Giriş
(5)

kondisyon neyi ifade ediyor?

sanemz
bir işi yapabilme gücü sanırım. sadece sporda kullanılan bir terim mi mesela günde 200 sayfa kitap okuyan birinin ertesi gün 100 sayfa okuması kondisyonunun düştüğünü mü gösterir?
bir işi yapabilme gücü sanırım. sadece sporda kullanılan bir terim mi mesela günde 200 sayfa kitap okuyan birinin ertesi gün 100 sayfa okuması kondisyonunun düştüğünü mü gösterir?
0
sanemz
(28.03.23)
Kondisyon spesifik bir İŞİ o anda yapma uygunluğunu belirten bir kavramdır. Misal fizyolojik kondisyon dediğimizde, 30 gün sonunda 100 kilo ağırlık kaldırma hedefi olan biri çeşitli çalışmalar sonucunda bir halteri 1. gün 30 kiloyla kaldırmaya başlayıp 30. gün 100 kiloyla kaldırmaya başlamışsa ve ilerleyen zamanda o işi yapma becerisi 100 kilonun altına düşmemişse, kondisyonu artmış demektir. Ha ama bugün 100 kilo kaldırdı 2 gün sonra 60 kiloya düştü, o zaman en başta 100 kiloya gelmesi 100 kilo kaldıracak kadar kondisyonunun arttığı anlamına gelmez, misal o gün başka değişkenler devreye girmiştir, mesela bir önceki gün fazla karbonhidrat almıştır o nedenle kaldırmıştır, bu fizyolojik olarak 100 kilo kaldıracak kadar kondisyonunun arttığı/iş yapabilme yeteneğinin arttığı anlamına gelmez. Bir noktaya kadar kondisyonu artar orada durursa, kondisyonu artmıştır demektir; iş yapma becerisi artmaya devam ediyorsa, kondisyonunun artmaya devam ettiği anlamına gelir ama geriliyorsa, bunu kondisyonunun aslında en başta da 100 kilo kaldıracak kadar artmadığı gibi yorumlayabiliriz.

Diğer durumlar için de bu bilgi sana bi çıkarım yapmana olanak verir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.03.23)
İngilizcesi condition. Yani durum, vaziyet, hal.

Kondisyonu iyiyse iyi bir durumdadır, kondisyonu kötüyse kötü bir vaziyettedir. Bir görevi, hedefi yerine getirmeye uygunluk anlamında da düşünebilirsiniz, birinin ya da bir şeyin ortalama vaziyetinin iyi mi kötü mü olduğu şeklinde de.
0
akhenaten
(28.03.23)
@akhenaten, hazırbulunuşluk sanırım.
0
🌸sanemz
(28.03.23)
kondisyon her şeyi ifade eder. durum demek çünkü.

gitarımı satıyorum. kondisyonu iyidir. temizdir, bakımlıdır. mesela yani...
0
alperz
(28.03.23)
Yapılacak şeye uygunluk durumu. Sozkonusu kişiyse zihinsel, fiziksel vb kapasiteye dair, bir araç ya da aletse kullanılacağı şeye dair bir uygunluk.
0
encokbenisevinnolur
(28.03.23)
(2)

Telefon soruları

dissendium
Merhabalar.Dün telefon alacaktım. Teknosa ve MediaMarkt Samsung A73 ve S20 FE yok dedi. Zam nedeniyle yalan söylediklerini düşünüyorum ama yine de merak ettim. Bu telefonlar gerçekten olmayabilir mi? S20 FE kaliteli bir telefon. Telefona resmen çöp gibi davrandılar. Daha üst seviyede olanları satmak
Merhabalar.

Dün telefon alacaktım. Teknosa ve MediaMarkt Samsung A73 ve S20 FE yok dedi. Zam nedeniyle yalan söylediklerini düşünüyorum ama yine de merak ettim. Bu telefonlar gerçekten olmayabilir mi? S20 FE kaliteli bir telefon. Telefona resmen çöp gibi davrandılar. Daha üst seviyede olanları satmak için mi bu şekilde konuşuyorlar? S20 FE A73'ten daha kaliteli olmasına rağmen fiyatı A73'ün gerisinde kaldı. Hatta yeni çıkan A54'ün de gerisinde kaldı. Bu telefonda bir sorun mu var?

Son olarak internette uygun fiyatlı S20 FE bulabiliyorum. Hiç düşünmeden alayım mı? En kötü nasıl bir sorun yaşayabilirim? Fiyatlardaki bu anlamsızlık ne zaman düzelir? Sağ olun.
0
dissendium
(28.03.23)
olmayabilir. internetten alsana ne uğraşıyorsun. en ucuz değilse hayatta mağazadan telefon almam.
0
jelly bear
(28.03.23)
Ben de ikisi arasında kalıp A73 aldım birkaç ay önce. Ben bir telefonu ortalama 4 yıl kullanıyorum ve bunun 3,5 yılında da genel olarak telefonlar yeterli düzeyde işlevsel kalıyor. Ama S20 bildiğim kadarıyla son kez güncelleme alacak. Bu benim için çok büyük dezavantaj oldu.

A73 benim onla işim bitene kadar güncelleme almaya devam edecek.
0
akhenaten
(28.03.23)
(9)

insanlar neden şarkıya bu kadar anlam yüklüyor?

karayel
geçen bir kızla tanışmıştım. sevdiğim parçalardan diyip müslümden unutamadım şarkısını gönderdim kimi unutamadın diyor. şarkıyı seviyorum dedim.başka gün Justin Bieber & benny blanco - Lonely şu şarkısını gönderdim kendini yalnız mı hissediyorsun diyor. alla alla bir şarkının fonetiğini sevemez miy
geçen bir kızla tanışmıştım. sevdiğim parçalardan diyip müslümden unutamadım şarkısını gönderdim kimi unutamadın diyor. şarkıyı seviyorum dedim.

başka gün Justin Bieber & benny blanco - Lonely şu şarkısını gönderdim kendini yalnız mı hissediyorsun diyor. alla alla bir şarkının fonetiğini sevemez miyim yaaa illa bir duygu mu barındırması gerekiyor.

uzinin makina parçasını atsam makine mi olacam yani :)
0
karayel
(27.03.23)
Ben de sözlere hemen hiç dikkat etmiyorum, genel ahenk, prozodi benim için daha önemli. Vokali de bir enstrüman gibi düşünüyorum. Sözler ‘elmalar kırmızı’ dese de bende uyandırdığı his melankoli ya da neşe olabiliyor mesela. Ama herkes bir değil, çok da kafaya takmamak lazım.
0
orient blue
(27.03.23)
kız sohbet açmaya çalışıyor yoksa hangi şarkı olduğu çok önemli değil
0
freebird5406_2
(27.03.23)
şarkılara dair görüşüm orient blue +1. Vokalin ne dediğini hiç umursamam, sözlerin müziğe uyumu benim için önemli. Bu yüzden aşırı salak sözlere sahip şarkıları dinlemişliğim var müziğini beğeniyorsam. Utanarak söylüyorum, gece gölgenin rahatına bak isimli şarkıyı bi iki gün loopta dinlemiştim mesela dsdsj

Ama freebird de +1 kız muhabbet açıyor. Bana biri şarkı atsa ve o biriyle konuşmak istesem ben de şarkının temasıyla ilgili yorum yaparım. Böyle yürüyor bu işler.
0
nundu
(27.03.23)
Tanimaya calisiyo. belki sen "mesaj" gonderiyosundur bilmiyor. flortum bana muslumden unutamadim yollasana sormayacagim varsa da sorarim sen hayirdirjajajaja
0
ala09
(27.03.23)
Cevaplara şaşırdım ya, ben de bayağı takarım böyle şeylere. Hatta çocukken babam “şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler”i söyledi diye çok üzülmüştüm bizi beğenmiyor mu acaba diye :(

Birisine bir şarkı atarken de anlamına bakıp atıyorum mesela. Bana gelen şarkıdan da bir anlam arıyorum. Sohbet etmekle ilgisi yok bence. Aksine kimsenin sözlere odaklanmaması garibime gitti.
0
ruhen hastayim ben
(28.03.23)
bu memlekette senelerce sarki hediye edildi. bu sarki benden sana gelsin.

siradaki sarki da etimesgut zirlhli birliklerden tum tertiplerime gelsin.
0
alperz
(28.03.23)
Flört döneminde böyle şeylere bakılır, yani karşınızdaki insan sizi tanımıyor sonuçta. Halinizden, tavrınızdan, dediklerinizden sevdiklerinizden, sevmediklerinizden bir şeyler çıkara çıkara tanıyacak.

Yeni tanıştığım biri bana da unutamadımlı damar şarkılar atsa ben de bir kontrol etme ihtiyacı hissederdim unutamadığı biri var mı diye.

"Neden bu kadar anlam yüklüyor" biraz abartılı olmuş bence. Sonuçta sen bunu dinliyorsan kesin vardır bir sebebi, bu iş olmaz dememiş. Bu çok anlam yüklemek olurdu. Siz bir şarkı atmışsınız, o da konu hakkında bir şeyler sormuş. Neblim, normal bence.
0
akhenaten
(28.03.23)
Hayat, ölüm aşk, merhamet ve özlem.. müzikle duyulabilir.
Cengiz Aytmatov
0
sanemz
(28.03.23)
sözlerini anlamadığım şarkıları dinlemem büyük oranda. sözlerini sevdiğim şarkıların da tarzına takılmayabilirim. dolayısıyla biri bana bir şarkı gönderirse tek önemsediğim kısım sözleri olur.
0
abuzer
(28.03.23)
(7)

Ofiste makyaj yapmak

meraklitursucu
Bana mi ters geliyor sadece bu mesai başladığında herkes çalışıyorken ofisin orta yerinde makyaj yapmak? Sizde var mı böyle insanlar?
Bana mi ters geliyor sadece bu mesai başladığında herkes çalışıyorken ofisin orta yerinde makyaj yapmak? Sizde var mı böyle insanlar?
0
meraklitursucu
(27.03.23)
Bana gayet normal geliyor.
Birbirimizi kandırmayalım, hiçbirimiz ofiste olduğumuz 8 saatin 8'inde de çalışmıyoruz. Kimi 15 dakika haber sitesine bakar kimi 15 dakikada makyaj yapıverir. Hele de müşteri ile yüz yüz yüze görüşme yapılacak bir işse o zaman çok çok daha normal, makyaj o işin bir parçası.

Sizi rahatsız eden bu olayın hangi kısmı?
0
michael_knight
(27.03.23)
Verilen işi zamanında ve doğru şekilde bitirdiği takdirde, kimsenin ne yaptığına hiç takılmam.

Bizde de yapanlar var, bazen ben de yapıyorum. Makyaj dediğiniz şey 10 dk, kimseyi major hatalara sevk etmiyor mesai ortasında.

Ayrıca michael +1 demek istiyorum, çoğu sektörde makyaj o işin bir parçası.
Ben geçen gün aniden gelen bir toplantı talebi sonrası, kendi ekibimden iki kişiye, mevcutta içinde bulunduğumuz toplantıdan erken çıkıp makyaj yapmak isterlerse yapabileceklerini söyledim. Onlar da yaptılar. Bana birisi gelip “senin kızlar mesai saatinde makyaj yapıyor” dese, verecek cevabım da olurdu :)
0
irene
(27.03.23)
open ofis ise garip. gitsin tuvalette yapsın. kendi odası varsa, istediğini yapar.
gençliğimde open ofiste çalıştım. makyaj yapanlara hiç garip bakmadım. ilgi alanıma girmedi. şimdi yaş itibariyle ya da değişen bir şeyler olmuştur. garip gelir.
0
gabe h coud
(27.03.23)
Hangi çalışanın ne kadar kaytardığını ve şirket profili bilmeden bir şey söylemek zor.

Şu bir gerçek ki ülkede birçok şirket asgari üstünden maaş gösterip kalanı elden veriyor. Bu insanlar emekliliklerinde asgariden maaş alacak. Ayrıca mesailer de birçok şirkette ödenmiyor. Durum buna yakınsa hiç yadırgamam, anca bu kadar olur.

Eğer her şey kağıt üstünde uygun ve çalışanlar da tüm mesaide çalışıyorsa o zaman doğrusu yanlışı tartışılabilir.
0
akhenaten
(27.03.23)
krem surmekle rimel surmek arasinda ne fark var neyi rahatsiz ediyo anlamadim. eski isimde canli yayindayken yapiyordum bunu. hele bi de oje seansim oluyordu ekibi kusturmaca. neden yasaniyodu bunlar? eve girip evden cikmam arasinda cok bi zaman yoktu hele oje kurutacak zaman hic yok. o konuda akhenaten e katiliyorum ne verdin ki ne bekliyosun bu insanlardan
0
ala09
(27.03.23)
Kadınım, mesai saatinde makyaj yapmak gayet normal, makyajı ofisin ortasında yapmak uygunsuz.
0
SiyamkedisiZorro
(27.03.23)
açık ofis zamanlarında bile masamda hemen 10dk da makyaj yapardım. çok üst düzey bi makyaj seansı da değildi. denk gelmedim ama çok absürt şekilde bakan da yoktu. bence o kadar abartılacak bi mesele değil. insanları rahatsız eden kısmı ne olur onu da bilmiyorum. oje vs. ise evet insanları kokusundan dolayı rahatsız eder ve haklı olurlar ama bi far bi rimel bi allık sürüldü diye de olay çıkarılmasın artık :D
0
chanandler bong
(27.03.23)
(3)

Z jenerasyonu ve küçükleri

gadlemler
Ben şimdi şunla ilgili fikirlerinizi merak ediyorum, 30larımdayım.Y jenerasyonuyum.Z'ye sürekli eleştiri var. Yer yer haklı, bazen gereksiz olduğunu düşünüyorum.Takıldığım konu yaş olarak genellenmesi...Ülkemiz için konuşuyorum:Gözlemim yaş genellemesi: üniversiteyi bitirmiş, yüksek lisans yapıp iş
Ben şimdi şunla ilgili fikirlerinizi merak ediyorum, 30larımdayım.
Y jenerasyonuyum.
Z'ye sürekli eleştiri var. Yer yer haklı, bazen gereksiz olduğunu düşünüyorum.
Takıldığım konu yaş olarak genellenmesi...
Ülkemiz için konuşuyorum:
Gözlemim yaş genellemesi: üniversiteyi bitirmiş, yüksek lisans yapıp iş hayatına atılmış 25-26 yaşa da Z jenerasyonu eleştirisi yapılıyor liseye yeni başlayana da.
Bunların arasında da jenerasyon farkı var bence...
Şuan ergenlik döneminde olanlar için de artık farklı bir jenerasyon olarak değerlendirmesi gerekmez mi?
Benim için ayrım, gezi olayları mesela. Y'nin üniversite yılları-bitimi ve yeni mezunu olan zamanlar.
O süreçten sonra eğitim, gençlerin sosyalleşmesi vb konularda çok değişiklik oldu maalesef.
Şimdi o dönemde ergen olanlarla, çocuk olanlar hatta okula başlamamış olanlar aynı jenerasyon mu ki?

X,y,z nin uluslararası kabulunde doğum tarihleri var ama herkes kafasına göre yorumluyor. Düşünceniz nedir?
0
gadlemler
(26.03.23)
Nesil veya jenerasyon denen şey her zaman vardı, sadece bugünkü gibi x, y, z gibi keskin adlandırmalar yoktu. Zaman değiştikçe insanların karakteri de değişiyor sonuçta bu bir gerçek ama bu değişimler bıçakla kesilir gibi, yeni bir ürün üretilmesi gibi olmuyor. Haliyle örneğin Y ve Z kuşakları arasına, Z ve Alfa kuşakları arasına belirgin bir çizgi çekmek mümkün değil. Hiçbir zaman da mümkün olmayacak. Çünkü bu değişimler bir renk geçişi gibi. Renk paletinde kırmızı nerede bitiyor turuncu nerede başlıyor söylemek mümkün değil, çünkü bir isim vermediğimiz yüzlerce ton var aralarında. Bu da onun gibi.

Jenerasyonlar ve toplumdaki bu ağır karakter değişimleri sosyal bilimler açısından anlamlı konular, ancak günlük hayata taşan anlamıyla kimse zaten bu jenerasyon adlarını bilerek ve doğru şekilde kullanmıyor.

İnsanlar kafalarındaki sevmedikleri ya da çok sevdikleri şeyleri belli jenerasyonlara yükleyip ezbere konuşuyor. "Şimdikilerde iş yok" demek yerine "z kuşağında iş yok" diyorlar. Bundan öte bir işlevi yok.
0
akhenaten
(26.03.23)
92liyim ben de ve elestiriyorum. y kusagina gore dikkat araliklari epey dusuk. ekrana yapismis gibiler. devrim vs yapamazlar.
0
tantavizisyon
(26.03.23)
Şu jenerasyon muhabbeti tamamen saçmalık bence.
0
Erestor
(26.03.23)
(3)

dullar ya da emekliler kira gelir vergisi ödüyor mu?

kanasla intihar eden adam
bir tanıdığımız var dul ve emekli. 1 evi var kiracısından 15 bin tl kira almış geçen sene. kira vergisi ödemesi gerekiyor mu? dul ya da emekliler için bir avantaj var mıdır acaba? bu konuda bilgisi olan var mı?
bir tanıdığımız var dul ve emekli. 1 evi var kiracısından 15 bin tl kira almış geçen sene. kira vergisi ödemesi gerekiyor mu? dul ya da emekliler için bir avantaj var mıdır acaba? bu konuda bilgisi olan var mı?
0
kanasla intihar eden adam
(23.03.23)
Dul konusunu bilmiyorum ama emekliler kira vergisi oduyor.
0
e mice
(23.03.23)
Şurada bir bilgilendirme yazısı yazılmış emeklileri de kapsıyor. Yazı konut vergisiyle ilgili ancak içerisinde "vergi istisnasından faydalanmak için ilgili konutta oturma şartı var mı?" başlığında konut vergisi alınmayacağını, ama konutun kirasının vergiye tabi olduğunu söylemişler.

www.halkbankkobi.com.tr


Alınması mantıklı gibi duruyor zaten. Konut vergisi bir istisna, geçmişte aldığı ama değeri çok yükselen evin vergisini aldığı maaşla karşılayamıyor olabilir insan. Ama kira vergisi aldığı kiraya göre gelirinden düşülen bir oran. Yani bunun ödenememesi teknik olarak mümkün değil.
0
akhenaten
(23.03.23)
tek evi olan emekli, emlak vergisinden muaf. kira gelir vergisinde öyle bir muafiyet yok.
0
kibritsuyu
(23.03.23)
(1)

chatgpt ücretli mi oldu?

romario
Para ödemeden tüm özellikleri kullanılabiliyor mu?
Para ödemeden tüm özellikleri kullanılabiliyor mu?
0
romario
(20.03.23)
Plus seçeneğinin faydalarında yoğunluk olduğunda bile rahat erişim, daha kısa tepki süresi ve yeni özelliklere öncelikli erişim imkanından bahsediyor. Ücretsiz versiyonunda şimdilik herhangi bir kısıtlama yok.
0
akhenaten
(20.03.23)
(3)

Doktora gitmeden önceki bekleme süreniz?

burnley
Merhaba. Vücudunuzda herhangi bir sıkıntı, farklılık, değişim hissettiğinizde doktora hemen birkaç gün içerisinde gider misiniz? Yoksa öncelikle kendi kendine düzelip düzelmeyeceğini görmek için bir süre boyunca bekler misiniz? Bekliyorsanız da doktora gitmeden önceki bekleme süreniz ne civarlarda o
Merhaba. Vücudunuzda herhangi bir sıkıntı, farklılık, değişim hissettiğinizde doktora hemen birkaç gün içerisinde gider misiniz?

Yoksa öncelikle kendi kendine düzelip düzelmeyeceğini görmek için bir süre boyunca bekler misiniz? Bekliyorsanız da doktora gitmeden önceki bekleme süreniz ne civarlarda oluyor?
0
burnley
(20.03.23)
3 gün. Düzelme emaresi varsa gitmem. Fakat ikinci tekrarda (olursa) anında giderim.

Fakat ne olduğuna bağlı tabii. Korkutan bir durum olursa hemen gidebilirim.
0
nhk ni youkosu
(20.03.23)
Ben ne yazik ki hemen randevu bulamiyorum. Bulsam da en erken 15-20 güne veriliyor.
0
Yourcousinmarvinberry
(20.03.23)
Ne olduğuna göre değişiyor

Atıyorum derimde alerji gibi kırmızı benekler falan çıkmıştır hemen giderim

İshal olmuşumdur 3 gün beklerim

Belli hareketleri yaparken koluma ağrı giriyordur 7-8 gün beklerim
0
akhenaten
(20.03.23)
(3)

iett temassız kredi karti

tantavizisyon
az once 15BK adli hatta denedim, ekranda gecersiz kart dedi sofor de temassiz yok istanbulda diye ekledi...burada birileri var demisti, gittim yol yurudum yukleme yapmak icin. neden yok? ekim ayinda imzalar atilmisti oysa mastercard ile
az once 15BK adli hatta denedim, ekranda gecersiz kart dedi sofor de temassiz yok istanbulda diye ekledi...

burada birileri var demisti, gittim yol yurudum yukleme yapmak icin. neden yok? ekim ayinda imzalar atilmisti oysa mastercard ile
0
tantavizisyon
(20.03.23)
Imzalar atildi ama ha diyince olmuyor. Bangi bangir her yerde duyulur entegrasyon tamamlaninca. Mastercard’in sitesinde istanbul yakinda diyor
0
fakyoras
(20.03.23)
yol yürüdüm dediğiniz için yazıyorum, bankacılık uygulamalarından yükleme yapabiliyorsunuz ve telefonunuzun nfc özelliği varsa telefona dokundurup hemen ardından otobüste kullanabiliyorsunuz.
0
satoshi nakamoto
(20.03.23)
İstanbulkart uygulamasında sanal kart da var, telefonda nfc yoksa sanal karta para yükleyip qr okutarak da binebilirsiniz.
0
akhenaten
(20.03.23)
(3)

3D daire nasıl 2D elipse çevrilir

Mehmet Ersoz
Merhaba3 boyutlu ortamda 1 metre yukarıdan kuş bakışı olarak baktığımızda altımızda bir daire olduğunu farzedelim.Şimdi yere inelim ve 1 metre önünden yatay düzlemde bu daireye bakalım.Bu 3 boyutlu ortamdaki daire 2 boyutlu ortamda bize elips şeklinde görülecektir öyle değil mi?Ben bu daireyi nasıl
Merhaba

3 boyutlu ortamda 1 metre yukarıdan kuş bakışı olarak baktığımızda altımızda bir daire olduğunu farzedelim.

Şimdi yere inelim ve 1 metre önünden yatay düzlemde bu daireye bakalım.

Bu 3 boyutlu ortamdaki daire 2 boyutlu ortamda bize elips şeklinde görülecektir öyle değil mi?

