Giriş
(6)

Marketteki fiyat farkını kime şikayet edebilirim telefon ya da online?

Cesario
Böyle bir birim var mı tüketici mahkemesine gitmeden?30 tl yazan sodayı kasaya gelince 55 tl olduğunu gördüm, ödedim. Sen yanlış görmüşsündür dediler.Kontrol ettim 30 yazıyor. Kasa kapandı falan dediler yarın öğlenden sonra fiyat farkını veririz falan dediler pişkin pişkin.25 tlsinde değilim de yapı
Böyle bir birim var mı tüketici mahkemesine gitmeden?

30 tl yazan sodayı kasaya gelince 55 tl olduğunu gördüm, ödedim. Sen yanlış görmüşsündür dediler.

Kontrol ettim 30 yazıyor. Kasa kapandı falan dediler yarın öğlenden sonra fiyat farkını veririz falan dediler pişkin pişkin.

25 tlsinde değilim de yapılan muameleye uyuz oldum.

Cimer, bimer, maliye vs şikayet edebiliyor muyuz fiyat farkını online ya da telefonla?
0
Cesario
(23.07.24)
Eğer zincir marketse en hızlı ve sorunsuz sonuç alma ihtimaliniz markanın müşteri iletişim merkezine şikayet iletip oradan çözüm beklemek olur. Bu noktada çözüm olmazsa bu konuşmayı / yazışmayı da alıntılayarak cimere yazarsınız ancak şikayetin doğası gereği çok bir sonuç çıkmaz. Gerekli uyarılar yapılmıştır diye bir dönüş alırsınız zannediyorum.
0
akhenaten
(23.07.24)
Fiyat farkını değil de marketi şikayet et bence. Bu nasıl bir laubalilik?
0
nawar
(23.07.24)
ben fırın ekmeği pahalıya satıyor diye şikayet etmek için aradım fakat serbest piyasa, yapacak bişi yok cevabını aldım.
0
neira
(23.07.24)
ha pardon postu okumamıştım. etiketleri yanlış yere koyabiliyorlar ya da kasada fark edeceksin başka türlü bir yolu yok. geçen gün başıma geldi ve kasadaki adam "eee şimdi ne yapacağız" diye bana sordu :D
0
neira
(23.07.24)
muameleye bir şey diyemem ama başında sahibinin durduğu mahalle bakkalına gitmediyseniz personelin bi kastı yok bu durumda. zammı onlar yapmıyor, işin işleyişine onlar belirlemiyor.
0
elorelia
(24.07.24)
Dün trt de ticaret bakanının röportajı vardı. Bakanlığın ihbar hattı mevcut. Alo 175. Arayın yönlendirirler muhtemelen.
0
o kadar da degil aga
(24.07.24)
(18)

Futbol sizin için ne ifade ediyor?

sekizdokuzon
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil. Sizdeki karşılığı nedir?Teşekkür ederim.
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil.

Sizdeki karşılığı nedir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbol > Hayattaki bazı diğer şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.07.24)
Dünya Kupası ve ve EuroCup dışında hiç bir şey.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.07.24)
Hayatımda gençliğime dair tüm güzel anıların 1.objesi

Herşeyde Galatasaray var. Yaşam biçimi gibi.

Kadınlar gider, Galatasaray kalır.
0
baldan kaymak
(23.07.24)
dunyanin en buyuk ve onemli sporu. dunyanin her yerinde herkesin oynadigi ve baglanabildigi bir oyun. tek bir top ile, top olmadiginda ezilmis kutu kola, hatta pet sise kapagi ile bile oynanabiliyor. diger sporlar gibi pota, file, sopa gibi ekipman derdi yok.

accessible ve populer. bayiliyorum. dunya kupasini olimpiyatlardan daha cok kisi izliyor. bu serefe nail tek spor.

turkiye ligini 15 yildir izlemiyorum. turkiye'de yuksek para donen her sektorde oldugu gibi asiri kokusmus bir ortam. o yuzden istanbul takimlarini da, turkiye ligini de cok umursamiyorum. gonul bagiyla bagli oldugum zamaninda formasini terlettigim sanli genclerbirligi'dir.

ama milli takimlari, sampiyonlar ligini, ve ingiltere premier ligini severim. futbol tarihini de iyi bilirim.

oynamasini da cok severim. futbol hayatimda cok onemli bir yer kapliyor.
0
antikadimag
(23.07.24)
Derbi ve dünya kupası maçları dışında bakmıyorum.

Küçüklüğümden beri galatasaraylıyım, her dönem sadece 3-4 oyuncuyu biliyorum.

Takımı say desen sayamam. Pes Fifa oynarım ama zevkine. Çok fazla bir alakam yok futbol ile.

Zaten tr de oynanan futbol da leş bence. Oyunu ayrı seyircisi ayrı fanatiği ayrı leş.
0
ananiyimioguz
(23.07.24)
Hayatımda baştan sona izlediğim iki maç var, 2002 dünya kupası türkiye - senegal ve türkiye - brezilya. Onlar da hangi maçtı diye az önce google'dan baktım :D 2002 kupasında ülke genelinde çok aşırı büyük bir ilgi vardı, bana kadar gelmiş işte düşünün.

İşte bu kadar :D

Edit: Bir de Liverpool Beşiktaş vardı, onu unutmuşum. İnsanların tepkileri maçtan daha çok ilgimi çekmişti. İlginç de bir maçtı cidden. Evde herkes toplandı diye izlemek durumunda kalmıştım, pişman olmadım ne yalan söyleyeyim :D
0
akhenaten
(23.07.24)
Data olsun diye yazayım.

Hiçbir şey ifade etmiyor. Hayatımın herhangi bi evresinde ilgi duymadım.

Ayıptır söylemesi çok sevdiğim biri futbol muhabbeti yapınca içimden piii de diyorum :D
0
hedep
(23.07.24)
İzlemesi çok güzel, eğlenceli. Sürprizlere açık yapısı heyecanı yüksek tutuyor.

Türkiye'deki ortam leş ama normalde arkadaşlarla dalga geçmek, karşılıklı sataşmak açısından müthiş bir eğlence kaynağı.

Sırf farklı takımı tutuyor diye düşmanlık beslemek ise aptalca. Bizde son zamanlarda yaratılmak istenen ortam bu maalesef.
0
pispinti
(23.07.24)
Hangi takımlısın dediklerinde Beşiktaş derim ama sorsan bir tane futbolcu bilmem.
Futboldan çok hoşlanmıyorum.

Siyasi sebeplerden sempati duyduğum iki takım var;
Adana demirspor
Amed spor

Futbolla ilgim bu kadar :)

Voleybol, basketbol, tenis vs izlemek daha keyifli geliyor bana. Bir de genel olarak holiganlıktan hiç hoşlanmıyorum futbolu sevmeme sebebim de biraz bu holigan kitle.
0
mutekebbir
(23.07.24)
Adana Demirspor'daki fonetikte ben de çok varım.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbolu takip etmeyi, hikayelerini okumayı, peri masallarına tanık olmayı seviyorum ama maç izlemeyi sevmiyorum. Beşiktaşlıyım, son 1-2 sene öncesine kadar da baya iyi beşiktaşlıydım ama hayatımın hiçbir evresinde düzenli maç izleyen biri olmadım. Beşiktaş kazanırsa özet izle, kaybederse bir hafta mutsuz gez tadında beşiktaşlıydım hep. Artık milli takım turnuvaları dışında neredeyse hiç maç izlemiyorum. CL finalini bile izlemedim ama Euro 2024'te maç kaçırmadım neredeyse.

Yani Eurolar ve Dünya kupası hariç maç izlemeyen, sahanın dışına çok hâkim, sahanın içinden her geçen sene kopan biriyim.

Yine de hayatımda en mutlu anlar listesi yapsam ilk 10'a iki üç tane futbol anısı girer. Bunun sorusunu da sordum birkaç ay önce. Mesela çocukluğumdan beri kariyerini takip ettiğim, öz abim dediğim Messi'nin dünya kupasını kazanmasına evdeki sevincimi Buenos Aires halkı görse biraz abarttın abi der yani öyle diyim :d bu ayıplanacak ya da hor görülecek bi şey de değil çünkü futbol sevinci apayrı bir tür. Hayatımda mutlu anlarım, kişisel başarılarım, sevdiklerimle geçirdiğim güzel günler çok oldu ama tuttuğun takımın şampiyonluk getiren son dakika golü apayrı bir olay. Rasyonel bir açıklaması yok ama onun yerine koyacak bi şey de bulamıyosun kolay kolay
0
nundu
(23.07.24)
@nundu: Sanırım bütünün parçası olma hissinin verdiği vecd hali. Ben insan olmayı böyle yerlerde arıyorum, muazzam bence.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Hobi olarak bakıyorum.

Tablo incelemek çok hoşuma gittiği için puan durumlarına baktığım oluyor.
0
put it in your appropriate place
(23.07.24)
hiçbir şey.
0
inheritance
(24.07.24)
Sadece dunya kupasina bakarim oda vaktim olursa yasa mesela ronaldinho gibi futbolcular olur mersk ederim bakarim internetten

Bunun disinda bi anlami yok

Turkiyede herseyde fanatik oldugumuz icin futboldada boyleyiz heralde
0
Zetnikov
(24.07.24)
babamla cocukluktan beri en yakin oldugumuz anlar hep futbol izlerken futbol konusurken oldu. orta yasa geldim babam da iki katim. hala bugun bile konusacaksak ilk futboldan baslariz.
ayni sekilde gozlerimi acar acmaz, evimizde hep bir kitaplik hep bir (doneme gore) plak/kaset/cd arsivi olurdu, babamin icini doldurdugu. ayni bakis acisiyla bugun hala muzigi de edebiyati da cok seviyorum.
babamla iliski kurabilmeme yardimci oldugu icin cok seviyorum sanirim futbolu. sadece futbolu degil, muzigi ve edebiyati da.
0
lanetolasibeyaz
(24.07.24)
Ailemde fanatik futbol izleyicileri var. Babam beni küçükken birçok maçı izlemeye kahveye/lokale falan götürürdü. Severdim o ortamı koca koca amcaların hop oturup hop kalkmasını, gol olunca delice sevinmesini :)

E biz de oynardık tabi evde, sokakta, okulda, okul çıkışı, köyde bulduğumuz her şeyle.

Oynayınca daha da takip edesin geliyor, "profesyoneller" nasıl pas veriyor, nasıl sahada konumlanıyor, frikik veya korneri nasıl kullanıyor. Taktikler, verkaçlar, ara paslar...

Bir de stada maç izlemeye gitmeye başlayınca iş bambaşka bir boyut alıyor. On binlerce kişiyle aynı tezahüratı yapmak, maç öncesi/sonrası etkinlikleri, o dumanlı köftenin lezzeti, yenilgi sonrası boynu bükük bir sürü adamla aynı otobüste/metroda gitmek vs. bir bağ kuruyorsun takımla, semtle ve o insanlarla.

Passolig geldiğinden beri hiçbir maça gitmedim. Galatasaray maçlarını takip ediyorum ama alışkanlıktan o da. Eskisi gibi zevk almıyorum şampiyonluklar gelse de.

Hafta sonu zevkli olabileceğini düşündüğüm İngiltere, İspanya ve bazı İtalya ligi maçlarını izliyorum. Bizim lige göre daha çok keyif veriyor o taraf da eskisi gibi olmamasına rağmen.
0
chicha_v2
(24.07.24)
İticilik, çirkinlik.
0
michael_knight
(24.07.24)
(5)

yeni alınan monitördeki piksel sorunu

ikilem
Bir veya iki piksel (iki ise yan yana) kırmızı gözüküyor. Buna stuck pixel deniyormuş. Şu an en yakın fiyat 600 TL civarı daha fazla. Siz olsanız iade eder miydiniz?
Bir veya iki piksel (iki ise yan yana) kırmızı gözüküyor. Buna stuck pixel deniyormuş. Şu an en yakın fiyat 600 TL civarı daha fazla. Siz olsanız iade eder miydiniz?
0
ikilem
(23.07.24)
Ederdim, iki gün önce ben de monitör aldım. Henüz gelmedi, şimdiden bir sorun çıkmasa bari derdine düştüm :D
0
akhenaten
(23.07.24)
Her baktığında uyuz olacaksiniz kendinize
0
topkapiaksaray
(23.07.24)
bu tip şeylere takılan insanlardansanız hemen değiştirin yoksa çok sorun olmaz
0
sweetoffice
(23.07.24)
Değişime zorlarım, olmazsa iade ederim iade günüm geçmediyse. Çünkü servis kabul etmiyor 3-4 taneden fazla olmazsa diye biliyorum. Hep gözünüze takılır.
0
ananiyimioguz
(23.07.24)
monitörü ne için aldın. oyun için aldıysan çok bir sorun olmaz.
ama kurgu, post production, retouch için aldıysan değişim talep et.
0
my fault
(23.07.24)
(9)

Ben neden hasta olmuş olabilirim?

la traviata
Yazlıktayım.İnanılmaz bir boğaz ağrısı, yutkunma sorunu ve ağrı ile devlet hastanesine gittim. doktorun başında yüzlerce hasta vardı, zaten bana da sıra 1,5 saatte geldi.hızlıca baktı ve enfeksiyon olduğunu, antibiyotik ve ağrı kesiciler yazacağını söyledi ve gönderdi. herhangi başka bir tektik yapı
Yazlıktayım.

İnanılmaz bir boğaz ağrısı, yutkunma sorunu ve ağrı ile devlet hastanesine gittim. doktorun başında yüzlerce hasta vardı, zaten bana da sıra 1,5 saatte geldi.

hızlıca baktı ve enfeksiyon olduğunu, antibiyotik ve ağrı kesiciler yazacağını söyledi ve gönderdi. herhangi başka bir tektik yapılmadı. ilaçları kullanmaya başladım.

4 şeyden şüpheleniyorum

1- günde belki en fazla 1-2 saat açık kalan klima.
2- denize gittiğimde (ege) soğuk da olsa her girişimde 1-2 saat denizden çıkmadan kalmam.
3- aldığımız-içtiğimiz sular. (sebil erikli, çay vs ise arıtmaya bağlı suyla yapılıyor.)
4- bir gece çok bunalmıştım ve iki pencere arası uyumuştum sabaha kadar. o gece de çok esiyordu.


Diyelim 1 haftada iyileştim. Neye dikkat etmem lazım bunlardan?

Siz nasıl önlemler alıyorsunuz bu tarz bir hastalık yaşamamak için? yaz vakti ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. geçen gün izlediğim videoda doktorlar soğuk su içmek ve soğuğa maruz kalmak hasta etmez diyordu.


bonus olarak da boğaz yumuşatıcı tavsiyelerinizi alırım.

serin günler. teşekkürler.
0
la traviata
(23.07.24)
Geçmiş olsun.
Soğuk hasta etmez diyorlar evet de pratikte gayet ediyor. Bence vücut alıştığından fazla soğuğa maruz kalınca kendini korumak maksatlı ekstra çabalıyor bu da bağışıklık sisteminizin zayıflamasına ve var olan virüslere karşı güçsüz düşmene sebep oluyor.

Boğaz için önerim de şu:
Biraz bal, zencefil, limonu karıştırarak macun gibi yapıp yiyebilir veya bu karışımı içtiğiniz ılık içeceklere karıştırabilirsiniz.
0
Kediyi üzdün
(23.07.24)
Çok detaylı düşünmüşsünüz, ancak salgın var. Yakalananlar hep baş ve boğaz ağrısından şikayetçi. Son 2-3 haftada hasta olan birçok insan tanıyorum. Doktor da enfeksiyon var demiş zaten. Kapmamak için elimden geleni yapıyorum.
0
akhenaten
(23.07.24)
Hasta olmakla ilgili mızmızlanmıyorum aslında. Geçer elbet.

Fakat aynı salaklığı yaparak tekrar bu hale gelmek istemiyorum.

Bir süre soğuktan uzak duralım bakalım.
0
🌸la traviata
(23.07.24)
doktor enfeksiyon olduğunu söyleyince tatmin olmadınız mı da kendinize başka sebepler arıyosunuz?

Saydıklarınızın hiçbiri hasta etmez, mikroplar hasta eder. Birinden mikrop kapmışsınızdır. Cevap bu kadar basit. Ama hadi seçenek seçenek gidelim;

1- Klimanın bakımı ve temizliği yapılmıyorsa ve bakteri üretimi gerçekleştiyse belki bir ihtimal ama yine de sanmıyorum.
2- Denizin soğuk olması hasta etmez, deniz suyu da iyi bir sinüs temizleyicidir. Plajda hasta birisi varsa ondan kapabilirsiniz
3- Eriklide de, sebilde de bakteri olduğunu sanmıyorum.
4- İstediği kadar essin, boğazınızda enfeksiyon yapamaz.

Yani sonuç olarak muhtemelen başka birinden kaptınız işte :)
0
nundu
(23.07.24)
şu an salgın var +1.

çevremde çok hasta var böyle.

hatta covid'in değişik bir varyantının dolaştığı söyleniyor. ben ilk covid'i yaz sıcağında geçirmiştim mesela :/

çok şiddetli boğaz ağrısı kolay kolay denizden, klimadan olmaz. birinden ya virüs ya bakteri kaptınız muhtemelen.

ama tabii başkasından virüs / bakteri kaptığınızda bir de rüzgarda, soğukta falan kalırsanız bünye güçten düşüyor kediyi üzdün'ün dediği gibi.
0
la lykia
(23.07.24)
aynısı başıma geldi.
cumartesi sabahı bir uyandım yutkunamıyorum boğazımın acısından. dedim herhalde klima çarptı. ama sadece boğaz ağrısı var. sıcak bişeyler içip yumuşatmaya çalıştım geçer dedim ama geçmedi, dün doktora gittim çok kötü kızarmış ve iltihap olmuş dedi, antibiyotik, ağrı kesici ve gargara yazdı.

boğazınızı yumuşatmak için gargara alın. tantum verde gargara verdi bana, yaptıkça ağrı geçiyor.
0
veritaslibertas
(23.07.24)
nundu'nun dediği kısmen doğru ama kısmen de yanlış. evet bakteriler, virüsler bizi hasta eden ama bunlar neden bizi bazen hasta ederken bazen etmiyor bunun da sebepleri var tabi. kış günü saçınızı yıkayıp ıslak ıslak dışarı çıkıp bir yarım saat gezerseniz hasta olursunuz mesela çünkü bu mikroplar için elverişli bir ortam oluşturup direnmenizi zorlaştırıyorsunuz. saydıklarınız üzerinden gidersek:

1- normalde 1-2 saat klima o kadar da etkilemez ama bazı bünyeler ekstra hassas olabiliyor klimaya. bir de nasıl çalıştığı önemli çok güçlü ayarda direk ağzınıza ağzınıza estiriyorsanız mesela o zaman farklı.

2- soğukken denize girmek ve hem de uzun kalmak hastalığı tetikleyebilir evet. sanırım üşüme hissetmiyorsunuz ki uzun uzun kalıyorsunuz ama yapmasanız daha iyi. yaparsanız da hemen ılık bir duş alıp çok iyi kurulanın.

3- hazır sularda bir sıkıntı olmaz, arıtma suda da olmaması lazım zaten çayda kaynatıyorsunuz bir de. bunda sıkıntı olduğunu sanmıyorum hazır suların enfekte olması durumunda çok daha toplu bir salgın olur zaten.

4- ceryanda saatlerce uyuyup hasta kalmamak için taş gibi bir bağışıklığa sahip olmak gerekiyor sanırım.

özetle yazdıklarınızdan en kaçınılması gereken maddeler 4 ve 2.
0
semaforo de medianoche
(23.07.24)
Ben 2 hafta önce boğaz iltihabı olmuştum doktor bulaşıcı birisinden kapmışsın dedi.
0
komando kani var bende
(23.07.24)
tüm cevapları özenle okudum. bir çoğuna da dikkat edeceğim.

ama insan sevdiği şeyden (ki sebep onun olup olmadığı da belli değil) feragat istemiyor ilk hasta olduğu anda.

mesela denizde ilk girişte en az 1-2 saat olmak benim için terapi gibi. tek başına düşünmek, kurmak veya çevremden birileriyle sohbet etmek. bundan feragat etmek istemiyorum.
fakat bir süre klima kullanılmayabilir o sorun değil.

yakın zamanda çok yakından bir temizlik ürünü solumadım bundan olduğunu düşünmüyorum @geveze.

bu cevaplardan ve öğrencilerimin ailelerinden geri dönüşlerinden anladım ki bu ara bu sorunu yaşayan çok.
geçmiş olsun herkese.
0
🌸la traviata
(23.07.24)
(13)

Taziyeye giderken ne götürülür

hrvl
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımın annesi vefat etti. 10 gün kadar oldu, arkadaşımın kendi evine taziyeye gideceğiz, cenaze evi değil yani. Ne götürmek uygun olur? Bizim adetlerde çay şeker falan gider normalde ama orası taziye evi değil, çay şeker saçma mı olur? Börektir kektir bir şey götü
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımın annesi vefat etti. 10 gün kadar oldu, arkadaşımın kendi evine taziyeye gideceğiz, cenaze evi değil yani. Ne götürmek uygun olur? Bizim adetlerde çay şeker falan gider normalde ama orası taziye evi değil, çay şeker saçma mı olur? Börektir kektir bir şey götürsek sanki bize koyması için götürmüşüz gibi geliyor o da. Sizce ne götürmeli?
0
hrvl
(23.07.24)
yemek götürülür genelde. onlar üzgün vs yapamaz diye. çay şeker saçma.
0
jelly bear
(23.07.24)
Yemek yapmakla uğraşmasınlar diye yemek götürülür diye öğrendim ben de hep.

Dondurucuda saklanabilir yemekler götürebilirsiniz. Tabi neyi ne kadar yapabilirsiniz bilmiyorum ama içli köfte çok elverişli bu iş için. Bir tepsi yapsanız birkaç gün götürür. Hem besleyici hem de pişirmesi kolay oluyor. Acıkınca ister haşlarlar ister kızartırlar. Börek türevleri de dondurmaya uygun. Bizim evde bulunur hep, özellikle sigara böreği falan şeyleri çözülmesini beklemeden yağda pişirebiliyorsunuz. Dondurmaya uygun yemeklere bir göz atın bence. Yapabileceğiniz bir şey bulursanız öyle yaparsınız. Mantı da buna uygun bir yemek. Daha basit olarak köfteler yine dondurmaya uygun. Çorba yapıp konserveleyebilirsiniz, birkaç kavanoz domates çorbası olabilir.

Verirken bunları dondurucuda bulundur, acıkınca hemen hazırlarsın diye belirtirsiniz.
0
akhenaten
(23.07.24)
Cenaze evine götürülür yemek, evdekiler uğraşmasın diye siz cenaze evine gitmiyorsunuz aradan 10 gün geçmiş bence bir şey götürmeyebilirsiniz garip kaçmaz.
0
Kediyi üzdün
(23.07.24)
Cenaze evine bişey götürülmez. Yemek de götürülmez. 10 kişilik götürürsün 20 kişi varsa ne olacak?
Oraya git, taziyelerini sun, yapacak bişey, herhangi bir eksik var mı diye sorarsın. Hatta hemen yemek yaptırıp geleyim diye teklifte bulunursun.
Allah rahmet etsin
0
etna
(23.07.24)
çay şeker de götürülür, bu da bir imecedir. taziye nedeniyle gelen giden çok olur, ikramların (her ne kadar saçma gibi gelse de uzak yoldan geleni var, hastası yaşlısı bebeği var gibi gibi) tüm maliyeti ev sahibinin üstüne kalmasın mantığıyla yapılır. hatta yoğurt bile götürülür iç anadoluda, ayran yapılır misafirlere diye.

ben olsam güzel bir kolonya da eklerdim.

yemek ilk hafta doğrudan cenaze evine götürülür, sizin durum biraz farklı.
0
Phoebe
(23.07.24)
taziye evi olmadığı için yemek falan götürmeyin. ufak tefek badem şekeri tarzı özel bir atıştırmalık olabilir. size çay falan ikram eder yanında ağzınız tatlanır mantığı.
0
paintov
(23.07.24)
normal misafirliğe gidiyor gibi eli boş gitmemek adına bir şey götürebilirsiniz.

yani eğlenceye gidiyor gibi pasta almayın tabii ama ne bileyim börek, baklava, kuru pasta, çayın yanına ikram edilmelik bir şeyler götürebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(23.07.24)
baklava maklava götürmeyin abi düğüne mi gidiyorsunuz?

çok uzak olmayan bir zamanda kayıp yaşadığım için cenaze evinde ne ihtiyaç olduğunu az çok biliyorum.

Bizim eve gelirken birileri yemek getirmiş olsa sevinirdim. yemek yapılmıyor zaten, o an yemek yemek de kimsenin aklına gelmiyor. dolayısıyla bi yemek olsa cenaze sahipleri karınlarını doyursa güzel bir jest olmuş olur.

bu arada bu yemek cenazenin sahiplerine kadar yapılsa kafi. dıdısının dıdısını düşünmeye gerek yok. elinizden geldiğince.
0
oekuklu
(23.07.24)
yemek goturulur. seker olayini bilmiyorum. amac gune gider gibi gitmek ya da bize koysunlar demek degil, o durumda insanin yemek yapma enerjisi ve hali olmuyor, hatta kendini sucluyor 'annem olmus bir de yemek dusunuyorum' diye. yardim olsun, iki isitip hemencecik yesin diye goturulur. ben cenazem oldugunda cok isterdim insanlar bana yemek getirsin acikcasi. cok koyuyor kendine bir sey yapmak, halimin olmamasindan ayri, acikmak bile koymustu bana, bu halde neden acikiyorum diye kendimden utanmistim bir de.
seker de herhalde cok gelen giden olur masrafa ortak olmak gibi sanirim.
0
kassiopeia
(23.07.24)
arkadaşlar bu dedikleriniz cenaze evi için. yani olay taze iken ölü evine gidiyorsanız yemek götürülür, pide götürülür, yemek yapacak imkanları yoktur diye.

telaş bitmiş, acı bir miktar hafiflemiş, insanlar yavaş yavaş günlük hayatlarına dönmeye başlamış. siz taziye ziyaretine gidiyorsunuz artık ne yemeği? elinde zeytinyağlı dolma ile misafirliğe gidilmez ki.

siz artık normal misafirliğe gidiyorsunuz. cenaze olmasaydı ne götürecektiyseniz onu götürün, sadece eğlence içerikli olmasın. şampanya, viski, pasta falan götürmeyin. börek, tatlı vs götürün.
0
kibritsuyu
(23.07.24)
geçenlerde cevap verdiğim bu soru aklıma geldi ve yine bir ekleme yapayım istedim.

size ne ikram edilsin istiyorsanız onu götürün.

pazartesi günü babamı kaybettik. sağolsunlar her gelen börek, baklava türü şeyler getirdi. gelen misafirleri kendi getirdikleri baklava börek ile ağırladık.

aradan 5 gün geçti, ilk 2 gün gelen baklava börek bitti. şimdi ilk anda gelemeyen kişiler ziyarete geliyor ve ziyaret yoğunluğu ilk günkü gibi olmadığı için evde ikram edecek bir şey yok. şimdi çıkıp bir şeyler ayarlayacağım ama gelen kişinin getirdiği şey kendi ikramlıkları olacak.

eli boş gelirlerse sadece benim ayarladığım şeyi ikram edeceğim. börek çörek getirirlerse onu da koyarız tabağa.
0
kibritsuyu
(27.09.24)
kibrit başın sağolsun
0
titanyum22
(27.09.24)
ilk 2 hafta eğer yoğun bir cenaze eviyse peçete, havlu selpak, çay gibi o an bitebilen şeylerden alırız. Daha durulmuş zamansa da kuru pasta gibi ola ki gelen olursa ikram edilmesi için bir şeyler götürürüz.
0
Cremisi
(27.09.24)
(5)

gerçek doğal taş takı nereden alınır?

mizore
geçen gün kuyumcudan bir doğal taşlı takı aldım, renkli cam çıktı. bildiğiniz güvenilir satışçı var mı?
geçen gün kuyumcudan bir doğal taşlı takı aldım, renkli cam çıktı.
bildiğiniz güvenilir satışçı var mı?
0
mizore
(23.07.24)
Bu tip konular cidden sıkıntı, bence önerilere de çok güvenmeyin. İnsanlar genelde kendileri nereden alıp güveniyorsa orayı gerçek kabul ediyor. Taştan tutun, zeytinyağına kadar böyle bu.

Cam ve taşı ayırt etmek çok zor değil aslında, çok basit rehberler var internette. Ciddi bir bilgi gerektirmiyor. Temel olarak cam içerisinde hava kabarcıkları var taşlar ise mineral yapıda olduklarından dolayı görsel olarak farklı. Ayrıca tırnağınızla dokunarak da rahatça anlaşılıyor. Ufak aramalarla baya açıklayıcı kaynaklar bulabilirsiniz.
0
akhenaten
(23.07.24)
aydogank
(23.07.24)
tassandigi'ndan mavi renk akik bileklik almıştım. birkaç ay sonra maviler seffaflasti. cam gibi oldu. bilmiyorum belki akigin özelliği budur :D bi ara akhenaten in yazdığı testlere bakayım.
0
tabudeviren
(23.07.24)
izmir için kemeraltı
0
erty_ksk
(24.07.24)
taş sandığı bana da doğru gelmedi. fiyatları doğal taş fiyatı olamaz. ayrıca nereden aldıkları konusunda şeffaf değiller, bilgi yok
0
🌸mizore
(24.07.24)
(6)

telefon yerine bir şeyler okumak için tablet mi laptop mu?

logisticsmanager
Şimdi telefondan biraz uzaklaşmak istiyorum, özellikle bir şeyler okumak için.Is laptopum var ama onu da böyle canımın istediği şeyleri okumak/arastirmak için kullanmak istemem.Bu noktada su klavye mouse takılabilen tablet gibi şeylerden mi alsam dedim.Bir adet laptop var ama daha çok oyun için ya d
Şimdi telefondan biraz uzaklaşmak istiyorum, özellikle bir şeyler okumak için.
Is laptopum var ama onu da böyle canımın istediği şeyleri okumak/arastirmak için kullanmak istemem.

Bu noktada su klavye mouse takılabilen tablet gibi şeylerden mi alsam dedim.
Bir adet laptop var ama daha çok oyun için ya da hanımın işi için.
Harbiden amacim salonda otururken bir şeyler okumak ve küçük telefon sevdiğim için de bunu yapmak zor oluyor zaten.
0
logisticsmanager
(23.07.24)
ipad air. Neden klavye mouse'a gerek duyacağını düşünüyorsun?

eğer ciddi bi araştırma yapacaksan o zaman macbook air derim. Kucağa alınacak hafif ama güzel bi laptop lazım yani o durumda.

edit: evet online bişey değil de kitap okunacaksa kobo, kindle vb. harika tabii.
0
nhk ni youkosu
(23.07.24)
Tabii ki bir şeyden okumaktan bahsediyorsak kesinlikle kindle ve türevi olan elektronik mürekkepli bir cihaz topladı
0
kisa
(23.07.24)
Bir şey okumak derken kitap demek istememistim. Misal örnek;
Openculture.com
lithub.com

Bu tarz şeylere bakmak, bir foruma girip bir şeyler okumak, misal yeni bir araştırmaya bakmak falan.

Belki biraz not tutmak falan hani ileride unutmamak için bazı linkleri bookmark yapmak vs vs.

Yani aslında bana laptop lazim gibi ama tablet olayi daha hafif, daha mobil diye ona yöneldim galiba.
0
🌸logisticsmanager
(23.07.24)
Tablet daha iyi, ancak okumanın süresi baya önemli. Eğer vakit geçirmek için bir şeyler karıştırmaksa tablet en iyisi. E kitap cihazlarından çok daha iyi hatta. Özellikle dergiler için falan.

Ancak odaklanılacak roman, hikaye vs. okumak için kesinlikle kobo veya kindle şart. Yoksa gözler çok zorlanıyor.
0
akhenaten
(23.07.24)
Yok kitap değil. Kindleim var uzun süre kullandim ama bozuldu. Bozulunca kitaba geriye döndüm ve hoşuma gitti gene. Şimdilik fiziksel kitaptayim.

Lenovo p12 falan iyi diyolar böyle kullanmak için bir de samsung yeni cikanlar pc gibi de oluyormuş falan. Fena değil gibiler.
0
🌸logisticsmanager
(23.07.24)
honor pad x9 kullanıyorum memnunum tavsiyedir + tv yerine kullanıyorum masada falan çok iyi oluyor bi şeyler izlemesi
0
aydogank
(23.07.24)
(18)

Selamın Aleyküm

michael_knight
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?Sizce nasıl olmalı?
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?
Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?

Sizce nasıl olmalı?
0
michael_knight
(22.07.24)
ben karşımdakinin eğitim seviyesine göre ve günlük kaç insan gördüğüne göre selam veriyorum. pazarcıya dolmuşçuya bakkala selamınaleyküm diyorum. bende para olduğunu sezdiği anda beni yolacak birine mutlaka selamınaleyküm diyorum. böyle demezsen "aha entel dantel geldi, bunda para vardır" derler. örnek: sanayi.

diğerlerine merhaba, kolay gelsin, iyi akşamlar vb
0
AWD
(22.07.24)
Demiyorum. Muhafazakarlik bir yana kadinlarin diyecegi bir laf gibi gelmiyor bana. Muhafazakar da degilim. Ama soyleyenler oluyor tabii mesela basi kapali bi teyze adres soracak s.a. diye baslayabiliyor. A.s. diyorum tarzim olmasa da.

Bence hic kimse kullanmasin. Turkce degil sonucta.
0
Kittie
(22.07.24)
Çol yadırgamayacağını düşündüğüm herkese, her ortama girerken selamın aleyküm diyorum. Özellikle büyüklerime. Tutup 60-70 yaşında adamlara “Selamlarrr” diye gelmek hoşuma gitmiyor.
0
hrvl
(22.07.24)
Demem. Müslüman değilim. Arap da değilim.

