Giriş
(5)

ingilizce konuşulmayan ülkede ingilizce

ted
şimdi ingilizce seviyem iyi ama ingilizce konuşmam kötü. örneğin ielts'ten 7 aldım (reading:8.5, listening:7.5, writing:7.0, speaking 5.0).günlük hayatta neredeyse hiç ingilizce konuşmuyorum, örneğin işte son bir yılda sadece doktora mülakatlarında konuştum.bu sınavdan önce bir kere daha ielts almış
şimdi ingilizce seviyem iyi ama ingilizce konuşmam kötü. örneğin ielts'ten 7 aldım (reading:8.5, listening:7.5, writing:7.0, speaking 5.0).
günlük hayatta neredeyse hiç ingilizce konuşmuyorum, örneğin işte son bir yılda sadece doktora mülakatlarında konuştum.

bu sınavdan önce bir kere daha ielts almıştım onda da speaking 5.5 gelmişti.

şimdi anadili İngilizce olmayan bir ülkeye taşınacağım da İngilizcem konuşa konuşa direkt gelişir mi yoksa benim yine üstüne düşmem gerekir mi?
0
ted
(23.08.23)
Senin dediğini karşı taraf onun dediğini sen anlamayabilirsin. Native speaker bir şekilde anlıyor ve karşıdakini düzeltiyor. Eğitim ve sosyoekonomik durumda aksanı belirliyor. Türkiye'de de aynı böyle.
0
owen
(23.08.23)
yani hollandaya isvece falan tasiniyorsan gelisir. ispanya'da falan da mecburen etrafindakilerle ingilizce konusacagin icin biraz gelisir ama ayni degil tabii.
0
hot potato
(23.08.23)
İngilizce konuşulmayan ülkede ingilizceye yakın bir dil konuşulmuyorsa, burada çok iyi ingilizce bilen insanlarla çalışmıyorsanız zaten genelde ingilizce olmuyor konuştuğunuz dil. Bir çeşit lingua franca oluyor, yani birbirinizi anlıyor olduğunuz sürece dile her türlü eziyeti etme potansiyeliniz oluyor. Siz ingilizcem gelişiyor diye düşünürken aslında fazlasıyla bozabiliyorsunuz da.

Anlaşma konusunda çok sorun yaşamazsınız ama böyle bir sorun olabilir :D
0
akhenaten
(23.08.23)
Seviyeniz fena değil zaten ielts için iyi dereceler bunlar yanlış bilmiyorsam.
Anadili olmasa bile İngilizceniz gelişir. (tecrübem var).
0
firez
(23.08.23)
hangi ülkeye taşınacağın top secret mi german dillerinde ya da avrupa ülkesinde yaşayacaksan mecburen gelişir
0
abi bi dizi buldum on numara
(23.08.23)
(4)

Marmaray Sirkeci durağında inenler

pronefroz
Neden koşuyorlar? Diğer duraklarda böyle bir şey görmedim.
Neden koşuyorlar? Diğer duraklarda böyle bir şey görmedim.
0
pronefroz
(22.08.23)
aktarma
0
jelly bear
(22.08.23)
Yenikapıda inenler daha çok koşuyorlar aslında ben kendi adıma hepsinde koşuyorum. Hem yürüyen merdivenin sol tarafında biri durmadan çıkayım, hem de metroya yetişeyim diye.

Sirkecide de yürüyen merdiven çok fazla var. Arkada kalınca miskin bir kalabalık içinde aheste aheste yukarı kadar beklemek gerekiyor. Önden bir kere yardırınca gerisi kolay.
0
akhenaten
(22.08.23)
asansöre yetişmek için +1
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(22.08.23)
O istasyon zaten şu an yaşasaydı Jules Verne'e "Dünyanın Merkezine Yolculuk" romanı için ilham verirdi, magma tabakasına kadar inmişler istasyon için, çık çık bitmiyor. Hak veriyorum koşanlara.
0
d max
(23.08.23)
(1)

Youtube öğrenci premium artık yok mu?

baldan kaymak
Fiyatı 15 tl falandı. Belgeniz varsa dahil olabiliyordunuz. Bulamadım giremiyorum o sayfayı. Kaldırıldı mı?
Fiyatı 15 tl falandı. Belgeniz varsa dahil olabiliyordunuz. Bulamadım giremiyorum o sayfayı. Kaldırıldı mı?
0
baldan kaymak
(22.08.23)
Hayır var, ancak hali hazırda premiumunuz varsa göremiyorsunuz. Hesabınızdan çıkış yapıp bakın.
0
akhenaten
(22.08.23)
(5)

too cool to do drugs

isveperver
usa’de uyuşturucu karşıtı propaganda yapmak adına ilkokul öğrencilerine bu cümlenin yazılı olduğu kurşun kalemler dağıtılıyor ve bir öğrenci fark ediyor ki kalemi traşladıkça cümle “cool to do drugs” - “do drugs” gibi uyuşturucuyu özendiren bir forma bürünüyor. sonra kalemler geri toplatılıyor ve ta
usa’de uyuşturucu karşıtı propaganda yapmak adına ilkokul öğrencilerine bu cümlenin yazılı olduğu kurşun kalemler dağıtılıyor ve bir öğrenci fark ediyor ki kalemi traşladıkça cümle “cool to do drugs” - “do drugs” gibi uyuşturucuyu özendiren bir forma bürünüyor. sonra kalemler geri toplatılıyor ve tam tersi şekilde basılıp dağıtılıyor falan.

anlamadığım şey “too cool to do drugs” cümlesi nasıl uyuşturucu karşıtı anlam içeriyor?
0
isveperver
(22.08.23)
90'ların bu meşhur sloganında "bu kişi uyuşturucu içmek için fazla havalı" demek istemişlerdi. Yani "uyuşturucu sıradan, havalı olmayan, ezik tiplerin işidir" diye bir mesaj vermek istemişlerdi. Tabii İngilizce'nin yapısı gereği kalemi açıp boyu küçüldükçe mesaj da tam tersi haline gelmişti. "Uyuşturucu içmek havalıdır" ve "uyuşturucu iç" gibi...
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(22.08.23)
Zuhal Olcay'ın "Bana fazla iyisin" demesi gibi... İngilizcede "too x to y" kalıbı yargıyı negatife döndürür.

Yani "too good to be true" cümlesi, "doğru olmak çok iyidir" anlamına değil de, "doğru olamayacak kadar iyi" anlamına gelir. "Too cool to do drugs" da, "uyuşturucu kullanmak çok havalı" anlamına değil de, "uyuşturucu kullanmak (o seviyeye düşmek) için fazla havalı(yım)" anlamına geliyor. Yani bu yazıyı taşıyan için gizli özne olarak bir "i am" var diyebiliriz. Sizin düşündüğünüz anlama gelmesi için "doing drugs is too cool (uyuşturucu kullanmak aşırı havalı)" gibi bir cümle olması gerekiyor...
0
yadigar
(22.08.23)
drug kullanan cool'dur ama adam o kadar cool ki ihtiyacı yok demeye getirmişler.

başlı başına saçma bir düşünce.
0
duyurukullanıcısı
(22.08.23)
Atari salonlarına gitmiş nesil bilir, eskiden "Winners don't use drugs" sloganı vardı.

Sorunuza gelirsek uyuşturu kullanmayacak kadar havalıyım, daha o kadar düşmedim manasını çıkarabiliriz. "too cool to" bir kalıp.

Ayrıca tam bir "epic fail" :))

Son olarak gözünde canlandıramayanlar için görsel

www.snopes.com
0
kimlanbu
(22.08.23)
Uyuşturucu kullanan havalıdır ama ben o kadar havalıyım ki kullanmıyorum anlamı vermiyor aslında cümle. @zaman ilac degil insanlar unutkan, @yadigar ve @kimlanbu'nun dediği gibi "böyle şeyler yapmayacak kadar havalıyım" ya da anlam olarak tam türkçesi @kimlanbu'nun dediği gibi "o kadar düşmedim."

Burada kilit sözcük "too" too hiçbir zaman olumlu anlamda çokluk, fazlalık belirtmez. Bu açıdan "doing drugs is too cool" desek bile "uyuşturucu kullanmak haddinden fazla (istenmeyen derecede, ederinden fazla havalı, bana gelmez, ben o kadar havalı değilim) anlamı çıkar.

Uyuşturucu kullanmak çok havalı demek için "doing drugs is so cool" şeklinde bir cümle gerekir.
0
akhenaten
(22.08.23)
(13)

bu abiyi napmak lazim

Kittie
abim ben dahil 3 kisiden ara ara borc istiyor. o iki kisi de biktigi icin kendisinden artik onlardan yuz bulamiyor.bir detay: abim tanimadigi insanlardan yani yakin olmadigi kisilerden borc alinca dakikasi dakikasina oduyor. bize gelince yok... ve yaptigi bir numara var. bunu diger kisiler de fark e
abim ben dahil 3 kisiden ara ara borc istiyor. o iki kisi de biktigi icin kendisinden artik onlardan yuz bulamiyor.

bir detay: abim tanimadigi insanlardan yani yakin olmadigi kisilerden borc alinca dakikasi dakikasina oduyor. bize gelince yok...

ve yaptigi bir numara var. bunu diger kisiler de fark etti ve kendilerini cektiler. once yalvariyor yakariyor para istiyor ama bin lira, iki bin lira ister. ve dedigi gun verir o borcu. her seferinde yaa iste goruyomusunuz ben degistim falan diyor biz de her seferinde yiyorduk, ben yine yedim... bunun ardindan buyuk miktar istiyor iste ve o gelmiyor.

gecen hafta beni aradi yalvar yakar kendini acindira acindira 20k istedi. (oncesinde 3- 4k verdim geri odedi). olay da suymus: 100k almis birinden, cok ters biriymis, 20k eksikmis mutlaka bugun vermeliymis o 100 bini geri. benden 20 bin istedi yani. ben de artik numaralara karnim tok olmaz dedim once. yok lutfen bilmem ne.. en son tamam dedim. ne zaman odeyeceksin dedim. bir hafta sonra dedi. ben de gununde isterim ona gore dedim. tamam dedi, hatta 25 olarak geri vericem dedi.

bir hafta doldu. yok. watsaptan yaziyorum mavi tick oluyor ve cevap yok. ariyorum acmiyor. 2 gun gecti, yeni mesajlar yazdim yine yok. ben de cok sinirlendim ve 3. gun eger o para bugun de gelmesin x'e (x karisi) yazicam o da bilsin, daha once de kac param girdi evinize sonucta dedim. ondan isticem para gelmezse bugun dedim.
ve ona ara ara 100k falan veren kisiyi de taniyorum, ona da yazicam, dikkatli ol bir gun fena carpar seni de dicem dedim.

aksama yatiricam diye mesaj geldi bu sefer.
ve param yatti.

bana diyor ki sen ne kadar terbiyesiz bir kizsin. para icin beni tehdit ettin dedi. bi sey demedim de ben bunu napayim artik ya? olumlu dunya diyip hayatimdan cikarmiyorum ama bana bir damla faydasi olmayan bir insan ve hadi olmasin da zarari da dokunuyor. simdiye kadar ondan alamadigim borclarin ne kadar oldugunu bile unuttum... evet bu sefer tehdit ettim sayilir ve dediklerimi yapacaktim da ama haksiz miydim ki?

en gicik oldugum konu bu ikisi (kari koca) gayet rahat rahat gecinen tipler. arada da milletin sirtindan geciniyorlar.
0
Kittie
(21.08.23)
küçük borcu verip büyük borç kitlemek klasik dolandırıcı taktiğidir.

en baştan parayı vermeyecektiniz, aldığınıza göre dert etmeyin. önceki borçlarını da hesaplayın, isteyin, vermezse bana borç kitledi diye görüşmeyi kestim dersiniz
0
MonteKristoKontu
(21.08.23)
bu saatten sonra ciddi şekilde dara düşmediği müddetçe bişey vermeyin bence. yerinizde olsaydım eski borçların da muhasebesini yapmazdım ve bunu kendisine de söyleyip yakamı bırakmasını rica ederdim.
0
isveperver
(22.08.23)
anlattığın olayda tek hatalı sensin. adam yolunu bulmuş işine geleni yapıyor, arkadaşları çözmüş borç vermiyor onlarda halletmiş bu konuyu. bi tek sen tekrar tekrar aynı hataya düşmüşsün anladığım kadarıyla.

tersleşmene reddetmene gerek yok. 5-10k üstü borç isteyene kredim var deyip geçebilirsin. ya da fon aldım bozamam de geç
0
avatar is back
(22.08.23)
atsan atılmaz satsan satılmaz bir abin var.

En temizi kredi çektim diye dolan ortalarda sonra da para isteyince kredi ödüyorum bende de yok de.
0
kuzey li
(22.08.23)
Abin tam bir örnek olay çalışması durumuna gelmiş. Yemeyin artık bu numaraları, 25k verip bir ay sonra yine 25k alıyorsanız siz net zarardasınız. Bu durumlar için kredili mevduat hesabı ya da kredi kartından nakit avans denen borçlanma yöntemleri var.

Size söyledikleri de yenilir yutulur şeyler değil.
0
mahsus mahal
(22.08.23)
Şimdi bir kere en başta "başta küçük miktarlar isteyip alıştırıyor" kısmı çok şey anlatıyor. Bir kişiden insan hayatı boyunca en fazla 2-3 kere borç ister zaten.

Ayrıca abinizin siz ve çevresindeki birkaç kişi dahi çok tanıdık olmayan insanlardan bile sürekli borç aldığı bir tablo çizmişsiniz.

Bu çok anormal bir durum farkında mısınız? Yani abiniz çevresindeki insanları banka niyetine kullanıyor. Bankalar bunun için var, bankadan 2, 3 bin ya da 20 bin gibi kredileri rahatlıkla çekebilir, tabi eğer banka bu krediyi vermiyorsa o ayrı. Bankanın bile kredi vermeye güvenmediği kişiye siz de kredi vermemelisiniz.

Abinizin bu durumu bir alışkanlığa dönüşmüş, ihtiyaç duymuyor. Size güvenerek ihtiyaç "yaratıyor."

Abinize borç vermeyi kesmeniz herkes için en iyisi. Abiniz size güvenip, sizi kendi iş planının finansörü haline getirmemeli. Ödeyemeyeceği borcun altına girmemeli. Bu bir alışkanlık, siz borç vermeye devam ettikçe bu doğal bir model haline geliyor onun için. Abinize yardımcı olabilirsiniz, ancak abinize düzenli olarak kredi sağlıyorsanız bu bir "meslek" olur artık. Sizin mesleğiniz abiniz gibi insanlara kredi sağlamak mı?
0
akhenaten
(22.08.23)
Al sana "borç verme kötü ol / borç ver kötü ol" durumu.
Bunu alışkanlık haline getiren kişilere borç vermeyiniz. Arkadaşım kuzenine borç para verdi (vereli 5 sene oluyor) 5 sene kuzenden ses seda çıkmadı. Arkadaşım da emekli, bir evleri var kirada muhtaç değiller ama hesap kitapla geçiniyor. Bakıyor kuzenin kızlarının sosyal medya hesaplarında bu gece şurası, öbür gün burası story'ler atılıyor ama borcu geri ödeme namına bir şey yok. Kendini avutuyor "kırk yılda bir defa istedi, öder diye". Neyse ödedi evet, 5 sene sonra dolar 8-9 kat artmış bu aldığının iki katını veriyor, telefon mesajıyla.
Borç vermeyip kötü olunuz.
0
SiyamkedisiZorro
(22.08.23)
Abinizle ilgili önceki duyurularınızı da hatırlıyorum. Ölümlü dünya deyip idare ediyorum demişsiniz ama bence tam da bu dünyaya bir kez geldiğiniz için abinizi hayatınızdan çıkarsanız sizin için daha iyi olacak sanki.
0
peki madem
(22.08.23)
Bu abiyle iletişimi tamamen kesmek lazım.
Ben olsam bana terbiyesiz dediği an bunu büyük olay haline getirip siler atardım.
Ne hali varsa görsün böyle saçma şey mi olur.

Çok seviyorum küs kalamam derseniz açık açık konuşacaksınız bir daha asla para olaylarına girmeyeceğiz diye anlaşacaksınız diğer türlü ilişkiyi keseceksiniz bu tip insanlar pek değişmez.
0
Dağcı
(22.08.23)
uzaklaşıp hayattan çıkarmak lazım. tek çare bu. ilerde başınıza bela olur. ya net bir çizgi çekip seni öldürecek olsalar dahi benden para isteme diyeceksiniz ya da çıkaracaksınız.
0
golgi aygıtı
(23.08.23)
Bu böyle devam ederse basina bela olur, Müge Anli hikayesi cikarki, bir tane hatirliyorum.
0
durgunfoton
(23.08.23)
borç verme kuralları var, biri senden X lira istiyor ise kim olursa olsun istediği rakamın tamamını vermeyeceksin, bendede yok zor durumdayım, ödemelerim var, taksidim var vs. vs. diyeceksin,

max istenilen rakamın %70' kadar borç vereceksin.
0
selam
(25.08.23)
Abi vermiyorum o sıkıntılı tip bacağına sıksın da akıllanırsın belki. Bi daha sıkıntılı tiplerden borç morç almazsın diyip köşeye çekilmelikmiş tam. Değerlendirememişsiniz. Borç morç vermeyin bundan sonra. 5 tl istese de vermeyin. Siz ondan 10 20k isteyün vermezse o kötü olsun bu kez bakalım nolcak
0
f02561
(08.09.23)
(10)

Yabancı arkadaşlar için İstanbul Turu

Rh Negatif
Herkese Merhaba,4 Alman arkadaşım Kasım ayında İstanbul'a gelecek. 10 yıl önce İstanbul'a gelmişler ve şehri çok beğenmişler. Tekrar İstanbul'a gelmek istiyorlar. Klasik İstanbul turu( Sultanahmet, Ayasofya, Kapalı Çarşı vs)dışında nerelere götürebilirim? Hem gezilecek yerler hem de yiyecek-içecek-e
Herkese Merhaba,

4 Alman arkadaşım Kasım ayında İstanbul'a gelecek. 10 yıl önce İstanbul'a gelmişler ve şehri çok beğenmişler. Tekrar İstanbul'a gelmek istiyorlar. Klasik İstanbul turu( Sultanahmet, Ayasofya, Kapalı Çarşı vs)dışında nerelere götürebilirim? Hem gezilecek yerler hem de yiyecek-içecek-eğlence için mekan tavsiyelerinize açığım.

Şimdiden teşekkür ederim.
0
Rh Negatif
(21.08.23)
ortaköy'de boğaz turu olabilir. oralarda sokak lezzeti isterlerse kumpir de yerler hem. bira içmek için de ters olmazsa fenerbahçe - caddebostan tarafına gidebilirsiniz. o çok turistik olmaz belki ama kaliteli zaman geçirmek için güzel yer.
0
Flybutter
(21.08.23)
listenin olmazsa olması beylerbeyi, sabah kahvaltıdan sonra bahçesinde bir şeyler içmek, balkonunda oturmak istanbul'da yapılabilecek en iyi olay bana göre.
0
gule gule
(21.08.23)
bence sen yine bir standart tur yaptır,

sabah kapalıçarşı oradan yürüyerek
beyazıt
sultanahmet
sirkeci
eminönü
karaköy

öğle vakti olduğu için karaköy'den
taksim ve orada bira time, nevizade vb
taksimden tercihen otobüs ile
ortaköy, kumpir time oradan yürüyerek
beşiktaş dolanmaca (burada da döner yenilebilir) buradan vapur ile
kadıköy ve akşam kadıköy yemeği + bira falan

sonra ilgili yatma mekanına dönüş

yok spesifik bir yere götürürsen sıkılabilirler atıyorum çengelköy'de ne yapacaklar yani veya bebek'te, bağdat'ta falan.
0
duyurukullanıcısı
(21.08.23)
mutlaka bogaz turu yaptirin, belediyenin cok uygun fiyatli turlari vardi.
ayrica, benim yurtdisindan giden arkadaslarim kendileri bir sekilde Moda'ya gitmislerdi ve oradan Kadikoy'e yurumuslerdi, boyle gercekten insanlarin yasadigi, turistik olmayan, normal hayatlarini surdurdukleri bir yeri gormek cok hoslarina gitmis.
0
kassiopeia
(21.08.23)
Benim bir arkadaş geldi taksim, ortaköy vs gezdimdim. Sonra tutturdu ben adam mickiewicz müzesine gitmek istiyorum diye. Daldık yürüyerek tarla başının ara sokaklarına, işte diyor benim asıl görmek istediğim istanbul burası :) balkondan balkona çamaşırların altında fotoğraf falan çekindi :)
0
piotr
(21.08.23)
İksv'nin tiyatro festivali olabilir :)
0
fakat
(22.08.23)
Yerebatan sarnicina mutlaka gidilsin
Galata kulesine cikilsin
0
nax
(22.08.23)
Doğal gezi seven biriyse bir günü belgrad ormanı ve atatürk arboretumuna ayırabilirsiniz. Biraz gelen kişinin merakıyla alakalı aslında.
0
akhenaten
(22.08.23)
Kaç gün kalacaklar ve gelenlerin yaşları kaç? Lise'den beri o kadar çok tanıdık dolaştırdım ki bu konuda eksper olduğumu söyleyebilirim.
0
SiyamkedisiZorro
(22.08.23)
5 gün kalacaklar. Yaşlar 30-45 arası
0
🌸Rh Negatif
(22.08.23)
(2)

Almanca Kurs

çınarım
Merhabalar,İngilizcesi çok iyi düzeyde olan 14 yaşımdaki oğlum için İzmir de Almanca kursu arıyorum.Goethe Instıtıt u biliyorum.Hiç Almanca bilmeyen bir çocuk temeli orada mı almalı ,yoksa ilk kurs olarak daha basit bir yerden mi başlamalı?Açıkcası kurslar hakkında hiç bir bilgim yok.Evimiz Hatay t
Merhabalar,

İngilizcesi çok iyi düzeyde olan 14 yaşımdaki oğlum için İzmir de Almanca kursu arıyorum.