Ben bu daireyi nasıl elipse dönüştürebilirim matematik ile. Koordinatlarını hesaplamam lazım 2d düzlemde.
0
Mehmet Ersoz
(19.03.23)
şu video veya benzerleri yardımcı olabilir

www.youtube.com
0
senolll
(19.03.23)
Doğrudan matematiğini bilmiyorum ama aşağıdaki videoyu uygulayıp açıları ve ölçüleri çıkardıktan sonra kendiniz hesaplayabilirsiniz sanırım. Ama 3d daireden 2d elipse geçiş kısmını tam anlayamadım, işinize yarar mı emin değilim onun için. Daire zaten 2d olan bir şey. Siz gölgelendirmelerle küre gibi görünen ama açı değişince aslında 2d çizim olduğu anlaşılan göz yanıltmacalı şeylerden mi bahsediyorsunuz?

www.youtube.com
0
akhenaten
(19.03.23)
AutoCad ile basit ama koordinat dönüşünü için hazır formül yok elimde.
dönüşüm matrisleri ile basitçe halledilebilir lakin bulmak lazım ilgili matrisi kaynaklarda.
0
drmuhendis
(19.03.23)
(9)

Çamaşır kurutma makinası kullanan var mı?

ananiyimioguz
Sadece kurutma için olandan bahsediyorum.Ben 2si 1 arada bakıyorken bir anda karar değiştirip sadece kurutma alayım dedim çünkü verimli olmadığını söylediler.Arıza ihtimali de artıyormuş. İyi olanlar da çok pahalıydı. Bari yüksek puanlı uygun bir şey alayım dedim hoover aldım. Ayrıca sadece kurutmal
Sadece kurutma için olandan bahsediyorum.

Ben 2si 1 arada bakıyorken bir anda karar değiştirip sadece kurutma alayım dedim çünkü verimli olmadığını söylediler.

Arıza ihtimali de artıyormuş. İyi olanlar da çok pahalıydı. Bari yüksek puanlı uygun bir şey alayım dedim hoover aldım. Ayrıca sadece kurutmalı olanlar çok güzel toz tüy topluyor hoşuma gitti.

Geçen geldi makine bir kaç kere denedim kurutması gayet güzel ancak;

Makinada ses yalıtımı yok gibi. Yani eğer bir kot attıysanız ve düğmesi tambura değiyorsa tıngır mıngır bütün ev inliyor. Başka sert şeyler varsa da takır tukur dönüyor. İnanılmaz ses veriyor dışarıya ve sanki içinde yankı yapıyor öyle geliyor gıcık oldum.

Bu hepsinde böyle mi yoksa bunun dandiktoşluğundan mı kaynaklanıyor?

Sadece pijama havlu falan attıysam gayet sessiz hafif bir uğultu geliyor.
0
ananiyimioguz
(19.03.23)
Bizimki Bosch ve ayni sekilde sesli.
0
mamu
(19.03.23)
Bizimki de oldukca sesli çalışıyor, Beko. Anneminki Siemens, onunki de aynı.
0
fraise
(19.03.23)
Anladim demek ki bunlara yalitim konusunda cok ozenmiyorlar :/
0
🌸ananiyimioguz
(19.03.23)
siemens benimki, gürültülü evet.
0
deartheodosia
(19.03.23)
Arçelik, gürültülü.

Fermuarı olan şeyleri tersyüz edip fermuarını da çekerek atıyorum bir nebze etkisi oluyor.
0
akhenaten
(19.03.23)
bosch gürültülü
0
ala09
(19.03.23)
lg, ikisi bir arada, kurutma çalışırken yok gibi. manyetik kazan var muhtemelen ondan. bundan önce Grundig kullanıyorduk sadece kurutma, aşırı aşırı sesliydi, evlerden ırak.
0
kullanıcıadımbuolsun
(19.03.23)
aeg ve electrolux: gürültülü
0
oz suser
(19.03.23)
Arçelik, gürültülü
0
esinikaybetmiscorap.
(14.11.23)
(3)

içki bozulur mu?

arveles gibiyim
cin vardı. geçen hafta cuma açmıştım.
cin vardı. geçen hafta cuma açmıştım.
0
arveles gibiyim
(19.03.23)
distile ickiler bozulmaz. icinde cok fazla alkol oldugu icin mikroorganizmalar ilisemiyor.

en az 1 sene tadini korur, yillar sonra elbette tadini kaybeder parca parca. ama yine de vucudu rahatsiz edecek bir bozulma yapmaz.
0
antikadimag
(19.03.23)
3 senelik cini ara ara içiyorum
0
deepex
(19.03.23)
Ağzı kapalı sakladıysanız bir haftada hiçbir alkollü içki bozulmaz.

Bozulması için içerisindeki alkolün buharlaşıp geriye alkolsüz bir sıvı kalması gerekir ki bu da zaten bozulmamış olsa dahi içmek isteyeceğiniz bir şey olmaz.

Bira ve şarap gibi mayalanarak üretilen içkiler cin, vodka gibi distile içkilere göre daha çabuk içilemez hale gelir ama 1 hafta çok kısa bir süre, hiçbir şey olmaz.
0
akhenaten
(19.03.23)
(2)

mantar nasır siğil sivilce çıban farkları nelerdir?

buenosdias
evet hep aklımda olan o soruyu soruyorum. babaanneye anlatır gibi farkları söyler misiniz?
evet hep aklımda olan o soruyu soruyorum. babaanneye anlatır gibi farkları söyler misiniz?
0
buenosdias
(19.03.23)
mantar, bildiğin marketten alıp yediğin gibi bir canlı. ne bitki, ne hayvan. vucüdun belirli noktalarına yerleşip büyüyebiliyor, yayılabiliyor.

nasır, derinin düzenli olarak zedenlenmesi sonucu deriyi korumak amaçlı kendi vücudunun kendi koruma mekanizması, eğer nasıl tutmazsa enfeksiyon oluşabilir.

siğil HPV virüsü tarafından oluşturulan bir durum.

sivilce, deri içerisinde biriken yağ nedeni ile oluşan bir durum. kimi durumlarda tehlikeli olabiliyor, sivilce içerisinde enfeksiyon olabiliyor. kan ile vucuda yayıldığı durumda tehlikeli olabilir.

çıban sivilcenin iltihaplı haline verilen isim. sivilcenin içerisinde ölü deri dokuları, yağ, kir ile birilkte, ürüyen gelişen ve yayılan bakteriler var. yine kana karışması durumunda tehlikeli.
0
selam
(19.03.23)
Selam+1

Nasır daha basitçe derinin sertleşip kalınlaşmasıdır. Uygun ayakkabı kullanmadan sürekli ayakta iş yaparsanız ayaklarınız sürekli sürtünme ve yüksek basınca maruz kalır ve buna maruz kalan bölgedeki deri sertleşip kalınlaşır eğer bu olmazsa deride yırtılma ve yaralanmalar olurdu haliyle enfeksiyon riski de artardı.
0
akhenaten
(19.03.23)
(4)

Siz masaüstü için windowsu nereden alıyorsunuz?

ya ben lan neyse
3 bin çok pahalı değil mi? indirimli falan mı alıyorsunuz?edit: sadece yasal yöntemler dostlar. teşekkürler.
3 bin çok pahalı değil mi? indirimli falan mı alıyorsunuz?

edit: sadece yasal yöntemler dostlar. teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(18.03.23)
windows x key satın al şeklinde google'da arama yapıp bulabilirsiniz uyguna.

x = işletim sistemi versiyonu örneğin 10 pro gibi.
0
gule gule
(18.03.23)
windows'u satın almak şart değil. etkinleştirilmeden de kullanılabiliyor.

ha yasal olmayan yöntemler soruyorsanız; duyuruda bu tür paylaşımlar yasak.
0
lancelot du lac
(18.03.23)
windowsu kurarken iş ve okul hesabı deyip öğrenci mail adresini kuruluş e-posta adresi olarak girmek
0
hoot
(19.03.23)
Büyük bir indirim olmuştu yıllar önce, o zaman retail almıştım evet. Windows 8 yeni çıktığı dönemde yasal yazılımı teşvik için baya uğraşmıştı microsoft. Hala o lisansı kullanıyorum.

Zaten bir kere alıyorsunuz, sonra upgrade ede ede gidiyorsunuz. Retail alınca key sizde oluyor zaten, bilgisayar falan değiştirseniz de sorun olmuyor.
0
akhenaten
(19.03.23)
(3)

love bombing vs. gerçekten sevilmek/beğenilmek

bir soru sorcam
bunun tam ayrımı nasıl oluyor /maruz kalan açısındantakıntılı aşıklar da aşırı ilgili oluyor mesela
bunun tam ayrımı nasıl oluyor /maruz kalan açısından
takıntılı aşıklar da aşırı ilgili oluyor mesela
0
bir soru sorcam
(16.03.23)
sürekliliğine bakarak, lovebombing şöyle bir şey, ilk 3 ay aşırı dozda ilgi gösterip güven sağladıktan sonra davranışların 180° değişmesi

sahici ilgi ise daha stabil sürekliliği kendi içinde bir ritmi olan şekilde
0
freebird5406_2
(16.03.23)
gerçek sevgi+ love.b. iç içe olabilir mi?
0
🌸bir soru sorcam
(16.03.23)
Gerçek sevgi ve bunun samimi ifadesi zamanla gelişen bir şey. Bir süreç gerekiyor. Karşınızdaki kişiye karşı daha ziyade minnet ve güven duygusu ağır basıyor sizin tarafınızda.

Love Bombing hazır paket gelen bir şey. Özellikle sizi yeteri kadar tanımayan insanlardan fazlaca samimiyet içeren övgüler alıyorsanız bu muhtemelen love bombing'i işaret eder. Sizin tarafınızda duygu olarak piyangoyu tutturduğunuzda hissedeceğiniz tarzda bir şaşkınlık ve heyecan uyandırır. Tabiri caizse bir "hype" yaratır.
0
akhenaten
(16.03.23)
(8)

yabancıların her şeye gülüp geçmesi

televole2
fail army vb. videolarda dikkatimi çekiyor. her şeye gülüyorlar hatta kahkaha atıyorlar. araba pert oluyor gülüyorlar, kendi çocuğunun nerdeyse kolu kırılıyor gülüyorlar, maddi kaybı çok büyük kazalara gülüyorlar, doğum günü kutlamasında kocaman pasta yere düşüyor umurlarında değil falan.bizde olsa
fail army vb. videolarda dikkatimi çekiyor. her şeye gülüyorlar hatta kahkaha atıyorlar.

araba pert oluyor gülüyorlar, kendi çocuğunun nerdeyse kolu kırılıyor gülüyorlar, maddi kaybı çok büyük kazalara gülüyorlar, doğum günü kutlamasında kocaman pasta yere düşüyor umurlarında değil falan.

bizde olsa panikten ve üzüntüden ölürüz. adamların dünya umrunda değil. nerden geliyor bu rahatlık?
0
televole2
(16.03.23)
Videolarda onları gördüğün için genelde de herkesin böyle olduğu çıkarımı yapıyor olabilirsin bence. Sorunları karşısında intihar eden ya da başkalarını öldüren insanlar da oluyor ama onların videosu pek yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.03.23)
demek istediğim şey bu değil ki sosyolojik çıkarım yapmıyorum. anlık olaylar karşısındaki tepkilerinden bahsediyorum.
0
🌸televole2
(16.03.23)
Onu diyorum ben de, videolardan onları görüyorsun, misal bir denek grubumuz olsa 100 kişilik bunların hepsine aynı anda böyle tatsız deneyimler yaşatsak yüzde kaçının gülüp geçtiğini kaçının cinnet geçirdiğini gerçek verilerle görüp bahsettiğin rahatlık var mı yok mu daha iyi anlayabiliriz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.03.23)
Arama bi kere perte çıktıktan sonra artık yapacak bir şey kalmıyor. Ya da pasta yere düştükten sonra dertlenmenin hiç bir anlamı yok, pastayı geri getirmeyecek. O an artık değiştiremeyeceğin bir duruma geldikten sonra üzülmek bir fayda sağlamıyor. Bu nedenle gülüp geçmek, alınacak aksiyon varsa almak ve bir sonrakinde dikkat etmek daha mantıklı.

Bu rahatlığa ulaşanlar sadece yabancılar değil zaten. Sağlıklı bir mental durumu işaret ediyor.
Ama başkasının kaybına gülmekten bahsetmiyorum tabi. Konu seninle alakalıysa maddi zarar olup bittikten sonra bunu dert etmeyi bırakmak lazım zaten.
Ayağım kırıldı yakın zamanda, hastaneden çıkıp taksi beklerken önümüzdeki haftalar ne izlesem ne oynasam diye araştırıyordum. Ayağı kırdıktan sonra dertlenmenin bir anlamı yok ki :)

Bir de avrupa özelinde her şey zaten sigortalı. Maddi kayıp aşırı aşırı fazla olmuyor.
0
zimbirik
(16.03.23)
Şundan olabilir

www.ensonhaber.com
0
Mirket
(16.03.23)
Medeniyet işte abi, mizah anlayışı ile ölçmek de mümkün bunu.
Eğitim almış kitle ile almamışlar arasındaki fark büyük evet onlarda da, ilk cevaplardaki arkadaş bunu kast etmiş bence. Bizde eğitim alan ile almayan arasında bir fark da yok. Kendini aradan sıyıran insan oldukça az sayıda maalesef. Okuduğunu anlama ve kendini ifade yeteneği ne kadar düşük ülkede farkında mısınız? Bilgi ve zekadan bağımsız bu olay. Çevre, toplum ve aile kültürünün mizaha olan etkisi hayatımızı direkt etkiliyor.
0
hasmetizm 2046
(16.03.23)
Dediğiniz şeyin ana fikrini anlıyorum, benim de dikkatimi çekiyor uzun zamandır.

Aslında normali bu. Yani herhangi bir olayda o olaylar hakkındaki yorumlara bakınca bölgesel bir tepki karakteri rahatça görülüyor.

Bunun sebeplerini anlamak çok zor değil, örneğin kendi adıma özellikle amerika'daki yemek tarifi videolarında malzeme kullanımı çok yoğun, örneğin et pişirirken viski koyacaksa lıkır lıkır döküyorlar içine, çünkü ucuz. Ama ben izlerken buna dikkat kesilebiliyorum mesela, çünkü ben viski alacak olsam yemek pişirmek için kullanmam. Bunun fırsat maliyeti benim için çok yüksek olur. İçmek için kullanırım.

Araçlar da ucuz, pastalar da ucuz. Kime göre? Tabi ki bize göre.

Çocuklar konusunda ben tersini gördüm daha çok, çocuklarla ilgili videolara genel olarak bizden çok daha fazla negatif tepki veriyorlar.

Bir de genel olarak dikkatimi çeken durum bizde olur olmaz postların altına kurban olduğum rabbim tadında yorumlar yapılıyor onlarda daha gündelik bakış açıları hakim oluyor.

Başka bir husus daha var mesela, bizde orijinal postun konusuna bağlı kalınma oranı çok düşük. Konu ne olursa olsun insanlar yorumlarda her telden takılıyor, tam bir kaos. Avrupa-ABD merkezli postlarda da random takılan insanlar olsa da izlenen, okunan şeyle etkileşime giren alakalı yorumlar oransal olarak belirgin şekilde daha fazla.
0
akhenaten
(16.03.23)
Kültürel fark olduğu kesin,
Onun dışında maddi fark da var. Mesela bir Amerikalı'nın arabasının pert olmasıyla bir Türk'ün cep telefonunun kırılması birbirlerine yakın maddi değerde. (hadi en fazla 2 cep telefonu kırılmış gibi düşünelim)
Bir de dediğin şekilde panikleyen, sinirlenen, mahvolan vs. insanlar videolarının yayınlanmasına izin vermiyordur, o yüzden izin verilenleri görüyoruzdur biz genelde.


------
Merak edip sayılara baktım. Çok güvenilir kaynaklar bulamadım Türkiye ile ilgili ama bir fikir verecektir.
ABD'de vergi sonrası ortalama maaş yıllık 110 bin dolarmış.
Türkiye'de vergi sonrası ortalama maaş yıllık 6 bin dolarmış. Hadi ikiye katlayalım 12 bin dolar diyelim.

Demek ki ortalama bir ABD'linin ortalama bir Türk'ten (maddi konularda) 10 kat rahat olması gerekiyor. Orada hayat daha pahalı desek bile ABD'li bizden 5 kat daha rahat olmalı.

Hesabını yapmadım ama mesela bir doğumgünü pastası yere düştüğünde Amerikalı 1 saatlik çalışmasının karşılığı değerde bir ürünün çöp olduğunu görüyor bir Türk ise 10 saatlik çalışmasının karşılığını.
-------
0
michael_knight
(16.03.23)
(15)

Okuduğunuz kitapları ne yapıyorsunuz

dissendium
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) so
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) sonra kitabı satsam ya da bağışlasam nasıl olur? E-kitap icat edildi. Onu biliyorum. Ama ben ilk okuyuşumda basılı okuyup sonra kurtulmak istiyorum. Nasıl fikir?
0
dissendium
(15.03.23)
Yani hocam kitabı okuyup sonra her sayafanin fotoğrafini çekmek işkence olmaz mı?
Soruya cevap, okuduğum kitaplari kuram değilse büyük oranda ya satıyorum ya bağışlıyoum ya da hediye ediyorum.
0
Amaranta ursula
(15.03.23)
Bir e kitap okuycu , bir bir tarayıcı ve bir de calibre programı edin.

Taradıklarını bize de yollarsan sevaba girersin.
0
Mirket
(15.03.23)
Okumak amaciyla fotografini cekeceksiniz ama ilk okuyusunuzda basili okumak istiyorsunuz? Bu celiski bir yana, baya sacma ve zaman oldurucu bir fikir.
0
unidentified floating object
(15.03.23)
kitabın tüm sayfalarını çekmektense okuyup bitirip sonra satmak/bağışlamak işlemini neden yapmıyorsunuz? anlamadığım için soruyorum gerçekten. kitap baskısını okumak ama bunu kitap taşımadan yapmak istediğiniz için mi?
0
chanandler bong
(15.03.23)
Abi yanlış anlama ama kitap sayfalarının fotoğrafını çekip saklama fikri bugüne kadar herhangi bir alanda duyduğum en sürdürülemez ve anlamı olmayan çözüm önerisi gibi. Yani sana "kesinlikle böyle bir şey yapma" demem bence bir kere dene ve yapamayacağını deneyimleyerek gör, çünkü sen böyle bir fikir ürettiğine göre demek ki yapılabileceği düşüncesinin tohumları ekilmiş zihnine, o fikrin tohumlarını yok etmek gerekiyor, bunu da ancak deneyerek yapabilirsin. Kolay gelsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.03.23)
Cevaplara çok şaşırdım. Kitabı okuyup birine verdikten sonra tekrar okumak istersem ya da bir şeye bakmam gerekirse diye fotoğrafını çekmek istedim. Benim derdim evde kitap birikmemesi. İlk okuyuşta da rahatça basılı okumak istiyorum. Zaman öldürücü olmasına katılıyorum. Ama telefonla bir fotoğrafta iki sayfa da çıkabilir. Bir saatlik iş bence. Deneyip göreyim madem.
0
🌸dissendium
(15.03.23)
abi kitabı oku sonra kitabın sol tarafında kitabı tutan tutkal var ya onu kırtasiyecilere kestirip kitabı tarattır. taradığın sayfaları bilgisayarda klasörle. bu sayfaları aynı zamanda e-kitapçılara paylaşırsan ocr yapar yayınlarlar. çok hayra geçersin.
0
tabii lan manyak mısın
(15.03.23)
Google bütün kitapları fotoğraflarını çekerek indeksledi. Tarama fotoğraf çekmeye göre uzun sürüyor çünkü.

Bireysel olarak bir kaç kitabı çekmek yapamayacağınız bir şey değil. Çok uzun süren bir aksiyon da değil. Bence gereksiz ama ihtiyaç duyuyorsanız yaparsınız.

Cep telefonunuza uygun bir tripod alın, sabitleyin, ışığı da sabitleyin, sadece sayfaları çevirip çekersiniz. En hızlısı bu.

Roman okumuyorum, genellikle iş kitapları oluyor. Ben okuduğum kitapları arkadaşlarıma veriyorum. Kitaplıkta az sayıda kitap var. Arkadaşlar istediklerini alıyor. Hiç dönüp tekrar bakma ihtiyacı duymadım.

Bir de PDF okuyorum.

Bir üstteki tavsiye de legal değil.
0
wct3 org
(15.03.23)
sahaflara verebilirsin. sözlükte ya da burada duyuru açıp isteyene alıcı ödemeli gönderebilirsin. okullara bağışlayabilirsin.

kitabın fotoğrafını çekmeye, arşivlemeye gerek yok. tekrar okumak istediğinde tekrar satın alırsın. ki böyle bir şey olma ihtimali çok düşük. terabayt terabayt arşivlediğimiz filmleri, cdleri, dvdleri düşün, hangisini tekrar izledik. izlediysek de çok az bir kısmı için bu kadar yüke gerek yoktu. tekrar satın alınabilirdi.
0
gabe h coud
(15.03.23)
kotu bir fikir, 20 sayfa ceksen bu ne diyip birakirsin bence. onun yerine kutuphanelerden odunc almak, e-kitap, ya da alip bagis yapmak sahafa vermek, sahafdan bir kitap alip sonra biraz farkla yenisi almak gibi yollara yonelebilirsiniz.
0
bay b
(15.03.23)
3-5 biriktirip kutuphanelere bagislayabilirsiniz, universite kutuphaneleri hala kullaniliyor.
resim cekmekten ziyade, artik hemen her kitabin pdf'i ya da ekitap hali bulunabiliyor, tavsiyem kindle edinip, sonradan bakmak isteyeceginiz kitaplari oraya yuklemek olacaktir. ayrica kindle da altini cizmek, ve sanirim not almak da mumkun. bu sekilde geri donup bakabilirsiniz. ancak kindle'dan okuma aliskanligi edinmenizi de tavsiye ederim, ben cok soguk bakiyordum bu fikre ama alisinca ozellikle incecik ve hafif bir aletle onlarca kitap tasimak cok hosuma gitmeye basladi, ozellikle uzun seyahatlerde ve ise gidip gelirken buyuk kolaylik.
0
kassiopeia
(15.03.23)
tabletten okuyorum artık. olanı da millete dağıttım. dediğin gibi toz yapıyor, toza tüye de alerjim var.
0
Erestor
(15.03.23)
Kutuphaneye uye olup kitaplari odunc alip okuyup kendi arsivin icin de ebook olarak depolayabilirsin sanki :)
0
e mice
(15.03.23)
saklıyorum ve birikiyor mecburen. keşke kitaplık sistemi olsa türkiye’de. var olan evime çok uzak; 1 saat gidiş 1 saat dönüş, ayrıca çok kalabalık, yeni kitaplar gelmiyor vesaire.
0
deartheodosia
(15.03.23)
Evde kitap tutmamaya bu kadar istekli olsaydım ama illa da baskı kitap okumak isteseydim buna üç şekilde yapardım sanırım

Ya okuduğum kitabı başkasına verip/satıp o noktadan sonra aklımda kalanlarla idare ederdim,

Ya kitabı basılı sipariş verip pdf veya epub halini de internetten bulup indirirdim. Kitabı verince elimde onlar kalmış olurdu.

