Giriş
(7)

kıfayet dikmek

blackkmamba
bir süredir istediğim gibi bir pantolon bulamayınca diktireyim dedim. kumaşlara falan bakınca çok ucuz olduğunu gördüm. mesela keten kumaşların metrekaresi 100-150 lira. ama mavi'de keten gömlek 700 lira. daha pahalı olan yerler de yar. giyim endüstrisinde bu kadar kar var mı gerçekten? bir de sizce
bir süredir istediğim gibi bir pantolon bulamayınca diktireyim dedim. kumaşlara falan bakınca çok ucuz olduğunu gördüm. mesela keten kumaşların metrekaresi 100-150 lira. ama mavi'de keten gömlek 700 lira. daha pahalı olan yerler de yar. giyim endüstrisinde bu kadar kar var mı gerçekten?

bir de sizce pantolon, gömlek falan dikilir mi? kalıp çıkartıp dikmek zor değil gibi geldi. özellikle aradığım ve sürekli giyeceğim bir pantolon var. tam olarak bulamadım aradığım gibi. gabardin kumaşla dikicem.
0
blackkmamba
(04.07.23)
Bro giyim sektöründe tabii ki kar var ama sen Mavi'yle kendini neden bir tutuyorsun o adam kira ödediği AVM içindeki mağazanın temizliğinde kullandığı paspasa kadar her şeyin giderini ekliyor o fiyata, sen öyle değilsin onun maliyetiyle senin maliyetin aynı değil ama tabii ki buna rağmen güzel kar yapıyorlardır muhakkak, yoksa neden bu işi yapsınlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.07.23)
1. Zaman ayirip deneme yanilma ogrenmeye usenmiyorsan dikersin. Youtube'da anlatiyor bir suru video.
2. "giyim endüstrisinde bu kadar kar var mı gerçekten" kar 700 lira gomlek fiyati - 150 lira kumas fiyati = 550 lira diye hesaplanmiyor ki. Mavi'nin reklamdan isciye bin tane gideri var o arada. Diger cogu marka da zaten mavi'nin sattigi fiyata satamiyor.
0
hot potato
(04.07.23)
Zaman ve para ayırıp öğrenmeye üşenmiyorsanız dikersiniz. Dümdüz bir tişört veya yazlık elbise dikmek daha kolay, onların bile kolunu, yakasını düzgün yapmak için birkaç sefer denemeniz gerekir.

Baya mağazada satılan takım elbise içine giyilen gömleklerden dikecekseniz çok fazla detayı var. Robası ayrı, yakanın iki tarafını simetrik yapmak ayrı, manşetleri ayrı, ilik açması ayrı. Pantolon da aynı şekilde çok detayı olan bir şey, kemer köprüsüne kadar her şeyi dikeceksiniz.

Hazır alınmış (ya da terziye ısmarlama diktirilmiş) kadar iyi duracak giysiler dikene kadar epey zaman ve kumaş harcamanız gerekir ama yapılmaz değil. Ben de öğrenmek isteyip bir türlü girişemiyorum :)

* Youtube'da bir sürü video var, ücretli dersler veren web sitelerinde dikiş dersleri var, bir de şöyle bir yarışma var: www.youtube.com

(Bir de "kıyafetlerin kifayetsiz kaldığı yerdesiniz" dememek için kendimi tutmaya çalıştım. Tutamadım. Ben şöyle kenardan kenardan kaybolurum kendim, teşekkürler.)
0
kobuzchu kiz
(04.07.23)
reklamların vs. o kadar arttırdığını sanmıyorum maliyeti. diğer maliyetlere rağmen ciddi bir kar var. ölçek ekonomisinden dolayı 150 liradan da ucuza mal edebilir. maliyetin 7-8 katına satılıyor.

diğer yandan serbest piyasa. eleştirmiyorum. sonuçta ucuza satma zorunluluğu yok. isterse 7 bin liraya da satar. bence bir sıkıntı yok. ancak hammaddenin bu kadar düşük olmasına şaşırdım baya.
0
🌸blackkmamba
(04.07.23)
İşte abi şaşırmana gerek yok şimdi pazara gitsen domatesin kilosu 20 lira ama üretici bu domatesi belki 1 liradan veriyordur, biz aralardaki aracılardan kar oralarından kıldan yünden geçtikten sonra satın alıyoruz, seninki de o hesap işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.07.23)
Zaman zaman terziye gömlek diktirmiş, kısa süre de olsa tekstil sektörünün içinde bulunmuş biri olarak bildiklerimi paylaşayım.
Dikiş, terzi işidir. Terzilik, çıraklık, kalfalık ustalık evreleri gerektiren ve beceri isteyen bir iştir. Makineyi koydum önüme, kumaşı aldım elime ile olacak iş değildir.

İyi bir terziye iyi bir kumaştan iyi bir gömlek diktirmek istiyorsanız, iyi bir markanın gömlek fiyatının biraz daha fazlasını gözden çıkarmalısınız.

Kumaş seçimi çok önemli. Piyasada asla etiketine güvenmeyeceğin milyon çeşit kumaş var. Mavi'den aldığın gömlek ikinci giyişte yamulursa gider iade edersin ama aldığın kumaşla diktirdiğin gömleğin ağzı burnu kayarsa derdini marko paşaya anlatırsın.

Evet, tekstil sektörü çok büyük, tutunması çok zor ve tutunulduğu taktirde patronlarının inanılmaz paralar kazandığı bir sektör.
0
Mirket
(04.07.23)
Dikilir, ben bir kere denemek için diktim çok da güzel oldu. Ancak şöyle bir şey var, benim aile geçmişimde terzi çok. Dedemin dedesine kadar gidiyor. Haliyle ustalık statüsünde birçok tüyo aldım o işe giriştiğimde.

Eğer böyle bir olanak yoksa başlangıçta ağır aksak şeyler dikersiniz ama giyilecek gibi de olmaz büyük ihtimalle, ama devam ettikçe gelişir. Sorun şu ki devam edebilir misiniz? Özel terziler boşa para kazanmıyor sonuçta.

Ama bence deneyin, eğlenceli bir şey.
0
akhenaten
(04.07.23)
(2)

Çalışmaya geri dönmek

poşet
mayıs ve haziranın başında çok yoğun çalışmak zorunda kaldım. Sonrasında şahsi işler nedeniyle izin aldım bir hafta falan o işler de çok yordu. İzin sonnrasında işler hiç yoğun değildi ama yine şahsi işler stresler vardı biraz. Sonra hastalandım sanırım yoğun tempo ve stres yorduğu için birkaç gün y
mayıs ve haziranın başında çok yoğun çalışmak zorunda kaldım. Sonrasında şahsi işler nedeniyle izin aldım bir hafta falan o işler de çok yordu. İzin sonnrasında işler hiç yoğun değildi ama yine şahsi işler stresler vardı biraz. Sonra hastalandım sanırım yoğun tempo ve stres yorduğu için birkaç gün yatmak zorunda kaldım. Sonrasında bayram geldi yine düzenli çalışmaya başlayamadan 9 günlük tatile girmiş oldum.

Şimdi yeniden aşırı yoğun olmasa da belli bir tempoda çalışmaya dönmem lazım. Ama asla canım istemiyor. İşin kötüsü şu an yapmam gereken işlerde deadline vs yok. Yaparsam faydası kendime olacak şeyler. Ama zihnen yıprandım son 6 ayda ve yeniden başlayacak motivasyonu bulmakta zorlanıyorum.

Ne yapacağız?
0
poşet
(03.07.23)
Erken uyuyun. Uyuyarak dinlenin. 21 22 olunca uyuyun.
0
dissendium
(03.07.23)
Yoğun bir dönem sonrası (iş+lahsi işler) temponuz normale dönmüş. Sonrasında "yine düzenli çalışmaya başlayamadan" diye bir ekle tatile girdiğinizi, sonra yine çok da yoğun olmayan bir tempoyla işe başlayacağınızo söylemişsiniz.

Yani meselenin fiziksel olmaktan çok zihinsel olduğu malumunuz sanırım. 9 gün tatilden çıkıyorsunuz sonuçta.

O halde dissendium'un dediği gibi uyku düzeni çok fark yaratıyor. Aynı şekilde kahvaltıyı aksatmamaya çalışın, düzgün beslenin. Hızlı, sihirli bir etki beklememelisiniz, zamanla düzelecek. 1-2 ay sıkın dişinizi.
0
akhenaten
(03.07.23)
(6)

metrodaki kişi ne demiş olabilir? (ingilizce-londra)

avatar is back
metro ani hareket edince savrulup arkamdaki kızın ayağına bastım dönüp "ı'm sorry" dedim o da bana tam anlamadım ama "your curby - your courby" gibi bişey dedi. türkçe olarak yazarsam "your körbi - korbi" gibi bişey duydum ama emin değilim. sonra yanındaki herkes güldü mahcup oldum da anlamadım ne d
metro ani hareket edince savrulup arkamdaki kızın ayağına bastım dönüp "ı'm sorry" dedim o da bana tam anlamadım ama "your curby - your courby" gibi bişey dedi. türkçe olarak yazarsam "your körbi - korbi" gibi bişey duydum ama emin değilim. sonra yanındaki herkes güldü mahcup oldum da anlamadım ne demek bu?

not: şehir-dil ve cinsiyeti fikir vermesi için yazdım. sözlüklerde ve chatgpt'de sordum detaylı anlattım bilemediler sokak ağzı sanırım
0
avatar is back
(03.07.23)
no biggie falan demiş olabilir mi?
0
kirby
(03.07.23)
No worries
0
zimbirik
(03.07.23)
küfretmiş gibi. linkteki 3. anlam.

slangdefine.org
0
mutlu yillar sana
(03.07.23)
Your courtesy demiştir, "thank you for your coutesy" denek yerine kısaltmıştır. Özür dilediğiniz için çok incesiniz manasında bir laf
0
akhenaten
(03.07.23)
Gülerek söylemediyse curby demiştir kötü anlamda at kafası gibi bir anlam
0
shredd
(03.07.23)
hurt me-worries değildi. k,r,b kelimelerinden eminim. courby-curby,curbie her ne ise ondan emin değilim ve anlamını bulamamıştım sanırım.

mekandan dönen ve bağıra bağıra gülüp konuşan bir gruplardı, kibar söylediklerini düşünmedim o yüzden takılmıştım. en mantıklısı "mutlu yıllar sana" ve "shredd"in dedikleri gibi duruyor. kibar ve gülerek söylemişti ama gülüşler pek öyle değildi lol. çok teşekkürler bilgilendirmeler için
0
🌸avatar is back
(03.07.23)
(16)

Hakeret küfür vs

yalniz kizkulesi
İlişkide ne sıklıkla küfür hakaret edersiniz yada edermisiniz ?A) hiç etmem salak aptal lan bile demem o da demezB) ufak tefek kırıcı olmayan küfürler şakayla karışıkC) kavga anında ederim pişman olurumD) karşılıklı ederiz birbirimizden alınmayız küfür etmemek kasıntı asıl
İlişkide ne sıklıkla küfür hakaret edersiniz yada edermisiniz ?

A) hiç etmem salak aptal lan bile demem o da demez
B) ufak tefek kırıcı olmayan küfürler şakayla karışık
C) kavga anında ederim pişman olurum
D) karşılıklı ederiz birbirimizden alınmayız küfür etmemek kasıntı asıl
0
yalniz kizkulesi
(30.06.23)
A samimiyet yakınlık= küfür algısı olanlar var. Birbiriyle konuşurken amk ka ekleyen bi çift bile görsem korkunç geliyor. Karşılıklı küfür daha da kötü bence
0
yazdonumu
(30.06.23)
a
0
freebird5406_2
(30.06.23)
A
0
Amaranta ursula
(30.06.23)
Ses yükseltme bile olmamalı diyerek artırıyorum. A tabii.
0
ruhen hastayim ben
(30.06.23)
İlişkinin temelinde saygı olmalı A dışına asla çıkılmamalı. Çıkmam.
0
Mirket
(30.06.23)
A
0
mor oje
(30.06.23)
dogdugumdan beri elime kadin eli degmedi ancak iliski demissin dolayisiyla insan iliskisi olarak anliyorum
yakin arkadaslarim disinda kimseyle kufurlu hakaretli konusmam
0
nibba
(01.07.23)
A
Ama türk kızları için d. Gizli d.
0
pavlis
(01.07.23)
Küfür, hakaret, beddua etmeyiz. Sık sık tartışsak da...

Bazen dayanamayıp kendime ettiğim oluyor çok nadir. Ancak karşı tarafa asla...
0
yadigar
(01.07.23)
a
0
Kittie
(01.07.23)
Tartışmasız A
0
2027
(01.07.23)
Çok çok uzun bir ilişki süresince, bunun dışında flortlerde vs hiç bir hakaret duymadım etmedim.
Okulda falan arkadaşlarınla olur da ilişki de hiç bir şekilde kabul edilecek bir şey değil. Gördüğümde de varoş damgasını basıyorum.
Ha, çevremde de böyle bir şey görmedim.
0
kisa
(01.07.23)
A.
0
chihirovekohaku
(01.07.23)
Agresif veya ciddi tondaysa A, hiçbir zaman. Ama bazen şımarık modda "yaa salak şey ashahs" falan dediğim oluyor.
0
akhenaten
(01.07.23)
A
0
zimbirik
(01.07.23)
E)Kavga anında ederim pişman da olmam.
0
Avoiding The Puddle
(12.07.23)
(4)

Bulut bilişim (cloud) nedir?

socially awkward
cloud ile iphone'daki icloud mu kastediliyor?
cloud ile iphone'daki icloud mu kastediliyor?
0
socially awkward
(26.06.23)
cloud teknoloji ismi. icloud o teknolojiyi kullanan bir marka.

led->philips
0
buenosdias
(26.06.23)
Veriler bir yerde depolanmalı, o yere server deniyor. Server evde kullandığımız bilgisayarlardan daha farklı özelliklere sahip güçlü bilgisayarlara deniyor. Şirketlerin kendi serverları olur, ya da kendileri server kurmaya bunun bakımını üstlenmeye, altyapısını kurmaya vs. bütçe ayırmak istemez ve uzaktan server hizmeti alır. İşte bu uzaktan server hizmeti sağlayan yer cloud serverlar. Neticede bunlar da büyük çaplı bilgisayar ağları. Sizin, bizim, başkalarının verilerini depolayıp aynı zamanda elimizdeki bilgisayarlarla yapamayacağımız güç gerektiren hesaplamaları vs yapıyorlar.

iCloud'da Apple'ın sağladığı bir cloud hizmeti.
0
akhenaten
(26.06.23)
eli5; buyuk sirketlerin (amazon, microsoft, google cloud'daki 3 lider) devasa sunuculari oluyor. bu depolama alanlarini ve islemci gucunu sadece kendi sirketlerinde kullanmak yerine ucuncu sahislara satarak para kazanabileceklerini fark ediyorlar.

boylece kendi evinde, isyerindeki islemcileri ve bellegi kullanmak yerine internet uzerinden daha buyuk depolama alanlarina ve islemcilere ulasabiliyorsun.
0
antikadimag
(27.06.23)
yillar yillar once bir web sitesi, mobil uygulama sunucusu, ya da sirket uygulamlari (muhasebe, finans, hr vs.) sirketlerde bulunan server odasinda veri saklayip calistiriliyordu. tabi bu odanin isletmesinden sorumlu buyuk bir IT ekibi de oluyordu. hatta bu ekip gece nobetine de kaliyordu.

sonra bu sadece bu fiziksel bilgisayarlar, yani sunucular, cesitli firmalardan kiralanip kullanilmaya baslandi. ama bu sunucularin guvenligi, yedeklenmesi, bir problem olursa kurtarilmasi, network ayarlari yine bu IT ekibinin sorumlulugundaydi. Buna dedicated veya shared server kiralama deniliyordur.

daha sonra amazon, google, microsoft gibi firmalar bu sunucu kiralama hizmetini cok daha genis hizmetlerle birlikte vermeye basladilar. bilgisayarlar bilgiler guvenli sekilde tutuldugu gibi, yedekleme, internet erisimi saglamakla kalmadilar bircok eskstra hizmet de sundular. ornegin bu buyuk sirketler veri merkezlerini dunyanin bircok yerine kurdular ve veriler sadece dunyada bir yerde degil onlarca yerde tutuldu. boylece bir internet sitesine girdiginizde, istediginiz veri uzaktaki bir bilgisayardan degil de size en yakin bilgisayardan gelir oldu (CDN). ya da birden sizin internet sayfaniza ekstra fazla talep gelirse, trafik artarsa sunucunun islem gucunu otomatik arttirmak, ekstra islemci, veri saklama kapasitesi eklemek gibi hizmetleri de eklediler (autoscaling) bunlara ek olarak isletim sisteminden bagimsiz hesaplama makinalari, yapay zeka araclari, guvenlik ve trafik izleme araclari gibi yuzlerce servis eklediler. boylece cloud servisler oldu.

yani kisaca cloud denilen sey uzakta calisan, tum bakimlari ve guvanlikleri bu bahsedilen buyuk firmalar tarafindan yapilan, buna ek olarak bircok servisin de eklendigi, firmalari bu yuklerden kurtaran aracalar. en buyukleri de amazon web services, google cloud platform, microsoft azure.

ornek olarak tum aws servisleri aws.amazon.com
0
emrahday
(27.06.23)
(2)

Merhaba, ben "Google Maps" online mağazasından Jessa

pantepember
Bugün whatsapp'tan, tanımadığım bir numara şöyle yazdı:"Merhaba, ben "Google Maps" online mağazasından Jessa ve harika bir yarı zamanlı işim var.İşimiz basit: İşletmelerine beş yıldızlı yorumlar eklemelerine yardımcı olarak işletmelerin Google Haritalar'daki görünürlüğünü artırmak. Bu iş cep telefon
Bugün whatsapp'tan, tanımadığım bir numara şöyle yazdı:

"Merhaba, ben "Google Maps" online mağazasından Jessa ve harika bir yarı zamanlı işim var.

İşimiz basit: İşletmelerine beş yıldızlı yorumlar eklemelerine yardımcı olarak işletmelerin Google Haritalar'daki görünürlüğünü artırmak. Bu iş cep telefonunuzla

Bu yarı zamanlı iş çok basit, ilgilenir misin?

Tek yapmanız gereken Google Haritalar'a gidip belirlediğimiz satıcıları aramak. 5 yıldızlı bir inceleme yapın ve bana tamamlanan görevlerin ekran görüntülerini sağlayın. 1 iş görevi tamamlamanız için size 50 lira ödeyeceğiz. Boş zamanlarınızda rahatlıkla 500-800 lira kazanabilirsiniz. Bu işe başlamaya hazır mısın?"

Nedir bu tam olarak? Bilen var mı?

Ekran görüntüsü burada: prnt.sc

Yazışmadaki forum linki: support.google.com
0
pantepember
(25.06.23)
zoka.
0
alperz
(25.06.23)
Nedir derken, dolandırıcılık olduğu kesin pek tabi.

Google gibi global ölçekte bir firmanın hem sigortasız hem de yasadışı (yanıltıcı içerik üretimi) bir iş yapıp bunu da bu kadar ortalık yerde yapması takdir edersiniz ki imkansız.

Kaldı ki hiçbir düzgün şirket böyle bir iş yapmaz bu kadar aleni şekilde. Bir işçi çalıştırmanın bir sürü şartı var.

Bana da benzer şeyler geliyor bu sıralar, yine nerede patladı kişisel bilgilerimiz acaba...
0
akhenaten
(25.06.23)
(4)

ıhlamur şarabını nasıl bilirsiniz

halanne
bu aralar bulduğumuz her şeyden şarap yapıyoruz, evde bi ton kurutulmuş ıhlamur var, çayını içmiyoruz bari şarabını yapalım dedik. içtiniz mi hiç, tadı nasıl?
bu aralar bulduğumuz her şeyden şarap yapıyoruz, evde bi ton kurutulmuş ıhlamur var, çayını içmiyoruz bari şarabını yapalım dedik. içtiniz mi hiç, tadı nasıl?
0
halanne
(23.06.23)
İçmedim, hatta hiç duymamıştım, gerçekten böyle bir şey var mı yoksa siz mi elinizdeki ıhlamura bakıp "bundan olur" dediniz. Çünkü düşününce olsa tadı fena olmazdı gibi geliyor. Hep meyveyle yapılmayan ama şarap olan bir içecek istemiştim, şeker sevmiyorum.

Ama sonra içinde meyve olmadığı halde hangi kıstasla o içeceğe şarap diyeceğimize karar veremedim.
0
akhenaten
(23.06.23)
şarabı şarap yapan şekeri yiyen mayaların çıkardığı alkol ve meyvenin kendisinin fermente olması. dolayısıyla çok kaba bir yorumla içinde eser miktarda bile şeker olan her şeyden şarap fermente edilebilir. mayanın yiyeceği kadar şeker yoksa dışarıdan şeker ilave edilir.
her ne kadar meşhur şirince şarapları özünde likör olsa da kavundan güle kadar her şeyden yapılıyor. biz de elimizdeki ıhlamura bakıp bundan da olur dedik, kısa bir internet taraması ile tarifini de bulduk, demek ki yapılıyor. ama tadını kestiremedik.
ha siz derseniz içinde meyve olmayan şeye ben şarap demem, o zaman sizin hatrınız için mahmut deriz :p
0
🌸halanne
(24.06.23)
bu tam şarap değil de likör tarzı bir şey oluyor

yabancılar böyle her şeyin içkisini yapıyor, bizim karahindiba dediğimiz dandelion'ın sarı çiçeklerinden ya da leylak çiçeklerinden türlü türlü içkiler, youtubeda bir sürü içerik var, ıhlamur da yapılır yani neden olmasın

örnek
youtu.be

bu da lilac wine
youtu.be
0
freebird5406_2
(24.06.23)
Kendi şeker ve su iceriği olmayan meyve/bitkilerden şarap yaparsanız, konsantrasyon düştüğü için aroması eksik, alkollü su gibi bir şey olur. Çook çok alt notalardan hafif bir ıhlamur aroması gelir belki.

