Giriş
(6)

Hedef ile Amaç arasındaki fark

put it in your appropriate place
Aynı şey değil ama bir türlü idrak edemedim.Mesela ben, askerliğini ertelemek için yüksek lisans yaptım. Bu örnekte hangisi amaç, hangisi hedef?
Aynı şey değil ama bir türlü idrak edemedim.

Mesela ben, askerliğini ertelemek için yüksek lisans yaptım. Bu örnekte hangisi amaç, hangisi hedef?
0
put it in your appropriate place
(29.11.24)
Hedef; varilmak istenen nokta,
Amac; varma sebebi.

Boyle gibi geliyor bana :)
0
brkylmz
(29.11.24)
Aynı anlamda da kullanılıyor, yakın anlamda da. Sonuçta net bir kuralı yok. Ancak genel manada hedef amaçtan daha dar anlamlı olur, aşamaları öngörülebilir. Amaç hedeften daha soyut ve geniş kapsamlıdır, ulaşmak için yapılması gerekenler içinde bulunulan ana göre daha çok değişebilir.

Sizin örneğinizde arkerliğinizi ertelemek amacıyla yüksek lisans yapmışsınız. "Askerliğimi ertelemek hedefiyle" derseniz bu çok plaza diline kayıyor. Sanki iş görüşmesinde konuşuyormuş gibi olursunuz, tuhaf olur. Hedef zaten amaçla yakın olan anlamıyla günlük dilde çok kullanılan bir sözcük değil. Birincil anlamıyla; hedef almak, hedef tahtası derken kullanılıyor. Zaten amaç sözcüğüyle yakın olan kullanımı da bu anlamından türetilmiş durumda.
0
akhenaten
(29.11.24)
Hedef yok bu verdiğin örnekte, amaç askerliği ertelemek.

Hedef, daha nihai ve somut şeyler için kullanılıyor olsa gerek. Niye yüksek lisanstasın? Hedefim Profesör olmak. Daha somut bir kazanım var ve son nokta o.

Ben öyle anlıyorum.
0
Mirket
(29.11.24)
hedef hayatta kalmak
amaç askerliği ertelemek
0
titanyum22
(29.11.24)
Amaç : Türkiye nin en iyi üniversitelerinde eğitim almak.
Hedef : üniversite sınavında ilk 500 e girmek.


Amaç soyut hedef somut gibi düşünebilirsin.
Amaç varılması istenen son nokta , hedef ise bu Amaç doğrultusunda geçilen ara duraklar.

Proje yazarken hep bu mantığa göre hazırlıyorum metni.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(30.11.24)
Amaç strateji
Hedef taktik
0
hebanon
(30.11.24)
(6)

bu hikayede bosluklar var mi?

dokunmakalbime
anlamsiz bir prosedur geregi evimi cok yakin bir arkadasima kiralamam gerekiyor. sadece kagit uzerinde olacak ve 6 ay boyunca bu kira gelirini gostermek zorudayim. ahlaki acidan hos degil biliyorum; ama prosedurun sacmaligi geregi boyle yapmak zorundayim.bu surecin kagit uzerinde seffaf gorunmesi ic
anlamsiz bir prosedur geregi evimi cok yakin bir arkadasima kiralamam gerekiyor. sadece kagit uzerinde olacak ve 6 ay boyunca bu kira gelirini gostermek zorudayim. ahlaki acidan hos degil biliyorum; ama prosedurun sacmaligi geregi boyle yapmak zorundayim.

bu surecin kagit uzerinde seffaf gorunmesi icin sunlari yapacagim:
-kira sozlesmesi hazirlamak.
-kiraci ve ev sahibi olarak ikametgahlari degistirmek.
-emlak kira vergisi odemek.
-6 ay boyunca bankadan "kira odemesi" aciklamasiyla odeme almak.

sizce bu hikayede bosluk, risk, kacirilan bir nokta var mi?
0
dokunmakalbime
(29.11.24)
İlk aklıma geleni söyleyim. Apartman yöneticisi ile de konuşup tembihleyebilirsiniz halden anlayan biriyse.
Ben apartman yöneticisiyim, bazen polis soruyor "şu dairede şu kişi mi oturuyor" diye.
0
norek
(29.11.24)
amaç ne acaba?

çok garantiye almak istiyorsanız faturaları üzerine alsın.

emlak vergisini ev sahibi öder, kiracı ödemez.

Kira vergisini ev sahibi öder kiracı ödemez.

not: kira kontratı yapmadan da sözlü kira kontratı yapılmış kabul ediyor bizim mahkemeler.

not: yabancıların oturum izni için kira kontratı yetersiz kalıp noterden istiyor.

ama normalinde ne olur.

kira kontratı yaparsın, kirasını bankadan düzenli öder, faturayı da üzerine alır.

aidatı da ödesin site ise yönetime kiracı olarak.
0
liberal
(29.11.24)
Detayları bilmiyorum ama neden bunun için bu kadar kasasınız ki? Yani dediğiniz şeyleri yapınca zaten gerçekten kiralamış olacaksınız daireyi. Bu kişinin arkadaşınız olması ve size ne kadar kira ödeyeceği gerçekten önem arz ediyor mu ve neden? Bence bundan emin olun önce. Çünkü örtülü bir iş yapmaya gerek olsun sanmıyorum. Kiralama işi basit bir iş, yasal düzenlemeler ve kontratlar birbirini tanımayan yabancı insanların ev sahibi - kiracı ilişkisini bir düzene koymak için var. Siz kiracınızı tanıyorsanız bunlar sadece formalite.

Tek problem aldığınız ödemeyle ilgili olabilir, ama bunun detayına kimse takılsın sanmıyorum.
0
akhenaten
(29.11.24)
yorumlar icin tskler arkadaslar. konu su: bir ulkede is buldum ama vize destegi vermiyorlar ben de oturum izni almak icin boyle bi yola basvurdum. kira geliriyle alinabiliyormus cunku. randevu 6 ay sonraya ve geriye donuk 6 aylik kira geliri istedikleri icin ve vize verecekleri kesin olmadigi ve 2. bir evim olmadigi icin bu yonteme basvuruyorum. eger vizeyi alirsam normal sekilde calisip gercekten birine kiralayacagim ama vize alana kadar formaliteden gostermem gerekiyor.
0
🌸dokunmakalbime
(29.11.24)
Randevu 6 ay sonra ya hani,
Geriye dönük kira göstergesini, size randevu verdikleri bu zamandaki tarihten geriye dönük istiyor olabilirler. 6 ay sonrasını baz almayabilirler.

Aklıma geldi söyliyim dedim.

Onun haricinde zaten normal bir kiralama yapacaksınız, kasacak bir durum yok.
0
saturn
(29.11.24)
is buldugunuz ulke, isiniz oldugu halde calisma izni vermiyor mu?

onun yerine turkiye'den kira geliri gosterene oturma izni mi veriyor?

bence bosluklu kisim burasi.

is bulduysaniz yasal olarak calisabilmeniz icin calisma izniniz olmasi lazim. genellikle duz oturma izinleri calismaniza izin vermez. is buldugunuz sirket vize almaniz konusunda yardimci olmayabilir belki, ama calisma vizesi almak icin belli basli prosedurler mutlaka vardir, yardimci olabilecek danisman sirketleri olabilir.


konuyu iyi anladiginizdan emin olun, belki de ben anlamadim.
0
taurina
(30.11.24)
(19)

en iyi black mirror bölümü

robert bosch
sizce hangisiydi?bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm. dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
sizce hangisiydi?

bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm.

dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
0
robert bosch
(28.11.24)
Çip dediğiniz noelli bölüm müydü? O güzeldi evet.

Çok popüler değil sanırım ama bu robot arılarla insanları öldürdükleri bölümü beğenmiştim ben.

Bi de san junipero'ydu sanırım ölenlerin bilincini aktardıkları sanal ada gibi yer. Mutlu sonla biten tek bölümdü (son 1-2 sezonu izlemedim). O kadar kasvetin arasında iyi gelmişti
0
nundu
(28.11.24)
Playtestmis adi.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Benim en sevdiklerim White Christmas ve şu akbilli olan Entire History Of You idi sanırım adı.
0
(28.11.24)
İzleyeli baya olduğu için bölüm isimlerini şak şak hatırlayamıyorum ama şimdi baktım nosedive bölümünü beğenmiştim. İnsanların birbirlerini puanladıkları bölüm.

Bir de shut up and dance.
0
kullanicadi
(28.11.24)
Ceza verilen kisilere 1 gunu yasatiyorlardi ama 1 sn geciyordu aslinda falan oyle birseydi, bence de cok psikopatti. Dusununce keyif kaciran cinsten bir bolumdu.
0
mbond
(28.11.24)
@mbond, hangi bölümdü o?
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Mbond'un dediğini anladım ben de, White Christmas o diye hatırlıyorum. Playtest fazla korku filmi klişesiydi ve biraz mehh bağlanmıştı çok sevmemiştim.

Bu ilk sezonda bisiklet binerek puan toplanan, siyahi abinin isyan edip en son sistemin çarklısı olduğu bölüm de iyiydi.

Bu ölen eşini robot olarak alan kadının olduğu bölüm ve insan bloklama teknolojisi olan bölümler çok popülerdi ama ben pek beğenmemiştim izlediğimde. O zaman yaşımız gençti belki şimdi izlesem severim :d
0
nundu
(28.11.24)
White Christmas ve San Junipero'yu eşit seviyorum.

White Christmas benim daha önce de kafamda düşündüğüm tarzda bir konuyu çok güzel işlediği için çok etkilenmiştim. Zaten dizinin en iyi bölümleri arasında hemen her listede bulunduğu için çok lafa gerek yok sanırım.

San Junipero ise tam aradığım tarzda bir konuydu. Ölen insanları dijital ortama upload etme konusu cidden çok iyi düşünülmüş bir şey. Bu kadar ilgi çekici bir şey nasıl daha önce düşünülmedi, neden daha sonra Upload gibi komedi dizisi dışında daha ciddi bir tonda işlenmedi bilmiyorum. Ben çok beğenmiştim.

Bu arada bu konu daha önce işlendiyse bile duymamıştım, bilen nerede işlendiğini söylerse bana da izleyecek bir şeyler çıkardı ne güzel.

Dizinin kendisini sevdiğim için Black Museum'u da sevmiştim örneğin ama Black Mirror'u hiç izlemeden onu izlesem öyle çok bayılmazdım.
0
akhenaten
(28.11.24)
white xmas
0
ala09
(28.11.24)
ben white christmasi izlememisim ya. sayenizde izleyecegim. jon hamm oynuyormus bi de.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
bu kadar cevap arasında görmeyince şaşırdım açıkçası. benim için hated in the nation kesinlikle. hikayede belli kopukluklar ve abukluklar yok değil ama "vay ananıski!" etkisi açısından bence inanılmaz bir bölümdü. babadır bizim için.
0
mark greg sputnik
(29.11.24)
ben 4. sezonun tamamını çok seviyorum. o sezon içinde de timsah ve metal kafa bölümleri. o 2 bölümün günümüzde veya yakın gelecekte gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmüştüm. oyunculuklar da çok iyiydi.
0
jepa
(29.11.24)
Entire History of You
Nosedive
The National Anthem
0
black holes in the sky
(29.11.24)
1- entire history of you
2- white christmas
3- san junipero
0
sir gawain
(29.11.24)
@mark

Benim robot arılı dediğim oydu ya çok severim o bölümü
0
nundu
(29.11.24)
san junipero
0
tantunisultansuleyman
(29.11.24)
İlk 2 sezonun tüm bölümleri. Özellikle "White Bear."
0
auroraaurora
(29.11.24)
Fifteen Million Merits
White Christmas
Nosedive
Shut Up and Dance
USS Callister
Black Museum

favori bölümlerim :)
0
sizofren06
(29.11.24)
San Junipero
Black Museum
Nosedive
USS Callister
Arkangel
Crocodile
0
mutekebbir
(29.11.24)
(10)

Farklı Sosyokültürel Yapıdaki Ailelerin Çocukları Evlenebilir Mi?

depresif çocuk
Şunu merak ediyorum.Diyelim ki ben ve hoşlandığım kız aynı seviyede eğitime sahibiz, gelir seviyemiz de aynı. İkimiz de mühendisiz ve durumumuz iyi, kendi başımıza geçinebilecek seviyedeyiz.Fakat onun ailesi tahsilli ve beyaz yakalı iken benimkiler köylü. Yaşam biçimi, alışkanlıklar ve ebeveyn-çocuk
Şunu merak ediyorum.

Diyelim ki ben ve hoşlandığım kız aynı seviyede eğitime sahibiz, gelir seviyemiz de aynı. İkimiz de mühendisiz ve durumumuz iyi, kendi başımıza geçinebilecek seviyedeyiz.

Fakat onun ailesi tahsilli ve beyaz yakalı iken benimkiler köylü. Yaşam biçimi, alışkanlıklar ve ebeveyn-çocuk ilişkileri anlamında ciddi farklılıklar var. Köyde yaşamıyorlar, şehirliler ama cahiller maalesef.

Bir de şu da var, ailemin beni yaşamda geri çektiğini düşünüyorum ve pek fazla görüşmüyorum. Aramız bozuk değil ama genel anlamda hayatıma çok etkileri yok ve aile bağlarımız kuvvetli değil.

Hal böyle iken, ailelerin tanışma faslı konusu aklıma gelince kendimi ezik ve yetersiz hissedecekmişim gibi geliyor. Bu işin oluru yokmuş gibi düşünüyorum. Yani aileler bir araya geldiğinde benim için ciddi bir imaj kaybı olacak. Sıkıntılı bir birey olarak görüneceğim. Bu sebeple sevgili konularında çok umutsuzluğa düşüyorum. Sanki ailem ile olan bu kopukluğum ortaya çıktığında karşı tarafın ailesi rasyonel ve katı bir duruş yapacakmış gibi bir önyargım var.

Kızına iyi bakmış, maddi imkanları görece daha iyi bir aile kolay kolay benim durumumdaki birine kızını vermeye ikna olmaz gibi geliyor.

Oluru var mıdır? Fazla mı karamsar bakıyorum?
0
depresif çocuk
(28.11.24)
aileler müdahale olmaya yatkinsa her türlü oluyor. senin ailen, kendin öyle söyledigin icin söylüyorum, köylü, onun ailesi karadenizli, adamin boyu kisa vs bir türlü bahane bulabilirler.

kivanc tatlitug ve basak dizerin dügünene kivanc tatlitug'un ailesi katilmamistir. sebep ne? basak dizerin evlenip bosanmis olmasi..

önemli olan cocugun aileye ben bunu sevdim, bizi böyle kabul edeceksinizi hissetirecek kararli bir durus. yoksa aileler dügüne kadar kiz isteme bilmem ne diye görüsüyorlar, evlenince görüsmeyen de var.

kendinize ve iliskinize güvenmeniz lazim.
0
robert bosch
(28.11.24)
Bu karamsar düşüncelerle iyi anlaştığı kişiden uzaklaşanlar sonra daha kötü seçimler yapıyorlar. Siz de aileleriniz de iyi niyetli yaklaşırsanız hiçbir sorun yaşanmaz.
0
?
(28.11.24)
bu sorduğun soru, kız arkadaşın, onun ailesinin buna verdiği anlam, onların bir araya gelmesi vs hepsinin bağlamında değerlendirilmesi gereken bir konu.sana baktığımızda sen aileni beğenmiyorsun gibi sanki ?:( bence böyle yaşamak, kariyerinde de, aile hayatında da, kişisel hayatında da zorlar seni.

ailemizin bizi geri çektiğini düşünebiliriz, onların cahil olması bizi negatif anlamda etkileyebilir elbette ama çıktığımız kabuğu tanımadığımızda ve onlarla barışmadığımızda bana göre ''depresif çocuk'' olabiliyoruz :( bunu yargılayıcı bir yerden söylemiyorum, aksine bence bu sorduğun soru seni başka yerlere götürmeli, bence bu konuyu bir terapist bulup konuşmalısın. yazık değil mi sana? @? haklı bence.

bu arada soruna cevap, sen böyle düşündükçe, onların yaptığı yargılamaları içselleştireceksin, muhtemelen bu da seni, senin gözünde eşini, eşinin gözünde seni, onun ailesinin gözünde senin algını etkiler, somut olarak nasıl diyemem ama bilinçaltında bir şeyler değiştirime ve etkileme ihtimalin var dezavantaj olarak.

bu konunun üzerine düşün... ailenle ilgili böyle düşünmen, hayatının bir yerlerinde seni geriye çekmiş olmalı, onlar bir şey yapmasa bile?
0
damba
(28.11.24)
Kızın ya da kızın ailesinin bir şey demesine gerek yok ki. Sen kendi ailenden utanıyorsun ve öyle bir aileden gelmiş olmanın -nedense- utancını duyuyorsun.

Bugün İsmail Saymaz twitter'da babaannesiyle birlikte fotoğrafını paylaşmış Babaanne tam köylü. Yusuf Dikeçin annesiyle fotoğrafı vardı. Aziz Sancar'ın da o tarz fotoğrafları vardı. Söylediklerinden çıkardığım kadarıyla sen bir yerlere gelsen, ailenle fotoğraf çektirmek istemezsin.

Bence ayrıl o kızdan. Kız da ailesi de bu konuda ne kadar sorunsuz olursa olsun, senin içindeki kurt hep kemirecek seni.
0
Mirket
(28.11.24)
Bu konuda esas olan ailelerin anlaşabiliyor olması. Bu tarz genellemeler olmasının sebebi bu. Yoksa hiç fark etmez. Ancak işin gerçeği aynı yaşam tarzlarına sahip insanların birbirini kabul edip uyumlu yaşaması daha kolay. Ancak bu demek değil ki aynı tipte aileler her zaman anlaşabilecek... Çiftlerin ailevi geçmişleri birbirine yakın oldukça aksilik çıkma riski de azalıyor, ancak kaybolmuyor.

Mutlu evliliğin azımsanmayacak bir bölümünü o ilişkinin aileler tarafından kabul görmesi ve sevilmesi durumu oluşturuyor. Ne yazık ki böyle. Yani aileniz sizler için önemliyse, onları geride bırakmak gibi bir arzunuz yoksa ancak aileniz ilişkinize sıcak bakmıyorsa aileleri kendilerini ve karşı aileyi çok seven çiftlere göre daha farklı sorunlarınız olacağı kesin. Bunu söylemek için çok derin düşünmeye gerek yok. Bu iki tip çiftin hayat kalitesi bir olamaz.

Neticede ailelerinizin anlaşacağını düşünüyorsanız sorun yok. Ancak anlaşamayacakları belliyse iki kere düşünmekte fayda var.
0
akhenaten
(28.11.24)
Sınırlar ve itibarın korunmasına bağlı. Ayirararak ya da bu ayrık/farklılık yaratan durumu merkeze alarak bakılırsa alinganliklar olur.
0
encokbenisevinnolur
(29.11.24)
Türkiye'de olmaz. Aileler görüşmek ister ve sorun çıkar.
0
wd40
(29.11.24)
zorlukları var ama olmaz değil, olan örnekler var çevremde.
zaten söylemişler ama önce siz ailenizden utanmayı bırakmalısınız bu karakterin gelişmemesi ile ilgili bir sorun.

tarkan ne demişti zamanında başkası olma kendin ol.
0
nuisance2
(29.11.24)
Türkiye' de olmaz -1. Olduğu vaki. Kendimden biliyorum.

Hocam muhtemelen az da olsa bi' kompleksiniz var bu konuda ki bu normal bi' şey. Eğer partnerinizle iyi anlaşıyorsanız, aileler hayatlarınıza çok fazla müdahale etmiyorsa veya buna izin vermiyorsanız; olur, olabilir.
Önemli olan iki tarafın ailelerinin eğitim durumlarından ziyade; karakterleri.
0
kumandanim
(29.11.24)
aileler meraba meraba bayramınız kutlu olsun mesajı dışında pek görüşmeyecekse sıkıntı olmaz ama illa beraber bişeyler yapalım moduna gireceklerse biraz sancılı olabilir ama o da geçer.

sonuç sorun her türlü çözülür.
0
basond
(29.11.24)
(17)

Kızlar koruyucu ‘baba gibi’ sarıp sarmalayıcı erkekleri daha mı çok seviyor

psmstc
Elbette tip anlayış vs önemlidir. Ama ilişkilerimde bu tipte koruyucu kollayıcı ‘babaç davrandığımda’ hep çok aşık oldu karşıdakiler.Bu ilişkiler için sizce sağlıklı birşey mi? Hem sevgili hem arkadaş hem arada bir baba gibi olmak ilişkide
Elbette tip anlayış vs önemlidir. Ama ilişkilerimde bu tipte koruyucu kollayıcı ‘babaç davrandığımda’ hep çok aşık oldu karşıdakiler.

Bu ilişkiler için sizce sağlıklı birşey mi? Hem sevgili hem arkadaş hem arada bir baba gibi olmak ilişkide
0
psmstc
(28.11.24)
Evet. Ama bu sadece erkek onu doyurana kadar. Sonra hop kanatlanıp gidiyorlar asıl serseri tayfanın peşinden.

Her zaman baba figürü olması da gerekmez, sadece dinleyen ve karışmayan bir "korkuluk" erkek bulmaları da yeterli çoğu kez.
0
feastofthedamned
(28.11.24)
Kadınların bir koruyucuya ihtiyacı yok. Erkekler kendilerini korusunlar yeterli.

Soruna cevap, daha çok sevmiyorlar.
0
rock n roll
(28.11.24)
Şöyle bir mantıksızlık yok mu sözlerinizde;

Tipi iyi olan ve karakter özellikleri de olumlu olan birisi hali hazırda ilişkide olduğu kişilere (yani kendine ilgi duyan kişilere) daha fazla ilgi ve alaka gösterdiğinde, daha az ilgi ve alaka gösterdiği senaryoya göre daha fazla karşılık görüyorsa bu beklenen bir sonuç değil mi zaten? Neden şaşırdınız ki buna, ben anlamadım.

Babaçtan kastınız nedir bilmiyorum ama heralde gerçekten bu kişinin babası gibi davranmak yerine daha samimi ve açık yüreklilikle yaklaşmaktan bahsettiğinizi varsayıyorum.
0
akhenaten
(28.11.24)
Bu profilde birisine "ihtiyacım" yok, ama evet seviyorum. Bu da benimle alakalı bir şey bir nevi zayıf noktam, herkeste böyle olacak diye bir şey yok. Bazıları da sevmez
0
kullanicadi
(28.11.24)
insanlar iliski secimlerini mutlu olacaklari sekilde degil, tanidiklari sekle göre yapiyorlar. "gelin, kaynana topragina benzermis" sözü ya da senin bahsettigin durum da biraz öyle.

orada anne baba genelde en yakin oldugu icin öyle. yoksa kimle büyüdüysen o yani.

iliskiler de iki taraf da birbirini koruyup kollamali.

sen iliskinde bu durumun tek tarafli yasandigini düsünüyorsan, belki sen de ailen tarafindan korunmus hissetmedin? bence ben neden bunu aramiyorum diye sor kendine.

yoksa kizlar öyle erkekler böyle diye bir durum yok.
0
robert bosch
(28.11.24)
Böyle bir şey olabilir fakat o insanı hayatındaki bu anne baba figürü ve ilgisi eksikliğinden dolayı manipüle etmek oluyor
0
grimavi
(28.11.24)
Abartılı ve sağlıksız olmadığı sürece ilgi ve fedakarlık kimin hoşuna gitmez ki?

Ama tek kriter bu olamaz. Olmamali. Eğer olduysa o da sağlıksızdir, gerçekliğini ve samimiyetini sorgulamak lazim
0
abuzer
(28.11.24)
ben provider kişilikte bir insanım, kim olursa olsun. bazı kadınlar seviyor bunu ama sevmeyeni ya da beklemeyeni de çok. biraz çekimi, kimyayı azaltıyor olabilir.
0
gabe h coud
(28.11.24)
tamamen patriyarkal travmalardan gelen bir durum. turkiye gibi abi, baba, amca, elalem figurlerinin problem oldugu bir ulkede boyle vakalar fazla olabilir ve bu durum seni egosal, kizi da duygusal olarak tatmin edebilir; ama ozunde istismardan farki yok. iki tarafinda bu travmalari duzeltip normal ve saglikli iliski kurmasi gerek. obur turlu toksik(baskici, kiskanc, korumaci) bir iliskiye donme ihtimali cok yuksek. cunku bunlar primitif arzular.
0
buenosdias
(28.11.24)
"babaç" kelimesine çok güldüm arkadaş sağol. tıkaça benzemiş

soruna cevap: inanmayacaksın ama kadınların kendilerine has fikirleri olabiliyor. farklı tecrübeler yaşadıkları için tercihleri de buna göre şekilleniyor. ben hiç tıkaç pardon babaç bir adamla görüşmedim mesela. ama ilişkilerde kimse kimsenin anası babası olmamalı diye düşünüyorum
0
titanyum22
(28.11.24)
Bir de her ilişkide roller nettir. Sen, sevgilinin babası olamazsın. Sadece sevgilisi olabilirsin. Kimlik karmaşası yaşamayın.
0
rock n roll
(28.11.24)
bazı kadınlar babaç tipleri severken bazıları da sevmez,
aynı erkekler gibi bazıları anaç sever, bazıları sevmez.
0
ravenudon
(28.11.24)
bana asiri itici geliyo ya anac veya babac demek bile ensest hissi veriyo. sevgililerinde baba ana sevgisi arayan insanlara da ariza gozuyle bakarim. annen baban seni sevmediyse sana cocuk gibi bakamam?? just ask yasarim
0
ala09
(28.11.24)
Onu bilmem de günün sonunda kadın babası gibi, erkek de anası gibi bir kadın seçer diyorum.
0
ananiyimioguz
(28.11.24)
akhenaten +1
0
kehende
(28.11.24)
geveze mahkemeye verildin. sen dindarlara nasıl sapık dersin!!! şafak baskınını bekle
0
titanyum22
(28.11.24)
alakası yok bence. bu algının sebebiyle ilgili düşüncem: karşımızda yetişkince davranan, olgun, ayakları üzerinde duran, özgüvenli, karakteri oturmuş, saygılı, saygın, hayatta en ufak zorlukta pes edip kendini salmayan, ciddiyet sahibi birini görmek istiyoruz eğer ergen ilişkisi yaşamıyorsak. uzun lafın kısası yetişkin mantalitesinde biri... bu da sanki babacan bir imaja sebep oluyor olabilir, aile babası olgunluğu gibi. ha bu saydığım özellikleri, erkek olsam da kadında görmeyi isterdim. erkeklerin böyle bir derdi var mı bilmem ama etrafımdaki kadınlarla konuşmalarımızdan da vardığım sonuç bu. onun dışında babacanlıktan kasıt şefkatli biri olmasıysa kim hayatında şefkatli bir eş istemez? zaten sevgi bağının temelinde olan bir şey bu.
0
Mossy
(29.11.24)
(11)

Sözlenmek ne demek ?

dakota
Benim bildiğim sevgilin olur sonra nişan sonra da nikah bitti gitti. Bu sözlü, sözlenmek tabirleri biraz muhafazakar gerici varoş köylü tabiri gibi geliyor bana. Anlamını bilen eyyorlasın lütfen. Not: geçen yeni bir şey daha duydum. “ Tatlısı yendi” bunu da bi eyyorlayınız. Şey gibi değil mi? Küfür.
Benim bildiğim sevgilin olur sonra nişan sonra da nikah bitti gitti. Bu sözlü, sözlenmek tabirleri biraz muhafazakar gerici varoş köylü tabiri gibi geliyor bana. Anlamını bilen eyyorlasın lütfen.