Çevremde sa diyecek kimse yok. Biri ayda yılda bir bana derse sorun çıkartmam as derim.
0
gabe h coud
(22.07.24)
Türküm, müslümanım, "selamı yayınız" diye bir hadis-i şerif vardır ve Selam Allah'ın isimlerindendir, birine selam vermek ona "benden sana zarar gelmeyeceğini taahhüt ediyorum" anlamına gelen bir söz vermektir ve yerine getirmek de gerekir. Bu sebeple selamı yaymak adına muhakkak selamlaşırım ama çok büyük çoğunlukla "selamlar" derim. Özellikle bir mekana girerken. "selamün aleyküm"ü evde kullanıyorum, sabahları uyanır uyanmaz mutfakta olduğunu bildiğim anneme sataşırken :)

Bana göre "selamlar" ya da "selam" iyidir, selam vermekle verilmiş bulunan sözü tutmak şartıyla. O sözü tutmayacaksa insan hiç selam vermesin daha iyi.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
Demiyorum. Arap mıyım da diyeyim.
0
pianeta
(22.07.24)
selam vermem ama selam alırım, cinsliğin lüzumu yok.
0
dr doofenshmirtz
(22.07.24)
sadece babamla selamlaşma şeklimizdir. başkasıyla kullanmıyorum ama diyen olursa aleykümselam derim geçerim kasmam. arapçı değilim de yani artık bunun bizim dilimize yerleşmiş bir ifade olduğunu düşünüyorum. çok şaapmamak lazım.
0
titanyum22
(22.07.24)
Kendim ateist bir insanım bir ortama girerken genelde "merhaba" derim ama bana biri selamın aleyküm derse de nezaketen aleyküm selam der geçerim bunu karakter meselesi yapmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.24)
Demiyorum. Çünkü arap değilim. Kullananlara karşı da aşırı ön yargılıyım. Genelde merhaba diyorum. Selam demekte de sorun yok. İkisi de arapça kökenli olsa da Türkçeye geçmiş kelimeler. Araplaştırmanın gereği yok. Duyduğumda ön yargılı oluyorum. Tatavasını çekmemek için tipine göre aleykümselam, as ya da selam diyorum. Etkileşimi başlatmaya sebep olan konudan 1 saniye fazla geçirmek istemiyorum.

@muhayyer divan'ın dediği gibi "es-selam" Allah'ın adlarından biri. Barış getiren anlamında. Selam (Salam) ise kelime olarak barış ve esenlik zaten. Haliyle selam deyince karşısındakinin kafir olduğunu düşünen ve cevap vermeyen ama selamın aleyküm deyince "ALLAH'IN SELAMINI VERİYORUZ ONU DA MI ALMIYORSUNUZ? TÖVBE TÖVBE" diyen çomarları adam yerine koymuyorum.

Bu arada sırf Arapça değil. Datee çıkmak, lovebombing yapmak falan gibi lümpen İngilizce-Türkçe karışımı ifadelerden de rahatsız oluyorum. Türkçesi olmayan ya da anlamı uzak kalan şeylerde kullanılmasından o kadar rahatsız değilim tabii. Yapacak bir şey yok.
0
nawar
(22.07.24)
kaleci saçlı forvet icardi +1
0
baldan kaymak
(22.07.24)
merhaba diye cevap veririm :d
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
Tanıdığım biriyle selamlaşırken ya da biri bir şey soracağı zaman ağız alışkanlığıyla doğal şekilde söylerse karşılık veriyorum. Ancak bazen bunu ideolojik kullananlar var. Yolda random tipler durduk yere selam veriyor. O zaman sert bir bakış atıp devam ediyorum. Bu insanlardaki bu kadar yakınlaşma isteği, bu kadar her yerde bir temas kurma dürtüsü çok rahatsız edici. Selamı yayın diye hadis varsa bile eminim önünüze gelene selam verin anlamında söylenmemiştir, yeri geldiğince selam verilmesi istenmiştir. Çünkü tuhaf yani. Kimse böyle bir şey istemez kimseden. Birileri yine kendine vazife çıkarıp en müslüman benim kafasına girmiş belli ki.

Kendim kullanmam.
0
akhenaten
(22.07.24)
Herhangi bir yere girerken merhaba der geçerim, selamün aleyküm demem, bende anısı var, lisede yatılı okurken cemaatçi tipler pansiyondaki odalara girerken yüksek sesle selamün aleyküm derlerdi, aleykümselam demediğinde de triplere girerlerdi, hey gidi günler:)
0
blue rebel motorcycle club
(22.07.24)
Müslüman değilim. selamın aleyküm'ü, kültürel bir alışkanlıkla kullanan köylü bir amucaysa örneğin tabii ki aleyküm selam diye karşılık veririm ama bu genelde çok küçük bir kesimi oluşturur. Onun dışında selamın aleykümü kültürel bir asimilasyon olarak kullanmaya çalışan pek çok dallama mevcut, onlara merhaba poğaçacı şeklinde cevap veririm genelde.
0
thracia
(23.07.24)
Ben de dalgasına esselamu aleyküm ve rahmetullah diye girerim bazı ortamlara. 3 kez tekrar ediyorum hatta. :) Şunun selamı var dediklerinde aleyküm selam derim. Kasmıyorum.
0
auroraaurora
(23.07.24)
bunun arap olmakla ilgisi yok, selam ve merhaba kelimeleri nasıl Türkçeye yerleşmişse yüzyıllardır kullanılan selamun aleyküm ifadesi de Türkçeye yerleşmiştir. Araplar başındaki Elif lam takısı ile birlikte esselamu aleykum olarak kullanır zaten bizden farklı olarak. Selamlaşmayı Peygamber efendimiz tavsiye ediyor, bu her selamun aleyküm diyenin müslüman olması gerektiği anlamına gelmiyor. zira yahudiler de ibranicede neredeyse aynı olan şalom aleyhim ifadesini kullanır.
merhaba diyene aleyküm selam diyip kıllık yapmam, selamun aleyküm dediğimde merhaba diye karşılık verene kıllık yapmam ama selam vererek girdiğim yerde adam buyrun diye karşılık veriyorsa ayar olurum. nasıl karşılık verdiğin önemli değil be adam, nezaketen bir karşılık ver en azından. sözün özü, elimden geldiğince selam veririm.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
bana selam verildiğinde aleyküm selam derim ama kendim hiçbir zaman s.a demedim kimseye. sonuçta bu da bir selamlaşma şekli, sadece dili farklı. çok düşünmüyorum üstüne bu yüzden. inançsız olduğumu bilen tanıdıklarım da farkında olmayarak bu şekilde selam veriyorlar. insanlarda "selam", "merhaba" deme kültürü pek yok sanırım...
0
dilhun
(23.07.24)
(8)

samsung galaxy buds 2'yi işitme cihazı olarak kullanmak

kibritsuyu
kulakları kesinlikle duymayan ama duyduğunu fakat anlamadığını iddia ettiği için işitme cihazı takmayı reddeden inatçı bir babam var.her söylediğime haa? demesinden, aynı şeyi tekrar edip durmaktan, tane tane konuşup iletişim kurmaya çalışmaktan yoruldum.telefonla konuşurken daha rahat anlıyor. yani
kulakları kesinlikle duymayan ama duyduğunu fakat anlamadığını iddia ettiği için işitme cihazı takmayı reddeden inatçı bir babam var.

her söylediğime haa? demesinden, aynı şeyi tekrar edip durmaktan, tane tane konuşup iletişim kurmaya çalışmaktan yoruldum.

telefonla konuşurken daha rahat anlıyor. yani sesleri dijitize edip kulağının içine yollayacak bir sistem beni biraz rahatlatır.

samsung galaxy buds 2 bluetooth kulaklığım var. onu da takmaz ama bir denemek istiyorum. telefona ve aramaya gerek kalmadan bu kulaklığın sesi alıp kulağına telefondan geliyor gibi yollatmasının bir yolu var mı işitme cihazı gibi?
0
kibritsuyu
(22.07.24)
Transparency modu var, dışarıdaki sesi iletiyor Low mid high diye seçeneği var ama High yapınca normalden daha yüksek oluyor mu emin değilim. Akşam bi denerim.
0
nhk ni youkosu
(22.07.24)
soruya direkt cevap değil ama bu videoyu izleyin derim
www.youtube.com

bu duyma işi çok büyük risk. babam kullanmaya başladı ve hayat kalitesi çok arttı. kulaklık ise dikkatli bakılmadığı sürece görülebilen bir şey değil.

kbb ci arkadaşım hastalarına kullanırsa ne olacağını değil, kullanmazsa ne olacağını anlattığını söyledi.
demans, algılama güçlüğü, depresyon, yalnızlık vs vs.
0
kisa
(22.07.24)
Benim kulaklarımdan birisi daha az duyuyor, günlük hayatımı etkileyen bir boyutta değil ama %10 fark var. Buds2 kulaklığım da var. Haliyle benim aklıma gelmişti bu da ve denedim :D

Hiçbir etkisi yok. Evet dış ses artıyor ancak bu tamamen işlevsel, sadece duyup önlem almanıza yarıyor. Müzik dinlerken araç sesi, korna falan duymak için. Ancak gelen dış ses kaliteli olmaktan çok uzak ve çok hışırtılı. Özellikle otobüs falan gibi ortamlarda konuşmalardan çok motor sesini artırıyor daha kötü oluyor. Sizde de varmış zaten kulaklık biliyorsunuzdur. Öncekinden daha çok "ha?" diyebilir yani.
0
akhenaten
(22.07.24)
Ben de babama bir ara galaxy buds plus takmıştım. Dış sesi alma özelliğini en yükseğe getirmiştim. Bbaya iyi duyuyordu.

Zaten ondan sonra gitmiş philips işitme cihazı almış :D

Sadece biraz utangaçlık gelişti, cihaz gözüksün istemiyor. O yüzden çok minimal bir kablo ile kulağın en içine giren bir cihaz almış, cihazın kendisi de kulağın arkasında duruyor çok belli olmuyor.

yani özet olarak işitme cihazı kadar olmasa da işe yarıyor.
0
ananiyimioguz
(22.07.24)
hocam kulaklıkla normal duyuyorsa sorun kulak kepçesinin ses dalgalarını kulak yoluna iyi iletememesinden kaynaklı olabilir. @nhk'nin bahsettiği transparan modu deneyin bence. eğer sorun bahsettiğim gibiyse ses yükseltmesine gerek kalmadan da düzgün duyar. ama bu tarz kulaklıkların da sürekli takılması çok sağlıklı değil, kulak içerisinde bakteri+akıntı oluşumunu artırır.
0
shadowfollower
(22.07.24)
Geçmiş olsun

Bluetooth kulaklıklar ile işitme cihazları arasındaki radyasyon (veya neyse işte) seviye farklarını bir ölçmeden bence böyle bir çözüme girişme. Belki daha çok zarar görür bilemiyoruz. Ben bluetooth kulaklık kullanmıyorum, beyne zarar verdiği söylentileri çok var.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
peki bu işitme cihazlarının gözlükteki miyop, astigmat gibi türleri, gözlük numarası gibi dereceleri var mı? yani cihaz kişiye özel ayrlanıp hazırlanıyor mu, yoksa gidip dükkandan hazır aldığımız bir şey mi?

yani çok zor yürüyor, tuvalete zor kalkıyor. doktora gitmeye ikna etsem bile götürmek getirmek kendisine eziyet oluyor. sırf bu yüzden diş yaptırmadı, ağzındaki porselenler çıktıktan sonra gidip gelme derdi yüzünden dişsiz gezmeye razı oldu.

direkt gidip alıp, al bunu tak kullan diyebiliyor muyum, ya da kbb doktorunu eve getirsem oracıkta ölçüp "şunu al" diyebilir mi bana?

@muhayyer: abicim 89 yaşındaki adamın beynine bluetooth'un vereceği zarardan ne olacak şu saatten sonra?
0
🌸kibritsuyu
(22.07.24)
denedim bence sesi artırmıyor, high ayarda kendi kulağınla duyduğun gibi oluyor. Kulakiçine kulaklık girince oluşan izolasyonu kaldırmış oluyor kendince.

Bence tıbbi cihazlara bak, hem onların pil ömrü vs. çok daha iyidir. Buds2 kulağımda 2-3 saat takılı kalsa pili bitiyor kutusuna koyup şarj ediyorum ben. Şişli'de vs. rasgele yürürken işitme cihazı satan bir yer gördüğümü hatırlıyorum ama sizin oralarda var mı, direkt bişey verip gönderirler mi bi sor bence. Çok da kişiye özel olamaz gibi geliyor bana. (ama kulak tıkanıklığının çeşitleri varsa hastalığa özel cihazlar olabilir belki)
0
nhk ni youkosu
(22.07.24)
(20)

Okumayı Öğrenen Çocuk

princess eugenie
Merhaba,5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak
Merhaba,

5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak yazıp çizme ilgisi pek yok.
0
princess eugenie
(22.07.24)
Okula erken başlayanlara genelde bu konuyu sorarım. Neredeyse %90'ı bu durumdan şikayetçidir.
Bir uzmanın ne düşündüğü elbette daha önemli ama ben çocuğu okula erken yazdırmanın onun hayatını zorlaştırdığına inanıyorum.
0
michael_knight
(22.07.24)
Beni herkesden 1 sene once okula yazdirdilar ve hayatim karardi


1 yas kucuk yastaki cocuk icin cok buyuk bir fark cok sikinti yasar hayat boyu
0
Zetnikov
(22.07.24)
Uzman değilim ama daha önceden okuduğum bir makalede Kanada'da buz hokeyi sporunda başarılı olan çocukların neredeyse tamamının ocak-şubat-mart doğumlu olduğunu çünkü küçük yaşlarda birkaç ayın bile vücut koordinasyonuna büyük ölçüde etki ettiğini ortaya koyuyordu.

Diğer yandan okuma yazma bilen çocuklarda ADHD yatkınlığı konusunda da çalışmalar var. Akranlarıyla sıkılıp dikkat eksikliği de yaşayabilir yani ilerleyen hayatında.

O nedenle en mantıklı olan şey bir uzmana danışıp, çocuğa özel bir karar vermek gibi görünüyor.
0
marla is in my head
(22.07.24)
Bu olay biraz kumar sanırım. Ben de erken başlayanlardanım. Benim hoşuma gidiyordu, üniversite bitene kadar her ortamda en küçük ben oldum. İnsanların beklentileri daha kolay karşılanıyordu. "Aaa daha kaç yaşındasın sen" muhabbeti çok dönüyordu ben de "yaa evet evet" deyip geçiyordum. Bir ortamdaki en genç insan olmakla ilgili bir problemim yoktu. Arkadaşlarımla aramda zaten sorun olmadı hiç. Bu tarz muhabbetler genelde hocalarla falan yapılıyor.
0
akhenaten
(22.07.24)
Ben de kendi kendimi ogrenmisim. Anaokuluna yazdirmaya goturmustu annem. Mudur ilkokula alalim demisti. Bana siniflari gostermisti. Bak burada oyuncak var, burada defter kitap var demisti. Ben birinci sinifi tercih etmistim. Annem daha kucuk diyip (cilizdim da) anaokuluna vermisti. Bende ters tepti. Yasim gelince ilkokula bi gectim kimse bi sey bilmiyor. Cok sikiliyordum. Ve butun yil ogretmen benle dogru duzgun ilgilenmedi bile. Cunku ben her seyi hemen yapiyordum. Yanima ugramiyordu. Sen zaten yapmissindir diye. Millet heceliyor (normal olarak) bana cok salak geliyordu herkes. Cocukluk iste. Hep bi adim onde oldum siniftakilerden. Zaten caliskan ve akilliydim yasitlarima gore hep ama ekstra bi sey olusturmustu bu durum. Kendimi farkli hissediyordum kotu anlamda. Garip bi duyguydu.

Bir yastan bi sey olmaz onun disinda. Vardi lisede bizden bir yas kucukler. Hic sorun olmuyordu.
0
Kittie
(22.07.24)
Ben de 5 yaşında öğrendim ama normal zamanda okula başladım, o zamanlar 7 yaştı. Sınıftakiler bilmiyor, ben biliyordum ancak öğretmen bunu farketmedi bile sessiz bir çocuk olduğumdan. Açıkçası kendi kendine okuma yazma öğrendi diye herkes genius çıkacak diye bir şey yok. Her şey vaktinde güzel, bence zamanında başlasın. İçimde hiç 'ayy keşke 1 sene erken yazılsaydım' hissi ya da pişmanlığı olmadı. Hayata 1 sene erken atılmaya bence gerek yok, oyununu oynasın çocuk.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(22.07.24)
2011 kasım dogumlu kızımı beklemeyip erken baslattık. okuması vardı, tekrarlı aktivitelerden sıkılıyordu, yeniden ana sınıfı onu bayar diye düşündük asıl etken, fiziksel olarak yasının ilerisindeydi. yani bir sonraki sene göndersem sınıfın en irisi olabilirdi. bu denklemde bir sorun yaşamadık. benim çevremde gördüğüm okula erken başlayan çocuk minyon ise büyüklerin arasında baya zorlanıyor, eğer mental ve de fiziken büyük duruyorsa gönderebilirsiniz. ek not, her çocuk kendi içinde değerlendirilmeli , siz yine kendi durumunuza bakın. son not, erken okuması eğitim hayatında acayip bir fark yaratmadı, dikkatli bir öğrenci o kadar.
0
delidiyorum
(22.07.24)
Okula bir şekilde gidecektir. Çocuktaki saklı becerileri ortaya çıkarmaya bakın. Yıllar süren sınavlar sonunda değil de , şimdiden belirli bir meslek hususunda ayrıca yönlendirme yapın.
0
diyecevaplandı
(22.07.24)
Beni de yaşıtlarımdan iri olduğum için 5.5 yaşında okula gönderdi ailem. Zorbalanma gibi bir durumla karşılaşmadım. Üniversitede de hazırlık atladım. Benden en az 2 yaş büyüklerle okudum. Sınıfın gerisinde kalmadım.
0
gnosis
(22.07.24)
ben yanlış mı biliyorum diye düşündüm ama zaten okul yaşı gelmiş, göndermek istemiyorsanız dilekçe vermeniz gerekecek, adresine bağlı okula kaydı düşmüştür bile. 2018 kasım doğumlu kızımızı yazdırıyoruz biz bu sene.
0
Improbable
(22.07.24)
Devlet okulunda zorbalık görür. Ayrıca çocuğunuz üstün yetenekli - üstün zekali olabilir. Bence bu konuda profesyonel bir destek alın.

Zorbalık riskine karşı uzaktan eğitim veya özel okul en temizi. Ayrıca sınıf atlamayı da düşünün.
0
ferenc
(22.07.24)
Bazı arkadaşlar sorun yaşamadık vs yazmış. bişeyler söylemek istiyorum.

ben 86 dogumluyum. 6 yasında okula yazdırıldıktan sonra ilk okulda herkes benden iriydi ezilmek kaçınılmaz oldu. orta okul ve lisede de o dönemde bilenler bilirler doğudan cok fena göç vardı. bu göç eden cocuklar okullarda gruplasarak teror estiriyorlardı.
devletin okullarından bahsediyorum. hele ki cok gelısmemıs yada varoşumsu bi yerde cok göç almıs bı yerde ise bu okul cocugunuzu baya ezerler.

dersenki bu durum bize uymuyor o zaman gönderin.
0
Zetnikov
(22.07.24)
Sınıf öğretmeniyim, yazdırmayın. Okul sadece okuma yazmadan ibaret değil. Yazıp çizmeyle arası yok demişsiniz çünkü ince motor becerileri henüz gelişmedi. Yaşını beklemeden gönderirseniz ite kaka bir şekilde sınıftakilere uyum sağlar ama ön plana çıkan bir çocuk olma ihtimali düşer. Kendi yeğenimi de bir yıl bekletmiştim hiçbir zararı olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.24)
Bazı aileler hiç okula vermeden evde eğitimi tercih ediyorlar. Bunu da düşünebilirsiniz. Okulun sosyalleşme yönü olsa da bazı açıdan zaman israfı. Şimdi sınıfında suriyeli olacak falan.. hiç gerek yok.
0
ferenc
(22.07.24)
ben de 5,5 yasinda baslamistim -ki basladigimda okuma yazma biliyordum. bir avantaji oldugunu dusunmuyorum. hatta onlardan kucuk oldugum icin sinif arkadaslarim dalga geciyorlardi. lisede bile siniftakiler dogumgunumde fenerbahce formasi alip arkasina dogum yilimi yazdirmislardi bu nedenle. ahaha

4 yil lise okuyup 21 yasinda muhendislik fakultesini bitirdim. o yasta avrupa'daki genclerin yarisi okula yeni basliyor.
0
bohr atom modeli
(22.07.24)
Bir hoca özellikle böyle çocukları istiyordu. Sonra bu öğrencileri yarışmalara, olimpiyatlara vs. girdirip madalya topluyordu. Bu çocuklar sonradan çok iyi bölümlere girdiler. Eğer çocuğun herhangi bir alanda yetenekli olduğunu düşünüyorsanız, o yönünü desteklemeye çalışın. Erken yaşta alınan kaliteli ve verimli bir eğitimin yerini tutacak hiçbir şey yoktur. Elalemin yaramaz çocukları bizimkini ezer korkusuyla çocuğun potansiyelini harcamayın.
0
emirleblebikemir
(22.07.24)
okul öncesi öğretmeniyim, yazdırmayın +1

ekim kasım aralık ayı doğumlular için ilkokulu öteleme hakkı tanıyor devlet. benim mottom her zaman devlet bi hak tanırsa kullanmak yönündedir. yılın son 3 ayında doğmuş çocuğu olan velilere bu hakkı kullanmalarını salık veriyorum. kimi dinliyor kimi dinlemiyor. dinlemeyenler 1.dönemin sonuna doğru ağlayarak geri geliyor. hocam siz demiştiniz ama biz yine de yazdırdık çocuğu ama olmadı öğretmeni oturmuyor diyor dersleri dinlemiyor evde ödev yaptıramıyoruz diyerek geliyorlar. normal çünkü çocuk henüz o hazırbulunuşlulukta değil. okuma-yazma öğrenmek ilkokula başlamak için kriter değildir. bizim çocuğun boyu uzun, bizim çocuk çok okula gitmek istiyor, bize çanta bile aldırdı, sayı saymayı biliyor, renkleri biliyor 1.sınıfa göndericez diyip götüren çok. ha uyum sağlayan da yok mu tabiki var. ama ne gerek var. 1 sene daha anaokuluna gitmesinde hiçbir sakınca yok. kasım doğumlu yeğenim ertelemeden başladı şu an 3.sınıfa geçti annesi inanılmaz zorlanıyor, çocuk da öyle. hep bişeylere yetişme derdinde. sınıftakilerin kolayca yapabildikleri, anlayabildikleri şeyleri o daha fazla efor sarfederek yapmaya çalışıyor. bi yerde de bırakmak istiyor çünkü alfa kuşağı her şeyden çok çabuk sıkılıyor.

çok uzun yazdım bilmem okur musunuz ama her zaman söylerim, ebeveyn olarak çocuğunuz için en iyisini siz bilirsiniz. çocuğunuzu en iyi tanıyan sizsiniz. çocuğun iyiliğine olacaksa yapın. 1 yıl eğitim-öğretimi ötelemek çocuğunuza hiçbir şey kaybettirmez.
0
dedim ben sana
(22.07.24)
Annem babam bir köyde ilkokul öğretmeniydi. (1-2-3 ve 4-5 birleştirilmiş sınıflar) , köy yeri olunca derslere kafama göre girip çıkıyormuşum , öğrencilerde bana bakıyormuş falan. Ben de beş yaşında öğrenmiştim okumayı. İlkokul birinci sınıfta yediğim dayağın haddi hesabı yoktu , sanırım sıkılıyordum millet okuma öğrenmeye çalışırken onlara sarıyordum.
Bende kötü olmuştu bu durum.

Bence anaokuluna gitsin , zaten yazma ayrı bir olay. Bu yaşta ince motor becerileri eksiktir , ondan size öyle geliyor. Her şey yaşında güzel.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
herkese teşekkürler. öğretmeniyle de konuştum. bir yıl daha anaokulu okuyacak.
0
🌸princess eugenie
(24.07.24)
ben de 4 yaşında annem abime fişleri öğretirken öğrenmişim, yaşıtlarımla okula gönderildim ve iyi ki öyle yapmışlar. asla erken gönderilmeyi istemezdim. kendi oğlumu da 1 yıl geç göndermeyi düşünüyorum. kaçıracağı hiçbir şey yok.
0
deartheodosia
(24.07.24)
(22)

Aileniz maaşınızı biliyor mu?

respect
Aile derken anne babadan bahsediyorum, eşiniz değil.
Aile derken anne babadan bahsediyorum, eşiniz değil.
0
respect
(21.07.24)
Yaklaşık olarak biliyorlar.
0
mbond
(21.07.24)
Yaklaşık biliyorlar evet ama asla net hesap vermiyorum, deşmeye kalkarlarsa karışmayın bu benim hesabım diyorum.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Ablam biliyor
0
gabe h coud
(21.07.24)
Kuruşu kuruşuna bilirler, hiç saklamam.
0
gnosis
(21.07.24)
Bilmemeliler. Bilgi, yorumlarıyla birlikte gelir. "Maaşı şu kadar. 3 ay uğraşsa öder aslında" yorumlarla senin yerine hesap yapmaya başladıklarında, nazik ve vefalı olacağım diye ekonomik özgürlüğünü kaybedersin. Ekonomik özgürlük, sadece kişinin parayı kendi kazanması demek değil. Kazandığı para hakkında plan yapabilmesi de dahil özgürlüğe.

Parayı yönetmeyeceklerse -ki yönetmeyecekler- bilmelerine gerek yok. En iyisi bir şey bilmemeleri ve acil durumlarda yardım istemeleri. Bu senin varlığına ve bağımsızlığına saygı göstergesi.
0
nejdet c
(21.07.24)
Benim aylık kazancım her ay farklı oluyor ama ortalamayı biliyorlar az çok.
0
ms brownstone
(21.07.24)
No, yillardir hic bilmezler. Ne gerek var ki bu bilgiye?
0
mor oje
(21.07.24)
Sorduklarında söylerim. Ailemle ilişkim bu açıdan mesafelidir zaten çok karışmazlar bana. Karışmaya çalışırlarsa da daha inatla bildiğimi okurum genelde. Biraz ergence biliyorum ama kendi hayatım konusunda beni dinlemediklerini hissettiğimde delleniyorum. Çok çok karışırlarsa daha konuşmam zaten.
0
peki madem
(21.07.24)
Biliyorlar, olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisini görmedim.
0
akhenaten
(21.07.24)
Bilmeleri negatif olarak donebiliyor diger arkadasi dedigi gibi yorum yapiyorlar bu sefer ve seni degerlendirebiliyorlar en ufak seyde
0
Zetnikov
(21.07.24)
biliyorlar. neden bilmesinler ki? is arkadaslarim haric sorana soyluyorum ben. bu kimseye soylemem triplerini de hic anlamamisimdir. para benim istedigim gibi harcarim. yorum yapacaklarmis, yapsinlar kime ne?
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
evet.

tek cocugum ve annemle konusuruz her seyi. birikmis parami falan da bilir.
ben de onunkini ayni sekilde.

bazi insanlarin ailesi de bilmez ailesi de onunkini hic bilmez. hangisi dogru bilmiyorum.
0
robert bosch
(21.07.24)
yaş ve medeni durum önemli.
bilmiyorlar, sormuyorlar da.
0
nuisance2
(21.07.24)
36 yaşındayım, bekarım, yaklaşık 15 yıldır çalışıyorum diyebilirim.
eskiden söylüyordum ancak artık söylemiyorum.

maalesef çok üzücü ama ekonomik istismara çok yatkın bir ailem var. ve son yıllarda ciddi ekonomik istismara uğradım.

yani tüm maaşımı onlara adamam gerektiği gibi bir moda girdiler. bana söylemeden harcama yapmalar, borca girmeler. la lykia var nasıl olsa kafası.

ekonomik özgürlüğümü tamamen kaybettim. maaşımdan 1000 tl bile bana kalmamaya başlamıştı. ne özel hayatım kaldı, ne sosyal hayatım. 4 yılım onların borçlarını ödemekle geçti ve kendileri takip bile etmiyordu neye ne ödediğimi.

başlarda pandemi atlattık, ekonomi bitik, annem babamdır diye çok normal görüyordum ancak bir aydınlanma anı geldi. aha dedim ben ne yapıyorum. çünkü tüm maaşımı onlara adayınca otomatik olarak tüm hayatımı da onlara adamış oldum. evli de olmadığım için bunu normalleştirmeleri, yapacak tabii modunda olmaları çok kırıcı oldu.

anne baba da olsa herhangi bir konuda maddi, manevi, istismara yatkınlarsa sınır koymak şart.
0
la lykia
(21.07.24)
Bilmezler. Ama bu özellikle sakladığım bir şey değil. Bir sürü şeyi bilmiyorlar. Ev aldığımı, araba aldığımı alımlar tamamlandıktan sonra öğrendiler mesela.

Aramız kötü değil ama anne-babasına her şeyi anlatan bir tip olmadım hiç.
0
pispinti
(21.07.24)
Bilirler, bir artisi ya da eksisi yok maksat bilgi.
Ben de onlarin maaslarini, kenardaki paralarini bilirim özellikle annemin üstünde teyzemin paralari falan da var, bir şey olursa bak bunlar bizim değil teyzenin diye soyler.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
hic sormadilar ama ben surekli agladigim icin biliyorlar</3
0
ala09
(21.07.24)
biliyorlar, kimse de istismar etmedi. ama edilen arkadaşlarım var. o konuda aileden yana şanslıyım.

bu arada iş arkadaşlarım dışında herkes bilir maaşımı eş dost falan.

çünkü çok yüksek değil. belki laf edilebilecek düzeyde kazansam söz etmezdim. ne demişler, çok para sessizlik getirir miydi? Para konuşur, servet fısıldar mıydı neydi öyle bir şey vardı.
0
ananiyimioguz
(21.07.24)
Evet ama maaşım kesintiler, vergi vb nedenler yüzünden değişken o yüzden laf anlatamıyorum. Para istemiyorlar tabi
0
pembediken
(21.07.24)
Bilmiyorlar.
Böyle şeyleri konuşmayız sorsalar söylerim de aile içinde böyle bi diyaloğumuz yok.
0
mutekebbir
(21.07.24)
tam olarak

ananiyimioguz +1
0
art cat chocolate
(22.07.24)
kuruşu kuruşuna biliyorlar.
iyi kazandığımı da biliyorlar. buna rağmen sürekli bana para vermeye çalışıyorlar. para veremezlerse bir şeyler almaya uğraşıyorlar.
babam daha yeni kendi kartı üstünden bana çıkardığı ek kartı yeniletmiş. evli barklı insanım, ihtiyacım olduğundan değil ama akıllarında hep "ya ihtiyacı olursa?" ihtimali var. ödleri patlıyor birine muhtaç olurum diye.
annesi babası tarafından suistimal edilenleri görünce üzülüyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.07.24)
(9)

LGBT normalleşti mi Türkiye'de?

ferenc
Sarıgül'ün LGBT kaset söylentileri hiç ilgi görmedi. Sanki normalleşti gibi. Ne düşünüyorsunuz?
Sarıgül'ün LGBT kaset söylentileri hiç ilgi görmedi. Sanki normalleşti gibi. Ne düşünüyorsunuz?
0
ferenc
(18.07.24)
Sarıgül edilgen konumda olmadığı için olay büyümedi bence.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
Sana bir tr gercegi soyleyeyim mi

Gay lezbiyen yada trans insanlarin sayisi gercekten baya fazla

Ama cogu gizlenerek yasiyorlar insanlarin cogu zannediyor ki lgbt sadece nadiren gorunen bisey

Aslinda cevremize baktigimizda amcamiz dayimiz teyzemiz yengemiz kardesimiz abi ablalarimiz daha bir cogu lgbt olabilir fakat dedigim gibi insanlar gizleniyor yada ne yapacaklarini bilmiyorlarkisa gorunur degiller

Herkes birer lgbt adayidir ben taksimde cok takildim ne insanlarla tanistim ünlü yada ünsüz anlatsam klavye yetmez burada
0
Zetnikov
(18.07.24)
Sarıgül "aktif" olduğu için yayanların umduğu kadar ilgi görmedi. Anadolu irfanı, aktif olunca gay olmadığını sanıyor.
0
nawar
(18.07.24)
Ben de öyle düşünüyorum. Pasif olsaydı daha büyük etki yapardı
0
🌸ferenc
(18.07.24)
Neredeyse köpeklerin terörist ilan edildiği bir ülkede lgbt'nin normalleştiğini düşünmek çok iyimserce gibi geldi bana.
0
nick konusunda kararsizim
(18.07.24)
Ücretli trans bireylerin kazandığı paraları baz alırsan ülkedeki potansiyeli tahmin edebilirsin.
0
HellKeePer
(18.07.24)
Şu anda Türkiye'de ne olduğu fark etmeksizin herhangi bir görüş, kimlik, yaşam tarzı marjinalize olmuş durumda. Siz sayın ben de o da marjinal diyeyim. Marjinalize olmayan herhangi bir şey yok. Resmen ergenlik bunalımındayız.
0
akhenaten
(18.07.24)
Sarıgül'ün siyaseti domine edecek bir gücü yok. Güçlü birisi olsaydı şu anda tüm troller medya harekete geçer işini bitirirlerdi.
0
komando kani var bende
(18.07.24)
lgbt'den ziyade seks kasedi olayı sıradanlaştı.

