Giriş
(7)

turkiye'de benzinler kac oktan?

antikadimag
abd'de 87 89 91 93 diye gidiyor. internette bakinca kursunsuz 95 oktan gordum sadece.1) baska alternatif yok mu?2) abd'de 95 oktan bulamiyoruz. turkiye'de en kaliteli benzinin satilma sebebi nedir? premium olmayan cogu arac icin gerekli degil (bir avantaji yok) yuksek oktan. bosuna para verilmiyor m
abd'de 87 89 91 93 diye gidiyor. internette bakinca kursunsuz 95 oktan gordum sadece.

1) baska alternatif yok mu?
2) abd'de 95 oktan bulamiyoruz. turkiye'de en kaliteli benzinin satilma sebebi nedir? premium olmayan cogu arac icin gerekli degil (bir avantaji yok) yuksek oktan. bosuna para verilmiyor mu o zaman?
0
antikadimag
(27.02.23)
tr'de hiç 87 falan duymadım. 95-97 ve 98 hatırlıyorum. 10 sene önce falan o ayrımı da kaldırdılar, 98 üretilmeyecek artık dediler hepsine 95 deniyor şu an. ab gereği oldu sanırım.
0
avatar is back
(27.02.23)
95 oktan. eskiden 98 vardı artık yok. performans içerikli olanların içinde de katkı var. temelde hepsi 95.
0
false pretension
(27.02.23)
95-100 arasi.

kuzey amerika'daki motor teknolojisi avrupa'nin gerisinde, o yuzden oktan dusuk.
max. 94 bulabiliyorum ben, ki 91 ustu bosuna para diyorlar zaten.
bir de ethanol olayi var, shell haric hepsinde %10 civari ethanol var. tr'de ethanol var mi bilmiyorum, bilen biri bilgilendirsin.
0
cooperr
(28.02.23)
Tam cevap değil ama belirtmek istedim, ehliyet aldığım dönemde youtube'daki otomobil videolarına sarmıştım. Orda amerikadan bir yayıncının videosunda bu konudan bahsediyordu yakıt seçiminde.

Temel konu "avrupaya gittiğinizde burada anlattıklarım geçerli olmayacak, ölçüm sistemleri farklı" noktasıydı.

Arada bir kalite farkı varsa bile doğrudan "abd'deki 87 oktan avrupa'da da 87 oktanlık benzinle aynı niteliğe denk geliyor ve onlar bunu kullanmıyor bile" gibi bir şey olduğunu sanmıyorum.

Kullanılan ölçüm yöntemleri farklı. RON, MON, PON gibi farklı skalalar var. Bunlara bir göz atabilirsiniz belki.

Diğer taraftan ABD petrollerinin dünyanın en iyileri olmadığı da bir gerçek.
0
akhenaten
(28.02.23)
Uzun süredir tek kalem benzin kullanıyoruz +1 Çünkü Avrupa Birliği normlarına uymak zorundayız. Ama firmalar oktan belirtmeden kaliteli yakıt adı altında bi tık pahalı yakıt satıyorlar içine katkı katıp, bence tamamen reklam aldatmacası.

Yalnız duyurunun yaş ortalaması baya düşük, kimse daha eskisini hatırlamamış :)

Eskiden bir de "kurşunsuz" benzin ayırımı vardı gençler, normal benzinlerde kurşun vardı. 90'larda "kurşunsuz" adı altında yeni bir benzin türü çıktı, sonra insan sağlığı açısından kurşunlu olan tamamen yasaklandı.
0
John Bloor
(28.02.23)
avrupa birliği sayesinde bunlar.
zamanında uyum yasaları cıkartılmasaydı şu an araç ve yakıt kalitesi hindistan gibi olurdu.
0
nuisance
(28.02.23)
ABD'nin ölçüm yöntemi farklı. Yanlış hatırlamıyorsam onların 89 oktanı bizde 95'e denk geliyor. Şimdi google'a sordum emin olmak için. Onlarda 91 bizde 95'e eşitmiş.
0
yadigar
(28.02.23)
(3)

eski ahit, tevrat, tanah, zebur et al.

AlsterWasser
Soru: eski ahit, tevrat, tanah, zebur hangileri biririn alt kümesi hangisi hangisinin içinde falan biri tanımsal olarak açıklık getirebilir mi? bir de yazacağınız kümelendirme ya da tanımlamalar türkçede ya da müslümanlıkta farklı şekilde, yahuhdilikte veya hristiyan dünyasında farklı anlamlara da g
Soru: eski ahit, tevrat, tanah, zebur hangileri biririn alt kümesi hangisi hangisinin içinde falan biri tanımsal olarak açıklık getirebilir mi?

bir de yazacağınız kümelendirme ya da tanımlamalar türkçede ya da müslümanlıkta farklı şekilde, yahuhdilikte veya hristiyan dünyasında farklı anlamlara da geliyor mu ?

Yani bazen söylenen ile söylenmek istenen değişiyor mu çünkü sanki böyle bir durum var gibi de kafam karıştı o yüzden soruyorum. Tevrat diyince aslında x kastediyor ama o aslında tanah gibi ama eski ahit derken şu vs vs. gibi.
0
AlsterWasser
(27.02.23)
Eski ahit= tevrat + zebur + baska kitaplar
Yeni ahit=incil
Tanah ise tevrat ile zeburu da icerir.

Kitabi mukaddes= eski ahit + yeni ahit
0
camussar
(27.02.23)
Eski ahit 39 kitaptan olusur
0
camussar
(27.02.23)
Eskiden yeniye gidelim

Tevrat dediğimiz şey (ibranice Tora) yaratılış (bereşit), mısır'dan çıkış (şemot), levililer (vayikra), çölde sayım (bamidbar), yasanın tekrarı (devarim) kitaplarını içeren musa'nın dönemini ve yahudiliğin oluşumunu içeren 5 kitaptır.

Ancak yahudilerin kutsal kitabı tora'dan daha fazlasını içerir. Bu kitabın geneli tanahtır. Tanah 3 bölümden oluşur. Birisi yukarda saydığım 5 kitaplık bölüm olan tora. Diğer iki bölüm ise neviim ve ketuvim.

Neviim; krallar, ezekiel, samuel gibi kitapları içerir 8 kitaptır.

Ketuvim; zebur'u ve tarihler gibi kitapları içeren üçüncü bölüm.

Tora, neviim, ketuvim'in toplamına tanah denir.

Zebur müslüman ülkelerde ayrı bir dine inmiş bağımsız bir kutsal kitap gibi anlaşılıyor ama yukarda da bahsettiğim gibi tanah içinde yer alan bir kitap. Davut ve süleyman'ın şiirlerini içeriyor.

Roma'nın son dönemlerinde yahudiler stabil olmayan bir halde olduğu için hristiyanların eski anlaşma dediği ve teorik olarak tanahla aynı şey olması gereken kitapla yahudilerin bugün kullandığı tanah arasında farklar var. Örneğin makabeliler kitabı hristiyan inancında eski anlaşma içerisinde varken yahudilikte yok. Ayrıca kitapların eski anlaşma ve tanah içerisinde dizilimleri de farklı. Bu tip şeylerin sebebi o dönemdeki yahudilerin kullandığı sistemlerdeki farklılıklar.

Buna karşın protestan reformunda katolik ve ortodoksların kullandığı eski anlaşma kitabında yer alan bu "fazla" kitaplar çıkarılıyor ve geriye sadece yahudilerin kullandığı kitaplar bırakılıyor.

Bu da ayrı bir tartışma konusu. Aynı şekilde katolik ve ortodoks eski anlaşmalarında da kitap farkları mevcut. Bunların hepsinin kendi içinde mantıklı tarihsel bir süreci var.

İncilse isa'nın hayatının havariler tarafından anlatıldığı mektupların derlenmesiyle oluşturulan kutsal metinlerin bir derlemesi. Matta, markos, romalılar, vahiy gibi kitapları içeriyor.

İncil = yeni anlaşma oluyor yeni anlaşma + eski anlaşmaysa kutsal kitap okuyor.

Böyle.
0
akhenaten
(28.02.23)
(7)

Güneş gözlüğü

dissendium
Bir video izlemiştim. Güneş gözlüğü çıkarıldığında yakaya takılmamalı, kabına koyulmalı diyordu. Tarzla ilgili bir videoydu. Ben erkeğim. Kap taşıyamam. Çanta zaten yok. Kafama takmayı sevmem. Yakaya takmak şık olmayan bir görüntü mü? Hiç böyle bir şey duydunuz mu? Sağ olun.
Bir video izlemiştim. Güneş gözlüğü çıkarıldığında yakaya takılmamalı, kabına koyulmalı diyordu. Tarzla ilgili bir videoydu. Ben erkeğim. Kap taşıyamam. Çanta zaten yok. Kafama takmayı sevmem. Yakaya takmak şık olmayan bir görüntü mü? Hiç böyle bir şey duydunuz mu? Sağ olun.
0
dissendium
(26.02.23)
Yakaya tak, yanına da bir kaleşnikof al. Özel harekatçı tarzı. Starbucks'daki amcalar da kafaya takıp omuza da hırka düğümlüyorlar. Bence en iyisi kaba koymak ya da arka cebe.
0
Kahvedesu
(26.02.23)
Bana +45 yaş erkek davranışı gibi geliyor. Belli şeyler belli dönemlerde daha çok yapılmış, haliyle belli yaş gruplarıyla daha çok bağdaşıyor. En azından benim kafamda. +45 yaş birinin şık görünümüne katkı sağlayabilir belki yakışıyorsa.

Örneğin kemere telefon takmak da böyle, +45 yaş insanlarda görsem garipsemem, şık olup olmadığına da kafa yormam ama 20lerinde birinin belinde telefon görsem "aa kaldı mı bu ya" diye düşünürüm

Gözülüğü kafaya takmak da +35 yaşlı kır saçlı erkeklerde güzel duruyor mesela.

Geri kalan herkes için tek çare sırt çantası taşımak.

Ben deli olabilirim ama, çok kıstas almayın.
0
akhenaten
(26.02.23)
nerede takıcan başka yakaya takıcan tabi. gayet de şık boşver sen.
0
neira
(26.02.23)
gömlek düğmeleri arasına çok rahat asılıyor
cam kısmı içe bile gelir atlet giydikten sonra
optik ve güneş gözlüğünü böyle değiştirirek kullanıyorum yazın
0
bir soru sorcam
(26.02.23)
hahah ilk kez duydum bunu. 20 yasindakinde de gorsem garipsemem 80de de. artik dikkat edicem ben de ama buna sokaklarda :D
ben o an en musait neyse oyle tercih ediyorum mesela. genelde sacimda tutarim. kapusonlu bi seyim varsa yagmur basladiysa basimda durmasi zor olacagindan yakama takarim. agir kezoyumdur belki de ama sen bana bakma gfh
0
Kittie
(26.02.23)
Bu şey gibi ya kot pantolonun altına spor ayakkabı giymek gibi, giymemek lazım ama giyene de neden giydin diye sorulmaz.
0
olaylar olaylar
(26.02.23)
Kemere veya pantolon cebine de asabilirsin. Gözünde de kalabilir önünü görüyorsan.
Biz sürekli karşıya sunum yapan modeller olmadığımız için tamamen beğenilme odaklı tercihler yapmak ve dünyanın güncel estetik standartlarına uymak zorunda değiliz.
0
hasmetizm 2046
(27.02.23)
(17)

Kızılay - Ahbap Çadır Olayı?

ananiyimioguz
Sosyal medyada denk geldim ama tam anlayamadim.Kızılay normalde afet bölgesine kurulmasi gereken çadırları zamanında kyrmayıp insanları mahçup bırakıp, Ahbap da acil isteyince maliyetine onlara satmış da ahbap o sekilde mi kurmus?Bir de Adana'da özel hastanede calisam bir arkadasim Kizilay'in kanlar
Sosyal medyada denk geldim ama tam anlayamadim.

Kızılay normalde afet bölgesine kurulmasi gereken çadırları zamanında kyrmayıp insanları mahçup bırakıp, Ahbap da acil isteyince maliyetine onlara satmış da ahbap o sekilde mi kurmus?

Bir de Adana'da özel hastanede calisam bir arkadasim Kizilay'in kanlari parayla sattigini soylemisti faturalari mi me görmüş.

Yani insanlarin vicdanlarini somurup bagisladiklari kanlari satmalari yetmemis bir de cadir mi satmislar vergilerimizle alinan cadirlari?

Bir de sevgili hükumet sevdalisi arkadaşlar bu durumlara nasil bakiyor onu merak ediyorum.

Mesela deprem vergileri icin de "yav iste uygun bir yere harcanmistir" diye gecistirip hic etmislerdi bu bir değil iki değil.
0
ananiyimioguz
(26.02.23)
Şurada gayet güzel açıklamış işte. Başka ne denebilir ki?
Sattık diyor. Başka yerde böyle kalitelisini bulamazdı diyor.
Almasaydı biz götürecektik diyor.
İnsan şaşıp kalıyor.

twitter.com

Bi de şu var tabi
twitter.com

Şu da var.
twitter.com
0
Mirket
(26.02.23)
Ben de anlamadım bu konuyu, bir de soruya ek yapmak istedim.

Neden ahbap kızılay'dan çadır alıyor ki? Yani bu gereksiz bir harcama değil mi? Kızılay'daki çadırlar zaten normal şartlarda deprem bölgesinde kurulmayacak mı? Bunun yerine normal şartlarda deprem bölgesine gitmeyecek özel bir üreticiye bu çadırları ürettirse toplam çadır stoku (kızılay + ahbap) artmış olmayacak mıydı? Şu halde zaten hiçbir ücret ödenmesine gerek olmadan kurulması gereken çadırlar için ücret ödemesi yapılmış olmadı mı? Bunun mantığı nedir? Kızılay'ın bu çadırları alın bir an evvel kurun diye vermek yerine satması mantıksızken, ahbap'ın gidip kızılay'dan çadır satın alma talebi de bana anlamsız geldi, ne kaçırıyorum?
0
akhenaten
(26.02.23)
Ben de neden AHbap'ın aynı şekilde kusurlu olmadığını anlamadım. Normalde bu çadırlar 1000 tl değil mi, internette görmüştüm. ''Kızılay 76 m2 çadırı 140 bin TL''ye satmış, bunlar da almış. Başka çadır üreten yok mu?
0
Kahvedesu
(26.02.23)
Başkaları da almış

twitter.com
0
Mirket
(26.02.23)
kan yıllardır parayla alınıyor kızılaydan, kuralı tüzüğü bu sanırım, normal şartlarda bunu anlıyorum hem kan bağışı hem maddi kaynak olur fakat deprem zamanı çadır olayı çok düşündürücü.

aslında kağıt üzerinde holdingleşmiş bir yapının bunu yapmasının yanlış bir tarafı yok her şey yazılan kurala uygun fakat bu kurallar gördük ki yanlış yapılandırılmış
0
freebird5406_2
(26.02.23)
Depremin 3. günüydü sanırım, Ahbap açıklamıştı biz her yere gittik ama en fazla adeti tek seferde en hızlı teslimi kızılay üzerinden alabileceğimiz için orayla anlaştık diye.

Pahalıysa bile mecbur kalınmış olabilir.

Burada sorgulanması gereken misal 50k lık çadırın neden 140a satıldığı olmalı bence.

Bir de madem çadır vardı neden bekletildi.
0
🌸ananiyimioguz
(26.02.23)
'kağıt üzerinde holdingleşmiş bir yapının bunu yapmasının yanlış bir tarafı yok her şey yazılan kurala uygun' denmiş de

Aşağıdaki adreste Kızılay Tüzüğü var. Tüzüğe aykırı her şey kanunen yanlıştır.

Tüzükte de:

c) Afet ve güvenli yaşama ilişkin görevleri:
1) Ulusal ve uluslararası alanda afet ve acil durum hallerinde; kamu otoriteleri ve
Uluslararası Kızılhaç-Kızılay Hareketi unsurlarıyla koordinasyon içerisinde müdahale, erken dönem iyileştirme, iyileştirme ve yeniden inşa safhalarında beslenme, gıda, barınma, sağlık ve hijyen alanlarında insani yardım ve hizmet sağlar, eğitim verir, toplumsal ve fiziksel kapasite geliştirir.

deniyor. Yani Afetzedeyi barındırmakla mükellef bir kuruluştan bahsediyoruz. Tüzüğe aykırı yazılmış bir kural varsa bu yanlıştır. Yazan da suçludur diye düşünüyorum.

Tüzük burada:
www.kizilay.org.tr
0
Mirket
(26.02.23)
ahbap almasaydı kızılay kurmayacak mıydı bunları?
ahbap bu parayla başka bir yardım yapsaymış

kızılay bunları bedava üretmese de çok anlamsız bir iş

iki taraf da eşit oranda kusurlu
0
bir soru sorcam
(26.02.23)
Ben de tam anlamadım ama anladığım şu:
Kızılay çadır üretmek için bir şirket kurmuş.
Ahbap'da herhangi bir firmadan alıyor gibi almış.
Burda Ahbap'ın suçu yok. Çadırı nereden buluyorsa alacak.
Halkın parasıyla kurulan Kızılay'ın, böyle bir felakette çadırları acilen göndermeyip satmak üzere depoda tutması yanlış. Belki fahiş fiyata bile vermiştir bu liyakatsizler.
geçmişlerinde vegi kaçırmaya aracılık etmeleri meselesiyle birleşince tiksindiriyor.
0
vizivozo
(26.02.23)
1- kizilay normalde deprem bölgesine sevk etmesi gereken cadirlari sevk etmiyor, depolarda tutuyor.
2- ahbap yana yakıla cadir ararken, kizilay bende var istersen sana satayim diyor.
3- ahbap da nalet gelsin ver neyse parasi ben aliyorum diyor.
4- afad, benden izinsiz cadir kent kuramazsin ve ben kuracagim sonra da cadirkent kurdum diye hava atacagim diyor.
5- olay ortaya cikinca kizilaycilar ya aslinda biz göndercektik o cadirlari afad da kuracakti, ama baktik parasini veren var, biz de sattik. gelen para ile de yeni cadir yapacagiz diyor.

olan ahbap in parasina oluyor, ahbap o cadirlari satin alip göndermese, kizilay o cadirlari başkasına satacakti, bedavaya gidip kurmayacakti.
0
tadellesever
(26.02.23)
aslında sadece ahbap değil başka stklar ve hatta ibb'de kızılay'ın bu iştirak şirketinden çadır alımı gerçekleştirdi. zaten günlük çadır üretme kapasitesi daha yüksek olan başka bir alternatif şirket yok sanırım. bu iştirak şirketinin günlük üretim kapasitesi 1000 civarı deniliyor. dolayısıyla en erken teslim alabileceğiniz ürünü ve miktarı kim veriyorsa ondan alırsınız böyle bir acil durumda. bunda ben bir sorun görmüyorum ama ahbap bağışçıları kızılay'dan almalarını eleştirmekte çok haklılar tabi kendilerince. bu da başka bir tedarikçi bulamamalarının bir amatörlük olduğunu gösterir. doğruya doğru.

ahbap ve kızılayın açıklamasında maliyeti karşılığı ve logosuz olan çadırlardan alındığı ifade ediliyor. böyleyse gerçekten bu güzel. çünkü çadır kar edilecek bir mevzu değil afet sırasında.

benim fikrim şu; ahbap çadır almak istedi ancak bulamadı kimseden. ve kızılaya sordu onlar da sonuçta depremzedelere verileceği için ahbapa satış yaptı o anki logosuz olan çadırları. böylece bu şirket aldığı tutarla yeniden çadır üretip dağıtma imkanını besledi. ve ahbapın aldıkları ekstra oldu. yani çadır sirkülasyonunu besleyen bir nokta olduğu konusuna vurgu yapmak istedim.

iki tarafta da bir amatörlük söz konusu özetle.
0
debian
(26.02.23)
kızılay çadırları satmış. çadır ihtiyacı var, acil. yeni üretimi 1 günde yapabilecek mi? hayır. kızılay’ın savunulacak hiçbir tarafı yok.
0
deartheodosia
(27.02.23)
Kızılay’ın yaptığının açıklanabilecek bir tarafı yok.

1. Kızılay her türlü afet durumuna hazır olmalı.
2. Afet zamanı dur ben biraz çadır üreteyim mantığı nedir? Nerde senin stoğun ya da stoğun yoksa alt birimin midir üretim şirketin midir her neyse ordaki tüm çadırlara el koyacak yapın olmalı.
3. Kızılay ticarethane zihniyetinde olmamalı, yardım kuruluşu misyonunu taşımalı.
4. Çadırları ahbap almasaydı zaten afada verecektik ne demek?
5. Çadırlar afada da satışla mı veriliyor? Madem verecektin neyi bekliyorsun, afetin kaçıncı gününü münasip görüyorsun acaba?
6. Afad neden bu çadırları ilk başta alıp bölgeye ulaştırmadı, kaç gün geçmesi bekleniyordu sorusu burda da geçerli.
7. Tüm bu garabet içinde sanırım ahbap, bana acil çadır lazım, kimden alabilirsem alırım hemen de kurarım gölge etmeyin tek dileğim demiş görünüyor.
Dolayısıyla ahbap, elinde çadır bulundurmak yükümlülüğünü taşımayan, aldığı yardımı ulaştırmakla mükellef bir stk konumunda. Bu tecrübe neticesinde bir daha ihtiyaç olursa (inşallah olmaz) çadır tedariki için izleyeceği yöntemi belirlemeli.

Benim anladığım bu.

Asıl bilmemiz gereken nokta şu ki; artık Kızılay bizim eskiden bildiğimiz afet yardım kuruluşu vasfına sahip değil, başka bir kuruma dönüştürülmüş. Dolayısıyla kurumun zaten afete müdahale gibi bir olayı kalmamış.
0
epitaf
(27.02.23)
Kızılay afada verecektik dediği çadırları büyük ihtimale afetin artık 3. Haftası falan satılmayanları falan verecekti. Kızlay da öncelik olarak bu çadırları satmayı koymuş anlaşılan.
Durum zaten bu ise büyük ihtimalle bu çadırlar afada da para karşılığı gidecekti. Hatta belki bir sıfır da fazla olacaktı fiyatları.

Bu düzende bu acil durumda ahbab yapabileceği en doğru hamleyi yaptı bana göre. Ahbabın afetin 3. gününde yaptığı çadır alışverişini afad 3. Haftasında anca yapardı.
0
zimbirik
(27.02.23)
her saçmalığa mantık aramaktan düşünce yapımız bozuldu
0
bir soru sorcam
(27.02.23)
aga kimse nasıl uyanamıyor mevzuya anlamıyorum? ahbap haracını verdi. devletin has sivil toplum kuruluşu oluverdi.

bu sistem sakal sistemi. bu sistem komisyon sistemi. bu sistem haraç sistemi. sakalını at istediğini yap.
0
alperz
(27.02.23)
alperz +1

birkac gündür ayni seyi düsünüyorum, sokakta harac vermeden araba park edemiyorsun, kimseye komisyonsuz / haracsiz adim attirmazlar bu ortamda. ahbapin önüne pavyon faturasini koymuslar, cok fazla secenegi yok gibi görünüyor.
0
tadellesever
(01.03.23)
(6)

en atatürkçü parti hangisidir?

abelardo
niyetim siyasi tartışma veya gerginlik yaratmak değil. sizce atatürk ilke ve inkılaplarını en çok içselleştirmiş parti hangisidir. eskiden olsa chp derdim ancak şu an değil gibi. bence memleket partisi veya zafer partisi olsa gerek
niyetim siyasi tartışma veya gerginlik yaratmak değil. sizce atatürk ilke ve inkılaplarını en çok içselleştirmiş parti hangisidir. eskiden olsa chp derdim ancak şu an değil gibi. bence memleket partisi veya zafer partisi olsa gerek
0
abelardo
(25.02.23)
Chp. Memleket partisi zafer partisinin bir benzeri.
0
prole
(25.02.23)
CHP'nin kemik tabanı Atatürkçüdür. Zaman zaman tepede yalpalamalar olsa da hiçbir parti kemik tabanına sırtını dönemez.

İsmi geçen diğer partilerin ne olduğu bu seçimlerden sonra daha netlik kazanır. Şu an konumlarında bir netlik yok. Hiçbir partiyi de sadece liderinin söylemleriyle değerlendirmemek lazım. O partiden bildiğin 5 kişinin ismini say dendiğinde sayamıyorsan da o partiye parti demek ve o liderin peşinden de tuzu kapıp gitmek ne derece doğru bilmiyorum.
0
Mirket
(25.02.23)
Bana kalırsa, Atatürk'ün en belirgin karakteristik özelliği; batılı tarzda bir modernleşme/ilerleme tahayyül etmesi. Ayrıca, o dönem için eşine az rastlanır bir vizyona sahip. Döneminin ilerisinde bir adam. Dogmaları büyük oranda reddediyor.

Bu nedenle, bence Atatürkçülüğün olmazsa olmazı; ilerlemeci olma ve belirli kalıplardan/dogmalardan kurtulma gibi görünüyor.

Bugün Türkiye'de yurttaşların birçok "kırmızı çizgi"si bulunuyor. Atatürk yaşasa, bu çizgilerin çoğunun ötesinde bir yerde olurdu.

Sonuç olarak, memleket, zafer ve hatta eski chp (deniz baykal, önder sav chp'si) Atatürkçülükle çok örtüşmüyor.
0
sailor
(25.02.23)
Günümüz chpsi olmadığı aşikar. Atatürk ve Türk düşmanlarının odağı haline gelmiş durumda.
Net Atatürkçü parti maalesef yok. Memleket partisi, zafer partisi ve kısmen vatan partisi denebilir şimdilik.
0
astronom bey
(25.02.23)
Atatürk'ün ideolojik bakış açısının temeli çağdaşlık kavramının çeşitli şekillerde ve farklı kavramlar kullanılarak tekrar tekrar açıklanmasından ibaret aslında. Bu, yani çağdaş olmak, yani çağa ayak uydurabilmek ya da eğer zaten ayak uydurulmuşsa çağa yön verebilmek, muhafazakarlığın kökten tersi olan bir hareket.

Atatürk'ün kendi yaşam süresi içerisindeki hayat hikayesi üzerine muhafazakar bir görüş oluşturan hiçbir parti onu temsil ediyor olamaz. O günlerde 1920'li yıllardı, bugün 2023 yılındayız. Bu sürede dünyada inanılmaz değişimler yaşandı

Ancak hala nostaljik ruhu yaşatmaya çalışan siyasi karakterler var. Ben bunların hiçbirisi Atatürk'ü yansıtıyor diyemem.
0
akhenaten
(25.02.23)
Memleket ve zaferi, günümüz chpsine tercih ederim şuan için Atatürkçülükte. Keşke böyle olmasa.
0
personaa
(26.02.23)
(6)

Bu böceğin adı ne?

cek
https://www.hizliresim.com/m1mms53Yıllardır mutfakta ve banyoda bu böceklerden var. Bu böceğin adı nedir ve nasıl mücadele edebiliriz? Hamamböceği yemi koyduk, hiçbir işe yaramadı.
www.hizliresim.com

Yıllardır mutfakta ve banyoda bu böceklerden var. Bu böceğin adı nedir ve nasıl mücadele edebiliriz? Hamamböceği yemi koyduk, hiçbir işe yaramadı.
0
cek
(25.02.23)
Nem böceği, gümüş böceği gibi isimleri var. Nemli olan her yerde barınabilirler. Yaz, kış farketmiyor. Kağıt vs gibi şeyleri yerler. Bazıları psikopattır kaçmıyor. Biri üstüme tırmanıyordu. Genelde tuvalet ve mutfakta karşıma çıkıyordu.

Binayı ilaçlatın. Böcek yemi vs ile olacak şey değil. Bir ara bizim evi basmıştı bunlar, sonra bina ilaçlandı kurtulduk.
0
Cesario
(25.02.23)
gümüş böceği.
0
tom creo
(25.02.23)
Matbu ürünlerle ile beslenirler. Eğer birikmiş gazete, dergi ve benzeri varsa bunları atarak kurtulabilirsiniz.
0
heritage
(25.02.23)
Gumus bocegi. Kagit yiyor. Nem seviyor. Bocek yemi pek ise yaramiyor. Gordugun yerde oldur.
0
nax
(25.02.23)
Tr. Gümüşçün
Eng. Silverfish
Lat. Lepisma saccharina
0
akhenaten
(25.02.23)
Evimi istila etmislerdi, aslında cok zararsizdir ama ben tiksiniyordum. Baya bir arastirdim ekside. Kesin çözümü sunuyorum, bana teşekkür edeceksiniz. 15 gunde 2 kez düzenli yapın, 1 1.5 sene rahat edersiniz. Yumurtalari öldürüyor, yeni gelişimleri önlüyor. Hele de bu fotodaki gibi ebeveyn böceği öldürürseniz cok kısa sürede etkisini alirsiniz.