Mümkünse kendi suyu olan, şeker hidrometre ölçümü en az 1080 olan meyveleri deneyiniz.
0
kukuleta
(24.06.23)
(3)

hangi banka iyi?

cosmicgadin
sizce?
sizce?
0
cosmicgadin
(23.06.23)
kullanım amacına göre değişebilir gibi.
iş bankasının bir kredi kartı var, çok övüyorlar (adını unuttum)
teknoloji ve rahatlık için garantiden çok memnunum
aktif bank (nkolay) genelde yatırımlar için ilgili yardımcı.
0
kisa
(23.06.23)
kuveyt türk

- hesap işletim ücreti yok
- havale, eft ücretsiz
- şubeleri genelde sakin olur
- mobil uygulaması kullanışlı
0
mustafakesekci
(23.06.23)
İş nedeniyle 8 farklı bankada hesabım var. Mobil şubesinden en memnun olduklarım yapı kredi ve garanti. Müşteri hizmetleri yaklaşımı en iyi olan qnb ve garanti, kredi kartı konusunda bonus kart (garanti, deniz ve teb) ancak garanti bonus'ta daha fazla kampanya var.

Buraya kadar garanti iyiydi, ancak sanırım bundan dolayı bankacılık işlemlerinde çok elleri sıkı. Garanti de dahil büyük özel bankaların mevduat faizleri düşük oluyor. Mevduat tutmak için şu anda vakıfbank önde ama ne kadar böyle kalır bilmem, denizbank da iyi. Küçük bankalar genelde daha yüksek faiz veriyor.

Enpara transfer ücretleri olmadığı için iyi.

İş bankasını hiç saymadım dikkat ederseniz, beğenmediğim için değil ama ilginç şekilde nasıl olduysa hiçbir zaman iş yaptığım yerler burayı kullanmıyordu.

Bence üç bankada hesabınız olsun. Birisi garanti, kredi kartı için. Birisi vakıfbank veya denizbank mevduat tutmak için. Diğeri de enpara gelen paranızı enparaya alıp oradan dağıtırsınız.
0
akhenaten
(23.06.23)
(3)

Bu tarz kitablara ne isim veriliyor?

Slynmaster
Ingilizcesini yazsaniz bulurum diger dillerini.Kitapta dilin kullanildigi durumlar var sadeceMesela restoran basligi altinda nasil siparis verilir vs.Yada ofis bolumu oluyor ayni kitapta ofiste ne konusuluyor. Bilmem anlatabildim mi bu kitaba ne deniyor. Situation falan salladim bulamadim hani ornek
Ingilizcesini yazsaniz bulurum diger dillerini.

Kitapta dilin kullanildigi durumlar var sadece
Mesela restoran basligi altinda nasil siparis verilir vs.

Yada ofis bolumu oluyor ayni kitapta ofiste ne konusuluyor. Bilmem anlatabildim mi bu kitaba ne deniyor. Situation falan salladim bulamadim hani ornek kitapta bulsam onun ustunden sallayacagim
0
Slynmaster
(22.06.23)
Everyday English, English in daily use, daily life English falan gibi kitaplari kastediyorsunuz sanirim language learning kitaplari basligi altinda olabilir
0
speedy
(22.06.23)
Türkçe: Konuşma kılavuzu
İngilizce: Phrase book
0
akhenaten
(22.06.23)
hepinize teşekkür ederim. ispanyolcasına bakacağım amazondan. saygılar!
0
🌸Slynmaster
(22.06.23)
(2)

Masaüstü PC'yi nasıl yavaş yavaş değiştirebilirim ?

sassot
Sistem şu;https://www.hepsiburada.com/izoly-n12s-i5-3470-16gb-256gb-rx550-4gb-24-oyuncu-masaustu-bilgisayari-pm-HB00000FK57PAnakart DDR3 olduğu için galiba hepsini aynı anda değiştirmem lazım. Amacım daha hızlı hale getirmek, önümüzdeki birkaç seneyi rahat rahat geçirmek.
Sistem şu;

www.hepsiburada.com

Anakart DDR3 olduğu için galiba hepsini aynı anda değiştirmem lazım. Amacım daha hızlı hale getirmek, önümüzdeki birkaç seneyi rahat rahat geçirmek.
0
sassot
(22.06.23)
Zaten teknolojilerin arası açıksa işe anakart alarak başlamak en doğrusu.

Yol şu; Önce upgrade etmek istediğiniz CPU'nun ne olacağına karar verin. Sonra bu CPU'ya uygun ekran kartı seçeneklerine bakın. 2. Aşamada oyun gereksinimlerinizi planlayın, örneğin overclock yapacak mısınız? Eğer cevap evetse uygun olmayan anakartları eleyin.

Sonra yeni alacağınız anakartla hangi eski donanımlarınızı kullanabileceğinize bakmalısınız. İnternette uyumluluk sorgulanan siteler var. Örneğin eski CPU yeni anakartla uyumlu mu? Eğer değilse ikisini birlikte almanız gerekebilir. Eğer eski cpu çalışacaksa başka bir zaman cpu alabilirsiniz vs.

Yani ne kadar parça parça geçiş yapabileceğiniz tek başına mevcut sistemden ziyade hangi sisteme geçiş yapmak istediğinizle birlikte düşününce anlamlı oluyor.

Benim tavsiyem eğer büyük bir sıçrama yapacaksanız tek seferde halledin. Çünkü bu hesaplara kafa yorarken ancak fan, ssd vs. gibi "aman bunları da alayım bitsin bu iş komple" denebilecek parçaları kullanmaya devam edebileceğinizi göreceksiniz ve o eski parçaları yeni bilgisayarda kullanmayı istemeyeceksiniz zaten.
0
akhenaten
(22.06.23)
izoly turbox filan bunlar pek de bişey yapabileceğin sistemler değil.

3. nesil intel işlemci var, işlemciyi yükselteyim desen anakart uymayacak e onu da yenileyince ram uymayacak :D ekran kartını yükselteyim desen psu sorun olacak, ki ekran kartına kalmadan zaten sorun... markasız güvenilmez bir psu. bu tamamen outdated bir sistem. şu haliyle işini görüyorsa aynen kullanmaya devam, yoksa olduğu gibi kaça satabiliyorsan satıp sıfırdan bişey topla.
0
konetsu
(22.06.23)
(3)

İşler kötü giderse borsa yükselmez mi?

michael_knight
Sadece Türkiye değil tüm dünya olarak düşünürsek,Diyelim ki işler kötü gidiyor. Tüketim düşüyor, üretim pahalılaşıyor vs. Bu durumda yüklü sermayesi olan kişiler "şu sıralar durumlar kötü, fabrika açmayayım, iş kurmayayım. Elimdeki bu parayla en iyisi hisse satın alayım" demezler mi? Böyle dedikleri
Sadece Türkiye değil tüm dünya olarak düşünürsek,
Diyelim ki işler kötü gidiyor. Tüketim düşüyor, üretim pahalılaşıyor vs.

Bu durumda yüklü sermayesi olan kişiler "şu sıralar durumlar kötü, fabrika açmayayım, iş kurmayayım. Elimdeki bu parayla en iyisi hisse satın alayım" demezler mi? Böyle dedikleri için şirketlerin değerlerinin düşmesi gerekirken hisse fiyatları artmaz mı?
Bunu engelleyen, dengeyi sağlayan ve aklıma gelmeyen bir şeyler var mı? Böyle bir durum bazen yaşanır mı veya hiç yaşanmış mıdır?
0
michael_knight
(20.06.23)
Türkiye gibi borsası sığ olmayan ülkelerde, insanlar ve yatırım kuruluşları borsada işlem gören şirketlerin karlılığına, verecekleri temettüye bakarak yatırım yapıyorlar.
Söylediğin gibi işlerin kötü gittiği durumlarda borsada işlem gören şirketlerin durumları da kötüye gidecek, karlılığı azalacaktır. Bu durumda borsaya yatırım yapmak da cazip olmaktan çıkacaktır.

Hiç olmuş mu deyince de aklıma 'Büyük buhran' geldi. Google'da aratırsan görürsün. İşler dediğin gibi çok kötü gitmiş, tüketim düşmüş, üretim pahalılaşmış, borsada işlem gören şirketler birer birer batmış, çok borsa yatırımcısı intihar etmiştir.
0
Mirket
(20.06.23)
Şirketlerin karlılığı ve gelecek potansiyelleri (akılcı yatırımları) hisse değerleni de zamanla yükseltir. Çünkü hisse değeri şirketin değeridir.

Ama bu hisse senetlerinin bir şirketin değer göstergesi olduğunu yok sayıp doğrudan doğrudan "hisse senedi fiyatlarının" artış azalışlarını dikkate alırsak her şey olabilir. Hisse fiyatları kısa ve orta vadede sırf dedikodulara ve manipülasyona dayalı olarak çok yüksek ve düşük değerlere sahip olabiliyor. Zaten hep denir, piyasa rasyonel hareket etmez. Ancak neticede manasız yükseliş ve düşüşler bir noktada şirketin gerçek değerine yaklaşıp uzaklaşır. Bu gerçek değer değiştikçe bu yaklaşıp uzaklaşan fiyatlar da aynı odaktan yaklaşıp uzaklaşmaya devam eder.

Şirketlerin gerçek değerlerini saptamak için bazı hesaplamalar var bunlara bakabilirsiniz.

Sizin dediğiniz senaryo rasyonel bir senaryo değil örneğin. Yani mantıken insanların piyasada çekilme yaşanacağını düşünüp paralarını hisse yatırımından çekerek örneğin tahvil, bono gibi borçlanma araçlarına yöneltmesi falan gerekir ancak sizin bakış açınızla yaklaşan insan sayısı çok fazlaysa hisse senetlerine yatırım oranı artabilir. Ne var ki yatırım yapılan hisse gerçek değerini hisse senedi yatırımcısının yaptığı irrasyonel yatırımdan değil, şirketin aktivitesinden kazandığı için eğer şirket bu zor süreçte zayıf düşerse hisseler de eninde sonunda düşer.

Sonuçta "ortam kötü şirket kurmayayım, hisse alayım" diye kendiniz söylüyorsunuz. Kendiniz şirket kumak istemediğiniz halde yatırım yaptığınız şirketin neden başarılı olacağını düşünüyorsunuz? Buna doğru bir cevap vermek önemli. Bazı şirketler bazı tür krizlerde karlarını ciddi oranda artırabiliyor bu yanlış değil ama hangi şirketler? Hangi koşullarda? Bunlar önemli.
0
akhenaten
(21.06.23)
buna iki bakış açısıyla bakabiliriz: davranışsal iktisat-insanların yatırım psikolojisi çerçevesinden, ve de temel analiz çerçevesinden. aslında iki bakış açısı da aynı soru üzerinden şekilleniyor: insanlar neden hisse alır ve hisseler neden yükselir-düşer? bahsettiğiniz gibi işler kötü gittiğinde şirketlerin karlılıkları azalır, büyüme oranları azalır, hatta kimisi borçlanmaya ve bazısı batmaya başlar. bu durum temel analiz çerçevesinde hisselerin hesap edilen değerini düşüreceği için insanlar alım değil satım yönünde daha çok pozisyon alır. küçülmekte olduğunu gördüğünüz ve daha küçülmesi muhtemel bir yerde en azından kenarda durmayı tercih etmek pek çok yatırımcının yaptığı bir iş.

davranışsal açıdan bakacak olursak, işsizliğin arttığı, faizlerin yükseldiği, büyük yatırımcıların alım değil satım yaptığı yerlerde borsalarda grafikler kırmızıya bürünmeye başlar. insanların çoğu bu durumda panik yapar; marketten süt alırken indirimlisini takip eden insanlar hissenin indirimlisini gördüğünde tam tersi davranış sergiler, bazen zararına satar. bu da kartopu gibi büyüyen bir borsa krizi dalgasına yol açabilir. insanlar bu tarz durumlarda oynak fiyatlara sahip riskli enstrümanlardan (borsa), fiyatının daha az oynaklık sergilediği, daha güvenilir gibi görünen, en azından parasını kaybetmeyeceğini düşündüğü enstrümanlara (devlet tahvilleri, altın gibi büyük emtialar) yönelir.

böyle bir durum elbette ki yaşanmıştır. fed'in faiz kararları, remisyon ve borsa performanslarının geçmiş grafiklerine bakarsanız benzer örneklerle karşılaşabilirsiniz. hatta spesifik ve nispeten güncel olarak 2008 krizi, fed kararları ve borsa performansını inceleyebilirsiniz.
0
gibicibicis
(21.06.23)
(16)

İngilizceyi geliştirmek mi sıfırdan Almanca öğrenmek mi

kahver
Merhaba.İngilizcesi çok da yeterli olmayan birinin, kursa gidip ingilizcesini mi geliştirmesi daha mantıklıdır. Yoksa Almanca'ya sıfırdan başlayıp Almancayı mı öğrenmesi. Almanca öğrenince gelecek planları için avantajları olabilir, o yüzden almanca spesifik olarak seçilmiştir.Teşekkürler.
Merhaba.
İngilizcesi çok da yeterli olmayan birinin, kursa gidip ingilizcesini mi geliştirmesi daha mantıklıdır. Yoksa Almanca'ya sıfırdan başlayıp Almancayı mı öğrenmesi. Almanca öğrenince gelecek planları için avantajları olabilir, o yüzden almanca spesifik olarak seçilmiştir.

Teşekkürler.
0
kahver
(19.06.23)
Bir dili çok iyi bilmek 2 dili yarım bilmekten daha iyidir bence.

O yüzden ingilizce derim.
0
bu yolun yolcusu
(19.06.23)
2. yabancı dil, orada yaşamıyorsan tamamen fantezi. Hiçbir işe yaramaz. Şu an ben b2 seviyedeyim ingilizcede. Bilmediğim çok şey var. Öğrenmenin de sonu yok. İngilizceyi geliştirmek çok daha mantıklı.
0
hold the door
(19.06.23)
İngilizce.
Elbette dil öğrenmekten, hayattan, kariyerden ne beklediğinize de bağlı ama İngilizceyi tamamlamadan başka bir dil daha öğrenmek çoğu senaryoda yanlış seçim olur.

Tıp veya mühendislik alanındaysanız ve Almanya'da çalışmayı hedefliyorsanız o zaman belki Almanca doğru seçim olur ama Almanca'yı da yarım yamalak değil tam öğrenmek gerek bu durumda. Almancayı tamamen bilseniz de İngilizce olmaması herhalde ciddi bir dezavantaj olur.
Zor.
0
michael_knight
(19.06.23)
hayatinda hangisi lazimsa o tabi ki, yoksa gelistirmek ya da sifirdan olmasinin cok bir onemi kalmiyor bu durumda.
0
bay b
(19.06.23)
İngilizcesi yeterli düzeyde değilse ingilizcesini geliştirmiş olması gerekir. En basitinden Almanya'ya yerleşme planı yaparken dahi İngilizce üzerinden süreçlerini yönlendirebilir.

Buna tek istisna Almanya'ya yerleşim için somut, gidişatı belli bir yerleşim sürecinin başlatılmış olması. Bütün yolunu çizmiştir, sadece dil engeli kalmıştır o zaman Almancaya ağırlık verilmesi mantıklı olur.
0
akhenaten
(19.06.23)
Almanyada calissan bile ingilizceyi cok iyi bilmen, konusman gerekecek. O yuzden ingilizce.
0
zimbirik
(19.06.23)
Ingilizcen heryerde suratina şirrak diye carpacak. Yol yakinken dön.
0
Slynmaster
(19.06.23)
Önce Ingilizcenizi yeterli duruma getirmenizi öneririm.

Bunu gerceklestirirken ufak ufak a1-a2 seviyesinde Almanca konularini ögrenmeye baslayabilirsiniz. A1-A2 konulari cok zor degiller. Ingilizcenizden emin oldugunuzda Almanca'ya agirlik verirsiniz.
0
chihirovekohaku
(19.06.23)
Almancayı İngilizce öğreniyorum ben. İngilizce bilmesem Almancayı sağlıklı öğrenemezdim çünkü kaynak yok. Önce İngilizce. En azından okuduğunuzu anlayacak noktaya gelin.
0
dissendium
(19.06.23)
Almanya'dayım ing kursuna gidiyorum fluent seviyeye gelmek için. Öncelik ingilizce. 1.5-2 sene ben hayatımı adayacağım başka bir şeye yönelmek istemiyorum diyorsan almanca öğrenebilirsin direkt olarak. ancak dipnot almancayı tr de öğrendim demen çok zor. ing ise bir şekilde konuşma kulupleriyle destekleyerek pratiğini canlı tutabilirsin.
0
abi bi dizi buldum on numara
(19.06.23)
önce ingilizceni geliştir, sonra almancaya başlarsın. iki dili aynı anda öğrenmek inan çok zor. o yüzden önce ingilizceni belirli bir seviyeye getirmeni öneririm.

meslek belirtmemişsin ama ofiste çalışan beyaz yaka olduğunu varsayarak, ileride almanya'ya taşınma planın olduğunda iş başvurularında senden ileri düzeyde ingilizce isteyecekler.
0
sir gawain
(19.06.23)
ing kasmaya devam..
0
cooperr
(19.06.23)
kural 1: ingilizce bilmiyorsan önce ingilizce öğren.

kural 2: ilk kuralı tamamıyla başardığından emin ol. (sorsan herkes biliyor)

kural 3: ilk iki kural tamam ise gerek olduğunda başka bir dile başla.

kural 4: ingilizceye tam enerjini vererek öğrendikten sonra öğreneceğin diğer yabancı dilleri sırasıyla öğren ve bir dilde orta-üst olmadan diğer dillere başlama.

kural 5: dil öğrenmek için kursa para verme.
0
AlsterWasser
(19.06.23)
doktor musunuz hocam
0
holy biblo
(19.06.23)
İksini de bilen biri olarak: önce ingilizceyi halledin.
0
gadlemler
(20.06.23)
Almanya'da almanca konusmak cok güzel, eger almanya'da yasacaksan almanca ögren.
ingilizceye gelince ortalama bir ingilizce yeterli.
0
durgunfoton
(20.06.23)
(3)

Kelimeleri böyle ezberliyorum, yaptığım doğru mu?

hold the door
700 kelimelik bir wordlistimiz var onu 8’e bölüp gün gün ayırmışlar. Ben de ipad’e aktarıp böyle çalışıyorum.Yöntemim doğru mu?https://www.hizliresim.com/clqnw08
700 kelimelik bir wordlistimiz var onu 8’e bölüp gün gün ayırmışlar. Ben de ipad’e aktarıp böyle çalışıyorum.

Yöntemim doğru mu?

www.hizliresim.com
0
hold the door
(19.06.23)
Öğrenebiliyorsanız doğrudur. Ben bugün başka bir soruda da yazmıştım flash card kullanıyorum, cambridge'in sözlüğünden.

Örneğin bir yerde bir şey okuyorumdur bilmediğim bir sözcük görmüşümdür hemen sözlükten aratıp anlamını öğrenip flash card olarak ekliyorum tek tıkla. Sonra pazar günü, otobüste falan boş kaldığım bir zaman quiz olarak açıyorum. Belli bir plan dahilinde yapmıyorum bunu.

Diğer öğrenme türlerine göre daha faydalı oldu. Diğer türlü kelime anlamı ezberliyorsunuz, belli bir sıraya koyuyorsunuz sözcükleri ben bunu yapınca çoğunlukla unutuyorum. Bahsettiğim şekilde yapınca sözcükleri aklımda tutmak gibi bir çabam olmuyor ama belirsiz bir zaman içinde unutmamak üzere öğrenmiş oluyorum.

Quizleri yaparken artık "öehh bu sözcüğü de görmekten bıktım, öğrendim artık işte" düşündüğüm bir şey çıkarsa onu da tek tıkla kartlardan dışarı atıyorum. Elimde hep güncel bir kart grubu oluyor.
0
akhenaten
(19.06.23)
yontem dogru; ama ogrenme araligi da onemli. spaced repetition deniyor. bilimsel olarak kanitlanmis bir ogrenme pattern'i var. anki bunu kullaniyor. orn: first check in 3 days, second check 7 days, third check n 14 days gibi..bu pattern'i de metoduna eklersen daha iyi sonuc alirsin.
0
buenosdias
(19.06.23)
Kurdugun Cümleler senin kafamda kurmus oldugun cümlelerin olsun sakin kopyala yapistir yapma ben denedim hazir kopya ise yaramiyor
0
Slynmaster
(24.06.23)
(11)

Birisi sizi takip etse

karayel
izin gününüzde görünmez biri sizi takip etse, her saniye peşinizde ama siz farkında değilsiniz. Görünmez dedik :)Hakkınızda söyleyeceği şey ne olurdu?yani sizi nasıl tanımlardı?Tek kelime ya da kısa olsun tanım.
izin gününüzde görünmez biri sizi takip etse, her saniye peşinizde ama siz farkında değilsiniz. Görünmez dedik :)

Hakkınızda söyleyeceği şey ne olurdu?

yani sizi nasıl tanımlardı?

Tek kelime ya da kısa olsun tanım.
0
karayel
(18.06.23)
waoow der ne kadar sıradan bir insan :D
0
freebird5406_2
(18.06.23)
"Acınası" derdi.
0
huçi kuçi
(18.06.23)
bu da avare avare dolasiyor cok mutsuz galiba
0
Kittie
(18.06.23)
Klas adam.
0
dissendium
(18.06.23)
Rutin mükemmel
0
baldan kaymak
(18.06.23)
Doymuyor asla doymuyor..
0
AlsterWasser
(18.06.23)
Deli galiba
0
sırtçantalı
(18.06.23)
Valla izin gunumde takip ediyorsa moduma gore ya 'aman evden cikarsin' ya da 'gir lan iceri artik' falan derdi. Boyle de dengesiz biriyim.
0
j r r tolkien hayrani
(18.06.23)
Açıktan söyleyecekse "çok iyi çok tatlı biri, kendi dünyasında mutlu mesut yaşıyor" derdi.

