Giriş
(8)

Diş telleri

cemallamec
Yaklaşık bir aydır takılı.— diş teli— çıkmayan damaklık— diş elastic/lastiğiArkadaşlar hayat kâbusa döndü. Dişlerimde yamukluk yok. Sadece bit yerde çok küçük fark edilmeyen aralık vardı ve dii hekimine gittim. Çenen de dar genişletelim dedi. Eyvallah dedim. Ama şu an elimde olsaydı diş tellerini el
Yaklaşık bir aydır takılı.
— diş teli
— çıkmayan damaklık
— diş elastic/lastiği

Arkadaşlar hayat kâbusa döndü. Dişlerimde yamukluk yok. Sadece bit yerde çok küçük fark edilmeyen aralık vardı ve dii hekimine gittim. Çenen de dar genişletelim dedi. Eyvallah dedim. Ama şu an elimde olsaydı diş tellerini ellerimde sökerdim. Hayat kalitem kalmadı.

Bir şey yerken bastırarak çiğneyemiyorum. Her şey damaklık arasında kalıyor. Sürekli fırçalamama rağmen dişlerim sarardı. 0.6 mm’lik küçük diş arası fırçaları da kullanıyorum. Zayıflamaya başladım. Ağrılar da var. Diş telini her şeyi ağzımda hissediyorum. Alışma diye bir şey yok. Konuşmam da bozuldu tabi.

Diş teli takanlar yemek yemekte zorlanma hep devam edecek mi? Bastırarak yiyemiyorum ve yerken zorlanıyorum. Ne zaman her şey normale döner yoksa gidip çıkartayım mı bu lanet şeyi?
0
cemallamec
(22.09.24)
Hekimini değiştir lütfen resmen seni söğüşlemiş. Bu kadar minik bir şey için çene genişletmek nedir, aralık dediğin şey kapatılsın diye dişler birbirine yaklaştırılır bi kere. Çeneyi genişletmek nedir... Hekimini değiştir lütfen.

4-5 sene kadar oldu diş teli takıldı, 1.5 sene planlandı pandemiden dolayı 3 sene kaldı ağzımda, dişlerim çarpık denebilecek durumdaydı (bana göre çarpıktı çevreme göre "amaan ne takıyosun"du) tedavi süresince senin çektiklerini 10'da 1'ini bile çekmedim, ki yaşım o zaman 38'di. 4 yıl olmuş.

Çeneye her yeni müdahalesinde bunları yeniden yaşayacaksın. Bence hekimini değiştir.
0
muhayyer divan
(22.09.24)
başlarda öyle oluyor. hem ağrı acı hem de sürekli ağzınızda bir şeyin olma hissi... kısa sürede acı da geçiyor, sürekli ağzınızda bir şey var hissi de geçiyor. 1 ay olduysa artık ufak ufak geçmesi lazım özellikle ağrı sızının.

ama keşke en başta fark edilmeyen minik bir şey için tel taktırmasaydınız :)
0
candide
(22.09.24)
@muhayyer; doktorlar ilk basta 1.5 sene takar cikarirsin diyor ama 3 sene suruyor ozellikle belli bir yastan sonra.

baska arkadaslarima da pandemi oncesi aynisi olmustu. sanirim musteriyi urkutmemek icin az soyluyorlar.
0
antikadimag
(22.09.24)
Gerekliliği gereksizliği bir yana bırakarak konuşacağım, alışmak diye bir şey var gerçekten, ben 4 sene kullanmıştım. Bir aşamada bütünleşiyorsunuz. Çıkarken sevinmiştim tabi ama bir an sanki üzülmüştüm bile :D

Şu aşamada ağrıların olması doğal. Onlar komple geçiyor. Geri kalanı da alışkanlıkla ilgili, bir yerden sonra her şey olağan hale geliyor. Teller çıkınca baya farklı hissediyorsunuz hatta.
0
akhenaten
(22.09.24)
@cemal

Burada problem süreden çok sana uygulanan yanlış işlem. Minik bir açıklığı kapatmak için çeneyi daraltmak yerine genişletmek açıkça hastayı metalaştırmaktır. Aklında olsun.
0
muhayyer divan
(22.09.24)
Geçmiş olsun, ben de şeffaf plak taktırdım daha beşinci günümdeyim. Plak düşünmediniz mi?

Ben de yeni yeni toparlıyorum, ilk 3 gün ağrıdı dişler ki plakta çok daha kolay olduğunu söylüyorlar. Bir de alakasız dişimin birisi reaksiyon gösterip hassaslaştı orada yemek yiyemiyorum şu an bile.
Ancak baya normalim şu an ve alışmaya yakınım. Siz de alışırsınız er ya da geç. Tekrar geçmiş olsun.
0
va
(23.09.24)
ikinci bi doktordan tavsiye almadınız mı?
0
elorelia
(23.09.24)
Diş plağı, braketlere göre daha rahat ama braket daha etkili diye düşündüm. O yüzden istemedim. Bu hafta kontrole gideceğim, olmazsa ikinci bir doktora daha gösteririm
0
🌸cemallamec
(23.09.24)
(7)

Devlet hastanesinden randevu almak için torpil, rüşvet vs mi lazım? :)

Cesario
Cerrahpaşa hep dolu, mhrs sistemine giriyorum randevu için uygun tarih bulunamadı diyor.Otomatik olarak Sarıyer Şişli Etfal'e veriyor bana 2-3 saat uzaklıkta.Bakırköy Lepra, haseki vs hak getire.Bu hastanelerden randevu almak için torpil, rüşvet falan mı kovalamak lazım?Bonus Soru: En son gittiğimde
Cerrahpaşa hep dolu, mhrs sistemine giriyorum randevu için uygun tarih bulunamadı diyor.

Otomatik olarak Sarıyer Şişli Etfal'e veriyor bana 2-3 saat uzaklıkta.

Bakırköy Lepra, haseki vs hak getire.

Bu hastanelerden randevu almak için torpil, rüşvet falan mı kovalamak lazım?

Bonus Soru: En son gittiğimde suratına bakmıyorlardı insanın, hala aynı mı?

Cilt doktoruna gitmem lazım, İstanbul için öneriniz var mı?

O değil de tıpta hani çağ ağlamıştık, bay kemal döneminde kuyruk vardı, batırmıştı sgk'yı. Şimdi daha kötü değil mi, parasız olan nasıl randevu bulup muayene oluyor?
0
Cesario
(20.09.24)
tam saat 16.00da deneyin. eskiden o satte yeni randevular açılıyordu. hala öyledir heralde.
0
elorelia
(20.09.24)
Saat gece 12'den sonra da sanırım gün içinde iptal edilen randevular için boş alan oluşuyor.
0
akhenaten
(20.09.24)
cildiyeye kosuyolu validebag'a gittim ozeldekiyle ayni ilaci verdi. 10 saniye falan surdu muayene
0
ala09
(20.09.24)
Mhrs saat 10da 15 gün sonrası için yeni randevu açıyor. Gün içinde özellikle saat 20den sonrası sisteme bakmak lazım randevusunu iptal edenler olabiliyor.
Cildiye bulunması zor bir bölüm.
Cerrahpaşanın kendi randevu sistemi var aynı şekilde tam saatinde saat 20de hızlı davranmak lazım.
Ayrıca doktorların çalışma günlerine bakmak lazım mhrs açılıp doktor yoksa muhtemelen o gün doktor poliklinik yapmıyor demektir. Bu programda hastanelerin sitesinde mevcut.

Torpilden çok o hastanede tanıdık sağlık çalışanı, hasta bakıcı, temizlikçi falan varsa ancak onlar aradan hasta sokabiliyor.
0
my fault
(20.09.24)
Suriyeli olman lazim
0
Zetnikov
(20.09.24)
hocam yazilmis zaten, tam 14 ya da 15 gun sonrasina her gun sabah 10:00'da randevu aciliyor. eskiden ogleden sonra 16:00 idi ama degismis, o zaman bulabiliyorsun.

bir de alarm olustur eger yoksa, bildirim geliyor su hastane su servis bos randevu var diye, onun disinda baska yolu yok.
0
bay b
(20.09.24)
Rüşvet değil de içeride tanıdık olursa işe yarıyor. Bizim hastanede çalışan tanıdık istediğimiz randevuyu ayarlıyordu. MR, Röntgen vb işlemler içinde sıra beklemiyorduk. Ayrıca doktorlara tahlil sonucu yorumlatıyordu.
0
ferenc
(20.09.24)
(26)

terk edilmek ve aldatılmak

gloomy
aldatılmak ve terk edilmek birbirine hayli benzer şeyler gibi geliyor bana. ikisinin de sebep olduğu yıkım, uyandırdığı duygular, beklenmedik ve ani oluşları, yarattığı mağduriyet... bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali...spesifik örnek de olsun: biri hayatının
aldatılmak ve terk edilmek birbirine hayli benzer şeyler gibi geliyor bana. ikisinin de sebep olduğu yıkım, uyandırdığı duygular, beklenmedik ve ani oluşları, yarattığı mağduriyet... bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali...

spesifik örnek de olsun: biri hayatının çok zor bir döneminden geçerken, partnerine çok ihtiyacı varken yüzüstü bırakılıp, terk edildiğinde aldatılmışlıktan pek farkı yok gibi geliyor bana. ikisi de ihanet.

siz ne düşünüyorsunuz?
0
gloomy
(20.09.24)
Katılmıyorum.
Terk edilen insanlar genelde toparlaniyor ama aldatilan insan resmen yaralaniyor, travma gibi oluyor. Sonraki iliskilerindeki güveni de etkileniyor vs.
0
logisticsmanager
(20.09.24)
Katılıyorum. İhanet sadece üçüncü şahsın bedenen veya ruhen veya hem bedenen hem ruhen varlığı demek değildir. İhanet güveni boşa çıkarmaktır, verilen sözleri tutmamak, verilen güvenceleri yıkmaktır. Güven ortamını huzur atmosferini paramparça etmektir.
0
muhayyer divan
(20.09.24)
Katiliyorum. Gittikten sonra neden gittiginin benim icin önemi yok. Ikisi de ihanet degil de ikisi gidis.
0
robert bosch
(20.09.24)
spesifik örnek biraz daha yaralayıcı normal terk edilmeye göre ama katılmıyorum aynı şey değil.
0
jülsezar
(20.09.24)
katilmiyorum. zor donem muhabbeti çok yorucu, gereksiz, drama queenliktir. istenmeyen iliski derhal bitmeli. yok sinava girecektim oncesinde ayrildi falan bos muhabbet

aldatilmak cok ayri bir dunya
0
ala09
(20.09.24)
Yani sizinle mutlu olmayan bir yetişkin, ayrılıp kendi hayatına bakmak yerine sırf siz istiyorsunuz diye, size destek olmakla (veya sizin yüklediğiniz sorumlulukla) yükümlü, yoksa aldatmış oluyor? Yani ilişkide mutsuz biçimde kalsa, göstermelik olarak destek olsa aldatmış olmayacak mıydı?

Bu bana bir tanıtığımı hatırlattı. Ayrıldıktan sonra başkasıyla flörtleşen *eski* sevgilisini, kendisini aldatmış ilan eden bir çocuktu. Ona göre ayrılıktan sonra da *eski* sevgilisi onunla ilgilenmeliydi, neden ayrıldıktan sonra onu bir kere bile aramadığını soracak kadar da ayrılık kavramını anlayamamış bir çocuktu. Yazık.
0
bu ne bilimsizlik
(20.09.24)
Aldattıktan sonra hala seninleyse bir şekilde hazmediyorsun da terk edilmek korkunç birşey. sanki o insan ölmüş gibi oluyor bir daha göremiyorsun.
0
ashleybon
(20.09.24)
Benzesen tarafları olduğuna katiliyorum. Terkedilmek, o artık yok demek bir bakıma. Aldatılmak aynı zamanda bir çeşit degersizlestirme aşağılama içeriyor, aldatilanin güvenine dair. Aynı zamanda terkedilme doğrudan bir tahrip etme amacı içermedigi için (bu amaçla yapılamaz demiyorum da, işte usturupluca ben senden ayrılıyorum diyip terkedeni düşünerek söylüyorum bunu), onarılması elzem olarak kalan şey, onun yokluğu.
Aldatilmada, ancak aldatanin onarabilecegi türden bir şey var gibi. Bu açıdan farklı.
0
encokbenisevinnolur
(20.09.24)
Kesinlikle katılmıyorum. Aldatmak ahlaksızlık. Kimseyi aldatmadım. Affedilir bir yanı yok. Terk etmek başka. 1 kere aldatılmak yerine 20 kere terk edilmeyi tercih ederim.
0
nawar
(20.09.24)
katılıyorum. ikisi temelde aynı şey.

hatta örnek vereyim. birisi sizi aldatmasa, ama bir başkası için terketse, bu çok farklı mı olacak? hayır ikisi de aynı şey.

hatta artırıyorum. bu durumu anlatmasa ve bilmesen bile böyle bir ihtimal oldugunu hep düşüneceksin. e bunun aldatılmaktan pek farkı yok gibi.
0
abelardo
(20.09.24)
Terk edince sebebini nereden bileceksiniz ki?
0
Kahvedesu
(20.09.24)
Bizim halkımızın en büyük sorunu her şeyi arabeskleştirmek, acı içinde debelenmekten zevk almak. Küçük Emrah'la büyüyünce böyle oluyor demek ki.

Terk etmenin tam olarak neresi aldatmakla bir? Sırf sen üzülme diye istemediği bir ilişkiyi mi devam ettirseydi? Kendinizi ne önemsiyorsunuz, karşınızdakini ne kadar değersiz görüyorsunuz ya. Yarım kalmışlık hissini ahlaksızlıkla bir tutup kimseyi suçlayamazsın. @bu ne bilimsizlik +1
0
potasyum bebek
(20.09.24)
@potasyum bebek, emrahla ne alakasi var ya?

bir insan cözümü iliski icinde aramayip kafasinda ayriligi kurguluyorsa bu hainlik gibi bisi evet. bu saatten sonra ha bana ayrilik konusmasi yapmadan biriyle birlikte olmus ha benden ayrilip senelerce evinde yalniz oturmus, bana ne.

o kisi kendi kendine gitmeye karar verdikten ve bana en son ben ayriliyorum yhaa diye geldikten sonra beni artik hicbir sey ilgilendirmez.

bence @gloomy'nin kastettigi de biraz böyle bir sey. karsi tarafa sans vermemek. sevgiyi kafanda bitirmek. ayriligi iliskideyken yasayip en son zahmet edip söylemek :)
o uzaklasma döneminde de ha bos zamaninda gidip baskasiyla görüsmüs ha yanimda oturup ic sesiyle ayriligi düsünüp durmus. no difference.
0
robert bosch
(20.09.24)
Katılmıyorum ve bazı cevaplar ilginç geldi çünkü bu bakışla kimse sevgilisinden ayrılmamalı, ancak iki taraf da medenice ilişkinin bitmesine karar verip el sıkışarak ters yönlere gider ise doğru. Hayatın olağan akışına uygun değil bu bence.
0
peki madem
(20.09.24)
Yani ayağınız takılıp başınızı betona çarpıp öldünüz diyelim.

Başka senaryoda da birisi sizi bıçaklayıp öldürdü.

Sonuçta ortaya çıkan yıkım aynı. Ancak sonuçları aynı oldu diye bu sebepleri eş yapmaz.

Her iki olay da üzücü ve kıyaslamaya gerek yok, ancak birini diğerinden ayırabiliyor olmanız lazım.

Sizden ayrılmayı düşünen biri size karşı sizin ona beslediğiniz hisleri beslemiyordur.

Bu durumda ilişkiye devam ettiği sürece hem kendi geleceğinden, hem sizin geleceğinizden çalmış olur. Zaman durmuyor biliyorsunuz değil mi?

Terk edilmek üzücü, kuşkusuz. Peki sizi terk edecek aşamaya gelmiş birinin ne yapması olağan?

Yani siz sizi sevmediği halde sırf sizin duygularınızı düşündüğü için birinin kendi hayatından komple vazgeçip ömrübillah sizi mutlu etmeye uğraşmasını mı bekliyorsunuz? Bu nasıl mümkün olabilir? Cidden soruyorum. Nasıl olacak ki yani?
0
akhenaten
(20.09.24)
bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali

Senin bakış açına göre, hissettiğin duyguların suçlusu karşı taraf, o yüzden iki eylemde de karşı taraf suçlu çünkü kendimi kötü hissediyorum. Onların da kendi hayatı var ve yaptıklarını bir ihtiyaçlarını karşılamak için yapıyor. Suçlu arıyorsan bulursun zaten. Karşılaştırma yapmak istersen kedinin evden kaçması da benzer etiketler yarayacaktır. Hayatta başımıza bir sürü kötü olay gelecektir, kabullenmeyi öğrenmek olmalı asıl hedef. Niyesini araştırmak geçmişte tutmaktan başka şeye yaramıyor, yas süresini uzatır sadece. Suck it up and move on. Kabullen ve devam et.
0
hasmetizm 2046
(20.09.24)
@robert bosch

''bir insan cözümü iliski icinde aramayip kafasinda ayriligi kurguluyorsa'' bu neden hainlik olsun? İnsanların çözüm arayıp ilişkiyi devam ettirme gibi bir zorunluluğu, ahlaki yükümlülüğü mü var? Karşı taraf ayrılmak istemiyorsa, ikimiz de ayrılmak gibi ortak bir karara varamadıysak ama ben onunla devam etmek istemiyor ve haliyle ayrılmak istiyorsam sırf ''hainlik'' yapmamak için o istemediğim ilişkiye devam mı etmeliyim?

Ciddi mi cevap veriyorsunuz, anlamıyorum arkadaşlar çünkü o kadar mantıksız ve duygusal ki bakış açınız. İşleri bu kadar arabeskleştirmeye, acı devşirmeye gerek yok. Romantik komedi filminde yaşıyorsak neden olmasın ama gerçek hayat böyle fazla hassas beklentiler için son derece sert. @peki madem ve @akhenaten çok güzel açıklamış.
0
potasyum bebek
(20.09.24)
benden onceki son 4 cevaba asiri katiliyorum, bana da cevaplar cok enteresan geldi ya da yaslar cok genc.
terk edilmek acisindan; arkadaslar kafaniz mi guzel? birisi sizinle olmak istemiyor, bir sekilde sevgisi bitmis, ya da farkli yerlere evrilmis yasamlariniz, yani nereden baksaniz 20-30 hatta daha fazla yildan bahsediyoruz, siz kendinizi bu kadar mi degersiz goruyorsunuz, kendi yasaminiz bu kadar mi onemsiz sizin icin sizi sevmeyen ya da artik baska yollara gittiginiz asikar olan biriyle illa yasamimizin bir noktasinda bir soz verdik diye birlikte kalmayi sececeksiniz. yani baskasinin yasamini cope atmasini birakiyorum, kendi yasaminizi niye cope atiyorsunuz?
her iliskide onarilacak ya da onarilmayacak yaralar vardir, bazen bunlara karsimizdaki tek basina karar verir ve ayrilir, yapacak bir sey yok. aci mi? aci ama arabesklestirmek herhangi bir seyi iyilestirmez.
son olarak bi tik daha mantikla bakmak istiyorum, iki insanin 20li yaslarda tanisip taaa 70 yasinin sonuna kadar, hic degismeden, hisleri hic degismeden, hayatlarini derinden sarsacak olaylar yasamadan sabit kalmalari ne kadar mumkun? herkes biz fark etsek de etmesek de surekli bir devinim ve degisim icindediler, zaman zaman yollarimiz ayni yonde evrilmedigimiz icin ayrilabilir.
ayrica aldatilmanin travmasi bambaska bir sey, yalan soylenmesi, guvenin sarsilmasi farkli bir travma. dolayisiyla yazara burada da katilmiyorum.
0
kassiopeia
(20.09.24)
kassiopeia +1

Ayrica evet terk edilmenin acısıyla aldatılmanın acısı aynı değildir.
Aldatılmak daha kötüdür.
Terk etmek cogu zaman onurlu da bir davranıştır.
İstisnalar olabilir... yine de aldatilmakla eş değer değildir.
0
ananiyimioguz
(20.09.24)
kendine ve karşıdaki kişiye saygıdan, mutsuz olduğu hâlde ilişkide bulunmanın mantıksızlığından dem vuran arkadaşlara cevaben:

burada sorgulanan mevzu ayrılmak değil, terk edilmek. ayrılmak karşılıklı ve anlaşmalı da olabilir. ama terk edilmek farklı ve "ben mutlu değilim" ile haklı gösterilecek kadar basit değil. acun'un yarışmasında jürilik yapan bir yönetmen adam vardı. karısı kanser olunca onu boşamıştı. kurduğu cümle "ben artık mutlu değilim." olmuştur herhalde, ve kendisine ve karısına saygısı da büyüktür, değil mi?
0
🌸gloomy
(20.09.24)
neredeyse her ilişkimde terk edildim. bazılarında aldatılmış olabilirim ama bilgim yok açıkçası, ben hep terk edildim diye biliyorum.

üstelik kendi mental sağlığı problemli biri olduğumu söyleyebilirim, yani kolay kolay yol alamam vs. ama görüşünüze katılmıyorum.

terk edilmek ve aldatılmak bence ÇOK FARKLI şeyler. terk edilmek milyon tane sebeple gerçekleşebilecek, aslında doğal sayılabilecek bir durum. bazen olmaz yani. insanca veda etmek, "olmuyor" demek kendi içinde bence tutarlı ve makul.

aldatılmak ihanetin bambaşka bir boyutu. aldatıldığımı duysam, bilsem muhtemelen çok daha fazla üzülür ve yıpranırdım.
0
mark greg sputnik
(20.09.24)
Aldatılmak: temelde yalan söylenmesi ve ego sarsıcı etkisi var. Ve o ana kadar yasananlarin da doğruluğunu sorgulatir


Terk edilmek: temelde fazla dürüst olunması <3 ego yine sarsılır ama aldatilirkenki kadar değil... Ve yaşananlar hatıra kalır


Yüz üstü bırakma olayı saşmalik zaten ama spesifik örnek verdiğin için yazayım; Biri beni artık sevmiyorsa, yanımda durması en başta beni rahatsız eder zaten. İstersem yatalak olayım kanser olayım, sürüne sürüne tuaylete giderim ama o adamdan gelecek yardımı istemem.
0
abuzer
(21.09.24)
@gloomy

Ayrılmak ve terk edilmek aynı şey aslında, neden böyle dediniz ki? Evet insanlar karşılıklı anlaşarak da ayrılabilir ancak bu her zaman böyle olmaz.

Benim bir arkadaşım vardı böyle bir şey yaşayan. Çok sorunlu biriyle birlikteydi, bi hata yapıp ilişkiye başladığı biri ciddi anlamda problemli çıkınca uzun bir süre paçayı kurtarmak için bir çıkar yol aradı. Ayrılmaya çalıştığında bu kişi de "hayır ben ayrılmıyorum, tek başına ayrılamazsın" gibi şeyler söylüyordu. Haliyle iş adli bir sürece evrildi.

Yetişkin bir insanın ayrılık kavramını kabullenebilmesi gerekir bence, bunu çok dramatize etmemek gerekiyor, çünkü böyle şeylerin sonu genelde hiç iyi bir yere çıkmıyor. Bazen romantik, tehlikesiz, masum görünen hisler uygun ortamlarda en tehlikeli ve kontrol etmesi zor hislere evrilebiliyor, çok gri bir çizgi bu.
0
akhenaten
(21.09.24)
2 sevgilim oldu. ilkinde aldatıldım. ikincisinde terk edildim.

kesinlikle aynı değil.

ilk ilişkim 2.5 yıllıktı. ciddi ilerliyorduk sözde. ailelerle tanışacaktık. hatta o benimkiyle tanıştı. beraber yaşamaya başlıcaktık falan... meğer 6. ayımızdan beri ara ara aldatıyormuş beni.

özgüvenim eksilere düştü. insanlara güvenim de öyle. her şey yalanmış meğer dedim. şok geçirdim. inanmak istemedim. travma oldu. hala kimseye güvenemiyorum. aşırı derecede yetersiz ve değersiz hissettim. aptal olduğumu düşündüm. aşırı büyük bir hayalkırıklığıydı. saygısızlıktı. 1 yılda zor atlattım.

..

terk edilmemde de çok üzüldüm ve değersiz hissettim ama 3-4 ayda atlattım.
0
art cat chocolate
(21.09.24)
@art, 2,5 yıl boyunca asla bir şey sezmedin mi
0
abuzer
(22.09.24)
sezmedim. ilk ilişkimdi. 19 yaşımdayken başlamıştı. sonuncusunda sezdim işte. sonra olaylar gelişti.
0
art cat chocolate
(26.09.24)
(8)

Nasıl istifa etmeliyim

owaki
Yeni mezunum, haliyle pekçok yere başvurum oldu. İlgilendiğim veya çalışmak istediğim birkaç farklı alan var. E şirketinde ilgimi çeken bir iş için mayısın ilk haftasında başvuru yaptım ve görüşmeler yaptım, bu görüşmelerde tamamen dürüst oldum, bu işin ilgimi çektiğini söyledim, üçüncü mülakatımda
Yeni mezunum, haliyle pekçok yere başvurum oldu. İlgilendiğim veya çalışmak istediğim birkaç farklı alan var. E şirketinde ilgimi çeken bir iş için mayısın ilk haftasında başvuru yaptım ve görüşmeler yaptım, bu görüşmelerde tamamen dürüst oldum, bu işin ilgimi çektiğini söyledim, üçüncü mülakatımda başka nerelere başvurduğum sorulduğunda ilerlemiş durumdaki diğer iki üç başvurumdan bahsettim.

Bahsettiğim diğer başvurulardan bir tanesi g şirkerine mayısın ikinci haftasında yaptığım bir başvuruydu. Görüştüğüm yönetici, özellikle o başvuru için orası da çok iyidir şöyle şöyle bi tarafı var gibi bir yorum yaptı hatta.

Bir ay önce e şirketi ekimde başlamak üzere teklif yaptı, kabul ettim.
Bu hafta ise g şirketi hem maddi, hem yan haklar açısından daha tatminkar bir teklif yaptı. İkisi de ilgimi çeken, aynı sektörde olmasa da benzer kalibrede şirketler.

G şirketinin teklifini kabul ettim ve e şirketinin daha önce teklif yaptığını, kabul ettiğimi, ama istifa edeceğimi söyledim tamam dediler.

Fakat e şirketinden (yasal hakkım, başladıktan sonra 2 ay deneme süresi zaten) istifa etmek istemekle birlikte biraz utanıyorum.

E şirketi babamın oğlu değil, profesyonel hayattayız ama adamlara sizde çalışmayı çok istiyorum vs dedim zamanında.

E şirketinde benim işe alınmamla ilgilenen bir ik yetkilisi var, nasıl istifa etmem yakışık alır?
0
owaki
(19.09.24)
benzer bir durum kariyerimin başındayken bana da olmuştu.
en fazla 1 senede ne onlar ne siz hatırlarsınız.
arada anı diye anlatırsınız.
fazla uzatmayın hemen yarın ilk yöneticinizle paylaşın.
0
nuisance2
(19.09.24)
Daha başlamamışsınız bile yaptığınız şey istifa etmek bile sayılmaz. Kısaca daha iyi bir teklif aldığınızı ve o teklifi kabul ettiğinizi söyleyip teşekkür edin. Belki teklif yükseltecekler ve aynı şeyi g şirketine de söyleyeceksiniz :)
0
namandigurai
(19.09.24)
Zaten başka yerlere de başvurduğunuzu söylemişsiniz. Bunu da bahane gibi göstermeden cümle içinde geçirerek neden stfa ettiğinizi söylersiniz. "Sizle görüşürken de bahsetmiştim, başvurduğum G şirketinden teklif aldım" diye.

Onlar da hayırlısı olsun der biter. :D iş yerinden ayrılmak sevgiliden ayrılmak gibi bir şey değil. Bu kadar tasalanmayın. Herkes para kazanmak için orda. Siz giderseniz en fazla "yeni personeli elimizde neden tutamıyoruz" diye sebebine kafa yorarlar. Kimse alınıp bozarmaz, size de bir şey yansıtmaz.
0
akhenaten
(19.09.24)
Dürüstçe çalıştığın şirkete daha iyi şartlarda bir iş bulduğunu söylemen lazım.

Eski bir çalışan olsan elde tutmak için benzer şartları sağlarlardı veya hayatında başarılar dilerlerdi ama senin durumunda deneme sürecindeki bir çalışana yapacaklarını sanmam.