Advion hamam böceği jeli. Hanam böceği jeli evet.
0
sirisum
(25.02.23)
(13)

iş mailini gece yarısı atmak

deartheodosia
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi gönder
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).

illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi göndermeli, mail gönderilen saatin bir önemi var mı bunu merak ediyorum.
0
deartheodosia
(21.02.23)
Maili alacak kisi(ler)in mesai saati disinda gondermek hos karsilanmiyor. Belki sirket kulturuyle de alakalidir ama bizde hem ABD hem Avrupa icin alicinin calisma saatlerine gore gonderim zamani belirlenir.
0
sertac akin
(21.02.23)
Valla ciddiyetsizlik değil de gece yarısı ne gerek var insanları rahatsız etmeye? Ölüm kalım meselesi mi? Mesai sonrası acil bir mail olmadıkça işyerinden gelen mailler benim tadımı kaçırıyor. Ben ertesi güne planlanmış şekilde gönderilmeli diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(21.02.23)
Ben her zaman mesai saatleri içinde mail, mesaj, telefon işlerini hallediyorum. Alttan alttan her zaman mesai saati dışında ulaşılabilir olmayacağımı sezdiriyorum muhataplara. Mesai dışında birisi aradığı zaman da normale göre belirgin şekilde farklı bir resmiyette konuşuyorum.

Birisi bana mesai saati dışında mail atsa tutup suratına bir şey demem "neden dönüş yapmadın" gibi fantastik triplere girmediği sürece, ama normal de bulmam. İş iştir, sözleşmeyle anlaşmayla belli sınırlar koyarak yapılır. Bu sınırları ihlal eden insanları ihlal dozuna göre garip geliyor gözüme, garip gelmesini de özellikle kendime telkin ediyorum.
0
akhenaten
(21.02.23)
Bence göndermenin bir olayı yok hemen cevap beklemiyorsanız.

Gece gönderip, neden 1 saat içinde dönüş yapmadın demediğiniz sürece bir sıkıntı yok.

Bende de tam tersi, gece birileri bir şey gönderince 24 saat çalışıyormuş da göze girmeye çalışıyormuş hissi yaratıyor.
Hiçbir zaman gece biri yazdı diye kötü hissetmem.
0
burfak
(21.02.23)
"kusura bakmayın şu şu şu sebeple bu saate atabiliyorum ancak..." diye başlanıp atılmasında sorun yok.

ama rutin olarak bu şekilde mail atan birini ben dikkate alamam. mailine geç dönerim, görmedim derim vs...
ayrıca genel olarak da büyük dalga konusu olur.
0
teritori
(21.02.23)
Ben geç saatte mail alirim, mail atarim.
Ama bunu belli kişilere yapıyorum, yani kafaya takmadığıni bildiğim kişilere.

Onun dışında bütün mailleri sabah 08.30a ayarliyorum. Ama benim gibi calisan arkadaslar ile gece birde falan atıyoruz yani.

Akşam 10-11'e kadar umursamadan atiyorum. O kadar kafasina takan devlet dairesnde calissin.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
Ortada gercekten ciddi derecede bir mesele yoksa mesai saatleri disinda mail atan kisiyi profesyonel olarak addetmem. Ya isini geciktiriyordur ya kendince caliskan pozu kesiyordur ya da hayatsizin tekidir. Tecrubeyle sabit olusmus yargilar bunlar. Dogru duzgun calisip bunu yapani gormedim henuz. E boyle birine de pek saygi duymam is anlaminda.
0
unidentified floating object
(21.02.23)
8-5 çalışılan işlerde garip durur ama freelance iş vs. ise garip olmaz bence.

Normal şartlarda mailin zamanı olmaması lazım bakan istediği zaman mesai saatinde bakıp cevap atar çünkü. Fakat akıllı telefonlarla birlikte anında bildirim gelmeye başladığı için insanlar dikkat etmeye başladı. Ben de o sebepten işleri gece halledip sabah 8-9'a ayarlıyorum sabah gidiyor.

Yine de, mail telefonla aramak veya whatsapp'tan yazmak gibi bir şey değil. Her saat atılabilmeli normal şartlarda. Çok dikkat eden kişi kişisel telefonuna o maili kurmaz veya iş telefonu vardır akşam bakmıyordur. Sadece bilgisayardan bakıyordur vs. vs.
0
nhk ni youkosu
(21.02.23)
1. kimsenin gözüne girme gibi bi durum yok, freelance kendi işim.
2. soru yalnızca mail için. telefon/whatsapp yok.
0
🌸deartheodosia
(21.02.23)
ben gece gündüz gönderiyorum, verimli saatim o gün için neyse o. herkesin verimli saati farklıdır, belki gece aklıma bir şey geldi gönderdim onun için sabahı beklemem.

alacak adamdan cevap beklemediğin, gece cevap ver diye darlamadığın sürece sıkıntı yok. benim mail bildirimlerim mesela kapalı akşam mesai bitişinden itibaren. rahatsız olan bildirimleri kapatır olur biter.

edit: ek olarak global firmalarda böyle bir kaygın zaten olamıyor. mesaj attığım bi adam japonyada diğeri amerikada. büyük şirketlerde böyle neden şu saatte attın falan olmaz bu yüzden. alan kişi bildirimleri yönetecek rahatsız oluyorsa.
0
roket adam
(21.02.23)
İsveçte çalışma şartları iyi, iş yaşam dengesi mükemmel olduğu halde insanlar şirket telefonlarını yanlarında taşıyorlar. Acil bir durum olursa cevap veriyorlar. Çünkü herkes farkında kimse onları gereksiz bi şey için rahatsız etmez. Bu nedenle kimseye gece mail atılmaz burada. Mail attığın insanın çalışma saatine göre mail atılır. Çünkü diğer türlü senden gelen mailleri sessize alması gerekecek ya da toptan iş telefonunu kapatması gerekecek.
Burada gece rahatsız eden olmadığı için iş telefonu da rahatsız edici bir şey değil.

Bence atmayın gece. Zaten tek bir ayardan gece attığım mailler mesai saati başında gitsin kuralını getirebilirsiniz. Her mailinizi tek tek ayarlamanıza gerek yok yani.
Bu ayarlar boşa konmuyor mail uygulamalarına.
0
zimbirik
(21.02.23)
çalıştığın şirket veya şirketlerin kültürüne göre değişir, kurumsal mı, hangi ülke vs çok değişkeni var. Endişe ediyorsan delay delivery ile saatini ayarla, mesai başlangıcında göndersin, kafan rahat eder.
0
tiny penny
(21.02.23)
Bazi insanlar icin cok daginiksin ve isini zamaninda yetistiremiyorsun o yuzden geceyarilarina kadar calisiyorsun izlenimi yaratabilir.
0
hot potato
(21.02.23)
(7)

Covid muhabbeti bitmedi mi?

msb
Hala covid aşısıyla ilgili sorular görüyorum.Geçenlerde de tv'de kamu spotu vardı aşı olun vb diye...Ben bi şeyleri kaçırdım mı acaba? Covid bitmedi mi niye hala aşı oluyoruz?
Hala covid aşısıyla ilgili sorular görüyorum.

Geçenlerde de tv'de kamu spotu vardı aşı olun vb diye...

Ben bi şeyleri kaçırdım mı acaba? Covid bitmedi mi niye hala aşı oluyoruz?
0
msb
(21.02.23)
yok devam ediyor da sağlık sistemini tehdit edecek kadar yüksek değil. ölümler devam ediyor hala. aşılanma oranı çok yüksek olunca yüksek salgın ihtimali azaldı, hatta geçen aralıkta salgınlarda 5.sıraya düşmüştü. grip türleri vs vardı ilk sıralarda. özellikle aşı olmamış yaşlılarda ölümler var denilmişiti en son
0
avatar is back
(21.02.23)
Aşısı bulunmuş bütün hastalıkların aşısı öneriliyor aslında. Covid-19 bundan sonra grip gibi, kızamık gibi diğer hastalıklar gibi hayatımızın içinde olacak. Ancak bunlardan farklı olarak bu hastalık hala çok yaygın olarak halk arasında bulunuyor, onun için genel aşılar arasında değil ama özellikle kendi adıyla aşısı tavsiye ediliyor. Bi nevi yangın sonrası soğutma çalışması gibi düşünün.
0
akhenaten
(21.02.23)
bitti. joe biden ilan etti bitti diye, bitti.
0
sert siyah krom
(21.02.23)
Bitmedi, daha yeni babam ölümden döndü.
0
mirty
(21.02.23)
Bitmedi maske takmazsak azalmayacak
0
photo85
(21.02.23)
bitmedi ama daha büyük dertler var. kısmen de olsa kontrol altına alındı.
0
false pretension
(21.02.23)
Geçen farkettım bana yeniden aşı tanımlanmış. 5.doz
0
invictae
(21.02.23)
(8)

Tesisatcilar kolono buyuk zarar vermis mi?

another satisfied lover
Bugun binanin su tesisati degisiyordu. Yanlis yerden girmisler benim evin icine daldilar yanlislikla ust kattan. https://ibb.co/yy5FF3JKiraciyim zaten yapacak bir seyim yok. Ankaradayim ayrica. Panige gerek var mi?
Bugun binanin su tesisati degisiyordu. Yanlis yerden girmisler benim evin icine daldilar yanlislikla ust kattan.

ibb.co

Kiraciyim zaten yapacak bir seyim yok. Ankaradayim ayrica. Panige gerek var mi?
0
another satisfied lover
(20.02.23)
Kolon degil de kiris degil mi orasi? Evet baya zarar vermisler gibi ama ankara deprem bolgesi olmadigi icin ve binadaki tek sorunlu alanin bu oldugunu varsayarsak sorun olmaz gibi. Uzmani degilim. Bir uzmanin gormesi cok dogru olur
0
hlt1985
(20.02.23)
Evet kiris aslinda. Tavanin tam kosesi burasi
0
🌸another satisfied lover
(20.02.23)
Tarifinize göre o ortada görünen ahşabımsı şey ustanın marifeti galiba. Kısacası boydan boya delmişler kirişi. Nerden bakarsanız bakın istenmeyen bir durum. Bence bir gösterin.
0
akhenaten
(20.02.23)
Biraz daha geriden genis fotograf koyar misiniz? bir de tam altindan bir fotograf ?

Orada gordugum ahsap mi? yukaridan deldiklerine gore asagiyi patlattilar, o zaman gordugumuz sey insaat demiri (anlasilmiyor fotograftan) mi? parcalanmis kisimin toplam genisligi ne kadar gibi?
0
wallcan
(20.02.23)
tavana benziyor deldikleri yer
sorun olmaz ama temizlik yaptıkça su akar aşağıya güzel kapatmazsalar
0
bir soru sorcam
(20.02.23)
ibb.co
ibb.co
ibb.co

Tahta iceride ustalarla ilgisi yok. Su borularinin arkaainda da tahtalar vardi(sokulen eski demir borular)

Genisligi 20 cm, uzunlugu 30 cm kadar. Derinligi ise 3-4 cm en fazla.

Su borusunun gidis yonunu yanlis dusunmusler herhalde, sonra ben diyince disaridan yuruttuler.
0
🌸another satisfied lover
(20.02.23)
Kiris delinmis gibi boydan boya. O demirin tam altinda bi delik var oraya parmagimi soktum fayans parcasi gordum ust katin banyodan belli ki

ibb.co
0
🌸another satisfied lover
(20.02.23)
Oncelikle bu hasardan bir sey olmaz. Tamiri iyi yapilmali gelip bos siva yapmasinlar, Sika nin cesitli beton tamir harclari vardir bunlarla tamir edilmesini isteyiniz. Butun kirilan parca vs. oradan alinip temizlenip oyle tamir yapilmali.

Ancak gordugum kadariyla nervursuz donati, beton kalitesi cok kotu degil gibi agrega goruntusunden ama dosemede tahta unuttularsa kimibilr daha ne unuttular gibi kaygilar olabilir. Tahta demek bosluk demek. Tam yapinin seklini de cozemedim yani kiris olsa etriye olamsi lazim, aralik cok genis gozukmuyorsa, ama donati doseme icin kalin vs. tam gozum kesmedi imkan varsa daha iyi bir yere gecilebilir. Bu hasar sebebiyle degil genel goruntu sebebiyle. Ancak Ankara'nin 3., 4. deprem bolgesinde olmasi tabii daha rahat davranmaniza bir etken yani cok oyle aman tanrim kacin demiyorum. Pek cok deprem bolgesi binasi boyle suan.
0
wallcan
(20.02.23)
(3)

Deprem türleri ve deprem alt türleri

reyals
Türkçe kaynaklara baktığımda deprem, tektonik, volkanik ve çöküntü olarak üçe ayrılmış.Ya ben kaynaklara ulaşamadım ya da deprem ülkesi olmamıza rağmen deprem ile ilgili adam akıllı türkçe içerik bile yok ki ulaşamadığımı pek düşünmüyorum.Aslında aradığım şey son yaşadığımız depremin hangi türde old
Türkçe kaynaklara baktığımda deprem, tektonik, volkanik ve çöküntü olarak üçe ayrılmış.

Ya ben kaynaklara ulaşamadım ya da deprem ülkesi olmamıza rağmen deprem ile ilgili adam akıllı türkçe içerik bile yok ki ulaşamadığımı pek düşünmüyorum.

Aslında aradığım şey son yaşadığımız depremin hangi türde olduğu. İngilizcede Strike slip earthquake olarak geçiyor. Bunun literatürde türkçe kullanımı nedir? Çeviri değil de akademik olarak türkçesi gerekiyor.

(büyük ihtimal tektonik içinde alt türde fakat bulamadım.)
0
reyals
(20.02.23)
Deprem türleri saydığınız gibi, strike-slip bir deprem türü değil bir fay hareketinin adı, yanlış arama yapmışsınız. Bunun türkçesi de doğrultulu-atımlı fay.

Türkiye'de gerçekleşen depremler tektonik depremlerdir, bunlar levha hareketleri sonucu gerçekleşir. Akademik makaleden ziyade jeoloji ders notları arayın, daha anlaşılır ve derli toplu olur, çünkü bunlar temel kavramlar terminoloji derslerinde bulabilirsiniz en açıklayıcı şekilde.

Bir tane örnek;

www.google.com.tr
0
akhenaten
(20.02.23)
Çoook teşekkür ediyorum. Bir ek sorum olacak. Buradan sorayım belki birilerinin işine yarar.

Bu fay hareketleri üç deprem türünde de görülüyor değil mi? Volkanik bir depremde fay hareketi doğrultulu-atımlı olabilir değil mi? Çöküntü depremde de aynı fay hareketleri söz konusu değil mi?
0
🌸reyals
(20.02.23)
Merhaba, ben de uzman değilim açıkçası, son olaylardan sonra sizin gibi okumaya başladım. Strike-slip faylarda volkanik hareketin görüldüğü dağlara örnek olarak imternette Filipinler'deki Iriga Dağı ve ABD'deki St. Helens dağı örnek olarak verilmiş. Bunlara daha detaylı bakabilirsiniz belki.

Çöküntü depremleri ise adı üstünde yer altındaki insan veya insandışı sebeplerle oluşan boşlukların çökmesiyle oluşan küçük depremlerden ibaret, dolayısıyla bir fay etkinliği olmuyor.
0
akhenaten
(20.02.23)
(4)

amazon prime kargo

invictae
prime üyelerine yurtdışı ürünleri de kargo ücretsiz oluyor mu? biraz hayal gibi biliyorum ama... :)
prime üyelerine yurtdışı ürünleri de kargo ücretsiz oluyor mu? biraz hayal gibi biliyorum ama... :)
0
invictae
(18.02.23)
www.amazon.com.tr

Bakın örneğin yolladığım üründe kargo ücretsiz, ama +98,90 lira ithalat ücreti alınıyor. Kargonun ücretli olduğu ürünler de var. Neticede öyle ya da böyle bir ek ücret olacak.
0
akhenaten
(18.02.23)
ithalat ücreti her türlüü ödenecek hocam, onda sorun yok.

kargo ücretini merak ediyorum prime olunca yurtdışı için de kargo ücretsiz seçeneği çıkıyor mu?
0
🌸invictae
(18.02.23)
ürün gönderim bölgesine göre değişiyor, 3 üründen 2si için almammıştı
0
bir soru sorcam
(18.02.23)
ürüne göre değişiyor evet. prime olduğum halde kargo ödediğimi hatırlıyorum
0
roket adam
(18.02.23)
(15)

Suşi güzel mi

dissendium
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
0
dissendium
(17.02.23)
Kendi adıma çok seviyorum. Pek çok farklı çeşidi var, o çeşitlilik de hoşuma gidiyor. Genel olarak hafif bir yiyecek olmasını seviyorum. Çok alengirli olmayan bir çeşidini deneyin derim, sevmeseniz bile fikriniz oluşmuş olur.
0
fotrsapka
(17.02.23)
Deniz ürünü, yosun kokulu gıda, deniz yumuşakçası seviyor musunuz?

Somon füme, balık yumurtası gibi çiğ ve yumuşak, kaygan dokulu (kuru et gibi değil) gıdaları seviyor musunuz?

Bunlara cevabınız evetse seversiniz. Yemek seçen ve yukarıda saydıklarımı sevmeyen biri olarak ben suşiyi bir türlü sevemedim. Türk damak tadına daha uygun olsun diye pişmiş balık ve yengeç etiyle yapılan çeşitleri var, yosuna sarılı olmayanları var, onlar bence daha kabul edilebilir şeyler.

Denemek için suşi seven birileriyle Çin lokantasına gidin, kendinize küçük bir suşi tabağı söyleyin. Baktınız olmuyor, siz noodle söylersiniz, kalan suşiyi yanınızdakiler paylaşır.
0
kobuzchu kiz
(17.02.23)
gayet güzel, yeni başlayacaksanız sıcaklardan başlayın diye önerebilirim
0
mysql34
(17.02.23)
Güzel. Benim hanım yapiyor, annemler geldiğinde yaptı. Annem hastası oldu, babam pek sevemiyor ama denedi beğendi (gene de sonra yiyemedi).

Biz çok severiz.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Ülkenin yüzde 99’u suşiyi seviyor. Seversiniz büyük ihtimal. Bence güzel değil.
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
Çok sık yediğim bi şey değil ama severim ben. En iyisi şöyle üç dört arkadaş gidip (mümkünse suşi seven) içinde çok çeşit olan menülerden söyleyin. Sıcaklardan hiç yemedim bu arada soğuk olanlar gayet lezzetli. Denildiği gibi çok çeşit var avokadolusu ıvır zıvırlısı falan bi tanesini seversiniz bence mutlaka.

Bi de suşi umami tadı yönünden çok zengin bir yemek. İnsana ayrı bir tatmin de veriyor o yüzden.
0
nundu
(17.02.23)
rezil ötesi bişey
0
deranzo1
(17.02.23)
dene ama suşi'yi ilk seferinde sevemezsin 4-5'te anca tat almaya başlarsın

çünkü damak tadı anca 4. 5. seferde oturuyor çoğu uzak doğu yemeği için öyle.

yani kararını en az 4 kere farklı yerlerde yedikten sonra ver

birincisinde değil.
0
duyurukullanıcısı
(17.02.23)
peynirli, salatalıklı vb. olanlar bize daha uygun.
0
sert siyah krom
(17.02.23)
ben sevmem. zorlamaya gerek yok. arkadaşlarla suşi mekanına gidersek, suşi dışındaki ürünlerden yerim.
0
gabe h coud
(17.02.23)
yurtdisinda ayda bir mutlaka yiyoruz.
soya sosu sart, cig balik guzel birsey ama abartmamak lazim. mide kanserine yol aciyor.
0
cooperr
(17.02.23)
İlk denediğinde de sevebilirsin ya ben direkt ilk yediğimde bayılmıştım shdhdh ben de çok yemek seçen biriyim ama deniz ürünlerini severim genel olarak.
0
nundu
(17.02.23)
Cidden çok fazla çeşidi var, sadece balık da değil yengeç, yılan balığı, ahtapot, kalamar ve hatta vejetaryen sushiler dahi var o yüzden ne dense yalan olur. Genel olarak deniz ürünü tat skalası bellidir ama, eğer seviyorsanız seversiniz.

Çeşitleri bir yana bırakıp en klasik versiyonundan başlamak isterseniz negitoro maki olanı deneyin.
0
akhenaten
(17.02.23)
Pişmiş yengeçli olanları var, ben onları seviyorum.

Baya çeşidi var, seveceğiniz bir çeşidi illaki vardır emin olabilirsiniz.
0
zimbirik
(17.02.23)
Kızartılmış olanlardan başlarsan seversin.
0
etna
(17.02.23)
(12)

inanç/ruhsal durum konuları

firemanjonny
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri t
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri tekbir getirmeye çalıştı orda olsam ağzına vururdum çok sinirim kalktı o anda, sonra acayip bir farkındalık geldi "ne oldum lan ben böyle" dedim, ama şimdi de olsa aynı şekilde gıcık olurdum. bir yanda umreye insan uğurladık, otobüs önünde ağlaşanlar (niyeyse), diğer yanda benim ailem burda seslerini duydum kimse gelmedi artık ses yok diye ağlaşanlar, içimden fuck the system diyip dağ başına yerleşesim geliyor, umre bildiğin turistik ziyaret farz değil bi bok değil, yani şuan bahamalara gidip dönüp götünün fotosunu instagrama atan kızlardan farkın yok orada ihram içinde sırıtp poz vermenin, ver o parayı yardım olarak bitsin gitsin, inancın içinde yine sevap kazan hatta daha çok sevap kazan, umre sevabı bile yazılır ek olarak hayır yapma sevabın bonusun olur, ki bunu yapan da gördüm sosyal medyada çok takdir ettim. tabi bunu kendilerine demedim, lüzum da yok, bişi de değişmez. insanı ateist yapacaksa bu iktidar kadar başarılı başka kuruluş olamazdı. işin garip yanı on sene önce çok daha mutluydum, nispeten konulara cevabım vardı kendimce, şimdi zerre mutlu değilim, farkındalık-sorgulama arttıkça girdap etkisi yapan bir belirsizlik doğuyor. sıkılıyorum daralıyorum çıkamıyorum. dil öğrenmeye olan ilgim aşağı düştü, hiçbir iddialı çıkış yapmaz oldum/faydası yok, konuşmaya bile eriniyorum, hayat kalitem yerlerde, geleceğe olan ümidim/beklentim sıfır. kendi gerçekliğimi yaratıp yalandan mutlu mu olmaya çalışayım, inanç konularını sümen altı mı edeyim, insanların cehaletine gülüp geçeyim mi ne bok yiyim. psikoloğun faydası olur mu, aynı durumda olan, önerisi olan başımın üstünde, akıllı bişeyler işitmeye çok ihtiyacım var.

cevaplar için çok sağolun, bi noktayı yanlış ifade etmiş olabilirim, kişilerden dolayı dinden uzaklaşmıyorum, din kişilere her türden kabahatin saklanabileceği kılıflar bahşediyor, insan beyni de seçici-geçirgen olduğundan kaza/fıtrat/mukadderat/takdir-i ilahi deyip dini anlamda işin içinden çıkıveriyor, garibime giden din denen nesnenin burdan çekince çine kadar uzaması.
0
firemanjonny
(15.02.23)
“Dini olanın vicdanı olmaz” diye bir söz var. Zamanında arama kurtarmaya giden ekipler namaz molası verdiğinde duymuştum ilk defa bunu.

İçinde bulunduğunuz buhranı anlıyorum. Vicdanlı bir insansınız demek ki. Bu düzeni siz değiştiremeyeceksiniz. O yüzden kendinizi bu konularla yıpratmak yerine elinizden gelen yardımı yapabilirsiniz. Herkes kendi yaşadığını biliyor sonuçta.
0
ruhen hastayim ben
(15.02.23)
Müslümanlara kızıp İslam'a küsmeniz mantıklı değil, siz ve biz eğer imanlıysak İslamiyeti daha güzel yaşayalım, yeni nesile daha güzel örnek olalım. Kötü yöneticiler, vicdansız bazı insanlar da müslüman diye biz neden kendi imanımızdan şüphe edelim?

Umreye gitmeyip parasını bağışlasaydı daha mı iyi olurdu? Daha mı iyi olurdu bilmeyiz ama çok güzel olacağı aşikar, peki ama ya bağış da yaptıysa? Ya da çok önceden parasını ödediği için gittiyse?

Ben hiç umre'ye gitmedim, hiç hacca gitmedim. Ama ne zaman buraya giden insanları eleştirip "arap'lara para yedireceğine fakire fukaraya ver" tarzı bir eleştiri görsem şu cevabı veririm;

"siz bu sene tatile gitmeyip o parayı fakir verecek misiniz?"

Gavura kızıp oruç bozulmaz, siz yine de kötü örnekleri baz almayın kendinize.
0
john bloor
(15.02.23)
Benzer durumlardayız hocam. Etrafımda da senin/benim gibi çok insan var konuşuyoruz dertleşiyoruz benzer endişeleri/fikirleri paylaşıyoruz.

Maalesef ben de beş vakit değilse de namaz kılar, kuran okur, cumaları camiye giderdim ancak özellikle 15 temmuz sonrası dinin içine siyaset iyice karışınca hocalardan da vaazlarından da iyice tiksindim. Dedemin cenazesinde hazır kalabalıkken yeni yapılan camisi için para dilenen hocanın orada boğazını sıkmak istedim. Bir tek elimde belli belirsiz inancım ve alışkanlıktan mıdır bilmiyorum tuttuğum orucum kaldı.

Hele son zamanlarda din kisvesi adı altında yapılan kötülükleri, şarlatanlıkları gördükçe iyice uzaklaşıyorum. Dinin bir suçu yok gerçi ama içimden gelmiyor yani.
0
chicha_v2
(15.02.23)
Ateistim ama "akp dinden soguttu" "siyasete din karistiranlar soğuttu" soylemleri bana çok garip geliyor.

Müslüman olmak şu demek değil mi; Allah diye bir şey var, tüm evreni o yarattı, hz muhammed i peygamber olarak gönderdi vs. Benim bu bilgiye inanip inanmamami Akp etkileyemez ya xd çok saçma xd evrim fln okuyup kafanız karismiyo, başkası x davranışı yaptı diye bu bilgiye olan inanciniz sarsılıyor. Bu sebep sonuç ilişkisi çok saçma geliyor bana.

Tamamen dinden uzaklastiginizda kafanız rahatlayacak bence :) Bende öyle olmuştu. Çünkü önceden hep bir yerlerden bir şeyler bekliyordum, dua ediyordum, umuyordum. Gerceklesebilme ihtimali var mı yok mu bakmiyordum. Bedava nasılsa, ümit et :) Dolayisiyla gerçekleşmeyince hayal kırıklığı... Bir de sürekli bir sorumluluğu yerine getirmenin/getirmemenin huzursuzluğu.. yok namazı kaçırdım, çok orucu bozdum

Şimdi gercekciyim. Biliyorum ihtimalleri. Uzun yıllardır mutlu yaşıyorum.
0
abuzer
(15.02.23)
Ben de benzer bir süreçten geçerek dinden uzaklaşmıştım. Kendini "biz müslümanlar" olarak tanımlayan kapalı gruplar var. Bunların ne karakterleri, ne savundukları; kesinlikle hiçbir şeyleri benim inandığım değerlerle örtüşmüyordu. Bu durum tamamen iradem dışında beni buz gibi soğuttu açıkçası. Ben öylece sanki kendime dışardan bakıyormuşum gibi bu uzaklaşma sürecini izledim. Hiçbir aktif rolüm olmadı bu konuda.