İç sesinden konuşacak olursa "ot gibi gün geçiriyor bir de yaşadığını sanıyor (buraya bir küfür gelecek)" derdi. :D
0
akhenaten
(19.06.23)
Amma yattı be!
0
gadlemler
(19.06.23)
Bomboş bir hayat...
0
Dağcı
(19.06.23)
(3)

whatsappta "benden sil" seçeneğiyle silinen mesajlar

semaforo de medianoche
şimdi ben whatsapp gruplarında hem kendimin hem de arkadaşlarımın attığı bazı mesajları benden sil diyerek sildim. şirketimde gerçekleşme ihtimali olan bazı denetimlerde (bir devlet kurumu yapacak bu denetimi) bu telefonların muhtemelen bir bilgisayara bağlanıp özel yazılımlarla incelenme durumu var
şimdi ben whatsapp gruplarında hem kendimin hem de arkadaşlarımın attığı bazı mesajları benden sil diyerek sildim. şirketimde gerçekleşme ihtimali olan bazı denetimlerde (bir devlet kurumu yapacak bu denetimi) bu telefonların muhtemelen bir bilgisayara bağlanıp özel yazılımlarla incelenme durumu var (hayır olamaz öyle şey diyenler oluyor ama olabiliyor bu konuyu merak eden varsa mesaj atabilir sorunun altında bu mevzuyu açıklamayayım şimdi 1 saat).

şimdi merak ettiğim bu "benden sil" diye sildiğim mesajların bu özel yazılımlarla okunabilme ihtimali var mı? arkada bir yerlerde izi kalıyor mu o mesajların benim telefonumda da? mesela şunu biliyorum o yazılımlarla mesaj silme yazma loglarına falan ulaşabiliyorlarmış yani 11:47'de şu görüşmeden mesaj silindi gibi.
0
semaforo de medianoche
(15.06.23)
Benden sil sadece senden silinir ama karşı taraf o mesajları görür. Kendi yazdığın şeylerin karşı tarafta da görünmesini istemiyorsanız herkesten sili seçecektiniz.
0
false pretension
(15.06.23)
@false pretension: karşı tarafta görünmesini sormak istemedim hocam direkt benim telefonumdan özel yazılımlarla incelendiğinde görünüyor mu onu soruyorum
0
🌸semaforo de medianoche
(15.06.23)
Böyle bir durumu burada kimsenin test ettiğini sanmıyorum.

Whatsapp sohbet ekranından sağ üst köşedeki 3 noktaya basıp ayarlara girin, yardım sekmesinden bize ulaşın butonuna basıp doğrudan whatsapp'a sorun bence sorunuzu.
0
akhenaten
(16.06.23)
(8)

Diş taşı için özel yaptığınız bir şey var mı?

artci sarsinti
Bugün dişlerimi temizlettim. Doktor fazla diş taşım olduğunu söyledi. Fırçalama vs konuştuk ama ayrılmak zorunda olduğum için çok detaylı soramadım kendisine. Sizin diş taşının önüne geçmek için uyguladığınız özel bir diş bakımı var mı?Özel fırça olabilir, özel diş macunu, özel gargara vb gibi?Cevap
Bugün dişlerimi temizlettim. Doktor fazla diş taşım olduğunu söyledi. Fırçalama vs konuştuk ama ayrılmak zorunda olduğum için çok detaylı soramadım kendisine.

Sizin diş taşının önüne geçmek için uyguladığınız özel bir diş bakımı var mı?
Özel fırça olabilir, özel diş macunu, özel gargara vb gibi?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
artci sarsinti
(14.06.23)
Günde iki diş fırçalama ve mutlaka diş ipi kullanmak gerekiyor.

Fırçalamayı da diş ipi kullanmayı da usulüne uygun yapmak ayrıca gerekiyor.

Başka bişeye gerek yok.
0
Mirket
(14.06.23)
dis ipi ile ugrasamiyorum derseniz sunlari tavsiye ederim
tinyurl.com
0
sttc
(14.06.23)
Diş taşı doğrudan taş olarak oluşmuyor, önce plak oluşuyor, plak temizlenmezse sertleşerek diş taşı oluşuyor. Yani ağzınızdaki plak oluşumu çeşitli etmenlere bağlı olabilir ancak temizlik süreci tamamen mekanik.

Fırça tipi ya da diğer bakım ürünlerinin mekanik etkisi minimum. Dişeti sağlığınız için iyi ürünler kullanın tabi ama neticede en kritik nokta dişlerinizi düzgün metotlarla ve düzgün sürelerde fırçalamanız, fırçalama süresini önerilen seviyede tutmanız.

Önerilen süreler günde en az 2 kere ve her seferinde 2 dakika boyunca fırçalamak. Diş hekiminiz gerekli görüyorsa günde bir kere yatmadan önce diş ipi kullanmak. Uygun metotlara da youtube'daki diş sağlığı medyalarından bakabilirsiniz.

Yani siz en kötü (ama temiz) fırçayı da kullansanız diş taşı oluşumu büyük oranda azaltılabilir bir durum.
0
akhenaten
(14.06.23)
Günde iki kez fırçalıyordum. Doktor 3 kez diye uyardı, benim için yetersizmiş.
Dediğiniz gibi çok kısa sürede fırçalıyorum, bunu uzatmam gerekiyor sanırım. Sabah işe yetişmek için, gece uykulu şekilde hızlıca fırçalayıp bitiriyordum..

Özellikle şu diş fırçası plaklara veya taşa iyi geliyor diyebileceğiniz bir fırça varsa onu da öğrenmek isterim.
0
🌸artci sarsinti
(14.06.23)
benim diş doktorum fırça sertliğini doğrudan benim dişlerime göre önerdi. doğru yöntemle fırçalama (süpürme), diş ipi ve arayüz diş fırçası da önerdi düzenli kullanmam için. arayüz fırçasının numarasını da verdi.

ezcümle, bence genel bir öneridense size uygun olanları sormanızda fayda olabilir hekime.
0
Phoebe
(14.06.23)
2-3 hafta çay/kahve içmeyip
yemek yedikten sonra dişini fırçalarsan daha kalıcı olur
0
bir soru sorcam
(14.06.23)
Benim diş hekimim oral-b orta sert fırçalarını önermişti bana.

Ama fırça tipi diş eti hassasiyetiniz yoksa cidden çok önemli değil. Dünyanın en gelişmiş fırçasını da kullansanız o plakları temizlemezseniz diş taşı problemi olur. Diş etine yakın yerlerin, diş arkalarının, arkada kalan azı dişlerinin ve diş aralarının temizliği çok önemli, buralara çok uğraşılmadığı için taşlar buralarda oluşuyor en fazla.

Plaktan kasıt dişinizin üstünde biriken bakteri kolonileri; bunlar beyaz, macun kıvamında ince bir film oluşturuyor dişlerinizin çevresinde. Tırnağınızla kazıyabileceğiniz bir şey. Gözle görünüyor yani, hergün devam eder bu süreç. Hepsini temizlemelisiniz.
0
akhenaten
(14.06.23)
ben de bugün diş taşı temizlettim. eski fırçamı atıp yeni fırçaya geçmemi ve dört beş gün boyunca majezik gargara ya tuzlu suyla gargara yapmamı istedi diş hekimi. benim dişlerimde şu siyah noktacıklardan çok olurdu. üç sene önce temizlikten sonra şarjlı diş fırçasına geçtim ve o noktalar tekrarlamadı. ama bir ay önce fırçam bozuldu ve ben yenisini alana kadar noktalar yeniden oluştu. bu sebeple şarjlı fırçadan asla vazgeçmem. bir de diş hekimim mutlaka diş ipi kullanmam gerektiğini söyledi. dişlerimin arası boşluklu olduğu için fırça giremiyor kalıntı kalıyormuş bu da plak ve sonrasında diş taşı demek. çürüğe kadar yolu var fırçalamaktan bile önemli diş ipi dedi.
0
who cares wins
(15.06.23)
(5)

Emir Aslan kalıp isim midir?

michael_knight
Kalıp isim dedim ama doğru kelimeyi bilmediğimden. Mesela "Mehmet Ali" sıklıkla birlikte kullanılan iki isimdir ya onun gibi demek istedim.- "Emir Aslan" böyle bir isim mi?- Bu şekilde ikili kullanılan isimlerin bir adı var mı?- Aslan ismine sahip olup "Aslan" mı "Arslan" mı karmaşası yaşayanınız ve
Kalıp isim dedim ama doğru kelimeyi bilmediğimden. Mesela "Mehmet Ali" sıklıkla birlikte kullanılan iki isimdir ya onun gibi demek istedim.

- "Emir Aslan" böyle bir isim mi?
- Bu şekilde ikili kullanılan isimlerin bir adı var mı?
- Aslan ismine sahip olup "Aslan" mı "Arslan" mı karmaşası yaşayanınız veya yakınınız var mı?
0
michael_knight
(12.06.23)
sanmıyorum çünkü ilk defa duyuyorum
hatta emir isminde hayatında 1 kişiyle tanıştım aslan ise 0
0
neira
(12.06.23)
Değil, milyonda bir falandır herhalde.
Soyadı olarak karşıma çıktığında bir karmaşa yaşıyorum, isim olarak karşıma çıksa onda da yaşayabilirim dolayısıyla.
0
hrskrs
(12.06.23)
Yeni nesilde durum nedir bilemiyorum ama +25 yaş için böyle bir şey yok.
0
akhenaten
(12.06.23)
Öyle standart bir isim kalıbı yok.

Arslan soyadlı bir arkadaşım var, bir türlü doğrusunu anlatamamaktan şikayetçi.
0
kobuzchu kiz
(12.06.23)
Öğretmenım, çok farklı isim kombinasyonları görme şansım oluyor :)

Emir Aslan, Mehmet Ali gibi bir isim değil asla.
0
invictae
(12.06.23)
(2)

samsung galaxy a73 ön kamera

ir10
Selamlar herkese,Samsung galaxy a73 telefon var elimizde, kamerası kilitlenip duruyor ön kameraya çevirdiğimizde. Tüm sıfırlamalar, telefon guncellemeleri yapılmış durumda. Ancak bu sıkıntı bitmedi.Bu sorunu veya benzerini yaşamış olan var mıdır? Nasıl çözebiliriz servis dışındaTeşekkürler şimdiden
Selamlar herkese,
Samsung galaxy a73 telefon var elimizde, kamerası kilitlenip duruyor ön kameraya çevirdiğimizde. Tüm sıfırlamalar, telefon guncellemeleri yapılmış durumda. Ancak bu sıkıntı bitmedi.
Bu sorunu veya benzerini yaşamış olan var mıdır? Nasıl çözebiliriz servis dışında

Teşekkürler şimdiden cevaplara
0
ir10
(11.06.23)
Şu adımları denediniz mi?:

www.youtube.com

Bunları denediğiniz halde sorunlar devam ediyorsa yazılımsal değil donanımsal (düşme kaynaklı vs.) bir sorun var demektir ve yetkili servis desteği almanız gerekir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.06.23)
Samsung'a ticket atın bir görevli smart tutor üzerinden telefonunuza uzaktan bağlanıp yazılımsal sorunları hallediyor. Siz telefonu bir köşeye koyuyorsunuz. Eğer servise gitmesi gerekiyorsa da size söylerler.
0
akhenaten
(12.06.23)
(7)

Ezan sesi çok yüksek

socially awkward
Nereye şikayet edilebilir? Feci bir ses var.
Nereye şikayet edilebilir? Feci bir ses var.
0
socially awkward
(11.06.23)
www.ateizmdernegi.org.tr:~:text=%E2%80%9C%C3%87evre%20kanununun%2014.%20maddesi%20ve,bir%20bilirki%C5%9Fi%20bulup%20y%C3%B6nlendirmesi%20gerekir.
0
bartholomew87
(11.06.23)
En kısa yol cami derneğinin bir üyesi ya da imamla usulünce konuşmak

Olmadı "Ben duymak ya da dinlemek zorunda mıyım ya" cümlesini kullanmadan müftülüğe bildirin.
İkisi de olmazsa cimere yazın.

Diğer türlü "başka şikayet yok" ya da "yapılan ölçümde mevzuata uygun olduğu" cevabı gelebilir.
0
hebanon
(11.06.23)
Şaşırabilirsiniz ama caminin aidiyetine göre vakıflara ya da müftülüğe söyleyebiliyorsunuz. Normalde bir desibel sınırı var ancak bazı cami imamları uymuyor. Kontrole gelindiğinde sesi ayarlayıp sonra yine artırıyorlar. Ben de benzer bir sorun yaşamıştım ordan biliyorum.
0
akhenaten
(11.06.23)
benzer bir sorunu biz de yaşadık üstelik sabah ezanını muhtemelen camide görevli bir müezzin yerine caminin müdavimlerinden birisi okuyordu ne makam vardı ne bişey tavuk gırtlaklıyormuş gibi bir şeydi. apartman olarak toplandık gittik muhtarla görüştük uygun dille anlattık durumu.

Görüşmemizden bir kaç gün sonra hem artık o adam okumadı hem de bariz şekilde sesi kısılmıştı. Bence muhtarla görüşün o yol yordam biliyordur.
0
solo
(11.06.23)
şikayet etmek mi? ben olsam şikayet etmem başıma bir şey gelir diye.
0
ahm1
(11.06.23)
ahm+1
aman diyim
0
mimo
(11.06.23)
yaslilarimiz ezani duymuyor da ondan bu kadar ;)) kesin sikayetinizi yapin yukarkdakilerin dedigi gibi. duz imami, muezzini bulup konussaniz da etkisi olabilir
0
ala09
(11.06.23)
(6)

eli beline koymak

karayel
bu kadınsal bir hareket mi?markette kasada beklerken böyle buluyorum kendimi :)https://pbs.twimg.com/media/BvE19rGCYAAf6ET?format=png&name=small
bu kadınsal bir hareket mi?

markette kasada beklerken böyle buluyorum kendimi :)

pbs.twimg.com
0
karayel
(11.06.23)
Eylemsiz bir duruş pozisyonunda hayır. Dedikodu yaparken bir elinle de mimik yapıyorsan evet, swh.

Şaka bir yana, "eli beline koymak" eylemi kadınsı ya da erkeksi olarak etiketlenecek bir eylem değil tabi ki tek başına söylemeye çalıştığım şey budur.
0
Jazz
(11.06.23)
nasil durduguna gore degisir. Thor gibi isen kadinsi degil:

www.scienceofpeople.com

boyle isen, kadinsi:

www.123rf.com
0
summerof69
(11.06.23)
yorgunluk ve mod’la alakalı bence. ben sürekli kendimde böyle şeyleri gözlemler ve anlamlandırmaya çalışırım. genelde modum ve yorgunluğuma göre vücut dilim değişir. uyurken tek bacağı katlama, toplu taşımada eğilerek tel kullanmak, masada otururken tek ayağı destek olarak bi yere koymak vs..
0
buenosdias
(11.06.23)
eli bele koymak kadınların daha çok yaptıgı bir harekettir.

kadınlar özellikle tartısma sırasında elini beline koyarak daha geniş görünürler.

kadınların bel bölgesi kalçalarına göre çok daha ince oldugu için daha yakısır.

erkekler de zaman zaman ellerini bellerine koyarlar. ben daha belimi çok yoran bir durum oldugu zaman ayakta beklerken elimi belime koyarım.

elini beline koydugun zaman elinin dışını beline koyuyorsan bu kadınsı bir hareket olabilir.
0
abelardo
(11.06.23)
Öyle diyorlar, ben de çok yapıyorum ama umrumda değil. Rahat oluyor, yapmaya devam :D

Ben sık sık iki elimi birden koyuyorum hatta reyonda falan bir şeye bakarken.
0
akhenaten
(11.06.23)
late viper
(11.06.23)
(5)

cumartesi günü terziler açık olur mu?

stationary traveller
sb
sb
0
stationary traveller
(10.06.23)
hanımıyla sorunu olanlar açıktır.
0
neira
(10.06.23)
olur
0
enteg
(10.06.23)
Hafta içi eşofmanımı vermiştim. 'Cumartesi alırsın.' dedi. Bugün gideceğim.
0
Mirket
(10.06.23)
Keyfine bağlı, belli bir çalışma saati yok küçük esnafın. Kimi açıktır, kimi kapatır.
0
akhenaten
(10.06.23)
Olur
0
balpolen
(10.06.23)
(3)

Sürekli arayan otomatik numaraları nasıl engellerim?

yalniz kizkulesi
Hergün arıyorlar nasıl engellerim ?
Hergün arıyorlar nasıl engellerim ?
0
yalniz kizkulesi
(09.06.23)
Telefonunuzda spam aramaları engelleme özelliği varsa onu aktif hale getirebilirsiniz. Belki lüzumlu aramaları da engeller diye kullanmaktan imtina ettiğim bir şey, ne kadar verimli çalıştığını bilmiyorum o yüzden.
0
huçi kuçi
(09.06.23)
iphone'da bilinmeyenleri engelle var.

850 ve 444luleri engelliyor direkt
0
buenosdias
(09.06.23)
Android 13 samsung telefonlarda şöyle oluyor;

Arama yapmak için numara yazdığınız ekranı açın, alt alta üç nokta şeklindeki butona basın (sayıların sağ üstünde, büyüteç sembolünün yanında), ayarlara basın, arayan kimliği ve spam koruması yazısının yanındaki butonu etkinleştirin.
0
akhenaten
(10.06.23)
(3)

50000 tl var dolar alayım mı

comeon
birkaç ay içinde parayı vereceğim yer var, o zamana kadar dolar alsam mı?
birkaç ay içinde parayı vereceğim yer var, o zamana kadar dolar alsam mı?
0
comeon
(09.06.23)
Eğer parayı dolar olarak verecekseniz mantıklı olur, eğer tl olarak verecekseniz sonuçta risk almış olacaksınız. Kim ne diyebilir?

Birkaç aydan kastınız 3 ayı geçiyorsa ve dolar al sat yapmayı düşünmüyorsanız ben olsam kkm'ye koyup vade sonundaki duruma razı olurdum.

Kendi birikimin dışında kalan, ödeme/borç durumundaki parayı kaybetme riskini kazanç ihtimalim çok yüksek olsa da almazdım şahsen. Zaten kimse parayı kaybedeceğini düşünerek riske girmiyor böyle bir durumda, bakıyorsunuz gitmiş. Tabi bu benim.
0
akhenaten
(09.06.23)
Ayın 22'sini bekle. Faiz artırırlarsa dolar kuru düşer.
0
etna
(09.06.23)
KKM yap kafan rahat olur.
0
halitkin
(11.06.23)
(10)

ice tea olayı

kibritsuyu
arkadaşlar bu ice tea veya buzlu çay olarak tabir ettiğimiz içecek yurtdışında da mı böyle? 90'ların başında türkiye'ye gelmeden önce filmlerde görürdüm buzlu çay diye bir şey içerlerdi. sonra memlekete geldi.yani çay dediğin çaydır abi bu memlekette. limonu yine anlıyorum da, yok şeftalili, mango v
arkadaşlar bu ice tea veya buzlu çay olarak tabir ettiğimiz içecek yurtdışında da mı böyle? 90'ların başında türkiye'ye gelmeden önce filmlerde görürdüm buzlu çay diye bir şey içerlerdi. sonra memlekete geldi.

yani çay dediğin çaydır abi bu memlekette. limonu yine anlıyorum da, yok şeftalili, mango ve tropik meyveli, karpuzlu, yok ebesinin... meyve suyu içmek istesem meyve suyu içerim. adına bakıp çay diye alıyon, içinden karpuz çıkıyor.

normal çayı da şekersiz içerim. yani bunun sadesini, şekersizini (tatlandırıcı da olmayacak) falan yapsalar, en azından seçenek olsa olmuyor mu?

kahveciye gidince mesela illa ki karamel makiyato, moka kapuçino latte bilmemne içmek zorunda kalmıyorsun. sade isteyene sade, şekersiz isteyene şekersiz. ama ice tea denen şeyin sadesi yok mu? olsa çok mu kötü bir fikir?
0
kibritsuyu
(09.06.23)
çay çeşitli bitkilerin, meyvelerin gövdesi, çekirdekleri, kabukları, çiçekleri gibi kısımlarının kaynatılması/haşlanmasıyla elde ediliyor. yani sadece çay bitkisinden yapılmıyor, dolayısıyla şeftaliden de çay yapılabiliyor.

ama ilave şeker olmadan üretilmişi var mı bilmiyorum, evde hazırlanabilir tabii.
0
orient blue
(09.06.23)
şekersiz ice tea var. ama şekerli kadar çok satılmıyor
0
jelly bear
(09.06.23)
Bildiğimiz çayın soğutulmuşuna istediğin meyvenin hoşafını karıştırarak evde sen de yapabilirsin.

Bildiğin colanın bir değişik çeşidi ve şeker bombası

Uzun yıllar önce Türkiye'ye getirildi. İçecek firmaları tarafından marketlere biraz eşantiyon, biraz dayatmayla pazarlanmaya çalışıldı. Çok büyük reklam harcaması yapıldı ama bir türlü Türk'ün ağız tadına uymuyor derken birden patladı.

Benim 'uzak durulacak içecekler' listemde Cola'dan sonra ikinci sırada.

Verdiğim tarifle evde çok rahat yapabilirsiniz.

EK: Tarif de buldum :)
www.youtube.com
0
Mirket
(09.06.23)
Haklı isyanınıza katılıyorum. Aşırı şekerli buruk meyve suyu içmek istesem meyve suyu içerim. Ben bazı otellerde, kokteyllerde rastladığım çeşmeli karışımlar harici böyle bir şey görmedim ama çay seven biri olarak olsa, temiz içeriği de olursa litrelerce tüketirim o ürünü.

@mirket ben de deneyeceğim teşekkürler.
0
chicha_v2
(09.06.23)
Avrupa'da markete git, sade yogurdu zor bulursun ama onlarca cesit meyveli yogurt vardir marketlerde. Bu da onun gibi iste rengi, tadi, sekeri cezbetsin coluk, cocuk, millet alsin, satislar artsin diye. Danone, Lipton gibi gida tekelleri ne isterse o oluyor
0
speedy
(09.06.23)
Kötü fikir olabilir çünkü dünyada sekersiz siyah çay içen insan sayisi sinirli. Misal Fransa'da sıfır market.
Onun dışında ben siyah sekersiz kahve severim ama soğuğunu sevmem.
Siyah sekersiz çay severim ama soğuğunu sevmem. Ice tea severim.

