Giriş
(4)

Uzun ilişlide tartışma/kavga ve ödünleşme

crinix
Uzun ilişkideki çiftlerde aşağıdaki örüntüler nasıl?Ne sıklıkla kavga ediyorsunuz? Tartışmayı/kavgayı çıkaran taraf çoğunlukla aynı taraf mı oluyor? Nasıl barışıyorsunuz, kim ödün veriyor?Yıllar geçse de bu örüntü aynı kalıyor mu?
Uzun ilişkideki çiftlerde aşağıdaki örüntüler nasıl?

Ne sıklıkla kavga ediyorsunuz? Tartışmayı/kavgayı çıkaran taraf çoğunlukla aynı taraf mı oluyor? Nasıl barışıyorsunuz, kim ödün veriyor?

Yıllar geçse de bu örüntü aynı kalıyor mu?
0
crinix
(12.07.24)
Kavga sıklığı iki üç ayda bir. Genelde kavgayı ben çıkarıyorum. Kocamın bir hareketine sözüne sinirlenirim. O barışmaya gelir, ben de uzatmam barışırım. Kimse ödün vermez kendisinden.

Tersi bir senaryo henüz olmadı. Çünkü eşimi kıracak üzecek istemeyeceği bir şey zaten yapmıyorum karakter olarak da kendimi zorlamama gerek bile kalmıyor zaten uysalım.
0
yenibirgüzelnick
(12.07.24)
10 yıllık ilişki 7 yıllık evli.
Hanima sordum aklimiza bile gelmedi örnek. O yüzden etmiyoruz diyebiliriz.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
5. Yıl - Genelde yoğun çalışılan dönemlerde birlikte bir şey yapacak vakit bulamamak sebepli tartışıyoruz senede bir iki. O benden daha yoğun çalışıyor. Ben çıkarıyorum tartışmayı. Ama biriyle daha az çalış diye tartıştığınızda "yok illa çalışağım" diye ısrar etme şansı düşük tabi :D genelde o da fark ediyor çok izole kaldığını, tatlıya bağlanıyor.

İlişkinin başlarında, ilk senede diyelim; "acaba hisler karşılıklı değil mi" tedirginliğiyle oluşan ilgi beklentileri yüzünden tartışma çıkardı ilişki ilerlemeye devam ederken. Bunlar bir iki ayda bir olurdu. Taviz vermek gerekmiyordu sadece diğer tarafın olayı idrak edip yeşil ışık yakması gerekiyordu. İki taraf da çıkarıyordu bu tartışmaları.

Ama öyle ilişkinin temelleri üzerine bir tartışmamız olmadı hiç. Ne bileyim ipler koptu kopacak bir duruma gelinmedi.
0
akhenaten
(12.07.24)
Ru mu izledin sen? :)

örüntü basta nasil baslarsa öyle gidiyor benim gözlemim.
0
robert bosch
(13.07.24)
(2)

Hızlı şarj cihazları ne kadar hızlı?

ferenc
30W ve 20W arasında ne kadar süre farkı oluyor?
30W ve 20W arasında ne kadar süre farkı oluyor?
0
ferenc
(11.07.24)
Telefondan telefona değişir ama 30W 20W'a göre %25-30 daha hızlı şarj eder
0
nuevo
(11.07.24)
Şurada 20W 2 saat 20dk'da tam şarj ederken 30W 2 saat 12dk denmiş.

www.ptc.net.au:~:text=In%20terms%20of%20practical%20performance,10%20minutes%20between%20the%20two.

Hızlı şarj için ben rutin ayarladım kendime. Akşam eve geldiğimde hızlı şarj otomatik kapanıyor ve pil koruma modu otomatik olarak açılıyor ve telefon kendini maksimum %80'e şarj ediyor. Sabah uyanma saatimden 30dk önceyse pil koruma kapanıyor ve uyandığımda şarjım %100 oluyor. Evden çıktığımda da hızlı şarj tekrar aktive oluyor. Böylelikle sadece telefonu dışarda şarj etmem gerektiğinde hızlı şarj kullanılıyor. Aynı rutini ayarlayabilirsiniz.
0
akhenaten
(11.07.24)
(27)

bağımlılık

mantarliborekk
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.herkes kendince haklı.sevgi var hala iki tarafta da, çocuklar var,çözü
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.
her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.
ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.
herkes kendince haklı.
sevgi var hala iki tarafta da,
çocuklar var,
çözüm yok.

bazen hararetli tartışmalar , bazen hiç böyle bir derdimiz yokmuş gibi geçen günler...

sevgi herşeyi çözer mi ? onarılması mümkün olmayan şeyler yaşandı. yaşanıyor.
yine de kopacağına inanılan bir evlilikten neden gidilmiyor.

1 gece önce yaşanan kalp kırıklığını telafi etmesini neden bekliyorum mesela?

etse bile aynı şeyin yaşanacağını % 100 iken. neden bu beklenti içindeyim.

kendimi gurursuz hissediyorum.
çaresiz hissediyorum.
0
mantarliborekk
(11.07.24)
Çift terapisi.
Sevginin devam ettiği ama mutsuzluğun olduğu ilişkiler için çift terapisinin çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Elbette bir mucize veya sihirli değnek değil ama bu yönde ilerlemek istiyorsanız mutlaka deneyin.
0
michael_knight
(11.07.24)
@michael_knight

terapiste gitmeyi eşim reddediyor. başka birine kolayca anlatabileceğimiz bir durum değil ne yazık ki.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
@michael_knight+1
Eşin terapiste neden gitmek istemiyor? Sorunlar çözülsün isteyen buna karşı çıkmaz. Başka biri dediğin bu konu üzerine eğitim almış. Psikolog, psikiyatr bu kişilerden cekinilmez. Onlara her şeyi anlatabilirsin. Seni kınamaz, yargılamaz. Hatta anlatman lazım cozebilmesi için.
0
rock n roll
(11.07.24)
@titanic kemancısı hiç öyle bişey değil. dışardan tanıyan gören herkesin ideal çift dedikleri tipleriz. ikimiz dışında olayı bilen, anlama ihtimali olan kimse yok.

çift olarak benim içimin almadığı ama onun her erkeğin içinde olduğunu iddia ettiği dürtüleri,
bana göre sapıkça ona göre dürüstçe olan bazı istekleri var.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Uzaktan benim için söylemek çok kolay ama diyorum ki;
Eğer karşı taraf bu ilişkiye terapiste gidecek kadar değer vermiyor, daha az değer veriyorsa siz de çırpınmayın. Bir an önce kendiniz ve çocuklarınız için kendinizin en iyi versiyonu olmak için çabalamaya başlayın.
0
michael_knight
(11.07.24)
@rock n roll ona göre çözülecek bir sorun değil aslında.

dışardan herhangi biri tarafından bilinmesini istemiyor.
aslında bende istemiyorum ama bişey duymaya ihtiyacım var. olabilir doğru her erkekte var yada hayır bu sapıkça bir düşünce istek gibi. hangisini duyunca içim soğur onu da bilmiyorum. çıkmazda gibiyim.

tek başıma gidebilirim ama onun istekleri düşünceleri olduğu gibi kalacak bana ne faydası olacak diye düşünüyorum.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Cinsellik ve fantezi dünyası çok çeşitli. Bu konulara biraz kafa yormuş bir insan hiçbir isteği ayıplamaz. Bunun tek istisnası erişkin olmayanlara yönelik düşüncelerdir, onları ayıplarım, yasaklarım.

Üzerine işenmesinden, kaka yapılmasından hoşlananlar var, canının acıtılmasından hoşlananlar var, zorlanıyormuş gibi rol yapılmasından hoşlananlar var daha sayamayacağım pek çok farklı hareket insanları cezbedebiliyor ve bunları kesinlikle ayıplamam.
Bir profesyonel (psikolog veya psikiyatrist) benden çok daha ileridedir ayıplamama konusunda. Onlar meslekleri gereği de aklımıza gelmeyecek acayiplikler görmüşlerdir. Anlattıklarınız onun için şaşırtıcı olmayacaktır.

Şaşırtıcı olacak veya ayıplanacağını zannedecekseniz de öyle olsun. Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?
0
michael_knight
(11.07.24)
"her erkekte var" veya "her erkekte yok" cevabını almanız hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
Sizin karşınızdaki erkekte var.
Sizin bir hissinizin her kadında olup olmaması bu hissin varlığını değiştirmez.

Ne erkekler ne de kadınlar tek tip değiller.
0
michael_knight
(11.07.24)
erişkin olmayanlara yönelik düşünceler değil.

ama bu konuda kafa yormayan birine ağır gelecek şeyler.
üstelik deneyip zaman zaman yapabileceğimi sandığım ama kalbimi çok kıran kendimi yetersiz yaşlı eskisi gibi çekici olmadığımı düşündüğüm sürekli sorguladığım şeyler.

Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?

bunu soracağım eşime çünkü çözemezsek eninde sonunda bitecekmişiz gibi görüyorum.
deneseydik eğer terapisti belki toparlardık diye pişmanlık duymayız.

inanın bende terapistin faydası olacağını sanmıyorum. yine de başka öneri göremiyorum. değerlendirmek için çabalayacağım.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiste giderken "partnerim değişsin" "terapist ona bunun normal olmadığını anlatsın" düşüncesiyle giderseniz terapiden de pek faydalanmanız mümkün değil.
Öyle düşünmüyorsunuzdur, belki yanlış anlamışımdır.
0
michael_knight
(11.07.24)
maalesef öyle düşünüyorum.
belki de bu düşüncem değişir.

çabalamaya değecek bir ilişki benim için.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Ban başka bir şey söylemek istiyorum.

Ben kendinizi uzlaşmak zorunda hissetmemenizi isterim şahsen. Onun normal gördüğü, size normal olarak dikte ettiği bir şeyi normal olarak kabul etmek zorunda değilsiniz. Ben ilişkilerde sevginin, saygının, huzurun başkasının doğrusuna adapte olmaktan geçmediğine inanıyorum. Bu sizin karşı tarafı bir yanlışlığın kabulüne mecbur bırakmanız için de geçerli.

Evlilik gibi kemikleşmiş bir alışkanlığı terk etmek zor olabilir fakat imkansız değil. Kalbinizi, aklınızı kemiren veya içinize sinmeyen her neyse buna alışma mecburiyetiniz yok. Zaten karşı tarafın orta yol bulma gibi bir çabası da yok anlattığınıza göre. Ona çareyi bulup getiremezsiniz. Çareleri kendi isteğimizle biz yaratırız, tamamen gönüllü olarak ve özveriyle. Tek taraflı çabayla uzatmaları oynamak bana kalırsa sadece vakit kaybı. Şimdilik çeşitli dış yardımlarla hasır altı edeceğiniz her şey bir süre sonra oradan buradan fırlayıp kalbinizi meşgul edeceğine yol vermek, cesaret istese de, en doğrusu.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
"her erkekte var ya da yok" denilen şeyi bilmeden yorum yapmak zor olur. atıyorum strapon istemiş olsun. başka maceralar arayışında olmaktansa eşiyle yaşasın derim. fantezi dünyası geniş çaplı bir yelpaze. ama fantezilerinde ve cinsel birlikteliklere üçüncü bir şahıs falan istiyorsa bu sapkınlığa girer bence.
0
Improbable
(11.07.24)
Erkeklerin çift terapisine gitmek istemesi doğal ve normal bir şey. Erkekler içlerini döktüğü her 10 konudan 8'inin ona silah olarak dönmesinden yorulduğu gerçeğini gözardı ediyor. Ayrıca evlilikte birçok konuyu, sosyal hayatında olduğu gibi çözüm bulamayacağı ya da tartışmanın bile yeni kavgalara yol açacağı için hasır altı ettiği ve terapide bunların gün yüzüne çıkarak mevcut sorunlara yeni sorun olarak ekleneceği gerçeği de var. Çift terapilerinin olumsuz sonuçlanma sebepleri çoğunlukla bunlar. O yüzden buradan değer vermeme tespiti yaptığı için @mike -1

Yani cinsellik içerikli olarak onun bazı istekleri talepleri var (bağımlılık ile bağdaştıramadım) ama siz istemiyorsunuz. Sonra da karşıdakinin değişmesini istiyorsunuz. Belki de siz de değişmeniz gerektiğini kabul etmelisiniz. Kimse istemediği şeyi yapmak zorunda değil ama bir şeyi sizin istemiyor olmanız ya da büyüdüğünüz çevre sebepli olarak size bunun iğrenç bir şey olduğunun söylenmesi onu öyle yapmaz. O yüzden bununla ilgili ve sonraki mesajları için @mike +1
0
nawar
(11.07.24)
burada bir bağımlılıktan söz etmiyorsunuz. önce bu konuda kendinize öfkelenmekten, kendinizi yargılamaktan, gurursuz hissetmekten vazgeçmelisiniz.

cinsel fetişleri, fantezileri her erkekte/kadında var şeklinde sınıflandırmak doğru bir bakış açısı değil sanki. her erkekte var demek bir miktar rıza inşaası yaratmak, manipülasyon için söyleniyor gibi duruyor.

michael_knight'a da katılıyorum. yetişkin olmayanlara yönelik düşünce ve istekler dışındaki herhangi bir konuya sapıklık demek de bir miktar peşin hüküm, ön kabul, ön yargı içeriyor. "bu konuda kafa yormayan" demisşiniz ya mesela, yetişkin bir kadının/erkeğin cinselliğe, bu konudaki isteklere, farklılıklara, yeniliklere vb. kafa yormaması da çok sağlıklı değil.

karşılıklı rıza olduğu müddetçe çiftlerin konuşabileceği, yaşayabileceği şeyler bunlar. sizin durumunuzda siz rıza göstermiyorsunuz, -mış gibi yapıyorsunuz, eşiniz de anladığım kadarıyla ortak bir çözüm bulma noktasında değil. size kötü hissettiren hiç bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. ortak paydaya yanaşmıyorsa eşiniz (mesela çift terapisi) o istediği şey her ne ise yapmayın çünkü sizde travmaya neden oluyor bu burdan bakınca.

çift terapisinin sadece eşinize değil, size de katkısı olacaktır muhakkak. sapıklık etiketinin sizdeki çıkış noktasını bulmak belki de sizin bakış açınızı değiştirecek bu ve benzeri konulara. eşinizde bu beklentinin çıkış noktasını öğrenmek de hem onda hem sizde rahatlama yaratacak. diğer taraftan bazen insanlar bu tür durumlarda kendi kök inançlarını bulduklarında oha ya bu muymuş yani deyip konudan uzaklaşabiliyorlar da. bu ikiniz içinde geçerli bu arada, dediğim gibi belki sizde yahu ben buna niye sapıklık demişim ki diyeceksiniz.

çift terapisi + 1
0
Phoebe
(11.07.24)
Bu arada arka planı fark etmeksizin erkeklerin büyük bir kısmında, fantezi etiketiyle sunulan pek çok sapkınlığı aklama gibi eğilim var. Kadınların da, ha fantezi olarak adlandırıyorsan sorun yok, saygı duymak ve anlayışla karşılamak zorundayım çünkü modern düzen, çağdaşlık, özgürlük, zart zurt bunu gerektirir, demesini bekliyorlar. Ben de bunlara denk geldim, geliyorum. Manipülasyonun bambaşka bir çeşidinden fazlası değil bu.

Eşinizin tercihlerini kabul etmek zorunda değilsiniz, o mutlu olsun veya zevk alsın diye fikri dahi sizi rahat hissettirmeyen bir durumun içinde olmak zorunda değilsiniz, hatta kendi kararınızı onların zihninde mantıklı bir zemine oturmanıza bile gerek yok. Bunu bilin, kendinize güvenin ve hem kendiniz hem de çocuklarınız için en doğru kararı verin. Çaresiz değilsiniz, sadece birbirinizden farklısınız.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
cevaplar geldikçe ağlamamı durduramıyorum.
güçlü hissetmiyorum onu mutlu etmek istiyorum sadece deniyorum ama her başarısız olduğumuzda ve ben istemiyorum dediğimde olay çıkıyor.
zaman zaman bende manipülasyona uğradığımı düşünüyorum.

kendimi toparladığımda daha düzgün açıklayıcı yanıt vereceğim.
teşekkür ederim.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiye gitmek istemeyen eşim demişsiniz ama kendisi aynı zamanda bu durumun gerçekleşmesini isteyen kişi, ayrıca "her erkeğin içinde olan" bir şey olarak tanımlamış. Neden bu kadar çekince o halde?

Olayı anlatmamışsınız, ancak eşinizin davranışı çok da tutarlı durmuyor.

Aslında terapiste zaten çoğu zaman başkalarına kolayca anlatamadığınız sorunların çözümü için danışırsınız. Gideceğiniz terapist zaten birebir sizin hikayenizi duymasa da benzeri onlarcasını görmüştür ve önemsemeyecek bile. İşin güzel tarafı siz de terapisti bir daha görmeyeceksiniz ve bu olay yaşadığınız soruna çözüm olabilecek somut bir adım. Tam bir win-win durumu. Hal böyleyken bu olasılığı denemeden ayrılmak ilerde keşke denmesine yol açma potansiyeline sahip. Hala birbirimizi seviyoruz dediğiniz için söylüyorum.

Ancak gerçek şu ki olayı dahi bilmeyen yabancı insanlar olarak bizim terapiste git demekten başka olayın çözümüne yönelik somut olarak söyleyebileceğimiz çok bir şey yok gibi. En fazla olmuyorsa ayrıl denir.

Bence siz terapist konusunu daha çok ciddiye alın. Ayrıca eşinizin kendisini haklı gördüğü bir konuda bu kadar gizlilik arayışını ben hayra yormadım. Manipüle edilmediğinizden de emin olun lütfen.
0
akhenaten
(11.07.24)
bu kadar etkileniyorsanız çift terapisine gelmiyorsa eşiniz siz kendiniz başlayın. çünkü bu rıza inşaası, buna karşı duramamak, denemek ve denedikçe başarısız hissetmek/hissettirilmek görüyorum ki sizi çok travmatize ediyor. onu beklemeyin, kendiniz çok hızlı aksiyon alıp terapiye başlayın zira bu ikna olmaya mecbur hissetme haliniz de sizde başka çözülmesi gereken konulara işaret ediyor. birini mutlu etmek isteğinin kapsamı bu değil, olmamalı. sizin durumunuzda toplumsal cinsiyet rollerinin de etkisi var sanıyorum.

ağlamak istiyorsanız da ağlayın, rahatlayın. çoluk çocuk sahibi olmanız, burda sanal bir ortamda olmanız vesaire sizin şu anki hislerinize engel olmasın.

kendisiyle açıkça konuştunuz mu onun bu beklentisinin kendinizi yetersiz, yaşlı, eskisi gibi çekici olmadığı hissi yarattığını?
0
Phoebe
(11.07.24)
@Phoebe evet söyledim.

durumun benimle alakası olmadıgını beni hala çok güzel bulduğunu fakat monotonlaşan ilişkimize heyecan aradıgını söylüyor. ben yapmak istemediğimde mutlaka olay çıkıyor kalbimi kırılıyor. tamam diyor sonra tekrar ikna etmek için saatlerce konusuyor. 1 hafta 10 gün devam ediyoruz ve yeniden aynı döngü başlıyor.

yapmam için zorlamıyor. ikna ediyor.sonra tamam lanet olsun keşke dürüst olmasaydım diğer erkekler gibi arkandan iş çevirseydim falan diyor.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
duygusalatasi+1
agir manipulasyon. saygi duysaydi ikna/yalvarma/olmazsa olay cikmasi gibi durumlar olmazdi. fazla muhatap olmayin bu adamla mesafenizi koyun. kimse kendini degersiz hissettirilmesine musade etmemeli eger bu rahatsizligini ciddiye alsaydi bos "tatli dili" disinda bir sey yapabilirdi ama verdigin tavsiyeye de karsi. geriye senin kabul etmen disinda yol birakmiyo dunyanin en "normal" fantezicisi^.^
0
ala09
(11.07.24)
şöyle bir durum da var.
istese bu durumu kendi benim ruhum duymadan yapar. zaten savunması hep böyle sevmesem her türlü işimi hallederim diyor. seninle olsun istiyorum. seni sevdiğim için renk olsun diye işte daha uzun sürsün diye monotonluk bitsin diye. bu dünyaya bir kere geliyoruz deneyim olsun bilmem ne..
hep bu sözlerle yeniden başa dönüyor döngümüz

bu olay dışında elle tutulur tek birşey yok. zaten ayrılıyorum dediğimde kendi ailemde olmak üzere herkes şoka girer.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
sizi manipüle ediyor. tamam hepimiz eser miktarda birbirimizi manipüle ederiz ama bu boyut başka şeylere işaret ediyor. diğer erkeklerle evli değilsiniz siz, onunla evlisiniz. bu kıyas bile oldukça toksik bir yaklaşım.

sizi böyle ağlatan, kendinize saygınızı zedeleyen, kendinizi yetersiz hissettiren hiç bir şeyi yapmak mecburiyetinde değilsiniz. sevgi, sadakat, saygı, ortak cinsel hayat, monotonluktan sıyrılmak vesaire, hiç birinin tanımı bunları içermez, içeremez, içermemeli.

lütfen en kısa zamanda uzman desteği almaya başlayın zira sizin öz saygı, öz şefkat, öz güven vb. alanlarınızda ciddi zedelenmeler yaratmaya başlamış bile bu konu.

ayrıca bu olay yeterince elle tutulur bir şey. psikolojik şiddet zira bu.
0
Phoebe
(11.07.24)
Istediği şey tahmin ettiğim şeyse benzer konular suslusozluk te var.ordan fikir edinebilirsiniz . Illa ilişkiyi sonlandırir diye düşünmeyin. Bu arada onun gerçekten istemeyeceğini düşündüğünüz şeyi teklif edin belki vazgeçer
0
pembediken
(11.07.24)
Evet sizi manipüle ediyor, çok tipik klasik davranışlar.

Ben şahsen bana bir konuda yapsam ruhun duymaz diyen birine güvenemem. Hatta geçmişte bunla ilgili başım ağrıdığı için bu benim için "duydun mu kaç" lafıdır. Burada da daha önce birkaç soruya cevap verirken bunu aynı şekilde telrarlamışlığım vardır.

Bir insan istemediğiniz bir şey için sizi zorlayamaz. Siz ikna ediyor diyorsunuz ama zorlamak kolundan tutup yaptırmayı gerektirmiyor. Haftalarca, günlerce birisi üstünde bir şeyi yapmak konusunda ısrarcı olmak, hem de bunu o istemediğini söylediği halde yapmak, hem de bunu ilişki sallantıdayken yapmak açık seçik, bir zorlama ve psikolojik şiddet durumu.

Gizli tutmak isteme sebebi de tam olarak bu olsa gerek zaten. Her erkeğin içinde var, normal, zaten başkasıyla yaparım ama senle olsun istiyorum falan, gerçekten çok klasik laflar bunlar.

Sizin cidden bir harekete geçme zamanınız gelmiş. Eşinizi bırakın, kendiniz gidin bir uzmanla görüşün lütfen. Olayı anlatmanıza gerek yok. Sadece "bir olay var" deyin. Bu olayın çevresinde dönen şeyler sorun, olayın kendisinin ne olduğu önemli değil.
0
akhenaten
(11.07.24)
çok güzel cevaplar gelmiş, onlara ek olarak bir şey söylemek istiyorum.

parafili sahibi biriyle senin kadar uzun süre geçirmedim, çocuğum olmadı ama bir süre ilişkim oldu. ki onunki abartı bir şey de değildi, genel olarak kabul gören bir şeydi ama ben nefret ediyordum. ilk başlarda istemediğimi söyledim ama öyle bir ikna ediyor ki, aynı sana söylediklerine benzer şeyler söylüyordu. onu yapmayınca boşalamamaya başlamıştı, ben de kendimi zorunda hissediyordum.

gittikce seks bana zevk vermesi gerekirken sadece ona odaklı olmaya başladı. beni de düşünüyordu ama yaptığımız şeyden dolayı ben zaten istediğim gibi zevk alamıyordum, olmuyordu. tek taraflı gitmeye başladı, ve ben kendimden nefret etmeye başladım.

kilit nokta bu. bak kaç sene oldu, hala düşündükçe midem kalkıyor, ben neden devam ettim buna diyorum. kendime saygım neredeydi? özsevgim neredeydi?

kendine haksızlık etme nolur. parafili sahibi insanlar sağlıklı düşünemiyor, bu nedenle aynı parafili sahibi kişilerle beraber olmadıkları sürece sağlıklı bir ilişki mümkün olmuyor. sana yaptığı gibi manipülasyon dolu bir iletişim oluyor. bir taraf hep buruk kalıyor.

kendini dinle... kendine önem ver.
0
rallied
(11.07.24)
Normalde cinsel bir sorun olsa ve bir tarafın istekleri ile diğer tarafinkiler hiç uyusmasa sıkıntı var derdim çünkü olmuyor yani cinsellik çok önemli bir kısmı bu işin.

Ama sizinkinde diğer arkadaşların dediği manipülasyon olayları var. Yani şimdi golden shower falan denilen şeyleri (hatta daha ilerisini) seven kadin/erkek var. Bunu 1 saat yalvararak, trip atarak yaptırmaya çalışmak sıkıntı olani, bunu istemek değil. Bu noktada bence tek sıkıntı cinsel farklilik değil.

Terapi iyi tabi ama rallied dediği gibi kendinizi dinleyin. Manipülasyon kısmı beni cinsellikten daha cok düşündürdü.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
(9)

Kilo vermek ve tatlı krizi üzerine

dedeminhirkasi
Bu aralar kilo verme sürecindeyim. Öyle diyet psikolojisinde değilim fakat zararlı yiyecek ve içecek olarak bildiğimiz gıdalari tüketmiyorum fakat çoğu kişi de olduğu gibi tatlı isteğine engel olmakta zorlanıyorum henüz yoldan çıkmadım. Bu krizleri atlatmak için hergün 2-3 adet hurma yiyorum bunun b
Bu aralar kilo verme sürecindeyim. Öyle diyet psikolojisinde değilim fakat zararlı yiyecek ve içecek olarak bildiğimiz gıdalari tüketmiyorum fakat çoğu kişi de olduğu gibi tatlı isteğine engel olmakta zorlanıyorum henüz yoldan çıkmadım. Bu krizleri atlatmak için hergün 2-3 adet hurma yiyorum bunun bir zararı olur mu acaba? Asıl sormak istediğim soru da bu hergün 3 adet hurmanın zararı var mı veya hurma gibi aklınıza gelecek tatlı bir yiyecek var mı?
0
dedeminhirkasi
(11.07.24)
Diyet için zararını mı soruyorsunuz? Aksi halde bir zararı olmaz, zaten diyetiniz yıllarca sürmeyecektir. Çok çok birkaç hafta boyunca her gün üç hurma yiyeceksiniz.

Ancak diyet açısından zararlı olabilir. "Kendimi frenliyorum" psikolojisinden çıkmak özellikle diyet sonrası kiloları geri almamak için daha faydalı olur. Bu halde önünüzdeki set kalktığında profiterol senin, künefe benim saldıracaksınız gibi duruyor :D Şaka bir yana, gerçekten tatlıya alternatif bir zevk bulmakta fayda var.
0
akhenaten
(11.07.24)
yaban mersini yiyorum ben ceviz ile güzel gidiyor.
0
high hopes of the sozluk
(11.07.24)
Şimdi ben size açıkça konuşayım;
Dünyada herkeste işe yarayan bir diyet yok. Yani sunu kesin yeme, bunu kesin yapma gibi. Herkesin yapabildigi diyet farkli.

Ben sizin diyeti yapamam. Ben de kilo veriyorum (haftada 0.5 kg). Bazı günler çok kalori almış oluyorum (dondurma, tatli vs). Kalorileri takip edip sonraki gun esitliyorum vs.

Yani bu isi uzun dönem yapacaksaniz tatlı krizi olunca hurma yemek benim kendi goruslerimde ise yaramiyor. Caniniz tatlı istiyorsa yiyin. Her gün istiyorsa o zaman belki de aldığınız besinlerde sorun var ya da çok fazla tatlı goruyorsunuz.

Buna ek olarak ben canım tatlı isterse proteinli süt iciyorum; hem tatli istegimi bastiriyor hem de protein almis oluyorum.

Kısacası akhenaten+1. Bu kadar sert diyetleri yapınca sonrası kilolari geri almak olabiliyor.

Dan john'un sevdiğim bir yaklaşımı var; snickers yeme. Kitkat yeme. Ama annen, esin tatli yaptıysa ye. Bundan yillar sonra belki o tatliyi yapacak insan olmayacak ya da sen olmayacaksin. Hayatı bu kadar kisitlamaya gerek yok.
0
logisticsmanager
(11.07.24)
Bir muzu dilimleyip, dilimlerin üzerine minik minik kakao serpip yiyebilirsiniz.
0
@stubborn inferno
(11.07.24)
hurma yerine bir meyvanin uzerine ya da yogurt-ceviz-meyva uzerine tarcin serpmek daha mantikli. Tarcin kan sekerini duzenledigi icin o tatli kriziyle gelen inis cikislari daha az yasarsiniz. tatli krizlerinin nedeni de o inis cikislar ztn. onlari regule etmeniz gerekiyor. instagram'da glucosegoddess diye bir hesap var, tavsiye ederim.
0
kassiopeia
(11.07.24)
Çinko Pikolinat alacaksınız. Diyetisyenim bu supplementi almamı ve kullanmamı söylemişti. Akşam yemekten hemen sonra 1 tane yeterli olacaktır. Akşamları tatlı tuzlu her türlü krizimi dindirmişti.

not: kullanmadan önce doktorunuza sorunuz.
0
false pretension
(11.07.24)
eatcravers.com
şöyle bir ürün var. içeriğini incele tamamen sağlıklı şeylerden oluşuyor.
tariş koop'ta satılıyor. başka yerde görmedim. internette de var. hem doyuruyor hem aburcubur ihtiyacın gidiyor hem de protein bar niyetine tüketiyorum ben.
0
neira
(11.07.24)
Sadece hurma yeme, kayısı ye incir ye muz ye... meyve meyvedir, dengeli ve ölçülü olacak şekilde ye.

Hatta bizim evde ileri derece şeker hastası var, hepimiz de tatlıya fena düşkünüz (kilo sorunumuz yokmuşcasına yazıyorum) dışarıdan tatlı almaktansa evde tatlı yapmayı daha sağlıklı buluyoruz. Bol tarçınlı hibiskus şerbeti yapıyoruz mesela, şekerini fazla koyup sulandırmalı olacak şekilde yapıyoruz, 1 şişe maden suyu ile o miktarda şerbeti karıştırıp bi içiyosun var ya... şimdi fark ediyorum, benim tatlı isteğimi dengelemiş bu... aaaa. Sana tarifini yazarım.

Önemli olan gece uykusunu vaktinde de kaliteli uyumak. 23.00'te derin uykuya geçmiş olacak şekilde düzenle hayatını. Bir de odan havalandırılmış, kesinlikle karanlık ve hafif serin olsun. (Yazın köründe aşırı gerekmiyorsa klimayı açıp uyuma tabi).

Deliksiz ve sağlıklı uyunmuş bir gece uykusu ile şahane melatonin salgılanır ve vücudun bütün temizlik, çöp atma, tamir ve sonunda da bakım işlemleri yapılır. Hatta geriye melatonin kaldıysa serotonine dönüştürülür "biz senden razıyız sen de bizden razı ol" dercesine :) o melatonin işte günlük bütün işleyişi düzenlediği için sirkadiyen ritmi de düzenler ve birkaç gün içinde hem iştahı dengeler hem tatlı krizlerini nerdeyse yok eder hem de kaygıyı depresyonu çok azaltır.

Bunu yaşamış biri olarak söylüyorum.

Gece uykusunu sağlam uyu, bol suyunu hareketini bol güneş ışığını al, gıdanı çeşitli ve sağlıklı olandan ayarla, tamam bu iş.

Hem ömür boyunca tatlı yemeyecez diye bir durum da yok. Sağlıklı beden zaten tarlı bağımlılığındab uzaklaştığı için çok makul seviyelerde, çok makul zamanlamalarla tatlı yiyor. Rahat ol.
0
muhayyer divan
(11.07.24)
Her gun 3 adet hurma yemeniz tatli krizine engel olmadigi gibi tatli krizini de artirir. Neticede hurma da sonunda glikoza donusur ve insulin salinimini artirir.
Tatli krizine engel olmak icin berry cinsi meyveler, siyah cikolata, sekersiz sakiz, tarcin tercih edin.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(11.07.24)
(2)

sertifikalı eğitimler

kondansator
mesleğinizle alakalı/alakasız olarak kenarda dursun diye tamamladığınız sertifikalı eğitimler var mıdır? bir arkadaşım iso 9700:2022 sertifikası paylaşmış öyle dikkatimi çekti. siz. hangi eğitimleri aldınız
mesleğinizle alakalı/alakasız olarak kenarda dursun diye tamamladığınız sertifikalı eğitimler var mıdır? bir arkadaşım iso 9700:2022 sertifikası paylaşmış öyle dikkatimi çekti. siz. hangi eğitimleri aldınız
0
kondansator
(11.07.24)
Ciddi bir şey yok, okulun mezun iletişim biriminden bazen sertifikalı eğitimler geliyor. Farklı gördüklerime katılıyorum. Onlar da her telden çalıyor. Şimdiye kadar temel sivil havacılık, türk işaret dili ve kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) farkındalık eğitimlerine katıldım. E-devlette duruyor sertifikaları. Büyük ihtimalle hiçbir işime yaramayacak ama eğlenceliydi :D

ISO 9700:2022 daha ciddi bir şey gibi duruyor. Benim cevabım biraz at üstünde kelebek gibi oldu.
0
akhenaten
(11.07.24)
mesleğimle alakasız.
açık öğretimde gastronomi okuyorum :-)
+ pastacılık eğitimi aldım.
0
ankarakecisi
(11.07.24)
(9)

iliskimden randiman alamiyorum

ala09
ama kurulu duzenimiz var yegenim. bu esik uzun iliskilerde nasil karsilaniyor? bir sekilde hayatimiz ortak oluveriyor ama ben daha verici hissediyorum, istedigim denge ve ask levelinda degil kesinlikle. yine ihtiyacimiz oldugunda basimiz sikisinca birbirimize muhtac kaliyoruz awk nedir bunun bitirme
ama kurulu duzenimiz var yegenim. bu esik uzun iliskilerde nasil karsilaniyor? bir sekilde hayatimiz ortak oluveriyor ama ben daha verici hissediyorum, istedigim denge ve ask levelinda degil kesinlikle. yine ihtiyacimiz oldugunda basimiz sikisinca birbirimize muhtac kaliyoruz awk nedir bunun bitirme/surdurme yontemi sizin deneyimlerinizden feyizlenelim dostlarim
0
ala09
(10.07.24)
Şu ortamda ilişki tavsiyesi verecek son insanım, sadece deneyimimi paylaşacağım. Üç yıllık ilişkimde benzer bir dengesizlik, atalet vardı. Huzursuzdum. Bir gece bir rüya gördüm, birine inanılmaz aşıktım rüyada. Sabah kalktığımda "Ben sevgilimi böyle sevmiyorum." dedim. Ayrıldık. O da bekliyormuş herhalde, hiç defans göstermedi.
0
sekizdokuzon
(10.07.24)
Aşk seviyesi illa ki düşüyor, uzun ilişkilerin kaderi bu.
Beraber vakit geçirmekten mutlu olma ve konfor alanı beklentilerine geçmek lazım belki de. En azından sürdürme yöntemi böyle olur.

Bitirme işi daha kolay aslında ama orada da ne istediğini net bilmek gerekiyor. Kararlı ve aldığı kararların artısıyla eskisiyle sonuçlarına katlanabilecek durumdaysan bitir.
0
Bruce
(11.07.24)
Böyle durumlarda başka biriyle tanışıp yeniden her şeyini öğrenme konusu heyecan verici geldiği kadar yorucu da. Sırf bu sebepten insanlar üşeniyor. Biraz da yalnız kalma korkusu var. O yüzden önce toksikleşene kadar sonra da toksikliğine dayanabileceği yere gelene kadar devam edip ayrılıyor. Bu gibi durumlarda oturup her şeyi konuşunca böyle bir bariyeri atlayıp mutlu bir şekilde ilişkisine devam tanıdığım 0 kişi var. Yine de bir yerlerde birileri vardır elbette.

www.youtube.com
0
nawar
(11.07.24)
Zemin çift taraflı hazırsa eğer ilişki nereye gidiyor sorusu aradığın marazı çıkarabilir.
0
beyfendi
(11.07.24)
randıman alacağım derken şanzımanı dağıtma. evlen geç.
0
ferenc
(11.07.24)
İnsan duygusal ilişkisinde, dışarıdaki insanlarla iletişimdeykenki kadar dikkatli olmak, o kadar düşüne düşüne konuşmak veya davranmak istemiyor.

Aile evindeki gibi. Annenin babanın her şeyi sineye çekişlerine alışkın olan evladın duygusal ilişkisindeyken de aynı sineye çekişleri partnerinden beklemesi yani. Partnerden annenin babanın bebek bezi emiciliğini beklemek.

Çünkü hayata olduğu gibi duygusal ilişkilere de kapanmamış veya yeni açılmış yaralarımızın etkisi altındayken başlıyoruz, önceliğimiz o yaraları sağaltacak veya üstünü kapatacak, acıtmayacak iletişimler kurmak. İnsan istediği kadar fedakarlık yapmaya hatta kendinden vazgeçmeye hazır hissetsin, o yaralar öyle bir tetiklenip öyle bir hükmediyor ki ilişkilere, farkına varıncaya kadar 40'ı deviriyorsun benim gibi.

İlişkine bir de böyle bak. Hem kendine hem de ona.
0
muhayyer divan
(11.07.24)
Durumun ortam şartlarından mı yoksa ilişkinin kendisinden mi kaynaklandığını anlayabiliyor musunuz? Yani insan hayatta her türlü duyguyu, her türlü ruh halini yaşar. Sizi hayatın bütün sıkıntılarından kurtaracak ve ömür boyu mutlu yaşatacak birisi yok. Gün gelir bunalırsınız, gün gelir mutlu hissedersiniz.

Eğer hayatınızda ibre genel olarak aşağıyı gösteriyorsa önce bunun yukarıya dönmesini beklersiniz. Baktınız ilişkiniz hala size iyi gelmiyor, o zaman sadece ilişkinin devam edip etmemesi durumuna kafa yorarsınız.
0
akhenaten
(11.07.24)
Her yerden engellemek ve sıfır iletisim ;))) hayır canım, ergence diil
0
abuzer
(11.07.24)
başlığa güldüm :)
aşk leveli bence kriter olmamalı. gelip geçen bir şey neticede. sevgi dersek aşk yerine o kriter olmalı. bir yerde bir durağınlığa giriyor ne yazık ki. yapacak teş şey bence kabullenmek. bunun için çabalanılabilir tabi ama bu tek taraflı olmaz.
vericilik kısmı da aslında yine yukarıdaki sebepten. erkekler için genellikle o aşk heyecanı sonrasında daha bir durağanlaşma oluyor. erkek gazla çalışan bir motor olduğundan o heyecan gazı azaldıkça sıradanlaşıyor. bunun olmaması için erkeğin biraza daha saygılı, her şeyi sadece gazla yapmayacak, sorumluluk bilincinin yüksek bir hale evrilmesi gerekiyor.
çözüm bilmiyorum. ama kurulu düzeni bozunca da genelde benzer süreci baştan yaşıyor insanlar.
0
kisa
(11.07.24)
(7)

Doktorlar doktorlara neden eziyet ediyor?

michael_knight
Doktorların intörnlükleri, asistanlıkları sırasında, yan dal, uzmanlık yaparken vs. neden deneyimli doktorlar onlara kötü davranıyor?Bu bir gelenek mi, sistem mi buna yönlendiriyor ya da sadece kötüleri mi duyuyoruz veya başka bir şey mi?İşin aslı ve sebebi nedir?
Doktorların intörnlükleri, asistanlıkları sırasında, yan dal, uzmanlık yaparken vs. neden deneyimli doktorlar onlara kötü davranıyor?

Bu bir gelenek mi, sistem mi buna yönlendiriyor ya da sadece kötüleri mi duyuyoruz veya başka bir şey mi?
İşin aslı ve sebebi nedir?
0
michael_knight
(10.07.24)
köle, özgür kalınca ilk iş kendine bir köle tutar derler ya, biraz o hesap. biz de zamanında çok ezildik, çok zorlandık, sıra onlarda gibi bir bakış açısı oluyor. bi de doktorların bir kısmında (genelleme yapmayayım) tanrı sendromu oluyor. sonuçta sağlıkla uğraşıyorlar. bi noktada anlayabiliyorum. yapacakları bir hata bir organ veya bir hayat kaybına neden olabilir.
Doktorlar arasında büyümüş biri olarak yorum yapıyorum.
0
mor oje
(10.07.24)
mor oje +1

bir de ister istemez kötü davranıldıkça yıpranıp farkında olmadan öyle davranıyorlar bence sadece doktor değil benzer dallarda da öyle olur.
0
jülsezar
(10.07.24)
ben bunu çok da yanlış bulmuyorum. mobbinge varmayacak şekilde disipli davranmaları normal. çünkü insan canı emanet ediliyor en ufak bir hataya bile yer yok o meslekte. tüm insanlığın bir özelliği olarak biraz gevşek bırakılınca işimizi düzgün yapma motivasyonu da azalıyor.
0
kaptan maydanoz
(10.07.24)
Kendini besleyen kapalı bir döngü var. Dizi ve filmlerdeki hastane ortamının yansıttığı stereotiplerden tutun, sohbet ortamlarında anlatılan anılara kadar her şey en başta bu döngüyü yaratmamış olsalar bile devam ediyor olmasında büyük pay sahibiler. Bu övünülecek, kendini içinde tanımlayacak bir şey haline gelmiş artık. Devrecilikten çok bir farkı yok aslında.

İnsan hayatının önemi vs. gibi konulara çok katılmıyorum. Bir çevredeki davranışların nasıl şekillendiği görevin kendisinden çok o ortamın kültürüyle alakalı, kültür derken "bunlar kültürsüz" demiyorum. Demek istediğim daha çok sosyolojik manada bir kültür. Eğitim kadrosundan tutun, asistanlarına ve deneyimli personele kadar herkes eğitim hayatı boyunca "biz böyleyiz, burada işler böyle yürür" mesajını içselleştiriyor. Başka nasıl davranacağını bilmediği için böyle davranılıyor çoğunlukla.

Öğrenciliğimde tıp okuyan birçok arkadaşım vardı, çoğunun uzmanlık sürecini de takip edebildim. Benim gördüğüm kadarıyla durum bu.

Aşçılarda da benzer bir kültür var örneğin. Sert olmak hoş görülen, iyi bir karakter özelliği olarak lanse ediliyor.
0
akhenaten
(10.07.24)
Özellikle cerrahi branşlarda kıdem mevzusu çok önemli. Askeriyede bu kadar önemsenmiyor olabilir. Bizim iki hoca vardı benzer yaşlarda, biri diğerinden 2 hafta önce asistanlığa başlamış ve yıllar boyunca aynı üniversitede kalmaya devam etmişler. Hâlâ 2 hafta sonra başlayan hocamız diğerine abi diyordu ki ikisi de camiada önemli profesörler yani.

