Giriş
(3)

tarihi olayların büyüklüğünü anlamak yahut kıyaslamak

WithWorth
mesela "büyük buhran" ne kadar büyük ?yada "haçlı seferleri" gerçekten islama ciddi zarar verdi mi ?yoksa tolere edilebildi mi ?gibi, tarihi olayları gereğinden fazla abartıp abartmadığımızı nasıl anlayabiliriz ?
mesela "büyük buhran" ne kadar büyük ?

yada "haçlı seferleri" gerçekten islama ciddi zarar verdi mi ?
yoksa tolere edilebildi mi ?

gibi, tarihi olayları gereğinden fazla abartıp abartmadığımızı nasıl anlayabiliriz ?
0
WithWorth
(16.03.24)
Etkilerine bakmak önemli bir ölçüt olabilir; bunun için de o olaya sonrasında ne kadar atıf yapılmış, ülkenin politikasını, çevredeki ülkeleri, insanların hayatlarını vb. ne kadar etkilemiş araştırmak işe yarayabilir. Diğer yandan yabancı kaynakları kontrol etmek de kullanışlı olur sanırım. Bir ülkenin çeşitli politik sebeplerle abarttığı bir olay farklı kaynaklarda daha bağımsız ve gerçek ölçeğine uygun işlenmiş olabilir.
0
salihdt
(16.03.24)
Tarihi olayları anlayabilmek için çok değişik kaynaklardan ve çok fazla okumak gerekiyor.

Örneğin 1.Dünya savaşında Medineyi terkedip Kolordusuyla Şam'a katılması emredilen Fahrettin Paşa, bu emre direnmiş ve kutsal toprak Medine'den ayrılmamış, Osmanlı teslim olduğu halde Padişah emrine de karşı gelip, aylarca çekirge ile beslediği birliğiyle Medineyi savunmuş. Maiyeti tarafından derdest edilerek Medine teslim edilmiştir.

Bizim kitaplarda Fahrettin Paşa öve öve bitirilemez. Ancak.

Medine'de Peygamber efendimizin mezarı vardır. Bize göre kutsaldır. Selefiler mezara kutsiyet atfetmezler.

Arabistanlı Lawrence'in anılarını okuduğumuzda da, Medinenin terkedilmemesinin Osmanlı için bir Kolorduluk bir gücün heba edilmesi olarak anlatılır. Medine özellikle düşürülmez ve demiryolu özellikle tahrip edilmez. Şöyle anlatır:

Su içinde hortumla nefes alan bir adam gibiydiler. Osmanlı onlara sürekli lojistik destek yollamak zorundaydı. Biz istediğimiz zaman trenlere baskın veriyorduk. İstediğimde hava borusunu sıkıyor, havasızlıktan öleceklerken gevşetiyorduk.
0
Mirket
(16.03.24)
İki boyutu var dediğiniz şeyin. Birincisi bahsettiğiniz konuları yetkin ve doğru kaynaklardan okuduğunuza emin olmak. Popüler yayınlar tarihi abartmayı seviyor. Ancak eğer zaten bilimsel metodolojiye uygun yazılmış yetkin bir kaynağı doğrulamak istiyorsanız o halde kendiniz paralel bir çalışma yapmalısınız. Ki bu zaten tarihçilik yapmak demek.

Bunun kolay bir yolu yok malesef. Tek cümleyle anlattığınız şey ciddi ve kapsamlı bir çalışma alanı. Ayrıca tek sonuca çıkan bir cevaba da ulaşamayacaksınız.

Bakmak istediğiniz dönem hakkında yeterince bilgi sahibi olmalısınız. O dönemde bakmak istediğiniz bölge hakkında yeterince bilgi sahibi olmalısınız. Bunlar için gerekli kitapları bulup başkayabilirsiniz. Bu açığı kapattıktan sonra yaşanan olayla alakalı birçok okuma yapmanız gerekiyor. Bu okumalar da wikipedi'den vs. olmaz. Jstor, cambridge core gibi ücretli makale veritabanlarında literatür taraması yapıp okumalarınıza başlarsınız. Okudukça yapılan atıflardan, tartışma halindeki konulardan ordan oraya atlayarak genel bir çerçeve çizersiniz. Bunlar size konu hakkında uzmanların ne düşündükleriyle ilgili veri ve derli toplu bir düşünce akışı sağlar.

En nihayetinde son noktayı koymak için döneme ait kayıtları kendiniz incelemelisiniz. Şanslıysanız çeşitli veritabanlarındali el yazmalarında vs bunları bulabilirsiniz ya da daha önce bu konuda çalışmış insanların yazdıklarını okurken oralarda karşınıza çıkmış olur. Ancak neticede o alandaki dili de bilmeniz gerekiyor.

Özetle en başta da dediğim gibi, sizin dediğiniz şey tarihçilik yapmak.
0
akhenaten
(16.03.24)
(10)

reenkarnasyona ve karmaya inanıyor musunuz?

ala09
ne ara bu kadar yaygınlaştı anlamamışım sb. teşekkürler
ne ara bu kadar yaygınlaştı anlamamışım

sb. teşekkürler
0
ala09
(15.03.24)
hayır ama dün başıma gelenler bir acaba dedirtti :)

eksisozluk.com
0
gabe h coud
(15.03.24)
İnsan ilişkilerinde karmaya inanıyorum aslında bilimselliğe bir tık yakın içinde biraz psikoloji barındırdığı için. Ama geri kalanına pek inanmıyorum. Atıyorum kötülük yaptıysanız uzun vadede kaybeden olacağınız için kötülük sizi bulur vs
0
olaylar olaylar
(15.03.24)
İnanmıyorum ve inanmıyorum. Teşekkürler. İnsanların hayatları zorlaştıkça ve gelecek karamsarlaştıkça tutunacak bir şey arıyorlar. Bu tarz şeylere inanan ya da inanmak isteyenler her zaman vardı ama sayılar artıyor. Fal, burç, tarot, enerji, manifest vs. gibi zırvalar ve daha aklıma gelmeyen milyon şey de bu yüzden şu aralar daha popüler.

Gerçi bir de boşta kalıp saracak bir şeyler arayınca aynı şekilde zirve yapıyor sanırım.
0
nawar
(15.03.24)
karma olarak nitelendirilebilir mi bilmiyorum ancak evrende bir alma verme dengesi olduğuna inanıyorum. karşılığı olsun diye iyilik yapmaktan vs bahsetmiyorum aslında. evrenin , doğanın bir parçası olarak diğer canlılara olan yardımlarımızın, kendi hayatımızda da çeşitli şekilde poztif etkilerinin olduğunu düşünüyorum. belki de böyle olduğuna innamak hayatla ilgili umudu kaybetmenin, karamsarlığın önüne geçmenin bir yoludur bilemiyorum ancak tecrübelerim doğrultusunda haklı olduğumu düşünüyorum.
0
hypathia
(15.03.24)
insan yaşamındaki tüm sorunların özünde sömürü düzeniyle alakalı olduğunu düşünüyorum. bunu görmeyi engelleyen veya farklı bahanelerle uyduruk şeylerin arkasına sığınan, zihni bulandıran, insanın kendini kandırmasını sağlayan hiçbir şeye inanmıyorum.
0
nic cage
(15.03.24)
Hindistana dair diğer şeylerle birlikte bunlar da popüler oldu. Batı hinduizmi gibi akımlar yaygınlaştı, dizi/fimlerde daha çok yer buldu, sosyal medyada bunlarla ilgili içerikler arttı, haliyle ilgi de arttı.

Bence bunlara inanan da inanmıyor. Ben de inanmıyorum ama şeklen uygun durumlarda kullanıyorum. Örneğin birinin başına yaptığı bir şeyden ötürü bir şey geldiğinde karmaya inanmasam da esprisi yapıyorum.
0
akhenaten
(15.03.24)
İkisine de inanmıyorum. Ama reenkarnasyon daha bi saçma geliyor nedense. Karma bi derece daha makul geliyor diğerine göre
0
yazdonumu
(15.03.24)
hindu değilim, inanmıyorum. neden pagan bir inancın iman şartlarından birine veya bir kaçına inanayım. isteyen inanabilir. herkesin inancı kendine.
0
mesuta
(15.03.24)
hiç İnanmıyorum
0
benarrivo
(16.03.24)
Karmaya inanmıyorum. Reenkarnasyona inanmak istiyorum ama realist beynim izin vermiyor.
0
inawen
(16.03.24)
(4)

Rutinleriniz

rock n roll
Selam, rutin her gün yaptığınız neler var, disiplin göstererek? Ben çok rutin yaşayamıyorum. Mesela her gün işte şu kadar sayfa kitap okuyacağım diyorum, o hedef tutmuyor. Spor yapmak istiyorum bir gün oluyor 3 gün olmuyor. O disiplini nasıl sağlıyorsunuz?
Selam, rutin her gün yaptığınız neler var, disiplin göstererek? Ben çok rutin yaşayamıyorum. Mesela her gün işte şu kadar sayfa kitap okuyacağım diyorum, o hedef tutmuyor. Spor yapmak istiyorum bir gün oluyor 3 gün olmuyor. O disiplini nasıl sağlıyorsunuz?
0
rock n roll
(13.03.24)
düşünmüyorum. şöyle; o sabah iş görüşmesine gideceksin ya da üst yönetime sunum yapacaksın ya da üniversite sınavın var. sabah 7 de olsa kalkar kendini düşünmeden duşun altına atarsın, öyle değil mi? bu her gün böyle olmalı. covid olmadan önce herkes full ofisti ve sabah gözümüzü duşta açardık.

rutinine hiç düşünmeden gideceksin. salı ve perşembe günleri spor salonuna gidiyorum. cumartesi ve pazar sabahı da belgrad ormanı'na gidiyorum. bu rutinimi asla bozmam. düşünmeden bunları yaparım. benim hayatım, rutinim bu.
0
gabe h coud
(13.03.24)
tam bir rutin ve program insanıyım. her gün kalori ve makrolarımı sayarım, dietimi ona göre ayarlarım. salı-perşembe yüzmeye, cuma-pazar fitnessa giderim. her akşam diş ipi kullanmak ve krem sürmek de rutin bence. ertesi günkü giysilerimi bir gece önceden hazırlarım
0
benarrivo
(13.03.24)
Hocam bazı şeyleri yapmak zorunda olduğunuz için yaparsınız. İlla bunları rahat hissederek yapmanız gerekmiyor ya da illa ki bunları yapmanın kolay bir yolu, bir püf noktası olması da gerekmiyor.

Ben bunu temel alarak düzenli yapabiliyorum bazı şeyleri.
0
akhenaten
(13.03.24)
Bence rutin aktivitelerde sorumluluğu görev hissinden ayırmak gerekiyor. Mesela her sabah belli bir saatte uyanıp kahvaltımı edip çalışmaya başlıyorum. Bu bir rutin, çünkü belli sorumluluklarım var. Ama mesela akşamları, kendime vakit ayırdığım zamanlarda, sıkı sıkıya uyguladığım bir rutinim yok. Bazı akşamlar kitap okuyorum, bazı akşamlar film izliyorum ya da arkadaşlarla çıkıyorum falan. Söz konusu spor ya da hobiler olduğunda "bunu bu şekilde yapmalıyım", "hayatımda bunu şu şekilde değiştirmem gerek" şeklinde bir görev bilinciyle hareket etmek bana çok iyi gelmiyor mesela, bırakıyorum. Keyif aldığım şeylereyse 5 gün 10 gün ara versem bile sonra yine devam ediyorum. O yüzden bence disiplin kısmından ziyade keyif kısmına odaklanmak da önemli.
0
lolita
(13.03.24)
(2)

Gürültü önleyici kulaklık önerisi

Coyote
Bu konuda hiç bilgim yokKulak üstü tercih ederim ama daha ucuz ve daha iyiyse kulak içi de olur..F/p ürünü olması iyi olurBütçe konusunda bir fikrim yok ama elzem olduğu için kendimi zorlamaya çalışırımTeşekkür ederim
Bu konuda hiç bilgim yok

Kulak üstü tercih ederim ama daha ucuz ve daha iyiyse kulak içi de olur..

F/p ürünü olması iyi olur

Bütçe konusunda bir fikrim yok ama elzem olduğu için kendimi zorlamaya çalışırım


Teşekkür ederim
0
Coyote
(11.03.24)
Kulakiçi ve kulaküstü kulaklıkların kullanım amaçları farklı oluyor. Siz ne için kullanacaksınız?

Kulaküstü kulaklıkları iş güvenliği malzemeleri satan yerlerden bulabilirsiniz. İşin şiddetine göre farklı desibel değerlerine uygun modelleri var.

Kulakiçi olanlar uyku ve evde kullanım için. Uyku özelinde kulağın içine gömülen sünger modeller var ancak tek kullanımlık. Bir de köpük olanlar var.

Genelde hiçbirinin absürt fiyatı yok.

Ama bahsettiğiniz şey noise-cancelling özellikli müzik dinlemek için olanlarsa bu cevap çok yanlış oldu tabi.

Bence kullanım amacınız hakkında bilgi ekleyin duyuruya.
0
akhenaten
(11.03.24)
(7)

İlişki durumu karışık

overthinker
Dostlar iyi akşamlarYaş 31,erkek. Mühendisim. Hayatım çalışmak ve kendimi kanıtlamak ile geçti. lisans bitti hemen yüksek lisans o bitti sonra doktora bir yandan da iş derken, sosyal yönden hiçbir zaman güçlü biri olamadım. Aile bağlarım çekirdek ailede güçlüdür ancak çoğu kuzenimi yılda bir bile gö
Dostlar iyi akşamlar
Yaş 31,erkek. Mühendisim. Hayatım çalışmak ve kendimi kanıtlamak ile geçti. lisans bitti hemen yüksek lisans o bitti sonra doktora bir yandan da iş derken, sosyal yönden hiçbir zaman güçlü biri olamadım. Aile bağlarım çekirdek ailede güçlüdür ancak çoğu kuzenimi yılda bir bile görmem. Tatile gideceksem ve kız arkadaşım da yoksa yalnız giderim. Haftada bir tek başıma meyhaneye gider kafa dinlerim. Maç izlemeye stada bile tek başıma giderim. Yanlış anlaşılmasın çevremde arkadaşım olmadığından değil, çünkü genelde insanlar ile iyi anlaşırım. Ancak davet ettikleri hiçbir yere, boş sohbetlerden ve başkasının programına bağlı olmaktan keyif almadığım için gitmek istemem hep bi bahaneler uydururum.

Neyse efendim konuya doğru geleyim. Bir süredir yalnızdım sonrasında bir kız ile tanıştım. Aramızda 6 yaş var yeni işe girmiş. Çok çok güzel bir kız. bolca sohbet ettik, dışarıda görüştük birbirimizi tanımak için. Benim şu an tek düşüncem ciddi ilişki. O da öyle istediğini söylüyor. Artık evlenmek veya en azından o yola girmek istiyorum. Çoğu arkadaşım evlendi, genel olarak da mutlular. Kimisinin çocukları oldu hayatlarını çocuklarına adıyorlar. Ancak ben şu an rotasız bir gemi gibiyim. Bu şirkette mi devam etsem, yurtdışında mı çalışsam, il mi değiştirsem, arabayı mı değiştirsem vs vs gibi hiçbir bağlayıcım yok.

Kız ile konuşurken çok keyif alıyorum, o da keyif aldığını söylüyor. Kafa yapımız bazı konularda çok uyuyor. Hayatımızdaki her şeyi geçmişi geleceği birbirimizle konuştuk.
Ancak benim çekindiğim konular var.
Geçenlerde otururken bir kolye aldığından bahsetti dedi ki kaç aydır bekliyordum almak için. Maaşının da kötü olmadığını bildiğimden neden o kadar bekledin diye sorduğumda maaşının üçte birini ailesine gönderdiğini söyledi. Babası emekli, anne çalışmıyor.
Geçenlerde beni aradı araba bakmaya gidelim mi dedi. Gittik orta seviye 1-2 araç baktık. Dedi ki anneme bu yıl sonuna kadar bir araba alma hedefim var. Çekerim krediyi öderim dedi. İlk çekincem yarın bir gün evlilik olursa her ay ailesine para mı göndereceğiz? Dengeyi kurabilir miyim ya da böyle bir hakkım var mı onu da bilmiyorum.
Onun dışında sürekli benim iyi yerlerde çalışan arkadaşlarımla buluşmamı onlarla iletişimde olmamı istiyor. Diyor ki gidelim onlarla buluşalım aktivite yapalım. Sonrasında da bi konuşursun beni çalıştıkları yerlerde işe alabilirler mi bir sorarsın diyor. Ben de kimseden bir şey istemeyeceğimi söylüyorum. Sonra da diyor ki o zaman kendin için konuş neden hep daha iyisini istemiyorsun falan diyor. Ki bence çalıştığı yer yeni mezun olarak çok iyi.
Kısacası aramızda böyle konuşmalar geçiyor. Sorum şu ki bu kızla ciddi yola girilir mi yoksa kendi dengi dengime birini mi bulmalıyım.
0
overthinker
(10.03.24)
kız 25 sen 31 sin galiba. yaş farkı 6 demişsin ancak kim küçük kim büyük belli olmadı :)

neyse böyle olduğunu farz edelim. bana biraz seni basamak olarak kullanmak istiyor gibi bir izlenim uyandırdı. yani senden maddi açıdan bir beklentiye girmek gibi bir his veriyorsa sana da o zaman dengini bul derim.

aranızdaki muhabbet ne kadarlık bilmiyorum ama 1-2 aylık bir şeyse muhabbetin bu sürede iyi olması zaten normal. sonra değişir :)
0
mr.goodcat
(10.03.24)
Siz kaliteli ürün arıyor gibi evlenecek insan arıyor olabilir misiniz acaba? Bazen çok pahalı ve herkesin çılgın gibi peşinde koştuğu giysiler görüyorum mesela, üstüne para verseler giymem. Bazen de 3 kuruşa çok sevip yıllarca giydiğim bir parça bir şey alıyorum.

Bu kızla ciddi yola girilir mi demişsiniz, girilir. Ciddi bir sorunu olmadığı sürece herkesle bir hayat kurulur. Ama siz kurar mısınız?

Herkese uygun biri bulunur, sizin için yanlış olan biri başkasıyla mükemmel uyumludur mesela.

Şimdi aileye düzenli para yardımı yapma, aile için büyük kredilerin altına girme, iş vs. için arkadaşa el açma gibi şeyler hassas konular. Örneğin ben arkaşlarımdan böyle bir konuda destek isteyemem. Hele hele başka birisi için hiç gidip böyle şeyler konuşamam. Hele hele bunu planlı bir şekilde, taktiklerle hiç yapamam. İçim almaz, çok yanlış hissederim. Haliyle böyle biriyle yapamam.

Ama başkası yapar.

Siz biraz rahatsız hissediyor gibisiniz. Bu tip konuların hassasiyetini düşünürsek bu rahatsızlık hissi başınıza büyük bela olur gibi.

Sadece ortak zevklerde uyuşuyor olmak ve boş zamanda beraber iyi vakit geçirmek "tamam aradığımı buldum" hissiyatı uyandırmamalı.
0
akhenaten
(10.03.24)
Bütün detaylardan bağımsız olarak "bu kızla ciddi yola girilir mi" diye kendine soruyorsan, şüphe ediyorsan o kızla ciddi yola girilmez.
Birlikte olmayı çılgınlar gibi isteyeceğin, her uyumsuzluğu göz ardı edeceğin, aklını kaybedeceğin bir kadınla bile ciddi yola girdikten sonra insan zorlanıyor, zaman zaman pişman oluyor.
Bir tane hayatınız var, emin olmadığınız biriyle geçirmeyin.

"Dengi dengime" diye düşünmeniz bana garip geldi, denklik sorunu değil hayata yaklaşımınızda fark var. Denklik başka bir şey. Sizinle tamamen aynı düşünen biriyle olmak daha sıkıcı olacaktır, onun farklı düşünmesini bir zenginlik, tadını bilmediğiniz bir yemeği tatma fırsatı olarak görebilirsiniz.
0
michael_knight
(11.03.24)
bence karşı cinsle ilişkilerinde biraz tecrübelenmen lazım. oraya buraya sorarak fikir alamazsın. kendini tanıman, ne istediğini bilmen, kiminle anlaşıp anlaşamayacağının öğrenmen lazım. normal şartlar altında böyle bir kızla olur derim ben. ama sen yapamayabilirsin.
0
benarrivo
(11.03.24)
Bence gereksiz yere overthinking yapiyorsunuz.Ben olsam ne guzel iste ailesini de dusunuyor dusunceli biri diye sevinirdim.Ikincisinde de network yapmak artik is yasaminin bir parcasi.Bence karsinizdaki kisiden keyif almaya calisirken tanimaya devam edin ama boyle ufak tefek seylere de takilmayin.
0
turkuaz
(11.03.24)
Ben okurken biraz strese girdim. Yakın arkadaşlarıma bile iş konusunda şöyle yapsana böyle yapsana gibi tavsiyelerde bulunmuyorum, çünkü onlar kendi koşullarında kendi uygun gördükleri şekilde yaşıyorlar. Bana sorulmadıkça yönlendirme yapmam asla, hatta ayıp gibi geliyor böyle şeyler, dolayısıyla sana şöyle şöyle yapsana demesi saygısızlık.
Kendi iş fırsatları için senden yardım istemesini anlayabilirim, mantıklı bence. Ama yine de senin huzurlu halinden epey uzak sanki onun bulunduğu durum. Tutmaz bu iş.
0
megalomaniac
(11.03.24)
Bana çok uzağı düşünüyorsun gibi geldi. "Rotasız gemi" gibi hissettiğin bir noktadayken, onunla evlendiğin senaryoda ailesine para gönderip göndermeyeceğiniz sorusunun cevabını öğrenmek pek bir işine yaramayacaktır bence. Bu ilişkide değil de hayatta ne yapmak istediğine odaklanırsan daha çok cevap bulabilirsin diye düşünüyorum. Oldu ki yurt dışında ya da başka bir şehirde yaşamaya karar verdin, o seninle gelmeye hazır mı, istekli mi? Daha düşük maaşlı ama senin daha çok hoşuna giden bir işe geçmeye karar verdin, o nasıl tepki verirdi? Para, hayatındaki kararları alışında nasıl bir rol oynuyor? Bunlar bana daha öncelikli sorular gibi geliyor..
0
lolita
(11.03.24)
(3)

takip ettiginiz youtube kanallari

durgunfoton
teke tek bilim gibi olur, dizi unlulerinin degilde sanatcilarin roportaj yaptigi olur, vs. vs.onerdiginiz kanallar neler?tesekkurler.
teke tek bilim gibi olur, dizi unlulerinin degilde sanatcilarin roportaj yaptigi olur, vs. vs.
onerdiginiz kanallar neler?
tesekkurler.
0
durgunfoton
(09.03.24)
be smart
big think
coldfusion
engineering explained
flutv
practical engineering
real engineering
science channel
smartereveryday
veritasium
vsauce

bendekiler bu şekilde.
0
orient blue
(09.03.24)
Flu tv
0
halk
(09.03.24)
NileRed ve NileBlue var kimyaya ilginiz varsa. NileRed hassas teknik ekipmanlarla ve ciddiyetle latex eldivenden acı sos falan sentezliyor, ne bileyim saydam odun oluşturuyor, çilekten dna damıtıyor falan.

NileBlue da aynı kanalın ciddiyetsiz ve absürt versiyonu.
0
akhenaten
(09.03.24)
(15)

Lise Mezunu Tanıdığın Aşırı Zengin Olması

ashleybon
Lise mezunu emlakçılık yapan tanıdığım bir kız var. Senelerce hiç bir işte tutunamadı en son çalıştığı firmada yıldızı parladı. Şu an aşırı lüks bir hayat yaşıyor. Arabası evi herşeyi en pahalısından. Ben mühendisim doktoram bitmek üzere 35000 tl maaşlı işte çalışıyorum. Bu kız benden bir de 10 yaş
Lise mezunu emlakçılık yapan tanıdığım bir kız var. Senelerce hiç bir işte tutunamadı en son çalıştığı firmada yıldızı parladı. Şu an aşırı lüks bir hayat yaşıyor. Arabası evi herşeyi en pahalısından. Ben mühendisim doktoram bitmek üzere 35000 tl maaşlı işte çalışıyorum. Bu kız benden bir de 10 yaş küçük. Birkaç gündür kafama bu konuyu taktım ben çok enayi miyim insanlar mı becerikli. Bunalımdan çıkamıyorum.
0
ashleybon
(08.03.24)
Emlakçılık işinde çok ciddi para var. Maaşlı işle karşılaştırılamaz. Lise mezunu olsan, sen de dener, büyük ihtimalle sen de yapardın. Alternatifi olmayınca, başarmak zorunda olunca insan başarıyor. Koşmadan koşamazsın, gibi bir şey.
0
gabe h coud
(08.03.24)
Benim lise arkadaşım da emlakçı oldu. Bu işler için bir miktar "yırtık" olabilmek lazım.
Şu an çalıştığım firmada ilkokul mezunu 15 senelik makina operatörü 40 lira alıyor.
Maalesef ülkemizde bilginin değeri çok çok az. Doktoraniz varsa bursla Tübitak veya postdoc bulup yurtdışında iyi maaş çalışabilirsiniz. Türkiye'de üniversite cogaltmakla cahillik erimiyor.
0
cakmayazar
(08.03.24)
Eğitimle para kazanma arasında direkt bir orantı olması gerektiğini zannediyoruz, böyle bir düşünce hepimize öğretildi. Ama doğru değil.
Maaşlı çalışan mühendisin maaşı her ay yatar, emlakçılık yapan kişi ne kadar iş yaparsa o kadar kazanır. Çok akıl almayan, ilginç bir durum değil.
Girişkenlik, risk almak, insan ilişkileri gibi becerilerin kitap okumak, hesap yapmak, sınav çözmek gibi becerilerden daha iyi kazanç sağladığı bir sır değil.
0
michael_knight
(08.03.24)
para kazanmak eğitimle alakalı değil olmamalı da bence. ozaman 4 üni bitiren en çok parayı kazansın ne biliym. ilkokul mezunudur ama ticarete kafası çalışıyodur o senin lise mezunu arkadaştan da çok kazanır. okul kendini geliştirmek vs için okunmalı para için değil. bu arada evet emlakçılığı tutturursan, güzel bir bölgedeysen satışın da iyiyse çok güzel paralar kazanırsın. bodrumda tanıdığım bir emlakçı bir satıştan 400-500 bin alıyor ve ortalama 2 ayda bir satışı var.
0
entropik
(08.03.24)
Karaparadir?
0
Kahvedesu
(08.03.24)
liseyi 3. sınıfta bırakıp çalışmaya başladım. çırak olarak.
yaş 16 ama iyiyim, işe hakimim.
evde dünya tantana oldu, 3 aya işi bıraktırdılar, okula döndüm.
duydum ki benden sonra başlayan çırak yıllar geçmeden dükkanın yeni ortağı olmuş.
aynı dönem başladıklarımdan dükkan açanlar olmuş, yurtdışılarından teklifler alanlar olmuş, amerika'ya ingiltere'ye gidenlar olmuş, bilmem ne.

ben de şimdi memurum.
çok takılmıyorum, üretiyorum.
en güzeli de üretmek değil midir zaten?

paranızı sevin.
bulanık olmayın, ne istediğinize karar verin.
tersten düşünün, bunalıma nasıl girdiyseniz öyle çıkın.
bunalımdan çıkmak fırsatları görmenizi kolaylaştırabilir.
0
matnokta
(08.03.24)
computer science doktoralı işsiz tanıyorum. eğitimli olmak para kazandırmıyor artık. Türkiye'de eğitimin anlamı kamuda memur olabilmek. Başka bir şeyi yok
0
ferenc
(08.03.24)
Ben buna şaşırmanıza şaşırdım, özellikle de mühendisseniz ve fabrika/şantiye ortamını biliyorsanız. Sizin çalıştığınız yerde böyle olmasa bile piyasadan haberiniz olmalıydı. Birkaç yıldır nitelikli işçi maaşları beden işçilerinden düşük kaldı. Herkes bunu konuşuyor zaten.

