Giriş
(6)

Yapılan yanlış karşı tarafın yüzüne söylenmeli mi?

sassot
Çevremde hiç böyle bir hareket görmedim. İki kişiden biri , öbürüne bir olaydan dolayı ya da karşı tarafın söylediği bir şeyden dolayı içerlemiş ama gidip ona sen bana şöyle şöyle söyledin ya da yaptın demiyor. Olması gereken bu mu? biri bana yanlış yapınca ben gidip neden böyle yaptın vs diyorum. y
Çevremde hiç böyle bir hareket görmedim. İki kişiden biri , öbürüne bir olaydan dolayı ya da karşı tarafın söylediği bir şeyden dolayı içerlemiş ama gidip ona sen bana şöyle şöyle söyledin ya da yaptın demiyor.

Olması gereken bu mu? biri bana yanlış yapınca ben gidip neden böyle yaptın vs diyorum. ya da biri bana kötülük yaptığında yüzüne vuruyorum sen böyle kötü bir insansın diyorum.
0
sassot
(04.05.23)
ben anında söylüyorum. kötü bir insansın denmez.

bu yaptığın yanlış. yapma.

denir.
0
alperz
(04.05.23)
Doğru-yanlış, haklı-haksız bizim olaylar ya da kişiler üzerine düşüncelerimizdir. Karşımdaki insanın, eylemlerinin sorumluluğunu almasını istiyorsam;bendeki karşılığını nasıl hissettiğimi anlatarak açıklıyorum. ".... hareketin yüzünden sen kötüsün." demek, karşıdaki insana utanç, suçluluk ya da öfke hissettirir. Empati ile yaklaşınca, karşı tarafta da bunu deniyor ve etkisi daha güçlü oluyor.
0
from where i ride
(04.05.23)
Kişiden değil eylemden veya sözden bahsederek söylemek verimli olur. Kişiye kötüsün demek savunmaya veya saldırıya geçmesini sağlar ve dediğini duymaz, boşa anlatırsın yani. Şiddetsiz iletişimde 4 adım öğrenir herkes önce. Gözlem duygu ihtiyaç ve rica. Dilden şiddeti çıkarmak, görülmek, duyulmak ve dinleyebilmek için.
0
hasmetizm 2046
(04.05.23)
Her zaman böyle davranmak olmaz.
Bazı şeyler meselenin doğası gereği zamana bırakılır veya karşı tarafın gerçek manada pişmanlığıdan dolayı affedilir.

Yer,zaman,içinde bulunulan genel durum ve ileride zuhur edecek şeyler hesaba katıldığında her zaman her doğru söylenmez.
0
diyecevaplandı
(04.05.23)
Söylenmeli, her şeyin de bir usulü var.

Ne kadar zarar gördüğünüze göre uygun bir tonda ve biçimde söylenir. Bunun kesin bir formülü yok ne yazık ki.

Her durumda aynı tonu kullanmak gelecekteki ciddiye alınma kabiliyetini etkiliyor insanın. Bir noktadan sonra eğer aynı çevre içindeyseniz "o öyledir takma" muhabbeti dönmeye başlar. Siz de derdinizi anlatamamaya başlarsınız. Dozu iyi ayarlamak lazım.
0
akhenaten
(04.05.23)
Söylenmeli.
Eğer konuyu umursamıyorsanız söylemeyin elbette. Ama sizin için önemliyse söylenmeli. Söylememek o kişiye karşı da haksızlık yapmak oluyor bence.

Söylerken de "sen kötü bir insansın" şeklinde onu suçlayacak şekilde değil "bu hareketin benim böyle düşünmeme/hissetmeme sebep oldu. Bunu yapmaktaki amacının şu olduğunu tahmin ettim. Doğrusu nedir?" gibi sizin yaşadığınızı tarif eden ve tahminlerinizin doğru olup olmadığını soran, ona açıklama şansı veren bir şekil daha uygun olur

Karşımızdakinin iyi niyetle yaptığı bir hareketi kötü zannetmemiz sık yaşanan bir durum.

Karşımızdaki kişi "ben şu sebeple, şöyle düşünerek o hareketi" yaptım dedikten sonra da karşıdaki insanın beyanını esas almalısınız. "O bana öyle söyledi ama ben biliyorum asıl sebebi buydu" diyerek içinizde sinirlenmeye devam etmeyin. Aklınıza yatmazsa ilişkinize devam etmezsiniz.
0
michael_knight
(04.05.23)
(4)

piyano çaldığım zaman mutfakta daha başarılı oluyorum?

sanemz
yani şöyle 1 saatte bir kaç çeşiti rahatlıkla çıkarabiliyorum. ama normalde bazen didinirim 1 çeşit zar zor. böyle bir ilişki olabilir mi bana mı öyle geliyor. sözlükte biriyle sohbetim olmuştu matematik hocasıydı, inşaatta çalışmış öğrencilik yıllarında, performansının yılların ustasından bile iyi
yani şöyle 1 saatte bir kaç çeşiti rahatlıkla çıkarabiliyorum. ama normalde bazen didinirim 1 çeşit zar zor. böyle bir ilişki olabilir mi bana mı öyle geliyor. sözlükte biriyle sohbetim olmuştu matematik hocasıydı, inşaatta çalışmış öğrencilik yıllarında, performansının yılların ustasından bile iyi olduğunu yazmıştı. sizin kendinizde farkettiğiniz gündelik hayatınıza iyi gelen hobileriniz var mı?
0
sanemz
(03.05.23)
piyan çalınca gelen bir mutluluk-başarı-rahatlama hissi diğer işteki performansı etkiliyordur.
benzer bir şeyi ben de yaşıyorum, davul çalıştığımda yorgunsam bile enerjim keyfim yerine geliyor. bunun peşine yapıp süre tuttuğum bir rutinim olmadığı için daha net konuşamıyorum ama modum yükseldiği için kesinlikle normalden daha rahat ve çabuk halledeceğime eminim işimi.
0
kisa
(03.05.23)
Satrançta önceki maçlarımı analiz ederek, hamleler üzerine düşünerek, puzzle çözerek günde 2-3 saati geçtiğim zamanlar oluyordu ve o dönemlerde çok daha kıvrak zekalı olduğumu hissediyordum. Problemlere çok farklı perspektiflerden yaklaşıp çözüm üretebildiğimi düşünüyorum satrançla yoğun haşır neşir olduğum zamanlarda.
0
vedatchilipeppers
(03.05.23)
Valla eskiden dota oynadigim zamanlar normal hayatta cok daha sabirli ve anlayisliydim. Hem oyunda bazen denk gelen toksik oyuncular ile basetmek hem de iflah olmaz cinliler gibi hep late game stratejilerim yuzunden hep ileriyi dusunuyormusum. Ilginc.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.23)
Daha dışardan bakınca buna verimlilik artışı deniyor, var yani böyle bir şey. Birçok firma buna kafa yoruyor o yüzden.

Ben de yeni bir şeyler öğrendiğimde, ilgimi çeken okuyacak/izleyecek yeni şeyler bulduğumda böyle oluyorum.
0
akhenaten
(04.05.23)
(18)

okul kitaplari ucretsiz olmali mi?

ala09
BIZIM ZAMANIMIZDA kitap defter kapliyorduk bozulmasin diye. su an kitabin degerini birak yerlerde futbol oynuyorlar. saglam kitap yok ogrencilerde. yarisinin kitabi kayip mayis ayindayiz okul hala kitap dagitiyor kaybedenler yine alsin diye. icim aciyor su israfa. simdi ucretsiz dagitilip sonra tekr
BIZIM ZAMANIMIZDA kitap defter kapliyorduk bozulmasin diye. su an kitabin degerini birak yerlerde futbol oynuyorlar. saglam kitap yok ogrencilerde. yarisinin kitabi kayip mayis ayindayiz okul hala kitap dagitiyor kaybedenler yine alsin diye. icim aciyor su israfa. simdi ucretsiz dagitilip sonra tekrar ucretliye donerse halkin tepkisini cok cekerler mi? gerci devlet okullarina kayit ucreti 70-80bin liradan bahsediyorlar onda sikinti olmuyor da
0
ala09
(03.05.23)
hiç bir hizmet ücretsiz olmamalı. indirim yapılabilir maliyetine verilebilir fakat ücretsiz verilince kıymeti bilinmiyor ve israf yapılıyor.
0
nuisance
(03.05.23)
Bir liberal olarak zaten bedava olmasına karşı olmam garipsenemez.

Şimdi şehirlerde ve köylerde durumu gayet iyi olan kişilerin ödeyebilecekleri tutarları devlet ödüyor.

Bunun yanında devlet gerçekten fakir kişilerin hem okul hem de giyim gibi masraflarını da karşılamalı.

Yardım gerçekten hak edene verilmeli ve veriliyor gibi yapılmamalı, tam manasıyla o çocukların eğitimleri karşılanmalı.

devlet eğitimi zorunlu yapıp fakir kişiye sen bunu karşılamalısın demesi çok saçma.
0
liberal
(03.05.23)
Kesinlikle ücretsiz olmalı. İsraf, kıymet bilmeme ve dahasına kesinlikle katılıyorum; bunu doğru ve ahlaklı eğitim ile aşılması gereken bir problem olarak görüyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.05.23)
Lüzumsuz adam gibi düşünüyorum. Verilen kitabı düzgün şekilde yıl sonunda iade edene bir miktar ödeme burs vs gibi bir şey de verilebilir
0
kisa
(03.05.23)
Ücretsiz olup olmaması tartışılır ama bence sorunuzun odağı "ücretsiz olduğu için kitaplar yerlerde" konusuysa bunun böyle olduğunu zannetmiyorum.

Ders kitaplarının okullarda çok bir karşılığı kalmadı. Hem dijital materyaller arttı hem de test kitapları ve detaylı konu anlatımlı kitaplar daha
çok tercih ediliyor ve bence insanlar haklı.

Bu durumda bence de ders kitapları ücretsiz olmamalının ötesinde, artık hiç var olmamalı. Çünkü zaten yoklar aslında. Ders kitaplarından faydalanılan bir ortam yok. Edebiyat derslerinde falan bir iki parça okunması dışında çok bir kullanım alanı bulduklarını ben görmedim.
0
akhenaten
(03.05.23)
@kisa yok artiik. ben ogrencilerime sordum kitaplar satilsin mi diye "iyi olur çalip satariz" dediler. bir de zorla verildigini, kullanmayacaklarini soylediler bazi derslerin kitaplarini.

@akhenaten dogru cogu ders icin gecerli. benimki kitaptan isleniyor yarisi kayip yine. satilmadigi icin temin de edemediklerini soyluyorlar yersen
0
🌸ala09
(03.05.23)
Ücretsiz hiçbir şeyin değeri yok. En basitinden her öğrencime ücretsiz zaman ve kaynak ayırırım ama aynı öğrenciler saatine yüzlerce lira verip benden aynı dersi daha bir ilgili ve özenli dinliyorlar. Aynısı ücretle alınan ek kitaplar için de geçerli. Nedense o pahalı kitaplar hiç kaybolmuyor.

Cüzi bir miktarla ücretli olmalı kesinlikle.
0
ruhen hastayim ben
(03.05.23)
@ala, ben anlamadım vallahi. Satılsın demiyorum ki. Ücretsiz verilsin, yıl sonunda iade alınsın. Kütüphane gibi. Temiz getirene de ödül mahiyetinde bir şey olabilir. Müze sinema bileti vb
Cazip olabilecek bir şey.

Ha bu şekilde olursa başkalarının kitaplarını çalarlar diyorsan, onu da düşünmek lazım.
0
kisa
(03.05.23)
Hiçbir hizmet ya da ürün hiçbir şart altında ücretsiz olmamalı. Hatta hastaneler ayakbasti parası almalı 200 300 lira gibi en az.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.05.23)
Burada sorumluluk öğretmene ve aileler düşüyor, devlet hem kitabı ücretsiz veriyor hem de diyoruz ki israf olmasın diye başka bir denetleme mekanizması daha icat etsin.

Var işte denetleme mekanizması, iki tane hem de, öğretmen ve aile.

Mesela bizim öğretmen sene başında kesinlikle tüm kitapların kaplanmasını ve etiketlenmesini istiyor. Sene sonunda da herkesin kitapları okula iade etmesini istiyor ve kontrol sorumluluğunu bir iki tane veliye vererek firenin az olmasını sağlıyor.

Okul bitince okulda deli gibi eski defter kitap birikiyor, herkes getirmese de yarısından çoğu geri geliyordur.

Ha bu geri iade edilen kitaplar tekrar kullanılmıyor sanırım, sadece geri dönüşüme gidiyor.

Yani evet kitaplar ücretsiz olmaya devam etmeli, hatta yeteri kadar defter de ücretsiz verilmeli bence. Çocuklara kitaba, deftere, kaleme vs karşı sorumluluk ve saygıyı biz öğretebiliriz, devlet değil.
0
John Bloor
(03.05.23)
Ücretsiz olmalı, dönem bitimlerinde kitaplar öğrencilerden istenip geri dönüşüme yollanmalı. Geri vermeyenlerden ücreti alınmalı. O zaman azıcık da olsa kıymet bilirler.
0
kimlanbu
(03.05.23)
Bu ülkede ücretsiz her şey sömürülmeye mahkum. Maalesef öyle bir ahlak ve kültür yerleşti. Sırf bedeva diye canı sıkılınca hobi olarak sürekli ambulans çağıranları gördüm. ambulans gibi bir şeyde bile bu kadar kaynak israfı yapılıyorsa okul kitabını kim takar. Bir süre ücretli yapılabilir ya da yıl sonunda düzgün şekilde iade edemeyenden kitap parası alınabilir. Maalesef ahlakın içi oyulduğu için o düzeltilene kadar ödül ya da ceza kullanımı gerekli. Başkasının kitabını çalmayı da engelleyebilirler. Kitaplara isim yazılır ve isim sayfası olmayan kitap iade alınmaz ücreti alınır gibi bir yol üretilebilir. Ya da osym sınavlarında olduğu gibi her kitap bir kodla basılır hangi kitap kimin kitabı belli olur vs vs. Yani ona çözüm bulunur
0
yazdonumu
(03.05.23)
ben bir süredir herkes ne hali varsa görsün kafasında bir insan olmama rağmen öğrencilerin üniversiteye kadar eğitim masraflarının tamamen devlet tarafından karşılanmasından yanayım.

eğitime önem verilmeyince akp iktidar oluyor. bir kitabı 20 lira yapsan milyonlarca öğrenci o kitabı almayacak. param yok diyene de hayır var diyemezsin. millet karnını doyuramıyor bu ülkede.

kitapların kaybolmamasının çözümü küçücük çocuklara kitap satmak olmamalı.
0
bohr atom modeli
(03.05.23)
O kitapla futbol maçı yapanlar olduğu gibi her bir satırına muhtaç öğrenciler de var maalesef. Önceki senenin kitaplarını hasarsız eksiksiz verene yeni senenin kitabı ücretsiz verilebilir. Bu daha makul olacaktır. Öğrenmek isteyene her türlü imkanın ücretsiz olmasından yanayım.
0
cilekli pasta
(03.05.23)
İlköğretimde evet, sonrasında hayır.
0
nawar
(03.05.23)
Ücretsiz olmalı diyenler artı bir.
0
yalniz kizkulesi
(03.05.23)
Fransa'da da ücretsiz, kimsenin öğrenciler yirtiyor diye konuştuğunu görmedim. Demekki sorun ücretsiz olup olmamasi değil.
Misal sene sonunda kitapları geri iade ediyorlarmis. Türkiye'de sistem nasıl bilmiyorum ama sorun zaten insanlarin eğitimsizligi haliyle çocuklarının egitimsiz olması.
Misal kendim derslerde iddaa oynamış bir adamım. Eşime bunu anlatınca oha nasıl ya falan demişti. Ki o da devlet okulunda okumuş tek fark onun Fransa'da benim Türkiye'de okumam.

Halkin, çocukların eğitim seviyesi artınca o sorun da ortadan kalkar. Bunu parali yaparsaniz asıl o zaman parası olmayanlar sıkıntı yaşar.
0
logisticsmanager
(03.05.23)
Çözümü yanlış yerde arıyorsunuz. Olay kitaba parayla değer katıp kitabı korumak değil. Ben lisedeyken sabah 8'den akşam 8'e kadar dışarıdaydım. Okuldan çıkıp dershaneye gidiyordum. Okulda 3 ders, dershanede 2 ders olsa 5 kitap yapar. Hamal gibi her gün kitap taşımak istemiyor insan. Ben taşımıyordum. İstersem 1000 TL vermiş olayım, yine taşımazdım. Bu arada tembel değildim. Matematikten (türevli falan) 100 almışlığım var. Problemin kaynağı budur. MEB kitapları zaten kötüydü. Çok gereksiz kısımlar var. Çocuğa National Geographic dergisi versen daha çok ilgisini çekip okur.

Çözüm artık kâğıt kullanılmaması. Öğrencilere sadece PDF açılabilen bir kitap okuyucu verilmeli. Elektronik şeye gözü gibi bakar hepsi. Derste PDF olarak açacak kitabı. Her sene yeni kitaplar yüklenecek. Kitap okuyucudan takip edecek. Devlet istese bir şirketle anlaşıp 2000 TL'ye bile ürettirebilir. Sadece liselilere dağıtılması bile düşünülebilir.
0
dissendium
(03.05.23)
(3)

Aynı anda birçok deadline'la nasıl baş ediyorsunuz? (akademide)

psmstc
9,10 tane bekleyen deadline var diyelim. Hepsi de on beş gün içinde. duygusal, zihinsel olarak boğulmadan nasıl baş ediyorsunuz kısaca
9,10 tane bekleyen deadline var diyelim. Hepsi de on beş gün içinde. duygusal, zihinsel olarak boğulmadan nasıl baş ediyorsunuz kısaca
0
psmstc
(02.05.23)
kendimden ornek verirsem eger bunlari planlamadiysam ve ne yapacagimi net olarak bilmiyorsam stres seviyem cok artiyor ve dediginiz gibi bogulma hissine kapiliyorum. bu tarz durumlarda oturup her seyi yaziyorum, tamamlanabilecek parcalar haline getiriyorum. her sey net ve planli oldugunda streste buyuk olcude azaliyor. liste olustururken 5 dakikadan kisa surecek bir maddeyi yazmiyor hemen yapiyorum bu da onemli bence.
0
tahtakafa
(02.05.23)
Çalışma başlangıcında deadline'a uygun şekilde günlük, haftalık bölümlendirme yapıyorum, bunu yaparken olası aksaklıkları da hesaba katıyorum. Nadiren deadline'ı dert etmem gerekti.

Hesaplama sırasında çalışmanın bitmesi çok mümkün görünmüyorsa ve çalışma sırasında bu netleştiyse deadline'a makul bir süre kala (örneğin toplam günlerin %40'ı kadar) çalışmanın şu şu nedenlerden uzama ihtimali olduğunu ima etmeye başlıyorum. O sırada işler henüz sıkışmadığı için kimse de sinir stres yapmıyor.

Günlük/haftalık çalışma tempomu çok sıkacak şekilde yeni olaylar eklenmeye başladığı zamansa durum bu diye programı gösterip bir gecikme olabileceğini baştan söylüyorum.

Akademisyen değilim ama bu olay her yerde aynı. Siz planlı olursanız ve insanların da bunu bilmesini sağlarsanız suç size kalmaz.

Uzaması mümkün olmayan deadline'lar varsa da önceliği bunlara veriyorum. Bütün bunları yaptığınız ve uyduğunuz halde ortaya sorun çıkıyorsa zaten üstünüzdeni işyükünün ayarlanmasında bir sorun olmuştur. Bitirmeniz imkansız olan bir işe girişmişsinizdir, hayır demeyi ve derdinizi anlatmayı öğrenmeniz gerekiyordur ya da çalıştığınız kurum büyük saçmalıyordur.
0
akhenaten
(02.05.23)
Hepsini altalta yaz.
Her birini adım adım detaylandır.
Herbir adımı gün gün, saat saat kaydet.
Bir program ortaya çıksın ve sen
Sadece ilk sıradakine odaklan.

Uykusuz gecelerle kafayı yemek üzereyken kendimce bulup rahat ettiğim yöntemdi. Sonradan öğrendim ki işi bilenlerin hepsinin uyguladığı yöntemmiş.
0
Mirket
(02.05.23)
(2)

seçim günü şehir değiştirmek serbest mi?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(01.05.23)
evet
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.05.23)
E gayet tabi ki
0
akhenaten
(02.05.23)
(3)

Direksiyon sınavından 4 kere kalmak(Manuelden otomatiğe geçiş)

marowak
Manuel viteste başarısız olursam ne olur diye kurs hocasıyla konuştum. 4 kere kalırsan istersen otomatik vites sınavına geçersin. Tekrar teorik sınava girmene gerek yok dedi. Ama tavırlarından iyi bilmediğini hissettim. Hoca haklı mı? Bir de 4 kere kalınca otomatik vites almak istersem en baştan kur
Manuel viteste başarısız olursam ne olur diye kurs hocasıyla konuştum. 4 kere kalırsan istersen otomatik vites sınavına geçersin. Tekrar teorik sınava girmene gerek yok dedi. Ama tavırlarından iyi bilmediğini hissettim. Hoca haklı mı? Bir de 4 kere kalınca otomatik vites almak istersem en baştan kurs ücreti ödemeye gerek var mı? Aslında dersler kötü başlamadı ama yine de olur da araba alırsam manuel asla almam diye düşündüğüm için sorma gereği hissettim.
0
marowak
(01.05.23)
Ben aldığımda 4 kez kalırsan hakkını kaybediyordun. Tekrar kursa gitmen gerekiyor. Değişmiş olabilir. MEB'den bilgi alabilirsiniz.
0
dissendium
(01.05.23)
Ben de 2021 nisanda aldığımda 4 kere başarısız olunca bütün prosedür baştan işliyordu.

Şimdi bir google araştırması yapınca 4 kere kalınca sadece 14 saat ücretli direksiyon dersi alıp 4 kere daha sınava girilebileceği ve 8 kere kalındığında bütün prosedürün baştan işleyeceği yazıyor.

Böyle şeyler çok hızlı değişiyor, dissendium'un dediği gibi en iyisi meb'e sormak.
0
akhenaten
(01.05.23)
ben de sıfırdan öğrendim. ilk sınavda kaldım ikinci sınavda geçtim. 4e kalmazsın diye düşünüyorum. ancak manuel öğrenmende de fayda var. nerde lazım olacağı belli olmaz
0
paintov
(01.05.23)
(17)

Hayvanlarla ortak atadan gelmemizi sindiremiyorum

summerof69
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.Sizde de benzerleri oluyor mu?
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.

Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.