Kısacası siyah çay içenin bile beğenmediği bir tat olabiliyor soğuk çay. Ondan sınırlı bir market var.

Kahveci milyonlarca kutu üretip, kutunun tasarimini yapip, üretileceği fabrikayi secmekle ugrasmiyor. Böyle bir şeye girmeleri için halkta ciddi kitlenin "allah aşkına bize dümdüz çayi soğutup satin" demesi lazım. Aradaki fark o.
0
logisticsmanager
(09.06.23)
Dubai'de her restoran kendi şekersiz, limonlu soğuk çayını yapıyor (bir yerde bile Lipton getirdiklerini görmedim). Yanında minik sütlük gibi bir şeyde sıvı şeker (mısır şurubu olma ihtimali yüksek) getiriyorlar, istediğimiz kadar tatlandırıp içiyoruz.

O kadar iyi fikir ki ben artık yazları soğuk demleme soğuk çay yapıyorum, siyah çay, meyve çayı, hepsinden oluyor. Yalnız gerçekten (edit: şekersiz) soğuk siyah çay çok çirkin bi şey, her türlü sıcak içeceği ve soğuk kahveyi şekersiz içerim ama soğuk çay illa şeker istiyor. O yüzden balla ya da toz şekerden simple syrup yapıp onunla tatlandırıyorum. Müthiş fikir aslında, birkaç butik kahveci buradan yürüse belki yayılırdı :/

Edit: Ne zamandır çay yapmamıştım, bu soruyla aklıma düştü, az önce bir sürahi çayı demlenmek üzere balkona bıraktım. Teşekkürler kibritsuyu.
0
kobuzchu kiz
(09.06.23)
şeker olsa gene bir nebze iyi çoğu şeker şurupları ihtiva ediyor malesef.

ayrıcabşekersiz olanlar var. pin marka ice tea. çeşitleri mevcut ve şekersiz.
pindrinks.com.tr bakabilirsiniz.
0
ezkaza
(09.06.23)
Meyve suları ve ice tea tat olarak çok farklılar ki... Yani sizce de şimdi şeftali suyu ve şeftalili ice tea arasında fark bariz değil mi :D

Ürünler piyasaya sürülmeden önce deneme süreçlerinden geçiyor genelde. Bir ürünü beğenen bir avuç insanken beğenmeyen çok sayıda kişi varsa seri üretiminine girişmiyorlar haliyle.

Siz bunu istemişsiniz mesela ama zannediyorum birçok kişi "buz gibi olmuş çaya niye para vereyim ki" diye düşünür.

İce tea çay olsa da çay niyetine içilen bir şey değil sonuçta. Yani ben hayatımda hiç canım çay istedi ama hava sıcak en güzeli ice tea içeyim diyen bir kişi bile görmedim. İce tea, ice teadir.
0
akhenaten
(09.06.23)
abd de marketlerde bildiğin demlenmiş soğutulmuş soğuk çay satılıyor fabrikasyon ve ben hiç sevmiyorum. liptonlarda ne avrupa ne türkiye kalitesindeydi.
0
haskoylu deli hasan
(09.06.23)
(2)

tatil yapmayı biliyor musunuz?

karayel
Ben hiç anlamıyorum bu işlerden nereye gitsem ne yapsam?
Ben hiç anlamıyorum bu işlerden nereye gitsem ne yapsam?
0
karayel
(08.06.23)
Ne yapsama vereceğiniz cevap sizi zaten bir yerlere götürüyor.

Ülke içinde; Deniz kum güneş, yemek turizmi, kültür turizmi (tarihi yerler vs.), otel tatili (spa, havuz, lüks vs.), Yolculuk ve spor amaçlı (trekking, tren turları vs.), Kafa dinleme (yazlık vs.) amaçlı tatil gibi seçenekleriniz var.

Yurtdışı için yukardakilere ek; şehir & alışveriş turizmi, sanat ve moda üzerine seyahat, etkinliğe dayalı (festival, safari vs ) tatil. Gibi seçenekleriniz var.

Siz hangisinden hoşlanacağınızı saptarsanız gerisi gelir.
0
akhenaten
(08.06.23)
Kaç kişisiniz, kaç yaşındasınız, ne kadar bütçeniz var, ne kadar hareket ne kadar sakinlik peşindesiniz, arabanız var mı, neredesiniz... Hiçbir şey bilmeden verebileceğimiz tavsiye pek yerinde olmayacaktır.

Ama yine de diyorum ki Kadir'in Ağaç Evleri'ne veya Kabak Koyu'nda "Sea Valley Bungalows"a gidin.
İyi tatiller,
0
michael_knight
(08.06.23)
(2)

Televizyondan anlayanlara soru

alaimisema
Dolar tüm fiyatları çarpmadan tv ihtiyacımı görmem gerekiyor. Hiçbir bilgim yok araştıracak pek zamanım da yok hemen almazsam çok geç olacak :)Yıllardır samsung tv kullandığım ve çok sevdiğim için samsung marka almak istiyorum. Ama bu yeni ekran teknolojilerine falan hakim değilim. Örneğin bu televi
Dolar tüm fiyatları çarpmadan tv ihtiyacımı görmem gerekiyor. Hiçbir bilgim yok araştıracak pek zamanım da yok hemen almazsam çok geç olacak :)

Yıllardır samsung tv kullandığım ve çok sevdiğim için samsung marka almak istiyorum. Ama bu yeni ekran teknolojilerine falan hakim değilim. Örneğin bu televizyon okey mi sizce? QLED olsa daha iyiymiş sanırım ama 2 kat fazla para vermem de pek mümkün değil. Net görüntü olsun, sağdan soldan çok parlamasın ve 60-65'' boyutunda olsun istiyorum. İş görür mü?

www.hepsiburada.com
0
alaimisema
(07.06.23)
iş görür
0
jelly bear
(07.06.23)
Şu anda piyasada 2 farklı yaygın teknoloji var OLED ve LED

İkisi de led aydınlatmayla görüntü sağlıyor ancak OLED tvlerdeki ledler yanıp sönme kabiliyetine sahip olduğu için tam siyah renk verebiliyor, çünkü OLED tv'de siyah renk ledlerin tamamen sönmesiyle veriliyor. Standart LED tvlerdeyse siyah renk led ışıklarının kısılmasıyla veriliyor, orada yine ışık var ama siz siyah olarak algılıyorsunuz.

QLED ise normal LED cihaza ekstra bir filtre eklenerek oluşturuluyor. Amacı görüntüyü biraz daha OLED kalitesine yaklaştırmak. Çok müthiş bir farka sebep olmuyor. QLED samsung'un bir pazarlama stratejisi, LG de benzer bir pazarlama stratejisini QNED adıyla yapıyor.

Mağazaya gidip LED ve QLED cihazların ekranlarına bakıp görebilirsiniz farkı. Bence muazzam değil.

QLED bütçenşz varsa tercih edilebilir, ancak bence ekstra bütçe zorlamaya değecek bir özelliği yok. Olursa ne ala, olmazsa çok da şey değil...

Linkini verdiğiniz ürün bence gayet yeterli. TV'ye konsol bağlayıp oyun oynamayı vesaire düşünmüyorsanız çok takmayın bence.
0
akhenaten
(07.06.23)
(12)

Kaç tane ingilizce kelime biliyorsunuz?

Unde bach canim
Sb.
Sb.
0
Unde bach canim
(07.06.23)
Upper intermediate civarında sanırım 4000-5000 civarıdır. Mesleki olarak da teknik kelimeler bildiğim için bu civarda olduğunu tahmin ediyorum.
0
kimlanbu
(07.06.23)
preply.com
Seneler önce şu testi yapıp sonuç paylaşmıştık galiba burada :)

Bu teste göre 23000+ kelime biliyormuşum. (İngilizceden edebiyat çevirisi ve editörlüğü yapıyorum.)
0
kobuzchu kiz
(07.06.23)
üstteki teste göre 8 bin bana kalsa 2-3 bin derdim (her harften ortalama 100 kelime çıkarırım mantığıyla).
0
gule gule
(07.06.23)
Zor denebilecek 1000'e yakın kelime biliyorum. Kolay olanları saymak mümkün değil. Yani conifer kelimesini bilince hair kelimesine biliyorum deyip sayı belirlemek çok zor. Bence kelime sayısı değil, çeviri sayısı önemli. Bir kelimenin bir anlamını 100 kişi biliyorsa başka anlamını belki 10 kişi biliyor. Türemeyle ortaya çıkan kelimeler de bir sorun. Derail kelimesini bilince derailment kelimesini de biliyorsun.
0
dissendium
(07.06.23)
Teste göre 11.969 çıktı benimki de
0
akhenaten
(07.06.23)
@kobuzchu kiz'in linkine göre 21791 kelime biliyormuşum. Bu ifade bana biraz abartı geldi gerçi. Buradan fantastik edebiyat ve FRP oyunlarına sevgilerimi iletiyorum.
0
nawar
(07.06.23)
Teste gore 15830. Test iyi olcum yapmiyor nerde bunun phrasal verbu, phrase'i , redublication'i, idiom'u, interjections'i.
0
speedy
(07.06.23)
Teste göre 29 bin çıktı. Geçen sefer bana sırf hava atmak için sallıyorsun demişlerdi ama işim gereği çok fazla İngilizce teknik ve hukuki metin okuyorum ve yazıyorum. Bu nedenle saçma sapan kelimelerle karşılaşma ihtimalim fazla oluyor.

Büdüt: Bu tür bir soruya yine cevap vermek de benim mallığım olsun.
0
peki madem
(07.06.23)
kobuzchu kiz'in testine göre 14770! yalnız test bir yerden sonra fransızca kelime bilgisi testine dönüyor. melange, bruit gibi kelimelerin ingilizce bir metinde kullanıldığını hiç görmedim.
0
gnosis
(07.06.23)
14k, 29k lik cevaptan suphem var. Yapim ekleri vs eklenirse benim de 20 yi bulur
0
lapaz
(07.06.23)
Wordup tan 14k bu arada.
0
lapaz
(07.06.23)
yukaridaki testten 19894 cikti. ha bu arada kuru kuruya kelime anlami ezberlemenin/kelime sayisinin dil ogrenmedeki degeri sifira yakin bence.
0
hot potato
(07.06.23)
(3)

A-2 seviyesinden ilerlemek

mavikalem
A-2 seviyesinde olup bundan sonrasını okuma ya da konusma yaparak ilerletmek mümkün müdür? Zira ilerledikçe kafa çorbaya dönüyor. Not: Amaç herhangi bir sınava girmek degil sadece konusma yapmak.
A-2 seviyesinde olup bundan sonrasını okuma ya da konusma yaparak ilerletmek mümkün müdür? Zira ilerledikçe kafa çorbaya dönüyor.
Not: Amaç herhangi bir sınava girmek degil sadece konusma yapmak.
0
mavikalem
(06.06.23)
Çok tehlikeli zamanlar, okumalardan çok verim alamazsınız muhtemelen. Eğer anadil olarak, sizin öğrendiğiniz dili konuşan biriyle konuşma yapacaksanız bu her aşamada faydalı.

Ancak karşınızdaki kişinin yetkin olması önemli. A2 gibi seviyeler yanlış kalıpların en çok yerleşmeye müsait olduğu zamanlar. Doğru sanıp yanlış şeyler öğrenirseniz kafa hepten çorbaya dönebilir.

Genel algıda B1 seviyesi tamamlandıktan sonra tek başına ilerlemenin daha uygun olduğuna dair bir kanı var. Ne kadar doğrudur bilmem, söylemiş olayım.
0
akhenaten
(06.06.23)
Ispanyolca ogreniyorum a2 bitince online konusma satin aldim ve yardiriyorum. Aradan 1 ay gecti suanda acildim konusabiliyorum ama 6 yasinda cocuk gibi iste.

Genel olarak zamanlarin yuzde 80ini ogrendim ve surekli hikaye kitabi okudum.

Suanda ise deli gibi dizi izliyorum altyazili netflixten. Netflixse ses + altyazi ispanyolca seciyorum

Hergun rutinimden biride podcast dinlerim hunharca

Sana verebilecegim en buyuk ve faydali tavsiye sevdigin seyleri oku izle ve dinle ilgini cekmeyen seylerden uzak dur bu seviyelerde yoksa pes edersin.

Umarim faydali olur
0
Slynmaster
(06.06.23)
Gramer-kelime ezberi-kendi kendine bile olsa konuşma antrenmanı. Bu üçüne ek olarak kelime telaffuzlarını da eklerseniz, yavaş da olsa epey ilerleme kaydedersiniz.

Bunlar olmadığı sürece yerinizde sayarsınız. Bence bu aşamada listeningi çok önemsiyor insanlar. Ama konuşamıyorsan dinleyebiliyor olmanın bir mantığı yok. Çünkü konuşmaları anlayabilmek için doğru telaffuzlarını bildiğiniz geniş kelime bilgisine sahip olmanız lazım.

Bana tecrübelerim bunu gösteriyor. Tabi bunun yanında ingilizce paragrafları yanına türkçesini çevirmeye çalışarak ve türkçe paragrafları da ingilizceye çevirmeye çalışarak gramer mantığının nasıl işlediğini çözmeye başlarsınız.

Bu arada bu öğrendiklerinizi uygulamaya dökmezseniz speaking kısmı hep kötü kalır.
0
filipis
(06.06.23)
(3)

İngilizce cümle

adwokat
Bizi onurlandıran güzel sözleriniz için teşekkür ederiz.Bu cümleyi en profesyonel şekilde nasıl çeviririz?Thank you for your kind words that honor us.Demek istiyorum ama türkçesindeki gibi havalı olmuyor.
Bizi onurlandıran güzel sözleriniz için teşekkür ederiz.

Bu cümleyi en profesyonel şekilde nasıl çeviririz?

Thank you for your kind words that honor us.
Demek istiyorum ama türkçesindeki gibi havalı olmuyor.
0
adwokat
(05.06.23)
We express our gratitude for your gracious words that bestow honor upon us.

Veya

We extend our sincere appreciation for your kind words, which serve to honor us greatly.

Bu cümleler uygun mudur?
0
🌸adwokat
(05.06.23)
Tam chatgbtlik soru. İ
0
zimbirik
(05.06.23)
@adwokat Yanıt kısmında yazdıklarınız mutlakiyetçilik çağı lordları tarafından krala söylenmiş gibi duruyor bence :D biraz abartılı kaçmış. ilk sorudaki söyleniş gayet uygun gibi alında.

İki cümleye bölebilirsiniz belki, "thank you for your kind words, we're honored."

Daha fancy bir şey olması için şöyle de denebilir;

"We extend our gratitude for your kind words that have honored us."

Bu yine de çok fazla geliyor bana, biraz yumuşatmak isterseniz bence en uygunu şöyle olurdu;

"We appreciate your gracious words that have honored us."
0
akhenaten
(05.06.23)
(5)

Aynı isimle farklı iban'a gönderilen para ne olur?

sassot
örnek ; ahmet yılmaz isimli 2 kişi var. aynı banka üzerinden farklı iban adresleri var.1.ahmet yılmaz'a gönderilecek para yanlışlıkla 2.ahmet yılmaz'ın iban'ına gönderiliyor.bu para karşıya gider mi? giderse geri alınır mı nasıl kanıtlanabilir böyle bir durum?
örnek ; ahmet yılmaz isimli 2 kişi var. aynı banka üzerinden farklı iban adresleri var.

1.ahmet yılmaz'a gönderilecek para yanlışlıkla 2.ahmet yılmaz'ın iban'ına gönderiliyor.

bu para karşıya gider mi? giderse geri alınır mı nasıl kanıtlanabilir böyle bir durum?
0
sassot
(02.06.23)
gider. bankayı arar hatalı işlemi beyan edersiniz. onlar 2. ahmet yılmazı arar hatayı söyler işlemi geri çekmeyi talep eder. 2. ahmet evet tanımıyorum derse para geri çekilir.
yok ben bekliyordum öyle bir para derse adliye yolları taştan :)
0
erty_ksk
(02.06.23)
Gidemez denebilir.

IBAN bir adres ülke kodu, banka kodu, şube kodu, müşteri numarası, hesap kodu bilgilerini içeriyor. Üstüne bir de isim yazıyorsunuz.

Haliyle siz birkaç rakamı farklı yazdığınızda tam olarak o bankanın, o şubesinde, o hesap numarasıyla ve hesap koduyla kayıtlı ve aynı isimde bir kişinin daha olması gerekir ki para hesaba geçsin.

Bu da teorik olarak mümkün olsa da pratikte imkansıza yakın bir durum. Hatalı yazılmış bir IBAN numarası ve isim eşleşmesinin karşılığının çıkma olasılığı yok denebilecek kadar düşük.
0
akhenaten
(02.06.23)
niye gitmesin ki? siz o ibana ait doğru ismi girmiş oluyorsunuz sonuçta.
0
elorelia
(02.06.23)
Gitmez diyen arkadaşları anlamadım niye gitmesin ki sonuçta ortada birbiriyle uyuşan IBAN ve isim bilgisi var. Banka hangisine göndermek istediğini nereden bilecek? Sonuçta gerçekten ikinci Ahmet Yılmaz'a göndermek istemiş de olabilir. Bu mantığa göre ikisine de hiçbir şekilde gönderemez o zaman.

Ama bankanın buna bir önlem aldığını tahmin ediyorum belki bankacı varsa daha net bilgi verir.
0
bhhs
(02.06.23)
yahu neden yanlış ibana gönderilsin ki? İsme havale değil bu, spesifik olarak ülke-şube-hesapno içeren bir iban yazıyorsun, yanlış ibana yollamak ve o ibanın aynı isimde çıkması herhalde milyarda bir falandır.

Giden para gayet doğru kişiye gitmiş gibi görünür, isim ve iban doğru çünkü. O insan geri verirse verir diğer türlü bişey kanıtlanamaz bence (çünkü kendi elinle o ibanı ve ismi girdin)
0
nhk ni youkosu
(02.06.23)
(6)

hayattaki motivasyonunuz nedir?

sparkle kiddle
nedir?ne sizi hayatta tutuyor? Neyi bekliyor, neyi arzuluyor, ne icin yasiyorsunuz?yasamak icin nedenleriniz nelerdir?
nedir?

ne sizi hayatta tutuyor? Neyi bekliyor, neyi arzuluyor, ne icin yasiyorsunuz?


yasamak icin nedenleriniz nelerdir?
0
sparkle kiddle
(02.06.23)
Kedim.
0
peki madem
(02.06.23)
İdealize edilmiş bir beklentim yok, içinde bulunduğum duruma göre yapabileceğim en uygun şeyleri belirliyorum. Bunların gerçekleşmeyebileceğini baştan kabul edip öyle olduğu takdirde yeni bir yol ya da yeni bir plan yapıyorum.

Bir şeylerden zevk almayı öğrendim, evet öğrendim. Örneğin özel günleri falan kutluyorum, aptalca demiyorum. İnsanın aptalca şeyler yapmaya da ihtiyacı var. Bu gibi şeyler de motivasyonumu kazanmama dolaylı yoldan katkı sağlıyor; ağır bir yükün altında ezilmiş hissetmiyorum kendimi.

Önceden böyle değildim.
0
akhenaten
(02.06.23)
Beni seven kişilerin üzülmemesi. Tek motivasyonum bu. Kimsem kalmasa direkt geberebilirim, hiç sıkıntı etmem.
0
d max
(02.06.23)
dolu dolu, anlamli, basarili bir hayat gecirip geberip gitmek.

anthony bourdain'in sozuyle kapatiyorum:

“Eat at a local restaurant tonight. Get the cream sauce. Have a cold pint at 4 o’clock in a mostly empty bar. Go somewhere you’ve never been. Listen to someone you think may have nothing in common with you. Order the steak rare. Eat an oyster. Have a negroni. Have two. Be open to a world where you may not understand or agree with the person next to you, but have a drink with them anyways. Eat slowly. Tip your server. Check in on your friends. Check in on yourself. Enjoy the ride.”
0
baldur2
(02.06.23)
guzel yemekler yiyip bol bol bira icmek.

ha bir de bench press’te agirlik artirmak.
0
alperz
(02.06.23)
- calismak zorunda olmadan calismak,
- ogluma guzel bir gelecek hazirlamak.
- dunyayi gezmek
0
cooperr
(02.06.23)
(8)

motor kullanmayı öğrenmek

dedim ben sana
bisiklet sürmeyi bile bilmeyen birisi olarak motor kullanmayı öğrenmem gerek. çok büyük hacimli değil scooter tarzı, yazlık yerlerde işimi görebilecek, marketten, denizden kalacağım yere kadar kendimi götürmemi sağlayacak kadar motor kullanmayı öğrenmem gerek. nasıl ve nerede öğrenebilirim? fikirler
bisiklet sürmeyi bile bilmeyen birisi olarak motor kullanmayı öğrenmem gerek. çok büyük hacimli değil scooter tarzı, yazlık yerlerde işimi görebilecek, marketten, denizden kalacağım yere kadar kendimi götürmemi sağlayacak kadar motor kullanmayı öğrenmem gerek. nasıl ve nerede öğrenebilirim? fikirler için şimdiden teşekkürler.
0
dedim ben sana
(01.06.23)
Önce bisiklet kullanmayı öğrenin, sonrası zaten çok hızlı bir motor olmadıkca kolay.
0
John Bloor
(01.06.23)
bisiklet öğrenmenin basit yolunu da ben ekleyeyim.
youtu.be
0
lazpalle
(01.06.23)
Evet, yokuş aşağı pedalsız sadece dengeyi öğrenmek daha kolay, yokuş derken, hafif bir eğim.

