Giriş
(15)

faiz + risksiz kazanç + din sorusu

avatar is back
bir arkadaşımla bu konuyu çok sert tartıştık hiç anlaşamadık sizin fikrinizi merak ettim. ikimizin bir ortak arkadaşımız var ve faize vs tamamen günah gözüyle baktığı için hiç bulaşmıyor. hayatı boyunca k.kartı bile kullanmadı. şimdi bu ortak arkadaşımız bankadaki yıllık %x faize bile "haksız ve eme
bir arkadaşımla bu konuyu çok sert tartıştık hiç anlaşamadık sizin fikrinizi merak ettim.

ikimizin bir ortak arkadaşımız var ve faize vs tamamen günah gözüyle baktığı için hiç bulaşmıyor. hayatı boyunca k.kartı bile kullanmadı. şimdi bu ortak arkadaşımız bankadaki yıllık %x faize bile "haksız ve emeksiz kesin kazanç" gözüyle baktığı için haram olarak görüyor. buraya kadar ok, kendi hayat tarzıdır.

geçenlerde kocaelide bir bayideki tanıdığı nakit vermesi durumunda 840k sıfır bir aracı direkt teslim edeceğini söylemiş, bu çocuk da eşinin altınlarını, kendi altınlarını bozmuş, ailesinden borç harç etmiş gidip arabayı almış, ailesinin durumu pek olmasa da 150k civarı parayı hemen alma sebebi de kesin olarak kar edeceklerini bilmeleri falan. kendi aracı var ve bunu tamamen kar etmek için girişmiş. bu arada bu olaylar seçimden bir kaç hafta önce gerçekleşiyor. çünkü düşüncesi seçimden sonra doların çok artacağı, araba fiyatlarının uçacağından emin olması. sonuç olarak aracı bir kaç gün önce 1.150 milyona satıyor. merak edenler için araç crossland paketi bilmiyorum

şimdi asıl arkadaşımızla tartıştığımız şey de buydu, ben yıllık %8 faize (bankalardaki %30-40 mevduata dahi) bile günah-haram gözüyle bakan, kesin ve risksiz kazanç olduğu için tamamen haram olduğunu söyleyen birinin bu şekilde tanıdık vasıtasıyla sıra beklemeden araç alan "alsam en az 100-150 kazanırım" deyip 300 civarı kazanan birinin yaptığının dinen de ahlaken de çok saçma ve çelişkili olduğunu söylerken arkadaşım bunun çok olağan olduğunu söylemesi oldu.

ben kar eden arkadaşım gibi bakmıyorum hayata, hatta benim tanıdığım biri olacak bir bayide tüm arabaları ondan alıp kendim piyasada bu şekilde sata sata hem kendim kazanır hem de bayide bana aracı ayarlayacak kişiye pay verirdim, bunun kuralı budur benim için. ama faizin yıllık getirdiğine çok sert karşı çıkıp kesin para gözüyle görüp haram demek ve yıllık faizin neredeyse 2 katı bir kazancı çok kısa bir sürede kazanmak nasıl helal oluyor o zaman?

tekrar ediyorum, ben yaptığı yanlış falan demiyorum ama bu yapılan dinen de haram olmuyor mu o zaman? neye dayanarak buna çok normalmiş gibi bakıp yıllık faize zebanilik günah olarak bakıyorlar? şimdi baktım benim banka aynı paraya 12 aylık süre için 240k para verirken bu arkadaş 300 civarı parayı 2 ayda kazanmış :D tek riski 300 yerine 200 falan kazanmasıydı. yani bu insanların bakış açısını anlamaya çalışıyorum.
0
avatar is back
(07.07.23)
yani aynı soruyu kredi ve "Kâr Payı Oranı" mevzusunda da var. şu an tüm ihtiyaç kredileri aylık %2.5 falan ama bu tip arkadaşlarımın gittiği bankalarda %2.5 civarına kar payı alıp karşılığı borç veriliyor :D aynı hesap değil mi yahu? bu insanlar kendilerini mi kandırıyor cidden anlayamıyorum
0
🌸avatar is back
(07.07.23)
Tanıdık sayesinde başkalarının önüne geçip arabayı alma kısmı hak yemek oluyor, onda problem var. Onun dışında dini bir problem yok. Ucuza alıp pahalıya satmış. Ticaret yapmış.
0
michael_knight
(07.07.23)
bunu ticaret yapıyorum düşüncesi ile yapmıştır diye düşünüyorum, kendisine de sormak isterdim açıkçası arkadaşım olsa
0
freebird5406_2
(07.07.23)
faizle ticaret bambaşka şeyler. ikisinin kazanç riski aynı değil tl bazında faiz yüzde 100 kazanç vereceğini söylüyor, araba aynı değil sonuçta bir emtia artacağını öngörmüş zor bir şey olmasa da.

tanıdık vasıtası konusundaysa satan devlet değilse satan kurumun böyle bir zorunluluğu yoksa kimseye eşit davranmak zorunda değil, alan ile satanın arasında olan bir durum. eşe dosta 100'e satar diğerine 150 burada da bir problem yok. dediğim gibi iki taraf da özel ise bu şekilde, gidip devletten ihale alınması vb. şeylerden bahsetmiyorum. burada bir hak yeme durumu mevzusu görmüyorum.
0
gule gule
(07.07.23)
Dinen bir sakınca yok. Malı ucuza alıp pahalıya satma işine ticaret diyoruz. Peygamber mesleğidir hatta.

Sırada öne geçmek de kesinlikle hak yemek değildir. Bayii tüm insanlığa eşit davranma yemini mi etti sanki, devlet kurumu değil orası adam peşin para varsa hemen satarım demiş kendi malıdır. İsterse sadece yozgatlılara satış yapacağım diye şart bile koyabilir.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.23)
Dünya senin gibiler yüzü suyu hürmetine dönüyor.. yenibir+1
0
primetime
(07.07.23)
bu tür insanlar ekonomiyi tam bilmiyor ama ekonomiyi bizden daha iyi kokluyorlar :D sonuçta kazanan o bak.

Haram olan faiz haksız elde edilen gelir. Enflasyon yıllık %30'dan fazlaysa banka %30 veriyorsa o kâr değil. Paranı korumak. Ama dindarlar bunu anlamak istemiyor.
Ona sorsan arabayı yarın 1.150m'a satmak helal çünkü o günkü değeri bu. E paranın da değeri düştüğü için bugün 840k tl'n yıl içinde %30+ eridiği için ve bankaya kullanması için kaynak sağladığın için banka o parayı veriyor. Tefeci faizi olsa ayrı.

Ticaret helal ama sırada öne geçmek veya yakınını öne geçirmek bence kul hakkı olmalı. Ama Türkiye'deki dinciler veya dindarlar öyle olmadığını düşündüğü için her yer akraba kaynıyor işte. (bir de enflasyon garanti olduğundan sonraki partiye attığın insanlar daha çok TL ödeyecek, resmen onlara zarar veriyorsun)

not: askerdeyken katılım bankasında çalışan bir arkadaşla konuşmuştuk, oradaki kar payı ile faiz bayağı aynı şey ama kabul etmiyor dediğin gibi. Dinen faiz almak haram olduğu için ne olduğuna bakmadan reddediyor. Ama bugün 1 liranla 1 ekmek alıyorsun seneye 2 liraya ekmek satılacak, al sana 2 lira desen okey diyecek :D
0
nhk ni youkosu
(07.07.23)
nasıl ticaretle faizi kıyaslayıp "ticaret nasıl haram değil" diyorsun ki? orasını bağlayamamışsın anlatımında.

senin yaklaşımınla diyelim ki ticaret de haramsa, geriye bir tek hizmet sektörü kalıyor.

"kesin ve risksiz kazanç olduğu için" ticarette risk var diğerine kıyasla farkettiysen.

meselenin yüzdeyle miktarla ne alakası var ki
sattığından %100 200 kar edenler var
sağlık sektörü ne yapacak, 1'e maledip 5'e satıyor
faiz haram, o kadar, bitti. haram oluşunun faydası, hikmeti ayrıca konuşulur.
0
mimo
(07.07.23)
Doğru anladıysam, burada mesele faiz değil, normal bir ticaret dolayısıyla para karşılığı bir alış veriş var. (Araç piyasasının uçması ayrı konu.)

Faiz ise bir ticaret değil. belli bir süre içinde "aynı türden olan iki şey arasında zamanla oluşan bir farkla" birlikte bunların taraflar arasında el değiştirmesi söz konusu.

İslam fıkhı kaynaklarında incelenirse faizin bir çok çeşidinden bahsedilir.
Faizin en çok oluşma ihtimali yerlerinden biri de kuyumculuktur.

Faizin toplum hayatına bir çok yönden zararının olamasının yanı sıra neden yasak olduğu hususunda geçen zamanda okuduğum bir kaynakta şöyle yazıyordu: Eğer faiz serbest olsaydı kimse kimseye karşılıksız bir şey vermezdi.
0
diyecevaplandı
(07.07.23)
şu soruyu kendine sorarsan doğru cevabı bulursun
parayı paradan mı kazanmış ticari bir nesneden mi?
paradan para kazanmak haram evet ticari bir nesneyi alıp satarak faiz yemiş olmaz. ticaret olur. bu hesapla bütün galericiler günahkar olurdu.
0
etna
(07.07.23)
arkadaşının aracı o fiyata bulabilrip iyi bir karla satabilmesinin temel nedeni faize bulaşmaması ve helal kazanç arayışı

zaten %36 gibi kar yapmış
bunun yerine dolar ya da altın alsaydı %25 gibi bir şey kazanacaktı
fazladan %11 kazanmış ki o araba garajda bile dursa biri çizer biri sürter
risk sonuçta

bu arada 6ay 6bin km nerede_?
0
bir soru sorcam
(08.07.23)
Hızlı okudum umarım atladığım bir şey yoktur.
Cevaba gelirsek öncelikle senin ve bir çok insanın faizin haram olması konusunda ciddi bilgi eksikliği mevcut.

Faiz ile alışveriş olayı farklı, haram olan ticaret yapmak, bundan kazanç elde etmek değil; ki isterse yüksek olsun.

İslam hukukuna göre alışverişin bir takım şartları var, bu şartları karşılayan her tür alışveriş, ticaret helaldir. Ticaret ekonomiyi çeviren bir sistem. Ekonomist değilim şimdi kavramların kaşını gözünü yarmayım :)
Faiz ise piyasayı bozan, ticareti ifsad eden uzun vadede birileri çok kazanırken birilerinin hakkını alan vs vs bir sürü sorun ortaya çıkaran bir sistem. Bu konuda Necmettin Erbakan’ın baya detaylı açıklamalı videoları vardı, dediğim gibi ekonomik şeyleri çok anlamam, kendi anlayabileceğim kadarını dinledim. Detaylarını meraklısı varsa bakabilir.

Dolayısıyla faiz de bir tür ticaret gibi ancak İslam hukukunun kurallarına uymadığı için haram. Verilen örnekteki kişi islamın tam da hukuki şartlarına uygun alışveriş yapmış, gitmiş arabayı almış her tür risk var bu işte ama işi yaver gitmiş. Araba zarar görebilir, beklediği dolar durumu olmayabilir, araç elinden gidebilir vs bir dolu risk var. Bankadan faize girdiğinde daha en başında biliyorsun şu kadar faiz oranıyla şu kadar getirecek diye.

Katılım bankalarının da durumu bu şekil yani aynı piyasada iş yaptıkları için kar payı oranları benzer oluyor ancak işleyişte bazı farklar var. Mesela kredi kartında asgari ödeme yoktu, mesela Kuveytturk’ten ihtiyaç kartı aldığımda bankadan arayıp islam hukukunda bey akdi denilen alışveriş şartlarına uygun cümlelerle vekalet alınmıştı vs.

Hasılı alışveriş ile ticaret ile faiz kazancı aynı değil hükümleri farklı.
0
epitaf
(08.07.23)
bu arada bankaların verdiği faiz değil
zarar etmiş oluyorsun
bankalar mb daha ucuza kredi verdiği için aradaki farkla kar edebiliyor
o da işletme masrafı + paranın değer kaybı zaten

faiz x verip x+1 almak
bizim ekonomide faizle borç alan geri öderken kar ediyor, yani faiz yemiş oluyor tersten

bu maliyeti de faize bulaşmayan vatandaş finanse ediyor

o yüzden
kredi çekerken 1.6 milyon 1 kg altın ediyor
10 sene sonra bankaya 1 kg altın geri ödemiş miyim diye sorgulamak gerekir
x=x denklemi için

hiçbir banka da bunu finanse edemez neden borç verip 10 sene geri almak için beklesin?
0
bir soru sorcam
(08.07.23)
Dini kurallar çok genel, faizin haram olması da bir çıkmaz bence. Faiz paranın kirasıdır, eğer faiz olmasa kimse borç bulamaz. Para da alınıp satılan bir meta, ben birine borç verdiğimde o paranın alım gücünü kiralamış oluyorum, para geri döndüğünde alım gücü düşüyorsa neden borç vereyim? Her neyse bu dini kural sonuçta sorgulamak manasız.

Ama bazı ruhu kurnaz tipler "ticaret helal" diyerek ticarette her türlü manipülatif hareketi de helal görüyor. Dinde de bunla ilgili faizde olduğu gibi bir kural yok zaten. Onun için "ticaret helal yaa" diye yaptıkları her şeyde vicdanlarını rahatlatıyorlar.
0
akhenaten
(08.07.23)
faiz haramdır, bu ayetlerle hadislerle çok net bir kural. ama arkadaşınızın yaptığı ticaret. kesin gözüyle baksa da doların, araba fiyatlarının düşme riski var mı? evet var.
arabayı alırken yukarıda söylendiği gibi alan-satan razı olduktan sonra sıra vs durumu çok bağlayıcı değil. her satıcının müşteri seçme hakkı vardır.
ettiği ya da edeceği karın yüksek olmasında da sıkıntı yok. İslâmiyette kâr haddi yoktur. Yalnız, sıkışık durumda olanlara, yiyecek, giyecek ve barınacak lüzumlu eşyayı yüksek fiyatla satmak haramdır.
dolayısıyla arkadaşınızın inancı ile yaptıkları arasında bence tutarsızlık yok.
0
mustafakesekci
(08.07.23)
(4)

Kalp ritmim yüksek doktor spor önerdi

flacs
Merhaba,33 yaşındayım. dinlenme anında genellikle kalp ritmim 95-110 arası değişiyor. doktor bunu düşürmek için magnezyum verdi ve spor yapmamı söyledi.(ekg testi sırasında da 106 çıktı.) düzelmezse daha ayrıntılı inceleriz ama şuan yaptığı testlerden bir sorun gözükmediğini söyledi.o esnada doktora
Merhaba,

33 yaşındayım. dinlenme anında genellikle kalp ritmim 95-110 arası değişiyor. doktor bunu düşürmek için magnezyum verdi ve spor yapmamı söyledi.(ekg testi sırasında da 106 çıktı.) düzelmezse daha ayrıntılı inceleriz ama şuan yaptığı testlerden bir sorun gözükmediğini söyledi.

o esnada doktora sormak aklıma gelmedi ve şimdi şehir dışındayım. zaten 6-7 kilo kadar fazlamda vardı spora başlayacaktım fakat okuduğum kardiyo makalelerinde aşağıdaki hesaba göre koşmamı öneriyor sağlık açısından.
(Most treadmills and wearables will monitor heart rate for you, but another way to calculate is to take 220 minus your age to find your maximum heart rate, then multiply that by .60 to find your target LISS heartrate.)

Yani: (220-33)x0,6 = 112 nabız. bu benim normaldeki nabzım zaten. HITT'e hiç bakmıyorum heralde kalp atışım 200 ü bulur interval bi koşuda. Doktor spor yapmamı söyledi ama detay vermedi. Kalbimi en çok ne kadar zorlayabilirim ? Ben bu internetteki makalelere uymuyorum. Yada zorlamalı mıyım bilmiyorum. Durup dururken kalp krizi falan geçirir miyim acaba ?
0
flacs
(07.07.23)
Spordan çok anlamadan öneriler vereceğim sıkı tutunun.

Spor kondisyon işi değil mi? İşe ufaktan başlayın, koşayım deseniz bile fazla kilo ve kondisyonsuz vaziyette 45 saniye koşabileceksiniz. Güzel güzel yürüyüş ya da bisiklet daha iyi olur sanki daha sonra tempo arttırmalı. Direkt yaşıma göre yapabileceğim maks hr ne olur diye bakarsanız sakatlık çıkabilir hem kalp hem de kas olarak.
0
hedep
(07.07.23)
Bir akıllı saat ya da nabız ölçüm aleti edinseniz iyi olur bence. Yürürken nabzınızın kaç olduğunu öğrenin, bunun üstüne çok çıkmadan bir süre yürüyüşler yapın biraz tempoya alıştıktan sonra yürüyüşleriniz arasına hafif hafif koşular ekleyin.

Spor yaptıkça dinlenme anında nabzınız düşecek. Buna göre temponuzu artırırsınız. Önemli olan nabzınızı düzenli kontrol edip değişimleri görebileceğiniz bir yöntem bulun.

Düzelmezse yeni gideceğiniz doktora danışırsınız.
0
akhenaten
(07.07.23)
benim ailede kalp krizine yatkınlık var. fazla kilom da vardı. salonda hayvan gibi kardiyo ve ağırlık çalışırdım. hatta antreman öncesi termojenik + l-karnitin alırdım. kalp krizi geçirseydim heralde ben geçirirdim spordayken. 150 160 HR falan görürdüm.

tabiki kalbini çok zorlamamalısın ama spordayken nabzın bir nebze yukarı çıkması gerekli. kalbini en çok şekilde zorlama. senin yerinde olsam treadmill üzerinde hafif eğimli hafif tempolu ya da temposuz yürüyüş yapardım. eğer kalp 120-130 iken iyi ter atıyorsan o yürüyüşe devam eder sonrasında hafif ağırlıklarla kas çalıştırırdım.

bu arada hesaplama sanki böyle değildi max heart rate için. daha yüksek olması lazım 33 yaştaki insan için.

holter takılıp 1 günlük kalp ritminiz incelendi mi?
0
false pretension
(07.07.23)
Benim dinlenme kalp ritmim de 100-110 civarıydı. Çok kilo fazlam yoktu ama inanılmaz hareketsiz bir yaşam sürüyordum. Önce hafif tempolu, uzun süreli eliptik bisiklet çalıştım. Sonradan HIIT ve pilatese de başladım. 10kg verdim ve nabzım 80 civarına düştü. Şu an yine bazı sebeplerden dolayı, maalesef hareketsiz bir yaşam sürüyorum son 3 yıldır. Nabzım tekrar 100 civarına yükseldi. Sonuç olarak, spor, nabzı kesinlikle çok etkiliyor. Bir de bol su için, o da nabız için etkili.
0
PhoenixRising
(07.07.23)
(8)

BES Getirisi Değerlendirmesi

messor
Bu bes hesaplarındaki getiriyi nasıl ve neye göre değerlendirmemiz lazım ? Bunun için belli bir standart var mıdır ? Yani bu bireysel emeklilik sisteminde durarak iyi mi ettim kötü mü ettim tam yorumlayamıyorum. 2014 senesinde girmişim bu sisteme. Yüzde yüz hisse fonundayım. Hatırlıyorum 150 lira il
Bu bes hesaplarındaki getiriyi nasıl ve neye göre değerlendirmemiz lazım ? Bunun için belli bir standart var mıdır ? Yani bu bireysel emeklilik sisteminde durarak iyi mi ettim kötü mü ettim tam yorumlayamıyorum.