Utanacak bir şey yok, zaten ilgili şirkete de başvurduğunu söylemişsin.
0
kimlanbu
(19.09.24)
Bir an önce istifa edin ki, hem siz rahat edin, hem de sizin yerinize almak istedikleri adaylardan birisi işe girsin yazık olmasın. hayırlı olsun şimdiden.
0
alfired
(19.09.24)
@kimlanbu +1
Ayrıca adı üstünde deneme süresi.
0
encokbenisevinnolur
(19.09.24)
Uzuun süre önce başvurduğum bir kurum, artık onlardan ümidi kesip de yeni işime başladıktan 2 hafta sona teklif sundu. Ben de 2 haftalık personelken ayrıldım. Çıkarken de "sizden daha önce başvurduğum firma daha iyi teklif sundu" dedim. Çalıştığım birim ve İnsan Kaynakları birbirine girdi. Benim çıkmam orada halihazırda çalışan ve yeni giren personele zam yapılmasına sebep oldu.
0
birşeylersoracağım
(20.09.24)
adi ustunde deneme suresi, ayni sure icinde onlar seni kapinin onune koysa emin ol bir tek kisi bile yakisik aldi mi diye dusunmez 1 hafta sonra da o sirkette tek bir kisi dahi ismini hatirlamazdi.

deneme suresi olmasa dahi, bu tip durumlarda duygusal davranmamayi ya aci yolla ogreneceksin ya da bunu sana anlatan insanlari dinleyeceksin.

istifa dilekcene de "gordugum luzum uzerine su tarihten itibaren gorevimden istifa ediyorum" diye yazman yeterli. zaten 2 ay da olmadigi icin kimseyi baglayan hicbir sey yok.
0
bay b
(20.09.24)
(6)

Ayağım kırılmış farketmedim

kaptan maydanoz
Malum “kırık olsa duramazsın kırık değildir” lafına aldanıp 20 gündür kırık ayakla geziyormuşum ahdkdhsj. Baya da ağrı yapıyordu şu an hafif geçme aşamasında. Doktor travmatik bir şey yaşamalısın durduk yere kırılmaz dedi ama ben ne oldu da kırıldı hatırlamıyorum. Hiç başınıza geldi mi acaba durduk
Malum “kırık olsa duramazsın kırık değildir” lafına aldanıp 20 gündür kırık ayakla geziyormuşum ahdkdhsj.
Baya da ağrı yapıyordu şu an hafif geçme aşamasında.

Doktor travmatik bir şey yaşamalısın durduk yere kırılmaz dedi ama ben ne oldu da kırıldı hatırlamıyorum. Hiç başınıza geldi mi acaba durduk yere ayak kırılması? Halbuki uzun süredir kalsiyum hapı da kullanıyordum.
Bir gün öyle yolda yürürken çıt diye kırıldı.

Neden olabilir ya doktor inanmadı durduk yere olduğuna. Benim de kafama takıldı çıtır çıtır kırılacak mı yani kemiklerim.
0
kaptan maydanoz
(19.09.24)
7 yaşındaydım birinci sınıfın yazında salıncaktan düştüm, başımı da vurmuşum o esnada. Herkes başımla ilgilendi ben kolum da acıyor dedim ama herhalde kanayan bir başa kanalize oldukları için çok önemsemediler. 2 3 gün gezdim o kolla, havaya kaldırmaya çalıştığımda acıyordu sadece biraz ama dayanılmaz değildi ki günlük hayatıma devam etmişim. En son babam ben gece uyurken yanıma gelmiş bakmaya, kırık olan kolumun üzerine dönmeye çalışıp ah diyip diğer tarafa sağlam olanın üzerine dönmüşüm. Bu kız uydurmuyor bişi var diyip doktora götürmüşler sağolsun. İki yerinden kırılmış. 6. Sınıfta da el bileğimi kırdım onu da zedeledim zannetmiştim yine birkaç gün sonra doktora gittik. Kırığın aman aman bir acısı yok bence "kırık olsa duramazsın" tabiri bazı insanlar için geçerli değil ya da.

Anoreksik insanların durduk yere kemiklerinin kırıldığını biliyorum sadece ama sende öyle bir durum yoktur. Acaba uykunda falan ters Bi şekilde yataktan düştün de uyku sersemi geri çıktın hatırlamıyor musun?
0
kullanicadi
(19.09.24)
Benim de benzer bir durumum oldu, üzerine düştüğüm kolumu incittiğimi düşündü herkes (doktor dahil) elastik bir bandajla sarıldı kolum, baya ağrıyordu. Ben de "ağrı olması normalse normaldir" deyip önemsemeyen bir insanım. Her neyse, o zaman okulun bando takımındaydım. 30 Ağustos olması gerekti, zafer alayı vardı. Elimde bando ziliyle kolumu dengeleyip ağrıyı minimuma indirerek zilleri vura vura yürüyordum (o şeyler de ağır oluyor o yaşa göre) Her neyse, bi an kolum dirseğimle bileğimin ortasından hiç bükülmemesi gereken bir yerden bükülüverdi :D Baya dışa doğru açıldı kolum :D Ufak bir hamleyle düzeltip devam etmiştim kimse fark etmeden. Zili daha yavaş vurdum, birkaç dk "o neydi öyle" diye düşündüm. Hayatıma devam ettim, kendi kendine düzeldi :D

Yani sözün özü evet, ağrı bazı insanlar için "katlanılmaz" olmayabiliyor sanırım. Ancak nerenin kırıldığı da önemlidir heralde.
0
akhenaten
(19.09.24)
Otel havuzunda kaydıraktan kayarken ayak tarak kemiğimi kırmıştım, çok fena sızlıyordu ama doktora geç kaldım, kırığın üstü bombe yapıp çoktan kaynamıştı.

insan ayağını kırıp farketmez mi, farketmiyormuş :)
0
kimlanbu
(19.09.24)
kırık değil çıkıktır o.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.09.24)
Stres kırığı tam olarak bu şekilde olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.09.24)
İyi bir dahiliye doktoru ne olur olmaz kan değerlerinize baksa iyi olur
0
master of ceremonies
(19.09.24)
(7)

şu tarz bir ceket sonbahar için midir yoksa kış mı?

fakat
sadece mevsimlik midir buhttps://www.soylustore.com/barbour-classic-bedale-jacket-ol71-olive-1299
sadece mevsimlik midir bu

www.soylustore.com
0
fakat
(19.09.24)
Sonbahar. Kış için biraz ince
0
ismo
(19.09.24)
Kış için ince +1

Sonbahar havası net hissedilmeye başladığında giymeye başlayıp kış başlarında da bir süre kullanılabilir. Sonra kış hafifleyince yine kullanırsınız. Serin hava için güzel, ama soğuk havada olmaz gibi. İstanbul'da baya uzun bir süre giyilebilir örneğin. Artık kış ortasında bile ılık günler olabiliyor.
0
akhenaten
(19.09.24)
Mevsimlik
0
black holes in the sky
(19.09.24)
Hem param yok diye duyuru aciyorsun hem de 20 bin tl lik seylerin linkini atiyorsun.
0
Kahvedesu
(19.09.24)
aynısı arkadaşımda var mevsimlik degil kışlık ve çok ağır bir monttur.
0
koela
(19.09.24)
2004-05 yıllarında hepimizin giydiği şu an vintage sayılabilecek mont değil mi bu? valla mayısa kadar giyilir. ki zamanında giydik.
0
yurtsuz john
(19.09.24)
Cevaplardan sonra iyice kararsız kaldım:)
0
🌸fakat
(20.09.24)
(4)

insanlarla sohbet ederken size sormadan onlara cevap veriyor musunuz?

Zetnikov
mesela konusuyorsunuzadam sıze nerelısın dıye sormadınerelı oldugunuzu soyler mısınızyanı karsı tarafa kendınız hakkında sureklı bılgı verır mısınız geneldeyoksa dıkkat eder mısınız karsı tarafın sormasını mı beklersınızben dıkkat ettım debazı ınsanlar hıc bısı anlatmamak ıcın caba sarf edıyor gıbıb
mesela konusuyorsunuz

adam sıze nerelısın dıye sormadı

nerelı oldugunuzu soyler mısınız

yanı karsı tarafa kendınız hakkında sureklı bılgı verır mısınız genelde

yoksa dıkkat eder mısınız karsı tarafın sormasını mı beklersınız

ben dıkkat ettım de
bazı ınsanlar hıc bısı anlatmamak ıcın caba sarf edıyor gıbı
bazıları ıse nerdeyse tc kımlık nosunu verecek kadar cok anlatıyor
0
Zetnikov
(18.09.24)
Ben önceden önemsemezdim, artık vermiyorum. Sırf telefon numarasıyla dahi yedi göbek akrabalarınıza ulaşabiliyorlar. Her yere yayıldı bu bilgiler. Birçok insan bunun sıkıntısını çekiyor. Ne gerek var ki? Zaman geçtikçe öğrenilir zaten. Daha baştan kişisel bilgileri vermenin alemi yok bence. Konuşacak bir sürü konu var.
0
akhenaten
(18.09.24)
ben önceden herseyımı anlatırdım cekınmezdım ama son ozellıkle 2 yıldır bısey anlatasım gelmıyor cunku ılerde karsıma cıkıyor anlattıklarım. ınsanlar dedıkoduyu cok sevıyor heralde herkese anlatıyorlar
0
🌸Zetnikov
(18.09.24)
Sorulmayan hiçbir şeyi cevaplamam, cevaplamak istemediğim hiçbir soruyu karşıya sormam.
0
nawar
(19.09.24)
Eskiden anlatırdım. Mesela bir keresinde şakayla karışık "hakkari'de çatışmaya girdim." diye birini trollemiştim. tüm ilçeye yayılmış bu konu insanlar dedikoducu işleri güçleri yok gıybet ediyorlar. Bu olaydan sonra kimseye kendim hakkında bilgi vermem.
0
komando kani var bende
(19.09.24)
(4)

fırında makarnayı normal makarnayla yapabilir miyim?

Sumashi
yoksa illa fırınlık, kalın makarna mı olması lazım? ne farkı var?
yoksa illa fırınlık, kalın makarna mı olması lazım? ne farkı var?
0
Sumashi
(17.09.24)
Yapabilirsiniz, penne de sık kullanılıyor. Bir sorun olmaz, ancak çok küçük makarna seçerseniz biraz alışılmadık olur sadece.

fırında makarna pazarlama adı biraz, o tarz makarnanın adı bucatini. sadece fırında yapılmıyor aslında.
0
akhenaten
(17.09.24)
her makarnayla yaparsın bi şey olmaz. pişirme süresini ayarlaman lazım sadece.
0
jelly bear
(17.09.24)
Penne, dirsek, fırın makarna makarnası, yüksük gibi içi oyuk, silindirik makarnalarla daha güzel oluyor. Hem sos içine doluyor hem de arada hava boşlukları kaldığı için bütün makarnalar birbirine yapışıp hamur olmuyor.
0
kobuzchu kiz
(17.09.24)
konu açılmışken
fırın makarnada beşamel yerine 250 gr tatlı lor ve göz kararı süt kullanırsanız da şahane oluyor.
0
janderzel zartanyan
(17.09.24)
(6)

Sizi küçük düşürmeye çalışan iş arkadaşına nasıl konum alırsınız?

psmstc
İyi niyetli, saf, güleryüzlü davrandınız. Fakat topluluk içinde üzerinize oynamaya devam ediyor. Gayri resmî dalga geçer gibi sizin adınızla üzerinize konuşmalar yapmaya çalışıyor. Gevşek, rahat, lakayt bir tip. Nasıl davranırsınız? Nasıl konum alırsınız? Şimdiden çok teşekkürler…
İyi niyetli, saf, güleryüzlü davrandınız. Fakat topluluk içinde üzerinize oynamaya devam ediyor. Gayri resmî dalga geçer gibi sizin adınızla üzerinize konuşmalar yapmaya çalışıyor. Gevşek, rahat, lakayt bir tip.

Nasıl davranırsınız? Nasıl konum alırsınız? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(17.09.24)
Tam olarak ne yaptiklarini daha berrak anlatirsan bir fikrim olabilir.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.09.24)
Ben bu tür durumlarda hep aynı şeyi yapıyorum. Açıktan abartmadan tersleyip konuyu sen de hiç şakadan anlamıyorsun mevzusuna getirip evet şaka sevmem diyerek bağlıyorum.

Zaten bariz olduğu üzere şakanın konuyla alakası yok, bu tip insanlar zorda kalınca şaka yapıyoruz şurda demeye getiriyor lafı hemen.

Baştan el atmazsanız ilerde daha zor olur. Kavgaya, dalaşmaya gerek yok. Usulünce tersleyin sadece, hoşunuza gitmediğini açıkça gösterin.
0
akhenaten
(17.09.24)
Aynen ben de ters cevap veriyorum hoşuma gitmeyen bi şey söylendiğinde. Ya da mesela ben mutfakta dururken o sevmediğim kişi de mutfağa gelirse ben sohbetten kopup ortamı terk ediyorum anında. O geldiği için gittiğimi belli ediyorum. Ayrıca hiç özel bişi anlatmıyorum o kişiye, ofisteki diğer kişilerle sohbet edip onunla hiç konuşmuyorum sabah günaydın bile demiyorum. Çünkü neden art niyetli birine günaydın diyeyim? Beni sevmediğini ve arkamdan dedikodu yaptığını bildiğim birine selam dahi vermem.
0
turuncu tonlarda
(17.09.24)
siz de dalga geçer gibi espriler yapın, çirkef olun. ciddileşirse sen de alınganmışsın deyin. anca öyle empati yaparlar. her insan nazik, saygılı davranılmayı hak etmiyor.
0
piranase
(17.09.24)
Uygun fırsat çıkana kadar gelen topları göğsümde yumuşatıp yan pas çalışırım. Fırsatını bulduğumda ise küçük düşürürüm. Sonra toplanamadan tekrar üstüne giderim.
0
nawar
(17.09.24)
Ona kucuk suprizler hazirla
0
Zetnikov
(18.09.24)
(18)

"Görev" kelimesine takılan hatun kişisi

winston insani
MerhabalarPartnerim özel okulda öğretmen, pazartesileri en yoğun günü, teneffüsler dışında akşama kadar molası yok nerdeyse, ben de her teneffüste seni arayıp 5 dakika modunu yukarı çekerim dedim haftasonu.Sabah mesaj attım "günaydın, bugünkü görevim aklımda ;)" diye, burada "görev" kelimesine takıl
Merhabalar

Partnerim özel okulda öğretmen, pazartesileri en yoğun günü, teneffüsler dışında akşama kadar molası yok nerdeyse, ben de her teneffüste seni arayıp 5 dakika modunu yukarı çekerim dedim haftasonu.

Sabah mesaj attım "günaydın, bugünkü görevim aklımda ;)" diye, burada "görev" kelimesine takıldı, "görev dediğin zorunlu yapılan bir şey değil mi" vs. fln dedi, ben de daha fazla uzatmamak ve ortamı yumuşatmak için "senin modunu yükseltip mutlu etmek benim görevim :)" desem de hala aynı şekilde devam etti.

Mizah anlayışı fena değildir aslında ama ne var ki bunda takılacak? Ben kendimi kötü hissettim böyle davranınca.

Zaten bir çok şeyin problem olduğu bir ülkede yaşıyoruz, bu kadar küçük şeylere takılıp probleme çevirme bana çok saçma geliyor.
0
winston insani
(16.09.24)
Gününün kötü geçeceğine o kadar odaklanmış ya da güne o kadar kötü başlamış ki bahane bulmuş gibi geldi. Çok tatlı bir şey yapmaya çalışmışsınız, inşallah gün bitmeden buna sahip olmanın kıymetini anlayabilir.
0
silverleaf
(16.09.24)
görev kelimesi pek hoş olmamış ama aynı şekilde devam etmeye gerek yok
0
jülsezar
(16.09.24)
Gergin uyanmış biraz :)
0
black holes in the sky
(16.09.24)
:( kolaylıklar diliyorum. hanımdan önceki iliskilerimi hatirladim.
0
logisticsmanager
(16.09.24)
Bahaneye sarilmaya gerek yok. Görev kelimesine bu kadar takilan biri biraz sonrasinda da hayati sana zindan eder.
0
Yourcousinmarvinberry
(16.09.24)
"İlişkide bir şeyi görev olarak görmemek, içinden geldiği için yapmak lazım" gibi bir prensip var. Anlatmak istediği konuda haklı bir yaklaşım.

Partneriniz de bunla bağdaştırmış ezberden. Alakası yok tabi, siz bunu bir etkinlik olarak yapıyorsunuz, ancak o üstüne çok kafa yormamış. "Benimle konuşmayı görev olarak görüyor" diye düşünmüş dümdüz.

Bunu açık açık böyle konuşup, bunun o durumla alakası olmadığını, içinizden gelen ufak bir oyun gibi yaptığınızı, o görevin bu görev olmadığını söyleyip kafasındaki bu bağlantıyı koparın.

Olur böyle bazen, her şeyi kronik problem gibi görmeye gerek yok bence. İnsanlar bazen yanlış düşünebilir, saçmalayabilir. Sorunu tespit edip çözersiniz.
0
akhenaten
(16.09.24)
Görev zorunu olarak yapılan iş+1

incelikler yaparken kelimeler üzerine biraz daha düşünmeli dikkat etmelisin

Dil hayatta önemli bir araç, en temel iletişim yöntemi, ifade becerilerin düşük olabilir ama ne var canım bunda takılınacak diye düşünmek yerine bu becerimi nasıl geliştirebilirim diye düşünürüm, sadece romantik ilişkilerde değil her türlü kendini daha doğru ifade etmek etkili olur

Sen iyi bişey yapmışsın ne var bunda takılınacak diye düşünenler bu beceriye ihtiyacı olmadığını düşünenler ya da bu konuda hiç düşünmemiş kişiler oluyor genelde :)
0
grimavi
(16.09.24)
Her tenefüste aramanı istemiyor olabilir mi peki? Yani bu biraz zorlama bi romantiklik ya sanki. Kızın başka işleri olabilir, kafasını dinlemek istiyor olabilir. Kendisi istediğinde arasa daha makul değil mi?
0
nundu
(16.09.24)
Abi bence göz kırpma emojisi başlı başına fail bir hareket kusura bakma ya, ikincisi de önceden böyle bir bilgi vermek biraz gereksiz bir hareket gibi olmuş sanki. Geçmiş olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.09.24)
Bir şeyleri yanlış anlayasi ve alinasi var, o da sana patlamış.

Denklem şu, şimdi biraz kendini geri çeksen (tamamen değil biraz) hani gorevindi aramiyorsun diyebilir, beni niye ghostluyorsun diyebilir... görev kelimesine de takılma, bu algılama biçimiyle ayni tartışmayı başka bir şekilde yasayacaktin zaten.
0
encokbenisevinnolur
(16.09.24)
görev kelimesi hiç hoş olmamış bence de.
içinden gelerek yapmıyormuşsun gibi olmuş.
ayrıca fazlaca hanımcı ve ezik bir kelime olmuş.
kadınlara niçin böyle ezik davranıyorsunuz anlamıyorum.
0
abelardo
(16.09.24)
Güzel bir şey yapmak istemişsin ama kelimeyi yanlış seçmişsin. Bir de ne zamandır birliktesiniz? Eğer ilişkiniz yeni başladıysa ve sen ilk heyecanla bu kadar ilgi gösterip sonra hiçbir şey yapmamaya başlarsan iyi değil. Hep böyle ince olmak lazım, hep özen göstermek gerekiyor.

@abelardo; bu tarz davranışlar, karşındaki insanla ilgilenmek, özen göstermek eziklik değil, zerafettir. Kadın ya da erkek farketmez herkes birbirine karşı özenli olmalıdır. Bu kelimeden rahatsızlık duyunca, soru sahibi arkadaş kendini kötü hissetmiş bu da çok ince bir insan olduğunu gösterir.
0
rock n roll
(16.09.24)
Gereksiz gergin uyanmış ve saçma bir tepki vermiş. Kötü hissetmeyi gerektirecek bir şey yok. Düzenli olarak bu triplere giriyorsa da kolay gelsin. Sabır diliyorum, ne diyelim.
0
nawar
(16.09.24)
Merhaba.

Anlattıklarınızdan anladığım ya sınıf öğretmeni, ya da ingilizce.

Okulun ilk günleri bunlar. Sınıf oturmamıştır daha veya sınıf yönetimi çok iyi değildir. Kötü bir ders geçirmiştir ya da müdürle belki olumsuz bir şey olmuştur.

Kolejler bu ara tam bir köle sistemi. Ben de geçen sene bıraktım.

Bu seferlik çok kafaya takmamaya çalışın. Anlık bir şey olabilir.
0
la traviata
(16.09.24)
Çatacak yer arıyor diye okumladım.
0
playing star again
(16.09.24)
@rock n roll
sence ben özen gösterdiği için mi bu cevabı verdim? özen göstermesine bir şey demişim gibi konuyu çarpıtıyorsun. "görevim" dediği için bu cevabı verdim. ikisinin arasında dağlar kadar fark olduğunu biliyorsun ama çarpıtıyorsun.
0
abelardo
(16.09.24)
hepimiz yaşadığımız olaylara göre bazı şeylere takılıyoruz, gereksiz atar yapabiliyoruz o anki modumuza göre, sürekli olmuyorsa idare edip geç, takma
0
gezegen olan pluton
(16.09.24)
abi senin yaşın başın var diye biliyoruz. 20lik kızlarla takılırsan tek kelimede adamı yamulturlar böyle. bari 25 falan olsaydı
0
titanyum22
(16.09.24)
(20)

Çocuğa çocukluk yapması için her yerde izin verilmeli mi?

ananiyimioguz
Benim büyük teyzem bizi çok şımartırdı. Kendisi hiç evlenmedi ve çocuğu da yok. Ona rağmen öğretmen olduğu için gençlerle ve çocuklarla arası da çok iyiydi. Ailede de hemen herkes okumuş olsa da en bilgilimiz oydu.Kuzenlerim ve benim yetiştirilirken belli kurallarımız vardı. İşte çocuk oynar koşturu
Benim büyük teyzem bizi çok şımartırdı. Kendisi hiç evlenmedi ve çocuğu da yok. Ona rağmen öğretmen olduğu için gençlerle ve çocuklarla arası da çok iyiydi. Ailede de hemen herkes okumuş olsa da en bilgilimiz oydu.

Kuzenlerim ve benim yetiştirilirken belli kurallarımız vardı. İşte çocuk oynar koşturur ama belli yaramazlıkları yapmazdık evimizde veya dışarıda.

Ama iş teyzeme gidildiğinde değişirdi. Aman yapsınlar bırakın karışmayın, aman döksün ne olacak, aman duvarları boyasın ne olacak, aman koltukları kalemle delsinler canım ne olacak... yok ebesinin nikahı artık yani teyze!

Evinin tüm duvarları sticker, dövme, ruj, boya kaplıydı.

Şimdi ben çocukların oyunla büyüdüğünün bilincindeyim ve onlara alanlar açılmalı ama bence bu belli sınırlar içerisinde olmalı. O yüzden teyzemin davranışlarına çok katılmıyorum. Önceki duyurularımda yabancı çocukları ile bizim çocuklarımız arasındaki farkları sormuştum. Sanırım bu tarz şımartmalar çocuklar için yanlış oluyor. Teyzemin davranışını savunan var mı mesela duymak isterim.

Gel gelelim bu konu nasıl ortaya çekti, geçenlerde eşimin ailesini çağıralım dedik bayadır da misafir ağırlamıyoruz ayıp oluyor o yüzden yetişkin, çocuk falan herkesi çağırdık.

Her şey güzel çocuklar biraz canavar ama yine de tahammul sınırlarımız içinde oynuyorlar falan sorun yok.

Tutturdular eşimin tuvallerini gördüler biz de resim yapıcaz.

Allah! Eşim de bu anı bekliyormuş!

Hemen ayarladı salonun ortasında çocuklar boyalara girişti ikisi birden bir tuvalde çalışıyor. Eşim onlardan daha mutlu falan...

Neyse buraya kadar sorun yok ama tahmin edildiği üzere cozurttular, halıyı boya yaptılar, üstlerini boya yaptılar, iş koltuklara da gelecekti az kalmıştı. Eşim de diyor ki boya olsun ne olacak aman sizden değerli mi.

Neyse dedim laf etmedim bir yandan ailesi kızıyor zaten kızım ne resmi salonun ortasında diye ama eşimden destek aldılar bir kere...

Neyse iş çığırından çıkınca azar, ağlamalar, istiklal marşı ve kapanış ile konuyu kapattık uyudular falan çocuklar zaten.

Bugün eşim yarım kalan tabloya bakmış diyor ki ya ne güzel yapıyordu çocuklar keşke karışmasalardı. Ben de dedim ki çocuklar resim yapsın yapmasına da, resim yapılması için hazırlanılan bir yerde yapsınlar, salonda değil. Ayrıca sen neden kurallarını çiğniyorsun dedim.

Ne olacak canım ortalık batarsa batsın silinir falan dedi. Ayda yılda bir geliyorlar eğlensinler işte çocuk ne yapacak başka falan dedi.

Ben de bu düşüncesinin yanlış olduğunu, çocukların belli kurallar dahilinde yetiştirilmesi gerektiğini, kuralsızlık tanınacak da kuralsızlık lüksünü kullanabilecekleri bir ortamda bu hakkın verilebileceğini falan söyledim ama eşim bir yerden sonra çok uzattığım için dinlememiş olabilirsdfjdg şaka bir yana dinliyor ama nedense ona karşıt görüşte olduğumda üzülüyor sessizliğe bürünüyor.

Şimdi bu aramızdaki fikir ayrılığı, zaten uzak olduğum çocuk yapma konusunda beni iyice uzaklaştırdı.

Bu konuda sizce benim mi kendimi geliştirmem lazım yoksa eşimin mi? Bu konunun sizce "doğrusu" var mı yoksa herkes kendince haklı mı?

Bu arada duyurularımı unutmayan kitle için ufak not; siz daha hesap kitabı halledemediniz ayrılsanıza ne cocugu... demeyin biz o konuyu ortak hesap planını hayata geçirdikten sonra çözdük neyse ki. Çocuğu da yakın zamanda düşünmüyoruz hatta belki hiç... ama nedense bunu yoğun bir şekilde sorguladığım bir dönemdeyim.
0
ananiyimioguz
(14.09.24)
Başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde yapılan her şeye tamamım ben ki çocuklardan ve çocuk aktivitelerinden nefret eden biri olarak söylüyorum bunu ortalık batmış falan önemli konular değil temizlenir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.09.24)
Kurallar olmalı. Her istediğini yapmasına izin verirsen şımarık bir insan olur, zorbalık yapar. Zarar da verir, zarar da görür.
0
rock n roll
(14.09.24)
Hayır verilmemeli.
0
NowWeAreFree
(14.09.24)
@ Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, yani bunun bir sınırı olmamalı mı mesela "sibel alaş - adam" şarkı klibi gibi boyaları da saçsınlar o zaman ne olacak ki eşim bişey demiyor?

çıkmıyor da boya ayrıca da neyse mala o kadar kıymet vermiyoruz benim derdim çocukların şımartılıyor oluşu ve kuralsız yetiştiriliyor oluşu.

o zaman bırakalım fırlatsınlar boyaları tuvale, halıya, koltuklara, tv ye falan... sonra da salonu sergiye çıkartırız nasıl fikir?

bunun bir sınırı veya yeri olması gerekmiyor mu? atolyemiz vardır etkinlik yaparız, gelsinler yıkansınlar isterlerse boyayla sorun değil. ama salonun ortasında yapılacak şey mi yani.

eşimdeki bu aşırı "ne olacak canım onlardan değerli" mi şımartmalarının altında ne yatıyor acaba bir yandan da onu düşünüyorum yani küçükken çok baskılanmış da sanki bunu ben gelecekteki nesillere yaşatmıycam... demiş gibi bir hali var gibi ama öyle bir çocukluk yaşadığını da zannetmiyorum.

başka bir yandan da aşırı evhamlı kadınlardan olmadığı için de mutluyum rahat olduğu için. (en azından bu konuda diyeyim) aradayım yani.
0
🌸ananiyimioguz
(14.09.24)
Hocam özet gecer misin
0
Zetnikov
(14.09.24)
Çocuksuzum, çocuk istemiyorum, laf dinlemeyen çocuklar evimi alt üst etse muhtemelen sinirlenirim ama ses edemem.

Ama, kurallı büyüyen çocukların da ara sıra kontrolü bırakıp oynamaya/şımarmaya bırakılacağı yerler olur. Çocuksuz cool teyze/halalar, serseri dayılar, büyük kuzenler bunun için var. Eşiniz de çocuk büyütürken ayda yılda bir gelen yeğenlerine yaklaştığı kadar gevşek olmayacaktır eminim.
0
kobuzchu kiz
(14.09.24)
Oğuz Bey, senin her sorun niye bu kadar uzun? Gerçek hayatta yeterince ve içinden geldiğince konuşamıyor da buraya dökülüyor gibisin.
0
potasyum bebek
(14.09.24)
@ Zetnikov, misafir çocuk geldi, salonda yağlı boya yaptı, ortalığı dağıttı, durdurduk ama eşim devam etmeleri gerektiğini, ortalık batsa da ne olacak canım.. diye savunduğunu ve bunun doğru olup olmadığını soruyorum.