Goethe Instıtıt u biliyorum.Hiç Almanca bilmeyen bir çocuk temeli orada mı almalı ,yoksa ilk kurs olarak daha basit bir yerden mi başlamalı?

Açıkcası kurslar hakkında hiç bir bilgim yok.Evimiz Hatay taraflarında.

Nasıl bir yol izlemeliyim.
Şimdiden herkese teşekkürler
0
çınarım
(21.08.23)
Goethe institut dururken başka yere gerek yok bence.

Bakın çocuklara yönelik hem almanca hem kodlama şeklinde bir kursları da varmış

www.goethe.de
0
akhenaten
(21.08.23)
Goethe Institute +1 . Bunun dışında Das Akademi ye de bakabilirsiniz.
0
Rh Negatif
(21.08.23)
(2)

WoW'a dönüş

unique hint kumasi
Ben son World of Warcraft Legion oynamıştım. O zamandan bu zamana da hiç wow a bakmadım. Şimdi canım çekiyor feci halde ve dönmeyi düşünüyorum ama en son ne oldu hiç anlamadım.bi kere level cap düşmüş... dragonflight diye bir ek paket satıyorlar. ama aradaki Battle for Azeroth ve shadowlands satılmı
Ben son World of Warcraft Legion oynamıştım. O zamandan bu zamana da hiç wow a bakmadım. Şimdi canım çekiyor feci halde ve dönmeyi düşünüyorum ama en son ne oldu hiç anlamadım.

bi kere level cap düşmüş... dragonflight diye bir ek paket satıyorlar. ama aradaki Battle for Azeroth ve shadowlands satılmıyor. olaya hakim birisi bana bilale anlatır gibi anlatsa ya ben de dönüş yapsam wow'a
0
unique hint kumasi
(20.08.23)
en son paketi alıp kaldığın yerden devam edebilirsin. eski paketleri almana gerek yok. hikaye anlamında anlatacak çok şey var ama yazarak bitmez, youtubedan izlersin.
0
false pretension
(20.08.23)
Son paketi aldığınızda eskiler ona dahil oluyor zaten. Seçtiğiniz faction'ın başkentine gidip chromie'den o paketlerde level atlamak istediğinizi söyleyebilirsiniz isterseniz.

Şu an maksimum level 70. Dragonflight bence güzel bir paket olmuş.
0
akhenaten
(21.08.23)
(2)

sgk meslek kodu hakkında

war of the world
İşveren işkur meslek kodumu sehven alakasız bir meslek kodu olarak seçmiş. Meslek Grubu : Mimarlar, Planlamacılar, Harita Mühendisleri Ve TasarımcılarMeslek Birim Grubu : Ürün Ve Giysi Tasarımcıları https://www.calismaportali.com/arge-elemani/Ama alakası yok ben yazılımcıyım dikkat etmeden seçildiği
İşveren işkur meslek kodumu sehven alakasız bir meslek kodu olarak seçmiş.
Meslek Grubu : Mimarlar, Planlamacılar, Harita Mühendisleri Ve Tasarımcılar
Meslek Birim Grubu : Ürün Ve Giysi Tasarımcıları
www.calismaportali.com

Ama alakası yok ben yazılımcıyım dikkat etmeden seçildiği belli (Şirket teknoparkta olduğu için arge kelimesine atlamış olabilirler). Bunun düzeltilmesine lüzum var mı? İşte kıdem alırken sıkıntı çıkmasın? Çalıştığım süreyi saymama ihtimalleri var mı mesela? Jr. Dotnet Developer olarak çalışıyorum.
0
war of the world
(20.08.23)
Sayılmaması gibi bir şey söz konusu olmaz çünkü geçmişe dönük düzeltme yapılabiliyor ve hatta yapılması zorunlu, eğer şikayetçi olursanız şirkete ufak da olsa bir cezası var.

Benim başıma gelmişti.

Muhasebenin şirketin bağlı bulunduğu sgk birimine dilekçe yazması gerekiyor şöyle bir şey

"xxx sosyal güvenlik müdürlüğüne

Müdürlüğünüzde yyy sicil numarasıyla işlem görmekteyiz sigortalımız zzz tc kimlik numaralı abc def'nin 01.01.01 - 02.02.02 tarihleri arasındaki sigortalılığına ilişkin meslek kodunun xyz kodu ile güncellenmesi hususunda gereğini arz ederiz."

Düzeltme geçmişe dönük yapıldığı için siz de en başından beri aynı pozisyonda çalışmış olacaksınız. Şirket bu düzeltme başvurusunu kedisi yapınca cezası yok bu arada, siz başvurursanız cezası oluyor. Muhasebeyle konuşun.
0
akhenaten
(20.08.23)
İşe girişiniz ne zaman? Güncelleme yapılabilir çok geçmediyse.
0
naksidil
(20.08.23)
(5)

Kendinize yüzde yüz güvenliğiniz alanlar, konular

sekizdokuzon
Biraz da güzel seylerden bahsedelim. Allah vergisi, kimseden yardım almadan doğuştan getirdiğiniz yetenekleriniz neler?Ben matematik konusunda aşırı başarılıyım. Bu hep böyleydi, en son dönüp dolaşıp matematik bitirdim zaten üniversitede. Bir de film okumada, dramatizasyon yakalamada bayağı iyiyimdi
Biraz da güzel seylerden bahsedelim. Allah vergisi, kimseden yardım almadan doğuştan getirdiğiniz yetenekleriniz neler?


Ben matematik konusunda aşırı başarılıyım. Bu hep böyleydi, en son dönüp dolaşıp matematik bitirdim zaten üniversitede. Bir de film okumada, dramatizasyon yakalamada bayağı iyiyimdir.


Sizde neler var, görenlerin vauw (evet vauw), bunu nasıl yapıyorsun dediği?


İyi geceler.
0
sekizdokuzon
(19.08.23)
Ben yeni bir şeyi kavrayıp hızla gelişme konusunda çok başarılıyımdır. Konunun ne olduğu önemli değil, 3dk'da 3 aylık yol alırım. Herkes konuyu anlamaya çalışırken ben öğrendiğim şeyden yeni bir şeyler türetmeye başlarım. Bacak kadar çocukkenden beri bu konuda çok olumlu laf işitmişimdir.

Ama ne yazık ki bir şeyi öğrendikten sonra asla devam ettiremem, sıkılırım yeni bir şeyler bulmam gerekir. Neyse ki mesleğim de bu özelliğimle çelişmiyor :D Hep yeni bir şey düşünmem gerekiyor.
0
akhenaten
(19.08.23)
Kurduğum her iş basarili oldu.

Şimdiye kadar hiç yanlış kitap seçimi yapmadım. Hepsi çok güzeldi.

Borsada ilk yatirimim disinda hep başarılı oldum.
0
deer hunter
(20.08.23)
İşimi temiz yaparım. Sorumluluk aldığımda en iyisini ben yapmış olurum.

Matematik +1 Seneler boyu mat dersinde hep sınıf birincisiydim. Ales dahil girdiğim her sınavda mat kısmı full ya da bir iki boş oluyordu.
0
ruhen hastayim ben
(20.08.23)
hmm pek yok sanırım bu biraz çevreyle de ilgili yani bazen bir fotoğraf çekiyorum herkes oha nasıl çektin oluyor ama ortamımı değiştirsem sıradan gelecek belki insanlara.

yine de aklıma gelenler;

-tamir işleri, özellikle elektronikse titiz yaparım güvenirim kendime.
-makam aracı sürer gibi araba kullanırım pek sarsmam. binenler keyif alır.
-sevince güzel severim, karşımdaki insan olmayı isterdim. böyle de egoistimdir sdjghs
0
ananiyimioguz
(20.08.23)
@banach, @ananiyimioguz, @güle güle

O zaman başkalarına kıyasla daha hızlı öğrenip yaptığınız, diğerlerinden hep bir adım önde olduğunuz şeyler diyelim :) insanda "ben bu sporu yapıyorum" hissi veriyor bazı şeyler. Nolur kendimizi gazlayalim biraz :p
0
🌸sekizdokuzon
(20.08.23)
(8)

2. Üniversite açıköğretim demek mi?

invictae
Şu lisans mezunlarının sınavsız kayıt yaptırdıklarından bahsediyorum.
Şu lisans mezunlarının sınavsız kayıt yaptırdıklarından bahsediyorum.
0
invictae
(18.08.23)
evet
0
subaqua
(18.08.23)
Ben de öyle sanıyordum. Ama şu sayfaya göre 2. Üniversitede 4 adet fakülte var:

Önlisans açıköğretim fakültesi
Lisans açıköğretim fakültesi
İktisat fakültesi
İşletme fakültesi

Açıköğretim olmayan iki fakülteye girebiliyoruz gibi.
0
🌸invictae
(18.08.23)
🌸invictae
(18.08.23)
evet haklısınız dediğiniz gibiymiş
0
subaqua
(18.08.23)
Onlar da açıköğretim. Mesela ben anadolu aöfte uluslararası ilişkiler okuyorum ama fakülte olarak iktisat fakültesi diye geçiyor. Yani isimleri farklı ama hepsi açıköğretim.

Ayrıca istanbul ve Atatürk üniversitesi açıköğretim de var
0
nundu
(18.08.23)
Derdim şu: fakültenin ismi realitede “aöf” olmasın.

Sanki anadolu üni’de atıyorum işletme bölümüne kayıt olursam fakültem açıköğretim değil işletme fakültesi diye görünecek. Doğru dimi?

Nasıl ve ne şekilde okuduğumun falan önemi yok şu anda benim için.
0
🌸invictae
(18.08.23)
Evet. Diplomada da açıköğretim ifadesi geçmiyor. Direkt işletme fakültesi işletme bölümü yazıyor.
0
nundu
(19.08.23)
İşletme ve iktisat fakülteleri açık, diplomada açık öğretim yerine bu fakülte adları yazsa bile açık olduğu anlaşılıyor çünkü örgün eğitimde bu fakülteler yok; işletme ve iktisat bölümleri örgünde iktisadi ve idari bilimler fakültesine bağlı. Haliyle sizi alacak olan şirketler de bu bölümlerin açık olduğunun farkında.

Yani anadolu üniversitesinde örgün işletme okumuş biri diplomasını "işletme fakültesinden" almıyor. "İktisadi ve idari bilimler fakültesinden" alıyor. Haliyle sizin derdiniz sadece açık öğretim ifadesi yazmamasıysa sorun yok, ancak açık okuyup örgün eğitim almış gibi görünmekse bu işe yaramaz.

Yani yukarda "işletme bölümüne kayıt olursam fakültem açıköğretim değil işletme fakültesi diye görünecek. Doğru dimi?" dediğiniz kısım doğru değil. açık okuduğunuz bilinecek.
0
akhenaten
(19.08.23)
(5)

Ev Kiralamak: Aylık 12500 mü, Yıllık Peşin 12000 mi?

nevarki
Evimi 12500 liraya aylık mı kiraya vereyim yoksa 12000 liraya yıllık peşin mi?Rica etsem nedenli bir şekilde açıklarsanız...Şimdiden teşekkürler... (Tik'ler hemen)
Evimi 12500 liraya aylık mı kiraya vereyim yoksa 12000 liraya yıllık peşin mi?

Rica etsem nedenli bir şekilde açıklarsanız...

Şimdiden teşekkürler...

(Tik'ler hemen)
0
nevarki
(18.08.23)
Mali hesaptan çok kiracı riski söz konusu aslında burada.

Eğer kiracı her halükarda 1 yıl evde kalacaksa mali olarak peşin 144.000 almanız 12 taksitle 150.000 almaktan tabi ki daha iyi. Yani hiçbir yatırım yapmayıp sadece %25 faizle bankaya 144.000 koysanız 60 günlük faizi 5.917 lira ediyor, üstüne bu parayı işletmeye devam edebilirsiniz.

Eğer normalde yatırım alışkanlıklarınız varsa peşin parayı bugün alıp değerlendirebilirsiniz çünkü bundan 1 yıl sonra ne 12.500 lira bugünkü değerinde olacak ne de 150.000 lira.
0
akhenaten
(18.08.23)
11e bile dusulur, yillik +1.

fark cok az, bugun bu parayi alip yillik faize atsan bile daha karlidir. hem de kira gelecek mi ne zaman gelecek gibi dertlerden tek cirpida kurtuluyorsun.
0
gule gule
(18.08.23)
Yıllık+1 tabiki.
Bu normalde ciddi farklar için yapılır. Misal benim bir tanıdık aylık 10 bin olan yere iki sene önce nakit 100bin vermisti. Ama sizinkinde hiç fark yok yani.
0
logisticsmanager
(18.08.23)
açık ara farkla 12000 lira yıllık peşin.

baktım odeabank 34% faiz veriyormuş.
144000'i faize koyarsan 1 yıl sonunda 192,960 ediyor.
eğer her ay 12500 alıp faize koyarsan yıl sonunda 175,729 ediyor. (masrafları dikkate almadan)

12500 aylığın yıllık peşindeki muadili 10472.
0
king lizard
(18.08.23)
kiracı olsaydım, yıllık 150bin ödeyeceksem iki ayı almamasını rica ederdim. 125bin teklif ederdim. geçen yıla kıyasla altın, döviz vb. menkul kıymetler %60-65 aralığında prim yaptı. her halükarda peşin almak malik tarafından bu şartlarda kârlıdır.
0
phonex
(18.08.23)
(7)

Ipad'ten kitap okunur mu?

roe
Pdf kitap atıp okumak kolay oluyor mu? Göz yorgunluğu vb açıdan
Pdf kitap atıp okumak kolay oluyor mu? Göz yorgunluğu vb açıdan
0
roe
(18.08.23)
Uzun uzadıya bir şey okunmuyor, ders çalışmak gibi şeyler için ideal. Ancak oturayım kendimi romana kaptırayım olmuyor, bir noktadan sonra o satırlar gözünüze batmaya başlıyor. Benim için öyle en azından.
0
akhenaten
(18.08.23)
moon reader tarzı program yüklerseniz sarı işık göz rahatlığı için özellikleri var yaklaşık 5 senedir telefondan tabletten okuyorum ppi değeri iyi bir telefon ile sorun olmuyor.
0
eja
(18.08.23)
Okunur ama Kindle veya kobo gibi kitap okuyucu ile daha az göz yorar. PDF değil de epub vb formatları daha iyi okutur bu okuyucular. Ben Kindle tercih ediyorum.

Benim okuduğum kitapları sadece PDF bulabildim diyorsanız o zaman iPad daha iyi başa çıkıyor.
0
unalub
(18.08.23)
ne ipad ne kindle hiç bi elektronik yerden kitap okuyamadım, çok uğraştım olmuyor, hala basılı kitap alıyorum, hatta kütük gibi yazılım kitaplarını bile basılı alıyorum.
0
ravenudon
(18.08.23)
Ben telefondan da okuyorum ama ekranı ayarladım siyah arkaplan üzeri açık renk yazı ile daha az göz yoruyor.
0
peki madem
(18.08.23)
Kendi kitap okuyucusu hiç fena değil aslında typeface, bacgkround ayarı falan mevcut. Pdf değil ama Epub atacaksınız içine pdf kitaplar ekseriyetle tarama oluyor, ascii bile olsa epub gibi rahat değiştirebiliyorsunuz formunu.

Epub atıp ışığı ortama göre güzel ayarlayıp bi de harfleri büyütürseniz (varsın 45 saniyede bir sayfa çevirmek olsun göz sağlınızdan önemli değil) okunuyor gayet.

Fakat bi arkadaşınızda kindle, kobo falan görürseniz çok net canınız ondan çekecek.

Ama ipad'dan epub kitap okunur artık ekran ışıkları da piksel yoğunluğu da can sıkacak düzeyi çoktan geçti.
0
hedep
(18.08.23)
Çok güzel okunuyor valla, ben baya uzun zamandır sadece ipad'den okuyorum pdf'leri diyebilirim. Üstelik elimde e-kitap okuyucu olmasına rağmen.

E-kitap okuyucunun yeri ayrı elbet fakat zamanla iki cihazı birden çantada taşımak zor geldiğinden ve iPad'den internet vs kullandığımdan pdf okuma serüvenim de ipad'e kaydı. Memnunum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(19.08.23)
(4)

bu bir ırkçı söylemidir?

karoyedili
bence evet ama merak ediyorum görüşlerinizi. bahsettiği Çin milli takımı https://youtu.be/NtIJTgctr2U?t=332
bence evet ama merak ediyorum görüşlerinizi. bahsettiği Çin milli takımı youtu.be
0
karoyedili
(18.08.23)
Dumduz evet tabii ki
0
aguen
(18.08.23)
bir aşağılama yok ama görünüşe göre stereotip oluşturma var. Bu ırkçılık dersek siyahi demek de ırkçılık olabilir aslında çünkü ten rengine göre bi ayrım yapmış oluyorsun. Cümle içinde olumsuz anlamda kullansa ırkçılık olurdu bence.

Mesela geçenlerde sıra beklemeyen birine "typical turk" dendiğini duydum. Burada bu iki sözcük ırkçı oluyor çünkü kötü bir özelliği tüm millete genelliyor.
0
nhk ni youkosu
(18.08.23)
Çekikler demek çok da biyolojik özellik belirtmek için kullanılmıyor aslında. Bu daha çok "ufaklar, sırıklar, şişkolar, yarmalar, çırpılar" gibi marjinalize eden bir sözcük, zaten söyleyen de esprili bir dil kullanmak amacıyla söylüyor bunu, yani çekikler demekteki niyet de bu aslında, böyle söyleyince daha komik oluyor. Bu da bu konu özelinde kötü niyet barındırmasa bile uygunsuz bir kullanım.