Artık son geldiğim noktada eğer gerçekten bir sınav falan varsa bu sınav ancak bu acayipliğin içinde bulunmamakla geçilir heralde noktasındaydım. Şimdiyse çoktandır sadece hiç umursamıyorum bu konuları.
0
akhenaten
(15.02.23)
olur tabi psikoloğun yardımı, olmaz olur mu!
ancak, tecrübelerime dayanarak söyleye bilirim ki bu tür depresif ruh hallerinde ilaç tedavisi çok iyi ve hızlı sonuç veriyor.
doğru ilaç çok önemli olduğundan, doğru psikiyatrist'le görüşmek çok önemli. bunun için de kesenin ağzını biraz açmak lazım; zira özel psikiyatrist ücretleri çok yüksek. yine de uzun vadeli mental sağlık ve mutluluk düşünülecek olursa, iyi bir psikiyatriste görünmek iyi bir yatırım olarak görülebilir.
0
pangea
(15.02.23)
@abuzer'in ilk 2 paragrafı +1

Yani kötü örnekler var diye niye inancınızdan soğuyorsunuz ben de anlamıyorum. Ben inançlı biriyim ama bugüne kadarki sorgulamalarım inananların "inancıma göre" ters eylemlerinden olmadı. Niye onları referans alayım ki? Referans alabileceğim daha nitelikli kaynaklar varken bana ne alkol alan türbanlıdan, sevap yapmak varken umreye gidenden.

Bir de yanlışım varsa düzeltsin biri umre genelde hac kurası çıkmayan, hacca parası yetmeyen ya da hacca gidip geldikten sonra maddi durumu el verdiği için tekrar oraya gitmek isteyenlerce tercih ediliyor. Annem babam da yıllardır kura çıkmasını bekliyor ve kura çıkmazsa en azında umreye gidip oraları görmek istiyorlar yine inançları gereği. Yani adam ya da kadın ister inancına göre umreye gider ister sevap yapar. Bu bana ne ya da bize ne? Herkes de gidip ihramda poz vermiyor. Poz verip paylaşandan bir inançlı olarak da yine bana ne diyorum. Ünlü düşünürün dediği gibi herkesin hayatına kimse karışamaz.

Daha iyi hissettirecekse psikolojik destek alın ama inanç bence kişinin kendi içinde çözebileceği bir şey. Belki psikolog bu süreçte bunu aydınlatmaya eşlik eder.
0
Amaranta ursula
(15.02.23)
dini yanlış uygulayanlar yüzünden dinden soğumayı ben de anlamıyorum. bir insan dinden, din konseptini saçma bulduğu, dinin doğruluğunu sorgulamaya başladığı için uzaklaşır. ya da uzaklaşmalı. yani ülke gerçekten süper vicdanlı dindarlar tarafından yürütülüyor olsaydı dindar kalmaya devam mı edecektin? dini sorgulamak böyle bir şey değil, üzgünüm. dini sorgulamak, dinlerin varlığından şüphe etmeye başlamak, insanın ilk çağlardan itibaren batıla duyduğu ihtiyaç ile örgütlü dinlerin ortaya çıkışı arasındaki ilişkiyi kurabilmek demek. çok daha büyük ve teorik bir düşünme süreci. üç beş salak insanın yaptığıyla dini inancının dengesi bozuluyorsa ya sağlam bir inanca sahip değilsin, ya da bu konuları daha önce hiç düşünmemiş olmanın toyluğunu yaşıyorsun. gerçekten sorgulamaya başladıysan biraz araştır, oku, akepeliler gibi minicik bir bağlamın içinde değil, üzerine gerçekten kafa yorarak düşün. sonunda en azından omuzlarında yük olan gereksiz bir dertten kurtulmuş olursun.
0
sir gawain
(15.02.23)
ben de dindar sayılabilecek bir ailede büyüdüm, özellikle son 7-8 senedir fikir olarak dinden uzaklaştım. uzaklaşma sebebini iyi düşünmek lazım.

dini iyi uygulamayanlar yüzünden soğumak ayrı (bence saçma)
dini kötüye kullananlar yüzünden soğumak ayrı (bence bu da saçma, onların yaptığı onları bağlar)
dinin bazı kısımlarını sorguladığın ve aklına yatmadığı için soğumak, işte bu en çok yaşadığım şey. evet sorguluyorum, bir yaratıcının olması değil, ancak hikayenin geri kalanında benim hiç aklıma yatmayan şeyler hala var. bu yüzden dinden uzaklaşıyorum ama bundan mutsuz değilim, allah akıl vermiş aklı da sorgulamak için vermiş diyorum kısaca.

onun dışında dil öğrenmen, hayat motivasyonun düşmesi, konuşmak istememen, bunların dinle alakası yok sadece kendini kandırıyorsun. seninle alakası var. senin kendi sorununu çözmen lazım.
0
roket adam
(15.02.23)
ben tasavvuf ve felsefeyle de ilgilenen bir imamdan şu cümleyi duymuştum:

"İnsanlar beklentileri için inanıyor. İşi rast gitsin, talihi açık olsun, sağlığı yerinde olsun diye. Ama inanmak bunları sağlamaz. İnanmak hayatını kolaylaştırmaz. Ama zor zamanlarını daha sabırla atlatmanı sağlar.

Basit görünen ama aslında bugün şikayet edilen konular tam da bununla alakalı. Çünkü herkes bir çıkar uğruna inanıyor. Çevre edinmek, kabul görmek...

Bence dindar görünen insanların hataları yüzünden kendinizi yıpratmayın. Herkes kendinden sorumlu bu dünyada.


Bu problemin yanında bir problem daha var. İnsanlar kendileriyle değil, başkalarıyla ilgilendikleri için de bu noktaya geliniyor. İster inançlı olun, ister inançsız, kafanız başkalarıyla meşgul olduğu sürece mutsuz olursunuz. Kendi hayatınızla ilgilenin sadece. Başkalarının inançları sizin meseleniz olduğu sürece işin içinden çıkamazsınız. Bu ateistler için de böyle, dindarlar için de... Herkes kendi düşüncesini dayatma derdinde.

Bundan din eğitiminin sadece şeklen verilmesinin etkisi büyük.

Ben okumayı çok seven bir insanım. O yüzden birçok dinle ilgili araştırma yaparım, tarihe meraklıyım. Dini bir otorite değilim elbet ama kendi fikrimi paylaşayım.

Benim okuduğum islamiyet aslında oldukça rasyonel bir din. birçok inançla kıyaslanınca. Aslında bugünkü protestan hristiyanlığa çok yakın bir çizgide. Çünkü birçok inanç insanı maddiyattan uzaklaşmaya teşvik ederken islam çok dengeli bir noktada duruyor.

Şimdi şöyle bir noktadan bakalım. İslamın altın çağı denen dönemde, matematikten tıp bilimine inanılmaz bir ivmelenme yaşanıyor. Düşünün platon eflatun adıyla bu bölgede kabul görüyor.

Sonra bugün tartışığımız noktaya geliyoruz. Burada işte bakış açısı değişimi söz konusu.

En basit haliyle ibadetleri ele alalım. Mesela hac... Hac bugün uçağa atla, görevleri yerine getir 5 yıldızlı otelde konakla, turistik alışverişini yap ve eve dön şeklinde yorumlanıyor.

Oysa şöyle de düşünebilirsiniz. Bu aslında bir yolculuk. İnsanın kendi içsel dünyasına da yaptığı bir yolculuk. Eski çağlarda insanlar binlerce kilometre kat ediyor, belki köyünden ilk defa bu sebeple çıkıyor. Başka kültürleri görüyor, yolda hac yolunda gidenlerle arkadaşlık ediyor, yemeğini paylaşıyor. Başka köylerde şehirlerde misafir oluyor. Onlarca farklı ırktan, milletten insanla tanışıyor. Dünyanın aslında hem çok büyük hem çok küçük olduğunu öğreniyor. Uzaktan tanımayıp düşmanlık ettiği insanların aslında kendi gibi dertleri olduğunu görüyor. Kaynaşıyor... Belki bugün atladığımız şey budur.

Bugün baktığımızda belli bir yaşa gelince insanlar borç harç gitmek zorunda hissediyor. Oysa paran yoksa, imkanın yoksa gitmemelisin denmiş bu ibadet için. Sadece para da değil konu, mesela başkasının hakkına girmemen gerekiyor giderken. Nedir o? Diyelim ki sen hacca giderken kullandığın para yüzünden çocukların o ay daha az yemek yiyecek.

ya da baban hasta. Sen yokken annene ve kardeşine daha çok iş düşüyor. Onların işleri aksıyor o zaman da senin yaptığın ibadet sıkıntılı. Hacca / umreye gidiyorsan geride sen yokken hayatın sen varmış gibi akması lazım yani.

Ya da çok tartışılan kurban... Kurbanın olayı gidip şov yapmak değil. Eskiden marketten et alamıyosun. Hayvanın varsa kesip yiyorsun. Yoksa yok... O yüzden kendi hayvanından birini ayır, yılda bir kere onu ihtiyacı olana paylaş. Ama bizde kurban = elde ekmek ve piknik tüple kavurma beklemek.

gibi gibi...

Anlatmaya çalıştığım usüllerle kafayı bozmuş herkes. Oruç nasıl tutulmalı, namaz nasıl kılınmalı, iftarda ne yenilir falan...

Ama bunları niye yaptığını düşünmeyi öğrenmemiş kimse.
0
anten
(15.02.23)
bu kadar zor durumda insan varken, tatil/umre benim de çelişkim
ama kimseyi kınamamak gerek
sizin verdiğiniz örnek özelinde değil ama
bazı insanlar ömür boyu kendilerinden kısar, çocuğuna verir başkasına verir
sonra olmadık zamanda kendini hatırlar, kendi için bir şey yapmak ister

burada denge önemli ne bütün birikimi bağışlamak ne de kendine harcamak
2isini de aynı anca yetecek para varsa ne mutlu
0
mantık
(15.02.23)
Ben ney sesi bende gıcık olma hissi yarattığı için Itri dinlemekte zorlanıyorum. Ve bu durum bende bir nefret uyandırıyor şu açıdan: kendi kulturumun en büyük bestekarini zevk alarak dinleyemiyorum ve bunda benim payım yok.

Biraz şey gibi bir durum o kadar sistematik olmasa da, otomatik portakalda alexe Beethoven dinletirken şiddet görüntüleri gösteriyorlar ya, sonra Beethoven duyunca midesi bulanıyor. Tam olarak böyle.


Bahsettiğim sahne şu:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(15.02.23)
(24)

müteahhitlerin ne suçu var?

bohr atom modeli
imzayı atan mühendisin yükümlülüğünde değil mi bu binaların sağlamlığı? ben müteahhiti yatırımcı olarak düşünmüştüm hep. yanlış mı düşünüyorum?
imzayı atan mühendisin yükümlülüğünde değil mi bu binaların sağlamlığı? ben müteahhiti yatırımcı olarak düşünmüştüm hep. yanlış mı düşünüyorum?
0
bohr atom modeli
(11.02.23)
galiba mühendisin parasını müteahhit veriyor diye.

edit: prodüksiyonun yönetmenin kararlarına karışıp filmi bok etmesi gibi bir ilişki var yani aralarında.
0
another satisfied lover
(11.02.23)
muhendis maasli calisan. tum kari cebe indiren muteahit. sorumlulugu yok diye bir sey olamaz. o riski almak istemiyorsan, muhendisin onay verdigi seyi inceleyecek kadar insaattan anlamiyorsan o isi yapma. oyle sey mi olur.
0
hot potato
(11.02.23)
Mühendis hesaplar ancak sonrasında sahada kontrol edilmezse o hesaba göre donatı azaltması, taşıyıcı sistem değişikliği yapılması zor değil. Müteahhit olmak için okuma yazma bilmene bile gerek yokken cahil cesareti ile her şey yapılabilir. Türkiye'de yaşadığınızı unutmayın.
0
Take it away honey
(11.02.23)
imzayi yapi denetim sirketlerinin muhendisi/mimari atiyor. bu sirketler de genelde zaten binayi yaptiranin muteahhitin oluyor. bastan falso bi mekanizma yani. on bes yil kadar once denetimi muhendisler/mimarlar odasi yapiyormus, gercek anlamiyla bi denetim o zaman varmis. yapi denetim sirketlerine gecince de boyle deniz kumundan bina yapan muteahhitlere gun dogmus.
0
aydonno
(11.02.23)
imara açılmaması gereken yeri açan, gereğinden fazla kat veren belediye suçlu olabilir. (rant meselesi)
projeyi çizen statik mühendisi hesabı doğru yapmazsa suçlu olabilir. (yüksek katlı yapılarda paket programların işe yaramadığı yazılmıştı bi başlıkta)
projeyi kontrol eden yapı denetim ve belediye mühendisi doğru kontrol etmezse suçlu olabilir. (bir öncekiyle aynı sebep)
zemin etüd raporunu yerinde sondaj yapmayıp sabunlayarak yapan zemin etüd firması suçlu olabilir. (piyasayla rekabet edebilmek ve karı artırmak adına - rant)
imalatı kontrol etmeyen şantiye şefi suçlu olabilir. (imza parasına şantiye şefliği yapılıyor.)
imalatı kontrol etmeyen yapı denetim suçlu olabilir. (kar amaçlı yetersiz personel çalıştırılması sebebiyle bu da mümkün)
eksikleri olan binaya ruhsat veren belediye suçlu olabilir. (rant)
bunların hepsine baskı yaptıysa, rüşvet verdiyse müteahhit de suçlu olabilir.
0
b1020
(11.02.23)
binanın statiği.
demirin betonun laboratuvar sonuçları.
sondaj sonuçları.
imar planı, kat sayısı vs.

müteahhit' in hiçbirşeyin altında imzası yok. hepsi ücreti karşığılığı , yetkilendirilmiş kişilerden satın aldığı hizmetler

ayrıca müteahhit, inşaat süresince:
# X yıl tecrübeli
# inşaat mühendisleri odasına kayıtlı şantiye şefi çalıştırmak zorunda.

özetle. müteahhit tuttuklamaları , vatandaş gazı almak için yapılan şeyler
0
mamadu niang
(12.02.23)
yukarda bir arkadaşta yazmış.

prodüktör, yönetmenin kararlarına karışıp filmi bok edebilir. mühendis ile müteahhit arasında benzer bir ilişki var.

ama günün sonunda mühendis, bu statik projeyi ben yaptım diyip altına imza atmıştır. bu imza olmadan inşaat başlayamaz.
0
mamadu niang
(12.02.23)
Deprem bölgesinde bu kadar yüksek katlı bina olmaz. İzmitliyim. Burada evler 3 katı geçmez genelde. Sakarya da aynı şekilde, yüksek bina göremezsin. Birileri bu kadar yüksek katlı bina yapabiliyorsa bu işin içinde yüzde 90 rüşvet vardır. O noktada suçlu olabilirler. Mühendis buna müdahale edemez. Bir de bu evlerde ben mühendislik olduğunu düşünmüyorum. Evlerin büyük bir kısmı en az 20 yıllık duruyor. Bu da 2000'ler demek. O zamanlar bu kadar mühendis yoktu. Bilgisayarın, analizin olmadığı yıllardan bahsediyoruz. İnşaatlarda deniz kumu kullanımı yaygındı.
0
dissendium
(12.02.23)
Muhendisler kesinlikle suclu ona kesinlikle itiraz etmiyorum. Ama imza atmazlarsa da atiliyorlar, imza atan muhendis bulunuyor yerlerine :)

Ikisi de suclu
0
aguen
(12.02.23)
deprem bölgesinde yüksek katlı yapı olabilir.
örneğin tokyo, california, İstanbul. buralarda gökdelenler bile var.

rüşvetin belgesi olmaz. rüşvet veren müteahhiti nasıl belgeleyeceğiz?
ama belediyedeki memurun yüksek kat izni verdiğine dair yasal belge olur.


müteahhit %100 şerefsiz bile olsa, yasal olarak %0 suçlu oluyor.
0
mamadu niang
(12.02.23)
yani mafya babalarının da bir suçu yok böyle bakarsanız. en popüler örneği al capone hikayesi. bugün bile aynı hikaye.
hele miras kaldıysa böyle bir şey muhtemelen bitirim mahalle delikanlısının bile sicili daha bozuk olur mafya babasından. kimsenin gidip malına canına kast etmez. bu emrin delili de yok. şimdi bunlar suçsuz mu? azmettirme diye bir suç boşuna mı var? aynı şey.
kaç mühendis güvenmediği projeye kendisine yönelik bir tehdit yokken imza atar ki? mal mı? yani atmasınlar tabi imza ama o atmasa başkası atar. memleketteki yapı denetim zaten evlere şenlik. olmasa da bir anlamı yok. yapan aynı adam denetleyen aynı adam. kiralı bir emeklinin diplomayı devam et.
0
Efoody
(12.02.23)
mamadu niang +1

muteahhit bina depremde yikilmaz sorumlulugunu veren kisi degil. O sorumlulugu ustlenen oncelikle muhendisler.

Zaten bina zarar gormeyecek diye birsey de yok. 7.7 bir depremde bina hasar alabilir, ama icinden cikabiliyor olmaniz lazim.

Bir arac aldiniz duvara vurdunuz diyelim, arac sifir ve pert oldu. Firmayi dava edebiliyor musunuz hasar aldi diye?

Sap saman birbirine karismis durumda ama %100 muteahhitler sucludur diyemeyiz. Sucun bir kismi onlarda ama coklu suclu var.

Muhendislik hatasi, devlet kontrolu, denetleyen firmalar, ara yukleniciler, yukleniciler.. liste uzar gider. Zaten orta doguda bunlarin hepsi problemli oldugu icin malesef bu kadar can kaybi yasaniyor. Binalardan once sistem cokmus vaziyette.

Coken rezidansa bakalim:

Oraya neden o kadar kat izni veriliyor. Hadi verildi diyelim.
Zemin etudu falan yapildi mi. Zemin etudunden ne yaziyor, kazik sistemi istiyor mu?
Kazik sistemi istenmiyorsa ve bu bir muhendislik hatasi ise, kazik sistemi yapmayan muteahhitin ne sucu var mesela? Adam muhendis ne dediyse uygulamak zorunda zaten. Belki uygulamada hata yok ortada bir muhendislik hatasi var, bilmiyoruz..
Hadi kazik sistemi istendi diyelim, ama muteahhit yapmadi maliyeti kismak icin. Bunu devlet neden kontrol etmedi?
Hadi kontrol etti diyelim, neden insaat durdurulmadi?
Vs.. liste uzar gider. Agac icerden curumus vaziyette, top yekun bir temizlik yapmak lazim.
0
cooperr
(12.02.23)
yav iyi de mühendisin inşaat bitene kadar oralarda gezinmesi gerekmiyor mu? inşaat bitince de onayladığına dair imza atmıyor mu?

mühendis şöyle demiş ama böyle yapmışlar diye bir bahane olabilir mi?

denetleme mekanizması ikincil derecede etkili. önce binayı sağlam yapmak gerekir. adam bina sağlam deyip imza atıyor. direkt adam öldürmeye teşebbüs.
0
🌸bohr atom modeli
(12.02.23)
başta denetleyenler ve ruhsatlandıranlar olmak üzere herkesin sorumluluğu var.
0
paintov
(12.02.23)
@ bohr

evet muhendisin rutin kontrol yapmasi lazim.
ayni zamanda belediyenin de kontrol etmesi lazim.
en sonunda belediyenin muhendisten kontrol yaptigina dair belge almasi lazim.
vs.

coklu kontrol lazim ama anladigim kadariyla bu asamalarin hepsinde sikinti var.
muteahhiti yakalayip iceri tikmak isin $ov kismi, halkin gazini almaya calisiyorlar.
0
cooperr
(12.02.23)
zaten 99 depreminde pek hapse giren müteaahit olmamıştı sanırım.
ki o zamanki hükümet bu kadar beton ve müteahhit aşığı değildi.
hukukla hükümetin ne alası var demezsiniz sanırım.
0
vizivozo
(12.02.23)
Mühendisi sorumlu tutabilmek için önce mevcut koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. Efoody'nin vurguladığı nokta çok haklı bir nokta.

Burada çıkarların çatışması var, oluşturulan bu sistem hatalı. Müteahhit ve mühendis arasındaki işveren - çalışan ilişkisi sağlıklı bir karar mekanizmasının önünde engel.

"Mühendisler daha duyarlı olmalı" diye zorlamayı seçersek bu hiç bir şeye çare olmayacak. Çünkü dünya böyle işlemiyor. Bunun yerine koruma kurulları oluşturulup bu tip kararlarda onlar sorumlu tutulmalı. Arkeolojik kazılar, restorasyon çalışmaları ve tabiat varlıkları için böyle kurullar çalışıyor örneğin.

Maaşlı çalışanlar patronlarını denetleyemez, patronlarla ilişkili kurulmuş denetim şirketlerindeki çalışanlar da patronlarını denetleyemez. Bu gerçekçi olmayan bir beklenti. Bunda ısrar edersek her depremden sonra müteahhit, mühendis linç eder bir sonrakini bekleriz. Bu değişmeli.
0
akhenaten
(13.02.23)
mühendis bir şey yapmıyor, müeahhit kafasına göre binayı yapıyor, mühendise imzala diyor,

imzalamadın mı? tamam başka mühendis bulurum.

bana gelen 10 işin 8'i böyle salak sulak projeler.
0
duyurukullanıcısı
(13.02.23)
Bir yerde sorun varsa, %99 yönetim kaynaklıdır.

Müteahhit %99 oranında sorumlu. İşin teknik boyutunu bilmese bile; bileni bulmak, takip etmek ve sağlam yapmak zorunda. Görüldüğü gibi işin şakaya gelecek, savsaklanacak bir tarafı yok.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.23)
@kartallar yuksek ucar

bina depremde cokuyorsa ya muhendislik ya da uygulama hatasi vardir.
uygulamada sikinti yok ise, ki muhendisler ve belediye rutin kontrolleri yapip uygulamada sikinti olmadigini belgelemek zorunda, o zaman sikinti muhendisliktedir.

her ne sekilde olursa olsun %99 muteahhit suclu diye birsey yok, bu problemin ustunu kapatmaktan baska bir ise yaramaz.

sorumluluk yetkinlige gore dagitilir, isin sonunda daha cok para yapan daha cok sorumluluga sahip diye de birsey yok.
0
cooperr
(13.02.23)
@cooperr, Ben bina yapım süreci için öyle söyledim.

Tabii ki, çürük bina yapan kadar, çürük binaya göz yumanlar da suçlu.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.02.23)
Arkadaşlar süreci çok güzel anlatmışlar zaten. Bence bütün bu suçluluk silsilesi içerisinde müteahhitin öne çıkmasının sebebi en sonunda paranın onda toplanması. Yani bir binayı usule uygun yapmayıp malzemeden çalarsa para müteahhitin cebine giriyor. Kriminal jargonda "motive" müteahhitte.
0
SiyamkedisiZorro
(14.02.23)
azmettirme suçu yüklenebilir
mühendis ve kontrolcü, işçi elbette suçlu olur usulsüz yapılmışsa
bu kişiler uyardık ama müteahhit malzemeden çaldı diye ifade verirse ancak
0
bir soru sorcam
(14.02.23)
ayrıca mütahhit sattığı malden zaten sorumlu
o da en fazla kasıt yoktu çalışanlarım çalmış diyebilir
0
bir soru sorcam
(14.02.23)
(10)

deprem çantası

b1020
son olaylarda ne yazık ki devletin müdahalesinin gecikmesi ve deprem bölgesinde yaşadığım için deprem çantası hazırlamaya karar verdik. eski kullanmadığım 80-100 litrelik bi dağcı çantam var. onu kullanarak içini doldurarak deprem çantası hazırlama niyetindeyim. afad'ın sitesine baktım. aşağıdaki li
son olaylarda ne yazık ki devletin müdahalesinin gecikmesi ve deprem bölgesinde yaşadığım için deprem çantası hazırlamaya karar verdik. eski kullanmadığım 80-100 litrelik bi dağcı çantam var. onu kullanarak içini doldurarak deprem çantası hazırlama niyetindeyim. afad'ın sitesine baktım. aşağıdaki liste var.

1) deprem çantasını çelik kapı yanında tutmak mı mantıklı?
2) sizce çadır ve mat koymalı mıyım?
3) burda yazmayan başka neler koymak gerekir? daha önce benzer durumda kalmış veya bu konuda çalışma yapmış arkadaşlar ne tavsiye eder?

Afet ve Acil Durum Çantasının İçerisinde Neler Olmalı?
Gıda
Yüksek kalorili, vitamin ve karbonhidrat içeren, su kaybını önleyen ve dayanıklı (çabuk bozulmayan) gıdalar (Konserve, kuru meyveler, tahin–pekmez, meyve suyu, vb.).

Önemli belge fotokopileri
Kimlik kartları (nüfus cüzdanı, ehliyet vb.)
Tapu, sigorta, ruhsat belgeleri
Zorunlu Deprem Poliçesi
Diplomalar
Pasaport, banka cüzdanı vb.
Diğer (evcil hayvan sağlık karnesi, vb.)
Giyecekler
İç çamaşırı
Çorap
Yağmurluk
İklime uygun giysiler
Su
Her bir aile üyesi düşünülerek yeterli içme suyu alınmalı.

Hijyen malzemeler
Sabun ve Dezenfektanlar
Diş fırçası ve macunu
Islak mendil
Tuvalet kâğıdı
Hijyenik ped
Diğer malzemeler
İlk yardım çantası
Uyku tulumu veya battaniye
Çakı, düdük, küçük makas
Kâğıt, kalem
Pilli radyo, el feneri ve yedek piller (dayanıklı/uzun ömürlü pil seçilmeli)
0
b1020
(10.02.23)
Çakmak
Powerbank
Biber gazı
günlük kullanılan dışında bir şarj kabloso
Multitool veya isviçre çakısı
Çöp poşeti.
Kafa lambası
Çadır lambası
Recharger piller ve şarjeri
Islak mendil
Yaz ise sinkov
Uzay battanesi, birkaç adet
İlaçlar
Buzdolabı poşetleri
Kilitli poşetler


(benim araba bagajı için hazırladığım listeden seçtiklerim bunlar, benim liste uzun)
0
Mirket
(10.02.23)
Bug out bag diye araştırın çok fazla fikir var.

Ben yemek ve su olarak sunları aldım 5 sene ömrü var. Bir de su filtresi, noodle, kuruyemiş, elektrolit vs alacağım.
ty.gl
ty.gl
0
jazzabel
(11.02.23)
Benimkinde hiç gıda yok. Su bile yok. Evrak fotokopisi de yok. Tc no dan yürürüm her türlü. Bende bi kaç tane açılmamış koli bandı var. Makas var. Sert kılıflı bıçak. Kaşık. Çekiç. Tornavida. Pense. Testere. Bi de çokça nakit para var. Bilmiyorum belki de sizinki doğrudur.
0
baba553
(11.02.23)
iş aletleri neyse de nakit para öyle bi durumda pek işe yaramaz gibi geldi bana. yüksek anlık enflasyon olacak zaten. karaborsacılar olacak. bugün bile ankaraya gitmek isteyenlere 1150 tl istendiğini, çorbaya 25-30 tl istendiğini okuduk.
0
🌸b1020
(11.02.23)
kibrit koysanız sıkıntı olur mu? çakmak diyeceğim ama o ne kadar makul bilmiyorum.
0
damba
(11.02.23)
Öncelikle bir yanlışı düzelteyim devletin müdahalesinin gecikmesi söz konusu değil felaket çok büyük aynı anda 10 şehirde 10 bine yakın bina yıkıldı dünyanın hiçbir yerinde böyle bir felakete normal şartlardaki gibi müdahale edebilecek bir altyapı yok.

Deprem çantasından bir kaç adet yapmanızı hatta adam başı yapmanızı tavsiye ederim. Çadır ve mat konulabilir. Demir kesme makası ve murç koymanızı tavsiye ederim. Gıda olarak peksimet ve hurma koyabilirsiniz.
0
hizirbey
(11.02.23)
basit bir sırt çantası içine 1 takım yedek ıslanmayacak kıyafet ve kişinin varsa özel ilaçları gibi şeyler yeterli. bunun dışında onu da alayım bunu da alayım diye prepper kafasına girmek manasız.

ilk yardım çantası ile ne yapacaksın mesela enkazdan çıkan insana yara bandı mı yapıştıracaksın ? kocaman 70 litre 20kg çanta ile yola çıktın ne kadar yürüyebilirsin. daha önce böyle bir çanta ile kaç gün yol yaptın ? gece oldu kar bastırdı yağmur var durum kötü bivaklama yapabilecek misin, daha önce yaptın mı.

özet: önceden tecrübenin olmadığı her malzeme gereksiz ağırlık, önceden tecrübe etmediğin her senaryo bilinmezdir.
0
orpheus
(11.02.23)
Bunların periyodik bakımını da yapmalısınız biliyorsunuz değil mi? Birisi gelecekten gelip "bu çantayı sürekli işler vaziyette tutmazsan öleceksin" demediği sürece bir süre sonra bu işi devam ettirebileceğimi sanmıyorum.