@ potasyum bebek, gerçek hayatta da bazen baydıracak kadar uzun, yavaş ve sakin konuşurum. ayrıca yazmayı seviyorum keşke bu enerjimi daha anlamlı şeylere yönlendirebilsem :3

youtube da inceleme videoları çekiyorum bazen. milletin 15-20dk da anlattığı ürünü 2 saat incelemişim, bana göre normal, kimi allah razı olsun çok detaylı olmuş diyor, kimi de 2 saat kim dinleyecek bunu mk özet geçsene diyor. zevk meselesi diyelim.
0
🌸ananiyimioguz
(14.09.24)
Sen yazmayı seviyorsun da okuyan iki paragraf sonra bayılıyor hocam, yazmakta pek iyi değilsin. Barbell squat yaparak bu enerjini atabilirsin, hem sana hem başkalarına yararı olur.
0
potasyum bebek
(14.09.24)
Abi neden agresifleşiyorsun ki sordun söyledik işte ben bi mahsur görmüyorum sen görüyorsan yaptırma, neden sana hak vermemiz gerekiyormuş gibi cevap veriyorsun ki? Ayrıca ben sana sen haksızsın da demedim ben olsam böyle yapardım diyorum, neden böyle yaptığımı da sana gerekçelendirecek değilim, ha duvarı boyadı diye 15 sene sonra caddede makas ata ata yol alan bir hödük olursa bu duvarı boyamasına izin verdiğin için olmaz ama emin ol, şımarık bir yavşak olmak için çok başka parametreler gerekiyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.09.24)
@ potasyum bebek, yazmakta iyi değilim diye yazmayı neden bırakayım ki, en fazla beni görünce okumazsın yani.

Ayrıca hayırdır yani juriye eser mi sunuyorum? Ve de o kadar değerli vaktin varsa burada ne işin var?

@ Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, :D bişey demedim yahu sonuçta farkı bir görüş için sordum ve pekiştirmen için öyle yazdım. daha doğrusu kendimin pekiştirmesi için.
0
🌸ananiyimioguz
(14.09.24)
Agresif misin hocam sen? Ben sana vaktim çok değerli, bir daha yazı yazdığını görmeyeyim, sakın ha, cıss falan mı demişim? Fikrimi söyleyip öneri verdim. Koskoca sitede cümle yazmaya korkar olduk alınganlar yüzünden ya.
0
potasyum bebek
(14.09.24)
Belirli bir cerceve icinde eglenmesini ogretmek gerekir cocuga. Tabi ki dogasi geregi her buldugu firsatta bu cerceveyi genisletmeye calisacaktir ama cok da despot olmadan, sebebini de aciklayarak yine o cercevede tutmakta fayda var.

Diger turlu tamamen ozgur birakinca (simartinca) ilk etapta sanki daha mutluymus gibi gozukseler de yaptigi sey hicbir zaman yetmeyip hep daha aşirisina kacma egilimleri oluyor. (Salonun ortasinda tuvalde resim yapmak fazlayken bir sure sonra yetmeyip once kendilerini sonra halilari boyamalari gibi. Sira koltuklara gelmisken birisi frene basmis allahtan. Cunku koltuktan sonrasi da duvarlar ve televizyon diye gidecektir.)

Otorite aslinda cocugun ihtiyaci olan ve istedigi bir sey. (Otorite kizmak degildir bu arada)

Kendi gozlemlerim bu yonde. Danke
0
brkylmz
(14.09.24)
@ potasyum bebek, hmm millete sataşıp sonra da "ya amma alıngansın ha" diyen adam eksiğimiz vardı tam da, hoş geldin diyelim artık yeni mi geldin birinin mi yedeğisin bilmiyorum da belli ki bir kuyruk acın var yeresin gelmiş.

hatta dur ya sürekli sacma sapan soru acan son trollerimizden birisin kesin nick in dilimin ucunda da hatırlayamadım. "ben nasıl biriyim sizce :))))" gibi şeyler açıyordun o sen değil misin?
0
🌸ananiyimioguz
(14.09.24)
Gercekten korkunc bir zihniyet, cocuktur iste ne olacak yapar, yapsin kafasi. Oldu olacak biraksaydiniz tv'yi falan da boyasalardi, cocuklardan degerli mi canim, yarisi yagli boyali bir ekran olacak alti ustu. Neyse, cocuga normal bir birey gibi davranmayan her kafa sikintilidir bence. Cocuklar korumaya muhtac, ve yaptiklarindan her zaman sorumlu tutulamayacak canlilar evet ama bu bizim onlara gercek hayatin disinda bir alanlari varmis da orada dilediklerini yapabilirlermis gibi davranmamizi gerektiren bir durum degil. Koltuklara gelmeden haliyi boyamalarina esinizden once ebeveyinlerinin izin vermemesi gerekirdi. Yani bunu kisaca anlatmak mumkun degil, medeniyetin ve bilincli, sorumluluk sahibi cocuk yetistirmenin on sarti bunlar. Bilimsel olarak da bu yonde okumalar yaptigimi hatirliyorum ama su an kaynak veremeyecegim ne yazik ki.

Ayrica adama uzun yaziyor diye laf edip, duzgunce cevap alip, inatla ders vermeye kalkmak, bir de uzerine adami azarlamak da kucukken nerede susmak gerektigini ogrenememis/ogretilmemis biri gibi, basliga guzel bir ornek bence.
0
bosver nicki
(14.09.24)
Verilmemeli. Tam olarak eşin ve teyzen gibileri yüzünden bu ülkeye hiç dönesim yok. Bir tek Türk ve Arap ailelerin çocukları çocukluğunu yaşamalı. Diğer milletten olan çocuklar, çocuk değil.

Uçak yolculuklarında insanları rahatsız eden uçakta bile koşturan yine ya Türklerin ya Arapların çocukları.

Biz ailelerimizden böyle görmedik şahsen ya. Yeni nesil anne, babalar böyle. Çocuk onlar...Sonra bu prens, prenses çocuklar hayvanlara işkence ediyor, toplu taşımada kadınları taciz ediyor. Çünkü adama sınırı olmadığı öğretilmemiş. Her şey ona hak.
0
Kahvedesu
(15.09.24)
Bir de, anne ve babalar çocukları özgüvenli olsun istiyorlar ama özgüvenin ne olduğunu bilmedikleri için de çocuklarını aşırı serbest bırakıyorlar. Sanıyorlar ki, çocuk istediği gibi davrandığında, istediği gibi konuştuğunda özguveni gelişir. Böyle olunca da terbiyesiz ve saygısız insanlar yetişiyor. Hata yaptığında özür dilemeyi bırak hata yaptığından haberi olmuyor. Saygısız konuştuğunda büyükleriyle falan anne ve baba gülerek karşılık veriyor.Sonra zorba bir insan ortaya çıkıyor ama bu çocuğun suçu değil.
0
rock n roll
(15.09.24)
Paragraflarca yazip kendini tekrarliyorsun surekli. Amlatimi iyi olmayan insanlar uzun uzun yazinca hic cekilmiyor maalesef. Eminim anlatimin guclu saniyorsun ama degil.

Soruya da cevap vereyim. Gerci sonlara dogru okuyamadim ama teyze cocuk sevdasiyla olup bitmis uzuldum kendisine. Kimi cok isteyene iste kismet olmuyor bazen. Icinde kalmis cocuk. Ondan oyle davraniyor bence. Koca da hayatinda ev mev toplamamis biri gibi geldi bana. Ev dagilsa nolur ki onun icin diye dusundum. Cocuklara sinir konulmali
0
Kittie
(15.09.24)
Ortak yaşam alanlarında nasıl davranılması gerektiği, diğer insanların yaşam alanlarıyla kendine ait yerlerde sergilediğidavranışların farklı olması gerektiği, başkalarının bazı şeylerden rahatsız olabileceğinin bilinmesi gibi şeyler öğrenilen durumlar.

Bunları hepimiz öğrendik. Böyle yetilerle doğmuyoruz. Birinden bu davranışları öğrenmemiz gerekiyor.

Çocuğa bunları öğretmemek gelecek yaşamında yetişkin bir insan olduğunda yine onu zor durumda bırakacak.

Ben şaşırıyorum bazen, en temel, makul davranış kalıpları çocuklara verilmeyebiliyor. Çocuklar ve gençler nerde nasıl davranması gerektiğini bilmiyor. Çocuk oldukları için bu davranışlar bir şekilde tolere edilebiliyor ancak gençlik ve yetişkinlik dönemlerinde edilmeyecek.
0
akhenaten
(15.09.24)
@ Kittie, inan gece gece hiç özenerek yazmadim ama zaten iyi olmak zorunda da degil, okumak zorunda da degilsin, cevap vermek zorunda da degilsin. Bunun 5 katı yazdığım yazıların okunup cevap verildigi duyurularım var. Anlatimim mukemmel demedim hicbir zaman ama okunduguna göre "of igrencim asla yazi yazmamaliyim" da demedim. Niye sorunun disina cikip baska seylerle geliyorsunuz anlamiyorum ben 11 yıldır burda iyi kötü yazip çiziyorum ilk duyurum değil ki.

Koca dedigin benden bahsediyorsun sanirim, evi ben toparladim ayrica yemekleri de ben hazirladim çünkü esimin işi uzadi eve misafirlerden sonra geldi. Onu da belirteyim de hazir gaza gelmiş yererken bir yerde durursun beli -_- Ha yok çocuklarin babasindan bahsediyorsan o da sacma bulan taraftaydi zaten.
0
🌸ananiyimioguz
(15.09.24)
(6)

Yaşlılar daha mı kirli?

squidward
Ellerimizi güzelce yıkadığımızda bile aslında %100 bir temizlenme olmuyor. Hep bir miktar bakteri kalıyor.Örnek vererek sormak gerekirse eğer; biri 70 diğeri 10 yaşında iki kişinin başka biri tarafından aynı şartlarda yıkandığını düşünürsek (yaşlı veya çocuğun kendini yıkama becerisinin zayıf olma i
Ellerimizi güzelce yıkadığımızda bile aslında %100 bir temizlenme olmuyor. Hep bir miktar bakteri kalıyor.
Örnek vererek sormak gerekirse eğer; biri 70 diğeri 10 yaşında iki kişinin başka biri tarafından aynı şartlarda yıkandığını düşünürsek (yaşlı veya çocuğun kendini yıkama becerisinin zayıf olma ihtimalini yok ediyoruz) çocuk olan daha mı temiz olur?

yaşı 10 vermekteki amacım gençliğe ve bunun sonucu daha az bakteri ile temas etmiş olmasına vurgu yapmaktı. 10 yaş yerine 20 yaşında yüzey alanı yaşlı kişi ile eşit olan biri de düşünülebilir
0
squidward
(13.09.24)
Olabilir yüzey alanı daha fazla.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.09.24)
bakteri her yerde var. bir kısmı da iyi bakteri.

yaşlılardaki bez salgılarının da düşük olduğunu hesaba katmak gerekir. sebum üretimi daha düşük. çocuk daha çok terleyip, daha sık ölü deri döker sanki.
0
janderzel zartanyan
(13.09.24)
Neden, nasıl böyle bir şey olsun ki? Olabilir belki, ama siz nereden yola çıkarak bunun olabileceği üstüne düşündünüz ki?

Konu hijyense böyle bir şey olacağını sanmam, siz sanırım yaşlılık lekeleri, elastikiyetini yitirmiş ten ve daha az bakımlı bir görünüş sebebiyle böyle bir hisse kapıldınız. Yaşlıların 10 yaşında çocuk ya da 20 yaşında bir genç gibi çakı gibi görünmesi elbette daha zordur ancaj hijyenik anlamda böyle bir fark olmasa gerek.
0
akhenaten
(13.09.24)
Hijyenik anlamda yaşlılar daha temiz. Eskisi kadar terlemez ve kötü kokmazlar, vücutları yağ da üretmez ve ölü derileri de azdır. Sırf görünümleri güzellik açısından daha az çekici diye böyle bir düşünce oluşması üzücü. :/
0
potasyum bebek
(13.09.24)
yaşlı insanların güzellik açısından daha az çekici olması üzerinden böyle bir şey düşünmedim. Sonuçta hepimiz yaşlanıyoruz
Demek istediğim; %100 hijyen mümkün olmadığı için insan vücudunda temizlenmeye rağmen yıllar içinde bir kısım bakteriler birikebilir mi?
0
🌸squidward
(13.09.24)
tanıdığım bildiğim yaşlıların çoğu wcden çıkınca elini yıkamıyor, ölenler dahil. dediğin konuyu bilmiyorum ama pis saysan iyi olur.

ben bunu kendi deneyimimle sınırlı sanırken (malum, pek konuşulan konular değil) seneler önce şu temizlik yarışması yapan kadir'in programına katılan bir kadın görmüştüm. kadın evine yaşlı bir akrabasını almış, çocuğu dizanteri olmuş. meğer o yaşlı akrabası wcden çıkınca elini yıkamıyormuş, evdeki çocuğun dizanteri olmasına sebep olmuş. kadın o günden beri temizlik hastası olmuş. yani anadolu irfanı burada da bizi buluyor sayın seyirciler.
0
titanyum22
(13.09.24)
(1)

hisse senedi hesabı ile ilgili sorular

lesmiserables
Hisse yatırımını öğrenmek için kendimce ufak ufak hisse almaya başladım. Hisselerle ilgili çoğu şeyi internetten araştırıyorum, ancak internette bulamadığım bir iki sorum olacak:1) Hisse almaya 3 gün önce başladım. Varlıklarım kısmında aldığım hisselere yatırdığım meblağ "blokeli vadesiz mevduat" ol
Hisse yatırımını öğrenmek için kendimce ufak ufak hisse almaya başladım. Hisselerle ilgili çoğu şeyi internetten araştırıyorum, ancak internette bulamadığım bir iki sorum olacak:

1) Hisse almaya 3 gün önce başladım. Varlıklarım kısmında aldığım hisselere yatırdığım meblağ "blokeli vadesiz mevduat" olarak görünüyordu. Bugün ilk aldığım hisseler "Hisse Senedi" olarak görünüyor. Diğer iki farklı hisse ise hala daha blokeli vadesiz mevduat olarak görünmeye devam ediyor. Banka (Yapı Kredi) 2 gün boyunca parayı tutup üçüncü gün mü Hisse Senedi olarak hesaba yatırıyor?

2) Hesap hareketlerimde "Vadeli Mevduat Dönüş Vade Kapama" adıyla ufak meblağlar görünüyor? Bunlar ne anlama geliyor? Aldığım hisselere aynı zamanda faiz mi işletiliyor yoksa YK iki gün boyunca blokede tuttuğu parayı işletip faizini mi yatırıyor?

Teşekkürler.
0
lesmiserables
(11.09.24)
1- Evet hisse aldığınız ya da sattığınız zaman alıcıya teslimatı 2. iş gününde yapılır. Bu süreçte paranın hesabınızda olduğunu garantilemek için bakiye blokelenir. Para hesabınıza 2. İş günü geçer ancak para hesabınıza geçmeden de sattığınız hissenin parasıyla hisse alıp satmaya devam edebilirsiniz.

2- Evet, eğer hesap açarken nemalandırılmak istiyorum vb. seçeneği onayladıysanız paranız blokeli tutulduğu sürede gecelik faiz alır.
0
akhenaten
(11.09.24)
(21)

Sevgili & Buluşma

sumuklurakun
Diyelim ki kız arkadaşınız 25 siz 30 yaşındasınız. Kız arkadaşınız teyzesi gilde kalıyor ve aynı şirkette çalışıyorsunuz. Kız arkadaşınızla buluşmalarınız ve saatler sürekli olay oluyor. En geç 22:30da evde olmasına tamam diyorsunuz ancak bu sefer de buluşacak gün ayarlamak için uğraşıyorsunuz. Art
Diyelim ki kız arkadaşınız 25 siz 30 yaşındasınız. Kız arkadaşınız teyzesi gilde kalıyor ve aynı şirkette çalışıyorsunuz.
Kız arkadaşınızla buluşmalarınız ve saatler sürekli olay oluyor. En geç 22:30da evde olmasına tamam diyorsunuz ancak bu sefer de buluşacak gün ayarlamak için uğraşıyorsunuz. Art arda iki gün çıkmak istemiyor, önceden size pazartesi buluşalım demişken pazar günü “ya filanca kuzenim yemeğe gelecek sonra buluşalım” diyor. Cumartesi çıktınız eskaza pazara da tamam demişken pazar günü akşam 7 olunca “dün de çıktık bugün eve erken gideyim” diyor.
Bunlara sebep olarak da başkasının yanında kalıyor olmasını gösteriyor. Başkası laf etmesin diye her şeyi yapabilecek birisi. “Aman elalem ne der” kafası.
Saate de okeysiniz ancak sürekli ertelenen buluşmalardan, onun hayatında sığıntı gibi hissetmekten de yoruldunuz.
Bu durumda siz haksız mısınız?
0
sumuklurakun
(10.09.24)
Haftada max 2 gün buluşabiliyorsunuz
0
🌸sumuklurakun
(10.09.24)
Bunu söyleyince de “iş yerinde her gün görüşüyoruz zaten birbirini uzun süre göremeyen ilişkiler de var” diye savunma geliyor.
0
🌸sumuklurakun
(10.09.24)
Yıl olmuş 2024, sevgili ayağı mı kalmış.
Yakın zamanda evlilik teklifi etmezsen senden ayrılacak, bunu bilmiş ol. Gelir başkası alır kızı haberin olsun kanka
0
füt
(10.09.24)
Bu elalem ne der kafasi degil. Kiz baya teyzesinde kaliyor. Hani apartmandan goren olur falan demiyor ki. Kizi hakli buldum. Ayrica ayni is yerindesiniz kismina da katiliyorum. Kizi asiri hakli buldum
0
Kittie
(10.09.24)
25 yaşındaki kızdan 30 yaşındaki kadın serbestliği bekliyorsun. ikisi bir arada olmaz.
0
titanyum22
(10.09.24)
Haklısınız ama o da haklı olabilir kendince kısacası birbirinize uygun değilsiniz

Bu arada iş yerinde görüşüyoruz kısmına katılmıyorum aynı şey mi ?
0
jülsezar
(10.09.24)
ben bu olayların 2. dk sında ayrılmayı tercih ediyorum.

iyi bir benchmark olmam sizin için. bence oturup konuşun.
0
baldan kaymak
(10.09.24)
Senin gerçekliğin ile onun gerçekliği farklı, birine ekonomik olarak bağlıysan yani kendi başına eve çıkacak imkanın yoksa öyle ben istediğim zaman çıkarım istediğim zaman dönerim diyemeyebilirsin, işin içine hareket ederken düşünülecek bir sürü parametre giriyor
0
grimavi
(10.09.24)
Evlen ya da ayril
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.09.24)
Ben kızı kendine göre haklı buldum. Daha rahat gorusebileceginiz bir iliski isteyebilirsiniz o açıdan sizi de hakli buldum. Ama ya kıza uyum sağlayacaksınız ya da ayrilacaksiniz. Bu kızdan istediginiz serbestliği bulmaniz biraz zor. Belki eve haftasonu arkadasimda kalicam falan diyerek arada birlikte tatile giderek vs idare edebilirsiniz.
0
passive aggressive
(10.09.24)
Kittie ve grimavi +1

Bu ülkede bazıları deneyimlemediği veya şahit olmadığı için pek inanmasa da hala pek çok kadın aile ve akrabalarından ötürü hayatını istediği gibi yaşayamıyor. Bu el alemin görüşlerini önemsemek değil, kendi hayat kalitesi biraz daha düşmesin diye birtakım baskılara boyun eğmek mecburiyetinde kalmak. Aileden, baskıcı ortamdan yana yarası olmayan kolay kolay anlamaz bu zoraki kabullenişi ama ben bu his ve davranış kalıbını benzer bir çevreden geldiğim için iyi tanıyorum.

25 henüz çok genç bir yaş, kendi hayatını dilediğince yaşamak için gerekli maddi ve manevi refaha ulaşamamış olmaması çok normal. Kız başkalarına o sınırları esnetiyor veya esnetecek de seni yarı yolda bırakıyor ya da bunlardan seni mahrum ediyor değil, o yüzden bunu kişisel algılayıp incinme. Eminim o da kendisini kötü hissediyordur çünkü çevresindekiler ona kendilerinin bir uzantısıymış gibi davranıyor, belli bir kalıp içinde yaşamayı dikte ediyor. Düşünürken onun hesap vermesi gerekenleri, maruz kaldıklarını ve mecburiyetlerini de hesaba kat lütfen. Bir de kendi hayatında eski sevgilisini ölümle tehdit eden birinden ilişki tavsiyesi alma allasen.
0
moonie
(10.09.24)
@grimavi+1

Bir de iki gün üst üste buluşunca sıkılır insan zaten işte de birliktesiniz. Belki de bir yaştan sonra kafa kaldırmıyor bilemiyorum. Sorardım; senin arkadaşların falan yok mu halı sahaya falan gidin, çay, kahve içmeye gidin derdim :))
0
rock n roll
(10.09.24)
haftaici 5 gün ayni is yerinde calisiyorsunuz.
cumartesi günü görüsmüssünüz.
pazar günü de görüsmüs ve aksam 7de eve gitmek istedi diye elalem ne derci mi olmus kiz? dogru mu duydum?

aileden kalmadan bagimsiz herkes bu kadar dip dibe zaman gecirmek istemez sürekli.
0
robert bosch
(10.09.24)
Gil mi?
0
rewlack
(10.09.24)
Ben de kıza hak verdim ve üzüldüm. Bazı kız çocuklarının nasıl baskılar altında yetiştiğini bilmeyen ve bu kişilerin yetişkinliklerinde bir erkek rahatlığı ile sosyal hayata karışmasını bekleyen insanlar var. Yaşadığınız topluma bu kadar gözünüz kapalı olmayın. Eminim sizinle buluşmak için kendince epey riskler alıp buluşuyor ama buna rağmen karşında memnuniyetsiz biri var. Durum size göre olmayabilir ama bunun suçlusu o değil emin olun. Uygun değilse ayrılın uzatmadan onu da uğraştırmayın.
0
playing star again
(11.09.24)
@playing star again Kız o kadar haklı ki onun adına üzüldüm ben de... Siz sığıntı hissedecek en son insansınız bu durumda.

Sizinle görüşmek istemesine rağmen görüşememesi, iki taraftan da baskı altında olması ve bunu idare etmeye çalışması vs vs derken kız için üzüldüm.
0
silverleaf
(11.09.24)
Bu elalem ne der kafası değil, evdeki huzurla ilgili bir durum +1

Kız haklı, 25 yaş artık belli karakter düzeninin oturduğubir yaş, o yaşta aileye kafa tutmak zor bir şey. Alıştıkları davranış düzeni birden değişince aileler hemen sorgulamaya başlıyor. Teyzesinin yanında kalan bir genç için de sevgilisi olduğunun ve onunla vakit geçirdiğinin bilinmesinin neden sorun olabileceğini 30 yaşında ve hep bu ülkede yaşamış birine anlatmak gerekmese diye düşünüyorum. Bariz değil mi şartlar sizce de?

Bu durumda siz bizim aile yapılarımız çok farklı diye düşünüp ayrılabilirsiniz. Eğer ayrılmak istemiyorsanız da böyle kabul etmeniz gerekir. Bu görülmemiş bir durum değil, hatta genelde karşılaşılan şey bu zaten.
0
akhenaten
(11.09.24)
sen kendi hayatına bak, onsuz vakitleri ona ilham olacak kadar huzurlu ve neşeli geçir. katılmak istiyorsa katılır istemiyosa da ancak böyle anlarsın. davetle olmaz.
0
Etanglement
(11.09.24)
Allahaskina su gil tabirini kullanmayin.COk köylü isi gözüküyor :)

Bence kiz arkadasin seninle vakit gecirmekten cok hoslanmiyor. Her iliskide daha cok seven, daha cok bulusmak isteyen bir taraf vardir ama iliskinizde bu kisi kiz arkadasiniz degil gibi gözüküyor
0
turkuaz
(11.09.24)
İlişkilerde haklı-haksız olmak hiç önemli değildir. Haklı olduğunuza sizi temin etsek ve madalya taksak da hiçbir işinize yaramaz.
İlişkide mutlu, huzurlu olmak gerek.

Karşınızdaki kişinin sizinle görüşmek için zaman yaratmak isteyip istemediğini takip etmenizi öneririm. Bence hiç ısrar etmeyin.
Görüşmek için ne kız arkadaş ne de normal arkadaşa ısrar etmeyi hiç sevmem, etmemeye çalışırım.
0
michael_knight
(12.09.24)
harika bir kiz arkadasi bence. devamli onu yapalim bunu yapalim demesinden iyidir. bosver kral devam bence. ciddiyim.
0
baldur2
(12.09.24)
(16)

first date'te beklentileri söylemek

robert bosch
30+ birinin ilk bulusmada benim iliskim olursa ciddi olur, yoksa zaman kaybi demesi ya da iliskimden beklentim de söyle böyle diye kafa acmasi red flag midir?
30+ birinin ilk bulusmada benim iliskim olursa ciddi olur, yoksa zaman kaybi demesi ya da iliskimden beklentim de söyle böyle diye kafa acmasi red flag midir?
0
robert bosch
(10.09.24)
tam red flag değil aslında. söyleme biçimi önemli burada. ergen gibi gevşek gevşek söylemek başka ciddi söylemek başka. beklentiler ve talepleri baştan dile getirmek soru işaretlerini ortadan kaldırır. ayrıca zaten herkes ciddi ilişki ister. tam tersi tek gecelik veya buddy'lik olur zaten.
0
mr.goodcat
(10.09.24)
Adamin söylediklerine "kafa açma" diyorsan zaten date-mate sana göre isler degil.
0
Yourcousinmarvinberry
(10.09.24)
herkes istedigi seylerin pazarligini yapmakta ozgur, sende hayir demekte ozgursun. mesela asiri cekici biriyse "hee aynen ya ben de xd xd" diyebilirim. yok uslupsuz ve farkindaligi olmayan biriyse "ya arkadasim benim eve gelecek bulasik makinesini tamir edecegiz beraber" diyip date'i yarim saat icinde de bitirebilirim. Tamamen duruma ve sartlara bagli.
0
hot potato
(10.09.24)
Bence sıkıntı yok, belki iki tarafın da ciddi bir ilişki istemediği bir durum olacaktı, sonuçta 20'lerimizdeki gibi "masum", saftirik değiliz.
0
kimlanbu
(10.09.24)
Bir yandan mantikli. Diger yandan degil.

Kisinin ne istedigini bilmesi ve bunu acikca soylemesi zaman kaybini ve hayal kirikliklarini onleyebilir.

Ote yandan Ben seninle evlenmek istemiyorum, evlenmis olmak icin evleniyorum intibasi da birakabilirsin karsi tarafa. Bu da karsi tarafi korkutup kacirabilir.

Cidden kimyalarin uyusmasi onemli ve bunun icin de hemen beklentiye girmeden, karsi tarafta bir baski olusturmadan, oyun oynamadan birlikte bol bol vakit gecirmeye calismak bence ideal bir yol.
0
baldur2
(10.09.24)
Manavdan domates seçerken mantıklı, iş görüşmesinde riskli ama tavır belirtir, date esnasında red flag.

Bunların farkları ne?
İlkinde söz hakkı sadece bir tarafta var. İkincisinde söz hakkı arzı güçlü olanda var. Üçüncü ise müşterek bir arz talep dengesi ihtiva etmesi gereken bir ilişki biçimi olduğu için bunun olmaması gerekir.

Bunu yapan insana çok boyutlu düşünemeyen, sosyal zekası kıt bir insan gözüyle bakarım. En basitinden, sen kimsin ki şartları ben böyle belirliyorum işine geliyorsa diyebiliyorsun?
0
Bruce
(10.09.24)
ilk buluşma için erken değil mi?
0
nuisance2
(10.09.24)
ne şart belirlemesi ya? ona bakarsan sen de bunların konuşulmasına karşı çıkarak şart belirlemiş oluyorsun. sen takılmak istiyorsun diye herkes takılmak istemek zorunda değil. karşındakinin dediklerini beğenmezsen başkasına yoluna devam edersin. ama ne hikmetse bazı adamlar her çiçeğin tadıma bakamadığı için bu kadarcık eşitliği bile haksızlık olarak görüyor.
0
titanyum22
(10.09.24)
Böyle emir verir gibi değil de bariz bir isteği söylemede sakınca görmüyorum. 20li yaşlar buluşması değil. İstekler uyarsa devam edilir, olmazsa da vakit kaybedilmez.
0
asteriks
(10.09.24)
erkek tarafı olarak yazıyorum
ciddi ilişki dendiğinde karşımdakinin tavrına göre değişmekle beraber, önceliği evlenmek ve bunun için uğraşmak hissi geldiğinde kesinlikle red flag çünkü temellerin bu şekilde doğru kurulabileceğine inanmıyorum.
nasıl ki amacı yatmak olan birinin tavırlarına sözlerine güvenemezseniz kadın tarafı olarak, erkek için de benzer bir şey oluyor.
ama bir iki buluşmadan sonra gidişhata göre bu konuşulduğunda daha sağlıklı düşünülebiliyor üzerinde ve bu red flag olmuyor. bu sefer, karşımdakinin istediğine cevap verebilecek durumda mıyım yoksa zaman mı kaybettiriyorum diye düşünüyorum.
yani, yanlış üslup doğru sözün katilidir.
0
kisa
(10.09.24)
Benim için öyle, yaş ister 20, 30, 40 ister 70, 80 olsun. Biriyle onunla vakit geçirmekten hoşlandığınız için bir ilişkiniz olmalı, ilişkiyi planlayamazsınız. Bazı dayılar var örneğin herkes rastlamıştır. "Hanım ölünce her iş bana kaldı, hayat zor evde menemen yemekten bıktım, alacağım birini" şeklinde bir bakış açıları var. Bu tip planlamalar bana bu kafa yapısını çağrıştırıyor. Ortada fol yok yumurta yokken böyle planlamalara girişmek çok anlamsız bence.