Not: geçen yeni bir şey daha duydum. “ Tatlısı yendi” bunu da bi eyyorlayınız.
Şey gibi değil mi? Küfür. Ebesi ….kildi gibi.
0
dakota
(28.11.24)
aileler de tanışmış anlaşmış, kız isteme töreni yapılmış demek. tatlısı yendi de yanı anlamdadır bence.
0
elorelia
(28.11.24)
"anamız babamız tanıştı, artık kızın babasına yalan söylemeye gerek kalmadan buluşabiliyoruz" demek sözlenmek. e bir yerde muhafazakarlık ürünü tabii.

tatlısı yendiyi ilk kez duydum. kahvesi içildi gibi bişey mi acaba? bak bu tatlı olayı sosyal medya uydurması olabilir.
0
titanyum22
(28.11.24)
Teknik olarak eskide kaldı evet, gelenek olarak sürüyor.

En kaba haliyle şöyle düşünün; sözlenme sırasında ilişki ailelerce tanınmış, tarafların evleneceği beklentisi aile ve aileye çok yakın kişilere ilan edilmiş olur. Bonus olarak aileler sözlenmeyi merasime çevirip yüzük falan takabilirler, ama zorunlu değil. Söz en çekirdek haliyle evlilik teklifi yapıldığında başlar. Ailelerin muhafazakarlığık durumuna göre evlilik niyetinin ailelerce tanınmasıyla başladığı da kabul edilir bunlar birbiriyle çok iç içe veya ayrı ayrı vakitlerde olabilir.

Nişan sırasında ilişki aileleri ilgilendiren herkese ilan edilmiş olur.

Nikah da zaten evlilik oluyor.

Uygulamada çeşitlilik çok, hepsi ayrı ayrı yapıldığı gibi kimileri söz ve nişanı birlikte yapabiliyor. Kimileri bir veya birkaç basamağı atlayabiliyor. Artık keyfe bağlı bir durum.
0
akhenaten
(28.11.24)
nişan ve sözün farkını ben de bilmiyorum.

söz yani adı üzerinde söz alacam seni diye yapılan çiftler arasındaki bi durum olması lazım sanki. söz kesildi denilince aileler tanışmış oluyor. e o nişan? aileler tanışıp meşrulaşınca nişan olmuş oluyor.

söz kesildi artık nişanlıyız gibi bi durum mı var bilmiyorum.

evet yaşım ileri, evet aşırı bekarım :D
0
hedep
(28.11.24)
herkes yapiyor. herkesin yaptigi sey gerici degil trenddir. :)
türkiye böyle bir yer.
0
robert bosch
(28.11.24)
nişan hukuken 2 tarafın da evlenmeyi kabul etmesi ile olur. nişan merasimi de bu nişanı eşe dosta herkese duyurmak için yapılır. bazen nişan aileler arasında evde yapılır bu yüzden. söz ile nişan aynı şey. nişan töreni diğer kişilerle yapılana denir. kız isteme ise erkek tarafın talebi kız tarafının da kabul veya reddi ile yapılır. çok bir fonksiyonu kalmadı artık. instagram falan olmasa unutulur giderdi.
0
ground
(28.11.24)
İsteme ve söz>nişan>nikah. Eskiden sıralama bu idi. Şimdi çoğunlukla isteme ve nişan> nikah şeklinde ilerleniyor. Toplum ihtiyaçlarına göre bu tip gelenekler yıllar içinde yeniden şekilleniyor.

Yalnız, toplumda o ya da bu sebeple var olmuş bir etkinlik veya geleneği "varoş" olarak nitelendirmek bana enteresan geliyor. Neden illa her şey bir den çok steril veya "şehirli" (köylü dediğini içşn diyorum) formda var olmak zorunda?
0
playing star again
(28.11.24)
isteme = ailelerin tanışma kısmı = söz = tatlı bunlar genelde birbirine denktir
0
jülsezar
(28.11.24)
Kıza evlenelim dersin, Kız OK ama ailen ailemden istesin der. İki kişi arasındadır.
Kızı istemeye gidersin, Kızın babası OK derse söz kesilmiş olur. Aileler arasındadır.
Nişan tarihi belirlenir, salonda ya da evde nişan yapılır. Akraba, eş ve dost, mutluluğa dahil edilmiş olur.
Nikah ve Düğün olur. İş resmiyet kazanır.

Gelenek ve göreneklere varoşluk demek gericilikle itham etmek yanlıştır. Muhafazakarlık denebilir.
0
Mirket
(28.11.24)
Bir malı almak üzere rezerve ederek temel şartlar üzerinde anlaşmak, nakit karşılığı teminat senedi vererek kendi deposuna çekmeden üretici deposunda tutmak demektir. Taraflar arasında memorandum of understanding yapılmış, nda imzalanmış, malın fiyatı (başlık parası) vs. konuşulmuş, işlemin finalize edeceği tarih ve ödeme şartları netleştirilmiş demektir.

Şimdi siz bunu daha nazik ifade edin, kimse üzülmesin.
0
babilfish
(29.11.24)
ne yapacaksanız bari bizim gözümüzün önünde yapın gibi bir şey oluyor.
0
my fault
(04.12.24)
(7)

Bu dolandırıcılara neden engel olan kimse yok abi? ( tel taahhut mevzusu )

Zetnikov
bu sene abartmıyorum 75 yada 100 tane engelledim telefondan halen arıyorlartaahhutu yapalı 3 ay olmus otomatık arıyorlar rastgele numaralar taahhutunuz bıtıyor fena gecırıcez sıze dıye bı ses gelıyor acınca. ama hep aynı zıkkım dedıgım gıbı 100 tane belkı engelledım.nasıl bu kadar rahatlar sureklı a
bu sene abartmıyorum 75 yada 100 tane engelledim telefondan halen arıyorlar

taahhutu yapalı 3 ay olmus otomatık arıyorlar rastgele numaralar taahhutunuz bıtıyor fena gecırıcez sıze dıye bı ses gelıyor acınca. ama hep aynı zıkkım
dedıgım gıbı 100 tane belkı engelledım.

nasıl bu kadar rahatlar sureklı arıyabılıyorlar acaba kımse sıkayet etmıyor ondan mı boyle arıyorlar dıcem ama dedıgım gıbı sureklı yuzlerce farklı numaradan arıyorlar

numaramı nereden buluyorlar oda merak konusu bu konuda yorumlarınızı merak edıyorum.
0
Zetnikov
(27.11.24)
Nasıl şikayet edildiğini biliyor musun?
Hiç şikayet ettin mi?
0
Mirket
(27.11.24)
Ben de aynı sorunu yaşadım, sonra adına aradıkları operatörün merkez müşteri hizmetlerini arayıp arayan bu numaraları iletip ve açıkça yalan söylüyor olduklarını, kendilerinin bunu nasıl açıkladığını vs. sordum. Baya hararetli bir konuşma geçti. İnsan doğrudan keriz yerine koyulunca sinirleniyor.

Her nasıl olduysa o gün bıçak gibi kesildi bu tarz aramalar. 1-1,5 senedir böyle bir şey için hiç arama olmadı. Büyük ihtimalle şubeler firmaların bilgisi ve izni dahilinde böyle şeyler yapıyorlar. Yine büyük ihtimalle benim numaram bir şekilde o havuzdan çıkarıldığı için ben arama almıyorum. Başka açıklama bulamadım ben.
0
akhenaten
(27.11.24)
@mirket

hocam hattım telekom konustum arayıp e devlette hızmet varmıs "vatandaş iys" diye buradan engelleme olayı varmış. Şuan şu videoyu izliyorum yapacagım video : www.youtube.com

burada fırmalar var ama bu 0850 arayan dolandırıcıları gostermıyor malesef
0
🌸Zetnikov
(27.11.24)
E devlette istenmeyen elektronik şikayet sistemi TİSS var. Arayanı veya mesaj gönderip altında bir daha mesaj almak istemiyorsan kısmı olmayanları buraya şikayet edebiliyorsun ve ne işlem yapıldığını takip edebiliyorsun.
0
Mirket
(27.11.24)
İys den kapatın tabi. Arayanlar yasal bir varlıksa bir daha aramazlar. Ama sizi arayanlar bir kurum değilse bağımsız dolandırıcılarsa etkisi olmaz.

Yine de kapatın iys deki bir çok şirketi.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
Adamlar yıllardır aradılar uyardılar dinlemediniz

Şimdi 24 ay taahhüt yapan bile yok. Fiyatlar 350-400

Bir defa olsun dinleseydiniz 200 liraya 24 ay taahhüt yapmıştıniz bu enflasyonda

Şu an durum nedir bilmiyorum
0
topkapiaksaray
(27.11.24)
samsung kullaniyorsan spam arama engellemeyi ac. cogunu engelliyor. samsung kullanmiyorsan hiya uygulamasi da muhtemelen ayni islevi gorur, altyapi ayni.
0
kesmekes laleler
(28.11.24)
(12)

yerleri nasil siliyorsunuz?

bay b
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiy
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiyordum ama bugun artik iyice canima tak etti, siz nasil hallediyorsunuz bu isi? var mi daha pratik ve temiz bir yontemi bunun?
0
bay b
(27.11.24)
Viledayla siliyorum. Aynı suyla bütün evi silmiyorsun ki, pis olsun. Suyunu değiştiriyorsun.
0
rock n roll
(27.11.24)
ty.gl
Çevre dostu değil ama pratik, bunu kullanıyorum.
0
Bruce
(27.11.24)
Suyunu değiştirmek bir çözüm +1 ya da kullan at temizlik bezi takılmış paspas.

Ama ben su haznesi olan spreyli paspasları kullanıyorum. Ola ki çok kirlendi, yedek paspasını takıp devam ediyorum. İşim bitince paspasları yıkanıyor. Şunun gibi;

www.amazon.com.tr
0
orient blue
(27.11.24)
Önce şu

www.trendyol.com

kirli hissettiğinde suyunu değiştirip, her seferinde iki kapak asperoxla

Sonra da şu

www.trendyol.com

Bunlara sleepy nin yer silme ıslak mendilleri var. Onlar da takılabiliyor.

Sonra bal döküp yalayabilirsin.

Tabi bunlar robot işini bitirdikten sonra oluyor.
0
Mirket
(27.11.24)
encrypted-tbn0.gstatic.com

Bu model yeni kovaların temiz su kirli su tankı ayrı ve sopaların ucundaki dikdörtgen mop kısmı saçaklı viledalardan daha kullanışlı

Bir de bu paspas işinden önce elektrik süpürgesiyle kaba tozları saçları vs toplamış oluyoruz, paspasa sadece ince bir yüzey temizliği kalmış oluyor

Uzun süre temizlenmemiş eve doğrudan vileda vurulmaz
0
grimavi
(27.11.24)
robot süpürge ile. süpürge her gün süpürüyor haftada bir de sildirtiyorum.
0
inheritance
(27.11.24)
Annem de vileda tarzı şeyleri sevmez, düzgün temizlemiyor der, Klasik kova + bez yapar. Gerçekten de en güzel temizlik bu şekilde ama en yorucusu da bu. O yüzden belli aralıklarla bezle silme, diğer zamanlarda sleepy, vileda vs. yapma taraftarıyım.
0
candide
(27.11.24)
en iyi çözüm philips aqua serisi
0
my fault
(27.11.24)
Valla benim ev küçük ve halinin olmadığı yerler az. Viledayla ben de temiz hissetmediğim için sleepy'nin bezleriyle ellerimle siliyorum.
0
Amaranta ursula
(27.11.24)
Yani titiz biri olduğunuz belli, ama ne siz ne de diğer cevaplar bahsetmediği için çok önemli olup sözden kaçan bir şey olabileceğinden dolayı parantez açmak istedim.

Silme işini yapmadan önce evin düzgünce süpürülmüş olması gerekiyor. Pisliğin en büyük kısmı süpürme sırasında gidiyor esasen. Silmeye başladığınızda hala süpürgenin çekebileceği büyüklükte gözle görülen döküntüler varsa iyi süpürülmemiş demektir. Bu durumda gerçekten pisliği bir yerden başka yere taşıyor olursunuz.

Bunun dışında, viledadan ziyade tozu tutan moblar kullanmak daha etkili +1
0
akhenaten
(27.11.24)
temizliğe gelen kız yerleri bezle siliyor. her şey var evde ama öyle temiz hissetmiyormuş.
0
gabe h coud
(27.11.24)
Alayı boş iş

Cevap son paragrafta

Ben parke görünümlü Vitra seramik yaptım evi. Foşur foşur fırçalıyorum yerleri sulayip. Bir de gider yapacağım


1-Kovayı duşakabinin yanına koy.

2- 5m2 de bir paspasi tazyikli suyla yıka, ardından kovadaki deterjanlı suya dön

3- bütün ev bittikten sonra bir tür normal suyla durulayın
0
topkapiaksaray
(27.11.24)
(4)

kiracılı evin içindeki doğalgaz borusunun tamiri kime ait olur?

kanasla intihar eden adam
doğalgaz peteklerinin altındaki borulardan biri hafif kabarmış, patlama olmasın, evi su basmasın diye yaptırmak istiyoruz ama evin içindeki doğalgaz borusunun tamiri kime ait olur? ev sahibi mi kiracı mı?
doğalgaz peteklerinin altındaki borulardan biri hafif kabarmış, patlama olmasın, evi su basmasın diye yaptırmak istiyoruz ama evin içindeki doğalgaz borusunun tamiri kime ait olur? ev sahibi mi kiracı mı?
0
kanasla intihar eden adam
(27.11.24)
Kiracının hatasından kaynaklanmayan, evin doğal yapısıyla ilgili onarımları evin sahibi karşılar. Kiracı evin kullanım hakkını kiralıyor, evin geçici sahipliğini almıyor. Haliyle kiracının, kiraladığı malın kullanım hakkını etkileyen durumlarda kiraya veren kişi sorumlu. Kiracı bir nevi ev sahibinden hizmet alıyor onun malını kiralayarak, bunun karşılığında da ödeme yapıyor.

Bununla ilgili mevzuat; Borçlar Kanunu -> C. Kiraya verenin borçları -> IV. Kiraya verenin kiralananın ayıplarından sorumluluğu -> Madde 304-308 arasına bakabilirsiniz.

www.mevzuat.gov.tr
0
akhenaten
(27.11.24)
Bu tip bir sıkıntıda Parasını ev sahibi öder.

Ev sahibi yada kiracı yaptırabilir, işin peşinden koşmak,usta/firma bulmak anlamında. Ancak sonra fatura karşılığında ev sahibi ya kiradan keserek ya direkt ödeyerek masrafı karşılar.

Doğalgaz borusu da değil de kalorifer peteğinin borusu doğru anlıyorsam. Onlar kabarmaz da öyle, prpc mi ynai plastik mi?
0
wallcan
(27.11.24)
@wallcan tam doğalgaz peteğinin altındaki boru 2 cm'lik bir şişme olmuş bende bi anlam veremedim ama kiracı patlayabilir filan dedi tamam dedim yaptırayım malzemesi nedir bilmiyorum.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(27.11.24)
ev sahibi öder masrafı.
0
jamswety
(27.11.24)
(16)

Niye sürekli bir beklenti ve yük olmaca

Shepard
Eski ex hasta(grip, aylık olay vs.) olunca çorba getir, kahve getir derdi. Ailesi ile kalırdı, bu yüzden yapmam mümkün değildi. Ama o kadar saat yol yapmak zor gelirdi. Zaten hepi topu günde 2-3 saat kendime ayırabiliyorum onu da elimden almak isterdi. Ayağı kırılsa, ameliyat olsa, yatakda bir süre
Eski ex hasta(grip, aylık olay vs.) olunca çorba getir, kahve getir derdi. Ailesi ile kalırdı, bu yüzden yapmam mümkün değildi. Ama o kadar saat yol yapmak zor gelirdi. Zaten hepi topu günde 2-3 saat kendime ayırabiliyorum onu da elimden almak isterdi. Ayağı kırılsa, ameliyat olsa, yatakda bir süre hayatına devam etse o sormadan her şeyini yapardım.

Bu yıllarrr önce yaşanmıştı. Ama sonrasında hayatıma giren diğer kadınlar da bunu bekliyordu. "Benim hastalığım ağır geçer" diyerek alttan alttan imalar başlıyor. "Ya ben evde sıkılırım o yüzden her hafta sonu bir tatil yöresine gidelim" diye devam ediyor... İnsan sormadan edemiyor tabii, ulan benden önce ne yapıyordun? Neden yarın geçecek olaylar için insanların saatlerini çalmak kimseyi rahatsız etmiyor?

Soruya gelirsek kadınlardaki ben ben ben, bana bana bana olayı nedir?
0
Shepard
(27.11.24)
ilgi alaka, kendilerine yatırım görmek istiyorlar. yaratılışlarında var bu. ve istediklerini versen de bu sefer tatminsizlik oluyor. fazla değer verdiğin için seni önemsememeye başlıyorlar. başka avlara yedeklere bakmaya başlıyorlar. erkekte tek vazgeçemeyecekleri nokta zenginlik. çok paran varsa yanında durmaya devam ederler. hepsi demeyelim ama geneli böyle.

bir de hayallerini yaşayamayanlar tüm yaşayamadıklarını evlenecekleri kocada veya sevgilide bulmayı hayal ediyorlar. çok büyük beklentileri var erkolardan.
0
xrated
(27.11.24)
her şart ve durumda ilgi odağı olmak istiyorlar, erkeğin ne halde olduğu zerre önemli değil. son dönemlerde bu o kadar delilik boyutunu aldı ve çeşitli akımlarla normalleştirildi ki bunlara tek erkeğin ilgisi de yetmiyor, parası en çok olanı bulana kadar yedekleyerek devam ediyorlar. bu devirde aklı olan evlenmez, hatta bunlarla ciddi ilişki bile yaşamaz.
0
sir william jones
(27.11.24)
eksisozluk.com

herkes böyle değildir ya genellemeyelim. %99 da olsa :p
0
gabe h coud
(27.11.24)
Yukarıdakilere kısmen katılmakla birlikte şunu da eklemek isterim,

Bu ben ben ben olayı bazı kadınlarda kendini koruma aracı. Ben ben ben diyen erkeklerden korunmak için yapıyor bazıları, fazla fedakarlık damarı olan gözü açılmış kadınlarda oluyor bu. Vaktiyle çok kullanıldıkları için artık böyle bir şey yaşamamak adına yapıyorlar.
0
muhayyer divan
(27.11.24)
Her duyurunuz, cevabınız kadın düşmanlığı üzerine. +1 Kadınlardan bu denli şikayetçi olup yine de ortalıkta kadın kadın diye dolaşan erkeklere tamamı akil ve nahif bireylerden oluşan hemcinsleriyle ilişki yaşamayı öneririm.
0
moonie
(27.11.24)
Bazı kadınlar böyle, high maintenance. Çocuk gibi, sürekli ilgi, sevgi, canım-cicim şubu talep eden, insanı tüketen hep-bana tipler.
Ben hayatıma partner olarak alacağım kişinin böyle olmasını istemem çünkü yukarıda tarifini yaptığım şey adeta çocuk bakıcılığı ve bu tam zamanlı bir iş. Benim bir işe daha ihtiyacım yok.
Hayatı paylaşabileceğim, alış-veriş ilişkisinin dengeli olacağı denk bir partner uygun bana.
Ama neticede karşıdakini tanıyarak, konuşarak başlıyoruz ilişkiye. Önemli olan bunların bilincinde olup buna göre insanlarla ilişki kurmak.
0
gloomy
(27.11.24)
moonie+1
sanki hastayken simaran bi sevgiliye bile ofkelisin. e ne zaman ilgi beklesin? haftasonu bi sey yapalim demek de gozune kotu geliyo o zaman yapmayacagini belli edip yoluna devam et boyle bi genelleme yok cunku surda sevgilisi olan kadinlara sor erkekleri zorla nereye goturuyosunuz "her haftasonu" diye? boyle bi mesai herkesi yorar. he isi gucu olmayan biri veya ogrencilerle takiliyosan o enerjisini atmasinda yaninda olacaksin yoksa ona uyum saglayan "dengine" gidcektir.

surda ifade bicimin bile yorgun argin full-time calisan biri gibi yazmissin iliski emek isteyen bir sey. haftasonunu bile ayirirken hesap kitap yapiyosab buna hazir degilsindir sal ya da beklentisiz olduklarini zannettigin hemcinslerine falan yonel bakalim orda ne sikayetlerin olacak. erkekler hic beklentisiz ve anlayisli ya hani;)
0
ala09
(27.11.24)
Senden önce ne yapıyorduysam defol git? Yine aynısı yapayım. Senin varlığından ne anladim
0
abuzer
(27.11.24)
Bana laf atanlara olsun bu cevap.

Hanımlar, beyler ben kadın düşmanı değilim. Kadınların bazı hareketlerine uyuz oluyorum. Aha bu duyuruya dair yazayım. Bence kadınlar yapamadıkları ne varsa erkek gelince hadiii yapalima dönüyorlar. Oraya gidelim, burada yiyelim, şunu bunu alalım gibi. Beni arabanla al, beni şuraya götür, her hafta sonu tatile gittik aaaa nasıl bu hafta sonu yorgunum, işim var!

Bir geyik var ya, kanepede endi halinde yatip uzanan keyfi yerinde erkek olayi. Kadın rahat bırakmaz. Işte öyle bir şey. Bunun sebebi nedir? Hiç sasmiyor çünkü... En okumamisi da ayni, doktoru, yuksek mimari, avukati da ayni kafada. Ben mesela kimseye ya beni şuraya birak diyemiyorum, bir yere gitmek istiyorsam ve karsi taraf istemiyorsa sorun etmiyorum.

Benim tek beklentim mutluluk, huzur ve sevgi iken karşımdaki kişinin butun beklentileri maddi. Biz geldikten sonra hep bir aksiyon beklentisi. Beklentiler bitmiyor.
0
🌸Shepard
(27.11.24)
hangi frekansta yayın yaparsanız o frekans da olan kişilerle yolunuz kesişir. bu tarz needy, nazlı, kaprisli tiplerin hepsinin sizinle yolunun kesişmesi tesadüfle açıklanamaz. hep aynı senaryoyu yaşıyorsanız senaryoyu siz yazıyorsunuzdur.

tarif ettiğiniz kadın modelinin dışında pek çok kadın modeli var. bu durumda kendinizi yoklayıp ben neden hep bu tür kadınları seçiyorum, neden bu alanı açıyorum, ben de hangi duyguyu besliyor bu kadınlar (ego, kompleks, özgüven, kahramanlık, üstünlük kurma, domine etme vesaire vesaire onlarca eklenebilir bunlara olumlu veya olumsuz) diye kendinizi irdelemeniz gerekir.

bizim arkadaş grubumuzdaki erkek arkadaşlarımızın hiç birinin sevgilisi/eşi bu tarif ettiğiniz kadın modeli değil mesela.

edit: aynı şeyi erkeklerle ilgili yorum yapan kadınlara da söylüyorum. esasen cinsiyet temelli değil yani yazdığım şey.
0
Phoebe
(27.11.24)
bütün kadinlar ayni olabilir mi sence shepard?

özet geciyorum. sen mutluluk, huzur falan istemiyorsun sen tam olarak su ana kadar buldugun seyleri istiyorsun. o mutluluk huzur versin dediklerin senin hayatinda 5 dk durmus ya da durmamislardir. sen onlar tarafindan sevilmedigini de düsünmüs olabilirsin hatta. onlarin coooktan mutlu ve huzurlu iliskileri var sen hala benim iliskilerim neden böyle yaa :(( diye hayiflaniyorsun.

bunun sebebi cocuklugundan gelen seyler. terapi al.
0
robert bosch
(27.11.24)
Diğer cevaplara tam bakamadım, kesişen yerler olabilir.

Bütün kadınların böyle olduğunu sanmıyorum, ama insanların genelde dönüp dolaşıp benzer kişilerle birlikte olduğunu sıkça görüyorum. Bu sizin hayata bakışınızla da ilgili olabilir. İnsanın karakterinde çoğu şey paket olarak geliyor. Sizin birlikte olacağınız insanda aradığınız önemli bir ya da birkaç kriter vardır ama onlar da neredeyse kaçınılmaz olarak sizin sevmediğiniz başka özellikleri de beraberinde getiriyordur. Bence bir de böyle düşünün.

Bazen insanlar hem ayranım dökülmesin, hem yoğurdum ekşimesin kafasına giriyor. Mesela sizin hoşlanmadığınız bu şeyleri yapmayan kadınlara bir odaklanın (yok demeyin varlar) eminim onların oldukları kişi sizin için bazı kırmızı çizgileri aşıyor olacaktır.

Bu durumda genelde ya bakış açınızı değiştirmeniz ya da kendi bakış açınıza uyum sağlamanız gerekir.
0
akhenaten
(27.11.24)
Millet laf sokmak için hazir bekliyor ahahah. Birisi defol git demiş.