Sizde de benzerleri oluyor mu?
0
summerof69
(30.04.23)
Canlılar olarak, sadece hayvanlarla değil bitkilerle, böceklerle hatta mikroplarla aynı mekanizmayla (dna) ürüyoruz ve aynı atadan geliyoruz. Onların sadece beyni çok gelişmiş bir modeliyiz.
Beynin işe yaramadığı bir ortam oluşursa (yüksek radyasyon) biz yok oluruz ama hamam böceği gibi canlılar yaşamaya devam eder. Yani insanı çok üstün ve farklı görmemek lazım.
0
vizivozo
(30.04.23)
Bana da normal ve rahatlatıcı geliyor. "Sen çok özelsin, süpersin, inanılmaz farklı bir misyonun var" temelli bir anlatıdansa, "Öyle denk geldi, böyle evrildin, çok kasma zaten bikaç bin yıla dünyada insanlığın soyu tükenecek" daha güzel, gerçekçi.
0
salihdt
(30.04.23)
bu bende daha cok kainatin buyuklugunu dusundugumde oluyor.

bunun disinda insanin sadece bir hayvan oldugu anlatisini evrimi yanlis yorumlamak olarak goruyorum. temelimiz diger canlilarla ortak olsa da bizleri onlardan ayiran ozfarkindaligimizin oldugunu dusunuyorum. yani insan diyince dalagiyla cigeriyle bir insani degil karakteriyle, dusunceleriyle bir insani anliyorum.

bu da bize apayri bir sorumluluk yukluyor bence.
0
antikadimag
(30.04.23)
Hayvanlarla ortak atadan gelmedigimize inandığım için böyle bir derdim olmadı.
0
etna
(30.04.23)
salihdt +1
0
fotrsapka
(30.04.23)
Hayır aksine. Bu gerçek beni hayat ile daha barışık yapıyor.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Ancak hayvanlarla ortak bir atadan gelmiyoruz, hayvanlar alemi insanı da kapsayan bir grup, buraya dahiliz. Hayvanlar olarak örneğin bitkilerle ortak bir atadan geliyoruz.

İnsanlar için ayrı bir alem yok, nedeni açık aslında.

Aynı zamanda maymunlarla da ortak bir atadan gelmiyoruz, zaten bir maymunuz. Şempanze, orangutan, goril gibi diğer maymunlarla ortak bir atadan geliyoruz.

Bunu idrak ederseniz kafanızda biraz daha oturabilir belki mevzu. Sanırım bir bağdaştıramama durumu yaşıyorsunuz.
0
akhenaten
(30.04.23)
Bro iyi ki bu konuda fazla araştırman yok çünkü primat sınıfında bir canlı olduğumuz için aslında bizim de seni üzen bu canlıların başka bir türü olduğumuzun farkında değilsin, o nedenle üzülüyorsun. Yani şöyle düşün sen bir tekir kedisisin bense bir karakulak, biz ortak bir atadan gelmiyoruz brom ikimiz de kediyiz işte türlerimiz farklı sadece :(
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
insanlar öz anasını babasını kabullenemiyor siz yine iyi binlerce yıl öteye bakıp yapıyorsunuz.
bende öyle bir şey olmuyor çünkü ben onlarla çalışıyorum. bu bana daha sabırlı ve normal bakmamı sağlıyor.

sen hiç 2.5 litrelik kola şişesinin içine büyük abdestini yapan gördün mü? ben gördüm? nasıl yaptın lan sen onu??? düşün bi ne yapmış olabilir...

atan olabilecek canlıyı düşününce nihayetinde; bu!!! diyorsun ve kafana oturuyor.
alt katta tuvalet var. tuvaleti gelmiş, gitsene yyok. yan odaya gidecek duvara çövdürecek. e yarın orada seramikçi ya da alçıcı çalışacak yazık günah değil mi?

bizim gibi insanlar nizam olsun diye kural koymuş. biz kuyruğa gidiyoruz. o emniyet şeridinden gidiyor...

otobüste dakikalarca arkadaşıyla lak lak yapıyor. bi kapat da memlekete gidiş karakola nasıl gittim videosuna dönüşmesin.

kocaman baskı yapılmış engelli parkı, diye gidiyor oraya park ediyor.

adama diyorum ki şapçının benzini bitti al sana 2 bidon benzin kap gel. aha sana da arabanın anahtarları. sallana sallana geri dönüyor. naptın bidonlar boş? verdin galiba şapçıya benzinleri diyorum. yooo bidona mı koyacaktık benzini diyor. gitmiş arabanın deposunu fullemiş gelmiş beyin fukarası. la bu adam inşaat mühendisi ya.

50 defa diyorsun ki gece 12 den sonra ses çıkartma gene aynı.

yani bu insanların bu kadar düşük ıq'ye ve eq'ya sahip olmasını akılmantık kabul edemiyor. eğer dediğiniz gibi la bu heriflerin atası maymun ya derseniz, durum biraz daha olağanlaşıyor ve normalleşiyor. kabulleniyorsun.
0
turbo sadık
(30.04.23)
Sindiremeyip ne yapacaksın, oturup ağlayacak halin yok ya.
0
cemallamec
(30.04.23)
Yok. Aksine daha mutluyum hepimiz önemsiz canlilariz. Cevrenizdeki kisiler ve aileniz dışında yasamaniz ya da olmenizin pek bir önemi olmuyor. Düşündüğümüzde bu dünyadan kimler geçti de kimse hatirlamiyor.

Ben çok düşünmem, sindirmeye gerek yok. Yani sindirilemeyecek bir şey de yok zaten günlük hayatiniza etkisi yok.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
önemsiz geliyor bana. ortak ata olsa da olmasa da benim için bir şey değişmez
0
paintov
(30.04.23)
Salihdt +1
0
abelardo
(30.04.23)
Bro aslında biraz geriye gidersek keseli sıçanla ve ornitorenk hayvanlarıyla gerçek anlamda ortak atamız var biliyor musun, bence bunu hazmetmek daha zor olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Yanlışınız var şempanzeden gelmiyoruz miselyum dan geliyoruz. Eminim bu bilgi sizi daha çok etkileyecektir mantarlar ve hayvanlar aynı ortak atadan, miselyumdan gelmektedir evrimsel süreçte iki kola ayrılarak yollarına devam etmişlerdir.
0
apocalipy
(30.04.23)
atayı neye göre seçiyorsunuz? sonuçta tüm hayat tek hücreliden evrilmedi mi?
0
vizivozo
(30.04.23)
kainatin buyuklugunu ve evrenin gecmisini dikkate aldigimizda, goz acip kapayincaya kadar gecen bir zamanda bu bedende yasiyorsunuz. hicbir ozelliginiz ve oneminiz yok. dunya sizden once cooook uzun zamandir vardi, sizden sonra da var olmaya devam edecek. bu cok guzel ve rahatlatici. kendinizi bu kadar ciddiye almayin.

ama hayatiniz onemli cunku yasam muhtesem bir sey. yasaminizdaki en onemli aktor her zaman ilk once sizsiniz. bu cok guzel. kendinizi ve yasam deneyiminizi bu nedenle cok ciddiye alin.
0
kassiopeia
(01.05.23)
(5)

satranç şmpiyonlarının marifeti tüm hamleleri ezberlemek mi?

sanemz
yani ya da mümkü mü tüm hamleleri ezberlemek.
yani ya da mümkü mü tüm hamleleri ezberlemek.
0
sanemz
(29.04.23)
Hayır pek tabii, satrançta yapılabilecek hamlelerin toplamı bugün 1, 2, 3 diye saymaya kalksanız ömrünüz bitmeden sonuna gelemeyeceğiniz kadar uzun.

Satranç şampiyonları içinde bulundukları konumu iyi analiz edip en istikrarlı hamleleri yapmaya çalışıyor. Kesin zafer için belli bir teknik yok. Yatırımcılar için de böyle örneğin, içinde bulundukları ekonomik durum neyse analizler yapıp tutarlı şekilde davranmaya uğraşıyorlar. Aynı durum bir cerrah için de geçerli, bir tamirci için de.

İzlenmesi gereken temel kurallar var. Bunlar herkes tarafından öğrenilebilir şeyler. Örneğin büyük çoğunluk ehliyet alabilir ancak karşısında ters yönden gelen bir araç gören insanların tamamı aynı anda, aynı olay için farklı tepkiler verirler. Bazıları kazaya sebep olur, bazıları hayat kurtarır.

Ya da sınırlı sayıda nota var ama sonsuz beste üretebilirsiniz.

Bunların hepsi aynı şey.
0
akhenaten
(29.04.23)
@akhenaten, burda daha farklı şeyler yazılmış da: eksisozluk2023.com
0
🌸sanemz
(29.04.23)
@sanemz

Aslında benim dediğimden farklı bir şey değil yine de. Anlaşılması kolay olsun diye yine trafikten örnek verirsek

Bir araç kullanırken ortalama bir günde karşılaşabileceğiniz olayların sayısı az çok bellidir. Acemiyken sinyal vermeden önünüze kıranlar vesaire sizi tedirgin edip beyninizi yorarken bir süre sonra bu tip şeylere alışıp ona göre pozisyon alırsınız. Ancak bu olağan bir trafik, olağan bir "lig" hatta bu tip sık karşılaşılan "beklenmedik" durumlarla ilgili etrafta böyle olursa şöyle yapın gibi tüyolar da görürsünüz. Yine de bu hiçbir duruma uymayan olayların yaşanmasına engel değil.

Bir satranç şampiyonu ya da profesyonel futbolcu da acemilerle maç yaparken kendini çok zorlamadan sık karşılaşılan "püf noktalarıyla" hamleler yaparak kolayca karşısındakini yenebilir. Ama esas mevzu eşitlerin karşılaşmasında vuku buluyor.

Ezbere hamlelerle, bir takım genel geçer stratejilerle mahalle, ilçe ya da hatta belki il şampiyonluğu elde edebilirsiniz belki. Ancak dünya şampiyonluğuna katalog rehberlerle gitmeniz çok olası olmaz.

Çünkü dediğim gibi satrançta olası hamlelerin sayısı sınırsız denebilecek kadar çok ve hepsini ezberleyenilmek mümkün değil.

Anlatmaya çalıştığım şey genel geçer stratejileri ezberlemek de bir strateji, bu sizi bir yere taşır ama bunun kendisi de bir strateji olduğu için bu davranış da nihayetinde alt edilebilir bir şey. Ama sizin sorunuzdan anladığım şey yani "işin özü bu mu" diye soruyorsanız hayır değil.
0
akhenaten
(29.04.23)
İyi bir satranççı olabilmek için çok iyi satranççıların o güne kadar yapmış olduğu bütün karşılaşmalarını defalarsa izlemiş, hamlelerinin mantığını anlamaya çalışmış, sonuçta hamlelerini ezberlemiş olman lazım.

Bu ezber bilginle senin seviyende olmayan herkesi ezbere yenebilir hale gelebilirsin ancak dengin biriyle karşılaştığın zaman bu ezber, maçın bir yerine kadar seni götürür.

Sonuçta kombinasyon sayısı sonsuz olan bir oyun bu.
0
Mirket
(29.04.23)
iyi satranççıların sırrı iyi hesap yapabilmek, şampiyonların sırrı ise bu hesabı en iyi yapabilmek.

iki şampiyon arasındaki fark ise çoğu zaman hangi hamleyi ne kadar düşüneceğine doğru karar vermek.
0
halanne
(29.04.23)
(7)

Sevgilinizi gerçekten içten bir şekilde çok sevdiğinizi hissediyor musunuz?

ulukayin
Sb.
Sb.
0
ulukayin
(29.04.23)
@hasmetizm 2046 +1

Hissettiğim duygu sabit değil, hayatta her duygu yaşanıyor. Biriyle atıyorum 4 senedir birlikteyseniz 4 senede yaşanabilecek her türlü ruh halinden geçersiniz.

Tabi şu var üzüldüğüm ve kızdığım zamanlarda bile bunu kendi ilişkime dair bir "iç mesele" olarak görüyorum, kişiye ve kişinin bana uygunluğuna ya da ilişkiyi sorgulamaya varmıyor işin ucu. Bu detay dışında da genele yayılmış bir yeterlilik ve tatminkarlık duygum da arkaplanda hep var.
0
akhenaten
(29.04.23)
evliliğimin 10. yllarındayım, gerçek sevgiyi anlıyorum çok farklı bir şey. merhamette var içinde, şefkat var. önceden sadece heyecan duyuyordum, benim olmazsa ne olursa olsun gibi şeyler ama şimdi benim de olsa başkasının da (ki burda kalbime gerçekten bi şey batıyor gibi oluyor.) hep ama hep huzurlu, mutlu olsun. böyle ağlayasım da geliyor.
0
sanemz
(29.04.23)
Aslında bu soruyu sorma sebebim kız arkadaşımla ciddi ve çok anlamlı bir yola girdiğimiz bugünlerde içimde bugüne kadar anneme, babama ya da başka herhangi birisine duyamadığım çok çok yoğun sevgi ve saygı hissi. Evet eskiden de çok seviyordum falan ama bugünlerde göğsümü yarıp göğüs kafesime onu sığdırmayı düşünüyorum. Geçenlerde o uyurken sabaha kadar onu izleyip sessizce ağladım mutluluktan. Ben bu kadınla evleniyorum diyorum kendime. Bu meseleleri konuşacak kadar yakın kadın arkadaşım yok. O yüzden buraya sormak istedim.
0
🌸ulukayin
(29.04.23)
Sevgin pik yapmış ne güzel. Paylaş, kendine saklama sadece.
0
hasmetizm 2046
(29.04.23)
Paylaşıyorum elbette, fakat bu yoğun hislerim sanki onu korkutuyormuş gibi geliyor. Onun bu yola girmesi zaten benim bu pik yapmış duygularımdan daha da üst bir yerde. Çünkü evlenmek gibi hiç ama hiç düşüncesi yokken şimdi evimize dair konuşuyor, istemede nişanda nikahta şöyle yaparız şeklinde konuşuyor. Eskiden bu konuları konuşmayı bırakalım konusu açılınca bile nutku tutuluyordu.
0
🌸ulukayin
(29.04.23)
bence bahsetme. özellikle de kendininki gibi bir karşılık görmüyorsan. bazı insanlar sevgiye ve ilgiye alışıp arsızlaşıyorlar, normalleri bu oluyor ve sen değersizleşiyorsun. sevgin kendinden kaynaklı, karşındaki insandan değil.
0
deartheodosia
(29.04.23)
Sevginin beş dili kitabını şiddetle tavsiye ederim. Herkesin sevgi deposu farklı şekilde doluyor. Eşimle olan iletişimimizde inanılmaz faydasını gördük. O bana takdir veriyor ben ona nitelikli zaman ayırıyorum, sevgi dillerimiz böyle çünkü. İşine yarayacaktır eminim
0
hasmetizm 2046
(02.05.23)
(6)

Kur korumalı mevduata devam edeyim?

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Selamlar malum piyasada çift kur muhabbeti başladığından beri kimse tavsiye etmiyor ama başka seçeneğim de yok gibi. Seçim ertesi her şey olabilir. 200 bim gibi bir rakama kur korumalıda yapı kredi bana yüzde 22 veriyor normal mevduat 1 aylık yüzde 30. Şu anda vade sonum 1 mayıs ver gerçekten kafam
Selamlar malum piyasada çift kur muhabbeti başladığından beri kimse tavsiye etmiyor ama başka seçeneğim de yok gibi. Seçim ertesi her şey olabilir. 200 bim gibi bir rakama kur korumalıda yapı kredi bana yüzde 22 veriyor normal mevduat 1 aylık yüzde 30. Şu anda vade sonum 1 mayıs ver gerçekten kafam karışık. Gidip fiziki dolar alsam yine risk.
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(25.04.23)
dün görüştük banka ile mayıs 9 da biten vadeye kur koruması önerdi. çok şansılısınız seçimden önce kk girmek avantaj sağlayacaktır dedi.
0
erty_ksk
(25.04.23)
kur farkı dehşet saçıyor, kk bundan sonra tam bir saçmalık hem istediği kurdan hesaplıyor ki piyasa kuru var şu an hem de faiz durumu kötü, bu ara dövizde kalınabilir.
0
babafingo
(25.04.23)
Ben de sizin gibi arada kaldım kkm yaptım dün. Elim gitmedi bir şeye açıkçası, ne olacağı belli değil.

Seçim sonrası cumhur ittifakı da alsa makasın yavaş yavaş kapanacağını düşündüm açıkçası. Çünkü büyük şirketler banka kullanıyor ve 19 küsürden dolar bozup 20 küsürden ödeme yapmaları çok sürdürülebilir görünmedi gözüme. Makas kapanmazsa düşünecek daha büyük dertlerimiz olur heralde dedim.
0
akhenaten
(25.04.23)
kk o kur korumalı şeyleri ödemiycem demedi mi ?
bence düz faize ver iki hafta tl'de kalacaksan.
0
vizivozo
(25.04.23)
paran şu an tl mi dolar mı?
dolar ise dövizden dönen kur korumalı hala iyi, vade sonunda da dolar olarak paranı geri alıyorsun zarar edemezsin o senaryoda.
tl ise arkadaşların bahsettiği makas problemini yaşarsın. ama dolar alsan da makas sorunu ve kambiyo vergisi var.
0
roket adam
(25.04.23)
Para şu anda TL’de. Ayrıca kur korumalı hesapların faiz oranı da çok iyi. Mecburen üç ay daha katlanacağım
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(25.04.23)
(30)

Hesap Ödeme Sorusu

parcaliham
Kadın kişisi, erkeğin sevgilisi olduğunu biliyor ancak erkekle 'dostane' br şekilde buluşmak istiyor. Talep kadından geliyor.Erkek, kendisine yakın bir yerde buluşmayı teklif ediyor.Kadın 20km uzaktan geliyor. Taksiye biniyor falan filan.Kadın ve erkek kahve söylüyor, tatlı yiyor, iki saat oturuyor.
Kadın kişisi, erkeğin sevgilisi olduğunu biliyor ancak erkekle 'dostane' br şekilde buluşmak istiyor. Talep kadından geliyor.

Erkek, kendisine yakın bir yerde buluşmayı teklif ediyor.

Kadın 20km uzaktan geliyor. Taksiye biniyor falan filan.

Kadın ve erkek kahve söylüyor, tatlı yiyor, iki saat oturuyor. Ödeme kısmına geçiliyor. Erkek kendi yiyip içtiğini ödüyor sadece.

Sizce burada yanlış bir şey var mı?
0
parcaliham
(23.04.23)
Bu olaylarda doğru yanlış yok. Erkek ödeyince daha şık oluyor. Sonuçta uzaktan gelmiş ve her zaman olan bir şey değil anladığım kadarıyla.
0
dissendium
(23.04.23)
Ben söz konusu kadın olsam muhabbeti keserim. Hem kalk 20 km öteden taksiye binip git hem de kendi ödemeni yap.
0
cemallamec
(23.04.23)
Genel olarak erkeğin ödemesini daha şık ve doğru bulurum ve burada anlatılan konsept dışında da olsa bu hesabı ben öderdim. Burada şöyle yapılması gerekiyor doğrusu yanlışı bu diye bir şey düşünmezdim. Yani doğrusu bu diye hesap Ödemiş olmazdım.
0
kisa
(23.04.23)
17 yy. paris'inde erkek ödemeliydi. Bu ekonomide normal. Üstelik bir de talep kadından gelmiş.
0
OrangeYellow
(23.04.23)
Erkek ödemek zorunda değil. Belki parası yok. Bir kahve olmuş en kötü yerde 60 lira, tatlı da bu civarda olsa*2= çok para (bana göre).

Zaten kadın teklif etmiş. Ben arkadaşlarım (erkek) ödediğinde çok utanırım.
0
Kahvedesu
(23.04.23)
Buradaki doğru neden erkeğin ödemesi olsun, onu anlamadım. Teklifi kadın yapıyor zaten, erkeğin maddi anlamda uygun olmayan bir dönemi bile olabilir. Bu tarz beklentiler bana yanlış geliyor, erkek bir arkadaşım benim yediklerimi ödese rahatsız olurdum şahsen.
0
bitli su perisi
(23.04.23)
erkek kadının teklifini kabul ettikten sonra, kadının erkeğin sevgilisi olduğunu bilmesi, 'dostane' şekilde buluşmak istemesi falan gibi detayların önemi yok.
bu soru için bu bilgilere ihtiyacımız yok, kadının 20 km uzaktan gelmesi daha önemli.
hesabı ödememek veya ödememek için kadının flörtöz tavrı bir neden olamaz yani.

elbette erkek ödemeliydi.
öylesi adab-ı muaşeret kurallarına göre her zaman daha doğrudur.
bir kahve için ekonomi düşünülecek durumdaysa, erkek sevgilisi varken başka bir kadınla kahveye çıkmasın.
0
blatta hiberna
(23.04.23)
@blatta hiberna
sevgilisi olan bir erkek, karşı cinsle 'dostane' bir şekilde buluşamaz mı? buluşursa da hesabı ödemek zorunda mı? tam anlayamadım...
0
🌸parcaliham
(23.04.23)
Hesap ödeme bana flörtöz bir davranış gibi geliyor. -belki görgüsüz bir köylüyümdür-


Arkadaşlarıma ve ikinci kez buluşmayı düşünmediğim insanlara hesabımı ödetmem. Bence sık görüşülmeyen dostluklarda herkes kendi yediğini ödemeli. Sık görüşseydiniz o hesap telafi edilirdi zaten.
0
ruhen hastayim ben
(23.04.23)
Teklifi kadın yapsa da kadın kalkıp 20 km öteden geliyor ve taksiye biniyor. Taksi ücretini de ödüyor. Kadının para sıkıntısı olmadığı kesin. Kendi hesabını da öder ama bizim burada baktığımız nezaket kurallarına göre erkek tarafı en azından bu durumu bilip bir kahvenin ücretini ödeyebilirdi. Ya da gelmeden önce kadına “herkes kendi ödesin” de diyebilirdi. Ama kalkıp sadece kendi hesabını ödüyorsa orada kabalık var. Biz “her zaman erkek ödesin” demiyoruz zaten. Erkek de kadın da ödemeli ama kadın zaten kalkıp o kadar yol gelmiş, taksiyi de ödemiş filan. Dönüşte de taksiye binmiştir diyelim. Erkek de bir zahmet bir kahveyi ödesin, bir şey eksilmez.
0
cemallamec
(23.04.23)
sevgilisi olan erkek tabii ki bir kadınla dostane şekilde buluşur.

soruda "kadın sevgilisi olan adamla dostane mazeretiyle, aslında flört etme amaçlı buluşmak istedi" iması var.
sizin dediğiniz gibi olsa bu detaylara zaten girmeye gerek yok, ben de onu diyorum.

ayrıca bin lira hesap gelir, yenmiştir içilmiştir anlarım da, arkadaş olarak da 20 km uzaktan gelmiş bir kadına bir erkek kahve hesabını ödetmemeli zaten.
0
blatta hiberna
(23.04.23)
Bence olayın maddi bir boyutu olduğu kadar da 'gesture' boyutu var.

bir erkek, bu gesture'ı gerçekleştirmek zorunda değil gibi geliyor bana.

kadının nereden geldiği çok da önemli değil. gelmeyi seçen, bunu kabul eden ve de buluşma teklifini yapan kişi kendisi zaten.
0
🌸parcaliham
(23.04.23)
20km geldi diye hesap ödeten kadın diye başlık açılması gerekir. Böyle çok az saçma şey gördüm.

teklifi yapan hesabı öder. Bu kadar basit. Ben en mantıklısı alman usulü ama neyse
0
karayel
(23.04.23)
şu sorunun cevabı kişiden kişiye ve duruma göre değişir. ben olsam nezaketen kadına ödetmezdim ama soruda bahsedilen kişinin de ödememesi yanlış değil doğrusu.
0
false pretension
(23.04.23)
sosyal hayat kurallarina gore teklifi yapan hesabi oder. bu durumda kadin tum hesabi odese daha dogru olabilirmis ama herkesin kendi masrafini odemesinde de bir yanlislik yok.
0
in vino veritas
(23.04.23)
davet eden öder gibi bir gelenek var ama "misafir eden öder" gibi bir alışkanlık da var. Yani uzak mesafeden veya başka şehirden buraya gelen olsa genelde en azından ilk yemeği veya kafeyi bişeyi ben öderim, karşılıklı jest gibi. Buluştuğum kişi kadın erkek fark etmez.