Çeşitli esnaf grupları ve emlak piyasası uçtu gitti zaten. Normal yani.
0
akhenaten
(08.03.24)
iş yerinden ayrılıp internette balık akvaryumculuk malzemeleri satan arkadaş iyiki ayrılmışım diyor, biraz yürü ya kulum biraz cesaret gerekiyor iyi para kazanmak için.
0
eja
(08.03.24)
Kahvedesu+1
Yani benim de zengin birkaç arkadaşım var ve nasıl para kazandiklarini bilmiyorum arka planda. O yüzden herkesin kazandığı para yaptığı işten gelmiyor direkt olarak.
Kesin böyledir diyemem de kesin isinden kazaniyor demek de imkansiz.
0
logisticsmanager
(08.03.24)
Ddünyanın her yerinde işçiler beyaz yakadan fazla kazanıyor ve kolay iş buluyor. İşçiler pek söylemez ama maaşları mühendislerden fazla.
0
ferenc
(08.03.24)
@ferenc; istatistik/veri var mı fabrikada çalışan beyaz mavi yakanin mühendisten fazla para kazandığına dair? Misal fransa, İsviçre vs? Çünkü bende tam tersi veriler var. Çünkü dünyanın her yerinde öyle ortaya atilmamasi gereken bir laf. Tabi beyaz yakadan kasıt Türkiye'de veri giriş elemanina bile beyaz yaka denmesiyse o farklı.
0
logisticsmanager
(08.03.24)
Amerika'da fazla kazanıyor. Benim gözlemlerim bu yönde. Saatlik çalışma ücretleri çok fazla.

Ek olarak mühendisin skill seti yoksa iş bulması çok zor. Piyasa doymuş durumda.

Kanada için de durum benzer. 90'lar ve 2000'lerin başından sonra ara eleman ihtiyacı artmış durumda. Kanada'da doktor olup da otobüs şöförlüğü yapan var.

Gelelim Türkiye'ye, mühendis fabrikada 1.5 asgari alır.
0
ferenc
(08.03.24)
Kendi maaşını sorgula +1
Sen 100bin kazanıyor olsan muhtemelen bu arkadaşa bu kadar takılmazdın.
Başka açıdan doğrulayalım, etrafında böyle bir örnek olmasaydı da yine "enayi" gibi hissetmek için yeterince az kazanıyor olacaktın.

Bence bu hissiyatı motivasyona çevirip iş değiştirmeye bak, daha çok kazandıkça yok olur bu his.
0
Bruce
(09.03.24)
Helal para olup olmadığı şüpheli bence. Ustaların, tehlikeli işlerde çalışanların, beden işçilerinin iyi kazanması normal ama bu örnek bana bira şaibeli geldi.
0
playing star again
(09.03.24)
(7)

Hayattaki en büyük amacınız nedir?

iwasbornonamountainside
Kariyer, para, aile, sosyal statü, sosyal/kişisel proje, keşif/icat, uzun ve sağlıklı bir yaşam, mutluluk/keyif almak, vs vs hangisi?
Kariyer, para, aile, sosyal statü, sosyal/kişisel proje, keşif/icat, uzun ve sağlıklı bir yaşam, mutluluk/keyif almak, vs vs hangisi?
0
iwasbornonamountainside
(08.03.24)
Son durumda, ilerde kaliteli bir huzurevine kapağı atmayı amaç olarak belirledim hocam. Daha fazla konuşmayacağım :D
0
akhenaten
(08.03.24)
E hepsi
0
olaylar olaylar
(08.03.24)
Huzur ve eğlence
0
hasmetizm 2046
(08.03.24)
Para para para... Şaka bir tarafa işimde tutunmak, ev tutmak, bir de flört. Büyük çaba sarfediyorum.
0
Kahvedesu
(08.03.24)
ütopik amacım; bilmek.

gerçekçi amacım; fayda sağlamak.
0
kumandanim
(08.03.24)
Geriye donup baktigimda icime sinen bir hayat yasamak. Ki saydiklarinizi da iceriyor bu. Zaman zaman amaclarimda oncelik sirasi degisiyor tabii.
0
mor oje
(08.03.24)
mutlu olmak.
0
benaslinda
(08.03.24)
(6)

Pirinç pilavının beklemesi sakıncalı mı?

chicha_v2
Geçen bir videoda görmüştüm, bağlantısını bulursam eklerim daha sonra.Bir tanıdığımız da diyetisyen yeğeninden böyle bir şey duyduğunu artık pirinç pilavını ikinci güne bırakmadığını söyledi.Bekledikçe pirince özel bir küf/mantar oluşuyormuş. Uzak doğudakilerin de her gün yeni pirinç lapası pişirmes
Geçen bir videoda görmüştüm, bağlantısını bulursam eklerim daha sonra.

Bir tanıdığımız da diyetisyen yeğeninden böyle bir şey duyduğunu artık pirinç pilavını ikinci güne bırakmadığını söyledi.

Bekledikçe pirince özel bir küf/mantar oluşuyormuş. Uzak doğudakilerin de her gün yeni pirinç lapası pişirmesinin sebebi buymuş.

Doğruluk payı nedir? Her gün pilav mı yapmalıyız?
0
chicha_v2
(06.03.24)
Eskiden ısıtıp ısıtıp yerdim. Hiç de ölmedim. Ama bir gün internette bir yazıya rastladım. 24 saatten fazla buzdolabında dahi olsa bekletmek sakıncalıymış, o süre içinde de normal ısıtmak sakıncalıymış benmari şeklinde ısıtılabilirmiş falan

O güne kadar ölmedim gerçi ama ne olur ne olmaz dedim. Artık günlük yapıyorum.
Sporculuk olduğu için de her gün yerdim oysa.
0
Mirket
(06.03.24)
Valla varsa bile insanlar asırlardır pilav yapıyor, ertesi güne bırakmaktan kaçınanı da görmedim açıkçası. Dışarda araba çarpma ihtimali çok daha yüksektir heralde. Hatta çoğu yerde önceki günkü pilav çorbaların içine girer falan, demek istediğim yemek kültüründe bile yer edinmiş yani bir "dünkü pilav" konusu. Ancak bu zamana kadar hiç bunla ilgili bir uyarı vs duymadım yetkin bir yerden. Ciddi bir durum olsa bu kadar gölgede kalacağını sanmam.

Örneğin konserve gıdalarda da böyle bir durum var, botulinum zehirlenmesi olarak da biliniyor, pirinçten çok daha yaygın bir durum olsa gerek. Hayati tehlikesi yüksek. Düzgün konservelenmemiş gıdalarda biriken bakteri toksinleri sonucu ortaya çıkıyor. Yine de konserve tüketiyorum açıkçası, hatta yapıyorum.
0
akhenaten
(06.03.24)
hayatimda hic tek gun icin pilav yapmadim. muhtemelen ailemde kimse yapmamistir. o pilavin ertesi gun isitilip yenmedigi bizim sulalede gorulmemistir herhalde.
0
bohr atom modeli
(06.03.24)
taze pilavin yerini hicbir sey tutmuyor tabi ama her aksam da pilav pisiremedigim icin 3 gunluk yapip yiyecegim kadar isitiyorum. herhangi bir zarari varsa da cok umrumda degil acikcasi.
0
bay b
(07.03.24)
ısıtılması sakıncalı yiyeceklerin başında geliyormuş. instagram doktorlarından duymuştum. beklemesiyle ilgili bilgim yok. soğuk zaten yenmez. günlük yapmak mantıklı o yüzden.
0
elorelia
(07.03.24)
Kuf/mantar olayini instagramda ben de gordum ama bi huzur vermiyorlar, yok beyaz pirinç seker cikariyormus glisemik indeksi yuksekmis, yok arsenik iceriyormus, yok ikinci gun kuf olusuyormus. Bir huzur versinler de pilavimizi sucluluk hissetmeden yiyelim ya.
0
instant crush
(07.03.24)
(14)

Evlilik teklifi fikri (Çok mu basit?)

furry burns
Arkadaşlar merhaba,3.5 yılı doldurduğumuz mutlu bir birlikteliğimiz var, evlenme fikrimiz de bayadır netleşti gibi, geçtiğimiz 4-5 ayda evlenme teklif etmeyi planlıyordum ama bir türlü olmadı. Yaptığım planlar sarpa sardı, planladığımız yerlere gidemedik, çok uzadı ve artık hani ekstra bir plan yapm
Arkadaşlar merhaba,

3.5 yılı doldurduğumuz mutlu bir birlikteliğimiz var, evlenme fikrimiz de bayadır netleşti gibi, geçtiğimiz 4-5 ayda evlenme teklif etmeyi planlıyordum ama bir türlü olmadı. Yaptığım planlar sarpa sardı, planladığımız yerlere gidemedik, çok uzadı ve artık hani ekstra bir plan yapma şansım kalmadı. Bir serzenişle bile karşılaştım geçenlerde, "her ay farklı planlar yapıyorsun ben de evlilik teklif edeceksin sanıp heyecanlanıyorum ama arkası boş çıkıyor." şeklinde :(

Bu bilgilerle birlikte, artık ekstra sürpriz bir etkinlik de yapamayacağım için ben de birkaç kere gittiğimiz, bizim için anlamı olan, ilk buluştuğumuz cafe/restaurantta evlilik teklif etmeyi düşünüyorum. Bilenleriniz vardır belki Taksim'deki Limonlu Bahçe. Gitmeyeli de aylar oldu şimdi tekrar girip fotoğraflarına bakınca nedense bir kötü geldi, bizim için tatlı-güzel bir yerdi ama fotolarda işte masalar ufacık, aralar dar. Ne bileyim diz çökülecek bir yer gibi durmuyor. :)

Sizler ne düşünürsünüz. Başka bir çıkış yolu var mıdır bu garip için?
0
furry burns
(29.02.24)
Bence nasıl evlilik teklif ettiğinizden daha önemli bir şey varsa zamanında teklif etmek :D sizin durumunuzda mesela karşınızdaki kişi "hadi artık teklif et" deme ihtiyacı hissetmiş. Bu sürprizin bir kısmını baltalayan bir şey. Bu kişi bunu söylemek istemezdi, kendiliğinden olsun isterdi. Bundan sonrası yokuş aşağı olur, tadı kaçar, arıza çıkar, hevesiniz kursakta kalır, en iyi planla da gelseniz birkaç ay önce yaptığınız vasat bir plandan daha az sevinç yaratır vs. Neticede yine evlenirsiniz önemli değil, ama hani kaygınız en iyiyi bulmaksa diye söylemek istedim.

Gidin cafede teklif edin.
0
akhenaten
(29.02.24)
ve belediye otobüsü beklerken evlilik teklifi alan ben ortama giriş yapıyorum :D

ya bir kere restoranda diz çökmek mi kaldı derken asıl diz çökmek mi kaldı??? basitliğini geçtim aşırı manasız bir durum. yani yemeğin ortasında şimdiki eşim diz çöküp yüzük çıkarsa ay ne oluyoruz derdim. üstelik insanlar da bize bakacak vs... özel bir durumu genel hale getirmek aşırı saçma geliyor bana. kız istemeye meşale yakarak gitmek gibi bir durum.
...

bence baş başa olduğunuz bir an çıkar ver. eve çağır, otele götür ne bileyim bungalovlar meşhur bu ara... hepsi olabilir yani.
0
elorelia
(29.02.24)
@edmond honda Çok da değil aslında, abartılı veya büyük şeyleri sevmez. O zamanından ve sürekli beklenti yapıp bir türlü edemeyip sarkıtmamdan rahatsız oldu. Yoksa yolda yürürken teklif etsem bile mutlu olacak bir insan.
0
🌸furry burns
(29.02.24)
@dissendium Çok klasik geliyor ve sık yaptığımız bir şey değil, özel gün haricinde boğaz manzaralı bir yerde yemek yemek. Direkt niyeti ortaya çıkaracak bir şey gibi.
0
🌸furry burns
(29.02.24)
Kadınım. Sizi seviyorsa evde etmeniz bile çok mutlu eder/etmesi gerekir. O yüzden samimi bir anınızda edin.
0
ruhen hastayim ben
(29.02.24)
Oncelikle diz mi cokeceksin gercekten. Cokme : D

Cikar yuzugu ver yemek esnasinda. Limonlu bahce ilk bulustugunuz yer madem bence guzel olur. Hic gitmedim oraya, cok sikisiksa dedigin gibi yani yan masalar her seye sahit olacaksa yakinen baska yere gidin.

Sizin durumunuzdan ayri konusuyorum ben genel olarak bi yemekte, aksiyonsuz sade bir teklifi tercih ederim. Belki bu yuzden hic teklif asamasina gelememis de olabilirim, gosteris seven kadinlar daha talep goruyor : D

Ama naparsan yap diz cokme plz djdj
0
Kittie
(29.02.24)
fotograflara baktim bana cok tatli ve sirin bir yer gibi geldi ya. yapi olarak öyle abarti seyleri sevmeyen, zamaninda kalabalik ortamda evlenme teklifi istememis biriyim.

pazar kahvaltisi icin yer ayirtip sonra uygun bir anda teklif edilebilir gibi geldi bana. manevi bir degeri de var mekanin sonucta. organizasyondan cok söylediginiz seyleri düsünmek önemli bence, dümdüz teklif etmeden öncesinde bi kac güzel söz vs.
0
mamu
(29.02.24)
Evlilik teklifi çok abartılacak bir şey değil aslında. Çok uzun uzadıya plan program yapmaya gerek yok. Evlilik teklifinde dikkat edilmesi gereken tek şey diz çökmemek :)
0
rock n roll
(29.02.24)
Ben limonlu bahçeye bundan Birkaç yıl önce gitmiştim Bence tatlı bir yer. Yani bence evlenme teklifi olayı tamamen karşındakine bağlı bir mesele. karşındaki Eğer böyle abartılı ve Instagram'da paylaşması için böyle havalı bir yer bekliyorsa limonlu bahçe olmaz fazla sade kalır.

Benim bir arkadaşımı sevgilisi Karaköy'de yemeğe çıkartmıştı Boğaz manzaralı rakı içmeye gitmişlerdi ama kız direkt de anlamıştı bugün bana evlenme teklif edecek galiba Çünkü bana güzel giyin falan dedi demişti. Yani eğer öyle bir ortam bekliyorsa anlayıp anlamaması önemli değil öyle bir yere götür.

Ama zaten mütevazı ve böyle daha sadelikten hoşlanan biri ise yemek yedikten sonra tatlınızı yerken yüzüğü çıkarıp işte teklifini yapabilirsin.

Ya da mesela Taksim'de Bir Şarap Evi bulup gel şarap içmeye gidelim Yarın akşam deyip böyle şarap içtikten sonra biraz Çakır keyif olduktan sonra yüzüğü çıkarıp romantik bir konuşma yapıp o şekilde de teklif edebilirsin.

Bu arada Bence de diz çökme hiç güzel bir hareket değil. Benim eşim evlenme teklifi ederken böyle insanların içinde diz çökseydi pek hoşlanmazdım.
0
turuncu tonlarda
(29.02.24)
her zamanki yerde teklif yapma bence. daha özenli olduğunu hissettirebilirsin de asıl mevzu evliliğe hazır olduğunda teklif etmek diyeyim ben de. teklif edip 2 sene sonra evlilikse sevgililigi bozma hiç
0
ala09
(29.02.24)
Şöyle bir fikir geldi aklıma. Bu fikir için ayrı duyuru açabilirsiniz sizce nasıl diye.

Gayrettepe metro durağının altında Diyalog Müzesi var. Sessizlikte diyalog ve karanlıkta diyalog diye 2 bölümden oluşuyor. Sessizlikte diyalog duyma engellilerle empati yapabilmek için kurulmuş karanlıkta diyalog ise görme engelliler için.

Sizin yerinizde olsam Sessizlikte Diyalog'a katılırdım.
www.istanbuldiyalogmuzesi.org

İşaret dili kullanmaya çalışıyorsunuz. Cafe bölümünde işaret diliyle sipariş veriyorsunuz falan. Kulaklık takıyorsunuz, sağır oluyorsunuz o an yani gerçekten. 3-4 aşamadan oluşuyor. Oyun gibi düşün bazı aşamalar oluyor.

Ben olsam etkinlik sonunda işaret diliyle evlilik teklifi ederdim yüzüğü de o an çıkarırdım.

Hiç beklemediği bir anda sürpriz bir teklif olur. Böyle bir etkinliğe davet ettiğiniz için ve duyarlı bir insansa daha fazla etkilenir. Çıkışta da metroya binin, taksim'e gidin, önceden manzaralı bir yerde rezervasyon yap, geceyi yemekle taçlandır. Bitti gitti, hayırlı olsun..

Ama tabi diyalog müzesini arayıp sorun etkinlik sonunda yüzük çıkarıp teklif etsem saygısızlık olur mu, o an eşlik edecek olan duyma engelli rehbere de bilgi verilir öncesinden. Ne olduğunu anlar en azından, insanlar alkış falan yapar. Bence onlar için de ilginç ve unutulmaz bir deneyim olur. Ben olumsuz bir şey diyeceklerini sanmıyorum. Max 2 dakikalarını çalmış olacaksın. Bunun için sıkıntı yapmamalılar.
0
Cesario
(29.02.24)
Cesario +1.

Tabii ben "Akşam birlikte yemek yeriz, balık aldım" diyen bir adamın evine gidip, balık, salata falan hazırlayıp; sonrasında koltukta dizi izlerken evlilik teklifi almış bir insanım. Hala neden böyle oldu diye düşünürüm. (Şovlu evlilik teklifleri beni utandırır ama benimki de çok özensiz bence, belki kabul etmesem bugün daha mutlu olurdum.)
0
marla is in my head
(29.02.24)
Güzel şık bi restoranda edin teklifinizi. Diz çökmeye, çok dikkat çekmeye gerek yok. Evet gönlü olan kadın için bunların hiç birine gerek yok, ama yıllar sonra da hatırlanacak bir anı olarak kalacak, arka planı güzel olsun.
0
anthemis nobilis
(01.03.24)
@cesario Fikir çok hoşuma gitti. Daha önce Karanlıkta Diyalog'a gitmiştik kız arkadaşımın isteğiyle. Sessizlikte diyalog'a da gidelim demişti birkaç kez ama gidemedik henüz fırsat olmamıştı. Değerlendireceğim bunu sağolun.
0
🌸furry burns
(01.03.24)
(2)

Pasabahce severlere soru

ala09
1 kadeh 1500₺ marka standartlarinda normal mi? pasabahce seven birine gidip de CHAKRADAN falan kadeh alsak cop mu olur? ben cok cozemedim de 1500 cok degil mi?
1 kadeh 1500₺ marka standartlarinda normal mi? pasabahce seven birine gidip de CHAKRADAN falan kadeh alsak cop mu olur? ben cok cozemedim de 1500 cok degil mi?
0
ala09
(28.02.24)
Ben de hem bütçeme göre hem de alacağım kişinin alışkanlığına göre alırdım. Sonuçta kadehin içine cumartesi koyacaksa farklı bir kadeh de alınabilir bence.
0
akhenaten
(28.02.24)
1500 lük kadehler genelde paşabahçe'nin nude serisi modeller. bir dünya kadeh var bütçenize göre bir şeyler bulabilirsiniz.
0
a darkness coming
(28.02.24)
(7)

Eleştiriyoruz herşeyi peki biz ne yapıyoruz

kiriko
Arkadaşlar tamam hükümeti eleştiriyoruz muhalefeti eleştiriyorum peki biz ne yapıyoruz? Yani madem yönetimden memnun değil kimse niye yönetime katılmıyor parti kurmuyor veya örgütlenmiyor.Bunu yapmıyorsak biraz da ağlamamız lazım değil mi?Kimse taşın altına elini sokmuyor ama herkes şikayetçi.Artık
Arkadaşlar tamam hükümeti eleştiriyoruz muhalefeti eleştiriyorum peki biz ne yapıyoruz? Yani madem yönetimden memnun değil kimse niye yönetime katılmıyor parti kurmuyor veya örgütlenmiyor.Bunu yapmıyorsak biraz da ağlamamız lazım değil mi?Kimse taşın altına elini sokmuyor ama herkes şikayetçi.Artık eleştirenlere cevabım parti kur ilk oy benden.
0
kiriko
(27.02.24)
Kimse şikayetçi değil. Kamu çalışanı 1500$ maaş alıyor, 43 yaşındaki adam 40 yaşındaki kadın emekli olabiliyor. Kim niye memnun olmasın bu hükümetten? Arsasına toki vuran, kentsel dönüşüme sokan milyarlık oluyor. Lüks araçların çoğunda millet bayilerde kuyruk olmuştu, ab fiyatı 50k€ olan araca 100k€ vermek için millet bayilere rüşvet veriyor.

Bok gibi kahveler olmuş 100 lira, adım atacak yer bulamıyorsun, millet keyif pezevenkliğinden ölecek neredeyse (kötü anlamda değil deyim olarak söylüyorum). İngiltereden gelenler istanbulda milletin bu kadar keyfine düşkün olduğunu bilmiyordum diyor.

Söylediklerinin geçerliliği yok bence
0
avatar is back
(27.02.24)
haklısın ama şöyle, parti kurmak değil ama örgütlenmek önemli. sorumluluk almıyor kimse. en basitinden avrupa gibi bizim gibi "erkek" görmediğimiz ülkelerde çiftçilerin yaptıkları eylemler ortada. insanlar sindikçe, banane dedikçe baskı artıyor. şimdi kimse sokağa çıkıp yürüyüş yapmaya bile korkuyor. milli mücadeleden tut 68 kuşağına, oradan gezi olaylarına kadar. bu halk yapabilir bunu. ancak korkutulmuş ve sindirilmiş insanlar.

muhalefet partileri de halkı kontrol altında tutuyor. her şeyin çözümünü sandıkta aramasına sebep oluyor. olmayınca da bu halk böyle noktasına geliyor. halbuki okumuş etmiş, bilinçli vatandaşlarımız çoğunlukla taşın altına elini atmıyor.
0
paintov
(27.02.24)
Türkiye'de aktif durumda 135 siyasi parti var. Eminim 125inin adını hiç duymamışsındır. Bir siyasi partinin adını duyurabilmesi için para gerekir. Yani fon bulmalısın. Bulduğun taktirde de o fonun adamı olursun.

Bu bağlamda demokrasi zaman içinde kendi kendini yok eden bir sisteme dönüşüyor.

Bak mesela Amerika'ya. Önümündeki günlerde Amerika Başkanlık seçimi var. Adamlar bir deli ile bir bunak arasında tercih kullanmak zorundalar.
0
Mirket
(27.02.24)
Türk toplumu olarak şikayet etmeyi dramatizasyonu seviyoruz sadece toplumsal konular değil şahsi konularda da şikayetçiyiz ama çözüm sunulunca da yapmıyoruz hep erteliyoruz. Kendi adıma bu durumu eegistirdim fakat toplumdan çok umutlu değilim.
0
doharkoman
(27.02.24)
Bu muhabbet çok eskimedi mi ki artık ya? Ben kendi işimi yapıyorum, bence yeterli. :D

Herkes kendi yeteneklerince, kendi yaptığı iş bakımından sorumlu tutulur. Siz hayatınıza bir yol çizdiniz, istediğiniz için ya da öyle gerekiyor diye o yoldan gitmeye çalışıyorsunuz diyelim. Bunun dışında hiçbir şey söylemeye hakkınız yok mu?

Politikacıları beğenmiyorsak politikacı olalım, taksicilerden şikayetçiysek örnek taksici olalım, üniversitelerde eğitim kötüyse akademisyen olalım, evleri güvensiz buluyorsak mühendis olalım...

İyi de hocam, bir tane hayatta bunların hangisini yapalım? 10 hayat yaşasak da bunların hepsi için yeteneğimiz var mı?

Benim kendi işim var, kendi işimi düzgün yapmaya çalışıyorum. politikacı olamam, olmak da istemem, karakterime de uygun değil. Nasıl olacak şimdi? Ben politikacıları bırakayım, benim politikayla bir alakam yok, siz kendi kendinize oynayın yaptıklarınız beni bağlamasın demek gibi bir hakkım var mı? Yok. Ne yapalım şimdi liderlik vasfımız yok diye her şeye razı mı olalım :D
0
akhenaten
(28.02.24)
Örgütsüzlük en büyük problem buna katılıyorum. Çevrenize sorun ya da gözlemleyin, kaç kişi siyasi herhangi bir yayın okuyor? halkı küçümseyenlere bir bakın, hepsi kendi mantıklarıyla bir şeylere çözüm üretmeye çalışıyor. Yani dünyayı sıfırdan çözmeye çalışıyorlar, bunu böyle anlayabiliriz. Okumamak, kolektif bir faaliyetlere dahil olmamak böyledir. Çevrenizde sizi eleştirip yeri gelirse itin g… ne sokacak bilgi birikimde, ilkeli kimseler de olmayınca böyle primat gibi yaşamakta hiçbir sorun yok. İnternet olmasa ne olurdu hayal bile edemiyorum bu kitleyi. Bu kadar çok hiçbir şey öğrenmeyen ama her şeyi bilen adama hiçbir şey anlatamazsın.
0
her giriste sifresini unutan adam
(28.02.24)
Toplum kendisiyle barışık değil. Psikiyatrik bir durum bence. Beklentiler de gerçekçi değil. Çok fazla da şişiriliyoruz, gazlanıyoruz. Yurtdışı iyi bir öğrenme, tecrübe etme yolu bence.
0
mesuta
(28.02.24)
(2)

Sabahtan %10 artışla başlayan hisseye girilen emirler

havadakarada
Diyelim ki bi şirket halka arz oldu ve 10 lot aldık. X gün de borsada işleme başlayacak. X gün gelince sabah erkenden 100 lot emir verdik. Borsa işleme başlayınca gördük ki %10 artmış ama bizim emir halen duruyor, başkaları alabilmiş. Neye göre biz alamıyoruz da başkaları alabiliyor?
Diyelim ki bi şirket halka arz oldu ve 10 lot aldık. X gün de borsada işleme başlayacak. X gün gelince sabah erkenden 100 lot emir verdik. Borsa işleme başlayınca gördük ki %10 artmış ama bizim emir halen duruyor, başkaları alabilmiş.