Ama bu tip tartışmalar bana fazla uzak geliyor ya. Yani günde iki paket sigara içen birinin sağlık hassasiyetiyle şekerden uzak kalmak için çok kasması gibi bir şey.
0
akhenaten
(18.08.23)
Irkçı belki ağır bir ifade olsa da ayrımcı. Bağlam itibariyle o insanları ifade eden gayet nötr bir ifade var zaten; "Çin alır" demek yerine "Çekikler alır" dediğinizde ister istemez kendinizi o nötr çizgisinin ötesine atıyorsunuz. Haliyle "Kötü bir şey demedim, fiziksel özelliklerine atıfta bulundum" iddiası biraz boşa düşüyor. Yukarıdaki "Siyahi" yorumuna bu anlamda katılmıyorum, zira bağlam önemli; farklı ten rengine sahip insanlar arasında birini anlatmak için "Siyahi" ya da "Çekik gözlü olan" (Ki aslında bu bile tepski çekebilir, muhtemelen "Asyalı" demek en kabul gören ifade olur) demekle "Çinliler" yerine "Çekikler" demek arasında fark var.
0
salihdt
(18.08.23)
(11)

Ekonomi düzelir mi

dakota
Arkadaşlar ekonominin nanay olduğunu hepimiz biliyoruz. Her şey gitgide daha kötü oluyor. Sizce ekonomi nereye kadar kötü gidecek? Bu durum ne zaman durur veya düzelir. Bence düzelecek gibi değil! Ayrıca beklenen büyük İstanbul depremi de olursa ülke 30 yıl geriye gidecek. Bu süreçleri daha fazla ya
Arkadaşlar ekonominin nanay olduğunu hepimiz biliyoruz. Her şey gitgide daha kötü oluyor. Sizce ekonomi nereye kadar kötü gidecek? Bu durum ne zaman durur veya düzelir. Bence düzelecek gibi değil! Ayrıca beklenen büyük İstanbul depremi de olursa ülke 30 yıl geriye gidecek. Bu süreçleri daha fazla yaşamak istemiyorum. Psikolojim de kaldırmıyor artık. Avrupa veya başka ülkelerde iş aramaya başlasam diyorum. Bir tane hayatım var 32 yaşındayım hayatım daha fazla perişan olsun istemiyorum.
0
dakota
(17.08.23)
ekonomi düzeltirmek istenmiyor ki bu şekilde zengin daha zengin fakir daha fakir oluyor. amaç orta sınıfı yok etmek zaten.
0
sizofren06
(17.08.23)
Politik yönüne hiç girmeden şunu anlamak önemli, ekonomi bir sabah uyandığımızda düzelmiş olmayacak. Ekonomik süreçler çok ağır işleyen şeyler. Onun için bugün yarın düzelir diye bir umuda kapılmamalısınız. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bu, bu durumda ne yapılabileceğine kafa yormak daha iyi.
0
akhenaten
(17.08.23)
tamamen rasyonel ve piyasa gerçekliğine dönülür ve tüm kadrolar buna göre hazırlansaydı (ki bu anca iyi bir ekibe sahip yeni bir iktidar ile olurdu), 2 sene içerisinde oldukça toparlanırdık. şu an yapılan iyi şeyler var ama çok çok az. bu şekilde gidersek 4-5 sene sonra işler bi düzelebilir.

ama 16 milyon emekli, kaçan yüzbinlerce genç sıkıntı. hem üreten bir toplum değiliz, hem deli gibi tüketme sevdamız var, hem de "genç" diye övündüğümüz nüfusu neredeyse 30'larda emekliliğe çekecez.

konu istemsizce politikaya geliyor, peşinen söyleyeyim chp olsa daha kötü olur. kk'nın eyt sevdası, yaşlılara 3-5 maaş, ev hanımlarına maaş gibi şeyleri rezil rüsva ederdi hepimizi. o yüzden siyasi değişiklik ile değil, irade değişimiyle anca düzelir bir çok şey
0
avatar is back
(17.08.23)
Güzel bir işiniz yoksa basın Almanya'ya gidin.
0
useless
(17.08.23)
adalet ve liyakat olmadığı sürece hiç bir şeyin düzeleceğini beklemek doğru olmaz bana göre.
Bu ekonomi politikalarıda yandaş ve zenginleri daha zengin etmek üzere kurgulanmış, ülke değiştirme yaş erken kolay ,yıllar geçtikte bunu göze almak dahada zorlaşır doğal olarak.
0
mrctrk
(17.08.23)
"Avrupa veya başka ülkelerde iş aramaya başlasam diyorum."

Abi bunun icin bizden onay almana gerek yok. Mental olarak buna hazir olanlar veya dunya vatandasi gorusu olanlar zaten cekip gittiler. Ote yandan bazi ulkelerde psikolojik ve kulturel olarak insanlar olduklara ortama cok bagimlilar, Turkiye de bunlardan biri.
0
hot potato
(17.08.23)
Bir arkadaş grubumuz var. Hepimiz ayni universite mezunuyuz. Bundan 7-8 sene once deseniz hadi len derdik ama su an 6 kisiden 4'u Avrupa'da yaşıyor. 2 kişi kaldi; ikisi de ticaret yapıyor.

Ve tek derdimiz ekonomi değil ki iki arkadaş yıllık eve giren 100binken gidiyor.

Kısacası gidebilecek gibiyseniz gidin. En kötü şey biraz döviz yapıp gelirsiniz yani.

Ekonomi eğer duzeltilmek istenirse bile uzun yillar alacak durumda.
0
logisticsmanager
(17.08.23)
Ne zaman düzgün oldu ki? Eskiden gider daha azdı. O yüzden refah yüksek gibi hissediliyordu.

Cevap; Düzelmez, düzelmeyecek.
0
roe
(18.08.23)
Dene şansını ama kolay değil. Düzeleceğini düşünmüyorum ama güzel hayatın varsa bırakmasıda kolay değil.
0
abi bi dizi buldum on numara
(18.08.23)
tek olay Avrupaya gitmek de değil. Orada da gençler geçmişe göre ekonomi çok kötü olduğu için ağlıyor.

Bize verilen eğitim, "üniversite"nin önemi vb.nin bu devirde çöp olduğunu kabul edip, ticaret veya el işi mesela tamirci, tesisatçı vb. olmanın tüm dünyada daha iyi olduğunu görmek lazım. "iş bulmak" gerçekten out artık.

Yani şunu diyorum, Türkiye zaten kötü ve düzelmeyecek dersek, ABD ve AB de şu anki halinden kötüye gidecek gibi.
0
nhk ni youkosu
(18.08.23)
Ülke ekonomisi ayrı, sizin ekonominiz ayrı konular aslında. "Nasıl olur?" diyeceksiniz. Maaşlı çalışanlar elbette ülke ekonomisine göbekten bağlı.

Ama derdiniz para kazanmaksa, kariyer falan değilse Türkiye para kazanmak için Avrupa'dan çok daha fazla fırsat sunan bir ülke. Daha doğrusu fırsatları doğru değerlendirmeyi başaran bir insan Türkiye'de daha kolay zenginleşir. Yakın zamanda Cihat Çiçek bir analiz paylaştı bununla alakalı. Türkiye'de Hollanda nüfusu kadar ultra zengin var diyor. Yaklaşık 18 milyon kişiden bahsediyor. Bu az bir sayı değil. Hani diyoruz ya kim alıyor bu lüks otomobilleri, evleri... işte bunlar alıyor. Bu insanlar kolaylıkla Avrupa'ya yerleşebilir ama gitmiyorlar. Türkiye'de geliri belli bir düzeyin üstünde olan insanların birçoğu avrupa'da, malta'da, karadağ'da, yunanistan'da vs mülk alıp oturum kartı ediniyor zaten seyahat edebilmek için. Zaten ortalama bir Avrupalıdan çok daha iyi şartlarda yaşıyor. Zaten Avrupa'da evi falan var oturum kartı var canı istediğinde gidiyor. yunanistan'da, karadağ'da, malta'da falan yazlığı olan kaç türk var bir araştırın. Bu adam niye gitsin ki avrupa'ya?

Orta sınıf beyaz yakalılar istiyor Avrupa'ya yerleşmeyi.
Çünkü Üniversite mezunu orta sınıf maaşla çalışmaya alışık. Bu ekonomik durum da onları çok sarsıyor. Ama Türkiye'nin bu ekonomik koşulları girişimciler için büyük fırsat sunuyor. İş gücü ucuz. Birçok sektörde regülasyonlar sıkı değil. Şirketler için vergi mevzuatı avrupa'ya göre daha rahat ve nüfus çok kalabalık.

Bu zengin sınıf işte böyle zenginleşiyor. Gördüğüm birkaç örnekle anlatayım:
Türkiye ucuz tekstil merkezi. Adam gidiyor merter'den topluyor malları. Gidiyor doğu avrupa ülkelerinde ve balkan ülkelerinde satıyor. 50 TL'ye aldığı malı 50 euro'ya satıyor. Ve bazı ülkelerle gümrük anlaşmaları var onu da avantajına kullanıyor. Senede milyon ciro yapıyor böyle. Sonra gidiyor portekiz'de, yunanistan'da, malta'da ev alıyor kendine. Golden Visa'yı cebine koyuyor. 6 ay burada işinin başında. Yaz gelince yunanistan'da, portekiz'de yazlığında...

Başka örnek: Adam tur acentası açıyor. İstanbul'daki bütün saç ekim merkezleri, estetik merkezlerini dolaşıyor. Bağlayabildiğini bağlıyor. Fiyat listelerini alıyor. Sonra ABD ve Ortadoğu'da ne kadar tur acentası varsa sağlık turizmi yapan onlarla görüşüyor. 3 tane vito kiralayıp şoför koyup insanları havaalanında karşılayıp, saç ektirip, 2 gün ağırlayıp komisyonlarla öyle bir zenginleşiyor ki ortalama bir avrupalı'nın yaşayamayacağı refahı sağlıyor kendine.

Bunların hiçbirini yapamayan köylü kadınlara el işi halı kilim yaptırıp, bir tane dijital marketing bilen adam alıp e-ticaret platformları üstünden tüm dünyaya ürün yolluyor. Arkadaşın eşi bildiğin dümdüz kare kesilmiş mermer blok satarak milyoner oldu. Hatta geçen sene evimi boyayan boya ustası, ankara anlaşmasıyla oraya da şirket açmış. Almanya'da falan da inşaat boya badana işleri yapıyormuş senelerdir.

Ve ülke batsa da çıksa da böyle insanlar maaşla çalışan insanlara kıyasla daha az etkilenir. Çünkü çoğunun zaten çok iyi gelir akışları var, başka ülkelerde yatırımları var evleri var vs.

Umarım anlatabilmişimdir. Yani siz kendiniz için endişeleniyorsanız ülke ekonomisini falan bırakın, yapabiliyorsanız kendinize uygun bir rota çizin. En kötü mesleğinizi kullanın.

Avrupa'ya iş bulup gitmek yazılımcılar için bile artık öyle hızlı olamıyor. Siz yine mesleğinize göre arayın, kısmet nerden gelir belli olmaz. Ama oraya harcadığınız enerinin bir kısmını da böyle bir plan için harcamayı düşünün.

Bunu neden söylüyorum:
Avrupa'ya "işçi" olarak gitmek Türkiye'de zaten durumu iyi olmayan insanlar için büyük bir hayat standartı yükselişi demek. Ama orta sınıf yaşayan, belli bir yaşı geçmiş insanlar için o kadar kolay bir süreç değil.

Bu durumdaki insanlar için ideal olan Avrupa'da yatırımcı imkanlarıyla yatırım yapıp oturum, vatandaşlık vb almak. Türkiye'deki fırsatları değerlendirip para kazanmak, o parayla istediği ülkeden oturum hakkı edinmek.

Ülke ekonomisine gelirsek, bir laf var "ülkeler markaları kadar kalkınır" diye. Buradan hesaplayın
0
anten
(18.08.23)
(1)

güneş çarpması

nerthus_
birkaç iş için mecbur dışarı çıktım. şapkayla çıktığım halde tuhaf oldum. kafam zonkluyor. ne yapmalı?
birkaç iş için mecbur dışarı çıktım. şapkayla çıktığım halde tuhaf oldum. kafam zonkluyor. ne yapmalı?
0
nerthus_
(17.08.23)
Gölge, ayran, ılık duş, istirahat kombosunu uygulamalısınız.

Eve gidemiyorsanız başınızı yıkayın, ayran için ama tamamen kuruyana kadar güneşe çıkmamalısınız yoksa daha beter çarpar.
0
akhenaten
(17.08.23)
(4)

2 günde Osmanlı Türkçesi AOF sınavları geçilebilir mi?

havadakarada
Cumartesi günü AOF sınavları var. OSMANLI TÜRKÇESİNE GIRIS 1, 2, OSMANLI TURKCESI GRAMERI 1, 2 şeklinde 4 sınav var. Hiçbir şey bilmiyorum, yaz okulu almıştım ama yine çalışamadım. 2 gün saatlerce çalışsam bu sınavları verebilir miyim?
Cumartesi günü AOF sınavları var. OSMANLI TÜRKÇESİNE GIRIS 1, 2, OSMANLI TURKCESI GRAMERI 1, 2 şeklinde 4 sınav var. Hiçbir şey bilmiyorum, yaz okulu almıştım ama yine çalışamadım. 2 gün saatlerce çalışsam bu sınavları verebilir miyim?
0
havadakarada
(17.08.23)
zor hocam. gramer sorularına baktım şimdi aksam-ı seba, arapça vezinler gibi konular var. hadi aksam-ı seba öğrenilir de arapça vezinlerin oturması biraz süre ve bolca pratik isteyen bir süreç çünkü biraz dallanıp budaklanan bir konu. osmanlı türkçesi 1 bir ihtimal ama diğerlerini hiç sanmıyorum. kolaylıklar dilerim.
0
black holes in the sky
(17.08.23)
2 gün varmış zaten, bence dediğinizi yapın bir en fazla 2 gün kaybedersiniz :D
0
akhenaten
(17.08.23)
Son 5 senenin tüm çıkmış sorularını çözün ve onları öğrenin iyice. Çıkmış çok soruluyor, en azından birkaç soru yakalarsınız
0
nundu
(17.08.23)
Yakın tarihten başlayarak geriye doğru tüm çıkmış sorulara çalışın +1. Bence bu daha garanti bir yöntem bu kadar kısıtlı zamanda.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(17.08.23)
(3)

Bazı siteleri google arama dışında tutmak.

kamal
Selam.ne zaman googleden bir şey aratsam en başlarda hep “hürriyet, sabah, ntv” gibi sitelerin alakasız sayfaları çıkıyor. google profile bu site adreslerini ekleyip onları arama dışında tutacak bir ayar mevcut mu?
Selam.
ne zaman googleden bir şey aratsam en başlarda hep “hürriyet, sabah, ntv” gibi sitelerin alakasız sayfaları çıkıyor. google profile bu site adreslerini ekleyip onları arama dışında tutacak bir ayar mevcut mu?
0
kamal
(16.08.23)
Aynı dertten mustaribim, google tam bir çöplük oldu. Bu soruyu ben de sormuştum burada şunu önermişlerdi;

github.com

Ama kalıcı ve organik bir çözümü yok, ayrıca sayısız spam sonuç çıkıyor artık google'da. Ben bayadır bing kullanmaya başladım, eksikliğini hiç çekmedim ayrıca arama sonuçları daha rafine.
0
akhenaten
(16.08.23)
ublacklist eklentisi ihtiyacınızı karşılayacaktır.

burada detaylı bir rehberde de kullanımı anlatılmış: www.technopat.net
0
kesmekes laleler
(16.08.23)
Eklenti var site cikinca altinda blo k yazisi cikiyor basioaun blokluyor. Pc basinda degilim arkadaslar yardim i olsun
0
Slynmaster
(16.08.23)
(3)

bu kadar akademik makale cidden nasıl yazılıyor?

avatar is back
hem yerli hem yabancılar için soruyorum.https://dusunbil.com/akademisyenler-kimsenin-okumadigi-makaleleri-neden-yaziyorlar/mesela şunu okudum, acayip istatistikler var. şaşırmadım açıkçası. ama bir makale açıyorum başından sonuna kadar yüzlerce referans verilmiş. 20 sayfa makale var, sonunda 120 kiş
hem yerli hem yabancılar için soruyorum.

dusunbil.com

mesela şunu okudum, acayip istatistikler var. şaşırmadım açıkçası.

ama bir makale açıyorum başından sonuna kadar yüzlerce referans verilmiş. 20 sayfa makale var, sonunda 120 kişiye referans listesi var. bir paragrafta 3 cümlede 6-7 kişiden alıntılar falan. bunlar cidden yapılıyor mu yahu? bana çok inandırıcı gelmemekle birlikte anlayamıyorum da.

yani basit bir makalenin bile ortaya çıkışı 1 seneyi görüyordur diye tahmin ediyorum. nedir bu işin gerçeği? yoksa cidden oturulup yüzlerce makale okunup analiz ediliyor mu?
0
avatar is back
(15.08.23)
ingilizce ve belirli bir kalitesi olan dergiler için ve yağmacı olmayan (para ile makale bastırılmayan) yayınlar için konuşursak evet cidden yapılıyor, yerliler kolpa demiyorum da kalitesi daha düşük.

Çünkü buna mesai harcayan insanlar var. Üniversiteler ve enstitüler var.
Akademisyenler ders dışında araştırma yapmak için maaş alıyor.
Yayınların büyük bir çoğunluğu da master doktora tezlerinden çıkıyor.
Yani hali hazırda o çalışmaların deneylerini yapacak (sosyal bilimler içinse araştırmasını) öğrenciler var. Kendi tezlerinden makale çıkıyor. Yüksek lisanstan 1 doktora tezinizden 3 makale çıkartabilirsiniz.

Bunlar her zaman tek ya da iki yazarlı olmuyor. 4-5-6 yazarlı makaleler var. birden fazla kişinin katkısı olan.
Kendi konunuzla ilgili benzer makaleleri analiz etmezseniz, yayınınıza olan güven azalır, ayrıca özgünlüğünüzü vurgulamak için de diğer makaleleri analiz edip siz literatüre ne kattınız diye de vurgulamanız lazım.
0
subaqua
(15.08.23)
Yazmak sorun değil, makaleyi yapacak imkan bulmak sorun. Türkiye'dekilerin çoğu kolpa. İnternet üzerinden topladığın veriyle bilimsel çalışma yapsan ne olur yapmasan ne olur. Bu şekilde yılda 100 tane bile yaparsın.
0
roe
(15.08.23)
Tamamen derginin tutumuyla alakalı, tam olarak bu sebepten zaten hakemli dergiler ve bunlar arasında dahi daha saygın dergiler bulunuyor. Bir bilimsel araştırma söz konusu olduğunda güvenilenilirlik önemli bir husus, bu da demek oluyor ki zaten güvenilmez olan bir o kadar da yayın var.

Sadece referans bulunması önemli değil, o referansların anlamlı şekilde alıntılanmış olması ve referansın gerçekten okuduğunuz makaledeki durumla ilişki içinde olması önemli. Bir makalenin ne kadar "gerçek" diyeceğim, gerçek olduğunu referanslarını ziyaret edip onları karıştırarak görebilirsiniz. Referans vermenin de amacı bu zaten. Okuduğunuz yerde şüpheli, şaşırtıcı, "hadi ya bu böyle oluyor muymuş" dediğiniz bir şeye rastlarsanız önce makalenin kendi içindeki bütünlüğünde o şeyin nasıl öyle olduğunu açıklayan bir şey olup olmadığına bakarsınız, eğer makale o şaşırtıcı şeyi bir ön doğru olarak kabul etmişse bu yere bir referans göstermiş olması gerekir, o halde referansına gidip oraya bakarsınız. Eğer referans gerçekten konuyla ilişkili ve bütünleyiciyse bu iyi. Eğer referans alakasız bir kaynaksa veya makale yazarı o referans kaynaktaki durumu yanlış anlamışsa bu kötü.

Doğrudan bir şey söylenemez yani, güvenmediğiniz ya da detaylarını merak ettiğiniz noktalarda kendiniz o referanslar üzerinden ilerlersiniz. Haliyle o aşamada makalenin ne kadar gerçek ne kadar kolpa olduğu da otomatik olarak ortaya çıkar.
0
akhenaten
(16.08.23)
(4)

Babam kanser mi?

sacrilegious
Tatsız bir soru olacak ama babam son 1-2 yıldır zaman zaman covid belirtileri gösteriyordu. hiçbir zaman testlerde pozitif çıkmıyordu fakat buzlu cam görüntüsü mevcuttu. Kendisi doktor ve devamlı hastanede olduğu için covid oldum deyip bizi geçiştiriyordu. Dün telefonda görüştüğümde neredeyse nefes
Tatsız bir soru olacak ama babam son 1-2 yıldır zaman zaman covid belirtileri gösteriyordu. hiçbir zaman testlerde pozitif çıkmıyordu fakat buzlu cam görüntüsü mevcuttu. Kendisi doktor ve devamlı hastanede olduğu için covid oldum deyip bizi geçiştiriyordu.

Dün telefonda görüştüğümde neredeyse nefes alamıyordu ve hastanede 3 doktorun covid olduğunu kendisine de bulaştığını ama testlerde pozitif çıkmadığı için sedatif verilerek ciğerlerinden su alındığını ve balgamından örnek alındığını falan söyledi. Covid için böyle bir tespit yöntemi var mı bilmiyorum. Virüsü lab da çoğaltıp o şekilde tespit etmeye çalışacaklarını falan söyledi. (Tam böyle de olmayabilir ama ben böyle anladım). Bugün de görüşelim yanına geleyim deyince pozitif çıktığını 14 gün karantinada olacağını söyledi. Farklı şehirlerdeyiz ve ben 2 hafta sonra yurt dışına taşınıyorum.

Sorum şu: babam akciğer kanseri olabilir mi? Bizden bir şeyler saklıyor gibi hissediyorum. Nasıl anlayabilirim?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(15.08.23)
E devlet şifresi varsa belki e nabizda görülebilir
0
kisa
(15.08.23)
Uzağa gidecekmişsiniz, bence uygun bir şekilde sorarsanız cevaplayacaktır.

