviyi söksün ama ondan uzaklaş. Ya da bir büyüğüne danış çok güvendiğin birine olayı ayrıntılı anlat ve fikir al. Belki göremediğin bişeyler vardır, belki olurunuz vardır...
0
muhayyer divan
(31.10.22)
Bu mutsuzluk degil patoloji.

Acaba bu cekim duydugunuz kisi ailede birine benziyor mu davranis olarak? Yakin geliyor mu? Isin psikolojik boyutundan yaklasiyorjm; patolojik bir cekim olabilir mi? Cunku anlattiginiz duruma gore sizin o kisiden oluk oluk kacmaniz lazim. Belki de sizi ceken sey aslinda cocuklugunuza kadar uzanan bir hikayedendir.

Sonuc olarak karsinizdaki kisiyle hic mutlu olamazsiniz. Savci esranin mutsuzluk cesidi bu degildi… bu patoloji.
0
mor oje
(31.10.22)
ben bunca yıllık hayatımda böyle ikilemde kalıp ne olursa olsun diye ilişkiye seçen kimseyi mutlu sonla görmedim. yakın zamanda benzer bir durumun eşiğine geldim, seninkisini bilmiyorum da ben karşımda narsist bir kişilik olduğunu anladığımda direkt uzaklaştım. 20li yaşlarımda olsam muhtemelen gözümü kapatıp balıklama atlardım ve muhtemelen bir iki senemi feda eder, derbeder olurdum. ama artık kendime saygım var diyorum ve hayatımda drama istemediğime ve kimseyi düzeltemeyeceğime karar verip yalnızlığı seçiyorum.
0
hypathia
(31.10.22)
insanların dedikleri değil, yaptıkları önemlidir.

iki gün sonra yine üff bununla mı uğraşıcam diyeceksin, ne gereği var.
0
selam
(31.10.22)
ağlamak istiyorsan dvm.
0
edgenabby
(31.10.22)
benim bütün ilişkiler böyle ne var bunda anlamadım........
0
ala09
(31.10.22)
Ben bu sitede insanların nasıl ilişkiler içerisinde olduklarını anlamadım. Seviyorsan seviliyorsan sevişiyorsan güveniyorsan anlaşıyorsan tamam bitti gitti yani nedir ben anlamıyorum herkes mi dizi hayatı yaşıyor burada?

Seviyorsan dene tabi ki ne olacak ucunda ölüm mü var?
0
Hallegadola
(31.10.22)
Demek ki bir yanınız itiraf etmese de kaos seviyor. Bazı insanlar durgun suları, bazı insanlar da fırtınadan sonraki durgun suları sever. Var böyle bir şey. Ona duygu regülasyonu öğretmeyi zorunluluk haline getiren onun kendisinden ziyade sizsiniz bence. Başka biriyle olsa başka bir şeyleri regule etmeye meyilli olacaksınız belki. Ben olsam bu tarafını düşünürdüm.
0
encokbenisevinnolur
(31.10.22)
ozlediginiz sey gercekten o kisi mi yoksa o flort donemindeki heyecanlar mi?
benzer heyecanlari baska, daha stabil kisilerle de yasayabilirisiniz cunku.

diger yandan mor ojenin dedigi gibi bu kaosa karsi bir ilginiz mi var farkinda olmadiginiz? Kaotik bir durumu alip duzeltmek istiyor olabilir misiniz?

ben genelde seviyorsan git konus diyenlerdenim ama bu durumda bence kendi verdigin karara guven, kendine buyuk iyilik yapmissin bitirerek, isin en zor ksimi bitmis, gerisi alismak, o da kendi kendine olur zaten. tek eksiginiz yeni bir flort.
0
taurina
(01.11.22)
- sevmemeniz gereken birini bilmeden sevmek cok hayata dair ama bile isteye sevmek kendinize hakaret. Kendinize hakaret ettiginiz bir hayatta birakin iliskiyi hicbir seyin yolunda gitme ihtimali yok.
- tolere edilebilecek ozellikler ile karakteristik özellikleri karistirmayin. İnsanlarin karakterini (illa ki genele gore kotu bir ozellik olmasina gerek yok) degistirmeyin. Degisirse o artik sevdiginiz, istediginiz kisi degildir. Sayginiz kalmaz, ilginiz biter. Degismezse de hayati ya sorun cikartarak ona ya da icinize atarak kendinize zehir edersiniz.
- iki uc aylik iliskide "agzina ne gelirse söylüyor" seviyesine gelen herhangi bir insanin herhangi bir rolde hayatinizda olmamasi lazim.
- en onemli kisim, ozlemek... Ozleyeceksiniz hocam. Ne var yani? sonra da unutacaksiniz. Herkesin unuttuğu, unutulduğu gibi. Aciz kisisel gecmisimiz "sensiz yapamam, seni sonsuza kadar sevecegim" cumleleri ile dolu. İnsanlik hafizasi unutmak uzerine kurulu. Cernobil'den sonra nukleer santral kurabiliyor, trafik kazasindan sonra arabaya binebiliyor, düşüp dizimizi parcaladiktan hemen sonra salincaga tekrar binebiliyoruz.
Kendinize duydugunuz saygi cok onemli. Kendinize saygi duyun. Aksi halin uzerine kuracaginiz hicbir sey yurumez. Bakkal ile bile iliskinizi yurutemez papaz olursunuz.
Mutluluklar dilerim.
0
sparkle kiddle
(01.11.22)
Dostlar hepinize teşekkür ederim. Kafamı açtınız, var olun. Özlemimi yaşamaya ve önüme bakmaya karar verdim. Kafayı sıyırmadan çıkıcaz inş bu işin içinden.
0
🌸yirmibir
(01.11.22)
Herkesin cevaplarına katılmakla birlikte açıkçası "duygu regülasyonu öğretme zorunluluğum olmadığından" cümlesine takıldım. Elbette yok ancak ilişkilerin kendi içinde iyileştirici / dönüştürücü olduğunu unutmamak gerekiyor. Kötü ilişkilerde dahi birçok şey öğrenip insan değişebiliyor. Bu kötü olacağını bildiğiniz bir işe kalkışın demek değil.
0
charbiel
(01.11.22)
charbiel, haklısın fakat dönüşüme açıklık göremiyorum dediğim gibi tutarsız biri karşımdaki. İyileşir dönüşür belki bilemem ama benden götüreceği kesin gibi. Özellikle selam’ın ve sparkle kiddle’ın yazdıkları ufkumu açtı bu defteri kapatmaya çok yakınım.
0
🌸yirmibir
(01.11.22)
Böyle durumlarda benim bakış açım genelde "sırf istiyorum/özlüyorum diye bir şeyi yapmak ya da birine gitmek zorunda değilim."

Özlemeniz doğal, hoşlanmışsınız. Keşke istediğiniz gibi olsaymış. Özlemek insani bir duygu. Eğer bu kişiden hoşlandıktan sonra bu kararı alıp hiç özlem hissetmeseniz ilginç olan bu olurdu.

Ama sırf özlüyorsunuz diye alamayacağınızı gördüğünüz bir yükün altına girmeniz gerekmez. Kimse vazgeçilmez değil. Elbette uzun yıllar harcadığınız ve büyük bir yaşanmışlığınız olan birilerinden vazgeçmek çok daha zor olacaktır (ki bu kişiyle işleri ilerletirseniz muhtemelen bu zor olan yolu da yaşayacaksınız) ama kısa bir süre vakit geçirip yolunuza gittiğiniz birini bir süre sonra unutursunuz. Kendinize daha uygun birini elbette bulursunuz.

Bahsettiğiniz kişiyle belki orta yol bulabilirsiniz, bulamazsınız bu önemli olan bu değil. Siz, bu kişi değilmişsiniz ama. Yani bakıp tahlil etmiş ve bunun göze alınamayacak bir sorun olduğuna karar vermişsiniz. Sizin yerinizde başkası olsa buna bu kadar takılmayıp bir bakalım ne olacak diyebilirdi, orta yolu bulup bulamamak onun sorunu olurdu. Siz başka bir kişisiniz.
0
akhenaten
(01.11.22)
@hacirotti, burada medeni durum duyurudan duyuruya değişiyor.

Kendine biraz saygın varsa hayatına alma.
0
Kahvedesu
(02.11.22)
hacirotti medeni durum değişebilen bir şey.
0
🌸yirmibir
(03.11.22)
(5)

En son ekside ne arattiniz?

lapaz
Sozlukte veya duyuruda?
Sozlukte veya duyuruda?
0
lapaz
(31.10.22)
Trustpilot.com
0
mor oje
(31.10.22)
Veronica avluv
0
Gebeş kaplumbağası
(31.10.22)
GİBİ(dizi) en son o
0
ala09
(31.10.22)
Baktım şimdi geçmişe

Sevil Demir
Barış Manço Viagra
0
gabe h coud
(31.10.22)
Dorothy and... Gerisini yazmadım çünkü buna yakın bir şey yok dedi :(

Oz serisinin 4. kitabını aratmak istemiştim.
0
akhenaten
(01.11.22)
(19)

Akşamki mesajıma korkunç bir cevap geldi.

ekinuzbay
Burada kimi zaman gerçek değil denildi, kimi zaman yok ya gerçek değildir. Düştüğüm durum o kadar iğrençti ki gerçek olmamasını tüm kalbimle dilerdim. Ne yetiştiriliş şeklime ne de şahsıma hiçbir şekilde yakışmayan iğrenç bir bataklığa düştüm ve 1 saat önce kaçınılmaz son gerçekleşti, akşam attığım
Burada kimi zaman gerçek değil denildi, kimi zaman yok ya gerçek değildir. Düştüğüm durum o kadar iğrençti ki gerçek olmamasını tüm kalbimle dilerdim. Ne yetiştiriliş şeklime ne de şahsıma hiçbir şekilde yakışmayan iğrenç bir bataklığa düştüm ve 1 saat önce kaçınılmaz son gerçekleşti, akşam attığım mesajlara korkunç bir cevapla cevabımı aldım. Bu tarz bir şey yaşamış olanlar bilirler battıkça batarsın, o umut hiç bitmez, gururunuz saygınlığınız yerin dibine girer, kendinizi bile tanıyamazsınız. Artık gelen o korkunç mesajdan sonra sürünerek yalvarsa dahi ben kabul etmem. Ya aileni öldürücez ya bu adamla olacaksın deseler birincisini seçerim.

Bu süreçte sıkıntımı paylaşabildiğim tek yer burasıydı, en acımasız dalga geçişler bile gülümsetiyordu çünkü canımı yakan asıl sorun çok daha büyüktü. İnanan inanmayan herkese bu süreçte yorumlarıyla yanımda oldukları için teşekkürler.

Kamu spotu olarak şunu söyleyebilirim, lütfen kimseye aşık taklidi yapmayın. Sonra karşıjızdakini aksine inandırmak çok zor oluyor.
0
ekinuzbay
(31.10.22)
Bana samimiyetle cevap verenlere bir açıklama borcum var. Hikaye sonuna kadar gerçek. Gerçek olmamasını çok isterdim ama gerçek.

İfşa olmamak için tabi ki bazı bilgileri değiştirerek verdim.
Onun fotosunu değil fikir vermesi açısından ona benzeyen yuvarlak yüzlü çekik gözlü başka birinin fotosunu koydum.
Ekinuzbay diye biri tabi ki yok aklıma nick gelmediği için rastgele isimleri birleştirip ekinuzbay yaptım.
Mensup olduğu yabancı ülkeyi değiştirdim.
Ama hikaye %100 gerçekti.
Akşam buraya paylaştığım ona gönderdiğim mesajlar gerçekti.
O mesajlara az önce verdiği korkunç cevap gerçekti.
Herşeyi paylaştım ama o cevabı paylaşamıyorum, işte buradan anlayın ne kadar acımasız bir cevap verdiğini.

Çok uzun bir süre odamdan çıkmayı, kimseyle görüşmeyi; kimseyle konuşmayı, buraya girmeyi düşünmüyorum.

Son zamanlarda intihar eden insanlara toplumun acımasızlaşması örneğin atla atla denilmesi bu fikirden de caydırıyor. Ben ölücem atla atla diyen arkamdan öldüm diye dalga geçen pislikleri ailem görücek benden sonra.

Keşke uyusak ve gözlerimizi açtığımızda başka birisi olarak uyansak. Ben başta ilgi prensesi yapılıp sonra acımasızca itilip kakılan; önce seviyormuş gibi davranılıp sonra acımasızca reddedilme cevapları yiyen bu kızı tanımıyorum. Ben bu kız olmak istemiyorum. Gözlerimi açsam ve bambaşka bir kimlikte bambaşka bir geçmiş ve aileyle sil baştan yeniden gelsem dünyaya.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Kendine gel, koca evrende cümlenin noktasına takılmış gibi konuşmayı bırakın

bu söylediklerini ses kaydı alıp dinlermisin belki kulakların duymak istiyordur ne kadar saçma bir duruma takıldığına,

Bizim, aşı olurken kendini sıkan nesle değil, serbest ve akışına bırakan bireylere ihtiyacımız var.

sal abi sal
0
Gebeş kaplumbağası
(31.10.22)
Geçmiş olsun atlatırsın merak etme bir zaman sonra gülüp geçeceksin bunlara ve sonra diyeceksin ki ulan adı neydi onun biraz düşündükten sonra hatırlayacaksın.

Şimdi zor geliyor gecmeyecekmis gibi geliyor ama ilerde çok saçma gelecek emin ol.
0
sassot
(31.10.22)
Arayan Mevlasını da bulur belasını da. Hak etmiş o. Sen de önüne bak ''Hayat kısa kuşlar uçuyor''.
0
Kahvedesu
(31.10.22)
ne cevabı verdi ekin merak ettim.

ya bak sorun şu, bu tür olayların lise, en geç üniversite zamanında bitmesi gerekiyor. ileri yaşta yaşandığı zaman senin düştüğün uçuruma dönüşüyor her şey.

ya şunu beyninde kabullenmen lazım. bunun çıkış noktası bu: hayat devam ediyor, gencim güzelim, daha kaç defa aşık olacağım seveceğim sevileceğim.