çok sevişken erkek arkadaşlarım var. merak ediyorlar trans bireylerle ilişkiyi ama anlatamıyorsun. o zaman sen de gay oluyorsun deyince itiraz ediyorlar :))

x'de biri yazmış, seyredince benimki kımıldadı diye.
olay bu. ülke olarak bastırılmış cinsellik altındayız.
0
janderzel zartanyan
(19.07.24)
(2)

Cep telefonu sorusu

mirty
Samsung s20+ kullanıyordum, elimdeyken bir anda beyaz ekrana döndü. meğerse kronikmis 5 yıldır problem yokken bir anda telefonsuz kaldım. Samsung a gıcığım artık bir daha almiycam. Iphone larda cok pahalı malum, bütçeyle ilgili problemim yok ama yüksek meblağ ödemekte istemiyorum. Şarjı uzun giden p
Samsung s20+ kullanıyordum, elimdeyken bir anda beyaz ekrana döndü. meğerse kronikmis 5 yıldır problem yokken bir anda telefonsuz kaldım. Samsung a gıcığım artık bir daha almiycam. Iphone larda cok pahalı malum, bütçeyle ilgili problemim yok ama yüksek meblağ ödemekte istemiyorum. Şarjı uzun giden parasını hak ettiğini düşündüğünüz telefon önerisi alırım.
0
mirty
(18.07.24)
Redmi note 13 düşünebilirsin .
0
diyecevaplandı
(18.07.24)
5 yıl problem çıkarmayacaksa ben Samsung'a geçerim şahsen :D Bence Samsung'tan devam edin. Sizi frenlemeye geldim. "5 yıldır problem yoktu" diyebileceğiniz pek bir şey yok.
0
akhenaten
(18.07.24)
(13)

Askerde ilginç bir şeyle karşılaştınız mı?

michael_knight
Askerliğinizi yaparken ilginç bir insanla, olayla karşılaştınız mı?
Askerliğinizi yaparken ilginç bir insanla, olayla karşılaştınız mı?
0
michael_knight
(18.07.24)
İki tane hırsız vardı bizde. Meslek olarak yani, kendisi öyle diyordu. Birinin bi numarası yoktu, diğeri akşam haberlerini kaçırmazdı, sektördeki gelişmeleri takip ettiğini söylüyordu. Haberdeki hırsızları teknik açıdan değerlendiriyordu falan. Bizim bir şeyimizi çalmadı şükür. Zaten etik olarak doğru olmazmış. Sağolsun etik değerleri de vardı.
0
akhenaten
(18.07.24)
Askerde normal bir şey yok ki, bizim kısa dönemlerin arasında hakim savcı falan vardı ilkokuk mezunu uzun dönem "dede"ler bunları kantine gönderip meyve suyu aldırıyorlardı, biri "ulan 2 ay önce müebbet ceza veriyordum bugün gördüğümüz şu muameleye bak" deyip ağlıyordu.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
bi elemanın içine cin kaçmıştı diye bi olay olmuştu. herkes inanınca da insan da etkileniyordu :))
0
high hopes of the sozluk
(18.07.24)
anadolulu geyler. yumusak diye tabir edilen ama bir sekilde de korunup kollanan insanlar vardi. anadoluda ancak o kadar gey olunabiliyor demek ki demistim.
0
antikadimag
(18.07.24)
Cinayet işlemiş, adam vurmuş tipler vardı. Hatta bana bir tanesi silah kullanmak için özel ders vermişti.

Savcı vardı bir tane bizim bölükte. Ona herkes işlediği suçlarla ilgili sorular soruyordu. Her tipte suç vardı. Adam bıçaklama, komşuyu dövme falan bir sürü olay.
0
ferenc
(18.07.24)
Ben 2009'da yaptım askerliği. Bizim bölükte ta o zamanlar türk vatandaşlığına geçmiş bir arap vardı, bizim bölükte daha önce bordo bereli olan bir başçavuş vardı. Başçavuş bu araptan kendisine arapça öğretmesini istiyordu ve hergün 1-2 saat arapça dersi veriyordu bu bordo bereli astsubaya. Şimdi düşünüyorumda devlet ta o zaman suriye'de olayların çıkacağını tahmin ediyor muydu? bu bordo bereli astsubay ondan mı arapça kursu alıyordu.
0
komando kani var bende
(18.07.24)
1 - hic yikanmayan insan

Bu kisi kokmaya baslamisti sikayet ettik ve yikanicani ogrenince kaciyordu bi gun banyoya bagladik anadan dogma soyduk baktik bas edemiyoruz itfaiye hortumuyla yikadik tazzikli. Yer fircasiyla fircaladik imana getirinceye kadar

2 - bana egitimin onemini ogretmis olay

Normal askerler resmen yardiriyorduk yapmadigimiz sey yoktu ama askere kisa donem savci vs birileri geldi asker. Komutan ugrwsamicani anladi galiba onlari askeriyeden uzak bir kulebeye verdi. Kulube yerde sadece sandalye telefon ve masa var. Bu telefon 3 ayda belki 1 defa calar calmaz. Bu sekilde hic bisey yaomadan tezkere cerdiler bu adamlara ve hic gorev vermediler. Egitimlilere pek bisi yaptirmiyorlardi digerleri ise asiri calisiyordu
0
Zetnikov
(18.07.24)
* ayağında mantar olduğu halde çamaşırlarını insanlarla aynı filede makineye atmak isteyen biri vardı. eleman mantarın bulaşıcı olduğunu bilmiyor muydu yoksa umursamıyor muydu bilmiyorum.

* aynı eleman ayak tırnaklarını zeminde kesip altına bir şey koymuyordu. tırnakları sağa sola fırlıyordu ve günün sonunda aynı koğuş arkadaşları temizliyordu orayı.

* mesleği imam olan 4 kişi vardı 60 kişilik koğuşta ve hiçbiri birbiriyle konuşmuyordu. bir tanesine nedenini sorduğumda, bu meslek grubunda böyle olur genelde demişti.

* mesleği makine mühendisi olan bir eleman vardı adam ayakta durmaya bile üşeniyordu ve olur olmadık yerde çömeldiği için sürekli ceza yiyordu. Boş vakitlerde de yemek hariç bir yere gittiğini görmedim sürekli yatıyordu ve koğuş içerisinde sesli bir biçimde gaz çıkarıyordu. Lakap takmışlardı "yorgun" diye.
0
biravekahve
(18.07.24)
Bir komutan var. Mhpli belli. Genç yeni astsubay. Bir gün cumartesi içtima alıyor. Bir anda neresinden çıktıysa din min konuşmaya başladı. Böyle dua falan soruyor. Bana sordu, dedim bilmiyorum. Başka dua sordu bilmiyorum. Dua biliyor musun dedi, bilmiyorum dedim. Artık doluyorum tabi, sen müslüman misin dedi, dedi degilim. Allah'a inanıyor musun, dedim inanmıyorum.
Sonra oradan konuşma basladi, icimizdeki isidci iki tip (harbi isidci bunlar destekliyordu fransa saldırısıni falan) ayıplıyor vs.
Sonra komutan odasına çağırdı. Bildiğin insan gibi konustuk, ben kendi düşüncelerimi anlattım adama, o da dinledi. Hiçbir sorun da olmadi, asıl sorun bu iki mal ile oldu onlarin da biri camide hoca diğeri din bilgisi öğretmeni iki boş adam.

Sonra Bir çocuk vardı. Doğu'da çoban. Pkk kaçırmış bunu, bize çalışacaksin diye. Reddetmis, hapse atmislar. Orada da demisler bak bunlara yardim et yoksa oldururler. Sonunda yardim etmeye baslamis. En sonunda da bir gün asker karakoluna kaçıp anlatmis olanlari.

Okuma yazmasi yok, okul okumamis. Askere yollamislar, PKK geçmişi olduğu bilgisi sonradan gelince verilen silahi da almislar. Silahsiz nöbet tutuyordu.

Neyse bu benim dinsiz olduğumu öğrenince bana kurulmuş. Ben de yaziciydim, nöbetleri bugün mrp planlama Nasıl yaparsam öyle yapardim hak gecmesin diye. Önceden çünkü devrecilik olurmus.

Son nobetlerimden biri, bu çocukla beraber nöbet denk geldi. Çocuk bana "sen dinsizsin diye ben sana çok kızdım. Ama sonra genel Halin, nobetlerde adaletli olman falan fikrimi degistirdi. Belki de allah'a inanmak iyi insan olmak için önemli degildir" dedi.

Şu iki hikayeyi hayatım boyunca beklemezdim. Yani bana çok şey katmış hikayedir, arada aklıma gelir. Bakış açımı etkiledi.

Komik/trajikomik olarak da;
Ana birlige varicam. Iste dagitim merkezinde kim nereye gidiyor konusuluyor. Bir eleman da aynı yere gidiyor. Abi naber nasılsın neyse, nerelisin x. Aa ben de x. Hangi üni? Y. Anaa ben de y. Sonra muhabbet derken aynı erasmuslu kizla takildigimizi anladık. Herifle 4.5 ay aynı ranzayi paylastik sonra. Iletisimi kaybettik ama çok komik yani.

Trajikomik olarak da; komutan üstünden alkol aldim, dedim komutanım icmeyecegim (yukaridaki hikayede geçen astsubay). Harbiden icmeyecektim...
Bir abimiz vardı, yasi 35-36. Bir kizla evlenecek, askerlik yapmadi diye istememis kiz. Bu da is yerini vs kapatip askerlige geliyor. Çok sevdigimiz bir abimizdi.
Neyse cephanelikte silah veren vsydi bu. Bir baktık agliyor herif. Kiz bunu terk etmis. Dedim sokarim, açtım tekilayi. Bir nöbetçi iki de normalde yatakta olması gereken adam limonsuz tuzsuz bir sise tekila içtik. Abi düzeldi biraz tabi.
Sonra yatağa döndük ama nasıl karnimiz açıktı. Bende topkek vardi, iki tane adam topkek paylaştık gülerek.

Aklima gelenler bunlar.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
tuvalette durduk yere vucudunun üst kısmını jiletleyen bir eleman vardı. gayet soğukkanlı bir şekilde. aynı şekilde içtimada altına yapan bir eleman vardı. hayatımda görüp görebileceğim, görmeyi hayal edemeyeceğim değişik tiplerle karşılaştım
0
kondansator
(19.07.24)
jandarma eri olarak

adliye koridorlarında mübahşir gibi isim bağıra bağıra gezmek,

zaman zaman mahkum transferi yapmak,

tehlikeli kimyasal taşıyan konvoylara eskortluk yapmak,

köyde kavga ayırmaya çalışmak,

araç geçmeyeli aylar olmuş yollarda devriye atmak,

minare tepelerine çıkıp video çekmek (ortalama bir imamdan çok minareye çıkmışımdır)

gece nezaret nöbeti tutmak,

devlet hastanesinde hasta mahkumun odasında sabaha kadar nöbet tutmak,

düşen askeri uçağı aramak için bele kadar karda dağlarda dolaşmak,

osiloskop lazım olduğu için (evet çok alakasız yukarıdakilerle) vestel, arçelik teknik servisi, üniversite kampüsü gezmek,



altı ay bunlara rağmen çok yavaş geçti.
0
nop
(19.07.24)
bir de robokop kıyafeti giyip maçlarda kale arkasında dikilme misyonu vardı unutmuşum
0
nop
(19.07.24)
Biri nöbete gitmemek için sag el tetik parmağını vurup parçalamışti. 1 yıl askerlik yapacakken iki yıl hapse gitti. İlginç gelen kısmı, bu hesabı hangi sebeple yapamaz olduğu.
0
encokbenisevinnolur
(19.07.24)
(6)

çok acil ms office torrent

kakamelsokoban
selam arkadaşlar, office 360a erişemiyorum normalde oradan yapardım işlerimi. çok acil bir dilekçe yazmam gerekiyor işyerime, normalde ücretsiz izindeyim. sisteme de yalnızca office üzerinden yazılanları yükleyebiliyoruz, diğerlerini kabul etmiyor. elinizde güvenilir torrent varsa iletebilir misiniz
selam arkadaşlar, office 360a erişemiyorum normalde oradan yapardım işlerimi. çok acil bir dilekçe yazmam gerekiyor işyerime, normalde ücretsiz izindeyim. sisteme de yalnızca office üzerinden yazılanları yükleyebiliyoruz, diğerlerini kabul etmiyor. elinizde güvenilir torrent varsa iletebilir misiniz? acele edip virüs doldurmak istemiyorum bilgisayarı. zipli kurulum dosyası da olabilir. şimdiden teşekkürler
0
kakamelsokoban
(18.07.24)
Sadece dilekçe içinse daha hızlı bir çözüm olarak telefona yükleyebilirsiniz ms word'u.
0
akhenaten
(18.07.24)
@akhenaten onu da denedim ama dilekçeye eklediğim resmi sanırım çözümleyemedi, sisteme yükleyemedim mobil versiyonda.
0
🌸kakamelsokoban
(18.07.24)
Word online yazip googlea bi baking isterseniz
0
meyve parcacikli kadin
(18.07.24)
@meyve parcacikli kadin onu yaptığım zaman otomatik olarak office 360a atıyor ama oturum açmak istediğimde bilgilerimi doğru girmeme rağmen bu hizmet geçici olarak kullanılamiyor daha sonra tekrar deneyin yazıyor. bir türlü giriş yapamadım.
0
🌸kakamelsokoban
(18.07.24)
1337xto.to sitesinden bakabilirsin.

Alternatif librefoffice yükleyip, doc, docx olarak da kaydedebilirsin.

google docs üzerinden hazırlayıp, docx olarak indirebilirsin.
0
sealth
(18.07.24)
Google docs her derde derman torrent'ten indireceğin ofis sana faydadan çok zarar getirebilir.

Oradan docx falan indirebiliyorsun hazırladığın dosyayı öyle yüklersin.
0
chicha_v2
(18.07.24)
(6)

bu dövmenin motivasyonu

WithWorth
geçenlerde şu dövmenin bacak versiyonunu gördüm:https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQgF3MvHtaMuctJrtYilpVjxJMlIDPqy_Hd-g&sbir insan bunu kendine neden yapar anlam veremedim.çiçek böcek dövmesinden farklı bir konumda görünüyor bana.yorumunuz nedir ?
geçenlerde şu dövmenin bacak versiyonunu gördüm:

encrypted-tbn0.gstatic.com

bir insan bunu kendine neden yapar anlam veremedim.
çiçek böcek dövmesinden farklı bir konumda görünüyor bana.

yorumunuz nedir ?
0
WithWorth
(18.07.24)
Hocam suratı yüzü gözünün içi dahil komple dövme yaptıran dilini kestiren kafasına implantla boynuz taktıran insanlar var muhtemelen psikolojileri normal olmayan sorunlu tipler ama senin gösterdiğin normal bence özel bir motivasyona ihtiyaç duymamıştır.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
Valla ben normalde çok dövme sevmem, yaptırmak gibi bir düşüncem de yok hatta istemem. Ama bu örnekteki baya hoş duruyor bence. Sadece bilekte o kadar düz bir hat olmasa daha iyi olurmuş. Bence figüratif, bitkisel ve yazılı şeylerdense bu tür dekoratif dövmeler daha güzel.
0
akhenaten
(18.07.24)
Farklı olduğunu, çok orijinal bir şey yaptığını düşünmüş olabilir. Eleştirmem ben.

Çok kötü görünüyor o ayrı.
0
pispinti
(18.07.24)
Bu arkadaş nereli bilmiyorum ama Polinezya kültürlerinde geleneksel olarak var olan bir dövme şekli diye biliyorum. Daha sonra dünyada yaygınlaşmış. Bazen insanlar eski dövmelerini kapatmak için de yaptırıyorlarmış çünkü sildirmekten daha ucuz oluyormuş.
0
peki madem
(18.07.24)
Önceki dövmelerini kapattırmak isteyenler yapıyor. Motivasyon bu.
0
sir william jones
(19.07.24)
Onceden siyahileri asagiliyorlardi simdi adamlar koluna kapkara komple dovme yaptiriyor sacma sapan
0
Zetnikov
(19.07.24)
(1)

Macbook ve microsoft office hep mi uyumsuz?

nefertarii
Macbook pro 16 inch m1 max çip kullanıyorum, 32 gb ram var. Yani baktığınızda canavar gibi, ama word’de hele de doküman uzun ve bol tablolu vs bir şeyse donuyor ve force quit yapmak zorunda kalıyorum bazen. Güncellemeler filan yapılıyor zaten düzenli olarak, ve office de lisanslı. Neden böyle oluyor
Macbook pro 16 inch m1 max çip kullanıyorum, 32 gb ram var. Yani baktığınızda canavar gibi, ama word’de hele de doküman uzun ve bol tablolu vs bir şeyse donuyor ve force quit yapmak zorunda kalıyorum bazen. Güncellemeler filan yapılıyor zaten düzenli olarak, ve office de lisanslı.

Neden böyle oluyor ve ne yapabilirim?
0
nefertarii
(18.07.24)
Öncelikle firavundan firavuna selamlıyorum :D

Şurada sizinle aynı sorunları yaşayan insanlar bir konuşmuşlar;
answers.microsoft.com

Birkaç aydır bilinen bir sorunmuş. Muhtemelen eski bir sürümü yüklemeniz gerekecek çözülene kadar.
0
akhenaten
(18.07.24)
(2)

macbook aldim, napayim?

icim urperiyor
Selam duyuru.Yillardir windows kullanan, altini ustune getirmis birisiyim. formatti, yukseltmeydi, crack, oyun, yazilim, donanim hepsiyle ugrastim eskiden. Son yillarda laptop kullanimim minimuma indi, tarayicidan islerimi halletmek, email- excel-word, torrentten eski dizileri indirip TV'ye yansitip
Selam duyuru.

Yillardir windows kullanan, altini ustune getirmis birisiyim. formatti, yukseltmeydi, crack, oyun, yazilim, donanim hepsiyle ugrastim eskiden. Son yillarda laptop kullanimim minimuma indi, tarayicidan islerimi halletmek, email- excel-word, torrentten eski dizileri indirip TV'ye yansitip izlemek %99'unu olusturuyor. Gayet yeni dell latitude laptopum bu islerde bile zortlamaya baslayinca "eytarabe!" diyip M1 macbook air aldim cunku sorunlarin cogu windows kaynakli. halihazirda iphone ve airpods da kullaniyorum. ipad de var ama sadece uzun yolculuklarda dizi-film izlemek icin kullaniliyor.

Dun actim baktim, gayet guzel kibar laptop. Ne guzel fotograflarima notlarima direkt erisebiliyorum. guzelmis diyip kapattim.

bu zimbirtiyi en ideal sekilde kullanmak icin nasil bi yol izleyeyim? Aklimda ruhumu apple'a teslim etmek var, Gmail ve google servislerini birakip safari ve apple muadillerine gecmek, torrent VPN ve ekran yansitma icin harici programlari indirmek, excel-word icin hem windows hem macosta sikintisiz kullanabilecegim (iki sistemde de dosyayi acip editleyebilecegim) bir cozum bulmak var. Baska yapilabilecek bisey var mi? "sunu bunu yap daha pratik olur" diye verebileceginiz bir tavsiye varsa sevinirim.

imza; bir apple fanboy
0
icim urperiyor
(18.07.24)
Şuradan başlayın; www.youtube.com
0
akhenaten
(18.07.24)
erişilebilirlik seçeneklerinden "three finger drag" özelliğini aktif et. Tabii "tap to click" zaten kullanıyorsundur. birden fazla desktop kullan. screenshot kısayollarını öğren (birden fazla var, hepsi farklı işe yarıyor). masaüstüne sağ tıkla "use stacks". klasörleri sütunlar halinde göster (google görsellerde mac finder columns diye arayabilirsin).

tot, copyclip, timeout, rectangleapp güzel ufak programlar.

@ işareti yapayım derken programı kapatma. cmd+q programı kapatır.

Program indirdin, .dmg uzantılı bir dosya. Onu açtığında bilgisayara cd takmışsın gibi düşün. İçindeki programı applications klasörüne sürükle-bırak yapman gerekiyor. Ama dosyayı açtığında (genellikle) sana kolaylık olsun diye applications klasörünü de gösteriyor. Direkt oraya sürükle bırak yapıyorsun. Sonra kapattın. Noldu, bilgisayarda "cd takılı kaldı". Desktopta ona sağ tık, eject yap.

Word excel yerine google docs / sheets kullansana. Çok pratik.
0
kanepeee
(19.07.24)
(6)

kahvalti ne demek

antikadimag
kahve alti derken kahveden once yenen anlamina mi geliyor sonra yenen anlamina mi?
kahve alti derken kahveden once yenen anlamina mi geliyor sonra yenen anlamina mi?
0
antikadimag
(18.07.24)
Kahveye altlık yapiyosun, sonra kahveyi yerlestiriosun
0
abuzer
(18.07.24)
kahvenin altlığı. kahveden önce, sırf kahvenin tadı daha güzel çıksın diye üç beş bi şey atıştırmak manasında.
0
kel aynak kusu
(18.07.24)
Eskiden uyanırdın, hacetini giderip dışarı çıkarsın tarlaya. 2-3 saat çalışırdın, sonra eve yemek yemek için dönerdin. Yemekten 2 lokma alır sigara yakardın. O kahvaltı işte. Sonra yemeğe devam. Akabinde biraz uyku, sonra yardır akşama kadar.
0
numlock
(18.07.24)
Sigara altı denilen bir şey var, sigara içmeye hazırlık gibi düşün.
Kahve altı da böyle, kahve içmeye hazırlık.
0
etna
(18.07.24)
jülsezar
(18.07.24)
Ben de sigara altı örneğini vermeye gelmiştim.

Bugün bunu eşlikçi diye kullanıyor insanlar. Bizim kahvaltı anlayışımız atıyorum bir İngiliz kahvaltısından farklı zaten. İngiliz kahvaltısı kendi başına bir öğün. Bizim kahvaltılıklarımız meze gibi, ufak kaplarda çeşitli atıştırmalıklardan oluşuyor. Kahveyse ana eleman olarak görülmüş. Bugün olsa çayaltı denirdi. Sabah kahvenin ya da çayın yanında atıştırdığınız şeyler anlamına geliyor. Esas olayınız kahve içmek, yediğiniz şeyler de bu olayı zenginleştiren ve midenizi tutan yan unsurlar.

Bu yüzden 40 çeşit kahvaltılık var, çünkü yediğiniz şeyin ne olduğu çok önemli değil ve bunlar aslında tam takım yer almıyor sofrada. Yöreye göre, zamana göre, mevsime göre değişiyorlar. Şimdi, bu, serpme kahvaltı adıyla her şey bir araya toplanarak daha farklı bir şekil aldı ancak aslında öyle tıka basa yemeye yönelik bir kahvaltı kültürü yok önceleri.
0
akhenaten
(18.07.24)
(12)

Turkiye'deki sigara fiyatlari

baldur2
Niye absurd derecede dusuk? Resmen en iyi sigara 2 dolar bile degil. Ickinin sigaradan pahali olmasi bir cok ulkede gorulmus bir sey degil mesela.Nedir sebep? Ekmek gibi millet Isyan etmesin diye ozellikle mi bu kadar dusuk tutuluyor?
Niye absurd derecede dusuk? Resmen en iyi sigara 2 dolar bile degil. Ickinin sigaradan pahali olmasi bir cok ulkede gorulmus bir sey degil mesela.

Nedir sebep? Ekmek gibi millet Isyan etmesin diye ozellikle mi bu kadar dusuk tutuluyor?
0
baldur2
(18.07.24)
Aslında 20 yıl önceki fiyatlara göre bayağı yüksek. Çeşit çeşit sigara vardı ve aralarında da fiyat farkı vardı.

Sigara içen çok fazla, 20lik paket sigaranın 16 dalı vergi diye biliyorum, buradan bir de yakıttan gelen verginin geliri muazzam. Fiyat arttırırken bunu da düşünüp arttırıyorlar bence, sigara fiyatlarını iki katına çıkartsalar herkes kaçak tütüne kayar ya da sigarayı bırakır, bu da devlet bütçesinde büyük gedik açar.
0
lamborcini
(18.07.24)
Alkolün pahalı olma sebebi politik, bunu bilmeyen yok sanıyorum genel bir bilgi bu. Artık şaşırmıyor olmalısınız buna.

Sigara ise farklı, öncelikle dini açıdan net bir kapsama girmiyor ve tüketen çok sayıda insan var, tüketen insanlar her kesimden. sigara fiyatlarına haddinden fazla zam yapıldığında bu içenlerin sigarayı bırakmasına sebep olmuyor bu da defalarca kere görüldü bu ülkede. Kimse isyan etmiyor zaten, ama bunun yerine kaçak sigara tüketimi artıyor. Hem insanlar sigara içmeye devam ediyor, hem de devlet daha az vergi almış oluyor. Bu istenen bir şey değil haliyle.

Ayrıca "o kadar da ucuz" değil. Maaşları da dolar cinsinden düşünün. Sigara fiyatları akaryakıt gibi maliyetleri üzerinden belirlenmiyor. İnsanların alım gücüne göre zorlayıcı bir seviyede tutuluyor. Haliyle ucuzu pahalısı nedir diye düşünürken maliyet hesabı yapıyormuş gibi düşünmemelisiniz. Avrupa'da 2 dolara satılması farklı, Türkiye'de 2 dolara satılması farklı.
0
akhenaten
(18.07.24)
Ne olsun istiyorsun, sigara içmiyorsan sana ne?
Türkiye dünyada en çok sigara tüketen ülken. Çoğu markalar da burada üretiliyor.
0
numlock
(18.07.24)
bugün hep birlikte sigarayı bırakalım, yarın benzin 100 lira. ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri sigaradan alınan vergi. bakmayın reisin milletin cebinden paketi aldığına. yenisini alsın da vergi versin diye yapıyor öyle :D
0
mustafakesekci
(18.07.24)
@lamborcini aslında sigara fiyatları reel olarak epey bir düştü. www.verikaynagi.com
Mesela 2013’te ortalama sigara 7.50 3 euro yani. 2016’da 11,25 3 euro’dan da fazla. Şu an 2 euro’nun altında.

@akhenaten çok sayıda çalışma var sigara fiyatları arttıkça bırakan insan sayısı da artıyor, istersen birkaçını bulur gönderirim. Bu sebeple mesela Hollanda’da sigara halihazırda çok pahalı (8-10 euro civarı) ancak 30 euro’ya çıkarmayı tartışıyorlar.

@numlock İşte tam da bu yüzden, Türkiye’nin dünyada en çok sigara içen ülke olması nedeniyle, devlet sorumluluğu olan halk sağlığı konusunda yeni politikalar üretmeli ve günlük, kısa vadeli çıkar odaklı değil de uzun vadede sigara tüketimini azaltacak, bilimsel olarak kanıtlanmış yollara gitmeli. Buna daha fazla zam da dahil.
0
but that was just a dream
(18.07.24)
Dunyadaki en ucuz sigara turkiye'de arkadaslar belki de. Bunu sormamda bir absurdluk gormuyorum.



@numlock

Sorun da o zaten.
0
🌸baldur2
(18.07.24)
Ben şeyi merak ediyorum, Avrupa'da pahalı olan sigarayla Türkiye'deki birebir aynı mı yoksa yine ucuza getirmeye çalışıp daha da kanserojen mi yapıyorlar acaba.

Bu arada sigara pahalı olunca vape denen şeye dadanıyorlar veya boş sigara tüpleri kağıtları alıp kendileri tütün ve/veya ot vb. şeyler içiyorlar. İçen yine yolunu buluyor. Sigara dünyası acayipmiş, AB üretimi bir sürü sigara tüpü, doldurma makinesi, filtresi vs var ve hepsinin İtalyan İspanyol Polonya markası falan olması fena güldürmüştü beni haha sen pahalı yaparsın başka yerden patlar.
0
nhk ni youkosu
(18.07.24)
Vergi olayi zaten soylenmis.
Bu benim sigara firmasında çalışan arkadaslarimdan bilgidir;
Sigara firmalari malum lobici. Lobisi güçlü olan yerde zaten elektronik sigara yasaklatiyor vs. Sonra da sigarayi dayiyor.

Lobisi güçlü olmayan yerlerde "sigara çok kötü icmeyin elektronik için " diyor.

Kısacası sigara lobisinin de etkisi var ama tabiki devlet bu konuda sağlık falan değil kendi çıkarlarıdm düşünülüyor. halkın zaten hobiymis, alkolmus, disari cikmaymis vs yapabilecek bir parası yok, insanlar fakir Tek parasi cay/kahve/sigara. Bundan sigarayi da alirsan sıkıntı çıkar. O çıkmasın diye. Yoksa emin ol daha fazla vergi için verirlerdi zami.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
romanya'da camel 25 lei.
cluj-napoca'da herkesin maaşının ortalaması 1000 euro (hemen hemen 5000 lei).
ortalama 1+1 ev kirası otopark dahil 2500 - 3000 lei (500 - 600 euro arası).
ben valla romanya'da sarma sigara alıyorum.
1 kilo tütün kargo dahil 200 lei'ye denk geliyor.
2 ay aşağı yukarı idare ediyor beni.
günde 1 paketten fazla sigaraspor.
0
rain when i die
(18.07.24)
@but that was just a dream, buraya bir parantez açmak istiyorum, bunu gösteren araştırmalar yok demedim. Elbette ki var, zaten sigaranın komple yasaklanmasındansa fiyatlarının yükseltilmesinin sebebi bu tür araştırmalar. Bu bir sır değil. Ancak araştırmalar yapıldığı bölgelerin gerçekliğini yansıtıyor. Bunları doğrudan buraya uyarlayamayız. Hiçbir araştırmaya gerek olmadan zaten bir malın fiyatı ortalama alım gücünün üstüne çıkarsa ona erişimin kısıtlanacağını söyleyebiliriz, ancak kaçakçılıkla mücadele ve halkın tutumu da bu sonuçları etkileyen faktörlerden birisi.

Bunun en yakın dönemdeki örneğini 2010'lu yıllarda bizzatihi yaşayarak gördük aslında. Sigara fiyatları yükseldi ve her köşe başında kaçak tütün satan dükkkanlar türedi, bu tütünler bir şekilde dolaşımda kalmayı başarabildi. Aynı zamanda fiyatları da sigaraya gelen zamlarla sürekli yükselmeye devam etti. Sonuç olarak kayıt dışı ekonomide artış meydana geldi.

Toplumun genel duruşu da bu olayın yaşanmasını engelleyecek bir yapıda değil. İnsanların geneli "sigara kötü bir şey", "içmesen daha iyi" demekten öte bir duruşa sahip değil. Sigaraya karşı hassasiyet gösteren ve hatta genel olarak sağlıklı yaşamanın önemine vurgu yapan insanlar genel çerçevede, kaba bir tanımla plaza insanlarından oluşuyor. Diğer kesimlerdeki insanlarda bu kadar belirgin bir hassasiyet yok. Ben göremiyorum en azından. Sadece sigara değil her türlü gıda maddesine karşı ve ayrıca sağlıklı diyet yapılarına ve yaşam tarzlarına karşı böyle bir umursamazlık hakim. Hal böyleyken daha detaylı programlar olmadan sadece fiyatları yükseltmek çözüm olsun sanmıyorum.
0
akhenaten
(18.07.24)
Türkiye'de gerçekten çok ucuz. Alkollü içeceklerden ucuz olması ise tamamen siyasi-dini sebeplerden.

Gelişmemiş ülkeler ve bu ülkelerden yoğun göç alan ülkelerde sigara tüketimi fazla olur. Hele bir de halk sağlığı temelli sigara fiyatlandırma politikası yoksa. Biz bu üçüne de tik atıyoruz. Haliyle Dünya'da en çok sigara içilen ülkelerden biri Türkiye. Sigaradaki yüksek vergi sayesinde fiyat bu seviyede. Vergi olmasa sudan ucuz.

Kayda değer bir vergi kaynağı oluşturuyor. Bizde halktan alınan vergi, halk sağlığından önemli olduğu için fiyat böyle. Çünkü fiyatı arttırırsa sigara içen azalacak. Ayrıca alternatif yöntemlere (kaçak sigara, tütün vb.) yönelen artacağı için paket alan düşecek ve vergi geliri düşecek. Başka sebepten değil.
0
nawar
(18.07.24)
Her ülkenin maliye politikası ve öncelikleri farklıdır neden benzer veya aynı olsun ki! Tekel ürünleri ekemk gibi temel tüketim malı değildir faydalı değildir dolayısıyla ekmek gibi faydalı nimetlerle mukayese edilemez. Tekel ürünleri toplum sağlığına zararlı olduğu için caydırıcı vergi politikası uygulanır.
0
doharkoman
(18.07.24)
(5)

Google neden iyi bir arama motoru değil

dunyatuhaf
Ben teknolojiden çok anlamıyorum ama neden Google hala saçma sapan sonuçları ilk sıralarda çıkarıyor,Para kazanıyordur reklam alıyordur, fakat bu kadar alakasız sonuçların Çıkması çok saçma değil mi .Clickbet sitelerden geçilmiyor, (sanırım öyle deniyordu )Ben ürün arıyorum atıyorum kitap .Bana göst
Ben teknolojiden çok anlamıyorum ama neden Google hala saçma sapan sonuçları ilk sıralarda çıkarıyor,
Para kazanıyordur reklam alıyordur, fakat bu kadar alakasız sonuçların Çıkması çok saçma değil mi .
Clickbet sitelerden geçilmiyor, (sanırım öyle deniyordu )
Ben ürün arıyorum atıyorum kitap .
Bana gösterdiği sonuçlarda bulamadığım kitabı belki dolap uygulamasının içine girince bulabiliyorum .
Görsel arama hala çok kötü , tersinden aramadan bahsediyorum .
Yapay zeka bu kadar gelişmişlikten farklı arama motorları Çıkmazı mı ?
Google ın yerini alamaz mı ?
Alsa sa benim için farketmez ama neden ben ,
Ebay a dolap a sahibindene ayrı ayrı bakıyorum .
Sizin daha iyi arama motorlarınız var mı ?

Yok mu hepsini benim için arayacak bir sistem ?
0
dunyatuhaf
(18.07.24)
2000 - 2008 arasını bilirim internetten yaptığım aramalarda. O zamanlar sonuçlarda daha özgün, kişisel siteler ilk sayfalarda denk gelirdi. Şimdi seo vs derken parayı bastıran öne çıkıyor.
Başka arama sitelerinden aradığım şey uzakdoğudaki bir forum sitesinde bile çıkıyordu. google sonuçlarında ise çıkmıyordu.