Uygun şekilden kastım; "baba bu olay bana biraz şüpheli geldi, bir şeyler netleşene kadar sanki bazı şeyleri söylemiyormuşsun gibi hissettim, uzağa gidiyorum aklım burda kalacak onun için ne oldu ne olmadı sen bir anlat en iyisi" tarzında bir şey. Yani zaten siz telaşlanmayın diye yapıyorsa o çabasının başarısız kaldığını, şimdi size bir açıklama yapmazsa daha çok telaşlanacağınızı anlamasını sağlayın.
0
akhenaten
(15.08.23)
Yanında kim var, kiminle yasiyor ona sorabilirsiniz. Babami akciger kanserinden kaybettim o sivi alma olaylari tek basina atlatip hayatina devam edebilecegi seyler degil bi de kemoterapi radyoterapi var tek basina size yalan soyleyerek idare etmesi cok zor bunlari.
0
instant crush
(15.08.23)
Babami akciger kanserinden kaybettim. Son zamanlarda hizli kilo verdi mk babaniz ? Goruntulu arayinca fln farkettiniz mi ?
0
oscar
(16.08.23)
(3)

poşe yumurta yaparken streç film kullanmak zararlı mı

beklenen buyuk istanbul depremi
kahvaltılarda poşe yumurta yaparken aşağıdaki videoda kullanıldığı gibi streç film kullanmaya başladım,https://www.youtube.com/watch?v=tGKK35lypkk&ab_channel=Arda%27n%C4%B1nMutfa%C4%9F%C4%B1videoda 2:48'de şöyle deniyor,"streç kullanmaktan çekiniyorsanız, net söyleyebilirim ki bütün restoran mutfakl
kahvaltılarda poşe yumurta yaparken aşağıdaki videoda kullanıldığı gibi streç film kullanmaya başladım,

www.youtube.com

videoda 2:48'de şöyle deniyor,

"streç kullanmaktan çekiniyorsanız, net söyleyebilirim ki bütün restoran mutfaklarında streç film ısıyı muhafaza etmek için benzeri şekillerde kullanılır, o yüzden hiç sorun yok"

ama restoranlarda kullanılıyor olması zararsız olduğu anlamına gelmiyor sanki. streç filmi bu şekilde kullanmanın bilinen bir zararı var mı, yoksa gönül rahatlığıyla kullanabilir miyim?
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(15.08.23)
Hayır restoranlarda kullanılıyor olması zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Bu tarz ürünler yüksek ısıda gıdaya doğrudan temas etmek için üretilmiyorlar.

Restoranlarda trans yağlar da çok kullanılıyor ama zararsız diyebilir miyiz? Elbette tel sefer yaptınız diye hastanelik olmazsınız ama alışkanlık haline getirmeyin bence. Zaten bu el alışkanlığıyla ilgili bir şey, eğer poşe yumurta seviyorsanız yapa yapa zamanla eliniz alışır ihtiyaç duymazsınız.

Yüksek ısıda gıdaya temas edebilecek malzemeler buna uygun hazırlanıyor.
0
akhenaten
(15.08.23)
Pose yumurta (poached egg) yapmak icin ozel tavalar var, severek kullaniyoruz. Turkiye'de satiliyor mu bilgim yok ama aklinizda olsun. "poached egg pan" diye aratirsaniz fikir verir.
0
sertac akin
(15.08.23)
Streç film yerine yumurtayı kepçeye kırarak da poşe yumurta yapabilirsiniz (kepçenin iç yüzeyini hafif yağlayın).
www.youtube.com
0
kobuzchu kiz
(15.08.23)
(2)

evinizdeki nem oranı

beklenen buyuk istanbul depremi
istanbul pendik'teyim, google'dan hava durumuna baktığımda şu an nem oranını %71 gösteriyor. evdeki xiaomi nem ölçere baktığımda %75 gösteriyor şu an, iki üç haftadır da %70'in altına pek inmiyor.merak ettiğim şu: evdeki nem oranının bu genel nem oranıyla benzer oranda seyretmesi doğal olan mıdır, s
istanbul pendik'teyim, google'dan hava durumuna baktığımda şu an nem oranını %71 gösteriyor. evdeki xiaomi nem ölçere baktığımda %75 gösteriyor şu an, iki üç haftadır da %70'in altına pek inmiyor.

merak ettiğim şu: evdeki nem oranının bu genel nem oranıyla benzer oranda seyretmesi doğal olan mıdır, sizin evinizde de bu civarlarda mı nem oranı? ne bileyim, evin içerisinde belki dışarıya göre nem oranı daha az olabiliyordur da, belki benim evin havalandırmasında vesaire bir ihtimal bir problem vardır diye soruyorum bu soruyu.

not: nemi azaltmak adına herhangi bir aksiyonun alınmadığı evleri merak ediyorum. benim evimde klima vesaire yok.
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(15.08.23)
Evin durumuna ve havalandırmasına da bağlı.

Benim evde bitki çok mesela, sulayıp duruyorum dışarıya göre daha nemli oluyor. Sabah %80 gösteriyordu ölümcül :D

Rutubetli bir evde daha da yüksek olur, esinti çıkarsa daha düşük oluyor. Elektrikli süpürge bile düşürüyor bazen.

Ama evet, dışarıyla arasında devasa bir fark olmuyor, eğer pemcereler açıksa. Pencereler kapalıysa çok değişken.
0
akhenaten
(15.08.23)
evde bol bitki var, sırf o yüzden nem ölçer de var. bitkilerin en kalabalık bulunduğu odada şu an nem %71, sabah %80'di. kışın bu oda bol bitkiye rağmen %37'lere düşüyo. şu an normalden daha fazla bi nem var istanbul'da o net.
0
a7x
(15.08.23)
(2)

yatırım fonu almak için yatırım hesabı şart mı?

dali dili havali korna
ben şart diye biliyorum ama geçen teb internet şubesinden yatırım hesabım olmaksızın da fon alış kısmından işlem yaptım. gerçi işlem yaptım da sayılmaz zira ben alış emri verdim ama sonra hesapta bir hareket olmadı 3 gün geçtiği halde. tuhaf olan şu, "yatırım hesabı açmanız gerekiyor" diye bir yönle
ben şart diye biliyorum ama geçen teb internet şubesinden yatırım hesabım olmaksızın da fon alış kısmından işlem yaptım. gerçi işlem yaptım da sayılmaz zira ben alış emri verdim ama sonra hesapta bir hareket olmadı 3 gün geçtiği halde. tuhaf olan şu, "yatırım hesabı açmanız gerekiyor" diye bir yönlendirme de olmadı sayfada. yatırım hesabı açma ekranı da çok çetrefilli teb'in, diğer bankalarda şipşak olurken bu işlem bunlarda bi ton şey çıkıyor, ben de o yüzden hesap açmaksızın fon almayı deneyim sonrasında.
0
dali dili havali korna
(15.08.23)
Düşük riskli fonlar için mümkün, ama her türlü fon alınabilir mi bilmiyorum o kısmı.

Fonlarda valör uzun olabiliyor, siz işlemi yapabildiyseniz olmuştur zaten. Olmayacak olsa baştan yaptırmazdı. Ayrıca 3 gün diye saydıklarınız arasında cumartesi ve pazar da varsa onları saymamalısınız, sadece iş günleri. Normalde fona göre 1-2 gün içinde fon alışı gerçekleşir ama yurtdışı fonu aldıysanız 4-5 güne uzayabilir.
0
akhenaten
(15.08.23)
hala hesaba gelmemiş fon, 5 iş günü oldu, ben sanırım fon aldım diye başka bir işlem yaptım:)
0
🌸dali dili havali korna
(15.08.23)
(5)

Vatoz saldırır mi

makbur
Denizde dalmadan yüzeyde gozlukle baka baka yüzen biriyim.Geçen sene 5 10 metre altimda görmüştüm, nispeten küçüktü ve hayranlıkla seyretmistim.Fakat bu sene dalgalı ve bulanık denizde yüzerken birden çıktı, 2-3 metre altimda 1.5-2 metre çapında bi vatoz gördüm ve açıkçası biraz panik olup geri dönd
Denizde dalmadan yüzeyde gozlukle baka baka yüzen biriyim.

Geçen sene 5 10 metre altimda görmüştüm, nispeten küçüktü ve hayranlıkla seyretmistim.

Fakat bu sene dalgalı ve bulanık denizde yüzerken birden çıktı, 2-3 metre altimda 1.5-2 metre çapında bi vatoz gördüm ve açıkçası biraz panik olup geri döndüm.

Denizde yüzerken bunların saldırısına uğrama ihtimali olabilir mi?

Not: dalmiyorum, deniz tabanında ve sığ yerlerde yürüyen ayak basan biri de değilim. Sadece yuzuyorum.

Konum: ege - güllük korfezi
0
makbur
(15.08.23)
hayır

"Manta rays are generally harmless to humans and are not known to attack unless provoked or threatened. However, it is important to give these animals their space and avoid touching or harassing them."
www.americanoceans.org

gerçi meşhur biri vatozdan ölmüştü. ama 1 kişi işte.
baktım Steve Irwin miş ama onu dikeniyle öldürmüş ama yine çok nadir bi olaymış

sen üstten baktıkça bi sıkıntı olmaz heralde o tv için yakınına gidiyo
0
lambırcek
(15.08.23)
nispeten küçük olarak tanımladığın iğne kuyruklu vatoz. oldukça zehirlidir. bu vatoz yüzünden ölen balıkçılar bile olmuş.

subilimleri.istanbul.edu.tr
0
killerbee
(15.08.23)
Türü nedir bilmiyorum ama bir dönemin ünlü belgeselcisi timsah avcısı steve vardı, kendisi bizzat vatoz saldırısından öldü.
0
akhenaten
(15.08.23)
@lambircek

Aynen sormam da bu sebepten aslında.

O adam çok yakın temastayken sokmuş vatoz, hatta kalbine çok yakın olduğu için oldu haberler vardı hayal meyal hatirliyorum.

Yani demek istediğim ben şu yüzeyinde kendi halinde takılan biriyim bu tarz bir saldırı hiç yaşanmış mi bilginiz var tadında bir soruydu :)
0
🌸makbur
(15.08.23)
Kolay kolay saldırmaz. Kendini köşeye sıkışmış ve saldırı altında hissederse saldırır.

Normalde kaçacak yeri olduğu sürece kaçar.
0
burfak
(15.08.23)
(12)

hostesler neden hep güzel?

emenius sleepus
bu işin mantığı nedir? hepsi normal standartlara göre aşırı güzel fizikli kadınlardan oluşuyor. servis yapılırken çevreme bakıyorum bütün yolcular da hayvan gibi bakıyorlar. tek ben böyle düşünmüyorum galiba. bir tane ortalama tipli görmedim. hostlar da keza öyle uzun boylu yapılı güzel saçlı yakışı
bu işin mantığı nedir? hepsi normal standartlara göre aşırı güzel fizikli kadınlardan oluşuyor. servis yapılırken çevreme bakıyorum bütün yolcular da hayvan gibi bakıyorlar. tek ben böyle düşünmüyorum galiba. bir tane ortalama tipli görmedim. hostlar da keza öyle uzun boylu yapılı güzel saçlı yakışıklı herifler.

neden özellikle über güzel kızlarla yakışıklı erkekleri seçiyorlar? modellik mi yapıyor ki bu insanlar, güzel fizikli insanlara gereksinim duyma sebepleri nedir?
0
emenius sleepus
(14.08.23)
tip, para gibi. her sey degil belki ama cok cok cok sey.
0
baldur2
(14.08.23)
Çok da güzel olmaları gerekmiyor aslında, siz daha çok fiziğe odaklanmışsınız gibi.

Bu tip alanlarda genellikle belli bir dress code oluyor, kıyafet kalitesi belli bir standartta tutuluyor ve kişisel bakım konusu önemseniyor. Hatta birçok yerde kıyafet, ayakkabı makyaj malzemesi vs. alınması için ekstra para alınıyor hostesler için durum böyle mi bilmiyorum gerçi.

Güzellik, yakışıklılık kavramları büyük oranda bununla ilgili zaten. Boşuna demiyorlar çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır diye. Kişisel bakım mucizeler yaratır.
0
akhenaten
(14.08.23)
Türkiye'deki şirketler biraz daha dikkat ediyor bence.(sadece güzel değil erkekler de yakışıklı oluyor genelde) Özenli bir görüntü güven veriyor bence, mantıksız değil. Fakat British Airways'e, Easyjet'e falan binince daha orta yaşlı standart insanların hostes olduğunu görmüştüm.
0
nhk ni youkosu
(14.08.23)
Arkadaşım hostes, kendi aralarında bir estetik yarışı var.
0
batsinbudunya
(14.08.23)
@nhk ni youkosu'nin söylediğini yazacaktım. Onaylamış olayım madem, özellikle Easy-Jet ile uçarken, "ya bu teyze hala çalışmak zorunda mı evinde otursa rahat rahat" diyeceğiniz bir sürü hostes var. Bırakın güzelliği, kadın zar zor hareket ediyor gibi. Sanırım bizim gibi materyalizmin dibine vurmuş ülkelerde daha çok oluyor bu.
0
quaker
(14.08.23)
İşe alınırken fiziğin önemi bu olsa gerek. Bilerek güzel olanları seçiyor olabilirler.
0
volkandemircan
(14.08.23)
Ben de bizim dikkat ettiğimizi düşünüyorum belki emirates falan,
Alaska airlinesta kilodan hareket edemiyorlardı, amerikan havayollarında hiç bizimkiler gibi host/hostes görmedim.
0
wishmaythşngs
(14.08.23)
@akhenaten bence güzellik büyük oranda fizik ile ilişkili zaten. o yüzden onu belirttim özellikle. bakımlıdırlardır belki ama ben o kızların dümdüz gezseler de işteki gibi olmasa da ortalamadan güzel olduklarını düşünüyorum. sokakta gördüğüm diğer kızlar gibi olmuyorlar, daha güzel oluyorlar. özellikle seçip alıyorlar gibi. onu tuhaf bulmuştum.
0
🌸emenius sleepus
(14.08.23)
yazdığınızın aksine ben günümüzdeki hosteslerin o kadar da güzel olduğunu düşünmüyorum. eskiden daha güzelleri seçiyorlarmış.

havayolu biraz da prestij işi. hostesler sonuçta havayolunu temsilen orada bulunuyor, müşteri ile yani yolcu ile doğrudan temas kuruyor ve ev sahibi konumunda oluyor.

bu insanların en güzel görsellik ve davranışa sahip olmasını bekler yolcular.
0
tabudeviren
(14.08.23)
hostes olmanın fiziksel nitelikleri var, boy, kilo, görünür yerde yara,ameliyat, dövme olmayacak, saç kesimi şöyle olacak vs. vs. vs. kılık kıyafet, davranış kodları baya bir eğitimden geçiyorlar. meslek sırasında kaza geçirip yaralanırsa, kalızı iz falan olursa mesleğe devam edemiyor.

dünya güzelleri gibi değil ama hoş hanım ve beyler var evet. eskiden baya baya model gibi kişileri alıyorlarmış, uçmak daha pahalı, görece zenginler uçuyor, onlarında hepsi erkek, rekabet'de var, müşteri çekmek için en güzel kızları, en yakışıklı erkekleri arıyorlarmış. her bir alan için. yani sadece hostesler değil resepsiyondan temizlikçisine kadar.

Bu davranış müşteri profilinin değişmesi ile birlikte zamanla değişerek güler yüzlü hoş kişiler olarak devam ediyor.

buradaki amaçlardan biri de sizi iyi hissettirmek, dövmeli, façalı, saçları kazıtılmış biri görseniz stress'e girersiniz, otobüsde bir yere inersin de uçakta inemezsin, zamanla gerilirsin saçmalarsın, hoş insanların yanında biraz daha rahat edersin, stress seviyen azalır.
0
selam
(15.08.23)
bir sürü para verdiğin bi ulaşım aracında sana görsel olarak hitap etmeyen insanların mı hizmet etmesini istersin, yoksa çıtı pıtı alımlı güzel kadınların mı? bariz yolcu çekmeye çalışıyorlar işte.
bu arada ben de bayağı güzel olduklarını düşünüyorum özellikle türkiyedekilerin. eğer ortalama bir tip görüyorsanız onun mutlaka ingilizceden başka bir dili vardır, ondan olmuştur. aynı zamanda donanımlı da oluyorlar öyle eğitimsiz insanlar değiller.
0
melodramaticfool
(19.08.23)
çünkü boy ve kilo kriterleri var işe girişte
bu sınırları aşarsan ücretsiz izinle telafi etmeni bekliyorlar
gerisi yüz güzelliği ve bu işi yapmak isteyen insanların özgüvenli ve dış görünüşü iyi insanlar olması
biraz da ik seçiyor tabi
çirkin olduğunuz için elendiniz şeklinde beyan etmedikleri sürece sorun yok
0
bir soru sorcam
(19.08.23)
(1)

Kendimi kandırmam hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

madurumdamadurum
Uzun bir yazı olacak okuduğunuz için teşekkürler :) Öncelikle 2 yıla yakın süren bir ilişkim var ancak genel anlamda huzursuz olduğum bir şeylerin yanlış olduğu konusunda sürekli çeliştiğim ve düzeltmeye çalıştığım bir ilişki türü bu.Bunun öncesinde yaşamış olduğum ilişkiyi unutamıyorum halen aklıma
Uzun bir yazı olacak okuduğunuz için teşekkürler :)
Öncelikle 2 yıla yakın süren bir ilişkim var ancak genel anlamda huzursuz olduğum bir şeylerin yanlış olduğu konusunda sürekli çeliştiğim ve düzeltmeye çalıştığım bir ilişki türü bu.
Bunun öncesinde yaşamış olduğum ilişkiyi unutamıyorum halen aklıma geliyor ve gerçekten mutlu olduğumu hissettiğim bir ilişkiydi uyumumuz harikaydı yan yana gelsek eğlenceden geçilmeyen cinsten, niye bitirdim diye sorarsanız yaş olayını geçiyorum aramızda 3 yaş vardı ki bu sorun değil bence , asıl sorun aileler idi yani; açıkçası benim tek ailem abim ve onun ailesi dört dörtlük herkes iyi kötü bir şekilde bir arada huzurlu bi aile tablosu çizebilirim, benim korkum beni bu şekilde kabul etmeyecekleri etseler dahi sorunların baş göstereceği ona uygun bir eş olamayacağım gibi konulardı ki yaşlar da o zaman 21-23 dü. Evet bazı konularda beni anlayamazdı ondan bunu beklemedim çünkü hem hayat tecrübesi yeni edinmeye başlıyor hemde geç atılmıştı hayata yine de çok daha iyisini hak ettiğini düşündüğümden ayrılma kararı aldım belki dedim hayatına daha iyisi girer iyileştirir daha iyi yerlerde olur ancak 2 yıldır takip ediyorum ara sıra birilerini almayı denedi ancak olmadı yapamadı gözlemlediğim kadarıyla ve bu süreçte bazen ( 2 kez sadece 2 yıl içinde ) konuştuk, hala benimle birlikte olmak istediğini ( ki bende böyle düşünsem bile yanlış bir şey olduğunu düşündüğümden bu tarzda görüşmedim kendisiyle ) belirtti, şuanda da aynı durumda devam ediyor, benimde ayda birkaç kez olsa dahi aklıma geliyor zaten şuan olsaydık ne güzel olurdu vs vs. gibi.. Her neyse şuanki ilişkime bu şekilde devam edemem sonuçta buda akılda aldatmak sayılıyor hoş birşey de değil o sebepten şuan yaşadığım ilişki ne kadar toxic olsa dahi devam ettim düzeltmeye çalıştım çok tartıştım çok görmezden gelindim belki değer bilinmedim ki değersiz hissettiğim çoook zaman oldu dile getirdim anlaşılamadım, suçlu oldum geçiştirildim. Tüm bunları nyyanında çevremden ayrıl şundan seni hak etmiyor senin gibi minimal anlayışlısını bulmuş afedersiniz ... arıyor, bu kişinin de ailesi var ama darma duman bişeyler annesi başka adamlar gayri resmi yaşıyor babası aptal insanlarla gününü gün ediyor zaten kendisini babannesi büyütmüş filan falan herşeye rağmen aile önemlidir ama pek düşünmedim sonuçta o isteyerek yaşamadı tüm bunları diye devam ettim ancak son günlerde aşırı yormaya başladı örneğin bir sorun oluyor sorun benden kaynaklı değil tamamen kendi sorumsuzluğu ama yine de sürekli yaptığı gibi bahanesini bulup bana çeviriyor okları filan sonra bende doğal olarak böyle bir insanlar tartışma istemediğimi söyleyip konuyu kapatıyorum oda bunun işine geliyor son zamanlar aşırı sallantıdayız oturup düzgün sohbet bile etmiyoruz zaten sürekli evine çağıran bir tip 1 aydır görmeye gitmiyorum oda sağolsun bir hafta boyunca izinliydi bir kez bile iş yerime gelip beni alıp bişeyler yapmadı bunu bile söylediğimde bahane buldu bana attı topu bende konuyu kapattım kısacası yoruyor tüm bunların yanında kendisi istanbulda yaşıyordu sözde benim için bursaya yerleşti ki sanmıyorum çünkü istanbulda birilerini çarptı filan onlardan korktu bence ki buraya geldi ki herkes aynı şeyi söyledi her neyse diyorum iyi en azından tartışmıyor kavgası bağırması şiddeti şimdilik yok filan falan bunlarla kendimi avutup duruyorum. Yanlışı doğruyu ayırt edemiyorum artık bitirmek istiyorum bitiremiyorum şu düşünceden dolayı; ya elle tutulur sebep değil sanki bunlar çözülür heralde avutmalarıyla kendimi kandırıyorum günden güne. Sıkıştım kaldım kısacası . Ne yapsam bilmiyorum.. Ne yapayım sizce fazla mı saflık yapıyorum böyle birine karşı?
0
madurumdamadurum
(14.08.23)
Kişisel almayın ama sizin gibi insanlar beni sinirlendiriyor.