Ya da en üst noktada hem basılı hem de dijital kitap siparişi verirdim.

Ama hiçbir zaman tek tek fotoğraf çekmeye yelteneceğimi sanmıyorum. Üniversitede kütüphanede yayın fotoğrafları çektiğim zamanları hatırladıkça daral geliyor. Hele bir de dizi dizi fotoğrafı açıp bir şeyler aramak kanser sebebi.
0
akhenaten
(15.03.23)
(5)

assisted suicide

deletesystem32
ekside paylasilan bir assisted suicide videosunu ariyorum. video hakkinda tek hatirladigim kadinin feminist olmasi ve zehirden sonra cikolata yemesi.
ekside paylasilan bir assisted suicide videosunu ariyorum. video hakkinda tek hatirladigim kadinin feminist olmasi ve zehirden sonra cikolata yemesi.
0
deletesystem32
(14.03.23)
youtu.be

Yapan kurumun adı dignitas, başka yayınladıkları videolar da var.
0
akhenaten
(14.03.23)
tesekkurler.
0
🌸deletesystem32
(14.03.23)
son dakikalarinin oldugu bir video daha vardi aslinda onu ariyorum. isminden belki ulsabilirim diye dusundum ama bulamadim. buyuk ihtimalle youtube da yoktur.
0
🌸deletesystem32
(14.03.23)
late viper
(14.03.23)
tantavizisyon
(14.03.23)
(6)

"Peşinden koşturmak"

Avoiding The Puddle
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.

N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
0
Avoiding The Puddle
(10.03.23)
because of seçenek bolluğu...
0
candide
(10.03.23)
İnsanlar medenileştiği için böyle oluyor. Ne o öyle birinin "peşinden koşmak"...

Bir kadın beni peşinden koşturuyorsa, bana yukarıdan bakıyor demektir. Ben bir süre uğraştıktan sonra beni kabul etmeyi planlıyorsa da "lütfetmiş" olacaktır... Bu kafadaki bir kadın için uğraşmaya devam edip kendimi küçültecek değilim elbette. Romantik ilişkiler denklik ilkesiyle çok daha düzgün oluyor.
0
long live rock n roll
(10.03.23)
Modasi gecti
0
ala09
(10.03.23)
eskiden kara sevdaya da tutulurmuş insanlar, o ne demekse artık.
0
deartheodosia
(10.03.23)
Hala var, sadece öyle denmiyor. Hiçbir şey denmiyor aslında. Burada duyuruda da hemen hergün birinin peşinde koşan insanların dertlerini görebilirsiniz.

30dk'da peşinden koşulup koşulmayacağı netleşiyor. Ondan sonra koşu başlıyor. Ön onaylı koşu.
0
akhenaten
(10.03.23)
yoo hala var. koşan erkeklerdi, yine onlar. seçenek bolluğu kadın için var (ki onların da hepsi için yok).

sadece günümüzde insanlar kendilerine daha fazla değer veriyor, o yüzden "peşinden koşturma" veya "naz yapma" gibi kekolukları daha az insan yapıyor. ben birini seviyorsam onunla mutlu olmak isterim. beni koşturacaksa, üzecekse, iletişim kurup sorunları çözmek yerine "burnu sürtsün" deyip aptal gibi davranacaksa o kişiyle olmanın bir manası yok.

birliktelik sevgi, saygı, hayatı paylaşma, bir arada mutlu olup huzur bulabilme işi. peşinden koşacaksam, kıskandırılacaksam filan bunun ne manası var ben rastgele birine tutulup onun için de üzerim kendimi? veya kendi perspektifimden bakayım olaya, ben sevdiğim insanı niye koşturmak ya da onu üzmek isteyeyim?

bunlar salak salak şeyler. eğitimsiz, cahil, kendini tanımayan insan tırtlığı.
0
mark greg sputnik
(10.03.23)
(15)

Aşk ilişkileri hakkındaki düşüncem yanlış mı dürüst olun lütfen?

darth plix
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela am
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.

birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela ama ben sevebileceğim, beni sevecek ciddi ilişki yaşayacağım birini istiyorum. sahtelikten samimiyetsizlikten nefret ederim mesela, samimi ve dürüst olan birini arıyorum. etrafıma bakıyorum neredeyse bütün kızlar gösteriş peşinde, bad boy peşinde, ya da 2 bira nasıl fazla içerim onun peşinde.

muhafazakar değilim karakterli biri olsun yeter, yani önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri olmasın yeter benim için.

bu düşünce yanlış mı, objektif ve dürüst olun lütfen.
0
darth plix
(09.03.23)
Yanlış değil, niye olsun? Bu sensin, ne mutlu..
0
gadlemler
(09.03.23)
kimse the one değil. ve bütün sermayeni tek bi kişiye yatırman, o kişiyi idealize etmen seni çok dibe çekiyor. tıpkı senin gibiydim ve şu an çok pişmanım :) tecrübe iyi bi şey. bu demek değil ki önüne gelenle ilişki yaşa; o çok daha kötü bir seçenek. ama bu kadar anlam da yükleme kimseye bence.
0
deartheodosia
(09.03.23)
yanlis bu. the one diye paket gelmiyor bunu bir kez bile olsa deneyimle daha iyi anliyosun. kimse tam olarak sana gore yaratilmamistir ama sen oyle gorursun, asik olursun evet bu iliski yasamaya deger. ama bakis acin buyuk hayal kirikligi yasatir. bu zorla sevgili yap demek degil ama yatkinligin ve potansiyelleri degerlendirme ihtimalini dusuruyor sendeki dusunce
0
ala09
(09.03.23)
@deartheodosia
@ala09

hocam best one yazdım ama her şeyiyle 4x4 lük biri olsun ya da aynı benim kafada biri olsun düşüncem yok. tabikide kavgalar tartışmalar fikir ayrılıkları olur, olmazsa sıkıntı vardır zaten. best one'dan kastım şu ;

ben birine vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim demiyim. Görüyorum şimdi millet çorap değiştirir gibi sevgili değiştiriyor. onun için şunu yaptım bunu yaptım diyor.
0
🌸darth plix
(09.03.23)
yeterince tecrüben yoksa o tek kişi geldiğinde seni tecrübesizliğinle sevecek biri olması lazım. şans meselesi bu tabii ama bence hazır olmak deneye deneye yanılmak daha iyi. her denemede ne istediğini ve ne istemediğini daha iyi anlıyorsun her anlamda. o yüzsen yanlış ya da doğru diyemem ama tavsiye de etmem.
0
roket adam
(09.03.23)
böyle adamlar kalmadı. helal olsun :)
0
candide
(09.03.23)
Bence yanlış çünkü 24 yaşındaki siz ile 30 yaşındaki siz aynı değil. Zamanla değişecek.

Bu mantıkla 30 yaşlarına kadar yalnız olmanız olası.
0
logisticsmanager
(09.03.23)
Bu kafada olan biriydim aynı yaşlarda. İstediğim gibi birini buldum. Güzel seneler geçirdim ve ayrıldım. Best one sanıyordum bende. Sonra çok farklı noktalara doğru değişip ayrılmak zorunda kaldık.Bu düşünce yanlış ya da doğru değil. İnsanın içinden gelen bir şey. Nasıl yapmak istediğini en iyi sen bilirsin.
0
Depik
(09.03.23)
@logisticsmanager

ne tavsiye edersiniz peki hocam ?
0
🌸darth plix
(09.03.23)
Bir iliskiye başlayıp beraber büyümenizi, buna göre de devam edip etmemeyi.
Kendimden örnek verirsem "çok iyiyiz ya çok seviyorum" dediğim, hani devam etse belki evlenirim dediğim 2 tane falan ilişkim oldu eşimden once. Iyi ki de olmuş çünkü ne istemedigimi anladım. Kacarak uzaklastim belli karakter özelliklerinden.

Sizin riskiniz zamanla değişeceginiz için bugün begendiginizi yarin begenmeme. Yani 24 yaşımdaki halim ile bugünkü halim ciddi farkli.

Buna ek olarak insan genelde iliskiler ile ne istediğini anlıyor. Çok seyrek yani "aha buldum onu". Ha ayrı konu böyle diyorum ama benim hanım beni arkadan görmüş, vurulmuş. Ilk sevgilisiyim. Oluyor yani de çevremde onun gibi ilk tanıştığı kişi ile evlenen kaç tanıdığım var desem çok sınırlı, şans işi biraz ama ben kendisinden önce başka iliskiler yasamaktan mutluyum çünkü daha olgun bir haldeydim.
0
logisticsmanager
(10.03.23)
Doğru yanlış demek bana düşmez ama şöyle bir şey var benim gördüğüm.

Uzun bir süre doğru insanı bekleyen insanların bir yerden sonra ilişki algıları gerçeklikten kopup kutsal bir hale geliyor. Ama insanlar kutsal varlıklar değil, sorunlu ve mükemmel olmayan kişiler. Geçen yıllar kafanızdaki ilişkiyi kutsallaştırdıkça bu bir noktadan sonra hiçbir insanın kaldıramayacağı büyük bir olay haline geliyor.

Bir de ilişki yaşamak öğrenilen bir şey. Kimse sizinle kusursuz bir uyumla başlayamaz. İlişki süresince yıllar geçtikçe ortaklaşırsınız. Ya da bu olmaz ve ayrılırsınız. Bazı şeyler ergenlikte öğrenilmeli bence. 25-30 yaşında ilişkiler hakkında hiçbir şey bilmeyen bir insanın karakteri de çok oturmuş olduğu için bir ilişkiye adapte olma süreci haddinden fazla sancılı olabiliyor.

Yine de siz bilirsiniz tabi ki. Ancak böyle düşünüyorsanız bence yaşınız çok ilerlemeden bir yerden başkayın.
0
akhenaten
(10.03.23)
duruşunu bozma ama kendini best one bulacağım diye zorlama.

emin ol biri olacak hayatında çok seveceksin ama best one olmayacak bu kişi.

önemli olan best one kişiyi bulmak değil birbirinizin eksik yönlerini tamamlayacak, uygun anahtarın uygun deliğe girmesi gibi bir ilişki yaşamak.
0
Hallegadola
(10.03.23)
"karakterli biri olsun yeter" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes karaktersiz.

"önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes hep başkalarına yürüyor, mavi boncuk dağıtıyor. zaten hepsi aynı.

"vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim" nasıl anlayacaksın değip değmeyeceğini? insanlar seneler geçtikten sonra değdi diyebiliyorlar, sen kaç günde diyebiliyorsun bunu? eğer böyle bir yeteneğin varsa bizle de paylaş.

"birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum" herşeyi tek biriyle yaşayamazsın. yaşasan bile hepsinden tad alamazsın, gerçekler hayaller ile aynı değil. kahvede tavla atmanın tadını, beraber olduğun kişi ile alamazsın. onunlaykende diğerleriyle oynamak gibi olmaz.

sen hayatını o özel kişiyle yaşamak istiyorsun, o özel kişi ancak sen hayatını yaşadığın zaman gelir.
0
selam
(10.03.23)
@selam +1

bir şeylere şartlama bence kendini. 30uma yaklaştım, hep uzun ilişkilerim oldu. hepsi birbirinden farklıydı. isterdim ki hepsinin güzel özelliklerini tek bir kadında toplayabileyim. ama böyle bir şey yok.

ne zaman şöyle yapıcam, böyle çizgilerim var, şu şekilde bir tercih yapıcam dediysem karşıma tam tersi şekillerde insanlar çıktı.

ne zaman cozutucam alemlere akıcam dediysem, karşıma uzun ilişki yaşayabileceğim hatta evlenmek isteyebileceğim bir insan çıktı.

neyin nerede olduğunu bilemezsin sen normal hayatını yaşa, yanlışlar da yap. olur da içlerinden biri "hah bu" dedirtirse ondan devam edersin. O insan da hep doğru yerlerde olmayabilir. bakınca anlaşılmayabilir. kısa zamanda da anlaşılmayabilir.

Kaldı ki yine değinmişler, "hah bu" dediğin de 5-10 sene sonra aynı etkiyi yaratmayabilir.

En güzeli kasmadan farklı tecrübeler edinmek derim.
0
ananiyimioguz
(10.03.23)
yaklasiminiz yanlis. insanlari yakindan tanimadan ne isteyip istemediginizi ogrenemezsiniz. insan iliskiyle buyuyen ve gelisen bir varlik. siz hic iliski yasamadan iyi bir iliski yasamak istiyorsunuz. farkli deneyimler yasamadan bunu bilmeniz imkansiza yakin, ne diger insanlarin ne de kendinizin iliski icinde nasil olacagini icinde olmadan goremezsiniz. kendinizi bu sekilde tamamen taniyamazsiniz. kendimizi hem kendi kendimize kalarak ama ayni zamanda iliski icinde taniriz. dolayisiyla, hem arkadaslarinizin yaklasimi (sadece skor pesinde olmak) hem sizinki yanlis.
0
kassiopeia
(10.03.23)
(7)

türkçede R harfi sorusu

mark greg sputnik
başıma birden fazla kez geldi bu durum. slavlar, benim R'yle biten kelimelerimin sonunu "rj" olarak algılıyor. izmir diyorum mesela, измирж (izmirj) yazıyorlar. kendimden şüphe etmeye başladım acaba bende mi konuşma bozukluğu var diye. şimdi rusçada R harfi sert evet, bir alman veya rus bastırarak t
başıma birden fazla kez geldi bu durum. slavlar, benim R'yle biten kelimelerimin sonunu "rj" olarak algılıyor. izmir diyorum mesela, измирж (izmirj) yazıyorlar. kendimden şüphe etmeye başladım acaba bende mi konuşma bozukluğu var diye. şimdi rusçada R harfi sert evet, bir alman veya rus bastırarak telaffuz ediyor onu. buradaki anlaşmazlık ondan mı kaynaklanıyor sizce? mesela hem azerbaycan dilinde hem rusçada kapalı e ve açık e için iki farklı harf kullanılıyor, bizde tek e var ikisi için.

bizim alfabemizde R olarak aldığımız ses esasında "rj" mi oluyor kelime sonlarında cidden? yoksa ben mi r'leri filan telaffuz edemiyorum? halbuki bu yaşıma kadar hiç bu yönde bir şey duymadım, aksine diksiyonumu övdükleri oldu. ben mi izmir diyemiyom?

o memleketlerden tanıdıklarınız varsa kendilerine bi "izmir" filan diyebilir misiniz, onlar ne anlayacak acaba?
0
mark greg sputnik
(09.03.23)
izmirj olarak anlama durumu yabancılarda var evet, biz r'den sonra bi duraklayıp nefes mi alıyoruz artık ne oluyorsa öyle anlaşılıyormuş. tanıdığım yok ama önceden rastlamıştım bu anlaşılmaya.
0
pide
(09.03.23)
Geçenlerde youtube'da bir yabancının videosunu görmüştüm Türkçeyle ilgili. (ABD vatandaşıydı) altta da bir sürü insan onaylıyordu bu tespiti.

O da bu olaydan bahsediyordu. Bu dediğiniz özellikle kelime sonlarındaki r harfi için geçerli. Kelime başındaki r'ler için bu çok geçerli değil.

Kelime sonlarında vurguyu düşürdüğümüz için oluyor sanırım. İncir, izmir derken Rize ve Remzi derken çıkardığımız sesten farklı bir ses çıkıyor.
0
akhenaten
(09.03.23)
Tarkan'ın Unutmamalı şarkısını dinle :) unuttu dedilerşşş gibi söylüyor mesela. Türkçede var bu İzmirjj diyoruz. Bu tespiti yıllar önce duyduğumda baya aydınlanma yaşamıştım ve kulağım çok seçiyor artık. Islık gibi bi ses çıkıyor r ile biten sözcüklerimizde
0
nundu
(09.03.23)
Abi Türkçede de zaten kelime sonundaki R sesi çok inceden bi J sesi veriyor, yani ben denedim şimdi öyle geldi benim kulağıma daha önce fark etmemiştim, onlar daha duyarlı olabilir kendi dillerinde ondan fark etmişlerdir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.03.23)
yanlis telaffuzdan bunlarin hepsi.

dogru diksiyon ile turkce cok net anlasiliyor.
0
alperz
(09.03.23)
var böyle bir şey. kelime sonundaki r'yi vurgulayarak söylemezsem genelde ş olarak algılanıyor.
sözlükte başlığı bile var:
(bkz: türkçede bazı r harflerinin rş sesi vermesi)
0
anonim yazar
(09.03.23)
evet ş sesi cikiyor. ana dili ingilizce olan arkadasim metrodaki anons yapan seste bile duymus, seslendirme sanatcisi falandir halbuki muhtemelen diksiyonu duzgun olmasi lazim. veznecileri vezneciler+sh saniyordu.
0
aydonno
(09.03.23)
(5)

toplu taşımada terleme sorunu (istanbul)

stationary traveller
selamlar, istanbul'daki toplu taşımalardaki sıcaklık sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz? şuursuzca klima kullanılıyor. zaten yoğun hatlarda insan kalabalığından otobüsün içerisi sıcak oluyor, bir de üzerine klima açılınca tam cümbüşe dönüyor ortam. alınlarından terler akıp cam açmayan veya klimayı ka
selamlar, istanbul'daki toplu taşımalardaki sıcaklık sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz? şuursuzca klima kullanılıyor. zaten yoğun hatlarda insan kalabalığından otobüsün içerisi sıcak oluyor, bir de üzerine klima açılınca tam cümbüşe dönüyor ortam. alınlarından terler akıp cam açmayan veya klimayı kapattırmayan insanlar var hep.
0
stationary traveller
(08.03.23)
klima açılınca daha serin olmuyor mu? o kadar insanın bir araya gelmesiyle oluşan ter kokusu ve ortam sıcaklığı beni daha çok terleriyor işin doğrusu.
0
anti-kahraman
(08.03.23)
@anti-kahraman
klima ısıtma modunda açılıyor.

benim daha çok şaşırdığım o ortamda önü kapalı mont ve bere ile durduğu halde gram terlemeyen insanlar. aklım ermiyor onlara.
işe bisikletle gelip giderek bu beladan kurtuldum. sonrasında işyerim yürüme mesafesine taşındı zaten.
0
lazpalle
(08.03.23)
içerir girerken kolay gelsin, klimayı kapatabilir misiniz
0
mantık
(08.03.23)
Katılıyorum cok sıcak ve kışın hasta ediyor insanı soguktan sıcağa geçmek
0
Ladymermaid
(08.03.23)
Ben sizin zıddınız olan o kişilerdenim, üşüyorum. İnsanların geneli havalar serinken üşür. Havalar da şu aralar serin.

Sıcaklık sorunu yok bence, soğukluk sorunu var.
0
akhenaten
(09.03.23)
(2)

Arkeoloji hediye

dorian greyfurt
Arkeoloji ve sanat tarihi çift anadal yapan kuzenimin kızı var. Çocuğum gibidir. Nasıl bir hediye güzel olur? 22 yaşında.
Arkeoloji ve sanat tarihi çift anadal yapan kuzenimin kızı var. Çocuğum gibidir. Nasıl bir hediye güzel olur? 22 yaşında.
0
dorian greyfurt
(08.03.23)
Ben iki eğitimlerine katıldım, çok şey öğrendim ve çok keyif aldım. İlla burdan almanız gerekmiyor, böyle şahane online eğitimler var.

tilkisanat.com

Bir de İstanbul'da mısınız bilmiyorum ama tarihi semtlerde günlük yürüyüş turları oluyor. ben ara ara iş seyahati için istanbul'a geldiğimde katılıyorum. çok keyifli geçiyor.

www.festtravel.com
0
Phoebe
(08.03.23)
Aktif şekilde kazıya katılıyorsa ve işlevsel bir hediye istiyorsanız giyim, aksesuar anlamında her türlü trekking ütünü uygun. Matarasından tutun güneş koruyucu aparatlara kadar. Hepsi olur. Şu stanley termoslar bu ara çok moda mesela, ancak genelden farklı olarak yeğeninizin gerçekten işine yarar. Bunun dışında arazide giyebileceği özellikle ince keten giysiler alabilirsiniz.

Mezun olduktan sonra bireysel olarak kazılara katılmaya devam ederse mala seti alabilirsiniz, gerçi bu biraz pahalı olabilir, ama çok iyi bir seçim olur. Evet, arkeologlar için çeşitli özelliklerde set şeklinde malalar var, çok hayati. Ama mezun olmadan almayın, ofiste işe yeni başlamış birine müdür kalemi hediye etmek gibi bir şey olur.

Eğitim anlamında temel başvuru kitaplarından alabilirsiniz ancak hangi kitaplar olacağı yeğeninizin hangi arkeoloji alanında okuduğuna göre değişir. Türkiye'de 3 ana arkeoloji dalı da var.

Doğrudan arkeolojiyle ilgili olabilecek bunlar var aklıma gelen.
0
akhenaten
(08.03.23)
(2)

Ekran kartı tavsiyesi

kisa
MerhabalarFull HD ya da 2K bir ekranda mevcut oyunları ortalama ve üstü ayarlarla akıcı oynatacak bir ekran kartı tavsiyesi alabilir miyim bilenlerden.Elbette mümkün olan en ucuz çözümle yeni bir sistem toplamak istiyorum. Bilgisayarı kullanacak kişi 11 yaşında bir çocuk. Her türlü tavsiyenize açıp
Merhabalar
Full HD ya da 2K bir ekranda mevcut oyunları ortalama ve üstü ayarlarla akıcı oynatacak bir ekran kartı tavsiyesi alabilir miyim bilenlerden.
Elbette mümkün olan en ucuz çözümle yeni bir sistem toplamak istiyorum. Bilgisayarı kullanacak kişi 11 yaşında bir çocuk. Her türlü tavsiyenize açıp
0
kisa
(07.03.23)
Bütçeniz nedir bilmiyorum ama 2k için rtx 3060ti geniş oyun yelpazesinde gönül rahatlığıyla alınacaklar arasına girebilen en düşük kart sanırım nvidia için.

Amd hakkında çok bilgim yok ama 3060ti eşdeğeri daha ucuz bir kart muhtemelen vardır.

Full HD için ben rtx3060 laptop kullanıyorum ryzen 7 5800h işlemciyle. AAA oyunlar da dahil sorun yaşamadım.
0
akhenaten
(07.03.23)
amd tarafında rx 6700 xt / 6750 xt olur
0
barabas
(07.03.23)
(5)

İmamoğlu ve Yavaş mitinglerde halka hitap edecekler mi?

magni
Sb.
Sb.
0
magni
(07.03.23)
Bilmiyoruz, çünkü bununla ilgili bir açıklama yapılmadı.

Ancak seçim kampanyasının öyle ya da böyle içinde bulunacaklarını tahmin edebiliriz. Bugün kılıçdaroğlu veda konuşmasında onların da adını saydı birlikte iş yapacakları kişilerden bahsederken.
0
akhenaten
(07.03.23)
Sahnede bi yerlerde durabilirler
0
gadlemler
(07.03.23)
Chp dünden beri kolaj videolarında filan hep onlara yer veriyor. Dün Kılıçdaroğlu da yola birlikte çıkıyoruz dedi. Birlikte miting yapacaklarına dair şeyler de dönüyordu ama net bir şey yok henüz. Gerçi normal mitingler yapılacak mı, o da meçhul. Bir ay önce çok büyük bir afet yaşandı, bu ortamda nasıl insanlara hitap edeceksiniz diyor herkes.

