Giriş
(1)

ingilizce cümle

WithWorth
"There is got to be something."bu cümleyi öğelerine ayırıp, zamanını açıklayabilir misiniz ?
"There is got to be something."

bu cümleyi öğelerine ayırıp, zamanını açıklayabilir misiniz ?
0
WithWorth
(06.08.23)
Doğrusu "there has got to be something" Cümleyi muhtemelen "there's got..." şeklinde gördünüz, oradaki s has için.

Bu da aslında "There must be something" demenin zorlama bir hali, yani aslında "there must be", "there has got to be" gibi bir forma dönüşmeye zorlanıyor, vurguyu artırmak için.

Zaman present simple, çünkü have/has present simple formunda.
0
akhenaten
(06.08.23)
(7)

Hangi Ceket?

french lover
1) https://www.gant.com.tr/gant-erkek-lacivert-regular-fit-fermuarli-ceket-7006310/2) https://www.gant.com.tr/gant-erkek-bej-regular-fit-fermuarli-ceket-7006322/ (farklı renkleri mevcut)3) https://www.massimodutti.com/tr/pamuk-kar%C4%B1s%C4%B1ml%C4%B1-fermuarl%C4%B1-ceket---studio-l088008254) https
1) www.gant.com.tr

2) www.gant.com.tr (farklı renkleri mevcut)

3) www.massimodutti.com

4) tr.tommy.com

Hangisi daha güzel ve parasını hak ediyor sizce?
0
french lover
(06.08.23)
hicbirinin parasini hakettigini dusunmuyorum da illa birini alacak olsam siralamam 2 4 1 3 olurdu.
0
hot potato
(06.08.23)
1 4

Fiyat hiçbiri
0
respect
(06.08.23)
3 kesinlikle değil.
1
0
black holes in the sky
(06.08.23)
3 guzel
ancak bu kadar para verebiliyorsam ralph lauren / polo'dan bakardim ben olsam (zaten ole yapiyorum :))
0
nibba
(06.08.23)
3 tarzi yakisacaksa cok begendim ben.

digerleri siradan ozellikle sonuncusunu ilk basta 3,900 sandim pahali dedim 6,900 cikti :D.
0
gule gule
(06.08.23)
Dutti tabii ki. Diğerleri polyester o pamuk. Rengi de güzel ben alsam onu alırdım. Diğerlerine bakmazdım bile.
0
naksidil
(06.08.23)
3 nedense inanılmaz itici geldi, bu kombin bana lacivert takım giymiş, tütün kaçakçılığından bir sürü suç dosyası bulunan mafya stereotipini anımsattı tuhaf bir şekilde.

1 ve 4 günlük kullanmak için güzel eğer amaç buysa. 2'nin de gideri var.

3'ü başka bir kombinle görmem gerek, şu haliyle yukarda tarif ettiğim tipten başka bir görüntüde hayal edemedim.
0
akhenaten
(06.08.23)
(3)

Bes devlet katkısını hak etmek için para mı yatırmak gerek?

chicha_v2
Belli bir alt/üst limiti var mı?Yüzde otuz fena bir oran değil faydalanalım.
Belli bir alt/üst limiti var mı?

Yüzde otuz fena bir oran değil faydalanalım.
0
chicha_v2
(06.08.23)
E tabi ki, yatırdığınız paranın %30'unu ekliyor devlet.

Aylık üst limit olarak brüt asgari ücretin %30'u kadar devlet katkısı alabilirsiniz. Bu da 2023 yılı için 42 bin lira civarı bir yere denk geliyor. Bunun için de 150 bin civarı bir para yatırmış olmanız gerek.

Alt limiti yok bildiğim kadarıyla.
0
akhenaten
(06.08.23)
para yatırmanın yanında en az 10 yıl kalmak, 56 yaşını doldurmak gibi şartlar da var.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(06.08.23)
Yıl ve yaş şartı var.
0
naksidil
(06.08.23)
(15)

hangi dondurma seviyorsunuz?

abelardo
yaz günlerinin vazgeçilmez yiyeceğidir dondurma.siz en çok neli dondurma seviyorsunuz?
yaz günlerinin vazgeçilmez yiyeceğidir dondurma.

siz en çok neli dondurma seviyorsunuz?
0
abelardo
(05.08.23)
Gökkuşağı nı seviyorum. Yeşil çikolatadan şapkası olan.
0
benoyledemekistemedim
(05.08.23)
kakao/çikolata parçacıklı ve sade..
muz ve kavun bunun haricinde.
paket dondurma çok çok nadir, magnum.
0
tabudeviren
(05.08.23)
açık dondurma, bal badem 2 top çikolatalı 1 top
0
freebird5406_2
(05.08.23)
fıstık, damla sakızı
0
pide
(05.08.23)
Ceviz ve kavunlu dondurma seviyorum.
0
burka
(05.08.23)
dondurmaların içeriğini okuduktan sonra, yemekten ve sevmekten vazgeçtim dondurmayı.ama buzlu muz vs smoothie harika, elbette ben yaptıysam :)
0
damba
(05.08.23)
çilek, kavun ve italyan karamel.
bi de kadıköy'de vero gelato diye bi yer var. lotus ve rafaello yediğim en güzel dondurmaydı, mük.
0
evrem
(05.08.23)
tahinli dondurma iyidir:)
0
kesmekes laleler
(05.08.23)
Birçok sevdiğim dondurma var.

Normal ruh halindeyken vanilya

Neşem yerindeyse çilek

O gün mutluysam fıstıklı + vanilya

Akşam vakti sıcak bastıysa kakao

Canım dondurmadan ziyade daha "tatlı" bir şey istiyorsa karamelli
0
akhenaten
(05.08.23)
vişne limon ama vişnenin mevsimi çok kısa olduğu için çevremdeki dondurmacılarda hiç yakalayamıyorum. mecbur kakao-vanilyadan devam.
0
hrskrs
(05.08.23)
ben en cok limon severim ama sadece limon olmasin diye yanina cikolatali (mumkunse bitter) ve varsa cevizli veya kestaneli koydururum mutlaka. bir de cikolata sosu ve findik tozu varsa kesinlikle bandirtirim. bedava ve ekstra bir gida sonucta :)

guldum.net

bir de kornet kulah her zaman ilk tercihimdir.
0
in vino veritas
(05.08.23)
Ekşili tatlara ceviz ve incir topları karıştırmayı seviyorum.
Limon- karadut- incir
Limon- cilek- ceviz gibi

Ama lavantalı da severim
0
Amaranta ursula
(05.08.23)
fistik, cilek, cikilata
0
mess
(05.08.23)
Balkaymak dondurması.
Bu sene Adana'da bir dondurma yedim. (Balkaymak Dondurma Toros Caddesi Şubesi)
Aaaa dedim bu çocukluğumdan beri aradığım lezzet. Bafra dondurması vardı çok aradım bulamadım vs. İşte biz oyuz dedi eleman. Bafra Balkaymak. Şimdi anlıyorum ki Ankara, Konya, İzmir vs nerede olursa olsun o dondurmayı bulmuşum, sevmişim ama adını bilmiyormuşum. İzmir'de hala bulamadım gerçi ama Foça'da ona yakın bir tat var. Balkaymak dışında dondurmayı buzlu sevdiğime karar verdim, o yüzden daha çok kendim yapıyorum son yıllarda, ikeada aparatlar var bunun için. (soruyu iyi okumamışım :) Balkaymak ise sade, başka marka veya çeşit ise çikolaya, kendim yapıyorsa vişneli)
0
sadegazoz
(06.08.23)
Antep fıstıklı. Ama eskisi gibi öyle fıstık tadı veren dondurma bulamıyorum pek. Yavan tatlar oluyor son yıllarda.
0
kahver
(07.08.23)
(2)

ütü nedir nasıl yapılır

Efoody
hayatımda ilk kez ütü yapmam gerekiyor. muhtemelen kalan kısmının önemli bir bölümünde de yapmak zorundayım.ütü masası aldım.ütü olarak şunu aldım https://www.akakce.com/utu/en-ucuz-arzum-ar684-olivya-2400-w-fiyati,8619554.htmlstarter kit tamam sanırım.yt videolarına baktım ettim ama kafamda nedense
hayatımda ilk kez ütü yapmam gerekiyor. muhtemelen kalan kısmının önemli bir bölümünde de yapmak zorundayım.
ütü masası aldım.
ütü olarak şunu aldım www.akakce.com
starter kit tamam sanırım.
yt videolarına baktım ettim ama kafamda nedense çok daha zor bir işmiş gibi canlanıyor hâlâ.
gömlek ve pantolon üteleyeceğim çoğunlukla.
ceket ütülenir mi, kravat ütülenir mi, neler nasıl ütülenir vs hiçbir şey bilmiyorum.
vereceğiniz her türlü tavsiyeye açığım.
0
Efoody
(05.08.23)
Etiketinde üzeri çarpı işaretli ütü simgesi olmayan her şey ütülenir. Özellikle de gömlekler, ceketler, pamuklu polo yakalar, kumaş pantolonlar ütüye ihtiyaç duyar. Bunlar ütüsüz giyilmez, giyilirse hoş olmaz.

Ütülerken kumaşların kat yaptığı yere ütü basmayın (örneğin pantolon paçalarının kenarları) ütü izi oluşur. Bunun yerine kumaşı çevire çevire ütüleyin. Ütü altında kalan kumaş mümkün olduğunca tek kat olsun, iki kat kumaşa ütü vurmaktan kaçının. Pantolonda bu ister istemez mümkün değil, ama örneğin polo yakalarınızı ütü masasının ucundan geçirebilirsiniz.

Çok kasmayın, tek amacınız var; kumaşta ütü izi bırakmadan kırışıklıkları düzeltmek. Çok teknik bir olay yok. Gerçi bazı pantolonlarda ütü izi kalması istenen bir durumdur, ancak bunları satın aldığınızda zaten üzerinde bulunur. Ütü yaparken o kısımların üzerinden geçin.
0
akhenaten
(05.08.23)
Kıyafetleri tersi yani içi ütülenir. Ütüye buhar için su koyacaksan içme suyu konulur kireç vs olmasın diye.
0
sadegazoz
(06.08.23)
(6)

"para piyasası fonu" güvenilir mi? bir dezavantajı var mı? mevduat vs ppf

istististist
https://eksisozluk1923.com/entry/154534721bu entryde arkadaş elinden geldiğince anlatmış ama benim kafama takılan bir kaç nokta var.bildiğim kadarıyla, normal yatırım fonlarında risk var. yani bir gecede paranın yüzde ellisini de kaybedebilirsiniz mesela."para piyasası fonlarında" da böyle bir risk
eksisozluk1923.com

bu entryde arkadaş elinden geldiğince anlatmış ama benim kafama takılan bir kaç nokta var.

bildiğim kadarıyla, normal yatırım fonlarında risk var.

yani bir gecede paranın yüzde ellisini de kaybedebilirsiniz mesela.

"para piyasası fonlarında" da böyle bir risk söz konusu mu?

bunun dışında ne gibi dezavantajlarından bahsedilebilir mevduat faiziyle kıyasladığımız zaman?
0
istististist
(04.08.23)
Mevduat hesabından farkı yok. Risk düşük.
0
useless
(04.08.23)
@useless;

yanıt için teşekkür ederim.

riskin boyutu nedir?

olumsuz ihtimallerin tamamının gerçekleşmesi durumunda paranın ne kadarını kaybedebilirim?
0
🌸istististist
(04.08.23)
anlatılanlar dışında herhangi bir fonda bir gecede %50 kaybedemezsiniz. en riskli fonlar hisse senedi fonları, onda da zaten tavan/taban uygulaması var, günlük %10’da devre keser.
0
orient blue
(04.08.23)
Şöyle ki para piyasası fonları genelde portföylerinde özel sektör tahvil ve bonolarını bulundururlar. Haliyle fonun tahvilini aldığı şirket batar ve borcunu ödeyemeyecek duruma gelirse ve iflasından sonra da geriye alacaklılara ödeyecekleri hiç para kalmamışsa bu zarar olarak yansır. Tabi bunun bir kere olması düşük bir ihtimalken sizi ciddi bir zarara sokacak kadar sık yaşanması daha da zor bir şey.

Tefas'tan bakın mesela, eksi getirisi olan bir tane bile para piyasası fonu göremezsiniz. Hele hele düzenli zararda kalan bir ppf şimdiye kadar olmuş mudur bilmiyorum. O risk değeri biraz sembolik.
0
akhenaten
(04.08.23)
brom mevduat faizleri yükseldiği için para piyasası fonlarına şimdilik gerek yok.
0
useless
(04.08.23)
yanıtlar için teşekkür ederim.

tefaş'ta listelenen ppf fonu olan şirketlerin hepsi güvenilir midir peki?

banka hesaplarında olduğu gibi bir devlet güvencesi söz konusu mu?
0
🌸istististist
(05.08.23)
(5)

birşeyler paylaşmak istediğimde gelen o farkındalık hissi

madurumdamadurum
merhabalar,geçenlerde de bir duyuru açmıştım desteğinize teşekkürler.sonradan biraz oturdum düşündüm de, ben hep herkesi dinlemişim,kendimi anlatacak bir dost daha edinmemişim ( yada edindiğimi sanmışım )bu farkındalık beni içten içe daha da yalnızlaştırdı ve önceden böyle düşüncelerim olduğunda geç
merhabalar,

geçenlerde de bir duyuru açmıştım desteğinize teşekkürler.
sonradan biraz oturdum düşündüm de, ben hep herkesi dinlemişim,kendimi anlatacak bir dost daha edinmemişim ( yada edindiğimi sanmışım )bu farkındalık beni içten içe daha da yalnızlaştırdı ve önceden böyle düşüncelerim olduğunda geçiştirip yoluma devam ediyordum. Yüzleşmeli miyim? Gerçekten beni dinleyen ve anlayan insanın olmadığını kabul etmeli miyim? Yoksa ruh sağlığım için bu zamana kadar yaptığım gibi ötelemeli miyim?

Teşekkürler :)
0
madurumdamadurum
(04.08.23)
:D
ötelediğin şey mutlaka karşına çıkar ve genellikle sen değil de sorun güçlenmiş olur.
genel cevap öteleme.
0
kisa
(04.08.23)
hocam işte hayatta bu anlara tekamül anları deniyor, bu anlar insanı değiştiriyor geliştiriyor
0
freebird5406_2
(04.08.23)
Ben de sizin gibiydim, ancak bu insanlardan ziyade sizle ilgili bir şey. Kendiniz anlatmanız lazım, derdini anlatabilen bir insana dönüşmeniz lazım, lafı kaynattırmamalısınız. O zaman insanlar da sizi dinlemeye başlayacak. Daha doğrusu insanlar her zamanki gibi kalacak, siz kendinizi dinletmeye başlamış olacaksınız.

Zaman içinde kendiniz gibi sessizce susup sizi dinleyen birilerine de denk gelirseniz çok üstüne gitmeyin, halini hatrını sorun. Büyük ihtimal hayır diyemediği için sizi dinliyordur.
0
akhenaten
(04.08.23)
tutunamayanlar, fleabag vs aklima geldi.

modern insan yasamayi ve paylasmayi bilmiyor, sevmeye yeteneksiz teoman baba'nin dedigi gibi.

benzer durumlar bende de var ama bunun caresi de daha fazla ice cekilmek, kapanmak, kendini soyutlamak degil, tam tersine daha sosyal olmak.
0
baldur2
(04.08.23)
İçtenlikle ilgili bir adım daha atman gerekiyor.
Senin olduğun yerde iken ben kabullenmeyi seçtim. Sonra yıllarca dertlerini dinlediğim arkadaşım beni dinlemeyip konuyu değiştirdiğinde, Lan, dedim ben yıllardır seni dinliyorum. Dinleyeceksin beni. O anda aramızdaki samimiyet ve dostluk level atladı.
0
sadegazoz
(06.08.23)
(1)

Türkçe dilbilgisi sorusu

havadakarada
Onlar tamircidirler.Onlar tamircilerdir.Bilgi verme anlamında kullandığımız dır eki, ihtimal anlamında değil.Hangisi doğru, ikisi de doğru mu? Açıklamasını yapabilir misiniz?
Onlar tamircidirler.
Onlar tamircilerdir.

Bilgi verme anlamında kullandığımız dır eki, ihtimal anlamında değil.

Hangisi doğru, ikisi de doğru mu? Açıklamasını yapabilir misiniz?
0
havadakarada
(03.08.23)
İkisi de yerine göre doğru, ihtimal anlamında da kullansanız ek aynı ek. İhtimal anlamı daha çok fiil üzerinde kullanıldığında ortaya çıkıyor ancak dediğim gibi ek aynı ek, ek fiilin geniş zaman eki. İkisi farklı şeyler değil yani.

Burada sizin kullandığınız ler de aslında çoğul eki değil, şahıs eki.

Ben tamirciyim
Sen tamircisin
O tamirci
Biz tamirciyiz
Siz tamircisiniz
Onlar tamirciler

Dolayısıyla nasıl "ben tamircidirim" demiyorsak "onlar tamircidirler" dememek de daha kurallı bir yapı oluşturur. Ancak gerçekte ikisi de dilde kullanılan şekiller.

Aralarında anlam açısından nüans farkı da oluyor.
0
akhenaten
(04.08.23)
(3)

bilgisayarda hız için ilk bakmamız gereken özellik nedir?

heartwork
ram midir önemli olan, işlemci frekansı mıdır nedir?
ram midir önemli olan, işlemci frekansı mıdır nedir?
0
heartwork
(02.08.23)
işlemci, ssd
0
tabii lan manyak mısın
(02.08.23)
İşlemci jenerasyonu ve segmenti, ram jenerasyonu ve boyutu, ssd okuma/yazma hızları.

İşlemci frekansı ve çok ram kulağa güzel gelebiliyorken 10 senelik bi çok ghz'lik i7 işlemcili bilgisayar canınızı sıkabilir de.

Bi genel intel/amd işlemci jenerasyonu ve segmentlerine bakın zaten bunların takılı olduğu bilgisayarlar da o segmente hizmet edecek şekilde donanımlandırılmış oluyorlar.
0
hedep
(03.08.23)
@hedep +1 konuya çok hakim değilseniz genel sistem performansını en iyi yansıtan şey işlemcinin ne kadar yeni ve hangi segmentte olduğu.

Eğer işlemciniz yeni bir nesil ve uygun segmentteki bir ürünse ikinci olarak tutarlılığı artırmak için ram frekansı ve miktarına bakabilirsiniz. Hiyerarşi bu şekilde. Bu hiyerarşinin dışında bağımsız olarak önem arz eden şeyse ssd mi hdd mi kullanıldığı. ssd olmasına özen gösterin.
0
akhenaten
(03.08.23)
(6)

Bir takım çıkmazlar

Lubb
-psikologa gitmek istemiyorsunuz orası kesin. (psikologlar gelip kızmayın lütfen zaten kötüyüm)-psikaytra gidince de ilaç yazılmasını da istemiyorsunuz. kullanmazsınız.-toparlamanıza yardımcı olacak sosyal çevreniz yok. bu yüzden ortamınız yok. arkadaşınız az ve olan da uzaklarda. -bazı şeyleri kon
-psikologa gitmek istemiyorsunuz orası kesin. (psikologlar gelip kızmayın lütfen zaten kötüyüm)

-psikaytra gidince de ilaç yazılmasını da istemiyorsunuz. kullanmazsınız.

-toparlamanıza yardımcı olacak sosyal çevreniz yok. bu yüzden ortamınız yok. arkadaşınız az ve olan da uzaklarda.

-bazı şeyleri konuşamıyorsunuz, paylaşamıyorsunuz, buraya bile yazamıyorsunuz her şeyi.

-özetle hayatsız bir çöpsünüz. işte mutsuz mutsuz çalışıp bir umut arıyorsunuz.

-ama artık patlayacak gibi oluyorsunuz, kendinizden, hayattan, toplumdan kopmak üzeresiniz, tutunduğunuz bir iki umut var iken onların da hayal kırıklığı olma olasılıkları olduğunu fark ediyorsunuz. tahammülden yorulmuşsunuz özellikle kendinize. kendinizden nefret ediyor en başta kendinize sonra da herkese külfet olduğunu düşüyorsunuz.

ne yapardınız?

sanırım ilk iki maddeden dolayı tedaviye kapalılık durumu çıkıyor. doğrudur. bu da ayrı bir sorun ama işte o yüzden soruyorum ya ne yapılabilir?

evet spor dışında.

teşekkür ederim.
0
Lubb
(01.08.23)
Hayatı bu kadar önemsemememiz lazım. It's just a ride. Anlattığınız kadar kötü bir hayatınız yok muhtemelen. Alt tarafı insanız neden kendimizden nefret edelim? Neden başkasına gösterdiğimiz şefkati, anlayışı kendimize göstermeyelim?

Ama biz ne kadar bir şeyler söylesek de ikna olmayacaksınız muhtemelen. Ben de kendimden biliyorum.
0
playing star again
(02.08.23)
Evet bir çıkmaza girmişsiniz duruma bakılırsa o kesin ama çözümlere de kapalısınız. Kendi bildiğiniz yöntemlerle halletmek istiyorsunuz fakat sanırım siz de içten içe biliyorsunuz ki bu tek başınıza çözebileceğiniz bir şey değil belli bir noktadan sonra. Ve anladığım kadarıyla o noktayı geçmişsiniz.

İçinde bulunduğunuz derin mutsuzluktan dolayı uzun süren uykusuzluk hali oluyor mu? Eşlik eden, içinizi ezen ağır bir keder hissiyle? Hafif uykuya daldığınız zamanlarda da hıçkırarak uyanmalar, insan içinde iki kelime ama gerçekten iki kelime konuşacak gücü bulamamak, insanlarla, sevdiğin insanlarla dahi bir araya gelmekte zorlanmak, yolda yürürken bir kaldırıma yığılma isteği ve hüngür hüngür ağlama isteği ve hatta bağırma isteği, inanılmaz bir boşvermişlik, hayata karşı kayıtsızlık, geleceği planlayamama, herhangi bir şeye odaklanamama, önceden sevdiğiniz iyi gelen aktivitelerin, hobilerin bile bir noktadan sonra iyi gelmemesi gibi şeyler, uzar gider...

Ben çok uzun süre direndim, uzun süren bir buhranın ardından o noktayı geçtiğimi şöyle anladım. İş yerinde anksiyete krizi yaşadığımda. İş arkadaşımla konuşurken ve hiçbir şey çaktırmamaya çalışırken kalkıp odama gitmeye çalıştım fakat ayağa kalktığımda ağzımdan çıkan tek cümle "ben iyi değilim galiba" oldu ve koltuğa yığıldım.
Ondan sonra işte terapi almaya başladım. Öncesinde zaten bir ilaç geçmişim vardı ama terapi noktasında direniyordum. Tek başıma baş etmeye çalışınca işte sonuç böyle oldu.

Üzgünüm ama gerçekten çözüm sadece tedavi. Bence direnmeyin daha fazla, soluğu bir psikologta alın. O sizi yönlendirir zaten
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(02.08.23)
Spor ölçeğine kadar inerek olası çözüm yöntemlerinin hepsini bir bir elemişsiniz her satırda.