Fakat bu durumda arada bir gri bölge (gizli flört gerilimi) varsa, "sana yazmıyorum" mesajı vermek için de alman usülü yapmış olabilir. Hesabı öderse öyle görüneceğini düşünmüştür belki. Kim ne düşünür bilemeyiz çok öznel konular bunlar.
0
nhk ni youkosu
(23.04.23)
muhabbet etmek için geldiyse kendi bile ödese olurmuş
0
bir soru sorcam
(23.04.23)
Taraflardan biri fakr u zaruret içinde harap ve bitap düşmemişse kimin ödediğinin hiçbir önemi yok bence.
0
vedatchilipeppers
(23.04.23)
Bu İstanbul sorusu ise 20 km hiçbir şey ifade etmiyor. Maltepe-Kadıköy arası zaten neredeyse 20 km. Taksi de burada bir şey ifade etmiyor. Kimse "taksi ile gel" demedi. O, kadının kendi tercihiydi. Burada taksi ve mesafenin dikkate alınabilmesi için tek bir detay önemli. Erkek şehir merkezinden uzakta oturuyorken, kadının merkeze daha yakın oturuyor olması. O halde -buluşulan yerin şehrin sayılı güzel yerlerinden olması istisnası dışında- erkek tarafı misafir eden kişi olduğu ve ulaşım sıkıntısına da soktuğu için hesabı ödemesi daha uygun olurdu. @nhk ni youkosu +1 burada bir yerlerde

diğer tüm senaryolarda (örneğin erkek şehir merkezine yakın olduğu için orada buluşulduysa) ortak ödemek gayet uygun. Şu paylaşılan bilgiler ışığında olay 90'larda ya da Anadolu'nun güzide şehirlerinde yaşanmıyorsa ya da erkek zengin, kız orta gelirli değilse neden bütün hesabı erkek ödesin? ayrıca erkeğin ödemesi neden "nezaket" ve "şıklık" kavramları ile bağdaştırılsın anlamıyorum. Bu arada @blatta hiberna gibi, özellikle "dostane" yazıldığı için ortada bir ima olduğunu düşünüyorum.

O değil de kadınların da çalışıp para kazandığı bir dönemde tüm hesabı ödemek bana biraz "benim pek bir özelliğim yok, param ile seni etkilemeyi deneyeceğim" havası veriyor. Ekonominin durumu ortada. Gereksiz şekil çabası... Yakın arkadaş, aile üyeleri, sevgili, fwb vs. değilse kimsenin hesabını ödemem/ödemek istemem. Bu saydıklarım ile buluşulduğunda hesap öderken de herhangi bir buluşma kriteri üzerinden "kim ödemeli" diye düşünülmez zaten.
0
nawar
(23.04.23)
kadin niye erkege hesap odettigini anlamadim. kendi cagirdi?
0
ala09
(23.04.23)
Ben bu konularda gerikafalıyım sevgilimi elin kızıyla buluşmaya göndermezdim başta neden çocuk kızla buluştu onu anlamadım.

İkincisi ekonomik kriz ortada bu krizde hesap ödetmeye çalışmak kızın kabalığı.
0
Hallegadola
(23.04.23)
"Dostane" buluşmalarda buluşmanın dostane olduğunu vurgulama ihtiyacı ve gereği olmaz. Oraya gidiyorsanız bunu bilerek gidin. Bu bir date çünkü, çok net bu.

Eğer erkek kısmının sevgilisinin bu buluşmanın nasıl geliştiğinin detayından haberi olursa buna haklı olarak verebileceği tepkiyi herkes kendisini o kişinin yerine koyarak anlayabilir sanırım. O yüzden bence hiç kendinizi kandırmayın.
0
akhenaten
(23.04.23)
Problem yok, herkes yediğini içtiğini öder.

Madem uzun yol gitmek problem olacaktı, o zaman mekanı ayarlarken bu konunun önceğini belirtmeliydi uzaktan gelen.
0
zimbirik
(23.04.23)
Date mi ki bu erkek ödesin. 20 km den gelmesi olayı değiştirmez.
0
olaylar olaylar
(23.04.23)
Davet eden ödemez mi?
Erkek kişisi niye elini cebine atmış?
0
Mirket
(24.04.23)
E adam kendi yediğini ödemiş işte, neden kadınınkini ödesin? Şimdi bunu soran erkek tarafıysa, vicdan azabı çekeceği şey bu olmasın. Ama ön cümle beni düşündürüyor. Ne konuştular iki saat?
Soruyu soran kadınsa adam hem sevgilisi olduğunu söylemiş bunu da kadının hesabını ödemeyerek perçinlemiş.

Şu yaşıma kadar kadından ziyade erkek arkadaşlarım oldu, sevgili değil dost manasında. Evlenmeden önce de evlendikten sonra da sohbet edeceğimiz zaman ya grup halinde sohbet ettik, ya da belli bir konu hakkında oturduk konuştuk. Sevgilim varken ya da evlendikten sonra kimseyle bire birde dostane buluşmalara gitmedim, eşimin de gitmesini istemem. Hele biri "dostane buluşacağız, şu cafeye gidelim mi Zorro'cum" dese alt motifini sorgularım. Ha bu arada iş konusu olur, konu bazında Cafede toplanırsınız, normaldir.
0
SiyamkedisiZorro
(24.04.23)
20 yaşındaysa bölüşülür 30+ ise erkek öder.
0
nuisance
(24.04.23)
erkeğin sevgilisi var ve dostane buluşma.
erkek öderse şık olur ama mevcut şartlarda olayın iki erkek buluşması gibi olması lazım.
herkesin kendinin ödemesi doğru olur.Bu bir date değilse (ki değil) erkeğin sorumluluğu yok.
ha dersen ki 20 km mesafe ozaman orası da bana uymuyor sonra görüşürüz fln der geçiştirirsin
0
izmirlimuh
(24.04.23)
Kadın erkek buluşunca erkek davet etti diye hesap erkeğe kitlenir. Bu sefer kadın davet etmiş ama uzaktan geldi diye hesap yine erkeğe kitlenmiş. Erkek erkeğin kurdu gibi olmuş. Yanlış birşey yok tabi ki. Heralde yarı yarıya olcaktı.
0
yalniz kizkulesi
(25.04.23)
Hayır yanlış bir şey yok bence.

Taksi tutmak kadının tercihi, 20 km uzaktaki yere tamam demek de öyle. Bunlar hesabın karşı tarafa "yıkılmasını" gerektirmiyor.

Böyle olması abes değil ama adam bir çizgi çekiyor gibi ilk cümledeki detayları göz önüne alınca.
0
chicha_v2
(25.04.23)
(4)

Aile sorunları

kararsızataletfilozofu
Babam 80yaşına neredeyse geldi ama hiç öyle göstermiyor.Sürekli en iyisini ben bilirim siz hiç bir şeyden anlamazsınız havasında,Yalanlar söylüyor, çamur atıyor durup dururken.Kavga ettiğimiz konularda bile bile aynı şeyleri savunup yalan söyleyip sinirlendiriyor.Her şey onun istediği gibi olsun yan
Babam 80yaşına neredeyse geldi ama hiç öyle göstermiyor.
Sürekli en iyisini ben bilirim siz hiç bir şeyden anlamazsınız havasında,
Yalanlar söylüyor, çamur atıyor durup dururken.
Kavga ettiğimiz konularda bile bile aynı şeyleri savunup yalan söyleyip sinirlendiriyor.
Her şey onun istediği gibi olsun yanından ayrılmayım, ev hiç toplanmasın istiyor.

Atandığım için geldim 4günde bunları yaşadım.
Ayrıca hayat durağan akıyor genel olarak il de yapacak bir şey yok sıkılıyorum.
2-3ay sonra yeni atamalar geldiğinde yakın hiçbiryeri yazmayıp en uzak yerleri yazayım diyorum.

Bir iç dökme duyurusu oldu,
Onlar emek verdi bende onlara daha çok yardımcı olmak isterdim ama anlaşamıyoruz.
Uzak yerde olunca herkes kendi başının çaresine bakacak.

Sizinde böyle sorunlarınız oldu mu , çözebildiniz mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(21.04.23)
Oldu, çözemedim. Benim de babam böyle bir tip. En iyisi uzak kalmak.
0
Kahvedesu
(21.04.23)
Genelde insanlar yaşlandıkça daha muhafazakar, daha sabit fikirli, daha sinirli olma eğilimindeler zaten şahsi kanaatimce. Çözülebilecek bir şey olduğunu sanmıyorum açıkçası. Üstte de belirtildiği gibi en iyisi iletişimi minimumda tutmak.
0
salihdt
(21.04.23)
Yaşlı olmanın gereği zaten bu, siz de yaşlanınca muhtemelen aynısı olacak.

Kırmamaya çalışarak idare etmek, görmezden gelip kabullenmek, tmm öyle olsun diye geçmek gibi yöntemlerle idare etmek gerekiyor. Zaten bu nedenle zor yaşlılara tahammül edebilmek, kutsal dinler ve ahlaki normlar bu nedenle iyi insan olmanın gereği olarak sayar iyi davranabilmeyi.
0
epitaf
(21.04.23)
Evet aynı evde zor oluyor, ben evden ayrılmadan önce bir şekilde sözümü geçiriyordum. Güzellikse güzellik, emrivakiyse emrivaki. Açıkça da söylüyordum, bundan sonra kontrol bende her şey sırayla, yapacak bir şey yok oturun keyfinize bakın diye. Bizimkilerin yaşı henüz o kadar bile yok.

Aslında böyle değildim ama bu ani karakter değişimini yaşadım çünkü hiçbir zaman kendi hayatımı kuramayacağımı düşündüğüm kötü bir dönemden geçiyordum. Orada kalacaksam o şekilde yaşanmazdı. Öyle hissetmesem uğraşır mıydım bilmiyorum. Başta çatışmalar oldu, ama arada sırada sen burdayken iyiydi falan diyorlar şimdilerde :D

Yani demem o ki çoğu aileyle müzakere edilmez, bir şeyin nasıl olmasını istiyorsanız öyle yapacaksınız.
0
akhenaten
(21.04.23)
(5)

bedava doğalgazda sıcak suyla peteği nasıl ayırt edecekler

metematik
tek saat varken
tek saat varken
0
metematik
(20.04.23)
tv kanallarında 25 m3 diye alt yazı geçiyorlardı zaten. bence reis söylemeyi unuttu bunu. hatta sözlükte bile başlığı açılmıştı bugün.
0
etna
(21.04.23)
25 m3’e kadar bedava üstü faturalandırılacak.
0
naksidil
(21.04.23)
Orda söylenmek istenen sanırım aylık sıcak su ve ocak kullanımından kaynaklı harcamanın ücretsiz verilen miktarla ortalama denk düştüğünü vurgulamak.

Yoksa ocağı hiç söndürmesen bile bedava gibi bir şey değil.
0
akhenaten
(21.04.23)
25m3 sınırı var. reisiniz söylemeyi unutmadı söylememeyi tercih etti.
0
scudman1
(21.04.23)
Alt ve yan yazılarda sık sık yazıldı, aylık 25 m3 ücretsiz olacak diye. O da ortalama bir ailenin yaz mevsimi doğalgaz ihtiyacı, yani ısıtma olmadan aşağı yukarı harcanan bu rakam hakikaten de.
0
John Bloor
(24.04.23)
(3)

Son iki yılda 360 gün iş sigortalılığı ne demektir?

psmstc
Sözleşmeli memur kişi üç yılını tamamladı. Kadroya geçti. İl dışına eş durumu tayin için özel sektörde son iki yılda 360 gün sigortalı olması şartı aranıyormuş. Bu 360 gün sigortalılık olayı nedir? Örneğin Normal bir tam zamanlı özel sektör çalışanı bir yıl çalıştığında 360 gün sigortalı oluyor mu?
Sözleşmeli memur kişi üç yılını tamamladı. Kadroya geçti. İl dışına eş durumu tayin için özel sektörde son iki yılda 360 gün sigortalı olması şartı aranıyormuş. Bu 360 gün sigortalılık olayı nedir?

Örneğin Normal bir tam zamanlı özel sektör çalışanı bir yıl çalıştığında 360 gün sigortalı oluyor mu? Yoksa hafta sonları dahil edilmiyor mudur? Nasıl bir sigortalılık olması lazım? Şimdiden teşekkürler.
0
psmstc
(20.04.23)
Son iki yılın bir yılında bir işte çalışıyor olmanız gerekiyormuş. Bir yıl boş geçmiş olabilir ya da kesintilerle çalışmış olabilirsiniz. Neticede 2 yıl içinde toplam 360 gün çalışmış olmanız lazım.
0
akhenaten
(20.04.23)
Haftasonları dahil olur onu atlamışım. E devleti açıp hizmet dökümü yazın, orada her ay kaç gün çalışıldığı görünür. Eğer yevmiyeli değil maaşlı çalışansa haftasonu falan fark etmez her ay 30 yazar
0
akhenaten
(20.04.23)
sigortada her ay 30 gün olarak geçiyor. 28 günlük şubat da 30 gün, 31 çeken aylar da. 1 yılda 360 gün sigortalı oluyorsunuz. özetle son 24 ayın 12’sinde çalışmış olmak şeklinde düşünebilirsiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.04.23)
(3)

Gündüz saatlerindeki banka kurları

mikro patlama
Akşam saatlerinde kur makası açıkken, o gün gündüz saatlerinde bankalarda hangi kurların geçerli olduğunu öğrenmenin bir yolu var mı? Mesela öğlen saat 12:00 itibariyle alınmış snapshot gibi bir şey gösteren site var mı bildiğiniz?
Akşam saatlerinde kur makası açıkken, o gün gündüz saatlerinde bankalarda hangi kurların geçerli olduğunu öğrenmenin bir yolu var mı? Mesela öğlen saat 12:00 itibariyle alınmış snapshot gibi bir şey gösteren site var mı bildiğiniz?
0
mikro patlama
(19.04.23)
canlidoviz.com

Şuradan kendiniz alabilirsiniz. Ama bugünkü gündüz kuru özellikle lazımsa ben arkadaşla konuşurken almıştım 12:21'de bir ekran görüntüsü. Hangi bankanın kuru lazımsa söyleyeyim.

Ama her an uyuyabilirim, eğer öyle olursa yarın yazarım.
0
akhenaten
(19.04.23)
Şuraya bırakayım hatta;

19 Nisan 20023 Saat 12:20 banka kurları

ibb.co
0
akhenaten
(19.04.23)
ing nin kendi kuru var, geçmişe dönük saat saat
www.ing.com.tr
0
vincenzo
(20.04.23)
(4)

bazı yiyeceklere karşı doyma hissinin olmaması

sanemz
özellikle tatlılarda ve tuzlu kuruyemişlerde kendimi zor durduruyorum hatta durduramıyorum ve sonrasında bedensel olarak sıkıntısını çekiyorum. bunları evde bulundurmama dışında kontrolümü sağlamanın bir yolu var mı?
özellikle tatlılarda ve tuzlu kuruyemişlerde kendimi zor durduruyorum hatta durduramıyorum ve sonrasında bedensel olarak sıkıntısını çekiyorum. bunları evde bulundurmama dışında kontrolümü sağlamanın bir yolu var mı?
0
sanemz
(19.04.23)
Yulaf ezmesi ile birlikte yemeyi deneyin.
0
diyecevaplandı
(19.04.23)
Ben dönem dönem bir yiyeceğe takıyorum. Sabah akşam yiyorum. Kendimi kısıtlamıyorum. İkinci gün mide bulantısı ve tiksinme geliyor. Bir daha canım çekmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(19.04.23)
Cevabı; "insulin yükselmesi"

O bahsettiğin yiyecekler kan şekerini hızlı bir şekilde zıplatır. Hal böyle olunca yüksek miktarda insülin devreye girer ve insülin açıkta kaldıkça bu sefer tekrar acıkma dediğimiz olay başgösterir ve durumun kısır döngüye girer.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.04.23)
Şu halinizle "ben bunu bitiririm" diyeceğiniz kadar örneğin kuruyemiş koymayın kaseye. Yarısı kadar koyun. Yavaş yavaş yiyin sonra kendinize bir süre boşluk bırakın, bu sürede dizi falan izleyin bir şeye odaklanın. Bir süre canınız çok istese de sonrasında aslında tokluk hissinin geldiğini göreceksiniz.

Bu döngüyü bir süre tekrar ederseniz olağanlaşacak ve abartılı yememeye başlayacaksınız.
0
akhenaten
(19.04.23)
(8)

Dolar olayları

akhenaten
Sabahtan beri ara ara bakıyorum çoğu bankanın satışı kapalı çarşıdaki alış fiyatından düşük. Nasıl oluyor ki bu? Bu kadar uzun süre arbitraja açık bir ortam olması normal mi? Yoksa bankalar fiziki dolar çektirmiyor mu şu anda?Mesela şu anda iş bankası satış 20,0733 kapalı çarşı alış 20,3870 olarak g
Sabahtan beri ara ara bakıyorum çoğu bankanın satışı kapalı çarşıdaki alış fiyatından düşük. Nasıl oluyor ki bu? Bu kadar uzun süre arbitraja açık bir ortam olması normal mi? Yoksa bankalar fiziki dolar çektirmiyor mu şu anda?

Mesela şu anda iş bankası satış 20,0733 kapalı çarşı alış 20,3870 olarak görünüyor.

Bilgisi olan var mı?
0
akhenaten
(19.04.23)
Şu anda kayıtdışı Döviz alışverişinin revaçta olması çok mantıklı değil mi?

Senin, benim alıp satabileceğimiz 300-500 Dolar olarak değil de, büyük düşünürsen iki piyasanın birbirinden kopması hiç de mantıksız gelmiyor.

Dediğin bankaya gidip 500 dolar alırsın ama 500 000 Dolar dersen bazı sorulara muhatap kalacaksındır. Veya hiç alamayabilirsin de.
0
Mirket
(19.04.23)
60.000 dolar alsan bankadan, kapalıçarşıdan bozdursan yaklaşık 1200 tl kar edersin. AMA bankadan alırken kambiyo vergisi ödediğin için kafa kafaya gelecektir.
0
brkylmz
(19.04.23)
@brkylmz

1.204.398tl -> 20,0733 -> 60.000$
60.000$ -> 20,3870 -> 1.223.220tl

Kâr 18.882 lira oluyor. Hesapta bir karışıklık oldu sanırım. Kambiyo vergisi ne kadar acaba şu an, baya yükseltmiş olabilirler gerçekten. Buna nerden bakılıyor?
0
🌸akhenaten
(19.04.23)
1200 tl hesabı yanlış. Kar var fakat bankadan dolar çekmek biraz zor şu dönemde, özellikle mevduat yüksek ise.

edit: kambiyo %1 olması lazım.
0
ayin yazari
(19.04.23)
binde 2
0
gabe h coud
(19.04.23)
Ben sabah garantiden alip, carsidaki kurdan bozmayi hesaplamistim. (Reel rakamlarla). Ama hata yapmis olabilirim, dogrudur. Su an mesai saati disi oldugu icin yarin sabah hesaplarim tekrar ama o kadar fark oldugunu sanmiyorum.

Eger 18bin kar oluyorsa bankadan cekme isi de, carsida bozma isi de halledilir.
0
brkylmz
(19.04.23)
garanti mobil'den 60.000 usd aldım (1.223.220 tl) + 2.446 TL kambiyo vergisi = 1.225.666 TL

çarşıdaki anlık kurla bozdum 60.000x20.154 = 1.209.240 TL

olmadı yani :) (bu arada kapalıçarşı'daki kurlara internetten bakıyorsanız yanıltıcı olabilir, reel alış kuru üzerinden hesap yaptım ben.)
0
brkylmz
(20.04.23)
@brkylmz valla talihsiz olmuş. 20,15 görünenden baya daha düşükmüş gerçekten.
0
🌸akhenaten
(20.04.23)
(3)

avrupa yakasından büyükada'ya

biravekahve
nereden binilir,nereden binmek mantıklıdır? bostancı'ya kadar gitmek şart mıdır?
nereden binilir,nereden binmek mantıklıdır? bostancı'ya kadar gitmek şart mıdır?
0
biravekahve
(18.04.23)
adalara hep eminönünden gittim. görece yakınım oraya
0
chanandler bong
(18.04.23)
yıllar önce son gittiğimde beşikaş'tan binmiştik. askerden dönmüştüm, güneşli güzel bir yaz günüydü.
0
bohr atom modeli
(18.04.23)
Kabataş ve beşiktaş'ta var şehir hatları. Eminönünde de dentur seferi var. Bunlar da birbirine az çok yakın yerler zaten. Haliyle hangisinden bindiğinizin çok bir önemi yok.

Bostancı kadar hızlı gitmeniz mümkün değil Avrupa yakasından, ama buradan bostancıya gidip oradan bilet alıp binmek toplamda daha uzun sürer büyük ihtimalle.
0
akhenaten
(19.04.23)
(4)

sevgilinize / eşinize olan ilgiyi kaybetme

anlamsiz geliyor
Hayatınızda olan kişi zaman içerisinde çeşitli sebeplerden dolayı kendine bak(a)mıyor. Rahatsız olduğunuz durumları söylüyorsunuz fakat bir aksiyon al(a)mıyor. Artık fiziksel olarak beğenmemeye başlıyorsunuz. Bu durumda partnerinize karşı tutumunuz ne olur? İlişkiyi sürdürür müsünüz?
Hayatınızda olan kişi zaman içerisinde çeşitli sebeplerden dolayı kendine bak(a)mıyor. Rahatsız olduğunuz durumları söylüyorsunuz fakat bir aksiyon al(a)mıyor. Artık fiziksel olarak beğenmemeye başlıyorsunuz. Bu durumda partnerinize karşı tutumunuz ne olur? İlişkiyi sürdürür müsünüz?
0
anlamsiz geliyor
(18.04.23)
Hayat ilginin kalmadığı biriyle ilişki sürdürecek kadar uzun değil, bu bi noktadan sonra ayıp olmasın diye ayrılamamak gibi bir şey oluyor artık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.04.23)
Benim şimdiye kadar anladığım kimse tek sebepten ilişkiden soğumuyor.