Doğrusu birlikte ne kadar uyuşabildiğinizi gördükten, bir şeyler yaşadıktan sonra bu tür şeyleri düşünmek olur.
0
akhenaten
(10.09.24)
Blind date ise olabilir ama öncesinde bir şekilde iletişim olmuşsa red olmayabilir.
0
gabe h coud
(10.09.24)
bence güzel bir şey ama üslup önemli, lozan antlaşması yazar gibi olursa itici olur.
0
tabudeviren
(10.09.24)
@titanyum22, yine kim sinirlendirdi seni?

Yazdigin cevap, benim soruma cevap degil. Ben sizin ne düsündügünüzü sordum benim ne düşünmem gerektiğini degil.
0
🌸robert bosch
(10.09.24)
bir kadının fikir belirtmesini "kafa açma" olarak gören adamsın, senden çok bir şey beklememek lazım.

duuyuruların genelde başlığını ve içeriğini okuyup cevap yazıyorum, beğenmezsen yapacak bir şey yok. cope.
0
titanyum22
(10.09.24)
gayet mantıklı
0
NowWeAreFree
(10.09.24)
(2)

Rusya-Ukrayna savasinda

WithWorth
sadece kendi menfatini dusunen bir turkiye icin;Hangi tarafi ne sebepten oturu tutumaliyiz ?Ornegin; "savas uzaya bilgisi kadar uzasin biz de iha satalim, kimin kazandiginin onemi yok." mu?Degilse nedir ?
sadece kendi menfatini dusunen bir turkiye icin;
Hangi tarafi ne sebepten oturu tutumaliyiz ?

Ornegin; "savas uzaya bilgisi kadar uzasin biz de iha satalim, kimin kazandiginin onemi yok." mu?

Degilse nedir ?
0
WithWorth
(06.09.24)
İki tarafın da zarar etmesi lazım bizim açımızdan. İki tarafta bizim için hayırlı şeyler düşünmüyor.
Güneyimizden ikinci bir göç dalgası gelmedi ise bu Rusya'nın Ukrayna olan gerilimi sebebiyle Suriye'de yeteri kadar etkin olmadığındandır.
Abd ise kendi başkanlık seçimlerine yakın olduğu için politik olarak, barış demokrasi vs. gibisinden sosyal mesajlar veriyor. Asıl dişini yeni başkan geldikten sonra gösterecek.

Türkiye yine menfaati gereği iki tarafla da ticaret, diplomatik ilişkileri içerisinde.

Hangisi olursa olsun birinin kazanması bizim için zararlı.
Ukrayna kendi savaşını değil küreselcilerin piyonu durumunda.
Rusya ise ulus devleti temsil ediyor burada ve bu bakımdan bize daha yakın konumda bir devlet.

Dediğim gibi iki taraf birbirini kırdığı sürece bize olumlu etkisi var.
Bireyselleşen dünyada asker de bulamıyorlar.

Türkiye, özellikle savaşın sonuna doğru bunların barış masasının sahipliğini yaparsa kendi önemi çok daha artacaktır.
0
diyecevaplandı
(06.09.24)
3. Dünya savaşı gibi bir ihtimalde Türkiye herhangi bir tarafta yer aldığı takdirde sınır mevzisi konumunda olacak. Savaşın içeride çok şiddetli etkiler bırakması neredeyse kaçınılmaz olur.

Bu sebeple Türkiye savaşa girmemek için elinden geleni yapacaktır. Savaş da eğer olursa oyun eventi gibi bir anda başlamayacak tabi ki, Rusya Ukrayna savaşı gibi olaylar birer gösterge. Bu tür olaylar yaşanmaya ve/veya ilerlemeye devam ederse bunun sonu geniş çaplı bir savaş olur. Haliyle Türkiye bu gibi olaylarda da elinden geldiğince tarafsız durmaya çalışacak. Ki böyle de yapıyor şimdilik. Ne kadar sürdürülebilir bilinmez, ancak ana fikir olası bir savaşta yer almamak. Bu sebeple bu tür olaylarda uzlaşma, anlaşma merkezi rolü üstlenmeye çalışıyoruz genelde.
0
akhenaten
(06.09.24)
(2)

Sol notası neden şapkalı okunuyor?

Bruce
Do re mi ne demek nereden geliyor sorusuyla bulunabilecek bir cevap gibi geliyor ama bakmadım açıkçası.Başka bir dildeki seslenimi mi şapkalıya benziyor acaba?
Do re mi ne demek nereden geliyor sorusuyla bulunabilecek bir cevap gibi geliyor ama bakmadım açıkçası.
Başka bir dildeki seslenimi mi şapkalıya benziyor acaba?
0
Bruce
(06.09.24)
Hem ilk cümleniz hem ikinci cümleniz. Net hatırlamamakla birlikte, nota isimleri bir hristiyan ilahisinin her bir misraindaki ilk heceden geliyor, diye biliyorum. Tahminim köken Fransızca ya da latincedir.

Oradaki o sesi de, onun devamindaki kelimenin okunuşu olsa gerek.
0
encokbenisevinnolur
(06.09.24)
Durum Türkçeyle ilgili değil, duyup dile aldığımız hali böyle. Bugünkü nota sisteminin 11. yüzyıldaki erken versiyonunda, bir ilahinin (Ut queant laxis) bu notalara denk gelen sözcüklerinin ilk heceleri notaların isimleri olarak kullanılıyor. Sol notası da "solve polluti" derken solve sözcüğünün bir parçası ve ince okunuyor.
0
akhenaten
(06.09.24)
(8)

Geri döner mi?

FreSh
Depresyonda olduğu için kendini her şeyden herkesten soyutlayan ve sonra sevgilisinden de ayrılan kişi iyileştiğinde sevdiğine geri döner mi?
Depresyonda olduğu için kendini her şeyden herkesten soyutlayan ve sonra sevgilisinden de ayrılan kişi iyileştiğinde sevdiğine geri döner mi?
0
FreSh
(04.09.24)
Dönmez. Depresyon bahane.
Depresyonda olan kişi, depresyonda olduğunu GENELLİKLE bilmez.
0
saturn
(04.09.24)
depresyon öyle bir süreç ki şiddeti değişse de dalgalı halde bazen yıllar sürebiliyor, kişinin sağlıklı düşünebilme ve hissedebilme becerilerini ciddi anlamda farklı tonlara dönüştürüyor. zaten iyileşmek kavramı da psikolojik haller için uygun bir kelime seçimi değil bana göre çünkü bu gibi durumlarda iyileşme anlık olmuyor, uzun süren bir dönemi kapsıyor. belki senin tabirinle iyileştiğinde ayrılığı da iyileşmesinin bir parçası olarak görecek, ilişkinin onu depresyona sevk ettiğine veya o ilişki yüzünden hastalandığına inanacak ve eskiye dönmek istemeyecek. sözün özü, geri dönecek beklentisiyle kendini bir bekleme sürecine sokmamak en doğrusu.
0
moonie
(04.09.24)
Çocuk dolayısıyla demiştin?
0
abuzer
(04.09.24)
@abuzer
Ben üzülmemek ve unutabilmek için kendimi ondan bu düşünceyle soğutmaya çalışıyorum, ayrılırken çocuk yüzünden ayrılmadık.
Çocuk meselesini düşünüp duruyorum, dönse de yine ayrılacağız diye düşünmeye çalışıyorum ama işe yaramıyor, canım çok yanıyor:( insan bazen mantıksız olduğunu bilse de kalbine söz geçiremiyor:(
0
🌸FreSh
(04.09.24)
inceldigi yerden kopmus bosver.
cocuk istiyorsa sana da dönmez cünkü cocuk isteyen biri icin cocuk istemeyen biri sadece zaman kaybi.
senin de zamanin dolmus bosver.
0
robert bosch
(04.09.24)
Doğru insanlarsanız birbiriniz için, zaman ve koşullar da doğrulaştığında neden olmasın? Büyük konuşmak lüzumsuz. Hayat götürdüklerini geri getirebiliyor, hem de bazen daha iyi şekillerde getirebilmek için götürüyor..bireysel iyileşmelere odaklanıp gerisini zamana bırakın. Olur belki. Olmazsa, daha iyisi olacağı içindir.
0
@stubborn inferno
(04.09.24)
Depresyonda olan insan ilişkisini bile isteye bitiriyorsa, aşkından ölse bile o ilişkinin kendine destek değil yük olduğunu düşünüyordur. Depresyondaki bir insanın yük haline geldiği için beraber olmayacak bir insana olan bakışı bozulacaktır, haliyle düzelse bile sonrasında o bakış muhtemelen düzelmez.
0
Bruce
(05.09.24)
Birinin depresyonda olması sizden ayrılmasının "sebebi" olamaz ki. Tekrar nasıl güveneceksiniz?

Kişi depresyondayken kendine yük olarak gördüğü, kafasını çok meşgul eden, belirsizlik barındıran şeylerden uzaklaşır. İlişkinizin düzgün yürüdüğü birinin bunu yapmamasını beklersiniz.

Ayrılması belki de doğru karardır, bundan bahsetmiyorum. Bu kişi kötü biridir demiyorum. Ancak doğru sebeplerle bırakması gerektiğini hissedip gittiyse ve siz yokken depresyondan çıktıysa onun için işler yolunda demektir, dönüp arkasına bakmaz.

Ancak doğru olmayan sebeplerle, işleri daha fazla eline yüzüne bulaştırarak ayrılık kararı alıp gittiyse ve bundan pişman olduysa bu da zaten dengesiz bir davranış olur ve muhtemelen yine ayrılırsınız.

Bitip tekrar başlayan ve sağlıklı ilerleyebilen ilişkiler genelde ya taşınma, iş, ailevi problemler gibi belli sebeplerle bitiyor ya da ayrılıkla neredeyse eş zamanlı doğan pişmanlıkla sıcağı sıcağına geri adım atılarak hiç ayrılınmamış gibi devam ediyor. Sizin senaryonuz bunlardan daha farklı. Bu kişi sizden ayrılmış ve kendi hayatına bakmış, sizse hayatında ben varken aşamadığı sıkıntısını benden ayrıldıktan sonra aşar ve işleri yoluna koyarsa tekrar bana döner mi diye bekliyorsunuz. Bu beklentideki çelişkiyi görebiliyor musunuz? Lütfen kendinize bunu yapmayın, bitmiş bir şeyin ardından böylece beklemek sadece kendi geleceğinize zarar.
0
akhenaten
(05.09.24)
(6)

Bir insan dunyaca unlu olunca nerede yasayabilir?

Zetnikov
Sorum su aslinda mesela adam messi yada michael jackson nereye gitse taniniyor nefes alma yokBu insanlar nereye tasiniyorlarYadaNerede takiliyorlarTum zenginler hergun birinin evinde mi bulusup parti yapiyorlarMerak ettimNot : fakirim
Sorum su aslinda mesela adam messi yada michael jackson nereye gitse taniniyor nefes alma yok

Bu insanlar nereye tasiniyorlar
Yada
Nerede takiliyorlar

Tum zenginler hergun birinin evinde mi bulusup parti yapiyorlar

Merak ettim

Not : fakirim
0
Zetnikov
(04.09.24)
Nerede yaşamak isterse orada yaşıyorlar. Malikane gibi bahçe içinde evlerde oturdukları için o eve giren çıkan arabaların hangisinde o ünlü var sen bilmiyorsun eğer ünlü görünmek istemezse. bu sayede her yere gidip geliyorlar istedikleri gibi. alışveriş vs zaten mağaza kapatıldığı için yine görmüyorsun arkadaşlar arka kapıdan girip çıkıp ne isterlerse ulaşıp yaşıyorlar. daha çok da yatlarda otellerde vs takıldığından ve onların otellerinde sen ben olmayıp multi zenginler olduğundan onlar da öyle messiiiieeeee diye bağırıp üstlerini başlarını yırtmıyor zaten. o yüzden elit ortam elit yaşam sen ben anlamayız. boşver yorma kafanı bu işlerle, ekmek kaç para sizin semtte :)

Not: nota gerek yoktu biz anladık onu :)
0
erty_ksk
(04.09.24)
los angeles, new york. burada yasiyorlar. sapka, gozluk ile cikinca taninmadan geziyorlar.
0
antikadimag
(04.09.24)
Evleri internette var görebilirsiniz

Evler güvenlikli oluyor zaten, muhitler de yine çok ulaşılabilir yerler değil. Gidilecek yerlere de yürüyerek veya toplu taşımayla gitmiyorlar (haliyle) arabalar vs. kullanılıyor. Gittikleri yerler de yine "exclusive" tabir edilen, herkesin ya maddi olarak karşılayamayacağı ya da zaten hiç giremeyeceği yerler, parklar, havuzlar, golf sahaları vs. aklınıza ne gelirse tarzında mekanlar. Bu tip yerlerde çok rahatsız edilmiyorlar zaten. Şehir görüleceği zaman da bol aksesuar kullanılarak gizlenme olayı gerçekten yapılıyor (gözlük, şal, bandana, şapka, kapüşon, atkı, bere vs.) arada birileri tanıyınca internete düşüyor hemen.
0
akhenaten
(04.09.24)
yine kafada büyütülmüş bir olay daha

messi miami ve barcelonada yaşıyor
www.magicbricks.com

michael jackson california'da yaşıyordu
www.wikiwand.com

Tum zenginler hergun birinin evinde mi bulusup parti yapiyorlar:
hayır tabi ki
0
abelardo
(04.09.24)
şapka ve gözlük taksa adamı tanıman çok zor.

bilerek magazincilere haber verenler var onlar dümen peşinde.
0
OgutucuRecep
(04.09.24)
bir de şöyle bir durum var. bir rock star tanıyorum, 65'in üstü.. türkiyede çok tanınmıyor. amerikada ingilterede ünlü.. baya beşiktaşta evi var eşiyle. konser turne vb olduğunda uçağa atlayıp gidiyor.. :)
0
jeanluc
(05.09.24)
(3)

damla sakızlı türk kahvesi

le petit bonheur
yoğun damla sakızı aromalı bir türk kahvesi arıyorum. tavsiyeleriniz var mı?
yoğun damla sakızı aromalı bir türk kahvesi arıyorum.

tavsiyeleriniz var mı?
0
le petit bonheur
(03.09.24)
Nuri toplar damla sakızlı türk kahvesini deneyin
0
kullanicadi
(03.09.24)
Damla sakızını kendiniz almamak için özel bir sebebiniz var mı ki? istediğiniz gibi ayarlarsınız. Ufak kavanozlarda sıvı olanları satılıyor, kahveye koyup karıştırıyorsunuz.
0
akhenaten
(03.09.24)
@akhenaten gerçek damla sakızı kilo fiyatı 16.000 TL. civarıdır. onlar damla sakızı değil.
0
Mistyimage
(03.09.24)
(9)

Hayvan ismi olan erkek isimleri neler?

ermanen
Türkçe / Türkiye'de kullanılan isimler.Benim bildiklerim:aslanşahindoğankartalparsbaşka ne var?az bilindik de olabilir,bildiğiniz, duyduğunuz garip ve nadir isimler de olabilir.kaplan isminde olanlar da var sanırım?
Türkçe / Türkiye'de kullanılan isimler.

Benim bildiklerim:
aslan
şahin
doğan
kartal
pars

başka ne var?

az bilindik de olabilir,
bildiğiniz, duyduğunuz garip ve nadir isimler de olabilir.

kaplan isminde olanlar da var sanırım?
0
ermanen
(03.09.24)
Yunus var, mitolojik hayvan olarak ejder var.
0
akhenaten
(03.09.24)
aa yunus bilindik evet. aklıma gelmemiş
0
🌸ermanen
(03.09.24)
Ökkeş. Örümcek demek.
0
muhayyer divan
(03.09.24)
toygar geldi bi de aklıma
0
🌸ermanen
(03.09.24)
Bozkurt, Kurt, Sergen, Tuğrul, Sungur
0
kurmaca
(03.09.24)
sergen hangi hayvan oluyor? anlamlarında hayvan olduğu yazmıyor

bunları da yeni öğrendim:
babür: kaplan
baykara: yırtıcı bir kuş
tuğrul: akdoğan, çakır doğan
sungur: doğangiller ailesinden bir yırtıcı kuş türü, akdoğan
0
🌸ermanen
(03.09.24)
merhaba. sorsak herkes sinefil ama bu cevaplar anca zeki demirkubuzu sevindirir.
0
libertine
(03.09.24)
ejder var ya bi de. tam bir 90'lar mahalle abisi ismi. kaleye geç yıldız vericem.
0
libertine
(03.09.24)
Sergen adının erkek ördek ya da ördek yavrusu gibi bir anlamı olduğu bilgisi kalmış zihnimde. Siz deyince hem TDK’nın hem de Nişanyan’ın adlar sözlüklerine baktım, bulamadım. Nişanyan insan adı olarak kullanılan sergen’in raf, vitrin gibi bir anlamı olmadığını yazmış bu arada. Tdk ise bu konuda da çuvallamış.
0
kurmaca
(06.09.24)
(10)

Kuş anlamında kız ismi

yadigar
Kız ismi olarak kullanılan kuş isimleri nelerdir, bildiğiniz? Mesela Hüma, Suna...(Not: Türkçe olacak. Robin falan olmaz yani)
Kız ismi olarak kullanılan kuş isimleri nelerdir, bildiğiniz? Mesela Hüma, Suna...
(Not: Türkçe olacak. Robin falan olmaz yani)
0
yadigar
(03.09.24)
Kumru
0
rock n roll
(03.09.24)
gkhncnzdgn
(03.09.24)
Alt üst soy bilgi sistemi ilk açıldığında birçok insanın ördek diye babaannesi çıkmıştı. O yüzden ördek diyorum.
0
akhenaten
(03.09.24)
Tuna
0
Amaranta ursula
(03.09.24)
Turna var bu yengede.. çok hoşuma gidio
0
abuzer
(03.09.24)
Bennu, yegenimizin ismi.

Bir de Turna var, annemin kuzeninin ismi.
0
fraise
(03.09.24)
0
ermanen
(03.09.24)
Turaç
0
pro9it9is9
(03.09.24)
Türkiye'de yaklaşık iki bin tane Bülbül Hanım varmış
0
nundu
(04.09.24)
"Anka" sayılır mı

www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(05.09.24)
(4)

Şu bilgisayar nasıl

cemallamec
https://www.hepsiburada.com/msi-cyborg-15-a13vf-896xtr-intel-core-i5-13420h-16gb-512gb-ssd-rtx4060-freedos-15-6-fhd-144hz-tasinabilir-bilgisayar-p-HBCV00005T8762Üniv öğrencisi için. Genel kullanım amacıyla bu bilgisayar nasıl? Sağlam, hızlı gibi özellikler açısından yorumlarsanız sevinirim.
www.hepsiburada.com

Üniv öğrencisi için. Genel kullanım amacıyla bu bilgisayar nasıl? Sağlam, hızlı gibi özellikler açısından yorumlarsanız sevinirim.
0
cemallamec
(03.09.24)
Hem oyun bilgisayarı hem de bu nedenle pahalı.
O da Windows yüklü olmayan haliyle alınacak.

15000 - 20000 TL arasında bir şeye bakmalısın.

Bir de sayfanın altında cihazın olumsuz olatak değerlendirme özeti var. Okuyabilirsin
0
diyecevaplandı
(03.09.24)
Güzel, ama günlük kullanım tabiri için fazla. Eğer daha ucuz olsa daha iyi olurdu gibi bir düşünce varsa rtx4060 ekran kartı gereksiz masraf durumunda.

Ancak üniversite öğrencisi demişsiniz, haliyle genel kullanım tanımına yeni çıkan yüksek grafik desteği gereksinimi olan oyunlar ve render alma gibi işlemler de girecekse duruma daha uygun olur.

Şayet 2. Senaryo geçerliyse bu sefer de RAM'i 32 gb olan bir model seçmek daha güvenli bir seçim olabilir. 32gb ramlar gittikçe yaygınlaşıyor.

Ancak genel kullanım tanımı için 4060 ekran kartı gereksiz. Kullanmayacaksınız çünkü kartı, bilgisayardaki en pahalı parçalardan biri de bu. Yani Mantıken klimasını kullanmak için araba alıp hiç sürmemek gibi bir şey olur bu.
0
akhenaten
(03.09.24)
msi iyidir üzmez. ramleri 2 tane 16lık ramle değiştirse, hafızaya da ek alsa daha güzel olur uzun süre kullanır
0
titanyum22
(03.09.24)
mimarlık veya bilgisayar müh. öğrencisine bile yeter. günlük kullanım için fazla.
0
archmeister8
(03.09.24)
(28)

sma olayı neden hâlâ var?

tabudeviren
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor. ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..
bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor.
ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.
bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
0
tabudeviren
(02.09.24)
Sma'nın uydurulmuş, yapay olarak var edilmiş bir hastalık olduğunu düşünüyorum, buna beni biraz da piyasadaki SMA isimli bebek mamalarının ismi itiyor.

Evlenecek olsam test yaptırmam. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var. Ben sevdiğim sevildiğim ve evlenmeye uygun birini bulmuşum, ama tehlikesi çıktı diye mi evlenmeyeceğim de ayrılacağım yani? O zaman ilişkilere kan testleriyle falan başlamak lazım, madem olması gereken bu...
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Bu ülke halkının cahilliğini hafife almamak gerek, hâlâ devam etmesinin en temel sebebi bundan kaynaklı önlem almaya gerek duymama ve bazen bilinçli olarak almama. Ayrıca bu konularda aşı karşıtlarının, doktorlardan ürken büyük oyuncuların, dünyayı yönetenlerin hepimizi sıvılarla kötü emellerine alet ettiğini iddia eden komplo teorilerine inananların fikirlerine itibar etmemek gerektiğine inanıyorum.
0
moonie
(02.09.24)
Test yaptıran ve sma taşıyıcısı olduğu halde "bir şey olmaz yeaaa, bizi mi bulacak" diye çocuk yapanların oranının test sonucunu ciddiye alanlara göre çok daha fazla olduğunu idda edebilirim ama kanıtlayamam.
0
kobuzchu kiz
(02.09.24)
"smalı olsa nolcak ki? ölür yenisini doğururuz"

geneli cahil olmak için can hıraş çırpınan aileler. yani yazdıkların doğru
0
ala09
(02.09.24)
Cahilliği hafife almamak gerek +1

Örneklerini okuyoruz. Biz s.kişelim de gerisi umrumuzda deği mantığı.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
Cahillik sebebiyle.
Bazen Instagram'da önüme saçma sapan yemek videoları düşüyor. Içine eti basıyor, yağı basıyor. Şifa diyor. Şimdi böyle düşünen binlerce vardır, bunlara sma anlatamazsin. Daha hala cinci hocaya giden insanlar var bu ülkede.

Eskiden üzülürdüm ama test artik yapılmaya basladigindan beri hala bunu umursamayan varsa çok da fifi. Bile bile lades demenin mantığı yok.
0
logisticsmanager
(02.09.24)
Yeterince vurgulanmamis, cahilliği vurgulamak isterim <3

"Al beni al, koca istiyom" diyen teyze gibi düşün... yeter ki birini bulam da birakmam youtu.be
0
abuzer
(02.09.24)
Şunu sormak da mümkün,

Devlet neden sma ilaçlarını ödemiyor? Buna benzer pek çok aşırı pahalı ilacı hem de hastalıktan dolayı yok yoksul kalan insanların ilacını ödemiyor?? Mesela??
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Kimse söylememiş ya da söylemeye cesaret edememiş sanırım, o nedenle ben söyleyeyim: Bu halkının cahilliğini hafife almamak gerek, bir testle öğrenilebilecek hastalık için test yaptırılmadığı gibi ilk çocuğu yapıp hastalıklı bi genetiği olduğunu anladığında bile ikinci üçüncü SMA'lı çocukları üretmekte beis görmeyen bir topluluktan bahsediyoruz, bile bile isteye isteye yapılan hareketler bunlar sanırım bağışlardan gelen parayı bir şekilde indiririz beklentisiyle yapılıyor bunların hiçbirine de üzülmüyorum, hatta bu bağış organizasyonlarının yanından geçerken "neden skine sahip olup 15. SMA'lı çocuğu yapmamak yerine burada gelenin geçenin kafasını skiyorsun" şeklinde yakalarından tutup sarsmak istiyorum ama bir yandan da cahil halk galeyana gelip beni linç ederler diye çekiniyorum.

Devlet rahatlıkla önlenebilecek bir hastalık için ödeme yaparsa bunlar hızla üremeye devam edip tedaviyi devlete yığabilir, test bedava test yaptırsınlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@Kaleci

Ben bir ilişkimde herifin sağlığından endişe edip kan testi yptırmasını istedim diye yeri göğü yıktı. Siz diyorsunuz ki birbirini seven ve evlenmeyi isteyen insanlar kanlarındaki bir değerden ötürü ayrılacak noktaya gelsinler ayrılsınlar önemli değil, yeter ki hasta bebek doğmasın.

Devletin sitesinde ne yazıyor? Önce erkeğin taşıyıcılığına bakılır, erkek taşıyıcıysa kadına bakılır. Kadın sağlıklıysa erkek taşıyıcıysa bebek sağlıklı olur, kadın da taşıyıcıysa taraflara tüp bebek tekniğiyle çocuk sahibi olmaları tavsiye edilir.

Bunu tercih edebilecek insan var edemeyecek insan var, ÇOCUK İSTEMEYEN insan var... Ne kadar kolay hakaret ediyorsunuz ya. Hepiniz cehaletin hakiki simgelerisiniz. Siz devletinizin bu hastalıklarla sadece parasız insanları birbirinden ayırarak mücadele etmesini normal karşılıyorsunuz, test yaptırmak bedava diyerek hem de. Yazıklar olsun size.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ben senin için konuşmuyorum ama ne söylediğini birkaç defa okudum, acaba ironi mi yapıyor yoksa ciddi mi ya da ben mi yanlış anlıyorum diye kendi kendime tartıştım ama işin içinden çıkamadım ne yazık ki ama yine de bu düşüncenle ilgili şunu söyleyebilirim: Birbirini seven insanlar hastalıklı bir çocuğun doğumunu engelleyecek basit bir testi birbirlerine olan sevgilerinin ya da ilişkilerinin bitmemesi uğruna yaptırmayıp hastalıklı bir çocuğun doğmasında beis görmüyorsa bence sokaktaki köpekler yerine bu zihniyetteki insanlar uyutulup üremelerinin önüne geçilmeli ve bu hastalaklı düşüncelerinin genetik yoluyla aktarılması engellenmeli.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@tabudeviren, şimdi gördün mü hala neden smalı bebekler var. Çünkü anneleri bile bunu umursamıyor fakat metrobüs bekleyen gariban halk kasetçalardan yardım çığlıklarını umursasın ve para göndersin istiyor.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
@Kaleci

İki taraf da taşıyıcı olduğu takdirde tüp bebek yaptırmaları tavsiye edilir. Bakanlığın sitesinde yazan bu. Kadın ve erkeğin bedeni için uygulanacak bir çözümü var mı? Yok. Tek çözüm tüp bebek. Peki bu çözüm ucuz mu pahalı mı? Sma ilaçlarından daha ucuz ama kadın bedeni için yine de çok fazla pahalı. Çünkü ilk seferinde tutturulamama meselesi var.

Sen sağlık SEKTÖRÜ diye bir ifade duymadın herhalde, ve buradakiler. İLAÇ SEKTÖRÜ falan bilmiyorsunuz demek ki. Bugün diyaliz skandallarını pek çok sağlıkçı bilir mesela. Özel hastanelerde ayrı araştırma hastaneleri ayrı devlet hastaneleri ayrı önüne gelene ameliyat yazan, hiçbir şey bilmiyorsa aklına estiği gibi ilaç yazan doktor sayısını herhalde resmî şekilde bulamayız. Daha bugün iş arkadaşımın eşinin üçüncü tiroid ameliyatı olduğunu, ameliyat esnasında doktorun "yanlışlıkla" ses tellerine gelen sinirleri yaktığını ve doktorun bunu kendiliğinden söyleyip günah çıkardığını dinledim. Bu ameliyat hiçbir gerekliliği yokken yapılmış bir ameliyat.