2014 senesinde girmişim bu sisteme. Yüzde yüz hisse fonundayım. Hatırlıyorum 150 lira ile başlamıştım zaman içinde arttı biraz ve şimdi 400 lira ödüyorum aylık. Bugüne kadar ödenen katkı payı 31.000 TL, katkı payı getirisi ise 216.000 TL olarak gözüküyor. Bu getiri oranı iyi midir yoksa işte her ay altın falan alsaydım aynı paraya daha mı iyi olurdu ? Bu arada ödenen devlet katkısı 8000 lira devlet katkısı getirisi ise 13.500 liraymış.
0
messor
(06.07.23)
Hisse senedi için aşağıda linkini verdiğim yerden "şu tarihte şu kadar aylık ödemeyle şu tarihe kadar düzenli x hissesi alımı yapsam bugün ne kadarım olurdu" tarzında hesapları yapabilirsiniz.

www.temettucu.com
0
akhenaten
(06.07.23)
Örneğin temmuz 2014'te aylık 150 tl ile sasa hissesi almaya başlasanız ve yıllık enflasyon oranında alım bütçesini artırsanız ayrıca gelen temettüleri yine sasa hissesine çevirseniz bugüne kadar 30.295 lira ödemiş olacakmışsınız ve elinizdeki hisselerin bugünkü değeri 4.288.179 tl olacakmış.
0
akhenaten
(06.07.23)
@akhenaten

linkteki site muhteşem bişeymiş. Bu bes denen olayın da pek bi numarası yokmuş oraya bakarsak. Kendimi yormuşum bu kadar sene. Neyse sigara parasına birikim yaptık diyelim.
0
🌸messor
(06.07.23)
Ama sasa uç bir örnek, çok hızlı bir yükselişi oldu. Siz muhtemelen 2014'te ben sasa alayım demezdiniz. Mesele yatırım olunca en iyi diye bir şey olmuyor, her zaman daha iyi bir seçenek var. Paranızı ayırın da, önemli olan o. Benim de bes'im var şahsen. Bugün bunlara kafa yoracak enerjim yok çünkü :D
0
akhenaten
(06.07.23)
bes zaten adı üstünde bir emeklilik sistemi. insanlar her ay 300-500 lira atıp neden 2 sene sonra bir araba parası çıkmasını bekliyor buradan anlamış değilim. sadece para atayım değerlensin çekeyim diyorsanız gidip borsaya yatırım yapın zaten.

sen doğru olandan ilerlemişsin ama yabancı hisselere ağırlık verebilirdin 2018'den sonra. çünkü dolar-tl dengesi 18'den sonra bozuldu gitti. yabancı teknoloji fonları, sağlık fonları, altın vs fonları zamanına ve piyasasın göre 6 ayda bir değiştire değiştire ilerleyenler var. ben şahsen 3 senedir içindeyim ve çok geciktiğimi düşünüyorum daha genç olmama rağmen. bir arkadaşım var 33 yaşında 24'ten beri düzenli yatırım yapmış ilk 2 seneden sonra da sürekli fonları değiştire değiştire ilerliyor. başlangıçta 250 lira ile başlamıştı şu an 2000 ile devam ediyor mesela geçen random bir hesap yaptırdık böyle giderse 56 yaşından sonra 10 yıl boyunca aylık bugünkü parayla 17bin lira mı ne maaş alacak mesela. ee zaten kendi maaşı da varken falan baya rahatlarım diyor. yeri gelince abd hisseleri yeri gelince altın sürekli fonları değiştirmek piyasaya ona göre hareket etmek lazım. ben doların 29'da falan duracağını görsem hepsini tr hisselerine çevirecem mesela ama kkm yüzünden mb'ye para basma yükü bindi o da enflasyon olarak döneceği için 31-32 mi olur göremiyorum önümü.

sonuç olarak bu bir emeklilik sistemi. aylık prim yatırır gibi devam etmek + düzgün fonlarda kalmak tek mevzu. ama siz 2014'te aylık 75$ yatırırken şimdi 15$ yatırıyormuşsunuz bu da mantıklı değil. min 75 ile devam etmenizi önerirdim.
0
avatar is back
(06.07.23)
@messor hocam, gayet iyi bence. böyle devam et. kar topu etkisini göreceksin. hisse senedinde kalmaya devam et. aylık ödemeni artırarak devam et hatta. müthiş iş çıkarmışsın. bileşik getirinin gücü çok korkunç. 15 yıl sonra inanılmaz paraların olacak.

spesifik olarak x bir hisseyle kıyaslamak dünyanın en saçma şeyi sakın o tuzağa düşme.

aynen devam çok doğru yoldasın!
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.07.23)
Bence gayet güzel getiri devam et
0
Topalordek
(06.07.23)
Eyvallah çok sağolun. Aynen böyle devam ediyorum zaten bir aksilik olmazsa 56 yaşına kadar. Epey süre var daha çok birikim olur heralde.
0
🌸messor
(06.07.23)
(7)

1.5'lik depremi hissetmek ?

darth plix
1.katta oturuyorum. 3.5 katlı bina. 3 kat normal son kat yarım teras.gece deprem hissettim çok küçüktü 1-2 saniye sürdü. 3 civarında bir şeydir herhalde dedim. saati not aldım . sonra baktım 1.5 olmuş 15 km derinlikte.bu durum normal mi bende mı sıkıntı var bina da mı ?
1.katta oturuyorum. 3.5 katlı bina. 3 kat normal son kat yarım teras.

gece deprem hissettim çok küçüktü 1-2 saniye sürdü. 3 civarında bir şeydir herhalde dedim. saati not aldım . sonra baktım 1.5 olmuş 15 km derinlikte.

bu durum normal mi bende mı sıkıntı var bina da mı ?
0
darth plix
(06.07.23)
zemin ve bina çok etkiliyor. çok sallanması sağlam olmadığı anlamına gelmez seniyor genelde ama... o işin düzgün yapıldığı yönetmeliğe uygun binalar için geçerli tabi.

benim de 2000 öncesiydi eski ev, yüzlerce km uzaktaki ortalama depremleri de hissediyordum yakınlardaki küçük depremleri de. gece uykumdan uyanıyordum ekşiye girip bakıyorum deprem başlığı açılmış oluyordu hop 500km uzakta filan... yeni eve taşındığımdan beri henüz bir kez bile deprem hissetmedim.
0
konetsu
(06.07.23)
Yalnız saat "3 civarı" civarı 1,5 deprem için çok geniş bir aralık. Eğer merkez üssü tam yatağınızın altı değilse çok hissedilebilir bir deprem değil çünkü.

Büyük ihtimalle gece çarpıntı yaşayıp onu deprem sanma olasılığınız var mı? Ben bunu birkaç kere yaşadım.
0
akhenaten
(06.07.23)
Deprem sanrısı.
Şimdinin saatini de not al deprem olmuştur.
0
pavlis
(06.07.23)
hocam arada sallanti hissediyorsan norologa bir ugra..
0
cooperr
(06.07.23)
köpek hisleriniz yoksa 1,5 luk hissedilmez bildiğim kadarıyla, ama derinlik de azmış ondan olabilir belki.
0
hobarey
(06.07.23)
sende sıkıntı. 1.5 depremi hissetmezsin. ben de deprem bölgesinde yaşadığım için her sarsıntıyı deprem zannediyorum ilk dönemlerde. zamanla normale dönüyorsun. depremle yaşamayı da öğrenmen lazım
0
paintov
(06.07.23)
depremler logaritmik ölçektedir yani 5 şiddetinde bir deprem 6 şiddetinde bir depremden 10 kat daha küçüktür. ortalama hissedilen depremlerin 3-4 aralığında olduğunu düşünürsek bunlardan yaklaşık 100 kat düşük bir sarsıntıyı hissetmek pek mümkün görünmüyor.
0
orpheus
(06.07.23)
(8)

İş, işteyken mi bulunur?

darth plix
İş arıyorum bayadır. kiminle konuşsam kötü de olsa bir işe gir daha iyisini çalışırken bulursun, iş işteyken bulunur diyor.bunun bir geçerliliği mantıklı açıklaması var mı?
İş arıyorum bayadır. kiminle konuşsam kötü de olsa bir işe gir daha iyisini çalışırken bulursun, iş işteyken bulunur diyor.

bunun bir geçerliliği mantıklı açıklaması var mı?
0
darth plix
(06.07.23)
Mantıklı açıklaması işi ararken bir yerden iyi kötü para gelmesi. başka bir olayı yok.
0
synesthesia
(06.07.23)
Sizi stratejik ve psikolojik olarak da daha iyi konumda tutuyor.

Bazı şirketler cv'nizde o anki çalışma durumunuzu göz önünde bulunduruyor, mülakatta ailenizle yaşayıp yaşamadığınız gibi şeyleri soruyor. Bu gibi şeyler sizin ne kadar düşük ücrete ikna olabileceğine bir işaret. Bu stratejik kısmı. "zaten bir işim var, kendi evimde yaşıyorum" diyen birini ikna etmek "işsizim, ailemle yaşıyorum" diyen birini ikna etmekten daha zordur.

Psikolojik kısmı da aynı şekilde, zaten hali hazırda bir işiniz varsa maaş pazarlığını daha rahat yaparsınız, blöfler sizi etkilemez.
0
akhenaten
(06.07.23)
Bir ay önce girdiğiniz işte çalışırken başka bir yerle pazarlık yapmanız görüşme esnasında pek işe yaramaz. CV'nizde daha 1 aydır çalıştığınız gözükecek ve paralelde iş arıyorsunuz. Kendileri paralel bir evrende yaşadıkları için benim bildiğim hiçbir İK buna "halihazırda 1 aylık işi varmış ve yeni iş arıyor. olumlu" demez.
0
synesthesia
(06.07.23)
Mantıklı açıklaması şu;
İş bulamazsan sap gibi ortada kalma.
0
etna
(06.07.23)
Mantıklı diğer açıklaması şu;
işsizken başvurduğun firmalar seni parmağında oynatırlar. Bu adam nasıl olsa işe muhtaç bizim verdiğimiz fiyatı kabul etmek zorunda diye düşünürler. İşin varken elin her zaman daha güçlü olur.
0
useless
(06.07.23)
çalışmıyorken maddi sıkıntı çekmiyorsan senin için geçerli değil bence bu içine sinen bir iş olana kadar bekleyebilirsin.
0
hobarey
(06.07.23)
elinizde hali hazırda bir gelir varken daha seçici olursunuz. pazarlığın şartları sizin elinizde olur.

diğer türlü onlar sizi seçer.
0
gurur
(06.07.23)
Etik değil, boşta kalmayayım diye saçma sapan bir yerde saçma sapan bir paraya çalışılmaz.
0
kimlanbu
(06.07.23)
(6)

Açık tenli erkeğe ne renk mayo

Bruce
Cildimin doğal tonu beyaz ama deniz kum güneş modunda azıcık yanınca koyu hale geliyor. Esmer olmuyorum, buğday mı denir ne denir onu da bilemedim.Turuncudur yeşildir bunlar sanki esmer, yanmış kavrulmuş tene daha çok uyuyor gibi geliyor. Özünde beyaz ama kolay birkaç ton koyulaşan biri olarak hangi
Cildimin doğal tonu beyaz ama deniz kum güneş modunda azıcık yanınca koyu hale geliyor. Esmer olmuyorum, buğday mı denir ne denir onu da bilemedim.
Turuncudur yeşildir bunlar sanki esmer, yanmış kavrulmuş tene daha çok uyuyor gibi geliyor. Özünde beyaz ama kolay birkaç ton koyulaşan biri olarak hangi renk mayo uygun gelir?
Koyu yeşil, lacivert uyar mı?
0
Bruce
(05.07.23)
modele gore degisir bence. speedo dedigimiz slip don tarzi bir sey mi dusunuyoruz, yoksa trunk falan mi? yoksa sorfcu sortu mu? elde etmeye calistigimiz vibe ne? normalde siyah der gecerim de soru sorulduguna gore bir stil arayisi var.

edit: blog.arenaswim.com
0
hot potato
(05.07.23)
Koyu yeşil (zümrüt mesela) lacivert, gümüş rengi aksesuar.
0
Amaranta ursula
(05.07.23)
@hot potato, dizüstü şort mayodan bahsediyorum. Stil arayışından ziyade, bir renk görüp beğeniyorum ama direkt tenle kontrast yapacağı için nasıl durur üstümde tahayyül edemiyorum. Günlük giyimde renk kombini ya da ton sür ton yapmak kolay ama tek parça ve 2 değişken için kafamda bişi oturamıyorum. Uyumsuz ya da keko duracak bir renk olmasın yeter aslında.
0
🌸Bruce
(05.07.23)
Ten rengi beyaz olan eşim zümrüt yeşili, gül kurusu, sapsarı desenli ve siyah mayolar giyiyor. Hepsi cok yakisiyor.
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(06.07.23)
Cilt tonundan ziyade cilt alt tonu diye bir kavram var. Kıyafet renkleri daha çok bununla ilişkili, cidden çok fark ediyor.

Cilt alt tonunuzu öğrenin, internette nasıl tespit edebileceğinizle ilgili birçok yer var kolay zaten. Ondan sonra bir renk bulursunuz rahatça.
0
akhenaten
(06.07.23)
mavi ve lacivert diyorum
0
anna sun
(06.07.23)
(2)

2 tane güvercin yumurtası var penceremde napayım

alt4y
anaları olacak zilli uçtu gitti 3 gündür yok.alsam onu pamuklara sarsam sıcak su torbası ile sıcak tutsam yavru çıkarır mıyım?
anaları olacak zilli uçtu gitti 3 gündür yok.
alsam onu pamuklara sarsam sıcak su torbası ile sıcak tutsam yavru çıkarır mıyım?
0
alt4y
(05.07.23)
3 gündür gittiyse büyük ihtimalle yavrular ölmüştür. Diğer ihtimalde de kuluçka makinası olmadan çok zor. Belli bir ısıda tutmanız lazım çünkü ne eksik ne fazla. Yavrular çıktıktan sonrası da ayrı bir dert, velhasıl çok zor iş.

Youtube'da a chick called albert diye bir kanal var ona bakabilirsiniz. O adam çeşit çeşit kuş çıkarıp yetiştiriyor yumurtadan.
0
akhenaten
(05.07.23)
Şundan alırsan başarabilirsin.

www.hepsiburada.com
0
Mirket
(05.07.23)
(3)

Amerika'da turk tv kanallarını nasıl izliyorsunuz?

isminivermekistemeyensuser
evet soru başlıkta.lütfen kesin çalışan sonuçları söyler misiniz?Ek soru: İPTV çalışır mı?
evet soru başlıkta.
lütfen kesin çalışan sonuçları söyler misiniz?

Ek soru: İPTV çalışır mı?
0
isminivermekistemeyensuser
(05.07.23)
Birçoğunun Youtube'da canlı yayını var. TV'den de açabilirsiniz.

TOD (eski adı bein connect) üyeliği alabilirsiniz.
0
akhenaten
(05.07.23)
amerikada değilim ama blutv de yayınlar canlı olarak kanalalrda var.
0
liberal
(05.07.23)
Youtube canli yayinlarini izliyorum. En temiz yolu bu
0
oscar
(06.07.23)
(7)

olesiye bir ameliyat korkusu

Kittie
var bende.olumcul olmayan ama her gecen gun beni daha kotuye goturen bir durumum var. omur boyu ilacla da idare edebilirim ama bu durum beni psikolojik olarak da cok etkiliyor. uzerimde bir yuk adeta. buyuk bir yuk.annem paran da var en iyi yere gidebilirsin ne var korkacak diyor, millet devlet hast
var bende.
olumcul olmayan ama her gecen gun beni daha kotuye goturen bir durumum var. omur boyu ilacla da idare edebilirim ama bu durum beni psikolojik olarak da cok etkiliyor. uzerimde bir yuk adeta. buyuk bir yuk.

annem paran da var en iyi yere gidebilirsin ne var korkacak diyor, millet devlet hastanesinde beyin ameliyati oluyormus ne varmis.
bu soylemler yukumu agirlastiriyor. hic beni rahatlatmiyor. kendimi yetersiz hissediyorum. beceriksiz hissediyorum.

bu veya benzer bir korku konusunda profesyonel destek alan ve sorununu aşan var mi aramizda veya cevresinden benzer bir hikayede bilgi sahibi olan?
ben napsam da bunu aşşam veya?

daha once sedasyonla bir islem yaptirmistim o anestezi uzmanini mi bi ziyaret etsem? ona isinmiştim. ama o sedasyondu pek korktugum bir sey de degildi gerci.

napicam ben arkadaslar ya cok uzuluyorum
0
Kittie
(04.07.23)
Çocukken göz ameliyatı olmuştum. Gözü kara olmak gerekiyor. Ben böyle aşmıştım. Cesur ol. Bayılınca bir şey hatırlamıyorsun zaten. Tüm olay oraya kadar. Şimdiye kadar olup iyileşmiştin. Düşünme. Yap.
0
dissendium
(04.07.23)
hocam tıp manyak gelişti. sizin korktuğunuz ameliyatı her gün binlerce kez yapıyorlar. ben böyle dedim diye "hee tamam" demeyeceksiniz biliyorum ama gerçek bu. benim babam da beyin tümörü sebebiyle ameliyat oldu ama kanserlerin bal porsuğuna denk geldiği için vefat etti. yani onu bile ameliyat edip belli kitleleri almışlardı. artık yerine göre beyni bile açıp biçebiliyoruz. babamdan dolayı biliyorum, aynı koridorda ameliyattan 15-16 saat sonra ayaklanıp koridorda ve hatta dışarıda gezintiye çıkan hastalar vardı.

acil şifalar dilerim, korkuya gerçekten yapacak çok bir şey yok, ne denir bilmiyorum ama çözümü olan bir şey için bu kadar canınızı sıkmayın derim. bırakın ameliyatı yapacak olan korksun, siz ne korkuyorsunuz? siz zaten fiu fiu iki dakikada girip çıkmış gibi hissedeceksiniz.
0
mark greg sputnik
(04.07.23)
sakinleştirici alınca dünya umurunda olmuyor:)
0
nothing in my way
(04.07.23)
Bu arada devlet hastanelerindeki ameliyat güvenliği özellerden daha iyi oluyor genelde. Annem 30 sene devlette ebe hemşire olarak çalıştıktan sonra 2 sene İzmir'in en iyi özel hastanelerinde çalıştı. Anestezisinden steril malzeme kullanımına her alanda devlet hastanesi çok daha özenli.
0
nundu
(04.07.23)
soyle hastaneye girer girmez yatirip narkozu caksinlar, sonrasi senden cikiyor zaten.

2 sene once ozelde ameliyata girdim, titreyerek ameliyathaneye girdim midem bulaniyor vs, doktor selam nasilsin dedi tam cevap verecektim damardan ne verdilerse tak diye salteri kaldirdilar, ruya bile gormedim.

1 saat sonra hasta bakici tokadi basinca uyandik.
0
cooperr
(05.07.23)
Ben bu gibi sorunları "korkarım da yaparım da" şeklinde çözüyorum.

Korkmanız olağan, her canlının hayatta kalma içgüdüsü var ve bu çok güçlü. Korkunuzu tam olarak yenemezsiniz. Bu olacak. Ancak neticede olayın hiçbir kısmına şahit olmayacaksınız. Teknoloji güzel bir şey, elinizi taşa vursanız daha çok acı çekersiniz ameliyat olmaya göre. Siz uyuduktan sonra da gözünü yatağınızda açacaksınız ve hepsi bitmiş olacak.

Ayrıca zaten bir aşamada sizi uyutmadan önce sakinleştirici veriyorlar. Çok güzel bir his, değişik bir ortama gireceksiniz. Merak duygunuzu ağır bastırmaya çalışın.
0
akhenaten
(05.07.23)
emdr terapi deneyebilirsiniz belki? bu korkunun bir nedeni, dayandigi bir temel olmali, onu bulunca onun etkiledigi diger olaylara da hissimiz ve bakis acimiz degisiyor. hatta belki korku bile olmayabilir sizinki, mesela ameliyat olunca, girerken caresiz mi hissediyorsunuz, kontrolu kaybettiginizi mi dusunuyorsunuz, bunlar sizde korku hissi ya da kaygi yaratiyor olabilir, bunun da muhtemelen ilk cikis noktasi olmali, yasadiginiz bir sey, bir deneyim vs.
emdr terapi kisa sureli oluyor genellikle, ise yarayabilir diye dusunuyorum.
0
songforsomeone
(05.07.23)
(6)

İngilizce adres yazmak yardim. kafam baya karisti

Slynmaster
Province - İlDistrict - İlçeNeighborhood - semt mi Mahalle mi anlamadim lutfen semti ve mahalleyi yazar misinizSuburb - cozemedimRoad - CaddeStreet - SokakApartment building - Apartman binasıFloor - KatApartment no - Apartman numarasıYazdiklarim dogrumu acaba en cok mahalle semt ve ilceyi cozemiyor
Province - İl
District - İlçe

Neighborhood - semt mi Mahalle mi anlamadim lutfen semti ve mahalleyi yazar misiniz
Suburb - cozemedim
Road - Cadde
Street - Sokak
Apartment building - Apartman binası
Floor - Kat
Apartment no - Apartman numarası


Yazdiklarim dogrumu acaba en cok mahalle semt ve ilceyi cozemiyorum cunku sozlukte hepsinde ayni seyler yaziyor. Districtte bircok anlama geliyor tesekkur ederim
0
Slynmaster
(04.07.23)
Suburb şehir merkezinden biraz uzakta konumlanan yaşam alanı kurulan bölge(ler). Banliyö olarak da çevirilebilir gibi ama dahası var.

Şehirden şehire gentrification muhabbettine bağlı olarak gelir seviyesi düşük olanların yaşadığı da olabilir ya da uzakta daha geniş kendi yerleşim yerini kuran zengin mahaller de olabilir. Örnekler mevcut.

Diğer yazdıklarının çevirisinde sıkıntı yok gibi. Province - district muhabbeti ülkenin hukuken idari yapılanmasına göre de değişir tabii.
0
AlsterWasser
(04.07.23)
Adres yazarken bunların neredeyse hiçbirine ihtiyacınız olmayacak ki?

Siz Türkiyeye gelecek bir posta için Türkiye'deki adresinizi mi İngilizceye çevirmeye çalışıyorsunuz? Eğer öyleyse adresi Türkçe verin zaten. Sizden özellikle ingilizceye çevrilmiş bir adres mi istediler?

Yok eğer ingilizce konuşulan ülkelerden birinde bulunan bir mekanın adresini yazmaya çalışıyorsanız hangi ülke olduğunu da belirtirseniz faydalı olur çünkü yazım biçimleri değişebiliyor.

Eğer sadece öğrenmek için soruyorsanız province tam olarak il değil. Province ülke sınırlarından sonra gelen en geniş yerel yönetim biriminin adı. Bu federal bir ülke için eyalet adı olur, bizim gibi üniter ülkeler için il adı olur. Bunun bir alt kümesi county. Ancak örneğin county bizdeki ilçeye denk gelmiyor. District de aynı şekilde bizde tam karşılığı yok; bunlar yasal olarak oluşturulmuş belli kurumların sorunluluk bölgeleridir. Örneğin itfayeye kayıtlı districtlerle polislere bağlı districtler değişebilir.

