Giriş
(11)

baya uzun aradan sonra dönen sevgili

kirazz
selamlar. bir arkadaşımı sevgilisi "evliliğe hazır değilim" diye 2 yıllık ilişki sonunda terk etmişti. o zaman 20lerin ortalarındaydılar. aradan 10 yıl geçti, eleman pat diye yazmış iletişime geçmiş. kızımız da kabul etti birkaç görüşme sonunda aileler tanışma aşamasına geldi. Ben başta çok sevindim
selamlar. bir arkadaşımı sevgilisi "evliliğe hazır değilim" diye 2 yıllık ilişki sonunda terk etmişti. o zaman 20lerin ortalarındaydılar. aradan 10 yıl geçti, eleman pat diye yazmış iletişime geçmiş. kızımız da kabul etti birkaç görüşme sonunda aileler tanışma aşamasına geldi. Ben başta çok sevindim, arkadaşım çok üzülmüştü bu ayrılığı yıllarca atlatamadı. Ama şimdi düşündükçe bi garip geliyor. Olumsuz bir yorum yapmayacağım tabi kıza karşı ama endişelerim var, siz ne düşünürdünüz böyle bir durumda?
0
kirazz
(03.02.24)
hoş şeyler düşünmezdim.
eleman bi gezmiş gelmiş.
0
jelly bear
(03.02.24)
Elemanın yaşaması gereken bazı şeyler heyacanlar varmış. İşte onları yaşamış gelmiş. En son da çantada keklik kızımıza geri dönmüş. Olay bundan ibaret
0
limonlu eksi
(03.02.24)
Ben müdahale etmem, kendim böyle bir şeyi kabul etmezdim ama o etmiş. Kabulle alakalı bir şey bu. Neticede mutlu olacaksa ne önemi var.

20lerin ortalarında evlilik kararı almak istemeyebilir bir insan. Kendi sevgilim de böyle bir şey yapsa çok üzülürdüm, belki zor atlatırdım ama yine de anlayabilirdim. Ancak neticede bu kararı vermiş mi vermiş, o zaman yolu açık olsundur, bitmiştir.

Bence bazı önemli şeyler var. İnsanlar yaptıklarının sonuçlarını kabullenip bununla yaşamayı öğrenmeli. Belki bu iyi bir insandır, bilemiyorum. Ancak biliyorum ki onu geri kabul etmek benim üstüme vazife olmaz. Benle yaşadığı şeyin o noktada tamamen bittiğini idrak ederse belki sonraki ilişkilerinde bu kararın ağırlığını da daha iyi idrak eder. Ancak bunca şeyden sonra bana gelip kabul görürse ilerde belki evlendiğimizde, hayatının bunalımlı bir döneminde "döndüğümde beni tekrar kabul eder belki" diye düşünüp yine alıp başını gidebilir. Çünkü bu bir kere olmuş. İlla böyle yapacak demiyorum, ancak ben bu kişiyle bunu bir kere yaşamış bir insan olarak "böyle bir şeyin olmasını beklemiyorum" diyemem kendi adıma.

Ayrılık kararından dönülmesine tamamen karşı değilim, ancak bunun sebebi "yaptığım bir hataydı ve hata olduğunu anladım bir daha hiç olmayacak" temasında olmalı. "Gittim, gördüm yaşayacağımı yaşadım artık hazırım" temalı değil.

Bence çok önemli başka bir nokta da böyle bir olaydan sonra eşler arası his ortaklığının sağlam kalacağını sanmıyorum. Yaşadıkları şeyler insanda deneyim olarak kalır. Terk edilen kişinin sonraki ilişkilerinde ve genel olarak ilişkilere bakış açısında bu yaşadığı olayın ister istemez bir yeri olacaktır. Bu ayrılık sonrasında terk edilen kişinin karakteri, fikirleri, görüşleri inşa edilmeye devam ederken bu olayın da payı olacaktır. Terk eden kişi de aynı şekilde bu olayın etkisinden tamamen bağımsız gelişmeyecek. Yıllar sonra geri döndüğünüzde elinizde ne olacak? Belki de insanlara güveninizi kıran ve ona benzer gördüğünüz insanlara karşı daha temkinli olmanıza sebep olan kişinin ta kendisiyle hayat kuracaksınız. Ben bundan rahatsız olurdum.
0
akhenaten
(03.02.24)
yadırgardım, sonuçta birlikte yaşanabilecekken yaşanmamış ve muhtemelen üzüntülerle geçmiş bir on sene var.

"20lerin ortalarındaydılar" yazdığınıza göre 25 yaşındayken ayrılmış olsalar, 26-27-28....35 yaşına kadar bir sürü anı biriktirebilecekken bu mümkün olmamış. "bu ayrılığı yıllarca atlatamadı" yazdığınıza göre, kötü bir süreç geçirmiş.

hani birisiyle tanışırsın ve daha önce tanışmadığına pişman olursun ama burada seni bilen, seni tanıyan, hayatında olan biri göz göre göre uzaklaşıp, araya başkalarını alarak, yıllar sonra dönüyor. bu bende bir burukluk yaratırdı.

“evliliğe hazır olmayan” arkadaş bu on senede muhtemelen başkalarıyla evliliğe hazır oldu, ama tutturamadı demek ki. son çare olarak garanti yolu seçip eskiye döndü.
0
tabudeviren
(03.02.24)
Neden 10 yıl bekledi acaba. Ben 10 yıl sonra asla yazmazdım, saçma ötesi.
0
rock n roll
(03.02.24)
Gezmiş gelmiş işte. Artık gözü dışarda olmayacaksa uzaktan bakınca bmantıklı olabilir. Duygusal olarak bilemedim.
0
parka
(03.02.24)
buna cok benzer bir hikaye sonunda evlenmis ve su anda mutlu oldugunu dusundugum iki eski is arkadasim var.
0
bohr atom modeli
(03.02.24)
evlilikte yine bırakıp gitmeyeceği ve sonra tekrar geri dönmek istemeyeceği kesin mi :) ben karışmazdım ilişkilerine ve bir yorumda da bulunmazdım ama tecrübe işte…
0
deartheodosia
(03.02.24)
Bence evlilikte mutlu olma ihtimallerini değiştirecek bir şey değil bu. Belki bu sefer doğru zamandır, birlikte mutlu bir evliliğe imza atarlar. 10 sene önce ayrılıkla sonuçlanan bir ilişki yaşamış olmaları şu an evliliklerinin mutluluk ihtimalini etkilemez bence.
0
pispinti
(03.02.24)
10 yıla yakın arkadaşınızla görüşüp evlenmesindense böylesi daha sağlıklı olmuş en azından ne istediğini biliyordur artık.
0
ananiyimioguz
(03.02.24)
bir taraf eksikse olmazdı zaten. hayatta yapmak istediklerini yapıp "tamamlanmış" hissetmek uzun süreli ilişkiler için daha sağlıklıdır. ayrıca sapiens çok eşlidir yani 'geri dönme' diye bir olay yok.
özet olarak sonuçta ne olur bilinmez ama ayrılmadan devam ettiği paralel evrendekine göre +5 puan daha sağlıklı olacak.
0
architects creed
(03.02.24)
(5)

"Tok karnına" alınan ilaç yemekten ne kadar sonra alınmalıdır?

santimantal
Sofrada yemek bittiği anda mı?Yoksa sofradan kalktıktan ne kadar zaman sonra?Kullandığımız ilacın optimum yarar sağlayabilmesi için zamanlama önemli diye düşünüyorum. Mümkünse bilimsel referanslarla bilgi edinmek isterim.
Sofrada yemek bittiği anda mı?
Yoksa sofradan kalktıktan ne kadar zaman sonra?

Kullandığımız ilacın optimum yarar sağlayabilmesi için zamanlama önemli diye düşünüyorum. Mümkünse bilimsel referanslarla bilgi edinmek isterim.
0
santimantal
(02.02.24)
Yarım saat önce 2 saat sonra
0
herp
(02.02.24)
Hocam çok fark etmediği için tok karnına deyip geçiliyor zaten.

Eğer tam bilimsel yaklaşacaksanız da işin içinden çıkamazsınız çünkü takdir edersiniz ki her ilacın etken maddesi farklı ve hepsine uygun tek bir optimal zaman olduğunu varsaymak çok da uygun olmasa gerekir. Örneğin bazı ilaçlar mideye zarar vermemesi için tok karnına alınıyor, bu durumda yemekle birlikte ya da hemen sonra almak daha iyi bir durum. Bazı ilaçlar bazı besinlerle daha kolay emildiği için tok karnına alınıyor bu durumda bir süre geç alınabilir ancak belli bir besinin faydası olacaksa doktorunuz zaten hangi besinle almanız gerektiğini ve ne zaman ilacı içmeniz gerektiğini söyler.

Ayrıca yediğiniz yemeğin miktarı da bu uygun zaman diliminin değişmesine sebep olacaktır çünkü "yemekten ne kadar sonra almalıyım" derken aslında "sindirim ne kadar ilerlemiş durumdayken almalıyım" diye sormuş oluryorsunuz ve bu da yediğiniz yemeğin türünden miktarına kadar birçok şeyle ilişkili.

Bu arada tok karnına ifadesi çoğunlukla bütün bir öğünü kapsamıyor genel olarak. Ağzınıza bir iki parça bir şey atsanız yeterli.
0
akhenaten
(02.02.24)
bu biraz terimin dile yerlesmesiyle de alakali sanirim. Hollanda'da (hollandacada) ilaclari eczaci / doktor hep "yemekle birlikte" diye veriyodu.

surda NHS kisaca nedenini aciklamis. optimum zaman araligindan bahsetmiyor tabii
www.nhs.uk:~:text=To%20reduce%20side%20effects%20of%20nausea%20or%20vomiting
0
lamartin
(02.02.24)
Lamartin +1
Fransa'da da yemekle birlikte diye söylüyorlar.
0
logisticsmanager
(02.02.24)
Tok karnına için, yemekle birlikte veya en geç 2 saat içinde.

Aç karnına için yemekten yarım saat önce veya 2 saat sonra.
0
kibritsuyu
(02.02.24)
(1)

Kulak hassasiyeti rahatsızlığına ne önerirsiniz?

Wolfware
merhabalar20li yaşlarda kulağımla alakalı çok sıkıntı yaşadım. sol kulağımda duyma kaybı yüzde 50 civarında. aynı zamanda uğultu da oluyor. fakat asıl sıkıntı yüksek sesli bir ortamda olduğumda kulağımda yaşadığım ağrı. mesela bir konsere gideyim bir iki gün boyunca kulağım ağrıyor. kulaklık zaten k
merhabalar

20li yaşlarda kulağımla alakalı çok sıkıntı yaşadım. sol kulağımda duyma kaybı yüzde 50 civarında. aynı zamanda uğultu da oluyor. fakat asıl sıkıntı yüksek sesli bir ortamda olduğumda kulağımda yaşadığım ağrı. mesela bir konsere gideyim bir iki gün boyunca kulağım ağrıyor. kulaklık zaten kullanamıyorum 2-3 şarkı dinlesem hemen ağrımaya başlıyor. kaç tane doktora gittim kulağımı inceleyip sorun göremiyorum dediler. sorun yoksa neden her desibeli yüksek ortamda kulağım ağrıyor? böyle bir rahatsızlık yaşayıp tedavi bulabilen var mıdır?
0
Wolfware
(02.02.24)
Ne tür hastanelere gittiniz? 2. Basamak hastaneler teşhis koyamadıysa üniversite ve araştırma hastanelerine gidin.

Gittiğiniz hastanelerde bu hastane geçmişinizi iyi anlatın, doktorunuz daha önceki başarısız teşhis denemelerini bilsin ki her seferinde akla gelen ilk sebeplere odaklanmasın, farklı şeylere baksın.

Ben kulağımla ilgili bir problem için yaklaşık 4-5 yaşlarından 23 yaşına kadar farklı farklı zamanlarda farklı farklı hastanelere gittim. Neticede poliklinikteki bir tane uzmanlık öğrencisi asistanın aklına bt çektirmek geldi orada ufak bir kitle göründü ancak net olmadığı için mr istendi onda da net görünmedi ve ilaçlı mr istendi. Sonuç olarak kulağımda doğum öncesi oluşmuş bir tane minik kitle vardı. Kitle ameliyatla alınınca hiçbir sorun kalmadı.

Demek istediğim, semptom varsa nedeni de olmalı. Bu tip tespiti zor durumlar üniversite hastanelerinde daha ayrıntılı inceleniyor.
0
akhenaten
(02.02.24)
(3)

sigaranın tadı geç saatlerde garipleşiyor, neden?

tabudeviren
sigara, aynı sigara.çakmak, aynı çakmak.ben, aynı ben.bu saatlerde içinde acayip iğrenç bir tat geliyor, yanık plastik gibi.20.00'de falan böyle olmuyor.sizde de oluyor mu?
sigara, aynı sigara.
çakmak, aynı çakmak.
ben, aynı ben.
bu saatlerde içinde acayip iğrenç bir tat geliyor, yanık plastik gibi.
20.00'de falan böyle olmuyor.
sizde de oluyor mu?
0
tabudeviren
(01.02.24)
Akşam saatlerinde daha fazla içiyorsanız vücut nikotine doyduktan sonra normalde almadığınız tatları alıyor olabilirsiniz.

Ya da buna benzer bir şey.

Sigaranın cidden tadının değişmediği konusunda hemfikirizdir sanırım.
0
akhenaten
(01.02.24)
kültablası aynı mı?
sigaranın durduğu yerden tat değişiyor olabilir, kültablasında görmediğiniz başka yanan şeyler olabilir, kıl, tırnak vb.
0
erty_ksk
(02.02.24)
Hava kirliliği olan bir bölgedeyseniz, siz farkında olmadan ve gözle göremediğiniz şekilde evin içindeki hava kirli olabilir.

Veya ev sobalıysa ve kömür yakıyorsanız mesela. Sigaranın tadı aynen tariflediğiniz gibi olur.
0
alfired
(02.02.24)
(2)

ChatGPT Plus kullananlar ne için kullanıyor ?

EXXE01
Alıp uğraşasım var ama aylık 20 dolar değer mi bilemedim.
Alıp uğraşasım var ama aylık 20 dolar değer mi bilemedim.
0
EXXE01
(30.01.24)
Ben kod yazdiriyorum, icon / logo / artwork falan cizdiriyorum. Dokuman ozetletiyorum. IOS app'i epey guzel. Ama son 1 aydir biraz sacmaladilar, cevap vermiyor vs. 20 dolar kod yazdiriyorsan deger. Ama oynayacaksan sadece bilemiyorum artik.
0
compumaster
(31.01.24)
Makale taramak için kullandım bir süre. Amacım her makalede uzun uzun vakit harcamadan işime yarayacak çerçevede bir şey içerip içermediğini ve dolayısıyla okuyup okumamaya karar verme aşamasını hızlandırmaktı.

İşe yaramadı. Hem soru kısıtlaması, hem de pdf chat özelliğinin henüz çok da verimli çalışmıyor olması sıkıntı yarattı. Neyse ki iade alıyorlardı, iade ettim.
0
akhenaten
(31.01.24)
(1)

kartpostal gönderim ücreti

sanat guresi
ptt ile yurt dışına (avrupa ülkelerine) kartpostal gönderim ücreti tahmini ne kadardır?
ptt ile yurt dışına (avrupa ülkelerine) kartpostal gönderim ücreti tahmini ne kadardır?
0
sanat guresi
(29.01.24)
www.ptt.gov.tr

Şu linkten yurtdışı hizmet tarifeleri ve ek hizmet tarifesine bakarsanız

Kayıtsız 30tl, kayıtlı taahhütlü 70tl diyor.
0
akhenaten
(29.01.24)
(7)

İstanbul’da yaşayanlar kendinizi nasıl rahatlatıyorsunuz?

psmstc
Ben 3-4 yıl küçük bir şehirde yaşadım. O pastoral ortamın uzanan yeşil ovaların rahatlamasını İstanbul’da bulamıyorum. Heryer kalabalık, bolca beton ve araba. İstanbulda bu şartlarda siz nasıl rahatlıyorsunuz? Araç sesinin olmadığı yeşil bir alan gördüğümde resmen çölde su bulmuş gibi seviniyorum.
Ben 3-4 yıl küçük bir şehirde yaşadım. O pastoral ortamın uzanan yeşil ovaların rahatlamasını İstanbul’da bulamıyorum. Heryer kalabalık, bolca beton ve araba. İstanbulda bu şartlarda siz nasıl rahatlıyorsunuz?

Araç sesinin olmadığı yeşil bir alan gördüğümde resmen çölde su bulmuş gibi seviniyorum.
0
psmstc
(29.01.24)
sahile gidip kayalıkta veya bankta oturup denizi seyrediyorum.
0
tabudeviren
(29.01.24)
kalabaligin azaldigi gun ve saatlerde cikmaya dikkat ediyorum. cok daraltirsa adalara kacis
0
ala09
(29.01.24)
Belgrad ormanında çok çeşitli yerler var. Sarıyerdeki kapıdan girerseniz daha nezih bir ortam oluyor. Genelde tabiat parklarının girişe yakın yerlerinde mesire alanları olur, o kalabalığı arkanızda bırakınca spor amaçlı yol şeklinde uzun yürüyüş parkurları var. Yol olmasın derseniz doğrudan ormanın içini dolaşan trekking parkurları da var.

Belgrad ormanı doğal orman olduğu için istediğiniz kadar ağaç, çiçek, böcek, mantar, hayvan falan bakabilirsiniz. Ormandan daha pastoral bir şey bulamazsınız zaten.

Yanınıza bir tane kitap, bir termos kahve bir de sırta takılan açılır kapanır sandalye alın bir köşeye kurulun.
0
akhenaten
(29.01.24)
Geceleri yürüyorum, rahatlatan tek sey bu hem sakin oluyor. Yesillik arayisim yok, cunku araci olmayan biri icin kolayca ulasilabilir sakin yesil bi alan yok. Kabullendim.
0
nic cage
(29.01.24)
hafta sonu sabah 7-11 arası çok güzel İstanbul.
0
gule gule
(29.01.24)
Cumartesi Pazar günleri erken saatte kalkıp (6-8 arası) kalkıp sahilde uzun koşular yapıyorum (12-30 km.) sonrasında İstanbul ile işim bitiyor desem yeridir :)
0
kumandanim
(30.01.24)
rahatlatamıyorum, en ufak bir güzelliğe ulaşmak için bile o trafik kaosuna girmek gerekiyor. Mecburi hizmetim burası olmasa beş dakika durmam.
0
biravekahve
(30.01.24)
(7)

ingilizcede bir film eger 5 ayrı filmden oluşuyorsa ne diyoruz?

Zetnikov
mesela örümcek adam 1 2 3 4 5demek istedigim "serisi" nasıl deriz.series dersem bu sefer "normal dizi" ye verilen ad gibi oluyor. çakışsın istemiyorum.örümcek adam filmi serisi demek istiyorum
mesela örümcek adam 1 2 3 4 5

demek istedigim "serisi" nasıl deriz.

series dersem bu sefer "normal dizi" ye verilen ad gibi oluyor. çakışsın istemiyorum.

örümcek adam filmi serisi demek istiyorum
0
Zetnikov
(29.01.24)
3 tane olunca trilogy diyoruz 4'e 5'e ne denir diye baktım şöyle demişler www.google.com
0
patronaj1
(29.01.24)
"film series"

ornek:

By 1999, Sony Pictures Entertainment had acquired the motion picture rights to the character for cinema and TV,[4] creating two Spider-Man animated TV series, and two film series comprising their own continuities: the Sam Raimi Spider-Man trilogy of films (2002–2007) starring Tobey Maguire as the character, and the Marc Webb Amazing Spider-Man films (2012–2014) starring Andrew Garfield in the role.
0
hot potato
(29.01.24)
saga olabilir.

gerçi bu biraz destansı anlamında ama hangi film için kullanacağınıza siz karar verirsiniz.

daha çok lord of the rings ya da star wars gibi serilere uygun.

bu olmazsa series dersiniz. movie series dediğinizde diziden ayrışır.
0
orient blue
(29.01.24)
film series
movie series
film franchise
movie franchise

en.wikipedia.org
0
ermanen
(29.01.24)
arkadaşlar gözlerinizden öpüyorum sağolun
0
🌸Zetnikov
(29.01.24)
Bonus olarak daha önceki bir filmden uyarlanarak aynı konunun devam edip geliştiği filmlere de sequel dersiniz.

"The filmmaker decided to create a sequel to the documentary"

Devam filmi anlamında.
0
akhenaten
(29.01.24)
üçleme trilogy
dörtleme tetralogy
beşleme pentalogy diye gider
0
grimavi
(29.01.24)
(3)

Metafizik, fizik, bilim, paralel dünyalar, boyutlar, varlıklar, quantum

ermanen
başlıktakileri kapsayan soru/sorular sormaya çalışacağım ama tam beceremeyebilirim. tabii soru diye çok ayrıntılı yazmayacağım. ayrıntılı araştırdım ben de ama sizin görüşlerinizi merak ediyorum. geniş ve karmaşık bir konu. siz kendi cevabınızla aydınlatabilirsiniz. konuyla alakalı da yazabilirsiniz
başlıktakileri kapsayan soru/sorular sormaya çalışacağım ama tam beceremeyebilirim. tabii soru diye çok ayrıntılı yazmayacağım. ayrıntılı araştırdım ben de ama sizin görüşlerinizi merak ediyorum. geniş ve karmaşık bir konu. siz kendi cevabınızla aydınlatabilirsiniz. konuyla alakalı da yazabilirsiniz.

aslında fizik ile metafiziğin çatışmasını sormak sorgulamak istiyorum genel anlamda. metafizik felsefeye de giriyor tabii. bir de teorik fizik var. belki fiziksel (veya ötesi) dünya/evrende olan ama daha keşfedilmemiş veya keşfedilemeyen şeyler de metafiziğe girebiliyor. mesela 200 yıl önceki bi insana bugünün teknolojilerini göstersek bizi büyücü falan sanırdı.

bazı tv veya online programlar/yayınlar oluyor. böyle bir sürü farklı bilgileri deneyimleri olan insanlar getiriyorlar. boyutlardan bahsediyorlar. paralel dünyalardan. farklı frekansı olan insanlar. biyoenerjisi olan insanlar. uzaylılar veya farklı varlıklarla iletişime geçenler. bilimin daha keşfetmemiş olduğu veya kabul etmediği şeyler. bu tür insanlar hakkında ne düşündüğünüzü de merak ediyorum. safsata diyecek de çoktur tabii ama bilim her şeyi bilmiyor veya bilmemezlikten de geliyor diye düşünebiliriz. ya da saklanan şeyler de olabilir.

bilimin en son geldiği/araştırdığı yerlerden biri de quantum dünyası/mekaniği ve tam olarak bilinmeyen bir konu. sanki yukardaki durumlarda quantum ile kesişen yerler olabilir. quantum veya quantum gibi başka farklı olgular doğaüstü veya yukardaki gibi durumları açıklayabilir mi sizce? nedir, ne değildir?
0
ermanen
(29.01.24)
Ne olup olmadıklarının cevabını vermek zor. Birikimimiz yok zaten.