şu "Ya aileni öldürücez ya bu adamla olacaksın deseler birincisini seçerim." cümlesi var ya bu cümle tam liseli delilik cümlesi. ben de lisede platonik olduğum çocuk için bu cümleyi kurabilirdim. sonra ben de gerçekten tam bir inzivaya çekildim derslere verdim kendimi. benim hoşlaştığım çocuk bir de aşırıı çirkindi yani yüzüne bakılmazdı ama nesi o zaman iyi geldiyse hiç anlamadım. her neyse bu bilince cidden kimse aklnda olmayınca hayatın verdiği ferahlığın tadına varınca ulaştım. cidden kafa rahatlığı çok güzel bir şey. şimdi sen platonikmişsin ben karşılıklı bir şey yaşıyordum hiç deme çünkü karşılıklı değil, en başında evli adam.

bir de adamın durumu hayatı karakteri sana yakışıyor mu? bu ne kadar çirkin bir şey biliyorsun demi? sana metres kelimesinden başka bir kelime kullanılmayacak ortaya çıkarsa. bunu yedirebiliyor musun kendine?

özetle her şey bitecek geçecek ve gerçekten sevdiğin ve sevildiğin o ilişkiye kavuşacaksın. gerçekten kavuşuyorsun yani ben canlı örneğiyim. :)
0
Hallegadola
(31.10.22)
Yanlış yazmadım. Verdiği korkunç cevap sonrası O adamdan o kadar soğudum ki artık onunla olmaktansa en değerli şeylerimi bile kaybetmeye razıyım demek istedim. O kadar soğudum yani o adamdan artık.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Ya ben yine troll olmadığınızı farz edip cevap vereceğim.

Önceki duyurulardan birine, birini unutmanın en iyi yolu başka birine bağlanmaktır tarzında bir cevap vermiştiniz. Sakın ola böyle bir şeye kalkışmayın.

Böyle yaptığınız zaman "böyle yapan biri gibi davranırsınız." Karşınızdaki kişi içinizde eksik kalan bir şeyleri onunla kapatmaya çalıştığınızı, kendisinin sadece makul bir konu mankeni olduğunu hisseder. O ilişkiniz sürmez. Siz de zaten ilişki boyunca "bu da her an gidecek" korkusuyla yaşayıp her şeyi herkese zehir edersiniz. Nihayet o ilişki de bunlara dayanamayıp bittiğinde başka birine sarılırsınız ve sonuçta duygusal bir parazit olarak artık yeni birini kolayca bulamayacağınız yaşa kadar bu böyle devam eder. Sonunda ya yalnız kalırsınız ya da beğenmediğiniz birine razı olup mutsuz bir evlilik yaşarsınız.

Bu kişiyi tamamen kafanızdan atıp, tek başınıza hayatınızı yoluna koyuncaya kadar kimseye sarmayın. Ne zaman içiniz soğur da artık eskileri unutmak için bir şeyler yapma ihtiyacı hissetmemeye başlarsanız o zaman harekete geçin. Bu süreçte bir şey vadetmeden birileriyle konuşun, takılın vs. Ama sözler vermeyin ya da verilen sözleri kabul etmeyin.
0
akhenaten
(31.10.22)
Onunla olmayı artık kesinlikle istemiyorum, ondan tiksinme derecesinde soğudum anlamında söyledim.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
ne yazdı korkunç cevap ekin onu demedin?
0
Hallegadola
(31.10.22)
. Tanıştığımızda söylediği şeylerle taban tabana zıt şeyler yazmış ve bana ilgisini inkar etmiş. Kardeşimsin filan yazmış. Sanki 6 ay bana iltifat aşk sözleri gün boyu anlık selfieler aşk vaadleri yazmamış aramamış da ben kendi kendime yazışmışım gibi asılsız ithamlar vardı. 22 sayfa aşk mesajlaşmalarımızı sil, onları zaten kuzenim yazmıştı gibi saçmalıklar yazmış. (Onların ülkesinde kuzenim yazmış yalanı hala aktif olarak kullanılıyor) Muhtemelen ekran görüntüsünü eşine göstereceği için rol kasmış.

Ben ilk tanıştığımız günden beri onun soyadını kullanıyordum. Kendi aramızda romantik bir semboldü bu. 6 ay konuşma + 3 ay konuşmama şeklinde 9 aylık bir geçmişimiz vardı. Geçtiğimiz ay onu artık unutmak amacıyla onun soyadını silmiştim. Dün onun soyadını fonetik açıdan beğendiğim için soyismi geri ekledim. Bu da görmüş ve aniden beni engellemiş. Seni engelliyorum zaten benim kardeşimsin sana geçmişte yazdıklarımı kuzenim yazmış, ailemi ve çocuklarımı çok seviyorum gibi bir şeyler yazdı.

Ben de bunun üzerine "Ben de seni engelliyorum; o soyismi de kaldırmayacağım o soyisim senin tekelinde değil, biri neden seni engellediğimi sorarsa da gerçekleri anlatırım ve mesajları gösteririm hoşçakal" deyip engelledim.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Beni soğutan sırf orada zaten aylardır var olan bir soyadı gördü diye ani bir şekilde beni engellemesi oldu. Beni uyarabilirdi, soyadı silmemi rica edebilirdi; beni silebilirdi ama o direkt engellemeyi seçti, bana karşı bu kadar ani ve kontrolsüzce hareket eden adamdan da soğudum.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Odama kapanma sebebim onu sevmem değil. Ona karşı artık bir şey hissetmiyorum; dünyada kalan son kişi bile olsa onla olmam artık. Artık o benim için erkek değil cinsiyetsiz bir insan hükmünde.

Odamdan çıkmama sebebim hiçbir şeye gücümün kalmaması, tüm yaşama hevesimin gitmesi. Yüksek lisanstayım derslere gitmiycem bu hafta. Geçen dönem derslere bile onun çiçekler gönderip günlük motive etmesiyle odaklanmıştım.

Odamdan çıkmak istememe sebebim kaderimin bu kadar kötü olması. Bu, bu şekilde sonuçlanan 3. Olayımdı. 2020'den beri peşpeşe birbirinin aynı 3 kişi oldu böyle, bu üçüncüsüydü. Şu an dışarı çıkacak bir mecalim kalmadı. Blind perdelerim var kalın siyah, onları örttüm karanlıkta oturuyorum fener yakıyorum. 6 gündür saçlarımı yıkamadım. Şu an kullandığım fulsac diye yüksek doz bi ilaç var ama işe yaramıyor, sanırım başka bir ilaç kullanmam gerekiyor.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Bana eski yazdıklarını kuzenim yazmış diyerek inkar etmesi; yoo sana o aşk sözlerimi açık kalan web whatsappımdan kuzenim yazmış ben eşimi ve çocuklarımı çok seviyorum beni artık rahatsız etme gibi şeyler yazması, sahip olduklarını korumak için beni kuzenim yazmış gibi gülünç bir yalanla püskürtecek kadar önemsemediğini belli etmesi gibi şeylerdi mesajın içeriği uzun bir mesajdı. O mesajı bir kadın yazmış gibi okudum zira benim için artık bir kadın hükmünde.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Akhenaten senin söylediklerin doğru. Son bir aydır adı tipi suratı mesleği ülkesi ırkı onun gibi olan ona benzer erkekleri eklemiştim, yerine yeni birini koyup onlardan biriyle devam edeyim diye. Dün gece ani bir kararla instagram hesaplarımı kapattım ve onlarla da konuşmayı kestim.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Bu şekilde sonuçlanan üçüncü ilişki diyorsun. Evli biriyle aşk yaşayıp nasıl sonuçlanmasını bekliyordun ki?
0
elorelia
(31.10.22)
@eloerila: bu hayatta karşılaştığım ilk evli insan.

Lütfen rica ediyorum beni evli erkeklerle ilişki yaşamaktan keyif alan krepeli saçlı azgın manyak bir tip www.imdb.com böyle bir tip olarak düşünmeyin. Bu duruma düşmenin yarattığı acı yüzünden şu an aynaya bile bakamıyorum. öncekiler hep bekardı.

Hayatta bir kere böyle bi şey oldu, onda da
1- adamla yakınlığım mesajlaşmak ve aynı masada oturmaktan ibaretti.
2- adam başta bana bekar olduğunu söyledi. Evli olduğunu itiraf ettiğinde ben çoktan aşık olmuştum. Belki "evliliğinde mutsuz olup boşanır ve biz evleniriz" mantığıyla beklemeyi düşündüm ama asla evli biriyle ilişkiye girmezdim ben, asla.
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
Artık bitti' diyebilmen güzel.

Ama öyle karanlık bir odaya kapanarak, ilaçlardan medet umarak olmaz Ekin.

Kendini toparla. Bunu aşarım ben de. Bir tatile çık.
0
Mirket
(31.10.22)
Bu adamın adı Tural olabilir mi?
0
marla is in my head
(31.10.22)
karısına bunu yapan birinden ne bekliyorsun? ilişkisi kötü gidiyor diye bırakacağını, duygusal bir çıkmazda olduğunu falan mı sandın sahiden?

senin memenin silikonunu soran adamın senden beklentisi ne olabilir?

daha önce sevgilisi olan biriyle aynı durumda kalmıştım ki asla yakıştıramadım kendime, bir anda iletişimi kopardım ve gittim. yaşadığın durumu anlıyorum ve seni yargıladığımı düşünme.

hayata küsme, dünyada güzel insanlar var hala. hayat bitmiş değil, tanımak gereken bu dünyanın hala onların hatrına döndüğüne inanabileceğin insanlarla tanışabilirsin, tanışacaksın. geçmiş olsun, acını yaşamak da hakkın.
0
dnzdnz
(01.11.22)
(29)

karsi cins arkadasla yapilan aktivite ornekleri flort mudur

ala09
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiy
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiye gore arkadasliktan emin iseler sorun yoktur diyorum)

flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?
0
ala09
(30.10.22)
Herkesin fikrine kimse karisamaz asamasi bu. Genel cevab; tabii ki yapabilir iki karsi cins arkadas bunlarin hepsini. Bunlarin hepsini yapip arkadas kalmalari mümkündür. Ama benim kisisel cevabimi merak ediyosan ( ;))) ) sebgilimin yakin kiz arkisiyle basbasa sarap evine gitmesini ya da bunun bir rutin haline gelmesini sevmezdim. İts my choise
0
abuzer
(30.10.22)
Mümkün mu? Mumkun.
Bu tarz hareketleri yaptığım arkadaşlarım ile normal arkadaş kalabildik mi? Çok az bir kısmı ile.

Ben de çok rahat olurdum diyemem.
0
logisticsmanager
(30.10.22)
ben üç sene boyunca iki kadınla ev arkadaşlığı yaptım. söylediğiniz şeyleri ve ekstrasını çok yaptık. kimse de herhangi bir sinyal alıp duygularını, hareketlerini değiştirmedi. dizi izlemek, şarap evine gitmek dışında aynı yatakta uyumuşluğumuz da çoktur.

o zamanlar gençtim. şu an flörtüm veya sevgilim varken yanlış anlaşılmamak için yapmam böyle şeyler.
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Flörtleşmek yapılan aktivite ile ilgili değil aradaki çekim ile ilgili derdim fakat bazen sizden bağımsız olarak karşı taraf bir beklentiye girebiliyor. Ben olsam bu tür şeylere girmem, sevgilim buluşursa da buluşur koca adam kendine sahip çıkar neticede.
0
ruhen hastayim ben
(30.10.22)
Şarap evinde şarap içmek ve eve gidip dizi izlemek?

'Sadece arkadaşız' Aynen :D Neyse bir şey demiyorum.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(30.10.22)
@panda yuva dostum gorus aliyoruz. burda sarap icilen ark baska dizi izlenen ark baska
0
🌸ala09
(30.10.22)
Zaten mevzu kankii ayağından başlamıyor mu? Karı taklidi yapan geyler bile tehlikeli çıkartır masaya vurur, ruhun bile duymaz, kesinlikle tehlikeli sular bunlar şahsen yaklaştırma hele bu tarz muhabbetlere çekim yasasına aykırı
0
Gebeş kaplumbağası
(30.10.22)
Bu tamamen yapanların niyetine bağlı. "Başbaşa şarap evinde şarap içmeler" deyince ambiyans değişiyor.

Benim istesem gidip şarapevinde şarap içeceğim karşı cins arladaşlarım var örneğin, gitsek "başbaşa" bakışarak, tebessümlerle falan şarap içmeyiz ama, dedikodu falan yaparız. Kimse de flört ediyoruz gibi hissetmez.