Zaman içinde netleşir ama illa ki görürüz her yerde diye tahmin ediyorum ben.
0
fraise
(07.03.23)
büyük ihtimal edecekler. özellikle meral momynin yaptığı iyip seçmeninin ilgisini çekmek için dolaşacaklar. 60 gün 81 şehir nasıl bitcek?
0
mikahakkinen
(07.03.23)
elbette mitinglerin hepsinde olamaz ama bazılarına katılabilirler diye düşünüyorum. yani görünürler öylece sahnede selamlama vb.
ama bence şöyle de bir handikapı olacak bu durumun. diyecekler ki kendisi kazanacak aday olmadığı için 2 cb yardımcısını göstererek bari onların hatrına oy vermesini istiyor acizler bla bla bla.
bunu yaparlar demedi demeyin.
0
ezkaza
(07.03.23)
(8)

ingilizce'deki 3 zamanin farkini anlatir misiniz (have you/had you/did you)

buenosdias
have you eaten?had you eaten?did you eat?nerde hangisini ve neden kullaniyorsunuz babanneye anlatir gibi anlatirsaniz sevinirim.
have you eaten?
had you eaten?
did you eat?

nerde hangisini ve neden kullaniyorsunuz babanneye anlatir gibi anlatirsaniz sevinirim.
0
buenosdias
(06.03.23)
Cümleye odaklandığınız için algılayamıyorsunuz büyük ihtimalle. İşleve odaklanırsanız anlaşılır oluyor.

Past perfect geçmiş zamanı katmerlendirmek için kullanılıyor. Bu sıklıkla bizdeki mişli geçmiş zamanının hikayesiyle örtüşen bir kullanım.

"Dün sabah bir akadaşımla buluşmuştum, sonra eve geçtim. Dün geceden beri de buradayım" derken bunu şöyle söylersisiniz;

"I had met a friend early on yesterday, then I went home and I've been here since last night."

Başka kullanımlarında var, conditionals konusuna bakabilirsiniz. Ancak ana görevi bu.
0
akhenaten
(06.03.23)
Have you eaten? - (yakında yemek yedin mi? burada kasıt son bir iki saat gibi bir dilim. özellikle sorulur, yakın süre içerisinde yiyip yemediğini sorar)

had you eaten? - (x olayından önce yemek yedin mi? "buraya gelmeden önce yemek yedin mi? - had you eaten before you came here?" yani iki zaman karşılaştırmalı verilir, önce olan olay "past perfect ile sorulur.)

did you eat? - (kişinin yemek yiyeceği biliniyordur ya da belirli bir sürede bir şey yiyip yemediği soruluyordur. mesela "did you eat this morning? did you eat yesterday evening vb.)

kısaca:

have you eaten? yakın süre içerisinde olan bir şeyi sorar.
had you eaten? bir olaydan daha önce gerçekleşen olayları sorar.
did you eat? belirli bir zamanda gerçekleşen bir olayı sorar.

karmaşık biraz ama pratikle oturan bir konu.
0
lesmiserables
(06.03.23)
Have you eaten kalıbında sadece yakın zaman anlamı yok. Mesela hiç suşi yedin mi diye sorarken de presenr perfect kullanılır.
0
Cekcekli
(06.03.23)
@cekcekli

o kalıp "ever" (hiç) ile sorulur.
0
lesmiserables
(06.03.23)
"Have you eaten?" cümlesi present perfect kipindedir. Bu, yemek yeme eyleminin şu andan önce belirtilmemiş bir zamanda gerçekleştiği anlamına gelir. Birinin yakın zamanda yemek yiyip yemediğini veya aç olup olmadığını sormak istediğimizde bu zamanı kullanırız. Örneğin, arkadaşınızı okuldan sonra görürseniz ve öğle yemeği yiyip yemediğini öğrenmek istiyorsanız, "Have you eaten?" diye sorabilirsiniz.

"Had you eaten?" cümlesi past perfect kipindedir. Bu, yemek yeme eyleminin geçmişteki başka bir eylemden önce gerçekleştiği anlamına gelir. Bu zaman kipini, geçmişte olan bir şeyden bahsetmek istediğimizde ve ondan sonra başka bir şey olduğunda kullanırız. Örneğin, arkadaşınızla dün gece gittiğiniz bir parti hakkında konuşuyorsanız, "Had you eaten before you came to the party? (Partiye gelmeden önce yemek yedin mi?)" diye sorabilirsiniz. Bu, arkadaşınızın partiye gitmeden önce yemek yiyip yemediğini sormanın bir yolu olacaktır.

"Did you eat?" cümlesi past tense (geçmiş zaman) kipindedir. Bu, yemek yeme eyleminin geçmişte belirli bir zamanda gerçekleştiği anlamına gelir. Bu zamanı, olmuş ve bitmiş bir şey hakkında konuşmak istediğimizde kullanırız. Örneğin, arkadaşınıza dün akşam yemeğinde ne yediğini sormak istiyorsanız, "Did you eat anything good for dinner yesterday? (Dün akşam yemeğinde iyi bir şey yedin mi?)" diye sorabilirsiniz.

Yani özetlemek gerekirse:

"Have you eaten?" birisinin yakın zamanda yemek yiyip yemediğini sormak içindir.
"Had you eaten?" birisinin geçmişteki başka bir eylemden önce yemek yiyip yemediğini sormak içindir.
"Did you eat?" geçmişte belirli bir zamanda olan bir şey hakkında soru sormak içindir.

Umarım yardımcı olmuştur!
0
hadi ya la
(07.03.23)
Past tense geçmişte zamanı belli bir şey için kullanılıyor.
I ate an apple around 3 oclock

Eğer yaptığın şeye bir zaman vermiyorsan o zaman present perfect kullanırsın. Hani geçmişte yaptın ama etkisi sürüyor dediğimiz kalıp. Hala tok olmak anlamında düşünme. Ama hatırladığın kadar yakın bi geçmişte.
- I am going shopping, do you want me to buy an apple?
- No thanks, i have eaten too many apple lately, I dont want to eat more.
Son gunlerde elma yemissin, tam zamanini biliyo muyuz hayir. Gecmis zamanda mi kalmis evet.

Past perfectte gecmiste olan bir sey gecmisteki baska bir seyle kesiliyor. Ama tam zamani vermiyoruz yine. Cunku tam zaman verirsek past tense oluyor. Ama zamani belirtirken baska bir olay kullanirsak o zaman past perfect.
I had been eating an apple when he arrived home.
Burada elma yeme isleminin zamanini vermek istemissin, ama bu zaman kesin bir nokta degil, baska bir olay.

Eger hic bi sekilde tarih vs vermeyeceksen de zaten yine gecmis zaman.
I ate an apple.
0
zimbirik
(07.03.23)
hepinize tesekkurler harika acikladiniz. ama kafam biseye takildi.

acikladiginiza gore

did you eat ile are you hungry hemen hemen ayni anlama geliyor dimi?
0
🌸buenosdias
(07.03.23)
@buenosdias

Gelebilir de gelmeyebilir de. Konuşmanın içeriğine bağlı. Sormak istediğiniz şeydeki niyet konusu dilden dile çok değişmiyor. Türkçe'de de Yemek yedin mi ve aç mısın aynı anlama gelebilir. Eğer niyetiniz karşınızdaki kişinin aç olup olmadığını öğrenmekse bu mümkün.

Örneğin aç mısın sorusuyla aynı anlamda;

- Did you eat anything yet? I'm preparing breakfast. (Burada are you hungary diye de sorabilirdiniz.)

Ama mesela;

- Did you eat anything? The foods on there was poisonous.

Burada zehirlenme tehlikesi olduğu için karşınızdaki kişinin yiyip yemediğini öğrenmek istiyorsunuz dolayısıyla açlıkla bir ilgisi yok.

Bu arada past perfect kullanımından kaçınılan bir zaman. Genelde geçmişte yaptığınız işlerin hangisinin diğerinden daha önce gerçekleştiği önemli değilse genel olarak kullanımı tercih edilmiyor. Bir de atıyorum arka arkaya 5 olaydan bahsediyorsanız bunların sadece ilk olarak gerçekleşen durumda past perfect kullanılır, gerisi için past tense kullanılır.
0
akhenaten
(07.03.23)
(1)

askerlik durum belgesi hk. ne zaman tamamlamıştır vs yazacak?

tantavizisyon
geçen çarşamba terhis oldum ama hala AŞAĞIDA KİMLİĞİ YAZILI YÜKÜMLÜ, 02/02/2023 TARİHİNDE SİLAH ALTINA ALINMIŞ OLUP, 02-MAR-23 TARİHİNDE TERHİSE TABİDİR.yazıyor. yolda izde sorun olmaz di mi? travma oldu artık herkes bakıyordu tip tip otobüste trende, yoruldum. özgür hissetmek istiyorum. bu hep böyl
geçen çarşamba terhis oldum ama hala

AŞAĞIDA KİMLİĞİ YAZILI YÜKÜMLÜ, 02/02/2023 TARİHİNDE SİLAH ALTINA ALINMIŞ OLUP, 02-MAR-23 TARİHİNDE TERHİSE TABİDİR.

yazıyor. yolda izde sorun olmaz di mi? travma oldu artık herkes bakıyordu tip tip otobüste trende, yoruldum. özgür hissetmek istiyorum. bu hep böyle kalacak mı yoksa başarıyla tamamlamıştır falan filan yazacak mı? kaçtı sanmasınlar? terhis kağıdını hep yanımda mı taşıyım?
0
tantavizisyon
(06.03.23)
Kullanmadığınız izinler varsa o izin günleri dolduğunda terhis edileceksiniz.
0
akhenaten
(06.03.23)
(7)

Çeviri lütfen.

kozm
“Bu bir yolculuk, aynı zamanda her şeyi geride bıraktığımız…” “Bu bir yolculuk, her şeyi geride bıraktığımız…” “Bu bir yolculuk, her şeyi bir kenara bıraktığımız..”Cümelerdeki vurgu için devrik olmasına ve bağlaç olarak virgülden sonra devam etmesine dikkat etmeliyiz. Aslolan cümle “her şeyi geride
“Bu bir yolculuk, aynı zamanda her şeyi geride bıraktığımız…”
“Bu bir yolculuk, her şeyi geride bıraktığımız…”
“Bu bir yolculuk, her şeyi bir kenara bıraktığımız..”

Cümelerdeki vurgu için devrik olmasına ve bağlaç olarak virgülden sonra devam etmesine dikkat etmeliyiz. Aslolan cümle “her şeyi geride bıraktığımız bir yolculuk” fakat edebi nitelik taşıması açısında böyle düşündüm. tam olarak yukarıdaki örneklerdeki vurguyu yakalayabilir miyiz?

İngilizce’ye çevrilmesini rica ediyorum.

Yolculuktaki kastımız, zaman içerisinde ilerlediğimiz bir kavram.. arayış içerisinde durmadan yürümek, düşünmek gibi.. bunu gerçekleştirirken de bize ağır gelen tüm o yükleri/maddi yaşam için yırtınmalarımızın bir kenara bırakılması.. etc.

Çok sağolun.
0
kozm
(04.03.23)
Çeviri derken İngilizce çeviri sanırım. Eğer öyleyse;

2- This is a journey, where we leave everything behind...

3- This is a journey, where we set aside all...

Bunlar iş görebilir belki.

1. Cümle Türkçe için anlamsız olmuş, "aynı zamanda" kullanıldığı için anlam düşüyor.

Her şey ayrı +1
0
akhenaten
(04.03.23)
Hangi dile çevrilmesini istiyorsunuz? İngilizce ise şöyle çevrilebilir:

"This is a journey, one that we leave everything behind as well."

"This is a journey, one that we leave everything behind."

"This is a journey, one that we set everything aside."
0
amateur
(04.03.23)
ingilizce mi istiyorsun türkçe mi? çeviri dediğine göre ingilizce yazayım;

"A journey it is, where we leave everything behind as we move forward."
"A journey it is, moving on by leaving everything behind."
"A journey it is, putting everything aside as we venture forth."

türkçe istiyorsan;

"Bu bir yolculuk, ilerledikçe her şeyi geride bıraktığımız..."
"Her şeyi geride bırakarak devam ettiğimiz bir yolculuk bu..."
"Bu bir yolculuk, her şeyi bir kenara bırakarak yol alacağımız bir macera..."
"Her şeyi ardımızda bırakarak ilerlediğimiz bir yolculuk bu..."
"Bir yolculuk bu, eski hayatımızı geride bırakarak yeni bir hayata yelken açtığımız..."
"Bu bir yolculuk, her adımımızda geçmişi arkamızda bırakarak geleceğe doğru ilerlediğimiz bir macera..."
0
avatar is back
(04.03.23)
Her şey ayrı olarak editledim, kusura bakmayın. İngilizceye çevrilmesini istiyorum.

@akhenaten 1. Cümlenin anlamsız olduğunu düşünmüyorum, örneğin bir yolculuk halindesiniz ve bunun yanı sıra her şeyi geride bırakıyorsunuz.. burada geride bıraktığınız şeyler zaman ve yol değil, ruhani bir yükünüzü de bırakıyorsunuz anlamı taşıyor. Yolcuğulunuzun yanı sıra.. yani yolculuk sırasında gerçekleştirdiğiniz geride bırakma eylemi için “aynı zamanda” kullanılabilir diye düşünüyorum.

Yolculuktaki kastımız, zaman içerisinde ilerlediğimiz bir kavram.. arayış içerisinde durmadan yürümek, düşünmek gibi.. bunu gerçekleştirirken de bize ağır gelen tüm o yükleri/maddi yaşam için yırtınmalarımızın bir kenara bırakılması.. etc.
0
🌸kozm
(04.03.23)
@kozm bilemedim ki, nedense bir türlü oturtamadım kulağıma. "aynı zamanda" kısmına bir şey bağlanması gerek ve o şey cümlede eksik gibi geliyor.

Demeye çalıştığım;

Örneğin "bu aynı zamanda her şeyi geride bıraktığımız bir yolculuk."

Ya da "bu bir yolculuk, aynı zamanda her şeyi geride bıraktığımız bir serüven"

Gibi bir şey olmalı sanki. Yine de benle ilgili bir şey de olabilir belki, bilemedim.
0
akhenaten
(04.03.23)
It's a journey, but also one in which we leave everything behind..."
"It's a journey, where we leave everything behind..."
"It's a journey, a journey where we put everything aside."
0
deepex
(04.03.23)
This is a journey, in which we left all behind
0
038576
(05.03.23)
(27)

kilicdaroglu mu aksener mi hakli

antikadimag
bence kilicdaroglu buyuk bir yanlis yapti. %1'lik akp eskileriyle ciddi oy potansiyeli olan ortagini karsisina aldi. ne icin? kisisel hirs baska bir sey degil. iyi parti'nin dedigi cok makul bence, anketlere bakalim halkin sesi olalim. ancak kemal son sakasini yapti. akp eskilerinin onu desteklemesi
bence kilicdaroglu buyuk bir yanlis yapti. %1'lik akp eskileriyle ciddi oy potansiyeli olan ortagini karsisina aldi. ne icin? kisisel hirs baska bir sey degil. iyi parti'nin dedigi cok makul bence, anketlere bakalim halkin sesi olalim. ancak kemal son sakasini yapti. akp eskilerinin onu desteklemesi zerre onemli degil benim icin.

sonra aksener de cikti ozde dogru ama siyaseten fiyasko bir aciklama yapti.
aksener'de de hata olsa da asil problem kemal'de diye dusunuyorum. sonucta ikisi de haksiz ama asil fatura kilicdarogluna yazar benim analizime gore.

duyuru ne der?
0
antikadimag
(03.03.23)
www.eksiduyuru.com

Su duyuruya verdiğim cevabın aynısını veriyorum, merak aksener haklı filan değil.
0
fraise
(03.03.23)
kilicdaroglunun aday olmasini destekliyorum makul bir lider. halk siyasetten anlasaydi 20 senedir iligimizi kemigimizi kurutamazlardi
0
ala09
(03.03.23)
sözlükte paralı troller var (her tarafın trolü var) onlar buraya gelmez, buraya fikri olan gelir :)
pragmatist olarak akşener haklı olabilir ama
artık kılıçdaroğlu denmişken akşener'in yaptığı direk satış.
0
yeahbutso
(03.03.23)
@yeahbutso; ben sunu anlamiyorum. aksener o masada kilicdaroglu ile agirligi olan iki kisiden biri. digerleri fasa fiso. onlarin seslerini cikaracak yuzleri yok.

yani ilk basta kemal ben aday olacagim diyerek yanlis yapti bence. senin ana ortagin bu fikre karsiysa ona dayatamazsin abi. %1 oy potansiyeli olan babacan degil bu karsindaki. emrivaki yapmaya calisamazsin. yanlis burada basladi bence.
0
🌸antikadimag
(03.03.23)
Mhp kokenli kimseyi sevmem ama kadin hakli.
0
Kahvedesu
(03.03.23)
Bro o masanın toplanma amacı, Meral Akşener'in masaya oturma nedeni bile Kemal Kılıçdaroğlu, herkes bir isimde birleşmiş, ona çıkıntılık etmek direkt işi bozmayı amaçlar, başka bir nedeni yok. Olmuş bitmiş herkesin onayını almış bir iş için "abi bu yanlış şöyle yapalım" demek kabul edilmeyince de ayrılmak saçmalamak sadece. Etik değil her şeyden önce.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.03.23)
Akşener haklı kk ile seçim mi kazanılır. 1o yıldır kaybediyor. Halk yeni bir yüz istiyor. ya imamoğlu olacaktı ya yavaş.
0
komando kani var bende
(03.03.23)
ikisi de haksiz. Bunlar siyasetcidir, tek umursadiklari sey ranttir. Rant paylasiminda anlasamayinca boyle seylerin olmasi normaldir.
0
ahmet oturum cerezi
(03.03.23)
Kılıçdardar üzerine düşeni yaptı. Kripto resmen. Bu adamın halkta bir antipatisi var. Gittiği yerlerde bile millet baş bas bağırdı aday olma diye. Maalesef ülkenin geleceği kişisel hirslara kurban edildi. Ağzımı bozmamak için kendimi zor tutuyorum. Ondan medet umacagima dağdan taştan umarım daha iyi.
0
mekaniker
(03.03.23)
6 kişi oturuyoruz masada
5 kişi diyor ki başkan bu olsun
1 kişi diyor ki bana dayatamazsınız başkan benim dediğim kişi olacak.

şimdi dayatma olmadı mı? yani...
0
duyurukullanıcısı
(03.03.23)
haklı ve haksız diye bir şey yok. anlaşamadılar ayrıldılar.

ben meral akşener ve mansur yavaş'ı destekliyorum.
kemal kılıçdaroğlu'nu hem başarısız, hem koltuk sevdalısı buluyorum.
0
abelardo
(03.03.23)
O masadaki altı lidere güvenen beğenen var mı acaba? Hepsi koltuk sevdalısı. Gültekin Uysal falan nedir abi? Akşener imamson u fazla gözünde büyütüyor.
0
ikikerekac
(03.03.23)
@duyurukullanıcısı
o 5 kişi en güçlüyü destekliyor çünkü kendi %0,1 oyları ile bir şeyler kazanmalarının tek sebebi o. kimse kimseye dayatmıyor, anlaşamayıp masadan kalkıyor. mecbur değil diğer 5 kişiyi desteklemeye.
0
abelardo
(03.03.23)
Masadan kalktı diyoruz ama masadan kalkmadık demişler galiba: twitter.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.03.23)
Beşe bir talebiniz kabul edilmiyorsa, çıkıp dayatma yapıldığından bahsediyorsanız, bir de birlikte iş tuttuğunız partinin belediye başkanlarını baş kaldırmaya davet ediyorsanız bu hem demokrasiye aykırıdır, hem de çirkinliktir. Akşener haksız.

Kemal Kılıçdaroğlunun gayet makul bir aday olduğunu düşünüyorum. İnsanlara sorsak yüzlerce aday çıkacak bir yerde destekleyeni de çok desteklemeyeni de ama maalesef mevcut sistemde böyle bir şansımız olduğunu düşünmüyorum. Altılı masanın ortak bir adayda buluşması gerekirdi.
0
lesmiserables
(03.03.23)
Bu son olaylardan sonra kılıçdarın reisten daha fazla akpli olduğu ortaya çıktı bence soru bile sorulmaması lazım
0
Hallegadola
(03.03.23)
yıllardır halkın iliğinin kurutulduğu yerde seçim kazanılamıyorsa bu halktan çok siyasetçinin suçudur. siyasetten anlaması gereken halk değil siyasetçidir. imamoğlu geldi neredeyse 1 milyon farkla aldı geçti istanbul'u. ne kılıçdaroğlu ne akşener kazandırdı başkasını koysalar ayni tas ayni hamam kayiplara devam edilirdi.

şimdi de aynısı ikisi de imamoğlu'nun yanına yaklaşamaz potansiyel olarak, akşener bunu kabul ediyor zaten kılıçdaroğlu ise daha mahkeme günü almanya palavrasında ne olduğunu gösterdi bence. akp'nin resmen şutu çektiği kararda bırak sertçe karşılık vermeyi resmen pas olarak görüp göğsünde yumuşattı.

kısaca bugüne kadar varolan şey büyük ortak chp ve küçük ortak iyi idi diğerleri yalan dolan, fakat imamoğlu veya yavaş'ın olmadığı yerde ortaklık bozuluyor. kılıçdaroğlu oy sayım bu iki adaydan da fazla diyorsa haklı fakat değil ama yine de erdoğan nefretinden nemalanıp kazanacağım diyorsa haksız.
0
gule gule
(03.03.23)
kılıcdaroglu nasıl haklı olabilir. sırf egosu yüzünden 80 milyonu ateşe atacak adam.
ya da bilinmeyen bir sebepten akp'ye çalışıyor.
0
vizivozo
(03.03.23)
Biri ben ben diye diretirken diğeri, sen-ben değil daha önce başarılı olmuş kim varsa onlar olsun diye diretiyor.

Bir taraf bencillik yaparken diğeri kendisini veya kendi partisinden birini değil, başarılı kimseleri aday göstermek istiyor. Ülkenin geleceği mi önemli yoksa siyasi nezaket mi ?

Kılıçdaroğlunun ülkenin bu hale gelmesinde payı bulunan kişileri neden ittifak içerisine dahil ettiğini anlamamamıştım ancak bu gün görünüyor ki kendi var ettiği insanları kendisine onay makamı haline getirmiş.

Parti içerisindeki 'var edilen delege' = 'gönül borcu olan delege' sistemini kurumsal yapıya entegre etmiş.

Kılıçdaroğlu 6 lı masaya dahil etmese deva ve gelecek partisi kendilerini bu kadar duyurabilir miydi? Kendilerine taban yaratabilir miydi?