Kıdemin yanı sıra mobbing seviyesine varan zorlamalar da çok görünüyor. Çömez asistanların cerrahi branşlarda yaşadıklarını arkadaşlarımdan biliyorum. Onlar kıdemli olunca da kendi çömezlerine aynısını yapıyorlar. Mesela İzmir'in en büyük kadın doğum servislerinden birinde çömez asistanlar sabahları erken gelip kıdemlilerine kahvaltı hazırlıyordu. Hayır yapmıycam deme şansın yok o zaman ameliyatlara almıyorlar ya da angarya iş veriyorlar. Hocalar da çok ses çıkarmıyor bu konuda.

Her branşta böyle değil tabii ama dediğim gibi ağır cerrahi branşlarda asistanın asistana yaptığını kimse yapmıyor.
0
nundu
(10.07.24)
Devrecilik.
0
nawar
(10.07.24)
Oto sanayi, kuaför, askerlik, iş ortamı,üniversite gibi yerlerde tipik örneğini görebileceğin devrecilik, tahakküm etme ,zayıf gördüğünün üzerinde yükselmeye çalışma gibi dürtülerin doktorlar arasındaki ilişkilerde tezahür etmesi durumu.
0
hebanon
(10.07.24)
(17)

Jeff Bezos neden evleniyor/nişanlanıyor ?

Yourcousinmarvinberry
Sözlükteki "Jeff Bezos'un saniyede $2,5K kazanması" başlığına denk geldim de, bu kadar zengin, hatta zenginliğin de ötesine geçmiş bir insan neden tek eşli takılıyor ki ?O kadar tanrıça güzelliğinde pornocu kadınlar var mesela parası sayesinde kolayca elde edebileceği veya onlar gibi yaşayanlar, ned
Sözlükteki "Jeff Bezos'un saniyede $2,5K kazanması" başlığına denk geldim de, bu kadar zengin, hatta zenginliğin de ötesine geçmiş bir insan neden tek eşli takılıyor ki ?

O kadar tanrıça güzelliğinde pornocu kadınlar var mesela parası sayesinde kolayca elde edebileceği veya onlar gibi yaşayanlar, neden onlarla takılıp her güne yeni biriyle olmak varken tek bir kadınla nişanlı ?
0
Yourcousinmarvinberry
(10.07.24)
Kendisine ve karşısındakine olan saygısından olabilir. Sevgiye değer veriyor olabilir. Kadınları meta olarak görmüyor olabilir vs.
0
rock n roll
(10.07.24)
bence enayi. iş konusunda dünyanın en iyisi. aşk konusunda değil.

halbuki elon abi öyle değil mesela. cengizhan gibi adam
0
abelardo
(10.07.24)
60 yasina gelmis. Bitti o capkinlik isleri zaten. Merak etme evlenmeden once 80 sayfa sözleşme imzalatir karısına.
0
halk
(10.07.24)
en mantıklı cevabı tiklememişsin.

kadın dediğin sadece takılmalık sevişmelik meta mı ya? yani bana da sorsan mutlu bir evililik/sevgililik hayatı mı, yoksa her gün taş gibi kızlarla takılıp sevişmek mi desen, sevgililik derim. bu adam da onu diyor belki.

sosyal ve medeni statün nedir bilmiyorum ama paran sayesinde her gün değişik kadınlarla takılıp sevişmeyi güzel bir şey mi zannediyorsun? yani uzaktan güzel gözüküyor da bence anlık zevkler dışında mutluluk veren bir olay değil ya. bu adamın parası sınırsız denecek kadar çok, yemekle bitmez. ama azıcık parayı bulan ve bunu mutluluk zanneden nice keko, bütün parasını bu uğurda yiyip, anlık zevkler yaşayıp parası bitince götünü avuçluyor.
0
kibritsuyu
(10.07.24)
Hukuki anlamda parasını korumasının 1000 tane yolu var. Para hukuktan üstün bence
0
ferenc
(10.07.24)
Büyük ihtimalle "bunu da yaşamadım demeyeyim" diye düşünmüştür. Kendisi baya hedonist biri, en azından yansıttığı kadarıyla. O yüzden çok derin bir bağ kurmuş olsun falan sanmam. Kendisi öyle sanıyorsa bile hiç yaşamadığı bir yaşam biçimine duyduğu gelip geçici bir merak duygusundandır diye düşünürüm.

Adam bir oyunda bütün achievement'ları tamamlamaya çalışan biri gibi yaşıyor zaten hayatı. Yapılabilecek her şeyi yapacaktır daha.
0
akhenaten
(10.07.24)
En güzel cevabı tiklememişsin +1

Her gün başka kadınlarla takılmanın güzel bir sevgililikten, güzel bir ilişkiden daha iyi olduğunu kim söyledi ki başta.

Çok kadın hiç kadındır. Kadını hayatına sevişilecek bir meta yerine bir birey, bir hayat arkadaşı olarak alırsan o zaman bir kadınla ilişkinin nasıl olduğunu görürsün.
0
zimbirik
(10.07.24)
İnsan neye ulaşamıyorsa onu arar. Çevrende paran ünün için seninle birlikte olmak isteyen milyon tane kadın varsa öyle olmayan gerçekten aşık olan birini ararsın.

Zuckerbergin eşine de bi bak mesela.
0
nhk ni youkosu
(10.07.24)
Haz geçici, huzur kalıcı. En güzel kadınla birlikte olsan boşandıktan sonra anlamsızlaşır o varlığı. Ama güvendiğin, sevdiğin birinin yanında olmak, desteğini hissetmek bazen en büyük orgazmdan daha iyi hissettiriyor.
0
sekizdokuzon
(10.07.24)
20 yasinda olmadigi icin?

sen hic yasamamamissin galiba ama sürekli farkli kisilerle birlikte olunca kendine, bedenine yabancilasmaya basliyorsun. cok fazla insanla yüzeysel seyler paylasinca kimseyle derine inemiyorsun.

jeff bezos o kadinla derin bir sey yasiyor büyük ihtimalle. cocukluk travmalarini, gelecegi dair kaygilarini, cocuguyla eski esiyle problemlerini paylasir, ona güveniyor.
his olarak herhangi bir insanin karsisinda ne bekliyorsa onu bekliyordur, yasiyordur yani...
0
robert bosch
(10.07.24)
hayatta her şey para değil. özellikle zenginsen :)
0
gabe h coud
(10.07.24)
En güzel cevabı tiklememişsin +1

pornocu kadınlarla birlikte olmak güzel bir şey mi sence? türkiye gibi bir ülkede bile erkeklerin bir çoğu pornocu kadınlara yaklaşmaz bile. iğrenç çünkü, hem bedenen hem de fikren iğrenç.

her gün başka kadınla takılırsan da kimseyle özel bir yakınlık kuramazsın, insanların asıl haz kaynağı anlık orgazmlar değil, güvendiği sevdiği ve huzur bulduğu biriyle uzun vakir geçirmek.
hiç seks yapmamış ergen erkekler anlamaz, büyüyünce anlarlar ancak.

Edit: bu cevabı girdiğim için bana özel mesajdan "duyuruda tanışıp evlenmişsin ama duyuruda tanışan kadın duyuruda aldatır, cringe ve kezbansın" yazmış bu arkadaş. sonra da engellemiş :D yani arkadaşın büyük problemleri var. cevapları ona göre verin :D
0
kaptan maydanoz
(10.07.24)
insan cok hatun deneyimledikten sonra artık bi sakinlik istiyor. sevmek sevilmek saygı istiyor. takıldıgı kızların amacı zaten belli oda essek degil artık sıkılmıstır.
0
Zetnikov
(10.07.24)
En guzel cevabi tiklememissin+1
Cunku jess senden zeki. Bunu tikleme ama diyim.
0
halk
(10.07.24)
yazdığın şey tam fakir erkek akıl yürütmesi.
0
deartheodosia
(10.07.24)
çünkü jeff bezos dünyanın en zenginlerinden biri olsa da ezik bir beta.
0
tabudeviren
(10.07.24)
Dünya'nın en zengin 2. adam neden pornocu ya da OnlyFansçı falan kovalasın? Ayrıca her gün başka bir kadın kovaladığında 1 tanesinin hamile kaldığı anda çocuk paraları şu bu kovalaması gerekiyor. Vazektomi de nihai çözüm değil. Bir de onlardan bir tanesinde adamın bir şekilde kasetinin çıkması, şantaj kurbanı olması vs. ihtimali var. Hepsini geçtim kaç kişiyle birlikte olursan hastalık bulaşması ihtimali de o kadar artıyor.

Bir de her gün başka biriyle seks hayali, ayda bir bile seks yapamayan için aşırı cazip sanırım. Bir yerden sonra bir şeyler paylaşabileceği ve stabil bir ilişki arıyordur. Zengin olmadığımız için bilemiyoruz tabii.

Bu arada bu duyuru pasta olmasın hatta yıldızlayalım. Jeff Bezos boşanınca "parasının güvence altına almıştır" diyenler ve "en aşk güzel aşk cevabı aşk işaretlememişsin aşk çünkü aşk süper" diyenleri o boşanma davasında para kovalanırken görelim.
0
nawar
(10.07.24)
(3)

Kahve kokusu

Mirket
Eskiden kapıdan girince mutfakta pişen kahve kokusunu alırdık.Çarşıda sokağa girince, kurukahveci kokusuyla belli ederdi kendini.Parfüm mağazaları, birkaç denemeden sonra kokuları ayırt edemez hale gelen burnumuz kendine gelsin diye kahve koklatırlardı.Biraz önce boşalmış kahve kavanozunu kokladım,
Eskiden kapıdan girince mutfakta pişen kahve kokusunu alırdık.
Çarşıda sokağa girince, kurukahveci kokusuyla belli ederdi kendini.
Parfüm mağazaları, birkaç denemeden sonra kokuları ayırt edemez hale gelen burnumuz kendine gelsin diye kahve koklatırlardı.

Biraz önce boşalmış kahve kavanozunu kokladım, Koku nahoşdu.

Hani şu çeşit çeşit kahvede bulunan aromalar falan yapay mı, yoksa kimse kral çıplak diyemediği için mi duyuyor o muhteşem (!) kokuları?
0
Mirket
(09.07.24)
taze kavrulmuş kahve kokusu ile kavanozda uzun süre bekleyip bayatlamış kahvenin kokusu bir olmaz. kurukahvecideki kahve, çekirdek kahve, dolayısıyla aroma vs olmaz. bence kıyaslamanız hatalı
0
mustafakesekci
(09.07.24)
Koku doğal ancak hem tazeliğin hem nemin etkisi var. Kahve fiyatları yükseldiğinden beri sanki çekilmiş talaş gibi kokusu falan olmayan kahveler türedi bir iki senedir. Kokusu da yok değil aslında, süpürge sapı gibi kokuyor. Bahsettiğiniz koku bu heralde. Sanırım dip kalitedeki kuru, eski, ham çekirdekleri çekiyorlar, detayını bilemiyorum artık.
0
akhenaten
(09.07.24)
Bizim oradaki kurukaveciler sırf çekirdek satmıyor. Kavuruyor, öğütüyor, hatta kapının önünde üstüne maymun oturtulmuş bir dibekleri var, dibekte kave dövülüyor falan.

Sırf çekirdek değil yani :)
0
🌸Mirket
(09.07.24)
(2)

Nautilus'un karsisindaki arkeolojik alan

mirafiori
1-2 yil kadar once bir yazar tespit edip basligini acmisti aradim fakat bulamadim, bu alanla ilgili bir gelirme bir kaynak var midir acaba? https://www.google.com/maps/@41.0018782,29.0329767,206m/data=!3m1!1e3?entry=ttu burasi
1-2 yil kadar once bir yazar tespit edip basligini acmisti aradim fakat bulamadim, bu alanla ilgili bir gelirme bir kaynak var midir acaba?

www.google.com!3m1!1e3?entry=ttu burasi
0
mirafiori
(09.07.24)
Konu nedir ki, eğer bir alanda arkeolojik buluntu tespit edildiyse bölgede bulunan müze müdürlüğüne bilgi verilmeli. Bu durumda muhatap istanbul arkeoloji müzeleri oluyor. Konuyu bilmediğimden bir şey diyemiyorum ancak siz biliyorsanız siz arayın.
0
akhenaten
(09.07.24)
eksisozluk.com

başlık bu ama detay bilmiyorum.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.07.24)
(13)

bes mantıklı mı değil mi?

duyulmasi gerektigi kadar
türkiye gibi bir ülkede her 5-10 yılda bir enflasyon patlıyor, döviz krizi de üretiyoruz sürekli. bu gibi durumları da göz önüne alınca 35-40 yaş arasındaki biri için bes mantıklı mı yoksa başka yatırım araçlarını mı düşünmeli? aylık 1000 lira gibi bir şey atıp, devlet desteğini de alalım. fonlarla
türkiye gibi bir ülkede her 5-10 yılda bir enflasyon patlıyor, döviz krizi de üretiyoruz sürekli. bu gibi durumları da göz önüne alınca 35-40 yaş arasındaki biri için bes mantıklı mı yoksa başka yatırım araçlarını mı düşünmeli?

aylık 1000 lira gibi bir şey atıp, devlet desteğini de alalım. fonlarla birlikte değerlensin, amaç ileride yandan ufak da olsa bir akış olsun. bu kişinin evi, arabası var. büyük ihtimalle kira getirisi olan mülkü de olacak.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.07.24)
paranı kendin çok iyi yönetim anlık manevralarla pozisyon alamıyorsan, düzgün fonlar seçerek mantıklı.
0
rentts
(09.07.24)
Bes mantıklı.

İnsanların %90'ı için BES mantıklı. Çünkü kendi kendimize para biriktirme disiplinimiz yok.
Aslında her ay bir çeyrek altın alsan veya beğendiğin şirketlerden hisse alsan daha fazla kazandırır ama bunu yapsan zaten yapardın. Yapamıyorsun.

Devlet katkısı denen şeyi öyle bedava para gibi düşünme. Zaten sistemde uzun süre kalınca yönetim gideri kesintisi gibi kalemlerle senden kesilen paraları ancak sıfırlıyor o devlet katkısı. O katkının hangi fonda değerleneceğini de seçemiyorsun vs.
Çok detaya girmeyeyim ama "devlet %25 bedava para verecek bana" şeklinde de düşünme.

BES mutlaka yaptır. BES ile alınacak fonların neler olduğunu kendin seç, default halinde bırakma onu. Sonra da unut.
10 yıl o parayı unut. 10 yıl sonra bak ve devam et. Bi 10 yıl sonra yine bakarsın.
0
michael_knight
(09.07.24)
michael_knight+1

Ama, bir şekilde finansal okuryazarlık öğren. Sonra da her ay fon dağılımını gözden geçirip ekonomideki gelişmelere göre yeniden düzenle. Belirli bir fon dağılımı yapar yıllarca hiç ilgilenmezsen tatmin edici bir fayda sağlayamazsın.
0
Mirket
(09.07.24)
2009'dan beri BES'teyim bence de mantıklı (ve çalışan/emekli oranı dikkate alınırsa gelecek için de oldukça önemli)
Ama aktif olarak ben paramı idare ederim yatırımlarımı seçerim ve yönetirim diyorsan gerek olmayabilir.
0
bartholomew87
(09.07.24)
eskiden değildi ama son dönemde şartları daha iyi oldu diye biliyorum.
fon getirisi ve devlet katkısı dışında ödediğin primi maaşından kesilen vergiden düşebiliyorsun bildiğim kadarıyla.
aslında bes'li biri örnek rakamlarla açıklasa çok iyi olur.
ben de soruya yancı olayım.
0
merhum
(09.07.24)
zibilyon tane fon var sürekli yükseldimi düştümü takip etmek gerek, devlet 100 tl ek verecek diye param çar çur oldu, az kaldı 10 senedim dolmasına dahada bes'e girmem.
kendim parayı her ay kesin kenara koyarım diyorsan faiz daha iyi ya, fonum %26 artmış son 3 ayda %13 bu sene, tefeden bile düşük, diğer fonlar çok dalgalı riskli fona giriyorsun bu sefer yatırımından kaybediyorsun.
bence uğraşılmaz

9 sene önce 3.56 dan dolar almıştım artış % kaç sen hesapla. benim için bes pişmanlık.

ps. anadolu hayat emeklilikten uzak dur kaç kere aradım danışmanlık vermiyorlar illa banka şubesine gitcekmişim, şubeye gidiyorsun bes yatırımcımız yok diyorlar. anlamıyorsan bes ek pişmanlık.
0
eja
(09.07.24)
16 yıllık BES aracısı lisansım var.

46 yaşında girip 56 yaşında emekli olacaksan mantıklı. Daha önce girersen mantıklı değil, alternatif yatırımlar daha mantıklı.
0
gabe h coud
(09.07.24)
bes mantıklı olduğunu düşünüyorum, fakat buradan 56 yaşından sonra ele gelecek bir anlamı olacak bir para olabilmesi için mevcut gelirinin %10-15'inin bu tarafa aktarılması lazım.

ayda 1000 tl ile birikim yapsak enflasyon sıfır olsa bugünün parası ile emekli olduğunda (30 yaşında olduğunu varsayıyorum) devlet katkısı ile beraber 400bin tl bir para alacaksın.
0
prezarlatif
(09.07.24)
''Mantıklı'' mı değil mi bilmiyorum ama yatırım bilmeyen biri için garanti olduğu bir gerçek.
0
doharkoman
(09.07.24)
bence bes mantıklı değil enflasyon yüzde 100 besin yılda getirisi yüzde 25
0
sizofren06
(09.07.24)
kime göre neye göre sorusuna göre değişiyor.

vatandaşların çoğunun finansal okuryazarlığı yok ya da yatırımdan anladıkları şey kumarla aynı. birikim yapamıyor ya da ilk fırsatta hemen birikimini bozuyor.
işte böyle tipler için bes mantıklı. danışmanlık ve fon yönetim ücretleri çok yüksek. 10-15yılın sonunda doğru düzgün almadığın danışmanlık için can yakar bir meblağ ödemiş olacaksın. devlet desteği biraz bunu subvanse ediyor.

velhasıl, söylediklerim öncekilere paralel olarak, daha iyi yatırım araçları var ancak ülke insanın hali pür melali ortada finansal okuryazarlık noktasında.
o yüzden çoğu kişi için, az hiçten iyidir minvalinde, mantıklı.
0
biseysorcaktim
(09.07.24)
@sizofren06 %25 getiriyi nasıl başardınız ki? Benim yıllık getirim güncelde %86. O da ben hiç fırsat bulup bakamadım dümdüz önerilen paket neyse ona dağıttım fonları, sıfır efor. Sizin galiba bütün fon sepetiniz mevduat ve türevleri üstüne kurulu. %25 hiç duymamıştım şimdiye kadar. Siz eğilin bence bunun üstüne, bir terslik var.

@duyulmasi gerektiği kadar. Benim gördüğüm kadarıyla bes bu soruyu soran herkes için mantıklı. Bes'e ihtiyaç duymayacak insanlar neden ihtiyaç duymadıklarıyla ilgili sayfalarca bir şeyler söyleyebiliyorlar. Ben söyleyemiyorum örneğin. Benim piyasaya kafa yoracak çok vaktim de yok, işim de finansla içli dışlı değil. Yatırım disiplinim de yok. Bes kredi kartından kendi kendine ekleme yapıyor unutsam da.
0
akhenaten
(09.07.24)
Fikir vermesi açısından yazayım. 2009 kasımda sisteme girdim.
Toplam bugüne kadar benim BES'e ödemem: 22.682 TL
Bugün BES'ten çıkarsam alacağım tutar: 195,398 TL
Genel olarak ödeyebileceğim minimum tutar neyse aylık onu ödüyorum, şu an için aylık 125 TL.
Çok fazla sepet içeriğini değiştirmiyorum ama allianz aylık bilgilendirme gönderiyor fonlar ile ilgili yani bu tutarı yukarı çekmek de mümkün dikkatli şekilde takip edilirse.
0
bartholomew87
(10.07.24)
(16)

bu mertebeye ulaşmak için ne yapmak gerekiyor?

kibritsuyu
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mut
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?

doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mutlu ediyorlar. burada kadar sorun yok.

ama instagram'a bakıyorum mesela. bazı arkadaşlarım, doğumgünü olan arkadaşıyla birlikte fotoğraflarını story yapıp "iyi ki doğrun iyi ki varsın" tarzı paylaşımlar yapıyorlar. hatta gün sonunda doğumgünü sahibi bunları kendi story'sine ekliyor falan.

bana hiç böyle şeyler yapan olmuyor. yani beni telefonla arayan yakın arkadaşım bana böyle bir şey yapmıyor, ama başka arkadaşına yapıyor. benim birlikte fotoğrafı paylaşılıp cümle aleme "bak bu benim canım arkadaşım, doğumgününü herkese ilan ederek kutluyorum" şeklinde paylaşılmak için nasıl bir arkadaş olmam lazım?

genellikle kadınlar kadınlara yapıyor gibi. ama hayır, beni arayıp kutlayan yakın kadın arkadaşım, kadın arkadaşlarına da yapıyor, erkek arkadaşlarına da yapıyor. yani yakınlık derecelerini bilmemekle birlikte çocukluktan beri neler neler neler yaşadığım 35 yıllık arkadaşımın beni paylaşmayıp belki benden daha az görüştüğü üniversite arkadaşını paylaşmasının nedeni ne olabilir?

yani benim neyim eksik olabilir? kötü arkadaş mıyım, soğuk muyum, uzak mıyım, gıcık mıyım, götveren miyim, ne olabilirim?

yani bana öyle bir şey söyleyin ki "bunun başına gelmesi için arkadaşlarınla şöyle şöyle olman lazım" falan diyin ki bileyim kendimi. zira hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. şimdi yazarken düşünmesi bile heyecanlandırdı.
0
kibritsuyu
(09.07.24)
İnstagram'da çok story, post paylaşmıyorsan rahatsız olacağını düşünmüşlerdir.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Bu taraklarda bezin yoksa olur öyle. En basitinden sen kimseye bunu yapmıyorsan sana da yapmazlar. Ya da sosyal medya kullanımı vs konularında ketumsan hoşuna gitmeyeceğini düşünebilirler.
0
Bruce
(09.07.24)
Arkadaşlarının doğum günlerini hikayede kutlayan ve kutlanan doğum gününü hikayelerinde paylaşanların %99,99'u kadın. O kutlanılan kişiler de aynı şekilde başkalarının doğum günlerini böyle kutluyorlar. Onlar için bir düzen haline gelmiş. Bu kişiler genelde sık sık hikaye paylaşan kişiler tabii.
0
nawar
(09.07.24)
bu mevzuyu ben de daha onceden dusundum. ulastigim sonuc su:
bazi civiklar, bu tarz seyleri dillendirmeyi seviyor. bu tiplerin iliskileri de daha vicik vicik oluyor, sonra bir anda sona erebiliyor.

bizim gibi insanlar ise stabil, ongorulebilir. ben vicik vicik degilim, dolayisiyla etrafimdaki civiklar da bana pek bulasmiyor. ama arkadasliklarimi bitirdigim cok cok nadirdir, cok buyuk bir kazik yersem belki.

gereksiz dogumgunu mesajlarinin onune gecmek icin ben dogumgunumu heryerden kaldirdim, cok cok mecbur kalmadikca kimseninkini de kutlamiyorum. bos isler..
0
cooperr
(09.07.24)
sen arkadaşlarına yaparsan onlar da sana yapmaya başlar, senin yaptığını gören başka arkadaşlarında senin gününde sana yapmaya başlar, bu bir döngü.
0
noxie
(09.07.24)
taktik vereyim kullanırsın; telefonunu çekmeceye koyuyorsun kapatıp.

gidiyorsun yanlarına. 1-2 kişi en sevdiklerine yapıyosun bu taktiği de.

çok tatlı/yakışıklı olmuşsun falan. hadi resim çekilelim. çekiliyosun. sonra da onlar gitmeye yakın diyosun ki ya fotoğrafları da alamadım tel şarjı yok, story atın beni de etiketlersiniz anı kalır hem napalım böyle olsun diyorsun. sonra da ilk buluşmada ‘ya benim hoşuma gitti bu story işi, ne güzel anı kalıyor falan dersin. onlar da aa bunu sevdi hep yapalım moduna girerler.

atmayanlar seninle görünmek istemiyorsa şutungen bile yapılır :d

bol şans.
0
baldan kaymak
(09.07.24)
dün doğum günümdü benim, bir hafta geç yazdırdıkları ve o gün de artık resmi tatil olduğu için benim doğum günüm resmen duyurulmuyor, milletin doğum gününü herkes odasına gelip kutlarken benim doğum günümü bilen sadece 4 yakın arkadaşım kutladı iş yerinden mesela. özellikle söylemedim söylemek istemiyorum.

sanırım bu ben de travma çünkü doğum günüm yaza geldiği için okul arkadaşlarımdan sadece en yakınları arayıp kutlardı o kadar. ben bir kıza lisede başarı bursumdan ayırıp para vermiştim hediyesi için 10 kişi para verdi biz 3 enayi arkadaş para verdik sonra onlardan alırız diye, diğerleri de vermedi. kıza hediyesini verdik hediyeyi aldı sarılmadı bile bastı gitti yanımızdan. böyle böyle çok olay var.

bu yüzden sadece ailemin arkadaşlarımın kutlamasını çok önemserim, instagramdan falan kimseyi paylaşmam doğum günü için, bunları biraz da şov olarak görüyorum.
0
Hallegadola
(09.07.24)
- Instagram' da çok aktif değilseniz yapmıyor olabilirler.
- Siz onlara yapıyor musunuz? Büyük ihtimalle hayır, siz yapsanız onlar da yapar gibi geldi.
0
kumandanim
(09.07.24)
Benim en yakınlarım doğumgünlerini unursamıyor mesela. Bir yıl unutulur, bir yıl kutlanır kimse kimseye alınmaz.

Ama doğumgünlerini umursayıp büyük olay gören daha az yakın olduğum insanlar da var. Onlar unutursa alınırım.

Biraz ilişkilerin dinamiğiyle alakalı bu bence. Birisi önemli gördüğü bir şeyi sizin özelinizde önemsemiyorsa bu kötü. Ancak zaten aranızda böyle bir şey yoksa bu iyi ya da kötü değil.

Burda da talep eden taraf olarak iş size düşüyor. Siz önemsiyorsanız önemsediğinizi belli etmelisiniz.
0
akhenaten
(09.07.24)
Ne istediğini dile getiren bir arkadaş olman yeterli olacaktır. Ya böyle videolar görüyorum, çok hoşuma gidiyor, böyle bir sürpriz beni de çok mutlu ederdi vb ben dili ile kendini ifade edersen seneye alırsın videonu. Kim olduğundan ziyade ne istediğin ne sevdiğin ve bunu ne nasıl duyurduğun ile ilgili olay.
0
hasmetizm 2046
(09.07.24)
siz yapmadığınız için yapmıyorlardır. Siz yakınlarınızın doğum gününü storyden kutlarsanız onlar da sizinkini kutlar genelde.
0
alaimisema
(09.07.24)
sen yaparsan sana da yaparlar.
Çok üzerine düşünülecek bir konu değil.
0
michael_knight
(09.07.24)
Ben bunu yaparlar diye korkuyorum mesela. Niye? Çünkü onlar yapınca alıntılayıp siz de paylaşmak zorundasınız nezaketen. Öyle olunca da sadece paylaşımda gördüğü için yazan bir sürü samimiyetsiz kutlama oluyor. Beni birinin arayp hatta yanıma gelip kutlaması hepsinden daha kıymetli.

Sebebine gelince ben de diğer 15655 cevap gibi düşünüyorum. Sizin bu tarzı sevmediğinizi düşünüyor olabilirler ki ben daha hiçbir erkek arkadaşımın bu şekilde kutlandığını da görmedim. Zaten çok aşko kuşko kızlar bunu yapar.
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
Aşırı keko bi haraket bence bu arada. Bazen kardeşler kuzenler birbirine yapıyor veya belli bir gurup arkadaş kendi aralarında döndürüyorlar, bana böyle salavat zinciri gibi geliyor.

Kesin biri başlatmıştır o yapınca o da yapmıştır sonra adet olmuştur.

Bana biraz sululuk gibi geliyor mesela ben böyle bir şeye özenmem. Beni bilen arkadaşlarım da bana böyle bir şey yapmaz. Ha olur da ben birine yaparım, o da bana yapar herhalde.

Bu tarz şeyleri arkadaşlarını pazarlamak için yapan da var bu arada. Hani yalnızsa biri sorsun da tanıştırırım belki diyen.
0
ananiyimioguz
(09.07.24)
Ben de yaz doğumluyum ama aklına gelip de arayan veya mesaj çeken insan sayısı 3 bile olmuyor bazen. Geçmiş yıllarda kimsenin aklına gelmediğimi bilirim.

Bence bahsettiğin durumlarda biraz menfaat düşüncesi ya da beklentisi rol oynuyor. Onu vurgulayayım ki benim şuyumu unutmasın, onu ön plana çıkarayım ki o da aynısını bana yapsın gibi.

Benim böyle davalarım yok. Unutulmak gerçekten yaralıyor ama karşılık olarak ben de onları unutuyorum, yalnızlaşmaya giden süreç zaten böyle işliyor.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
Yani bu yaşadığın şey sana ait bir eksiklik veya yanlışlık değil. Menfaat dünyası bana göre.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
(18)

Içinde bulunduğunuz zamandan memnun musunuz?

sekizdokuzon
Ben çok doğru zamanda doğduğumu düşünmeye başladım. Seksenlerin sonunda doğdum, internetin doğuşunu gördüm. Ben mesela jetonla çalışan ankesörlü telefonu da chatgpt yi de biliyorum. Dünya uzerinde yaşamış insanların yüzde kaçı böyle bir gelişime şahit olmuştur? Özellikle y kuşağı olarak bayağı şans
Ben çok doğru zamanda doğduğumu düşünmeye başladım. Seksenlerin sonunda doğdum, internetin doğuşunu gördüm. Ben mesela jetonla çalışan ankesörlü telefonu da chatgpt yi de biliyorum. Dünya uzerinde yaşamış insanların yüzde kaçı böyle bir gelişime şahit olmuştur? Özellikle y kuşağı olarak bayağı şanslı olduğumuzu, özel bir nesil olduğumuzu düşünüyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Hala gençsin, sisteme gir bir yerinden. Değiştir. Her şey hızla değişiyor çünkü, bir rol kalabilirsin.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Kapabilirsin*
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Ben bunca teknolojik ilerlemeye rağmen yanlış zamanda doğduğumu düşünüyorum. 91’liyim ve etrafımdaki yozlaşmış toplumu (kimine göre de bu benimdir mutlaka) görünce iğreniyorum bu çağdan.
0
m e b
(09.07.24)
Cep telefonu ve internet öncesi dönemi de yaşamış birisi olarak ben kendimi şanslı görüyorum.

Evrenin ve uzayın sırlarını öğrenemeyeceğim için de şanssız.
0
pispinti
(09.07.24)
84’lüyüm. Memnunum. 80-82’li olsam daha iyi olurmuş ama çok da önemli değil.
0
gabe h coud
(09.07.24)
sekizdokuzn başlıklarını 100 metre öteden tanımak
0
füt
(09.07.24)
83 lüyüm. Eskiyi de yeniyi de, Bir sürü şey gördük. Memnunum.
0
füt
(09.07.24)
@fut: <3
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
sikinti yok - 1982
0
cooperr
(09.07.24)
Çok da değil, yapay zeka ve yeni teknolojilerin iyice yerleştiği bir zamanda doğmak isterdim.

Sanırım elektronik taş devrini yaşıyoruz biz. büyük ihtimalle kullandığımız her şey bir prototip olarak görülecek. :D
0
akhenaten
(09.07.24)
gelecekte doğmak isterdim bir üstteki arkadaşa katılıyorum
0
Hallegadola
(09.07.24)
84'lüyüm. Son birkaç yıldır maalesef dünyanın ve ülkemizin en rezil dönemini yaşadığını düşünüyorum. Ahlaki çöküş, insanların bencillikten artık çıldırmış olmaları, belirli bir kesimin hayatını mükemmel yaşarken, bir kesimin aç olması bak gerçekten aç olması, kadın düşmanlığı,hayvan düşmanlığı, doğa düşmanlığı, insanların kendini üstün tür olarak kabul edip diğer türlere zorbalık yapması, ormanların yanması, hayvanların öldürülmesi, işkence edilmesi vs. bak yazarken içim şişti off. Ben kendi yaşadığım dönem için konusabiliyorum tabi. Yani özetle doğmuş olmak istemezdim.
0
rock n roll
(09.07.24)
memnun değilim. benim memnuniyetsizliğim yozlaşma kaynaklı. eskiden de böyleymiş aslında ama şu an her şey çok daha görünür ve normalleştirilmiş durumda.
0
deartheodosia
(09.07.24)
81'liyim, yukarıda ki dediklerine ek olarak, ileride mars'da yaşam çalışmaları, astronomideki gelişmeler, tıptaki gelişmeler heyecanlandırıyor (gerçi banane'yse o ayrı) kimi şeyleri göremeyecek olmak (o zamana kadar toprak oluruz zate) üzüyor.

ek olarak; artık kimi şeyleri yaparken zorlanacak yada hiç yapamayacak kadar yaşlı olmamda üzüyor :D
0
selam
(09.07.24)
insanlığın tüm savaşlara, yıkımlara rağmen geçmişten günümüze hep ilerleme halinde olduğunu düşünüyorum. Yani arada ufak tefek dalgalanmalar olmakla beraber hep ileri yönde giden bir grafik. Geçmişin hiçbir döneminde doğmak istemezdim. Bu tarz sorulara verdiğim klasik cevap 2980'de doğmak isterdim oluyor. 2000lere girerken 4 yaşındaydım pek hatırlamıyorum, 3000lere girişte 20 yaşında olmak keyifli olurdu :d

yani geçmişten bugüne kadar düşünürsek memnunum ama gelecek açısından bakarsak geleceğin daha iyi olacağını düşünüyorum. En azından 200 sene sonra bile bugün yaşadığımız pek çok sağlık sorununu yaşamayacağımızı varsayıyorum.
0
nundu
(09.07.24)
Eski daha beterdi bence. bundan 300 yıl önce kadınlar savaş ganimetiydi. Tıp ileri değildi düşensene 1453 yılında bir yeniçerisin ve vucuduna ok saplanmış çok acı verici bir ölüm şekli. 70'ler,80'ler ve 90'larda da toplum yozlaşmıştı ama internet olmadığı için bilinmiyordu. mesela 90'lı yıllarda bizim mahallede bir erkek çocuğuna tecavüz edip kutuya koydular.

Fakat; 1950'lerde doğup 70'li,80'li,90'lı yılları yaşamak isterdim o zaman yiyecekler hormonsuzmuş kanser hastalığı yaygın değildi. Şimdi kanser grip gibi. İnsanlar şimdikine göre daha iyiydi birçok yönden.
0
komando kani var bende
(09.07.24)
Doksanlar özellikle kenar mahallelerde korkunçtu ya. Oturduğumuz mahallede sular sık sık kesilirdi, kapıya su tankeri gelirdi. Kadınlar birbiri üstüne çıkıp tankerin vanasindan bidonlara su doldurmaya çalışırlardı. Asfalt falan hak getire, sokak araları toprak yoldu. Üstleri başları çamur olurdu bütün kadınların. Allah'tan ben çocuktum o zamanlar, yetişkin olarak oralarda yaşamak annemin yerinde olmak istemezdim.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Şimdi yaşamasam 1900'lerin başında ama varlıklı bir ailede yaşamak isterdim ben de. Okuma yazma ve yabancı dil bilmek ve sürekli gazete okumak isterdim. Özellikle o iki dünya savaşı arasındaki dönemde herhalde dünyanın görüp görebileceği en büyük dahiler yaşamış. Atatürk'le, Freud'la, Einstein'le ve daha nicesiyle aynı çağda yaşayıp bu insanların yapıp ettiklerinden haberdar olmak ne demek. Dönem kıyafetleri de aşırı elegant artı olarak :p
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
(25)

icimi dokmeye geldim

make a wish
ben kadin kisisiyim, 3 ay once bi adamla cok kisa bir flort donemim oldu (2 hafta). bizim flort doneminde bir dogum gunu partisinde cok yakin bir kadin arkadasinin dizine yattigini ve el ele tutustuklarini gorunce icime bir kurt dustu. iliskiler o kadar boka sarmis durumda ki, "ben flort ediyoruz za
ben kadin kisisiyim, 3 ay once bi adamla cok kisa bir flort donemim oldu (2 hafta). bizim flort doneminde bir dogum gunu partisinde cok yakin bir kadin arkadasinin dizine yattigini ve el ele tutustuklarini gorunce icime bir kurt dustu. iliskiler o kadar boka sarmis durumda ki, "ben flort ediyoruz zannederken adam beni fuckbuddy olarak mi goruyor acaba, bunlar friends with benefits olabilir mi" sorulari beynimi kemirmeye basladi ve dayanamayip kendisine sordum. bana verdigi cevap ozetle "ben arkadaslarimla fiziksel olarak yakin olmayi seviyorum, kimsenin beni bu konuda kisitlamaya calismasina tahammul edemem, senin bunu sorman beni rahatsiz etti, kiskanclik yapabilecek biri oldugunu dusunmeye basladim" vs. bu konusmadan 3 gun sonra, ben kendisine karsi asiri yukselmisken (ya da beni asiri yukseltmisken diyelim), bir anda tepeden asagi birakti; once birkac gun ghostladi, sonra ben ne oldugunu anlamak icin konusmak isteyince bana o klasik "sorun sende degil bende, su anda ciddi bir iliski istemiyorum, sen belli ki benden cok hoslaniyorsun, ben seni uzmek istemem, arkadas kalalim" konusmasini yapti.

ben son 3 ayi yasadigim bu hayal kirikligini atlatmaya calisarak gecirdim. bazi donemler gunlerce evden cikmayarak kendime gelmeye calistim, bazi donemler gunlerce partileyerek kafami dagitmaya calistim. kisacasi iyilesmek icin her seyi denedim. (bu donemde kafa karistirici bir sekilde benimle hala ilgilendigini dusundurecek bir suru davranisi oldu, biraz da o yuzden bir turlu toparlanamadim, iki ileri bir geri...)

gecen hafta sonu ortak bir arkadasimizin evine davetliydik ve orada baska "cok yakin bir arkadasiyla" sarmas dolas oturduklarini gordum. normalde de birbirlerinin kucagina oturmaya varacak kadar yakin fiziksel temasa girdikleri icin hemen emin olamadim ama sonra opustuklerini tesadufen gordum maalesef. 2 yillik bu "cok yakin arkadasi"yla, bana iliski istemiyorum dedikten 3 ay sonra sevgili oldular. her gun baska bir kadinla gorsem canim bu kadar yanmazdi.

iyiyim, bir sorun yok gibi davranmaya calisiyorum ama iyi degilim. bir suru ortak arkadasimiz ve haftada 2 gun gorusmemize yol acan ortak noktalarimiz var. onu hayatimdan cikarmak, sevdigim baska bazi seyleri de cikarmak anlamina geliyor (hatta sosyal hayatimin yarisindan vazgecmek anlamina geliyor). ama gozlerimin onunde birbirlerini seviyorlar :p ve bu bana cok agir geliyor.

civi civiyi soker deyip kendimi baska birinin kollarina mi atsam, eve kapanip kafayi mi resetlesem, daglara cikip bacaklarimda derman kalmayana kadar yurusem mi, anneme gidip dizine mi yatsam napsam bilemiyorum. bi aglasam rahatliycam belki ama aglayamiyorum, tek hissettigim ofke.
okudugunuz icin tesekkurler.
0
make a wish
(08.07.24)
çivi çiviyi söker...

geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(08.07.24)
Sana üç ay eziyet etmiş, o kıza iki yol eziyet ettikten sonra -belki- sevgili olmuştur. Bu model böyle. Ya iki senelik kızın yerinde olsaydın?
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Bence bir şükür namazı kıl.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Adam hikaye anlatmis. Boyle pozlar yaparak skor yapma pesindedir. Ozguvenli, sert erkek tripleri yapmis. Annene git en iyisi.
0
mbond
(08.07.24)
Yaş kaç?

Ortak noktaları sal. Yeni ortak olmayan noktalar bulursun. Görme onları.

Çivi çiviyi söker +7
0
abuzer
(08.07.24)
Böyle insanlari nerede buluyor ve nasıl böyle hikaye anlatacak kadar vakit ayırıyorsunuz merak ediyorum.

Tencere kapak ilişkisi gibi geldi bana. Ayrıca ghotmost da ne hala anlamıyorum böyle anlatılan ilişkileri de samimi bulmuyorum.
0
pavlis
(08.07.24)
@pavlis ghostmost ne umarim hic anlamak zorunda kalmazsiniz.
0
🌸make a wish
(08.07.24)
Kimin bizde nereye temas edeceğini bilemeyiz. Bu üç ayda da olur, bir günde de. Biz yanındayız bacım. En doğru şekilde, kendin hakkında bir şeyler öğrenerek çıkacaksın bu süreçten.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
adamı ve diğer kadını boşverin. kendinize dönüp neden böyle kaçıngan, çelişkili ve lakayt davranan birine alan açıyorsunuz, sizin iç dünyanızda bu hangi duygularınıza/isteklerinize/zaaflarınıza/ihtiyaçlarınıza karşılık geliyor, bunun üstünde kafa yorun. sonra bulduğunuz yanıtların üzerinde çalışın, değiştirin, dönüştürün, iyileştirin. yoksa bu adam gider diğeri gelir ve siz hala böyle kaçıngan bağlanma şeması olan kişilere emek harcamaya devam edersiniz.

ezcümle, burda özne adam değil, sizsiniz. adam gayet net kendi duruşunu ortaya koymuş çünkü birkaç hafta gibi kısa bir sürede.
0
Phoebe
(08.07.24)
2 haftalık bir flört için nasıl bu kadar ağır travma yaşıyorsun ki? belli ki adam orası burası oynayan, kaypak bir tip. seni de fuckbuddy (fuckbody değil) görmüş muhtemelen. böylelerini nasıl buluyorsunuz hayret ediyorum doğrusu.

neyse, çivi çiviyi söker diyip de başkasının kollarına atlamaya çalışırsan daha ağır depresyon geçirebilirsin. sosyal ilişkilerini ayarlamaya çalışacaksın. ayrıca ısrarla o adamla görüşmeye çalışan arkadaşlarını da hayatından yavaştan çıkarmaya çalışsan iyi edersin.
0
false pretension
(08.07.24)
Ben yazınca tiklenmiyor başkaları aynısını yazınca özelden el ayak opuluyor(hissediyorum). Öyle olsun.
0
pavlis
(08.07.24)
@false pretension duzelttim, tesekkur ederim.
0
🌸make a wish
(08.07.24)
@pavlis tamam hadi tikledim :) ama yorumunuzu gereksiz agresif buldugumu belirteyim
0
🌸make a wish
(08.07.24)
Gerçeklerin acılığı daha doğru olur
0
pavlis
(08.07.24)
Prim vermeyin şöyle adamlara ya. Her yer böyle adamların umut verdiği sonra da onları unutamayan kadınlarla dolu. İçten içe sinirlisiniz ama aklınız onlarda kalıyor.