Benim anladığım google algoritması gereği aslında aradıklarımızı göstermiyor.
Kendi filtrelediklerini gösteriyor. Ve gittikçe alanında tekel halini alıyor.
Dünya dili ingilizce olarak söylenir ve ABD nin adı çok her alanda çok duyulurken arama sonuçlarında abd den daha fazla sonuçların öne çıkması lazım ama çıkmıyor nedense.

Kısacası eskiye oranla sonuç gösyeriminde çok farklar var ve google ile sınırlı kalmamak lazım diye düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(18.07.24)
woke culture'la hiçbir bağlantısı yok, hatta bu ikisi birbirine ters zaten. reklamcılık sektörünün güncel durumuyla ilgili. gördüğünüz reklamlar gerçek ürünleri bile göstermiyor artık. insanların ilgisini çekecek bir şeyler koyuluyor, gerçekteki içerik tamamen farklı. SEO sistemi de sırf gerekli kriterleri taşıdıklarından ötürü aramalarda alakasız siteleri ön plana çıkarıyor. Aynı şey gazeteler için de geçerli. Arama motorlarının çalışma mantığına uygun hazırladıkları hiçbir bilgi vermeyen "lorem ipsum'dan" hallice doldurma yazılarla ön sıralarda çıkıyorlar. Gazetelerin websiteleri gerçek manada çöp.

Ayrıca şu sıralar alışveriş siteleri de arama sonuçlarında doğrudan aradığınız ürünü göstermiyor. Satılması daha düşük ihtimal olan kenarda köşede kalmış ürünlerle karışık olarak karşınıza çıkarıyorlar.

Bunlara ek olarak google'ın spam filtresi de düzgün çalışmıyor. Kendi yarattığı karmaşada boğulmak üzere. Birkaç ay önce arama sonuçlarında gerçek websitelerinden daha çok spam siteleri gösteriyordu.

İnsanlara gına gelip yaygın şekilde dalga konusu olana kadar değişebilecek bir şey değil bu ne yazık ki. Google gözden düşme tehlikesi olduğunu düşünmüyor şu anda.

Ama bunun bir çözümü var. Atıyorum Amazon'da aradığınız şeyi bulamıyorsunuz, google'da da bulamıyorsunuz. Ancak aradığınız şeyi google'da ararken sonuna amazon ibaresi eklerseniz doğrudan o ürünü getiriyor.

Ya da reddit'te bir şey arayacaksınız; google'ı açıp [aradığınız şey] reddit yazarsanız reddit'ten o şeyi önünüze getirir.

bunun dışında akakçe, ucuzu vb. siteleri kullanabilirsiniz.
0
akhenaten
(18.07.24)
duyurunu okuyunca fark ettim ne kadar boktan bir arama motoru olduğunu. gerçi artık sadece yer imlerine kaydettiğim yerelre takılıyorum o ayrı. ama yine de search e mecbur kalınca, son dönemde bir kere bile mutlu olmadım.

herhalde yandex search e geçmeli
0
kel aynak kusu
(18.07.24)
Google gene kötünün iyisi.
Hanımın mesleği sebebiyle ben de biraz içli dışlıyım, vallaha yandex zaten çöp. Spam denmis daha ilk sayfadan tıkladığınız linklerde spam başlıyor. Yandex çok "free" diye seviliyor, yani bunu insan 60 yaşında birine Verse yarin telefon spam uygulama dolar.
Keza bing. Son hali ile kendimi bicaklayacagim yani arayüz olarak da çok kötü.

Google'i akhenaten çok iyi ozetlemis. Buna ek olarak en son yapılan core update'ler ile ne kadar iyice bozsa da belli şeyler yapmaya calisiyorlar, özellikle ai articlelara karşı.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
Google a eklenti yuklerseniz ad yazan reklamlari blokluyor.

Birde site blocker tarzi bisi var
Mesela surekli e kitap aratiyorsunuz yalanci siteler geliyor yaninda isarete basip bloga aliyorsunuz
Bidaha cikmiyorlar
0
Zetnikov
(18.07.24)
(16)

Neden Kapadokya'ya gidiyorlar?

michael_knight
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.Ayasofya, Efes a
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.
Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.

Ayasofya, Efes antik kenti, Pamukkale, Topkapı Sarayı, Göbeklitepe gibi yerlerin neden ilgi çektiğini anlayabiliyorum ama Kapadokya'yı anlayamıyorum.
Neden bu kadar ilgi duyuyorlar?
0
michael_knight
(17.07.24)
çünkü senin kültür anlayışınla onların anlayışı bir değil.
sen tatil deyince avm, alışveriş, kafe vs. kültürüyle yetiştin
onlar ise gerçek turizm kültürüyle yetişti. senin gibi tatilde avm'ye koşmuyorlar. yeni kültür, farklı yaşamlar, farklı hayatlar peşindeler.
0
sizofren06
(17.07.24)
kapadokya guzel
0
ala09
(17.07.24)
Kapadokya'nın kendisinin 50 milyon yıllık bir tarihi var, o bölge komple yanardağ patlamasıyla açığa çıkan küllerin milyonlarca yıl üst iste binmesiyle oluşan bir bölge, bazen o tabakalar çökünce de o şekilli şüküllü taşlar ortaya çıkmış, sence bu ilgi çekici bir doğa olayı değil mi?
0
Bir ben var benden şurada
(17.07.24)
@sizofren benim tatil anlayışım hakkında bir tahminde bulunup bu anlayışı da aşağılamaya çalıştığını hissediyorum, doğru mu anlamışım?
0
🌸michael_knight
(17.07.24)
Ya bu duyuru çok ilginç insanlarla dolu ya bir sorudan hemen size karakter analizi yapıyorlar djdjdjfj

Bildiğim kadarıyla oradaki kiliseler hristiyanlar için çok kutsal bu birinci sebep ikincisi de doğal oluşum bir yapı var bence de çok ilgi çekici üstelik neden yerin altına öyle şehir kurdukları hala bilinmiyor böyle bir gizemi görmek istiyorsunuz haliyle tıpkı küçücük göbekli tepe gibi. Mesela efes, topkakı vs bu kategoride asla olamaz çünkü onlar bir gizem taşımıyor. Bilinmeyene olan ilgi her zaman farklıdır.
Üçüncü sebebim de biraz ig popülaritesi ivme kazandırdı bence. Balonlar, atlar, doğal yapıların arasında kırmızı elbiselerle pozlar tam olarak günümüz sosyal medyasının fenomenlerin aradığı şeyler.
Ha bence üçüncü sebep olmasa da ilgiyi hak ediyor sonuna kadar.
0
Kediyi üzdün
(17.07.24)
Saydığın örneklerde Pamukkale olmasa kendi içinde tutarlı bulup kişiden kişiye değişir tabii derdim ama bence pamukkale ve kapadokya turizm olarak eşlenik yerler ya. İkisi de doğal güzellik üstüne binen tarihi doku şeklinde tanımlanacak yerler. Yani Pamukkale de dünyada başka bi yerde kolay kolay göremeyeceğin bir yapı, Kapadokya da öyle. İkisinde de antik dönemden tarihi eserler var. Birini beğenenin diğerini de beğenmesi gerekiyormuş gibi geliyor bana.

Ama yani doğal güzellikler konusunda da seçici olabilir tabii insan düşününce. Karadeniz coğrafyası bence turistik değil, ne öyle hep orman dese biri "aa ne alaka" demem yani olabilir derim. Belki beyaz traverten hoşuna gidiyodur ama volkanik tüften oluşan kolonlar ilgini çekmemiştir
0
nundu
(17.07.24)
Qanqi Kapadokya bayaaa güzel.. hele yeraltı şehirleri beni büyülemisti

Pamukkale daha boş.. tamam traverten güzel, su, havuzlar vs.. okey.. ama kalkip japonyadan gelinmez etrafı bombos
0
abuzer
(17.07.24)
turistik yer diye. turist turistik yerlere gider. :)

senin soruna karşı yazmadım bu arada. turist aklı böyle yani. balon turları da cabası işte. ama burayı ilginç bulmayan turist de olabilir. insan kendi ülkesindeki turistik yerlere de daha mesafeli yaklaşıyor. ben kapadokya'ya çok daha sonradan gitmiştim, ve ikinci gidişim de daha çok şey keşfedip beğenmiştim.
0
ermanen
(17.07.24)
@abuzer

Pamukkaledeki hierapolis antik kenti benim Türkiye sınırları içinde gördüğüm en güzel antik kentlerdendi ya, ki batı anadoluda ismi bilinen antik kentlerin hemen hepsini + pek çok ufak tefek antik kenti gezdim. Antik kentle beraber bence baya büyüleyici bir yer.
0
nundu
(17.07.24)
@nundu, :( ben pek sevmedim. ben de epey gezdigimi gördüğümü düşünüyorum, ilgi çekici bı yanı yoktu benceee... Acaba hikayesine hakim oldugun için mi etkiledi
0
abuzer
(17.07.24)
kapadokya baya ilgi çekici bir yer. 2 kere gittim bir fırsatım olsa yine giderim. Yeraltı şehirleri bile başlı başına gitmeye değer binlerce yıllık belki çok daha fazlası yatıyor oralarda. Kültürel turizm ise konu kapadokya epey üst sıralarda olur.

Bunlardan hariç sosyal medya manyakları için de iyi bir yer. Balonlar, "ilginç şekilli taşlar" fotoğraf çekilmek için iyi "arka plan" oluyor. Üstelik yıllar içinde turist ala ala konaklama hizmetleri de ilerledi. her bütçeye uygun otel var.

Özetle, gitmek için epey sebep var.
0
ilgeru
(17.07.24)
Kapadokya ve Pamukkale bence mükemmel güzel.
Neden sevildiğini anlamıyor olman turizm anlayışının farklı olmasından kaynaklanıyor. Herkes aynı şeylerden hoşlanacak diye bir şey yok.
0
kaptan maydanoz
(17.07.24)
Herkesin ilgisini çeken şey farklı sonuçta. Kapadokya doğal sit olarak dünyada örneği az olan bir yer. Bir de buna tarihsel kimliğini de eklediğinizde objektif olarak eşsiz bir yer. Ayrıca balona binebiliyorsunuz.

Herkesin seyahat motivasyonu farklı. Kimi doğa temelli hareket eder, kimi yeme-içme, kimi deniz kum güneş, kimi tarih arayışındadır vs. vs.

Sizin örnek verdiğiniz yerler, pamukkale hariç, arkeolojik ve tarihsel kimliği birinci derece ön planda olan yerler. Jeolojik bir ilgisi olan, doğal güzellik peşinde koşan insanlara hitap etmiyorlar. Hitap etseler de bu insanların öncelik sıralamasında daha aşağıda yer alıyorlar. Ki saydığınız yerler de yeterince talep görüyor zaten.

Yani özetle, doğa kaygısıyla geziyorsanız dünyanın çeşitli yerlerinde deniz, dağ, orman, çöl, göl vs. için öne çıkan çok daha ilginç yerler var. Ancak kendi klasında kapadokya dünyada iyi bilinen bir yer. Bu amaçla Türkiye'ye gelinecekse tercih edilmesinden doğal bir şey yok. Pamukkale güzel elbette ama pamukkale sadece gidip görülecek "bir yer." Kapadokya ise komple içinde yaşanılanilen bölgesel bir alan. Genel bir atmosfer.
0
akhenaten
(17.07.24)
Gitmeden önce ben de öyle düşünüyordum.

Bence daha çok tanıtımı yapılmalı, yabancı heyetleri buraya götürüp tanıtım gezisi düzenliyoruz çok beğeniyorlar.

Başka ülkede olsa daha popüler bir yer olurdu
0
Hallegadola
(17.07.24)
Orada bazı elit gruplar pagan ayinleri yapıyorlar.
0
füt
(18.07.24)
Gitmeden önce en çok görmeyi istediğim yerlerden biriydi. Üstte de yazılmış bence ilgi çekici bir doğa olayı. Gün doğumu, gün batımı manzarası müthiş bence. Sırf bunun için kilometrelerce gidilir mi bana kalırsa gidilir gittim de. Evlerin, otellerin mimarisi güzel. Balon türü, atv kiralama da sonuçta farklı aktiviteler. Kapadokya değil sadece çevresindeki yerler de ilgi çekici. Birkaç gün ayrılsa Ihlara yakınında Aksaray'da kalan Niğde sınırındaki bölgede çok fazla kilise, katedral var. Gidene kadar Selime'yi duymamıştım beni orası da büyüledi. Yeraltı şehirleri vs gördükçe bizden binlerce yıl önce yaşayan insanları her haliyle tasavvur etmeye çalışıyorum... Bilmiyorum Aksaray, Nevşehir çevresi beklemediğim kadar şaşırtıcı ve etkileyiciydi benim için. Efes, Hierapolis gibi yerlerden de etkilendim ama bilmiyorum herhalde Kapadokya ve çevresi daha mistik ve bilinmez geldi bana.
0
black holes in the sky
(18.07.24)
(9)

Tetanoz

gnosis
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
0
gnosis
(17.07.24)
Daha öncesinde üç doz aşı olduysanız, sonrasında 2021'de olduysanız gerekmiyor. Ama yara derinse ve kirlendiyse pansuman yaptırın siz yine de. Tetanoz dışında bakteri bulaşı olabilir, antibiyotik vs gerekebilir
0
nundu
(17.07.24)
Aşınız olsa da problemli kesik durumlarında gidip aşı olmalısınız zaten. Önleyici olarak aşı yapılıyor bu ayrı, ancak riskli durumlarda tetanoz aşısı yenileniyor.

Tetanoz aşısı sürekli yenilenebilen bir aşı. Özellikle saha çalışması olan meslek gruplarında aşınız olsa da olmasa da bir işe girince aşı olursunuz. Arkeoloji gibi bin yıllık paslı metallerin kesik tehlikesi yarattığı meslekler buna örnek.
0
akhenaten
(17.07.24)
Hep tek doz yapıldığını hatırlıyorum. Çocukken yaptılarsa da enabizda göremedim.
Yarın gideyim yarayı göstereyim en iyisi.
0
🌸gnosis
(17.07.24)
Daha 3 yıl önce aşı olmuşsunuz.
Koruyuculuğu 5-10 yıl gibi bir şey galiba. Çocuklukta aşı olup olmadığınıza göre değişiyor olmalı ama olmuşsunuzdur.
Askere gittiyseniz askerde de aşı olmuşsunuzdur.

Bir doktora sormanız en doğrusu elbette ama 3 yıl önce aşı olduğunuz için gerek olmadığını söyleyecekler sanırım.
0
michael_knight
(17.07.24)
travmatik durumlarda koruyucu aşı setine bakmıyorlar ve son 1 ay içinde tetanoz aşısı olmadıysanız aşı yapıyorlar. yani aşı olmanız gerekiyor en geç 3 gün içinde.
0
surprise
(18.07.24)
aile sağlığı merkezlerinde tetanoz yapıldığı yazıyor ama okul çocuklarını aşıladıklarından aşılar çabuk tükeniyormuş. benim bağlı olduğum asm’de aşı kalmamıştı. acile gittim sonuç: tetanoz+ pansuman yapıldı.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
@gnosis aşı olmanın gerekliliği, koruyuculuğun süresi hakkında bir şey söylediler mi? Söyledilerse biz de öğrenelim.
0
michael_knight
(18.07.24)
Pek işinize yaramayacak ama yazayım. Aile hekimim daha önce 3 doz aşı oldunuz mu diye sordu. Bilmediğimi söyledim. Yabani hayvan kapanı deyince risk almayın aşıyı yaptırın dedi.

Acil kalabalık olduğundan pek sohbet muhabbet ortamı yoktu. Orada en son ne zaman aşı oldunuz diye sorup yaptılar. 3 doz aşı oldunuz mu diye sormadılar.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
tek doz tetanoz 1 yil korur sadece.

full doz yaptirip uzun 10 senelik koruma almak lazim. simdi sizin tekrar olmaniz gerekiyor.
0
antikadimag
(18.07.24)
(3)

Hoşlantılar karşılıksız kalınca

karanlik yanim
Ben ne zaman birisinden hoşlanır gibi olsam ama karşıdan aynı ilgiyi görmesem, ya da tam tersi bana ilgisi bariz birisine aynı şekilde hoşlantı duyamasam, arkadaşların yorumu hep şöyle oluyor: Bilinçaltın seni senden hoşlanmayacak kişilere yönlendiriyor, erişilmez olana çekim duyuyorsun, seninle sev
Ben ne zaman birisinden hoşlanır gibi olsam ama karşıdan aynı ilgiyi görmesem, ya da tam tersi bana ilgisi bariz birisine aynı şekilde hoşlantı duyamasam, arkadaşların yorumu hep şöyle oluyor: Bilinçaltın seni senden hoşlanmayacak kişilere yönlendiriyor, erişilmez olana çekim duyuyorsun, seninle sevgili olmaya müsait ve düzgün insanlardan kaçıyorsun, senin değerini göremeyen kişilere kendini sevdirmeye çalışıyorsun.

Buna ne kadar katılıyorsunuz? Benim mantığım daha düz çalışıyor: Bazı insanlar güzellikleri veya diğer özellikleriyle bana daha ilgi çekici geliyor ama onların gözü benden daha yukarıda olabiliyor. Diğer insanları daha az arzuluyorum ama bu onların beni beğenip beğenmemesiyle çok alakalı bir durum değil, bana ilgi gösterdi diye normalde arzulayacağım birine ilgim kayboluyormuş gibi gelmiyor bana. Bu konularda her şeyi bilinçaltıyla, travmalarla, kendini sevme gibi şeylerle açıklamaya çalışmak biraz gereksiz komplike geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
karanlik yanim
(17.07.24)
Sen haklısın. Düzgün diye herkesle çıkcak diyiliz ;)
0
abuzer
(17.07.24)
Efendi erkek yerine piç tercih ediyorsun galiba. ''bilinçaltıyla, travmalarla, kendini sevme gibi şeylerle açıklamaya çalışmak biraz gereksiz'' demişsin ama tam anlamıyla bunla ilgili. Konunun uzmanları yazar ama sorun bizde.
0
Kahvedesu
(17.07.24)
Anlattığınız şey bir yargıya varacak kadar bilgi içermiyor. İki taraf da haklı olabilir. Yani her şeyi travmayla açıklamak yanlış tabi ki, ancak travmaları sebebiyle yanlış partner seçiminde ısrar eden insanlar da var sonuç olarak.

Siz ne hissettiğinizden eminseniz devam edin. Ancak zaman içinde çok enerji harcadığınız halde hiçbir sonuca ulaşamadığınızı hissetmeye başlarsanız bunu da dikkate alın.

Bazen insanlar "her şeyi de..." diye başlayan cümleleri o her şeyin tam tersinin doğru olduğuna kendini inandırmak için yanlış şekilde de kullanabiliyor. "her şeyi bilinçaltıyla, travmalarla, kendini sevme gibi şeylerle" açıklayamayız evet ancak bu "hiçbir şeyi bunlarla açıklayamayız" demek de değil. Kendinizden komple şüphe etmeyin, ancak arkadaşlarınızın sizi gerçekten tanıdığına inanıyorsanız da bu dediklerini en azından bir gözden geçirin. Zaten bu kişiler anladığım kadarıyla "hoşuna gitmese de sırf senden hoşlanıyor diye biriyle birlikte ol" dememişler. Kriterlerinizin sorunlu olabileceğini söylemişler. Bu gerçekten de olabilir, ancak dediğim gibi. Bunu biz bilemeyiz.

Sizin sorunuz sırf buna katılıyor musunuz ise ancak bu dediklerinizin ikisi de mümkün denebilir. Arkadaşlarınız sizi ne kadar doğru tanıyıp değerlendiriyor, siz kendinizi ne kadar dürüstçe değerlendirebiliyorsunuz bunlar önemli.

En azından hoşlandığınız insanların aralarındaki patternleri bulmaya çalışın. Eğer bu insanlar olumsuz karakter özellikleri benzer olan kişilerse bu bir ölçüt olabilir. Olumsuz özellikleri birbirlerine benzerken, olumlu yönleri birbirlerinden farklıysa gerçekten sizin ilginizi çeken şeyin aslında bu olumsuzluklar olabileceğini ciddi ciddi oturup düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(18.07.24)
(19)

Motivasyonunuz ne?

mutekebbir
Ne kaldı elinizde mesela.Hala tutunabildiğiniz bir dalınız, hobiniz, merakınız, aktiviteniz kaldı mı?Ben bitmişim galiba. Festivaller dışında sinemaya gitmiyorum.Tiyatroya ara verdim, sezonda 4-5 oyun anca izliyorum.Neredeyse bütün platformlara üyeyim ama ne izliyorsun derseniz hiç. Pandemi başından
Ne kaldı elinizde mesela.
Hala tutunabildiğiniz bir dalınız, hobiniz, merakınız, aktiviteniz kaldı mı?

Ben bitmişim galiba.
Festivaller dışında sinemaya gitmiyorum.
Tiyatroya ara verdim, sezonda 4-5 oyun anca izliyorum.
Neredeyse bütün platformlara üyeyim ama ne izliyorsun derseniz hiç.
Pandemi başından beri okuduğum kitapları toplasan 20 yapmaz.
Bu yılın başı bi hareketlendim ama şimdilerde yine duruldum kendimde o enerjiyi bile bulamıyorum.

Neredeyse iki aydır spora başlayacağım başlayamıyorum yıllık üyeliğimin başında 3 ay kadar gittim sonra saldım. Ekim'de üyeliğim bitecek, diyorum en azından önümdeki süreci değerlendireyim ama o ilk adım var ya o asla atılamıyor.
Kendime o an o kadar mantıklı bahaneler buluyorum ki :)

Siz ne yapıyorsunuz?
Böyle, size gerçekten iyi geleceğine inandığınız ama bir türlü fırsat bulamadığınız! şeyler için nasıl harekete geçiyorsunuz?

Ben sanki içten içe kendimi baltalıyormuşum gibi hissediyorum bunu bir türlü kıramıyorum.

Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler.
0
mutekebbir
(17.07.24)
Her şeyi anlarım da sinema ve tiyatroya ara neden?
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer;
Sinema gereksiz pahalı. Bir filmi merak edip gidiyorsun kötü çıkıyor bekleseydim keşke bir platforma gelmesini diyorsun. Sadece bilet olarak düşünme sinema dediğin şey insanın yarım gününü yiyor, e bir onunla bitmiyor yemek yiyorsun bir şeyler içiyorsun.
Filmden verim almadıysan bütün modun düşüyor.

Ben de festival dışı gitmiyorum festivallerde toplu bilet alırım atıyorum bir haftam full filmle geçiyor bazen günde 4 film bazen günde iki film bir de yarısından fazlası tatmin ediyor o haftayı genel olarak güzel kapatıyorsun.
E yılda iki tane festival var yaşadığım şehirde zor oluyor.
Bu yıl tatilimi Ayvalık film festivaline denk getirdim beni istanbul ve filmekiminde rahatlatsın diye.


Tiyatro; büyük sahnelerdeki oyunlar çok pahalı ve birçoğu tatmin etmiyor.
Ben de küçük sahnelerdeki puanı yüksek oyunlara gitmeye çalışıyorum.
Bu da sınırlı oluyor işte.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Biraz kızını zorla yüzmeye yollayan Deniz Akkaya vibe'ı aldım sizden :D üstünüze çok gitmeyin. Canınız isterse yaparsınız. Bazen istemez, bazen sadece tembellik yaparsınız. Sonra sıkılınca yeni zevkler edinirsiniz ya da eskilere geri dönersiniz.

Ulvi bir amaç bulmaya, hayatınızı her daim "verimli" geçirmeye çalışmayın. Çoğu insanın söylemekten utandığı leş zevkleri vardır. Bunlar genele göre saçma sapan boş işlerdir. Belki biraz bu tarafa dönmeye ihtiyacınız vardır.
0
akhenaten
(17.07.24)
hobim, merakım ve aktivitem kaldı. bunlar gerşek anlamda çok sevdiğim, her türlü zorluğuna rağmen severek yaptığım şeyler. bir kısmını çocukluğumdan beri yapıyorum. ama yanlış anlaşılmasın öyle über süper üst seviye bir öz disiplin isteyen şeyler değil. kolaylıkla başarabildiğim için devam ettiğim şeyler.

bir de kolaylıkla başaramadığım öz disiplin isteyen konular var, onlarda tam bir patatesim. (muhtemelen bana kolay gelecek şeklini bulsam bu konularda da motivasyon eksikliği yaşamayacağım. aydınlandım)
düzenli antreman şeklinde yüzmek istiyorum mesela, ama 1-2 yapıp bırakacağımı bildiğimden parasını bahane edip araştırmıyorum bile.

kolaylıkla başarabileceğin bir şeylere yönel, bu duruma alışıp konfor alanını daraltma, daraldı mı genişletmesi daha zor. gerekiyorsa eşlik edecek birini bul, yardımcı olur.
0
nwnd
(17.07.24)
@akhenaten; Bu benzetme beni ne kadar üzse de maalesef hak veriyorum :/
Çocuk sahibi olmayı asla düşünmeme sebebim de kendimi tanıyor olmam :/

Guilty pleasure derinliklerindeyim bir aydır.
Çıkmak istiyorum :/


@nwnd;
İnsan anlıyor demek ihtiyacı olanı farkında olmadan tam olarak bunu yaptım. Yakın bir arkadaşımla birlikte squash oynamaya başlayacağız o benim salmama izin vermez birlikte toparlarız diye umuyorum.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
@mutekebbir: Akademisyen ya da öğretmensen yazın aynı buhranı hepimiz yaşıyoruz.

youtu.be
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
@sekizdokuzon; Değilim, ama çok rahat bir işte çalışıyorum. Saatlerimi kendim belirliyorum istediğimde gelip istediğimde gelmiyorum.
Şimdi "derdini sikeyim" diyecekler ama gerçekten bana biraz bu rahatlık batar. Biraz hareket lazım, mesela geçen hafta çalıştığım yere bakanlıktan denetime geleceklerdi, onunla ilgili çalışmalar, denetim, hareket bunlar bana o kadar iyi geldi ki. Ben böyle yoğunluğu çok severim. Ama aksilik sevmem işte yoğun işe tamamım ama başka sorunlar beni düşürür.
%100 mükemmel bir iş değil tabii ki sıkıntılarım da var.
Şu an iş değiştirme durumum yok :/

Video için de ayrıca teşekkür ederim ama geçen konuşmamızı hatırlarsanız ben bu kişi için de hemen hemen aynı şeyleri düşünüyorum adhahdhadh
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Gezme konusuna ne dersin?

Bana tatil az geliyo valla, yetmiyo yapmak istediklerime...

Sinema için hak verdim. Tiyatro da evet, doğru... Ama güzel bir ülkeyi/şehri keşfetmek? Buna da üseniosan öehh artık tedavi edilemezsinnn

Sevdiğin, keyif aldigin şeyleri iyi belirlemen gerekiyo sanirim

Spor için de motivasyonum şöyle "düşünme, hadi yola çık" :)))) sonrasında iyi hissediom çünkü

Ve diss'e hak verecegimi hiç dusunmezdim ama sebgilin vardır inş?
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer; Bunun için de adımlar attım.
Ağustos sonu iki günlük de olsa bi Sinop planım var.
Eylül'de geçen sene planladığım bir Belgrad tatilim ve Ayvalık film festivali var (henüz filmlere bilet bulabilecek miyim belli değil ama o tarihlerde tuttum evimi en kötü gider dinlenirim :))

Ben sanki spora başladığım an bu detaylarla da birlikte toparlayacağım gibi hissediyorum ya. Şu an tek eksiğim buymuş gibi hissediyorum ona fena sardım da bakalım ne zaman adım atacağım.

Yalnızım ahdhadhad
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Tm, spor için düşünme. Düşünmeden atla. Hiç üzerine düşünmeden bı salona kayıt yaptır ve hemen git xd

Sonrasında vücudunu iyi hissedip, kendini aynada beğendiğinde her şey daha keyifli oluyo... Tatil yapmak bile daha güzel, istediğim elbiseleri giyip iyi hissediom misss
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer; Üyeliğim var zaten hatta bitmek üzere Ekim’de bitecek o zamana kadar değerlendirmek istiyorum işte :/
Dediğiniz gibi yapmayı deneyeceğim.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Hadi, uzerine düşünmeden ayakkaplari giy cantani suyunu havlunu al disariiiii
0
abuzer
(17.07.24)
Merak etmek. Sonunu merak ediyorum.
0
pispinti
(17.07.24)
bende de son yıllarda tam tersi bir durum oluştu, hiçbir şey yapmadığım bir gün bitince kendimi çok kötü hissediyorum. son 2 yıldır tüm opera gösterimlerine gittim mesela, benim için bambaşka bir keyif haline geldi. günlük tüm dertlerden, sıkıntılardan uzaklaşıp rengarenk bir dünyaya giriyorum 2-3 saatliğine de olsa. ancak yaz dönemleri maalesef olmuyor. eylül gibi devam edeceğim.

onun dışında evde sürekli bir puzzle olur, en fazla 2 gün kalıyor masada, sonra yapığımı bozup kutuya kaldırıp başkasını açıyorum. hobi gibi değil de benim için dinlenmek, meditasyon yapmak gibi puzzle.

bunun dışında bu aralar örgüye sardım, daha öne hiç yapmamıştım o da çok sakinleştirici, keyifli bir hobiymiş, işe yarasın yaramasın sürekli bişeyler örmeye çalışıyorum,

denemediğim bilmediğim yemekleri yapmaya çalışıyorum. kış için domates sosu vs gibi hazırlıklar yapmayı seviyorum.

beklediğim yazarların kitapları çıkmışsa onları takip ediyorum, okuyorum. evde temizlik ya da düzenleme yapıyorum. haftada bir ya da iki gün sevdiğim canlı müzik gruplarını izlemeye gidiyorum, bağıra bağıra şarkı söyleyip dans ediyorum, eğleniyorum.

bunların hiçbirini yapmak istemiyorsam ve hava da aşırı sıcak değilse kulaklıkları takıp, müzik dinleyerek yürüyüşe çıkıyorum.

bunlar için motivasyonu nasıl buluyorum kısmını düşünüyorum da galiba bunları yapmadığımda o hissettiğim "hiçbir işe yaramayan, depresif ve mutsuz" halimi bildiğim ve bu halimden nefret ettiğim için enerjim olmasa bile en azından bir ya da iki tanesini gün içinde yapmaya çalışıyorum.
0
hypathia
(17.07.24)
Spora giderken seni de mesajla darlayayım ister misin? :p
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Valla ben doğru yaşamaya ve kendim için yaşamaya çalışıyorum. Kendimi onceleyince çeşitli fırsatlar yaratmaya çalışıyorum.
0
Amaranta ursula
(17.07.24)
yok ya ben bitiğim, sadece geri dönülmez bir noktada olmadığıma inandığım için devam ediyorum. akranım olan kuzenim intihar etmişti zamanında. biraz da işte onun yarattığı yıkımı yakından gördüğüm için aynısını aileme yapmak istemiyorum. yoksa şu an bi motivasyonum, hedefim, aktivitem vs. yok yani mal gibi yaşıyorum. en çok üzüldüğüm nokta da ekonomik durum sebebiyle iyiden iyiye endişelenen anneme destek olamamak, "yau bizim paramız var ya işte anne ne dert ediyon sokağa mı atıcaz seni" diyebilecek maddi duruma bile sahip olmamak. onun dışında kendi durumumu pek de önemsemiyorum yani. düzelir ama herhalde hayatta hep bi şeyler değişiyo.
0
mark greg sputnik
(17.07.24)
Kendimi de yönetiyorum. Sanki o bahaneler bulan başka biriymiş gibi davranıyorum. Özellikle kendimi bir şeylerin ortasında bırakırım. Arkadaşlarımla buluşmak için yazıştığımda bugün akşam tabii olur hatta şurası olsun derim ama düşünmeye zamanım olsa bahane bulurum ya da bahane bulan içimde biri vardır, onu dikkate almam. Sustururum. Konuşmasına izin vermem.
0
gabe h coud
(17.07.24)
youtube.com

Bu şekilde düşünüyorum o yüzden takılmıyorum bu motivasyon işlerine
0
Hallegadola
(17.07.24)
(6)

Arkadaşa Ev Hediyesi

isiaha
Merhaba, Elimizde eksiğine, ihtiyacına dair çok bir bilgi yok. Hediye olarak ne götürmeli? İhtiyacını öğrenmenin bir yolu var mı sizce? Teşekkürler.
Merhaba,
Elimizde eksiğine, ihtiyacına dair çok bir bilgi yok. Hediye olarak ne götürmeli? İhtiyacını öğrenmenin bir yolu var mı sizce? Teşekkürler.
0
isiaha
(17.07.24)
Paşabahçeden değişik bardak vs olabilir
0
jülsezar
(17.07.24)
yakın arkadaşsa kibarca sorulabileceğini düşünüyorum neye ihtiyacın var diye.
yoksa porselen çay fincanı gibi şık durabilecek şeyler olabilir.
0
black holes in the sky
(17.07.24)
Benim için en güzel hediye "güzel ama gereksiz" dediğim bir şeyi birinin getirip hediye etmesi. Bazı şeyler böyledir, ahşap yontu figür mesela. Kendim gidip hayatta almam, lüzumsuz harcama gibi gelir. Alsam da öylece durur, bir özelliği olmaz ısınmam. Ama biri hediye olarak getirse bayıla bayıla koyarım bir yere. İşlevsel hediyeden daha çok hoşuma gider. Hem uzun süre kalıyor, hem anısı oluyor hem de şık. Yarın bir gün çoluğa çocuğa bile gösterilir ev hediyesi olarak gelmişti diye.