Sizi daha iyi bir hale getirecek mümkünse kendiliğinden gerçekleşecek sihirli bir çözüm arıyor gibisiniz. Ancak gerçeklikten kopmamak önemli, böyle bir çözüm yok. Olsa hepimiz bunu uygulardık değil mi?

Bir aşamada yukarda reddettiğiniz yöntemlerden birine hazır hale geleceksiniz, o noktaya ulaşana kadar kendinize biraz "saçmalama alanı" açın.

Örneğin eğlence metotlarını küçük mü görüyorsunuz? Öyle yapmayın, gerekirse salak saçma gördüğünüz dizi film türlerine, müzik akımlarına bakın. Kendinize göre şekillendirebilirsiniz. Farklı bir şeyler bulun yani, bir şey bulmaya çalışmayın ama rastgele dolanın. Beğenmediğiniz şeyi beğenmeyin, beğendiğiniz şeye de "ulan ben bundan mı zevk alıyorum" demeyin.

Bütçenize göre her ay bir şeyler yapın, yine seçiçi olmayın sadece yapın. Başka insanlar ne yapıyorsa bir görün.

Bu tip şeyler sizi meşgul ederken sorunlarınızı tespit edin, neden bu durumdasınız, neden bu durumdan çıkmak istiyorsunuz, nasıl başladı? Nasıl pekişti? Değiştirebileceğiniz ve sizin elinizde olan şeyler mi yoksa daha genel ölçekle alakalı sizin dışınızda gelişen kötü gidişatlara bağlı kısmen kabullenmeniz gereken sorunlar mı bunlara kafa yorun.

Bunlara kafa yorarken kafanıza birçok soru gelecek ve muhtemelen işin içinden çıkamadığınızı hissedeceksiniz. O zaman bir uzman desteği almaya daha hazır olabilirsiniz.
0
akhenaten
(02.08.23)
Merhaba mesaj attım size
0
hasmetizm
(02.08.23)
diyorsunuz ki " ben acım, ama yemek yemek istemiyorum, bana enerji verecek sıvı besinler de tüketmek istemiyorum. ama karnımın doymasını istiyorum. açlığımı gidermem için ne yapmam lazım?"

yapmak istemediğiniz şeylerin probleminizin çözümü olduğunun siz de farkındasınız
0
yemrem
(02.08.23)
eğer kendinizde kitap okuyacak motivasyonu sağlayabilirseniz bir sıfırdan büyüktür diyebiliriz.

şu kitaplar fayda sağlayabilir;
Iyi Hissetmek - David Burns
Hayatı Yeniden Keşfedin - Jeffrey E. Young
Psikonet yayınlarına da göz atabilirsiniz.

ayrıca şunlar veya benzeri kanalları izleyebilirsiniz;
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

ama bunları okusanız da, izleseniz de eninde sonunda iyi bir terapist bulmanızda fayda var. sevgiler.
0
Phoebe
(02.08.23)
(19)

Ben, çöpçü müyüm?

kukuleta
Çöpün kenarında, içinde değil ama, gayet işe yarar, temiz durumda bir şey görseniz alır mısınız?Birkaç gündür çok işime yarayacak şeyler görüyorum çöpün kenarında, hayvan gibi araçtan inip sinsice, acizce alıyorum, ama bi rahatsız da oldum yani.Ruhumda çöpçülük var mı merak ettim.Mesela bugün Karaca
Çöpün kenarında, içinde değil ama, gayet işe yarar, temiz durumda bir şey görseniz alır mısınız?

Birkaç gündür çok işime yarayacak şeyler görüyorum çöpün kenarında, hayvan gibi araçtan inip sinsice, acizce alıyorum, ama bi rahatsız da oldum yani.

Ruhumda çöpçülük var mı merak ettim.

Mesela bugün Karaca'dan iki adet çok güzel büyük boy Gold çanak ve yine büyük boy kalın cam vazo buldum aldım.

Dün Ikea bambu ahşap kutu seti buldum.

Hepsi sıfır ayarında.

Siz alır mıydınız?
0
kukuleta
(01.08.23)
Nerede yaşıyorsunuz da çöpte bunları buluyorsunuz merak ettim?

Soruya cevap: evet çöpçüler kralısınız hem de.
0
Cesario
(01.08.23)
Ben burnu düşse eğilip almayacak bir insanım. O yüzden çöp kenarında altından sandık da görsem almam. Alamam.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.23)
İstanbul'da üst gelir grubunun yasadığı bir semtteyim. Bazen inanılmaz mobilyalar vb atılıyor, onları alamıyorum tabii :)
0
🌸kukuleta
(01.08.23)
Valla soruyu okurken evet çöpçüzünüz diyordum içimden ama sonda ters köşe oldum.

Yani gördüğünüz şeyin karaca'dan büyük boy gold çanak olduğunu biliyorsanız bence bu sizi çöpçü değil fırsatı görüp değerlendiren atanamamış TLC programı sunucusu yapar.
0
akhenaten
(01.08.23)
@akhenaten sağ ol moral buldum okuyunca :)

Kaliteli olanı, nesnenin yanından hızla geçerken bile fark edebilme ozelliğim var.

Bir keresinde yolda araçla gece vakti hızla seyrederken yolda iPhone bulup acı fren yapmışlığım var. Sahibini bulup verdim tabii :)
0
🌸kukuleta
(01.08.23)
degilsiniz. one man's trash is another man's treasure.

doktora yaparken yasadigim 10 katli binanin 3 tanesinin kocaman ortak bir lobisi, bu lobide de bir masa vardi. insanlar ihtiyaci olmadigi seyleri oraya koyardi, isteyen oradan alirdi.

oradan mikrodalga firin, torbasiz elektrik supurgesi, etajer falan almisligim vardir. ben de binadan cikarken cogu esyayi oraya biraktim. ikinci el bir kulturdur ama turkiye'de maalesef yeteri kadar degerlendirilmiyor.
0
chezidek
(01.08.23)
Çöpün kenarında altın görsem almam. Ama sizin durumunuz çöpçülük değil. Onları zaten birilerinin alması için kenara koyuyorlar. Sonuçta atan kişi onları çöp olarak görse içine atmayı akıl eder.
0
dissendium
(01.08.23)
Geçen gün kullanmadığım fakat iyi durumdaki bir masa lambasını çöpün yanına bıraktım, birileri alsın diye.

Moda'da yaşarken benim de bir kaç defa çöpün yanından eşya almışlığım var. Moda'da bu bilinen bir kural zaten. Birileri bırakıyor, birileri alıyor.

Normal bence ya, devam...
0
amortisman
(01.08.23)
Çöpçü değilsiniz hayatınızın büyük kısmını buna adamıyorsanız bi problem yok bence.

Çok uzun süre her pazar bit pazarına gittim inanılmaz şeyler buldum aldım. Bite giden çoğu şey de çöpten çıkmadır. Bu geri dönüşümcü hurdacılar bolca çöp karıştırır işe yarayacağını düşündükleri şeyleri hurdaları sattıkları merkezlere verirler ayrıca. Orası da başka insanlara satar çok düşük fiyattan ya da kendileri sergi açar bite mis gibi bizim ayağımıza gelirdi. Eleştiren hep olur bize de çer çöp topluyorsunuz derlerdi daha sonra elimdeki fazlalıkları satışa koyduğumda cayır cayır alırlardı :) (klasik oyun konsolu koleksiyonu yapıyorum)

Çöpten kağıt toplarken bulduğu kitaplarla sahaf olan bir arkadaşın hikayesi var youtube cep hikayelerinde.

Reddit'te dumpster diving diye bi subreddit var insanlar bulduklarını koyuyorlar.

Ayıp bi durum yok yani altın çöpe girdiğinde değerinden bir şey kaybetmiyor temkinli olup sokak sokak çöp karıştırmadıktan sonra bi sıkıntı yok bana göre.
0
hedep
(01.08.23)
bu ifadeler bana biraz cringe geldi :D
ablam ve biraderim de senin gibi. bit pazarina falan giderlerdi
iyyyyyyy

el cevab: hayir almam
0
nibba
(01.08.23)
Evlerini begendigim cogu kisi bu tarz ikinci el mobilyalarindan bahseder. cihangirde bilmem nerden gecerken evin onunde buldugum bu konsolu aldim kulplari degistirdim vs gibi. icimden ozenirdim. benim cevremdeki cogu insan elestirir bu copculugu hatta yakinlarim isvicrede mobilya copunden -yani yeterince temiz bi alandan bana gore- cop alanlar hakkinda epeyi dedikodu yaparlardi. bana ise cok mantikli, keyifli, cevreci ve yaratici bi his veriyor. alip degerlendirmek. copculuk pis veya asiri evde gereksiz esya biriktirmeye derim. umarim bi gun ben de ceviz bi sandalye falan bulurum <3
oyna devam
0
mess
(01.08.23)
İhtiyacım olan bir şeyse neden almayayım? Garaje sale tarzı satış kültürü oturamadı bir türlü. Çalıştığım kurumlarda sıklıkla takas kültürüne hizmet eden etkinlikler düzenlerdim. Çok da eğlencelidir.
0
from where i ride
(01.08.23)
Belli semtlerde böyle bir kültür de var alınabilir dekoratif bir şey vs
Kişisel bir şey giyim vs elbette almam
0
anon1m
(01.08.23)
ben yerden magnum çubuğu topluyorum:)
0
nothing in my way
(01.08.23)
alirim. aldim da. hatta Antalya'da kiyafet sandalet gorup almistik.

benim de koydugum ise yarar seyler biri tarafindan alinsin isterim. hatta alinabilecegi ihtimali olan seyleri hep temiz bir sekilde yana koyarim bu yuzden.

televizyon sehpasi ariyorduk gecenlerde. o cop senin bu cop benim gezdik cunku bazi insanlar hic elden cikarmaya ugrasmadan atiyor. lakin o gun sansimiz yoktu.

copculuk ise de copculuk bosverin isinize yarayani alin, yaramiyorsa birakin bir sonraki alsin.
0
supergirl
(02.08.23)
Turkiye'de ayip, avrupa'da normal seyler bunlar. copcusunuz diyelim madem, ama bu iyi bir sey, hem de cevreci.
0
hewit
(02.08.23)
işine yarıyorsa ve temizlenebilirse değilsin
0
bir soru sorcam
(02.08.23)
bu dediğin almanya'da bir kültür. bazı günler bazı şehirlerde herkes atacağı eski şeyleri sokağa bırakır -daha sonra belediyenin toplaması için tabii, insanlar da sokaklarda gezer kendine yarayanı alır gider.

utanacak veya ayıplanacak bir şey yok. ikinci el herkes için çok faydalı bir konsept.
0
bohr atom modeli
(02.08.23)
soru bana hayat görüşümü, hayatı sorgulattı. Hiç böyle beklemiyordum. Ben almam, alamam. Fakat hayatımda bir kere ikinci el bir elektronik eşya aldım. Şirketimdeki bir çalışandan almıştım ve aşırı mutlu olmuştum aslında. Elektronik eşyaları zayi olmasını kabul edemiyorum. O kişinin kullanmadığı kenarda duran bir şeymiş, benim de maksimum ölçüde kullandığım bir şey oldu. Sonrasında ikinci el pazarına düşeceğim demiştim ama yapamadım. Saçma bir gurur olabilir bu.
Lüks bir semtte oturduğunuzdan aslında çöp değil kapitalizmin yavşaklığını topluyorsunuz siz. Yine yapamazdım gibi geliyor fakat böyle bir şey yapmanızı da destekleyecek gibiyim. Kafam çok karışık (:

bu arada yukarıda da söylenmiş, artık kullanmayacağım fakat kullanılabilecek durumdaki eşyaları çöpün yakınında bir yere ama kirlenmeyecek şekilde ben de bırakıyorum birileri alsın diye. Sizinki de bu durumda sanırım. Dolayısıyla hiç olmayan bir şey değil.
Bir mekanda adisyon geldiğinde bakamayan, yeni zamları kafada oturtmak için arada göz ucuyla bakmaya çalışan bir insanım benim için yine zormuş ama siz yardırın gitsin bence (:
0
sparkle kiddle
(06.08.23)
(2)

nasıl sohbet ediliyor

bir soru sorcam
ya bir bilgi içinya dert anlatırkenya da dert dinlerken buluyorum kendimibazen psikolojik sorular sormayı denyerek faydalanırken buluyorum kendimikafamda diyalogun akışı ben biraz dinliyim de söz söyleem sırası bana geçsinya da bugun onu konuşturayım lazım olunca ben ararımsorun bende mi (narsist sp
ya bir bilgi için
ya dert anlatırken
ya da dert dinlerken buluyorum kendimi
bazen psikolojik sorular sormayı denyerek faydalanırken buluyorum kendimi

kafamda diyalogun akışı ben biraz dinliyim de söz söyleem sırası bana geçsin
ya da bugun onu konuşturayım lazım olunca ben ararım

sorun bende mi (narsist spektrum) uygun kişiyi bulamamamda mı
(duygusal arkadaşlıklar değil bunlar)
0
bir soru sorcam
(01.08.23)
Bilgi almak, dert anlatmak ve dert dinlemek dışındaki konularda nasıl sohbet edildiğini sorduğunuzu varsayıyorum, ona göre cevap veriyorum.

Öncelikle sorunun ağırlıklı sebebi sizden kaynaklı da olabilir, karşınızdaki kişiyle uyumsuz olmanızdan da çünkü bu konuda bir şey bilmemiz olası değil.

Ancak sorun şu; insanlarla girdiğiniz diyaloglara genel olarak "ben biraz dinleyeyim, söz söyleme sırası bana geçsin" ve aynısının farklı hali olarak "bugün o konuşsun da lazım olunca ben ararım" şeklinde yaklaşıyor olmanız karşınızdaki kişiyle bağınızdan ayrı bir sorun. Böyle bir tutum doğru değil. Bu işin sizden kaynaklı kısmı, çünkü bunu yapıyor olduğunuzu bilerek bu tutumu devam ettiren sizsiniz. Bu kısım sabit. Böyle yaklaştığınız insanlarla zaten bir şey konuşamazsınız çünkü ilginizi çekmiyor ki zaten, ne konuşacaksınız?

Eğer üstüne bir de karşı taraf(larla) uyumsuz insanlarsanız sorun katmerleniyor. Bu durumda konuşacak konu bulamamanız normal, çevrenizi değiştirmeniz gerekir.

Ama her halükarda en başta sizin tutumunuz yanlış. Sorunu çözecek olan da sizsiniz. Başkasını değiştiremezsiniz ama kendinizi yönlendirebilirsiniz.
0
akhenaten
(01.08.23)
Can kulağı ile dinleme diyoruz bunla şiddetsiz iletişimde. Pratik yaparak öğreniyor herkes eğitim sırasında. Duyulma görülme ihtiyacın karşılanıyor. Sen karşı tarafı dinlediğin gibi karşı da seni dinliyor. Güzel bir tatmini vardır Empatik alan tutmanın/almanın. Mesaj atıyorum sana fikir versin diye
0
hasmetizm
(02.08.23)
(6)

Türkçe'de yazma becerilerimi nasıl geliştirebilirim?

lodlest23
Herkese selam.İleride Ekşi'de yazar olmayı hedefliyorum bunun yanı sıra ileride blog açabilirim veya medium.com gibi sitelerde kendi içeriğimi oluştarabilirim.Ancak bunun için Türkçe'ye olan hakimiyetimi yetersiz görüyorum. Türkçe'mi geliştirmek, meramımı çok daha iyi bir şekilde yansıtmak için beni
Herkese selam.

İleride Ekşi'de yazar olmayı hedefliyorum bunun yanı sıra ileride blog açabilirim veya medium.com gibi sitelerde kendi içeriğimi oluştarabilirim.

Ancak bunun için Türkçe'ye olan hakimiyetimi yetersiz görüyorum. Türkçe'mi geliştirmek, meramımı çok daha iyi bir şekilde yansıtmak için benim nasıl bir yöntem izlememi önerirsiniz. (Türk Edebiyatından kitaplar, gazeteler, imla kurallarıma uymak için Grammarly'nin Türkçe muadili gibi).
0
lodlest23
(30.07.23)
Bence Türk klasiklerini okumak en doğrusu olur sizin için. Klasikler için söylüyorum, Türk yazarlar Türkçeyi en doğru en iyi şekilde kullanıyorlar.
0
megalomaniac
(30.07.23)
grammarly'nin türkçe muadili var mı bilmiyorum fakat anadiliniz için buna ihtiyacınız olduğunu da düşünmüyorum. çünkü probleminiz gramer değil sizin. bol bol okumaktan geçiyor bunun yolu. yazmak istediğiniz türdeki yazılara bakın. farklı konu ve üsluplardaki yazılara bakın. deneme kitapları okuyun. felsefi kitaplar okuyun. bunların hepsinde argümanların yapılandırılmasına, bağlamın oluşturulmasına ve korunmasına, örneklerin verilişine, kompozisyon düzenine, anlamın aktarımına dikkat edin. metni yalnız zevk için değil o metnin nasıl oluştuğuna dikkat ederek okuyun kısacası. sonra bol bol yazın. okuduğunuz kitaplar hakkında yazabilirsiniz. ya da aklınıza gelen herhangi bir şey için.

üniversitelerin edebiyat bölümlerinde doğan günay'ın metin bilgisi kitabı okutulur. o kitabı okuyabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(30.07.23)
Bunun kolay bir yolu yok ne yazık ki... Yazı dilini doğru kullanmak için doğru şekilde yazılmış edebi ürünlere maruz kalmalısınız. Ben klasikleri bu amaçla kullanmak için önermiyorum çünkü klasik kitaplarda çok eski kalıplar da kullanılıyor. Günümüz edebiyatına yoğunlaşmanız daha faydalı olur.

Bu bir iki kitapla ve birkaç ayda kazanılacak bir alışkanlık değil, onun için önerilerden ziyade ilgi alanınıza uyan konu ve kategorilerde yeni çıkan bütün kitapları okuma alışkanlığı kazanmanız faydalı olur.

Bunun yanında, doğru yazı yazıyor olmak akıcı ve anlaşılır yazı yazdığınız anlamına gelmez. Dili nasıl etkili kullanacağınız daha karmaşık bir süreç. Metin yazarlığından tutun iletişim teknikleri ve hatta reklamcılık üstüne yazılmış şeylere göz atabilirsiniz.
0
akhenaten
(30.07.23)
Yazım kuralları ve noktalama işaretleri konularına çalışıp test çözmeniz gayet faydalı olabilir. Yanlışları düzeltirsiniz. Bunun yanında, siz bir yazı yazarsınız ve bir Türkçe öğretmeni yanlışları düzeltir.

Mesela bu yanınız için bir düzeltme: Türkçe, İngilizce gibi dil isimlerinden sonra kesme işareti kullanılmaz. "Türkçemi"
şeklinde yazılır.
0
havadakarada
(30.07.23)
okumak önemli tabi ama sadece okuyarak olmaz okuyarak yaşadığınız teorik gelişimi kendinizi zorlayıp bir şeyler yazarak pratiğe dönüştürmeniz lazım. şahsen bunun için aktif şekilde twitter hesabı kullanmanızı tavsiye ederim. gündem hakkında yorum olur, aklınıza gelen şaka olur, tespit olur, tivitlere cevap vermek olur yazmaktan çekinmeyin. blog yazmak vs. de iyi tabi ancak o baya bir mesai oluyor bir yerde. tivit atmak ise pratik. günde 10 tane 20 tane atabilirsin boş kaldığın anlarda hiç kendini kasmadan böylelikle daha sürdürülebilir bir şey oluyor bloga kıyasla. hem imlanı geliştirirsin arada bu nasıl yazılıyordu diye bakarak hem de anlatımını geliştirirsin zamanla.

bir de okumak sıkarsa izlemek de olur duruma göre. mesela nuri bilge ceylan'ın kış uykusu filminin senaryosu değme edebi eserde yok. böyle filmlere de bakabilirsin arada.
0
semaforo de medianoche
(30.07.23)
Arif Hikmet Par'ın tarih öncesi yazdığı bir kitap var. Bana zamanında çok faydalı olmuştu.

www.nadirkitap.com

Bunun dışında, bol bol kitap okuyacaksınız. Her eserde kafanızda yeni ışıklar yanıyor...
0
yadigar
(30.07.23)
(5)

Gögüs kılları

dissendium
Erkekler göğüs kıllarınızı makineyle kısaltıyor musunuz? Tişörtün boyun kısmından çıkıyor. Kısaltmayı düşünüyorum. Artış olur mu?
Erkekler göğüs kıllarınızı makineyle kısaltıyor musunuz? Tişörtün boyun kısmından çıkıyor. Kısaltmayı düşünüyorum. Artış olur mu?
0
dissendium
(30.07.23)
Artış olmaz, kısaltıyorum çünkü rahatça uzamış kıllar cidden çok çirkin. Gür olsa yumak yumak ayrı bir sorun, seyrek olsa göğsün ortasında çinli sakalı gibi duran bir tutam kıl ayrı sorun.
0
akhenaten
(30.07.23)
kaslı bi vücudum olmadığı için kısaltmıyorum. çok rahatsızsan lazere git
0
jelly bear
(30.07.23)
Erkek dediğin böyle olur;
www.google.com

Neyse saka bir yana Türkiye'de daha kafaya takardim ama Fransa'da hiç takmıyorum. Aksine esim cok seviyor ve esimin arkadaslari da "keske benim herifte de göğüs kili olsa" falan diyorlar, erkeksi buluyorlarmis. Neyse.

Eğer sizi rahatsiz ediyorsa kisaltin. Ben misal çok saçma duruyorsa kesiyorum orayi yani güzel durmuyor olarak. Ama onun dışında zerre umrumda değil.

Artış olmaz. Zamanında kisaltmis biri olarak söylüyorum.
0
logisticsmanager
(30.07.23)
makineyle kısaltıyorum. yaz aylarında çok rahatlatıyor. kışın da kısaltıyorum tabi :)
0
tabudeviren
(30.07.23)
yazın bacaklardaki ve kollardaki kılları makineyle kısaltıyorum birkaç ay sonra eski halini alıyor. artmaz ama eski haline gelir yine.
0
yetkili birine benzeyen abi
(30.07.23)
(4)

Altın almak için en mantıklı yer?

furry burns
Arkadaşlar merhaba,Bir miktar altın alacağım da, ben normalde bankadan alıp-satıyorum. Makaslar epey açılmış, yeni işyerimdeki iş arkadaşım da bankadan alınır mı harem altın'da makas 3-5 lira falan dedi de. Ben bu siteden nasıl alacağım, banka mantığında mı yoksa fiziki mi? Kuyumcu fiyatları nedir ş
Arkadaşlar merhaba,

Bir miktar altın alacağım da, ben normalde bankadan alıp-satıyorum. Makaslar epey açılmış, yeni işyerimdeki iş arkadaşım da bankadan alınır mı harem altın'da makas 3-5 lira falan dedi de. Ben bu siteden nasıl alacağım, banka mantığında mı yoksa fiziki mi? Kuyumcu fiyatları nedir şu an hiç bilgim yok ama onlarda da banka kadar makas vardı bildiğim. Sizler nasıl alım yapıyorsunuz, hangi yolu kullanıyorsunuz acaba?
0
furry burns
(28.07.23)
Ben altın alacaksam fiziki alıyorum, altının olayı bu bence. Yani banka da batsa ülke de yıkılsa o somut bir maden ve dünyanın her yerinde bir geçerliliği var. Bu açıdan sadece fiziki olarak anlamlı geliyor bana. Onun için genelde rutin yatırım olarak altın kullanmıyorum, çok az altınım var onları da ölüm kalım durumu için ayırdım.
0
akhenaten
(28.07.23)
Fiziki altın alacaksan, Bulunduğun şehirdeki ana kuyumcular çarşısına gideceksin, (İstanbulda Kapalı çarşı, İzmir'de Kemeraltı) ekranlardaki altın fiyatına bakıp o fiyat üzerinden çatır çatır pazarlık edeceksin.