Metafizik, bilimle inanışlar (din, soyutluk,mistisizm) arasında köprü konumunda bir yerde bilimin açıklamadığı hususlarda araya iki fayansın arasındaki derz gibi o boşluğu doldurur.
Belki de Metafizik burada bilimde yaratılışı savunanlarla, maddenin önceliğini savunanların buluşma noktası.

Bilimin geldiği noktada kantum ve ona bağlı kavramlara tasavvufi açıdan bakmanı öneririm.
Ben çok araştırmadım ama edindiğim bilgilere göre kuantum denilen şey ve başka alemlerin varlığı hususu tasavvufi kaynaklarda belirtiliyor.

Mesela misal alemi,ervah alemi, ecsad alemi tasavvufun konuları içerisine giriyor.

Einstein'in bazı görüşleriyle tasavvuf konuları arasındaki benzerliklerden de söz edildiğini biliyoruz.
0
diyecevaplandı
(29.01.24)
"bazı tv veya online programlar/yayınlar oluyor. böyle bir sürü farklı bilgileri deneyimleri olan insanlar getiriyorlar. boyutlardan bahsediyorlar. paralel dünyalardan. farklı frekansı olan insanlar. biyoenerjisi olan insanlar. uzaylılar veya farklı varlıklarla iletişime geçenler."

Kontrollü şartlarda, iddia ettiği doğaüstü yeteneğe sahip olduğunu kanıtlayabilen bir kişi bile olmadı şu ana kadar. Hatta kanıtlayabilene ödül veren bir sürü yer var, o ödüllerden birini bile alabilen olmadı: en.wikipedia.org

Hepsinin anlaşmalı şovlar, el çabukluğu veya düz kandırmaca olduğunu düşünmek için güçlü sebeplerimiz var yani.

Kuantum mekaniğini mistik konularla ilişkilendirenlerin de "A'yı anlamıyorum, B'yi de anlamıyorum, o zaman A B'yi açıklar" şeklinde bir yanılgıya düştüğünü düşünüyorum. Kuantum mekaniğiyle ilgili öne sürülen hipotezlerin hepsi bilimsel yöntem çerçevesinde ciddi bir şekilde teste tabi tutuluyor ve bu doğrultuda ilerleniyor, sanıldığı gibi belli belirsiz yapılan işler değil. Doğaüstü durumları açıklar mı bilemem, doğaüstü durumlar test edilmekten kaçmazlarsa belki.
0
aloha snackbar 3
(29.01.24)
Hocam ben fizikçi değilim. Muhtemelen siz de değilsinizdir. İkimiz de fizikçi olsaydık dahi muhtemelen bu kadar geniş skaladaki konular hakkında çok derin bilgi sahibi olamazdık zaten. O yüzden bence kendi kendimize açıklama üretmeye çalışmamalıyız. Açıklama bilgi gerektirir, ancak metodolojik bir konuda akıl yürütebiliriz.

Fizikten ciddi anlamda anlayan, günümüzün en önde gelen bir teorik fizikçi olmak için gerekenlerden haberiniz elbette vardır ancak bunları tekrarlayıp idrak edelim.

Her şeyden önce bir üniversiteye girmeniz gerekiyor. Ülkemizdeki üniversiteler "en önde gelen" bir fizikçi olmak için ne yazık ki hem imkanlar bakımından hem de akademik bakımdan yetersiz. Muhtemelen MIT, Harvard, Oxford, Stanford gibi bir okulu bitirmiş olmalısınız.

Üstüne master, doktora ve post-doc süreçlerinden geçmiş yine aynı üniversitelerin ilgili bölümlerinde çeşitli proje araştırma ve arge konularında çalışıyor olmalısınız.

Elinizden geçen akademik kaynağın, bilimsel ve teknolojik data ve ekipmanın ucu bucağı görünmüyor olmalı. Yıllar boyunca konferans ve sempozyumlarla dünya genelindeki gelişmeleri ilk elden takip etmiş, kendiniz de bu gelişmelere katkıda bulunmuş olmalısınız.

Değil mi? Yani böyle insanlar var dünyada. Birçoklarına eğitim veriyorlar. Utanmasalar analarının karnından fizikçi olarak doğacaklarmış, hayatlarını adamışlar ve inanılmaz donanımlılar.

Ancak gelin görün ki bu biyoenerjici tayfanın "ilminden" haberleri yok. Onların açıklayabildiği şeyleri bunlar açıklayamıyor.

Sizce bu durum ne kadar akla yatkın? Sizin bahsettiğiniz insanların sahip olup da bu insanların sahip olamadıkları imkân sizce ne olabilir? Ya da sizin bahsettiğiniz kişiler empirik olarak kanıtlayamakdıkları şeyleri hangi yollarla keşfedip bunlar üzerinde uzmanlaşabiliyorlar ve diğerleri neden bunu yapamıyor?

Bunu samimiyetle sorun lütfen kendinize. Belki çok detaylı fizik sorularına cevap veremeyebiliriz, ancak bunlara cevap verebiliriz. Bunun mantıksal ve felsefik açıdan sorgulamasını yapabilirsiniz. Bunu sorgulamak bir bilgi birikimi de gerektirmiyor, herkesin yapabileceği bir kıyas ancak yine de etkili bir sonuca götürüyor ve hayatın her alanına da uygulanabilir.
0
akhenaten
(29.01.24)
(6)

Pdf arşivleme için uygulama / yöntem

armagan abanuz
Merhaba, alanımla ilgili bir pdf arşivim var. Bunlardan hem kendim yararlanabileyim hem de çevremdekiler yararlanabilsin diye bir arşiv sistemi oluşturmak istiyorum. Halihazırda büyükçe bir harici hdd almış durumdayım.Bu pdflere yazar, yıl, e-isbn gibi bazı bilgiler tanımlamak istiyorum.Mac OS üzeri
Merhaba, alanımla ilgili bir pdf arşivim var. Bunlardan hem kendim yararlanabileyim hem de çevremdekiler yararlanabilsin diye bir arşiv sistemi oluşturmak istiyorum. Halihazırda büyükçe bir harici hdd almış durumdayım.

Bu pdflere yazar, yıl, e-isbn gibi bazı bilgiler tanımlamak istiyorum.

Mac OS üzerinden bunu yapmam mümkün mü? Yoksa harici bir uygulama mı edinmem gerekir? Gerekirse hangi uygulama?
0
armagan abanuz
(29.01.24)
google drive olmaz mı? platform bağımsız, online, paylaşıma açık, ücretsiz.
0
orient blue
(29.01.24)
Hocam yazar, yıl, e-isbn bilgileri üzerinden de arama yapmaya imkan sağlaması önemli.
0
🌸armagan abanuz
(29.01.24)
Mendeley, readcube, vb platformlar olmaz mı? Bir kontrol edin
0
playing star again
(29.01.24)
Zotero da var
0
playing star again
(29.01.24)
Doğrudan pdf'i mi düzenlemek istiyorsunuz yoksa veritabanı mı oluşturmak istiyorsunuz?

Eğer veritabanı oluşturmak istiyorsanız calibre e-kitap okuyucuları tarafından zaten sıklıkla kullanılan aktif bir uygulama. İstemediğiniz kadar veri ekleyebilirsiniz.
0
akhenaten
(29.01.24)
başta biraz uğraştırır belki ama dosya adlarına gerekli parametreleri yazarsanız drive’da arama sonuçlarında çıkar.

ali veli - örnek - 1990 - eisbn.pdf gibi
0
orient blue
(29.01.24)
(1)

Yerebatan Sarnıcındaki Beton Duvar

kizil sakalli sari
Merhaba,Anahtar kelimeleri bulamadığımdan arayamıyorum galiba. Yerebatan Sarnıcı'nı gezdim yıllar sonra yeniden ve bir şey dikkatimi çekti. Her ne kadar bütün yapı aşağı yukarı bir dikdörtgen de olsa Medusa kafalarının arka çaprazına düşen bir beton (gibi görünen) duvar var. Tam tavana kadar da gitm
Merhaba,

Anahtar kelimeleri bulamadığımdan arayamıyorum galiba. Yerebatan Sarnıcı'nı gezdim yıllar sonra yeniden ve bir şey dikkatimi çekti. Her ne kadar bütün yapı aşağı yukarı bir dikdörtgen de olsa Medusa kafalarının arka çaprazına düşen bir beton (gibi görünen) duvar var. Tam tavana kadar da gitmiyor, tavanın onun arkasına devam ettiğini görebildim. Bir kaç krokiye de baktım, orası planlarda hep var. Ama neden kapatıldığını, hangi tarihte kapatıldığını falan nereden öğrenebilirim?

Seda Özen'in şu tweet'indeki resimde sağ üst köşedeki kapalı alan olmalı: twitter.com

Teşekkürler.
0
kizil sakalli sari
(29.01.24)
Merhaba, bu tarz yapıların hepsinin restorasyon çalışmaları incelemelere konu olduğu için restorasyon yayınlarını tararsanız yapının her yerinden bahsedilir.

Ben ilk bakışta restorasyon makalesi bulamadım ancak restorasyon geçmişini inceleyen bir tez yazılmış. Orada 2. Abdülhamit döneminde yapıldığı söylenmiş

"Yerebatan sarnıcı, restorasyon aşamaları ve koruma süreci" diye aratırsanız çıkar.

27. Sayfadan itibaren bakın.
0
akhenaten
(29.01.24)
(7)

Gerilim filmi önerisi

morca
We Need to Talk About Kevin, Dogtooth tadında film önerilerinizi beklemekteyim. Funny Games gibi aleni işkencenin bol olduğu filmleri önermezseniz sevinirim.
We Need to Talk About Kevin, Dogtooth tadında film önerilerinizi beklemekteyim. Funny Games gibi aleni işkencenin bol olduğu filmleri önermezseniz sevinirim.
0
morca
(29.01.24)
raw şahane bir filmdi.
0
herseysoyledigimgibioldu
(29.01.24)
when the evil lurks - arjantin filmi fakat her yerde bulunabiliyor yeni bir film
www.imdb.com

sleep - kore filmi
www.imdb.com
0
grimavi
(29.01.24)
(bkz: the game)
(bkz: k-pax) ->gerilim değil ama gizem filmi.
0
nhk ni youkosu
(29.01.24)
A perfect murder
0
alimcgraw
(29.01.24)
Eski film izleyebiliyorsanız

İçerisinde metafizik öğe olmayan psikolojik gerilim için

Panic Room (2002)
0
akhenaten
(29.01.24)
gerilimi ağır olan, korkuya da girebilecek, dram ve gizem içeren:
La piel que habito (the skin I live in)

gerilimi göreceli (girmeyebilir o kategoriye), survival tarzı, daha çok garip, gizemli ve fantastik olan, az bilinen, komedi de olan:
shinboru (symbol)
0
ermanen
(29.01.24)
0
tepedeki psychedelic adam
(29.01.24)
(9)

Calisirken bi sey izliyor musunuz ya da dinliyor musunuz

Kittie
Calisirken dedigim normal mesai isi.Dersten bahsetmiyorum veya zaman siniri olmayan bir proje calismasi degil. Duz 9 -6 arasi islerIzliyor, dinliyorsaniz nelerYok izlemem, dinlemem ise nedenTesekkurler
Calisirken dedigim normal mesai isi.
Dersten bahsetmiyorum veya zaman siniri olmayan bir proje calismasi degil. Duz 9 -6 arasi isler

Izliyor, dinliyorsaniz neler
Yok izlemem, dinlemem ise neden

Tesekkurler
0
Kittie
(28.01.24)
Bi ara yerli filmler izliyordum. Kemal Sunal filmleri vs. Şu an çok fazla toplantı yaptığım/2-3 kişi beraber çalıştığımız için dinlemiyorum. Tek başıma çalıştığım günlerde belgesel, TV veya podcast açtığım oluyor.

Eskiden hep müzik dinleyerek çalışırdım, onu bıraktım ama niye bıraktım bilmiyorum.
0
perferil
(28.01.24)
Son zamanlarda sesli kitaplara sardım.
0
Mirket
(28.01.24)
Değişiyor, bilgisayarda çalışırken genelde dosya, belge işleriyle uğraşıyor oluyorum o zaman sessizlik istiyorum yoksa kafam karışıyor. Çizim yapıyorsam müzik açıyorum.

Bilgisayar başında değil de labda malzemeyle uğraşıyorsam bilgisayardan bi bir tv kanalı falan açıyorum arkada ses yapsın diye. Bazen de podcast ya da sesli kitap dinliyorum.
0
akhenaten
(28.01.24)
Ben sizi psikolog ya da pdr gibi bir mesleğiniz var sanıyordum. Yanlış hatırlıyor olabilirim. Bunu neden dedim diye sorarsan bu sorduğunuz sorunun cevabını belki siz daha iyi bilirsiniz diye yazdım. Yanlış biliyorsam da kusura bakmayın, aklıma gelmişken yazmak istedim.

Müzik dinlerken çalıştığını sanarsın. İnsan sevdiği şeye odaklanır. Olay "müzik dinlerken çalışmaya çalışmak" olur. Bazen çok nadiren yaparım. O da aklıma şarkı takılmıştır ya da keyifliyimdir, işim azdır. Bu dediğim ayda bir olur. Onun dışında asla müzik dinlemem.
0
sevilen progressive türkücü
(28.01.24)
sabah fatih altaylı'yla başlıyorum akşama kadar bişeyler dinliyorum. hem izleyip hem dinleme olmuyor bende izleyemiyorum.
0
naksidil
(28.01.24)
Podcast ya da youtubedan video.
0
mikahakkinen
(28.01.24)
evden çalışırken, salondaki tv'den appletv üzerinden youtube'da yer alan aşağıdakine benzer müzikler açık durur. salondan çalışma odama hafiften gelmesi yeter.

www.youtube.com
0
gabe h coud
(28.01.24)
late viper
(28.01.24)
Müzik dışında bir şey dinleyemiyorum. Izlemek söz konusu bile değil. Podcast ya da olay örgülü dinleme kanallarında oraya odaklaninca işimi yapamıyorum.
0
Amaranta ursula
(28.01.24)
(8)

(30+) hala gerçekçi hayalleriniz var mı?

Lubb
peşine düşebileceğiniz gerçekçi ama nispeten büyük hayalleriniz kaldı mı? bu yetiniz hala eskisi gibi duruyor mu yoksa baltalandı mı?
peşine düşebileceğiniz gerçekçi ama nispeten büyük hayalleriniz kaldı mı?
bu yetiniz hala eskisi gibi duruyor mu yoksa baltalandı mı?
0
Lubb
(28.01.24)
Veteriner hekim olmak istiyorum, kolay olmayacak ama deneyeceğim.
0
rock n roll
(28.01.24)
30'dan sonra tüm hayaller gerçekçi oluyor.
0
prole
(28.01.24)
Mesleğimle ilgili olarak var, hala ilerleyebileceğim yerler var.

Ancak eskisine göre çok daha spesifik ve düz bir çizgide görünüyor artık ilerleme.

Yirmilerin başındaki belirsizliği özlüyorum bazen. Kafamı yastığa koyunca gözümde canlanan şeylerin ucu bucağı yoktu.
0
akhenaten
(28.01.24)
Mesleki ya da aile içi gerçekçi hayallerim olsa da hala tanrı kral olmak istiyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(28.01.24)
30 dan önce çok rastgele yaşamışım. Daha yeni başladığımı düşünüyorum hayallerim planlı ve kararlı
0
cavelier
(28.01.24)
hiç olmayacak/yapamayacağım şeylerin hayalini kurmadım. hayalini bile kurmadığım şeylere sahip oldum. küçük küçük hedefler ve planlar dışında bişey yok bende.
0
naksidil
(28.01.24)
30'a girmemden hemen sonra Covid patladı o nedenle hangisinin etkisi daha büyük bilmiyorum ama hayatımın/vizyonumun çok küçüldüğünü hissediyorum.
0
peki madem
(29.01.24)
ben hala superkahraman olabilecegime bile inaniyorum, 36
0
foster
(29.01.24)
(8)

2 yıllık ilişkim ikiz kardeşinin zorbalıkları sebebiyle bitti napıcam?

Mersogibi
aslında rüya gibi başlayan bir ilişkinin içindeydim 2 yıldır her şey güzel gidiyordu yalnız tek bir şey hariç. erkek arkadaşımın ikiz kardeşi beni aşağılayana dek. Erkek arkadaşım olsun olmasın her yerde 'o yalnız kalsa eski haline döner, kendine döner' minvalinde yorumlar, ben birini sevsem 2 yıl o
aslında rüya gibi başlayan bir ilişkinin içindeydim 2 yıldır her şey güzel gidiyordu yalnız tek bir şey hariç. erkek arkadaşımın ikiz kardeşi beni aşağılayana dek. Erkek arkadaşım olsun olmasın her yerde 'o yalnız kalsa eski haline döner, kendine döner' minvalinde yorumlar, ben birini sevsem 2 yıl oyalamam evlenirim söylemleri ve daha sonrasında benimle iyi anlaşacaksın yoksa defolup gidersin demelere kadar geldi. tüm bunlar yaşanırken erkek arkadaşım, kardeşine tek bir cevap bile vermedi. Hep aşağılandım, ailemin ekonomik durumu, devlet üniversitesinde okumama kadar hep küçümsendim. Beni asla savunmayan, yanımda durmayan bir adamı da en sonunda bıraktım. şimdiyse bunların hepsini unutma vakti...
0
Mersogibi
(27.01.24)
ilişkin ikiz kardeş yüzünden değil eskiden sevgilim dediğin kişinin karakteri yüzünden bitmiş

hatta bu hikayede ikiz kardeş senin hayatını bile kurtarmış diyebiliriz
0
grimavi
(27.01.24)
grimavi +1

Dünyada her çeşit insan var, çevrenizdeki birinin ayarı bozuk diye neden ilişkiniz bitsin ki?

Bitmesinin sebebi erkek arkadaşınızdan yeterli destek göremediğinizi hissetmeniz. Gerçek sebeplere odaklanırsanız üstesinden gelmek hem daha kolay oluyor hem de doğru acının yasını yaşamış oluyorsunuz. Her halükarda üzülecekseniz bari yanlış bir sebep için olmasın.
0
akhenaten
(27.01.24)
Grimavi +1. İlişkiniz ikiz kardeş yüzünden değil ki erkek arkadaşınız yüzünden bitmiş. Buna maruz kalmaniza izin vermemeliydi. O yüzden yol yakınken donmussunuz diye dusunmek gerek bence.
0
fraise
(27.01.24)
Grimavi +1
Sınır koymak istese koyardı, kardeşini uyarırdı. Öncelikleri farklıymış ve seni, rahatsızlıklarını umursamamış. İkiz kardeş burada ikincil. Problemin eski sevgilinle. Devam etseydin ve evlenseydiniz bile ömür boyu bunları yaşayacaktın, sırf ikiz kardeş değil iş yerindeki bi erkek/kadınla olan samimiyeti ya da başka herhangi bir konuda.
0
birgumuspeni
(27.01.24)
bugün kardeşi için seni doğrayan, yarın annesi için doğrar, ablası için doğrar, başka bir arkadaşı için doğrar. kurtulmuşsun böyle bir tipten.
0
tabudeviren
(28.01.24)
Okuduğum zaman ilk dediğim şey Allah kurtarmış oldu. Size değer vermeyen, yanınızda olmayan kişilere 1 dakika bile vermeyin ömrünüzden.
0
Sakinolmamlazim
(28.01.24)
iyi olmuş, kurtulmuşsun gibi okudum.
0
duyurukullanıcısı
(28.01.24)
bence ikiz kardeş burada haklı, kardeşindeki değişimi görünce muhtemelen kardeşini korumak için bunları yaptı. yaklaşımının yanlış olduğu çok aşikar yalnız o da kardeşini bir şeylerden korumak istemiş belli ki. hatta farkında olmadan dışarıdan bir göz sizi bile korumaya çalışmış olabilir. ama burnunu sokarak sizin mutlu ilişkinizin bitmesine sebep olmuş ve sevgiliniz olan kardeş de buna dur diyemeyerek/müsade ederek ilişkisinden olmuş da diyebiliriz.
0
picassoishere
(29.01.24)
(10)

Eşinizin işyerindeki karşı cins arkadaşı

meraklitursucu
Eşiniz işyerinden farklı departmandaki karşı cins arkadaşıyla fotoğraflar paylaşsa tepki gösterir misiniz? Normaldir karışmam mı dersiniz?
Eşiniz işyerinden farklı departmandaki karşı cins arkadaşıyla fotoğraflar paylaşsa tepki gösterir misiniz? Normaldir karışmam mı dersiniz?
0
meraklitursucu
(27.01.24)
paylaşmasının beni rahatsız ettiğini söyler kaldırmasını isterdim sakince.
0
gizemli dede
(27.01.24)
Çok değişken. Örneğin eşimi tanıdığımdan beri çeşitli arkadaşlarıyla fotoğraf koyuyordur hiç önemsemem ancak doğru düzgün instagram bile kullanmıyorken yıllar sonra ansızın sadece bu kişiyle sıkı fıkı bir fotoğraf koymuştur bu dikkate değer bir şey olur ve rahatsız eder.

Eşinizi siz daha iyi tanırsınız. Bize değil size garip gelip gelmediği önemli. Tuhaf bulduysanız konuşun.
0
akhenaten
(27.01.24)
Böyle yapan biri eşim olamaz, kıskandığımdan değil bazı temel kuralları düşünemediğinden
0
olaylar olaylar
(27.01.24)
bekar erkek olarak yazıyorum;

iş yerinde evli bir kadın arkadaşımla fotoğraf çektirecek olsam ve bunu sosyal medyaya koyacağını söylediyse mümkün olduğunca ciddi/resmi bir şekilde fotoğraf çekilmek isterim. eşinin rahatsız etme ihtimali olan bir fotoğraf karesinde olmak istemem.

eğer evli olsaydım;
eşimin fotoğraf koymasına bir şey demezdim. ama bu fotoğraf iş yerinde çekilmiş olmalı. iş yerinde şakalaşmalı da olabilir gülümsemeli de olabilir sorun değil. ama dışarıda bir yerde böyle bir fotoğraf çekmiş olması rahatsız ederdi. tabii dışarıda arkadaşlarla gidilen bir iş yemeği ise bu durum da rahatsız etmez.

yani fotoğraf çekilen yere ve fotoğrafın içeriğine bağlı.

fotoğrafın nasıl bir şey olduğu hakkında biraz daha bilgi verirseniz daha iyi olur.
0
tabudeviren
(27.01.24)
Eşimin karşı cinsten arkadaşı neden varki, birlikte fotoğraf çektirecek kadar yani.
işyeri arkadaşları olarak hepberaber yani tamamda.
0
Tina
(27.01.24)
Olaylar +1 o kişi eşim olamaz.