Kıskanmanıza neden olacak haklı bir sebep varsa birlikte manava bile gitseler gözünüze batar. Haklı bir sebep yoksa boş yere hayatı zehir etmeyin kimseye bence.
0
akhenaten
(30.10.22)
ben ki cok acik goruslu biriyimdir boyle bi seyi kabul etmem. karsi tarafin da ciddi bi iliskisi olsa bile etmem. isterse anaokulundan beri kanka olsunlar etmem :D

burda en iyi senaryo ben de bu grubun arkadasi olmaliyim. o zaman o kisinin yanimizda ucuncu olmasindan iskillenmem veya kirk yilin basi benim isim cikar da ben iptal edersem bi etkinligi ikisi yalniz devam edebilirler. bunun harici kankayiz diyip oyle habire icli disli olamazlar
0
Kittie
(30.10.22)
ya benim bir sürü kız kankim vardı evlenmeden önce, ama sonrasında fark ettim ki aslında tam bir aksiyona 1 adım falan yakınmışız. artık öyle düz kız arkadaş olayına pek inanmıyorum. ha tabii ki bu saydığın aktiviteler gayet normal ama dediğim gibi aksiyona dönme ihtimali çok yüksek.
0
roket adam
(30.10.22)
bir sürü erkek kankam vardır ama hiç biriyle başbaşa dizi izlemedim. o kadar da değil :) basbaya flört bu.
0
kaptan maydanoz
(30.10.22)
@akhenaten benim arkadaslarimla aktivitem bu. karsi taraf bundan rahatsiz olup geri adim atiyor bana bahane gibi geliyordu ama gorusunde israrci @roketadam gibi dusunuyro. bi hamleye bakar "saf olma bu kadar" kafasinda. saflik mi bu diye bi dusunuyorum, flortumle olan mevzunun haricinde
0
🌸ala09
(30.10.22)
flört değildir, ben yaparım, kanka olarak da kalırım, ama yine de flörtümün ya da sevgilimin bunları karşı cinsten biriyle yapmasını istemem.
0
ekinuzbay
(30.10.22)
"flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?"
evet
"karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?"
ilk soru evet ise doğal olarak sorun vardır.

iş arkadaşıyla beraber yemekhanede yenilen öğlen yemeği de şunlardan daha fazla etkileşim içerebilir, duygu tetikleyebilir
bunlar sırasında ne kadar kontrollü olunabildiği sonrasında etkisinden çıkılabilmesi masumiyeti belirler bana göre

başına silah dayanan ya da zorunluluk sebebi değil sonuçta çoğu birebir aktivite
tek eşliliğin özünmsenerek benimsenmesine kadar bağlanabilir bu konu
0
bir soru sorcam
(30.10.22)
Burada bir taraf kendini kandırıyordur
0
mirty
(30.10.22)
Halihazırda bunları yakın kız arkadaşlarımla yapıyorum. Kimiyle uzun süre buluşamıyoruz, evde uzun uzun rahat vakit geçirdiğimiz için bana geliyor. Kimiyle başa başa içmeye eğlenmeye de gidiyoruz. Kız arkadaşım varken de yaptım bunları, kimse de rahatsız olmadı. Rahatsız olana yallah arabistana derim.

Flörtüm bunun rahatsız edici olmadığını düşünüyorsa - ki yaptığına göre düşünmüyor- ben niye olayım ki?
Bu durum flörtün saf salak olduğu durumlarda geçerli olabilir ancak, o durumda bunun uyarısı yapılır ama yine karışılmaz.
Ha yok, flört saf salak değilse güvenilir.

Hepsinden öte, asıl problemi yaratan konu: flörtün "kaçamak" yapma ihtimalinden şüphe varsa -ki herkes bu ihtimal üzerinden rahatsız olurum demiş- niye flörte devam ediliyor ki? Karşı cins arkadaşı olmayan ya da olanla "şüpheli" aktivite yapmayan biriyle flört etsin.
0
Bruce
(30.10.22)
twitter.com

Aynen flört. Bi de çakar flört. Tam flört.

Direkt damgalarım sorry.
0
Hallegadola
(30.10.22)
Bunları yapıyorduk diye flört ediyoruz zannedip açıldım adama. Meğer arkadaşmışız. Demek ki her zaman flört olmuyormuş.
0
antikitleruhlu
(30.10.22)
Benim benden bu tür aktiviteleri talep eden bir kadın arkadaşım var. Kendisinin sevgilisi de var. Ben kendimden emin olduğum için işime geldiği sürece sinemaya gitmek ne bileyim birlikte alkol almak vs şeyleri başbaşa yapıyoruz. Ama açıkçası "sevgilin ne diyor bu işe" diyesim de geliyor bazen. Neyse zaman içinde öğrendim ki biraz efendi-kole dinamikleri içeren bir ilişkileri varmış, o aşamada da "sevgilin ne diyor" kısmı ilgi alanımdan çıktı.

Biz halihazırda tanıştığımız için pek geri cekilmedim ama mesela yeni tanışıp böyle tekliflerle gelen birine de hayır derim muhtemelen. Nasıl bir şeyle karsilasabilecegimi ya da onların ilişkilerinde neyi tamamlayan bir şey olacağımi bilemem. Yani mesela beni, benim haberim olmadan kıskandırmak için mi kullanıyor, ya da sevgilisinin benzer bir arkadaşlık ilişkisi var da kendince denge mi kurmaya çalışıyor... bana doğrudan dokunan bir zararı yoksa da bunlari yine de gozetirim. Dediğim arkadaşımda böyle bir şey görmediğim için de bir sakıncası yok benim için.

Öteki taraftaysam da karışmam ama ne alaka dediğim tavrımi belli ederim. Spesifik bir durum olur tamam da, verdiğin örnekler birlikte yapmanın şart olduğu şeyler değil ya da o formda olmayabilir. Şarap evinde başbaşa yerine bir bar cafede buluşup bira icemiyorlar mi? Birlikte dizi izlemedeki birliktelik kısmı nedir, üzerine konuşmak istedigin bir seyse ayrı ayrı izleyin birlikte konuşun... vs böyle ele alırdım. Belki sormak istediğin tam bu değil ama örnek verdiklerin başbaşa ve izole (sadece ikimiz tarzı) zaman geçirme bahanesi formunda şeyler.
0
encokbenisevinnolur
(30.10.22)
Geçmişte sınır çizmezdim ama artık çiziyorum. Bana göre rahatsız edici.

Şu aklıma geldi.
www.youtube.com
0
Kahvedesu
(30.10.22)
Örtülü flört. İnkarlı flört. Baş başa şarap içilmez. Beraber şarap içilir. Tamam eve gidip beraber dizi izlersiniz ama sık sık "baş başa" vakit geçiriyorsanız bu örtülü flörttür, kankalık değildir.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Yazmayı umutmuşum, ben çok rahatsız olurum. İnat olsun dşye ben de yaparım olay çıkar.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Başvaşa şarap evinde şarap içmekle iş çıkışı bi pubda bira içmek aynı şey. Şarap içince sanki daya romantik bir ortammış gibi geliyor insanın aklına ama değil aslında. Aynı konsept.

Yani eğer bu başbaşa yapılan aktiviteler ben çağırılmadan yapılıyorsa o zaman bozulurdum. Yani benim canım istemez onlara katılmam, müsait olmam vs başka. Ama özellikle başbaşa olmak istiyorlar, ben partner olarak ortama davet edilmiyorsam o zaman rahatsız olurdum.

Bir de bu benim partnerimle aramdaki ilişkiye de bağlı. Eğer güzel bir ilişkimiz varsa, sadakatsizlik, ilgisizlik hissetmiyorsam o zaman sorun etmem çoğunlukla. Ama eğer zaten asıl ilgi benim üzerimde değilse o zaman kıskanırım.

Bir de bazı insan vat karşı cinsle arkadaş olamaz hemen aklı karışır. Bazısı var karşı cinsle arkadaşlığı iyi yürütür, şıp sevdi değildir, her yakın olduğu karşı cinse çekim duymaz. Yani partnerimin hangisi olduğuna da bağlı benim rahatsız olup olmamam.
0
zimbirik
(30.10.22)
bu yazılanlardan aklıma direkt şu gif geldi
media.tenor.com
0
basond
(30.10.22)
Benim bi kaç tane böyle yakın kız "kankim" var. Şarap içiyoruz, dizi izliyoruz, tatile falan gidiyoruz. Ben en azından kendi adıma arkadaş olduğumuzdan eminim, karşı taraftan da sakat bi sinyal almadım. Kafam rahat o açıdan. Her selam verdiğimizle sevişecek halimiz yok.

Ama flört ettiğim insan yapıyor olsa rahatsız ederdi, evet. Biraz çifte standart gibi görünüyor ama başkasının iletişimini kendininki gibi bilemiyorsun sonuçta. Karşıdakine bağlı yani orası. Henüz "flört" aşamasındaysak, yeterince tanımadığım için rahatsız olurdum.
0
plutongezegendegilmi
(30.10.22)
Dışarıdaki etkinlikler bi yere kadar benim için kabul edilebilir ama evde basbasa dizi izlemek bana fazla asla kabul etmez asiri rahatsiz olur iletisimi de keserdim. Normaline güven olmuyor bi de basbasa takilanina gözü kapalı mı guvenecegiz? Bu ortamda hiç sanmiyorum.
0
ddenizz
(31.10.22)
Hayır flört değil dümdüz dostluktur. Baş başa rakı da içeriz, eğlenmeye de gideriz, xbox da oynarız, dizi de seyrederiz ve hiçbir "yanlış" sinyal almayız. Erkek arkadaşım da tanıyor, ondan emin. Olmasaydı yapmazdım bunları yine de, dışarıdan çok başka görünme ihtimali var.
0
charbiel
(31.10.22)
arkadaşlıktan emin iseler (milyonda bir ihtimal) flört değildir. benim böyle bir arkadaşım var :)
0
gabe h coud
(31.10.22)
guldum.net
twitter.com

@charbiel, bir de erkek arkadaşına sor bakalım kariaktürdeki gibi düşünüyor mu düşnmüyor mu? :)
0
Hallegadola
(31.10.22)
(17)

Hiç televizyona çıktınız mı?

magni
Selamlar. TV programları, yarışmalar, röportaj vs. herhangi bir sebepten televizyona çıktığınız oldu mu hiç?
Selamlar. TV programları, yarışmalar, röportaj vs. herhangi bir sebepten televizyona çıktığınız oldu mu hiç?
0
magni
(30.10.22)
Ben haberlerde çıkmıştım. "Kadına şiddete hayır" demek için bisiklet sürmüştük İstanbul Caddebostan'da. Halen o saniyelerin ekran görüntüsünü saklıyorum.
0
baldan kaymak
(30.10.22)
olur da sokak röportajına denk gelirim diye arkadan geçen kişi dahi olmamak için yolunu değiştiren biriydim. askerliğimi tören askeri olarak yaparken bütün hayatıma yetecek kadar kamera önüne çıktım. bu da herhalde "herhangi bir sebep" kategorisine giriyor. girmiyosa da girsin artık, anlatacak ortam olmuyor, yazık oluyor bütün anılar.
0
IncredibleMau
(30.10.22)
evet abbas güçlü genç bakış
0
basond
(30.10.22)
Çıkmadım.
0
Amaranta ursula
(30.10.22)
90’larda şiir yarışmasında birinci oldum. Şiirimi törende okudum ve televizyonda yayınlandı.
0
gabe h coud
(30.10.22)
90'larda anaokulunda oynadığım piyes kırşehir yerel televizyonunda birkaç sene döndü durdu. bir de futbol ile alakam sınırlı olmasına rağmen yayıncı kuruluşa taraftar olarak 10 saniyelik sokak röportajı vermiştim.
0
zgrydn
(30.10.22)
ilkokulda resim yarışmasında ilçe birinciliği kazandım. o zamanlar şimdiki cumhurbaşkanımız sayın recep tayyip erdoğan beyoğlu belediye başkanıydı. ödülü kendisinden aldım ve akşam haberlerde ikimizi izledim....
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
tv kanalinda calistim demolarda bile kamera karsisina cikmadim. hic sevmem, poz veremem, rol yapamam
0
ala09
(30.10.22)
Balkes yerel kanalina röpo vermistim unide xd
0
abuzer
(30.10.22)
Küçükken 23 Nisan için annem Cemal Reşit Rey'e götürmüştü, orda benle röportaj yapmışlardı.

"Çıkmak" denemez ama birkaç kere de çeşitli yerlerde "göründüm" swh.
0
akhenaten
(30.10.22)
Lisede yerel bir kanalin programina katilmistim. Hatta edebiyat hocasi konusursaniz sozlude 100 verecegim demisti soz de almistim ama **** ruhlu kadin not vermemisti.

Aklima geldi yine kizdim kadina.
0
kuzey li
(30.10.22)
22 yıllık televizyoncuyum, 1 kere çıkmadım.
0
duster
(30.10.22)
Televizyona cikmadim ama mesut sureye ciktik youtube'da.
0
matilda
(30.10.22)
2006 olsa gerek, çıkmıştım. Enstrümanımla taksim yapmıştım.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
2008 yılında trtdeki bir kelime bir işlem yarışmasına seyirci olarak katıldım, yarışmacılar matematik sorusunu bilemeyince ben çözmüştüm, nacar saat bana hediye edilmişti bunun karşılığında.
0
blue rebel motorcycle club
(30.10.22)
cocukken bir dizide oynamistim. Kimseye soylemiyorum ne oldugunu.
0
sopiro
(31.10.22)
turkiyenin bence acik ara en kotu reklaminda basrol oynadim :D
0
monicapp
(31.10.22)
(7)

sürekli ağlayan yavru köpek

coldegezenkutupayisi
iş yerinde ilgilendiğimiz 1.5 aylık iki tane yavru köpeğimiz vardı. yavrulardan biri, iki gün önce zehirlendi ve maalesef kurtaramadık. bizim dışımızda yoldan geçen "hayırsever" insanlar el kadar köpeğe et ikram etmiş ve ne yazık ki sonu böyle oldu. kardeşinin sağlığı oldukça iyi veteriner kontrolün
iş yerinde ilgilendiğimiz 1.5 aylık iki tane yavru köpeğimiz vardı. yavrulardan biri, iki gün önce zehirlendi ve maalesef kurtaramadık. bizim dışımızda yoldan geçen "hayırsever" insanlar el kadar köpeğe et ikram etmiş ve ne yazık ki sonu böyle oldu. kardeşinin sağlığı oldukça iyi veteriner kontrolünden yeni geçti.

dün çok durgundu, hiç oyun oynamak istemedi. o halde görünce bugün ilgileneyim diye peşinden ayrılmıyorum ama bu sefer de iki dakika beni göremezse ağlamaya başlıyor. alanda altı tane yetişkin köpek olduğu için yanlarına gidiyor ve onlardan ters bir tepki alınca iyice korkuyor. o yüzden çitle çevrili bir yerde tutmak zorunda kalıyoruz.