Fiziki altına gerek yok dersen, bir bankadan yatırım hesabı aç. Hisse senedi alır satar gibi ALTINS1 kodlu darphane altın sertifikası al. Makasa önem veriyorsun madem bunu yap. Makas 1 kuruş.
0
Mirket
(28.07.23)
@Mirket Varlığından yeni haberdar oldum, muazzammış sağolasın hocam.
0
🌸furry burns
(28.07.23)
Fiziki altın +1

Kapalıçarşı’ya gidemeyeceksen trendyol’dan da alabilirsin. Ayrıca külçe altın almayacaksan em fazla 5 -10 tl indirir. O da yol parana gider zati.
0
naksidil
(28.07.23)
(3)

Bunların hepsi fake değil mi?

AlsterWasser
https://www.youtube.com/shorts/oA4SjvABYhkhttps://www.youtube.com/shorts/zUvLF1WONxkşu tarz çift kanalları var bir sürü artık. bunlar birbirlerine şaka yapıyor ne bileyim tepkilerini çekiyorlar vs vs.iyi de telefonu o açıdan tutarsan bir işler çevirdiğin belli oluyor işte. bu tarz ilişki, çift kanal
www.youtube.com

www.youtube.com

şu tarz çift kanalları var bir sürü artık. bunlar birbirlerine şaka yapıyor ne bileyim tepkilerini çekiyorlar vs vs.

iyi de telefonu o açıdan tutarsan bir işler çevirdiğin belli oluyor işte.

bu tarz ilişki, çift kanallarının hepsi oynuyor değil mi?

yani karşıma telefonu sürekli öyle tutarak gelirsen gerçek tepkimi hiçbir zaman göremezsin ki? içeriğe oynarsın.

gerçi hepsi mükemmel ilişkiyiz imajı çiziyor burdan da belli de.
0
AlsterWasser
(28.07.23)
Kesinlikle öyle, tepkiler de yapay zaten. Kız arkadaşım akıllı bir insan ama çok izliyor böyle çift videolarını, bana da izletiyor. Fake bu, sahte diyince de yok be falan diyor. Garip. :)
0
furry burns
(28.07.23)
Fake tabi ki, biliyorsunuz sosyal medya yayıncılığı baya bir meslek haline geldi. Trendleri takip edip en çok beğeni ve izlenme sayılarına ulaşmak için araştırma raporları falan yayınlanıyor.

Bir yerde tutan bir espri, akım vs olduğunda aynı şeyi yapan bir dolu insan türüyor. Bildiğiniz "show business." Televizyondaki reality showlar ne kadar gerçekse bunlar da o kadar gerçek. Özellikle yüksek takipçili hesaplardan yayınlanan içeriklerden bahsediyorum.

Alelade kişisel hesaplardan gerçek tuhaf durumlar da çıkıyor yoksa.

Zaten yolladığınız hesap çiftin günlük şakalaşmaları vs üzerine düzenli yayın yapan bir hesap. Bir insanı bütün bir hesabı dolduracak içerik üretecek kadar "şakalayamazsınız." Bu anca bir kere, bilemedin iki kere olur.

Bunun daha vahimi havan kurtarma videoları. 1-2 tane insan yaşadıkları dar çevrede defalarca kere çeşitli şekillerde zor durumda kalan hayvanlarla karşılaşıyor ve bunları kurtarıyor, yerseniz. Hayatınızda bir iki kere şahit olabileceğiniz olaylarla günlük olarak karşılaşıyorlar sözde. Halbuki hayvanları o şartlar içine sokan kendileri.
0
akhenaten
(28.07.23)
Aynı çiftin birden fazla viral olan videosu yoksa arada kurguysa bile çok iyi olanları var. Ama başkasını seviyorum dediğinde gevşek gevşek gülen birisini gördüğümde direkt geçiyorum videoyu.
0
kimlanbu
(28.07.23)
(4)

Ali Cabbar

2027
Merhaba, Arama yaptım ama bulamadım. İnternette denk geldiğim bilgiler de acıkcası gerçek mi sahte mi bilemedim. Nedir bu Ali Cabbar olayı? Son günlerde tüm esprilerde, giydirmelerde, laf sokmalarda var. Evet magaradan cıktım evet yaşlı teyzelere anlatır gibi zahmet olmazsa.
Merhaba,
Arama yaptım ama bulamadım. İnternette denk geldiğim bilgiler de acıkcası gerçek mi sahte mi bilemedim. Nedir bu Ali Cabbar olayı? Son günlerde tüm esprilerde, giydirmelerde, laf sokmalarda var. Evet magaradan cıktım evet yaşlı teyzelere anlatır gibi zahmet olmazsa.
0
2027
(28.07.23)
youtu.be

Bu şarkı. Şarkı popüler oldu twitterda falan çok geyiği döndü. Sonra işte sevdiğin kız x yapmış dayan ali cabbar diye mizahı döndü
0
nundu
(28.07.23)
Şarkıda absürt derecede yüksek bir dram var onun için dalga geçiliyor. Bir küçücük aslancık şarkısı gibi

Orda da aslancığın babası harpte vuruluyor, aslancık da ne hikmetse köyden kovuluyordu. Tam bir dram.

Bunda da ali cabbar'ın sevdiği kız nedeni belirsiz şekilde başkasıyla evleniyor, ali de gidip düğününde çalıyor falan, sebebi de babasına konudan bahsedememesi gibi yansıtılmış. Babası hadi dedi diye gidiyor.

Bu arada kızın ali'nin kendine olan ilgisinden haberi bile yok gibi görünüyor. Yani olsa düğününe kabul etmez heralde başkasıyla anlaşırlardı, başka çalgıcı mı yok?

Üstüne ali askere yazılıyor (bu biraz amerika tipi bir hikaye, bizde durduk yere askere "yazılma" gibi yaygın bir şey yok. Sanırım depresyona girip orduya yazılan tipleri konu alan amerikadaki dizi film senaryolarından etkilenmiş söz yazarı) askere gittikten sonra da şehit oluyor. Bize de hediye olarak bir türkü bırakıyor.

Baya absürt derecede arabesk unsurlar içeriyor yani hikaye. Eskiden ilham öyküleri tarzı kitaplar olurdu, onlarda karşılaşılabilecek tarzda bir şey.

Gerçek olduğunu hiç sanmıyorum bu açıdan, hatta birileri gerçek olduğunu iddia etse bile inanmam heralde.

Yani sevdiği kişiye açılamayıp askerde şehit düşen insanlar elbette ki vardır ama bu şarkıdaki dram bunun kat kat üstünde ve çok manasız bölümleri var.
0
akhenaten
(28.07.23)
Emir Can İğrek'in şarkısı. Anlatılanlar kurgu tamamen kendisi hikayeli şarkılar yazmayı sevdiğini söylüyor. Twitter'da çok edit yapıldı, yok hikayesi böyle yok şöyle diye yüzlerce şey uyduruldu ama dümdüz şarkı yani.
0
black holes in the sky
(28.07.23)
hikayede değil de anlatımda problem var bence. dümdüz hikaye yazar gibi hiçbir sanat olmadan yazmış geçmiş. açıp alt j'den bir taro ya da eagles'tan hotel california falan dinlese hikaye nasıl şarkıya aktarılır görürdü.
0
bohr atom modeli
(29.07.23)
(3)

tozdan yıldım

melodi
evin sağındaki solundaki inşaatlardan illallah ettim. toz alerjim var günde belki 50 kere hapşırıyorum. evde az eşya var yani bi günde sanki günlerdir silinmemişcesine toz olması imkansız. her gün süpürgeyle evi süpürüyorum bu arada.bütün düğmelere bastım ve hep hava temizleyici hem de robot süpürg
evin sağındaki solundaki inşaatlardan illallah ettim. toz alerjim var günde belki 50 kere hapşırıyorum. evde az eşya var yani bi günde sanki günlerdir silinmemişcesine toz olması imkansız. her gün süpürgeyle evi süpürüyorum bu arada.

bütün düğmelere bastım ve hep hava temizleyici hem de robot süpürge alacağım. özellikle hava temizleyici. xiaomi mi air 4 ve mi air prufier 4 arasındayım. robot için max 10, temizleyici için max 5bin bütçem
0
melodi
(27.07.23)
Konumuz evin çok toz olması mı, sizin toz alerjiniz mi?

Robot süpürge iyi bir şey, ama az eşyanın üzerine çöken toza ya da alerjinize bir katkısı olmaz. Zemindeki tozları alıyor o.

İnşaat bölgesinde oturan, tozdan yılmış biri olarak, kapı pencere kapalı, klima çalışıyor durumlarında toz probleminin olmadığını gördüm.
0
Mirket
(27.07.23)
Pencereyi açık tutacaksanız hava temizleyicinin filtresini gereksiz kirletmiş olursunuz. Bu şeye benzer, açık musluğun altında havluyla bardağı kurulamaya çalışmaya.

Önce dışardan tozlu hava girişini kesmelisiniz. Gerçekçi olmak gerekirse yaz aylarında bunun tek yolu klima kullanmak. Yani evinizin ısısını dışarıya gereksinim duymadan sağlayacağınız bir iklimlendirme sisteminiz yoksa dışarıya mahkumsunuz demektir.

Ancak ortamın iklimlendirmesini sağladığınız zaman hava temizleyici bir anlam kazanır. Yoksa ne yapsanız boş.
0
akhenaten
(27.07.23)
Robot toz konusuna beklediğiniz çözümü yapmaz +1

İnşaattan sürekli toz gelmesinde işe yaramaz ancak genel bir hatırlatma yapayım. Evdeki perde tül unsuru da çok toz yapar, takma derdi olmasa daha sık yıkamak bir hayli katkı sağlıyor toz oluşmamasına.
Halı, kilim de toz tutuyor.
0
epitaf
(27.07.23)
(12)

Çalışırken müzik dinliyor musunuz

dissendium
Çalışırken müzik dinliyor musunuz?
Çalışırken müzik dinliyor musunuz?
0
dissendium
(27.07.23)
Normal calisanken evet, özellikle raporlama vs yaparken (tek kulaklikla).

Müdür olduktan sonra hayır. Zaten toplantidan zaman kalmadı.
0
logisticsmanager
(27.07.23)
hayır dinlemem.
iş yaparken mutlak sessizlik isterim.
0
teritori
(27.07.23)
her zaman. kulağımda ses duymam lazım. sessiz çalışamam.
0
koela
(27.07.23)
Hayır çalışırken müzik dinlemem.
Arabayı park ederken de radyoyu kapatanlardanim.
0
abelardo
(27.07.23)
Dinlerim ama bazen pişman olurum. İşine göre müzik dinlemek iyi de, kötü de olabiliyor.
0
d max
(27.07.23)
Rutin işler yapıyorsam, ki genelde öyle oluyor, youtube açık hep arkada.

Ama yoğunlaşmam gereken bir şey olduğunda kapatıyorum.
0
ananiyimioguz
(27.07.23)
Çalışırken bazen. Öğrenirken hayır.
0
AlsterWasser
(27.07.23)
öğrencilik hayatımda ders çalışırken de, mezun olduktan sonra tus çalışma sürecinde de, şu an labda ya da bilgisayarda bir iş yaparken de genelde müzik dinlerim. Sözlü müzik de dinlerim hatta, dinlediğim şarkının sözlerini duymayıp müziğe odaklandığım için çok etkilemez. Arada da üç beş saniyelik molalar vermemi sağlıyor kafamı toparlamama yardımcı oluyor.
0
nundu
(27.07.23)
odamda yalnız değilsem power fm açık olur ya da bi caz kanalı buldum onu açarım.

yalnızsam youtube gündem videoları/canlı yayınlarını dinliyorum.
0
naksidil
(27.07.23)
Çok nadir, genelde sessiz çalışmayı daha çok seviyorum. Nadiren bir şarkıyı dinleyesim gelirse sadece onu dinliyorum. Arkaplan sesleri başımı ağrıtıyor.
0
akhenaten
(27.07.23)
Film müziği dinliyorum bazen. Sözlü müzik dinleyemiyorum ama.
0
peki madem
(27.07.23)
Klasik müzikse hayır. Kafa armoniye, melodiye vs. gidiyor. Çalıştığım şeyi anlamıyorum, mutlaka bir yerde şekil-zemin ilişkisinde müzik şekle dönüşüyor.

Ama gürültüde çalışmayı dert etmedim eskiden beri.
0
la traviata
(27.07.23)
(3)

Kredi kartı sorusu

wishmaythşngs
Arkadaşlar,Kredi kartım yapı krediİki kere limiti aşan harcama yaptığım için mesaj geldi, yıl sonuna kadar bir daha limiti aşan alışverişiniz olamayacak diye.Sorum şu, bilgisayar almam lazım ama o kadar parayı nakit taşımak istemiyorum, kredi kartıma limitinden fazla para yatırırsam, alabilir miyim?
Arkadaşlar,
Kredi kartım yapı kredi
İki kere limiti aşan harcama yaptığım için mesaj geldi, yıl sonuna kadar bir daha limiti aşan alışverişiniz olamayacak diye.
Sorum şu, bilgisayar almam lazım ama o kadar parayı nakit taşımak istemiyorum, kredi kartıma limitinden fazla para yatırırsam, alabilir miyim? Yoksa üstteki sebepten dolayı banka izin vermez mi? Daha önce hep limitini ödedim, harcadım hiç fazladan yatırmadım.

Teşekkürler
0
wishmaythşngs
(27.07.23)
fazladan yatırma belirli bir yüzdeye kadar veriliyor. limit arttırmayı deneyin.
nakit ödeyecekseniz banka kartıyla da ödeyebilirsiniz içine para atıp.
0
jelly bear
(27.07.23)
@Jelly bear +1

O kadar para taşımak istemiyorum demenizden anladığım kadarıyla peşin ödemeyi düşünüyorsunuz. Banka kartından çekim yapın.
0
akhenaten
(27.07.23)
Banka kartım yoktu, sanal açtırdım sağolun
0
🌸wishmaythşngs
(27.07.23)
(2)

Kıbrıs'ta telefon operatörü işlemleri

huzurlarinizda huzursuzluk
Selamlar,Daha önce hiç Türkiye dışına çıkmamış biri olarak Kıbrıs'a gideceğim. Aynı operatörümü orada kullanacağım, oradan sim kart almayı düşünmüyordum, zaten süre 1 hafta.İnternetten de baktım ama tam olarak anlayamadım. Kafama takılanlar şöyle:1- Hattımı yurtdışı kullanıma açtırdım diyelim. Türki
Selamlar,

Daha önce hiç Türkiye dışına çıkmamış biri olarak Kıbrıs'a gideceğim. Aynı operatörümü orada kullanacağım, oradan sim kart almayı düşünmüyordum, zaten süre 1 hafta.

İnternetten de baktım ama tam olarak anlayamadım. Kafama takılanlar şöyle:

1- Hattımı yurtdışı kullanıma açtırdım diyelim. Türkiye'den beni ararlar ve de açarsam onlara ekstra maliyet mi yansıyacak? Açmamalı mıyım yoksa onların her yöne kullanımından düşer mi?

2- Yine aynı şekilde Türkiye'den aranır ve de açarsam bana bir maliyeti olur mu?

3- Operatör sayfasında yurtdışı paketleri mevcut ama ben bunların söz konusu yurtdışı içerisinde arama yapabilmek için mi yoksa bunu alıp Türkiye 'yi de arayabilir miyim kısmını anlayamadım. Örneğin bu: bireysel.turktelekom.com.tr

Yoksa sim kart almak mı daha mantıklı? Bu paket gibi asgari düzeyde iletişimimi sağlasa yeter aslında wifi yetecek diye düşünüyorum.

Görüş ve önerilerinizi rica ediyorum:)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(26.07.23)
Havalimanında inince içerde kart satışı var. Hattı üstünüze almadan doğrudan takıp kullanabiliyorsunuz kayıt işi falan olmadan. Süresi 4 ay, 4 ay sonra üstünüze almalısınız ama bu sizi ilgilendirmiyor 1 hafta kalacağınız için. Karta hazır paket yükleyeceksiniz, Türkiye yönüne aramaların falan olduğu paketler çok zaten.

Türkiye'deki operatörler bir tuhaf. Bir bakarsınız yok şu paketi aktif etmemişsiniz 10 bin lira borcunuz var falan diyebilirler, bence böyle bir maceraya hiç gerek yok.

Bu arada kartı havalimanı dışından da alabilirsiniz, daha uygun oluyordu fiyatı yanlış hatırlamıyorsam.

Şuradan bakın; www.kktctelsim.com
0
akhenaten
(26.07.23)
Kıbrıs’ta askerlik yaptım. Hiç maceraya girmeyin bence, havaalanında Kuzey Kıbrıs Turkcell’den hat alın. Kayıt filan gerekmiyor zaten direkt telefonunuza takıp kullanıyorsunuz, direkt paket tanımlı oluyor zaten. En azından ne ödeyeceğiniz belli, hem siz hem de sizi arayanlar olarak sürprizle karşılaşmazsınız.
0
captainimsi
(27.07.23)
(5)

Çok ünlü insanlar ne kadar ünlü olduklarının farkında mıdır?

sekizdokuzon
Diyelim ki dünyaca ünlü bir oyuncusunuz, ya da bilim adamı, is adamı. Ve dünya üzerinde yaşayıp da isminizi duymayan kimse yok. Bu ünün ne kadar farkında olurdunuz? İnanılmaz bir fenomen bence. Çoğu ünlünün bunu olduğu gibi kabul etmekte zorlandığını düşünüyorum. Dün Barbie'yi izledikten sonra Margo
Diyelim ki dünyaca ünlü bir oyuncusunuz, ya da bilim adamı, is adamı. Ve dünya üzerinde yaşayıp da isminizi duymayan kimse yok. Bu ünün ne kadar farkında olurdunuz? İnanılmaz bir fenomen bence. Çoğu ünlünün bunu olduğu gibi kabul etmekte zorlandığını düşünüyorum. Dün Barbie'yi izledikten sonra Margot Robbie'nin röportajlarına sardım, birinde Mexico'da gösterilen yoğun ilgiye inanamadığını söylüyor. Sürekli gündemde ve sürekli benzer bir ilgiye maruz kalmasına rağmen dönüp dolaşıp tekrar şaşırıyor gibi geldi bana. "Hiç böylesini yaşamamıştım" diyor, muhtemelen yaşayıp baş edemediği için unutmuştur.


İnsan zihni bunu algılayabilir mi, bu kadar beğeni, sevgi, dünya üzerindeki herkesin kendisi hakkında iyi kötü bir fikri olmasıyla nasıl baş eder sizce. Bastırma, görmezden gelme, narsisizm, olmadı kafayı yeme opsiyonlarıni bir kenara koyduğumuzda farkındalığı yüksek ve orijinal bir insan bu şöhretle ne yapar, nasıl anlamdirir, nasıl kullanır ya da baş eder?


Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(26.07.23)
mesela Jennifer Lopez baya farkında

burda görülüyor www.youtube.com
0
AlsterWasser
(26.07.23)
her ünlü her yerde tanınmaz. o yüzden farkedememeleri normal.
sallıyorum bazı ülkelerde mesela %10luk kesim tanıyordur.
0
jelly bear
(26.07.23)
farkındalığın ne kadar yüksek olsa bile muhtemelen bir süre sonra o şöhretin için de kayboluyorsun. düşünsene 20 sene boyunca herkes, her yerde sana çok ihtimam gösteriyor. illa ki bunun içinde kaybolursun, delirmekten vs. bahsetmiyorum bu artık normalin haline gelir yani
0
fuatzzz1
(26.07.23)
"Hiç böylesini yaşamamıştım" deme sebeplerinden biri de konuyu ilgi çekici yapmak. Çünkü "eh kalabalıklara alışkınız tabi" aynı etkiyi uyandırmayabilir.

Ben çok da inanamadıklarını sanmıyorum. En büyük problemleri zaten fazla tanınmak. Topluluk içinde kafalarına göre dolaşamıyorlar, hayatlarının her alanında yoğun ilgiden kaynaklı sıkıntılarla boğuşuyorlar zaten.

Bazen bir ünlü bir fanını tersiyor ya sokak ortasında mesela, bunalmış çünkü. Fazlasıyla haklı ve insani bir tepki veriyor, ama bu sefer de bu yaptığı şey olay oluyor.

Ya da ünlü biri bazen aşırı ilgiden çok bunaldığını, kendisinin de insan olduğunu biraz mesafeye ihtiyaç duyduğunu söyleyince insanlar bunu yapmacık buluyor ya, bu insanların en samimi oldukları anlar o anlar aslında.
0
akhenaten
(26.07.23)
messi de farkında. hatta o kadar ki bunalmış artık.
kendisi inter miami'ye zaten bu sebepten gitti fikrimce. araplar daha fazla para teklif etti; ancak o, görece futbolun daha az ilgi gördüğü abd'yi tercih etti.
0
pangea
(26.07.23)
(6)

Adana da kebap nerede yenir?

hadi ya la
Adana'ya ilk kez giden arkadaşımın akşama kadar vakti var, birkaç yerde yiyebilir. Güncel durum nedir, nerelere gitsin?
Adana'ya ilk kez giden arkadaşımın akşama kadar vakti var, birkaç yerde yiyebilir. Güncel durum nedir, nerelere gitsin?
0
hadi ya la
(26.07.23)
beyzade
0
glore
(26.07.23)
Onbaşılar
Cik cik Ali

Edit: Beyzade de fena değil, sofrası güzel.
0
Amaranta ursula
(26.07.23)
akşam alkol de isteriz derseniz adana kurtuluş mah. ramazanoğlu cd. cem apt altında eski dostlar kebap lahmacun var. çok güzeldi geçen yıl gittim.
ayrıca saatli çarşıda kebapçılar var biri çok meşhurdu google dan girerseniz orayı bulursunuz zaten.
afiyet olsun.
0
erty_ksk
(26.07.23)
Keyf-i Asya kebap bir süredir popüler, sunumu diğer kebapçılara göre daha farklı. Salatalara ek olarak ızgara mantar ve başlangıç için körili makarna falan da yolluyor önden. Cafe tarzı bir havası var.

Bir de büyük saat civarında kazancılar var, orası daha "turistik?" "Gitmişken şöyle otantik bir yer olsun" diyenlere hitap ediyor.

Kimi insan iyice salaş ortam seviyor eğer öyleyse bulduğu yere otursun. Dışardan gelen için çok ayırt edici bir fark yok aslında kebapçılarda.