Yani düzgün giden bir ilişkiniz varmış ama "onun ailesi çok iyi benim hayatım düzenli değil" gibi sizin karar verici olmadığınız bir konu yüzünden bitirmişsiniz. İnsanlar kendileri ve kendi ailelerinin geleceğiyle ilgili kararları kendileri alabilirler, sizin onların iyiliğini düşünmeniz gerekmiyor. Çok arabesk bir bakış açısı bu.

Bundan sonra zannediyorum ki "size daha uygun" olduğunu dülündüğünüz birini bulmuşsunuz ama şansa bakın ki uygun olmadığını fark etmişsiniz. Çok da şaşırtıcı değil aslında.

Yani iyi anlaştığınız, sizin için uygun olan işlerin tıkırında yürüdüğü tarzda bir karakteri bırakıp bunun tam tersi bir karakterle birlikteliğe başladığınızda işlerin ters gideceği beklenen bir durum.

Yaptığınız şeyin adı "self-sabotage" kendi kendinizi sabote etmişsiniz. Ayrıca sizin için kıymetli birini bulup bu ilişki için görece büyük zorluklarla uğraşmayı seçmek yerine tamamen bırakmayı tercih etmeniz bence ayrıca bir konuşmayı hak ediyor.

İşin trajikomik yanı ne yapmanız gerektiğinin ve nasıl bir birlikteliğin sizi mutlu edeceğini gayet iyi biliyorsunuz. Bile bile yapmışsınız.

Biraz agresif olduysam özür dilerim ancak bence silkelenip kendinize gelmelisiniz.
0
akhenaten
(14.08.23)
(3)

partnerlerden sadece biri prep kullansa yetiyor mu?

fakat
birçok siteye baktım ama bulamadım. almanya'dan arkadaş gelecek ve orada prep ulaşması çok kolaymış, burada 2832 tl gözüküyor, şimdi bu hap hem bulaşmasını hem de bulaştırıcılığı önlüyorsa biri kullansa yeter gibi sanki? kesin bilgisi olan var mı?
birçok siteye baktım ama bulamadım. almanya'dan arkadaş gelecek ve orada prep ulaşması çok kolaymış, burada 2832 tl gözüküyor, şimdi bu hap hem bulaşmasını hem de bulaştırıcılığı önlüyorsa biri kullansa yeter gibi sanki? kesin bilgisi olan var mı?
0
fakat
(14.08.23)
PrEP hiv ile enfekte olmamış kişiye bulaşı önlüyor. Zaten hiv pozitif olan kişi kendi ilaç tedavisini alıyor olmalı, bu prepin dışında bir durum. Prepin açılımı zaten "pre-exposure" prophylaxis.

Ayrıca prep için hangi ilaç kullanılıyorsa kullanan kişinin dozları düzenli alması gerekiyor. Buna rağmen tam anlamıyla korunma söz konusu değil, kondom aksatılmamalı, prepin esas amacı bir şekilde kondomun başarısız kaldığı (bozuk kondom, patlak kondom vs.) durumlarda bulaşı önlemeye katkı sağlamak. Esas korunma yöntemi kondom.

Dolayısıyla bulaştırıcılık konusunda prepten bahsedilemez, bu açıdan hakkında bir şey bulamamanız normal. Prep bulaş olmayan kişinin aldığı önlemdir. Hiv pozitif kişinin kendi ilaç takvimine uyması gerekir. Prep ilaçları da zaten hiv ilaçları aslında ama dozları ve kombinasyonları farklı oluyor.

Özetle prep sadece enfekte olmamış kişi için ve %100 koruma sağlamaz. Kullanılması fazlasıyla etkili, ancak tek başına ana korunma yolu değil. Prep için bir takvim oluşturmak için de doktora başvurmalısınız, ilacı kullanmaya başlamadan önce bir enfeksiyon doktoruyla görüşün.
0
akhenaten
(14.08.23)
Cevabı net olarak anlayamadım, prep hakkında yazdığınız çoğu şeyi buldum zaten. Hiv pozitif değilim. Sadece bunu önlem olarak alacağım, kullanan kişiye bulaşmasını büyük oranda azaltıyor, ama karşı taraf halihazırda zaten kullanıyorsa ve ben kullanmiyorsam benim için bir etkisi yok, doğru anladım değil mi? Ben kişinin kendisine olduğu kadar, karşı tarafa bulaşmasını baskılayan bir ilaç olabileceğini düşündüm.
0
🌸fakat
(14.08.23)
Prep hiv+ olup hiv pozitif olduğunun farkında olmayan ya da bunu size söylemeyen biriyle ilişkiye girdiğinizde bulaş riskini azaltmaya yarıyor.

Siz partnerlerden biri kullandığında diğerini korumuyor mu diye sorarken askında hatalı bir senaryo çiziyorsunuz. Partnerlerden ikisi de hiv negatifse zaten prep kullanmaya gerek yok. Eğer partnerlerden birisi hiv pozitifse ve pozitif kişi bunun farkında değilse ve prep kullanıyorsa prep enfekte kişideki virüs yoğunluğunu baskılayacak kadar etkili bir yöntem değil dolayısıyla bulaşı önlemez. Bu kişinin kendi ilaç tedavisini alıyor olması gerekli, prep sadece hiv negatif kişiyi riskli bir ilişkiden korur.

Dolayısıyla kendi durumunuzdan ve karşınızdaki kişinin durumundan emin değilseniz öncelikle test yaptırmalısınız. Eğer testleriniz negatifse prep kullanmaya hiç gerek yok zaten. Eğer prepi sadece biriniz kullanacaksa prep kullanmayan kişi kendini riske atmış olur.
0
akhenaten
(15.08.23)
(1)

Belgrad ormanı mangal

uzun kulaklı yalnız tavşan
Yasak mı acaba? Yakın zamanda giden oldu mu? Ormanlarda mangal yasağı var ama mesire kısmında serbest dediler. Oğlumuz için gidicez emin olmak istiyorum.
Yasak mı acaba? Yakın zamanda giden oldu mu? Ormanlarda mangal yasağı var ama mesire kısmında serbest dediler. Oğlumuz için gidicez emin olmak istiyorum.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(12.08.23)
Ben 2 hafta önce gittim, gitmeden sordum yasak diye bilgi verdiler ben de mangal olmadan gittim ama hiç yasak yokmuş gibi her şey olağan akışındaydı mesire yerinde. Neşet suyu ve ırmak tabiat parklarında öyleydi en azından. Başka parklarda yasağı uyguluyorlarsa bilmiyorum.
0
akhenaten
(12.08.23)
(3)

Likör ve kanyak nasıl içilir?

slm ben yalnız komando yasin
Biraz garip olacak ama kanyak ve likör hiç içmedim? nasıl içilir bunlar soğuk mu olacak yoksa oda sıcaklığında mı? Bira gibi lüp lüp içilir mi bunlar?
Biraz garip olacak ama kanyak ve likör hiç içmedim? nasıl içilir bunlar soğuk mu olacak yoksa oda sıcaklığında mı? Bira gibi lüp lüp içilir mi bunlar?
0
slm ben yalnız komando yasin
(12.08.23)
konyak genelde sek içilir. özel konyak bardağı vardır. 4-5 cl olarak bardağa konur ve oda sıcaklığında içilir. digestive bir içkidir ve genelde yemeklerden sonra içilir. bira şarap ya da diğer kokteyller gibi bardak bardak içilmez yakar zaten boğazınızı.

lkör de genelde yemeklerden sonra içilir ve onun da porsiyonu 4-5 cl'dir. tatlılarla ya da kahve yanında içilebilir. bu da genelde oda sıcaklığında içilen bir içki olmakla birlikte ben hem konyak hem de liköre bir parça buz atıp içebilirim. ama tabi su tadını seyreltir.

konyak ve likörlerin dahil olduğu kokteyller illa ki var ama xo bir konyak da kokteyl içine konarak murdar edilmez

grand marnier olsa da iç"sek" :)


www.youtube.com
0
exlibris
(12.08.23)
Likörün yelpazesi çok geniş, sayısız çeşit likör var. Limoncello gibi bazıları yazın gider, jagermeister gibi baharatlı likörler genelde kışın gider. Baileys gibi kahve likörleri hazırlanışına göre yazın da kışın da gider.

Bazı likörler kokteyl olark iyidir, nane likörü gibi bazı likörler genelde sek içilir...

Sonu yok hiç
0
akhenaten
(12.08.23)
kötü olan her ickiyi soguk icebilirsiniz. cok iyi bir konyagi tabii ki oda sicakliginda icersiniz.

Likörlerde seker-asidite dengesi iyi tutturulmamissa buz gibi icebilirsiniz.

Ikisi de yüksek alkollü icecekler, koca bardaklara konulup lüp lüp icilmez.
0
buf-e kür
(12.08.23)
(5)

f/p kurutma makinesi önerileriniz nelerdir

eli peynir ekmekli
kedili eve kurutma makinesi almayı planlıyorum. banyoda koyacak yer yok. herhangi bir odaya konulabilir mi? f/p önerileriniz, deneyimlerinizi duymak isterim. teşekkürler.
kedili eve kurutma makinesi almayı planlıyorum. banyoda koyacak yer yok. herhangi bir odaya konulabilir mi? f/p önerileriniz, deneyimlerinizi duymak isterim. teşekkürler.
0
eli peynir ekmekli
(12.08.23)
bazı modellerde su haznesi oluyor, pis su bağlantısı istemedikleri için herhangi bir odaya koyabilirsiniz, ona dikkat ederek araştırın. çalışırken odayı biraz ısıtacak, haliyle biraz gürültü de yapacak ama uygun bir oda varsa bence olabilir.

arçelik/beko/grundig modellerine bakabilirsiniz ama muhakkak uzatılmış garanti alın.
0
orient blue
(12.08.23)
2 sene önce vestel aldık içindeki kilo sınırına riayet ederseniz öyle aman aman ses yapmıyor. istediğiniz yere koyabilirsiniz.kendi içinde su haznesi var. alttan gideri de var isteğe bağlı kullanılabilir.inanılmaz tüy kıl topluyor bu arada....yeni yıkanan çamaşırda daha neler varmış dedirtiyor.
0
seindfeld
(12.08.23)
yıllardır fönsan kullanıyorum, çok memnunum
0
gadlemler
(12.08.23)
Arçelik kullanıyorum, memnunum. evet su haznesi olan modeller priz olan her yere koyulabiliyor. Ayrıca ölçüleri aynıysa çamaşır makinasının üstüne de taktırabiliyorsunuz eğer aklınıza gelmediyse söyleyeyim dedim.
0
akhenaten
(12.08.23)
arçelik 900km kullanıyorum, mutluyum.
0
gurur
(12.08.23)
(6)

Ben nasıl kol saati kullanacağım?

slm ben yalnız komando yasin
Bana akıl verin duyurunun deha insanları. Ne zaman kol saati taksam bileğim kaşıyor ve bir sürü sivilce çıkıyor. Kol saati takmasını çok istiyorum ve seviyorum ama bu alerjiden dolayı takamıyorum. Yok mu bunun bir çaresi?
Bana akıl verin duyurunun deha insanları. Ne zaman kol saati taksam bileğim kaşıyor ve bir sürü sivilce çıkıyor. Kol saati takmasını çok istiyorum ve seviyorum ama bu alerjiden dolayı takamıyorum. Yok mu bunun bir çaresi?
0
slm ben yalnız komando yasin
(10.08.23)
kordonunun malzemesindendir o. farklı materyaller denediniz mi?
0
orient blue
(10.08.23)
valla casio edifice modelini önerdiler yapmıyormuş alerji ama cesaret edemedim. Acaba belli bir metale mi karşı alerjim var?
0
🌸slm ben yalnız komando yasin
(10.08.23)
muhtemelen nikel alerjisidir. cogu saatte paslanmaz celik kasa kullanilir. paslanmaz celikte de bulunuyor nikel.

titanyum kasa saatlere bakabilirsiniz. nikel bulundurmayan celik kasa saatlere bakabilirsiniz. plastik kasa olabilir vs.
0
antikadimag
(10.08.23)
Hastanede durumu anlatıp alerji testi yaptırın.

Belirtiler tüm bileğinizdeyse büyük ihtimal kordondandır, saatin temas ettiği yerde yoğunsa saatin metalindendir. Bu açıdan alerjik reaksiyon gösteren bölgeyi de tarif etmeyi ihmal etmeyin doktora.
0
akhenaten
(10.08.23)
Aa bu benim :)

Bendim.

Yukarıdaki tavsiyelere üşenirseniz diye yazayım.

Ben o plastik kayışlara alerjeniğim. Metal kayış aldım çözüldü. En son ihtimal bez kayıştı. Belki işinize yarar.
0
baldan kaymak
(10.08.23)
Awd metal kordon takınca alerji oluyor. plastikte sorun yok.
0
🌸slm ben yalnız komando yasin
(11.08.23)
(6)

alkol ve araba kullanma anksiyetesi

inheritance
alkollü araba kullanmaktan bahsetmiyorum.evde tek araba kullanabilen siz iken, evdekilere bir şey olur acil hastaneye götürmek gerekir diye bir şeyler içmekten kaçındığınız oluyor mu?
alkollü araba kullanmaktan bahsetmiyorum.

evde tek araba kullanabilen siz iken, evdekilere bir şey olur acil hastaneye götürmek gerekir diye bir şeyler içmekten kaçındığınız oluyor mu?
0
inheritance
(10.08.23)
Ortada hiçbir şey yoksa olmuyor, evde araba da bulunmayabilir mesela, ya da araba arıza da yapabilir, yol kapalı olabilir, acilde sorun olabilir her şey olabilir. Buna karşın taksi, ambulans kullanılabilir veya komşudan şoför olması rica edilebilir.

Tabi evde her an hastaneye gitmesi gerekebilecek bir hasta varsa durum değişir, dikkat ederim elbette. Örneğin astım hastası vardır ne bileyim kalp hastası vardır... Ama ortada bir sorun yokken yaşamıyorum bunu.
0
akhenaten
(10.08.23)
Evet zaman zaman oluyor.

O gibi zamanlarda dört tane içeceksem iki tane içiyorum tamamen vazgeçmiyorum onu da söyleyeyim :D
0
chicha_v2
(10.08.23)
Örneğin siz acil hastaneye yetiştireyim diye ayık kalmışsınızdır, sonra gerçekten hastanelik bir durum oluşmuştur ancak hastaneye ulaşana kadar sorun olmuştur. Halbuki alkol almış olsanız ambulansı arayacaksınızdır ve onlar hasta evde hareketsizken ilk müdahaleyi yapıp hastaneye daha kontrollü bir şekilde ulaştırabilecektir. Keşke alkollü olsaymışsınız o halde...

Demem o ki, tedbirli olmak iyi ama bazen zor durumda da kalabiliyor insan. O beklenmedik durumlarda da olayın bütün sorumluluğunu üstünüzde hissetmeniz yanlış, çünkü sonucu kestirmek çok zor.
0
akhenaten
(10.08.23)
Olmuyor. Birincisi evin karsisi kocaman, tam teskilatli hastane. Ikincisi, taksi var, iki üc dakika olmadan geliyor kapinin onune.
0
buf-e kür
(10.08.23)
hayatta aklıma gelmezdi. cok az bira falan ictiysem kullanirim zaten onun disinda sarhoslugu hos karsilamadigim icin cok icmem
0
mess
(10.08.23)
bu normal değil bence. özel bir durum yoksa her an bir şey olacakmış gibi düşünerek yaşanmaz.
0
bohr atom modeli
(11.08.23)
(7)

afrika'daki bu ülkeler hk söylenen bu sözler doğru mu

biseysorcaktim
https://pbs.twimg.com/media/F2h-JPtXcAArjJx?format=jpg&name=largebu ülkelerin tarihini bilmediğim için merak ediyorum. çünkü bu caps'te yer alan ifadelere benzer ifadeler çok kez duydum. afrika'yı sömüren, onları köleleştiren bi çok ülke var. ama hiç sömürü olmasaydı da acaba yine benzer durumda ola
pbs.twimg.com

bu ülkelerin tarihini bilmediğim için merak ediyorum. çünkü bu caps'te yer alan ifadelere benzer ifadeler çok kez duydum.

afrika'yı sömüren, onları köleleştiren bi çok ülke var. ama hiç sömürü olmasaydı da acaba yine benzer durumda olacak mıydı?

caps'teki ülkelerde hala beyaz adam etkisi var mı?

(cevapları yarın okuyacağım, teşekkürler)
0
biseysorcaktim
(10.08.23)
tarihlerini bilmem ama bu durum tavuk yumurta ilişkisini hatırlatıyor bana.

sömürüldükleri için mi geriler yoksa zaten geri oldukları için mi gelen direkt sömürebildi/sömürebiliyor? bence ikisi de birbirini besliyordur.
0
nhk ni youkosu
(10.08.23)
Dünyada hiçbir devlet diğerlerinin refahı için uğraşmıyor bence en önemli nokta bu. Birlikte hareket eden devletler dahi kendi grupları içerisinde öne çıkmak için politik münakaşalara giriyor.

Yani refaha ulaşan devletler bunu hiçbir zaman başka devletlerin yardımlarıyla değil, aksine kendilerini bastırmak istemelerine rağmen yapıyor.

Bu açıdan bence evet, bu kadar yine böyle olurlardı.

Toplumların da kişiler gibi belli öncelikleri olur. Eğer toplum eğitim, gelişim, strateji gibi konuları önceliklendirmek yerine daha farklı arayışlara girer ve bu süreçte de diğer devletler tarafından dokunulmamak isterse bu gerçekçi bir beklenti olmaz. Dünya böyle işlemiyor, hiçbir zaman böyle işlemedi, hiçbir zaman da böyle işlemeyecek sanırım.

Bakın devletler içerisinde, o devletin karakterine göre o ülkenin vatandaşları görece eşit haklara ve fırsatlara sahip olabilir ancak ülke sınırlarından çıkıp ülkeler arası ilişkilere gelindiğinde tamamen orman kuralları hakim.

Ülkeleri birer kişi gibi düşünüp yaptıklarını kafanızda canlandırınca bu daha iyi görülüyor.

Keşke böyle olmasa, ama bunun böyle olmaması için ya dünyadaki bütün ülkelerin masayı devirmeden bir uzlaşı içine girmesi gerekiyor ya da dünyanın tek bir elden yönetilmesi. İkisi de çok mümkün değil.
0
akhenaten
(10.08.23)
Tanzanyada bulundum. halkta inanılmaz bir ingiliz hayranlığı var. bize medeniyet getirdi para getirdi turizm getirdi diyolar. kimse bizi sömürdü demiyo. çünkü sömürülmeden önce daha kötü durumdalarmış.
0
hobarey
(10.08.23)
Bu son zamanlarda sağcılar tarafından popülerleştirilen "Ya sömürdük, köleleştirdik de sanki yapmasak farklı olacaktı" söylemi. Ülkelerin gelişmişliği, medeniyet seviyesi vb. tartışılır ancak bu durum Afrika'nın neredeyse tüm yakın tarih boyunca sömürüldüğü ve ülkelerin şu anki hallerinin kökenlerinde de bunların etkisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Batılı ülkeler her fırsatta doğal kaynaklarını sömürmüş, insan kaynağını köleleştirmiş, daha kolay nüfuz edebilmek için farklı kabile ya da ülkeleri birbirine düşürmüş, işlerine gelmeyen biri iktidara geldiğinde darbe yaptırmış... Bunların hepsi yıllar boyu, tekrar tekrar yaşandıktan sonra "Yea zaten onlar olmasa da farketmezdi" demek bir nevi "Bu ırkların kendisinde bir problem var; beyazlar kadar ahlaklı/akıllı/çalışkan/kontrollü değiller" demek.
0
salihdt
(10.08.23)
Corumlu Amir diye bir youtube kanali var, adam çad'li, supermarket videosunda, somurgenin modern bir sekilde devam ettigini soyluyordu. Tipki ingiltere-hindistan'da oldugu gibi, hammadde satin alip islenmis urunu cok daha pahaliya satiyorsun, marketini domine ediyorsun. Yoksa illa boynuna tasma takilmiyor.