Yani önceden dış görünüşü üstüne hiç kafa yormadığım halde ayrılık sürecinden sonra o kadar da iyi olmadığına kanaat getirdiğim kişiler oldu mesela. Net duygu haliniz negatife döndüyse yapacak bir şey yok.

Dış görünüş de katlanılmaz olur, en ufak başka bir şey de...

Neticede istemediğiniz bir ilişkide neden durasınız? Burda herkes ben ayrılmam dese bile, tüh tamam o zaman kaldık böyle deyip kabullenecek misiniz ki durumu?
0
akhenaten
(18.04.23)
Bahane her zaman bulur karşı taraf. İsteğini elde etmek için farklı stratejiler denemeye devam etmek gerekli. Eylemsizligin sendeki etkilerinden bahsetmek, suçlamadan açık olmak yardımcı olacaktır. Destek ve tavsiye ister mi sormak lazım. Çabuk pes etmemek lazım.
0
hasmetizm 2046
(18.04.23)
Uyarılarımdan sonra çeki düzen vermesi için beklerim. Sonuç istediğim gibi değilse elimde olmadan soğurum. Babamızın oğlu/kızı değil sonuçta.
0
ruhen hastayim ben
(18.04.23)
(1)

"şirket değerleme" mi "şirket değerlemesi" mi?

Trafalgar
hangisi doğru?
hangisi doğru?
0
Trafalgar
(18.04.23)
İkisi de cümledeki yerine göre ve görevine göre doğru.

"Şirket değerleme" bir fiilimsi öbeği. "Şirket değerlemesi" bu öbeğin hal ekiyle çekimlenmiş hali.

Şu da doğru: Şirlet değerlemelerine bakıldığında...

Bu da doğru: Şirket değerlemesi yetkin kişilerce yapılmadığında...
0
akhenaten
(18.04.23)
(9)

alkol alınan gecenin sabahı erken uyanma problemi

bohr atom modeli
merhaba sevgili dionysos'lar.akşam alkolü biraz fazla kaçırınca 4'te uyanma sorunuma nasıl bir çözüm bulabilirim bilen var mı? sonrasında 2 saat boyunca yatakta dönüyorum belki şanslıysam sonra yeniden uyuyorum. bu ne yav? gölge oyunu'ndaki uyuyamayan teyzeye döndüm.
merhaba sevgili dionysos'lar.

akşam alkolü biraz fazla kaçırınca 4'te uyanma sorunuma nasıl bir çözüm bulabilirim bilen var mı?

sonrasında 2 saat boyunca yatakta dönüyorum belki şanslıysam sonra yeniden uyuyorum. bu ne yav? gölge oyunu'ndaki uyuyamayan teyzeye döndüm.
0
bohr atom modeli
(18.04.23)
Probleme neden olan sorunu çözmek lazım. Problem ne? Alkol alınca erken uyanıyorsun. Çözüm nedir? Alkol almamak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.04.23)
bir problemi çözmek için tek çözüm eylemden vazgeçmekse çocuğu olmasını istemeyen herkes seksten vazgeçmeli bu mantıkla.
0
🌸bohr atom modeli
(18.04.23)
Birçok insanda oluyor bu. Ben de yaşıyorum o yüzden bakmıştım. Birkaç sebebi var.

Alkol derin uykuya geçişi hızlandırıyor
Vücut dehidrasyon moduna geçiyor ayrıca glutamin dengesizliği oluyor. Ek olarak idrar baskısı oluşabiliyor.

Su konusu en kolay çözüleni, yanınıza büyük bir bardak su koyun. Tuvaletiniz geldiyse yapın ama diğer ikisi için yapılacak çok bir şey yok. Tek seferde çok miktarda alkol tüketmeyin.
0
akhenaten
(18.04.23)
Alkole bol suyla eşlik edince de aynı şey oluyor mu? Dehidrasyonu engellerseniz belki daha iyi uyursunuz.
0
kobuzchu kiz
(18.04.23)
Bu sorunu çözen yegane ürün Alka Seltzer'dir. Daha uygun fiyata var talimata uygun şekilde kullanınca alkol sonrası gece uyuyamama/sabah kalkamama/mide bulantısı gibi sorunları çözüyor.

Hepsiburada'da yorum yazan arkadaşa yarıldım ve gerçekten haklı hahah -> "İçtiğimin aksami yatmadan once içiyorum böyle bisey yok arkadaş sabah çakı gibiyim bu ilaci kim urettiyse türbesi yapilmali"

www.hepsiburada.com
0
Lethe
(18.04.23)
Yani evet mesela çocuk sahibi olmak istemeyen ama tavşan gibi ürüyen insanlar var, bunlar çocuk yapmamayı başaramadıkları için belki de seksi bırakabilirler, mantıklı bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.04.23)
@kob oluyor sanırım ya. engelleyemiyorum nedense.

@lethe onu eskiden beri duyuyorum hiç denemedim. bir dahakine deneyeceğim teşekkürler. ayrıca güzel nick. lethe severiz.

@akh teşekkürler.
0
🌸bohr atom modeli
(18.04.23)
bir ek de ben yapayım. powerade :) hem su kaybı hem de mineral kaybı için çok başarılı. yardımı olacaktır.
0
kisa
(18.04.23)
@Kaleci Saçlı bu noktada haklı. Sedatif bir etkisi var. Alkol uykudaki döngüleri bozar. REM'de çok daha az süre geçirirsin. Haliyle uyku kaliten de çok düşük olur. Buna bağlı olarak da erken ama tam olarak dinlenmiş ve güne hazır olmadan uyanırsın. Buna yönelik alkolü azaltmak ya da uykudan önce içmemek dışında başka çözüm yok.

Alkolün diüretik etkisi de hem dehidrasyona sebep olur hem de çok içtiysen sık sık tuvalate gitmek için kalkmana. Bununla mücadele için bol su tüketebilirsin içki ile birlikte. Alka seltzer ise uyandıktan sonrası için bir çözüm.

Su içmek vücuttaki alkol oranını (promil hesabında) çok az da olsa azaltacağı için uyku kalitene çok az da olsa etki eder belki ama kaliteli bir uyku için yeterli değil.
0
nawar
(18.04.23)
(3)

Toki aynı aileden 1 konut 1 arsa başvurusu hakkında

havadakarada
Annem konut çekilişine başvuru yaptı. Babam da arsa çekilişine başvuru yapmış. Anneme kura çıktı ve babama çıkmadı. Bu durumda annemin hakkı da yanıyor mu?
Annem konut çekilişine başvuru yaptı. Babam da arsa çekilişine başvuru yapmış. Anneme kura çıktı ve babama çıkmadı. Bu durumda annemin hakkı da yanıyor mu?
0
havadakarada
(18.04.23)
Niye yansın?
0
vizivozo
(18.04.23)
Bunlar ayrı ayrı çekilişler. Aynı haneden (kardeşler hariç) aynı projeye başvuru alınamıyordu.

Siz hane olarak bir sefer arsaya bir sefer konuta başvurmuşsunuz. Bunda bir terslik yok.

Zaten hak sahipliği yanacak olsa başvuru onaylanmazdı iş kuraya gelene kadar.
0
akhenaten
(18.04.23)
Bütün gazetelerde bu şekilde iptal oluyor yazıyor. Meğer yanlış habermiş. Toki'yi arayarak sordum, yukarıda belirtildiği gibi bir problem bulunmuyormuş.
0
🌸havadakarada
(18.04.23)
(10)

Türk lirasından en mantıklı kaçış yöntemi

adwokat
Sadece online hareket edebiliyorum.Elime yüklü TL geçti. Bankada dolar makası uçurum olmuş. Neredeyse 20 ye verecekler.Kriptoya çekip usdt alsam 20.2 olmuş.Aslında kur 19.3 falan.Ben bu parayı paribuya atıp güvendiğim bi coin alsam nasıl olur?
Sadece online hareket edebiliyorum.

Elime yüklü TL geçti. Bankada dolar makası uçurum olmuş. Neredeyse 20 ye verecekler.
Kriptoya çekip usdt alsam 20.2 olmuş.
Aslında kur 19.3 falan.

Ben bu parayı paribuya atıp güvendiğim bi coin alsam nasıl olur?
0
adwokat
(17.04.23)
Coin'e nasıl güvenebiliyorsun bro, yani aldığında 15 dakika sonra %40 değer kaybetmeyeceğinin garantisi olan bi coin var mı ki?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.04.23)
guvendigin coin varsa al. neye gore guveneceksin?

guvenme meselesiyse her zaman en guvenilir meta altin. yoksa sahabimiz on dakka sonra cikarip masaya yuz milyar dolar koyar. sonra aldigin dolar da elinde patlar. olmaz olmaz deme.
0
alperz
(17.04.23)
Coin'e nasıl güveneceksiniz ki +1 kıstaslarınız ne olacak ki mesela? Örneğin hisse senetlerinin gelecek değerlerini şirketlerin finansal raporlarından ve gelecek yatırımlarından az çok çıkarabiliyoruz. Coinlerde ekrandaki mum grafiklerinin ötesinde elle tutulur çok bir şey var mı? Gerçekten merak ettiğim için soruyorum, hiç bilmiyorum çünkü.

Altın kısa değil ama uzun vadede koruyucu bir maden. Neticede 500gr altınınız varsa 500gr altınınız vardır ve bunun dünyanın her yerinde 500gr altın değerinde bir karşılığı olur. En azından "her şeyimi kaybettim" derdinden koruyan bir şey bu.
0
akhenaten
(17.04.23)
güvendiğin coin var mı? diye soranlar olmuş.
arkadaşlar eth ok'dir.

yatırım tavsiyesi değildir.
0
noisnot
(17.04.23)
Eth bence de ok.

ibb.co
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.04.23)
"Kur aslında 19.3 falan" değil demek ki :)
Coin no. Dövize / altına endeksli fon, makas yok bişey yok.
ytd tabi
0
wct3 org
(17.04.23)
Bankaların yatırım hesap uygulamalarından hisse senediymiş gibi alım ve satımı yapılabilen, Darphane Altın sertifikaları var. Kodu #ALTINS1
Şu an 13,25 Alış fiyatı, 13,26 satış fiyatı ve 0,01 gr. altına karşılık geliyor.

Altın almayı düşünüp, online hareket edebilenlere ve kur makasını istemeyenlere öneririm.
0
Mirket
(17.04.23)
kripto tarafındaki cevapları anlamadım ben. coin alsam demiyor ki. bankadan dolar almak yerine oradan tether alacak.
oradaki kurun 20,20 olmasının da bir anlamı yok. mevzu makas açıklığı. sanırım kripto borsalarında daha azdır.

son olarak, kripto borsasına güvenilir mi orası ayrı konu. yaparsanız da binance gibi büyük borsalarda tutun en azından.

edit: son satırı okumamışım. hıyarlık bende.
0
lazpalle
(17.04.23)
Lazpella bro nasıl "coin alsam" demiyor yav?

"Ben bu parayı paribuya atıp güvendiğim bi coin alsam nasıl olur?"

Yani "güvendiğim bi coin alsam nasıl olur" dediğinde güvendiğim bi coin alsam nasıl olur anlamına geliyor bence, tether alayım mı anlamı hiç çıkmıyor buradan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.04.23)
Aslında kur 19.3 falan değil maalesef.
Mesai saatleri içerisinde alabildiğin fiyatlar asıl dolar fiyatları.
0
etna
(17.04.23)
(5)

diş macunu çalkalanmalı mı?

inheritance
şu yaşıma kadar dişlerimi fırçaladıktan sonra su ile ağzımı çalkaladım. geçenlerde redditte bir diş doktorunun çalkalamayın, florürün diş üstünde kalıp emilmesi gerek dediğini gördüm. hangisi doğru?
şu yaşıma kadar dişlerimi fırçaladıktan sonra su ile ağzımı çalkaladım. geçenlerde redditte bir diş doktorunun çalkalamayın, florürün diş üstünde kalıp emilmesi gerek dediğini gördüm. hangisi doğru?
0
inheritance
(17.04.23)
Çalkala.
0
prole
(17.04.23)
"Abi kimyasal zararlıdır ya çalkala hemen tutma ağzında."

Şaka şaka doktor doğru demiş rahatsız olmazsan fazlasını tükür gitsin rahatsız oluyorsan çalkala.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.04.23)
Çok rahatsız edici geliyorsa kapanışta ağız çalkalama suyu kullanın. Onun da içinde flor var.

Bir de ağırlıklı diş hekimi tavsiyeleri dönem dönem değişiyor. Örneğin eskiden dairesel hareketlerle diş fırçalamayı öneriyorlardı, artık çoğu diş hekimi dişetinden dişlerin ucuna doğru kaydırma hareketiyle fırçalamayı öneriyor. Bu aralar ağız çalkalamama önerilerinde de artış var evet.

Neticede ana kural yaklaşık 2 dakika ve günde en az 2 kere diş fırçalamak. Dişlerde plak birikmesine müsaade etmediğiniz sürece özel bir sebebi yoksa göze çarpan bir problemle karşılaşma olasılığınız çok düşük. Eğer düzgün fırçalıyorsanız ağzınızı çalkalıyorsunuz diye dişleriniz berbat olmayacak.
0
akhenaten
(17.04.23)
ben calkalamiyorum.
0
baldur2
(17.04.23)
Diş doktoru flörürün, her zaman diş üstünde durmayıp onun mideye inmesi ihtimalini de düşünmesi lazım.
Ağzı çalkalamak lazım.
0
diyecevaplandı
(17.04.23)
(14)

Ülke biraz saçma pahalanmamış mi?

logisticsmanager
Meraktan bir iki fiyata baktım.Migros süt, peynir, kola, yoğurt, kıyma, yumurta fransa carrefour ile aynı fiyat (ya da yüzde 5-10 daha ucuz yani). Bu acayip saçma değil mi? Hadi döviz çok ucuz diyoruz da döviz artarsa bu fiyatlar gene artar, bahaneleri gene döviz olur. Bir saçmalık yok mu bu işte?Dı
Meraktan bir iki fiyata baktım.
Migros süt, peynir, kola, yoğurt, kıyma, yumurta fransa carrefour ile aynı fiyat (ya da yüzde 5-10 daha ucuz yani).
Bu acayip saçma değil mi? Hadi döviz çok ucuz diyoruz da döviz artarsa bu fiyatlar gene artar, bahaneleri gene döviz olur. Bir saçmalık yok mu bu işte?
Dışarıda yeme içme de ayni fiyat neredeyse, alkol zaten daha pahalı.

Tavuk, meyve sebze dışında öyle harbiden fark eden bir şey göremedim.
Bu fiyatlar normal yükseliş değil sanki herkes kuru önceden hesaplayıp yapmış gibi. Bu fiyatlarla tatile bile gelmek mantıksız.

Kısır döngü yok mu bu fiyatlar ve döviz arasında? Euro 30 olsa bunlar gene aynı artışı yapar.
0
logisticsmanager
(16.04.23)
Şu an döviz bazında da pahalı. Yabancıya da pahalı. Döviz artarsa benzin, elektrik vb zamlanacağı için ürün fiyatları da direkt yansır.
0
seaman
(16.04.23)
@seaman; ailem tatile gelecek yanima. Burada daha ucuza bile gelebilir yeme icmeleri. Çok saçma durum.
0
🌸logisticsmanager
(16.04.23)
Döviz işin sadece bir kısmı, sonuçta petrol çıkarıp ithal etmiyoruz kendimiz bir şeyler üretip bazı şeyleri ihraç bazılarını da ithal ediyoruz.

Sorun şu ki, aşırı düşük faiz oranları ve hayvan gibi çok dağıtılan para TL'nin belini kırdığı için çok büyük enflasyon var. Yani aç bak, Türkiye'de çalışan sayısı çok az. Ülke tatil köyünden hallece, haliyle çok fazla talep var ama çok az üreten var. Şu an üretim yapmayanlara para basılıyor, ister 40 yaşında emekliler olsun ister ev hanımları olsun ister öğrenciler olsun ister işsizler olsun hepsine ya doğrudan para veriliyor yada kredi kart veya tüketici kredisi üzerinde para veriliyor ve onlar da haliyle harcıyor. Az kişi çalışıyor, çok kişi yiyor ve yiyenlere para verildikçe veriliyor.


Peki neden mesela Fransa Carrefourundan bile pahalı? E çünkü dolar tabelada düşük görünsün diye yapay bir kur var da ondan. Türkiye AB'de olmadığı için millet kafasına göre süt peynir getirip götüremiyor ki piyasa gerçek fiyatını bulsun. Şu an ekonomi kocaman bir şov, şov bitsin çok fena şeyler olacak.

Her şeyi merkezden yönetelim derken sektörleri batırdılar, peyniri ucuzlatalım derken et fırladı eti ucuzlatalım derken süt fırladı tarım bitti besicilik mahvoldu v.s. Gerçek bir serbest piyasa yok, baştakiler ipin ucunu kaçırdıkça her taraftan cortluyor.

Mesela hayvan sahipleri önümüzdeki 10 senenin kuralları şunlar, ona göre üretimi yatırımı planlayayım diyemiyor. Et kıtlığı mı oldu? Yükselt yükseltebildiin kadar çünkü olay medyaya yansıyınca ithalatı serbest bırakacaklar seni batıracaklar. Uzun vadeli iş yapmana imkan yok.

Bu fiyatları çeken hiç kimse zengin olmuyor, şu an çok kazanıyor iki ay sonra zararına satmaya başlıyor. İhracatçılarda da aynısı oldu, çin modeli dediler TL'yi aşırı düşürdüler ve ihracatçılar acayip para kazanıyordu ama şu an tam tersi, aşırı değerli olduğu için daha önce ettikleri kardan işleri yürütüyorlar.
0
bk
(16.04.23)
Bir defa “her şeyin maliyeti artıyor” kisvesine bürünüp zam yapmaya başlayıp caydırıcı bir tepki almadıkları için kim kime ne geçirirse dönemi başladı. Tamamen tepki ile alakalı… mesela mc donalds en son bir patates dürüm menüsü çıkardı (40 lira mı neydi), çok tepki alınca hemen kaldırdı.
0
giovanne
(16.04.23)
Büyük şirketler dahil esnaflar falan çılgın atıyor su anda. Maliyetler arttı cümlesini insanlar kaniksadi nasıl olsa. Fiyatların üstüne koyuyor da koyuyorlar.

Yanlış olmasın elbette maliyetler arttı ama benim söylediğim bundan bağımsız olarak satıcıların bunu kullanması. Dikkat edin bi çay pahalandi, bi yağ. Sonra tuvalet kağıdı, soğan, et vs.
0
mekaniker
(16.04.23)
Denetim olmadığı için herkes istediği fiyattan satıyor. Geçen telefon kabı alacaktım. Samsung mağazasına gittim. Adam sahte kılıfı 150 TL'ye satıyor. Aynı kılıfı başka bir mağazada (Samsung mağazası değil, telefon kılıfı satan bir yer) 50 TL'ye aldım. Aradaki 100 TL farkı hiçbir şey açıklayamaz. Canı öyle istemiş.
0
dissendium
(16.04.23)
bir dönem de olağanüstü derecede ucuzdu, çevredeki coğrafyaya göre de fiyatlar çok çok düşüktü, şu anda bence yerini buldu gibi geliyor. bu saatten sonra bu şekilde devam edecektir. muhtemelen seçimden sonra eğer pozitif bir sonuç olursa alım gücü artacak, ancak o zamana kadar avrupa fiyatlarına, türkiye maaşı ile talim etmek zorunda türk halkı.

her şeye döviz kuru gözüyle bakmak yanlış olur zira ekonominin tek dinamiği euro kuru değil. işçi maliyetleri, vergi yükü, tahsilat riski bir sürü parametre var bu işin içinde. dolayısıyla evet, bir ülkede bir şey döviz bazında pahalılanabilir. mesela asgari ücreti 2 katına çıkarıyorum dersen o maliyet bir yerden çıkmak zorunda.

bizim tüketici de biraz sorgulamadan almayı seviyor maalesef, marketlerde bile 100 metre arayla 2 market arasında 1.5 - 2 kat fark olabiliyor. yine gidiyor o markete insanlar. restoranlar vs zaten suyunu çıkardı ama millet gerçekten gidiyor. araba almak için üstüne 150-200 bin lira rüşvet veriyor insanlar şu anda ve araç satış rekoru kırılıyor. dediğim gibi bizde bir şeyleri pahalıya almak, caka satmak da bir kültür olduğu için bu işin öyle çabuk biteceğini sanmıyorum.
0
roket adam
(16.04.23)
@roket adam; kurdan kastım Avrupa'yla aynı fiyatlara ulasmis olmamiz. Bu noktada döviz artsa ucuzlar desen bu sefer gene artiracaklar fiyatı, kısır döngü bir durum var yani.
0
🌸logisticsmanager
(16.04.23)
Sacma pahalı hocam. Mantıklı hicbir aciklamasi yok. Asgari ucret, mal fiyatlari doviz kuru vs ne dersen de mantikli izahi yok. He bu arada isci maliyeti cart curt vs gibi bir aciklama varsa o isletme zaten kapisina kilidi vursun gitsin. bir isletme eger tamamen insandan olusup sermayesi insana bagli degilse (bkz: yazilim, belki hastane vs) asgari ucret ne denli etkileyebilir ki? Az cok ticaretin, imalatin icinde olanlar gorenler net hesaplayabilirler. Kim kimi operse gibi
0
optimistbakunin
(16.04.23)
Valla gereksiz saçma bir fiyatlandırma var. Son 8 ayım yarı yarıya İsviçre -Türkiye arasında geçti, dolayısıyla çok iyi kıyaslama yapabiliyorum. İsviçre ki Avrupa'nin en pahalı ülkelerinden biri; dün markete girdik 20 franka aldığımız şeyleri 400 liraya Türkiye'de zor alırdık. Aradaki alım gücüne değinmiyorum bile. Bu ay haricinde sürekli türk lirasından franka çeviri yaparak para harcadık; İstanbul'da olduğumuz zamandan pek de farklı bir harcama yapmamış olduk.