Neye göre biz alamıyoruz da başkaları alabiliyor?
0
havadakarada
(27.02.24)
Verme sırasına göre. Akşam 6:30-7 arası aracı kurumlar talep almaya başlar ertesi gün için. O zaman açılır açılmaz girmeniz lazım talep alımları
0
enteg
(27.02.24)
18:10'a kadar seans sonrası işlemler devam ediyor. 18:10:00'dan itibaren verdiğiniz emirler bir sonraki seans başlangıcında işleme alınır.

Ancak halka arzlarda 18:10'da birçok robot emir girdiği için insan halinizle çok bir şansınız olmuyor, çünkü girilen emirler sırayla işleme alınıyor.
0
akhenaten
(27.02.24)
(13)

uykuya dalmak için takviye, ilaç, yol, yordam, yöntem?

mr.goodcat
melatonin denendimagnezyum denendipapatya çayı ve türevleri denendirahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendibir işe yaramıyor. yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılık
melatonin denendi
magnezyum denendi
papatya çayı ve türevleri denendi
rahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendi

bir işe yaramıyor.

yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılıklar, o gün yaşadıklarım, yarın yaşayacaklarım vs. vs.

tek çözüm alkol ancak o da kötü yöne doğru gider. başka bir yolu olmalı.

var mı tavsiye?
0
mr.goodcat
(26.02.24)
Ben de aynı durumdayım. Uyumak istediğimde genelde kombo yapıyorum her şeyi. Bade marka( diğer markalarınki kötü) lavanta yağından 4-5 damla bir kağıt havluya damlatarak yastığımın üstüne koyuyorum kokusu mayıştırıyor. Uyku müziği olarak bende iş yarayan tek müzik; m.youtube.com
0
blonde redhead
(26.02.24)
Bir dakikada uyutan teknik diye Google la. Henüz 1 dakikayı tamamlayamadım. Yani 1 dk dolmadan uykuya dalıyorum ben o teknikle. Ama sadece mecbur kalınca kullanıyorum.
0
gece abisi
(26.02.24)
redepra 15mg
0
arakaali
(26.02.24)
Doktora gittiniz mi? Tam olarak sizinle aynı sebepten uyuyamama sorunu yaşıyordum gittim, ilaç yazdı aynı gece mışıl mışıl uyudum bitti.

Bence siz kolayı varken zoru seçmişsiniz sanki.
0
akhenaten
(26.02.24)
4-7-8 nefes tekniği diye bir yöntem var gevşemek için. uykuya dalmak için de stresli bir ortamda gevşemek için de çok işe yarıyor. Google'da nasıl yapıldığına dair birçok anlatım var. İwatch'da da benzeri bir nefes uygulaması var.

@gece abisi +1 diyorum. Defalarca uygulamışımdır.
0
Mirket
(26.02.24)
doktora gitmeni tavsiye ederim. 1 senedir aynı sorunu yaşıyorum. bir çok ilaç kullandım.
şu anda magnezyum, melatonin, keday xr 50 mg ve imovane kullanıyorum.
0
gabe h coud
(26.02.24)
redepra falan bunlar antidepresan ilaçlar. doktor tavsiyesi olmadığı sürece kullanmayın.

bu yöntemler işe yaramadı çünkü listede düzenli egzersizi göremedim. :P o yüzden benzerlerini önermeyeceğim ama şu bir gerçek ki uyku olmadan yatağa girersen uyuman iyice zorlaşıyor. benim de uyku sorunum var daha doğrusu uyku düzenim bozuk. geç yatıp geç kalkıyorum. şöyle ki normalde 2-3 gibi uyku böyle inceden bir yoklar ama yatağa girersem uyuyamam, sağa sola döner uykumu kaçırırım. o yüzden kendimi anında yatağa atacak duruma hazırlarım. yani uyku öncesi diş fırçalama, magnezyum içme vb. hazırlıkları tamamlarım. sonra sevdiğim, kafamı dağıtacak bir şeyler açıp izlerim karanlık salonda. o ara bir melatonin atarım ağzıma (venatura 3 mg) onu emdikten bir süre sonra gözlerim kapanırken hemen tv'yi kapatıp yatağa geçer ve uyurum.

ama sizde aşırı düşünme durumu olduğu için bir psikolog ile görüşseniz iyi olabilir.
0
motosiklet burclu adam
(27.02.24)
Beyin aslında bu konuları unutmamak için senin önüne getirip duruyor.
Zihnini yarın bu konularla ilgileneceğine ikna etmen gerekiyor. Bu konularla ilgileneceksin ama şuan değil, yataktayken gece değil.

Bunu bir kaç şekilde öneriyorlar.
Evindeki spesifik bir yerde detaylarıyla bir kutu hayal et, kitaplıktaki mavi bir kutu. Tüm detaylarıyla hayal et kutuyu, büyüklüğü, rengi dokusu, hangi rafta duruyor vs. Bu kutu senin yarın değerlendirilecekler kutun. Eğer gece bi konuyu kafanda kapatamıyorsan o zaman bu kutuyu tüm detaylarıyla hayal edip, o kutuya gittiğini ve aklındaki o konuyu o kutuya bırakıp kapağını kapattığını hayal et.
Bu şekilde bir hayal kurduğunda beyin bu konuyu yarın bakmak üzere kapattığına ikna olabiliyormuş.
20 sene önce olan rezil olma anını bile kapat kutuya gitsin.

Eğer beynin böyle hayali bir şeyle ikna olmuyorsa o zaman bir defter kalem alıp gece beyninde döndüğü için seni uyutmayan bir düşünce varsa o düşünceyi not alıp, bu konuyu not aldım, yarın bu konuyu düşünmeye devam edeceğim falan gibi telkinler vermen gerekiyormuş kendine.

Yani amaç beyninin unutmak istemediği konuyu not almak ve ertelemek.

Ben de aynı sorunlarla muzdaripken okumuştum bi yerlerde. Raftaki kutu olayı çoğunlukla bende işe yarıyor.
0
zimbirik
(27.02.24)
Uyku hijyeni diye bir şey var, bir bakın isterseniz ama en önemlisi süreklilik:

www.cdc.gov
sleepeducation.org
0
biryazgünü
(27.02.24)
Sağlıklı beslenme, spor, uyku hijyeni +1

Deprem sonrası çok kaygılı dönemler geçirdim, tam olarak bu şekilde atlattım. Gün içinde fiziksel olarak kendimi o kadar yordum ki gece uykuya adeta "düşer" hale geldim.

18 sonrası hiçbir şekilde kahve içilmemeli.
Yatmadan bir yarım saat önce birkaç kaşık yoğurt...
0
silverleaf
(27.02.24)
Benim de uykuya dalma güçlüğüm var. Normalde uyku için kullanılan bir ilaç olmamasına rağmen kaygı ve depresyon için prozac kullandığımdan beri uykuya kolay dalıyorum. Yani en azından yarım saat 1 saat içinde uykuya geçmiş oluyorum. Prozacı kesince en az 2 saat yatakta dönüp duruyorum.
Prozacı gece değil, gündüz alıyorum ama bir şekilde bendeki bazı mekanizmaları düzenlediği için uykuma da olumlu etkisi oluyor bence.
0
curukturpkokusu
(27.02.24)
bir adet terapist kedi, inanmıyorsanız araştırın.
0
Rao
(27.02.24)
bir süre için kahve ve çayı sıfıra indir.
0
orpheus
(27.02.24)
(13)

her ay kenarda 40 bin lira kalsa ne yapardiniz?

bohr atom modeli
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?

gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
0
bohr atom modeli
(25.02.24)
%10-15 kripto, geri kalani altin.
0
gule gule
(25.02.24)
Hocam elime her ay hiçbir yere harcamam gerekmeyen 40 bin lira geçiyor olsa, kinayeli olarak söylemiyorum, ilk yapacağım işlerden birisi bunlara kafa yoracak bir yatırım danışmanlığı hizmeti almak olurdu.
0
akhenaten
(25.02.24)
4 e böler, çeyreğine fiziki altın, çeyreğine ALTINS1, kalanına vade sonuna yakın EUROBOND alırdım.
0
Mirket
(25.02.24)
Fon da güzel seçenek. Tek tek hisse seçmek zor, ayrıca fonlar sadece hisse değil kıymetli maden fonu falan da olabiliyor. Uzun vadeli iyi bir yatırım olacağını düşünüyorum.

Yüksek risk yüksek getiri olarak da spesifik hisseler ve kriptoparalar(ama marketin genel halini gözeterek)
0
nhk ni youkosu
(25.02.24)
hep altın, hepsi altın, her zaman altın olurdu.
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
Çocuğunuz varsa Nasdaq borsa indeksli bir fonda biriktirip, üniversiteyi bitirdiğinde çocugunuza verin, ne istiyorsa yapsın karışmayın.

Çocuğunuz yoksa kuyumcudan gram (yani külçe) altın alın. Dunya genelinde her an her şey olabilir gibi görünüyor.

Bu iki yaklaşım da aklınıza yatmadıysa, Youtube'da Tunç Şatıroğlu veya Işık Ökte'yi izleyin ve kendi kararinızı kendiniz verin. En doğrusu budur.
0
alfired
(25.02.24)
bu şekilde bir soruya cevap vermek doğru olmaz. Risk ve getiri beklentiniz, vadeniz , yaşınız , psikolojiniz vb bilmek gerek.
0
Rao
(25.02.24)
Borsa
0
gabe h coud
(25.02.24)
altın, fon ve borsa. her birinin getirisi ve dolayısıyla riski farklı. ağırlığın nasıl dağıtılacağına kişi kendisi karar vermeli.
0
estranged
(26.02.24)
Tamamına hisse senedi alırdım.
0
doharkoman
(26.02.24)
Altın dolar borsa faiz. Hiçbiri enflasyon kadar yüksek değil. Yani para durduğu yerde nerde duruyorsa orda eriyecek.
0
gece abisi
(26.02.24)
Fiziki altın.

Borsa diyenler dikkatli olsun. Borsa bir anda çakılabilir! En azından paranızın yarısını başka şekilde yatırım olarak kullanın. Ya da 100bin yatırdınız diyelim, paranız 300bin oldu. 100bin TL'nizi çekip, fiziksel altına yatırın. 200bin borsada kalsın. Batsa da, çıksa da paranızı korumuş olursunuz.


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(26.02.24)
eğer bu parayı hemen likite çevirmeniz gerekmiyorsa eurobond ya da hisse alırdım.
0
false pretension
(26.02.24)
(3)

Tetanoz aşısı ne kadar koruyor?

nhk ni youkosu
2013'te ve 2019'da (askerde) tetanoz aşısı oldum. Çocukken olduk mu hatırlamıyorum. İnternette 3 doz olmalı vs. diyor ama ben bu şekilde 2 kere olmuş olsam, koruyor mu?Geçen gün kafama metal parça çarptı ve derimi sıyırdı kanadı, tetanoz aşısı olmalı mıyım 2019'daki korur mu merak ediyorum. 5 yılı d
2013'te ve 2019'da (askerde) tetanoz aşısı oldum. Çocukken olduk mu hatırlamıyorum. İnternette 3 doz olmalı vs. diyor ama ben bu şekilde 2 kere olmuş olsam, koruyor mu?

Geçen gün kafama metal parça çarptı ve derimi sıyırdı kanadı, tetanoz aşısı olmalı mıyım 2019'daki korur mu merak ediyorum. 5 yılı dolmadı daha.

edit: merak ettim 91'liler çocukken zorunlu tetanoz aşısı var mıydı olduk mu acaba?
0
nhk ni youkosu
(25.02.24)
5 yıl koruyor diye biliyorum ama yerinizde olsam yeniden aşı olurdum.
0
pispinti
(25.02.24)
Tetanoz aşınız olsa da kesik durumunda tekrar aşı olmalısınız zaten. Tetanoz aşısı eski dozlardan bağımsız yenilenebilen bir aşı.

Acile gidip kesik olduğunu söyleyip aşı olabilirsiniz.

Eğer dozlarınız tamsa aşının türüne göre 5 ya da 10 yıl arayla tek doz olarak koruyuculuğu devam ettiriliyor ancak siz ilk dozlarınızdan emin değilseniz aşı takvimine baştan başlamalısınız.
0
akhenaten
(25.02.24)
tek doz yapilan asilarin 1 sene koruyuculugu oldugu kabul edilir. eger butun dozlarini yaptirdiysaniz (1 ayda 3 doz vuruluyor olmasi lazim) onun 5 veya 10 yil koruyuculugu oluyor. askerde yaptiklarinin korumasi coktan bitmistir.
0
antikadimag
(25.02.24)
(10)

Mahkemede şahit olmak istemiyorum. Bahane bulabilir miyim?

subarumavisi
Arkadaşlar merhaba,Biraz komik bi konu hakkında sizden fikir almam gerekiyor. Patronum bir davayla alakalı beni şahit göstermek istiyor ama ben istemiyorum. Bunu direkt reddetmek de istemiyorum açıkçası. Çünkü direkt reddedersem tavır koyma potansiyeli çok yüksek. Uygun bir bahane bulmam gerekiyor.
Arkadaşlar merhaba,

Biraz komik bi konu hakkında sizden fikir almam gerekiyor. Patronum bir davayla alakalı beni şahit göstermek istiyor ama ben istemiyorum. Bunu direkt reddetmek de istemiyorum açıkçası. Çünkü direkt reddedersem tavır koyma potansiyeli çok yüksek. Uygun bir bahane bulmam gerekiyor. Benimle ilk konuştuğunda: ''hala sonuçlanmayan bir davam olduğunu ve bunun şahit olmama engel olabileceğini, avukatımla konuşup bilgi vereceğimi'' söyledim. Ama böyle bir şey yok tabii ki :) Bu ya da buna benzer bir bahane söyleyebilir miyim?

Bu arada davanın içerğiyle alakalı da çok bilgim yok. Muhtemelen kabul ettikten sonra kendi avukatını çağırıp benim neler söylemem gerektiğini vs. anlatacaklar. Ama ben hiçbir şekilde dahil olmak istemiyorum, ki patronun haklılığından da şüpheliyim. Dava da eski ortağıyla alakalı.

Teşekkürler
0
subarumavisi
(25.02.24)
olmayın tabii ki bilmediğiniz konu ile ilgili şahit mahit.

prensip olarak tam hakim olmadığım bir konuda şahit olamam deyip kestirip atsaydınız keşke en başta.
0
gurur
(25.02.24)
Koyu dindarim, muslumanim falan de, icinde olmadigim seye sahitlik yapamam, oteki dunyada Allah hesap sorar de. Dini hassasiyeti varmis deyip ustelemeyebilir belki ama prensip, vicdan, etik metik falan dersen anlamaz o tipler
0
freedonia
(25.02.24)
Ben bu tür olaylarda çok gerilirim, saçmalarım. davanın iyiliği için bence tekrar düşünün de :D ikna etmeye bile çalışmaz bir kere bunu duyduktan sonra.
0
akhenaten
(25.02.24)
Daha önce şahitlik yaptınız mı veya yapan birine sordunuz mu?
Büyük ihtimalle bilmediğiniz bir şey söylemeniz gerekmeyecek mahkemede.

Belki de mahkemede sadece; mesai şu saatte başlar-biter, yemekhanede yemek çıkar, patronumuz X bey çalışanlara karşı saygılı bir insandır, küfür ettiğine hiç şahit olmadım gibi basit şeyler söylemeniz gerekecek.

Ben de çok deneyimli değilim ama bildiğim kadarıyla şahitlik böyle bir şey.
0
michael_knight
(25.02.24)
Tanıklıktan çekinme nedenleri kanunda belirtilmiştir. Kanunda gösterilen nedenler haricinde tanıklık görevinden çekinmeniz hukuken mümkün değildir.

Patronunuz tanık olmanız yönünde ısrar ediyorsa bildiklerinizi söyleyeceğinizi ancak bilmediğiniz hiçbir şeyi söylemeyeceğinizi ifade edin. Zaten bildiğiniz konularda tanıklık yapacaksanız sorun yok. Patronunuz bilmediğiniz konular hakkında tanıklık yapmanızı isteyecek ise, bu cevabınızın ardından kendisi düşünmeye başlayacaktır.
0
10551037
(25.02.24)
Bu işe girmeyin.
Oldu ki bu sebeple ilgili baskı yapar veya işten çıkarırsa gidip diğer ortağına her şeyi anlat.
Bunları intikam hissi içinde değil de sadece sizin de "bilmenizi istedim" mantığıyla anlatın.

adaletsizlik yapan, adalet beklemesin.
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
Bu kadar senaryoya yalana dolana gerek yok şahit olmak istemediğinizi söyleyin bu kadar basit
0
doharkoman
(25.02.24)
Anlaşıldığı kadarıyla yalancı şahitlik yaptırmak istiyorlar size. Böyleyse, dinden, nazardan, kul hakkından, sonra ahı çıkardan... dalın patrona.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(25.02.24)
şahit olunmayan konuda şahit olunmaz ff +1
0
bir soru sorcam
(25.02.24)
Tanıklık yapayım derken yalanci şahitlikten sanık konumuna her an düşebilirsin.
0
dedeminhirkasi
(25.02.24)
(7)

İngilizce öğrenmek hakkında

dedeminhirkasi
Bugün Antalya’da dolmuşa bindim. Soför yaşlı bir dayı. Turistle gayet iyi İngilizce konuşuyor. Şundan emin oldum. Yok tens yok yüklem basa özne sona bilmem neyin ikinci hali vs vs . Bu dayı bunları sizce öğrenmiş midir. Hayır tabiki. Bu dil olayı başka bir şey. Bence yanlış yapıyoruz bu konuda siz n
Bugün Antalya’da dolmuşa bindim. Soför yaşlı bir dayı. Turistle gayet iyi İngilizce konuşuyor. Şundan emin oldum. Yok tens yok yüklem basa özne sona bilmem neyin ikinci hali vs vs . Bu dayı bunları sizce öğrenmiş midir. Hayır tabiki. Bu dil olayı başka bir şey. Bence yanlış yapıyoruz bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Biraz da ne istediğimize bağlı gerçi dil öğrenme mevzusu ama en azından gündelik konuşma için detaya gerek olmadığını bugün ben kendi adıma ikna oldum. Sizin görüşleriniz ?
0
dedeminhirkasi
(24.02.24)
Dayiyi dinlemeden bisey diyemem

Kelime kelime konusuyor olabilir
Kursa gitmis olabilir
Onceden yurtdisinda yasamis olabilir
Varsayimlar coğalabilir

Ama kesin bisey var oda şu ; adamda özgüven var
0
Zetnikov
(24.02.24)
Telefondan ekleme yapamadim ama gaza gelmek istiyorsan kendi yasadigim seyi anlatayim

İspanyolca ogreniyorum hocayla karsilikli kamera aciyoruz
İlk basta kelime kelime konusuyordum

Mesela "ben gitmek ev" diyordum kaldiki buda bir asama ilk basta sadece gitmek ev diyordum kelimeyi uce cikardim bu sekilde 6 ayim gecti ve suanda normal konusabiliyorum full akici degil tabiki ama 8 9 yas bi cocuk gibi diyelim.

Neyse ben gramer kitaplarinida okudum ama oyle es gecmedim yoksa suanda gecmis gelecek sindiki zaman konusamazdim iskleti gibi dusun ama xorlamadim okudum ogrendim gectim iskeleti. Bide bi ipucu vereyim birden fazla kitap okudum oyle bi gramer kitabi okuyup birakmadim.

Motivasyonun varsa calisirsan bugun olmassa seneye konusursun birde sureklilik onemli hocam ben mesela haftanin 6 7 gunu calisiyorum kelime calisiyorum vs
0
Zetnikov
(24.02.24)
Bu zaten boyle.

Nasil ki Turkler, daha okuma yazma bile ogrenmeden once, Turkce ogrenirken dolayli tumlec, ozne, anlatilan gecmis zaman vb kurallari cok sonradan goruyorsa, nasil ki Ingilizler, daha okuma yazma bile ogrenmeden once, Ingilizce ogrenirken past tense, future continuous vb cok sonradan goruyorsa yetiskinler de gundelik Ingilizceyi bu gramer kurallarinin teorisini cok sonradan ogrenerek halledebilir.

Ha gramer kurallarini ogrenmeye de elbette gerek var ama gundelik konusma icin sart degil, zaten kurallarin adini bilmeden icgudusel olarak uygularsiniz bir sure sonra.

Merak edip baktim, Turkce icin cumlenin ogeleri vb dilbilgisi konulari 3. sinifta basliyormus ( www.basarisiralamalari.com ), yani 10 yasina kadar sohbet edebilecek sekilde akici Turkce konusabilen cocuk ancak 10 yasindan sonra dilbilgisi kurallariyla tanisiyor.
0
sertac akin
(24.02.24)
Olay tam olarak bu: www.youtube.com
0
freedonia
(24.02.24)
Temel düzeyde grammar bilmeden nasıl konuşacaksınız? Ya da işte dolmuşçu dayı olayım, müşteri geldiğinde sadece ne dediğimi anlasın diyosanız tamam da bu ingilizce konuşmak değil. Hedefinizin ne olduğuna göre değişmekle beraber yabancı dil öğrenirken "Bak işte Kapalıçarşı esnafı kaç dil konuşuyor" mevzusu bence yanıltıcı.

İlk başta tabii ki kompleks grammar öğrenmenize gerek yok ama en azından simple present, present continuous, future ve past tense bilmeden kendinizi ifade edemezsiniz. Çoğunluğu eylem olan 1000 kadar temel kelime de öğrendikten sonra basitçe konuşmaya başlarsınız. Sonrası If clause, relative clause, used to gibi kalıplar vs devam eder. Present perfect tense de kattınız mı yeterli olur bence, ben günlük hayatta past perfect continuous falan kullanan görmedim pek :D

Ama dediğim gibi "Grammar önemli değilmiş onu anladım" demek doğru değil. Ha özgüven önemli tabii ama öğrenme aşamasında. Hata yapmaktan korkmayın
0
nundu
(24.02.24)
Gramer zaten sonradan öğrenilen bir şey.

Ancak bu sizin dile ne kadar maruz kaldığınıza bağlı, dolmuşçu abi nasıl öğrendi bilemiyoruz o yüzden onu bir kenara bırakalım

Ancak dile yeterince maruz kalıyorsanız gramerin g'sine bakmadan da dil öğrenebilirsiniz. Herhangi bir sınava girmeyecekseniz hiç de eksikliğini hissetmezsiniz. Dünyada yaşayan insanların ezici kısmı anadillerinin gramerini bilmiyor zaten.

Ancak siz "ders çalışarak" dil öğrenmek zorundaysanız, örneğin bir yabancı dil sınavına girmeniz gerekiyorsa gramere takılmadan gündelik dilde birkaç şey öğrenip dile giriş yapmanız işinizi kolaylaştıracak olsa da bu yolla dil öğrenmek uzun yıllar alıp, çok çeşitli parçalara yayılacağından işinize yaramaz. Gramere de eş zamanlı çalışmanız gerekir.

Diğer taraftan dediğinizde haklısınız, gramer bilmek dili konuşmanızı kesinlikle sağlamaz. Bırakın konuşmayı yurtdışında türkoloji eğitimi alıp Türkçe konuşan birini duyduğu zaman hangi dil olduğunu zar zor anlayan insanlar var. Aynı şey antik diller üzerine uzmanlaşmış insanlar için de geçerli, bütün gramere hakim oldukları halde dili konuşmaları mümkün değil.
0
akhenaten
(24.02.24)
bu zaten boyle denmis de bu boyle degil aslinda. grameri yine ogrenmen gerekiyor sadece yaninda konusma pratigi de yapman gerekiyor bizde o yok pek. cunku zirt pirt avrupa'ya gidip yabancilarla muhabbet eden bir genc neslimiz hic olmadi ve muhtemelen olamayacak.

minibuscu dayi gibi konusmaya baslayip bunun gramatigini duzeltmeye calismazsan bir sure sonra kirilan kemigin yanlis kaynamasi gibi o da oyle gider. bir seyi ogrenirken amaciniz gercekten ogrenmekse duzgunce kuralina gore ogrenmeniz gerekir. yoksa isaret diliyle de anlasirsin o seviyede.

sadece duyarak ancak cocukken duzgunce ogrenilir. sonradan dil ogrenmekle cocukluktan itibaren ogrenmek arasinda daglar kadar fark var.
0
bohr atom modeli
(25.02.24)
(2)

Borsacı arkadaşlara soru

flo
Bir hissenin takaslarında yatırım fonlarının ciddi artışı varsa bu ne anlama gelir?Takastaki bu değişim hisse fiyatını yükseltiyor. Ancak bu artış devamlı mıdır? Spekülatif midir? Hisse: MOBTL
Bir hissenin takaslarında yatırım fonlarının ciddi artışı varsa bu ne anlama gelir?
Takastaki bu değişim hisse fiyatını yükseltiyor. Ancak bu artış devamlı mıdır? Spekülatif midir?
Hisse: MOBTL
0
flo
(23.02.24)
Fonların bir hissedeki payının artması hisse değerindeki yükselişi ifade eder diye bir mantık şeması doğrudur diyebilmek mümkün değil. Hele ki bu değerin kalıcı olacağını düşünmek çok daha zor.

Fonların yatırım stratejisi çok değişken. Fonlar çeşitli riskleri çeşitli oranlarda alıyor, ellerindeki para miktarı çok fazla. Belli dar çerçevedeki endekslerde yer alan hisselere yatırım yapan fonlar var, bunlar söz konusu endeksler için durum kötü de gitse o endeksler içindeki hisselere yatırım yapmak durumundalar. Fonların stratejileri de insanlar gibi hatalı beklentilere dayalı olabiliyor. vs. vs.

Bir hissenin "stabil yükselişi" o şirketin kârlılığına ve olumlu gelecek potansiyeline bağlı. Kârlılığı yüksek ve potansiyeli olan şirketler dahi dış etkenlere bağlı olarak bozulabiliyor.

Söylenebilecek tek şey o hisseyle ilgili o fonların bakış açılarının olumlu olabileceği yönünde olur ancak bu da dönüp dolaşıp yine şirketin kendi kârlılığına ve potansiyeline dayanıyor. Siz şirket ya da sektör hakkında bilgi sahibi değilseniz fonlara güvenip bir hisse alımı yaptığınızda kimse bunun karlı bir iş olacağını söyleyemez.