Mesela benden önce ev iş takılan birisi ben geldikten sonra agva, şile, çeşme gibi yerlere gidelim diyebiliyor. Ben yokken bu gibi yerlere gitmemiş mesela. Gezelim tozalım yiyelim içelim ama erkek ödesin. Bu noktada benden geleneksel erkek rolünde olmam bekleniyor, ancak karsidan aynisini bekleyince kavga çıkıyor.

Herkes on yargılı olmus buralarda. Ben insanlarla tartismiyorum, kavga etmiyorum. Can sağlığı, olsun sonra konusalim, sicagi sicagina zor is baska zamana vs. diyerek ilerleyen biriyim.

Terapi, ilac vs ise bana gore degil. Derdim yok ki anlatayım terapiciye. Ilac icen ise bırakınca ilacı dengesi eski haline gelmiyor, dönüşü olmayan bir yol.

Exler ise mutlularsa, süper. Sonucta beraberken olduramadik. Ben genel olarak kadınlar niye hep bir beklenti istek içinde sorusunu soruyorum sizlere.
0
🌸Shepard
(27.11.24)
Phoebe +1

Neden bu kadar kişi bana laf sokmaya çalışıyor diye düşün mesela. Ya da neden bu kadınlar hep sana denk gelmiş? Buradaki yorumlarda kimse böyle bir durumdan bahsetmiyor?

Benim bir tane şerefsiz sevgilim oldu, geri kalanlarla da ayrıldık bize ayrılan sürenin sonuna geldik falan ama hiçbirinin arkasından kötü bir şey diyemem iyi insanlardı yolları açık olsun. Ooo erkekler şöyle yalancı, hep aldatıyorlar, cimriler, bu erkekler var ya hep böyle deseydim bu benim de bir sorunumun olduğu anlamına gelirdi diye düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.11.24)
beni niye çağırmadınız ya kambersiz düğün mü olur :((

neyse söylenecek her şeyi söylenmiş, ben de senin kart bir incel olduğun gerçeğini ufak bir dokunuşla ekleyeyim.

sen bu kadınlara bas git dediğinde gidiyorlar mı, evet. kimse senin peşinden gelip "hayır illa beni tatile götüreceksin yoksa canına kastederim" diye tehdit ediyor mu, etmiyor. en arıza kadını bile bulmuş olsan böyle bir ihtimal var mı? sen de biliyorsun ki hayır. istersen gayet bu kadınlardan uzak durabilirsin. durmayan sensin. sen daha iyilerini hak ediyorsun. mesela kendin gibi erkekleri. sen bariz kadın sevmiyorsun yani iki iki dört. illa kadın da kadın diyorsan çıkacak robotları bekle.
0
titanyum22
(27.11.24)
Ben denk gelmedim. Bu kadinlarin ortak noktasi nedir ona bakmak lazim. Yani surekli benzer kadinlarla birlikte olmanizin nedeni bu olmali. Mesela ayni sosyal sinif, ayni gelir duzeyi, ayni ilgi alanlari vs. bile benzer tecrubeler yaratiyor olabilir. Mesela gorusme sikliginizi bilmiyoruz. Haftada kac kez gorusuyordunuz? Her hafta sonu tatil yoresi evet, sacma, fakat her hafta sonu gorusmek gerekiyor en azindan.
0
Sour
(27.11.24)
(11)

Kurumsal Şirketlerde Günde Kaç Saat Çalışılıyor?

andy kaufman
Selamlar,Sorum beyaz yakalılara. Örneğin Turkcell, Zorlu Holding vs gibi yerlerde standart bir beyaz yakalı çalışan ( müdür falan değil) günde kaç saat çalışır. Yoksa herkes 9.00-17.00 mi çalşıyor günde 8 saat yani. Sevgiler.
Selamlar,

Sorum beyaz yakalılara.

Örneğin Turkcell, Zorlu Holding vs gibi yerlerde standart bir beyaz yakalı çalışan ( müdür falan değil) günde kaç saat çalışır. Yoksa herkes 9.00-17.00 mi çalşıyor günde 8 saat yani.

Sevgiler.
0
andy kaufman
(26.11.24)
saatler degisse de gunde 8 saat calisma 1 saat oglen arasi oluyor genellikle.

turkcell bir ara 07:30 - 16:30 calisiyordu, hala oyle midir bilmiyorum.
07:00 - 10:00 arasi istedigin saatte baslayip 9 saat sonra birakabilecegin yerler de var.
haftada 45 calisip fazla olan 5 saati izin olarak kullanabildigin bir yerde de calistim.
08:00 - 17:00 veya 08:30 - 17:30 veya 09:00 - 18:00 calisan da bir cok yer var.
0
lemmiwinks
(26.11.24)
8.00 17.30 oluyor genelde yemek 45 dk
0
a perfect lie
(26.11.24)
Benim gördüğüm bir holding örneğinde 08.00-17.00 yani sekiz saat.

Onu söylemeye geldim aslında, mevzuata göre öğle tatili mesai saatinden sayılmadığı için haftalık 45 saate eklenmiyor. Dolayısıyla bir saat öğle arasıyla dokuz saatiniz iş yerinde geçince sekiz saat mesai yapmış oluyorsunuz.
0
akhenaten
(26.11.24)
büyük sanayi şirketleri genelde 8:00-17:30 çalışıyor.
0
awlmi
(26.11.24)
siemens
08.00 - 17.00
cuma: 08.00 - 16.00
0
tabudeviren
(26.11.24)
9-17 duymadım. Genellikle 09:00-18:00 olur. Bazısı bu saatleri 1 saat geriye alır. 08:00-18:00 de olabiliyor.

Son dönemde esnek çalışmalar revaçta yani 8'de mi 9'da mı çalışmaya başlayacağına sen karar veriyorsun, akşam ona göre mesaini tamamlıyorsun. Kurumuna göre değişiyor.
0
Lethe
(26.11.24)
En son calistigim gorece kurumsal sirket 8:00-17:00 calisirken kopru calismalarindan dolayi giris ve cikisi erkene alip, biraz da sirketten yarim saat falan vermislerdi. 7:30-16:00 idi sanirim. Sonra bu saatler begenildi diye 7:30-16:30 sabitlendi.

Bir digeri 8:00-10:00 baslangic, 17:00-19:00 bitis yapiyorlardi ama sonradan turnike icinde 37,5 saat tamamladiktan sonra kismen daha esnek olundu. Tabii bu saat siniri baya mesele oldu da sonradan kabullenildi. Patronun serpme kahvalticilara basarili darbesi olarak tarihe gecti.
0
mbond
(26.11.24)
8-17 veya 9-18
0
wd40
(26.11.24)
08:30 -17:30, 1 saat öğle arası
0
mirty
(26.11.24)
Servis kullananlar için 07:30-16:30. Kullanmayanlar ve/ya ofise gelmeyenler işinin durumuna göre esnetebiliyor.
0
auroraaurora
(27.11.24)
Kurumsaldan bildiriyorum:
08:00-18:00
1 saat öğle arası

Cuma 16:00 sonra flex
0
kedidir o kedi
(28.11.24)
(10)

İngilizcede bu kalıbın kullanılma amacı ne?

Unde bach canim
The vehicle's exterior mirrors are covered by a film of mud and dust. What should the driver do?Clean them with a cloth or tissue before starting their journey.ntualibus Drive in the slip stream of other traffic, as this will eventually clean the mirrors.Angle the mirrors towards the front for a dis
The vehicle's exterior mirrors are covered by a film of mud and dust. What should the driver do?


Clean them with a cloth or tissue before starting their journey.

ntualibus Drive in the slip stream of other traffic, as this will eventually clean the mirrors.

Angle the mirrors towards the front for a distance in order to clean them.

Continue on and clean them after reaching the destination.

Burada “before starting their journey.” ifadesinde their ile aynaları mı ifade ediyor ve neden böyle bir ifade var, basitçe yola koyulmadan önce diyip geçmiyor da böyle bir bağlam kuruyor?
0
Unde bach canim
(25.11.24)
Sürücülerden bahsediyor

Aracın dış aynaları çamurlandıysa sürücüler ne yapmalı?

İlk şıkta da "Bir mendil veya kumaşla yolculuk öncesinde onları (aynaları) temizlemeliler" diyor.

Before their journey derkenki their sürücüleri ifade ediyor.

Özel bir nedeni yok, basitçe ifade edilmiş aslında. Siz Türkçe kullanıma göre kıyaslamayın. Her dilin alışılageldik günlük ifade biçimi farklı. Evrensel bir "basitçe ifade etme" yolu yok. Bütün diller diğer dillere absürt ve anlaşılmaz gelen kullanımlarla dolu. İnsanlar bir şeyleri belli şekillerde ifade etmeye eğilimli.
0
akhenaten
(25.11.24)
Sürücüler yok, the driver diyor tek sürücü var. Sürücünün cinsiyetini bilmediğimiz için they pronounu kullanılmış. Çoğul ifade değil burada yani tek kişiden bahsediyor.
0
nundu
(25.11.24)
his/her de kullanabilirdi, onun yerine their demiş.
0
kimlanbu
(25.11.24)
nundu'nun yazdığı doğru ama ben de anlamadım.
"your" dese bence mana tartışmasız ifade ediliyor,
ve burada bir kullanım kalıbı var bence de.
Clean them ile muhataba konuşuluyor. Sonra your ile devam edilse yine muhataba konuşarak devam etmiş olurdu:

"Clean them with a cloth or tissue before starting YOUR journey."
yada
"THEY SHOULD clean them with a cloth or tissue before starting their journey."

Ama başı farklı sonu ayrı muhatab olmuş, bir durum var.
0
WithWorth
(25.11.24)
sürücünün (driver) cinsiyeti belli olmadigindan their kullanilmis. erkek oldugu belli olsaydi his, kadin oldugu belli olsaydi her kullanilirdi. Their yerine his/her kullanmak da mümkün burada, ama their daha makul.
0
kimi raikkonen
(25.11.24)
Ama başı farklı sonu ayrı muhatab olmuş, bir durum var. +1

Grammar olarak bana hala "their = mirrors" gibi geliyor. Diger turlu manasiz gorunuyor. Ayrica talimat verildiginden you/your kullanimindan ozellikle kacinilmis diye dusundum. Bence anlatim bozuklugu var. "... before starting the journey." deseymis gayet normal olurmus.
0
mbond
(25.11.24)
mbond anlatim bozuklugu yok, "their"in burada kullanimi 100% dogru.

Q: What should the driver do?

A: Clean them with a cloth or tissue before starting their (driver's) journey.
0
kimi raikkonen
(25.11.24)
Evet cumleye cok odaklanmisim, soruyu da dikkate alinca mantikli bir hal aldi.
0
mbond
(25.11.24)
Sorudaki tekillik çoğulluk durumunu çok önemsemeyip doğrudan türkçeye uygun bir çeviri kullanmıştım ancak esas problem oymuş sanırım :D

Bu bağlamda;

@withworth "your" kullanılamaz, çünkü hatalı olur.

Soruda 3. kişiden bahsedilmiş, üçüncü kişi "herhangi birisi" olarak kullanıldığında veya bilinçli olarak bu kişiye cinsiyet tayin edilmek istenmediğinde ona 3. çoğul kişi sözcükleri kullanarak hitap ediliyor. Bu alışılageldik, standart kullanım tarzı. Eğer soruda 2. kişiye hitap edilmiş olsaydı, your kullanılmalıydı.

Örneğin "what should you do (as the driver)" denseydi.

Ancak burada soruda "the driver" herhangi bir driver. 3. Bir kişi. The ile birlikte kullanılması şahsın belirsizliğini etkilemiyor. Biz böyle durumlarda genelde Türkçe'de ya şoförler diye çoğul kullanıyoruz ya da aracın soförü diye tamlama içinde belirtiyoruz.
0
akhenaten
(25.11.24)
Evet cumleye cok odaklanmisim, soruyu da dikkate alinca mantikli bir hal aldi. +1
0
WithWorth
(25.11.24)
(11)

Korsan dosya indirirken tirsmiyor musunuz artik?

Zetnikov
TorrentApkOyunlarTarzi seyler de hep bi exe dosyasi ve acik kapi birakicak sekilde durumlar var.Oyun indiriyorsun exe calistirman lazim lak diye sifreler gidebilir misalBen hic rahat olamiyorum bu yuzden platformlara para bayiliyorumAma goruyorum insanlar cator catir indiriyor halenGenel yorumunuz n
Torrent
Apk
Oyunlar

Tarzi seyler de hep bi exe dosyasi ve acik kapi birakicak sekilde durumlar var.
Oyun indiriyorsun exe calistirman lazim lak diye sifreler gidebilir misal
Ben hic rahat olamiyorum bu yuzden platformlara para bayiliyorum
Ama goruyorum insanlar cator catir indiriyor halen

Genel yorumunuz nedir tirsmakta hakli miyim?
0
Zetnikov
(25.11.24)
Sadece film müzik
Oyun oynamıyorum indirmiyorum, diğer tüm programların da açık kaynaklı ücretsiz muadilleri var
0
grimavi
(25.11.24)
Sadece torrent, apk'lar ve oyunlar için demiyorum ancak ben hayatımda hiç düzenli anti-virüs yazılımı kullanmadım. Windows'un kendi yazılımı hariç diye de ekleyeyim, ancak bundan da hiç güvenlik uyarısı almadım.

Kırk yılda bir bilgisayarda bir sorun olur da aklıma düşerse önerilen bir belki iki yazılımın deneme sürümüyle bilgisayarı taratıp "hmm virüs yokmuş" deyip siliyorum.

Diğer taraftan özellikle iş bilgisayarlarında, usb'lerin ortalıkta dolaştığı yerlerde insanların usb'lerinin virüs kaynadığını görüp şaşırıyorum.

Yukardaki gibi bir kişi olarak konuşacak olursam ben virüsten aslında çok basit bir şekilde uzak kalıyorum sanırım. Reklam sevmiyorum ve berbat tasarımlardan iğreniyorum ve biraz da ne indirdiğime dikkat ediyorum.

Virüslerin cirit attığı mecralar genellikle insanın gözünü kanatan cinsten bir zevksizlik barındırıyor. Bu normal çünkü kısa sürede tespit edilip yok olacak bir şeye özen göstermiyor kimse. İndireceğim şeyin beklenen olası dosya boyutu ve indiriyor olduğum dosyanın boyutu şüphe uyandıracak derecede farklıysa indirmiyorum. Reddit vs. gibi yerlerden çeşitli sitelerin ne kadar güvenli olduğuyla ilgili tarama yapıyorum. Torrentlerde seed ve leech sayılarının yüksek olmasına dikkat ediyorum. Ancak ben de artık bu tür yerleri kullanmıyorum, sebep yine göz zevki. Güvenli siteler ne kadar güvenli olsalar da yine de zevksizlikten ölüyorlar.
0
akhenaten
(25.11.24)
İlaçlı uygulamaların tamamı internetle bağlantısı kesilmiş, şifrelenmiş virtual box (vmware) içinde çalışır bende.

Ana işletim sistemimde tek bir kaynağı belli olmayan yazılım olmaz.

Torrent uzun süredir kullanmıyorum, en fazla günah keçisi niyetine 3-5 kuruş ceza keserler.
0
kimlanbu
(25.11.24)
dizi film anime sadece indirdiğim şeyler. çok oyun oynamıyorum, oynadıklarımı da steam gibi yerlerden indiriyorum. indirdiğim dizi/filmleri de antivirüs taramasından geçiriyorum, dosya isimlerini kontrol ediyorum dosya.mp4.exe gibi olmasın diye.
0
inheritance
(25.11.24)
@inheritance +1 Bende de durum böyle. Steam, Battle.Net, Epic ve GoG'um var. Bunlardan oynuyorum. Torrent ile en son ne zaman oyun indirdiğimi hatırlamıyorum. Bu 4 kanalda olmayan tek oyun 200 yıl önce indirdiğim Heroes 3.

Play'de olmayan uygulama olarak da iş yerinin ve spor salonunun uygulamaları hariç hiçbir uygulamam yok.
0
nawar
(25.11.24)
asla apk kullanmayın. telefonda banka uygulaması vs olunca korkunç sonuçlara yol açabiliyor.
steam dışında oyun oynamam, crackli oyun tavsiye etmem. ama yıllardır cracklayip oynayanlar ve virüs kapmayanlar var. illa bulaşılacaksa yerini yurdunu bilmek lazım.
dizi film konusunda torrent tam bir cennet. güvenilir sitelerden şaşmazsanız sorun yaşamazsınız.
0
beatbox yapan metalci
(25.11.24)
@akhenaten

yazmayı unuttum bi ara usb den bulasan kendını kopyalayıp sılınemeyen bı zıkkım vardı.
sonrada bılmem ne .inf dosyasını kilitliyordun virus bulasmıyordu falan ne oldu ona bılmıyorum uzun zamandır ınternet cafe tarzı yerlere usb takmadıgımdan hatırlamıyorum.

bu usb olayıda sakat cunku bazı pc lerde mesela ınternet cafe yada ofıste dosyanın uzantısı gızlı oluyor. normalde sonu exe ama gozukmeyınce cıft tıklayınca patlıyorsun acayip tırsıyorum kankalar bu yuzden google drive atıyorum tüm sulalemi.
0
🌸Zetnikov
(25.11.24)
Ben bilgisayara firewall kuruyorum. Bilmiyorum faydası oluyor mu bankacılık işlemleri yaparken sanal klavye kullandım.
0
komando kani var bende
(25.11.24)
Apk zaten indirmiyorum, hiç indirmedim hayatım boyunca. Oyun da indirmiyorum. Sadece film/dizi torrent olarak. O da ayda yılda bir.
0
put it in your appropriate place
(25.11.24)
Korsanlar da uyandı artık eskisi gibi bilgisayara zarar veren ya da çalışmaz hale getiren virüsler yapmıyorlar.

Ya da abuk sabuk pop up reklamlar gösteren içerikler de yapmıyorlar.

Onun yerine "safe" görünen ve sorunsuz çalışan dosyalar ve crackli uygulamalar kullanıyorlar.

Çünkü sana uyduruk popuplar çıkaran eski tarz virüsler koysa sen 2 gün sonra bilgisayarından sileceksin. O reklam gelirinden kazanamayacak.

Halbuki bilgisayarında ne kadar uzun barınabilirse ona kar. Çünkü senin bankacılık işlemlerini, şifrelerini görebiliyor. Bu sayede dolandırıcılık vb şeyler yapabiliyor. Ya da kartından para çekiyor vs.
0
anten
(25.11.24)
bu zamana kadar hiç bir platforma, hiç bir yazılıma, hiç bir filme, hiç bir oyuna para vermedim.
korsan cd bitene kadar korsan cd, ondan sonra limewire ve türevleri ardında torrent.
demirden korksak trene binmeyiz.
0
my fault
(25.11.24)
(6)

cayma bedelinin mantikli bir aciklamasi var mi?

buenosdias
mantikli derken sirket veya sektor acisindan demiyorum. devlet, ulke, vatandas acisindan soruyorum.benim dusuncem gayet basit, bir devletsiniz ve vatandasi korumak icin varsiniz. milyonlarca dolar kazanan sirket gelip senin vatandasina aylik alirsan bu kadar, yillik taahut yaparsan su kadar diye ucr
mantikli derken sirket veya sektor acisindan demiyorum. devlet, ulke, vatandas acisindan soruyorum.

benim dusuncem gayet basit, bir devletsiniz ve vatandasi korumak icin varsiniz.

milyonlarca dolar kazanan sirket gelip senin vatandasina aylik alirsan bu kadar, yillik taahut yaparsan su kadar diye ucret cikariyor. vatandasin yilligi seciyor sonra bi sekilde cikmak zorunda kaliyor. sirket kalkip cayma bedeli kesiyor. devlet buna neden izin veriyor?

ne dusunuyorsunuz? avrupa, amerika'da var mi benzer uygulama?
0
buenosdias
(25.11.24)
Benzer uygulamalar farklı ülkelerde var. Mantığı da basit aslında; düzenli ve tahmin edilebilir bir gelire sahip olmak şirketler için önemli. Özellikle dijital ürünlerde bir sağlayıcıdan diğerine geçmek görece kolay olduğundan aylık abonelikler öngörülebilir bir ciro sunmuyor. Müşteriye "Yıllık taahhüt edersen şu kadar indirim yaparım" diyerek bu "Ben daha ucuzunu buldum, gidiyorum" ihtimalini mümkün olduğunca azaltmış oluyorlar. Cayma bedeli de bu sistemin işlemesi için gerekli yaptırım oluyor.
0
salihdt
(25.11.24)
Var.
Ama en azından Fransa'da Türkiye kadar dandik değil. Normal fiyata taahhütsüz de çok. Türkiye'de taahhüt olmadan düzgün bir şey yok. Buna ek olarak iptal etmek oldukça zorlu bir uğraş.

Türkiye tüketici hakları konusunda rezalet durumda yani. Bu telekomünikasyonda baya kötü.

Türkiye'de en komiklerinden biri misal modem. Modem kiralama ücreti diye sürekli para kesiyorlar, kendi modemini almana izin de vermiyorlar.
0
logisticsmanager
(25.11.24)
cayma bedeli bir ceza olmadığı için mantıksız değil. aylık abonelik x lira, belli bir süre kullanma sözü verirsen ortaya bir anlaşma çıkıyor ve ücret y liraya düşüyor. olur da taahhüt tamamlanmadan vazgeçersen bu anlaşmayı bozuyorsun ve kullandığın ay kadar (x-y) veya kalan ay kadar y liradan hangisi daha düşükse cayma bedeli olarak onu ödüyorsun. kullanılandan farklı bir meblağ ödemesi yok. dünyanın her yerinde, konu ne olursa olsun bir anlaşmayı bozmanın bedeli olur. bizdeki bu tüketiciyi koruyan yasal düzenleme olmasa şirketler çok daha fazla bedel talep ederlerdi.

internet, cep telefonu operatörü vb fiyatlarının uçukluğu ayrı bir konu tabi..
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.11.24)
Cayma bedeli ve taahhüt kavramının kendisi sorun değil aslında. Taahhüt yaparken firma size, sizden alacağı düzenli ödemeye karşılık bir indirim sunuyor. Müşteri için aynı hizmeti daha ucuza almak, firma içinse belli bir periyotta ödeme garantisi almak kazançlı bir durum.

Bunu kötü yapan şey kağıt üstünde olduğu gibi işlemiyor olması, müdahale edilmesi gereken şey bu. Firmalar uçuk bir taahhütsüz fiyat belirleyip, normalde taahhütsüz önermesi gereken fiyatı taahhütlü fiyat olarak gösterince vatandaşın faydasına olan indirimli hizmet kullanma durumu ortadan kalkıyor ve insanlar süt sağma makinasına bağlanmış inek konumuna geliyor. Piyasa fiyatı taahhütlü abonelik fiyatından oluşuyorsa ortada bir problem vardır.

Örneğin özellikle telefon aboneliklerinde kimse taahhütsüz fiyatın ne olduğunu bilmez, taahhütsüz fiyat üstünden konuşmaz. Taahhütsüz fiyat sadece kağıt üstünde vardır. Biz ürünün fiyatı hakkında konuşurken taahhütlü fiyattan bahsediyor oluruz. Kimse gsm abonelik fiyatlarıyla ilgili sinirli sinirli konuşurken taahhütsüz abonelik ücretini baz almaz, herkes aslında taahhütlü fiyatlardan bahsediyor. Herkes bunu kanıksamış, böyle devam ediyor. Şaşırtıcı bir durum. Bu çok yanlış bir durum. Müdahale edilmesi gereken şey bu. Taahhüt yapılarak firma ve müşteri arasında karşılıklı tavizler veriliyor olmalı. Oysa güncel durumda müşteri seçtiği için değil mecbur olduğu için taahhütte bulunuyor.
0
akhenaten
(25.11.24)
Avrupa amerikada o ayda 20-30 dolara verilen iphone'ların nasıl verildiğini düşünüyorsunuz? Türkiye'deki bu tür pazarlama ticari şeylerin neredeyse hiçbiri türkiye'den çıkma şeyler değillerdir.

'çıkmak zorunda kalıyor' tanımınızı genişletmeniz gerekiyor, zorunda nasıl kalıyor? Yurtdışına taşınıyorsa hiçbir servis sağlayıcı cayma bedeli almıyor, öldüysen yine almıyorlar, altyapı olmayan bir yere taşınırsan almıyorlar. Yani zorunda kalınan hiçbir durumda üstüne çökmüyorlar ver lan ver diye.

Taahhüt ne sağlıyor ona bakmalı asıl, taahhüt firmayı zengin etmek için var olan bir şeyden çok firmaların gelecek finansal durumlarını öngörmeye yarayan bir şey. Yani emin olun taahütsüz sisteme geçip aynı parayı kazanırlar sadece kullanıcılar ortalama olarak daha fazla öder.
0
atom karincanin torunu
(25.11.24)
Cayma bedeli akla yatkın +1

Baştan adam dürüstçe sana söylüyor aylık ücretini ve indirim miktarını. Hem kabul edip hem de anlamsız bulmak saçma. Anlaşmayı her iki taraf da imzalıyor neticede.

Sırf milyon dolarlık oldukları için şirketleri devlet mağdur edecek olsaydı kimse yatırım yapmazdı.
0
enteg
(26.11.24)
(22)

Çocuklu ailelere ayar olmak

tahirkemalbozoglu
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine?
“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…
Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi.
Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin?
Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor.
Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen.
Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu
(25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.

Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.

Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.

Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi

Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.

Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi
Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf.
Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.

Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.

Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...

Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.

Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.

şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.

anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.

soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.

İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten.
Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.

Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.

Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.

Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."

Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.

Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor.
zor konu yani.
anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.

şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.


artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.


çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.

kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.


ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1

Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.

Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.

istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir.
kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.

Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış.
Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap.
benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.

biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.

bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.

işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.

belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.

bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım,
Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar.
4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı.
Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.

Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.

İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.

Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.

İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.

Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.

Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D

Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.

Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.

Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D

Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.