Siz anlamıyor musunuz sağlık alanında dehşet verici paralar döndüğünü?? Bunun mafyasının olduğunu bilmiyor musunuz? Devletin maddî imkanları olmayan hasta insanlara para ödemek zorunda olduğu halde ödemediğini, bütün o hasta bebeklerin ve yetişkinlerin sadece bu sebeple bol bol "telef" olduğunu bilmiyor musunuz? Bütün bunların sebebi sadece test yaptırmamak mı sizce? Test yaptırsaydı iki tarafında da taşıyıcı olduğunu öğrenselerdi ayrılacaklar mıydı, parasız oldukları için? Hm?? Aynı devlet temsilcilerinin yaptığı gibi, siz de parası olan yaşasın evlensin parası olmayan evlenmesin diyorsunuz öyle mi?? Gerçekten öyle mi?? Size inanamıyorum.

Özellikle sağlık konusunda sürekli şüpheci davranan sürekli komplo teorilerini de göz önüne alan insanların hepsi salak sizin gözünüzde, bir siz akıllısınız. Buyrun devam edin. Bir gün sizi de çarpar o mekanizma.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
geçen bir doktorla hemşire çift smalı çoçuğu için yardım dileniyordu. bunu cahillikle açıklayamazsınız. çok farklı bir durum var burada.
başka bir kadında çocuğum ölmesin diye ağlıyordu. çocuk 3cü çocuğu ve diğer iki çocuğuda smadan ölmüş.

devletin katı yaptırımları olmadan bu iş çözülmez. en başta test zorunlu olacak o olmazsa devlet hiç bir şekilde sağlık hizmeti vermeyecek. hatta daha radikali hastalıklı çocukları yaşatmayacak.
0
my fault
(02.09.24)
"
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense."

Yazdığın burada. Okumuyorum dedin mi dedin. Okumadan düz dünyacı ilan ettin mi ettin. Bitmiştir.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
@my fault

Halkına %100 dost, asla halkının aleyhinde iş yapmayan bir hükümet bulursan bu dediğini yapsın, evet. Ama şu ortamda kimse benim o testlere güvenmemi bekleyemez. Sonuçları kasıtlı olarak çarpıtıp çarpıtmayacaklarını bilmem, ben doktor değilim, alanın uzmanı da değilim. Bunları olmak zorunda da değilim. Bana hükümetlerin tamamı sağlık hizmeti vermek zorunda, beni kullanmak değil.

Siz bugün ekonomi konusunda asla güvenmediğiniz devletin sağlık konusunda çok güvenilir olduğuna tam bir inançla bağlısınız ya, ben daha size başka ayna tutamam.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
testi olan bir hastalığın testini yaptırmayan insan çok. cemaatçiler dinciler ultrasona girip cinsiyetini veya sağlığını halen öğrenmiyor bu ülkede. halen down sendromlu çocuklar doğuyor. bunların hepsinin testi var. ama adam gidip yaptırmıyor.

aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne. çocuklar rezil halde tek odada ve o odaya yeni bebek gelecek. bu ülkede o kadar cahil insan var ki akıl mantık ruh sağlığı bunu kaldırmaz.

bu ülkede çocuğunu önemseyen yüzde 10 yoktur. herkes çocuk yapıyor ama bakamıyor. romen(çingen) doğurup sokağa atıyor ya, bunları görmemezlikten gelmek toplumun tüm dengesini bozuyor.

örneğin şizofren anne doğum yapıyor. şizofreni genetik bir hastalık ve genetik aktarımı devam ediyor. hem şizofren anne çocuğa düzgün bakamayacak hem çocuğun şizofren olma riski var. artık biraz realist düşünme zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(03.09.24)
SMA ilacı dediğimiz ilaç görece yeni bir ilaç olduğu için (Nusinersen etken maddesine sahip Spinraza 2016'da SMA tedavisi için FDA onayı alan ilk ilaç olmuş) son zamanlarda bu kampanyalar arttı çünkü öncesinde böyle bir tedavi olmadığı için SMA hastası bebekler olsa da aileleri kampanya yapmıyordu ve biz de medyada ve sağda solda duymuyorduk.

Onun dışında evet test ücretsiz ve artık bazı belediyeler nikah öncesi testi zorunlu tutuyor. Bunun tüm belediyelere yaygınlaştırılması lazım. Devlet de gerekirse bu çiftlerin tüp bebek masraflarını karşılar yani hem ilaçtan daha hesaplı hem de ilaçla da SMA %100 iyileşen bir hastalık değil. Hasta çocuğu tedavi etmeye para harcamak yerine hasta çocuk doğmamasını sağlamak daha mantıklı hem çocuğun ve ailenin iyiliği hem de ekonomik anlamda.

@muhayyer divan'ın bu sitedeki her cevabında daha fazla şok oluyorum. Bu tip duyurulardaki cevapları yüzünden diğer duyurularda da ciddiye alamamaya başladım maalesef.
0
nundu
(03.09.24)
@nundu, maalesef mi xd isabet olmuş bnc
0
abuzer
(03.09.24)
Yanlış okumadıysam şöyle bir önerme verilmiş yorumlarda;

*Sma testi yaptırdığımda eğer anne baba taşıyıcıysa tek seçenek tüp bebek
*Tüp bebek pahalı olduğu için bunu yaptıramayacak insanlar olabilir
*Bu yüzden bile bile sma'lı çocuk yapalım, bunun da tedavisini devlet üstlensin.

Yani özetle benim tüp bebek yapmaya param yok o yüzden ölümcül hastalığa yakalanacağı kesin olan bir çocuk dünyaya getirip bunun da tüm masrafını vergi mükelleflerine yüklemek istiyorum.

Yani işin parasına puluna, devletin bunu karşılayıp karşılamamasına girmeden önce şunu sormak istiyorum;

Hangi insan sırf çocuk sahibi olabilmek, ya da sırf birlikte olduğu kişi çocuk olmazsa kendisinden ayrılır korkusuyla kendi çocuğunu göz göre ölümcül hastalık sahibi yapar. Buna kendinizi nasıl ikna edebiliyorsunuz, nasıl bir vicdanınız var ki biz sma'lı da olsa çocuğu yapalım, kervan yolda düzülür, devlet nasılsa tedavisini karşılar diyebiliyorsunuz. Nasıl bir vicdan ki eşini ikna edemedim o zaman çoçuğum ölse de olabilir en azından bir deneyeyim diyebiliyor.

Eğer evlendiğiniz insan böyle bir durumda sizden ayrılıyorsa, zaten sizinle sadece üremek için birlikte demektir. Bu durumda ha siz ha bir başkası. Yani sırf bunu kaybetmemek için çocuk feda etmek nasıl bir hastalıklı düşüncedir. Evlat edinmeyi gündeme bile almadan kendi çocuğum olsun diye zavallı bir bebeği göz göre göre korkunç bir sürecin içine atmak, inanılmaz bir bencillik, inanılmaz bir cahillik gerçekten.
0
thracia
(03.09.24)
Durumum yoktu tamamini okuyamadim ama sadece ana akim dusunceye yapilan destegin rahatsiz edici boyutta olmasi sebebiyle muhayyer divan +1 diyorum.
0
mbond
(03.09.24)
@thracia

Şahsen çocuk istemediğimi sağa sola bin kere yazdım, okumamış olabilirsin, buraya tekrar yazmış olayım.

Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. ocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur, buna hiçbir belediyenin ve hiçbir devletin hakkı yoktur ve olamaz. Bunu anlamakta bu kadar zorlanmanızo da ben anlamıyorum.

Kaldı ki doğacak çocuğun hastalanma ihtimali %25, yani hasta doğmama ihtimali %75. Daha küçük ihtimale tutunmayı kendinize hak görüyorsunuz ve her iki taraf da taşıyıcıysa evlenilmesin diye dayatmayı çok yerinde buluyorsunuz. Neden yüksek olan sağlıklı çocuk ihtimalini bu kadar uzak buluyorsunuz? Niye gözünüz bu kadar korkuyor küçük ihtimalden, devletin sunacağı sağlık imkanlarından mı korkuyorsunuz yoksa :) bunu bi düşünün bakalım, ben yukarıdan beri ne söylemişim...

Sanki hayatta bir tek test yaptırılarak bulunabilen hastalıklar var... Başka hiçbir hastalığa yakalanmıyor insanlar, doğuştan getirilen başka hiçbir hastalık yok, her şey kontrol altında... Hele hele. Çok güzel Allahçılık oynuyorsunuz.

@nundu, sen ciddiye almasan da olur hiçbir şey fark etmez benim için. Aynı şey @abuzer için de geçerli.

"aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne."

Sadece bu bile bir vatandaş olarak yaşadığınız ülkedeki değerinizin göstergesi. Siz değerli hissetseydiniz "onlar benim geçim kaynağım" diyecek kadar düşüldüğünde bunu kırmızı alarm olarak alıp alabildiğine yaygınlaştırmak üzere bir hareket başlatırdınız, zenginleri iş adamlarını harekete geçirirdiniz. Hiçbir şeye gücü yetmeyen anca ekmeğinden eksiltip paylaşırdı, üzerime düşeni yapayım, elimden geleni yapmadım demeyeyim diye.

Çocuk feda etmekmiş... Siz neler için neleri ve kimleri feda ediyorsunuz bir dönün kendinize bakın.
0
muhayyer divan
(03.09.24)
@muhayyer divan

Gerçekten size inanamıyorum. Ciddi ciddi ne var canım, çocuğum en fazla %25 ihtimalle ölümcül hastalığa yakalanacak. Bak ne güzel %75 yüksek ihtimal yakalanmayacak diyorsunuz. Çocuğun hayatıyla kumar oynamaya kendinizi ikna ettiğiniz yetmezmiş gibi bir de bize akıl öğretmeye kalkıyorsunuz. Ve bunu da "ne var canım, insanda bir hastalık olabiliyor, ne malum yarın ölmeyeceğimiz" gibi aptalca bir argümanla savunmaya çalışıyorsunuz.

Yani bu akla, bu vicdana laf anlatmaya çalışmak zaten yersiz.
0
thracia
(03.09.24)
zamaninda yazdik: eksisozluk.com

devletler bu ilacin parasini ödemezler cünkü devletin kaynaklari sonsuz degil ve devlet geri kalan her vatandasina saglik sistemini ulasilabilir kilmali. devletlerin yapmasi gereken sey belli, o da sma'yi gebelik testleri icine almaktir ve ben bu entry'i yazdiktan kisa bir süre sonra türkiye'de de sma gebelik öncesi taramalara dahil edildi. bu noktadan sonrasi kisilerin kendi aldiklari bir risk ve sayet test yaptirtmadan ya da test sonucunu önemsemeden cocuk yapiyorlarsa hasta cocuklarinin vergilerle iyi edilmesi diye bir sacmalik olamaz.

sma'ya uydurulmus hastalik demek özür dileyerekten diyorum ki akil durgunlugu. smali bebeklerden öncden haberiniz yoktu cünkü bilinen bir tedavisi yoktu. ancak son dönemlerde bu insanlari görmeye basladiniz cünkü ionsanlar yeni bulunan tedaviye ulasmak icin cirpiniyorlar.

su an hali hazirda entry'de bahsettigim gibi rett sendromu icin yürütülen bilimsel arastirmalara bagis yapmaya devam ediyorum. sma icin artik bagis yapmadigim icin onun yerine de sanfilippo sendromunu koydum. sanfilippo sendromunu burada cok büyük ihtimalle hic kimse duymamistir cünkü bilinen bir tedavisi olmadigi icin insanlar evlerinde cocuklarinin ölümünü bekliyorlar ama sizin duymamis olmaniz böyle bir hastalik oldugu gercegini degistirmiyor. yarin öbür gün rett sendromu ya da sanfilippo sendromu icin de bir tedavi bulundugunda, sayet bu tedavi ücreti ayni sma tedavisi gibi ulasmasi güc bir miktarda olursa sizler bu insanlari da görmeye baslayacaksiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
işin tıbbi boyutuna falan girmicem. bu ülkede dilenciliğin acilen yasaklanması gerekiyor. hiç anlam veremediğim bir şekilde insanlar dilencilere anormal para döküyor. bulunduğum küçük şehirde senelerdir utanmadan dilenen ve dilencilikle bayağı para kaldıran insanlar var, ekserisi yaşlılar. yürüdüğü halde topal taklidi yapanlar falan. bazen karşılarına oturup izliyorum, on dakika içinde yirmi kişi geliyor kağıt paralar bırakıyor bu insanlara. sma olayı da bunun bir türü. dilenciye para veren yüzbinlerce belki milyonlarca affedersiniz gerizekalı insanı durduramıyoruz çünkü. köpek olayı da aynı saçmalıktan çıkıyor.

edit: lösev gibi rüştünü ispat etmiş kurumlara yapılan bağışları asla kastetmiyorum belirtmek istedim
0
titanyum22
(03.09.24)
İnsanlar gerçekten umursamıyorlar ne yazık ki, onun için hala var. En azından umursayan bir kısım insan testler sayesinde bunun önüne geçebiliyor ama, böyle bir faydası var.

@muhayyer divan

"Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. çocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur," demişsiniz.

Daha çok; "Çocuk yapacaksanız böyle bir risk olduğunu bilin" demek olmuyor mu? Neden bu kadar agresif algılıyorsunuz ki bunu? Sonuçta çocuk yapamayacak diye kimsenin evliliğine engel olunmuyor değil mi? Çocuk yapmayı düşünmüyoruz demenin bir anlamı yok ki. Bugün istemez yarın ister. Herhangi bir bağlayıcılığı yok ki bunun.

Tüp bebek önerisiyle ilgili çok dertlenmişsiniz."Çocuk yapmak istiyorsa ve tüp bebeğe de parası yetmiyorsa ne yapsın bu insanlar?" gibi bir bakış açısından mı konuşuyorsunuz bunu tam anlamadım? "Ben ve evlenmeyi düşündüğüm insan" şeklinde vurgulamışsınız hep, o çocuk da evde süs eşyası olmayacak değil mi? O da kendi başına bir canlı. Sırf siz birini sevdiniz diye önlenebilir bir durumun konusu olmak zorunda kalacak olan üçüncü bir "kişi" yani. Ayrıca sanki tek sorun sma demişsiniz, tek sorun sma değil elbette ama sma tespit edilebilir bir sorun. Önünüze getirip koyuyorlar bak bu risk var diye. Sizce de bu bilinmez herhangi bir riskten farklı bir durum değil mi niteliksel açıdan?

Ayrıca birbirini sevip evlenen insanların arasındaki sevgiyle bu testin yapılmasının hiçbir alakası yok aslında. Evlenen kişiler çocuk yapmak durumunda değil, eğer testler risk olduğunu söylüyorsa çocuk yapmayabilirler. Eğer çiftlerden birisi, ben bu riski almak istemiyorum diye ayrılmak istiyorsa da bu testin kabahati değil, bunu söyleyen kişinin kendi seçimi.
0
akhenaten
(03.09.24)
Bir de bu cehaletin şöyle ikiyüzlüce bir yaklaşımı var;

Ben sma'nın uydurulmuş bir hastalık olduğuna inanıyorum, aşılarda çip var, big pharma vs.
Ama çocuk sma'lı olunca, hastalıktan yoğun bakımlık olunca, yandım anam, devlet tedaviyi karşılasın, nerde bu devlet nerde bu millet. E ne oldu, inanmadığını söylediğin hastalık başına gelince koşa koşa soluğu hastanede aldın? tedavisinin peşine düştün?

Bu aşılar big pharma işi ben kızamık aşısı yaptırmıyorum, su çiçeği aşısı otistik yapıyormuş, çocuk felci aşısıyla bizi kısır yapmak istiyorlar bla bla, ama çocuklar hasta olunca yetişin dostlar. Senin cahilliğinin ve bencilliğinin sorumluluğunu tüm toplum olarak biz çekelim istiyorsunuz, yok ya!
0
thracia
(03.09.24)
(3)

Yüksek lisans/doktora tez danışmanı

duygusalatasi
Tez danışmanına karşı neden bazı öğrencilerin bir minnet, mahcubiyet hissi var? Bu hocalar işlerini yapmıyor mu, zaten öğrenci almak zorunda değiller mi? Çevremde "Teklif ettim ve danışmanım olmayı kabul etti sağ olsun, yoksa ne yapardım?" düşüncesinde olan çok insan var. Hadi bazıları için hocasını
Tez danışmanına karşı neden bazı öğrencilerin bir minnet, mahcubiyet hissi var? Bu hocalar işlerini yapmıyor mu, zaten öğrenci almak zorunda değiller mi?

Çevremde "Teklif ettim ve danışmanım olmayı kabul etti sağ olsun, yoksa ne yapardım?" düşüncesinde olan çok insan var. Hadi bazıları için hocasını çok seviyor diyelim ama hocasıyla arasında ciddi bir duygusal bağ veya ortak zihniyet olmayanlarda da durum böyle. Açıkta kalacak değildin ki o hoca kabul etmese de.

Demiyorum ki saygısızlık edelim, alelade davranalım ama yapmaları gerekeni yapmıyorlar mı en nihayetinde? Niye Yeşilçam usulü bir vefa borcu hissine girmeliyiz? Arka arkaya benzer insanlara denk geldim.
0
duygusalatasi
(02.09.24)
dereyi gecene kadar ayiya dayi deme olayi.
mezun olduktan sonra %95 yolda gorse selam vermez.
0
cooperr
(02.09.24)
Şahsen Almanya, Hollanda, ABD’de akademi çevrelerinde bulunma şansım oldu. Türk akademisindeki hiyerarşi hastalık seviyesinde bana kalırsa. Teknik bir konuda dahi hocaya itiraz etmekte zorlananlar var. Üzücü bence.
0
but that was just a dream
(02.09.24)
Danışman birçok açıdan çok önemli. Öğrenci memur değil, kağıt işlerini bir noktaya kadar bilebiliyor. Bu tür işler de öğrenim sürecinin dolaylı bir parçası. Kimi hocalar bu konuda ya bilgi sahibi değil ya da kendisi de bilmiyor. Bir arkadaşım ders değişikliği yaptığı halde sildiği dersten sorumlu kalmış bir şekilde, atıldı bu yüzden. Son anda ortaya çıktı. Danışmanı "alla alla nasıl olur hayret" modundaydı.

Ayrıca her konu her danışmanla çalışılmıyor. Dönem ödevi gibi tez yazılmak istenmiyorsa çalışmak istediğiniz konuda yetkin bir danışmanınız olmalı.

Demek istediğinizi anladım ve haklısınız da. Sadece verdiğiniz örnekler çok doğru noktalara temas etmemiş bence. Danışman gerçekten önemli, ancak bu bahsettiğiniz gibi bir mahcubiyet taşımak için sebep olmamalı gerçekten de. Neticede öğretim üyeleri bu konuda zorunda kalmadan sorumluluk alabiliyor olmalı, ancak bizde bazı şeyler lütuf olarak yansıtılıyor. @but that was just a dream'e katılıyorum. "Hocam" gibi hitaplar da buna tuz biber ekiyor, şahsen bana çok aşırı garip gelir ve alışmam da zor olur ancak hocalara isimleriyle hitap etmek belki de doğru olanıdır.
0
akhenaten
(03.09.24)
(4)

TRY açılımı nedir?

metematik
google'dan bulamadım
google'dan bulamadım
0
metematik
(30.08.24)
Türk Lirası'nın eski kodu TRL'ydi, bu Türk Lirası'nın kısaltmasıydı, sonra sıfır atılınca Yeni Türk Lirası'nı temsilen TRY oldu, o sondaki Y de Yeni'yi temsil ediyordu ama sonra tekrar Türk Lirası olunca kod değişmedi eski kod kaldı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.08.24)
Hatırladığım kadarıyla paradan sıfır atıldığı dönemde TRL kodu TRY koduyla değişti, sonra kaldı öyle. Böylece 1 milyon TRL'nin 1 milyon TRY'den farklı miktarda olduğu daha anlaşılır oluyor heralde.
0
akhenaten
(30.08.24)
bütün para birimlerinin üç harfli kodu vardır, bizimkininki de TRY

www.iban.com
0
titanyum22
(30.08.24)
Y Yeni
TR Turkish Republic
0
gabe h coud
(30.08.24)
(15)

bunun adı kıskançlık mı yoksa hayata isyan edip uyuz olmak mı?

Zetnikov
beraber iş yaptıgımız yabancı yaşlı bi abi varkızı 45 yaşlarında. ingiltere ve avusturalya vatandaşlıgı yani pasaportu var ayrıca hollanda da oturumu var. kafasına göre takılıyor mesela canı sıkıldı almanyaya gider yada hafta sonu sinemaya gider gibi fransa falan gidiyor çerezlik.kızının da 18 yaşın
beraber iş yaptıgımız yabancı yaşlı bi abi var

kızı 45 yaşlarında. ingiltere ve avusturalya vatandaşlıgı yani pasaportu var ayrıca hollanda da oturumu var. kafasına göre takılıyor mesela canı sıkıldı almanyaya gider yada hafta sonu sinemaya gider gibi fransa falan gidiyor çerezlik.

kızının da 18 yaşında bir kızı var. oda aynı şekilde dünyayı geziyor ve avusturalya ingiltere vatandaşlıgı hollanda oturumu var. gecen hafta italyadaki arkadaşı dogumgunune cagırmıs hollanda dan ucaga binmiş 2 günlügüne parti yapmıslar geri dönmüş falan.

bende acayip uyuz oldum ama buna kıskanmak mı dıyorlar bilmiyorum tam adını kabullenemiyorumda kıskanclık kelımesını ama yorumda serbestsiniz.

ben avusturalyayı tekrar zıyaret ve ispanyaya egitim için gitmek istedim arkadaşlar benden istemedikleri bir tek şey bekaretim di öyle diyeyim.
resmen bizi istemiyor birçok değerli ve gelişmiş ülkeler. tekrar tekrar ayar oldum.

hikayenin sonu.
0
Zetnikov
(30.08.24)
Düz kıskançlık ama haklı bir kıskançlık olabilir kendini kötü hissetme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.08.24)
Kiskanclik degil. Haksizliga gösterilmis hakli bir tepki.
0
robert bosch
(30.08.24)
Valla ben kıskanırdım tanıdığım biri olsa :D şu pozisyonda imrenmekle yetiniyorum.
0
akhenaten
(30.08.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
hocam nijeryalı bi adamla ilgili belgesel izlemiştim dünyada yanlıs hatırlamıyorsam sadece 30 mi ne ülkeye gidebiliyormus hiçbiryer almıyormus vize basvurularında direk iptal basıyorlarmıs daha beterleride var gercekten.

o adam bahama adaları pasaportu ıcın para bırıktırıp almıstı cok ılgınctı. ama tabi 250,000$ suan fiyatı. :/
0
🌸Zetnikov
(30.08.24)
Kiskanclik karsidakinde olmasin bende olsun diye düsünüyorsan kiskanclik oluyor.
Bende de olsun demek imrenmek oluyor sadece.
0
robert bosch
(30.08.24)
kadın oldukları için ekstra uyuz olmuyorsundur umarım. gayet doğal duygular.

bir de bu hep böyle değildi, 15-20 yıl önce biraz zorlansa da Türk vatandaşı da bunu yapabiliyordu. gözümüzün önünde her şey eridi gitti, ondan hepimizin öfkesi.
0
titanyum22
(30.08.24)
hocam dürüst olmak gerekirse cinsiyetten etkilenmedim sadece bakkala gidip ekmek alırsın ya o şekil evden normal bi sırt cantasıyla gidip ucaga biniyor istedigi yerde takılıyor sorgu sual yok.

benım mevzuyu bıraz daha acayıp sımdı meksıkaya yabancı dılımı gelıstırmeye gıtsem almıyorlar zaten. dedım peruya gıdeyım desem vizesiz ucak bileti aşırı pahalı ve yol en az 12-20 saat arası sürüyor gözüküyor.

dibimizde ispanya var binsem bi kaç saate ordayım biletide cok daha uygun ama cok fazla prosedurden gecmem lazım. yeminle vize danısmanım bana kardeş balkan ulkelerini gez 5-6 tane sonra bi gel en azından puanımız olsun dedı. ben isi gucu bırakıp ne yapım balkan ulkesınde sırf damga fazla gozuksun dıye anlıyor musun.

birde benden istedikleri hersey yaparsam gitme ihtimalim gene yuzde olarak yuksek degıl şansa kalıyor bende gitmiyorum dedim napim
0
🌸Zetnikov
(30.08.24)
çok iyi anlıyorum. ben saç ekimi kliniğinde çalışıyorum, adamlar dünyanın dört bir yanından sadece uçak bileti alıp geliyor. bazısı kartını uluslararası ödemeye açmayı unutuyor, burasının ingiltere veya amerika sömürgesi olduğunu düşünüp kartım nasılsa orada geçiyor diye düşünüyorlar. çünkü halihazırda bir sürü arkadaşı elini kolunu sallayarak gelmiş oluyor buraya. boğazlamamak için kendimi zor tuttuğum oluyor.
0
titanyum22
(30.08.24)
@titanyum22

evet hocam. birde ben nerede iptal oldum biliyor musun. vize danısmanım baya akıllı bana cok sey ogretti hakkını yiyemem. dedimki dedigin herseyi yaparsam %100 dedım su ulkeye gider miyim. cevap : HAYIR vizelere bakan eleman aksam kocasıyla kavga ettiyse sanada CANCEL i basabilir dedi. vizenin %100 garantisi yok dedi sadece puan sistemi var dedi bazı seylerı yapınca puanımız artarsa baktıklarında onay veriyorlar dedi.

evrak tamamlamak +1 ise pasaporttaki gezdıgın ulke damgaları da baska bir +1 dedi.
mesela doktorsun gene +1'in olur dedi. bu sekılde sallıyorum +6 puan altına dusmemek lazımmıs dedi.

ölme eşşeğim ölme :S
0
🌸Zetnikov
(30.08.24)
dümdüz kiskanmak bu.

imrenmek olsa su andaki sorununuzu ortadan kaldirmak icin bir seyler yapiyor olurdunuz.

tüm yazdiklarinizi okudum ve bahanelere sigindiginizi düsünüyorum acikcasi. vize almak bu kadar zor ve komplike degil. hep turistik vize üzerinden gitmissiniz ama amac gercekten durumunuzu degistirmekse kalici olarak yerlesmeniz gerekiyor. en basitinden ögrenci ya da calisan olarak su anda kapilar sonuna kadar acik.

uyuz olacak hic bir sey yok ortada.
0
bora benim lan aslında
(31.08.24)
@bora benim lan aslinda

Muhasebe ve avukatlik gibi mesleklerin yurtdisinda gecerliligi yok. Bizim kurallarimiz onlarinkinden farkli. Yani ornegin turk kanunu ve amerikan kanunu tamamen farkli. Bi avusturalyadaki muhasebe sistemide tamamen farkli. Kissadan hisse isci olarak gidemem.

Ogrenci desen eger 30 dan sonra ogrenci olursan kabul etmiyorlar onunda binsuresi var mesela 20linyaslarda olmakla 30 lu 40 yaslarda ogrenci olmak farkli.
0
🌸Zetnikov
(31.08.24)
@zetnikov

hic bir sekilde katilmiyorum size. muhasebecilikce inanilmaz giden var, hatta ve hatta diger mesleklere göre cok daha kolay.

hadi direkt muhasebeci olmak akliniza yatmiyor, sap alaninda fico üzerine uzmanlasmak bir baska opsiyon. ben danismanlik alanindayim, global bir sirket, sirketteki calisanlarin 30 % i türkiye gibi üleklerden gelen ve vize zorunlulugu olan kisiler. abartmiyorum neredeyse yarisi 30 yas üzeri gelmisler ülkeye. 2-3 sene ögnrecilikle ve ögrenci isleri yapip sonra düzenlerini oturtmuslar. neredeyse tamami 1-2 seneye vatandasliklarini alacaklar.

almanyada böyle bir engel yok. özellikle master icin. yine aynisini yapiyorsunuz bence, duruma cözüm bulmaktansa bahanelere siginmak ve "bize yaptirmazlar aga be " demek.
0
bora benim lan aslında
(31.08.24)
@bora benim lan aslinda

Hocam ben sana diyorum ki tr deki muhasebeyle mesela avusturalyadaki muhasebe ayni degil

Tr deki kanunlarla yasalarla diger ulkedeki yasalar bir degil

Ekstra egitim alirsan tabiki gidersin calisirsin

Adamlarin sistemleriyle bizim sistem bir degil diyorum

Sadece tr de muhasebeci yada avukat olmak bizi orada muhasebeci avukat yapiyor mu? Bunun icin ek ve farkli egitim almak gerek miyor mu?
0
🌸Zetnikov
(31.08.24)
Özet geç diyenler için

bir ülkenin muhasebe sisteminin başka bir ülkeninkiyle bire bir aynı olması mümkün değil
0
🌸Zetnikov
(31.08.24)
kıskançlık,

tr'de de böyle arkadaşlar çok. bazı insanlar şanslı doğuyor buna yapacak bir şey yok.
0
duyurukullanıcısı
(31.08.24)
(2)

teorik trafik bilgimi nasıl arttırabilirim

biseysorcaktim
aracım yok. tatile giderken ya da lazım olduğunda araç kiralıyorum. son bir yılda 7-8bin km yol yaptım aşağı yukarı. çoğu uzun yol. ehliyetimi neredeyse 15 sene önce almıştım. kurslarda şimdi durum nasıl bilmiyorum ama o zaman dersler tam anlamıyla yok hükmündeydi. trafik kurallarını kitaptan kendim
aracım yok. tatile giderken ya da lazım olduğunda araç kiralıyorum. son bir yılda 7-8bin km yol yaptım aşağı yukarı. çoğu uzun yol.

ehliyetimi neredeyse 15 sene önce almıştım. kurslarda şimdi durum nasıl bilmiyorum ama o zaman dersler tam anlamıyla yok hükmündeydi. trafik kurallarını kitaptan kendim öğrendiğimi hatırlıyorum.

bilgimi en baştan tazelemek istiyorum, eksik gedik bir şey varsa telafi edeyim.

ps: 15 yıldır kiralık/emanet araç kullanıyorum ihtiyaç oldukça, hiç vukuatım yok. trafikteki çoğu sürücüden daha iyi trafik bilgim ve yol okuma tecrübem.

eskiden trt'de videolar çıkardı yol hakkı kimindir diye, var mı öyle şeyler?
bir de az bilindiğini ya da yanlış bilindiğini düşündüğünüz trafik kurallarını paylaşabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(30.08.24)
Trafik yönetmeliğinde hiç de karmaşık olmayan şekilde anlatıyor, hem de en doğru şekilde öğrenmiş olursunuz. Uzman öğreticilerin hazırladığı videolar eksik ya da hatalı olabilir. Yönetmelik gayet açık, bence bir şans verin.