Anlaması kolay, basit bir strateji bulduğunuzu hissettiğinizde "bu iş bu kadar basit bir denkleme dayanıyorsa neden yıllardır bu olay herkesin yaptığı genel geçer bir bilgi haline gelmemiş de o kadar uzman akla karayı seçiyor ki?" diye kendinize her seferinde sorun.
0
akhenaten
(23.02.24)
takas analizinde yatırım fonlarının önemi hiç yoktur takas analizi dow teorisine dayanır bu teoriye göre hisselerin ya da onların ortalaması olan endekslerin 4 fazı vardır bunlar birikim, yükseliş, dağıtım, düşüş. takas analizi hisselerin büyük kısmının (%65ten daha fazlasının) kaç farklı kurumun elinde olduğuna göre (4-5 farklı kurum) yapılır eğer dolaşımdaki miktarın %65i birçok kurum arasından 4-5 tanesinde birikmiş ise bu hisse topludur. toplu hisseler zamanı geldiğinde yukarı daha kolay hareket eder. takas analizi de buna dayanır. yalnız bu göstergelerin küçük bir kısmıdır bir hisse almadan mutlaka dağınık mı toplu mu olduğuna bakmalısın diyemeyiz. bir de bunu grafikten de anlayabilirsin. bizim borsada uzun zamandır düşüş görmüyoruz borsamız çok farklı yerlere gitti ama 2018de ben borsaya girdiğimde endeks 120 bindi ve farkında olmadan dağıtım sürecinde girmiş bulundum ve ardından düşüş geldi 80 binlere kadar düştü ve bu 1.5 yıl sürdü. 1.5 yıl boyunca bir trendin ne olacağını takip ederseniz kafayı yiyebilirsiniz ama bir miktar para kaybederek de iyi bir ders almış olursunuz. bahsettiğiniz hisseyi bilmem fakat türkiye borsasında takas analizi ne olursa olsun patron hissesi, sığ hisse diye tabir edilen hisselerden uzak dururdum. size bist30 şirketlerine döviz sepeti bazlı teknik analiz yaparak ve sadece yatırım yapacağınız paranın maksimum %25ini türkiye borsasında değerlendirerek yatırım yapmanızı tavsiye ederim. bu gibi daha fazla şeyi merak ediyorsanız youtubedan m. ertuğrul köker hocamızı tavsiye ederim
0
tabii lan manyak mısın
(24.02.24)
(4)

şapkalı hırkaya ne denir?

architects creed
merhaba, partilerde çok rastlanan şu uzun ve şapkalı kıyafete ne deniyor? hangi kelime ile bulunabilir? örnek1: https://external-content.duckduckgo.com/iu/?u=https%3A%2F%2Fi.pinimg.com%2Foriginals%2F66%2F2b%2Fec%2F662bec98dd4b3e663c7f94043416b9c0.jpg&f=1&nofb=1&ipt=0ebe588a614e4c7d78cbbc6dc4b88200c3
merhaba, partilerde çok rastlanan şu uzun ve şapkalı kıyafete ne deniyor? hangi kelime ile bulunabilir?

örnek1: external-content.duckduckgo.com
örnek2: external-content.duckduckgo.com

bir de şu şapka gibi şeye ne deniyor?

örnek3: external-content.duckduckgo.com
0
architects creed
(23.02.24)
Şapka gibi şey : balaklava
0
zimbirik
(23.02.24)
balaklava başka birşey.

tam olarak böyle arayın. bi ara ben de merak salmıştım. şapkalı hırka diyin gösterin.
0
baldan kaymak
(23.02.24)
3.sünün İngilizcesi festival hood, Türkçesi olduğunu sanmıyorum.

2. Baya yakasız trençkot

1.si de standart bir tür değil, temel olarak hoodie. Kolsuz hoodie, hoodie yelek, önü açık hoodie yelek olarak sorabilirsiniz.
0
akhenaten
(23.02.24)
Kapüşonlu denir.
0
sehpa fx350
(24.02.24)
(3)

coğrafya-eksen eğikliği

tolgan
günaydın arkadaşlar. kpss için coğrafya çalışıyorum da. bir soruda takıldım. açıklaması da var ama daha iyi izah edebilecek var mıdır acaba.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de yer aldığını kanıtlayan özelliklerden biri değildir?a) 21 Haziran'da güneye gittikçe gece süresinin artm
günaydın arkadaşlar. kpss için coğrafya çalışıyorum da. bir soruda takıldım. açıklaması da var ama daha iyi izah edebilecek var mıdır acaba.

Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de yer aldığını kanıtlayan özelliklerden biri değildir?
a) 21 Haziran'da güneye gittikçe gece süresinin artması.
b)Kuzeye gidildikçe gölge boyunun sürekli artış göstermesi
c)21 aralıkta en uzun gölge boyunun oluşması
d)Güneş ışınlarının büyük açıyla düştüğü yerlerin güneyinde yer alması.
e) 21 haziranda gölge yönünün kuzeyi göstermesi

Cevap) a) açıklama:: Eksen eğikliğinin bir sonucu olarak 21 haziranda dünyanın tamamında kuzeye gidildikçe gündüz, güneye gidildikçe gece süresi uzar. bu da türkiyenin kuzey yarım kürede olduğunu kanıtlamaz.

imgyukle.com
imgyukle.com
0
tolgan
(23.02.24)
aslında gayet net açıklanmış. 21 Haziran'da dünyanın tamamında güneye gidildikçe gece süresi uzuyorsa bu tek başına Türkiye'nin kuzey yarım kürede olduğunu göstermez zira Türkiye güney yarım kürede de olsa ülkenin güneyine gittikçe gece uzayacak anlamına geliyor.
0
orient blue
(23.02.24)
21 haziranda güneş ışınları yengeç dönencesine dik geliyor. O tarihte kuzey kutbunda 24 saat gündüz, güney kutbunda 24 saat gece var. Mantıken tüm dünyada güneye indikçe gece süresi artıyor. Türkiye de istisna değil. Güneş ışınlarının yıl içinde yengeç ve oğlak donrnceleri arasında dik gelmesi de eksen eğikliğinin sonucu
0
nundu
(23.02.24)
Bu tarz soruları hiç sevmiyorum, bilgi ölçmekten ziyade gazete bulmacası gibi eğlenceye yönelik aslında.

Hocam 21 Haziran'da Kuzey Kutbu 24 saat gündüzdür, Güney Kutbu ise 24 saat gecedir. Haliyle Kuzeyden Güneye ne kadar giderseniz gidin 24 saat gece olan noktaya yaklaşıyor olacağınızdan gece süresi artmaya devam eder ki nihayet hiç gündüz kalmaz.

Kuzey ve Güney kutupları pozisyon olarak kürenin iki ucunda aynı konumda olmalarına rağmen neden güneşten gelen ışıklardan aynı oranda faydalanmıyorlar diyecek olursak bunun da cevabının dünyanın eksenindeki eğiklikten kaynaklı olduğunu görürüz.

Görselleştirmek için 21 Hazirandaki durumu gösteren bir resim bulun google'dan. Anlayacaksınız.
0
akhenaten
(23.02.24)
(3)

40 yaşından sonra müzik aleti çalınabilir mi?

benarrivo
40 yaşındayım. müzik kulagım iyidir ama enstrüman çalmayı bilmiyorum.şu an çalısmıyorum vaktim çok. neden enstrüman kursuna gidip öğrenmiyim ki?haksız mıyım?sizce ne çalmayı öğreneyim?öğrenmesi kolay olmalı elbette.piyano veya gitar düşünüyorum.başka ne olabilir?
40 yaşındayım. müzik kulagım iyidir ama enstrüman çalmayı bilmiyorum.
şu an çalısmıyorum vaktim çok. neden enstrüman kursuna gidip öğrenmiyim ki?
haksız mıyım?
sizce ne çalmayı öğreneyim?
öğrenmesi kolay olmalı elbette.
piyano veya gitar düşünüyorum.
başka ne olabilir?
0
benarrivo
(22.02.24)
Haklısınız insanlar çok detay düşünüyor. Hoşunuza gidecek bir şeyler yapmış olursunuz, vakit geçer, farklı bir şeyler görürsünüz.

Yani zaten enstruman öğrenenlerin % kaçı profesyonel anlamda kullanmak için öğreniyor ki en uygun yaşa kafa yorasınız?

Piyano iyidir, her bütçeye ve yere uygun piyano da var. Tekrar diyorum, zaten resital vermeyeceksiniz kaliteye çok takılmanın anlamı yok.
0
akhenaten
(22.02.24)
bende 40i devirince ukulele ile basladim..
haftada bir yarim saat derse gidiyorum.

"bence" ensturman dedigin kucuk, kolay tasinabilir olmali, elektrikle baglantisi olmamali, o yuzden kucuk telli calgilar en temizi. Ya da uflemeli de olabilir, trompet falan gibi.
0
cooperr
(22.02.24)
hangisinin en kolay olduğu senin hangisini en çok seveceğinle alakalı. sevdikçe daha çok zaman geçirmek istersin. ama alacağın enstrümanı test et. internetten alıp eline geçince çıkaracağı sesten memnun kalmayabilirsin.

başlamak için bir saniye düşünme. 45 yaşına geldiğinde keşke başlasaymışım dersin sonra.
0
tabudeviren
(23.02.24)
(3)

Netflixte üyeliğin ortasında Plan değiştirince kalan 1 haftam ne olucak?

Zetnikov
arkadaşlar 720 basic almıştım görüntüden memnun kalmadım bitmesine 1 hafta kalada güzel bi grafikli film çıktı şimdi ben bunu 1080p ye plan degiştirmek istiyorum.benim arada kalan 1 haftam ne olacak mesela? ödeme fazla mı olcak az mı gene eklenicek mi hiç birşey anlamadım.ben şimdi 1080p ye geçsem b
arkadaşlar 720 basic almıştım görüntüden memnun kalmadım bitmesine 1 hafta kalada güzel bi grafikli film çıktı şimdi ben bunu 1080p ye plan degiştirmek istiyorum.

benim arada kalan 1 haftam ne olacak mesela? ödeme fazla mı olcak az mı gene eklenicek mi hiç birşey anlamadım.

ben şimdi 1080p ye geçsem beni 1 hafta sonra mı geçirir ? buda bi opsiyon

işin içinden çıkamadım
0
Zetnikov
(22.02.24)
Bir sonraki fatura kesimine kadar o planda devam ediyorsun diye hatırlıyorum. Yani 1 hafta sonra geçirir.
0
prole
(22.02.24)
@prole
plan olarak değişti şuan 1080p

fakat internetten bulamadım bir videonun çözünürlük bilgisini veren uygulama komut falan
720 ve 1080p farkını anlaması cok zor
0
🌸Zetnikov
(22.02.24)
Çözünürlük değişiyor, sonraki fatura tarihine kadar ücretlendirme yok, sonraki ay yeni planda ödeme yapıyorsunuz.
0
akhenaten
(22.02.24)
(2)

Vodafone Faturasızlar..

diyecevaplandı
Önceki zamları zaten saymıyorum da 5 Aralığa kadar 158 TL olarak kullandığım faturasız tarifenin yine aynı gün gelen mesajda 8 Aralık'ta 210 TL olarak yenileneceği, dün gelen mesajda ise bu 23 Şubat'ta tarifenin 275 TL olacağı yazıyor. Şaçmasapan zam silsilesi içindeyim.Tarife içeriği :Her yöne 75
Önceki zamları zaten saymıyorum da 5 Aralığa kadar 158 TL olarak kullandığım faturasız tarifenin yine aynı gün gelen mesajda 8 Aralık'ta 210 TL olarak yenileneceği, dün gelen mesajda ise bu 23 Şubat'ta tarifenin 275 TL olacağı yazıyor. Şaçmasapan zam silsilesi içindeyim.

Tarife içeriği :Her yöne 750 dk, 1000 sms ,
8 GB İnternet
Tarife adı: Kazançlı 8gb.
(Her türlü cepten gidiyor bir de adı "kazançlı " tarife.)
Takıldığım şeylerden biri de smste zam yerine "fiyat güncellemesi" geçiyor. Aboneleri uyandırmamak için tatlı bir kelime bütünü.
Bu güncelleme her zaman yukarı doğru mu seyreder ? bir anlasaydık.
Kurumsal yönlü kafa bulmanın şekli ancak bu kadar olur.

Yıllardır tarife içeğinin yarısından
fazlası her zaman kalıyor.Kullanamıyorum zaten.
Müşteri hizmetlerini yine arayacağım ve ayrıca
internette de şikayet edeceğim bunlardan ayrı olarak,

Sizde durum nedir ?
En uygun şekilde ne yapmalı ?
İşi tümden zam odaklı algoritmaya sahip yapay zekaya mı bıraktılar :)
0
diyecevaplandı
(21.02.24)
Faturasız hatları komple faturalıya çevirme derdinde operatörler. Bu yolla hem taahhüt verip uzun süreli ve düzenli müşteri oluyorsunuz hem de kullanmasanız da her ay ödeme yapıyorsunuz.

Taahhütsüz bir faturalı üyelik yok zaten, saçma sapan uçuk bir tahhütsüz abonelik fiyatı belirleyip sözde büyük indirimlerle sizi taahhütlü üye yapıyorlar

Müşteriler olarak biz de sadece "indirimli" taahhütlü fiyatların kaç lira olduğuyla ilgileniyoruz. Neden ben taahhüt yapmak istemezsem servet vermek zorundayım diyen yok.

Çok konuştum ancak "uygun fiyatlı" bir paket arıtorsanız ancak faturalı olarak bakmalısınız.
0
akhenaten
(21.02.24)
Hak veriyorum.
Mobbing gibi bir şey bu. Biz faturalı diyoruz ama bu yapılan aboneyi hattı kiralamaya zorlamanın ta kendisi.
0
🌸diyecevaplandı
(22.02.24)
(16)

Ölüm sonrası

dulcinea
Ölüm sonrası ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ana rahmindeki bilinçsizlik veya narkoz gibi mi yoksa ölüm sonrası ahiret hayatı mı? Sadece çoğunluğun ne düşündüğünü merak ettiğim için soruyorum başka bir nedeni yok. Teşekkürler
Ölüm sonrası ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ana rahmindeki bilinçsizlik veya narkoz gibi mi yoksa ölüm sonrası ahiret hayatı mı? Sadece çoğunluğun ne düşündüğünü merak ettiğim için soruyorum başka bir nedeni yok. Teşekkürler
0
dulcinea
(21.02.24)
Ölüm sonrası için ana rahmi benzetmesi çok doğru olmaz sanırım. Ne dini anlamda, ne inançsızlar için tatmin edici bir benzetme değil gibi.

Ama ana rahmine düşmeden önce nasılsa ölüm sonrası da öyle denebilir gayet.
0
akhenaten
(21.02.24)
Sifir, bosluk. Ana rahmindeki durum bile bana gore biraz daha bilincli veya hissiyatli geliyor.
0
quaker
(21.02.24)
hayattaki yaptıklarımızın, ölüm sonrası hiç bir şekilde karşılık bulmayacağını düşünmek imkansız.
Her ölen bile aynı şekilde ölmüyor.
0
diyecevaplandı
(21.02.24)
reenkarne olacaz diye dusunuyorum, buglar temizlenecek V1.1 olarak geri donus.
0
cooperr
(21.02.24)
eger ingilizceniz varsa next level soul podcast'i youtubedan dinlemenizi tavsiye ederim. NDE yasamis insanlarin deneyimlerini dinletiyor, ozellikle onceki bolumleri. ahirete inanmiyorum.
0
kassiopeia
(21.02.24)
bilmiyoruz. elimizde somut bir bilgi veya deneyim yok. din adı altında söylenenler tamamen safsata ve hikayeden ibaret.
elimizdeki tek somut gerçek ölünce bedenimizin toprakta çürüyeceği.
0
my fault
(21.02.24)
NDE olayına pek güvenmiyorum. Bu kişiler muhtemelen ölüme en yaklaştıkları anda beyinlerin oynadığı oyunları görüyorlar ve ölü ilan edildikleri dönemde bunları yaşadıklarını zannediyor. Beyin bu, gerçekten çok karmaşık bir organ, panik atakta bile neler neler yaşatıyor adama ki ölüme yaklaştığını anlayınca neler neler gördürür adama öyle basit bir şey değil.

Ben de ölümden sonrasının bir hiçlik olduğunu düşünüyorum. Keşke olmasa ama :(
0
sec guard
(21.02.24)
ahiret hayatı. insan ya da hayvanların bedeni tam anlamıyla bir mucize. dünyada yaşam olması da mucize, ki çok çok daha basit canlılar yaşasaydı da bence mucize olurdu. misal buradan yüzyıllarca ışık yılı uzaklıkta canlı hücre bulsak sevinçten cıldırırız bu nasıl bir ihtimal diye! tanrı kanıtın ipuçlarını değil direkt kendisini ortaya koysa sınav da olmuyor, o zaman herkes inanırdı. mantığa ters gelebilir ancak kuantum teorisi de mantığa tamamen ters. bazı şeyler adaletsiz gelebilir ama dünyadaki ekosistem de adaletsiz. dünya iyi ile kötünün, güçlü ile güçsüzün savaştığı acımasız bir yer, bunu kabul etmek lazım.
0
monicapp
(21.02.24)
Ahirete inanıyorum.
0
black holes in the sky
(21.02.24)
Siz doğmadan önce ne olduysa o olacak.
Hiçbir şey yani.
0
logisticsmanager
(22.02.24)
ahiret hayatına inanıyorum.
0
mustafakesekci
(22.02.24)
oyy, çok güzel duyuruyu kaçırmışım..
ölüm sonrasına inanmayanlar için bir soru sormak istiyorum, nasıl başa çıkıyorsunuz? dinlediğiniz, okuduğunuz rahatlatıcı bir fikir var mı?

doğumdan önceki zaman için endişelenmesem de ölümden sonrası için endişeleniyorum. biliyorum ki ruh=bilinç. yani ben buna inanıyorum. öldüğümün farkında bile olmayacağım muhtemelen. ama sevdiklerimi bırakacak olmak üzüyor.
0
artci sarsinti
(22.02.24)
ana rahmindeki değil de öncesindeki bilinçsizlik diyelim. ne düşüncem çok korkuyorum. dijitale aktarım falan başlar da inş biz ölmeden sonsuza kadar yaşarız.
0
entropik
(22.02.24)
evrenin oluşumu, oradan akıllı varlıkların çıkması, bir tanrının "işiniz daha bitmedi hepinizi diriltip hesaba çekeceğim" demesinden daha saçma. normalde zaten buralarda olmamamız lazımdı, o yüzden ahiretin varlığına inanıyorum.
0
deranzo1
(22.02.24)
şartel inmesi ve sonsuza kadar yok olmak.
0
gabe h coud
(22.02.24)
ahiret.
0
gurur
(22.02.24)
(5)

Dünyada zaman dilimleri olmasaydı ne olurdu?

ermanen
Bildiğiniz gibi dünya dikey zaman şeritlerine bölünmüş ve bunlara zaman dilimi denilmiş. Her bir zaman dilimi yaklaşık 15 derecelik boylama göre dizilmiş. Zaman dilimleri Greenwich, İngiltere'deki 0 derece boylamından başlatılmış.Bu zaman dilimleri olmasaydı ne olurdu? Neler etkilenirdi? Bir avantaj
Bildiğiniz gibi dünya dikey zaman şeritlerine bölünmüş ve bunlara zaman dilimi denilmiş. Her bir zaman dilimi yaklaşık 15 derecelik boylama göre dizilmiş. Zaman dilimleri Greenwich, İngiltere'deki 0 derece boylamından başlatılmış.

Bu zaman dilimleri olmasaydı ne olurdu? Neler etkilenirdi? Bir avantajı olur muydu? vs.

Mesela dünyanın her yerinde Eşgüdümlü Evrensel Zaman ya da özgün kısaltmasıyla UTC kullanıldığını düşünseydik...
0
ermanen
(21.02.24)
Küresel İletişim ve İşbirliği Zorlaşırdı. İnsanların biyolojik saatleri sekteye uğrardı.

Avantaj olarak, seyahatlerde zaman farklılıklarının hesaplanmasını kolaylaştırırdı.
0
VIPCH
(21.02.24)
Demek istediğinizi anladığımı sanarken UTC'den örnek vereiğiniz için anlamadığımı fark ettim. Dünyanın her yerinde UTC kullanmak zaman dilimi olmaması anlamına gelmiyor ki? Sadece saat 12.00 her zaman öğlen değildir, saat 00.00 da her zaman gece değildir anlamına geliyor. Dünyanın her yerinde UTC kullanılsa değişen tek şey saati söylerken söylediğiniz rakamlar olur.
0
akhenaten
(21.02.24)
güney amerikalı arkadaşım vardı. ocak gibi ülkesine dönecekti "yaz tatili" için planlarından bahsetmişti. onlarda yaz bizdeki kışa denk geliyor. böyle farklılıklarda ikimiz de şaşırıyorduk.

zaman dilimleri aynı olsa benzer şaşkınlığı yaşardık. "sabaha karşı çöken hüzün", ya da "gece ikiden sonra akla düşen düşünce" gibi ifadeler de komik hale gelirdi kimi yerlerde. bizdeki gece iki, başka bir yerde öğlen 15 olacak mesela. akşam yemeği 19'da yenir, sabah mesai 9'da başlanır gibi tüm ifadeler de anlamını yitirir.

bu saydıklarım gündelik yaşamda olup çok önemli olmayan şeyler ama iletişim ve haberleşme noktasında sorunlar çıkabilirdi.
0
biseysorcaktim
(21.02.24)
dünya düz olsaydı demek gibi bir şey aslında.
0
paintov
(21.02.24)
bunun daha yerel ölçekteki hâli Çin'de var. Koca ülke, Pekin'den geçen tek saat dilimi kullanıyor. Bu durumda ülkenin en batısında yaşayanlar (Çoğu da bildiğiniz gibi Sincan Uygurları) çok saçma saatlerde kalkıp çok saçma saatlerde yemek yiyorlar. Mesela bugün baktım güneş 9.30 gibi doğuyormuş Urumqi'de. Bizim Iğdır saat dilimiyle yaşadığımız problemin 3-4 katını yaşıyor ordakiler yani. Hatta bu yüzden yerel Uygur halkı kendi saat dilimlerini oluşturmuşlar ona göre yaşıyorlar ama bölgedeki Çinli popülasyon (ki sayıları çok artıyor) buna karşı çıktığı için sorunlar yaşanıyormuş.

Bi de herkes aynı saat diliminde olsa, dünyada bir yerlerde yılbaşını öğle saatinde kutlayanların olmasını gerektirir :D
0
nundu
(21.02.24)
(11)

Türklere benzemeyen anadolu insanı, bu insanları görünce ne hissediyor?

summerof69
Orta asya türklerine benzemeyen anadolu insanı arkadaşlar, bu türki cumhuriyetlerindeki insanları “kardeş” olarak görüyor musunuz? Yoksa, “ya biz bunlara hiç benzemiyoruz, nasıl kardeş oluyoruz” diye düşünüp, bir bağlılık/yakınlık hissediyor musunuz? Daha açık aorayım, kendinizi türkleştirilmiş, ana
Orta asya türklerine benzemeyen anadolu insanı arkadaşlar, bu türki cumhuriyetlerindeki insanları “kardeş” olarak görüyor musunuz? Yoksa, “ya biz bunlara hiç benzemiyoruz, nasıl kardeş oluyoruz” diye düşünüp, bir bağlılık/yakınlık hissediyor musunuz? Daha açık aorayım, kendinizi türkleştirilmiş, anadolu insanı olarak mı görüyorsunuz?

Mesela bu göktürkler “biz de , siz de türksünüz, kardeşiz” demiş :

youtu.be
0
summerof69
(20.02.24)
ben kardeş olarak görmüyorum. anadolu popülasyonu ile yapılan genetik çalışmalar da anadolu'daki orta asya etkisinin çok az olduğunu gösteriyor. kardeşim diyen varsa bile %99 ihtimalle kendisi türkleştirilmiş anadoluludur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.02.24)
Bence insanlar bu tarz konulara yanlış yerden yaklaşıyor. İnsanları yakınlaştıran da uzaklaştıran da kültür.

Eğer biriyle benzer yemekleri tüketmekten hoşlanıyor, benzer esprileri duyunca göz teması kurup sırıtabiliyor ve benzer hayata bakış açılarına sahip olabiliyor, benzer durumlarda benzer tepkiler geliştirebiliyorsanız dış görünüşünden bağımsız olarak onunla yakınlık kurabilirsiniz.

Birbirleriyle soy bağı olan insanlar tarihte geriye gittikçe benimsedikleri tarihi kişiliklerin, coğrafyaların, dillerin ortak olduğunu fark ettiklerinde ister istemez bir yakınlık gelişiyor. Her iki kültürde de ortak yemekler, içecekler var. Neneden, dededen duyduğunuz eski bir sözcüğü bu kişilerin ağzından duyarsanız bu da bir yakınlık hissi doğuruyor vs. vs.

Dış görünüşün ne gibi bir etkisi olabilir ki?

Türkiye'deki insanlar bu gibi sebeplerle birçok farklı ülke insanına yakınlık hissediyor. Kimine daha fazla, kimine daha az.

Türkleştirilmiş anadolu insanı diyerek birçok şeyi kast ediyor olabilirsiniz. Bunun içinin doldurulması gerek. Siz tam olarak ne anlatmak istiyorsunuz?
0
akhenaten
(20.02.24)
Türk dediğiniz çok geniş bir çoğrafya da, büyük bir topluluk böyle bir durumda tek tip bir insan görmeyi beklemek yanlış olur.
Burada genetikten çok ortak dil, kültür, gelenek ve toplum yaşantısına bakmak gerekir.
Yüzyıllar boyunca yer değiştirmiş, farklı kültürler ile etkileşime girmiş bir halkın fiziksel özelliklerini tamamen korumuş olmasını beklemek çok mantıklı değil.

Sonuç olarak uzak bir çoğrafya da, izole kalmış bir halk değiliz.
Daha dün aşağıdaki habere bakarken bazı fotoğrafda ki detaylar çok tanıdık bazıları ise çok uzak geldi, giyim tarzları, binalar, çadırlar, insan tipleri bizim köyde yaylalarda gördüğüm şeyler bunlar dedim.

www.ntv.com.tr
0
sealth
(20.02.24)
"Kardeş" olarak görüyorum.

Sırf gözlerimiz çekik değil diye ötekileştirmenin ne anlamı var anlamadım. Bu farklı coğrafyanın zamanla getirdiği genetik bir özellik.

Şimdi de Türkleştirilmiş Anadolu insanı diye bir kavram çıkartıp bölücülük yapmanın anlamı da yok.