Evrimsel bir şey maalesef. Başka insanlar (mümkünse daha düzgün, ne yaptığını ne istediğini bilen, tek eşli) bulun onlarla vakit geçirin.

Elin doyumsuzu ile ne uğraşıyorsunuz. Sizin bir şeyinizi beğenmemiştir sadece yanında tutuyordur. Sorsanız ilişki istemezler her haltı yerler ama daha iyi bir seçenek olduğunda da ilişkiye başlarlar.

O yüzden (yaaa kızım ben ilişki insanı değilim üzerim) lafları biraz "yersen"
0
ananiyimioguz
(08.07.24)
Valla bana kızacaksınız ama siz kadınlar böyle yavşak piç adamlara nasıl aşık oluyorsunuz anlamıyorum. Adam senle 2 hafta takılmış sonra başka bir kadının dizine yatmış, el ele tutuşmuş sonra ondan sıkılmış 2 yıllık yakın arkadaş dediği kadınla sevgili olmuş. Adam piçin teki işte skor peşinde seninle sevgili olsaydı seni basbaya aldatacakmış başka kadınlarla.
0
komando kani var bende
(08.07.24)
Bu arada Güllü dinle, ağla boşver. Ayıbı yok.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Doğrudan cevap vereyim adam seni manipüle edip kullanmaya çalışmış kafalayamayınca da yol vermiş

Üç ayda bu kadar bağlanıp hayat tarzlarınız ve ilişkilere bakışınız bambaşka, bu kadar üzülmen onunla birlikte kafanda kurguladığın ideal gelecek ve duygusal ihtiyaçların yüzünden

Birbirimize apaçık uygun değildik, bu üzülmem niye diye sorup hayata devam et, kendine uygun bir sonraki kişiyi daha erken bulma imkanın oldu artık
0
grimavi
(08.07.24)
@komando kani var bende hayir ya neden kizayim, gereksiz agresyonu bile tolere etmisim :) hemen aciklayayim yavsak adamlara neden prim veriyoruz. birinci sebep: bilmiyoruz arkadaslar adamin yavsak oldugunu? 2 haftada kim kimi ne kadar taniyabilir? hoslandigimiz bir adama iyi gitmesini umarak onu tanimak icin sans veriyoruz, iyi gitmiyor. bunun sucu da mi bizde? ikinci sebep: yavsaklarda biraz seytan tuyu oluyor galiba.
0
🌸make a wish
(08.07.24)
Şeytan tüyü mü? ağzı çok mu laf yapıyor bilemiyorum her neyse. böyle bir adamdan kurtulduğuna şükret bence. hiçde moralini falan bozma. şu dünyada 60-70 sene yaşayıp yok olacağız. mutlu olmana bak derim.
0
komando kani var bende
(08.07.24)
Çok şaşırdım sonda söylediğinize. Çivi çiviyi sökmez. Bakın kendiniz bunun mağdurusunuz zaten. O birlikte olduğunuz kişi çivi çiviyi söker demiş sizin güzel zamanınızı çalmış. Neyse ki çabuk kurtulmuşsunuz ancak yine de yaşadığınız kötü hislerin haddi hesabı yok. Neticede ne sizle mutlu oldu ne de siz onla. Hiçbir işe yaramadı, çivi çiviyi falan sökmedi üstüne düzgün çiviyi yamulttu, ki yamulan çivi siz oluyorsunuz.

İnsan hayatta tek başına mutlu değilken başka biriyle mutlu da olamaz, başka birini mutlu da edemez.

Bakın siz yanlış bir insanla bir ilişki yaşamışsınız. Bu kişi sizi kendi katlanamadığı duygular için bir dikkat dağıtıcı olarak kullanmış. Siz neden bunu başkasına yapasınız? Bunu yapmanın sizi tatmin etmeyeceğini ve duygularınızı daha da yıpratacağını şimdiye kadar anlamış olmalıydınız. İlişki istiyorum diye başlanan ilişkiler yürümüyor. Bir insanı tanırsınız, seversiniz sonra ilişkiniz yanında eşantiyon olarak doğar, bu tür ilişkiler yürüyor. İlla birileriyle vakit geçireyim diyorsanız bir ilişki oluşturup sözler vermeniz gerekmiyor.

Sizin yapacağınız aklınızdan bu olayı çıkarmak, unutmak, hayatınıza dalmak ve eğer bu süreçte hoşlandığınız biri denk gelirse o zaman düşünürsünüz. İlişkilere çoğu zaman evde bulunması gereken bir gereç muamelesi yapılıyor ancak ilişkiler daha ziyade mantar gibi. Gerekli ortam oluşursa her yerden bitebilir. Bilemezsiniz.

Aramayı bırakın, sakinleşin, hayatınıza devam edin.

Bir de bence şunu hiç akıldan çıkarmamak gerek. Eğer ilişkide fark ettiğiniz şey bir anda midenize bıçak saplanmış gibi bir hisse yol açıyorsa o düşünceniz muhtemelen doğrudur. Bu sanırım hayatta kalma içgüdüsü kadar derin bir şeyle bağlantılı. İnsan fark ediyor. Bu tür hislerinize güvenin. Ayrıca insanlar sizin söylediğiniz tarzda şeylere sinirlenerek tepki vermezler, sırf sinirlenmesinden belliymiş aslında olay.
0
akhenaten
(08.07.24)
3 ay??? neden bu adam bu kadar önemli, ne onu bu kadar unique yapıyor senin için, bunu düşün bence.
0
deartheodosia
(08.07.24)
Çivir çiviyi söker gibi bir hata yapmamanı umarım.
0
numlock
(08.07.24)
2 haftalık flörtü bu kadar mesele etmek sorun flörtte değil sende dedirtiyor. Haliyle biz burada ne dersek diyelim fikrin değişmeyecek, o yüzden acısını çekmen ve bir noktada aydınlanman gerekecek; değiyor mu bu adam için diyeceksin.

Çok derinlere inersek özdeğer ve özgüven eksikliği, kaygılı bağlanma gibi konularda bir şeyler okuyup kendini tanıma yönünde farkındalığını arttırabilirsin.
0
Bruce
(09.07.24)
çivi çiviyi söker de burada silsileli şeyler de yok değil.
0
baldan kaymak
(09.07.24)
(15)

Aldatılınca neden hiçbir şey yapmamalıyız?

sorularimicinfeykhesap
Detaylandırayım.Bir sebep gösterilmeksizin, tek cümle whatspdan mesaj ile terkedilmiştim. Aylar sonra öğrendim ki meğer zaten aldatılıyormuşum.Yaşadıklarımı, nasıl çöktüğümü vs uzun uzun anlatmayayım tahmin edersiniz az çok. Hala da devam ediyor. Bu süreçte ortak en yakın arkadaşımız bile beni arayı
Detaylandırayım.
Bir sebep gösterilmeksizin, tek cümle whatspdan mesaj ile terkedilmiştim. Aylar sonra öğrendim ki meğer zaten aldatılıyormuşum.

Yaşadıklarımı, nasıl çöktüğümü vs uzun uzun anlatmayayım tahmin edersiniz az çok. Hala da devam ediyor.

Bu süreçte ortak en yakın arkadaşımız bile beni arayıp sormadı. Ama onunla olan samimiyeti düzenli devam etti. Yapayalnız ve sadece kendi yaşadığım ve bildiklerim kaldım.

aldığım her tavsiye "asla bişe deme, sakın mesaj atma, arama, bişe yapma" minvalindeydi. Ben böyle davranırken, karşı taraf ise ayrılık sebepleri olarak kendini haklı gösteren alakasız beyanlarda bulunuyordu.

Neden aldatılan insana hep aynı tavsiyeler veriliyor? Ben neden onun karşısına çıkıp içimden gelenleri söylememeliyim? Neden aldatılan kişiye hep bir köşeye sinmesi ve ses çıkarmaması şeklinde tavsiyeler veriliyor?
0
sorularimicinfeykhesap
(07.07.24)
Çünkü karsiliginda duyacaklarin sana daha iyi hissettirmeyecek, muhtemel daha kötü hissettirecek :')

Kendini iyileştirmeye çalışmak, kendi değerini hatırlamak daha işlevsel. Bu aldatmanin "sen"le bı ilgisi olmadığıni kavrayabilmek...
0
abuzer
(07.07.24)
cinnet geçirme ihtimali. vereceğin zarar sonucunda ömrünce cezaevinde kalma ihtimali.

karşı taraf hatasını bildiği için çevresine yalan söyler ki toplum onu dışlamasın.

gidip konuşsan rahatlayacağını sanıyorsun ama rahatlamıyorsun. tek yapabileceğin mümkün mertebe sakin kalmak. gerekirse profesyonel bir destek alman.
0
phonex
(07.07.24)
Çünkü boşa enerji harcadığınla kalırsın. Sinirlerin harap olur karşılıgında eline hiç bir şey geçmiyor. Zaten bir süre sonra insan salıyor boşveriyor dönüp bile bakmıyor. Ben mesela geçmiş bir zamanda beni aldatan insan müsvettesinin hayatını karartmıştım. Kendi ailesi en yakın dostları bile düşman olmuştu buna. Şimdi dönüp bakıyorum yahu ne gerek varmış diyorum. Bu yüzden katil olan kafayı sıyıran insanlarlar var. Dön bak hayatına boşver karıştırma çöplüğü
0
limonlu eksi
(07.07.24)
Eğer bir intikam planı düşünüyorsan şöyle yap, seni aldattığı adama bir şekilde ulaş ve onun sonunun da seninkiyle aynı olacağını ona bildir. Ha bu durumu takmayacak tonla erkek var ama gene de bir denersin.
0
Yourcousinmarvinberry
(07.07.24)
Çünkü onu unutamadigini, hala aklında oldugunu, senin hayatında hala bir yeri olduğunu düşünecek... Egosu oksanacak
0
abuzer
(07.07.24)
Yukarıdakilerin bir kısmına katılıyorum. Buna tepki verdikçe zihnindeki etkisi büyüyecek. Ama söylediğinde karşı tarafta "Ah sen nasıl da haklıymışsın" etkisi yaratacak bir şey olmadığı gibi, bu sözleri duysan da hiçbir şey değişmeyecek... İntikam desen, o da aktif bir nefret barındırıp körüklemeni gerektiren bir şey. Bu konu saplantın haline gelecek, belki bir şekilde intikam alacaksın ama sonrasında bir yandan intikam denilen şeyin en azından bu tür bir konuda çok işlevsel olmadığını göreceksin diğer yandan da sana kötülük yapan insanla benzer bir seviyeye inmiş olduğun gerçeğiyle yaşamak zorunda kalacaksın. Ne gerek var?
0
salihdt
(07.07.24)
Ben buradakilerin aksine intikam alınması taraftarıyım. Aldatılanlara hep denir bişey deme şöyle yapma bunu yapma. Kendi başına gelmediği için rahat rahat konuşur. hiçbir insan evladı haketmez bu durumu. Eğer seni rahatlatıcaksa şimdiki sevgilisine fake hesaptan yaz kanıtlarıyla beraber. Çevrene de söyle o beni aldattı diye. İnsanlarda utanma da kalmamış hem aldatıryor hemde üste çıkıyor.
0
komando kani var bende
(07.07.24)
Sizi aldatan ve terk eden kişi sizin duygularınızı önemsemiyor. Siz gidip içinizi döktüğünüzde veya sitem ettiğinizde bu istediğiniz etkiyi uyandıramıyor. Çok acı ancak her insan kafasında kendini haklı görmeye eğilimli.

Hatta sizin bir şeyler yapmanız onların kendi aralarında "Ne garip insan, boşver üzme sen kendini" muhabbetlerinin dönüp daha çok yakınlaşmalarına vesile bile olabilir. İlahi adalet yok ne yazık ki. Siz de o can havliyle anlattığınız şeyin bu kişide hiçbir etkiye yol açmadığını gördüğünüzde öncekinden daha derin yaralanabilirsiniz. Hiçbir şeye çare değil yani bu gidip konuşma olayı.

İntikam da böyle, zaten harap haldeyim diyorsunuz kalan son ateşinizle gidip onların ilişkilerini harlamış olursunuz. Bırakın zarar vermeyi, faydanız dokunur. Dünya böyle ne yazık ki @sorularimicinfeykhesap.

Ancak bu kişiye tepki vermediğinizde egosunun devreye girip kendi kafasında kendisiyle boğuşma ihtimali çok daha yüksek. Bunu idrak ettiğinizde fenafillaha eriyorsunuz. Aldatılmak çok kötü, ancak karşınızdaki insanın artık sizden kopmuş ve sizi yabancı biri yerine koyduğunu idrak etmek daha kötü. Buna emin olun. Kendiniz için bu meseleyi burada kapatıp hayatınıza devam etmek en doğrusu, zor evet ama orta vadede en faydalısı.
0
akhenaten
(07.07.24)
Kız arkadaşım aldatırsa sorun etmem, hayat yolunda devam etsin, şükürler olsun rabbim bana nasip etmedin derim.

Karım aldatırsa ne yaparım bilemiyorum, onur çok önem verdiğim bir konu.
0
numlock
(07.07.24)
hiçbir şey yapmamalı değilsin. kendine odaklanıp iyileşmeye bakacaksın.

karşı tarafa bir şey yapamazsın. duygusal olarak haksızlığa kapılma hissi doğal olarak ağır basıyor, sorguluyorsun, cevap istiyorsun ama gerçekçi düşünürsen bunun makul olmadığını fark edersin.

sana değer vermemiş. aldatmış. neyi konuşacaksın? ya da ne istiyorsun mesela, manevi tazminat davası mı açacaksın? türkiye'de eğer nikahın, devlet nezdinde kabul görmüş bir bağın yoksa legal olarak hiçbir şey yapamazsın. e diğer türlü de manası yok.

kulağa çok adaletsiz geliyor evet ama bir kişi istemiyorum diyorsa en fazla sebebini sorup arkadaşça, insanca vedalaşmayı umabilirsin.

yok zorlayacağım dersen şikayet edebilir, dozunu kaçırırsan uzaklaştırma kararı çıkarttırabilir, arkadaşlarına ya da amcalarına dövdürtebilir vs...

neredeyse dört yıl oldu ben hala eski sevgilimi çok özlüyorum. artık istemiyorum, heyecanımı kaybettim, bitsin dedi. konuştuk. olmadı. Ben çok duygusal bir insanım, sana bir süre yazabilir miyim, okuyup okumaman önemli değil dedim. tamam dedi. aklıma geldikçe yazdım ama hakaret filan asla yoktu, sadece içimi döktüm, bir nevi terapi oldu baba.

öyle öyle zamanla azalttım. zaten hiçbir şekilde iletişimimiz yoktu o süreçte. bitti gitti.

keşke ayrılmasaydık. çok seviyordum. ama kız gitti yani abi ne yapacaksın. çok ağladım, ilaca başlamam gerekti, hala iki tek atsam zırlarım. ama sen söyle şimdi ne yapmam lazım sence? çıkaracağım ders varsa çıkarıp önüme bakmam, kendimi iyileştirmem, hayatıma devam etmem daha iyi değil mi? kızın kapısına dayanıp NEDEN desem ne değişecek? "ananın şeyinden" diyecek. manası yok.

insan ilk terk edilmesi, aldatılmasıyla geç yaşta karşılaşınca daha çok zorlanıyor herhalde. halbuki dünyada kimsenin bize iyi davranacağının garantisi yok. millet yolda yürüyen adamı tak diye bıçaklayıp öldürüyor yahu. duygusal ilişkide aldatıldın diye ne olmuş. ağlayıp zırlayacaksın, depresyona gireceksin, çıkacaksın.

dediğim gibi üzücü yani ama dünyada bunun önüne geçebilecek bir mekanizma yok. el oğlunun deyişiyle it is what it is.
0
mark greg sputnik
(07.07.24)
Senin duyuruyu okuduğumda bile kalbim nasıl ağrıdı var ya. Geçmiyor ne yazık ki hemencecik.
Gidip hesap sormak ona değer vermektir. Niye değer veresin ki?
Psikolog nedenini sormak size ne kazandıracak onu geri mi getirecek demişti bana.
Sizi iyi hatırlasın seneler sonra elbet dank edecek yaptığı sızlasın burnunun direği. Beni sen kaybettin modunda olun. Kendinize iyi gelecek şeyler yapın mutlu olmaya odaklanın.
0
Aydan Dustum
(07.07.24)
kendisine başka bir yol çizmiş biriyle gidip konuşmak anlamsız.

konuşulmaya değer biri olsa, yaptığından utanacak olsa aldatmazdı zaten.

gidip konuşursan kaleden top çıkarmaya çalışan defans oyuncusu gibi olursun. golu yemişsin ama hâlâ çırpınıyorsun gibi.

tamamen kendine odaklanmalısın. bu süreçte onu çatlatacağım diye düşünerek yanlış şeyler yapmamanı öneririm.

en büyük ceza onu kafandan tamamen silmek ve bir daha asla iletişim kurmamak.
0
tabudeviren
(07.07.24)
Burada galiba gabe h coud yazmıştı, "en güzel intikam hayatını güzel yaşamak" gibi bir şeydi. Çok doğru bir söz. Size de bunu tavsiye ederim.

Doğum gününde atarlı notu olan çiçek yollamak vs. bunlar sizin işinize yarayacak hareketler değil.

Size bu kötülüğü yapmış birisinin üzerini çizip hayatınızı güzel yaşamaya odaklanmak en doğrusu bence.
0
pispinti
(07.07.24)
Psikopat gibi evini, iş yerini, ailesinin evini basmadığın ya da sapık gibi sabah akşam konuşmaya ve ulaşmaya çalışmadığın sürece tabii ki karşı tarafa konuşmak istediğini iletebilirsin. İlettiğinde karşı taraf istemiyorsa taciz edemezsin ama bunlar zaten normal iletişim kuralları.

Bunun dışında yukarıdakilere katılıyorum. Konuşmanın hiçbir faydası olmayacak. Zaten aldatanı haklı çıkaracak hiçbir konu yok. Konuştuğunda öğrendiğin sana hiçbir faydası olmayacak. Aldatıldıktan sonra üstüne WhatsApp mesajı ile terk edildiysen, senin söylediğin hiçbir şey onun umurunda olmayacak. Belki de "ne yapışkanmış, buna aylarımı/yıllarımı nasıl verdim?" diyerek, aldatmayı kendince haklı bile çıkaracak. Sen de kendini kudurtup kafayı taktığınla kalacaksın.

Bütün bu tavsiyelerin altında aldatılan ilk ve tek insanın sen olmaman ve insanların hem kendilerinden hem de çevrelerinden gözlemlediği kadarıyla süreci en hızlı ve rahat yolla atlatma yöntemi olarak görülen konu başlıkları var. Anlaşarak ya da denk gelip konuşulabilirse ve içtekiler dökülürse rahatlarsın tabii. Süreç uzar ve kovalarsan faydalı herhangi bir yere varma ihtimali aşırı düşük.
0
nawar
(07.07.24)
hem aldatıldın hemde kendini haklı çıkaran argümanlar üretiyor sen birşeyler dedikçe kendi suçluluk duygusunu törpüleyecek seni araç olarak kullanacak bu sebeple hiç harekette bulunmaman senin için daha faydalı olur. olan olmuş artık önüne bak..
0
basond
(07.07.24)
(6)

chat gpt ile kitap okumanın sonu mu gelecek?

ahm1
umarım sonu gelmez ama bir süredir bu aklıma takılıyor.acaba 10-20 veya 30 sene sonra, bir kitabı baştan sona okumak saçma mı gözükecek? hatta bugünlere bakılıp "bir insan onlarca yıl gece gündüz uğraşıp binlerce kitap okumuş, yazık ya, şimdi hepsini chat gpt (veya benzeri başka ai programı) 5 dakik
umarım sonu gelmez ama bir süredir bu aklıma takılıyor.

acaba 10-20 veya 30 sene sonra, bir kitabı baştan sona okumak saçma mı gözükecek? hatta bugünlere bakılıp "bir insan onlarca yıl gece gündüz uğraşıp binlerce kitap okumuş, yazık ya, şimdi hepsini chat gpt (veya benzeri başka ai programı) 5 dakikada yapıyor" mu diyecekler? veya biz kendimiz için "zamanında o kadar uğraşmışız, hepsi boşunaymış" mı diyeceğiz?

ai programları özet çıkarıyor, evet, özet çıkarınca kitaptaki önemli detaylar atlanmış olabilir ama yine de bir insan da aynı yapay zeka gibi kitabı baştan sona okuyor, önemli kısımları not alıyor, sonra başka kitaba geçiyor, oradan notlar alıyor ve bu notları düşünerek farklı bir görüş ortaya koyuyor (sadece kendisi için olması da yeterli). e bu yapay zekaya belki de ileride 50 tane kitap yükleyeceğiz ve sonra "bu kitapları şu açıdan" incele diyeceğiz, o da bize 10-20 sayfalık makale yazacak mesela? ya da değerlerle oynayıp "bu kitapları bir de şu konu açısından incele" diyeceğiz ve bize o konu açısından bir makale çıkaracak? biz de onu okuyup işimize yarayıp yaramadığına bakacağız? belki de ileride 500 tane kitap yükleyeceğiz ve yapay zeka kendiliğinden yeni bir bilimsel argüman bulacak bunları okuyup?

romanlar daha dirençli olabilir ama kurgu dışı kitapları baştan sona okumak sanki biraz gereksiz hale gelecek? siz ne düşünüyorsunuz bu konular hakkında?
0
ahm1
(06.07.24)
Kurgu dışındaki kitaplar için bu geçerli evet. Kaldı ki bu kitaplarda da hangi yazarın çok laf kalabalığı yaptığını hangi yazarın anlatacak bir şeyi olsuğunu, belli bir okuma serüveniniz varsa anlıyorsunuz. Çoğu kitapta da okuyup okuyup ne anlattı ki şimdi bu hissiyle sonlandığını biliyorum. Kısacası benim için zaman kaybı kitaplar da oluyor.
Bu durumlara düşmemek için, belli konulardaki ya da eğer yapaniliyorsa okuyucunun istek ve ilgisine yani bana göre özetleyecekse, kabul. Roman vb kitaplardaki serivende olma hissi insanlara çekici gelirken, bunun yapılabilmesi anlamlı değil, en iyi özetlemesi bir romanın filme çekilmesi oluyor.
Kısaca bilgiye hızlı erişilmesi açısından anlamlı ve faydalı buluyorum. Bu tip ai ların bize daha ne kolaylıklar sağlayacağının, bugüne kadar değer olarak görüp, emek, vakit harcadığımız alışkanlıkları da değiştirmesine ben varım diyorum.
0
erty_ksk
(06.07.24)
@erty_ksk: ben de varım diyorum. zaten şu anda inanılmaz bir bilgi havuzu var, insanların tek başına bu bilgileri tek tek okuyup bir yere varması olanaklı değil. bu yüzden, yapay zeka tam zamanında yardıma koşacak gibi duruyor. ancak benim üzüldüğüm nokta tam da geçiş aşamasında yaşıyor olmamız. 20 sene sonra "yahu eskiden onyıllarca kitap okuyup durduk, şimdi yapay zeka, bizim on senede yaptığımızı 10 dakikada yapıyor." diyip hayıflanmaktan korkuyorum.

elime her kitap aldığımda "acaba ileride bu davranış saçma mı gözükecek" diye düşünüyorum. evet, şu anda hala bunun bir alternatifi yok, o kadar gelişmedi yapay zeka ama ileride tüm bu yaptıklarımız boşa çıkarsa çok kötü hissedeceğim.

yani bu olay biraz şuna benziyor: makine olmadan önce tüm ayakkabıyı baştan sona elinde yapıyorsun, dikiyorsun vs. belki bir tam gününü harcıyorsun. ama makine gelince bir anda kendini salak gibi hissediyorsun, o makine günde 1000 tane ayakkabı üretiyor çünkü.
0
🌸ahm1
(06.07.24)
gelmeyecek.

kitap okumak bir kitabın ilk sayfasıyla beraber yola çıkmaktır, bir süreçtir. akışla birlikte gelişirsin, kafanda bir şeyler oluşur, merak edersin. öncesi sonrası karşılaştırırsın.

kitabın içeriği hakkında bilgi sahibi olmak değildir.
0
tabudeviren
(06.07.24)
Size bir iyi bir de kötü haberim var.

"Kitap okumak" iki işe yarıyor. Birisi zevk diğeri öğrenme. Zevk için okuduğunuz kitabı zaten chat gpt'ye değişmek istemezsiniz.

Ancak bir şey öğrenmek için okuduğunuz tarzda kitapların zaten sonu geldi sayılır. Şu anda bu tarz kitapları sadece eski olmaları dolayısıyla kütüphanelerde bulabildiğiniz için ya da sadece öyle tercih ettiğiniz için satın alarak ediniyorsunuz. Ancak insanların ezici çoğunluğu araştırma, inceleme ve ders amaçlı kitaplara online veritabanları üzerinden ulaşmayı tercih ediyor ya da pdf veya epub olarak ediniyorlar.

Chatgpt'nin bu manada kitap okumak üzerine bir etkisi olamaz. Bu sadece kolaya kaçanların işini hızlandıran bir şey olur. Ciddi bir çalışma yapılacaksa tabi ki güvenilir kaynaklardan doğru bilgiyi yeterli düzeyde edinmeye devam etmeniz gerekir ki insan içine çıktığınızda dut yemiş bülbüle dönmeden gerçekten yetkin bir insan olasınız.

Ancak bu demek değil ki klasik kitapların sonu yaklaşmıyor, sadece bu chat gpt ile ilgili değil demek istiyorum.
0
akhenaten
(06.07.24)
@akhenaten: "Ancak insanların ezici çoğunluğu araştırma, inceleme ve ders amaçlı kitaplara online veritabanları üzerinden ulaşmayı tercih ediyor ya da pdf veya epub olarak ediniyorlar."

sanırım benim kitap ile e-kitap arasında ayrım yaptığım anlaşılmış. başlığın konusu bu değil. ayrıca bu kitabın farklı formatları hakkında da ayrım yapmıyorum. ikisi de kitap, sadece farklı şekillerde yayınlanıyorlar.
0
🌸ahm1
(06.07.24)
@ahm1

O halde bu anlamıyla bitmesi çok güç olur sanırım, çünkü kitap dediğimiz şey temelde kontrolden geçmiş doğru bilginin, bilgiye sahip olmayan kişiye aktarımını sağlayan araçlar. Şu anda bu bilgi aktarımını gerçekleştirmenin en verimli yolu sistematik olarak sıralanmış uzun anlatımlardan oluşan yazıları, yani kitapları kullanmak.

Yapay zeka yanıltıcı olmayan, gerçek dünyayla ters düşmeyen, deneyle kanıtlanabilir bilgiler üretebilen bir hale evrilmeden kitapların işlevini kaybetmesi mümkün olmazdı. Yapay zekanın bu manada bir insan yetkinliğine ulaştığı gün de zaten çok ilginç olacaktır sanırım :D Yani etten kemikten olmayan ancak tam insani yetkinliğe sahip bir araç varken sadece kitaplara değil hiçbirimize gerek kalmazdı heralde. O günler nasıl olacak merak ediyorum gerçekten.
0
akhenaten
(06.07.24)
(22)

Görücü usulu tanıştırma

füt
Naçizane aktif, meraklı yeni şeyleri uçlarda olmasa da denemetiöseven biriyim ve çevremde böyle tanınıyorum. Aktif iş hayatım var vs. Birisi beni bir akrabasıyla aramızı yapmaya çalıştı, görüştük. Görştüğüm kişi 44 yaşında eyt’den emekli olmuş. Çalışmıyor. Boş zamanında ne yapıyorsun dedin. Playstat
Naçizane aktif, meraklı yeni şeyleri uçlarda olmasa da denemetiöseven biriyim ve çevremde böyle tanınıyorum. Aktif iş hayatım var vs.

Birisi beni bir akrabasıyla aramızı yapmaya çalıştı, görüştük.
Görştüğüm kişi 44 yaşında eyt’den emekli olmuş.
Çalışmıyor. Boş zamanında ne yapıyorsun dedin. Playstation oynuyorum ve kahveye gdiyorum dedi.
Bu durum bende olumsuz olarak yankılandı açıkçası. 75 yaşında insanlar var ve halen çalışıyor. Ne iş yaptığı önemli değil, hayata katılıyor, dışarı çıkıyor, öyle ya da böyle birilerinin işine yarıyor.


Bu yüzden ilk görüşmede aracı olan kişiye “olumsuz” ger bildirm yaptım. İlk başta hiçbir sebep söylemedim ama sonra dayanamadım, geri bildirim in sebebini açıkşamam gerektiğni düşündüm.
Aracı olan kişiye Dedim ki böyle böyle;
“Ne yapıyorsun dedim, playstation oynuyorum kahveye gidiyprum dedi. Ya sen genç insansın, bi iş yap, bi bişi yap, yağmasan da gürle yani dimi”
dedim.


Bunlarınderken biraz fazla mı açık sözlü ve tepkisel oldum ya. Şimdi içim içimi yiyor, keşke daha yumuşal söyleseydim diyprum :(((

Siz be dşyorsunuz, konuşmamın dozu biraz fazla mı olmuş
0
füt
(06.07.24)
Amaan boşver, iyi olmuş.
0
gabe h coud
(06.07.24)
Fazla olmamış bende. 44 yaşındaki adam da hiç mi utanmamış playstation oynayıp kahveye gidiyorum demeye hayret.
0
numlock
(06.07.24)
*bence
0
numlock
(06.07.24)
Çok net konuşmuşsun az bile söylemişsin bana göre.

@numlock +123456789~
0
muhayyer divan
(06.07.24)
O herifi o yaşta hafakanlar basardı, daha bunun andropozu var, erkek olma egolarını ispat etme merakı var... göz açtırmaz o herif kadına. Çok ciddi söylüyorum çok iyi etmişsin, az bile demişsin.
0
muhayyer divan
(06.07.24)
Size sebebini sorduğu esnada söylediyseniz fazla olmamış

Ancak durduk yere dönüp yazdıysanız ya da sorduğunda başta söylemediyseniz ve sonra bunları yazdıysanız biraz gereksiz olmuş.

Neticede herhangi biri, buna çok da gerek yokmuş eğer ikinci senaryo geçerliyse. Yani size ısrar etmemiş belli ki, kendi halinde bildiği gibi yaşıyor. Zaten bir maziniz de yok. Dümdüz birisi işte, gerek yokmuş. Özellikle de "bi iş yap, bi bişi yap" kısmına. Ama ikilemdesiniz diye vurguluyorum, sakın geri dönüp de özür falan dilemeyin kendi kendinize kötü hissedip :D onun bu durumu sizin kadar taktığını sanmıyorum. O da gereksiz muhabbet olur.
0
akhenaten
(06.07.24)
Sizi bu herife nasıl layık gördüler ki en başta buna kızardım
0
Hallegadola
(06.07.24)
Çalışmak istemeyebilir. Alacağı maaş ile yetinmek istiyor olabilir. Daha fazla sömürülmek istemiyor olabilir. Uzun saatler çalışıp buna karşılık olarak az bir maaş alacağıma var olan maaşımla hayatıma devam etmek istiyorum diyebilir. Bazı toplumlarda çalışmaya çok büyük kutsallık atfediliyor. Çok çalışıyorsun , mesela sabah karanlığında işe gitmek için yollara düşüp, akşam karanlıkta işten çıkıp güneş yüzü görmeden ömrünü geçirmek zorunda kaliyorsun. Birilerini zengin ederken sen fakirlesiyorsun. Çok uzun çalışma saatleri sebebiyle kendine ayıracak zamanın olmuyor, ailene ayıracak zamanın olmuyor, eline kahveni alıp bir parka, bahçeye gidip yeşilliklerin içinde oturamiyorsun. Haftada 6 gün çalış, haftada bir gün de artık dinlenir misin, yapmak istediğin bir şeyi yapmaya vakit mi yaratirsin, hastaneye gidip muayene mi olursun vs. Belki daha insani çalışma şartları olsaydı, çalıştığının tam karşılığını alıyor olsaydı çalışmak isteyebilirdi. Tembellik hakkı isimli kitabı okumanızı öneririm. Ama şunu yapabilir kahveye gidip, PlayStation oynayacagina bu kadar boş vakti dolu dolu geçirebilir, vaktini öldürüyor.
0
rock n roll
(06.07.24)
Kitap okuyorum tiyatroya gidiyorum dese daha çekici gelirdi elbet ama kitap ve bilet fiyatları cidden çok pahalı artık. Gerçi kahveye giden insana ön yargı ile bakmamak da zor tabii. Nasıl olsa olumsuz cevap verdim yargılarım da bunlar diye rahatça dile getirmişsin. Sen işteyken evi çekip çevirecek, sana harika yemekler yapacak bir erkek de çıkabilirdi eleman. Tek bir olumsuz eylemi büyütmeye meyilliyiz genel olarak.
0
hasmetizm 2046
(06.07.24)
play station hobi sayılır ama işe yarar bi adamın kahveye gitmesi imkansız hele ki 44 yaşında.. iyi yapmışsınız.
0
tabudeviren
(06.07.24)
@rock n roll

Herifin çalışmayıp kadının parasına sarkmayacağının garantisi yok, mesele bu. Kızdığımız şey de bu. Kutsallık atfetmek falan değil yani.
0
muhayyer divan
(06.07.24)
@muhayyer divan; 44 yaşında emekli olmuş, çalışmak istemeyen, tembel, bak ileri yaşlarda çalışanlar var, birilerinin işine yaraman lazım düşüncesi benim tepkili olduğum konu. O kişi hayata böyle bakmıyor olabilir. Birilerinin işine yaramak zorunda hissetmeyebilir. Kaldı ki çalışmıyor diye eşinin, sevgilisinin parasına çökecek diye bir durum yok.
0
rock n roll
(06.07.24)
rock n roll +1

arkadaş belki adam o yaşa kadar ağır işlerde çalıştı. ofisinizde kahvenizi yudumlarken konuşmak kolay tabi. ayrıca adam emekli olmuş, ister çalışır ister çalışmaz. adı üstünde emeklilik. millet ps oynamasına da takılmış. bekar adam ne yapacak başka, belki başka hobileri de vardır. ne abartmış millet ya.
0
nothing in my way
(06.07.24)
neden tekrar açıklama yapma gereği duydunuz, çalışsa tamam diyeceğiniz biri miydi?

bence adam dümdüz kıvırmadan söylemiş, kişiliği nasıldı, ev işleri yapar mıydı, arkadaş çevresi var mıydı, maddi durumu sadece emekli maaşından mı ibaret daha önemli kriter

o hayatı kendi tercih etmiş, muhtemelen olumsuz etkilenmez
bir de siz muhtemelen çalışmadığını baştan biliyordunuz
0
bir soru sorcam
(06.07.24)
bende diyorum ki bu kadınlar nerede :)

bende aynını yapardım. geçenlerde 28 yaşında bi kız benzer şekilde geldim. kızın yaşama dair 2 gayesi vardı: araba almış ve 8-17 çalışıyormuş. masadan kalkmak için dakika saydım.
0
baldan kaymak
(06.07.24)
Mevzu pra değil, ps oynuyorum kahveyw gidiyorum dedikten sonra onun arkasından
“ama biraz sıkıldım, acil bişiler yapmam lazım” deseydi ha derdim adam tamam demekki bişiler için uğraşacak (bakın hala para demedim) burada anahtar kelime “gayret”

Ama gayet net ps oynuyorum kahveye gidiyorum lafı hayatından memnun ve geleceğiyle ilgili bişeyler yapıcak insan izlenimi vermedi bana.

(Bu arada yaptığının doğruluğunu sormadım,
Benim bunları aracı olan kişiye söylemem sizce ayıp olmuş mudur) bunun derdindeyim.
0
🌸füt
(06.07.24)
Ayıp olduğunu düşünmüyorum ama keşke sebebini söylemeseydiniz. Artık iş konusunda sıradaki adaylara yalan söyleyecek(ler). Evlenince adam ps başında yatacak, kadın mutsuz olacak. Bilmeden evlenecek kişi için şimdiden rip:(
0
gnosis
(06.07.24)
Sebebini söylemeyince de çok snob ve beğenmemiş görünmekten korktum
Of neyse olan oldu artık
Bu duyuruyu da birazdan silicem
0
🌸füt
(06.07.24)
Kahveye gidiyorum tek başına yeterli sebep üzmeyin kendinizi.
0
Kediyi üzdün
(08.07.24)
Playstation oynamakta sıkıntı yok oynasın ne olacak.

Çalışmak istememek de normal ben de erkenden emekli olabilsem keşke çok isterdim.
Ama takıldığınız yeri anlayabiliyorum böyle bakıldığında bomboş bir hayat görüyorum;
Playstation oynamak ve kahveye gitmek birleşince eşittir bomboş bir hayat.

De ki evde Playstation oynarım, bütçeme göre geziler planlarım, görmediğim yerleri görmek isterim.
Şöyle şöyle hobilerim var onlarla uğraşırım. Ne bileyim sallıyorum düzenli yaptığım bir spor var ona zaman ayırırım vs.
Böyle kendine bir şeyler katabileceği aktiviteleri olan biri olsaydı bence çalışmaması da çok göze batmazdı diye düşünüyorum.
Kahveye gitmek ne ya saçmalık.
İyi yapmışsınız.
0
mutekebbir
(08.07.24)
EYT emeklisi değil de ne bilim İstanbul'da iki dairesi olsa kirada, kendi 4+1 dayalı döşeli evinde olsa ve o şekilde Playstation oynadığını söyleseydi acaba gene reddeder miydin ?

Sorun PS falan değil yani her insanın bir hobisi var.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.07.24)
adam yol kenarinda biten ot gibi yasiyor ya. hatta ot bile cevreye bir güzellik katar, fotosentez yapar da faydali olur. böyle tipler daha 40'li yaslarda karbon ayak izi birakmaktan baska bir ise yaramiyorlar. sömürülmek falan geciniz. kahvehaneden hayirli adam mi cikmis?
eli ekmek tutan da biriymissin, bence önce seni bu kuruota yakistiranlara gürle.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.07.24)
(2)

Yaz Lastiğimi Dört Mevsim mi?

eja
Daha önceden 4 mevsim kullanıyordum ama değiştireceğim yer 4 mevsim alma yaz lastiği al zaten Kışın çok kullanmıyorsun yolda çok yapmiyorsun dedi(her gun kisa mesafe gidiyorum) Bu konuda nasıl bir farklılık var Dört Mevsim daha basiyor yipraniyor dediler ne alsam bilemedim?Marka olarakta bridg ile c
Daha önceden 4 mevsim kullanıyordum ama değiştireceğim yer 4 mevsim alma yaz lastiği al zaten Kışın çok kullanmıyorsun yolda çok yapmiyorsun dedi(her gun kisa mesafe gidiyorum) Bu konuda nasıl bir farklılık var Dört Mevsim daha basiyor yipraniyor dediler ne alsam bilemedim?
Marka olarakta bridg ile comtinental önerdiler
0
eja
(05.07.24)
Ankara'nın kışında iş görmeyebilir ama artık İstanbul'da kışın sıcaklıklar eskisi kadar düşük olmuyor. Dolayısıyla dört mevsim lastiklerle tüm seneyi geçirmek bence mantıklı.

Genel kanı dört mevsim lastiklerin pazarlama palavrası olduğu yönünde. Ben o görüşte değilim açıkçası. Uzun yıllardır yaz-kış ayrı lastikler kullanıyordum. geçen sene michelin cross climate 2 aldım. şu ana kadar hiç sorun çıkartmadı. (Kocaeli'de yaşıyorum)

Çoğu insan dört mevsim alma, yazın yaz lastikleri kışın da kış lastiklerini kullan der. Size öneri veren arkadaş bir değişikmiş. Söylediği mantıklı değil ama. sonuçta dört mevsim lastiğin soğuk havalardaki performansı yaz lastiklerine göre çok daha üstün olacaktır.

Bridgestone sağlam ama biraz sert lastikler yapar. Konforu nispeten düşük olabilir ama dayanıklıdır.
Continental genel olarak kaliteli lastik yapar.
0
pispinti
(05.07.24)
İstanbul için ben de dört mevsim kullanıyorum, bir sorun yaşamadım.

Yaz lastiğiyle kış lastiklerinin sertlikleri, esneklikleri, yiv derinlikleri vs. farklı oluyor. Dört mevsim lastiklerse ikisinin ortası gibi.

Haliyle performans anlamında mevsime uygun lastik seçmek daha faydalı olur. Ama ben dört mevsim kullanıyorum İstanbul için. O performans farkını ben anlamıyorum zaten. Benim hayatımı etkileyen bir şeyi en azından ben fark etmedim. Beni en çok etkileyen ve fark ettiğim durum lastik değişimiyle uğraşmayıp daha az masraf yapmak oldu. Bu güzel bir şey.
0
akhenaten
(05.07.24)
(13)

sizce Lafı geçireyim karşımdakinin içinde patlasın yoksa?

Zetnikov
sizce Lafı geçireyim karşımdakinin içinde patlasın.yoksa içime atayım kendi içimde mi patlasın?yorumunuzu merak ediyorum. siz olsanız hangisini yaparsınız?bu cevabımını herşeye genelleyebilirsiniz. basit konular yada hardcore farketmez.A tipi mi B tipi mi olmak daha iyi sizce herzaman.
sizce Lafı geçireyim karşımdakinin içinde patlasın.
yoksa içime atayım kendi içimde mi patlasın?

yorumunuzu merak ediyorum. siz olsanız hangisini yaparsınız?

bu cevabımını herşeye genelleyebilirsiniz. basit konular yada hardcore farketmez.

A tipi mi B tipi mi olmak daha iyi sizce herzaman.
0
Zetnikov
(05.07.24)
Ben genelde lafı geçirmiyorum, kendi içimde de patlamıyor. Çünkü hem böyle durumlarda hararetli taraf etkisiz duruma düşüyor hem de eğer şahit varsa insanlardan kredi kaybediyor. Ayrıca bir sonuca varmayacak duygusal tepkiler vermemek olayın gidişini kendi lehinize çeviren en etkili şeylerden birisi.

C tipi yani.
0
akhenaten
(05.07.24)
@akhenaten

hocam insanlarda arlanmma, utanma, çekinme kalmamış millet yüzsüz olmuş. adamın suratına tükürüyorum yarabbi şükür diyor. bende hardcore lafı sokuyorum ve bunu özellikle 3. sahısların yanında yapıyorum daha da bi tatlı oluyor. LAf anlamayan adam zor durumda kalmadıkca kendine çeki düzen vermez. onlar patronun kim oldugunu gösteriyorum ve hazza ulasıyorum. yoksa sürekli beni aşagı cekerler. kafaya takarım tımarhanelik olurum. herkese tavsiye ediyorum geçirin arkadaşlar.
0
🌸Zetnikov
(05.07.24)
Keskin sirke küpüne zarar.
Ben hep sakin kalırım. “The best revenge is a life well lived.”