Tabi bu söylediklerim abd özelinde böyle, ingiltere için farklı mesela. Bunlar idari bölümlendirmeler, yasalarla üretilen tanımlar. Evrensel geçerlilikleri yok, karşılık aramaya çalışmamalısınız.
0
akhenaten
(04.07.23)
Tam zıddı olarak city, town, neighborhood gibi kavramlar da resmiyette olmayan konuşma dilinde geçerli kavramlar. Bunların karşılıkları bulunur.

City - Şehir
Town - Kasaba
Neighborhood - Mahalle (ama halk arasındaki anlamda mahalle, idari mahalle sınırları anlamında değil. muhit demek kısaca.)

Semt yerine de neighborhood geçerli olur.
0
akhenaten
(04.07.23)
bunların direkt bir karşılığı türkçe'de ve türkiye'de olmadığı için çeviremezsiniz. ayrıca ingiltere-abd arasında bile bahsettiklerin arasında farklar var. sen hangi ülkeyi kast ediyorsun öncelikle onu belirtmen gerekiyor. ingiltere'de kontluk, bölgeler, merkezler tonla spesifik, buralara özgü ve ne tr'de ne de abd'de olmayan şeyler var. bunlar çevrilemez. eyalet kelimesi çok iyi bilindiği için hemen kafamızda ne olduğu canlanıyor ama hiç bilmediğini düşünelim, sana eyaleti nasıl anlatabilirdik ya da türkeesi olmasaydı nasıl çevirebilirdik? yok çünkü öyle bir şey.

sorunu biraz daha netleştirebilirsen ve ülkeyi belirtirsen daha sağlıklı yardımcı olabiliriz
0
avatar is back
(04.07.23)
Arkadaşlar avusturalyali bir bireye yaşadigim yerleri anlatiyorum sürekli adres tarifi muhabbeti oradan geliyor
0
🌸Slynmaster
(04.07.23)
yaw adres tarifi ulkeye gore degisir, boyle kasmaya gerek yok.
bizde sokak/bina numarasi/daire numarasi/mahalle/ilce/sehir olarak gider iste..

sokak - street
mahalle - neighbourhood
ilce - district
sehir/il - city

province - bolge, ic anadolu/karadeniz/marmara vs.

bizim adresleri adamlarin formatina uydurmana gerek yok..
0
cooperr
(04.07.23)
(6)

+62 ülke kodu ile whatsapp’tan mesaj gelmesi

invictae
İşletme hesabı görünüyor. Alan koduna baktım Endonezya. Merhaba yazdı. Engelledim anında. Bir sıkıntı cıkar mı? Daha önce hiç bu tarz şeyler gelmedi başıma, hacklenme vs yaşamadım hiç. Şu anda hacklenmiş olmuyorum değil mi? Cahil gibi sorduğumun farkındayım kusura bakmayın.
İşletme hesabı görünüyor. Alan koduna baktım Endonezya.
Merhaba yazdı. Engelledim anında.

Bir sıkıntı cıkar mı? Daha önce hiç bu tarz şeyler gelmedi başıma, hacklenme vs yaşamadım hiç.

Şu anda hacklenmiş olmuyorum değil mi?

Cahil gibi sorduğumun farkındayım kusura bakmayın.
0
invictae
(04.07.23)
bu sıralar böyle bir furya çıktı numaralarımız artık kimlerin eline geçtiyse böyle garip garip mesajlar geliyor. sıkıntılı bir durum yok engelle geç
0
semaforo de medianoche
(04.07.23)
dün benzerini yaşadım kamboçyadan ^^ devamında şunları diyecekti: Merhaba, ben "Google Maps" online mağazasından Jessa ve harika bir yarı zamanlı işim var.
İşimiz basit: İşletmelerine beş yıldızlı yorumlar eklemelerine yardımcı olarak işletmelerin Google Haritalar'daki görünürlüğünü artırmak. Bu iş cep telefonunuzla yapılabilir
İş basit, belirtilen satıcıya Google Haritalar'da 5 yıldız verin, satın alma gerekmez, yarı zamanlı işe katılmak için lütfen bilgileri doldurun ve ardından ilk iş görevinde size rehberlik edeceğim
İşi kabul ediyor musun?
0
pide
(04.07.23)
Bana da birer kere fas ve nijer'den iki kere de amerikadan whatsapp mesajı geldi son 2 haftada. Kimlerin eline geçti numaralar kim bilir.

Bir sorun çıkmaz, ancak cevap vermeyin. Bu tarz şeylerde cevap aldıkları numaralara iyice abanıyorlar. Cevap vermeden engellerseniz azalarak biter. Dönem dönem veriler bir yerlere sızıyor, satılıyor vs. Yılda 1-2 kere böyle bir rüzgar vurup gidiyor bana. Hep mail veya arama yoluyla olurdu bu. Whatsapp olayı da yeni çıktı.
0
akhenaten
(04.07.23)
Yeni bir dolandırıcılık zinciri.

Zincirin eski halkalarından tokatladıkları ile size 50-100tl gönderip sizden daha fazlasını kopartmaya çalışıyorlar. Ben önce küfredip peşinden engelleyip spam olarak bildiriyorum.
0
kimlanbu
(04.07.23)
Birkaç gün içinde 2 defa +1'le başlayan numaradan merhaba mesajı geldi. Engelleyip sildim ikisini de
0
birmilyonunvarmi
(04.07.23)
Son 15 gün icinde Rusya, Hindistan ve Samao dan gelen mesaj ve aramalar ile benzer deneyimler yaşadım bende
0
jjimyl
(04.07.23)
(4)

istifa etme ve izin ücreti ödenmesi konusunda

stationary traveller
merhaba, istifa ediyorum ve bir şey sormam gerek. benden bir kağıda kendi isteğimle istifa ettiğimi ve herhangi bir alacağımın olmadığını yazıp imzalamamı istediler. sorum şu, isterlerse izin ücretimi vermeyebilirler mi böyle bir durumda? (bu arada davranış olarak herhangi bir sıkıntı yok sadece mer
merhaba, istifa ediyorum ve bir şey sormam gerek. benden bir kağıda kendi isteğimle istifa ettiğimi ve herhangi bir alacağımın olmadığını yazıp imzalamamı istediler.

sorum şu, isterlerse izin ücretimi vermeyebilirler mi böyle bir durumda? (bu arada davranış olarak herhangi bir sıkıntı yok sadece meraktan soruyorum)
0
stationary traveller
(04.07.23)
Mesele sadece ödeyip ödememeleri değil aslında. Siz genel olarak alacağım yoktur diye bir beyana imza atarsanız bunu kullanarak isterlerse olayı yokuşa sürebilirler. Yani birçok işçi davalarda haklı olmalarına rağmen alacaklarını geç ve zar zor alabiliyorlar bunda bu gibi şeylerin de payı var.

Eğer şirkete güvenmiyorsanız alacağınızı alıp öyle imza atın ya da izin günleriniz için şerh düşerek imzalayın.
0
akhenaten
(04.07.23)
akhenaten +1.

sakın alacaklarınızı almadan imza atmayın. aynı şeyi bana da denediler, alacaklarımı almadan imza atmam diyince bir anda kanlı bıçaklı olduk, bize neden güvenmiyorsun falan demeye başladılar. üstüne bir de yatırdıktan sonra "biraz fazla yatırdık harçlık olsun eheeh" gibi birşey söylediler ki alacaklarımı hesaplamıştım, yine de eksik yatırmışlar. lanet olsun diyip eksik yatmasına rağmen atmıştım imzamı hesabıma para geçtikten sonra.
0
mrtkp1234
(04.07.23)
Güzel ayrılacağınız bir yer bile olsa işleri tatsızlaştırmak için yapılabilecek en saçma hareket.

Bence doğru olan önce istifa dilekçesini vermek, alacak verecek hallolunca da alacağım yoktur diye kağıt imzalamak.

İçerde kalan izinleri vermeyebilirler, anlaşma yoluna gitmek en iyisi olur. İzinler ihbar süresinden düşülemiyor normalde ama böyle bir çözümü kabul ederlerse ne ala.
0
kimlanbu
(04.07.23)
sakin oyle bir sey yapma, ilerde basin agrir. once istifa edersin sonra muhasebe icerde kalan gunlerini ve alacagini vs hesaplar sonra o para hesabina yattiktan sonra ancak oyle bir kagit imzalanir. bunu bastan isteyen bir isveren de yuksek ihtimalle kotu niyetlidir. uygun bir dille soylersin kavga gurultu cikarmadan.
0
bay b
(04.07.23)
(7)

Hala ailenle mi yaşıyorsun sorusu

dakota
Amerikan filmler izlediğinizde birçok kez karşınıza çıkmış olan sahnelersen biridir. O sahnede hala ailenle mi yaşıyorsun sorusu sorulur. Aile ile yaşamak ayıp mıdır? Aileden ayrı yaşamak kesinlikle gerekli midir? Bu soru neden sorulur?
Amerikan filmler izlediğinizde birçok kez karşınıza çıkmış olan sahnelersen biridir. O sahnede hala ailenle mi yaşıyorsun sorusu sorulur. Aile ile yaşamak ayıp mıdır? Aileden ayrı yaşamak kesinlikle gerekli midir? Bu soru neden sorulur?
0
dakota
(04.07.23)
ABD'de 13-15 yaşlarında çocukların kendi harçlıklarını kazanmaları teşvik edilir, yani maddi bağımsızlığa giden yolda ilk adımları bize göre çok erken yaşta atıyorlar. Bizde 27-28 yaşlarına belki daha sonrasına kadar aileye bağımlı yaşayan gencimiz çok fazla. Tabi bunda ülkenin ekonomik durumunun payı da büyük.

Genelde çok daha bireyci bir toplum ABD, yani bireyin maddi manevi bağımsızlığı, gücü Türkiye'ye kıyasla daha değerli görülür toplum gözünde. Bu söylediğinizde bunun da payı var. Aile desteğini hissetmek elbette önemli ve kıymetli ama bana sorarsanız bizde biraz suyu çıkıyor. Okulunu bitirmiş, maaşını kazanan biri aileden ayrı yaşamalı diye düşünüyorum. Tabi şu anki ekonomik durumda çok çok zor, bunun da farkındayım.
0
fotrsapka
(04.07.23)
eğer bir zorunluluk yoksa yaşanmamalı bence. maddi durum elveriyorsa, ailenin evlada özel bi ihtiyacı yoksa birey olma açısından ayrı eve çıkılmalı diye düşünüyorum
0
jelly bear
(04.07.23)
her ülkenin dinamikleri farklı. orada biraz kendi ayakların üzerinde duramamak gibi. ama tam zamanlı bir işle de alakalı değil. part time çalışıp da arkadaşla falan bir eve çıkmak yaygın sanırım.

türkiye'de aile bağları, kültür, ekonomik sebeplerden dolayı o kültür de pek yok.
0
blackkmamba
(04.07.23)
1. Kendi basina yasamak, kendi parani kazanmak, kendi isini gormek falan olgunluk gostergesi.

2. Amerikan filmlerinde gormenin sebebi ABD (simdi o eski havasi kalmadi ama) 80'lerde 90'larda falan ozellikle malum zengin bir yer. Is bulmak cok kolay. Ev ucuz, araba ucuz. Bu kosullarda tutup kendi evinde ozgurce yasamiyorsan sende bir sorun vardir alt metni mevcut yani. Neticede Turkiye gibi fakirlik, mecburiyetten aile evinde yasamak zorunda olma durumu yok.
0
hot potato
(04.07.23)
Arkadaşların dediği gibi ABD'de erkenden evden ayrılması bekleniyor insanların. O yüzden belli yaşı geçip ailesiyle yaşayanların stereotipleri hep bir baltaya sap olamamış, genellikle bodrumda bir oda yapılmış orada tüm gün bilgisayar başında geçiren göbekli loser tipler olarak tasvir ediliyor. Sosyal interaksiyon eksiklikleri yaşadıkları için de genelde sorunlu insanlar oluyor. Bu incel, red pill tarzı gerzek mevzuların takipçileri falan bu tarz insanlar genelde.

Yani Türkiye'de 26-27 hatta 30 yaşında ailenle yaşayıp sosyal açıdan sağlıklı bir birey olabilirsin. Sorumluluk alma açısından da illa tek eve çıkmak gerektiğini düşünmüyorum. Ben 25 yaşında aile evinden ayrıldım, başka evde yaşamaya alışmam 2 saat sürmedi yani çünkü aile evindeyken de belli sorumluluklarım vardı.

Ha tabii iki ülkede de ters örnekler de bolca vardır ama bence genel olarak durum bu şekilde. Bence türkiye'de ayrı eve çıkmak iyi bir şey olsa da "birey olmak" için illa yapılması gereken bir şey değil. Birey olmak ayrı bir dairede yaşamaya bağlı bir olgu değil çünkü.
0
nundu
(04.07.23)
Birçok kişi demiş ama bu ülkeden ülkeye değişiyor.

ABD'de bu desteklenen bir şey. ABD kültürü bize birçok anlamda benziyor ama birçok anlamda da farklı. Örneğin İtalyanlarda bu denli bir hassasiyet yok. Bizim ülkede hiç yok, hatta bizde evlenene kadar ayrı eve çıkmamak desteklenen bir durum.

İyi mi kötü mü konusu da hangi bakış açısından yaklaştığınıza bağlı haliyle.
0
akhenaten
(04.07.23)
ABD ya da çoğunlukla batı kültüründeki kadar erken olmasa da aileden ayrı kesinlikle yaşanması gerektiğini, çocuğun kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini düşünüyorum. Tabii bu aile bağlarının kopması anlamına gelmiyor. Bizim kültürümüzde aileyle aynı evde 30 yaşına kadar yaşasan da ayıp değil. Hatta ayrıldığında ayıplanır, hele ki kadınsan. İstisnalardan bahsetmiyorum. Ekonomik durum, konut sıkıntısı varken Türkiye'de zaten henüz bunu başarmak zor. Ancak ayrı şehirde iş bulmuşsan ayrı yaşarsın.
0
skywalker.anakinn
(06.07.23)
(7)

kıfayet dikmek

blackkmamba
bir süredir istediğim gibi bir pantolon bulamayınca diktireyim dedim. kumaşlara falan bakınca çok ucuz olduğunu gördüm. mesela keten kumaşların metrekaresi 100-150 lira. ama mavi'de keten gömlek 700 lira. daha pahalı olan yerler de yar. giyim endüstrisinde bu kadar kar var mı gerçekten? bir de sizce
bir süredir istediğim gibi bir pantolon bulamayınca diktireyim dedim. kumaşlara falan bakınca çok ucuz olduğunu gördüm. mesela keten kumaşların metrekaresi 100-150 lira. ama mavi'de keten gömlek 700 lira. daha pahalı olan yerler de yar. giyim endüstrisinde bu kadar kar var mı gerçekten?

bir de sizce pantolon, gömlek falan dikilir mi? kalıp çıkartıp dikmek zor değil gibi geldi. özellikle aradığım ve sürekli giyeceğim bir pantolon var. tam olarak bulamadım aradığım gibi. gabardin kumaşla dikicem.
0
blackkmamba
(04.07.23)
Bro giyim sektöründe tabii ki kar var ama sen Mavi'yle kendini neden bir tutuyorsun o adam kira ödediği AVM içindeki mağazanın temizliğinde kullandığı paspasa kadar her şeyin giderini ekliyor o fiyata, sen öyle değilsin onun maliyetiyle senin maliyetin aynı değil ama tabii ki buna rağmen güzel kar yapıyorlardır muhakkak, yoksa neden bu işi yapsınlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.07.23)
1. Zaman ayirip deneme yanilma ogrenmeye usenmiyorsan dikersin. Youtube'da anlatiyor bir suru video.
2. "giyim endüstrisinde bu kadar kar var mı gerçekten" kar 700 lira gomlek fiyati - 150 lira kumas fiyati = 550 lira diye hesaplanmiyor ki. Mavi'nin reklamdan isciye bin tane gideri var o arada. Diger cogu marka da zaten mavi'nin sattigi fiyata satamiyor.
0
hot potato
(04.07.23)
Zaman ve para ayırıp öğrenmeye üşenmiyorsanız dikersiniz. Dümdüz bir tişört veya yazlık elbise dikmek daha kolay, onların bile kolunu, yakasını düzgün yapmak için birkaç sefer denemeniz gerekir.

Baya mağazada satılan takım elbise içine giyilen gömleklerden dikecekseniz çok fazla detayı var. Robası ayrı, yakanın iki tarafını simetrik yapmak ayrı, manşetleri ayrı, ilik açması ayrı. Pantolon da aynı şekilde çok detayı olan bir şey, kemer köprüsüne kadar her şeyi dikeceksiniz.

Hazır alınmış (ya da terziye ısmarlama diktirilmiş) kadar iyi duracak giysiler dikene kadar epey zaman ve kumaş harcamanız gerekir ama yapılmaz değil. Ben de öğrenmek isteyip bir türlü girişemiyorum :)

* Youtube'da bir sürü video var, ücretli dersler veren web sitelerinde dikiş dersleri var, bir de şöyle bir yarışma var: www.youtube.com

(Bir de "kıyafetlerin kifayetsiz kaldığı yerdesiniz" dememek için kendimi tutmaya çalıştım. Tutamadım. Ben şöyle kenardan kenardan kaybolurum kendim, teşekkürler.)
0
kobuzchu kiz
(04.07.23)
reklamların vs. o kadar arttırdığını sanmıyorum maliyeti. diğer maliyetlere rağmen ciddi bir kar var. ölçek ekonomisinden dolayı 150 liradan da ucuza mal edebilir. maliyetin 7-8 katına satılıyor.

diğer yandan serbest piyasa. eleştirmiyorum. sonuçta ucuza satma zorunluluğu yok. isterse 7 bin liraya da satar. bence bir sıkıntı yok. ancak hammaddenin bu kadar düşük olmasına şaşırdım baya.
0
🌸blackkmamba
(04.07.23)
İşte abi şaşırmana gerek yok şimdi pazara gitsen domatesin kilosu 20 lira ama üretici bu domatesi belki 1 liradan veriyordur, biz aralardaki aracılardan kar oralarından kıldan yünden geçtikten sonra satın alıyoruz, seninki de o hesap işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.07.23)
Zaman zaman terziye gömlek diktirmiş, kısa süre de olsa tekstil sektörünün içinde bulunmuş biri olarak bildiklerimi paylaşayım.
Dikiş, terzi işidir. Terzilik, çıraklık, kalfalık ustalık evreleri gerektiren ve beceri isteyen bir iştir. Makineyi koydum önüme, kumaşı aldım elime ile olacak iş değildir.

İyi bir terziye iyi bir kumaştan iyi bir gömlek diktirmek istiyorsanız, iyi bir markanın gömlek fiyatının biraz daha fazlasını gözden çıkarmalısınız.

Kumaş seçimi çok önemli. Piyasada asla etiketine güvenmeyeceğin milyon çeşit kumaş var. Mavi'den aldığın gömlek ikinci giyişte yamulursa gider iade edersin ama aldığın kumaşla diktirdiğin gömleğin ağzı burnu kayarsa derdini marko paşaya anlatırsın.

Evet, tekstil sektörü çok büyük, tutunması çok zor ve tutunulduğu taktirde patronlarının inanılmaz paralar kazandığı bir sektör.
0
Mirket
(04.07.23)
Dikilir, ben bir kere denemek için diktim çok da güzel oldu. Ancak şöyle bir şey var, benim aile geçmişimde terzi çok. Dedemin dedesine kadar gidiyor. Haliyle ustalık statüsünde birçok tüyo aldım o işe giriştiğimde.

Eğer böyle bir olanak yoksa başlangıçta ağır aksak şeyler dikersiniz ama giyilecek gibi de olmaz büyük ihtimalle, ama devam ettikçe gelişir. Sorun şu ki devam edebilir misiniz? Özel terziler boşa para kazanmıyor sonuçta.

Ama bence deneyin, eğlenceli bir şey.
0
akhenaten
(04.07.23)
(2)

Çalışmaya geri dönmek

poşet
mayıs ve haziranın başında çok yoğun çalışmak zorunda kaldım. Sonrasında şahsi işler nedeniyle izin aldım bir hafta falan o işler de çok yordu. İzin sonnrasında işler hiç yoğun değildi ama yine şahsi işler stresler vardı biraz. Sonra hastalandım sanırım yoğun tempo ve stres yorduğu için birkaç gün y
mayıs ve haziranın başında çok yoğun çalışmak zorunda kaldım. Sonrasında şahsi işler nedeniyle izin aldım bir hafta falan o işler de çok yordu. İzin sonnrasında işler hiç yoğun değildi ama yine şahsi işler stresler vardı biraz. Sonra hastalandım sanırım yoğun tempo ve stres yorduğu için birkaç gün yatmak zorunda kaldım. Sonrasında bayram geldi yine düzenli çalışmaya başlayamadan 9 günlük tatile girmiş oldum.

Şimdi yeniden aşırı yoğun olmasa da belli bir tempoda çalışmaya dönmem lazım. Ama asla canım istemiyor. İşin kötüsü şu an yapmam gereken işlerde deadline vs yok. Yaparsam faydası kendime olacak şeyler. Ama zihnen yıprandım son 6 ayda ve yeniden başlayacak motivasyonu bulmakta zorlanıyorum.