"Tufek mikrop celik" diye bir kitabi oneriyorlar ben de okuma firsati bulamadim.

Bir de kimse somurmese dahi, adamlarin topraklari corak, yagmur yok, hava asiri sicak bunlar da etken. Kitap buna da deginiyordu herhalde.

Benim arkadasin arkadasi da fasli. O da seviyor fransayi, "somurulmek harika bir sey" demiyor tabi. Somurulme olarak gormuyor. Yapabilecegin bir sey de yok sonucta.
Cok sukur tarih boyunca bagimsiz olmusuz. O duygulari anlamamiz biraz zor bence bu nedenle.
0
WithWorth
(10.08.23)
Bu herseyin sorumlusu Amariga ve İsrail diyenlerin uydurduğu temelsiz bos masal.

Modern devletlerin sekillendigi ve sanayilesmenin de costugu 19.20. Yüzyıllarda bu afrika devletleri gevşek feodal/kabile düzeninde yaşıyorlardı. Haliyle teknoloji yok onu geç artı ürün yok. Kabile savaşları var. Üstüne coğrafya çoğu yerde modern bir devletin devamlılığını sağlayacak kaynaklardan yoksun.

Haliyle sömürüye işgale ilhaka çok açıklar.

Avrupa devletleri kaynakları ve insan gücünü sömürdü lakin somurebilmek için bile bir teknolojik altyapı hizmeti sağladılar. Yani tamamen kendi hallerinde bırakılsalardi bugünkünden daha beter olacaklardı.

Yani somurulmeselerdi mutlu mesut yaşayamayacaklardi. Ezbere konuşmalar hep.
0
wilhelmwasmuss
(10.08.23)
doğru biraz ya. ulusların düşüşü diye bir kitap var burada detaylı anlatıyor. bu biraz sarmal gibi bir şey. bundan kurtulmak mümkün değil pek. bu bazen halkların elinde olmayan nedenlerden oluyor. ülkenin içinden geçen nehir bile etkili olabiliyor bu tarz şeylerde.

merkeziyetçilik veya feodalite gibi orta çağ sistemleri bile bugünün medeniyetlerinde mimari, sanat, ekonomi gibi olguları etkiliyor.

keza bizim bugünkü durumumuz binlerce yıllık geleneğin bir sonucu. insanlar böyle. atatürk uğraşmış ama olmuyor tam olarak hiçbir zaman.
0
bohr atom modeli
(11.08.23)
(2)

düşünce kartları oluşturmak (kitap sorusu)

ahm1
kitabı okuyorum mesela nihilizm ile ilgili bir şey geçiyor ve beğendim o cümleyi, "nihilizm" başlıklı bir "kart" (veya ismi ne ise, kullanışlı bir şey olması lazım) oluşturacağım ve oraya kopyalıcam. sonra mesela başka bir cümle gördüm, onu "modernizm" başlığına atıcam. başka bir kitapta nihilizm il
kitabı okuyorum mesela nihilizm ile ilgili bir şey geçiyor ve beğendim o cümleyi, "nihilizm" başlıklı bir "kart" (veya ismi ne ise, kullanışlı bir şey olması lazım) oluşturacağım ve oraya kopyalıcam. sonra mesela başka bir cümle gördüm, onu "modernizm" başlığına atıcam. başka bir kitapta nihilizm ile ilgili cümle görürsem onu da nihilizm başlığına atıcam vs.

bunu notion'da en efektif şekilde nasıl yapabilirim? ya da başka bir uygulama mı kullanmak lazım?

teşekkürler.
0
ahm1
(09.08.23)
Bunun benzerini ben yaptım, sonuçta şöyle oluyor;

"Ya dur bi söz vardı tam bunla ilgili "ajdjsjs" gibi bir şeydi, nereye koydum bunu acaba heralde nihilizmdedir ama absürdizme de girer aslında. Bakalım burda mıymış? Yok. Absürdizmde o zaman, bakalım, orda da yok. Tüh, şuralarda mı acaba? Yok. Kim bilir nereye koydum. Neyse... Öyle bir şey vardı işte şimdi bulamayacağım"

Oluşturduğunuz şey kendi başına baştan sona okumak için güzel ama eğer bunu yapma sebebiniz doğrudan o sözleri kolayca bulma amacı taşıyorsa çok pratik olmuyor.

Her kitap için ayrı notlar almak daha mantıklı, çünkü hikayenin genelini düşününce sözün hangi kitapta olduğunu hatırlamak daha kolay.

Ben kitap notlarını excelde tutuyorum. Hem yaygın bir program hem de kolay organize ediliyor. Böyle durumlarda spesifik bir programa bağlı kalmak iyi olmuyor atıyorum not tutmaktan uzaklaşuyorsunuz, bir sene sonra tekrar heveslenşyorsunuz ya da bilgisayarı falan değiştiriyorsunuz uğraşmak zor oluyor.
0
akhenaten
(10.08.23)
bununla ilgili şöyle bir yazı yazmıştım,

philocoder.medium.com

anahtar terimler: kişisel bilgi yönetimi (personal knowledge management) ve zettelkasten
uygulama: obsidian

dilediğinize en sağlıklı şekilde ulaşabilmeniz için "başlık"lar kullanmak yerine "etiket"ler kullanmanız gerekiyor. yani, sadece beğendiğiniz cümle için atomik ayrı bir not dosyası oluşturacaksınız, bu dosya içerisine cümlenin kendisiyle beraber "#modernizm", "#nihilizm" gibi istediğiniz sayıda etiket dahil edebileceksiniz, bu sayede modernizm ile ilgili tüm notlarınıza uygulama (obsidian ve benzeri uygulamalar) aracılığıyla "#modernizm" etiketini aratarak ulaşabileceksiniz. aynı şekilde, bir kitaba dair tüm notlarınıza sonradan göz atma gibi bir isteğiniz varsa, cümleyi not aldığınız dosyaya "#kitap_adı" etiketi eklemeniz yeterli olacak.
0
ajora
(10.08.23)
(2)

Pantolonda 40 beden olarak hangi beden oluyor?

jackyr
178cm - 76kg e.Ben bu beden işlerinden çok sıkıldım. Her marka farklı beden söylüyor. Bir grupta 48 giyiyorum. Birinde 30-31 başka yerde M giyiyorum.Peki ben mudo ya göre hangi bedendeyim? 40tan başlıyor bedenler.
178cm - 76kg e.

Ben bu beden işlerinden çok sıkıldım. Her marka farklı beden söylüyor. Bir grupta 48 giyiyorum. Birinde 30-31 başka yerde M giyiyorum.

Peki ben mudo ya göre hangi bedendeyim? 40tan başlıyor bedenler.
0
jackyr
(09.08.23)
40 beden 30-31e denk geliyor.

40'lı sayılar genelde kot dışı pantolonlarda kullanılıyor hep böyleydi aslında. Kot bedenleri 30'lu oluyor.

Lastik belli olanlar da s, m, l şeklinde gidiyor.
0
akhenaten
(09.08.23)
Kot bedeni olan 40, normal pantolda 60'a falan denk geliyor. O da benim gibi 1.80 boy, 110 kilo şüşkolara göre.

Sizin 40 normal pantolon bedeni demek ki.
0
kibritsuyu
(09.08.23)
(5)

ikea-kolay gelsin kargo hasar tespiti

Bartebly
merhaba,ikea'dan bir ürün almıştık. Kolay gelsin'de kargoya verilmiş. Bugün dağıtıma çıkacak. Mail gelmiş talebime (böyle bir talebim olmadı) istinaden hasar rapor tutanağı atmışlar. Ekteki fotoğraflarda kolinin köşelerinde aşınma var. Bir de şunu yazmışlar. Durum Tipi: İçerik Ve Ambalaj HasarlıDağı
merhaba,
ikea'dan bir ürün almıştık. Kolay gelsin'de kargoya verilmiş. Bugün dağıtıma çıkacak. Mail gelmiş talebime (böyle bir talebim olmadı) istinaden hasar rapor tutanağı atmışlar. Ekteki fotoğraflarda kolinin köşelerinde aşınma var. Bir de şunu yazmışlar.

Durum Tipi: İçerik Ve Ambalaj Hasarlı
Dağıtıma Çıkabilme Durumu: Dağıtıma Çıkabilir
Beyan: hasarlı



Anlamadığım şey hasarlıysa niye dağıtıma çıkarıyorlar? Kargoyu ben alamayabilirim, haliyle açıp hasar var mı bakamam. Bu durumda ne yapmam gerek?
0
Bartebly
(09.08.23)
Bence direkt almayın iade olsun.
0
subaqua
(09.08.23)
anladığım kadarıyla kolay gelsin paketi ikea’dan teslim alırken paket hasarlıymış. onu tutanak altına almışlar sanki sorumluluk almamak için.
0
orient blue
(09.08.23)
@orient blue,
Paket pazartesi kolay gelsin'e teslim edilmilşti. niye tutanağı bugün dağıtıma çıkarken tutmuşlar ki?
0
🌸Bartebly
(09.08.23)
Bana da @orient blue'nun dediği gibi geldi.

Tutanak o zaman tutulmuştur ama yeni işleme girmiştir. Aksi takdirde kendi kendileri hakkında tutanak tutmuş oluyorlar ki bu çok manasız görünüyor.
0
akhenaten
(09.08.23)
@sivrisinek ben de sizin gibi düşünüyorum. Paketi bugün alıp kontrol ettiğimde kutu ürüne göre fazla büyük olduğu için aşınmıştı. Ürünlerde bir hasar görmediğim için teslim aldım.
0
🌸Bartebly
(09.08.23)
(11)

Eski sevgilimin bana gıcıklaşan tavırları. Neden?

sevda_90
Eski sevgilimle yaklaşık üç ay romantik komedi gibi ilişki yaşadık, sonra bir gün benim kendimi tutamayıp kıskançlığımı belli etmem sonucu bana tavırları değişti daha ilgisiz, özensiz biri oldu ayrılık istediğini ima etti, ben daha çok üstüne düştüm, bu defa saygısızlaştı yaşıma boyuma vs. laf etti
Eski sevgilimle yaklaşık üç ay romantik komedi gibi ilişki yaşadık, sonra bir gün benim kendimi tutamayıp kıskançlığımı belli etmem sonucu bana tavırları değişti daha ilgisiz, özensiz biri oldu ayrılık istediğini ima etti, ben daha çok üstüne düştüm, bu defa saygısızlaştı yaşıma boyuma vs. laf etti ben de bişiler söyledim tabi gül gibi ilişki mahvoldu ve bitti.. bu süreçte çok üzülmüştüm kafa dağıtmak için üç hafta yurtdışı tatiline gittim bende engelliydi.bir süredir kayıp olan yedek telefonum var bu arada, arıyor bulamıyor ve içindeki fotoları kaybettim diye üzülüyordum.istanbul'a döndüm, belki onda kalmıştır iletişim kanalı açık olsun diye ihtiyaten engelini açtım ve bingo! birkaç saat sonra "sevda telefonuna artık ihtiyacın yok mu, arabamda buldum" diye mesaj yazdı. "evet var, almam lazım onu" dedim. "peki, bu hafta vereceğim" yazdı, ama ben onu görmeye hazır değildim ve "istanbul dışındayım gelecek hafta olsun" yazdım. bu da "kendiye iyi bak, gelecek hafta görüşürüz!" diye yazdı.

Bu mesajlaşmanın üstünden 2 hafta geçti, ama ben onunla yeniden irtibat kurmadım çünkü onu tekrar görmek istemiyordum ve nasıl yapsam diye düşünüyordum. Bu süreçte ondan da ses çıkmadı. Ama sonra benim doğum günümde "sevda, mutlu yıllar!! umarım doğum gününde arkadaşlarınla harika bir güç geçirmişsindir :)" diye mesaj attı. ben hala kırgındım ve nasıl hiçbirşey olmamış gibi böyle mesaj atabildiğine şaştım kaldım, bir yandan aklım da karıştı tabi. sessiz kaldım. bir yandan benim doğumgünümden iki gün sonrası da onun doğumgünüydü ama ben birşey yazmadım, böyle birkaç gün geçti. iyice düşündüm ve onun kırıcı laflarını unutamayacağım kararını verdim cesaetimi topladım ve "merhaba, teşekkürler, bu arada telefonumu ofisimin kapısındaki güvenlik görevlisine bırakabilirsin bilgisi var." yazdım. bu da "anladım" cevabını verdi. ben de rahatladım o "anladım" deyince, bir mesaj daha yazdım şu saate kadar getirebilirsin diye. sonra 3-4 saat sonra bu bana "sevda ben iş için İstanbul dışındayım, adres ver postayla göndereceğim" diye yazdı. Postayla gönderilmesini tercih etmediğimi, çünkü telefonun değerli bir eşya olduğunu, istanbul'a dönünce bırakabileceğini söyledim. benim bu mesajımdan sonra işler iyice garip bir hal almaya başladı çünkü bana aynen şunu yazdı:

"ben istanbul'a gelecek sene döneceğim. döndüğüm zaman sana haber veririm."

ben bu mesajı alınca dalga geçtiğini düşündüm ve sinirim çıktı. sonra sakin olmaya çalıştım çünkü telefonu geri almam lazım sonuçta, dedim ki "bu çok uzun bir süre, o kadar bekleyemem. sen hangi şehirdesin? ona göre bir arkadaşımdan rica edeceğim alması için." cevabı geldi, antalya'daymış. bu arada antalya memleketi, ailesinin yaşadığı şehir.

durum bu şekilde, çıkmaza girdim sanki bilerek gıcıklaşıyor ve yalan söylüyor gibi hissediyorum. yani madem istanbul dışındasın niye baştan söylemiyorsun da "anladım" yazıyorsun? antalya'ya gittin madem telefonumu niye yanında götürüyorsun? telefonumu geri almak istiyorum bir yandan da. bu durumda sizce ne yapmalıyım nasıl bir yol izlemeliyim?
0
sevda_90
(08.08.23)
kargoya versin güzelce paketleyip bir şey olmaz
0
freebird5406_2
(08.08.23)
Yani normalde nezaketen, ayrılmayı isteyen taraf daha çok sorumluluk üstlenir bu konularda bu onun ayıbı olmuş ama size geri dönüş yapmadı diye oturup beklemek de sizin hatanız olmuş.

Şu an yapacak bir şey yok ya gidip alacaksınız, ya o kargolayacak ya da bir sene bekleyip telefonu belki de hiç geri alamamayı göze alacaksınız.

Kargoyu çok riskli buluyorsanız armuttan falan özel kuryeyle anlaşın
0
akhenaten
(08.08.23)
@akhenaten, evet bu hata oldu, geri dönüş yapmadığı için değil de onu görmek istemediğim için bekledim ne yapsam diye bir de açıkçası bana ilk telefonumu arabasında bulduğunu söylediği an "oh be bulundu" diye rahatladım, sonrasında bir şekilde alırım diye düşündüm, istanbul'dan ayrılacağı hiç aklıma gelmedi ki, kendisi de söylemedi işin ilginç tarafı.

kaldı ki ben yalan söylediğini düşünüyorum, daha önce de olmuştu bahane tarzında yalanları "o hafta sonu işim var olmaz" vs. şeklinde.
0
🌸sevda_90
(08.08.23)
Hocam telefonunu unuttuysan gidip nerdeyse kendin alirsin. Biri bana da telefonumu getir guvenlige birak dese ben de goturmem.
0
brkylmz
(08.08.23)
@brkylmz, durum böyleyse açıkça söyleyebilir, ben "istanbul dışındayım, dönüş tarihim de 1 sene sonra" diye palavra sıkmasına sinirleniyorum. işi, işinin merkezi esas istanbul'da, 1 sene boyunca istanbul'a hiç yolunun düşmeyecek olması aşırı mantık dışı.
0
🌸sevda_90
(08.08.23)
Bence size yine de “ben getiremem gel kendin al” demek istememiş olabilir ama aynı zamanda “güvenliğe bırakırsın lafına da asıl o gıcık olmuş olabilir.
0
Unde bach canim
(08.08.23)
telefonumu getirip güvenliğe bırakabilirsin demek kaba geldi bana. Sonuçta senin telefonunsa en azından orta bir noktada buluşulabilirdi veya siz gidip alabilirdiniz. Ben de böyle bir durumda ya kargoyla gönderirim yada ne halin varsa gör düşüncesine girebilirdim.
0
balllooon
(08.08.23)
İlk gıcıklığı sen yapmışsın güvenliğe bırak diyerek. Ben de getirmezdim açıkçası adam haklı.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.08.23)
ben de sizin hatalı olduğunuza dair cevaplara katılıyorum.

"ofisime gel" zaten gıcık edici, üstüne "(ben seninle muhatap olmayacağım) güvenliğe bırak" ekstra gıcık edici. insanların %90'ı böyle bir görevi yapmaz herhalde. böyle şeylerde orta noktada buluşulur.

ben olsam şu saatten sonra kargoyla bile yollamam. hadi yollarım mecbur ama geç yollarım ve alıcı ödemeli yollarım. üstüne bir de "hızlı kargo" isterim ki fazla para ödesin.

ayrıca, hiç mi internetten telefon siparişi vermediniz? kargoya vermesin diye bu kadar zorlamak neden? "şehir dışındaki arkadaşa söylicem, o alacak gelecek vs. vs." koyar bir tane kutuya yollar. zaten yedek telefonunuzmuş. kaldı ki adamı engellemişsiniz, haftalarca konuşma olmamış, "beni engellemiş, daha yazmaz herhalde" deyip telefonu atabilirdi de.

"antalya'ya gittin madem telefonumu niye yanında götürüyorsun?"

doğru söylüyorsa telefonu arabada bulduğu için arabanın bir köşesine koyup geçmiş olabilir. niye evine götürmesi gerekiyor peki?

edit: zaten bu mesajı "sevda bu mesajı ciddi yazmamış, sırf sinirimi bozmak için yazmış" şeklinde anlaması da olası. "sevda oturmuş, 'dur şunun bir sinirini bozayım' demiş" diye düşünmek de çok normal. "gel, bırak, git" denilen bir mesajı normalde bir insanın ciddi olarak (düz anlamıyla) algılayacağını sanmıyorum, "niye şimdi ters ters konuşuyor" demiştir.
0
ahm1
(09.08.23)
bir dünya bencil, keyfi ve kaba davranışta bulunmuşsunuz bir de "neden" diye soruyorsunuz.
0
crinix
(09.08.23)
Ayrılmışsınız neden engelliyorsunuz?
Adam medeni bir dille telefonunuzu bulduğunu söylüyor, sonra doğum gününüzü kutluyor, siz emredermiş gibi telefonunuzu ofisinize şu şu saatler arası istiyorsunuz. Bence çok ayıp etmişsiniz. Kargolasın telefonunuzu bitsin bu iş.
0
SiyamkedisiZorro
(15.08.23)
(1)

ingilizce cümle

WithWorth
"There is got to be something."bu cümleyi öğelerine ayırıp, zamanını açıklayabilir misiniz ?
"There is got to be something."

bu cümleyi öğelerine ayırıp, zamanını açıklayabilir misiniz ?
0
WithWorth
(06.08.23)
Doğrusu "there has got to be something" Cümleyi muhtemelen "there's got..." şeklinde gördünüz, oradaki s has için.

Bu da aslında "There must be something" demenin zorlama bir hali, yani aslında "there must be", "there has got to be" gibi bir forma dönüşmeye zorlanıyor, vurguyu artırmak için.

Zaman present simple, çünkü have/has present simple formunda.
0
akhenaten
(06.08.23)
(7)

Hangi Ceket?

french lover
1) https://www.gant.com.tr/gant-erkek-lacivert-regular-fit-fermuarli-ceket-7006310/2) https://www.gant.com.tr/gant-erkek-bej-regular-fit-fermuarli-ceket-7006322/ (farklı renkleri mevcut)3) https://www.massimodutti.com/tr/pamuk-kar%C4%B1s%C4%B1ml%C4%B1-fermuarl%C4%B1-ceket---studio-l088008254) https
1) www.gant.com.tr

2) www.gant.com.tr (farklı renkleri mevcut)

3) www.massimodutti.com

4) tr.tommy.com

Hangisi daha güzel ve parasını hak ediyor sizce?
0
french lover
(06.08.23)
hicbirinin parasini hakettigini dusunmuyorum da illa birini alacak olsam siralamam 2 4 1 3 olurdu.
0
hot potato
(06.08.23)
1 4

Fiyat hiçbiri
0
respect
(06.08.23)
3 kesinlikle değil.
1
0
black holes in the sky
(06.08.23)
3 guzel
ancak bu kadar para verebiliyorsam ralph lauren / polo'dan bakardim ben olsam (zaten ole yapiyorum :))
0
nibba
(06.08.23)
3 tarzi yakisacaksa cok begendim ben.

digerleri siradan ozellikle sonuncusunu ilk basta 3,900 sandim pahali dedim 6,900 cikti :D.
0
gule gule
(06.08.23)
Dutti tabii ki. Diğerleri polyester o pamuk. Rengi de güzel ben alsam onu alırdım. Diğerlerine bakmazdım bile.
0
naksidil
(06.08.23)
3 nedense inanılmaz itici geldi, bu kombin bana lacivert takım giymiş, tütün kaçakçılığından bir sürü suç dosyası bulunan mafya stereotipini anımsattı tuhaf bir şekilde.