Ben çok yerde yedim ama "yok artık bu kadar da olmaz" dediğim bir şeyle karşılaşmadım tat olarak. Sonuçta şehrin insanının talep ettiği bir biçim var genel olarak her yerde.
0
akhenaten
(26.07.23)
Kifidis büyüksaat kebapçısı
Erciyes ocakbaşı

Bir de büyük saat kulesinin yakınında iştah kebap 1950 var. Tavsiye edilmişti ancak deneme fırsatım olmamıştı. @erty_ksk bahsettiği kebapçı burasıdır. 2 tane iştah kebap var, benim dediğim cadde üzerindeki değil de halkbankın olduğu sokak arasındaki yer
0
mey17
(26.07.23)
Kifidis büyüksaat
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.07.23)
(6)

tutuşturma bacası / kormatik

inheritance
yeni başlayan bir mangalcıyım. internetteki videolarda kolay gözüktüğü için bir tutuşturma bacası aldım (markalı değil, migrosta satılanlardan). videolarda 20 dakika içinde köz haline geliyor ama ben yarım saat - 45 dakika beklesem de köz olmuyor, hatta üstünden alev de gözükmüyor. sonrasında döküp
yeni başlayan bir mangalcıyım. internetteki videolarda kolay gözüktüğü için bir tutuşturma bacası aldım (markalı değil, migrosta satılanlardan). videolarda 20 dakika içinde köz haline geliyor ama ben yarım saat - 45 dakika beklesem de köz olmuyor, hatta üstünden alev de gözükmüyor. sonrasında döküp eski usül yakmak zorunda kalıyorum.

bu benim beceriksizliğim mi yoksa kullandığım baca mı adi? kullandığım bacanın sadece alttan hava girişi var, kömür konan yerinde yanlarda hava girişi yok belki bundan olabilir diye düşündüm. markalı bir baca (guruss grillmate gibi) alsam değişen bir şey olur mu?
0
inheritance
(25.07.23)
Mangalın kendisinde kömür hazne yan tarafında ızgara şeklinde hava giriş yeri var, değil mi?

Ve bacayı tam mangalın zeminine koymuyorsun. Bir tutam kömür de altta var. O kömürlerin üzerinde duruyor ve alttan hava alabilir konumda.

Anlattığın şekliyle bacada bir sorun yok da, mangal yakmak ve mangal yapmak her yiğidin er meydanına çıkar çıkmaz ilk seferde başarabileceği bir husus değil.

Beceriksizlik demiyelim de bir antrenmansızlık durumu söz konusu diyelim. Zamanla çok yol alacağına eminim. Başaracaksın.
0
Mirket
(25.07.23)
soruda bahsedilen alet mirket'in anlattığı alet değil. mantık aynı sayılır ama alet o değil. mirket, mangala kömürleri yığıp tutuşturduktan sonra üzerine oturtulan konik bacadan bahsediyor: st3.myideasoft.com

ama sorulan o değil, bu: productimages.hepsiburada.net

sizinki basit fizik kurallarını kullanan basit bir sistem. marka falan fark etmez. ben de migros'tan aldığım aleti kullanıyorum.

alttaki kömürler ilk ateşi alınca dar olması sebebiyle en ufak esintiyi hızlandırıp tutuşturan bir alet. alttaki kömürler ilk ateşi aldıysa kısa sürede yanması lazım. alttaki kömürler çabuk tutuşsun diye kömürlerin en altına 2-3 çıra parçası koyabilirsiniz. bir de en önemlisi, kömürleri üstüne tıkış tıkış doldurmayın. ufak kömürle aradaki boşlukları tıkamasın. içinde hava devirdaim yapacak kadar boşluklar kalsın. aletin bütün mantığı içinden hava geçmesi ve yellemeyi simüle etmesi zaten. çok tıkıştırınca hava geçemez, o zaman da ya boğulur hiç yanmaz, ya da geç yanar.

en alttan top yapılmış gazeteyi tutuşturduktan sonra 20 dakikada alevler üste ulaşır.
0
kibritsuyu
(25.07.23)
@kibritsuyu, kömür torbasını olduğu gibi boşalttım aslında. belki de bundan olmuş olabilir. iri taneli briket kömür aldım bir de onunla deneyeyim.
0
🌸inheritance
(25.07.23)
iri taneleri koyun 1-2 sıra. yakın, onlar alevi alınca üstüne azar azar ekleyin. harş diye boşaltırsanız o da boğulur söner. kömür iri taneli değilse azar azar ekleyerek deneyin.

havanın da az biraz esintili olması çok etkiliyor. borunun durduğu yer de etrafından rüzgar alabilecek durumda olsun. çukur bir yerde durmasın.
0
kibritsuyu
(25.07.23)
Küçük çok fazla parça koyarsanız hava akışı kesileceğinden iyi yanmaz. Büyük parçalar en alta, orta parçaları üste koyun. Küçük kömür parçalarını ya ilk yanmadan sonra koyun ya da hiç üstüne koymayın, bunlar tutuştuktan sonra döküp üstüne koyun.
Altında alevli ateş olduğundan emin olun.
Bir de altında kısmında yanlarda ne kadar delik olsa da, en alt kısmını iki adet çubuk veya bir iki parça kömür ile yükseltmek, hava akışını hızlandırıyor.
0
burfak
(25.07.23)
Şimdiye kadar muhtemelen anlamışsınızdır gerçi ama odaklanmanız gereken en önemli nokta hava akışı.

Yanma tepkimesi oksijene ihtiyaç duyan bir süreç, hava yok ateş yok.

Belli net bir stratejiden ziyade bu düşünceye odaklanırsanız kendi kendinize de yöntemler üretebilirsiniz. Torbayı boşaltmak çok yanlış bir iş olmuş örneğin. Kömürler birbirlerini harlayacak kadar sık, birbirlerini boğmayacak kadar gevşek olmalı.
0
akhenaten
(25.07.23)
(11)

Koltuklarınızı nasıl kullanıyorsunuz?

sanguine
Örtülü mü örtüsüz mu. Epey para verip bir koltuk aldım olduğu gibi mi kullanmaliyim yoksa örtü bir şey mi geçirmeliyim. Minderlerin kılıfları yikanabiliyor. Birkaç haftadır bakıyorum çok kirleniyor örtüsüz. Evde hayvan da var, tırmalamiyor ama tüyleri çok topluyor koltuk.
Örtülü mü örtüsüz mu. Epey para verip bir koltuk aldım olduğu gibi mi kullanmaliyim yoksa örtü bir şey mi geçirmeliyim. Minderlerin kılıfları yikanabiliyor. Birkaç haftadır bakıyorum çok kirleniyor örtüsüz. Evde hayvan da var, tırmalamiyor ama tüyleri çok topluyor koltuk.
0
sanguine
(23.07.23)
ben ortulu kullaniyorum ama benim koltuk eski oldugu icin. ortu daha guzel.

kilif yikaniyorsa, tirmalama olmuyorsa ortusuz kullanin.

tuyler icin soyle basit seyler cok is goruyor. www.trendyol.com
0
supergirl
(23.07.23)
üzerine yazın pike, kışın polar battaniye sererim
0
freebird5406_2
(23.07.23)
örtülü. kedi var. tüyü var.
0
unalub
(23.07.23)
örtülü kullanıyorum koltuğu temizlemek zor diye.
ama örtülü kullanınca da koltuğun tasarımının kumaşının önemi kalmıyor
0
jelly bear
(23.07.23)
Koltuğu aldığım yerde rica etmiştim koltuğun kumaşından satmışlardı, örtüyü ondan yaptırdım. Çok memnunum...

Bundan önce sadece yaz aylarında ter vs. miktarı çok arttığı için örtülü, kışın örtüsüz kullanıyordum.
0
akhenaten
(23.07.23)
Yazın örtülü - çünkü ter, özellikle misafir gelip gittiğinde örtüyü yıkayınca daha iyi hissediyorum.
Kışın örtüsüz.
0
kobuzchu kiz
(23.07.23)
aslında örtüsüz ama çok çıplak terliyken falan mutlaka bi çarşaf örtü seriyorum döşeme kumaşlarından hoşlanmadığım için. bana kalsa halıya falan da örtü sererim ama köylü damgası yiyorum neyasımki
0
mess
(23.07.23)
Koltugum cok yeni, kedim var. ortusuz kullaniyorum. Ortuyle rahat etmiyorum. Evimde rahat etmek istiyorum, bunun icin calisip kazaniyorum, ortu mortu ugrasamam valla sjsjsj
0
mor oje
(23.07.23)
Örtülü kullanıyorum. Evde kedi var ve örtüyü makineye atıp yıkamak çok pratik oluyor.
0
peki madem
(23.07.23)
hiçbir kuvvet bana örtü kullandıramaz.
kedim olduğu için tırmalamasın diye sık dokulu kadife aldım koltuğu. tırmalamıyor ama koltuklar kahverengi olduğu için oturduğunda tüy oluyor ama sıkı dokunduğu için içeri giremiyor tüyler, süpürgeyle ya da yapışkan ruloyla alıyorum hemen.
0
marla is in my head
(23.07.23)
Modelini, rengini beğenip aldığımız koltuğu örtmek estetik gelmiyor. Kirlenirse yıkatılır/kılıf değiştirilir.
0
ruhen hastayim ben
(23.07.23)
(6)

Üniversitede yüksek ortalama yapanınız var mı ?

WithWorth
Ortalamanız ve sırrınız nedir ?
Ortalamanız ve sırrınız nedir ?
0
WithWorth
(23.07.23)
Mezun olalı epey oluyor ama 3.95 ile mezun olmuştum, bölüm ikincisi bitirdim. Yaptıklarımın hepsi klişeydi ama hepsinin karşılığını aldım: Dersi derste dinledim, sorularımı ders sırasında veya hemen çıkışta muhakkak sordum. Düzenli çalıştım, günün akşamında veya en geç ertesi sabah konuları tekrar ettim. Hocaların ofis saatlerine gittim, hem sorularımı sordum hem sohbet ettim.
0
fotrsapka
(23.07.23)
3.97 ile mezun oldum, bölüm birincisi ve üniversitede üçüncüydüm.

Vallaha sirrim ne bilmiyorum. Çünkü çalışıyordum evet ama derslerde bazen uyurdum gece partilemekten. Öğle yemeğinde bir kere gaza gelip başka şehre gittik kebap yemege, dersleri falan böyle ekerdik.

Ama galiba kolay geldi dersler, çok acayip zor degildi. Misal o yüzden bir odtu mezununun yaptığı 3.2 falan bana çok iyiymis gibi geliyor. Bir de sevdim yani bölümü falan.
0
logisticsmanager
(23.07.23)
Son yıl 3,42 ve 3,20 yapmıştım. Sırrı tamamen ders çalışmayı öğrenmiş olmak, öğrenmeyi öğrenmiş olmak. Öğrenciler yıllarca okuyup öğrenmeyi öğrenemiyor. Bunun dışında derslere gideceksin. Devamsızlık yapmayacaksın. Dersi dinleyeceksin. Derste not alacaksın. Kontrol sende olacak. Ders senden korkacak. Sen dersten korkmayacaksın. Ara sınavda yüksek notu çakacaksın. Millet ara sınav deyip salıyor. Final var diyor. Tam tersi ara sınavda stres olmaz. Finalde stres olur. Ara sınavda hedefin 90 100 almak olacak. Dersi geçmeyi garantilediğin için finalde rahat olacaksın. O rahatlıkla finalden 70 bile alsan CC üstü getirirsin.
0
dissendium
(23.07.23)
Benim 3.50'ydi, eğer yüksek sayılıyorsa.

Derslere ilgim vardı, derse katılıp not tutardım. Derse katılmak dışında çok ağır bir çalışma tempom olmadı. Elbette vize final haftalarında sabahladığım dönemler oldu ama derslere katılıp not tutmak dışında çok sistemli bir öğrenciydim diyemem. Zaten kendi notlarınızdan çalışmak büyük lütuf.

Çok tekrarladım ama 1 dönem her derse katılıp not tutun ve sınava da kendi notlarınızla çalışın. Bence bu soruyu sorma ihtiyacı hissetmenize sebep olan duygunun kaybolduğunu göreceksiniz.
0
akhenaten
(23.07.23)
sırrı yok hocam. oturdum çalıştım.

ha neden çalıştım çünkü sevdiğim şeyi merak ediyordum. öğrenmek keyif veriyordu.


not: high honours spor.
0
AlsterWasser
(23.07.23)
almanya'da türkiye karşılığı 3,40 gibi bir ortalama yaptım. derslerim almancaydı ve ilk sınavlara girdiğimde okuduğum ve yazdığım şeyi kısmen anlamadan ezberleyerek çözdüm soruları.

her sınava yaklaşık 1 ay çalışarak girmiştim. hayatımda o kadar ders çalıştığımı hatırlamıyorum. aşırı motiveydim her sınavda.

master tezimi yazarken de bazı günler 12 saat başında oturuyordum. insan bir şeye odaklandığında başka olasılıkları kafasından çıkarması gerekiyor. motivasyon çok önemli.
0
bohr atom modeli
(23.07.23)
(6)

Eğlenceli şeyler boş mudur? Devami asagida

optimistbakunin
Selam, bir süre once bir tartismada mi okudum sosyalmedya da mi gordum hatirlamiyorum. Oyun gelistirme ile ilgilenenlerle iliskiliydi ben de dahil olmustum saniyorum.Oyun gelistirmenin bos oldugunu yazmisti. Insanlari eglenceli bu tarz seylerle avuttuklari falanda temel dusunce. Ben de bu durumda ro
Selam, bir süre once bir tartismada mi okudum sosyalmedya da mi gordum hatirlamiyorum. Oyun gelistirme ile ilgilenenlerle iliskiliydi ben de dahil olmustum saniyorum.
Oyun gelistirmenin bos oldugunu yazmisti. Insanlari eglenceli bu tarz seylerle avuttuklari falanda temel dusunce. Ben de bu durumda romanlar, filmler, sporlar da boştur diye dusunmustum. Bundaki temel dusunce gercek sorunlara odaklanmadigi icin mi eglenceli seylerin bos oldugu dusuncesi...
Sizce bos mudur, ne dusunuyorsunuz
0
optimistbakunin
(22.07.23)
Değildir.
Dünyayı muhendisler ele geçirse ne olurdu gibi bir soru. Parasi olan herkesin yaptığı şeyler eglenceli şeylere para harcamak, demekki boş değil :) ben hayatımda zengin olup sonra hobi olarak roket bilimi okumaya başlayan insan duymadım misal. Eğlenceli şeyler neden calisiyoruz sorusuna cevap.
0
logisticsmanager
(22.07.23)
cosmic +1

work hard, play hard hocam yapacak bir şey yok.
0
AlsterWasser
(22.07.23)
kime göre, neye göre boş? gerçek sorunlar kime göre ve neye göre gerçek? eğlence tüm insanların ortak ihtiyaçlarındandır. ben de olaya "boştur"u savunanların bu ihtiyaçlarınjn farkında olup olmadıklarına bir bakmalarını dileyerek yaklaşıyorum.
0
from where i ride
(22.07.23)
bu mantıkla dünyadaki hobilerin %90'ı boş. o zaman dağcılık da yapmasın insanlar, denizde de yüzmeyelim, çizgi roman da okumayalım, müzik de dinlemeyelim. hiçkimseye hiçbir faydası olmayan uğraşlar. escapism'in olmadığı bir hayat cehenneme döner. gerçeklerden uzaklaşıp kafa boşaltmak insanın yeme içme gibi bir ihtiyacıdır.
0
sir gawain
(22.07.23)
Diyelim ki boş olsun. O halde boş şeylere de ihtiyacımız var demek ki... Adına ne derseniz deyin, kafanızı ciddi meselelerden alıp boşaltacak şeyler de bir gereklilik.

İsimlere çok takılmamak gerekir. Ancak sorunuzun son vardığı nokta eğer "boş işleri tamamen hayatımızdan çıkarmalıyız" gibi bir yerse, bana göre bu yanlış olurdu.
0
akhenaten
(22.07.23)
oyun denen şey insanlığın çocukluktan yetişkinliğe psikolojik olarak ihtiyacı bu bir spor da olur kutu oyunu da olur bilgisayar oyunu da olur, bağımlılık kısmı ayrı tribünde holigan olmak da günde 15 saat bilgisayar oyunu oynamak da başka şeyler
0
freebird5406_2
(22.07.23)
(7)

eski sevgili sonrası ilişkiler

unidentified floating object
birçok kez burada bu konuda soru yazdım sildim, bu da onlardan olacak, çünkü görünce moralim bozuluyor ama neyse artık. aylar önce 4.5 senelik ilişkim bitti. burada ne zaman unutulur odaklı derbeder bi soru da sormuştum. ilişki süresinin yarısı vs denmişti. hem kendi okumalarım hem gözlemlerim dolay
birçok kez burada bu konuda soru yazdım sildim, bu da onlardan olacak, çünkü görünce moralim bozuluyor ama neyse artık. aylar önce 4.5 senelik ilişkim bitti. burada ne zaman unutulur odaklı derbeder bi soru da sormuştum. ilişki süresinin yarısı vs denmişti. hem kendi okumalarım hem gözlemlerim dolayısıyla unutmadan başkasıyla görüşmeyi ben de mantıklı bulmamıştım. karşımdaki insana haksızlık da olur demiştim ki aslında başkasıyla konuşunca bile eski sevgilimi aldatıyor gibi hissediyordum. gel gelelim bu konuya da genelleyerek bakmak doğru değil galiba. sonuçta ben 4.5 yıllık ilişkiden çıktıysam eski sevgilim de çıktı ve o şu an 1 aydır biriyle berabermiş bile. (hem de arkadaşım dediği, benim için sildiği biriyle <3) şimdilerde evlilik planlıyorlar fln, ne güzel. yani unutmakla kalmamış, yuva kuracak yakında. artık başkasının sevgilisi olan birine hisler beslediğim için ayrıca kızgınım kendime ama neyse konu bu değil, çözücem zaten. ben halihazırda başka ilişkiye hazır veya istekli değilim, sevgilisi olduğunu öğrenmeden önce eski sevgilimle iletişime geçmeyi düşünüyordum hatta, sorun yaratan hallerimi düzeltmiştim vs. bomboş hayaller. neyse konu dağılıyor.

soru: acaba ben bu eskiyi unutmadan başkasıyla olmama meselesini fazla mı ciddiye alıyorum? belki de unutmanın yolu bu mudur? biriyle konuşmak için enerji şöyle dursun yaşama hevesim bile yok ama buna mı zorlamak lazım? denedikçe mi değişir kafam, beklentilerim fln? flört mlört berbat olduğum şeyler üstelik. bilmiyorum yani ne yapmalı? deneyimlere dayanan yanıtlar çok daha iyi oluyor eğer varsa. hani şey gibi, çok aşıktım, ayrılınca öldüm bittim ama asıl ondan sonra gerçek aşkı buldum gibi. :)
0
unidentified floating object
(21.07.23)
Kabullen ve devam et diye deyimleri var gavurların. Melankoli kafasından çıkman lazım. Yas tutmuşsun yeterince. Sanıyorum ki hala söylemek istediğin şeyler var karşıya. Rol play yapacak birini bul, ex rolünü yapsın sana, söyleyeceklerini söyle ve vedalaş. Konuyu kapatmak için güzel bir yöntemdir ben yaptırıyorum insanlara, işe yarıyor. Sonra da hayatına devam et yalnız veya değil.
0
hasmetizm
(21.07.23)
boynuzun tillahını yemiş biri olarak çok iyi anlıyorum durumu. 1 seneye yakın kendime gelememiştim.

soruya cevap olarak yok zaman geçsin düzelir, her şeyin ilacı zaman vs. (utanmasa zaman verecek hatta vermişler yok ilişkinin yarı süresiymiş falan filan) laflarına katılmıyorum. zamanın kendisinde bir sihir yok, sihirli kısım değişim. bir şey değişmiyorsa daha da derbeder oluyor çıkıyorsun zaman geçtikçe (kendimde ve bu durumu yaşayanlarda gözlemlediğim). ben de yok hatalarımı düzelttim acaba olur mu falan kafasındaydım en yakın arkadaşımla boynuzlanmışken :D. neyse dönelim soruya beni bu bedbaht, bohem, bedevi artık ne dersen de dönemden kurtaran başka bir ilişkim olmuştu. burada şanslıydım ki o beni buldu, yoksa o vaziyetin nerelere gideceğini düşünemiyorum şu an sadece gülüyorum o halime.

kısaca başkalarıyla olmadıkça kendi kendine o saçma ilişkiye anlam yüklüyorsun daha da gözünde büyüyor daha da uzaklaşıyorsun her şeyden içinden çıkılmaz bir döngü başlıyor, unutamama devam ediyor. bana kalırsa kendine şans ver dene bir yerde tutar talihin değişir denemeden tek diyeceğim şey çok beklersin.
0
gule gule
(21.07.23)
Eski sevgiliyi unutamadığınız zaman, belki unuturum diye biriyle sevgili olmanın birden fazla negatif yönü var.

İlk olarak kendiniz diyorsunuz hazır ve daha önemlisi istekli değilim diye. Bu durum karşınızdaki kişi tarafından da hissedilir. Eğer bu kişi duygusal zekası yüksek biriyse sizinle ilişkisine devam etmez ve sizin de umutsuzluğunuz perçinlenir. "Bir daha mutlu olamayacağım galiba" tarzı gerçekçi olmayan hisleriniz kabarır. Duygusal zekası yüksek birisi değilse de bir terslik olduğunu hisseder ama anlam veremez ve bu aralar moda tabirle toksik bir süreç başlar, birbirinizi yer bitirirsiniz. Bu biraz genelleme gibi, ancak tam olarak da değil. Neticede ortada isteksizce eski sevgilisini unutmaya çalışan siz ve sizden hoşlanan biri olacak onun da kendine göre bir geçmişi olabilir henüz bilinebilir bir şey değil bu. Gerisi matematik...

İkincisi, karşınızdaki kişiyi kötü etkileyeceksiniz. İnsanlara olan güvensizliğinden ve kullanılmışlık hissinden bahsedecek yeni birileri doğmuş olacak büyük olasılıkla. Bu zincirleme bir durum...

Ancak şu var, bence bunu anlamalısınız. Dürüstlük önemli bir erdem. Siz karşınızdaki insanla sevgili olma beklentisi olmadan bir şeyler yürütebilirsiniz. İnsanlara umut vermeniz yanlış. Doğru değil. Doğrucu Davut olmak zorunda değilsiniz ama neticede bu böyle.

Sevgililik kurumu birlikteliğin tek yolu değil. Bir gereklilik de değil. Baktınız zaman içinde işler değişti, o zaman duygularınızı açar ilişkinizi ilerletmeyi konuşursunuz.

Demek istediğim kimseyi kandırmak zorunda değilsiniz yalnız kalmamak için. Tek yol sevgili olmak değil.

Ayrıca başkasıyla birlikteyken eski sevgilinizi aldatıyor gibi hissetmeniz hoş bir durum değil, bu düşünceden kurtulmalısınız.
0
akhenaten
(21.07.23)
Ne kadar zaman geçmeli?" konusuna o kadar takılmayın. Kanun değil bu.

Başkası söyleyince insanın kafasına girmiyor ama hayatınıza devam etmelisiniz.
Bu "unutma" sürecini hiç kimseyle flört etmeyerek, sevişmeyerek geçiremezsiniz. Geçirmeyin. Orada yanlış anlaşılma olmasın. Sadece kimseye bağlanmaz ve bağlanmakla ilgili sözler vermezsiniz. Ama bir gün hayat karşınıza öyle birini çıkarır ki hiçbir şey umurunuzda olmaz.