Ama konuda çok değişken var. İş yerinden karşı cins bir arkadaşımla neden foto çektireyim, çektirdim diyelim neden paylaşayım?

Her beraber tüm ekip, olabilir.
Patronu, yöneticisidir, bir Ödül ve alıyordur, olabilir.



Ama kahve içerken fotomu paylaşmam.

O kişi artık eşim değildir.

m.youtube.com
0
neden beni sevmedin
(27.01.24)
eşim diş hekimi bütün hastaları ve doktor arkadaşlarıyla paylaşıyor benim insan içine çıkacak halim kalmamış o zaman :D

yav ne garip garip şeyler paylaşırsa paylaşsın sanki paylaşınca yollu paylaşmayınca namuslu mu oluyor bu insan ırkı. hiç bir şey paylaşmayıp neler neler çeviren tanıyorum.

çok de şey yapmamak lazım bir halt yerse yolları ayırırsınız.

ben paylaşmam ama ne alaka derim bu arada. çok eski arkadaşım falan olacak da belki.

ya da hikaye falan atarsın da öyle kalıcı fotoğraf falan ne mana derim. Ama atarsa da kaldır şunu ne bu hal demem.

ben paylaşsam da eşim bişey demez ama "ne mana" durumu var yine. Herkesle atıyorumdur karşı cinsten de atarım, bir fark olmaması lazım karşıdaki insanın niyeti kötü değilse.

tamamen ortama, kişilere ve çevreye bağlı.
0
ananiyimioguz
(27.01.24)
ben ayrılırdım ama bu şahsi fikrim. Daha doğrusu öncesinde çıkmazdım bile.

Bu durumdaysam söylerdim. Yapmıyorsa büyük kavga çıkardı.

@Neden beni sevmedin +1
0
baldan kaymak
(27.01.24)
Yukarıda diş hekimi örneği verilmiş. Bu normal. Sonuçta reklam yapıyor ve para kazanacak.

Ama normal iş arkadaşıyla keyfi fotoğraf bence normal değil. Ben bekar erkek olarak ilişkim yoksa bir kadınla fotoğraf paylaşmam.
0
ferenc
(27.01.24)
Diş hekimi, doktor, diyetisyen vs bunlar normal, yadırgamam. Ama atıyorum kadın ya da erkek bankacı, ikisi birlikte fotoğraf çekilip paylaşıyorsa yadırgarım. Toplu bir iş yemeğidir, yan yana oturup yakınlaşmış gülümsüyorlardır, içim bi tuhaf olur. Ciddi bir ortamda çekilen fotoğrafsa hiç yadırgamam.

Bazı sınırlar vardır ve aşmamak gerekir.
0
birgumuspeni
(27.01.24)
(9)

Kuryeyle yasanan kaza

cosmicgadin
Araci tek serit bir yolda sag tarafa parkettim, inmeden once her zamanki gibi aynadan kontrol ettim ama hava yagmurlu oldugu icin garanti olsun diye arkaya bakarak inmek icin kapiyi araliyim derken daha kafami cevirmeden kuryenin biri tak kapiya takildi ve yere yuvarlandi. Ben korktum, uzuldum cocug
Araci tek serit bir yolda sag tarafa parkettim, inmeden once her zamanki gibi aynadan kontrol ettim ama hava yagmurlu oldugu icin garanti olsun diye arkaya bakarak inmek icin kapiyi araliyim derken daha kafami cevirmeden kuryenin biri tak kapiya takildi ve yere yuvarlandi. Ben korktum, uzuldum cocuga tabi, ilgilendim numarami verdim vs. Motorda da birsey olmadigi icin tutanak vs tutmadan ayrildik. Olayin şokuyla o an bi suclu hissettim kendimi ama sonra dusununce kendimde bir kusur bulamadim. Sadece bakma amacli kapiyi aralamistim (!). Zaten motorculara esktra dikkatliyim. Sonrasinda beni aradi, masraf ciktigini soyledi (alt diski yamulmus falan) Ben ona kaza aninda hassas davrandigim icin sanirim kendini hakli falan sandi ve benden yari yariya masrafi talep etti. Ben ona hatali olmadigimi ama bi sekilde sebep oldugum icin bir miktar gonlumden vermek istedigimi soyledim. O da yari rakamda israr edip ufaktan tehdit etti akli sira,gereksiz bi sekilde. Yok kamera goruntusu cikaririm, polise kadar gider bu... Keske goruntu olsun zaten benim icin daha iyi. Aslinda ugrasmam veririm ben, neticede uzucu bir kaza ve ucundan dahil olmusum ama artik herseyde kendime fatura kesme huyumdan inanilmaz sıkıldım. Siz nasil eyyorlarsiniz merak ettim.
0
cosmicgadin
(27.01.24)
Öncelikle haksızsınız. Kuryeler çok kötü ve hızlı kullanıyor, ama bu durumda ne yazık ki hata sizde.

Bence fotoğraf vs isteyip karşı tarafla anlaşın.
0
kimlanbu
(27.01.24)
Aciklar misin hatami, merakimdan soruyorum
0
🌸cosmicgadin
(27.01.24)
Karayolları Trafik Yönetmeliği, Beşinci Bölüm, Madde 110

ndirme, Bindirme ve Kapıların Açılması Kuralları

Madde 110- Aksine bir işaret bulunmadıkça;

a) Araç sürücüleri araçlarını, gidiş yönlerine göre yolun en sağ kenarında durdurarak, yolcularını sağ taraftan indirmek ve bindirmek, yolcular da araçların sağ tarafından inmek ve binmek zorundadırlar.

b) Karayolunu kullananlar için bir tehlike ve engel teşkil etmeyeceğinden emin olunmadıkça;

1) Araç durmadan kapı açmak,

2) Kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmek,

3) Durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek,

4) Taşıt yolu üzerinde araçların sol kapılarından yolcu indirip bindirmek,

Yasaktır.
0
kimlanbu
(27.01.24)
Geçmiş olsun, hata tek taraflı değil. Tarfik yönetmeliğinde bu konuyla ilgili detaylı tarifler bulunmuyor sadece @kimlanbu'nun gösterdiği gibi yolcu indirip bindirme kuralları içerisinde genel bir şekilde bahsediliyor, onda da zaten sadece sağ taraftan inmesi gereken yolcular üzerinden giderek sağın kontrol edilmesinden bahsediyor. Yine de bu şekilde kazalar yaşandığı için emsal davalar var.

Biliyorsunuz, kapıyı açıp dışarıyı kontrol etmek kendi içinde mantık hatası içeriyor. Bunun yerine başla kontrol ederek inmeniz gerekirdi. Sadece aynadan bakmak yeterli değil, özellikle de olası motor karşılaşmalarında hiç yeterli değil çünkü kör alan mevcut.

Ancak motorcunun da park halindeki araçların çok yakınından geçmemesi gerekirdi. Bu da oldukça bilinen bir önlem. Park halindeki araçlara yakın gitmemelisiniz. Kapısı açılabilir, sinyal vermeden kalkış yapabilir, aracın önünden arkasından karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir yaya olabilir. Bu çok sorumsuzca ve riskli bir davranış.

Konuyla ilgili bir davada da benzer bir yorumda bulunulmuş. Bu şekilde haberleri tarayabilirsiniz. Olası bir yasal işlemde oluşabilecek senaryolar hakkında size fikir verir.

www.otoajanda.com
0
akhenaten
(27.01.24)
Tek şerit yolun sağında ve dışında araçların Park sırası banket diye tabir edilen 2.yol vardır. Oraya park ettiyseniz karşı taraf tek şerit yolun sağ dışından geliyorsa %100 haksızdır. Tek şerit yolda sağlama yapmak ve banketleri kullanmak yasaktır. Aynı durumda bir kurye araç kapımıza çarptı. Karşı taraf %100 kusurlu çıktı.
0
psmstc
(27.01.24)
Hiç para göndermeyin, sonra bir avukata verir, para gönderdiğiniz için suç varmış gibi iddia ederler. Tamam kamerayı çıkar mahkemeye ver deyin. Boş yolda araca o kadar yakın geçilmez. Park ettim diyorsunuz, yanınızda 1 araç geçecek kadar mesafe yok muydu da bu geldi sizin araca sıfır gibi geçti?
0
malheiros
(27.01.24)
Para yollama+1
0
basond
(27.01.24)
para yollama +1

adam ertesi gun tekrar dusse, motoru cizse onu da size yazacak.
0
cooperr
(27.01.24)
para yollamak çok hatalı olur. kafasında kamerayla gezen bir tipse zaten çok büyük ihtimal kural tanımaz bir şekilde sürdüğü videoda bellidir. inceleme sonunda %50 hatalı çıksanız bile göndereceğiniz paradan daha düşük bir meblağ tutabilir.
0
jepa
(28.01.24)
(4)

izmir'in en merkezi yeri neresi?

tabudeviren
ankara karanfil sokak, istanbul istiklal caddesi gibi yerler izmir'de nereye denk geliyor?
ankara karanfil sokak, istanbul istiklal caddesi gibi yerler izmir'de nereye denk geliyor?
0
tabudeviren
(27.01.24)
Kıbrıs Şehitleri caddesi
0
Mirket
(27.01.24)
İzmir'in şehir merkezi olarak geçen yer Konak meydanı, saat kulesinin olduğu yer. İstanbul'da Fatih gibi. Hatta kemeralti da eminönü gibi.

Alsancak beyoğlu, kıbrıs şehitleri de istiklali diyebiliriz.

Karşıyakayı da kadıköye çok benzetiyorlar genelde.
0
nundu
(27.01.24)
@nundu tam olarak özetlemiş

Ama Karşıyaka bana daha çok Beşiktaş gibi geliyor. İzmir'in İstiklali ve Kadıköy'ü Alsancak'ta birleşik.

Özetle İzmir'de kendine has özellikleri olan birden fazla merkez var, aynı İstanbul gibi.

Daha dar alana sıkıştırmak gerekirse 1. sırada Konak (sadece meydan değil ilçe olarak, ilçenin Alsancak ve Çankaya'yı da içine alan sahil şeridi) ve 2. sırada Karşıyaka en merkezi bölgeler.
0
akhenaten
(27.01.24)
bence izmir de bu konuda istanbul gibi ikiye bölünmüş avrupa yakası asya yakası gibi.

izmir karşıyaka ve konak olarak ikiye bölebiliriz.

karşıyaka tarafı bir merkez.
konak-alsancak tarafı bir merkez.
0
false pretension
(27.01.24)
(1)

Whatsapp Documents'taki "DOC-20200715-WA0007" vb. adlı dosyalar nedir?

santimantal
Telefonumda Whatsapp Documents'ta "Sent" klasörü içinde birçok DOC-20200715-WA0007 vb adda dosyalar var. Bunlar açılmıyor.Nedir bu dosyalar acaba?
Telefonumda Whatsapp Documents'ta "Sent" klasörü içinde birçok DOC-20200715-WA0007 vb adda dosyalar var. Bunlar açılmıyor.

Nedir bu dosyalar acaba?
0
santimantal
(27.01.24)
15 temmuz 2020 tarihinde bir dosya göndermişsiniz birine, onun kaydı. Ancak ya dosya artık mevcut olmadığı için ya da telefonunuzda açacak uygulama olmadığı için açılmıyor, sadece görünüyor. O sohbeti açıp o tarihe giderseniz konuşma geçmişinizden ne yolladığınızı görebilirsiniz.

Birine bilgisayara aktarıp bakması için ofis dosyası yollamış olabilirsiniz.
0
akhenaten
(27.01.24)
(2)

kertenkeleler kopan kuyrugunu yenileyebiliyor, insanlar neden yenileyemiyor

Zetnikov
kafama takıldı bu kertenkele kopan kuyrugunu yeniden oluşturabiliyorbilim insanları bunu araştırıp insanların kopan uzuvlarını yeniden oluşturmalarını saglayamıyor mu?sadece merak
kafama takıldı bu kertenkele kopan kuyrugunu yeniden oluşturabiliyor
bilim insanları bunu araştırıp insanların kopan uzuvlarını yeniden oluşturmalarını saglayamıyor mu?

sadece merak
0
Zetnikov
(26.01.24)
Ölümsüz canlılar da var daha güzeli, olmuyor demek ki, SpiderMan'de yapmaya çalıştılar olmadı genetik özellikler bunlar her türde ayrı ayrı oluyor, şundan alıp buna ekleyeyim olmuyor sanırım.
0
Bir ben var benden şurada
(26.01.24)
Hiçbir zaman böyle bir şey olmayacak denecek bir veri yok, bir gün kesinlikle bu mümkün olacak denecek kadar somut bilgi birikimimiz de yok. Rejenerasyon yetenekleri olan tek canlılar kertenkeleler de değil, en bilinen örneklerden biri de denizyıldızları örneğin.

Bilim insanları bu tür canlılar üzerinde bu rejeneratif sistemlerin işleyiş mekanizmaları hakkında bilgi edindikçe sizin sorunuza giden yol da gittikçe netleşecek. "hadi bu olayı çözelim" deyip başına oturup bitirecek kadar hızlı olmuyor sadece. Örneğin bilgisayarların gelişebilmesi için her şeyden önce elektriği kullanmayı öğrenmemiz gerekti. Sonrasında transistörlerin gelişmesi gerekti, bunların sadece bulunması yetmiyor aynı zamanda farklı teknolojik gelişmeler yoluyla daha da verimli hale gelmeleri de gerekiyor vs. vs. anafikri anladınız sanırım.

Kertenkele veya denizyıldızı gibi kopan uzuvlarımızı tomurcuktan geliştiremesek de artık kök hücreler yoluyla insanların kollarında kulak ve burun dokuları geliştirilebiliyor. Tahmin edersiniz ki bu gelişme bu kadarla kalmayacaktır. Ancak biz ne kadarını görebiliriz bilinmez.
0
akhenaten
(26.01.24)
(2)

Dövizli bes - bu işi bilenler mantıklı mı?

baldan kaymak
Aylık 100 birim veriyorum süre sonunda aynı birim usd veriyor.Kura bağlı bes yani.100 birim atsam 14.400 birim verecek.Tl ile her ay bunlara verir gibi kenara atıp hesaplayınca aynı yere geliyorum süre sonunda. Tek farkı vergi muafiyeti. O da 3.600 birim yapıyor.Tek fark bu mu? Sizce değer mi?
Aylık 100 birim veriyorum süre sonunda aynı birim usd veriyor.

Kura bağlı bes yani.

100 birim atsam 14.400 birim verecek.

Tl ile her ay bunlara verir gibi kenara atıp hesaplayınca aynı yere geliyorum süre sonunda. Tek farkı vergi muafiyeti. O da 3.600 birim yapıyor.

Tek fark bu mu? Sizce değer mi?
0
baldan kaymak
(26.01.24)
Ya burada anlatırken önemli birkaç noktayı atladınız ya da dolandırılıyorsunuz. Böyle bir şey var olamaz ki?

Anlattıklarınıza göre sisteme soktuğunuz her 1 lira için 1 dolar karşılık alacaksınız. Bu para işletilmeden vadesiz hesapta bekler gibi duracak, 12 yıl her ay para yatırıp çıkış zamanı geldiğinde de her 1 liranıza karşılık 1 dolar alacaksınız.

Ama bu mantıksız ki? O zaman çıkışa bir ay kala malınızı mülkünüzü satıp buraya yatırıp hiçbir kur farkı ve vergi ödemeden tüm paranızı dolara çevirmiş olursunuz.

Ya da ben yanlış anladım okuduklarımı. Link var mı elinizde, hangi firma yapıyor bu işi?
0
akhenaten
(26.01.24)
Mavi kart sahiplerine tanınacak dövizle BES'ten mi söz ediyoruz?
Başladı mı o?
Gerçekten, detay görebileceğimiz bir link var mı, bakalım biz de.
0
Mirket
(26.01.24)
(8)

SSD sonrası Windows’un akıbeti?

jamiro
Selamlar. Laptop’un yavaşlığından dolayı ram eklemesi ve ssd yükseltmesi yapacağım. Şimdi windows haliyle hdd’yw kurulu. Ben ssd’de olsun istiyorum. Dolayisiyla ssd için yeni bir kurulum usb’si hazırlamam gerekecek buraya kadar tamamız sanırım.Benim merak ettiğim, laptop’un kendi lisansı normalde 8.
Selamlar. Laptop’un yavaşlığından dolayı ram eklemesi ve ssd yükseltmesi yapacağım.

Şimdi windows haliyle hdd’yw kurulu. Ben ssd’de olsun istiyorum. Dolayisiyla ssd için yeni bir kurulum usb’si hazırlamam gerekecek buraya kadar tamamız sanırım.

Benim merak ettiğim, laptop’un kendi lisansı normalde 8.1 miydi neydi ve zamanında ücretsiz yükseltme ile winfows 10 yapmıştım. Şimdi ben windows 10 usb’si hazırlarsam lisans kodu istemeden direkt kurabilir miyim yoksa laptop alındığında üstünde orijinal hangi sürüm varsa onun kurulum usb’sini mi hazırlamam gerekiyor?
0
jamiro
(26.01.24)
şu an yüklü olan windows lisans keyini okumak için yöntemler var. yada yeni modellerde bu key biosa gömülü geliyor yeni yüklemede otomatik tanıyor.

ben olsam şu an yüklü olan keyi bir yere kaydederdim.

www.youtube.com
0
orpheus
(26.01.24)
Peki o key 8.1 içindi ya hani, windows 10 için geçerli olur mu aynı key? Ona göre download edeceğim de 8.1 veya 10 olarak.
0
🌸jamiro
(26.01.24)
Ben windows 8 ilk çıktığı zamanki kampanyadan retail versiyonunu almıştım sizinki de böyle bir şey mi?

Eğer öyleyse sorun olmaz. Hatta ben Windows 11'i freedos olarak aldığım yeni bilgisayara hiç Windows 10 falan yüklemeden doğrudan kurup girdim keyi. Kabul etmişti. Windowsta uzun yıllardır yükseltmeler ücretsiz zaten artık. Sadece yeni key almak istediğiniz zaman ödeme yapıyorsunuz.

Tabi donanıma gömülü keyler için durum farklı, siz lisansınızı hangi türlü edindiniz bilemiyorum.
0
akhenaten
(26.01.24)
Evet ilk çıktığında süreli bir kampanya vardı ücretsiz olarak windows 10’a yükseltmiştik.

Bu laptopta gömülü olduğunu düşünüyorum ama yine de garanti olsun diye key’i buldum komut sistemiyle.

O halde Windows 10 Usb’si yaratıp , key isterse bu keyi deniyoruz… nihai kararım bu yanlış karar değilse.
0
🌸jamiro
(26.01.24)
Önemli olan, hangi sürümü kullanıyorsunuz? Pro mu, home mu, education mı, single language mi? Bunu doğru seçtiğiniz takdirde lisans otomatik etkinleşir. Laptoplarda genelde single language yüklü gelir, bilmiyorsanız bunu seçin.
0
kesmekes laleler
(26.01.24)
Yoksa yeni lisans satın almak zorunda kalırsınız ya da korsan aktivasyon yöntemlerine başvurmak.
0
kesmekes laleler
(26.01.24)
anakarta gömülü key değilse emailinize kayıt ettiyseniz keyi disk değişiminde yine emailinizle girdiğinizde orjinal olarak tanıyor. en azından bende öyle olmuştu. microsoft hesabınıza girip, kayıtlı cihazlarınızı kontrol edin.
0
false pretension
(26.01.24)
Ben windows 7 pro lisansı alıp windows 10 pro'ya yükseltmiştim eski makinamı. SSD taktığımda direkt windows 10'un ilgili sürümünü kurduğumda lisans kendisi aktive oldu.

Olmazsa bile sıkıntı yok, çalışan lisanslar 50-60tl.
0
kimlanbu
(27.01.24)
(4)

Sevgililer Günü Hediyesi

rock n roll
Selam, sevgililer gününde size ne hediye edilmesini isterdiniz?
Selam, sevgililer gününde size ne hediye edilmesini isterdiniz?
0
rock n roll
(24.01.24)
Ben istemem. Sevgililer gunu cok yapay geliyor bana. Gelecek ay maks bi yemege cikariz o da beyefendi isterim derse. Yoksa benim icin rutin bi gun.
0
mor oje
(24.01.24)
Hiç sevgililer günü hediyesi almadım hiç de vermedim
Formaliteden bişi alınırsa da sırf adet yerini bulsun diye herhalde hiç etkilenmezdim
0
photo85
(24.01.24)
Tam takım hobi hediye edilse hoşuma giderdi :D

Maket, resim, yontma vs. işler için başlangıç kitleri var. Oturur uğraşırdım onlarla şahsen.
0
akhenaten
(24.01.24)
masa altı yürüme bandı

walkingpadturkiye.com
0
gabe h coud
(24.01.24)
(5)

matlaşan bardaklara ne yapılır?

oldtimer
internette bir sürü çözüm var, bunlardan sirke karbonat vs denedim hiçbir etkisi olmadı. bulaşık makinasında matlaşan bardaklara denenmiş, kesin bir çözüm bilen var mı? yoksa yapılacak bir şey yok mu bu soruna?
internette bir sürü çözüm var, bunlardan sirke karbonat vs denedim hiçbir etkisi olmadı. bulaşık makinasında matlaşan bardaklara denenmiş, kesin bir çözüm bilen var mı? yoksa yapılacak bir şey yok mu bu soruna?
0
oldtimer
(24.01.24)
süngerin sert kırmıyla iyice ovala sonra da seyreltilmiş çamaşır suyuna bir kaç saat yatır.
0
gabe h coud
(24.01.24)
Makinede teflon yıkama alışkanlığınız varsa teflondan kopan minik parçalar cam yüzeyini çize çize öyle mat görünmesine neden oluyormuş. Çaresi yok yani.
0
Tina
(24.01.24)
Makinede bulaşık parlatıcı mutlaka olsun ve makine iyi kurutsun.
Eğer ince çizikler varsa onlar artık çöp
0
photo85
(24.01.24)
Makinaya tuz ve parlatıcı ekleyerek normal yıkamaya devam ederseniz düzelir ancak tekrar parladıklarında tuz kullanmadığınız için çizikler oluştuğu daha belirgin olacak. Çiziklerse geçebilen şeyler değil.
0
akhenaten
(24.01.24)
-matlaşma problemi önlem için dönemsel olarak su sertliğini ölçüp makinanın tuz ayarını değiştirmek gerek.
-bardakları eski haline getirmek içinse, Dremel veya pasta cila makinası ile sıfır sulu zımpara kullanmayı deneyebilirsiniz.
0
Rao
(24.01.24)
(2)

Burdaki espri ne?

nundu
https://twitter.com/jeandpardaillan/status/1749941828785156373sabah bu tweeti gördüğümden beri alakayı düşünüyorum ama anlamadım :((
twitter.com

sabah bu tweeti gördüğümden beri alakayı düşünüyorum ama anlamadım :((
0
nundu
(24.01.24)
konar göçer ile bir alakası var sanırım ama ben de çözemedim.
0
inheritance
(24.01.24)
Bkz.fr. connasse

İngilizcedeki hoe eşdeğeri.
0
akhenaten
(24.01.24)
(14)

Kredi kartı meselesi

adwokat
Merhaba hayatımda hiç kredi kartı kullanmadım. Bunu duyan arkadaşlarım çok şaşırıyor ve kredi kartı çıkartmam için beni ikna etmeye çalışıyor.Ben her şeyi nakit almayı seven bir insanım. Ancak yatırım kafası olan arkadaşlar onun yanlış olduğunu söylüyor. Hatta bir arkadaşım internetten üç taksitle a
Merhaba hayatımda hiç kredi kartı kullanmadım. Bunu duyan arkadaşlarım çok şaşırıyor ve kredi kartı çıkartmam için beni ikna etmeye çalışıyor.