Çocuklar için bu işe uygun taytay denilen bisikletler var mesela pedalsız.
0
John Bloor
(01.06.23)
Düşmeden bisiklet öğrenildiğini sanmıyorum. Dengeyi bulana kadar limitlerin nereler olduğunu, ne durumda kurtarabileceğinizi test etmeniz gerekiyor.
Bu düşüşleri motosiklette değil bisiklette yaşamak istersiniz, o yüzden önce bisiklet.
0
michael_knight
(01.06.23)
Bisiklet kullanmayı öğrenirken de özellikle kask, çenelik, dirseklik ve dizlik kullanmayı ihmal etmeyin. Artık çocuk olmadığınız için hem düşüş etkisini daha fazla hissedersiniz hem de yaralarınız da bir noktaya kadar iyileşir.
0
akhenaten
(01.06.23)
Gözünüzde büyütmeyin, basit bir iş. Sağ elinizdeki gaz kolunu sürekli çevrili tutup aşırı gaz vermeden yavaş yavaş turlayın. 2 saate öğrenirsiniz. youtu.be
0
veddin vele biddin
(01.06.23)
motor kullanmak basit, zevkli ama arabaya göre bambaşka teknik ve fiziklere ait bir iştir.

denizden kalınacak yere kadar giderken uçurumlu bir sağ viraja hızlı girmiş bulundunuz diyelim. bu virajda arabadan alışkanlık gidonu sağa kırarsanız motor sol uçuruma uçar. bu bilgi bile işin ciddiyeti için yeterli olur umarım. orada sizi sadece gidonu virajın tersine iteceğiniz kontra tekniği ve bakış teorisi kurtarır. ne fren ne gaz sizi kurtaramaz. daha çok uçuruma sürükler.

sonrasında; eğitim, eğitim, eğitim.

bir eğitmenin en çok sevdiği kursiyer tipi sizsiniz. yani hiç 2 teker kullanmamış, beyni bembeyaz bir sayfa kadar bilgiye aç kişi. çünkü en büyük zorluk önce doğru bilinen yanlışların yanlış olduğuna ikna etmek.

sıra;

önce ekipman
sonra eğitim (sırasıyla teorik, kapalı alan temel hakimiyet ve sonrasında mümkünse yol eğitimi)
sonra motosiklet

keyifli sürüşler.
0
onemoremile
(01.06.23)
ben böyle öğrendim ama tavsiye etmem. motosiklet ağır ve güçlü bir alet ufak hatada ciddi sakatlanabilirsin. bisiklet öyle değil hataları tolere edebiliyor. en fazla ufak yara bere alırsın.

en basit yöntem hafif yokuş aşağı olan bir yer bulup önce pedal çevirmeden freni salarak denge becerisi geliştirmek. bu bir iki saatte kazanılıyor. sonra ufak ufak bisikletle turlarsın.

bisiklet aslında gittiği sürece kendi dengesini korur. sürücü gidona müdahale ettiği için de yön değiştirir. ikinci kural ise önüne değil karşıya bakmak. beynin ufuk çizgisini görmesi gerekiyor.

nerede öğrenirim dersen göztepe özgürlük parkı hafta içi sabah erken saatlerde çok müsait, 500-600 metre mesafedeki bike&outdoor mağazasından saatlik bisiklet kiralayabilirsin. sürmeyi hiç bilmesen bile elde parka kadar getirir. parkın hafif aşağı eğimli bölgelerinde dediğim gibi çalışırsın.

denge vs becerileri kazandıktan sonra motosiklet işi geliyor. ama bu baya ciddi bir konu. motora hakimiyet - trafiğe hakimiyet gibi. bu aşamada hondanın güvenli sürüş eğitimleri var katılmanı şiddetle tavsiye ederim.
0
orpheus
(02.06.23)
(8)

Yazilimcilikta 10 yil sonrasi var mi?

mimikikili
Simdiden yapay zeka halkin kullanimina acildi. Chatgp yi cocuklar bile kullaniyor. Bi 10 yil sonra yazilimciya ihtiyac olacak mi? Bu isi bilgisayarlar saniyeler icinde kendiliginden yapabilecek mi? Mutlu bi gün olsun...
Simdiden yapay zeka halkin kullanimina acildi. Chatgp yi cocuklar bile kullaniyor. Bi 10 yil sonra yazilimciya ihtiyac olacak mi? Bu isi bilgisayarlar saniyeler icinde kendiliginden yapabilecek mi? Mutlu bi gün olsun...
0
mimikikili
(31.05.23)
herhangi bir teknik altyapıya sahip olmadığım için net bir yorum yapamıyorum ancak gelecekte çok iyi teknik bilgiden ziyade (spesifik alanları ayrı tutuyorum) bir çok işlemde "bilgisayara derdini en iyi anlatabilen" kişiler ayrı bir konumda olacak gibi.

atıyorum chatgpt'ye doğru soruları sorup onu ilgili konuda en iyi eğitebilen.
photoshop'ta istediği şeyi en doğru şekilde anlatabilen.
dalle'de yaratmak istediği görsellerin promptlarını en iyi kurgulayan vs...

bu noktada sayısal zeka yanında duygusal zeka da çok önemli bir konuma gelecek gibi görünüyor. hayal gücü çok iyi olup teknik bilgisi zayıf olan insanlar da yavaş yavaş bir şeyler yapabilmeye başlayacaklar.

bugun chatgpt'ye istediğin tarzdaki şarkılar için belirlediğin kelimeleri veriyorsun sana şarkı yazıyor. istediğin şekilde gitar tablarını yazıyor ve altına davul linelarını veriyor. daha çok çok yeni bir teknolojiden bahsediyoruz.

özetle yazılımcıların 10 yıl sonrası var mı bilmiyorum ama bir çok alanda 10 yıl sonrası için farklı alanda uzmanlar devreye girecek gibi.
0
teritori
(31.05.23)
yapay zekanin halkin kullanimina acilmasiyla yazilimcilikta 10 yil sonrasi var mi sorusu cok ama cok farkli seyler. elma ile armutu karsilastirmak gibi. uzun uzun yazmayacagim. savunma sanayideki gomulu yazilimlari kim yazacak, scada sistemlerindeki yazilimi kim yazacak, bir firmanin gelistirdigi yazilimi kim takip edecek? yine yazilimcilar. daha cok ornek verirdim ancak gerek yok cunku yazilimi salt websitesi yazma veya windows 10 uygulamasi yazma olarak dusunmemek lazim
0
nibba
(31.05.23)
Bana öyle geliyor ki yazılım bilgisi hemen hemen tüm mesleklerin bir gerekliliği haline gelecek. Bunu aynı bilgisayar kullanımının yaygınlaşıp hayatın her alanına nüfuz ettiği gibi düşünebilirsiniz.

Dolayısıyla derin yazılım bilgisi olan kişiler için her zaman bir iş olanağı var gelecekte, ancak özellikle "yazılımcı" etiketi altında özelleşmiş mesleğin bazı ayrıcalıkları törpülenecektir.

Tabi bu bugünkü yazılımcıların emekliliklerine kadar rahatça çalışabilecek durumda oldukları gerçeğini etkilemiyor.

Yani özetle yazılım bilgisine duyulan ihtiyaç arttıkça yazılımcılık, hizmet veren ayrı bir alan olmaktan çıkıp birçok mesleğe alım şartlarında kendine yer bulan temel bir yetenek haline evrilecek gibi. Her halükarda bu yeteneğe sahip olmak şu dönemde yapılacak en iyi yatırım. Ancak bunu sektörden belli başlı bir meslekle birleşik olarak ilerletmekte fayda var.
0
akhenaten
(31.05.23)
22 yıldır sektördeyim ve yapay zekanın sektöre etkisini şöyle yazayım belki fikir verir.

Bir kaç günce önce chatgpt'ye bir programı sıfırdan yazdırdım, benim tek yaptığım fonksiyonları anlatmak ve yazdığı fonksiyonları Visual Studio'yu açıp yapıştırmak oldu. Ortaya çalışır bir uygulama çıktı. Ufak tefek hatalar dışında uygulamanın çalışmasını engelleyecek yanlış kodlamalar yapmadı, yaptığı hataları da ben söyleyince kendisi düzeltti.

Gelelim 10 yıl sonrasına: Eğer hali hazırda büyük projeler geliştirip uzun yıllar hizmet sözleşmeleri imzalamadıysanız tez zamanda kendinize yeni yetenekler bulun derim, yarın bir gün chatgpt'nin bir sonraki sürümü çıkar ve ufak hataları da yapmayacak hale gelir bir de üstüne API desteği sayesinde IDE'lerle entegre çalışmaya başlar, insanlar sadece istedikleri programı AI'ye anlatır o da programı yazar verir.

Bunu işkembeden sallayan biri değil 22 yıllık programcı olarak söylüyorum.
0
solo
(31.05.23)
yazilimcilari iyi yapan ozelliklerinden biri de adaptasyondur. sektor surekli yeni bir seyle karsina gelir ve sen ona ayak uydurabilirsen is yapabilirsin. o yuzden iyi yazilimcilar kendini degistirip ve yenileyecektir. sadece yazilim icin degil ai ile birlikte kendini yeni duzene adapte edemeyecek cogu beyaz yakali ayni problemi yasayacak. mesela ben freelance isler yapan bir yazilimciyim ama tasarimciya ihtiyacim oluyordu artik ihtiyacim olan ui'lari ai ile birlikte istedigim gibi olusturabilecegim. 50 kere revize de istesem, logoyu bir tik saga kaydir da desem trip atan biri yok karsimda.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(31.05.23)
Yapay zeka dışında hali hazırdaki yazılımcı sayısı da hiç az değil. Var olan yazılımcılar ve buna ek olarak yapay zeka iş imkanları ve maaşları düşürecektir.

Aklımdaki bir proje için birkaç yazılımcıdan fiyat almıştım. ChatGPT ile kendim yaptım. Bir örnek.
0
socially awkward
(31.05.23)
microsoft'ta calisiyorum ve buyuk oranda bitecegini soyleyebilirim. azalacak kesinlikle. hic lafi egip bukmeye gerek yok. insanlar yine koltukta oturacak ama isin cogunu ai yapacak. insanlar test eder artik yazilimi.

tarihin her doneminde belli meslek dallari onem kazanir, sonra herkes oraya ususur derken egri dususe gecer. son 20 yildir computer science en avantajli bolumken su an tercih yapan bir yakinima yazdirmam.

bu tarz ai yeteneklerinin b2b (business icin) ve b2c (customer icin) modelleri olur. chatgpt b2c oluyor. ama microsoft zaten kendisi icin de bunlari gelistiriyor. yani bir yerde cok az insan gucu ile, cok fazla output imkani olacak.

buyuk sirketler kendi ai modellerini olusturup, bunu da limitleyip paketler halinde kucuk sirketlere satacaklar.

su anda mesela chatgpt'nin kamuya acik olmasi tamamen data toplamak icin. hayrina degil. insanlar ne aratiyor? hangi tur sorularda regenerate answer'a tiklaniyor vs gelistirmek icin hep.
0
antikadimag
(31.05.23)
10 yıl sonra farklı olacağı kesin, bitmez buna emin olun ama popularitesi farklı olabilir.
0
nuisance
(31.05.23)
(6)

Hangi dil?

redcat
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
0
redcat
(30.05.23)
İtalyanca. Sanayide iyiler. Konuşursan iş bulabilirsin. İspanyolca popüler ama bence kültür etkisi. Gerçekte çok işine yaramayabilir.
0
dissendium
(30.05.23)
dili iş maksatlı öğrenmek sonu pek kestirilemeyen bir macera. yerine göre "ne alaka" diyeceğin, 3-5 milyonluk ülkede konuşulan dil sayesinde çok iyi iş bulabiliyorsun veya tam aksine çok yaygın kullanılan önemli bir dil sana "ooo akıllı/kültürlü biriymiş" algısı dışında maddi anlamda hiçbir şey katmayabiliyor.

kitap okuyacağım diyorsan bence yazarları, edebiyatı düşün. mesela eco'yu, pavese'yi italyanca okumak mı daha heyecan verici geliyor sana? yoksa marquez okuyup kafanda kolombiya'yı canlandırdığında mı daha mutlu olursun? bunlar önemli detaylar. dil öğrenme işi yaş ilerlese de aslında bebeklerinkine benziyor - yani sürekli maruz kalmak, hep duymak, hep konuşmaya çalışmak, her gün irili ufaklı bilgileri kapmak lazım. o açıdan ilgi duyduğun, ekstra efor sarf etmeden kendiliğinden yönelebileceğin dil hangisiyse bence onu öğren.

dissendium'un söylediğine hem katılıyorum hem katılmıyorum. katılıyorum çünkü italyancanın sanayi, moda gibi belli alanlarda geçerliliği olabiliyor. üniversitede italyan dili ve edebiyatı okuyup bu tarz işlere giren arkadaşlarım oldu. tabii diploma almak dışında dili kullanamayanlar da oldu. dediğim gibi risk.

katılmadığım kısmı ise ispanyolcanın işe yaramayacağı fikri. ispanyolca bütün güney amerika'da konuşuluyor birkaç ülke haricinde. onu geçtim artık abd ve kanada bile hispanik dolu. yarın bir gün atıyorum florida'ya, teksas'a gidecek olursun, bence ispanyolca biliyor olmak inanılmaz avantaj olur yabancı için. avrupa'da zaten ispanya'da konuşulmasına filan hiç girmiyorum bile (ha tamam arada aksan/kullanım farkları var tabii ki ama onlar da atla deve değil, dili bildikten sonra öğrenilir).

spesifik bir amaçla belli bir dili öğrenmek gerekmiyorsa bence insanın yakın hissettiği, sevdiği dile odaklanması daha mantıklı. çünkü terminatör ya da dahi değilsen bence uzun vadede rastgele bir dili çok iyi öğrenemezsin. kim uğraşacak?
0
mark greg sputnik
(30.05.23)
İspanyolca; çok daha geniş bir coğrafyada konuşuluyor, haliyle amaç edebiyse çok daha fazla eseri anadilinden okuma şansına sahipsiniz, amaç ticariyse de yüz milyonlarca insanla iletişim kurabilir hale geliyorsunuz.
0
salihdt
(30.05.23)
Mantıklı olan İspanyolca. Hem ticari, hem edebi, hem daha fazla insanla iletişim kurabilmek, hem daha fazla film, dizi izleyebilmek vs.

Ama bütün bu avantajlarına rağmen belki de İtalyanca öğrenmek hoşunuza gidecek. Fonetik olarak keyif alacaksınız, opera izlemekten keyif alacaksınız, pizza tariflerine bakacaksınız vs.
Kendim için düşününce İtalyanca öğrenmek bana çok daha keyifli gelir diye düşünüyorum.

Her ikisi için de derslere bir göz atın Youtube'dan. Hatta her ikisine de birer gün çalışın ve seçiminizi yapın. Keyif almadığınız dil her ne kadar daha mantıklı olsa da mecbur da olmadığınız için bir yerde takılıp kalırsınız.
0
michael_knight
(30.05.23)
Edebi zevk öznel bir konu, siz hangi dildeki edebi ürünlerden zevk alıyorsanız onu öğrenmelisiniz o halde. Neden kafanız karıştı ki?

Yani İspanyolca güncel eser sayısı elbette daha fazladır ama sadece okuyabileceğiniz eser sayısının fazla olması tek başına ne kadar mantıklı bir neden sayılabilir bilemedim. Neticede iki dilde de ömrünüz boyunca okuyarak bitiremeyeceğiniz kadar yazılmış şey vardır.

Ne seviyorsanız onu öğrenin.
0
akhenaten
(30.05.23)
Spesifik alanlar için İtalyanca, genel geçerlilik olarak İspanyolca. Lakin yurtdışında öğrenciyken İtalyan ve İspanyol öğrencilerin birbirleriyle baya baya kendi dillerinde konuşarak anlaştıklarına şahit olmuştum. Biri öğrenilince diğeri de kapılıyor.

İngilizce varsa önceden, iyice kafayı kırıp ikisini de öğrenmek isteyen var ise şöyle bir kitap var: "Comparative Grammar of Spanish, Portuguese, Italian and French." PDF'si de var bu arada ama korsana karşıyız.... ;)
0
d max
(30.05.23)
(5)

Almanca öğrenmeye devam etmeli miyim

dissendium
Merhabalar. Her gün Almanca haber okuyup kelime öğreniyorum. Bundan keyif alıyorum. Ama 3 4 yıl sonra "belki" işime yarayacak bir şey için her gün zaman ayırmak bazen motivasyonumu düşürüyor. Buna zaman ayırmasam gidip Instagram, Youtube için harcayacağım zamanımı. Bunun iş için işe yarama ihtimali
Merhabalar. Her gün Almanca haber okuyup kelime öğreniyorum. Bundan keyif alıyorum. Ama 3 4 yıl sonra "belki" işime yarayacak bir şey için her gün zaman ayırmak bazen motivasyonumu düşürüyor. Buna zaman ayırmasam gidip Instagram, Youtube için harcayacağım zamanımı. Bunun iş için işe yarama ihtimali de var. Makine mühendisiyim. Belki 10 yıl sonra güzel bir kapı açabilir. Bunlar hep uzun süreli şeyler. Siz ne yapardınız? Sağ olun.
0
dissendium
(30.05.23)
Bir şeyi yapmak için ya nedenin vardır ve içiden geliyordur ya da pragmatik nedenlerle yapıyor biraz da zorluyorsundur.

ilk seçenekte zaten sonuca veya başka bir şeye bakmadan uzuun soluklu devam eder motivasyon gerçektir. Diğerinde her şey kırılgandır çünkü yapay bir motivasyon vardır uzun soluklu olması gerçekçi olmaz.

Hangisiysen buna göre karar verer. Zamanın değerli kendin için gerçekçekçi şeyleri önüne koy karar ver derim.
0
AlsterWasser
(30.05.23)
10 yil sonraya Almanya gocmen ihtiyacini bitirir, bir seyler yapmak istiyorsan simdi icin yap
0
abi bi dizi buldum on numara
(30.05.23)
almanya'ya hic yerlesmeyecek olsaniz bile dil ogrenmek icin zamaniniz varsa bunu degerlendirin derim, mutlaka isinize yaracaktir, iyi ki ogrenmisim dersiniz. bir de ozellikle yas ilerledikce dil ogrenmek inanilmaz zorlasiyor o yuzden bu tarz isleri ne kadar erken cozerseniz o kadar iyidir.
0
serseri marti
(30.05.23)
1. Dil öğrenmek faydalı bir şey.
2. Başladığın işi bitirmiş olma hissi insanı ayakta tutan bir şey.

Ayrıca Almanca öğrenmesem yerine koyacak daha faydalı bir uğraşım yok diyorsunuz.

Ne sebeple bırakasınız ki? Spesifik bir konuda faydalı olup olmaması konusunu gündeme taşımayı gerektirecek bir durum oluşmamış bence. İhtimallerden çok elinizdekine odaklanın. Yapacak daha iyi bir şey yokken bir dil öğreniyor olmak tartışmasız iyi bir şey. Eğer daha somut bir şey karşınıza çıkar ve bu süreç arkaplana düşerse bu başka konu.

Devam edin.
0
akhenaten
(30.05.23)
Benim birader baya baya Latince ile kafayı bozdu. Tutup da zaman makinesi icat ederek Roma İmparatorluğu'na dönecek hali de, bu yaştan sonra arkeolog olacak hali de yok ama öğreniyor. Dil bilmek iyidir. Ufku genişletir. Hiç bir şey olmadı Dark dizisini falan altyazısız izlersiniz (ya da o zamana ne varsa, benim zamanımda Alman dizisi olarak Ravioli vardı)
0
d max
(30.05.23)
(2)

Dünya haritası

piotr
Ofisime asmak için arıyorum. Vintage olabilir ya da bir özel alan (tipik siyasi harita yerine) için hazırlanmış harita olabilir. Tavsiyeniz var mı?
Ofisime asmak için arıyorum. Vintage olabilir ya da bir özel alan (tipik siyasi harita yerine) için hazırlanmış harita olabilir. Tavsiyeniz var mı?
0
piotr
(29.05.23)
Hendrik Hondius'un dünya haritası baya dekoratif olduğu için sıkça sizin istediğiniz şekillerde kullanılıyor.

Baskısını bulmak da kolay. Google görsellere hendrik hondius world map yazarsanız genel görünüşü çıkar
0
akhenaten
(29.05.23)
brkylmz
(29.05.23)
(8)

Yeni görgü kuralları

akhenaten
Önceden gerek bugünkü teknolojilerin var olmaması gerekse yaşam tarzındaki değişiklerden ötürü yeni geliştiğine ve sessizce genele yayıldığına şahit olduğunuz görgü kuralları neler? Burda kıstas bu kural örneklerinin doğrudan kendi değer yargınızı yansıtmasından ziyade sizde yeterince geniş bir çevr
Önceden gerek bugünkü teknolojilerin var olmaması gerekse yaşam tarzındaki değişiklerden ötürü yeni geliştiğine ve sessizce genele yayıldığına şahit olduğunuz görgü kuralları neler? Burda kıstas bu kural örneklerinin doğrudan kendi değer yargınızı yansıtmasından ziyade sizde yeterince geniş bir çevre tarafından kabul gördüğü intibası uyandırmış olması. Hatta bu size ters gelen bir şey de olabilir.

Benim aklıma gelenler;

-Toplum içinde telefonla bir şey izlenip dinlenecekse ya kulaklık kullanılır ya da izlenmez, dinlenmez.

-Sıradışı bir durum yoksa günlük haberleşme için; Mesaj atmak > Telefon etmek

-Başkasının çocuğuna mümkün olduğunca bir şey öğretmekten, benimsetmekten kaçınılır. Bir sorun olduğunda doğrudan çocukla muhatap olunmaz ailesine söylenir.

-Romantik anlamda tanışma talebi iletmek için tek bir hak vardır, ikinci defası olmaz.
0
akhenaten
(27.05.23)
Ben daha apartmandakilere camdan cop atilmamasi gerektigini ogretemedim. Bu gorgu kurallari cok ileri seviyede.
0
Kahvedesu
(27.05.23)
Plajda veya sahilde otururken sesli müzik açılmaz.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.23)
Valla -mali -meli tarzinda degil de genel olarak dusuncemi soyleyecek olursam da karsi tarafla anlasmadan goruntulu arama cok sacma geliyor bana. Gecen mesela evde oyle malak gibi yayilirken bir baktim neredeyse 10 yil once yuzyuze konustugum kisi beni goruntulu ariyor. Ne alaka ulan deyip reddediyorsun aramayi dogal olarak. Sonra da sen kaba oluyorsun.