Kendinizi yükseltecek, yüceltecek, güçlendirecek, keyiflendirecek bütün işlere, hobilere, etkinliklere, alışkanlıklara atlayın.

Bu arada dediğiniz gibi çok aşıktım, bitince mahvoldum. Öldüm bittim. Bu birkaç defa daha başıma geldi. 3-5 aylık takılmalarda değil yıllar süren birlikteliklerden, beraber yaşamalardan vs. bahsediyorum.
Son aşık olduğumda bir süre sonra evlendik. .Eski sevgililerim aklımda sadece hayatıma girmiş, beni şekillendirmiş iyi insanlar olarak duruyor.
0
michael_knight
(21.07.23)
5 yıllık ilişkim bitti. Bir şey yapmıyorum. Bir şey yapma sen de.
0
dissendium
(21.07.23)
kendinizi kapamayın, karşınıza çıkan insanlarla görüşün. şu kadar beklemem lazım bu kadar beklemem lazım diye diye takıntı haline getirmeyin.

kimse ilk sevgilisiyle evlenmiyor zaten, karşınıza eninde sonunda içinize sinen birileri çıkar. hayatınıza devam edin, sosyalleşin yeni insanlarla tanışın..
0
playing star again
(21.07.23)
Eski sevgilinle alakalı hiçbir şey yapma, yani unutmaya da çalışma. Stalk yapıyorsan çok yapmamaya çalış. Bir ağaç gibi düşün eski ilişkini, bir kere büyüdü, koklendi ve orada duruyor. Yok sayamazsin ama eğer toprağını sulamazsan, güneş alıyor mu diye kontrol etmezsen zamanla kuruyup ölecek.

Bu arada yeni birini bulmaya çalışma bence. Farklı bir şeye ayır kalan enerjini.
0
sekizdokuzon
(21.07.23)
(4)

Güneşlenirken yüzünüzü nasıl kapatıyorsunuz?

magni
Merhaba. Şezlongda sırtüstü yatıp da güneşlenirken yalnızca yüzünüzün daha fazla güneşe maruz kalmamasını istediğinizde yüzünüzü hangi yöntemle kapatıyorsunuz? Ben tshirt koyuyorum ama çok terletiyor, bunaltıyor.
Merhaba. Şezlongda sırtüstü yatıp da güneşlenirken yalnızca yüzünüzün daha fazla güneşe maruz kalmamasını istediğinizde yüzünüzü hangi yöntemle kapatıyorsunuz? Ben tshirt koyuyorum ama çok terletiyor, bunaltıyor.
0
magni
(21.07.23)
şapka koyup uyuyorum.
0
gule gule
(21.07.23)
Şemsiyenin gölgesine göre hizalanıyorum
0
akhenaten
(21.07.23)
sapka, uyku bandi, esarp, pestamel
0
mess
(21.07.23)
Şemsiyenin gölgesi+1

Bu arada sağlıklı bronzlaşma diye birşey yoktur. Dikkat ediniz
0
old possum
(21.07.23)
(11)

Stalk konusu

kraltaci
Merhaba, nişanlınızın 3-4 yıl önce hoşlandığı ancakelemanın pek yüz vermeyerek başlatmadığı bir ilişkisinin (veya tanışıklık vs.) olduğunu bilseniz ve nişanlınızın aradan geçen 3-4 seneye rağmenhala instagramdan o elemanı stalkladığını (haftada bir, iki haftada bir) görseniz evlilik düşünmeye devam
Merhaba, nişanlınızın 3-4 yıl önce hoşlandığı ancak
elemanın pek yüz vermeyerek başlatmadığı bir ilişkisinin (veya tanışıklık vs.)
olduğunu bilseniz ve nişanlınızın aradan geçen 3-4 seneye rağmen
hala instagramdan o elemanı stalkladığını (haftada bir, iki haftada bir)
görseniz evlilik düşünmeye devam eder misiniz?
0
kraltaci
(21.07.23)
lamı cimi olmadan hayır benlik değil, 3-4 sene önce yüz alamadığı elemana da gerek yok. herhangi bir kişiyi stalklayan birisine diyeceğim tek şey güle güle.
0
gule gule
(21.07.23)
1 gram duygu hissetmediğim eski sevgililerimi bile zaman zaman stalklıyorum, ne yapıyorlar merak ediyorum. Bunu yapan da bence oldukça fazla insan var. Çok sinir olurdum görsem ama fevri karar da vermezdim. Haftada 1 pek normal gelmedi yalnız
0
personaa
(21.07.23)
düşünmezdim ben de. hatta genel olarak evlilik düşünmezdim bu devirde ama siz bilirsiniz.
0
orient blue
(21.07.23)
Ya zamanında elde edemediği birini sırf meraktan stalklıyor da olabilir. Yani belki elemanın battığını vs görse, çok kötü duruma düştüğünü vs görse rahatlayacak ve tekrar stalklamayacak.

Yani bu romantik anlamda bir merak olmayabilir. Bu öyle bir his ki aynı hislerle sevgiliniz bir hemcinsini de stalklıyor olabilirdi.

Bu biraz takıklık evet ama romantik anlamda olmayabilir.

Ben çok büyük kararlar vermezdim. Önemli olan onun nasıl bir duygu ile stalkladığı, sizinle iletişiminin nasıl olduğu ve birbirinize verdiğiniz güven.

Evet haftada 1 baya yüksek bi oran. O çocuk şimdi gelse sevgilinize “hadi sevgili olalım ben aşığım sana bitiyorum dese” bence sevgiliniz yüz vermez. Böyle bir istek ile stalkladığını sanmıyorum. Dediğim gibi önceden olan bir kuyruk acısı zamanla takıntıya dönmüştür.

Ama işte sizin şuan sevgilinizle çok açık iletişiminiz olmalı. Herkes ne olduğunu, neden olduğunu, ne hissettiğini açık yüreklilikle ortaya koymalı, siz de bu konuda beklemtinizi açık açık gerginlik çıkarmadan belirtmelisiniz vs. çözebilirsiniz de sorunu.
0
zimbirik
(21.07.23)
Sevgilin de benim gibi midir değil midir bilmiyorum ama ben de hiç bir duygu beslemediğim seneler önce kısa süre görüştüğüm insanları bile stalklarım arada. Sadece merak.
Komşu kızını bile stalklarım yani normal diye düşünüyorum.
0
yenibirgüzelnick
(21.07.23)
Eskiden bir şeyler hissedilmiş biri olmasına gerek yok, herhangi bir karşı cinsi sürekli stalklamanın altında bir şeyler aramak normal. Ayda yılda bir öylesine bakılmış olsa anlaşılabilir ama düzenli ve sık stalklıyorsa bi durup düşünürdüm ben. Açıkça konuşun bence, konuşurken halinden tavrından anlarsınız az çok.
0
dfn4
(21.07.23)
Biraz soğumuşsunuz sanki, ben olsam bende soğurdum. Ama böyle durumlarda açık iletişim gerekiyor, bende harekete geçmeden önce mutlaka konuşun derim.
0
olimpia
(21.07.23)
haftada bir/iki haftada bir itici geldi. sorun ederdim. ayda yilda bir olsa herkes stalklanabilir hic takilmam.

kiz arkadasin takintili bir insan olabilir. birkac saatini ayirip herkesi haftada bir stalkluyor da olabilir yani. ona da bakmak lazim.
0
Kittie
(21.07.23)
Kanka ona bakıp senle kıyas yapıyor doğru tercih yapmış mıyım diye. Bunu kaldırabilirsen devam et keke
0
olaylar olaylar
(21.07.23)
Haftada bir iki bana da çok fazla geldi. Yani evleneceğim kişi geçmişte sevdiği birini sürekli takip ediyor olsun istemem. Bu durumun tek başına rahatsız edici olmasının yanında, bu kişi bir göz kırpsa beni bırakıp gitmesi kesin falan heralde. Böyle bir risk alamam. Nişanı iptal ederim.

Ayrılır mıyım? Bilmiyorum açıkçası... Aniden ayrılmam ama sanırım eninde sonunda ayrılıkla biter sonu.
0
akhenaten
(21.07.23)
Öyle birisini nereden biliyorsun, yani sana neden anlattı. Haftada bir bilgisine nasıl ulaştı? Haftada bir bakmak Stalk olmuyor, takip etmek oluyor. Takip etmesindeki amaç ne onu öğrenmek gerekiyor.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(22.07.23)
(15)

Neden doğuştan gelen bir anatomi/biyoloji bilgimiz yok

sanguine
Ifade etmek istediğim şey şu, vücudumuzda bir sürü organ, milyon çeşit hücre, kemik vs var. Ve bu yapılar kendi kendine bir düzen içinde işliyor. Gereken kodları (en azından kendi hücre grupları ile ilgili olan kısımları) biliyor ve uyguluyorlar. Peki biz neden doğuştan bu bilgilere sahip degiliz? B
Ifade etmek istediğim şey şu, vücudumuzda bir sürü organ, milyon çeşit hücre, kemik vs var. Ve bu yapılar kendi kendine bir düzen içinde işliyor. Gereken kodları (en azından kendi hücre grupları ile ilgili olan kısımları) biliyor ve uyguluyorlar. Peki biz neden doğuştan bu bilgilere sahip degiliz? Beyin hangi koşullarda hangi hormonların sağlanması gerektiğini, hangi müdahalenin uygulanacağını biliyor ve yapıyor. Ben neden doğduğum andan itibaren organlarimin neler olduğunu nasıl çalıştığını vs bilmiyorum? Niye yüklü gelmiyor daha doğrusu yüklü olduğu halde bu bilgilere sonradan okuyup öğrenerek erişebiliyoruz?

Umarım anlatabilmisimdir. Bir de bu durumu İngilizce araştırmak istiyorum ama tam olarak bir türlü yaziya dokemedim, eminim bu durumun İngilizce kavramsal bir adı vardır.
0
sanguine
(20.07.23)
Çünkü bilinç sürekli aktif ve devrede olursa, beyin inanılmaz enerji harcar, yürümek gibi yaptığımız gözümüze en basit görünen eylemde vücutta neler olduğunun farkındalığına sahip olsak herhalde başka hiçbir şeye odaklanamazdık. Vücudun bunu otomatik gerçekleştirmesi zaten etkileyici olan kısım bence. Beyin işinin %99ını otomatik halledip %1inde bilinci devreye sokuyor sallıyorum. Otomatik şekilde gerçekleşen nefes alışverişini düşünmeye başladığımızda bile düzen sarsılıyor, bunu tüm vücutta yaptığını düşün
0
personaa
(20.07.23)
Bilmek sözcüğü kilit nokta aslında.

Çok derin gibi görünen ancak çok da basit bir konu aslında. Kısaca beyniniz bir şey bilmiyor, bilgisayar kendini ne kadar biliyorsa beyniniz de o kadar biliyor. Ancak beynin bilişsel fonkiyonları bütün bir organizma olarak sizde kişisel farkındalık sağlıyor. Bunlar duyular yoluyla dışardan aldığınız uyaranlara karşı tepki vererek çalışıyor ışık, ses, dokunma, koku ve tat.

Bir organizma olarak beyniniz gibi siz de bir bilgisayar gibisiniz. Kendinizle ilgili şeyleri bilmenize gerek yok, dna'nın kendini kopyalama tekniğini geliştirmesinin sonucu oluşmuş bir organizmasınız. Biyolojik olarak bütün göreviniz bu kopyalanmayı sağlamak, ama sağlayamasanız da olur. Doğa müsriftir bir ağaçtan milyonlarca polen çıkar onlardan bir tane ağaç belki yetişir. Bu açıdan siz de o şaşırdığınız hücrelerin ne yaptığını bildiği kadar ne yapacağınızı biliyorsunuz aslında (ya da bilmiyorsunuz, bu durumda ikisi de aynı şey)

Diğer taraftan insan ses duyusunu kullanarak dil geliştirme kapasitesine sahip bir canlı. Bu şekilde diğer duyularınızla algıladığınız şeyleri başkalarıyla paylaşıp bu bilgiyi saklayıp gelecek nesillere aktarabiliyorsunuz. "Bilmek" aslında bu. Yoksa ne beynin ne de başka dokuların bir şey biliyor olduğundan bahsedemeyiz. Ancak kültür çok güçlü bir şey, insan hayatının da özü. Bu yüzden insanlar kültürel olarak edindikleri şeyleri doğanın temel kanunları sanmaya çok eğilimli canlılar. Bütün uyarlanma mekanizmamız kültür geliştirmek üzerine kurulu.

Bilinç ve bilinç dışı kavramları ve hayatımızın aslında büyük bölümünün bilinçdışı dürtülerle yönlendiği hakkında bir şey okumak isterseniz incognito kolay okunur ve akıcı bir kitap.

Ayrıca bir adet kültürel antropoloji kitabı edinip okumanızı da şiddetle öneriyorum
0
akhenaten
(20.07.23)
Ingilizce'de "innate knowledge" deniyor. Yani dogustan gelen bilgi. Filozofide "innatism" olarak geciyor. Bazi bilimsel arastirmalar var bunun hakkinda.

Mesela su arastirmaya gore bebekler sezgisel fizik (intuitive physics) bilgisiyle doguyorlarmis: www.sciencedaily.com

Evrimden gelen bir "bilgi" de olabilir. Bu otomatik, içgüdüsel oluyor tabii. Mesela doğar doğmaz annesinden bağımsız hareket etmeye başlayan yavru hayvanlar var. Ingilizce'de "precocial" deniyor. Ornek olarak wildebeest yavrulari dogduktan 6 dakika icinde yurumeye basliyor. Bu dogada hayatta kalmayla ilgili evrimsel bir durum tabii.
0
ermanen
(20.07.23)
soruyu anlamadim. sperm gibi ufacik biseyden 170lik bir insana donusuyorsun. dunyada hersey boyle calisiyor. bitkiler, hayvanlar...
0
buenosdias
(20.07.23)
Çünkü ruh diye bir şey yok. Haliyle bilinç oluşup gelişirken hali hazırda bilgilerle döşeli olarak gelmiyor. İç güdü bundan farklı bir konu.
0
nawar
(20.07.23)
@nawar

Gene benim dedigimle alakası yok. Ben diyorum ki beyin hangi anda neyin salgılanması gerektiğini biliyor, vücudun neresinde problem olduğunu biliyor. Benim bir parcamin bildiği bir şeyi ben neden sonradan okuyarak öğreniyorum da en başından beri bilmiyorum. Niye temel biyolojiyi sonradan öğrenmek zorundayiz
0
🌸sanguine
(20.07.23)
"Bilmek" diyorsan cevap bu. Susadığında damağında kuruluk hissediyorsun. Su içmen gerektiğini "biliyorsun" ve gidip su içiyorsun. Beynin bilgisi de bu kadar zaten. Daha fazla değil. Kaldı ki "beyin" zaten sensin, o da bazı şeyleri bilerek değil kodlanmış bir ezber ile gerçekleştiriyor. Evrimsel süreçte vücuda eklenen bazı kodlar var. Buna sahip olanlar varlığını genetik olarak aktarana kadar sürdürmeyi başarmış, diğerleri başaramamış.

Yani vücuduna yabancı bir mikroorganizma giriyor. Vücut bunun DNA/RNA kodunu okur ve tanırsa sorun yok. Tanıyamazsa bunu yabancı olarak gördüğü için mücadeleye geçiyor ama "dur ısıyı yükseltip virüsün çoğunlukta olduğu şu bölgeye hücum edeyim" demiyor. Tüm vücuda salıyor. Onda da fagositoz ile lökositler mücadele etmeye çalışıyor. Bildikleri başka bir şey yok. Vücudun bir kısmında bölünmeler sırasında oluşan ya da hastalık ile değişen hücre DNA/RNAları yüzünden bu sefer sağlıklı hücreleri "farklı" olarak okuyup yok edebiliyor. Yani beyinde de bir "bilme" konusu yok. Olsa otoimmün hastalıklar olmazdı en basitinden.

O yüzden "ruh" üzerinden açıkladım. Yani ihtiyacın kadar bilgiye zaten "susamak" ya da ağrıyan yerine müdahale etmek gibi basit çözümler ile "biliyorsun."
0
nawar
(20.07.23)
Vücudunuz da bilmiyor.

Örneğin öldükten sonra, sinire dokunursanız vücut hareket edebilir vs. Otonon reflex veya motor hareketler ile, bilinçli hareketler aynı şey değil.

Refleksler milyon yılda gelişmiş ve bir çoğu kalıtımsal. Ancak öğrendikleriniz ise bilinçli davranış.
0
alfired
(20.07.23)
(otonom reflex)
0
alfired
(20.07.23)
@sanguine

Beyniniz hangi anda neyin salgılanması gerektiğini bilmiyor aslında.

Öylece duran bir demir, durmaktan vazgeçip kendisine yaklaşan bir mıknatısa doğru harekete geçmesi gerektiğini, hem de bunu mıknatısın boyutunu ve mesafesini tahmin ederek belli bir şiddetle yapması gerektiğini nasıl biliyorsa beyniniz de o şekilde biliyor. Yani bilmiyor. Bu önemsiz gibi görünen önemli bir durum. Beyniniz yalnızca bir uyarana tepki veriyor.

Bilmek, farkında olmak gibi bilişsel sözcükleri kullanmadan bu soruyu tekrar sormaya çalışsanız bunun zor olacağını fark edeceksiniz. Beyni kişileştirerek sadece anlatımı kolaylaştırmış olmuyorsunuz aslında, aynı zamanda paralel bir gerçeklik de yaratmış oluyorsunuz.

Ben de merak ettim, soruyu yukarda tarif ettiğim gibi beyni kişileştirmeden yeniden sormayı dener misiniz? Belki bir faydası olur tartışmaya.
0
akhenaten
(20.07.23)
Bilmemize gerek yok. İnsan belli basit refleksler dışında boş bir bir zihinle doğuyor. İnsan beyninin güzelliği de burada. Tamamen boş olduğu için inanılmaz bir plastisite kabiliyeti var. Bir bebeği at hırsızı da yapabiliriz doktor da akrobat da. Insan beyni hayvanlarda olduğu gibi daha fazla bilgi içerseydi (yüzme, yavrusuna bakabilme, doğuracağı veya öleceği zamanı hissedip ıssız ve güvenli bir yere çekilebilme vb) bu kadar muazzam bir plastisite imkanı olmazdı. Organlarımızın yerinin doğuştan beynimizde olmasına gerek yok, hatta kötü bile olabilirdi.
0
pembe mezarlık
(20.07.23)
@akhenaten vd

Beyin sadece bir örnek beyin demeseydim keşke, örneğin benim ellerimdeki veya bacagimdaki herhangi bir hücre, nasıl bölünecegini, hangi parçaların nereye dizilecegini, hangi maddelerin kullanilacagini, bütün bu bilgileri DNAdan veya başka bir şeyden aldığı kodlari da kullanarak bunları bir düzen ve bilgi icerisinde yapıyor. Milyonlarca hücrenin her gün uyguladığı işlemlerin ne olduğunu ben doğduğum andan itibaren built-in biçimde neden bilmiyorum?
0
🌸sanguine
(20.07.23)
Soyle biraz daha ek yapayim. Sonucta farkli "bilgi" kavramlari var. Dna koduna islenmis bilgi farkli, beyin noronlari ile ogrenilmis bilgi farkli. Mesela icgudu de dna'ya islenmis bir bilgi ve farkli canlilarda atalarindan gelen farkli aktarimlar olabiliyor. Canlilarda ortak icguduler de var tabii. Dna'daki bilgiler biyolojik olarak isleyisimizi sagliyor. "Neden" sorusu filozofiye de girebilir. Ama cevap verirsek, en basitinden gerekmedigi icin ya da evrimsel olarak boyle bilgere dogustan gerek olmamis. Dna'ya islenmis zaten bilgi, beyin noronlarimiz neden otomatik bilsin ki. Yasayarak, deneyimleyerek ogrenmek farkli bir "bilgi" kavrami. Bununla birlikte dogusta beynimiz daha az gelismis bir seviyede, buyudukce ve ogrendikce beyin daha cok gelisiyor (daha cok noron, daha cok noron baglantisi vs.)

Daha ayrintili ogrenmek istersen dna'yi, dna koduna bilgilerin nasil islendigini, ogrenmenin beyinde noronlarla nasil oldugunu, nörobilimi arastirabilirsin.

Edit: konu genis baya. Bazi onemli ek kisimlari daha yazayim. Dna'ya islenmis bilgi dedigim azimsanacak bisey degil tabii. Bir cok hucre, hucre cesidi ve iclerindeki nukleus, ve icindeki dna kodlarini dusunursen biyolojik isleyisimiz icin o kadar cok kodlanmis "bilgi" var ki. Bu beynimizin (hele ki dogustaki) kaldiramayacagi kadar bilgi, ve farkli bir bilgi cesidi. Ogrenmekten gelen bilgi noronlarin, noral agin etkilesimiyle ilgili ve beyin noronlari bu cesit bilgiye gore isliyor. Bu arada noronlarin da dna'si var tabii ve onlarin dna'sinda da onlarin isleyisi ile ilgili kodlanmis bilgi var. Umarim aciklayici olmustur.

Kim bilir belki evrende bir yerde milyonlarca yil evrimlesmis bi canli vardir ve dogusta bile genis bilgilerle donatilmistir.
0
ermanen
(20.07.23)
@Sanguine

Çünkü sizi oluşturan yapıtaşlarının işleyişini anlamanızı zorunlu kılan bir sebepten bahsedemiyoruz. Şu ana kadar gözlemleyebildiğimiz her şey başka bir yapı grubunun birleşiminin bir sonucu olarak var. İnsan özelinde, toplumlar insanlardan, insanlar organlardan, organlar dokulardan, dokular hücrelerden, hücreler çeşitli organik ve inorganik maddelerden, bunlarsa atomlardan, atomlarsa atom altı parçacıklardan oluşuyor. Bunun ucunun nereye kadar gittiği bilimi hali hazırda fazlasıyla meşgul eden bir husus. Ancak neticede oluşturulmuş bir yapı doğrudan kendisini oluşturan yapıtaşlarıyla bilinçli bir farkındalığın doğurduğu bir iletişim içinde değil. Bu sadece doğru olmayan bir ön kabul.

Örneğin size elinizi nasıl havaya kaldırdığınızı sorsam sadece yapıyorum dersiniz. Kalbinizin dili olsa ve ona nasıl kan pompaladığını sorsak muhtemelen o da sadece yapıyorum diyebilirdi. DNA'ya nasıl bölünüyorsun diye sorsak aynı şekilde o da sadece yapıyorum diyebilirdi. Çünkü gerçekte olan sadece bu.

Bu sıralama içerisinde siz de diğer organlarınız kadar ne yaptığınızı biliyorsunuz aslında. Size iğne batırıyoruz ve siz kendinizi geri çekiyorsunuz, yaptığınız bu, bunu biliyorsunuz. Bu sırada eş zamanlı olarak böbreküstü bezlerinize ve beyninize sinirler üzerinden sinyaller gidiyor ve o adrenalin salgılanmasına yol açacak süreci başlatıyor, onların bildiği bu, aynı anda vücudunuzdaki diğer ilgili hücreler salgıların dolaylı etkisiyle atp sentezini artırıyor, onların bildiği de bu.