Demokrat partinin külleri bile kalmamışken masaya dahil etmese demokrat parti genel başkanının herhangi bir konudaki açıklamalarını kim dikkate alırdı ? Saadet partisi kendi fanatikleri haricinde kimin umrunda?

Bu adamlarda aynı gönül borcu olan delegeler gibi diyetlerini kılıçdaroğlunun adaylığını destekleyerek ödüyor.

Sahi chp nin oy oranı kılıçdaroğlu döneminde % kaç arttı ?

Ülkede tekrar demokratik bir yönetim tesis etmek amacıyla tarafsız bir akedemisyen veya daha önce AKP ye karşı başarı kazanmış kimseler dışında birinin aday olacağım diye tutturması ben cil lik tir.
0
srjkvon
(03.03.23)
akşenerin derdi ne seçilecek aday çıkartmak ne de erdoğanı devirmek.
tek derdi chpnin yerine geçmek. hiç bir zaman akpden yada mhpden oy çalma derdinde olmadı. oylarının büyük çoğunluğunu küskün, kararsız chplilerden aldı.
kazanacak aday değil yönetebileceği aday çıkartma derdinde. ekremi veya mansuru aday yaparım hem cumhurbaşkanını yönetirim hemde meclisi derdindeydi.

ha diğer 4 partide kara kaşına kara gözüne kk yi desteklemiyor. onlarda chp listelerinden vekillikleri kaptılar hatta grup kuracak kadar vekil isteme yüzsüzlüğüne vardı işleri.
0
astronom bey
(03.03.23)
kılıçdaroğlu ihanete uğradı. bunu görüp bunu söylüyorum.

meral hanım yanlış yaptı. tayyip birkaç bakanlık teklif edip yanına çekse şaşırmam.
0
Leonardo~Da~Vinci
(03.03.23)
20 yılda aynı rakibe karşı girdiği seçimlerin %80ini kaybetmiş birisinin yeniden aday olmasını savunmak fanatizmdir. M.A. doğru bir sonuç bulmasına rağmen gidiş yolu yanlış oldu. Kılıç çektiği partiden üstelik iki kişiyi birden aynı anda adaylığa davet etmek profesyonelce değil acemice-dir. Bu saçmalıklar yine iktidara yaradı. Bravo.
0
olimpia
(04.03.23)
kılıçdaroğlu haksız. neyin ısrarı neyin hırsı bu anlamıyorum.
0
deartheodosia
(04.03.23)
@olimpia
cidden akşener ne yaptı öyle. kk'nın adaylığa en az bir senedir hazırlandığı ve asla vazgecmeyeceği ortada. akşener, hiç bir planı olmadan bastırırsam ikna ederim mi dedi ne düşündü. çok garip.
0
vizivozo
(04.03.23)
Kılıçdaroğlunun adaylık isteği yeni bir şey değil, bu bir süreçti. Aylarca örüldü. Meral Akşener seçime makul bir süre kala bu çekincesini dün yaptığı gibi açığa çekseydi haklılık payına bakardım ancak yumurta kapıya dayanmışken bu kadar fevri bir çıkış sergilemesi hiç hoş olmadı.

Bana kalırsa ikisi de haksız, ama ağır aksak da olsa düz bir hatta ilerleyen şeyi değiştirmeye süre kalmamışken bozmak diğerlerinden daha büyük bir yanlış.
0
akhenaten
(04.03.23)
Bizim insanımızın siyasal okur yazarlığı yok ne yazık ki. Misal şöyle düşünelim: Meral Akşener neden kendisini değil de Mansur Yavaş'ı ya da Ekrem İmamoğlu'nu istiyor? Yani partine ve Masa'ya bu kadar güveniyorsan, KK'nin seçilemeyeceğini düşünüyorsan kendin aday ol cumhurbaşkanlığı için? Meral Akşener kendisini aday göstermiyor zira seçimi zaten her şekilde kazanacaklarını, kazanan kişinin parlamenter sistemi getirip sonra siyasetten kopacağını biliyor, o nedenle kendisi "ben başbakan olacam" diye aylardır söylüyor zaten, Mansur Yavaş ya da İmamoğlu'nu da kendi siyasi çizgisine daha yakın olduğundan istediği gibi manipüle edebileceğini bildiğinden onları istiyor, ya böyle bir durumda Kemal Kılıçdaroğlu koltuk sevdalısı demek gerçekten garip, olm geçmiş Cumhurbaşkanlarını düşünün işte KK seçilirse o da öyle olacak, Meral Hanım'ın ille de Başbakan olacam sevdası bu yüzden, KK'de Meral Hanım'da olan koltuk sevdasının üçte biri bile yoktur ya, kimi koysan zaten seçilecek. KK en başından beri nasıl bir yol çizdilerse o şekilde devam ediyor, yolda taktik değiştiren kendisi olmadı gördüğünüz gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.23)
yahu, tabii ki kk haklı.
ma nasıl haklı olabilir?
elbette herkes her şeyi düşünmekte serbest ve kimse bir şeyi desteklemek zorunda değil de, madem kk şu kadar seçim kaybetti ve kazanacağına inancın yok, kaç zamandır o masada ne işin var?

yapılan şey siyasi nezakete aykırı bir kere.

hem masadan kalkıyorsun hem de senin partinden olmayan iki en önemli belediye başkanına asilik yapması için çağrı yapıyorsun.
ne yapacak yani adamlar, ankara'yı, istanbul'u, chp'yi bırakıp bir avuç oyu olan ma'nın peşinden mi gidecek?

peşinden gittiler diyelim, kimde güven uyandıracaklar öyle bir hamleden sonra?
yüzde 100, nereye gitse kazanacaklar illüzyonundan çıkılması lazım, mansur'a sokak röportajlarında bile kürt oylarının gitmeyeceği görülüyor.
kk'yı gömmek "coğrafya kaderdir yeaa" tarzı bir ağız alışkanlığı hâline geldi.
kk dışında parlamenter sisteme döneceği kesin olan kim var?
merak akşener "başbakan olacağım" dedi kenara çekildi, o zaman kendini öne atsaydı.

hepsini geçtim, o insanlar kk sayesinde o belediye başkanı koltuklarında oturuyor.
belediye başkanları korkak olmadığı gibi, düşündüğümden daha sağduyulu ve mantıklı çıktılar açıkçası.

yapılan şeyin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
daha bir önceki günkü mutabakatta imzası var bu kadının.
"seçime 70 gün kala mı aklın başına geldi?" derler.
siyasi ahlaka, demokrasiye, nezakete, her şeye aykırı bir hareket.
0
blatta hiberna
(04.03.23)
(1)

Tarihi Yapılarda Demirin Kullanılmaya Başlanması

zemun
Mısırlılar Piramitler'in yapımında demir kullanmadığını görüyoruz. Çin Seddi de keza öyle.Kendi kültürel mirasımız içinde Cami, Türbe, Kumbet, Bedesten, Han, Hamam demir cevherinin kullanılmadığı yapılar var mıdır?Mimar Sinan, demiri inşa ettirdiği yapılarda kullanmış mıdır? Ayasofya'da demir kullan
Mısırlılar Piramitler'in yapımında demir kullanmadığını görüyoruz. Çin Seddi de keza öyle.

Kendi kültürel mirasımız içinde Cami, Türbe, Kumbet, Bedesten, Han, Hamam demir cevherinin kullanılmadığı yapılar var mıdır?

Mimar Sinan, demiri inşa ettirdiği yapılarda kullanmış mıdır? Ayasofya'da demir kullanılmış mıdır?
0
zemun
(03.03.23)
Hayır saydığınız yapıların hiçbirinde demir taşıyıcı unsur olarak kullanılmıyor. Yapılar genel olarak tduvarların taşıyıcı olduğu taş veya kerpiçle yapılıyor, ahşap da sıkça kullanılıyordu.

Büyük yapılardaysa kemer ve tonoz sistemleriyle desteklenen yapının üst örgüsü dönemine göre harçlı ya da harçsız taş örgüyle zemine aktarılıyordu. Aynı zamanda mermer sütun kullanımı da yaygın bir uygulama. Bunlarda yine de zıvana ve kenetlerde demir kullanılıyor ancak bu taşıyıcı özellik sağlamıyor, sadece sabitleyici.

İlk ne zaman kullanıldı ben de bilmiyordum ancak google bey 1796 diyor. Tabi yaygınlaşıp standart hale gelmesi çok daha yeni olmalı.
0
akhenaten
(03.03.23)
(9)

naaş /cenaze /ceset - deprem konusu içerir

selam
Anlamadığım bir şey var, deprem nedeni ile yakınını kaybedenler ceset diyorlar, cesedi enkaz altında kaldı alamadık diyorlar, neden ceset diyorlar?ben derim, kan bağım yok, başka bir yerden konuşuyorum, bilim adamını da anlıyorum, gazeteciyi pek anlamıyorum, ama depremde eşini kaybeden insan eşine
Anlamadığım bir şey var, deprem nedeni ile yakınını kaybedenler ceset diyorlar, cesedi enkaz altında kaldı alamadık diyorlar, neden ceset diyorlar?

ben derim, kan bağım yok, başka bir yerden konuşuyorum, bilim adamını da anlıyorum, gazeteciyi pek anlamıyorum, ama depremde eşini kaybeden insan eşine ceset der mi diyesim geliyor, bir uzaklaşma isteği mi acaba bu?
0
selam
(02.03.23)
konuşup anlatabilmesi bile olumlu, ne dediğini kendisi bile bilmiyordur. insanların geçirdikleri felaket gerçekten çok büyük.
0
gule gule
(02.03.23)
Hocam insanlar yakınlarını battaniye ile gömmek zorunda kaldı, ceset torbası ve kefenle gömebilenler şükür öyle gömdük diye seviniyorlar

Hayat şu an orda apaçık en doğrudan en gerçek haliyle yaşanıyor biz normal zamanlarda hayatı genelde dolaylayarak yorumlar ve anlatırız
0
freebird5406_2
(02.03.23)
Doğru kullanıyorlar aslında. Ceset, ölü beden demek. Cenaze ise kefenlenip tabuta konmuş insan ölüsü gibi bir şey. Maalesef bu insanların ölülerinin bedenleri ne çıkarılabildi ne de cenaze olabildi. Bir de bu kadar yoğun ölüm ve ölüyle meşguliyet hali istemsiz bir yabncılşma getirmiş de olabilir.
0
yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(02.03.23)
Bunun tanıdıklarımızdan uzaklaşmaya bir ilgisi yok.
Toplum hafızasına yerleşen haliyle ceset kelimesi çoğunlukla mezardaki ya da mezardan çıkarılan insan bedeni için kullanıldığından sizin için olumsuz bir mana ifade ediyor olabilir.
Gerçekte ise cesed, ruhsuz insan bedeni için kullanılan bir kelimedir.

Yine hayvan kelimesi de buna benzer olarak bizim için, insan dışında haraketli, üreyen, duyu organları olan varlıkları ifade etse de gerçekte "canlı" demektir.
0
diyecevaplandı
(02.03.23)
Ne diyecektik? Ben de ceset dedim. Cenaze yanlis. Ne cenaze yapabildik ne bisi. Kendimiz gomduk, kimse yoktu. Kendi mezar yerimizin oldugu yerde baska insanlar uyuyordu (canli). Alakasiz bir yere gomduk.
0
camussar
(02.03.23)
Kefen yoktu. Morg yoktu. Ne 112 ne afad ne bisi. 3.gun
0
camussar
(02.03.23)
depremi uzaktan izleyip "nasıl ceset diyorlar", "nasıl soguk ve rahat bi şekilde ölülerini sayıyorlar" deme şımarıklığı gösterenleri konuşmalıyız bence daha çok.
anormal olaylara/olaylarda verilen anormal tepkiler normaldir.
0
anna sun
(03.03.23)
ceset 'insan olusu' demek. Olu bir insandan bahsediyorsaniz ceset dersiniz.
Cenaze denmesi icin cenazesinin olmasi gerekir. Oldugunuz anda cenaze olmuyorsunuz yani.

Mesela "sokakta ugradigi saldiri sonucu hayatini kaybeden adamin cesedi bes saat boyunca Taksim meydaninda kaldi." demekte garip bir sey yok. Kaba degil. "Cenazesi bes saat boyunca kaldi" diyemezsiniz.

Kisaca "ceset kotu bir kelimedir,x sekillerde olmus insana veya yakinimiz olmayana soylenir" kodlamasi sizin zihninizde olan bir sey.

Kaldi ki "tone policing" denen hadiseye de gerek yok. Anasini babasini karisini kaybetmis insana "Fakat biraz kaba mi yas tutuyorsun sen? Oyle demesen mi?" falan diyecek halimiz yok.
0
sopiro
(03.03.23)
Bunu ben de düşünmüştüm. Sonradan fark ettim ki herkes bir yandan sürekli haberleri ve sosyal medyayı takip ediyor.

Bu alanlarda konuşulan dilde de "enkaz altındaki cesetler" bir kalıp olarak sürekli kullanılıyor. Haliyle bir şekilde terimleşmiş bir kullanıma dönüşüyor. Örneğin ben de günlük hayatta hiçbir şey için opsiyon demememe rağmen banka müşteri hizmetleriyle konuşurken opsiyon derken bulabiliyorum kendimi. Aynı insanlar arasında kendi yakınlarıyla konuşurken ceset sözcüğünü kullanma oranının düştüğüne yemin edebilirim ama ispatlayamam.
0
akhenaten
(03.03.23)
(3)

ssk-sgk primlerini vatandaşlıktan çıkarak iade alma?

fatihkkk
böyle bir şey var mı türkiye'de?hep tr'de yaşamış, çalışmış, emekli olmuş bir insan artık tr'de yaşamak istemiyor. kendisinin başka bir vatandaşlığı daha var. tr'deki sağlık sisteminden vs. bir daha faydalanmamak üzere bugüne kadar ödediği vergilerden falan iade alma şansı var mı?çok saçma gelebilir
böyle bir şey var mı türkiye'de?

hep tr'de yaşamış, çalışmış, emekli olmuş bir insan artık tr'de yaşamak istemiyor. kendisinin başka bir vatandaşlığı daha var. tr'deki sağlık sisteminden vs. bir daha faydalanmamak üzere bugüne kadar ödediği vergilerden falan iade alma şansı var mı?

çok saçma gelebilir ama bazı ülkelerde var bu.

tr'de böyle bir şey var mı? veya benzeri herhangi bir olay?

teşkürs.
0
fatihkkk
(02.03.23)
Hayır böyle bir şey yok
0
limonlu eksi
(02.03.23)
emekli olmuş diyorsunuz, emekli maaşı o vergilerin karşılığı aslında.
0
benaslinda
(02.03.23)
Vergiler değil ama prim iadesi var belli koşullara bağlı olarak. Bu koşullar daha ziyade yaş haddini doldurup hala gerekli prim ödeme gün sayısına ulaşamamakla ilgili gerçi. Hali hazırda emekli olduktan sonra bir şey yapılabiliyor mu bilmiyorum prim iadesini düzenleyen yasaları bulup onlara göz atabilirsiniz belki.
0
akhenaten
(02.03.23)
(2)

pırlanta alyans vs yüzük meselesi

patos64
arkadaşlar merhaba. şimdi bu evlilik konularından pek anlamam da, bir tane yüzük vermek istiyorum takılması için, pırlanta mı alyans mı seçmem gerekiyor yoksa hangisi olursa olsun farketmez mi nedir bunun olayı?önceden hiç almadım, nişan vs değil direk evlilik için.
arkadaşlar merhaba. şimdi bu evlilik konularından pek anlamam da, bir tane yüzük vermek istiyorum takılması için, pırlanta mı alyans mı seçmem gerekiyor yoksa hangisi olursa olsun farketmez mi nedir bunun olayı?

önceden hiç almadım, nişan vs değil direk evlilik için.
0
patos64
(01.03.23)
Genel kabule göre de bu pırlanta için ayrılacak bütçe 3 maaşa tekabül etmeli. Böyle bir algı var, ne kadarlık bir şey alayım diye düşünüyorsanız kestirmesi bu.
0
akhenaten
(01.03.23)
Alyans nişanlırken - sözlenirken.
Sen tek taş almalısın-raconu soruyorsan.

Yani 1 adet taşı olan.

5 taş; 7 taş , tam tur vs evlendikten sonra ya da doğum yapınca veriliyor.
0
cccbehzatccc
(01.03.23)
(2)

İhbar Süresi - İzin Kullanımı

guguklusaat
Diyelim ki işten ayrılacaksınız, şirkete bildirdiniz. (buradan sonraki sayıları farazi söylüyorum). 2 yıldır çalıştığınız için 6 haftalık ihbar süreniz, ve kullanılmamış da 10 gün izniniz olsun.Bu durumda eğer şirket isterse sizi yine 6 hafta (30 iş günü) devam ettirebilir mi? Yoksa 10 iş günü iznin
Diyelim ki işten ayrılacaksınız, şirkete bildirdiniz. (buradan sonraki sayıları farazi söylüyorum). 2 yıldır çalıştığınız için 6 haftalık ihbar süreniz, ve kullanılmamış da 10 gün izniniz olsun.
Bu durumda eğer şirket isterse sizi yine 6 hafta (30 iş günü) devam ettirebilir mi? Yoksa 10 iş günü izniniz olduğu için 20 gün çalışıp ayrılmak da mümkün müdür? (Tabi 30 günlük maaşı da alıp aslında)
0
guguklusaat
(01.03.23)
yıllık izin ihbar ile iç içe geçemez, çalışan isterse ihbarı kullanmak istemesin ben bugün çıkıyorum desin, işveren içerdeki yıllık izin tutarını ödemek zorundadır, ihbar tazminatı için isterse dava açar.

el sıkışıp 20 gün sonra ayılıp ayrılırken izin parasını almak en mantıklısı, zaten günlük 2 saat iş arama izni var, onları toplu kullanmak istiyorum vs.. denir, ama dediğim gibi yıllık izni ihbar süresinden kesemezsiniz.

he kesen var mıdır, kesin vardır, herkes çok kanuni çalışmıyor maalesef.
0
benaslinda
(01.03.23)
Yasal olarak konuşursak hak edilmiş izin süreleri, hak edilmiştir. İhbar süresinden sayılmaz, izin kullanırsanız ihbar süresi izin bitene kadar durur. İzinden dönünce başlar. Bakıp hangi kanunun yönetmeliğin hangi maddesi diye söylemeyi isterdim ama şu anda yapamıyorum. Ancak bu böyle.

Alternatif olarak işverenle anlaşıldığı takdirde ihbar süresi kullanmadan ayrılıp ihbar tazminatı + izin günlerinizin ücretini alabiliyorsunuz.
0
akhenaten
(01.03.23)
(8)

yarın ilk defa psikiyatrist'e gideceğim. nasıl konuya gireyim?

duyurukullanıcısı
çeşitli sitelerde toplamda 200'den fazla yorumu varyetişkin konusunda uzmanlaşmış1000tl dedişimdi gidicem bana anlat dk'cım mı diyecek? beni yönlendirecek mi? yoksa dahiliye doktoruna söyler gibi şuram şuram acıyor mu demeliyim?
çeşitli sitelerde toplamda 200'den fazla yorumu var
yetişkin konusunda uzmanlaşmış
1000tl dedi

şimdi gidicem bana anlat dk'cım mı diyecek? beni yönlendirecek mi? yoksa dahiliye doktoruna söyler gibi şuram şuram acıyor mu demeliyim?
0
duyurukullanıcısı
(28.02.23)
sen basta hangi sikayetle gittiginden bahsedebilirsin sonra o sana sorular sormaya baslar tespit edebilmek icin. duruma gore test yapilir
0
ala09
(28.02.23)
İlk seferinizde anlatamamanız olası. Ben aylar sonra bilgi vermeye başlamışım. Soruları ile sizi yönlendirebiliyor mu, bu önemli. Şu an muhtemelen sorununuz sorun sandığınız şey bile değil. Onun altındaki ana meseleyi keşfedeceksiniz.
0
ruhen hastayim ben
(28.02.23)
anlatmak istiyorsan psikoloğa gitmen daha mantıklı
ilaçlık bir sorunun varsa yardımcı olur doktor
konuşma yeteneği iyidir, güncel terapi eğitimleri almıştır sana 40dk ayırırsa psikolog'dan daha mantıklı bir seçenek tabi
0
bir soru sorcam
(28.02.23)
Şikayetin ne diye soracak. 'Yeşil sarıklılar cihada çağırdı, ben de hazırlık yaparken rastladığım arkadaşa durumu enlatınca bi psikiyatra görünmemi önerdiği için geldim' düzeyinde, sizi oraya götüren nedenleri anlatın doğrudan.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.02.23)
1000 tl bütçeniz varsa engin eker’i öneririm
0
EasyTiger
(01.03.23)
oraya neden gittiniz? hangi sorununuzu çözmeye çalışıyorsunuz? bunları anlatacaksınız.
0
1331c112
(01.03.23)
O yönlendirecek hiç meraknetmeyin. Siz gidip oturacaksınız karşısına. Soru-cevapla ilerleyecek.

Yalnı poliklinikte gidecekseniz kısıtlı süreden dolayı önden kendinize "Şu anda nasılım, böyle olmamın bir sebebi var mı, bu durum beni neden rahatsız hissettiriyor, nasıl olmak isterdim ve neden istediğim gibi olamıyorum" gibi soruları kendinize sorup önden cevaplarsanız daha akıcı bir konuşma geçirebilirsiniz.
0
akhenaten
(01.03.23)
Benim gittiğim dr ların hepsi ilk önce fiziksel sıkıntılarınız varsa onları dikkate alıyor .
Muhtemelen hastalığınıza göre kan tahlili falan isteyebilir .
Bence hasta olarak kendi iradenizle gittiğiniz için, güvendiği bir veya iki ilaç ile size teşhis koyup bir ay sonraya randevu yazar .
Benim şahsi tecrübelerime göre şu an ne hissettiğinle ilgilenecek . Ve sana soracak tabiiki.
Siz geçmişten bugüne değil bugün den geriye doğru anlatın zamanınız boşa gitmesin .
0
dunyatuhaf
(01.03.23)
(3)

Maaş sorusu

dissendium
Bir iş ilanında en fazla ücret 18 bin TL olarak yazılmış. Ben bu ilana başvurup direkt beklentim 18 bin TL desem nasıl karşılanır? En fazla ücret yazmanın mantığı ne burada? Ya da işi kaçırmamak için 17 bin TL istemek mantıklı mı?
Bir iş ilanında en fazla ücret 18 bin TL olarak yazılmış. Ben bu ilana başvurup direkt beklentim 18 bin TL desem nasıl karşılanır? En fazla ücret yazmanın mantığı ne burada? Ya da işi kaçırmamak için 17 bin TL istemek mantıklı mı?
0
dissendium
(28.02.23)
18 bin zaten sirketin belirledigi ust sinirmis, siz de o ucreti soylemis olacaksiniz normal karsilanir merak etmeyin. beklentinizin altinda bir tutari belirtmeyin yoksa ise baslayinca mutlu olmazsiniz. sirket dogru bir sey yapmis beklentisi daha fazla olan insanlarin da kendilerinin de vakitlerini bosuna harcamamis olacaklar bu yuzden ilanda maas ust siniri yazilmasi cok mantikli ve bence olmasi gereken de bu. tek handikap sizinle benzer ozellikte ve daha dusuk maas talebi olan kisiyle anlasirlar ama zaten bu ilanda maas yazmasa da gecerli. o yuzden beklentini 18 binse 18 bin yazin gitsin.
0
in vino veritas
(28.02.23)
18 binin üzerinden isteyeceksen başvurma vermeyiz demek istiyor.
0
Amaranta ursula
(28.02.23)
Belli ki aradıkları kriterlere sahip insanları maaş beklentilerine göre sıralayıp en düşük talebi olandan başlayarak alım yapacaklar.