1 ve 4 günlük kullanmak için güzel eğer amaç buysa. 2'nin de gideri var.

3'ü başka bir kombinle görmem gerek, şu haliyle yukarda tarif ettiğim tipten başka bir görüntüde hayal edemedim.
0
akhenaten
(06.08.23)
(3)

Bes devlet katkısını hak etmek için para mı yatırmak gerek?

chicha_v2
Belli bir alt/üst limiti var mı?Yüzde otuz fena bir oran değil faydalanalım.
Belli bir alt/üst limiti var mı?

Yüzde otuz fena bir oran değil faydalanalım.
0
chicha_v2
(06.08.23)
E tabi ki, yatırdığınız paranın %30'unu ekliyor devlet.

Aylık üst limit olarak brüt asgari ücretin %30'u kadar devlet katkısı alabilirsiniz. Bu da 2023 yılı için 42 bin lira civarı bir yere denk geliyor. Bunun için de 150 bin civarı bir para yatırmış olmanız gerek.

Alt limiti yok bildiğim kadarıyla.
0
akhenaten
(06.08.23)
para yatırmanın yanında en az 10 yıl kalmak, 56 yaşını doldurmak gibi şartlar da var.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(06.08.23)
Yıl ve yaş şartı var.
0
naksidil
(06.08.23)
(15)

hangi dondurma seviyorsunuz?

abelardo
yaz günlerinin vazgeçilmez yiyeceğidir dondurma.siz en çok neli dondurma seviyorsunuz?
yaz günlerinin vazgeçilmez yiyeceğidir dondurma.

siz en çok neli dondurma seviyorsunuz?
0
abelardo
(05.08.23)
Gökkuşağı nı seviyorum. Yeşil çikolatadan şapkası olan.
0
benoyledemekistemedim
(05.08.23)
kakao/çikolata parçacıklı ve sade..
muz ve kavun bunun haricinde.
paket dondurma çok çok nadir, magnum.
0
tabudeviren
(05.08.23)
açık dondurma, bal badem 2 top çikolatalı 1 top
0
freebird5406_2
(05.08.23)
fıstık, damla sakızı
0
pide
(05.08.23)
Ceviz ve kavunlu dondurma seviyorum.
0
burka
(05.08.23)
dondurmaların içeriğini okuduktan sonra, yemekten ve sevmekten vazgeçtim dondurmayı.ama buzlu muz vs smoothie harika, elbette ben yaptıysam :)
0
damba
(05.08.23)
çilek, kavun ve italyan karamel.
bi de kadıköy'de vero gelato diye bi yer var. lotus ve rafaello yediğim en güzel dondurmaydı, mük.
0
evrem
(05.08.23)
tahinli dondurma iyidir:)
0
kesmekes laleler
(05.08.23)
Birçok sevdiğim dondurma var.

Normal ruh halindeyken vanilya

Neşem yerindeyse çilek

O gün mutluysam fıstıklı + vanilya

Akşam vakti sıcak bastıysa kakao

Canım dondurmadan ziyade daha "tatlı" bir şey istiyorsa karamelli
0
akhenaten
(05.08.23)
vişne limon ama vişnenin mevsimi çok kısa olduğu için çevremdeki dondurmacılarda hiç yakalayamıyorum. mecbur kakao-vanilyadan devam.
0
hrskrs
(05.08.23)
ben en cok limon severim ama sadece limon olmasin diye yanina cikolatali (mumkunse bitter) ve varsa cevizli veya kestaneli koydururum mutlaka. bir de cikolata sosu ve findik tozu varsa kesinlikle bandirtirim. bedava ve ekstra bir gida sonucta :)

guldum.net

bir de kornet kulah her zaman ilk tercihimdir.
0
in vino veritas
(05.08.23)
Ekşili tatlara ceviz ve incir topları karıştırmayı seviyorum.
Limon- karadut- incir
Limon- cilek- ceviz gibi

Ama lavantalı da severim
0
Amaranta ursula
(05.08.23)
fistik, cilek, cikilata
0
mess
(05.08.23)
Balkaymak dondurması.
Bu sene Adana'da bir dondurma yedim. (Balkaymak Dondurma Toros Caddesi Şubesi)
Aaaa dedim bu çocukluğumdan beri aradığım lezzet. Bafra dondurması vardı çok aradım bulamadım vs. İşte biz oyuz dedi eleman. Bafra Balkaymak. Şimdi anlıyorum ki Ankara, Konya, İzmir vs nerede olursa olsun o dondurmayı bulmuşum, sevmişim ama adını bilmiyormuşum. İzmir'de hala bulamadım gerçi ama Foça'da ona yakın bir tat var. Balkaymak dışında dondurmayı buzlu sevdiğime karar verdim, o yüzden daha çok kendim yapıyorum son yıllarda, ikeada aparatlar var bunun için. (soruyu iyi okumamışım :) Balkaymak ise sade, başka marka veya çeşit ise çikolaya, kendim yapıyorsa vişneli)
0
sadegazoz
(06.08.23)
Antep fıstıklı. Ama eskisi gibi öyle fıstık tadı veren dondurma bulamıyorum pek. Yavan tatlar oluyor son yıllarda.
0
kahver
(07.08.23)
(2)

ütü nedir nasıl yapılır

Efoody
hayatımda ilk kez ütü yapmam gerekiyor. muhtemelen kalan kısmının önemli bir bölümünde de yapmak zorundayım.ütü masası aldım.ütü olarak şunu aldım https://www.akakce.com/utu/en-ucuz-arzum-ar684-olivya-2400-w-fiyati,8619554.htmlstarter kit tamam sanırım.yt videolarına baktım ettim ama kafamda nedense
hayatımda ilk kez ütü yapmam gerekiyor. muhtemelen kalan kısmının önemli bir bölümünde de yapmak zorundayım.
ütü masası aldım.
ütü olarak şunu aldım www.akakce.com
starter kit tamam sanırım.
yt videolarına baktım ettim ama kafamda nedense çok daha zor bir işmiş gibi canlanıyor hâlâ.
gömlek ve pantolon üteleyeceğim çoğunlukla.
ceket ütülenir mi, kravat ütülenir mi, neler nasıl ütülenir vs hiçbir şey bilmiyorum.
vereceğiniz her türlü tavsiyeye açığım.
0
Efoody
(05.08.23)
Etiketinde üzeri çarpı işaretli ütü simgesi olmayan her şey ütülenir. Özellikle de gömlekler, ceketler, pamuklu polo yakalar, kumaş pantolonlar ütüye ihtiyaç duyar. Bunlar ütüsüz giyilmez, giyilirse hoş olmaz.

Ütülerken kumaşların kat yaptığı yere ütü basmayın (örneğin pantolon paçalarının kenarları) ütü izi oluşur. Bunun yerine kumaşı çevire çevire ütüleyin. Ütü altında kalan kumaş mümkün olduğunca tek kat olsun, iki kat kumaşa ütü vurmaktan kaçının. Pantolonda bu ister istemez mümkün değil, ama örneğin polo yakalarınızı ütü masasının ucundan geçirebilirsiniz.

Çok kasmayın, tek amacınız var; kumaşta ütü izi bırakmadan kırışıklıkları düzeltmek. Çok teknik bir olay yok. Gerçi bazı pantolonlarda ütü izi kalması istenen bir durumdur, ancak bunları satın aldığınızda zaten üzerinde bulunur. Ütü yaparken o kısımların üzerinden geçin.
0
akhenaten
(05.08.23)
Kıyafetleri tersi yani içi ütülenir. Ütüye buhar için su koyacaksan içme suyu konulur kireç vs olmasın diye.
0
sadegazoz
(06.08.23)
(6)

"para piyasası fonu" güvenilir mi? bir dezavantajı var mı? mevduat vs ppf

istististist
https://eksisozluk1923.com/entry/154534721bu entryde arkadaş elinden geldiğince anlatmış ama benim kafama takılan bir kaç nokta var.bildiğim kadarıyla, normal yatırım fonlarında risk var. yani bir gecede paranın yüzde ellisini de kaybedebilirsiniz mesela."para piyasası fonlarında" da böyle bir risk
eksisozluk1923.com

bu entryde arkadaş elinden geldiğince anlatmış ama benim kafama takılan bir kaç nokta var.

bildiğim kadarıyla, normal yatırım fonlarında risk var.

yani bir gecede paranın yüzde ellisini de kaybedebilirsiniz mesela.

"para piyasası fonlarında" da böyle bir risk söz konusu mu?

bunun dışında ne gibi dezavantajlarından bahsedilebilir mevduat faiziyle kıyasladığımız zaman?
0
istististist
(04.08.23)
Mevduat hesabından farkı yok. Risk düşük.
0
useless
(04.08.23)
@useless;

yanıt için teşekkür ederim.

riskin boyutu nedir?

olumsuz ihtimallerin tamamının gerçekleşmesi durumunda paranın ne kadarını kaybedebilirim?
0
🌸istististist
(04.08.23)
anlatılanlar dışında herhangi bir fonda bir gecede %50 kaybedemezsiniz. en riskli fonlar hisse senedi fonları, onda da zaten tavan/taban uygulaması var, günlük %10’da devre keser.
0
orient blue
(04.08.23)
Şöyle ki para piyasası fonları genelde portföylerinde özel sektör tahvil ve bonolarını bulundururlar. Haliyle fonun tahvilini aldığı şirket batar ve borcunu ödeyemeyecek duruma gelirse ve iflasından sonra da geriye alacaklılara ödeyecekleri hiç para kalmamışsa bu zarar olarak yansır. Tabi bunun bir kere olması düşük bir ihtimalken sizi ciddi bir zarara sokacak kadar sık yaşanması daha da zor bir şey.

Tefas'tan bakın mesela, eksi getirisi olan bir tane bile para piyasası fonu göremezsiniz. Hele hele düzenli zararda kalan bir ppf şimdiye kadar olmuş mudur bilmiyorum. O risk değeri biraz sembolik.
0
akhenaten
(04.08.23)
brom mevduat faizleri yükseldiği için para piyasası fonlarına şimdilik gerek yok.
0
useless
(04.08.23)
yanıtlar için teşekkür ederim.

tefaş'ta listelenen ppf fonu olan şirketlerin hepsi güvenilir midir peki?

banka hesaplarında olduğu gibi bir devlet güvencesi söz konusu mu?
0
🌸istististist
(05.08.23)
(5)

birşeyler paylaşmak istediğimde gelen o farkındalık hissi

madurumdamadurum
merhabalar,geçenlerde de bir duyuru açmıştım desteğinize teşekkürler.sonradan biraz oturdum düşündüm de, ben hep herkesi dinlemişim,kendimi anlatacak bir dost daha edinmemişim ( yada edindiğimi sanmışım )bu farkındalık beni içten içe daha da yalnızlaştırdı ve önceden böyle düşüncelerim olduğunda geç
merhabalar,

geçenlerde de bir duyuru açmıştım desteğinize teşekkürler.
sonradan biraz oturdum düşündüm de, ben hep herkesi dinlemişim,kendimi anlatacak bir dost daha edinmemişim ( yada edindiğimi sanmışım )bu farkındalık beni içten içe daha da yalnızlaştırdı ve önceden böyle düşüncelerim olduğunda geçiştirip yoluma devam ediyordum. Yüzleşmeli miyim? Gerçekten beni dinleyen ve anlayan insanın olmadığını kabul etmeli miyim? Yoksa ruh sağlığım için bu zamana kadar yaptığım gibi ötelemeli miyim?

Teşekkürler :)
0
madurumdamadurum
(04.08.23)
:D
ötelediğin şey mutlaka karşına çıkar ve genellikle sen değil de sorun güçlenmiş olur.
genel cevap öteleme.
0
kisa
(04.08.23)
hocam işte hayatta bu anlara tekamül anları deniyor, bu anlar insanı değiştiriyor geliştiriyor
0
freebird5406_2
(04.08.23)
Ben de sizin gibiydim, ancak bu insanlardan ziyade sizle ilgili bir şey. Kendiniz anlatmanız lazım, derdini anlatabilen bir insana dönüşmeniz lazım, lafı kaynattırmamalısınız. O zaman insanlar da sizi dinlemeye başlayacak. Daha doğrusu insanlar her zamanki gibi kalacak, siz kendinizi dinletmeye başlamış olacaksınız.

Zaman içinde kendiniz gibi sessizce susup sizi dinleyen birilerine de denk gelirseniz çok üstüne gitmeyin, halini hatrını sorun. Büyük ihtimal hayır diyemediği için sizi dinliyordur.
0
akhenaten
(04.08.23)
tutunamayanlar, fleabag vs aklima geldi.

modern insan yasamayi ve paylasmayi bilmiyor, sevmeye yeteneksiz teoman baba'nin dedigi gibi.

benzer durumlar bende de var ama bunun caresi de daha fazla ice cekilmek, kapanmak, kendini soyutlamak degil, tam tersine daha sosyal olmak.
0
baldur2
(04.08.23)
İçtenlikle ilgili bir adım daha atman gerekiyor.
Senin olduğun yerde iken ben kabullenmeyi seçtim. Sonra yıllarca dertlerini dinlediğim arkadaşım beni dinlemeyip konuyu değiştirdiğinde, Lan, dedim ben yıllardır seni dinliyorum. Dinleyeceksin beni. O anda aramızdaki samimiyet ve dostluk level atladı.
0
sadegazoz
(06.08.23)
(1)

Türkçe dilbilgisi sorusu

havadakarada
Onlar tamircidirler.Onlar tamircilerdir.Bilgi verme anlamında kullandığımız dır eki, ihtimal anlamında değil.Hangisi doğru, ikisi de doğru mu? Açıklamasını yapabilir misiniz?
Onlar tamircidirler.
Onlar tamircilerdir.

Bilgi verme anlamında kullandığımız dır eki, ihtimal anlamında değil.

Hangisi doğru, ikisi de doğru mu? Açıklamasını yapabilir misiniz?
0
havadakarada
(03.08.23)
İkisi de yerine göre doğru, ihtimal anlamında da kullansanız ek aynı ek. İhtimal anlamı daha çok fiil üzerinde kullanıldığında ortaya çıkıyor ancak dediğim gibi ek aynı ek, ek fiilin geniş zaman eki. İkisi farklı şeyler değil yani.

Burada sizin kullandığınız ler de aslında çoğul eki değil, şahıs eki.

Ben tamirciyim
Sen tamircisin
O tamirci
Biz tamirciyiz
Siz tamircisiniz
Onlar tamirciler

Dolayısıyla nasıl "ben tamircidirim" demiyorsak "onlar tamircidirler" dememek de daha kurallı bir yapı oluşturur. Ancak gerçekte ikisi de dilde kullanılan şekiller.

Aralarında anlam açısından nüans farkı da oluyor.
0
akhenaten
(04.08.23)
(3)

bilgisayarda hız için ilk bakmamız gereken özellik nedir?

heartwork
ram midir önemli olan, işlemci frekansı mıdır nedir?
ram midir önemli olan, işlemci frekansı mıdır nedir?
0
heartwork
(02.08.23)
işlemci, ssd
0
tabii lan manyak mısın
(02.08.23)
İşlemci jenerasyonu ve segmenti, ram jenerasyonu ve boyutu, ssd okuma/yazma hızları.

İşlemci frekansı ve çok ram kulağa güzel gelebiliyorken 10 senelik bi çok ghz'lik i7 işlemcili bilgisayar canınızı sıkabilir de.

Bi genel intel/amd işlemci jenerasyonu ve segmentlerine bakın zaten bunların takılı olduğu bilgisayarlar da o segmente hizmet edecek şekilde donanımlandırılmış oluyorlar.
0
hedep
(03.08.23)
@hedep +1 konuya çok hakim değilseniz genel sistem performansını en iyi yansıtan şey işlemcinin ne kadar yeni ve hangi segmentte olduğu.

Eğer işlemciniz yeni bir nesil ve uygun segmentteki bir ürünse ikinci olarak tutarlılığı artırmak için ram frekansı ve miktarına bakabilirsiniz. Hiyerarşi bu şekilde. Bu hiyerarşinin dışında bağımsız olarak önem arz eden şeyse ssd mi hdd mi kullanıldığı. ssd olmasına özen gösterin.
0
akhenaten
(03.08.23)
(6)

Bir takım çıkmazlar

Lubb
-psikologa gitmek istemiyorsunuz orası kesin. (psikologlar gelip kızmayın lütfen zaten kötüyüm)-psikaytra gidince de ilaç yazılmasını da istemiyorsunuz. kullanmazsınız.-toparlamanıza yardımcı olacak sosyal çevreniz yok. bu yüzden ortamınız yok. arkadaşınız az ve olan da uzaklarda. -bazı şeyleri kon
-psikologa gitmek istemiyorsunuz orası kesin. (psikologlar gelip kızmayın lütfen zaten kötüyüm)

-psikaytra gidince de ilaç yazılmasını da istemiyorsunuz. kullanmazsınız.

-toparlamanıza yardımcı olacak sosyal çevreniz yok. bu yüzden ortamınız yok. arkadaşınız az ve olan da uzaklarda.

-bazı şeyleri konuşamıyorsunuz, paylaşamıyorsunuz, buraya bile yazamıyorsunuz her şeyi.

-özetle hayatsız bir çöpsünüz. işte mutsuz mutsuz çalışıp bir umut arıyorsunuz.

-ama artık patlayacak gibi oluyorsunuz, kendinizden, hayattan, toplumdan kopmak üzeresiniz, tutunduğunuz bir iki umut var iken onların da hayal kırıklığı olma olasılıkları olduğunu fark ediyorsunuz. tahammülden yorulmuşsunuz özellikle kendinize. kendinizden nefret ediyor en başta kendinize sonra da herkese külfet olduğunu düşüyorsunuz.

ne yapardınız?

sanırım ilk iki maddeden dolayı tedaviye kapalılık durumu çıkıyor. doğrudur. bu da ayrı bir sorun ama işte o yüzden soruyorum ya ne yapılabilir?

evet spor dışında.

teşekkür ederim.
0
Lubb
(01.08.23)
Hayatı bu kadar önemsemememiz lazım. It's just a ride. Anlattığınız kadar kötü bir hayatınız yok muhtemelen. Alt tarafı insanız neden kendimizden nefret edelim? Neden başkasına gösterdiğimiz şefkati, anlayışı kendimize göstermeyelim?

Ama biz ne kadar bir şeyler söylesek de ikna olmayacaksınız muhtemelen. Ben de kendimden biliyorum.
0
playing star again
(02.08.23)
Evet bir çıkmaza girmişsiniz duruma bakılırsa o kesin ama çözümlere de kapalısınız. Kendi bildiğiniz yöntemlerle halletmek istiyorsunuz fakat sanırım siz de içten içe biliyorsunuz ki bu tek başınıza çözebileceğiniz bir şey değil belli bir noktadan sonra. Ve anladığım kadarıyla o noktayı geçmişsiniz.

İçinde bulunduğunuz derin mutsuzluktan dolayı uzun süren uykusuzluk hali oluyor mu? Eşlik eden, içinizi ezen ağır bir keder hissiyle? Hafif uykuya daldığınız zamanlarda da hıçkırarak uyanmalar, insan içinde iki kelime ama gerçekten iki kelime konuşacak gücü bulamamak, insanlarla, sevdiğin insanlarla dahi bir araya gelmekte zorlanmak, yolda yürürken bir kaldırıma yığılma isteği ve hüngür hüngür ağlama isteği ve hatta bağırma isteği, inanılmaz bir boşvermişlik, hayata karşı kayıtsızlık, geleceği planlayamama, herhangi bir şeye odaklanamama, önceden sevdiğiniz iyi gelen aktivitelerin, hobilerin bile bir noktadan sonra iyi gelmemesi gibi şeyler, uzar gider...

Ben çok uzun süre direndim, uzun süren bir buhranın ardından o noktayı geçtiğimi şöyle anladım. İş yerinde anksiyete krizi yaşadığımda. İş arkadaşımla konuşurken ve hiçbir şey çaktırmamaya çalışırken kalkıp odama gitmeye çalıştım fakat ayağa kalktığımda ağzımdan çıkan tek cümle "ben iyi değilim galiba" oldu ve koltuğa yığıldım.
Ondan sonra işte terapi almaya başladım. Öncesinde zaten bir ilaç geçmişim vardı ama terapi noktasında direniyordum. Tek başıma baş etmeye çalışınca işte sonuç böyle oldu.