Ben her şeyi nakit almayı seven bir insanım. Ancak yatırım kafası olan arkadaşlar onun yanlış olduğunu söylüyor.

Hatta bir arkadaşım internetten üç taksitle altın bilezik alıp kenara atmanın çok mantıklı olduğunu söylüyor. Ben ise hayatım boyunca altınımı vakıfbanktan alıp Biriktirmiş bir insanım :)

Siz ne düşünüyorsunuz? Kredi kartı yatırımcı için olmazsa olmaz mıdır...
0
adwokat
(24.01.24)
Nakitle alışveriş mi yapılır ya enflasyon ortamında? Mesela aralık ayında vade farksız 9 taksitle spor ayakkabı aldım, hiç enflasyon olmasa bile ocakta ve temmuzda maaşıma iki kez zam geleceğini düşünürsek yine kârdayım. Ben yanımda 100 liradan fazla nakit taşımıyorum bile, herhangi bir alışverişimi maaş kartıyla yapalı da birkaç yıl olmuştur. Kârlı olmasını geçtim, sadece kolaylığı bile apayrı.

Ha hiç taksitle altın falan almadım. Alınır tabii de ben altını fiziksel olarak sevmiyorum, yapacaksam sizin gibi banka üzerinden alırım. Ama onun dışındaki her şey için kredi kartı. Faturalardan, market alışverişine, kılık kıyafetten, kişisel harcamalara her şeyi kredi kartıyla yapıyorum. Ödeyebilsem kiramı bile kredi kartıyla öderim dsjdsj
0
nundu
(24.01.24)
Kart ile yatırımın doğrudan bağlantısı yok fakat şu an olduğu gibi yüksek enflasyon dönemlerinde peşin fiyatına taksitle alışveriş yapmak finansal açıdan daha doğru. Örneğin 10 lirayı 5 taksitle ödemek varken neden peşinen veresiniz?

Altın konusu ayrı mesele, bireysel kartlara altında taksit yapılmaz, ticari kart olması lazım ama aldıktan sonra taksitlendirme seçeneği varsa onu bilemem. Taksit olsa bile peşin fiyatına yapmazlar, kredi kartıyla taksitsiz alımda bile fark koyar kuyumcular. Dolayısıyla ilk golü en başta yiyorsunuz, borç ödenene kadar altının değeri ödediğiniz toplam bedelin üstüne çıkıyorsa (enflasyonu da ekledikten sonra) kardasınız ama altının artacağının garantisini kimse veremeyeceği için o riski almış oluyorsunuz.
0
orient blue
(24.01.24)
Kredi kartı kullanmamak ve avret yerini incir yaprağı ile örtmek hemen hemen aynı şeyler.
0
allah yazdiysa bozsun
(24.01.24)
Bu biraz gelirle de alakalı. Kredi kartının 2 büyük faydası var:
1. peşin almaya paranız yetmeyen ürünleri taksitle aldırabilmesi.
2. internetten alış veriş. Bunun için sanal kart çıkartabilirsiniz.

Evet bir dönem Kredi kartı faizleri çok düşüktü ve güzel avantajları vardı ama şu an o kadar da yok. 3 taksitle altın alan arkadaşınız, %4-%8 komisyon ödüyor.

Eğer paranız yetiyorsa, hiç bulaşmayın kredi kartına.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.01.24)
benim şaşırdığım kısım hiç mi pahalı istediğiniz bişey olmadı, atıyorum bir beyaz eşyadır ne bileyim yemek yiyorsun dışarda en az 2000 tl, kim yanında 1000-2000 tl taşırda nakit verir belki dedem yapar bunu.
0
eja
(24.01.24)
Ben de çok çok nadiren taksitli alışveriş yapıyorum genelde sadece bilgisayar, telefon gibi ürünler alırken taksit yapıyorum onlar da 3-6 taksit arası oluyor.

Ancak sakıza kadar tüm harcamalarımı sadece kredi kartından yapıyorum. Bunun bence faydası büyük.

Tüm harcamalarınızı görüp bütçenizi buna göre ayarlamak çok daha kolay. Nerelerde gereksiz harcama yapmışsınız, maaşınızın tam olarak ne kadarını harcamışsınız gibi istatistiki şeyleri rahatça görüp plan yapabiliyorsunuz. Ödeme günü geldiğinde de o aya ait tüm harcamalarınızı tek seferde ödediğiniz için harcama konusunda daha farklı bir bilinç gelişiyor. Tüm harcamalarınızı tek bir yerde görmek sandığınızdan daha ufuk açıcı bir durum.

2.si para taşımamak büyük rahatlık. Pandemi başından beri nadiren elime para değmiştir. Önceden sadece otobüs kartı yüklemesi için para kullanıyordum ancak artık o da uygulamadan yapılıyor. Nakit paraya uzun zamandır dokunmadım. Kredi kartımı unutsam bile telefondan karta ait tüm özellikleri kullanabiliyorum.

3.sü nakitle sadece yüz yüze alışveriş yapabilirsiniz ancak kredi kartları dijital ortamın tek ödeme yöntemi olmasa da en genel-geçer hali. Her türlü ürün satış sistemi başka diğer yöntemlerin yanında kredi kartlarına da tamamen entegre edilmiş halde olduğu için herhangi bir yöntem düşünmenize gerek kalmıyor.
0
akhenaten
(24.01.24)
kredi kartı matematiksel olarak çok mantıklı, enflasyon ortamında her türlü kara giriyorsun, taksit yapmasan şimdi alıp ay sonu ödeyince bile kara geçiyorsun artı bonuslar kampanyalar vs. tek kötü yanı psikolojik, cebinden para çıkıyor gibi olmadığından ayarsız harcayabiliyorsun.
0
hobarey
(24.01.24)
Şu an çok farkında değilsiniz belki ama herkes kredi kartına fark koymaya başladı, ya da yakında koyacak. Peşine ne olur dediğiniz zaman daha düşük fiyat teklif edecekler.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.01.24)
mesela arkadaşlarınla bulustunuz yemek yediniz, kahve içtiniz, mağazada uzun zamandır ihtiyacınız olan bir eşya /giysi gördünüz ve indirimde almaya karar verdiniz. 10 bin lira harcadınız. bu kadar nakit mi taşıyorsunuz her defasında?

cep telefonu almaya karar verdiniz 40bin lira. bankadan 40bin lira çekip telefoncuya mı gidiyorsunuz?

hiç internetten alışveriş yapmadınız mı?

çamaşır makinesi, buzdolabı nasıl alıyorsunuz?

ve son soru aileniz memur mu?

hiç kredi kartı kullanmamış olmak için 18 yaşında olmak veya memur çocugu olmak lazım

kredi kartı kullanmak hem pratik hem de enflasyonist ortamda karlı.

insanlar kredi kartı ile geçtiğimiz sene motorsiklet falan alıyordu sırf yatırım olsun diye
0
abelardo
(24.01.24)
-kredi kartı harcamaya çok seven, iç kontrol mekanizması zayıf kişiler için büyük tehlikelidir.
-Bilinçli olup, gerektiği kadar harcama ve yatırım yapan kişeler için ise türkiye gibi enflasyonist ülkelerde kullanılması avantajdır.

alışveriş yapacağınız yer nakite yeterli indirimi yapıyorsa k.kartı kullanılmayabilir. Çünkü bir çok işyeri k.kartı pos masraflarını ürün fiyatına yedirdikleri için nakitte özel bir indirim yoksa k.kartı kullanmak yerinde olur.
0
Rao
(24.01.24)
bu kadar enflasyonun oldugu bir ulkede KK kullanmamayi aklim almiyor ne yazik ki, benim 4 tane kartim var 3'unun hesap kesimleri 1-10-20 olacak sekilde her ay. kesileni kullaniyorum ki boylece her odemem min 30 max 40 gun vade ile odemis oluyorum. piyasada hicbir tuccar pesin parayla calismaz mumkun mertebe vadeli alir her seyi. sizi ticaret yapanlardan farkli kilan ne o zaman? pesin fiyatina taksit firsatlari da cabasi.
0
bay b
(24.01.24)
(bkz: kredi puanı)
sırf şunun için bile gerekirse az limitli bi kart alıp kullanmak lazım. İleride kredi alman gerekse bu yüzden alamayabilirsin.

www.hangikredi.com
0
nhk ni youkosu
(24.01.24)
Arkadaşlar banka kartım var tabii ki. Kredi kartım yok :)
0
🌸adwokat
(24.01.24)
Eğer banka kartı ile döndürebiliyorsan harika.
Sayısal olarak kredi kartı avantajlı gibi duruyor (taksitle geç ödeme enflasyonist ortamda daha ucuza ürün almak demek oluyor, bunun yanında ek bonuslar, ki bonuslar bence kara sokmuyor, daha çok harcamaya itiyor), ancak bence kredi kartı kesinlikle tüketimi körüklüyor.

Kredi kartı, eğer bugünkü tüketim alışkanlıklarını koruyacaksan senin için de faydalı olacaktır, ama ben alışkanlıkları değişmeyip, nakit olarak almayacağı şeyi kredi kartıyla da almayan kimse görmedim.
0
burfak
(25.01.24)
(4)

fal tarot ve benzeri şeyler baktıran var mı?

tabudeviren
bu gibi şeylere baktırdığınızda hiç bildikleri oldu mu?"yakında güzel bir haber alacaksın" gibi muallak şeyler değil, şu şu şu olacak gibisinden şeyler...baktıracağımdan değil merakımdan soruyorum..
bu gibi şeylere baktırdığınızda hiç bildikleri oldu mu?
"yakında güzel bir haber alacaksın" gibi muallak şeyler değil, şu şu şu olacak gibisinden şeyler...

baktıracağımdan değil merakımdan soruyorum..
0
tabudeviren
(23.01.24)
ben tarot baktırmıştım, theta healing de yapıyordu. doğum haritamla birlikte evlerimi gözden geçirip üzerine konuşmuştuk, çok garipti. anlatamıyorum bile. hala söylediği birkaç şey aklımda ama geleceğe yönelik şu şu olacak tarzı şeyler söylemedi. desteklendiğim alanlarla ilgili "bunlara yönelirsen böyle güzel şeylere yol açabilir" gibi cümleler kurmuştu.
0
penceredengorunenmorbina
(23.01.24)
Onlar işini bilir: (bkz: barnum etkisi)
0
salihdt
(24.01.24)
ben baktırmadım ama binnaz com dan baktım bisüre :) inanılmaz sallıyordum ona rağmen insanlar hastaydı bana çok iyi bakıyor falan diye yorumlar geilyodu. yani evet bilirler biliriz :)
0
hobarey
(24.01.24)
Baktırdım, bildikleri oldu çünkü zaten genelde bu insanlar sizi görür görmez karakteriniz hakkında çıkarımlarda bulunabiliyor. Bunun için metafizik bir yeteneğe ihtiyacınız yok.

Bence faydalı bir şey. Falcılar sizin karakteriniz ve dışardan nasıl göründüğünüzle ilgili fikrinizi genişletir. İnsanlar size gelip durduk yere çok safsın, o kadar pasif bir karakterin var ki birçok kişi tarafından kandırılma potansiyelin var hatta kesin çok defa kandırılmışsındır gibi şeyler söylemezler. Psikologlar da bu tip şeyler söylemez.

Ancak falcılar söyler :D Sadece bunu doğrudan sizin karakterinizi yorumluyor gibi yapmazlar, ancak siz mesajı bu şekilde almak üzerine dinlerseniz baya bir faydası olur.

"Ben geleceğimi göreceğim" amacıyla değil de "acaba dışardan ilk bakışta nasıl görünüyorum" gibi bir düşünceyle gittiğinizde falcıların ufkunuzu baya açabildiğini fark ettim :D
0
akhenaten
(24.01.24)
(1)

chatgpt'de premium alınca

vss
neler oluyor ekstradan acaba?en basitinden şu continue yazısı kalkıyor mu? bütün yazı tek seferde geliyor mu yani? basmaktan helak oldum valla :/
neler oluyor ekstradan acaba?

en basitinden şu continue yazısı kalkıyor mu? bütün yazı tek seferde geliyor mu yani? basmaktan helak oldum valla :/
0
vss
(23.01.24)
AI modeli değişiyor. Ücretsiz versiyonu chatgpt 3.5; ücretli versiyonu chatgpt 4. Buradaki teknolojik altyapı değişikliklerine bakabilirsiniz ancak özetle daha "doğal" bir yapay zeka haline geliyor. Konuşmaları daha anlamlı, vardığı sonuçlar görece daha tutarlı.

Veritabanı güncelleniyor, chat gpt 4 günümüze daha yakın tarihlerdeki verileri de içeriyor dolayısıyla size verdiği cevaplar daha güncel. Buna ek olarak webde aramaya yapıp sorularına bu aramalara dayalı cevaplar verebiliyor. Örneğin gpt 3.5'a "xyz.com dan şununla ilgili yazılanları bul" dediğinizde ya cevap veremiyor ya da sallıyor ama gpt4 verdiğiniz linke gidip bakıyor.

PDF upload edip onunla alakalı sorular sorabiliyorsunuz.

Chat ekranından ai görel oluşturucu kullanıp görseller üretebiliyorsunuz

Evet, gpt-4 size daha uzun cevaplar veriyor ancak bazen sorun oluyor ve yine continue demeniz gerekebilir ancak daha az gerekeceği kesin.

Neticede gpt4 daha yeni bive kapsamlı bir teknoloji.

Ben denemek için aldım ancak 3 saatte 40 soru kısıtlaması olduğunu bilmiyorsum, bu baya kısıtlayıcı geldi ve değmediğine kanaat getirip iade ettim.
0
akhenaten
(23.01.24)
(5)

Spor disiplini sağlamak için ne yapıyorsunuz?

psmstc
Spor konusunda sürekliliği bir türlü sağlayamıyorum. Ehli keyf tembel bir yapım var. Bu konuda tavsiyeniz neler olur?
Spor konusunda sürekliliği bir türlü sağlayamıyorum. Ehli keyf tembel bir yapım var. Bu konuda tavsiyeniz neler olur?
0
psmstc
(23.01.24)
senin gibi biriydim spor konusunda. Evime en yakın salona gittim ve şans eseri orası sadece PT ile çalışılan bir salonmuş. Salonda aynı anda 4 kişi çalışıyor ufak bir yer, direkt antrenör ile çalışılıyor. Üyelik de 10-20-30 ders üzerinden satın alınıyor ve hep aynı gün aynı saatte, son anda cayma şansı da yok en azından bir gün önceden haber vermek gerekiyor. Böyle bi sistem olunca dünyanın en üşengeç ve hımbıl insanı olarak baya iyi bir spor disiplini edindim. Hem görece pahalı standart bir spor salonuna göre. Hem de bireysel antrenörle çalıştığım için kaytarma şansı azalıyor.

Etrafınızda (mümkünse yakınınızda) böyle bir salon varsa bakabilirsiniz bende baya etkili oldu 3 aydır zorunlu durumlar hariç (il dışında olduğum) gitmediğim olmadı hiç. Haftada üç kez düzenli gidiyorum
0
nundu
(23.01.24)
Sevdiginiz sporla ugrasin baska hicbirsey. Defalarca fitnessa yazildim hep yarim biraktim. Para da motive etmiyor ancak yuzmeyi com seviyorum. Hic bir motivasyon gerektirmeden gidiyorum
0
dogredsector
(23.01.24)
Strength training.

Sporu spor için değil daha fazla ağır kaldirmak için yapıyorum ve bana bir amaç kattı. Ilk basladigimda 60kg deadlift squat ile öğrenerek başladım. Su an 10 yıl sonra squat 205 deadlift 230. Haftada 3-4 gün sürekli gidiyorum.

Yani spora iki makine bir bisiklet diye gidince insan sıkılıyor. Beni bağlayan bu oldu.
0
logisticsmanager
(23.01.24)
kesin bir formulu yok ne yazik, neden spor yapmak istedigine dair kendine esasli bir sebep bulup onun pesinden gitmen gerekiyor. bunu yaptiktan sonra spor yapmak isin en onemsiz kismi oluyor inan bana.

siskosun ve aynada gordugun goruntu hosuna gitmiyor, zayif celimsiz vitaminsizsin ve bu goruntu hosuna gitmiyor. aslinda fena degilsin ama daha atletik, aktif vs olmak istiyorsun gibi.

bir de yaptigin spora hakim olmayi ogren, agirliksa salondaki hocalardan daha iyi ogren, kosuysa internetten okudugun kaynaklari kendince yorumla ve kendine adapte et gibi. ama zoraki salaona yazildim, hoca program verdi 3 st 10 tekrar bench verdi meeh dersen olmaz.
0
bay b
(23.01.24)
Her türlü disiplini sağlamak için kullandığım tek yöntem zorla yapmak.

Önceden bunun bir seçenek olduğunu bilmiyordum. İnsanlar bir şeyleri düzene koymanın yolunu bulmak için çok fazla detay düşünüyor. İstemediğim bir şeyi kendime zorla yaptırmanın iyi bir şey olmadığını düşünüyordum. Ancak sonra kendimi istemediğim bir şeye zorlamadığımı fark edip aydınlandım. İstediğim şeyi yapmaya zorluyordum; evet böyle bir kavram olduğunu da bilmiyordum.

Neden düzenli spor yapmak istiyorsunuz sorusuna bir cevabınız varsa bunu yapmayı istiyor ve gerekli görüyorsunuzdur. ancak düzenli olarak spora gitmek sizin için zorsa, siz de istemeseniz de zorla gidersiniz. Basit.

Zamanla kendi kendine oturuyor, özellikle sonuç almaya başladıktan sonra.

Bazı şeyler emek istiyor ve genelde emek vermek zor bir iş. Haliyle her zaman istekle yapmanız gerekmiyor, ancak bir sonuca ulaşmak için yapmanız zorunlu. O halde yapılacak. Bunu kabul ettiğinizde ayağınızı sürüyerek de olsa evden çıkabiliyorsunuz.
0
akhenaten
(23.01.24)
(3)

ingilizce gurmelerine soru

kozm
Merhaba, Aşağıdaki iki cümle arasındaki grammaticaly olarak fark nedir? There is pretty an old house.There is a quite old house. İddia 1;İki cümle arasındaki gramatik fark; pretty old ve quite old adjective olduğu için a ve an 'pretty' ve 'quite' dan önce gelmelidir. İddia 2;pretty ve quite adjectiv
Merhaba,

Aşağıdaki iki cümle arasındaki grammaticaly olarak fark nedir?

There is pretty an old house.
There is a quite old house.


İddia 1;
İki cümle arasındaki gramatik fark; pretty old ve quite old adjective olduğu için a ve an 'pretty' ve 'quite' dan önce gelmelidir.

İddia 2;
pretty ve quite adjective değil adverb olarak kullanılmıştır. Adjective olan old ve 'pretty' ve 'quite' onu nitelediği için adverb'dir.

Ne dersiniz?
0
kozm
(22.01.24)
Gramer olarak doğru olsa da "this is pretty an old house" gibi bir kullanımı tercih etmemelisiniz. Çünkü doğal durmuyor. Ancak "quite an old house" kullanılabilir. "I saw quite an old house there"

İddia 2 dediğiniz şey doğru. Burada pretty de quite da old sıfatını destekleyici, anlamını güçlendirici bir zarf olarak kullanılmış.

Bir yapının gramer olarak doğru olması doğal olduğu anlamına asla gelmez.

Her dilde böyle bu. Örneğin Türkçede yapısal olarak doğru olmasına rağmen özne kullanmaktan kaçınıyoruz. Ben geliyorum, sen gideceksin demiyoruz gerekli olmadıkça.
0
akhenaten
(22.01.24)
Ilk cümle gramer olarak doğru değil. A/an prettyden sonra gelemez, önce gelir.

There is a pretty old house.

Quite adverb olarak kullanırsan tam tersi;
There is quite an old house.

Kısacası iki cümlede de gramer doğru değil.
0
logisticsmanager
(23.01.24)
Kaynak da birakayim;
Quite adverb
www.oxfordlearnersdictionaries.com:~:text=In%20this%20meaning%2C%20when%20quite,children%20are%20still%20quite%20young.