Türk devletleri maalesef Çin ve Rusya sömürgesi altında kaldığı için siyasi olarak birbirimizden koptuk.
0
durbidakka
(20.02.24)
Kültür olarak bakarsak Anadolu'da yıllardır yaşayan toplumlarla kültür benzerliğimiz, Orta Asya Türk toplumlarıyla olandan daha fazla bence. Dil olarak da Azerbaycan hariç öyle çok benzer dili konuşmuyoruz Orta Asya toplumlarıyla. İngilizler de anglo-sakson yani mantıken Saxonya'dan, Almanya'dan gelen bir toplum. Cermen kökenli ama gidip bir ingilize sen Almanları "kardeş" görüyor musun demiyoruz. Dil benzerliği de var sonuçta onlarda da ki İngilizce de aynı bizim gibi farklı dillerin çok etkisinde kalmış bir dil.

Ha bence bu konuyu dış görünüşe bağlamak çok doğru değil ama kültür olarak Orta Asya kökenli Türklerden ziyade Anadolu kültürüne yakın bir halkız. Türk/Türkiyeli mevzusuna girmenin gereği yok ama Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak Türk'üz fakat bi Kazak, Kırgız ne bileyim Çuvaş vs Türkleriyle kardeş miyiz bilemiyorum. Uzaktan kuzen olabiliriz en fazla ortak atadan gelme konusunda (ki yeterince geri gidersek tüm insanlık kuzen sayılır). Kardeş olmak için fazla uzak kaldığımızı düşünüyorum.

Ya yemekler olarak Anadolu coğrafyasında yaşamış ulusların yemekleri mi bizim bugünkü mutfağımıza daha yakın yoksa Orta Asya yemekleri mi mesela? Tabii ki oradan getirdiğimiz yemekler yok değil de genel olarak anadolu coğrafyası mutfağı bizim mutfağımız
0
nundu
(20.02.24)
Aidiyet hissi yeterli aslında. Sen kendini bir soya ait hissediyorsan, onlar da seni bağrına basıyorsa bu yeterli.
Ama bunun yanında dil birliğimiz var. Bir araya gelince çok anlaşamıyor olabiliriz. Ama örneğin bir Of'luyla bir Afyon'lu bir araya gelse onlar da anlaşamaz. Şive farkı lehçe farkı aynı dili konuştuğumuz gerçeğini değiştirmez.Dile etkileşimde bulunulan dillerden kelimeler katılmış, önceden kullanılan kelimeler unutulmuş olabilir. Bu da dil birliğimiz olduğu gerçeğini değiştirmez.
Kültür birliğimiz var. Bulunduğumuz coğrafyanın eski halkından ya da komşularıımızdan birşeyler almış olmamız, bu gerçeği değiştirmez.
0
Mirket
(20.02.24)
genetik işine girenleri doğru bulmuyorum. araştırmışlar yüzde 1 orta asyalıymış gibi palavralara inanmıyorum ve maksatlı buluyorum. siz türk değilsinize getiriyorlar. türküz anadoluluyuz. aynı dili konuştuğum, aynı kültürü paylaştığım insanlara yakınlık duyuyorum. balkanlardan başlayıp orta asyaya gidiyor.
0
paintov
(20.02.24)
sealth, paintov +1
0
air
(20.02.24)
Türk denen kavmin Anadolu'ya gelisinin üstünden daha 1000 sene gecmedi. Evrimsel sürec bu sekilde islemiyor. öyle, farkli cografyadan ötürü biz cekik gözleri kaybetmisiz gibi kerameti kendinden menkul atmasyon laflarla tartisacaksak birakalim. bir bilimsel calisma yapiliyor, bu amacla anadolu'dan veri toplaniyor ve sonuclar herkesle paylasiliyor. kimse bilimsel arastirma yaparken kücük mankurtlarin arasina nifak sokalim diye okul okuyup, fon pesinde kosmuyor.
Mutual intelligibility'si bile artik neredeyse tamamen kaybolmus dillerin ortak atasi disinda kültür olarak da bir ortakligimiz pek yok tek tük birkac sey disinda.
duygusal olarak kabul etmek isteyen kabul etsin, ama böyle bilimi bükmeye calisarak sacmalanin alemi yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.02.24)
türke benzemeyen
türk ne. daha doğrusu türk hangisi. hangisi daha türk.
türk bi kavim, aşiret ama hangimiz özbeöz.
soruyu şöyle sorsak ayıplanır mıyız, türke benzemeyen orta asya insanı?
orjinin ne yani

yemek ve dil hatta kültürün bir kısmı heralde benzemeyecek. biri coğrafyaya diğeri etkileşimde olduğun dillere göre şekilleniyor.

ve şunlar türktür bunlar değildir diye bir bilimsel araştırma yok. genetik biliminin konusu değil bu.

yine de türk bir ırk. ben türk hissediyorum diyerek türk olunmuyor. bir ladino türk olamaz mesela. milletin kaş göz rengini veya ırkını şahıslar kendi tanımlarıyla eğip bükemez.
0
lambırcek
(20.02.24)
kendimi türk ve doğu romalı ataları olan bir anadolu insanı olarak görüyorum ve atatürk çizgisinde türk milliyetçisiyim. orta asyadakiler ile hiç alakam olmasa, tamamen türkleştirilmiş anadolu insanı olsam bile türk milliyetçisi olurdum.
0
benarrivo
(20.02.24)
(2)

Işık altında fotoğraf çekmek?

magni
Akşamları ışıklı ortamlarda fotoğrafımı çektiğimde yüzüm beyaz ve yüz hatlarım bir değişik çıkıyor. Ama başka insanların ışıklı ortamda çekildiği fotoğrafları görüyorum, onlarınki çok güzel, aynı gündüzün fotoğrafları gibi gayet normal bir fotoğraf görüntüsü oluyor.Fotoğraf çekim ayarlarından hiç an
Akşamları ışıklı ortamlarda fotoğrafımı çektiğimde yüzüm beyaz ve yüz hatlarım bir değişik çıkıyor. Ama başka insanların ışıklı ortamda çekildiği fotoğrafları görüyorum, onlarınki çok güzel, aynı gündüzün fotoğrafları gibi gayet normal bir fotoğraf görüntüsü oluyor.

Fotoğraf çekim ayarlarından hiç anlayan biri değilim, dümdüz kamerayı açıp foto çekerim. Telefonum Samsung Galaxy A52. Işıklı ortamda fotoğraf çekerken bahsettiğim durumlar için dikkat etmem gereken ayarlar nelerdir acaba?
0
magni
(19.02.24)
ışığın yüzünüze vurduğu açı önemli. ışık çapraz veya tepeden geliyorsa gölgeler oluşacağı için kötü görünebilir. ışık kaynağını mümkün olduğunca karşınıza alıp çekmeye çalışın. bir de telefonun/kameranın kalitesi de önemli tabi. kıyasladığınız fotoğraflar iphone 14-15 vs ile çekiliyorsa illa ki fark olacaktır.
0
mustafakesekci
(19.02.24)
Fotoğrafı hangi cihazla çektiğinizden tutun, ışık açısı, ışık rengi ve ciltteki yağlanmaya kadar her şey etkili olabilir.

Başka cihazla test etme şansınız yoksa yüzünüzü iyice silip doğrudan teninize ışık vurmayan ama aydınlık alanlarda çekim yapmayı deneyin.

Parlak beyaz ışık genelde korkutucu olabiliyor. Günışığı renkleri daha iyi sonuç verir.
0
akhenaten
(19.02.24)
(1)

İngilizce kelime uygulaması

Weeze3r
Selamlar, b2 seviyesindeyim. Ücretli veya ücretsiz düzgün bir uygulama tavsiye edebilir misiniz ingilizce kelime öğrenmek için? Cümle içinde göstermesi vb şeyler ekstradan iyi olur benim için.
Selamlar, b2 seviyesindeyim. Ücretli veya ücretsiz düzgün bir uygulama tavsiye edebilir misiniz ingilizce kelime öğrenmek için? Cümle içinde göstermesi vb şeyler ekstradan iyi olur benim için.
0
Weeze3r
(19.02.24)
Cambridge sözlüğünü kullanıyorum ben uygulama olarak.

Tek seferlik cüzzi bir ödemesi var, ben geçen sene aldığımda 60 lira civarıydı.

Güzel tarafı herhangi bir yerde bir şey okurken bilmediğiniz bir sözcük denk gelirse sözcüğü seçip cambridge'le birlikte aç diyerek doğrudan tanım sayfasına gidiyorsunuz, örnek cümleleri de oluyor ve daha da iyi tarafı tek tıkla flash card olarak kaydedebiliyorsunuz. Sonra isterseniz bunlara tek tek bakıp isterseniz uygulamanın quiz olarak size getirmesini isteyebiliyorsunuz.

Aklıma gelip boş kaldığımda otobüste falan biriktirdiğim flash cardları quiz olarak çözüyorum.
0
akhenaten
(19.02.24)
(10)

İş başvurusunda takım elbise giyme zorunluluğu kafama takılanlar?

Zetnikov
Arkadaşlar her iş başvurusu yaptığımız yere takım elbise ile mi gitmeliyizÇünkü çevremde bodozlama kıyafet giyip iş sahibi olanlar da var.Hangi kurumlarda takım elbise ile başvurulur hangilerinde gerek yoktur bunu biliyor musunuz? Yada bir işe baş vururken nasıl bunu öğrenebiliriz
Arkadaşlar her iş başvurusu yaptığımız yere takım elbise ile mi gitmeliyiz
Çünkü çevremde bodozlama kıyafet giyip iş sahibi olanlar da var.

Hangi kurumlarda takım elbise ile başvurulur hangilerinde gerek yoktur bunu biliyor musunuz? Yada bir işe baş vururken nasıl bunu öğrenebiliriz
0
Zetnikov
(18.02.24)
8. işime başlıyorum bu hafta, 50den fazla iş görüşmesine katılmışımdır. Satış departmanları (satış danışmanı, proje satış mühendisi, iş geliştirme yöneticisi, satış müdürü) olmak üzere; demir çelik, yazılım, geri dönüşüm, inşaat, makina, tesis yönetimi, sağlık, kimya sanayii, mobilya sektörlerinde görüşmelerim oldu. Hiçbirinde takım elbise giymedim.

İş görüşmesinde tabii iyi izlenim bırakmak önemli, bu yüzden ne olursa olsun şık olmanda fayda var. Ancak şık olmak her zaman takım elbise giymek demek değil bence. Son görüşmeme polo yaka tişört, hırka, siyah kot pantolon vardı üzerimde. Sadece iş görüşmesinde biraz daha casual tarzda giyim kültürümüz var dediler kibarca.

Saat, gömlek, kemer, kumaş ya da benzeri pantolon, sade şık bir ayakkabı (sneaker da olabilir) bence gayet yeterli.
0
yercekimini kendine ceken adam
(18.02.24)
şık ve bakımlı olmak önemli. ancak bu demek değil ki takım elbise gerekli.
ben hep smart casual giyinirim. bence en iyi yaklaşım bu.

keten pantalon ve içe sokmanın gerekmediği tipte gömlek.
0
biseysorcaktim
(18.02.24)
@dissendium
@yercekimini kendine ceken adam
@biseysorcaktim

Google'da gezerken anladığım kadarıyla pazarlama stratejisi bu sürekli takım elbise giy başlık ve adresleri
0
🌸Zetnikov
(18.02.24)
takımla gidilir. özellikle işe alan old school biriyse. ama yakışan bir şey olmalı. ilk kez takım giyen müsamereci öğrenci gibi gözükmeden.
0
gabe h coud
(19.02.24)
Pazarlama stratejisinden çok eski kuşaktan kalma basmakalıp alışkanlıklar.
0
yercekimini kendine ceken adam
(19.02.24)
Hayatımda giymedim, giyen de görmedim.
Ne bileyim şirketin İsviçreli headquarterina girmiyorsan vs smart casual yeterli.

Smart casual en risksiz olanı. Benim kendi hayat bakış açıma göre de kişiyi takım elbise giymedi diye almayacak yere girmeye gerek yok. Takim elbise dediği alınır giyilir, kişiyi begendiysen dersin yani bizde takım elbise giyilir diye, o da öyle gelir.
0
logisticsmanager
(19.02.24)
işi yaparken takım elbise giymeyeceksen takım elbiseyle gitmene gerek yok.
0
jelly bear
(19.02.24)
IK'ya sorun, dress code, kıyafet kuralı var mıdır, nedir diye. Biraz pozisyonla ve kurumun ciddiyetiyle de alakalı bir şey.
0
opethian
(19.02.24)
normal hayatta takım elbise giyen kaldı mı? siyasetçi veya yeni memur değilsen biraz casual olmak en doğalı...
0
her giriste sifresini unutan adam
(19.02.24)
Tamamen pozisyona bağlı, bankanın merkez ofislerinde görüşmeye giderken sadece takımı bırakın yanlış renkte bir takım bile giyerseniz dalga konusu olabilecekken bazı alanlarda takım giymeniz absürt kaçar.

Bunun hiçbir doğru yolu yok. Nerde ne giymeniz gerektiğini siz bileceksiniz.
0
akhenaten
(19.02.24)
(6)

Enflasyon düşerse maaşlar

rukayka
Ekonomiden anlamam.. Çocukça gibi görünecek bir sorum var. Türkiye’deki enflasyondan dolayı maaşlar 30,40, 50 binler oluyor ya… Diyelim ki gelecekte enflasyon normal seviyelere düştü… Maaşlarda nasıl bir düzenleme olur? Normal oranda bir enflasyonun olduğu ülkelerde maaşlar 3-5 bin dolaylarındadır s
Ekonomiden anlamam.. Çocukça gibi görünecek bir sorum var. Türkiye’deki enflasyondan dolayı maaşlar 30,40, 50 binler oluyor ya… Diyelim ki gelecekte enflasyon normal seviyelere düştü… Maaşlarda nasıl bir düzenleme olur? Normal oranda bir enflasyonun olduğu ülkelerde maaşlar 3-5 bin dolaylarındadır sanırım..
0
rukayka
(18.02.24)
Herhangi bir düzenleme olmaz. Enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi anlamına gelmez çünkü. Söz gelimi şu an yıllık enflasyon 50 diyelim, maaşlara da buna yakın 40 gibi zam yapıldığını varsayalım. Bir sonraki sene olmaz ya enflasyon 2’ye düşsün. Maaşlara da 1 zam gelir. Bu örnekte ekmek 10 lira olsun başlangıçta, maaş da 100 lira olsun, ilk yıl ekmek 15 liraya yükselir, maaş da 140 olur. ikinci yıl ekmek 15,3 lira olur, maaş da 141,4 olur. En başta maaşıyla 10 ekmek alabilen kişi artık 9,24 ekmek alabilir.

siz eksi enflasyon yani fiyatların düşmesi senaryosunu soruyorsunuz sanırım. Karmaşık bir konu, şak diye olacak şey değil ama oldu diyelim, işte o zaman alım gücü artar,yukarıdaki örnekteki kişi bir anda 20 ekmek alabilir hale gelir örneğin. Bu sefer de talep enflasyonu oluşur, fiyatlar yine fırlar.

Kısacası fiyatlar düşmez, artış hızı yavaşlar ama artar.
0
orient blue
(18.02.24)
sorudan anladığım kadarıyla enflasyon ile maaşlar arasında tam doğru ortantı olduğunu düşünüyorsunuz. öyle değil. enflasyon düşse de mevcut maaşınıza göre enflasyona göre artış olacaktır.

bugün yüzde 40 zamla maaşın 40bin tl oldu diyelim.

enflasyon yüzde 10 olduğunda 10bin tl olmayacak.

neden çünkü enflasyon genel fiyatlar seviyesindeki artışı ifade eder.

hee günün sonunda ne yapıyoruz?

sıfırları silip kafa rahatlatıyoruz.
0
Lubb
(18.02.24)
enflasyonun düşmesi demek fiyatların geriye gitmesi demek değil. fiyatların artış oranının azalması demek. her yıl ikiye katlanacağına yılda %30 artacak.
0
orpheus
(18.02.24)
tr.wikipedia.org
www.csgb.gov.tr

fikir oluşması açısından iki sayfayı birbiriyle bağlayabilirsiniz.
0
gule gule
(18.02.24)
Maaş düşürülmesi gibi bir durum söz konusu değil. Enflasyon olmasa, deflasyon olsa dahi maaşlar düşmez.

Bunun sebebi, işçilerin asla maaş düşürülmesini kabul etmemesi. Bu yüzden hiçbir firma maaş düşürme gibi bir yolu seçmez.

Devlet bunun önüne geçmek için enflasyon yaratıyor. Normal olması gereken enflasyon %2 falan. Bu yolla paranın değeri bilerek düşürülüyor ki işçinin maaşını nominal olarak düşürmeden düşürelim.

O yüzden ekonomik politikalar gereği devülasyondan kaçnılmaya çalışılıyor. Eğer devülasyon varsa, merkez bankası para basıp enflasyonu artırır.

Dolardaki yıllık enflasyon %2
0
substituent
(18.02.24)
Bugün asgari ücret 17.000 lira değil mi? Aslında hem evet hem de hayır.

Esasen asgari ücret 17.000.000.000 (17 milyar lira)

Sıfırları silmek büyük oranda formaliteden ibaret. Piyasadaki bütün fiyatlardan aynı anda bir ya da birkaç sıfır silerseniz hiçbir ürünün maaşınıza oranı değişmez. Sadece okuma kolaylığı sağlanır.

Eğer enflasyon ortamında enflasyondan daha düşük maaş artışı aldıysanız bu fakirleştiğiniz anlamına gelir. Enflasyon düştüğünde ise eğer enflasyon oranından daha fazla zam almıyorsanız düştüğünüz yerde kalmışsınız demektir.

Haliyle normal oranda enflasyonun olduğu ülkelerde maaşlar 3-5 bin dolaylarındadır cümlesi kesinlikle hiçbir anlam ifade etmiyor. 3-5 bin ne? Dolar mı? Euro mu? Won mu? Yen mi? Tl mi?

Örneğin Japonya en büyük ekonomilerden biri ve ortalama aylık ücret 340.000 yen dolaylarında ve bu ~2.200 dolar ediyor.

Onun için 3-5 binin hangi para cinsinden olduğu önemli.
0
akhenaten
(18.02.24)
(2)

Kargonun paketi açık gelmesi

squidward
Kitapseçten farklı kitaplar almıştım.Cuma (dün) saat 18 civarı KARGOMsende denilen "şey" ile kargom geldiğinde evde yoktum.Getiren kişi anneme; kargoyu açık verdiklerini, kendisinin açmadığını, kamera kayıtlarının olduğunu, hatta eksik kitap var mı diye saymasını söylemiş.Eksik kitap olmasa da kitap
Kitapseçten farklı kitaplar almıştım.
Cuma (dün) saat 18 civarı KARGOMsende denilen "şey" ile kargom geldiğinde evde yoktum.

Getiren kişi anneme; kargoyu açık verdiklerini, kendisinin açmadığını, kamera kayıtlarının olduğunu, hatta eksik kitap var mı diye saymasını söylemiş.

Eksik kitap olmasa da kitaplardan birinin hologramı yok, yani korsan kitap göndermişler sanırım. Üstelik bu hologramsız kitabın kapağının iki farklı yerinde ufak yırtılmalar var.

Kitapseç hem korsan kitap göndererek kârını artırmaya hem de paketi açık göndererek ve kargo şirketini suçlayarak yaptığını örtmeye mi çalışıyor(çalışacak) acaba?
Akşam aradım hemen mesai saati değilmiş, şimdi sabah da aradım yine tatil günleri. Gerçekten sinirlendim, ne yapmak lazım? Kargocu mu açtı, onlar mı açık gönderdi, yoksa ortak bir sahtekarlık mı var sizce?

Nereden kitap alsam böyle sorunlar yaşıyorum, sınav kitabı almak için hangi site iyi?
0
squidward
(17.02.24)
onlar da açsa önemli değil ki sonuçta korsan kitap var. siz kendiniz açıp göre de bilirdiniz. o nedenle iade edin direkt.
0
summerjam0306
(17.02.24)
İade edin, ancak şirket açık kargo vermeye çalışıyor diye korgo şirketinin de kargoyu açık kabul etmesi alanında dünyanın en saçma şeyi olsa gerek. Tam mı diye saydık demeleri ayrı komedi, kargo işiyle meşgul şirketin "kabul ettikleri" bu kargoyu paletleyememiş olması ayrı komedi.
0
akhenaten
(17.02.24)
(4)

TV Yayın Tavsiye

Nocturne
Selamlar,Evimin bir odasına genel bir tv izleyicisinin izlediği ulusal kanallar olan bir yayın almak istiyorum.TRT, TV8 vs izlenecek. IPTV ve Turkcell tv+ dışında bir öneriniz olur mu?Üyelikten çıkmak için faks istemeyen hızlı üye yapan ve hızlı çıkaran yayını zırt pırt kesilmeyen memnun olduğunuz s
Selamlar,

Evimin bir odasına genel bir tv izleyicisinin izlediği ulusal kanallar olan bir yayın almak istiyorum.TRT, TV8 vs izlenecek. IPTV ve Turkcell tv+ dışında bir öneriniz olur mu?

Üyelikten çıkmak için faks istemeyen hızlı üye yapan ve hızlı çıkaran yayını zırt pırt kesilmeyen memnun olduğunuz servisleri paylaşırsanız sevinirim.

TV biraz eski ama netflix vs izlenebilen seviyede.

Teşekkürler,
0
Nocturne
(16.02.24)
ben yıllardır kablotv kullanıyorum. memnunum.
0
summerjam0306
(16.02.24)
hocam uydu gibi bir opsiyon olmaz mı?

bunun dışında internet varsa ve akıllı tv ise birçok kanalın kendi uygulaması var artık. tv8, fox (now oldu sanırım bu), show tv vs. doğrudan kendi uygulaması üzerinden izlenebiliyor. trt kanalları için de tabii uygulaması var. bunların dışında ücretsiz olarak bazı kanalları gösteren uygulamalar da mevcut, tv'nin uygulama marketinden bakabilirsiniz.

bunlar dışında blutv'de de istediğiniz kanallar var, kanal listesine sitesinden bakabilirsiniz. blutv'ye doğrudan üye olmak yerine hepsiburada premium ile daha ucuza da kullanabilirsiniz.

internet üzerinden izleyecekseniz kablo tv'nin düzgün bir uygulaması yok. "tv her yerde" diye bir uygulama çıkardılar ama hala test aşamasında o da, girip kullanılamıyor.
0
shadowfollower
(16.02.24)
Kablo TV'nin uygulaması yok ama sanırım dandik bir arayüz var oradan kullanılıyor değil mi? İptal konusuna takığım beni uğraştırmasınlar?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
🌸Nocturne
(16.02.24)
TOD var bir de, eski beinconnect.

Netflix tarzı abonelikle çalışıyor. Aynı şekilde hemen üyelik iptali yapabiliyorsunuz.

İçinde tv kanalları da var.

Tabi uygulamayı tv'ye yükleyip yükleyemediğinize bir bakın önce. Şu an baktığımda akıllı tv eğlence paketi 69tl görünüyor aylık.
0
akhenaten
(16.02.24)
(25)

Böyle bir durumda bozulur muydunuz?

wild honey suckle
Diyelim ki evlendiniz. Düğünde hatırı sayılır miktarda altın takıldı. altın fiyatlarının yükselmesiyle beraber de iyice değerlendi. sürekli çift olarak yatırım yapma gereğini konuşuyorsunuz. ne eviniz ne şirket aracı haricinde kendi arabanız var. aylık geliriniz de iyi seviyede. yarın öbür gün kredi
Diyelim ki evlendiniz. Düğünde hatırı sayılır miktarda altın takıldı. altın fiyatlarının yükselmesiyle beraber de iyice değerlendi. sürekli çift olarak yatırım yapma gereğini konuşuyorsunuz. ne eviniz ne şirket aracı haricinde kendi arabanız var. aylık geliriniz de iyi seviyede. yarın öbür gün kredi çekseniz sorunsuzca ödeyebilme imkanınız da var.

ama eşiniz altınların kendisinin olduğunu söyleyip asla ortak bir yatırım yapılması ve belki ev alınması için dahi vermiyor. sonuçta siz bir ailesiniz bir şey yapılacaksa birlikte yapılacak. ama kadın tarafı sürekli altınları hariç tutup erkeğin kendi imkanlarıyla yatırım yapması gerektiğini iddia ediyor. ayrıca doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde de sürekli olarak altın ziynet talep ediyor.

siz erkek olarak buna bozulur muydunuz? eşinizin size güvenmediğini ya da yarın öbür gün ayrılma ihtimalini gözettiğini düşünür müydünüz? yoksa tamamen bu erkeğin görevi, çalışsın kendisi alsın der miydiniz?
0
wild honey suckle
(16.02.24)
Güvene dayalı ilişki ve aile üzerine bir ton beylik laf edilir, hem ağızdan kolay çıkar hem kulağa hoş gelir ama evlilikler artık çok kolay bitebiliyor. Ev almak yatırım yapmak gibi büyük sorumlulukların altına evlenmiş dahi olsam her yönüyle uzun yıllar tanımadığım biriyle girmezdim. Sizin örnekte kadının ayrılık ihtimalini düşünerek böyle davrandığından çok emin değilim. Hem özel günlerde altın talep edip hem de ayrılık ihtimalini gözeterek kendini güvenceye alması pek örtüşmüyor. Gerçi ev alma imkanı varken altınları vermeyip iyi bir varsayımla kötü günlere saklıyor desek yine örtüşmüyor.

Anlattığınız olayda bence bir eksik var çünkü kadına hak verecek bir seçenek zorladak da çıkmıyor :)
0
beyfendi
(16.02.24)
yani bu kadın evlenmeden önce de böyledir. o zaman fark etmediniz mi gerçekten?

böyle bir kadını sizin fikirlerinize ikna etmek imkansızdır diyeyim size.

güvenip güvenmemeyle alakalı değil aileden öyle görmüş ve karakter olarak art niyetli olduğunu düşündüm.
0
Hallegadola
(16.02.24)
Eşiniz çalışıyor mu? Eğer çalışmıyorsa bu altınları belirsiz bir gelecekte karşılaşacağı problemlerde kullanabileceği bir teminat olarak görüyor olabilir. Bu size güvenmediğini göstermez. Davranış ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır ancak ekonomik bağımsızlığı olmayan insanın böyle refleksler göstermesi anlaşılabilir. Siz bunu bir problem olarak görmüyor ve ev alınmasını elzem görüyorsanız evi eşinizin üstüne yapmayı deneyebilirsiniz belki bu şekilde daha kolay çözülür.