Ben böyle bir şey görsem eğer o işe çok ihtiyacım varsa ve üst sınırdan teklif vermeyi düşünüyorsam ilandaki tüm nitelikleri eksiksiz karşılağıma emin olurdum.

Açıkça belli etmişler zaten, bir çeşit ihale gibi bir şey bu. Eş nitelikteki insanlardan en ucuza çalışacak olanı alacağız demişler. Haliyle sizin aranan nitelikleri tam olarak karşılamadan vereceğiniz üst sınırdan teklif büyük ihtimalle işe alınmamayla sonuçlanır.
0
akhenaten
(28.02.23)
(2)

Az hasarlı

mama told me not to come
Diyarbakırdaki evime az hasarlı raporu çıktı. diğer depremzedeleri merak etmekteyim az hasarlı evlerinizde kalıyor musunuz?
Diyarbakırdaki evime az hasarlı raporu çıktı. diğer depremzedeleri merak etmekteyim az hasarlı evlerinizde kalıyor musunuz?
0
mama told me not to come
(28.02.23)
Ben depremzede değilim, ama E-devlette az hasarlı raporu verilen evlerle ilgili olarak taşıyıcı sistemde sorun tespit edilmeyip sıva ve taşıyıcı özelliği bulunmayan duvar çatlakları neticesinde bu raporun verildiği yazıyor ve "oturulabilir" olduğu açıkça yazıyor.

Örneğin bir basamak sonra, orta hasarlı tanımında taşıyıcı sistemlerde ince çatlakların olması gerektiği ve içerisine yerleşmeden önce tadilat görmesi gerektiği belirtiliyor.

İçinizi rahatlatır mı bilmem.
0
akhenaten
(28.02.23)
Teşekkürler..
0
🌸mama told me not to come
(28.02.23)
(7)

turkiye'de benzinler kac oktan?

antikadimag
abd'de 87 89 91 93 diye gidiyor. internette bakinca kursunsuz 95 oktan gordum sadece.1) baska alternatif yok mu?2) abd'de 95 oktan bulamiyoruz. turkiye'de en kaliteli benzinin satilma sebebi nedir? premium olmayan cogu arac icin gerekli degil (bir avantaji yok) yuksek oktan. bosuna para verilmiyor m
abd'de 87 89 91 93 diye gidiyor. internette bakinca kursunsuz 95 oktan gordum sadece.

1) baska alternatif yok mu?
2) abd'de 95 oktan bulamiyoruz. turkiye'de en kaliteli benzinin satilma sebebi nedir? premium olmayan cogu arac icin gerekli degil (bir avantaji yok) yuksek oktan. bosuna para verilmiyor mu o zaman?
0
antikadimag
(27.02.23)
tr'de hiç 87 falan duymadım. 95-97 ve 98 hatırlıyorum. 10 sene önce falan o ayrımı da kaldırdılar, 98 üretilmeyecek artık dediler hepsine 95 deniyor şu an. ab gereği oldu sanırım.
0
avatar is back
(27.02.23)
95 oktan. eskiden 98 vardı artık yok. performans içerikli olanların içinde de katkı var. temelde hepsi 95.
0
false pretension
(27.02.23)
95-100 arasi.

kuzey amerika'daki motor teknolojisi avrupa'nin gerisinde, o yuzden oktan dusuk.
max. 94 bulabiliyorum ben, ki 91 ustu bosuna para diyorlar zaten.
bir de ethanol olayi var, shell haric hepsinde %10 civari ethanol var. tr'de ethanol var mi bilmiyorum, bilen biri bilgilendirsin.
0
cooperr
(28.02.23)
Tam cevap değil ama belirtmek istedim, ehliyet aldığım dönemde youtube'daki otomobil videolarına sarmıştım. Orda amerikadan bir yayıncının videosunda bu konudan bahsediyordu yakıt seçiminde.

Temel konu "avrupaya gittiğinizde burada anlattıklarım geçerli olmayacak, ölçüm sistemleri farklı" noktasıydı.

Arada bir kalite farkı varsa bile doğrudan "abd'deki 87 oktan avrupa'da da 87 oktanlık benzinle aynı niteliğe denk geliyor ve onlar bunu kullanmıyor bile" gibi bir şey olduğunu sanmıyorum.

Kullanılan ölçüm yöntemleri farklı. RON, MON, PON gibi farklı skalalar var. Bunlara bir göz atabilirsiniz belki.

Diğer taraftan ABD petrollerinin dünyanın en iyileri olmadığı da bir gerçek.
0
akhenaten
(28.02.23)
Uzun süredir tek kalem benzin kullanıyoruz +1 Çünkü Avrupa Birliği normlarına uymak zorundayız. Ama firmalar oktan belirtmeden kaliteli yakıt adı altında bi tık pahalı yakıt satıyorlar içine katkı katıp, bence tamamen reklam aldatmacası.

Yalnız duyurunun yaş ortalaması baya düşük, kimse daha eskisini hatırlamamış :)

Eskiden bir de "kurşunsuz" benzin ayırımı vardı gençler, normal benzinlerde kurşun vardı. 90'larda "kurşunsuz" adı altında yeni bir benzin türü çıktı, sonra insan sağlığı açısından kurşunlu olan tamamen yasaklandı.
0
John Bloor
(28.02.23)
avrupa birliği sayesinde bunlar.
zamanında uyum yasaları cıkartılmasaydı şu an araç ve yakıt kalitesi hindistan gibi olurdu.
0
nuisance
(28.02.23)
ABD'nin ölçüm yöntemi farklı. Yanlış hatırlamıyorsam onların 89 oktanı bizde 95'e denk geliyor. Şimdi google'a sordum emin olmak için. Onlarda 91 bizde 95'e eşitmiş.
0
yadigar
(28.02.23)
(3)

eski ahit, tevrat, tanah, zebur et al.

AlsterWasser
Soru: eski ahit, tevrat, tanah, zebur hangileri biririn alt kümesi hangisi hangisinin içinde falan biri tanımsal olarak açıklık getirebilir mi? bir de yazacağınız kümelendirme ya da tanımlamalar türkçede ya da müslümanlıkta farklı şekilde, yahuhdilikte veya hristiyan dünyasında farklı anlamlara da g
Soru: eski ahit, tevrat, tanah, zebur hangileri biririn alt kümesi hangisi hangisinin içinde falan biri tanımsal olarak açıklık getirebilir mi?

bir de yazacağınız kümelendirme ya da tanımlamalar türkçede ya da müslümanlıkta farklı şekilde, yahuhdilikte veya hristiyan dünyasında farklı anlamlara da geliyor mu ?

Yani bazen söylenen ile söylenmek istenen değişiyor mu çünkü sanki böyle bir durum var gibi de kafam karıştı o yüzden soruyorum. Tevrat diyince aslında x kastediyor ama o aslında tanah gibi ama eski ahit derken şu vs vs. gibi.
0
AlsterWasser
(27.02.23)
Eski ahit= tevrat + zebur + baska kitaplar
Yeni ahit=incil
Tanah ise tevrat ile zeburu da icerir.

Kitabi mukaddes= eski ahit + yeni ahit
0
camussar
(27.02.23)
Eski ahit 39 kitaptan olusur
0
camussar
(27.02.23)
Eskiden yeniye gidelim

Tevrat dediğimiz şey (ibranice Tora) yaratılış (bereşit), mısır'dan çıkış (şemot), levililer (vayikra), çölde sayım (bamidbar), yasanın tekrarı (devarim) kitaplarını içeren musa'nın dönemini ve yahudiliğin oluşumunu içeren 5 kitaptır.

Ancak yahudilerin kutsal kitabı tora'dan daha fazlasını içerir. Bu kitabın geneli tanahtır. Tanah 3 bölümden oluşur. Birisi yukarda saydığım 5 kitaplık bölüm olan tora. Diğer iki bölüm ise neviim ve ketuvim.

Neviim; krallar, ezekiel, samuel gibi kitapları içerir 8 kitaptır.

Ketuvim; zebur'u ve tarihler gibi kitapları içeren üçüncü bölüm.

Tora, neviim, ketuvim'in toplamına tanah denir.

Zebur müslüman ülkelerde ayrı bir dine inmiş bağımsız bir kutsal kitap gibi anlaşılıyor ama yukarda da bahsettiğim gibi tanah içinde yer alan bir kitap. Davut ve süleyman'ın şiirlerini içeriyor.

Roma'nın son dönemlerinde yahudiler stabil olmayan bir halde olduğu için hristiyanların eski anlaşma dediği ve teorik olarak tanahla aynı şey olması gereken kitapla yahudilerin bugün kullandığı tanah arasında farklar var. Örneğin makabeliler kitabı hristiyan inancında eski anlaşma içerisinde varken yahudilikte yok. Ayrıca kitapların eski anlaşma ve tanah içerisinde dizilimleri de farklı. Bu tip şeylerin sebebi o dönemdeki yahudilerin kullandığı sistemlerdeki farklılıklar.

Buna karşın protestan reformunda katolik ve ortodoksların kullandığı eski anlaşma kitabında yer alan bu "fazla" kitaplar çıkarılıyor ve geriye sadece yahudilerin kullandığı kitaplar bırakılıyor.

Bu da ayrı bir tartışma konusu. Aynı şekilde katolik ve ortodoks eski anlaşmalarında da kitap farkları mevcut. Bunların hepsinin kendi içinde mantıklı tarihsel bir süreci var.

İncilse isa'nın hayatının havariler tarafından anlatıldığı mektupların derlenmesiyle oluşturulan kutsal metinlerin bir derlemesi. Matta, markos, romalılar, vahiy gibi kitapları içeriyor.

İncil = yeni anlaşma oluyor yeni anlaşma + eski anlaşmaysa kutsal kitap okuyor.

Böyle.
0
akhenaten
(28.02.23)
(7)

Güneş gözlüğü

dissendium
Bir video izlemiştim. Güneş gözlüğü çıkarıldığında yakaya takılmamalı, kabına koyulmalı diyordu. Tarzla ilgili bir videoydu. Ben erkeğim. Kap taşıyamam. Çanta zaten yok. Kafama takmayı sevmem. Yakaya takmak şık olmayan bir görüntü mü? Hiç böyle bir şey duydunuz mu? Sağ olun.
Bir video izlemiştim. Güneş gözlüğü çıkarıldığında yakaya takılmamalı, kabına koyulmalı diyordu. Tarzla ilgili bir videoydu. Ben erkeğim. Kap taşıyamam. Çanta zaten yok. Kafama takmayı sevmem. Yakaya takmak şık olmayan bir görüntü mü? Hiç böyle bir şey duydunuz mu? Sağ olun.
0
dissendium
(26.02.23)
Yakaya tak, yanına da bir kaleşnikof al. Özel harekatçı tarzı. Starbucks'daki amcalar da kafaya takıp omuza da hırka düğümlüyorlar. Bence en iyisi kaba koymak ya da arka cebe.
0
Kahvedesu
(26.02.23)
Bana +45 yaş erkek davranışı gibi geliyor. Belli şeyler belli dönemlerde daha çok yapılmış, haliyle belli yaş gruplarıyla daha çok bağdaşıyor. En azından benim kafamda. +45 yaş birinin şık görünümüne katkı sağlayabilir belki yakışıyorsa.

Örneğin kemere telefon takmak da böyle, +45 yaş insanlarda görsem garipsemem, şık olup olmadığına da kafa yormam ama 20lerinde birinin belinde telefon görsem "aa kaldı mı bu ya" diye düşünürüm

Gözülüğü kafaya takmak da +35 yaşlı kır saçlı erkeklerde güzel duruyor mesela.

Geri kalan herkes için tek çare sırt çantası taşımak.

Ben deli olabilirim ama, çok kıstas almayın.
0
akhenaten
(26.02.23)
nerede takıcan başka yakaya takıcan tabi. gayet de şık boşver sen.
0
neira
(26.02.23)
gömlek düğmeleri arasına çok rahat asılıyor
cam kısmı içe bile gelir atlet giydikten sonra
optik ve güneş gözlüğünü böyle değiştirirek kullanıyorum yazın
0
bir soru sorcam
(26.02.23)
hahah ilk kez duydum bunu. 20 yasindakinde de gorsem garipsemem 80de de. artik dikkat edicem ben de ama buna sokaklarda :D
ben o an en musait neyse oyle tercih ediyorum mesela. genelde sacimda tutarim. kapusonlu bi seyim varsa yagmur basladiysa basimda durmasi zor olacagindan yakama takarim. agir kezoyumdur belki de ama sen bana bakma gfh
0
Kittie
(26.02.23)
Bu şey gibi ya kot pantolonun altına spor ayakkabı giymek gibi, giymemek lazım ama giyene de neden giydin diye sorulmaz.
0
olaylar olaylar
(26.02.23)
Kemere veya pantolon cebine de asabilirsin. Gözünde de kalabilir önünü görüyorsan.
Biz sürekli karşıya sunum yapan modeller olmadığımız için tamamen beğenilme odaklı tercihler yapmak ve dünyanın güncel estetik standartlarına uymak zorunda değiliz.
0
hasmetizm 2046
(27.02.23)
(17)

Kızılay - Ahbap Çadır Olayı?

ananiyimioguz
Sosyal medyada denk geldim ama tam anlayamadim.Kızılay normalde afet bölgesine kurulmasi gereken çadırları zamanında kyrmayıp insanları mahçup bırakıp, Ahbap da acil isteyince maliyetine onlara satmış da ahbap o sekilde mi kurmus?Bir de Adana'da özel hastanede calisam bir arkadasim Kizilay'in kanlar
Sosyal medyada denk geldim ama tam anlayamadim.

Kızılay normalde afet bölgesine kurulmasi gereken çadırları zamanında kyrmayıp insanları mahçup bırakıp, Ahbap da acil isteyince maliyetine onlara satmış da ahbap o sekilde mi kurmus?

Bir de Adana'da özel hastanede calisam bir arkadasim Kizilay'in kanlari parayla sattigini soylemisti faturalari mi me görmüş.

Yani insanlarin vicdanlarini somurup bagisladiklari kanlari satmalari yetmemis bir de cadir mi satmislar vergilerimizle alinan cadirlari?

Bir de sevgili hükumet sevdalisi arkadaşlar bu durumlara nasil bakiyor onu merak ediyorum.

Mesela deprem vergileri icin de "yav iste uygun bir yere harcanmistir" diye gecistirip hic etmislerdi bu bir değil iki değil.
0
ananiyimioguz
(26.02.23)
Şurada gayet güzel açıklamış işte. Başka ne denebilir ki?
Sattık diyor. Başka yerde böyle kalitelisini bulamazdı diyor.
Almasaydı biz götürecektik diyor.
İnsan şaşıp kalıyor.

twitter.com

Bi de şu var tabi
twitter.com

Şu da var.
twitter.com
0
Mirket
(26.02.23)
Ben de anlamadım bu konuyu, bir de soruya ek yapmak istedim.

Neden ahbap kızılay'dan çadır alıyor ki? Yani bu gereksiz bir harcama değil mi? Kızılay'daki çadırlar zaten normal şartlarda deprem bölgesinde kurulmayacak mı? Bunun yerine normal şartlarda deprem bölgesine gitmeyecek özel bir üreticiye bu çadırları ürettirse toplam çadır stoku (kızılay + ahbap) artmış olmayacak mıydı? Şu halde zaten hiçbir ücret ödenmesine gerek olmadan kurulması gereken çadırlar için ücret ödemesi yapılmış olmadı mı? Bunun mantığı nedir? Kızılay'ın bu çadırları alın bir an evvel kurun diye vermek yerine satması mantıksızken, ahbap'ın gidip kızılay'dan çadır satın alma talebi de bana anlamsız geldi, ne kaçırıyorum?
0
akhenaten
(26.02.23)
Ben de neden AHbap'ın aynı şekilde kusurlu olmadığını anlamadım. Normalde bu çadırlar 1000 tl değil mi, internette görmüştüm. ''Kızılay 76 m2 çadırı 140 bin TL''ye satmış, bunlar da almış. Başka çadır üreten yok mu?
0
Kahvedesu
(26.02.23)
Başkaları da almış

twitter.com
0
Mirket
(26.02.23)
kan yıllardır parayla alınıyor kızılaydan, kuralı tüzüğü bu sanırım, normal şartlarda bunu anlıyorum hem kan bağışı hem maddi kaynak olur fakat deprem zamanı çadır olayı çok düşündürücü.

aslında kağıt üzerinde holdingleşmiş bir yapının bunu yapmasının yanlış bir tarafı yok her şey yazılan kurala uygun fakat bu kurallar gördük ki yanlış yapılandırılmış
0
freebird5406_2
(26.02.23)
Depremin 3. günüydü sanırım, Ahbap açıklamıştı biz her yere gittik ama en fazla adeti tek seferde en hızlı teslimi kızılay üzerinden alabileceğimiz için orayla anlaştık diye.

Pahalıysa bile mecbur kalınmış olabilir.

Burada sorgulanması gereken misal 50k lık çadırın neden 140a satıldığı olmalı bence.

Bir de madem çadır vardı neden bekletildi.
0
🌸ananiyimioguz
(26.02.23)
'kağıt üzerinde holdingleşmiş bir yapının bunu yapmasının yanlış bir tarafı yok her şey yazılan kurala uygun' denmiş de

Aşağıdaki adreste Kızılay Tüzüğü var. Tüzüğe aykırı her şey kanunen yanlıştır.

Tüzükte de:

c) Afet ve güvenli yaşama ilişkin görevleri:
1) Ulusal ve uluslararası alanda afet ve acil durum hallerinde; kamu otoriteleri ve
Uluslararası Kızılhaç-Kızılay Hareketi unsurlarıyla koordinasyon içerisinde müdahale, erken dönem iyileştirme, iyileştirme ve yeniden inşa safhalarında beslenme, gıda, barınma, sağlık ve hijyen alanlarında insani yardım ve hizmet sağlar, eğitim verir, toplumsal ve fiziksel kapasite geliştirir.

deniyor. Yani Afetzedeyi barındırmakla mükellef bir kuruluştan bahsediyoruz. Tüzüğe aykırı yazılmış bir kural varsa bu yanlıştır. Yazan da suçludur diye düşünüyorum.

Tüzük burada:
www.kizilay.org.tr
0
Mirket
(26.02.23)
ahbap almasaydı kızılay kurmayacak mıydı bunları?
ahbap bu parayla başka bir yardım yapsaymış

kızılay bunları bedava üretmese de çok anlamsız bir iş

iki taraf da eşit oranda kusurlu
0
bir soru sorcam
(26.02.23)
Ben de tam anlamadım ama anladığım şu:
Kızılay çadır üretmek için bir şirket kurmuş.
Ahbap'da herhangi bir firmadan alıyor gibi almış.
Burda Ahbap'ın suçu yok. Çadırı nereden buluyorsa alacak.
Halkın parasıyla kurulan Kızılay'ın, böyle bir felakette çadırları acilen göndermeyip satmak üzere depoda tutması yanlış. Belki fahiş fiyata bile vermiştir bu liyakatsizler.
geçmişlerinde vegi kaçırmaya aracılık etmeleri meselesiyle birleşince tiksindiriyor.
0
vizivozo
(26.02.23)
1- kizilay normalde deprem bölgesine sevk etmesi gereken cadirlari sevk etmiyor, depolarda tutuyor.
2- ahbap yana yakıla cadir ararken, kizilay bende var istersen sana satayim diyor.
3- ahbap da nalet gelsin ver neyse parasi ben aliyorum diyor.
4- afad, benden izinsiz cadir kent kuramazsin ve ben kuracagim sonra da cadirkent kurdum diye hava atacagim diyor.
5- olay ortaya cikinca kizilaycilar ya aslinda biz göndercektik o cadirlari afad da kuracakti, ama baktik parasini veren var, biz de sattik. gelen para ile de yeni cadir yapacagiz diyor.

olan ahbap in parasina oluyor, ahbap o cadirlari satin alip göndermese, kizilay o cadirlari başkasına satacakti, bedavaya gidip kurmayacakti.
0
tadellesever
(26.02.23)
aslında sadece ahbap değil başka stklar ve hatta ibb'de kızılay'ın bu iştirak şirketinden çadır alımı gerçekleştirdi. zaten günlük çadır üretme kapasitesi daha yüksek olan başka bir alternatif şirket yok sanırım. bu iştirak şirketinin günlük üretim kapasitesi 1000 civarı deniliyor. dolayısıyla en erken teslim alabileceğiniz ürünü ve miktarı kim veriyorsa ondan alırsınız böyle bir acil durumda. bunda ben bir sorun görmüyorum ama ahbap bağışçıları kızılay'dan almalarını eleştirmekte çok haklılar tabi kendilerince. bu da başka bir tedarikçi bulamamalarının bir amatörlük olduğunu gösterir. doğruya doğru.

ahbap ve kızılayın açıklamasında maliyeti karşılığı ve logosuz olan çadırlardan alındığı ifade ediliyor. böyleyse gerçekten bu güzel. çünkü çadır kar edilecek bir mevzu değil afet sırasında.

benim fikrim şu; ahbap çadır almak istedi ancak bulamadı kimseden. ve kızılaya sordu onlar da sonuçta depremzedelere verileceği için ahbapa satış yaptı o anki logosuz olan çadırları. böylece bu şirket aldığı tutarla yeniden çadır üretip dağıtma imkanını besledi. ve ahbapın aldıkları ekstra oldu. yani çadır sirkülasyonunu besleyen bir nokta olduğu konusuna vurgu yapmak istedim.

iki tarafta da bir amatörlük söz konusu özetle.
0
debian
(26.02.23)
kızılay çadırları satmış. çadır ihtiyacı var, acil. yeni üretimi 1 günde yapabilecek mi? hayır. kızılay’ın savunulacak hiçbir tarafı yok.
0
deartheodosia
(27.02.23)
Kızılay’ın yaptığının açıklanabilecek bir tarafı yok.