Pretty adverb (bunun kaynağı daha az ama ben de hayatımda pretty an old house duymadım gormedim demedim)
test-english.com
0
logisticsmanager
(23.01.24)
(6)

ekşi'de sol frame sizde de göçtü mü?

mark greg sputnik
yasak kaldırıldıktan sonra eksisozluk111.com adresinden girdiğimde hesaptan çıkmış gösteriyordu. öyle olunca eksisozluk.com aracılığıyla girdim. hesapta sorun yok ama sol frame görünmüyor. gündem, debe vs. de çıkmıyor haliyle. sol taraf boş.sizde de aynı mı?
yasak kaldırıldıktan sonra eksisozluk111.com adresinden girdiğimde hesaptan çıkmış gösteriyordu. öyle olunca eksisozluk.com aracılığıyla girdim. hesapta sorun yok ama sol frame görünmüyor. gündem, debe vs. de çıkmıyor haliyle. sol taraf boş.

sizde de aynı mı?
0
mark greg sputnik
(22.01.24)
111 de çalışıyor, sol frame de sağlam
0
akhenaten
(22.01.24)
eksisozluk111, eksisozluk'e yönlenip hiç açılmıyor bende. gizli sekmede de aynı şekilde.
0
tepedeki psychedelic adam
(22.01.24)
ben siteye bile giremiyorum :/ (uygulamada sorun yok)
0
dilhun
(23.01.24)
yurtdisina acik sikinti yok
0
cooperr
(23.01.24)
Ben de siteye giremiyordum. Bilgisayarda VPN açıp girdim bir kere ve şimdi VPN'i kapatmama rağmen girebiliyorum. Ama telefonda giremiyorum hala. Neden anlayamadım.
0
peki madem
(23.01.24)
eskisozluk111.com'uorijinal domain'e geri yönlendirdiklerinden beri firefox'tan vpn'siz siteye girilemiyor. opera ile bir kez vpn açıp girince normale döndü fakat firefox'ta vpn'i kapatınca giriş yok. cache'leri ve cookie'leri temizledim, dns flush yaptım, modem konsolundan dns'i değiştirdim, bana mısın demiyor. çözebilen varsa beri gelsin.
0
massayidonatello
(26.01.24)
(6)

Haci sakirle yuz yikaninca ne olur

Kittie
3 hafta falan once markette kasada haci sakirler indirimdeydi. Beyaz sabun kokusuna bayildigim icin direkt aldim bi paket.Yuz yikama jelim de bitmisti. Kullanayim dedim. Cildim hic olmadigi kadar iyi. Bunun disinda sadece nemlendirici kullaniyorum yillardir kullandigim bi sey o da. Yani farkliligi y
3 hafta falan once markette kasada haci sakirler indirimdeydi. Beyaz sabun kokusuna bayildigim icin direkt aldim bi paket.
Yuz yikama jelim de bitmisti. Kullanayim dedim. Cildim hic olmadigi kadar iyi. Bunun disinda sadece nemlendirici kullaniyorum yillardir kullandigim bi sey o da. Yani farkliligi yaratan baya haci sakir. Uzun vadede sorun olur mu, birakip la roche jelime mi gecsem tekrar sizce?
0
Kittie
(22.01.24)
Bir şey olmaz.
Ama yüzü bu sabunla yıkadıktan sonra kuru ve soğuk havalarda dudaklarda çatlama olma ihtimali akla geliyor.
0
diyecevaplandı
(22.01.24)
3 - 4 yıldır saçımı, yüzümü ve vücudumu sabunla yıkıyorum. Saçlarım gayet sağlıklı, cildim de öyle. Kozmetik ürünlere tonla para döken arkadaşlarımdan daha iyi durumdayım. 30/Erkek olmamın bir etkisi var mı bilmiyorum, ama sanırım içinde 150 içerik olan temizleme ürünleri biraz yalan geliyor. Yanıldığım konusunda bilimsel temelli bir argüman sunanları dinlerim, gerekirse yaptığımdan vazgeçerim. Durum bu.
0
dejame
(22.01.24)
Kurutur. Yüze kullanmayin, yüz çok hassas.
0
logisticsmanager
(22.01.24)
Herkesin cildi farklı. Sizinki güzel tepki vermiş devam edin bence. Çok kurursa nemlendirirsiniz. Jel mel aha bha ıvır zıvır hepsi yalan dolan bence :D
0
glamdr1ng
(22.01.24)
Bende de kuruluk yapıyor sabun.

Sizin cildiniz yağlanıyorsa belki o etkiyi sert şekilde ortadan kaldırdığı için iyi gelmiş gibi hissettirebilir ancak düzenli kullanıp kuruluk fark etmeye başlarsanız bırakırsınız.
0
akhenaten
(23.01.24)
erkek kişisiyim.
normalde yüzüm -sanırım çok terleyen bir birey olmamın da etkisiyle- aşırı yağlı bir yapıya sahip. t bölgesi, alın kısmı ve göz altı/burun yanı kısımlarım resmen ışıkta parlar.

hacı şakir kalıp sabun bende yağlanmanın miktarını azaltmadı ama, zamanını uzattı.

şöyle açıklayayım;
normalde yüzümü yıkadıktan sonra veya banyo/duş sonrası kurulandıktan sonra diyelim ki ilk paragrafta yazdığım parlama noktasına kadar diyelim ki 2,5-3 saat geçiyor.
hacı şakir bu süreyi 4,5-5 saate kadar uzatıyor.

dediğim gibi, finalde gene vıcık vıcık yağlı yüze ulaşıyorum ama 2,5-3 saatten ziyade 5 saate yakın bir süre rahat ettirmesi benim için önemli bir avantaj.
nereden baksam 2 katı daha yavaş yağlanıyor diyebilirim.

kışın ara veriyorum ama. kışın hem daha az terlediğim için, hem de yağlanmam daha kabul edilebilir olduğu için.
0
thedepressed
(23.01.24)
(5)

Antik çağ duvar kabartmasına ne deniyordu

photo85
Mitolojik duvar kabartmalarına ne ad veriliyorduHiyeroglif değil rölyef de değilBulamadım aklıma takıldı
Mitolojik duvar kabartmalarına ne ad veriliyordu
Hiyeroglif değil rölyef de değil
Bulamadım aklıma takıldı
0
photo85
(22.01.24)
fresk mi?
0
exlibris
(22.01.24)
Yok fresh de değil, boyasız sadece taşın oyulmasından olanlar
Hitit duvar kabartmaları gibi
0
🌸photo85
(22.01.24)
Gravür mü
0
Sumashi
(22.01.24)
Ortostatmış tam karşılıyo mu anlamı bilemesem de
0
🌸photo85
(22.01.24)
Kabartmalara kabartma deniyor, bir sıva üstüne çizilmiş duvar resimleri fresk. Ortostat bir yapı elemanı; üzerinde kabartma olabilir de olmayabilir de. Gravür kabartmanın tam tersi olarak kazımadır daha çok metal işçiliğinde kullanılır.

Makalelerde de kabartma yazar, her yerde de kabartma yazar. Rölyef (relief) veya carving ingilizce literatürde kabartma için kullanılıyor.

Eğer okuduğunuz kaynaklarda ortostatların üzerlerindeki kabartmalardan bahsediyorsa doğrudan ortostat denmiştir, ancak ortostat kabartma anlamına gelmiyor. Örneğin stellerin üzerindeki kabartmalardan bahsediyor olsa doğrudan stel denirdi.
0
akhenaten
(22.01.24)
(13)

ucaklarda telefonu ucak moduna almak

in vino veritas
hic dikkat etmemistim kimse kapatmiyormus (ucak moduna da almiyormus tabii ki) ya ucaklarda telefonlarini. aklima takildi sonra, bi zamanlar otobuslerde de yasakti artik degil, acaba ucaklarda kapatmak/ucak moduna almak da aslinda gereksiz de yine de ucak moduna alin veya kapatin mi deniyor? kapanma
hic dikkat etmemistim kimse kapatmiyormus (ucak moduna da almiyormus tabii ki) ya ucaklarda telefonlarini. aklima takildi sonra, bi zamanlar otobuslerde de yasakti artik degil, acaba ucaklarda kapatmak/ucak moduna almak da aslinda gereksiz de yine de ucak moduna alin veya kapatin mi deniyor? kapanmazsa/ucak moduna alinmazsa ne olur, bu sebepten kaza yasanmis bir ucus var mi gecmiste? zaten ucak havadayken telefon herhangi bir sinyal alamayacak otomatik kapanmis gibi olmuyor mu? gercekten riskli bir durumsa da kanla yazilmis havacilik kurallari bu kadar kritik bir konuyu insanlarin keyfine nasil birakabilmis? kafamda deli sorular.

bonus soru 1: siz kapatiyor/ucak moduna aliyor musunuz telefonlarinizi?
bonus soru 2: kapatmayanlari/ucak moduna almayanlari uyariyor musunuz?
0
in vino veritas
(22.01.24)
ben uçak moduna alıyorum hatta biraz yanımdakine göstere göstere alıyorum haha.

Çok ölümcül olsa tek tek kontrol eder veya girişte toplarlardı, fakat geçmişte uçağın bazı sistemlerini karıştırmış gibi bişey izlemiştim. Sanırım dijital sistemlerde çok gariplik varsa pilot "telefonu açık olan var mı bi kontrol edin" diyor.

Yanımda almayan mesajlaşan vs. görürsem uyarırım. Fakat uzun mesafe uçan uçaklarda direkt wifi falan var artık, o sayede havadayken whatsapp kullandığım da oldu mesela. (ama mobil veri kapalıydı)
0
nhk ni youkosu
(22.01.24)
Direkt kapatırım. Göstere göstere :d
0
ruhen hastayim ben
(22.01.24)
1) Uçak moduna alıyorum.
2) Kimseyi uyarmam.

Telsiz iletişimine etkisi olabilir diyorlar. Çok önemli bir şey olsaydı doğru düzgün kontrol ederlerdi.
0
pispinti
(22.01.24)
Öyle aman aman bi sorun olacağını sanmıyorum ki olsaydı yanımıza almamıza izin vermezlerdi
0
olaylar olaylar
(22.01.24)
1. ucak moduna aliyorum.
2. uyarmam, ozellikle turkiyede hic girmem oyle seylere. genel olarak hicbir seyi uyarmam, cok maganda var.
0
hot potato
(22.01.24)
90larda boyle bir sikinti vardi, hatta birkac kaza telefonla iliskilendirildi de artik herkesde telefon var, mutlaka her ucakta birkac tane tel acik unutuluyordur. Buyuk ihtimal bir cozum bulundu ki pek kimse iplemiyor, yoksa her gun 5-10 ucak duserdi.

ucak moduna aliyorum devam ediyorum, artik ucaklarda wifi da oldugu icin yanimdaki telefonla bile konussa iplemem, buyuk ihtimal wifi ustunden konusuyordur derim gecerim.
0
cooperr
(22.01.24)
Bildiğim kadarıyla telsiz iletişiminde ve kulaklık ekipmanlarında parazite yol açıp anlaşılabilirliği etkilediği için sorun oluyor. Zamanında bu alanda çalışan birinin entrysini görmüştüm, detaylı yazmıştı ancak hatırlayamadım hiç kimdi diye.
0
akhenaten
(23.01.24)
1. ucak moduna aliyorum. en azindan pil harcamaz bosu bosuna.
2. uyarmam sanirim.
0
sanal uyku
(23.01.24)
Hocam pil harcamasın diye alabilirsiniz ama tam olarak öyle bir etkisi yok. Vakti zamanında belki olabilirdi. O da belki ama o konuda da önlemler zaten var. Yaşlılar bilirler :D eskiden evlerimizde bile cep telefonu çalsa televizyonun radyonun vs. hoparlörü parazite başlar bir sürü ses duyardınız. Günümüzde ise bu durumla karşılaşan birisi kaldığını pek sanmıyorum. Ki kural olarak da sadece iniş ve kalkışlarda telefon ile ilgili uyarılar yapılıyor. O da sadece uçak modu ile ilgili değil, telefon vs. hiç bir şeyin iniş ve kalkışlarda kullanılmaması ile ilgili oluyor.

Ayrıca artık uçaklarda wi-fi bile var. Geçtiğimiz yıldan beri THY ile uçarken bir yandan mesajlaşabiliyor veya paket alırsanız internette işlerinizi yapabiliyorsunuz. 10'dan fazla uçuşumda wi-fi'a sahip bir uçağa denk geldim.
0
yeninesiltupcu
(23.01.24)
eskiden cep telefonu şebekeden sinyal alırken hoparlörü monitörü falan zıttırı zıttırı zıttırı diye etkilerdi, parazit yapardı hatırlarsanız. liseliler bilmez, tüplü monitör kafayı yerdi.

bir uçak dolusu telefonun havada şebeke aramak/değiştirmek için pilotların kulaklığına, ekranına zıttırı zıttırı zıttırı yaptırdığını bir düşünsenize.

artık cep telefonları sinyal alırken pek parazit yapmıyor.
0
kibritsuyu
(23.01.24)
1-uçuş moduna alıyorum
2-kimseyi uyarmıyorum
0
paintov
(23.01.24)
Uçuş moduna almıyorum. Genel olarak thy ile uçtuğum için uçakta da wifi hizmeti vs var zaten kullanıyorum. Eğer bu bi problem olsaydı wifi hizmeti bile olmazdı uçuşlarda diye düşünüyorum…
0
Boris
(23.01.24)
1-uçuş moduna alıyorum
2-kimseyi uyarmıyorum

günümüz telefonlarının düşük sar değerleri ve standartlaşmış veri iletim teknolojileri sayesinde bunların uçuş güvenliğine herhangi bir zararı yok.
tahminimce yolcular telefonla oynarken birbirini rahatsız etmesin diye devam eden bir kuraldır.
0
durbidakka
(23.01.24)
(11)

Mitolojiden anlayanlara soru: bu abla medusa mı

photo85
Bu linkteki abla medusa mı, yoksa ondan bundan esinlenilmiş bi figür müBi de ablayı tanımayanlar bakınca aaa yılan saçlıı kadın resmii bu, der mi, yoksa işte kanatlı meleksi bi antik abla mı dersinizhttps://images.app.goo.gl/MbcHqXtnGE4MEoLF6Aha da linkTeşekkürler
Bu linkteki abla medusa mı, yoksa ondan bundan esinlenilmiş bi figür mü

Bi de ablayı tanımayanlar bakınca aaa yılan saçlıı kadın resmii bu, der mi, yoksa işte kanatlı meleksi bi antik abla mı dersiniz

images.app.goo.gl

Aha da link
Teşekkürler
0
photo85
(22.01.24)
Medusa'ya hic benzetemedim. Kanat oldugu bariz gibi, yilanla alakasi yok arkasindakilerin.
0
sertac akin
(22.01.24)
Hayır değil. Medusa'nın saç telleri yılan.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.01.24)
Bu arada medusanın da kanatları varmış. Tabi saçları yılan. Bu arkadaş medusa çağrışımı yapmıyor son kararımız di mi :)
Medusa ise almak istemem :)
0
🌸photo85
(22.01.24)
medusa yerebatan sarnıcındaki gibi. bununla alakası yok.
0
candide
(22.01.24)
Şu çocuğun abisinin resmi o

pixabay.com
0
Mirket
(22.01.24)
Bu resmen, kısa saçlı, kanatlı bir cupid bence. Medusa'yla alakası yok.
0
PhoenixRising
(22.01.24)
medusa'yı ötekileştirmen hiç hoş değil :)) küllük güzelmiş bu arada medusa da olsa alırdım ben ama bütçe sorun.

bence de medusa değil melek figürü sadece
0
exlibris
(22.01.24)
Medusa müthiş bi karakter bence. Günümüzde feminizmin de sembollerinden biri. Gayet takdir ederdim medusa olsa ama değil bu
0
nundu
(22.01.24)
Figürün çevresindeki meander motifi antik yunan sanatının ikonik bir simgesi olduğu için figürün melek değil de yunan mitolojisine ait olması muhtemel, en azından tasarımı yapan kişi bunu arzulamış.

Ancak çizim tekniği dolayısıyla kimliğini sadece tasarlayan bilir :D gerçekten bu şudur diyemeyiz. Çünkü modern bir üretim bu. Tespit için gerekli atribütler de çok iç içe geçmiş.

Örneğin kanatlar ve genç yüz hatları mö4.yy sonrası bebek erosu çağrıştırıyor ancak bebek eros buradakinden çok daha "bebek" olmalıydı. Eros arkaik dönemde yaşlı birisi olarak tasvir ediliyor, hellenistikten sonra gençleşiyor ancak hiçbir zaman ilkokul çoğu olarak tasvir edilmiyor swh

Ancak en büyük ihtimal eros olması yine de. Saçlarındaki kalın bukleler zannedersem yine bebek erosların ortaya çıktığı dönemdeki genel barok üslubun taklidi.

Ancak kesinlikle medusa değil.
0
akhenaten
(22.01.24)
Versace’nin eski logosu derdim :) kanatları da telife girmemek için yapılmış desen sayardım.
0
ya volna
(23.01.24)
kesinlikle medusa değil, buna medusa diyen göz doktoruna gitsin.

ben kanatlı abla değil, kanatlı oğlan çocuğusu olarak stilize bebek eros diyorum. kanatlar ve yay-ok eros'un atribütleri zaten, kanat var yay-ok yok ama kanatlara kalp formu verilmiş olması aşkı çağrıştırıyor.
0
halanne
(23.01.24)
(5)

İcloud problemi

sacrilegious
Telefonumda 30bin foto vardı. 20bin tanesini sildim. İcloudla eşzamanlama açık ancak şu an hala icloudta 30bin foto görünüyor. Ayrıca icloud hesabıma erişip ordan da mı tek tek silmem gerekiyor?daha kolay bir yolu yok mu?
Telefonumda 30bin foto vardı. 20bin tanesini sildim. İcloudla eşzamanlama açık ancak şu an hala icloudta 30bin foto görünüyor. Ayrıca icloud hesabıma erişip ordan da mı tek tek silmem gerekiyor?daha kolay bir yolu yok mu?
0
sacrilegious
(22.01.24)
Çünkü yeni telefona geçeceğim icloud hesabımı yeni telde kullanacağım ve orada sildiğim fotolar olsun istemiyorum.
0
🌸sacrilegious
(22.01.24)
Syncte bir sorun olabilir.
- Photos uygulamasını açınca altta syncing yazıyor mu? (Ya da türkçesi)
- Wifi'a bağlı mısınız?
- iCloud synci devre dışı bırakıp sonra yeniden etkinleştirin.
- üstteki olmadıysa. Telefona soft reset atın
- Bu maddeye geldiyseniz artık iclouddan da silmeniz lazım fotoları :D
0
nuevo
(22.01.24)
I cloud kullanıyorum ama bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum.
Sadece mantık yürütebilirim, icloud telefonun kaybolmasına veya yanlışlıkla silinmesine karşı yedekleme gibi değil mi? Yani ben bu mantıkla kullanıyorum.
Telefondan silince ordan silinmiyor olması gerekiyor bana göre.
0
artci sarsinti
(22.01.24)
Yanıltmış olmayayım ama ben iphone kullanırken hatırladığım kadarıyla icloud yedeklemesini kapatmaya çalışınca verileriniz silinecek diye bir uyarı veriyordu. Sonra tekrar açınca baştan senkronizasyona başlıyordu.

Bu çerçevede bir şeyler bulmaya çalışabilirsiniz belki bu işi yapmaya çalışmadan önce.
0
akhenaten
(22.01.24)
Fotolar iphoneden silindiyse ayarlardan icloud a tiklayip fotolari kapatin. Bu özellik sadece cihazlariniz arasinda fotolarin senkron olmasini saglar.

Telefonu degistirmeden öncede yine ayarlardan gidip yedeklemeyi yapin.

yeni telefona gecince zaten son yedekten telefonu kurayim mi diye soracak.
0
VIPCH
(22.01.24)
(9)

Kırmadan dökmeden ayrılmak

eternal_soul
Selamlar,Aralık başında tanışıp aralık sonuna doğru sevgili olduk. Sevgili olmadan önce o beni instagram'dan ekledi, sonrasında görüşmeye başladık. Uzun süredir öğlenleri gittiğim bir yerde zaten birbirimiz görüyorduk.Tüm bu süreçte geçtiğimiz hafta başına kadar hiç yaş konusu açılmadı. Her şey o ka
Selamlar,
Aralık başında tanışıp aralık sonuna doğru sevgili olduk. Sevgili olmadan önce o beni instagram'dan ekledi, sonrasında görüşmeye başladık. Uzun süredir öğlenleri gittiğim bir yerde zaten birbirimiz görüyorduk.

Tüm bu süreçte geçtiğimiz hafta başına kadar hiç yaş konusu açılmadı. Her şey o kadar güzeldi ki ne o ne de ben yaşlarımızı sormadık bile. Kendi çevremdekiler, bende olumlu bir değişiklik sezince konusu açıldı anlattım. Kaç yaşında diye sorduklarında cevap veremedim ki o anda içime bir kurt düştü. Onların da gördüğü birisiydi. Yaklaşık 24-25 yaşında düşünmüştüm.

Kendisine yaş konusunu açınca ilk o sordu, 35 yaşında olduğumu söyledim. Yaklaşık 28 yaşındayım gibi düşünmüş. Kendisine sorduğumda 18 dedi. evet 18. O anda kafamda yüzlerce soru işareti oluştu. Kendime çok kızdım nasıl daha önce yaşını sormam diye. Birisiyle tanışıldığında ilk sorulacak soruların başında geliyor... Yapım gereği de hiç bir zaman laylaylom ilişki içinde olmadım olamıyorum. Dolayısıyla nedense çok fazla vicdan yapıyorum.

Aslında yaşa takılan biri değilim, fakat 17 yaş gerçekten çok fazla. Özellikle evlilik vs düşündüğümde (Her ne kadar daha 1 -1.5 ay olsa da insan ilerisini düşünüyor, ne olacağını bilemese bile). En temelinde ben 50yaşına geldiğimde o 33 olacak, 60ımdayken 43 olaacak vs.. Onun arkadaş çevresinde yaş konusu geçtiğinde garip olacak vs. bilemiyorum.

Muhabbeti gayet sarıyor. O yönden hiç bir sıkıntı yok. Yaşlıyla yaşlı, küçükle küçük olabiliyorum. Fakat dediğim gibi ilerisini ciddi anlamda düşündüğümde kendisiyle bu durumun içinde olmak beni çok düşündürüyor. Sebebi de aşırı derecede bağlanmış durumda bana. Geçtiğimiz hafta 3 kez görüştük ve hepsinde de nutkum tutuldu açamadım konuyu.

Ona durumu nasıl anlatmam gerekiyor? Üzülmesini istemiyorum, ancak illa üzülecek. Üzüldüğünü görmekte beni çok üzecek. Yüz yüze mi yoksa telefonla konuşarak mı anlatmam uygun olur?
0
eternal_soul
(21.01.24)
Ben de bunu bu kadar düşünmene çok şaşırdım, sen 18 yaşında çocukla ne konuşuyorsun ki muhabbeti sarıyor diyorsun? Ben 28 yaşındayım ve ofiste 22 yaşındaki stajyelerin muhabbeti bile bayıyor beni. 18 yaşında çocuk nesine bağlanacak 1 aylık ilişkinin. Abartılı bi şekilde 2 gün babası ölmüş gibi ağlar sonra unutur ne kasıyosun. Birbirinizi acilen salın.
0
turuncu tonlarda
(21.01.24)
Üzülmeden ayrılık olmuyor ancak gerçek sebebi söylerseniz en azından karşınızdaki kişiye anlayıp zamanla sindirebileceği bir imkan vermiş olursunuz. Önür türlü sorularla boğuşur durur, süreç daha uzun geçer.