"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış.
Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler.
Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem.
Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları.
Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil.
Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen.
Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
0
auroraaurora
(26.11.24)
(3)

ilişkiler konusundan o kadar bihaber olmak ki...

gregor samsa ya donusen bocek
baştan şunu söylemem lazım: burada troll yaftası yemek istemiyorum. gerçekten yaşadığım şeyleri paylaşıyorum. çevremde çok insan var. ben de artık yaşım geldi, evlenmek istiyorum, ancak ilişkiler konusunda berbat biriyim, aynı zamanda aşırı derecede özgüvensizim. evlilik niyetiyle tanıştırıldığım bi
baştan şunu söylemem lazım: burada troll yaftası yemek istemiyorum. gerçekten yaşadığım şeyleri paylaşıyorum. çevremde çok insan var. ben de artık yaşım geldi, evlenmek istiyorum, ancak ilişkiler konusunda berbat biriyim, aynı zamanda aşırı derecede özgüvensizim. evlilik niyetiyle tanıştırıldığım bir kadına bile açılmam bir ay sürdü :))

dolayısıyla yaşadığım şeyleri buraya taşımamın iki temel sebebi var: birincisi, ilişkiler konusunda fikir almak istiyorum. ikincisi, burada anonimlik sayesinde bunları daha rahat konuşabiliyorum. geçende mesai arkadaşımla ilgili bir duyuru açmıştım mesela, orada yazılanlar beni aydınlattı diyebilirim. ben olaya hiç o açıdan bakmamıştım.

bu duyurunun konusu olan olaylar şöyle cereyan etti: apartmanda evlenip boşanmış iki kadın var, bunlardan biri benden dört beş yaş büyük, ben kendisine abla diyorum, öbürü ise benim yaşlarımda, onunla daha resmiyiz. benim iş yerinde bir terfi durumu olmuştu geçen yaz. bunu söyleyince bir kutlama yapalım demişlerdi. ben de yemeğe gideriz falan dedim. sonra bu yemek lafı büyüdü, bir şekilde geçen hafta içinde bar gibi bir yere gittik. bar da değil, ne denir bilmiyorum, canlı müzik yapılan, alkollü bir mekan işte. bu arkadaşları götürdüm götürmesine ama ben bu tür ortamların adamı değilim. anında gerilip kasılırım böyle yerlerde. benimle yaşıt olan kadın rakı istedi, öbürü içmedi. benim kalp sorunum olduğu için ancak bir kadeh içebildim.

genç olanı rakıyı içtikçe dili çözüldü. benimle ilgili konuşmaya başladı. "çok kasıntısın.", "niye bu zamana kadar evlenmedin.", "niye bu kadar seçicisin?", "dışarıdan sofu gibi görünüyorsun, seni açmak istiyorum," vs. tarzı şeyler söylemeye başladı. o konuştukça öteki yaşça büyük kadının gerildiğini fark ettim. sanki genç olanın bana bir şeyleri söylemesinden korkuyor gibiydi. açıkçası o gece öyle bir başladı ki bana ilan-ı aşk edeceğini zannettim :)) ama olmadı böyle bir şey.

gece ilerledikçe dans falan etmeye başladılar. ben ne anlarım danstan... iki kadın önümde dans ediyor, kıvırıyor, falan. ben yalı kazığı gibi ayakta dikilmiş, ellerimle alkış yapıyorum, parmakla ritim tutuyorum. yaptıklarım en fazla bunlar :)) genç olanı rakı içtikçe çakırkeyif oldu, bir yandan elimi tutup kendi ekseni etrafında dönüyor, falan. bir şeyler yapmaya çalışıyor, ama anlamadım. neyse bir şekilde gece bitti. arabaya atladık dönüyoruz. genç kadın yolda yine aynı lafları etmeye başladı. "niye bu kadar kapalı birisin, seni açmak istiyorum," falan diyor. ben de dedim ki kimileri de benim mavi boncuk dağıttığımı söylüyor, bana casanova diyor falan dedim geçen haftaki olaya atıf yaparak. "e hani biz o mavi boncuklardan hiç görmedik," dedi bu da. ama şunu da söylemem lazım, bu lafları eden genç kadın geçenlerde birinden ayrılmıştı, sanırım adam kendisini evlilik vaadiyle kandırmış, kadın epey öfkeliydi ona karşı, hatta ara ara "bu gece gidip dövelim onu" diyordu.

soru ne? soru şu: bu kadın bana "yazıyor" mu? ben mi çok safım? yoksa "yoo, hiç de yazma falan yok, eğlenmek istemiş, yakında da sen varmışsın, hesabı da sana kitlemek güzel bir fikir gibi gelmiş, o kadar" mı :)) (elbette gerçek niyeti ondan başkası bilemez, sadece bu göstergelerden hareketle yorumlayacak olsak ne denebilir, onu merak ediyorum)

not olarak şunu söyleyeyim: kadınla ilgili bir planım yok. sadece ilişkiler konusunda bir şeyler öğrenmek istiyorum. yani böyle davranan biri için ne denebilir? nasıl yorumlanmalı bu?
0
gregor samsa ya donusen bocek
(23.11.24)
gregor reyis önceki duyurundan hatırlıyorum seni. ne kadar arıza kadın varsa çekiyorsun sanki, önce iş yeri şimdi de komşular. içimden bir ses çok yakışıklı olduğunu ve bunun farkında olmadığını söylüyor, bilemedim.

sevgilin olmadıkça kimseyi tutup içkili mekana götürme. oturup dedikodu da yapma. brolarla takıl az. sende bir haller var çözemedim. inanıyor olsam kurşun döktür dicem yani.
0
titanyum22
(23.11.24)
biraz da alkolün etkisiyle kadın biraz samimi davranmış size. çok da mana aramayın. ancak şöyle de bir şey var. bu samimiyeti kullanıp siz de bir adım atabilirmişsiniz. çok sevdiğim bir laf var. kadınlar her flörtü samimiyet sanarlar, erkekler her samimiyeti flört sanarlar.
0
co2s2
(24.11.24)
İkili ilişkilerdeki tutukluğunzu bu kişiye de hissettirmişsiniz, belki hal hareketlerinizden, belki de sohbet konularından bu durumu hissetmiş. Utangaç, çekingen insanlarla bu muhabbetleri yapmaktan zevk alan azımsanamayacak bir grup var. Bu kadın da onlardan birisi.

Ama bu insanlar bu muhabbeti herkesle yapmaz. Kanının ısındığı kişilerle yaparlar. Şimdiye kadar size yürüyor olması için bir sebep yok, nötr. Diğer traftan kapılar da kapalı değil. Sizi yabancı görüyor kısaca hala, henüz sınıflandırmamış. Kök hücre gibisiniz şu anda, her şeye dönüşebilirsiniz. Sizin elinizde bu.
0
akhenaten
(24.11.24)
(2)

Çelik Tencereler

tchuck
2 adet çelik tavam var biri orta boy, biri büyük boy.2 adet çelik düdüklü tencerem var, biri 6 litre, biri 3.5 litre. (ikisi de düdüklü harici, normal kapakla da kullanılabiliyor)1 tane çelik sos tenceresi var 14cm'lik jumbo'nun.tavalar zwilling, tencereler ise fissler.şimdi bana galiba pilav tencer
2 adet çelik tavam var biri orta boy, biri büyük boy.
2 adet çelik düdüklü tencerem var, biri 6 litre, biri 3.5 litre. (ikisi de düdüklü harici, normal kapakla da kullanılabiliyor)
1 tane çelik sos tenceresi var 14cm'lik jumbo'nun.

tavalar zwilling, tencereler ise fissler.

şimdi bana galiba pilav tenceresi gerekiyor değil mi? yani bu işin usulü nedir?
kaç cm'lik tencere almalıyım veya 2 boy mu almalıyım?

ve hangi markayı önerirsiniz çelik kalitesi olarak?
0
tchuck
(23.11.24)
ha bunlara ek;
staub'un bir tane en büyük boy tenceresi var
1 tane de yine staub'un 22cm'lik tenceresi var, tek kişilik yemekler için onu kullanyorum egnelde.
1 tane de yine staub'un klasik bir sahanı var.

yani bu listeye göre sadece pilav tencerem yok gibi gözüküyor ama onu hangi boy veya hangi boylar almalıyım?
çelik tercih etmeyi düşünüyorum ama sizce staub döküm alsam daha mı iyi olur acaba?
0
🌸tchuck
(23.11.24)
Örneklerden anladığım kadarıyla çok kişiye yemek yapma durumunuz da oluyor. O halde 30cm'lik bir pilav tenceresinde 4-6 kişilik pilav yapabilirsiniz.

Daha az kişi için özellikle pilav tenceresine gerek yok, orta veya büyük boy kapaklı tavada rahatça pişer.

Mutfakta mümkün olduğunca çok eşya kullanımından kaçınmak en iyisi bence. Sonra bir bakmışsınız mutfaktaki kalabalıktan içiniz şişmiş.
0
akhenaten
(23.11.24)
(15)

Görüşme sorusu

uşak tezgahlarının halı dokuyanları
Objektif olmanız icin cinsiyet belirtmeyeceğim. A ve b kişisi uzaktan iliski yaşamaya çalışıyor. A kişisi, b kişisinin yaşadığı şehre 3-5 ayda bir işinin durumuna göre gidiyor. Her gittiğinde de rahat olmak ve beraber vakit geçirmek için otel tutuyor. B kişisi bu duruma maddi bir etki etmiyor, tekli
Objektif olmanız icin cinsiyet belirtmeyeceğim.

A ve b kişisi uzaktan iliski yaşamaya çalışıyor.

A kişisi, b kişisinin yaşadığı şehre 3-5 ayda bir işinin durumuna göre gidiyor. Her gittiğinde de rahat olmak ve beraber vakit geçirmek için otel tutuyor. B kişisi bu duruma maddi bir etki etmiyor, teklif de etmiyor fakat a sorun etmiyor.

A kişisi ani bir durum neticesinde gelecek ay b kişisinin yaşadığı şehirde olacağını hatta bazı planlar yaptığını yılbaşını da beraber geçirmek istediğini söylüyor. Fakat b kişisi 2 günü işaret edip benim planım var diyor.

Bu durumda a kişisi ciddi bozuluyor çünkü plan yapılan şeyler tekrarı olan ve ertelenebilecek şeyler. Mesela bir sinema bileti almak gibi düşünün.

Şimdi a kişisi bu durumu kabul edemediğini ve bu şekilde devam edemeyeceğini söylüyor. B kişisi de ben nereden bileyim geleceğini plan yaptım diyor.

Yorumlarınız?
Teşekkürler.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(22.11.24)
Evet a kişisiyim. Maddi etkisi problem değil evet ama sonuçta bir masraf var. Kırk yılda bir görüşüyoruz ve anlamsız bir plan icin 2 gün planım var deniyor.
Bitti ama iste yine de sormak istedim.
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(22.11.24)
A özgüvenli kendi ayakları üzerinde duran kadın, B beta erkek. En olmayacak ilişki tipi. Hele uzaktan...
0
Bruce
(22.11.24)
a tez vakitte b'den koparsin tüm baglarini. ortada iliski yok. fwbsini görmek icin zaman ve para kaybeden bir a kisisi var.

sorry.
0
robert bosch
(23.11.24)
a HAKLI, b ayıp ediyor. Aynı değeri vermemiş. Hem uzak mesafe 3-5 ayda bir çok az.
0
Shepard
(23.11.24)
B işi sallamıyor ayrılık yakın
0
basond
(23.11.24)
seven beş dakika görüşmek için 10 saat yol bile gider. değil ki 3-5 ay sonra sevdiği yanına gelecek ve o da sinema benzeri bir planını bozmak istemeyecek. bilemiyorum altan bilemiyorum.
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.11.24)
B kisisi ciddi düsünmüyor, uzaktan iliski yasamiyor, sadece takiliyor. A kisisine hayatta basarilar dilerim, önüne baksin.
0
alice in potatoland
(23.11.24)
ortada bir maddiyata ortak olmama durumu varsa %100 kadın tarafıdır. B nin kadın olduğunu buradan rahatlıkla anlayabiliriz.

B sanki bana jeff bezos 1 ay sonrasına planlar yapmalar falan geçiniz. B ciddi düşünmüyor +1
0
respect
(23.11.24)
A kişisi çok saf
0
gabe h coud
(23.11.24)
İlişki en başımdan beri mi uzaktan yaşanıyor? Ne zamandan beri 3-5 ayda bir görüşme şeklinde yürüyor?
0
efx
(23.11.24)
Evet
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(23.11.24)
a umarım kadın değildir, kadınsa 10 psikolog anca toparlar.

a erkek olduğunda ise ilişki sıkıntılı görünüyor. b kadını uyum sağlamamış.
0
WithWorth
(23.11.24)
A kişisi haklı, plan 1 aydan fazla süre önceden açıklanmışken nereden bilebilirdim geleceğini bahanesi çok anlamsız. Gerekli aksiyonu alacak vakit var, özellikle de söylediğiniz tarzda bir durum için hayli hayli var.

İşin gerçeği birlikte olduğum kişi bir ay önceden yeniyıl için plan yapıp ayağıma kadar gelecekse ve ben de buna burun kıvırıyorsam onunla ciddi düşünmüyorumdur, sadece hoşuma gidiyordur, arada bir geldiğinde başbaşa kalmak iyi bir değişiklik oluyordur, uzakta başımı ağrıtmıyordur ama o kadardır. Bunun tek istisnası tutucu bir ailem olması ve planı onlarla yapmış olmam, haliyle iptal etmemin soru işaretleri oluşturacak olması olurdu. Ancak bu kadar tutucu bir ailenin bu kadar zaman önceden yeniyıl planı yapacağını sanmıyorum.

Ama her şeyden daha önemlisi olaya bir ay varken sanki 3-5 gün önce haber verilmiş gibi "geleceğini nereden bilebilirdim" diye bir bahane öne sürmek zaten. Bu çok manasız. Hiçbir arkadaş da daha bir ay varken "sevgilim yeniyılda gelecekmiş, ben plana katılamayacağım" denilmesini sorun etmez, etmemeli, ediyorsa problem olan arkadaşın yaptığı olur. Benim arkadaşımın uzaktaki sevgilisi kırk yılda bir plan yaptıysa ve o benle vakit geçirecek olsa ben tuhaf karşılarım. Zaten bu senaryo da hiç gerçekçi değil.

Aldatılıyor olma ihtimaliniz cidden var.
0
akhenaten
(23.11.24)
Plan bebek yeğenin, annenin babanın doğum günü felansa ekmek olmaz ama sizi reddedip X ile sinemaya gidecekse bu arkadaş boşuna yormayın kendinizi. Sevdiğim insan gelecek bırak başkasıyla plan yapmayı havalimanına koşarım karşılamaya.
0
cilekli pasta
(23.11.24)
B'den bir cacık olmaz bence.
0
Mossy
(26.11.24)
(9)

Eski sevgilinin deli gibi stalklaması

deveyidiken
Yaklaşık bir buçuk sene önce ayrıldığım eski sevgilim, Eylül ayında Instagram’a attığım story’yi görüntülemişti. Başta aldırış etmedim, fakat sonrasında diğer gönderilerimi de kıskacına aldı. Bir süre sonra da ufak ufak konuşmalarımız oldu ve eski defterleri açtık. Terk eden ben olduğum için ilk baş
Yaklaşık bir buçuk sene önce ayrıldığım eski sevgilim, Eylül ayında Instagram’a attığım story’yi görüntülemişti. Başta aldırış etmedim, fakat sonrasında diğer gönderilerimi de kıskacına aldı.

Bir süre sonra da ufak ufak konuşmalarımız oldu ve eski defterleri açtık. Terk eden ben olduğum için ilk başta “Seni affetmek hiç içimden gelmiyor” dedi ve ortadan kayboldu. Bir süre sonra yine konuşmaya başladık ve bu sefer beni affettiğini dile getirdi.

Ancak affetse de, “Sen bana 10 kere de gelsen ben seni yine reddederim. Zaten yeni bir ilişkiye başlamaya yakınım” deyip tüm kapıları kapattı kendince.

Fakat tüm bu olaylar yaşanırken beni deli gibi beni takip etmeye devam etti, ediyor.

İlişkisi olan birinin bu davranışları normal mi? Amacı kafa karıştırmak mı yoksa acı çektirmek mi tam olarak?
0
deveyidiken
(22.11.24)
@ arbre

Katılıyorum.

Üstelik üç gün önce sabah 5’te (işe gitmek için bu saatte uyanıyorum) mesaj attı ve uyuyamadığını söyledi. Ardından iyi mesailer diledi ve vedalaştık.

Yani uyuyamadıysan sevgiline yazarsın, benim akla gelmem biraz abes.
0
🌸deveyidiken
(22.11.24)
İlişkisi olmasa da normal değil ki, ama oluyor böyle. İnsanların dengesiz davrandıkları zamanlar olur. Sizin bu olayın içinde kalmaktaki ısrarınızda da tamamen normal diyemeyiz ama bence. Bu da olabilir gerçi. Dünyada neler oluyor, iki eski sevgili buga girmiş çok mu?

Bence tez elden komple kapatın bu defteri.
0
akhenaten
(22.11.24)
@ akhenaten

Ben ilişkiyi bitirmek zorunda kalıp, sonradan pişman oldum. Ki bunların başıma geleceğini yani pişman olacağımı biliyordum. Yani çok kolay değildi her şey.
0
🌸deveyidiken
(22.11.24)
Cinsiyetini belirtseydin keske.
0
feastofthedamned
(22.11.24)
ortada stalk göremedim. sonucta senin paylastigin bir seye bakiyor.

evine izinsiz girmesi, seni vücuden takip etmesi vs stalktur.

ben bu davranisa hicbir anlam yüklemem. ama sizin hikaye bitmemis gibi duruyor.
0
robert bosch
(22.11.24)
Bence stalk. Evine izinsiz girmesi haneye tecavüz. Ama sanal veya gerçekte kendisini seni takip ederken görüyor ve hissediyorsan bu stalkdır. Yolda peşine takılan ve seni izleyen kişi stalk ediyordur. Instagram versiyonu ise sizin belirttiğiniz gibi stalk oluyor.

Soruya cevap: Karaktersiz biri. Kuyruğu dik tutmak için sen 10 kere gelsen ben istemem hehehe hem ilişliye başlamaya yakınım bak sensiz de oluyor diyen birisi duygusal olarak zayıf derim. Hala senin peşinde ama aşk sevgi için değil belki de intikam için, bu sefer de ben terk edeceğim gibi gibi.
0
Shepard
(22.11.24)
@ Shepard

Yani intikam niyeti var mıdır, muhtemel. Çünkü ayrılmayalım diye çok diretmiş, ben istemeye istemeye diretmiştim ayrılıkta. Sonra “Bir daha sana yazmayacağım” dediği halde üç ay art arda yazdı, halimi hatrımı sordu vs.

Aynı süreci geçen ay da yaşadık. “Yazmayacağım, ilişkim var” dediği halde yine duramadı.

Zaten güle oynaya bitmeyen süreç yüzünden kafam karışıktı, bunlar hepten ikileme sokuyor beni. Normal bir psikolojinin ürünü değil malesef bu davranışlar.
0
🌸deveyidiken
(22.11.24)
intikam falan 15 yasindan sonra kimse ugrasmaz bence. sen gel desen tekrardan gelecek gibi duruyor. ikna edilmek istiyor gibi geldi.
0
robert bosch
(22.11.24)
@ robert bosch

Açık açık bunu söyledim aslında, ama “Yine beni bırakıp gidersin” minvalinde ürkek bir cevap almıştım.

Bir ay öncesinde “Kendini affettirmek istiyorsan, hangi çiçekleri sevdiğimi biliyorsundur” demişti, ben de yanaşmamıştım. Aynı teklifi ben bu kez kendisine sundum, yeni taşındığı evinin adresini istedim bu sebepten, “Senden gelen hiçbir şeyi kabul etmeyeceğim” dedi…

Yani o kısım da belirsiz
0
🌸deveyidiken
(22.11.24)
(5)

Yanak kıllarınızı nasıl alıyorsunuz?

daktilosunu satan yazar
SelamlarBu yanak kıllarına ne yapıyorsunuz?Berberde ağda ile aldırıyorum ama ayda 1 berbere gidince de yeterli gelmiyor.Bunlara ne tarz işlemler yapıyorsunuz?
Selamlar

Bu yanak kıllarına ne yapıyorsunuz?
Berberde ağda ile aldırıyorum ama ayda 1 berbere gidince de yeterli gelmiyor.
Bunlara ne tarz işlemler yapıyorsunuz?
0
daktilosunu satan yazar
(22.11.24)
Ben uzadıkça usturayla kesiyorum, ağda gibi işlemler yüz için çok sağlıklı değil, sen istersen lazer epilasyon yaptırıp kökten kurtulabilirsin birkaç seans yeterli olur sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.11.24)
eski berberim her gittiğimde yakalım mı ağda mı yapalım diye sorardı ben de makineyle al geç derdim, o kadar uzamıyor benim sarışınlığın da etkisi vardır ama işte berbere gittikçe aldırıyorum.

Onun dışında tavsiye olarak, Rossmann'da uygun fiyatlı bir ufak tıraş makinesi var. Sakal falan zor olur onunla ama bence tam bu yanak kılları için ideal. Günlük bile yapsan otuz saniyede biter. Ağda, lazer falan uğraşmaktan daha pratik bence.
0
nundu
(22.11.24)
Şu basit saçma alet ilginç bir şekilde hoşuma gidiyor gayet de temiz alıyor

www.hepsiburada.com

yollarda falan da satarlar bunlardan eskiden 10-20 liraydı.
0
ananiyimioguz
(22.11.24)
Gratis'in kendi markası olan yüz ağda bantları var 24'lü. Bir kutu alınca uzun bir süre gidiyor bana. Uğraştırmıyor da, 10 saniye sürüyor hepi topu.
0
akhenaten
(22.11.24)
vaktim olursa cımbızla. yoksa sabah işe giderken kuru kuru gillete mach 3'ü sürüyorum.
0
xrated
(22.11.24)
(11)

çok üzgünüm...

m e b
merhaba.çok ergence bir duyuru olacak, biliyorum ama yine de yazmak istedim.12 senedir tanıdığım çok yakın arkadaşım var, adına ali diyelim. kendisiyle fırsat buldukça buluşur, vakit geçiririz. yine ortak arkadaşımızla da öyle, ona da mehmet diyelim. şimdi ali, mehmet'i arar ve genelde telefonlarına
merhaba.

çok ergence bir duyuru olacak, biliyorum ama yine de yazmak istedim.

12 senedir tanıdığım çok yakın arkadaşım var, adına ali diyelim. kendisiyle fırsat buldukça buluşur, vakit geçiririz. yine ortak arkadaşımızla da öyle, ona da mehmet diyelim.

şimdi ali, mehmet'i arar ve genelde telefonlarına hiç cevap alamaz. sürekli tekrarlanan bir durum ve bu durumdan epey şikayetçi olurdu. buluştuğumuzda sıcaklık/soğukluk olmuyor ama.

şimdi bazen ali'yi ne kadar ararsam arayım, dönmez. hiç aramamışım gibi davranır, instagram'dan reels gönderir. ama kendisi arayınca telefonuna bakmak zorundasın. bu konuda çok uyardım onu, ben ona nasıl bakıyorsam onun da benim telefonlarıma bakması için vs.

ali iki hafta önce yine ölü taklidi yaptığı ama reels attığı bir zamana girdi. ben de bir hafta boyunca hiçbirine dönüş yapmadım, ne aradım, ne sordum, ne de whatsapp/instagram mesajlarına cevap verdim. aradan 5 gün geçince beni aradı, hiçbirine yanıt vermedim.

akşamında bana "eyvallah" diye kısa bir mesaj attı whatsapp'tan. ben de içimi boşalttım "sadece senin mi kuralların önemli? sadece senin mi ilkelerin veya kendine saygın var? mehmet'i sırf bu yüzden defterden silmeyi isteyen birisi olarak niye beni aynı şeye maruz bırakıyorsun? sırf ne hissettiğimi anla diye telefonuna cevap vermedim, mesajlarını yok saydım" diye. "bunca senelik arkadaşlığımızı hiçe sayıyor ve saçma sapan tripler atıyorsun" diye yanıt verdi bana.

sonra mallık yapıp buluşmak, yüz yüze görüşmek için bulunduğu yere gittim ama gelmedi, iki saat gidiş iki saat dönüş olarak gece eve geldim. yine mallık yapıp iki günde bir mesaj attım ya da aradım ama hiçbirine de dönmedi.

kısacası iki haftadır konuşmuyoruz. ben haksız mıyım?
0
m e b
(21.11.24)
klişe bir cümle olacak ama sen daha iyilerini hak ediyorsun. diğer iki dallama zaman geçirmek için takılıyormuş birbirleriyle. sen belli ki arkadaşlığa değer veren bir insansın. bunlarla takılıp üzüleceğine geçici bir süre yalnız kal daha iyi. hak eden insanlara vaktini harcamak gerek. eski dost eski arkadaş diye tepene çıkarma. hayatından çıkardığında hiç özlemeyeceksin bunları sana garanti veririm.
0
titanyum22
(21.11.24)
Yeterince yedeklik yapmissiniz. Uzuluyorsaniz sorun değil bu normal emek vermişsiniz. Bir daha aramayın gereksiz insanları hayatınızdan çıkarın. Yalnız kalmak bundan daha iyi.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(21.11.24)
Haksızsınız demeyelim de, bence bu meseleyi bu kadar mesele haline getirmemek gerekirdi. Haklı olmak bu kadar isyan etmeyi gerektirmiyor bence bu konu özelinde.