Benim deprem çantam çok daha sade, ama en azından gerçek ve hep orada. Sağ kurtulursam 1 - 1,5 hafta hayatta kalmama yeteceğine inanıyorum.

2 tane powerbank'im var. Birini kullanırken diğerini çantada tutuyorum. Şarj aletini kullanmadığım zamanlar çantada tutuyorum.

Her markete çıktığımda aldığım bisküvi, noodle, ton balığı gibi gıdaları çantaya koyup, çantadakileri çıkarıp evde kullanıyorum.

Su bulunduruyorum, arada bir dışarı çıkarken yanıma alıp, dışardan dönerken yenisini alıp koyuyorum.

Mont ya da hırka falan koymuyorum içine, çünkü çantayı alıp evden çıkacak vaktim olacaksa hemen üstünde asılı duran montumu ya da mevsims göre hırkamı alabilirim. Gece pijamayla yatıyor olmama karşılık mevsime uygun bir takım eşofman ve üç boxer tutuyorum.

Düdük gibi şeyleri deprem çantanızda değil, yatak yanı komodinlerde bulundurun. Deprem çantası enkaz altında çok bir işe yaramaz. Kimin nereye düşeceği belli değil. Ben alet edavat olarak sadece çakmak, ısıtıcı jelli eldiven ve çorap bir de isviçre çakısı koydum.
0
akhenaten
(11.02.23)
Aslında bu konuda yapılabilecek en güzel şey, bir adet 4 mevsim çadır edinerek bir yaz ve bir kış kampına gitmek, düşündüğünüz sürece dışarıdan hiçbir yardım almadan kendi kendinize yeterli olabilmek için neler gerektiğini yaşayarak öğrenmek.

AKUT'un kurucusu Nasuh Mahruki de arama kurtarmaya dağcılıkla başlamıştır.

Bir de şu tip bilgiler doğruysa, listeye canımızı ve elimizdekileri korumak için gerekli bir şeyler ilave edilmeli

twitter.com
0
Mirket
(11.02.23)
@damba bazı listelerde çakmak, kibrit mevcut.

@hizirbey deprem küçük demiyoruz zaten ama müdahale edilemedi. balıkesir'de yaşıyorum. bu çantaya ihtiyacım olduğunda ortada istanbul, bursa gibi şehirler belki olmayacak. hükümetlerden bağımsız gerek nüfus yoğunluğu gerek ticaret merkezi olarak öncelik oranın olacak. balıkesir'in şu an yardım bekleyen dağ köylerinden pek farkı olacağını sanmam. demir kesme makası dediğiniz şey devasa bişey çantaya sığacak bişey değil. murç nispeten ufak ama enkazda iş görür mü bilemedim.

@orpheus lisedeyken daha ağır çantayla 10-15 km bandında gece ve gündüz intikalleri yapmışlığım var ama eşimin ve çocuğumun böyle tecrübesi yok haliyle hoş benim var ama o zamanki formumla şimdikinin arasında uçurum var. zaten açık araziye kadar yürüyebilsem yeterli. ilk yardım çantası benden ziyade kurtulmuş başka bir sağlıkçının kullanması amacıyla diye düşünmüştüm.

@akhenaten periyodik kontrol etmek gerektiğini biliyorum. inşaat mühendisi olmama rağmen evimdeki dolapları bile sabitlememiş insanım. buradaki yorumlarla birlikte adamakıllı bişey hazırlayıp evdeki önlemleri de alma derdindeyim. ortaklarımla konuşup daire sattığımız insanlara da bu çantalardan vermek gibi bi niyetim var. 3-5 kişi de olsa bi bilinç oluşturabilmek adına. bir diğer ortağımın fikri de sağlam zemini olmayan mahallelerde hiç inşaat işine girişmemek. burada gerek bu konuda hazırlannmış gerek yaşamış kişilerle fikir alışverişi yaparak hazırlamak istiyorum bu yüzden. düdük ve suyu komidinde bulundurmak gerektiğini başka yerlerde de okudum. enkaz altında kalmadıysak zaten düdük pek işime yaramaz gibi de geliyo.

@mirket ünideyken yaz kampına gitmişliğim var ama oraya 1-2 günlüğüne aşırı tedarikli gidiyoruz. afet anındaki psikolojiyle bir olmaz gibime geliyor. tek hatırladığım 2. kamptan itibaren mat da yanımıza almaya başlamıştık. ilk kampta izmirde haziran ayı olmasına rağmen sabaha karşı yerden vuran soğukla uyuyamamıştık.

ekstra olarak şu an hatay'daki teyzemlerle görüştüm. onlar da bolca kıyafet koyun diyor. kuzenin küçük oğlu kreşe gideceği için çantası hazırmış onun dışındakilerin kıyafeti yok almak için eve girmeyin diyoruz dedi. bir de teyzeoğlum ilk anda çıktıktan sonra yarı enkaz halindeki eve araba anahtarı almak için girmiş. neresinden girdiğini bile bilmiyor. araç anahtarını ekstra kopyalayıp çantaya koymak gerekir mi? aracı koyduğumuz yer gününe göre değişmekle birlikte bazen çevresinde çok yapı olmayan hatta toplanma alanı olarak belirlenmiş ufak bi yere koyuyoruz. kapalı otopark vs yok.
0
🌸b1020
(11.02.23)
(9)

chatgbt ile neler yapıyorsunuz

IncredibleMau
Merak ettim kim ne amaçlarla kullanıyor, ne kadar verim alıyor. Hayatınızda yer etti mi?Çalıştığım şirket yapılan işin (yazılım) dökümantasyonu konusunda çok hassas. Chatgbt'yi kullanana kadar benim de en çok zorlandığım konuydu. Şu an bu işi komple chatgbt'ye yıktım. Hatta şöyle yaz böyle yaz demem
Merak ettim kim ne amaçlarla kullanıyor, ne kadar verim alıyor. Hayatınızda yer etti mi?

Çalıştığım şirket yapılan işin (yazılım) dökümantasyonu konusunda çok hassas. Chatgbt'yi kullanana kadar benim de en çok zorlandığım konuydu. Şu an bu işi komple chatgbt'ye yıktım. Hatta şöyle yaz böyle yaz dememe de gerek kalmıyor, veriyorum örnek kodları, sen oku anla ona göre bir şeyler yaz diyorum. Sonuç o kadar iyi ki, iki sayır kod yazıp 1 sayfa döküman yazmak istiyorum artık. Code commenti komple ona yaptırıyorum falan..

Okuduğunu anlama konusunda inanılmaz başarılı. Çözüm üretme konusunda hala yetersiz malesef. Çok hata yapıyor. Sunduğu çözümü ekstra detaylar vererek iyileştireyim diyorum. Bazen gayet güzel sonuçlar da alıyorum ama çoğu zaman asıl konudan ya çok uzaklaşıyor ya çok hatalı şeyler veriyor.

Siz neler yapıyorsunuz?
0
IncredibleMau
(04.02.23)
kod yazdırdım. tam olarak çalışmadı ama düzeltmeler yapınca çalışıyor.
bazı insanları sordum.
diss için söz yazdırdım.

chatgpt'yi full potansiyelinde kullanmak için şuraya bir göz atın derim : github.com
0
false pretension
(04.02.23)
Sosyal medya postları (Twitter vs.) yazma konusunda iyi.

Çeviri yaparken anlamadığım şeyleri soruyorum. Örneğin medikal terimler filan. Onda da yeterli bağlam verilince güzel açıklama yapıyor.

İş başvurusu yaparken cover letter yazma konusunda da iyi.
0
inawen
(04.02.23)
çevirme konusunda google translate'den daha iyi.
0
rakicandir
(04.02.23)
"şu nedir?", "şu kavrami acikla" diye sorular sormustum, cok yanlis seyler soyluyor ve ingilizcesinde de turkcesinde de sorunun anlami tamamen ayni kalmasina ragmen sorudaki gereksiz bir kelimeyi silince ya da benzeriyle degistirince bile nedense cok farkli cevaplar verebiliyor.
0
ahm1
(04.02.23)
Çok güzel gezi rotası cikariyormus
0
abuzer
(04.02.23)
Çeviri yaparken anlamadığım şeyleri soruyorum +1
Daha doğrusu özellikle mecaz anlam ve idiom soruyorum, güzel güzel anlatıyor sağ olsun.
0
kobuzchu kiz
(05.02.23)
Makale yazanlar arasinda faydalananlar oldugunu duydum. Ben de proje yazarken birkac kere danistim. 2-3 ara basligin genel hatlarini ondan alip kendi cumlelerim ve eklemelerimle zenginlestirdim.
0
mor oje
(05.02.23)
Bazı teknik terimleri açıklamasını istedim, matematiksel anlatımlar yaptırdım, çeşitli formülleri sözel şekilde açıklamasını istedim, çeşitli canlıların evrimsel geçmişlerini listelettim vs. vs.

Bir rol verip o role bürünerek benimle sohbet etmesini istemiştim birkaç kere. Mesela bir kere benimle insan kaynakları uzmanı gibi konuşup iş görüşmesi yapmasını istemiştim, ama görüşmenin sonucunu söylemedi ısrarla.

Dil becerisi çok güzel, zaten olayı da bu ama bilginin gerçekliği konusunda neredeyse hiç filtresi yok. Örneğin Youtube'da sevdiğim bir kanalı yazıp ona benzer içerikleri olan kanallar önermesini istemiştim; bana baya güzel sıralı bir liste verdi hatta kanal sahiplerinin meslekleri, yetkinlikleriyle alakalı kısa açıklamalar yaptı ama listede yazan hiçbir kanal gerçekte yok, hiçbir zaman da var olmamış. Yine de kanalların isimleri çok gerçekçi ve benim örnek verdiğim kanalla alakalı isimlerdi. Esas önemli kısım bu alaka harf ve kelime benzerliklerinden çok kanal konusunun özüyle ilgiliydi. Bana ilginç gelmişti baya.
0
akhenaten
(05.02.23)
cv ve cover letter yazdırdım.
0
argent dawn
(05.02.23)
(4)

unpopular opinion

AlsterWasser
türkçede unpopular opinion ifadesine karşılık gelen bir kelime var mı direkt çevirisi dışında?
türkçede unpopular opinion ifadesine karşılık gelen bir kelime var mı direkt çevirisi dışında?
0
AlsterWasser
(03.02.23)
Rağbet görmeyen
0
inawen
(03.02.23)
Çeviri dışında biz ona en yakını "başıma bir iş gelmeyecekse" olarak kullanıyoruz aslında.
0
nawar
(03.02.23)
Karsit fikir
Aykiri fikir.

Fikir yerine dusunce de kullanilabilir.
0
baldur2
(04.02.23)
Doğal bir çevirisi yok

"Karşı çıkanlar olacaktır ama bence..." İle başlayan cümleler kurabilirsiniz.
0
akhenaten
(04.02.23)
(11)

Florür düşmanımız mı oldu şimdi?

chicha_v2
Önceden diş macunlarının üstünde florür içerir yazardı, bir pazarlama unsuruydu bu.Şimdi "sağlıklı" addedilen diş macunlarında o, bu, şu ve florür içermez yazıyor.Hatta 1 yıldır kullandığım biomed macunda da yokmuş daha yeni fark ettim.Florür hani diş için iyiydi ne ara saf değiştirdi, fetöcü oldu b
Önceden diş macunlarının üstünde florür içerir yazardı, bir pazarlama unsuruydu bu.

Şimdi "sağlıklı" addedilen diş macunlarında o, bu, şu ve florür içermez yazıyor.

Hatta 1 yıldır kullandığım biomed macunda da yokmuş daha yeni fark ettim.

Florür hani diş için iyiydi ne ara saf değiştirdi, fetöcü oldu bu?
0
chicha_v2
(03.02.23)
Florür içermeyen diş macunu nasıl koruyacak abi dişi florürsüz falan hikaye hep zararlı diye florürsüz diş macunu kullanmak keriz işi.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(03.02.23)
florürsüz diş macunu kullanmayın.
0
in vino veritas
(03.02.23)
Dişler için Florür önemli. Ama zararsız da diyemiyoruz. Birikme yapabiliyor fakat macunlarla alınan miktar çok kayda değer olmamakla birlikte yıllardır diş macunu iletişimlerinde gördüğümüz öyle fırçanın bi ucundaaan diğer ucuna yarım metre macun sürmemek lazım. Bir de yiyenler varmış yemeyiniz :)

Ben florürsüz kullanmıyorum ama miktar olarak her fırçalamada mercimek tanesinden biraz büyüğü yeterli oluyor.
0
msb
(03.02.23)
yok hocam ne düşmanı, bilakis florürsüz diş macunu çöptür yav.
ayrıca türk diş hekimleri birliği'nin hazırladığı raporu da bırakalım buraya;
www.tdb.org.tr

yani özetle, dozunda florür iyidir.
0
thedepressed
(03.02.23)
Çok saçma komplo teorileri vardı florür ile ilgili yok 3. gözümüz olan pineal bezde birikiyor, çalışmasını engelliyor, üçüncü gözümüz kapanıyor vs vs

Florür diş sağlığı açısından çok önemli. Florürsüz diş macunu çöptür kullanmayınız
0
nundu
(03.02.23)
keriz silkeleme metodu: bilimsel olarak kanıtlanmış bir ürüne zararlı diyorlar, sonra hiçbir işe yaramayan ve maliyeti neredeyse bilimsel malzemenin onda biri olan bir ürünü daha pahalıya satıyorlar.

bir aralar florür çocuklarda zeka geriliği yapıyor diye anlatıyorlardı (aşı karşıtları gibi).
0
malheiros
(03.02.23)
Amweikada bir yerde suya aşırı miktarda koymuşlar. Oradakilerin zekası düşük çıkmış sonra olay bu. Şebeke suyuna florur koyuyor bir çok yer.
Dişi fırçalamanın tek amacı zaten floruru yaymak. Yoksa habire dolgu yaptirursiniz, hele ki şekerli şeyleri çok tüketiyorsanız. Diş macundan alınan florur azdır, güvenlidir ama az sürün bir de yemek yemeyin su içmeyin bence yarım saat ki boşa gitmesin
0
bir varmis bir yokmus
(03.02.23)
Bebeğin dişlerini fırçalıyor iseniz, Avustralya'da 1.5 yaşına kadar sadece suyla fircalayin denmiş ama İsviçre'de benim doktor öyle bir şey derneği. Ama cok az, leke gibi sürülmeli. Varla yok arası.
0
bir varmis bir yokmus
(03.02.23)
Hindistan'daki gariban köylere gidip içme suyundaki flor miktarını ilkokul çocuklarının ders başarısı ile karşılaştırıyorlar. Flor arttıkça ders başarısı düşüyor. Yani yutmadığın sürece florlu diş macunu.
0
baba553
(04.02.23)
Ben olaya şöyle bakıyorum, dişlerini düzenli fırçalayıp hergün florür alan insanlarla bunu yapmayıp hiç florür olmayan insanlar arasında ciddi bir fark var ve bu fark florür alan insanların lehine bir etki yaratıyor.

Florürlü diş macunları kuşaklarca kullanıldı ve bir insan ömrü süresince bariz bir etkisi bulunmadığı görüldü.

Diş hekimleri florürün diş sağlığı için gerekliliğini her fırsatta vurguluyor.

Bu zamana kadar himalaya tuzu, margarin ve sigara için dahi pazarlama stratejileri geliştirildi daha sağlıklı olduklarına dair, ancak bir nesil bile sürmedi bunlar.

Haliyle florüre devam.
0
akhenaten
(04.02.23)
Komplo Teorisi filminde Mel Gibson abimiz, diş macunundaki florür insanlarda yaratıcılığı, özgür düşünmeyi ve sorgulamayı engelliyor demişti.
0
Yalcin
(04.02.23)
(9)

'ara sıra gel ya yemek yiyelim çay kahve içelim'

duyurukullanıcısı
bunu söyleyenler söylediklerinde ne kadar ciddi? laf olsun diye mi söylüyorlar?ben çünkü ciddiye alıyorum mesela bir hafta sonra falan gidiyorum böyle sanki sıkıntı veriyormuşum gibi birşey oluyor.nasıl işler?iyidir ya...gibi bir şey mi bu?çünkü ben nasıl işler sorusuna da durgun, kötü falan diyorum
bunu söyleyenler söylediklerinde ne kadar ciddi? laf olsun diye mi söylüyorlar?

ben çünkü ciddiye alıyorum mesela bir hafta sonra falan gidiyorum böyle sanki sıkıntı veriyormuşum gibi birşey oluyor.

nasıl işler?
iyidir ya...

gibi bir şey mi bu?

çünkü ben nasıl işler sorusuna da durgun, kötü falan diyorum.
0
duyurukullanıcısı
(03.02.23)
Bu "bi ara görüşelim" deyip hiç görüşmemek gibi bir "small talk" konuşması, sen de "aynen bro takılalım bi ara" deyip geçersin o kadar, başka bi numarası yok.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(03.02.23)
Ciddiye almamak lazım, kültürel bir boş yapma biçimi.
0
olaylar olaylar
(03.02.23)
Yani tamamen boş muhabbet olmasa bile 1 hafta biraz erken olur. Yani görüşelim dedikten sonra bi ara vermek, 2 hafta sonra görüşmek falan daha makbul olabilir böyle kültürel boş yapma muhabbeti sonrasj.

Ve evet “işler nasıl?” “İyidir” ayarında bi muhabbet bu.
0
zimbirik
(03.02.23)
karşımdaki kişiyle ilişki düzeyime bağlı olarak cevabı değişir.
ama ben en yakınım dediğim kişilerden bile gerçek anlamda belirli bir gün/saat üzerine davet beklerim. bana "meb, arada gel ya" yerine "meb, cumartesi günü boş musun? bir planın yoksa 14:00 gibi x'te buluşalım." diyen biri lazım. öbür türlü @Kaleci Saçlı Forvet +1
0
m e b
(03.02.23)
Karşınızdaki insanın ciddi olduğunu anlayabilirsiniz, bunun belli bir yöntemi yok. Sadece söylenen söze bakmayın.

Böyle bir söz güzel geçen bir sohbetin üstüne söylendiyse, siz de o karşılaşmadan mutlu ayrıldıysanız muhtemelen doğrudur.

Ayaküstü karşılaşıp "acelem var ama mutlaka görüşelim" havasında söylendiyse siz de o karşılaşmadan sadece karşılaşmanın verdiği şaşkınlık ve ilginç bir şey görme hissiyle ayrıldıysanız muhtemelen kibarlıktan söylenmiştir.
0
akhenaten
(03.02.23)
Bence siz de benzer şekilde davet edin birkaç kere. İcabet ediyorlarsa ciddi söylüyorlardır. Sallamıyorlarsa laf olsun diye söylüyorlardır.
0
zero times infinity
(03.02.23)
Spesifik bir gün (bu cuma akşamı gibi) veya aralık (önümüzdeki hafta sonu gibi) belirtilmediği sürece öylesine söylenmiş bir şey, evet.
0
invictae
(03.02.23)
Ben yalnızca kastettiğimde "boşun olduğunda görüşelim başka zaman da" diyorum. Bunu deyince de öyle bi beklentim oluyor.

Whatsapp'tan story'sine ses çıkardığım fakülteden arkadaşın "olm çok oldu lan görüşelim bi ara" demesi fakat görüşülmemesi gibi bi gerçek de var ama.

Aradaki fark hissediliyor, ya da direkt sorabilirsiniz bak gelirim diye :D Düz açık iletişim en temizi.
0
hedep
(03.02.23)
laf olsun diye söylüyorsa söyleyenin sorunu bu. Bunu onun düşünmesi gerekir sizin değil ara sıra gel diyorsa davettir.
0
hizirbey
(04.02.23)
(8)

Hangi laptop sizce?

asethuan
Arkadaşlar selam,İş için değil, günlük işlerimi göreyim, youtube müzik vs, biraz da oyun oynayayım. Sizce hangisi?1) Hewlett Packard HP 470 G9 Intel Core i5-1235U 16GB 512GB 17.3 Inch Windows 11 Pro Laptop in Silverhttps://www.laptopsdirect.co.uk/hewlett-packard-hp-470g9-i5-1235u-17-16gb-512-6s708ea
Arkadaşlar selam,

İş için değil, günlük işlerimi göreyim, youtube müzik vs, biraz da oyun oynayayım. Sizce hangisi?

1) Hewlett Packard HP 470 G9 Intel Core i5-1235U 16GB 512GB 17.3 Inch Windows 11 Pro Laptop in Silver

www.laptopsdirect.co.uk

2) MSI Katana GF76 Core i7 12700H 8GB 512GB RTX 3050 144Hz 17.3 Inch Windows 11 Gaming Laptop

www.laptopsdirect.co.uk
0
asethuan
(01.02.23)
hp olmayan.
0
bu nicki alamazsiniz
(01.02.23)
ilkindeki dahili gpu oyunlar için çok kötü

ikincideki harici ekran kartı fena sayılmaz.
0
zalbarath
(01.02.23)
zalbarath+1
ilki oynatmaz.
0
black holes in the sky
(01.02.23)
Kesinlikle 2. Seçenek.
0
odiyus
(02.02.23)
Geçenlerde bazı insanların her türlü oyunu oynamak için güçlü bir ekran kartına gerek olduğunu sanabileceğini keşfettim.

Eğer biraz da oyun oynayayımdan kastınız bulaşık simulatörü gibi oyunlarsa ilkini alın, biraz da oyun oynayayım istiyorum cümlesini bilinçli olarak kurduysanız ikincisini alın.
0
akhenaten
(02.02.23)
ikinciyi alın
0
crackcodemood
(02.02.23)
@akhenaten teşekkürler. Aslında biraz oyundan kastım çok yeni oyunlar değil. Biraz Skyrim, biraz mount and blade vs.
0
🌸asethuan
(03.02.23)
günlük işleri görmekte ve eski oyunları oynatmakta 2'si de sıkıntı yaşatmaz ama bence biraz da çağın gereksinimlerini karşılamak açısından bakmalı buna. çünkü elinizdeki laptopun 3-5 yıl sonra mı yoksa 8-10 yıl sonra mı çok eski gibi hissetirmeye başlayacağı bence ne için alırsanız alın önemli. yine bence 2023 yılında 0 bilgisayar alan birisi 16 gb ram'den aşağısını düşünmemeli, o açıdan eğer benim yeni nesil aaa+ oyunlara gönlüm kaymaz max skyrim falan oynarım diyosanız 1 daha mantıklı bence. ama yok belli de olmaz ilerde şu oyuna da bakayım diyebilirim derseniz 2. seçeceğin özelliklerine benzer ama ram'i 16 gb olan başka bir model araştırmanızı öneririm. bütçe çok sabitse belki daha düşük fiyatlı markalarda o özellikleri arayabilirsin.
0
semaforo de medianoche
(03.02.23)
(2)

Google streeetview'da yolculuk edebilir miyiz?

babafingo
bir yola çıkmadan önce o yolu tanımak istiyorum, google sokak görüntüsünde maus'la tıklayarak ilerleyebiliyoruz ama mesela şişliden levente araçla gider gibi kendi başına video gibi ilerleyen bir site-eklenti vs bir yol var mı?
bir yola çıkmadan önce o yolu tanımak istiyorum, google sokak görüntüsünde maus'la tıklayarak ilerleyebiliyoruz ama mesela şişliden levente araçla gider gibi kendi başına video gibi ilerleyen bir site-eklenti vs bir yol var mı?
0
babafingo
(30.01.23)
Ben de sizin yaptığınız gibi yapıyordum ehliyetimi yeni aldığım zaman. Eklenti var mı bilmiyorum ama eğer yoksa ben kolaylaştırmak amacıyla sadece rotadaki dönüşlere bakmak için street view'e geçiyordum. Bu şekilde hem nereden döneceğime hem de dönüş yapacağım yerdeki tabelalara bakıyordum. Baya faydası olmuştu.
0
akhenaten
(30.01.23)
Şunun gibi bir şey var ama biraz google'layarak daha işe yarar bir şey de bulunabilir.

tripgeo.com
0
ufukcel
(30.01.23)
(2)

Mr vs rontgen hangisini yapmali

mhmtt
Ayaktaki kirik cikik rontgende belli olur mu Mr mi cekmek lazim
Ayaktaki kirik cikik rontgende belli olur mu Mr mi cekmek lazim
0
mhmtt
(18.01.23)
belli olur röntgende, zaten buna doktor karar veriyor?
0
jelly bear
(18.01.23)
Zaten doktor karar veriyor +1 ama zaten mr yumuşak dokuyu iyi gösteren bir şey. Röntgen ve tomografi kemik doku ve vücuttaki yabancı sert cisimler için iyi görüntü verir. Çalışma şekliyle ilgili bu, youtube'da bu cihazların çalışma şekillerini gösteren anlatımlar var onlara bakabilirsiniz.
0
akhenaten
(18.01.23)
(12)

Pandemi döneminden sonra insanların zıvanadan çıkması .

dunyatuhaf
Var mı böyle bişey,İnsanlar illegal işlere daha yatkın, hevesli ,Kendinden güçsüzü ezmeye daha meraklı, Daha bencil, egoist, narsist mi oldu .Böyle dönemlerden ( doğal afet , savaş sonrası ) sonra sosyal yapının hızla değiştiğini gösteren çalışma var mıdır ?Yani insanlık zıvanadan çıktı mı ? Pandemi
Var mı böyle bişey,
İnsanlar illegal işlere daha yatkın, hevesli ,
Kendinden güçsüzü ezmeye daha meraklı,
Daha bencil, egoist, narsist mi oldu .
Böyle dönemlerden ( doğal afet , savaş sonrası ) sonra sosyal yapının hızla değiştiğini gösteren çalışma var mıdır ?

Yani insanlık zıvanadan çıktı mı ? Pandemi dönemini. Etkisi var mıdır ?
0
dunyatuhaf
(16.01.23)
Bence yok.
Hiç fark etmedim. Algida seçicilik gibi bence.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
Travma sonrası stres bozukluğu adında bir durum var bildiğim kadarıyla.

Bence salgınla ilgili değil ama değişen yaşam tarzıyla ilgili bir sorun var. Bu kadar cinayet olmuyordu eskiden.
0
dissendium
(16.01.23)
Pandemiden ziyade olay ekonomik bence enflasyon suç doğurur.
0
olaylar olaylar
(16.01.23)
Pandemiden ziyade ekonomi ile alakalı saydığınız şeyler. Ülkede insanlara dağıtılan pastanın payı her geçen gün orantısızlaşıyor. Çok az emekle çok kolay büyük paralar kazananlar çoğalıyor, tüm emeğini vaktini harcayan insanlar 3 kuruş kazanıyor. Toplumsal ahlak ve yapı bozuluyor. Hem ekonomik hem demografik yapı çok hızlı bozuldu.
sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel makas çok açık bizim ülkede. Dünyadaki bu yapıdaki ülkelere bakın Güney Amerika, Orta Doğu, Güney Asya vs benzer durumlar orada da var
Gelişmiş ülkelerde ABD'de de açıktır o makaslar. Dünyanın en zengini de en fakiri de en kültürlüsü de en cahili de orada çünkü. İskandinav ülkelerine Avustralya'ya bakın mesela aksi örnekler için herkes birine yakındır ekonomik ve kültürel olarak
0
asbe
(16.01.23)
Ekonomide genel bozulmaya rağmen (Türkiye değil dünya çapında) para harcama/tüketimin arttığini doğrulayan bir makale okumuştum, ikinci dünya savaşı sonrası yıllarda da bir benzeri olduğunu anlatıyordu ve bu tip kitlesel olarak maruz kalınan stres dönemlerinden sonra bu aşamanın geldiğini söylüyordu. Şimdi bulmam mümkün değil ama bu eksende şeyler okudum.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Gelir eşitsizliği arttı. En basitinden sesi soluğu çıkmayan doktorlar instagram'ı istila etti. Sponsorlu gönderi atıp duruyorlar üstelik kişisel hesapları için, ticari falan da değil.