Keza kozmetik vs de aynı şekilde. Ben eskiden Türkiye'den alırdım bazi şeyleri daha uygun fiyatlı diye; şu anda gelirken kendi giysilerimiz dışında hiçbir şeyi getirmedik, iyi de yük etmemişim.
0
fraise
(16.04.23)
ingiltere şu an tr'den ucuz.

esnaf,üretici vs hepsi para saklayacak yer arıyordur emin ol, bilmiyorlardır napsınlar parayı. bir de vergi vermezler vatana millete bi hayırları yoktur bu da büyük eksi yazıyor ekonomiye.

bu akşam soğanı 0.85£'a aldım. tr'de 30 olmuş diyorlar :D şaka mı bu. kıyma burda 5£ kırmızı et 5-7£ falan
0
avatar is back
(16.04.23)
İşçi maliyetlerini küçük görmeyin, fakir ülkelerin ucuz olabilmesinin tek çaresi ucuz işgücü çünkü zengin ülkelerdeki üretim otomasyonu olamıyor. Tarımı traktörle, hayvancılığı entegre tesisle yapmanın faydası o.

Fransa'da maaşlar yüksek süt ucuz olabiliyorsa bu 1 kişinin bilmem kaç tane ineği makineler kullanarak yetiştirim sağabilmesi sayesinde oluyor.

Türkiye'de bu yatırım yapılmadıysa veya eksik yapıldıysa bu defa çalışan sayısı çok oluyor. Bir otlatacak, başkası sağacak derken işçilik maliyeti süte doğrudan etki ediyor.

O tarz yatırımların yapılmasının önündeki engel de geleceği öngörememek. Fransız 100 milyon Euro'luk tesisi kurarken önümüzdeki 10 senenin planını yaparak kuruyor. Türk bunu yapamıyor, yatırım cesur yüreklilerin işi haline geliyor çünkü cumbabanın bir geceyarısı kararnamesi ile batabilirler. Böyle bir risk olunca o 100 milyonluk tesisin kredisi Türkiye'de çok daha maliyetli oluyor, sırf kredinin maliyeti fazla olduğu için aynı inekten çıkan süt Fransa'ya göre daha yüksek maliyetli oluyor.

Avrupalı konforu için avrupa altyapısı ve avrupa işçisi berimliliği lazım.

Bakın Türkiye'de işgücüne katılım oranı %48, Fransa'da %72. Türkiye'de o kadar çok kişi camış gibi yatarken Fransız rahatlığında yaşamayı beklemenin makul bir tarafı yok. Yani ortalama bir Türk çalışanı ortalama bir Fransızdan %60 daha verimli çalışmalı ki aynı konforda yaşayalım lakin gerek eğitim gerek altyapı yetersizliği bu seviyedeyken Türk çalışanlarının verimi Fransız çalışanlarından düşük. Bu durumda normal olan zaten Türkiye'nin Türklere pahalı bir yer olması, Fransızlara da pahalı olması ise sadece suni olarak düşük tutulan döviz kurları.
0
bk
(16.04.23)
youtube'da, decathlon ürünü bir saatin tanıtımını izledim.
iki sene önce saat 140 liraymış. Şu anki fiyatı 480 lira.
yavaş yavaş ısıtılan kurbağa gibi alıştırıldık fiyatlara.

Bir de plastik ürünlerde acayip bir fiyat artışı var.
0
vizivozo
(16.04.23)
Dün arkadaşımın düğünü için bir kemer bir de pantolon almaya gittim bir avm'ye

Hiçbir numarası olmayan düzdüz, bu zamana kadar hep alışveriş yaptığım ortalama markaların kemerleri 400-600 lira arasında. Kumaş pantolonlarsa 800-1900 lira arasında.

Şeytan görmüş gibi oldum. Neyse ki buldum iki tane. İki adım ötede Pierre Cardin'in kendi mağazasında etiketi 1700 lira olan pantolon Boyner'de zannedersem tek kaldığı için 499 liraydı :D Kemeri de yine ucuza kapattım bir şekilde.

Eve gidip battaniyemi çektim ve gördüklerimi silip sponge bob izledim :D
0
akhenaten
(17.04.23)
(7)

Bu çizime sizce ne eklemeliyim

the sound and the fury
Birkaç yıl önce yaptığım basit amatör bir yağlıboya çizim, sizce ne eklemeli neyi düzeltmeliyim. Teşekkürler. https://www.hizliresim.com/4cu1bim
Birkaç yıl önce yaptığım basit amatör bir yağlıboya çizim, sizce ne eklemeli neyi düzeltmeliyim. Teşekkürler.
www.hizliresim.com
0
the sound and the fury
(13.04.23)
Ağaç brokoliye benzemiş onu düzeltebilirsin belki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
sabır ekleyebilirsin aceleye gelmiş, daha çok gözlem, daha çok teknik öğrenmeye bak, daha çok sabır göster çizerken acele etme

kaleci saçlının dediği gibi youtube dan ağaç çizim teknikleri videolarını izle
0
freebird5406_2
(13.04.23)
Alt tarafı kırmızı yerine mor yapıp maviye geçişte beyaz, tablo kenarında siyah tonlarıyla vurgulayıp sağ üst uçtan yukarı doğru çekebilirsiniz.

Mavi ve mor katmanlar hafif bir girdap etkisiyle birbirine karışıyor gibi görünebilir.

Ağacın dış hatlarını keskinleştirip bir de baya bolca nokta şeklinde yıldız eklerseniz bence hoş durur.
0
akhenaten
(13.04.23)
Kuş. Martı olabilir.
0
Amaranta ursula
(13.04.23)
Eklemeden önce ağacın çıkması lazım aradan. Arkaplanla hiç uyuşmuyor şekil ve renk olarak.
0
diyecevaplandı
(13.04.23)
Resmin üst yarısı gündüz alt yarısı gece. Onu anlamadım. Duruma gire güneş veya ay eklenebilir.
Birde yılların Bob Ross fanı olarak: şuraya da bir kaç çalılık ekleyelim :)
0
etna
(14.04.23)
Ağaç brokoli olmuş
0
OrangeYellow
(14.04.23)
(15)

Anadili gibi İngilizce bilen/konuşanlar bizim yapmadığımız ne yaptı?

2027
SB
SB
0
2027
(12.04.23)
İngilizce konuşulan ülkede eğitim aldı, uzun süre o ülkede yaşadı, kariyerini o ülkede sürdürdü.
0
salihdt
(12.04.23)
ingilicceckonusan ulkede calismak zorunda kaldi. Hem de surekli konusmasi gereken bi alanda
0
allanpoe
(12.04.23)
Dili kullandılar, sadece öğrenerek anadil yetkinliği kazanmak mümkün değil. Öyle olsa antik filoloji bölümlerinde yıllardır geceli gündüzlü çalışan profesörler sular seller gibi şakırdı. Ancak dili okuyup çözümlemenin ötesinde akıcı konuşabilenini görmedim, belki tek tük örnekleri vardır. Latince buna bir istisna, çünkü dar çevrede de olsa hala yarı hayatta olan bir dil. Dilin yapısal boyutuyla muhataplar, haliyle okuyup, anlama yetenekleri var ancak pratikte günlük hayatta kullanmadıkları için akıcı konuşamıyorlar.

Kitap okuyarak kelime haznenizi geliştirip okuduğunuz şeyi kusursuz anlayabilirsiniz ama eğer ağzınızı açıp dili konuşmuyorsanız cümle kurmak bile zor olur.

Anadili gibi konuşanlar dedikleriniz de zaten küçük yaşlardan beri yurtdışında çalışanlar, sürekli o dilde sohbet edebileceği bir tanıdığı olanlar, uluslararası bir ekiple uzun süre çalışmış olanlar, yurtdışına sürekli seyahatleri olanlar gibi insanlar olsa gerek.

En azından bu saydığım tipte insanların arasında akıcı konuşma kabiliyeti kazanmış olanların oranı hiç gerçek anlamda dili kullanma ihtiyacı olmadan öğrenenlerden daha yoğun.
0
akhenaten
(12.04.23)
oyunlarda yabancılara sövdük hep
0
nolmus yani
(12.04.23)
ing podcast, kitap, filmler orjinal dilinde, ünide para biriktirip ilk fırsatta yurt dışı. futbol kahve kültüründen uzak durup oyunlarda yabancılara laf yetiştirmek
0
abi bi dizi buldum on numara
(12.04.23)
Her gün maruz kaldı sonra da çekinmeden ay aman demeden konuşmaya başladı.Türkçe düşünüp İngilizce'ye çevirmek yerine İngilizce düşünmeye başladı hatta. İzlediği sayısız Dizi,Film ve müzikler sayesinde kültürüne de aşina oldu bu sayede İngiliz dil edebiyatı okumuş arkadaşı ağzı açık bakarken ana dili İngilizce olan kişiler ile eğlenceli ve derin sohbetlere dalabildi.
0
klakie
(12.04.23)
Yabanci bir sevgili yaparsan ona kendini ifade etmek icin yirttigini farkedeceksin o yirtilma seni akiskan yapacak.
Egerki ayni zamanda da o dilin konusuldugu ulkedeysen owww yeah derim.

Test edildi onaylandi
0
Slynmaster
(12.04.23)
bir kere ingilizce konusulmayan bir ulkede yasayip da anadili gibi konusan gormedim. ne kadar iyi olursa olsun dili. ben de yds'yi, toefl'i falan fulluyordum turkiye'de ama anadil gibi konusamiyordum o baska bir seviye. simdi 3 senedir yurtdisindayim yavas yavas o seviyeye geliyorum.

o nedenle ingilizce konusulan ulkelerde dogdu veya buyudu. bu da degilse bu ulkelerde uzun sure yasadi. gerisi hikaye.
0
antikadimag
(12.04.23)
turk olup, yurtdisina 18'den sonra cikip uzun seneler orada kalsa bile "anadili gibi" ingilizce konusabilen kimse yok, unutun bunu.

anadil ile fluent karistiriliyor turkiye'de. anadildeki kivrakligi sonradan ogrendigin bir dilde yakalaman im-kan-siz.

Fluent olmak icin, temel saglamsa yurtdisinda 3-5 sene gecirmek yeterli. Is biraz da yetenek ile alakali, muzik kulagi gibi birsey, allah vergisi. Kimisi 3 senede toparlar, kimisi 10 senede arpa boyu yol alamaz.
0
cooperr
(12.04.23)
Yabancı ülkede yaşamak ve yabancı flört
0
photo85
(12.04.23)
iyi okulda aldi egitimi

ben istanbulda bir okulda okuyordum, resim dersi bile ingilizceydi
okulumuzda bakalorya sistemi vardi, sinavlarimiz yurtdisindan gelir, sonra yurtdisina gider orada puanlanirdi, mecbur ogrendik ingilizceyi

sonra ailesel durumlardan ankaraya tasindik
orada da ozel okula gittim, baya da meshur bir ozel okuldu
ust uste 2 cumle kurunca ingilizce siniftakiler bana saskin saskin bakmislardi

onlarin da cvsinde ingilizcesi iyi yaziyor benim de :)

sonra yine ailesel sebeplerden yabanci uvey baba
onun gorevi sebebi ile dunyayi gezmek
hem evde, hem disarida ingilizce konusmak da eklendi uzerine, iyice duzeldi
simdi de ingilterede yasiyorum zaten
0
Corc
(12.04.23)
Ben tamamen kendim çalışarak ilerlettim, konuşma hariç anadilim gibi diyebilirim, konuşma için de spesifik konularda tikaniyorum, ingilizce konusulan bir yerde bir süre yaşasam o da hallolur sanırım.

Yukarıda sayılanların da hiçbirine sahip değildim/yapmadım. Sonradan bir adının olduğunu öğrendiğim şu şeyi yapiyormusum megersem:
(bkz: deliberate practice)
0
encokbenisevinnolur
(12.04.23)
büyük çoğunluğu kolejde okudu. bir kısmı da erasmus, yurtdışı stajı falan filan derken toparladı. bir kısmının da özel ilgisi veya yeteneği vardı bu işe.
0
semaforo de medianoche
(13.04.23)
kimsenin yazmamasina sasirdim: cocuklugundan itibaren ailesi ingilizce ogretti/konustu. dolayisiyla cift dilli yetistiler.
0
Sour
(13.04.23)
Soruyu eksik sormuşsun yalnız.

Native speaker'ları kastediyorsan onlar çocukluktan beri resmi dili İngilizce olan ülkede doğup büyüyen.

Fluent seviyede olanlar da native olanlar kadar olmasa da çok uzun yıllar veya ömürleri boyunca yurt dışında yaşamış ve işlerini okullarını orada tamamlamış kişiler.
0
Yourcousinmarvinberry
(13.04.23)
(8)

bu aşkın sonu nereye gidecek...

sana bir sarki yazdim fernando
iç dökeceğim yoksa olduğum yerde patlayacağım artık. aynı bölümde olduğumuz bir kız var. bir arkadaşıma benden hoşlandığını söylüyor. işin iyisi ben de bu kızdan uzun zamandır hoşlanıyorum. daha önce hiç muhabbetimiz olmadı. geçen sabah da ben çay alırken konuşmaya çalıştı. ben de karşılık verdim am
iç dökeceğim yoksa olduğum yerde patlayacağım artık.

aynı bölümde olduğumuz bir kız var. bir arkadaşıma benden hoşlandığını söylüyor. işin iyisi ben de bu kızdan uzun zamandır hoşlanıyorum. daha önce hiç muhabbetimiz olmadı. geçen sabah da ben çay alırken konuşmaya çalıştı. ben de karşılık verdim ama ders vakti yaklaştığı için çat diye gittim görüşürüz diyip. daha önce de benzer bir diyalogda böyle basıp gitmiştim. bilerek değil valla, acelem vardı. o diyalogdan sonraki ilk konuşmamız bu oldu. o günden beri benim için kıpır kıpır. duramıyorum yani yerimde. ortak dersimiz yok ama girdiğini bildiğim bir ders için bugün sınıfın kapısında bir saat bekledim abartısız. gelmeyeceği tuttu. başka da hangi dersi alıyor bilmiyorum. koca bölüm. ortak arkadaşımız da yok. karşılaşmış olma süsü vermek istiyorum. gidip çat diye instagram'dan da yazmak bir seçenek ama oha.. hayır. belki yazar diye bugün bir sürü story attım, bir tanesine bile yazmadı. zaten niye yazsın? haftayaki dersten önce benim bir şeyler yapmam lazım. cidden olduğum yerde duramıyorum. ne yapayım? bir bahane mi bulsam? ne bahanesi?
0
sana bir sarki yazdim fernando
(11.04.23)
Sen onun storyisine yaz, direkt mesaj da atabilirsin ilk adımı atmakta bir sorun yok. Sonraki tavırlarına göre yazıp yazmayacağına karar verirsin.
0
olaylar olaylar
(11.04.23)
Girdiği bi dersi bulursan git o dersi dinle, çıkışta da muhabbet et. Bu dersi almıyorum ama merak ettim şu şu nedir şunu anlamadım vs
Bu arada kantinde çay içelim mi
Hoop al sana muhabbet, sonra cebini iste


Buna imkan yoksa instadan yürü gitsin bee ya
Gençlik güzel şey
0
photo85
(11.04.23)
ne güzel be ben heyecanlandım vallaha. Gençlik çok iyi lan kıymetini bilin bir daha o günlerin ve o hislerin gelmeyeceğini bilmekten daha acı hiçbir şey yok. Dostum şartlar olgunlaşmış işte kahveye davet et olsun bitsin. Süs müs verme abi içinden geldiği gibi ol neden çekiniyorsun ki istihbarat tamam, kızın çabası da cabası.
0
guitarissimo
(12.04.23)
karsilasmis olma mesaji falan verme. ezikce bir hareket. filmlerde olur oyle seyler. gercek hayat oyle degil.

git onunla ilgilendigin icin orada oldugunu goster. sen erkeksin yahu. almak istedigin seyi gidip alacaksin. cok basit.
0
alperz
(12.04.23)
Kizi iki kere ayakustu birakmissin, kiz senin storyne cevap yazar mi? Instagramdam eklemenin nesi oha? Boyle boyle yordunuz kendinizi?
Oglum sen erkek tarafisin farkinda misin? Kizi baskasinin yaninda gorunce uzulme sonra.
Yani ozetle seviyosan git konus bence.

Ya da hadi bunu yazmayacaktim ama yazayim, senin yapabilecegin maximum hareket storysine falan cevap yazmak sanirim. Sen oyle bi basla bakalim.
0
balpolen
(12.04.23)
Cevabınız soruda gizli değil mi ki zaten? Kız doğrusunu yapmış, sizi gördüğü yerde sohbete başlamış, ayaküstü çay alıyormuşsunuz mesela, ne güzel işte. Siz de gördüğünüz yerde sohbete başlayın neden bu kadar dert ettiniz ki?

Konuya da "iki seferdir düzgün konuşamadık" temasında girerseniz yarıda kesilen sohbetleri önemsemediğinizi düşünmez daha rahat olur.
0
akhenaten
(12.04.23)
karşılaşmış gibi yapma direkt konuş. kızlar bu konularda cesur ve ne istediğini bilen erkekleri severler.
0
Hallegadola
(12.04.23)
İkidir oturup sohbet edemedik diyip çek kızı bir kafeye sohbet et. Karşılaştık ayağı yapma bence de hiç. Direkt yekten git konuş madem karşılıklı etkileşim var taktiğe gerek yok bile.
0
bigcaptain
(12.04.23)
(7)

Koordine olma yeteneği nasıl gelişir?

sanemz
Oyunla, hobiyle, şunla bunla gelişme şansı var mı? Hayır ben şeyden söz ediyorum. Organize olmaktan. Hani deprem zamanı felaket koordine eksikliği vardı deniliyor ya. İnsanımızdaki bu eksikliğin sebebi ne? Ben de mesela bir yere hazırlanırken hemen organize olamıyorum.
Oyunla, hobiyle, şunla bunla gelişme şansı var mı? Hayır ben şeyden söz ediyorum. Organize olmaktan. Hani deprem zamanı felaket koordine eksikliği vardı deniliyor ya. İnsanımızdaki bu eksikliğin sebebi ne? Ben de mesela bir yere hazırlanırken hemen organize olamıyorum.
0
sanemz
(11.04.23)
Zaten öyle gelişiyor, el-göz koordinasyonunu sorduğunuzu varsayıyorum, en genel anlamda bu konuşuluyor çünkü. Eğer başka bir şeyse belirtirseniz faydalı olur çünkü koordinasyon yeteneğini ne için geliştirmek istediğinize bağlı bu.

Neyle meşgul olursanız ona göre bir gelişim sağlarsınız. Bilgisayar oyunlarının el-göz koordinasyonuna pozitif etkisi bilinen bir şey.

Spor, atış, resim, dart... Ellerinizi gözünüzle koordineli bir şekilde kullanmanız gereken her şey el-göz koordinasyonunu geliştirir.
0
akhenaten
(11.04.23)
Hayır ben şeyden söz ediyorum. Organize olmaktan. Hani deprem zamanı felaket koordine eksikliği vardı deniliyor ya. İnsanımızdaki bu eksikliğin sebebi ne? Ben de mesela bir yere hazırlanırken hemen organize olamıyorum.
0
🌸sanemz
(11.04.23)
disiplin, dolaylı olarak da zamana riayet.

disiplinli olursanız yazılı, çizili olmasa da kafanızda her şeyi bi sıraya koyup sırasıyla yaparsınız.

deprem gibi daha büyük olaylarda kurumların yazılı kuralları vardır ve uygulayıcılar bunu bilip koordine eder. mevcutta disiplinsizlik olduğu için adaptasyon problemi oluyor. bunu en iyi uygulayan/uygulayacak olan her daim tsk'dır.
0
b1020
(11.04.23)
kaderciligi birakmak lazim.
bizdeki hayir da $er de allahtan, yapcak bisey yok kafasi yuzunden sikinti cikiyor.
0
cooperr
(11.04.23)
Depremdeki organizasyon bozukluğuyla kişilerin organize olamaması farklı şeyler.

Kadrolar liyakatle iş başına gelirse, geldikleri makama, en alttan itibaren kademe kademe ve elene elene gelirlerse o organizasyon sağlanır.

Kişinin organize olamaması etraflı düşünmemekten, plansızlıktan, tezcanlılıktan olmakta.
Çözüm için oyun önerisi istemişsin. Satranç bu iş için biçilmiş kaftandır.
0
Mirket
(11.04.23)
@beraat Birileri ayrıcalıklı haklara sahip olursa daha mı iyi organize olunur. İlginç
0
🌸sanemz
(11.04.23)
Eğitim ve tatbikat
0
allezz
(11.04.23)
(5)

Şu Hareketin İsmi Ne? Türkçe veya İngilizce?

Cryptoricus
Genellikle çocuklar yapar. Her adımdan sonra aynı ayakla bir kez sıçrayıp diğer ayağa geçeriz. Mutlu bir yürüyüş şekli. İngilizce tarif etmem gerek. İngilizcede kesin bir adı vardır ama bir türlü bulamadım.
Genellikle çocuklar yapar. Her adımdan sonra aynı ayakla bir kez sıçrayıp diğer ayağa geçeriz. Mutlu bir yürüyüş şekli. İngilizce tarif etmem gerek. İngilizcede kesin bir adı vardır ama bir türlü bulamadım.
0
Cryptoricus
(11.04.23)
Sekerek yürümek?
0
kisa
(11.04.23)
Aradığınız fiilin ingilizcesi "skipping" olsa gerek.
0
michael_knight
(11.04.23)
Şurada skipping diye geçiyor

www.foxnews.com
0
Mirket
(11.04.23)
vizivozo
(11.04.23)
Sekmek, to skip.