Ne hücrelerin iğneden haberi var ne de sizin hücrelerin ne yaptığından haberiniz var. Hepiniz kendi klasmanınızda ne yapmanız gerektiğini "biliyorsunuz" zaten. Tabi bu daha karmaşık bir süreç, bu sırada olan birden fazla eş zamanlı işlem var. Ancak neticede iğne batması sonucu makro boyuttan mikro boyuta kadar işleyen tek bir bütün süreç var. Organizma bu demek zaten. Siz sizi oluşturan yapıtaşlarıyla aynı şey de değilsiniz, farklı ve bağımsız da değilsiniz bütünsünüz.

Beyninizin bildiğini söylediğiniz şey sizin de bildiğiniz şey zaten doğal olarak. Ancak sizin düşünce akışınızdaki aksaklık son basamak organizma olan kendinizi kendi yapısal elemanlarınızla kıyaslamak bir yerde.

Neyse, benden bu kadar sanırım :) iyi akşamlar dileyeyim.
0
akhenaten
(20.07.23)
@amenhotep ben de anlamaya çalışıyorum işte ki soruyorum, güzel de aciklamissiniz teşekkür ederim
0
🌸sanguine
(20.07.23)
(7)

euro düşer mi?

cosmicgadin
ne diyosunuz?
ne diyosunuz?
0
cosmicgadin
(20.07.23)
türk lirası karşısında hayır.
0
gule gule
(20.07.23)
Ne kadar bir vadeden bahsettiğinize göre değişiyor bu tip soruların cevabı. Atıyorum siz 1 ay için euro alayım dursun diyorsanız kimse bir şey diyemez. Yani bir günde liralarca düşüşe de şahit olduk sonuçta...

Ancak yıl sonu kur beklentilerinin sürekli yükseldiği de bir gerçek.

Objektif olan şu ki açıklanan neredeyse bütün beklentiler her türlü dövizin yükseleceğini ön görüyor. Düşüşüne göre plan yapmak isteseniz bu beklentiyi nedenleriyle açıklayacak elle tutulur bir kaynak bulmak zor.
0
akhenaten
(20.07.23)
1984'den beri çıkan bir şeyin düştüğünü görmedim.
0
egmardernagon
(20.07.23)
Türk Lirası karşısında ise hayır. Düşmesi için hiçbir sebep yok. Şakkadanak amcanın taktiği ile Türk halkını tokatlayan şekilde anlık düşüş yarattığında yine o noktaya dönüyorsun işte. Hem de çok kısa sürede.
0
nawar
(20.07.23)
bir programda, döviz geldiği yeri unutmaz diye bir cümle kurmuşlardı. gerçekten zaman zaman hafif düşüşler olsa da düşmüyor meret. dolayısıyla hep çıkacakmış gibi düşünerek alım yapmaya çalışıyorum.
0
kondansator
(20.07.23)
Elbette ki hayır(tanrı korusun).
0
Avoiding The Puddle
(20.07.23)
Düşmez
0
basond
(21.07.23)
(6)

Beynim zorlandığında kesiciye giriyor. Bunu aşabilen var mı?

ananiyimioguz
Yaptığım, öğrendiğim hiç bir şeyden tatmin olmuyorum. Her şey yarım kalmış gibi geliyor. Ki öyle de oluyor bence.Kendimi bildim bileli bu böyle. Her şeyi işimi görecek kadar öğreniyorum. İleriye taşıyamıyorum. Gözüm kesmiyor. İçim sıkılıyor. Uğraşasım gelmiyor.Her konuda amatörüm demenin rahatlığına
Yaptığım, öğrendiğim hiç bir şeyden tatmin olmuyorum. Her şey yarım kalmış gibi geliyor. Ki öyle de oluyor bence.

Kendimi bildim bileli bu böyle. Her şeyi işimi görecek kadar öğreniyorum. İleriye taşıyamıyorum. Gözüm kesmiyor. İçim sıkılıyor. Uğraşasım gelmiyor.

Her konuda amatörüm demenin rahatlığına sığınıyorum. Bir şeyi biliyor olmanın getireceği sorumluluktan mı korkuyorum yoksa tembellikten mi bırakıyorum bilmiyorum. Kolay olanı seçiyorum hep.

Gündelik hayattaki edinimler konusunda çok sorun olmuyor da kariyer anlamında önümü inanılmaz tıkıyor.

Beynim zorlamaya gelemiyor. Gitar mı öğrenicem, gidiyorum kursa, notalar zor geliyor, yerleri, okuması vs. Amaan akor öğrenirim diyorum gidiyorum 5 10 tane akor öğreniyorum. Tamam diyorum çalıp söylüyorum işte yeter.. Annem de böyle doğal yeteneği var kulaktan duyup piyano ve yan flüt çalabiliyor, öğretmen olmuş ama mezun olduğu zamandaki bilgisi ne ise, 30 küsür sene geçmiş hala aynı. Yeni çalış şekilleri, eşlik yöntemleri falan bilmiyor. Tipik tr öğretmeni sanırım. Ona mı çekmişim bilmiyorum.

Fotoğrafçılık mı öğrenicem; ışık, enstantane, diyafram kombinasyonlarını çözdüm tamam dedim. Hala dijital ekrandan bakarak live görüntü üstünden ayar yapıyorum. Stop hesaplamaları kısmına gelince karışıkmış ya deyip kaçıyorum işin içinden. Halbuki çözemiycem mi yani.. ama pes ediyorum.

Okurken de genelde başarılı bir öğrenciydim ama eğitim sistemimiz de sağ olsun, sadece istenilen kadar çalışıyordum. Hatta çoğu zaman kendim de çalışmıyordum ya bilen birine anlattırıyordum, ya da birlikte arkadaşlarla çalışıyordum. Kimi zaman mantığını anlayarak, kimi zaman ezber ile o an beklenen ne ise çalışıp dersi verip çıkıyordum.

Sonra zaman geçiyor unutup gidiyorsun. Bazen sınavdan çıkar çıkmaz unutuyorsun.

Beynimi en çok 3 dönemde yorduğumu hatırlıyorum. Üniversiteye hazırlanırken, üniversitede (mühendislik dersleri beyin yakıyordu) ve de ilk işe başladığımda işi öğrenmeye çalışırken.

Fakat mesela bir yazılım dilini biraz öğrenip proje çıkardım ya, orada bırakıyorum zorlamayı. Tamam diyorum bunlar işimi görüyor. Sonra bakıyorum millet ne teknolojiler öğrenmiş, ne biçim kod yazım stilleri geliştirmiş biz anca izliyoruz diyorum kendi kendime.

30 yaşıma gelicem, ingilizce konuşamıyorum. Sevmiyorum çünkü. Diyeceksiniz, hakkını vererek çalıştın mı? Hayır beynim hem zorlanmak istemiyor hem de insanın sevmediği bir şeyi yapması daha da zor.

Önceden bu durumun üstesinden geliyordum. "Bir şeyi neden yapamadığını, neden olmadığını sorgulamak yerine, direkt içine gir ve başla. Yolda açılır düğümler" gibi bir yaklaşımım vardı.

Fakat o zamanlar kendimi biraz zorlayabiliyordum. Şimdi anlatılanlar bile bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıyor.

Çalışırken çok basit bir şeyi bile unutup 2-3 kere sorduğum oluyor. İyice beynimi bir yerde unutmuş gibi hissediyorum. Zorlamaya zorlamaya örümcek ağı da kaplamış olabilir.

Bu arada bunu da tembellikten mi uyduruyorum bilmiyorum da, ölümün olduğu bir yerde insanların hayatlarından ödün vererek bir şeylere çalışması bana çok mantıklı gelmiyor. Yani bir insan ne kadar çok işi konusunda uzmanlık edinirse, o kadar çok sömürülürmüş gibi geliyor. Ki gördüklerim de öyle. Yazılım liderimiz önce müdür oldu, sonra direktör oldu. Adam güzel maaş alıyordur.

Ama sürekli çalışıyor. Eşine, çocuklarına doğru düzgün vakit ayıramıyor.

Bu şekilde başkalarının tarlası gibi olmak da istemiyorum.

Öyle olmasa bile şu an hığk deyip ölüp gitsem gam yemem mesela. ortalamanın üstünde yerler gördüm, aşkın her türlüsünü yaşadım, farklı hobiler edindim.

Düşünsenize sadece yazılıma kafa yorduğumu ve diğer yetilerim gelişmediği için başka şeylerden anlamadığımı. Veya ölüp gidince "ulan gençliğimi verdim sektöre, yaşamadan öldük be" diyeceğimi.

Ama işi bilenlere de ayrı imreniyorum. Onlar da ben gibi sosyal ve çok yönlü kişilere imreniyorlardır belki. İkisi de lazım. Ama nasıl olacak aynı anda hepsi?

Pek sağlıklı düşünemiyorum mu acaba problemim nedir sizce?

Eskiden bir topluluğu yöneteceğimi, yeni fikir ve buluşlara imza atacağımı düşünürdüm veya çevredeki geri dönüşler öyle gelirdi.

Şimdi ise bu beyinle en fazla pazarda limon satabilirim gibi geliyor. Hiç bir şeyle uğraşasım, yorulasım yok. Sorumluluk almaktan çekiniyorum.

Büyük bir iş verseler elime yüzüme bulaştırırım. Öğrenciyken böyle değildim. Topluluk kurardım, sunumlar yapardım, öğretmeyi severdim.

Şimdi bakıyorum en tembel, en bir şeylere kafası basmayan arkadaşlar bile senior olmuşlar kendi alanlarında.

Ben hem kendimden beklediğim, hem de çevreden beklenen performansı gösteremedim.
0
ananiyimioguz
(20.07.23)
büyürken üzerimizde aile dışında en etkili olan şey ülkedeki eğitim sistemi. bu sistem dediğiniz gibi tamamen istenileni ver yeter şeklinde işliyor. sallıyorum sınavdan 100 üzerinden 90 mı alman lazım 91'i gördüğün an bırakıyorsun, 100'lük bir sonuç çıkarmak için çabalamıyorsun. bu da bir yerden sonra alışkanlık gibi yapışıyor üzerine. ortaya potansiyeli olup vizyonsuz (vizyonu köreltilmiş) kişiler çıkıyor.

tüm suçu başka yerlere atmak kolay, kendimizde de bir şımarıklık oluyor mesela benim ailenin durumu kötüyken hep 3 haneliydi sıralamalar neden kafa buraya şartlanmış gönül vermişsin fedakarlık yapıyorsun çevremdekiler de hep aynıydı. sonradan durumlar düzelince "ne gerek var" gibi bir vizyonsuzluk abidesi bir soru geliyor ve 4 hane bile göremiyorsun tüm birikimleri, hayalleri hiç ediyorsun. mecbur kalmadıkça yapmamaya alışmış kafa. sınav özelinde anlattım sadece bu her konuda aynıdır bence olay gönül verip, fedakarlık yapmak. sevdiğin bir şey olması zaten ilk koşul.

yaş bir yeri geçtikten sonra fedakarlık yapma konusunda haklı olarak daha büyük tereddütlerin oluyor, işin içinden çıkamıyorsun.

işini bilen kişiler dediğin anladığım kadarıyla top-level olan kısım, karşılaştırdığın kişiler yıllardır gününün yarısını belki daha fazlasını adamış insanlar oluyor bakınca kendini hiç hissediyorsun adamın yaptığı karşısında. senin benim gibi yitik bir hayat görmüyor severek yaptığı için. bunun yanında adam sadece gömülmüyor çok yönlülüğü adama o vizyonu sağlıyor bir yerde, yani hayatını da yaşıyor. insanlara da yardım ediyor. her şeye zaman bulabiliyor gerçekten hayret verici ama öyle. bunun da anahtarı programlı yaşamakta benim gözlemlediğim kadarıyla.

program da, şımarıklık da, vizyon da ve diğer her şey de bir yere bağlanıyor hepsinin başı disiplin. maraton dünya rekortmeni eliud kipchoghe'un bir lafı var "only the disciplined ones are free in life. if you are undisciplined you are a slave to your emotions and your passions" şeklinde her şeyi özetleyen.

yani disiplinsizsen pazarda limon bile satamazsın, aynı tas aynı hamam devam eder.
0
gule gule
(20.07.23)
Sizi çok iyi anlıyorum, çünkü aynı olmasa da çok yakın durumlardayız.

Benim iki durumum var

İlki için, yeni bir şeyler öğrenmek benim hobim gibi bir şey. Canım sıkıldığında yeni bir şeyler öğreniyorum. Bunun sınırı yok, her konuda olabilir. Çok hızlı ve derin bir dalış yapıyorum çok fazla ayrıntıyı öğreniyorum, bir ay civarı bir süre kafamda sadece bu yeni konu oluyor ancak sonra hevesim sönüyor.

İkinci durumsa, ki mesleki anlamda hoş olmuyor bu, bir şeyi yapamadığımda o şeyi nasıl yapacağımı öğrenirken hiç sıkılmıyorum, saatler günler hatta haftalar harcayabiliyorum ama o şeyi öğrendikten sonra ne yaptığımı bilerek sadece işi yerine getirmek için o şeyi yapmak dünyanın en sıkıcı işi.

Sürekli başka bir şey yapmam gereken bir meslek olsa en mutlu insanlardan biri olurum sanırım.

Bu sorunun nedenini iş yerimi değiştirince biraz anladım. Öncelikle ilki bence bir sorun değil, çünkü zaten dizi izlemek yerine yaptığım bir şey. Zamanımı dolduruyor, ancak her iki durumun da sebebi aynı.

Öğrendiğim şeylere ilgi duyan insanlar yok. Bir şeyi öğrendiğimde birileriyle derinlemesine konuşup ölçüp tartıp bunu şöyle yapsak, bunu böyle ilerletsek diye konuşamayınca hatta tam tersi insanları bu konuda fazlaca hevessiz görünce bu şeyleri ilerletme ihtiyacı hissetmiyorum, kayboluyor hevesim. Şimdi çalıştığım yerde bana daha çok benzeyen insanlar var, birbirimizi gaza getiriyoruz bir yerde... Etkisi çok büyük oldu.
0
akhenaten
(20.07.23)
Kanki senin takdire ihtiyacın var sanki. Gayet dolu bir insan izlenimi verdin bana. Yetkin olduğun konuları, bilgileri paylaş ve öğret, kendine sevgin geri gelecektir. İhtiyacın olan ortama ve insanlara sahip değilsen kendin yarat. Hayatını güzelleştirmek bireyin kendisinden ve çevresinden başlar.
0
hasmetizm
(20.07.23)
@gule gule, evet aslında sorunun kaynağı disiplin eksikliği sanırım. Normalde bir ortama girdiğimde onu sağlarım ama iş kendimi ve hayatı yönetmeye gelince..

spor, sağlıklı beslenme, yabancı dil, kariyer gibi konularda yakınıp duruyoruz hanımla. ama ilerleme var mı? yok :) bir türlü silkinemedik.

sen dil öğren bari benden daha ineklik etmişsin zamanında, yine çözersin, avrupada yap hekimliğini diyorum; benim denklikler, yabancı dil sınavları, stajyerlik dönemi falan var çok zor gözüm kesmiyor diyor. O da bana diyor senin daha kolay sen öğren diye :D Tam al birini vur ötekine.

@akhenaten, bunun sıkıntısını ben de çok yaşadım. yakın olduğum, her an bulaşabileceğimiz, kafa kafaya verebileceğimiz yazılımla uğraşan bir arkadaşım yok mesela. Okuldayken vardı iyi oluyordu birbirimizi gazlıyor veya bir şeyler öğretiyorduk.

Pandemi ile birlikte herkes kendi alanına çekildi. Herkes farklı şehirlere, farklı ülkelere gitti. İyice zorlaştı.

Ben de zaten o ortama girmeden ya da biri yönlendirmeden kendi başıma pek bir şeyler yapan birisi değilim. Mentörlük eden de yok. Genelde dışarıdan bir şeyler bekleyen bir yapım var tembelliğimden olsa gerek.

Benzer şekilde uğraştığım diğer hobilerimle uğraşan bir çevrem de yok. Bilgi alışverişi olmuyor. İlerleme de çok olmuyor.

@hasmetizm, o da pek yok evet iş yerinde de ekipte yalnızdım. Tek mobil yazılımcı bendim. Ne soru sorabileceğim üstümde biri, ne de bildiklerimi anlatabileceğim bir junior, stajyer falan oldu. E işler rutine bindi kendimi de ok geliştiremeyince başka bir yere geçiş yapmaya cesaretim yok çünkü millet canavar gibi kod yazıyor beni ne yapsınlar diyorum.

yeni ekipte aynı dili yazdığımız, bir kademe üstüm bir arkadaş geldi, e 2-3 senedir bıkkınlık gelmiş salmışım, bir ihtiyacın var mı diye soran da yok. şimdi onu da çok sıkıştırmıyorum.

kimse kimsenin kariyer gelişimini önemsemiyor sanki. biraz da şeyden kaynaklandı, çok rahat ve açık yaşıyorum. göze batıyor. biraz mazlum mu gözükmek lazımdır bilemedim birileri el etsin diye. tek çocuğum, biraz ekmek elden su gölden büyüdüm. Zorluk gören insan zorluk görene yardım ediyor gibi geliyor.

Çok zorluk görmediğim için bir hırs da yok içinde. Bu aileden kurtulmak istiyorum, bu şehirden gitmek istiyorum, aileme bakmam lazım, kardeşime bakmam lazım, bu ülkeden gitmem lazım gibi aman aman hırsım yok çoğu insan gibi.

Ama benden çok daha iyi durumda insanların tek başlarına neler başardığını da biliyorum. Bana nedense gelmiyor o hırs mı artık aşk mı ne ise..
0
🌸ananiyimioguz
(20.07.23)
ADHD - Dikkat eksikliği konusunda uzman bir psikiyatr ile görüşmeni tavsiye ederim.
0
orpheus
(20.07.23)
@orpheus, a 1dk sahi öyle bir şey vardı ben 6-7 sene önce concerta kullanıyordum.

1-2 sene beni sınavdı okuldu güzel uçurmuştu.

ama ailem duyunca bu ne böyle beyin ilacıydı sinir sistemi ilacıydı falan ne idiği belirsiz şeyler kullanıyorsun, yarın öbür gün bir yan etkisi çıksa ne yapacaksın dediği için bırakmıştım. Zaten arada beyinde flash çakma gibi yanlık şeyler hissediyordum korkup bırakmıştım.

kahveyle idare ediyordum. ama şimdi o kullandığım dönem ile bugünlere bakınca, onun eksikliğinden yoğunlaşamıyor olabilirim tekrar görüneyim ben iyi hatırlattınız. O zamanlar baya işe yaramıştı üni sınavına girerken attım bir tane, 0 yanlışla çıkmıştım tüm soruları doğru işaretlemişim. Normalde hep yanlışım çıkar. Direkt etki etmişti yani.
0
🌸ananiyimioguz
(20.07.23)
(6)

Hesap kesimi pazartesi olan bir kredi kartının kesim tarihini öne almak

condom kurşunu
Mümkün mü?
Mümkün mü?
0
condom kurşunu
(20.07.23)
Kart ayarlarinda hesap kesim gununu degistirme secenegi var. (Onceden 2-3 kere yapilabiliyordu ama son yillarda yilda 1 hakkiniz oluyor genelde)
0
brkylmz
(20.07.23)
mümkün
0
jelly bear
(20.07.23)
Şimdi değiştirdim diyelim hemen kesiyorlar mı extreyi yoksa bekleme sresi var mı?
0
🌸condom kurşunu
(20.07.23)
diğer aya atıyor hocam, dediğiniz gibi olmuyor. bankanız farklıdır, olursa bilemiyorum ama çok zor.
0
adivar
(20.07.23)
kartan kara değişiyor olabilir mi? sanırım garanti o zaman önce bunu öde sonra değiştiririz diyor olabilir mi?
0
liberal
(20.07.23)
Ben bunu bir kere denemeye kalktığımda (hangi banka hatırlamıyorum, muhtemelen garanti) bir sonraki ekstre döneminde geçerli okuyordu değişiklik.

Ama bu ay için özel bir sebebiniz yoksa ödeyin borcunuzu minimum bile ödeseniz minimumdan sayılıyordu sanırım. Ama eğer niyetiniz buysa yine de bankayı arayıp vaktinden önce ödeme yaparsam ekstrenin son tutarının minimumu hesaplanırken yatırdığım tutar hesaptan düşer mi diye sorun bir. Ne olur ne olmaz yanıltmış olmayayım.
0
akhenaten
(20.07.23)
(19)

En toksik özelliğiniz?

sekizdokuzon
Benimki tembellik. Sizinki?
Benimki tembellik. Sizinki?
0
sekizdokuzon
(19.07.23)
çok konuşuyorum :) bir şeyi anlatmanın uzun yolu varsa mutlaka onu seçerim.
0
in vino veritas
(19.07.23)
kindarlık
0
pide
(19.07.23)
küçük yaşlarımdan beri dünyanın en iyi grubunun hangisi olduğu konulu tartışmalarla inatla girer ve her zaman çirkinleşirim.
cevap basittir.
0
AlsterWasser
(19.07.23)
Lafı bazen çok uzatmak :)
0
gadlemler
(19.07.23)
Kesin yargılı olmam.
0
Amaranta ursula
(19.07.23)
Bir konu hakkında kendimi çok yeterli görüyorsam ve o konu hakkında kulaktan dolma yalan yanlış bilgilere sahip olan birileriyle bi tartışma içindeysem karşımdaki kişiye aptal olduğunu iliklerine kadar hissettirmeyi çok seviyorum, hatta bazen anlattığım konuyu gerçeklerden saparak kendi içinde çelişerek anlatıyorum ki bakalım fark edip bana "sen ne anlatıyorsun birader" desin ama onu da anlamadıklarında daha çok zevk alıyorum, en toksik özelliğim bu olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.07.23)
Eleştiriye aşırı duyarlılık,
Yoğun sevgi beklentisi

Toksik ama beni sevenler de bu özelliklerim dolayısıyla seviyor. Yani problem yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.07.23)
kendimi cok elestiren birisiyim, ben buna alistim.
aynisini diger insanlar uzerinde uygulayinca kavga cikiyor.
elestirmeyi birakmam lazim.
0
cooperr
(20.07.23)
dengesiz ruh hali
0
personaa
(20.07.23)
Lovebombing, ıssız adam sendromu.
0
Bruce
(20.07.23)
Çok kuralcıyım, zıt tipte olanları çok yargılarım. Her şey planlı, her şey zamanlı. Dakika hesabıyla yaşıyorum. Bazen zor geliyor örneğin evden 5dk geç çıkıyorum, kendime de kızıyorum :D Dışardan bakınca mesleki anlamda iyi bir şey gibi durabiliyor bu ama mesela iş yerinde savsaklayan üstlerimi de çeşitli şekillerde hizaya getiriyorum :D onlar için hoş olmuyor olsa gerek.
0
akhenaten
(20.07.23)
Manipülatif biriyim. Karşımdakini iyi tanıyorsam bazen keyfi bir şekilde düşüncelerini değiştirmeyi seviyorum. Kendi sınırlarımı deniyorum sürekli acaba buna da ikna eder miyim diye kendi kendime meydan okuyorum.
0
jazzabel
(20.07.23)
Tembellik. Hatta üşengeçlik direkt. Buna bağlı olarak yapmam gereken bir işi manipülasyonla başkalarına yaptırmak. Başkalarına yaptırdıkça işin nasıl yapıldığını teorik olarak bilmek ama pratikte eksik kalmak.