Siz o sıralar acaba etrafınızda birilerine mi ihtiyaç duyuyordunuz da böyle patladınız belki? Eğer öyleyse doğrudan "bu aralar beni boş bırakmayın" diye konuşabilirmişsiniz örneğin.
0
akhenaten
(21.11.24)
@akhenaten: aksine kendisinin ihtiyacı vardı. ayrıca konu haklı olmak olsaydı ben işten sonra eve geçip de gidiş dönüş 4 saat yol çekmezdim. benim kırıldığım nokta aynı davranış için farklı muamele görmem. telefondan bu kadar yazabiliyorum.
0
🌸m e b
(21.11.24)
Hayatından çıkar bu insanı l. Başın ağrıycagina onsuz kal daha iyi
0
pembediken
(21.11.24)
100% haklısınız.
0
gloomy
(21.11.24)
Çok peşinde kosmussun, hakliyken haksız olmussun
0
abuzer
(21.11.24)
Çıkar böyle insanları hayatından cidden iyi gelmezler, kendisine yapılmasını sevmez ama başkalarına rahatlıkla yaparlar böyle davranışları böyle insanların kötü davranış konusunda pek sınırı da olmuyor.
Haklılığı haksızlığı da düşünme çok yormaya değmez.
0
atom karincanin torunu
(21.11.24)
ali gibi birinin 12 yıldır hayatınızda "çok yakın arkadaş" sıfatıyla yer alması başlı başına faul zaten. haklısınız ama bunca zaman bunları sineye çekmeniz ona böyle davranma alanlarını açıyormuş, niye açtım bu alanları diye de kendinize bi sorun.

bırakın gitsin, nihayet bu sözde arkadaşlık kendi miadını tamamlamış bitmiş işte, kasmayın.
0
Phoebe
(22.11.24)
Erkekler arasinda her aramaya donmeyen tipler olabiliyor ama genelde alttan laf sokulur bu durumlarda, ic bosaltma seklinde kirginlik olusturacak kadar kavga gurultu olmaz genelde.Keske anlamasini saglayacak kadar siz de aynisini yaptiktan sonra patirti gurultu yapmasaymissiniz ama olan olmus.
0
turkuaz
(22.11.24)
ne olursa olsun kalkıp yanına gelen insana da geri dönüş yapmayan birinin bunca senelik arkadaşlıktan falan bahsetmesi saçmalık. kaç yaşındayız yahu, bu tarz keskin hareketler için çok daha keskin duygu durumlar ve kaçınılmaz yıkımlar yaşanmasını ancak mantıklı bulabilirim. iki yetişkin insandan birinin böyle davranması yakışıksız. salın kendi haline bence. salamıyorsanız da son bi içinizi döküp, içiniz nasıl rahat edecekse o şekilde umursamayarak davranın
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.11.24)
(12)

Para toplattığımız kişinin ekstra para isteyip cebe atmaması için neyapmalı

psmstc
Birine farklı tutarlarda diyelim para toplatıyoruz. (Apartman gideri için) komisyon gibi herkesten ek para alıp “cep yapmaması için” nasıl önlem alınabilir? Şimdiden çok teşekkürler…
Birine farklı tutarlarda diyelim para toplatıyoruz. (Apartman gideri için) komisyon gibi herkesten ek para alıp “cep yapmaması için” nasıl önlem alınabilir?

Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(21.11.24)
Apartman için basitçe, önceden kadar para toplanacağıyla ilgili duyuru yaparsınız olur biter. Birçok farklı senaryoda da bu yöntem çalışır. Whatsapp grubu kullanılabilir. Daha tedbirli olmak için apartman panosu ve kapılarda duyuru bir süre asılı kalır.
0
akhenaten
(21.11.24)
Yapacak adam yapar, ruhunuz duymaz ve hiç bir zaman önüne geçemezsiniz. Tek yolu onu tanımayan bir ustayla iş yapmak veya onun ustasından itiraf almak.

@akhenaten 5000lik işe 6000 toplanacağıyla alakalı duyuru yaparlar 1000 gider ve biter.
0
Shepard
(21.11.24)
@shepard ödeyen kişi açısından bakmışsınız sanırım siz, ancak burada parayı toplatacak kişi soruyu soruyor. yani yapılacak iş kadar toplanılıp toplanmadığını bilen kişi bu kişi zaten. haliyle para toplanacak gruba duyuruyu yapıp toplanacak miktarın kaç olduğunun duyulduğuna emin olunca sorun kalmıyor aslında.

Ya da ben yanlış anladım, bilemedim.
0
akhenaten
(21.11.24)
Apartman gideri için para toplanacaksa bu durum karar defterine yazılı olmalıdır.
Kalabalık bir apartmansa yönetimin bir banka hesabı vardır. Bu ek para eft ile gönderilir. Toplanan para karar defterine yazılmalıdır. Harcamalar faturalandırılıp karar defterine işlenmelidir.

Bunlar yasal zorunluluk.
0
Mirket
(21.11.24)
Normalde apartman yöneticisi seçilince karar defteri ile bankaya gidilir ve apartman yonetim hesabı için işlem yetkisi için o isim bankaya bildirilir. Elden ya da kişinin kendi hesabına verilmez. En sağlıklısı bu dur. Hatta bir kez yıllık olarak isim bildirmistik. İkinci yıl yönetici seçimi için gecikme olunca hesaptan ödeme için para çekme konusunda sorun olmuştu. Böyle bir hesap var siz de öyle yapın bence. Daireler aidatlarını buraya EFT yapsınlar. Ekstra gider çıkarsa da WhatsApp tan herkese bildirilir yine daireler parayı hesaba yatırırlar.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(21.11.24)
@mirket dediği gibi dallanıp budaklandırmayın. Bürokrasi girince işin içine işler zorlaşır. Katılım azalır. Toplantıyı usulune göre yapmak işkence. Davetiyeler aynı. Her defasında karar defteri ve toplantı diyerek insanların binaya olan ilgisi azalır. Millet parayı verip işlerin ilerlemesinin peşinde. Bam bam bam ilerlemeyen zorlanır. Fatura bina için zorunluluk değil gider pusulası al geç.

WhatsApp'dan bildirim geçerli bir bildirim, tebliğ türü değil. Yazmış olayım.
0
Shepard
(21.11.24)
Benim şimdi oturduğum apartmanda giderler ile ilgili faturalar apartman girişinde panoya asılıyor böylece herkes ne kadar paranın nereye gittiğini görebiliyor.

Mesela önceden oturduğum apartmanda yönetici tam da bu şekilde hiç fatura vs koymadan kafasına göre para topluyordu. Apartmanda herkes de seziyordu adamın paranın bir kısmını cebine attığını ama kimse de aksiyon almıyordu.
0
peki madem
(21.11.24)
Arkadaşlar faturayı panoya asınca komisyon alınmıyor sanan güzel insanlar var. Komisyonunu da faturaya ekleyip hallederler... Yani bunu düşünemiyor olmanız çok üzücü. Fatura yok 5000 verin diyene oha cebe para indiriyor diyorsunuz.
Fatura var oh be 5000 veriyoruz cebe indirimez artık diyorsanız vay vay diyorum.
0
Shepard
(21.11.24)
@Shephard. Dünyadaki tek akıllı sen değilsin kardeşim. Tabi ki kimsenin cep yapması engellenemez. De insanların uyanması için en azından fatura, fiyat teklifi vs. herkese açık olması bir yoldur.

Eski yöneticimiz o kadar para atıyordu ki cebe ev arkadaşım ben kat maliki olsaydım faturaları isterdim diye komşulara söyleyince kapımıza polis getirip, siz bu eve yabancılar getiriyorsunuz (bekar kadın olmamıza da takıktı) zaten ikametiniz de burada değil sizi attıracağım diye tehdit etmişti bizi ve sonunda evden ayrıldık.
0
peki madem
(21.11.24)
@peki madem önceki yazdığınız mesajda bunun farkında değilmiş havası yaratmıştınız. Siz nasıl diyorsanız öyle yapın. Ben nacizane tecrübemi paylaştım. İstediğiniz kadar açık olsun bu olaylar, yapan yapıyor. Neyin nereye gittiğini işi yaptıranın gösterdiği kadar biliyorsunuz. O yüzden mesajınıza inanıp hee faturaymış yav demesinler diye yazıyoruz.
0
Shepard
(21.11.24)
Mevzu apartman gideri için aidat tahsilatı ise yukarıda belirtildiği gibi banka hesabı en güzeli. Ama, Yönetim kurulunun bunun için karar almış olması lazım. Bu yoksa;
Özelden mesajla vermesi gereken miktarı bildirin, toplayıcıya verirken de teyut mesajı isteyin. Böylece veren '1000 verdim', toplayan '900 verdi' diyemesin.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.11.24)
para toplayan kişiye aldığı para kadar makbuz kesmesini söyleyin (otokopili makbuz defteri. iki nüsha, biri apartman sakinine diğeri size). en sonda gelen parayı ve makbuzları karşılaştırın.
0
inheritance
(21.11.24)
(17)

Dünyanın en zor mesleğini kimler icra ediyor?

isiaha
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
0
isiaha
(20.11.24)
Çok fazla var. Bence veteriner teknikerliği ve veteriner hekimlik de çok zor.
0
rock n roll
(20.11.24)
bence de maden işçileri.
0
kehende
(20.11.24)
Turkiye gibi ulkelerde hakemlik. Tum sulalene sovuyorlar, mac satti, gecen aynisina caldi, buna calmadi, karti es gecti bilmemne, esi x'liymis, kucukken y'liymis mac onu ayri mac sonu ayri bin tane onuruna serefine coluguna cocuguna hakaret, yalan, saibe atiliyor. O degil eskiden VAR da yoktu, neyine guvenip hakem oluyordu bu insanlar cok ilginc
0
speedy
(20.11.24)
+ maden işçileri, elektrik direklerini ve hatlarını tamir edenler belki, infaz ve koruma memurları, çatışma bölgelerindeki askerler ve belediye otobüslerinin şoförleri stresli çalışır ama zorluk yine madenciler de ve belki yangın esnasında itfaiyecilerde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.11.24)
Açık denizde platformlarda çalışan işçi ve kaynakcilarin, everest gibi dağlardaki yerli rehberlerin işleri gercekten aşırı zor ama yine de maden işçileri hicbiriyle kıyaslanamaz.
0
deer hunter
(20.11.24)
Tabi madencilikle veya tam aksine yerden 300-400 metre mesafede çalışmalarla kıyaslanamaz ama
Hukuk alanında çalışmak daha zor diye düşünüyorum.

Hata yapmadan, menfaat temin etmeden, herhangi baskıya uğramadan, bir davada taraf olan insanlardan özel yakınlık kurmama, yakın çevrenin de özel isteklerini göz ardı edecek şekilde, sadece işin ilmine uygun hareket etmek ve bu yönde akli çaba sarf etmek kolay bir iş değil özellikle bu zamanda.
0
diyecevaplandı
(20.11.24)
Dünyanın en zor işi Denizciliktir.
İnsanoğlu karada yaşamak için dizayn edilmiştir. Ayakları yere basmalıdır. Baktığı zaman sınırları olan yerler görmelidir. Açık denizde günlerce bu konulardaki mahrumiyet psikolojide tarifsiz yaralar açar. Bir de bunun denizaltıcılık ayağı var ki, o zaten akıllara zarar bir iştir.
0
Mirket
(20.11.24)
Petrol platformu işçileri.

www.youtube.com
0
komando kani var bende
(20.11.24)
Beden işçiliğinin her türlüsü zor iş statüsünde. Ama gerekli iş güvenliği şartları sağlandığı sürece "en zor iş" değiller gibi geliyor bana. İş güvenliği şartları sağlanmadığı takdirde de en zor olmaktan ziyade "en tehlikeli" demek daha uygun sanırım. Beden işçiliğinin önemli bir artısı iş tanımlarının tamamen belirli olması ve imza yetkisi olmaması.

Bence en zor meslek paralı askerlik. Canının kıymeti yok, askeri ortamdasın, emir komuta zincirinde diplerdesin. Yaptığın iş pis bir iş. Bir devletin kendi askerlerinin aksine kimsenin kahramanı falan da olamıyorsun, sana bir katkısı yok, kendi savaşında savaşmıyorsun. Somut anlamda bir yetenek edinmiyorsun. Psikoloji berbat, gelecek belirsiz. Sadece para için yapıyorsun.
0
akhenaten
(20.11.24)
bence de maden işçileri.

bu mesleğin zorluğu o kadar net ki, kadınların maden işçiliği yapamayacakları yasa ile sabit.
0
abelardo
(20.11.24)
bence hizmet sektoru de, garsonluk, barmenlik vs..
0
durgunfoton
(21.11.24)
Zor farklı, tehlikeli farklı.

Zor meslek sorusuna çoğu üye tehlikeli işleri göstermiş. Maden işçiliği, sanayi dalgıçlığı, denizciler, petrol platformu çalışanları ve aklıma şu anda gelmeyen gerçekten aşırı tehlikeli meslekler mevcut. Bu ve benzeri mesleklerin aşırı tehlikeli olduğuna şüphe yok. Bu tip mesleklerin zorluğunun daha büyük kısmı içerdiği tehlikeden geliyor.

Zor mesleği tehlikeli meslekten ayırmak gerekirse benim kriterim üstlenilen sorumluluk. Sorumluluk bakımından zor meslekler denildiğinde benim aklıma avukatlık, cerrahlık, finans ve benzeri yüksek meblağlı işlere dair yöneticilik, hava trafik kontrolörlüğü, ticari pilotluk ve benzerleri geliyor. Bu mesleklerin çoğunda yukarıda saydığım tehlikeli meslekler kadar mesleği icra eden kişinin taşıdığı bir hayat kaygısı olmuyor ancak üstlenilen sorumluluk çok büyük oluyor.

Bir de bazı meslekler var ki hem sorumluluk hem de zorluk bakımından büyük riskler barındırıyor. İtfaiyecilik, sıcak bölgelerde askerlik (özellikle denizaltı personeli) ve polislik gibi mesleklerde tüm personel hem kendi hem de başkalarının canının riskini taşırken aşırı tehlikeli ortamlarda görevlerini icra ediyorlar.
0
10551037
(21.11.24)
Su altı kaynağı zor ve tehlikeli. Ölüm riski yüksek bir meslek.
0
wd40
(21.11.24)
masa başı oturmayan herkes bu dünyanın en zor işini yapıyor. madenci inşaat işçisi alçı sıvacı 12 saat ayakta bekleyen kasiyer vb.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
maden isciligi dogru cevap.

hem kaza gecirip olme riski var. kaza olmazsa uzun vadeli mesleki komplikasyonlardan olunuyor.

bunun disinda gun icinde de gunes gormeden, fiziki gucle calisiliyor. daha zor dusunemiyorum.
0
antikadimag
(21.11.24)
Çatışmalara, savaşlara giren askerler
0
ananiyimioguz
(21.11.24)
metal ve ametal madenlerde çalışmış bir madenci olarak cevap veriyorum.
erkekler için Türkiye'de kömür madenciliği.
kadınlar için ev kadınlığı + annelik. madenciliği katlar.

bu arada metal madenciliği o kadar ağır değildir. kömür madenciliği korkunç. sırf bu yüzden evde elektrikli aletleri prizde tutmam. elektriği az kullanmaya gayret ederim falan filan. teyzenize sorun size madenleri ve madenciliği anlatsın.
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(3)

Şeker içermeyen ketçap

elite crew
var mı? koruyucu katkı maddesi olmasını da istemiyorum.
var mı? koruyucu katkı maddesi olmasını da istemiyorum.
0
elite crew
(20.11.24)
Diyabetik ketçap olarak ararsanız bulursunuz, var bunlardan.

Ancak piyasada markalı ve paketli olarak olarak satılan hiçbir ürünü koruyucu katkı maddesi olmadan bulamazsınız. Böyle bir arzunuz varsa evde kendiniz yapmalısınız. Ancak evde bir şey yaparken piyasaki fatklı hazır gıdaları kullanıyorsanız onlar içinde de koruyucu maddeler olur. Tamamen hammadde kullanmanız gerekir.
0
akhenaten
(20.11.24)
fotrsapka
(20.11.24)
heinz'in az şekerli ve şekersiz bi ketçap çeşitleri mevcut. ama koruyucusuz olması zor.
0
tabudeviren
(20.11.24)
(7)

Hayır Diyememek

rock n roll
Merhaba İnsanlar benden bir şey istediklerinde "hayır" demekte bazen çok zorlanıyorum. Kıyamıyorum çünkü ve bunalıyorum. Merhamet yorgunluğu var artık bende. Bu aralar hem fiziken hem ruhen yorucu bir dönem geçiriyorum ve istediğim tek şey sadece istediğim şeyleri yapmak ama hep bir iş çıkıyor. Bu d
Merhaba

İnsanlar benden bir şey istediklerinde "hayır" demekte bazen çok zorlanıyorum. Kıyamıyorum çünkü ve bunalıyorum. Merhamet yorgunluğu var artık bende. Bu aralar hem fiziken hem ruhen yorucu bir dönem geçiriyorum ve istediğim tek şey sadece istediğim şeyleri yapmak ama hep bir iş çıkıyor.

Bu durumdan nasıl kurtulabilirim? Biraz soru biraz dertleşme içeren bir soru.
0
rock n roll
(19.11.24)
Kıyamıyor musunuz, yoksa hayır dediğinizde bu kişilerle aranızın açılacağından ya da ortamda tuhaf bir huzursuzluk hakim olacağından mı çekiniyorsunuz? Konunun bu iki ucu brbirinden farklı bağımsız çözümler gerektiriyor olsa gerek.

Eğer kıyamıyorum diyorsanız şöyle düşünün, bunlar sevdiğiniz insanlar olmalı. Eğer her istediklerinde koşturacaksanız sonuçta büyük ihtimalle ya hiçbir işten anlamayan insanlara dönüşecekler ya da sizin bu zaafınızı kullanmayı öğrenip bundan sonuç alabildiklerini öğrenerek diğer insanlara da bu şekilde davranmaya başlayacaklar. Bu da kıyamıyorum dediğiniz insanlar için nerden baksanız kötü bir şey aslında, bu açıdan onlara kıyamayarak aslında kıymış oluyorsunuz.

Ama bana sorarsanız "kıyamamak" hayır diyemeyen insanların gerçek sorunu örterken kullandığı bir kılıf oluyor daha çok. İlk söylediğim şey üzerine de düşünün lütfen.
0
akhenaten
(19.11.24)
Ya biz 80 doğumlular böyle bir düşünce kalıbının içinde büyüdük, başkalarını kendimizin önüne koyan, "vatana millete dünyaya" fayda sağlaması gereken, elinde ne varsa bunu kendine saklamamak paylaşmak düşüncesiyle yoğurulduk, bu bazen maddi, bazen manevi, bazen zaman, bazen bilgi ve yetenek oldu, sırtımıza sorumluluklar yüklendi

Bunu nasıl değiştirdim, ben zaten kötü bir insan değilim çevremi önemsiyorum ama bu kadar düşünmek bazen benim işlerimi aksatıyor, her şeyden bu kadar sorumlu değilim fikriyle barışarak oldu
0
grimavi
(19.11.24)
Sen hayir dediginde karsindaki sana trip atip kusecekse zaten hic muhattap olma. Her zaman herkesin her istedigi yapilmaz. O zaman sen kendi hayat kalitenden azaltip baskalarina kalite katiyorsun gibi bisey oluyor.

Mesela beni arkadaslar kahve icmeye cagirirlardi hic hayir diyemezdim birgun baktim full vakit kaybediyorum bos bos muhabbet kendi yasam kalitem dusuyor. Hayir demeye basladim sandiginin aksine hocam degerimde daha cok artti.

Bide boyle bi mantik var sen evet dedikce insanlar seni avcunun icine alir degerin olmaz
0
Zetnikov
(19.11.24)
Ben şöyle bir şey öğrendim; size de tavsiye ederim:

1- Karşıdaki kişi benden yardım istedi mi?
2- Ben yardım etmek istiyor muyum?
3- Ben talep edilen konuda yeterli bilgi, beceri, zaman vb.'ye sahip miyim?
4- İşin en az % 51'ini karşı taraf yapacak mı?

Bu 4 maddeden birine bile cevabınız hayır ise kimseye yardım etmiyorsunuz.
0
auroraaurora
(19.11.24)
Kıyamamak ve merhamet etmekle alakası yok bence. Acaba şöyle derler m,i acaba böyle olur mu, kırılır mı gibi sorular bence kişinin kendindeki eksiklikten kaynaklanmaktadir diye düşünüyorum.
0
dedeminhirkasi
(19.11.24)
Önceliğin sende olması seni huzursuz ediyor olabilir mi, acaba ailendeki rol modellerinde böyle bir davranış veya seni "önceliği hep başkalarına verme"ye yönlendirme var mı? Benim ailemde vardı, özellikle annem çok kendinden geçmiş biridir ve annemin kızı olarak benim de hayır demekte problemim var. Fakat öncelik bana ait diye diye, sürekli öncelik benim diye aklımda tuta tuta biraz hafifletebildim bu halimi. Yine de bugün istemediğim bir şeye maruz kaldım ve yaptım. Yarın da isterse (öyle bir ihtimal var) yapmayacam mesela. Bu şeyi yaparken de az miktarda huysuzluk ettim zira takındığı tavırdan rahatsız oldum ve söyleyebileceğim bir durumda değildik ben de o kapıyı kapat, ben biraz dinleneyim, yok biraz daha dinleneyim filan dedim. Bu tarz dengeleme yollarına da gidilebilir yani.

Önceliğin sende olduğu fikri sana iyi gelebilir.
0
muhayyer divan
(19.11.24)
herkesin yaptığı gibi siz de yerli yersiz zamanlarda ne kadar çok işiniz olduğundan şikayet edebilir ve istenen iyiliğe yine evet deyip hemen peşinden o anda aniden aklınıza gelmiş gibi başka bir gerçek veya uydurma işte onlardan yardım isteyebilirsiniz. bir süre sonra azalarak bittiklerini hayretle göreceksiniz.
0
engelbert humperdinck
(19.11.24)
(3)

Mac İcin Chatgpt ücretsiz mi?

isiaha
Bir arkadasım adına soruyorum. Chatgpt'nin pro versiyonunun güncel mac icin ucretsiz oldugu belirtiliyor ancak biz bir türlü halledemedik. Bizden ödeme istiyor. Siz başarabildiniz mi? Kullanabiliyor musunuz? Yönlendirebilirseniz çok sevinirim.
Bir arkadasım adına soruyorum. Chatgpt'nin pro versiyonunun güncel mac icin ucretsiz oldugu belirtiliyor ancak biz bir türlü halledemedik. Bizden ödeme istiyor. Siz başarabildiniz mi? Kullanabiliyor musunuz? Yönlendirebilirseniz çok sevinirim.
0
isiaha
(19.11.24)
ücretsiz değil.
0
jelly bear
(19.11.24)
Bir ihtimalle chatgpt kullanan ancak apple'ın kendi sistemine dahil ettiği bir çeşit yapay zekanın tanıtımını görüp konuyu yanlış anlayıp toptan chatgpt ücretsiz sanmış olabilir.
0
akhenaten
(19.11.24)
ucretsiz degil. entegre edecekler. ama iphone 16 ve yeni macbooklara gelecek.
0
buenosdias
(19.11.24)
(6)

çok sıkılıyorum

croswell
siz de sıkılıyor musunuz?Çok fazla boş vaktim var, işte bomboş oturuyorum. Yöneticilik yaptığım için pek fazla yoğunluğum olmuyor.Sorun şu ki işimden, sektörümde keyif almıyorumne yapacağımı da bilmiyorumama inanılmaz bir sıkılma hissiyatı var.Istanbul'dan nefret ediyorum Şişli'den nefret ediyorumca
siz de sıkılıyor musunuz?
Çok fazla boş vaktim var, işte bomboş oturuyorum. Yöneticilik yaptığım için pek fazla yoğunluğum olmuyor.
Sorun şu ki işimden, sektörümde keyif almıyorum
ne yapacağımı da bilmiyorum
ama inanılmaz bir sıkılma hissiyatı var.
Istanbul'dan nefret ediyorum
Şişli'den nefret ediyorum
canım hiçbir şey yapmak istemiyor
0
croswell
(18.11.24)
Az önce başka bir soruya da yazdım, Beyhan Budak'ın videolarını izle. Arada sıkılmak lazımmış. Her anımızı sanki bir şeylerle doldurmak zorunda hissediyoruz diyor. Bence çok haklı.

Sen de madem iş yerinde sıkılıyorsun, sıkıl yani. Benim yanımda hep kitabım olur mesela. Şu an çalışmıyorum ama çalıştığım zamanlarda boş zamanlarda kitap okuyordum.Tavsiye ederim.
0
rock n roll
(18.11.24)
hayata bağlanmak sosyallikten geçiyor. sevdiğin dostların olunca, onlarla plan yapınca, flörtün veya sevgilin olunca, spor yapınca inan olumsuz düşünecek vaktin bile olmuyor. bol bol insan biriktirmek lazım. yoksa her şey çok sıkıcı.
0
xrated
(18.11.24)
weird flex but ok

yazılım öğren
0
titanyum22
(18.11.24)
Sorduğunuz soru "siz de sıkılıyor musunuz?" olduğu için cevaplayayım sıkılmaya vaktim olmuyor genelde. Sabah akşam ölene kadar çalıştığım için değil ama ara verebildiğim zamanlarda haber okuyorum, kitap okuyorum, burada çürüyorum, zaman bir şekilde geçiyor

Ben de işimi sevmiyorum bu arada ama çalışmak zorunda olduğum için çalışıyorum. İş dışında yaptığım şeylerden zevk almaya çalışıyorum. Sizde o da mı yok? Hobi vs?
0
peki madem
(18.11.24)
Tek başına iş insana cidden cinnet getirtiyor. İnsanın ilgisi, yeteneği olan başka bir uğraş bulması bayağı hayati. Yoksa sıkıntıdan ölünür de bence.
0
sekizdokuzon
(18.11.24)
Ben tembellik iznindeyim, hiçkimseye ilişmeden kendi başıma takılıyorum. Çok iyi geldi.

Mevsimin tadını aldım resmen. Balkabakları, kremalı yemekler, kış çorbaları, tarçınlı tatlılar falan yapıyorum. Battaniyeye sarılıp dizi film izliyorum. Yağmur yağıyor camın önünde çay kahve içiyorum. Duş alıyorum üşümüyorum. Evi tertemiz yaptım. Orman yürüyüşü falan yaptım, yapraklar falan harika.