Ne yapacağız?
0
poşet
(03.07.23)
Erken uyuyun. Uyuyarak dinlenin. 21 22 olunca uyuyun.
0
dissendium
(03.07.23)
Yoğun bir dönem sonrası (iş+lahsi işler) temponuz normale dönmüş. Sonrasında "yine düzenli çalışmaya başlayamadan" diye bir ekle tatile girdiğinizi, sonra yine çok da yoğun olmayan bir tempoyla işe başlayacağınızo söylemişsiniz.

Yani meselenin fiziksel olmaktan çok zihinsel olduğu malumunuz sanırım. 9 gün tatilden çıkıyorsunuz sonuçta.

O halde dissendium'un dediği gibi uyku düzeni çok fark yaratıyor. Aynı şekilde kahvaltıyı aksatmamaya çalışın, düzgün beslenin. Hızlı, sihirli bir etki beklememelisiniz, zamanla düzelecek. 1-2 ay sıkın dişinizi.
0
akhenaten
(03.07.23)
(6)

metrodaki kişi ne demiş olabilir? (ingilizce-londra)

avatar is back
metro ani hareket edince savrulup arkamdaki kızın ayağına bastım dönüp "ı'm sorry" dedim o da bana tam anlamadım ama "your curby - your courby" gibi bişey dedi. türkçe olarak yazarsam "your körbi - korbi" gibi bişey duydum ama emin değilim. sonra yanındaki herkes güldü mahcup oldum da anlamadım ne d
metro ani hareket edince savrulup arkamdaki kızın ayağına bastım dönüp "ı'm sorry" dedim o da bana tam anlamadım ama "your curby - your courby" gibi bişey dedi. türkçe olarak yazarsam "your körbi - korbi" gibi bişey duydum ama emin değilim. sonra yanındaki herkes güldü mahcup oldum da anlamadım ne demek bu?

not: şehir-dil ve cinsiyeti fikir vermesi için yazdım. sözlüklerde ve chatgpt'de sordum detaylı anlattım bilemediler sokak ağzı sanırım
0
avatar is back
(03.07.23)
no biggie falan demiş olabilir mi?
0
kirby
(03.07.23)
No worries
0
zimbirik
(03.07.23)
küfretmiş gibi. linkteki 3. anlam.

slangdefine.org
0
mutlu yillar sana
(03.07.23)
Your courtesy demiştir, "thank you for your coutesy" denek yerine kısaltmıştır. Özür dilediğiniz için çok incesiniz manasında bir laf
0
akhenaten
(03.07.23)
Gülerek söylemediyse curby demiştir kötü anlamda at kafası gibi bir anlam
0
shredd
(03.07.23)
hurt me-worries değildi. k,r,b kelimelerinden eminim. courby-curby,curbie her ne ise ondan emin değilim ve anlamını bulamamıştım sanırım.

mekandan dönen ve bağıra bağıra gülüp konuşan bir gruplardı, kibar söylediklerini düşünmedim o yüzden takılmıştım. en mantıklısı "mutlu yıllar sana" ve "shredd"in dedikleri gibi duruyor. kibar ve gülerek söylemişti ama gülüşler pek öyle değildi lol. çok teşekkürler bilgilendirmeler için
0
🌸avatar is back
(03.07.23)
(16)

Hakeret küfür vs

yalniz kizkulesi
İlişkide ne sıklıkla küfür hakaret edersiniz yada edermisiniz ?A) hiç etmem salak aptal lan bile demem o da demezB) ufak tefek kırıcı olmayan küfürler şakayla karışıkC) kavga anında ederim pişman olurumD) karşılıklı ederiz birbirimizden alınmayız küfür etmemek kasıntı asıl
İlişkide ne sıklıkla küfür hakaret edersiniz yada edermisiniz ?

A) hiç etmem salak aptal lan bile demem o da demez
B) ufak tefek kırıcı olmayan küfürler şakayla karışık
C) kavga anında ederim pişman olurum
D) karşılıklı ederiz birbirimizden alınmayız küfür etmemek kasıntı asıl
0
yalniz kizkulesi
(30.06.23)
A samimiyet yakınlık= küfür algısı olanlar var. Birbiriyle konuşurken amk ka ekleyen bi çift bile görsem korkunç geliyor. Karşılıklı küfür daha da kötü bence
0
yazdonumu
(30.06.23)
a
0
freebird5406_2
(30.06.23)
A
0
Amaranta ursula
(30.06.23)
Ses yükseltme bile olmamalı diyerek artırıyorum. A tabii.
0
ruhen hastayim ben
(30.06.23)
İlişkinin temelinde saygı olmalı A dışına asla çıkılmamalı. Çıkmam.
0
Mirket
(30.06.23)
A
0
mor oje
(30.06.23)
dogdugumdan beri elime kadin eli degmedi ancak iliski demissin dolayisiyla insan iliskisi olarak anliyorum
yakin arkadaslarim disinda kimseyle kufurlu hakaretli konusmam
0
nibba
(01.07.23)
A
Ama türk kızları için d. Gizli d.
0
pavlis
(01.07.23)
Küfür, hakaret, beddua etmeyiz. Sık sık tartışsak da...

Bazen dayanamayıp kendime ettiğim oluyor çok nadir. Ancak karşı tarafa asla...
0
yadigar
(01.07.23)
a
0
Kittie
(01.07.23)
Tartışmasız A
0
2027
(01.07.23)
Çok çok uzun bir ilişki süresince, bunun dışında flortlerde vs hiç bir hakaret duymadım etmedim.
Okulda falan arkadaşlarınla olur da ilişki de hiç bir şekilde kabul edilecek bir şey değil. Gördüğümde de varoş damgasını basıyorum.
Ha, çevremde de böyle bir şey görmedim.
0
kisa
(01.07.23)
A.
0
chihirovekohaku
(01.07.23)
Agresif veya ciddi tondaysa A, hiçbir zaman. Ama bazen şımarık modda "yaa salak şey ashahs" falan dediğim oluyor.
0
akhenaten
(01.07.23)
A
0
zimbirik
(01.07.23)
E)Kavga anında ederim pişman da olmam.
0
Avoiding The Puddle
(12.07.23)
(4)

Bulut bilişim (cloud) nedir?

socially awkward
cloud ile iphone'daki icloud mu kastediliyor?
cloud ile iphone'daki icloud mu kastediliyor?
0
socially awkward
(26.06.23)
cloud teknoloji ismi. icloud o teknolojiyi kullanan bir marka.

led->philips
0
buenosdias
(26.06.23)
Veriler bir yerde depolanmalı, o yere server deniyor. Server evde kullandığımız bilgisayarlardan daha farklı özelliklere sahip güçlü bilgisayarlara deniyor. Şirketlerin kendi serverları olur, ya da kendileri server kurmaya bunun bakımını üstlenmeye, altyapısını kurmaya vs. bütçe ayırmak istemez ve uzaktan server hizmeti alır. İşte bu uzaktan server hizmeti sağlayan yer cloud serverlar. Neticede bunlar da büyük çaplı bilgisayar ağları. Sizin, bizim, başkalarının verilerini depolayıp aynı zamanda elimizdeki bilgisayarlarla yapamayacağımız güç gerektiren hesaplamaları vs yapıyorlar.

iCloud'da Apple'ın sağladığı bir cloud hizmeti.
0
akhenaten
(26.06.23)
eli5; buyuk sirketlerin (amazon, microsoft, google cloud'daki 3 lider) devasa sunuculari oluyor. bu depolama alanlarini ve islemci gucunu sadece kendi sirketlerinde kullanmak yerine ucuncu sahislara satarak para kazanabileceklerini fark ediyorlar.

boylece kendi evinde, isyerindeki islemcileri ve bellegi kullanmak yerine internet uzerinden daha buyuk depolama alanlarina ve islemcilere ulasabiliyorsun.
0
antikadimag
(27.06.23)
yillar yillar once bir web sitesi, mobil uygulama sunucusu, ya da sirket uygulamlari (muhasebe, finans, hr vs.) sirketlerde bulunan server odasinda veri saklayip calistiriliyordu. tabi bu odanin isletmesinden sorumlu buyuk bir IT ekibi de oluyordu. hatta bu ekip gece nobetine de kaliyordu.

sonra bu sadece bu fiziksel bilgisayarlar, yani sunucular, cesitli firmalardan kiralanip kullanilmaya baslandi. ama bu sunucularin guvenligi, yedeklenmesi, bir problem olursa kurtarilmasi, network ayarlari yine bu IT ekibinin sorumlulugundaydi. Buna dedicated veya shared server kiralama deniliyordur.

daha sonra amazon, google, microsoft gibi firmalar bu sunucu kiralama hizmetini cok daha genis hizmetlerle birlikte vermeye basladilar. bilgisayarlar bilgiler guvenli sekilde tutuldugu gibi, yedekleme, internet erisimi saglamakla kalmadilar bircok eskstra hizmet de sundular. ornegin bu buyuk sirketler veri merkezlerini dunyanin bircok yerine kurdular ve veriler sadece dunyada bir yerde degil onlarca yerde tutuldu. boylece bir internet sitesine girdiginizde, istediginiz veri uzaktaki bir bilgisayardan degil de size en yakin bilgisayardan gelir oldu (CDN). ya da birden sizin internet sayfaniza ekstra fazla talep gelirse, trafik artarsa sunucunun islem gucunu otomatik arttirmak, ekstra islemci, veri saklama kapasitesi eklemek gibi hizmetleri de eklediler (autoscaling) bunlara ek olarak isletim sisteminden bagimsiz hesaplama makinalari, yapay zeka araclari, guvenlik ve trafik izleme araclari gibi yuzlerce servis eklediler. boylece cloud servisler oldu.

yani kisaca cloud denilen sey uzakta calisan, tum bakimlari ve guvanlikleri bu bahsedilen buyuk firmalar tarafindan yapilan, buna ek olarak bircok servisin de eklendigi, firmalari bu yuklerden kurtaran aracalar. en buyukleri de amazon web services, google cloud platform, microsoft azure.

ornek olarak tum aws servisleri aws.amazon.com
0
emrahday
(27.06.23)
(2)

Merhaba, ben "Google Maps" online mağazasından Jessa

pantepember
Bugün whatsapp'tan, tanımadığım bir numara şöyle yazdı:"Merhaba, ben "Google Maps" online mağazasından Jessa ve harika bir yarı zamanlı işim var.İşimiz basit: İşletmelerine beş yıldızlı yorumlar eklemelerine yardımcı olarak işletmelerin Google Haritalar'daki görünürlüğünü artırmak. Bu iş cep telefon
Bugün whatsapp'tan, tanımadığım bir numara şöyle yazdı:

"Merhaba, ben "Google Maps" online mağazasından Jessa ve harika bir yarı zamanlı işim var.

İşimiz basit: İşletmelerine beş yıldızlı yorumlar eklemelerine yardımcı olarak işletmelerin Google Haritalar'daki görünürlüğünü artırmak. Bu iş cep telefonunuzla

Bu yarı zamanlı iş çok basit, ilgilenir misin?

Tek yapmanız gereken Google Haritalar'a gidip belirlediğimiz satıcıları aramak. 5 yıldızlı bir inceleme yapın ve bana tamamlanan görevlerin ekran görüntülerini sağlayın. 1 iş görevi tamamlamanız için size 50 lira ödeyeceğiz. Boş zamanlarınızda rahatlıkla 500-800 lira kazanabilirsiniz. Bu işe başlamaya hazır mısın?"

Nedir bu tam olarak? Bilen var mı?

Ekran görüntüsü burada: prnt.sc

Yazışmadaki forum linki: support.google.com
0
pantepember
(25.06.23)
zoka.
0
alperz
(25.06.23)
Nedir derken, dolandırıcılık olduğu kesin pek tabi.

Google gibi global ölçekte bir firmanın hem sigortasız hem de yasadışı (yanıltıcı içerik üretimi) bir iş yapıp bunu da bu kadar ortalık yerde yapması takdir edersiniz ki imkansız.

Kaldı ki hiçbir düzgün şirket böyle bir iş yapmaz bu kadar aleni şekilde. Bir işçi çalıştırmanın bir sürü şartı var.

Bana da benzer şeyler geliyor bu sıralar, yine nerede patladı kişisel bilgilerimiz acaba...
0
akhenaten
(25.06.23)
(4)

ıhlamur şarabını nasıl bilirsiniz

halanne
bu aralar bulduğumuz her şeyden şarap yapıyoruz, evde bi ton kurutulmuş ıhlamur var, çayını içmiyoruz bari şarabını yapalım dedik. içtiniz mi hiç, tadı nasıl?
bu aralar bulduğumuz her şeyden şarap yapıyoruz, evde bi ton kurutulmuş ıhlamur var, çayını içmiyoruz bari şarabını yapalım dedik. içtiniz mi hiç, tadı nasıl?
0
halanne
(23.06.23)
İçmedim, hatta hiç duymamıştım, gerçekten böyle bir şey var mı yoksa siz mi elinizdeki ıhlamura bakıp "bundan olur" dediniz. Çünkü düşününce olsa tadı fena olmazdı gibi geliyor. Hep meyveyle yapılmayan ama şarap olan bir içecek istemiştim, şeker sevmiyorum.

Ama sonra içinde meyve olmadığı halde hangi kıstasla o içeceğe şarap diyeceğimize karar veremedim.
0
akhenaten
(23.06.23)
şarabı şarap yapan şekeri yiyen mayaların çıkardığı alkol ve meyvenin kendisinin fermente olması. dolayısıyla çok kaba bir yorumla içinde eser miktarda bile şeker olan her şeyden şarap fermente edilebilir. mayanın yiyeceği kadar şeker yoksa dışarıdan şeker ilave edilir.
her ne kadar meşhur şirince şarapları özünde likör olsa da kavundan güle kadar her şeyden yapılıyor. biz de elimizdeki ıhlamura bakıp bundan da olur dedik, kısa bir internet taraması ile tarifini de bulduk, demek ki yapılıyor. ama tadını kestiremedik.
ha siz derseniz içinde meyve olmayan şeye ben şarap demem, o zaman sizin hatrınız için mahmut deriz :p
0
🌸halanne
(24.06.23)
bu tam şarap değil de likör tarzı bir şey oluyor

yabancılar böyle her şeyin içkisini yapıyor, bizim karahindiba dediğimiz dandelion'ın sarı çiçeklerinden ya da leylak çiçeklerinden türlü türlü içkiler, youtubeda bir sürü içerik var, ıhlamur da yapılır yani neden olmasın

örnek
youtu.be

bu da lilac wine
youtu.be
0
freebird5406_2
(24.06.23)
Kendi şeker ve su iceriği olmayan meyve/bitkilerden şarap yaparsanız, konsantrasyon düştüğü için aroması eksik, alkollü su gibi bir şey olur. Çook çok alt notalardan hafif bir ıhlamur aroması gelir belki.

Mümkünse kendi suyu olan, şeker hidrometre ölçümü en az 1080 olan meyveleri deneyiniz.
0
kukuleta
(24.06.23)
(3)

hangi banka iyi?

cosmicgadin
sizce?
sizce?
0
cosmicgadin
(23.06.23)
kullanım amacına göre değişebilir gibi.
iş bankasının bir kredi kartı var, çok övüyorlar (adını unuttum)
teknoloji ve rahatlık için garantiden çok memnunum
aktif bank (nkolay) genelde yatırımlar için ilgili yardımcı.
0
kisa
(23.06.23)
kuveyt türk

- hesap işletim ücreti yok
- havale, eft ücretsiz
- şubeleri genelde sakin olur
- mobil uygulaması kullanışlı
0
mustafakesekci
(23.06.23)
İş nedeniyle 8 farklı bankada hesabım var. Mobil şubesinden en memnun olduklarım yapı kredi ve garanti. Müşteri hizmetleri yaklaşımı en iyi olan qnb ve garanti, kredi kartı konusunda bonus kart (garanti, deniz ve teb) ancak garanti bonus'ta daha fazla kampanya var.

Buraya kadar garanti iyiydi, ancak sanırım bundan dolayı bankacılık işlemlerinde çok elleri sıkı. Garanti de dahil büyük özel bankaların mevduat faizleri düşük oluyor. Mevduat tutmak için şu anda vakıfbank önde ama ne kadar böyle kalır bilmem, denizbank da iyi. Küçük bankalar genelde daha yüksek faiz veriyor.

Enpara transfer ücretleri olmadığı için iyi.

İş bankasını hiç saymadım dikkat ederseniz, beğenmediğim için değil ama ilginç şekilde nasıl olduysa hiçbir zaman iş yaptığım yerler burayı kullanmıyordu.

Bence üç bankada hesabınız olsun. Birisi garanti, kredi kartı için. Birisi vakıfbank veya denizbank mevduat tutmak için. Diğeri de enpara gelen paranızı enparaya alıp oradan dağıtırsınız.
0
akhenaten
(23.06.23)
(3)

Bu tarz kitablara ne isim veriliyor?

Slynmaster
Ingilizcesini yazsaniz bulurum diger dillerini.Kitapta dilin kullanildigi durumlar var sadeceMesela restoran basligi altinda nasil siparis verilir vs.Yada ofis bolumu oluyor ayni kitapta ofiste ne konusuluyor. Bilmem anlatabildim mi bu kitaba ne deniyor. Situation falan salladim bulamadim hani ornek
Ingilizcesini yazsaniz bulurum diger dillerini.

Kitapta dilin kullanildigi durumlar var sadece
Mesela restoran basligi altinda nasil siparis verilir vs.

Yada ofis bolumu oluyor ayni kitapta ofiste ne konusuluyor. Bilmem anlatabildim mi bu kitaba ne deniyor. Situation falan salladim bulamadim hani ornek kitapta bulsam onun ustunden sallayacagim
0
Slynmaster
(22.06.23)
Everyday English, English in daily use, daily life English falan gibi kitaplari kastediyorsunuz sanirim language learning kitaplari basligi altinda olabilir
0
speedy
(22.06.23)
Türkçe: Konuşma kılavuzu
İngilizce: Phrase book
0
akhenaten
(22.06.23)
hepinize teşekkür ederim. ispanyolcasına bakacağım amazondan. saygılar!
0
🌸Slynmaster
(22.06.23)
(2)

Masaüstü PC'yi nasıl yavaş yavaş değiştirebilirim ?

sassot
Sistem şu;https://www.hepsiburada.com/izoly-n12s-i5-3470-16gb-256gb-rx550-4gb-24-oyuncu-masaustu-bilgisayari-pm-HB00000FK57PAnakart DDR3 olduğu için galiba hepsini aynı anda değiştirmem lazım. Amacım daha hızlı hale getirmek, önümüzdeki birkaç seneyi rahat rahat geçirmek.
Sistem şu;

www.hepsiburada.com

Anakart DDR3 olduğu için galiba hepsini aynı anda değiştirmem lazım. Amacım daha hızlı hale getirmek, önümüzdeki birkaç seneyi rahat rahat geçirmek.
0
sassot
(22.06.23)
Zaten teknolojilerin arası açıksa işe anakart alarak başlamak en doğrusu.

Yol şu; Önce upgrade etmek istediğiniz CPU'nun ne olacağına karar verin. Sonra bu CPU'ya uygun ekran kartı seçeneklerine bakın. 2. Aşamada oyun gereksinimlerinizi planlayın, örneğin overclock yapacak mısınız? Eğer cevap evetse uygun olmayan anakartları eleyin.

Sonra yeni alacağınız anakartla hangi eski donanımlarınızı kullanabileceğinize bakmalısınız. İnternette uyumluluk sorgulanan siteler var. Örneğin eski CPU yeni anakartla uyumlu mu? Eğer değilse ikisini birlikte almanız gerekebilir. Eğer eski cpu çalışacaksa başka bir zaman cpu alabilirsiniz vs.

Yani ne kadar parça parça geçiş yapabileceğiniz tek başına mevcut sistemden ziyade hangi sisteme geçiş yapmak istediğinizle birlikte düşününce anlamlı oluyor.

Benim tavsiyem eğer büyük bir sıçrama yapacaksanız tek seferde halledin. Çünkü bu hesaplara kafa yorarken ancak fan, ssd vs. gibi "aman bunları da alayım bitsin bu iş komple" denebilecek parçaları kullanmaya devam edebileceğinizi göreceksiniz ve o eski parçaları yeni bilgisayarda kullanmayı istemeyeceksiniz zaten.
0
akhenaten
(22.06.23)
izoly turbox filan bunlar pek de bişey yapabileceğin sistemler değil.

3. nesil intel işlemci var, işlemciyi yükselteyim desen anakart uymayacak e onu da yenileyince ram uymayacak :D ekran kartını yükselteyim desen psu sorun olacak, ki ekran kartına kalmadan zaten sorun... markasız güvenilmez bir psu. bu tamamen outdated bir sistem. şu haliyle işini görüyorsa aynen kullanmaya devam, yoksa olduğu gibi kaça satabiliyorsan satıp sıfırdan bişey topla.
0
konetsu
(22.06.23)
(3)

İşler kötü giderse borsa yükselmez mi?

michael_knight
Sadece Türkiye değil tüm dünya olarak düşünürsek,Diyelim ki işler kötü gidiyor. Tüketim düşüyor, üretim pahalılaşıyor vs. Bu durumda yüklü sermayesi olan kişiler "şu sıralar durumlar kötü, fabrika açmayayım, iş kurmayayım. Elimdeki bu parayla en iyisi hisse satın alayım" demezler mi? Böyle dedikleri
Sadece Türkiye değil tüm dünya olarak düşünürsek,
Diyelim ki işler kötü gidiyor. Tüketim düşüyor, üretim pahalılaşıyor vs.