Çocukluktan beri bu şekildeydim ama artık üniversiteden mezun olup iş hayatına girince bunu değiştirmeye çalışıyorum. Yine de bazen kolay geldiği için yapabiliyorum. Bunu yaparken başka ve kendime kolay gelen işleri yaptığım için çok da göze batmıyorum.

Mesela intörnken sonda takmak gibi el becerisi gerektiren işleri sevmediğim için bilgisayardaki dosya işlerini alıp sevmediğim işleri arkadaşlara bırakıyodum. Şansıma genelde grup arkadaşlarım da bilgisayar işlerini sevmiyordu o sayede denge buluyoduk.
0
nundu
(20.07.23)
tembellik ve bunun getirdigi erteleme aliskanligi.
0
baldur2
(20.07.23)
arkadaslik yapamiyorum, biri bir yere davet etse gidemiyorum, mesela sinema. misir kokusunun, telefon isiginin rahatsizligi o kuracagim iliskinin degerinden daha büyük oluyor.
0
wishmaythşngs
(20.07.23)
kıskançlık, önyargı, önyargıyla bağlantılı olarak hararetli anlarda karşıdakini dinlemeyip aşırı yükselmek.
0
naksidil
(20.07.23)
yedi büyük günahın hepsi
0
Hallegadola
(20.07.23)
Yakın çevreme elin oğlunun "sugar-coating" dediği şeyi yapmayı, yapmacık olmayı, yalandan ümit satmayı, haksız oldukları konuda yalan ile konuyu geçiştirmeyi vs. sevmiyorum. Samimiyetsiz yalanları amaçları ne olursa olsun sevmiyorum. Hem hayal kırıklığının parçası olmak istemiyorum hem de bir hata varsa iş yerinde, yeni tanıştığı grupta, flörtüyleyken şurada burada bilmeden o kötü huyuyla/olayla devam etmesindense burada biz bizeyken doğruyu öğrenmesi daha önemli bence. Bana da aynısının yapılması hoşuma gider.

Bir de mesela bir arkadaşım saçını kestikten sonra kötüyse, kıyafeti/makyajı kötüyse vs. direkt söylerim. Bir aile üyesinin sağlık durumu karamsar olan muhtemelen de kaybedeceğimiz bir arkadaşım var. Arkadaşıma o aile üyesinin sağlık raporları üzerinden yaptığım çıkarımı ve öğrendiğim durumu doğrudan söylememek için biraz laf geveliyorum. O da az çok farkında ve iyi bir şey duymak istiyor muhtemelen ama ben o yalanı söyleyemiyorum. O hayal kırıklığının sebebi olmak istemiyorum. Ne bileyim yemek kötü olduysa "eline sağlık, çok güzel olmuş" demem. Ha tabii bunları da kırma amaçlı ya da dobrayım ben diyen öküzler/odunlar gibi yapmıyorum. O samimiyetsiz yalanları istemiyorum ama
0
nawar
(20.07.23)
kendi kafama göre hareket ederim.
grup mrup hiç dinlemem.
kimse umrumda değil.
bunu bana zaman gösterdi.
0
rain when i die
(20.07.23)
(8)

ilk buluşmada başınıza gelen en ilginç şey

sweetoffice
ilk buluşmanızda size yapılan ya da sizin yaptığınız en ilginç şey ne olmuştu acaba ?
ilk buluşmanızda size yapılan ya da sizin yaptığınız en ilginç şey ne olmuştu acaba ?
0
sweetoffice
(18.07.23)
Dört saat bekletilmistim, sonra Seyrantepe'ye gidip otoban manzarasına karşı şarap içmiştik. Karşıdaki bana aşık olduğu kızı anlatmıştı, ben de teselli etmiştim. Sonra da Seyrantepe metroya bırakmıştı beni. Flört etmeyi bıraktığım iyi olmuş düşününce.
0
sekizdokuzon
(18.07.23)
Bir keresinde buluştuğum kişi ben bir namaz kılıp geleyim diye beni masada bırakıp camiye gidip gelmişti. İnsanların önceliklerini bilmesi güzel şey :D

Başka birinin kedi sevgisi bambaşka boyuttaydı, beni bırakıp masaya gelen kediyle date eylemeye başladı. Olabilir dedim, seviyor napsın. Benim çıtamı aşan nokta kediye biten yemeğinin tabağını yalatmaya başlaması ve acayip sesler çıkararak sevinç gösterilerinde bulunması oldu.

Bu iki insan aynı zamanda hayat görüşü olarak birbirine en uzak iki tipti. Bu da bence havuzumun genişliğini gösteren kendi başına şaşırtıcı bir olay.
0
akhenaten
(18.07.23)
İlk buluşmada değil de 2. ya da 3. buluşmada koluna girmedim diye ona tecavüzcü muamelesi yaptığımı söyleyen ve yol ortasında kaldırıma oturup ağlayan bir saykoya denk gelmiştim. Muhtemelen sarhoştu kendisi kabul etmese de. Bunu ilk buluşmada ön göremediğim için hala ara ara aklıma tükürüyorum.
0
Amaranta ursula
(18.07.23)
Türkçe ninni söylememi isteyen biri olmuştu, anlam verememiştim. Dakikalarca ciddi mi değil mi anlamaya çalıştıktan sonra google’a “uyusun da büyüsün sözleri” yazıp aratmıştım. İşin garibi karşı taraf hem türkçeyi hem de sesimi çok beğenmişti hahahah :(
0
ruhen hastayim ben
(18.07.23)
Kadıköy de buluştuk. Hdp mitingi mi ne vardı o gün. Kızla buluştuk ben iki slogan atıp geliyorum dedi. Harbiden gitti yarım saat bir saat sonra geldi. Aynen devam ettik.
0
allah yazdiysa bozsun
(18.07.23)
Orta son-lise 1 arası yaz tatili öncesi okul pikniğindeyiz. Dansa davet tarzı bir oyun oynamıştık, bana 1 sınıf küçük bir kız düşmüştü. Sonra piknik dönüşü İncirli Çarşı mağazası önünde tekrar karşılaştık, beraber dondurma yemeye gittik. Evet "date" sayılacak ilk buluşmam bu şekilde gerçekleşti. Sonra okul açılınca yürümeye çalıştım ama olmadı. Bu da böyle bir anımdır....
0
d max
(21.07.23)
Çok sevdiğim bir grubun vokali olduğunu öğrendim buluştuğumuzda. Grubu tanıyacağıma ihtimal vermeyerek tanıttı kendini, şak diye şarkılarından birini mırıldanınca şaşırmıştı. Grup üyelerini araştırmamıştım hiç; ilginç ve güzel bir andı benim için.
0
lüzumsuz adam
(21.07.23)
oyle bir wasted oldum ki, sokakta sizip kalmisim, polis ve ambulans falan geldi, eve birakti, uber'e kustum, bara kustum, 6 tane 70'lik pale ale icince boyle oldu. kiza hicbir sey olmamisti. huahuauhuhaa.
0
baldur2
(21.07.23)
(8)

20.000 TLcik

gallienus
Şu an elimde 20.000 kadar para var (30.000 de olabilir). Acil ödeme yapacağım bir şey yok ama kredi kartı borcum var.Bu 20.000 lira kısa vadede en mantıklı nasıl değerlendirilir?Altın ya da dolar alayım mı mesela?Yalnız burdaki sıkıntı atıyorum 1-2 ay sonra bu parayı kullanmam gerekebilir (gerekmeye
Şu an elimde 20.000 kadar para var (30.000 de olabilir). Acil ödeme yapacağım bir şey yok ama kredi kartı borcum var.
Bu 20.000 lira kısa vadede en mantıklı nasıl değerlendirilir?
Altın ya da dolar alayım mı mesela?
Yalnız burdaki sıkıntı atıyorum 1-2 ay sonra bu parayı kullanmam gerekebilir (gerekmeyebilir de). Kullanmam gereken o gün gelene kadar para boş durmasın dersek, ne yapmak mantıklı olur?
Ya da hiç uğraşmayıp kredi kartı borcuna yatırayım, en azından sonraki dönem ekstreleri düşük mü gelsin? (ki sanırım yapılacak en saçma şey bu olur).

Ek: Eğer altın ya da dolar alınacaksa, fiziki olarak almakla mobil bankacılık üzerinden almak arasında fark olur mu?
0
gallienus
(17.07.23)
20 bin dediğin memurun bir aylık maaşı. Yatırım yapılacak miktar değil. Döviz alsan altın alsan mobil bankacılıktan alsan ne olacak? 40 bin lira mı olacak? Ya 20 bin 500 ölü ya 19 500
Öde borcunu gitsin.
0
etna
(17.07.23)
Ya borcunu öde ya da borsa
0
deer hunter
(17.07.23)
Amacım 20bini birkaç ayda 40bin yapmak değil tabi ki. Hesaptaki harcamaya hazır duracağına ufak bir meblağ da olsa bir yere bağlayayım, böylece hem harcamayayım hem de 300-500 ustune koyarsa da ne ala dıyorum.
0
🌸gallienus
(17.07.23)
Süre kısa ancak altın veya euro alınabilir.

Dolar sıkıntılı biraz, çünkü baskılanıyor ve ufak ufak çıkarılıyor.

Fiziki almakta fayda var, ileride piyasa ile resmi kur arasında makas oluşabilir. Ancak 2 ay sonra bozduracaksanız, uğraşılmaz. Bankadan da alabilirsiniz.

NOT: Tabii ki, yatırım tavsiyesi değildir! Sesli düşündüm sadece, para kaybederseniz, sövmeyin :)


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.07.23)
kısa vadede kar getirecek borsa var, tabi kayıp da olabilir.
ben senin yerinde olsam fiziki olarak altın alırdım (banka alsatta çok komisyon alıyor)
0
ravenudon
(17.07.23)
Bende birazcık daha vardı, cuma günü dolar aldım.
0
cccbehzatccc
(17.07.23)
borç vadesine kadar fon al bence
sigara parası çıkar
0
çınarım
(17.07.23)
Gideceği yer belli olan parayı riskli yatırımlarda kullanmamalısınız. Yatırım için ayırdığınız parayı riskli yatırımda kullanmalısınız. Bu ciddi bir şey, insanlar böyle borç batağına giriyor, çok zor değil bu duruma girmek.

Borsa çok riskli bir yatırım, evet hisseler yükseliyor ama şimdi böyle bu. Yatırım yaptığınız hisse düşerse hali hazırda ödeyebildiğiniz borcu ödeyememeye değecek mi 2 ayda kazanacağınız? Dolar ve altın için de aynı şeyler geçerli.

Gideceği yer belli olan parayı ancak vadelide tutmak mantıklı. Şu sıralar bankalar %30larda hoşgeldin faizi veriyor. Vakıfbank %37 veriyor eğer hala öyleyse. 2 ayda 1.216 lira getiri demek, hiç olmamasından daha iyi üstüne borcunuzu da ödeyebilmeniz garanti.
0
akhenaten
(17.07.23)
(6)

Friends tarzı komedi dizi önerileri?

sassot
Friends'e benzer tarzda 20 dakikalık diziler ariyorum.Yani şu tip diyaloglu dizileri kastediyorum. İlk friends'de gördüm;örnek;a: senin evlenmeni istemediğimi nasıl düşünürsün. evet istemiyorum.---a: Hayır kesinlikle oraya gitmedim. evet gittim ama neden gittim...
Friends'e benzer tarzda 20 dakikalık diziler ariyorum.Yani şu tip diyaloglu dizileri kastediyorum. İlk friends'de gördüm;

örnek;

a: senin evlenmeni istemediğimi nasıl düşünürsün. evet istemiyorum.

---

a: Hayır kesinlikle oraya gitmedim. evet gittim ama neden gittim...
0
sassot
(16.07.23)
how i met your mother, modern family, brooklyn 9-9
0
hot potato
(16.07.23)
Seinfeild. Yemek yerken hergün bir bölüm. mis.
0
bana da mi lolo
(16.07.23)
Community
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.07.23)
Everybody hates Chris
0
duster
(17.07.23)
Brooklyn nine-nine +1

Esasen bu tür diyaloglar Amerikan sit-com'larının olmazsa olmazı sayılır, her dizi olabilir bu meyanda ama bu dizi güzel yapıyor. Hem polisiye hem komedi bir de.
0
d max
(17.07.23)
It's always sunny in philadelphia, örnek gösterdiğiniz repliklerle daha uygun, şimdiye kadar örnek verilmiş bütün dizileri izledim. Hepsi güzel, bu temada şeyler arıyorsanız kategori olarak "sitcom" diye aratın.
0
akhenaten
(17.07.23)
(21)

bekarlık sultanlık mı değil mi?

olimpia
Sizce?
Sizce?
0
olimpia
(14.07.23)
Evliysen sultanlık, bekarsan değil.
0
michael_knight
(14.07.23)
değişir. rezillik olan evlilik de var sultanlık olan da. aynısı bekarlık için de geçerli.
0
oceanthousand
(14.07.23)
Günümüzdeki ortalama ilişkilere baktığımızda evet bekarlık sultanlık.

Kişisel alanlara ve özgürlüklere saygı varsa ve her an yanında hissettiğin güvenilir bir omuz bulabiliyorsan nimettir işte. Hiçbir bekarlıkla kıyaslanamaz.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.23)
Belli bir yaşta öyle, belli bir yaştan sonra değil. Bu sözün çıkış noktası bence 20'lerinin başında evlenen insanlar. O çağlarda evlilik çok kısıtlayıcı bir şey.

Ama göreceğinizi görüp yettiğini hissettikten sonra evlilik ya da eşdeğeri bir ortaklaşma işi insana iyi geliyor. Tabi severek evlendiyseniz.

İnsanların azımsanmayacak bir kısmı evliliği hayatın bir aşaması olarak gördüğü için evleniyor, düzgün bir sevgililik dönemi yaşayıp evlenen çevremde gördüğüm çiftlerin hepsi görünürde gayet mutlu, birlikte bir şeyler yapmaktan zevk alıyorlar. Hatta ben de onlarla birlikteyken mutlu oluyorum. 20'lerin başında evlenen çok kişi de tanıyorum iş ortamında, daha ziyade onlar evlilikle ilgili olumsuz konuşuyor.

Ben evli değilim ama çok uzun süredir bir birlikteliğim var. Halimden gayet memnunum açıkçası.
0
akhenaten
(14.07.23)
bence gayet de sultanlık.
0
nothing in my way
(14.07.23)
Sevdigin ve anlastigin biriyle olmak sultanlik. Sevdigin ve anlastigin biri yoksa bekarlik da sultanlik. Sultanligi kafa rahatligi olarak goruyorum, bu bekarken de olabilir iliskide de. Surekli yalnizligin da yanlis partnerle iliskinin de sultanlikla alakasi yok.
0
unidentified floating object
(14.07.23)
Tipin iyiyse paran da varsa (arkadaşlarının yarısından fazlası evlenene kadar) sultanlık. Sonra evliler ayrı sosyalleşmeye başlıyor. O zaman değişiyor tabii.
0
nawar
(14.07.23)
Sevgili olup gezip tozmak, kavda edip ayrılmak barışmak yerine evlendiyseniz bekarlık sultanlık.

Ama 20lerinizde baya güzel eğlendiyseniz, yanında da varsa sana göre biri varsa o zaman evlenmek sultanlık.
0
zimbirik
(14.07.23)
Belirli bir yaşa kadar evet, sonra değil +1

Kimse evlenmek zorunda değil elbette, ama yaşamın zorluklarını birlikte sırtlayabileceğiniz, güzelliklerin tadını birlikte çıkarabileceğiniz bir hayat arkadaşınızın olması önemli bence. O yüzden herkes bu insanı bulabilsin isterim.

Mesela çocuk da çok güzel bir şey ama sorumluluğu bambaşka. Dolayısıyla bu sorumluluğu almadan da yaşayabilir insan. Ama hayat arkadaşı olmadan çok zor.

Fakat doğru insanla doğru zamanda yapılmış evlilikten bahsediyorum tabii. Yoksa yanlış zamanda, yanlış kişiyle evlenmek hayatı cehenneme çevirebilir.
0
gmzo
(14.07.23)
Erkek için sultanlık olabilir de kadın için bilmem, erkekler hayatları boyunca çok az kadına ulaşabiliyor günümüzde. 30dan sonra parası da varsa kıymetli oluyor ve o sırada bekar olacaktım varya demeye başlıyorlar işte bu yüzden erkek için farklı kadın için farklı diyeyim.
0
olaylar olaylar
(14.07.23)
Mutlu bir evlilik yapildiysa bekarlik sultanligin yanından gecmez
0
instant crush
(14.07.23)
kafa dengi, hayatı güzelce paylaşabileceğin bir eş ile olma ihtimali karşısında sultanlık değil. ancak hayatı dinzan edecek kapasitede, darlayan bir eş ile olma ihtimali karşısında sultanlık
0
kondansator
(14.07.23)
evlilik de bekarlık da bir seçim, kimse evlenmek yada bekar kalmak zorunda değil ve seçiminizden memnunsanız ikisi de sultanlık olabilir. ama sizi seven, değer veren, emek bilen biriyle hayatınızı paylaşıyorsanız evlilik bence sultanlık, ben bekarlık dönemimde çok dağınıktım mesela o zamanda sultanlık dönemlerim oldu ama evlilikle birlikte esas sultanlık buymuş dedim , birlikte her şeyi paylaşabileceğiniz bir eşiniz varsa evlilik de sultanlık, hatta ayrı bir güzel.
0
crackcodemood
(14.07.23)
ben evliliğimde mutluyum bekarlığa dönmek istemem ancak çocuk problem :)
0
mirty
(14.07.23)
Birçok değişken var. Maddi durum ve sosyal çevre önemli. Yapışkan bir ailen varsa ve bekarken de olsa her işine salça oluyorsa sıkıntı. Tek maaşla kira ödeme zorluyorsa yine sıkıntı. Bence insanlar biraz da zorunluluktan evleniyor. Bu zorunluluk maddiyat olur veya cinsellik vb şeyler olabilir gibi
0
roe
(14.07.23)
benim icin kesinlikle sultanlik. evlenip standartini ciddi oranda yukseltirsen evlilik de iyi bir seye donusebilir ama ben hala neden evlenildigini tam olarak cozebilmis degilim. kendine yetmeyen insanlar genelde bu yola hizli giriyor ve eksiklikleri azalmak yerine cogaliyor
0
mess
(14.07.23)
Duruma göre değişiyor.
0
poncikkurabiye
(14.07.23)
Duruma göre değişir+1
Su an Türkiye'deyim, hanımı özledim 10 günde. Vallaha şu an evde olup televizyon karşısında uyumayi, hanımın üstüme örtü örtmesini(bu sicakta değil tabi) arkadaslarla dışarı çıkıp kokteyl içmeye tercih ederim.
Bana göre sultanlik değil çünkü eşimin hayatima kisitlamasi sıfır; oyun oynarim hatta o benden fazla oynuyor son zamanlarda, alkol alir sigara icerim, canim isterse ondan farkli yemek yerim, cikar arkadaslarla dışarıda icerim vs yani bunu bekarken de evliyken de yapıyorum ama esimle beraber aynı ortamda bulunmak, sabah kahve içmek apayrı olay.
0
logisticsmanager
(15.07.23)
Bekarlık sultanlık değil tabi…
0
yalniz kizkulesi
(15.07.23)
değil. Bu hayatı aynı şekilde algıladığın, anlaşabildiğin, güvendiğin destek olduğun, desteğini aldığın bir insanla yaşamak sultanlık. Bunların olmadığı zorlama bir ilişkidense bekarlık sultanlık.
0
sparkle kiddle
(16.07.23)
Bekarlık sultanlık net, er geç demokrasiye geçiliyor.
0
abi bi dizi buldum on numara
(01.08.23)
(3)

Iphone - indirilip silinen bazı uygulamalar

mezzosprite
Bir şey için app store'da satın alma geçmişine bakarken yakın bir tarih aralığında bir grup uygulamanın indirilmiş (ve silinmiş) olduğunu gördük ama telefon sahibi bu uygulamaları indirdiğini şiddetle reddediyor. Ios ele geçirilmeye karşı oldukça güvenli diye biliriz ya, ne kadar öyle? Başka biri bu
Bir şey için app store'da satın alma geçmişine bakarken yakın bir tarih aralığında bir grup uygulamanın indirilmiş (ve silinmiş) olduğunu gördük ama telefon sahibi bu uygulamaları indirdiğini şiddetle reddediyor. Ios ele geçirilmeye karşı oldukça güvenli diye biliriz ya, ne kadar öyle? Başka biri bu kişinin şifresini kırıp başka bi cihazda bu uygulamaları indirmiş olabilir mi? Uygulamaların hangi cihazdan indirildiği, ne kadar kullanılıp ne zaman silindiği gibi bilgilere de erişemedim.
İki gündür uyuyamadığım bir konu, yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
0
mezzosprite
(14.07.23)
Zor bir olasılık. Sanırım dating app'lerden bahsediyorsunuz. Eğer çocuğu varsa o indirip silmiş olabilir. Sosyal çevresine göre arkadaşları yapmış olabilir vs. Ama dışardan hackleyip neden uygulama indirsinler ki? Hadi indirdiler, neden silsinler? Bir amacı olması gerek bunun, buna mantıklı sebep bulmakta zorlandım ben. Böyle bir şey olsa reklam uygulamaları falan yüklenir en fazla ama anladığım kadarıyla siz yakın çevresinden biri bunu yapmış olabilir mi diye düşünüyorsunuz, bu daha da güç bir ihtimal.
0
akhenaten
(14.07.23)
şimdi siz söyleyince baktım, benim 2008 senesinde indirmiş olduğum uygulamalar bile gözüküyor.
başka birinin indirmiş olabileceğini düşünmüyorum ben de. bu zamana kadar kimse şifremi de kırmadı.
ayrıca o geçmiş kısmında uygulamayı sola çekince "gizle" diye diye bir seçenek de çıkıyor.

gizlice indiren, çok korkan telaşlanan biri burdan gizlemeyi de yapardı, geçmişi de silerdi. çok önemsediğini düşünmüyorum o nedenle, en fazla merak edip indirmiş sonra silmiştir.
0
artci sarsinti
(14.07.23)
olamaz. indirip sildigin uygulamalar orada gorunur. hesap hackleyip uygulama indirmenin hicbir numarasi yok ki...

belki baska birinin telefonunda girmistir hesabini (parali bir uygulamayi indirmek icin) sonra cikmayi unutmustur, telefonun sahibi de baska uygulamalar indirmeye devam etmistir filan... ama bu da epey zorlama yani.
0
supergirl
(15.07.23)
(4)

Videoda anlatılan hikayenin vermek istediği mesaj ne?

sonayaklastik
Videoda anlatılan hikayenin vermek istediği mesaj ne?https://youtu.be/8lsPCaN-sncVideonun 1.dakika 5. saniyesi ile 2. dakika 22. saniyesi arasında metin akpınarın anlattığı hikayeden ne anlamalıyız bu hikayenin mesajı ne uzağı çok iyi görürüm diyen ve uzağı çok iyi duyarım diyen iki kişi yalan mı sö
Videoda anlatılan hikayenin vermek istediği mesaj ne?

youtu.be

Videonun 1.dakika 5. saniyesi ile 2. dakika 22. saniyesi arasında metin akpınarın anlattığı hikayeden ne anlamalıyız bu hikayenin mesajı ne uzağı çok iyi görürüm diyen ve uzağı çok iyi duyarım diyen iki kişi yalan mı söylüyor canım sıkılır diyen kişinin canı onların yalan söylemesine mi sıkılıyor bu hikayenin vermek istediği mesajı tam olarak anlayamadım anlayanlar olurlarsa anladıklarını yazarlarsa sevinirim.
0
sonayaklastik
(13.07.23)
Video linkini koymamışsınız, en azından mobilde görünmüyor
0
akhenaten
(13.07.23)
Uyardığın için sağ ol
0
🌸sonayaklastik
(13.07.23)
sözde iyi gören ve duyan imkansız olacak şekilde umut vererek yalan sıkıyor, üçüncü kişi de hem bunlara hem de dinleyip inananlara canım sıkılır diyor. yani bir yerde palavracılardan yorulduma getiriyor.
0
gule gule
(13.07.23)
Burada canı sıkılmak kızmak anlamında. Adamlar sallıyor o da kızıyor
0
sonhakan
(13.07.23)
(3)

Sabaha kadar yüksek sesli müzik çalan otel?

hadi ya la
Burası yazlık sitelerin olduğu, sakin bir yer. Sadece emekliler kafa dinlemek için geliyor. Yan tarafta bir otel vardı, bu sene isim değiştirdi. Artık sabaha kadar keko müzik çalıyorlar. Pencereleri sıcaktan kapatamıyoruz, evin içinde 200 desibel müzik çalıyor. Bu konuda yasal durum nedir?
Burası yazlık sitelerin olduğu, sakin bir yer. Sadece emekliler kafa dinlemek için geliyor. Yan tarafta bir otel vardı, bu sene isim değiştirdi. Artık sabaha kadar keko müzik çalıyorlar. Pencereleri sıcaktan kapatamıyoruz, evin içinde 200 desibel müzik çalıyor. Bu konuda yasal durum nedir?
0
hadi ya la
(13.07.23)
Yasal olarak müzik yapma izni varsa bu yaz sabah 4'e çekildi izin. O sebeple bi sıkıntı olmayabilir. Ama yine de şikayette bulunun izin var diye ses limitini geçmesi normal bir şey değil ölçüm yaparlar evinizden haklıysanız ceza yerler.
0
hedep
(13.07.23)
Sabah 4'e kadar müzik izni olan mekanların ses yalıtımıyla ilgili bazı düzenlemeleri vardı eskiden beri. Bu koşulları sağlaması gerekiyor bildiğim kadarıyla. Açık havada olmuyor olması lazım o işin. Belediyeyi arayıp bilgi isteyebilirsiniz.
0
akhenaten
(13.07.23)
Bizim burada benzinlikte oto yikama makinesi var, bir aksam gittigimde kapaliydi, neden kapali dedim aksam 7den sonra kapatiyoruz abi sikayet edilmis gurultuden dolayi, bu yuzden kapamtmamizi istedi belediye dedi calisan bana.