Çıldırdım resmen, yaşamak böyle bir şeymiş :D kesinlikle tavsiyem.
0
akhenaten
(18.11.24)
(10)

buraya girer miydiniz?

benim icin hic boyle suslenmemistin
https://youtu.be/eQH5TaUPhMU?t=132sb.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(17.11.24)
Oralara giriliyor zaten, içerisi tüneller büyük ama kaybolacak kadar değil, ben girdiğimde içerideyken elektrikler de gitmişti bi 30 saniye beklemiştik, kaybolduğunu hissetsen yokuş yukarı yolu seçerek elbet çıkışı bulursun
0
grimavi
(17.11.24)
Benzeri daha dar ve tekinsiz yerlerde bulunduğum olmuştu :D Yalnız değildim ama, ekip olarak gitmiştik. Bunun gibi bir işletmesi olan turizme açılmış bir yer de değildi. Ulaşım da zordu. Güzeldi :D
0
akhenaten
(17.11.24)
Sene 2017. Tek başıma girmiştim. İçerde yaklaşık 35-40 dk bulunmuştum. Labirent halinde ve aşırı dardı. Nefesimin açıldığını hissetmiştim. Güzel bir deneyimdi. Yine olsa girerim.
0
kedidir o kedi
(17.11.24)
ASLA. kapadokya'da yer alti sehri mi ne vardi, oraya girdim. hicbir faydasi yok. :)

edit: ben yurt disi sanmistim. bu kadin da kapadokyadaymis. girdim o zaman ama bir daha girmem.
0
robert bosch
(17.11.24)
Girdim .
0
Amaranta ursula
(17.11.24)
Girdim, yine girerim.
0
mirty
(17.11.24)
kapadokya'daki derinkuyu ve kaymaklı yeraltı şehirleri de tam olarak böyle zaten.

defalarca girdim, yine girerim.

edit: orasıymış zaten aslkjsjk.

yalnız son sefer yerin yedi kat dibinde mal gibi ayağımı burktum. koluma girip yanımda destek olacak kadar bile yer olmadığı için daracık tünellerden tek başıma seke seke acı içinde yukarı çıkmak zorunda kaldım. kötü bir deneyimdi ama bunda yeraltı şehrinin suçu yok.
0
kibritsuyu
(17.11.24)
:) bu yaz yer altı şehrine girdik. ben yarıya ulaşamadan geri dönmek zorunda kaldım. Meğer klostrofobim varmış.
aklıma geldikçe nefesim kesiliyor. Burayı yapan elemanlar da bok var yapmışlar. yer yüzünde yer kalmamış da yeri delmişler.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(18.11.24)
abicim bari çıkınca kapıdaki yazıyı okusaydınız. adam da yüzeyde dünya kadar yer varken keyfinden oyup girmemiş yerin dibine.
0
kibritsuyu
(18.11.24)
Kayboldugunu farzet geri yolu bulamiyorsun bagiriyorsun duyan yok icerisi karanlik telefon sarji bitmis isik yok inliyorsun inim inim off cok guzelmis hakkaten
0
Zetnikov
(18.11.24)
(7)

aynı anda hem ingilizce hem almanca öğrenmek mümkün mü ?

alp9900
ingilizcesi ortanın biraz altı olan biriyim iş gereği ingilizceye bayağı bir abanmam gerekiyor. almanca bilmemde temel düzeyde lazım kendim için bu ikisini hedef koysam 8-9 ay içinde kendimi idare edecek seviyeye gelir miyim? aynı anda ikisine abanmak mantıklı mı
ingilizcesi ortanın biraz altı olan biriyim iş gereği ingilizceye bayağı bir abanmam gerekiyor. almanca bilmemde temel düzeyde lazım kendim için bu ikisini hedef koysam 8-9 ay içinde kendimi idare edecek seviyeye gelir miyim?

aynı anda ikisine abanmak mantıklı mı
0
alp9900
(17.11.24)
ingilizce öğrenmekten kastın fiilin 2.hali, simple past tense falan filansa o ingilizce bilmek değil. diyaloga girme gibi şeyleri yapamıyorsan ingilizce bilmiyorsundur. bu aşamaya gelmek de zor ve zaman alan bir iş.
0
wd40
(17.11.24)
sadece birini ogrensen bile 9 ayda kendini idare edebilir misin mechul. ikisi birden imkansiz.
0
bohr atom modeli
(17.11.24)
Ayni anda hem ispanyolca hem fransizca ögreniyorum ama çok zaman yedigi bir gerçek.
0
feastofthedamned
(17.11.24)
Dil eğitimiyle çok haşır neşir olan polyglot tabir ettiğimiz insanlar giriyor o işlere. Ama onun dışında tavsiye edilecek bir durum değil. İngilizceyi oturtun ya da öncelik hangisindeyse.
0
sibertenik
(17.11.24)
Zamanınız varsa öğrenebilirsiniz. Çalışıyorsanız muhtemelen öğrenemezsiniz. Ben yerinizde olsam neden böyle bir şey yapmam gerekiyor diye kendime sorar ikna edici bir cevap üretmeye çalışırım. Gerçekten aynı anda iki dil öğrenmemi gerektirecek bir durum varsa bile (ki neden olsun, bilmiyorum) eğer olur da iki dili öğrenmeye çalışırken başarısız olma ihtimalimle birlikte bunlardan birini öğrendiğim takdirde daha az hasarla bu işi bozmadan devam edip edemeyeceğimi sorgulayıp bu senaryoların eksisini artısını karşılaştırırım. Öyle ya, belki ikisini öğrenseniz çok iyi olacakken, birini öğrenseniz de size yetiyor olabilir. Eğer aynı anda iki dili öğrenmem kati suretle şartsa bu işe girişirim.
0
akhenaten
(17.11.24)
Almanca'da sıkıntı sadece artikeller değil ki.. düzensiz fiiller, hangi yardimci fiil ile olacağı, dativ akkusativ gibi sacmaliklari, verben mit prapositionen gibi yüzlerce ezberlemen gereken fiil praposition kalıbı, konjunktiv zwei gibi abuk konuları, bir sürü edat baglacin abzurd cümle yapıları..

İngilizce enerjinizi bu kadar almaz, zaten gündelik yaşamda vs de her işimiz ingilizce ile.

İngilizce'de en azından B2 sertifikasını alın, Almanca'ya sonra başlayın.

Almanca yaşam enerjinizi düşürür :)
0
makbur
(18.11.24)
Sorunun cevabi surada sakli

2 tane yarim yamalak bir dil mi bilmek

1 tane idare edecek kadar bir dil mi bilmek daha iyi
0
Zetnikov
(18.11.24)
(5)

yaslilarla cocuklara konusur gibi konusmak

robert bosch
insanlar yaslilarla konusurken cocugu konusur gibi ince ses tonuyla vs konusuyorlar. bu saygisizlik midir?edit: cocuk da degil hatta bebekle konusur gibi.
insanlar yaslilarla konusurken cocugu konusur gibi ince ses tonuyla vs konusuyorlar.

bu saygisizlik midir?

edit: cocuk da degil hatta bebekle konusur gibi.
0
robert bosch
(17.11.24)
Kafa gittiyse değil
0
anon1m
(17.11.24)
İtici buluyorum bunu. Yetişkin bir insanla böyle konuşulmaz. Sanıyorum bunun sebebi yaşlı insanlar artık gençliklerindeki gibi olmuyorlar hepsi değil tabi ki. Biraz elden ayaktan düşünce, biraz da yaşı gereği aklı da çok yerinde değilse aciz gibi görüyorlar ileri yaştaki insanları. Bebekler ve çocuklar ile ozdesleştiriyorlar galiba. Bebek ve çocuklar da muhtaçtır yetişkinlere, onun gibi. Bence hoş değil, onlar bizim büyüklerimiz.
0
rock n roll
(17.11.24)
Yaşlı deyip genelleyemezsiniz ki hocam :D profluktan geçen sene emekli olmuş birine bunu yapsanız büyük ihtimal ne yapıyor bu der. Ama torun torba sevdalısı, güleç bir köylü nineye ciddi konuşsanız suratsız diyecek size belki :D sadece bunla alakalı değil, karakteri de farklı herkesin. Sırf yaşlı diye tek tip olmaz.

Ha hemen hemen herkesin kabul edebileceği nötr ve mesafeli iletişim kurmanın yolları var elbette ama sonuçta sırf birisi yaşlı ve diğeri de onla sesini kısarak konuştu diye saygısızlık diyemeyiz. O konuşur hoşuna gider, siz yaparsınız saygısızlık olarak görür. Tamamen o iki kişinin arasındaki iletişimle alakalı. Ben çocuğa bile çocuk gibi konuşmam, konuşsam eğreti durur üstümde.
0
akhenaten
(17.11.24)
Ben çocuklarla böyle konuşanlara da kılım. Ben küçükken benimle öyle konuşulduğunu hatırlıyorum ve hiç hoşlanmazdım. O yüzden yaşlı çocuk farketmez kimseye yapmıyorum.
0
synesthesia
(18.11.24)
Bence bir tek kedilerle bu şekilde konuşulabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.11.24)
(7)

Şeytan tüyü tanımı

beetlejuice
Şeytan tüylüleri fiziksel ya da davranışsal özellikleriyle nasıl tanımlarsınız? Kişiden kişiye değişir mi bilemiyorum ama sizin var dediğiniz örneklerden subjektif görüşlerinizi merak ediyorum.
Şeytan tüylüleri fiziksel ya da davranışsal özellikleriyle nasıl tanımlarsınız? Kişiden kişiye değişir mi bilemiyorum ama sizin var dediğiniz örneklerden subjektif görüşlerinizi merak ediyorum.
0
beetlejuice
(17.11.24)
Seytan tüyü = kalin cüzdan = aracin markasi.
0
feastofthedamned
(17.11.24)
Parası etkilediği demeye utananlar ya bilemiyorum nesilden etkilendim seytan tuyu var bu herifte dıyor.
0
luluki
(17.11.24)
Mesela saçma sapan bir şey yapar ama sempatiktir tolere eder çoğu insan bu davranışı. İnsanlarla iletişimi iyidir; o yönde zekası gelişmiştir, etkileyicidir.
0
rock n roll
(17.11.24)
rock n roll +1

üstündekiler -1
0
Shepard
(17.11.24)
Şeytan tüyü, ilk bakışta onu öne çıkaracak dikkat çekici bir özelliği olmayan, fiziksel görünümü yakışıklı/güzel diyemeyeceğiniz, hatta tam tersi negatif özellikler taşımasına rağmen konuşmasıyla, davranış, jest ve mimikleriyle kendine has bir havası olan, merak uyandıran kişiler için kullanılan bir tanımdır bana göre.

Bazen konuşmasıyla sizi sinir etmesine rağmen diğerlerinden farklı olduğunu size hissettiren ve tuhaf bir şekilde çekildiğinizi düşündüğünüz kişidir. Bazen sizin için hiç uygun olmadığı çok bariz olmasına rağmen ilginizi üzerinden ayıramadığınız kişidir.

Bence şeytan tüyü, uyumsuzluğa ve negatif etkilere rağmen dikkat çeken kişidir. Diğer türlü zaten güzel/yakışıklı olduğu için, ya da yorumlarda söylendiği gibi zenginlik vs için gösterilen ilginin ne bir şeytana ne de tüyüne ihtiyacı var; o zaten ilgiyi zahmetsizce üzerine çekiyor. Diğerinde ise tüm bunlarda yoksun olmasına rağmen sahip olunan bir çekicilik var. İşte şeytan tüyü de bunu tanımlıyor.
0
thracia
(17.11.24)
Benim arkadaşım var. 2-3 kadınla sevgiliydi ve 3 kadını aynı anda idare ediyordu. Bu durum millete sevimli geliyor ama aynı şeyi ben yapsam, benim şerefsizliğim kalır ne adiliğim. Şeytan tüyü olan insanlar ne yaparla yapsınlar diğer insanlara sempatik geliyor.
0
komando kani var bende
(17.11.24)
Birinde şeytan tüyü var dendiğinde özellikle de sosyal hayatındaki beklenmedik başarısından bahsedilir. Bu başarıyı açıklamaya yetecek bir veri yoktur. Haliyle kişinin parası olması bunun zıddı bir durum. Birisi parası sayesinde insanları etkileyebiliyorsa burada cevap paradır zaten. Birinde şeytan tüyü var diyorsak en temelinde neden onun diğer insanları pozitif yönde etkiliyor olduğunu anlamlandıramıyor olmamız gerek.

Bu tanımdan dolayı şeytan tüyü olan insanları toplu olarak tanımlamak da olasılık dışı. Bu insanlar zaten anlamlandırılamadıkları için bu kategoride. Bu anlamlandıramama hali de objektif değil. Örneğin sizin şeytan tüyü var dediğiniz kişi başka birisi için gayet anlaşılabilir birisi olabilir. Belki de gerçekten arkaplanda para konuşuyordur ama siz anlamamışsınızdır, belki bu kişi fazlasıyla çok yönlü biridir ve herkesle bir ortak ilgi alanı yakalayabiliyordur. Belki çok yetenekli bir manipülatördür. vs. vs.

Özetle birinde şeytan tüyü olması bunu düşünen kişinin subjektif görüşüdür zaten. Haliyle objektif bir tanımı da olamaz. Çünkü anlaşılmayan bir şeyi kategorize ediyorsunuz. Haliyle bunun sebebi birbiriyle alakasız birçok karakter özelliği veya maddi sebeple alakalı olabilir. Bu durum da bu insanları tek bir kişilik kategorisi altında tanımlayabilmeye engel oluyor.
0
akhenaten
(17.11.24)
(6)

kadınların çalışmasına bağış

redcat
Instagramda depremzede kadınların çalışmasına, üretmesine destek ol diye bir bağış reklamı gördüm. Güvenilir mi bağış yapayım mı?
Instagramda depremzede kadınların çalışmasına, üretmesine destek ol diye bir bağış reklamı gördüm. Güvenilir mi bağış yapayım mı?
0
redcat
(16.11.24)
Bunu yapan birden çok organizasyon olabilir, bağış talebinin hangi organizasyondan geldiğini yazarsanız tanıyan birileri bir şeyler söyleyebilir. Aksi takdirde Instagram'da bizim komşunun açtığı bir posta falan da denk gelmiş olabilirsiniz sonuçta.
0
akhenaten
(16.11.24)
@akhenaten+1

Kim yapıyor söyleyin belki bildiğimiz/bilgimiz olan bir yerdir.
0
Amaranta ursula
(16.11.24)
Tavsiyem deprem bölgesinde hala bir çok konteyner kent var. Oradan maddi durumu zayıf bir aile bulmaya çalışın.
0
diyecevaplandı
(16.11.24)
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı.
0
🌸redcat
(17.11.24)
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) madem, hiç düşünmeyin.

Nerdeyse 40 yıldır çok doğru ve namuslu işler yaparak çalışıyorlar.
0
latchet
(17.11.24)
acikacik.org

Açık açık’ta listelenen stk’lara güvenebilirsiniz, tüm bağış ve harcama bilgilerini şeffaf olarak paylaşıyorlar. Açık açık da bunun için kurulmuş bir stk zaten.
0
kullanıcıadımbuolsun
(17.11.24)
(8)

Hangi yaş araligina Z kuşağı diyoruz?

aslagülümseyenbirkediyegüvenme
S.b. ayrıca Z kuşağı sonrasındaki kuşağa ne denilecek?
S.b. ayrıca Z kuşağı sonrasındaki kuşağa ne denilecek?
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(16.11.24)
Z sonrasına şu an alfa deniyor zaten
0
grimavi
(16.11.24)
95'liye de z diyebilirsin, 98'liye de y diyebilirsin. her bir kuşak takribi 15-20 yılı kapsıyor. 95'li olup sosyal medyayı, teknolojiyi 2002'li gibi kullanana z kuşağı dersin, 98'li olup sosyal yaşantısı 90'lılar gibi olana da y dersin misalen
0
avatar is back
(16.11.24)
Ben 96lıyım. 96 bu y-z nesil ayrımında arada kalan sene. Bazı kaynaklar y derken diğerleri z diyor. Bi de sonuçta tüm 96lılar aynı değil o yüzden @avatar +1
0
nundu
(16.11.24)
@avatar iş back bu işi biraz karıştırıyor. Z kuşağı hayata bakış açısı olarak y kuşağına göre daha bencil mı acaba? Ya da daha pragmatist? Y kuşağı ve Z kuşağına göre ayakları daha yere basan bir kuşak sanki.
0
🌸aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(16.11.24)
96 tam cizgi bence de. bazilari y gibi bazilari z gibi. bu ayrim bence kisiliklerden ziyade deneyimlerle alakali. mesela oturup saatlerce atari oynamis mi, sabah 7'de buz gibi evde kalkip tom ve jerry falan seyretmis mi, klasik pastalarin boreklerin masanin ustunde oldugu dogumgunu pozu var mi, evde hic kimsenin girmedigi soguk bir salonlari olmus mu, sobali evde yasamis mi, cevirmeli telefon gormus mu, kirmizi noktali filmlere denk gelmis mi, vs vs.
0
bohr atom modeli
(16.11.24)
95 - 2010 arası doğumlular Z diye biliyorum
2010 sonrası alfa
0
titanyum22
(16.11.24)
Z den sonra x gelir yani xmen mutant olacaklar hepsi
0
Zetnikov
(16.11.24)
Kuşak olayı özünde jenerasyonlar arasındaki hayata bakış açılarını kategorize ederken kullanılan bir kavram. Bir burç değil, haliyle önemli olan doğum tarihi değil akranlık. Hangi kuşakta olduğunuz hangi akran kültürü içinde yetiştiğinizle alakalı. Bu ister istemez belli bir doğum tarihi yelpazesini kapsasa da net bir başlangıcı ya da bitişi yok. 95 yılı civarında doğan insanlarla 2010'da doğan insanların ikisine de z kuşağı deseniz de bunlar arasında da zihniyet farkı var, çünkü bu insanlar birbirleriyle arkadaş olarak, aynı akran kültürü içinde yetişmediler.

Bunu bir renk gradyanı gibi düşünün. 80'lerin sonunda Y kuşağını tanımlayan özellikler zayıflarken Z kuşağı denilebilecek bir karakter özellikleri ufak ufak gelişmeye başlıyor. Herhangi bir yılda artık bu tarihte doğanlar Y değil de Z demek anlamsız bir şey. Sonra 90'ların sonuna geldiğinizde artık 80'lerin sonundaki kuşaktan bariz daha farklı birilerini görmeye başlıyorsunuz. Ardından yavaş yavaş bu da başka bir şeye evriliyor vs. vs.

90'ların ortalarıyla 2000'li yılların sonuna kadar doğanlara z kuşağı deniyor. 2000'lerin sonundan başlayarak da alfa kuşağı denen kuşak şekilleniyor yine.
0
akhenaten
(16.11.24)
(4)

aylık faiz mi günlük faiz mi?

my fault
bir satıştan para geldi o parayla tekrar alım yapılacak ama yarında olabilir 3 ay, 5 ay sonrada. istenilen şey denk gelirse hemen alınacak. para boşta hesapta beklemesin isteniyor.bu durumda 32 gün vadeliye yatırılırsa vadeyi bozmak gerek.bende ing veya teb gibi günlük yüksek veren bankalarda günlük
bir satıştan para geldi o parayla tekrar alım yapılacak ama yarında olabilir 3 ay, 5 ay sonrada. istenilen şey denk gelirse hemen alınacak. para boşta hesapta beklemesin isteniyor.
bu durumda 32 gün vadeliye yatırılırsa vadeyi bozmak gerek.
bende ing veya teb gibi günlük yüksek veren bankalarda günlük faize yatırmak daha mantıklı dedim. lazım olunca anında çekilir hemde kaldığı gün kadar faiz almış olunur.
hangisi mantıklı?
bankalar aylık %45-50 arası verirken ing e-turuncu ve cepte teb günlükte hoşgeldine %52 veriyor.

veya kısa vade de başka alternatif ne olabilir?
0
my fault
(13.11.24)
kendi bankanizin para piyasasi fonu, istediginiz zaman satip kullanabilirsiniz. Banka vadesine yakin getirir.
0
wallcan
(13.11.24)
İng ve cepte tebin o günlük faiz veren hesapları anaparanın bir kısmına faiz işletmiyor bildiğim kadarıyla, bir kontrol edin bankanın sitesindeki hesabın özelliklerinden.

Yani siz 100k koyduğunuzda atıyorum 10k kısmı vadesizde bekler gibi dururken 90k kısmı günlük faiz alıyor. Eğer çok büyük bir miktar yatıracaksanız etkisi düşük olur tabi ama özellikle az miktarlarda para yatırılacaksa çok belirgin etkisi olur.

Bunun yerine para piyasası fonları daha mantıklı olurdu bence.
0
akhenaten
(13.11.24)
Şu sıralar eskisi gibi değil. Bankalar uzun vadeye daha yüksek oran verirdi. Ama şimdi aylık, 3 aylık veya daha fazlasında faiz oranları düşüyor. Çünkü faizlerin düşmesi bekleniyor.

Hoşgeldinlerin en fazlasına günlük koyun bence. Kampanya bittiğinde tekrar araştırıp başka bankaya geçersiniz. Çoğu bankada kyc var.

Zaten 50 üstünü aylıkta bulamayabilirsiniz. Her an bozdurma riski de varsa günlük faiz en mantıklısı.
0
nickini vermek istemeyen uye
(13.11.24)
Dayanamadım ben de yazayım aynı şeyleri.
Para her an lazım olabilir deyip aylık faizin yolunu kapamışsınız.
Bu aralar bir büyüğümüzün ekonomiye müdahale ile faizi düşürtebileceği yolunda bir söylenti var. Doğruysa, aylık faiz daha iyi olurdu.
Madem günlük faiz diyoruz. Kendi bankamızdan Para Piyasası Fonu Almamız daha mantıklı olur.
Bu saydığın bankalarda @akhenaten da dediği gibi başka şartlar olabiliyor.
Ayrıca hoşgeldin faizi olduğu için, daha avantajlı bir zamanda daha sonra bu hakkın kullanılması o zaman hoşgelinmesi daha uygun olur gibi.
Yani ben olsam kendi bankamdan ve son bir ay en çok kazandıran TEFAS PPF larından ilk üçünü alır geçerdim.
0
Mirket
(13.11.24)
(2)

bu fikir hakkında yorumlarınızı duymak istiyorum

izmirduyuru
arkadaşlar, sigara sonlarının aluminyum ile kaplanması, maaliyeti oldukça düşük bu eklenti ile şüphesiz yere atılan izmaritler daha az zarar verir hale gelebilir, ancak uzun vadede insanlarda izmaritleri yere atma alışkanlığını çoğaltır mı fikirlerinizi duymak istiyorumhttps://blogger.googleusercont
arkadaşlar, sigara sonlarının aluminyum ile kaplanması, maaliyeti oldukça düşük bu eklenti ile şüphesiz yere atılan izmaritler daha az zarar verir hale gelebilir, ancak uzun vadede insanlarda izmaritleri yere atma alışkanlığını çoğaltır mı fikirlerinizi duymak istiyorum

blogger.googleusercontent.com
0
izmirduyuru
(13.11.24)
Nasıl daha az zarar verici olabilir ki? En başta yere atılacak fazladan bir madde ekliyorsunuz. Ayrıca bir kağıdın doğada çözünmesi herhangi bir metalin çözünmesinden çok daha hızlı olsa gerekir. Ortada hiç böyle bir sorun yokken durduk yere alüminyum atıkların sigara üzerinden doğadaki atık payını artırmış olmuyor musunuz?
0
akhenaten
(13.11.24)
Bence altın kaplansın, evde biriktirir bozdururuz.
0
kimlanbu
(13.11.24)
(5)

elon musk'ı sevenler trump sonrası ne hissediyor?

duyurukullanıcısı
elon musk'ı seven ya ya ya şa şa şa diye tempo tutan kitle anti-trumpçı değil miydi? eğer öyle ise şimdi bu arkadaşlar yani eskiden elon musk'ı yere göğe sığdıramayan amerikalılar ne hissediyor?
elon musk'ı seven ya ya ya şa şa şa diye tempo tutan kitle anti-trumpçı değil miydi? eğer öyle ise şimdi bu arkadaşlar yani eskiden elon musk'ı yere göğe sığdıramayan amerikalılar ne hissediyor?
0
duyurukullanıcısı
(13.11.24)
bir insanin bir celebtrity ye ciddi duygular beslemesi icin baya salak olmasi lazim. musk nereye onlar orayadir büyük ihtimalle.

musk'in tek derdi teslasini daha cok sattirmak, islerini büyütmek vs. bunu göremeyip gercekten abd'yi düsünüyor yhaaa canimm diyen biri gidip trump'a da oy vermistir yani.
0
robert bosch
(13.11.24)
Elon'i sevmem.

Trump'i ise ezelden beri sever ve desteklerim.

Yani bisi dusunmuyorum.
0
feastofthedamned
(13.11.24)
Kitle derken kimlerden bahsediyorsunuz? Pandemiyle birlikte Elon'ın imajı çok bozuldu. Epstein yakınlığı, çocukları ile ilgilenmemesi, lgbt çocuğuna tavrı derken sol kesim Elon'ı sildi.
Ek olarak, twitter'ı aldıktan sonra yaptıkları.
0
gnosis
(13.11.24)
Sizin kafanız karışmış ya da çok eskilerden beri takip etmemişsiniz. Durum tam tersi. Elon Musk "anti-trump" olarak tanımlanabilecek kitlenin nefret edebileceği hemen hemen bütün karakter özelliklerine sahip.
0
akhenaten
(13.11.24)
musk demokratti son secimlere kadar. amber heard'le ciktigi siralar falan baya "liberal" takiliyordu
0
robert bosch
(13.11.24)
(8)

Son zamanlarda aldığınız en anlamlı şey neydi?

sekizdokuzon
Ben müziğe yeteneği olduğunu düşündüğüm üç buçuk yaşındaki yeğenime ukulele aldım.Sizin "Verdiğim paraya değdi." dediğiniz şey nedir?Teşekkürler.
Ben müziğe yeteneği olduğunu düşündüğüm üç buçuk yaşındaki yeğenime ukulele aldım.