beni gördüğü zaman rahatlayıp uyumaya başlıyor. öncesinde bi koşup geliyoruz tabii, oyun oynamadan bırakmıyor. şu an duyuruyu yazarken bile tepesinde dikildim uyumasını izliyorum. uyanıp beni göremezse çığlık kıyamet ağlamaya başlayacak yine. ne yapmak lazım bu çocuğa? sebebi ve varsa çözümü nedir? vallahi sabahtan beri imanımı gevretti.
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Çözümü köpeği olmayan mümkünse bahçeli ev sahibi birinin onu sahiplenmesi, acilen. Çünkü o daha bebek, yanında koruyan kollayan bir anneye ihtiyaç duyması çok çok normal. Keşke böyle biri çıksa da sahiplense. Yoksa şu an olması gereken bu...
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Çok tatlı ve sadık hayvanlar. Biz de çok yeni 2 aylık bir kedi sahiplendik. O da öyle,.sürekli ağlıyor. Sizinle bir bağ kurmuş hayvan. Kolay kolay peşinizi bırakmaz. Ancak yeni bir kişi onunla ilgilenip, korursa durum düzelir. Hayvanlar hissediyor kimin sevip koruyacağını. Belli ki sizi güvenilir liman olarak görmüş :))
0
stejerners
(30.10.22)
twitter, instagram vs. sahiplendiren sayfalara yazın sahiplendirilse ne güzel olacak. yalnız buraya kedi köpek sorusunda fotoğraf paylaşmak gerekiyordu diye biliyorum -_-
0
ala09
(30.10.22)
adet yerini bulsun o zaman :)

www.hizliresim.com
0
🌸coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Bu kadar tatlı olmak zorundalar mı, umarım tez vakitte yuvalanır
0
euteamo
(30.10.22)
sahiplendirmek benim de aklıma geldi ama bu köpek kangal. aşırı güvenilir bir yere vermem lazım ki içim rahat etsin. aksi halde verdikten sonra zaten gideceği yer barınak. o yüzden sahiplendirme niyetim yok gibi. kardeşi için hazırlıksız yakalandım çünkü kimin aklına gelir böyle saçma sapan bir şey yaşanacağı yani.

keyfi yerinde, bakımı iyi. biraz büyürse diğer köpeklerle anlaşır rahat rahat büyür. buradaki köpeklerimiz bahçeli evlerde yaşayanlardan çok daha rahat çünkü arazimiz geniş ve benden bile iyi besleniyor hepsi. zaten çevreden de bizi bildikleri için köpek bırakıp bırakıp gidiyorlar. diğer köpeklerin tamamı terk edilmişti bu yavrular şimdiye kadar gelen en küçükleri oldu.

içiniz rahat olsun yani, üzülmeyin. ben ekstra bir şey yapmak gerekiyor da yavru köpek dilinden anlamıyor muyum acaba diye teyit etmek için sordum. anladığım kadarıyla biraz büyüyene kadar maymun edecek beni :)
0
🌸coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Diğer köpeklerle iyi anlaşsa işiniz kolaylaşırdı, vakit buldukça diğer köpeklerle ortak vakit geçirmesini sağlayabilirsiniz. Ben böyle yapıyorum, işe yarıyor. Yavruya saldırmaya kalkan olursa kızın, birkaç seferden sonra ona karışmamaları gerektiğini anlıyorlar. Mesela diğer köpeklerle aynı yerde hepsine mama verin, kendi mamasını bırakıp yavrununkini yemeye gelen diğer köpeklerin yavruya verdiğiniz mamayı yemelerine engel olun. Bir şekilde anlıyor diğer köpekler.

Akşam çıkarken yine güvenli alana bırakırsınız biraz büyüyene kadar.
0
akhenaten
(30.10.22)
(1)

Reçete okuyabilen arkadaşlar bakabilir mi?

lideraydin
Cipro ve arvelesi okudum ama üst tarafta ne yazdığını anlayamadım yardımcı olur musunuz?
Cipro ve arvelesi okudum ama üst tarafta ne yazdığını anlayamadım yardımcı olur musunuz?
0
lideraydin
(30.10.22)
Tanı: ooferektomi operasyonlusu + sistit
0
akhenaten
(30.10.22)
(8)

Eşime dargın olan abimin bana bu tavrı doğru mu?

psmstc
Babamla abimin arası kötü. Aynı abim eşime de bir konudan dargın. Benim de babamla ufak bir problemim oldu. Normalde hiç beni aramayan abim olacak adam babamla ufak bi meselemiz oldu diye mesaj atıyor.Psmstc’cim eşin olmadan haber et herhangi bi zaman görüşelim diye yazıyor bi de . Benim suçum ne.
Babamla abimin arası kötü. Aynı abim eşime de bir konudan dargın.

Benim de babamla ufak bir problemim oldu. Normalde hiç beni aramayan abim olacak adam babamla ufak bi meselemiz oldu diye mesaj atıyor.

Psmstc’cim eşin olmadan haber et herhangi bi zaman görüşelim diye yazıyor bi de .

Benim suçum ne. Ona dargınsan bana niye yansıtıyorsun yani.

Normal zamanda aramayan adam babamla mesele olunca hemen arıyor. Babama kinli çünkü.

Benim burada ne suçum var yani. Çok saçmasapan işler…

Bu meseleye ne diyorsunuz?


Edit: Arkadaşlar rahatsız olduğum konuyu ben anlatamadım. Normalde eskiden eşimden bahsederken ismini söyleyen, falanca kardeşim nasıl diyen insan şimdi eşin diyor. Ne demek yani. Benim eşime ismiyle değil de eşin diye hitap edecekse bu da beni rahatsız ediyor. Zira onunla arasında ne varsa var. Bana niye bu durumu yansıtıyor.

Araları kötüyse bile bana birbirlerinden bahsederken isimleriyle hitap etmelerini istiyorum. Hem eşimin hem abimin. Abim bana eşin şöyle demiş, eşim bana abin böyle yapmış lafları sinirime gidiyor yani.
0
psmstc
(30.10.22)
baban ortak kisi ya o yuzden arayabilir abin tabii ki.
arti, kendi aile meselenize kocan neden karisacakmis. tamam o da aileden de herkesin hala ayri bi ailesi var. abin bu mahremiyeti gozetmis bence.
ortada bi suc, bi drama falan yok. ya da ben anlamadim sizi.
0
Kittie
(30.10.22)
belki de abiniz eşinizle problemli olduğu için ister istemez sizin evliliğinizde huzursuzluk yaratabilir diye uzak durmuştur. eşinizden ayrı abinizle yalnız görüşürseniz illa ki bir yerde eşinizden sitem gelir ve tadınız kaçar, arada kalırsınız gibi düşünmüş olabilir.

babayla sorun yaşadığınızda da yalnız hissetmeyin, abi zaten yoktu baba da yok artık gibi bir psikojiye girmeyin diye destek olmak için aramıştır?
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Abinin be dediginden ben yanlis anlamadim. Tabi ki esini sevmiyoraa forusmekteb kacinabilir. Seninle özel konuşacaksa görüşmekten kaçınabilir. Ne var bunda.

Hani gizliden gizliye seni dolduruyordur. Eşine hakaret ediyordur vs o zaman sen arada kalmış gibi olursun evet. Ama eşin olmadan görüşelim demesinde ben hiç bir problem göremedim.
0
zimbirik
(30.10.22)
Sen de abin de sorunlu bir şekilde evlilik yürütüyorsunuz. Sizi yetiştirirken nerede eksik yaptılar acaba biz çocuk yetiştirirken onları yapmayalım.

Görüş ya da görüşme diyemiyorum. Ama hep birlikte tedavi olmanız gerektiğini düşünüyorum. Abinle takılabilirsin ama ne olacak aslında ne de aynısının lacivertisiniz.
0
Hallegadola
(30.10.22)
Evlisiniz, anladığım kadarıyla ayrı evde yaşıyorsunuz, yuvadan uçmuşsunuz yani.
Ben sizin yerinizde olsam "bu meselenin senle ilgisi yok, sizin aranızdaki sorunun da benle ilgisi yok. beni karıştırma" der abim ve babam arasındaki meseleyi hiç umursamadan kendi hayatıma odaklanırdım.
0
akhenaten
(30.10.22)
İster kendi kurduğunuz olsun, ister anne babanızın kurduğu olsun evliliğin kendisi böyle bir şey zaten. Hiçbir şey iki kişi arasında kalmıyor, domino etkisiyle etraftakileri de düşürüyor. Yaşadığınız evin kapılarını bu tür meselelere kapatın başka yapacak bir şey yok. Ben artık kendi aile meselelerimle ilgilenmiyorum mesela, kim ölmüş kim gitmiş haberim olmuyor. Onlar yüzünden panik atak tedavisi görmüştüm çünkü.
0
ruhen hastayim ben
(30.10.22)
haklı gibisin ama ayrıntı lazım biraz olay kişiler daha netleşmeli.
sadece bu kısımda haklısın abin bencil gibi.
0
basond
(30.10.22)
bence sinirlenmekte haklısın, ben dinlemek istemiyorum diyebilirsin
0
ruby elixir
(04.11.22)
(16)

yurtdışında yaşama imkanınız olsa?

anti-kahraman
1. Şuan ki koşullarınız ne olursa olsun yurtdışına yerleşmek ister miydiniz? Neden?2. Neresi olurdu? Neden?
1. Şuan ki koşullarınız ne olursa olsun yurtdışına yerleşmek ister miydiniz? Neden?

2. Neresi olurdu? Neden?
0
anti-kahraman
(29.10.22)
Hali hazirda yurt disindayim ama bir daha buraya gelme firsatini sunsalar kabul etmem. Neden cunku burasi hindistan. Avrupa olsa giderim. Neden cunku medeniyeti ozledim. Kaldirimda yuruyebilmeyi yaya gecidinden karsiya gecebilmeyi ozledim.
0
kuzey li
(29.10.22)
Kuzey avrupa ülkeleri

Üst komşun üstünde tepinmez,
Merdiven boşluğuna kimse ayakkabı bırakmaz, ayakkabılık koymaya hiç kalkmaz,
Gecenin bir saati apartmanın önünde toplaşmış sarhoş tiplerin böğürtülerini dinlemezsin,
Sırada şark kurnazları önüne geçmeye çalışmaz,
Sarı yanar yanmaz kimse kornaya abanmaz,
Kiracıysan evsahibi, evsahibiysen kiracı hakkında duyuruya yazacak sorunların olmaz
Hiçbir yerde asla keyfi bir uygulamayla karşılaşmazsın

Yaz, yaz bitmez. Uzar gider bu liste.
0
Mirket
(29.10.22)
İsterdim. Çok tecrübe katıyor ve ufku genişletiyor.

2- Finlandiya, Danimarka Kanada, ABD'nin bir iki eyaleti ( New Heaven ve Massachusetts), İspanya, Hollanda, Yeni Zelanda.
0
pangea
(29.10.22)
İsterdim. Amaç farklı yerler görmek.

ABD olurdu. Gez gez bitmez. Ama son zamanlarda Almanya da olabilir diyorum.
0
dissendium
(29.10.22)
İsterdim, bu ülke bir kişi olsa aynı evde yaşamak istediğim biri olmazdı. Sebebi bu. Burda benim ne düşündüğümün çok bir önemi yok, sadece ayak uyduruyorum.

İnsanların eğlenebildiği, daha güleryüzlü ve misafirperver olduğu herhangi bir yer olur. Ne garip ki bu sıfatları eskiden herkes benimseyerek bu ülke için kullanırdı.
0
akhenaten
(29.10.22)
istemem. su an o sartlara sahibim bu arada. sagin, solun, sosyal medyanin gazina ihtiyacim yok. hayatimi guzel sekilde dizayn ettigim ve olumsuz seylere kulagimi tikadigim icin burada cok mutluyum.

dipnot: milliyetci yada akpli falan degilim. ikisinden de nefret ederim. avrupa'nin cogu sehrini gezdim gordum. yine de turkiye diyorum.
0
buenosdias
(29.10.22)
Ben istemem. Yurt dışında yaşayamam. Biraz ıkınsam etsem belki ileride olmayacak iş değil ama uzaklarda yaşamak bana korkunç geliyor. Neresi olduğunun bir önemi de yok. Sadece uçakla bile 1 günümü harcayacagim yer olmasın yeter.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(29.10.22)
ABD / San Francisco
0
Erestor
(29.10.22)
1. Evet. Biktim bu ulkenin davarindan, cakalindan, arsizindan, hirsizindan.

2. Kucuklugumden beri hep bi hevesim oldugundan abd. Cesitli eyaletleri denemek isterim, tek bir yer yok aklimda.
0
summer timetable
(29.10.22)
1.şu anda yaşama şansım var ama yaşamıyoruz(ab vatandaşlığı olmasına rağmen) çünkü taşınma fikri korkutuyor bir de burdaki konforu orda bulamayacağız.
2. londra ya da hamburg falan olurdu
0
sta
(29.10.22)
isterdim. çocuğum olunca bu düşüncem daha da arttı. türkiye hep kaotik, biz yaşamayalım diye ailelerimiz bizi baskıladı biz de yaşadık bari çocuk yaşamasın.

hollanda veya almanya olurdu. fransa italya daha karışık, ingiltere pahalı zor geldi bana.
0
mikahakkinen
(29.10.22)
2024-2025 gibi olacak. Avusturya büyük ihtimalle. Gidecek miyim, bilmiyorum.

Nereye gitmek istersin dersen, Barcelona. Pek mümkün gibi durmuyor. Belli de olmaz gerçi, kim Rusya savaşı, pandemi gibi olaylar yaşayacağımızı tahmin ederdi. Artık dramatik olaylar yeni normalimiz gibi geliyor.
0
gabe h coud
(29.10.22)
Halihazırda UK'deyim. Kalburüstü maaşlarla güzel bir muhitte ailemize yakın oturuyorduk. Ama fark ettik ki maaşlı çalışanlar olarak ev araba alabildiğimiz yaşa baya bir var, iş hayatında duygusal olarak somurulmekten de bikmisiz. Gözümü öyle kararttim ki eşimi de ikna edip is bile bulmadan geldik, sifirdan yaptık her şeyi. Konfor alanını falan gözüm görmüyordu.