Bu durumda yüklü sermayesi olan kişiler "şu sıralar durumlar kötü, fabrika açmayayım, iş kurmayayım. Elimdeki bu parayla en iyisi hisse satın alayım" demezler mi? Böyle dedikleri için şirketlerin değerlerinin düşmesi gerekirken hisse fiyatları artmaz mı?
Bunu engelleyen, dengeyi sağlayan ve aklıma gelmeyen bir şeyler var mı? Böyle bir durum bazen yaşanır mı veya hiç yaşanmış mıdır?
0
michael_knight
(20.06.23)
Türkiye gibi borsası sığ olmayan ülkelerde, insanlar ve yatırım kuruluşları borsada işlem gören şirketlerin karlılığına, verecekleri temettüye bakarak yatırım yapıyorlar.
Söylediğin gibi işlerin kötü gittiği durumlarda borsada işlem gören şirketlerin durumları da kötüye gidecek, karlılığı azalacaktır. Bu durumda borsaya yatırım yapmak da cazip olmaktan çıkacaktır.

Hiç olmuş mu deyince de aklıma 'Büyük buhran' geldi. Google'da aratırsan görürsün. İşler dediğin gibi çok kötü gitmiş, tüketim düşmüş, üretim pahalılaşmış, borsada işlem gören şirketler birer birer batmış, çok borsa yatırımcısı intihar etmiştir.
0
Mirket
(20.06.23)
Şirketlerin karlılığı ve gelecek potansiyelleri (akılcı yatırımları) hisse değerleni de zamanla yükseltir. Çünkü hisse değeri şirketin değeridir.

Ama bu hisse senetlerinin bir şirketin değer göstergesi olduğunu yok sayıp doğrudan doğrudan "hisse senedi fiyatlarının" artış azalışlarını dikkate alırsak her şey olabilir. Hisse fiyatları kısa ve orta vadede sırf dedikodulara ve manipülasyona dayalı olarak çok yüksek ve düşük değerlere sahip olabiliyor. Zaten hep denir, piyasa rasyonel hareket etmez. Ancak neticede manasız yükseliş ve düşüşler bir noktada şirketin gerçek değerine yaklaşıp uzaklaşır. Bu gerçek değer değiştikçe bu yaklaşıp uzaklaşan fiyatlar da aynı odaktan yaklaşıp uzaklaşmaya devam eder.

Şirketlerin gerçek değerlerini saptamak için bazı hesaplamalar var bunlara bakabilirsiniz.

Sizin dediğiniz senaryo rasyonel bir senaryo değil örneğin. Yani mantıken insanların piyasada çekilme yaşanacağını düşünüp paralarını hisse yatırımından çekerek örneğin tahvil, bono gibi borçlanma araçlarına yöneltmesi falan gerekir ancak sizin bakış açınızla yaklaşan insan sayısı çok fazlaysa hisse senetlerine yatırım oranı artabilir. Ne var ki yatırım yapılan hisse gerçek değerini hisse senedi yatırımcısının yaptığı irrasyonel yatırımdan değil, şirketin aktivitesinden kazandığı için eğer şirket bu zor süreçte zayıf düşerse hisseler de eninde sonunda düşer.

Sonuçta "ortam kötü şirket kurmayayım, hisse alayım" diye kendiniz söylüyorsunuz. Kendiniz şirket kumak istemediğiniz halde yatırım yaptığınız şirketin neden başarılı olacağını düşünüyorsunuz? Buna doğru bir cevap vermek önemli. Bazı şirketler bazı tür krizlerde karlarını ciddi oranda artırabiliyor bu yanlış değil ama hangi şirketler? Hangi koşullarda? Bunlar önemli.
0
akhenaten
(21.06.23)
buna iki bakış açısıyla bakabiliriz: davranışsal iktisat-insanların yatırım psikolojisi çerçevesinden, ve de temel analiz çerçevesinden. aslında iki bakış açısı da aynı soru üzerinden şekilleniyor: insanlar neden hisse alır ve hisseler neden yükselir-düşer? bahsettiğiniz gibi işler kötü gittiğinde şirketlerin karlılıkları azalır, büyüme oranları azalır, hatta kimisi borçlanmaya ve bazısı batmaya başlar. bu durum temel analiz çerçevesinde hisselerin hesap edilen değerini düşüreceği için insanlar alım değil satım yönünde daha çok pozisyon alır. küçülmekte olduğunu gördüğünüz ve daha küçülmesi muhtemel bir yerde en azından kenarda durmayı tercih etmek pek çok yatırımcının yaptığı bir iş.

davranışsal açıdan bakacak olursak, işsizliğin arttığı, faizlerin yükseldiği, büyük yatırımcıların alım değil satım yaptığı yerlerde borsalarda grafikler kırmızıya bürünmeye başlar. insanların çoğu bu durumda panik yapar; marketten süt alırken indirimlisini takip eden insanlar hissenin indirimlisini gördüğünde tam tersi davranış sergiler, bazen zararına satar. bu da kartopu gibi büyüyen bir borsa krizi dalgasına yol açabilir. insanlar bu tarz durumlarda oynak fiyatlara sahip riskli enstrümanlardan (borsa), fiyatının daha az oynaklık sergilediği, daha güvenilir gibi görünen, en azından parasını kaybetmeyeceğini düşündüğü enstrümanlara (devlet tahvilleri, altın gibi büyük emtialar) yönelir.

böyle bir durum elbette ki yaşanmıştır. fed'in faiz kararları, remisyon ve borsa performanslarının geçmiş grafiklerine bakarsanız benzer örneklerle karşılaşabilirsiniz. hatta spesifik ve nispeten güncel olarak 2008 krizi, fed kararları ve borsa performansını inceleyebilirsiniz.
0
gibicibicis
(21.06.23)
(16)

İngilizceyi geliştirmek mi sıfırdan Almanca öğrenmek mi

kahver
Merhaba.İngilizcesi çok da yeterli olmayan birinin, kursa gidip ingilizcesini mi geliştirmesi daha mantıklıdır. Yoksa Almanca'ya sıfırdan başlayıp Almancayı mı öğrenmesi. Almanca öğrenince gelecek planları için avantajları olabilir, o yüzden almanca spesifik olarak seçilmiştir.Teşekkürler.
Merhaba.
İngilizcesi çok da yeterli olmayan birinin, kursa gidip ingilizcesini mi geliştirmesi daha mantıklıdır. Yoksa Almanca'ya sıfırdan başlayıp Almancayı mı öğrenmesi. Almanca öğrenince gelecek planları için avantajları olabilir, o yüzden almanca spesifik olarak seçilmiştir.

Teşekkürler.
0
kahver
(19.06.23)
Bir dili çok iyi bilmek 2 dili yarım bilmekten daha iyidir bence.

O yüzden ingilizce derim.
0
bu yolun yolcusu
(19.06.23)
2. yabancı dil, orada yaşamıyorsan tamamen fantezi. Hiçbir işe yaramaz. Şu an ben b2 seviyedeyim ingilizcede. Bilmediğim çok şey var. Öğrenmenin de sonu yok. İngilizceyi geliştirmek çok daha mantıklı.
0
hold the door
(19.06.23)
İngilizce.
Elbette dil öğrenmekten, hayattan, kariyerden ne beklediğinize de bağlı ama İngilizceyi tamamlamadan başka bir dil daha öğrenmek çoğu senaryoda yanlış seçim olur.

Tıp veya mühendislik alanındaysanız ve Almanya'da çalışmayı hedefliyorsanız o zaman belki Almanca doğru seçim olur ama Almanca'yı da yarım yamalak değil tam öğrenmek gerek bu durumda. Almancayı tamamen bilseniz de İngilizce olmaması herhalde ciddi bir dezavantaj olur.
Zor.
0
michael_knight
(19.06.23)
hayatinda hangisi lazimsa o tabi ki, yoksa gelistirmek ya da sifirdan olmasinin cok bir onemi kalmiyor bu durumda.
0
bay b
(19.06.23)
İngilizcesi yeterli düzeyde değilse ingilizcesini geliştirmiş olması gerekir. En basitinden Almanya'ya yerleşme planı yaparken dahi İngilizce üzerinden süreçlerini yönlendirebilir.

Buna tek istisna Almanya'ya yerleşim için somut, gidişatı belli bir yerleşim sürecinin başlatılmış olması. Bütün yolunu çizmiştir, sadece dil engeli kalmıştır o zaman Almancaya ağırlık verilmesi mantıklı olur.
0
akhenaten
(19.06.23)
Almanyada calissan bile ingilizceyi cok iyi bilmen, konusman gerekecek. O yuzden ingilizce.
0
zimbirik
(19.06.23)
Ingilizcen heryerde suratina şirrak diye carpacak. Yol yakinken dön.
0
Slynmaster
(19.06.23)
Önce Ingilizcenizi yeterli duruma getirmenizi öneririm.

Bunu gerceklestirirken ufak ufak a1-a2 seviyesinde Almanca konularini ögrenmeye baslayabilirsiniz. A1-A2 konulari cok zor degiller. Ingilizcenizden emin oldugunuzda Almanca'ya agirlik verirsiniz.
0
chihirovekohaku
(19.06.23)
Almancayı İngilizce öğreniyorum ben. İngilizce bilmesem Almancayı sağlıklı öğrenemezdim çünkü kaynak yok. Önce İngilizce. En azından okuduğunuzu anlayacak noktaya gelin.
0
dissendium
(19.06.23)
Almanya'dayım ing kursuna gidiyorum fluent seviyeye gelmek için. Öncelik ingilizce. 1.5-2 sene ben hayatımı adayacağım başka bir şeye yönelmek istemiyorum diyorsan almanca öğrenebilirsin direkt olarak. ancak dipnot almancayı tr de öğrendim demen çok zor. ing ise bir şekilde konuşma kulupleriyle destekleyerek pratiğini canlı tutabilirsin.
0
abi bi dizi buldum on numara
(19.06.23)
önce ingilizceni geliştir, sonra almancaya başlarsın. iki dili aynı anda öğrenmek inan çok zor. o yüzden önce ingilizceni belirli bir seviyeye getirmeni öneririm.

meslek belirtmemişsin ama ofiste çalışan beyaz yaka olduğunu varsayarak, ileride almanya'ya taşınma planın olduğunda iş başvurularında senden ileri düzeyde ingilizce isteyecekler.
0
sir gawain
(19.06.23)
ing kasmaya devam..
0
cooperr
(19.06.23)
kural 1: ingilizce bilmiyorsan önce ingilizce öğren.

kural 2: ilk kuralı tamamıyla başardığından emin ol. (sorsan herkes biliyor)

kural 3: ilk iki kural tamam ise gerek olduğunda başka bir dile başla.

kural 4: ingilizceye tam enerjini vererek öğrendikten sonra öğreneceğin diğer yabancı dilleri sırasıyla öğren ve bir dilde orta-üst olmadan diğer dillere başlama.

kural 5: dil öğrenmek için kursa para verme.
0
AlsterWasser
(19.06.23)
doktor musunuz hocam
0
holy biblo
(19.06.23)
İksini de bilen biri olarak: önce ingilizceyi halledin.
0
gadlemler
(20.06.23)
Almanya'da almanca konusmak cok güzel, eger almanya'da yasacaksan almanca ögren.
ingilizceye gelince ortalama bir ingilizce yeterli.
0
durgunfoton
(20.06.23)
(3)

Kelimeleri böyle ezberliyorum, yaptığım doğru mu?

hold the door
700 kelimelik bir wordlistimiz var onu 8’e bölüp gün gün ayırmışlar. Ben de ipad’e aktarıp böyle çalışıyorum.Yöntemim doğru mu?https://www.hizliresim.com/clqnw08
700 kelimelik bir wordlistimiz var onu 8’e bölüp gün gün ayırmışlar. Ben de ipad’e aktarıp böyle çalışıyorum.

Yöntemim doğru mu?

www.hizliresim.com
0
hold the door
(19.06.23)
Öğrenebiliyorsanız doğrudur. Ben bugün başka bir soruda da yazmıştım flash card kullanıyorum, cambridge'in sözlüğünden.

Örneğin bir yerde bir şey okuyorumdur bilmediğim bir sözcük görmüşümdür hemen sözlükten aratıp anlamını öğrenip flash card olarak ekliyorum tek tıkla. Sonra pazar günü, otobüste falan boş kaldığım bir zaman quiz olarak açıyorum. Belli bir plan dahilinde yapmıyorum bunu.

Diğer öğrenme türlerine göre daha faydalı oldu. Diğer türlü kelime anlamı ezberliyorsunuz, belli bir sıraya koyuyorsunuz sözcükleri ben bunu yapınca çoğunlukla unutuyorum. Bahsettiğim şekilde yapınca sözcükleri aklımda tutmak gibi bir çabam olmuyor ama belirsiz bir zaman içinde unutmamak üzere öğrenmiş oluyorum.

Quizleri yaparken artık "öehh bu sözcüğü de görmekten bıktım, öğrendim artık işte" düşündüğüm bir şey çıkarsa onu da tek tıkla kartlardan dışarı atıyorum. Elimde hep güncel bir kart grubu oluyor.
0
akhenaten
(19.06.23)
yontem dogru; ama ogrenme araligi da onemli. spaced repetition deniyor. bilimsel olarak kanitlanmis bir ogrenme pattern'i var. anki bunu kullaniyor. orn: first check in 3 days, second check 7 days, third check n 14 days gibi..bu pattern'i de metoduna eklersen daha iyi sonuc alirsin.
0
buenosdias
(19.06.23)
Kurdugun Cümleler senin kafamda kurmus oldugun cümlelerin olsun sakin kopyala yapistir yapma ben denedim hazir kopya ise yaramiyor
0
Slynmaster
(24.06.23)
(11)

Birisi sizi takip etse

karayel
izin gününüzde görünmez biri sizi takip etse, her saniye peşinizde ama siz farkında değilsiniz. Görünmez dedik :)Hakkınızda söyleyeceği şey ne olurdu?yani sizi nasıl tanımlardı?Tek kelime ya da kısa olsun tanım.
izin gününüzde görünmez biri sizi takip etse, her saniye peşinizde ama siz farkında değilsiniz. Görünmez dedik :)

Hakkınızda söyleyeceği şey ne olurdu?

yani sizi nasıl tanımlardı?

Tek kelime ya da kısa olsun tanım.
0
karayel
(18.06.23)
waoow der ne kadar sıradan bir insan :D
0
freebird5406_2
(18.06.23)
"Acınası" derdi.
0
huçi kuçi
(18.06.23)
bu da avare avare dolasiyor cok mutsuz galiba
0
Kittie
(18.06.23)
Klas adam.
0
dissendium
(18.06.23)
Rutin mükemmel
0
baldan kaymak
(18.06.23)
Doymuyor asla doymuyor..
0
AlsterWasser
(18.06.23)
Deli galiba
0
sırtçantalı
(18.06.23)
Valla izin gunumde takip ediyorsa moduma gore ya 'aman evden cikarsin' ya da 'gir lan iceri artik' falan derdi. Boyle de dengesiz biriyim.
0
j r r tolkien hayrani
(18.06.23)
Açıktan söyleyecekse "çok iyi çok tatlı biri, kendi dünyasında mutlu mesut yaşıyor" derdi.

İç sesinden konuşacak olursa "ot gibi gün geçiriyor bir de yaşadığını sanıyor (buraya bir küfür gelecek)" derdi. :D
0
akhenaten
(19.06.23)
Amma yattı be!
0
gadlemler
(19.06.23)
Bomboş bir hayat...
0
Dağcı
(19.06.23)
(3)

whatsappta "benden sil" seçeneğiyle silinen mesajlar

semaforo de medianoche
şimdi ben whatsapp gruplarında hem kendimin hem de arkadaşlarımın attığı bazı mesajları benden sil diyerek sildim. şirketimde gerçekleşme ihtimali olan bazı denetimlerde (bir devlet kurumu yapacak bu denetimi) bu telefonların muhtemelen bir bilgisayara bağlanıp özel yazılımlarla incelenme durumu var
şimdi ben whatsapp gruplarında hem kendimin hem de arkadaşlarımın attığı bazı mesajları benden sil diyerek sildim. şirketimde gerçekleşme ihtimali olan bazı denetimlerde (bir devlet kurumu yapacak bu denetimi) bu telefonların muhtemelen bir bilgisayara bağlanıp özel yazılımlarla incelenme durumu var (hayır olamaz öyle şey diyenler oluyor ama olabiliyor bu konuyu merak eden varsa mesaj atabilir sorunun altında bu mevzuyu açıklamayayım şimdi 1 saat).

şimdi merak ettiğim bu "benden sil" diye sildiğim mesajların bu özel yazılımlarla okunabilme ihtimali var mı? arkada bir yerlerde izi kalıyor mu o mesajların benim telefonumda da? mesela şunu biliyorum o yazılımlarla mesaj silme yazma loglarına falan ulaşabiliyorlarmış yani 11:47'de şu görüşmeden mesaj silindi gibi.
0
semaforo de medianoche
(15.06.23)
Benden sil sadece senden silinir ama karşı taraf o mesajları görür. Kendi yazdığın şeylerin karşı tarafta da görünmesini istemiyorsanız herkesten sili seçecektiniz.
0
false pretension
(15.06.23)
@false pretension: karşı tarafta görünmesini sormak istemedim hocam direkt benim telefonumdan özel yazılımlarla incelendiğinde görünüyor mu onu soruyorum
0
🌸semaforo de medianoche
(15.06.23)
Böyle bir durumu burada kimsenin test ettiğini sanmıyorum.

Whatsapp sohbet ekranından sağ üst köşedeki 3 noktaya basıp ayarlara girin, yardım sekmesinden bize ulaşın butonuna basıp doğrudan whatsapp'a sorun bence sorunuzu.
0
akhenaten
(16.06.23)
(8)

Diş taşı için özel yaptığınız bir şey var mı?

artci sarsinti
Bugün dişlerimi temizlettim. Doktor fazla diş taşım olduğunu söyledi. Fırçalama vs konuştuk ama ayrılmak zorunda olduğum için çok detaylı soramadım kendisine. Sizin diş taşının önüne geçmek için uyguladığınız özel bir diş bakımı var mı?Özel fırça olabilir, özel diş macunu, özel gargara vb gibi?Cevap
Bugün dişlerimi temizlettim. Doktor fazla diş taşım olduğunu söyledi. Fırçalama vs konuştuk ama ayrılmak zorunda olduğum için çok detaylı soramadım kendisine.

Sizin diş taşının önüne geçmek için uyguladığınız özel bir diş bakımı var mı?
Özel fırça olabilir, özel diş macunu, özel gargara vb gibi?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
artci sarsinti
(14.06.23)
Günde iki diş fırçalama ve mutlaka diş ipi kullanmak gerekiyor.

Fırçalamayı da diş ipi kullanmayı da usulüne uygun yapmak ayrıca gerekiyor.

Başka bişeye gerek yok.
0
Mirket
(14.06.23)
dis ipi ile ugrasamiyorum derseniz sunlari tavsiye ederim
tinyurl.com
0
sttc
(14.06.23)
Diş taşı doğrudan taş olarak oluşmuyor, önce plak oluşuyor, plak temizlenmezse sertleşerek diş taşı oluşuyor. Yani ağzınızdaki plak oluşumu çeşitli etmenlere bağlı olabilir ancak temizlik süreci tamamen mekanik.

Fırça tipi ya da diğer bakım ürünlerinin mekanik etkisi minimum. Dişeti sağlığınız için iyi ürünler kullanın tabi ama neticede en kritik nokta dişlerinizi düzgün metotlarla ve düzgün sürelerde fırçalamanız, fırçalama süresini önerilen seviyede tutmanız.

Önerilen süreler günde en az 2 kere ve her seferinde 2 dakika boyunca fırçalamak. Diş hekiminiz gerekli görüyorsa günde bir kere yatmadan önce diş ipi kullanmak. Uygun metotlara da youtube'daki diş sağlığı medyalarından bakabilirsiniz.

Yani siz en kötü (ama temiz) fırçayı da kullansanız diş taşı oluşumu büyük oranda azaltılabilir bir durum.
0
akhenaten
(14.06.23)
Günde iki kez fırçalıyordum. Doktor 3 kez diye uyardı, benim için yetersizmiş.
Dediğiniz gibi çok kısa sürede fırçalıyorum, bunu uzatmam gerekiyor sanırım. Sabah işe yetişmek için, gece uykulu şekilde hızlıca fırçalayıp bitiriyordum..

Özellikle şu diş fırçası plaklara veya taşa iyi geliyor diyebileceğiniz bir fırça varsa onu da öğrenmek isterim.
0
🌸artci sarsinti
(14.06.23)
benim diş doktorum fırça sertliğini doğrudan benim dişlerime göre önerdi. doğru yöntemle fırçalama (süpürme), diş ipi ve arayüz diş fırçası da önerdi düzenli kullanmam için. arayüz fırçasının numarasını da verdi.

ezcümle, bence genel bir öneridense size uygun olanları sormanızda fayda olabilir hekime.
0
Phoebe
(14.06.23)
2-3 hafta çay/kahve içmeyip
yemek yedikten sonra dişini fırçalarsan daha kalıcı olur
0
bir soru sorcam
(14.06.23)
Benim diş hekimim oral-b orta sert fırçalarını önermişti bana.