Bir de mesaja ses kaydiyla donen kisiler cok sacma geliyor bana. Bisey yaziyorsun adam sana ses kaydi gonderiyor cevap olarak. 'Sesle iletisim kurmak istesem zaten arardim dingil, ozet gec yaz' deyince de yine sen kaba oluyorsun. Ilginc.
0
j r r tolkien hayrani
(27.05.23)
İş yerinde masası başında telefonuyla uğraşan arkadaşın arkasından geçerken biraz daha acele etmek.
Kendisinin malum özel şeyleri olabilir, gözümüz takılabilir, rahatsız olabilir, şüphelenebilir. Bizde ağzında bakla ıslanmayan biriysek hemen öğle molasında sağa sola etrafa duyurabiliriz belki.

Sokakta yalnız başına sakin adımlarla yürüyen kadını hızlıca geçmemek gibi birşey bu.

Başkasının çocuğuna bir şey öğretmek kısmına katılmıyorum doğrusu.
Bir çok kez yere çöp atan çocuğu uyarmışımdır ve söz dinlemiştir çoğu. Yine biri arkadaşını üzdüyse nasihat vermişimdir.
Dersleriyle alakalı sorular ve bilmeceler sormuşumdur.
Bazı kelime manalarını öğretmişimdir.

Tabi bu zamanda insanların fiziki anlamda birbirine çok yakın olmalarına rağmen yabancılaşması, suizan ve karamsarlığımız karşıdaki kişiye ait herşeye de bir sorun yaşamama adına mesafeli olmamıza neden oluyor. Böyle konularda yer , tavır ve zamanlama önemli ki bu da ayrı konu.
0
diyecevaplandı
(27.05.23)
Biriyle (romantik anlamda) yeni yeni tanışıp konuşurken, sen istemeden ya da konusu geçmeden fotoğraf atması, fotoğraf istemesi. Wtf?
0
Amaranta ursula
(27.05.23)
İlk madde dışındakilere katılmıyorum. Siz neye göre genellediniz bunları acaba? Çok yeni değil ama hâlâ benimsenmeyen bir şey olduğu için yazacağım. Atm sırasındayken işlem yapanın dibinde durmamak
0
yazdonumu
(27.05.23)
Bence de öncelik telefon etmek değil, mesaj atmak olmalı ama buna bir görgü kuralı demem sanırım. Nick yazacaktım ama yukarıdakilerin hepsine +3 diyeyim bir iki maddeye şerh düşerek.

Trafikte mesela hiçbir görgü kuralı uygulanmıyor hatta bildiğin ahlaksızlık almış başını gitmiş. Tek görgü kuralı yol verene işaret ile teşekkür etmek sanırım.

Mesai bitişi çok yakınken gün içinde gönderilebilecek ya da acil bir durumu olmayan bir şey istememek, diyeyim ben de. Hatta mesai saati dışında ya da hafta sonu acil olmayan bir iş için aramak ya da mesaj atmak diye ekleyeyim.
0
nawar
(27.05.23)
@yazdonumu

Çevreden gördüklerim ve internette meme haline gelmiş, üstüne bolca esprisi yapılan konulardan çıkardıklarımdı.

Özellikle mesaj > telefon konusu 25 yaş ve daha alt yaş grubunda gün geçtikçe daha hassas bir konu haline geliyor gibi. Telefon edenlerden şikayetlenen gençlerden tutun çocuklarına telefon edip neden mesaj atmıyorsun dedi diye yakınan anne babalara kadar baya geniş bir gündemi var bu konunun.

Diğerleri de az çok böyle şeyler.
0
🌸akhenaten
(27.05.23)
(8)

Bankadaki döviz ne yapılmalı

Raymalifalitiko
Arkadaşlar 5000 dolar param var özel sermayeli bir bankada. Yalnız şuanki piyasalar ve söylentilerden dolayı istediğim zaman paramı döviz olarak çekemeyeceğim endişeliyim. Fiziki olarakta evde tutmak daha güvenilir değil hırsızlık ve doğal afetler nedeniyle (depremzedeyim). Sizce endişem gereksiz mi
Arkadaşlar 5000 dolar param var özel sermayeli bir bankada. Yalnız şuanki piyasalar ve söylentilerden dolayı istediğim zaman paramı döviz olarak çekemeyeceğim endişeliyim. Fiziki olarakta evde tutmak daha güvenilir değil hırsızlık ve doğal afetler nedeniyle (depremzedeyim). Sizce endişem gereksiz midir ? Ne yapmalıyım teşekkür ederim.
0
Raymalifalitiko
(26.05.23)
Bankadaki para her turlu evdeki paradan daha guvendedir, kaydi var kuydu var ucmaz gitmez, ha istediginizde cekemeyebilirsiniz belki nitekim oluyormus oyle ama ustune yatilmaz. yine de ben olsam en guvenilir bankaya yatiririm parami yani is bankasi.
0
unidentified floating object
(26.05.23)
@unidentified floating object hocam maaş bankam olan y.kredide duruyor
İi bankasında faal bir hesabım yok ama sorun teşkil eder mi sizce? Bir de en güvenilir olarak ziraati duymuştum. Bu teziniz neye dayanıyor ?
0
🌸Raymalifalitiko
(26.05.23)
Eğer hükümet politika değiştirmezse bal gibi üzerine yatılır. Kıbrıs Rum tarafı başta olmak üzere pek çok örneği var.

Çekmek istediğiniz zaman TL karşılığı verme belli bir kurdan sabitleme gibi ihtimaller uzak değil çünkü cari açık feci ve her dolara ihtiyaç var.

Ben dolar olarak çektim sonra kapalıçarşı yakınlarında az bir parite farkından usdt aldım onu da binance aktardım. Evde de saklayabilirsin güvenlik endişeniz yoksa
0
fistikthecat
(26.05.23)
Varlığın bankada durması daha güvenlidir çıkarımı doğal bir yasa değil. Şartlara göre söylenmiş, çıkarıma dayalı bir söz. Bunu bir mantra haline getirmemelisiniz.

Savaş zamanları, derin ekonomik krizler, devlet yönetiminin ekonomide etkin olduğu zamanlarda şartlar bu sözün altında yatandan daha farklı bir durumu tarif ediyor.

Ben de kişisel olarak ne yapacağımı bilmiyorum açıkçası. Evime hırsız girmesi mi daha büyük bir ihtimal yoksa bankacılık sektöründe işime gelmeyecek bir düzenleme yapılması mı diye bir kefeye koyup tartmaya çalışıyorum şu sıralar. Neticede yastıkaltı kültürü gelişkin bir milletiz :D bunun bir sebebi var mı anlamaya çalışıyorum.
0
akhenaten
(26.05.23)
ben bugün çekip kasaya koyacağım tüm dövizimi. dün talep ettim bugün getirecekler
0
tchuck
(26.05.23)
bizim evde duvara gömülü dışardan belli olmayan kasa var, orada tutuyorum altını vs. :/
0
mirty
(26.05.23)
Paramı çektim şimdilik kalsın bakalım.teşekkürler
0
🌸Raymalifalitiko
(26.05.23)
duvara gömenlere sesleniyorum. olası bir depremde beş kuruşsuz kalayım diyorsunuz yani öyle mi? :)

twitterdaki bir iki şarlatan yüzünden bankadan para çekilmez.
0
mr.goodcat
(26.05.23)
(11)

bilgisayariniz telefon kadar ozel alan midir?

ala09
telefon daha mahrem geliyor ama bilemiyorum yakininiza, sevgilinize bilgisayarinizi verir misiniz? siz yokken kullanabilecegi sekilde açik midir her sey?
telefon daha mahrem geliyor ama bilemiyorum yakininiza, sevgilinize bilgisayarinizi verir misiniz? siz yokken kullanabilecegi sekilde açik midir her sey?
0
ala09
(20.05.23)
yakınıma bilgisayarımı vermek istemem ama isterse de veririm ama aklım kalır. bir şey gizlediğimden değil ama kişisel alanıma girilmiş olur. telefonumda şifre var, bilgisayarımda yok bu arada.
0
şeyh x
(20.05.23)
bilgisayari daha az kullaniyorum. ozel bi seyim de yok icinde. o yuzden cep daha mahrem. ama yine de kullanilmasini istemem. cook zor durumda kalinir, illa ister biri o zaman kullandiririm. kisisine gore o da. her ihtiyaci olan tanidiga vermem.
0
Kittie
(20.05.23)
ben veririm bu konuda rahatım fakat bence mahrem arkadaşımın böyle bir hassasiyeti olup bana kullandırtmazsa anlarım bunu söylemesi yeterli darılmam da

ezcümle telefon bilgisayar not defteri vs özeldir saygı duyarım
0
freebird5406_2
(20.05.23)
çok acil ve önemli bir işi varsa yanımdayken, bilgisayarımı kısa süreli kullanımına izin verebilirim ama bu esnada bile aşırı rahatsız hissediyorum, onun dışıda ne telefonumu, ne tabletimi, ne de bilgisayarımı sevgilime, aileme vs kimseye kullandırtmam, kimsenin de bilgisayarını vs kullanmam.
0
hypathia
(20.05.23)
Telefonumu özel yapan içindeki yazışmalarım, fotoğraflarım vs.

Bilgisayarımda da bunlar mevcut olduğu için aynı derecede özel.
0
akhenaten
(20.05.23)
Bilgisayar, telefondan biraz daha az özel alan. Böyle bir tanım varsa tabii. Çünkü bilgisayarda başkası için normal ya da misafir hesap açabilirim. Öte yandan telefondaki her şeye bilgisayardan erişebiliyorken neden özel alan olmasın? Hatta telefon hafızasından farklı olarak daha çok şey depolayabiliyorsun.
0
nawar
(20.05.23)
telefonumu hic cekinmeden veririm ancak bilgisayarima dokundurtmam. kardeslerim mesela bilgisayarim kilitli degilken bile ellemezler. ben de onlarin bilgisayarlarina ellemem izin vermedikleri surece
0
nibba
(20.05.23)
Telefonda özel mesajlar vs. var. Bu mesajların çok büyük bir bölümü benimle ilgili değil bile. Arkadaşlarım ve onların özel hayatları bazen beni rahatsız edecek kadar absürt olabiliyor, e kardeşimle ilgili bir sürü şey var, kuzenler var. İnsanlar bunları benimle paylaşıyorlar sevgilimle değil. Telefonuma dokundurtmama sebebim kendime ait özel alan olmasından da değil yani. Bir sürü insanın sadece benimle paylaştığı şeyleri de koruyorum.
Bilgisayarım öyle değil. Torrent kullanırken canını okumuştum zaten. İstediği gibi dolanabilir. Mesajlar vs. olsaydı onu da kullandırtmazdım.
0
mrvln
(20.05.23)
Özel alandır. Vermem. İlla vereceksem ayrı profil (misafir hesap mı ne) açar öyle veririm. Chrome u açsa tüm hesaplarımız orada ekli telefondan bi farkı yok. Ayrıca, bilgisayarda benim için çok önemli olan bir dosya silinse, 2 gün sonra mavi ekran vermeye başlasa vs. geçen gün mahmut’a vermiştim bilgisayarı diye aklıma gelsin ister mi mahmut? Mahmut bana evinin anahtarını emanet vermek istese ben almam, bişey kaybolursa aklına ben gelmeyeyim diye. Başkası da benden almasın, istemesin de böyle şeyler.
0
Tisatiaşer
(20.05.23)
İş için şirketin verdiği tablet var, onu bile başkasına vermiyorum, kendi mail hesabım yüklü o kadar.
0
diye yazdim ama hep yalan
(21.05.23)
Evdeyken evet. Ailemden hiçbir birey, bir başkasının özel eşyasını kurcalamaz. İş yerinde şifrelerim. Kaybetmek istemeyeceğim dosyaları zaten yedeklerim. Bir başkasıyla paylaşma durumu söz konusuysa da misafir oturum açmışlığım var. Yani evet, özel eşyalarım. Başkalarınınkine de aynı özeni gösteriyorum.
0
from where i ride
(21.05.23)
(1)

Iliski/flört sonrasi

sanguine
Neredeyse bütün partnerlerimle sadece sevgili degil, flört, görüşme bakışma, olsun hepsiyle bir daha hiç konuşmayacağımiz şekilde bitiyor nasıl beceriyorum bilmiyorum. Artık kafam almıyor. Hep böyle mi olacak, eski sevgilimle, flortumle arkadaş kalamayacak miyim. Nasıl batirmiyor musunuz benim gibiÇ
Neredeyse bütün partnerlerimle sadece sevgili degil, flört, görüşme bakışma, olsun hepsiyle bir daha hiç konuşmayacağımiz şekilde bitiyor nasıl beceriyorum bilmiyorum. Artık kafam almıyor. Hep böyle mi olacak, eski sevgilimle, flortumle arkadaş kalamayacak miyim. Nasıl batirmiyor musunuz benim gibi

Çok detaysiz oldu biliyorum kafam çok attı yatıp uyicam belki sonra detaylandiririm.

Son yaşadigim olay 1-2 sene önce isyerinde hoslandigim ama asla ilgi göstermediğim biri var (escinselim, ikimiz de erkeğiz). Neticede kendisi adım attı ilgisi olduğunu belli edecek bir şey yaptı, ben karşılık vermedim ama kızmadım da, görmezden geldim diyelim. Aradan 1 yıl geçti. Gördüğümuzde yine konuşuyorduk ama ben herkese nasılsam öyleyim. Geçen gün gene başka bir şey için bulunduğu odaya gittim orada işim vardı, odadan çıkınca mesaj atmış, aklıma geçen sene geldi diye, o hareketini kast ediyor.

Ya şimdi evet desem başka hayır desem baska, cevap vermedim. Birkaç saat sonra kabalık ettiysem özür dilediğimi, iş yeri ortaminda böyle davranmak zorunda olduğumu falan yazdım. Şimdi bu adamla yatsak işyerinde yüz yüze nasıl bakacaktık 1 sene önce, ayrıca ben kafayı takmaktan aşık olmaktan da korkuyorum. Adamla gelir düzeyi, sosyal çevre bakımından da ayrı dünyaların insanlarıyiz. Seks olmaz iliski de olmaz. Hoşuma gitmesine ragmen belli etmedim. Hiç sallamadim, o da önceki güne kadar bir şey yapmadı zaten. Buraya kadar sorun yok.

Sonra bu mesajıma dedi ki sen ortada bir şey yokken çok geriliyorsun, sanki seni rahatsız ediyormuşum gibi hissettiriyorsun, geçen sene yaklastigim için pişman oldum bir daha selamlasmayalim bile.

Ya netice olarak istediğim buydu ama ben niye berbat (argo diye silinmesin) gibi hissediyorum kendimi. Öyle hissettiysen özür dilerim benim karakterim böyle gergin değilim ama kendi konfor alanimin dışında dışarıdan öyle algılanıyor, dedim bıraktım ben de. Benim burada hatam nedir

Geçmişte de benim hareketleim yüzünden nasıl oluyorsa bilmiyorum içinden çıkılmaz bir hale bürünüyor flört/iliski, ileride konuşmak isteyeceğim kültürlü, entelektüel insanlarla da birbirimizin yüzüne bakamayacak hale geliyoruz, öyle küfür kavga falan da etmeden.

Demek istediğim ben adamın gösterdigi ilgi (çoktan 1 sene öncesinde kaldı) sona erdiği için değil adam benden bir şekilde tiksindigi için berbat (argo) gibi hissediyorum yani neden? Hiçbir şey yapmayarak nasıl tiksindirdim, soguttum (hiç konuşmak istemeyecek kadar), yani anlamıyorum.

Bu açıdan beceriksiz olduğumu biliyorum zaten insanlara da bu yüzden yaklaşmıyorum asla hoslansam bile, bu beni kendi buldu. Kötü bitmesin diye öne night stand dışında bir şeye baslayamaz oldum.

Hâlbuki benim amacım şuydu, işyerindeyiz, olmasak da bir şey olamaz farklılıklardan dolayı, bana ilgi göstersin diye bir kaygım zaten yok, normal bu olay yasanmamis gibi neden devam edip arkadaş olamıyoruz da ben tiksinilen insan oluyorum.
0
sanguine
(19.05.23)
Kendinizle ilgili vurguladığınız bir şey var. Birinden hoşlansanız bile ilgi göstermiyorsunuz buna da iki sebep göstermişsiniz

1- İşyeri ortamında bulunmak
2- Ortak sosyo-ekonomik seviyede bulunmamak.

Bunlar anlaşılabilir nedenler bana göre, bir sorun yok.

İş dışındaki ilişkilerden bahsettiğiniz kısımda da ilişkilerinizin hoş bitmediğini söylemişsiniz ama neden olarak gördüğünüz bir şey söylememişsiniz.

Size gelen açık şikayet dönütlerinden de birini örnek vermişsiniz; "çok geriliyorsun, sanki seni rahatsız ediyormuşum gibi hissettiriyorsun"

Kendi isteğinizi de yazmışsınız "hiç böyle bir şey olmamış gibi arkadaş kalamaz mıyız?"

Gerçek şu ki kalamazsınız. En azından gerçekten kalamazsınız. Çünkü böyle bir şey olmuş. O hoşlanmış, siz hoşlanmışsınız. Bunu konuşulmaması gereken bir tabu yaparsanız, hal ve hareketlerinizle bunu karşıya hissettiriyor olmanız çok olası. Arkadaş kalabilmek için bunun rahatça konuşulup bir noktaya bağlanabilmesi lazım.

Diğer taraftan kendinize karşı bir özgüven eksikliğiniz var, insanlarla anlaşmayı beceremediğinizi kanıksayıp bu yüzden yaklaşmadığınızı söylemişsiniz. Konuyu diğer insanların gözün de görmediğimiz için çok bir şey söylemek zor.

Ama bu iş bu kadar karmaşık değil, sanguine. Siz çok karıştırmışsınız. Yapmayın böyle. Çok tutmayın kendinizi. Bazı şeyler yaşamadan öğrenilmiyor.
0
akhenaten
(19.05.23)
(3)

Acil Çeviri Yardımı

2027
Merhaba, Anlatım kelimesini nasıl çevirirsiniz? "Eksiduyuru sitesine kayıt prosesinin anlatımı" için "expression" ifadesi uygun mudur? "Expression of the registration process on Eksiduyuru.com" çevirisi yeterli midir? Konu biraz acil. teşekkürler.
Merhaba,
Anlatım kelimesini nasıl çevirirsiniz? "Eksiduyuru sitesine kayıt prosesinin anlatımı" için "expression" ifadesi uygun mudur? "Expression of the registration process on Eksiduyuru.com" çevirisi yeterli midir? Konu biraz acil. teşekkürler.
0
2027
(16.05.23)
Expression gitmemiş, presentation olabilir, explaining/explanation olabilir, informing/information olabilir, görsel şekilde anlatılacaksa demonstration olabilir.
0
hrskrs
(16.05.23)
Explanation, depiction
0
fotrsapka
(16.05.23)
Bu bir başlık mı olacak? Altına maddeler mi sıralayacaksınız?

Expression ifade etmek demek, çok uygun olmaz aslında. Duygu, düşünce ve hislerinizi ifade edersiniz.

Eğer maddeler halinde bir şeyler sıralayacaksanız

A step-by-step guide on registarion process...

Eğer yazının zaten eksiduyuruyla ilgili olduğu belliyse sadece "Registraiton process: " ya da "how to register: " şeklinde başlık atabilirsiniz.

İlla verdiğiniz formda olacaksa explanation uygun olur.
0
akhenaten
(16.05.23)
(6)

Flörtte sürekli yaşadığım belirsizlik durumu?

sassot
1.biriyle ilgilenmeye başlıyorum2. ilgim karşı tarafın hoşuna gidiyor3. ama bana karşılık vermiyor soğuk davranıyor4. istemiyor herhalde diyip uzak duruyorum5. bu sefer karşı taraf ilgilenmeye başlıyor6. ben tekrar ilgilenince 3.adıma geri dönüyoruz.neden böyle oluyor ?
1.biriyle ilgilenmeye başlıyorum
2. ilgim karşı tarafın hoşuna gidiyor
3. ama bana karşılık vermiyor soğuk davranıyor
4. istemiyor herhalde diyip uzak duruyorum
5. bu sefer karşı taraf ilgilenmeye başlıyor
6. ben tekrar ilgilenince 3.adıma geri dönüyoruz.

neden böyle oluyor ?
0
sassot
(15.05.23)
Cevap ikinci adimda sakli. Sen degil, ilgin hoslarina gidiyordur.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.23)
Bahsettigin sey flört olmadigi içindir çünkü flört karsilikli olan bir sey.
0
Avoiding The Puddle
(15.05.23)
Biz bunlara literatürde attention whore diyoruz. Bir tür ego tatmini. Bu tavrı hissettiğin an uza gitsin.
0
halitkin
(16.05.23)
1- Her zaman belirli karakterdeki insanlardan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bu karakter de size uygun olmayan bir tip olabilir. Nasıl insanlardan hoşlandığınızı gözlemleyin.

2- Baştaki ilginiz çok ani ve korkutan bir etkiye sahip olabilir. Karşınızdaki kişinin temkinliliği olayı kontrol altına almak için bir mesafe koymaya dönüyor olabilir. Olağandışı ilgi insanı soğutur. İşleri ağırdan almayı deneyebilirsiniz.