Şimdi dönüp bakınca iyi ki yapmışım diyorum çünkü 5 seneye pasaport alınca ayıya dayı demekten kurtulacağım. Ama tekrar yapabilir miyim, pek sanmıyorum. Hayatta bana çok az gelir böyle deli deli hareketler. Demek ki bilincaltimda guvenmisim kendime.
0
piremses
(30.10.22)
1. Evet. Ortadogu'da yasamak istemiyorum.
2. a) Yeni Zelanda: Tum indexlerde zirvelerde, muthis doga, sifira yakin irkcilik. Yeni dil ogrenme derdi yok.
b) Ispanya: AB ulkesi ama havasi guzel, biraz Ispanyolca biliyorum.
0
mabl
(30.10.22)
1 - simdiki aklim olsa 2011'de pasaportu cebime koyar koymaz 10 sene yurtdisi deneyiminden sonra tr'ye geri donerdim.

2 - ankara yada izmir olurdu, buyuk olasilikla izmir. sicaga/denize olan ozlemden oturu.

(bkz: tersine goc)
0
cooperr
(31.10.22)
su an seattle'dayim.

amerika'da kalmayi isterim ancak daha guneyde daha sicakkanli insanlarin yasadigi yerlerde. onumuzdeki yaz asagidaki eyaletlerden birine tasinmak istiyorum.

california, texas, florida, new york. plase colorado ve arizona.
0
antikadimag
(31.10.22)
(2)

İhbar süresi içinde yıllık izin hak edişi hakkında

benimadımmayıs
Merhabalar,İşten ayrılma süreciyle ilgili ufak bir sorum olacak: istifa ettikten sonraki ihbar süresi içinde işe giriş yıldönümü nedeniyle yıllık izin yenileniyor mu yoksa istifa sürecinde olduğu için o süre hesaplanmıyor mu? Ayrılırken o günlerin parasını alıp alamayacağımızı merak ediyorum.Cevapla
Merhabalar,
İşten ayrılma süreciyle ilgili ufak bir sorum olacak: istifa ettikten sonraki ihbar süresi içinde işe giriş yıldönümü nedeniyle yıllık izin yenileniyor mu yoksa istifa sürecinde olduğu için o süre hesaplanmıyor mu? Ayrılırken o günlerin parasını alıp alamayacağımızı merak ediyorum.
Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
benimadımmayıs
(27.10.22)
İhbar süresinde kazanılan haklar geçerlidir (kıdem tazminatı, izin süreleri vs.)

İhbar süresi içinde yıllık izin kullanırsanız ihbar süreniz duraklar.

linkedin'de ilgili maddelere referansla yazılmış bir yazı buldum;

tinyurl.com

mantıken de bakarsanız ihbar süreleri zaten işçi için kazancın bir anda plansızca kesilmesini önlemek, işveren içinse işin plansızca aksamasını engellemek için var. izin hakkınız ise sizin çalıştığınız süreye göre hak ettiğiniz bir dinlenme süresi, ihbar süreciyle bunun bağlantısı yok. bunların ikisi ayrı ayrı edinilen haklar ve biri diğerini nötrleyemez.
0
akhenaten
(28.10.22)
evet yenilenir. ihbar süresinde de tarafların hak ve yükümlülükleri aynı şekilde devam eder. dolayısıyla, ihbar süresinde yıllık izin hak edişiniz doğarsa, bunların çıkışla beraber size ödenmesi gerekir.

yukarıdaki yoruma ekleme yapmak gerekiyor. evet, işveren, ihbar süresi içerisinde yıllık izinleri kullandıramaz. ancak, işçi kullanmak isterse, ihbar süresiyle yıllık izin sürelerinin iç içe geçmesinde bir sakınca bulunmuyor.
0
kojonotsuki
(28.10.22)
(13)

Sweatshirt hakkında ne düşünüyorsunuz?

kaptan maydanoz
Beğeniyor musunuz? Giyer misiniz? Giyen kızlara yakıştırıyor musunuz? Hayatının tamamını sweat ile geçiren insanlar var. Erkekler için de yorum yapabilirsiniz tabi ki.Edit: ben çok özensiz buluyorum, eşofman gibi. İşe giderken en azından daha özenli olmak isterim. O yüzden garip gelmişti. Ama baya s
Beğeniyor musunuz? Giyer misiniz?
Giyen kızlara yakıştırıyor musunuz?

Hayatının tamamını sweat ile geçiren insanlar var. Erkekler için de yorum yapabilirsiniz tabi ki.

Edit: ben çok özensiz buluyorum, eşofman gibi. İşe giderken en azından daha özenli olmak isterim. O yüzden garip gelmişti. Ama baya seviliyormuş abajshs.
0
kaptan maydanoz
(27.10.22)
Hayatımın tamamını değil ama (giyildiği mevsim özelinde tabii ki) %80'ini sweatshirt ile geçiriyorum.
Çok seviyorum.
Dünyanın en rahat kombini tayt + sweatshirt.
Kadınlarda da erkeklerde de gayet güzel çok beğeniyorum.
Erkek reyonlarından da sweatshirt aldığım çok oldu bana erkekler için satılan sweatshirtler çok daha güzel gibi geliyor.
0
mutekebbir
(27.10.22)
valla kışın ben de sweat+tayt kombiniyle geziyorum 2010lardan çıkamadım.
0
Hallegadola
(27.10.22)
Kadına da erkeğe de yakıştırıyorum, sürekli giyerim. İmkanım olsa 7/24 çıkartmıycam üstümden o derece.
0
mirty
(27.10.22)
bi tane sweatshirtüm var, çok nadiren giyerim. evde takılıyorsam tshirt giyerim, üstüne de hırka veya hırkaya benzeyen (hani sentetik sezarda vardı bi ara) kalın kumaşlı salaş gömleklerim var onları giyerim genelde. sweat veya kapüşonlu şeyler bana çok paspal geliyor, giyince iyi hissetmiyorum, o yüzden giymem. dışarda zaten asla giymem. kızları düşünmedim de erkeklere yakıştırmıyorum, kendimle aynı şeyleri düşünüyorum, çok paspal özensiz geliyorlar gözüme, hoşuma gitmiyor.
0
summer timetable
(27.10.22)
Ruhuma aykırı. Hava çok soğuk olmadıkça hep kısa kollu tişört üstüne polar giyerim. Uzun kollu, kalın kıyafetler sıkıyor beni. Rahat edemiyorum. Terlemekten hoşlanmam. Kız arkadaşım seviyor. Yakıştırıyorum. Şık olanı özensiz durmuyor.
0
dissendium
(27.10.22)
Hanımla kombinleyip giyiyoruz beni bazen bunaltıyor ama o üşüdüğü için memnun halinden.

Yoksa bana kalırsa gerektiğinde çıkarabileceğim veya önünü açabileceğim tarzda giyinmek daha iyi oluyor.

Ama görünüşünü seviyorum dediğim gibi
0
ananiyimioguz
(27.10.22)
Spor/yürüyüş yaparken veya evde (sürekli olmamak kaydıyla) giyilmesi nötr geliyor. Bunlar dışında giyiyorsa özensiz ve paspal buluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.10.22)
Evde pineklerken giyilebilir onun dışında ben de özensiz buluyorum ve sevmiyorum.

Sizin edit +1 yani.
0
pispinti
(27.10.22)
Seviyorum. Bana paspal gelmiyor açıkcası dress code olmayan bir firmada çalışıyorum çalışırken rahat olmayı seviyorum. Dar-kısa seyler giydiğimde hem hareketim kısıtlanıyor. Hem oram açıldı mı buram göründü mü düşünmek yerine işime odaklanabiliyorum.
0
ceann deas
(27.10.22)
kadın erkek herkese yakışan bir şey. niye bu kadar sorun ettiniz ki.
aksine bende kahve içmeye bile düğüne gider gibi gelen kadınları anlamıyorum.
erkekler için içine tişört giy çık kadınlar için crop giy çık. kotun üstüne gider, taytın üstüne gider, şortla giyersin olur, joggerla giyersin olur uzar gider.
eğer dress code yoksa iş yerinde de giyilir niye giyilmesin ki.
0
astronom bey
(27.10.22)
@astronom, crop’a bir şey demedik ki sweatshirtten bahsediyoruz. :) kahve içmeye giderken de kot tişört giyilse güzel durur ama sweatshirt yataktan yeni kalkmış gibi oluyor :)

Edit: çok pardon sweat içine croptan bahsediyormuşsunuz. Bunu hiç anlamlandıramadığım için beynim yok saymış.
0
🌸kaptan maydanoz
(27.10.22)
Yakıştırmıyorum. Daha doğrusu yakıştırılacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Sıcak tutsun ve rahat olsun mantığı ile giyiliyor sonuçta. Yani çirkin bir şey değil ama şıklık kategorisinde incelenebilecek bir şey olduğunu sanmıyorum.

Ben de (E) havalar soğuduğunda giyiyorum. Kalan giyimimle uyumlu olsun yeter diyorum.
0
nawar
(27.10.22)
Göze çarpan düz renklerde, yine düz renk bol bir eşofmanla kombin şekilde seviyorum.

Mesela mercan kırmızı sweatshirt ve siyah bol bir eşofman ya da parlak mor bir sweatshirt ve gri bir eşofman. Hardal sarısı sweat ve siyah eşofman da güzel.

Hiç paspal durmadığı gibi bence gayet şık ve temiz duruyor.
0
akhenaten
(27.10.22)
(11)

İsyerinde ya da arkadas ortaminda kutlanan doğumgününü

abuzer
Seven ve bu kutlama kendisi icin yapildiginda mutlu olan var mi? Burada bu organizasyondan sikayet edildigine epey sahit oldum ama onaylayan pek kimseyi görmedim. Arkiler ben diyorum ki acaba hicbirimiz sevmiyoruz ama aciklayamiyor muyuz? Ben acikladim cevreme gerci de..Herkes sevinmis gibi mi yapiy
Seven ve bu kutlama kendisi icin yapildiginda mutlu olan var mi? Burada bu organizasyondan sikayet edildigine epey sahit oldum ama onaylayan pek kimseyi görmedim. Arkiler ben diyorum ki acaba hicbirimiz sevmiyoruz ama aciklayamiyor muyuz? Ben acikladim cevreme gerci de..
Herkes sevinmis gibi mi yapiyor? Gelin bunu netlestirelim ve artik bu olaya bir son verelim
0
abuzer
(27.10.22)
hiç kimsenin doğum günü hiçbir şekilde kutlanmasa çok memnun olurdum ya. Kendim dahil. Neyse ki şu an çalıştığım şirkette herkes doğum günlerinde ölü taklidi yapıyor.
0
alaimisema
(27.10.22)
benim bir arkadaşım senelerdir doğum gününü kendi organize ediyor. mekandan davet edilecek kişilere kadar kendisi karar veriyor. hoşlanan, seven vardır muhakkak.
0
coldegezenkutupayisi
(27.10.22)
Geçenlerde bununla ilgili soru sormuştum. 1 senelik doğum günü kutlama silsilesini tamamlamıştık, yeni zinciri başlatmamak için direniyordum. Fakat olmadı, tekrar başlattılar. Her ay sürpriz olmayan sürprizlerle kutlamalar yapılacak yine. Kendi doğum günümde 1 hafta izin alıp yok olucam. içim şişiyor bu enstantaneden. ofistekileri sevmiyor da değilim, ama pek seviyor da değilim. nötrüm. herkes kendi kendine takılsın bi süre (10 yıl falan), özleşelim istiyorum.
0
summer timetable
(27.10.22)
Offf kesinlikle haklısın. Nefret ediyorum ben de kurumsal doğumgünlerinden.
0
roket adam
(27.10.22)
ben karşıyım bu olaya. genelde kutlattırmam doğum günümü.

ki doğum günlerim benim için en önemli gündür ama samimiyetsiz pasta kesmeli doğum günlerinden nefret ederim katılmam da.
0
Hallegadola
(27.10.22)
iş yerinde doğum günü kutlaması hemen hemen eşittir; www.youtube.com
0
onemoremile
(27.10.22)
pastaların pahalı olması dışında sorun yok
0
bir soru sorcam
(27.10.22)
Benimki olmasa daha iyi olur. Herkes bi garip hallere giriyor. Başka arkadaşların doğum günü kutlansın. 2 çatal da olsa pasta yemek iyi geliyor. Minik de mola veriyoruz, sosyalleşiyoruz. Ne kötülüğü olabilir, mis.
0
gabe h coud
(27.10.22)
Şu an çalıştığım yerde böyle bir olay yok ama olduğu yerlerde gayet seviyordum ben valla.

Arkadaş ortamındakini daha çok seviyorum.

Sevgiliyle kutlayınca ayrıca seviyorum.

Aileyle kutlamak da başka türlü güzel.

Ben genelde kutlamaları seviyorum. Sevgililer günü olur, yeniyıl olur, birisi çıkıp organize ederse yerli malı haftası bile kutlarım.

İş yerinde formaliteden yapılıyor böyle şeyler ama olsun, ben kendi kendime havaya giriyorum.
0
akhenaten
(27.10.22)
Ben de sevmiyorum ama ofistekiler pasta yemeğe bahane olduğu için seviyorlar.
0
peki madem
(28.10.22)
Gereksiz buluyorum ama itiraz da etmiyorum. Bu yılki doğumgünüm rejim dönemine denk geldiği için istemedim.
0
d max
(28.10.22)
(9)

Düzenli izlediğiniz bir diziye ayırdığınız günlük süre?

norules
Benim 30 dakika. 30 dakika olunca izlemekte olduğum bölümü durduruyorum, sonraki gün devam ediyorum. Zira 30 dakikanın sonralarında dikkatim başka şeylere kaymaya başlıyor. Aklıma düşen düşünceler, telefona bakmalar vs. O şekilde izleyeceğime de hiç izlememeyi tercih ediyorum. Siz peki düzenli izled
Benim 30 dakika. 30 dakika olunca izlemekte olduğum bölümü durduruyorum, sonraki gün devam ediyorum. Zira 30 dakikanın sonralarında dikkatim başka şeylere kaymaya başlıyor. Aklıma düşen düşünceler, telefona bakmalar vs. O şekilde izleyeceğime de hiç izlememeyi tercih ediyorum.