Ama fırça tipi diş eti hassasiyetiniz yoksa cidden çok önemli değil. Dünyanın en gelişmiş fırçasını da kullansanız o plakları temizlemezseniz diş taşı problemi olur. Diş etine yakın yerlerin, diş arkalarının, arkada kalan azı dişlerinin ve diş aralarının temizliği çok önemli, buralara çok uğraşılmadığı için taşlar buralarda oluşuyor en fazla.

Plaktan kasıt dişinizin üstünde biriken bakteri kolonileri; bunlar beyaz, macun kıvamında ince bir film oluşturuyor dişlerinizin çevresinde. Tırnağınızla kazıyabileceğiniz bir şey. Gözle görünüyor yani, hergün devam eder bu süreç. Hepsini temizlemelisiniz.
0
akhenaten
(14.06.23)
ben de bugün diş taşı temizlettim. eski fırçamı atıp yeni fırçaya geçmemi ve dört beş gün boyunca majezik gargara ya tuzlu suyla gargara yapmamı istedi diş hekimi. benim dişlerimde şu siyah noktacıklardan çok olurdu. üç sene önce temizlikten sonra şarjlı diş fırçasına geçtim ve o noktalar tekrarlamadı. ama bir ay önce fırçam bozuldu ve ben yenisini alana kadar noktalar yeniden oluştu. bu sebeple şarjlı fırçadan asla vazgeçmem. bir de diş hekimim mutlaka diş ipi kullanmam gerektiğini söyledi. dişlerimin arası boşluklu olduğu için fırça giremiyor kalıntı kalıyormuş bu da plak ve sonrasında diş taşı demek. çürüğe kadar yolu var fırçalamaktan bile önemli diş ipi dedi.
0
who cares wins
(15.06.23)
(5)

Emir Aslan kalıp isim midir?

michael_knight
Kalıp isim dedim ama doğru kelimeyi bilmediğimden. Mesela "Mehmet Ali" sıklıkla birlikte kullanılan iki isimdir ya onun gibi demek istedim.- "Emir Aslan" böyle bir isim mi?- Bu şekilde ikili kullanılan isimlerin bir adı var mı?- Aslan ismine sahip olup "Aslan" mı "Arslan" mı karmaşası yaşayanınız ve
Kalıp isim dedim ama doğru kelimeyi bilmediğimden. Mesela "Mehmet Ali" sıklıkla birlikte kullanılan iki isimdir ya onun gibi demek istedim.

- "Emir Aslan" böyle bir isim mi?
- Bu şekilde ikili kullanılan isimlerin bir adı var mı?
- Aslan ismine sahip olup "Aslan" mı "Arslan" mı karmaşası yaşayanınız veya yakınınız var mı?
0
michael_knight
(12.06.23)
sanmıyorum çünkü ilk defa duyuyorum
hatta emir isminde hayatında 1 kişiyle tanıştım aslan ise 0
0
neira
(12.06.23)
Değil, milyonda bir falandır herhalde.
Soyadı olarak karşıma çıktığında bir karmaşa yaşıyorum, isim olarak karşıma çıksa onda da yaşayabilirim dolayısıyla.
0
hrskrs
(12.06.23)
Yeni nesilde durum nedir bilemiyorum ama +25 yaş için böyle bir şey yok.
0
akhenaten
(12.06.23)
Öyle standart bir isim kalıbı yok.

Arslan soyadlı bir arkadaşım var, bir türlü doğrusunu anlatamamaktan şikayetçi.
0
kobuzchu kiz
(12.06.23)
Öğretmenım, çok farklı isim kombinasyonları görme şansım oluyor :)

Emir Aslan, Mehmet Ali gibi bir isim değil asla.
0
invictae
(12.06.23)
(2)

samsung galaxy a73 ön kamera

ir10
Selamlar herkese,Samsung galaxy a73 telefon var elimizde, kamerası kilitlenip duruyor ön kameraya çevirdiğimizde. Tüm sıfırlamalar, telefon guncellemeleri yapılmış durumda. Ancak bu sıkıntı bitmedi.Bu sorunu veya benzerini yaşamış olan var mıdır? Nasıl çözebiliriz servis dışındaTeşekkürler şimdiden
Selamlar herkese,
Samsung galaxy a73 telefon var elimizde, kamerası kilitlenip duruyor ön kameraya çevirdiğimizde. Tüm sıfırlamalar, telefon guncellemeleri yapılmış durumda. Ancak bu sıkıntı bitmedi.
Bu sorunu veya benzerini yaşamış olan var mıdır? Nasıl çözebiliriz servis dışında

Teşekkürler şimdiden cevaplara
0
ir10
(11.06.23)
Şu adımları denediniz mi?:

www.youtube.com

Bunları denediğiniz halde sorunlar devam ediyorsa yazılımsal değil donanımsal (düşme kaynaklı vs.) bir sorun var demektir ve yetkili servis desteği almanız gerekir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.06.23)
Samsung'a ticket atın bir görevli smart tutor üzerinden telefonunuza uzaktan bağlanıp yazılımsal sorunları hallediyor. Siz telefonu bir köşeye koyuyorsunuz. Eğer servise gitmesi gerekiyorsa da size söylerler.
0
akhenaten
(12.06.23)
(7)

Ezan sesi çok yüksek

socially awkward
Nereye şikayet edilebilir? Feci bir ses var.
Nereye şikayet edilebilir? Feci bir ses var.
0
socially awkward
(11.06.23)
www.ateizmdernegi.org.tr:~:text=%E2%80%9C%C3%87evre%20kanununun%2014.%20maddesi%20ve,bir%20bilirki%C5%9Fi%20bulup%20y%C3%B6nlendirmesi%20gerekir.
0
bartholomew87
(11.06.23)
En kısa yol cami derneğinin bir üyesi ya da imamla usulünce konuşmak

Olmadı "Ben duymak ya da dinlemek zorunda mıyım ya" cümlesini kullanmadan müftülüğe bildirin.
İkisi de olmazsa cimere yazın.

Diğer türlü "başka şikayet yok" ya da "yapılan ölçümde mevzuata uygun olduğu" cevabı gelebilir.
0
hebanon
(11.06.23)
Şaşırabilirsiniz ama caminin aidiyetine göre vakıflara ya da müftülüğe söyleyebiliyorsunuz. Normalde bir desibel sınırı var ancak bazı cami imamları uymuyor. Kontrole gelindiğinde sesi ayarlayıp sonra yine artırıyorlar. Ben de benzer bir sorun yaşamıştım ordan biliyorum.
0
akhenaten
(11.06.23)
benzer bir sorunu biz de yaşadık üstelik sabah ezanını muhtemelen camide görevli bir müezzin yerine caminin müdavimlerinden birisi okuyordu ne makam vardı ne bişey tavuk gırtlaklıyormuş gibi bir şeydi. apartman olarak toplandık gittik muhtarla görüştük uygun dille anlattık durumu.

Görüşmemizden bir kaç gün sonra hem artık o adam okumadı hem de bariz şekilde sesi kısılmıştı. Bence muhtarla görüşün o yol yordam biliyordur.
0
solo
(11.06.23)
şikayet etmek mi? ben olsam şikayet etmem başıma bir şey gelir diye.
0
ahm1
(11.06.23)
ahm+1
aman diyim
0
mimo
(11.06.23)
yaslilarimiz ezani duymuyor da ondan bu kadar ;)) kesin sikayetinizi yapin yukarkdakilerin dedigi gibi. duz imami, muezzini bulup konussaniz da etkisi olabilir
0
ala09
(11.06.23)
(6)

eli beline koymak

karayel
bu kadınsal bir hareket mi?markette kasada beklerken böyle buluyorum kendimi :)https://pbs.twimg.com/media/BvE19rGCYAAf6ET?format=png&name=small
bu kadınsal bir hareket mi?

markette kasada beklerken böyle buluyorum kendimi :)

pbs.twimg.com
0
karayel
(11.06.23)
Eylemsiz bir duruş pozisyonunda hayır. Dedikodu yaparken bir elinle de mimik yapıyorsan evet, swh.

Şaka bir yana, "eli beline koymak" eylemi kadınsı ya da erkeksi olarak etiketlenecek bir eylem değil tabi ki tek başına söylemeye çalıştığım şey budur.
0
Jazz
(11.06.23)
nasil durduguna gore degisir. Thor gibi isen kadinsi degil:

www.scienceofpeople.com

boyle isen, kadinsi:

www.123rf.com
0
summerof69
(11.06.23)
yorgunluk ve mod’la alakalı bence. ben sürekli kendimde böyle şeyleri gözlemler ve anlamlandırmaya çalışırım. genelde modum ve yorgunluğuma göre vücut dilim değişir. uyurken tek bacağı katlama, toplu taşımada eğilerek tel kullanmak, masada otururken tek ayağı destek olarak bi yere koymak vs..
0
buenosdias
(11.06.23)
eli bele koymak kadınların daha çok yaptıgı bir harekettir.

kadınlar özellikle tartısma sırasında elini beline koyarak daha geniş görünürler.

kadınların bel bölgesi kalçalarına göre çok daha ince oldugu için daha yakısır.

erkekler de zaman zaman ellerini bellerine koyarlar. ben daha belimi çok yoran bir durum oldugu zaman ayakta beklerken elimi belime koyarım.

elini beline koydugun zaman elinin dışını beline koyuyorsan bu kadınsı bir hareket olabilir.
0
abelardo
(11.06.23)
Öyle diyorlar, ben de çok yapıyorum ama umrumda değil. Rahat oluyor, yapmaya devam :D

Ben sık sık iki elimi birden koyuyorum hatta reyonda falan bir şeye bakarken.
0
akhenaten
(11.06.23)
late viper
(11.06.23)
(5)

cumartesi günü terziler açık olur mu?

stationary traveller
sb
sb
0
stationary traveller
(10.06.23)
hanımıyla sorunu olanlar açıktır.
0
neira
(10.06.23)
olur
0
enteg
(10.06.23)
Hafta içi eşofmanımı vermiştim. 'Cumartesi alırsın.' dedi. Bugün gideceğim.
0
Mirket
(10.06.23)
Keyfine bağlı, belli bir çalışma saati yok küçük esnafın. Kimi açıktır, kimi kapatır.
0
akhenaten
(10.06.23)
Olur
0
balpolen
(10.06.23)
(3)

Sürekli arayan otomatik numaraları nasıl engellerim?

yalniz kizkulesi
Hergün arıyorlar nasıl engellerim ?
Hergün arıyorlar nasıl engellerim ?
0
yalniz kizkulesi
(09.06.23)
Telefonunuzda spam aramaları engelleme özelliği varsa onu aktif hale getirebilirsiniz. Belki lüzumlu aramaları da engeller diye kullanmaktan imtina ettiğim bir şey, ne kadar verimli çalıştığını bilmiyorum o yüzden.
0
huçi kuçi
(09.06.23)
iphone'da bilinmeyenleri engelle var.

850 ve 444luleri engelliyor direkt
0
buenosdias
(09.06.23)
Android 13 samsung telefonlarda şöyle oluyor;

Arama yapmak için numara yazdığınız ekranı açın, alt alta üç nokta şeklindeki butona basın (sayıların sağ üstünde, büyüteç sembolünün yanında), ayarlara basın, arayan kimliği ve spam koruması yazısının yanındaki butonu etkinleştirin.
0
akhenaten
(10.06.23)
(3)

50000 tl var dolar alayım mı

comeon
birkaç ay içinde parayı vereceğim yer var, o zamana kadar dolar alsam mı?
birkaç ay içinde parayı vereceğim yer var, o zamana kadar dolar alsam mı?
0
comeon
(09.06.23)
Eğer parayı dolar olarak verecekseniz mantıklı olur, eğer tl olarak verecekseniz sonuçta risk almış olacaksınız. Kim ne diyebilir?

Birkaç aydan kastınız 3 ayı geçiyorsa ve dolar al sat yapmayı düşünmüyorsanız ben olsam kkm'ye koyup vade sonundaki duruma razı olurdum.

Kendi birikimin dışında kalan, ödeme/borç durumundaki parayı kaybetme riskini kazanç ihtimalim çok yüksek olsa da almazdım şahsen. Zaten kimse parayı kaybedeceğini düşünerek riske girmiyor böyle bir durumda, bakıyorsunuz gitmiş. Tabi bu benim.
0
akhenaten
(09.06.23)
Ayın 22'sini bekle. Faiz artırırlarsa dolar kuru düşer.
0
etna
(09.06.23)
KKM yap kafan rahat olur.
0
halitkin
(11.06.23)
(10)

ice tea olayı

kibritsuyu
arkadaşlar bu ice tea veya buzlu çay olarak tabir ettiğimiz içecek yurtdışında da mı böyle? 90'ların başında türkiye'ye gelmeden önce filmlerde görürdüm buzlu çay diye bir şey içerlerdi. sonra memlekete geldi.yani çay dediğin çaydır abi bu memlekette. limonu yine anlıyorum da, yok şeftalili, mango v
arkadaşlar bu ice tea veya buzlu çay olarak tabir ettiğimiz içecek yurtdışında da mı böyle? 90'ların başında türkiye'ye gelmeden önce filmlerde görürdüm buzlu çay diye bir şey içerlerdi. sonra memlekete geldi.

yani çay dediğin çaydır abi bu memlekette. limonu yine anlıyorum da, yok şeftalili, mango ve tropik meyveli, karpuzlu, yok ebesinin... meyve suyu içmek istesem meyve suyu içerim. adına bakıp çay diye alıyon, içinden karpuz çıkıyor.

normal çayı da şekersiz içerim. yani bunun sadesini, şekersizini (tatlandırıcı da olmayacak) falan yapsalar, en azından seçenek olsa olmuyor mu?

kahveciye gidince mesela illa ki karamel makiyato, moka kapuçino latte bilmemne içmek zorunda kalmıyorsun. sade isteyene sade, şekersiz isteyene şekersiz. ama ice tea denen şeyin sadesi yok mu? olsa çok mu kötü bir fikir?
0
kibritsuyu
(09.06.23)
çay çeşitli bitkilerin, meyvelerin gövdesi, çekirdekleri, kabukları, çiçekleri gibi kısımlarının kaynatılması/haşlanmasıyla elde ediliyor. yani sadece çay bitkisinden yapılmıyor, dolayısıyla şeftaliden de çay yapılabiliyor.

ama ilave şeker olmadan üretilmişi var mı bilmiyorum, evde hazırlanabilir tabii.
0
orient blue
(09.06.23)
şekersiz ice tea var. ama şekerli kadar çok satılmıyor
0
jelly bear
(09.06.23)
Bildiğimiz çayın soğutulmuşuna istediğin meyvenin hoşafını karıştırarak evde sen de yapabilirsin.

Bildiğin colanın bir değişik çeşidi ve şeker bombası

Uzun yıllar önce Türkiye'ye getirildi. İçecek firmaları tarafından marketlere biraz eşantiyon, biraz dayatmayla pazarlanmaya çalışıldı. Çok büyük reklam harcaması yapıldı ama bir türlü Türk'ün ağız tadına uymuyor derken birden patladı.

Benim 'uzak durulacak içecekler' listemde Cola'dan sonra ikinci sırada.

Verdiğim tarifle evde çok rahat yapabilirsiniz.

EK: Tarif de buldum :)
www.youtube.com
0
Mirket
(09.06.23)
Haklı isyanınıza katılıyorum. Aşırı şekerli buruk meyve suyu içmek istesem meyve suyu içerim. Ben bazı otellerde, kokteyllerde rastladığım çeşmeli karışımlar harici böyle bir şey görmedim ama çay seven biri olarak olsa, temiz içeriği de olursa litrelerce tüketirim o ürünü.

@mirket ben de deneyeceğim teşekkürler.
0
chicha_v2
(09.06.23)
Avrupa'da markete git, sade yogurdu zor bulursun ama onlarca cesit meyveli yogurt vardir marketlerde. Bu da onun gibi iste rengi, tadi, sekeri cezbetsin coluk, cocuk, millet alsin, satislar artsin diye. Danone, Lipton gibi gida tekelleri ne isterse o oluyor
0
speedy
(09.06.23)
Kötü fikir olabilir çünkü dünyada sekersiz siyah çay içen insan sayisi sinirli. Misal Fransa'da sıfır market.
Onun dışında ben siyah sekersiz kahve severim ama soğuğunu sevmem.
Siyah sekersiz çay severim ama soğuğunu sevmem. Ice tea severim.

Kısacası siyah çay içenin bile beğenmediği bir tat olabiliyor soğuk çay. Ondan sınırlı bir market var.

Kahveci milyonlarca kutu üretip, kutunun tasarimini yapip, üretileceği fabrikayi secmekle ugrasmiyor. Böyle bir şeye girmeleri için halkta ciddi kitlenin "allah aşkına bize dümdüz çayi soğutup satin" demesi lazım. Aradaki fark o.
0
logisticsmanager
(09.06.23)
Dubai'de her restoran kendi şekersiz, limonlu soğuk çayını yapıyor (bir yerde bile Lipton getirdiklerini görmedim). Yanında minik sütlük gibi bir şeyde sıvı şeker (mısır şurubu olma ihtimali yüksek) getiriyorlar, istediğimiz kadar tatlandırıp içiyoruz.

O kadar iyi fikir ki ben artık yazları soğuk demleme soğuk çay yapıyorum, siyah çay, meyve çayı, hepsinden oluyor. Yalnız gerçekten (edit: şekersiz) soğuk siyah çay çok çirkin bi şey, her türlü sıcak içeceği ve soğuk kahveyi şekersiz içerim ama soğuk çay illa şeker istiyor. O yüzden balla ya da toz şekerden simple syrup yapıp onunla tatlandırıyorum. Müthiş fikir aslında, birkaç butik kahveci buradan yürüse belki yayılırdı :/

Edit: Ne zamandır çay yapmamıştım, bu soruyla aklıma düştü, az önce bir sürahi çayı demlenmek üzere balkona bıraktım. Teşekkürler kibritsuyu.
0
kobuzchu kiz
(09.06.23)
şeker olsa gene bir nebze iyi çoğu şeker şurupları ihtiva ediyor malesef.

ayrıcabşekersiz olanlar var. pin marka ice tea. çeşitleri mevcut ve şekersiz.
pindrinks.com.tr bakabilirsiniz.
0
ezkaza
(09.06.23)
Meyve suları ve ice tea tat olarak çok farklılar ki... Yani sizce de şimdi şeftali suyu ve şeftalili ice tea arasında fark bariz değil mi :D

Ürünler piyasaya sürülmeden önce deneme süreçlerinden geçiyor genelde. Bir ürünü beğenen bir avuç insanken beğenmeyen çok sayıda kişi varsa seri üretiminine girişmiyorlar haliyle.

Siz bunu istemişsiniz mesela ama zannediyorum birçok kişi "buz gibi olmuş çaya niye para vereyim ki" diye düşünür.

İce tea çay olsa da çay niyetine içilen bir şey değil sonuçta. Yani ben hayatımda hiç canım çay istedi ama hava sıcak en güzeli ice tea içeyim diyen bir kişi bile görmedim. İce tea, ice teadir.
0
akhenaten
(09.06.23)
abd de marketlerde bildiğin demlenmiş soğutulmuş soğuk çay satılıyor fabrikasyon ve ben hiç sevmiyorum. liptonlarda ne avrupa ne türkiye kalitesindeydi.
0
haskoylu deli hasan
(09.06.23)
(2)

tatil yapmayı biliyor musunuz?

karayel
Ben hiç anlamıyorum bu işlerden nereye gitsem ne yapsam?
Ben hiç anlamıyorum bu işlerden nereye gitsem ne yapsam?
0
karayel
(08.06.23)
Ne yapsama vereceğiniz cevap sizi zaten bir yerlere götürüyor.

Ülke içinde; Deniz kum güneş, yemek turizmi, kültür turizmi (tarihi yerler vs.), otel tatili (spa, havuz, lüks vs.), Yolculuk ve spor amaçlı (trekking, tren turları vs.), Kafa dinleme (yazlık vs.) amaçlı tatil gibi seçenekleriniz var.

Yurtdışı için yukardakilere ek; şehir & alışveriş turizmi, sanat ve moda üzerine seyahat, etkinliğe dayalı (festival, safari vs ) tatil. Gibi seçenekleriniz var.

Siz hangisinden hoşlanacağınızı saptarsanız gerisi gelir.
0
akhenaten
(08.06.23)
Kaç kişisiniz, kaç yaşındasınız, ne kadar bütçeniz var, ne kadar hareket ne kadar sakinlik peşindesiniz, arabanız var mı, neredesiniz... Hiçbir şey bilmeden verebileceğimiz tavsiye pek yerinde olmayacaktır.