Madde 94'den itibaren bakın;
www.mevzuat.gov.tr

Madde 102 ve sonrasına bakmayı da ihmal etmeyin.
0
akhenaten
(30.08.24)
bol bol kaza videosu izleyin, insanların ne derece manyaklıklar yapabileceklerine karşı bilginiz olur, hazırlıklı olursunuz. benim çok işime yaramıştı.
0
titanyum22
(31.08.24)
(8)

Züppe diyince ne anliyorsunuz

encokbenisevinnolur
Sadece marka takıntısı olan birini mi, yoksa mesela snop kelimesi geliyor mu aklınıza?Hakaret gibi mi geliyor kulağınıza?
Sadece marka takıntısı olan birini mi, yoksa mesela snop kelimesi geliyor mu aklınıza?
Hakaret gibi mi geliyor kulağınıza?
0
encokbenisevinnolur
(29.08.24)
Snob bana kendi doğal haliyle havalı birini çağrıştırıyor ama zübbe denilince AKP döneminde zenginleşen ama 2 nesil önce Yozgat'taki köyünde yer sofrasında yemek yiyen ailelerin dar ve kısa paçalı pantolon giyip lüks arabalarıyla instagram'da fotoğraf paylaşan çirkin çocuklarını çağrıştırıyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
Hocam sizin dediğiniz bambaşka, o sonradan görme oluyor. Bu arada snop ile züppe yaklaşık aynı şey, sadece turkcedeki yaygın kullanım züppe, ama bu kısmını yanlış eksik biliyor olabilirim.
0
🌸encokbenisevinnolur
(29.08.24)
Hocam ben sözlük anlamını söylemiyorum zaten bende yarattığı çağrışımı söylüyorum. Züppe deyince benim aklıma tam olarak anlattığım profil geliyor snob gelmiyor, biri bana züppe dese bahsettiğim şekilde bi profil gibi görüyor beni herhalde der üzülürüm ama çok snob'sun dese daha farklı düşünürüm ama dediğim gibi bu bende yarattığı çağrışım, belki de snob diyerek hakaret ediyordur kim bilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
Yok yok ben de tam onu sordum aslında, cagrisimi. Teşekkür ediyorum.
0
🌸encokbenisevinnolur
(29.08.24)
tarık akan ın gençlik filmlerindeki hali geliyor gözüme
0
high hopes of the sozluk
(29.08.24)
high hopes of the sozluk +1 bir de aile şerefindeki oktay
züppe kelimesini Türk filmleri dışında duymadığımız için olabilir. pek yaygın kullanılan bir kelime değil son yıllarda. hakaret gibi geliyor.
0
titanyum22
(30.08.24)
Kaleci +1

Aslında züppelik olan kısım kısa, dar pantolonlarla lüks araçlı instagram paylaşımları yapmak. Ancak böyle şeyleri şu sıralar ağırlıklı olarak sonradan görme gruplar yaptığı için kalecinin kafasında bütün halde yer etmiş heralde.

İngilizcedeki snob daha ziyade burnu havadalık ve kendini üstün görmekle ilişkili. Görsel olarak uyandırdığı intiba bence de züppelikten farklı. Snob'a eş tanım olarak Türkçe'de "çok burnu havada bir tip" diyoruz genelde aslında. Züppelik bundan daha farklı bence, içinde daha rezil bir patavatsızlık barındırıyor.
0
akhenaten
(30.08.24)
Züppe dediğin şey, zengin piçi tabirinin eş anlamlısı. Erkekler için kullanılır.
0
Yourcousinmarvinberry
(30.08.24)
(3)

ingilizce'de zarf'ın yeri

WithWorth
Şöyle bir cümle okudum:"She `quickly` killed a cock."ve dedim ki; 'ingilizce'de zarf'lar fiil'den önce geliyor.'Hemen sonra yukarıdaki çıkarımımı yanlışlayan bir cümle geldi;"The goldsmith ate the bird `alone`."Burada tam olarak ingilizce cümlelerde zarfların konumu ile ilgili ne söyleyebiliriz? Vur
Şöyle bir cümle okudum:
"She quickly killed a cock."

ve dedim ki; 'ingilizce'de zarf'lar fiil'den önce geliyor.'

Hemen sonra yukarıdaki çıkarımımı yanlışlayan bir cümle geldi;
"The goldsmith ate the bird alone."

Burada tam olarak ingilizce cümlelerde zarfların konumu ile ilgili ne söyleyebiliriz?
Vurguya göre fiilin önüne yada cümlenin sonuna koyabiliyor muyuz ?
ama ikinci cümlede alone'u ate'in başına koyunca olmuyor sanki, değil mi ?
0
WithWorth
(29.08.24)
turkce'de de oldugu gibi kelimeyi cumle icinde kullandigin yere gore anlam, vurgu degisir.

bunun nasil olacagini dille ve kulturle hasir nesir oldukca cikarirsin. bu kural cikarma ve ezberleme yaklisimi cok verimsiz.

mesela chatgpt'ye soralim sordugun soruyu. kural mural bahsetmiyor, zira dil lisede gordugumuz kimyasal denklemler gibi degil:

"The goldsmith ate the bird alone."

Meaning: This sentence suggests that the goldsmith was by himself when he ate the bird. The focus is on the goldsmith's solitary action.
"The goldsmith alone ate the bird alone."

Meaning: This sentence implies that the goldsmith was the only one who ate the bird, and he did so by himself. The first "alone" emphasizes that only the goldsmith ate the bird (no one else did), and the second "alone" emphasizes that he did so without anyone else present.
0
hot potato
(29.08.24)
hazırlıktan hatırladığım kadarıyla, zarfları cümlenin sonuna koyuyoruz.
She has quickly moved değil, she has moved quickly. Türkçe'ye biraz ters geliyor tabii.
0
substituent
(29.08.24)
Bunla ilgili net bir kural yok

"She quickly killed a cock." ne kadar doğruysa "She killed a cock quickly." de o kadar doğru aslında. Burada vurgu değişiyor, iki cümle aynı şeyi söylese de vurguladıkları ve kendisinden sonra söylenecek olaylara bağlanma şekilleri farklı.

"She killed a cock quickly as she was told" veya "She quickly killed a cock and set about preparing the meal"
0
akhenaten
(30.08.24)
(4)

yatay geçiş başvurum belge teslim edilmedi diye değerlendirilmemiş

substituent
"**** için başvurunuz Talep edilen evraklar dekanlığımıza teslim edilmediği için başvurunuz değerlendirmeye alınmamıştır. gerekçesi ile reddedilmiştir."denildi başvurum için. Arayıp sordum, belgelerin elden Erzuruma gidip teslim edilmesi gerekiyormuş. Herhalde gözünden kaçmıştır dedi bana konuştuğum
"**** için başvurunuz Talep edilen evraklar dekanlığımıza teslim edilmediği için başvurunuz değerlendirmeye alınmamıştır. gerekçesi ile reddedilmiştir."

denildi başvurum için. Arayıp sordum, belgelerin elden Erzuruma gidip teslim edilmesi gerekiyormuş. Herhalde gözünden kaçmıştır dedi bana konuştuğum kişi.

Ama bakın; birimler.atauni.edu.tr , buradan başvuru&belgeler kısmına gelin.

Siteye girin, sonunda "Belgelerin Öğrenci Bilgi Sistemine yüklenip kaydedilmesi başvurunun değerlendirilmesi için yeterlidir." yazıyor. Siz bu sitede elden teslimle ilgili bir şey görüyor musunuz?

Başvuru şansım da yanmış, yani burada kim haklı? Ben haklıysam, nereye şikayet edebilirim, şikayet etmeli miyim?

Teşekkürler.
0
substituent
(29.08.24)
evet o sitede öyle bir bilgi yazmıyor. ve ..başvurunun değerlendirilmesi için yeterlidir yazısı da net gayet.

hangi fakültedesiniz fakültenin sitesini de kontrol edin, mesela tıp fakültesi, fakültenin kendi sitesinde böyle bir şey paylaşmış

birimler.atauni.edu.tr

"Müracaat evrakları; Tıp Fakültesi Dekanlık Öğrenci İşleri Bürosuna elden teslim edilecek olup, POSTA VEYA KARGO İLE KABUL EDİLMEYECEKTİR. Aynı müracaat ve evraklar, Merkezi Puan (Ek Madde-1) içinde geçerlidir."

ama fakültenin sitesinde yazsa bile, öğrenci işlerinin sitesinde yazan ""Belgelerin Öğrenci Bilgi Sistemine yüklenip kaydedilmesi başvurunun değerlendirilmesi için yeterlidir." cümlesi tartışmaya açık değil.

cimere yazardım ben olsam detaylı bir şekilde. fakültenizin dekanına da mail atın bu
0
jülsezar
(29.08.24)
Geçmiş olsun, bu internet siteleri boşuna yapılıyor olmalı gerçekten.

Zamanında şöyle bir haber vardı hiç unutmam;

www.hurriyet.com.tr

22 kişi kazandıkları okuldan kayıtlarını sildirip ege üniversitesine geliyorlar yedekten çıkınca. Sonra ege yanlışlıkla aldık, aslında öyle bir kontenjan yokmuş diye çıkarıyor ve sonuçta bir şey yapamayıp ortada kalıyorlar.

Cimere yazın, yazmak yazmamaktan daha iyi. Ancak kendinizi oraya bağlamayın. Hayatınıza devam edin.
0
akhenaten
(29.08.24)
Cimere yazdım, Atatürk Üni diye göremedim iligli kurumu, YüksekÖğretim Kurumu (YÖK)'ü seçtim, herhalde doğrudur?

Cevaplar için teşekkürler, belge teslimine dair bir şey yazmamasını doğrulamanız daha da emin etti beni.

Çok da gitmeyi düşünmüyordum, açıkçası şu saatten sonra çözülse bile gitmem. Öğrenci işlerine ulaşamadım, ulaşınca o kadar ilgisizdiler, beni küçük düşürdüler resmen o çok ağrıma gitti.
Sitenin web arşivini de aldım değiştirirlerse diye.
0
🌸substituent
(29.08.24)
Evet yöke göndermeniz gerek
0
akhenaten
(29.08.24)
(7)

İnsanlarin havuza girmeden once duş almasi %100 nasil saglanabilir

Zetnikov
Yurt disinda vs gordugunuz bir yontem var miHavuza girmeden once mecburen adam dusa giricekBu nasil saglanabilir fikriiniz var mi
Yurt disinda vs gordugunuz bir yontem var mi

Havuza girmeden once mecburen adam dusa giricek
Bu nasil saglanabilir fikriiniz var mi
0
Zetnikov
(29.08.24)
havuzun tek girişine, sensörlü bir duş konur. İnsan geçince otomatik ıslatır.
0
anten
(29.08.24)
Havuza acilan koridora surekli akan dus koymak disinda bir yontem yok sanirim. En fazla altindan kosarak gecer.

Eskiden spor salonlari otellerde batik bir kademe olurdu havuza giden yolda ve o su klorlu olurdu ki kisinin ayagi en azidan temizlensin diye dusunurdum, oyle bir sey denenebilir. Litvanyadayim burada bulunan butun spa otellere/bolgelere gittim kimse dus almiyor havuza girmeden. Saunadan cikip havuza giriyor direkt vs.
0
wallcan
(29.08.24)
Sensor fikri hosuma gitti bakin soyle bir sey yapilabilir, benim dedigim batik ici su dolu alan yaratilip bir de sensorlu dus konur, kisi o suda zaten hizli yuruyemez boylelikle dus aldirilabilir bir miktar. Ancak sonrasinda yada bu kucuk havuz ici yasanacak kazalarda ayak kaymasi falan gibi problem cikabilir.
0
wallcan
(29.08.24)
filmlerde laboratuvar çıkışlarında dezenfeksiyon bölmeleri olur. labdan çıkarkan 30 sn duş altında beklerler aynı böyle bir bölme yaparsın. 30sn duş altında bekleyip öyle havuzun kapısı açılır. zorla yıkanmış olurlar.
0
my fault
(29.08.24)
benim uye oldugum havuzun girisinde iki turnike, turnikenin hemen bir adim gerisinde de iki dus var. soyunma odasindan cikinca ayak havuzuna adim atiyoruz, bu da unutmayi zorlastiriyor. (yanda esyalarimizi koyacagimiz kucuk bir raf var) dusun suresi otomatik, 10-15 saniye kadar. yine de unutan olursa turnikeye gelince "dus aldiniz mi" notu karsiliyor.
%100 mudur bilemem ama ben turnikeden kuru gecen kimseyi gormedim.

edit: sensor konusu sikintili bence, insanlar havlusu, cantasi vb ile girebiliyor havuza.
0
inspired by a true story
(29.08.24)
uyaracak bir görevli.
0
gabe h coud
(29.08.24)
Görevli büyük oranda çözecektir +1 ancak görevli bulundurmak istenmezse;

Girişte havuzda kullanacağınız bir kart alıyorsunuz. Soyunma odasına giriyorsunuz @true story'nin anlattığı şey biraz daha katı şekilde modifiye edilebilir. Şöyle ki duş kabinlerinde kullanılmayan kartlar havuz turnikesini aktifleştiremiyor olsun. Haliyle havuza girmek için duşu kullanmış olmanız gerek. Bunda bile duş turnikesini çevirip girmeden gelenler olacaktır ama büyük oranda azalmış olur sayıları.
0
akhenaten
(29.08.24)
(12)

K.karti borcum yuzunden avukatlik duruma gelmisim

tantamount_to_equivalent
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan odemiyorum dedim, 40000'lik borc 45000 olmus 3-4 ayda, simdi de musteri temsilcisi aramis avukatlik duruma gelmis borcunuz diye odeme istiyor. Bundan sonraki surec nedir?
0
tantamount_to_equivalent
(29.08.24)
icra yoluna gidilir. trde bir malın, banka hesabın varsa onlara haciz gelir, kredi notun da düşmüştür. bence hemen öde bekletmeden yaptığın mantıklı bir iş değil.
0
jelly bear
(29.08.24)
Abi borç ödemiyorum dersen ve ödemezsen icra açarlar. O parayı alırlar. Banka hesaplarına haciz, malına mülküne, arsana, arabana vs. haciz koyarlar bir şekilde alırlar. Bundan sonraki süreç parayı ödemezsen kaybedeceğin bir savaşa girmek olur. Buradaki sorular da...
0
Shepard
(29.08.24)
Hocam yurtdışında olmanın verdiği özgüvenle "ben de borç falan ödemiyorum" demek çok mantıksız, yani bu senin borcun en nihayetinde ödemediğin her an sana zarar bankaya hiçbir şey olmuyor banka öyle veya böyle alacak senden bear anlatmış zaten nasıl olduğunu ama asıl rezillik dosyan avukatlara verildiğinde sadece seni taciz etmeyecekler anneni arayacaklar babanı arayacaklar halanın kızını amcanın oğlunu arayacaklar söyleyin borcunu ödesin diye, o arada borcun da katlanacak, pis bir süreç yani hiç o toplara girmeden öde geç sonra hesabını kapatırsın istiyorsan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
90 gün borç ödenmezse yasal takip aşamasına geçilir. Banka çeşitli kanallardan sana ve yakınlarına ulaşmaya çalışacaktır. Seninki bu noktada. Ödememeye devam ettiğinde işin içinde avukatlık vb. masraflar da girecek.

Birkaç ay daha ödemezsen bankalar alacaklarını varlık yönetim şirketlerine satıyorlar. Seninki de satılırsa çooook rezillik çekersin. Tacizin bini bir para. Ayrıca bankaların kara listesine girersin ki yarın bir gün işin düşerse çok sorun olur. Mesela Türkiye'de para transferi yaparsın, bir de bakmışsın paraya bloke konmuş. Hiç önermem.

TR'de yaşamayan biri Türk bankalarındaki tüm kredili hesaplarını bence kapamalı, vadesiz TL ve USD-EUR hesapları bırakmalı. Yoksa uğraşır durursun. Bulunduğun ülkeden kredi kartını kullanmanı öneririm.
0
Lethe
(29.08.24)
Türkiyeye girerken sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
Ayrica kredin puanin düsmüstür. Ev kredisi vs durumlarinda sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
sirkete sinir olmak ile aldigin borcu ödemek arasinda nasil bir bag kurabildin ki? ben de kredi kartimi aldigim bankaya son alisverisimde sinir oldum. dedim, kapatin hemen. ben de o kapanacagi tarihe kadar su anki ben borcumu ödeyecegim, baska kullanim da yapmayacagim dedim. hemen pesine baska bankadan kart aldim.
borc ve sirkete sinir olmak baska seyler. sirkete sinir olduysan kartini kapatirsin ama borc senin borcun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
beni sinir ettiler ben de borc falan odemiyorum demek de ayri bir rahatlikmis, karsinizdaki finansal bir kurulus aman odemiyorsa odemesin demesini mi bekliyordunuz anlamadim?

avukat size ulasmaya calisir muhtemelen ulasamaz, sonra icraya gider muhtemelen ikametgah y.disindaysa nasil olur bilemiyorum bilen varsa yazar belki ogreniriz.

son tahlilde basiniza bela olur her sekilde ama.
0
bay b
(29.08.24)
Süreç; idari takip - yasal takip - icra takibi - haciz şeklinde ilerliyor.

Yasal takip sürecinde borcunuzu ödemeli ya da yapılandırmak için başvurmalısınız. Eğer yapmazsanız icradan ödeme emri gelir ve yine borcunuzu ödemeli ya da yapılandırma konusunda anlaşmalısınız dikkate almazsanız haciz için mal beyanı yapmanız gerekir. Haczedecek bir şeyiniz yoksa (mal varlığı, maaş) süreç orada sonlanır. Ancak siz de bir daha ülkeden kolay kolay kredili işlem yapamazsınız.

Yani bankaya kızıp kendinizi derde sokmaktan başka bir işe yaramamış yaptığınız. Üstüne bankaya yüklü bir de faiz ödeyeceksiniz. Ek olarak kredi notunuz düştüğünden ve ülkede bulunmadığınızdan geri toparlamanız da çok zor olacak ve ülkeyle alakalı her türlü kredili işlemde yıllar boyu sorun yaşayacaksınız. Bence çok mantıklı bir hareket olmamış. En azından icra takibine düşmeden ödemenizi yapın. Zararın neresinden dönülse kar. İşin daha kötü tarafı sizin borcunuzu ödememenizin bankaya etkisi sıfır. Tek zararı size.

Alakasız birine kızıp harakiri yapmaktan bir farkı yok bunun. Banka kocaman bir kurum, kimse siz borcunuzu ödemeniz diye zor durumda kalmadı, bu zincirin her aşamasında kendi işini yapıp mesaisini doldurmakla görevli insanlar çalışıyor, avukat da size dargın değil, müşteri temsilci de. Bankanın zaten hiç umrunda değil. Neden yaptınız ki böyle bir şeyi?
0
akhenaten
(29.08.24)
Bu arada soruna cevap değil ama senin gibi, benim de TR kredi kartına ihtiyacım olduğu için belirtmek istedim. Papara tarzı platformlardan dijital kart oluşturabilirsin ve çoğu yerde kullanabilirsin. Şimdilerde para yatırma işini de çözdüler. Yurtdışı kredi kartımdan dijital karta para yatırıp kullanabiliyorum.
0
VIPCH
(29.08.24)
herkes şirkete sinir oldugun için borcunu ödemeyişine yeterince laf etmiş zaten. o konuda saçmalığa değinmeyeceğim

sinir oldugun şeyler de saçma bence. yurtdışına niçin kredi kartı göndersin türkiyedeki banka? türkiyedeki kurye ile anlaşmaları var, amazon mu bu seni yurtdışında bulup teslim etsin. bunun için ekstra kargo ücreti ödemesi gerekiyor. böyle bir şey yapmamaları normal. sanal karttan devam edersin. borcunu da ödersin. bu işin doğrusu budur.
0
abelardo
(29.08.24)
Kara liste hayırlı olsun, 4-5 yıl türkiyede kredibiliten yok artık, bunda sonra söylendiği gibi icra işlemleri başlayacak, üstüne mal mülk en küçük bir şeye şerh koyacaklar, tapuda küçücük hissende şerh görünecek diğer hissedarlar bunu görecek, benim malım mülküm hiçbir şeyim yok dersen gün gelir miras kalır, gün gelir türkiyede bir şey satmak almak için para sokarsın sorun bunlar hep
0
atom karincanin torunu
(29.08.24)
(10)

Sivrisinek sayısı azaldı mı

adwokat
5-6 sene öncesine kadar yazları o kadar çok sivrisinek olurdu ki her gece birkaç tane avlayıp öyle uyurdum ona rağmen kulağımın dibindeki vızzz vızzz sesiyle uyanırdım. Her yerimi yerlerdi. Şimdiyse en son ne zaman sivri sesi duyduğumu hatırlamıyorum. Evde de hiç görmüyorum.Bunların sayısı azalmış o
5-6 sene öncesine kadar yazları o kadar çok sivrisinek olurdu ki her gece birkaç tane avlayıp öyle uyurdum ona rağmen kulağımın dibindeki vızzz vızzz sesiyle uyanırdım. Her yerimi yerlerdi.

Şimdiyse en son ne zaman sivri sesi duyduğumu hatırlamıyorum. Evde de hiç görmüyorum.

Bunların sayısı azalmış olabilir mi??
0
adwokat
(29.08.24)
O güzel sivrisinekler o güzel atlara binip gittiler :(

Vallaha ben de sanki daha azmis gibi düşündüm simdi sen diyince. Acaba ilaclama mi havalar mi nedir merak ettim.
0
logisticsmanager
(29.08.24)
Kesinlikle böyle bir şey var çok şaşkınım ve çok mutluyum.
Sivrisinek alerjisi olan biri olarak yazları birkaç kez acile gidip iğne olurum bu yıl bir kez oldu. Bence bu saatten sonra da olmaz (umarım).
0
mutekebbir
(29.08.24)
Bence de oyle
0
abuzer
(29.08.24)
Azalmadı
0
jülsezar
(29.08.24)
Herkes öyle diyor çevremde de ama bizim evde çok var ya :( yani buranın 3-4 sene önceki durumunu bilmiyorum geçen sene taşındım ama cam pencere açık yatınca gece vızzzz diye sesle uyanıp sinek avına çıkıyorum hemen her gün
0
nundu
(29.08.24)
Birkaç yıldır ben de hissediyorum bunu, bu sene bir kere ısırıldım. İlginç valla.
0
akhenaten
(29.08.24)
İstanbul'da ben de azalmış diye düşünmüştüm. Ama göl kenarı bir yerleşim yerindeyim şu an ve çok var. Yani mekana göre değişiyor
0
kullanicadi
(29.08.24)
Şehir içinde azaldı evet ama bahçeli evlerde konumdan bağımsız olarak sayıları değişmedi
0
Mcfly
(29.08.24)
İlaçlamalar artmış olabilir. Nispeten yeşil bir bölgede oturuyorum, etrafta sinek, böcek, kirpi hatta az da olsa fare vb. var. Ben salonumun kapısını açık bıraktığımda yerde sabah sivrisinek, kelebek ve benzeri böceklerin ölülerini görüyorum. Diğer odaların camlarında sineklik olduğundan giremiyorlar. Bizde pek azalma yok.
0
Lethe
(29.08.24)
istanbul beylikduzu, yaz bitmis 1 tane sinek mi ne gordum evde.
gecen sene falan prizlere ilaclar bilmem ne takmadan uyunmazdi
kapi pencere full acik tel falan da yok.
0
bay b
(29.08.24)
(4)

Diş hekimliği neden tıp fakültesinde değil?

ya ben lan neyse
neden tıp bitirenler dişçiliği uzmanlık olarak okumuyor? psikiyatri gibi mesela.
neden tıp bitirenler dişçiliği uzmanlık olarak okumuyor? psikiyatri gibi mesela.
0
ya ben lan neyse
(28.08.24)
insanlığın ihtiyacına göre şekillenmiş olabilir.
herkesin dişi çürür, dolgu gerekir, kanal gerekir, çekim gerekir bir şeyler gerekir.
normal bir insan da 2-3 yılda bir dişçiye illa yolu düşer.
çok olan bu talebi karşılamak için piyasaya salınacak diş hekimlerini bir 6 yıl daha ertelemek uygun olmaz. gerekli eğitimi verip topluma salmak verimli olur derim.
0
WithWorth
(28.08.24)
Şurda anlatılmış;

www.reddit.com

Temel olarak diş hekimliği ve tıp tarihsel olarak ayrı dallar olarak gelişim göstermiş ve diş hekimleri tarih boyunca tıp disipliniyle birleştirilmeye direnç göstermiş. Bugün de diş hekimleri zaten kendi içinde dallanıp budaklanmış bir alan olan diş hekimliğinin alakasız birçok alanla haşır neşir olacağı şekilde tıpla brleşmesine karşıymış. Temel olarak bütün diş hekimliği eğitimi başka bir dalın içine sığdırılırsa bunun diş hekimliğindeki birçok uzmanlık alanını olumsuz etkileyeceğini düşünüyorlarmış.
0
akhenaten
(28.08.24)
diş hekimliğinin de uzmanlığı oluyor sonra tus gibi dus sınavına giriyorlar
0
jülsezar
(28.08.24)
(git: 1573629)
0
kibritsuyu
(28.08.24)
(15)

İçki içmeyi sevmeyen insan

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Bu kişi benim, yani içki içmesini sevmiyorum, özel günlerde içmesini de sevmiyorum içki içmek benim için zevkli bir şey değil çünkü tadını lezzetini vs hiçbir şeyini sevmiyorum, bana yaşattığı ruh halini de sevmiyorum sarhoşluk çakırkeyif hali benim için hoş bir şey değil, ayrıca herhangi bir dini i
Bu kişi benim, yani içki içmesini sevmiyorum, özel günlerde içmesini de sevmiyorum içki içmek benim için zevkli bir şey değil çünkü tadını lezzetini vs hiçbir şeyini sevmiyorum, bana yaşattığı ruh halini de sevmiyorum sarhoşluk çakırkeyif hali benim için hoş bir şey değil, ayrıca herhangi bir dini inancım da yok yani beni engelleyen bir durumum da yok tek neden içkiyi sevmiyor oluşum. Tamam hiç içmiyor değilim kardeşimle falan bir araya geldiğimizde birkaç bira içerim ama 2-3 sene hiç içki içmediğim de oluyor ama insanların bunu anlamlandıramamasını anlamıyorum, neden oluyor bu?

Mesela arkadaşlarla dışarı çıkıyoruz, ben 1 tane bira alıp 10 saatte içiyorum bazen onu bile yapmıyorum, bana tip tip bakıyorlar içmiyorum diye, ulan beni 40 senedir tanıyan insanlar bunlar birader rahatsız oluyorsanız çağırmayın beni diyorum ertesi hafta yine çağırıyorlar yine aynı muhabbet kardeşim neden içmiyorsun derdin ne diye soruyorlar bana, böyle bir soru olabilir mi ya sanki su içmiyorum diyormuşum gibi bir tavır, neredeyse içki içmediğim için özür dileyecek hale geliyorum, bakın ben neredeyse 100 yaşında bir insanım ve içki sigara vs kullanmıyor oluşumun tek nedeni bunları sevmemek ve bu sosyal ortamda acayip tepki gören bir hale gelmiş, kardeşim bırakın ben de maden suyu içeyim hem böylelikle arabayı kullanacak ayık biri de oluyor herkes mutlu olacak ama "yok lan al sen de şunu iç" deyip burnuma dayıyorlar bira şişesini, sırf bu nedenle arkadaşlığımı bile kestim ama yine hayatımdan çıkaramadım bu insanları, niye böyle oluyor?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.08.24)
Bizim insanların bir alkol iki mangal muhabbeti hiç çekilmiyor.