Eğer eşiniz çalışıyorsa yaptığı bence de çok anlamsız olmuş.
0
akhenaten
(16.02.24)
ben böyle biriyle evlenmezdim. diyelim evlendim boşanırım direkt.
böyle bencillik olmaz. evlilikte her şey ortaktır. ev arkadaşı almıyorsunuz hayat arkadaşı alıyorsunuz
0
jelly bear
(16.02.24)
Böyle evlilik olmaz. O zaman herkes kendi kazandığı parayı yesin eve de ona göre masraf yapsın.
Türk adalet sistemine göre düğünde takılan takılar gelinindir diyorlar orası doğru ama evlendiğin kişiyle ortak bir yatırım yapılmayacaksa neden evlenilmiş ki.
0
bigcaptain
(16.02.24)
@akhenaten konu kişi ben değilim:) arkadaşlarımdan gözlemlediğim bir durum. iki taraf da çalışıyor ve iyi sayılacak bir gelirleri var. o konuda bir sıkıntı yok.
0
🌸wild honey suckle
(16.02.24)
kendi geliri olsa bile türkiye'de bu şekilde davranan bir kadını kınamam ama birlikte de olmam, kaldı ki evlilik...

ilişkinin dinamiğine, içinde yetişilen ve yaşanmakta olan topluma göre bu normal olarak görülebilir. kimi yerlerde altınlara kızı geçtim gelinin ya da damadın ailesi çöküyor direkt. hatta daha da absürt durumları çevrenizde yoksa bile kadın forumlarında falan görebilirsiniz. evliliğin kimileri için evden, aileden kaçmanın tek yolu olduğu kimileri için de masrafları paylaşmak için yapıldığı bir ortamda bunlar yaşanmaması mümkün değil zaten.

ekşide vs kolay kolay birinin gelip de bu normaldir ya demesini beklemeyiz ama ülkenin belki yarısından fazlası için bu olağan bir durum bu özetle.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.02.24)
Kadın evlendiğinde çok altın takılacagını biliyordu ve bunları nakite dönmek için bir erkek lazımdı ve sanırım bulmuş.

Erkek kişisi kadına bazı imalarda bulunsa ve iş ciddileşse muhtemelen erkek bir de suçlu olacak ve erkeğin aslında parayı saçma işler için harcayacagını kendisinin önlem aldıgını falan iddia edip üste bile çıkma olasılığı var.

ayrıl demem de böyle de evlilik olmaz deme hakkım var.
0
liberal
(16.02.24)
Kadın tarafı Maddi güvenliğini aşırı önemsiyor olabilir, kültürü sebebiyle altın seviyor olabilir, sevgi dili hediye almak olabilir. Bunları konuşabilmek gerekiyor. Adam Nasıl hissettiğini söyleyip onun nasıl hissettiğini sorarak istediğini bilgilere ulaşabilir fakat bunu yaparken yargıda bulunmamak kaydı ile. Maddiyat önemli bir eşik ilişkilerde, aşmak ilişkiyi farklı yerlere taşıyacaktır
0
hasmetizm 2046
(16.02.24)
Bu kadınla tanışıp da anlaşabilen adama niye bu düşünce garip geliyor ki ben buna şaşırdım mesela. Ülkemizde böyle düşünen geleneksel bir kesim var. Kendilerini çağa adapte etmek gibi bir dertleri de yok üstelik. Siz değişir mi sandınız?
0
ruhen hastayim ben
(16.02.24)
ruhen+1 bu sonradan belli olacak bir seye benzemiyor ustelik hem taki miktari cok hem gelirleri iyi diyorsunuz. yani uzerine konusulasi bir para soz konusu. dogum gununde ziynet istegi ayri tutuyorum bu konudan, dugunde takilan takilar ortak olmali. evlilikten sonra elde edilen mal varligi sayilir sadece noterde onaylatmiyorsunuz. evlilik akdine uymuyor paylasimsizlik. ama insanlar cok eslilik, paylasimli, donusumlu iliskiler yasadigi icin norma gore degisir bize ters gelse de. hangi koyden bulduysa muhtemelen bunlar onceden bilinen seylerdir. sonradan alinmaca gucenmece olmaz.
0
ala09
(16.02.24)
Benzer durumda bir çift arkadaşım var. kız asla altınları vermiyor araba almak için. 2 senedir ikna olmadı. 2 sene önce arabayı almış olsalar hem arabaları olacaktı hem de muazzam değerlenmiş olacaktı paraları.

kocakarı kafası işte altın yatırımı yapıyor aklınca. sorsan egeli modern çağdaş kız üstelik. bu arada kız çalışmıyor. üstteki arkadaşın dediği gibi ilerisi için sigorta gibi görüyor olabilir altınları. zira 2 kere çok ciddi boşanma eşiğine geldiler sudan sebeplerden.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.02.24)
gelenek yasa masa bi şeyler var evet de ben şeyi anlamıyorum, kız tek başına olsa altın gelecek mi? hayır. evlendiği için altın geliyor ve bunda doğal olarak erkeğin de hakkı olmalı bence. ortak sayılmalı. ortak da yatırım yapılabilmeli veya ortak hesapta kasada bir yerde durmalı. "altın gelinindir" kafası modern, çalışan, kendine/eşine saygısı olan insanın zihniyeti olamaz. ha ama burada da bu kadın muhtemelen hep böyleydi, birden gelenekçi olmamıştır, adam bile bile evlenmiş ve durumları da iyiymiş, boşuna ağlamasını anlamadım. herkes aynı düşünecek diye bir şey yok. onlar için okeyse okeydir, dışardakilere dut yemek düşer. benim başıma gelse zaten paylaşırım da erkek tarafında böyle şeyler görürsem boşarım.
0
nic cage
(16.02.24)
"ayrıca doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde de sürekli olarak altın ziynet talep ediyor."

bu ne yaa kadın erkeği temettüye bağlamış :D
çok rahatsız edici bi durum. kadın çalışmasa hadi neyse de çalışıyormuş. böyle bakan biriyle evli olmak acayip bir duygu. düşman başına.
0
tabudeviren
(16.02.24)
Kadinda bir guvensizlik yaratmis demek ki kocasi. Ben oyle dusundum. Kendini garantiye almis belli ki. Sorun yok bence normal.

Dugunde takilan altinlar geline ait diye bir sey yok mu yasada da zaten? Yoksa da, karisinin altinina goz dikmesin kimse ya... bana cig geliyor bu davranis.

Eve giren diger maastan yardim istenebilir ama dugunde takilan altin kadinin guvencesi olarak kenarda kalsin zaten.
0
Kittie
(16.02.24)
Dügünde takılanlar nasıl kadının oluyor onu anlamadım, muhtemelen dügünde takılanların çogu erkek tarafı tarafından takılmış, kadın tarafının akrabaları gelinin annesine düğün takılarını vermiş olma ihtimali çok fazla.

Bu duruma benzer bir tanıdık vardı çok yakın akrabam, kız böyle çiglikler yaptı ve şu an ayrıldılar. Ha kadın sonra pişman oldu ama iş işten geçti.
0
liberal
(16.02.24)
Bozulurum tabi ki nasıl bozulmam? Böyle saçma bir düşünce mi olur? Hukuken takılan altınlar kadınındır ama bunu daha şu aşamada düşünüyorsa eşiniz -ki bana göre eş olamamış kendisi- ayrılmak için demek ki bahane arıyor.

Yerinizde olsam kesinlikle hiçbir ev-araba olarak hiçbir yatırım yapmam. Zira iş boşanmaya gelince eşiniz altınlarını da alıp gidecek ve yaptığınız yatırımların da yarısını isteyecek. Eşiniz de biliyor ki altınları verip ev-araba alsa bu sefer altınları isteyemeyecek. O yüzden ben altınları tutayım diyor sanırım. Üstüne de maddi-manevi tazminat ile sizin yaklaşık 10 yılınıza ipotek koyacak. Ben de herhalde kendisinden gizli yatırım yapardım. Yani illegal yola girerdim. Zira eşinizle en ufak bir tartışmada yani eşinizin istemediği bir şeyi zorladığınızda eşiniz basıp gidecek. Siz de ona göre kendinizi hazırlayın. Eşiniz kendisini buna hazırlamış zira.

Ben olsam koşarak uzaklaşırım valla. Ben yazarken sinirlendim.
0
drako
(16.02.24)
evlilik demek hayat arkadaşlığı demek değil mi? en azından benim için böyle. bu durumda olmak istemezdim. çünkü kafamda direkt boşanmayhı düşünüyor. boşandığımız zaman altınlar ve alacağımız ev-arabayı isteyecek diye düşünürdüm. aranızda sevgi varsa mutlaka bunu konuşup halletmenizi dilerim
0
jepa
(16.02.24)
bu anlattıkların kabul edilebilir şeyler değil bence.
0
basond
(16.02.24)
Bozulmayı bırak boşanırdım, güven olmayan evlilik yürümez, 5 yıllık evliyim.
0
mirty
(17.02.24)
tipik türk kadını: türk geleneklerinde kadına tanınan avantajları da kullanayım, modernizmin getirdiği avantajları da kullanayım. hep bana hep bana. geleneksel olarak erkeğe tanına avantajları feminizm sayesinde eleştireyim, modernizmin erkeğe sağladıgı avantajları ise erkeği utandırarak yok edeyim.

geleneksel olarak türk aile yapısında erkeğin malı ailenindir, kadının malı kadınındır. düğünde takılan altınlar da kadınındır. dolayısıyla kocasına vermek istemez. koca çalısıp eve para getirir, ev alınacaksa, yatırım yapılacaksa koca yapar.

kocasına altın veren kadınlar sonrasında pişman olur. erkek altınları tamamlayacağım der ama tamamlamaz.

bu örnekteki aile modernizm ile gelenek arasında sıkışıp kalan tipik bir türk ailesi olmuş.
0
abelardo
(17.02.24)
ben boşanıyorum, şu an eski eşim yaptığı tüm korkunç şeylere rağmen kötü durumda olsa ve yatırım olarak benden bir şeyler istese verirdim sanırım. ama konu duygusal durumlara gelince ben bayağı aptallaşıyorum, kadın akıllıymış, aferin. kimse de böyle kadınla evlenilir mi falan demesin. hikayenin sonunda bu tip kadınlar kazanıyor.
0
deartheodosia
(17.02.24)
oturur konusurdum, "ev alalim, araba alalim, altınların hepsini degil bir kismini bozudrabiliriz bunlar icin" diye, niyet okumaya gerek yok. hepsini harcamamak her zaman daha mantikli. altin ortalama bir ailenin yapilabilecegi en uygun yatirim.
0
rallied
(18.02.24)
bu evliliğe devam eden erkek tarafının acilen psikiyatr ile konuşması gerektiğini düşünüyorum.
0
andlee
(19.02.24)
şimdi önermeleri alt alta sıralayalım

modern ve bir takım konuyla alakasız sıfatlara sahip kadınlar, altınları paylaşır
medeni kanun isviçre medeni kanunundan mülhemdir, moderndir
medeni kanunda altınlar kadınındır
o halde medeni kanun ve avrupa* modern değildir?!
modernlik algın baştan sona hatalı olamaz tabii

modern nedir ve neden iyidiri konuşmuyoruz bile

burada ayıplayan bir üslupla ve görev bilinciyle tutarlı olsun olmasın normatif değerler iddia etmek, beylik lafları sıralayıp bir şeyler iddia etmekle de bu kaideler değişmez. çünkü karşınızdaki örf 10bin yıllık :D

şimdi ali koçun karısı çalışmıyor. aileden zengin. üstüne koca parası yiyor. modern değil mi.
tam da orta sınıfı paralize edip birer işçi kılmak için uydurulan masallar.

o altınlar kadının güvencesi. basbayağı öyle. mesela erkek de kanuna göre evin reisi değil 20 küsür yıldır. ama kadının sigortası halen erkek üzerinden devam ediyor. yani reisi :D

bazı kadınlar, diğer kadınlara taş ocağı mahkumu gözüyle bakıyor. ben çalışıyorum bunca eziyeti çekiyorum o neden çalışmıyor da güvencesine sığınıyor, ayıplayayım da yapamasın kafasındalar.

bazı erkekler de, yine ben o kadar çalışıyorum enayi miyim hazır günümüzde bunları konuşmak mümkünken kendi yükümün yarısına kadarını kadına yükleyeyim de rahat edeyim kafasındalar.

kadınları rahat bırakın
0
lambırcek
(20.02.24)
(10)

İşyerinde evli olanların çarpık ilişkileri

meraklitursucu
2 evli ve çocuklu bireyin aynı ekip içinde ilişki yaşadığını farkediyorsunuz Bu durum sizi rahatsız eder mi? Beni ilgilendirmez işime bakarım mı dersiniz?
2 evli ve çocuklu bireyin aynı ekip içinde ilişki yaşadığını farkediyorsunuz
Bu durum sizi rahatsız eder mi? Beni ilgilendirmez işime bakarım mı dersiniz?
0
meraklitursucu
(15.02.24)
İlgilendirmez aslında ama tüm kadınların ve birkaç meriçin, sağlam bir dedikodu çıktığı için kutlama yapacakları da bir gerçek. Rahatsızlık duygusu da kişinin kendisi ile ilgilidir. Kimse başkasının duygusundan sorumlu değildir.
0
hasmetizm 2046
(15.02.24)
Iki çocuklu evli biri başkasıyla ilişki yaşıyorsa ve eşinin haberi yoksa eşini aldatıyordur. Yani her gün aynı eve girdiği, ayni yatagı paylaştığı insanı kandırıyordur. Ama büyük kandırma yani, öyle at yarışına gitmek falan değil, yuva yıkan cinsten. Bir süre beklerim ama baktım boşanma da yok, "karısını aldatan bize ne yapar..." diye düşünürüm. Zira ekibimde güvenilmez insan istemem. Haliyle rahatsız olurum. Doğal.
0
prole
(15.02.24)
Bizim okulda da benzer ilişkiler zaman zaman oldu/oluyor. Ben ailelerine ulaşmayı, ifşa etmeyi falan düşünmem üzerime vazife değil ama o kişilere karşı ister istemez bir güvensizlik duyup rahatsız oluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(15.02.24)
Çok rahatsız eder. İş yerinde evli insanların cıvık cıvık iletişim kurmasından da rahatsızım. Eşinin yanında o şekilde davranmıyorsa eşi yanında değilken de öyle davranmamalı.
Bunu normalleştiremeyiz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.02.24)
Ben rahatsız olamıyorum açıkçası. İnsanlar sürekli birilerini aldatıyor zaten. Beklentimi baya düşürdüm, kendi çevremin içine kapandım böyle mutluyum.

Fikrimi alırlarsa uygun bulmadığımı söylerim, ama niye fikrimi alsınlar? Eşlerinden biri şirkete gelir de olayı anlamaya çalıştığını hissettirirse ipuçlarını görmesine yardımcı olurum.

Ama durduk yere bir şey yapmam, gözüme de batmaz. Bana ne? Benle ilişki yaşamıyorlar ki? Benim hayatımı etkileyen en ufak bir yönü yok.
0
akhenaten
(15.02.24)
İki kişinin rızasının olduğu herhangi bir şey beni ilgilendirmez ama eşini aldatan kişiye güvenmeyeceğim için arkadaş da olmam.
0
jazzabel
(15.02.24)
rahatsız eder. aldatmasına da gerek yok,
"İş yerinde evli insanların cıvık cıvık iletişim kurması" +1

cinsiyet yazmamışsınız ama kesin erkektir.
bi çakma hesap ile eşine durumu iletirim. mümkünse görsel de temin ederim..
0
tabudeviren
(15.02.24)
Eşe durumu bildiririm. +1

Şahısla da aynı ekipte olmak istemem. Eşini aldatan ekip arkadaşına ne yapmaz.
0
Mirket
(16.02.24)
Hic isim olmaz. Bu tip seyleri takip edip mudahil olacak kadar para almiyorum. Calistigim yer de asiri kurumsal, insanlari ozel hayatina gore degerlendirmeye yer yok. Saat 17:00'da koridorda koridorda asansor bekleyen bir calisanim. Diger elemanlarin dramasini kendime ek yuk olarak almak gibi bir istegim yok. Is arkadaslarimdan tek beklentim islerini duzgun ve cabuk yapmalari ve benim isimi aksatmamalari.

Eslerine falan ulasmam zaten elbette ki eslerini tanimiyorum. Altimdaki ekipten de boyle bir mudahale yapan olursa otomatik kovulur.
0
hot potato
(16.02.24)
Beni ilgilendirmez. Isime bakarim.
0
abelardo
(17.02.24)
(6)

Araba Piyasasında Anlamadığım Bir Durum

french lover
1. Boya konusu neden bu kadar önemli? Hasarsızlığın ispatı olarak ille de aracı boyasız bir halde mi satmamız gerekiyor? Trafikte çok güzel araçlara denk geliyorum ancak sahipleri çizikli ve soluk bir şekilde kullanmaya devam ediyorlar. Aracı boyasa pırıl pırıl olacak, hak ettiği ihtişama ulaşacak a
1. Boya konusu neden bu kadar önemli? Hasarsızlığın ispatı olarak ille de aracı boyasız bir halde mi satmamız gerekiyor? Trafikte çok güzel araçlara denk geliyorum ancak sahipleri çizikli ve soluk bir şekilde kullanmaya devam ediyorlar. Aracı boyasa pırıl pırıl olacak, hak ettiği ihtişama ulaşacak ama muhtemelen bu bahsettiğim kaygıdan dolayı boyatmıyorlar.

2. Değişen parça neden aracın değerini düşürüyor? Parça orijinal ise, adı üzerinde, değişmiştir. Yani yenisi takılmıştır, bunun muadil bir araca kıyasla aracın değerini arttırması gerekmez mi?
0
french lover
(14.02.24)
Çoğu şey gerçekten takıntı yapılıyor, boya en öne çıkanı.

Ancak tamamen de haksız göremiyor insan, sıfır araç aldım sanıyorsunuz aracın önü arkası farklı iki aracın birleşimi çıkıyor. Her türlü sahtekarlık var. Haliyle insanlarda da tedirginlik hat safhada.

Bunun bir nedeni de Türkiye'de otomobillerin objektif şekilde çok pahalı olması. Sizin tek araca ihtiyacınız var ama 2 araçlık ödeme yapıyorsunuz vergileriyle vesaire.

Ortalama, otomobiller hakkında çok bir fikri olmayan insan da bu külfetin altına girerken kendini kandırılmaya çok müsait hissediyor ve bu sebeple araç alırken kafa yorması gereken hiçbir şey olmamasını istiyor. Bunun da en basit hali değişen parça olmaması ve orjinal boyanın korunuyor olması.
0
akhenaten
(14.02.24)
Haksız değiller +1

Bunun sebebi piyasanın aşağılık, karaktersiz, rezil insanlarla dolu olması. Tarcanlar Oto boşuna meşhur olmadı bu ülkede. Bir parça boyalı denen arabanın taklalı çıkması, 3 parçası değişen denen arabanın ön-arkası birleştirilmiş iki farklı araçtan oluşması, çiziksiz denen arabanın komple boyalı çıkması falan filan uzar gider.

Boyama konusuna şu şekilde hak veriyorum; gidip 1992 model bir W124 kasa 200E aldım diyelim. Bu araba zaten ekonomik ömrünü dolduralı yıl olmuş. Kasadaki çürüğü, çiziği şunu bunu yok etmenin en güzel ve temiz yolu komple boyatmak. Hobi için alıyorum zaten, boya takıntısı olanlar umrumda olmaz, tertemiz boyatırım arabayı, cillop gibi olur. Fakat Daha 15 yaşına gelmemiş arabanın her yeri boya olunca alarm çalıyor insanların kafasında direkt olarak. Yapacak hiçbir şey yok.
0
mada
(14.02.24)
en önemli sebeplerinden birisi de işçilik çok kötü. kaportacının kaportayı düzeltip zımpara yapıp macun atıp boya yapması gerekir. bizdeki çoğu usta ne yapıyor? vuruyor macunu vuruyor macunu. zamanla bu macunlar atma yapıyor kabarma yapıyor. tazyikli suyla bile atan boyalar mevcut.
0
trajikomix
(14.02.24)
1 - araclarin uzerinde %100+ vergi oldugu icin degerinin cok cok ustunde satiliyor, o yuzden de insanlar bu kadar yatirim yaptiklari bir makinanin hasarsiz, boyasiz, degisensiz olmasini istiyorlar. Fabrikadaki bir sok/tak bile buyuk mevzu olmus vaziyette ki bunlar yurtdisinda kimsenin umrunda olmayan mevzular.

2- iscilik bence kotu degil, tersine fazla iyi. 3 farkli model araci birlestirip tekrar trafige sokuyorlar. Yurtdisinda kazali araclar 10km ilerden ben kazaliyim diye bagiriyor. Benim bir arkadasin aracinin kapisina kamyon dorsesi vurdu gecerken, kapi resmen teneke kutu gibi yarildi kivrildi, ben kesin degisecek bu dedim ama tamir etmisler, ve kesinlikle anlasilmiyordu.
0
cooperr
(14.02.24)
boya konusu türkiyede çok büyük problem bu anlaşılması zor bir durum ancak türkiyede araç sektörü dolandırıcı dolu olduğu için boyada macun mu var daha fazla darbe mi var bu net söylenmediği için alıcı kafaya takıyor.

değişen parça olayında da gene düzgün işçilik olmaması orjinal parça olmaması tereddüt yaratıyor. genel olarak sıkıntılar türk toplumunun ticaret ahlakıyla alakalı.

insanlar ister istemez bu ahlaksızlıktan dolayı bu duruma takılıyor çünkü bir sürü para veriyorlar.
0
mikahakkinen
(15.02.24)
Mesele ülkemiz insan yapısının ahlaksızlığa, dolandırıcılığa, üçkağıtçılığa çok meyilli olmasından kaynaklanıyor.
Yoksa iyi hatırlıyorum 2000'ler öncesinde komple boyalı araba daha çok değerliydi diğerlerine göre.
Ama sonradan yukardaki arkadaşların dediği gibi gerek ekonomik gerekse de işin ahlaki boyutundan kaynaklanan sebeplerden durum değişti.
0
joooper
(15.02.24)
(4)

Netflix ile İngilizce öğrenme?

coder85
B1 seviyesi ingilizcem var. Netflix'ten izleyebileceğim beni çok yormayacak dizi önerisi alabilir miyim?
B1 seviyesi ingilizcem var. Netflix'ten izleyebileceğim beni çok yormayacak dizi önerisi alabilir miyim?
0
coder85
(13.02.24)
Friends, brooklyn nine-nine, young sheldon, lucifer baya popüler ve çok kişi tarafından sevilen ağır olmayan diziler.
0
akhenaten
(13.02.24)
Belgesellerle başlayabilirsin. Kurgu yapımlara göre daha anlaşılır olur.
0
perferil
(13.02.24)
dizi degil de baska tavsiye vereyim. dizi izleyerek ingilizce ogrenilmez. 2193921 yildir dizi, film izliyorum. hic bir katkisini gormedim. ders izler gibi sahne sahne durdurup, not alip izlemedigin surece bi faydasini gormezsin.
0
buenosdias
(14.02.24)
@buenosdias: Yani tek başına dizi seyrederek tabii ki olmaz ama başka yöntemlerin yanında katkısı olur. Bilgisayar oyunundan ve şarkılardan öğrenen çok. Lakin oyun oynarken biraz daha aktif oluyor insan, kelimelere dikkat etmesi gerekiyor çünkü.

Soru sahibine: Film-dizi izleme ile yabancı dil öğrenimini birleştiren Lingopie diye bir uygulama görüyorum internette bu aralar. Paralı ve fiyatını bilmiyorum ama nedir ne değildir bir bakabilirsin. Başka diller de var. Rusça için bakayım diyorum ben de.
0
d max
(14.02.24)
(6)

Anneye doğum günü için bu hediye nasıl ?

dedeminhirkasi
Deseni rengi nasıl https://kutahyaporselen.com/kutahya-porselen-moderna-6-kisilik-19-cm-pasta-takimi-manolya?recommended_by=dynamic&recommended_code=7f1a3f7860be6ebbae72601de1450f8a
Deseni rengi nasıl
kutahyaporselen.com
0
dedeminhirkasi
(13.02.24)
Anneye neden tabak aliyorsunuz, onu anlamadim. Bu ozel bir hediye degil. Anneye hali almakla, supurge almakla ayni sey bu.

Kiyafet, cuzdan vs. alin derim. Bu anneye degil, eve hediye.
0
ahm1
(13.02.24)
@ahm1, tatlı tabağım yok tatlı tabağı alacağım diye düşüncesi vardı ondan aldım ihtiyacı olan bir şey.
0
🌸dedeminhirkasi
(13.02.24)
Ben olsam dogum gunu hediyesi olarak kiyafet vb bir sey alirdum. Yanina da tabak alirdim. Ya da tabagi ertesi hafta alirdim.
0
ahm1
(13.02.24)
bulaşık makinesi tarzı bir hediye alıp bulaşıktan kurtarmıyorsan ev eşyası alma. yani çok ciddi rahatlatacak bir şey değilse kişisel bir şey al
0
paintov
(13.02.24)
Ben olsam tabak takımı hoşuma giderdi. Porselene ekstra ilgim de var.

Güzelmiş de ayrıca. Hazır tatlı tabağı ihtiyacı da varsa alın bence.
0
akhenaten
(13.02.24)
Guzelmis hocam. Ihtiyaci ve ilgisi varsa iyi bi hediye, hoş.
0
nic cage
(14.02.24)
(3)

kapla/tabakla satılan ürünlerde dara alma konusu

bay b
bunla ilgili sözlükte de bir ara başlık vardı sanki baklava alırken falan kutunun da tartılması vs diye de neyse, geçenlerde eve gelince aldığım etin o dandik tabağını merak edip tarttım 6-7 gr geldi. aldığım etin fiyatına baktım söylemesi ayıp kilosu 550 lira falan. geçen hafta tekrar gittiğimde ul
bunla ilgili sözlükte de bir ara başlık vardı sanki baklava alırken falan kutunun da tartılması vs diye de neyse, geçenlerde eve gelince aldığım etin o dandik tabağını merak edip tarttım 6-7 gr geldi. aldığım etin fiyatına baktım söylemesi ayıp kilosu 550 lira falan. geçen hafta tekrar gittiğimde ulan dedim ben keriz miyim adama dedim ki darasını alır mısın? ben ilk defa böyle bir şey görüyorum tabağın darası mı alınır yarım saat söylendi pezevenk sanki kendi dükkanı gibi. neyse mağaza yetkilisine gittim siz ne düşünüyorsunuz diye kadın diyor ki tabağın da maliyeti var, tartının üstüne koyup da mı tartalım et her yerde böyle satılır bilmem ne. neyse dedim siz de aynı fikirdeyseniz münakaşaya gerek yok.

ulan eti tabakla satmak senin tercihin, istersen kağıt ser altına eski kasaplar gibi isterden doğrudan streç film. ya da standart fiyat koy tabak için. kilosu 300 liralık et alan kilosu 600 liralık et alanın yarı fiyatını veriyor.

neyse ete 550 lira vermek zoruna gitmiyor da tabağa 3-4 lira vermek mi zoruna gidiyor diyecek olan varsa cevap vermesin lütfen gayet teknik bir soru soruyorum sizce bu tutum ne kadar doğru?
0
bay b
(13.02.24)
Müşteriden talep gelmiyordur bu konuda. Bizim halkımız daha çok "Niye 5 litre zeytinyağı 5 kilo değil" gibi şeyler talep ediyor lol

Neyse ciddi cevap verirsem, mesela ben et almaya gittim marketin kasap reyonuna. Siparişimi verdikten sonra adam darayı tarttı eti tarttı falan uğraşmasını istemem yani, totalde 3-4 lira dediğiniz gibi. Zaman kaybı gibi görürüm. Toplumda da insanlar ya burdan para kaybettiklerinin farkında değildir ya da kaybettikleri paranın zaman kaybını telafi edeceği bir para olacağını düşünmüyordur
0
nundu
(13.02.24)
yanlış. ne demek et her yerde böyle satılır. o şekilde et de satılmaz, tatlı da kuruyemiş de... bankasından marketine, devletinden özeline herkesin cebimizde bir cımbızı var ne yazık ki. tabağın maliyeti varsa bile bu kilosunun 600 lira olmasını gerektirmiyor. öyle bir dünya yok maalesef.

artık bu tarz şeylere dikkat edenler olarak azınlıktayız. es kaza fark edip dile getirdiğimizde öküzün trene baktığı gibi bakıyorlar. sinirlendim yine.
0
Improbable
(13.02.24)
Bahsettiğiniz konuya insanların ses etmemesinin nedeni defalarca kere sağda solda boş yere ödedikleri bu tutarları görmüyor olmalarından aslında. Örneğin bankalarda kesilen komisyonlar görüldüğü için önemseniyor. Aynı şey.