Arkadaş çevreniz muhtemelen uyuşmayacak, büyük ihtimalle çocuk vs. gibi konularda aynı zamanda aynı hevesi hissetmiyor olacaksınız. Onun mesleki açıdan şu an potansiyeli çok fazla ilerleyen yıllarda çok başka pozisyonlara doğru yolu açılıp çok başka yerlere gidebilme ihtimali var. Henüz çok genç ve hayattan beklentileri marjinal şekilde değişebilir. Şu anda hayatına birini alıp sonuna kadar onla mutlu kalmak gibi bir isteği vardır, bunda samimidir ancak o yaşta birisi böyle sözler veremez, bence vermemeli de zaten. Verse de güvenebilecek misiniz? Siz 18 yaşınızdaki gibi misiniz?

Çok fazla potansiyel sorun var.

Yani bu ayrılık kararını açıklarken bence sadece "ben seni düşünüyorum" gibi ıssız adam rolüne girmemelisiniz. Somut, gerçek sebepleri göstermelisiniz. Yaşı dolayısıyla yine de anlamayabilir ancak anlayacaktır.
0
akhenaten
(21.01.24)
Turuncu+1
Bir de 35 yasinda biri ile 18 yasinda biri ayni ortamda nasil bu kadar uzun sure birlikte olur anlamadim, lise terk filan mi? Mantiken kizin universitede filan okuyor olmasi lazim, sizin de isinizde gucunuzde olmaniz lazim. Yani hic mi hayatlariniza iliskin muhabbet gecmedi? Bir de nasil 17 yas kucuk biri ile, ki bu yaslarda bu kadar yas farki kesinlikle bir 20 sene sonrakinden cok daha acik hissediliyor, ayni muhabbet yapabiliyorsunuz? 33-50arasi, 35-18gibi hissedilmiyor.
18 yasindaki birinin cok uzulecegini sanmiyorum acikcasi, daha herhangi bir iliski bile dusunmeden deneyimleyecegi muazzam bir hayat var onunde, siz kafanizda buyutuyorsunuz sanki ama boyle diyince daha cok kucuk bir yerde liseyi bitirmis evlenmek isteyen bir kiz geldi gozumun onune, oyle ise uzulebilir tabii.
0
kassiopeia
(21.01.24)
Ya tamamen kendi fesatlığım da olabilir ama bana 1 aydır 18 yaşında olduğunu farketmemeniz çok inandırıcı gelmedi.

Hiç mi ne mezunusun diye sormadın? Hiç mi nerde okudun üniyi muhabbeti olmadı? Ne bileyim ne iş yapıyorsun demedin mi mesela? 35 yaşındaki birisi 25 im diyebilir ama 18 yaş ile 22 arasında bile uçurum var. Lütfen yani ya. Çocuk daha o geçen sene reşit değildi.
0
yenibirgüzelnick
(22.01.24)
yaşını bilmediğin biriyle nasıl sevgili oluyorsun yahu.

yaş farkı de geç. uzun uzun anlatılcak bi şey yok. onun için de iyi olur. yüz yüze yap.
0
jelly bear
(22.01.24)
3 görüşmede size bağlanması bile yeterince olgun olmadığının bir göstergesi; Sizin de bunu mantıklı bulup, kabullenmiş olmanız de fena. Yaşı kaç olursa olsun 1 ayda size birinin bağlanabilmesi size çok mantıklı geliyor mu gerçekten?
Eğer gerçek bir yetişkinse hayal kırıklıkları ile başedebilme becerisini kazanmıştır. Burada yılların emeğinden değil, 1 ayda yapılan bir kaç görüşmeden bahsediyoruz.
Dramatize etmeye, olayı arabesk melodram haline getirmeye gerek yok. Ne siz böyle davranın, ne de karşı tarafın davranmasına izin verin. Anlaşıldığını umuyorum ama aksi bir durum olmasın diye altını çizeyim. Sadece olayı drama çevirmeyin. Tabii ki kızla yapacağınız konuşma nezaket içermeli.
Bu arada yaş farkını farketmemiş olmanız benim de dikkatimi çekti. Mahremiyet çizgisini aşıp çok kişisel sorulara girmeye gerek yok ama o kadar saat konuşurken nasıl Farketmezsiniz?
0
strawberry first
(23.01.24)
Uzun uzun cevap vermek isterim tabii, verdiğiniz cevaplar ve fikirleriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Bu sefer nasıl olduysa hep ondan soru bekledim, nedense o sormayınca ben de bir şey sormadım. Yakın arkadaşlarım kaç yaşında diye sorana kadar da aklımın ucuna gelmedi. 24-25 gibi düşünüp hayal edip kabul ettim belki de. Birisiyle tanışıldığında en temel soruların başında gelir, nasıl böyle bir amatörlük yaptım inanın fikrim yok. Belki de yıllardır sevgi duygusunun sarhoşluğunda olmamdan ötürü olabilir. Yıllardır duymadığım cümleleri duyduğumdandır. Çok uzatmak istemiyorum, lakin kendimi savunmak istedim.

Sonuç; 1ay önce telefonda güzelce konuşarak ve sebebini de belirterek ayrılmak istediğimi söyledim ve ayrıldık. Kendisi de beni haklı buldu ya da bulmak zorunda kaldı bilmiyorum. Geçen sürede arada bir yazdı, bazen de aradı. Normal şekilde konuştuk hep, ama en sonuncusunda bunun bir sonu olması gerektiğini belirttim.
0
🌸eternal_soul
(24.02.24)
sadece gelecek varsayımlarıyla vazgeçirmişler. şöyle olur da böyle olur.
şu anki BÜYÜK sakıncaya dair tek geçerli söz yok
tam aksini varsaymak kimsenin aklına gelmemiş nedense. ki sahada örnekleri var, çalışıyor, bu yaş farkıyla evli barklı insanlar var. eskiden sorulan benzer sorulara verilen örnekler var bu sitede bile.
görseydim yazardım
0
lambırcek
(25.02.24)
kardeşim sen nasıl 35 yaşındasın ya :)
kızın yaşını anlayamamış olman, bu zamana kadar sormamış olman, nasıl anlatacağım demen garip ve yaşına göre çocuksu oldugunu gösteriyor. o yüzden iyi anlaştınız bence
"ya ben seni daha büyük sanıyordum :)" diye giriş yapacaksın.
korkma üzülmez :) kendini bu kadar vazgeçilmez sanman da yine çocukça
0
benarrivo
(25.02.24)
(2)

bekarım demedim evliyim de demedim

tabudeviren
evli olduğu ortaya çıkan bir sözlükçü kendini böyle savunmuştu. çok gülmüştüm.hatırlayan var mı, hangi başlıktı, kimdi?
evli olduğu ortaya çıkan bir sözlükçü kendini böyle savunmuştu. çok gülmüştüm.
hatırlayan var mı, hangi başlıktı, kimdi?
0
tabudeviren
(21.01.24)
Kaynak yapmış olacağım ama geçenlerde iki yazarın evli olduklarını birbirlerinden saklayıp flörtleştikleri ortaya çıkmıştı. O olay mı acaba? Ben de o başlığı arıyorum:(
0
gnosis
(21.01.24)
Başlık sevgilisi evli çıkan sözlük yazarı

Bu başlığı bu kişinin evli olduğunu keşfeden taraf açmış. Sonra sizin dediğiniz cümleyi kuran diğer taraf "bir de benden dinleyin" diyerek olayı kendi tarafından anlatmış.

Neticede iki taraf da entrylerini silmiş.

Ancak başlık içinde dolanırsanız iki tarafın entrylerinin ss'leri duruyor. Şükela modunda bakın.

Ben olayı bilmiyordum, ilginçmiş.
0
akhenaten
(21.01.24)
(12)

Türkiye'deki fiyatları maaşlara göre normal buluyor musunuz?

fraise
1.5 senedir Türkiye'de yaşamıyorum, Türkiye'de en son maaş aldığım zaman da Ağustos 2022. Geçen hafta İstanbul'daydim ve resmen soyuluyormusum gibi hissettim. Bazı ürünler döviz bazında da oldukça pahalı bence ama en çok yeme-icme kısmına takıldım. Basit bir Americano 195 liraya (Starbucks, nero gi
1.5 senedir Türkiye'de yaşamıyorum, Türkiye'de en son maaş aldığım zaman da Ağustos 2022. Geçen hafta İstanbul'daydim ve resmen soyuluyormusum gibi hissettim. Bazı ürünler döviz bazında da oldukça pahalı bence ama en çok yeme-icme kısmına takıldım. Basit bir Americano 195 liraya (Starbucks, nero gibi zincir yerlerden bahsetmiyorum) satılıyor ve bayağı da tıklım tıklım içerisi. Biz herhangi bir mekandan 1500 lira altında hesap ödemeden cikamadik mesela.

Ama bir yandan da Türkiye'de maaş almadığım için kıyaslayamiyorum. Sözlük'te uçan, kaçan tayfa haricindeki gruba göre bu fiyatlar normal mi? Ben mesela şu anda dönsem ne kadar maaş isteyeceğimi bilemem, fiyat algim yok olmuş. Arkadaşlarımıza sorduğumuzda kimse net bir şey söyleyemiyor, alıştık artık diyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz?


Cumartesi günü beyin akışına hoşgeldiniz.
0
fraise
(20.01.24)
Bulmuyoruz tabii ki ustelik turkiye yeme-icme konusunda ucuz bir yerken. barinma da hakeza. Hesap yapmak cok zor bu kosullarda bu yuzden gunluk yasamaya yatkinlik oluyor
0
ala09
(20.01.24)
Tıklım tıklım içerisi; normal çünkü ülkede oralari dolduracak kadar parası olan insan var. Buna ek olarak ülkede hobi ve aktivite yapmak çok pahalı. Insanlar da kafe, avm geziyor anca. Nero'da bir kahveye saatlerce oturabilirsin.

Ben burada zamanında Güzelbahçe'de villanin nice fiyatina geldiğini soyledigimde bile normal bulunuyordu, o yüzden fiyatlari normal bulan cikacaktir ama değil. Türkiye'ye gittiğimde ben de soyuluyor gibi hissediyorum. Buna ek olarak ne kaliteli ne dandik anlasilmiyor artik, eskiden daha kolaydi.

Misal ben son gittigimde Fransa'da dışarıda restoranda yemek ile Türkiye'de yemek arasında yüzde 30 civari fark vardi. Eskiden çok daha fazlaydı. Hatta su an baktım İzmir'de alsancakta pizza restoran ile yaşadığım yerde pizza restoranı fiyatlari arasinda 1-2 euro oynuyor. Ama maaş olarak uçurum var.
0
logisticsmanager
(20.01.24)
Tabi ki de normal değil, zaten o yüzden enflasyon ve kriz var ülkede.
1 yıl önce ortalama bir mekanda 100 liraya doyup kalkıyorken bugün 300 liranın altına çıkamazsın. 2 yıl önce bu 70 lira falandı.
Fiyatlar 5-6 kaat arttı ama maaşlar o kadar artmadı. Üstüne 2 yıl önce 3000 liraya kiraya verilen ev şu an minimum 20.000 liraya veriliyor. Bunlar sadece gıda ve barınma masrafları.
0
pianeta
(20.01.24)
ocak 2021den beri yurtdisindayim, her gittigimde sok olarak donuyorum bence turkiye doviz bazinda da pahali. gecen gittigimizde canakkalede bir italyan restaurantina gittik 4 kisi 3000 tl hesap odedik, en dandik pizza 500 tlydi. ben sahsen ac kalktim masadan guzel de degildi. gece konaklamaya gayet siradan bir otelde 2800 tl odedik, italyada michelin yildizli yerde pizza 5 euro, luksunu ararsan max 15 euro. trde nasil bir pizza 500 tl olabiliyor?
vatikan manzarali kaldigimiz yerin gecelik fiyati 50 euro idi, canakkalede dandik bir yerin geceligi nasil 2800 olabiliyor?
gecen sozlukte de biri yazmisti bunu, %100 dogru. turkiyede herkes birbirine gecirme mantiginda ama bu fiyatlar asla normal gelmiyor bana.
0
tuborg yesili
(20.01.24)
işin ilginç kısmı, dediğin gibi 195 liraya kahve veya tatlı alabilirken, 300 liraya iskender yiyebiliyorsun. (ve düzgünce bir yer)

Ne bileyim 150 liraya kahve içip Welldone'da 250 liraya tavuklu yemek yedim yine kafam karıştı. Denge şaşmış ve birileri fena geçiriyor gerçekten. Enflasyon veya kur ile ilgili değil artık, eskiden öyleydi ama artık alışkanlıktan %100 zamlar geliyor. Geçen arkadaşım bir şey attı, geçen yıl başı 60 liraya aldığı ürün 300 lira olmuş. 5x yapacak ne oldu ülkede bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(20.01.24)
normal değil. ama insanlar inatla "enflasyonun olduğu yerde normal" diyor. saçma sapan bir hale geldi. bunun haricinde insanların tüketim bağımlılığı ve çılgınlığı da zıvanadan çıkmış durumda. geçen iki üniversiteli genç konuşurken "abi iphone bile olmuş 100-150bin" falan dedi. dedikleri de pro max'inin en full hali bile o kadar değildi sanırım. başka bir arkadaşım laptop alacak diyor ki ofise atacam sadece word mail falan takılırım bu pc iyi mi, bakıyorum attığı pc 16gb ram'li ryzen 5'in baya iyi ve güncel işlemcili bilmem ne baya üst seviyesi. herkes yarın pahalanacak diyor ama anlamadıkları şey yarın tl olarak yükselirken dolar olarak düşmüyorlar, kar etmiyorsunuz. tv bakıyorum mesela, forumlarda öneri istiyorum kimse uygun model önermiyor herkes 60-70bin liralık en tepe modelleri söylüyor. onları araştırıyorum hb, trendyol yorumlarına bakıyorum deli gibi satılmış. hepsi kanal d'de dizi izlemek için almış heralde çünkü ya kanal d ya show falan açık :) ingiltere'de almanya'da 2 ingilizin almanın evini gezse bizimkiler inanamazlar.

işte bunlar birleşince de fiyatlar da enflasyon da 1 artacağına 3 artıyor. şimdi de özel okul fiyatları mevzusu çıktı, 3 yorum bakayım diyorsun o paranın çeyreği birikimi olmayanlar bile 600k'nın ne kadar normal olduğundan, devlet okullarına gidenlerin kötülüğünden falan dem vurmaya başlıyor. sadece şunu bil, tr gibi iyi yönetilmeyen yüzbinlerce esnaf dükkanı olmasına rağmen bu süreçte senede bir araç yenileyecek hale gelen, 1 senelik karıyla ev alabilen yerler oluşmaya başladı.
0
avatar is back
(20.01.24)
Türkiyedeki fiyatları maaşlara göre normal bulmamak matematiksel ispatı olan bir şey. Bir taştışma konusu olduğunu sanmıyorum.

İnsanların azımsanmayacak bir kısmı bundan 4-5 yıl önce yapılabildikleri şeyleri artık ya yapamıyor ya da o zamana göre daha kısıtlı bir şekilde yapıyor. Maaşlarda asgari ücretin payının arttığını, emekliler içinde de asgariden yüksek maaş alanların ele avuca gelir bir kısmının taban maaşa yapılan zamlarla artık asgari maaş alan duruma geldiklerini görüyoruz.

Yani alım gücünün düştüğü objektif bir durum. Hiçbir siyasi dahi bunun aksini söylemiyor zaten.

Ortada karmaşık ve belirsiz bir durum göremiyorum ben.
0
akhenaten
(20.01.24)
çünkü esnaf geleceği fiyatlıyor. gelecek belirsiz olunca, ucu açık fiyatlamanın. enflasyonun seneye %200 olmayacağının garantisi var mı? yok. sözlük'teki uçan kaçan tayfadanım maaş konusunda, bana hava hoş ama gerçekten de gelire göre ve dolar bazında fiyatlar fazla.
0
gabe h coud
(20.01.24)
bir mali 1 liraya alip 2'ye sattin. 2 liran oldu. bu mali tekrardan 1 liraya alamadan 2 lira olmus oluyor. o zaman bir yol kat etmemis oluyorsun. ben de bu mali 1 liraya alip 3 liraya satarim cunku bu enflasyon bana bir dahaki sefere 2'ye alacagimi dusunduruyor. ben kar edemeyeceksem neden ticaret yapayim ki?

hukumet disinda kimsenin sucu yok. bu insanlar yuzlerce yildir iyiydi de son 5 yilda mi seytan oldu? olay yonetilemeyen ekonomi baska bir sey degil.

@gabe +1 yani.
0
bohr atom modeli
(20.01.24)
Tabii ki hayir, zaten normal olsa fakir ulke kategorisinde gorulmez.
0
hot potato
(20.01.24)
Normal çünkü 2024'de polis memuru veya öğretmen bir çiftin evine 90.000-100.000 tl para giriyor. Veteriner'de 2 dolarlık aşı 800 tl. Kendi işini yapan meslek okulu mezunlarının aylık gelirleri 100.000-150.000 tl. Esnaf krizi fırsata çevirmek için ahlaksızlık yapıp ederinin 3-4 katını kazanıyor. İstanbul'da eskaza ikinci bir ev almış olsan veya aileden kalma ev olsa ki ortalama konut değeri 5 milyon, onu satıp aylık 200.000 tl faiz alabiliyorsun. Evet enflasyon karşısında eriyecek ama onu dert etmeyenler var.
0
things
(20.01.24)
Yurtdisi fiyat karsilastirmalarini dikkatli yapmak lazim. Luks tuketim, sezon, yerel etkiler gibi bircok etken karsilastirmalari bozuyor.
Ornegin bir yerdeki kalburustu sehir ve normal mekan ile baska yerdeki en zengin sehir ve en gitmek istediginiz mekan arasinda karsilastirma hatali oluyor. Ek olarak son zamanlarda yabanci para enflasyonu da goze carpar oldu. Yani y.disinda yasayanlar bulunduklari ulkelerde yasadiklari alim gucu dusmesini goz ardi etmesinler. Ve yeni yilla birlikte Turkiye'de zamlar yapildi fakat yeni maaslar henuz herkesin eline gecmedi ki bu da yeni alim gucune henuz tam olarak asina olmamayi getirir. Butun bunlar disinda eskiye gore yine fark kalacagini, bunun da doviz kuru yonetimi sonucu oldugunu dusunuyorum. Denge gozeterek yaptiginiz ydisi karsilastirmalarinizdaki hesaplarinizda eskiye gore turkiye fiyatlarindaki artis yonunde kabaca minimum %20 bir fark olacagini tahmin ediyorum. Yani maaslara gore normal bulmakla birlikte surdurubilir bulmuyorum.
0
dunal
(21.01.24)
(5)

Şarap Tavsiyesi

jorah the andal
selamlar, bira seven birisi değilim ekşiliği hoşuma gitmiyor, 1 2 kötü olan şaraplardan deneyip sevmediğim de olmuştu, sevebileceğim içimi yumuşak veya başka bir öneriniz var mıdır migrosta satılanlardan olursa daha iyi olur. bira srvmeyen biri şarap da hiç sevemez mi yoksa
selamlar, bira seven birisi değilim ekşiliği hoşuma gitmiyor, 1 2 kötü olan şaraplardan deneyip sevmediğim de olmuştu, sevebileceğim içimi yumuşak veya başka bir öneriniz var mıdır migrosta satılanlardan olursa daha iyi olur. bira srvmeyen biri şarap da hiç sevemez mi yoksa
0
jorah the andal
(19.01.24)
Şarap genel manada biraya göre ekşi tatların daha fazla görüldüğü bir içecek. Yani insanlar haklı olarak tüm şarapların ekşi olmadığını söyleyip tatlı ve daha keskin tonlu şaraplar önerecektir ancak biradaki ekşilikten şikayetçi olan biriyseniz (çünkü daha önce biradaki ekşilikten bahseden birini ben şahsen hiç görmedim) muhtemelen en tatlı şaraplar bile size ekşi gelecektir.

Yine de leona blush deneyebilirsiniz.

Ama benim önerim bira ve şarap gibi doğrudan fermantasyon sürecinden geçmeden üretilen içeceklere yönelmeniz olur. Örneğin keskin tatları seviyorsanız viski türevi içecekler (ki bu da fermante ancak en azından bira ve şarap gibi doğrudan içeceğin kendisi fermante edilmiyor) ya da tatlı seviyorsanız likör türevi içecekler daha iyi bir seçim olur.
0
akhenaten
(19.01.24)
yakın zamanda tersus diye bir moldova şarabı denedim, içimi çok hoşuma gitti. büyük migros'larda olması lazım, yoksa macrocenter'larda kesin oluyor.
0
phoarbix
(19.01.24)
Geçen vincent böğürtlen şarabı götürdüm bir yere meyve suyu gibi gitti. Hiç içemiyorsanız bunu rahatlıkla deneyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.24)
prosecco içemeyen cindir
0
ala09
(20.01.24)
beyaz ic. sav blanc falan. kirmizi bana da cok eksi geliyor merlot vs. olmadigi surece. hatta hafif tatlimsi beyazlar enfes.
0
bohr atom modeli
(20.01.24)
(5)

''direct'' kelimesini bize nasıl kanalize oldu yaw

OgutucuRecep
ingilizce direct yani türkçe karşılığı doğrudan kelimesini bizim türk halkı zaten yazarken ''direk'' olarak yazıyor. kafasında ne canlanıyor ama bu ingilizce direct kelimesi.anlamadığım anadolunu en ücra köşesine kadar yıllarca nasıl kullanılmış hayret ediyor insan böyle kelimelere.
ingilizce direct yani türkçe karşılığı doğrudan kelimesini bizim türk halkı zaten yazarken ''direk'' olarak yazıyor. kafasında ne canlanıyor ama bu ingilizce direct kelimesi.

anlamadığım anadolunu en ücra köşesine kadar yıllarca nasıl kullanılmış hayret ediyor insan böyle kelimelere.
0
OgutucuRecep
(19.01.24)
türk halkı kelimeyi kullanırken nereden alınmış, alınan dilde nasılmış diye bakmıyor. zaten de bilmiyor. direkt kelimesindeki -t'nin telaffuzu "meşakaatli" olduğu için zamanla kullanılmamaya başlamış, direk olmuştur (tahminim).
0
kojonotsuki
(19.01.24)
sokaktan 100 kişi çevirip sorsan, 95 tanesi o kelimenin "direct"ten gelmiş olduğunu bilmiyordur, hatta dilimizde kullanılan halinin "direkt" olduğunu da bilmiyordur, "direk" zannediyorlardır. "niye direk demişler peki?" diye sorsan, "işte direk gibi böyle dümdüz olduğu için" diye cevap alırsın.
0
kibritsuyu
(19.01.24)
Futbol bu kelimeyi dilimize sokmuş olabilir. Hala öyle mi bilmiyorum ama spikerler, serbest vuruşları; direkt ve endirekt diye ayırırdı. Dinleyici de son t yi anlamamış ve en ücra köşeye kadar böyle yayılmış olabilir.
0
allah yazdiysa bozsun
(19.01.24)
Hocam heyecanınızı baltalamak istemem ama diller arası etkileşim insanlığın başından beri var. Bu olay böyle çalışıyor.