Daha once calisiitigim bir firmanin da imalat kisminin gece mesasi yapmasina engel olunmustu boyle gurultu sikayeti ile.

Bence ilgili yerlere sikayet ile bir seylerler yapabilirsiniz ben oyle dusunuyorum. Bagli bulundugunuz belediyenin danisma hattini bir arayin durumu anlatin bakalim.
0
stavro
(13.07.23)
(3)

Ekşi formatını nasıl öğrenebilirim?

lodlest23
Herkese merhaba,Ben 1 hafta önce ekşisözlüğe kaydoldum, henüz çaylağım. İleride yazar olmayı planlıyorum ama ekşi formatını (yani yazarken nasıl bir üslüp kullanmalıyım?) tam bilmiyorum. Bu konuda hakkında bana bilgi edinebileceğim bir site/kaynak paylaşabilir misiniz?
Herkese merhaba,


Ben 1 hafta önce ekşisözlüğe kaydoldum, henüz çaylağım. İleride yazar olmayı planlıyorum ama ekşi formatını (yani yazarken nasıl bir üslüp kullanmalıyım?) tam bilmiyorum. Bu konuda hakkında bana bilgi edinebileceğim bir site/kaynak paylaşabilir misiniz?
0
lodlest23
(12.07.23)
su basliga girip kurallari genel hatlariyla ogrenebilirsiniz

(bkz: sozluk kurallari)

bkz vermeyi, link koymayi filan ogrenmek icin entry yazar gibi yapip kenara kaydedin. sonra yukaridan kenar butonuna basinca altta entrynizin onizlemesini goreceksiniz.
0
supergirl
(12.07.23)
Sözlüğe kaydolunca ben bölümünde yönergeler oluyordu önceden artık yok mu?

Zaten sözlüğe özel kural falan kaldı mı ki ya? Genel olarak sosyal medya kuralları geçerli artık sadece. Hukuki sorun çıkaracak entry girmezseniz sorun çıkmaz.

Eskiden tanım ya da tanım devamı şeklinde entry girip başlıktaki bir entrye fiziksel referansta bulunma yasağı gibi kurallar vardı. Sonra yazar alımı hızlanınca kimse bunları takmamaya başladı ve hepten kaldırdılar.
0
akhenaten
(12.07.23)
tanım yapmaya ve bilgi vermeye özen gösterin. sözlükte yazılan tanımlamalara bakarak yazmaya çalışın.

entrylerde fiziksel referans vermeyin. sadece bkz'lı entry girmeyin. ergen gibi küfürlü entryler girmeyin.

eskiden tanımlamalara çok dikkat edilirdi ama eskisi gibi dikkat edilmiyor. siz yine de tanımlı entryler girmeye özen gösterin.

eksisozluk1923.com
0
false pretension
(12.07.23)
(3)

"It's about community" nasıl çevrilir?

sorucu
House dizisinden şu bölüm nasıl çevrilir diye düşünüyordum.https://www.youtube.com/watch?v=IDqKuJr-0B8-so say you two got married would you convert to Judaism?-(Dr.House) I'm an atheist-honey half the Jews I know are atheists it's about communityçev : -Evlendiniz diyelim. (Dr.House'a hitâben) Mûsevi
House dizisinden şu bölüm nasıl çevrilir diye düşünüyordum.

www.youtube.com

-so say you two got married would you convert to Judaism?
-(Dr.House) I'm an atheist
-honey half the Jews I know are atheists it's about community

çev :

-Evlendiniz diyelim. (Dr.House'a hitâben) Mûseviliğe geçmeyi düşünür müsün?
-Ben ateistim.
-Canım, tanıdığım Mûsevilerin yarısı ateist zâten. Mesele topluluk(!) meselesi.

Toplum olmaz. Cemaat, camia, cemiyet pek uymuyor. Gibime geliyor. Ne önerirsiniz?
0
sorucu
(12.07.23)
"It's about fitting in" demekle eş anlamlı kullanılmış burada, burdan yola çıkılabilir bence.

"Bu uyum sağlamakla ilgili bir şey" gibi.
0
akhenaten
(12.07.23)
Musevi cemaati Türkçede olan bi kalıp. Bence cemaat, topluluk, komünite sözcükleri kullanılabilir. Biraz bizdeki alevilerin çoğunun çok da dindar olmaması ama komünite olarak alevi olmaları gibi

Edit: gerçi şimdi çoğunun diyip genelleme yapmayayım ama benim etrafımdaki alevilerin büyük kısmı ateist/deist ama aleviler. Onun gibi bu da
0
nundu
(12.07.23)
cemaat ya da cemiyet doğru çeviri aslında. içten bir şekilde inanmasa da amerika'daki bir yahudi/musevi için o cemiyetin içinde kalmak önemli. çünkü amerika'daki museviler/yahudiler birbirini koruyup kollar, ticaret yapar vs.
0
hrskrs
(12.07.23)
(3)

İngilizce sorusu

dissendium
Almanca öğrenirken yolum yine İngilizceye düştü. Change lanes ifadesinde lane neden çoğul? Türkçede şerit değiştirmek diyoruz. Bunun mantığı ne? Change lane yanlış mı oluyor? Sağ olun.
Almanca öğrenirken yolum yine İngilizceye düştü. Change lanes ifadesinde lane neden çoğul? Türkçede şerit değiştirmek diyoruz. Bunun mantığı ne? Change lane yanlış mı oluyor? Sağ olun.
0
dissendium
(12.07.23)
genel olarak lane'den bahsettigi icin cogul. sadece belli bir tane lane'den bahsetmiyor, ondan.
0
baldur2
(12.07.23)
Türkçe'de gerekmediği durumda çoğul ekinden kaçınılıyor böyle bir eğilim var.

Ancak İngilizcede genel konuşurken tam tersi çoğul kullanma eğilimi var. Tekil kullanım olduğunda emir kipindeki gibi bir anlam ortaya çıkıyor çünkü. Şeritler için böyle değil sadece, birçok durumda böyle.

"I always pay attention while changing lanes" derken genel olarak şerit değiştirme işinden bahsediyoruz. Tek seferlik bir işten bahsediyor gibi görünsek bile genel anlamı oluyor aslında. Örneğin "Sağa döneceğiz, şerit değiştir" derken "sağ şeride geç" demiyoruz, genel konuşuyoruz, şerit değiştirme işini yap diyoruz. İngilizce de böyle "Change lanes and prepare for the turn"

Eğer doğrudan sağ şeride geç demek isterseniz "Switch to the right lane" diyebilirsiniz. "Shift your lane and prepare for the turn" de olur. Burada önemli olan spesifik bir şeyden bahsediyor olmak. Ama "change lanes" genel bir kalıp.
0
akhenaten
(12.07.23)
change the lane de olur. the olmadan olmaz zaten.
0
bohr atom modeli
(12.07.23)
(3)

ingilizce öğrenmek için nasıl bir yol?

0zlem
online kesinlikle olmuyor zorlanıyorum. Yüz yüze kurslarında bir türlü günleri uymuyor ve çok fiyat çekiyorlarNe önerirsiniz başka?
online kesinlikle olmuyor zorlanıyorum. Yüz yüze kurslarında bir türlü günleri uymuyor ve çok fiyat çekiyorlar

Ne önerirsiniz başka?
0
0zlem
(11.07.23)
Üniversitelerin kurslarını araştırın. Belediyenin kursu olabilir. Bir kitap alıp kafa yorarak kendiniz çalışın. Anlamadığınız şeyleri sorarsınız.
0
dissendium
(11.07.23)
Hangi aşamadasınız? Yani dili ne kadar kullanabiliyorsunuz? Okumalarınızı artırabilirsiniz, reddit gibi yerlerde size uygun subredditlerde bir şeyler yazıp çizebilirsiniz... Havuza atlamanız gerek biraz. Az çok demeyin çıkarabildiğiniz her yerden Türkçeyi çıkarın; telefon, bilgisayar...

Ya kursa gideceksiniz, ya online çalışacaksınız ya da ingilizce anlaşabileceğiniz yabancı bir ülkeye taşınacaksınız. Açıkçası başka sihirli bir yolu yok pek bunun. Taşınma olayına en yakın durumu da kendinizi bahsettiğim şekilde İngilizceye daha fazla maruz bırakarak yapabilirsiniz. İzlediğiniz yabancı dizileri ingilizce altyazılı olarak izleyin mesela. Aklınıza ne geliyorsa.
0
akhenaten
(11.07.23)
Zaman ayırman lazım. Kursların hiçbiri etkili olmaz. 1000 saat maruz kalman lazım.
0
roe
(11.07.23)
(9)

durumu iyi ailenin çocuğu fakir düşünce ne oluyor?

amsterdam otlu sigarası
selamlarmesela etiler'de, moda'da ev alabilmiş, 80-90-2000'lerde mühendis vs olmuş, iyi konumlarda çalışan, belki yönetici olmuş iki maaşlı profesyonelin çocuğu büyüyünce pek bir baltaya sap olamamış ya da diyelim ki öğretmen, sosyal bilimlerde akademisyen vs. gibi daha vasat para kazanacak, lüks bi
selamlar

mesela etiler'de, moda'da ev alabilmiş, 80-90-2000'lerde mühendis vs olmuş, iyi konumlarda çalışan, belki yönetici olmuş iki maaşlı profesyonelin çocuğu büyüyünce pek bir baltaya sap olamamış ya da diyelim ki öğretmen, sosyal bilimlerde akademisyen vs. gibi daha vasat para kazanacak, lüks bir hayatı karşılayamayacak bir işi olmuş. anne babadan gelen para kesilince bu çocuklar ne yapıyorlar? var olan, alıştıkları yaşam seviyesini kazandıkları parayla karşılayamayacaklarını anlayınca ne yapıyorlar? böyle birini anlatan dizi film vs aklınıza geliyor mu?
0
amsterdam otlu sigarası
(10.07.23)
bunun için cidden çok aptal olması gerekiyor, yok mudur vardır fakat içinde bulunduğu sosyal ağlar sayesinde sınıf düşmeden tutunursun
0
freebird5406_2
(10.07.23)
"anne babadan gelen para kesilince bu çocuklar ne yapıyorlar?"

benim bu durumdaki arkadaslarimda anne baba parasi genelde hic kesilmiyor.
0
hot potato
(10.07.23)
İster istemez kemerleri sıkmak zorunda kalıyorlar. Çünkü öyle bir çagdayız ki kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Bu gerçeklikle yüzleşince ister istemez daha normal bir hayata adapte oluyorlar. Çevremde bunun bir çok örnegine şahit oldum.
0
limonlu eksi
(11.07.23)
baltaya sap olmayacaksa bile bir şekilde ailenin networkü ya da direkt ailenin kendisi çocuğa bir yol yapıyor, bir yere geliyor. ayrıca genelde tek çocukta kalıp en kötü durumda bile para bitmeyecek şekilde yatırımlarını yapmış oluyorlar.

bunun dışında kötü duruma düşebilmesi için ya büyük idealist olması lazım ya da bir şeye bağımlı(kumar vs.) olması lazım.
0
gule gule
(11.07.23)
Öyle bir zümreye çok yakınım. O tip aileler çok az çocuk yapıyorlar. Aile hayatında akşam olsun, televizyonun karşısına geçeyim, çekirdek çitleyeyim olayı olmuyor. Çocuklar, okuma, öğrenme, araştırma, kendini geliştirme olayını yaşayarak öğreniyorlar. Aile de gerek maddi gerek manevi bakımdan ellerinden geleni son noktasına kadar yapıyor.

Çocukları anne babadan daha geri statüde hiçbir aile görmedim ben.
0
Mirket
(11.07.23)
Etiler’de doğup büyüdüm, öğretmenim :d

Mesleğimi çok seviyorum hatta mesleğimde çok iyiyim saatlik özel ders ücretim bin lira oluyor bu yıl çünkü talep çok. Fakat harcamayı çok seviyorum ve kazancı birikim yapmak için elverişli değil. Ki zaten birikim yapmama da gerek yok. İstanbul’un her yerinde evleri dükkanları var bizimkilerin. Bana bir oda olsa yeter kafasındayım.

Ha bir de babam mühendis falan değildi ticaret yapardı. Cimri bir insan olduğu için hayatım boyunca bir beklentiye kapılmadım. Buna hiçbir zaman müsaade etmedi kendisi.

Edit: Benim çocukluktan liseye kadar hep zengin arkadaşlarım oldu. Şimdi bir gözden geçirdim çoğu baba mesleğini devam ettiriyor ya da baba desteği ile birtakım işler kurmuş. Bir tanesi sanat atölyesinde tüm gün kahve içiyor mesela (bu insan birkaç yıl önce butik pastane açmıştı batmış galiba) Ama içlerinde yurt dışında güzel şeyler yapan insanlar da var. Sonuç olarak kimse fakir düşmemiş.
0
ruhen hastayim ben
(11.07.23)
eldekini satarak devam ediyorlar, cogu zaten bir omur satsa bitiremiyor.
boyle takilan 3-5 arkadasim var, kendileri bir baltaya sap olamamis ve 40'i gecmis vaziyetteler.

pederin boyle bir arkadasi vardi, o malesef eldeki mulkleri bitirmeyi basardi satarak ve huzurevinde kafayi yemis olarak oldu gitti..
0
cooperr
(11.07.23)
Fark etmiyor, evini arabasını alıp destek oluyorlar. Diğer meslektaşları toki kurası falan beklerken bu arkadaşlar yazın yine güzel güzel tatillerine çıkıyorlar falan.

Esas sorun nesil atladıkça ortaya çıkıyor.
0
akhenaten
(11.07.23)
bir arkadaşım vardı lisede, biz sosisli mi yesek yoksa biraz çılgınlaşıp döner mi alsak diye düşünürken beraber incirli'deki vatan'a girdiğimizde doğaçlama ipod alıp çıkmıştı. 3 katlı evlerinde asansör vardı falan.
epey görgüsüz bir çocuktu, sınıfta parasını çıkarıp sayardı. okula bir tomar parayla gelirdi. hatta lisede şoför getirip götürürdü biz minibüsle 3 vesait yaparken.

sonra bunun babasının restoranları batmış. bir arkadaşım kuryelik yaparken görmüş.
belki bundan sonra kendi emeğiyle aldığı ipod'da müzik dinlemenin zevkini daha iyi alır. öncelik sıralaması denk gelir de satın alabilirse tabii.
0
bohr atom modeli
(11.07.23)
(6)

Kkm mantıklı mı ?

karincaezmezuo
Selamlar, 1 milyon tl var diyelim, döviz, altın, hisse ve kkm gibi bir sepet yapalım diyorum. Son gelişmelere göre kkm mantıklı mı ? Ne önerirsiniz ? Teşekkürler.
Selamlar,

1 milyon tl var diyelim, döviz, altın, hisse ve kkm gibi bir sepet yapalım diyorum. Son gelişmelere göre kkm mantıklı mı ? Ne önerirsiniz ?

Teşekkürler.
0
karincaezmezuo
(10.07.23)
Ben de benzer durumdayım ve %65 kkm, %35 doğrudan döviz ve altın şeklinde portföy yaptım. Açıkçası geçtiğimiz 1 yılı değerlendirdiğimde Türkiye'de her an her şeyin olabileceğini düşünüyorum. Buradaki insanları geçtim ekonomistler bile birçok tahminde çuvalladı.
0
french lover
(10.07.23)
Seçimden önce mantıklıydı, çünkü doların bir atak daha yapacağı herkesin malumuydu ancak şu anda 3 ayda daha çok getiri sağlayacağınız şeyler var bence. Siz bilirsiniz.
0
akhenaten
(10.07.23)
@akhenaten Neler var mesela ? Teşekkürler.
0
🌸karincaezmezuo
(10.07.23)
geçenlerde ekonomi bakanı bunu kaldıracağını söyememiş miydi? bence çook uzun bir ömrü yok kkmnin.
0
bohr atom modeli
(10.07.23)
kkm'nin kalkması zor. döviz altın ve kkm aynı şeyler bence. hisse veya mevduat faizi olabilir sepetin içinde
0
paintov
(11.07.23)
KKM kalksa bile yeni girişler kalkar, içerde parasını devlet güvencesiyle uzun vadelerde tutan insanlara "biz vazgeçtik, size para yok" demek her yiğidin harcı olmasa gerek.

@karincaezmezuo, yatırım hesabınız olan bankalardan aslında size düzenli bir bülten geliyor olmalı.
0
akhenaten
(11.07.23)
(1)

Kadavra bağışı ve reddi miras

onheil
Merhaba. Öldüketen sonra bedenimi kadavra olarak bağışlamak istiyorum. Ancak ben böyle olmasını istesem de öldüğümde söz sahibi yine anne baba (aile) da oluyormuş. Eğer ki aileme reddi miras davası açarsam, onlardan bu son söz hakkını alabilir miyim? Eğer durum yine olumsuz ise, evlilik yaparsam, sö
Merhaba. Öldüketen sonra bedenimi kadavra olarak bağışlamak istiyorum. Ancak ben böyle olmasını istesem de öldüğümde söz sahibi yine anne baba (aile) da oluyormuş. Eğer ki aileme reddi miras davası açarsam, onlardan bu son söz hakkını alabilir miyim? Eğer durum yine olumsuz ise, evlilik yaparsam, söz sahibi eşim mi olacak?
0
onheil
(09.07.23)
Tam emin değilim ama öldükten sonra size ne olacağına karar verme yetkisi zannedersem miras hukukuyla değil, akrabalık bağlarıyla ilgili bir tasarruf. Burada muris, varis ilişkisi yerine ebeveyn evlat ilişkisi önemli. Evet eğer evliyseniz eşiniz söz sahibi olur. Eğer reşit çocuğunuz varsa eşinizden sonra sıra ondadır. Eğer reşit çocuklarınız yoksa anne baba karar verir.

Bu arada birini mirasçılıktan çıkarmak belli şartlara bağlı, keyfi olarak yapılamıyor. Ayrıca bir kişiyi mirasçılıktan çıkardığınızda mirasçı sırasında sadece o kişi atlanıyor, miras uygun olan sıradaki kişiye geçiyor. Ayrıca mirasçılıktan çıkan kişiyle akrabalık bağınız bundan etkilenmiyor.

Şuradan bakın: www.eksenhukukkocaeli.com
0
akhenaten
(09.07.23)
(1)

bireysel emeklilik için fon çeşitliliği en bol banka hangisi?

avatar is back
daha önce hiç yaptırmadım bilgim yok, herhangi bir bankadan açtığımda tüm fonları görememe ihtimalim var sanırım doğru mu. bu yüzden en geniş portföye ulaşmak istiyorum. özellikle abd hisselerine, teknoloji fonları merkezli fonları da düşündüğüm için hangi bes'e yönelmeliyim? 4-6 ayda bir fonları de
daha önce hiç yaptırmadım bilgim yok, herhangi bir bankadan açtığımda tüm fonları görememe ihtimalim var sanırım doğru mu. bu yüzden en geniş portföye ulaşmak istiyorum. özellikle abd hisselerine, teknoloji fonları merkezli fonları da düşündüğüm için hangi bes'e yönelmeliyim? 4-6 ayda bir fonları değiştiririm diye de tahmin ediyorum zaten mesela.

ziraat-iş falan bunları düşünüyorum, en problemsiz ve geniş kapsamlı olana girmek istiyorum da
0
avatar is back
(09.07.23)
Ben özellikle taramadım ama kendim garanti emeklilik kullanıyorum

Şu anda 2 az riskli, 2 orta riskli, 3 yüksek riskli, 10 çok yüksek riskli fon var. Devlet katkısı için de faiz içeren ve içermeyen olmak üzere 2 seçenek var.

Ayrıca befas'ta işlem gören diğer şirketlere ait (agesa, allianz, anadolu hayat, axa vs...) fonları da sepetinize ekleyebiliyorsunuz.

Yurtdışı için seçenekler de var. Örneğin metaverse ve yeni teknoloji hisseleri hisseleri fonu, sürdürülebilirlik hisse fonu (içinde yabancı hisse payları da var), üçüncü değişken fon (içinde %44 yabancı borsa payı var)... vs. vs.
0
akhenaten
(09.07.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.