Ya da Paşabahçe'de özel koleksiyon vazolar var mesela. Kendiniz bir vazoya o kadar para verip almazsınız. Ama hediye ederken mantıklı. Siz işlevsel bir şey de alsanız hemen hemen aynı parayı cebinizden çıkaracaksınız. O kişi bir süre bunu kullanacak, sonra eskiyip gidecek. Hiç var olmamış olacak. Halbuki o vazo yeri gelir ömür boyu durur.
0
akhenaten
(17.07.24)
Güzel bir koltuk/TV battaniyesi. Bunun ihtiyaç fazlalığı olmaz, her evde bulunur ve mutlaka bir şekilde kullanılır. Güzel ve indirimli bir tanesi: www.zara.com
0
silverleaf
(17.07.24)
Tepsi çok güzel bir hediye bence.

Hem evde asla yeteri kadar tepsi olmaz hem de yıllarca o evde yaşar ve hediye eden kişi hatırlanır. Bir başka güzelliği de neredeyse hiç yer kaplamaması, kırılacak derdi olmaması.
Çok şirin, çiçekli, esprili seçenekler de var.
Misafirliğe gittiğinizde "sizin tepsiyle getireyim çayları" diyerek ev sahibi de siz de mutlu olursunuz.

Paşabahçeden bardak, vazo, tahta süs eşyası gibi hediyeleri bana alsanız ben üzülüyorum. Gerçek bir üzüntüden bahsediyorum. Çünkü ona evde yer ayırmam lazım. Her geleceğinde "isiaha'nın vazoyu ortaya koyayım da kırılmasın" diye düşünmem gerekiyor. Hayatıma da yük oluyorlar. Öyle kalabalık, yer işgal eden ve işe yaramayan şeyleri hiç sevmiyorum. Almıyorum.
0
michael_knight
(17.07.24)
Yakın arkadaşım evlendiği zaman evli arkadaşlarıma genelde neye ihtiyacınız oluyor diye sormuştum. Pike pike pike diye cevap verdiler. Ben pike almıştım. Diğer alternatiflerim ise kahvaltı takımı(çay keyfi seri diye de geçebilir), nevresim, battaniye ve pikeydi.
0
tulumba
(17.07.24)
(12)

Ne zaman evleneceksin yada neden evlenmiyorsun sorularina ne soylenir?

Zetnikov
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansizSurekli olarak neden evlenmiyorsunNe zaman evleneceksinGibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyorGenelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyor
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansiz

Surekli olarak

neden evlenmiyorsun
Ne zaman evleneceksin

Gibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyor

Genelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyorlar.

Hakaret etmeden ne gibi cevaplar verilebilir fikrinizi almak istedim yabi bu insanlar nasil real de bloklanabilir
0
Zetnikov
(17.07.24)
"Kısmet" deyince konu kapanır genelde.
0
dolantindr
(17.07.24)
"Şu anda öyle bir düşüncem yok" diye ciddi bir ifadeyle söylüyorum. Normalde kimse üstelemiyor; olur da yaşlı akraba vb. biraz daha üstüne giderse "Olursa haberiniz olur zaten, merak etmeyin" diyorum. Normalde kimseyi ilggilendiren bir şey olmadığı için "Sanane" demek lazım aslında... Ama diğer yandan nazik olayım diye bahane üretmekle, yalan söylemekle de uğraşmanın anlamı yok bence.Onlar daha kötü, çünkü bu sefer gidip o bahaneyi deşmeye başlıyorlar.
0
salihdt
(17.07.24)
sohbetimizin sonuna geldik, yine bekleriz diyip kalkıyorum. flört, sevgili, akraba, arkadaş farketmiyor. bir daha buluşmam max.

örnekteki ilk iki aptalla zaten olmaz, öteki insanlara da ne ise sanki.

anne, baba’yı eğittim sayılır. darlamamaya başladılar ama nerede bir kız görseler ‘bu o!’ modundalar. yıldırdı onlar da.
0
baldan kaymak
(17.07.24)
ben aynı baskıyı çok yaşıyorum.


1. Method
sallama ileri bir tarih veriyorum. net söyleyince milet şaşırıyor.

örneğin bugün 17.07.2024
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ 15 kasım 2029

2. Method
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ Devlet Bahçelinin dediği gibi ölümle nikahın günü belli olmaz. :)
0
alp9900
(17.07.24)
"Ben de bilmiyorum, bakarız bakayım. [buraya konuyu değiştirmek istediğinizi belli eden şekilde ölü bir muhabbet geliyor: Hava da çok sıcak değil mi?]
0
akhenaten
(17.07.24)
Var biri görüşüyorum ama uğuru kacmasin diye anlatmayayım. Deyiver.
0
halk
(17.07.24)
Tebessüm ederek
"Bunu neden öğrenmek istiyorsunuz"
deyin. Susun, tebessüme devam.
0
alfired
(17.07.24)
ben aşağılıyorum, zayıf yanlarından vuruyorum.
0
numlock
(17.07.24)
ev işlerini kitleyecek birini bulunca evlenicem de :P
şaka şaka kafa dengi birini bulamadım henüz de geç
0
neira
(17.07.24)
Boşanmasını bekliyorum
0
michael_knight
(17.07.24)
"Her düğünde 'artık sıra sende' diyen yaşlılara cenazelerde 'artık sıra sende' demeye başlayınca 'sıra sende' demeyi bıraktılar"

-anonim
0
d max
(17.07.24)
önümüzdeki yaz diyorum istisnasız. bi şok geçiriyolar. sonrasında "kısmet"
0
chanandler bong
(17.07.24)
(4)

tüy dökücü krem ve özel bölgeler

biseysorcaktim
tüy dökücü krem pek kullanan biri değilim, geçen koltuk altı için kullandım, kolayıma geldi ve ambalaj üzerinde yapılmaması gerektiği söylenmesine rağmen kasıklarıma da sürdüm. sadece kasıklar değil penis çevresi ve testislere falan da bulaştı ben de iyice sıvadım. kısaca hassas olan her yerimin iyi
tüy dökücü krem pek kullanan biri değilim, geçen koltuk altı için kullandım, kolayıma geldi ve ambalaj üzerinde yapılmaması gerektiği söylenmesine rağmen kasıklarıma da sürdüm. sadece kasıklar değil penis çevresi ve testislere falan da bulaştı ben de iyice sıvadım. kısaca hassas olan her yerimin iyice tüy dökücü kremle kaplanmasını sağladım.

kısa bi süre bekletip temizleyecektim ki, bir işim çıktı ve aşağı yukarı bi saat kadar krem oralarda durdu.

kasıklarda ya da vücudumun başka bir yerinde sorun yokken, testislerimde yanık ya da su toplamaya benzer bi acı oluştu. hatta bir ya da iki tane sivilce gibi yaralar oluştu. bacaklarıma sürttükçe acı veriyordu o yüzden yara bandı yapıştırıp pansuman yaptım, biraz da silverdin sürdüm. ertesi gün geçti.

şimdi bi rahatsızlığım yok, her şey geçti ama biraz içim ürperdi.
bu tarz ürünler hassas bölgeyi tahriş edebileceği için mi bu bölgelere uygulanmamalı yoksa kanser, kısırlık ya da benzeri başka problemlere yol açma ihtimalleri var mı? açıkçası ikinci ihtimalden korktum. bir kereden bi şey olmaz dimi?
0
biseysorcaktim
(16.07.24)
Hocam ben sürekli tüy dökücü krem kullanırım o bölgelere. Sürdükten sonra michalenjolo amcanın Davut heykeli gibi 15 dk banyoda dururum. Sonra durula tamamdır. Çok beklersen yakar
0
dedeminhirkasi
(16.07.24)
tahriş ediyor, düzenli kullanım için uygun olmaz. siz çok uzun tutmuşsunuz. normalde bu tür uyarılar en hassas bünyelere uygun şekilde yazılıyor. ortalama bir teni referans almıyorlar. ortalamayı referans alırsanız zaten teni hassas olan birçok insanda ciddi şikayetler oluşur. o yüzden genelde belirtilen sürelerde hassas bölgede de kullanıyor birçok kişi. Sadece her seferinde yapmamak gerek.
0
akhenaten
(16.07.24)
Sorun bölgede değil, uzun zaman kalmasında. Kolunuzda da bir saat bekletseniz yine aynı reaksiyonu gösterirdi. Kanser gibi bir probleme sebep olacağını sanmıyorum çünkü emmiyor. Sadece cildinizi tahriş edersiniz.
0
duygusalatasi
(16.07.24)
valla ben gratis'ten almıştım bir tane. popoya süreyim dedim cayır cayır yandı:) alacaksan özel bölgeler için olanlardan al. üzerinde yazar zaten.
0
nothing in my way
(16.07.24)
(4)

Türkiye ve sigorta primi

logisticsmanager
Şimdi ben "sigorta yüksekten iyidir" kültürü ile büyüdüm ailem tarafından. Onlar da ilk emekli oldukları zaman en düşük emeklinin iki üç katı aliyorlardi (su an bu gidisle en düşüğe esitlenir)Ama gördüğümüz üzere bitti artık ülkede o iş. En az primi ödeyen de yüksek ödeyen de eninde sonunda bir ikti
Şimdi ben "sigorta yüksekten iyidir" kültürü ile büyüdüm ailem tarafından. Onlar da ilk emekli oldukları zaman en düşük emeklinin iki üç katı aliyorlardi (su an bu gidisle en düşüğe esitlenir)
Ama gördüğümüz üzere bitti artık ülkede o iş. En az primi ödeyen de yüksek ödeyen de eninde sonunda bir iktidar tarafından eşitlenebiliyor.

Bu mantıkla ülkede sizce emeklilik komple temel bir maaş olup herkesten aynı prim alınıp herkese aynı para verilen bir sistem gelir mi? Yani amaç emekli maaşı olayını bitirip çok cüzi bir maaşa düşürüp her koyun kendi bacağından asılır yapmak. Bu şekilde yok yüksek prim vs bitti. Misal herkes 10 bin, yetmiyorsa da yetmiyor gg wp.

Ya da hiç olmaz, devlet paraları toplamaya devam eder, 30 sene sonra da hakkını gasp eder, hiç kimseye de dert anlatamazsın mı?
Çünkü Türkiye'de olmasam da ben elden maaş alan ve maaşı asgariden gösterenleri haklı bulmaya başladım. Sonuçta devlet paranın üstüne yatiyor ileride, üç kuruş ödeyen de azıcık yıl ödeyen de yıllarca üstten ödeyen de aynı yere çıkıyor. En azından elden alırsan bu parayi fonlara yatirirsin, paranı kendin yonetirsin, bir iktidar gelip hupletmez.

Nedir sizce bu işin yolu? Siz bundan sonraki hükümetlere güvenir misiniz? Sonuçta yolu açıldıktan sonra canı isteyen gene yapar bunu simdiki gider bu sefer bıyıkları daha uzun biri gelir gene yapar.
0
logisticsmanager
(16.07.24)
Diğerleri bir yana elden maaş veren ve maaşı asgariden gösterenler işverenler. Bunun haklı bir tarafı yok. Sonuçta alınan maaş çeşitli nedenlerle tabanda eşitlenecek olsa bile arada geçen sürede üstüne konulan para yine çalışanın hak ettiği para.

Maaşın bir kısmını devlet eritiyorsa, diğer kısmına da şirketler konuyor akbaba gibi. Dışardan bakınca ciddi anlamda dram aslında bu. Yıllarca çalışıyorsunuz, neticede yaşlanıp iş göremez hale gelince al neyine yetmiyor diye üç kuruş veriyorlar.
0
akhenaten
(16.07.24)
En son 1,7 çalışanın 1 emekliye tekabul ettiği açıklanmıştı. Dahası da varsa takip edemedim. Ama nüfusumuz hızla yaşlandığına göre her geçen günün bir öncekinden kötü olacağı. Konya ovasından petrol fışkırmadığı sürece de daha iyisini beklemek, sonraki hükümetlerden medet ummak hayal.

Asgari emekli maaşında buluşulmasa bile fark komik kalmak zorunda gibi duruyor.

Bu durumda herkesin kendi emekli veya iş göremez hale gelme gününü bugünden düşünüp tedbir alması gerekiyor. Bunun da yolu, S&P ye abanmak ve Euorbond biriktirmekle olur diye düşünüyorum.

Geçen gün bir bileşik faiz hesabı duyurusu vardı. Oradaki grafiğin iyi incelenmesi ona göre gecikmeden tedbir alınması gerekir. BES falan biraz hikaye gibi geliyor bana. Herkes kendi tedbirini almalı.
0
Mirket
(16.07.24)
Valla ben senin söylediğin gibi olacak diye düşünüyorum.
0
numlock
(16.07.24)
@numlock; sabit emekli maaşı mı? Yani zaten planlı da olabilir; emekli sistemini böyle bitir, sorun yarat. Çözüm olarak da emeklilik sistemini komple bitir böyle.

Oyun büyügg...
0
🌸logisticsmanager
(16.07.24)
(14)

Alkollüyken yazdıklarımı hatırlamıyorum

gabe h coud
Bir kaç gün önce alkol aldım. Prosecco, Aperol vs. Gece burada cevaplar vermişim ve arkadaşlarıma mesajlar atmışım. Hiç hatırlamıyorum ama sarhoş falan değildim, çakırkeyif en fazla. Daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Kendimi kaybetmiş olsam anlayacağım ama tamamen kendimdeydim. Sanırım. Yani ken
Bir kaç gün önce alkol aldım. Prosecco, Aperol vs. Gece burada cevaplar vermişim ve arkadaşlarıma mesajlar atmışım. Hiç hatırlamıyorum ama sarhoş falan değildim, çakırkeyif en fazla. Daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Kendimi kaybetmiş olsam anlayacağım ama tamamen kendimdeydim. Sanırım. Yani kendimde olduğumu düşünüyorum ama değilmişim demek ki. Kendimden şüphelenmeye başladım. En Büyük Şaban filmindeki gibi bir durum mu yaşıyorum :)

Sizin başınıza benzer bir şey geldi mi? Tamamen kendinizde olduğunuzu düşündüğünüz bir günde hatırlamadığınız bir şey yaptığınız oldu mu?
0
gabe h coud
(16.07.24)
Kötü mesajlar mı attın arkadaşlarına, ya da burada kötü olmaması gereken tarzda mı cevaplar verdin?
0
rock n roll
(16.07.24)
Hayır, aynı çizgimi korumuşum fkfkfk ama belli yani biraz eksik akılla yazmışım.
0
🌸gabe h coud
(16.07.24)
Yok valla hiç olmadı, ben arkadaş grubunda "ne kadar içse de kendinde kalıp diğerlerini hizada tutan tip" olarak işlev gördüm yıllarca. Heralde ordan kalma dürtülerle alkollü hafızam normal güne göre daha iyi :D
0
akhenaten
(16.07.24)
Aynı çizgini koruduysan kesin çok sarhoşsundur :))

Sarhoşken yapılan ve söylenen her şey hatırlanırmış. Hatta sarhoşken söylediğimiz her şey gerçek dusuncelerimizmiş.

Neyse bugünkü iğneleme kotamı doldurduğuma göre artık gidebilirim :)
0
rock n roll
(16.07.24)
Alkollüyken yaşayıp ayıkken yasamamayi tercih ettiğin bir duygudurumunu bastırmışsındır.
0
sekizdokuzon
(16.07.24)
Başıma benzer bir olay gelmedi. Çok içmediyseniz normal değil. Doktora gidin.
0
gnosis
(16.07.24)
Edit: benim başıma hiç gelmedi.
0
rock n roll
(16.07.24)
Edit: Uyku için aldığım ilaçları alkol ile birleştirince ortaya böyle bir durum çıkmış olabilir.
0
🌸gabe h coud
(16.07.24)
Black out olmussun gabe’cigim.
Bu bana oldu, hatta salsa bile yapmisim (salsa bilmiyorum) hatirlamiyorum shsjsj. Arkadasima da zaman zaman oluyor; o esnada cok derin, felsefi tartismalar bile yapiyormus, birkac kere ses kaydi almisti hatirlamayinca.
Bu cok ya da az icmekle ilgili degil, beyinde bir sey kapaniyor sanirim bir tetiklenmeyle. Norolojik bir sey aslinda. Psikiyatr arkadasima ilac verdi ama detayini bilmiyorum.
0
mor oje
(16.07.24)
Dışarı çıkmadan önce hızlı hızlı votka içtim, çok sarhoş olmuşum, arkadaşlarım bari evde içelim demişler.

Ertesi gün baktığımda 70'lik votkayı nerdeyse bitirmişim.

Problem burada başlıyor, fatih ürek haydi lilili de bir oynamışım, videodaki benim ama o anları hayal meyal bile hatırlamıyorum, günümüzde olsa yapay zekaya hazırlatmışlar videoyu diyeceğim.
0
kimlanbu
(16.07.24)
Sarhoşmuşsun demek :)
0
numlock
(16.07.24)
İlaçla etkileşime girmiş olabilir sadece alkolle de oluyor ama çok veya hızlı hızlı içmen lazım onun için aç karna vs.
0
chicha_v2
(16.07.24)
ona film kopması deniyor, hiç başıma gelmedi. içkine bişey katmış olmasınlar.
0
orpheus
(16.07.24)
ilginç olan, gece 00.15 gibi yattığımı, uykuya geçtiğimi hatırlıyorum. nasıl olmuşsa, 01.00-01.30 arasında mesajlar atmışım, duyuru cevaplamışım. hiç yok bunlar bende. yarım saat bir saat kadar kayıp.
0
🌸gabe h coud
(16.07.24)
(6)

Eskiden Şehirde at kullanimi

WithWorth
Atlar en son ne zaman şehirde şahsi kullaniliyordu ?Sadece kalburustu kesim mi kullaniyorduNormal bir ciftci ailesi de istanbulda bir yere gidecegi zaman atla mi gidiyorduBesiktastan, eminonune mesela.Eski istanbul evlerinde ahir da olmasi gerekiyor degil mi
Atlar en son ne zaman şehirde şahsi kullaniliyordu ?

Sadece kalburustu kesim mi kullaniyordu
Normal bir ciftci ailesi de istanbulda bir yere gidecegi zaman atla mi gidiyordu
Besiktastan, eminonune mesela.

Eski istanbul evlerinde ahir da olmasi gerekiyor degil mi
0
WithWorth
(16.07.24)
Sorunuzun cevabı biraz karışık, hala atla gidebilirsiniz. At arabaları hala kullanılıyor. Küçük şehirlerde ise hala çeşitli hayvanlarla ulaşım var. Sorunun diğer karışık kısmı da burası. İlla bir at sahibi olmanız gerekmiyor.

At tercih sebebi, ancak at binmek yetenek isteyen bir şey. Herkes atla seyahat etmiyor. Hem maddi durum açısından, hem de binicilik açısından. Eşek, katır ulaşımı da yaygın. At ve öküz arabaları da var.

Bu dönemi "at dönemi" değil de "otomobil öncesi dönem" olarak düşünmek daha doğru.

Ancak yukarda da dediğim gibi belli bir keskin değişim periyodu yok bunun. Otomobiller yaygınlaştıkça ve ulaşılabilir hale geldikçe hayvanların kullanımı da azalıyor. İlla belli bir nokta baz alınacaksa mevzuatın oluşum sürecine bakabilirsiniz.

Ben kısaca bir baktığımda otomobillerin şehir içi kullanımını regüle eden ilk düzenlemelerin 1913'te ortaya çıktığını gördüm. Karayolları trafik kanunu ise 1983'te çıkıyor. Aradaki bu 70 yıllık dönemi bir geçiş dönemi olarak düşünebilirsiniz.

www.aa.com.tr:~:text=Osmanl%C4%B1%20Devleti'nde%201900'lerin,%C5%9Fof%C3%B6rlerin%20s%C4%B1nava%20tabi%20tutulmalar%C4%B1%20istenmi%C5%9Fti.
0
akhenaten
(16.07.24)
Doğuda 90'ların sonuna kadar at arabası yaygındı. İstanbul'da filmlerden gördüğümüz kadarıyla 70-80'lerde en son kullanım zamanları. At üstünde bir yerden bir yere gitmek çok daha eskidir.
0
gabe h coud
(16.07.24)
Sarıyer Çayırbaşı'nda sokak köpeği gibi Sokak Atı mevzusu yakın zamana kadar vardı hala vardır belki.

Onun dışında şehir içinde çingene mahallesi denilen yerlerde hala at oluyor ama artık ufak kamyonetler, triportörler yerlerini aldı.
0
nop
(16.07.24)
Şu trafik levhası hala kullanılıyor.
Hayvanların binek olarak kullanılması dönemi ile otomobil dönemi arasında bir çizgi yok. Biri rantabl olmadığı için azalarak bitmiş. Belirli bir tarih de yok. İzmirin çöpçü eşekleri daha 20 yıl kadar önce emekli edildi. Faytonların kaldırılması da daha dün gibi.

İmtiyazlı sınıf diye bir şey de yok. Parası olan, ihtiyacı olan at alıyor. İzmir çingeneleri hala at kullanıyorlar.

www.ileritrafik.com
0
Mirket
(16.07.24)
Ben at arabası gördüm şöyle takriben 5-6 sene önce, İstanbul'da. Bizim orada kentsel dönüşüm durumu var, bir dolu inşaat var, oradan "esmer vatandaş"lar malzeme götürüyor arabayla. Onlardan biri at arabasıyla gelmişti. Hoş atın iskeleti çıkmıştı direkt, o ayrı...uzatmaları oynuyordu hayvancağız.
0
d max
(16.07.24)
İstanbul'un kırsal kesimlerinde at hala var, her gün görüyorum diyebilirim. Bunun dışında İstanbul'da en güncel örnek Adalar sanırım, kaldırılalı çok olmadı.
0
zemberek
(16.07.24)
(25)

"bayağı"yı bilinçli olarak mı "baya" şeklinde yazıyorsunuz?

m e b
selamlar.bugünkü eften püften ama dikkatimi çeken ve aynı zamanda canımı sıkan bir derdimi sizlerle paylaşmak istiyorum.mesela burada, bilumum sosyal medya platformlarında yazıyı yazan kişinin yazdıklarına bakıyorum; yazısını kusursuz bir imlayla yazmış, noktalama işaretlerini tam da olması gerektiğ
selamlar.
bugünkü eften püften ama dikkatimi çeken ve aynı zamanda canımı sıkan bir derdimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

mesela burada, bilumum sosyal medya platformlarında yazıyı yazan kişinin yazdıklarına bakıyorum; yazısını kusursuz bir imlayla yazmış, noktalama işaretlerini tam da olması gerektiği yerde kullanmış. ama nedense "baya", "bişi", "diil" gibi bozuk kelimeler kullanmış. hani, olay konuşma dili gibi üslup takınmaksa diğer kelimeleri çok düzgün, ama sadece bun(lar)a istisna tanımış. yine de bilhassa bayağıya takığım çünkü en çok da gözüme çarpan o.

neden 10/10'luk yazınızda "baya" diye yazıyorsunuz? bilinçli bir hareket midir bu?
0
m e b
(15.07.24)
imla ve noktalamaya genellikle dikkat etsem de bisi ve diil'i ben de kullanirim resmi olmayan yazismalarda. ama baya konusunda takintiliyim sanirim :) baya yazinca hosuma gitmiyor, bayagi yazinca da cumle baglamindan sasiyor bana gore. ben o yuzden ikisini de kullanmiyorum, epey kelimesini kullaniyorum onun yerine :)

bu kadar yazdim soruya cevap vermemisim :) kullanmayarak cozuyorum o sorunu ama bu kadar takik olmasam ona, baya seklinde de kullanirdim nolacak :)
0
in vino veritas
(15.07.24)
De, da, ki'ler haric dikkat etmiyorum bu tarz yerlerde yazima.
Baya, bayagiya gelince baya yazarim boyle yerlerde.
Gercek dunyada ise bu kelimeyi kullanmayi tercih etmiyorum. Bayagi daha cok adi anlaminda oldugundan oldukca falan derim onun yerine.
0
Kittie
(15.07.24)
yazması daha kolay olduğu içindir. mesela sen de cümleye "ama" ile başlamışsın. mesela ben de/da birleşik yazılınca uyuz oluyorum ama bir yerine bi yazarım. çünkü öyle alışmışım 2000lerde mırç vardı böyle konuşuyorduk :P
0
neira
(15.07.24)
özellikle olsun ya da olmasın böyle yazanları engelliyorum.

tm, ok vs. bende kullanıyorum da baya ne demek? kelime anlamı anlamı da yok benim dil lügatımda. türkçe dersinde çok sorun yaşadığımdan o -ğı eki gelecek :)
0
baldan kaymak
(15.07.24)
İmla noktalamaya diqqat, gerisini yardir +7
0
abuzer
(15.07.24)
Evet ve çok kullanırım resmi olmayan yazışmalarda benim için bayadır :)
0
grimavi
(15.07.24)
çoğu imla kurallarına ve sözcükleri düzgün kullanmaya dikkat etsem de, neredeyse tek istisnam "baya" kelimesinde. bunu bazen bayağı şeklinde kullansam da, çoğu zaman biliçli olarak baya diyorum. en büyük sebebi bayağı'nın basit, sıradan, aşağılık gibi olumsuz anlamları var. bazen buna çağrışım yapabiliyor.

bazen baya yazmak rahatsız ediyor beni de, epey diyorum o vakitlerde.
0
biseysorcaktim
(15.07.24)
eskiden bilinçli olarak yazıyordum ama şöyle bilinçli,

bayağı: adi, basit
baya: alenen, açıkça

böyle bir ayrım var sanıyordum ahaha. hiç kontrol etmemiştim. "böyle bayağılıklara gerek yok" ve "sen baya baya delirmişsin" şeklinde kullanırdım mesela.

sonradan öğrendim baya diye bir kelime yokmuş ama hala her iki bağlamda da "bayağı" demek garip geliyor, hiç alışamadım.
0
mark greg sputnik
(15.07.24)
bişeysoracaktım +1
Bilerek bayağı yazmıyorum, kendimce baya ayrı bir kelime. Galatı meşhur olarak yoluna devam edip ileride bu hale evrilecektir.
0
Bruce
(15.07.24)
@mark greg sputnik +1

Tam olarak böyleydi bende de. Sonra kendimi alıştırdım. Bayağı kelimesi, "çok, pek çok" anlamını karşıladığını da düşününce, "pespaye" anlamını çağrıştırdığı için diğer anlamlarda kullanmakta zorlanıyorum. Ama kendimi zorluyorum.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Birseysoracaktim +1

Bayağı=adi
Baya=epey, alanen vs

Benim için ağabey/abi konusu gibi biraz. Doğru yazımı ağabey ama asla öyle yazmam cümle içinde. Şimdi örnek olarak yazarken bile rahatsız hissettim.

Diil, bişi vs pek yazmam. Bir yerine bi yazıyorum tabii ki ya da burada yerine burda falan bazen ama genelde konuşma etkisi vermek için. Baya ise bilinçli tercih çünkü sondaki -ğı kısmının kelimeyi bozduğunu düşünüyorum.

İmla takıntılı değilim ama kurallara uyarım hani grammar nazilikten değil de öteki türlüsü hoşuma gitmiyor.

Bu arada konuşma dilinde de değil'in doğrusu diil diye geçiyor ama ben bastıra bastıra değil demeyi seviyorum. TRT spikerlerinin uydurduğu "doğru Türkçe telaffuzu" mevzusuna çok kılım. Açık e, kapalı e ayrımı gibi şeylere dikkat ederim ama yapacağım yerine yapıcam demezsen seni afaroz eden ekibe ayrı kılım :D
0
nundu
(15.07.24)
Çok dikkat edersem Osmanlıcaya kayıyorum. Onun için biraz sallapati oluyor.
'de','da' ve 'ki' konusunda takıntılıyım ama.
0
Mirket
(15.07.24)
Gündelik konuşurken bilinçli şekilde baya yazan takımdanım ben de.

Bayağı sözcüğünü daha ziyade olumsuz anlamıyla ilişkilendiren cevapları verenlerle sebeplerim aynı.

Abi yazmak gibi bir şey benim için de.
0
akhenaten
(15.07.24)
Ekmeğimi Türkçe bilgimle kazanıyorum, alışkanlıkla noktalamaya, eklerin yazımına, düzeltme işaretine uyarım, bunları düşünmeden yapıyorum. Ama gündelik yazışmalarda konuşma dilini yazıya aktarmayı kusur görmüyorum, ben de yapıyorum. Baya bilinçli olarak baya yazıyorum yani :)
0
kobuzchu kiz
(15.07.24)
Maksimum 20 seneye TDK tarafından onaylanır bu şekildeki kullanım.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
burada Sözlük’ten gelen alışkanlık ve kültürle cümlenin ilk harfini küçük yazıyorum. arada telefonun düzeltmesiyle büyük yazdığım da oluyor, o zaman hepsini büyük yapıyorum. genel olarak imla kurallarına çok dikkat ederim. “baya” hiç kullanmadım, kullananlara gıcık oluyorum. de, da eklerini ayrı yazmayı bilmeyenler kültürsüz, dikkatsiz, özensiz, cahil geliyorlar, kusura bakmasınlar. benim bir yanlışımı gören olur da düzeltirlerse, çok olumlu tepki veririm.

Bazı “entitled” kadınlar bahsedildiği gibi yazıyor, onlar da gözümden düşüyor.
0
gabe h coud
(15.07.24)
evet cünkü notere dilekce degil internete bos bos seyler yaziyoruz.

bayaa diye yazilir hatta. :D
0
robert bosch
(15.07.24)
evet doğrusunu bilerek genelde "baya" yazıyorum. Dil yaşayan bir şey, belki de ileride sözlüğe bu şekilde geçer.

Mesela ilkokuldan sonra hiç ağabey yazmadım.

Ben yazdığın diğer kelimeleri kullanmıyorum ama "di mi/dimi" yazıyorum.
0
nhk ni youkosu
(15.07.24)
imla kurallarina takintili bir grammer nazi olarak ben de "cok, epey" anlaminda kullanirken baya yaziyorum. bayagi'yi adi anlaminda kullanirken uzun uzun yaziyorum. bayadir baya yaziyorum yani.
0
antikadimag
(15.07.24)
Evet "bayağı" yazınca "adi" kelimesi aklıma geldiğinden bile isteye "baya" şeklinde yazıyorum, illa yazmam gerekiyorsa. Eklerin yazımına, gereksiz kelime kısaltmalarına ben de takıntılıyım. Ama bu bana normal ve böyle olmalı gibi geliyor yazışırken :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.07.24)
Tüm kurallara uyarak yazmaya çalışsam da bayağı konusunda yukarıdaki arkadaşlara katılmaktan alıkoyamıyorum kendimi. Bayağı kelimesi, baya baya adi anlamına geliyor çünkü aslfahsfj. Ayıp olur karşı tarafa.
0
brkylmz
(15.07.24)
eğer "epey, oldukça" anlamında kullanacaksam bilinçli olarak baya yazıyorum.
bayağı ve baya arasında fark olması gerektiğini düşünüyorum. bu yüzden baya yazımı benim için bilinçli bir galat-ı meşhur.

bayağı: adi, basit
baya: epey, oldukça
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.07.24)
Tdk göreve!
0
prole
(15.07.24)
Bayağı yazmayı sevmiyorum. Ağabey yazmak gibi tuhaf geliyor.
"De, da" bağlaç ya da eklere takıntılıyım. Yanlış yazmışsam silerim ya da düzeltirim. Dikkat etmeyenler gözüme batar ama unuturum sonra :)
0
sevilen progressive türkücü
(16.07.24)
çoğu kişi doğrusunu "baya" zannederek yazıyor. "iddia" kelimesinin doğrusunu da "iddaa" zanneder aynı güruh.
0
adivar
(16.07.24)
(15)

İstanbul Boğazının Büyüleyici Etkisi

isiaha
Merhaba İstanbullular, İstanbul boğazının büyüleyici etkisinin sebebi nedir sizce? 3 hafta önce Venedikte bulunmuş biri olarak soruyorum soruyu. Evet Venedik çok güzel ama çok farklı bir kategoride ama bizim boğazın sahip olduğu etkileyecilik yok bence. Zevkler tartışılmaz ama Boğazın bu guzelliğin
Merhaba İstanbullular,
İstanbul boğazının büyüleyici etkisinin sebebi nedir sizce? 3 hafta önce Venedikte bulunmuş biri olarak soruyorum soruyu. Evet Venedik çok güzel ama çok farklı bir kategoride ama bizim boğazın sahip olduğu etkileyecilik yok bence. Zevkler tartışılmaz ama Boğazın bu guzelliğin kaynağı nedir?
0
isiaha
(14.07.24)
Kıvrıla kıvrıla gidiyor yılan gibi, bence ondan.
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
Boğaz bence abartılacak bişey değil. Ben her baktığımda sadece bir "köprü" görüyorum. İstanbuldan nefret etmem belki bunda etken.
Venedikte cüzdanımı çaldırmama rağmen orası bence daha güzel.
0
numlock
(14.07.24)
Mecazi yüklenen anlamını saymazsak (iki kıtanın sınırı) çok da bir numarası yok diye düşünüyorum. Yani salt manzara olarak öyle aman ama bir özelliği yok ama bi taraf Asya, bi taraf Avrupa diyince wow oluyosun.
0
nundu
(14.07.24)
Ben bazen seviyorum, bazen sevmiyorum. İstanbul boğazını istanbul boğazı yapan benim o anki keyfim sanırsam. Bir de hava durumu. Çok rüzgar olmadığında, hava çok sıcak veya soğuk olmadığında güzel oluyor.

Yaprak kıpırdamayan ama havanın serin olduğu, hafif sisli bir bahar sabahı güzel.

Ortalık çok hareketliyse, hava çok sıcak veya soğuksa, görüntü HD kalitedeyse kötü.
0
akhenaten
(14.07.24)
Tam tersi. Boğazı her gördüğümde onu hiç ettiğimiz geliyor aklıma. Çarpık kentleşme, biriyle alakasız eciş bücüş binalar ve yeşilden çok grinin hakim olması… Bence güzel bir görüntü yok ortada. Hele o çamlıca kulesi falan berbat.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
Şimdi bence burada kişinin o şehre olan ilgisinin, bağının önemi var.