Artık Türkiye'de bir survive durumu var. Ezmezsen ezilirsin gibisinden.
0
OrangeYellow
(16.01.23)
ekonomi de pandemiyle bozuldu. kapanmalarda bir arkadaşım aradı abi açım dedi. adamın işyeri kapanmış, işe alan yok, aylarca... bunun gibi kaç kişi var? onların ailesi, alışveriş yaptığı esnaf bakkal çakkal...

bir de insanlar özellikle maske - mesafe - aşıdan ötürü birbirini çok rahat aşağılamaya başladılar. maçka parkına gidiyorduk. genç hanımlar yanık tenli bir genç geçerken maske takıyorlar o mikrop saçıyor ya. yanından geçenin profili değişsin maske de çıkıyor... insanlar sevmedikleri ya da gıcık oldukları ya da içten içe iğrendikleri herkesi "covidlidir, pistir, hastadır, mikrop bulaştırır, virüs bulaştırır" diye etiketlediler, ötekileştirdiler. yok otobüse binemesin yok sokağa çıkamasın, yok semt pazarına giremesin, markete giremesin, işyerine giremesin... açlıktan ölsüne çıkıyor bunlar. insanlar birbirlerine sırf maske aşı hes kodu dezenfektan cart curt yüzünden insanların %99.9 olasılıkla (ioannidis 2022: www.sciencedirect.com) ölmediği ölmeyeceği bir hastalık için ağır hakaretler ettiler ve mikrop gibi davrandılar. ondan sonra kayış koptu gerçekten.

illegal işlere yaktınlık da bence devletlerin yasa masa ortada bırakmamasından. kemal gözler türkiye'nin anayasa ve idare hukuku konusunda tartışmasız 1 numaralı uzmanı olarak kabul ediliyor. kendisi covid için uygulanan kısıtlamaların hepsini desteklediğini ancak bunların hepsinin yapılış biçiminin anyasaya ve bilumum yasalara aykırı olduğunu web sitesinde yayınladığı birkaç makaleyle uzun uzun açıkladı. düşünün ki ped, pil falan alamıyorduk marketten. rafta duran mal var, onu alamıyorduk.
0
sert siyah krom
(16.01.23)
çok net doğru tespit. ahlaki çöküntü başladı. insanlar/toplumlar ölüme çok yakın hissedip haliyle ölmezse bu yaşanabiliyor.
0
tantavizisyon
(16.01.23)
Sonradan aklıma geldi, şöyle bir yazı yazmıştım bu konuda, yani bu zivanadan çıkma durumuyla ilgili:
eksisozluk.com

Tarih 17 Mart 2020, o yazdıklarıma su an da harfiyen katılıyorum.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Böyle söyleyince hastalıkla daha bağlantılı bir sebep arıyorsunuz gibi geliyor kulağa, ama pandemi sonrasında değişen en büyük şeylerden biri ekonomik dengeler. Ben de saydığınız şeylerin ekonomik sebepler kaynaklı diyen taraftayım.

Dünya genelinde insan davranışları değişmiş olabilir, ancak dünya genelinde tuhaf bir ekonomik durum oluştu zaten. Karantina süreci ekonomiyi, ekonomiyse insanları etkiliyor.
0
akhenaten
(16.01.23)
@akhenaten, hayır hastalıkla bağlantı kurmadım .
Daha çok savaş , doğal afetgibi olaylara maruz kalan insanlarla alakalı değişimler var mı , pandemi buna benzer bir etki oluşturmuştur.
Bunu merak ettim .
0
🌸dunyatuhaf
(17.01.23)
Pandemi mi bilmiyorum ama ben kendimde bu dediğiniz değişimi gözlemledim. Çok daha tahammülsüz ve açıkçası nefret dolu bir insan oldum. Ülke gündemi ile de çok alakalı olduğunu düşünüyorum.
0
peki madem
(17.01.23)
(2)

tatlı bir günışığı ampul vardı o kaç lümen neydi o?

alt4y
ya bir tane sarı gün ışığı rengi var..o farklı bir lümen galiba. biraz daha beyaz-serı bir şey çok tatlı bir rengi var. direkt böyle klasik sarı gibi değil.bilgisi olan var mı? kaç lümen lamba onlar..
ya bir tane sarı gün ışığı rengi var..o farklı bir lümen galiba. biraz daha beyaz-serı bir şey çok tatlı bir rengi var. direkt böyle klasik sarı gibi değil.
bilgisi olan var mı? kaç lümen lamba onlar..
0
alt4y
(16.01.23)
Lümen ışık şiddetini ifade ediyor, siz kelvin (sıcaklık) değerini arıyorsunuz. Kelvin skalası olarak aratırsanız zevkinize uygun sıcaklığı bulabilirsiniz.
0
orient blue
(16.01.23)
Büyük ihtimalle 4000 kelvinlik lambalardan bahsediyorsunuz. En çok tercih edilen renk o.

Şurada işinize yarayacak bir görsel var

rclite.com
0
akhenaten
(16.01.23)
(11)

Sigara paketleri

dissendium
Sigara kullanan biri değilim, sigara almıyorum ama buna rağmen sigara paketleri çok iğrenç değil mi ya? Markette gözüme takılıyor bazen. Ben ceset görmek zorunda değilim. Ya da bir çocuk denk gelse korkabilir. Eski paketler daha iyi değil miydi? Kullanmamama rağmen bazı paketleri hatırlıyorum ve baz
Sigara kullanan biri değilim, sigara almıyorum ama buna rağmen sigara paketleri çok iğrenç değil mi ya? Markette gözüme takılıyor bazen. Ben ceset görmek zorunda değilim. Ya da bir çocuk denk gelse korkabilir. Eski paketler daha iyi değil miydi? Kullanmamama rağmen bazı paketleri hatırlıyorum ve bazı kutular şıktı. Siz bu uygulamadan memnun musunuz?
0
dissendium
(05.01.23)
Cevabı kendi içinde, şıktı demişsiniz.
İşte bu şıklık gençlerimizi sigaraya özendiriyor, bu yüzden tek tip ve igrençli fotoğraflar oldu :(((
0
pavlis
(05.01.23)
olm mevzu zaten cocuklari korkutup icmelerini onlemek.
0
cooperr
(05.01.23)
cidden bir ikisinin fotoğrafları çok kötü, market kasasında beklerken benden önceki müşteri sigara istedi, kasiyer de kalktı yan kasadaki raftan aldı getirdi, müşteri kutuların üstündeki fotoğrafları beğenmedi değiştirir misiniz dedi kasiyere
0
freebird5406_2
(05.01.23)
Gençler, hatta çocuklar, o fotolardan korkup da sigaraya başlamıyor değiller. Baya baya içiyorlar paket umurlarında değil ki.
0
invictae
(05.01.23)
Arkadaşlar Türk insanını çok hafife alıyorsunuz.
Çok ciddi bir çeşitlilik var. Çok ciddi. Sırf o fotoğraf yüzünden başlamayan binlerce insan vardır ben bundan eminim.
0
pavlis
(05.01.23)
yılların düzenli sigara içicisiyim, siz sorunca baktım paketin üstünde ne varmış diye. evet iğrenç fotoğraflar ama ben hiç görmemişim, genelde sigara paketimin üzerinde çakmağım durur o yüzden de olabilir, fotoğrafların çok kötü olması sebebiyle yok saymış ve hiç bakmamış da olabilirim. ama yeğenim paketi gördüğünde iğrenç diyor, her seferinde sigarayı bırak diye yalvarıyor ki haklı. amaç caydırıcı olması olduğu için özellikle henüz sigaraya başlamamış kişilerde işe yarıyordur.
0
hypathia
(05.01.23)
Çok çok daha iğrenç fotoğraflar kullanan ülkeler var. Caydırıcılığı da var hakikaten. İyi uygulama bence.
0
uvcray
(05.01.23)
herkes yazmış zaten gerekçeleri, onları tekrarlamayayım. ek olarak pazarlama ile ilgili bir yönü var. bu paketler markaların kendi imajlarını empoze ederek insanların da bu imajdan faydalanmasını ve sonuçta kendilerine bir nitelik katmalarını engelliyor.

çok klasik marlboro örneğinden düşünebilirsiniz, sattığı bir imaj var (kovboy marlboro man), belli tür bir hedef kitleye sigara satıyor ya da kullandığı imgeler üzerinden belli bir kitleyi sigara içmeye yönlendiriyor, sigara tüketimini ciddi anlamda arttırmışlığı olduğu biliniyor. marlboro'nun tüketici kitlesini kadınlardan erkeklere çevirmek için de kullanılmış bir strateji.

yani sigara markaları renkleri, kimlikleri, yarattıkları imajlarıyla hedef pazarlarını genişletebiliyorlar (bu da daha fazla kişiyi sigaraya başlatmak demek). ama bu tek tip siyah paket üzerinde korkunçlu imgeler mevzusu markaların pazarlama etkinlikleriyle daha fazla insana ulaşmasını da engelliyor aslında.
0
nimberjack
(05.01.23)
Abi o fotoğraflardan sadece sigara içmeyen insanlar tiksiniyor ve sigara içmemenin ne büyük bir lütuf olduğunu anlıyor, sigara içen ya da içmeye niyetlenen tek bir allahın kulunun o fotoğrafları siklediğini düşünmüyorum ben, o nedenle hiçbir işlevselliği yok bana göre, yani bu fotoğraflar sigara kullanımına yönelik caydırıcı olmaz ama mesela renkli alacalı bulacalı güzel paketlerin sigaraya özendireceğine de adım gibi eminim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(05.01.23)
ben bazı fotolardan rahatsız oluyorum ama kullanmama engel olmuyor. ancak uzun yıllar kullanıp fotolardan rahatsız olan kişiler biliyorum. içindeki folyo ile fotoları kapatan kişiler var. o yüzden etkili olabilecek bir durum ancak fazla değil. uygulamadan memnunum
0
paintov
(06.01.23)
Kesinlikle katılıyorum, ben de daha önce bundan yakınmıştım. Televizyonda sigarayı sansürlüyorlar ama marketlerde, sağda solda atılmış ya da masada duran sigara paketlerinde hem yetişkinler hem çocuklar travma yaratacak seviyede gore görsellere şahit oluyorlar. Çok saçma sapan bir durum.
0
akhenaten
(06.01.23)
(6)

Trafik Cezalarındaki tuhaflık

akhenaten
Makas atma cezası 20 bin lira olmuş, bu durum polislerin ceza yazma oranını kötü yönde etkilemez mi? Bunun yerine daha düşük cezaların seri şekilde uygulandığı bir politika daha iyi sonuç vermez mi sizce de?Yani ceza 1.000 lira olsa ama herkese uygulansa daha efektif olur gibi geliyor bana hep. 20.0
Makas atma cezası 20 bin lira olmuş, bu durum polislerin ceza yazma oranını kötü yönde etkilemez mi? Bunun yerine daha düşük cezaların seri şekilde uygulandığı bir politika daha iyi sonuç vermez mi sizce de?

Yani ceza 1.000 lira olsa ama herkese uygulansa daha efektif olur gibi geliyor bana hep. 20.000 lira ceza sanki "biz bu cezayı sadece ölümlü ya da yaralanmalı bir kaza olursa keseceğiz" demek gibi bir şey.

Trafikte, özellikle tem'de yoğun ama akıcı trafikte ortalık makas atan insan kaynıyor, hangi biri ceza alıyor ki bunların...
0
akhenaten
(02.01.23)
ceza yemek istemiyorlarsa makas atmayacaklar. biz bu cezayı ölümlü yaralanmalı kaza olursa keseceğiz demek, çıkarımına katılmıyorum. polislerin çok hoşuna gitmiştir bu ceza.

ceza kesilmeye başlansın, makas atmak gerçekten yürek isteyecek.
0
gabe h coud
(02.01.23)
Bilmiyorum ki,önceki de 9.000 liraymış zaten, o da gayet caydırıcı bir ceza aslında. 100.000 bile yapsalar bir şey değişecek gibi gelmiyor nedense.

Trafik polislerinin psikolojisi nasıldır bilmiyorum ama birini sen makas attın diye durdurup 20.000 lira ceza kesip yollayacaklar mı gerçekten? Kaçı yapar ki bunu?
0
🌸akhenaten
(02.01.23)
makas atma keyfi bişey olduğu için 20 bin tl az bile.

hatta keşke video ile makas atanı şikayet ettiğimizde de keşke plakasına ceza yazılsa.
0
durbidakka
(02.01.23)
cezalar hala çok düşük. en ucuz arabanın 600 bin olduğu bir ülkede 20 bin tl kimseye koymaz. zaten makas cezası da değil o, drift cezası. makası kontrolsüz şerit değiştirmekten yazıyorlar o da 600 lira mı ne. bizdeki cezalar standart halk için bile para değil. zaten para etse, herkesin seve seve kurallara uyduğu bir ülke oluruz.
0
roket adam
(02.01.23)
Cezanın miktarından çok uygulanması önemli dediğiniz gibi. Makas atmak, gereksiz şerit değiştirmek bunlara düzenli olarak ceza yazılması lazım. Ülkemizde tek trafik denetimi alkol kontrolü ve radar üzerinden hız kontrolü olarak yapıldığı için pek işe yaramıyor. Umarım değiştirirler uygulamalarını. Çok daha fazla ceza yazmaları lazım TR'de. Miktarlarda problem yok, uygulama problemli.
0
pispinti
(02.01.23)
Trafik cezalari daha da arttirilmali, caydirici olmasi icin ozellikle buyuk trafik ihallerine. Hatta fazla ceza yazan trafik polisi, extra prim falan almali maasina. Sadece trafik polisine birakilmamali. Kamerada gordugu ihlale oturdugu yerden yazmali ordaki gorevli. Emniyet seridinden gidiyor 20 bin, sahte cakar takmis 100 bin, kirmizi da gecmis 50 bin, ehliyetsiz 50bin falan. Baska turlu adam olmaz bizim insanimiz. Enayi parasi devlete kaynak iste.
0
freedonia
(02.01.23)
(6)

En iyi sinema salonu hangisi?

akhenaten
O kadar uzun zamandır gitmedim ki, tamamen konunun dışında kaldığımı fark ettim.Şöyle insanların gittiği, hareketli, ekranı büyük, sesi güzel nereler var?
O kadar uzun zamandır gitmedim ki, tamamen konunun dışında kaldığımı fark ettim.

Şöyle insanların gittiği, hareketli, ekranı büyük, sesi güzel nereler var?
0
akhenaten
(22.12.22)
imax salonları en iyisi her türlü.
şehrini bilmiyorum ama.
0
jelly bear
(22.12.22)
Doğru dediniz şehri yazmayı unutmuşum. Esitlenmiyor da, İstanbul.
0
🌸akhenaten
(22.12.22)
Ne aradığınıza bağlı tabii ki cevap

Ekran büyüklüğü derseniz IMAX
rakipsiz tabii
İnsanların gittiği, yoğun popülasyonu olan derseniz kanyon, istinye, zorlu avm cineverse herhalde başı çeker.

Festival filmleri kovalarım derseniz Kadıköy, Beyoğlu ve atlas.

Ama bütün bunlar dışında benim İstanbul'da en beğendiğim sinema capitol spectrum oldu. Bilet fiyatları bir tık daha pahalı fakat son derece rahat salonlar ve nispeten sakin olduğu için bence en tercih edilesi yer. Cineverse zincirini ise hiç sevmiyorum, işim düşmedikçe tercih etmiyorum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(22.12.22)
4DX olayını öneriyor musunuz peki? Cidden değiyor mu yoksa sadece dikkat mi dağıtıyor. Avatar 2'nin 4dx gösterimi varmış bazı yerlerde.
0
🌸akhenaten
(22.12.22)
bundan 5-6 yıl evvel cinemapink filmlerden önce cinemapink akmerkez şubesinin avrupa'da en iyi sinema seçildiğinin reklamını yapıyordu.

gerçi bayağıdır türkiye'de değilim belki de kapanmıştır.
0
bohr atom modeli
(22.12.22)
ben avatara 2 ye 4DX'de gittim, imaxla gitmediğim içim için karşılaştırma yapamayacağım ama filmin ilerleyişi itibariyle uçuyolar, suya giriyorlar vs 4DX çok iyi bir deneyimdi, öneririm.
0
sirkelimon
(23.12.22)
(10)

eski flört/sevgili ile iletişim

abelardo
eski sevgili veya flört ile iletişim devam etmeli mi? sürekli iletişim halinde olmaktan bahsetmiyorum ancak ayrılıktan sonra ömür boyu iletişimin kesilmesi doğru mu? hatta bazıları hemen engelliyor. hemen engellemek bana saçma geliyor, rahatsız etmiyorsa engellemem, numarasını da silmem. ama bazen d
eski sevgili veya flört ile iletişim devam etmeli mi? sürekli iletişim halinde olmaktan bahsetmiyorum ancak ayrılıktan sonra ömür boyu iletişimin kesilmesi doğru mu? hatta bazıları hemen engelliyor. hemen engellemek bana saçma geliyor, rahatsız etmiyorsa engellemem, numarasını da silmem. ama bazen duygular devam ediyor, o zaman kestirip atmak gerekebiliyor. siz ne düşünüyorsunuz?
0
abelardo
(14.12.22)
Bana böyle durumlarda insanlar ölmüş gibi davranmak aşırı saçma geliyor. Genel kabul bu yönde biliyorum ama asla mantığıma sigdiramiyorum. Kabullenmicem de xd

Engellemek sırf rahatsız etmekten değil, bazen "elim gitmesin" niyetiyle de olur. Onu ayrı tutalim.

Duygular devam ediyorsa kangreni kesip atmak da mantıklı tabii. Onun dışında sessizlik yemini etmiş gibi davranmak anlamsız bence
0
abuzer
(14.12.22)
Valla zararı yoksa engellenemez de konuşmaya iletişimi devam ettirmeye de ne gerek var?
0
Amaranta ursula
(14.12.22)
Geçen bob Mortimer'in otobiyografi kitabini okuyordum. Orada buna değiniyordu; beraber büyüyoruz, beraber bir sürü şey paylaşıyoruz (mutluluk/aci) ama sonra bitiyor. O kadar yıl paylaştığım kişinin yüzünü bile zor hatırlıyorum, üzücü diyordu.

Düşündüğüm zaman katılıyorum ama zaten bu seviyede bir ilişkinin de (ayrıldıktan sonra konusmaya devam edilen seviyeli bir arkadaşlık) zor bulunacağını düşünüyorum.

Engellemek falan bana da saçma geliyor. Baksam şimdi bütün eski sevgililerimin numarasi, sosyal medyası vardır.
0
logisticsmanager
(14.12.22)
Engellemeye gerek yok ama iletisime devam etmeye de gerek yok bence
0
balpolen
(14.12.22)
Valla ben acikcasi oyle ayrildiktan sonra iletisime devam etme olayini falan pek sevmiyorum. Su ana kadar ayrildiktan hemen sonra kisinin numarasini silme, engelleme gibi olaylara girismedim ancak bisekil denk gelip sildigim de oldu.

Insanlarin ayrildiktan hemen sonra numara engelleme ya da silme olaylarini da garipsemem ancak. Misal ayrilma karsi tarafa saygini yitirebilecegin bir olay(aldatma vs) yuzunden olduysa o durumda numaranin engellenmesi, kisinin silinmesi bana sacma gelmez.
0
j r r tolkien hayrani
(14.12.22)
eger karsi taraf surekli rahatsiz etmiyorsa engellemenin bir anlami yok. duygular bir sure daha devam edebiliyor ama surekli gormuyorsan, konusmuyorsan bir sure sonra zaten sonumleniyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.12.22)
Kendinize cevap vermişsiniz zaten aslında.

Her ayrılık bir değil, kimisi ayrıldığında içinde bir şey kalmamış olduğu için ayrılıyor. Bu halde araşarı iyiyse devam ediyorlar zaten görüşmeye.

Kimi de dramatik ayrılıyor, bir taraf hala seviyor oluyor hem bitiren taraf için hem terk edilen taraf için bir sürü istenmeyen durum yaşanıyor. Niçin böyle bir şeyi sürdürmek için kendinizi paralayacaksınız ki? Buna sebep ne tam olarak? Zaten ortada yıpratıcı ve sağlıksız bir durum var. İki taraf da travma yaşıyor bu süreçte.
0
akhenaten
(15.12.22)
omur boyu iletisim kesilmeyecekse ne olacak bayram kutlamak falan mi?:)
uzak durulmasi gereken bi sey. bilhassa yeni iliskiye baslaniyorsa. ben uzak duramiyorum ama o apayri bi mesele
0
ala09
(15.12.22)
Düşman olma ama çok yüzgöz de olma. Yine gerçekte ayrılma şekline göre değişiyor.
0
d max
(15.12.22)
Her ayrılık bir değil elbette ancak bitmiş bir ilişkinin başka bir ilişki suretiyle devam ettirilmesini anlamsız bulanlardanım ben. Burada doğru / yanlış aramaktan ziyade "ben ne istiyorum?" sorusunun cevabı olmalı bana kalırsa. Ben eski sevgililerimle görüşsem, yeni kuracağım bir ilişkiye soru işareti bırakırım diye düşünüyorum ve bundan hiç hoşlanmıyorum. Gerçekten duygular bitmiş ama arkadaşlık kalmış bile olsa karşımdakine rahatsızlık verme ihtimali çok yüksek. Bu yüzden hayır, bitmiş benim için tamamen bitmiştir.
0
charbiel
(15.12.22)
(3)

birine euro bazında tl göndereceksem alış fiyatına göre mi satış fiyatına

KUCO
göre mi göndermeliyim? yani 2500 euro vereceğim ama tl olarak vereceğim, kaç tl göndermeliyim? Euro19.840019.9520
göre mi göndermeliyim?

yani 2500 euro vereceğim ama tl olarak vereceğim, kaç tl göndermeliyim?


Euro

19.8400

19.9520
0
KUCO
(13.12.22)
satisa gore
yani fazla olana gore
0
nibba
(13.12.22)
Euro borcun varsa euro olarak ödemelisin. Başka para birimi gönderiyorsan da, şahıs, anında borcun olan euro tutarına dönüştürebiliyor olmalı. Yani alış-satış fiyatları içinde yüksek olan tutardan alacağına göre, o tutarı baz almalısın.
0
Tisatiaşer
(13.12.22)
Alış satış fiyatları euro'nun alışverişi söz konusu olduğunda geçerlidir. Sizin diğer insanlardan euro almak ya da onlara euro satmak gibi bir yetkiniz yok zaten. Banka da değilsiniz, dövizci de değilsiniz.

Haliyle siz elinizdeki euroyla ya da anlaşmanıza göre elinizdeki paranın euro değeri üzerinden alışveriş yapabilirsiniz. Güncel kurdan kaç liradan euro sahibi olacağınıza bakıp (yani bankadan, dövizciden euro satın alabileceğiniz satış fiyatına bakıp) bu değerdeki parayı verebilirsiniz.
0
akhenaten
(14.12.22)
(20)

Bazen kitap okumak size de gereksiz geliyor mu?

yakbenivatankurtulsun
Merhaba arkadaşlar,Elimde bir sürü kitap var kimisini okudum, kimisine elime dahi sürmedim. Bazıları da yarım kaldı bekliyorlar bir köşede. Okuyasım gelmiyor ve boş yere okuyormuşum gibi bir his oluyor içimde bazı zamanlar. Size de oluyor mu böyle?
Merhaba arkadaşlar,

Elimde bir sürü kitap var kimisini okudum, kimisine elime dahi sürmedim. Bazıları da yarım kaldı bekliyorlar bir köşede. Okuyasım gelmiyor ve boş yere okuyormuşum gibi bir his oluyor içimde bazı zamanlar. Size de oluyor mu böyle?
0
yakbenivatankurtulsun
(13.12.22)
Eskiden roman ya da öykü okuduğumda bu his gelirdi bana ama yaş ilerledikçe şunu fark ettim ki doğru bir roman seçildiğinde dil, üslup, düşünce stili, anlamlandırma, analiz, eleştirel düşünce, sosyal öğrenme vs gibi bir çok alanda farkında olmadan kendimizi geliştiriyoruz. Bazen de romandaki, oykudeki karakter ile kendimizi ozleslestirip duygularımızı regule edebiliyoruz. Dolayısıyla artık öykü ve roman okurken de bu his hiç olmuyor.

Salt bilgi içeren kitaplarda zaten olmazdi.

Kitapların her zaman besleyici ve iyileştirici bir gücü vardır benim hayatımda. sadece iyi yazar, iyi kitap ve ilgi alanlarınızı iyi seçmek gerekiyor tabii ki. Her kitap türünu seveceksiniz diye bir şey yok. Tabii bizim sevmememiz o kitabın kötü olduğu anlamına da gelmez.
0
fraise
(13.12.22)
Bazi kitaplarin boyle hissettirmesi normal. O zaman o kitabi birakip baska kitaba gececeksiniz.

Ama genel olarak "kitap okumak gereksiz mi" derseniz, tabii ki de degil. Tartismak bile (tabii ki her sey tartisilmali ama) manasiz bana gore.
0
ahm1
(13.12.22)
kitap sarmadıysa dünyanın en iyi kitabı da olsa okumak zorunda değilsin, sevmemek için bir sürü nedenin var
0
freebird5406_2
(13.12.22)
Bilgi birikiminin yanısıra, sözlü ve yazılı anlatım yeteneği, kelime haznesinin artması, anlama, bakış açısı ve anlayış ufkunun genişlemesi benzeri sayısız faydası olan bir güzel bir uğraş olduğunu düşünüyorum.
0
Mirket
(13.12.22)
Yaklaşık iki sene oldu kitap kapağı açmadım. Roman okumayalı belki daha uzun süre oldu. İfame gücümde inanılmaz bir zayıflama var. En çöp kitabın bile kelimeleri, kalıpları canlı tutmak anlamında mutlaka büyük faydası var.
0
IncredibleMau
(13.12.22)
Daha ziyade romanlardan mı söz ediyorsunuz?

Kitap okumak kavramı hep işin kendisi gibi lanse ediliyor. Kitap işlevsel bir şey, dijital yayınlar yokken insanlar film izlemek yerine roman ve hikaye okuyorlardı, bilgi almak için akdemik kitaplar okuyorlardı, bir şey öğrenmek için yine öğretici kitaplar okuyorlardı. Felsefe yine kitaplardaydı, birçok teknik mesleki bilginin kitaplarla açıklanan yönleri vardı. "Kitap okumak" tek bir iş değil ki? Ben çok şaşırıyorum buna. Eğer sürekli roman ve hikaye okuyorsanız bunun sürekli dizi film izlemekten çok bir farkı yok. Eğlence etkinliği bu. Eğer zamanınızın çok büyük bir kısmını eğlenceye ayırıyorsanız yaptığınız şeyi sorgulamanız doğal bence.
0
akhenaten
(13.12.22)
Genel olarak bütün türlerden bahsediyorum; roman, felsefe, tarih, politika,...
Okumak, genel olarak faydasızmış gibi geliyor, zaman kaybı sanki. Öyle olmadığını biliyorum ama içimden gelen bu. Zaten öleceğiz, okuduğum ne işe yarayacak, maddi bir getirisi de yok. Öğrensem; bir şeyler paylaşacak, onu geliştirecek, aktaracak bir ortamda yok. Onun yerine daha farklı aktivitelerle zamanı değerlendirmek daha mantıklı gibi.
0
🌸yakbenivatankurtulsun
(13.12.22)
Hak veriyorum. Okuduğunu anlatacak, tartışacak bir ortama girmiyorsan/sosyal ortam bulamıyorsan, paylaşamıyorsan bir süre sonra unutuluyor okunanlar zaten. İfade etme becerini, kelime hazneni arttırıyor ama bunları yapamayınca anlamsız kalıyor
0
piranase
(13.12.22)
zamanla insanın keyif aldığı şeyler de değişiyor.
eskiden ihsan oktay anar kitaplarını bir solukta okurdum ancak son kitabını 30 sayfa bile okuyamadım.

mesela otostopçunun galaksi rehberini inanılmaz kısa bir sürede bitirmiştim askerdeyken. şimdi muhtemelen okuyamam. gülle gibi cilti elime almaya bile cesaret edemem sanırım.

ama şöyle de bir örnek var. demir ökçe'yi 20'li yaşlarımdayken çok sıkıcı bulmuştum ve 10-15 yıldır kitaplığımda öylece duruyordu kitap. geçen ay kızım kitap okurken ona eşlik etmek için ben de demir ökçe'yi aldım elime. bir solukta bitti kitap.

bence farklı 1-2 kitap türü denemekte fayda var.
0
teritori
(13.12.22)
Keşke kitap okuyacak zamanım olsa. Gereksiz gelmiyor, tam tersi keyif alıyorum.
0
dissendium
(13.12.22)
ben roman, hikaye öykü vs tarzı kitaplarda o hissi alıyorum. boşuna okuyormuşum gibi geliyor.
ama iş, gelişim, psikoloji tarzı kitaplar bir şeyler öğrettiği için tam tersine verimli vakit geçirdiğimi düşünüyorum. bu kitaplardan edindiğim bilgileri de öykü olarak anlatmak suretiyle aktif olarak kullanıyorum hayatımda
0
roket adam
(13.12.22)
bu mantıkla film izlemek, müzelerde tabloları incelemek, bir opera izlemek, tiyatroya gitmek falan da gereksiz.

kitap okumak neden gereksiz olsun yahu. insanlar binlerce yıldır neden sanatla uğraşıyor?

bence bakış açınızı değiştirin biraz. olayı çok "bana görülen ölçekte ne katıyor"a indirgemişsiniz gibi. bu şey gibi, "baklava yemeyeyim evde yoğurda şeker katarım, kalan parayla da 20 tane poğaça alırım ki 3 gün karnım doysun."
0
bohr atom modeli
(13.12.22)
yıl olmuş 2023, halen daha kitap mı okunur ya çok saçma.

görsel medya bu kadar gelişmişken izlemek görmek gezmek varken kitap okumak saçma.