Her alkol alındığında, her mangal yapıldığında bıkmadan usanmadan aynı muhabbetler yapılır, etraftaki insanlara aynı davranılır. Adet. Alkol içilen bir ortamda içmeyen tek kişiyseniz buna maruz kalırsınız. Başka nasıl davranılması gerektiğini bilmiyor insanlar.
0
akhenaten
(28.08.24)
Çoğunluk içiyorsa şaşırıyorlardır. Ben de alkol kullanmıyorum, sigara da içmiyorum. İş yerimde sigara içmeyen tek bendim, şaşıran olmuştu biliyor musun? :))
0
rock n roll
(28.08.24)
Reis parti kur, üye olalım kalabalikmisiz

Ama bı de gürcü şarabı denesen efso bisi? Zaaa xd
0
abuzer
(28.08.24)
içki içilen ortamda içmeyen olursa hoş olmuyor bence. herkes saçmalarken aklı başında bir kişi ortamı geriyor. ama evet arabayı kullanacak ayık birisi iyi bir şey.

sigara olayı hepten saçmalık. sigara kafa yapmayan bir şey sonuçta, içen de aynı içmeyen de aynı oluyor ortamda. sigara içmeyene garip davranmak mallık
0
abelardo
(28.08.24)
Aynı şeyi yaşıyoruz. İçki içenlerin yanında sırf eşlik etmek için biraz bişiler içiyorum o bile batıyor niyeyse o kadar mı içtin niye az içtin diye. Zaten bira, rakı, viski bunları içmem mümkün bile değil zehir gibi geliyor. Sevdiklerim baya kız içkisi denilen şekerli şeyler onlar da artık dokunuyor gereksiz kalori gibi geliyor bana. Yemekle beraber de hiçbir şey içmem. Bir diğer linç de oradan geliyor. Yemeğin yanına hiçbir şey mi istemiyorsun. Hadi asitli bişi içmiyorsun ayran da mı içmezsin, bari. Bir soda iç vs.

Lisedeyken arkadaşıma ver bakayım şu sigara nasıl bişimiş dedim iki kez çektim öksürmekten ölüyordum. Bunu içenin var ya gram aklı yok demiştim de küsmüştü. Ama öyle yani Bi insanın ona bağımlı olması için epey uğraşması lazım. Çalışma hayatındayken de sigara içenlerden nefret etmeye başladım. Zart sigara molası, zurt sigara molası. Bir de sen sigara içmiyorsan o muhabbetten de geri kalırsın.
0
kullanicadi
(28.08.24)
Dini sebepli ya da değil, içki içmeyen kişiye saygım var tabii ki önden belirteyim.

Ama şimdi içki çok geniş kültüre sahip bir mevzu. Şarabı ayrı viskisi ayrı kokteyli apayrı, bira desen en "ucuz" içki onun bile apayrı tarihi kültürü var antik mısıra kadar giden. Yani cine vodkaya ve bilimum başka içkiye girmedim de. Bu kültürün bir ucundan dahil olmak ve bu konuda meraklı olmak kaliteli bir zevk. Ama gidip barda şişe efes içerken "sen niye içmiyosun" demek saçma bence. Hiç ulaşılmayan bi şey değil sonuçta, canın istemiyorsa içmezsin. İçmiş olmak için içmek belli bi yaşta bitmeli de ülkemizde hem içkinin hâlâ sosyal ortamda tabu olmasına bağlı cool olarak görülmesi hem de gereksiz pahalı olmasından dolayı "gelmişken içelim" fikri yaygın oluyor.

Tadını sevmeme olayı bana biraz tuhaf geliyor ama ya. Her içkinin apayrı tadı var. Neyin tadını sevmiyorsunuz? Bira desek bin çeşit bira var, şarap zaten apayrı işte yukarıda saydım çeşitleri. Hepsinin tadı çok farklı, kendi içlerindeki çeşitleri de farklı. İnsanlar o yüzden "bunu dene seversin" demek istiyor olabilir. Bi yandan da @abelardo +1 herkes çakırkeyifken ayık insan olsun istenmiyor genelde. Yine de tabii ki arabalı ortamlarda içmeyen bir kişi olması gerekiyor :D

Mobilden yazdığım için çok karman çorman oldu da temel düşüncemi anlatabildim umarım
0
nundu
(28.08.24)
İçki içmeyi 25 yaşımda bıraktım. Müzisyenim ve barlarda da çalıyorum.
Neden içmiyorsun sorusu o kadar fazla geliyor ki ben de inanamıyorum. İnanılmaz kaba bir soru bu içki içmenin ön tanımlı gelmesini geçtim alkolizm atlatmış olabilirim, dindar olabilirim, böbreklerim rahatsız olabilir, bambaşka bir sağlık problemim olabilir bunları kimseye açıklamak zorunda olmamam lazım.

Hoş hiçbiri de değil bu sebeplerin iyi bir şey değil bu, sağlıklı da değil zaten deyip bırakmıştım sigarayla birlikte yıllar evvel.

Sakallarım bi dönem uzundu, içki de içmediğimi görenler fena halde mümin olduğumu varsayıyordu :D Ezbere yaşıyoruz.
0
hedep
(28.08.24)
dini sebep olunca ortada tartışmaya açık olmayan bir konu oluyor. dini sebebi yoksa da kişi biraz asosyaldir veya öyle olmasa bile bar, meyhane tarzı ortamlarda sosyalleşmeyi sevmiyordur başka yerlerdir onun ortamı. o zaman zaten tam tersi o kişinini içmemesine değil içmesine şaşırırsın. ama öyle sebepler, durumlar olmayınca barlarda marlarda arkadaşlarıyla takılan ve sağlık durumları, inanç vs. gibi net bir engeli olmayan bir kişinin içmemesi biraz garip bunu da kabul etmek gerek sanki. çok içmeyi sevmiyorum max 2 bira ya da 2 cin tonik falan der anlarım da sık sık barlı ortamda takılan veya öyle bir çevresi olan birinin içmemesini ben de garipserdim. insanlarda ufaktan alkol belirtileri başlayınca içmeyen için zor bir ortam oluyor bir kere ama sen de içersen tam tersi normalinden daha da keyifli bir ortam oluyor. bir nevi grup etkinliği aslında o yüzden öyle takılan birinin içmemesini garipserdim.
0
semaforo de medianoche
(28.08.24)
Aynıyız valla. 31 yaşındayım, sigarayı ilk kez geçen piknikte içtim:) Babamın en sevdiği şey içki olmasına rağmen ben ona hiç çekmemişim. Ne bileyim hayatta çok daha güzel şeyler var bana göre. Bunların tadını hiç merak etmedim, etmem de. Dindar da değilim.
0
nothing in my way
(28.08.24)
Ben de böyleyim. İçki içmek sanki bir sekülerlik veya kafa insan olma nişanesi gibi algılanıyor. İçki içilmediğinde direkt muhafazakar gibi kodluyor insanlar, uyuz oluyorum bu duruma. Ayrıca velev ki muhafazakarım sana ne..

Şimdiye kadar denediğim içkilerin tadını pek sevemedim, güzelleri vardır muhakkak ama hiç karşıma çıkmasa ölene kadar içki aramam. Hafif sarhoş olmak keyifli olabilir ama benim bedenimi genelde fiziksel olarak çok kötü etkiliyor. Midem ilk yudumdan itibaren cayır cayır yanıyor, belli bir süre sonra kendimi hasta ve yorgun gibi hissediyorum, başım dönüyor, midem bulanıyor, yer yer istifra ediyorum. Ertesi gün de bu etkilerin geçmesi çok zaman alıyor. Vücudum resmen bu maddeyi istemiyor ve derhal dışarı atmaya çalışıyor. İnsanlar bu etkileri nasıl tolere edebiliyor hayret ediyorum.
0
playing star again
(28.08.24)
Geçenlerde teyzemin tanıdığı benim hiç tanımadığım hiç görmediğim yaşlı bir karı koca teyzemi ziyarete geldi, teyzem istedi diye ben de ağırladım onları. Birkaç gün sonra doğum günümü kutlamaya gelmişler, hediye de almışlar. Sırf bir kez görüştük diye. Biraz menfaatperestlik de var çünkü teyzem statü olarak onların üstünde, teyzeme bir bağları var bu anlamda. Dolayısıyla ufak bir yaltaklanma söz konusu.

Kimse bana sormadı doğum günü kutlamak ister misin, ister isen bu insanlarla kutlamak ister misin, burada kutlamak ister misin vs. Bi alışmışlar doğum günü olan kişi doğum günü kutlar, biz de gidelim biz de kutlayalım. Bildiğin tepeden inme emrivaki şeklinde kutlama yapmaya kalkıştılar.

Teyzeme dedim ki ben istemiyorum, doğum günü kutlamayacağım, neden böyle bir şey yapılıyor ki? Teyzem de gitmiş konuşmuş, istemiyor vs. Kös kös geri dönmüşler.

Kabalık gibi duruyor ama o hareket bir hatır ve saygı hareketi değildi, bir göz boyama ve elde etme hareketiydi. Beni kullanmaya kalkıştılar kendimi kullandırmadım.

Senin durumla ortak tarafı, herkesin kafasındaki kemikleşmiş önyargılar, peşin hükümler. Bir şeyler içmek sevilir düşüncesi, dışarı çıkınca veya özel günlerde içilir yargısı. Sebep?? Sevmeme hakkım yok mu benim diye birkaç kişiye üzerine geldikleri takdirde çıkışıversen rahat edersin aslında. Tamam kırmamak hatır saymak vs iyi ama sevmediğin istemediğin hem de tamamen keyif ve hatta yerine göre lüks sayılabilecek şeyleri yapmaya da mecbur kılınmamalısın. Üstelik beden sana aitken.
0
muhayyer divan
(28.08.24)
yalnız değilsin. kırk yaşında adamım, dini inancım yok ve bir sene içki içmesem aklıma bile gelmez. tamamen sosyal içiciyim, sırf yanımdakilere eşlik etmek için içerim kendimi bildim bileli. hele rakı votka gibi ağır şeylerde hiç yokum, anca bir iki bira, şarap ya da kokteyl.

üstelik içki cenneti bir ülkede yaşıyorum, marketlerde uygun fiyata alabileceğim yüzlerce çeşit içki var, benim yerimde başkası olsa delirirdi herhalde. markete girdiğimde içki reyonunu direkt pas geçiyorum, bakmıyorum bile.
0
sir gawain
(28.08.24)
Kimse sevmek, içmek zorunda değil. Ama insanlar genelde içince gevşiyor, daha rahat bir ortam oluyor. İçmeyen biri o ortamı kaldıramayıp sohbete uyum sağlamayabiliyor. Böyle birini ben de içki masasında tercih etmem. Bu tarz bir uyumsuzluk yoksa içmemen sorun olmamalı, kime ne.
0
asteriks
(28.08.24)
Abi o yaslarda da böyle olması garip. Bizim bir grup var, 6 kişi falan. Bir kişi dininden, bir kişi çok icmediginden, biri de spordan icmiyor. Geri kalan 3 kişi iciyoruz. Vallaha bir farkini göremedim pek.

Alkol güzel şey misal bir old fashioned. Ama icmek öyle çok da önemli değil yani. Yas ilerledikce daha az iciyorum ama senin arkadaş grubunda öyle değil gibi :/
0
logisticsmanager
(28.08.24)
vay bee
bu yaşta alkol almayanlar da varmış. alkol sosyalleşmenin mesneti oldu.
tebrikler.

valla parti kurarsan ben de gelirim :)

ben üstelik çay, kahve de içmiyorum. bıktım insanlara sevmiyorum demekten.
0
janderzel zartanyan
(29.08.24)
(1)

"Look up to & dignity" kelimelerini tam olarak anlama sorunsali

Zetnikov
Hatirladigim kadariyla Sarki sozunde mesela soyle geciyor "everybody searching for hero people need to someone look up to"Buradaki look up to hangi anlama gelmesi lazimBu noktada kafami karistiriyor genel anlami nedir yada boyle bi cevapta verebilirsinizsaygı duymak-e saygı beslemekhayranlık besleme
Hatirladigim kadariyla Sarki sozunde mesela soyle geciyor "everybody searching for hero people need to someone look up to"

Buradaki look up to hangi anlama gelmesi lazim
Bu noktada kafami karistiriyor genel anlami nedir yada boyle bi cevapta verebilirsiniz

saygı duymak
-e saygı beslemek
hayranlık beslemek/duymak
-i örnek almak

Saygi göstermek

--------------------------

2. Kelimemiz dignity

Sarkida soyle diyor gene siz hem burada hem genel anlami nedir paylasin lutfen

"No matter what they take from me
They can't take away my dignity"

ağırbaşlılık
itibar
{i} asalet
saygınlık
ileri gelen kimse
{i} yücelik
değer
{i} şeref
Kiymet

Tesekkurler!
0
Zetnikov
(28.08.24)
Hepsi anlamına gelebilir, burada türkçeye daha uygun çeviri "Herkes bir kahraman arıyor, insanlara ilham alacakları biri gerek" olur heralde. Ancak temelinde saygı, hayranlık yatan bir şey bu. Sadece biz türkçede "saygı duyacağı birini arıyor" dersek tam olarak bu sözlerdeki şeyi kast etmiyor oluruz; o yüzden türkçe düşününce garip oluyor. Şarkıda ilhamdan bahsetmese de türkçede bu anlamda kullanıyoruz onun için ilham diye çevirebilirsiniz. İmrenmek de denebilir, ancak bu da çok kullanılan bir sözcük değil ve genelde olumlu bir anlamda kullanılmıyor.

Dignity burada öz saygı, insanın kendine duyduğu saygı anlamında. Asaletle iç içe ancak doğrudan aynı anlamda değil.
0
akhenaten
(28.08.24)
(2)

Rakundan evcil hayvan olur mu

lapaz
Bugun rakunlarin kedi kopeklere gore daha zeki oldugundan ve servis kopekleri yerine kullanilabilcegine dair bi yazi okudum ama birebir rakun besleyen birini tanimadigimdan emin degilim. Sizce olur mu?
Bugun rakunlarin kedi kopeklere gore daha zeki oldugundan ve servis kopekleri yerine kullanilabilcegine dair bi yazi okudum ama birebir rakun besleyen birini tanimadigimdan emin degilim. Sizce olur mu?
0
lapaz
(28.08.24)
Türkiye'de yaşamıyor, evcil hayvan olarak beslenmesi de yasak. Bazı kuşlar, balıklar, bazı küçük sürüngenler ve kemirgenler dışında tüm egzotik hayvanlar için bu yasak var. Haliyle bu soruya cevap verecek bir veri olsun sanmıyorum.

Bahsettiğiniz türde şeyleri ben de okumuştum, amerikanın bazı eyaletlerinde serbest. Youtube videoları falan var. Ancak neticede vahşi hayvanlar bunlar, hiçbir seviyede kültür altına alınmış değiller. Kedi köpekten daha zeki olmaları da bu açıdan bir şeyi değiştirmiyor çünkü uyum sağlaması çok güç. Hayvanların evcilleşme süreci ne kadar hızlandırılırsa hızlandırılsın çok detaylı ve uzun yıllar alan bir süreç. Bir tilki türü üzerinde bunu devam eden (+60 yıl) bir deneyi de vardı, biraz bakarsanız görürsünüz. İlginç bir şey.

edit tilki: www.youtube.com
0
akhenaten
(28.08.24)
Olmaz, suçtur, yasaktır. Her şeyden önce vahşi hayvanın evde beslenmesi yanlıştır, hayvana eziyettir, sizin için de risktir.
0
ebabil curnatasi
(28.08.24)
(5)

Haberler ve sosyal medyadaki çürümeden uzak kalma stratejileri

dokunmakalbime
Haberlere bakıyorsun cinayet, dolandırıcılık, gasp, vahşet, tecavüz; sosyal medyaya bakıyorsun linc, suriyeliler, pis videolar; milletle konusuyorsun din, zam, israil vs..bugune kadar hep kaciyordum; ama bunun soyle bir buyuk dezavantajini farkettim. atiyorum birseye zam gelince yada beni, vatandasl
Haberlere bakıyorsun cinayet, dolandırıcılık, gasp, vahşet, tecavüz; sosyal medyaya bakıyorsun linc, suriyeliler, pis videolar; milletle konusuyorsun din, zam, israil vs..

bugune kadar hep kaciyordum; ama bunun soyle bir buyuk dezavantajini farkettim. atiyorum birseye zam gelince yada beni, vatandaslari ilgilendiren bir haberden de bihaber oluyorum.

bununla ilgili ne yapilabilir? siz napiyorsunuz?
0
dokunmakalbime
(27.08.24)
Ham kaynaklardan bilgi almak büyük oranda sorunu çözüyor. Örneğin ekonomik takvim uygulamaları var neredeyse her ülkede açıklanan ekonomik verileri anında görebiliyorsunuz.

Sizi ilgilendiren konularda yine birincil kaynakları takip edebilirsiniz, örneğin atama bekliyorsanız haber kanallarından atama yapılacağını duymanıza gerek yok. ÖYSM başvuru menüsünü ya da ilan.gov.tr gibi yerleri takip edebilirsiniz. Çok sıra dışı bir şey olursa da zaten duyuluyor.

Bir tane haber uygulaması kurar son dakika bildirimlerini alırsınız, alakalı görüyorsanız detayına bakarsınız, her zamanki şeylerse açmadan geçersiniz.

Bunlar dışında şahsen ülke meseleleriyle ilgili bilmediğim ve farkında olmadığım bir şey göremediğim için takip etmeyi bıraktım ben. Zaten farkında olduğum şeyleri farklı kişi, konum ve olaylarla tekrar tekrar işitip histerik olmaya gerek yok bence.

Ayrıca bana sorarsanız ülkedeki haberciliğin kendisi problemli en başta. Özellikle online habercilik, ben internette bir şey ararken de bu tür haber kaynakları alakasız doldurma haberlerle önüme çıkıp bana engel olmaktan, arama sayfasını işgal etmekten başka bir şeye yaramıyorlar.
0
akhenaten
(27.08.24)
TV = kitle kontrol

ben hiçbirşeye inanmıyorum

önemli bişi olursa zaten arkadaşlarla sohbette onlar söylüyorlar bana asdf xd
0
Zetnikov
(27.08.24)
ben de aynı sebeplerden çook uzun süredir haberlerden, medyadan uzağım.

zam olayları vs illaki öğreniliyor. bunun için haberleri/gündemi çok da takip etmeye gerek yok.

önemli haberler de, mesela işte vatandaş olarak direk sizi ilgilendiren şeyleri, bir şekilde zaten öğreniyorsunuz. ben bu konuda sarun yaşamıyorum. gündeme minnun maruz kalınca bile öğrenebiliyorum önemli gelişmeleri.
0
sorularimicinfeykhesap
(27.08.24)
bundle kullanıyorum. önemli haberler telefon ekranına düşüyor. bildirimleri sessize aldım
0
bahçedekisandal
(27.08.24)
Twitter’ı sildim, hayatıma huzur geldi. Beni ilgilendiren ya da önemli bir mevzu varsa illa ki duyuyorsun bir şekilde zaten.
0
rectoa
(27.08.24)
(10)

Atom bombasi savasini baslatma firsatiniz olsa tusa basar miydiniz

lapaz
?
?
0
lapaz
(27.08.24)
Nein.
Fallout yeteri kadar oynadım, suda radyasyon mu var, bu eleman beni yiyecek mi diye düşünemem. Az önce schitts creek bitirdim hanımla, bunu riske atamam.
0
logisticsmanager
(27.08.24)
basmam tabii ki niye basayim
0
robert bosch
(27.08.24)
Ama şu adam olacaksam başında beklerim;
youtu.be

Özellikle son kısım önemli.
0
logisticsmanager
(27.08.24)
kedimin en sevdiği bomba olduğu için ben basardım.
0
kibritsuyu
(27.08.24)
Hayır. Çoğu insan da yapamaz.
0
gabe h coud
(27.08.24)
Robert bosch +1 neden yapayım ki?
0
akhenaten
(27.08.24)
nükleer savaş demeyi öğrenirsem basardım belki.
0
kimlanbu
(27.08.24)
Hiç düşünmem basarım, çok sıkıldım
0
mirty
(27.08.24)
Tabii ki basmam. Bunu, elinde imkan olsa Dünya nüfusunun bilim, sanat, sanayi, spor vs. alanları dahil sürdürülebilirlik alt limiti üstündeki kısmını (yaklaşık %90'ını) başka galaksiye yollayacak imkan yoksa ortadan kaldırmak için tuşa basacak kişi söylüyor.

Nükleer savaş ve takip eden nükleer kış ayrı bir olay. Dünya'nın yok olmasına gerek yok.
0
nawar
(27.08.24)
hocam bence bilgisayara red alert 2 yada yuri yi kur orada super silahları açıp denemelere başla :D
0
Zetnikov
(27.08.24)
(9)

ulkede kendinizi psikolojik olarak koruyabiliyor musunuz?

dokunmakalbime
ben asagidakileri yaparak koruyorum saniyordum; ama 1 ay yurtdisinda yasayip geri donunce sadece kendimi kandirdigimi fark ettim. toplumun buyuk kismi sorunluyken, beni etkilemiyor, istedigim gibi yasiyorum demek kendini kandirmakmis onu farkettim. -toksik insan, mekan, durumlardan uzak durmak-siya
ben asagidakileri yaparak koruyorum saniyordum; ama 1 ay yurtdisinda yasayip geri donunce sadece kendimi kandirdigimi fark ettim. toplumun buyuk kismi sorunluyken, beni etkilemiyor, istedigim gibi yasiyorum demek kendini kandirmakmis onu farkettim.

-toksik insan, mekan, durumlardan uzak durmak
-siyaset, ekonomi, futbol, cinsellik ve dini tartismalardan uzak durmak
-haber, gazetelerden uzak durmak
-sosyal medya linclerinden uzak durmak.

siz ne durumdasiniz?
0
dokunmakalbime
(26.08.24)
No.. anksiyete is my love
0
abuzer
(26.08.24)
Yapabilecegin 1 numarali sey haber izlememek bence

Birde toxic durumlardan veya insanlardan uzakta kalmak.yeri geldimi yol vermek direk olarak acimayacaksin

Her esnafa para kazandirmamak da diyebilirim

İnsanlarla din siyaset futbol konusmam cunku herkes fanatik olmus tarafsiz sohbet olmuyor zaman kaybi bence

Bu aralar yaptigim bi hata var duzeltmeye calisiyorum halen oda online platformlarda karsimda cahil biri var cevap yaziyorum sonra tartisiyoruz vakit kaybi oluyor elime bisey gecmiyor. Adam yanlisini kabul etmiyor yada kendini sartlandirmis oluyor bu sebeple tartismicam artik diyorum umarim tabi

Bazi insanlar sosyal medyada yemleme yapiyor sazan gibi atlamamak lazim.
Aen birileriyle tartisinda adam yorum aliyor daha cok para kazaniyor
0
Zetnikov
(26.08.24)
Artık hiçbir şeyi umursamıyorum. Şaşırmayı da bıraktım absürt şeyler bile normal geliyor. Kendi izole çevremde rahat rahat takılıyorum. Ekonomik açıdan bir sıkıntım olmadığı için beni rahatsız eden kitleden de mümkün olduğunda uzakta yaşamaya çalışıyorum.
0
spadæs
(27.08.24)
Bu ülkede herşey normal geliyor artık alıştık diyelim zaten değişmesini de beklemiyorum sadece para mevzusu canımı sıkıyor herşeye hep zam geliyor araba alcaz senelerdir biriktiriyoz iki katı oluyo biriktiriyoz iki katı oluyo anca aklım bastı altına yatırdık işte bir iki bişeyler kovaliyom bir yandan iş daha askerlik isim olsun evim olsun huzurum olsun diye uğraşıyorum
0
Efespilsen
(27.08.24)
Yıllardır tanıdığım kendi eşim dostum dışında çok kimseyle bir irtibatım yok, ilkokul, lise, üniversite her dönemden koruduğum arkadaşlarım var. Dışarıyla çok irtibatım yok, olursa da çok samimi olmuyorum. Kendi yakınlarımla düzenli severek yaptığımız şeyler var.

İş yerindeki insanlarla resmiyeti koruyorum. Soğuk görülmekle ilgili problemim yok, hayatımı kolaylaştırıyor.

İnternet'te çoğunlukla yerli çoğunluğun içinde kalmıyorum, birkaç istisna var bunlar da genele hitap etmiyor.

Haber vs takip etmiyorum, sadece ekonomi haberleri. Ekonomik konularda da haberleri sınırlı kullanıyorum. Daha çok banka raporları, göstergeler, açıklanan veriler vs üstünden gidiyorum.

Ahlaki, dini, siyasi tartışmaya girmiyorum, mecburen içinde kalırsam ya da çok bir şey söylemek istersem kısa kesip geçiyorum

Böyle
0
akhenaten
(27.08.24)
Tek derdim ailemi kötülüklerden elimden geldiği kadar koruyup izole edebilmek.

Geri kalanlar umrumda değil, ayın yarısını yurtdışında geçiriyorum, adamlar bizim sıkıntılarımızı duyunca ağızları açık kalıyor.

Siyasi tartışmaya girmem, zaten laf anlatamazsın belli bir kesime, harcadığın oksijene, vakte, fosfora yazık.

Sosyal medyayı ve belli haber kaynaklarını her gün takip ederim, kafanı kuma gömmek yapabileceğin en dip hareket.
0
kimlanbu
(27.08.24)
Ben son zamanlarda turgut uyar tavrına büründüm, başka türlü olmuyor yani

Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
...
Benim dengemi bozmayiniz...
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum...
...
Halbuki şarap içsek kurtulurdu
Ya da birkaç adam bicaklasak sokaklarda...
Ama geyikli geceye gider uyurduk...

Başka türlü olmuyor, ben böyle dengeliyorum kendimi.
0
encokbenisevinnolur
(27.08.24)
@kimlanbu: kime gore, neye gore dip hareket?
0
buenosdias
(27.08.24)
@geveze yazar halen daha nlp yalanlarına inanan var mı?
0
mikahakkinen
(27.08.24)
(8)

Niye Bizde Kuzey Yok?

Simsiyah
Mesela bazı ülkelerde Kuzeyli, Güneyli derken bizde neden sadece Batılı-Doğulu var?
Mesela bazı ülkelerde Kuzeyli, Güneyli derken bizde neden sadece Batılı-Doğulu var?
0
Simsiyah
(26.08.24)
Çünkü bizim ülke yanlamasina ;)
0
abuzer
(26.08.24)
Kuzeyin oğlu Volkan Konak var işte, nasıl yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.08.24)
kuzeyimiz komple karadeniz ve karadenizli tabiri kullanılıyor daha çok kuzeyli yerine.
0
mustafakesekci
(26.08.24)
batı-doğu arasında daha çok sosyo-kültürel fark olduğu için olabilir. kuzey güney ayırmaya çok ihtiyaç duymuyor olabiliriz.
0
xrated
(26.08.24)
Kuzey diyince Karadeniz, güney diyince de Akdeniz akla geliyor. İkisi de coğrafi bölge olarak kullanıldığı ve sosyokültürel olarak çok fark yaratmadığı için pek kullanmıyoruz.

Ayrıca ülke doğu batı ekseni uzun kenar olan bir dikdörtgen şeklinde. Batıdan doğuya gittikçe etnik köken başta olmak üzere pek çok şey değişiyor. Coğrafya bile batıdan doğuya gittikçe yükselti artacak şekilde Anadolu'da. Yani ülkede kuzey/güney diye belirtecek pek farklılık yok pek.
0
nundu
(26.08.24)
Bu ayrımlar kültürel çünkü, haliyle ne isim verirseniz o olur. Diğer arkadaşlar da söylemişler.

Türkiye'nin Kuzey'i ve Güney'i dar koridorlardan ibaret çok farklı kültürleri taşıyor. Kuzeyli ve Güneyli kavramları işlevsel değil. İnsanlar tercih etmemişler, günlük dile yerleşmemiş.

Neticede bunlar hadi oturup böyle bir sistem oluşturalım diye belirlenmiyor. İnsanların ağzında kullanıla kullanıla dile yerleşiyor, bir kuralı yok.
0
akhenaten
(26.08.24)
Ya yukarıda çok güzel anlatmışlar o yüzden minik bir ekleme yapmak istiyorum. Kuzeyli yerine karadenizliyi kullanıyoruz. Karadenizli derken de trabzon ve rizeden bahsediyoruz. Giresun samsun zonguldak falan karadenizli kısmına girmiyor.
Güney için de adana ve çevresinden bahsediyoruz. Güneyli kuzeyli kavramı var aslında. Niyesini bu şehirlerden biriyle iletişim kurduğunda anlıyorsun.
Sadece kuzeyli güneyli dememişiz işte. Yoksa farklı kelimeler kullansak da var bu kavram.
0
mrvln
(26.08.24)
bugüne kadar kuzeyli kelimesini kullananı duymadım.