Kimsenin seni kendi seviyesine çekmesine izin verme.
0
gabe h coud
(05.07.24)
@geveze yazar

normalde cok efendi kimseye karısmayan biriydim. ozellikle son 1 sene ıcerısınde cılgınlar gibi haykırmaya basladım "salın beni, salın beni" diye.
sosyal ilişkilerim cinsel ilişkiler gibi oldu. zevk aldıktan sonra yol verme şeklinde.
ve inanmayacagın bısey soyleyeyım. insanlar karsısındakı ınsanın onu domine etmesinden extra zevk alıyor. aşagılanmayı vs seviyorlar. bu zamana kadar bosuna efendi takılmısım.
gercekten cok mutluyum arkadaslar.
0
🌸Zetnikov
(05.07.24)
Üstünden, bunu yazacak ve cevap bekleyecek kadar zaman geçtiyse içine at, içinde patlasın. Çünkü üzerinden bu kadar zaman geçtikten sonra bir şey dediğinde sen laf soktuğunu sanıyorken, o(nlar) arkandan dalga geçecek. Anlık olarak ver cevabını vereceksen ama Ekşi Sözlük'te troll başlıklara koşan ekşici gibi komik duruma düşmeden, hakkıyla çarp.
0
nawar
(05.07.24)
@gabe h coud

hocam öyle diyorsun da sürekli kullanılmak yada sürekli haksızlıga ugramakta bı sure sonra insanı kucuk dusuruyor.
banka da kuyruktayım mesela davarın bırı gelıp en one gecıyor adamı uyarıyorum sırada 15 kısı var bı kısıde demez mı dogru soyluyorsun kardesım falan destek olmaz mı?
once kaynakcıya gecırıyorum sonra donuyorum sıra bagırarak "essek olursanız semer vuran cok olur" kımse cevap veremıyor. hazza ulasıldı arz ederim.
0
🌸Zetnikov
(05.07.24)
@nawar
dürüst cevap veriyorum yazdıklarından hiç birşey anlamadım. özet geçersen belki yardım etmek isterim
0
🌸Zetnikov
(05.07.24)
Mobildeyim. "A tipi mi B tipi mi olmak daha iyi sizce herzaman." bunu görmemiştim. Bir olay yaşandı da onun üzerine dedin sandım. Yani X kişisi sana bir şey dedi. Sen de gelip "buna cevap vereyim mi, yoksa vermeyeyim de içimde mi patlasın?" dedin sandım. Bağlam orada kopmuş.

Bunun "her zaman" olan hali yok. Genel itibarıyla karşındakilerin seni üzmesine izin vermemeli ve yoksaymalısın. Bunu yapamadığın zamanlarda ise tutman gereken ya da tutmak zorunda olduğun yerlerde tut, içinde patlasın. Geri kalan yerlerde lafı geçir. Tabii ki lafı geçirirken sonda dediğim gibi "Troll'e laf soktuğunu sanan Ekşici" gibi yapma.

Bunu da açayım. Ekşi Sözlük'te bazı tipler etkileşip kovalamak için bazı başlıklar açıyor ya da eski başlıklara entryler giriyor. Baya kalabalık bir grup da koşa koşa cevap verdiğini/laf soktuğunu sanarak aynı şeyleri yazıp duruyor. Oysa ki o başlığı açanın ya da eski başlığı güncelleyenin umurunda değil o yazılanlar. O, etkileşimine bakıp yoluna devam ediyor. Arada bazen göz atıyor, saçmalayan ya da tetiklenen varsa ona tekrar laf sokup yine kenara çekiliyor. Böyle olma. Cidden güzel bir şekilde lafını koy, içine otursun karşıdakinin.
0
nawar
(05.07.24)
@nawar

artık cok gec beni cok uzduler onları affetmeyecegim. yetime acımayacagım.
0
🌸Zetnikov
(05.07.24)
geçirmek bir menfaat sağlıyorsa
0
bir soru sorcam
(05.07.24)
ay bu tamamen karşımdakinin benim neyim olduğuna göre değişir. sevmediğim biriyse direkt sokarım. sevdiğim biriyse de rahatlıkla sokarım. akrabama bile sokuyorum. sanırım yeterli cevap olmuştur :P
0
neira
(05.07.24)
Kötü kişi olmaktan kaçınmamak gerek. İçinde patlamasının hiçbir hayrı yok, zararı çok. Bırak bombayı, diğeri düşünsün.
0
lazor
(05.07.24)
Kişisel gelişim c seçeneğinin de varlığını fark ettirir
0
hasmetizm 2046
(05.07.24)
(6)

bu ağaç nedir ? vol.0

WithWorth
Selam duyurunun bahçıvanları,Bir dizi fotoğraflı "bu ağaç nedir?" sorusu sormak istiyorum.Dünyanin neresinde olursam olayim ve ağaç hangi boy olursa olsun, bu sorunun net ve doğru cevabı için ağacın sadece tek bir yaprağının yakın çekim fotoğrafı yeterli olmaz mı ?Başka bir şey gerekli mi ?En azında
Selam duyurunun bahçıvanları,

Bir dizi fotoğraflı "bu ağaç nedir?" sorusu sormak istiyorum.

Dünyanin neresinde olursam olayim ve ağaç hangi boy olursa olsun, bu sorunun net ve doğru cevabı için ağacın sadece tek bir yaprağının yakın çekim fotoğrafı yeterli olmaz mı ?
Başka bir şey gerekli mi ?

En azından "bu yapraği ege'de çektiysen %90 x ağacıdır." denebilir mi ?
0
WithWorth
(05.07.24)
yapraktan bence ne ağacı olduğu bulunabilir. ama gövde kabuk fotosu da belirleyici olabilir. mesela çam ağacı kabuğu katmanlı ve çatlaklı bir ağaçken "birch" dedikleri huş ağacının gövdesi daha düzgün ve katmansız kabuğu var. ama duyuruda her şeyi bulabilirsin bence. sen anlatsan hiç foto vermesendeelbet bilen çıkar burada. burası öyle bir yer :)
0
exlibris
(05.07.24)
Denebilir, bunun için fotoğraftan tahmin yapan plant net gibi uygulamalar var
0
grimavi
(05.07.24)
google lens de güzel tahminler yapıyor.
0
unalub
(05.07.24)
redditte r/whatisthisplant, r/whatisthistree, r/plantid gibi sublara da sorabilirsiniz.
0
inheritance
(05.07.24)
Çoğu zaman yeterli, her zaman yeterli değil. Tek bir ağacın bile yaprakları birbirini tutmayabiliyor. Tek yaprakla ağaç tayini cins seviyesinde büyük oranda doğru yapılabilir ancak tür seviyesinde karışır.

Ayrıca bazen yaprak olarak düşündüğünüz şey yaprakçık olabiliyor. Örneğin linkteki ağacın 11 yaprakçıklı tek yaprağı var. Bunlara dikkat etmelisiniz. Yaprakların sap bitiminde tomurcuk olur, yaprakçıkların olmaz.

www.ogm.gov.tr
0
akhenaten
(05.07.24)
Bu arada tam tahmin için söylemeyi unutmuşum.

Yaprak, çiçek, meyve ve ağaç gövdesi ile ağacın uzaktan bütün görünümü bilgilerini toplamanız en verimli olanı. Ancak illa ki hepsi gerekmez.

Uygulama bazında plantnet ve inaturalist'ten ben genelde doğru sonuç aldım. Yani türünü bildiğim bitkileri taratıyorum, doğru sonuç veriyor genelde (her zaman değil) cins bazında neredeyse her zaman doğru sonuç aldım.
0
akhenaten
(05.07.24)
(15)

çocuklara yemek yedirebilme yöntemleri

deartheodosia
mesela sebzeleri haşlayıp patates püresinin içine karıştırarak yedirebiliyorum, ya da eti pilavın altına gizleyerek, ıspanağı köfte gibi pişirerek vs. yumurta yediremiyorum, sabahları yumurta, peynir yese… :( yemezse acıktığında yer mantığı da işlemiyor bizde, acıktığında da yemiyor bir ara bayağı d
mesela sebzeleri haşlayıp patates püresinin içine karıştırarak yedirebiliyorum, ya da eti pilavın altına gizleyerek, ıspanağı köfte gibi pişirerek vs. yumurta yediremiyorum, sabahları yumurta, peynir yese… :( yemezse acıktığında yer mantığı da işlemiyor bizde, acıktığında da yemiyor bir ara bayağı düşüktü kilosu.

sağlıklı beslenmeleri için nasıl yöntemlerle yediriyorsunuz? (tablet/telefon olmadan)
0
deartheodosia
(05.07.24)
bebeklikten itibaren sofrayı çok cazip göstererek alıştırdık. birlikte sofraya oturma seansları çok önemli. biz ne yiyorsak ondan yedi, yiyor. yemeklerini ayırmadık ve ayrıca bir özen göstermedik. ha fedakarlık yaptık mı yaptık, az tuzlu yedik mesela ama bizim için de iyi oldu. yumurtaya tuz atmak yerine bi ısırık yumurtadan sonra bir tane zeytin yedik. o da öyle alıştı.

aman onu hazmedemez, aman bunu yiyemez demedik hiç. bir de açıklayıcı olmak ve biraz da hafif aragazı (şunu yiyeyim de saçlarım uzasın, bunu yiyeyim de çok güçlü olayım vs. gibi) verdiğimiz için hiç sorun yaşamadık. telefon ve tableti yemek yerken asla vermedik, biz de bir şey izlemedik. en başında koyduk bu kuralı ve öyle devam etti. ufak atıştırmalıklar yerken bir şeyler izler sadece. eti de mangal, baba köftesi ve özel tarif tavuk kanat ile çok sevdi. balıkta da anne balığı etkili oldu.

en başından yanlış gitmiş sanırım bir şeyler. yine de eğlenceli sofra ortamında aşacağını düşünüyorum. ayrı tutarsanız yemez, birlikte yiyin.
0
Improbable
(05.07.24)
Young Sheldon’da annesi bir bölümde yiyecekleri milshake kıvamına getirip veriyordu ama içine güzel tatlar da koyuyordu. Bana iğrenç gelmişti ama çocuk sevip içiyordu. Ne kadar mantıklı bilemedim.
0
cemallamec
(05.07.24)
Annem yemekte benden yardım alırdı çocukken. Benim çok da sevmediğim yemekler olunca birlikte yapardık yemeği bir sonraki sefer, yapımını görüp uğraşınca hoşuma giderdi :D Her zaman işe yaradı. Bir deneyin belki çalışır. Büyük ihtimalle babama da önden haber yolluyordu çünkü o da benim yardım ettiğim yemekleri yerken "of çok güzel, üf harika" şeklinde yerdi. Bir sorayım bunu :D
0
akhenaten
(05.07.24)
@Improbable, babası üzüm vermeme kızıyordu üzümün dış zarlarını soyup o şekilde vermediğim için :/ maalesef aşırı abarttı bazı şeyleri. ben de çok sağlıklı beslenen biri değilim, et yemem vs. ikimize de benzemiş biraz.

@akhenaten, bugün birlikte kek yaptık mesela, yumurtayı içine fazla koydum besin değeri artsın diye. ama kek işte, şekerli :/

@cemallamec, bunu da denedik :) güzel bir öneri, teşekkürler
0
🌸deartheodosia
(05.07.24)
bunları şu sebeple yediriyoruz argümanı anlayabilecek yaştaysa, boyun uzasın (büyümen neden önemli), kemiklerin bizim gibi sağlam olsun

bir de gerçekten acıkıyor mu başka şeyler yediği için mi tercih etmiyor
0
bir soru sorcam
(05.07.24)
keki hurma ezmesi kullanarak yapabilirsin, tamamen şekersiz olarak. çok da yenilebilir ve güzel oluyor. tarifler var internette.

benim kız da peynir yemiyor. ıspanak da yemiyor. hayati besin mi bunlar? yoğurt yiyor mesela ama. yemediklerine değil yediklerine odaklanmaya çalışıyorum.

kilosu düşük ama kan değerleri iyidir, sağlıklıdır. o zaman kafaya takmaya gerek yok. bir de sırf proteinden kilo almayacak bu çocuk. karbonhidrata da ihtiyaç var. ekmek de yesin.

yemediği şeyleri yediklerinin içine minicik minicik doğramak gerek sanırım. mesela ciğeri yeşil mercimek çorbası içinde yiyebiliyorlar. yumurtayı da çorba içinde yedirebilirsin gibi geliyor mesela erişteli bi çorba içinde kaynar gider.
0
elorelia
(05.07.24)
yemek problemini çözemiyoruz. 3. yaşında protein alsın diye biz yediriyoruz bu sefer kendi yememeye başladı. kendi yese diğer sorunlara daha sonra odaklanacağız. eğer çözen varsa akıl versin.
0
mikahakkinen
(05.07.24)
yemek istemiyorsa tok demektir.
öğün aralıklarını artırın.
çocuk çok küçük değilse evdeki diyete benzer yiyecektir.
0
nuisance2
(05.07.24)
yemek istemiyorsa toktur diyenlerin çocuğu var mı çok merak ettim :D çocuk açlıktan ağlıyor ama ağzına sürmüyor. evde ne pişerse onu veriyoruz, ama yok kafayı çeviriyor tadına bile bakmıyor. sonra da açım diye ağlıyor. başka yemeğin içine küçük küçük kattıklarımızı da geri tükürüyor. ağlama duvarı yaptık duyuruyu kusura bakma sista
0
pide
(05.07.24)
Sebzeli borek. (Sebzeleri pisirir oldurup yufkaya sararsin. Biraz vitamini olur tabii ama belki denenebilir)

Peynirli, sutlu, cirpilmis yumurta. (Krema gibi oluyor, yumurta tadi ve kokusu da asla gelmiyor.ben yetiskin olarak baska turlu yiyemem)

Havucu patates gibi kesip yanina sevecegi bi sos yapsan? Atistirmalik diye.

Balik yemiyorsa onu da fishfinger gibi yapsan? Tarifi vardir eminim nette.
0
Kittie
(05.07.24)
@nuisance2, öyle değil işte. bıraksam hiçbir şey yemeden günü kapatacak. kilosu çok düşüktü, ancak toparladık.

@pide’nin yazdığı gibi. benimki de tükürüyor, eğer pilav et oranını iyi ayarlamazsam ve etin tadını baskın alırsa direkt tükürüyor, çığlık çığlığa yemiyor.

@mikahakkinen +1

@elorelia, çok teşekkürler. ben de benzer şekilde yapıyorum ama daha ne kadar böyle gidecek :(

@bir soru sorcam, açıklıyorum, anlatıyorum. yalnızca yemek konusunda değil, akşam uyuması için, çorap giymesi için, dişlerini fırçalaması için… bi yerde ikna çabasına dönüşüyor, hayır yapacaksın, kurallar böyle, uymak zorundasına dönüyor.
0
🌸deartheodosia
(05.07.24)
Yaşa göre cevap degişir gibi geliyor bana.
0
osssy
(05.07.24)
Ben kendi çocukluğumda açlıktan bayılıp yine de yemek yemiyomuşum. Annemler sinirlerinden ağlıyomuş artık. Daha büyük yaşlarımda yemek yememek için verdiğim kavgaları hatırlıyorum. Şimdi birkaç sebze yemeği hariç çok sorunum yok. Çocuklar gıcık varlıklar yani yapacak bi şey yok. Bunun çok net bir cevabı olduğunu da sanmıyorum. Her bebek/çocuk için farklıdır
0
nundu
(05.07.24)
"açıklıyorum, anlatıyorum."
psikoloji şeysi olcak ama cevabı çocuk bulsun biraz daha manipülasyon belki işe yarar
yani büyüme hikayesini çocuk anlatsın
sorunun cevabını o versin
0
bir soru sorcam
(05.07.24)
yas 3.5, bizimkine buyuyemezsin diyince buyumek istemiyorum yemicem o yuzden diyor :) çöp kadar kaldi yememekten fakat sonra fark ettik ki bademcikleri dev gibi, burnu hep tikali (hasta olmadigi halde), agzini kapatamiyor. oyle olunca bi kbb ziyareti cozdu isimizi. yakin zamanda adaya veda eden geniz eti ve bademcikler sonrasi simdi istahi iyi. gecen gun ilk defa "anne aciktim ne zaman yemek yiycez?" diye bir soru duydum sukur namazi kilacaktim inancsiz halimle :)

yani demem o ki, nefes veya yutma sıkıntısı da istahsizlik yapiyormus, birebir yasadim. oyle bir durum olup olmadigini da kontrol edin bence.

ben yumurtayi hep muzla cirpip (seker koymadan) icine yaban mersini koyup pankek gibi pisirerek yediriyordum. bazen de keciboynuzu unu da koyup kakaolu goruntulu gibi yapiyordum.

bir de sevdigi seylerden yuruyorum, illa bunlari yiyeceksin diye israrci olmamaya calisiyordum. hah peynir yiyor, ellemiyim ne kadar istiyorsa o kadar yesin, ogunu peynirle gecistirsin yeter ki yesin filan. yanina da muz veriyordum en azindan saglikli bir seyler yiyor diyip geciyordum. cunku bu yasta 1 yas tisortleri hala oluyor dusunun zayiflik halini. ama ne var mesela, kan degerlerine bakildi, eksiklik yok. boyu yasina gore normal kilosu az sadece o da hareketli diye kendimi teselli ediyordum.

bir de eski evimizin bahcesinde karadut agaci vardi, avuc avuc karadut yedigi bir donem var, o donem istahi inanilmaz artmisti. bilmiyorum psikolojik mi, yaz diye nefes sıkıntısı mı azalmisti yoksa gercekten istahina faydasi mi olmustu bilmiyorum. ama karadut surubunu istah artirici olarak kullanan cok kisi duydugum icin bi sans verilebilir diyecegim.

benim tecrubem bu kadar, bu zorlu yolda size kolayliklar diliyorum, yemeyen cocuk cok zor :(
0
in vino veritas
(05.07.24)
(6)

Diş dibinde kahverengi lekeler

Kahvedesu
Her yemek ve kahve içmeden sonra fırçalışıyorum. Diş ipi, ara yüz fırçası. Listerin kullanıyorum. Buna rağmen kahverengi lekeler oluştu. İç kısımda ise böyle kireçlenme gibi beyazlık diş kökünde hepsinde olmasa da. Bunlar ne? Plak mı tartar mı? Önerdiğiniz oral b şarjlı diş fırçası var mı?
Her yemek ve kahve içmeden sonra fırçalışıyorum. Diş ipi, ara yüz fırçası. Listerin kullanıyorum. Buna rağmen kahverengi lekeler oluştu. İç kısımda ise böyle kireçlenme gibi beyazlık diş kökünde hepsinde olmasa da. Bunlar ne? Plak mı tartar mı? Önerdiğiniz oral b şarjlı diş fırçası var mı?
0
Kahvedesu
(05.07.24)
Tartar, ne kadar fırçalarsanız fırçalayın zaman içinde birikir yapacak bir şey yok. Kahve, çay, sigara gibi şeyler tüketiyorsanız daha hızlı oluşur daha hafif bir diyetiniz varsa daha geç oluşur ama oluşur.

Onları temizletmeniz gerekiyor yoksa yıklar içinde biriktikçe diş etlerini geri itmeye ve diş etinin yerini almaya başlıyorlar. Eğer çok geç temizletirseniz diş etleri çekilmiş olacağından dişlerde sallanma problemi vs. oluşabilir. En güzeli 1-2 senede bir temizletmek.
0
akhenaten
(05.07.24)
Yanlış yere yazmışım :)

Philips Sonicare DiamondClean
Ağız duşu almanı tavsiye ederim.
Altı ayda bir diş temizliği de lazım.
0
gabe h coud
(05.07.24)
tartar, ne kadar fırçalanız da birikir kısmı hatalı bilgidir. düzgün temizlik yapınca tartar birikmesi bilimsel olarak imkansız. düzgün fırçalayamamak başka meseledir.

oral-b io4 ya da pro 3 modelleri giriş için yeterlidir.

her türlü lekelenme olabileceği gibi çürük bile olabilir. kontrol gerekir.
0
bir ileti paylastim
(05.07.24)
@bir ileti paylaşayım. Uzun süre fırçalıyorum. Yani 1 dk fırçalayıp bırakmıyorum. Düzgün fırçalamaktan kasıt ne? Benim dişlerimde sorun olduğundan ekstra gayret ediyorum. ZAten kontrolüm var ama temiz olması lazımdı:( dişime kemik tozu konacaktı. Bunu engeller mi? Bende oral şarjlı diş fırçası var. Bu işe yaramaz mı?
0
🌸Kahvedesu
(05.07.24)
düzgün fırçalamak, doğru teknikle fırçalamak. o da biraz sizin diş yapınıza göre modifiye edilebilir.

şarjlı kullanıyorsanız, sensitive başlık kullanılabilir. dişe doğru 45 derecelik açı ile yerleştirip ufak yuvarlak hareketler ile nazik basınç yaparak kullanabilirsiniz.

diş taşı varlığı , kemik tozu için olumsuzluk oluşturur fakat renklenmeyse sadece, çok önemli olmayabilir.

klorheksidinli gargara, bazı vitaminler, beslenme alışkanlıkları vb. de renklenmeye sebep olabilir. çok dert değil kozmetik dışında.

diş yapısının pürüzlü olması( aşınması,yapısı gibi nedenlerden) da çabuk renklenmesine sebep olabilir.
0
bir ileti paylastim
(05.07.24)
oil pulling tavsiye ediyorum.

geçen ay diş hekimine gittim ve diş taşı temizliğine gerek var mı dediğimde, dişlerimin hayet bakımlı olduğunu söyledi.
senelerdir yapıyorum ve bunu beklemiyordum bir hekimden. gece biriken toksinleri atarım diye yapıyorum esasen.

oil pulling yapıp da lekelerinden kurtulan insanları okumuştum bloglarından.
0
janderzel zartanyan
(05.07.24)
(20)

Nasıl Bir Evde Yaşamak İsterdiniz?

rock n roll
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki k
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki katlı olsun ve asla komşu olmasın. Hayalim bu. Bir de böyle bir eve sahip olmak için ne kadar parayı gözden cıkarmalıyım?
0
rock n roll
(04.07.24)
Ormanın ortasında gotik malikaneler olur ya, şato gibi. Öyle bir evde yaşamasam da bir girip gezmek isterdim.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Öncelikle şöyle büyük bir mutfak hatta mümkünse ada tezhah bir mutfağı olan bir ev isterdim. Şu ana kadar oturduğum tüm evlerde tek ve yetersiz tehgah vardı, şimdiki evimde de öyle.

birden fazla mutfak eşyası koymak istediğimde olmuyor hep birini bi yerlere kaldırmak zorunda kalıyorum rahat çalışabilmek, yemek yapabilmek için.

Ebevenyn banyosu olan bir yatak odası olursa da çok rahat ederdim.

Yatak odası, salon ve ekstra bir oda haricinde hobi odası yapabileceğim geniş bir oda da hayallerim arasında :) mesela yeşil perdeyle çekimler yapmak bir şeyler denemek, üretmek istiyorum ancak şu anki evimde bu ancak ayakları, perdeyi kur topla şeklinde mümkün. Sürekli asılı durması mümkün değil çünkü tüy torbası bir kedim var :)

ha tabi bunları müstakil ve çok büyük olmasa da havuzlu bir evde birleştirebilmeyi isterdim. tabi ki şu an ekonomik şartlar ve en önemlisi benim ekonomik durumumdan dolayı sadece hayal olarak kalacak gibi gözüküyor.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(04.07.24)
2+1 apartman dairesi. kafelere vs yakin ama ayni zamanda kösede, sessiz sakin kalmis bir yer.

büyük bir ev yalniz insanin enerjisini ceker.
0
robert bosch
(04.07.24)
Müstakil/bahçeli evlere hiiiç özenmiyorum. Sevdiğim bir şehrin, nezih ama merkezi denebilecek bir mahallesinde, mahalle içi yeni, güvenlikli ve yalıtımı iyi (türkiyede hayal ama soru da hayalimizdeki :d) bir apartmanda, mümkünse en üst katın bir altı 3+1 geniş bir daire. Arabam yok ama kapalı otopark olsun, toplu taşımaya da (metro olursa tadından yenmez) yakın olsun. Böyle şehir içi iki üç bloklu siteler ya da direkt bahçeli tek bloklu siteler olur ya, onun gibi bir apartman dairesi çok iyi olur
0
nundu
(04.07.24)
Önünde yatımı bağlayabileceğim bir iskelesi olan, deniz kenarında bir yalı ama arkasında da koru var. Ormana gerek yok. Şehrin gürültüsünü ve kalabalığını uzakta tutsun yeter. Orman olursa gezmek, alışveriş yapmak, birileriyle buluşmak vs. isteyince "dışarı çıkmak" değil "şehre gitmek" zorunda kalırım.
0
nawar
(04.07.24)
İstediğim evde yaşıyorum. Arka bahçede kendine ait gölü var. Ördekler, kaplumbağalar, balıklar, lotus çiçekleri, çeşit çeşit berryler. Huzur doluyorum evimde.
0
gabe h coud
(05.07.24)
Bizim burada Bafa gölü milli parkı var mesela arada gidip kalıyorum çadırda 1-2 gün. Ormanları çok seviyorum, insan yerlesiminden uzaklasabildigim kadar uzaklaşıp orada kamp kurmayı.

Hayalim de zaten bizim buralarda, Datça olur Didim olur, iyice böyle ormanın içinde tepelere doğru şu youtuberlarin yaptığı gibi bir göz odalı bir kulübe yapıp içinde yaşamak.

Tabii bunu gerceklestirebilmek için insanın önce kendini değiştirebilmesi gerekiyor. Modern hayatın getirdiği konforun fazlasıyla kölesiyiz.
0
makbur
(05.07.24)
Vallahi de hemen yakınında doğa ve yeşillik arasında yürüyüşler yapabileceğim herhangi bir ev olur. Yeter ki metropolden , büyük ışıklı caddelerden, gürültü ve keşmekeşten uzak olsun. Ve ben de saatlerce doğa içinde yürüyüş yapabileyim.
0
Amaranta ursula
(05.07.24)
Yani İzmir insaniyim haliyle alismisiz kalabalığa.

Şimdi yaşadığım yer Fransa'nin en dağlık alanlarindan biri. Ben de 900mde yaşıyorum. Vallaha baya mutluyum. Yani sabah mutfak panjurunu açınca hayvan gibi dağ çıkıyor hele kışın karlı hali.

Ama gene de yakinimda göl olsun isterdim. Yani dag, kışın karlarla cevrili olmak falan güzel de biz deniz kenarinda buyumusuz. Fasli arkadaslarim da aynisini der. Bu sebepten hayalim cenevre taraflarina gidebilmek çünkü gördüğüm ve duyduğum bu göl olayını çok iyi kullanabiliyor insan orada.

Onun dışında ben evde sadece banyo umursayan bir adamım. Geri kalani hanimin isi. Bir de home gym yapabilirsem çok iyi olur.

Onun dışında bir şeyler ekip bicebilmek iyi olur. Ha şu anda da var yapabilecek yer de kiralık olunca insanin o kadar uğraşasi gelmiyor gibi.

Aslında Avrupa'da istediğin şeye ulasmak pahalı değil de Türkiye'de hem işin olduğu hem de böyle evin olabilecek yerler çok pahali çünkü isler belli sehirlere konsolide olmuş halde. Bence is kismini kenara atsan çok para gerekmeyebilir de is ile birlesince çok para lazım:/
0
logisticsmanager
(05.07.24)
Ben ıssızlık ve devasa yerler sevmiyorum. İşlek bir cadde ve 2+1 ev. Dağ manzarası falan beni yalnız hissettirirdi ben insan görmek istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(05.07.24)
İzmir'de Foça yarımadasında, 1000 metrekare bir arsa.
Çevresi fensle çevrili. 2 metre aralıkla çepeçevre selvi dikilmiş, boyları 2,5 metre ve dış dünyayla ilişiği tamamen kesiyor.
500 metrekarelik kısım tamamen çim. Bu kısımda dubleks, çelik konstrüksiyon, geniş verendalı, bol camlı bir ev ile bir yüzme havuzu var.
Bahçede sondaj, bir mini rüzgar türbini ve çatıda güneş enerji panelleri var.
Diğer 500 metrekarede yükseltilmiş yastıklı sebze bahçesi, iki zeytin, bir kayısı iki mandalina bir erik ve bir elma ağacı var.
Bahçede serbest dolaşan bir alman kurdu, bir kedi bir keçi var. Ağaçlık alanın bir köşesinde bir kümeste kalabalık bir ispenç ailesi yaşıyor.
Giriş kapısının yanında bir kapalı garaj içinde Wolkvagen Tiguan var.
0
Mirket
(05.07.24)
küçük böyle 2+1 ev ama bahçeli olsun, şehrin içinde olsun
0
Hallegadola
(05.07.24)
Soyle 2+1 yuksek tavanli, eski bir nisantasi dairesinde yasamak istiyorum
0
Kittie
(05.07.24)
Temizlemesi kolay, minimal döşenmiş, her eşyanın bir yeri olan akıllı ev sistemi güzel entegre edilmiş modern tasarımlı bir ev.

Ben de bitki seviyorum, birçok bitkim var ama kartpostallardaki o kır evlerinin işi bitmiyor, durmadan eve bakmak, evle uğraşmak gerekiyor. Düşündükçe bunalıyorum ben :D
0
akhenaten
(05.07.24)
köy şartları zor öyle dağda bayırda yaşayacak biri değilim en azından şu anlık. 2+1 ne çok küçük ne çok büyük ama geniş balkonlu bir ev isterdim, balkon cephesi başka bir eve bakmasın, önü açıklık olsun...
0
black holes in the sky
(05.07.24)
Shdhfs betimlemeleri duyunca aklima geldi sorry x.com

Apartmanda yasadim, koyde yasadim, havuzlu asansorlu villada yasadim (kisa bir donem), mutakil bahceli evde yasadim.

Onemli olan klise olacak ama huzur ve yaninda cevrende sevdigin insanlar olacak o bence. Yoksa en iyisi olsa bile o bir sure sonra siradanlasiyor.

Tipki deniz goren bir ev hayali kurup aldiktan sonra bit sure sonra kafani cevirip denize bile bakmamak gibi.
0
ananiyimioguz
(05.07.24)
@nundu +1
Bir de çok büyük mutfak ve ada tezgâh +1

Teknoloji, konfor, büyük şehir olanaklarına yakınlık istiyorum. Hiç dağ bayır müstakil ev derdiyle uğraşamam.
0
kobuzchu kiz
(05.07.24)
denize sıfır arkası orman bir malikanede yaşamak isterdim.
0
sizofren06
(05.07.24)
Ben hayalime kavuştum darısı iyi kalpli , iyi niyetli insanların başına

Villa, bahçeli , barbeküsü olan, kış bahçesi olan , sabahtan akşama herşeyi güneş alan, göz alabildiğince orman ve parka bakan dünya güzeli hayat
0
coner
(05.07.24)
Buyuk bir bahce icinde, ay coregi seklinde, kucuk bodrum ustu tek kat, bir yamaca oturtulmus sekilde. Bodrumun bahceye acilan kapisi olacak. Cok buyuk olmasina gerek yok, 3 oda yeter. Yuksek tavan sart. Konstruksuyonun gorunmesi super olur, betonsa beton, ahsapsa ahsap. 4 arabalik da garaj alirim, sagli sollu. Bahce icinde farkli meyva agaclari olsun lutfen. Tsk.
0
cooperr
(05.07.24)
(10)

Uçak indirip kaldırmak için pilota ne gerek var?

ananiyimioguz
Günümüzde roket kaldırıp dik bir şekilde indirebiliyoruz. Simülasyonlarda uçak kaldırıp indirebiliyoruz. İnsansız hava araçlarını uzaktan kontrol edebiliyoruz.Henüz insansı düzeyde olmasa bile, havadan daha karışık otoyollarda otonom araçlar çalıştırabiliyoruz.E o halde ne diye pilot yetiştirip uçağ
Günümüzde roket kaldırıp dik bir şekilde indirebiliyoruz. Simülasyonlarda uçak kaldırıp indirebiliyoruz.

İnsansız hava araçlarını uzaktan kontrol edebiliyoruz.

Henüz insansı düzeyde olmasa bile, havadan daha karışık otoyollarda otonom araçlar çalıştırabiliyoruz.

E o halde ne diye pilot yetiştirip uçağın başına koyuyoruz?

Diyebilirsiniz ki bir sürü can taşınıyor, çok riskli. Herhangi bir teknik veya elektronik arızada birinin müdehale etmesi gerekir. Veya etik kararlar alması gerekebilir.

Bu durumda da derim ki, o zaman uçağın sistemlerinden bağımsız çalışabilecek robot benzeri bir cihazı kokpite koysunlar. En azından mekanik olarak uçağın kontrolünü ele alıp yine uçağı indirebilir. Kararlar alma konusunda da insansı bir şekilde eğitilinebilir.

Diyeceksiniz ya ona da bişey olursa? E yanına yedek koyarlar. Zaten pilotlar da öyle çalışmıyor mu? Ona bakarsanız, pilotlara bişey olabilir. Tehdit alabilirler, psikolojilerinden ötürü intihara sürükleyebilirler herkesi vs...
0
ananiyimioguz
(28.06.24)
İnsan faktörü hiçbir zaman aşılamaz diye düşünüyorum.

Yapay zeka dedigimiz şeyin adı üstünde, yapay.
0
pavlis
(28.06.24)
Şuan arabalarda 4. seviyeye kadar geldik. 5. seviye insansı düşünüp gidebilen demek. yani aracı bir tarlaya da koysan patika yola da koysan bir şekilde hedefe gidebilen demek. Bundan çok değil 50 yıl önce seviye 2 ve üstü hayal bile edilemezdi bence, gayet hızlı ilerliyoruz. Bence insan faktörü aşılabilir, hatta üstüne bile çıkılabilir.

Seviyeler:

Seviye 0: Hiçbir Otonomi

Araç tamamen insan kontrolündedir. Sadece uyarı sistemleri veya acil durum frenleme gibi yardımcı sistemler bulunabilir.

Seviye 1: Sürücü Destek Sistemi

Araçta hız sabitleyici (cruise control) veya şerit takip sistemi gibi tek bir otomatik fonksiyon bulunur. Ancak sürücü her zaman kontrolü elinde tutar.

Seviye 2: Kısmi Otomasyon

Araç, aynı anda hem direksiyon hem de hız kontrolü gibi iki temel sürüş fonksiyonunu otonom olarak gerçekleştirebilir. Ancak sürücü yine de dikkatli olmalı ve kontrolü elinde tutmalıdır.

Seviye 3: Koşullu Otomasyon

Araç belirli koşullar altında tüm sürüş fonksiyonlarını otonom olarak gerçekleştirebilir. Ancak, sistem bir müdahale gerektiğinde sürücünün kontrolü devralmasını talep edebilir. Sürücü her an müdahale edebilecek durumda olmalıdır.

Seviye 4: Yüksek Otomasyon

Araç, belirli koşullar ve ortamlarda (örneğin otoyollarda veya belirlenmiş şehir bölgelerinde) tamamen otonom olarak çalışabilir. Sürücü, bu koşullar altında kontrolü devralmak zorunda değildir. Ancak, araç bu koşulların dışına çıktığında insan müdahalesi gerekebilir.

Seviye 5: Tam Otomasyon

Araç, her türlü yol ve koşulda tamamen otonom olarak çalışabilir. Direksiyon, gaz ve fren pedalları gibi geleneksel sürüş kontrol elemanlarına ihtiyaç duyulmaz. İnsan müdahalesi gerekmez.
0
🌸ananiyimioguz
(28.06.24)
cevap soruda aslinda. ucak cok can tasiyor ve riskli. arabadan daha karmasik ve buyuk bir arac. insanlar karsi da cikar zaten. trenlerde yapilmasi daha oncelikli olur.

pilotsuz kargo ucagi ucurulmustu mesela. bu ilerde yayginlasabilir:
edition.cnn.com

ama sonucta ucaklar yerlesim yerlerinin ustunden de geciyor. pilotsuz bir kargo ucagi da riskli simdilik. yapay zeka insan beyni seviyesinde degil. inis ve kalkis da cok onemli. o asamalarda iletisim halinde olmak gerekiyor, etrafi gormek gerekiyor vs.
0
ermanen
(28.06.24)
Cok kisa bir zaman da gerek kalmayacak zaten. Su an da muhtemelen gerek yok yani teknoloji birim olarak o seviyede ancak havacilik sektoru suan pilot olmasi gerekliligi uzerinden calisiyor, yani yatirim bunun uzerinden yapildigindan bundan pilotsuz ucusa gecmek ciddi bir maliyet, butun sistemin her seyin buna gore suan.bu tip gecisler ani olusabilen seyler degil. Zamanla olur.
0
wallcan
(28.06.24)
Havacılıkta risk karayollarına göre çok fazla. Uçağın bir gökdelene çarptığını düşün.
Bu yüzden havacılıkta ilerleme yavaş olur, teknolojilerin iyice test edilip oturması lazım. Mesela uçaklarda veri taşımak için 3.5; inçlik disketler kullanıkıyormuş, artık bu disketleri üreten kalmadığından ufak çaplı bir kriz varmış.
0
parka
(28.06.24)
Emin olun havayolu şirketleri buna sizden daha çok kafa yormakta ve istemektedir.

Pilotaj otomasyona müsait bir yetkinlik zaten (Her türlü teknik iş gibi). Hatta zaten oto-pilot sistemleri çoğu zaman aktif kullanılıyor. Bu sistemlere birçok yatırım yapılıyor ancak pilotlar da sık sık devreye giriyor. Şimdi ben pilot değilim, bir pilot varsa sebebini açıklayacaktır ancak şu görüntüye bakarak bu tip sistemlerin henüz yetersiz olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Yapmama değil de, yapamama durumu olsa gerekir bu halde.

Bahsettiğiniz roket ve insansız hava araçlarının başarısız uçuş yapma olasılıkları da çok yüksek zaten. Roketler daha başarılı ancak onlar da tahmin ettiğiniz kadar kolay yönetiliyor olmasa gerekir. Neticede bir oda dolusu insan fatafından kontrol ediliyorlar değil mi? Her uçak için bunu yapmak iki pilotu kokpite koymaktan daha maliyetli olurdu sanırım. İnsansız hava araçlarıysa sık sık düşüyor zaten, ayrıca insansız hava araçlarının kontrol sistemleri bir yolcu uçağına göre çok daha basit olsa gerek düşününce. Sonuçta yolcu uçakları iha'lara göre devasa bir kütleye sahip ve çok fazla sistemi içinde barındırıyor.

Böyle sistemler özellikle askeri kullanımda gelişiyor, sonra günlük hayata uyarlanıyor. Ne zaman askeri sistemler için insansız hava araçları yeterince stabil bir hale gelirse o zaman daha ciddi denemeler olacaktır sanırım. Neticede eninde sonunda bu olacaktır heralde.
0
akhenaten
(28.06.24)
2023te dünya çapında 35m uçak yolculuğu yapılmış.
2024'te bu sayı 40milyonu aşacakmış.

tüm araçların otonom olduğunu milyonda bir gibi çok düşük bir hata payı ile çalıştığını düşünsek her hafta bir kaza olur.

milyonda bir hata payı mühendislik açısından kabul edilebilir bir şey mi bilmiyorum ancak uçağın en ufak bir kazası bile büyük miktarda can ve mal kaybına sebep oluyor.

bence milyonda bir hata payı çok iyi, ama kabul edilebilir olmanın da ötesinde.
tamamen insansız kalkan, giden ve inen uçaklar duymuştum. sanırım teknik yetersizlikten ziyade, bu riskler sebebi ile henüz hazır değil.
0
biseysorcaktim
(28.06.24)
şu an için çok erken. gerekli teknoloji ve arge'ye ulaştıktan sonra yapay zeka'ya sorumluluk, korku, karar verme yetisi bile verebilirsin. belki 1000 yıl sürer ama herşey mümkün. 3000 yıl önce çin'deki bir bilim adamına gelecekte amerikadaki birini karsimizda olmadan gorebilecegiz dersen o da imkansiz derdi.
0
buenosdias
(28.06.24)
uçakların maliyeti(+ tazminat v.b. maliyetleri) > pilotların maliyetinden çok fazla olduğu için henüz erken.

fakat bir gün mutlaka olacak.
hatta uçak, hava taşıtı, otomobil bütün taşıtlar otonom olacak insanların kullanması yasak olacak çünkü bütün araçlar otonom olunca en büyük risk faktörü insanların kullanması olackatır)
0
nuisance2
(28.06.24)
Dandik, hayati öneme sahip olmayan makine çevirisini bile bir insan kontrol ediyor illaki. Başka da bir şey demiyorum.
0
inawen
(29.06.24)
(9)

Türk mutfağı en iyisi ve en sağlıklısı (yöreye göre) değil mi?

ermanen
Geçen birisi "Türk yemekleri berbat ve de sağlıksız değil mi ?" diye soru sormuştu. Bence tam tersi. Dünyanın en iyisi ve en sağlıklısı olduğunu düşünüyorum. Sağlıklı kısmı yöreye göre de değişebilir tabii. Daha çok Akdeniz ve Ege mutfağı gibi düşünebiliriz. Ama Türk mutfağı çok zengin, her şehrin y
Geçen birisi "Türk yemekleri berbat ve de sağlıksız değil mi ?" diye soru sormuştu. Bence tam tersi. Dünyanın en iyisi ve en sağlıklısı olduğunu düşünüyorum. Sağlıklı kısmı yöreye göre de değişebilir tabii. Daha çok Akdeniz ve Ege mutfağı gibi düşünebiliriz. Ama Türk mutfağı çok zengin, her şehrin yörenin farklı yemekleri var. Ve bence her yörenin sağlıklı ev yemekleri de var.

Sağlıksız kısmı bence insanda bitiyor. Çoğu kişi öğünleri fazla ve aşırı yiyor. Ekmek abartılıyor. Ekmek kültürümüz de zengin ama abartmamak lazım. Tatlı yeme, hamurişi yeme ve dışarda yeme konusunda da aşırıya kaçıyor insanlar.

İnternette de dünyanın en sağlıklı yemek listelerine bakıyorum. Genelde en başta Yunan mutfağı çıkıyor. Bu da zaten bizim Ege ve Akdeniz mutfağımıza denk. Japonya da ikinci sıralarda oluyor ama bizim gibi zengin değil mutfağı, daha çok deniz ürünleri ve adamlar yeme konusunda daha mütevazi. Asya mutfağında da sağlıksız çok sos var. Domuz eti de pek sağlıklı değil diğer etlere göre.

örnek olarak dünyanın en sağlıklı mutfağı listesi olarak şu iki link'e bakabilirsiniz:
www.healthline.com
edition.cnn.com

kendim de bir çok mutfak denedim bu arada. multikültürel yerlerde yaşadım ve bulundum. yine de en iyisi Türk yemekleri ya.