300 yıl önce mantıklıydı, paran varsa git gitmek istediğin yere gez istediğin yemeği ye, yoksa da aç youtube yaz oradan izle.

zaten kitap nasıl okunur onu bile bilmiyor halkımız, ilk önce onu öğrenmek gerek.
0
Hallegadola
(13.12.22)
Sizin dunyayi algilama biciminiz, yasayisiniz degisiyor. İlla birileriyle paylasmak icin okumaniza gerek yok.

@hallegadola: ironi degil mi bu? :)
0
ahm1
(13.12.22)
Beynin bos bir sekilde yasamak baska, gordugun/yasadigin seylerin anlamini bilerek (artik bilebildigin kadar, tamamen bilmek mumkun degil tabii) yasamak baska.
0
ahm1
(13.12.22)
Sizi etkiliyor mudur etkilemiyor mudur bilemem de, sürekli pompalanan her boşlukta kitap okunmaliymis, "çok" okunmaliymis ve yapmıyorsak aa ne kadar cahil kultursuzsunuz şeklinde bir söylem var.

Bazen de okumazsiniz, ilginizi cekmemistir bırakır çöpe bile atarsınız... Kasmaya gerek yok.

Hele ki roman okuyanları hiç anlamıyorum şahsen. Ortaya çıktığı dönemde bugünkü pornografinin işlevini görmus şeylerin kaba ve estetik yoksunu hallerini bir insan nasıl istekle okuyabilir, aklım almıyor.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
Encokbenisevinnolur'a roman konusunda katiliyorum. Sacma sapan romanlar okumayin. Şu video bu konuda cok bilgilendirici: youtu.be
0
ahm1
(13.12.22)
ahm1 ciddiyim bir yaştan sonra roman okumanın anlamı yok bence de. hayata ilk atılırken okunan klasikleri saymazsak saçmasapan romanlara vakit ayırmak gereksiz.

tarih kitabını da roman gibi okuyor millet. kitabın arkasında dizin olur ona bakarsın sana göre faydalı olan şeyi okursun.

roman yerine film izlemek çok daha mantıklı. dostoyevski zamanında sinema sektörü olsaydı bence tarkovsky gibi bir şey olurdu. günümüzde roman okumak vakit kaybıdır
0
Hallegadola
(13.12.22)
@hallegadola: sacmasapan romanlari okumak gereksiz de sacmasapan olmayan da bir suru roman var. Dostoyevski'nin romanlari film yapilamaz (yapilan var ama kitabin cok azini aktarabiliyor), dolayisiyla tarkovski falan da olmazdi.

Film senaryosu gibi yazilan romanlari okumak yerine film izleyin ama baskalarinin ic dunyalarini anlatan gercek romanlari da okuyun.

Bir de sanki sacma romanlar var da sacma filmler yok :) hollywood'un butun filmleri tamamen eglencelik, hicbir katkisi olmayan filmler.

@encokbenisevin: "Ortaya çıktığı dönemde bugünkü pornografinin işlevini görmus şeylerin kaba ve estetik yoksunu hallerini..."

Her sey ortaya ciktigi donemde farkliydi. O zamanlar film denen sey cekilemedigi icin kurgu olaylar romanla aktariliyordu. Sonra film cikinca modern romanlar, kisinin ic dunyasina yonelmeye basladi.

Eskiden insanlar kendi portrelerini yaptirirdi ressamlara. Fotograf makinesinden sonra ne gerek var seni ressamin cizmesine? Resim sanati da baska yone gitti dolayisiyla.
0
ahm1
(13.12.22)
cart pembe kanepeyi salonun ortasına oturtup estetik bulan bir kadın ne kadar haklıysa kitap okumayın youtube'ta var diyen insan da kendine göre o kadar haklıdır.

alternatifleri bilmeyen insan için kendi yaptığı hep en doğrusu gibi gelir. buna yanıt vermenin de bir manası yok esasen. sen gidersin atıyorum paris'te creme brulee yersin. adam der ki ne gerek var bizim sütlacımız var. ne denir ki bunun üzerine? sen zaten o gerek yok dediğin şeylerin güzelliğini/gerekliliğini bilmediğin için bir ihtiyaç duymuyorsun. bilmediğin şey hakkında yorumda bulunmaman gerekirken üstüne bir de hayır benimki daha doğru diyorsun. bu çok komik.
0
bohr atom modeli
(13.12.22)
(4)

tez danismani ile iletisim hakkinda

fraise
yuksek lisansimin tez asamasindayim, aslinda oldukca ilgili ve tecrubeli bir hoca da danismanim fakat kendisiyle ilgili soyle bir problem var; bazen maillerime gec donuyor. Etik Kurul Formu icin 1 haftadir imza bekliyorum kendisinden. Ustelik etik kuruldan onay cikmasi da 2-3 haftayi buluyor, dolayi
yuksek lisansimin tez asamasindayim, aslinda oldukca ilgili ve tecrubeli bir hoca da danismanim fakat kendisiyle ilgili soyle bir problem var; bazen maillerime gec donuyor. Etik Kurul Formu icin 1 haftadir imza bekliyorum kendisinden. Ustelik etik kuruldan onay cikmasi da 2-3 haftayi buluyor, dolayisiyla benim anket calismam gecikiyor. Herkes anketlerine basladi bile, ben daha formu kurula yollayamadim, bu gidisle gecikecegim. Hoca bazen de 15 dakika icinde maillerime donus yapiyor, anlik durumuna gore cevap veriyor sanirim. Hocayi da anliyorum, cok yogun ve tek ogrencisi ben degilim.

Simdi ben bu durumda hocaya tekrar hatirlatma maili atmali miyim? Ne yapmam konusunda cok bir fikrim yok. kendisini darlamak da istemiyorum ama gecikmek de benim yetistirmem acisindan sorun yasatacak bana.

Tez danismaninizla iletisimi nasil sagladiniz? Tekrar mail atmam sorun yaratir mi dersiniz? Yoksa hoca normal de ben mi bosuna panikliyorum?

Cevaplar icin simdiden tesekkur ederim.
0
fraise
(13.12.22)
Baştan böyleyse bu süreçte derdin hiç bitmez. Danışman değişikliği imkanın varsa değiştir. İlgisiz biri belli ki. Böyle hocalara düşüp de yüksek lisans sürecinde pert olan çok kişi oluyor. Bak bir imza diyorsun daha başlangıç bile değil.

Benim gördüğüm kadarıyla hocalar yoğun ve hocanın bu işten ek bir kazancı yok. O yüzden sallıyorlar ya da sevdiği öğrenci ile ilgileniyorlar.

Kişisel görüşüm master sistemi komple yanlış. Ya postgrad taught yap sistemi ya da research yap. ABD'den bir sistem araklamışlar ama kopya çekip de yanlış yazmak gibi olmuş.
0
OrangeYellow
(13.12.22)
degistirme sansim yok su saatten sonra maalesef. Tez danismanligini supervizorlugumu yaparken kendisi teklif etmisti aslinda, maillere de hep uzun ve detayli sekilde donuyor ama bazen cok geciktiriyor. Diger durumlarda sorun degil de bu etik kurula basvurunun gecikmesi biraz problem yaratacak benim icin.
0
🌸fraise
(13.12.22)
Yeniden mail atın, böyle durumlarda siz mağdur olduktan sonra bir de azar yiyorsunuz "ama benim bir sürü işim oluyor, hatırlatman gerekiyor bana" diye. Bazı hocalar hatırlatınca da trip atıyor. Ancak birinde işiniz halloluyor, birinde hallolmuyor. Tercih sizin. Ben her zaman ilk seçeneği tercih ettim, bir zararını görmedim.
0
akhenaten
(13.12.22)
Okula uğrama şansım yok zira şu anda yurt disindayim fakat bugün tekrar bir hatırlatma maili attım kendisine.
0
🌸fraise
(13.12.22)
(6)

Hangi tür Fantastik dünyaları tercih edersiniz?

nundu
Hangi tür fantastik bir dünya daha çok ilginizi çeker?LoTR gibi sıfırdan binbir detayla yaratılmış gerçek olmayan bir fantastik dünya mı? (İçindeki detayların başka mitolojilerden ya da tarihi olaylardan esinlenilmiş olması önemli değil yani Orta Dünya kendi içinde tarihi olan bir yer sonuçta)Harry
Hangi tür fantastik bir dünya daha çok ilginizi çeker?

LoTR gibi sıfırdan binbir detayla yaratılmış gerçek olmayan bir fantastik dünya mı? (İçindeki detayların başka mitolojilerden ya da tarihi olaylardan esinlenilmiş olması önemli değil yani Orta Dünya kendi içinde tarihi olan bir yer sonuçta)

Harry Potter gibi günümüz dünyası içinde ayrı bir pencere açan ve bu yorumlamayı başarılı yapan, kendi dünyamıza getirdiği yorumla önplana çıkan bir dünya mı?

Bunu LoTR vs HP olarak sormadım. Başka örnekler de verilebilir iki taraf için. İşte ne bileyim Witcher ya da Asoiaf da olur örneğin LoTR yerine(asoiaf orta çağ avrupasından esinlenilse de westeros ve ötesi yeni bir dünya sonuçta). HP yerine de His Dark Materials geldi aklıma. Ya da ergenken okuduğum Percy Jackson serisi vardı, günümüz dünyasının için Yunan Mitolojisini entegre eden.

Ben ikinci tarzı daha çok seviyorum sanırım yani bizim dünyamızın mantıksal sınırları içinde tutarlı kalıp apayrı bir fantastik dünyanın yerleştirilmesi başarılı olduğunda daha çok ilgimi çekiyor. Ama tabii sıfırdan yaratılmış başarılı evrenler de oldukça ilgi çekici.

Sizin düşünceleriniz ne? Beyin fırtınası yapalım biraz..
0
nundu
(12.12.22)
Lotr sevmiyorum. Hiç hem de. Harry Potter seviyorum ama o ruhu kaybetmesi çok kolay. o çocukların doğallığı, masumluğu, hocaların coolluğu, harika. inanılmaz bir cast. sonrasında çıkan fantastic beasts and where to find them, mesela çok saçmaydı. yine benzer hikayeler, anlatım gibi ama hiç ilgimi çekmedi.

Dark, izlediğim en güzel yapımların başında gelir. El laberinto del fauno (Pan'ın labirenti) de çok güzeldi. Guillermo del Toro'nun ama her yapımı güzel değil.

Guillermo del Toro'nun Hellboy harikadır. Ron Perlman mükemmel oynamış. Gerçekten de karaktere bürünmüş ve bu rol için çok güzel seçilmiş. Aynı kadro ama son Hellboy filminde, Ron Perlman yerine geçen David Harbour bok etmiş filmi. Son çıkan Pinokyo da vasat bir film.
0
gabe h coud
(12.12.22)
günümüzle iç içe geçmiş cyberpunk, futurama, fallout gibi. bir yandan gelişmiş teknoloji bir yandan da şu an kullandığımız hatta daha eski teknoloji iç içe, mekanlar da böyle olsun tanıdık yerlerin farklı halleri
0
freebird5406_2
(12.12.22)
Gerçek olmayan fantastik dünyalarda bile anlatılan aslında kendi dünyamızdır. İnsan ve zahir diğer insansı yaratıklar kendi özelliklerimizi yansıtır. Elf-cüce-ork-hobbit-kender-goblin falan aslında kendi özelliklerimizin belli yaratıklar üzerine kanalize edilişi. Konular da genel olarak zaten dünyamızda geçen edebiyatta da edilen konular. LOTR kahramanlık ve yol öyküsü olarak da görülebilir, keza Game of Thrones bir tür fantastik ortam "Soap Opera"sı. Rakip ailelerin rakip şirketleri arasındaki entrika mücadelelerini al, Ortaçağ Avrupası ortamında bazı klanlar arasında geçir, olsun sana Game of Thrones.

Ben şahsen sıfırdan yaratılan dünya olayını daha çok seviyorum. Günümüz dünyası zaten yeterince tanıdığımız bir dünya, içindeki hikayeler benzer olsa da inandırıcılığı en azından daha fazla. Dünyamızın paralelinde ayrı bir hayat yaşayan bir büyücü toplumundansa (Harry Potter) kendi dinamikleri içinde büyünün var olduğu ayrı bir dünya (Ejderha Mızrağı) daha normal geliyor bana.

Ejderha Mızrağı dedim...favori fantastik dünyam. Karakterler kusurlarıyla var, dünya idealize değil, üstelik kenderler ve Tasslehoff var, daha ne olsun :)
0
d max
(12.12.22)
Mass Effect tarzı bilim kurgunun ötesine gidip birbirinden çok bağımsız kültürler geliştiren uzay temalı kurgular hoşuma gidiyor.

Örneğin mass effect'te geth'lerin yaşamları konusu başlı başına felsefik bir olay. Yani "organik yaşam" ve "sentetik yaşam" kavramları. Ayrıca Asari'lerin yaşam döngüleri çok orjinal. Her ırk kendi içinde çok ufuk açıcı hikayeler taşıyor, hepsi çok iyi düşünülmüş.

Normalde uzay hikayeleri kuru savaş üzerine kurulu bilim kurgu temaları içerir, ama mass effect'te bütün ırkların tamamen birbirine yabancı bir kökenden geldiklerini kavratan çok güzel detaylar var.
0
akhenaten
(12.12.22)
Valla ben yepyeni evrenlere acilmayi cok seviyorum. O evrenleri yavas yavas kesfetmek, diger evrenlerle kiyaslamak falan cok hosuma gidiyor. Tabii evrenin de bisekilde tutarli ve mantik sinirlari icerisinde olmasi gerekiyor. Yani oyle yaptim oldu tarzinda degil de niye boyle, ne oldu gecmiste, kisitlari ne? tarzi cizgilerinin olmasi gerekiyor. Oteki turlu cocuk hikayelerine donuyor.
0
j r r tolkien hayrani
(12.12.22)
karşılaştırmak zor ama benim için lotr. kitapları da filmleri de çok derinlikli ve gerçekten başka bir alem varmış gibi hissettiriyor.

harry potter bence sıradan bir fantezi-macera gibi. kitaplarını okumadım o nedenle tam yorumda bulunamıyorum fakat yazarı bile popülist yaklaşıp harry ile hermione'yi sevgili yapmalıydım falan dedi geçenlerde. olay bu kadar sığ olmamalı. ya da tolkien çıtayı çok yükseltmiş zamanında, harry potter basit kalıyor biraz.
0
bohr atom modeli
(12.12.22)
(14)

Arkadaşlığa devam eder misiniz

Tihulu
Bir arkadaşınız var.Kötü gününde hep yanında oldunuzVe kavga ettiğiniz bir kişiyle görüşmemesi konusunda ricada bulundunuz ama o görüşeceğini söyledi tavrınız ne olur ?
Bir arkadaşınız var.Kötü gününde hep yanında oldunuz

Ve kavga ettiğiniz bir kişiyle görüşmemesi konusunda ricada bulundunuz ama o görüşeceğini söyledi tavrınız ne olur ?
0
Tihulu
(12.12.22)
Kavganın sebebine ve nasıl bir kavga olduğuna bağlı. Bir de o kişi ile onun ilişkisi nasıl? Ne zamandır ve nereden tanışıyorlar? Sonuçta yakın arkadaşım da olsa benim kavga etmem, onun görüşüp görüşmemesini neden etkilesin?
0
nawar
(12.12.22)
ettiğim kavgaya bağlı.
çok bireysel bir kavga ise neden karışayım arkadaşımın o kişi ile görüşmesine.
kaldı ki kavga ile alakalı objektif bakamıyor da olabilirsiniz? arkadaşınız belki dışarıdan objektif bir göz olarak sizi haksız gördü...
0
teritori
(12.12.22)
yaptığın iyiliklerin karşılığını beklemen normal
ama bu karşılığı spesifik bir olaya indirgemen baskı olur karşı taraf için

bu olay dışındaki konularda denge varsa devam edilebilinir
0
bir soru sorcam
(12.12.22)
Ben gorusmuyorum diye arkadasimin gorusmemesini istenem. Bunu isteyenle aram sogur o soguk yapmasa bile.

Kac yasina gelmis insanlariz bende o kisinin artisini eksisini goruyorumdur elbet. Gorusuyorsam da bir nedeni vardir. Baskasinin karismasi hosuma gitmez bu yuzden bana biri yol verecekse de okay.
0
kuzey li
(12.12.22)
Kankamsa hep benim yanımda olmalı, ama normal arkadaşsa böyle birşey beklemek doğru değil.
0
spherical
(12.12.22)
Kavga ettiğim biriyle, başka bir arkadaşım gorusmesin isteyecek kadar çocuk olduğum için kendimle iletimi keserim xd
0
abuzer
(12.12.22)
1. Arkadaşlığımın samimiyetine bağlı.
2. Diğeriyle ettiğim kavgaya bağlı. Ortada iftira vbg. bir durum varsa konuşmayı keserim. Ki ben iftiraya maruz kaldığımda iftira olduğunu adları gibi bilen arkadaşlarım o kişiyle konuşmaya devam ettiklerinde böyle bir talepte bile bulunmadan arkadaşlığımı kestim. Hadi her şeyi geçtim sizi o kadar düşünmüyorsa bile insan kendini düşünür bana ileride ne yapar diye.
0
black holes in the sky
(12.12.22)
Çok yakın bir arkadasimsa
Kavga kötü bir kavgaysa
Kavga ettiğim insan bu kavgada kötü niyetli ise

Benim görüşme dememe gerek yoktur, kendi akıl etmesi gerekir bunu.

Kavga ettiğim insan, kötü niyetli değilse ve dünya görüşu, bakış açısı nedeniyle anlasamadiysak onunla görüşmeye devam etmesini yadirgamam, ama yakın arkadaş olurlarsa ben de arkadasligimi gözden geçiririm.

Zaten yakın bir arkadaşım değilse ne yaptığı önemli degil.
0
sanguine
(12.12.22)
Kavga sebebine bağlı.

Husumet benim ve bu kişi arasındaysa sorun olmaz (alacak verecek, iş meseleleri, ön tıkama, bekletme, umursamama vs.) Ancak bu kişi yakınlarımla alakalı bir olayın öznesi olduğu için ya da çevremdeki insanları bana karşı kışkırttığı için bir husumet doğduysa (aldatma, aileyi rahatsız etme vb.) sorun olur.
0
akhenaten
(12.12.22)
hakkımda yalan dolan, iftira atan birisi ile görüşüyorsa görüşmemesini talep edebilirim ama görüşürse de arkadaşlığımı sonlandırmayı düşünmem. dandik bir mevzudan kavga ettiysem de "görüşme" demem bile.
0
duster
(12.12.22)
Biç üç kişilik bir gruptuk. Ben Ayşe ile görüşmüyorum. Ortak arkadaşım olan Fatma'ya görüşme, etme demedim. Arkadaşlık devam ancak laf götüreceği şeyleri anlatmam.
0
Kahvedesu
(12.12.22)
Kimsenin tapusu bende değil. Ben böyle bir ricada bulunmazdım.
Hele bunu "kötü gününde yanında oldum" ile desteklemeyi düşünmezdim çünkü iyilik yaparken karşılık beklemiyorum.

Annemin kavgalı olduğu dayımla da iletişimim var örneğin. Beni bağlamaz, herkesin meselesi kendine. Bu benden istenildiğinde de aynı o kişi gibi "ben görüşeceğim" der geçerim. Karşımdaki benimle bu yüzden görüşmezse de kendi kaybeder.
0
lcha
(12.12.22)
kimseye o kişiyle görüşme demem açıkçası ama benim hoşlanmadığım diğer kişiyle çok samimiyse ben kendim mesafe koyardım. eğer arkadaşlığım önemliyse bunu fark eder zaten.
0
deartheodosia
(12.12.22)
Bir insana ne yapip ne yapmayacagini soyleyemezsiniz. Sinir koymak oyle bir sey degil, kontrol onun adi. Sizin sinirlariniz ancak kendi davranis ve secimlerinizle ilgili olabilir.

O kisi ile gorusurse bundan hoslanmayacaginiz icin kendisiyle daha nadir gorusmeyi secebilirsiniz. Daha az sirrinizi anlatirsiniz vs vs.

Ha tabii kavganin ne ile ilgili oldugu da cok onemli.
0
sopiro
(13.12.22)
(6)

Çapraz Kur Hakkında Soru (Cahillik Mode On)

put it in your appropriate place
Bir ülkenin parası, diğer ülke parasına karşı oranı ülkenin ekonomisi hakkında bilgi vermez dimi?Misal, 1 Uganda Şilini'nin 7 Türk Lirasına denk gelmesi iki ülkenin ekonomisi en temel düzleminde iyidir/kötüdür bilgisini/fikrini verir mi?
Bir ülkenin parası, diğer ülke parasına karşı oranı ülkenin ekonomisi hakkında bilgi vermez dimi?

Misal, 1 Uganda Şilini'nin 7 Türk Lirasına denk gelmesi iki ülkenin ekonomisi en temel düzleminde iyidir/kötüdür bilgisini/fikrini verir mi?
0
put it in your appropriate place
(11.12.22)
Kesinlikle vermez.
0
sckxyss
(11.12.22)
Tek başına kurun güncel durumu vermez ancak kurdaki hareketlilik bir fikir verir.

Kurdaki kısa orta ve uzun dönem değişim grafiklerine bakarak o ülkenin geçtiği süreç hakkında bir çıkış noktası oluşturup, dramatik değişimlerin yaşandığı zamana dair kaynaklara ulaşarak bu değişimlerin hangi sebeplerden kaynaklı olduğunu görebilirsiniz.

Ekonomideki her türlü ani hareketlilik genelde dar veya geniş kesimleri etkileyen kriz ortamları oluşturuyor. Bunu aynı dramatik iklim değikliklerine benzetebilirsiniz. Ekonomi de kendi içerisinde bir ekosistem, insanlar ani değişikliklere karşı kırılganlar.
0
akhenaten
(11.12.22)
@akhenaten

ama yine Uganda'nın ekonomisi için üff, ne süper ekonomi denir mi?
0
🌸put it in your appropriate place
(11.12.22)
@put it in your appropriate place

Denmez elbette ki, kurun stabil olması tek başına bir gösterge olamaz. (Uganda için bir bilgim yok ancak bundan bahsettiğinizi varsayıyorum) Ancak hiçbir veri tek başına bir gösterge değil. Ekonomik durum organik bir yapı, bu haliyle sağlıklı bir ekonomiden söz edeceksek her unsur genel anlamda sağlıklı olmalı. Örneğin sizin romatizmanız yoktur ancak kolesterolünüz çok yüksektir. Bu sizi çok sağlıklı bir insan yapmaz, ancak üstüne bir de romatizmanız olsaydı şu anki halinizden daha sağlıksız olurdunuz. Ayrıca kimi durumlarda tek bir hastalık başka hastalıkların oluşmasına da yol açar. Örneğin HIV pozitif birinin bağışıklık sistemi zayıfladığından her türlü enfeksiyona açık duruma gelir. Üstüne bir de yukardaki kronik rahatsızlıklara sahipse atıyorum hiv tedavisi için kullanılacak ilaçlar da bu hastalıkların bulunması sebebiyle tam doz kullanılamaz ve kaçınılmaz bir çöküş süreci hız kazanır.

Özellikle ekonomik senaryo üzerinden anlatmadım konuya uzak olduğunuzu ima ettiğiniz için. Birazdan daha teknik açıklayan insanlar da gelecektir ama umarım bir fikir verebilmişimdir.
0
akhenaten
(11.12.22)
Merkez Bankası bugün bir karar alsa Yılbaşından itibaren Liradan 3 sıfır atıyorum dese Yılbaşından itibaren 1 Dolar 0,0188 Lira olurdu.

Görece olarak acaip kıymetli paramız olurdu ama ekonomi aynı ekonomi. Değişen bir şey yok.

Şu an 1 Japon Yeni 14 kuruş mesela.
0
Mirket
(11.12.22)
vermez.

1 dolares 100 yen

yani birimi bişi ifade etmiyor.
0
gurur
(11.12.22)
(7)

Arkadaş arası alış veriş

lrdrylgh
Merhaba yeni telefon aldığımdan eskisini satacaktım. İnternette piyasası 10-13 bin arası değişiyor. Bugün arkadaşım aradı ben alayım dedi. 9 bin lira vereyim dedi bende 8500 ver yeter zaten bataryası fda değişmeli dedim. Eşim keşke internetten satsaydın diyor. Ben telefonu arkadaşıma verdiğime memnu
Merhaba yeni telefon aldığımdan eskisini satacaktım. İnternette piyasası 10-13 bin arası değişiyor. Bugün arkadaşım aradı ben alayım dedi. 9 bin lira vereyim dedi bende 8500 ver yeter zaten bataryası fda değişmeli dedim. Eşim keşke internetten satsaydın diyor. Ben telefonu arkadaşıma verdiğime memnunum. Hem onun işi görülmüş oldu hem ben tanımadığım insanlarla uğraşmadım. Soruma gelirsek siz olsanız daha yüksek fiyata satma durumunuz varken daha ucuza bir tanıdığınıza satış yapar mıydınız?
0
lrdrylgh
(10.12.22)
aşırı para ihtiyacım yoksa ben de eşe dosta arkadaşa satıyorum böyle şeyleri. 160 küsürlük aracı arkadaşıma 130'a bırakmıştım mesela bir kaç sene evvel, hem onun işini görmüştü hem ben sorunsuz dertsiz satmıştım.
0
avatar is back
(10.12.22)
yakın arkadaşımsa elbette herkese verdiğim fiyata vermem.

bir şey satarken ve alırken arkadaşlar arasında zaten daha uyguna fiyat söylenir benim çevremde. sana şu fiyata olur gibisinden. gayet normal bir durum yani.
0
pardus
(10.12.22)
Iyi yapmissiniz. Her sey para degil.
0
jnlbnnn
(10.12.22)
Usul budur.

Benim arkadaş çevremde de bu şekilde ilerletiyoruz süreçleri.
0
westblack
(10.12.22)
Onu şu fiyattan satıp üstüne şu parayı ekleyip bunu alayım gibi bir planım varsa ya da gelen parayı planlı başka bir amaçla kullanacaksam satmam.

Eğer öyle bir planım yoksa satarım.
0
akhenaten
(10.12.22)
Ben indirim yapmak zorunda olduğum için ve olası bir arıza durumunda arkadaşımla aramda bir tatsızlık olması ihtimali olduğu için böyle ticaretlerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. ama 13 binlik şeyi de 8500e vermezdim açıkçası.
0
bapyemir
(10.12.22)
Yaygın bir davranış, pek çok insan yapıyor ama ben yapmam, yapmamaya çalışırım.

Öncelikle eğer telefon gerçekten 11 bin liraya satılabiliyorsa, 8500'e sattıysanız aradaki 2500 lirayı neden sokağa attınız ki? İhtiyacınız yoksa bile bir kuruma bağışlar, bir ihtiyaç sahibine verebilirdiniz.

Ayrıca belli olmaz, telefon bir süre sonra bozulursa bu sefer arkadaşınız "bana 2500 liralık kıyak yaptı" şeklinde değil "bana 8500 liralık kazık attı" şeklinde düşünecek. Arkadaşınızın suçu da değil bu, insan psikolojisi.