Tabak, kutu vs. parası gibi şeyler için ödeme alınmasının haklılığı haksızlığı ayrı bir tartışmanın konusu ancak eğer ödeme alınıyorsa miktarı da bildirilmeli. Doğru olan bu. Alınan ürünün kilogram fiyatına göre fişte durmadan değişen bir tutarı insanlar sürekli görüyor olsaydı durum farklı olurdu. Temelde KDV gibi bir şey bu da tüketici için, vergi gibi sürekli ödüyoruz.
0
akhenaten
(13.02.24)
(1)

Ürettiğim seramiği pişirecek yer nasıl bulurum?

harmanyeri
Merhabalar.. Evde ürettiğim seramik ürünleri dışarıda pişirebilecek bir yer nasıl bulabilirim? Yani nasıl yerlere sormam gerekir, nasıl araştırmam gerekir acaba? Örneğin atölye türü yerlere mi bakmalıyım?Yer söylemek gerekirse, Şişli.Ek bir soru olarak, seramik kadar sağlıklı ve (hem darbelere, hem
Merhabalar..
Evde ürettiğim seramik ürünleri dışarıda pişirebilecek bir yer nasıl bulabilirim? Yani nasıl yerlere sormam gerekir, nasıl araştırmam gerekir acaba? Örneğin atölye türü yerlere mi bakmalıyım?

Yer söylemek gerekirse, Şişli.

Ek bir soru olarak, seramik kadar sağlıklı ve (hem darbelere, hem ısıya karşı) dayanıklı olan, kalıplara dökme yöntemiyle kap kaçak üretilebilecek, ama pişirme gerektirmeyen bir alternatif malzeme var mıdır?

İyi günler dilerim :)
0
harmanyeri
(13.02.24)
Seramik fırınları oluyor, sizin gibi bir şeyler yapan insanlar getiriyor veriyorlar yaptıklarını, talebe göre 1-2 hafta arası birikiyor seramikler sonra fırınlanınca teslim alıyorsunuz.

Bahçelievler'de bir tane vardı böyle ama Şişli için bilmiyorum, kesin vardır.
0
akhenaten
(13.02.24)
(2)

Birinden Vazgeçme Eşiği

rock n roll
Selam, ekşide başlığını görüyorum ve merak ettim birinden sizin vazgeçme eşiğiniz nedir?
Selam, ekşide başlığını görüyorum ve merak ettim birinden sizin vazgeçme eşiğiniz nedir?
0
rock n roll
(12.02.24)
Bir keresinde artık bıkkınlıkla "ne yaparsan yap" kafasına girmiştim. Sonra aydınlanma geldi, gerçekten de ne yaparsa yapsın umrumda olmadığını fark ettim. İşte o an vazgeçtim desem yalan olur çünkü bir şeyden vazgeçmiş gibi de gelmiyordu. :D değişik bir his.

Kolay ve acısız görünüyor ama zor da bir şey aslında. "Bu geçen zaman niye geçti o zaman şimdi" diyorsunuz. Pandemideki 2 yılım şimdi nerde psikolojisi gibi.
0
akhenaten
(13.02.24)
benim şöyle uyguladığım bir mottom var

You must find courage to leave the table, if respect is no longer being served

illa kanlı bıçaklı olmaya gerek yok fakat artık insani olarak saygı görmeme eşiğindeysen, görmezden geliniyor iletişimsizlik duvarı örüldüyse masadan ayrıl :)
0
grimavi
(13.02.24)
(9)

borek ve pogaca icin en iyi peynir hangisi sizce?

buenosdias
dogum gunumde yabanci arkadaslara borek ve pogaca yapicam. hangi peynir olmali sizce? bi de miktari ve boyutu ne olmali?
dogum gunumde yabanci arkadaslara borek ve pogaca yapicam.

hangi peynir olmali sizce? bi de miktari ve boyutu ne olmali?
0
buenosdias
(12.02.24)
Bazıları lor vs kullanıyor börekte ama ben sevmiyorum pek. Genelde beyaz peynir, beyaz peynir yoksa ezine peyniri vs kullanıyorum.
0
yazdonumu
(12.02.24)
Yurtdışındaysaniz Gazi Beyaz Peynir en iyi alternatif bence.
0
fraise
(12.02.24)
Vallaha ben eriyen peynir manyağı bir insanim. Ama hanim, fransiz, börek ve poğaçalari beyaz peynir ile yapıyor genelde. Iş yerine yapti bir kere, insanlar saldirdi böbreğe.
Hanımın dediğine göre beyaz peynir tuz vs olarak da iyi oluyor. Lor vs tuzu az geliyor.
0
logisticsmanager
(12.02.24)
Börekte yumuşak kıvamlı beyaz peynir, poğaçada yağlı bir tulum peyniri (yağlı olması erimesi için önemli) çok güzel aroma veriyor.
0
akhenaten
(12.02.24)
Yagli beyaz peynir veya ezine, icine azicik da kasar harika oluyor
0
mor oje
(12.02.24)
Köy peyniri veya kaşar loru süper oluyor :)
0
e mice
(12.02.24)
Ben en son sek tam yağlı beyaz peynir kullandım harika oldu.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.24)
Organik süt alıp kaynarken içine yarım bardak sirke dök. Renk yeşile döndükten sonra süz. Tortusu, hakiki lor peyniridir ve börekte muhteşem olur. O yeşil suyu hamuru hazırlarken su yerine kullan.

Hem ucuz, hem doğal hem de diğer peynirlerden daha lezzetli
0
Mirket
(12.02.24)
@logisticsmanager hangi marka beyaz peynir kullanıyorsunuz ?
0
funl
(12.02.24)
(25)

Siz bir insanı uyarır mısınız? Yoksa fişini çeker misiniz?

tchuck
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamaz
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;

eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.
sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.

ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamazsın, yarım gün anlaştıysak en az 4 saat durman gerekir. buralarda tozlar duruyor, şurayı silmemişsin, burayı bilmem napmamışsın" gibi uyarılarda bulunmadım.

direkt yol verdim.

bu ilk kişi de değil, tüm herkese bunu yapıyorum.

iş veya günlük hayatımda da aynıyım. birinden bir şey istemem, bir şeyi düzeltmesini istemem, uyarmam etmem. direkt o kişiyle çalışmyı vs. bırakırım.

çünkü bana "uyarılmadığı sürece" işini hakkıyla yapmayan insanlar "ahlaksız" geliyor. yani bn bu kadını uyarıp ne yapacağım? bütün gün başınad durup onu mu denetleyeceğim? avizeyi silmesi gerektiğini her sferinde ben mi söyleyeceğim? yani bu kadına supervisorluk falan mı yapacağım gerçekten?

veya işyerimde altımdaki kişiye "bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?" demeliyim? yani bunu benim söylemem gerekiyor mu gerçekten?

ben bu insanları uyardığım için düzeldikleri sürece, yarın bir gün uyaramayacağım bir pozisyonda kalırsam, işlerini doğru yapmayacaklar öyleyse?

veya yanlış mı düşünüyorum?
sizin tavrınız noluyor genelde?
0
tchuck
(12.02.24)
ben de genelde uyarmam. çünkü nasıl teoki vereceğini bilmiyorum uğraşamam. kimse vazgeçilmez değil. ha değer verdiğin biridir. ya da uyarınca değişeceğine inancın varsa uyarırsın.
0
jelly bear
(12.02.24)
sizin bizim ne yaptigimiz onemli degil. dogrusu ve yanlisi ne ona bakmak lazim. hayatta binbir turlu olay, durum, istisna vs dinamik var. herkese ibmde calisiyormus gibi davranamazsiniz. davranirsaniz cevrenizde pek hos bir intiba birakmazsiniz.
0
buenosdias
(12.02.24)
insanlara onlardan ne beklediğimi söylerim

eve temizlikçi hizmeti alırken, iş yerinde task dağıtırken

daha esnek davranıyorum, insan yönetmek ve verim almak böyle bir şey bence
0
grimavi
(12.02.24)
buenosdias+1

Size göre doğruyla olması gereken şey her zaman genel geçer doğru olmayabileceği gibi, insanların hata ve davranışlarının çeşitli geçerli sebepleri olabilir. O yüzden insanlarla konuşup onları anlamaya çalışmaktan zarar gelmez diye düşünüyorum.
0
salihdt
(12.02.24)
Ben önce uyarırım ona rağmen olmuyorsa çalışmam o kişiyle. Ama bu arada kendime de bakarım, acaba yaptığımız anlaşmaya ben de tam anlamıyla uydum mu? Ya da karşımdaki insandan kapasitesinin üzerinde beklentide bulunuyor muyum? Mesela az para verip çok iş mi bekliyorum? Sigorta yaptım mı? Çünkü bazen insanlar çok zor durumda kaldığında mecburen bazı şeyleri kabul ediyorlar ama nihayetinde insan. Ego devreye giriyor vs. Her zaman önce uyarıdan yanayım.
0
rock n roll
(12.02.24)
uyarırsın pişman olursun, bozulur,
uyarmazsın pişman olursun, düzelmeye meyilli birisidir, toparlar kendini, sebepleri varmıştır vs.

arkadaşların dediği gibi durumu iyi analiz etmek ve ona uygun davranmak olabilir.
0
WithWorth
(12.02.24)
Sıkıntı yaşadığı bir çalışanı uyarmak, düzeltmek, verimli hale getirmek yerine her seferinde göndermeyi seçen kişi pek başarılı bir yönetici değildir.
Çok aşırı örnekleri dışında tutarsak gönderdiğiniz kişi ile yerine gelecek kişi arasında dağlar kadar fark olmayacaktır. Sürekli işe birilerini alıp gönderip yenisini almak uzun vadede baktığımızda çok zararlı olabilir.

Kendi evinizin temizliği konusunda bu şekilde davranınca eviniz temizlenmemiş oluyor ve bununla baş edebiliyorsunuz ama çalıştığınız şirkette işler bu kadar sık aksadığı zaman suçlu o verimsiz çalışan değil o departmanı yönetemeyen, o çalışanlardan verim alamayan yönetici olacaktır.
0
michael_knight
(12.02.24)
en iyisini yapmışsınız. bu saatten sonra millete yol yordam mı öğreteceksin.
ahlaki kurallar, etik davranışlar her yerde aynıdır.

4 saat kalmaması ayrı bir sorun işini yapmaması daha büyük sorun.
eli çabuk olsa tamam dersin o da yok.

bu insanlar insanların iyi niyetlerini sömüren tipler.
0
OgutucuRecep
(12.02.24)
Uyarı işin doğasında olan bir şey. En iyi çalışan bile işi savsaklayabilir. Bence hiç uyarı yapmadan her şeyi harfiyen kitabına uygun yapan ve bu motivasyonunu sürekli devam ettiren birini bulma olasılığına sarılmak sadece sizi yorar. İşleri kendiniz için zorlaştırmış olursunuz. Bu kişi ideal bir çalışan olurdu, ancak gerçek hayatta ideal tanımlar çoğunlukla hayal ürünü olarak kalır.

İş bağlamında düşününce işi savsaklayan çalışan = kötü çalışan demek değil. Eğer normal şartlarda işini düzgün yapan biriyse ve sonradan işin bozulduğunu görüyorsanız uyarı yaparsınız ve eğer iş düzelirse bundan hem kendisi hem de düzgün iş yapan birini elinde tutan kişi olarak siz fayda sağlarsınız.

Uyarıyı dikkate almak da bir meziyet ve iyi bir çalışanın bir göstergesi. Bana sorarsanız sizin tavrınız uzun vadede size kaybettirir.
0
akhenaten
(12.02.24)
ben daha cok zor konusmalardan kacan ve kendine de zaman zaman kirilgan ve zayif olma izni vermedigi icin karsi tarafla da bunu iletesemeyen ve buna izin vermeyen bir insan goruyorum acikcasi. sizi bilemem ama insanlar makine degil, herkesin iyi gunu, kotu gunu, zor gunu var, bu bazen bir gun degil belli bir zaman suruyor. bunu benle konusmadan bana yol veren bir liderim olsa, dusunecegim son sey 'bana soylemeden benim yapmam gerekirdi' olurdu herhalde. kimin ne yasadigi, neden ne yaptigi konusunda hicbir fikriniz yok, fikrimiz yok aslinda, yasamin ozu bu. kendi varsayimlarinizla yasiyorsunuz anladigim kadariyla. mutevazi olmak onemli. hayat sizin dogrularinizdan, ne nasil olmali'larinizdan ibaret degil.
0
kassiopeia
(12.02.24)
Uyarmadan yol vermek bana yanlış geliyor. Kimse benim zihnimi okumak veya benimle birebir aynı önceliklere sahip değil. Elbette iş etiği ve sorumluluk denen kavramlar çok önemli (yani uyarmadan işini düzgün yapan kişi tabi ki uyarı aldıktan sonra düzgün yapandan daha önde bu anlamda), ama herkesin geçmiş deneyimleri, çalıştıkları ortamlar ve kişiler de farklı. İki kişinin aynı noktada buluşması için konuşmak gerekir. Ha, konuşma üzerine hala bildiğini okuyordur, o zaman elbette yollarımızı ayırırız.
0
fotrsapka
(12.02.24)
Bu gibi hizmet alimlarinda tutumunuz ise yarayabilir ancak is yasaminda da bu sekilde davranirsaniz yoneticlilik kariyerinizde hayal ettiginiz yere gelmeniz zor olur.
0
turkuaz
(12.02.24)
Bu tarz durumlarda herseyi en bastan konusup firsat vermemek lazim
0
Zetnikov
(12.02.24)
Iste sure veriyorum, o surede bitmezse maille uyari, art niyetli birsey varsa uyarmakla yorulmam.
Bir de 100% hakli olup en kibar sekilde uyardiginda bile insanlar tavir aliyor, triplere giriyor. o yuzden hic ugrasamam.
0
spherical
(12.02.24)
Birde her insan herseyi dusunebilecek kapasitede olmayabiliyor.
0
Zetnikov
(12.02.24)
uyarmam, uyarmakla insan değiştiğini hiç görmedin. temizlik gibi basit bir konuda yol vermek en doğrusu.
0
orpheus
(12.02.24)
Belirli başlı durumlar için elbette ki öncelikle uyarmak gerekiyor. Onun dışında yazdığın her şeyde haklısın. Yani çalışma stili değişikliği ile çalışmama farklı şeyler. Çalışmayanı uyarmaya gerek yok. Uyardıkça çalışıyorsa, uyaran olmayınca kaytarıyordur. Beyaz yakalı işçilerin ve memurların %80'i de böyle.
0
nawar
(12.02.24)
fişi çekmek deniyor muydu bu duruma? bir çırpıda silmek diye biliyordum ben.

cevap: bence uyarmak denenmeli. hepimiz insanız. hata yapabiliriz. hayatımızda sağlığımızda vs. kötü giden durumlar olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
uyarmam. hatalarını düşünemeyecek insanla önce muhabbeti indirger, sonra da keserim.
0
tolgan
(12.02.24)
Değişkenlere tavırlara bağlı
Sizi haksız bulmadım
0
basond
(12.02.24)
kötü niyetli insanları silmek daha mantıklı
düzeltmeye çalışmak yıpratıcı olur

herkes hata yapar kimse mükemmel değildir
bu gibi durumlarda ben hata yaptığımda silseler nasıl olur empatisi yaparım

parasını az verebilirdiniz temizlikçinin ya da ne derdi varmış diye sormak
bir de hiç kimse başkasının evine özenmek ne kadar iş ahlakı deseniz de
ev temizliği için başkasını çağırmak güvenmek evi emanet etmek büyük risk

"bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?"
iş zamanında yetişmez ise sizin üstünüz sizden hesap sorar
ve projeler genelde zamanında yetişmez, iyi bir yönetici en başta bundan daha dramatik durumlar için hata payı bırakır, zamanından önce işi bitirerek prim yapar

haksızsınız demiyorum ama sildiğiniz insan yerine daha iyisini bulmaya çalışmak da yorucu
0
mantık
(12.02.24)
"Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; ...." bir de bu ayet gelir aklıma
0
mantık
(12.02.24)
bir çeşit pasif agresyon. iletişim eksikliği. tabii türkiye gibi eleştiriye kapalı insanların olduğu bir ülkede bunun olması normal ama doğru değil. düzgün bir üslupla rahatsızlığını dile getirmeyi öğrenmelisin. belki olumsuz bir geri dönüşten de kaçabiliyor olabilirsin bununla yüzleşmeyi de öğrenmelisin belki. en başta sana zararı olur.

burada kilit nokta da şu aslında. bir durumdan rahatsız olabilirsin. bu çok normal ve en doğal hakkın. bunu karşıdakini de kırmadan, kırılmadan dile getirmelisin. karşıdaki de kırılmamalı. ama türkiye'de insanlar eleştiriye açık olmadığı için hatta görevleri hatırlatıldığı zaman düşmanlaştığı için böyle bir pasif agresyon gelişiyor. ben de yumjuşak bir şekilde söyleyemem rahatsızlığımı. ya hiç bir şey demem senin gibi ilişiğimi keserim ya da kavga ederim. o yüzden aslında doğru iletişim kurmayı öğrenip rahatsız olduğumuz konuyu kavga da etmeden dile getirmemiz lazım. kimisi de laf cambazıdır, kendini çok iyi ifade eder o kadına rahatsızlığını söyler ama ipleri de koparmaz, bir gerginlik yaşamaz. bu önemli bir yetenek ve geliştirmek gerek.
0
blackkmamba
(12.02.24)
insandan insana değişir. böyle yapınca çevrende insan kalmaz. iş yaptıracak insan bulamazsın. sonuç odaklı olmak lazım. en baştan konuş, beklentilerini anlat. olmuyorsa ok ama kendi kendine çözsün, ben demezsem işini yapmıyor bakış açısı doğru değil. ülkede çalışan beyaz yakalının çoğunluğu gizli işsiz. internette takılmak üzerine, mail döndürmek üzerine maaş alıyor. hepsini kovalım o zaman.
0
gabe h coud
(12.02.24)
Zaten uyarmanızla, kendini düzeltecek karakterde biri, baştan bunu yapmaz. En güzelini yapmışsınız.

Uyarsaydınız, ya "bana iş mi yok" diye gidecekti, ya da kalıp baştan savma iş yapacaktı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.24)
(2)

dikişli kafayla duş alabilir miyim?

istististist
kaşımın yan kısmında bir yarık meydana geldi.cumartesi saat 17 sularında, acil servis'te 5 tane dikiş attılar.o gün dikişi atan doktor, 10 gün boyunca suyla temas ettirme, 10 gün sonra dikişi çıkartmaya gelirsin, pazartesi günü de pansuman için gel demişti.ve bugün için kbb'ye sevk ettiler.bugün mua
kaşımın yan kısmında bir yarık meydana geldi.

cumartesi saat 17 sularında, acil servis'te 5 tane dikiş attılar.

o gün dikişi atan doktor, 10 gün boyunca suyla temas ettirme, 10 gün sonra dikişi çıkartmaya gelirsin, pazartesi günü de pansuman için gel demişti.

ve bugün için kbb'ye sevk ettiler.

bugün muayene için gittiğim kbb doktoru, sargıyı çıkartıp, bunu artık takmana gerek yok. pansuman da yaptırma. suyla temas etmesinde bir sakınca yok. 1 hafta sonra da dikişi çıkarttırabilirsin dedi.

yani benim şimdi dikişli kısma su gelecek şekilde duş almamda bir sakınca yok anladığım kadarıyla değil mi?
0
istististist
(12.02.24)
2. Doktorun açıkça dediği üzere öyle evet, ilk doktor ortalama iyileşme süreci ve enfeksiyon ihtimalini göz önünde bulundurup öyle demiş ancak ikinci doktor iyileşmenin yeterli düzeyde gerçekleştiğine kanaat getirip farklı konuşmuş olabilir.

Ben olsam yine de o bölgeye su değdirmemeye çalışırdım. 8 gün fazladan önlemin bir zararı olmaz.
0
akhenaten
(12.02.24)
Kafamda dikiş varken bana da 10 gün su temasını yasaklamışlardı. Sizin yerinizde olsam aynı kuaförlerdeki gibi başımı lavaboya yaslar saçlarımı evdekilere yıkatırdım ya da imkan varsa kuaföre gider rica ederdim. Vücudunuzu zaten duşta yıkarsınız sorun olmaz.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.24)
(4)

Kredilerde yıllık maliyet oranı hk

avatar is back
X bank’dan %3,20 den 100k 12 aylık ihtiyaç çekersek geri ödemesi 130k görünüyor. Yıllık faiz %30 der geçersin. Ama 3,20’nin yıllık karşılığı %30 yapmıyor. “Yıllık maliyet oranı ise %65” görünüyor. Ancak %65’de faiz ödenmiyor. Tam olarak nasıl hesaplanıyor bu işin sırrı nedir
X bank’dan %3,20 den 100k 12 aylık ihtiyaç çekersek geri ödemesi 130k görünüyor. Yıllık faiz %30 der geçersin. Ama 3,20’nin yıllık karşılığı %30 yapmıyor. “Yıllık maliyet oranı ise %65” görünüyor. Ancak %65’de faiz ödenmiyor.

Tam olarak nasıl hesaplanıyor bu işin sırrı nedir
0
avatar is back
(12.02.24)
Çünkü ödemeleri aylık yapıyorsunuz yani aylık %3.2'den çektiğiniz kredinin ilk taksidini 1 yıl sonra ödeyecek olsaydınız %65 faizle öderdiniz, aydan aya ödediğniiz için 1 yılda ödediğiniz faiz %30'a denk oluyor
0
atom karincanin torunu
(12.02.24)
@atom karinca'ya ek olarak, BMSV, KKDF gibi faizin de vergisi olan tutarlar ekleniyor. Bunlar faizi yaklaşık %30 oranında artıyor. yani siz 3,20'den hesapladığınızda faiz 1000 tl ise buna bsmv ve kkdf eklenir ve 1300 tl faiz ödersiniz toplam.
0
eisberg
(12.02.24)
Kredi alırken faiz ödemesi geri ödeyeceğiniz tutarın en önemli kısmını oluşturuyor ancak geri ödeme tutarı hesaplanırken faiz oranı hesaba katılan tek tutar değil. Siz kredi alırken vergiler, sigortalar, size kredi tahsisi için yapılan araştırma, sorgulama vb. işlemler için dahi çok kompleks bir zincirinin maliyeti de size yansıtılır. İşte faiz dışındaki tüm diğer maliyet tutarının oranı yıllık maliyet oranı olarak gösteriliyor.

Dolayısıyla faiz oranı aynı olan iki farklı kredi arasında seçim yapmanız gerekirse yıllık maliyet oranı düşük olanı seçmek sizin faydanıza olur çünkü her iki kredide de aynı faizi ödeyecek olsanız da bir kredinin masrafı diğerinden daha fazla olduğu için geri ödeyeceğiniz tutar da fazla olur. Hatta bazen faiz oranı düşük kredinin geri ödemesinin faiz oranı daha yüksek olan krediye göre daha yüksek olduğu durumlar bile olabilir, eğer faiz oranı düşük kredinin masrafları daha fazlaysa böyle olur.

Örneğin aşağıdaki iki linkte QNB ve Enpara'dan verilen aynı faiz oranına sahip ancak geri ödemesi farklı olan iki kredi görüyorsunuz

www.hangikredi.com

www.hangikredi.com

Bunun sebebi Enparanın tahsis ücreti almamasından ileri geliyor. Faiz dışı ek bir gider olarak tahsis ücreti alınmadığında QNB'de %85,63 olan yıllık maliyet oranı Enpara'da %83,46 olarak hesaplanmış.