-Yol boyunca sekerek (ya da seke seke) ilerliyordu

-She began to skip down the path
0
akhenaten
(11.04.23)
(11)

Türkiye'de kavşaklarda üstünlük

garavel
Yaklaşık 6 sene türkiye'de araç sürdüm, şimdi 1 senedir ingiltere'de araç kullanıyorum. Bugüne kadar kavşak kurallarını bilmiyormuşum ben, burada araç kullanırken sağdan gelen araç her zaman öncelikli ki buna alışmam uzun sürdü. Mesela karşıdan bir araç dümdüz geliyor diyelim ( bana göre yolun sağın
Yaklaşık 6 sene türkiye'de araç sürdüm, şimdi 1 senedir ingiltere'de araç kullanıyorum. Bugüne kadar kavşak kurallarını bilmiyormuşum ben, burada araç kullanırken sağdan gelen araç her zaman öncelikli ki buna alışmam uzun sürdü. Mesela karşıdan bir araç dümdüz geliyor diyelim ( bana göre yolun sağından geliyor ) ve ben kavşakta sağa sinyal verdim, araç duruyor. Yolu dümdüz olmasına rağmen duruyor. Kavşaklarda da %100 bir şekilde sağdan gelen araç bekleniyor, o yüzden kafamda zerre düşünce olmuyor acaba yola atlar mı yavaşlasam mı vs. Farkettim ki türkiye'de bu sanırım pratikte uygulanmıyor ya da ben uygulamıyormuşum. Pratikte türkiye'de bu işin doğrusu nasıldır ? Tıpkı buradaki gibi x aracı dümdüz gitse dahi y aracı sağa veya sola ( şuan kafamda oturtamadım ne taraf üstün ) sinyal verdiği an düz giden araç durmalı mı ? Pratikte karşılığı var mı ve teoride nasıldı bu ?
0
garavel
(08.04.23)
Kağıt üzerinde kurallar aynı. Ama senin solunda kalan arabanın şoförünün nasıl biri olduğuna göre o kuralın uygulanıp uygulanmaması değişiyor. Şimdi steryotip anlatıp da kavga çıkarmayayım. Anladın sen. kıps
0
alperz
(08.04.23)
Türkiye ile çok kafa yormana gerek yok, ben kavşak içinde geçiş üstünlüğü kavşak içindeki araçtadır dedim diye trafik polisiyle kavga ediyordum az kalsın, o da bana "hayır efendim sağdan gelen aracın hakkıdır" diyordu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.04.23)
ben mesela tr'de araç kullanırken ciddi zorlanıyorum artık. ilk burada zorlanıyordum, şimdi tr'de. her yerde hız sınırı olduğu için burada ve denetlendiği için şehir iç. 70-80 max gitmeye o kadar alışmışım ki tr'de de böyle gidiyorum ve selektör korna kıça yapışmaların haddi hesabı yok.
0
🌸garavel
(08.04.23)
Hocam Türkiye çok acayip bir ülke, ben mesela normalde İstanbul'da araç kullanmaktan çok şikayet ederdim ama İzmir'de Ankara'da falan araç kullandıktan sonra İstanbul bana 120 şeritli Kaliforniya otobanı gibi gelmeye başladı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.04.23)
Türkiye'de kurallar minimal farklılıklar içeriyor, geçen aylarda sözlükte baya bir karmaşa olmuştu hatta bunla alakalı. Trafik yönetmeliğine bakarsanız

Kavşaklarda geçiş hakkı madde 109

"b) trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda

8) dönüş yapan sürücüler doğru geçmekte olan araçlara,

c) kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemişse;

3) motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca

geçiş hakkını vermek zorundadır."

Şeklinde belirtiliyor. Ama neticede bu kurallar da uygulanmıyor, bizde kavşaklarda tamamen random takılıyor insanlar.

Ayrıca;

BEŞİNCİ BÖLÜM
Sürücülerin Uyacağı Diğer Kurallar
Dönüşler (Doğrultu Değiştirme)
Madde-102 Aksine bir işaret yoksa dönüş yaparak doğrultu değiştirecek olan araç sürücüleri;

b) Sola dönüşlerde;
5) (Ek: RG-02/11/2000-24218) Dönüşe başlamadan sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermeye,

Mecburdurlar."
0
akhenaten
(08.04.23)
Ya üniversite mezunu kafası calisan arkadaslarimin bile haberi yoktu bu kuraldan düşün halk o kadar bilgisiz.

Türkiye'ye tatile geldiğimde en çok zorlayan seylerden biri malesef, trafikte stres yapıyor.

Bu kuralin bir karşılığı yok, o an durumda nasıl olursa öyle uygulaniyor, uygulanmayinca kaza oluyor.
0
logisticsmanager
(08.04.23)
Kavşak içindeki aracın geçiş üstünlüğü yok mu? Sağ, sol kime göre neye göre. Milletin kafasını karıştırmayın:D
0
mekaniker
(08.04.23)
mekaniker. sen sağındakine yol veriyorsun. kime göresi yok. herkesin sağı belli. sağım sarımsak solum soğan. herkes kendi sağındakine öncelik tanıyor.
0
alperz
(08.04.23)
Kavşak içindeyken "sağdakine veriyorsun" gibi bir şey yok ama, misal dönel kavşakta dönüş halindeysen geçiş üstünlüğü kavşak içindeki araca aittir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.04.23)
Kontrolsüz kavşakta sağdaki aracın,
Dönel kavşakta (varsa) kavşak içindeki aracın geçiş üstünlüğü vardır.
0
Mirket
(08.04.23)
Aslında hem dönel kavşakta hem de ortasında ada bulunmayan her türlü kavşakta zaten kavşak içerisinde olan aracın geçiş hakkı var. Yönetmelikte bu dönel kavşaklar için açıkça belirtiliyor, ama yönetmeliğin geneline bakıldığında "kavşağa ilk giren ilk çıkar" algısı oldukça yerleşik görünüyor. Sağdan gelene yol verme işi henüz kavşağa girilmediği takdirde geçerli. Eğer kavşağa girildiyse giren araç önce çıkmalı. Bu ortamda geçiş üstünlüğü olan araçların (ambulans, polis vs.) bulunması durumunda bile böyle. Sanırım dönel kavşaklarda bunu vurgulamalarının sebebi dönel kavşak içindeki araçların, eğer kavşak büyükse kavşak içindeki araca göre sağ koldan giren araçlara sanki sol taraftan geliyormuş gibi gözükmesi. Haliyle insanlar "ben sağdan giriyorum, onun durması lazım" diye düşünebiliyor. Bu karışıklığı önemek için ekstra belirtilmiş olmalı.

"BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Kurallar
Trafiğin Yönetimi
Madde 96- Trafiğin yönetimine dair esas ve usuller aşağıda gösterilmiştir.
1) Görevli kişinin bir kolunu dik olarak yukarıya kaldırması; yeterli güvenlikte duramayacak sürücüler ile kavşağa yeni girmiş olan ve kavşak içinde bulunan sürücüler dışında, tüm karayolunu kullananlar için DUR emridir.
b) Görevli kişiler;
2) Yeşil ışıkta, ilerlemekte olan veya kavşaklara girmek üzere bulunan araçları ani işaretlerle durdurmamaya,
özen göstermek zorundadırlar."

"BEŞİNCİ BÖLÜM
Sürücülerin Uyacağı Diğer Kurallar
Kavşaklarda Geçiş Hakkı
Madde 109-(Değişik: RG-02/11/2000-24218)
Kavşaklarda aşağıdaki kurallar uygulanır.
e)Işıklı trafik işaretleri izin verse bile trafik akımı, kendisini kavşak içinde durmaya zorlayacak veya diğer doğrultudaki trafiğin geçişine engel olacak ise, sürücülerin kavşağa girmeleri yasaktır."

"ALTINCI BÖLÜM
Durma, Duraklama ve Parketme Kuralları
Duraklamanın Yasak Olduğu Yerler
Madde 113- Taşıt yolu üzerinde;
d) Kavşaklar, tüneller, köprüler ve bağlantı yollarında ve buralara, yerleşim birimleri içinde 5 metre ve yerleşim birimleri dışında 100 metre mesafede,
Duraklamak yasaktır."

"ONUNCU BÖLÜM
Çeşitli Kurallar
Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçlar
Geçiş Üstünlüğü Bulunan Araçların İşaretini Alan Araç Sürücülerinin Uyacağı Kurallar
Madde 142- Geçiş üstünlüğü bulunan bir aracın duyulur veya görülür bir işaretini alan ve araç sürücüleri bu araçların kolayca ilerlemelerini sağlamak için taşıt yolu üzerinde yer açmak, gerekiyorsa durmak ve bu araçlar tarafından tamamen geçilinceye kadar beklemek mecburiyetindedirler.
Bir kavşakta iken böyle bir işaret alan araç sürücüleri derhal kavşağı boşaltmak ve gerekiyorsa emniyetli bir mesafe uzaklaştıktan sonra geçişi engellemeyecek şekilde durmak ve geçiş üstünlüğüne haiz araçlar tamamen geçinceye kadar beklemek mecburiyetindedirler."
0
akhenaten
(09.04.23)
(1)

Çamaşır kurutma makinesi önerisi?

mikahakkinen
Bir sürü model var. Isı pompalı vs yazıyor.Tutan kg aralığı nedir? 8kg 9kg?Marka öneriniz var mıdır?Elbiseler bazen küçülüyor/daralıyor deniyor?Teşekkür ederim
Bir sürü model var. Isı pompalı vs yazıyor.
Tutan kg aralığı nedir? 8kg 9kg?
Marka öneriniz var mıdır?
Elbiseler bazen küçülüyor/daralıyor deniyor?
Teşekkür ederim
0
mikahakkinen
(08.04.23)
Isı pompalı olması bir avantaj, çünkü havayı sıkıştırarak ısıtıyor, ekstra bir ısıtıcı sistemi yok, haliyle elektrik kullanımı daha az.

A+ sınıfı veya üstü olması da önemli bir faktör, o ibareler boşuna değil, elektrik faturalarına etkisi cidden var.

Eğer çamaşır makinasının üstüne koydurmayı düşünüyorsanız makinanızla aynı kiloya sahip olanı almanız faydalı olur, yoksa uymadığı için üst üste yerleştirme yapmıyorlar.

Evet, uygun olmayan elbiseler ya da uygun elbiseler uygun olmayan programlarda kurutulursa sorunlar olabiliyor. Elbiselerin üzerinde kurutma makinası için semboller var, bunları öğrenirseniz sorun olmaz. Sonrasında zaten elbise seçerken kurutmaya uygun olanları tercih edersiniz. Bir de kurutma makinası çamaşır makinası gibi başlatınca bitene kadar çalışması gereken bir şey değil, arada açıp hassas ve çabuk kuruyan giysilerinizi çıkarabilirsiniz.
0
akhenaten
(08.04.23)
(6)

Kredi kartı mantığı

büyük engizisyoncu
Kredi kartının limiti 50bin diyelim.İçinden 20bin liralık tasitli alışveriş yapılmışTaksitlerin aylım ödeme toplamı 5bin olsun.Şimdi ay sonu ekstre olarak 5bin mi gelecek?Yoksa 50bin - 20bin = 30bin + 5bin liranın %40'ı mı?Benim ekstre ikinci hesaptaki gibi geliyor sanki. Nedir bunun mantığı tam ola
Kredi kartının limiti 50bin diyelim.
İçinden 20bin liralık tasitli alışveriş yapılmış
Taksitlerin aylım ödeme toplamı 5bin olsun.

Şimdi ay sonu ekstre olarak 5bin mi gelecek?
Yoksa 50bin - 20bin = 30bin + 5bin liranın %40'ı mı?

Benim ekstre ikinci hesaptaki gibi geliyor sanki. Nedir bunun mantığı tam olarak?
0
büyük engizisyoncu
(08.04.23)
ekstre 5 bin gelecek.
fakat kullanılabilir limit 30 bine düşer.
0
jelly bear
(08.04.23)
Bence de 5bin gelmesi lazım ama öyle gelmiyor.
İkinci hesaptaki gibi geliyor.
Ay sonu ekstredeki harcamaları + taksitleri topluyorum, atıyorum 5bin tutuyor. Ama ekstre 12bin geliyor.
Neden böyle olur? Sürekli asgarisini ödemekle ilgisi olabilir mi? Eğer öyleyse bile yine de olması gerekenle arada 2 kat fark var.
0
🌸büyük engizisyoncu
(08.04.23)
e tabii bir önceki ay ekstrenin %60'ı ödenmemiş kalıyorsa bir de ona faiz biniyor, bu ay 5 bin geliyorsa geçen aydan kalan kısım da ekleniyor.

ekstrede açık açık yazar ki bu, iyi inceleyin. "önceki dönemden devreden tutar" gibi bişey yazması lazım.
0
nhk ni youkosu
(08.04.23)
Peki bu nasıl hesaplanıyor?
Direkt geçen aydan kalan %60 + dönem içi taksit ve harcamalar olarak mı?
0
🌸büyük engizisyoncu
(08.04.23)
asgariyi ödeyince borcunuzu ödemiş sayılmazsınız.
dönem içi harcamalar + taksitler + önceki aydan kalan borçlar + faiz
0
jelly bear
(08.04.23)
Vadesi geçtiği halde ödenmemiş borçlara günlük faiz işler. Asgariyi yatırmanın size katkısı takibe düşmemeniz, ve gecikmeden kaynaklı kredi notunun etkilenmemesi olur. onun dışında borcunuza faiz işlemeye devam eder.

Günlük faiz hesabını da internetteki formüllerle hesaplayabilirsiniz.

Bu ayki taksitlerin toplamı 5.000 lira, bu ay yaptığınız peşin harcamalar 3.000 liraysa toplam 8.000 lira o aylık borcunuz vardır. Geçen ay asgarisini ödediğiniz borçtan kalan da 2.000 liraysa o ayki güncel borç toplamınız 10.000'e çıkar. Ayrıca o 2.000 liraya 30 günlük faiz eklersiniz. 10 bin liranın üstüne onu da eklersiniz o ay ödemekle yükümlü olduğunuz toplam borç o olur.
0
akhenaten
(08.04.23)
(3)

İngilizce sorusu

dissendium
Basit bir soru ama Türkçe kafamı karıştırıyor.Budget deficit, bütçe açığı ifadesindeki budget kelimesinin sözcük türü isim, değil mi? Sıfat olma ihtimali yok bence ama daha iyi bilenlere sormak istedim. Sağ olun.
Basit bir soru ama Türkçe kafamı karıştırıyor.

Budget deficit, bütçe açığı ifadesindeki budget kelimesinin sözcük türü isim, değil mi? Sıfat olma ihtimali yok bence ama daha iyi bilenlere sormak istedim. Sağ olun.
0
dissendium
(05.04.23)
İsim evet
0
salihdt
(05.04.23)
Budged sıfat olarak kullanılabiliyor, ucuz, bütçeye hitap eden anlamında. Ama burda öyle bir şey yok, iki kelime bir öbek oluşturmuş.
0
akhenaten
(05.04.23)
Budget deficit bir noun phrase (isim öbeği) fakat bu tarz iki ismin yan yana gelerek oluşturduğu isim tamlamalarında öndeki isim noun adjunct veya attributive noun olarak tanımlanıyor ve sıfat gibi görev yapıyor.
mesela "research paper" da aynı şekilde üretilen bir isim tamlaması fakat öndeki research ismi burada sıfat gibi çalışıyor.

diğer örnekler:

chicken soup
business meeting
safety rule
0
bedwetter
(02.05.23)
(6)

kredi karti borcunda hata olabilir mi

Kittie
ilk kez yuksek limitli bi kart kullandim.soru da acmistim daha once surekli asgari oduyorum diye hatta.bu durumdan rahatsiz olunca ben (asla erimiyordu borc) tum borcu (gelecek donem taksitlerle) kapamak istedim.cagri merkezini aradigimda borcun hepsinin atiyorum 30k oldugu soylendi.ben de hepsini d
ilk kez yuksek limitli bi kart kullandim.
soru da acmistim daha once surekli asgari oduyorum diye hatta.

bu durumdan rahatsiz olunca ben (asla erimiyordu borc) tum borcu (gelecek donem taksitlerle) kapamak istedim.
cagri merkezini aradigimda borcun hepsinin atiyorum 30k oldugu soylendi.

ben de hepsini degil ama bir donemin ustunde bir odeme yaptim bu da baya bir miktardi. asgari degil yani donem borcunun da uzerini odedim.
sonra iki hafta sonra falan yine bi odeme yaptim. biraz rahatlasin istedim. zamani gelmeden odemeler yaptim yani.

gecenlerde hafifledi borcum zannederken ciddi bir borc oldugunu fark ettim uygulama uzerinden.
cagri merkezini aradim. bana kadin borcun toplaminin 35k oldugunu soyledi.
nasil olur diyip kadina aciklama yaptim odediklerime dair.
o da otomatik sistemden okudu hizlica bir seyler. hesaplama dogru dedi.

daha once soyleneni not almistim es zamanli yanlis anladigimi sanmiyorum ki bir tepe para odedim fazla fazla.
inmedigi gibi borc artmis.

ben o eski sorumu actiktan sonra karti hic kullanmadim bu arada.
ben bu olayi nereden nasil teyit edecegim?

bir de soyle bir durum var dikkatimi ceken. zaten cagri merkezini aramam da oyle oldu. kart limitim artti gecenlerde. ve kullanilabilir limitimin cok asagida oldugunu gorunce aradim cagri merkezini bu nedir diye.
bunlar limit arttirirken yanlis bir sey mi yapti acaba?

uygulamada gecmis donem goremiyorum. ekstre talep edip her seyi kontrol mu etsem.
basina boyle bir yanlislik gelen var mi. olabiliyor mu yani?
tesekkurler
0
Kittie
(04.04.23)
Hata olma olasılığı çok çok düşük, ayrıca uygulamadan göremesen bile geçmiş ekstreleri webden yüksek ihtimal görebilirsin.
0
primetime
(04.04.23)
Bankaya gidip konu hakkında detaylı görüşebilirsiniz.
0
havadakarada
(04.04.23)
Hata olma olasılığı cidden düşük

Toplam borcu ilk sorduğunuzda taksitleri falan atlamış olma şansı var mı m.temsilcisinin?

Bunun en net çıkar yolu 1-2 saat ayırıp eski ekstreleri takip ederek harcamalarınızı kontrol etmek. Bankanın uygulamasını açıp borcun birikmeye başladığı en eski tarihten harcamalarınızı listeleyin. Excele falan yazın hatta elinizle, yazarken detaylı düşünme fırsatı olur, hem de bütün ekstreleri aynı ekranda görürsünüz.
0
akhenaten
(04.04.23)
Ekstre talep et en basit yol
0
sekerler diyarinda bir ruya
(04.04.23)
Àçikçasi bunun nesini hesaplayamadin onu da anlamadim.

Kartin limitinden, kullanibilir miktari çikarttiginda geriye toplam borcun kalir ve banka bir kurus bile fazlasini talep etmez.

Edit; olsun dert değil, herkes bu tarz şeyleri düşünemeyebilir.
0
Yourcousinmarvinberry
(04.04.23)
Cok nadir de olsa hata olabiliyor basima geldi ama siz olaya tam hakim degilsiniz hocam. Muhtemelen banka dogru hesapliyor.

Bu arada kartin toplam limitinden, kullanilabilir limiti cikarip toplam borcunuzu hesaplayabilirsiniz.
0
brkylmz
(05.04.23)
(4)

Sim kart yenileme

dissendium
Daha önce sormuştum. Sim kartım eski. Yenilemek istiyorum. Turkcell. Yenileyince eski sim kartım kullanılamaz duruma mı geliyor? Bu geçişin mümkün olduğunca sorunsuz olmasını istiyorum. Bankayla işim oluyor. Siz değiştirme sürecinizi anlatır mısınız? Sağ olun.
Daha önce sormuştum. Sim kartım eski. Yenilemek istiyorum. Turkcell. Yenileyince eski sim kartım kullanılamaz duruma mı geliyor? Bu geçişin mümkün olduğunca sorunsuz olmasını istiyorum. Bankayla işim oluyor. Siz değiştirme sürecinizi anlatır mısınız? Sağ olun.
0
dissendium
(04.04.23)
bayiye gidiyorsun yeni kart veriyorlar eskisi iptal oluyor.

bankalarda sim blokesi oluşuyor. onu telefonla ya da atmden vs kaldırabiliyorsun.
0
jelly bear
(04.04.23)
Bankaların uygulaması üzerinden halloluyor bloke kaldırma işlemi. Ben de yakın zamanda faturasızdan faturalıya geçtim, onda da sim değişmiş sayılıyor.

Ama bazı uygulamalar da sıkıntı çıkarabiliyor, şu an hatırlamıyorum hangisi çıkardı hangisi çıkarmadı ama ara ara karşılaşabilirsin böyle şeylerle. Neticede hepsi çözülüyor.
0
akhenaten
(04.04.23)
rehberin sim kartında ise eski simi atma içindeki numaraları telefona taşı öyle değiştir simi
0
eja
(04.04.23)
Maalesef artık çok geç. Direkt değiştirdim.
0
🌸dissendium
(04.04.23)
(5)

windows için pdf vb gibi dökümanları okuma uygulaması

a man alone
adobe'un kendi reader ı ücretli. her şeyini kullandırtmıyor. başka şeyler de buldum fakat yılda 100 dolr civarı. daha ucuz olsa alınır.sizin kullandığınız programlar var mı?
adobe'un kendi reader ı ücretli. her şeyini kullandırtmıyor. başka şeyler de buldum fakat yılda 100 dolr civarı. daha ucuz olsa alınır.

sizin kullandığınız programlar var mı?
0
a man alone
(03.04.23)
Okurken ne yapmaniz gerekiyor ekstradan? Ben adobe aboneligim olmasina ragmen edge ile aciyorum pdfleri.

Hic imzalamam falan gerekmedi ama onu firefox yapiyormus edge falan da yapiyordur
0
aguen
(03.04.23)
Adobe acrobat reader ücretsiz, temel işlevleri de kullanabiliyorsunuz (fosforlu vurgular, konuşma balonu şeklinde notlar vs.) İmza falan da atılabiliyor sitesinde yazana göre. Bir yanlışlık olmasın?

Ücretli olan adobe acrobat pro, onunla pdf oluşturup, editleyip, birleştirip, ayırabiliyorsunuz falan. Siz bunları mı yapacaksınız?
0
akhenaten
(03.04.23)
altını çizme, not alma vb özellikleri kullanmak istiyordum. acrobat dc ücretsiz diyor fakat link ücretli versiyona yönlendiriyor.

tekrar bakayım o halde. belki de farklı bir versiyonu var bende.

edit: tekrar denedim olmuyor, sadece sol taraftan yer imi işaretleniyor. sağ taraftaki her şey ücretli. programın adı adobe acrobat reader.
0
🌸a man alone
(03.04.23)
sumatra pdf tamamdır.
0
alperz
(03.04.23)
Sumatra veya Foxit
0
diyecevaplandı
(03.04.23)
(5)

oruç dışı aç kalma olayı

kondansator
selamlar, ramazan ayı boyunca oruç tutarım, midemde yanma vb yaşamıyorum. ancak akşama doğru susuzluk ve açlık bastırıyor haklı olarak.normal bir zamanda da sabah kahve, çay ile öğlen ediyordum. hatta öğlene kadar midemde yanma, mide bulantısı olabiliyordu. oruç boyunca bunu yaşamıyorum. çay kahve t
selamlar, ramazan ayı boyunca oruç tutarım, midemde yanma vb yaşamıyorum. ancak akşama doğru susuzluk ve açlık bastırıyor haklı olarak.

normal bir zamanda da sabah kahve, çay ile öğlen ediyordum. hatta öğlene kadar midemde yanma, mide bulantısı olabiliyordu. oruç boyunca bunu yaşamıyorum. çay kahve tüketimi mide bulantısı, yanma mı yapıyor?
0
kondansator
(03.04.23)
kahve yapar tabi özellikle aç karnına.
0
jelly bear
(03.04.23)
Aç karnına kahve ve çay içince ve/veya poğaça türü yağlı şeyler yiyince benim de midem kazınıyor. Onun için düzgün kahvaltı yapıp çıkıyorum sorun olmuyor.
0
akhenaten
(03.04.23)
kahve yapar ve su atar susatır. tarçınlı bir şeyler yersen daha az açlık hissedersin
0
abi bi dizi buldum on numara
(03.04.23)
Aç karna siyah çay sorun yaratiyor bazi insanlarda. Ben misal direkt kusarim (lisede kendi zararima ogrendim).

www.allrecipes.com:~:text=Tea%2C%20like%20wine%2C%20contains%20tannin,lead%20you%20to%20feel%20nauseated.&text=Why%20is%20tannin%20in%20tea,results%20in%20that%20bitter%20tang.
0
logisticsmanager
(03.04.23)
Filtre kahve, amerikano bende ac iken tukettigimde problem yapmiyor ama bitki cayi ya da siyah cay tuketirsem midem bulaniyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.04.23)
(6)

Yavru kedilerden birini kaybettik

balpolen
1 nisanda dogum yapmisti anne, 4 tane. 3'u iyi cok sukur ama 1'i ni kaybettik. Bunu nereye gomebilirim? Evim bahceli ama kefim oraya cikiyor tuvalet icin, kazinca falan gormesini istemem. Uskudar'dayim, nerelere gomebilirim?
1 nisanda dogum yapmisti anne, 4 tane. 3'u iyi cok sukur ama 1'i ni kaybettik. Bunu nereye gomebilirim?