3- Sorun sizde olabilir. İnsanlara nasıl davrandığınızı gözden geçirin. Doğru bildiğiniz şeylerden bazıları yanlış olabilir. Özellikle arkadaş çevresi ve çevrenizden öğrendiğiniz ve doğal gördüğünüz her davranışı gözden geçirin. Sorunlu insanlar vardır, siz de bunlardan biri olabilirsiniz, bir gözden geçirmekten zarar gelmez.
0
akhenaten
(16.05.23)
butun iliskilerinizdeki tek ortak nokta sizsiniz, hatta tum hayatinizin tek ortak noktasi, tek degismeyen degiskeni sizsiniz. cok basit bir kural ama insanlar kendisine bakmamak icin inanilmaz bir cabaya giriyor. bu her iliskinizde, her zaman sorun sizsiniz demek degil, ama ilk bakacaginiz yer her zaman kendiniz olmali, hele hele de bir patern tespit ettiyseniz. onun icin once kendinize bakin sonra digerlerine. siz degisince iliskileriniz de degisiyor zaten.
0
kassiopeia
(16.05.23)
@kassiopeia

ben de o yüzden size soruyorum sorunun bende benden kaynaklandığını düşünüyorum ama ne olduğunu anlamıyorum. dışarıdan bir gözle bakılsın diye yazdım. yoksa millet kafayı yemiş der geçerdim.
0
🌸sassot
(16.05.23)
(5)

"Doğru doktor" nasıl bulunuyor?

unidentified floating object
X ameliyati icin dogru doktor nasil bulunur? Hani iyi arastir denir ya arastirmak nasil oluyor yani? Googlea atiyorum goz ameliyati yaziyoruz cikan doktorlara sirayla bakiyor muyuz yorumlara vs? Bu mu? "Yanlis doktor" zaten nadir olmasi gereken bir sey degil mi mantiken?
X ameliyati icin dogru doktor nasil bulunur? Hani iyi arastir denir ya arastirmak nasil oluyor yani? Googlea atiyorum goz ameliyati yaziyoruz cikan doktorlara sirayla bakiyor muyuz yorumlara vs? Bu mu? "Yanlis doktor" zaten nadir olmasi gereken bir sey degil mi mantiken?
0
unidentified floating object
(11.05.23)
Aslında paran varsa araştırmana gerek yok. Acıbadem gibi bir yerde çalışıyorsa iyidir büyük ihtimalle. Yaptıklarına bakabilirsin.
0
dissendium
(11.05.23)
Biraz şans işi ya.
Acıbadem’de ne doktorlar duyduk, hastalara insan muamelesi yapmayan, ameliyattan sonra hiçbir şekilde muhattap bulamadığınız vs vs.
0
invictae
(11.05.23)
Eşe dosta sorarak,sordurarak buluyoruz. Yanlış teşhis çok nadir rastlanan bir şey değil,cerrahi deseniz apayrı bir ustalık gerektiriyor. Önemli bir hastalık söz konusu ise ben az iki farklı doktordan görüş alınması gerektiğini düşünüyorum.
0
asteriks
(11.05.23)
Doktoruna göre değişiyor. Bana mesela acıbademde göz doktoru yanlış teşhis yapıp üzerine azarlamıştı. Aynı hastanede başka bir doktor+farklı hastane doktoru yalanladı. Aynı hastanede de bir doktor baska bir sey dedi, dizimi sakatladım. Diğer doktor o asla olmamalıydı dedi :D

Ben genelde üniversitede hoca olanlara gitmeye çalışıyorum, çevreme soruyorum. Çok spesifik bir sıkıntım olduğunda yazdıkları makalelerin başlıklarına bakıyorum.
0
jazzabel
(11.05.23)
Biraz öznel biraz nesnel bir yöntemim var benim. Adı bilinen, sizde saygın kurum izlenimi uyandıran hastanelerde çalışan ameliyatınızla ilgili doktorları buluyorsunuz. Ondan sonra konu komşu, eş dost arasında geçmişte iyi izlenim bırakan doktorlar varsa bunları alıyorsunuz.

Aralarında kesişen isimler varsa bunlar öncelikli olmak üzere cv incelemesi yapıyorsunuz. Üniversitesi, uzmanlığı, uzmanlık çalışmaları varsa makaleleri, makalelerin hangi dergilerde yayınlandığı vs. gibi şeylere bakıyorsunuz. Kısaca birini işe almak için izlenen yolları uyguluyorsunuz; Çalışma deneyimi + referanslar.
0
akhenaten
(12.05.23)
(7)

Size haksızlık yapıldığını düşündüğünüzde ne yaparsınız?

Geceler
Büyük haksızlık ve vefasızlık mağduru oldunuz diyelim ne yapardınız?
Büyük haksızlık ve vefasızlık mağduru oldunuz diyelim ne yapardınız?
0
Geceler
(09.05.23)
1 - karsimdaki benim icin onemli ise, ya da yakinlik dereceme bagli olarak neler hissettigimi karsi tarafla kibar sekilde konusurum.
2- kendi icime gonder, neden boyle hissettigimi dusunurum. sinirlarimin ihlal edildigini mi hissettim, sinirlarim neden ihlal edildi ve bu nerede ve buna neden izin verdim, kendi kendimi bir yerde terk mi ettim, bu yer neresidir, nerede ne zaman kendimden gereginden fazla verdim, bir dahaki sefere boyle bir durumda kendime ihanet etmeden once once neler yapabilirim gibi. her olayda olmayabilir ancak haksizlik hissinin kendimize ihanet etmekle fazlasiyla baglantili oldugunu dusunuyorum.
0
kassiopeia
(09.05.23)
Allah'a havale.
0
dissendium
(09.05.23)
Vefasızlık ve haksızlık çok farklı iki şey. Vefasızlık yapıldığını düşünürsem ve karşımdaki kişide haklı bir bahane göremiyorsam kırılırım, eğer kullanıldığıma inanıyorsam arama mesafe koyarım.

Haksızlığa uğradığımı düşünüyorsam ve gücüm yetecek bir konuysa o hakkı öyle ya da böyle alırım. Eğer gücümün yetmeyeceği bir konuysa da atarım hafızaya derdine düşüp kendimi paralamam ama hiçbir zaman da unutmam.
0
akhenaten
(09.05.23)
İçime attım.
0
gadlemler
(09.05.23)
Vefasızlık kavramını tam algılayamam. Beklentiler söz konusu olduğunda herkes kendi ateşiyle yanar.
Haksızlığa uğradığımı düşündüğüm zaman, pasif-agresif tavır takındığım tek durum diyebilirim.
Orada yerini değiştirmen veya o kişinin sendeki yerinin değişmesi gerekir. Pasif-agresif tavır içinde durumu analiz ederek sindirebileceğim, konuşabileceğim, savaş açacağım ve bendeki zehrin tadını almasını sağlayacağım kısımlarını planladıktan sonra hepsini gerekli ölçülerde karşı tarafa sunarım.
0
sadegazoz
(09.05.23)
ailemde yaşananları ve geçmişimi sorgularım.
mağdur olmak kurban bilincine ait bir şey.
yaşam her zaman sistemi dengeler, o yüzden size yapıldığını düşündüğünüz haksızlık muhakkak aile sisteminizde olan bir olayın, durumun ya da hikâyenin karşılığıdır.
ya da siz farkında olmadan birine bir şey yapmış olabilirsiniz.

hayat böyle biz evde otururken başımıza gelen bir şey değil, bir matematiği var.
eğer ailenizde ya da sizin geçmişinizde buna sebebiyet verecek bir şeyi gerçekten bulamazsanız, neden kurban bilincinde kalmayı seçtiğinizi düşünmeye odaklanabilirsiniz.
fazla mı beklentiniz var?
insanlara kendinizi kullandırıyor musunuz?
çok mu veriyorsunuz?

mesela çok fazla ve karşıdakinin talebi olmadan veren biriyseniz, kendinize göre iyi niyetli olsanız da, maalesef sistemin dengesini sarsan kişi de siz olursunuz.
kurban bilincinde olmak bir seçimdir.
dolayısıyla bazı şeyleri farkındalıkla irdelerseniz cevap bulabilir ve bu durumu değiştirebilirsiniz.
0
blatta hiberna
(09.05.23)
Sabredip ilahi adaleti bekliyorum.
0
yalniz kizkulesi
(10.05.23)
(2)

telefon numarası verince isim görünür mü?

sempatikyazar
alışveriş sonrası money club kart için telefon numarası verince kasiyer ismimi görebilir mi?
alışveriş sonrası money club kart için telefon numarası verince kasiyer ismimi görebilir mi?
0
sempatikyazar
(09.05.23)
Emin değilim ama bir alışverişim sırasında sanki ekranında ismimi görmüştüm diye hatırlıyorum. Ödeme yapsam "ismi kredi kartından çekiyor" diyeceğim ama ürün okutma devam ediyordu, yani POS cihazına telefon numaramla giriş yaptığım Money Club Card'tan ekrana gelmişti.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.05.23)
Kasiyer birçok yerden isminizi görebiliyor zaten. En basitinden kredi kartıyla ödeme yaptıysanız slipte adınız ve soyadınız yazıyor.

Telefon numaranız karta kayıtlıysa marketler dışındaki giyim, elektronik vs. mağazalarında adresinize kadar görülebiliyor. Birçok kere "burada adres bilginiz kayıtlı değil söylerseniz kaydedelim" sorusunu aldım kasiyerden.

Ancak markette ve sadece telefon numaranızı verdiğiniz için isminizi görebilir mi emin değilim. Çünkü marketlerde diğer mağazalardaki gibi bir bilgisayar ekranı yok ve kasiyer ne görüyorsa siz de görüyorsunuz. Ancak dediğim gibi, kredi kartı ödemelerinde slipte yazıyor. Kredi kartını elden verdiyseniz orda da yazıyor. Money club veritabanında da adınız kayıtlıdır muhtemelen güvenlik gerekçesi ortaya çıkarsa doğrudan göremeseler de sistemden bunu bulabilirler diye düşünüyorum.
0
akhenaten
(09.05.23)
(4)

Kızın instasına bakmaktan nasıl kurtulurum ?

sassot
Eski flörtüm var. Instagramına bakmadan duramıyorum, takipçi sayılarına bakıp kapatıyorum her gün yapıyorum bunu istemsiz bir şekilde kendime engel olamıyorum. Başka biriyle konuşsam, yine açıp ona bakarım. Bence yarım kalan bir hikaye olduğu için içimde ukte kaldı. Nasıl kurtulurum?
Eski flörtüm var. Instagramına bakmadan duramıyorum, takipçi sayılarına bakıp kapatıyorum her gün yapıyorum bunu istemsiz bir şekilde kendime engel olamıyorum.

Başka biriyle konuşsam, yine açıp ona bakarım. Bence yarım kalan bir hikaye olduğu için içimde ukte kaldı. Nasıl kurtulurum?
0
sassot
(08.05.23)
Neden bakıyorsunuz sorusuna samimi bir cevabınız var mı? Konuya nasıl yaklaşacağınız da buna göre değişir çünkü.

Mesela birkaç sebebi kıskançlık, geri dönme umudu, sizden sonra sizden daha iyi mi daha kötü mü olduğuna dair bir çıkarım yapma güdüsü ve/veya sadece bunu bir alışkanlık edinmiş olmanız olabilir. Bunların her biri sizi aynı davranışa sevk etse de aynı nedenle sizi o davranışa sevk etmez. Amaçlarınız farklıdır, haliyle bunu yapmamak için odaklanmanız gereken düşünce de farklı olur.

Diğer taraftan ortak bir şey de var. Sebep ne olursa olsun neticede fiili olarak somut bir karar alıp bu eylemi yapmaktan vazgeçmeniz gerek. Nasıl bakmamaya çalışacağınıza daha sonra da odaklanabilirsiniz. Bakmayı arzu edip etmemek sizin elinizde olmayabilir ancak fiili olarak bakıp bakmamak elinizde. Bunu yapmaya başladıktan sonra kendi sebeplerinize göre kendinizi ikna etmeye çalışırsınız yine. Öncelikle bakma olayını bıçakla keser gibi sonlandırmalısınız, bunun bir taktiği yok. Bu fiili bir durum.
0
akhenaten
(08.05.23)
ben de platonigime bakip duruyordum, mesgul olunca falan farkettim ki, birakmisim.
0
wishmaythşngs
(08.05.23)
hangisinin önde olduğu farketmeksizin takipçi sayısı ile takip edilen sayısı arasındaki fark an itibariyle 50 olsun mesela. aradaki fark 70'e çıkınca veya 30'a inince takibi bırakacağına dair kendine söz ver. hangisi önce olursa. 20 takipçi boyunca özgürsün. o gün geldiğinde de kendine olan saygından dolayı verdiğin sözü tutarsın olay biter. hem üstündeki hemen bırakmam lazım baskısını atmış olursun hem de planlı programlı bir yol izlemiş.
0
onemoremile
(08.05.23)
şaka gibi ama ancak profiline bakmayarak kurtulabilrisin
0
bir soru sorcam
(09.05.23)
(12)

Para olup da harcamamak mı para yokken harcamak mı?

yalniz kizkulesi
Parası olduğu halde rahat rahat konforlu harcamak yerine hesap yapan görece daha az kaliteli yaşayan veya hiç yaşamayan mı yoksa para içinde yüzmese de bir şeylerden kısıp yine kaliteli yaşayan mı bu hayatı çözmüştür? Çevremde görüyorum parası var ama geceliği daha ucuz diye kötü hostellerde kalıyor
Parası olduğu halde rahat rahat konforlu harcamak yerine hesap yapan görece daha az kaliteli yaşayan veya hiç yaşamayan mı yoksa para içinde yüzmese de bir şeylerden kısıp yine kaliteli yaşayan mı bu hayatı çözmüştür? Çevremde görüyorum parası var ama geceliği daha ucuz diye kötü hostellerde kalıyor. Pahalı diye lüks yerde yemiyor. Bir de kirada oturduğu halde yapmışken en iyisini yapalım mantığıyla imkanları zorlayıp kaliteli yaşayanlarda var. Hangisi mantıklı davranıyor cevapları görelim.
0
yalniz kizkulesi
(07.05.23)
Su akar yolunu bulur.
Enflasyondan sonra fiyata çok bakmaz oldum, iflas da etmedim daha ama bakalım.
0
pavlis
(07.05.23)
Neye harcadığıma göre değişir. Bazı şeyleri/hizmetleri alırken paraya acımam. Mesela sağlık hizmeti, güzel bir yemek, güzel bir tiyatro vs gibi.

Çok önem vermediğim, aşırı kaliteli olmasa da olur dediğim şeyler için buna bu para verilir mi hiç derim bazen
0
yazdonumu
(07.05.23)
Para varken bunları yapmayan insan cimridir zaten. Bu yüzden ikinci şıkkı seçiyorum. Hayatı asıl o türden insanlar yaşıyor.
0
ruhen hastayim ben
(07.05.23)
Edit yapmaya geldim ama editte yazacağımı yazmış zaten ruhen. O yüzden ruhen+1 diyeyim
0
yazdonumu
(07.05.23)
yazdonumu +1
Deneyime para harcamaktan çekinmemek lazım. Kaliteli, rahat, sağlam bir ayakkabı giyme deneyimi de olabilir, konser de.

Neye para harcadığın vizyon meselesidir ayrıca, zengin olup vizyonsuz insan çok.
0
Bruce
(07.05.23)
Paranin azligi coklugu goreceli bir kavram. Herkesin algisi farkli olabilir sana gore zengindir ama o kisi kendini baskalariyla kiyasliyor yetersiz goruyor belki, yarin batarsam ne olur diye korkuyor belki, bes kardesim mirastan bana bir sey kalmaz diyor, bilmemkim suna biniyor, ben binemiyorum diye kendini kucumsuyor belki. Zenginlerin cogu cimridir ve dunyayi gorme algilari carpik olabiliyor, eski patronum mesela piyasa kotu, batiyoruz, yilbasini atlatalim, bayrami atlatalim palavralarini calisanlara sikmaktan kendi bile inanmis bu yalanlara memur gibi yasiyordu hayati. Oglu Ibiza'larda, Vegaslarda geziyor ama.
0
freedonia
(07.05.23)
Parası olup da "harcamayan" genelde rutin ve önemsiz gördüğü harcamalarından kısıyor. Elbette kendi için önemli gördüğü şeyler için buna ayırdığı bütçeden kendini mutlu edecek şeylere kazancına göre yüklü harcamalar yapıyor. Parası olduğu halde hiçbir koşulda lükse para ayırmayan kişi tasvirleri bana biraz hayali geliyor. Ha zar zor kazanıyordur hiç lükse para ayıramıyordur o ayrı.

Elinde para tutmayı bilmeyen insan işler yolunda gittikçe mutlu olur ama işlerin hep yolunda gitmesi çok mümkün değil. Bu insanların hayatlarının bir döneminde ne durumda olacaklarını kestirmek zor.

Sonuçta kimse sizin için birikim yapmayacak. Eğer ortada bir birikiminiz yoksa bir noktada işlerin sarpa sarması çok olası.
0
akhenaten
(07.05.23)
başlığı okuyunca olup da harcamamaktı ama açıklamayı okuyunca "para içinde yüzmese de bir şeylerden kısıp yine kaliteli yaşayan" oldu.
para içinde yüzmemek paranın olmaması demek değil. bir yerde rahat etmek için başka bir yerden kısmak gayet doğal. tercih meselesi. ama gerçekten olmadığı halde harcayan insanlar var, bu kişinin hem kendisi hem de çevresi için baya zor bir durum.
0
mezzosprite
(07.05.23)
simdi bence de bu asiri goreceli bir dilemma. mesela ben kendimi ilk sinifta goruyorum ama biraz saibeli cunku harcamiyorum ama param olup olmadigi da tartisilir.

Para sinirli bir kaynak ve amacli bir sekilde kullanmak lazim. Kisitli maasi olan birinin sirf "kaliteli yasamak" icin habire luks yerlerde yemek yemesi ve tum hayatini sifir birikim/borc icinde gecirmesi sacma. Veya spora egzersize para harcamakla tutup da tl kazandigi halde avrupada cogu avrupalinin kalmadigi otelde kalmak bir degil. personal finance is personal :P Biri senede 5 gun gidip otelde kalir, digeri 3-4 defa gidip hostelde kalir. Benim tercihim ikincisi.
0
hot potato
(07.05.23)
duruma göre değişir
istanbul trafiğinde helikopter en rahat çözüm ama mercedes var diye trafiğe girip rezil olmak var, şöför tutar yorulmayabilir, en pratiği metro olur bir noktada

basit bir şey için devlet hastanesine gider
önemli bir konuda özelde prof.e danışır

vakti vardır sıra beklemesi sorun olmaz
o gün vakit önemlidir paraya kıyması gerekir

bir de çalışması ve tutumlu olması gerekiyor zenginlerin de
hazıra dağ dayanmaz
sabit gelir bile olsa gerçek lux'leri bir yere kadar kaldırır

bir deprem oldu galerim yıkıldı diyenler vardı
fabrika da yanabilir (evet sigorta)

kaliteli bir şeyi ucuza almak insana zevk verir
ama ucuza alcam diye saatlerini harcamak mantıksız olabilir

benim kanaatim sağlık ön planda tutularak para harcamak
az paran bile olsa o an rahatlığa ihtiyaç vardır seansı 1000liralık psiklogdan kurtarır
0
bir soru sorcam
(07.05.23)
Ortam olur, arkadas edinirim diye hostelde kaliyordur belki. Otel odası yalnızlığı diye bir sey var sonucta, sozlukte 149 sayfa mesela:) Bazen de bir etkinlik, mac bir sey oluyor yer kalmiyor, sezonunda asiri pahali oluyor falan. Anladim soruyu sikinti yok:) Ilk grup fakirlikle buyumus, sonradan parayi bulanlar genelde. Can cikar huy cikmaz adamin hayati tasarrufla, ordan bundan kismayala gecmis parasi olsa da simmdi har vurup harman savuramiyor. Babadan, aileden oyle gormus de olabilir belki cocukken pahali cikolata aldi diye azarlandi, rencide edildi ailesi tarafindan, belki bir arkadasi tarafindan bir kiyafeti pahaliya almissin, enayisin, kaziklanmissin diye dalga gecildi. Gecmisteki bu tarz olaylar bile kisinin karakterinde derin izler birakabiliyor yillarca.
0
speedy
(08.05.23)
İkisinin arası. Paran var (über zenginleri hariç tutuyorum), özel günler haricinde daha mütevazı yaşarsın, gelecek için bir kenara yedek akçe koyarsın. Paran yok ama illa Bodrum'da XYZ mekanında plajda loca ayırtayım konforlu yaşayayım diyorsun, sonuç kabarmış borçlar. Bir dengesi olmalı.
0
SiyamkedisiZorro
(08.05.23)
(20)

Mağdur değil miyiz?

the man with no name
Arkadaşlar, önceki seçimlerde vaatlerden çok iktidar değişikliği öncelikli diye oy verirdim. ancak bu seçimde iktidar değişikliği kadar millet ittifakı, ekonomik ve sosyal vaatleri ile de çok öne çıkıyor.ancak broşürlerinde, beyannemelerini filan incelediğimde gençlere, emeklilere, esnaflara, memura
Arkadaşlar, önceki seçimlerde vaatlerden çok iktidar değişikliği öncelikli diye oy verirdim. ancak bu seçimde iktidar değişikliği kadar millet ittifakı, ekonomik ve sosyal vaatleri ile de çok öne çıkıyor.

ancak broşürlerinde, beyannemelerini filan incelediğimde gençlere, emeklilere, esnaflara, memura, engelliye, yaşlılara vaatleri önceliklendiriyor. bu ülkede işinde gücünde bir özel sektör çalışanına bir vaat göremedim. örneğin yaklaşık 4.000 gün ssk kaydı olan beyaz yaka bir işçi, iktidar değişikliği ile gelecek daha fazla özgürlük ve demokrasi dışında faydalanacağı neredeyse hiçbir şey göremiyorum. vaatler arasında belki de bana hitap eden tek şey kış saati uygulamasına son verilmesi, öyle söyleyeyim. diğer gruplara yapılacak iyileştirmelerden dolaylı etkilenmekten usandımm. doğrudan bir şey de bana ve benim gibi insanlara yarasın.

oysa bu ülkenin yükünü herhangi bir yere sırtını yaslamamış bu işçiler, beyaz yakalar daha çok çekmiyor mu? neredeyse hiçbir şey elde etmeden çalıştık ve üstüne bir sürü sorunlarımız oldu.