Sizin "Verdiğim paraya değdi." dediğiniz şey nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.11.24)
Bir sey almadim ama bir sey yaptim; kucuk yegenim bir ogrencinin egitim destegi icin kostu Istanbul kosusunda. Ona guzel bir bagis yaptim. Hem ogrenciye, hem yegenime destek olmak adina iyi ki yaptim.
0
mor oje
(12.11.24)
Tesla aldım.
0
gabe h coud
(12.11.24)
Henüz değip değmediğinden emin değilim ama lazer epilasyon cihazı aldım.
0
Amaranta ursula
(12.11.24)
gule gule kullansin.

bir mekanda çelik dondurma kabında servis varsa(tatlı, meyve) oraya gitmek icin can atıyorum ama her zaman gittiğim yerde memnun olmuyorum o yüzden çelik cup fincan kase salata tabagi ne bulduysam aldım. bir de kisin kullandigim icin mum
0
ala09
(12.11.24)
Sizinkinin yanında biraz sönük kalacak ama saksı :D kendi kendini sulayan saksı.
0
akhenaten
(12.11.24)
klima, geniş araba.
0
nuisance2
(12.11.24)
Yün sarma makinesi aldım elle çevrilenlerden. Çok saçma gelecek ama ilk geldiği gün çok şendim, bütün karman çorman yünlerimi düzenledim ve sensiz ne yapıyordum ben diye düşündüm hahaha
0
peki madem
(13.11.24)
Lambader için 400 lümenlik ampül aldım çok güzel oldu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.11.24)
(4)

Kredi kartı hesap kesim son ödeme Maas günü vs vs

tahirkemalbozoglu
Daha önce de buna benzer bir soru sormuştum. Fakat sanırım tam açıklayamamış olabiliri. 2 adet kredi kartı olduğunu varsayalım. Maaşı da ayın 15'inde aldığımızı kabul edersek eğer. Şimdi bu aşamada en mantıklı olan hesap kesim tarihleri ne olur dediğimizde Birinci kart için ayın 14'üİkinci kart içi
Daha önce de buna benzer bir soru sormuştum. Fakat sanırım tam açıklayamamış olabiliri.

2 adet kredi kartı olduğunu varsayalım. Maaşı da ayın 15'inde aldığımızı kabul edersek eğer.

Şimdi bu aşamada en mantıklı olan hesap kesim tarihleri ne olur dediğimizde

Birinci kart için ayın 14'ü
İkinci kart için ayın 30'u denildi.

Fakat şöyle bir durum var. Bunların son ödeme tarihleri de 10 gün sonra olacağı için yani birinci kartın hesap kesimi 14 ise son ödemesi 24'ü
İkinci kartın hesap kesimi 30'u ise son ödemesi 10'u diyelim.

Hal böyle olunca maaşını 15'inde alan bir kişi için kredi kartlarından yapılan alışverişler mutlaka o ay da alacağı maaştan ödenmesi gerekiyor.

Bu nedenle örneğin hesap kesimi ayın 6'sı yapsak son ödemesi de 16'sı olsa ayın 6'sından sonra yapılan harcamalar en azından bir sonraki ayın 15'inde alınacak maaştan ödenmiş olacak. Doğru mudur?
0
tahirkemalbozoglu
(12.11.24)
bence hesap kesim 5'i yapılıp son ödemesi 15i. sizin gibi 6sıda yapılabilir.

ben olsam iki kartıda aynı hesap kesim tarihi yapardım.
0
1917
(12.11.24)
en sondaki sorunuzunn cevabı doğru.

ben olsam ekstre tarihlerine göre değil, son ödeme tarihine göre bi zaman seçerdim. maaş yattığı an kredi kartını ödemenize gerek yok, aradaki 10 günlük süreçten faydalanmaya çalışabilirsiniz.

mesela cihat çiçek'in para piyasasası fonu taktiği gibi.
0
eurhka
(12.11.24)
burdaki amac ne tam olarak hocam onu anlamadim? maas sonrasia kalirsa odeyememe durumu var mi? eger yoksa 2 karti 15 gun arayla kestir ki biri kesilince onu kullanmaya basla, oburu kesilince digerini boylece en uzun vadede borclarini odemis olursun. ha nakit akisin sorunlu ve ayni 30unu kalirsa odemeyem diyorsan bilemem tabi.
0
bay b
(12.11.24)
Ben anlamamış olabilirim ancak neden denk getirmeye çalışıyorsunuz ki?

Teknik olarak en kazançlı olacağınız senaryo maaşınızdan artan tutarı en fazla bekletebileceğiniz senaryo zaten. Kredi kartı ekstreniz kadar parayı maaşınızdan artırıp para piyasası fonu alırsınız, son ödeme tarihinde borcunuzu ödersiniz o sürede kazandığınız faiz de cebinize gider.
0
akhenaten
(12.11.24)
(8)

İngilizce geliştirmek için okuma kitabı önerisi

substituent
Merhabalar, ne önerirdiniz? Harry Potter’a başlamıştım, ama hiç ilgimi çekmedi. Ama gayet anlaşılabilirdi benim için. Dostoyevski’nin kitaplarını denedim, biraz ağır geldi bana. Klasik kitapları tercih ediyorum. Şöyle dili biraz hafif kitap önerileriniz var mıdır?
Merhabalar, ne önerirdiniz? Harry Potter’a başlamıştım, ama hiç ilgimi çekmedi. Ama gayet anlaşılabilirdi benim için. Dostoyevski’nin kitaplarını denedim, biraz ağır geldi bana.

Klasik kitapları tercih ediyorum. Şöyle dili biraz hafif kitap önerileriniz var mıdır?
0
substituent
(11.11.24)
Ogrenmeye yonelik olan kitaplar bana daha makul geliyor. Oxford bookworms serisi var, dil kullanimi baya güzel. Fiyatları genelde yüksek, ama malum yollardan da edinilebiliyor.
0
mbond
(11.11.24)
edebiyat kitaplari agir derecede metafor, kelime oyunu, kapali iletisim, karisik olay örgüsü vs icerir. ingiliz edebiyati falan okumuyorsan ya da ingilizcenin dibini siyirma amacin yoksa dil ögrenmek icin dogru bir yöntem degil bana göre.

ya teenage alacakaranlik gibi romanlar okuyacaksin. ki bunlar cok iyidir cünkü dialoglar yüzeysel, hep anakarakterin gözünden gördügün icin cümleleri "ben" olarak cekimlemek vs hep avantaj.

ya da non-fiction okuyacaksin. dili agir olmayan ve benim okuduklarim arasindan örneker

factfulness
atomic habits
psychology of money
successful aging
authentic happiness
the undercover economist
The Invisible Hook: The Hidden Economics of Pirates
wolf of wall street
trump'in art of the deal( harika bir kitap, trump'i tanimak icin de iyi)
My Life in Advertising and Scientific Advertising
0
robert bosch
(11.11.24)
İngilizce geliştirmek için Rus klasiği okuma çabanıza şapka çıkarıyorum :)

Klasikleri hiç önermem. Young adult denen türden, ağır olmayan, keyifli kitaplar ya da tatil kitabı dediğimiz çıtır çerez kitaplar daha iyi gider. Fantastik ilginiz varsa çok güzel fantastik young adult seriler var.

Bu cevap burada dursun, yarın hem kurgu hem kurgu dışı kitaplar önermek için ek yapacağım.
0
kobuzchu kiz
(11.11.24)
@kobuzcu kiz +1

Çeviri kitap okumanız çok anlamsız olur, klasikler için de katılıyorum. Yaşı babaannenizden büyük kitapları boşverin, edebiyat bölümü öğrencilerinin akademik ilgiyle inceledikleri kitaplar artık bunlar. Artık var olmayan bir dünyada geçiyorlar.

Eğer Harry Potter'ı anlıyorsanız birçok kitabı da anlayabilirsiniz. Sadece amerikan yazarların ergenlere yönelik yazdıkları aşırı derecede slang içeren kitapları zorlayabilir.

Bence goodreads'i indirip oradaki popüler listeleri inceleyin. İlla ki istediğiniz tarzda bir şeyler bulursunuz. Güzel listeler var.
0
akhenaten
(12.11.24)
Yerinizde olsam The Atlantic, New Yorker, Newsweek vb. gibi dergilerle başlardım. Okuması daha pratik olur. Özellikle New Yorker ilgi çekici konularda bir sürü makale içeriyor.
0
salihdt
(12.11.24)
Harry potterda bir suru karsiligi olmayan terimler var bunlari sallamadan okudunuz heralde

Ben biyografi okuyorum hem normal ingilizce oluyor hemde gercek hayat olunca okumasi pek keyifli
0
Zetnikov
(12.11.24)
Şu listelerden ilginizi çeken şeyler bulursunuz bence:
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
0
kobuzchu kiz
(12.11.24)
Project Gutenberg'de telif hakkı geçmiş eserlere bedava ulaşabilirsiniz. Mesela Sherlock Holmes hikayeleri ilginizi çekebilir. Hem de para harcamaya gerek olmadan çeşitli kitapları deneyebilirsiniz.

www.gutenberg.org
0
peki madem
(12.11.24)
(6)

Freedos yüklü bilgisayar yerine neden linux yüklenmiyor

hoot
sb.freedos yerine yerine, KDE ya da cinnamon yüklü daha kolay adapte olunan bir os, içinde chrome, libreoffice gibi yazılımların olduğu şekilde neden satılmıyor?fabrika çıkışlı os yüklemenin maliyeti ne kadar olabilir?
sb.
freedos yerine yerine, KDE ya da cinnamon yüklü daha kolay adapte olunan bir os, içinde chrome, libreoffice gibi yazılımların olduğu şekilde neden satılmıyor?

fabrika çıkışlı os yüklemenin maliyeti ne kadar olabilir?
0
hoot
(11.11.24)
Microsoft'un bir baskısı olabilir.
Tekelciliği bırakmak kolay değil .
Zamanında HP ile bir gerilim yaşamışlar bu hususta diye biliyorum
0
diyecevaplandı
(11.11.24)
her donanım windows'ta olduğu gibi hazır ve problemsiz şekilde çalışmıyor. bilgisayarı alan kişinin linux tecrübesi yok ise, kısa sürede bilgisayar şunu bunu çalıştırmıyor diye iade talebi yapar, teknik servisleri meşgul eder vb.
0
malheiros
(11.11.24)
malheiros+1

Freedos'un tüm olayı laptopun Windows lisans masrafı olmadığından biraz daha ucuza satılması sanıyorum. Haliyle üretici muhtemelen kullanıcının cihaza her halukarda ya Windows ya da kendi istediği distroyu yükleyeceğini bildiği için belli bir distroyu seçip onu desteklemeyle uğraşmak istemiyordur.
0
salihdt
(11.11.24)
fabrika çıkışlı bilgisayara os yüklemenin maliyeti olmaz zaten o disklere toplu şekilde bi imaj atılıyor o yerine başka bi imaj atılmış olur.

Linux ile gelen bilgisayar sayısında artış var aslında gözlemlediğim kadarıyla eskiden hiç yok gibi bişeydi. Az oldukları doğru ama salihdt'nin dediği gibi ben arch kullanacaksam bilgisayar mint ile geldiyse yine değişen bir şey çok çok fazla distro var. Genel insanların üreticilerin alışkanlıkları var.

Değişmez değil aslında ama pek bi adım yok o yönde. Babam ofiste linux kullanmayı denedi çok da memnundu ama kullandığı spesifik donanımın driver eksikliği, e fatura'nın (sanıyorum) linux ile kullanılamıyor olmasından dolayı dönüldü windows'a.
0
hedep
(11.11.24)
linux yüklerse yüklediği sürümden sorumlu olur, yani o sürümde sorunsuz olmasını garanti etmek zorunda, freedos yaparak sadece donanımların sorumluluğunu alıyor. Bir de binlerce linux dağıtımı var hangisini yüklesin, neye göre karar verecek.
0
gezegen olan pluton
(11.11.24)
Yukarda yasal ve teknik açılardan bakılmış ancak onun dışında son kullanıcıya satılmak için üretilen laptopa niçin linux yükleyesiniz ki?

Linux temelli sistemler kullanıcı dostu olmakla övülmüyorlar hiçbir yerde sonuçta. Kaos çıkar :D Linux'un pazar payının düşük olmasının sebebi sadece "ön kesme" değil. Açık kaynak kodlu yazılım dünyasının en büyük problemi görsel tasarım ve erişilebilirlik sıkıntıları bence.
0
akhenaten
(11.11.24)
(3)

her gun ay cekirdegi yemek zararli mi?

fevzi123
selamlar,her gece(tam da yatmadan) 100-200 gr ay cekirdegi citliyorum bazi baska kotu aliskanliklarimdan uzak durmama yardimci oldugu icin. ve tabii ki sevdigim icin.bildigimiz tuzlu veyaz ay cekirdegi.bunun ciddi bir zarari olabilir mi? ayni miktarda tuketmeye devam ettigim takdirde bunu dengelemek
selamlar,

her gece(tam da yatmadan) 100-200 gr ay cekirdegi citliyorum bazi baska kotu aliskanliklarimdan uzak durmama yardimci oldugu icin. ve tabii ki sevdigim icin.

bildigimiz tuzlu veyaz ay cekirdegi.

bunun ciddi bir zarari olabilir mi? ayni miktarda tuketmeye devam ettigim takdirde bunu dengelemek icin oneriniz var mi?

tesekkurler.
0
fevzi123
(11.11.24)
Ben kalori saymam fakat bunun da sağlam kalorisi varmış gözardı edilecek gibi değil

100 gram ayçekirdeği 500-600 kalori arası
0
grimavi
(11.11.24)
Ay çekirdeğinin kendisi sivilce ve kilo problemi yapabilir ancak esas sorun aldığınız tuzda. Doğrudan çekirdekten aldığınız ekstra tuz haricinde az ya da çok yemeklerden de tuz alıyorsunuz ek olarak.

Soruyu şu şekilde sorduğunuzu düşünün; hergün, günlük almam gereken tuz miktarının üstünde tuz tüketmek bir probleme yol açar mı?

Açar, ancak ne kadar süre buna devam ettiğiniz ve sizin vücudunuzun durumu, hastalıklarınız ya da bazı hastalıklara yatkınlığınız da önemli. Örneğin özellikle tansiyon problemi olan bir ailedenseniz hergün fiks tuzlu atıştırmalık tüketmek iyi bir şey olmaz haliyle.

Ancak en temelde aşırı tuz tüketimi önerilen bir şey değil. Bu işin objektif kısmı.
0
akhenaten
(11.11.24)
Ay çekirdeğinin yağı omega6'dan zengin bir yağ asidi, fazla alınan omega6 omega3'ün çalışmasını baskıladığı gibi inflamasyona oluşmasına neden olabilir, özellikle eklemlerde, ayrıca bağıklık sisteminin zayıflamasına neden olabiliyor. Tabii bir de aflatoksin riski var insanın hayatını kaydırır. Ha şimdi milyonlarca insan yiyor bir şey olmuyor bana mı olacak diyen olabilir, o da bir bakışaçısı ama ihtimal ne kadar düşük olursa olsun başına gelince %100 oluyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.11.24)
(11)

büyük duygusal bağ kurduğunuz, keşke içinde olsam dediğiniz romanlar?

mark greg sputnik
var mı dostlar? altını çizerek özellikle söylüyorum: çok sevdiğiniz romanlardan bahsetmiyorum. tarihiyle, kültürüyle, içinde geçtiği dönemle sizi yakalayan ve "oraları tecrübe etmek isterdim, keşke bu karakterlerin hepsi gerçek olsaydı da onlarla beraber yaşasaydım" dedirten eserlerden söz ediyorum.
var mı dostlar? altını çizerek özellikle söylüyorum: çok sevdiğiniz romanlardan bahsetmiyorum. tarihiyle, kültürüyle, içinde geçtiği dönemle sizi yakalayan ve "oraları tecrübe etmek isterdim, keşke bu karakterlerin hepsi gerçek olsaydı da onlarla beraber yaşasaydım" dedirten eserlerden söz ediyorum. sık okuyanların zaten onlarca, belki yüzlerce favori romanı vardır. sorduğum bu değil. okurken müthiş keyif almış olabilirsiniz... ben daha ziyade böyle resmen özlediğiniz, sanki karakterleriyle arkadaş olmuşsunuz hissi uyandıran romanları soruyorum.

mesela benim için durgun don ve ardından uyandırılmış toprak bunun zirvesidir, ilki 1914-17 arası rus çarlığı'nın yıkılışını, ikincisi sovyetler birliği'nin ilk yıllarındaki tarımın kolektifleştirilmesi işini anlatır. iyi kötü okumuş bir insanım; bayıldığım, bitirince ağladığım, çok sevdiğim romanlar oldu ama hiçbirinin "içinde" yer almayı bu kadar istememiştim mesela.

sorduğum tam olarak bu. sizde var mı böyle bi şeyler?
0
mark greg sputnik
(10.11.24)
Jane Austen ve kitapları. Bir de Charlotte Bronte'un Jane Eyre kitabı.

O zaman Jane Eyre.
0
Amaranta ursula
(10.11.24)
yahu seçmen lazım ama amaranta aynı anda beş tane romanın içinde yer almayı isteyemezsin sry sistem izin vermiyor
0
🌸mark greg sputnik
(10.11.24)
Küçük bir çocukken Vadideki Zambak'ı okuduğumda o kadar fazla betimlemeye maruz kalmıştım ki rüyamda sürekli uçsuz bucaksız Fransız çayırlıklarında koşarken görüyordum kendimi süper bir histi, sonra bir daha yaşamadım öyle bir şey.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.11.24)
Yerdeniz evrenini baya seviyorum ben...
0
burka
(10.11.24)
otostopcunun galaksi rehberi serisi
0
robert bosch
(10.11.24)
Küçük Ağa da İstanbullu hoca karakterini yaşamayı aşırı istiyorum. 30 senedir 10 defa okudum doyamadım.

Yine çocukken Robinson Cruise in 800 sayfalik orijinal metnini okumuştum. Öyle bir zorluk içinde olmayı da çok isterdim.

Henning mankell in kurt wallander serisinin tamamını okudum. Wallander karakterini kendime çok yakın buluyorum. Onunla aynı olayları çözmek cok tatmin edici olurdu.

3 silahşörler ve monte Kristo kontu da çok iz bırakanlardan.
0
deer hunter
(10.11.24)
Ergenken Çalıkuşu nu okurken çok etkilenmiştim. Feride ile köy köy dolasmistim adeta :)
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(10.11.24)
Hahahah :D o kadar spesfik tarif etmişsiniz ki dürüst cevap vermekten kaçamadım. Benim bu tarz, doğrudan karakterlerle gerçekten yakın hssettiğim roman bayat bir web novel. Nasıl oldu bilmiyorum ama olaylar bu şekilde gelişti :D Adı my vampire system.
0
akhenaten
(10.11.24)
var. hatta bazen ben de düşünürüm bunu.

ruhum bir süredir genel olarak 19.yüzyıl fransası ya da avusturyasını arıyor.

kitap olarak spesifikleştirirsem monte kristo kontu.
0
AlsterWasser
(10.11.24)
harry potter
0
deartheodosia
(11.11.24)
"özlediğiniz, sanki karakterleriyle arkadaş olmuşsunuz hissi uyandıran" dediğin için Çalıkuşu. Cidden özlüyorum, dönüp okuyorum ara sıra. Ama o çağda orada yaşamak eksik kalsın, hiç istemem.
0
kobuzchu kiz
(11.11.24)
(3)

%100 çalışan bir nar ayıklama yöntemi var mı?

winston insani
MerhabalarNe yapsam ne etsem beceremedim, %100 çalışıyor dediğiniz bir nar soyma/ayıklama yöntemi var mı?Youtube'taki videoların büyük çoğunluğu bende işe yaramadı :\
Merhabalar

Ne yapsam ne etsem beceremedim, %100 çalışıyor dediğiniz bir nar soyma/ayıklama yöntemi var mı?

Youtube'taki videoların büyük çoğunluğu bende işe yaramadı :\
0
winston insani
(10.11.24)
narmatik midir nedir, yarıya kesip ters çevirdikten sonra kaşıkla vura vura tanelerini döktüğün aletten daha işe yarayanı yok.

öyle youtube'daki gibi tepesini aç, dört yanından çizik atıp ayır falan bizim narlarda pek işe yaramıyor.
0
kibritsuyu
(10.11.24)
Youtube'daki videolarda ne gösteriyordu bilmiyorum ama eğer bir "yöntem" söz konusuysa nar ayıklarken hedef mümkün olduğunca o beyaz zarlar hizasında narı doğrayabilmekten geçiyor. Sonrasında zarı kaldırıp narı döküyorsunuz.

Bu zarların nereden geçtiğini görmek için de narın kabuğunu üstünden ve altından şapka gibi biraz keseceksiniz. Zar perdelerinin konumu ortaya çıkınca o hizalardan yukardan aşağıya kabuğu nara batmayacak şekilde kesip elinizle narı açacaksınız. Sonra da işte zarı kaldırıp narı dökeceksiniz.

Bu en efektif yöntem, ancak sihirli bir yöntem de olmasa gerek. Neticede biraz pratik istiyor. Sadece ilk seferde mükemmellik beklemeyin yeter. Yoksa işin içinden çıkamazsınız.
0
akhenaten
(10.11.24)
en güzel yöntem, tv'de bir şey açıp uzun uzun uğraşmak. keyifli de oluyor.
0
co2s2
(11.11.24)
(14)

ahlak anlayışım sıkıntılı mı?

sanemkk
mesela sokakta sevişen insanları videoya alıp eğleniyorlar ya, ben sadece çekene sinirleniyorum. diğerlerine karşı içimde hiçbir his oluşmuyor. nötrüm. oh ne güzel yapıyorlar da demiyorum ama bunu videoya alanlara, eğlenenlere, bunlara kızanlara tahammül edemiyorum.duyuruda da kimse yok ama yine de
mesela sokakta sevişen insanları videoya alıp eğleniyorlar ya, ben sadece çekene sinirleniyorum. diğerlerine karşı içimde hiçbir his oluşmuyor. nötrüm. oh ne güzel yapıyorlar da demiyorum ama bunu videoya alanlara, eğlenenlere, bunlara kızanlara tahammül edemiyorum.

duyuruda da kimse yok ama yine de sorasım geldi.
0
sanemkk
(09.11.24)
islama göre sıkıntılı.
0
WithWorth
(09.11.24)
Birini gizlice çekmek büyük bir suç.
Bizde maalesef "bizi ilgilendirmiyor" diye bir düşünce yok. Her şey herkesi ilgilendiriyor, kafamı çevirip işime bakayım diye bir şey yok.

Şimdi, sokakta sevişmek yani bilemedim bende de bir duygu uyandırmıyor denk gelsem çevirir kafamı yoluma devam ederim bireysel olarak nötr, ama ne bileyim bir çocuğa denk gelse böyle bir görüntü onda nasıl bir iz bırakır, neleri nasıl etkiler bu konuları da düşünmek lazım.
Ben çocukken yolda işeyen adam görmüştüm küçücüktüm ilk kez böyle bir şeyle karşılaşmıştım berbat bir insandı ve iğrenç bir şekilde bunu gösterip pis pis gülmüştü hala unutamadığım en kötü anılarımdan biridir. Bir sürü korkumun temelidir.

Bir de şunu düşünmek lazım bu insanlar neden sokakta sevişiyor, insanların otele gidecek, evini ayırabilecek bir maddi gücü yok.
Sokaktakiler için bunları düşünürüm ama geçen dağ başına çıkıp sevişen insanları bile bulup çekmişler, burada onlara bir şey diyemezsin daha ne yapsınlar ki. merkezden uzaklaşmış kimsenin olmadığına emin olmuş belki fantezisidir böyle seviyordur yani insanları biraz rahat bırakmak lazım.

Gördüğün gibi kafam bu konuda çok karışık :)

İçimi dökmüşüm soruna cevap vermeyi unutmuşum.
Senin de ahlak anlayışın sıkıntılı değil. kendi işine bakanlardansın bu çok normal.
0
mutekebbir
(09.11.24)
Bu durumu videoya alan insana kızmam, tepki gösterene de kızmam. Bence sokakta sevismek normal değil. Fakat bir kadın taciz edilirken, darp edilirken de aynı tepkiyi vermiyor ve müdahale etmiyorsa işte o zaman bu ne ikiyüzlülük derim. Madem bu kadar duyarlisin toplumun dinamiklerine buna neden ses çıkartıyorsun derim.

Ben artık her iki duruma da ses çıkarmayanlardanim. Artık sadece kendimi ve sevdiklerimi düşünüyorum.
0
dedeminhirkasi
(09.11.24)
Sokakta sevismek dünyanin her yerinde absurd ve de etik disidir dolayisiyla videoya alanlari asla garipsemem. Garip olani ifsa eden onlar çünkü.
0
Yourcousinmarvinberry
(09.11.24)
Sivil olarak çekenleri bilemiyorum.
Haber amaçlı çekenler ona is getirecek bir şey olarak bakıyordur, çünkü böyle haberler tıklanır.
0
encokbenisevinnolur
(09.11.24)
yok degil. cekip koyanlar sapik bence sanem apla.
sokakta sevisen insanlar da genelde ergenlik caginda, genc insanlar oluyor. sanki hic kimse kücükken disarida bisiler yapmamis gibi birileri daha az dikkatli yapti diye linclenmeye kalkiyorlar.
0
robert bosch
(09.11.24)
Çok ortalıkta değilse görmezden gelmek zor değil, islamın kurallarının bekçisi de ben değilim başkalarının arzularının bekçisi de ben değilim

Eskiden eve giderken büyüük bir parkın içinden geçiyordum, belirli karanlık ve kuytu köşelerde yiyişen öpüşen üniversiteli gençler oluyordu, parkı avcumun içi gibi bildiğimden bu köşeleri biliyordum, farkedince içimden gençlik bee kanı kaynıyor deyip geçmek zor değil
0
grimavi
(09.11.24)
Aynı fikirdeyim
0
gabe h coud
(09.11.24)
Seninle aynı düşünüyorum ama video çekenlerin amaçları farklı, konunun ahlaki olduğunu düşünmüyorun bence daha çok kıskançlık gibi
0
gilbeys
(09.11.24)
Bir insan bunu videoya alıyorsa sapıktır. Senin ahlak anlayışında sorun yok. Görürsem böyle bir şey kafamı çevirir giderim, beni ilgilendirmez.
0
rock n roll
(09.11.24)
İslam'a göre sıkıntılı falan değil, Hz. Muhammed'in davranışı üstlerini örtüp geçmek mesela. İfşa etmek dikkat çekmek değil. Onların ahlak anlayışıyla aynı anlayışta olmamak ama hem onlara hem de topluma zarar gelmesini de önlemek İslam'ın uygun bulduğu.
0
muhayyer divan
(09.11.24)
Benim için uygun olmayan bir davranış olsa bile, o davranışa yönelik, ondan daha uygunsuz bir şey olduğunda diğerini korumaya başlıyorum ben de.