Sorunun diğer kısmı içinse Aylık faiz oranı her ay işletildiği için doğrudan yıllık faiz üzerinden düşünemezsiniz. Bankaların faiz hesaplama süreçleri çok karmaşık bir sürü veri içeriyor, siz sadece geri ödeme tutarınıza odaklanın.
0
akhenaten
(12.02.24)
Ben mesala geri ödeme tutarı değil de yıllık maliyet oranına göre bakıyorum.
0
hunharca ben
(12.02.24)
(9)

Plakanız XX ASS XXX şeklinde olsa değiştirir miydiniz?

ananiyimioguz
Bulunduğum şehirde çok görmeye başladım komik geliyor ama insanlar takmıyor sanırım
Bulunduğum şehirde çok görmeye başladım komik geliyor ama insanlar takmıyor sanırım
0
ananiyimioguz
(12.02.24)
hayır degiştirmezdim. Çünkü istek harfli özel plakalar büyük paralar. onun dışında araç plakalası alırken bunun dışında sana seçim hakkı vermiyorlar
0
limonlu eksi
(12.02.24)
Hayır.
AM (ki vermezler), GOT, SIK ise değiştiririm de yabancı dil ise kimse takmaz
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.02.24)
Neden değiştireyim ki, özellikle tutarım :D
0
akhenaten
(12.02.24)
Yani degistirmek isteyebilirdim. Plakada da her seyi begenmiyorum ben, buna gore araba secmemisligim var :)
0
mor oje
(12.02.24)
ass varsa boşta alırım. değiştirmem.
0
mikahakkinen
(12.02.24)
Değiştirmem
0
abelardo
(12.02.24)
değiştirmem
0
black holes in the sky
(12.02.24)
Ben tepesine "i like big", "give me your" vs bile yazardım :) Kesinlikle tutardım.
0
kimlanbu
(12.02.24)
alirim+1
0
ala09
(12.02.24)
(5)

Çay kahve bağımlısı ne yapmalı?

fakat
Çeşitli nedenlerden dolayı iki gündür çay ve kahve hiç içmedim. Dün sinirliligimi farkettim, canım da sürekli çay kahve istiyor, kafamda hafif ağrıyor. Dün fark edince bugün bilinçli olarak icmedim. Üç gün olmuş oldu. Yani yarın içmeye başlayayım mi? Garip ama hep en azından kahvaltıda içtiğimiz içi
Çeşitli nedenlerden dolayı iki gündür çay ve kahve hiç içmedim. Dün sinirliligimi farkettim, canım da sürekli çay kahve istiyor, kafamda hafif ağrıyor. Dün fark edince bugün bilinçli olarak icmedim. Üç gün olmuş oldu. Yani yarın içmeye başlayayım mi? Garip ama hep en azından kahvaltıda içtiğimiz için insan fark etmiyor. Sonuçta hiçbir şeye bağımlı olmak istemiyorum.
0
fakat
(11.02.24)
Kahve bağımlısıyım. Elimden gelse uyurken de içerim.
Hayatı bu kadar sevmeye gerek yok, günde 1 litre içmediğiniz sürece bu kadar abartacak bir şey değil.
0
pianeta
(11.02.24)
Sadece kahvaltıda içiyorsanız ne gibi bir sorun olabilir ki?

Zaten 3 gün içmeyip geri içecekseniz 3 gün içmemenin ne anlamı var ki?
0
akhenaten
(11.02.24)
yazdığım gibi, EN AZINDAN kahvaltıda içiyoruz, sadece kahvaltıda içiyoruz değil. yine yazdığım gibi, özellikle içmemezlik yapmadım.
0
🌸fakat
(11.02.24)
Uyanmak için çay kahve yerine açık havayı kullanabilirsiniz
0
mellifica
(12.02.24)
Uyandıktan sonra işk 3 saat çay kahve içmezseniz bağımlı olmazsınız.

Kahveyi kafeinsiz kahveyle değiştirebilirsiniz, ya da suyla seyreltilmiş kahve içebilirsiniz.
Çayı çok açık içebilirsiniz. Böylece bütün gün çay kahve içip sağlıklı sınır içinde rahatlıkla kalabilirsiniz.

Ama uyandıktan sonra ilk 3 saat kuralı önemli.
0
zimbirik
(12.02.24)
(2)

Paranın değerini risksiz bir şekilde korumam lazım

dejame
Elimde az bir miktar para var, ikinci el giriş seviyesi bir araç alacak kadar belki.Yatırım konusunda hiçbir bilgim yok, şu an %43 faizde duruyor.Çok basit ve takibi/yapması kolay bir şekilde sepet yapmak istiyorum.Bir kısmını yatırım fonlarına ayırsam, geri kalanını altın ve dolar olarak kenara koy
Elimde az bir miktar para var, ikinci el giriş seviyesi bir araç alacak kadar belki.

Yatırım konusunda hiçbir bilgim yok, şu an %43 faizde duruyor.
Çok basit ve takibi/yapması kolay bir şekilde sepet yapmak istiyorum.

Bir kısmını yatırım fonlarına ayırsam, geri kalanını altın ve dolar olarak kenara koysam makul bir fikir mi?
0
dejame
(10.02.24)
Arabayı kısa zamanda alacaksanız vadeli, en az 6 ay bekleyecekseniz dolar ve altın derim. Çünkü dolar ve altın alırken komisyon kesiyor ve o miktar kendini kısa sürede amorti etmiyor.
0
french lover
(10.02.24)
Zaten vadeli hesap kullanıyormuşsunuz bunun dışında en düşük riskli yatırım araçları tahvil ve bonolar, kira sertifikaları, para piyasası fonları, kısa vadeli borçlanma aracı fonları gibi şeyler oluyor. Bunların risk seviyesi 1-2 olarak geçer.

Ancak burası çokomelli, bu araçlarla "paranızın değerini korumanız" çok mümkün değil. Vadesiz hesapta beklemesinden her halükarda iyi tabi ki ancak açıklanan enflasyon rakamlarıyla bu tür araçların getirileri arasında fark var.

Altın ve döviz risksiz olmanın ötesinde yüksek veya çok yüksek riskli araçlar kategorisinde yer alıyor. Eğer piyasaya göre altın ve doları alınabilir buluyorsanız alabilirsiniz ancak herkes dolar kesin yükselir diye düşündüğü için bu doları daha az riskli yapmaz.
0
akhenaten
(10.02.24)
(7)

Irkçı ve faşist ilan edilmek

mrvln
Son yaşadığım tartışmadan sonra canımı sıkmaya başladı. Şöyle ki artık siyaset ya da güncel konularla ilgili fikrimi belirtmiyorum. Daha az haber izliyorum daha az okuyorum ama artık daha az yeni yerlere gidip daha kapalı yaşamaya başladığım için pek mutlu değilim. Evde de evin dışında da her geçen
Son yaşadığım tartışmadan sonra canımı sıkmaya başladı.
Şöyle ki artık siyaset ya da güncel konularla ilgili fikrimi belirtmiyorum. Daha az haber izliyorum daha az okuyorum ama artık daha az yeni yerlere gidip daha kapalı yaşamaya başladığım için pek mutlu değilim. Evde de evin dışında da her geçen gün daha da tedirgin hissederek yaşıyorum. Sokağım, marketim, eğlenmeye gittiğim yer, ilçem her geçen gün daha da tehlikeli oluyor. Uzun uzun anlatabilirim ama beni anlayanlar zaten anladı, sorum da onlara.
Bu tür suçlamalara karşı kendinizi nasıl koruyorsunuz? En son yılın 6 ayını farklı ülkelerde tatillere giden biri tarafından suçlandım ama nasıl bir suçlama anlatamam. Vicdansızlar, ırkçılar, beyaz türk çakmaları(buna biraz gülünce ortam daha da karıştı) neler neler. Terör benim gibiler yüzünden varmış, kültürlere saygı duymuyormuşum, ülke babamın malı değilmiş, çocuklar ve kadınları düşünmüyormuşum, benim gibiler yok olduğunda dünya daha güzel bir yer olacakmışla bitirdik geceyi.
Açıkçası sen olmayınca dünya daha güzel bir yer olacak diyene kadar he he dedim ama buna çok kırıldım ya. Çimlere basmayan insanım ben. Kırdı yani beni.
Böyle bir durumda ne yapıyorsunuz? Tüm bu yaşananlardan sonra ve içinde bulunduğumuz durumda bile bu şekilde düşünen insanlarla konuşmamaya çalışıyorum zaten de, gece vakti sigara almak için yan sokağa arabayla giden biri olarak yoruldum artık. Kendini güvende hissetmeyen ve sürekli korku halinde kendini korumak zorunda hisseden benim. Benden istenen şey nedir? Ne diyeyim ben şimdi?
0
mrvln
(10.02.24)
Böyle bir durumda ne yapılacağı olaya ve kişiye göre değişir.

Uzun zamandır gözlemlediğim kadarıyla biz ABD'den politika ithal ediyoruz. Sağcısı da solcusu da bunu yapıyor. Irkçılık konusu buna bir örnek, ancak düz dünyacılardan tutun silah serbestisine kadar tartıştığımız çoğu konu aslında bizim kendi iç dinamiklerimizden doğan konular değil. Geçen ABD seçimlerinden beri düzenli olarak ABD haber kanallarını izleyip gündemi takip ediyorum. Ne zaman orada bir tartışma patlak verse birkaç ay sonra aynı konu burada patlıyor. Bunu sorunun kaynağı olarak gördüğümden söylemiyorum, o klasik "ABD karşıtı" tiplerden değilim. Her sorunun kaynağı da ABD değil, bunların hiçbirini ima etmiyorum. Sorun insanlarda, X yerdeki dinamiklerle Y yerdeki dinamikler birbirinden farklı olabilir ancak insanlar gerçekten düşünmeden, sadece ezberden duyduklarını tekrar ettikleri için X yerdeki olayı alıp aynen Y yerdeki olaya uyarlıyorlar.

Bir yerde yaşayan insan topluluğunun da kendi hakları vardır. Kültür de kendi içinde bir ekosistemdir. Bakın geçenlerde define aramak için bir buzul gölü boşaltılmıştı, sonra suyu tekrar doldurup sorun çözüldü gibi davranıldı ancak o göl buzul çağından beri süregelen bir ekosisteme sahipti ve bu yok oldu. Suyu tekrar doldurduğunuzda gölü kurtarmış olmuyorsunuz, o gölü o göl yapan orada su bulunması değildi, o göl bir organizmaydı. Aynı şekilde insan toplumu da böyle bir organizma, ülke sınırları siyasi olabilir ancak yol açtığı etkiler sadece siyasi değil. Burada yaşayan insanların da kendi doğrularıyla yaşamaya hakları var. Siz oransal olarak buradaki nüfusa doğrudan etkisi olacak kadar yabancı unsuru kısa sürede içeriye alırsanız o ülkedeki ekosistemde depremler yaratmış olursunuz ve o kültür de bu duruma tepki gösterir. Bu tamamen beklenen bir tepki, p ise q durumu.

Sizi tanımıyorum, belki ırkçısınızdır belki de değilsinizdir. Ben sadece kabataslak bir gündemden yaptığım çıkarım üzerine konuşuyorum burada. Ancak karşınızdaki insan sizin aktardığınız kadarıyla tamamen irrasyonel davranmış. Olayları doğru tahlil ettiğini sanmıyorum. Karşınızdaki insan bir fikri bilerek savunmayıp, sadece o fikri üretenlerin davranışlarını taklit ediyorsa onunla konuşarak baş edemezsiniz. Çünkü söylediği şeylerin altyapısını bilmediği için onları masaya yatırıp tartışacak kabiliyete de sahip olamaz. Yapabileceğiniz tek şey "elin delisi geldi beni buldu" deyip hayatınıza devam etmek.
0
akhenaten
(10.02.24)
bu konular tam aktarılamaz size nasıl davranıldı bilemem fakat "ırkçı" davranan sürekli yabancılardan şikayet eden insanların sorunu şu, sorunları bireysel insanların üzerine yıkma kolaycılığında bulunuyorlar, ülkeyi denetleyen düzenleyen yapılara sesleri çıkmıyor

örnek vermek gerekirse, mahallede hırsızlık arttı, bunun birincil sorumlusu devlet, güvenliğiyle, adaletiyle vs

ama buna ses çıkarmak zor geliyor, bu öfke basınç kişilere yöneliyor
0
grimavi
(10.02.24)
Irkçılığa uğrayan biri olarak ırkçılığın sistemli bir kötülük olduğunu öğrendim, sürekli önüne engel çıkarıyorlar vs. Biz de ırkçılık biraz lafta kalıyor.

Ben Tr’deki surilerden, afganlardan nefret ediyorum, ettiğimi de söylüyorum. bazı arkadaşlar laf atıyor ama gel Mersin’de bizim evde tatil yap diyince gelip giden yok. Babam iş vermiş mesela bahçede birine hem onun fakirliğine üzülüyorum, yardımcı oluyorum hem de babama seni öldürürse, bulmak için Müge anlı’ya mı çıkacağız diye kızıyorum.
Fil çimen ilişkisi.

Yurtdışında tanıştığım araplar da surilerden nefret ediyor özellikle İstanbul’a gelmiş olanlar kendileri bahsediyor, onlarda mı ırkçı.
Birinin ırkından dolayı nefret etmek ayrı, istilasından dolayı nefret etmek ayrı.
marmaristeki ingilizlerden de nefret ediyorum.
Popülist davranmış, bana bu kişinin ya seninle ilgili problemi var gibi geldi ya da ortamlarda hava atmaya mı çalışmış anlamadım.
0
durgunfoton
(10.02.24)
Yurtdışında problem yaşamıştır belki pasaport polisiyle problemi olmuştur. Hıncını sana yansıtmış.
Akademik çalışmanız mı var? Stk’lar da çalıştın? falan diye sorunca birşey diyemiyorlar, neyi savunduklarını bilmiyorlar bile.
Terör senin gibiler yüzünden var dediğinde İzmit’teki kıza tecavüz edenlerde seni gibiler yüzünden var diye ağzının payını verecektin.
0
spherical
(10.02.24)
Ben de çevremden genelde aynı suçlamaları duyarım, bazen biraz vicdansız ve aşırıya kaçtığım söylenir. Ama en azından bunu diyenler pembe gtlü olmadığımı biliyorum. Çok sallamıyorum ben bu denyoları. Şu an okuyunca bile sinirlendim aslında sallıyormuşum biraz.
0
pianeta
(10.02.24)
Benimle bir sorunu olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak kimseyle sorunu olan biri değil anladığım kadarıyla. Benim burada ne işim var havasındaydı. Haftaya okyanusun ortasındaki adını anlamadığım bir adaya gidecek mesela. Farklı bir dünyası var.
@grimavi bu arada bununla da suçlandım :)
Yazmayı unutmuşum, teşekkür ederim. Oyumu kullanarak, yasalara uyarak, içinde bulunduğumuz durumun sorumlularından, sorumlulara destek olanlara kadar kimseyle maddi manevi ilişki kurmayarak elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Yeri geldiğinde kimseye lafımı esirgemedim. Bir vatandaş olarak daha fazla ne yapabilirim?
Ayrıca suç bireysel değil miydi? Neden biri suç işlediğinde onu sorumlu tutmayayım ki? 11 yaşındaki çocukla evlenmek isteyen birini suçlarım. 11 yaşındaki çocukla evlenmeyi normal bulan “kültürü” de suçlarım. Kim ya da ne bana ve varlığıma zarar verecek şey yaparsa onu suçlarım. Sadece bir şeyi suçlama hakkım yok ki benim.
Bambaşka ülkelerdeki bambaşka insanların hakkında yorum yapmıyorum. Bambaşka şeyleri yargılamıyorum. Ben artık yan sokağıma yürüyerek gitmiyorum diyorum size. Yaşadığım mahallede son bir ayda üç dört silahlı çatışma yaşandı. Bilmem kaç bıçaklı yaralama oldu. Canımın güvenliğinden endişeliyim diyorum size. Böyle bir durumda kafama göre birilerinin üzerine bir şeyler yıkabilecek durumda mıyım sizce? Emeği geçen herkese(bu arada havada uçan kuş da dahil) sinirliyim. Daha ne kadar net anlatabilirim.
Bunların hepsini konuştuk. Tartışma da eve dönme meselesinden çıktı zaten. Alkollüyken araba kullanmak istemedim. Taksiye de 600 lira vermek canımı sıktı çünkü toplu taşımayla kapının önünden binip, indiğim yerden 2 dakika içinde evimde olabiliyorum. Sinirle söylendim ve konu buralara geldi. Buna da hakkım yokmuş demek ki.
Bu suçlamaları kabul etmek istemiyorum. Tartışmak da istemiyorum. Kısacık bir açıklamayla konuyu kapatmak istiyorum.
0
🌸mrvln
(10.02.24)
Mevcut göçmen ve mülteci politikasından rahatsız olmak demek ırkçı olmak değildir ancak ırkçıların tamamı da ideolojileri gereği bundan rahatsız olur. Kategorik olarak belli bir ırka mensup insanlardan nefret etmiyor ve/veya kendi ırkınızı kıymeti kendinden menkul sebeplerden dolayı diğerlerinden üstün görmüyorsanız kafanıza takmayın. Bir insanın mülteci olması onun hırsız/tacizci/terörist olduğunu ya da olmadığını göstermez.
0
salihdt
(10.02.24)
(16)

Nazar hakkında ne düşünüyorsunuz?

UriahHeep
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek z
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.

Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek zorunda olduğum biri benim bu hassasiyetimi öğrenip benden bir şeyler gizlemeye çalışması beni iyice nefret ettirdi. Birisi neden böyle bir şey yapar ki?

Akraba sayılırız yaptığı şu:
/eee araba al artık böyle kiralamayla uğraşma. (Tamamen iyi niyet)
\yaa bakacağız kuzenle bir galerilere filan. (Deyip ertesi gün sıfır araba aldı)

Bir insan sıfır araba almaya bir günde karar verir mi çok zengin değilse? Böyle şeyler işte.

Aynı kişi bir işte çalışıyor ve memnun olduğunu iyi kazandığını biliyoruz. Ya ben adamı görünce insanım iletişim kurmalıyım değil mi? Ne soracağım?
Nasılsın işler nasıl gidiyor vs. //// Bu adam her zaman işini kötüler ve her sorduğunuzda iş arıyordur. Ancak asla öyle major bir durum yoktur ortada.

Ben ne yapayım ben bunlar gibi yapamam.

Nazara inanmayan ya da saçma bulan ayrıca korkan da yazsın lütfen.
0
UriahHeep
(09.02.24)
Ben de sıfır araba almaya bir günde karar verdim valla. Bir de şöylr bir surum var araba almaya gidicem yarın dersin istesiğin model olmaz istediğin fiyata ğnmez alamaz geri sönersin sonra çevrene şöyle oldu böyle oldu diye ağlar durursun, onu yaşamak istememiştir.

Öte yandan İşi gücü iyi gidip de haybeye yakınan s*kiklerden ben de hazzetmem ama bu iki kişiyi biye bu kadar ciddiye aldınız. Öyle çok önemli insanlar gibi de değil belli ki. Bu arada size nazar değiyor diye karşınızdaki kişi alım satım işlerini niye tamamen açıklamak zorunda olsun ki.
0
herp
(09.02.24)
İnanmiyorum tabii ki nazara falan.
0
ahm1
(09.02.24)
Verdiğiniz örneklerin nazarla ne alakası var hiç anlamadım. Anlattıklarınızdan karşıdaki kişinin ketum biri olduğu dışında bir sonuca ulaşamadım ben.
Araba alacakmış, söylememiş. 1 günde araba almaya karar vermeyeceğine göre size söylemek istememiş, belki de kimseye söylememiş. Sizle konuştuğu ertesi gün de belki beklediği, haber saldığı vs bir yerden haber gelmiştir, gitmiş almıştır.
İşini sorunca da iyi gidiyor memnunum dememiş, kötü gidiyor demiş. En fazla yalan söylemiş deriz burda da.
Nazar nerde cidden samimi olarak soruyorum? Bu hikayede nazar kime değmiş tam olarak?


Ayrıca nazarın tabi ki de inanılacak bir tarafı yok. Bana biraz kendini fazla önemsemek gibi geliyor.
0
pianeta
(09.02.24)
Nazar var.
Ayrıca verdiğin örnekler konuyla ilgisiz.
0
diyecevaplandı
(09.02.24)
Nazara inanmıyorum. Nazar iki alakasız şeyin alakalıYMIŞ gibi yorumlanmasından ibaret. Yani temelde iki alakasız zaman çizgisi var, sizinki ve diğer kişininki. Nazara inananlar sırf bu iki zaman çizgisi bir yerde kesişti diye yoktan anlam var ediyor.

Birine "yarın iş görüşmem var" demeniz ile o iş görüşmesinde çuvallamanız arasındaki hiçbir ilişki yok. İşi alamamanız sizin o pozisyon için yetersiz olmanız, İK'cının aradığı niteliklerin farklı olması, sizden bir önce mülakata giren kişinin daha iyi bir aday olması, başkasının araya torpil sokması vb. gibi nedenlerdendir. Ama size çuvallamanızın nedeninin bunlardan hangisi olduğu açıklanmadığı için, siz açıklayabildiğiniz (çünkü bizzat yaşadığınız) bir şeye atfetmeye çalışıyorsunuz, bu da bir gün önce rastgele bir insana bu mülakatten bahsetmiş olmanız.
0
fotrsapka
(09.02.24)
Nazar kesinlikle var. Yeri geliyor insanın kendine bile nazarı değiyor.

Nefesine güvendiğiniz, sevdiğiniz bir büyüğünüz arada bir okusun üflesin sizi.

Rahmetli ninemin nefesi çok iyi gelirdi bana.
0
anaphylacticshock
(09.02.24)
Algıda seçiciliği bir kenara bırakıyorum. İnsanların gözünden çıkan sihirli ışınların diğer insanlara kötü şans getirme ihtimali, insan psikolojisinin zannettiğimizden daha karmaşık olması ve bilinçli olarak fark etmediğimiz onca detaydan etkilenerek eylemlerimizi buna göre belirlememiz ihtimalinden çok daha düşük.
0
aloha snackbar 3
(09.02.24)
@jjj 3 +1

Nazar yok.
0
nawar
(09.02.24)
Verdiğim iki örnek nazarla şu şekilde alakalı. İşine nazar değmesinden korktuğu için her zaman kötülüyor. Sıfır araba almaya gidecek ama bunu söylemiyor çünkü nazar değecek ve aşamayacağını düşünüyor. Araba konusunda kendini öyle bir gösteriyor ki örneğin 94 lada Samara alacak sanıyorsun. Ama 2024 orta segment bir araba alıyor.
0
🌸UriahHeep
(09.02.24)
Hocam insanlar yaşayıp anlam veremedikleri durumları anlamlandırmaya çalışırlar. Eğer konu hakkında yetkin bilginiz varsa, ya da dünyadaki ortalama eğitim seviyesi olan şeyleri anlamdırmaya yetiyorsa olan şeylerin ne olduğunu bilirsiniz.

Bundan birkaç yüzyıl önce insanlar nelere inanıyordu, şimdi gülüp geçiyoruz.

Nazar da böyle bir şey. Eğer siz insanlar tarafından kolayca manipüle edilebilen, ya da özgüvenini kolayca kaybedebilen bir yapıdaysanız ve insanlarla etkileşiminiz sizde bunlara sebep oluyorsa ya özgüveninizi geliştirmeye yönelik bir uğraş içine girersiniz ya da bu sorunla yüzleşip üstesinden gelmek yerine nazara sığınıp bu olayları bastırıp insanlarla daha az paylaşıma girme yolunu seçersiniz.

Ortada doğaüstü bir güç yok, siz ve etrafınızdaki insanlarla olan etkileşiminiz varsınız.

Tabi bu tip şeylere inaancınız varsa bir de işin içine self-sabotaj olayı giriyor. Eğer siz bir şey gerçekleştiğinde sonuçta kötü bir olay geleceğine yeterince inanırsanız o kötğ olayın gerçekten olmasını sağlarsınız.

Bence nazarı bir kenera bırakıp kendinize odaklanın.
0
akhenaten
(09.02.24)
ben nazara inaniyorum ama, mesela unluler, sporcular vs gayet iyi, degse onlara deger. kotu enerji seklinde falan algilyorum ben ya da birsey diyip moralimi falan bozuyorlar anlaminda.
nazar disinda genelde insanlar kazancini gizliyor, bunu bana maasini soylesin diye demiyorum. cevremde ozellikle de durumu iyi olup, bir is karistaranlar hep ac, yoksul ve muhtac. borc istemesinler diye yapiyor da olabilirler ama hem oyle bir durum soz konusu degil hem de konuyu kendileri aciyor.
o yuzden ben de bana anlatmayana anlatmiyorum. sen de alisirsin.
0
durgunfoton
(09.02.24)
Nazara inaniyorum. Ayrica verdigin ornekleri anladim ilk okudugumda. Sakliyorlar iste. Demek onlar da inaniyor. Burada sinir olacak bir sey yok. O da inaniyor ve araba alacagini soylemiyor."hassasiyetimi ogrendi ve boyle davraniyor" ne alaka onu anlamadim sadece.

Sen de onlar gibi yap. Niye yapamiyorsun. Sir kupu olma ama dikkat et. Ben evlilige giden iliskim nazar yuzunden bitti. Kime soylesem inanmiyor ama ortada bir sey yokken ne oldugunu anlamadan ayrildik. Herkesin gozu bizdeydi. Hangi isten memnun olsam ve bunu birine belirtsem ki bu kisi hep ayni kisi oluyor, hep bir anda isten soguyup ayrildim. O kisiye hicbir sey soylemiyorum. Gecen bulustuk ilk kez bi seyden bahsetti. O da bozuldu birkac hafta sonra. Dehsete dusuyorum. Gozu goz degil derler ya oyle.
0
Kittie
(09.02.24)
Bazı insanlar kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmezken bazı insanlar bu konularda çok soru soruyorlar. Bazı insanlar da hem kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmiyor hem de bu konularda çok soru soruyorlar. Bunu böyle kabul edip bu üçüncü tip kişi olmamaya devam etmelisiniz. başka konular konuşun, insanların maddi durumlarıyla alıp sattıklarıyla ilgilenmeyin. o kadar ilgilenmeyin ki anlatmak istediklerinde konuyu değiştirin, en güzeli bu bence.

Nazara gelince, bir süre inandım, bu sebeple şu anda inananları tenzih ediyorum ama ben şahsen artık nazara götümle gülüyorum. başıma gelen iyi şeyleri bazen anlatır bazen anlatmam, aynı koşullarda anlatıp anlatmamamla o işlerin bozulma olasılıkları arasında hiç bir ilişki bulunamaz. entropi gereği mutluluğumuzu paylaşırken de paylaşmazken de bir takım işler bozuluyor, başımıza kötü şeyler geliyor, artık yaşımız bilmem kaç oldu bunlara alışmamız lazım.
0
engelbert humperdinck
(09.02.24)
nazar kesinlikle var yaw, o yuzden eve mutlaka nazar boncugu asarim. Yeni aldigim seyleri (ornek: arac) insanlarla, 1. derece akraba haric, mumkun oldugu kadar biraz eskitene kadar paylasmam cunku kesinlikle bir bokluk oluyor.
0
cooperr
(09.02.24)
nazara inanıyorum , nazar boncuğu gibi şeylere inanmıyorum.
0
ercu cozer
(10.02.24)
Nazar dediğimiz şey çoğunlukla seçici algı. Bir olayın olmasına neden olan bir sürü şey vardır; genelde söz konusu şeyin gerçekleşmesine sebep olan olaylar zinciri bahsi geçen "Nazarın" yaşanmasından çok önce başlar. Eğer bu tür şeylere inanmaya teşne biriyseniz hoşunuza gitmeyen şeyler yaşandığında "Aaa nazar" dersiniz; zira neredeyse her olay birilerinin bilgisi dahilinde gerçekleşir. Herhangi bir sorun yaşanmayan olaylar için ise, bu olaylar da birilerinin bilgisi dahilinde, gözleri önünde gerçekleşse de "Aa neden nazar değmedi acaba" diye düşünmezsiniz.

Gerçi şimdi düşündüm de belki de Nazar gerçektir ve çift yarık deneylerindeki gözlemci etkisi nazardır. Bilemedim
0
salihdt
(10.02.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.