Ağrıda da yaşasa Hakkaride de yaşasa doğulu kelimesi ise sadece Kürtler için kullanılıyor. Biz bu kelimeyi etnik ayrıştırma için kullanıyoruz.
0
plastic_angel
(26.08.24)
(5)

Bir garip rüya

sacrilegious
O kadar gerçekçi bir rüyam gördüm ki hala anlamaya çalışıyorum. Güya bir çarşıdayım, çok eski kapalı çarşı gibi bir yer. Çok yağmur yağıyor ve şimşek çakıyor. Metal bir yapının altından geçiyorum açıkta kablo gibi sarkan siyah ıslak bir şey görüyorum. Kafamı kaldırdığım an şimşek çakıyor her yer bem
O kadar gerçekçi bir rüyam gördüm ki hala anlamaya çalışıyorum. Güya bir çarşıdayım, çok eski kapalı çarşı gibi bir yer. Çok yağmur yağıyor ve şimşek çakıyor. Metal bir yapının altından geçiyorum açıkta kablo gibi sarkan siyah ıslak bir şey görüyorum. Kafamı kaldırdığım an şimşek çakıyor her yer bembeyaz oluyor yere düşüyorum. Her yer kararıyor, acı hissetmiyorum tek hissettiğim -ne alakaysa- yanık soğan kokusu. Anlıyorum ki ölüyorum.

O sırada son yaptığım şey şehadet getirmek oluyor. Ve o an sanki ayaklarımdan boşluğa çekiliyormuşum gibi bi hisle sıçrayarak uyandım. Uyandığımda sanki gerçek olan rüyamdaki hayatımdı ve şu an başka bir yerden devam etmeliymişim bir şans daha verilmiş gibi hissediyordum.

İnançlı bir insan değilim. Ama kafam karıştı. Siz hiç bir anlığına gerçeklik algınızı kaybettirecek rüyalar gördünüz mü? Bu rüya ne anlama geliyor?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(26.08.24)
Birçok insan hayatının bir aşamasında yaşıyor bunu. Kabuslar sizi heyecanlandırıp uykudan çıkarıyor. Uykunun rüya görülen aşaması en derin aşaması. Normalde uyanma aşamalı şekilde gerçekleşiyor, vücut kendini uyanmaya hazırlıyor ancak siz derin uykudan birden uyanınca kafa karışıklığı yaşıyorsunuz hatta çoğu zaman kas hareletlerini bile kontrol edemeyebiliyorsunuz.

Ben de rüyamda bir kardeşim olduğunu görmüştüm, çok gerçekçiydi. O sırada uyandırıldım. Gün boyunca aslında bir kardeşim daha olması gerektiği ama olmadığı gerçeği karşısında afallamıştım.

Metafizik bir anlama gelmiyor tabi ki, din ülkedeki en yaygın konuşulan konulardan biri. Hatta en yaygını. Doğrudan din konuşulmasa bile dinle ilişkili konular sürekli gündemde (günah, kul hakkı vs.)Etkilenmişsinizdir. Geçer.
0
akhenaten
(26.08.24)
Bilinçaltınızda inanan birisiniz, inancınızdan güç alıyorsunuz ve bilinçaltınız size inandığınızı ispat etmiş. Rüyanızı Allah hayırlara tebdil eylesin, ben yoramam ama belki de gerçekten ikinci bir şans verilmiştir yahut manen uyanmanız istenmiştir. Kelime-i şehadet getirmeniz büyük bir şey, bunu düşünün derim.
0
muhayyer divan
(26.08.24)
rüyalar bilinçaltımızdan veya hafızamızdan geliyor. 5 duyumuz (genelde görsel) ile deneyimlediğimiz şeyler hafızamıza giriyor ve rüyalarda bunlar karmaşık şekillerde gözükebiliyor. REM uykusu sırasında, beynin görsel korteksine pompalayan özel bir dizi nöron tarafından tetikleniyor. beyin ve nöronlar çok karmaşık şeyler.

rüya tabirinin bilimsel gerçekliği yok. bir çeşit bahane.
0
ermanen
(26.08.24)
rüya size ne hissettirdiyse o anlama gelir

çünkü bilimsel gerçekliği yok +1
0
jülsezar
(26.08.24)
gerçekte olmayan
bir rüyadan bile korkuyla uyanabiliyorsak ölümden sonra ahiret için neden mezarlardan kalkmayalım?

Rüya tabiri işin ehli yaparsa daha iyi olur. Tasavvufa yakın kimselerle konuşun derim.
Tahminlere göre konuşmak doğru olmaz .
0
diyecevaplandı
(26.08.24)
(11)

sucluyu disarida birakmak vs sucsuz insani hapse atmak

robert bosch
bir suc olayi icin delil topluyorsunuz diyelim.önlem olarak sucsuzu 1 günlügüne hapse atmayi mi yoksa sucu kanitlanacak olan sucluyu disarida birakmayi mi tercih edersiniz? hangisine daha yakin olursunuz?yani sucsuz insanin hayatindan 1 gününü almaktansa suclunun bir gün daha disarida gezmesine izin
bir suc olayi icin delil topluyorsunuz diyelim.

önlem olarak sucsuzu 1 günlügüne hapse atmayi mi yoksa sucu kanitlanacak olan sucluyu disarida birakmayi mi tercih edersiniz? hangisine daha yakin olursunuz?

yani sucsuz insanin hayatindan 1 gününü almaktansa suclunun bir gün daha disarida gezmesine izin verir misiniz?

etik olarak ne taraftasiniz?
kim suclu kim sucsuz bilmiyorsunuz tabii ki.
0
robert bosch
(23.08.24)
Suçlunun 1 gün daha serbest olmasının bir önemi yok, elbet içeri girecek. 1 sene desen neyse de 1 gün daha az yatsa ne fark edecek.

Suçu olmayanın 1 gün de olsa haksız yere hapis yatması çok daha büyük bir "suç"
0
Bruce
(23.08.24)
@bruce, o sirada baska bir suc isleyemez mi? bu da bir risk degil mi aslinda?
0
🌸robert bosch
(23.08.24)
1 gün için değil.
Farazi konuşuyoruz ama suçun ne olduğuna bağlı, suçlunun kaçıncı vukuatı olduğuna bağlı. Seri katil mi? Vergi mi kaçırıyor? Kara para aklayan bir gün daha aklasın ne olacak?

Genelde de suçlular suç işlemesin diye değil, ceza olarak(özünde ıslah) hapse atılırlar.
0
Bruce
(23.08.24)
Öncelikle suçlu değil şüpheli adam hala çünkü henüz yargılanmadı suçu sabit değil

Devletin gözaltında tutma yetkisi var makul sürelerde ve hemen yargılamayı başlatır

Bundan sonra yine duruma göre tutuklu veya tutuksuz yargılanma olabilir

Yani ömründen bir gün gitmesi o kadar da büyük ve etik bir mesele değil
0
grimavi
(23.08.24)
delil karartma ihtimali varsa içeri atılır. Ama bunun makul bi süre olması lazım, atıyorum 48 saat içinde bulmayı planladığın şeyi bulamadıysan çıkarman lazım.
0
nhk ni youkosu
(23.08.24)
Aksi ispatlanana kadar herkes masumdur. Masumun da özgürlüğünü kısıtlamayamazsın
0
etna
(23.08.24)
Soru şöyle olsa:
Hâkim olarak, o günkü davada bir karar verilorsun ve kararın geri dönüşü yok. Akşam eve geldiğinde veya öbür sabah, fark ediyorsun ki kararın yanlışmış.
Suçluyu serbest bırakmış olmayı mı masumu cezalandırmış olmayı mı tercih edersin?
Tereddütsüz suçluyu salmış olmayı isterdim. Ancak sizinki gibi bir durumda masumu 1 gün alıkoymak pek sorun değil diye düşünürüm.
Sorunuz 'yanlış pozitif' ve 'yanlış negatif' diye istatistiğin de matematiksel olarak çalıştığı sir husus
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(23.08.24)
Kimin suçlu veya suçsuz olduğunu bilmiyorsak içeri atılan veya dışarıda bırakılan kişiye suçlu/suçsuz diyemeyiz.

Yine de cevap olarak, suçun niteliği ve ortamın şartları ve insan psikolojisi göz önüne alınarak suçlu olduğu düşünülen kişi biraz daha serbest bırakılır ama çeşitli yollarla takip edilir.

Bazen şüpheli kişiye bir süre suni suçsuz olduğu algısı kazandırılmalı ki istenen sonuca varılsın ve 1 gün bunun için yeterli değildir.
0
diyecevaplandı
(23.08.24)
Suçsuzu 1 gün, 1 saat bile hapse atmam. Gerekirse suçlu ömrü boyunca serbest kalsın ama suçsuzun başına hiçbir şey gelmemesini doğru buluyorum.
0
michael_knight
(23.08.24)
Gözaltı ve tutuklu yargılama gibi kavramlar bunun için değil mi zaten?

Şüphenin boyutuna ve yarattığı potansiyel tehlikeye göre gerekirse suçlu alıkonabilir. Yani suç şüphesi olmayan bir insanı neye göre alıkoyacaksınız ki? En başta böyle bir ikilem nasıl var olabiliyor ki? Bunu cidden anlamadım. Yani eğer ortada suçsuzu bile içeri alabilecek bir otorite varsa niye yeterli kanıt yokken süpheliyi alamasın? Aksi çok mantıksız. Suçsuz kişinin tam olarak niçin içeriye girmesi gerekiyor, diğerini alıkoymayı engelleyen herhangi bir durum mu var?

Bundan bağımsız olarak dünyada en büyük kötülükler başkasının ya da başka bir grubun iyiliğini düşünmek adına yapılıyor. Ben senin iyiliğin için diyorum, yapıyorum denen işlerin hiçbir zaman o kişinin iyiliğine yaradığını görmedim ben.
0
akhenaten
(23.08.24)
Bu işin etiğinden çok kanununa bakmak gerek. Suçu kanıtlanıp kesinleşmeyen hiç kimse suçlu sayılmıyor. Yüksek şüphe olmadığı sürecede tutuklanmıyor. Bir cezaevi çalışanı olarak suçsuz kişinin 1 saat bile cezaevinde kalması bile travmatik olabilir.
Bazen yaralanmalı trafik kazalarında çarpan taraf suçsuz bile olsa koruma amaçlı cezaevine kısa bir süreliğine alınıyor diye biliyorum.

Etik olarak suçsuz içeriye girmemeli.
0
mikahakkinen
(23.08.24)
(5)

İnsan insanın kurdu mudur gerçekten?

psmstc
3-4 aydır yaygın kaygımın üstüne bir de sosyal fobi eklendi. Fakat insanların korkulacak birer canlı olmadığını kendime telkin ederek bir noktaya kadar iyi hale geldim diyebilirim.Dün bir mesleki seminere katıldım. Böyle kişisel gelişimci birisi tarafından yapılan Show tarzında 15-20 kişilik bir gru
3-4 aydır yaygın kaygımın üstüne bir de sosyal fobi eklendi. Fakat insanların korkulacak birer canlı olmadığını kendime telkin ederek bir noktaya kadar iyi hale geldim diyebilirim.

Dün bir mesleki seminere katıldım. Böyle kişisel gelişimci birisi tarafından yapılan Show tarzında 15-20 kişilik bir grupla soru cevap sohbet-söyleşi tarzı bişeydi. Çok manipülatif de biriydi. Kıl olduğu kişilere böyle örtülü angarya bazı işler yaptırdı. Bir nevi salonda psikolojik hakimiyetini korumaya çalıştı gibi geldi.

Hatta gösteri sonunda bu angarya iş yaptırdığı tiplerden birisi bize kıl olduğunuz için mi böyle angarya yaptırdınız minvalindeki daha üsluplu bir biçimde biraz laf soktu.

Şimdi bakıyorum da insan insana çok yardımcı olduğu destek olduğu da oluyor. Fakat böyle bir yandan profesyonel işte kimsenin kimseyi aslında neredeyse hiç umursamadığını alttan alta gözlemledim. Psikolojik oyunlar, pasif agresif hareketlerle ezmeye ego tatmin etmeye çalışmalar vs vs.

Sorum özellikle son dönemde insanlar kendi arasında bir kayıtsızlık umursamazlık içinde mi sizce?
0
psmstc
(22.08.24)
Evet. Hayvanlar aleminden hiçbir farkımız yok. Bu olanların esnaf arasında olduğunu düşündüm de, eskiden esnaf birbirine müşteri gönderirmiş, ben siftah ettim ama yandaki arkadaşın hâlâ siftahı yok ondan alın denirmiş, birbirini kollarmış esnaf. Bu anlattığım tabloda sırf gıcık olduğu için insanlar üzerinde psikolojik üstünlük kurma çabasına girebilen biri var ve bu kişiden bir de "eğitim" alınıyor... Tam bir ilüzyon, hayvanlar aleminden beteriz.

Bu değerler eğitimi meselesi, medeniyet meselesi bir yerde. Ahlak meselesi. İş ahlakı kadar sosyal ahlak da çok önemli. İnsanların birbirine hiç değilse zararının dokunmamasını hedeflemeleri (hedeflemek değil alışkanlık edinmiş olmak demeliydim) gerekirken vaziyet ortada.

Belki de hassas bir insan oluşun seni bu kadar etkiliyor, uzaklaşıyorsun. Bilmiyorum neler yaşayıp ne yaralar aldığını ama şu çerçeve hiç de sevimli falan değil. Son derece de haklısın.
0
muhayyer divan
(22.08.24)
İnsan insanın kurdudur ancak bunu böyle kabul ettiğinizde korkacak bir şey de yoktur en doğrusu olur sanırım.

İnsanlar yol yordam, usül ve insani yaşam konusunda çok umursamaz evet, ancak başkalarının hayatları konusunda ise aksine her şeyi gereğinden fazla umursuyorlar. Çok garip bir durum var ortada.

Birine başta güvenim sonradan güven puanınızı kırmamalısınız, başta kimseye güvenmeyip zaman geçtikçe olumlu bakış açınızı geliştirmelisiniz. Böyle yaparsanız daha az zarar görürsünüz. Tabi insanlara güvenmemek demek paranoyakça yaklaşmak ya da kaba davranmak demek değil. Sadece resmiyetinizi korumanız yeterli.
0
akhenaten
(22.08.24)
@geveze yazar

Farkını ortaya koydun sevgili bacım. Budur. Sevgiler <3
0
muhayyer divan
(22.08.24)
İnsan nerede çıkarı varsa orada ve onunladır.

İleride 3 yil ki hedefim hayatimdan herkesi cikarmak olacak.
0
Zetnikov
(22.08.24)
Valla öyle derseniz oyle olur, mefhuma da bağlı. Örnek verdiğiniz yerlerde bulundum ve evet o kontekstte işler böyle yürüyor ama insana dair normu belirleyen de böyle tipler değiller, o laf sokan arkadaşa selam olsun :)
İnsan insanın umididir derim ben.
0
encokbenisevinnolur
(23.08.24)
(10)

Erkek öğrenci yeşil pasaportu ne zaman bitiyor?

chicha_v2
Kardeşim babamdan olan hakkıyla yeşil pasaport aldı geçen sene.Pasaportun geçerlilik tarihi 202x diyelim ama bu adam mezun olduğunda yine yeşil pasaportu kullanmaya devam edebiliyor mu?Bu pasaport gerçekten üzerinde yazan tarihe kadar kullanabilir mi? 25 yaş muhabbeti falan hatırlıyorum o kadınlar i
Kardeşim babamdan olan hakkıyla yeşil pasaport aldı geçen sene.

Pasaportun geçerlilik tarihi 202x diyelim ama bu adam mezun olduğunda yine yeşil pasaportu kullanmaya devam edebiliyor mu?

Bu pasaport gerçekten üzerinde yazan tarihe kadar kullanabilir mi? 25 yaş muhabbeti falan hatırlıyorum o kadınlar için miydi?
0
chicha_v2
(21.08.24)
Benim arkadaşım hali hazırda kullanıyor, 25 yaşını geçti çoktandır. Alındıktan sonra süresi bitene kadar kullanılabiliyor olmalı haliyle.
0
akhenaten
(21.08.24)
25 yaş ya da işe girince.

gitsin yüksek lisans yapsın mümkünse yurtdışı. burs kovalasın
0
kveldulv
(21.08.24)
@kveldulv Yukarıdaki arkadaşın arkadaşı bir nevi kaçak mı kullanıyor o zaman pasaportu iyice kafam karıştı :)
0
🌸chicha_v2
(21.08.24)
Normalde 18yaşını geçen kız veya erkek çocuk eğer öğrenci ise 25 yaşına kadar yeşil pasaport hakkına sahip.

ama mezun olduktan sonra o bilginin nüfusa vs gitmesi lazım

galiba pratikte geçerlilik tarihine kadar kullanılabiliyor.

e devlette gözüktüğü sürece geçerlidir bence
0
jülsezar
(21.08.24)
şimdi sistem değişmiş olabilir. ben 18 yaşıma girdiğimde yeşil pasaportum iptal olmuştu. ancak öğrenci belgesi ile harç ödemeden mavi (o zamanın bordosu) pasaport almıştım.
0
inheritance
(21.08.24)
Valla yanıltmış olmayayım ama artık 18 olmadığı kesin heralde, çünkü basbaya yurtdışında şu an 25 yaş üstü olarak. Yeşil pasaport, ancak öğrenci pasaportu mu bilmiyorum. Yazayım bir cevap gelirse eklerim.
0
akhenaten
(21.08.24)
Geçen alırken bize 25 yaş dediler
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.08.24)
kız erkek farketmeksizin en son 25 yaş. 25 yaşın üzerinde birinin anne baba üzerinden yeşil pasaport sahibi olmasının tek yolu çalışamaz ve bakıma muhtaç durumda olması, başka türlü mümkün değil. hak sahiplerinin çocuklarına öğrenci olmak ve çalışmamak şartıyla geçerlilik süresi 18 yaşın altındakilere 18 yaşını, 18 yaşın üstündeki öğrencilere de 25 yaşını doldurduğu güne kadar veriliyor maksimum. buraya kadar kesin bilgi.

elinde halihazırda aileden alınmış bir yeşil pasaport varken çalışmaya başlayan kişinin pasaportu için durum muallak. yasal olarak kullanamıyor olması gerek, dolayısıyla resmi bir makama sorunca iade edilmesi gerek falan diyorlar. benim bizzat sigortalı çalışmaya başladıktan sonra yurtdışına mevcut yeşiliyle çıkan arkadaşım oldu. başına hiçbir şey gelmedi. ben çalışmaya başladığımda forumlarda havalimanlarında anlaşılıp tutanak tutulan pasaportu iptal edilenler olduğunu okumuştum, o yüzden cesaret edemedim direkt yeni bordo aldım.

edit: cinsiyet
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.08.24)
@müşfik hocam


18 yaşın üstünde yeşil pasaporta başvuran biri için maksimum 25 yaşına kadar geçerli olacak şekilde mi düzenleniyor yani
0
jülsezar
(21.08.24)
@jülsezar evet. son geçerlilik tarihi 25. yaş gününün 1 gün öncesi olur.

www.mevzuat.gov.tr
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.08.24)
(7)

Ali Koç'un nüfuzu neden bu kadar az ?

Yourcousinmarvinberry
Adam koskoca Koç, zengin ve emrinde de onlarca hukukçu var, arkasindaki manevi destege deginmiyorum bile ama isini yapamayan bir polis amirine karsi islevsiz. Normalde bu kadar kolu uzun birinin, o amirin hayatini kaydirmasi gerekmez mi ?
Adam koskoca Koç, zengin ve emrinde de onlarca hukukçu var, arkasindaki manevi destege deginmiyorum bile ama isini yapamayan bir polis amirine karsi islevsiz. Normalde bu kadar kolu uzun birinin, o amirin hayatini kaydirmasi gerekmez mi ?
0
Yourcousinmarvinberry
(21.08.24)
normalde gerekmez, bunu normalleştirmiş olmamız içler acısı..
0
mustafakesekci
(21.08.24)
Öyle bir şey yapmıyor olması daha normal değil mi sizce de?
0
akhenaten
(21.08.24)
nüfuzu mu az? giremeyeceği yere koruma ve polis eşliğinde giriyor. içeri girme diyen stat sorumlusunu dinlemiyor.

galatasaray'ın stat müdürünü dövüp boş sahaya zorla giriyor. yanında da spor bakanlığının korumaları ve polis eşliğiyle.

önüne geleni tehdit edip hakaretler edebiliyor ve hakkında suç duyurusu bile yok. olsa bile onu içeri alabilecek insan evladı yok.

cumhurbaşkanının yanında eli cebinde bile gezebilecek biri.

bunun mu nnufuzu yok?

sanırım fenerlisin ve şu yazdıgına pek şaşırmadım.
0
koela
(21.08.24)
ali koç sahaya girdiğinde fenerbahçe tribünü full zaten. orada bir çözememezlik durumu yok. ki bunu çözebilmek için koç ailesinden olmaya da gerek yok. bu büyüklükte camiaların başkanlarına kolay kolay kimse zorluk çıkaramaz.
0
brakgn
(21.08.24)
koela +1. adam kimseyi dinlemeden şımarık çocuk gibi bir sürü olay çıkarıyor. kimse adamı ifadeye bile çağırmıyor. ve sen nüfuzu yok diyorsun.
0
xrated
(21.08.24)
ali koç başkan olduğundan beri o kadar kanun dışı iş yaptı ki @koela birkaç tanesini örnek vermiş. inanın, ali koç canlı yayında biri vurup öldürse fenerlilerin yüzde 99'u "helal beee fener için yaptı bunu" diyip alkışlayacak, hiçbir kanun nizam da ceza veremeyecek. şu ana kadar girmemesi gereken yerler polis eşliğinde giriyor bu adam ve siz nüfuzu yok mu diyorsunuz? enteresan.

herkes polisleri görünce kuzu olmuyor biri çıkıp vurabilir göztepe stadındaki gibi. firavun gibi takıldığını zannediyordu da bir musa çıktı işte. kaşırsa daha da musalar çıkar.
0
ilgeru
(21.08.24)
yanak oksattirmadigi icin
0
freedonia
(21.08.24)
(2)

ücretsiz canlı borsa?

eisberg
tr.investing 15 dk gecikmeli sanırım. siz nereden takip ediyorsunuz?teşekkürler.
tr.investing 15 dk gecikmeli sanırım. siz nereden takip ediyorsunuz?

teşekkürler.
0
eisberg
(20.08.24)
Garanti'nin trader uygulaması geçen yıldan beri ücretsiz canlı gösterim yapıyor. Arayüz olarak çok iyi değil ama sonuçta iş görüyor.
0
akhenaten
(20.08.24)
hesabın olunca bankalar genelde ücretsiz gösteriyor. ben teb prime'dan bakıyordum (ücretsiz). şimdi matriksten bakıyorum. (ücretli)
0
tabudeviren
(20.08.24)
(5)

aşırı heyecanlı olmama durumu ve sosyal ilişkiler

duyurukullanıcısı
ben böyle aşırı duygularını gösteren biri değilim, ağzı açık şaşırmalar, gözleri belertmeler falan filan bende yok yani doğal olarak yok.çevremdeki insanlar ile herşeye inanılmaz yüksek tepkiler veriyorlar. geçen bir şarkıcının konserine gittik mesela popüler bir şarkısı var. içimizden biri diyor ki
ben böyle aşırı duygularını gösteren biri değilim, ağzı açık şaşırmalar, gözleri belertmeler falan filan bende yok yani doğal olarak yok.

çevremdeki insanlar ile herşeye inanılmaz yüksek tepkiler veriyorlar. geçen bir şarkıcının konserine gittik mesela popüler bir şarkısı var. içimizden biri diyor ki ben şu şarkıyı çalmasını bekliyorum, herkes böyle sanki şarkı orada yazılacakmış gibi bir tepki veriyor.

tamam insanlar özellikle kadınlar duygu değişimlerini seviyor çoğu duyguyu yaşamak istiyor ama böyle saçma sapan, çok basit şeylere inanılmaz yüksek tepkiler vermek sizede yapay gelmiyor mu?

sonra ben ortamda somurtan oluyorum. sırf jim carry gibi ağzımı sağa gözümü arşa değdirmemişim diye bir bira için.

bira lan işte, her gün içtiğin paketli gıda. ne kadar iyi olabilir konser birası?

ben mi abartıyorum yoksa insanların fazla yüksek tepki verme hakları var mı?
0
duyurukullanıcısı
(20.08.24)
Geliyor. Yapay. Saçma. Son derece lüzumsuz enerji kaybı bana göre. Dediğin gibi duygularını çok gösterebilen bir kadın değilim ben de. Hatta teyzem dahi çok şaşırıyor bu duruma şu aralar. Beni böyle bilmezdi.

Hak olarak bakarsan var tabi ama saçma yani. Bana hatta çok gergin geliyor o tarz insanlar. İç dünyalarında epey gergin olduklarını hissediyorum.
0
muhayyer divan
(20.08.24)
Benim yakın çevremde, kız arkadaşlarımda, hatta uzaktan tanıdıklarımda bile bahsettiğin profilde insan sayısı sıfır. Senin arkadaş çemberinle ilgili olabilir mi bu durum? Belki de neden etrafını hep benzer özellikte insanlar sarıyor veya bu durumun seninle bir ilgisi olabilir mi diye düşünmelisin. Bu arada soru bana Reddit'teki şu sub'ı hatırlattı biraz; www.reddit.com :)
0
moonie
(20.08.24)
Ben de sizin gibiydim, sonra eğlenmeye gidilen yerde salmayı ve ortamın ayarına denk davranmaya başladım. Böyle daha mutluyum :D

İnsanların saçmalamaya da hakkı var. Bu da bir tercih. Kimse gerçekten o derecede ayılıp bayıldığı için yapmıyor.

Hepten sapıtmamak da lazım tabi, ancak bazen salakça zevkler edinmek kötü bir şey değil. Bu şekilde yapan insanlar genel olarak daha mutlu ve pozitif kalabiliyorlar. Hayat yeterince ciddi zaten.

Siz mi somurtkansınız, arkadaşlarınız mı çok sapıtık ona siz karar vereceksiniz tabi ama "eğlenen benle eğlenmeyen ben arasındaki farklar ne" gibi bir soru sorarak işe başlayabilirsiniz. Eğer fark yoksa somurtkan olduğunuzu kabul edin siz de :D

İnsan konsere gittiyse şatosunda adabı muaşeret kuralları dahilinde eğlenen lodlar ve ladyler gibi de olmamalı bence.
0
akhenaten
(20.08.24)
bence bu kucuk şeylerden mutlu olabilmekle alakali. sizde olmadigi icin fazla elestirel yaklasiyorsunuz oyle bir ortamdaysaniz da oyle gibi davranman gerekir. umrunda degilse gitme. somurtmussun iste? dugune gidip de gelenekler cok sacma muhabbeti yapmak gibi bi sey bu. sakla kardesim edebiyatini, felsefeni, bi ara dinleriz
0
ala09
(20.08.24)
Ben de böyleyim.
Birden ufacık bir şeye aşırı yükselirim. Genelde böyle durumlarda kullandığım cümleler de hep dublajlı film replikleri gibi oluyor. Daha da yapay duruyor ama seviyorum ben böyle olmayı. O anı daha hararetli yaşamamı sağlıyor :)

En gıcık olduğum şey de ben bir şeye bu kadar yükselip büyük tepkiler verirken birinin bunun ne kadar sıradan olduğunu ve abarttığımı söylemesi.
0
mutekebbir
(20.08.24)
(11)

Gelirinizden ne kadar birikim yapıyorsunuz?

Kediyi üzdün
% ile belirtebilirsiniz.
% ile belirtebilirsiniz.
0
Kediyi üzdün
(20.08.24)
%25-30 arası
0
nuevo
(20.08.24)
Nuevo +1
0
logisticsmanager
(20.08.24)
sabit 20%
o kismi yok varsayip kenara atiyorum.
0
sutcuyumbensutcu
(20.08.24)
%40 civarı
0
ruhen hastayim ben
(20.08.24)
%25-30 +1
0
akhenaten
(20.08.24)
%80 üstü
0
gabe h coud
(20.08.24)
Soruyu "aile desteği hariç" diye sormalıydın zira öğretmen geliriyle normalde 40% birikim yapmak olanaksızdır mesela.

Benimse şu an borçlara gittiğinden 0%.
0
Yourcousinmarvinberry
(20.08.24)
%0 ama olması gerekenin en az %50 olduğunu duymuştum.
0
ananiyimioguz
(20.08.24)
%25-30
0
Amaranta ursula
(20.08.24)
Ticaretle uğraşıyorum. Mecburi ihtiyacım hariç bütün gelirimi günlük olarak borsaya aktariyorum
0
alimcgraw
(20.08.24)
%20 ama artık 0 :) borca girdim
0
nolmus yani
(20.08.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.