Ama yine de diyorum ki Kadir'in Ağaç Evleri'ne veya Kabak Koyu'nda "Sea Valley Bungalows"a gidin.
İyi tatiller,
0
michael_knight
(08.06.23)
(2)

Televizyondan anlayanlara soru

alaimisema
Dolar tüm fiyatları çarpmadan tv ihtiyacımı görmem gerekiyor. Hiçbir bilgim yok araştıracak pek zamanım da yok hemen almazsam çok geç olacak :)Yıllardır samsung tv kullandığım ve çok sevdiğim için samsung marka almak istiyorum. Ama bu yeni ekran teknolojilerine falan hakim değilim. Örneğin bu televi
Dolar tüm fiyatları çarpmadan tv ihtiyacımı görmem gerekiyor. Hiçbir bilgim yok araştıracak pek zamanım da yok hemen almazsam çok geç olacak :)

Yıllardır samsung tv kullandığım ve çok sevdiğim için samsung marka almak istiyorum. Ama bu yeni ekran teknolojilerine falan hakim değilim. Örneğin bu televizyon okey mi sizce? QLED olsa daha iyiymiş sanırım ama 2 kat fazla para vermem de pek mümkün değil. Net görüntü olsun, sağdan soldan çok parlamasın ve 60-65'' boyutunda olsun istiyorum. İş görür mü?

www.hepsiburada.com
0
alaimisema
(07.06.23)
iş görür
0
jelly bear
(07.06.23)
Şu anda piyasada 2 farklı yaygın teknoloji var OLED ve LED

İkisi de led aydınlatmayla görüntü sağlıyor ancak OLED tvlerdeki ledler yanıp sönme kabiliyetine sahip olduğu için tam siyah renk verebiliyor, çünkü OLED tv'de siyah renk ledlerin tamamen sönmesiyle veriliyor. Standart LED tvlerdeyse siyah renk led ışıklarının kısılmasıyla veriliyor, orada yine ışık var ama siz siyah olarak algılıyorsunuz.

QLED ise normal LED cihaza ekstra bir filtre eklenerek oluşturuluyor. Amacı görüntüyü biraz daha OLED kalitesine yaklaştırmak. Çok müthiş bir farka sebep olmuyor. QLED samsung'un bir pazarlama stratejisi, LG de benzer bir pazarlama stratejisini QNED adıyla yapıyor.

Mağazaya gidip LED ve QLED cihazların ekranlarına bakıp görebilirsiniz farkı. Bence muazzam değil.

QLED bütçenşz varsa tercih edilebilir, ancak bence ekstra bütçe zorlamaya değecek bir özelliği yok. Olursa ne ala, olmazsa çok da şey değil...

Linkini verdiğiniz ürün bence gayet yeterli. TV'ye konsol bağlayıp oyun oynamayı vesaire düşünmüyorsanız çok takmayın bence.
0
akhenaten
(07.06.23)
(12)

Kaç tane ingilizce kelime biliyorsunuz?

Unde bach canim
Sb.
Sb.
0
Unde bach canim
(07.06.23)
Upper intermediate civarında sanırım 4000-5000 civarıdır. Mesleki olarak da teknik kelimeler bildiğim için bu civarda olduğunu tahmin ediyorum.
0
kimlanbu
(07.06.23)
preply.com
Seneler önce şu testi yapıp sonuç paylaşmıştık galiba burada :)

Bu teste göre 23000+ kelime biliyormuşum. (İngilizceden edebiyat çevirisi ve editörlüğü yapıyorum.)
0
kobuzchu kiz
(07.06.23)
üstteki teste göre 8 bin bana kalsa 2-3 bin derdim (her harften ortalama 100 kelime çıkarırım mantığıyla).
0
gule gule
(07.06.23)
Zor denebilecek 1000'e yakın kelime biliyorum. Kolay olanları saymak mümkün değil. Yani conifer kelimesini bilince hair kelimesine biliyorum deyip sayı belirlemek çok zor. Bence kelime sayısı değil, çeviri sayısı önemli. Bir kelimenin bir anlamını 100 kişi biliyorsa başka anlamını belki 10 kişi biliyor. Türemeyle ortaya çıkan kelimeler de bir sorun. Derail kelimesini bilince derailment kelimesini de biliyorsun.
0
dissendium
(07.06.23)
Teste göre 11.969 çıktı benimki de
0
akhenaten
(07.06.23)
@kobuzchu kiz'in linkine göre 21791 kelime biliyormuşum. Bu ifade bana biraz abartı geldi gerçi. Buradan fantastik edebiyat ve FRP oyunlarına sevgilerimi iletiyorum.
0
nawar
(07.06.23)
Teste gore 15830. Test iyi olcum yapmiyor nerde bunun phrasal verbu, phrase'i , redublication'i, idiom'u, interjections'i.
0
speedy
(07.06.23)
Teste göre 29 bin çıktı. Geçen sefer bana sırf hava atmak için sallıyorsun demişlerdi ama işim gereği çok fazla İngilizce teknik ve hukuki metin okuyorum ve yazıyorum. Bu nedenle saçma sapan kelimelerle karşılaşma ihtimalim fazla oluyor.

Büdüt: Bu tür bir soruya yine cevap vermek de benim mallığım olsun.
0
peki madem
(07.06.23)
kobuzchu kiz'in testine göre 14770! yalnız test bir yerden sonra fransızca kelime bilgisi testine dönüyor. melange, bruit gibi kelimelerin ingilizce bir metinde kullanıldığını hiç görmedim.
0
gnosis
(07.06.23)
14k, 29k lik cevaptan suphem var. Yapim ekleri vs eklenirse benim de 20 yi bulur
0
lapaz
(07.06.23)
Wordup tan 14k bu arada.
0
lapaz
(07.06.23)
yukaridaki testten 19894 cikti. ha bu arada kuru kuruya kelime anlami ezberlemenin/kelime sayisinin dil ogrenmedeki degeri sifira yakin bence.
0
hot potato
(07.06.23)
(3)

A-2 seviyesinden ilerlemek

mavikalem
A-2 seviyesinde olup bundan sonrasını okuma ya da konusma yaparak ilerletmek mümkün müdür? Zira ilerledikçe kafa çorbaya dönüyor. Not: Amaç herhangi bir sınava girmek degil sadece konusma yapmak.
A-2 seviyesinde olup bundan sonrasını okuma ya da konusma yaparak ilerletmek mümkün müdür? Zira ilerledikçe kafa çorbaya dönüyor.
Not: Amaç herhangi bir sınava girmek degil sadece konusma yapmak.
0
mavikalem
(06.06.23)
Çok tehlikeli zamanlar, okumalardan çok verim alamazsınız muhtemelen. Eğer anadil olarak, sizin öğrendiğiniz dili konuşan biriyle konuşma yapacaksanız bu her aşamada faydalı.

Ancak karşınızdaki kişinin yetkin olması önemli. A2 gibi seviyeler yanlış kalıpların en çok yerleşmeye müsait olduğu zamanlar. Doğru sanıp yanlış şeyler öğrenirseniz kafa hepten çorbaya dönebilir.

Genel algıda B1 seviyesi tamamlandıktan sonra tek başına ilerlemenin daha uygun olduğuna dair bir kanı var. Ne kadar doğrudur bilmem, söylemiş olayım.
0
akhenaten
(06.06.23)
Ispanyolca ogreniyorum a2 bitince online konusma satin aldim ve yardiriyorum. Aradan 1 ay gecti suanda acildim konusabiliyorum ama 6 yasinda cocuk gibi iste.

Genel olarak zamanlarin yuzde 80ini ogrendim ve surekli hikaye kitabi okudum.

Suanda ise deli gibi dizi izliyorum altyazili netflixten. Netflixse ses + altyazi ispanyolca seciyorum

Hergun rutinimden biride podcast dinlerim hunharca

Sana verebilecegim en buyuk ve faydali tavsiye sevdigin seyleri oku izle ve dinle ilgini cekmeyen seylerden uzak dur bu seviyelerde yoksa pes edersin.

Umarim faydali olur
0
Slynmaster
(06.06.23)
Gramer-kelime ezberi-kendi kendine bile olsa konuşma antrenmanı. Bu üçüne ek olarak kelime telaffuzlarını da eklerseniz, yavaş da olsa epey ilerleme kaydedersiniz.

Bunlar olmadığı sürece yerinizde sayarsınız. Bence bu aşamada listeningi çok önemsiyor insanlar. Ama konuşamıyorsan dinleyebiliyor olmanın bir mantığı yok. Çünkü konuşmaları anlayabilmek için doğru telaffuzlarını bildiğiniz geniş kelime bilgisine sahip olmanız lazım.

Bana tecrübelerim bunu gösteriyor. Tabi bunun yanında ingilizce paragrafları yanına türkçesini çevirmeye çalışarak ve türkçe paragrafları da ingilizceye çevirmeye çalışarak gramer mantığının nasıl işlediğini çözmeye başlarsınız.

Bu arada bu öğrendiklerinizi uygulamaya dökmezseniz speaking kısmı hep kötü kalır.
0
filipis
(06.06.23)
(3)

İngilizce cümle

adwokat
Bizi onurlandıran güzel sözleriniz için teşekkür ederiz.Bu cümleyi en profesyonel şekilde nasıl çeviririz?Thank you for your kind words that honor us.Demek istiyorum ama türkçesindeki gibi havalı olmuyor.
Bizi onurlandıran güzel sözleriniz için teşekkür ederiz.

Bu cümleyi en profesyonel şekilde nasıl çeviririz?

Thank you for your kind words that honor us.
Demek istiyorum ama türkçesindeki gibi havalı olmuyor.
0
adwokat
(05.06.23)
We express our gratitude for your gracious words that bestow honor upon us.

Veya

We extend our sincere appreciation for your kind words, which serve to honor us greatly.

Bu cümleler uygun mudur?
0
🌸adwokat
(05.06.23)
Tam chatgbtlik soru. İ
0
zimbirik
(05.06.23)
@adwokat Yanıt kısmında yazdıklarınız mutlakiyetçilik çağı lordları tarafından krala söylenmiş gibi duruyor bence :D biraz abartılı kaçmış. ilk sorudaki söyleniş gayet uygun gibi alında.

İki cümleye bölebilirsiniz belki, "thank you for your kind words, we're honored."

Daha fancy bir şey olması için şöyle de denebilir;

"We extend our gratitude for your kind words that have honored us."

Bu yine de çok fazla geliyor bana, biraz yumuşatmak isterseniz bence en uygunu şöyle olurdu;

"We appreciate your gracious words that have honored us."
0
akhenaten
(05.06.23)
(5)

Aynı isimle farklı iban'a gönderilen para ne olur?

sassot
örnek ; ahmet yılmaz isimli 2 kişi var. aynı banka üzerinden farklı iban adresleri var.1.ahmet yılmaz'a gönderilecek para yanlışlıkla 2.ahmet yılmaz'ın iban'ına gönderiliyor.bu para karşıya gider mi? giderse geri alınır mı nasıl kanıtlanabilir böyle bir durum?
örnek ; ahmet yılmaz isimli 2 kişi var. aynı banka üzerinden farklı iban adresleri var.

1.ahmet yılmaz'a gönderilecek para yanlışlıkla 2.ahmet yılmaz'ın iban'ına gönderiliyor.

bu para karşıya gider mi? giderse geri alınır mı nasıl kanıtlanabilir böyle bir durum?
0
sassot
(02.06.23)
gider. bankayı arar hatalı işlemi beyan edersiniz. onlar 2. ahmet yılmazı arar hatayı söyler işlemi geri çekmeyi talep eder. 2. ahmet evet tanımıyorum derse para geri çekilir.
yok ben bekliyordum öyle bir para derse adliye yolları taştan :)
0
erty_ksk
(02.06.23)
Gidemez denebilir.

IBAN bir adres ülke kodu, banka kodu, şube kodu, müşteri numarası, hesap kodu bilgilerini içeriyor. Üstüne bir de isim yazıyorsunuz.

Haliyle siz birkaç rakamı farklı yazdığınızda tam olarak o bankanın, o şubesinde, o hesap numarasıyla ve hesap koduyla kayıtlı ve aynı isimde bir kişinin daha olması gerekir ki para hesaba geçsin.

Bu da teorik olarak mümkün olsa da pratikte imkansıza yakın bir durum. Hatalı yazılmış bir IBAN numarası ve isim eşleşmesinin karşılığının çıkma olasılığı yok denebilecek kadar düşük.
0
akhenaten
(02.06.23)
niye gitmesin ki? siz o ibana ait doğru ismi girmiş oluyorsunuz sonuçta.
0
elorelia
(02.06.23)
Gitmez diyen arkadaşları anlamadım niye gitmesin ki sonuçta ortada birbiriyle uyuşan IBAN ve isim bilgisi var. Banka hangisine göndermek istediğini nereden bilecek? Sonuçta gerçekten ikinci Ahmet Yılmaz'a göndermek istemiş de olabilir. Bu mantığa göre ikisine de hiçbir şekilde gönderemez o zaman.

Ama bankanın buna bir önlem aldığını tahmin ediyorum belki bankacı varsa daha net bilgi verir.
0
bhhs
(02.06.23)
yahu neden yanlış ibana gönderilsin ki? İsme havale değil bu, spesifik olarak ülke-şube-hesapno içeren bir iban yazıyorsun, yanlış ibana yollamak ve o ibanın aynı isimde çıkması herhalde milyarda bir falandır.

Giden para gayet doğru kişiye gitmiş gibi görünür, isim ve iban doğru çünkü. O insan geri verirse verir diğer türlü bişey kanıtlanamaz bence (çünkü kendi elinle o ibanı ve ismi girdin)
0
nhk ni youkosu
(02.06.23)
(6)

hayattaki motivasyonunuz nedir?

sparkle kiddle
nedir?ne sizi hayatta tutuyor? Neyi bekliyor, neyi arzuluyor, ne icin yasiyorsunuz?yasamak icin nedenleriniz nelerdir?
nedir?

ne sizi hayatta tutuyor? Neyi bekliyor, neyi arzuluyor, ne icin yasiyorsunuz?


yasamak icin nedenleriniz nelerdir?
0
sparkle kiddle
(02.06.23)
Kedim.
0
peki madem
(02.06.23)
İdealize edilmiş bir beklentim yok, içinde bulunduğum duruma göre yapabileceğim en uygun şeyleri belirliyorum. Bunların gerçekleşmeyebileceğini baştan kabul edip öyle olduğu takdirde yeni bir yol ya da yeni bir plan yapıyorum.

Bir şeylerden zevk almayı öğrendim, evet öğrendim. Örneğin özel günleri falan kutluyorum, aptalca demiyorum. İnsanın aptalca şeyler yapmaya da ihtiyacı var. Bu gibi şeyler de motivasyonumu kazanmama dolaylı yoldan katkı sağlıyor; ağır bir yükün altında ezilmiş hissetmiyorum kendimi.

Önceden böyle değildim.
0
akhenaten
(02.06.23)
Beni seven kişilerin üzülmemesi. Tek motivasyonum bu. Kimsem kalmasa direkt geberebilirim, hiç sıkıntı etmem.
0
d max
(02.06.23)
dolu dolu, anlamli, basarili bir hayat gecirip geberip gitmek.

anthony bourdain'in sozuyle kapatiyorum:

“Eat at a local restaurant tonight. Get the cream sauce. Have a cold pint at 4 o’clock in a mostly empty bar. Go somewhere you’ve never been. Listen to someone you think may have nothing in common with you. Order the steak rare. Eat an oyster. Have a negroni. Have two. Be open to a world where you may not understand or agree with the person next to you, but have a drink with them anyways. Eat slowly. Tip your server. Check in on your friends. Check in on yourself. Enjoy the ride.”
0
baldur2
(02.06.23)
guzel yemekler yiyip bol bol bira icmek.

ha bir de bench press’te agirlik artirmak.
0
alperz
(02.06.23)
- calismak zorunda olmadan calismak,
- ogluma guzel bir gelecek hazirlamak.
- dunyayi gezmek
0
cooperr
(02.06.23)
(8)

motor kullanmayı öğrenmek

dedim ben sana
bisiklet sürmeyi bile bilmeyen birisi olarak motor kullanmayı öğrenmem gerek. çok büyük hacimli değil scooter tarzı, yazlık yerlerde işimi görebilecek, marketten, denizden kalacağım yere kadar kendimi götürmemi sağlayacak kadar motor kullanmayı öğrenmem gerek. nasıl ve nerede öğrenebilirim? fikirler
bisiklet sürmeyi bile bilmeyen birisi olarak motor kullanmayı öğrenmem gerek. çok büyük hacimli değil scooter tarzı, yazlık yerlerde işimi görebilecek, marketten, denizden kalacağım yere kadar kendimi götürmemi sağlayacak kadar motor kullanmayı öğrenmem gerek. nasıl ve nerede öğrenebilirim? fikirler için şimdiden teşekkürler.
0
dedim ben sana
(01.06.23)
Önce bisiklet kullanmayı öğrenin, sonrası zaten çok hızlı bir motor olmadıkca kolay.
0
John Bloor
(01.06.23)
bisiklet öğrenmenin basit yolunu da ben ekleyeyim.
youtu.be
0
lazpalle
(01.06.23)
Evet, yokuş aşağı pedalsız sadece dengeyi öğrenmek daha kolay, yokuş derken, hafif bir eğim.

Çocuklar için bu işe uygun taytay denilen bisikletler var mesela pedalsız.
0
John Bloor
(01.06.23)
Düşmeden bisiklet öğrenildiğini sanmıyorum. Dengeyi bulana kadar limitlerin nereler olduğunu, ne durumda kurtarabileceğinizi test etmeniz gerekiyor.
Bu düşüşleri motosiklette değil bisiklette yaşamak istersiniz, o yüzden önce bisiklet.
0
michael_knight
(01.06.23)
Bisiklet kullanmayı öğrenirken de özellikle kask, çenelik, dirseklik ve dizlik kullanmayı ihmal etmeyin. Artık çocuk olmadığınız için hem düşüş etkisini daha fazla hissedersiniz hem de yaralarınız da bir noktaya kadar iyileşir.
0
akhenaten
(01.06.23)
Gözünüzde büyütmeyin, basit bir iş. Sağ elinizdeki gaz kolunu sürekli çevrili tutup aşırı gaz vermeden yavaş yavaş turlayın. 2 saate öğrenirsiniz. youtu.be
0
veddin vele biddin
(01.06.23)
motor kullanmak basit, zevkli ama arabaya göre bambaşka teknik ve fiziklere ait bir iştir.

denizden kalınacak yere kadar giderken uçurumlu bir sağ viraja hızlı girmiş bulundunuz diyelim. bu virajda arabadan alışkanlık gidonu sağa kırarsanız motor sol uçuruma uçar. bu bilgi bile işin ciddiyeti için yeterli olur umarım. orada sizi sadece gidonu virajın tersine iteceğiniz kontra tekniği ve bakış teorisi kurtarır. ne fren ne gaz sizi kurtaramaz. daha çok uçuruma sürükler.

sonrasında; eğitim, eğitim, eğitim.

bir eğitmenin en çok sevdiği kursiyer tipi sizsiniz. yani hiç 2 teker kullanmamış, beyni bembeyaz bir sayfa kadar bilgiye aç kişi. çünkü en büyük zorluk önce doğru bilinen yanlışların yanlış olduğuna ikna etmek.

sıra;

önce ekipman
sonra eğitim (sırasıyla teorik, kapalı alan temel hakimiyet ve sonrasında mümkünse yol eğitimi)
sonra motosiklet

keyifli sürüşler.
0
onemoremile
(01.06.23)
ben böyle öğrendim ama tavsiye etmem. motosiklet ağır ve güçlü bir alet ufak hatada ciddi sakatlanabilirsin. bisiklet öyle değil hataları tolere edebiliyor. en fazla ufak yara bere alırsın.

en basit yöntem hafif yokuş aşağı olan bir yer bulup önce pedal çevirmeden freni salarak denge becerisi geliştirmek. bu bir iki saatte kazanılıyor. sonra ufak ufak bisikletle turlarsın.

bisiklet aslında gittiği sürece kendi dengesini korur. sürücü gidona müdahale ettiği için de yön değiştirir. ikinci kural ise önüne değil karşıya bakmak. beynin ufuk çizgisini görmesi gerekiyor.

nerede öğrenirim dersen göztepe özgürlük parkı hafta içi sabah erken saatlerde çok müsait, 500-600 metre mesafedeki bike&outdoor mağazasından saatlik bisiklet kiralayabilirsin. sürmeyi hiç bilmesen bile elde parka kadar getirir. parkın hafif aşağı eğimli bölgelerinde dediğim gibi çalışırsın.

denge vs becerileri kazandıktan sonra motosiklet işi geliyor. ama bu baya ciddi bir konu. motora hakimiyet - trafiğe hakimiyet gibi. bu aşamada hondanın güvenli sürüş eğitimleri var katılmanı şiddetle tavsiye ederim.
0
orpheus
(02.06.23)
(8)

Yazilimcilikta 10 yil sonrasi var mi?

mimikikili
Simdiden yapay zeka halkin kullanimina acildi. Chatgp yi cocuklar bile kullaniyor. Bi 10 yil sonra yazilimciya ihtiyac olacak mi? Bu isi bilgisayarlar saniyeler icinde kendiliginden yapabilecek mi? Mutlu bi gün olsun...
Simdiden yapay zeka halkin kullanimina acildi. Chatgp yi cocuklar bile kullaniyor. Bi 10 yil sonra yazilimciya ihtiyac olacak mi? Bu isi bilgisayarlar saniyeler icinde kendiliginden yapabilecek mi? Mutlu bi gün olsun...
0
mimikikili
(31.05.23)
herhangi bir teknik altyapıya sahip olmadığım için net bir yorum yapamıyorum ancak gelecekte çok iyi teknik bilgiden ziyade (spesifik alanları ayrı tutuyorum) bir çok işlemde "bilgisayara derdini en iyi anlatabilen" kişiler ayrı bir konumda olacak gibi.

atıyorum chatgpt'ye doğru soruları sorup onu ilgili konuda en iyi eğitebilen.
photoshop'ta istediği şeyi en doğru şekilde anlatabilen.
dalle'de yaratmak istediği görsellerin promptlarını en iyi kurgulayan vs...

bu noktada sayısal zeka yanında duygusal zeka da çok önemli bir konuma gelecek gibi görünüyor. hayal gücü çok iyi olup teknik bilgisi zayıf olan insanlar da yavaş yavaş bir şeyler yapabilmeye başlayacaklar.

bugun chatgpt'ye istediğin tarzdaki şarkılar için belirlediğin kelimeleri veriyorsun sana şarkı yazıyor. istediğin şekilde gitar tablarını yazıyor ve altına davul linelarını veriyor. daha çok çok yeni bir teknolojiden bahsediyoruz.