Bu iki sebeple ben arkadaşa/tanıdığa satmamaya çalışırım.
Durup dururken arkadaşınıza 2500 lira nakit verseydiniz dünyanın en iyi arkadaşı olurdunuz, şimdi telefon bozulursa dünyanın en kötü arkadaşı olacaksınız.
0
michael_knight
(10.12.22)
(7)

Boşandığı eski karısının özel hayatına karışan insanlar

jonas
Bugün bir arkadaşım başına gelen bir olaydan bahsetti. Bir çocuk sahibi de olan boşanmış bir kadınla berabermiş bir süredir, dün kadının eski kocası yolda arkadaşımın karşısına çıkmış. "Çocuğumun annesinden uzak duracaksın" ile başlayıp tehditler savurmuş.Bu şekilde boşandığı eski karısının özel hay
Bugün bir arkadaşım başına gelen bir olaydan bahsetti. Bir çocuk sahibi de olan boşanmış bir kadınla berabermiş bir süredir, dün kadının eski kocası yolda arkadaşımın karşısına çıkmış. "Çocuğumun annesinden uzak duracaksın" ile başlayıp tehditler savurmuş.

Bu şekilde boşandığı eski karısının özel hayatına müdahale eden adamlar memleketimizde nadiren mi oluyor sizce, yoksa sıklıkla karşılaşılabilen bir durum mudur? Sizin de böyle duyduğunuz hadiseler oluyor mu?
0
jonas
(09.12.22)
Boşandığı karısının (çocuksuz) üniversiteden normal arkadaşının yolunu kesip döven gördüm. Geçen de sözlükte başlık açmıştı birisi çocuğun seviştiklerini görüyor şöyle böyle yapacağım diyen.

Yani sanırım yaygın
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.12.22)
Bu ülkedeki kadın cinayetlerinin pekçoğu bu sebepten değil mi zaten.

"Çocuğumun annesi" kısmı hikaye. Yaptığı itliği çocuğu kullanarak gerekçelendiriyor.

Kadının kendisinden sonra başkasıyla sevişmesini, mutlu olmasını sindiremiyor.

Çünkü kendisi o kadar boş ve sığ ki başka bir kadının onu sevebileceğine de ihtimal vermiyor.

Bence ülkemizde fazlasıyla yaygın.
0
msb
(09.12.22)
kesinlikle nadir değil.
erkeklerin çoğunda eski karısını hâlâ kendine ait görme gibi bir durum oluyor.
neyse ki çevremde hiç duymadım, şahit olduğum bir olay da olmadı.
en fazla, biriyle birlikte olduğunu duyunca hafif kıskançlık belirtisi gösteren olmuştur.

çok hastalıklı bir durum tabii ki.
çocuğunun annesine o kadar meraklıysan kadını mutlu eder, evli kalırsın.
bu tipik bir "benim kadınım" meselesi.
çocuk mocuk hikâye.
0
blatta hiberna
(09.12.22)
hayır çok yaygın ben de çok duydum
0
freebird5406_2
(09.12.22)
Sadece eski karısı değil, eski sevgilisine de aynı manyaklıkla yaklaşanlarla dolu güzel ülkemiz.

Kadıncağız bir erkekle yaşıyor diye (sevgili değil, ev arkadaşı) ev basıp iki akademisyeni öldüren, üstüne intihar eden eski sevgili var. Katili görseniz senin benim gibi, müzisyen, okumuş etmiş düzgün biri dersiniz. Öldürülen gençlerin ikisi de eşimin akademik çevresindendi, hiç böyle olaylar beklemeyeceğim yer.
0
kobuzchu kiz
(10.12.22)
Erkeklerin büyük kısmı kadın hakları, cinsiyet eşitliği ve sosyal ilişkiler hakkındaki söylemlere reklam gözüyle bakıyor. Kendi hayatlarına sokmuyorlar. Erkeklerin hakim olduğu çalışma ortamlarına, özellikle de şantiyelerde dönen muhabbetlere şahit olsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Kadın yöneticilerin sevilmemesinin nedenlerinden bence en büyüğü de bu, her şey bir yana rahat edemiyorlar. Kadın çalışanlarla karşı karşıyayken söylemler bambaşka, onların yokluğunda bambaşka. Cinsel imalardan itibarsızlaştırmaya kadar her türlü şey başta espri konusu olarak, sonra kabullenilmiş genel geçer bir gerçeklik olarak sessizce kabul görüyor.

Haliyle kendi kendini besleyen kapalı bir döngü var ortada. Bu insanlar kişi kendinden bilir işi kafasıyla kendi kızlarını ve evli oldukları kişileri de sosyal hayattan uzak tutmanın derdinde bu yüzden. Çünkü herkesi kendileri gibi düşünüyorlar. Bu durum hayatın her alanına yansıyor. Bahsettiğiniz konu da bundan bağımsız değil, böyle şeyler sık oluyor çünkü birbirini gaza getiren büyük bir zincir var.
0
akhenaten
(10.12.22)
ülkemizdeki erkeklerin ezici çoğunluğunun gözünde bir süre birlikte vakit geçirdiği ya da geçirmese de hoşlaştığı tüm kadınlar onun mülküdür.
0
sert siyah krom
(11.12.22)
(8)

İlaçlı MR çektiren kimse var mı? Bir yan etkisi veya zararı ile...

Ranchoddas
İlaçlı MR çektiren kimse var mı? Bir yan etkisi veya zararı ile karşılaştınız mı? Kulak çınlaması şikayetim için doktor yönlendirdi ama ben biraz çekindim açıkçası. Bu ilaç ne ilacıdır bir zararı var mı veya yan etkisi? İlaçsız MR'la bu işi halledemez miydik?
İlaçlı MR çektiren kimse var mı? Bir yan etkisi veya zararı ile karşılaştınız mı? Kulak çınlaması şikayetim için doktor yönlendirdi ama ben biraz çekindim açıkçası. Bu ilaç ne ilacıdır bir zararı var mı veya yan etkisi? İlaçsız MR'la bu işi halledemez miydik?
0
Ranchoddas
(09.12.22)
Ben ilaçlı da ilaçsız da yaptırdım. Bir farkını görmedim. İlaç için çok düşük bir komplikasyon riski var ama o esnada hastanede olduğunuz için sorun olmayacaktır. Sonrasında bol su alımı öneriliyor.
0
pispinti
(09.12.22)
okuyunca hatirladim boyle bir sey yaptirdigimi. altina yapiyormus gibi bi his veriyordu :) zararsiz bi sey
0
ala09
(09.12.22)
doktor ilaçlı MR'dan önce benden kan testi istemişti. yanlış hatırlamıyorsam kreatinin seviyem çok düşük ya da yüksek (hangisi kötüyse) çıkmıştı. MR'ı iptal ettiler. bir hafta boyunca kendimi zorlayıp günde en az 2 litre su içmemi söylediler ki eziyetti resmen, tuvaletten çıkamıyordum. ondan sonra tekrar test yapıp değerin normale döndüğünü görünce ilaçlı MR çektiler.

ilacın kendisiyle ilgili bir sorun yaşamadım ama hiç. sonrasında bol su içmemi de söylemediler. bildiğim kadarıyla zaten daha net görüntüleme için sıklıkla tercih edilen bir yöntem, öyle çok ağır ve tehlikeli bir madde kullanmıyorlardır diye tahmin ediyorum.
0
mark greg sputnik
(09.12.22)
annem çektirdi yeni 65 yaş üstü, bir sıkıntısı olmadı sonrasında veya esnasında. bir sıcaklık geldi dedi sadece
0
sipsiyah
(09.12.22)
altına yapıyormuş hissi veren tomografinin ilacı. mr'ın ilacında o da yok.

alerjiniz yoksa bir sıkıntı yaratmıyor.
0
kibritsuyu
(09.12.22)
Bir yan etkisini görmedim, zaten prospektüsünde de 24 saat içinde idrar yoluyla vücuttan atılır diyordu. Uzun yıllardır sık kullanılan bir şey zaten.
0
akhenaten
(09.12.22)
Yan etkisi olmadı, hafiften bir sıcak basması yaşamıştım sadece. Basit bir işlem.
0
kaptan maydanoz
(09.12.22)
ben geçende kulak çınlaması için ilaçlı mr çektirdim. size muhtemelen temporal mr çekilcek. size verilen ilaçta hiçbir şey hissetmiyorsunuz.

bir de sıcaklık hissettiğiniz ilaçlı mr var fakat o kalp bt'sinde oluyor. o farklı.
0
false pretension
(09.12.22)
(3)

"Olayın Bağlamı" ne demek?

diyojenimtırak
ufak kriz senaryoları yazmamız istendi ve bir şablon verildi. şablonda olayın özeti, taraflar, olayın yarattığı sorun gibi doldurulması gereken maddelerin yanında "olayın bağlamı" diye bi bölüm de var. istenen nedir, siz ne anlardınız?
ufak kriz senaryoları yazmamız istendi ve bir şablon verildi.
şablonda olayın özeti, taraflar, olayın yarattığı sorun gibi doldurulması gereken maddelerin yanında "olayın bağlamı" diye bi bölüm de var.
istenen nedir, siz ne anlardınız?
0
diyojenimtırak
(09.12.22)
Kriz neyle ilgiliyse onu yazardım.

Hukuk, ekonomi, sanayi, altyapı vb...
0
msb
(09.12.22)
Bağlam bir olayın, ona bağlı olarak içerisinde gerçekleştiği şartların, mekanların, yerleşimlerin tümüdür. İngilizcesi context.

Arkeolojik bir örnek anlaşılmasını kolaylaştıracaktır sanıyorum. Alelade tek bir seramik parçasını tarihlendirmeniz çok zordur. Ancak bu seramik parçası kendi bağlamı içerisindeki diğer eserlerle bir bütün olduğunda tarihlenebilir. Nedir bağlamı? Bağlamı tarif edelim; Kazı sırasında deniz seviyesinden +2.50 metre yüksekliğinde bir noktadasınızdır, çevrede stili herkesçe bilinen geometrik dönem seramikleri görülmektedir. Bulunduğunuz seviyeden daha yukarıda arkaik bir tapınak bulunmaktadır. Bulunduğunuz seviyenin altına indiğinizde de protogeometrik dönem seramikleri ele geçmiştir.

Bu bağlama göre sizin hiçbir niteliği olmayan seramiğiniz üst seviyedeki arkaik yapıdan daha erken, alt seviyedeki protogeometrik malzemeden daha geç ve kendisiyle aynı seviyeden ele geçen geometrik dönem seramikleriyle aynı döneme tarihli olmalıdır.

Yani dolayısıyla sizin konunuzu bilmediğim için detaylı bir bağlam tarif edemiyorum ama olayı anladınız sanırım. Bir olayı anlamlı kılan, pasif olarak o olayı çözümlemeye yarayan çevresel örüntüye bağlam denir. Ancak her şey bağlama dahil edilmez, örneğin kazı yapılan alanda geçen sene dikilmiş bir elektrik direği bulunabilir, bu bağlam dışındadır. Sizin çözümlemeye çalıştığınız konuyla ilgisi yoktur. Aynı bağlamdaki öğeler arasında anlamlı bir ilişki olmalıdır.
0
akhenaten
(09.12.22)
Olayı meydana getiren şeyler, olayın çerçevesi olarak yazardım
0
yazdonumu
(09.12.22)
(6)

Mutfakta laminant kullanımı

physcos physcos
Mutfağa laminant döşetelim diyoruz, mevcuttaki seramiklerin üzerine döşenecek. Kullanan var mı mutfakt, tavsiye eder misiniz? Çamsan marka düşünüyoruz.
Mutfağa laminant döşetelim diyoruz, mevcuttaki seramiklerin üzerine döşenecek. Kullanan var mı mutfakt, tavsiye eder misiniz? Çamsan marka düşünüyoruz.
0
physcos physcos
(09.12.22)
Benim mutfağımda var. Hiç bir sorun yaşamadım.
0
kisa
(09.12.22)
Eğer mutfağınızın havalandırması güzelse ve nem tutmuyorsa, içerisi rutubetli değilse sorun olmuyor. Tamamen evle alakalı. Bazı mutfaklarda tencere bir kere kaynasa 3 saat içerde nemden geçilmiyor. Bu durumda yaptırmayın ya da yaptırın ama normalden çok daha kısa sürede değiştirmeniz gerekebileceğini de hesaba katın.
0
akhenaten
(09.12.22)
Eski evimizde vardı biz sorun yaşamadık ama tavsiye de etmem açıkçası. Musluk bulunan yerde laminat işi riskli. Farkında olmayacağınız ya da geç fark edeceğiniz ufak su sızıntıları bile laminatın yapısını bozabilir. Gece kedi su bardağını devirir sabaha kadar şişme yapar, tenceredeki süt taşar yere dökülür aralara sızar leş gibi koku yapar vb vb...

ille yapacaksanız da kaliteli bi şey alın altına da kapron sermeyi unutmayın.
0
msb
(09.12.22)
3 yıldır o şekilde.
Herhangi bir sıkıntı yaşamadım.

@msb'nin söylediği konularda ihtimam gerekiyor.

Bir husus da ben ilave edeyim. Su damacanasının altı asla kuru olmuyor ve laminantı bozuyor. Damacanayı halı,kilim vs bir şey üzerine koymak şart.
0
Mirket
(09.12.22)
Benim de yıllardır öyle.

Yaptırdığımın ertesi günü makine bozulup mutfağı su basması dışında bir sorun yaşamadım :D
0
invictae
(09.12.22)
Çok teşekkürler.
@mirket, damacananın altında tepsi gibi bir aparat var onu kullanıyoruz. Yer hiç ıslanmıyor, tavsiye ederim :)
0
🌸physcos physcos
(11.12.22)
(6)

İkinci kez, hoşlandığım kızın sevgilisi ile tanıştım

top_secret
Şu an berbat durumdayım. Ama hiç belli etmedim. Çok mutlu olduğumu söyledim. Gülücükler attım. Ama içim acıyor. Kalbimi kırmadan bana bişeyler söyleyebilir misiniz?Bu şu an hissettiğim his nasıl geçer?Hayata tutunabilmek için bana bir sebep verebilir misiniz ?
Şu an berbat durumdayım. Ama hiç belli etmedim. Çok mutlu olduğumu söyledim. Gülücükler attım. Ama içim acıyor. Kalbimi kırmadan bana bişeyler söyleyebilir misiniz?

Bu şu an hissettiğim his nasıl geçer?
Hayata tutunabilmek için bana bir sebep verebilir misiniz ?
0
top_secret
(09.12.22)
neden mutlu olduğunu söylüyorsun, gülücükler atıyorsun ki? bir şey yapma bence, iletişim kurma gitsin bitsin işte. görüştükçe rahatsızlığın devam edecek.
0
deartheodosia
(09.12.22)
1- iletisimi kes
2- baska kiz bul

sevdigimiz insanlarin cok ozel olduguna inandiriyor beynimiz bizi ama aslinda farkli iliskiler arasinda hicbir fark yok. birini sevdigimizde zihnimizde olusan duyguyu seviyoruz, karsimizdakini degil.

butun iliskilerin aydinlanmasi budur. ask acisi yasarken tek kurtaran sey baska birini bulmaktir.
0
antikadimag
(09.12.22)
Hoşlandığınız kişi size karşılık vermemiş ve siz de hoşlanmaya devam ediyorsanız iletişimi kesin. Ayıp bir şey değil bu. İnsanlar bunu yapmadığı için travmalar yaşayıp sonraki ilişkilerine de yansıtıyorlar, normalde sağlıklı bir ilişki geliştirebilecek insanlar kendilerine o kadar çile çektiriyor ki nihayetinde "hayat bu, insanlar böyle ben de kimseyi umursamıyorum o zaman" kafasına evriliyorlar. Halbuki kimsenin size acı verdiği yok, kendiniz olmayacak işin peşinden koşturmaya çalışıyorsunuz.

Yapmayın, olmuyorsa olmuyor ne yapayım deyip olmayacağını kabullenip işin peşini bırakın.

Sizi bekleyen hayat başka yerde, sizin hayatınızla ilgili olmayan kısma enerji ayırarak kendi geleceğinize haksızlık ediyorsunuz.
0
akhenaten
(09.12.22)
Abi bardağın dolu tarafından bak. Burada bazen ''geçiyor mu bu acı?'' diye duyurular açılıyor. cevaplar da yaklaşık şu şekilde; zamanla geçiyor, çivi çiviyi söker, geçmiyor ama azalıyor, evet unutuluyor... mesela kimsenin aklına ''onun sevgilisiyle tanışırsan geçer'' demek gelmiyor. kimse bu kadar sadist değil sanırım. yani sen bu işin nirvanasını yapmışsın. bundan bir adım ötesi nikahına beni çağır sevgilim. yani bundan sonra o istese bile bu iş olmaz çünkü o gün gelince gururun duyguna çok baskın gelecek. kendine bu kötülüğü yapamazsın bence artık. e yapamayacağın şey için de kendini üzmenin alemi yok. güzel bir ablamızdı deyip hayata oyna devam.
0
onemoremile
(09.12.22)
şöyle düşün. tüm kızların sevgilisi vardır. seni daha çok beğenirlerse crab walk yapar gibi yanaşırlar. bu iş tamamsa, sevgilisi olduğunu belli etmeden yağ değiştirir gibi sevgilisini değiştirir, eski sevgilinin eski olduğunu anlamasıyla kızın yeni sevgilisine diş fırçası bırakması genelde aynı gece gerçekleşir.
0
gabe h coud
(09.12.22)
Boş ver. Herkesin sevdiği kişi tarafından sevilmiyor. Belki sana göre değildi, olmadığı için sen de mutlu olacaksın ileride.
0
Kahvedesu
(09.12.22)
(3)

İngilizce ve Türkçe iyi - ortalama - kötü seviyeleri

put it in your appropriate place
İngilizcedeki derecelendirme konusunda cahil olduğumu anladım Misal; Decent, average'in bir üstü diye biliyorum ama başka bilgim yok. Gerçi Türkçe'de de Reddit'de bir konu hakkında düşüncelerimi yazarken decent resturant tabirini kullandım. Decent'in bir üstü, Average'in bir altı, üst düzey seviye d
İngilizcedeki derecelendirme konusunda cahil olduğumu anladım Misal; Decent, average'in bir üstü diye biliyorum ama başka bilgim yok. Gerçi Türkçe'de de

Reddit'de bir konu hakkında düşüncelerimi yazarken decent resturant tabirini kullandım. Decent'in bir üstü, Average'in bir altı, üst düzey seviye derken hangileri kullanıyoruz?
0
put it in your appropriate place
(08.12.22)
decent - average ilişkisi, ya da diğer derecelendirme sıfatlarının ilişkisi çok muğlak ilişkilerdir. restoran örneği verdiğiniz için oradan devam edelim. ben çok fakirim, siz çok zenginsiniz. masada en ucuzundan da olsa kağıt peçete olan restoran benim için decent'tır, sizin için ise masada düzgün katlanmış, ütülenmiş kumaş peçete olması gerekir. bu decent'tır. sizin gittiğiniz average restoran farklıdır, benim ki farklıdır. derecelendirme profesyoneli olan birisi için bile çok bambaşka anlamlar içerir.
0
co2s2
(08.12.22)
Sorunuza cevap olabilecek güzel bir görsele rastladım internette,

d25d2506sfb94s.cloudfront.net

Görselin olduğu sayfada, aşağıdaki bilgi de ilginçmiş. Amerikalılar genelde daha iyimser ama mükemmeliyete yaklaştıkça puan konusunda daha cimri oluyorlarmış. Bu kelimelerin herkes için farklı anlam ifade edebileceği ile ilgili de güzel bir kanıt.

yougov.co.uk
0
michael_knight
(08.12.22)
Decent restaurant dediğiniz zaman average'ın bir tık üstünden biraz daha iyi bir anlamfade ediyor aslında. Ortalama üstü tabiri "eh işte" anlamında bir kullanım ancak decent kendi içinde tatminkarlık barındırıyor.

İçinizden average tabiriyle kıyaslamak geçiyorsa below-average, above-average şeklindeki kullanımlar bence derdinizi daha iyi anlatır.

@co2s2 +1 neticede bunlar hep muğlak şeyler.
0
akhenaten
(08.12.22)
(18)

Eski sevgilinin çektiği fotoğrafı flörte atmak

Unde bach canim
Sizi çektiği fotoğraf ya da videoyu flörte atmak sizce soğuma nedeni mi? Olay oldu bitti de sizce abartılacak bir şey mi? İçeriğinde sadece sizin olduğunuz bir fotoğrafı sırf eski sevgili çekti diye problem çıkartmak ergence değil mi?
Sizi çektiği fotoğraf ya da videoyu flörte atmak sizce soğuma nedeni mi? Olay oldu bitti de sizce abartılacak bir şey mi? İçeriğinde sadece sizin olduğunuz bir fotoğrafı sırf eski sevgili çekti diye problem çıkartmak ergence değil mi?
0
Unde bach canim
(07.12.22)
Nude mu bu? Normal fotoya kimin çektiğini ne önemi var, niye bu detay paylaşıldı?
0
Bruce
(07.12.22)
@bruce Nude değil benim normal bir fotoğrafım. Fotoğraf ben farkında değilken çekildiği için sorular “bunu bir kız çekmiş”ten eski sevgiliye doğru uzandı. Yalan söylemek istemediğim için evet dedim, yoksa özellikle söylemedim.
0
🌸Unde bach canim
(07.12.22)
ayril. boyle sacma bir seyden soguyan kimbilir ileride ne antikalik yapar.
0
hot potato
(07.12.22)
Hot potato +1
Bu sağlıksız bir zihnin yansıması, devamı da gelir yazık etme kendine.
0
Bruce
(07.12.22)
Benim instam böyle fotolarla dolu.

Patates +1
0
baldan kaymak
(07.12.22)
Yaw velev ki ergenlik, atacak fotoğraf mı kalmadı diye de sorarlar adama. Flörtse sorun değil de daha ileri bir mevzu varsa al gönlünü geç…
0
her giriste sifresini unutan adam
(07.12.22)
@hgsua +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.22)
@her girişte
Sebebini açıklayamayacağım uzun uzun ama evet yoktu. Sorunun cevabı da bu değil zaten. Öyle olurdu böyle olurdu değil. Direkt bunu sorun etmesine takıldım, karakterini tanıma aşamasında güzel oldu ve sordum.
0
🌸Unde bach canim
(07.12.22)
Tek başına bir sorun değil tabi ki, bunu bu kadar irdelemek çok saçma ve katlanılmaz bir şey. Ama arkaplanı var mı? Yani biliyoruz ki bazı insanlar var eski sevgililerini gereğinden fazla anıp göz önüne getiriyorlar. Durduk yere küçük küçük sebeplerle eski sevgilinin bir şeyi bir yerden çıkıp çıkıp durur, bu da normal değil ve aynı oranda can sıkıcı.
0
akhenaten
(07.12.22)
haha. benim bir fotoğrafım vardı, güneş gözlüğü kullanıyorum fotoğrafta. eski sevgili çekmiş. güneş gözlüğünün yansımasından eski sevgilinin fotoğrafı çekme görüntüsü görülüyor. ama iyice zoom yapmak ve sayko bir kafa lazım böyle bir şey düşünmek için. böyle şeyleri dert edenlerden uzak durunuz. sayko olmayan insan vardır, biliyorum. bulun onları.
0
gabe h coud
(07.12.22)
Saçma kıskançlıklar duydum da bu seviyesi biraz abartı. Sen yol ver, hatta hayrına cebine de 3-5 kuruş koy terapiste gitsin.
0
lcha
(07.12.22)
oltaya gelmişsin
0
freebird5406_2
(07.12.22)
Zırva! Saçmalamış.

@Patates ile hemfikir olmayı düşündüm ama senin hayatın sen karar ver.
0
nawar
(07.12.22)
@freebird5406_2
Olta derken bahane etmiş mi demek istedin yoksa yalan söylemeyip doğruyu söylediğim için mi?

@akhenaten
Hayır, ben hiç bahsetmem kendisi özellikle sormadıkça, aksine kendisi konuyla alakalı diye eski sevgilisiyle alakalı şeyler anlattı. Gayet normal görüp geçmiştm, onun gibi de takılmadım.
0
🌸Unde bach canim
(07.12.22)
Bence de saçma bir duyar olmuş. Ergence.
0
roket adam
(07.12.22)
sacmalamis+1
0
65 derece
(07.12.22)
biseysorcaktim +1

ben olsam sakin bir zamanda benzer bir konuyu tartışmak için gündeme getirirdim. Hayatınıza birilerinin girdiğini biliyor olmalı ve bunu kabullenmeli. Ondan önce de bir hayatınız vardı. İşin duygusal boyutu çok ayrı, farklı çağrışımlarla üzülebilir, bozulaiblir belki anlaşılır fakat ötesi mantıklı değil. Sizi siz yapan (olumlu ya da olumsuz katkılarıyla) da eski sevgilileriniz. Bunlara da karşı gelsin o zaman.
0
sparkle kiddle
(07.12.22)
direk yol veririm ben olsam, bir fotoğrafa bu kadar bıdırdayan yarın öbürgün daha ağır eylemlerde bulunur.
0
selam
(08.12.22)
(7)

Direksiyon sınavında ilk kez giren adayların yüzde kaçı kalıyordur?

ya ben lan neyse
tahmini/gözlem vs.?
tahmini/gözlem vs.?
0
ya ben lan neyse
(06.12.22)
Benim hatun ikide iki ilk girişte geçti.
0
zoque
(06.12.22)
%10-20 arası tahminen
0
biravekahve
(06.12.22)
5 - 10 arasındadır tahmini.
0
neymis
(06.12.22)
belki ilginizi çeker, ben almanya'da ehliyeti çeviriyorum. onun için de sıfırdan sınavlara girmek gerekiyor. direksiyon hocası covid'den sonrasına bakarsak ilk seferde 3'te 1'i ancak geçiyor demişti. çok saçma derecede zor.

2010'da istanbul'da aldığımda 100 metre gidip geri dönmüştüm sadece. o da abartı ama buradaki de abartı.
0
bohr atom modeli
(07.12.22)
kurslar manuel ehliyet için kaydetmeye çekiniyor hep otomatiğe yönlendiriyor çünkü manuelcilerin bir kısmı kalıyormuş.

Ek olarak, kardeşim 2 yıl önce aldı artık baya zorluyorlarmış. Tek seferde park edemezsen düzeltmen gerekirse falan kalıyorsun. Hatta kalkışta sol sinyali vermeyip anında kalan çok varmış. (kırmızı kategoride bu)
2.bp.blogspot.com
0
nhk ni youkosu
(07.12.22)
Ehliyetini eski sisteme göre alanların yorum yapması çok yanıltıcı olacaktır. Benim gördüğüm birçok kişi ilk seferinde geçemiyor. Sınav sonunda her şey bittikten sonra inmeden önce pencereden dışarıyı kontrol etmediği için kalan var. Oran %20'lerdedir diye düşünüyorum.
0
akhenaten
(07.12.22)
2 hata hakkın var sanirim o temel hataları yaparsan ne olursa olsun geçemiyorsun.
0
koela
(07.12.22)
(8)

Beynime ne yapıyorum? Size de oluyor mu? Sinyal gidip geliyor..

stevie
MerhabaYasim 34.. ilkokuldan bu zamana kadar olan biseyi tarif etmeye calisicam.Anlatmasi cok zor bir sey var. Sizlere de oluyordur umarim. Cok sacma diye doktora soramadim. Zaten hangi bölüm bakacak ta ne yapacak ki?Konu şu:Eski analog tv lerde sinyal asiri kotu iken goruntu karincali sekilde bi ge
Merhaba

Yasim 34.. ilkokuldan bu zamana kadar olan biseyi tarif etmeye calisicam.

Anlatmasi cok zor bir sey var. Sizlere de oluyordur umarim. Cok sacma diye doktora soramadim. Zaten hangi bölüm bakacak ta ne yapacak ki?

Konu şu:

Eski analog tv lerde sinyal asiri kotu iken goruntu karincali sekilde bi gelir İnce tiz bi sesle görüntü kaybolur.. geri gelir. Saniyede bir bu yayin gidip gelmesi tekrar eder.. kulak cinlamasina benzer bi ses te yayar. (Yayin tamamen gidince karincalanma sesinden bahsetmiyorum. Tv acilirken kapanırken de o ince ses gelirdi)

İste onu ben kendime yapabiliyorum. Yari kontrolumde. Yani ne zaman olacağını veya neyin tetikledigini biliyorum. Olurken gozlerim yukari kayiyor sanirim. Görüntü flaş git gel oluyor kulagimda cinlamasi. Ellerime kadar elektrik carpmasi bir de hafif bir keyif te veriyor.