Sanırım fırsatçılık ve şovmenlik benim için en ahlaksızca şeylerden biri. Bahsettiğiniz durumda da, örneğin parkın ortasında çırılçıplak soyunup baya ilişkiye girmeyi uygunsuz görüyor olsam da büyük ihtimalle aslında günlük hayatında haşeremsi bir karaktere sahip olan birinin mal bulmuş mağribi moduna girip orada fırsattan istifade parlama fırsatı görmesi son derece mide bulandırıcı geliyor. Diğerinden çok daha büyük bir sorun oluveriyor benim için.
0
akhenaten
(09.11.24)
kamuya açık alanda video çekmeyi ahlaksızlık olarak nitelendiriyorsanız evet, çelişkili bir durum. kamuya açık alanda video çekmek neden kamuya açık alanda sevişmekten daha kötü olsun ki... ahlakçı perspektiften bakmasak bile sokakta sevişen kişilerin tepki görmeyi, yakalanmayı ya da videoya çekilmeyi göze alması gerektiği sonucu çıkar.
0
zgrydn
(14.11.24)
Hiç öyle görüntü alan görmedim. Görsem müdahale ederim.

Bir daha düşündüm de,
Diğerlerini de ayıplarım.
Sevişmek, bir şeyler yemek, geğirmek, os.rmak, sı.mak, diş arasına kaçmış bir şeyi kürdanla ya da eli ağza sokarak çıkarmak, araya kaçmış tangayı ya da sıkıştıran bokserı düzeltmek, kıç kaşımak, hatta şapur şupur öperek çocuk sevmek...
Bazı şeyler ortalıkta yapılmamalı.
0
Mirket
(14.11.24)
(15)

Her tarz ve türde muzik dinleyebilen var mi?

Zetnikov
Bu soruyu sorma sebebim insanlar grnelde popcuyum metalciyim yada operaciyim tarzi seyler duyuyorumBen hicbirseyci degilim meselaKuvuk emrah dinlerken drowning pool - bodies yada çince japonca da olur sarki secmiyorumTurku dinlerken pavarotti ye geciyorumKendim gibi insanlar var mi merak ediyorumYem
Bu soruyu sorma sebebim insanlar grnelde popcuyum metalciyim yada operaciyim tarzi seyler duyuyorum

Ben hicbirseyci degilim mesela

Kuvuk emrah dinlerken drowning pool - bodies yada çince japonca da olur sarki secmiyorum
Turku dinlerken pavarotti ye geciyorum

Kendim gibi insanlar var mi merak ediyorum

Yemektede boyleyim makarnayla sutlaci karistirip yiyebiliyorum yememde sira yok karisik mesela
0
Zetnikov
(08.11.24)
sevdigim birisi "bak bu sarkiyi dinleyelim cok seviyorum" diye bir şarki acarsa, hic hosuma gitmedigi halde yorumsuz dinlerim ve kabalık etmemeye calisirim.

bunun disinda müzik konusunda seciciyim, cogu zaman bir insandan ya da bir mekandan soguma sebebim olur.
0
deckard
(08.11.24)
keko rap ve r&b harici herseyi dinlerim.
0
buenosdias
(08.11.24)
Rap ve tekno dışında çünkü onlardan anlamıyorum, diğer türler arasında sert geçişler yapabiliyorum

Black sabbath dinlerken mustafa kandıralı, ordan faruk tınaz sonrası yine alakasız bir türe sıçradığım oluyor
0
grimavi
(08.11.24)
ünv ortamı da konfeksiyon ortamı da gördüğüm için arabesk'ten metal'e her türlü müzik listemde mevcut.
rap hariç diyebilirim. o benim moruk dönemime denk geldiğinden hiç sevemedim.
0
lazpalle
(08.11.24)
Benim de belli bir müzik zevkim yok kulağıma güzel gelen her şeyi dinlerim.
Metal dinlemem mesela artık bunun için yaşlıyım kafam kaldırmıyor.

Bu yılın başlarını serdar ortaç'ın eski şarkılarını, sonlarınıysa kürtçe halay şarkıları dinleyerek geçirdim.
Arada da işte karmaşık başka şeyler.
Spotify listemi deli gibi merak ediyorum bu yıl :D
0
mutekebbir
(08.11.24)
Teknik olarak imkansız.

Dünyada o kadar çok çeşit müzik var ki, mesela her şeyi dinleyebiliyorum diyen birisi "12 ton müziği" dinlemiş mi hiç merak ettim.

Cazın çok uç örnekleri, daha önce hiç gormedigin duymadığın enstrümanlarla çalınan etnik yöresel müzikler..

Poptan metale hepsini dinlerim diyen zaten o turlerin en popüler örneklerini dinliyor; insanların kulaklarına en az yabancı gelecek harmoniler seslerle yapılan müzikler bunlar zaten.

Ha muzikolog falansaniz o başka tabii.
0
makbur
(08.11.24)
Piyasada rapçi, metalci, rockçı kalmadı ya bence. Yani dinleyici olarak. Benim çevremdeki de burada yazanlar gibi farklı türleri art arda dinleyen ve bunu çok yapan yokmuş gibi hayretle anlatan kişiler. Ha bunu ben de yaptım, Eminemin peşinden Müslüm Gürses geliyor listemde diye coolluk(!) tasladım zamanında ama o zaman lise/üniversite çağlarındaydık. Yani şu an gerçekten ben metalciyim ve başka bir şey dinlemem diyen kimse kalmamış olabilir. Belki numunelik olarak Kadıköy rockbarlardaki uzun beyaz saçlı dayılar :D

Kısacası, spotify ve YouTube gibi farklı şarkıları peş peşe dinlemeye olanak sağlayan platformlar geliştikçe bu olay yaygınlaşıyor. Eskiden ya albüm alırdın ya da kaset/cd doldurturdun. E o zaman da benzer tarzlar peş peşe gelirdi. Şimdi öyle bir şart olmayınca çoğunluk roman havası peşine arya tadında takılıyor ki bence güzel bir gelişme bu
0
nundu
(08.11.24)
Şeytanlı metalden metin şentürke uzanan bir skala var, gül gibi geçiniyoruz.
0
thesomberlain
(08.11.24)
rock dan arabesk e pop dan elektroniğe savrulup dururum.
barzo rap hariç tabi ki o kadar düşmedim.

mesela biraz önce hakan taşıyan dan PRANGA ları dinleyip şu an
Charlotte de Witte at Tomorrowland Brasil 2024 setini şevkle dinliyorum.
0
jamswety
(08.11.24)
Keko rap dışında hemen her türden bir tane de olsa sevdiğim şarkı var. Ben de öyle ani geçişler yapıyorum zaman zaman.
0
akhenaten
(08.11.24)
keko rap hariç hepsi. önceden bilmediğim dilleri dinlemeyi sevmezdim anlamıyorum diye, artık daha çok melodiye takılıyorum böyle müziklerde.
Bir de her hafta fln 1 tane de olsa hiç dinlemediğim bi' şarkı, grup, şarkıcı vb. dinlemeye çalışıyorum.
0
kumandanim
(08.11.24)
keyifle olmasa da, neredeyse her müziği dinlerim. ama iki türü kesinlikle dinleyemiyorum:

1- biri minibüslerde/pavyonlarda dinlenen sikko arabesk.
2- diğeri de keko rap. zaten keko rapin atası sikko arabesktir.
0
co2s2
(08.11.24)
Keko rap, arabesk veya fantezi müzik (deniyor sanırım) dinlemiyorum. Kalanları için de hepsini değil ama hoşuma gideni dinlerim.
0
nawar
(08.11.24)
ben, özellikle keşif açıyorum farklı tarzlarda farklı dillerde.

lehçe falan şarkılar var sürekli dinlediğim.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.24)
(12)

Random gülen kızların daha çekici olması

gilbeys
yorumları alalım var mı böyle bişiy?
yorumları alalım var mı böyle bişiy?
0
gilbeys
(07.11.24)
var böyle bir sey fdlkg
0
robert bosch
(07.11.24)
Random gülen herkese daha çok kanım ısınıyor :D çekicilik anlamında bir artısı olmuyor gerçi. Sadece daha rahat anlaşılabilecek biri gibi geliyor. Dolaylı olarak çekiciliği etkiliyordur belki bilemedim.
0
akhenaten
(07.11.24)
@akhenaten +1
0
respect
(07.11.24)
tam tersi etki yapıyor bende.
0
deckard
(07.11.24)
zaaa xd diye gulen kizlari uzmeyin
0
ala09
(07.11.24)
Bir korelasyon var.
0
gabe h coud
(07.11.24)
gkhncnzdgn
(07.11.24)
evet, ben ajshdjshdjh
0
deartheodosia
(07.11.24)
hadi ya hksrekahekre
0
janderzel zartanyan
(07.11.24)
random gülmeyi derhal bırakıyorum kardeş teşekkürler
0
titanyum22
(07.11.24)
bana itici geliyor.
0
tabudeviren
(09.11.24)
ben seviyorum random gülen kızlar çekici bilmem de akıllı oluyorlar.
0
OgutucuRecep
(09.11.24)
(4)

troy kart kullanmak için bir sebep var mı?

nundu
Bu sabah bankadan (teb) sms geldi. Kartınızı yeniliyoruz, şu numaralı kartınız elinize ulaştırılacaktır diye. Böyle bir talebim olmadığı gibi son tarihine de baya birkaç yıl vardı. Ben de şubeye gittim hayırdır diye sormaya, kartınızı troy ile değiştiriyoruz dedi. Ezcümle, iptal ettirdim troy kullan
Bu sabah bankadan (teb) sms geldi. Kartınızı yeniliyoruz, şu numaralı kartınız elinize ulaştırılacaktır diye. Böyle bir talebim olmadığı gibi son tarihine de baya birkaç yıl vardı. Ben de şubeye gittim hayırdır diye sormaya, kartınızı troy ile değiştiriyoruz dedi. Ezcümle, iptal ettirdim troy kullanmak istemiyorum, visa'yla memnunum diye.

Sorum şu, niye banka zorla troy'a geçirmek istiyor? Bunun banka için avantajı nedir? Bireysel olarak sordum iş yerinde kullananlara, kampanyalar falan dediler ama ne kampanyası var yurtdışında, amazonda, steamde vs geçip geçmeyeceği muğlak olan bu saçma karta geçmek için?
0
nundu
(07.11.24)
bankaların troy kart kotası var onu doldurmaya çalışıyorlar
0
jelly bear
(07.11.24)
Şu an nasıl bilmiyorum ama troy kart ilk gündem olduğu zamanda yurtdışı alışverişlerde çok sorunluydu, hatta direkt geçerliliği yoktu. Yurtdışı alışverişten kastım eşya alışverişi değil. Yurtdışı abonelik ve benzeri diğer harcamalarından bahsediyorum. Örneğin steam'den oyun almak ne bileyim bir program satın almak vb. şeyler. Ya da mesela o dönemde kafama esmişti bloomberg 3 aylık aboneliği 1 dolara çekmişti ben de almıştım, troyla bu olmuyordu. Şimdi nasıl bilmiyorum.

Bu açıdan avantajdan ziyade çok büyük dezavantajı vardı benim için. O yüzden hiç istemedim.

Onun dışında takmıyorum açıkçası, kartın üstünde mastercard, visa ya da troy yazması hayatımda bir değişikliğe yol açmayacaksa beni çok ilgilendirmiyor.

Troy yerli girişim olduğu için şu an destekleniyor, yayılması için teşvikler falan vardır illa ki. Ama bence daha zamanı var. @jelly bear'ın dediği gibi kota da varsa çok anlaşılır oldu böyle. Beni de çok darlamışlardı bir ara.
0
akhenaten
(07.11.24)
yurtdışında çalışmıyor asla. amazonda da çalışmıyor. o yüzden almaya gerek yok. zamanında troya özel kampanyalar veriyolardı ondan almıştım.
0
jelly bear
(07.11.24)
18 yaşından küçüklere verilen karttı, çocuk kartıydı, israil filistin derken çok farklı bir noktaya gitti:)

(bkz: bankaların troy kart göndermesi)
0
kesmekes laleler
(07.11.24)
(4)

Neden iş ilanlarında bu şekilde ve seviyede ispanyolca bilen arıyorlar?

Zetnikov
genel olarak gordugum ılanlar soyleAna dil seviyesi bilen yada universitede bu dilin özellikle çok iyi seviyede eğitimini almışşeklinde görüyorum.ingilizcede daha cok orta derece, iyi seviye yada cok iyi bilen ilanlar oluyorama bu ispanyolcada özellikle aşırı iyi bilen yada anadili olan insan aramal
genel olarak gordugum ılanlar soyle

Ana dil seviyesi bilen yada universitede bu dilin özellikle çok iyi seviyede eğitimini almış

şeklinde görüyorum.

ingilizcede daha cok orta derece, iyi seviye yada cok iyi bilen ilanlar oluyor

ama bu ispanyolcada özellikle aşırı iyi bilen yada anadili olan insan aramalarının sebebi nedir?

hani diyorum 21 küsür ülke ve aksan var o yüzden gelen adaylar basarısız falan mı oluyorda bu sekıl ılanlar koyuyorlar anlamadım aydınlatırsanız sevinirim
0
Zetnikov
(06.11.24)
Ben hiç görmedim şahsen, büyük ihtimalle ilgilendiğiniz sektörle alakalıdır. Ya da belli başlı bir iki şirketi takip ediyorsanız şirketin İspanya'yla iş veya ortaklık bazında doğrudan bağlantıları olabilir.
0
akhenaten
(06.11.24)
Hangi ülke, hangi ilan mesela?
0
Kahvedesu
(06.11.24)
Ingilizcede dogrudan iletisim veya formal bir metin yazma ihtiyaci yoksa, okudugunu anlasin, birseyler arastirabilsin, dokuman okusun seviyesi de yeterli olabiliyor. Belirttiginiz Ispanyolca ilanlarinda ise bu durum yoktur, cat pat konusmanin kurtarmayacagi bir istir. O yuzden bu kadar vurguluyorlardir.
0
mbond
(06.11.24)
cagri merkezi ilanlariysa olabilir
0
buenosdias
(07.11.24)
(28)

Rakı sever misiniz?

Bir ben var benden şurada
Ben hiç alışamadım, siz?
Ben hiç alışamadım, siz?
0
Bir ben var benden şurada
(06.11.24)
Bi yaşa kadar pek sevmiyodum. Acı da gelmiyodu aksine fazla tatlı geliyordu. Şimdi seviyorum
0
nundu
(06.11.24)
Mecburen içmeye başladım.
Bir süre sonra her yemeğin yanında ister oldum.
Evet bir ege sahil kasabasına damat gittim ve herkes bizim ayran içtiğimiz gibi rakı iciyorken ben de mecburen içmeye başladım.
0
etna
(06.11.24)
Ben genel olarak içki içmesini seven bir insan değilim ama mecbur kalsam kafama silah dayayıp birinden birini seçmemi isteseler rakı yerine kolonya içmeyi tercih ederdim en azından kokusu güzel.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
sevemedim. baskın bir tadı var. ferahlatıcı içkiler vardır kokusuyla falan haz verir tekila gibi, cin gibi... alkol sağlığa zararlıdır...
0
exlibris
(06.11.24)
zaten artık içki içmiyorum da içtiğim zamanlarda da bi daha içersem siksinler beni demiştim. kokusundan bile hoşlanmıyorum geçtim tadını
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
İçki içtiğim dönemde bira, viski ve rakı içerdim yalnızca. Rakı en son tercihimdi ama canımı da sıkmıyordu.
0
hedep
(06.11.24)
1- küçük yudum al sonra bekle sohbet koy yavas yavas iç acele etme muhabbeti koy cok tatlanıcak o masada

2- meze koyman lazım ozellıkle peynır olmalı baslangıc olarak 1 yudum rakıdan sonra cok az kucucuk peynırden al agzın alıssın acısını alacak peynır yavas yavas devam

3- rakı içerken ozellıkle masadaki insanlarda cok onemlı eger cok sevdıklerın ve sohbet guzel olmazsa da ıcılmez
0
Zetnikov
(06.11.24)
cok severim özellikle yazin karpuz peynir ile.

tekirdag gold, beylerbeyi göbek icimi daha rahattir. yeni raki kötü.
0
robert bosch
(06.11.24)
Sevmem.
0
rock n roll
(06.11.24)
Eskiden epey severdim. Artık sevmiyorum. Adabı var muhabbetini, ikinci kadehte yamulanları, rakı içilen mekanları, üçüncü kadehte bağırarak konuşmaya başlayanları ve bangır bangır müziği ile kültürünü de sevmiyorum. İçtiğim zamanda da arkadaşlarla evde içmeyi severdim. Dili uyuşturduğu için yoğun tatları olanlar ve ısı dışında yediğinden tat olarak bir şey anlamıyorsun zaten. Tadı da ertesi günü de kötü.
0
nawar
(06.11.24)
hastasıyım. 2002den beri keyifle rakı içerim. özellikle yemek yaparken içmeyi severim. yanıma kadehimi koyup, takılır(d)ım.
eskiden kulüp rakıdan başkasını içmezdim. şimdi maalesef ne bulduysam onu içer oldum.
malum, pahalılık.
0
strawberry first
(06.11.24)
Sevmiyorum, lezzetini sevmediğim içkiyi içemiyorum, rakıyı da hiç sevemedim.
0
mutekebbir
(06.11.24)
Muhabbet, eş dost ve mezeyle gidiyor. Bir de şalgam
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.11.24)
Liseden beri icmeme rağmen benim de bünyem alışmadi hiçbir zaman. 3-4 kadehi geçtiğim anda o gecenjn sonunda ya da sabahında kesin kusarim. (Ancak 5-6 kadehle zaten kafa hoslasiyor)

Ancak seneler sonra fark ettim ki benim sorunum meğerse reflu imiş (liseden beri) ve Benim içkim viski imis. (Refluyu harekete geçirmiyor rakı ya da şarap gibi)

Bu sebeple rakı sevmiyorum ama lise arkadaşları ile bir araya gelince bir şekilde içiyorum, o masada etil alkol olsa içersin zaten :)
0
makbur
(06.11.24)
bayılıyorum. olsa da içsek
0
abelardo
(06.11.24)
Minik minik, gıdım gıdım içersen seviyorum. Gerçi bir ara biri bana lıkır lıkır içirmişti ve kafam epey güzelleşmişti ama onun gibi içirebilen olmadı. Kendim öyle içebilecek biri değilim. Severim, ayrı.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Çok severim
0
mirty
(06.11.24)
nefret ediyorum. zaten tadı güzel olsa o kadar meze hazırlanmazdı derler ya, hak veriyorum. fransa'da "aha aynı rakıya benziyor" diye ricard diye bir şey denettiler, meraktan bir kadeh içeyim dedim ondan da nefret ettim. alkole bayılmasam bile bira, şarap, cin, tekila çok severim. viski, vodka da içerim.
0
duguit
(07.11.24)
Her içkiyi eşlik etmek için azar azar içebilirim rakı hariç. Leş gibi kokuyor

Kaleci +1
0
kullanicadi
(07.11.24)
hiç sevmedim. bir tanesi biraz şekerli gibi ondan zorda kalınca içtim. toplamda 5-6 kadeh içmemişimdir ömrü hayatımda. iğrenç bir şey.
0
gabe h coud
(07.11.24)
rakının marka ve yapılışına göre değişen bir şey. sevmediğim şey yoğun ve baskın anason kokusu. ve son dönemde aşırı tatlandırılması. baskın anason kokulu ve yoğun şeker tatlı rakıları içemiyorum.
0
phonex
(07.11.24)
sevmem, alisamadim.
anason hosuma giden bisey degil, millet neden bu kadar bayilip ayiliyor onu da anlamis degilim.
sarap candir, olmadi craft bira.
0
cooperr
(07.11.24)
yaklaşık 30 senedir içiyorum diyebilirim, son 5-6 senesi haftada 4-5 gün ortalama. rakıyı heralde hayatımda 10 defa falan içmişimdir. En son da heralde 20-25 sene önce flndı. Öyle sevmiyorum yani, memleketimi söylesem şaşar kalırsınız :)))
0
kumandanim
(07.11.24)
Severim. Sofrası güzel oluyor.
0
auroraaurora
(07.11.24)
@nundu +1 cin tonik, viski vb. denemelerim oldu ama rakıya döndüm geri.
0
mikahakkinen
(07.11.24)
Sofrası güzel oluyor diye alıştım ben de.
0
ruhen hastayim ben
(07.11.24)
Ben seviyorum, nedeni yok :D Alkollü içecekler görece geç yaşlarda tüketilmeye başladığından damak zevki çoktan yerleşmiş oluyor. Haliyle 20lerin başında bir şeyler içenler zaten genelde tat için değil yarattığı etkiler nedeniyle içiyorlar. Ancak zaman içinde bir damak tadı gelişiyor. Size uymamıştır demek ki, çok da üstüne düşünmeyin bence.
0
akhenaten
(07.11.24)
Rakının markası ve çeşidi inanılmaz fark ediyor. Rakıyı çok sevmeme rağmen beni öldürseniz mesela yeni rakı içmem, içemem. Bir de yanında su değil şalgam, mümkünse acılı (acılı yiyemem normalde ama şalgam acılı olduğu zaman o rahatsız edici koku ya da tadı 0'lıyor). Araya da çay (çay da hiç sevmem ama rakıyı o da 0'lıyor hhahah).
0
charbiel
(07.11.24)
(8)

Sigortasız çalıştırıldığınız eski iş yerini şikayet eder miydiniz?

psmstc
3 sene önce 8 ay boyunca "sizin mezuniyetinize (eğitim fakültesi mezunuyum) sigorta yapamıyoruz" denilerek sigortasız şekilde haftanın 6 günü asgari ücretin altında bir maaşla bir kişisel gelişim kursunda çalıştım. Sıra, sandalye filan da taşıdık patron sağolsun.Şimdi bu kurslarda sigorta yapılabile
3 sene önce 8 ay boyunca "sizin mezuniyetinize (eğitim fakültesi mezunuyum) sigorta yapamıyoruz" denilerek sigortasız şekilde haftanın 6 günü asgari ücretin altında bir maaşla bir kişisel gelişim kursunda çalıştım. Sıra, sandalye filan da taşıdık patron sağolsun.

Şimdi bu kurslarda sigorta yapılabileceğine dair bir bilgi edindim.

3 sene sonra dava açmalı mıyım can mal aileme zarar gelmesinden de çekiniyorum bir taraftan. Alacağım çünkü canını acıtır patronun. Veya gizli şikayet gibi birşey de olmuyor sanırım.

Nasıl hareket etmeyi önerirsiniz? Şimdiden teşekkürler...
0
psmstc
(05.11.24)
Ederdim. O tarihlerde çalışan başka arkadaşlar varsa onlarla da konuşurdum. İnsanlar sıkıntı içerisinde yaşarken onlar refah içerisinde başkalarının hakkıyla hayat sürüyorlar.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(05.11.24)
Sadece kurumu şikayet edebilirsiniz mesela bir arkadasiniza söyleyin o ihbar etsin. Şikayette basınız ağrımaz.

Ama sigortasız surelerin hizmete sayılmasını istiyorsanız dava açacaksınız, o davanın davalisi işyeri olacak, bu da her duruşmada karşı karşıya geleceksiniz demek.
0
sanguine
(05.11.24)
Normalde sikayet etmezdim diyecektim ama detaylardan sonra sikayet ederdim yonunde oy kullaniyorum.
0
mbond
(05.11.24)
silah zoruyla çalıştırmamışlar ya sonuçta siz bu şartları kabul edip çalışmaya devam etmişsiniz.
ayrıca sormazlar mı 3 yıl sonra mı aklın başına geldi
0
my fault
(05.11.24)
Sorumluluğu çalışana bırakan bakış açılarına çok katılmıyorum. Bu tarz yerlerde çalışacak biri elbette bulunur. Neticede burada mağdur olan sadece çalışan değil, birisi bu şartları kabul edip çalıştığında diğer firmalar bunun olabildiğini görüp aynı usülsüzlükleri yapıyor ve çember genişliyor. Sonuçta herkes mağdur oluyor. Biri kabul etmezse diğeri eder. insanlar işsiz kalmamak adına çoğu şeye mecbur kalıyor. Herkesin iş geri çevirme lüksü yok. Bu şekilde iş yapılabildiğini gören diğer işletmeler de aynı modeli devam ettirdiğinde Hindistan'a dönüşmüş oluyorsunuz zaten. Bu usülsüzlükleri önlemek vatandaşın görevi olamaz.

Sigortasız işçi çalıştırmak yasak, lamı cimi yok bunun. Bu yasağa uyulmadığı takdirde de yukarda da söylendiği gibi şikayet ve dava mekanizmaları var. Ben olsam özellikle şu süreçte şikayette bulunurdum, bu tip olaylara çok dikkat ediliyor şu anda. Devlete para lazım, sigortasız işçi çalıştıran birinin çok bir şansı yok.
0
akhenaten
(05.11.24)
hocam sen laf edenlere bakma boyle dertleri ceken bilir, icine dert olduysa 170'i arayip sikayet edebilirsin isim soyisim vermeden. ancak bu durumda olan tek kisi sensen yine dikkat cekecektir eger ki isverenin hal ve tavrindan cekiniyorsan. dava etmek zaten dogrudan adamlarla muhatap olmak demektir o konuda bir sey diyemem. sgk iki mufettis gonderir inceler en kotu adamin biraz basi agrir sonucu ne olur kimse bilemez sonucta.
0
bay b
(05.11.24)
başınıza hiç bir şey gelmez, neden korkuyorsunuz ki? iki önerim var:

- gidin SGK'da bir memurla konuşun. "böyle böyle bir durum oldu, neler yapabilirim?" diye sorun.
- gidin patronla konuşun, ya sizi şu anda sigortalı göstersin belli bir süre, ya da belli bir para versin. yapmazsa dava açacağınızı söyleyin.

ilkokul mezunu olmayan birisine bile sigorta yapılabilir. zaten kandırıldığınızı siz de öğrenmişsiniz.
0
co2s2
(05.11.24)
Cahilliğinize gelmiş. Bilgili olmak sizin sorumluluğunuz. Bu konuda yukarıdakiler haklı ama hakkınızı arayamayacağınız konusunda haksızlar.

Zamanaşımına uğramadan önce 170'i arayıp şikayet edin. Üşenir, çekinir ya da ertelerseniz 2 sene sonra yapabileceğiniz şeyler kısıtlı.
0
nawar
(05.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.