Siz ne düşünüyorsunuz? Konu hakkında fikirlerinizi belirtebilirsiniz.
Yediğiniz en iyi veya en sağlıklı Türk yemeklerini veya Dünya mutfağından yediğiniz yemeklerden de bahsedebilirsiniz.
0
ermanen
(28.06.24)
Bence iyi, çeşitli ve sağlıklı bir mutfağımız var ama en iyi ya da en sağlıklı mıdır bilemiyorum. Biz dışardan en popüler yemeklerini biliyoruz her ülkenin orada yaşamadıkça ya da özel ilgimiz olmadıkça.

Atinadan dün döndüm mesela. Şimdi bizim gezdiğimiz turistik yerlerde klasik bildiğimiz yemekler vardı ama tabii daha görmediğimiz onlarca yemeği vardır. Girit mutfağı farklıdır, kuzey yunanistan mutfağı farklıdır vs
0
nundu
(28.06.24)
Türk mutfağı dediğimiz küçük bir odada üç beş çeşit değil ki. Hiçbir mutfak değil.

Ağırlıklı olarak yorumluyorsak, sağlıklı değil deriz. Fakat müthiş sağlıklı yemeklerde var.
0
pavlis
(28.06.24)
Bunu demenizin sebebi türk olmanız. Ben hayatımda yabancı olup türk mutfağı en iyisi en sağlıklısı diyen görmedim. Türk olmayıp Türkiye en güzel ulke, en yasanilasi diyen de görmedim. Burada hep bizdeki türk olmanın eklediği etki var.

Türk mutfağı acayip güzel acayip çeşitli bir mutfak. Sagliksizlik kısmı da yemeğe göre bence çoğu mutfak ile aynı. Yani ege dersek oralar zaten akdeniz mutfağı Türk ile alakası yok. Hayatımda türk mutfağı denilince aklına taze fasulye gelen insan görmedim duymadım.

Konu hakkında ne düşünüyorum; vallaha Fransa'da yaşıyorum. Kuzeyinde güneyinde doğusunda batisinda aynı yemeği bırak aynı peyniri aynı şarküteriyi bile bulamıyorsun. O kadar çeşitli. Ama bunu yasamayan bilmez, cesitsiz der.

Kısacası herkese kendi ülke mutfağı böyle geliyor.

Sağlıklı kısmı nedir bilmiyorum. En sağlıklı yemek taze sebzeye beyaz protein falan katmak. Bu da tatsiz yani. En iyi yemek de bilmiyorum, cok var. Ama heralde ölüm doseginde kizartma isterdim. Hanima sorsan gnocchi ile beraber tavşan der. Herkesin kendi kültürüne bağlı.
0
logisticsmanager
(28.06.24)
dünyanın en sağlıklı mutfağı akdeniz mutfağıdır. yemek yaparken kullanılacak en iyi yağ zeytinyağı ise akdenizde en sağlıklısı olur.
0
mikahakkinen
(28.06.24)
akdeniz mutfagimiz, ege mutfagimiz kesinlikle cok sagliklidir.

ama dogudaki et kültürü de bizim mutfagimiz. etsiz yemege yemek demeyen de var egedeki gibi özellikle yazin soguk tüketen de. :)

gördügüm en iyi mutfak bence türkiye cünkü dogu-bati sentezi her sey var. ülkemizin iklimi de elverdigi icin her seye sahip olmusuz.

hindistan mutfagini ben cok severim. baharati cok iyi kullanirlar. tr mutfaginde ürün cesitliligi olsa da baharat olarak zayif buluyorum. hindistan fakir ülke oldugu icin lezzeti baharatla vermeyi ögrenmisler bu da benim hosuma giden bir sey. zencefil, zerdecal da zaten cok sagliklidir.
0
robert bosch
(28.06.24)
Katiliyorum. Dogru malzemeler kullanildiktan sonra gayet saglikli bence. Beyaz ekmek bagimliligi olusmus sonradan o pek iyi degil saniyorum. Bir de kulturel olarak misafirlikteki surec kotu diye dusunuyorum. Aksam yemegi yendi falan buraya kadar sikinti yok, fazlasiyla doyuldu, bu biraz sikinti. Asil sorun devaminda, cayla gelen tatlilar atirtirmaliklar, e zaten toksun, en ustune bir de meyve, mideler hosaf oluyor.
0
mbond
(28.06.24)
Türk mutfağını seviyorum, genelde akdeniz mutfağını seviyorum ama benim şu yaşıma kadar gördüğüm en net şey hiçbir şeyin "en" olmadığı.

Böyle şeyler ihtiyaca göre değişiyor. Örneğin Türk Mutfağında et tüketimi çok düşük. Et genelde yemeklerin içinde katkı olarak kullanılıyor. Kebaplarsa günlük yemekler değil, ara sıra yenecek ağır yemekler. Türk mutfağı protein açısından fakir demek ileri gitmek olur belki ancak protein açısından Türk mutfağından daha zengin mutfaklar mevcut.

Yine Türk mutfağında deniz ürünü çeşitliliği az. Konu deniz ürünü olduğunda Türk Mutfağının önünde birçok yer var.

Türk mutfağı hafif bir mutfak değil, yemekler yağlı, baharatlı. Bize çoğu zaman öyle gelmese de dışardan birine yedirdiğiniz zaman "bu çok baharatlı" çıkışıyla karşılaşmanız yüksek ihtimal. Hemoroid oluşumuna çok müsait bir mutfağımız var ki birçok kişi bu sorunu yaşıyor.

Bunlar Türk mutfağını kötü mü yapıyor? Asla yapmıyor tabi ki ancak "En sağlıklı ve en iyi" gibi tanımlar objektif olarak yanlış. Hele ki "en iyi" çok değişken bir husus.

İnsanların farklı beklentileri var, sağlıklı kalmak için farklı diyet gereksinimleri var. Bunlar değişken şeyler.

Ama şunu diyebiliriz; Türk Mutfağı bir ekol olabilecek kadar çeşitli ve zengin bir mutfak. Geçmişi olan, kendine özgü elemanları olan, birden çok karaktere sahip geniş bir mutfak.
0
akhenaten
(28.06.24)
akdeniz mutfagını geçtim o başlı başına saglıklı. iddia ediyorum dünyada en saglıklı mutfaklardan biridir türk mutfagı. sebebine gelirsen çorba kültürü cok gelişmiştir. sulu yemek kültürü cok gelişmiştir. cogu ülkede yemek kültürü gibi saglıksız kızartma türü ürünler cok azdır.
0
sizofren06
(28.06.24)
Diyabet olunca daha iyi fark ettim ki Türk mutfağı hamurişi ve kızartma üzerine inşaa edilmiş. Karbonhidrat ağırlıklı bir mutfak. En masum çorbalar bile unlu. Un yoksa patates var içinde. Ama sağlıksız da diyemeyiz tabii. Her mutfak yiyeninin yeme tercihlerine ve oranlarına bağlı olarak sağlıklı ya da sağlıksızdır diyebiliriz.
0
naksidil
(28.06.24)
(16)

İlişkide farklı yaşam tarzlarının ve gelecek planlarının çakışması

sweet child o mine
Arkadaşlar 2 senedir uzak ilişki yaşıyorum. Farklı ülkelerde, birbirimize 5 saat uzaklıktayız. Son 2 yılda yaklaşık 10 kere falan bir araya gelmişizdir. Ben 38 yaşındayım, o da 35. Yan yanayken uyumumuzun iyi olduğunu düşünüyorum ama birlikteyken sürekli bir tatil ve parti havası hakim. Yani iyi anl
Arkadaşlar 2 senedir uzak ilişki yaşıyorum. Farklı ülkelerde, birbirimize 5 saat uzaklıktayız. Son 2 yılda yaklaşık 10 kere falan bir araya gelmişizdir. Ben 38 yaşındayım, o da 35. Yan yanayken uyumumuzun iyi olduğunu düşünüyorum ama birlikteyken sürekli bir tatil ve parti havası hakim. Yani iyi anlaşıyoruz ama tatil ve parti havasını bir kenara bırakırsak, aynı evde yaşamaya başladığımız zaman uyumsuzluklar artacak bundan eminim. Kız arkadaşım her an kendini bir şeyle meşgul etmek zorunda hisseden, sürekli dikkatini dağıtacak sesli bir şeylerle ilgilenen birisi. Instagram ve televizyon bağımlısı diyebilirim. Ben tam tersiyim, sakinliği ve sessizliği seviyorum.

Bunların dışında gelecek planlarımızda da ciddi çakışmalar var. Kendisi çocuk istemiyor, köpek istiyor. Ben de köpek istemiyorum ama birkaç sene içerisinde çocuk isteyeceğimden eminim. Yani evde bir hayvan beslenecekse bana göre bu kedi olmalı, köpek değil ama kız arkadaşımın da kediye inanılmaz alerjisi var. Özetle çocuk sahibi olup o çocuğa bakma sorumluluğunu almak istemediğini biliyor ve bu yüzden de annelik içgüdüsünü köpekle tatmin etmek istiyor diye tahmin ediyorum. Ayrıca gereksiz para savurma ve alkol problemi de var. Asla para biriktiremiyor, hep sıfıra sıfır. İçkisiz geçirdiği de bir gün yok.

Çocuk olayını ve içki problemini dile getirdim. Çocuk olayında azıcık yumuşama gösterse de alkol konusunda "Bir araya gelmediğimiz sürece düzelmesi mümkün değil" diyor. Benim yanıma taşınıp yaşadığım ülkede çalışabilmesi için de evlenmemiz gerekiyor. Evlenmezsek burada yaşama ve çalışma izni yok. Bu işin sonu nereye varacak gerçekten bilmiyorum. Böyle bir durumda siz ne yapardınız acaba?
0
sweet child o mine
(27.06.24)
Ayrılırım ağa bile bile neden lades diyeyim?

Alkol de bırakılmaz, kimse kusura bakmasın. Seni geçiştirmek için öyle söylüyor. Ben kimse için bırakmam yani, alkolü seven birinin bıraktığını da görmedim.

İtle köpekle uğraşmak istememekte de haklısın. Sonuna kadar.

Vakit kaybetme derim. Hayırlı işler
0
pavlis
(27.06.24)
Bile bile neden lades +1 evlenme planiniz yok ztn, birlikte yasamayi denemek icin evlenilir mi bu kadar soru isaretini olan biri ile? Yasiniz kac bilmiyorum ama karakterinizin ve gelecek planlarinizin, degerlerinizin uyusmadigi biri ile neden bu kadar zamandir birliktesiniz, onu dusundunuz mu? Uzak iliski isinize mi geliyor acaba (duygusal olarak)?
0
kassiopeia
(27.06.24)
Hocam insanlar bu kadar biricik değil sen de değilsin, bunlar daha çok temel konular ve 2 seneyi harcamışsınız, birbirinize daha uygun insanlar bulun
0
grimavi
(27.06.24)
Ayrica Evlendiginizde sorunlar cozulmuyor, karakterler bir anda idare edilebilir hale gelmiyor, aksine boyut degistiriyor. Evlilik cok keyifli bir sey, dogru insan ile yapilirsa.
0
kassiopeia
(27.06.24)
cevabını biliyorsun. nereden tutsan elinde kalır. olmayacak bir iş.
0
abelardo
(27.06.24)
Yani evet gelecekte bu sorunlar hep aranızı bozacak. Neden sevdiğiniz hayat tarzından vazgeçesiniz ki? Bu da mutsuz eder yani. Ama başkasına olmaz demek kolay oluyor tabi.
0
neira
(27.06.24)
yaslar kac?

kiz arkadasin bu parti parti hali dönemsel olabilir. 25'ten fazlaysa degisecegini sanmam ama.
bence burada en önemli mesela cocuk. bu konuyu konusmadiginiz icin hata yapiyorsunuz ve senin durumunda yasin gidiyor. cocuk istemeyene hava güzel zaten.

cocuk konusunda yumusama gösterdi demissiniz. benim cocugum yok ama cocuk yetistirmenin ne kadar zor oldugunu göremeyecek kadar kör degilim. israr kiyametle gazla hadiyle cocuk yapmaya okay olan biri sizce ne kadar iyi bir ebeveyn olabilir? cocugunuz olsa bile depresyona girecek, sizden soguyacak bir profil ciziyor bende karsidaki kisi. cocuk yetistirmeyle ilgili eline bir kitap alip okur mu yoksa sen istedin sen arastir, sen okula götür, sen ödevini yaptir falan mi der?

bence sizin en önemli sorununuz cocuk. bu konuyu netlestirin derim.
0
robert bosch
(27.06.24)
Benim yaşım 38, onunki de 35. Her gün içki içmesinin sebebi partileme değil de aslında anksiyetesini bastırmak ve yapacak başka bir şey bulamadığı için içiyor. Yani sigara bağımlılarındaki dudak tiryakiliği gibi. Aslında ilginç bir noktaya değindin, çünkü çocuk konusu açılınca "Sen çocuk istiyorsan ben de sana uyarım ve senin için çocuk yapmayı düşünürüm"e geldi olay. Yani dediğin gibi, benim gazlamamla yapılacak çocuğa ne kadar iyi bir anne olabilir onu sorgulamaya başladım
0
🌸sweet child o mine
(27.06.24)
"2 senedir uzak ilişki yaşıyorum. Farklı ülkelerde, birbirimize 5 saat uzaklıktayız. Son 2 yılda yaklaşık 10 kere falan bir araya gelmişizdir. Ben 38 yaşındayım, o da 35."

şuradan sonrası zaten gerisi ne olursa olsun "olmaması" gerektiğini gösteriyor. o yaşta uzak ilişki çekilir mi? hem de bu kadar az görüşmeyle? diğer detaylara girmedim bile.
0
tabudeviren
(27.06.24)
Bu yaştan sonra uzak mesafe ilişkisi mi çekilir +1
Bunu önlemenin yolu evlilikse baştan o da sakıncalı bir süreç. Bunun da üstüne bir de planlar uyuşmuyor.

Bu kadar ödün verme üstüne kurulan bir ilişkiyi yürütmek için çok şey lazım.
0
Bruce
(28.06.24)
Genelde insanlar bu tip durumlarda "seviyorum" diyor devam etme sebebi olarak.

Sevgi ilişki için kuşkusuz vazgeçilmez bir şey. İlişkinin temelinde yer alıyor. Temel de çok önemli. Ancak bir ilişki sadece temelden ibaret değil. Sevgi olmazda ilişkiniz yürümez, yürüse bile ilişki denemez ancak "sosyal birliktelik" falan olur heralde.

Ne var ki sırf seviyorsunuz diye de ilişki yürümez. Sadece sevmek devam etmek için bir sebep değil. Bence önce bunu anlamak lazım.

Şimdi siz bunu göz önünde bulundurarak kendi yazdıklarınızı tekrar bir okuyun ve sonra neden hala bu ilişkiyi sürdürdüğünüzü kendinize bir sorun.
0
akhenaten
(28.06.24)
Ayrılırdım +1 bile bile kendine işkence etmek oluyor bu durum.

Bir de üzgünüm ama alkol, sosyal medya ve insanın beğenilme egosu bir araya geldiğinde libidoya dayalı ihtiyaçların da yükseldiğini unutulmamalı ve bu ihtiyacı kadınların sosyal medyada daha çok zaman geçirdiği için daha rahat giderebildikleri gerçeğini de göz ardı edemeyiz acı gerçekler maalesef...
0
apocalipy
(28.06.24)
instagram, tv, alkol, köpek, çok para harcama..

başınıza bela arıyorsanız devam edin.
0
nuisance2
(28.06.24)
Cevaplar ve yorumlar için herkese teşekkürler. Olması gerekeni yaparak ayrıldık ve çok mutluyum. Aşırı rahatlamış hissediyorum
0
🌸sweet child o mine
(02.11.24)
hayirlisi olsun @sweet
0
robert bosch
(03.11.24)
2 senede 10 kere görüşmüş olan bir çiftin çott diye evlenip bir evde yaşamasının sonucunu olumlu ya da olumsuz tahmin etmek mümkün değil.

çocuk olayı ve içki problemi çözülür. çok daha temel, çok daha farklı problemleriniz olabilir. birlikte uzun süre geçirmeden evlilik bana mantıklı gelmiyor.
0
co2s2
(03.11.24)
(7)

yazın sahilde midye dolma satışı ve yiyenler

tabudeviren
cehennem gibi sıcakta sahilde satılan midye dolmadaki et bozulmaz mı, yiyince rahatsız etmez mi? sonuçta az da olsa et var.az diye mi rahatsız etmiyor yoksa? :D
cehennem gibi sıcakta sahilde satılan midye dolmadaki et bozulmaz mı, yiyince rahatsız etmez mi? sonuçta az da olsa et var.

az diye mi rahatsız etmiyor yoksa? :D
0
tabudeviren
(27.06.24)
En fazla mide bozuyor diye biliyorum yoksa leş bir yiyecek bir kez denedim, üstüne para verseler bir daha yemem.
0
pavlis
(27.06.24)
Bunu hep ben de merak etmişimdir.
Ama @pavlis iyisini iyi yerden yememiş.
0
Mirket
(27.06.24)
İyisini en iyi yerde denedim mirket. İzmir'de, adam Türkiye'ye kargo ediyormuş. Kendi mahsülü. Kuzenim denedi, bayıldı, öldü, bitti. Bende öyle denedim zaten fakat maalesef, leş.
0
pavlis
(27.06.24)
10 ve üstü ishal garantili. böyle olacağını bile bile yiyorum bazen henüz hastanelik olmadım.
0
administ
(27.06.24)
Sahilde yüzdükten sonra insan aç oluyor. Tatilde de olduğu için aç gözlü de oluyor.
Midye denizden geldiği için bir yatkınlık da oluyor.

Görürsem ve cebimde nakit varsa hemen yiyorum. Bir de tatil yerinin midyesinin lezzeti de farklı oluyor, onu da denemek istiyorum.

Bozulup rahatsız ediyor olsa midyeci onu satmaz. O da salak değil ya her gün aynı sahili dolaşıyor, zehirlenenlerle kavga mı etsin? Büyük ihtimalle birkaç saat içinde bitiyor tepsideki midye, o yüzden bozulmuyor.

Lezzetli bir yiyecek. Midye sevmeyenlerin hepsi irticacıdır. Laik bir insan midye sever, görünce yer.
0
michael_knight
(27.06.24)
Bana şimdiye kadar bir şey olmadı valla, muhtemelen çok sağlıksızdır ama göz görmeyince gönül katlanıyor :D
0
akhenaten
(27.06.24)
mutlaka sağlıksızdır. ama ben de yerim. bir keresinde midem bozulmuştu midye yüzünden bir kaç gün ceremesini çekmiştim.
0
paintov
(27.06.24)
(14)

Esnaf yok olacak di mi?

michael_knight
Domestos gerekti. Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. P
Domestos gerekti.
Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)
Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.

Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. Para kazandırmak isterim. Ama aynı fiyata kapıma getirirlerken, kayıtlı kredi kartımdan otomatik para çekerken nasıl alışveriş yapayım esnaftan?

Bu işin sonunda tüm esnaflar yok mu olacak? Dünyanın başka ülkelerinde bu süreci yaşayıp tamamlamış toplum var mı?
0
michael_knight
(27.06.24)
Herkes online alışveriş yapmıyor/yapmayı tercih etmiyor bu nedenle tüm esnaf yok olmaz öyle ayrıca sürekli müşterileri oluyor. Belki o esnaf Trendyol satıcısı olur yada olmuştur bile
0
pembediken
(27.06.24)
elbette ben esnaf olsam böyle olmasını tercih etmem ama geçmişte olup şimdi olmayan bir çok meslek var.
0
jülsezar
(27.06.24)
Yok olmasa bile sayıları ciddi oranda azalacaktır.

Sancılı ama her daim olan bir şey. Kalaycılar, bakırcılar, kunduracılar, seramikçiler, terzilerin günlük giyime yönelik ezici bir çoğunluğu yok oldu.

İnsanlık tarihinin çok ezici bir bölümü, neredeyse tamamında seramik kaplar hayatın vazgeçilmez parçasıydı örneğin. Bugün kırsalda bile seramik kap kullanımı kalmadı. Özellikle bu konu beni çok şaşırtıyor düşününce. Pişmiş toprak kaplar gerçekten 10 bin yıl boyunca insan hayatında çok büyük öneme sahipken bugün bizim için sanki hiç yok, hiç olmamış gibiler ve bu tarihin geneline kıyasla neredeyse aniden gerçekleşti.

Esnaflığın bitmesi daha çok zaman alır büyük ihtimalle ama küçük perakendecilerin sayısında azalma olacaktır evet. Bu düşüş trendinin geriye dönmesi de çok güç görünüyor.
0
akhenaten
(27.06.24)
esnaf full dolandırıcı olmus zaten online alısverıs daha iyi

tek sıkıntı var alacagın urunu kendın tam olarak ınceleyıp secemıyorsun

mesela karpuz soyledın getırcek cocuk dırek bı tanesını alıp ozellıkle iyi mi diye secmıyorsa kelegı yeme ihtimalın yuzde olarak artabılıyor.
0
Zetnikov
(27.06.24)
Herkes gibi esnaf da farklilasmaz ise yok olur. Burada esnafin sucu herkesin ulasabilecegi bir urunu satmaya calismak, yok kardesim o zmn sen organik deterjan satacaksin, bitkisel satacaksin. Yogurdu sutaş degilde kendi ilcendeki mandiradan getirteceksin
0
duyurukullanıcısı
(27.06.24)
Bir çok ülkede Türkiye'de ki gibi esnaf yok daha çok zincir mağazalar var ticaret Türkiye'de ki kadar gelişmiş değil. Burada e-ticaretin getirmiş olduğu konfor ve avantajdan bahsetmişsiniz. Aslında pazarlama taktiği 300 TL'de limit var. Küçük esnaf tabii ki unicorn trendyol ile rekabet edemez. Gelecekte esnaf yok olmayacak fakat pazar oluşmuş bir bölgede sayıları azalacak. Bir bölgede 10 bakkal varsa bu sayı 3'e düşecek.
0
doharkoman
(27.06.24)
şimdi piyasada yer edinebilmek için düşük fiyat çekiyorlar.
yoksa bir elemanın sadece bir kişiye en az yarım saat hizmet etmesinin maliyeti ve yol hiç de ucuz değil.
küçük esnaf yok olabilir ama üç harfli indirim marketler hep yaşayacaktır.
0
parka
(27.06.24)
abi bahsettiğin şey "ticaret", asla yok olmayacaklar. sayılarının azalacağını da düşünmüyorum.
0
tchuck
(27.06.24)
@tchuck ticaretin yok olacağını düşünmüyorum. Küçük esnafın bu ticarette yer bulamayacağını düşünüyorum.
Ticaretten (dayanıklı tüketim malları satışı mesela) 50 bin şirket ekmek yerken bu sayı 500'e düşecek mesela. Sizce öyle olmayacak mı?
0
🌸michael_knight
(27.06.24)
Bence önlem alınmazsa olacak. Zaten zincir marketler üreticileri de önce kendine bağımlı yapıyor sonra batırana kadar sömürüyor.

Büyük sermaye dediğin toplarken yemesin diye kölelerin kafasına demir maske takan tipler. Buldukları her zaafiyeti değerlendirirler.

Ulus devletler kendilerini korumazlarsa tedricen ücretler de ortadan kalkabilir.
0
hebanon
(27.06.24)
sevsek de sevmesek de en kötü esnaf tekel olmuş büyük şirketlerden iyidir. ucuzsa bugün ucuz. rakibi kalmayınca böyle olmayacak. tekel olursa rakibi olmayacak.

ben esnaflığın tamamen biteceğini düşünmüyorum ancak evet sayıları epey azalacak. belki ekonomik avantajı da olmayacak. az şubeli orta ölçekteki zincir marketler bile yenilik yapmadığı sürece zora girecekler bence.

---
bakkal ya da mahalle marketlerini her zaman sevmesem de; ekmek,yoğurt gibi basit şeyleri buralardan almayı seviyorum. büyük marketlere girdiğimde sadece yoğurt alıp çıkmıyorum yanına daha bir sürü şey alıyorum, üstüne bir de dükkan içinde bir sürü dolaşıyorum kasada uzun süre bekliyorum. açıkçası günlük alışverişlerimde büyük marketler hiç yer etmiyor. benim yaşadığım yerde bakkal ve büyük marketler hepsi bana eşit mesafede. işte bu durumda çok fazla fiyat farkı olmadığı ve olumsuz bir tavrı olmadığı sürece küçük esnafı tercih ederim.

ama trendyol market konusunda haklısınız. günlük ihtiyaç için bile minimum tutara ulaşılıor, kısa sürede eve geliyor ve gidip almamla aynı, hatta bakkalda bulabileceğimden daha iyi. neden trendyol market'i kullanmayayım. ister istemez ben de kullanıyorum kolayıma geldiği için ama küçük esnafın yok olmasını da istemiyorum.
0
biseysorcaktim
(27.06.24)
kucuk esnafa kolay kolay bisey olmaz, olsaydi kuzey amerika'da bakkal kalmazdi.
dukkan senin oldugu surece korkacak bisey yok.
0
cooperr
(27.06.24)
mahalle esnafı özellikle ahlaklı ise bence desteklemek lazım. adamı paket servise yönlendirebilirsin, zaten çoğu esnaf elinden geldiğince yapıyor paket servisi. abi/abla evden çıkamıyoruz eve servis yapar mısınız, kapıda posdan öderiz vb. gibi cümlelerle ikna edebilirsiniz o esnafı. 300 lira harcayacaksanız her alışverişte ben esnaf olsam getirirdim :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.06.24)
Online alışverişin en çok eleştirilen yönü bu. Tekelleşme riski.
Türkiye henüz ayırdına varmadı ama dünyada ciddi tartışılıyor.

Aslında bu dediğiniz amerika'daki walmart istilasının online versiyonu gibi.
Amerika'da walmart küçük yerleşim yerlerine gidiyor.
Ama gittiği yerde kasap var, bakkal var, manav var, mobilyacı var...
Walmart müşteri çekmek için ne yapıyor?
Orada zarar etmeyi göze alarak fiyat kırıyor.
Kasaptan daha ucuza et satıyor.
Walmart'ın gücü var, zarar ediyor. Başka dükkanlardan gelen parayla orayı döndürüyor.
Ama kasap tek dükkan fiyat kıramıyor.
İflas ediyor. Başka iş de bilmediği için gidiyor walmart'ta kasap oluyor.
Tüm esnaf yaşıyor bunu.
Bir noktadan sonra dükkanların çoğu kapanıyor.
Dükkan sahipleri o zincir marketin çalışanı oluyor.
Marketin de rakibi kalmıyor istediği ürünü, istediği fiyatı dayatıyor.

Ben bu işin de buraya evrileceğini düşünüyorum ama kişisel fikrim tabii.


Burada şunu tartışmak lazım Türkiye'de bakkallar batarken, her yeri zincir markalar sararken, Almanya'da mesela türk bakkallar nasıl ayakta kalabiliyor?
Mesela hollanda'da bir zincir marketin hemen karşısında dimdik duran bir "bakkal" görebilirsiniz. Çünkü devlet ikisinin de ticari çıkarını koruyor.

Cevap basit, regülasyon ve vergi politikaları.

Şimdi gelelim ilk soruya.

Şöyle bir veri var. Hatırladığım kadarıyla Türkiye'de günlük perakende'nin şu anda sadece %25'i online dönüyor. Buraya kadar sorun yok.

sorun şurada başlıyor. Online perakendenin, yani o %25'in %70 %80'i birkaç büyük markanın elinde.

Gerçek hayatta bu çok mümkün değil fantastik bir oran. Yani düşünün bir avm'de ya da bir çarşıda, bir ilçede dönen ticaretin %80'i sadece 3 mağazada dönüyor ne olur?

Şu anda e-ticaret markalarını seviyoruz. Ucuzlar, eve servis yapıyorlar. Ama bu bir yerde duracaktır. Çünkü şu anda pazarlarını büyütmeye ihtiyaçları var. Rakipleri kalmayınca da ya da güçsüzleşince de bu avantajlar sürecek mi?

Rekabet tüketici lehinedir. Ama biri pazarı domine ettiği zaman tüketici zararlı çıkar.

Burada esnafı "dijitalleşsin o da" diye suçlamak da manasız.

Esnaf tüm bunların farkında. Esnaf da biliyor app yapmayı, e-ticareti vs.
Ama esnafın sermayesi trendyol'la amazon'la rekabet etmeye yetmiyor.

O yüzden o pazaryerlerinde dükkan açıyor.
Orada dükkan açınca da onların kölesi oluyor.

Bu arada mahalle esnafı ahlaklı ve dürüstse desteklensin kısmı da şaibeli.
Yani o büyük zincirler öyle şeyler yapıyor ki bazen en "esnaf" bile yanında masum kalır.

Ama zincir markalar, onlara bayılıyoruz. Esnaf hep kötü gözümüzde.
Bu da algı.
0
anten
(28.06.24)
(4)

odam için kalıcı koku

kel aynak kusu
nasıl sağlarız? stüdyo daire gibi düşünebilirsiniz. masam, yatağım hepsi aynı yerde. toptan yaşam alanım yani.fresh bir koku olsa havada asılı kalan, iyi olacak. ne almalıyım? spreyli kokulardan çok denedim, sadece yarım saat etki edip geçiyor. temel amacı kötü koku sindirmek olmayan, direkt sadece
nasıl sağlarız? stüdyo daire gibi düşünebilirsiniz. masam, yatağım hepsi aynı yerde. toptan yaşam alanım yani.

fresh bir koku olsa havada asılı kalan, iyi olacak. ne almalıyım? spreyli kokulardan çok denedim, sadece yarım saat etki edip geçiyor.

temel amacı kötü koku sindirmek olmayan, direkt sadece temiz ve fresh bi kokuyu odaya yedirecek bir alet-marka-nesne arıyorum. pek ev işlerinden anlamam ama anlayanlar yardımcı olursa memnun olurum
0
kel aynak kusu
(26.06.24)
Bir buhurdanlık, bir tealight mum ve birkaç damla lavanta yağı dışındaki herşey solunması sakıncalı zehirdir.

Eve bir mum çiçeği ya da balkona bir melissa da olur.
0
Mirket
(26.06.24)
en güzeli çiçek ama sentetik çözümler arasında en güzeli de herhalde rebull çubuklu oda kokuları.
0
orient blue
(26.06.24)
Çubuklu oda kokuları aradığınız şeye çok uygun. Birçok markanın home şubesi var artık. Oralarda bu tip kokulardan da bolca bulunuyor. Dolaşın, koklayın beğendiğinizi alın. Çok fazla çeşit var. Ben vanilya türlerini seviyorum ama koku olayı çok kişisel.
0
akhenaten
(26.06.24)
Cubuklu oda kokulari veya diffuser ile olabilir aradiginiz sey. Diffuser alip icine su ve istediginiz esansiyel yagi damlatarak koku yaymasini saglayabilirsiniz. Ben bade naturalin esansiyel yaglarini f/p olarak cok iyi buluyorum. Koku olarak deneyip gormek lazim tabi ama soylediginize gore lemongrass, frankincense, niaouli, ardıç - çam gibi ormansi bir koku, veya okyanus ya da pudra tarzi bir koku olabilir. Ben diffuser icine lemongrass ve paculi koyuyorum cok memnunum.
0
gibicibicis
(26.06.24)
(6)

Kasiyerler bunu bilerek mi yapıyor

hops
İstisnasız hangi markette alışveriş yaparsam yapayım, kasiyerler önce ezilecek ne kadar şey varsa onu geçiyor, en sonda görece ağır (yoğurt, şişeli meşrubat VS) onları geçiyor. Her markette ama. Ağır olanları en öne bile dizsem, bu sefer arkadan başlıyorlar. "önce şişeleri/ağır olanları alayım" deme
İstisnasız hangi markette alışveriş yaparsam yapayım, kasiyerler önce ezilecek ne kadar şey varsa onu geçiyor, en sonda görece ağır (yoğurt, şişeli meşrubat VS) onları geçiyor. Her markette ama. Ağır olanları en öne bile dizsem, bu sefer arkadan başlıyorlar. "önce şişeleri/ağır olanları alayım" demediğim sürece böyle yapıyorlar. Size de oluyor mu böyle?
0
hops
(26.06.24)
Onu da mı kasiyer düşünecek, elin biraz hızlı olacak ürünleri çeşidine göre yerleştireceksin :) evet bazen çok ters geliyor ürünler ama hayatın angaryaları işte bence eğlenceli :)
0
grimavi
(26.06.24)
"onu da mı" derken? Başka ne işi var ki, 6-7 parça şey geçiyor alt tarafı.
0
🌸hops
(26.06.24)
Eline geleni önce alır aksine rastlamadım.
0
pavlis
(26.06.24)
Ben de hiç rastlamadım, banda nasıl koyduysam öyle alıyorlar.
0
akhenaten
(26.06.24)
hayır olmuyor.
0
abelardo
(27.06.24)
Fifo mantığında ilerliyor benim alışveriş deneyimlerimde valla. Ne koyduysam onu alıyorum diğer taraftan.

Çok büyük sorun değil diğer türlüsü de. 6-7 parça ürünü kendin de ağırdan kırılacak olana doğru yerleştirebilirsin poşete.
0
chicha_v2
(27.06.24)
(4)

Tetanoz Aşısı

Mistyimage
Tetanoz aşısı 3 doz olarak yapılır. İlk doz yapıldıktan sonra 1-2 ay sonra ikinci doz ve sonraki 6-12 ay içerisinde üçüncü doz yapılacak şekilde uygulanır. Şeklinde bir bilgi var. Ben 2 sene önce tek doz aşı oldum. Şimdi elimi şüpheli şekilde kestim. Sizce tekrar aşı olmalı mıyım?
Tetanoz aşısı 3 doz olarak yapılır. İlk doz yapıldıktan sonra 1-2 ay sonra ikinci doz ve sonraki 6-12 ay içerisinde üçüncü doz yapılacak şekilde uygulanır. Şeklinde bir bilgi var. Ben 2 sene önce tek doz aşı oldum. Şimdi elimi şüpheli şekilde kestim. Sizce tekrar aşı olmalı mıyım?
0
Mistyimage
(26.06.24)
o aşı cocukluk aşısı için. seninki 10 yıl geçerli ama gene de olmak istiyorsan ol.
0
sizofren06
(26.06.24)
bence olun. aile hekimine gidin saglik ocagi takip ediyor. tekrarlanması gereken bir aşı. ilk aşıyı olduktan sonra sizi yönlendirirler. hastanede olursanız ilk dozdan sonra takip etmiyorlar. en azından bende öyle olmuştu. kuduz şüphesiyle gittim. ilk doz kuduz ve tetanoz aşısını yaptılar sonra sadece kuduzdan devam ettiler iki üç doz. aile hekimine sorunca tekrarlarını yaptırmam gerektiğini söyleyip baştan başladılar.
0
exlibris
(26.06.24)
Aşılarınız tam olsa da kesik durumunda gidip aşı olmalısınız zaten. Tetanoz aşısı sürekli yenilenebilir bir aşı ve aşınız olsa dahi sağlık görevlileri kesik durumunda aşı yapıyor.
0
akhenaten
(26.06.24)
tek doz asi 1 sene korur.
2 doz x sene miktarini unuttum.
3 doz tam set yaptirirsan 10 sene.

yani sizinkinin zamani gecmistir.
0
antikadimag
(27.06.24)
(23)

Her işyerinde mutlaka bulunan karakterler

sekizdokuzon
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız. Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız.

Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
klima savaşlarına neden olan kadın.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.06.24)
Astroloji vb. şeyleri fazla ciddiye alan biri.
0
auroraaurora
(26.06.24)
Alaylı, ulu bilge
0
pavlis
(26.06.24)
Patron yalakası. Onun yerine sen yerin dibine girersin. Onun o davranişlarını, konuşmalarını gördükçe, küçüldükçe küçülürsün en sonunda bir bakmışsın nokta kadar kalmışsın ama o hâlâ aynı şekilde yalakalığına devam ediyor. Başkası adına utanmak çok kötü.
0
rock n roll
(26.06.24)
bütün dedikodulara hakim çaycı-idari personel
sürekli aynı hikayeleri anlatan yaşlı amir
0
Hallegadola
(26.06.24)
Çalışma hayatında bir bilemedin iki kere geç saat mesaiye kaldığı halde sanki uzun bir dönem öyle geçmiş gibi "ohoo biz sabahlara kadar çalışıyorduk burda" diye yerli yersiz sürekli bundan bahseden tip. Çalıştığım 3 yerde de vardı.
0
akhenaten
(26.06.24)
Hiçbir şey bilmeden işte tutunanlar.

Yılın yarısını hasta geçirenler.
0
kimlanbu
(26.06.24)
beyaz yaka silkeleme odaklı ürünleri öve öve bitiremeyen tipler.
0
hops
(26.06.24)
klimayı sürekli açık tutmak isteyenler klimanın hiç açılmamasını savunan iki kişi.
0
liberal
(26.06.24)
şadan abi. her şeyden bahseden adam/kadın.
0
Improbable
(26.06.24)
Libidosu yüksekler
Mutsuz evliliğiyle yüzleşmemek için hibrit çalışma ortamında her gün ofise gelip, mesaiye kalarak haber okuyanlar
Gizli işsizler
0
gabe h coud
(26.06.24)
Birbirini anında bulan dedikodu sevenler. Komik tarafı en çok da birbirlerinin dedikodusunu yapmaları. Arada bana da gelip bir dedikodu bilgisi verir ve benim de onlara başka dedikodu aktarmamı beklerler, benden karşılık bulamayınca dışlarlar sonra.

Bir de şehir/iş değişikliği öncesi hoşlandığı erkeklere açıkça asılan evli kadınlar var.

Güne futbol sohbeti ile başlayıp, ikinci el araba bakarak devam edip, Facebookta okudukları gerçek olmayan bilgileri paylaşarak tamamlayanlar.
0
hasmetizm 2046
(26.06.24)
Ben burdayim demek icin hareketleriyle, sesiyle surekli kendini gosterenler. Yuksek sesle konusur, herkesle bi muhabbeti vardir, her ortami bilir, sirketteki tum giybetlere hakimdir, her seyin en dogrusunu o bilir. Sen neymissin be abi hesabi ama kadin da olabilir bu.

Isi onemsiyormus gorunup aslinda ona buna is cakmaya calisan, surekli ustunden is atarken kendi yaptigi sacma seyleri de bir kilifa uydurmaya calisan, saat 5 oldu mu sivisan, surekli “bana ne yeaa” modunda yasayan tip.
0
mor oje
(26.06.24)
sabahları kahve içmeden ayılamıyorumcular
0
jülsezar
(26.06.24)
şortla gelenlere “oohh tatile mi geldin” diyenler
0
respect
(26.06.24)
Surekli sikayet edip enerji emenler, dilinde birakip gidicem diyenler.
0
Feriyaanim
(26.06.24)
Aslinda bunlardan her ortamda var; cok arkadas canlisi, samimi davranip, kuyunu kazanlar.
durmadan cocugundan, kocasindan bahsedenler.
0
durgunfoton
(26.06.24)
Ağzı ya da teni kokanlar.
0
gabe h coud
(26.06.24)
Arkadaşlarına yıllardır evinden dışarıdan hiç bir şey getirmeyen ikram etmeyen tiplerin, yenilecek bir şey söz konusu olduğunda yiyicilikte ve bedavacılıkta anında ilk sırada olmaları, lokmaları götürmeleri.

Böyleleri ortamda olmadığında ikramlarınızı yapmanız tavsiye edilir.
0
diyecevaplandı
(26.06.24)
her boka muhalefet eden, gevezeliği ile sohbet adı altında cinayete teşebbüs eden ama hiçbir iş yapmayan, başkalarına iş yaptırmaya çalışan fosil, yaşlı çalışan.
0
wilhelmwasmuss
(26.06.24)
geç gelen personele ''bizde yemeğe çıkıyorduk'' diyen biri mutlaka vardır :')
0
since1907
(26.06.24)
Birileri için sürekli para toplayıp altın almak isteyenler ve buraya ait olmadığını düşünen, kendini geri plana atmış zeki mi yoksa asosyal mi olduğu belli olmayan tip.
0
ruhen hastayim ben
(26.06.24)
Boynerden sürekli kargo bekleyen kadın.
0
🌸sekizdokuzon
(26.06.24)
(3)

Windows Yapılandırma Güncelleştirmesi (KB5035942)

seri
Bu güncelleme sürekli tekrar yükleniyor sanırım bilgisayara. Güncelleştirme geçmişinde diğer güncelleştirmeler bölümünde fark ettim. Bugün yine yüklenmiş mesela. Güncelleme de mart 2024 tarihinde yayınlanmış neden böyle? Ne zaman baksam yeni yüklenmiş oluyor.Windows 11 Pro 23h2 is derlemesi 22631.37
Bu güncelleme sürekli tekrar yükleniyor sanırım bilgisayara. Güncelleştirme geçmişinde diğer güncelleştirmeler bölümünde fark ettim. Bugün yine yüklenmiş mesela. Güncelleme de mart 2024 tarihinde yayınlanmış neden böyle? Ne zaman baksam yeni yüklenmiş oluyor.
Windows 11 Pro 23h2 is derlemesi 22631.3737
0
seri
(25.06.24)
Şurada sizinle aynı problemi yaşayan birine verilmiş cevap var

answers.microsoft.com

Bir tane de burada var

answers.microsoft.com
0
akhenaten
(26.06.24)
microsoft'un güncellemeleri gizleme aracı var, oradan bu güncellemeyi seçin, bir daha yüklenmesin.
www.majorgeeks.com
0
kesmekes laleler
(26.06.24)
Buraya arama sonucu gelecekler için yazayım. Bütün adımlar uygulansa dahi güncelleme her gün yeniden yükleniyormuş gibi görünüyor. Yeniden yüklüyor mu yoksa sadece hata ile tarihi mi güncelliyor (bug vs) emin değilim. 24h2 temiz kurulum yapmak daha iyi olacak sanırım.
0
🌸seri
(01.07.24)
(15)

çikolata (toblerone) bozulmuş mudur?

kibritsuyu
gelecek cevaplardan %99 eminim, riske girmeye değer mi, at çöpe diyeceksiniz ama insan kıyamıyor da.2-3 yıldır kütüphanede (oda sıcaklığında) duran 5-6 paket toblerone var. bir bakayım dedim, son tüketim tarihi mayıs 2023, üstünden 1 yıldan fazla geçmiş.birini açtım baktım rengi yerinde, kokusu yeri
gelecek cevaplardan %99 eminim, riske girmeye değer mi, at çöpe diyeceksiniz ama insan kıyamıyor da.