1. Kızılay her türlü afet durumuna hazır olmalı.
2. Afet zamanı dur ben biraz çadır üreteyim mantığı nedir? Nerde senin stoğun ya da stoğun yoksa alt birimin midir üretim şirketin midir her neyse ordaki tüm çadırlara el koyacak yapın olmalı.
3. Kızılay ticarethane zihniyetinde olmamalı, yardım kuruluşu misyonunu taşımalı.
4. Çadırları ahbap almasaydı zaten afada verecektik ne demek?
5. Çadırlar afada da satışla mı veriliyor? Madem verecektin neyi bekliyorsun, afetin kaçıncı gününü münasip görüyorsun acaba?
6. Afad neden bu çadırları ilk başta alıp bölgeye ulaştırmadı, kaç gün geçmesi bekleniyordu sorusu burda da geçerli.
7. Tüm bu garabet içinde sanırım ahbap, bana acil çadır lazım, kimden alabilirsem alırım hemen de kurarım gölge etmeyin tek dileğim demiş görünüyor.
Dolayısıyla ahbap, elinde çadır bulundurmak yükümlülüğünü taşımayan, aldığı yardımı ulaştırmakla mükellef bir stk konumunda. Bu tecrübe neticesinde bir daha ihtiyaç olursa (inşallah olmaz) çadır tedariki için izleyeceği yöntemi belirlemeli.

Benim anladığım bu.

Asıl bilmemiz gereken nokta şu ki; artık Kızılay bizim eskiden bildiğimiz afet yardım kuruluşu vasfına sahip değil, başka bir kuruma dönüştürülmüş. Dolayısıyla kurumun zaten afete müdahale gibi bir olayı kalmamış.
0
epitaf
(27.02.23)
Kızılay afada verecektik dediği çadırları büyük ihtimale afetin artık 3. Haftası falan satılmayanları falan verecekti. Kızlay da öncelik olarak bu çadırları satmayı koymuş anlaşılan.
Durum zaten bu ise büyük ihtimalle bu çadırlar afada da para karşılığı gidecekti. Hatta belki bir sıfır da fazla olacaktı fiyatları.

Bu düzende bu acil durumda ahbab yapabileceği en doğru hamleyi yaptı bana göre. Ahbabın afetin 3. gününde yaptığı çadır alışverişini afad 3. Haftasında anca yapardı.
0
zimbirik
(27.02.23)
her saçmalığa mantık aramaktan düşünce yapımız bozuldu
0
bir soru sorcam
(27.02.23)
aga kimse nasıl uyanamıyor mevzuya anlamıyorum? ahbap haracını verdi. devletin has sivil toplum kuruluşu oluverdi.

bu sistem sakal sistemi. bu sistem komisyon sistemi. bu sistem haraç sistemi. sakalını at istediğini yap.
0
alperz
(27.02.23)
alperz +1

birkac gündür ayni seyi düsünüyorum, sokakta harac vermeden araba park edemiyorsun, kimseye komisyonsuz / haracsiz adim attirmazlar bu ortamda. ahbapin önüne pavyon faturasini koymuslar, cok fazla secenegi yok gibi görünüyor.
0
tadellesever
(01.03.23)
(6)

en atatürkçü parti hangisidir?

abelardo
niyetim siyasi tartışma veya gerginlik yaratmak değil. sizce atatürk ilke ve inkılaplarını en çok içselleştirmiş parti hangisidir. eskiden olsa chp derdim ancak şu an değil gibi. bence memleket partisi veya zafer partisi olsa gerek
niyetim siyasi tartışma veya gerginlik yaratmak değil. sizce atatürk ilke ve inkılaplarını en çok içselleştirmiş parti hangisidir. eskiden olsa chp derdim ancak şu an değil gibi. bence memleket partisi veya zafer partisi olsa gerek
0
abelardo
(25.02.23)
Chp. Memleket partisi zafer partisinin bir benzeri.
0
prole
(25.02.23)
CHP'nin kemik tabanı Atatürkçüdür. Zaman zaman tepede yalpalamalar olsa da hiçbir parti kemik tabanına sırtını dönemez.

İsmi geçen diğer partilerin ne olduğu bu seçimlerden sonra daha netlik kazanır. Şu an konumlarında bir netlik yok. Hiçbir partiyi de sadece liderinin söylemleriyle değerlendirmemek lazım. O partiden bildiğin 5 kişinin ismini say dendiğinde sayamıyorsan da o partiye parti demek ve o liderin peşinden de tuzu kapıp gitmek ne derece doğru bilmiyorum.
0
Mirket
(25.02.23)
Bana kalırsa, Atatürk'ün en belirgin karakteristik özelliği; batılı tarzda bir modernleşme/ilerleme tahayyül etmesi. Ayrıca, o dönem için eşine az rastlanır bir vizyona sahip. Döneminin ilerisinde bir adam. Dogmaları büyük oranda reddediyor.

Bu nedenle, bence Atatürkçülüğün olmazsa olmazı; ilerlemeci olma ve belirli kalıplardan/dogmalardan kurtulma gibi görünüyor.

Bugün Türkiye'de yurttaşların birçok "kırmızı çizgi"si bulunuyor. Atatürk yaşasa, bu çizgilerin çoğunun ötesinde bir yerde olurdu.

Sonuç olarak, memleket, zafer ve hatta eski chp (deniz baykal, önder sav chp'si) Atatürkçülükle çok örtüşmüyor.
0
sailor
(25.02.23)
Günümüz chpsi olmadığı aşikar. Atatürk ve Türk düşmanlarının odağı haline gelmiş durumda.
Net Atatürkçü parti maalesef yok. Memleket partisi, zafer partisi ve kısmen vatan partisi denebilir şimdilik.
0
astronom bey
(25.02.23)
Atatürk'ün ideolojik bakış açısının temeli çağdaşlık kavramının çeşitli şekillerde ve farklı kavramlar kullanılarak tekrar tekrar açıklanmasından ibaret aslında. Bu, yani çağdaş olmak, yani çağa ayak uydurabilmek ya da eğer zaten ayak uydurulmuşsa çağa yön verebilmek, muhafazakarlığın kökten tersi olan bir hareket.

Atatürk'ün kendi yaşam süresi içerisindeki hayat hikayesi üzerine muhafazakar bir görüş oluşturan hiçbir parti onu temsil ediyor olamaz. O günlerde 1920'li yıllardı, bugün 2023 yılındayız. Bu sürede dünyada inanılmaz değişimler yaşandı

Ancak hala nostaljik ruhu yaşatmaya çalışan siyasi karakterler var. Ben bunların hiçbirisi Atatürk'ü yansıtıyor diyemem.
0
akhenaten
(25.02.23)
Memleket ve zaferi, günümüz chpsine tercih ederim şuan için Atatürkçülükte. Keşke böyle olmasa.
0
personaa
(26.02.23)
(6)

Bu böceğin adı ne?

cek
https://www.hizliresim.com/m1mms53Yıllardır mutfakta ve banyoda bu böceklerden var. Bu böceğin adı nedir ve nasıl mücadele edebiliriz? Hamamböceği yemi koyduk, hiçbir işe yaramadı.
www.hizliresim.com

Yıllardır mutfakta ve banyoda bu böceklerden var. Bu böceğin adı nedir ve nasıl mücadele edebiliriz? Hamamböceği yemi koyduk, hiçbir işe yaramadı.
0
cek
(25.02.23)
Nem böceği, gümüş böceği gibi isimleri var. Nemli olan her yerde barınabilirler. Yaz, kış farketmiyor. Kağıt vs gibi şeyleri yerler. Bazıları psikopattır kaçmıyor. Biri üstüme tırmanıyordu. Genelde tuvalet ve mutfakta karşıma çıkıyordu.

Binayı ilaçlatın. Böcek yemi vs ile olacak şey değil. Bir ara bizim evi basmıştı bunlar, sonra bina ilaçlandı kurtulduk.
0
Cesario
(25.02.23)
gümüş böceği.
0
tom creo
(25.02.23)
Matbu ürünlerle ile beslenirler. Eğer birikmiş gazete, dergi ve benzeri varsa bunları atarak kurtulabilirsiniz.
0
heritage
(25.02.23)
Gumus bocegi. Kagit yiyor. Nem seviyor. Bocek yemi pek ise yaramiyor. Gordugun yerde oldur.
0
nax
(25.02.23)
Tr. Gümüşçün
Eng. Silverfish
Lat. Lepisma saccharina
0
akhenaten
(25.02.23)
Evimi istila etmislerdi, aslında cok zararsizdir ama ben tiksiniyordum. Baya bir arastirdim ekside. Kesin çözümü sunuyorum, bana teşekkür edeceksiniz. 15 gunde 2 kez düzenli yapın, 1 1.5 sene rahat edersiniz. Yumurtalari öldürüyor, yeni gelişimleri önlüyor. Hele de bu fotodaki gibi ebeveyn böceği öldürürseniz cok kısa sürede etkisini alirsiniz.

Advion hamam böceği jeli. Hanam böceği jeli evet.
0
sirisum
(25.02.23)
(13)

iş mailini gece yarısı atmak

deartheodosia
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi gönder
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).

illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi göndermeli, mail gönderilen saatin bir önemi var mı bunu merak ediyorum.
0
deartheodosia
(21.02.23)
Maili alacak kisi(ler)in mesai saati disinda gondermek hos karsilanmiyor. Belki sirket kulturuyle de alakalidir ama bizde hem ABD hem Avrupa icin alicinin calisma saatlerine gore gonderim zamani belirlenir.
0
sertac akin
(21.02.23)
Valla ciddiyetsizlik değil de gece yarısı ne gerek var insanları rahatsız etmeye? Ölüm kalım meselesi mi? Mesai sonrası acil bir mail olmadıkça işyerinden gelen mailler benim tadımı kaçırıyor. Ben ertesi güne planlanmış şekilde gönderilmeli diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(21.02.23)
Ben her zaman mesai saatleri içinde mail, mesaj, telefon işlerini hallediyorum. Alttan alttan her zaman mesai saati dışında ulaşılabilir olmayacağımı sezdiriyorum muhataplara. Mesai dışında birisi aradığı zaman da normale göre belirgin şekilde farklı bir resmiyette konuşuyorum.

Birisi bana mesai saati dışında mail atsa tutup suratına bir şey demem "neden dönüş yapmadın" gibi fantastik triplere girmediği sürece, ama normal de bulmam. İş iştir, sözleşmeyle anlaşmayla belli sınırlar koyarak yapılır. Bu sınırları ihlal eden insanları ihlal dozuna göre garip geliyor gözüme, garip gelmesini de özellikle kendime telkin ediyorum.
0
akhenaten
(21.02.23)
Bence göndermenin bir olayı yok hemen cevap beklemiyorsanız.

Gece gönderip, neden 1 saat içinde dönüş yapmadın demediğiniz sürece bir sıkıntı yok.

Bende de tam tersi, gece birileri bir şey gönderince 24 saat çalışıyormuş da göze girmeye çalışıyormuş hissi yaratıyor.
Hiçbir zaman gece biri yazdı diye kötü hissetmem.
0
burfak
(21.02.23)
"kusura bakmayın şu şu şu sebeple bu saate atabiliyorum ancak..." diye başlanıp atılmasında sorun yok.

ama rutin olarak bu şekilde mail atan birini ben dikkate alamam. mailine geç dönerim, görmedim derim vs...
ayrıca genel olarak da büyük dalga konusu olur.
0
teritori
(21.02.23)
Ben geç saatte mail alirim, mail atarim.
Ama bunu belli kişilere yapıyorum, yani kafaya takmadığıni bildiğim kişilere.

Onun dışında bütün mailleri sabah 08.30a ayarliyorum. Ama benim gibi calisan arkadaslar ile gece birde falan atıyoruz yani.

Akşam 10-11'e kadar umursamadan atiyorum. O kadar kafasina takan devlet dairesnde calissin.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
Ortada gercekten ciddi derecede bir mesele yoksa mesai saatleri disinda mail atan kisiyi profesyonel olarak addetmem. Ya isini geciktiriyordur ya kendince caliskan pozu kesiyordur ya da hayatsizin tekidir. Tecrubeyle sabit olusmus yargilar bunlar. Dogru duzgun calisip bunu yapani gormedim henuz. E boyle birine de pek saygi duymam is anlaminda.
0
unidentified floating object
(21.02.23)
8-5 çalışılan işlerde garip durur ama freelance iş vs. ise garip olmaz bence.

Normal şartlarda mailin zamanı olmaması lazım bakan istediği zaman mesai saatinde bakıp cevap atar çünkü. Fakat akıllı telefonlarla birlikte anında bildirim gelmeye başladığı için insanlar dikkat etmeye başladı. Ben de o sebepten işleri gece halledip sabah 8-9'a ayarlıyorum sabah gidiyor.

Yine de, mail telefonla aramak veya whatsapp'tan yazmak gibi bir şey değil. Her saat atılabilmeli normal şartlarda. Çok dikkat eden kişi kişisel telefonuna o maili kurmaz veya iş telefonu vardır akşam bakmıyordur. Sadece bilgisayardan bakıyordur vs. vs.
0
nhk ni youkosu
(21.02.23)
1. kimsenin gözüne girme gibi bi durum yok, freelance kendi işim.
2. soru yalnızca mail için. telefon/whatsapp yok.
0
🌸deartheodosia
(21.02.23)
ben gece gündüz gönderiyorum, verimli saatim o gün için neyse o. herkesin verimli saati farklıdır, belki gece aklıma bir şey geldi gönderdim onun için sabahı beklemem.

alacak adamdan cevap beklemediğin, gece cevap ver diye darlamadığın sürece sıkıntı yok. benim mail bildirimlerim mesela kapalı akşam mesai bitişinden itibaren. rahatsız olan bildirimleri kapatır olur biter.

edit: ek olarak global firmalarda böyle bir kaygın zaten olamıyor. mesaj attığım bi adam japonyada diğeri amerikada. büyük şirketlerde böyle neden şu saatte attın falan olmaz bu yüzden. alan kişi bildirimleri yönetecek rahatsız oluyorsa.
0
roket adam
(21.02.23)
İsveçte çalışma şartları iyi, iş yaşam dengesi mükemmel olduğu halde insanlar şirket telefonlarını yanlarında taşıyorlar. Acil bir durum olursa cevap veriyorlar. Çünkü herkes farkında kimse onları gereksiz bi şey için rahatsız etmez. Bu nedenle kimseye gece mail atılmaz burada. Mail attığın insanın çalışma saatine göre mail atılır. Çünkü diğer türlü senden gelen mailleri sessize alması gerekecek ya da toptan iş telefonunu kapatması gerekecek.
Burada gece rahatsız eden olmadığı için iş telefonu da rahatsız edici bir şey değil.

Bence atmayın gece. Zaten tek bir ayardan gece attığım mailler mesai saati başında gitsin kuralını getirebilirsiniz. Her mailinizi tek tek ayarlamanıza gerek yok yani.
Bu ayarlar boşa konmuyor mail uygulamalarına.
0
zimbirik
(21.02.23)
çalıştığın şirket veya şirketlerin kültürüne göre değişir, kurumsal mı, hangi ülke vs çok değişkeni var. Endişe ediyorsan delay delivery ile saatini ayarla, mesai başlangıcında göndersin, kafan rahat eder.
0
tiny penny
(21.02.23)
Bazi insanlar icin cok daginiksin ve isini zamaninda yetistiremiyorsun o yuzden geceyarilarina kadar calisiyorsun izlenimi yaratabilir.
0
hot potato
(21.02.23)
(7)

Covid muhabbeti bitmedi mi?

msb
Hala covid aşısıyla ilgili sorular görüyorum.Geçenlerde de tv'de kamu spotu vardı aşı olun vb diye...Ben bi şeyleri kaçırdım mı acaba? Covid bitmedi mi niye hala aşı oluyoruz?
Hala covid aşısıyla ilgili sorular görüyorum.

Geçenlerde de tv'de kamu spotu vardı aşı olun vb diye...

Ben bi şeyleri kaçırdım mı acaba? Covid bitmedi mi niye hala aşı oluyoruz?
0
msb
(21.02.23)
yok devam ediyor da sağlık sistemini tehdit edecek kadar yüksek değil. ölümler devam ediyor hala. aşılanma oranı çok yüksek olunca yüksek salgın ihtimali azaldı, hatta geçen aralıkta salgınlarda 5.sıraya düşmüştü. grip türleri vs vardı ilk sıralarda. özellikle aşı olmamış yaşlılarda ölümler var denilmişiti en son
0
avatar is back
(21.02.23)
Aşısı bulunmuş bütün hastalıkların aşısı öneriliyor aslında. Covid-19 bundan sonra grip gibi, kızamık gibi diğer hastalıklar gibi hayatımızın içinde olacak. Ancak bunlardan farklı olarak bu hastalık hala çok yaygın olarak halk arasında bulunuyor, onun için genel aşılar arasında değil ama özellikle kendi adıyla aşısı tavsiye ediliyor. Bi nevi yangın sonrası soğutma çalışması gibi düşünün.
0
akhenaten
(21.02.23)
bitti. joe biden ilan etti bitti diye, bitti.
0
sert siyah krom
(21.02.23)
Bitmedi, daha yeni babam ölümden döndü.
0
mirty
(21.02.23)
Bitmedi maske takmazsak azalmayacak
0
photo85
(21.02.23)
bitmedi ama daha büyük dertler var. kısmen de olsa kontrol altına alındı.
0
false pretension
(21.02.23)
Geçen farkettım bana yeniden aşı tanımlanmış. 5.doz
0
invictae
(21.02.23)
(8)

Tesisatcilar kolono buyuk zarar vermis mi?

another satisfied lover
Bugun binanin su tesisati degisiyordu. Yanlis yerden girmisler benim evin icine daldilar yanlislikla ust kattan. https://ibb.co/yy5FF3JKiraciyim zaten yapacak bir seyim yok. Ankaradayim ayrica. Panige gerek var mi?
Bugun binanin su tesisati degisiyordu. Yanlis yerden girmisler benim evin icine daldilar yanlislikla ust kattan.

ibb.co

Kiraciyim zaten yapacak bir seyim yok. Ankaradayim ayrica. Panige gerek var mi?
0
another satisfied lover
(20.02.23)
Kolon degil de kiris degil mi orasi? Evet baya zarar vermisler gibi ama ankara deprem bolgesi olmadigi icin ve binadaki tek sorunlu alanin bu oldugunu varsayarsak sorun olmaz gibi. Uzmani degilim. Bir uzmanin gormesi cok dogru olur
0
hlt1985
(20.02.23)
Evet kiris aslinda. Tavanin tam kosesi burasi
0
🌸another satisfied lover
(20.02.23)
Tarifinize göre o ortada görünen ahşabımsı şey ustanın marifeti galiba. Kısacası boydan boya delmişler kirişi. Nerden bakarsanız bakın istenmeyen bir durum. Bence bir gösterin.
0
akhenaten
(20.02.23)
Biraz daha geriden genis fotograf koyar misiniz? bir de tam altindan bir fotograf ?

Orada gordugum ahsap mi? yukaridan deldiklerine gore asagiyi patlattilar, o zaman gordugumuz sey insaat demiri (anlasilmiyor fotograftan) mi? parcalanmis kisimin toplam genisligi ne kadar gibi?
0
wallcan
(20.02.23)
tavana benziyor deldikleri yer
sorun olmaz ama temizlik yaptıkça su akar aşağıya güzel kapatmazsalar
0
bir soru sorcam
(20.02.23)
ibb.co
ibb.co
ibb.co

Tahta iceride ustalarla ilgisi yok. Su borularinin arkaainda da tahtalar vardi(sokulen eski demir borular)

Genisligi 20 cm, uzunlugu 30 cm kadar. Derinligi ise 3-4 cm en fazla.

Su borusunun gidis yonunu yanlis dusunmusler herhalde, sonra ben diyince disaridan yuruttuler.
0
🌸another satisfied lover
(20.02.23)
Kiris delinmis gibi boydan boya. O demirin tam altinda bi delik var oraya parmagimi soktum fayans parcasi gordum ust katin banyodan belli ki

ibb.co
0
🌸another satisfied lover
(20.02.23)
Oncelikle bu hasardan bir sey olmaz. Tamiri iyi yapilmali gelip bos siva yapmasinlar, Sika nin cesitli beton tamir harclari vardir bunlarla tamir edilmesini isteyiniz. Butun kirilan parca vs. oradan alinip temizlenip oyle tamir yapilmali.

Ancak gordugum kadariyla nervursuz donati, beton kalitesi cok kotu degil gibi agrega goruntusunden ama dosemede tahta unuttularsa kimibilr daha ne unuttular gibi kaygilar olabilir. Tahta demek bosluk demek. Tam yapinin seklini de cozemedim yani kiris olsa etriye olamsi lazim, aralik cok genis gozukmuyorsa, ama donati doseme icin kalin vs. tam gozum kesmedi imkan varsa daha iyi bir yere gecilebilir. Bu hasar sebebiyle degil genel goruntu sebebiyle. Ancak Ankara'nin 3., 4. deprem bolgesinde olmasi tabii daha rahat davranmaniza bir etken yani cok oyle aman tanrim kacin demiyorum. Pek cok deprem bolgesi binasi boyle suan.
0
wallcan
(20.02.23)
(3)

Deprem türleri ve deprem alt türleri

reyals
Türkçe kaynaklara baktığımda deprem, tektonik, volkanik ve çöküntü olarak üçe ayrılmış.Ya ben kaynaklara ulaşamadım ya da deprem ülkesi olmamıza rağmen deprem ile ilgili adam akıllı türkçe içerik bile yok ki ulaşamadığımı pek düşünmüyorum.Aslında aradığım şey son yaşadığımız depremin hangi türde old
Türkçe kaynaklara baktığımda deprem, tektonik, volkanik ve çöküntü olarak üçe ayrılmış.

Ya ben kaynaklara ulaşamadım ya da deprem ülkesi olmamıza rağmen deprem ile ilgili adam akıllı türkçe içerik bile yok ki ulaşamadığımı pek düşünmüyorum.

Aslında aradığım şey son yaşadığımız depremin hangi türde olduğu. İngilizcede Strike slip earthquake olarak geçiyor. Bunun literatürde türkçe kullanımı nedir? Çeviri değil de akademik olarak türkçesi gerekiyor.

(büyük ihtimal tektonik içinde alt türde fakat bulamadım.)
0
reyals
(20.02.23)
Deprem türleri saydığınız gibi, strike-slip bir deprem türü değil bir fay hareketinin adı, yanlış arama yapmışsınız. Bunun türkçesi de doğrultulu-atımlı fay.

Türkiye'de gerçekleşen depremler tektonik depremlerdir, bunlar levha hareketleri sonucu gerçekleşir. Akademik makaleden ziyade jeoloji ders notları arayın, daha anlaşılır ve derli toplu olur, çünkü bunlar temel kavramlar terminoloji derslerinde bulabilirsiniz en açıklayıcı şekilde.

Bir tane örnek;

www.google.com.tr
0
akhenaten
(20.02.23)
Çoook teşekkür ediyorum. Bir ek sorum olacak. Buradan sorayım belki birilerinin işine yarar.

Bu fay hareketleri üç deprem türünde de görülüyor değil mi? Volkanik bir depremde fay hareketi doğrultulu-atımlı olabilir değil mi? Çöküntü depremde de aynı fay hareketleri söz konusu değil mi?
0
🌸reyals
(20.02.23)
Merhaba, ben de uzman değilim açıkçası, son olaylardan sonra sizin gibi okumaya başladım. Strike-slip faylarda volkanik hareketin görüldüğü dağlara örnek olarak imternette Filipinler'deki Iriga Dağı ve ABD'deki St. Helens dağı örnek olarak verilmiş. Bunlara daha detaylı bakabilirsiniz belki.