Siz peki düzenli izlediğiniz bir diziye günlük ne kadarlık bir süre veya bölüm ayırıyorsunuz?
0
norules
(26.10.22)
En son Gibi izledim. 30 40 dakikaydı. Fazla olunca bitiremiyorum. Dikkatim dağılıyor. Bir de zaman yok.
0
dissendium
(26.10.22)
ilginçmiş.

ben vaktim ve keyfime göre bir bölümde (40 dakika) de bırakabiliyorum, dizi sarmışsa 4-5 bölüm arka arkaya da izleyebiliyorum. en fazla saatte bir sigara molası veririm. dizi gibi teoride ilgi çekmesi gereken bir şeyi bile 30 dakika deyince pat diye durdurmak çok tuhaf geldi bana :)
0
mark greg sputnik
(26.10.22)
Değişiyor, otobüste izlediğim diziler var onları yol bitene kadar ortalama 1 saat kadar izliyorum.

Yemek yerken izlediklerim var, onları yemeğim devam ettiği kadar izliyorum 20dk civarı.

Özellikle takip ettiğim dizileri birer bölüm izliyorum.

Rastgele görüp izlenir bu dediğim diziler var onları, atıyorum o gün evden çıkmayacaksam 4-5 saate kadar izleyebiliyorum.

Bunların hepsi aynı günde olmuyor tabi, mesela birgün yolda dizi yerine kitap okuyorum, yemek yerken haber açıyorum vs.
0
akhenaten
(26.10.22)
valla diziye bağlı yoğunsam ve güzelse her gün 1 saat ayırsam yeter

öyle 2 saat ayırırsam dikkatim dağılır gibi bir şey yok.

6 saat witcher izlemişliğimiz var yani sarınca niye kafamız dağılsın benim dağılmıyor şahsen.

ama izlenilen şey 2 saatlik bir film diyelim ve baydı, o zaman el telefona gidiyor tabii ki.
0
ananiyimioguz
(26.10.22)
diziye de bağlı olabilir bu. zihin açan, merak uyandıran dizi pür dikkat izlenir. günde 40 dakikayı geçmemek kaydıyla. 1 saatten fazla izlemek bağımlılık yapar ve gerekli diğer işlere odaklanmayı düşürebilir diye düşünüyorum.
0
bahçedekisandal
(26.10.22)
bölüm süreleri 30-40 dakikaysa 2 bölüm peş peşe izlerim. 40 dakikadan fazlaysa 1 bölüm izler bırakırım. zevkten dört köşe de olsam 2 bölümden fazla izlemem günlük. neden bu keyfi bir anda tüketip bitireyim ki?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.10.22)
Her gün vaktim olmuyor vaktim olduğunda da birkaç bölüm üst üste izliyorum.
0
iwasbornonamountainside
(27.10.22)
Sarmışsa tamamen de izleyebilirim o gün. Net bir sürem yok. İlla ki 1 saat izlerim diye.
0
drako
(27.10.22)
düzenli derken? devamlı izlemek mi yani? valla geçen aydı galiba severance'ı 2 günde, the bear'i 1 günde izledim bitti gitti. arrested developmentı da geçtiğimiz aylarda 1 haftada bitirdim sanırım. bi diziyi beğendiysem bitene kadar tüm boş vakitlerimde onu izlerim. bi günde 10 saat de olabilir yani. her gün şu kadar şunu izlerim gibi bi şeyim yok. bazen günlerce hiçbir şey izlemediğim de olur.
0
summer timetable
(27.10.22)
(15)

yabancı gelin adayı ve bir takım endişeler

infirmary blues
sosyal medyadan tanıştık, bir aydır saatlerce görüntülü bir şekilde konuşuyoruz. ben erkek kişisiyim, kendisi çok iyi bir kariyeri olan, moskovada yalnız yaşayan bir kadın. mühendisim ve maddi durumum ona kıyasla hiç iyi değil. ne ev ne araba, yaş 30, kendisinin 33.ben bugün bildiğin aşık olduğumu h
sosyal medyadan tanıştık, bir aydır saatlerce görüntülü bir şekilde konuşuyoruz. ben erkek kişisiyim, kendisi çok iyi bir kariyeri olan, moskovada yalnız yaşayan bir kadın. mühendisim ve maddi durumum ona kıyasla hiç iyi değil. ne ev ne araba, yaş 30, kendisinin 33.

ben bugün bildiğin aşık olduğumu hissettim. uzun zamandır böyle içten güldüğümü hatırlamıyorum. telefonda görmek, hayatını, kültürünü tanıtması, sokakta yürürken bana geçtiği yerleri göstermesi, beraber şarkılar dinlemek, doğu avrupa sineması izlememiz, kendi kültürümüzü tanıtmak, birbirmize kendi dillerimizi öğretmemiz, sevecenliği. yirmili yaşlarıma geri döndüm, resmen uzak mesafe ilişkisi yaşıyorum. o da benden hoşlandığını açıkça belli ediyor. bilmiyorum fakat hayatı ve kendisi hakkında çok açık. güveniyorum ona. ara sıra tatlı atışmalar, sataşmalar, sevimli kıskançlıklar. bilemiyorum rüyada gibiyim son bir aydır.

fakat bir yandan da gerçek dünyaya dönersek, ayda 12k kazanan, aile evinde yaşayan loserın biriyim. ona tüm durumu içtenlikle anlattım, anlayışla karşıladı. fakat durumlar canımı çok sıkıyor. kendimi eksik hissediyorum. ona buraya gel diyemem, benim de oraya gitmem nasıl olur bilmiyorum. yanına gittiğimde, eksiklik hisseder miyim hiç bilmiyorum. kabul etse oraya yerleşmeye kalksam, hadi yuva kuralım desem, iş bulmak vesaire nasıl olur hiç ama hiç bilmiyorum.

realist olmak gerekirse, el yüz düzgünlüğü bakımından iyi durumdayım fakat konum olarak dengi olduğumu düşünmüyorum ve bazen savaş vesaire belki kafasını dağıtmak için mi benimle konuşuyor diye düşünmeden edemiyorum. ben son iki-üç eski sevgilim de dahil olmak üzere, son iki senedir böyle iyi, böyle yoğun kimseyle anlaşamadım. bulmuşken devam etmek mi gerekir yoksa bu masaldan yol yakınken vazgeçmek mi gerekiyor bilmiyorum. içimi dökmek istedim, teşekkür ederim.
0
infirmary blues
(26.10.22)
o iş yaş kanka sal gitsin.
0
rentts
(26.10.22)
"aşık oldum" diyorsan sonuna kadar devam.
0
ekinuzbay
(26.10.22)
Bir aydır tanıştığınız, hiç bir zaman bir araya gelmediğiniz o ekranı kapattığında nasıl bir insan olduğunu bilmediğiniz biriyle evliliği ve bunu mümkün kılmak için ülke değiştirmeyi düşünüyorsunuz.

Bu kişi Türkiye'de olsa ya da siz Rusya'da olsanız bile bu kadar yükselmek için çok erken bir zaman olurdu. 1 ayda birini tanıyabilmiş olamazsınız. Gördüğünüz kişinin ne kadar gördüğünüz kişi olduğunun garantisini kendinize veremezsiniz.

İnsanların bunalımdan, stresten "farklı olmak istedikleri" bir dönemleri olur. Birkaç hafta, birkaç ay başka bir hayat yaşamaya çalışabilirler. Neticede bunlar gelip geçicidir. Bu bir çok sevecen ve umutlu olan kişi aslında bir süre sonra gerçek kimliği olan atıyorum bıkkın ve agresif, boşvemiş haline dönebilir.

Halinizden memnunsanız vakit geçirin, büyük kararları şimdiden düşünmeye gerek yok. Hele bir turist olarak gidin, ziyaret edin yaşamayı planladığınız ülkeyi en azından.
0
akhenaten
(26.10.22)
Yanlış anlamayın ama belki ülkesinden sizin sayenizde kaçmak istiyordur. Savaş olması akla bunu getiriyor. Bir ay bunları düşünmek için çok erken. Kendini dert sahibi yapmışsın. Durum böyle değilse de gittiği kadar git.
0
dissendium
(26.10.22)
Ya hoşlanmayı anlarım ama daha görmeden nasıl sevgili oldun da gelin adayı dedin? Belki Harun abi. Belki sen gibi 5 kişiyle daha görüşüyor. Bu hayale bir kadınlar kapılıyor sanıyordum.
0
Kahvedesu
(26.10.22)
yüz yüze görüşmeden türkiye içinden bile uzak mesafe ilişkisi her şeyi belirleyemez. Mutlaka görüşün. Ne yapın edin birlikte zaman geçirin.
0
alaimisema
(26.10.22)
Diğer konulara çok takılmayın bence. Hayat bunun için çok kısa...

Eğer Rusya'daki hayatından memnun ise, önce bir kaç hafta izin alıp bir yanına gidin. Hem yüz yüze tanışırsınız, hem de bu konuları konuşursunuz. Rusya'da karar kılarsanız, istifa edip gidin. Türkiye'ye gelmek istiyorsa (bence şu aşamada bu daha mantıklı), gelsin burada evlenin...


.
0
kartallar yuksek ucar
(26.10.22)
arayışını ülke sınırları içinde sürdür, naif kardeşim.
0
gabe h coud
(26.10.22)
Kulağa hoş geliyor da olayın sihrine erken kapılmışsınız cidden. Önce bi yüz yüze görüşün falan.. Çok fazla rusla evlenen türk var. Niyetlerini bilemeyiz ama ciddi düşünen oluyor mu oluyor..

Onun bir mesleği var mı? O gelsin? En kötü rusça ile ilgili bir şeyler yapar belki.

O sizle olmak istedikten sonra 12k ile de geçinilir ne olacak ki? Ben 15 ile geçiniyorum ama kiram 4k tabi öyle olunca ucu ucuna yetiyor.

Buradaki tek önemli nokta umarım kadının niyeti iyidir.
0
ananiyimioguz
(26.10.22)
yüz yüze birden fazla defa uzun uzun görüşmeden asla kritik ve büyük kararlar vermeyin. bu düşündüğünüz şeyleri ancak bu görüşmelerden sonra gerçekçi bir şekilde muhakeme edebilirsiniz.
0
Phoebe
(26.10.22)
30’u aşmış insanların yüz yüze gelmeden, birlikte aynı evi paylaşmadan aşktan bahsetmesi bana anormal geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(26.10.22)
Üniversitedeyken en yakın arkadaşım, bir siteden İngiliz bir erkekle tanıştı. Adam müzik öğretmeniymiş, piano çalıp bestelerini benim arkadaşa gönderiyormuş, yürüdüğü sokakların resmini çekip benim arkadaşa atıyormuş. Çok ilgili ve sıcak davranıyormuş, onun dediğine göre biz spordayken bile merak ediyormuş. Arkadaşım da bana " Aşırı romantik, ben aşık oldum galiba" deyince ben çok erken karar veriyorsun dediğimde, " ben eminim" demişti. Onlar bir iki ay rüya gibi vakit geçirdiklerini söyledi. Sonunda büyük gün geldi çattı, çocuk İstanbul'a gelmiş. ;) Benim arkadaş sırf çocuk geliyor diye evine bir de dolap aldı öğrenci şartlarıyla, eşyalarını koysun diye. "Ben her ne kadar, bu çocuğu yeterince tanımıyorsun, sapik olabilir, katil olabilir. " dediysem de çocuğu taksiyle almaya gitti. Sonra eve geldiklerinde çocuk sürekli aç olduğunu, ne zaman yemek yiyeceklerini, sabah erkenden kalkıp duş alıp kahvaltısını tek başına yapıp, sonra benim arkadaşı bekleyip tekrar kızla kahvaltı yapması, sonra gezmedeyken bile kıza ne zaman yemek yiyeceğiz diye sorup 1 hafta boyunca tüm yemekleri kıza ödetmesi ve kız lavaboya gittiğinde arkadaşımın bozuk parası olmadığından 1 lira için 100 lirayı bozması, çocuğun hiçbir şey yapmaması. Sonra havaalanına giderken, çocuk elinde bir kese parayı sallayıp, bak bu kadar param arttı demiş. Sonra ülkesine döndüğünde çok güzel bir haftayı diyip tekrar gelmeyi istiyorum demiş ;)) benim arkadaş da hayalet taklidi yapmış. Demem o ki, çok kaptirmayiniz kendinizi, benim arkadaşın yabancı sevgili istemesinden oldu hep bunlar. ;))
0
stejerners
(26.10.22)
aynı senaryoyu yaşayan bir arkadaşım oldu. hatta kadın sadece rusça, erkek ise sadece türkçe biliyordu. sıkıntılı bir süreç sonunda evlendiler ve çocukları oldu. ama sonsuza kadar mutlu yaşamadılar. çocuktan 4 sene sonra boşandılar.

kadın burada çalıştığı şirketin evli sahibi ile takılıyor. arkadaşım olan şahıs ise çocuğa bakıyor.

kötü örnek ancak dikkate alman faydalı olacaktır.
0
tantunisultansuleyman
(26.10.22)
Başlığı görünce aklıma ilk Rusya ya da Ukrayna geldi yanılmamışım, boşver hocam onu yaramaz sana.
0
sassot
(26.10.22)
Benim bir yakınım pandemi dönemine denk gelen online tanışma sonrası Uzakdoğu'dan bir kızla 2 buçuk sene boyunca sadece görüntülü görüştü. Ülke kapalı olduğu için ne kız buraya gelebildi ne de bizimki oraya gidebildi. Birbirleri ile yüzyüze ilk karşılaşmaları anca geçen hafta falan. Ama görüşme sonrası da birbirleri ile uyumlu olduklarını idrak ederek devam ettirme, hatta ilerletme kararı aldılar. Ama bu bir istisna. Gerçek hayatta da görüşün bir, ondan sonra karar verin derim.
0
d max
(28.10.22)
(2)

Bu semptomlar ne anlama geliyor?

hadi ya la
Bir kişiyi düşünün, duygularını normal insanlara göre uçlarda yaşıyor. Mutsuz ve mutlu arasındaki skala 1'den 10'a kadar diyelim, çoğumuz 4 ile 6 arasındayız. Bu kişi genellikle çok mutlu, sevgi dolu, enerjik ve coşkulu, 9 - 10 puan. Ama en ufak bir olumsuzlukta (özellikle gönül ilişkisinde) aşırı m
Bir kişiyi düşünün, duygularını normal insanlara göre uçlarda yaşıyor. Mutsuz ve mutlu arasındaki skala 1'den 10'a kadar diyelim, çoğumuz 4 ile 6 arasındayız. Bu kişi genellikle çok mutlu, sevgi dolu, enerjik ve coşkulu, 9 - 10 puan. Ama en ufak bir olumsuzlukta (özellikle gönül ilişkisinde) aşırı mutsuzluk, üzgünlük, hatta kriz durumu oluyor. Bir yakınını kaybetmiş gibi 1 puana düşüyor. Özellikle son birkaç yıldır çok küçük alınganlıklarda bile kendini hırpalama, sonrasında anksiyete krizine benzer durumlar gözlemleniyor. Her ne kadar tatlı dille, sakin, sevgi dolu yaklaşılsa bile yatakta yüz üstü yatıyor, kilitleniyor, konuşamıyor, gözlerini açamıyor, iki büklüm duruyor, bütün vücudunun ağrıyıp karıncalandığını söylüyor, bazen nefes alamıyorum diyor ama konuşamayacak durumda oluyor. Bu sırada bu kişiye telkin edici sözler söyleyip elini tutuyorum, saçını okşuyorum ve uyuyor. Ertesi gün düzelmiş oluyor.