2-3 yıldır kütüphanede (oda sıcaklığında) duran 5-6 paket toblerone var. bir bakayım dedim, son tüketim tarihi mayıs 2023, üstünden 1 yıldan fazla geçmiş.

birini açtım baktım rengi yerinde, kokusu yerinde, kurt murt yok. ucundan tadına baktım tadı da iyi.

bokboğazlı biri olduğum için kolay zehirlenmem de ishal kusma falan yapar mı, yiyim mi ben bunları? aylardır çikolata yemedim, çok canım çekti.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
Ye gitsin bişey olmaz.
0
duptıs
(25.06.24)
Dün benzer bir şey yedim ve pişman oldum.
0
gabe h coud
(25.06.24)
Yeme bence.
0
rock n roll
(25.06.24)
Ben olsam yerim. Ama sen bilirsin.
0
Mirket
(25.06.24)
Riske girme durumunu çoktan geçmiş bence olay :D O konu son kullanma tarihi taş çatlasın 1-2 ay geçmiş ürünler için oluyor. Tabi ki atın. Neticede toblerone her markette var. Çok canınız istediyse marketten alın kibritsuyu, skt'si 1 seneyi geçmiş çikolatayı yemeyin.
0
akhenaten
(25.06.24)
cikolatanin insan zehirledigi nerede gorulmus? afiyet olsun.

edit: internette saglam yiyecekleri cope attiran teror orgutu yine is basinda. 1 seneyi birakin daha fazla da yenir. zaten o expiration degil best before'dur. cunku cikolata expire olmaz. ambalaji saglamsa sorun yok.
0
antikadimag
(25.06.24)
Bir anlık nefsine yenilme. Devamlı baş dönmesi ve kusmaya dayanabilecek misin?
0
rock n roll
(25.06.24)
abov duyuru ikiye bölündü. ye bişey olmaz diyen de çıktı.

dayanamadım iki tık yedim. bakalım midem dönmezse açtığım paketin kalanını da gömerim.

marketten almak dert değil, gider alırım da insan kıyamıyor 5 paket toblerona.

bu arada tam 8.5 (sekiz buçuk) yıldır ofisteki çekmecemde duran bir paket 150 gramlık yoğurt var. son tüketim tarihi ocak 2016. mekdanılts hamburgerleri yıllarca çürümüyor mitinden gaza gelip 1 yıl oda sıcaklığında saklayıp açacaktım, unuttum. 8.5 yıldır duruyor. bir ara da onu açıp bakacağım, bozulmamışsa yerken video atar fenomen olurum belki. ya da o markanın ajanları gelip beni vurur itibar zedeliyor diye. ya da kendi kendime halledebilirim yoğurdu yiyince o işi.
0
🌸kibritsuyu
(25.06.24)
yiyebilirsiniz.
Zehirlenmezsiniz, olsa olsa lezzeti azalmıştır.
0
michael_knight
(25.06.24)
@antikadimag, hocam saklama koşullarını dahi bilmeden bu denli net bir öneri yapmak cesaret ister. Ne diyeyim :D

@Kibritsuyu Ahahah youtube'da öyle biri vardı 1950'lerden falan konserveleri açıp iyi görünüyorsa yiyordu. Baya bir izleyeni vardı. Eğer sekiz buçuk yıllık hamburger yiyecekseniz bu olayı harcamayın bence de :D

Size sağlık ve mutluluk dileyerekten ben çekileyim.

Siz yine de evdekilere haber verin, ara ara dürtsünler sizi. Bizi de haberdar etmeyi unutmayın cidden merak ettim sonucu.
0
akhenaten
(25.06.24)
bence de yenir. bu tip urunlerin ici koruyucu madde dolu. acilmamis, golgede duran toblerone rahat yenir.
0
hot potato
(25.06.24)
Ben olsam paketi açarım, rengine, dokusuna ve kokusuna bakarım. Göz doldurursa ufak bir parça ile tadına bakarım. Sorun yoksa yerim gider. Yanına da ayran veya yoğurt gömerim, tadı dengelenir ve zehirlenmeyi önler. Gömmezsem de bişey olacağını sanmıyorum.
0
muhayyer divan
(25.06.24)
eriyip donmadiysa muhtemelen sorun yoktur. acip baktiniz, goruntude, kokuda sorun yok, tadina baktiniz, sorun yok. bence biseycik olmaz. ilaclar disinda tum tarihi gecmis urunler icin prosedurum budur benim, henuz basima bisi gelmedi (sukur moment :))
0
in vino veritas
(25.06.24)
çikolata bozulmaz. yani genel anlamda bar şeklinde olanlar (iç dolgusuz vs.). toblerone bozulmaz yani. seneler geçse bile. ambalajsız açık dursa dahi bozulmaz normalde, yani ortam temizse tabii. açık olanın üstünde küf vs. oluşabilir.

yenisine göre biraz tatsız gelebilir süreye bağlı olarak. bazı çikolata uzmanları çikolatanın şarap gibi zamanla tadının güzelleştiğini de söylüyor ama. belki kakao oranı fazla olanlarda.

bazen çikolatanın üstünde beyazlık da oluşabiliyor. bu da bozulduğu anlamına gelmiyor. "chocolate bloom" denen bu durum, kakao yağının yüzeye sızmasıyla oluyor.

ek bilgi: çikolatadan zehirlenme ihtimali var. ama neden? süreye bağlı bozulduğu için değil. eğer yapım aşamasında bakteri girmişse olur. genelde salmonella oluyor. bu çok nadir bir durum. bilindik markalarda olmaz genelde. çikolatanın içinde normal şartlar altında sonradan bakteri üreyemiyor.

Salmonella yüzünden toplatılan Kinder çikolata haberi:
www.ntv.com.tr
0
ermanen
(26.06.24)
arkadaşlar çikoyu akşam yedim, sabaha da beton gibi kalktım. hiçbir sıkıntı olmadı.

sevgiler.
0
🌸kibritsuyu
(26.06.24)
(9)

lucy, dune, the matrix

füt
bu üç filmde gördüğüm iki konu hakkında düşüncelerinizi ve bildiklerini sormak istiyorum. bolca spoiler içerirlucy'i izleyen bilir, beyin kapatisenin kullanımı ile alakalı. burada beyin kapasitesinin kullanımı arttıkça lucy'nin gözlerinin masmavi parladığını gösteriyor yönetmen. yani scarlet johansn
bu üç filmde gördüğüm iki konu hakkında düşüncelerinizi ve bildiklerini sormak istiyorum. bolca spoiler içerir

lucy'i izleyen bilir, beyin kapatisenin kullanımı ile alakalı. burada beyin kapasitesinin kullanımı arttıkça lucy'nin gözlerinin masmavi parladığını gösteriyor yönetmen. yani scarlet johansn'un gözlerinin rengine zoom olarak değil de bariz pasparlak mavi olarak vurgulanmasını gösteriyor.
the dune'da ise, fremenler var. gözleri masmavi. ama normal bir mavilik değil, vurgulanmış, çok yoğun bir mavi. ikinci filmde paul atreides'in de ön görülerinin açıldığı sahnede, hem annesinin hem de kendisinin gözlerini aşırı mavi gördük.

soru 1: bu iki film bağlamında gözlerin mavi olmasının anlamı nedir? mavi göz ne demek? aradığım ya da etrafında gezindiğim cevap; mavi göz renginin evrimin bir üst basamağı olup olmadıpıyla alakalı. yani pigment eksikliğinden çok, biyolojik/evrimsel bir cevap aramaktaydım.


ikinci sorum da şu; the matrix'i yapan adamlar, (yani kadınlar) wakovski kardeşlerin cinsiyet değiştirip kadın olması hedonist bir yaşam tarzından çok daha başka anlamları olduğunu düşünüyorum. benzer şekilde lucy filminde de, %100 kapasiteyle çalışan beyin (yani Tanrı), batı literatüründeki Lucy adındaki ilk kadın figürüyle gösterilmesi. tam tarif edecek doğru kelimeleri buldum mu bilmiyorum, batıda son dönemde çok yoğun şekilde artan "future is female" propagandalarıyla, kadın olmanın çok yoğun psişik güçlerle bağlantısı vurgulanıyor devamlı.

(aynı şekilde the dune'da bene gesserit rahibelerinin yoğun psişik güçleri, onların soylarının devamı kız çocuklarla devam ettirilmesi (bunun özellikle istenmesi ve yapılması), ama paul'ün erkek doğmasıyla, aktarımın tehlikeye girmesine rağmen bunu bir şekilde halledebilmeleri, bu güçlerin erkeklere de geçebilmesi- yani the matrix'in yönetmenlerinin boşuna cinsiyet değiştirmeleri adsfdfs)
bu konuyu nasıl yorumluyorsunuz?
0
füt
(25.06.24)
Mavi tercihi sembolik olmaktan ziyade estetik değil mi sizce de?

Mavi ışık günümüzde bu tür şeylerde çok kullanılıyor. Örneğin yeşil mutant ve genel anlamda radyoaktiviteyi simgeleyen bir renk. Kırmızı daha kontrolsüz tehlikeli bir gücü simgeliyor. Fimlerde şeytani karakterlerde sıkça kullanılır. Aynı zamanda distopik cyberpunk bölgeler de karanlık kırmızı ışıklarla özdeşleşiyor. Sarı ve koyu sarı tonlar yine kötücüllük ama daha çok pislikle ilişkili çıkıyor. Lağım ortamları vs genelde amber sarısı bir renk bulundurur illa ki.

Mavi ve beyaz daha çok temizlik, teknoloji ve pozitif güçle ilişkili kullanılıyor. Günümüzde, geleceği konu alan yapımlarda teknolojik aletler genelde hep mavi-beyaz ışıklar yayar halde gösterilir. Geçmişteki yapımlarda bu bugünkü kadar yoğun şekilde yok. Ütopik ortamlarda hep beyaz ve mavi tonlar hakimdir. Buralarda giysiler hep beyaz ve mavi tonlarında kullanılır.

Bunun bir sebebi yok, alışkanlık. Artık insanların zihninde yerleşik bir tema var. Bu zaman içinde bir şekilde yerleşmiş bir şey.

2. Konuda anlam bahsettiğiniz kişilerin trans olması. Başka bir anlamı yok. Neden olsun ki? İnsan düşünce tarzını yansıtmak için neden cinsiyet değiştirsin? Dövme değil ki bu.
0
akhenaten
(25.06.24)
1. sorumla alakalı aradığım cevap; mavi göz renginin evrimin bir üst basamağı olup olmadıpıyla alakalı. yani pigment eksikliğinden çok, biyolojik/evrimsel bir cevap aramaktaydım.
0
🌸füt
(25.06.24)
Renkli gözler mutasyon sonucu oluşur diyorlar, onunla ilgisi olabilir mi? @akhenaten in de dediği gibi mavi bilgi, derinlik, uçsuz bucaksızlığı da temsil ediyor.
0
sekizdokuzon
(25.06.24)
biyolog değilim ama canlıların mutasyonu, o türün gelişmişlik düzeyinin artmasıyla alakalı mıdır? türün bozulması değil, gelişmişliğinin artması.
0
🌸füt
(25.06.24)
Ben de normal vatandaşım ama bazı mutasyonlar türü geliştirip çevresine uyumunu kolaylaştırır. Lise biyoloji bilgilerime dayanarak söylüyorum:) İşte enformasyon çağındayız, hatta bütün varoluşun enformasyon transferi üzerine kurulduğunu söyleyen bilim adamları var. Matematikte son zamanlarda bu konuyla uğraşan insanlar ciddi ödüller kazanmaya başladı. Her neyse insanın bilgisi, kavrayışı belli mutasyonlarla arttıkça tırnak içinde erip göğe yükselip hayatın, evrenin sırlarına mazhar oluyoruz gibi noktalara gidiyor iş sanırım.
0
sekizdokuzon
(25.06.24)
dostum işte @akhenaten çok güzel açıklamış renk tercih sebeplerini. siyah da ölüm ve ölümle alakalı karanlık kötücül güçleri temsil ediyor mesela. evrimle, üst basamakla alakalı bir tercih söz konusu değil.

2.soruna gelecek olursam future is female biraz woke zırvası ve neyseki woke furyası zayıflamaya başladı. kadınlara ruhaniyet, psişik güçler, ilahi motifler yükleniyor çünkü erkekler genellikle kaba kuvvetle özdeşleştiriliyor. ayrıca doğurganlık üzerinden de oluşturulan sembolik anlamlar mevcut.
0
air
(25.06.24)
@air
"söz konusu değil" diyorsun, haa okey, tamamdır.

2. sorumun cevabını senin yaklaşımından aldım =)
0
🌸füt
(25.06.24)
Matrixi Wachowski kardeşlerin yazmadığını onlara servis edildiğini düşünüyorum
0
Hallegadola
(25.06.24)
''1. sorumla alakalı aradığım cevap; mavi göz renginin evrimin bir üst basamağı olup olmadıpıyla alakalı. yani pigment eksikliğinden çok, biyolojik/evrimsel bir cevap aramaktaydım.''

hacı sen bir şeye takılmışsın kendince cevap vermişsin soruya ve gelip burada kendi cevabını (aradığım cevap) vermemizi istiyorsun :D ne bize soruyon sen zaten biliyorsan çözmüşsen

tamam aradığın cevabı vereyim; alakalı değil. görsel bir sembol kullanımı sadece. 10.000 sene öncesine dayanan bir göz renginde nasıl günümüzden ileri bir evrimin sonraki basamağı işareti arıyorsun anlamak mümkün değil.

''söz konusu değil'' e neden takıldın hiçbir şey anlamadım. burada mevzubahis bu değil anlamında bir söz. ne yaşıyon lan sen asgdfhajksdşas durduk yere gerdin bir dünya

yaklaşımımdan ne cevap aldın ayrıca inanılmaz merak ediyorum.
0
air
(26.06.24)
(4)

amk yobazı demek hakaret sayılır mı? Dava açılabilir mi?

atanamayan jedi
merhaba,"amk yobazı" gibi sözler sosyal medyada hakaret sayılır mı? Dava açılabilir mi? teşekkürler.
merhaba,
"amk yobazı" gibi sözler sosyal medyada hakaret sayılır mı? Dava açılabilir mi? teşekkürler.
0
atanamayan jedi
(25.06.24)
Yobazdan emin değilim ama amk'nın dava açılabilir bir hakaret olduğuna eminim.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
"amk" gibi bir küfür zaten hakaretin en temel hali değil mi sizce de? Baya açık seçik bir şey bu zaten.
0
akhenaten
(25.06.24)
Sanık işletmekte olduğu lokantanın önüne park eden kamyonlara müdahale eden belediye zabıta görevlisi olan katılana "Zabıta bozuntusu geldin mi, benim mekânımı kapatacak adamın a.ına koyarım" şeklinde hakaret ettiği olayda, belediyenin ... tarihli cevabi yazısında katılanın suç tarihinde belediye zabıta memuru olarak çalıştığı ve belde merkezine park eden kamyonların düzeninin görevi dahilinde olduğu bildirilmesine rağmen katılanın böyle bir görevi olmadığı kabul edilerek hüküm kurulduğundan tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamış, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a maddesi yerine aynı kanunun 125/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargıtay 2. CD Esas: 2011/27714 Karar: 2013/12525 Tarih: 13.05.2013
0
komando kani var bende
(25.06.24)
"Yobaz"i geçtim, amk direkt "a.ina koyayim" şeklinde mi geçiyor acaba hukuki olarak -böyle bir tabir sadece yazı dilinde var ve yeni sayilir-

Yani demek istediğim "kardeşim ben a.ina koyayim demedim ki amk ile" diye bir savunma olabilir mi acaba :)
0
makbur
(25.06.24)
(7)

Cold brew vs. filtre kahve anlaşılır mı?

michael_knight
"Kahve içmeyi severim ve az-çok anlarım" diyen 100 kişiden kaç tanesi içtiği soğuk kahvenin cold brew mü yoksa filtre kahve mi olduğunu anlayabilir?
"Kahve içmeyi severim ve az-çok anlarım" diyen 100 kişiden kaç tanesi içtiği soğuk kahvenin cold brew mü yoksa filtre kahve mi olduğunu anlayabilir?
0
michael_knight
(25.06.24)
Sıcak filtre kahve soğutulursa geçen sürede acılaşır kahvenin aroması kaybolur, damakta metalimsi bozuk para yalamış gibi bir tat bırakır, köşeli bir tadı olur

Cold brewda ise bu acı tat olmaz, daha yuvarlak dengeli kahvenin cinsine göre karamel fındık badem karakterli bir tat kalır

Bunu kaç kişi ayırt eder bilemem
0
grimavi
(25.06.24)
Ben sadece americano'yu ayırabiliyorum. Onu da genelde hep americano içtiğim için yapabiliyorum. Ayırmayı da bilinçli olarak yapamıyorum "bu bi değişik" diyorum sadece.

Filtre kahve cold brew için deney yapmıştık bir kere. Arkadaşla birimiz filtre birimiz cold brew almıştık. Yan yana içince anlaşılıyor, cold brew daha yoğun ve derin. Filtre 2K ekransa coldbrew 4k UHD. Ama ayrı ayrı içsem anlamam.
0
akhenaten
(25.06.24)
Sıcak demlenip yavaş soğuyan kahvedeki acı ve sevimsiz tadı ayırt edebiliyorum ben, ki çok iyi bir damağım/burnum yok. Ama mesela cold brew ve iced espresso'yu (sıcak demlenip çok hızlı soğuyor) ayıramam büyük ihtimalle.
0
kobuzchu kiz
(25.06.24)
Soğuk filtre dediğimiz tam nasıl soğuk? Bekleyip soğuyan kahveyi anlıyorum ben de ama normalde americano ile filtre kahveyi bile ayırt edemem bence :D
0
nundu
(25.06.24)
@nundu makinede yapılan filtre kahvenin bekleyip bir süre sonra buzdolabına koyup soğutulmuş hali demek istedim.
0
🌸michael_knight
(25.06.24)
Ne yaptın Mike? Makinede yapılıp içine buz atılarak hemen servis edilen kahve ile karşılaştırıyorsun sandım. Bu hali ile fark etmeyen 3ü1 arada içince de French press herhalde falan diyordur. Bak o kahvenin acı tadı geldi bir an dilime sanki :)
0
nawar
(25.06.24)
@Nawar'ın dediği gibi uzun cold brew yerine hemen servis edilen bir teknik de var, youtube'dan japanese cold brew diye aratırsan çıkar, hem hızı hem tadı belki uyar sana
0
grimavi
(25.06.24)
(7)

cv (öz geçmiş) hazırlama

atina
Merhaba,işletme yüksek lisans mezunuyum. ancak yeni bölümüm gazetecilik. bir yere cv vermem gerekiyor gazetecilik sektörü ile ilgili. daha önce bitirmiş olduğum lisans ve yüksek lisansımı da yazayım mı cv'ye? dezavantaj olur düşüncesi hakim bende. o yüzden sormak istedim. sonuçta türkiye'de yaşıyoru
Merhaba,

işletme yüksek lisans mezunuyum. ancak yeni bölümüm gazetecilik. bir yere cv vermem gerekiyor gazetecilik sektörü ile ilgili. daha önce bitirmiş olduğum lisans ve yüksek lisansımı da yazayım mı cv'ye? dezavantaj olur düşüncesi hakim bende. o yüzden sormak istedim. sonuçta türkiye'de yaşıyoruz. bilgi sahibi olanların beni aydınlatması dileğiyle. teşekkürler.
0
atina
(24.06.24)
Valla bence yazın. Dezavantaj olmaz.
0
Amaranta ursula
(24.06.24)
Bendeki bilgiler taze değil, 15-20 yıllık.
Gazetecelik sektörü başvurularında CV'de en sevilmeyen bölüm gazetecilik.

Gazetecilik ve iletişim olmayan her türlü bölüm iş başvurusunda avantajdır. Mesela işletmeyi görünce "ekonomi haberlerinde kullanabiliriz" diye düşünürler.
Zaten lisans ve yüksek lisansınınızı CV'ye yazmamanız mümkün değil ki.
0
michael_knight
(24.06.24)
@michael_knight hocam dediğinizi anlamadım. en sevilmeyen derken? başvurduğum yer de bir kanal zaten. gazetecilik sevilmeyecekse ne sevilecek? ironi mi yaptınız anlamadım aslında. benim bölümüm de gazetecilik. henüz mezun olmadım
0
🌸atina
(24.06.24)
@atina ironi yapmadım. Benim karşılaştığım haber yöneticileri "haberciliği zaten ben öğreteceğim, okulda başka bir şey öğrenip gelen insan lazım bana" diyorlardı.
Herhangi bir ekstra yabancı dil, sanat tarihi, edebiyat, sağlık, mühendislik, bilgisayar, finans vs. her çeşit lisans eğitimini gazetecilikten daha faydalı görüyorlardı.

Bu devirde halen gazetecilik okumak ve yapmak isteyen birini görünce şaşırdım. Umarım kendinizi neye sürüklediğinizi biliyorsunuzdur.

Ek olarak CV'nize "yapay zeka" ile ilgili herhangi bir şey eklerseniz öne çıkabileceğinizi düşünüyorum.
0
michael_knight
(24.06.24)
Bu değişen bir durum, her yere gönderilebilecek mükemmel bir cv yok aslında. Hatta bazen özellikle başlangıç pozisyonları için overqualified görünmemek adına mümkün olduğunca kırpmak bile gerekebilir. Kimse bir başlangıç pozisyonuna geçmişinde başka bir sektörde müdürlük olan birini kolay kolay almak istemez örneğin, çünkü bu kişi o pozisyonda hem kendisi rahat edemez hem de mevcut yöneticiyle karakter olarak uyuşmama, onun otoritesini tanımama olasılığı yüksek olur.

Tek kaygınız başvuracağınız işte CV'nizde yazan şeylerin gerekli olduğuna inanmanız olmalı. Bariz örnek olması açısından finans alanında bir işe başvuracaksanız tarih konusundaki yetkinlikleriniz alakasız olurdu. Gazetecilik için de tam zıt şeyler söylenmiş örneğin ancak ucu yine aynı yere çıkıyor. Belli ki gazetecilikte çok yönlülük daha önemli.

CV'nizi okuyan kişinin sadece işine yarayan şeyleri görmesini istersiniz. Kişisel olarak sizin çok yönlü biri olmanızın işin kendisiyle bir ilgisi yoksa bir çalışan olarak sizi seçmelerinin de bir anlamı olmaz haliyle.
0
akhenaten
(25.06.24)
@michael_knight teşekkür ederim anladım. kendi disiplini olan eski bir meslek gazetecilik. maalesef torpilim yok ve yaş olarak olmasa da gazetecilik alanında juniorum. bakalım artık. teşekkür ederim.
0
🌸atina
(27.06.24)
@akhenaten teşekkürler. önemli olan çok yönlülüğü ve donanımı karşı tarafa hissettirmek sanırım. hem yaşım hem de kişiliğim gereği disiplinli ve donanımlı biri olduğumu düşünüyorum. ancak şans faktörü bu ülke için son derece kıymetli. şans yanımda olsun diyelim
0
🌸atina
(27.06.24)
(12)

göbeklitepe'nin bilinen tarihi ya yanlışsa?

OgutucuRecep
sadece göbeklitepe değil diğer tüm kalıntıların yaşının yanlış olma ihtimali?teknoloji sürekli gelişiyor. sürekli yeni teknikler gelişiyor. bence bu tarz yapıların ya da benzer yapıların kalıntıları yanlış hesaplanıyor.bundan 30-40 yıl sonra yepyeni bir yaş hesaplama çıkarsa ne olacak? bilinen tüm h
sadece göbeklitepe değil diğer tüm kalıntıların yaşının yanlış olma ihtimali?

teknoloji sürekli gelişiyor. sürekli yeni teknikler gelişiyor. bence bu tarz yapıların ya da benzer yapıların kalıntıları yanlış hesaplanıyor.

bundan 30-40 yıl sonra yepyeni bir yaş hesaplama çıkarsa ne olacak? bilinen tüm her şey yalan olacak.

göbeklitepe'nin örneğin 10-12 bin yıl önce var olduğu pek mantıklı gelmiyor.

sizce bu kalıntı yaşı hesaplamada bir yerde yanlış yapma ihtimalimiz yok mu?
0
OgutucuRecep
(24.06.24)
Peki neden sence yanlış hesaplanıyor? Yani hangi sebeple diyorsun? Misal neden mantıklı gelmiyor?

Vardır belki bilemem de yanlış olduğunu kanitlayacak bir yöntemim olsa bilim dünyasına sunardim ama yok. Ondan bilimin o noktada dediği şeyi doğru buluyorum.
0
logisticsmanager
(24.06.24)
bilerek yanlış hesaplamıyorlar.
şu an böyle tahmin ediyorlar.
0
🌸OgutucuRecep
(24.06.24)
tr.wikipedia.org
www.nps.gov

alternatif bir önerim olmadığı için bilime güveniyorum.
0
gabe h coud
(24.06.24)
Arkeolojik buluntuların tarihlendirmelerinde stilistik değerlendirmelere dayalı relatif tarihlendirmelerle, laboratuvar testlerine dayalı absolut tarihlemelerin birbiriyle tutarlı sonuçlar üretmesi beklenir. Stilistik tarihlendirmeler relatiftir, bir grup buluntu başka bir diğer grup buluntuya kıyasla tarihlendirilir. Bunda da güncel literatür kullanılır. Ele geçen buluntular belli bir kronolojik tabakalanma içerisinde ele geçiyor takdir edersiniz ki. Bu tabakalar kültür katmanlarını içeriyor, bir tabakadan ele geçen buluntular birbirleriyle ve çevre kültürlerle uyum gösterir. Örneğin çok bilinen siyah figürlü arkaik dönem seramikleri ege ve anadolunun bir çok yerinde belli bir katmanda açığa çıkar. Bu buluntu grubuna kıyasla sistematik olarak daha alt seviyesinden ele geçen gruplar onlardan daha önceki bir tarihe ait olmalıdır diyebilirsiniz. Bu sadece bir örnek. Bunun gibi çok fazla kıstas var.

Eğer relatif tarihlendirmeler karbon ve termoluminesans gibi absolut yöntemlerle de uyuşuyorsa epey sağlam bir tarihlendirme yapılmış olur.

Göbeklitepe 10 bin yıl olmaz, 8 bin yıl olur. 12 bin yıl olur ama tarihi alt üst edecek bir fark çıkması çok güç. Neticede Göbeklitepe relatif olarak olarak neolitik başlangıcını yansıtan bir kültür alanı ve bu Göbeklitepe özelinde değişebilir bir şey değil. Absolut tarihlendirmeler de bunu destekliyor. Ancak göbeklitepeden daha eski bir yerleşimle bu tarih geriye çekilebilir, bu mümkün.

Göbeklitepenin en erken geniş kapsamlı kültürlerden biri olmasının tarihlendirme teknolojilerinin ilerlemesiyle doğrudan bir ilgisi yok kısaca.

Size mantıklı gelmeme sebebi nedir ki
0
akhenaten
(24.06.24)
Dediğiniz üzere İslam kaynaklarına göre yanlış ve dünyada insanlık tarihinşn 7000 sene olduğu belirtiliyor.
Başka teori veya tezleri geçersiz saymak için "bilimsel olarak" daha geriden bir tarih veriliyor böyle arkeolojik veya tarihsel konularla. Materyalizme göre de evrim için milyonlarca yıl geriye gitmek lazım kendi görüşünü temellendirme adına.

Geçen haftalarda karşıma çıkan videolarda ise yapılan kazıların uzun bir süre için durdurulduğu ve kazı yerinin çevresine ağaçların dikildiği anlatılıyordu.
Yine bir şeyler dönüyor.
0
diyecevaplandı
(24.06.24)
İzotoplar ile yaş hesaplamada farklı izotoplar ile farklı zaman aralıkları için ölçümler yapılıyor. Yani dinozor fosilleri için en bilinen daha doğrusu ünlü C14 (radyokarbon) tarihlendirmesi yapılmaz. Ar-K (Argon-Potasyum), U-Th (Uranyum-Toryum), Rb-Sr (Rubidyum-Stronsiyum) testi yapılır. Bunlar radyoaktif izotopların yarılanma ömürleri üzerinden, bozunmuş maddedeki miktarları ve oranları ile hesaplanır. Radyometrik tarihlemede ne kadar geçmişe gidersen o kadar büyük yarılanma ömürleri ile çalıştığından hata payın artar.

@Akhenaten yaş tayini ile bilgiler vermiş ve örnek olamasa için tarihler vermiş ama Göbeklitepe'nin Radyokarbon tarihlendirme ile bulunan yaşı 11000 yıllık değil, 9000 yıllık çıkması skandal bir sapma ve hesaplama hatası olur. 500 yıl az değil. Öte yandan Jurassic period'da yaşamayan ama bir Jurassic Park klasiği olan Tyrannksaurus için "bu fosil 68000000-68005000 arasında diyerek 5000 yıllık zaman verirsen "sen kahin misin?" derler. Çünkü bu aralık için de çok az bir sapma payı.

Ben de tekrarlayayım. Mantıklı gelmeme sebebi nedir? Oradan ilerleyelim.
0
nawar
(24.06.24)
mantıklı gelmeme sebebi birçok şey olabilir.

mesela insanlığın 12.000 yıl önce bu seviyeden 12.000 yıl sonra ancak bu seviyeye gelmiş olması olabilir. belki de 1500 yıl önce falan burada insanlar yaşadı? 12.000 yıl çok yani.

ayrıca teknoloji geliştikçe daha önce bilinen pek çok şeyin doğru olmadığı, yanlış hesaplandığı ya da yanlış algılandığı da ortaya çıkıyor. şu an bulunan teknoloji de belki 50 yıl sonra yepyeni bir teknoloji sayesinde çoğu şeyin aslında yanlış hesaplandığını gösterecek.

yani çok basit bir teknik ile ölçüm yapılıyor ve çok uç sonuçlar veriliyor.

bu böyleyse şöyle olduysa şu kadar zamanda olmuş demek garip. belki bilmediğimiz farklı değişimler bu ölçümlenen şey ne ise ona etki etmiştir?

böyle böyle.
0
🌸OgutucuRecep
(24.06.24)
İkna olmama sebebinizi bilimsel bir taraftan açıklayamıyorsunuz. Bu tarihler sadece radyokarbon ile belirlenmiyor ama tabii ki son 50 bin yıl için en rafine sonuçlar c14'ten alınıyor. Burada güncellenen birtakım bilgiler var: Misal ölçümü yapılan karbon değerini kalibre etmek gerekiyor. Veri arttıkça kalibrasyon eğrileri gelişiyor, kuzey yarım kürenin en son kalibrasyon eğrisi 2020'de yayınlandı. Öte yandan başka verier de var tarihleri desteklemek için: ağaç yaş halkaları vs. Elde edilen tarihler bunlarla da destekleniyor. Artık antik DNA elde etmek de mümkün (şimdilik Göbeklitepe hariç), bazı durumlarda moleküler tarihleme yöntemleri de kullanılıyor.

Toplulukların da bölgesel bazı belirgin özellikleri var: O dönem için kafatası kültü, kamu yapıları vs. Tüm bunlar birleştirilerek bir sonuca varılıyor ve istatistiksel hesaplamalarla olaylar sıraya diziliyor.

"Göbeklitepe bu kadar gelişmiş olamazdı" algısı tamamen yanlış. Bölgeye baktığınızda birçok böyle kültür var. Kaldı ki insanlık tarihinin en büyük sıçramalarından birinin yaşandığı Neolitik Geçiş sürecinin bir parçası bunlar. Malesef kötü reklam kurbanı olduğu için Göbeklitepe'nin üzerinde mistik bir örtü oluştu. Halbuki ben keriz silkeleyecek olsam Karahantepe'yi tercih ederim, hadi o yeni kazılmaya başladı diyelim, Çayönü'nün kafataslı yapısı üzerine üretilecek efsanelerle muhtemelen bayağı zengin olunur. Daha Levant'tan falan bahsetmiyoruz bile. O yüzden sorgulamak çok iyi bir şey ama sorgularken "ben meselenin ne kadarını bilerek sorguluyorum" diye sormakta fayda var.

Yazdıklarıma dönüm bakınca biraz sert bir ton gibi göründü ama niyetim o değil, sesli olmadığı için öyle gelirse kusura bakmayın :)
0
evrim halkasi
(24.06.24)
bilimin dogayi ele alisinda yuzde yuz dogruluk, yani mutlak dogruluk yok zaten. ama dogruya yaklasmak diye birsey var. mevcut kanitlarla ortaya bir dogru/olasilik atilir. ortaya cikarilan olasiliklar arasinda en guclu kanitlara sahip olanlar dogru kabul edilir. bu noktadan sonra bir seyin dogurulugu yeni kanitlar bulundukca azilir, ya da daha guclu kanitlarla kesinlige biraz daha yaklasir.

ozetle bilimde her seye suphe ile yaklasilir. ama bilimde suphe etmek veya bir seye inanmak netice degildir. yani dogmatizmin aksine once kanitlara bakarsin ve sonra suphe ile birlikte ikna olursun. kanitlar guclendikce suphen azalir. ama dogmatizm de once inanirsin sonra kanit bulursan one surersin. guclu bir ispatin zayiflatmak icin de daha guclu bir ispat ortaya koymak gerekir.

ilerde daha guclu yontemlerle tarihleme elbette yapilabilir, ama bu yontemler belki su anda one surulen tarihi daha guclu bir sekilde kanitlayabilir, daha kesin tarihler verebilir ya da yalanlayabilir. sonucta bilim bir inanc degil kanit, yontem ve surectir.
0
emrahday
(24.06.24)
@nawar tarihlendirmedeki hata paylarının tutarsız denebilecek kadar büyük olabileceği konusunda haklı, ancak tarihi alt üst etmenin zor olacağından kastım Göbeklitepe'deki alanın ifade ettiği şeylerdi.

Göbeklitepe şu anda bilinen en eski megalitik yapı. Bunu daha erkene çeken Endonezya'da bir bölge var, adını hatırlayamıyorum. Ancak orası hem mimari açıdan, hem de tarihlendirme açısından çok tartışmalı henüz.

Göbeklitepe'nin bu konumu birkaç bin yılla dahi değişebilir değil şu an için. En fazla "Dünyanın en eski megalitik yapılarından birisi" olarak bir konum değişikliğine uğrayabilir. Bu da tarihlendirme sebebiyle olmasa bile gelecekte yeni bir keşifle olacaktır zaten. Şunu gözardı etmemek lazım, bu tür atılımlar bir anda gerçekleşmiyor. Eğer bir Göbeklitepe varsa büyük ihtimalle başka benzer nitelikli alanlar da büyük olasılıkla vardır. Göbeklitepe çevresinde yaşayan insanlar üstün insan oldukları için değil, yapabilmek mümkün olduğu için bu yapıları inşa edebildiler. Haliyle hiçbir zaman bulamayacağımızı varsaysak bile benzer yapıların olabileceği düşünülebilir. Göbeklitepe'nin bu anlamda ifade ettiği şeyin değişmesi güç.

Mantıklı gelmeme sebebiyle ilgili söylediğiniz konu için de aynı şey geçerli. Uzun yıllardır elde biriken bir data var. Bu data kazılarla genişliyor. Bu data birbiriyle uyum göstererek ilerliyor. Belli bir pattern sergiliyor. Bu pattern güçlendikçe data da bütün haline dönüşüyor. Yani eğer tarihsel çizgide bir değişiklik olacaksa bile tek tek buluntuların birbirlerine oranla olan konumları yine de korunuyor. Bu gözlemsel bir husus, teknolojik değil. Şöyle düşünün, bir inşaat kazısı sırasında eğer kazılan alana baktıysanız kazılan alanın kesitinde toprak katmanlarının üst üste yerleştiğini görmüşsünüzdür. Neden böyle denildiğinde altta yer alan katmanın üstte yer alan katmana göre daha erken bir oluşum olduğunu söylersiniz. Haklı da olursunuz. Katmanlardan bir tanesini bir tarihlendirme yöntemiyle tarihlendirdiğiniz zaman üstte yer alan katmanı tarihlediğinizde daha geç bir tarih, altta yer alan katmanı tarihlediğinizde daha erken bir tarih vermesi gerektiğini varsayarsınız. Doğru bir ölçüm yaptırsanız öyle de olur. Eğer tersi sonuç gelirse bu katmanların mucizevi şekilde sağduyuya aykırı olarak ters yerleşmiş olduğunu değil, tarihlendirme tekniğinizin hatalı sonuç ürettiğini düşünürsünüz. Bu ölçümler günümüz seviyesine yaklaştıkça daha güncel sonuçlar üretiyorsa bu size bir veri teşkil eder. Daha sonra daha sağlam tekniklerle daha doğru bir tarihlendirme yapabilirsiniz, ancak bu küme halinde bütün tabakaların tarihlerini etkiler, o piti piti şeklinde rastgele dağıtılmış yeni tarihlerle karman çorman bir hale gelmez.

Relatif tarihlendirme için de aynı şey geçerli. Kültür katmanları da jeolojik katmanlar gibi sıralanır. Sonuçlar tutarlıdır. Tutarsızlıklar ve hatalar elbette olabilir, neticede zaten dönemi anlamaya çalışıyorsunuz. Bilgi gelişecektir, ancak tekrar vurguluyorum "vay be bildiğimiz her şey yanlışmış" gibi bir şey çok da olası değil.

Neolitik Çağ'ın başlangıcı geriye veya ileriye çekilebilir, Demir Çağ'ın sonu geriye veya ileriye çekilebilir bu kavramlar zaten net tarihsel olgular değil, gördüğümüz şeyi anlamlandırmak için icat ettiğimiz terimler. Bu tanımlarım ifade ettiği gelişimsel çizgi sabittir. Çünkü gördüğümüz şeyler ve gördüğümüz şeylerin içerisinde bulunduğu kontekstler sabit. Her şeyi bildiğimizi varsayamaz kimse, ancak bazı şeyleri de biliyoruz artık.
0
akhenaten
(24.06.24)
sadece merak edip soruyorum aslında meseleyi belli bir ölçüde öğrensem de yine mantıklı gelmediği için fikirlerinizi meraak ediyorum. daha doğrusu güncel teknoloji ile değişebilir bir durumu sorguluyorum.

düşüncelerinizi uzun uzun anlattığınız için hepinize teşekkür ederim arkadaşlar :)
0
🌸OgutucuRecep
(24.06.24)
Bu tamamen bize tarihin yanlış öğretilmesi ile ilgili bir konu. İnsanlığın gelişimi lineer değil. Çok fazla çöküş ve gerileme dönemleri var. Bazılarıda çöküş çok büyük. Bir de mesela "yazının icadı" ya da "tekerleğin icadı" gibi şeyler yazınca bütün insanlar bir KHK ile bunlara ulaşmış gibi anlatılıyor. Oysa bir bölgedeki bir toplum ateşte et pişirip kira sözleşmesi hazırlıyorken diğerleri hala ağaçta yaşayıp aslan avından arta kalanlar için sırtlan ile savaşıyor olabiliyor.

Bronz çağın çöküşü mesela muazzam bir gerileme. Aynı şekilde 9. ve 11. yüzyıldaki birçok Avrupa krallığının Roma'nın 900 yıl önceki seviyesinin yanına yaklaşmadığını görüyoruz. Yine arada ve sonrasında dinin güç kazandığı veya bazı toplumların yıkım ile geldiği dönemlerde ve yerlerde yakılan kütüphaneler, kitaplar ve yakılan, öldürülen ya da hapse atılan filozoflar ve bilim insanları var.

16. yy'da "meleklerin eteklerinin altına bakıyorlar" diye olay çıkarıp konu büyüyünce rasathaneyi top atışına tutanların, kendilerinden 1700 yıl önce yaşayan, dünyanın düz olmadığını fark edip çevresini hesaplayan astronom Eratosthenes'ten daha gelişkin olduğunu düşündürecek bir şey yok. Aynı şekilde 19. yy'da İngilizler güney Afrika'ya gittiğinde Martini-Henry ile savaşırken karşıdan mızraklı kalkanlı Zulu askerleri geliyordu.

Tarih biraz böyle bir şey. O yüzden garip gelmesi normal. Bugün bile birileri Dünya'nın bir yerinde 2 nm boyutunda çip üretirken diğer yanında ıslak sopa ucu kemirip ilkel yay yapmaya çalışanlar var. Hatta o kadar izole topluma gerek yok. 2024 Türkiye'sinde bugün sokağa çık, zinadan ya da içkiden deprem olduğunu sanan bir sürü insan görürsün. İşte internet ve bilgisayarlar ile bilginin kaydedilmesinin olmadığı bir dönemde tek savaşta nanoçip üretiminden, "zina yapıyorlar deprem oldu" seviyesine dönebiliyorsun çünkü toplumu bu şekilde bilimsel, teknolojik, felsefi vb. kanallar ile ileriye taşıyacak insan sayısı %1 bile değil.

Belki biz yani bu duyurudakilerin büyük çoğunluğu verdiğim örneklerdeki gibi bilim ve bilgi düşmanı değil ama o lokomotif olan %1'de de değiliz. Onlar bir sebeple bilgi aktaramayınca telafi etmek için yıllar harcamamız gerekiyor bu sebeple. Tabii yazının icadı, okur-yazarlık, okullar, üniversiteler, bilgisayarlar ve internet sağ olsun bu konu 1000 yıl önceden daha kolay. Roma İmparatorluğu sonrasında taşın sırrını unutan, kasabadan hallice seviyedeki Anglo-Sakson krallıklarına dönmeyiz bir anda. :)
0
nawar
(25.06.24)
(4)

Efexor bitti nerden bulacağım?

ya ben lan neyse
pazar günü? acil yazar mı? rapor var.
pazar günü? acil yazar mı? rapor var.
0
ya ben lan neyse
(23.06.24)
Raporunuz varsa deneyin tabi, ben kullandığım dönemde yazmamışlardı acilde. Üstüne baya bağımlı muamelesi yaptılar, kan gazıma falan baktılar. Yan etkilerinden haberi yoktu heralde doktorun. Sonra yazamayız deyip dilaltı verip yollamışlardı.

Ama onunla uğraşmak yerine nöbetçi bir eczaneden kendiniz alın bence, bu seferlik böyle olsun deyin. Aldığınız kutuyu sadece ilacı unuttuğunuz günlerde kullanmak üzere kaldırın, pazartesi gidip raporunuzla alın kullanacağınız ilacı.
0
akhenaten
(23.06.24)
Çok acil ise nöbetçi eczaneden alabilirsiniz +1 Ben o şekilde alıyorum.
0
peki madem
(23.06.24)
Rapor varsa aile hekimi yazar. 150 mg yi geçen 220ye aldım sigortasız. Sulinex bi tık daha ucuz.
0
substituent
(23.06.24)
bu tür ilaçlar bir anda etkisini göstermez, bir anda da etkisi gitmez diye biliyorum.
bir kaç günlük gecikmeden çok büyük sıkıntı çıkmaz kanımca.
0
parka
(23.06.24)
(5)

ölürsem diye hanıma checklist

logisticsmanager
Şimdi evdeki her şey bende (köpeğin ilaclarini takip etmek, odemeler, gelir vergisi, tamamlayici sağlık, kira, yatirim hesapları takibi, arabanin odemeleri vs).Bana bir şey olursa hanımın kendi yolunu bulabileceği ne yapabilirim? Yani bu hesaplara erissin, unutmasın vs diye.Böyle fiziksel bir ajanda
Şimdi evdeki her şey bende (köpeğin ilaclarini takip etmek, odemeler, gelir vergisi, tamamlayici sağlık, kira, yatirim hesapları takibi, arabanin odemeleri vs).

Bana bir şey olursa hanımın kendi yolunu bulabileceği ne yapabilirim? Yani bu hesaplara erissin, unutmasın vs diye.