Çöküntü depremleri ise adı üstünde yer altındaki insan veya insandışı sebeplerle oluşan boşlukların çökmesiyle oluşan küçük depremlerden ibaret, dolayısıyla bir fay etkinliği olmuyor.
0
akhenaten
(20.02.23)
(4)

amazon prime kargo

invictae
prime üyelerine yurtdışı ürünleri de kargo ücretsiz oluyor mu? biraz hayal gibi biliyorum ama... :)
prime üyelerine yurtdışı ürünleri de kargo ücretsiz oluyor mu? biraz hayal gibi biliyorum ama... :)
0
invictae
(18.02.23)
www.amazon.com.tr

Bakın örneğin yolladığım üründe kargo ücretsiz, ama +98,90 lira ithalat ücreti alınıyor. Kargonun ücretli olduğu ürünler de var. Neticede öyle ya da böyle bir ek ücret olacak.
0
akhenaten
(18.02.23)
ithalat ücreti her türlüü ödenecek hocam, onda sorun yok.

kargo ücretini merak ediyorum prime olunca yurtdışı için de kargo ücretsiz seçeneği çıkıyor mu?
0
🌸invictae
(18.02.23)
ürün gönderim bölgesine göre değişiyor, 3 üründen 2si için almammıştı
0
bir soru sorcam
(18.02.23)
ürüne göre değişiyor evet. prime olduğum halde kargo ödediğimi hatırlıyorum
0
roket adam
(18.02.23)
(15)

Suşi güzel mi

dissendium
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
0
dissendium
(17.02.23)
Kendi adıma çok seviyorum. Pek çok farklı çeşidi var, o çeşitlilik de hoşuma gidiyor. Genel olarak hafif bir yiyecek olmasını seviyorum. Çok alengirli olmayan bir çeşidini deneyin derim, sevmeseniz bile fikriniz oluşmuş olur.
0
fotrsapka
(17.02.23)
Deniz ürünü, yosun kokulu gıda, deniz yumuşakçası seviyor musunuz?

Somon füme, balık yumurtası gibi çiğ ve yumuşak, kaygan dokulu (kuru et gibi değil) gıdaları seviyor musunuz?

Bunlara cevabınız evetse seversiniz. Yemek seçen ve yukarıda saydıklarımı sevmeyen biri olarak ben suşiyi bir türlü sevemedim. Türk damak tadına daha uygun olsun diye pişmiş balık ve yengeç etiyle yapılan çeşitleri var, yosuna sarılı olmayanları var, onlar bence daha kabul edilebilir şeyler.

Denemek için suşi seven birileriyle Çin lokantasına gidin, kendinize küçük bir suşi tabağı söyleyin. Baktınız olmuyor, siz noodle söylersiniz, kalan suşiyi yanınızdakiler paylaşır.
0
kobuzchu kiz
(17.02.23)
gayet güzel, yeni başlayacaksanız sıcaklardan başlayın diye önerebilirim
0
mysql34
(17.02.23)
Güzel. Benim hanım yapiyor, annemler geldiğinde yaptı. Annem hastası oldu, babam pek sevemiyor ama denedi beğendi (gene de sonra yiyemedi).

Biz çok severiz.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Ülkenin yüzde 99’u suşiyi seviyor. Seversiniz büyük ihtimal. Bence güzel değil.
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
Çok sık yediğim bi şey değil ama severim ben. En iyisi şöyle üç dört arkadaş gidip (mümkünse suşi seven) içinde çok çeşit olan menülerden söyleyin. Sıcaklardan hiç yemedim bu arada soğuk olanlar gayet lezzetli. Denildiği gibi çok çeşit var avokadolusu ıvır zıvırlısı falan bi tanesini seversiniz bence mutlaka.

Bi de suşi umami tadı yönünden çok zengin bir yemek. İnsana ayrı bir tatmin de veriyor o yüzden.
0
nundu
(17.02.23)
rezil ötesi bişey
0
deranzo1
(17.02.23)
dene ama suşi'yi ilk seferinde sevemezsin 4-5'te anca tat almaya başlarsın

çünkü damak tadı anca 4. 5. seferde oturuyor çoğu uzak doğu yemeği için öyle.

yani kararını en az 4 kere farklı yerlerde yedikten sonra ver

birincisinde değil.
0
duyurukullanıcısı
(17.02.23)
peynirli, salatalıklı vb. olanlar bize daha uygun.
0
sert siyah krom
(17.02.23)
ben sevmem. zorlamaya gerek yok. arkadaşlarla suşi mekanına gidersek, suşi dışındaki ürünlerden yerim.
0
gabe h coud
(17.02.23)
yurtdisinda ayda bir mutlaka yiyoruz.
soya sosu sart, cig balik guzel birsey ama abartmamak lazim. mide kanserine yol aciyor.
0
cooperr
(17.02.23)
İlk denediğinde de sevebilirsin ya ben direkt ilk yediğimde bayılmıştım shdhdh ben de çok yemek seçen biriyim ama deniz ürünlerini severim genel olarak.
0
nundu
(17.02.23)
Cidden çok fazla çeşidi var, sadece balık da değil yengeç, yılan balığı, ahtapot, kalamar ve hatta vejetaryen sushiler dahi var o yüzden ne dense yalan olur. Genel olarak deniz ürünü tat skalası bellidir ama, eğer seviyorsanız seversiniz.

Çeşitleri bir yana bırakıp en klasik versiyonundan başlamak isterseniz negitoro maki olanı deneyin.
0
akhenaten
(17.02.23)
Pişmiş yengeçli olanları var, ben onları seviyorum.

Baya çeşidi var, seveceğiniz bir çeşidi illaki vardır emin olabilirsiniz.
0
zimbirik
(17.02.23)
Kızartılmış olanlardan başlarsan seversin.
0
etna
(17.02.23)
(12)

inanç/ruhsal durum konuları

firemanjonny
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri t
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri tekbir getirmeye çalıştı orda olsam ağzına vururdum çok sinirim kalktı o anda, sonra acayip bir farkındalık geldi "ne oldum lan ben böyle" dedim, ama şimdi de olsa aynı şekilde gıcık olurdum. bir yanda umreye insan uğurladık, otobüs önünde ağlaşanlar (niyeyse), diğer yanda benim ailem burda seslerini duydum kimse gelmedi artık ses yok diye ağlaşanlar, içimden fuck the system diyip dağ başına yerleşesim geliyor, umre bildiğin turistik ziyaret farz değil bi bok değil, yani şuan bahamalara gidip dönüp götünün fotosunu instagrama atan kızlardan farkın yok orada ihram içinde sırıtp poz vermenin, ver o parayı yardım olarak bitsin gitsin, inancın içinde yine sevap kazan hatta daha çok sevap kazan, umre sevabı bile yazılır ek olarak hayır yapma sevabın bonusun olur, ki bunu yapan da gördüm sosyal medyada çok takdir ettim. tabi bunu kendilerine demedim, lüzum da yok, bişi de değişmez. insanı ateist yapacaksa bu iktidar kadar başarılı başka kuruluş olamazdı. işin garip yanı on sene önce çok daha mutluydum, nispeten konulara cevabım vardı kendimce, şimdi zerre mutlu değilim, farkındalık-sorgulama arttıkça girdap etkisi yapan bir belirsizlik doğuyor. sıkılıyorum daralıyorum çıkamıyorum. dil öğrenmeye olan ilgim aşağı düştü, hiçbir iddialı çıkış yapmaz oldum/faydası yok, konuşmaya bile eriniyorum, hayat kalitem yerlerde, geleceğe olan ümidim/beklentim sıfır. kendi gerçekliğimi yaratıp yalandan mutlu mu olmaya çalışayım, inanç konularını sümen altı mı edeyim, insanların cehaletine gülüp geçeyim mi ne bok yiyim. psikoloğun faydası olur mu, aynı durumda olan, önerisi olan başımın üstünde, akıllı bişeyler işitmeye çok ihtiyacım var.

cevaplar için çok sağolun, bi noktayı yanlış ifade etmiş olabilirim, kişilerden dolayı dinden uzaklaşmıyorum, din kişilere her türden kabahatin saklanabileceği kılıflar bahşediyor, insan beyni de seçici-geçirgen olduğundan kaza/fıtrat/mukadderat/takdir-i ilahi deyip dini anlamda işin içinden çıkıveriyor, garibime giden din denen nesnenin burdan çekince çine kadar uzaması.
0
firemanjonny
(15.02.23)
“Dini olanın vicdanı olmaz” diye bir söz var. Zamanında arama kurtarmaya giden ekipler namaz molası verdiğinde duymuştum ilk defa bunu.

İçinde bulunduğunuz buhranı anlıyorum. Vicdanlı bir insansınız demek ki. Bu düzeni siz değiştiremeyeceksiniz. O yüzden kendinizi bu konularla yıpratmak yerine elinizden gelen yardımı yapabilirsiniz. Herkes kendi yaşadığını biliyor sonuçta.
0
ruhen hastayim ben
(15.02.23)
Müslümanlara kızıp İslam'a küsmeniz mantıklı değil, siz ve biz eğer imanlıysak İslamiyeti daha güzel yaşayalım, yeni nesile daha güzel örnek olalım. Kötü yöneticiler, vicdansız bazı insanlar da müslüman diye biz neden kendi imanımızdan şüphe edelim?

Umreye gitmeyip parasını bağışlasaydı daha mı iyi olurdu? Daha mı iyi olurdu bilmeyiz ama çok güzel olacağı aşikar, peki ama ya bağış da yaptıysa? Ya da çok önceden parasını ödediği için gittiyse?

Ben hiç umre'ye gitmedim, hiç hacca gitmedim. Ama ne zaman buraya giden insanları eleştirip "arap'lara para yedireceğine fakire fukaraya ver" tarzı bir eleştiri görsem şu cevabı veririm;

"siz bu sene tatile gitmeyip o parayı fakir verecek misiniz?"

Gavura kızıp oruç bozulmaz, siz yine de kötü örnekleri baz almayın kendinize.
0
john bloor
(15.02.23)
Benzer durumlardayız hocam. Etrafımda da senin/benim gibi çok insan var konuşuyoruz dertleşiyoruz benzer endişeleri/fikirleri paylaşıyoruz.

Maalesef ben de beş vakit değilse de namaz kılar, kuran okur, cumaları camiye giderdim ancak özellikle 15 temmuz sonrası dinin içine siyaset iyice karışınca hocalardan da vaazlarından da iyice tiksindim. Dedemin cenazesinde hazır kalabalıkken yeni yapılan camisi için para dilenen hocanın orada boğazını sıkmak istedim. Bir tek elimde belli belirsiz inancım ve alışkanlıktan mıdır bilmiyorum tuttuğum orucum kaldı.

Hele son zamanlarda din kisvesi adı altında yapılan kötülükleri, şarlatanlıkları gördükçe iyice uzaklaşıyorum. Dinin bir suçu yok gerçi ama içimden gelmiyor yani.
0
chicha_v2
(15.02.23)
Ateistim ama "akp dinden soguttu" "siyasete din karistiranlar soğuttu" soylemleri bana çok garip geliyor.

Müslüman olmak şu demek değil mi; Allah diye bir şey var, tüm evreni o yarattı, hz muhammed i peygamber olarak gönderdi vs. Benim bu bilgiye inanip inanmamami Akp etkileyemez ya xd çok saçma xd evrim fln okuyup kafanız karismiyo, başkası x davranışı yaptı diye bu bilgiye olan inanciniz sarsılıyor. Bu sebep sonuç ilişkisi çok saçma geliyor bana.

Tamamen dinden uzaklastiginizda kafanız rahatlayacak bence :) Bende öyle olmuştu. Çünkü önceden hep bir yerlerden bir şeyler bekliyordum, dua ediyordum, umuyordum. Gerceklesebilme ihtimali var mı yok mu bakmiyordum. Bedava nasılsa, ümit et :) Dolayisiyla gerçekleşmeyince hayal kırıklığı... Bir de sürekli bir sorumluluğu yerine getirmenin/getirmemenin huzursuzluğu.. yok namazı kaçırdım, çok orucu bozdum

Şimdi gercekciyim. Biliyorum ihtimalleri. Uzun yıllardır mutlu yaşıyorum.
0
abuzer
(15.02.23)
Ben de benzer bir süreçten geçerek dinden uzaklaşmıştım. Kendini "biz müslümanlar" olarak tanımlayan kapalı gruplar var. Bunların ne karakterleri, ne savundukları; kesinlikle hiçbir şeyleri benim inandığım değerlerle örtüşmüyordu. Bu durum tamamen iradem dışında beni buz gibi soğuttu açıkçası. Ben öylece sanki kendime dışardan bakıyormuşum gibi bu uzaklaşma sürecini izledim. Hiçbir aktif rolüm olmadı bu konuda.

Artık son geldiğim noktada eğer gerçekten bir sınav falan varsa bu sınav ancak bu acayipliğin içinde bulunmamakla geçilir heralde noktasındaydım. Şimdiyse çoktandır sadece hiç umursamıyorum bu konuları.
0
akhenaten
(15.02.23)
olur tabi psikoloğun yardımı, olmaz olur mu!
ancak, tecrübelerime dayanarak söyleye bilirim ki bu tür depresif ruh hallerinde ilaç tedavisi çok iyi ve hızlı sonuç veriyor.
doğru ilaç çok önemli olduğundan, doğru psikiyatrist'le görüşmek çok önemli. bunun için de kesenin ağzını biraz açmak lazım; zira özel psikiyatrist ücretleri çok yüksek. yine de uzun vadeli mental sağlık ve mutluluk düşünülecek olursa, iyi bir psikiyatriste görünmek iyi bir yatırım olarak görülebilir.
0
pangea
(15.02.23)
@abuzer'in ilk 2 paragrafı +1

Yani kötü örnekler var diye niye inancınızdan soğuyorsunuz ben de anlamıyorum. Ben inançlı biriyim ama bugüne kadarki sorgulamalarım inananların "inancıma göre" ters eylemlerinden olmadı. Niye onları referans alayım ki? Referans alabileceğim daha nitelikli kaynaklar varken bana ne alkol alan türbanlıdan, sevap yapmak varken umreye gidenden.

Bir de yanlışım varsa düzeltsin biri umre genelde hac kurası çıkmayan, hacca parası yetmeyen ya da hacca gidip geldikten sonra maddi durumu el verdiği için tekrar oraya gitmek isteyenlerce tercih ediliyor. Annem babam da yıllardır kura çıkmasını bekliyor ve kura çıkmazsa en azında umreye gidip oraları görmek istiyorlar yine inançları gereği. Yani adam ya da kadın ister inancına göre umreye gider ister sevap yapar. Bu bana ne ya da bize ne? Herkes de gidip ihramda poz vermiyor. Poz verip paylaşandan bir inançlı olarak da yine bana ne diyorum. Ünlü düşünürün dediği gibi herkesin hayatına kimse karışamaz.

Daha iyi hissettirecekse psikolojik destek alın ama inanç bence kişinin kendi içinde çözebileceği bir şey. Belki psikolog bu süreçte bunu aydınlatmaya eşlik eder.
0
Amaranta ursula
(15.02.23)
dini yanlış uygulayanlar yüzünden dinden soğumayı ben de anlamıyorum. bir insan dinden, din konseptini saçma bulduğu, dinin doğruluğunu sorgulamaya başladığı için uzaklaşır. ya da uzaklaşmalı. yani ülke gerçekten süper vicdanlı dindarlar tarafından yürütülüyor olsaydı dindar kalmaya devam mı edecektin? dini sorgulamak böyle bir şey değil, üzgünüm. dini sorgulamak, dinlerin varlığından şüphe etmeye başlamak, insanın ilk çağlardan itibaren batıla duyduğu ihtiyaç ile örgütlü dinlerin ortaya çıkışı arasındaki ilişkiyi kurabilmek demek. çok daha büyük ve teorik bir düşünme süreci. üç beş salak insanın yaptığıyla dini inancının dengesi bozuluyorsa ya sağlam bir inanca sahip değilsin, ya da bu konuları daha önce hiç düşünmemiş olmanın toyluğunu yaşıyorsun. gerçekten sorgulamaya başladıysan biraz araştır, oku, akepeliler gibi minicik bir bağlamın içinde değil, üzerine gerçekten kafa yorarak düşün. sonunda en azından omuzlarında yük olan gereksiz bir dertten kurtulmuş olursun.
0
sir gawain
(15.02.23)
ben de dindar sayılabilecek bir ailede büyüdüm, özellikle son 7-8 senedir fikir olarak dinden uzaklaştım. uzaklaşma sebebini iyi düşünmek lazım.

dini iyi uygulamayanlar yüzünden soğumak ayrı (bence saçma)
dini kötüye kullananlar yüzünden soğumak ayrı (bence bu da saçma, onların yaptığı onları bağlar)
dinin bazı kısımlarını sorguladığın ve aklına yatmadığı için soğumak, işte bu en çok yaşadığım şey. evet sorguluyorum, bir yaratıcının olması değil, ancak hikayenin geri kalanında benim hiç aklıma yatmayan şeyler hala var. bu yüzden dinden uzaklaşıyorum ama bundan mutsuz değilim, allah akıl vermiş aklı da sorgulamak için vermiş diyorum kısaca.

onun dışında dil öğrenmen, hayat motivasyonun düşmesi, konuşmak istememen, bunların dinle alakası yok sadece kendini kandırıyorsun. seninle alakası var. senin kendi sorununu çözmen lazım.
0
roket adam
(15.02.23)
ben tasavvuf ve felsefeyle de ilgilenen bir imamdan şu cümleyi duymuştum:

"İnsanlar beklentileri için inanıyor. İşi rast gitsin, talihi açık olsun, sağlığı yerinde olsun diye. Ama inanmak bunları sağlamaz. İnanmak hayatını kolaylaştırmaz. Ama zor zamanlarını daha sabırla atlatmanı sağlar.

Basit görünen ama aslında bugün şikayet edilen konular tam da bununla alakalı. Çünkü herkes bir çıkar uğruna inanıyor. Çevre edinmek, kabul görmek...

Bence dindar görünen insanların hataları yüzünden kendinizi yıpratmayın. Herkes kendinden sorumlu bu dünyada.


Bu problemin yanında bir problem daha var. İnsanlar kendileriyle değil, başkalarıyla ilgilendikleri için de bu noktaya geliniyor. İster inançlı olun, ister inançsız, kafanız başkalarıyla meşgul olduğu sürece mutsuz olursunuz. Kendi hayatınızla ilgilenin sadece. Başkalarının inançları sizin meseleniz olduğu sürece işin içinden çıkamazsınız. Bu ateistler için de böyle, dindarlar için de... Herkes kendi düşüncesini dayatma derdinde.

Bundan din eğitiminin sadece şeklen verilmesinin etkisi büyük.

Ben okumayı çok seven bir insanım. O yüzden birçok dinle ilgili araştırma yaparım, tarihe meraklıyım. Dini bir otorite değilim elbet ama kendi fikrimi paylaşayım.

Benim okuduğum islamiyet aslında oldukça rasyonel bir din. birçok inançla kıyaslanınca. Aslında bugünkü protestan hristiyanlığa çok yakın bir çizgide. Çünkü birçok inanç insanı maddiyattan uzaklaşmaya teşvik ederken islam çok dengeli bir noktada duruyor.

Şimdi şöyle bir noktadan bakalım. İslamın altın çağı denen dönemde, matematikten tıp bilimine inanılmaz bir ivmelenme yaşanıyor. Düşünün platon eflatun adıyla bu bölgede kabul görüyor.

Sonra bugün tartışığımız noktaya geliyoruz. Burada işte bakış açısı değişimi söz konusu.

En basit haliyle ibadetleri ele alalım. Mesela hac... Hac bugün uçağa atla, görevleri yerine getir 5 yıldızlı otelde konakla, turistik alışverişini yap ve eve dön şeklinde yorumlanıyor.

Oysa şöyle de düşünebilirsiniz. Bu aslında bir yolculuk. İnsanın kendi içsel dünyasına da yaptığı bir yolculuk. Eski çağlarda insanlar binlerce kilometre kat ediyor, belki köyünden ilk defa bu sebeple çıkıyor. Başka kültürleri görüyor, yolda hac yolunda gidenlerle arkadaşlık ediyor, yemeğini paylaşıyor. Başka köylerde şehirlerde misafir oluyor. Onlarca farklı ırktan, milletten insanla tanışıyor. Dünyanın aslında hem çok büyük hem çok küçük olduğunu öğreniyor. Uzaktan tanımayıp düşmanlık ettiği insanların aslında kendi gibi dertleri olduğunu görüyor. Kaynaşıyor... Belki bugün atladığımız şey budur.

Bugün baktığımızda belli bir yaşa gelince insanlar borç harç gitmek zorunda hissediyor. Oysa paran yoksa, imkanın yoksa gitmemelisin denmiş bu ibadet için. Sadece para da değil konu, mesela başkasının hakkına girmemen gerekiyor giderken. Nedir o? Diyelim ki sen hacca giderken kullandığın para yüzünden çocukların o ay daha az yemek yiyecek.

ya da baban hasta. Sen yokken annene ve kardeşine daha çok iş düşüyor. Onların işleri aksıyor o zaman da senin yaptığın ibadet sıkıntılı. Hacca / umreye gidiyorsan geride sen yokken hayatın sen varmış gibi akması lazım yani.

Ya da çok tartışılan kurban... Kurbanın olayı gidip şov yapmak değil. Eskiden marketten et alamıyosun. Hayvanın varsa kesip yiyorsun. Yoksa yok... O yüzden kendi hayvanından birini ayır, yılda bir kere onu ihtiyacı olana paylaş. Ama bizde kurban = elde ekmek ve piknik tüple kavurma beklemek.

gibi gibi...

Anlatmaya çalıştığım usüllerle kafayı bozmuş herkes. Oruç nasıl tutulmalı, namaz nasıl kılınmalı, iftarda ne yenilir falan...

Ama bunları niye yaptığını düşünmeyi öğrenmemiş kimse.
0
anten
(15.02.23)
bu kadar zor durumda insan varken, tatil/umre benim de çelişkim
ama kimseyi kınamamak gerek
sizin verdiğiniz örnek özelinde değil ama
bazı insanlar ömür boyu kendilerinden kısar, çocuğuna verir başkasına verir
sonra olmadık zamanda kendini hatırlar, kendi için bir şey yapmak ister

burada denge önemli ne bütün birikimi bağışlamak ne de kendine harcamak
2isini de aynı anca yetecek para varsa ne mutlu
0
mantık
(15.02.23)
Ben ney sesi bende gıcık olma hissi yarattığı için Itri dinlemekte zorlanıyorum. Ve bu durum bende bir nefret uyandırıyor şu açıdan: kendi kulturumun en büyük bestekarini zevk alarak dinleyemiyorum ve bunda benim payım yok.

Biraz şey gibi bir durum o kadar sistematik olmasa da, otomatik portakalda alexe Beethoven dinletirken şiddet görüntüleri gösteriyorlar ya, sonra Beethoven duyunca midesi bulanıyor. Tam olarak böyle.


Bahsettiğim sahne şu:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(15.02.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.