Yardım almak istiyoruz. Sanırım psikiyatriste gitmemiz gerekiyor fakat kendimizi en iyi şekilde ifade etmek istiyoruz. Bunların ne anlama geldiği konusunda fikirlerinizi merak ediyorum, teşekkürler.
0
hadi ya la
(25.10.22)
bipolara benziyor, geçmiş olsun.
0
candide
(26.10.22)
Bu kişi kendisini psikiyatriste en iyi şekilde ifade etmek istiyorsa bunların ne anlama geldiğini bir tarafa bırakıp,

Hangi olaylar karşısında nasıl tepkiler verdiğini, bu olaylar olmadan önce, olaylar sırasında ve sonrasında neler hissettiğini, bu durumun ne kadar süredir devam ettiğini, bunun kendisini kötü etkileyip etkilemediğini, içinde olduğu durumdan çıkıp olaylara farklı bir şekilde yaklaşmak elinde olsa bunu isteyip istemediğini; yaptığı şeylerin ne kadarını isteyerek ve ne kadarını elinde olmadığı halde yaptığını düzgünce anlatmalı. Bunları önce kendi kendine anlatırsa sözlerini toplaması daha kolay olur.

Bir davranışın birden çok sebebi olabilir. A kişisi bir tavrı x nedeniyle sergilerken, B kişisi aynı tavrı y nedeniyle sergiliyor olabilir. Bu, kişinin yaşadıklarının ve davranışlarının sebeplerinin bütünüyle alakalı bir nokta. Sadece davranışa bakıp bunun sebebi budur denmiyor.

Siz bir uzmana gittiğinizde o bu kişiyi tahlil edip bir sonuca varacak. Psikiyatriste zaten içinden çıkamadığınız bir durum için gidiyorsunuz.
0
akhenaten
(26.10.22)
(6)

bir yerden ayrılırken veda anlamında kişilerin ismini söyleme olayı

mark greg sputnik
başlıkta ifade edememiş olabilirim. yabancı dizilerde muhakkak rastlamışsınızdır. örneğin ahmet ile mehmet'in olduğu bir ortama giriyorsunuz. kısa bir sohbet sonrasında ayrılacaksınız. "ahmet, mehmet" diyor (yüzlerine bakarak, belki hafif bir baş selamıyla) ve çıkıyorsunuz. ben bu konsepti çok seviy
başlıkta ifade edememiş olabilirim. yabancı dizilerde muhakkak rastlamışsınızdır. örneğin ahmet ile mehmet'in olduğu bir ortama giriyorsunuz. kısa bir sohbet sonrasında ayrılacaksınız. "ahmet, mehmet" diyor (yüzlerine bakarak, belki hafif bir baş selamıyla) ve çıkıyorsunuz.

ben bu konsepti çok seviyorum ama türk dizilerinde veya gerçek hayatta hiç rastlamadım. yani aman ne desem, bir şey demem gerekir mi gibi özellikle sosyal anksiyetesi yüksek insanlar için şahane bence. adamların adlarını söyleyip basıp gidiyorsun. hoşuma da gidiyor benim, karizma hareket hehe. sorularım,

1) türkiye'de buna şahit oldunuz mu hiç? iş ortamında vs en azından? ben yani öyle ücra köyde büyümüş birisi de değilim ama HİÇ rastlamadım ya.

2) onu geçiyorum yurtdışında rastladınız mı? gerçekte olan bir şey mi yoksa sadece televizyonda olan şeylerden biri mi bu da?

3) türkiye'de böyle bir vedayla karşılaşsanız bulunduğunuz ortamda, yapan kişi hakkında ne düşünürsünüz? yani adam çıkarken yüzünüze baktı, adınızı söyleyip başını eğdi hafifçe. "ooo qral" diye mi düşünürsünüz yoksa "denyoya bak" mı dersiniz?
0
mark greg sputnik
(23.10.22)
Vedalaşma versiyonunun türk dizilerinde kullanıldığına rastladığım oldu, çok çok nadiren günlük hayatta kullanıldığını da gördüm.

Selamlaşma versiyonunu ben kullanıyorum çoğu zaman. Çevremde kullanıldığını da çok gördüm. İşte de kullanıyorum, yeni tanıştığım örneğin arkadaşlarımın arkadaşları için de kullanıyorum. "Bir tanışıklığımız var, ama samimiyiz de diyemem" selamlaşması bu benim için.

edit: şimdi fark ettim ben vedalaşırken de kullanıyorum, ama şöyle;

mesela iki grup halinde oturuyoruzdur sonra bizim grup topluca kalkmıştır vedalaşıyoruzdur. bu sırada herkese güle güle, hoşçakal falan demek yerine herkesin adını söyleyip gözünün içine bakıp baş selamı verip sıvışıyorum genelde.
0
akhenaten
(23.10.22)
valla yazdıklarınızı okurken ben acaba yurt dışında mı yaşıyorum diye düşündüm. kendimi bildim bileli bir yerden ayrılırken ortam kalabalıksa isim söyler başımı aynen tarif ettiğiniz gibi hafifçe eğer ayrılırım. aynı şekilde bir ortama girerken de.

ahmet abi, merve, hande hanım şeklinde. düşününce garip geldi bana da. daha önce fark etmemiştim. hatta toplu bir ortamda diğerlerinden daha samimi olduğum biri varsa ismini söyler elini sıkar belki sarılırım vs. samimiyet yoksa isim şöyle kafa salla geç şeklinde yapıyorum.

hiç düşünmemiştim arkamdan denyo derler mi demezler mi diye. ben yapana denk geldiysem ben de dememişim, hafızamda yok çünkü öyle bir an.
0
coldegezenkutupayisi
(23.10.22)
Bu çok normal bir şey değil mi ya. Bana çok denk geldi bu. Bunun benzerini askerde yaparlar. Seni gördüm demek gibi. Odadan çıkarken x binbaşım deyip çıkabilir rütbeli biri.
0
dissendium
(23.10.22)
@diss, askerde olur abi. orası farklı. sivilde görmedim ama.
0
🌸mark greg sputnik
(23.10.22)
Ben yapıyorum bunu ya. Temas kurmak istemediğim zamanlarda özellikle. Masadan kalkarken tokalaşmak, sarılmak vs zor olacaksa yapıyorum
0
black holes in the sky
(23.10.22)
türkiye'de kalabalık ortamda herkesle tokalaşamayacaksak yapılır ancak. çünkü bizde vedalarda da tokalaşma olur. görüşürüz abi der el kaldırırsın en kötü.
0
jelly bear
(23.10.22)
(2)

Uçlu kalem ucunun tarihi geçer mi?

Unde bach canim
Elimde tahminime göre 8 senelik bir uç kutusu var. (0.5 uç)Kullanayım dedim ama çatır çatır kırılıyor yazarken. Bunlarda da var mı skt gibi bir mantık. Ürün şu:https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSQiDBJA2APMgWvJZJb_EQ6_xHKeLXTlndmVA&usqp=CAU
Elimde tahminime göre 8 senelik bir uç kutusu var. (0.5 uç)
Kullanayım dedim ama çatır çatır kırılıyor yazarken. Bunlarda da var mı skt gibi bir mantık. Ürün şu:
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
Unde bach canim
(22.10.22)
Eskimiş, bozulmuş kalemler de uç kırabiliyor. Başka kalemle yazmayı ya da aynı kalemle başka uç kullanmayı denediniz mi?
0
akhenaten
(22.10.22)
@akhenaten
Faber castell marka uç var yine 0.5, aynı kalemle denedim kırılma yok.
0
🌸Unde bach canim
(22.10.22)
(9)

Arı yutup ölmek

sckxyss
Eşim anlattı is yerindeki birinin eşi plajda birasina giren ariyi farketmemis içmiş. Yarim saat sonra yere yığılmış ve hayatını kaybetmiş. Böyle bir şey olabilir mi? Ölümün sebebi nedir?
Eşim anlattı is yerindeki birinin eşi plajda birasina giren ariyi farketmemis içmiş. Yarim saat sonra yere yığılmış ve hayatını kaybetmiş. Böyle bir şey olabilir mi? Ölümün sebebi nedir?
0
sckxyss
(22.10.22)
mideye skıntısız ulaşsa ölmezdi muhtemelen mideye giderken boğaz tarafına bir yere iğnesini sokmuştur. boğazı şişip nefes almakta zorlandıysa etrafında da ilk yardım konusunda bilgisiz insalar varsa yere yığıldı direkt sanmışlardır. bence en olası şekil bu
0
HasanK
(22.10.22)
Gözünle göremesiğin virüs öldürebiliyorsa arı neden öldüremesin, ama mesele buna inanmak, bir insan öleceğine inanıyorsa ölür zaten nasıl çok korkup kanın çekilmesi gibi direnen ve inanan kaybetmez, kendini psikolojik olarak salmaman lazım, beyin inanırsa vücut ölmez.
0
Gebeş kaplumbağası
(22.10.22)
Annem bundan bir kac yil once bal yerken bir anda nefes alamamaya basladi. Yuzu korkunc derecede sismisti ve acile nasil gittigimizi hatirlamiyorum. Doktorlar diline saplanmis ari ignesi buldular ve cimbizla cekip aldilar. Dili o kadar sismisti ki nefes borusu kapanmak uzereydi. O gun bugundur bal petegi asla tuketmeden direkt sivi bal yiyoruz. Yani zor ihtimaller bir araya gelip oldurebilir, evet.
0
ikuseku
(22.10.22)
Boğazına bir kesik atıp, o kesikten içeri birkaç santimlik bir hortum soksalar ve 112 yi arasalar, ölmezdi.
Yazık olmuş adama. Cehaletten gitmiş.

Eşek arılarının dil boğaz ve enseden sokmaları ölümle sonuçlanabilir.
0
Mirket
(22.10.22)
Bu olayı biliyorum, arkadaşımdı, yurtdışında başına geldi adamın.
Ölüm sebebi tam boğazdan sokulduğu için alerjik reaksiyon ve müdahale süresi olmamasıydı
0
kisa
(22.10.22)
Bazı insanların vücudu değişik. Bizim köyde bir adam varmış arılara karşı alerjisi varmış adamın arı soksa hastanelik oluyormuş ama akrep soksa birşey olmuyormuş adama
0
komando kani var bende
(22.10.22)
hikayenin benzeri komsumuza oldu ama yasiyor, kutu kolanin icine ari girmis, dilini sokmus.
0
durgunfoton
(22.10.22)
Boğazına kaçmasa da ölebilirdi, bazı insanların arı sokmasına karşı alerjisi var. Onun için ilk defa arı sokan birinin koştura koştura en yakın sağlık ocağına, eczaneye, hastaneye gitmesi yerinde olur.

Şakaya gelmeyen işler. Büyük ihtimalle bir şey olmaz, ama olunca da işte görüyorsunuz.
0
akhenaten
(22.10.22)
Zamanında billur tuz un sahibi de bu şekilde vefat etmişti diye hatırlıyorum. Teknede olduğu için karaya yetiştirememişlerdi.
0
physcos physcos
(23.10.22)
(11)

Yaşlı akrabalarınızın elini öper misiniz?

magni
Yaşlı akrabalarınızla görüşünce, bir şekilde bir yerlerde denk gelinince elini öpme gibi bir adetiniz var mıdır?Covid sonrası genel anlamda öpme alışkanlıkları zaten eskisi gibi değil güncel olarak da, pandemi öncesindeki durumlarınızı da belirterek cevaplayabilirsiniz.
Yaşlı akrabalarınızla görüşünce, bir şekilde bir yerlerde denk gelinince elini öpme gibi bir adetiniz var mıdır?