Ben misal istanbul bogazindan buyulenirim ama çok acayip güzel gözüktüğü vs için değil (gözükebilirdi ama yapilasma...) ama çok büyük yani böyle hani her yerde göremeyeceğin bir şey.

Misal insanlar eiffel kulesine "bu ne" diyor ya, aynı şekilde ilk gördüğümde altindan "oha lan" diyip çok buyulenmistim. Aynısını new York'a gidince yasayanlar olduğunu da duydum gidenlerden.

Kısacası bence bu yapilarin (dogal ya da yapay) büyüklüğü falan bizi cok etkiliyor.
Misal beni büyük makine, rüzgar gülleri falan da etkiler :) su an yaşadığım yerdeki daglara da bakip "bu ne abi ya hayvan gibi dağ" diyorum her baktigimda.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Boğazı çevreleyen tepelerdeki selatin camileri, kız kulesi, beyazıt kulesi, galata kulesi bunlar ayrı bir hava katıyor.
0
hebanon
(15.07.24)
Hocam yurtdisinda yasadim bence senin kastettigin sey "enerji" mevzusu. Ben mesela bogaza gidince bir huzur bi cosku geliyor icime nedendir bilmiyorum. Falat bu yurtdisinda falan gittim bogaz tarzi yerlerde hic enerji alamiyorum.
Belki ayni kafayi yasiyoruzdur.
0
Zetnikov
(15.07.24)
Boğazın güzelliği ve çirkinliği baktığın yere göre değişir.
Yeşilliğin bol olduğu ve aradan eski yalıların ve köşklerin göründüğü otantik hali güzel.
Yüksek binaların çok olduğu, yeşilliğin neredeyse olmadığı ve sahili araba trafiğiyle dolu hali çirkin.
Ayrıca modern köprüler (tarihi, heykelli işlemeli vs. olmadıkça) insanlara neden güzel gelir hiç anlamam.
0
merhum
(15.07.24)
Boğaz güzeldir ama dünyada ne güzellikler var öyle aman aman büyütülecek dünyanın incisi bebeği vs konumlanacak bir durumu yok
0
basond
(15.07.24)
güzel esiyor
0
bir soru sorcam
(15.07.24)
Köprüden metrobüsle geçenken bile o güzellik karşısında büyüleniyorum. Çok seviyorum ben de görsel olarak çok güzel ama tam o kıyı kısımları ve deniz :) Biraz daha açını genişlettiğinde berbat bir kent o kadar karışık ki bakarken bile yoruluyorum.
Boğaz manzaralı bir evde oturmak ister miydim mesela sanırım orman manzarasını tercih ederim ama deniz kıyısına yakın olmak yürümek oturup izlemek bana hep iyi gelmiştir severim.
Bence boğaz gayet güzel ama bu noktada @ruhen hastayım ben'e katılmamak elde değil asla kıymetini bilemediğimiz güzellikte bir şehir burası, başka ellerde olsa çok daha güzel olabileceğini düşünürüm hep.
0
mutekebbir
(15.07.24)
insanlar istanbuldaki kalabalıktan ve stresten o kadar bıkmış ki gerçekçi yaklaşamıyorlar bu güzelliğe.
mesela istanbul beton deyip duruyorlar, elbette öyle de zaten. ama boğaz hiç de öyle değil. belli kısımları hariç genel olarak gayet yeşil ve özellikle bazı günler çok güzel görünüyor. köşkler, saraylar, yalılar boğaz'ı boğaz yapan özellikler. birçok farklı tarzda çok estetik yalılarla dolu.
coğrafi olarak bu su yolunun özelliği zaten ortada. biz ezelden beri kafamızda çok normalleştirdiğimiz için iki kıtayı birbirine bağlayan bu yolun ne kadar özel olduğunu unutuyoruz.
0
nathanieltroy
(15.07.24)
dunyada cografi olarak istanbul'dan guzel sehir bulamadim ben. cok essiz bir sehir. belki san francisco ki o da bir bogaza sahip ufak da olsa.

istanbul cok guzel. hem deniz var, hem tepeler var bogaza bakan, hem de kiyidan bakinca gordugun karsi kiyi manzarasi var ki o da tepelik.

genelde deniz kenarindaki sehirler denizden bakinca guzel gozukur. istanbul'da kiyidan bakinca karsi tarafi gorebildigin icin iceriden de guzel.
0
antikadimag
(15.07.24)
bogaz dunyanin nadir guzelliklerinden biri, insan elindekinin kiymetini bilmiyor.

yurtdisinin lansmani herzaman iyidir, oraya gidersin bu ne lan dersin. cocuklugum boyunca gidip gorme hayali kurdugum, gidince bu ne lan mevzu bu muymus dedigim cok yer oldu.

eger istanmbul/bogaz bir ucuncu dunya ulkesinin degilde gelismis bir ulkenin elinde olsaydi, isvicre falan gibi, dunyanin 1 numarali turizm merkezlerinden biri olurdu. ama biz icine ettik.
0
cooperr
(15.07.24)
(8)

hayat tarzı size ters olan ama görüştüğünüz arkadaşlarınız var mı?

la lykia
sizin hayata bakış açınız, ilkeleriniz, düşüncelerinize ters bir hayat yaşayan ancak size bir zararı olmayan ve saygısızlık yapmayan arkadaşlarınız var mı?aklıma gelen en basit örnek: diyelim ki alkollü araba kullanmaya, trafikte makasa falan çok karşı birisiniz. arkadaşınız da kendi hayatında sürek
sizin hayata bakış açınız, ilkeleriniz, düşüncelerinize ters bir hayat yaşayan ancak size bir zararı olmayan ve saygısızlık yapmayan arkadaşlarınız var mı?

aklıma gelen en basit örnek: diyelim ki alkollü araba kullanmaya, trafikte makasa falan çok karşı birisiniz. arkadaşınız da kendi hayatında sürekli alkollü araba kullanıyor ama sizin yanınızda yapmıyor.

ve önemli nokta: bunun gibi bir sürü örnek de var diyelim ki.

bu kişi ile bana bir zararı yok diye görüşür müsünüz yoksa arkadaşlık ortak yönler, özellikler, ortak dünya görüşüdür diye düşünüp görüşmeyi keser veya çok azaltır mısınız?
0
la lykia
(14.07.24)
Hayatımdaki hemen hemen herkesle görüşüm farklı. Gerektiği yerde de tepkimi gösteriyorum ama görüşmemek için bir sebep değil.
0
numlock
(14.07.24)
Bir kadın arkadaşım eşini aldatıyor. Hem de öyle birkaç kere değil. Tinder bile açmış. Bana son derece ters.
0
Kahvedesu
(14.07.24)
@kahvedesu; tam olarak bu gibi durumları kastetmiştim. görüşmeyi kestiniz mi, tepki verdiniz mi?
0
🌸la lykia
(14.07.24)
Eşine desem adam belki farkında ama umursamıyor. Gece 12'de eşini merak etmiyor musun? Yabancı arkadaşlarım bile ayıplıyor ve olay Türkiye'de yaşanıyor.
0
Kahvedesu
(14.07.24)
Şeriatçı bir arkadaşım var. Önceden ateistti, hristiyan oldu, Tevrat, Zebur ne varsa okudu. Yahudi olmak istedi, olamadı :) Sonra müslüman oldu ama şeriatçı oldu bu sefer de. Yeni bir arkadaş olsa görüşmem ya da hiç iletişimim olmaz ama bu eski ve can dostu bir arkadaş. Hayatta yolunu bulmaya çalışıyor. Sevgim, saygım azalmaz. Onun da bana karşı durumu aynı. “Yanacaksın oğlum” der, gülerek.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Eşini aldatan ve cesitli maddeler kullanan bağyan cinsiyetli cok yakin bir arkadasim var. Ben de evli çocuklu dumduz yasayan bir insanim. Benimle gorusurken ayık kafayla ve edepli bir haliyle bulundugu ve hayat standartlarimi tehdit etmediği surece sorun etmem biraz riskli gormekle beraber sevdiğim bir arkadasim.
0
instant crush
(14.07.24)
Çocukluktan kalan arkadaşlarım var böyle. Daha henüz herhangi bir görüşümüz oluşmadan başladığım arkadaşlıklar. Zaman içinde herkes değişiyor tabi, ancak bu kişilerle olan ilişkimde aramıza bu tür şeyler girmiyor. Girebileceği kadar konuya yükselemiyoruz zaten. Zaten o beni olduğum gibi kabul etmiş, ben onu. Fikirsel açıdan soracak, tartışacak bir şey yok. Zaten bu kadar eski arkadaşlıklarda bu konular sıkıcı oluyor, yapacak daha güzel şeyler var. Toplum ölçeğinde olması istenen yaşam şekli yani. Herkesin fikri kendine. :D

Ancak üniden itibaren bu şekilde arkadaşım yok. Çünkü zaten fikirler oluşmuş artık, bir araya gelemiyorsunuz. Gelseniz birlikte yapacak bir şey bulamıyorsunuz. Samimi olmadığınız, içini bilmediğiniz biri bir konuda bir şey söyleyince önyargılar oluşuyor, uyuşmuyorsunuz, tanımak istemiyorsunuz, tanımak mümkün de değil zaten. Ne yapacaksınız? Ben seni sevmedim ama belki severim, istemeden de olsa vakit geçirelim denmez sonuçta. Garip olur.

Haliyle durum bu :D
0
akhenaten
(15.07.24)
Var tabii ki. Genellikle ideolojik ayrılıklarımız var, bu ayrılıkların yaşam tarzına doğrudan yansıdığı arkadaşlıklarım da var. Ama kısasın şöyle, insani ve ahlaki kurallar bakımından bir noktaya gelmiş, bazı temel kriterleri taşıyan arkadaşlarım ne ideolojide olurlarsa olsunlar arkadaşımdır. Ama kendine hiçbir şey kalmamış, cahil, empati yoksunu vs bir kişi ile aynı fikirde olsam da arkadaşlık kurmam.
Arkadaşımın yaşam tarzı ve ideolojisi benden farklıysa benimki de ona göre farklı. O da beni böyle kabul ediyor. Demekki başka noktalarda buluşmuşuz, paylaştıklarımız bu farklardan daha üstün şeyler.
0
curukturpkokusu
(15.07.24)
(4)

Fabrikaların öncülleri neydi?

stringer
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
0
stringer
(14.07.24)
Kırılma noktası herhalde Ford’un model T ile seri üretim modelini geliştirmesi. Oradan harekete araştırabilirsiniz.
0
orient blue
(14.07.24)
Marx Kapital cilt 1. Fabrika öncesinde manifaktür üretimi vardı. Ama kalitalizme geçişe ilişkin değişik teoriler var. Yine de başlaman gereken yer Kapital 1. Ardından bkz. Geçiş tartışmaları.
0
prole
(15.07.24)
Size doğrudan ilk fabrika şuydu, şu yenilikleri getirdi diyemem ancak sorduğunuz kadarıyla fabrikaların zeminini hazırlayan şey birkaç çalışanla iş yürüten ufak üretim atölyelerinin iş bölümüne ve uzmanlaşmaya dayalı üretim modellerini benimsemeye başlamasıyla oluyor.

Bir kişinin yaptığı kompleks haldeki çeşitli işleri doğrudan bir makinaya devredemezsiniz. Ancak bir kişinin yaptığı tek bir işi makinaya devredebilirsiniz. Uzmanlaşma ve iş bölümü bunun anlaşılmasını sağladı.

Bu iş bölümü aynı zamanda verimliliği de artırıyordu, bu da fark edildi. Aynı zamanda işçinin nitelikli olması gereksinimini de azaltıyordu. Herkes bir alet üretemez, ancak herkes atıyorum bir demir parçasını eşit uzunlukta kesebilir.

Adam Smith'in çivi fabrikası örneği bunu çok detaylı ele alıyor.

Yani temel olarak bir işçinin a'dan z'ye tek bir aletin üretimini gerçekleştirmesiyle 10 işçinin o aletin üretim aşamasında sadece tek bir işi yapması (eritme, dövme, kesme, şekil verme vs.) verimlilik açısından çok büyük farka yol açıyordu. iş bölümüne dayalı çalışma işin hızını çok büyük oranda artırıyor. İş bölümüne dayalı bu sistemse icat edilen yeni sanayi araçlarının işçilerin yerini almasına yol açıyor.

Neticede fabrikalar ortaya çıkıyor.

Yani fabrikalardan önce atölyeler vardı. Atölyeler çalışan sayılarını artırıp iş bölümünü geliştirdikçe fabrikavari geniş üretim tesisleri haline geldiler ve iş bölümüyle basit parçalara bölünen her task için çalışanlar yerine makinalar atanmaya başladı. Bundan da seri üretim yapabilen fabrikalar oluştu.
0
akhenaten
(15.07.24)
Engels'in "İngiltere'de Emekçi Sınıfların Durumu" kitabı da sanayiye dönüşümü güzel anlatıyor. En azından tekstil bazında, İngiltere için:

İlk başlarda üretim lokal, evde ve neredeyse tamamen insan gücüyle sınırlı. Bir yandan tarımsal aktiviteler de devam ediyor.

Önce "Jenny" diye bir makine icat ediliyor geliyor. Bu makine üretim sürecini baya bir hızlandırıyor; bu üretim artışı son ürün fiyatlarını düşürüyor, tekstil ürünlerine talep arttığı için dokuma işini yapacak insanların gelirleri yükseliyor. Bu insanlar tarımı bırakıp ailece dokuma işine odaklanmaya başlıyorlar ve sadece bu işle geçinen işçiler ortaya çıkıyor.

Bu arada "Jenny" denilen makine sürekli geliştiriliyor ve"Katır" (Mule) diye başka, daha güçlü bir makine daha icat ediliyor. Evinde üretim yapan işçi sınıfı bu yenilikleri takip etmekte zorlanıyor. Sermayesi olan kişiler dağıtık üretimi ufak ufak ortak alanlarda toplamaya başlıyorlar (1700 lerin ikinci yarısı) böylece de fabrikalar ortaya çıkıyor.
0
salihdt
(15.07.24)
(5)

Doğurdugu bebegi çöpe atmanin mantigi nedir?

Zetnikov
Bu tipler neden birisinin kapisina koyup zile bas kac mesela yada git guvenlige birak kaldirimda buldum de kaç. Neden cope atiyor yasayan bebegi mantik kuramiyorum.Bebegi gormeseler cop aracinda makinaya giricek ezilicek misal?
Bu tipler neden birisinin kapisina koyup zile bas kac mesela yada git guvenlige birak kaldirimda buldum de kaç. Neden cope atiyor yasayan bebegi mantik kuramiyorum.

Bebegi gormeseler cop aracinda makinaya giricek ezilicek misal?
0
Zetnikov
(14.07.24)
Mantık kuramamalısınız zaten, sağlıklı düşünememek böyle bir şey. Bu tür olaylar olağan değil. Bunu anlamlandıramıyor olmanız beklenen ve olması gereken şey.

1978 yılında Jonestown'da 918 kişi, bir kişinin, bir tane kült liderinin sözlerinde mantık bulduğu için çoluk çocuk siyanür içerek intihar ediyorlar. Kimse de "ya biz ne yapıyoruz" demiyor. Bu olayın ses ve video kayıtları da internette var bu arada.

Sosyopatlar, psikopatlar için de geçerli bu. Sağlıklı bir kişinin bu tarz bir düşünce akışını anlamıyor olması doğal. Sorun anlayabildiğiniz noktada başlıyor.
0
akhenaten
(14.07.24)
İşte ezilsin görülmesin anlaşılmasın diye çöpe atıyor
0
jülsezar
(14.07.24)
Her doğuran sağlıklı bir zihne sahip olmuyor. Kendi doğurduğu bebekten korkup kaçan var. Bir de bebeği insansan görmeyen de var. O kadar anlamsız buluyor ki insan olmayı, kendini bile değerli bulmuyor bir insan olarak. Bebeklerin de anlamı olmuyor filan. Çok fazla doğuranlarda olur bu.
0
muhayyer divan
(14.07.24)
Üzerine düşünüp anlayabileceğimiz bir psikolojide değiller. Neler yaşadıklarını bilmiyoruz. Ne şartlar altında gebe kalındı, neden gizlemesi gerekti, insanların onca takviyeyle destekle zorlandıkları bir şeyi kimseye belli etmeyecek şekilde yaparken ne acılar çektiklerini anlayamayız.
Bu konular oturduğumuz yerden yorum yapabileceğimiz ve insanları yargılayabileceğimiz konular değil.
Her şey olması gerektiği gibi giderken bile doğumdan sonra psikolojisi alt üst olmuş insanlar varken bir de bu zor şartlarda bunları yaşamış biri için özellikle biraz daha dikkatli konuşmak lazım bence.
0
mutekebbir
(14.07.24)
Çünkü ülkede bu konuda eğitim verilmiyor, verilmeye çalışıldığında da tabu olarak görülüyor ve ayıplanıyor.
Çünkü ülkemizde, bazı ülkelerdekinin aksine, bebekleri güvenli bir şekilde bırakabileceğin kutular bulunmamakta.
Çünkü ülkemizde bu kutular olsaydı bile haddi olmadığı halde kamera kayıtlarından bırakanı bulup ayıplayacak, ifşa edecek yobaz insanlar çok fazla var.
Çünkü ülkemizde doğurduğu bebekle bağ kuramamayı, istememeyi normalleştiremiyoruz. Bunu çok ayıp, günah, iğrenç bir şey olarak görüyoruz.

Toplumun büyük bir çoğunluğu kürtajı günahlarken, aynı çoğunluk "bebeği istemiyorduysan doğurmayacaktın" da diyor.

Bu saydıklarımın olmadığı "refah" ülkelerinde bile anneler doğum sonrası depresyon nedeniyle bebeklerine zarar verebiliyorken, bir de bizim şartlarımız bu psikoloji üzerine eklendiğinde, ortaya böyle kaotik sonuçlar çıkıyor.
0
nolmus yani
(14.07.24)
(41)

Eşinizin yada sevgilinizin yaninda sesli osurabiliyor musunuz?

Zetnikov
Bunun bazi kademeleri vardir heraldeMesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorumDogrus
Bunun bazi kademeleri vardir heralde

Mesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.

Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorum

Dogrusu nedir sizce anlatabilirsiniz
0
Zetnikov
(13.07.24)
Osurmuyorum. Ben zaten osurmuyorum.

Yanımda osursa gülerdim :))
0
rock n roll
(13.07.24)
Doğrusunu ne bilelim ilişkiden ilişkiye değişir.

youtu.be
Devamı: www.youtube.com

Yukarıdaki animasyonda diğeri de yapıpı gülebilirlerdi ama öyle olmadı.

Fakat bana pek hoş gelmiyor hala 3 yıl oldu, tutuyorum. Hanım da öyle. Çünkü serbest olsa bokunu çıkarırım işin iyice asker arkadaşı moduna bağlanır iş.

O yüzden biz hala dikkat ediyoruz. Kimisine bu samimiyetsiz gelir, kimisine de gayet saygılı gelir. İlişkiye bağlı.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
Yapmam. Ayrılık sebebidir :)
0
gabe h coud
(13.07.24)
İlla ki osurmak için ıkınmıyordur diye düşünüyorum ama bazen kaçabilir bu sorun değil.
0
rock n roll
(13.07.24)
Osurarak istiklal marşı söyleyemeyenden olmaz.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Olm şaka mı cevaplar
Yapılır mı lan öyle şey
0
Cezcez
(13.07.24)
Ayrılık sebebi
0
Mirket
(13.07.24)
@sekizdokuzon ve rock roll yakıştıramadım size hanımlar
0
Cezcez
(13.07.24)
@Cez: Şu tip bir aydınlanma yaşıyorsun sanisam: youtu.be

0:43'den itibaren.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
@Cezcez; ben osurmam.

Sevgilim de kasıtlı osurmaz ama osurursa da gülerim. Kim osursa refleks olarak gülersin zaten. Geğirmek de aynı ona da gülerim. Biraz eğlenin arkadaşlar, hayatı çok protokol yaşıyorsunuz.
0
rock n roll
(13.07.24)
Ben ikircikli olduğum için osurmam ama benim yanımda osurulacaksa sesli osurulmasını tercih ederim sessizi ölüm gibi bir şey oluyor ama kimse ölmüyor.
0
Bir ben var benden şurada
(13.07.24)
Eşimin yanında osurmuyorum, o da osurmuyor. Ama gece uyku arasında cartlatıyor bazen, denk gelince gülüyorum, sonra da söylüyorum gece serenat yaptın diye gülüyoruz. Kendisi de beni benzeri durumlarda yakalıyor tabi. Ama bilinç açık halde ikimiz de yapmıyoruz, yapsak da ayrılık sebebi olmazdı şu saatten sonra.
0
pianeta
(13.07.24)
eski sevgilim sag olsun beni tuvalete goturup basimda bekledigi icin gayet asinaydi ama baska iliskimde yasanmamisti. simdi olmazsa garipserim hele evlilerin red flagleriymis gumlettiniz yine beyler. bir seyleri guzellestirmeye/dusunmeye buradan baslayabilirsiniz zira seks yaparken bile oluyor as you know
0
ala09
(13.07.24)
Osurmam kalkar tuvalete ya da balkona giderim gaz çıkaracaksam

Kadınların bu duruma daha toleranslı olması da ilginç geldi

Sevişirken neler yapmıyoruz ki fakat o durumda çıkan ses de gaz değil hava, cinsellik konsepti içinde kabul edilebilir bir şey :)
0
grimavi
(13.07.24)
Bana hiç osuran denk gelmedi. Bana sorarsan kadınlar osurmuyor.
0
gabe h coud
(13.07.24)
@grimavi; valla dediğim gibi kimse sevgilisinin yanında kasıtlı osurmaz. Tabii ki tolerans göstereceksin. Seni terk ediyorum çünkü osurdun. Böyle bir şey olur mu?

Yarın, bir gün eşim hasta olsa ya da kaza geçirse yatağa bağımlı olsa altından bezini alacağım, bez bağlayacağım daha kötü hallerini göreceğim.
0
rock n roll
(13.07.24)
@rock

Hocam bu hastalık durumları ya da gecenin bi körü uykudan kalkıp koşarak tuvalete gitsin demedim, neticede insanız hepimizin akıntısı kokusu çıktıları var ama salonda otururken gaz çıkarma rahatlığı da sevmiyorum, ben kendi ilişkim için konuşuyorum, bu durumdan da rahatsız olmayan çiftler olabilir

Bir de bu konuyu uçlarda tartışıyorsun kafanda, bu insani durum yüzünden kavga edilsin ayrılınsın boşanılsın demedim :) sevgilimin yanında osursam özür dilerim yani bunda gülünecek bir şey bulamadım bu hayatı biraz protokol yaşıyorum galiba :p
0
grimavi
(13.07.24)
Yanında rahatça osurmadığın insanla hayat mı geçer, cevaplara bak. Hunharca osuruyoruz 6 yılı evli olmak üzere 9 yıldır oldukça mutluyuz.
0
mirty
(13.07.24)
@grimavi; ben de senin gibi düşünüyorum, rahat rahat salsa ben de kızarım. İstemeden gaz çıkarırsa bir şey demem.
0
rock n roll
(13.07.24)
Evliler yapıyor arkadaşlar, yapmıyorum diyen şuanda tribünlere oynayan tipler. Sevgilinin yanında olmaz, çünkü hala sevgiline kendini beğendirme, kabul ettirme durumlar devam ediyor. O alfa takılan veya mini minicik kibar kızlar da evlenince zatir zutur yapıyorlar bu işi birbirlerinin yanında. Yok yanından kalkıp tuvalete gider yaparım.... He canım he
0
dedeminhirkasi
(13.07.24)
@dedem

Osuruk savaşçısı gibi oldum ama cumartesi gecesi goygoyu olsun :) hocam bundan rahatsızlık duymayan çiftlere diyebileceğim bir şey yok tabi ama bana göre bazı şeyler sadece kendini beğendirmek için değil, hem kendine hem yanındaki kişiye saygı olarak görülür, sizin için bu bir saygı parametresi olmayabilir bunu gözardı ettiğiniz bir ilişki dinamiğiniz vardır bu da olabilir
0
grimavi
(13.07.24)
Abartmayalım, gaz yapan yiyecek ve içecekleri bir müddet menünüzden çıkarırsınız.

Ben bugün kuru fasulye yedim.

Sevgilim/ eşim olsa yemezdim mesela.
0
rock n roll
(14.07.24)
Mirty +1
Bunu böyle tabu haline getirecek kişiyle evlenmezdim. Osurmayi bile babadan gizli sigara içer gibi yapmak olan bir hayat bana Çok garip geldi.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Hayır. Yanımda bile isteye sesli osuran, geğiren ne bileyim özensiz eski püskü ev kıyafeti ile gezen kişiye çekim hissedemem. Bir olur iki olur üçüncüde kardeş moduna bağlar insan. Asgari düzeyse saygı ve özeni hepimiz hak ediyoruz bence.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
@grimavi; gaz çıkarırsa gülerim. Komik bulurum o yüzden bir de gaz çıkarınca kötü hisseder ya insan kendini o vaziyetten çıkması için de gülerim. Kötü hissetmesin kendini diye. Espri falan yaparım.

Daha kötü hissedermiş adam. En son ağlayarak evi terkedermiş :))
0
rock n roll
(14.07.24)
Siz o kadınla o adamla 30 sene aynı evde yasiyacaksiniz. Bu üst perdeden konuşmayı bırakın allah aşkına. Siz ayhan sicimoglu musunuz. Tamam 30 sene saklambaç oynarsınız evde osurmak için.
0
dedeminhirkasi
(14.07.24)
Tuvalete gitmek neden bu kadar zor :) yalnızken bile tuvalet dışında gaz çıkarmam.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben duyurunun bu kadar üst seviye bir yer olduğunu bilmiyordum vallaha. Bundan sonra takım elbise ile login yapacağım.

Şu an her duyurucu şu oldu gözümde;
youtu.be
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Bunun için için tuvalete gitmek zor bir şey değil bence de. Nasıl ki işerken her seferinde tuvalete gidiliyorsa osururken de gidilir. Yük olmamalı bu bence, tuvalet neticede. Bu işler için var. Hayat böyle geçer, neden geçmesin. Atla deve değil.

@ruhen'e katılıyorum. bir olur, iki olur. Kaçırır, önemli değil. Ama her seferinde yanımda bilinçli şekilde osuran birine hissettiğim çekimi uzun zaman koruyabileceğimi sanmıyorum ben de. Fazla paspal bir şey, bazı şeyleri umursamalı bence insan :D ne bileyim. Ben şu yaşıma kadar kimsenin yanında bile isteye osurmadım, bir kere de "ya hayat böyle geçer mi, çile resmen" gibi bir şey düşünmek aklımın ucundan dahi geçmedi.
0
akhenaten
(14.07.24)
Herkese saygi duyarim ama

Düşünüyorum hani 20 sene gecmiş.
Yaninda eşin var ve osuramiyorsun.

Bana sanki çok kasinti bi hayat gibi geliyor.

Ben şahsen hem herseyimle kabullenilmek isterdim. Birgun 60+ olunca bu insan beziniz vs olur degistirmez sizden ayrilir gibi geliyor. Sozum herkese degil ama bence esler arasinda rahat olunmali yoksa baska nerede bi insan rahat olabilir?

Kafamda deli sorular
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Tabi ki sırayla karşılıklı osuruyoruz. Tutması daha kötü. Ben bağırsak sorunu yaşayan biriyim zaten tutamıyorum hiç.

Bana cevaplar absürt geldi. Gözümü çizdirdim, elimi kedi cırmaladı bir hafta kullanamadım, yıkanmamdan tuvalet işlerime kadar hep eşim yardım etti. Ben de aynı şekilde her şeyini yaparım. Bana aile olmak, yani iki kişinin tek hale gelmesi için bunların yapılması gerekiyor gibi geliyor.
0
Hallegadola
(14.07.24)
@Hallegadola, hastalık örneği yukarda da verilmiş ancak sıra dışı durumlar bunu değiştirmez gibi geliyor bana ya.

Neticede hastalık durumunda yukarda da dendiği gibi yeri gelir altını temizlersiniz. Ama bu durum mecburi ve kötü bir şeyi, yolunda olmayan sağlığı, normalde yaşanmamasını isteyeceğiniz bir süreci ifade ediyor. Ne yapan ne yapılan kişi bundan memnun olarak geçirmez bu süreci. Böyle ekstrem bir durumla diğerini karşılaştırmak doğru değil bence. Hastayken eşinize tuvalete kadar eşlik edersiniz, ancak hasta değilken ne o bunu ister ne de siz istersiniz heralde, bunun altında yatan bir neden olmalı değil mi?
0
akhenaten
(14.07.24)
Gözünüz mikrop kapar arkadaşlar, pink eye olursunuz. Gaz çıkarmak hijyenik bir şey değil. Gaz çıkarıp o halde yemek yemeye, film izlemeye, sevişmeye devam mı ediyorsunuz. Çok ilginç. Anında kıdemini, ihbarını veririm.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Bu galiba ailede ne gordugunle ilgili. Ben bunu "saygı" olarak gören taraftayim, çişin gelince tuvalete gidiosan bunun için de gitmelisin gibi...

Ama asıl başka bişi soylicem, tuvaletle ugrasamicak kadar fazla yasiyorsaniz bu durumu doktora gidebilirsiniz bence. Aklına gelmeyenler, bunun garip olduğunu fark etmeyenler için söylüyorum. Helikobakter pilori buna sebep olabiliyormuş ve Türkiye'de 3/4 insanda bu bakteri olduğu belirtiliyo. Bı dahiliye doktoruna gidin rahatlayin
0
abuzer
(14.07.24)
Hayatım boyu bir kadınla 8 sene, 4 kadınla da en az 6 ay birlikte yaşadım.
Hiçbiriyle böyle bir şey konu da edilmedi, olmadı da.
Hastalıkta yatağa kustum, temizledi, alkol nedeniyle üstüme ve arabaya kustu temizledim. Hastalık, yaşlılık, mecburiyet konuları ayrı bir şey, bile isteye böyle bir rahatlık ayrı. Karıştırılmamalı bence.
Yukarılarda bir yerde birlikte tuvalet gibi bir şey denmiş, öyle bir şey de olmadı.
Çocukluğumda yıllarca Dayımda yaşadım. Onun ailesinde de yoktu böyle bir şey. Kendi ailemde de görmedim. Kardeşler arasında da çok küçük yaşı bilemiyorum da, olmadı ve olmaz.

Burda iki zıt görüşün birbirini anlamakta güçlük çektiğini gördüm. Bu bir aile öğretisi sanıyorum. Diğer türlüsü garip ve kendi yaptığı normal geliyor.

Beni şaşırtan rahatlıktan yana olanların bu kadar çoğunluk olup bana bugüne kadar rastlamamış olması. Allahtan da rastlamamış.

Bu arada çocuğun yanında bile o rahatlıkta olunmaması gerektiği düşüncesindeyim. Ama tabi herkesin kendi yaşantısında istediği gibi davranmasına saygı duyarım.
0
Mirket
(14.07.24)
Yaparsiniz yapmazsiniz bilemem de rica edecegim su sacmaligi "aile olmak"la iliskilendirmeyin. O zaman Hindistan aile baglari en kuvvetli yer mi diyelim simdi.

Guzel de kilif bulunmus olaya ha, aileyiz biz "kasmiyoruz". Bi zahmet gotunuzu de tutun olm sevdiginiz kadinin adamin yaninda.
0
brkylmz
(14.07.24)
Bu konu çok uzadı arkadaşlar :))

Tuvalete gidecek vakti bile bulamayabilir bazen insan. Özellikle yaparsa ayrı dünyaların insanlarıyız diyerek ceketinizi alın çıkın.

Kahvaltı yapamadım bu mevzu yüzünden, iştahım kapandı :))
0
rock n roll
(14.07.24)
bunun insanlarin birbirine ne kadar yakin olduguyla ilgisi yok. bu civikliktan baska bir sey degil.
bu mantikla romeo ve juliet'in el ele siciyor olmasi gerekirdi.
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
3 yıllık evliyim. İkimiz de gündüz bilinçli olarak osurmuyoruz birbirimizin yanında. Ne münasebet yani samimi olalım diye s*çsaydık bir de :D
Ama gece oluyor yalan değil. Eşim sabah söyler ben de hadi ya filan derim. Eşim yaparsa da gece gülerim o da uyanıp pardon filan yapar. Sorun olmaz. Ama bilinçli olanı nooo.
Saygısızlık ben hiç hoşlanmam böyle şeylerden ki hastalık va durumlarında ne iğrençlikler yaptık ama osuruk olmaz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(14.07.24)
Bu durumda “biz bir aileyiz” diyen patron şirketinde osurup osurup ipe diziliyor olmalı. Dundee Awards aklıma geldi. Pam osuruk kraliçesi seçiliyormuş. Samimiyetten hep.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben sevgililerimin yanında yapmam (k) onlar da yapsın istemem evlenince de bile isteye yapılsın istemem, kalk oda değiştir banyoya git bir süre orda otur derim.
Ablam mesela hem benim hem eşinin yanında yapıyor ksgjskjg onlar aşmış bu konuları 10 yıllık evliliklerinde.
0
Kediyi üzdün
(16.07.24)
(10)

Ev internetini az kullanıyorum, kapatıp komşununkini ortak mı kullansam?

santimantal
Cep telefonunda da internet olduğu için ev internetini oldukça az kullanıyorum. Bazı aylar evde bile olmuyorum.Komşuma, ben kapatayım, seninkini ortak kullanalım diye teklif edesim var.Ama nedense kibar bir teklif olmayabilir gibi geliyor.Böyle bir şey yapmayı deneyen var mı? Negibi sıkıntılar çıkab
Cep telefonunda da internet olduğu için ev internetini oldukça az kullanıyorum. Bazı aylar evde bile olmuyorum.

Komşuma, ben kapatayım, seninkini ortak kullanalım diye teklif edesim var.

Ama nedense kibar bir teklif olmayabilir gibi geliyor.

Böyle bir şey yapmayı deneyen var mı? Negibi sıkıntılar çıkabilir?

Pişman olur muyum?