Bosalma ani gibi tarif edilebilir aslinda.
Sorun şu bazen kontrolumden çıkıyor. Çok sık tekrar ediyor. Bu esnada nefes alamiyorum. Ürkütüyor da.

Ayaktaysam o yayin gitme gelmesi 3-4 kere oluyor.. 3-4 saniye yani.. biraz daha olsa düşerim gibi geliyor. kontrolümde tekrarliyordu. 3-4 olur hemen dikkatimi baska yone verir duzeltirdim. Bugün yattigim yerde baslayinca duramadim. 20-30 kere yayin gitti geldi. Elektrik carpti ellerime kadar surekli. Her biri cok keyif te veriyor ama cok korkunc ta.

Size de boyle değişik seyler oluyor mu ya?

Ayrica;
Bunu ne tetikliyor kismini anlatmasi zor. Tam karşılığı olmasa da asmr dedikleri o sikko seyler gibi bir karsiligi var benim icin. Tarifi zor bi ses ve gorutntu bir arada olunca basliyor.
0
stevie
(04.12.22)
Önce uyarımı yapayım: www.youtube.com

Sonra eksisozluk.com adresindeki yazıyı incelemenizi tavsiye ederim.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(04.12.22)
hocam nörolojiye git o da beyin mr ister, diğer kan vitamin ve hormon tetkikleri ile bir sonuca ulaşılır. ben ilk kez duysam da literatürde muhakkak vardır bu durum. "kendi kontrolümle" demişsiniz ben bunu diş kamaşması ya da tüylerin diken diken olmasına benzettim. onda da uyaranı biliyor ve yapıyoruz, bunun sonucu vücut tepki veriyor. ama sizdeki göz ve kulak kısmı devrede. bir de haz alıyorum demişsiniz. bu haz cinsel haz mı tam manasıyla? bu duruma girerken kontrollü giriyorsunuz peki istediğinizde durdurabiliyor musunuz? daha önce madde ya da ilaç kullandınız mı? çocuklukta bir kaza geçirdiniz mi?
0
bugisme
(04.12.22)
Hocam doktora gidin en iyisi, nöroloji olabilir. Çevremde buna benzer bir şey duymadım 30 senedir.
0
havadakarada
(04.12.22)
Benim ilk teşhisim cehalet. Yatakta nöbet geçirmiş bize soruyor.
0
guzel gunler gorecegiz
(04.12.22)
karde$ beyin MR'i bve kah tahlili ile tetkiklere basla.
fiziksel bisey bulamazlarsa antidepresen cignemeye baslarsin..
0
cooperr
(04.12.22)
Epilepsi olabilir.
0
pro9it9is9
(04.12.22)
Nöroloji. Gerekli tetkiklerden sonra teşhis koyulamazsa seni psikiyatriye yönlendirir.
0
yankee jumping
(05.12.22)
Yaşadığınız şey görme, işitme ve hissetmede kayıp ve eşlik eden şiddetli baş dönmesiyse ve bu durum yaklaşık 5-10 saniye kadar sürüyorsa; bu olay bittiğinde bayılmış olmuyorsanız ve görme işitme hissetme duyularınız hızla toparlanıyorsa nörolojiden önce kulak burun boğaza gidin. Kulağınızda çeşitli sinirlere baskı yapan bir kolesteatom kitlesi olabilir.

Eğer kulak kaynaklı bir sorun değilse sizi nörolojiye yönlendirir.
0
akhenaten
(05.12.22)
(1)

Doldurma vs orijinal parfüm

ya ben lan neyse
sculpture nin orijinali ile doldurma gibi olanı (parfümcüler var ya her yerde onların sattığı) aynı gibi de değil gibi de karar veremiyorum. acaba aynı da bana mı bildiğim için öyle geliyor?
sculpture nin orijinali ile doldurma gibi olanı (parfümcüler var ya her yerde onların sattığı) aynı gibi de değil gibi de karar veremiyorum. acaba aynı da bana mı bildiğim için öyle geliyor?
0
ya ben lan neyse
(03.12.22)
Doldurma parfümler orijinal parfümlerdeki kokuların yaklaşık değere göre karıştırılmasından oluşuyor.

Dolayısıyla doldurma parfümü hangi üreticinin yaptığın göre değişiyor bu oranlar. Haliyle orijinal kokuyla yakınlıkları da aynı oranda değişiyor. Atıyorum limonlu su ve limonatanın ikisi de limon ve su karışımından oluşuyor. Ancak birbirlerinden son derece farklılar. Özellikle limonata naneli vesaireyse siz tutup "bunların ikisinin de en göze çarpan maddesi limon ve su" deyip suya limon sıkıp satarsanız alan kişi haliyle sizin gibi "aynı gibi de, değil gibi de" diye düşünür.

Neticede parfümler çok geniş üretim aşamlarından geçip üretiliyor. Doldurma parfümlerse küçük sayılabilecek işletmelerin seri şekilde onlarca markayı taklit etme çabalarının bir sonucu. Aynı zamanda ucuz olması için orijinal parfümdeki bazı notaları (özellikle baz notaları) hiç kullanmıyorlar. Haliyle koku asla bire bir tutmuyor.

Yani sözün özü koku sizi yeterince tatmin ettiyse alın, ama hiçbir zaman bire bir uyum beklemeyin.
0
akhenaten
(03.12.22)
(3)

Kitap okumanın diksiyona ve sohbet kapasitesine katkısı var mı ?

sassot
Roman okumak veya tarih,bilimsel kitaplar okumak farketmez. Ben konuşurken duraksıyorum mesela, kelimeler tam aklıma gelmiyor. Kitap okuyarak bu sorunu aşabilir miyim ?
Roman okumak veya tarih,bilimsel kitaplar okumak farketmez. Ben konuşurken duraksıyorum mesela, kelimeler tam aklıma gelmiyor. Kitap okuyarak bu sorunu aşabilir miyim ?
0
sassot
(01.12.22)
kesinlikle etkisi var. ne zaman okuyamadigim bi donemde olsam simdiki gibi mesela, konusmam geriliyor. ne aklima kelime geliyor ne hazir cevap olabiliyorum.
0
pide
(01.12.22)
Tabi ki kitap okuyan birinin konuşurken sergilediği üslup hissedilir şekilde farklı oluyor. Kelime haznesi çok daha geniş, bir şeyleri tarif etme şekli çok daha doğal ve akıcı, konuşmasıysa daha derli toplu oluyor. Ancak diksiyon ayrı bir konu, buna bir etkisi yok. Bir kütüphane dolusu kitap da okusanız diksiyonunuz düzgün olmayabilir; bunun için diksiyon dersi almalısınız. Kitap okumak en çok yazı dilini geliştiriyor.
0
akhenaten
(01.12.22)
Okumadan geçen üç günden sonra konuşma tadını kaybeder. — Çin Atasözü
0
baba553
(02.12.22)
(11)

Ölüm döşeğineki yakın karşısında hissizlik

muhayyer divan
MerhabaKendimi doğru anlatabilecek miyim bilmiyorum. Sormam lazım.Anneannem 95 yaşında, 96'yı yaşıyor. Bazı sebeplerle çok ciddi sıkıntılar yaşar oldu, dün gece olan şey için "alıp götürecek gibiydi" dedi. Bugün yine olmuş, şimdi hastanedeler. İçimde zerre kıpırtı yok. Korku, endişe, hüzün, telaş, n
Merhaba

Kendimi doğru anlatabilecek miyim bilmiyorum. Sormam lazım.

Anneannem 95 yaşında, 96'yı yaşıyor. Bazı sebeplerle çok ciddi sıkıntılar yaşar oldu, dün gece olan şey için "alıp götürecek gibiydi" dedi. Bugün yine olmuş, şimdi hastanedeler.

İçimde zerre kıpırtı yok. Korku, endişe, hüzün, telaş, ne bileyim, dua bile edemiyorum. Hiçbir şey hissetmiyorum, dümdüzüm. Neden böyle? Normal mi bu? Bir şey yapmam gerekiyor mu?
0
muhayyer divan
(01.12.22)
Vakti gelmiş
0
pavlis
(01.12.22)
O durumdaysa zaten ne kadar erken gidiş o kadar iyi.
0
romario
(01.12.22)
anneannen zaten hayatında aktif, seni değiştirecek/dönüştürecek bir yere sahip değildir.
bir de şu var, ölüm yaşadıkça tanınır. ben de küçükken ailemin yanında bir cenaze evine gittiğimde ya da ölüm haberi aldığımda net tepki veremezdim. hatta insan bazı yaşlarda "çok yaşamayıp ölmek en iyisi" diyor. 20 yaşında bir gence sorsan 65 yaşında ne yaparsın diye, ölmeyi tercih ettiğini söyleyebilir. bunlar hep yaşamamakla alakalı. mesela ilk ayrılığında, sevgilin gidince ölürsün sanıyorsun. intihar edenler var. ama 45 yaşındaki biri sevgilisinden ayrılınca intihar etmez genellikle. çünkü o duyguyu tanır, geçeceğini bilir. bunun bir benzeri ölüm denilen şey.

ben ne zaman ölüm karşısında karakteristik bir duruş yakaladım? tanıdıklarım önce. gittiler, gelmediler. gittikleri zaman bana boşluk bıraktılar. çok samimi olmadıklarımın ölümü ile fazla üzülmemeyi, tanıdıklarımın ölümüyle eksilmeyi kabullendim. önceden bir vefat haberi duyduğumda, arkadaşımın akrabası ölmüş olsun örneğin, arayamazdım. ne diyeceğimi bilemem diye. şimdi koşarak yanına gidiyorum. çünkü benim de akrabalarım öldü ve o gün yanımda olanların bana ne hissettirdiğini biliyorum.

benzer şey, gençlerin acılarında da kendini gösteriyor. liseye giden bir tanıdığım, arkadaşının arkadaşı kanser olmuş diye onu teselli ediyordu. teselli ettiği kişi, kanserli olan kişinin arkadaşı yani. dünyanın en klişe laflarını kullandı. Twitter'dan toplama laflar. kınamıyorum, çünkü o acıyı hissetmiyor. "bi susar mısınız, kız ağlıyor burda!!" hassasiyeti gibi bu. ama bir yakını kanser olsaydı, ne demesi gerektiğini, ya da susması gerektiğini bilirdi. bilecek, öğrenecek. hayat böyle.

bence gençsiniz ve biriktiriyorsunuz. bir şirket kurup onunla vergi rekortmeni olmayı bilmiyorsunuzdur mesela, çünkü yaşınız ve deneyiminiz tutmuyordur. ölüm de bunun gibi. aslında bu yüzden, gelenekler önemli. senelerce yaşanmış, biriktirilip yeni nesillere aktarılmış şeyler onlar. kötü gelenekler de duyuyorum bazen, ama mesela bizim geleceğimizde hasta ve ölü evine yemek götürülür. uzun yoldan gelen de, ev sahibi de onlardan yer. bulaşıklar da götürülür geri. bunlara karşı da sert görüşleriniz ya da yorumsuz bir duruşunuz olabilir. neyse, uzattım, ama demek istediğim, yaşla kazanılır bazı şeyler. çok normal. siz duygusuz değilsiniz. 95 yaşındaki birinin yaşamasını isteyecek kadar 'yaşlıların gözünde hayatın kıymeti'ni bilmiyorsunuzdur henüz.
0
lovemyself
(01.12.22)
çok gönül bağınız olmayabilir. ben 2 ay arayla babaannemi ve dedemi kaybettim. babaannemde pek bir hissim olmadı, o zaman ben de şaşırmıştım, yaşlı diye herhalde demiştim. dedemi kaybedince anladım ki yaşla hiç ilgisi yokmuş. şu an yazarken bile gözüm doluyor. aramızdaki bağ çok çok farklıydı, babam gibiydi. babamı kaybetmiş gibi oldum. 100 yaşında da olsa aynı şekilde üzülürdüm, çok sevince hep erken geliyor.
0
anneboleyn
(01.12.22)
80'i gecen birisi bence gorevi basariyla tamamlamistir. O yuzden ben de yakinim olsa dahi pek uzulemiyorum.

Ama gecenlerde 60li yaslarda akrabam olmayan sadece tanisikligim olan, cok sevdigim birisi covidden gitti, 40 yasinda adamim oturdum agladim 5 dakika. Hala arada aklima geliyor huzunleniyorum.
0
cooperr
(01.12.22)
Bi kaç sene önce anneannemin annesi öldü, 100 küsür yaşındaydı (net bilmiyo kimse). Bi de öyle bi hastalığı falan da olmadı, pat diye gitti bi gece.

Taziye evi ilginç bi şekilde baya normal, hatta neredeyse "neşeli" bi ortamdı. Yani bi kızı (o da 80 yaşında) biraz ağladı ama geri kalan herkes muhabbet ediyo, ölen kişiyle ilgili anılarını anlatıyo falan. 20-30 yaşında ölen birinin evindeki o ağırlığın zerresi yoktu yani.

Başta bana da garip geldi ama sonra sanırım herkes bilinçaltında "zaten yaşayacağını yaşadı, hayatı da iyiydi, daha ne olsun" diye düşündüğü için böyle bi ortam oldu. Beklenmedik bir ölüm değil, zor bi ölüm değil, bi pişmanlık, suçluluk, kötü bir anı yok. Zamanı gelince öleceğimizi de biliyoruz. Sonradan düşündükçe normal geldi o ortam.
0
plutongezegendegilmi
(01.12.22)
İnsanlar aynı olaylara farklı tepkiler verir. Endişe, stres, yas, üzüntü süreçleri çok karmaşık.

Siz de denk gelmişsinizdir, yakınlarını kaybeden insanların hepsi ağlayıp sızlamaz. Bazısı sanki hiçbir şey olmamış gibi her işe koşturmaya devam eder ancak dışardan bakan biri ondaki tuhaf gerilimi hisseder. İnsanlar durdurur, onu kenara çekerler. Birçok kişi bu durumu fark etmiştir, kendi aralarında durumun aciliyetini kavrayıp sessizce hemen bir görev paylaşımı yaparlar yapılacak işlerle ilgili.

Demem o ki siz ne kadar üzgün olduğunuza falan kafayı takmayın. Şu anda bu ruh halinizi anlamlandırma çabanız bile zor bir süreçten geçiyor olduğunuzu gösteriyor. Gerçekten umursamayan ya da durumla başedebilen biri "takdiri ilahi" ya da "üzüldüm yani ama onun için böyle daha iyi" gibi şeyler söyleyip geçerdi. Sizin yaşadığınız böyle bir şey değil.

Kendi üstünüze çok gelmeyin. Ne hissettiğinizin de bir önemi yok zaten. Şu anda bir şeyler paylaşmak istediğiniz insanlarla daha yakın olmaya bakın.
0
akhenaten
(01.12.22)
Benim anneannem de benzer durumlarda, şu an özel bakimla yasiyor. Annem ve teyzemler sürekli yanında oluyor birinden biri. Bir dönem tüple falan beslendi.

Yani su an durumumuz artık çok acı cekmeden gitsindi. Daha 6 ay önce covid falan oldu yoğun bakıma gitti, hic istemedi gitmeyi. O yüzden bizde de var. Uzuluyoruz ama misal zamaninda dedem 60 yaslarinda vefat etti, daha erkendi. Onunki gibi olmuyor tabi 90 yaşında birine üzülmek.
0
logisticsmanager
(01.12.22)
Valla insan son 20 senesni Parkinson ve Alzheimer ile, 10 senesini yatalak, son senelerini baya bilinçsiz geçiren anneannesi ölünce bırak üzülmesini sevinebiliyor bile.
0
d max
(01.12.22)
Arada kusak farki cok olunca insan sevse bile o kadar üzüntü duyamayabiliyor. Normaldir, olur öyle.
0
chihirovekohaku
(01.12.22)
anneannem öldüğünde ben de böyle hissettim. herhalde kalanlar için de öyle hissederdim. artık hepsi 85+ ve aslında ben bu yaşta halen ölmemek isteyen kişilere biraz kızgınım. hiç adil değil böyle şeyler. gençliğinin baharında ölenler varken 85 yaşında ölmek istememek bencillik değil de nedir?

ben bile şu yaşımda ölsem, benden 10 yaş genç ölen ve benim kadar şey görmemiş milyonlarca kişi varken kendi ölümüme üzülmeyi biraz bencillik sayardım.

80 yaşına erişen bir insanın ölümüne üzülmem. yeterince yaşamış.
0
bohr atom modeli
(01.12.22)
(5)

pc guruları yardım edebilir mi?

baldan kaymak
öncelikle elimizdeki pc:i5 5200 u 2.20 ghz 2200 mhz 2 çekirdek 4 gb ramhttps://www.epey.com/laptop/hp-15-r213nt-l0f24ea.htmlbu da bu başlığı açarken baktığım pc:https://www.epey.com/laptop/lenovo-ideapad-3-15-6-inc-82kr00cvtx.htmlbu başlığı açtığımda fiyatı 6.998 tl idi. Henüz 5 gün olmadı fiyatı 7.
öncelikle elimizdeki pc:
i5 5200 u 2.20 ghz 2200 mhz 2 çekirdek 4 gb ram
www.epey.com

bu da bu başlığı açarken baktığım pc:
www.epey.com
bu başlığı açtığımda fiyatı 6.998 tl idi. Henüz 5 gün olmadı fiyatı 7.999 tl olmuş.

şu aşağıdaki ihtiyaçlar ve sorularla açmıştım başlığı:
youtube, gmail, film için kullanacak olsak, bu pc ye ram ve ssd taksam kullanamaz mıyım? 3-5 yıl götürmez mi? 2.el ssd ve ram takabilirim. Ama alt özellik tırnak vs nasıl belirleyeceğim? Ddr3 falan yada mhz değerlerinde neye dikkat etmem gerekir? Bilal e anlatır gibi paylaşan olursa okur tick'lerim. Teşekkür ettim.

sonra dedim ki:
- bir ssd alsam (390 tl www.epey.com)
- kasayı temizlesem (0 TL kendim youtube videolarıyla yaptım)
- klavyeyi yenilesem (1-2 tuş basmıyordu) (400 tl)
- laptop alt kasasını yenilesem (ekran menteşe kısmını kastırıyordu) (400 tl)
- cd rom yerine mevcut hdd'yi taktırsam (200 tl)
- wifi kablosunu yeniletsem (wifi bazan çekmiyordu) (400 tl)
- üzerine 4gb ram'i slot varsa 2.slota takıp 8 gb da ram alsam (425 tl)
- bataryayı yenilesem (400 tl)

sonuç ne mi oldu?
200 tl işçilik dahil toplam 2.400 tl tuttu, fiyatları bende google'lamıştım aşağı yukarı 2.200 tl tutuyordu. herkese teşekkürler. servis elemanı dahi "5-7 sene daha kullanırsın, canavar gibi oldu abi" dedi. harbiden de canavar gibi oldu, 9 sn'de açılıyor. toplam 12 gb ram var ve takılma donma vs yok.
0
baldan kaymak
(01.12.22)
Dediğin amaçla kullanılır. Ama buna para verilmez bence
0
romario
(01.12.22)
ssd ile bence çok güzel bir şekilde kullanılır. ram bile idare edebilir diye düşünüyorum.
windows 10 + ssd tamamdır.
0
kisa
(01.12.22)
bahsettiğin işler için fazlasıyla yeter.
ssd ve ram alabilirsin uzun bir süre götürür.

ssdler standartdır soketleri uyar.

iki tane ddr3 1600 mhz 8gb ram alırsın. sadece laptop rami olduğuna dikkat et.
0
durbidakka
(01.12.22)
Ram 8gb olur ve ssd de eklerseniz bahsettiğiniz amaçlar için gayet uygun olur. Sadece günlük kullanım için çok bütçe zorlamanın da anlamı yok bence, iyi yapmış olursunuz dediğiniz gibi yaparsanız.
0
akhenaten
(01.12.22)
4gb ram de yeter dedigin islere. bende 4210u laptop var 4g ramli yetiyor dediklerine. ssd var tabi...

hatta 2006dan kalma eski bi masaustune de aliexpressten mi ebayden mi ne phenom ii x3 710 aldim yillar once o da hala yetiyor bu islere. h264-x264 oldugunda 4k video bile izletiyor hevc biraz takilabiliyor ama 1080p sorunsuz onda da. youtube 1440p 30fps veya 1080p 60fps izletiyor ddr2 ramli bu pc. 120gb ssd var
0
konetsu
(01.12.22)
(13)

kira sözleşmesini kaybettim

hooiken
merhaba, 1 yıldır sözleşmeli oturduğum evin kira sözleşmesini bulamıyorum. sektirmeden kirayı günü gününe “ev kirası” seçeneği ile internet bankacılığından ödedim. bir sorun yaşar mıyım?
merhaba, 1 yıldır sözleşmeli oturduğum evin kira sözleşmesini bulamıyorum. sektirmeden kirayı günü gününe “ev kirası” seçeneği ile internet bankacılığından ödedim. bir sorun yaşar mıyım?
0
hooiken
(29.11.22)
hiç yazılı olarak kira sözleşmesi imzalamasaydınız bile sorun yaşamazdınız.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(29.11.22)
Yaşamazsın. Bir gün ev sahibin hakkında dava açman gerekirse o zaman lazım olur.
O zamana kadar ses etme bence.
0
Mirket
(29.11.22)
karşılıklı olarak imzaladık. kira zammı döneminde zıtlaştık ve istediği kirayı vermeyerek otomatik olarak tefe tüfeye göre zam yaptım. bir gün bile aksatmadım.

bu kişi evimde oturmuyor ya da bu evin kirası bu kadar değil eksik yatırıyor ya da zammı bu kadar yapmamıştık ama bunu yatırıyor gibi bir şeyde bulunabilir mi? bu durumda yazılı imzalı kağıtlı bir şey ispat edemeyeceğim çünkü...
0
🌸hooiken
(30.11.22)
Suçlama yaparken, sözleşmeyi ek yapmak zorunda. O zaman dava dosyasından örneğini alırsın.
0
Mirket
(30.11.22)
yazılı kira sözleşmesi olmasa bile kira sözleşmeniz eğer parayı düzgün yatırıyorsanız ve belgeliyse vardır, o yüzden sorun yok.
0
sta
(30.11.22)
Yani dava açıp, “bende de sözleşme yok onda da sözleşme yok” ve “aylardır evimde oturuyor çıksın” diyemez mi?

Suçlama yapacaksa neden kendisindeki sözleşmeyi koyup otomatik olarak davayı kaybetsin ki...
0
🌸hooiken
(30.11.22)
Evet yatırıyorum günü gününe ve bankadan tüm dekontları alabilirim. Konut kirası olarak da seçili hep.

İkametgahım da burada. Üstüme fatura da var.

Ama başka kanıtlayabileceğim bir şey yok... İmzalı bir şey bu evde oturduğuma dair.
0
🌸hooiken
(30.11.22)
@hooiken Ev sahibinin, siz söylemediğiniz sürece, sözleşmeyi kaybettiğinizi bilmesi imkansız değil mi?
0
new day new life
(30.11.22)
zam yaptığınıza göre en aşağı 1 yıldan fazla süredir oturuyorsunuz. bu sürede kira olarak ödeme de yapmışsınız. ev sahibi artık bu kişi kiracım değil diyemez. zam için de üst sınır var zaten bir alt sınır yok. dolayısıyla korkmanızı gerektiren bir durum da yok.

elinizdekiler fazlasıyla yeterli. bir ihtilaf durumunda yazılı belge sunmak zorunda olan kişi ev sahibiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(30.11.22)
Elbet öyle ama işte insan her şeyi düşünüyor.

“Kesin kaybetmiştir” diye düşünmez tabii ama dur durduk yere tahliye davası açayım ya da herhangi sebepten bir şey yapayım derse elimde yazılı sözleşme örneği yok diye dedim... :)
0
🌸hooiken
(30.11.22)
Teşekkür ederim tüm cevaplar için... :)

Evet 1.5 yıl oldu. Tüm ödemelerim günü gününe.
0
🌸hooiken
(30.11.22)
eğer abonelikler sizin adınıza ise zaten evimde oturmuyor ya da işgalci diyemez. abonelikleri ev sahibinin size devretmiş olması lazım, ilk defa açılıyorsa da kira sözleşmesini ibraz ediyor olmanız lazım. en kötü ihtimal elektrik, su vb hizmet sağlayıcılarda bile sözleşmenizin fotokopisi vardır. Rahat olun.
0
mustafakesekci
(30.11.22)
Kira sözleşmeleri sözlü yapılabiliyor. Yasal olarak kabul gören bir şey bu. Eğer ev sahibi ikimizde de sözleşme yok bu kişi benim evimi işgal ediyor derse banka hesabınızdan yapılan kira ödemeleri, fatura ödemeleri gibi şeyler sizin o evdeki kirafılığınızı kanıtlar. Dolayısıyla ev sahibinin iddiası "hayatın doğal akışına aykırı" olması nedeniyle geçersiz kılınır. Hiçbir sorun olmaz yani.
0
akhenaten
(30.11.22)
(15)

İstanbulun en güzel semti neresi?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(29.11.22)
Beylerbeyi.
Ferahlık, boğaz, yeşillik, ulaşım. Mis gibi.

Estetik güzellik olarak düşününce ilk aklıma gelense Bebek.
0
michael_knight
(29.11.22)
Avrupa'da Sarıyer, Anadolu'da Beykoz..
0
Cesario
(29.11.22)
ortaköy
0
mor oje
(29.11.22)
ben en çok kuzguncuk'u seviyorum ama sosyo-ekonomik seviye olarak zirve sarıyer diyebiliriz.
0
zgrydn
(29.11.22)
bundan 3-4 sene önce bana gör kadıköy idi. şimdi ne durumda bilemiyorum tabi ki.
0
drako
(29.11.22)
Sarıyer hem ormanlara hem de kentin sahil şeridindeki merkezi noktalara yakın. Arabanız da varsa Nişantaşı'ndan Belgrad Ormanlarına kadar yer yere kafanız estiğinde gidip gelebiliyorsunuz. Bence yaşamak için güzel bir yer.

Maltepe taraflarında da çok nezih, sakin, "emekli hayatına" uygun yerler var.

İstanbul'da merkezi olup da güzel kalabilen yer göremiyorum artık malesef. Şehir çok eskimiş, dökülmüş. Eskiden ünlü olup da kapatılmış harabe sinema binası gibi gibi geliyor. Yeni yapılan yerlerin de bir ruhu yok. Onun için yukardaki yerleri yazdım.
0
akhenaten
(29.11.22)
Ulus. Hem seviyesi yüksek, hem de dışarıdan gezmeye tozmaya gelen sayısı çok az. Huzurlu ve sakin.
0
ruhen hastayim ben
(29.11.22)
Yakacık.
0
since1907
(29.11.22)
fenerbahçe, kalamış.
0
sta
(29.11.22)
Avrupa yakası için Bebek.
Anadolu yakası için Vaniköy.
0
alfired
(29.11.22)
neye göre en güzel. gezmek için mi, alışveriş için mi, sosyalleşme için mi yoksa yaşamak için mi?
bence yaşamak için deniz kıyısı olan semtler. boğaz hattı çok kalabalık. insan ve taşıt trafiği fazla bu sebeple erenköy-atalar sahil şeridi en yaşanılacak semtlerdir. özellikle minibus yoluna kadar olan kısımda oturursan istediğin zaman 5-10 dakika yürümeyle kendini sahile atabilirsin. sahilde koşarsın,yürürsün, bisiklete binersin, çimlerde oturursun, belturda çay içersin karışan eden olmaz.
ayrıca trenin olması ulaşım açışından büyük bir nimet.

sosyalleşme için bakarsan artık öyle bir semt kalmadı. taksimi yıllar önce kaybettik keza kadıköyde son yıllarda iyice leş oldu, beşiktaşın durumuda hiç farklı değil.
0
astronom bey
(29.11.22)
istanbul'un her yerini bilmiyorum. fazla gezmedim ama ben de en çok kuzguncuk'u beğeniyorum.
0
naksidil
(29.11.22)
ataköy 5. kısım.net
0
Piyano piyano bacaksız
(29.11.22)
emirgan müthiş bence. hem denize yakın hem maslak vs o hatta. ister koruda ister sokaklarında dolaşın.
aynı zamanda erenköy caddebostan filan da öyle ama kentsel dönüşüm eşek gibi çirkin apartmanlarla üzücü hala getirdi biraz.
0
red g
(29.11.22)
ulus cidden çok güzel bir semt ama orada yaşamak için babadan değil dededen zengin olmak gerekiyprm
0
roket adam
(29.11.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.