Covid sonrası genel anlamda öpme alışkanlıkları zaten eskisi gibi değil güncel olarak da, pandemi öncesindeki durumlarınızı da belirterek cevaplayabilirsiniz.
0
magni
(22.10.22)
hic yasli akrabam yok. cocukken de el uzatanlarla tokalasiyodum ama artik arkadasimin nenesi falan oyle insanlar gorursem el uzatirsa operim(oper gibi yapmak) yoksa meraba deyze nasilsinla biter. kendileri cok onemseyebiliyor
0
ala09
(22.10.22)
bayramlarda zorla elini suratıma getirirlerdi çocukken mecburen öperdim. artık onu da yapmıyorum.
0
neira
(22.10.22)
zorla suratima tutmadiklari surece hayir. zorla suratima uzatanin elini de tutup alnima degdiriyorum sadece.
0
in vino veritas
(22.10.22)
artık yaşlılar yaklaştırmıyor kimseyi covid korkusundan. öpmeye gerek kalmadı yani
0
sttc
(22.10.22)
Büyüdükten sonra öpmemeye başladım. Merhaba merhaba. Çok sevdiğimse sarılırım. Zorla surata tutarlarsa yaşlı kadınsa ve sempatikse kırmamak için öperim. Erkeğim. Erkekler kırılırsa kırılsın, umrumda değil:)
0
prole
(22.10.22)
Sadece anne ve babamın
0
vasilias
(22.10.22)
Daima öperim.
0
Mirket
(22.10.22)
yakın akrabam ise öperim. 40-50 yaş civarında olan büyüklerin elini de trollük yapmak için öpüyorum bazen.
0
zgrydn
(22.10.22)
Öperim.
0
Amaranta ursula
(22.10.22)
El öptürmekten çok hoşlandığını bildiğim ve sevdiğim insanlarınkini dudağıma mı yapışacak diye öpüyorum. Onun dışında öpmüyorum.

Selamlaşmalarda, uzaktan gelmelerde vs. öpmüyorum, sadece bayramlarda. Tamamen elini öptüğüm kişilere jest aslında bu, benlik bir şey yok.
0
akhenaten
(22.10.22)
Ellerini öpmek zorunda kaldığım bir durum oluyorsa dudağımla değil de çenemle öpüyorum. Kimsenin eline dudağımı değdirmem artık.
0
sevilen progressive türkücü
(23.10.22)
(13)

ikinci bulusma icin gece cıkma hk

huzurlarinizda huzursuzluk
Diyelim ki biri ile ikinci defa buluşacaksınız dışarıda ve siz hatun kişisiniz. Davet eden erkek ve iş yerinden. Fakat işyeri büyük ve lokasyonlarınız farklı. Yani yüzyüze görüsme olmuyor, mesajlasma dısında. 22.30 sularında çıktınız evden. Gece de 4.00 gibi döndünüz.Sizce bu saatler randevu için tu
Diyelim ki biri ile ikinci defa buluşacaksınız dışarıda ve siz hatun kişisiniz. Davet eden erkek ve iş yerinden. Fakat işyeri büyük ve lokasyonlarınız farklı. Yani yüzyüze görüsme olmuyor, mesajlasma dısında.

22.30 sularında çıktınız evden. Gece de 4.00 gibi döndünüz.

Sizce bu saatler randevu için tuhaf mı, normal mi?

Kendi yorumumu katmadan soruyorum. Er kişi karşı cins için farklı şeyler düşünür mü? Siz olsanız düşünür müydünüz? Ya da kızın yerinde olsanız bu saat aralığında siz de kalır mıydınız sohbet, muhabbete?

Dipnot. Normalde hatun kişi olarak eve en geç 02.00 'de falan gelmişsinizdir, onda da bilindik insanlarla berabersinizdir.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(22.10.22)
Büyükşehirler için normal bir saat aralığı. Tuhaf bulmadım. Bir etkinliğe gitmiş bile olsanız 9da başlıyor, 11de bitiyor, arkadaşlarla otur, muhabbet et derken gece yani 2yi bulsa, eve gidiş 2-3 olur.
0
GoodMorningTeacher
(22.10.22)
Nerede takılacaksınız? Erkeğin evine ikinci buluşmada gidecekseniz farklı şeyler düşünür tabii ki. Kafe falansa çok kalitesiz. Aşk, sevgi varsa bence ilk buluşmalar birkaç saat olmalı. Böyle hızlı ve çok zaman geçirmeyle sağlıklı bir ilerleme olmaz.
0
dissendium
(22.10.22)
Tiyatro vb bir etkinlikse @goodmorning’e katılıyorum. Fakat sohbet etmek için gece dörde kadar dışarıda kalmak istemezdim. Ya sohbeti kısa keserdim ya da dışarılarda sürünmek yerine bir tarafın evinde buluşmayı tercih ederdim.

Edit: Farklı düşünmek derken “hafif kadın” gibi bir şeyi kastettiniz sanırım. Böyle erkekler çoktan annelerinin bulduğu kadınlarla evlendiler zannediyordum.
0
ruhen hastayim ben
(22.10.22)
Yani 30+ ustu bir insan olarak 22:30’da coktan uyumus oldugumdan boyle bir seyin olma ihtimalini cok cok dusuk buluyorum, ama “birlikte vakit gecirme” etkinligi ise kabul etmezdim ve daha erken bulusmak isterdim. Herhangi bir anlami oldugundan degil, uykum geleceginden. Konser falan gibi o saatte baslayan veya bir sebepten karanlikta/gec saatte yapilmasi gereken ilginc bir aktivite icin bulusuyorsak idare edilir.
Bundan veya baska bir sebepten benim hafifmesrep oldugumu dusunen bir erkek de suphesiz olabilir, fakat uzaktan uzaktan dusunur artik zira kendisinin bu fikrini degistirmeye calismayi birakin bir daha muhatap olmam bile.
0
sopiro
(22.10.22)
Yani ben beni 04:00'a kadar uyanık tutacak kadar tatlı sohbeti olan kadına nikahı basmam gerektiğini düşünürüm.
0
babilfish
(22.10.22)
Rahat bir kız olduğunu düşünürüm. Üçüncü buluşmada eve davet ederim. Gelmezsen bir şeylerin ters gittiğini düşünüp yoluma giderim. Yani dördüncü buluşma olmaz.
0
Mirket
(22.10.22)
bence tuhaf ama sizin yazdıgınız sebeplerden dolayı değil.
uykum gelir benim. hiç bir şey beni 4e kadar uyanık tutamaz
0
abelardo
(22.10.22)
benim bugüne kadar yaptığım akşam planlarım genelde 22,00 civarında başladı en erken de 3-4 gibi bitti. 20li yaşlarımda bile arkadaşlarımızla gece 12den önce evden çıkmazdık sabah da gün doğumuna yakın eve dönerdik, bu yüzden bahsedilen saatler benim için çok normal saatler.

date ya da flört olayında da farklı değil bence. örneğin shift sistemi ile çalışan bir sürü insan var sağlık sektörü, havacılık vs. o yüzden saat açısından bence tuhaf bir durum değil. ayrıca kendi açımdan gündüz planı yerine gece uzun süreli eğlenmeyi, bi yerlere oturup sohbet ederek bişeyler içmeyi, yemeğe ya da etkinliğe gitmeyi tercih de ederim.

ama bu farklı şeyler düşünme meselesi daha garip bi durum. böyle düşünecek biriyse zaten hiç olmasın daha iyi. ben bugüne kadar bu durumda farklı düşünecek olan ya da geç saatlerde buluşmayı, vakit geçirmeyi tuhaf karşılayacak olan kimseyi tanımadım.
0
hypathia
(22.10.22)
Kendi adıma saat dörtte dışardayım diye beni olmadığım biri gibi düşünen biriyle işim olmaz. Çünkü malumunuz "farklı bir şey düşünür mü" diye sorduğunuza göre o "farklı bir şey" kategorisine soktuğunuz şeyler sizde yok. Demek ki mümkün olabiliyormuş bu. Basit.

O kadar zaman vakit geçirince zaten sizle ilgili fikir edinebileceği başka detaylarla karşılaşmış olmalı. Hal buyken sadece saate bakıyorsa saçma olmaz mı bu?

Çok anlamsız geldi bana... Ya da mesela siz saat 4'e kadar dışarda kalabilen bir insan olarak bu kişi bunu yanlış anlar diye çıkmak isterken evde mi kalacaksınız zorla? Niye ki yani?

Yapmayın gözünüzü seveyim. Sizle oturup bir araba laf ettiğiniz kişi günün sonunda "ya ama saat dörtte hala dışardaydı" sonucuna varıyorsa bırakın gitsin ne işiniz var ki?

Çok tuhaf hissettirdi bana bu soru. Sanki birine hırsızlık yapmanın neden kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyormuşum gibi hissettim.
0
akhenaten
(22.10.22)
Zaman aralığı belirlemek zor. Yani eğer o günkü sohbet pek sarmadiysa ya da birinizden biriniz havasında değilseniz azami 2-3 saatten fazla oturmak bana işkence oluyor. İlle de 4'e kadar neden?

Bir de naparsaniz yapın dusunecekse düşünür. Ben olsam ve bu konuda gerilsem geyigini yapardım. "Ya şimdi saat 2'yi de geçti şimdi biz saat ilerledikçe daha hafif kadın ve daha serseri erkek mi oluyoruz heheh" ama bence bu tarz bir şey de ikinci buluşma için fazla olabilir.

Bence siz huzurlarınızda huzursuzluk olmayın, biraz başka bir şey daha olun mesela spontane olun. Gerisini de onun tavrına vs göre karar verirsiniz.
0
encokbenisevinnolur
(23.10.22)
Ben ekşi sözlükten birkaç kız ile buluştum. Gece 3 ya da 4'te döndükleri oldu. Haklarında olumsuz bir şey düşünmeme sebep olmadı. Demek ki o da "keyifli zaman geçirdi bu saate kadar kaldığına göre" dedim. 22:30 biraz geç ama çok da sorun olacak bir süre değil. Öncesinde planları olabiliyor insanların ya da üşenebiliyor. İstanbul'da normal şeyler bence.
0
nawar
(23.10.22)
Siz bu kişinin sırf saatler sebebiyle sizi fuckbuddy gibi algılamasından korkuyorsunuz anladığım kadarıyla. Bunun çözümü basit. Çıktığınızda konuyu ciddi ilişki muhabbetine getirin, bu konuda ciddi olmayan her türlü yaklaşıma kapalı olduğunuzu söyleyin. Başka türlü çözemezsiniz bunu
0
ekinuzbay
(23.10.22)
Büyükşehirde normal çünkü dışarıda yapılacak çok şey var
0
Hallegadola
(23.10.22)
(25)

ortalama yakın arkadaş sayınız

rakicandir
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
rakicandir
(22.10.22)
2
0
abuzer
(22.10.22)
Valla bi 7-8 kişi var sanırım.
0
Amaranta ursula
(22.10.22)
Ortalama filan değil, net olarak tek bir kişi. O da halihazırda memleketin diğer ucunda yaşadığı ve son dört yıl içinde telefon görüşmeleri dışında iletişimimiz olmadığı için pratikte sıfır diyebilirim.
0
huçi kuçi
(22.10.22)
5 kişi. bir tanesi en en yakınım ama ayrı şehirlerdeyiz </3
0
ala09
(22.10.22)
3. Biri 25 yıllık, diğer ikisini son 5-6 yıl içinde edindim.
0
kobuzchu kiz
(22.10.22)
2. yasla ters orantili gidiyor bu yakin arkadas sayisi sanirim.
0
in vino veritas
(22.10.22)
3. Biri 30 senelik, diğerleri yaklaşık 10 senelik
0
hakmut
(22.10.22)
3
0
black holes in the sky
(22.10.22)
Üzülerek sıfır diyorum. Aslında bir ama huçinin dediği gibi pratikte sıfır sanki. En iyi arkadaşım eşim diyerek konuyu noktalayayım :)
0
elorelia
(22.10.22)
ben kim yakın kim uzak pek ayırt edemem ama arayıp hayat memat meselesi desem sorgusuz atlayıp gelecek 6 kişi vardır, şimdi saydım.
0
coldegezenkutupayisi
(22.10.22)
Yarısı mesafe olarak uzakta olmak üzere 10.
0
himmet dayi
(22.10.22)
3 kişi, 2 tanesi de hala görüştüğüm eski yakın arkadaşlarım. Ne yakın değil diyebilirim ne de yakın diyebilirim.
0
akhenaten
(22.10.22)
sıfır
0
abelardo
(22.10.22)
4
0
juliette
(22.10.22)
0, sıfır.
0
baldan kaymak
(22.10.22)
Birinin başlangıcı bir ömür olan, diğerinin birkaç sene daha kısa olan iki kişi sayabilirim.

Bir de 'yardımına ihtiyacım var' desem iki eli kanda olsa, bırakıp koşup gelecek bir 20 kişi daha sayarım da, o ayrı.

Ancak, hiçbiri bulunduğum şehirde değil. Öylesi bir problem yaşıyorum.
0
Mirket
(22.10.22)
10 civarı
0
gabe h coud
(22.10.22)
Sıfır, yalnız olmadığımı görmek gzl :-)
0
euteamo
(22.10.22)
4
0
zgrydn
(22.10.22)
4 tane benim icin yetti. belli siklikta gorusuyoruz.

ikisi baska sehirlere gitti su anda. benzer bir sosyal tabakadan geldigimiz icin ne zaman gorusursek goruselim kaldigimiz yerden devam edebiliyoruz. sorunsuz tipler oldugumuz icin birbirimizden memnunuz. bu samimiyeti yakalamak belli bir yastan sonra zor diye dusunuyorum.

zaman zaman rastgele insanlarla iyi bir muhabbet yakalaniyor ama arkadaslik maddi/manevi bir paylasim gerektiriyor. biz dordumuz bu paylasimi 15 yil gibi uzun bir zaman icinde yaptik/yapiyoruz.
0
idexo
(23.10.22)
Benim nişanlımdan başka güvendiğim kimsem yok o sayılmıyorsa 0 sıfır.

Kimi zaman çok sayıda yakın arkadaşım oldu, hepsi geçti bitti.

Burada sallantılı ruh hali olan ve sürekli arkadaş sorusu soran insanların çok arkadaşı olması şaşırttı
0
Hallegadola
(23.10.22)
sıfır
0
Erestor
(23.10.22)
Sanırım yok gibi bir şey.
0
put it in your appropriate place
(23.10.22)
0.
0
ruhen hastayim ben
(23.10.22)
0
0
alaimisema
(25.10.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.