Bugün de bizzat dile yeni giren sözcüklerin nasıl yayıldığını aşamalarıyla görebilirsiniz. Örneğin "internet".

Anadolunun en ücre köşesindeki kişi de internetin ne olduğunu bilir. Ancak etimolojisiyle ilgilenmez. Orada bir şey vardır ve insanlar ona bu adı vermiştir, bu kişi de bu adı öğrenir.

Komple bir dili öğrenmekle kökeni bir dilden gelen bir sözcüğü öğrenmek arasında büyük fark var.

İnternet bir ürün. Ürün olmayan sözcükler de böyle yayılıyor, örneğin bir gazeteci veya gazeteci grubu, bir politikacı ya da politikacılar grubu veya başka bilinir kimseler bir sözcüğü alıp belli başlı konuları tanımlamak için sıkça kullandıklarında bunlar da dile yerleşiyor. Son yıllarda dilimize yeni giren veya artık kullanılmadığı halde yeniden canlanan Arapça-Farsça sözcükler var.

Örneğin bugün özentilik olarak görülen "plaza türkçesi" yarın dile çok daha fazla nüfuz etmiş olacak büyük ihtimalle.
0
akhenaten
(19.01.24)
yedigimiztavuk +1
0
kesmekes laleler
(19.01.24)
(16)

türkiyede jeneratör kullanımı neden yaygın değil ve garipseniyor?

konetsu
avrupadan amerikadan daha sık kesinti yaşanıyor, altyapı kötü ve rüzgardan bile kesinti olabiliyor bazen... bu durumda jeneratör kullanımının daha yaygın olması beklenmez miydi türkiye gibi bir ülkede? apartmanlara ortak jeneratör konsa hem daire başı maliyet çok çok büyük olmazdı hem otomatik devre
avrupadan amerikadan daha sık kesinti yaşanıyor, altyapı kötü ve rüzgardan bile kesinti olabiliyor bazen... bu durumda jeneratör kullanımının daha yaygın olması beklenmez miydi türkiye gibi bir ülkede? apartmanlara ortak jeneratör konsa hem daire başı maliyet çok çok büyük olmazdı hem otomatik devreye girecek bir sistem yapılabilirdi mesela. ayrıca çoğu büyük yerleşim yerinde doğalgaz var, doğalgazlı bir jeneratör ile yakıt maliyeti de çok olmazdı.

hadi ortağı geçtim, bireysel olarak da neredeyse kimsede jeneratör yok. onu da geçtim alanlara şaşırılıyor. yeni jeneratör aldım mesela, alacağımı söyleyince annem de garipsedi :D benzinlikten jeneratöre benzin alırken pompacı bile şaşırdı. kampta filan mı kullanacaksın diyor, evde kullanmak için jeneratör almak sanki çok değişik bir olaymış gibi...

sizde veya çevrenizde evinde jeneratörü olan var mı merak ettim? varsa size verilen tepkiler de bu yönde mi? sizde jeneratör yoksa da evde jeneratör kullanmak o kadar garip mi sizce? kapalı alanda çalıştırılamıyor evet egzos dumanı zehirli ama balkon var sonuçta. bugün ilk kez cihazı test etmek için çalıştırdım 4-5 saat kullandım bi sıkıntı olmadı. hatta üst komşuya da sordum sesi rahatsız ediyor mu diye, duymamışlar bile. öyle çevreye çok gürültü yapacak kadar yüksek ses çıkarmıyor bu aletler eğer kabinli inverter bi jeneratörse.
0
konetsu
(18.01.24)
Bence kullanmak garip evet. Ve aşırı gereksiz. Yani solunum cihazına bağlı ve her an elektriğe muhtaç değilsen tabi ki.

Elektrik kesintisi dediğin şey 3 4 ayda bir max yarım saat bir saat olan şey. Benzinlikten benzin taşımaya üşenir insan. İki dakika otur evde gelir elektrik.
Ankara’da yaşıyorum en son 8 9 ay önce kesilmişti 15 dakikalık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.01.24)
Jeneratöre ihtiyaç duyuracak kadar uzun bir kesinti hatırlamıyorum. Maliyet hesabı yapınca bu yüzden gereksiz geliyor olabilir. Çevremde kimsede yok, bahsi de hiç geçmedi açıkçası. Evde kullanmak için jeneratör almak bana ‘değişik’ geldi :)

Hadi plansız bir kesinti oldu diyelim, 5 saat. Buzdolabı hala soğuk kalır, ev de soğumaz 5 saatte, evin içinde ışık lazım desek her evde birçok akıllı telefon var (flaş), cep telefonu varsa çok yüksek ihtimalle birden fazla powerbank vardır, şarj ve iletişim/internet/eğlence sorunu da yok. Ha anormal bir durum olur, 15 saat elektrik gelmez anlarım da, hiç hatırlamıyorum böyle bir durum.

Jeneratörün bulunmasının bir zararı yok elbette ama dediğim gibi, kırk yılda bir ihtiyaç duyma olasılığı için o maliyete, yakıt bulundurmaya, dumana, gürültüye değer mi, bilemedim.

Taşınabilir kocaman güç kaynakları var, o daha basit ve verimli olabilir. Örnek;
www.anker.com
0
orient blue
(19.01.24)
@gradient kesinti sıklığı bölgeden bölgeye değişiyor ya burada sizin söylediğinizden daha sık yaşanıyor. 3-4 ayda 1 demişsin burada kış dönemi haftada 3-4 kere kesildiği oluyor. kesintiler tamam çok uzun değil 1-1.5 saat kadar ama can sıkıyor bıktırıyor. annemler de aynı şehirde ama farklı mahallede, bende elektrik yok arayıp soruyorum onlarda var. sokakta bakıyorum ön caddede aydınlatmalar gitmiş, arka sokakta var. karşı binaya bakıyorum kesilmiş, yan blokta var. farklı bi trafoya bağlı galiba bizim blok ve aynı bölgedeki diğer bloklardan bile daha sık kesiliyor.

kalkmışım kahvemi yapmışım dizi film keyfi yapacağım hop elektrik gidiyor mesela. veya oyun oynuyorum dereceli maçtayım vs.
bazen planlı kesinti oluyor hop 4-5 saat yapacak hiçbir şey yok.

yakıt taşımaya üşenme kısmı kesinti sıklığıyla ters orantılı. az kesilirse az alman gerekiyor sonuçta :D ha çok kesiliyorsa da ihtiyaç oluyor o zaman yakıt taşıma zahmetine değiyor jeneratör sahibi olmak? ha alternatif olarak ileride yurtdışından kit getirtip doğalgaz veya tüp dönüşümü yapabilirim illaki benzinle çalışacak diye bi şart yok. daha yeni aldım ama benzin olayı çok can sıkarsa seçenek var.

@orient kesintisiz güç kaynağı var bende de 2 tane. ama yetmiyor sistemin güç tüketimi yüksek olunca. 7900xtx'li sistem. 2 tane monitor vs. laptop kullanmıyorum ki :D telefonla filan da oyalanamam. küçük ekranda içerik tüketmeyi hiç sevemedim. sadece bilgisayarda izliyorum izlediğimi. sadece büyük ekran da değil tabi mesele, ses kalitesi de bi o kadar önemli.


ben üniversitede 4 yıl otelde kaldım orada alıştım biraz sanırım :D eve geçtiğimden beri özlüyordum elektrik kesintisi yaşamamayı. jeneratör vardı otelde :) hiç kesinti yaşamadığın ortamdan çevredeki diğer bloklardan bile sık kesinti yaşanan bir yere geçince ekstra etkiledi galiba.

maliyet dediğin $400 filan bi alet. yakıt taşımak dediğin birkaç ayda bir yapabileceğin iş(benzin birkaç ay sonra bayatladığından yıllık filan depolayamıyorsun) ama dönüştürürsen gazla çalıştırırsan o sıkıntı da yok. dumanı sesi balkonda kalıyor içeride sıkıntı olmuyor.

jeneratörü çalıştırdığım balkona bitişik salonda jeneratörün sesini neredeyse hiç duyamıyorum. pcnin sesini tamamen kapatıp odaklanırsam duyuluyor biraz.
0
🌸konetsu
(19.01.24)
Bildim bileli babamin evinde jenerator var. Is yerinde de hem jenerator hem de batarya sistemi var. Bence olmamasi anormal, Turkiye'de yasasam eve hem batarya hem jenerator takardim, bataryayi da ekstradan gunes enerjisine de baglardim.
0
sertac akin
(19.01.24)
Apartmanda bireysel jeneratör fikri garip geliyor, müstakil ev olsa daha normal gelir bence. Apartmana ortak jeneratör takılsa, tüm apartmana yeten baya büyük bişeydir herhalde. Ben bireysel olarak UPS aldım o bence şart, o bile çoğu kişinin kullanmadığı bir şey.

Mesela bir ara İstanbul'da gece 2-3 gibi hep elektrik gidiyordu, en fazla yarım saat bi saat gidiyordu ama UPS beni o sırada kurtarıyordu.

7900xtx ne kadar tüketiyor bilmem ama elektrik gittiğinde ekran kartına yüklenecek iş yapmak lüks bence :D Ha tam iş yaparken render alırken elektrik giderse yetmeyebilir tabii. Ama 1KVA'lık UPS bile i7 8700k ve gtx1080'li sistemi 40-50dk idare ediyordu. (tek 27" ekran, ama zaten led IPS'ler o kadar tüketmiyor)
0
nhk ni youkosu
(19.01.24)
@nhk 2000va ups sadece kasa için 850va ups de diğer ekipman için. yükte değilken kısa kesintilerde iş görüyor ama oyunda yakalanırsan gg :D şuanki halinde ama atıyorum lol filan oynuyorum, öldüğümde respawn olana kadar gidip jeneratörü çalıştırıp dönebilirim.

ben mi zamanın ötesindeyim acaba? 2006 yılında başlamıştım ups kullanmaya o zaman ups de neredeyse kimsede yoktu garipseniyordu şimdi o biraz normalleşmeye başladı.

klasik open frame jeneratörler evet çok sesliler hele 2 zamanlı motoru olanlar... ama kabinli inverterler bence apartmanda bireysel kullanıma uygun. dediğim gibi bitişik duvarlı salonda neredeyse hiç duymuyorum, üst komşu da hiç duymamış... mutfak balkonunda jeneratör çalışırken mutfakta telefon görüşmesi yapıyorum karşı tarafa sesi gitmiyor mesela arada sadece bi pvc kapı var. ha mutfakta kendim duyabiliyorum tabi ama sesimi bastıracak kadar değil.

@aman çok büyük bişey değil yer kaplıyor denmez ya. 3+1 evde tek yaşıyorum bir de yer problemim yok benim :P ama gerçekten küçük bence
alet bu i.imgur.com çanta tipi

ilk deneme için 4-5 saat çalıştırırken yarım depodan az yaktı. yani 10 saat gideri var. bidonda ekstra benzin varsa biraz soğumasını beklerken upsden idare edip tekrar benzin doldurup devam da edebilirsin. ama tek seferde 10 saat üzeri kesinti zaten düşük ihtimal. her kesintiye yeter gibi deposu
0
🌸konetsu
(19.01.24)
Bizim burada benim hatırladığım 5 yılda yani evet bir defa kesilmişti uzun. 4 saat felan sürmüştü Sinir olmuştum internet bağlantısı felan sorun olmuştu. Evet yani alınabilir.
0
Tina
(19.01.24)
eskiden sık sık kesinti olurdu ama son yıllarda ayda yılda bir oluyor. olan da uzun süreli olmuyor. yani şehir merkezinde, apartmanda yaşayan biri için gereksiz buluyorum bende. üstelik elektriğe bağlı bir cihazın sürekli açık kalmasını gerektirir bir faaliyet de yok evde.
0
paintov
(19.01.24)
bazı yorumlar daha çok "olmasa da olur" modunda gibi algıladım ama asıl soru saçma/garip mi?

mesela thetruenorthstrongandfree 15k usd vermiş kendi ihtiyaçları için ve onun için mantıklı. benim daha az ihtiyacım var ve "olmasa da olur" denebilir belki. ama benim verdiğim para $400
yani 3%'ünden bile az bir masraf etmişim. bana sağlayacağı yarar thetruenorthstrongandfree'ye sağlayacağı yararın 3%'ü bile değil mi? imkan varsa kenarda durması ihtiyaç olmasa bile insanın kafasını rahatlatır yani.

"olmasa da olur" olduğunu biliyorum yıllardır bende de yoktu ve jeneratörsüz yaşadım sonuçta da $400 çok büyük bi para mı? genelde maliyete odaklanılmış. ses desen dediğim gibi ne beni ne komşuları rahatsız edecek seviyede değil. küçük sadece bilgisayarı ve aydınlatmayı çalıştıracak bi cihaz. yer de kaplamıyor çanta tipi taşınabilir bi model.

ha dolaptaki et meselesine gelirsek de carnivore diet uygulayan biriyim ve dolabımda her zaman bol bol et bulunur. dolabın yalıtımının yetmeyeceği kadar uzun kesintiler pek sık görülmese de bir kez bile öyle bir kesinti yaşansa zaten jeneratör parasını çıkaracak. o riski elimine etmesi bile verilen paraya değmez mi?
0
🌸konetsu
(19.01.24)
@thetruenorthstrongandfree birkaç cevap önce fotoğrafını atmıştım zaten. çanta tipi 2. fotoğraftaki gibi. 3kva
i.imgur.com
0
🌸konetsu
(19.01.24)
"inverter generator" deniyor da sadece "inverter" denmez o ayrı bişey. bu jeneratörlerde önce üretilen ac elektrik dc'ye sonra o dc tekrar ac'ye çevriliyor işte. inverter sistemi bu dc'den ac'ye dönüşümü yapan kısım sadece. güneş panelli sistemlerde vs. mesela aküye enerji depolarsın, o aküdeki dc akımı ac'ye çeviren sistem de inverter.

dediğim gibi temel olarak da bilgisayar için kullanma amacıyla aldım. ama öyle çoook uzun kesinti olursa buzdolabını da bağlarım yani etler bozulmasın diye.

cevapları geçtim duyurunun sonunda bile belirttim inverter olduğunu :D

"öyle çevreye çok gürültü yapacak kadar yüksek ses çıkarmıyor bu aletler eğer kabinli inverter bi jeneratörse" diye


ethanollü benzin karbüratörün düşmanı ama türkiyede etanolsüz benzin yok. ben de bu durumda önerildiği gibi motoru direkt durdurmak yerine benzini kesip motorun kendi kendine durmasını sağlayarak kullanacağım. yani karbüratörde benzin kalmayacak kullanım sonrası.

yağ değişimi de genelde 50-100 saat arası öneriliyor, kaynaktan kaynağa değişiyor. ama genel olarak kesintiler daha kısa kısa olduğundan aralıksız uzun süre çalışmayacak, yağ çok ısınıp ömrünü kısaltmayacaktır. bir de full synthetic yağ kullanıyorum. 100 saatte bir değişim yeter diye düşünüyorum.
0
🌸konetsu
(19.01.24)
beylikdüzündeyiz ve jenaratörlü burdaki çoğu ev, geçen hafta 2 tam gün bakım için elektrik kesildi. random günlerde de çokça kesiliyor.

ayrıca şişlide çalışıyorum burada da her hafta en az 1 kere elektrik kesiliyor.

banada jenaratörsüz apartman garip geldi, herkes ev içinden bahsetmiş ama bunun asansörü var 10 katlı binada olan adam ne yapacak daha öncede farklı semtte sitedeydim onda da jeneratör vardı. yaşam şartları ile alakalı sanırım garip gelip gelmemesi.
0
eja
(19.01.24)
Garip bulur muyum? Yani sürekli kesiliyorsa anlarım da hayatımda öyle bir yerde ulaşamadığım için garip bulurum.

Buna ek olarak apartmanda full olmaması normal. Üç kuruş aidati ödemiyor insanlar. Kimse bilmem kaç yüz bin liraya 10 katlı apartmana enerji sağlayacak jeneratör alıp bir de onun yakiti tamiriyle uğraşmaz. Bundan ancak bireysel olur.
0
logisticsmanager
(19.01.24)
Kullanım sıklığıyla çok ilişkili sanırım. Ben jeneratör alsam gerçekten lazım olduğu zaman muhtemelen boş boş durmaktan bir eksik, gedik, arıza çıkarmış olur. Kullanım dışı periyotlarda da onun bakımıyla, yakıtıyla vs uğraşmak istemem sanırım.

Dertsiz başa dert resmen düşününce. :D Ancak hayatı etkileyecek kadar sık ve yoğun kesintiler olsa ve mecburi bir ihtiyaç haline gelse alınır tabi.
0
akhenaten
(19.01.24)
@akhenaten uzun süre kullanmayınca sıkıntı yaşatabilecek temel problemler benzinin bayatlıyor oluşu ve benzindeki etanolün karbüratöre zarar vermesi. yoksa cihazın kalan kısmında bi sorun olmaz sadece yattığı için. motor yağı da yıllarca dayanabilir kullanılmadığı sürece sanırım. o yüzden önceki cevaplarda da bahsettiğim gibi doğalgaz veya tüp ile çalışacak şekilde dönüşüm yapmak mantıklı olabilir. yurtdışında direkt dual fuel veya tri fuel jeneratörler de var fabrika çıkışlı. bunları al koy kenara istediği kadar yatsın(depoda benzin bırakmadığın sürece) ihtiyacın olunca bağla gazı veya tüpü çalıştır.

ben garanti süresinde dokunmama niyetindeyim şimdilik ama sonrasında doğalgaza çeviririm herhalde. yani şuan bile istesem redneck şekilde doğalgazla çalıştırabilirim ama güvenli olmaz regülatör filan kullanmadan, hiç bulaşmam o işlere :D youtube'da var yapanlar :D

şuan haftada 1 gibi birkaç dk çalıştırmayı planlıyorum. zaten taşınabilir jeneratör olduğundan balkona götürüp bi çalıştırmam birkaç saniyelik iş. birkaç dk çalıştırıp kapatsam haftada 5dk zamanımı alır kesinti olmadığında.

denerken baktım artık kolay çalışmıyor veya çalışsa da motorun tepkisi normal değil, benzin bayatlamaya başlamış vs. benzini boşaltıp yeni benzin alma zamanı derim. bu da 5-6 ayda 1 yaşanabilecek bi olay herhalde. yurtdışında bunun için de kolay bulunan bi çözüm var. sta-bil diye bi ürün benzinin bayatlamasını yavaşlatıyor ama türkiyede o da pek bulunmuyor :D jeneratör kullanımı ülke genelinde yaygın olsa hem dönüşüm kitleri hem bu benzin stabilizatörleri vs. kolayca bulunurdu temel zorlukları çözmek de basit olurdu.

@logisticsmanager otelde kalırken bi kez neredeyse tüm gün elektrik kesilmişti, 20 saatten uzundu sanırım kesinti. o süreçte camdan bakınca dışarısı kapkaranlıkken hayatına aynen devam edebilmek çok güzeldi :D otelin spor salonunu bile kullanabiliyordum bütün şehir karanlıktayken. dediğim gibi belki de beni jeneratör almaya iten sebep 4 yıl boyunca jeneratörlü bir yerde yaşamam sonucu o konfora alışmamdı. ama çok büyük bir lüks veya abartı derecede bir masraf yok gibi. $400 bi yatırım sadece aldığım cihaz. ki bir doğal afet durumunda da jeneratörün ne kadar önemli olabildiğini gördük ülkecek aslında... benim bina sağlam, tünel kalıp vs. ama şehir geneli uzun süreli kesintiler yaşanabilir bir deprem ile. bu tarz ihtimallere karşı da hazırlıklı olmak bence verdiğim paraya değer.
0
🌸konetsu
(19.01.24)
yine elektrikler kesildi ve şuan jeneratör çalışıyor ^^
0
🌸konetsu
(21.01.24)
(4)

Kulakta durmayan air buds kulaklık?

mikahakkinen
Bu 3. Kablosuz kulaklığım. Hiç biri kulakta durmayınca yani düşüyor sürekli, air buds 2 kalitesini aldım ama bu da düşüyor kulaktan. Kulak deliğim çok büyük galiba var mı bir çözüm? Yoksa kulaklıklar çöp mü?
Bu 3. Kablosuz kulaklığım. Hiç biri kulakta durmayınca yani düşüyor sürekli, air buds 2 kalitesini aldım ama bu da düşüyor kulaktan. Kulak deliğim çok büyük galiba var mı bir çözüm? Yoksa kulaklıklar çöp mü?
0
mikahakkinen
(18.01.24)
Ben onlarla koşuya çıkıyorum düşmüyor valla :D

Çöp olmaz neden çöp olsun, internette çeşitli maddelerden yapılan (sünger, silikon) kulaklık uçları satılıyor. Kendinize uygun bir tane bulup kulaklık uçlarını onunla değiştirin. Tabi kulaklığın kendi uçlarını denediğinizi varsayıyorum.

Bir de unutmamakta fayda var siz "benim kulağım büyük" konusuna çok kafayı takıp aslında kulaklarınızın küçük olduğunu gözardı etmiş olabilirsiniz (ya da tam tersi) ayrıca kulak kanalı genişlikleriniz birbirlerinden farklı olabilir. Sadece büyük uçları ya da küçük uçları değil hepsini deneyin ve her kulağınız için ayrı deneyin.
0
akhenaten
(18.01.24)
çözümü kulaklık kancası, kullanmadım ama şöyle www.amazon.com.tr
0
Improbable
(18.01.24)
kanca çözüm olabiliyor ama estetik açıdan kötü duruyor. Linkteki gibi bir ürün bulursanız (ben aynısı ile denemiştim, işe yarıyor) bit kadar bir parça kesip kulaklığın kulak kanalına denk gelen bir tarafına yapıştırarak kullanabilirsiniz. Cilde çok güzel tutunuyor ve dışardan görünmüyor.

www.nexcare.com
0
orient blue
(18.01.24)
Ucunda silikon olup tıpa gibi takılanlar pek güzel sıkışıyor ve düşmüyor. Düşsün diye headbang yapıyorum mesela şimdi, oynamıyor bile. Çıkarırken de pıt diye gelmiyor, kulak tıkacı söker gibi tutunuyor.
0
kibritsuyu
(18.01.24)
(4)

Yeni şarkıları/müzikleri/sanatçıları nasıl keşfediyorsunuz?

pianeta
Bir müziğe taktım mı günlerce, haftalarca dinliyorum. Sonra sıkılıp bırakıyorum tabi. Sonra tesadüf eseri yine karşıma beğendiğim bir müzik çıkıyor aynı şey başa sarıyor.Bakıyorum insanlar farklı farklı müzikler/sanatçılar keşfedip dinliyorlar. Nasıl yapılıyor bu tam olarak?Mesela Spotify'da 3 farkl
Bir müziğe taktım mı günlerce, haftalarca dinliyorum. Sonra sıkılıp bırakıyorum tabi. Sonra tesadüf eseri yine karşıma beğendiğim bir müzik çıkıyor aynı şey başa sarıyor.
Bakıyorum insanlar farklı farklı müzikler/sanatçılar keşfedip dinliyorlar. Nasıl yapılıyor bu tam olarak?