Evim bahceli ama kefim oraya cikiyor tuvalet icin, kazinca falan gormesini istemem. Uskudar'dayim, nerelere gomebilirim?
0
balpolen
(03.04.23)
o iş biraz zor, çaktırmadan bir yere gömebiliyorsan dene ama derince kazmak lazım.
yasak olduğu için fark edilirse sıkıntı olur.
bahçesi olan gecekonduda oturan biri varsa tanıdığın ondan rica edebilirsin. ben sitedeki temizlik görevlisinin bahçesine gömüyorum, beykoz'a doğru bir yerde.
kedi köpek mezarlıkları pahalı. tanıdığın bir veterinerden rica edebilirsin ama açıkçası gömüyorlar mı çöpe mi atıyorlar bilemiyorum. :(
0
tiny penny
(03.04.23)
Bizim sokak kedi adası gibi çok fazla kedi var, bizim bahçeye de çok gelir, benim kedi vefat edince ben bahçeye gömdüm ama biraz derin kazdım, hiçbir sorun çıkmadı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
Yine kendi bahçenize ama derine derim ben. Sonuçta kedinin de magmaya inecek kadar kazacak hali yok. İnsan gömme derinliği 6 feet ya da yaklaşık 180 cm ediyor (evet o popüler dizinin isminden öyle bir imaj oluşmuş bende).

Babamların kedisi bahçenin en dip köşesine gömülü. Üzerinde çiçekler var. Boş olmayınca onun da dibini kazımazlar muhtemelen.
0
d max
(03.04.23)
Yazılmış ama gömmeyi düşünüyorsanız cidden derin gömmeniz lazım.
ikinci alternatif daha kolay ama kabullenmesi zor; çevrenizdeki yakın veterinerlerden birini arayıp yaşanan durumu anlatın. Tıbbi atık olarak nitelendireceklerdir.
Çok fazla kedi ölümüyle karşılaştığım için ben uzun süredir ikinci seçeneği değerlendiriyorum.
0
rakicandir
(03.04.23)
Kediler tuvaletini yaparken o kadar da derin kazmıyor, yani siz kediyi gömmek için bir el küreği falan kullanacaksınızdır heralde, sonuçta onla 3-5 kere toprak kaldırsanız baya bir derinlik elde ediyorsunuz.

İçinizi rahatlatmak için kediyi gömerken çıkardığınız toprağa bir bakın. Sizce kediniz tuvaletini yaparken bir öbek toprak çıkaracak kadar kazı yapıyor mu?
0
akhenaten
(03.04.23)
35-40 santim derinlik yeterli olur.
Bahçenize gömün, insanlarla uğraşmak zorunda kalmayın. Kediniz farketmez ve alışıktır, kazmaz hatta ilgilenmez.

Üzülmeyin. Kedi(leri)nize iyi bakın, birlikte mutlu olun.
0
alfired
(03.04.23)
(13)

Eşinizin siz öldükten sonra...

dissendium
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini is
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini ister miydiniz? Ya da eşiniz öldükten sonra evlenir miydiniz? Ya da birinin yeni eşi olsanız ve eşiniz rahmetli eşini ansa bu sizi rahatsız eder miydi?

Şarkıcı eşine belki bir sürü şarkı yazdı. Zamanına göre anlamlıydı ama şu an çok boş geliyor bana. Ölenle ölünmez, kimse tek yaşamak zorunda değil gibi bir sürü şey sıralanabilir. Bunlar zaten bilinen şeyler. Ama bir tarafta kulağa çok sağlıklı gelmese de bir ihanet, bir değersizlik duygusu oluşmuyor mu? Kimsenin mutluluğunda gözüm yok bu arada. Umarım mutlu yaşarlar. Hatta eşinize ve size sağlıklı ve uzun ömürler. Ben burada çok temel bir kıskançlık duygusundan bahsediyorum.
0
dissendium
(03.04.23)
Ben mutlu olmasini isterdim. Sonucta ben canliyken birakip gitmis degil, olmusum yapacak bi sey yok. Sonsuza dek aci icinde takilip kalmasi, devam edememesi uzerdi beni.
0
aguen
(03.04.23)
Eşimin ölümümden sonra başkasıyla evlenmesi hakkında konuşacak olursam, yani kimse şen şakrak, hevesli bir şekilde aman da eşim ben ölünce gitsin başkasıyla evlensin diyor olsun sanmıyorum. Sonuçta burada bir mecburi ayrılık söz konusu. Önce bunu kavramak gerekiyor. Ben ölüyorken tutup da eşimin önünde artık ne kadar hayat varsa oturup benim yadımı tut, hayat da senin için burda bitsin artık demeye ya da bunu hissettirmeye utanırım şahsen. Bence bu ayıp bir şey. Ha tabi başka biriyle mutlu olacağını düşünüp sevinmem de. Sadece en azından hayatına devam edebileceğini düşünüp içim rahatlar. Bunlar birbiriyle iç içe ama birbirinden ayrı konular.

Diğer konuysa tamamen insanlar ve onların amaçlarıyla ilgili. Herkes aynı şeyi aynı amaçla veya aynı şekilde yapmıyor ki, normalde temiz kalple eski eşini andığına inanıyorsam rahatsız olmam, aksine güvenim artar. Ama başka hesaplar peşinde olduğunu hissetssem rahatsız olurdum. Her iki durumda da ihanet duygusu hissetmem.
0
akhenaten
(03.04.23)
kayahan'ı anlatıyorsun sandım açıkçası :) evet ben ölürsem eşimin hayatına olması gerektiği gibi devam etmesini isterim. kimse ben erken ölürsem, kendisi ölene kadar benim yasımı tutmasın, aksi bir düşünce çok bencilce olur. keza evlilik de hayatın içinde, gerekirse evlenebilir.
0
roket adam
(03.04.23)
sevdiceğimi her şeyden çok seviyorum. sıklıkla derim ben erken ölürsem mutlaka evlen ama çocuklarımın hakkını ihmal etme diye ahahahhaha.

bence bir insan ölünce bitiyor işte her şey. geride kalanın ise hayatı devam ediyor. eğer hissedilecek bir şey olursa onun mutluluğunu hissetmek isterim.

büyük konuşmiyim ama ben evlenmem bu arada.
0
Hallegadola
(03.04.23)
ben öldükten sonra eşimin, sabah akşam yas tutması, yemeden içmeden kesilmesi, sersefil ortada gezmesi ahirette kemiklerimi nurla dolduracaksa isterim tabi. ama sanmam öyle olacağını. o yüzden eşim dahil tüm insanlar için huzurlu bir hayat dilerim.
0
sanemz
(03.04.23)
Ben eşimin evlenmesini isterim yaa, tek kalmasını hiç istemem, üzülmesini karalar bağlamasını hiç istemem :( zaten benim minnoşum daha karabiberle kimyonu ayırt edemiyor, yalnız kalamaz :(
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
Ölüm geride kalanlar için büyük bir olay, yani biz erkekler için o kadar travmatik oluyor mu bilmiyorum, aranızda hiç babası ölen oldu mu annenizin durumunu gözlemleyebildiniz mi onu da bilmiyorum ama babam ölmemiş olmasa muhtemelen ben de "evlenmesin ya" bencilliği yapardım ama babam öldükten sonra gördüm ki o psikolojiyi atlatabilmesi biraz daha mutlu olabilmesi için keşke annem evlenseydi diyorum, yani tabii üstünden yıllar geçti hayata küsmedi şu anda da gayet sağlıklı ama ne gereği var yani "ölüm onları ayırana dek" mutlu yaşamışlar işte, sonradan neden mutsuzluğa mahkum olsunlar ki? Ben öldükten sonra da aynı şekilde eşimin evlenmesini mutlu olmasını hayatına kaldığı yerden devam etmesini isterim, normal olan bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
gercek sevginin, biriyle birlikte olsaniz da olmasaniz da karsinizdaki kisinin gercekten mutlu olmasini istemekle epey ic ice oldugunu dusunuyorum. bunu karsimdaki icin gercekten isteyemiyorsam da gercekten sevdigimi degil, ego kaynakli bir bencillik ve sahiplenme hissi oldugunu ve esasen kendi kendimi degersiz gormem ve karsimdaki evlenmesin de ne kadar degerli oldugumu kanitlasin gibi bir yerden geldigini dusunurdum sanirim. yani olumumden sonra bile, degerimi 3. kisilerin insiyatifine biraktigimi fark eder, yasarken bunun uzerine kafa yorardim sanirim. dolayisiyla, hele de ben oldukten sonra cok cok cok mutlu olmasini isterdim.

ayrica, o dediginiz ihanet duygusu ve gecmise aniya deger vermeme duygusu zaten, yasanmislik ne kadar guzel ve biricikse siz isteseniz de istemeseniz de olusuyor. yasamayan bilmez. yasayan biri olarak, sevdigim hic kimsenin de boyle bir aci cekmesini istemem. basiniza gelmeyen hakkinda atip tutmak hakkaten kolay.
0
kassiopeia
(03.04.23)
Ben öldükten sonra kim ne yapıyorsa yapsın. Ben öldüm diye eşim de yaşarken mi ölsün? Eşimin, eski eşini düzenli olarak anmasından rahatsız olurum ama bir yerden sonra. İlişkide sessiz 3. kişi var ve eşim asla tamamen benimle/bende değil gibi hissettirir.

Ünlü bir eski eş başka tabii. Onu çok fazla kişi anıyor. Michael Jackson öldüğünde eski eşi falan yoktu ama ölüm gününde 1412512 milyar kişi anıyor kendisini. Orada biraz farklı.
0
nawar
(03.04.23)
ben evlenmezdim. benden sonra herkes canı ne isterse yapsın.
0
gabe h coud
(03.04.23)
bu tamamen olayin nasil gelistigine gore degisir.

kayahan uzerinden gidersek, ipek zaten kayahan'in asik oldugu milyonuncu hatundu buyuk ihtimal, ergenler hatirlamaz ama ben "sari sekerim" ile savanora'da yaptigi dugunu net hatirliyorum. gider ayak taze bir ceviz daha kiralim dedi, hatun da gelecegini dusundu peki dedi. Kayahan'in benden sonra evlenmez diye dusundugunu sanmiyorum, evlenecegi belliydi.

Obur taraftan, diyelimki 20li yaslarda birisiyle evlenmisim. 40 sene evli kalmisiz, coluk cocuga karismisiz. Ikimiz de 60li yaslara gelmisiz. Ben geberdikten sonra hatun gidip biriyle evlenirse, obur tarafta yanima geldiginde soyleyecek iki cift lafim olur.

Bir tanidigimiz 40 sene evli kaldiktan sonra kocasini kaybetti, birakin baskasini bulmayi 1 sene yas tuttu hatun, surekli siyah giydi, makyaj yok vs..saygi duyulacak bir hareket bu, olmasi gereken budur..
0
cooperr
(03.04.23)
ahiret inancı olan birisi değilim, öldükten sonrasının tıpkı doğmadan önceki gibi olacağına inanıyorum. o açıdan eşimin ben öldükten sonra yapacaklarıyla ilgili hiçbir kaygım/düşüncem yok. kaldı ki öteki taraf inancım da olsa sanırım önemsemezdim - ben iyi anması, kalbinin bir köşesinde hayatına dokunmuş önemli birisi olarak görmesi güzel geliyor kulağa ama onun dışında benimle ölsün istemem. gönlüne göre birini bulacaksa, hayatının geri kalanını mutlu ve iyi geçirecekse evlensin. ölmüşüm yav aklı bende kalsa kime ne faydası olacak. güzel hatırlasın, hatırama sahip çıksın yeter. onu yapmasa bile bana ne, ölüyüm çünkü.

ben şu yaşta eşim ölse muhtemelen 5-6 yıl filan toparlayamam ama gerçek şu ki insan özellikle yaşlandıkça yol arkadaşına ihtiyaç duyuyor. belki tekrar aşık olurum, belki sadece kendim gibi birisiyle bir hayat paylaşmak için o yola girerim... bilemiyorum. karşıma çıkacak kişiye bağlı. eşim ölünce "aaa ne güzel karım vardı lan, olmadı böyle. iyisi mi yine evlenem" diye düşünmem ama bir noktadan sonra önüne bakmalı insan. önünde başka bir evlilik mi, aşk mı, asla bitmeyen bir acı ve yalnızlık mı olur orasını bilemem elbet.

birlikte olduğum kişinin eski eşini anması konusu da beni rahatsız etmezdi. ben 28 yaşındayım, şu an olsa üzer belki evet çünkü genciz, eşimin "hayatının aşkı" olmak, ilişki anlamında onun hayatına girmiş en özel insan olmak isterim. olamamak biraz burukluk yaratır sanırım. ama 35-40'tan sonra öyle olmaz diye düşünüyorum. hatta aksine hoşuma bile gidebilir eşimin eski kocasına vefa duyması, onu iyi anması. neticede adam ölmüş yani kalkıp ona kaçacak hali yok ki, kıskanacağım biri değil. "ne iyi kadın lan ben ölünce beni de özler herhalde" derim herhalde.

şahsi görüşümce hayat ne yazık ki romantik komedi tadında değil, öyle rüya gibi ilişki yaşayan insan sayısı yüzde 1-2 filandır. o açıdan ben vefalı, dürüst, sevgili, saygılı kadına tavım. eski kocasını özlesin, ben ölünce evlensin vs. bunlar zaten ilişkiyi ilgilendiren şeyler değil pek; denklemden en az bir kişi çıkınca oluşan ihtimaller. o yüzden o açıdan kafam rahat.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
Evlenmezdim, onun da evlenmesini istemezdim. Anlaşamama vs gibi bir durumdan ilişkimiz bitmemiş ki, öyle olsa hayatına devam etme kafasını anlıyorum. Ama hayat arkadaşım ölmüş, yani nasıl evlenebilirim ki.
0
kafasizbiri
(13.04.23)
(3)

Hasta mısınız?

msb
Biraz anket gibi olacak ama çevremde kim varsa hasta şu sıralar. Ben de hastaydım yeni geçti, hatta tam geçmedi.Hastaysanız nasıl geçiyor?EK: Soğuk algınlığı gibi, covid gibi...
Biraz anket gibi olacak ama çevremde kim varsa hasta şu sıralar. Ben de hastaydım yeni geçti, hatta tam geçmedi.

Hastaysanız nasıl geçiyor?

EK: Soğuk algınlığı gibi, covid gibi...
0
msb
(31.03.23)
Kronik mi geçici mi ?
0
Yourcousinmarvinberry
(31.03.23)
Bizde de bütün ev komple hasta ben hariç
0
akhenaten
(31.03.23)
gecen haftalarda hastaydim. covid degilim ama covidle iliskisi oldugunu dusunuyorum.

covid oncesi hic hasta olmayan bununla ovunen bir insandim. sadece 3-4 yilda bir pis oksuruk geliyor ve 1-2 hafta icinde cozuluyordu. onun disinda ne bogaz agrisi yasadim, ne dogru durust grip ne burun tikanikligi.

covid olduktan sonra bozuldum sanirim. kotu gecirdim, yani evdeydim ama gercekten mahvoldum. 1,5 sene onceydi. bu sene iki kere soguk alginligi grip vb adini koyamadigim hastalik yasadim. evet yine ayakta gecirdim ama bogaz agrisiyla uyanma, burun tikanikligi vb seyler bana cok yeni. yas 38f
0
supergirl
(01.04.23)
(3)

İstanbuldaki Şehir Dışı Plaka Artışı (Deprem illeri harici)

calmdown
selamlar, son 1 aydır özellikle dikkatimi çekiyor. İstanbul'da çok fazla şehir dışı plaka artışı var. Doğma büyüme 30 yıllık istanbulluyum bu kadar farklı şehir plakasını karma olarak görmedim.Sadece deprem illeri de değil. Depremden etkilenen 10 şehirin dışında çok fazla plaka var. Nedir bu işin as
selamlar, son 1 aydır özellikle dikkatimi çekiyor. İstanbul'da çok fazla şehir dışı plaka artışı var. Doğma büyüme 30 yıllık istanbulluyum bu kadar farklı şehir plakasını karma olarak görmedim.

Sadece deprem illeri de değil. Depremden etkilenen 10 şehirin dışında çok fazla plaka var. Nedir bu işin aslı sizce? İpini koparan İstanbul'da mı şu an?
0
calmdown
(31.03.23)
Depremden önceden beri ben de fark ettim bunu, bir keresinde olağan trafikte 4 tane arka arkaya giden farklı şehirler ait plakaya denk gelmiştim. Cidden gözle görülür bir artış vardı depremden önce de.
0
akhenaten
(31.03.23)
Bilgi değil, akıl yürütme;
Belki otomobil ikinci el piyasasının kızışması sebebiyle insanlar eskisine oranla başka ilden araba alma konusunda daha rahat davranmaya başlamışlardır. Oto ekspertiz firmalarının yaygınlaşması da bunu kolaylaştırmış olsa gerek.

Eskiden başka ildeki araba daha ucuz olsa bile insan almaya çekinirdi. Hem dolandırılmak ve kandırılmaktan korkacağı için hem de zaten %1 - %2 fazla para verip kendi ilinden bir araba alabileceği için.
0
michael_knight
(31.03.23)
istanbulda kasko da daha pahalı. ben de istanbuldayken aldığım arabanın plakasını değiştirmemiştim kasko ucuz olsun diye. tek sebep bu değildir ama bi faktör de bu olabilir.
0
sirkelimon
(31.03.23)
(5)

Define işleri

dissendium
Takip ettiğim bir Youtube kullanıcısı var. Ormanda dedektörle gezip define buluyor. Bulduğu şeyler aşırı değerli. Bildiğiniz sanat eseri. Bu eğer gerçekse bu kişi bulduğu şeyleri nasıl satıyor? Devlet satın alıyor mu böyle şeyleri? Bu kişiyi şikâyet etmek bir sonuç verir mi? Aslında şikâyet etmek ma
Takip ettiğim bir Youtube kullanıcısı var. Ormanda dedektörle gezip define buluyor. Bulduğu şeyler aşırı değerli. Bildiğiniz sanat eseri. Bu eğer gerçekse bu kişi bulduğu şeyleri nasıl satıyor? Devlet satın alıyor mu böyle şeyleri? Bu kişiyi şikâyet etmek bir sonuç verir mi? Aslında şikâyet etmek mantıklı gelmiyor. Çünkü o kişi çıkarmasa belki o şeyler hep toprak altında kalacak. Devlete veriyorsa aslında tarihe, arkeolojiye hizmet ediyor. Ne diyorsunuz bu duruma?
0
dissendium
(30.03.23)
Facebookta defineciler grubundaydim bi ara. Gordukleri her seyi parcalayip patlatiyorlardi. Eger sadece dedektorle yapiliyosa ve devlete veriyosa (ki devlete verdigini hic sanmiyorum) bence bir sorun yok ama garanti bi yerleri delip desiyordur
0
fakyoras
(30.03.23)
kurgu diyorum
0
freebird5406_2
(30.03.23)
and the oscar goes to derecesinde kurgu.

define işinde parayı kıranlar malzeme satıcıları, harita satıcıları. umut satanlar yani.
0
alperz
(30.03.23)
Her şeyden önce yasalarda define ve tarihi eser tanımları farklı yapılıyor. Yasal olarak define arama izniyle define aranabiliyor, ancak bu "define" tanımı son 6 padişah dönemindeki para veya para işlevi gören buluntuları kapsıyor.

Pay alma konusu da bu buluntularla alakalı.

Tarihi eser sınıfına giren hiçbir şeyden pay almak söz konusu olmuyor.

İzinsiz definecilik faliyetleri de zaten suç.

Diğer taraftan o videolardaki birçok eser de sahte aslında.
0
akhenaten
(31.03.23)
İkinci konuysa şu, bunları devlete verip arkeoloji ve sanata destek vermiş olmuyor. Çok büyük bir tarih kıyımına sebep oluyor ne yazık ki.

Arkeolojik buluntu sadece ve sadece kontekstiyle anlamlıdır. Bir kazı sırasında kazı alanı incelenir, eser değil. Toprağın cinsi, dolgusu, stratigrafik tabakalanma, buluntuların birbirlerine göre konumları, buluntularla birlikte ele geçen organik ve inorganik diğer artefektler, varsa buluntunun ele geçtiği yapının türü, bukuntunun kotu, çevresiyle olan ilişkisi ve daha birçok şeye bakılır. Buluntu bunlarla anlam kazanır ve arkeolojik bir yorum yapılması mümkün olur.

Definecilerin çıkardığı esere bakıp "aa ne güzelmiş" demekten başka bir şey yapılamıyor malesef. Arkeolojik olarak neredeyse hiçbir değeri yok...
0
akhenaten
(31.03.23)
(10)

yıkılan şehirler nasıl olur, uzun binalar olmaz de mi artık?

sanemz
depreme dayanıklı olmasının kat sayısıyla ilgisi yok diyen de var ama merak ettiğim yine mimari istanbul depremi gibi boşverilir aynı düzende mi kurulur.olmaz diycem de geçen biri yazdı burda 17 ağustos depreminde de aynısı denmiş ama şimdi istanbul gökdelenden geçilmiyor. keşke aklı başında kursala
depreme dayanıklı olmasının kat sayısıyla ilgisi yok diyen de var ama merak ettiğim yine mimari istanbul depremi gibi boşverilir aynı düzende mi kurulur.
olmaz diycem de geçen biri yazdı burda 17 ağustos depreminde de aynısı denmiş ama şimdi istanbul gökdelenden geçilmiyor. keşke aklı başında kursalar bari.
0
sanemz
(30.03.23)
Temelini sağlam yapıp malzemeden çalmazsan yapılır neden yapılmasın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.03.23)
Gölcük depreminden 10 sene sonra herşeyi unuttuk. B
Bundan da 10 sene sonra her şeyi unutacağız.

Arazi ve bina konusunda bu kadar fazla rant ve bizde de bu cehalet olduğu sürece bir şey değişmez.