Not: Benimkini kapatırsam yeniden açtırınca aynı fiyattan olmayacak.
0
santimantal
(13.07.24)
en düşük hıza ve pakete geç. komşun yasal olmayan bir şey yapsa sana da üşüşürler. 200-300 lira için bu riske değer mi?
0
mr.goodcat
(13.07.24)
Komşun arkandan “cimriye bak” diye etrafa anlatabilir. Üç kuruş için milletin kapısına gitmezdim ben olsam ki ben de çoğu zaman kendi internetimi doğru düzgün kullanmıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(13.07.24)
kötü bir teklif, adam neden güvenip de internetini paylaşsın? ya yasa dışı işler yapıyorsan? bu devirde internet paylaşımı riskli, kimseye güvenilmez.
0
hrskrs
(13.07.24)
200-300tl için ortak internet almaya değmez. yarın bir gün kasar eder, evde yüklenirler sen sıkıntı çekersin.
0
kondansator
(13.07.24)
yasal değil, cezası var.
0
false pretension
(13.07.24)
Komşuyla yakınlığınız nedir bilmiyorum ama benim çok yakın arkadaşım bile olsa düzenli ortak ödeme yapılacak bir şey kullanmak istemem birlikte. Kafa rahatlığı her şeyden önemli, özellikle de evle ilgili şeylerde.

Yarın birgün pakette anlaşamazsınız, taahhütte anlaşamazsınız, birisi çıkar şu daha iyi der. Hizmet sağlayıcısı değiştirmek istenir. Ödeme aksar, ne bileyim modem bozulur yenilemek için strese girilir ortak kullanılıyor sonuçta, kafana göre bu ay dursun bakalım bir denmez. Olur olmaz saatte komşu arar bi kapatıp açsak mı falan diye.

Dert yani. Yapmayın bence.
0
akhenaten
(13.07.24)
Berbat bir fikir.

Komşuyla internet bağlantısı paylaşılmaz. Teknik olarak yanlış, yasal olarak yanlış, sosyal olarak yanlış, her türlü yanlış.
0
pispinti
(13.07.24)
pispinti + 1
0
alfired
(13.07.24)
(9)

Kendi kendine konusma seviyeniz, normal mi

optimistbakunin
Nerelerde ne siklikla kendinizle konusursunuz. Mesela biriyle konusuyor gibi hafifce el kol oynar mi arada.
Nerelerde ne siklikla kendinizle konusursunuz. Mesela biriyle konusuyor gibi hafifce el kol oynar mi arada.
0
optimistbakunin
(12.07.24)
Nerelerde derken mesela cevrenizde de insaarin oldugu yemek masasi, ne biliyim toplu tasima sokak vs vs gibi alanlarda
0
🌸optimistbakunin
(12.07.24)
Bilgisayar başında iş yaparken hata yaptığımda kendime kızarım mırıldanma şeklinde. Elim kolum pek oynamaz. Nadiren parmağımla alnıma vururum "ne yaptın be salak" der gibi.
0
pispinti
(12.07.24)
@pispinti harfi harfine beni yazmış.
0
new day new life
(13.07.24)
Hep konuşurum. Beynimin içinde zaten durmaksızın, onun dışında evde tek başımayken, dışarda bi yere yürürken, işte yine sağa sola giderken ve yakınımda biri yoksa vs her ortamda konuşuyorum. Çevremde insanlar varken dışımdan konuşmuyorum en fazla mırıldanıyorumdur.

Elim kolum oynar, bazen soruyu Türkçe sorup ingilizce cevap vermek gibi aksiyonlara girerim. İşin içine eğlence katıyorum :d
0
nundu
(13.07.24)
Hahaha bu soru biraz rahatlzttı beni, çünkü ben de çok yapıyorum. Hatta @nundu gibi bazen İngilizce de konuşuyorum. Genelde kendi başımayken yapıyorum ama eşim diğer odadan sesimi duyarsa bazen korkuyor delirdim mi diye.
0
playing star again
(13.07.24)
Bilgisayar başında yanlış iş yaptığımda +1 bu da monolog şeklinde değil de, ortaya söylenmiş bir cümle şeklinde oluyor.
0
akhenaten
(13.07.24)
Bana yakışmıyor kendi kendime konuşmak, yapmamaya çalışıyorum.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Eskiden cok konusurdum. Bos kaldigim an, etrafta kimse yokken icimden konusurdum gerci ama yine de etrafta kimse olmamasina dikkat ederdim. Spordayken hele surekli konusurdum icimden. Bazen spora ayirdigim sureyi gecerdim. Bu duyuruyu okuyunca fark ettim ki terapiye basladigimdan beri hic yapmiyorum bunu. Su an soktayim.fark etmemisim bile bu olayi biraktigimi.
0
Kittie
(13.07.24)
@kittie

Nasil bi terapi hocam banada boyle bisey lazim.

Zaten bipolar hastasiyim.
0
Zetnikov
(13.07.24)
(4)

Uzun ilişlide tartışma/kavga ve ödünleşme

crinix
Uzun ilişkideki çiftlerde aşağıdaki örüntüler nasıl?Ne sıklıkla kavga ediyorsunuz? Tartışmayı/kavgayı çıkaran taraf çoğunlukla aynı taraf mı oluyor? Nasıl barışıyorsunuz, kim ödün veriyor?Yıllar geçse de bu örüntü aynı kalıyor mu?
Uzun ilişkideki çiftlerde aşağıdaki örüntüler nasıl?

Ne sıklıkla kavga ediyorsunuz? Tartışmayı/kavgayı çıkaran taraf çoğunlukla aynı taraf mı oluyor? Nasıl barışıyorsunuz, kim ödün veriyor?

Yıllar geçse de bu örüntü aynı kalıyor mu?
0
crinix
(12.07.24)
Kavga sıklığı iki üç ayda bir. Genelde kavgayı ben çıkarıyorum. Kocamın bir hareketine sözüne sinirlenirim. O barışmaya gelir, ben de uzatmam barışırım. Kimse ödün vermez kendisinden.

Tersi bir senaryo henüz olmadı. Çünkü eşimi kıracak üzecek istemeyeceği bir şey zaten yapmıyorum karakter olarak da kendimi zorlamama gerek bile kalmıyor zaten uysalım.
0
yenibirgüzelnick
(12.07.24)
10 yıllık ilişki 7 yıllık evli.
Hanima sordum aklimiza bile gelmedi örnek. O yüzden etmiyoruz diyebiliriz.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
5. Yıl - Genelde yoğun çalışılan dönemlerde birlikte bir şey yapacak vakit bulamamak sebepli tartışıyoruz senede bir iki. O benden daha yoğun çalışıyor. Ben çıkarıyorum tartışmayı. Ama biriyle daha az çalış diye tartıştığınızda "yok illa çalışağım" diye ısrar etme şansı düşük tabi :D genelde o da fark ediyor çok izole kaldığını, tatlıya bağlanıyor.

İlişkinin başlarında, ilk senede diyelim; "acaba hisler karşılıklı değil mi" tedirginliğiyle oluşan ilgi beklentileri yüzünden tartışma çıkardı ilişki ilerlemeye devam ederken. Bunlar bir iki ayda bir olurdu. Taviz vermek gerekmiyordu sadece diğer tarafın olayı idrak edip yeşil ışık yakması gerekiyordu. İki taraf da çıkarıyordu bu tartışmaları.

Ama öyle ilişkinin temelleri üzerine bir tartışmamız olmadı hiç. Ne bileyim ipler koptu kopacak bir duruma gelinmedi.
0
akhenaten
(12.07.24)
Ru mu izledin sen? :)

örüntü basta nasil baslarsa öyle gidiyor benim gözlemim.
0
robert bosch
(13.07.24)
(2)

Hızlı şarj cihazları ne kadar hızlı?

ferenc
30W ve 20W arasında ne kadar süre farkı oluyor?
30W ve 20W arasında ne kadar süre farkı oluyor?
0
ferenc
(11.07.24)
Telefondan telefona değişir ama 30W 20W'a göre %25-30 daha hızlı şarj eder
0
nuevo
(11.07.24)
Şurada 20W 2 saat 20dk'da tam şarj ederken 30W 2 saat 12dk denmiş.

www.ptc.net.au:~:text=In%20terms%20of%20practical%20performance,10%20minutes%20between%20the%20two.

Hızlı şarj için ben rutin ayarladım kendime. Akşam eve geldiğimde hızlı şarj otomatik kapanıyor ve pil koruma modu otomatik olarak açılıyor ve telefon kendini maksimum %80'e şarj ediyor. Sabah uyanma saatimden 30dk önceyse pil koruma kapanıyor ve uyandığımda şarjım %100 oluyor. Evden çıktığımda da hızlı şarj tekrar aktive oluyor. Böylelikle sadece telefonu dışarda şarj etmem gerektiğinde hızlı şarj kullanılıyor. Aynı rutini ayarlayabilirsiniz.
0
akhenaten
(11.07.24)
(27)

bağımlılık

mantarliborekk
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.herkes kendince haklı.sevgi var hala iki tarafta da, çocuklar var,çözü
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.
her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.
ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.
herkes kendince haklı.
sevgi var hala iki tarafta da,
çocuklar var,
çözüm yok.

bazen hararetli tartışmalar , bazen hiç böyle bir derdimiz yokmuş gibi geçen günler...

sevgi herşeyi çözer mi ? onarılması mümkün olmayan şeyler yaşandı. yaşanıyor.
yine de kopacağına inanılan bir evlilikten neden gidilmiyor.

1 gece önce yaşanan kalp kırıklığını telafi etmesini neden bekliyorum mesela?

etse bile aynı şeyin yaşanacağını % 100 iken. neden bu beklenti içindeyim.

kendimi gurursuz hissediyorum.
çaresiz hissediyorum.
0
mantarliborekk
(11.07.24)
Çift terapisi.
Sevginin devam ettiği ama mutsuzluğun olduğu ilişkiler için çift terapisinin çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Elbette bir mucize veya sihirli değnek değil ama bu yönde ilerlemek istiyorsanız mutlaka deneyin.
0
michael_knight
(11.07.24)
@michael_knight

terapiste gitmeyi eşim reddediyor. başka birine kolayca anlatabileceğimiz bir durum değil ne yazık ki.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
@michael_knight+1
Eşin terapiste neden gitmek istemiyor? Sorunlar çözülsün isteyen buna karşı çıkmaz. Başka biri dediğin bu konu üzerine eğitim almış. Psikolog, psikiyatr bu kişilerden cekinilmez. Onlara her şeyi anlatabilirsin. Seni kınamaz, yargılamaz. Hatta anlatman lazım cozebilmesi için.
0
rock n roll
(11.07.24)
@titanic kemancısı hiç öyle bişey değil. dışardan tanıyan gören herkesin ideal çift dedikleri tipleriz. ikimiz dışında olayı bilen, anlama ihtimali olan kimse yok.

çift olarak benim içimin almadığı ama onun her erkeğin içinde olduğunu iddia ettiği dürtüleri,
bana göre sapıkça ona göre dürüstçe olan bazı istekleri var.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Uzaktan benim için söylemek çok kolay ama diyorum ki;
Eğer karşı taraf bu ilişkiye terapiste gidecek kadar değer vermiyor, daha az değer veriyorsa siz de çırpınmayın. Bir an önce kendiniz ve çocuklarınız için kendinizin en iyi versiyonu olmak için çabalamaya başlayın.
0
michael_knight
(11.07.24)
@rock n roll ona göre çözülecek bir sorun değil aslında.

dışardan herhangi biri tarafından bilinmesini istemiyor.
aslında bende istemiyorum ama bişey duymaya ihtiyacım var. olabilir doğru her erkekte var yada hayır bu sapıkça bir düşünce istek gibi. hangisini duyunca içim soğur onu da bilmiyorum. çıkmazda gibiyim.

tek başıma gidebilirim ama onun istekleri düşünceleri olduğu gibi kalacak bana ne faydası olacak diye düşünüyorum.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Cinsellik ve fantezi dünyası çok çeşitli. Bu konulara biraz kafa yormuş bir insan hiçbir isteği ayıplamaz. Bunun tek istisnası erişkin olmayanlara yönelik düşüncelerdir, onları ayıplarım, yasaklarım.

Üzerine işenmesinden, kaka yapılmasından hoşlananlar var, canının acıtılmasından hoşlananlar var, zorlanıyormuş gibi rol yapılmasından hoşlananlar var daha sayamayacağım pek çok farklı hareket insanları cezbedebiliyor ve bunları kesinlikle ayıplamam.
Bir profesyonel (psikolog veya psikiyatrist) benden çok daha ileridedir ayıplamama konusunda. Onlar meslekleri gereği de aklımıza gelmeyecek acayiplikler görmüşlerdir. Anlattıklarınız onun için şaşırtıcı olmayacaktır.

Şaşırtıcı olacak veya ayıplanacağını zannedecekseniz de öyle olsun. Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?
0
michael_knight
(11.07.24)
"her erkekte var" veya "her erkekte yok" cevabını almanız hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
Sizin karşınızdaki erkekte var.
Sizin bir hissinizin her kadında olup olmaması bu hissin varlığını değiştirmez.

Ne erkekler ne de kadınlar tek tip değiller.
0
michael_knight
(11.07.24)
erişkin olmayanlara yönelik düşünceler değil.

ama bu konuda kafa yormayan birine ağır gelecek şeyler.
üstelik deneyip zaman zaman yapabileceğimi sandığım ama kalbimi çok kıran kendimi yetersiz yaşlı eskisi gibi çekici olmadığımı düşündüğüm sürekli sorguladığım şeyler.

Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?

bunu soracağım eşime çünkü çözemezsek eninde sonunda bitecekmişiz gibi görüyorum.
deneseydik eğer terapisti belki toparlardık diye pişmanlık duymayız.

inanın bende terapistin faydası olacağını sanmıyorum. yine de başka öneri göremiyorum. değerlendirmek için çabalayacağım.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiste giderken "partnerim değişsin" "terapist ona bunun normal olmadığını anlatsın" düşüncesiyle giderseniz terapiden de pek faydalanmanız mümkün değil.
Öyle düşünmüyorsunuzdur, belki yanlış anlamışımdır.
0
michael_knight
(11.07.24)
maalesef öyle düşünüyorum.
belki de bu düşüncem değişir.

çabalamaya değecek bir ilişki benim için.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Ban başka bir şey söylemek istiyorum.

Ben kendinizi uzlaşmak zorunda hissetmemenizi isterim şahsen. Onun normal gördüğü, size normal olarak dikte ettiği bir şeyi normal olarak kabul etmek zorunda değilsiniz. Ben ilişkilerde sevginin, saygının, huzurun başkasının doğrusuna adapte olmaktan geçmediğine inanıyorum. Bu sizin karşı tarafı bir yanlışlığın kabulüne mecbur bırakmanız için de geçerli.

Evlilik gibi kemikleşmiş bir alışkanlığı terk etmek zor olabilir fakat imkansız değil. Kalbinizi, aklınızı kemiren veya içinize sinmeyen her neyse buna alışma mecburiyetiniz yok. Zaten karşı tarafın orta yol bulma gibi bir çabası da yok anlattığınıza göre. Ona çareyi bulup getiremezsiniz. Çareleri kendi isteğimizle biz yaratırız, tamamen gönüllü olarak ve özveriyle. Tek taraflı çabayla uzatmaları oynamak bana kalırsa sadece vakit kaybı. Şimdilik çeşitli dış yardımlarla hasır altı edeceğiniz her şey bir süre sonra oradan buradan fırlayıp kalbinizi meşgul edeceğine yol vermek, cesaret istese de, en doğrusu.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
"her erkekte var ya da yok" denilen şeyi bilmeden yorum yapmak zor olur. atıyorum strapon istemiş olsun. başka maceralar arayışında olmaktansa eşiyle yaşasın derim. fantezi dünyası geniş çaplı bir yelpaze. ama fantezilerinde ve cinsel birlikteliklere üçüncü bir şahıs falan istiyorsa bu sapkınlığa girer bence.
0
Improbable
(11.07.24)
Erkeklerin çift terapisine gitmek istemesi doğal ve normal bir şey. Erkekler içlerini döktüğü her 10 konudan 8'inin ona silah olarak dönmesinden yorulduğu gerçeğini gözardı ediyor. Ayrıca evlilikte birçok konuyu, sosyal hayatında olduğu gibi çözüm bulamayacağı ya da tartışmanın bile yeni kavgalara yol açacağı için hasır altı ettiği ve terapide bunların gün yüzüne çıkarak mevcut sorunlara yeni sorun olarak ekleneceği gerçeği de var. Çift terapilerinin olumsuz sonuçlanma sebepleri çoğunlukla bunlar. O yüzden buradan değer vermeme tespiti yaptığı için @mike -1

Yani cinsellik içerikli olarak onun bazı istekleri talepleri var (bağımlılık ile bağdaştıramadım) ama siz istemiyorsunuz. Sonra da karşıdakinin değişmesini istiyorsunuz. Belki de siz de değişmeniz gerektiğini kabul etmelisiniz. Kimse istemediği şeyi yapmak zorunda değil ama bir şeyi sizin istemiyor olmanız ya da büyüdüğünüz çevre sebepli olarak size bunun iğrenç bir şey olduğunun söylenmesi onu öyle yapmaz. O yüzden bununla ilgili ve sonraki mesajları için @mike +1
0
nawar
(11.07.24)
burada bir bağımlılıktan söz etmiyorsunuz. önce bu konuda kendinize öfkelenmekten, kendinizi yargılamaktan, gurursuz hissetmekten vazgeçmelisiniz.

cinsel fetişleri, fantezileri her erkekte/kadında var şeklinde sınıflandırmak doğru bir bakış açısı değil sanki. her erkekte var demek bir miktar rıza inşaası yaratmak, manipülasyon için söyleniyor gibi duruyor.

michael_knight'a da katılıyorum. yetişkin olmayanlara yönelik düşünce ve istekler dışındaki herhangi bir konuya sapıklık demek de bir miktar peşin hüküm, ön kabul, ön yargı içeriyor. "bu konuda kafa yormayan" demisşiniz ya mesela, yetişkin bir kadının/erkeğin cinselliğe, bu konudaki isteklere, farklılıklara, yeniliklere vb. kafa yormaması da çok sağlıklı değil.

karşılıklı rıza olduğu müddetçe çiftlerin konuşabileceği, yaşayabileceği şeyler bunlar. sizin durumunuzda siz rıza göstermiyorsunuz, -mış gibi yapıyorsunuz, eşiniz de anladığım kadarıyla ortak bir çözüm bulma noktasında değil. size kötü hissettiren hiç bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. ortak paydaya yanaşmıyorsa eşiniz (mesela çift terapisi) o istediği şey her ne ise yapmayın çünkü sizde travmaya neden oluyor bu burdan bakınca.

çift terapisinin sadece eşinize değil, size de katkısı olacaktır muhakkak. sapıklık etiketinin sizdeki çıkış noktasını bulmak belki de sizin bakış açınızı değiştirecek bu ve benzeri konulara. eşinizde bu beklentinin çıkış noktasını öğrenmek de hem onda hem sizde rahatlama yaratacak. diğer taraftan bazen insanlar bu tür durumlarda kendi kök inançlarını bulduklarında oha ya bu muymuş yani deyip konudan uzaklaşabiliyorlar da. bu ikiniz içinde geçerli bu arada, dediğim gibi belki sizde yahu ben buna niye sapıklık demişim ki diyeceksiniz.

çift terapisi + 1
0
Phoebe
(11.07.24)
Bu arada arka planı fark etmeksizin erkeklerin büyük bir kısmında, fantezi etiketiyle sunulan pek çok sapkınlığı aklama gibi eğilim var. Kadınların da, ha fantezi olarak adlandırıyorsan sorun yok, saygı duymak ve anlayışla karşılamak zorundayım çünkü modern düzen, çağdaşlık, özgürlük, zart zurt bunu gerektirir, demesini bekliyorlar. Ben de bunlara denk geldim, geliyorum. Manipülasyonun bambaşka bir çeşidinden fazlası değil bu.

Eşinizin tercihlerini kabul etmek zorunda değilsiniz, o mutlu olsun veya zevk alsın diye fikri dahi sizi rahat hissettirmeyen bir durumun içinde olmak zorunda değilsiniz, hatta kendi kararınızı onların zihninde mantıklı bir zemine oturmanıza bile gerek yok. Bunu bilin, kendinize güvenin ve hem kendiniz hem de çocuklarınız için en doğru kararı verin. Çaresiz değilsiniz, sadece birbirinizden farklısınız.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
cevaplar geldikçe ağlamamı durduramıyorum.
güçlü hissetmiyorum onu mutlu etmek istiyorum sadece deniyorum ama her başarısız olduğumuzda ve ben istemiyorum dediğimde olay çıkıyor.
zaman zaman bende manipülasyona uğradığımı düşünüyorum.

kendimi toparladığımda daha düzgün açıklayıcı yanıt vereceğim.
teşekkür ederim.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiye gitmek istemeyen eşim demişsiniz ama kendisi aynı zamanda bu durumun gerçekleşmesini isteyen kişi, ayrıca "her erkeğin içinde olan" bir şey olarak tanımlamış. Neden bu kadar çekince o halde?

Olayı anlatmamışsınız, ancak eşinizin davranışı çok da tutarlı durmuyor.

Aslında terapiste zaten çoğu zaman başkalarına kolayca anlatamadığınız sorunların çözümü için danışırsınız. Gideceğiniz terapist zaten birebir sizin hikayenizi duymasa da benzeri onlarcasını görmüştür ve önemsemeyecek bile. İşin güzel tarafı siz de terapisti bir daha görmeyeceksiniz ve bu olay yaşadığınız soruna çözüm olabilecek somut bir adım. Tam bir win-win durumu. Hal böyleyken bu olasılığı denemeden ayrılmak ilerde keşke denmesine yol açma potansiyeline sahip. Hala birbirimizi seviyoruz dediğiniz için söylüyorum.

Ancak gerçek şu ki olayı dahi bilmeyen yabancı insanlar olarak bizim terapiste git demekten başka olayın çözümüne yönelik somut olarak söyleyebileceğimiz çok bir şey yok gibi. En fazla olmuyorsa ayrıl denir.

Bence siz terapist konusunu daha çok ciddiye alın. Ayrıca eşinizin kendisini haklı gördüğü bir konuda bu kadar gizlilik arayışını ben hayra yormadım. Manipüle edilmediğinizden de emin olun lütfen.
0
akhenaten
(11.07.24)
bu kadar etkileniyorsanız çift terapisine gelmiyorsa eşiniz siz kendiniz başlayın. çünkü bu rıza inşaası, buna karşı duramamak, denemek ve denedikçe başarısız hissetmek/hissettirilmek görüyorum ki sizi çok travmatize ediyor. onu beklemeyin, kendiniz çok hızlı aksiyon alıp terapiye başlayın zira bu ikna olmaya mecbur hissetme haliniz de sizde başka çözülmesi gereken konulara işaret ediyor. birini mutlu etmek isteğinin kapsamı bu değil, olmamalı. sizin durumunuzda toplumsal cinsiyet rollerinin de etkisi var sanıyorum.

ağlamak istiyorsanız da ağlayın, rahatlayın. çoluk çocuk sahibi olmanız, burda sanal bir ortamda olmanız vesaire sizin şu anki hislerinize engel olmasın.

kendisiyle açıkça konuştunuz mu onun bu beklentisinin kendinizi yetersiz, yaşlı, eskisi gibi çekici olmadığı hissi yarattığını?
0
Phoebe
(11.07.24)
@Phoebe evet söyledim.

durumun benimle alakası olmadıgını beni hala çok güzel bulduğunu fakat monotonlaşan ilişkimize heyecan aradıgını söylüyor. ben yapmak istemediğimde mutlaka olay çıkıyor kalbimi kırılıyor. tamam diyor sonra tekrar ikna etmek için saatlerce konusuyor. 1 hafta 10 gün devam ediyoruz ve yeniden aynı döngü başlıyor.

yapmam için zorlamıyor. ikna ediyor.sonra tamam lanet olsun keşke dürüst olmasaydım diğer erkekler gibi arkandan iş çevirseydim falan diyor.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
duygusalatasi+1
agir manipulasyon. saygi duysaydi ikna/yalvarma/olmazsa olay cikmasi gibi durumlar olmazdi. fazla muhatap olmayin bu adamla mesafenizi koyun. kimse kendini degersiz hissettirilmesine musade etmemeli eger bu rahatsizligini ciddiye alsaydi bos "tatli dili" disinda bir sey yapabilirdi ama verdigin tavsiyeye de karsi. geriye senin kabul etmen disinda yol birakmiyo dunyanin en "normal" fantezicisi^.^
0
ala09
(11.07.24)
şöyle bir durum da var.
istese bu durumu kendi benim ruhum duymadan yapar. zaten savunması hep böyle sevmesem her türlü işimi hallederim diyor. seninle olsun istiyorum. seni sevdiğim için renk olsun diye işte daha uzun sürsün diye monotonluk bitsin diye. bu dünyaya bir kere geliyoruz deneyim olsun bilmem ne..
hep bu sözlerle yeniden başa dönüyor döngümüz

bu olay dışında elle tutulur tek birşey yok. zaten ayrılıyorum dediğimde kendi ailemde olmak üzere herkes şoka girer.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
sizi manipüle ediyor. tamam hepimiz eser miktarda birbirimizi manipüle ederiz ama bu boyut başka şeylere işaret ediyor. diğer erkeklerle evli değilsiniz siz, onunla evlisiniz. bu kıyas bile oldukça toksik bir yaklaşım.

sizi böyle ağlatan, kendinize saygınızı zedeleyen, kendinizi yetersiz hissettiren hiç bir şeyi yapmak mecburiyetinde değilsiniz. sevgi, sadakat, saygı, ortak cinsel hayat, monotonluktan sıyrılmak vesaire, hiç birinin tanımı bunları içermez, içeremez, içermemeli.

lütfen en kısa zamanda uzman desteği almaya başlayın zira sizin öz saygı, öz şefkat, öz güven vb. alanlarınızda ciddi zedelenmeler yaratmaya başlamış bile bu konu.

ayrıca bu olay yeterince elle tutulur bir şey. psikolojik şiddet zira bu.
0
Phoebe
(11.07.24)
Istediği şey tahmin ettiğim şeyse benzer konular suslusozluk te var.ordan fikir edinebilirsiniz . Illa ilişkiyi sonlandırir diye düşünmeyin. Bu arada onun gerçekten istemeyeceğini düşündüğünüz şeyi teklif edin belki vazgeçer
0
pembediken
(11.07.24)
Evet sizi manipüle ediyor, çok tipik klasik davranışlar.

Ben şahsen bana bir konuda yapsam ruhun duymaz diyen birine güvenemem. Hatta geçmişte bunla ilgili başım ağrıdığı için bu benim için "duydun mu kaç" lafıdır. Burada da daha önce birkaç soruya cevap verirken bunu aynı şekilde telrarlamışlığım vardır.

Bir insan istemediğiniz bir şey için sizi zorlayamaz. Siz ikna ediyor diyorsunuz ama zorlamak kolundan tutup yaptırmayı gerektirmiyor. Haftalarca, günlerce birisi üstünde bir şeyi yapmak konusunda ısrarcı olmak, hem de bunu o istemediğini söylediği halde yapmak, hem de bunu ilişki sallantıdayken yapmak açık seçik, bir zorlama ve psikolojik şiddet durumu.

Gizli tutmak isteme sebebi de tam olarak bu olsa gerek zaten. Her erkeğin içinde var, normal, zaten başkasıyla yaparım ama senle olsun istiyorum falan, gerçekten çok klasik laflar bunlar.

Sizin cidden bir harekete geçme zamanınız gelmiş. Eşinizi bırakın, kendiniz gidin bir uzmanla görüşün lütfen. Olayı anlatmanıza gerek yok. Sadece "bir olay var" deyin. Bu olayın çevresinde dönen şeyler sorun, olayın kendisinin ne olduğu önemli değil.
0
akhenaten
(11.07.24)
çok güzel cevaplar gelmiş, onlara ek olarak bir şey söylemek istiyorum.

parafili sahibi biriyle senin kadar uzun süre geçirmedim, çocuğum olmadı ama bir süre ilişkim oldu. ki onunki abartı bir şey de değildi, genel olarak kabul gören bir şeydi ama ben nefret ediyordum. ilk başlarda istemediğimi söyledim ama öyle bir ikna ediyor ki, aynı sana söylediklerine benzer şeyler söylüyordu. onu yapmayınca boşalamamaya başlamıştı, ben de kendimi zorunda hissediyordum.

gittikce seks bana zevk vermesi gerekirken sadece ona odaklı olmaya başladı. beni de düşünüyordu ama yaptığımız şeyden dolayı ben zaten istediğim gibi zevk alamıyordum, olmuyordu. tek taraflı gitmeye başladı, ve ben kendimden nefret etmeye başladım.

kilit nokta bu. bak kaç sene oldu, hala düşündükçe midem kalkıyor, ben neden devam ettim buna diyorum. kendime saygım neredeydi? özsevgim neredeydi?

kendine haksızlık etme nolur. parafili sahibi insanlar sağlıklı düşünemiyor, bu nedenle aynı parafili sahibi kişilerle beraber olmadıkları sürece sağlıklı bir ilişki mümkün olmuyor. sana yaptığı gibi manipülasyon dolu bir iletişim oluyor. bir taraf hep buruk kalıyor.

kendini dinle... kendine önem ver.
0
rallied
(11.07.24)
Normalde cinsel bir sorun olsa ve bir tarafın istekleri ile diğer tarafinkiler hiç uyusmasa sıkıntı var derdim çünkü olmuyor yani cinsellik çok önemli bir kısmı bu işin.

Ama sizinkinde diğer arkadaşların dediği manipülasyon olayları var. Yani şimdi golden shower falan denilen şeyleri (hatta daha ilerisini) seven kadin/erkek var. Bunu 1 saat yalvararak, trip atarak yaptırmaya çalışmak sıkıntı olani, bunu istemek değil. Bu noktada bence tek sıkıntı cinsel farklilik değil.

Terapi iyi tabi ama rallied dediği gibi kendinizi dinleyin. Manipülasyon kısmı beni cinsellikten daha cok düşündürdü.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
(9)

Kilo vermek ve tatlı krizi üzerine

dedeminhirkasi
Bu aralar kilo verme sürecindeyim. Öyle diyet psikolojisinde değilim fakat zararlı yiyecek ve içecek olarak bildiğimiz gıdalari tüketmiyorum fakat çoğu kişi de olduğu gibi tatlı isteğine engel olmakta zorlanıyorum henüz yoldan çıkmadım. Bu krizleri atlatmak için hergün 2-3 adet hurma yiyorum bunun b
Bu aralar kilo verme sürecindeyim. Öyle diyet psikolojisinde değilim fakat zararlı yiyecek ve içecek olarak bildiğimiz gıdalari tüketmiyorum fakat çoğu kişi de olduğu gibi tatlı isteğine engel olmakta zorlanıyorum henüz yoldan çıkmadım. Bu krizleri atlatmak için hergün 2-3 adet hurma yiyorum bunun bir zararı olur mu acaba? Asıl sormak istediğim soru da bu hergün 3 adet hurmanın zararı var mı veya hurma gibi aklınıza gelecek tatlı bir yiyecek var mı?
0
dedeminhirkasi
(11.07.24)
Diyet için zararını mı soruyorsunuz? Aksi halde bir zararı olmaz, zaten diyetiniz yıllarca sürmeyecektir. Çok çok birkaç hafta boyunca her gün üç hurma yiyeceksiniz.

Ancak diyet açısından zararlı olabilir. "Kendimi frenliyorum" psikolojisinden çıkmak özellikle diyet sonrası kiloları geri almamak için daha faydalı olur. Bu halde önünüzdeki set kalktığında profiterol senin, künefe benim saldıracaksınız gibi duruyor :D Şaka bir yana, gerçekten tatlıya alternatif bir zevk bulmakta fayda var.
0
akhenaten
(11.07.24)
yaban mersini yiyorum ben ceviz ile güzel gidiyor.
0
high hopes of the sozluk
(11.07.24)
Şimdi ben size açıkça konuşayım;
Dünyada herkeste işe yarayan bir diyet yok. Yani sunu kesin yeme, bunu kesin yapma gibi. Herkesin yapabildigi diyet farkli.

Ben sizin diyeti yapamam. Ben de kilo veriyorum (haftada 0.5 kg). Bazı günler çok kalori almış oluyorum (dondurma, tatli vs). Kalorileri takip edip sonraki gun esitliyorum vs.

Yani bu isi uzun dönem yapacaksaniz tatlı krizi olunca hurma yemek benim kendi goruslerimde ise yaramiyor. Caniniz tatlı istiyorsa yiyin. Her gün istiyorsa o zaman belki de aldığınız besinlerde sorun var ya da çok fazla tatlı goruyorsunuz.

Buna ek olarak ben canım tatlı isterse proteinli süt iciyorum; hem tatli istegimi bastiriyor hem de protein almis oluyorum.

Kısacası akhenaten+1. Bu kadar sert diyetleri yapınca sonrası kilolari geri almak olabiliyor.

Dan john'un sevdiğim bir yaklaşımı var; snickers yeme. Kitkat yeme. Ama annen, esin tatli yaptıysa ye. Bundan yillar sonra belki o tatliyi yapacak insan olmayacak ya da sen olmayacaksin. Hayatı bu kadar kisitlamaya gerek yok.
0
logisticsmanager
(11.07.24)
Bir muzu dilimleyip, dilimlerin üzerine minik minik kakao serpip yiyebilirsiniz.
0
@stubborn inferno
(11.07.24)
hurma yerine bir meyvanin uzerine ya da yogurt-ceviz-meyva uzerine tarcin serpmek daha mantikli. Tarcin kan sekerini duzenledigi icin o tatli kriziyle gelen inis cikislari daha az yasarsiniz. tatli krizlerinin nedeni de o inis cikislar ztn. onlari regule etmeniz gerekiyor. instagram'da glucosegoddess diye bir hesap var, tavsiye ederim.
0
kassiopeia
(11.07.24)
Çinko Pikolinat alacaksınız. Diyetisyenim bu supplementi almamı ve kullanmamı söylemişti. Akşam yemekten hemen sonra 1 tane yeterli olacaktır. Akşamları tatlı tuzlu her türlü krizimi dindirmişti.

not: kullanmadan önce doktorunuza sorunuz.
0
false pretension
(11.07.24)
eatcravers.com
şöyle bir ürün var. içeriğini incele tamamen sağlıklı şeylerden oluşuyor.
tariş koop'ta satılıyor. başka yerde görmedim. internette de var. hem doyuruyor hem aburcubur ihtiyacın gidiyor hem de protein bar niyetine tüketiyorum ben.
0
neira
(11.07.24)
Sadece hurma yeme, kayısı ye incir ye muz ye... meyve meyvedir, dengeli ve ölçülü olacak şekilde ye.