çok kafama takıldı, ben mi yanlış düşünüyorum? yoksa yeteri kadar mağdur değil miyiz? bu defa mv seçimlerinde oy vermeyi düşünmüyorum gerçekten.
0
the man with no name
(05.05.23)
tabii ki yanlis dusunuyorsun. 1. burada secim kazanmaya calisiliyor. haliyle en politik olarak pragmatik vaatler veriliyor belki baska partiye oy verecek olan insanlarin dikkatini cekmek icin 2. beyaz yakalinin hic genc cocugu veya yasli annesi babasi yokmus gibi yazmissin. veya emekli hic calismamis gibi 70 yasina kadar. 3. diger gruplara yapilan iyilestirmeler benim kaybim mantigi asiri toksik.
0
hot potato
(05.05.23)
@hot potato teşekkürler. ben diğer gruplara yapılan vaatler yapılmasın demedim. kapsayıcılığın dışında bir politika güdüldüğüne işaret etmek istedim. toksik bir durum mu emin değilim, sürekli her şeye karşı anlayışlı olmak ve empati kurmak artık bana daha toksik gelmeye başladı açıkçası. neden hep empati kuran ben ve benim gibiler oluyor. bu yüzden belki de bize bir şey vaadedilmiyor belki de. bireyin hayatını iyileştirmek yerine belli gruplara daima öncelik verildiğinden bahsetmek istedim.
0
🌸the man with no name
(05.05.23)
Özellikle bekarları ağzına alan yok. Şu ortamda en çok sıkıntı çeken grup bence. Her şey ailelere yönelik planlanıyor.

Örneğin bekara ev vermem diye artık çok yerleşmiş bir anlayış var etrafta. Ya da şirketler ve kurumlar bekar çalışanlara yeni mezun muamelesi yapıyor sıkıntı bir iş varsa direkt bekarlar öne sürülüyor. Aynı şekilde izinlerin dağıtımda da bu böyle. Baya ikinci sınıf insan muamelesi görüyorsun evli değilsen.

Evin bile ev değil "bekar evi" olarak düşünülüyor ve yanına kalacak birini almanı falan bekliyorlar.
0
akhenaten
(05.05.23)
Hocam benim bulabildiğim olarak şurayı incelemeni tavsiye ederim. Eminim ki kendi sitelerinde va daha kapsamlı şeyler vardır.

www.evrensel.net

Birkaç örnek madde alarak yorum yapayım.


- Yazılı ve sözlü sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere liyakat esaslı alımlarının yapılması sağlanacak.

Yorumum: yukarıda saydığın gruplara hiç girmeyenlerin de faydanabanileceği bir şey. Belki de sen de bu durumun mağdurusun. İl/ilçe belesiyesi el değiştirdikten sonra işe girebilen insanlar tanıyorum.

- Devlet okullarındaki evlatlarımıza beslenme desteği başlatılacak.
Yorumum: çocuğun varsa direkt senin ekonomini de etkileyecek bir madde.

- Çiftçilerin ve balıkçıların kredi faizleri silinecek.
Yorumum: onların yükünün azalması, üretimin artması ürün fiyatlarının ucuzlaması haliyle bireysel ve toplumsal ekonominin iyileşmesi demek.

Bir de şöyle bir video gördüm, izlemedim ama bakmanı tavsiye ederim. youtu.be
0
senolll
(05.05.23)
ülkede son yıllarda alım gücü en çok düşen kesim özel sektör çalışanı beyaz yakalı kesim. Ülkeyi terk etmek isteyenlere bakarsan zaten kimin hayatı kötüleşmiş kimler benzer seviyede görürsün. Asgari ücretliler hep böyleymiş, memurlar hep bir şekilde ortada. Emekliler geçmişte evini alabildiyse ve küçük şehirdeyse bu krizden pek etkilenmemiş olabilir vs vs.

Sonuç olarak evet, mesela ülkenin refahını artırmak isteseler Eyt'yi geçirmemeleri, memur sayısını azaltmaları falan lazım. Ama siyaset mecburen çoğunluğa oynuyor, adamlar 4 çocuk yaparken biz evlensek bile çocuksuz takılıyoruz. Yani gelecekte de böyle olmaya devam edecek veya demokrasi kavramı biraz değişecek.

Sen yine oy ver bence, bu oy "kötü gidişi durduracak". İleride beyaz yakalıların haklarını koruyan bir parti ortaya çıkar mı yeterli oy alabilir mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(05.05.23)
75 yasındaki adamdan minnet umarsan böyle
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.05.23)
Başkan bu sebepten oy vermiyorsan o zaman bundan 6 ay sonra buralarda başlık açma ya da şikayet etme. Oy vermemek benim için ikisi de aynı o yüzden bana fark etmez demek bu noktada, eğer mutluysan oy verme.

Türkiye gibi bir ülkede politikacinin konuşacağı şeyler ilk karşı taraftan alacağı oylar olacak. Türkiye Finlandiya değil ki konuşalım.

Kk politikalarinda sana sıfır etki var demek saçma olur. Bir sürü şey var. Biz şu an ülkenin bozulmuş ayarlarini yerine getirmek ile ugrasiyoruz, beyaz yakadan konusmasa da olur. Beyaz yaka "benim hakkimda konuşmadı o zaman banane" diyorsa o zaman mutludur hayatından.
0
logisticsmanager
(05.05.23)
Ben size %100 katılıyorum. Ben hariç herkese doğrudan fayda sağlayacak bir şey vaad edilirken ben sadece ödediğim vergilerle kaynak olarak kullanılacağım gibi hissediyorum.
0
namandigurai
(05.05.23)
Maaelesef öyle populizm uğruna hep belli kesimlere vaat veriliyor, muhalefet bizi cepte görüyor, akp ise zaten bunlar bize oy vermez diye kasmıyor arada kalıyoruz. resmen sokak köpeği kadar değerimiz yok seçim vaadi anlamında.
0
nuisance
(05.05.23)
@logisticsmanager ben cb seçiminde oy kullanacağım. mv seçimlerinde oy kullanmak konusunda saydığım bu sebeplerden kararsızlığım var dedim. oy kullanmayacağımı belirtmedim. fikir almak için yazdım. üstelik olduğum seçim bölgesinde hiçbir mv adayı da bana hitap eden insanlar değil. tüm seçimlerde bir kere dahi iktidardan yana oy kullanmadım. ve geldiğim noktada hala dışlanmış hissettiğim için düşüncelerimi paylaştım. benim haklı olduğum yanlara değinmek yerine stratejik oy kullanmaya devam diyorsunuz. zaten hep öyle yaptım.
0
🌸the man with no name
(05.05.23)
olay vaatten çok bu düzenin değişmesine önce normalleşelim sonra vaatlere bakarız.
0
mikahakkinen
(05.05.23)
65 yaş üstü adayların gençleri anlamayacağı açık.
Verdikleri sözlerin çoğunu yapamayacakları ortada.
İktidar değişmezse et kısa zamanda bin lira falan olur. Bu kesin gerçek.
0
vizivozo
(05.05.23)
cepte görüyorlar +1

diğer kesimin üstüne oynamak daha karlı ve kolay. siyaset dili yıllar içerisinde bu kesim üzerinde döndü ve gelişti. daha da kolay ayrıca ve oyları beyaz yakaya göre çok daha değişken. bu yüzden bu kesimin üstüne çalışmak daha karlı geliyor.

dediklerine katılıyorum ancak mv seçimleri de en az cb seçimi kadar önemli. akp gidecek ama ana muhalefet olarak kalacak. bu noktada ne kadar az mv sahibi olurlarsa o kadar iyi ancak şu anda çoğunluğu alacaklar gibi duruyor ve bu başta kendilerinin yargılanmaları olmak üzere, düzelmesini istediğimiz birçok şeyin önünde engel.

bu yüzden oy vermek, özellikle chp ya da iyip'e vermek çok önemli. tabi bölgenizde başka parti güçlüdür orası ayrı.
0
not sure if serious
(05.05.23)
Aynen bro oy kullanma bu süper demokratik bir başkaldırı, kesinlikle ülkenin geleceğini değiştirecek bir hamle gibi geldi bana da bu. Tiananmen Meydanı'nda kendini yakan rahip dayıdan sonraki en çok ses getirecek pasif direniş örneği bu olabilir gibi geliyor, kitleleri arkandan sürükleyeceğine eminim. Hayırlısı olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
katılıyorum ama bu yeni bir şey değil. bu sebeple muhalefet 20 yıldır kaybediyor. bence hala elle tutulur, kitleleri arkasında sürükleyen bir vaadi yok. ana çerçeve $300mr para getireceğiz ve herkese para vereceğiz. mesele bu malesef. bana kalırsa bu bir kolaycılık ve popülizm.
doğu illerindeki çiftçilere elektrik bedava verecez demiş kılıçdaroğlu mesela. böyle bir şey yapılıyorsa niçin sadece doğu illerine yönelik var? diğer bölgelerde çiftçiler yok mu? bu popülizm işte. kaybettiren dil tamamen bu. kalkınmada öncelikli iller vs diye bunu doğru bir şekilde anlatabilse bu kadar tepki görmeyebilirdi ama bu durumda çeşitli teşvik paketleri ve kredi imkanları içeriyor programlar. burada ise doğrudan bedava elektrik vaadi söz konusu. kaldıki kaçak elektrik kullanımı gibi ülkemizde ciddi bir problem olmasına rağmen...
0
debian
(05.05.23)
Haklısın kardeşim.
Ben de hiç yalnız yaşayan bekar erkekler için bir vaad göremedim.
Bu konuda çok kırgınım onlara.
İyi düşünmüşsün.
Ben de sandığa gitmeyeyim bari.
0
Mirket
(05.05.23)
modern demokrasilerde maalesef çoğunluğun sözü geçer. çoğunluk da önce kendi çıkarları için konuşur.

Türkiye'de beyaz yakalı çalışanlar aktif çalışan nüfusun sadece %25'i. yarısı bile değil. Üstelik beyaz yakalı işçilerin çoğu işçi olduğunun bile farkında değil ya da kabul etmiyor. Kimse sayıca bu kadar az, üstelik kendi durumunun bile farkında olmayan, hak talep etmeyen bir kitle için uğraşmaz, vakit harcamaz.

Diğer yandan beyaz yakalıları kandırmak çok kolay. Şık bir ofiste, havalı giyinebilsin, öğlen yemek kartıyla kahveciden kahvesini alabilsin, 2-3 havalı kariyer etiketiyle bu insanları gece gündüz çalştırabiliyorsun zaten. Bir örgütlenmeleri yok, tamamı kendini şirketin ortağı bir sermayedar sanıyor. İşçi olduğunun bile farkında değil.

Mesela bir fabrikada torna ustasını saat 5 oldu mu tutamazsın. Adam biner servisine gider. İsterse iş kalmış olsun. Sabah 9'da gelir kaldığı yerden devam eder. İşi bitirmek için kal dersen de mesaisini ister, ödemezsen gider sendikaya şikayet eder. Çok kafası bozulursa istifa eder gider arkasına bile bakmaz. Patrondan falan da korkmaz kolay kolay. Mesela maaşını 2 gün geç yatır adam kapatır makineyi parasını alana kadar şalteri açmaz.

Aynı fabrikada o torna ustasının yaptığı işi yurtdışına satan "regional sales director" sabaha kadar çalıştırılabilir. Mesai istemez, zaten isteyemez. ARkasını savunacak bir sendikası yoktur. Patrondan ödü patlar. İstifa edip gitmeye yüreği yetmez çünkü muhtemelen o fabrikanın namı büyüktür, cv'sinde öyle bir şirketten ayrıldım yazmaya eli gitmez. Bu adamlara dandik bir özel sigorta, uyduruk bir şirket arabası kullanım hakkı verdin mi tamam zaten.

Çok komik ama Türkiye'de mavi yakalı işçiler sağ muhafazakar siyasete daha yakındır. Beyaz yakalı işçiler de genelde sosyal demokrat siyasete yakındır. Ama sosyal demokrasinin en temel unsuru sendikalaşmayı en iyi başaranlar mavi yakalılardır.


Bildiğim bir sektörden de örnek vereyim.
Eskiden reklam kampanyalarının fotoğraf ya da film çekimleri yapılırken bir saat sınırı yoktu.

mesela bir reklam filmi çekilecek ve bu çekimin 24 saat süreceği düşünülüyor. Sabah 8'de başlar çekim, ertesi sabah 8'de biter ara verilmeden. Hatta yönetmenin, fotoğrafçının, oyuncunun kaprisine göre bazı sahneler tekrar çekilir 36 saat 40 saat aralıksız çalışılırdı.

Bu çekimlerde beyaz yakalı da, mavi yakalı da çalışır. Mavi yakalılar dekoru kurar, malzeme taşır, ışıkları kurar, getir götür nakliye işlerini yapar, yemek hazırlar, kamera sistemlerini kurar vs. Beyaz yakalılar da reklamı yapılacak şirketin ve reklamı yapan ajansın temsilcileridir. İşin plana uygun gidip gitmediğini takip etmek için settedir. Setten sonra o reklam malzemelerinin hazırlanması, mesela filmin montajının yapılması, ilanların baskıya hazırlanması da beyaz yakalının görevidir. Yani setten sonra da beyaz yakalı çalışmaya devam eder. 36'lik aralıksız bir çekimden sonra, 2-3 saat uyuyup gelen fotoğraflarla reklam bannerları hazırlamak için bilgisayar başına oturur mesela tasarımcılar.

Hazırlanan reklam bannerları medya planına göre dağıtmak için pazarlama ekibi mesai harcar... Korkunç yorucudur bu süreçler de.

Şartlar böyleyken, mavi yakalıların "sinema işçileri sendikası" dedi ki günlük çalışma saati 16 saati aşamaz. Bunun da 12 saati normal ücretle ücretlendirilir, 12 saatten sonrası için normal ücretin 1,5 katı ücret alınır. Bu olayın üstüne gerçekten de saati doldu mu mesela ışık şefi şalteri indirip arkasına bile bakmadan gidiyor artık.

mavi yakalıların görünüşte beyaz yakalıları da rahatlatan bu kararına en büyük itiraz kimden geldi? Patronlardan değil. Onlar tamam dedi sendikayla ters düşmemek için. Ama beyaz yakalılar, pazarlama müdürleri falan çıldırdı uzun süre. Ben çok pazarlama çalışanı duydum: "ama benim pazarlama bütçemi 2 katına çıkarmam lazım" diyen. Düşün adam kendine ait olmayan bir parayı, kendininmiş gibi savunuyor.

Şimdi diyebilirsin ki ama o bütçenin hesabı o pazarlama ekibine soruluyor çünkü o da onun stresini yaşıyor. Kardeşim o zaman sen de sendikanı kur. O üstüne gelen stresi baskıyı yönet.

Çok genel geçer bir sözdür bu, hak verilmez, hak talep edilir. Hem sayıca azsın, hem kraldan çok kralcısın, hem kendi haklarını bile umursamayacak kadar "kariyer" uğruna öz saygını ayaklar altına almışsın, hem adam gibi bir sendikalaşmaya bile gidememişsin. Senin haklarını kimse savunmaz ki?

Türkiye'de yüzbinlerce yazılımcı var mesela. Kaçı sendika üyesi?
Şöyle havalı bir yabancı şirkette işe girince hepsinin ağzı burnu kayıyor havalar civalar...

Böyle bir kitleye tabii ki kimse bir vaat sunmaz.

Mavi yakalılar daha pragmatisttir. Mavi yakalının tek çalışma motivasyonu para ve yan haklardır. Daha iyi para veren, daha iyi haklar sunan, daha iyi çalışma ortamı vaat eden işe gider. Bu siyasi olarak da böyledir. 90'larda mavi yakalılar bir seçimde ANAP'a oy veriyor, bir sonraki seçimde daha iyi bir vaat varsa DSP'ye oy veriyor. Adam son derece haklı olarak önce kendi cebini ve yaşamını düşünüyor.

Beyaz yakalılarda böyle bir öz bilinç yok. İş anlamında beyaz yakalıların ağzına bir parça bal çalınıyor: "KARİYER". Bu hikayeyle bu adamları istediğin gibi güdebilirsin. Ekşi duyuruda bile çok başlık var böyle, "daha büyük şirketten iş teklifi aldım, maaşı ve yan hakları daha az ama kariyerim için daha iyi olacak, gideyim mi?". Bu adam sırf kariyeri uğruna iş yerinde her türlü haksızlığı sineye çekebilir. O yüzden de sırtına binerler. Siyaseten de böyle.

Çantada kekliktir bu kitle. Çünkü siyasette de ağzına çalışan balın adı şu: Yaşam tarzı... Bak biz seçilmezsek artık rahat rakı içemezsin, mini etek giyemezsin dedin mi bu adamın oyunu alırsın. Ya da biraz muhafazakar bir beyaz yakalıysa biraz korkuttun mu tamam ceptedir.
0
anten
(05.05.23)
ağzına sağlık muhalif biri olarak ben de tam olarak aynı şeyi düşünüyordum. maaşlı çalışan bir keriz olarak bana hiç bir partinin bir adet vaadi yok. aksine, asgari ücrete zamlar, eytler, memur zamları vs gibi durumlar için yaratılması gereken kaynaktan dolayı büyük bir enflasyon gerçekleşecek ve sonucunda biz bu enflasyon zammı kadar maaş zammı alamayacağız. yani aynı tas aynı hamam. bu ülkenin vasıflı mal üreten ve çilesini çeken kesimi için teşvik ve vaatler sıfır. gelir vergisi dilimlerini düzenleme vs gibi bir konu bile kimsenin aklıma gelmiyor.

sonuç olarak trnin mevcut vizyonu bu, devlet yardımlarıyla yürütülen bir dar gelirli gemisi. herkes ya devlete çalışacak, ya devletten para alarak yaşayacak. beyaz yakalı kerizler olarak bizim oyumuz zaten cepte olduğu için bizi düşünen yok.
0
roket adam
(05.05.23)
yükü mükü geç. hayattaki en büyük zenginlik özgürlük ve demokrasi. bunlar olmadıktan sonra sadece maddi zengin olursun. özel sektördeki çalışan yükü sırtlıyor mu? evet ama zaten özel sektörün şartları "genele yayarsak" daha iyi. bu seçim öyle şartları bi düşüneyim seçimi değil. bi taraf iyileştirme yapıcaz diyor öteki oy veren gaydir diyor allahsızdır teröristtir diyor. hür iradenizle oy kullanın.
0
KidLazer
(05.05.23)
beyaz yakanın ucuz avrupa tatili, konser ve ucuz bira dışında bir talebi mi var?
varsa bu taleplerini iletecek bir görünürlülüğü, gücü mü var?
ofisler ben işçi değilim sendika neymiş öegh diyen tiplerden geçilmiyor.
siyasetçilerin önünde sihirli küre yok baksın aaa bu ofis insanlarının da şöyle bir sorunu varmış dur onu da düşünelim diyemiyorlar, kusura bakmayın.
araba fiyatları düşecek, dolar düşecek de zaten beyaz yaka oltaya geliyor dahasına ne gerek var?
0
Whily
(05.05.23)
(3)

akademik makale nasil buluyoruz

antikadimag
cok spesifik olacak ama xiongnu'larla ilgili yapilmis akademik calismalara ulasmak istiyorum. bunu nasil yapabilirim? belirli bir keyword uzerinden aramaya musaade eden siteler.
cok spesifik olacak ama xiongnu'larla ilgili yapilmis akademik calismalara ulasmak istiyorum. bunu nasil yapabilirim? belirli bir keyword uzerinden aramaya musaade eden siteler.
0
antikadimag
(05.05.23)
o zaman daha cok tarih, felsefe gibi konularda ariyorum. bunlara spesifik neler vardir?
0
🌸antikadimag
(05.05.23)
Sizin işinizi jstor görür ama makale içeriklerine ulaşmak için bir kurumun veritabanından bağlanmanız lazım. İzmir'deyseniz Ege Üniversitesinin kütüphanesini kullanabilirsiniz.
0
akhenaten
(05.05.23)
merhaba. academia.edu.tr ye bakabilirsiniz. ben yazdığınız kelimenin ne anlama geldiğini bile bilmiyordum ama sonuç çıktı. academia ismiyle aplikasyon'u da var
0
libertine
(05.05.23)
(4)

Uzak mesafe ilişkisi

die so slowly
Henüz buluşulmamış ama sürekli iletişim halinde olduğunuz kişi ile yaşadığınız uzak mesafe ilişkinizi, ilişkileriniz sorulunca bunların arasında sayar mısınız? Yoksa reele taşınmadığı için sadece basit bir flört aşaması olarak mı görürsünüz?
Henüz buluşulmamış ama sürekli iletişim halinde olduğunuz kişi ile yaşadığınız uzak mesafe ilişkinizi, ilişkileriniz sorulunca bunların arasında sayar mısınız? Yoksa reele taşınmadığı için sadece basit bir flört aşaması olarak mı görürsünüz?
0
die so slowly
(04.05.23)
Online flört olur bu.

Bana biri sorarsa da herhangi bir isimle anmam, en fazla "netten yazistigim kiz" der geçerim.
0
Avoiding The Puddle
(04.05.23)
Saymam uzaktan herhangi bir ilişki olmaz.
0
mirty
(04.05.23)
Ben 19-20 yaşlarındayken bir kere, yaklaşık 7-8 ay bir uzak mesafe ilişkisi yaşadım. Ama bunu sizin sorunuzu okuyana kadar hatırlamıyordum. Yani olayı hatırlıyorum, kişiyi hatırlıyorum kaldı ki zaten ilk buluşmamız da uzaktan değildi, sadece farklı şehirlere gideceğimiz gün tanışmıştık.

Ama nedense o geçen zamanı bir ilişki olarak benimsediğimi ancak sizin sorunuza kafa yorunca hatırladım. Bugün dönüp bakınca hiç de bir ilişkiymiş gibi gelmiyor. Hangi aşamada ne zaman bunu bir ilişki olarak görmekten vazgeçtim onu da bilmiyorum açıkçası. :D
0
akhenaten
(04.05.23)
Flört bence. Hayal dünyasında...
0
cccbehzatccc
(04.05.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.