Böyle fiziksel bir ajanda gibi bir şey hazirlansa çok mu riskli olur? Hani şifrelerle beraber falan.
0
logisticsmanager
(23.06.24)
Çok riskli olmaz elbette, hiç risksiz de olmaz. Yani bir yabancı her türlü bilginizi içine yazacağınız bir şey için size risksiz diyemez heralde :D ama işin bu tarafı bir yana, eve hırsız girerse ajandaları falan karıştıracak kadar odaklanmış olma ihtimali nedir siz düşünün. Değerli bir şeyler bulursa alır, oturup acaba bu defterlerin, ajandaların içinde önemli veriler var mıdır diye bakacağını sanmam.

Bence her türlü bulut sistemden daha güvenli.

Ha eğer çok kaygılanıyorsanız bilgileri yazıp banka kasasına koyarsınız ajandayı.
0
akhenaten
(23.06.24)
Yani zaten bütün herşeyin yüzde 99u gmail hesabi üstünden yürüyor=d yani one ring to rull them all gibi, bir hesap her seyi yönetiyor.
0
🌸logisticsmanager
(23.06.24)
Basit sade bir dosya yapabilirsiniz, şifreye gerek yok, ölüm sonrası hesaplar varislere intikal edene kadar blokeli oluyor. Sadece evrak çantası içine tapular banka hesap cüzdanları ve hatırlamaya yardımcı evraklar koyun.

Her evde boyle evrak çantası olmalı.
0
Fritz-X
(23.06.24)
Drive'a mevzuyu açıklayan bi word gerekirse excel dosyası ve google hesabınızın bir şifresi kafi. (tabii git drive'a x klasöre bak diye belirtmek gerekiyor)

Ben kardeşime bilgisayarımın şifresini mail attım başıma bişey gelirse açar bakarsınız diye.
0
hedep
(23.06.24)
Bence her seyi bir sekilde halleder ama Bitcoin yatiriminiz varsa simdiden bunlara esiniz nasil erisecek dusunmeye baslayin.Bununla ilgili bir seyler hazirlamak benim de aklimda
0
turkuaz
(23.06.24)
(14)

En absurd milliyetçi refleksiniz nedir?

sekizdokuzon
Benimki, az önce fark ettim, System of a Down dinlerken rahatsız oluyorum :pSizde neler var? Teşekkürler.
Benimki, az önce fark ettim, System of a Down dinlerken rahatsız oluyorum :p

Sizde neler var? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.06.24)
YOĞURT. Öhöm sakinim. Yoğurt :')

Şimdi ben gerçekten sıfır milliyetçi bi insanım. Milliyetçilik kavramıyla temelde anlaşamadığım noktalar var vs çok detaylandırmıyorum.

Ama yoğurt Türklerin ya. Ve hani diğer tüm yemekleri diğer milletler sahiplensin gram takmam ama yoğurtu sahiplendiklerinde sinirlerim hopluyor ahdhdh
0
nundu
(22.06.24)
@nundu +1

Adı bile yoğurt yani en başta, diğer dillere bile bu şekilde geçmiş. Daha da bunun kafa karıştırmaması lazım.

Milliyetçilikten ziyade yanlış bilgiye kıl oluyorum. Ondan sinirimi bozuyor. Greek yogurt diye gördüm mü "püh" diyorum her seferinde :D
0
akhenaten
(22.06.24)
Şimdi ben gerçekten sıfır milliyetçi bi insanım +1 Hatta yoğurt meselesi de umurumda değil, o derece.

Ama Türk Yıldızları ve/veya SoloTürk gösterisi izleyince (3 kere izledim galiba) allah allah allah diye bağırarak düşmanın üstüne koşasım geliyor. Gösteri bittikten bir süre sonra tansiyonum/nabzım normale dönünce geçiyor.
0
kobuzchu kiz
(22.06.24)
Spacex inişini izleyince “USA! USA!” diye çılgınca tezahürat yapıyorum.
0
gabe h coud
(22.06.24)
Her milli bayramda muhakkak gösteri çıkarırım. Çocuklarla kırmızıları giyer laik atak geçiririz.
0
ruhen hastayim ben
(22.06.24)
@8910 +1
@nundu -1 çünkü "absürt" değil bence yoğurt, türk kahvesi, baklava vs. refleksimiz :)

Ben, bana "hiç Türk'e benzemiyorsun yeaaa" denince tetikleniyorum. Türkleri, Arap ya da 60'larda iltica eden Kürtler gibi fenotipli ve Arap, Afgan ya da Paki gibi dinci görüyorlar. Üstüne bir de tam olarak sarı filtre ülkesi kategorisine koyuyorlar. O yüzden içki içen, dinli olmayan ve açık renk tenli birini (ya da başı açık kadını) görünce "whoa! you don't look like Turkish, though" Bunun Türkleri genel olarak aşağılayan bir yaklaşım olduğunu fark etmeyen tipler de Ekşi Sözlük ve X'te gurur duyuyor bu sözle.
0
nawar
(22.06.24)
Yürü be, Turan ülkün yürüsün, soyun sopun türüsûn @nawar
0
🌸sekizdokuzon
(22.06.24)
Şu aralar hiçbir milliyetçi refleksi absürd bulmuyorum. Özellikle müzik ve dil konusunda.
0
muhayyer divan
(22.06.24)
yurtdışında biri bir şey dedi mi aslan kesiliyorum, TR'de çok sallamam.
0
duyurukullanıcısı
(22.06.24)
İş için yazıştığım biri Girne’nin Rumca adını kullanınca azıcık çemkirmiştim şehrin adı Girne diye. Kendime şaştım.
0
auroraaurora
(22.06.24)
Soykirim diyip durdugu icin kim kardasyana bileniyorum djfkfk
Hele soykirim vardi diyen turk gorursem nefret doluyor icim.
0
Kittie
(22.06.24)
Yunanistan'a her gittigimde cok rahatsiz oluyorum, kendimi hic guvende hissetmiyorum. bisey alikrken bile biriyle konusunca, eokaci midir? asalaci midir? aklima hep boyle seyler geliyor. belki ege bolesinde olunca cocukken anlatilanlardan etkilenmisimdir. Yunan arkadasim cok var, ama orada boyle hissediyorum.
bir de kafede aldigim baklavanin ustune, eskiden pastalara veya kokteyllere konan semsiyeden koymuslardi, artik dayanamadim kufur edip ciktim.

Bir de bunu tek karsilastigim Misirlilar yapti, yurtdisinda Turkum diyince evet ortadogulu oldugunu anladim falan diyor ama rahatsiz edici yilisik bir tavirlari var, hemen tetiklenip, tersliyorum benim atalarim Altay daglarindan arap collerinden degil diye. ben, beyaz tenli cekik gozlu bir yorugum, benzesek birsey demeyecegim.
0
durgunfoton
(23.06.24)
daha once yabanci ulkelerde yasadim ama almanya'ya geldigimden beri ilk defa kendimi azinlikta hissettim. bu da bende biraz milliyetci refleksler olusturdu. bunlarin baslicasi turk mutfagi. turk mutfagini cok ovuyorum ve manasizca elestirilmesine gelemiyorum. bunun disinda da birkac sey var. genel olarak insan gurbetcileri bir nebze anliyor burada uzun sure yasayinca. bu buyuk kisminin garip insanlar oldugunu degistirmiyor tabii.

dogal yogurt yapmayi da deneyecegim yakinda. boyle icimden bir ses her turkun yogurt yapabiliyor olmasi gerekir diyor nedense...
0
bohr atom modeli
(23.06.24)
Almanya'da starbucksta calistim ogrenciyken, bir tane de ukraynali kiz vardi. ve merkezi bir yerde calisiyordum, piril piril Turk ogrenciler, calisanlar gelirken hicbir sey demeyen bu kiz (Turkce konusurlardi belli ederlerdi yani), ne zaman tipi kayik bir suriyeli, arap gelse bunlar Turk galiba diye yanima geliyordu (onlarin guzeline hic Turk demedi ama).
Ben de karsilik olarak ne zaman rus veya eskort tipli biri gelse bunlar ukraynali, istersen sen ilgilen demeye basladim.
0
wishmaythşngs
(23.06.24)
(10)

Spotify de offline dinleme yok mu arkadaslar

Zetnikov
Metroya vs girince buyuk cogunlukla listeye ulasamiyorum cok nadir sarki dinleyebiliyorum sarkilari indirmis olmama ragmen.Mesela youtubemusic uygulamasinda yukarda bar cikmisti offline dinleme limiti diye limiti fullemistim ve offline dinleyebiliyorum.Ama spotofy de dinleyemiyorum
Metroya vs girince buyuk cogunlukla listeye ulasamiyorum cok nadir sarki dinleyebiliyorum sarkilari indirmis olmama ragmen.


Mesela youtubemusic uygulamasinda yukarda bar cikmisti offline dinleme limiti diye limiti fullemistim ve offline dinleyebiliyorum.

Ama spotofy de dinleyemiyorum
0
Zetnikov
(22.06.24)
Var ben sadece bu özellikle kullanıyorum hatta, hiçbir sorun da yaşamadım sadece sözleri göremiyorsun bunun dışında sorun olmuyor.
0
mutekebbir
(22.06.24)
@mutekebbir

Nasil altive ediliyor cozemedim
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
Aktive ediliyor biliyor musun
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
Şarkıları indirmen lazım.
0
sekizdokuzon
(22.06.24)
Hocam indirdim ayarlara girdim offline modu actim suan dinleniliyor. Sanirim her seferinde ayarlardan offline modu acmam gerekecek.
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
Ha bir de o vardı, dooogru. :)
0
sekizdokuzon
(22.06.24)
offline modu neymiş yaa ilk kez duyuyorum demek ki her seferinde yapmana gerek yok.
ben bir kere yapmışım, şimdi ara ara güncellenen listeleri tekrar indirilmesini beklemek dışında yaptığım bir şey yok.
0
mutekebbir
(22.06.24)
Offline mod nedir ben de bilmiyorum, yıllardır kullandığım için unutmuş olabilirim. Doğrudan playlistinizdeki klasörleri indirmeye ayarlayabiliyorsunuz. Klasöre gidin ekranın bir yerinde aşağı ok simgesi olur ona basın.

Bu aşamadan sonra o playliste kaydettiğiniz şarkılar otomatik indirilir.

Örneğin beğenilenker klasörünü indirirseniz beğendiğiniz bütün şarkılar indirilir. Öyle her seferinde bir ayarla uğraşmanız gerekmiyor
0
akhenaten
(22.06.24)
Premium almanız lazım indirip dinlemeniz için. Çevrimdışı mod bir de sizi takip edenlerin ne dinlediğinizi görmemesi için kullanılıyor.
0
black holes in the sky
(22.06.24)
Sanirim hallettim arkadaslar

Premium var ve sarkilarim inik hazirda

Ayarlardan offline modu actim dinleniliyor simdi
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
(13)

Sevdiğiniz ama yeteneksiz olduğunuz alanlar nelerdir?

sekizdokuzon
Benim için felsefe bu. Felsefî bir kavramı ya da akımı anladığım zaman çok seviniyorum ama anlamak bayağı vakit alıyor. Bu konuda daha yetenekli olmak isterdim.Yemek yapmak ve spor da bunların arasında. Ne kadar cabalarsam cabalayayim bir noktada tıkanıyorum, ilerisi yok. Bir de sanırım insan ilişki
Benim için felsefe bu. Felsefî bir kavramı ya da akımı anladığım zaman çok seviniyorum ama anlamak bayağı vakit alıyor. Bu konuda daha yetenekli olmak isterdim.

Yemek yapmak ve spor da bunların arasında. Ne kadar cabalarsam cabalayayim bir noktada tıkanıyorum, ilerisi yok.

Bir de sanırım insan ilişkileri. İnsanları severim, anlarım, merhametliyimdir ama kimseyle uzun süre arkadaş kalamam.

Günlük duyuru açma dozumu aldım, gidiyorum. İyi akşamlar herkese.
0
sekizdokuzon
(21.06.24)
spor. hic atak, cevik biri degilimdir. reflekslerim zayiftir ve oyun da kuramam.
0
robert bosch
(21.06.24)
Yemek yapmak. Bir iki tane çok güzel yaptığım ve herkesin bayıla bayıla yediği yemek var tabi ama genel olarak yemeklerim vasat oluyor. Böyle yiyeni bu nasıl bir şeydir dedirtecek şeyler yapamıyorum.

Yani demek istediğimi anlatmak bile zor. Bazı insanlar bir yemek yapar, yedek mide takıp bir tur da öyle yiyesiniz gelir. Doyduğunuza üzülürsünüz falan. Olmuyor.
0
akhenaten
(21.06.24)
Görsel tasarım.

Resim değil de logo, bayrak gibi vektörel tasarımlar. İncelemeyi çok severim bu ikisini de. Takıntı derecesinde ilgiliyim ama tasarlama konusunda hem yaratıcılık hem de dijital tasarım bilgisi eksikliğim var. Tasarladığım birkaç bayrak var Türkiye'deki şehirler için, redditte falan beğeni de aldılar ama çok çat pat tasarımlardı yani. Şöyle afili görsel dizaynlar yapmak isterdim. Yani yeteneğim olsa bedavaya Türkiye'de ne kadar çirkin logolu belediye, kaymakamlık vs varsa hayrına logo tasarlayıp alın isterseniz kullanın derdim :)
0
nundu
(21.06.24)
şarkı söylemek. müzik kulağım varmış, tüm notaları doğru veriyorum ama sesim berbat. güzel ve dinlenilesi değil.
0
art cat chocolate
(21.06.24)
Kodlama bilmemek üzücü doğrusu.
Ufak tefek tool cinsinden yazılım fikirlerim oluyor ama öylece de kalıyor
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Erken uyanmak ve sabahın sessizliğini dinlemek. Serinliğinde kahve içmek.

Gerçek şu ki uyumak kadar uyanmak konusunda da başarısızım. Erken uyumaktan da uyanmaktan da nefret ediyorum.

Sabahladığım gecelerden biliyorum söylediğim durumu da
0
pavlis
(21.06.24)
Bilardo. Çok seviyorum oynamayı. Ama o kadar oynamama rağmen hala çok kötüyüm. Oysa genel olarak yetenekliyimdir sportif faaliyetler ve el becerileri konusunda. Bilardoyu yapamıyorum.
0
pispinti
(21.06.24)
Kısa hikayeler yazmayı seviyorum, yazabildiğim zaman tabi. Aslında aklımda fikirler de var ama kelimeler kerpetenle çıkıyor asıl yazma kısmı işkence gibi. Öyle kafada hayal kurmaya devam.
0
peki madem
(21.06.24)
Yüzme ve bağlama çalma
Çok uğraştım ikisi için de ama olmadı
Yapanlara da büyük saygı duyuyorum
0
etna
(21.06.24)
Spor yapmak çok anlamsız geliyor, dışarıdan bakınca çok imreniyorum ama kendim yapınca anlamsızlık basıyor, tahammül edemiyorum.

Yemek yapmak yeteneksizlik değil de, 4 kişilik bir aileye sürekli yemek yapmak çok bunaltıyor beni, her gün sabahtan akşama mutfakta yaşamak gerekiyor, istemiyorum, reddediyorum.

Matematik fizik kimya çok severim ama bir türlü öğrenemedim. Öğrenemeyecek biri olduğumu sanmıyorum ama anlayamadığım çok şey oluyor, ben de bıraktım peşini.

Bir de tiyatro. Çok imreniyorum çok, ama ben rol yapamam bence. Çok gülerim :) ama muhteşem bir şey, harika bir şey. :)
0
muhayyer divan
(22.06.24)
Arkadaş canlısı, babacan, kısacası sosyal olarak daha girişken olmak.

Çevrem, dostlarım var ama yeni insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyorum. 20 yıl aynı markete gitsem, bakkal bana bir defa bile merhaba demez. Outcast olarak geçiyor hayatım.
0
elvan abeyiylegezse
(22.06.24)
ben de yazmak diyebilirim. aslında oldukça çok kitap da okuyorum fakat okulda falan kompozisyon yazarken hep kötü not alırdım. belki de yazım kötü diyedir.

bi değeri de benim de yüzmek ki her yaz memlekette denize de girerdim ama başaramadık abi
0
high hopes of the sozluk
(22.06.24)
ııı yaşamak diyebiliyor muyuz?

seviyorum valla aslında ama pek beceremiyorum elime yüzüme bulaşıyor genelde.
0
AlsterWasser
(22.06.24)
(5)

Somon balığı

etna
Nasıl pişirelim? En lezzetli tarif hangisidir? Denediginiz var mı?
Nasıl pişirelim? En lezzetli tarif hangisidir? Denediginiz var mı?
0
etna
(21.06.24)
Kesimin adını bilmiyorum ama yuvarlak gövde kesiti şeklinde olanları limon, sarımsak ve taze biberiyeyle veya taze kekikle soslayıp fırına verince harika oluyor.

Fileto şeklinde olanları da tereyağlı limon sosuyla fırında çok güzel oluyor. Sosun tarifi internette var. O tariflerden biraz koyu kıvamlı olanlarını tercih edin bence. Ama bu sosla yapılan somon daha ziyade kışlık yemek. Yazın ağır olur. Yanına da fırında patates ve brokoli yaparsınız.
0
akhenaten
(21.06.24)
Fırın tepsisinin altına yuvarlak dilimlenmiş soğan
Üst kata kuşkonmaz
En üste zeytinyağı limon tuz ve karabiberle marine edilmiş somonları dizip pişirin.

Ben bunu denedim geçen çok güzel oldu.
0
mutekebbir
(21.06.24)
Mutekebbir’in marinasyonuna 1 tatlı kaşığı taneli dijon hardalı ve arzu ettiğin kadar sarımsak ekle. Sonra gel bana teşekkür et:)
0
Perlita
(21.06.24)
kalın güzel tavan varsa kesinlikle tavada yap. sossuz pişir. somonu dolaptan çıkarınca biraz oda sıcaklığına gelsin diye beklet. tavayı çok iyi kızdır öyle koy balığı. 4-5 dk bi yanını 4-5 dk diğer yanını pişir. pişerken tavaya birkaç sarımsak atabilirsin, bi damla zeytinyağı koysan da olur koymasan da, zaten yağlı bir balık. önemli olan aşırı pişirmemek yani suyunu kaybettirmemek. bence en basiti en güzeli oluyor.
0
esther
(21.06.24)
mangalda da iyi olur yagli oldugu icin fakat ev ortaminda tavada biraz cevirin koyu pembeden tamamen acik pembeye donunce yenilebilir. fazla pisirmemek lazim. zaten cig de yenilebiliyor bu tazeyken.

bence bir sosa gerek yok uzerine limon sikip gomun.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
(18)

38 yaşında doktoraya başlamak ?

kuul
selam,önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli. an
selam,

önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli.

ancak bir yanım kalk gidelim derken öbür yanım bok yeme otur diyor. yaşım 38 oldu. son 6-7 senede enerjimi saçma sapan şekillerde harcayıp bitirdikten sonra artık okul okumaktan kusma derecesine geldim. her gün yol çilesi ayrı, iş yoğunluğu ayrı olarak beni sömürüyor.

diğer yandan eğer bu başvuruyu yapmaktan vazgeçersem altın tepside önüme gelen fırsatı sırf motivasyonum yetersiz diye geri çevirmiş olacağım için kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor.

sizce ne yapılır ?

bu tecrübeyi yaşamış/yaşayan arkadaşlar görüp bir şeyler karalasa ne güzel olurdu...
NOT: tikler gecikse bile gelecektir.
0
kuul
(21.06.24)
benim babam da 38de başlayıp 44te bitirdi, 3 çocuklu haliyle hem de. normalde farklı bir mesleği vardı, akademisyen oldu. bu sene de profesör oldu.
tabi ki zor olmuştur ama isteyen insan için neden zor olsun.
0
yenibirgüzelnick
(21.06.24)
Türkiye veya amerikan sisteminde hocayla çalışmak diye birşey yok. 2 sene ders alıp sonra 2 sene tez sürecin olacak. Ne üzerine çalışacağınız henüz belli değil, resmi olarak senin danışmanın olmayacak. Öncelikle bunu bil.

Bir diğer konu da doktoranın senin için anlamı ne olacak bunu sorgula derim. En az 3-4 yayın yapmadan boş cv ile bitirilen doktora tamamen zaman kaybı olur. Ders aşaması olan doktoralarda yayın yapmak zordur veya imkansızdır. Kullanıldığını hissediyorsan bırak.

Hocayla çalışma olayı iki şekilde olur: birincisinde hocanın ayak işlerini yaparsın ama seni hiçbir projeye dahil etmez, yayın yaptırmaz. Diğer türlüsünde seni yetiştirmek için çaba gösterir. Bu ayrımı bil derim.
0
ferenc
(21.06.24)
Neden doktora yapmak istediğin kısmı eksik ya da yeterince ifade edilmemiş. Cevapta önemli olan o olacaktı bence.
0
prole
(21.06.24)
prole +1. Bir de sartlarina bagli. Aileden zenginsen ve para kazanma baskisi yoksa istersen 50 yasina kadar doktora yap, postdoc yap vs. Ote yandan ne kadar "altin tepside sunulan firsat" olup olmadigi da su an nasil bir meslegin ve kariyerin olduguna gore de degisir.
0
hot potato
(21.06.24)
Yapın tabi, neden moralinizi bozuyorsunuz?

Tek önemli husus vaktiniz var mı? Çünkü doktorayı bitirmek siz öylesine de yapacak olsanız ciddi bir iş, doktora tezi hiç neden olmasa bile kendi başına çok vakit alan bir süreç. Ayrıca 4 sene belki daha uzun süre hayatınızda olacak ve her zaman bu ilk hevesi taşımayacaksınız. Biraz yıpratıcılık payı olacak elbette.

Neticede profesyonel anlamda verdiğiniz emeğin karşılığını alamayacaksınız. Doktora akademik düzeyde işe yarayan bir şey. Özel sektörde doktoranız var diye hayatınızda büyük bir fark olmayacak. Emin değilim ama memuriyette belki birkaç şeyi etkiliyordur, zaten memursanız bunları biliyorsunuzdur. Ancak kendinize güveniniz artar, alanınızda gelişirsiniz. Hoşunuza gidecek bir şey yapmış olursunuz. Neden olmasın vaktiniz varsa?

Baktınız olmuyor, bitirmezsiniz. Ne yapacaklar bitirmediniz diye puh tüh diyecek hali yok kimsenin. Biterse de ne ala.
0
akhenaten
(21.06.24)
@yenibirgüzelnick, @ferenc teşekkür ederim.

@prole, evet doğru en önemli nokta sonuçta. şöyle açayım: ben şu an kamuda herhangi bir lise mezunun bile rahatça yapabileceği, eğitimim veya yeteneklerimle alakası olmayan bir işteyim. zaten kamunun kahir ekseriyeti böyle desek yalancı çıkmayız. peki neden oradayım ? orası uzun hikaye hiç bahsini açmayayım. işte bu kısır döngüyü kendimce kırmak için ilk olarak şahsi çabalarımla, sonrasında yüksek lisans yaparak VERİ BİLİMİ-GÖRÜNTÜ İŞLEME alanında bir noktaya kadar geldim. işte şimdi bunun doktora fırsatı önümde. eğer bitirirsem hem çalışmak istediğim alan, hem alanın gelişimi baş döndürücü ve bunun bir parçası olma ihtimali, hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali vb sebeplerden başlamak istiyorum. çünkü şu an bulunduğum konumda kalmam geçmişime, eğitimime ve birikimime -bence- ihanet gibi bir şey. ama işte diğer yanda da ucunun nereye gideceği ve benden neleri ne kadar zaman boyunca götüreceği belli olmayan bir süreç var. elbette mantık devam etmemi söylüyor ama fiziksel ve mental olarak bunu gerçekten kaldırabilir miyim ? mevzu sadece alanı sevmek ve orada çalışmak istemek mi, yoksa başka teşvik edicilere ihtiyaç var mı bunu kestirmeye çalışıyorum. misal araştırma görevlisi olarak başlama şansım olsa bu soruyu hiç sormazdım bile. ancak hem çalışıp hem bunu yürütmek söz konusu olunca benzer yollardan geçen/geçmiş insanların fikrini de mümkün olduğunca bilmek isterim.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Yaş 38, hala okumak.. ve ömür bitiyor.
Üniversite okumayı çok bir şeymiş gibi gösterdiler yıllardır ve ortalık üni mezunu kaynıyor.
Meslek lisesi mezunlarının geliri de daha yüksek.
Diploma almak, kariyer, ünvanlar bu kadar uzun zamana yayılmamalı.

Yıllar yılı kesinlikle yanlış uygulanan şu var ki ilkokuldan üniversiteye bu kadar uzun bir zaman aralığı sadece okumaktan ibaret olmamalı. Bu zaman aralığı, insanın en önemli zamanlardır ve yeteneklerinin de ortaya çıkacağı bir dönem olmalıdır. Çocukluktan itibaren bir çoğumuz gerçekten yeteneklerimizi bilmeden, tanımadan büyüdük veya büyütüldük.

Gelen fırsatı geri çevirmeniz çevrenizdekilerin bu konuda neler yaptıklarıyla o konuma verdikleri değer ile ilgili. İleride kendinizi suçlayacaksanız sürece devam edin. ama dediğim gibi bir ömrün sonuna da bu kadar yakın olmamalı bu eğitim dedikleri .
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Okumaktan kusma derecesine gelmiş, aşırı yorulmuş bir insan olarak bence okumamalısın, çünkü bir an gelip emeklerini ve verdiğin vakti ve hatta harcadığın parayı yok sayacak bir hamle yapman mümkün, hatta buna mecbur kalman bile mümkün.

37 yaşındaydım, okuldan mezun olalı 14, memuriyete başlayalı 11 yıl olmuştu, sadece aklıma esti diye yüksek lisansa başvurdum, yeni mezunlar varken beni birinci seçtiler vs. Sonuç, bazı sebepleri kaldıramadığım ve ders çalışma kaslarımı yeniden çalıştıramadığım için devamsızlık marifetiyle okulu bıraktım. Çok da sağlam bir akademisyen kafamın olduğunu söyleyip duran hocalarım beni kaybetmekle epey üzüldüler ama ben kaldıramadım. Sebeplerim çok ağır sebepler değil ama ben yapabilecek halde değildim. Bunu bile bile girdiğim okuldan devamsızlıkla atıldım.

Senin de bu şekilde bir tepkiyle doktora hayatını kendin yıkma ihtimalin var, ki bahsettiğin yorgunluk da bunu gösteriyor bence.

Bu kadar yorulmayacak olsan, bu kadar tükenmemiş olsan derim ki yap doktoranı, hayatına anlam gelir. Ama şu halde öyle diyemiyorum.
0
muhayyer divan
(21.06.24)
yap yap
0
duyurukullanıcısı
(21.06.24)
disiplinli çalışabilen, işleri ertelemeyen, araştırma yapmaktan heyecan duyan biriyseniz doktora size çok şey katabilir. mesleğiniz, işiniz, yaşamınız, kaderiniz değişebilir. güzel olur yani. ama düzenli çalışmazsanız duyacağınız kaygı ve vicdan azabı yaşamınızı kötü etkileyebilir. Ne yaşadıklarınızdan zevk alırsınız ne de doktorada ilerlersiniz. Bence başlayın, kendinizi tamamen adamaya da gerek yok, sadece disiplinli bir şekilde çalışarak yapın.
0
santimantal
(21.06.24)
Doktoradan beklentin çok yanlış. Doktoranın amacı araştırmacı olmaktır. Sadece yayın yapmaktır. Yapamıyorsan veya yapmak istemiyorsan doktora yapmak doğru değil.

Doktorada bilgi edinme yok, bilgi üretme var.

Diyelim ki doktorayı tamamladın ama araştırma olanağın yok. Bu durumda kendini gol atamayan futbolcu gibi düşüneceksin. Hasta tedavi edemeyen doktor gibi veya. İşlevsizsin ve bu nedenle silinip gideceksin.
0
ferenc
(21.06.24)
+ akademiden kovalanmayacaksa zaten bence doktoraya baslama yasi 40 civari olmali o yuzden bence yas problemin yok.

+ hakkiyla yapilan bir doktorayi zaten 5 seneden once bitirmek cok zor, senin part time yapacagini dusunursek tahminim 6-7 sene surecektir. Okul okumaktan kusma noktasinda olan birisinin bu sureci atlatmasi zor.

+ hocayla calismak yok denmis ama ben supervisor olmadan doktora yapan gormedim, hocayla calismadan nasil yuksek yapiliyor anlamis degilim.

+ eger tezini savunmadan once 2-3 tane tier 1 yayin yap(a)mamissan bence senin doktora yok hukmundedir, vakit kaybidir. Bunu da eklemek lazim.

+ maddi katmadeger kaygin sifira yakin olmali, ne kadar cok okul o kadar cok para devri kapanali cok oldu ama bunu ozellikle ortadogu insani hala anlamiyor. Yani kendini tatmin icin gireceksen gir, baska bir kazancin olmayacakmis gibi dusunmen lazim.
0
cooperr
(21.06.24)
kesinlikle arkana bakmadan dön ve kaç bu fikirden.tr de doktora yapmak saçmalıktan başka birşey değil.
0
ashleybon
(21.06.24)
@ferenc,

Öncelikle cevabınız için teşekkürler. Bir noktayı açayım müsaadenizle: Başvuru öncesi şartlardan biri danışman hocadan alınacak kabul mektubuydu (bu belki zaten hep böyledir bilemiyorum) onun için de tezimi yazdığım, hatta makalesini de yayınlamak üzere olduğum alanla alakalı olarak bir hocayla irtibata geçtim. O da yüksek lisans tezimdeki alanın devamı sayılabilecek sahada doktora çalışması yapabileceğimizi söyledi. Ona istinaden de davet mektubu yolladı zaten.

Ne derece önemli bilmiyorum ama danışman olmak için bana tamam diyen hoca benden yaşça küçük. Ancak co-advisor olarak daha tecrübeli bir hoca da sürecin içinde olacak. Yani en azından sözlü kabul aşamasında konuşulan bu diyeyim.

Projede ayak işçisi olma konusu için zaten fazla yaşlı olduğumu ve bu duruma katlanmayacağımı söyleyebilirim. Sonuçta olmazsa olmaz değil. Gerekirse basar giderim diye kendimce hülyalardayım. Ama pratikte de bunun karşılığı böyle olur mu, bunu zaman gösterecek.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Valla yap yapma diyemem, cok zor konular ama tez yazmak gercekten cok yipratici bir surec, geri donup baktigimda full time ozel sektor calisirken nasil bir guc gelmis de yapmisim diyorum. Bunu soylemek isterim. Ote yandan icine girince yapiliyor, bir sekilde bitiyor. Bir suru insan gibi yapabilirsiniz yani. Son olarak, anladigim kadariyla isiniz rahat, baslayim hic olmayacak gibiyse birakmak da bir secenek, birakmak illa kotu bir sey olmak zorunda degil, denemeden sizin icin dogru sey olup olmadigini da bilemezsiniz.
0
kassiopeia
(22.06.24)
Son sözümü başta yazayım: Ana amacınız şirketlerde iyi bir iş bulmak değilse ve başladığını bitirmeden de rahat edenlerdenseniz başlayın, devam edip etmeyeceğinize yolda karar verirsiniz.

Standartları yüksek, sağlam bir hocayla çalışacaksanız doktora tezi zorlu bir süreç. İyi bir okuldaysanız ders ve yeterlilik aşamaları da zor geçecek. Paraya dönüşecek bilgi peşindeyseniz birçok derse "ben bunun için burada değilim" diye bakmaya başlayacaksınız. Yani akademik kariyer dışında bir düşünceyle yapacaksanız gereksiz zorlanabilirsiniz.

Olur da doktorayı bitirirseniz birçok şirket için "overqualified" olacağınızı da unutmayın. Yani "bu insan bu işin doktoru, bizim şirket, maaş bunu yakın zamanda tatmin etmemeye başlar, kaçar, hiç bulaşmayalım" deme ihtimalleri çok çok yüksek. Bunu, "hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali" sözünüze cevaben yazdım.

İnsan görmediği şeyi gözünde büyütebilir. Bir de "kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor" yazmışsınız. Gereksiz zorlanırsanız, hocalardan kazık yerseniz (ki şimdi size çalışma sözü veren hocanın sonrasında cayma ihtimali çok düşük değil), akademik kaypaklıklar midenizi bulandırırsa "aman başladım, dişimi sıkıp bitirivereyim" demeden kaçabilecekseniz başlayıp bir görün, sonra aklınız geldikçe üzülmeyin derim.
0
cosmicstring
(22.06.24)
turkiye'nin en iyi universiteleri bile ilk 500'de degil ki. bu bir sey ifade etmiyor bence. turkiye'deki tirt okullarda bununla zaman kaybetmezdim. akademi ortami zaten les.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
@cosmicstring,

oldukça vurucu ve direkt bam teline basan bir mesaj olmuş hocam çok teşekkür ederim.
0
🌸kuul
(22.06.24)
(14)

merağınız olan şeyler

bir soru sorcam
bu aralar self-terapi
bu aralar self-terapi
0
bir soru sorcam
(20.06.24)
Ay takvimi
0
pavlis
(20.06.24)
Puzzle
0
mavibalık
(20.06.24)
Bonded warehouse
0
gabe h coud
(20.06.24)
Nakış.
0
Amaranta ursula
(20.06.24)
Örgü. Bu yıl için son hediyemi ördükten sonra artık bir süre kendi istediklerime odaklanabileceğim için oldukça heyecanlıyım.
0
peki madem
(20.06.24)
Mantarlar, ağaçlar, ev bitkileri, taksonomi, kayaçlar, herhangi bir şeyin kronolojisi, sanat tarihi.

Bir şeyleri kategorize etmeyi seviyorum.

Bir de bir şeyleri ölçmeyi de seviyorum.
0
akhenaten
(20.06.24)
Coğrafya. Canım sıkıldıkça coğrafya quizleri falan çözerim. Bayraklar, başkentler, ülkelerin yerleri vs şeylerde çok iddialıyım.

Onun dışında puzzle yapmak
0
nundu
(20.06.24)
psikoloji,nörobilim ve tarih.
0
robert bosch
(20.06.24)
Dart.
Paraya kıyıp kaliteli bir board aldım. Oklarım dandik ama yine de iş görüyor.
0
pispinti
(20.06.24)
toplumlar nasil calisir? ayni toplum neden belirli donemlerde yukselir refah icinde ciddi uretim yaparken neden bazi donemlerde daralir, muhafazakarlasir?
cografya kulturu nasil etkiler?
0
antikadimag
(20.06.24)
-Çam ağırlıklı Orman ağaçları. Tohumdan yetiştirip ellerimle diktiğim, gölgesinde çay içebileceğim ağaçlarım var benim.
-Tarih. Yakın tarih. Bayılırım okumaya.
-Sinema. İMDB Top 500 ün ilk 350 sinde seyretmediğim film yok.
-Okumak. Deli gibi okurum. Dünya klasiklerinde okumadığım pek kalmamıştır.
-Sağlık. Bilmediğim bir hastalık falan duyarsam eksikli hissediyorum kendimi.
-Spor. 14 yaşımdan beri aktif. Son 2 yıl rotator cuff yırtığı sebepli göbek saldım. Fizik tedaviyle düzelir gibi oluyor. Sonra hooop. Başa dönüyoruz.
-Ekonomi (finans kısmı az) ve siyaset. Yapıcı tartışma yapacak adam sıkıntım var bu iki konuda.
0
Mirket
(20.06.24)
daha dun dart almaya karar verdim simdiki eve, asiri canim cekiyor yukarida okuyunca bile cok hosuma gitti
lego kucuk birkac tane denedim, sevdim devami gelebilir
eve sardim birkac dizayn degisikligi(hali, perde, badana, tablo vs) calismalarim devam ediyir
tarihi icerik, genel kultur, sosyoloji alaninda begendigim bir yazari dinliyorum duzenli yayinlarinda
kisin haftalik duzenli sinema, tiyatro. eskiden sadece film odakliydim pcden ac telefondan ac yeter ki izleyebileyim seklinde simdi spesifik bir iki yerde izliyorum abiyans daha ilgimi cekiyor. tiyatroda mekan o kadar onemli degil ama en son yalida tiyatroydu
yazin ekseriyetle konser. bu sene istanbulda ilgimi çeken cok konser oldu, neredeyse doydum ama birkac planim daha var
evde yemek yapmaya calisiyorum(salata fln) o yuzden kimden ne yemek duysam TARIFI VEeğR diye atliyorum. kuzu ciger falan yaptım evde, disariyla ayni maliyet daha cok zahmet oldu ama hayirlisi
fitnessa ilk defa hayatımda bu kadar yer veriyorum oncesinde pilates, yuzmeye giderdim ama fitness cok baskaymis
maclar da yillar sonra eski cekiciligine kavustu futbol ve voleybolu takip ediyorum

birkac ay once cevaplasam bambaska bi dunyadaydim ha
0
ala09
(21.06.24)
Bu ara dinler tarihine sardım. Bir haftadır Hz. Ayşe kaç yaşında evlenmiştir videoları izliyorum.
0
sekizdokuzon
(21.06.24)
antika seyler koleksiyonculugu
araba
0
cooperr
(21.06.24)
(14)

Niye sevgili soruları bu kadar popüler burda?

ermanen
mesela "erkek arkadaşım öküz mü" sorusu sorulmuş. 68 cevap vardı en son. niye herkesin cevap yazası var bu sorulara? ben biraz nükteli cevap yazdım, çok cevap görüp şaşırınca.ne bilim uzaydan evrenden falan sorup cevaplasanıza biraz :)
mesela "erkek arkadaşım öküz mü" sorusu sorulmuş. 68 cevap vardı en son. niye herkesin cevap yazası var bu sorulara? ben biraz nükteli cevap yazdım, çok cevap görüp şaşırınca.

ne bilim uzaydan evrenden falan sorup cevaplasanıza biraz :)
0
ermanen
(20.06.24)
hayatla ilgili genel sorulara daha çok cevap gelmesi normal değil mi ?

uzay evren ile ilgilenen kişi sayısı ne kadar ?

sen sor hocam uzayla ilgili :) sen başlat
0
jülsezar
(20.06.24)
Yeaa zaten is hayati, sosyal hayat yorucu burada da dogal olarak insanlar herhangi bi bilgi birikimi gerektirmeyen sorular daha kolay yanitliyor.
Bir de mesela cevresindeki insanlar belki tarafli bi bakis acisi verecek ama burada daha objektif tarafsiz yanitlar geliyor.
0
Feriyaanim
(20.06.24)
O başlıkta "Kadınlar ev işi, yemek yapmak zorunda mı?" tartışması yaşandı, film orada koptu. Olay gönül işi değildi. Uzay sorusu sen sor, konuşalım+1
0
sekizdokuzon
(20.06.24)
herkes farklı bir açıdan bakabiliyor
su everestte kaç drecede kaynar sorusuna fazla yorum yapmaya gerek klamıyor
0
bir soru sorcam
(20.06.24)
eskiden yazardık, şimdi kimsenin yazası gelmiyor.
0
gabe h coud
(20.06.24)
@jülsezar @sekizdokuzon

ben uzay evren sorusu cok sorup cevapladim daha once zaten. ama eskisi gibi degil buralar.


@Feriyaanim

evet cogu kisinin yanit verebilecegi sorular ama bu tur sorular fazla. soru cesitliligi artsin diye dediydim
0
🌸ermanen
(20.06.24)
O duyuru gönül işleri duyurusu değildi? kadın yemek yapmalı mı yapmamalı mı gibi birşeydi. Herkes kendi bakış açısından yazdığı için hararetli bir ortam oldu.
0
komando kani var bende
(20.06.24)
Magazin satar.
Bu olaylar insanların daha çok ilgisini çeker her zaman.
Gönül işleri başlıklarının ana sayfada görünmeme, gizlenme sebebi de bu.

Bir de dedikleri gibi zaten hayat çok yorucu ve yıpratıcı burada başkalarının hayatlarındaki detaylarla ilgili yorum yapmak bile insana bir kafa dağıtma aracı olarak görünüyor.
Bu da bir ihtiyaç.
0
mutekebbir
(20.06.24)
Bence öyle soru sorulmadıkça daha da sorulmayan bir yere dönüşüyor. Yani mesela uzayla ilgili bir sorum olsa buraya sormak aklıma bile gelmez cevabı başka yerde ararım.
0
peki madem
(20.06.24)
E herkesin bir ilişkisi olmuştur. Bu ilişkisi de hayatında bir iz bırakmıştır, küçük büyük bir etkisi olmuştur. Ders çıkaracağı bir şeye yol açmıştır.

Zaten herkes üç aşağı beş yukarı aynı senaryoları yaşıyor. Haliyle herkesin söyleyecek bir şeyi oluyor.
0
akhenaten
(20.06.24)
sevmekle ilgili daha az soru var. daha çok sevmemekle ilgili ve bozuk ilişkiler.. tamam hafif serzeniş de var bu soruda ama durum böyle işte...
0
🌸ermanen
(20.06.24)
çünkü genelde kimsenin bilmediği sorular soruluyor. neye cevap versem diye bakınırken eli boş çıkıyoruz. aşk sorusuna herkesin bir yorumu olabiliyor.
0
neira
(20.06.24)
@neira

uzay evren sorusu olursa ben cevaplarım :) ama eskiden daha aktiftim tabii
0
🌸ermanen
(20.06.24)
Evren mevren geç şimdi. Maddi manevi refahımızı sağlayalım hepsini yaparız.

O değil de, "bahşişlere %10 vergi" diye bişey duydum, haberiniz var mı? Gerçek mi bu??
0
muhayyer divan
(20.06.24)
(20)

bana yalan bulalım (tatile gitmek istemiyorum)

Mirabel
Arkadaşlar merhabaİş yerinden arkadaşlarla tatile gidecektik. Yarın yola çıkacaktık. Her planı bana göre yaptılar, kendimi buna hazırladım fakat içimden onlarla vakit geçirmek gelmiyor. İç sıkıntısı var. Sizce ne yalan söyleyeyim. Bu arada dün gece yurtdışından döndüm ve bugun döneceğim biliyorlar.
Arkadaşlar merhaba
İş yerinden arkadaşlarla tatile gidecektik. Yarın yola çıkacaktık. Her planı bana göre yaptılar, kendimi buna hazırladım fakat içimden onlarla vakit geçirmek gelmiyor. İç sıkıntısı var. Sizce ne yalan söyleyeyim. Bu arada dün gece yurtdışından döndüm ve bugun döneceğim biliyorlar. Bu durumla ilgili bir yalan da olabilir.
Gitmek istememe sebeplerim:
1. evine davet eden kızın vakti zamanında aşırı büyük kötülükler yapması. Aslında gelmemi istememesi fakat gruptaki diğer insanlar gelmemi istediği için çağırması.
2. 6 kişiyiz. 3 tanesiyle hiç bir problemim yok hatta çok eğleniyoruz ama 2 kişi beni çok geriyor. Onların yanında rahat olamıyorum, onlara güvenmiyorum.