Üzgünüm ama gerçekten çözüm sadece tedavi. Bence direnmeyin daha fazla, soluğu bir psikologta alın. O sizi yönlendirir zaten
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(02.08.23)
Spor ölçeğine kadar inerek olası çözüm yöntemlerinin hepsini bir bir elemişsiniz her satırda.

Sizi daha iyi bir hale getirecek mümkünse kendiliğinden gerçekleşecek sihirli bir çözüm arıyor gibisiniz. Ancak gerçeklikten kopmamak önemli, böyle bir çözüm yok. Olsa hepimiz bunu uygulardık değil mi?

Bir aşamada yukarda reddettiğiniz yöntemlerden birine hazır hale geleceksiniz, o noktaya ulaşana kadar kendinize biraz "saçmalama alanı" açın.

Örneğin eğlence metotlarını küçük mü görüyorsunuz? Öyle yapmayın, gerekirse salak saçma gördüğünüz dizi film türlerine, müzik akımlarına bakın. Kendinize göre şekillendirebilirsiniz. Farklı bir şeyler bulun yani, bir şey bulmaya çalışmayın ama rastgele dolanın. Beğenmediğiniz şeyi beğenmeyin, beğendiğiniz şeye de "ulan ben bundan mı zevk alıyorum" demeyin.

Bütçenize göre her ay bir şeyler yapın, yine seçiçi olmayın sadece yapın. Başka insanlar ne yapıyorsa bir görün.

Bu tip şeyler sizi meşgul ederken sorunlarınızı tespit edin, neden bu durumdasınız, neden bu durumdan çıkmak istiyorsunuz, nasıl başladı? Nasıl pekişti? Değiştirebileceğiniz ve sizin elinizde olan şeyler mi yoksa daha genel ölçekle alakalı sizin dışınızda gelişen kötü gidişatlara bağlı kısmen kabullenmeniz gereken sorunlar mı bunlara kafa yorun.

Bunlara kafa yorarken kafanıza birçok soru gelecek ve muhtemelen işin içinden çıkamadığınızı hissedeceksiniz. O zaman bir uzman desteği almaya daha hazır olabilirsiniz.
0
akhenaten
(02.08.23)
Merhaba mesaj attım size
0
hasmetizm
(02.08.23)
diyorsunuz ki " ben acım, ama yemek yemek istemiyorum, bana enerji verecek sıvı besinler de tüketmek istemiyorum. ama karnımın doymasını istiyorum. açlığımı gidermem için ne yapmam lazım?"

yapmak istemediğiniz şeylerin probleminizin çözümü olduğunun siz de farkındasınız
0
yemrem
(02.08.23)
eğer kendinizde kitap okuyacak motivasyonu sağlayabilirseniz bir sıfırdan büyüktür diyebiliriz.

şu kitaplar fayda sağlayabilir;
Iyi Hissetmek - David Burns
Hayatı Yeniden Keşfedin - Jeffrey E. Young
Psikonet yayınlarına da göz atabilirsiniz.

ayrıca şunlar veya benzeri kanalları izleyebilirsiniz;
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

ama bunları okusanız da, izleseniz de eninde sonunda iyi bir terapist bulmanızda fayda var. sevgiler.
0
Phoebe
(02.08.23)
(19)

Ben, çöpçü müyüm?

kukuleta
Çöpün kenarında, içinde değil ama, gayet işe yarar, temiz durumda bir şey görseniz alır mısınız?Birkaç gündür çok işime yarayacak şeyler görüyorum çöpün kenarında, hayvan gibi araçtan inip sinsice, acizce alıyorum, ama bi rahatsız da oldum yani.Ruhumda çöpçülük var mı merak ettim.Mesela bugün Karaca
Çöpün kenarında, içinde değil ama, gayet işe yarar, temiz durumda bir şey görseniz alır mısınız?

Birkaç gündür çok işime yarayacak şeyler görüyorum çöpün kenarında, hayvan gibi araçtan inip sinsice, acizce alıyorum, ama bi rahatsız da oldum yani.

Ruhumda çöpçülük var mı merak ettim.

Mesela bugün Karaca'dan iki adet çok güzel büyük boy Gold çanak ve yine büyük boy kalın cam vazo buldum aldım.

Dün Ikea bambu ahşap kutu seti buldum.

Hepsi sıfır ayarında.

Siz alır mıydınız?
0
kukuleta
(01.08.23)
Nerede yaşıyorsunuz da çöpte bunları buluyorsunuz merak ettim?

Soruya cevap: evet çöpçüler kralısınız hem de.
0
Cesario
(01.08.23)
Ben burnu düşse eğilip almayacak bir insanım. O yüzden çöp kenarında altından sandık da görsem almam. Alamam.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.23)
İstanbul'da üst gelir grubunun yasadığı bir semtteyim. Bazen inanılmaz mobilyalar vb atılıyor, onları alamıyorum tabii :)
0
🌸kukuleta
(01.08.23)
Valla soruyu okurken evet çöpçüzünüz diyordum içimden ama sonda ters köşe oldum.

Yani gördüğünüz şeyin karaca'dan büyük boy gold çanak olduğunu biliyorsanız bence bu sizi çöpçü değil fırsatı görüp değerlendiren atanamamış TLC programı sunucusu yapar.
0
akhenaten
(01.08.23)
@akhenaten sağ ol moral buldum okuyunca :)

Kaliteli olanı, nesnenin yanından hızla geçerken bile fark edebilme ozelliğim var.

Bir keresinde yolda araçla gece vakti hızla seyrederken yolda iPhone bulup acı fren yapmışlığım var. Sahibini bulup verdim tabii :)
0
🌸kukuleta
(01.08.23)
degilsiniz. one man's trash is another man's treasure.

doktora yaparken yasadigim 10 katli binanin 3 tanesinin kocaman ortak bir lobisi, bu lobide de bir masa vardi. insanlar ihtiyaci olmadigi seyleri oraya koyardi, isteyen oradan alirdi.

oradan mikrodalga firin, torbasiz elektrik supurgesi, etajer falan almisligim vardir. ben de binadan cikarken cogu esyayi oraya biraktim. ikinci el bir kulturdur ama turkiye'de maalesef yeteri kadar degerlendirilmiyor.
0
chezidek
(01.08.23)
Çöpün kenarında altın görsem almam. Ama sizin durumunuz çöpçülük değil. Onları zaten birilerinin alması için kenara koyuyorlar. Sonuçta atan kişi onları çöp olarak görse içine atmayı akıl eder.
0
dissendium
(01.08.23)
Geçen gün kullanmadığım fakat iyi durumdaki bir masa lambasını çöpün yanına bıraktım, birileri alsın diye.

Moda'da yaşarken benim de bir kaç defa çöpün yanından eşya almışlığım var. Moda'da bu bilinen bir kural zaten. Birileri bırakıyor, birileri alıyor.

Normal bence ya, devam...
0
amortisman
(01.08.23)
Çöpçü değilsiniz hayatınızın büyük kısmını buna adamıyorsanız bi problem yok bence.

Çok uzun süre her pazar bit pazarına gittim inanılmaz şeyler buldum aldım. Bite giden çoğu şey de çöpten çıkmadır. Bu geri dönüşümcü hurdacılar bolca çöp karıştırır işe yarayacağını düşündükleri şeyleri hurdaları sattıkları merkezlere verirler ayrıca. Orası da başka insanlara satar çok düşük fiyattan ya da kendileri sergi açar bite mis gibi bizim ayağımıza gelirdi. Eleştiren hep olur bize de çer çöp topluyorsunuz derlerdi daha sonra elimdeki fazlalıkları satışa koyduğumda cayır cayır alırlardı :) (klasik oyun konsolu koleksiyonu yapıyorum)

Çöpten kağıt toplarken bulduğu kitaplarla sahaf olan bir arkadaşın hikayesi var youtube cep hikayelerinde.

Reddit'te dumpster diving diye bi subreddit var insanlar bulduklarını koyuyorlar.

Ayıp bi durum yok yani altın çöpe girdiğinde değerinden bir şey kaybetmiyor temkinli olup sokak sokak çöp karıştırmadıktan sonra bi sıkıntı yok bana göre.
0
hedep
(01.08.23)
bu ifadeler bana biraz cringe geldi :D
ablam ve biraderim de senin gibi. bit pazarina falan giderlerdi
iyyyyyyy

el cevab: hayir almam
0
nibba
(01.08.23)
Evlerini begendigim cogu kisi bu tarz ikinci el mobilyalarindan bahseder. cihangirde bilmem nerden gecerken evin onunde buldugum bu konsolu aldim kulplari degistirdim vs gibi. icimden ozenirdim. benim cevremdeki cogu insan elestirir bu copculugu hatta yakinlarim isvicrede mobilya copunden -yani yeterince temiz bi alandan bana gore- cop alanlar hakkinda epeyi dedikodu yaparlardi. bana ise cok mantikli, keyifli, cevreci ve yaratici bi his veriyor. alip degerlendirmek. copculuk pis veya asiri evde gereksiz esya biriktirmeye derim. umarim bi gun ben de ceviz bi sandalye falan bulurum <3
oyna devam
0
mess
(01.08.23)
İhtiyacım olan bir şeyse neden almayayım? Garaje sale tarzı satış kültürü oturamadı bir türlü. Çalıştığım kurumlarda sıklıkla takas kültürüne hizmet eden etkinlikler düzenlerdim. Çok da eğlencelidir.
0
from where i ride
(01.08.23)
Belli semtlerde böyle bir kültür de var alınabilir dekoratif bir şey vs
Kişisel bir şey giyim vs elbette almam
0
anon1m
(01.08.23)
ben yerden magnum çubuğu topluyorum:)
0
nothing in my way
(01.08.23)
alirim. aldim da. hatta Antalya'da kiyafet sandalet gorup almistik.

benim de koydugum ise yarar seyler biri tarafindan alinsin isterim. hatta alinabilecegi ihtimali olan seyleri hep temiz bir sekilde yana koyarim bu yuzden.

televizyon sehpasi ariyorduk gecenlerde. o cop senin bu cop benim gezdik cunku bazi insanlar hic elden cikarmaya ugrasmadan atiyor. lakin o gun sansimiz yoktu.

copculuk ise de copculuk bosverin isinize yarayani alin, yaramiyorsa birakin bir sonraki alsin.
0
supergirl
(02.08.23)
Turkiye'de ayip, avrupa'da normal seyler bunlar. copcusunuz diyelim madem, ama bu iyi bir sey, hem de cevreci.
0
hewit
(02.08.23)
işine yarıyorsa ve temizlenebilirse değilsin
0
bir soru sorcam
(02.08.23)
bu dediğin almanya'da bir kültür. bazı günler bazı şehirlerde herkes atacağı eski şeyleri sokağa bırakır -daha sonra belediyenin toplaması için tabii, insanlar da sokaklarda gezer kendine yarayanı alır gider.

utanacak veya ayıplanacak bir şey yok. ikinci el herkes için çok faydalı bir konsept.
0
bohr atom modeli
(02.08.23)
soru bana hayat görüşümü, hayatı sorgulattı. Hiç böyle beklemiyordum. Ben almam, alamam. Fakat hayatımda bir kere ikinci el bir elektronik eşya aldım. Şirketimdeki bir çalışandan almıştım ve aşırı mutlu olmuştum aslında. Elektronik eşyaları zayi olmasını kabul edemiyorum. O kişinin kullanmadığı kenarda duran bir şeymiş, benim de maksimum ölçüde kullandığım bir şey oldu. Sonrasında ikinci el pazarına düşeceğim demiştim ama yapamadım. Saçma bir gurur olabilir bu.
Lüks bir semtte oturduğunuzdan aslında çöp değil kapitalizmin yavşaklığını topluyorsunuz siz. Yine yapamazdım gibi geliyor fakat böyle bir şey yapmanızı da destekleyecek gibiyim. Kafam çok karışık (:

bu arada yukarıda da söylenmiş, artık kullanmayacağım fakat kullanılabilecek durumdaki eşyaları çöpün yakınında bir yere ama kirlenmeyecek şekilde ben de bırakıyorum birileri alsın diye. Sizinki de bu durumda sanırım. Dolayısıyla hiç olmayan bir şey değil.
Bir mekanda adisyon geldiğinde bakamayan, yeni zamları kafada oturtmak için arada göz ucuyla bakmaya çalışan bir insanım benim için yine zormuş ama siz yardırın gitsin bence (:
0
sparkle kiddle
(06.08.23)
(2)

nasıl sohbet ediliyor

bir soru sorcam
ya bir bilgi içinya dert anlatırkenya da dert dinlerken buluyorum kendimibazen psikolojik sorular sormayı denyerek faydalanırken buluyorum kendimikafamda diyalogun akışı ben biraz dinliyim de söz söyleem sırası bana geçsinya da bugun onu konuşturayım lazım olunca ben ararımsorun bende mi (narsist sp
ya bir bilgi için
ya dert anlatırken
ya da dert dinlerken buluyorum kendimi
bazen psikolojik sorular sormayı denyerek faydalanırken buluyorum kendimi

kafamda diyalogun akışı ben biraz dinliyim de söz söyleem sırası bana geçsin
ya da bugun onu konuşturayım lazım olunca ben ararım

sorun bende mi (narsist spektrum) uygun kişiyi bulamamamda mı
(duygusal arkadaşlıklar değil bunlar)
0
bir soru sorcam
(01.08.23)
Bilgi almak, dert anlatmak ve dert dinlemek dışındaki konularda nasıl sohbet edildiğini sorduğunuzu varsayıyorum, ona göre cevap veriyorum.

Öncelikle sorunun ağırlıklı sebebi sizden kaynaklı da olabilir, karşınızdaki kişiyle uyumsuz olmanızdan da çünkü bu konuda bir şey bilmemiz olası değil.

Ancak sorun şu; insanlarla girdiğiniz diyaloglara genel olarak "ben biraz dinleyeyim, söz söyleme sırası bana geçsin" ve aynısının farklı hali olarak "bugün o konuşsun da lazım olunca ben ararım" şeklinde yaklaşıyor olmanız karşınızdaki kişiyle bağınızdan ayrı bir sorun. Böyle bir tutum doğru değil. Bu işin sizden kaynaklı kısmı, çünkü bunu yapıyor olduğunuzu bilerek bu tutumu devam ettiren sizsiniz. Bu kısım sabit. Böyle yaklaştığınız insanlarla zaten bir şey konuşamazsınız çünkü ilginizi çekmiyor ki zaten, ne konuşacaksınız?

Eğer üstüne bir de karşı taraf(larla) uyumsuz insanlarsanız sorun katmerleniyor. Bu durumda konuşacak konu bulamamanız normal, çevrenizi değiştirmeniz gerekir.

Ama her halükarda en başta sizin tutumunuz yanlış. Sorunu çözecek olan da sizsiniz. Başkasını değiştiremezsiniz ama kendinizi yönlendirebilirsiniz.
0
akhenaten
(01.08.23)
Can kulağı ile dinleme diyoruz bunla şiddetsiz iletişimde. Pratik yaparak öğreniyor herkes eğitim sırasında. Duyulma görülme ihtiyacın karşılanıyor. Sen karşı tarafı dinlediğin gibi karşı da seni dinliyor. Güzel bir tatmini vardır Empatik alan tutmanın/almanın. Mesaj atıyorum sana fikir versin diye
0
hasmetizm
(02.08.23)
(6)

Türkçe'de yazma becerilerimi nasıl geliştirebilirim?

lodlest23
Herkese selam.İleride Ekşi'de yazar olmayı hedefliyorum bunun yanı sıra ileride blog açabilirim veya medium.com gibi sitelerde kendi içeriğimi oluştarabilirim.Ancak bunun için Türkçe'ye olan hakimiyetimi yetersiz görüyorum. Türkçe'mi geliştirmek, meramımı çok daha iyi bir şekilde yansıtmak için beni
Herkese selam.

İleride Ekşi'de yazar olmayı hedefliyorum bunun yanı sıra ileride blog açabilirim veya medium.com gibi sitelerde kendi içeriğimi oluştarabilirim.

Ancak bunun için Türkçe'ye olan hakimiyetimi yetersiz görüyorum. Türkçe'mi geliştirmek, meramımı çok daha iyi bir şekilde yansıtmak için benim nasıl bir yöntem izlememi önerirsiniz. (Türk Edebiyatından kitaplar, gazeteler, imla kurallarıma uymak için Grammarly'nin Türkçe muadili gibi).
0
lodlest23
(30.07.23)
Bence Türk klasiklerini okumak en doğrusu olur sizin için. Klasikler için söylüyorum, Türk yazarlar Türkçeyi en doğru en iyi şekilde kullanıyorlar.
0
megalomaniac
(30.07.23)
grammarly'nin türkçe muadili var mı bilmiyorum fakat anadiliniz için buna ihtiyacınız olduğunu da düşünmüyorum. çünkü probleminiz gramer değil sizin. bol bol okumaktan geçiyor bunun yolu. yazmak istediğiniz türdeki yazılara bakın. farklı konu ve üsluplardaki yazılara bakın. deneme kitapları okuyun. felsefi kitaplar okuyun. bunların hepsinde argümanların yapılandırılmasına, bağlamın oluşturulmasına ve korunmasına, örneklerin verilişine, kompozisyon düzenine, anlamın aktarımına dikkat edin. metni yalnız zevk için değil o metnin nasıl oluştuğuna dikkat ederek okuyun kısacası. sonra bol bol yazın. okuduğunuz kitaplar hakkında yazabilirsiniz. ya da aklınıza gelen herhangi bir şey için.

üniversitelerin edebiyat bölümlerinde doğan günay'ın metin bilgisi kitabı okutulur. o kitabı okuyabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(30.07.23)
Bunun kolay bir yolu yok ne yazık ki... Yazı dilini doğru kullanmak için doğru şekilde yazılmış edebi ürünlere maruz kalmalısınız. Ben klasikleri bu amaçla kullanmak için önermiyorum çünkü klasik kitaplarda çok eski kalıplar da kullanılıyor. Günümüz edebiyatına yoğunlaşmanız daha faydalı olur.

Bu bir iki kitapla ve birkaç ayda kazanılacak bir alışkanlık değil, onun için önerilerden ziyade ilgi alanınıza uyan konu ve kategorilerde yeni çıkan bütün kitapları okuma alışkanlığı kazanmanız faydalı olur.

Bunun yanında, doğru yazı yazıyor olmak akıcı ve anlaşılır yazı yazdığınız anlamına gelmez. Dili nasıl etkili kullanacağınız daha karmaşık bir süreç. Metin yazarlığından tutun iletişim teknikleri ve hatta reklamcılık üstüne yazılmış şeylere göz atabilirsiniz.
0
akhenaten
(30.07.23)
Yazım kuralları ve noktalama işaretleri konularına çalışıp test çözmeniz gayet faydalı olabilir. Yanlışları düzeltirsiniz. Bunun yanında, siz bir yazı yazarsınız ve bir Türkçe öğretmeni yanlışları düzeltir.

Mesela bu yanınız için bir düzeltme: Türkçe, İngilizce gibi dil isimlerinden sonra kesme işareti kullanılmaz. "Türkçemi"
şeklinde yazılır.
0
havadakarada
(30.07.23)
okumak önemli tabi ama sadece okuyarak olmaz okuyarak yaşadığınız teorik gelişimi kendinizi zorlayıp bir şeyler yazarak pratiğe dönüştürmeniz lazım. şahsen bunun için aktif şekilde twitter hesabı kullanmanızı tavsiye ederim. gündem hakkında yorum olur, aklınıza gelen şaka olur, tespit olur, tivitlere cevap vermek olur yazmaktan çekinmeyin. blog yazmak vs. de iyi tabi ancak o baya bir mesai oluyor bir yerde. tivit atmak ise pratik. günde 10 tane 20 tane atabilirsin boş kaldığın anlarda hiç kendini kasmadan böylelikle daha sürdürülebilir bir şey oluyor bloga kıyasla. hem imlanı geliştirirsin arada bu nasıl yazılıyordu diye bakarak hem de anlatımını geliştirirsin zamanla.

bir de okumak sıkarsa izlemek de olur duruma göre. mesela nuri bilge ceylan'ın kış uykusu filminin senaryosu değme edebi eserde yok. böyle filmlere de bakabilirsin arada.
0
semaforo de medianoche
(30.07.23)
Arif Hikmet Par'ın tarih öncesi yazdığı bir kitap var. Bana zamanında çok faydalı olmuştu.

www.nadirkitap.com

Bunun dışında, bol bol kitap okuyacaksınız. Her eserde kafanızda yeni ışıklar yanıyor...
0
yadigar
(30.07.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.