özetle yazılımcıların 10 yıl sonrası var mı bilmiyorum ama bir çok alanda 10 yıl sonrası için farklı alanda uzmanlar devreye girecek gibi.
0
teritori
(31.05.23)
yapay zekanin halkin kullanimina acilmasiyla yazilimcilikta 10 yil sonrasi var mi sorusu cok ama cok farkli seyler. elma ile armutu karsilastirmak gibi. uzun uzun yazmayacagim. savunma sanayideki gomulu yazilimlari kim yazacak, scada sistemlerindeki yazilimi kim yazacak, bir firmanin gelistirdigi yazilimi kim takip edecek? yine yazilimcilar. daha cok ornek verirdim ancak gerek yok cunku yazilimi salt websitesi yazma veya windows 10 uygulamasi yazma olarak dusunmemek lazim
0
nibba
(31.05.23)
Bana öyle geliyor ki yazılım bilgisi hemen hemen tüm mesleklerin bir gerekliliği haline gelecek. Bunu aynı bilgisayar kullanımının yaygınlaşıp hayatın her alanına nüfuz ettiği gibi düşünebilirsiniz.

Dolayısıyla derin yazılım bilgisi olan kişiler için her zaman bir iş olanağı var gelecekte, ancak özellikle "yazılımcı" etiketi altında özelleşmiş mesleğin bazı ayrıcalıkları törpülenecektir.

Tabi bu bugünkü yazılımcıların emekliliklerine kadar rahatça çalışabilecek durumda oldukları gerçeğini etkilemiyor.

Yani özetle yazılım bilgisine duyulan ihtiyaç arttıkça yazılımcılık, hizmet veren ayrı bir alan olmaktan çıkıp birçok mesleğe alım şartlarında kendine yer bulan temel bir yetenek haline evrilecek gibi. Her halükarda bu yeteneğe sahip olmak şu dönemde yapılacak en iyi yatırım. Ancak bunu sektörden belli başlı bir meslekle birleşik olarak ilerletmekte fayda var.
0
akhenaten
(31.05.23)
22 yıldır sektördeyim ve yapay zekanın sektöre etkisini şöyle yazayım belki fikir verir.

Bir kaç günce önce chatgpt'ye bir programı sıfırdan yazdırdım, benim tek yaptığım fonksiyonları anlatmak ve yazdığı fonksiyonları Visual Studio'yu açıp yapıştırmak oldu. Ortaya çalışır bir uygulama çıktı. Ufak tefek hatalar dışında uygulamanın çalışmasını engelleyecek yanlış kodlamalar yapmadı, yaptığı hataları da ben söyleyince kendisi düzeltti.

Gelelim 10 yıl sonrasına: Eğer hali hazırda büyük projeler geliştirip uzun yıllar hizmet sözleşmeleri imzalamadıysanız tez zamanda kendinize yeni yetenekler bulun derim, yarın bir gün chatgpt'nin bir sonraki sürümü çıkar ve ufak hataları da yapmayacak hale gelir bir de üstüne API desteği sayesinde IDE'lerle entegre çalışmaya başlar, insanlar sadece istedikleri programı AI'ye anlatır o da programı yazar verir.

Bunu işkembeden sallayan biri değil 22 yıllık programcı olarak söylüyorum.
0
solo
(31.05.23)
yazilimcilari iyi yapan ozelliklerinden biri de adaptasyondur. sektor surekli yeni bir seyle karsina gelir ve sen ona ayak uydurabilirsen is yapabilirsin. o yuzden iyi yazilimcilar kendini degistirip ve yenileyecektir. sadece yazilim icin degil ai ile birlikte kendini yeni duzene adapte edemeyecek cogu beyaz yakali ayni problemi yasayacak. mesela ben freelance isler yapan bir yazilimciyim ama tasarimciya ihtiyacim oluyordu artik ihtiyacim olan ui'lari ai ile birlikte istedigim gibi olusturabilecegim. 50 kere revize de istesem, logoyu bir tik saga kaydir da desem trip atan biri yok karsimda.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(31.05.23)
Yapay zeka dışında hali hazırdaki yazılımcı sayısı da hiç az değil. Var olan yazılımcılar ve buna ek olarak yapay zeka iş imkanları ve maaşları düşürecektir.

Aklımdaki bir proje için birkaç yazılımcıdan fiyat almıştım. ChatGPT ile kendim yaptım. Bir örnek.
0
socially awkward
(31.05.23)
microsoft'ta calisiyorum ve buyuk oranda bitecegini soyleyebilirim. azalacak kesinlikle. hic lafi egip bukmeye gerek yok. insanlar yine koltukta oturacak ama isin cogunu ai yapacak. insanlar test eder artik yazilimi.

tarihin her doneminde belli meslek dallari onem kazanir, sonra herkes oraya ususur derken egri dususe gecer. son 20 yildir computer science en avantajli bolumken su an tercih yapan bir yakinima yazdirmam.

bu tarz ai yeteneklerinin b2b (business icin) ve b2c (customer icin) modelleri olur. chatgpt b2c oluyor. ama microsoft zaten kendisi icin de bunlari gelistiriyor. yani bir yerde cok az insan gucu ile, cok fazla output imkani olacak.

buyuk sirketler kendi ai modellerini olusturup, bunu da limitleyip paketler halinde kucuk sirketlere satacaklar.

su anda mesela chatgpt'nin kamuya acik olmasi tamamen data toplamak icin. hayrina degil. insanlar ne aratiyor? hangi tur sorularda regenerate answer'a tiklaniyor vs gelistirmek icin hep.
0
antikadimag
(31.05.23)
10 yıl sonra farklı olacağı kesin, bitmez buna emin olun ama popularitesi farklı olabilir.
0
nuisance
(31.05.23)
(6)

Hangi dil?

redcat
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
0
redcat
(30.05.23)
İtalyanca. Sanayide iyiler. Konuşursan iş bulabilirsin. İspanyolca popüler ama bence kültür etkisi. Gerçekte çok işine yaramayabilir.
0
dissendium
(30.05.23)
dili iş maksatlı öğrenmek sonu pek kestirilemeyen bir macera. yerine göre "ne alaka" diyeceğin, 3-5 milyonluk ülkede konuşulan dil sayesinde çok iyi iş bulabiliyorsun veya tam aksine çok yaygın kullanılan önemli bir dil sana "ooo akıllı/kültürlü biriymiş" algısı dışında maddi anlamda hiçbir şey katmayabiliyor.

kitap okuyacağım diyorsan bence yazarları, edebiyatı düşün. mesela eco'yu, pavese'yi italyanca okumak mı daha heyecan verici geliyor sana? yoksa marquez okuyup kafanda kolombiya'yı canlandırdığında mı daha mutlu olursun? bunlar önemli detaylar. dil öğrenme işi yaş ilerlese de aslında bebeklerinkine benziyor - yani sürekli maruz kalmak, hep duymak, hep konuşmaya çalışmak, her gün irili ufaklı bilgileri kapmak lazım. o açıdan ilgi duyduğun, ekstra efor sarf etmeden kendiliğinden yönelebileceğin dil hangisiyse bence onu öğren.

dissendium'un söylediğine hem katılıyorum hem katılmıyorum. katılıyorum çünkü italyancanın sanayi, moda gibi belli alanlarda geçerliliği olabiliyor. üniversitede italyan dili ve edebiyatı okuyup bu tarz işlere giren arkadaşlarım oldu. tabii diploma almak dışında dili kullanamayanlar da oldu. dediğim gibi risk.

katılmadığım kısmı ise ispanyolcanın işe yaramayacağı fikri. ispanyolca bütün güney amerika'da konuşuluyor birkaç ülke haricinde. onu geçtim artık abd ve kanada bile hispanik dolu. yarın bir gün atıyorum florida'ya, teksas'a gidecek olursun, bence ispanyolca biliyor olmak inanılmaz avantaj olur yabancı için. avrupa'da zaten ispanya'da konuşulmasına filan hiç girmiyorum bile (ha tamam arada aksan/kullanım farkları var tabii ki ama onlar da atla deve değil, dili bildikten sonra öğrenilir).

spesifik bir amaçla belli bir dili öğrenmek gerekmiyorsa bence insanın yakın hissettiği, sevdiği dile odaklanması daha mantıklı. çünkü terminatör ya da dahi değilsen bence uzun vadede rastgele bir dili çok iyi öğrenemezsin. kim uğraşacak?
0
mark greg sputnik
(30.05.23)
İspanyolca; çok daha geniş bir coğrafyada konuşuluyor, haliyle amaç edebiyse çok daha fazla eseri anadilinden okuma şansına sahipsiniz, amaç ticariyse de yüz milyonlarca insanla iletişim kurabilir hale geliyorsunuz.
0
salihdt
(30.05.23)
Mantıklı olan İspanyolca. Hem ticari, hem edebi, hem daha fazla insanla iletişim kurabilmek, hem daha fazla film, dizi izleyebilmek vs.

Ama bütün bu avantajlarına rağmen belki de İtalyanca öğrenmek hoşunuza gidecek. Fonetik olarak keyif alacaksınız, opera izlemekten keyif alacaksınız, pizza tariflerine bakacaksınız vs.
Kendim için düşününce İtalyanca öğrenmek bana çok daha keyifli gelir diye düşünüyorum.

Her ikisi için de derslere bir göz atın Youtube'dan. Hatta her ikisine de birer gün çalışın ve seçiminizi yapın. Keyif almadığınız dil her ne kadar daha mantıklı olsa da mecbur da olmadığınız için bir yerde takılıp kalırsınız.
0
michael_knight
(30.05.23)
Edebi zevk öznel bir konu, siz hangi dildeki edebi ürünlerden zevk alıyorsanız onu öğrenmelisiniz o halde. Neden kafanız karıştı ki?

Yani İspanyolca güncel eser sayısı elbette daha fazladır ama sadece okuyabileceğiniz eser sayısının fazla olması tek başına ne kadar mantıklı bir neden sayılabilir bilemedim. Neticede iki dilde de ömrünüz boyunca okuyarak bitiremeyeceğiniz kadar yazılmış şey vardır.

Ne seviyorsanız onu öğrenin.
0
akhenaten
(30.05.23)
Spesifik alanlar için İtalyanca, genel geçerlilik olarak İspanyolca. Lakin yurtdışında öğrenciyken İtalyan ve İspanyol öğrencilerin birbirleriyle baya baya kendi dillerinde konuşarak anlaştıklarına şahit olmuştum. Biri öğrenilince diğeri de kapılıyor.

İngilizce varsa önceden, iyice kafayı kırıp ikisini de öğrenmek isteyen var ise şöyle bir kitap var: "Comparative Grammar of Spanish, Portuguese, Italian and French." PDF'si de var bu arada ama korsana karşıyız.... ;)
0
d max
(30.05.23)
(5)

Almanca öğrenmeye devam etmeli miyim

dissendium
Merhabalar. Her gün Almanca haber okuyup kelime öğreniyorum. Bundan keyif alıyorum. Ama 3 4 yıl sonra "belki" işime yarayacak bir şey için her gün zaman ayırmak bazen motivasyonumu düşürüyor. Buna zaman ayırmasam gidip Instagram, Youtube için harcayacağım zamanımı. Bunun iş için işe yarama ihtimali
Merhabalar. Her gün Almanca haber okuyup kelime öğreniyorum. Bundan keyif alıyorum. Ama 3 4 yıl sonra "belki" işime yarayacak bir şey için her gün zaman ayırmak bazen motivasyonumu düşürüyor. Buna zaman ayırmasam gidip Instagram, Youtube için harcayacağım zamanımı. Bunun iş için işe yarama ihtimali de var. Makine mühendisiyim. Belki 10 yıl sonra güzel bir kapı açabilir. Bunlar hep uzun süreli şeyler. Siz ne yapardınız? Sağ olun.
0
dissendium
(30.05.23)
Bir şeyi yapmak için ya nedenin vardır ve içiden geliyordur ya da pragmatik nedenlerle yapıyor biraz da zorluyorsundur.

ilk seçenekte zaten sonuca veya başka bir şeye bakmadan uzuun soluklu devam eder motivasyon gerçektir. Diğerinde her şey kırılgandır çünkü yapay bir motivasyon vardır uzun soluklu olması gerçekçi olmaz.

Hangisiysen buna göre karar verer. Zamanın değerli kendin için gerçekçekçi şeyleri önüne koy karar ver derim.
0
AlsterWasser
(30.05.23)
10 yil sonraya Almanya gocmen ihtiyacini bitirir, bir seyler yapmak istiyorsan simdi icin yap
0
abi bi dizi buldum on numara
(30.05.23)
almanya'ya hic yerlesmeyecek olsaniz bile dil ogrenmek icin zamaniniz varsa bunu degerlendirin derim, mutlaka isinize yaracaktir, iyi ki ogrenmisim dersiniz. bir de ozellikle yas ilerledikce dil ogrenmek inanilmaz zorlasiyor o yuzden bu tarz isleri ne kadar erken cozerseniz o kadar iyidir.
0
serseri marti
(30.05.23)
1. Dil öğrenmek faydalı bir şey.
2. Başladığın işi bitirmiş olma hissi insanı ayakta tutan bir şey.

Ayrıca Almanca öğrenmesem yerine koyacak daha faydalı bir uğraşım yok diyorsunuz.

Ne sebeple bırakasınız ki? Spesifik bir konuda faydalı olup olmaması konusunu gündeme taşımayı gerektirecek bir durum oluşmamış bence. İhtimallerden çok elinizdekine odaklanın. Yapacak daha iyi bir şey yokken bir dil öğreniyor olmak tartışmasız iyi bir şey. Eğer daha somut bir şey karşınıza çıkar ve bu süreç arkaplana düşerse bu başka konu.

Devam edin.
0
akhenaten
(30.05.23)
Benim birader baya baya Latince ile kafayı bozdu. Tutup da zaman makinesi icat ederek Roma İmparatorluğu'na dönecek hali de, bu yaştan sonra arkeolog olacak hali de yok ama öğreniyor. Dil bilmek iyidir. Ufku genişletir. Hiç bir şey olmadı Dark dizisini falan altyazısız izlersiniz (ya da o zamana ne varsa, benim zamanımda Alman dizisi olarak Ravioli vardı)
0
d max
(30.05.23)
(2)

Dünya haritası

piotr
Ofisime asmak için arıyorum. Vintage olabilir ya da bir özel alan (tipik siyasi harita yerine) için hazırlanmış harita olabilir. Tavsiyeniz var mı?
Ofisime asmak için arıyorum. Vintage olabilir ya da bir özel alan (tipik siyasi harita yerine) için hazırlanmış harita olabilir. Tavsiyeniz var mı?
0
piotr
(29.05.23)
Hendrik Hondius'un dünya haritası baya dekoratif olduğu için sıkça sizin istediğiniz şekillerde kullanılıyor.

Baskısını bulmak da kolay. Google görsellere hendrik hondius world map yazarsanız genel görünüşü çıkar
0
akhenaten
(29.05.23)
brkylmz
(29.05.23)
(8)

Yeni görgü kuralları

akhenaten
Önceden gerek bugünkü teknolojilerin var olmaması gerekse yaşam tarzındaki değişiklerden ötürü yeni geliştiğine ve sessizce genele yayıldığına şahit olduğunuz görgü kuralları neler? Burda kıstas bu kural örneklerinin doğrudan kendi değer yargınızı yansıtmasından ziyade sizde yeterince geniş bir çevr
Önceden gerek bugünkü teknolojilerin var olmaması gerekse yaşam tarzındaki değişiklerden ötürü yeni geliştiğine ve sessizce genele yayıldığına şahit olduğunuz görgü kuralları neler? Burda kıstas bu kural örneklerinin doğrudan kendi değer yargınızı yansıtmasından ziyade sizde yeterince geniş bir çevre tarafından kabul gördüğü intibası uyandırmış olması. Hatta bu size ters gelen bir şey de olabilir.

Benim aklıma gelenler;

-Toplum içinde telefonla bir şey izlenip dinlenecekse ya kulaklık kullanılır ya da izlenmez, dinlenmez.

-Sıradışı bir durum yoksa günlük haberleşme için; Mesaj atmak > Telefon etmek

-Başkasının çocuğuna mümkün olduğunca bir şey öğretmekten, benimsetmekten kaçınılır. Bir sorun olduğunda doğrudan çocukla muhatap olunmaz ailesine söylenir.

-Romantik anlamda tanışma talebi iletmek için tek bir hak vardır, ikinci defası olmaz.
0
akhenaten
(27.05.23)
Ben daha apartmandakilere camdan cop atilmamasi gerektigini ogretemedim. Bu gorgu kurallari cok ileri seviyede.
0
Kahvedesu
(27.05.23)
Plajda veya sahilde otururken sesli müzik açılmaz.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.23)
Valla -mali -meli tarzinda degil de genel olarak dusuncemi soyleyecek olursam da karsi tarafla anlasmadan goruntulu arama cok sacma geliyor bana. Gecen mesela evde oyle malak gibi yayilirken bir baktim neredeyse 10 yil once yuzyuze konustugum kisi beni goruntulu ariyor. Ne alaka ulan deyip reddediyorsun aramayi dogal olarak. Sonra da sen kaba oluyorsun.


Bir de mesaja ses kaydiyla donen kisiler cok sacma geliyor bana. Bisey yaziyorsun adam sana ses kaydi gonderiyor cevap olarak. 'Sesle iletisim kurmak istesem zaten arardim dingil, ozet gec yaz' deyince de yine sen kaba oluyorsun. Ilginc.
0
j r r tolkien hayrani
(27.05.23)
İş yerinde masası başında telefonuyla uğraşan arkadaşın arkasından geçerken biraz daha acele etmek.
Kendisinin malum özel şeyleri olabilir, gözümüz takılabilir, rahatsız olabilir, şüphelenebilir. Bizde ağzında bakla ıslanmayan biriysek hemen öğle molasında sağa sola etrafa duyurabiliriz belki.

Sokakta yalnız başına sakin adımlarla yürüyen kadını hızlıca geçmemek gibi birşey bu.

Başkasının çocuğuna bir şey öğretmek kısmına katılmıyorum doğrusu.
Bir çok kez yere çöp atan çocuğu uyarmışımdır ve söz dinlemiştir çoğu. Yine biri arkadaşını üzdüyse nasihat vermişimdir.
Dersleriyle alakalı sorular ve bilmeceler sormuşumdur.
Bazı kelime manalarını öğretmişimdir.

Tabi bu zamanda insanların fiziki anlamda birbirine çok yakın olmalarına rağmen yabancılaşması, suizan ve karamsarlığımız karşıdaki kişiye ait herşeye de bir sorun yaşamama adına mesafeli olmamıza neden oluyor. Böyle konularda yer , tavır ve zamanlama önemli ki bu da ayrı konu.
0
diyecevaplandı
(27.05.23)
Biriyle (romantik anlamda) yeni yeni tanışıp konuşurken, sen istemeden ya da konusu geçmeden fotoğraf atması, fotoğraf istemesi. Wtf?
0
Amaranta ursula
(27.05.23)
İlk madde dışındakilere katılmıyorum. Siz neye göre genellediniz bunları acaba? Çok yeni değil ama hâlâ benimsenmeyen bir şey olduğu için yazacağım. Atm sırasındayken işlem yapanın dibinde durmamak
0
yazdonumu
(27.05.23)
Bence de öncelik telefon etmek değil, mesaj atmak olmalı ama buna bir görgü kuralı demem sanırım. Nick yazacaktım ama yukarıdakilerin hepsine +3 diyeyim bir iki maddeye şerh düşerek.

Trafikte mesela hiçbir görgü kuralı uygulanmıyor hatta bildiğin ahlaksızlık almış başını gitmiş. Tek görgü kuralı yol verene işaret ile teşekkür etmek sanırım.

Mesai bitişi çok yakınken gün içinde gönderilebilecek ya da acil bir durumu olmayan bir şey istememek, diyeyim ben de. Hatta mesai saati dışında ya da hafta sonu acil olmayan bir iş için aramak ya da mesaj atmak diye ekleyeyim.
0
nawar
(27.05.23)
@yazdonumu

Çevreden gördüklerim ve internette meme haline gelmiş, üstüne bolca esprisi yapılan konulardan çıkardıklarımdı.

Özellikle mesaj > telefon konusu 25 yaş ve daha alt yaş grubunda gün geçtikçe daha hassas bir konu haline geliyor gibi. Telefon edenlerden şikayetlenen gençlerden tutun çocuklarına telefon edip neden mesaj atmıyorsun dedi diye yakınan anne babalara kadar baya geniş bir gündemi var bu konunun.

Diğerleri de az çok böyle şeyler.
0
🌸akhenaten
(27.05.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.