Hatta bizim evde ileri derece şeker hastası var, hepimiz de tatlıya fena düşkünüz (kilo sorunumuz yokmuşcasına yazıyorum) dışarıdan tatlı almaktansa evde tatlı yapmayı daha sağlıklı buluyoruz. Bol tarçınlı hibiskus şerbeti yapıyoruz mesela, şekerini fazla koyup sulandırmalı olacak şekilde yapıyoruz, 1 şişe maden suyu ile o miktarda şerbeti karıştırıp bi içiyosun var ya... şimdi fark ediyorum, benim tatlı isteğimi dengelemiş bu... aaaa. Sana tarifini yazarım.

Önemli olan gece uykusunu vaktinde de kaliteli uyumak. 23.00'te derin uykuya geçmiş olacak şekilde düzenle hayatını. Bir de odan havalandırılmış, kesinlikle karanlık ve hafif serin olsun. (Yazın köründe aşırı gerekmiyorsa klimayı açıp uyuma tabi).

Deliksiz ve sağlıklı uyunmuş bir gece uykusu ile şahane melatonin salgılanır ve vücudun bütün temizlik, çöp atma, tamir ve sonunda da bakım işlemleri yapılır. Hatta geriye melatonin kaldıysa serotonine dönüştürülür "biz senden razıyız sen de bizden razı ol" dercesine :) o melatonin işte günlük bütün işleyişi düzenlediği için sirkadiyen ritmi de düzenler ve birkaç gün içinde hem iştahı dengeler hem tatlı krizlerini nerdeyse yok eder hem de kaygıyı depresyonu çok azaltır.

Bunu yaşamış biri olarak söylüyorum.

Gece uykusunu sağlam uyu, bol suyunu hareketini bol güneş ışığını al, gıdanı çeşitli ve sağlıklı olandan ayarla, tamam bu iş.

Hem ömür boyunca tatlı yemeyecez diye bir durum da yok. Sağlıklı beden zaten tarlı bağımlılığındab uzaklaştığı için çok makul seviyelerde, çok makul zamanlamalarla tatlı yiyor. Rahat ol.
0
muhayyer divan
(11.07.24)
Her gun 3 adet hurma yemeniz tatli krizine engel olmadigi gibi tatli krizini de artirir. Neticede hurma da sonunda glikoza donusur ve insulin salinimini artirir.
Tatli krizine engel olmak icin berry cinsi meyveler, siyah cikolata, sekersiz sakiz, tarcin tercih edin.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(11.07.24)
(2)

sertifikalı eğitimler

kondansator
mesleğinizle alakalı/alakasız olarak kenarda dursun diye tamamladığınız sertifikalı eğitimler var mıdır? bir arkadaşım iso 9700:2022 sertifikası paylaşmış öyle dikkatimi çekti. siz. hangi eğitimleri aldınız
mesleğinizle alakalı/alakasız olarak kenarda dursun diye tamamladığınız sertifikalı eğitimler var mıdır? bir arkadaşım iso 9700:2022 sertifikası paylaşmış öyle dikkatimi çekti. siz. hangi eğitimleri aldınız
0
kondansator
(11.07.24)
Ciddi bir şey yok, okulun mezun iletişim biriminden bazen sertifikalı eğitimler geliyor. Farklı gördüklerime katılıyorum. Onlar da her telden çalıyor. Şimdiye kadar temel sivil havacılık, türk işaret dili ve kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) farkındalık eğitimlerine katıldım. E-devlette duruyor sertifikaları. Büyük ihtimalle hiçbir işime yaramayacak ama eğlenceliydi :D

ISO 9700:2022 daha ciddi bir şey gibi duruyor. Benim cevabım biraz at üstünde kelebek gibi oldu.
0
akhenaten
(11.07.24)
mesleğimle alakasız.
açık öğretimde gastronomi okuyorum :-)
+ pastacılık eğitimi aldım.
0
ankarakecisi
(11.07.24)
(9)

iliskimden randiman alamiyorum

ala09
ama kurulu duzenimiz var yegenim. bu esik uzun iliskilerde nasil karsilaniyor? bir sekilde hayatimiz ortak oluveriyor ama ben daha verici hissediyorum, istedigim denge ve ask levelinda degil kesinlikle. yine ihtiyacimiz oldugunda basimiz sikisinca birbirimize muhtac kaliyoruz awk nedir bunun bitirme
ama kurulu duzenimiz var yegenim. bu esik uzun iliskilerde nasil karsilaniyor? bir sekilde hayatimiz ortak oluveriyor ama ben daha verici hissediyorum, istedigim denge ve ask levelinda degil kesinlikle. yine ihtiyacimiz oldugunda basimiz sikisinca birbirimize muhtac kaliyoruz awk nedir bunun bitirme/surdurme yontemi sizin deneyimlerinizden feyizlenelim dostlarim
0
ala09
(10.07.24)
Şu ortamda ilişki tavsiyesi verecek son insanım, sadece deneyimimi paylaşacağım. Üç yıllık ilişkimde benzer bir dengesizlik, atalet vardı. Huzursuzdum. Bir gece bir rüya gördüm, birine inanılmaz aşıktım rüyada. Sabah kalktığımda "Ben sevgilimi böyle sevmiyorum." dedim. Ayrıldık. O da bekliyormuş herhalde, hiç defans göstermedi.
0
sekizdokuzon
(10.07.24)
Aşk seviyesi illa ki düşüyor, uzun ilişkilerin kaderi bu.
Beraber vakit geçirmekten mutlu olma ve konfor alanı beklentilerine geçmek lazım belki de. En azından sürdürme yöntemi böyle olur.

Bitirme işi daha kolay aslında ama orada da ne istediğini net bilmek gerekiyor. Kararlı ve aldığı kararların artısıyla eskisiyle sonuçlarına katlanabilecek durumdaysan bitir.
0
Bruce
(11.07.24)
Böyle durumlarda başka biriyle tanışıp yeniden her şeyini öğrenme konusu heyecan verici geldiği kadar yorucu da. Sırf bu sebepten insanlar üşeniyor. Biraz da yalnız kalma korkusu var. O yüzden önce toksikleşene kadar sonra da toksikliğine dayanabileceği yere gelene kadar devam edip ayrılıyor. Bu gibi durumlarda oturup her şeyi konuşunca böyle bir bariyeri atlayıp mutlu bir şekilde ilişkisine devam tanıdığım 0 kişi var. Yine de bir yerlerde birileri vardır elbette.

www.youtube.com
0
nawar
(11.07.24)
Zemin çift taraflı hazırsa eğer ilişki nereye gidiyor sorusu aradığın marazı çıkarabilir.
0
beyfendi
(11.07.24)
randıman alacağım derken şanzımanı dağıtma. evlen geç.
0
ferenc
(11.07.24)
İnsan duygusal ilişkisinde, dışarıdaki insanlarla iletişimdeykenki kadar dikkatli olmak, o kadar düşüne düşüne konuşmak veya davranmak istemiyor.

Aile evindeki gibi. Annenin babanın her şeyi sineye çekişlerine alışkın olan evladın duygusal ilişkisindeyken de aynı sineye çekişleri partnerinden beklemesi yani. Partnerden annenin babanın bebek bezi emiciliğini beklemek.

Çünkü hayata olduğu gibi duygusal ilişkilere de kapanmamış veya yeni açılmış yaralarımızın etkisi altındayken başlıyoruz, önceliğimiz o yaraları sağaltacak veya üstünü kapatacak, acıtmayacak iletişimler kurmak. İnsan istediği kadar fedakarlık yapmaya hatta kendinden vazgeçmeye hazır hissetsin, o yaralar öyle bir tetiklenip öyle bir hükmediyor ki ilişkilere, farkına varıncaya kadar 40'ı deviriyorsun benim gibi.

İlişkine bir de böyle bak. Hem kendine hem de ona.
0
muhayyer divan
(11.07.24)
Durumun ortam şartlarından mı yoksa ilişkinin kendisinden mi kaynaklandığını anlayabiliyor musunuz? Yani insan hayatta her türlü duyguyu, her türlü ruh halini yaşar. Sizi hayatın bütün sıkıntılarından kurtaracak ve ömür boyu mutlu yaşatacak birisi yok. Gün gelir bunalırsınız, gün gelir mutlu hissedersiniz.

Eğer hayatınızda ibre genel olarak aşağıyı gösteriyorsa önce bunun yukarıya dönmesini beklersiniz. Baktınız ilişkiniz hala size iyi gelmiyor, o zaman sadece ilişkinin devam edip etmemesi durumuna kafa yorarsınız.
0
akhenaten
(11.07.24)
Her yerden engellemek ve sıfır iletisim ;))) hayır canım, ergence diil
0
abuzer
(11.07.24)
başlığa güldüm :)
aşk leveli bence kriter olmamalı. gelip geçen bir şey neticede. sevgi dersek aşk yerine o kriter olmalı. bir yerde bir durağınlığa giriyor ne yazık ki. yapacak teş şey bence kabullenmek. bunun için çabalanılabilir tabi ama bu tek taraflı olmaz.
vericilik kısmı da aslında yine yukarıdaki sebepten. erkekler için genellikle o aşk heyecanı sonrasında daha bir durağanlaşma oluyor. erkek gazla çalışan bir motor olduğundan o heyecan gazı azaldıkça sıradanlaşıyor. bunun olmaması için erkeğin biraza daha saygılı, her şeyi sadece gazla yapmayacak, sorumluluk bilincinin yüksek bir hale evrilmesi gerekiyor.
çözüm bilmiyorum. ama kurulu düzeni bozunca da genelde benzer süreci baştan yaşıyor insanlar.
0
kisa
(11.07.24)
(7)

Doktorlar doktorlara neden eziyet ediyor?

michael_knight
Doktorların intörnlükleri, asistanlıkları sırasında, yan dal, uzmanlık yaparken vs. neden deneyimli doktorlar onlara kötü davranıyor?Bu bir gelenek mi, sistem mi buna yönlendiriyor ya da sadece kötüleri mi duyuyoruz veya başka bir şey mi?İşin aslı ve sebebi nedir?
Doktorların intörnlükleri, asistanlıkları sırasında, yan dal, uzmanlık yaparken vs. neden deneyimli doktorlar onlara kötü davranıyor?

Bu bir gelenek mi, sistem mi buna yönlendiriyor ya da sadece kötüleri mi duyuyoruz veya başka bir şey mi?
İşin aslı ve sebebi nedir?
0
michael_knight
(10.07.24)
köle, özgür kalınca ilk iş kendine bir köle tutar derler ya, biraz o hesap. biz de zamanında çok ezildik, çok zorlandık, sıra onlarda gibi bir bakış açısı oluyor. bi de doktorların bir kısmında (genelleme yapmayayım) tanrı sendromu oluyor. sonuçta sağlıkla uğraşıyorlar. bi noktada anlayabiliyorum. yapacakları bir hata bir organ veya bir hayat kaybına neden olabilir.
Doktorlar arasında büyümüş biri olarak yorum yapıyorum.
0
mor oje
(10.07.24)
mor oje +1

bir de ister istemez kötü davranıldıkça yıpranıp farkında olmadan öyle davranıyorlar bence sadece doktor değil benzer dallarda da öyle olur.
0
jülsezar
(10.07.24)
ben bunu çok da yanlış bulmuyorum. mobbinge varmayacak şekilde disipli davranmaları normal. çünkü insan canı emanet ediliyor en ufak bir hataya bile yer yok o meslekte. tüm insanlığın bir özelliği olarak biraz gevşek bırakılınca işimizi düzgün yapma motivasyonu da azalıyor.
0
kaptan maydanoz
(10.07.24)
Kendini besleyen kapalı bir döngü var. Dizi ve filmlerdeki hastane ortamının yansıttığı stereotiplerden tutun, sohbet ortamlarında anlatılan anılara kadar her şey en başta bu döngüyü yaratmamış olsalar bile devam ediyor olmasında büyük pay sahibiler. Bu övünülecek, kendini içinde tanımlayacak bir şey haline gelmiş artık. Devrecilikten çok bir farkı yok aslında.

İnsan hayatının önemi vs. gibi konulara çok katılmıyorum. Bir çevredeki davranışların nasıl şekillendiği görevin kendisinden çok o ortamın kültürüyle alakalı, kültür derken "bunlar kültürsüz" demiyorum. Demek istediğim daha çok sosyolojik manada bir kültür. Eğitim kadrosundan tutun, asistanlarına ve deneyimli personele kadar herkes eğitim hayatı boyunca "biz böyleyiz, burada işler böyle yürür" mesajını içselleştiriyor. Başka nasıl davranacağını bilmediği için böyle davranılıyor çoğunlukla.

Öğrenciliğimde tıp okuyan birçok arkadaşım vardı, çoğunun uzmanlık sürecini de takip edebildim. Benim gördüğüm kadarıyla durum bu.

Aşçılarda da benzer bir kültür var örneğin. Sert olmak hoş görülen, iyi bir karakter özelliği olarak lanse ediliyor.
0
akhenaten
(10.07.24)
Özellikle cerrahi branşlarda kıdem mevzusu çok önemli. Askeriyede bu kadar önemsenmiyor olabilir. Bizim iki hoca vardı benzer yaşlarda, biri diğerinden 2 hafta önce asistanlığa başlamış ve yıllar boyunca aynı üniversitede kalmaya devam etmişler. Hâlâ 2 hafta sonra başlayan hocamız diğerine abi diyordu ki ikisi de camiada önemli profesörler yani.

Kıdemin yanı sıra mobbing seviyesine varan zorlamalar da çok görünüyor. Çömez asistanların cerrahi branşlarda yaşadıklarını arkadaşlarımdan biliyorum. Onlar kıdemli olunca da kendi çömezlerine aynısını yapıyorlar. Mesela İzmir'in en büyük kadın doğum servislerinden birinde çömez asistanlar sabahları erken gelip kıdemlilerine kahvaltı hazırlıyordu. Hayır yapmıycam deme şansın yok o zaman ameliyatlara almıyorlar ya da angarya iş veriyorlar. Hocalar da çok ses çıkarmıyor bu konuda.

Her branşta böyle değil tabii ama dediğim gibi ağır cerrahi branşlarda asistanın asistana yaptığını kimse yapmıyor.
0
nundu
(10.07.24)
Devrecilik.
0
nawar
(10.07.24)
Oto sanayi, kuaför, askerlik, iş ortamı,üniversite gibi yerlerde tipik örneğini görebileceğin devrecilik, tahakküm etme ,zayıf gördüğünün üzerinde yükselmeye çalışma gibi dürtülerin doktorlar arasındaki ilişkilerde tezahür etmesi durumu.
0
hebanon
(10.07.24)
(17)

Jeff Bezos neden evleniyor/nişanlanıyor ?

Yourcousinmarvinberry
Sözlükteki "Jeff Bezos'un saniyede $2,5K kazanması" başlığına denk geldim de, bu kadar zengin, hatta zenginliğin de ötesine geçmiş bir insan neden tek eşli takılıyor ki ?O kadar tanrıça güzelliğinde pornocu kadınlar var mesela parası sayesinde kolayca elde edebileceği veya onlar gibi yaşayanlar, ned
Sözlükteki "Jeff Bezos'un saniyede $2,5K kazanması" başlığına denk geldim de, bu kadar zengin, hatta zenginliğin de ötesine geçmiş bir insan neden tek eşli takılıyor ki ?

O kadar tanrıça güzelliğinde pornocu kadınlar var mesela parası sayesinde kolayca elde edebileceği veya onlar gibi yaşayanlar, neden onlarla takılıp her güne yeni biriyle olmak varken tek bir kadınla nişanlı ?
0
Yourcousinmarvinberry
(10.07.24)
Kendisine ve karşısındakine olan saygısından olabilir. Sevgiye değer veriyor olabilir. Kadınları meta olarak görmüyor olabilir vs.
0
rock n roll
(10.07.24)
bence enayi. iş konusunda dünyanın en iyisi. aşk konusunda değil.

halbuki elon abi öyle değil mesela. cengizhan gibi adam
0
abelardo
(10.07.24)
60 yasina gelmis. Bitti o capkinlik isleri zaten. Merak etme evlenmeden once 80 sayfa sözleşme imzalatir karısına.
0
halk
(10.07.24)
en mantıklı cevabı tiklememişsin.

kadın dediğin sadece takılmalık sevişmelik meta mı ya? yani bana da sorsan mutlu bir evililik/sevgililik hayatı mı, yoksa her gün taş gibi kızlarla takılıp sevişmek mi desen, sevgililik derim. bu adam da onu diyor belki.

sosyal ve medeni statün nedir bilmiyorum ama paran sayesinde her gün değişik kadınlarla takılıp sevişmeyi güzel bir şey mi zannediyorsun? yani uzaktan güzel gözüküyor da bence anlık zevkler dışında mutluluk veren bir olay değil ya. bu adamın parası sınırsız denecek kadar çok, yemekle bitmez. ama azıcık parayı bulan ve bunu mutluluk zanneden nice keko, bütün parasını bu uğurda yiyip, anlık zevkler yaşayıp parası bitince götünü avuçluyor.
0
kibritsuyu
(10.07.24)
Hukuki anlamda parasını korumasının 1000 tane yolu var. Para hukuktan üstün bence
0
ferenc
(10.07.24)
Büyük ihtimalle "bunu da yaşamadım demeyeyim" diye düşünmüştür. Kendisi baya hedonist biri, en azından yansıttığı kadarıyla. O yüzden çok derin bir bağ kurmuş olsun falan sanmam. Kendisi öyle sanıyorsa bile hiç yaşamadığı bir yaşam biçimine duyduğu gelip geçici bir merak duygusundandır diye düşünürüm.

Adam bir oyunda bütün achievement'ları tamamlamaya çalışan biri gibi yaşıyor zaten hayatı. Yapılabilecek her şeyi yapacaktır daha.
0
akhenaten
(10.07.24)
En güzel cevabı tiklememişsin +1

Her gün başka kadınlarla takılmanın güzel bir sevgililikten, güzel bir ilişkiden daha iyi olduğunu kim söyledi ki başta.

Çok kadın hiç kadındır. Kadını hayatına sevişilecek bir meta yerine bir birey, bir hayat arkadaşı olarak alırsan o zaman bir kadınla ilişkinin nasıl olduğunu görürsün.
0
zimbirik
(10.07.24)
İnsan neye ulaşamıyorsa onu arar. Çevrende paran ünün için seninle birlikte olmak isteyen milyon tane kadın varsa öyle olmayan gerçekten aşık olan birini ararsın.

Zuckerbergin eşine de bi bak mesela.
0
nhk ni youkosu
(10.07.24)
Haz geçici, huzur kalıcı. En güzel kadınla birlikte olsan boşandıktan sonra anlamsızlaşır o varlığı. Ama güvendiğin, sevdiğin birinin yanında olmak, desteğini hissetmek bazen en büyük orgazmdan daha iyi hissettiriyor.
0
sekizdokuzon
(10.07.24)
20 yasinda olmadigi icin?

sen hic yasamamamissin galiba ama sürekli farkli kisilerle birlikte olunca kendine, bedenine yabancilasmaya basliyorsun. cok fazla insanla yüzeysel seyler paylasinca kimseyle derine inemiyorsun.

jeff bezos o kadinla derin bir sey yasiyor büyük ihtimalle. cocukluk travmalarini, gelecegi dair kaygilarini, cocuguyla eski esiyle problemlerini paylasir, ona güveniyor.
his olarak herhangi bir insanin karsisinda ne bekliyorsa onu bekliyordur, yasiyordur yani...
0
robert bosch
(10.07.24)
hayatta her şey para değil. özellikle zenginsen :)
0
gabe h coud
(10.07.24)
En güzel cevabı tiklememişsin +1

pornocu kadınlarla birlikte olmak güzel bir şey mi sence? türkiye gibi bir ülkede bile erkeklerin bir çoğu pornocu kadınlara yaklaşmaz bile. iğrenç çünkü, hem bedenen hem de fikren iğrenç.

her gün başka kadınla takılırsan da kimseyle özel bir yakınlık kuramazsın, insanların asıl haz kaynağı anlık orgazmlar değil, güvendiği sevdiği ve huzur bulduğu biriyle uzun vakir geçirmek.
hiç seks yapmamış ergen erkekler anlamaz, büyüyünce anlarlar ancak.

Edit: bu cevabı girdiğim için bana özel mesajdan "duyuruda tanışıp evlenmişsin ama duyuruda tanışan kadın duyuruda aldatır, cringe ve kezbansın" yazmış bu arkadaş. sonra da engellemiş :D yani arkadaşın büyük problemleri var. cevapları ona göre verin :D
0
kaptan maydanoz
(10.07.24)
insan cok hatun deneyimledikten sonra artık bi sakinlik istiyor. sevmek sevilmek saygı istiyor. takıldıgı kızların amacı zaten belli oda essek degil artık sıkılmıstır.
0
Zetnikov
(10.07.24)
En guzel cevabi tiklememissin+1
Cunku jess senden zeki. Bunu tikleme ama diyim.
0
halk
(10.07.24)
yazdığın şey tam fakir erkek akıl yürütmesi.
0
deartheodosia
(10.07.24)
çünkü jeff bezos dünyanın en zenginlerinden biri olsa da ezik bir beta.
0
tabudeviren
(10.07.24)
Dünya'nın en zengin 2. adam neden pornocu ya da OnlyFansçı falan kovalasın? Ayrıca her gün başka bir kadın kovaladığında 1 tanesinin hamile kaldığı anda çocuk paraları şu bu kovalaması gerekiyor. Vazektomi de nihai çözüm değil. Bir de onlardan bir tanesinde adamın bir şekilde kasetinin çıkması, şantaj kurbanı olması vs. ihtimali var. Hepsini geçtim kaç kişiyle birlikte olursan hastalık bulaşması ihtimali de o kadar artıyor.

Bir de her gün başka biriyle seks hayali, ayda bir bile seks yapamayan için aşırı cazip sanırım. Bir yerden sonra bir şeyler paylaşabileceği ve stabil bir ilişki arıyordur. Zengin olmadığımız için bilemiyoruz tabii.

Bu arada bu duyuru pasta olmasın hatta yıldızlayalım. Jeff Bezos boşanınca "parasının güvence altına almıştır" diyenler ve "en aşk güzel aşk cevabı aşk işaretlememişsin aşk çünkü aşk süper" diyenleri o boşanma davasında para kovalanırken görelim.
0
nawar
(10.07.24)
(3)

Kahve kokusu

Mirket
Eskiden kapıdan girince mutfakta pişen kahve kokusunu alırdık.Çarşıda sokağa girince, kurukahveci kokusuyla belli ederdi kendini.Parfüm mağazaları, birkaç denemeden sonra kokuları ayırt edemez hale gelen burnumuz kendine gelsin diye kahve koklatırlardı.Biraz önce boşalmış kahve kavanozunu kokladım,
Eskiden kapıdan girince mutfakta pişen kahve kokusunu alırdık.
Çarşıda sokağa girince, kurukahveci kokusuyla belli ederdi kendini.
Parfüm mağazaları, birkaç denemeden sonra kokuları ayırt edemez hale gelen burnumuz kendine gelsin diye kahve koklatırlardı.

Biraz önce boşalmış kahve kavanozunu kokladım, Koku nahoşdu.

Hani şu çeşit çeşit kahvede bulunan aromalar falan yapay mı, yoksa kimse kral çıplak diyemediği için mi duyuyor o muhteşem (!) kokuları?
0
Mirket
(09.07.24)
taze kavrulmuş kahve kokusu ile kavanozda uzun süre bekleyip bayatlamış kahvenin kokusu bir olmaz. kurukahvecideki kahve, çekirdek kahve, dolayısıyla aroma vs olmaz. bence kıyaslamanız hatalı
0
mustafakesekci
(09.07.24)
Koku doğal ancak hem tazeliğin hem nemin etkisi var. Kahve fiyatları yükseldiğinden beri sanki çekilmiş talaş gibi kokusu falan olmayan kahveler türedi bir iki senedir. Kokusu da yok değil aslında, süpürge sapı gibi kokuyor. Bahsettiğiniz koku bu heralde. Sanırım dip kalitedeki kuru, eski, ham çekirdekleri çekiyorlar, detayını bilemiyorum artık.
0
akhenaten
(09.07.24)
Bizim oradaki kurukaveciler sırf çekirdek satmıyor. Kavuruyor, öğütüyor, hatta kapının önünde üstüne maymun oturtulmuş bir dibekleri var, dibekte kave dövülüyor falan.

Sırf çekirdek değil yani :)
0
🌸Mirket
(09.07.24)
(2)

Nautilus'un karsisindaki arkeolojik alan

mirafiori
1-2 yil kadar once bir yazar tespit edip basligini acmisti aradim fakat bulamadim, bu alanla ilgili bir gelirme bir kaynak var midir acaba? https://www.google.com/maps/@41.0018782,29.0329767,206m/data=!3m1!1e3?entry=ttu burasi
1-2 yil kadar once bir yazar tespit edip basligini acmisti aradim fakat bulamadim, bu alanla ilgili bir gelirme bir kaynak var midir acaba?

www.google.com!3m1!1e3?entry=ttu burasi
0
mirafiori
(09.07.24)
Konu nedir ki, eğer bir alanda arkeolojik buluntu tespit edildiyse bölgede bulunan müze müdürlüğüne bilgi verilmeli. Bu durumda muhatap istanbul arkeoloji müzeleri oluyor. Konuyu bilmediğimden bir şey diyemiyorum ancak siz biliyorsanız siz arayın.
0
akhenaten
(09.07.24)
eksisozluk.com

başlık bu ama detay bilmiyorum.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.07.24)
(13)

bes mantıklı mı değil mi?

duyulmasi gerektigi kadar
türkiye gibi bir ülkede her 5-10 yılda bir enflasyon patlıyor, döviz krizi de üretiyoruz sürekli. bu gibi durumları da göz önüne alınca 35-40 yaş arasındaki biri için bes mantıklı mı yoksa başka yatırım araçlarını mı düşünmeli? aylık 1000 lira gibi bir şey atıp, devlet desteğini de alalım. fonlarla
türkiye gibi bir ülkede her 5-10 yılda bir enflasyon patlıyor, döviz krizi de üretiyoruz sürekli. bu gibi durumları da göz önüne alınca 35-40 yaş arasındaki biri için bes mantıklı mı yoksa başka yatırım araçlarını mı düşünmeli?

aylık 1000 lira gibi bir şey atıp, devlet desteğini de alalım. fonlarla birlikte değerlensin, amaç ileride yandan ufak da olsa bir akış olsun. bu kişinin evi, arabası var. büyük ihtimalle kira getirisi olan mülkü de olacak.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.07.24)
paranı kendin çok iyi yönetim anlık manevralarla pozisyon alamıyorsan, düzgün fonlar seçerek mantıklı.
0
rentts
(09.07.24)
Bes mantıklı.

İnsanların %90'ı için BES mantıklı. Çünkü kendi kendimize para biriktirme disiplinimiz yok.
Aslında her ay bir çeyrek altın alsan veya beğendiğin şirketlerden hisse alsan daha fazla kazandırır ama bunu yapsan zaten yapardın. Yapamıyorsun.

Devlet katkısı denen şeyi öyle bedava para gibi düşünme. Zaten sistemde uzun süre kalınca yönetim gideri kesintisi gibi kalemlerle senden kesilen paraları ancak sıfırlıyor o devlet katkısı. O katkının hangi fonda değerleneceğini de seçemiyorsun vs.
Çok detaya girmeyeyim ama "devlet %25 bedava para verecek bana" şeklinde de düşünme.

BES mutlaka yaptır. BES ile alınacak fonların neler olduğunu kendin seç, default halinde bırakma onu. Sonra da unut.
10 yıl o parayı unut. 10 yıl sonra bak ve devam et. Bi 10 yıl sonra yine bakarsın.
0
michael_knight
(09.07.24)
michael_knight+1

Ama, bir şekilde finansal okuryazarlık öğren. Sonra da her ay fon dağılımını gözden geçirip ekonomideki gelişmelere göre yeniden düzenle. Belirli bir fon dağılımı yapar yıllarca hiç ilgilenmezsen tatmin edici bir fayda sağlayamazsın.
0
Mirket
(09.07.24)
2009'dan beri BES'teyim bence de mantıklı (ve çalışan/emekli oranı dikkate alınırsa gelecek için de oldukça önemli)
Ama aktif olarak ben paramı idare ederim yatırımlarımı seçerim ve yönetirim diyorsan gerek olmayabilir.
0
bartholomew87
(09.07.24)
eskiden değildi ama son dönemde şartları daha iyi oldu diye biliyorum.
fon getirisi ve devlet katkısı dışında ödediğin primi maaşından kesilen vergiden düşebiliyorsun bildiğim kadarıyla.
aslında bes'li biri örnek rakamlarla açıklasa çok iyi olur.
ben de soruya yancı olayım.
0
merhum
(09.07.24)
zibilyon tane fon var sürekli yükseldimi düştümü takip etmek gerek, devlet 100 tl ek verecek diye param çar çur oldu, az kaldı 10 senedim dolmasına dahada bes'e girmem.
kendim parayı her ay kesin kenara koyarım diyorsan faiz daha iyi ya, fonum %26 artmış son 3 ayda %13 bu sene, tefeden bile düşük, diğer fonlar çok dalgalı riskli fona giriyorsun bu sefer yatırımından kaybediyorsun.
bence uğraşılmaz

9 sene önce 3.56 dan dolar almıştım artış % kaç sen hesapla. benim için bes pişmanlık.

ps. anadolu hayat emeklilikten uzak dur kaç kere aradım danışmanlık vermiyorlar illa banka şubesine gitcekmişim, şubeye gidiyorsun bes yatırımcımız yok diyorlar. anlamıyorsan bes ek pişmanlık.
0
eja
(09.07.24)
16 yıllık BES aracısı lisansım var.

46 yaşında girip 56 yaşında emekli olacaksan mantıklı. Daha önce girersen mantıklı değil, alternatif yatırımlar daha mantıklı.
0
gabe h coud
(09.07.24)
bes mantıklı olduğunu düşünüyorum, fakat buradan 56 yaşından sonra ele gelecek bir anlamı olacak bir para olabilmesi için mevcut gelirinin %10-15'inin bu tarafa aktarılması lazım.

ayda 1000 tl ile birikim yapsak enflasyon sıfır olsa bugünün parası ile emekli olduğunda (30 yaşında olduğunu varsayıyorum) devlet katkısı ile beraber 400bin tl bir para alacaksın.
0
prezarlatif
(09.07.24)
''Mantıklı'' mı değil mi bilmiyorum ama yatırım bilmeyen biri için garanti olduğu bir gerçek.
0
doharkoman
(09.07.24)
bence bes mantıklı değil enflasyon yüzde 100 besin yılda getirisi yüzde 25
0
sizofren06
(09.07.24)
kime göre neye göre sorusuna göre değişiyor.

vatandaşların çoğunun finansal okuryazarlığı yok ya da yatırımdan anladıkları şey kumarla aynı. birikim yapamıyor ya da ilk fırsatta hemen birikimini bozuyor.
işte böyle tipler için bes mantıklı. danışmanlık ve fon yönetim ücretleri çok yüksek. 10-15yılın sonunda doğru düzgün almadığın danışmanlık için can yakar bir meblağ ödemiş olacaksın. devlet desteği biraz bunu subvanse ediyor.

velhasıl, söylediklerim öncekilere paralel olarak, daha iyi yatırım araçları var ancak ülke insanın hali pür melali ortada finansal okuryazarlık noktasında.
o yüzden çoğu kişi için, az hiçten iyidir minvalinde, mantıklı.
0
biseysorcaktim
(09.07.24)
@sizofren06 %25 getiriyi nasıl başardınız ki? Benim yıllık getirim güncelde %86. O da ben hiç fırsat bulup bakamadım dümdüz önerilen paket neyse ona dağıttım fonları, sıfır efor. Sizin galiba bütün fon sepetiniz mevduat ve türevleri üstüne kurulu. %25 hiç duymamıştım şimdiye kadar. Siz eğilin bence bunun üstüne, bir terslik var.

@duyulmasi gerektiği kadar. Benim gördüğüm kadarıyla bes bu soruyu soran herkes için mantıklı. Bes'e ihtiyaç duymayacak insanlar neden ihtiyaç duymadıklarıyla ilgili sayfalarca bir şeyler söyleyebiliyorlar. Ben söyleyemiyorum örneğin. Benim piyasaya kafa yoracak çok vaktim de yok, işim de finansla içli dışlı değil. Yatırım disiplinim de yok. Bes kredi kartından kendi kendine ekleme yapıyor unutsam da.
0
akhenaten
(09.07.24)
Fikir vermesi açısından yazayım. 2009 kasımda sisteme girdim.
Toplam bugüne kadar benim BES'e ödemem: 22.682 TL
Bugün BES'ten çıkarsam alacağım tutar: 195,398 TL
Genel olarak ödeyebileceğim minimum tutar neyse aylık onu ödüyorum, şu an için aylık 125 TL.
Çok fazla sepet içeriğini değiştirmiyorum ama allianz aylık bilgilendirme gönderiyor fonlar ile ilgili yani bu tutarı yukarı çekmek de mümkün dikkatli şekilde takip edilirse.
0
bartholomew87
(10.07.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.