Selin yıktığı dere yatağındaki binayı aynı yere kondurmuyor muyuz?
0
Mirket
(30.03.23)
Bu tip sözler çok klasikleşti ama uygun zemine uygun binayı uygun şekilde yapmak esas olan. Ben hiçbir depremde şaşalı bir göktelenin yıkıldığını görmedim mesela, belki vardır.

11 Eylül'de 2 tane uçak çarptırdılar mesela yıkmak için.

Deprem dalgalarının niteliği de çok önemli, şu videoya bakın.

youtu.be
0
akhenaten
(30.03.23)
gökdelenler bilinenin aksine depreme çok daha dayanıklı yapılar. 5-10 katı geleneksel yöntemlerle yapabilirsin ama 40 katı arkasında destekleyici ciddi bir ekip ve çalışma olmadan ayakta bile tutamazsın. türkiye’de büyük şehirlerde nüfus artışı bu seviyede olduğu sürece dikey mimarinin alternatifi yok.
0
roket adam
(30.03.23)
Depreme 3 katlı betonarme bina yerine uygun zemine doğru mimari ve mühendislik ile çalışılmış 30 katlı çelik konstrüksyonlu, radye temelli, sismik izolatörlü 2018 sonrası yapılan gökdelende yakalanmayı tercih ederim. Neden uzun binalar olmasın? Dikey yapılaşmanın birçok sorunu var ama deprem bunlardan biri değil.
0
nawar
(30.03.23)
ya rönesans rezidansı görmediniz mi tuz buz oldu. ay yok ben oturamam artık şu saatten sonra çok katlı binada, büyük konuşmayım Allah esirgesin. hem ayrıca ben deprem az olan bi yerdeyim ama maraş depremi burda bile hissedildi yukardakiler daha çok sallandık dediler.
0
🌸sanemz
(30.03.23)
Ulkenin yuzde 60'inin asgari ucretle calistigi ve asgari ucret'in 300 dolar oldugu ulkede herkesin mustakil evde oturmasini daha cok beklersin kanka.
0
baldur2
(30.03.23)
rönesans rezidans gökdelen değildi.
0
mark greg sputnik
(30.03.23)
rönesans dediğin yer 11 katlı normal apartman, gökdelen dediğin en az 30-40 katlı olur.
0
roket adam
(30.03.23)
dayanikliligin kat sayisi ile alakasi yok. sikinti rant ve ahlak cokuntusu.

turkiye'deki en guvenilir binalar gokdelen sinifindaki yapilar. kat sayisini 3'e de dusursen, amele kafasiyla yaparsan ve hicbir denetime tabi tutmazsan yine cokecektir.
0
cooperr
(31.03.23)
(10)

Psikolojim hava durumuyla senkronize değişiyor.

akhenaten
İyice farkına vardım artık bunun hava kapalıysa ben de kapalıyım, hava iyiyse ben de iyiyim. Kışın karanlığında hayatı askıya alıyorum resmen, sadece Nisan-Ekim arası yaşıyorum, ekim sonuna doğru da aynı ağaçların yaprakları döktüğü gibi kendimi kış moduna alıyorum.Aynı şeyleri yaşayıp bir çözüm bul
İyice farkına vardım artık bunun hava kapalıysa ben de kapalıyım, hava iyiyse ben de iyiyim. Kışın karanlığında hayatı askıya alıyorum resmen, sadece Nisan-Ekim arası yaşıyorum, ekim sonuna doğru da aynı ağaçların yaprakları döktüğü gibi kendimi kış moduna alıyorum.

Aynı şeyleri yaşayıp bir çözüm bulan var mı aranızda?
0
akhenaten
(30.03.23)
evrimsel bir durum. insan iki yüz bin yildir boyle.
0
tantavizisyon
(30.03.23)
aynı ben. hava soğuk dışarıda ama güneş var. çok mutlu bir gün.

yağmurdan özellikle çiseleyen, saatlerce yağan gıcık yağmurdan nefret ederim.
0
gabe h coud
(30.03.23)
ani hava değişimleri daha etkili
vucud adapte olmaya çalışıyor 1 günde
0
bir soru sorcam
(30.03.23)
Herkesin mutluluk grafiğinde bir etki yaratıyordur büyğk ihtimal ama bende sanki daha bir etkili gibi ya, kötü havada resmen huysuz ve sinirli oluyorum.
0
🌸akhenaten
(30.03.23)
Bunla alakalı bir akademik çalışma vardı. Alakasız olduğu bulunmustu sonucunda. Ama bence de böyle bir şey var.
0
westblack
(30.03.23)
Ben hava kapali ve yagmurluyken depresyona giriyorum gunes acinca yasam enerjisiyle doluyorum.
0
unidentified floating object
(30.03.23)
ben iki yil oncesine kadar gunesli havalarda mutlu, kapali havalarda mutsuzdum.

artik tam tersi. gunes gordukce collesen memleketimizi dusunup iyice kahroluyorum. sirf bu yuzden cok yagis alan bir sehre tasinacagim.
0
alperz
(30.03.23)
çok etkisi oluyor. hava yağmurlu olduğunda hayattan aldığım zevk doruğa çıkıyor diğer türlü hayattan soğuyorum. her gün yağmur yağan yerde yaşamak isterdim.

güneş kapatılsın.
0
gule gule
(30.03.23)
Güneş ışınları ve hava sıcaklığının mod ile bir ilgisi var.
Bir bilimsel çalışmada örneğin vücut ısısı kabinlerde arttırılarak seanslar halinde depresyon tedavisi yapılıyor. Diğer bir örnek güneş ışığı görmeyen ülkelerde güneş ışığını taklit eden lamba terapileri modu düzenlemek için kullanılıyor.

Lamba terapisini ve vücudu genel olarak sıcak tutmayı genel olarak da çok fazla takılmamayı akışına bırakmayı öneririm.
0
psmstc
(30.03.23)
beni de normalden cok etkiledigini dusunuyorum. kisin hava kapaliyken suratim bildigin sirke satardi. simdi seattle'da yasiyorum, bu kis kendimi kesecektim az kalsin. zeminden tavana cam olan bi ev kiraladim sirf bu yuzden, maksimum isik alayim diye.

guneye tasinmaya calisiyorum. avrupalilar nasil yasiyor anlamiyorum.
0
antikadimag
(31.03.23)
(2)

Nakit çekip taksitle almak olayını anlamadım?

sassot
Bir alışveriş yaptım 10 bin liralık. 7 taksitle oluyor dediler tamam dedim. Ama karttan 10 bin lira çekilmiş. Ben bunu ne şekilde ödeyeceğim şimdi olayı anlamadım? 10 bin / 7 ŞEKLİNDE mi her ay ödeyeceğim?
Bir alışveriş yaptım 10 bin liralık. 7 taksitle oluyor dediler tamam dedim. Ama karttan 10 bin lira çekilmiş. Ben bunu ne şekilde ödeyeceğim şimdi olayı anlamadım? 10 bin / 7 ŞEKLİNDE mi her ay ödeyeceğim?
0
sassot
(29.03.23)
Aman üstüme geliyorlar +1

Sizin kredi kartınızın bir limiti var, o limit tutarında harcama yapabilirsiniz.

10.000 lira limiti olan karttan 10.000 lira harcama yapıp 7 taksitte öderseniz kartın harcama limiti 0'a düşer. Siz de 1.428 lira ödersiniz 7 ay boyunca.

Her taksiti ödediğinizde kartın harcama limiti artar. İlk taksitten sonra 1.428 lira harcama limitiniz geri gelir, 2. Taksitten sonra 2.856 olur, bu böyle gider.
0
akhenaten
(29.03.23)
Kartın limitinden 10 bin TL düşmesi normal. İşlem muhasebeleştikten sonra dönem içi işlemlerinize bakın 1429 TL civarında, gelecek döneme yansıyacak ilk taksidi görmeniz lazım.
0
salihdt
(29.03.23)
(2)

Şirket Bilanço Tablosu

heritage
Merhaba,Muhasebe hiç anlmadığım alan, ingilizce olunca hiçbir şey ifade etmez oluyor. Görseli salağa anlatır gibi anlatabilir misiniz?https://i.ibb.co/8skx73C/Balance-Sheet.png
Merhaba,
Muhasebe hiç anlmadığım alan, ingilizce olunca hiçbir şey ifade etmez oluyor. Görseli salağa anlatır gibi anlatabilir misiniz?

i.ibb.co
0
heritage
(29.03.23)
Üstteki tablo şirketin varlıklarını (aktiflerini) gösteriyor. Toplam varlıklar 1.460,06'ymış. Bu varlıkların hepsi de nakit veya nakit benzeri varlıklardan oluşuyormuş, yani şirkete ait bir duran varlık yok.

Alttaki tablo kaynakları gösteriyor, bunlar borçlar (yükümlülükler) ve özkaynaklardan oluşuyor.

Şirketin 2.760,95 yükümlülüğü var (örneğin banka kredisi ya da başka bir borçlanmadan gelen para)

2.500 de özkaynak var ama "non-registered" kısmı yasal olarak ne ifade ediyor ben bilmiyorum. Anlaşıldığı kadarıyla bu sermaye şu an kullanılabilir olarak görünmüyor. O kısımda yanıltmış olmayayım, nedenini ve ne ifade ettiğini bilmiyorum.

1300,89'da net dönem zararı açıklamış şirket.
0
akhenaten
(29.03.23)
equity negatif olmus. uzun vadede borclarini ödeyemez batmis gibi bisi
0
sonsuz
(29.03.23)
(5)

Amazondan telefon almak guvenilir mi?

lacrim
Evet arkadas hayatimda ilk defa son model bi telefon alma durumundayim ve amazonda daha ucuz, guvenilir mi? Garanti vs isleri ne olur, nasil bir sorun olabilir olacaksa da, beni bir aydinlatirsaniz sevinirim
Evet arkadas hayatimda ilk defa son model bi telefon alma durumundayim ve amazonda daha ucuz, guvenilir mi? Garanti vs isleri ne olur, nasil bir sorun olabilir olacaksa da, beni bir aydinlatirsaniz sevinirim
0
lacrim
(29.03.23)
satan amazonun kendisiyse dünyada daha fazla güvenebileceğin bir e-ticaret ortamı yok, değilse satan kişinin önceki yorumlarını okumalısın
0
wiekannich
(29.03.23)
Satıcı Amazon'un kendisi ise ben de gozum kapalı alıyorum.
0
fraise
(29.03.23)
Biz ailecek televizyon, tv gibi elektroniklerin hepsini amazon'dan aldık. Hiçbir sorun olmadı.

Tek dikkat etmeniz gereken şey "amazon tarafından satılır ve gönderilir" ibaresine dikkat etmek. O varsa sorun yok, o yoksa alacağınız yerin neresi olduğu önemli.
0
akhenaten
(29.03.23)
Telefon ve tv yazacaktım, yanlış olmuş. Mobilde edit de olmuyor.
0
akhenaten
(29.03.23)
amazon çok övülüyor ama son zamanlarda tamamen trendyol-hb kafasıyla yönetilmeye başlandı.
1-2 siparişimde beni mağdur ettiler. biraz araştırırsanız bir çok mağdurda bulacaksınız.

yinede alınabilir ama aklınızın bir köşesinde bulunsun sonra bir sorun olunca ama dünya devi, ama çok övülüyor demeyin.
0
astronom bey
(29.03.23)
(7)

3 tavuk 3 günde 3 yumurta yaparsa 12 tavuk 12 günde kaç yumurta yapar?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(29.03.23)
uc tavugun ucu de birer yumurta mi yumurtluyor yoksa uc tavuktan biri uc yumurtlayip diger ikisi ense mi yapiyor?
0
alperz
(29.03.23)
48

3 tavuk 1 günde 1 yumurta yapıyor.
12 tavuk 1 günde 4 yumurta yapar.
12 tavuk 12 günde 48 yumurta yapar.
0
gabe h coud
(29.03.23)
tavuk yerine a, gun yerine b, yumurta yerine de c yazip matematik esitligi gibi planlama yapan yumurtayi bakkaldan almaya mahkumdur.

tavuk dedigin duygusal hayvan.

3 x a x b = 3 x c
0
alperz
(29.03.23)
hatta devam edeyim. 3 x a x 3 x b = 3 x c ise

9ab = 3c’dir.

12 x a x 12 x b = 48c olur. ama ya tavuklar denk degilse? ya havalar birden sogursa?
0
alperz
(29.03.23)
3 günde bir yumurtlayan tavuk kesilir, yenir.

Yerine Legorn cinsi alınır. Yılda 300 yumurta alınır.

Hiç öyle 12 gün falan beklenmez. Kar edilir.
0
Mirket
(29.03.23)
hicbir sey bilmiyorsan ya da sinavlardapratik olsun diye formulu var bu tarz sorular. Yapilan is / diger ivir zivirlar = Yapilan is / diger ivir zivirlar
Burda uretim nedir 3 yumurta.
3 yumurta / (3 gun*3 tavuk) = x yumurta / (12 tavuk* 12 gun)
icler dislardan x=48
0
freedonia
(29.03.23)
Sözel çözümü şu şekilde;

3 tavuk 3 günde 3 yumurta yapıyorsa demek ki bu tavuklar üç günde bir 1 adet yumurta üretiyordur.

Tavuk sayısı 12 olduğunda 3 günde 12 yumurta üretirler.

12 günde de 4 tane üç gün olduğuna göre 12 tavuk 12 günde 4 defa yumurtlayacak demektir. Bu da 12x4'ten 48 yapıyor.
0
akhenaten
(29.03.23)
(4)

Psikolog ile aradaki iletişim/frekans

jjimyl
Merhabalar,Bİraz uzun yazacağım şimdiden okuduğunuz için teşekkürler.Aralık ayında yüksek kaygı, anksiyete, aşırı mükemmelliyetcilik vb sorunlarımdan dolayı ve kendimi biraz daha yakından tanımak amaçlı psikoterapi almaya başladım. İlk olarak haftada 1 başladık daha sonrasında tam olarak nedenini bi
Merhabalar,

Bİraz uzun yazacağım şimdiden okuduğunuz için teşekkürler.
Aralık ayında yüksek kaygı, anksiyete, aşırı mükemmelliyetcilik vb sorunlarımdan dolayı ve kendimi biraz daha yakından tanımak amaçlı psikoterapi almaya başladım. İlk olarak haftada 1 başladık daha sonrasında tam olarak nedenini bilmediğim şekilde 10 günde bire indirdi seans aralıklarını. Nedenini sorduğumda öyle daha iyi oluyor gibi genel bir yanıt verdi. Araliklarin artmasının benden bağımsız kendi çalışma temposuna daha uygun olduğu için böyle değiştirdiğini düşündüm.

Aynı zamanda aşırı duyarlı birisiyim (highly sensitive person) Yönetilmesi zor olan bu kişilik tipi hakkında da daha detaylı bilgiler almak ve günlük hayatta kendimi daha verimli bir şekilde yönetmek üzerine beklentilerim vardı terapiden. Ancak her defasında bundan kaynakli rahatsız olduğum noktaları dile getirdiğimde burda benim elimden pek bir şey gelmez, herkeste olan şeyler manasına getiriyor verdiği cevapları. Duyarlilik bir noktadan sonra herkeste olura getiriyor. Özel bir yaklaşım ile ele aldığını düşünmüyorum. Özel olarak bu konuya daha önce tam temas etmemiş sanki. ( Burdaki temel sorunum da şu: uyaranlar çok fazlalasinca özellikle gün sonu beynim mal gibi oluyor. Bilgileri bağdaştırmak ve ortaya bir ürün sunmak işkence gibi geliyor. Ama bunun dışında gün içinde de kendi düşüncelerimden ve İste yapmam gereken taska tam olarak odaklanamiyorum, enerjimi %100 veremiyorum. İki ya da birden çok bilgiyi bağdaştırarak ortaya bir şey sunmam epey vakit alıyor. Ve sonuç olarak sürekli overwhelmed hissediyorum.)

Daha önce de sorunlarımla ilgili ödev tarzı görevler verdi. Yapmaya çalıştım kısmen de olsa ise yaradı ama total sürece baktığımda son 2 aydır çok bariz bir ilerleme göremiyorum. 50 dklık online seanslar bugün nasılsınız nasıl hissediyorsunuz sorusuna seansın çoğunda yanıt verip benzer sorunlarımı anlattığım oturumlara dönüştü gibi. Sema terapi ile ilerliyor kendisi güya,daha önceden de üstüne okumalarımın olduğu bir ekol. Terapinin başında bir test yapmıştı. Ordaki sonuçların birkaçını söyledi (sahip olduğum şemalar) 50 dk çok kısa bir süre biliyorum ama psikologun soruları bu şemalar odaklı olsa ve beni buna göre yönlendirse daha iyi olmaz mıydı?


Ben de kendimi sürekli aynı şeyleri anlatıp herhangi bir arkadaşıma biraz daha detaylı olarak geveliyormuş gibi hissetmeye başladım. Son bir iki seanstır eğer yeni bir adım atmazsan bu döngüden çıkamazsın mesajını veriyor. Halbuki benim bu adımları atmam kimi zaman uzun yıllardır kalıplaşmış düşüncelerimden hem çok zor hem de atsam da bu döngüden kurtulacağım kesin değil diye düşünüyorum.

Size sorularım danışanın psikolog ile ilişkisi nasıl olmalı, sürecin bu şekilde ilerlemesi normal mi? Seansı daha çok psikolog mu yönlendirmeli yoksa danışan mı? Seansların sohbet odaklı olması normal mi yoksa daha çok çözüm odaklı mi olması gerekiyor? Aklımda mevcut psikologu değiştirme konusu var. Ama sürecin nasıl geçtiğini tarafsız olarak size de sormak istedim öncelikle. Ayrıca her ne kadar bu psikoloğa kendimi olabildiğince çıplak anlatmaya çalışsam da yeni bir psikolog ile yeniden başlamaya biraz üşeniyorum:/

Teşekkürler.
0
jjimyl
(29.03.23)
Terapist olarak önerim Act çalılan bir psikolog bulmanız kesinlikle çok fark edecektir. Bazı yaklaşımlar klinik bir patoloji yoksa çok işlevsiz kalıyor artık terapi de dönüşüyor(3. Dalga terapiler).
Dört beş yıl önce sizin gibi bir danışanla çok yüzeysel çalışırdım bdt odaklı olduğum için, iteleyerek ilerlerdi seanslar bu tip durumlarda çünkü anlamsız bir döngü yaratıyor bdt bu durumlarda. Şimdi öyle bir akıyor ki, çünkü act <3 kabul ve adanmışlık terapisi diye geçiyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(29.03.23)
Selamlar, ben de psikoloğum ve ACT odaklı çalışıyorum, daha önce BDT de çalıştım. ACT daha esnek tabii ki bence de. Şema hakkında bir fikrim yok, bununla ilgili bir şey söylemem doğru olmaz ama sizin terapistinizle alakalı soru işaretlerinizi, hissiyatlarınızı mutlaka onunla konuşmanız gerekiyor, ben böyle böyle düşündüm diye. Kendinden çıkıp size dönerse, ne güzel olur, siz de sorularınızı yanıtlamış olursunuz. Bu soruları danışanın sorması, onun hakkında bize fikir verir, dolayısıyla terapist için iyi bir veridir aslında.

Ayrıca şunu da söyleyeyim; kendim için de söylüyorum. Bir terapistin aldığı eğitimler onu uyguluyor olduğu manasına gelmiyor bence. Seansta bir terapi ekolü uygulamak hiç kolay değil ve emek istiyor, hakikaten o Danışan üzerinde çalışmak, kendini güncel tutmak gerekiyor. Öteki türlü evet, günlük muhabbetten öteye gidemiyor pek seanslar. Bunu da psikoloğun yapması, süpervizyonlar, değerlendirmenin olduğu bir ortamdan ve terapistin kendisinin özelliklerinden geçiyor.

Nice eğitimler alıp, EMDR, BDT, klinik yl yüksek lisansı, seansında dini hoca ses kaydı öneren psikologlar biliyorum, ne yazık ki.

Türkiye’de terapi denen şey, öğretiliyor evet ama denetim yok, öğrenmek p yüzden biraz size düşüyor, sertifikayı alıp geçmekle olmuyor. Bunu kendim için de söylüyorum bu arada, umarım hakkıyla mesleği icra edenlerden oluruz tabii ki de.

Velhasıl şema yapıyor mu acaba şüphenizde (ben öyle algıladım) haklı olabilirsiniz ve bunu sorgulamanızda hiçbir sakınca yok. Şemayı, terapiste karşı hislerinizi vs. terapistinize götürün bence, ve olayı algıladığı noktadan onu değerlendirmeye çalışın. Dikkat etmeniz gereken nokta, terapistinizi eleştirirken ya da bırakma aşamasına geldiğinizde başka ilişkilerinizde olan sorunlu şemalarınız (varsa) burada da geçerli mi sizce? Eğer öyleyse kendinizi de değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Terapist bulmak çok zor bir iş, kolaylıklar diliyorum :)
0
damba
(29.03.23)
Ben psikolog değilim, sadece yazdıklarınızı okuyunca "bence bir psikologla görüşün" deme isteği uyandı bende. Çünkü buraya bunları yazmanıza sebep olacak kadar sıkıntı yaşıyorsunuz bu kişiyle iletişiminizde ve bu sıkıntı bir sorun. Ne var ki sizin seanslarınızda şu anda bu sorun yerine farklı bir şey üzerine çalışılıyor gibi ancak siz de bu sorun dolayısıyla diğer şeye odaklanamıyorsunuz.

Haliyle öncelikli bir sorun diğer şeylerin önünü kapatıyor şu anda ve önce bu konunun çözülmesi gerek.

Bu sebeple bence psikoloğunuzu değiştirin.
0
akhenaten
(29.03.23)
Psikoloklarin sevmediğim olayı empati yapmaması. Şiddetsiz iletişimi geliştiren doktor bunu saçma bulmuş ve insanları her seansta empati vererek mutlu edeceğini fark etmiş ve öyle de yapmış. Sonra da insanların çatışmasının (kendi ve başkaları ile) iletişim ile önlenebileceğini düşünmüş ve bir şablon yaratmış. Şiddetsiz iletişim demiş buna. Pedolara, Afrika kabilelerine empati vermiş, savaşın olduğu her yere gitmiş şiddetsiz işletimi uygulamış. Demem o ki kendi kurallarını esnetemeyen insanla bağ kuramaman ve içinde canlı olanı aktarmaman normal ve üzücü. Bir-iki seans parasına şiddetsiz iletişim eğitimi almayı dene. Aradığın tüm cevaplar orada emin olabilirsin. Kendini tanıman ve olduğun halinle kabul etmen cevapları da getirecektir. Psikolojinin tanımları ile kendini etiketlemeyi bırakıp, davranış ve düşünce yapını anlayacak ve eğer sen istersen degistereceksin, çünkü değiştirme gücünü eline alacaksın ve seçimlerini kendini tanımış olarak yapacaksın.
0
hasmetizm 2046
(29.03.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.