Mesela Spotify'da 3 farklı tarzdan 3 çalma listem var. En az 8 yıldır listelerdeki şarkıların %90'ı aynı. Açıp dinleyeyim diyorum bazen, ama sürekli aynı şeyleri dinlediğim ve hepsini bildiğim için hemen sıkılıyorum.

Ayrıca Spotify'ın "Çalma Listesi Radyosu" ve "Şarkı Radyosu" özelliklerini kullanıyorum tabi ki. Ama beğendiğim bir müziğin ya da listenin radyosundaki hoşuma giden müzikler de genelde listemde zaten var olan bir müzik oluyor.

Siz nasıl keşfediyorsunuz yeni müzikleri ve sanatçıları?


Dip: Elektronik, Deep House dinliyorum.
0
pianeta
(18.01.24)
cuma gunleri tiesto club life yayinliyor, oradan bir parcaya takilinca artistinden basliyorum derinine gidiyorum ft. yaptiklariyla sonu gelmiyor.
0
gule gule
(18.01.24)
spotify haftalık keşif her hafta yeni şarkılarla geliyor.
0
gabe h coud
(18.01.24)
Tematik müzik dinlerken keşfediyorum ben genelde.

Örneğin spor yaparken uygun hazır playlistler açıyorum. Bu aşamada önemli olan parçanın kendisi değil, ritmik amaçla bir liste açıyorum. Antrenman boyunca liste çalarken bazen hoşuma giden bir şarkı denk geliyor ekliyorum kütüphaneye.

Aynı şekilde mood listelerini de kullanıyorum. Atıyorum keyfim yerindedir haftasonu bir kahve koymuşumdur açıyorum bir liste. Temizlik yaparken başka bir tane...

Bir yerden denk geliyor.

Üniversite yıllarında daha çok mekanlarda duyarak ve arkadaş çevresinden yeni şarkı buluyordum.
0
akhenaten
(18.01.24)
Spotify'da müzik zevki benden farklı olan arkadaşlarımın listelerini dinliyorum.
0
black holes in the sky
(18.01.24)
(5)

Antidepresanların etki süresi nedir?

kukuleta
Psikiyatristimin tavsiyesiyle Lustral'e (100mg) başladım.Henüz 11. gün. Depresif durumumda herhangi bir değişiklik gözlemlemedim.Siz kaçıncı günde etki hissettiniz?
Psikiyatristimin tavsiyesiyle Lustral'e (100mg) başladım.

Henüz 11. gün. Depresif durumumda herhangi bir değişiklik gözlemlemedim.

Siz kaçıncı günde etki hissettiniz?
0
kukuleta
(16.01.24)
2 hafta der doktorlar oturması.
0
veritaslibertas
(16.01.24)
15. gün itibarıyla hissetmeye başlarsınız
0
summerjam0306
(16.01.24)
Yalnız paradoksal bir durum var burada. Antidepresanların etkilerini gösterdiği ve ruh halinizde değişiklikler yaşanmaya başladığı zaman aralığında antidepranın etki göstereceği tarihi merak etmeyen bir ruh halinde olacaksınız. Dolayısıyla üstünden belli bir süre geçip arkanıza dönüp bakmak aklınıza gelene kadar etkiyi fark etmek zor.

Siz bunları düşünmeden devam edin en iyisi.
0
akhenaten
(16.01.24)
Ben de süreden ziyade en yüksek dozla başlamasına şaşırdım. 25-50 ve 100 mglik formları var
0
marvellous someone
(16.01.24)
@marvellous ilk hafta 50 mg kullandım, sonra 100'e cıktım.
0
🌸kukuleta
(17.01.24)
(2)

Bazı mekanlar ve bazı insanlar sizin de ruhunuzu basıyor mu?

psmstc
Bunu yeni farkediyorum. Bazı insanlar ve bazı mekanlar her görmem her gitmemde ruhuma kasvet veriyor. Size de oluyor mu ve neyle ilgilidir bu?
Bunu yeni farkediyorum. Bazı insanlar ve bazı mekanlar her görmem her gitmemde ruhuma kasvet veriyor. Size de oluyor mu ve neyle ilgilidir bu?
0
psmstc
(16.01.24)
Herkese olur, hafızanın çeşitli türleri var. Gördüğünüz şeyler size doğrudan sıkıntı versiyese ya da sizin yaşadığınız sıkıntılı süreçlerde siz o zaman farkında olmasanız bile dolaylı yoldan oradalarsa size kötü çağrışım yapar.

Örneğin ben beyaz ışıktan bunalırım, lavantalı oda kokusundan aşırı rahatsız olurum. Dağınık öğrenci evi tarzı bir yer görürsem içim sıkılır.
0
akhenaten
(16.01.24)
Havalandırılmayan muhafazakar insan evlerinde oluyor bana. Asla cam açmıyorlar ve evde ağır bir yemek kokusu oluyor. Yanık salça gibi
0
ferenc
(16.01.24)
(9)

Fiziki Olmayan Altın Almak??

eisberg
Altına yatırımı seviyorum. Alış/satış rahatlığı ve saklama derdinin olmamasından dolayı fiziki olmayan altını tercih ediyorum (yatırım fonları ile). Ama büyükler hep "devletin ne yapacağı belli olmaz, bir bakarsın el koymuşlar bir bakarsın vergi gelmiş bir bakarsın uçmuş gitmiş" vs. telkinlerde bulu
Altına yatırımı seviyorum. Alış/satış rahatlığı ve saklama derdinin olmamasından dolayı fiziki olmayan altını tercih ediyorum (yatırım fonları ile). Ama büyükler hep "devletin ne yapacağı belli olmaz, bir bakarsın el koymuşlar bir bakarsın vergi gelmiş bir bakarsın uçmuş gitmiş" vs. telkinlerde bulunuyorlar. E onlarınki de tecrübe neticede, o da değerli.

E fiziki alsam bu sefer de alıp/satması ve saklaması dert. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sanaldan devam mı :)?
0
eisberg
(16.01.24)
Ben sanalcıyım. Ama etrafımdakiler de genelde fiziki almamı söylüyorlar aynı sebepten ve makas durumundan dolayı. Eğer uzun vadeli alıyorsam makası çok dert etmiyorum zaten. Eğer devlet hesaptaki altına el koyacak duruma gelirse, esnaf altıncılar s.sen de alış satış yapmazlar gibime geliyor. Yaparsa da o durumda sakız fiyatından alırlar heralde. Yani o el koyma mevzusu bence de hikaye. Üç beş kuruşluk makası da dert etmiyorsanız sanaldan devam derdim ben de.
0
pianeta
(16.01.24)
fiziki alırsan altın arzını piyasadan eksilteceğin için fiyatın yükselmesine neden olursun. tek başına belki etki edemezsin ama herkes senin gibi yaparsa etkili olur. oy vermek gibi bir şey.

bak zamanında hunt kardeşler nasıl toptan gümüş alarak piyasada gümüş sıkıntısı çıkartmış ve fiyatları uçurmuşlar.

globalbullionsuppliers.com
0
gabe h coud
(16.01.24)
Devletin sebepsiz yere yatırıma el koymasından bahsedenler aslında risk alıyorlar. Bu ortalığı karışmak manasına gelir. Yabancı ülkelerde dahil böyle art niyetli bir telkin herhalde hiçbirinde görülmez. Ceza yaptırımı vardır.

Yatırım konusunda arada aracı kurum olmadan devam edin derim.
5- 10 kilo kadar değil de bir kaç yüz gram fiziki altını çevrenize haber vermeden muhakkak saklayabileceğiniz bir yerler vardır olmalı. Ama taksim ederek saklayın.
0
diyecevaplandı
(16.01.24)
diğer birikimlerinizle birlikte banka kasasında saklayabilirsiniz
0
noxie
(16.01.24)
Bu söylenti uzun zamandır var.
Bu yüzden para yastık altına kaçıyor. Mehmet Şimşek'in çıkıp böyle bir durumun olmayacağının garantisini vermesi lazım. Ha inanılır mı? Orasını bilmem.
0
parka
(16.01.24)
Altının gramına el koyma gibi bir durum olmuyor. Ancak değeri düşürülüyor.

Arjantin örneği var elimizde. Altın fiyatı diyelim 4.000 TL/gram oldu. Banka size "4.100 TL'den gramını satarım" diyor. Peki ben altınımı bozacağım dediğiniz zaman "resmi kur 2.000 TL" diyor. "altınımı ver" diyorsunuz, vermiyor.

Yani elinizde olsa dışarıda 4.000 TL'ye satacağınız altını yarısına bozdurabiliyorsunuz.


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(16.01.24)
Alıp satması neden sıkıntı olsun ki? Yani tabi telefondan birkaç dokunuşla satmak kadar kolay değil ancak bence konusunu açacak kadar da büyük bir olay değil.

Evde saklama derdine de çok katılmıyorum açıkçası. Risk açısından bakarsak bence bankaların makasta hızlı bir ayarlamaya gitme ihtimali eve hırsız girmesi ihtimalinden daha fazla.

Yani hep bir eve hırsız falan girerse konusu açılır bu durumlarda ama en azından ben evine hırsız giren kimseyle karşılaşmadım henüz, illa ki oluyordur haberlerde görüyoruz. Ancak bankaların tuhaf karşılanan makaslar koyduklarıyla son yıllarda defalarca kere karşılaştık.
0
akhenaten
(16.01.24)
Kağıdın üstündeki altını devlet istediği kadar törpüler. Kağıt ile gerçek altın arasında fiyat farkı çok açılıyor. Fiziki altın "daha fazla dertlerimiz" olduğunda hayat kurtarır. Yoksa niye devletler kasalara altın yığmak için savaşırken sana bana kağıt satmaya çalışsın.
0
onepointzero
(17.01.24)
cozum; ALTIN.S1
0
foster
(17.01.24)
(9)

zencefil tozunu nasıl tüketmek lazım

duyuru
kullanan var mı, nasıl tüketiyorsunuz? doğrudan sıcak su ya da süte katıp karıştararak tüketilir mi mesela? ya da pişirme işlemi olmadan başka bişeylerle karıştırılıp yenir mi vs.
kullanan var mı, nasıl tüketiyorsunuz? doğrudan sıcak su ya da süte katıp karıştararak tüketilir mi mesela? ya da pişirme işlemi olmadan başka bişeylerle karıştırılıp yenir mi vs.
0
duyuru
(13.01.24)
sıcak şarabın içine ekliyorum tarçınla birlikte
0
freebird5406_2
(13.01.24)
Bir bütün limonu yıkayıp kabuğuyla falan blenderda çekiyorum. sonra bir kavanoza koyup üstüne zencefil tozu ve bal.
Her gün bir kaşık.
Ben yiyorum ama çayını yapanda var. bal sıcak olmaz halbuki yani.
0
Tina
(13.01.24)
geçen sene yapmıştım. balla karıştırarak tüketiyordum.

ama sadece zencefil tozu değil zerdeçal tozu ve bir şeyler daha vardı hatırlayamadım.
0
tabudeviren
(13.01.24)
balla karıştırıp azıcık limon sıkıyorum. karıştırıp macun kıvamına getirdikten sonra yüzümü ekşiterek tek seferde yutuyorum.
0
a7x
(13.01.24)
Zencefil tozunu ben kabak çorbası ve elma dilim patates gibi şeylerde baharat olarak kullanıyorum ben.

Siz öksürük için vs kullanacaksanız taze zencefili rendeleyip kullanmak daha mantıklı bence.
0
akhenaten
(13.01.24)
Tozu çay gibi kaynatıp içebiliyorsunuz. Ama taze olmadı kuru zencefil alıp kaynatıp içseniz daha iyi olur gibi geliyor bana.
0
hedep
(13.01.24)
zencefil tozu, bal, karabiber, kuru cin biber tozu(çay kaşığı ucuyla), polen ve çörek otuyla kafama göre oranlarla karıştırıp kaşıklıyorum. gripken veya başlangıcında çok iyi geliyor. soğuktan dolayı boğazda da sorun varsa yakıp çabuk iyileştiriyor. sıcak çayla öneririm. ama midenize de dikkat edin, yanma yapabilir.
0
MtKrt
(13.01.24)
Toz zencefilin özel bir kullanım koşulu yok. Halk arasında yaygın bala karıştırmak. Yutabildiğiniz her şekilde tüketebilirsiniz. Günde 2-4 gr arası tedavi edici özelliğe sahip. Toksisite durumu yok. Yalnız safra taşı sorunu olanlar doktora danışmadan kullanmasın. Gebelik ve emzirme döneminde kullanmayın.
0
beetlejuice
(13.01.24)
Zencefili ben yemeklere de katıyorum özellikle çorbalara, ama kaynatmıyorum, kaynatmanın zararlı olduğunu duydum en son baharat gibi ekliyorum. Balın içine, sütün içine direkt karıstırabilirsiniz. Hastalıkta limonla kardeş olurlar
0
Semi
(14.01.24)
(3)

İngilizcede tren, metro kelimelerinin kullanım farklılığı

Unde bach canim
Train, subway, metro kelimeleri farklılığı nedir. Hangisinde ne kullanılır? Mesela marmaray, aksaray metrosu veya tramvay için uygun kelimeler neler?
Train, subway, metro kelimeleri farklılığı nedir. Hangisinde ne kullanılır? Mesela marmaray, aksaray metrosu veya tramvay için uygun kelimeler neler?
0
Unde bach canim
(10.01.24)
Subway ve metro aynı şey kişinin nerede yaşadığına göre hangisini kullandığı da değişiyor.

Train ise bildiğiniz tren. Taşıtın adı yani, metro istasyonuna 10 vagonlu tren yanaşacak derken kullanırsınız.

Tramvay hattı için tram line dersiniz.
0
akhenaten
(10.01.24)
bunlar ülkeye göre değişiyor, çok karmaşık bir konu.

ingilterede yaşıyorsanız train dediğinizde anlaşılacak şey şehirler arası veya diğer ülkelere giden ve merkez istasyonlardan kalkan büyük trenlerdir. subway derseniz yer altı yaya gecidi anlarlar. metro pek kullanılmaz ama bizdeki metroyu kastettiğinizi anlarlar. şehir içinde yeraltından giden istanbul metrosu tarzı metroya ise "underground" veya "tube" derler.

amerika'da yaşıyorsanız tüm bu dediklerimi unutun. orada metroya train veya subway diyorlar sanırım.

valla yazarken yoruldum, ingilizce dünyanın 4 bir yanında farklı biçimlerde konuşulan bir dil. mesela iskoçya-londra arasında da bunlar tamamen değişiyor. o sebeple bu sorunuzun spesifik bir cevabı yok, yerine göre bakmanız lazım.
0
kent sakini
(10.01.24)
spesifik olarak london metrosuna "tube" diyorlar. halkin taktigi bi lakap ama kalici olmus
0
aguen
(11.01.24)
(4)

21 gün şeker tüketmemek

stationary traveller
selamlar, daha önce 21 gün veya benzeri sürelerde şeker tüketmeme kararı alanların görüşlerini merak ediyorum. birkaç sorum var. tecrübelerinizi aktarabilirseniz sevinirim, teşekkür ederim. amacım 21 gün sonunda paket gıda, abur cubur, gazlı içecekleri en minimize edecek şekilde hayatımda sınır koym
selamlar, daha önce 21 gün veya benzeri sürelerde şeker tüketmeme kararı alanların görüşlerini merak ediyorum. birkaç sorum var. tecrübelerinizi aktarabilirseniz sevinirim, teşekkür ederim. amacım 21 gün sonunda paket gıda, abur cubur, gazlı içecekleri en minimize edecek şekilde hayatımda sınır koymak. tamamen çıkarmak imkansız çünkü tatlıları seviyorum. bunu kabul ederek başladım. temel amaç kilo vermek değil, ideal kilomdayım göbeğim bile yok. vücudumu şekerden uzak tutmaya alıştırmak

1) ilk olarak çok su kaybı ardından 2. hafta yağ kaybı oluyormuş doğru mu?
2) meyvelerdeki şekerleri şeker olarak sayıyor muyuz? her gün bir porsiyon meyve tüketmek bu olaya zarar verir mi?
3) 2. gündeyim henüz kriz geçirmedim. sizce en zorlu dönemi hangi günler ve nasıl o krizle başa çıktınız? önerileriniz var mı?
0
stationary traveller
(10.01.24)
"Tatlı seviyorum" diyen biriyseniz size önerim meyvelerdeki şekerleri falan bir kenara bırakarak sadece çay şekeri ve tatlılar gibi dışardan takviye olarak aldığınız şekeri "azaltarak" başlamanız.

Zaten "tamamen bırakamam, tatlıları seviyorum" diyorken bence çok da detaya inmemelisiniz.

21 gün şeker tüketmemektense en gereksiz kategorilerdeki şekerli tek bir şeyi hayatınızdan tamamen çıkarmak ve böyle devam etmek uzun vadede 21 gün hiç şeker tüketmeyip eski alışkanlıklarınıza dönmekten çok daha faydalı olur sanırım. Bunu söylüyorum çünkü söylediğinize göre şekerden uzaklaşmak gibi bir arzunuz var. Gerçekçi olmak gerekirse 21 gün boyunca tüm şekeri keserseniz "bu iş bana göre değilmiş" diye eski hayatınıza dönüp bu konuyu da aklınızdan tamamen çıkarmanız çok olası.

Gereksiz kategori denince ilk akla gelen şey çay ve kahve gibi içeceklerden şekeri çıkarmak.

21 gün şeker tüketmeyerek nasıl bir kazanım sağlamayı umuyorsunuz ki? Merak ettiğimden soruyorum, böyle bir diyet varsa hiç duymadım. Kim söylemiş, ne zaman çıkmış nereye varmayı amaçlamış merak ettim açıkçası.

Ancak 21 gün konusunda ısrarcıysanız da evet meyveler oldukça şekerli gıdalar. Sağlığa etkisi nedir çok detaylı bilemiyorum ancak 21 gün gibi kısa bir sürede hiç şeker almayacağım deyip meyve yerseniz kendinizi kandırmış olursunuz denebilecek kadar şekerli şeyler meyveler. Hayat boyu yemeyeyim demek yanlış olur büyük ihtimalle, ancak 21 günlük kısa bir maraton için meyve tüketmemek daha tutarlı bir davranış olur.
0
akhenaten
(10.01.24)
eksisozluk111.com

öncelikle filmi mutlaka izlemelisin.

1- bu her diyette geçerli zaten. önce su gider sonra yağ. bunun önemi yok yeter ki kas kaybetme.

2- evet meyve de şeker. doğal moğal diye kanma. meyve de komple şekerdir. meyve yersen diyetini bozmuş olacaksın.

3- her gün (21 gün) zor geçiyor ve gerçekten de 3. haftadan itibaren psikolojik midir neyse artık şeker aramıyorsun.

ama bu iş sürdürülebilir bir şey değil. insansın sonuçta o şekeri illa ki yiyeceksin. çok kafaya takma.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.01.24)
Hayatımdan şekeri çıkardım. 2 seneden fazla şeker ve şeker türevi hiçbir şey yemedim. Paketli gıda tüketmedim. Hayatımda hiçbir şey değişmedi. Ne daha sağlıklı hissettim ne başka bir şey.

Ancak deli gibi spor da yapmama rağmen kolesterolüm hep yüksekti. Bir rahatsızlığım nedeniyle doktor kontrolünde ilaçla düşürebiliyorduk. Şekeri bırakınca kendiliğinden düştü.

İki senenin sonunda o kadar kasmamam gerektiğini düşündüm. Ev gezmesine gittiğimde önüme sütlaç konursa Ya da arkadaşım hadi dondurma alalım ya da ekler yiyelim derse hayır demiyorum.

Ben size şöyle bir tavsiyede bulunayım. Vücut daha tam anlamıyla bilimin çözemediği bir makine. Bu makinenin dengeleri genler sayesinde yüzyıllar içinde kurulmuş. Hayatınızdan herhangi bir şeyi geçici sürelerde çıkarıp koyup bu dengelerle oynamayın. O an görünmez, hissedilmez bir şeyin ayarını bozar yıllar sonra acısını çekersiniz.Yaşam tarzı olarak seçecekseniz yapın ama geçici süreler için yapmayın böyle şeyler.

Meyve şekeri de fruktozdur. Normal şekere nazaran daha sevimsiz bir ürün olduğuna dair yüzlerce kaynak bulabilirsiniz internette.
0
Mirket
(10.01.24)
Ben dönem dönem şekeri hayatımdan çıkarıyorum. Tatlı, çikolata, patates, unlu gıdalar, gazlı içecekleri çıkarıyorum. Sadece meyveyi çıkarmıyorum ama porsiyonuna dikkat ediyorum örneğin en fazla yarım elma tüketiyorum.

Günlük olarak ekmek tüketmediğim için yumurtaya abanıyorum. Pirinç yiyeceksem basmati kullanıyorum. Genellikle et, tavuk yanına baklagillerden koymaya özen gösteriyorum. Spor yapacağım günler bir miktar daha fazla karbonhidrat alıyorum.

1. haftanız çok zor geçecek. Ama sonra canınız hiç çekmeyecek. Bence uzun ömürlü uygulanacak bir şey değil. Ben birkaç hafta yapıp bir hafta özlediğim gıdaları tüketiyorum sonra tekrar çıkarıyorum. Hem alıştığım için zorlanmıyorum hem de devamlılık oluyor. Ha o şeker yediğim bir haftayı da abartmıyorum yine en fazla iki öğün besleniyorum ve en geç 6’da yiyorum.

Şeker tüketmediğinizde kendi bedeninize söz geçirebilmenin hazzını yaşıyorsunuz. Bu dönemlerde daha sabırlı ve güçlü olduğumu hissediyorum. İradem ile gurur duyuyorum.
0
ruhen hastayim ben
(10.01.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.