Gitmeme konusunda kararım net. Söz verdiğim için kendime de kızıyorum. Bana yalan bulur musunuz? Politik. Cephe alınsın istemiyorum. Aşırı ısrarcı insanlar özellikle ev sahibi. Israr edemeyeceği bir şey olursa sevinirim.
0
Mirabel
(20.06.24)
Hasstayim size bulaşır.
0
halk
(20.06.24)
Cenaze olsa memlekete gitsen?
0
etna
(20.06.24)
Uçağı kaçırdım 1 gün sonra döneceğim siz gidin deseniz? Sonra gel derlerlerse de koşturdum yorucuydu dinlnmek istiyorum vs dersiniz.
0
Kediyi üzdün
(20.06.24)
Bi kere size göre plan yapıldıysa son anda ekmemelisiniz. Başta yalan uyduracaktınız ve planı kabul etmeyecektiniz.
Son anda yapılmış tatil planını ekmek gerçekten çok büyük bi kazık.
0
zimbirik
(20.06.24)
Üst kattan su damlıyor, bayram olduğu için de gün içinde usta gelemiyor yarına gelecek kırıp yeniden yapacak. Hatta ustaya fotoğrafını gönderdim en az 2 günlük işi var dedi derseniz "tamam o zaman yarın yola çıkalım" da diyemezler.
Ya da cenaze. Ama cenaze bence fazla klişe ben yemezdim.
0
pianeta
(20.06.24)
Son dakika iptal etmeniz cok nahos ve ayip. Ustelik size gore yapilmis planlar bir de. Bastan dusunmeliydiniz.
0
mor oje
(20.06.24)
Gedrçekten ayağınızı vs kırmazsanız her türlü cephe alınır.
0
jülsezar
(20.06.24)
Ben olsam gitmem. 6 kisi var, 3 unden zaten haz etmiyormussunuz, muhtemelen onlar da gelmemenize sevinir. Tatil gibi kisitli zamani isteksizce harcamak mantiksiz. Dedikodunuz da donerse donsun.
@xu +1, saglam yalan. Begendim.
0
Feriyaanim
(20.06.24)
keske hic plan yapmasaydin.

cok hasta oldum falan diyebilirsin. yurtdisinda hastalik kaptim heralde vs.
yuksek ates, acile gittim vs.
0
ermanen
(20.06.24)
Yarım yalan iş görür bence, "Ya gelirim dedim, siz de bana göre ayarladınız hep ama gittiğim yer ve yol çok yormuş şimdi gelince çıktı acısı, işe başlamadan biraz yatıp dinlenmezsem hiç iyi olmayacak benim için. Sizin de modunuzu düşürmeyeyim. Siz bensiz gidin.

Sevmediğiniz kişiler itiraz etmeyecektir zaten. Ev sahibinin bu kişilerden biri olması avantaj sizin için. Sevdiğiniz 3 kişiye de özel olarak, "ya şimdi zahmet vermek istemedim ev sahibine, hiç halim yok ortamı bozmayayım dedim." Dersiniz.
0
akhenaten
(20.06.24)
Bu arada burda gitmezsen ayıp olur diyenlere hiç takılmayın bence.
Kendimi mutsuz hissedeceğim bir ortama ne diye atayım kendimi? Evet başta söylense güzel olurdu ama belli ki bir sebepten o tren kaçmış, denilememiş. Ee öyle oldu diye kıymetli zamanımı ve tatil hakkımı ne diye sevmediğim insanların yanında harcayayım? Gereksiz duyar kasmalar bunlar. Valla bak şu saatten sonra giderseniz ben küserim ha.
0
pianeta
(20.06.24)
Havalimaninda valiz, kimlik vs hepsi kayboldu onlarla uğraşıyorsun.....
0
dedeminhirkasi
(20.06.24)
Burnuna pamuk sokup ses kaydı yap, hastayım fenayım gençler, ben size engel olmayayım.
0
gabe h coud
(20.06.24)
ben detayı sorulduğu zaman bin tane daha yalan söylemeyi gerektiren yalanları sevmiyorum, gereksiz kafamı meşgul ediyor.
kesinlikle gitmelisiniz diyenlere katılmıyorum, huzursuz olacağınızı biliyorsanız kendinize eziyet etmenize gerek yok.
büyük senaryolu bi yalan yerine ailevi bir şey/tartışma oldu, onların yanında olmam gerekiyor gibi bir şey derdim ben, özel bir konu olduğu için çok soru da sorulmazdı.

bu arada kararınız netmiş ama bi ihtimal güzel geçme ihtimali var mı diye de düşünün bence, sevmediklerinizle çok muhattap olmadan müzik-kitap-dinlenme şeklinde fena olmayan bir tatil geçirme ihtimaliniz olur belki, böyle bir ihtimal kesinlikle yoksa söz vermiş olmama rağmen ben de gitmezdim.
0
bcdhms
(20.06.24)
Yediklerim dokunmuş,ishal oldum, evden çıkamıyorum olabilir.
0
asteriks
(20.06.24)
Gitmek zorunda değilsiniz diyenlere ben hiç katılmıyorum. Bir tatili en başta fikirken kabul edip, planlama aşamalarına vs katılıp, son güne kadar hiç bir şey söylemeyip son gün geldiğinde “gitmek zorunda değilsiniz” diyemeyiz

Hoşunuza gitmeyecek tatili baştan reddetmeliydiniz, kabul etmek zorunda değildiniz. Ya da planlama aşamaşarında caymalıydınız, plana devam etmek zorunda değildiniz. Ama size göre plan yapan insanları artık geri dönüşü olmayan son gün bu şekilde satarsanız, iyi olanları ile de aranız baya bozulur haberiniz olsun.

Hele yalan söyleyip ekerseniz kesinlikle bozulur. Biraz dürüst bir açıklama yaparsanız, “çok yorulmuşum, sizin modunuzu düşürmeyeyim” gibi o zaman belki sevdiklerinizle küsmeme şansınız olur.
0
zimbirik
(20.06.24)
Yol yorgunusun ve aşırı sıcak? Yalan değil ve geçerli, ayrıca kişisel sorunların ve ülkenin sıkıntıları herkes gibi seni de etkiliyor. Bir de para durumlarım dersen bence yeterli.
0
muhayyer divan
(20.06.24)
Böyle durumlarda seve seve gidilir. Bunun bahanesi yok, kol bacak kırılması, birinci derece yakına ciddi bir şey olması dışında ağır satışa girer.
0
kimlanbu
(20.06.24)
pek keyfim yok gelmek istemiyorum.
yalana dolana gerek yok.
0
jamswety
(20.06.24)
zimbirik +1000
Size göre plan yapılmış, baştan itiraz etmemişsiniz. Gitmeniz doğru olur. Ha bir yalan uydurup gitmemek dünyanın en kolay işi ama kaypak bir hareket olur sanki.
0
firez
(21.06.24)
(60)

erkek arkadasim okuz mu

aferin cok iyi dusunmussun
bir kadin arkadasim var, cok tatli biri ve cok hamarat, elinden her is gelir ve her isi becerir. esi de biraz denyo biri. gecen erkek arkadasimla konusurken dedim ki "cok sansliyim, sen hic onlar gibi degilsin, iyi ki varsin." onlarin esleri bi sey istediklerinde yapmiyolar, gecen bana bi sey lazim
bir kadin arkadasim var, cok tatli
biri ve cok hamarat, elinden her is gelir ve her isi becerir. esi de biraz denyo biri. gecen erkek arkadasimla konusurken dedim ki "cok sansliyim, sen hic onlar gibi degilsin, iyi ki varsin." onlarin esleri bi sey istediklerinde yapmiyolar, gecen bana bi sey lazim olmustu misal ve vaktim hic yoktu, erkek arkadasim cok aradi bulmak icin, arkadasim o zaman demisti ne guzel benimki asla aramaz vs diye.

burdan sonra olay patliyor, benimki de bana dedi ki "asil sansli olan arkadasinin esi, karisi ne guzel ilgileniyor, hic kiymetini bilmiyor, bulamaz oylesini"

arkadasimla ben zit karakterlerdeyiz, ben daginik biriyim, yemek yapmayi sevmem vs. ben de memnun degilsin galiba dedim, o da "yani sen de oyle olabilirsin" dedi.

ben buna cok uzuldum, hatta sinirlendim o an kafasini koparasim geldi. uzuldugumu de soyledim, ben oyle olsam ben olmam ki dedim, yani sunu sunu degistir elbet denir ama direkt o ne sansli demesi okuz gibi icime oturdu.

ben de bk icinde yasamiyorum tabi ama arkadasim gibi asla degilim, o cok anactir, hemen herkesi sahiplenir, yemekler yapar, misafiri cok sever vs. ben hic sevmem, hic oyle biri degilim ozetle.

sizce kirilmakta hakli miyim? ben erkek arkadasimi kotu sekilde hic kimseyle karsilastirmam, maddi manevi. ona guzel bi sey soylerken olayin donup bana saplanmasi da sinirim bozdu ayrica.

ne dersiniz abartiyo muyum, yaram mi var gocunuyo muyum, yoksa hakli miyim uzulmekte?
0
aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Haklısınız.

Karşılaştırma yapılacak en büyük hata.


Git öyle birini bul o zaman demeniz lazım
0
jülsezar
(19.06.24)
Cevap evet
0
grimavi
(19.06.24)
Hakkısın, erkek arkadaşın öküz. Bence boş bulunmuş ve asıl fikrini ortaya koymuş. Üzüldüm.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Bana böyle şeyler aşırı gözü dışarıdalık geliyor. Arkadaşınızı incelemiş de detaylara dikkat edip aklına kazımış da çok beğenmiş de offf. Ben de dağınıklığı genel olarak sevmem ama eski sevgilimin dağınıklığı bile bayılmasam da onu sevdiğim için sevimli geliyordu gözüme. Salt öküzlük de değil aslında, bugün bunu karşılaştıran yarın başka şeyleri de karşılaştırır ve kendince daha iyi bulduğuna meyleder. Saygısız tiplerle vaktinizi harcamayın.
0
duygusalatasi
(19.06.24)
Siz arkadaşınızı arkadaşlarınızın eşleriyle kıyaslamış olumlu bulmuşsunuz.
Kıyaslamanın kapısını açıp bunu da ona söylemişsiniz.
O da sizden heveslenip kıyaslama yapıp olumsuz bulmuş ve bunu size söylemiş.

Yanlış olan kıyaslama yapmaksa siz de yapmışsınız.
Sonucu söylemekse siz de söylemişsiniz.

Yanlış nerde?
0
Mirket
(19.06.24)
erkek arkadasını kullanıyorsun. adama istediği şefkati vermiyorsun. adam dolmuş en sonunda patlamış.

erkek arkadasım öküz mü diye soracağına acaba kendine mi dönüp baksan acaba sen biraz şey misin diye
0
abelardo
(19.06.24)
siz ona iltifat ederken o sizi üstü kapalı, dolaylı bir şekilde yermiş. siz sorunca da baya itiraf etmiş.

buradaki sorun şu: tabii ki karşımızdaki kişiyi bazı konularda eleştirebiliriz. ama eğer konu kişinin tüm karakterine, mizacına, hayat tarzına, hayata bakış açısına değinen bir şey ise bunu eleştirmek ne kadar mantıklı? üstelik son derece pasif agresif, üstü kapalı bir tutumla. son derece çözümden uzak ve çocukça bir tutum.

eleştirdiği şey sizin biraz gayret ederek değiştirebileceğiniz bir şey değil ki. ayrıca niye değiştiresiniz? dediğiniz gibi bu sizsiniz, sizin benliğiniz.

sevgilimize gerçekten derin bir saygı ve sevgi duyuyorsak ama onun karakterine, hayat tarzına dair bazı hoşnutsuzluklarımız varsa bu konunun yeri ciddi bir konuşmadır. bir kez konuşulur. kişinin değişme yönünde bir gündemi, niyeti, motivasyonu yoksa ya nezaketle o kişi öyle kabul edilir ya da yollar ayrılır.

yani bence bu öküzlük değil, düpedüz çocukluk. çok ayıp.

ben olsam çok soğurdum. benzer birkaç davranışı daha varsa da ayrılık düşünürdüm.

ilişkide x bir davranışı eleştirmek başka, bütün bir benliği eleştirmek başka. ikincisine izin vermeyin.
0
la lykia
(19.06.24)
erkek arkadaşınız bunu durduk yere söylese kırılmakta çok haklı olmuş olurdunuz (benim nazarımda tabii). Ancak kıyaslamayı siz başlatmışsınız. Evet siz olumlu şeyler söylemişsiniz ama bu kıyas yaptığınız gerçeğini değiştirmiyor. Olumlu kıyas yapan olumsuz da yapabilir diye düşünüp o da kendince bi kıyas yapmış. Söyledikleri de sizden içten içe bekledikleri ama göremedikleri şeyler. Bunda bence üzülecek bir şey yok. Kimse mükemmel değil. Zaten "sevgilimin/eşinin hiç eksiği yoktur o ne yaparsa doğru olan odur" bakış açısı yanlış. Önemli olan istenilen şeyler sizin yapabileceğiniz mi yapamayacağınız şeyler mi? Örneğin karakterinize dair beklentileri olsaydı bunlar değişmeyen şeylerdi. Ancak yemek yapmak, temizlik yapmak vs gayet yapılabilecek şeyler. Elbette sadece siz yapmamalısınız sevgiliniz de bu konularda sizinle yapmalı. Yemekleri sen yap, temizliği sen yap, misafirleri sen ağırla diyorsa o adam için hiçbir şey de yapılmaz.

Sorunuza cevap; bu olay nazarında öküz değil. Siz de kırılmakta pek haklı sayılmazsınız. O yüzden fazla üzmeyin kendinizi.
0
ilgeru
(19.06.24)
@Mirket ne biliyim icimden geldi soyledim, ben de farkindayim aslinda dusundugunu soyledigini, uzulmem normal o zaman. sonucta herkesin iliskiden beklentisi farkli, eger oyle biri uygunsa ona, oyle birini bulabilir tabii ki.

@gevezeyazar cok yanlis anlamissiniz konuyu, kim size yemek yapmadi da kizdirdi boyle bilmiyorum ama hakaret boyutuna geldigine gore mevzu baya uzulmussunuz
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Alınmakta haklısınız. Ancak İlişkilerde yemek, evin düzeni falan erkek dünyasında önemli bir geçer akçe.
0
mbond
(19.06.24)
gevezeyazara verdiğin tepkiden anladıgım şu ki epey geçimsiz birisin. erkek arkadasın haklı. patiswiss ceosu gibi birşey canlandı gözümde. acıdım erkek arkadasına. adam içine atmış atmış dolmuş baksana :(
0
abelardo
(19.06.24)
@abelardo hele hele

@la lykia ikimiz de bu olgunluktan cok cok uzagiz ozellikle birbirimize karsi, keske oyle olabilseydik ama o da ben de ne dedigimizi bilemiyoruz ornekteki gibi. bu ikimiz bir araya geldiginde mi boyle yoksa ikimiz de duz denyo muyuz onu bilemiyorum. yine de insan uzuntusune engel olamiyor.

@ilgeru tam olarak bu yuzden ben de emin olamadim, durup dururken soylenmis bir sey degil sonucta. dusundugunu de belirtmis. zaten aslinda uygun da degiliz birbirimize. ama sevgi de var aramizda, hem de guclu bi sevgi. o yuzden de uzuluyor insan.
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Mirket +1. Bence iliskilerde iyi-kotu kiyaslama yapmak guzel bi sey degil. İyi bi yonunu ovecekseniz onun ozelinde ovmek daha mantikli. Bence bunun dersini de almissiniz:) erkek arkadasin da okuz degil ve kirici.

Bu tarz negatif kiyaslamalar(bi nevi memnuniyetsizlik, begenmeme) ve sevgiliye ciddi olmasa da kabaligini ima eden "okuz" gibi kelimeler aranizdaki sayginin yoksunluguna isaret eder. Mesela bizim sevgiline "evet okuz" dememiz sizi rahatsiz etmeyecek mi? Bu da buyuk bi soru.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
Yahu adam içine atmış dolmuşsa ya da haklıysa ayrılsın.

Eleştiri var eleştiri var.
0
jülsezar
(19.06.24)
bacim asiret icinde falan yasamiyorsan, cinsiyete gore atfedilen rollere gore yasamadiginda kafana sikmiyorlarsa, tercihine bagliysa bir seyler yemek yapmak, misafir agirlamak YEMEK YAPMAK zorunda degilsin bunu belirtmek zorunda olmak ne komik ve acinasi
arkadasina uzuldum o kadar cabaya karsiliginda ilgisizlik. senin de guzelligin baskadir eminim ama bu karsi tarafin "arkadasina yanlamasina" baska birini "essiz, bir daha bulunmaz boylesi" bilemm nesine sessiz kalirsan isigin yavaas yavas soner bilgin olsun. bazi seyler unutulmaz bastirmaya calisirsin surekli hortlar bi yerlerden bu da onlardan biri olur. sorunlarinin sebebini bulmaya calisirsin ama bulamazsin, oyle bir sey bu. o yuzden kibarca bir bye
0
ala09
(19.06.24)
@mbond evet ben de farkindayim bunun. ama asla oyle olamam, o duvar siler, koltuklarina ortu serer, benim koltugum belki 10 senedir ayni, gunesten rengi solmus ama beni rahatsiz etmiyor. o her gun yemek temizlik ugrasir benim boyle bir gudum yok. yemek yaparim, duzenli temizlik yaparim ama bi annem kadar hamarat asla degilim, o da elbette bundan rahatsiz olabilir veya baskalarini ovebilir ama ne bileyim arkadasim neticede, belki de soyleme sekli sorunluydu bilmiyorum.
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
@lambircek kotu bi ifade olmus haklisiniz tabii ki kafasini koparmak istemem ama soru bu degil
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
2 kişi de çalışıyorken niye kadından hamarat olması bekleniyor.

Öyle bir beklentideyse öyle birini bulsun.

@geveze yazar Kime karşı 10-0 öne atar bir insnaın yemek yapması? Hangi durumda ? Eş bulurken mi?
0
jülsezar
(19.06.24)
Adam haklı ama öküz.
0
gabe h coud
(19.06.24)
Ayıp etmiş. Erkek adama böyle laflar yakışmaz.
0
numlock
(19.06.24)
Siz beraber mi yaşıyorsunuz? Beraber yaşıyorsanız eğer, erkek arkadaşın yemek ve temizlik yapıyor mu? Yapıyorsa iş bölümü yapsanız güzel olur. Ama bunların hiçbirini yapmayıp senden bekliyorsa yapmayacaksın tabi ki. Bunları kadının görevi olarak gören bir güruh var çünkü inatla yapmayacaksın. Aynı ev içinde yaşayan herkes bu işlerden sorumludur. Eğer geliriniz iyiyse bu işleri yapan kişiler var profesyonel olarak. Yoksa da beraber yapın.
0
rock n roll
(19.06.24)
@dissendium begenmis olabilir arzulamis olamaz sanirim orda bi fark var, kotu niyetli olsa mal gibi soylemezdi diye de dusndum ama kendimi de kandiriyor olabilirim hakli da olabilirsin

@gevezeyazar hashsh yok ama bi an bana neden gerizekali dendi diye bi dusundum. cok iddiali olmamakla beraber tabii ki yemek yapiyorum yani magarada yasamiyoruz, eskiden cok disaridan soylerdim artik o da mumkun olmadigindan yapiyorum bi seyler. ama keyif almiyorum yaparken, sinir geliyor. annem de boyledir, cok guzel yapar ama cok sevmez yapmayi, hakli buluyorum, dakikalarca dogra pisir onu koy bunu koy ortaligi toparla bence bk gibi aktivite

@julsezar sanirim kadindan hamaratlik erkekten de mal mulk beklemek bizim toplumda mevcut bi durum, kadinlara karsi daha agresif sekilde soylenebilirken erkeklere karsi daha caktirmadan yapiliyor herhalde aslinda ayip bi sey oldugu icin
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Adam haksız.

Sen karşılaştırma yaparken olumlu yapmışsın, bunda negatif bir durum görmüyorum.

O ise tamamen öküzlük yapmış. Sen hamarat olmayabilirsin bu ilişkide bir zorunluluk değil. Burada bazı yazarlar yine olayı tersinden anlayıp sana kendini kötü hissettirecek şeyler yazmışlar.

Çok sinirlenmekte haklısın, seni suçlu hissettirmeye çalışanları da takma. Yemek yapmak da atla deve değil burada yazanlar sanki atomu parçalıyor gibi davranmış ama herkes karnını doyuruyor bi şekilde işte, müthiş sofra kurmanın hayatta kimseye artı değer yüklediği yok profesyonel olarak bu işi yapmıyosanız
0
nundu
(19.06.24)
@rock n roll beraber yasiyoruz sayilir, ama ise el surmemesi gibi bi durum yok asla, ben pisiririm o tiplar, o supurur ben silerim, birinin isi varsa digeri yapar, cok beceriklidir. ama soyle bi durum var, cok geleneksel biri bana gore. mesela bize ilk geldiginde ayakkabilarini kapida birakmisim, onu soylemisti misafirin ayakkabisi birakilmaz, birakilirsa da duzeltilir diye. ben de sasirmistim kardes icine anam mi kacti diye ahdhsh onlarin ailesi cok daha derli toplu, bizim biraz kotu bu islerde ama yuzume yuzume soylemesine gerek var miydi bilmiyorum
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
1 Arkadasinin yetkin oldugu ve birlikte oldugu kisinin sansli oldugunda hemfikirsiniz. 2 Senin sansli oldugun konusunda degilsiniz cunku o kendini normal goruyor. 3 Senin de istersen oyle yetkin olabilecegin konusunda hemfikir degilsiniz cunku sen o durumda benligini kaybedecegini dusunuyorsun. Anlattiklarin bu sekilde. O halde sen niye kizginsin?
0
osssy
(19.06.24)
Sizin karşılaştırma yapıp eşinizi övdüğüz durumda o karşılaştırma yapıp sizi yermiş. Bence bu sözlüklerde öküz olmanın tanımı olarak yer alabilir.

Çok takılma, kendini de sorgulama. Seni bu üzdüyse üzdü. Bizim üzülecek bir şey yok dememiz neyi değiştirecek ki seni üzdükten sonra.

Ki bu su götürmez öküzlük. Yani yarası olmakla falan hiç alakası yok. Kabalık resmen.
0
zimbirik
(19.06.24)
@geveze yazar

Denişsiniz ki "yemek yapmayı bilmem o yüzden 1 hafta sonra karnımı doyurcam diyemezsin"

Siz partnerinize yemek yapıyor musunuz? Yapmayınca size bağırılıyor mu mesela neden yemek yapmadın diye, veya yüzünüze duyuru sahibine yapıldığı gibi çemkirildi mi?

Şunu anlamıyorum, yemek yemek her insanın kendi temel ihtiyacıyken neden erkekleri doyurmak kadınların göreviymiş gibi görülüyor? Biz vakitten ve enerjimizden tasarruf etmek için kolay yemekleri seçince de "bana bakmıyorsun" diyenleriniz çok. Hatta sizin gibiler "farklı bir zeka geriliği" gibi bir hakaret edebiliyorsunuz. Gidin kendi karnınızı kendiniz doyurun arkadaşım ne bitmez tükenmez zeka arayışınız varmış.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Okumadım daha doğrusu okumaya verecek kafam yok. Yine de kadınlar ikili ilişkilerde ciddi derecelerde bencil olduğu için haksızsın diyorum.
0
pavlis
(19.06.24)
@geveze yazar, kadinin 3 kez bosanmasi yemek yapmamasindan dolayi mi? Eger oyleyse o kadin zaten oyle birisi oldugunu belli etmistir. Bunu bile bile evlenen erkeklerde asil zeka geriligi varmis. Kimse evlenince belki yemek yapar, evlenince degisir kafasiyla evlenmez eger iq su tek haneli degilse. Umarim kadin bosanmistir ucunde de.

Yemek yapmamak ne zamandir zeka seviyesini belirleyen bi kriter oldu ki bu da komik ayrica. Yemek yapmayi bilmem o yuzden 1 hafta sonra karnimi doyurcam demiyordur, siparis verecegim ugrasmayacagim diyordur. Sanki atomu parcaliyoruz yemek yaparken aq +1

Bu yemek mevzusunda seni suclu hissettirenlerin yorumlarini dikkate alma +1. Ama erkek arkadasina da bizim gibi yabancilar tarafindan yine de okuz dedirtme gerekiyorsa ayril.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
@aferin cok iyi dusunmussun, ikiniz de tam zamanli islerde calisiyor muydunuz? Adam muhtemelen cesitli ev isleri yapmis ama icten ice size kurulmus. Sonra boyle bir ornek cikinca size yansimis konu. Bu konunun erkek dunyasindaki eslenigi, erkege iyi kazanmiyorsun, eve yeterince gelir saglayamiyorsun diyen kadin.

Siz tabii ki ev isleri vs yapmak zorunda degilsiniz kimseye, herkes calisiyorsa hakkiniz da yapmamak, o da istemiyorsa yardimci tutarsiniz. Buna gelemiyorsa da ayrilir bu kadar basit. Bu arada bizde esim calismiyor, ben kendi arkami toplamak disinda ev isi yapmak istemiyorum aslinda, ama coluk cocuk vs yapmak gerekiyor, yapiyorum bazen.
0
mbond
(19.06.24)
@geveze yazar

Herkes kendi iyiliği için öğrenmeli evet ama konumuz kendi iyiliği için yemek yapan ve hayatı sevgilisiyle paylaşan erkeğin bunu şanssızlık olarak görmesi, onun için dile getiriyorum. Bunu işaret ederek "farklı bir zeka geriliği" deseydin olurdu da, doğrudan "yemek yapmayan kadınlarınki farklı bir zeka geriliği" dediğin için tepki gösteriyorum.

Kaldı ki kendisi yemek yapmayı çok iyi bilen ama evde karısı yorgunluktan yemek yapmadığı için duvarları titretecek kadar bağıran erkekler biliyorum, emekli olmuş oturmuş falan. Bu kafayı değiştirmek lazım. Yani kadınların çalışıp para kazanmasını istiyorsa erkekler.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
"ben erkek arkadasimi kotu sekilde hic kimseyle karsilastirmam"
iyi bir şekilde de karşılaştırmama üzerine düşünebilirsin.
0
WithWorth
(19.06.24)
Bence herkes yemek yapmayı bilmeli. kadını erkeği yok. Ben erkeğim yemek yapmasını bilmiyorum diyelim sürekli karım yapsa sence hoş olur mu? Yemekler beraber yapmalı kadın,erkek.Banada hiç yemek yapmasını bilmeyen kadınlar garip geliyor. Erkek arkadaşınız içine atmış belli. yazdıklarınızdan dolayı söylüyorum dağınık biri olmak, yemek yapmayı bilmemek negatif duygular yaratabilir karşı tarafta.

Bence haksızsınız.
0
komando kani var bende
(19.06.24)
Anam bu site yuva yıkar. Üzüldüğünü söyle mutlaka ve konuyu daha derin konuşun derim.
0
sekizdokuzon
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız evet öküz ama asıl dert etmeniz gereken mesele bu değil.

Erkek arkadaşınız sizin alışkanlıklarınızı beğenmiyor. Bunun şimdi ortaya çıkması ise sizin için bir şans (evlenmiş de olabilirdiniz). Bence oturup düşünün neyi ne kadar değiştirmek istiyorsunuz, istemiyorsunuz, onun istekleri sizin için ne anlam ifade ediyor vs. Ona göre de sonra erkek arkadaşınızla konuşun. O da oturup düşünsün, çünkü bence de gözü dışarıda biraz. Konuşurken ne kadar kırıldığınızı, neden kırıldığınızı da ifade edin.

Ben olsam gerçi düşünmeden fişini çekerdim.

Ayrıca sizin de mis gibi bir kişiliğiniz var, gelmişsiniz arkadaşınızı övüyor, gıpta ile bahsediyorsunuz, hatta hak ettiği değeri görmediği için üzülüyorsunuz. Kıskançlıktan geberiyor da olabilirdiniz. Erkek arkadaşınız da bulamaz öylesini.

Ve de ayrıca: arkadaşlar kafayı mı yediniz tabiiki kendini doyurabiliyor bu kişi, sadece hamarat değil, hamarat olmak zorunda da değil.
0
orangesandsea
(19.06.24)
Hocam hamarat ev kadını istiyorsa seviliniz, öyle birini bulmakta özgür. Sizin neşenizi alıp götürecek biri gibi sevgiliniz. Buraya sormayın bu konuları. Burası erkek ağırlıklı bir ortam ve çoğu eşlerinden saçma beklentileri yüzünden mutlu bir ilişki yaşayamayacak, her fırsatta evden kaçacak koca adayı. Sorunun kendi davranışlarında ve kadına yükledikleri saçma görevlerin kadınları getirdiği durumda olduğunu asla farketmeyecekler.
Bu yüzden buradan yorum almayın. Bu insanların kendine zaten faydası yok, olmayacak.
Karşılaştırmanın kapısını siz açmışsınız diyenlere hiç katılmıyorum. O zaman yapılan her iltifat bir değerlendirme ortamı oluşturur ve iltifat ettiğimiz durumda yergi ile karşılaşmamız olası ve normaldir demeliyiz. Yok öyle bir şey.

Ev hanımı isteyen partner ev hanımı bulsun. Sizin hayat neşenizi, mutluluğunuzu çalmasın bir zahmet.
Üzülmekte haklısınız. Ama hatasını anlamayacak biri varsa karşınızda kısa yoldan yol verin. Bu davranışlara okey olmayın. Hiç bir kadın olmasın.
0
zimbirik
(19.06.24)
Erkeğim. Erkek arkadaş öküz.
Benim hanım beni sürekli över çünkü kendi babası ve en yakın arkadaşının nişanlısi iliskide hoduk. Dün bana anlatiyordu klozette sorun var, bir panjurda sorun var. 1 haftadir hiç bir şey yapılmamış diye. Diyordu sen olsan kafayi yerdin, hemen çözüm bulmaya çalışırdin diye.
Buna verilecek cevap karsilastirma yapıp elestiri yapmak değil. "O kiz da iyi kiz o çocuk yanlış yapıyor" deseydi muhabbet olurdu.

Bunu ben hanıma yapsam bicaklar heralde.
Bu arada hanim heralde çoğu kisiden iyi yemek yapar (isi bu bir nevi). Ama benim ailemdende onun ailesinde de yemeği baba yapar. Yani kadın güzel yemek yapmali falan öyle çok da gerekli bir şey değil.

Konuşun. Kendinize saklamayin. Çok derdi varsa bu konuda su akar kendi yolunu bulur.
0
logisticsmanager
(19.06.24)
20 li yaşların başında, okulda bir kız arkadaşım vardı. Evde yatağını annesi toplarmış, bunu böbürlenerek anlatırdı, yağa yumurta kıramam ben, hiiiç işim olmaz derdi. Uzuuun yıllar sonra karşılaştık. Kafa çok hafif değişmiş. Çok ilişkisi olmuş, çok ciddi yöne doğru gidenler olmuş. Ama demişti, bir yerden sonra ilişki tıkanıyor, terkediliyorum, nedendir, anlamıyorum.

Hayat bir koşturma. Bu koşturmada herkese roller biçilmiş. Yolda lastik patlamış da adam çocukla ilgileniyor, kadın lastik değiştiriyor gibi bir manzara hiç görmedim ben. Ailecek gidilen bir yolda benzin şuraya kadar yeter, şurdan benzin alırız, şurada da iyi bir mola yeri vardı diye düşünen kadın da görmedim. Bu sitede hiç, bulaşık makinesi su kaçırıyor, tamirci çağırmadan nasıl hallederim diyen kadın sorusu yoktur mesela.
Anlarım kadın da erkek de çalışıyordur da evdeki işlerde biri iş yaparken öbürünün yatması olayı uygunsuz denir. Ama kişi hayatın kendine biçtiği rolün sahibidir, diğeri onun yardımcısı olur ancak.

En başta verdiğim örnekteki arkadaşım sorunun nereden kaynaklandığını bulamamış ama sen şanslısın. Erkek arkadaşın bir yolunu bulup sorun olacak şeyi dile getirmiş. Dediğim gibi. Hayat bir koşturma. Kimse yanına kimseyi biblo diye almaz. İlişki bir yere kadar gider. Sonra erkek düşünür. Nereye kadar diye.

Bence 'Öküz mü?' diye düşünme de, Çoluklu çocuklu bir ailede, erkek kişisinin seni konumlandıracağı yere uygun musun onu düşün.

Bir de bir arkadaş çok güzel söylemiş. Erkek arkadaşına 'Öküz' dememiz seni mutlu edecek idiyse zaten o ilişkiyi iyi bir sorgulamak lazım.
0
Mirket
(19.06.24)
Neredeeen nereye.
1940'lı yıllarda dedem anneannemden boşanmak için, ev işlerinde beceriksiz olduğunu ileri sürmüş.
Hakim de "kadın hizmetçi değildir, insan tutup yaptırabilirsin" deyip boşanma işlemi yapmamış.
Yani böyle hakimler varmış bir zamanlar.
Ama yüzyıllardıe erkek eşlerin zihniyeti değişmemiş.
Bence sorunuzun yanıtı evet.
Sizi olduğunuz gibi kabul etmemiş ve iş paylaşımında gönülsüz olduğunu ağzından kaçırmış. İyi ki de kaçırmış.
0
pro9it9is9
(19.06.24)
Yazık olmuş dedeye.
Evlenmeye karar verebiliyor. Boşanmaya karar veremiyor.
Bir Hakim 'Hayır' dedi diye bir ömür istemediği bir insanla yaşamak zorunda bırakılıyor.
0
Mirket
(19.06.24)
zit kutuplar birbirini ceker. bence ayni tip iki insanin birliktelik yasamasi cok sikici.
ben de bu yuzden gittim zittimla evlendim ehuehu.
0
cooperr
(19.06.24)
Cevapları bir yerden sonra atlayarak okudum. Ondan sonra da komple bıraktım. +1 vermediğim için kusura bakmasın diğer kişiler @mirket ve @abelardo +1

@ala09'un bakışıyla yaklaşacaksak ilgisiz erkek arkadaşları sebebiyle arkadaşların ne kadar şanssızsa, erkek arkadaşın da o kadar şanssız.

Zaten bunun lafını etmiş. Yani belli ki adam pervane oluyor etrafında ama karşılığında beklediğini belirttiği tek şey "ilgi görmek" onu bile göremiyor. Buna rağmen iletişimi kesip bu duyurudan anladığımız kadarıyla "hak ettiği gibi birini" bulmak yerine bu duyuruda görmediğimiz sebepler ile sevdiği için rahatsız olduğu konuyu belirtmiş.

@geveze yazar +? Kimse düzenli olmak ya da yemek yapabilmek zorunda değil ama bunları yapmayıp üstüne bunlarla övünmek ve "ben böyleyim" demek cinsiyetten bağımsız olarak saygı duymadığım bir konu. Yani duyurunun kendisinde tam olarak böyle denmemiş o yüzden "?" ile bıraktım ama arada öyle bir açıklama varsa "?" yerine "1" yoksa "0" koyabiliriz.
0
nawar
(19.06.24)
vay amski "ayda 40 MİLYAR kazanan kadınlar, bulaşık makinesi tamir etmeyen KADINLAR" neler okuyorum ahhhhh işte bu yüzden yemek yapmamalıyız kızlar böyle kudurabiliyorlar unbelievable but gerçek....
0
ala09
(19.06.24)
40 milyar yazan insanların yorumlarini okurken harcadigim 1,5 dkyi geri istiyorum :(

Bu munferit bı olaysa öküzlüüne denk gelmiş. Konuşur çözersiniz. Genel olarak içini giciklayan davranislari/ tavırları varsa daha detaylı düşünmek gerek

Kimse hiçbir işi yapmak ZORUNDA değil. Böyle bir şeyi kabullenme, normallestirme
0
abuzer
(19.06.24)
kimse dememiş. ayrıl coco.
0
art cat chocolate
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız öküz mü bilemeyiz ama bu davranışı öküzce olmuş. Üzülmekte haklısınız. Açık açık konuşmanız gerekir bu konuyu.

Ayrıca orangesandsea +1

Bu arada duyuru'da cevap kalitesinin en kötü olduğu sorulardan birisi bu herhalde. Ona da ben üzüldüm biraz.
0
pispinti
(19.06.24)
Nolmuş burda ya :D

Ben haklısınız demeye geldim. Sebebi şusu busu önemli değil. Benim sevgilim benim arkadaşımın sevgilisi için "esas o şanslı öyle biriyle beraber, bulamaz onun gibisini hak etmiyor" dediği yerde ip kopar. Bu kadar karmaşık değil bence konu.

Yani bence burda mevzu tek tek olayların hiçbiri değil. Ya erkek arkadaşınız aranızdaki ilişkiye güvenmiyor ve "zaten evleneceğimiz falan yok" kafasında zaman geçiriyor ya da ağır öküz. Artık orası sizin bileceğiniz iş. Ben her iki halde de vakit kaybetmezdim.
0
akhenaten
(19.06.24)
Benve herkes kazanci kadar konussun evde. Ev hanimlari konusmasin bu durunda
0
lapaz
(19.06.24)
duyuruda tartışan erkekleri takma. nicklerini biliyorum, ergen, aşk acısı çekiyor ve biraz ezik tipler.
kimseye yemek yapmak zorunda değilsin ve erkek arkadaşın bir öküz. bu adamı bırak çünkü öküzlükten ziyade seni sevmiyor, duyuruyu da dinleme. duyurudaki erkek profili çok kötü.

edit: ayy aylık 40 MİLYAR okurken kahkaha attım :D bari 80 deseydin yahu 40 asdfsdf.

ek olarak ben de son derece savruk, dağınık ve yemek yapmayı sevmeyen biriyim. eşime arada bir takılırım keşke hamarat olsam daha mı çok severdin diye. cevabı her zaman "yemeği de temizliği de parayla satın alabilirim ama bir tane daha senden bulamam" olur.
0
kaptan maydanoz
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız kendisini enayi gibi hissetmiş.

Ulan herif öküz, sevgilisi el üstünde tutuyor. Ben bizimkine ağzımla kuş tutacam, her şeyini ince düşünüyorum ama bi o herifin gördüğü ilgiyi, alakayı göremiyorum yine de demiş kendi kendine ve helal olsun senin yüzüne de söylemiş. İçinde tutsa daha büyük bir yara.
0
air
(20.06.24)
Sevgiliniz biraz öküzmüş, çünkü bu onun için bir problem ise bu şekilde söylenmez daha normal bir şekilde belirtebilirdi. Arkadaşınızla karşılaştırmadan yani. Bu kadar mutsuzsan, değer görmediğini hissediyorsan neden bu ilişkinin içindesin o zaman diye sorulur adama. Sonuçta o yetişkin bir insan, zindanda zincirlemediniz diye tahmin ediyorum. Konuşularak halledilebilecek bir konu konuşulmayıp içe atıldığı için böyle saçma bir yerden çıkmış sanki.

Onun dışında cevapların bazıları çok eğlenceli. Ayda 40 milyar kazanan kadın zaten kara para aklama falan yapıyordur, 6 sıfır atılalı neredeyse 20 yıl olacak. Onun başka dertleri vardır. Bir de herkes hayatın kendine biçtiği rolün sorumlusuymuş. Yani benim kadın olarak görevim bir erkekle evlenip çocuk yapmak, zira toplumumuzun bana biçtiği rol bu. Ama ben eşcinselim ve çocuk istemiyorum bunu ne yapacağız?

Ayrıca burada soru soran kişilerin cinsiyetini nereden biliyorsunuz da kadınlar şöyle soru sormuyor diyorsunuz? Daha çok olan insanların sorulan sorunun çeşidine göre cinsiyete karar verip ona göre muhabbet etmesi. Benimle de erkekmişim gibi konuşanlar oluyor, ben de cevap yazıyorum konu öyle kapanıyor yani. Her saniye benim cinsiyetim bu diye bağırmıyoruz, burası görece anonim bir internet ortamı.

BÜDÜT: Aslında bu soruya cevap yazarken gereksiz olduğunu düşünmüştüm ama bayram malum aile ziyaretinde erkek akrabalardan garson muamelesi görünce bazen ekstra bir asabilik geliyor.
0
peki madem
(20.06.24)
bi kek yapıver adama canı çekmiş
0
duyurukullanıcısı
(20.06.24)
Erkek arkadaşın ve sen ayrı dünyaları insanlarısınız. Bunu hala farkedememiş olman üzücü, ama neyse ki bunlar hep tecrübe. Yok yemek, yok misafirin ayakkabısı. Anasından gördüğünü, arkadaşlarının ve çevresinin onayladığını istiyor, öyle bir kadın arzuluyor. Ancak bunu sizinle açık açık konuşamayacak kadar da silik bir kişiliği var maalesef. İçindeki "kadın dediğin" ile başlayan cümleleri henüz seslendiremiyor ama yavaş yavaş bunların sayısı artacak haberiniz olsun.

Burası söylendiği gibi tavsiye almak için pek de uygun bir yer değil. Sözlükte de burada da ataerkiden başka bir ses duyamazsınız. Gencecik insanlardan iç anadolu köylüsü kalibresinde yorumlar çıkıyor. Bunun sebebi de maalesef son 20 yıldaki ekonomik çöküntü. Aile evlerinden ayrılamayan, ne üniversitede ne de sonraki yaşamında bu bağı ekonomik sebeplerle de koparmayı becerememiş gençler birey olmayı da başaramıyor. Bireyselleşme gerçekleştirilemediği için de ailesinin, içinde bulunduğu mikro toplumsal yapının bir kopyası olmanın ötesine geçemiyor.

Özet: erkek arkadaşının taleplerini, onu neyin mutlu edeceğini samimi bir şekilde konuş, bunların sana ne kadar uyup uymadığına bak ve kararını ver. Çok zor bir karar olmayacak.
0
thracia
(20.06.24)
yuh butun duyuruyu toplamis soru. herkes guzin abla, guzittin abi.

cevap: bence manda.
0
ermanen
(20.06.24)
Öküz olsa yine neyse de hayatında istediği kişi sen değilsin.
0
asteriks
(20.06.24)
lol 40 Milyar
0
zimbirik
(20.06.24)
Aferin sana :) bence sen eltilerini, görüncelerini falan çağır. Çayla bir güzel yersiniz.
0
zimbirik
(20.06.24)
jülsezar
(20.06.24)
şimdiye kadar paylaşılmamasına şaşırdım ve bana kısmet olduğu için mutlu oldum :D
0
jülsezar
(20.06.24)
çok fazla ev işi ve yemek yapmak üzerinde durulmuş ancak bu bana biraz yorum olarak geldi. erkek arkadaşınız bence sizin ona karşı genel tutumunuzu kastetmiş. arkadaşınızın eşi ''hödük'' olduğu halde karısı gözünün içine bakıyor (sevgilinizin gördüğü bu), ama o size karşı çok alakalı olduğu halde bu ilgiyi göremediği için alınmış. siz de bunu gördüğünüz halde böyle olmanız sonucunda da kullanılıyor hissetmiş. aktarım şekli doğru/ yanlış buna bir yorum yapmayacam (ben bir ufak patlama anı olarak görüyorum) ama durum bu.
0
air
(22.06.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.